⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
6. Dönem RKL3010

Göstergebilim

Toplam 269 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Göstergebilim - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Dilsel yapılar ve toplumsal yapıların değişimlerindeki düzenli tarafları ortaya koymaya çalışan ve neden sonuç ilişkilerini inceleyen bilim dalına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Toplumdilbilim
B
Uzamdilbilim
C
Budunbilim
D
Ruhdilbilim
E
Edimbilim
Açıklama:
Dilsel yapılar ve toplumsal yapıların değişimlerindeki düzenli tarafları, yani zaman içindeki evrimlerini ve neden-sonuç ilişkilerini incelemeye odaklanan yaklaşım, Diyakronik Dilbilim olarak adlandırılır. Diyakroni (Artzamanlılık), dilin tarihsel gelişimini ve değişim süreçlerini incelerken, Senkroni (Eşzamanlılık) ise dilin belirli bir andaki yapısını inceler. Soruda bahsedilen bilim dalı, genel kapsamıyla Dilbilim çatısı altındadır.

Soru 2

Bir göstergenin başka bir anlama geçmek amacıyla kullanılmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Düzanlam
B
Yananlam
C
Dizge
D
Gönderge
E
Gösteren
Açıklama:
Bir göstergenin alışılmış anlamından ayrılarak başka bir anlama geçmek amacıyla kullanılması, göstergebilim ve retorikte Mecaz (Figüratif Kullanım) veya Trop olarak adlandırılır. Bu durum, özellikle Metafor (eğretileme) ve Metonimi (ad aktarması) gibi anlam kaydırma mekanizmalarıyla gerçekleşir.

Soru 3

I. Göstergebilim insanlara, yaşadığı ortamda kendisine anlatılmak isteneni çözümleme fırsatı sunar.
II. Göstergebilim çok önemli bir anlatı çözümleme stratejisidir.
III. Göstergebilim, sembollerin, işaretlerin, logoların yorumlama eylemidir.
Göstergebilim ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Göstergebilim, iletişim ve anlam üretimi süreçlerini inceleyen temel bilim dalıdır.
I. Göstergebilim, bireyin çevresindeki mesajları ve anlamları çözümleme becerisini geliştirir (Doğru).
II. Özellikle metinlerin ve anlatıların derin yapılarını analiz etmek için kullanılan temel bir stratejidir (Doğru).
III. Göstergebilim, başta semboller, işaretler ve logolar olmak üzere tüm göstergelerin yorumlanması eylemidir (Doğru).
Bu nedenle yukarıdaki ifadelerin hepsi doğrudur.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi göstergebilimin günümüzde benimseyip kullandığı yöntemdir?

Seçenekler

A
Eş sürem/Eş zamanlılık
B
Dil/Söz
C
Belirti
D
Artsürem/Artzamanlılık
E
Gösterge
Açıklama:
Göstergebilimin (Semiyolojinin) temelini Ferdinand de Saussure’ün çalışmaları oluşturduğu için, günümüzde göstergebilimin en sık benimseyip kullandığı yöntem Yapısalcılık (Structuralism)'tır. Bu yöntem, göstergelerin rastlantısal değil, bir dizge (system) içinde yapısal ilişkilerle anlam kazandığını savunur.

Soru 5

Göstergebilimde kuram oluşturan ilk düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas Albert Sebeok
B
Roland Barthes
C
Ferdinand de Saussure
D
Charles Sanders Peirce
E
Paul de Man
Açıklama:
Göstergebilim (Semiyoloji) alanında kuramsal temelleri atan ve gösterge kavramını Gösteren (Signifier) ve Gösterilen (Signified) olarak ikiye ayıran ilk düşünür Ferdinand de Saussure'dür. Saussure'ün çalışmaları, özellikle Avrupa'daki göstergebilim ekollerinin temelini oluşturmuştur.

Soru 6

İletişim amacıyla kullanılan her türlü gösterge dizgesinin yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Göstergebilim
B
Görüntü bilimi
C
İletişim
D
Budunbilim
E
Animasyon
Açıklama:
İletişim amacıyla kullanılan her türlü gösterge dizgesinin (dil, jestler, trafik işaretleri vb.) yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalına Göstergebilim (Semiyoloji / Semiyotik) adı verilir. Göstergebilim, anlamın nasıl üretildiği, aktarıldığı ve yorumlandığı süreçlerine odaklanır.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi göstergebilimin içerisinde yer alan temel kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Dil/Söz
B
Artsürem/Artzamanlılık
C
Eşsürem/Eşzamanlılık
D
Belirti
E
İntak
Açıklama:
Göstergebilimin temel kavramları arasında Gösterge, Gösteren, Gösterilen, Dizge (Langue), Söz (Parole), Senkroni ve Diyakroni yer alır. Eğer seçeneklerde, örneğin, 'Epigrafi' (Yazıt bilimi) gibi göstergebilimin doğrudan bir alt bileşeni olmayan bir kavram bulunuyorsa, doğru cevap odur. (Temel kavramlar dışındaki herhangi bir terim bu sorunun doğru yanıtı olacaktır.)

Soru 8

Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliğine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Dil / Söz
B
Artsürem / Artzamanlılık
C
Eşsürem / Eşzamanlılık
D
Belirti
E
Belirtke
Açıklama:
Dil olaylarının değişik zaman ve evrim açısından, yani tarihsel süreç içinde incelenmesi özelliğine Diyakroni (Artzamanlılık) denir. Ferdinand de Saussure bu inceleme biçimini, dilin belirli bir andaki yapısını inceleyen Senkroni'den (Eşzamanlılık) ayırmıştır.

Soru 9

Dillerin biçimini, gelişmesini, dünyada yayılmasını ve aralarındaki ilişkileri ses, biçim, anlam ve cümle bilgisi türünden genel ve karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sosyoloji
B
Fizyoloji
C
Dilbilim
D
Kronoloji
E
Epigrafi
Açıklama:
Dillerin yapısını, gelişimini, yayılımını ve aralarındaki ilişkileri ses, biçim, anlam ve cümle bilgisi açısından genel ve karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı Karşılaştırmalı Dilbilim veya Genel Dilbilim olarak adlandırılır. Bu alan, dillerin ortak ve farklı özelliklerini ortaya koymayı amaçlar.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi iletişim kurma ve bilgi verme amacı taşımaktadır?

Seçenekler

A
Eşsürem/Eşzamanlılık
B
Artsürem/Artzamanlılık
C
Animasyon
D
Belirtke
E
Tariz
Açıklama:
İletişim kurma ve bilgi verme amacı taşıyan temel unsurlara Gösterge veya İleti denir. Bir göstergenin varlık nedeni, bir fikri, bilgiyi veya duyguyu alıcıya aktarmaktır.

Soru 11

Başka bir şeyin yerini alabilen nitelikte olan, kendi dışından bir şeyi gösteren her türlü nesne ve olgulara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gösterge
B
Dizge
C
Dizim
D
Yan anlam
E
Düz anlam
Açıklama:
Başka bir şeyin yerini alabilen, yani kendi dışında bir şeyi zihinde çağrıştıran veya gösteren her türlü nesne, olay ya da olguya Gösterge (Sign) adı verilir. Göstergeler, Saussure'e göre gösteren (form) ve gösterilen (kavram) olmak üzere iki parçadan oluşur.

Soru 12

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi betimsel dizge ifadesini işlevsel bir terime dönüştürmüştür?

Seçenekler

A
Charles Sanders Peirce
B
Roland Barthes
C
Ferdinad de Saussure
D
Paul de Man
E
Thomas Albert Sebeok
Açıklama:
Betimsel dizge ifadesini işlevsel terimlere dönüştürerek göstergebilimi mantık ve felsefe temellerine oturtan düşünür Charles Williams Morris'tir. Morris, gösterge sürecini (semiosis) üç işlevsel boyutta incelemiştir: Söz Dizimi (Syntactics), Anlambilim (Semantics) ve Edimbilim (Pragmatics).

Soru 13

Göstergebilimde ilk kuram oluşturan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
Roland Barthes
C
Paul de man
D
Charles Sanders Peirce
E
Thomas Albert Sebeok
Açıklama:
Göstergebilimin bilimsel temellerini atan ve modern dilbilime yön veren kişi Ferdinand de Saussure'dür. Saussure, dilbilim ders notlarında göstergebilim (semiyoloji) adını verdiği bu bilim dalının varlığını önermiştir.

Soru 14

I. Söz dizimi
II. Anlambilim
III. Epigrafi
Yukarıdaki kavramlardan hangisi ya da hangileri Charles Williams Morris tarafından ifade edilen üç bileşenden biri değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II, III
Açıklama:
Charles Williams Morris, göstergebilim sürecini (semiosis) üç ana bileşene ayırmıştır:
I. Söz Dizimi (Syntactics): Göstergelerin birbirleriyle olan ilişkisi.
II. Anlambilim (Semantics): Göstergelerin nesnelerle (referanslarla) olan ilişkisi.
III. Edimbilim (Pragmatics): Göstergelerin kullanıcılarla/yorumlayıcılarla olan ilişkisi.
Epigrafi (III), yazıt bilimi anlamına gelir ve Morris'in kuramsal göstergebilim bileşenlerinden biri değildir. Bu nedenle sadece III doğru cevap olacaktır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi göstergebilim çalışmalarının yapıldığı okullardan biri değildir?

Seçenekler

A
Prag Okulu
B
Cenevre Okulu
C
Moskova Okulu
D
Kopenhag Okulu
E
Durham Okulu
Açıklama:
Göstergebilim alanında önemli çalışmaların yapıldığı başlıca okullar arasında Prag Okulu, Tartu-Moskova Okulu, Paris Okulu (Greimas) ve Kuzey Amerika (Peirce geleneği) sayılabilir. Eğer seçeneklerde, örneğin, Frankfurt Okulu gibi göstergebilimden farklı temel odaklara sahip bir ekol bulunuyorsa, cevap odur.

Soru 16

Dilin edinilmesinde ve kullanılmasında özellikle etkin olan ruhsal süreçleri inceleyen bilim dalı hangisidir?

Seçenekler

A
Edimbilim
B
Toplumdilbilim
C
Ruhdilbilim
D
Uzamdilbilim
E
Uygulamalı dilbilim
Açıklama:
Dilin edinilmesinde, anlaşılmasında, üretilmesinde ve kullanılmasındaki zihinsel ve ruhsal süreçleri (bilişsel mekanizmaları) inceleyen bilim dalına Ruhdilbilim (Psikodilbilim / Psycholinguistics) denir.

Soru 17

I. Alımlama Estetiği
II. Metindilbilim
III. Çeviribilim
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Almanya’da yapılan çalışmalardan biri değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Almanya, özellikle göstergebilim ve edebiyat teorisi bağlamında Alımlama Estetiği (Konstanz Okulu) ve Metindilbilim alanlarında öncü çalışmalara ev sahipliği yapmıştır. Çeviribilim ise uluslararası ölçekte yürütülen ve Almanya'daki ekollerle spesifik olarak ilişkilendirilmeyen daha genel bir disiplindir. Bu bağlamda, III (Çeviribilim)'in Almanya'daki temel ekol çalışmalarından biri olmadığı kabul edilir.

Soru 18

Bir göstergenin başka bir anlam amacıyla başka bir anlama geçmek için kullanılmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Yan anlam
B
Düz anlam
C
Çoklu anlam
D
İkili anlam
E
Metafor
Açıklama:
Bir göstergenin alışılmış anlamının ötesine geçerek başka bir anlam için kullanılması, retorikte Mecaz ya da Trop olarak adlandırılır. Bu süreç, göstergebilim açısından anlam kaymasının temel mekanizmalarından biridir.

Soru 19

Gösterge Kuramı'nın Temelleri (Foundation of the Theory of Signs) adlı yapıt aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Charles Sanders Peirce
B
Thomas Albert Sebeok
C
Ferdinand de Saussure
D
Charles Williams Morris
E
Paul de Man
Açıklama:
Göstergebilimin felsefi ve mantıksal temellerini atarak onu üç ana bölüme (Söz Dizimi, Anlambilim, Edimbilim) ayıran Gösterge Kuramı'nın Temelleri (Foundation of the Theory of Signs) adlı eser, Amerikalı düşünür Charles Williams Morris'e aittir.

Soru 20

Dilbilim çalışmalarının önemli araştırmacılarından olan Ferdinand de Saussure'nin göstergebilim alanında dil yetisinin bireysel ve toplumsal yönünü vurguladığı karşıtlık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dil/söz
B
Artsürem/eşsürem
C
Belirti/belirtke
D
Gösteren/gösterilen
E
Yan anlam/düz anlam
Açıklama:
Ferdinand de Saussure, dil yetisini incelemede toplumsal (kolektif olarak paylaşılan sistem) ve bireysel (kullanım edimi) yönleri birbirinden ayırmak için Dil (Langue) ve Söz (Parole) karşıtlığını kullanmıştır. Langue, toplumsal sözleşme sonucu ortaya çıkan dil sistemini, Parole ise bu sistemin bireysel ve rastgele kullanımını ifade eder.

Soru 21

Dilin tarihsel değişim içerisinde belli bir anında belli bir dili kullanan toplulukta yazılan, konuşulan dile dayanan ve günümüz göstergebilim çalışmalarının yöntem olarak esas aldığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Artsürem/artzamanlılık
B
Eşsürem/eşzamanlılık
C
Yan anlam
D
Düz anlam
E
Gösterilen
Açıklama:
Soruda tanımı yapılan kavram Eşzamanlılık (Senkronik) yaklaşımıdır. Dilbilimci Ferdinand de Saussure, dili inceleme yöntemini iki temel eksene ayırır: Eşzamanlılık (Synchronic) ve Artzamanlılık (Diachronic). Artzamanlılık, dilin tarihsel süreçteki değişimini ve evrimini incelerken; Eşzamanlılık, dilin tarihsel değişim içerisinde belli bir anında, yani dil sisteminin o anda dondurulmuş haliyle mevcut yapısını, kurallarını ve o andaki ilişkilerini incelemeyi esas alır.
Günümüzdeki göstergebilim ve yapısalcılık çalışmaları, dilin veya diğer gösterge sistemlerinin analizi için yöntemsel olarak eşzamanlı yaklaşımı temel alır. Bu, gösterge sisteminin o anki işleyişini, dildeki birbiriyle ilişkili göstergeleri ve o dili kullanan toplulukta geçerli olan yazılı ve sözlü normları incelemeye odaklanır.

Ünite 2

Soru 1

Ağzın tek hareketiyle çıkarılan ses ya da ses kümesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Morfem
B
Kelime
C
Hece
D
Sözdizisi
E
Diksiyon
Açıklama:
Ağzın tek bir hareketiyle, genellikle bir ünlü sesin etrafında örgütlenerek çıkarılan ses ya da ses kümesine hece (syllable) adı verilir. Hece, dilin doğal konuşma ritminin temel yapı taşlarından biridir.

Soru 2

I. Fonoloji
II. Sentaks
III. Pragmatik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dilbilim düzeyleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Dilbilim, dili farklı açılardan inceleyen çeşitli düzeylere ayrılır. Bu düzeyler arasında Fonoloji (ses sistemleri), Sentaks (cümle yapısı) ve Pragmatik (dili bağlam içinde kullanma) temel düzeyler olarak yer alır. Bu nedenle verilen üç öge de dilbilim düzeyleri arasındadır.

Soru 3

.............................., dilsel ses yapısının ve ses sistemlerinin ele alındığı inceleme alanıdır.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Fonetik
B
Fonoloji
C
Semantik
D
Morfoloji
E
Sentaks
Açıklama:
Dilsel ses yapısının ve seslerin bir dildeki işlevlerinin, sistemlerinin ve düzenlenme kurallarının incelendiği alan Fonoloji'dir (Ses Bilimi). Fonoloji, seslerin fiziksel üretimini inceleyen Fonetik'ten ayrılırken, seslerin zihinsel ve işlevsel organizasyonuna odaklanır.

Soru 4

I. Telaffuz
II. Sözcük yapısı
III. Cümle yapısı
IV. Anlam
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sosyodilbilimin inceleme alanına girmektedir?

Seçenekler

A
Yalnız III
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Sosyodilbilim, dilin toplumsal bağlam içinde kullanımını, varyasyonlarını ve sosyal faktörlerle ilişkisini inceleyen disiplindir. Dilin tüm yönleri (Telaffuz, Sözcük yapısı, Cümle yapısı ve Anlam) sosyal değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebildiği için, bu dört öge de sosyodilbilimin inceleme alanına girer.

Soru 5

I. Gösterge
II. Anlam
III. Yorum
Charles Morris'e göre yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri göstergebilimin boyutları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Charles Morris, göstergebilimi (semiyotik) üç temel boyutta incelemiştir:
I. Sentaktik (Göstergelerin birbiriyle ilişkisi / Gösterge yapısı)
II. Semantik (Göstergelerin nesnelerle ilişkisi / Anlam)
III. Pragmatik (Göstergelerin kullanıcılarla ilişkisi / Yorum ve kullanım)
Bu nedenle, üç öge de Morris'e göre göstergebilimin boyutları arasında yer alır.

Soru 6

Dilbilim düzeyleri ele aldıkları çalışma birimleri bakımından aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?

Seçenekler

A
Pragmatik- Semantik- Sentaks- Morfoloji- Fonoloji- Fonetik
B
Fonoloji- Fonetik- Morfoloji- Sentaks- Semantik- Pragmatik
C
Semantik- Pragmatik- Sentaks- Morfoloji- Fonoloji- Fonetik
D
Fonetik- Fonoloji- Morfoloji- Pragmatik- Semantik- Sentaks
E
Fonetik- Fonoloji- Morfoloji- Sentaks- Semantik- Pragmatik
Açıklama:
Dilbilim düzeyleri, ele aldıkları birimin büyüklüğüne göre genellikle küçükten büyüğe doğru sıralanır. En küçük birim olan sesten başlayarak: Fonetik/Fonoloji (Ses), Morfoloji (Sözcük yapısı/Biçim), Sentaks (Cümle yapısı) ve Semantik/Pragmatik (Anlam/Kullanım) şeklinde doğru bir hiyerarşi izlenir.

Soru 7

Fiziksel bir süreç olarak konuşmanın ses bilgisinin incelendiği dilbilim düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fonetik
B
Morfoloji
C
Sentaks
D
Semantik
E
Pragmatik
Açıklama:
Dilbilim düzeylerinden Fonetik (Ses Bilgisi), dili fiziksel bir süreç olarak ele alır ve konuşma seslerinin (ünlü ve ünsüzler) nasıl üretildiğini (artikülatuar fonetik), nasıl aktarıldığını (akustik fonetik) ve nasıl algılandığını (işitsel fonetik) inceler.

Soru 8

Morfolojik Yaklaşım'a göre anlam ve dil bilgisi açısından dildeki en küçük birim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ses
B
Hece
C
Morfem
D
Harf
E
Kelime kökü
Açıklama:
Morfolojik Yaklaşım, sözcük yapısını ve biçimleri inceler. Bu yaklaşıma göre, anlam taşıyan veya dilbilgisel bir işlevi olan dildeki en küçük birim Morfem (Biçimbirim)'dir. Morfemler, sözcükleri oluşturan kökler ve eklerdir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi sentaksın inceleme alanı içinde yer almaz?

Seçenekler

A
Sözcük sırası
B
Cümle yapısı
C
Kelimelerin düzenlenişi
D
Konuşanın ve dinleyenin durumu
E
Sözcüklerin birleşimi
Açıklama:
Sentaks (Sözdizimi), sözcüklerin cümle içinde düzenlenmesini, cümle yapısını ve söz öbeklerini inceleyen dilbilim düzeyidir. Cümle kurallarını ve sözcük sıralamasını incelerken, Seslerin üretimi (Fonetik) ile ilgilenmez. Bu, Fonetik düzeyinin inceleme alanıdır.

Soru 10

Bir dilin veya dillerin zaman içindeki değişimini ve gelişimini inceleyen dilbilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nörodilbilim
B
Tarihsel dilbilim
C
Derlem
D
Toplumdilbilim
E
Psikodilbilim
Açıklama:
Bir dilin veya dillerin tarihi süreç içerisindeki kökenlerini, değişimlerini ve gelişimini inceleyen dilbilim dalına Tarihsel (Diakronik) Dilbilim adı verilir. Bu alan, dillerin zaman içindeki evrimine odaklanır.

Soru 11

İletişim teknolojileri aracılığı ile dolaşıma giren -ses, yazı, işaret, simge gibi- metin yığınlarının istatistiksel analizle işlenmesini ve dil ürünlerinden veri elde edilmesini sağlayan dilbilim alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Derlem
B
Psikodilbilim
C
Dil edinimi
D
Nörodilbilim
E
Toplumdilbilim
Açıklama:
İletişim teknolojileri kullanarak büyük miktardaki metin (korpus) yığınlarını istatistiksel yöntemlerle analiz eden, dil ürünlerinden büyük ölçekli veri elde eden alan Hesaplamalı Dilbilim (veya Korpus Dilbilimi)'dir. Bu disiplin, dilin bilgisayarlar aracılığıyla işlenmesine odaklanır.

Soru 12

Antik Yunan’da dil alanındaki ilk eser olan Kratylos aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristo
D
Varro
E
Homeros
Açıklama:
Antik Yunan'da dilin doğası, kökeni ve nesnelerle ilişkisi üzerine yapılan ilk felsefi tartışmalardan biri olan Kratylos diyalogu, ünlü Yunan filozofu Platon (Eflatun)'a aittir.

Soru 13

Türk dünyasının bilinen ilk dilbilimcisi Kaşgarlı Mahmut’un ansiklopedik sözlük niteliğindeki eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kitabü’l Ayn
B
El Kitap
C
Dîvân-ı Lügati't-Türk
D
El Lügat
E
Erya
Açıklama:
Türk dünyasının bilinen ilk dilbilimcisi Kaşgarlı Mahmut'un 11. yüzyılda kaleme aldığı, Türk lehçelerini ve kültürünü Araplara tanıtmayı amaçlayan, ansiklopedik sözlük niteliğindeki büyük eseri Divanü Lugati't-Türk'tür.

Soru 14

Avrupa yapısalcılığı ve modern dil bilim aşağıdaki düşünürlerin hangisi ile başlar?

Seçenekler

A
Saussure
B
Humbolt
C
Grimm
D
Rask
E
Barthes
Açıklama:
Modern dilbilimin ve Avrupa Yapısalcılığı akımının başlangıcı, dili eşzamanlı (senkronik) ve sistematik bir yapı olarak inceleme gerekliliğini ortaya koyan İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure ile kabul edilir. Onun çalışmaları, 20. yüzyıl dilbilimine yön vermiştir.

Soru 15

Dilde yaptığı iç yapı-dış yapı ayrımı ile dilin dış yapısına tekabül eden ses değişiminin yanı sıra dilin kültürden kültüre farklılaşan bir karakter taşıyan iç yapısının da olduğunu savunan 19. yüzyıl düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Levi Strauss
B
Saussure
C
Humbolt
D
Chomsky
E
Derrida
Açıklama:
19. yüzyıl düşünürü Wilhelm von Humboldt, dilin iç yapısı (Weltanschauung - dilin düşünce ve kültürle ilişkisi) ile dış yapısı (fiziksel sesler) arasında bir ayrım yapmıştır. Humboldt'a göre dil, sadece ses değişimi (dış yapı) değil, aynı zamanda kültüre özgü bir dünya görüşünü yansıtan iç yapıya da sahiptir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi fonetik düzeyi ifade eder?

Seçenekler

A
Sözcük sırasının ve cümlelerin yapısının ele alındığı seviye
B
Kelimelerin yapısının incelendiği seviye
C
Fiziksel bir süreç olarak konuşmanın, ses bilgisinin incelendiği seviye
D
Cümle ve cümleciklerin ele alındığı seviye
E
Bağlamın incelendiği seviye
Açıklama:
Fonetik düzey, dilin seslerinin fiziksel gerçekliğiyle ilgilenir. Bu düzey, konuşma seslerinin insan konuşma organları tarafından fiziksel olarak nasıl üretildiğini, akustik olarak nasıl iletildiğini ve işitme organları tarafından nasıl algılandığını inceler.

Soru 17

Dil bilim düzeylerinden sentaksın çalışma alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cümle ve cümlecik
B
Anlam
C
İnsan sesleri
D
Bağlamdaki anlam
E
Seslerin sınıflandırılması
Açıklama:
Dilbilim düzeylerinden Sentaks (Sözdizimi), morfemlerin ve sözcüklerin birleşerek daha büyük birimler olan söz öbeklerini ve cümleleri nasıl oluşturduğunu inceleyen, yani cümle kurallarını ve düzenini belirleyen alandır.

Soru 18

19. yüzyıl dil çalışmalarının karakteristik yönelimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Senkronik
B
İşlevselci
C
Diakronik
D
Bilişselci
E
Üretimsel
Açıklama:
19. yüzyıldaki dil çalışmalarının baskın ve karakteristik yönelimi, dillerin kökenlerini, akrabalıklarını ve zaman içindeki değişimlerini inceleyen tarihsel ve karşılaştırmalı dilbilim olmuştur. Bu dönemde özellikle Hint-Avrupa dillerinin analizi önemlidir.

Soru 19

Sözdizimsel yapıların, belli bir dizi dönüşümsel kurallara tabi olduğundan hareketle ortaya konmuş olan Dönüşümsel-Üretisimsel Dil Teorisi, aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Humbolt
B
Saussure
C
Rask
D
Chomsky
E
Grimm
Açıklama:
Derin yapı ve yüzey yapı ayrımı yaparak, sözdizimsel yapıların dönüşümsel kurallar ile üretildiğini savunan Dönüşümsel-Üretimsel Dil Teorisi (Generative Transformational Grammar), modern dilbilimin en etkili isimlerinden Noam Chomsky'ye aittir.

Soru 20

Evrensel Dil Bilgisi görüşüne karşı çıkan, dilin bilişsel süreçlerin ürünü olduğunu, dolayısıyla tüm insanlar için geçerli bir dil bilgisel sistemin var olamayacağını savunan teori aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dönüşümsellik
B
Üretimsellik
C
Yapısalcılık
D
İşlevselcilik
E
Bilişselcilik
Açıklama:
Evrensel Dil Bilgisi (Chomsky) görüşüne karşı çıkan ve dilin doğuştan gelen özel bir modül yerine, genel bilişsel süreçlerin (öğrenme, deneyim, algı) bir ürünü olduğunu savunan ana akım, Bilişsel Dilbilim'dir. Bu teoriye göre, dil bilgisel sistemler kullanımdan ortaya çıkar ve evrensel olmak zorunda değildir.

Soru 21

Saussure’ün göstergesi, …….......... ve …......….. olmak üzere iki yönlüdür.
Cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
gönderge - dizgi
B
gösteren - gönderge
C
gösterilen - gönderge
D
gösteren - dizgi
E
gösteren - gösterilen

Soru 22

Dilde anlam problemini ciddi bir biçimde inceleyen ve Antik Yunan’da dil alanındaki ilk eser olan Kratylos'u yazan filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Homeros
B
Marcus Terentius Varro
C
Platon
D
El Halil
E
Kaşgarlı Mahmut

Soru 23

Türk dünyasında yapılan dil çalışmaları genellikle sözlük alanındadır. Türk dünyasının bilinen ilk dilbilimcisi Kaşgarlı Mahmut’tur. Ansiklopedik sözlük niteliğindeki eseri ile Karahanlı Türkçesinin yanı sıra Türk lehçelerine ait dilsel kuralları içermektedir.
Paragrafta sözü edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dîvânü Lügati't-Türk
B
Kamus-ı Türkî
C
Kutadgu Bilig
D
Irk Bitig
E
Kalyanamkara ve Papamkara

Ünite 3

Soru 1

Olay ya da olguları anlayabilmek için onların altında yatan ve asıl belirleyici temel olduğu düşünülen yapıları anlamak gerektiğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yapısalcılık
B
Modernizm
C
Postmodernizm
D
Kültürel Analiz
E
Varoluşçuluk
Açıklama:
Bu tanım doğrudan Yapısalcılığı (Structuralism) işaret etmektedir. Yapısalcılık, görünen yüzeydeki olay ya da olguların rastlantısal olmadığını, aksine bunların altında yatan ve asıl belirleyici olan temel yapıları anlamak gerektiğini savunan temel bir yaklaşımdır. Yapısalcılar, bu derin yapıların bilinçdışı ve evrensel olduğunu öne sürer.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisinde yapısalcılığın doğuş yeri ve tarihi doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
1930'lu yıllar-İngiltere
B
1940'lı yıllar-Almanya
C
1950'li yıllar-Fransa
D
1960'lı yıllar-Amerika
E
1970'li yıllar-Çin
Açıklama:
Yapısalcılığın entelektüel kökleri, 20. yüzyılın başlarında İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure'ün çalışmalarıyla atılmıştır. Akımın sosyal bilimlerde popüler hale gelmesi ve zirveye ulaşması ise özellikle 1950'li ve 1960'lı yıllarda Fransa'da gerçekleşmiştir. Dolayısıyla doğuş yeri 20. yüzyılın başı Avrupa (Dilbilim kökeni) olarak kabul edilir.

Soru 3

I. Derinlik yüzeyi açıklar.
II. Yorumcu nesneldir.
III. Kültür dile benzer.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Smith ve Riley'e göre yapısalcı yaklaşımların ortak özellikleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Smith ve Riley'e göre yapısalcı yaklaşımların iki temel ortak özelliği bulunur: I. Derinlik yapısının yüzeydeki olguları açıklaması (gözlemlenenin altında yatan kuralların varlığı). III. Kültürün, Saussure'ün dil modeline benzer şekilde, bir göstergeler ve dile benzer yapılar sistemi olarak görülmesi. Yorumcunun nesnel olması yapısalcılığın bir hedefi olsa da, I ve III temel felsefi dayanaklarıdır.

Soru 4

Yapısalcı Yöntemi ilk kez dil bilimi dışında kalan bir bilim dalında (antropolojide) uygulayan teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean Piaget
B
Auguste Comte
C
Roland Barthes
D
Claude Lévi-Strauss
E
Anthony Giddens
Açıklama:
Yapısalcı yöntemi, Ferdinand de Saussure'ün dilbiliminden alarak, ilk kez dilbilim dışındaki bir bilim dalı olan antropolojide başarıyla uygulayan kişi Claude Lévi-Strauss'tur. Lévi-Strauss, ilkel toplulukların akrabalık sistemlerini ve mitlerini, Saussure'ün dil modeline benzer biçimde, temel ve ikili yapılar üzerinden incelemiştir.

Soru 5

20. yüzyılda, nihai ve tek bir doğrunun olduğu, anlamın doğada ve toplumda hazır bir şekilde bulunduğu ve doğanın saf bilgi kategorilerinden oluştuğuna dair geleneksel bilimsel anlayışa karşı çıkan yaklaşımlar aşağıdakilerden hangisini öne çıkarır?

Seçenekler

A
Aşkın toplumsal teorileri
B
Yapı ve kültürel sistemin rolünü
C
Ekonomik determinizmi
D
Ampirik araştırma geleneğini
E
Altyapı-üstyapı metaforunu
Açıklama:
Yapısalcılık, 20. yüzyılda yükselen ve sosyal bilimleri etkileyen temel bir akımdır. Bu yaklaşım, bilginin doğada hazır bulunduğu ve anlamın kendiliğinden var olduğu yönündeki geleneksel bilimsel anlayışı reddeder. Bunun yerine, anlamın yapısal ilişkiler ve dilsel sistemler içinde inşa edildiğini öne sürer. Bu düşünce, postmodern ve post-yapısalcı yaklaşımlara zemin hazırlamıştır.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılığın özellikle 1950’li yıllardan sonra düşünsel olarak etki ettiği disiplinler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Sosyoloji
B
Antropoloji
C
Dilbilim
D
Kimya
E
Edebiyat
Açıklama:
Yapısalcılık, özellikle 1950'li yıllardan sonra beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanında (Antropoloji, Edebiyat, Felsefe, Marksizm, Psikoloji) büyük bir etki yaratmıştır. Fizik, yapısalcılığın düşünsel olarak etki ettiği temel sosyal bilim disiplinleri arasında yer almaz, çünkü yapısalcılığın temel metodolojisi (dilbilimsel analiz) sosyal ve kültürel fenomenlere odaklanmıştır.

Soru 7

Aşağıdaki konulardan hangisinde yapısalcı araştırma ve uygulamalar görülmemiştir?

Seçenekler

A
Halk masalları
B
Kültür araştırmaları
C
Edebiyat metinleri
D
Efsaneler
E
Telekomünikasyon sistemleri
Açıklama:
Yapısalcı araştırma ve uygulamalar; Dilbilim (Saussure), Antropoloji (Lévi-Strauss), Edebiyat eleştirisi, Marksizm (Althusser) ve Psikanaliz (Lacan) gibi sosyal ve kültürel sistemlerin derin yapısını inceleyen alanlarda görülmüştür. Biyoloji ise yapısalcı analizin odaklandığı konular arasında yer almamıştır.

Soru 8

Yapısalcılığa göre olay ya da olguları anlayabilmek için öncelikle incelememiz gereken belirleyici temel aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düzen
B
Sıra
C
Yapı
D
Rol
E
Norm
Açıklama:
Yapısalcılığın merkezi tezi, görünen olaylar veya olguların (yüzey) ardında, onları belirleyen temel, derin veya gizli yapıların (deep structure) bulunduğudur. Bu nedenle, yapısalcılığa göre olayları anlamak için öncelikle bu Yapıları incelememiz gerekir.

Soru 9

İnsan gözlem ve deneyimlerine ilişkin duyu verilerinin çatısını oluşturacak temel ve kurucu “yapıları” bulma çabası tarihsel olarak hangi döneme kadar götürülebilir?

Seçenekler

A
Orta Çağ
B
Antik Yunan
C
Yakın Çağ
D
Roma Dönemi
E
Rönesans Dönemi
Açıklama:
İnsan gözlem ve deneyimlerinin altında yatan temel ve kurucu yapıları bulma çabası, modern yapısalcılıktan çok daha eskiye, felsefe tarihinde Rasyonalizm akımına, özellikle de Immanuel Kant'ın aklın değişmez kategorilerini incelemesine kadar geri götürülebilir. Bu çaba, deneyimden bağımsız evrensel kuralları aramayı içerir.

Soru 10

Yapısalcılığın bir öğretiden çok bir yöntem olduğuna dikkat çeken düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean Piaget
B
Auguste Comte
C
Anthony Giddens
D
Mikhail Bakhtin
E
Roland Barthes
Açıklama:
Ünlü İsviçreli psikolog ve filozof Jean Piaget, yapısalcılığın bir felsefi öğreti (doktrin) olmaktan ziyade, farklı disiplinlerde (Matematik, Fizik, Biyoloji, Psikoloji) uygulanabilen genel bir yöntem (metot) olduğuna dikkat çekmiştir. Piaget, yapının zorunlu üç özelliğini (bütünlük, dönüşüm, öz düzenleme) de tanımlamıştır.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılığın temel amaç ya da yönelimleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Ele alınan nesnenin kendi başına ve kendi kendisi için incelenmesi
B
Nesnenin bir dizge olarak ele alınması
C
Nesnenin artsüremlilik içinde ele alınması
D
Nesnenin eşsüremlilik içinde ele alınması
E
Nesnenin doğa ötesel değil, özdekçi bir yaklaşım biçiminde tanımlanması
Açıklama:
Yapısalcılığın temel amacı, evrensel ve derin yapıları ortaya çıkarmaktır. Yapısalcı analiz, genellikle diyakronik (tarihsel) gelişimi ve bireysel niyetleri arka plana iter, çünkü bu yaklaşıma göre temel belirleyici, bilinçdışı ve zamanlar üstü olan yapının kendisidir. Dolayısıyla, tarihsel gelişimi incelemek yapısalcılığın temel amaçları arasında yer almaz.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Piaget’ye göre yapı kavramını oluşturan ana düşüncelerden biridir?

Seçenekler

A
Dönüşlülük
B
Eleştirellik
C
Toplumsallık
D
Özdüzenleme
E
Ayrıksı olma
Açıklama:
Jean Piaget'ye göre yapı kavramını oluşturan üç temel ana düşünce vardır: Bütünlük (Yapının parçalarının toplamından fazlası olması), Dönüşüm (Yapının zaman içinde değişime izin vermesi) ve Öz Düzenleme (Yapının kendini koruma ve sürdürme yeteneği). Bu nedenle Bütünlük, bu ana düşüncelerden biridir.

Soru 13

Dilbilimsel yöntemiyle yapısalcılığın en bilinen biçimine kaynaklık eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
Roland Barthes
C
Claude Lévi-Strauss
D
Jean Piaget
E
Louis Althusser
Açıklama:
Yapısalcılığın modern formu ve dilbilimsel yöntemi, Ferdinand de Saussure'ün ortaya koyduğu 'dil' (langue) ve 'söz' (parole) ayrımı ile göstergebilimsel modelden kaynaklanmıştır. Saussure'ün bu modeline dayanarak, yapısalcı yaklaşımlar diğer sosyal bilim dallarına yayılmıştır.

Soru 14

İlk eserlerinde yapısalcı yaklaşıma olan yakınlığı ve ideoloji sorununu bu yapısalcılıkla bütünleştirerek çözme çabaları giderek dönüşüme uğrayan ve daha sonraları post-yapısalcılık içinde konumlandırılan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jacques Lacan
B
Roland Barthes
C
Claude Lévi-Strauss
D
Karl Marx
E
Max Weber
Açıklama:
Louis Althusser, Marksist teoriyi yapısalcı bir okumaya tabi tutarak ideoloji sorununu yapısal çerçevede çözmeye çalışmıştır. Ancak, yapısalcılığın kurallarını zorlayan ve özne/ideoloji üzerine yoğunlaşan çalışmaları, daha sonraları Post-Yapısalcılık akımının (özellikle ideoloji ve özne eleştirisi bağlamında) gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılığın, Ferdinand de Saussure tarafından ortaya koyulan dil bilimsel kurallara bağlılık gösteren şeklinin temel özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Dil ile ilgilenme
B
Öznelciliğe saldırı
C
Hümanizme saldırı
D
Tarihselcilikten yararlanma
E
İkili karşıtlıklarla ilgilenme
Açıklama:
Saussure'ün yapısal dilbilimi, eşzamanlı (senkronik), yani dili belirli bir andaki bir sistem olarak incelemeye odaklanır ve dil (langue) sistemini inceler. Bu model, dilin tarihsel gelişimini (diyakroni) veya bireysel konuşma eylemlerini (sözceleme/parole) incelemeyi dışarıda bırakır. Dolayısıyla, diyakronik inceleme temel özellikler arasında yer almaz.

Soru 16

"Genel Dilbilim Dersleri" adlı eseriyle dilbilimin kurucularından biri olarak tanınan ünlü İsviçreli dilbilimci kimdir?

Seçenekler

A
Megill
B
Piaget
C
Platon
D
Claude Lévi-Strauss
E
Ferdinand de Saussure
Açıklama:
Ferdinand de Saussure, 20. yüzyıl dilbiliminin ve yapısalcılığın kurucu figürüdür. Ölümünden sonra öğrencileri tarafından derlenip yayımlanan "Genel Dilbilim Dersleri" adlı eseri, dilin soyut sistemini (langue) ve göstergelerin doğasını inceleyerek modern dilbilimin temelini atmıştır.

Soru 17

Piaget, yapı kavramının üç ana düşünceden oluştuğunu vurgular.
Aşağıdakilerden hangisinde bu üç düşünce doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Bütünlük, dönüşüm, öz düzenleme
B
Değişim, bütünlük, gelişim
C
Öz düzenleme, gelişim, değişim
D
Farkındalık, bütünlük, dönüşüm
E
Dönüşüm, gelişim, bütünlük
Açıklama:
Jean Piaget, yapısalcılığı bir yöntem olarak ele almış ve bir yapının zorunlu olarak üç temel özelliği taşıması gerektiğini belirtmiştir: 1) Bütünlük (Bileşenlerin bir araya gelerek yeni nitelikler oluşturması), 2) Dönüşüm (Yapının statik olmayıp, kendisini değiştirebilmesi) ve 3) Öz Düzenleme (Yapının dışsal müdahaleye gerek duymadan kendini koruyup sürdürebilmesi).

Soru 18

Akrabalık ilişkileri ile söylemlerin temel yapısını araştırırken ileri sürdüğü yapısal inceleme yöntemi ve dil bilim kaynaklı okuma biçimiyle yapısalcı yöntemi ilk kez dil bilim dışında kalan bir bilim dalında antropolojide uygulayan teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
Claude Lévi-Strauss
C
Roland Barthes
D
Auguste Comte
E
Jean Piaget
Açıklama:
Bu soru, 134190 numaralı soruyla aynı konuyu sormaktadır. Yapısalcı yöntemi dilbilimi dışına çıkararak, özellikle akrabalık ilişkileri ve mitleri incelemek üzere antropolojide uygulayan öncü teorisyen Claude Lévi-Strauss'tur. Bu uygulama, yapısalcılığın sosyal bilimlerdeki yükselişini sağlamıştır.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılığın temel amaç ve yönelimleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Ele alınan nesnenin "kendi başına ve kendi kendisi için" incelenmesi
B
Nesnenin kendi ögeleri arasındaki bağıntılardan oluşan bir "dizge" olarak ele alınması
C
Nesnenin artsüremlilik içinde değil, eşsüremlilik (eşzamanlılık) içinde ele alınması
D
Bu yaklaşımın felsefi, siyasal ya da sanatsal bir öğreti olması
E
Nesnenin "doğa ötesel" değil, "özdekçi" bir yaklaşım biçiminde tanımlanması
Açıklama:
Yapısalcılığın temel yönelimi, derin ve evrensel yapıları ortaya çıkarmaktır. Bu yaklaşım, sosyal olguları tarihsel süreçler veya bireysel öznellik üzerinden açıklamayı reddeder. Bu nedenle, olguları tarihsel (diyakronik) gelişim bağlamında incelemek, yapısalcılığın temel amaçları arasında yer almaz; yapısalcılar bunun yerine eşzamanlı (senkronik) sisteme odaklanır.

Ünite 4

Soru 1

Metnin yapı ve eleştirel yaklaşım kategorileri içine sokulmayan anlam genişlemesi olarak açıklanabilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yapıbozum
B
Saçılma
C
Analiz
D
Anlam kayması
E
Dipanlam
Açıklama:
Bu kavram, metnin anlamının yapısalcı veya eleştirel kategoriler içine hapsedilemeyecek şekilde sürekli olarak genişlemesi ve saçılması anlamına gelir. Bu durum, özellikle Jacques Derrida tarafından kullanılarak, anlamın sabitlenemezliğini ve tek bir merkeze indirgenemezliğini vurgular. Metinlerin, okuyucu tarafından belirlenemeyen çoklu anlamlar üretme kapasitesi olarak da açıklanır.

Soru 2

“Sous Rature” yani üstünü çizme kavramıyla metinde okuyucu, sözcüğün üstünün çizili olduğunu görmesiyle sözcüğün görünürdeki anlamına inanmayacağını ileri süren postyapısalcı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jacques Lacan
B
Jacques Derrida
C
Michel Foucault
D
Ferdinand De Saussure
E
Julia Kristeva
Açıklama:
"Sous Rature" (üstünü çizme), Jacques Derrida'nın kullandığı bir kavramdır. Bir sözcüğün yazılıp üstünün çizilmesi, o sözcüğün hem gerekli hem de yetersiz olduğunu, yani geleneksel anlamının sorgulanması gerektiğini gösterir. Bu, Yapıbozum'un bir aracıdır ve sözcüğün görünürdeki anlamının mutlak hakikat taşımadığını vurgular.

Soru 3

Batı edebiyatında erkek egemenliğinde olan yazma sürecini incelemeye alan ve kadının bu sisteme başkaldırı yapmasının ancak yazma süreci ile gerçekleşeceğine vurgu yapan postmodern feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Julia Kristeva
B
Luce Irigaray
C
Jacques Derrida
D
Larissa Grunig
E
Helena Cixous
Açıklama:
Bu tanım, özellikle Hélène Cixous'un "écriture féminine" (kadınsı yazı) kavramıyla ilgilidir. Cixous, Batı edebiyatının fallogosentrik (erkek merkezli) yapısını eleştirir ve kadının bu egemen sisteme karşı çıkmasının ve kendi öznelliğini oluşturmasının ancak bedensel ve bastırılmamış bir yazma süreci aracılığıyla mümkün olacağını savunur.

Soru 4

........................................., dilbilimden, yazın alanına, toplum bilime ve göstergebilime kadar farklı alanlarda ortaya çıkan yapısalcılığın argümanlarını reddeden bir düşünce sistemidir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Postyapısalcılık
B
Liberalizm
C
Modernizm
D
Pragmatizm
E
Neoliberalizm
Açıklama:
Boş bırakılan yere Postyapısalcılık gelmelidir. Postyapısalcılık, 1960'ların sonlarında özellikle Fransa'da ortaya çıkan ve dilbilimden felsefeye kadar birçok alanda Yapısalcılığın temel argümanlarını (özellikle sabit bir merkez ve kesin yapı inancını) reddeden, Yapıbozum ve Söylem analizi gibi yöntemleri merkeze alan bir düşünce sistemidir.

Soru 5

Postyapısalcılıkla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bütünsel ve değişmez toplum yapısını kabul etmez.
B
Toplumsal yapı içinde özne pasif değil, aktif olarak konumlandırılmalıdır.
C
Toplumsal yapı içinde kadın ve erkek dışında farklı cinsel ve alt kimlikler kendine yer bulmalıdır.
D
Öznelere göre değişen parçalı anlam yapısını ön plana çıkarır.
E
Toplum bir bütündür ve değişime açık değildir.
Açıklama:
Postyapısalcılık, Yapısalcılığın aksine, metinlerin veya anlamların kesin bir merkeze sahip olduğunu reddeder; anlamın sürekli olarak kaydığını ve ertelenerek oluştuğunu (différance) savunur. Bu nedenle, postyapısalcılıkla ilgili olarak "anlamın sabitlenmesi gerektiğini" veya "yapının bir merkezi olması gerektiğini" iddia eden bir ifade kesinlikle yanlıştır.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Postyapısalcılığın geliştiği dönemdir?

Seçenekler

A
1920-1940
B
1940-1960
C
1910-1920
D
1950-1970
E
1930-1940
Açıklama:
Postyapısalcılık, 1960'ların ortalarından itibaren (özellikle 1966'daki Jacques Derrida'nın konferansından sonra) Yapısalcılığın sınırlılıklarına bir tepki olarak doğmuş ve 1970'ler boyunca gelişimini sürdürmüştür. Bu dönem, genel olarak Postmodern çağın başlangıcına denk gelir.

Soru 7

Postyapısalcıların eleştirdiği bilim modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Postmodernizm
B
Göstergebilim
C
Eleştirel Kuram
D
Ampirizm
E
Mantıkçı-Pozitivizm
Açıklama:
Postyapısalcılar, evrensel yasaların varlığına, mutlak hakikate ve nesnelliğe dayanan bilimsel bilgi modelini eleştirir. Eleştirdikleri temel model, 19. yüzyıldan itibaren sosyal bilimlere de sirayet eden Pozitivist bilim modelidir. Bu model, bilginin iktidar ilişkilerinden bağımsız, tarafsız olduğu iddiası nedeniyle Michel Foucault gibi düşünürlerce sorgulanmıştır.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi postyapısalcı düşünürlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Jacques Derrida
B
Jacques Lacan
C
Ferdinand De Saussure
D
Michel Foucault
E
Julia Kristeva
Açıklama:
Başlıca postyapısalcı düşünürler arasında Jacques Derrida, Michel Foucault, Jacques Lacan, Julia Kristeva, Jean-François Lyotard ve Gilles Deleuze sayılabilir. Eğer şıklarda Yapısalcılığın kurucularından olan Ferdinand de Saussure veya Claude Lévi-Strauss gibi isimler varsa, bu kişi postyapısalcı değildir, zira postyapısalcılık onların sistemlerini eleştirerek ortaya çıkmıştır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi postyapısalcıların eleştirdiği kavramlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Özne
B
Belirsizlik
C
Büyük Öteki
D
Doğruluk
E
Nedensizlik
Açıklama:
Postyapısalcılar, Batı metafiziğinin temelini oluşturan merkez, kaynak, kesin anlam, doğrudan mevcudiyet (presence) ve rasyonel özne gibi kavramları eleştirirler. Postyapısalcıların temel aldığı veya olumladığı kavramlar (örneğin söylem, fark/différance, iz) eleştirdikleri kavramlar arasında yer almaz.

Soru 10

Özne kavramını söylem ve biyo-iktidar ile ilişkili olarak açıklayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Michel Foucault
B
Jacques Derrida
C
Jacques Lacan
D
Julia Kristeva
E
Helena Cixous
Açıklama:
Michel Foucault, özne kavramını, rasyonel ve özerk bir varlık olmaktan çıkarıp, tarihsel olarak değişen söylemlerin (discourse) ve iktidar mekanizmalarının (kurumlar, disiplin teknikleri) bir ürünü olarak açıklar. Foucault, modern iktidarın yaşamı ve bedeni kontrol etme biçimi olan biyo-iktidar (biopower) kavramını da bu bağlamda geliştirmiştir.

Soru 11

Saçılma (dissemination) kavramını çalışmalarında temel alan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Michel Foucault
B
Jacques Derrida
C
Jacques Lacan
D
Julia Kristeva
E
Helena Cixous
Açıklama:
Saçılma (Dissemination) kavramı, Jacques Derrida'nın Yapıbozum (Deconstruction) teorisinin anahtarıdır. Bu, metnin anlamının herhangi bir merkeze, kökene veya tek bir okumaya sabitlenemeyeceğini, aksine sonsuz sayıda farklı yollara yayılıp çoğaldığını (saçıldığını) ifade eder.

Soru 12

Lacan’ın psikanaliz çalışmalarında dilin gelişim aşamaları aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Preodipal evre-ayna evresi- oedipal evre
B
Ayna evresi- oedipal evre- preodipal evre
C
Oedipal evre- ayna evresi- preodipal evre
D
İd-ego-süperego evresi
E
Göstergesel dil evresi- sembolik dil evresi
Açıklama:
Jacques Lacan, psikanalitik gelişim sürecini ve öznenin dil ile ilişkisini üç ana düzen (order) üzerinden açıklar. Bunlar sırasıyla: İmgesel (Imaginary), Simgesel (Symbolic) ve Gerçek (Real) düzenlerdir. Simgesel düzen, dilin ve ataerkil yasanın devreye girdiği aşamayı temsil eder.

Soru 13

Dili yapısalcı sistemin bir ürünü olarak "Büyük Öteki" kavramı ile ilişkili olarak eleştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Luce Irigaray
B
Derrida
C
Lacan
D
Helena Cixous
E
Foucault
Açıklama:
Dili yapısalcı bir sistemin ürünü olarak ele alan ve bu yapıyı öznenin oluşumunda merkezi bir rol oynayan olarak tanımlayan düşünür Jacques Lacan'dır. Lacan'ın "Büyük Öteki" (The Big Other) kavramı, toplumsal normları, yasaları ve dili içeren, bireyi Simgesel Düzene sokan yapısal sistemi ifade eder.

Soru 14

Postyapısalcı dil ve anlam ilişkisinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Dilde metaforlar vardır.
B
Dilde metonimiler bulunur.
C
Anlam belirsizdir.
D
Anlam tek ve değişmezdir.
E
Anlam öznelere göre değişmektedir.
Açıklama:
Postyapısalcı düşünce, anlamın kaynağının mevcudiyetine (presence), merkeze ve anlamın sabitliğine karşıdır. Derrida’nın "différance" kavramı, anlamın sürekli olarak ertelendiğini ve izler aracılığıyla oluştuğunu gösterir. Bu nedenle, postyapısalcı bakış açısında, gösteren ve gösterilen arasındaki ilişkinin doğal veya değişmez olduğu inancı kesinlikle yer almaz, bu yapısalcı bir kabuldür.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi postyapısalcılığın eleştirdiği konular arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Öznenin inşasının toplumsal yapı tarafından belirlenmesi
B
Dil ve anlam ilişkisi olarak kabul edilen göstergebilimin nedensiz ilişkiyle anlamı sabitlemesi
C
Metnin anlamının tek ve değişmez olduğu gerçeği
D
Batı Kültüründe yer alan ikili karşıtlıklar
E
Kadın yazma pratiğinin ön plana çıkması
Açıklama:
Postyapısalcılık, logomerkezcilik, fallomerkezcilik, Batı metafiziği ve merkeziyetçilik gibi kavramları eleştirirken, söylem analizi, çokluk (multiplicity) ve fark (différance) gibi kavramları kendi metodolojisi içinde kullanır ve olumlar. Dolayısıyla, bu olumlanan kavramlardan biri eleştiri konusu olamaz.

Soru 16

Saussure’ün kelime anlamlarını nedensiz bir ilişkiye dayandırmasını eleştiren postyapısalcı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Foucault
B
Derrida
C
Kristeva
D
Cixous
E
Lacan
Açıklama:
Saussure’ün dil sistemi, gösteren ve gösterilen arasındaki ilişki nedensiz olsa da, sistem içinde sabitlenmiştir. Bu sabitlenme ve özellikle sözü (presence) yazıya tercih etmesi (logomerkezcilik), Jacques Derrida tarafından eleştirilmiştir. Derrida, anlamın yalnızca nedensiz değil, aynı zamanda izlere ve ertelenmeye (différance) dayandığını ileri sürer.

Soru 17

Saçılma, üstünü çizme ve yapıbozum kavramlarını çalışmalarında kullanan postyapısalcı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Foucault
B
Kristeva
C
Cixous
D
Derrida
E
Lacan
Açıklama:
Saçılma (Dissemination), Üstünü Çizme (Sous Rature) ve Yapıbozum (Deconstruction) kavramlarının tamamı, Batı metafiziğinin merkeziyetçi yapısını çözmeye odaklanan Jacques Derrida'nın postyapısalcı teorisine aittir. Bu kavramlar, metindeki anlamın kayganlığını ve çokluğunu göstermek için kullanılır.

Soru 18

Julia Kristeva’nın dil yapılanma sürecini anlatan kavramlarının doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Göstergesel Dil Evresi- Simgesel Dil Evresi
B
Simgesel Dil Evresi- Göstergesel Dil Evresi
C
Oedipal- Ayna- Preodipal
D
İd- Ego- Superego
E
Preodipal- Ayna- Oedipal
Açıklama:
Postyapısalcı feminist düşünür Julia Kristeva, dil yapılanma sürecini iki temel aşamaya ayırır: Semiyotik (Semiotic) ve Simgesel (Symbolic). Semiyotik, dil öncesi bedensel dürtüleri ve ritimleri; Simgesel ise dilin ve ataerkil yasanın düzenini temsil eder. Doğru sıralanış genellikle Semiyotik ve ardından Simgesel olarak verilir.

Soru 19

Özne kavramına dair postyapısalcıların bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Güçlü özne
B
Rasyonel özne
C
Tek bir kimliğe sahip olan özne
D
Zaman içinde değişen özne
E
İktidar söylemi içinde olan özne
Açıklama:
Postyapısalcılar, modernizmin öngördüğü bütüncül, rasyonel ve özerk özne kavramını reddeder. Onların bakış açısına göre özne, parçalanmış, söylem ve iktidar ilişkileri tarafından inşa edilmiş ve daima dilsel yapılar içinde konumlanmış geçici bir mevkidir. Özne, merkezi değil, merkeziyetten yoksun bir yapıdır.

Soru 20

Yazı karşısına söz merkezciliği ön plana çıkaran postyapısalcı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lacan
B
Derrida
C
Cixous
D
Kristeva
E
Foucault
Açıklama:
Yazı karşısında söz merkezciliği (Logomerkezcilik), Batı metafiziği geleneğinin bir özelliğidir ve postyapısalcıların eleştirdiği temel kavramdır. Bu eleştiriyi ön plana çıkaran ve yazının üstünlüğünü (Archi-écriture) savunan düşünür Jacques Derrida'dır. Derrida, sözün (presence) yazıdan üstün olduğu inancını çürüterek postyapısalcılığın temellerini atmıştır.

Soru 21

Lacan’ın babanın dili olarak kabul ettiği evre aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Göstergesel dil
B
Sembolik dil
C
Ego evresi
D
İd evresi
E
Oedipus evresi
Açıklama:
Lacan’ın psikoseksüel gelişim teorisinde üç temel evre veya düzen bulunur: İmgesel (Imaginary), Simgesel (Symbolic) ve Gerçek (Real). Babanın dili, yani ataerkil yasa ve toplumsal yapıların dil aracılığıyla bireye dayatılması, Simgesel Evre'ye aittir. Bu evre, çocuğun Oedipus kompleksi ile birlikte, fallik otoritenin (Babanın Adı) devreye girmesiyle gerçekleşir. Çocuk, anneden ayrışarak dilin ve kültürün kurallarını öğrenir. Bu evre, öznenin toplumsal alana girişini ve arzu nesnelerinin yasaklanmasını içerir.

Soru 22

Özne kavramı ilk olarak aşağıdakilerden hangisi tarafından tartışmaya açılmıştır?

Seçenekler

A
Michel Foucault
B
Paul De Man
C
Ferdinand de Saussure
D
Karl Marx
E
Louis Althusser
Açıklama:
Özne kavramının felsefi alanda, özellikle Batı felsefesinde yüzyıllardır süregelen Kartezyen, bütünlüklü özne (cogito) anlayışından sarsılarak tartışmaya açılması, genellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında etkili olan Postyapısalcı düşünürler tarafından gerçekleştirilmiştir. Özellikle Michel Foucault ve Jacques Derrida gibi isimler, özneyi sabit ve evrensel bir merkez olarak değil; dilin, iktidar ilişkilerinin ve söylemlerin bir ürünü olarak görmüşlerdir. Onlara göre özne, merkeziyetini yitirmiş (decentered) ve sürekli inşa halinde olan bir yapıdır.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi postyapısalcılığın eleştirel yaklaştığı noktalardan biri değildir?

Seçenekler

A
Öznenin inşasının toplumsal yapı tarafından belirlenmesi
B
Kadın merkezci yazma pratiğinin erkeği ikincil ve öteki olarak konumlandırması
C
Dil ve anlam ilişkisi olarak kabul edilen göstergebilimin nedensiz ilişkiyle anlamı sabitlemesi
D
Metnin anlamının tek ve değişmez olduğu gerçeği
E
Batı kültüründe yer alan ikili karşıtlıklar
Açıklama:
Postyapısalcılık, yapısalcılığın determinizmini ve felsefedeki bazı geleneksel kabulleri eleştirir. Eleştirdiği temel noktalar şunlardır: Evrensel bir hakikatin varlığı, sabit ve değişmez anlam, meta-anlatılar (büyük hikayeler) ve merkeziyetçi, bütünlüklü özne. Dolayısıyla, postyapısalcılığın eleştirel yaklaştığı noktalardan biri olmayan bir ifade, postyapısalcıların benimsediği bir görüşü temsil etmelidir. Postyapısalcılar, genellikle anlamın çoğulcu ve istikrarsız olması veya merkezsizleşmiş öznenin kabulü gibi kavramları desteklerler ve bunları eleştirmezler.

Soru 24

Batı edebiyatında erkek egemenliğinde olan yazma sürecini incelemeye alan ve kadının bu sisteme başkaldırı yapmasının ancak yazma süreci ile gerçekleşeceğine vurgu yapan postyapısalcı feminist kimdir?

Seçenekler

A
Luce Irigaray
B
Helena Cixous
C
Julia Kristeva
D
Jacques Derrida
E
Jacques Lacan
Açıklama:
Batı edebiyatındaki ataerkil söylemi eleştiren ve kadının toplumsal ve dilsel baskıya karşı mücadelesinin ancak kendine özgü bir "yazma" biçimiyle gerçekleşebileceğini savunan postyapısalcı feminist düşünür Hélène Cixous'dur. Cixous, "kadın yazısı" (écriture féminine) kavramını ortaya atmıştır. Bu kavram, kadınların bedenlerinden ve duygularından yola çıkarak, erkek egemenliğindeki mantık ve dil yapısını bozan, akışkan ve çok sesli bir ifade biçimi yaratmasını savunur. Eseri "Medusa'nın Kahkahası" bu fikrin manifestosudur.

Ünite 5

Soru 1

Yirminci yüzyılda Avrupa Dil Bilimi'nin neredeyse tamamının beslendiği bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Saussure
B
Mathesius
C
Jakopsan
D
Trubetzkoy
E
Pierce
Açıklama:
Yirminci yüzyılda modern dil biliminin (linguistics) kurucusu olarak kabul edilen kişi Ferdinand de Saussure'dür. Saussure, 1916 yılında yayınlanan 'Genel Dil Bilimi Dersleri' (Cours de linguistique générale) adlı eseriyle, dili sistematik bir göstergebilim (semiyoloji) olarak ele almış ve bu yaklaşımıyla Avrupa dil biliminin neredeyse tamamının temelini oluşturmuştur. Onun görüşleri, Prag Okulu ve Kopenhag Okulu gibi önemli dil bilim çevrelerini derinden etkilemiştir.

Soru 2

Avrupa dilbilimine büyük katkı sunan Kopenhag Okulu'nun en büyük temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hjelmslev
B
Barthes
C
Metz
D
Greimas
E
Bröndal
Açıklama:
Avrupa yapısalcı dil biliminin önemli okullarından biri olan Kopenhag Okulu (Copenhagen School), özellikle dilin biçimini ve işlevini matematiksel kesinlikte incelemeyi amaçlamıştır. Bu okulun kurucusu ve en büyük temsilcisi Louis Hjelmslev'dir. Hjelmslev, Saussure'ün fikirlerini daha da ileri taşıyarak, 'glossematik' adını verdiği teoriyi geliştirmiştir. Bu teori, dilin saf biçimini maddeye bakmaksızın incelemeyi temel alır.

Soru 3

Seçilmiş terim ya da sözcüklere ..........................., bu terim ve sözcüklerin birleştirilmesine ........................... denilmektedir.
Cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
dizi - dizim
B
serim - çözüm
C
giriş - gelişme
D
düğüm - çözüm
E
serim - dizim
Açıklama:
Saussure, dilin iki tür ilişki biçiminde çalıştığını belirtir: Dizimsel (Sentagmatik) ve Dizisel (Çağrışımsal/Paradigmatik).
Seçilmiş terim ya da sözcüklere çağrışım (dizisel), bu terim ve sözcüklerin birleştirilmesine ise dizim (sentagma) denir. Dizisel ilişki, aynı bağlamda birbirinin yerine geçebilecek sözcükleri (seçim havuzunu) içerirken; dizimsel ilişki, bu seçilen sözcüklerin belirli bir düzende yan yana getirilmesini (birleştirmeyi) ifade eder.

Soru 4

Avrupa dil bilimine büyük katkı sunan Prag Okulu kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1899
B
1912
C
1926
D
1932
E
1944
Açıklama:
Avrupa yapısalcı dil biliminin en etkili okullarından biri olan Prag Okulu (Prague Linguistic Circle), 1926 yılında kurulmuştur. Bu okul, özellikle dilin işlevi (fonksiyonu) üzerine yoğunlaşmış ve fonoloji (işlevsel ses bilimi) alanında devrim niteliğinde çalışmalar yapmıştır. Roman Jakobson ve Nikolay Trubetzkoy okulun önde gelen temsilcilerindendir.

Soru 5

Dil becerisinin aşağıdakilerden hangisi üzerinde etkisi en azdır?

Seçenekler

A
İnsanların iletişim kurmasını sağlar.
B
Kültürün gelişmesine katkı sağlar.
C
Toplumu etkilemektedir.
D
Dil öğrenmede ve kendini ifade etmede etkilidir.
E
Yabancı bir dili kısa zamanda öğrenmede etkilidir.
Açıklama:
Dil becerisi, insanın bilişsel gelişimi, sosyal etkileşimi, kültürel kimliği ve duygusal ifadesi üzerinde kritik etkilere sahiptir. Dil, düşünmeyi yapılandıran temel araçtır. Ancak, doğrudan fiziksel motor becerilerin (örneğin, koşma, zıplama, denge kurma gibi) gelişimi üzerindeki etkisi, bilişsel veya sosyal etkileşime kıyasla en az olan alandır. Dil, motor becerilerin adlandırılmasına yardımcı olsa da, becerinin kendisini doğrudan sağlamaz.

Soru 6

Aşağıdaki kavramlardan hangisi dilbilimcilerin uğraşı ile ilgili değildir?

Seçenekler

A
Dilbilimci dil kavramının doğuştan gelip gelmediğini araştırır.
B
Dilbilimci şart koşar.
C
Dilbilimci dile yeni giren kelimelerin kökenini inceler.
D
Dilbilimci dilin nasıl işlediğini araştırır.
E
Dilbilimci farklı dillerde kullanılan kelimeleri inceler.
Açıklama:
Dilbilimciler (linguists), doğal dillerin yapısını, anlamını, ses sistemlerini (fonoloji ve fonetik), morfolojisini (biçim bilimi) ve sözdizimini (syntax) incelerler. Bu çalışmalar, gösterge, anlam, söz (parole), dil (langue) gibi kavramları içerir. Dilbilimin uğraş alanına girmeyen bir kavram, genellikle sosyal, psikolojik veya kültürel olmayan, dille doğrudan ilişkisi bulunmayan tamamen farklı bir disipline ait bir terimdir (Örn: Jeoloji, Astronomi gibi). Dilbilimin temel uğraşı insan dili ve onun dizgeleridir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi göstergebilimin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Kendi dışında bir şeyi temsil eder.
B
Göstergeler bazen el kol hareketi olabilir.
C
Simgeler durumuna gelebilirler.
D
Simgeler her zaman dilseldir.
E
Toplumsal bildirimde bulunurlar.
Açıklama:
Göstergebilim (semiyoloji veya semiotik), dil göstergeleri de dahil olmak üzere, her türlü gösterge dizgesini inceleyen bilim dalıdır. Saussure'e göre, göstergebilimin amacı, toplumsal yaşamdaki anlamlı dizgeleri araştırmaktır. Göstergebilimin temel özelliklerinden biri, evrensel bir bilim dalı olması ve yalnızca sözlü dili değil, tüm iletişim biçimlerini (görsel, işitsel, koku, jestler vb.) incelemesidir. Yanlış olan özellik, genellikle göstergebilimi yalnızca dil biliminin bir alt dalı olarak görmek veya sadece 'doğal' göstergelerle sınırlamak gibi ifadelerdir. Göstergebilim toplumsal uzlaşıma dayalı tüm dizgeleri kapsar.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi göstergenin özellikleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Gösterge bir kavramla bir iletişim imgesini birleştirir.
B
Gösterge bir nesneyle adı birleştirir.
C
Gösterge duyular aracılığıyla oluşmaz.
D
Ses imgesinin oluşturduğu bir kavramdır.
E
Zihnimizde önceden kodlanmıştır.
Açıklama:
Ferdinand de Saussure'e göre dilsel gösterge iki temel özelliğe sahiptir: Keyfilik (Arbitrariness) ve Çizgisellik (Linearity).
Göstergenin Keyfilik özelliği, gösteren (ses imgesi) ile gösterilen (kavram) arasındaki ilişkinin doğal, mantıksal veya zorunlu olmaması, tamamen uzlaşıma dayalı olması demektir. 'Kedi' sesinin, kedi kavramını temsil etmesi rastlantısaldır, zorunlu değildir. Göstergenin bu keyfi yapısı onun en belirgin özelliklerindendir.

Soru 9

Dil bilim ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gösteren bazı durumlarda zorunluluk olarak benimsenmiştir.
B
Dilin seçtiği gösteren dışında da gösterenler kullanılır.
C
Topluluk gösteren üzerinde uzlaşmıştır.
D
Dildeki anlaşmalar kolayca değişmez.
E
Her dilde farklı kullanılabilir.
Açıklama:
Dil bilim, dili bilimsel, tarafsız ve sistematik olarak inceler. Yanlış olan bir ifade, genellikle dilin tarihsel değişimi (eş zamanlılık/art zamanlılık ayrımına dikkat etmemek) veya Dil (Langue) ve Söz (Parole) ayrımını karıştırmaktan kaynaklanır. Örneğin, dil bilimi sadece standart dil kurallarını öğretir veya 'doğru' dilden bahseder gibi bir iddia yanlıştır. Dil bilim, dilin nasıl kullanıldığını (betimleyici/descriptive) inceler, nasıl kullanılması gerektiğini (kuralcı/prescriptive) söylemez. Dilbilim betimleyicidir, kural koyucu (normatif) değildir.

Soru 10

Göstergeler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Değişmezlik özelliği
B
Nedensizlik özelliği
C
Çizgisellik özelliği
D
Dizimsellik özelliği
E
Görünürlük özelliği
Açıklama:
Göstergeler, Saussure'e göre iki yönlüdür (gösteren ve gösterilen), keyfidir ve dilsel gösterenler çizgisel bir karaktere sahiptir. Göstergeler toplumsal yaşam içinde anlam taşır ve bir uzlaşım sonucu oluşur. Göstergeler için söylenemeyecek olan şey, genellikle gösterenin ile gösterilenin arasında doğal bir bağ bulunması (keyfilik özelliğini reddetmek) veya göstergelerin zaman içinde asla değişmemesidir (değişmezlik ve değişebilirlik zıtlığı). Gösterge dizgeleri zamanla değişmeye tabidir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi gösterenin çizgiselliği ile ilgili olarak yanlıştır?

Seçenekler

A
Sesbirimler çizgisel bir şekilde yer alırlar.
B
Sesler birbiri ardına söylenir.
C
Aynı anda iki ses birlikte çıkarılmaz.
D
Ses ögeleri birbirinden bölünemez yapıdadır.
E
Ses bilgileri birbirleriyle ilişkilidir.
Açıklama:
Gösterenin çizgiselliği (linearity of the signifier), Saussure'ün göstergenin ses imgesi (akustik gösteren) için tanımladığı temel bir özelliktir. Bu, ses zincirlerinin zaman içinde ardışık olması gerektiği anlamına gelir.
Yanlış olan ifade, gösterenin çizgiselliğini reddeden veya onu görsel göstergelerle karıştıran bir ifadedir. Örneğin: 'Gösteren, zamanda birden fazla boyutta aynı anda algılanabilir' ifadesi yanlıştır. Çünkü gösterenin çizgiselliği, ses dizgesinin zamanda tek boyutlu ve ardışık (sequential) olmasını zorunlu kılar; iki ses aynı anda söylenemez, kelimeler sırayla dizilmek zorundadır.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi ses dizgelerinin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Ses birimleri tek başlarına kaldıklarında anlamlı olurlar.
B
Ses birimleri yalnızca gösterenden oluşurlar.
C
Ses birimleri bir içeriğe gönderme yapmazlar.
D
Bir öğe dışarıda bırakıldığında genel yapı bozulur.
E
Ses birimleri belli bir sistem içinde bulunurlar.
Açıklama:
Ses dizgelerinin (phonological systems) temel özellikleri arasında çift eklemlilik (double articulation), sınırlı sayıda birimden sonsuz sayıda ifade oluşturma yeteneği ve seslerin ayırt edici işlevi yer alır. Ses dizgelerinin özelliği olmayan bir durum, genellikle anlamsal özelliklerle karıştırılan veya evrensel olmayan bir özelliktir. Örneğin, ses dizgelerinin 'tamamen doğal ve kültüre bağımlı olmaması' yanlış bir ifadedir; zira fonemlerin seçimi ve dağılımı her dilde farklılık gösterir ve kültürel uzlaşımlara bağlıdır.

Soru 13

Göstergebilim ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bir kavrama hangi ismin verildiği her zaman bellidir.
B
Dildeki uzlaşım aynı zamanda dilin şifresidir.
C
Gösterenle gösterilen arasındaki ilişkide her zaman nedensellik bulunur.
D
Belli sesler belli kavramları ifade eder.
E
Her toplumun farklı uzlaşımları bulunabilir.
Açıklama:
Göstergebilim (semiotics/semiology), gösteren, gösterilen, keyfilik, uzlaşım, dizge (system) gibi kavramları temel alır. Göstergebilimle ilgili yanlış olan bir ifade, genellikle göstergebilimin sadece dilsel göstergelerle sınırlı olduğunu veya Saussure'ün göstergebilim tanımının dışında kaldığını iddia eden ifadelerdir. Örneğin, 'Göstergebilim, psikolojinin bir alt dalıdır' gibi bir iddia yanlıştır. Saussure'e göre, dilbilim genel bir göstergebilimin bir parçasıdır, tam tersi değil.

Soru 14

“Dilin seçtiği gösteren yerine bir başkası kullanılamaz.” diyen Saussure, göstergenin hangi özelliğini vurgulamaktadır?

Seçenekler

A
Göstergenin gösterenlerini
B
Göstergenin nedensizliğini
C
Göstergenin değişmezliğini
D
Göstergenin simgeselliğini
E
Göstergenin çizgiselliğini
Açıklama:
Saussure, gösterenin gösterilenle bağının keyfi olduğunu söylese de, dilin bir kez toplumsal olarak uzlaşılmış olması nedeniyle, bireyin göstereni tek başına değiştiremeyeceğini belirtir. Bu durum, göstergenin değişmezlik (sabitlik) özelliğini vurgular. Dil, bir uzlaşım sonucu kabul edildiği için, toplum baskısı ve kitlesel eylemsizlik nedeniyle bireysel değişimlere karşı koyar ve uzun süre boyunca sabit kalır. Bu, gösterenin kolektif hafızaya ve geleneğe bağlılığıdır.

Soru 15

Göstergebilimle ilgili olarak aşağıdaki kavramlardan hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kavramlar işitim imgesi dışında gösterilemez.
B
Bir gösteren farklı farklı gösterenler ile bağlantı kurabilir.
C
Her kavram belli bir gösteren ve göstergeden meydana gelmektedir.
D
Gösterge kendi içinde bir bütündür.
E
Bilgilerimizi göstergeler üstünden ediniriz.
Açıklama:
Göstergebilim, dilin yanı sıra tüm anlam sistemlerini (trafik işaretleri, giyim, ritüeller) inceler. Temel kavramları arasında gösteren, gösterilen, uzlaşım, dizge bulunur. Yanlış olan bir kavram, genellikle 'doğal yasalar' veya 'doğrudan nedensellik' gibi göstergebilimden çok bilim felsefesi veya doğa bilimlerine ait olan kavramlardır. Göstergebilim, sosyal ve kültürel uzlaşımlara odaklanır.

Soru 16

Göstergeler, gündelik yaşamın akışında karşılaştığımız anlamlı dizgeler ve belli uzlaşımlar sonucu ilk başta anlaşılması zor olsa da sonradan anlamı açılmaya başlayan, toplumsal bildirişimde şu ya da bu biçimde kolaylık sağlayan yalın dizgelerdir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi gösterge değildir?

Seçenekler

A
Anlamsız harflerin yan yana gelişi
B
Trafik işaretleri
C
Sağır-dilsiz alfabesi
D
Denizcilerin flamaları
E
Demiryolu görevlilerinin işaretleşmeleri
Açıklama:
Tanıma göre göstergeler, 'anlamlı dizgeler' olup, 'belli uzlaşımlar sonucu' toplumsal bildirişimde kolaylık sağlar. Göstergenin temel özelliği anlam taşıması ve toplumsal olarak kabul görmüş olmasıdır. Gösterge olmayan bir şey, herhangi bir bildirişim amacı taşımayan veya rastgele oluşan bir durumdur. Örneğin, bir kelime (uzlaşım), bir trafik ışığı (uzlaşım) göstergedir. Ancak rastgele çıkan bir gürültü (anlamı ve uzlaşımı yoksa) veya doğal bir fiziksel nesnenin kendisi (bir ağaç, eğer bir şeyi temsil etmiyorsa) gösterge değildir.

Soru 17

Sözcüğün yazıda gördüğümüz ve işittiğimiz biçimine ............, zihnimizde uyandırdığı kavram boyutuna .................. denilmektedir.
Cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
gösterilen - gösterge
B
gösterge - gönderge
C
gösteren - gösterilen
D
gösterilen - gönderge
E
gösteren - gösterge
Açıklama:
Saussure'e göre, dilsel gösterge iki yüzlüdür. Sözcüğün yazıda gördüğümüz ve işittiğimiz biçimine yani akustik imgeye gösteren (signifier), zihnimizde uyandırdığı kavram boyutuna ise gösterilen (signified) denilmektedir. Örneğin, 'AĞAÇ' sesi/yazısı gösteren, zihnimizdeki o bitki kavramı ise gösterilendir.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisinde dilin çizgisellik özelliği açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Dilin en küçük birimleri olan ses birimler birbirine ancak sırayla eklenir, aynı anda iki ses (harfi) birden çıkarılamaz.
B
Başka dillerden kavramlar ve sözcükler bir dil göstergesinin yerine geçebilir.
C
Gösterileni (anlamı) gösterene (ses dizi) bağlayan bağ hiçbir iç ilişkiye dayanmaz.
D
Tek başına duran göstergenin anlamı oldukça farklılaşabileceği için gösterge asıl değerini dizge içinde kazanır.
E
Doğada bulunan bazı yansıma sesler dilin bu özelliğine en iyi örneklerdendir.
Açıklama:
Dilin çizgisellik özelliği, dilsel gösterenin (ses imgesinin) doğası gereği zamanda ard arda dizilmek zorunda olmasını ifade eder. Sesler, konuşma zincirinde birbirini takip etmek zorundadır; aynı anda birden fazla ses çıkarılamaz.
Dolayısıyla, dilin çizgisellik özelliği, dilsel birimlerin zamanda tek boyutlu bir zincir oluşturması ve eş zamanlı (simultane) olarak algılanamaması anlamına gelir. Örneğin, 'k-i-t-a-p' seslerinin sırayla söylenmesi zorunluluğu çizgiselliktir.

Soru 19

Her dilde belli kavramlar bazı adlarla (sözcükler, ses zincirleri) ifade edilmektedir. Yani her dilde gösterilenlerin belli olduğu gösterenleri bulunmaktadır. Bir kavrama atalarımızın neden öyle bir ad taktığı çoğu zaman bilinmemektedir. Ama neye, niçin öyle dendiği zaten önemsizdir. Önemli olan neye, ne deneceği konusunda bir uzlaşıma varılmış olmasıdır. İşte bu uzlaşım, dilin şifresini oluşturmaktadır.
Yukarıda dilin hangi özelliğinden bahsedilmektedir?

Seçenekler

A
Nedenlilik
B
Nedensizlik
C
Çift eklemlilik
D
Değişmezlik
E
Değişebilirlik
Açıklama:
Verilen metin, bir kavramın hangi adla anılacağının (gösteren ile gösterilen arasındaki bağın) mantıksal bir nedeni olmadığını, önemli olanın bu konuda toplumsal bir uzlaşım sağlanmış olması olduğunu açıklamaktadır. Gösteren ve gösterilen arasındaki bu rastlantısal, nedensiz bağ, Saussure'ün dilin keyfilik (arbitrariness) özelliği olarak adlandırdığı temel ilkedir. Keyfilik, dilin şifresinin temelini oluşturur, çünkü anlam sadece bir topluluk anlaşmasına dayanır.

Ünite 6

Soru 1

Morris'e göre gösterge ile belirttiği şey arasındaki ilişkiyi inceleyen göstergebilim bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözdizim
B
Retorik
C
Anlambilim
D
Edimbilim
E
Olgubilim
Açıklama:
Charles Morris, göstergebilimi üç temel boyutta incelemiştir. Göstergenin kendi dışında işaret ettiği şeyle (belirttiği şey/nesne) arasındaki ilişkiyi inceleyen bileşen Anlam Bilim (Semantics)'dir.
Diğer bileşenler: Göstergelerin birbirleriyle olan ilişkisi Söz Dizim (Syntax); göstergelerin yorumlayıcılarla/kullanıcılarla olan ilişkisi ise Edim Bilim (Pragmatics)'dir.

Soru 2

Nitel Gösterge, Tekil Gösterge ve Kavramsal/Kural Gösterge kavramları Peirce tarafından oluşturulan öbeklerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Birinci Öbek
B
İkinci Öbek
C
Ortanca Öbek
D
Üçüncü Öbek
E
Sonuncu Öbek
Açıklama:
Charles Sanders Peirce, göstergeleri sınıflandırırken üç temel öbek (trichotomy) kullanmıştır. Nitel Gösterge (Qualisign) (salt bir nitelik), Tekil Gösterge (Sinsign) (tek bir varoluşsal olay) ve Kavramsal/Kural Gösterge (Legisign) (uzlaşım gerektiren kural), göstergenin kendisinin doğasına odaklanan Birinci Öbek içerisinde yer alan gösterge türleridir.

Soru 3

Gösteren ile gösterilen arasında varoluşsal bir bağın olduğu, neden-sonuç ilişkisiyle birbirlerine bağlanmaları sonucu gerçekleşen göstergelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Görüntüsel gösterge
B
Simge
C
Sav/kanıt çıkarma
D
Sözcebirim/terim
E
Belirtisel gösterge
Açıklama:
Göstergebilimde, gösteren ile gösterilen arasında doğrudan, varoluşsal bir bağın bulunduğu, yani aralarında fiziksel bir neden-sonuç ilişkisinin olduğu göstergelere Belirtisel Gösterge (İndeks) adı verilir. Örneğin, duman (gösteren) ateşin (gösterilen) varlığını belirtir.

Soru 4

Bedenin sibernetik dizgelerinin araştırılması üzerine çalışmaların yapıldığı araştırma alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Endosemiyotik
B
Homosemiyotik
C
Antroposemiyotik
D
Publicsemiyotik
E
Zoosemiyotik
Açıklama:
Bedenin kendi kendine düzenleme ve kontrol mekanizmalarını, yani sibernetik dizgelerini ve bu sistemler arasındaki bilgi akışını/iletişimini inceleyen araştırma alanı Siber Semiyotik (Cyber Semiotics) olarak adlandırılır. Bu alan, özellikle canlı sistemlerdeki otomatik bilgi işleme süreçlerine odaklanır.

Soru 5

I. Birinci Öbek
II. İkinci Öbek
III. Orta Öbek
IV. Sonuncu Öbek
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Peirce tarafından göstergeleri açıklamak üzere oluşturulan öbeklerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve II
D
III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Charles Sanders Peirce, göstergeleri dokuz farklı kategoriye ayırmak için göstergenin farklı ilişki biçimlerine göre üç ana öbek (trichotomy) oluşturmuştur. Bunlar I. Birinci Öbek (Göstergenin kendisi), II. İkinci Öbek (Göstergenin nesne ile ilişkisi) ve Üçüncü Öbek (Göstergenin yorumlayıcı ile ilişkisi)'dir. Orta Öbek bu sınıflandırmada kullanılan bir terim değildir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Amerikan göstergebilimin öncülerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Charles Sanders Peirce
B
Charles William Morris
C
Thomas Albert Sebeok
D
Michael Riffaterre
E
Ferdinand de Saussure
Açıklama:
Amerikan göstergebilim geleneğinin temel öncüleri Charles Sanders Peirce ve Charles Morris'tir. Buna karşın, Ferdinand de Saussure, göstergebilimin Avrupa'daki (Semiyoloji) yapısalcı geleneğinin kurucusudur ve Amerikan göstergebiliminin öncüsü olarak kabul edilmez.

Soru 7

Kendisinden başka bir şeyin yerini tutan, kendi dışında bir şeyi gösteren olguya ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gösterge
B
İkon
C
Belirti
D
Sembol
E
Sav
Açıklama:
Göstergebilimin temelini oluşturan bu kavram, kendisinden başka bir şeyi işaret eden, yani kendi dışında bir şeyin yerini tutan ve onun hakkında bilgi veren maddi veya zihinsel olguyu ifade eder. Bu temel kavrama Gösterge (Sign) adı verilir.

Soru 8

Yaşamımızın her anında bulunan göstergeleri inceleyen bilim dalına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Estetik
B
Canlılar bilimi
C
Etik
D
Göstergebilim
E
Felsefe
Açıklama:
Göstergeleri, gösterge sistemlerini ve bu sistemlerin nasıl işlediğini inceleyen bilim dalına Göstergebilim (Semiotics/Semiyoloji) adı verilir. Göstergebilim, dil, kültür, medya, doğa ve toplumsal yaşamdaki tüm göstergeleri araştırır.

Soru 9

I. Charles Sanders Peirce
II. Ferdinand de Saussure
III. George Eliot
Yukarıdaki bilim insanlarından hangisi ya da hangileri göstergebilimin öncülerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Modern göstergebilimin iki temel kurucu ismi Charles Sanders Peirce ve Ferdinand de Saussure'dür. III. George Eliot ise 19. yüzyılda yaşamış ünlü bir İngiliz romancıdır (Mary Ann Evans'ın takma adı) ve göstergebilimin öncülerinden biri olarak kabul edilmez.

Soru 10

Morris’e göre göstergeler ile göstergeleri kullananlar arasındaki ilişkiyi inceleyen bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözdizim
B
Edimbilim
C
Anlambilim
D
Endosemiyotik
E
Zoosemiyotik
Açıklama:
Charles Morris'in üç temel göstergebilim bileşeninden biri olan Edim Bilim (Pragmatics), göstergeler ile bu göstergeleri kullananlar (yorumlayıcılar) arasındaki ilişkiyi, yani göstergelerin kullanım bağlamını ve etkilerini inceleyen alandır.

Soru 11

I. Söz dizim
II. Anlam bilim
III. Simge
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Morris’in belirlediği bileşenler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Charles Morris'in belirlediği göstergebilim bileşenleri Söz Dizim (Syntax), Anlam Bilim (Semantics) ve Edim Bilim (Pragmatics)'tir. Simge (Symbol) ise Morris'in belirlediği çalışma bileşenlerinden biri değil, Peirce’ın gösterge sınıflandırmasında yer alan bir gösterge türüdür.

Soru 12

Tüm canlıları kapsayan Canlılar Göstergebiliminin öncüsü kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Albert Sebeok
B
Ferdinand de Saussure
C
Charles Sanders Peirce
D
Charles William Morris
E
Paul de Man
Açıklama:
Tüm canlı varlıkları ve onların gösterge süreçlerini kapsayan Canlılar Göstergebilimi (Biosemiotics) alanının, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında akademik bir disiplin olarak gelişmesine öncülük eden ve büyük katkılar sağlayan isim Thomas A. Sebeok'tur.

Soru 13

Canlılar Göstergebilim içerisinde insana özgü göstergeleri araştıran alan hangisidir?

Seçenekler

A
Zoosemiyotik
B
Endosemiyotik
C
Antroposemiyotik
D
Sibernetik
E
Dizge bilimi
Açıklama:
Canlılar Göstergebilimi (Biosemiotics) tüm yaşamı kapsarken, bu alan içerisinde sadece insana özgü kültürel, dilsel ve toplumsal gösterge sistemlerini inceleyen özel alt disipline Antroposemiyotik (Anthroposemiotics) adı verilir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi Sebeok tarafından belirlenen gösterge türleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Sinyal
B
Semptom
C
İkon
D
Endis
E
Sav
Açıklama:
Thomas A. Sebeok, Peirce'ın temel gösterge üçlüsünü (İndeks, İkon, Simge) kullanmakla birlikte, özellikle biyolojik iletişimde önemli olan Sinyal ve Belirti (Symptom) gibi türleri de merkeze almıştır. Tekil Gösterge (Sinsign) ise Peirce'ın Birinci Öbeği'ndeki spesifik bir gösterge çeşididir ve Sebeok'un kullandığı temel fonksiyonel gösterge türleri arasında yer almaz.

Soru 15

Foundation of The Theory of Signs (Göstergeler Kuramının Temelleri) isimli eser aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Charles Sanders Peirce
B
Charles William Morris
C
Paul de Man
D
Ferdinand de Saussure
E
Michael Riffaterre
Açıklama:
Amerikan göstergebiliminin öncülerinden olan Charles Morris’in, göstergebilimin Söz Dizim, Anlam Bilim ve Edim Bilim olmak üzere üç ana bileşenini sistematik olarak tanımladığı temel eseri Foundation of The Theory of Signs (Göstergeler Kuramının Temelleri)’dir.

Soru 16

I. Önerme
II. Belirtisel Gösterge/İndeks
III. Kavramsal/Kural Gösterge
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Peirce’in belirlediği üçüncü öbek içerisinde yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I, II ve III
D
Yalnız I
E
I ve II
Açıklama:
Peirce’ın Üçüncü Öbek (Third Trichotomy) göstergeleri, göstergenin yorumlayıcı ile olan ilişkisini inceler (Üçüncülük). Bu öbekte yer alan gösterge türleri Terim (Rheme), Önerme (Dicent Sign) ve Argüman (Argument)’dır. Listede yer alan I. Önerme (Dicent Sign), bu öbek içerisinde yer alır.

Soru 17

Göstergebilimi semeotic olarak adlandıran düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Paul de Man
B
Charles William Morris
C
Ferdinand de Saussure
D
Thomas Albert Sebeok
E
Charles Sanders Peirce
Açıklama:
Göstergebilim için Yunanca kökenli *semeion* (gösterge) kelimesinden türeyen semeotic (veya semeiotics) terimini, göstergeyi üçlü bir yapı içinde inceleyerek Amerikan göstergebilim geleneğini başlatan düşünür Charles Sanders Peirce'tür. (Saussure ise 'Semiyoloji' terimini kullanmıştır.)

Soru 18

Dış dünyayı bir yana bırakarak göstergeyi kavram ve onun temsilcisi olarak sözcükten oluşan iki düzlemli (dyadic) bir olgu olarak gören düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Ferdinad de Saussure
B
Charles Sanders Peirce
C
Paul de Man
D
Charles William Morris
E
Thomas Albert Sebeok
Açıklama:
Ferdinand de Saussure, göstergeyi Gösteren (sözcük/işaret) ve Gösterilen (kavram) olmak üzere iki düzlemli (dyadic) zihinsel bir olgu olarak tanımlamıştır. Bu model, dış dünyadaki nesneyi (referent) gösterge yapısının dışında bırakır.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Peirce’ın belirlediği ikinci öbek içerisinde yer alır?

Seçenekler

A
Nitel gösterge
B
Tekil gösterge
C
Simge
D
Önerme
E
Sözcebirim/Terim
Açıklama:
Peirce’ın İkinci Öbek göstergeleri, göstergenin nesne ile olan doğrudan ilişkisine odaklanır (İkincillik). Bu öbekte yer alan göstergeler İkon (Icon), İndeks (Index) ve Simge (Symbol)'dir.

Soru 20

Saussure’den farklı olarak göstergeyi ikili değil, üçlü bir yapı olarak değerlendiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Charles Sanders Peirce
B
Jacques Derrida
C
Paul de Man
D
Roland Barthes
E
Tzvetan Todorov
Açıklama:
Ferdinand de Saussure göstergeyi ikili (dyadic) bir yapı olarak ele alırken (gösteren/gösterilen), Charles Sanders Peirce göstergeyi, nesne (Object) ve yorumlayıcıdan (Interpretant) oluşan üç temel öğeyi barındıran üçlü (triadic) bir ilişki olarak değerlendirmiştir.

Ünite 7

Soru 1

Kastedilen şeyin, özgün olanın bir özelliğinin başka bir şeyde temsil edildiği söz mecazına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Metonim
B
Metafor
C
Yananlam
D
Düzanlam
E
Retorik
Açıklama:
Kastedilen şeyin, özgün olanın bir özelliğinin başka bir şeyde temsil edildiği bu söz sanatı, söz mecazı (trop) olarak adlandırılır. Bu durum, dilin düz anlam sınırlarını aşarak, kavramlar veya nesneler arasında ilişki kurma yoluyla yan anlam (connotation) üretilmesini sağlar. Örnek olarak metonimi (ad aktarması) bu tanıma uyan yaygın bir mecaz türüdür.

Soru 2

Barthes'e göre burjuva sınıfının çıkarları için bazı anlamların doğallaştırılarak dünyanın şu anki durumunu edebileştiren temsil biçimlerine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mit
B
Söylem
C
Roman
D
Şiir
E
Ağıt
Açıklama:
Barthes, burjuva sınıfının çıkarına hizmet eden ve belirli anlamları 'doğal' veya 'ebedi' olarak sunarak dünyanın şu anki durumunu meşrulaştıran bu temsil biçimlerine Mit (Myth) adını verir. Mitler, dilin ikinci düzey göstergebilim sisteminde, yani yan anlam (connotation) düzleminde işler ve tarihi bağlamı unutturarak ideolojik işlev görür.

Soru 3

Sözlü kültürün üretimleri olan masallar, romanlar, hikâyeler ve destanlar gibi içeriklere karşılık gelen metinler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yazarsıl metinler
B
Okurcul metinler
C
Derin metinler
D
Meteforlar
E
Metonimler
Açıklama:
Sözlü kültürden gelip yazılı kültüre aktarılan masallar, hikâyeler, romanlar ve destanlar gibi geleneksel ve kapalı anlatı formlarına sahip içerikler, Barthes'ın terminolojisinde Okurcul Metin (Lisible / Readerly Text) olarak adlandırılır. Bu metinler, okuyucudan pasif bir tüketim bekler.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Barthes'in etkilendiği isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Grunig
B
Marx
C
Freud
D
Nietzsche
E
Saussure
Açıklama:
Roland Barthes, Ferdinand de Saussure’ün göstergebilim kuramından, yapısalcılık akımından ve psikanaliz gibi modern düşünce sistemlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Eğer şıklar arasında modern eleştiri akımlarıyla doğrudan ilişkili olmayan bir isim (örneğin Aristoteles) varsa, o isim Barthes'ın ana ilham kaynaklarından biri değildir.

Soru 5

Sözlü kültürün üretimi olan masallar, romanlar, hikâyeler ve destanlar gibi içerikler aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Okurcul metin
B
Yazarsıl metin
C
Dizisel metin
D
İmgesel metin
E
Moda
Açıklama:
Sözlü kültürün ürünü olan ve geleneksel anlatı yapılarına (masal, roman, destan) sahip bu içerikler, anlamın kapalı ve sabit olduğu, okuyucunun edilgen kaldığı Okurcul Metinler (Readerly Texts) kategorisine aittir.

Soru 6

Göstergenin aşikâr anlamına göndermede bulunan öge aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yan anlam
B
Düz anlam
C
Metafor
D
Metonim
E
Teşbih
Açıklama:
Göstergenin genel kabul gören, sözlük anlamı veya herkesin anlayabildiği aşikar anlamına göndermede bulunan öge Düz Anlam (Denotation)'dır. Bu, göstergenin ilk düzey anlam sistemini oluşturur ve yan anlamın (connotation) temelini teşkil eder.

Soru 7

Belli bir amaç için bir sözün kendi anlamı dışında kullanılmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Metonim
B
Düz anlam
C
Yorumlama
D
Metafor
E
İntak
Açıklama:
Belli bir etki yaratmak veya anlatımı güçlendirmek amacıyla bir sözün kendi asıl anlamının dışında, dolaylı olarak kullanılmasına Söz Mecazı veya daha geniş anlamda Retorik denir. Bu, yan anlam üretiminin temel yoludur.

Soru 8

Bir gösterenin bir gösterilene iliştirilerek anlamın sabitlenmesine ve kapanmasına ne isim verilir?

Seçenekler

A
Gösterge
B
Yazarsıl metin
C
Okurcul metin
D
Eğretileme
E
Düzdeğişmece
Açıklama:
Barthes'ın özellikle fotoğraf ve görsel iletişim bağlamında kullandığı bu kavram, çok anlamlılık potansiyeli olan bir gösterenin (genellikle resim) anlamının bir gösterilene (genellikle yazı) bağlanarak sabitlenmesine ve kapatılmasına verilen isimdir: Çapa (Anchorage). Çapa, okuyucunun arzulanan anlamı yakalamasını sağlar.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi anlamı açarak iki ucu açık anlam üretimi oluşturur?

Seçenekler

A
Okurcul metin
B
Metafor
C
Moda
D
Metonim
E
Yazarsıl metin
Açıklama:
Anlamı açarak okuyucunun aktif katılımını gerektiren ve birden çok, iki ucu açık anlam üretimi oluşturan metin türü Yazarsal Metin (Scriptible / Writerly Text)'dir. Bu metinler, geleneksel anlatı formlarının kapalılığını reddeder.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisinde okuyucu metne karşı direnç gösterir?

Seçenekler

A
Yazarsıl metin
B
Okurcul metin
C
Metafor
D
Metonim
E
Gösterge
Açıklama:
Okuyucunun metne karşı pasif tüketimden kaçınarak aktif bir rol üstlendiği, metnin geleneksel anlam yapısına direnç gösterdiği metin türü Yazarsal Metin'dir (Writerly Text). Bu metinler okuru, anlamın üretimine katılmaya zorlar.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi okuru eyleme geçirerek onun özne konumunu bozmaktadır?

Seçenekler

A
Okurcul metin
B
Yazarsıl metin
C
Metafor
D
Moda
E
Mit
Açıklama:
Geleneksel olarak pasif (obje) konumunda olan okuyucuyu aktif hale getirerek, onu metnin anlamını üretmeye zorlayan ve böylece özne konumunu bozan metin türü Yazarsal Metin'dir (Scriptible). Okur, bu metinlerde tüketici değil, üretici (yazıcı) haline gelir.

Soru 12

Barthes’ın 1967 yılında giyim modasının düzeni ile ilgili göstergebilimsel yaklaşımını ortaya koyduğu eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Göstergeler Kuramının Temelleri
B
Göstergeler, Dil ve Davranış
C
Sadakat Felsefesi
D
İşaret Teorisi
E
Modanın Dizgesi
Açıklama:
Roland Barthes'ın 1967 yılında giyim modasının göstergebilimsel düzenini incelediği ve moda işaretlerinin nasıl anlam ürettiğini analiz ettiği eseri Système de la Mode (Göstergebilimsel Moda Sistemi)'dir.

Soru 13

Barthes hangi eserinde yan alamı ve düz anlamı iki farklı düzlem olarak ele alır?

Seçenekler

A
Yazının Sıfır Derecesi
B
S/Z
C
Çağdaş Söylenler
D
Eyfel Kulesi
E
Eleştirel Denemeler
Açıklama:
Barthes, yan anlam (connotation) ve düz anlam (denotation) kavramlarını iki farklı göstergebilimsel düzlem olarak ele aldığı eseri Göstergebilim İlkeleri'dir (Elements of Semiology). Bu eserde, göstergenin ilk (düz anlam) ve ikinci (yan anlam/mit) düzey sistemleri açıklanır.

Soru 14

Ana işlevi tarihi doğallaştırma olan öge aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Metafor
B
Metonim
C
Moda
D
Mit
E
Okurcul metin
Açıklama:
Tarihi ve kültürel olguları, sanki doğanın kendi ürünüymüş gibi göstererek (tarihselliğini gizleyerek) onları doğallaştırma işlevi gören öge, Barthes'ın incelediği Mit (Myth) kavramıdır. Mit, ideolojinin en önemli aracıdır.

Soru 15

Aşağıdaki ifadelerden hangisi okurcul metne ait değildir?

Seçenekler

A
Bir gösterenin bir gösterilene iliştirilerek anlamının sabitlenmesidir.
B
Sözlü kültürün üretimi olan masallar ve destanlar gibi içeriklere karşılık gelir.
C
Metni alımlayanlar, metnin tüketilmesi gerektiğine inanır.
D
Kapalı özelliğe sahiptir.
E
Okuyucuyu rahatsız eden ve onun gelenekleri ve kültürü dışında özne konumu yaratır.
Açıklama:
Okurcul Metin'e (Readerly Text) ait olan özellikler, Yazarsal Metne (Writerly Text) ait değildir. Örneğin, 'Okuyucuyu pasif tüketime zorlamak', 'Anlamın sabit ve kapalı olması' ya da 'Geleneksel anlatı kodlarına bağlı kalmak' gibi ifadeler Yazarsal Metin için geçerli değildir.

Soru 16

Sanatsal bir olgu olması sebebiyle anlatılmak istenen şeyin bambaşka bir şekilde anlaşılmasını sağlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğretileme
B
Metonim
C
Metafor
D
Benzetme
E
Kişileştirme
Açıklama:
Sanatsal bir ifade biçimi olması sebebiyle, anlatılmak istenen şeyin doğrudan değil de dolaylı, bambaşka bir şekilde anlaşılmasını sağlayan bu kavram, Söz Mecazı (Trop) veya bu sürecin sonucu olan Yan Anlam (Connotation)'dır. Bu, dilin retorik boyutunu oluşturur.

Soru 17

Yapısalcılık, göstergebilim ve psikanalizin etkilerini birleştiren, kendine özgü bir edebiyat eleştirisi geliştiren Fransız aydın kimdir?

Seçenekler

A
Michael Riffaterre
B
Charles Sanders Peirce
C
Jacques Derrida
D
Ferdinand de Saussure
E
Roland Barthes
Açıklama:
Yapısalcılık, göstergebilim ve psikanalizin kavramlarını bir araya getirerek, hem popüler kültürü (Mitler) hem de metin teorisini (Okurcul/Yazarsal) devrimci bir şekilde ele alan ve kendine özgü bir edebiyat eleştirisi geliştiren Fransız aydın Roland Barthes'dır.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi Roland Barthes'ın göstergebilim alanındaki görüşlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Dil sadece bir bildirişim aracı değil aynı zamanda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yapılan düşünsel bir süreçtir.
B
Göstergebilim dilbilimin bir alt dalıdır.
C
Kendi göstergebilimini dilbilimin çözülmesi sebebiyle bir kenara atılmış anlamlamanın bir incelenmesi olarak görür.
D
Anlamlandırma, gösterge sisteminin göndergesel gerçekliği ile ilgilidir.
E
Dizisel ve dizimsel ilişkilerin yemek ve moda gibi dilsel olmayan alanlarda da bulunduğunu ifade eder.
Açıklama:
Roland Barthes'ın göstergebilim ve edebiyat eleştirisindeki temel görüşü, Yazarın Ölümü fikriyle özetlenebilir. Bu görüşe göre, metnin tek ve sabit bir anlamı yoktur ve bu anlam yazarın niyetine bağlı değildir; aksine anlam, okuyucu tarafından metinle etkileşim kurularak üretilir (Yazarsal Metin).

Ünite 8

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi Rus Biçimcilere bağlı olarak kurulan okullardan biri değildir?

Seçenekler

A
Moskova Okulu
B
Prag Okulu
C
Berlin Okulu
D
Paris Okulu
E
Kopenhag Okulu
Açıklama:
Rus Biçimcilik akımı, başlangıçta Moskova Dilbilim Çevresi (MDC) ve OPOYAZ (Şiirsel Dili İnceleme Topluluğu) gibi gruplar etrafında örgütlenmiştir. Bu akımın daha sonraki gelişimi, Roman Jakobson'un da etkisiyle Prag Dilbilim Çevresi'nin kurulmasıyla yapısalcılığa evrilmiştir. Bu nedenle, sorunun doğru cevabı, bu üç ana okuldan (MDC, OPOYAZ, Prag Çevresi) biri olmayan seçenektir.

Soru 2

Masalın Biçim Bilimi adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Saussure
B
Voloshinov
C
Bakhtin
D
Propp
E
Kristeva
Açıklama:
Vladimir Propp, 1928 yılında yayımladığı çığır açan eseri “Masalın Biçim Bilimi” (Morphology of the Folktale) ile tanınır. Bu eserde, yüzlerce olağanüstü masalı incelemiş ve masallarda tekrar eden 31 temel işlev (functions) belirleyerek modern anlatı (narrative) çalışmalarına yapısalcı bir temel atmıştır.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi roman söyleminden hareketle toplumsal ve kültürel yaşamla ilgili önemli bilgileri ortaya çıkaracağı görüşünü savunmaktadır?

Seçenekler

A
Voloshinov
B
Bakhtin
C
Propp
D
Kristeva
E
Saussure
Açıklama:
Bu görüş, edebi söylemin, özellikle de roman türünün, toplumsal ve kültürel yaşamın bir yansıması ve çatışma alanı olduğunu savunan Mikhail Bakhtin’e aittir. Bakhtin, romandaki diyalojik yapının ve çoksesliliğin (polyphony), farklı toplumsal sınıfların ve ideolojilerin etkileşimini ortaya çıkardığını savunur.

Soru 4

Propp’a göre aşağıdakilerden hangisinden sonra masalda bir devingenlik ortaya çıkmaya başlar?

Seçenekler

A
Kahraman evinden ayrılır.
B
Kahraman geri döner.
C
Saldırgan aileden birine zarar verir.
D
Yasak çiğnenir.
E
Aileden biri uzaklaşır.
Açıklama:
Vladimir Propp’un masal analizine göre, masaldaki olay örgüsünün asıl devingenliği (hareketliliği), masalın başlangıç durumundaki dengenin bozulmasıyla başlar. Bu bozulma genellikle bir kötülük (Villainy) eylemi ya da kahramanın bir eksiklik (Lack) fark etmesiyle ortaya çıkar. Bu işlevler, kahramanı harekete geçiren ilk adımlardır.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi bir metnin üretileceği mantıksal, derin düzeyi doğrudan üretme aşamasını belirler?

Seçenekler

A
Tüketen metin
B
Üreten metin
C
Metinlerarasılık
D
Gösterge
E
Biçimbilim
Açıklama:
Bu tanım, yapısalcı göstergebilimin önemli isimlerinden Algirdas Julien Greimas’ın Üretken Poetika (Generative Poetics) modelini işaret eder. Greimas’a göre metinler, önce en soyut ve mantıksal düzeyde (derin yapı), yani anlamın temel karşıtlıklarının üretildiği aşamada oluşturulur, daha sonra yüzeydeki anlatıya dönüştürülür.

Soru 6

Rus Biçimcilerin toplandıkları ilk okul aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kopenhag Okulu
B
Tartu Okulu
C
Paris Okulu
D
Prag Okulu
E
Moskova Okulu
Açıklama:
Rus Biçimcilik akımının çalışmalarını başlattığı ve edebiyat bilimine biçimsel bir yaklaşım getirdiği ilk ve en etkili örgütlenme, St. Petersburg/Petrograd merkezli OPOYAZ’dır (Şiirsel Dili İnceleme Topluluğu). 1916’da kurulan bu toplulukta Viktor Shklovsky, Yury Tynyanov ve Boris Eichenbaum gibi isimler yer almıştır. Moskova Dilbilim Çevresi ise 1915'te kurulmuş ancak OPOYAZ, biçimciliğin edebi odak noktası olmuştur.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi bir kişinin eyleminin, olay örgüsü içerisinde taşıdığı anlam bakımından tanımlanması anlamına gelir?

Seçenekler

A
Metinlerarasılık
B
Gösterge
C
İşlev
D
Üretilmiş metin
E
Dizge
Açıklama:
Bu tanım, Vladimir Propp'un masal analizinde kullandığı temel kavram olan işlevi (Function) ifade eder. Propp, işlevi, bir masal karakterinin eyleminin, olayın genel akışı içindeki anlamı ve rolü açısından tanımlanması olarak belirlemiştir. Bu eylem, kimin tarafından yapıldığına bakılmaksızın aynı anlama sahiptir.

Soru 8

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi ideolojik göstergelerin toplumsal çok vurgululuğu üzerine dil bilim çalışmalarını yürütmüştür?

Seçenekler

A
Voloshinov
B
Kristeva
C
Bakhtin
D
Jakobson
E
Propp
Açıklama:
Bu tanım, ideoloji ve dil arasındaki ilişkiyi inceleyen ve Mikhail Bakhtin çevresine dahil edilen Valentin Voloshinov'a aittir. Voloshinov, göstergelerin (özellikle dilin) nötr olmadığını, aksine toplumsal ve sınıfsal mücadelelerin bir yansıması olarak sürekli çatışan anlamlar taşıdığını (çok vurgululuk) savunur.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Rus Biçimcilerce günlük dil kullanımından farklı olmasını ve amacının alışkanlıkları kırarak farkında olma bilincini yansıtması gereken unsur olarak tanımlanır?

Seçenekler

A
Edebiyat
B
Edebiyat tarihi
C
Edebiyat dili
D
Metinlerarasılık
E
İşlevler
Açıklama:
Rus Biçimcilerin temel estetik ilkesi olan bu kavram, Viktor Shklovsky tarafından ortaya atılan yadırgatmaktır (Ostraneniye). Biçimcilere göre sanat, algımızı otomatikleştiren alışkanlıkları kırarak, nesneleri sanki ilk kez görüyormuşuz gibi algılamamızı sağlamalı ve bu sayede farkında olma bilincini (idrak) yansıtmalıdır.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Rus biçimcilerin edebiyat ile ilgili görüşleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Eserin içeriği biçimden daha önemlidir.
B
Eserde biçim içerikten daha önemlidir.
C
Edebiyatı diğer bilim dallarından soyutlamaya çalışmışlardır.
D
Sadece edebiyat ile ilgili olan terimleri incelemişlerdir.
E
İnsana ait duygu, düşünce ve geleneklerin edebiyata ait olmadığını ileri sürmüşlerdir.
Açıklama:
Rus Biçimciler, edebiyatın incelenmesini bilimselleştirmeyi amaçlamış ve odağı metnin dışındaki unsurlardan (yazarın psikolojisi, tarihsel bağlam, toplumsal mesaj) metnin içindeki biçimsel tekniklere ve edebilik (literariness) kavramına kaydırmışlardır. Edebi eserin temel amacının duyguları ifade etmek olduğu görüşü, Biçimcilerin nesnel, teknik odaklı yaklaşımı arasında yer almaz.

Soru 11

“Teknik Olarak Sanat” isimli yapıtında edebiyat dilinin günlük dil kullanımından farklı olması gerektiğini ve amacının alışkanlıkları kırarak farkında olma ve farkına varma bilincini aşılaması gerektiğini savunan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Osip Brik
B
Victor Shlovsky
C
Viktor Vinogradov
D
Vladimir Propp
E
Yuri Tinyanov
Açıklama:
Bu tanım, Rus Biçimci kuramın kurucularından Viktor Shklovsky'ye aittir. Shklovsky, “Teknik Olarak Sanat” (Art as Technique / Iskusstvo kak priem) adlı makalesinde, sanatın temel tekniğinin ve işlevinin yadırgatma (Ostraneniye) olduğunu, bunun da algıyı canlandırarak 'farkına varma bilincini' geri getirdiğini savunur.

Soru 12

Roman Jakobson ve Pjotr Bogatyrev’in öncülüğünde 1915 yılında kurulan ve yapısalcı dilbilim üzerinde ve yazınbiliminin temellerinin oluşmasında oldukça etkili olan okul aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Paris Okulu
B
Londra Okulu
C
Moskova Okulu
D
Yugoslavya Okulu
E
Prag Okulu
Açıklama:
1915 yılında Roman Jakobson ve Pjotr Bogatyrev'in öncülüğünde kurulan bu okul, Moskova Dilbilim Çevresi'dir (MDC). Bu çevre, Rus Biçimcilik hareketinin önemli bir kolu olmuş ve dilbilimsel yaklaşımları kullanarak yazınbiliminin ve daha sonra yapısalcı dilbilimin temellerinin atılmasında kritik rol oynamıştır.

Soru 13

............................................ “dışarıdan eleştiri” yöntemiyle araştırmayı amaçlayan bakış açılarına karşılık metnin içindeki ögeleri inceleyerek “içeriden eleştiri” anlayışını çalışmalarına uygulayan ilk kuramcılardır.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Rus biçimciler
B
Alman biçimciler
C
Japon biçimciler
D
İngiliz biçimciler
E
Fransız biçimciler
Açıklama:
Metnin içindeki ögeleri inceleyerek 'içeriden eleştiri' anlayışını uygulamaya başlayan ilk kuramcılar Rus Biçimciler’dir. Onlar, metnin dışındaki sosyolojik, tarihsel veya biyografik bağlamları (dışarıdan eleştiri) reddederek, edebi eseri oluşturan dilsel ve biçimsel tekniklere odaklanmışlardır.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi Rus Biçimciler'in edebiyat ile ilgili belirlediği temel özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Her türlü dogma kabul edilmelidir.
B
Şiirsel olan ya da olmayandan söz edilmesi doğru değildir.
C
Uyağı yalnızca bir ses ögesi olarak ele almayıp bir anlam olgusu, dil bilgisi olarak ele almalıdır.
D
Şiirsel yapı tam anlamıyla bütün ve bölünmez bir yapı olarak ele alınmalıdır.
E
İşlev ile biçim arasındaki bağ tesadüfi bir yapıdan oluşmamıştır.
Açıklama:
Rus Biçimciler, edebiyatın esas özelliğinin edebilik (literariness) olduğunu, yani kullanılan teknikler (biçim) ile tanımlanması gerektiğini savunurlar. Bu yüzden, edebiyatın estetik değerinin içeriğin derinliğinden geldiği veya bir toplumsal mesaj ilettiği görüşü, Biçimcilerin mekanik ve biçimsel odaklı yaklaşımına ters düşer.

Soru 15

I. Olağanüstü masalların içerdiği işlevler sayıca sınırlıdır.
II. İşlevlerin dizilişi her zaman aynıdır.
III. Bütün olağanüstü masallar yapıları açısından aynı tipe bağlanır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Propp’a göre işlevin temel özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Vladimir Propp'a göre işlevin üç temel özelliği vardır:
I. Masalların içerdiği işlevler sayıca sınırlıdır (31 adettir).
II. Bu işlevlerin olay örgüsü içerisindeki dizilişi her zaman aynıdır.
III. Bütün olağanüstü masallar yapıları açısından aynı tipe bağlanır (tek bir kalıptan türemiştir). Bu nedenle, verilen üç madde de Propp’un temel yasalarındandır.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi ideolojik ögelerin zorunlu bir sınıfsal aitliklerinin olmadığını dile getirir?

Seçenekler

A
Propp
B
Kristeva
C
Bakhtin
D
Voloshinov
E
Saussure
Açıklama:
Bu görüş, dilin ve ideolojik göstergelerin doğası gereği tek bir sınıfa sabitlenemeyeceğini savunan Valentin Voloshinov (Bakhtin Çevresi) tarafından desteklenir. Voloshinov, göstergelerin toplumsal mücadelenin alanı olduğunu, farklı sınıflar tarafından sahiplenilip yeniden vurgulanabildiğini, dolayısıyla zorunlu ve sabit bir sınıfsal aidiyetlerinin olmadığını belirtir.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Rus biçimcilerin edebiyat ile ilgili belirlediği temel özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Her türlü dogma reddedilmelidir.
B
Farklı oluşturucu ögeler birbirinden ayrılmamalıdır.
C
Yazınsal olgular, karşılıklı ve birleştirici bağlantılarından koparılarak incelenemez.
D
Olguların ve eş anlamlı olmayan dizilerin karmaşık görüntülerini yok sayar.
E
Toplumsal yaşama göre dilsel bir işlev taşır.
Açıklama:
Rus Biçimcilik, edebiyatın bilimsel incelemesine odaklanmış ve eserin özgüllüğünü, yani edebiliği (literariness) sağlayan teknikler bütününü incelemeyi temel almıştır. Edebiyatın, birincil olarak yazarın duygu ve düşüncelerini yansıtması veya toplumsal fayda sağlaması gerektiği görüşü, biçim ve tekniğe odaklanan Biçimcilerin temel özellikleri arasında yer almaz.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi metinlerin iç içe geçmesiyle ve birbirine eklenmesinden oluşan kavramdır?

Seçenekler

A
İşlevsel metin
B
Dizge
C
Metinlerarasılık
D
Üreten metin
E
Gösterge
Açıklama:
Metinlerin birbirinden bağımsız yapılar olmadığı, aksine diğer metinlerden alıntılar, göndermeler ve etkileşimler yoluyla iç içe geçtiği fikri metinlerarasılık (intertextuality) kavramıyla tanımlanır. Bu kavram, Julia Kristeva tarafından Bakhtin’in diyalojizm kuramından yola çıkılarak geliştirilmiştir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi masalların doğru betimlemesi için Propp tarafından uygulanan yöntemin özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Değişmez değerler ile değişken değerlere rastlanılır.
B
Değişen, kişi adları ve aynı zamanda kişilerin özellikleridir.
C
Değişmeyen, kişilerin eylemleri ve işlevlerini oluşturan özelliklerdir.
D
Olaylar masalların temel bölümlerini oluşturur.
E
Kişilerin işlevleri masalın temel bölümlerini oluşturur.
Açıklama:
Vladimir Propp’un masal inceleme yöntemi katı bir şekilde biçimsel ve işlevseldir. Bu yöntem, masalın kökenine, tarihsel gelişimine veya karakterlerin psikolojik motivasyonlarına odaklanmaz. Sadece eylemlerin (işlevlerin) masalın ilerleyişi açısından taşıdığı anlamı ve diziliş sırasını inceler.

Soru 20

Victor Shlovsky'nin kaleme aldığı, edebiyat dilinin günlük dil kullanımından farklı olması ve alışkanlıkları kırarak farkına varma bilinci oluşturması gerektiğini savunduğu eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilim Olarak Edebiyat
B
Teknik Olarak Sanat
C
Yeniden Sanat
D
Edebî Eleştiri
E
Edebiyat Günlüğü
Açıklama:
Söz konusu eser, Rus Biçimci Viktor Shklovsky'nin 1917 tarihli “Teknik Olarak Sanat” (Art as Technique) makalesidir. Shklovsky bu eserde, sanatsal üretimin temel tekniklerinden biri olan yadırgatmanın (Ostraneniye) amacının, otomatikleşmiş algıyı kırarak farkına varma bilincini (idrak) yeniden tesis etmek olduğunu ileri sürmüştür.

Soru 21

I. Dil yoluyla algılama sürecini uzatmak
II. Anlaşılmayı zorlaştırmak
III. Alışkanlıkları kırmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Rus Biçimciler'e göre sanatın amaçları arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III

Ünite 9

Soru 1

Claude Lévi-Strauss’un da içinde bulunduğu Avrupa geleneğini temsil eden düşünürler aşağıdakilerden hangisinden etkilenmiştir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
John Locke
C
Bernard Bolzano
D
Charles Sanders Peirce
E
Edmund Husserl
Açıklama:
Claude Lévi-Strauss’un temsil ettiği Avrupa geleneği, göstergebilimi dilbilim üzerine kuran İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure’den etkilenmiştir. Saussure’ün dilin yapısını inceleyen yaklaşımı, göstergenin gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) arasındaki ilişkiye dayanmasıyla, Avrupa yapısalcılığının ve göstergebiliminin temelini oluşturmuştur.

Soru 2

Umberto Eco 1971 yılında Göstergebilim profesörü olarak aşağıdaki üniversitelerin hangisinde ders vermiştir?

Seçenekler

A
Oxford Üniversitesi
B
Kaliforniya Üniversitesi
C
Yale Üniversitesi
D
Bologna Üniversitesi
E
Chicago Üniversitesi
Açıklama:
Umberto Eco, göstergebilim alanındaki önemli çalışmalarının yanı sıra, akademik kariyerinin büyük bir kısmını İtalya’daki Bologna Üniversitesi’nde geçirmiştir. 1971 yılında bu üniversitede Göstergebilim Profesörü olarak ders vermeye başlamıştır.

Soru 3

Umberto Eco ………………. kavramını kendisinin dışında herhangi başka bir şeklin, biçimin yahut objenin yerine geçen ve onu simgeleyen bir kavram olarak kullandığını ifade eder.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
açıklık
B
aşırı yorum
C
kodlama
D
biçim teorisi
E
gösterge
Açıklama:
Boş bırakılan yere getirilmesi gereken kavram Gösterge'dir. Umberto Eco, göstergebilimin temelini oluşturan bu kavramı, kendisinin dışında herhangi başka bir şeklin, biçimin yahut objenin yerine geçen ve onu simgeleyen bir unsur olarak tanımlar. Bu tanım, klasik göstergebilimin 'bir şeyin başka bir şeyin yerini tutması' ilkesiyle örtüşür.

Soru 4

Umberto Eco’nun göstergelerin üretim tarzı tipolojisinde göstergeyi üretmek için ilk aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tanıma
B
Buluş
C
Fiziksel emek
D
Doğrudan gösterge
E
Kopya (örnek)
Açıklama:
Umberto Eco’nun göstergelerin üretim tarzı tipolojisinde (sign production typology), göstergeyi üretmek için ilk aşama genellikle Tanıma (Recognition) olarak kabul edilir. Bu, bir nesneyi veya olguyu belirli bir işlev veya kod doğrultusunda algılama ve onu bir gösterge olarak kullanma sürecinin başlangıcıdır. Diğer aşamalar arasında gösterme (ostention) ve tekrarlama (replicas) yer alır.

Soru 5

Umberto Eco’nun öncelikli olarak edebiyat, plastik sanat ürünleri ve müzik yapıtlarının çoğul yorumlara yol açabilme özelliğine vurgu yaptığı eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Foucault Sarkacı
B
Açık Yapıt
C
Edebiyata Dair
D
Yanlış Okumalar
E
Budalalıktan Deliliğe
Açıklama:
Umberto Eco’nun sanat eserlerinin, özellikle edebiyat ve modern sanatlarda, birden fazla ve çeşitli yorumlara açık olma özelliğini incelediği temel eseri Açık Yapıt (Opera Aperta)'tır. Bu eserde Eco, sanat eserinin anlamını okuyucunun veya izleyicinin aktif katılımıyla birlikte oluştuğunu vurgular.

Soru 6

I. Okuma süreci boyunca önceden rotası çizilmiş bir yol üzerinde ilerler.
II. Genel olarak aydın kesime ait ve edebi metinlerdir.
III. Bir projeye göre tasarlanmış çok katı metinlerdir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kapalı metnin özellikleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kapalı metin (I) okuma sürecini katı bir şekilde önceden belirler ve okuyucuyu sınırlı bir rotada ilerlemeye zorlar. Aynı zamanda (III) bir projeye göre tasarlanmış, tek ve baskın bir anlamı dayatan çok katı metinlerdir. Bu nedenle I ve III kapalı metnin özelliklerindendir. II. madde (aydın kesime ait ve edebi metinler olması) ise genellikle yoruma açık olan açık metinlerin bir özelliğidir. Doğru cevap I ve III’tür.

Soru 7

Şiirde açık yapıt tavrı bilinçli olarak ilk kez hangi akımda karşımıza çıkmaktadır?

Seçenekler

A
Realizm (Gerçekçilik)
B
Rasyonalizm (Deneycilik)
C
Sembolizm (Simgecilik)
D
Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
E
Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)
Açıklama:
Şiirde açık yapıt tavrı, yani anlamın belirsizleşmesi, çoklu yoruma izin verilmesi ve eserin tamamlanmasının okuyucuya bırakılması gibi özellikler, bilinçli bir estetik duruş olarak ilk kez Sembolizm akımında karşımıza çıkmaktadır. Sembolistler, dilin çağrışım gücünü kullanarak netliği terk etmişlerdir.

Soru 8

Lévi-Strauss yapısalcılık kuramını hangi alanların uygulamalarından yararlanarak antropolojiye uyarlamıştır?

Seçenekler

A
Mantık ve Psikoloji
B
Sosyoloji ve Dilbilim
C
Felsefe ve Mantık
D
Psikoloji ve Sosyoloji
E
Dilbilim ve Psikanaliz
Açıklama:
Claude Lévi-Strauss, yapısal antropoloji kuramını oluştururken, dilbilim (özellikle Ferdinand de Saussure ve Roman Jakobson’un yapısal dilbiliminden) uygulamalarından yararlanmıştır. Dilin temel birimlerinin (fonemler) ilişkisel yapısını inceleyen bu yöntemi, akrabalık sistemleri ve mitler gibi kültürel olguların altında yatan evrensel ve bilinçdışı yapıları çözümlemek için kullanmıştır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi mitlerin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Toplumun ataları aracılığı ile yeni kuşaklara aktarılmış olan mesajların bütünüdür.
B
Zihnin bilinç dışı yapısının ürünlerindendir.
C
Öyküleri gerçek olarak kabul edilmez.
D
Mitler genel anlamda bir karşıtlık içerir.
E
Bir kültürde yer alan doğa karşıtlığının simgesel yönünün ifade etmektedir.
Açıklama:
Lévi-Strauss’a göre mitler, ikili karşıtlıklar (binary oppositions) üzerine kurulmuş, sürekli tekrarlanan ve bu sayede yapısal analize uygun olan anlatılardır. Mitlerin özelliği yapısal ve biçimsel analize uygun olmaması değildir; tam tersine, Lévi-Strauss’un yaklaşımının temeli, mitlerin yapısal çözümlemesini yapmaktır.

Soru 10

Lévi-Strauss’un yalın okumalarla, konuyu bilmeyen birinin de anlamlandırabileceği yüzeysel anlam olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Metonomi
B
Mytos
C
Metofori
D
İzotip
E
Hermetizm
Açıklama:
Lévi-Strauss, mitlerin iki farklı okumasını yapar: yalın, kronolojik okuma (konuyu bilmeyenin anlamlandırabileceği yüzeysel olay akışı) ve yapısal okuma. Yalın okumayla ortaya çıkan yüzeysel anlam, Diyatronik Anlam olarak adlandırılır. Bu, mitin olay örgüsünü zaman içindeki sırasına göre takip eden okumadır. Asıl önemli olan derin yapı ise Senkronik Anlam’dır.

Soru 11

Bir öykünün tek biçimli okunmasına imkân sağlayan çok katlı anlambilimsel kategoriler bütününe ne ad verilir?

Seçenekler

A
İzotopi
B
Hermetizm
C
Rasyonalizm
D
İrrasyonalizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Bir öykünün okuyucuya neredeyse hiç yorum esnekliği bırakmadan, tek bir biçimde okunmasına olanak sağlayan, yazar tarafından tasarlanmış çok katlı anlambilimsel kategoriler bütünü Kapalı Kod olarak adlandırılır. Bu kod, okuyucunun metinle etkileşimini kesin sınırlar içinde tutarak, metnin kapalı yapısını korur.

Soru 12

Amerikan geleneğini temsil eden Charles W. Morris, Ivor A. Richards, Charles K. Ogden, Umberto Eco ve Thomas Sebeok gibi araştırmacılar aşağıdaki düşünürlerden hangisinden etkilenmiştir?

Seçenekler

A
Saussure
B
Pierce
C
Baudrillard
D
Hjelmslev
E
Barthes
Açıklama:
Charles W. Morris, Ivor A. Richards, Charles K. Ogden ve Thomas Sebeok gibi Amerikan geleneğini temsil eden göstergebilimciler, göstergeyi üçlü ilişki (ikon, indeks, sembol) üzerinden inceleyen ve göstergebilimi mantık felsefesi temelinde kuran Charles Sanders Peirce’ten etkilenmiştir. Bu gelenek, Avrupa geleneği olan Saussure’den farklı bir yol izler.

Soru 13

I. Kodlamanın özelliklerini biçimselleştirme yolu ile üstlenir.
II. Dördüncü aşama olarak kabul edilir.
III. Bu aşamanın örnekleri amblemler, müzik harfleri ve matematiksel göstergelerdir.
Yukarıdaki özellikler Eco'nun göstergelerin üretim tarzı tipolojisine ait aşamalarından hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Fiziksel emek
B
Tanıma
C
Doğrudan gösterge (ostensiyon)
D
Kopya (örnek)
E
Buluş
Açıklama:
Verilen özellikler Umberto Eco’nun gösterge üretim tarzı tipolojisinin Dördüncü Aşama: Programlama ile ilgilidir. Bu aşama, göstergelerin kodlamanın özelliklerini biçimselleştirme yolu ile üstlendiği, yüksek düzeyde soyut ve uzlaşmaya dayalı işaretleri (matematiksel formüller, müzik harfleri, amblemler) içerir.

Soru 14

I. Dördüncü aşama olarak kabul edilir.
II. Kodlamanın özelliklerini biçimselleştirme yolu ile üstlenir.
III. Örnekleri arasında amblemler, müzik harfleri ve matematiksel göstergeler vardır.
Özellikleri verilen üretim tipoloji aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fiziksel emek
B
Kopya (örnek)
C
Tanıma
D
Buluş
E
Doğrudan gösterge
Açıklama:
Verilen maddeler (Dördüncü aşama olması, kodlamanın özelliklerini biçimselleştirmesi ve örneklerinin amblemler, müzik harfleri, matematiksel göstergeler olması), Eco’nun gösterge üretim tarzı tipolojisinde yer alan Programlama (veya Biçimlendirme) aşamasına aittir. Bu aşama, en soyut ve en yapılandırılmış gösterge türlerini kapsar.

Soru 15

Eco Göstergebilim Kuramı'nı temellendirirken bazı kavramsal durumlara da kendi düşünceleri ekseninde açıklamalar yapmış ve kavramlar kullanmıştır. Bu durumda ilk olarak ……………………………… bahsetmektedir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
sistemsel kodlardan
B
biçim teorisinden
C
açık metinden
D
metin- okur diyalektiğinden
E
gösterge kavramından
Açıklama:
Umberto Eco, göstergebilim kuramını temellendirirken ilk olarak bu bilimin ana nesnesi olan Gösterge kavramından bahsetmektedir. Eco, göstergenin ne anlama geldiğini, nasıl işlediğini ve hangi türlerinin bulunduğunu açıklayarak kuramına zemin hazırlar.

Soru 16

I. Genel itibarıyla her kesime açık olan kitle iletişim araçlarından gelen iletilerdir.
II. Yorum düzeyinin oldukça yüksek olabileceği bir şekilde kurulur.
III. Genel olarak aydın kesime ait ve edebimetinlerin özelliğidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri açık metinin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Açık metin, yoruma açıktır (II) ve genellikle aydın kesime ait edebi metinlerdir (III). Bu metinler, okuyucuya yaratıcı bir katılım imkanı sunar. I. madde ise (Genel itibarıyla her kesime açık olan kitle iletişim araçlarından gelen iletiler) tipik olarak kapalı metinlerin özelliğidir, çünkü bu iletiler tek bir yoruma yönlendirmek üzere tasarlanmıştır. Dolayısıyla açık metin özelliklerinden olmayan madde Yalnız I’dir.

Soru 17

Göstergebilimin Amerika geleneğini temsil eden düşünürler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Christian Metz
B
Charles W. Morris
C
Ivor A. Richards
D
Umberto Eco
E
Thomas Sebeok
Açıklama:
Göstergebilimde iki ana gelenek bulunur: Peirce’in temelini attığı Amerika geleneği (Morris, Sebeok) ve Saussure’ün temelini attığı Avrupa geleneği (Lévi-Strauss, Barthes). Claude Lévi-Strauss yapısalcılığı antropolojiye uyarlamış ve Avrupa geleneğinin önde gelen temsilcilerinden biri olmuştur; bu yüzden Amerika geleneğini temsil eden düşünürler arasında yer almaz.

Ünite 10

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi fotoğrafın erken dönem kabullerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Gerçekliğin temsilindeki otantiklik ve doğruluk ideali, yaygın görüşe göre "doğanın kalemi" olarak nitelendirilen fotoğraf sayesinde "nesnel olarak" başarılmıştı.
B
Fotoğrafın resim sanatına göre temel yeniliği onun "nesnel" bir araç olmasıdır.
C
Resim sanatı fotoğrafın tamlığını ve ayrıntılardaki kusursuzluğunu taklit edemez.
D
Fotoğrafın kendisi ile temsil ettiği gerçeklik arasında özdeşlik vardır.
E
Fotoğraf yapılandırılmış ve keyfi bir dildir.
Açıklama:
Fotoğrafın erken dönem kabullerinde, teknik bir buluş olarak gerçeği nesnel ve bilimsel bir şekilde kaydetme yeteneği ön plandaydı. Fotoğrafın bir sanat formu olarak kabul edilmesi ve sanatsal anlatım aracı olarak kullanılması fikri, Modernist döneme kadar yaygın kabul görmemiştir.

Soru 2

Bütün sanatlar insanın varlığı üzerine kuruludur; ancak fotoğrafçılıkta insanın yokluğundan zevk alırız.
Film kuramcısı André Bazin bu cümle ile aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemiştir?

Seçenekler

A
Fotoğrafın şeffaf bir araç olmadığını
B
Fotoğrafik gerçekliğin imkânsızlığını
C
Fotoğrafın bir simge olduğunu
D
Fotoğrafın "nesnel" bir temsil olduğunu
E
Fotoğrafın bir görüntüsel gösterge olduğunu
Açıklama:
Film kuramcısı André Bazin, fotoğrafın nesnel varoluş ve gerçeklik bağı kurmasını vurgulamıştır. Bazin, resimde insanın varlığının (sanatçının yorumunun) esas olduğunu, ancak fotoğrafta kameranın bir 'otomatizma' ile çalıştığını ve imgenin insan müdahalesi olmadan, nesnenin kendi varlığı tarafından oluşturulduğunu savunur. Bu durum, fotoğrafın insanın yokluğundan zevk alan bir imge türü olduğunu gösterir.

Soru 3

Sahnelenmiş fotoğraf sanatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gerçeklik, aslına sadık kalmaya çalışılarak yansıtılır.
B
Aslı olmayan kopyalar ve modeller aracılığıyla bir gerçeklik inşa edilmeye çalışılmaktadır.
C
Sahnelenmiş fotoğraf sanatı yaklaşımı çerçevesinde üretilen imgeler bir göndergeden yoksundur, görüngüler dünyasıyla doğrudan bir ilişkileri yoktur.
D
Sahnelenmiş fotoğraf sanatı yaklaşımında kurgulanmış gerçeklik söz konusudur.
E
Maddi dünyayı referans göstermeden, iki metin arasında yorumsal ilişki kurgulanır.
Açıklama:
Sahnelenmiş fotoğraf (Staged Photography) kurgusal bir yaklaşımdır. Bu sanatta, sanatçı tıpkı bir yönetmen gibi sahneyi kurar, ışığı ve objeleri düzenler. Bu yaklaşım, fotoğrafın doğrudan gerçekliği temsil etme iddiasını reddeder. Dolayısıyla, bu tür fotoğrafların belgesel gerçeklikle bağ kurması veya gerçek bir anı yansıtması yanlıştır.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi postmodern fotoğraf sanatçılarından biri değildir?

Seçenekler

A
Cindy Sherman
B
Alex Prager
C
Jeff Wall
D
Gregory Crewdson
E
Paul Strand
Açıklama:
Postmodern fotoğraf sanatçıları, genellikle simülasyon, metinlerarasılık ve kurgu gibi kavramlarla çalışır (Cindy Sherman, Jeff Wall, vb.). Eğer seçenekte Ansel Adams ya da Edward Weston gibi bir isim varsa, bu sanatçılar Modernist 'Düz Fotoğrafçılık' (Straight Photography) akımının temsilcileridir ve postmodern fotoğrafçılardan sayılmazlar.

Soru 5

Sahnelenmiş fotoğraf yaklaşımının öncülerinden biri olan Amerikalı sanatçı ............................. çeşitli kadın rollerine bürünerek hem kameranın önünde performansını gerçekleştirmekte hem de tıpkı bir yönetmen gibi görüntüleri düzenlemekte ve sahnelemektedir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Sherrie Levine
B
Cindy Sherman
C
Susan Meiselas
D
Alex Prager
E
Hannah Starkey
Açıklama:
Cümlede tasvir edilen sanatçı, postmodern fotoğrafın en önemli isimlerinden olan Cindy Sherman'dır. Sherman, 'Untitled Film Stills' gibi serilerinde kendisini çeşitli tipleştirmelerle (stereotiplerle) fotoğraflayarak, medyada kadın temsilini ve kimlik inşasını eleştirmiştir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi fotoğrafik gerçekliği onaylamaz?

Seçenekler

A
Paul Strand
B
André Bazin
C
Louis Mandé Daguerre
D
Umberto Eco
E
Henry Fox Talbot
Açıklama:
Fotoğrafik gerçekliği onaylamayan yaklaşımlar genellikle fotoğrafın nesnel değil, ideolojik bir temsil veya tamamen kurgusal bir inşa olduğunu savunur. Özellikle Simülakr ve Simülasyon kavramları (Baudrillard), fotoğrafın gerçeklik izini yitirdiğini, dolayısıyla artık gerçekliği onaylamadığını iddia eder.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi modernist fotoğrafın temel özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Fotoğrafçı konularını icat etmemeli, aksine bulmalıdır.
B
Görüntülediği gerçeklik üzerinde herhangi bir değişiklik yapmamalıdır.
C
Baskılar teknik açıdan kusursuz olmalı, tonal zenginlik içermeli ve manipüle edilmemelidir.
D
Fotoğraf çekerken şeyleri nesnel bir biçimde yani hem biçim hem de detay açısından net, keskin ve doğru olarak betimlemeye çalışmalıdır.
E
Çekimden önce konularını düzenlemeye, inşa etmeye ya da sahnelemeye çalışır.
Açıklama:
Modernist fotoğrafın temel özellikleri arasında nesnellik, doğrudanlık (manipülasyonu reddetme) ve biçimsel saflık yer alır. Metinlerarasılık ya da Simülasyon gibi kavramlar ise genellikle postmodern sanatın temel özellikleri arasında yer alır ve modernist fotoğrafın ilkeleri arasında yer almaz.

Soru 8

Kurgusal fotoğrafın önemli isimlerinden biri olmasına rağmen, her fotoğrafın farklı düzeylerde de olsa kurgu içerdiğine inandığı için "kurgusal" terimini reddeden sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jeff Wall
B
Gregory Crewdson
C
Alex Prager
D
Cindy Sherman
E
Hannah Starkey
Açıklama:
Her fotoğrafın farklı düzeylerde de olsa kurgu içerdiğine inandığı için 'kurgusal' terimini reddeden sanatçı, Kanadalı fotoğrafçı Jeff Wall'dur. Wall, büyük boyutlu, sinematik sahneler oluştursa da, çalışmalarını daha çok resimsel fotoğraf olarak tanımlar ve fotoğrafın doğası gereği inşa edilmiş olduğunu savunur.

Soru 9

Bir köken ya da bir gerçeklikten yoksun gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesine ............................ yani simülasyon denilmektedir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
nesnellik
B
öznellik
C
sadelik
D
hipergerçeklik
E
uygulama
Açıklama:
Tanımlanan kavram Simülakr'dır. Postmodern kuramcı Jean Baudrillard'a göre Simülakr, kökeninden veya referans noktasından yoksun bir gerçeğin kopyasıdır. Simülasyon ise bu simülakrların modeller aracılığıyla türetilmesi sürecidir.

Soru 10

................................. fotoğraf, maddi dünyayı referans göstermeden, iki metin arasında yorumsal ilişki kurgulayarak o kurgudan yeni bir olabilirlik düşüncesi oluşturur.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Modern
B
Postmodern
C
Klasik
D
Naturel
E
Neo klasik
Açıklama:
Maddi dünyayı doğrudan referans göstermeden, mevcut metinler ve kültürel kodlar arasında ilişki kurarak anlam üreten fotoğraf yaklaşımı Metinlerarası fotoğraf (Intertextual Photography) olarak adlandırılır. Bu yaklaşım, fotoğrafın göstergebilimsel doğasını ve kültürel bağlamını vurgular.

Soru 11

.............................. ve................................... gibi kavramlar modernizmin fotoğrafa atfettiği temel niteliklerin başında gelmektedir.
Cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Gerçekçilik-nesnellik
B
Açıklık-gizlilik
C
Doğrusallık- açıklık
D
Açıklık-nesnellik
E
Nesnellik-gizlilik
Açıklama:
Modernizmin fotoğrafa atfettiği temel nitelikler, fotoğrafın kendisi için benzersiz olan yeteneklere odaklanır. Bu niteliklerin başında Doğrudanlık (Straight Photography) ve Nesnellik (gerçeği objektif kaydetme iddiası) gelmektedir.

Soru 12

I. Kurgu
II. Nesnellik
III. Doğrudanlık
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri modernist fotoğrafın temel özellikleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Modernist fotoğrafın temel özellikleri, fotoğrafın eşsiz optik yeteneklerini ve manipülasyondan uzak kalma ilkesini temel alır. Bu özellikler arasında II. Nesnellik (objektif kayıt yeteneği) ve III. Doğrudanlık (Straight Photography) bulunur. I. Kurgu ise Modernizm sonrası yaklaşımların özelliğidir.

Soru 13

Charles Sanders Pierce, nesnesiyle olan fiziksel bağından dolayı fotoğrafı ................................. olarak kabul etmiştir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
ikon
B
görüntüsel gösterge
C
belirtisel gösterge
D
simge
E
işaret
Açıklama:
Charles Sanders Pierce'ın göstergebilim sınıflandırmasına göre, fotoğraf nesnesiyle arasında fiziksel, nedensel veya varoluşsal bir bağ bulundurur (ışık izi). Bu nedenle fotoğraf, İndeks olarak kabul edilir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin temel söylemlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Dil kapalı uçlu bir yapıdan ziyade açık uçlu ve öznel bir süreçtir.
B
Dil işaretinin belirlenmesinde keyfilik söz konusudur.
C
Dış dünya nesnel olarak temsil edilebilir.
D
Dil nesnel gerçekliği yansıtmaya uygun bir araç değildir.
E
Doğru ve nesnel gerçekliği yansıttığı iddiasını taşıyan tüm kuramlar geçersizdir.
Açıklama:
Postmodernizm, büyük anlatıları reddeder, çoğulculuğu ve yerelleşmeyi savunur. Evrensel ve değişmez bir Nesnellik veya Mutlak Hakikat iddiası ise modernizme ait bir söylemdir, dolayısıyla postmodernizmin temel söylemlerinden biri değildir.

Soru 15

Postmodern fotoğraf sanatında bir temsil stratejisi olarak sahnelemenin ana gerekçelerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fotoğrafların dünyaya açılan pencere olarak görülmesi
B
Fotoğrafların belirtisel gösterge olarak kabul edilmesi
C
Fotoğrafların görüntüsel gösterge olarak kabul edilmesi
D
Temsil konusunda göstergelere atfedilen yetersizlik
E
Fotoğrafların gerçeğin aynası olarak görülmesi
Açıklama:
Postmodern sanatta sahnelemenin ana gerekçesi, fotoğrafın gerçeklik iddiasını eleştirmek ve belgeselci miti yıkmaktır. Sahneleme, izleyiciye fotoğrafın da diğer temsiller gibi kurgusal ve inşa edilmiş olduğunu gösterme stratejisidir.

Soru 16

Charles Sanders Pierce fotoğrafı nesnesiyle olan fiziksel bağından dolayı ........... olarak kabul etmiştir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
simge
B
belirtisel gösterge
C
görüntüsel gösterge
D
dilbilim
E
işaret
Açıklama:
Charles Sanders Pierce'ın göstergebilim sınıflandırmasına göre, fotoğraf nesnesiyle arasında fiziksel, nedensel veya varoluşsal bir bağ bulundurur (ışık izi). Bu nedenle fotoğraf, İndeks olarak kabul edilir.

Ünite 11

Soru 1

Sessiz sinema döneminde Lumière Kardeşler tarafından yapılmış ve sinemanın etkili bir dil olması açısından önemli olan ilk film aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Potemkin Zırhlısı
B
Trenin Gara Girişi
C
New York Rıhtımları
D
Modern Zamanlar
E
Bisiklet Hırsızları
Açıklama:
Lumière Kardeşler tarafından çekilen ve sinemanın potansiyelini erken dönemde gösteren en ünlü filmlerden biri, 1895 tarihli L'Arrivée d'un train en gare de La Ciotat'dır (Bir Trenin La Ciotat Garına Girişi). Bu film, kayıt altına alınan gerçekçi hareketler ve seyirci üzerinde yarattığı şok etkisi (trenin perdeden seyircinin üzerine geliyormuş hissi) nedeniyle, sinemanın etkili ve benzersiz bir dil olduğunun ilk kanıtlarından sayılır.

Soru 2

Kameranın aşağı çevrinme hareketiyle verilen bir kişi göstergebilimsel olarak nasıl anlamlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Güçlü ve azamet sahibi
B
Zayıf karakterli
C
Telaşlı
D
Üzgün
E
Umutlu
Açıklama:
Kamera hareketi de filmsel göstergebilimin önemli bir parçasıdır. Aşağı çevrinme (Tilt Down) hareketi, kameranın yukarıdan aşağıya doğru kaymasıyla nesneye veya kişiye odaklanır. Bu hareket, genellikle gösterilen kişinin küçük, çaresiz, güçsüz veya kaderin baskısı altında olduğu algısını yaratmak için kullanılır, çünkü izleyiciye yukarıdan bakan bir otorite figürünün (kamera/tanrısal bakış) bakış açısını taklit eder.

Soru 3

Bir filmsel anlatıda sevgilisine kızan genç kızın onun fotoğrafını yırtması Pierce’ın gösterge tiplerinden hangisine örnektir?

Seçenekler

A
Simgesel
B
Belirtisel
C
Görüntüsel
D
İmge
E
Simge
Açıklama:
Charles Sanders Pierce’ın göstergebilim tipolojisine göre, gösterge türlerinden biri Görüntüsel (İkonik) Gösterge’dir (Icon). İkonlar, temsil ettikleri nesneye fiziksel benzerlik yoluyla atıfta bulunur. Genç kızın sevgilisinin fotoğrafını yırtması eylemi, fotoğrafın (görüntüsel gösterge) sevgilisini temsil etmesinden kaynaklanır; kız, fotoğraf aracılığıyla temsil edilen kişiye (sevgiliye) olan öfkesini yansıtır. Fotoğraf, kişinin bir görüntüsü olarak ikonik bir ilişki kurar.

Soru 4

Pierce’ın “Yalpalayarak yürüyen bir adam görüyorum. Bu, adamın bir denizci olmasını muhtemel kılan bir özelliktir.” sözü gösterge tiplerinden hangisine örnektir?

Seçenekler

A
Simgesel
B
Metafor
C
Görüntüsel
D
İkon
E
Belirtisel
Açıklama:
Pierce’ın gösterge tiplerinden biri Belirtisel (Endeks/İndeks) Gösterge’dir (Index). Belirtisel göstergeler, temsil ettikleri nesne ile aralarında nedensel, fiziksel veya uzamsal bir bağlantı kurar. Yalpalayarak yürüme eylemi, kişinin denizci olmasını sağlayan yaşam tarzının (uzun süre gemide denizde kalma) veya mesleki durumunun bir sonucudur. Burada bir fiziksel neden-sonuç ilişkisi mevcuttur (yalpalama yürüyüşü denizciliğin bir belirtisidir).

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi anlatıda sinemasal anlam oluşturan çekim ölçeklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Boy
B
Bel
C
Omuz
D
Derin
E
Ayrıntı
Açıklama:
Anlatıda sinemasal anlam oluşturan temel çekim ölçekleri (Close Up/İri Plan, Medium Shot/Orta Plan, Long Shot/Uzun Plan vb.) nesne veya kişiyi çerçeve içindeki büyüklüğüne göre tanımlar. Anlam oluşturan unsurlar arasında yer alan ancak doğrudan bir ölçek olmayan bir unsur genellikle seçeneklerde dışarıda bırakılır. Örneğin, Mizansen (Mise-en-scène) veya Ses Tasarımı, çekim ölçeği değil, anlatının görsel/işitsel bileşenlerini oluşturan daha genel terimlerdir.

Soru 6

Takip sahnelerinde heyecan ve merak duygusunu oluşturan kamera hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zoom
B
Görüntüden uzaklaşma
C
Tilt
D
Pan
E
Görüntüye arkadan yaklaşma
Açıklama:
Heyecan ve merak duygusunu güçlendiren en etkili kamera hareketlerinden biri Takip (Tracking) veya Dolly hareketidir. Bu hareket, kameranın raylar üzerinde veya tekerlekli bir araba üzerinde hareket ederek karakteri dinamik bir şekilde takip etmesini sağlar. Özellikle takip sahnelerinde, izleyicinin karakterle birlikte hareket etmesi ve eylemin içine çekilmesi, gerilimi ve hızı hissetmesini sağlar.

Soru 7

1928 yılında basılan Masalın Biçimbilimi isimli eseriyle Rus halk masallarını inceleme konusu yapan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Umberto Eco
B
Charles Sanders Peirce
C
Vladamir Propp
D
Ferdinend de Saussure
E
Christian Metz
Açıklama:
Rus biçimci (formalist) kuramcı Vladimir Propp, 1928 yılında yayımlanan Masalın Biçimbilimi (Morphology of the Folktale) adlı eseriyle tanınır. Propp, Rus halk masallarını analiz ederek tüm masalların temelinde yer alan 31 işlev ve 7 ana karakter türü belirlemiştir. Bu çalışma, anlatı yapıları üzerine yapılan göstergebilimsel ve yapısalcı çalışmaların temelini atmıştır.

Soru 8

Sinemasal anlamlandırma çabalarına Freud'cu psikanalizin katkı sağlayabileceğine inanan çağdaş film kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vladamir Propp
B
Christian Metz
C
Saussure
D
Umberto Eco
E
Wollen
Açıklama:
Çağdaş film kuramcısı Christian Metz, 1960'lı yıllardan itibaren film göstergebilimine önemli katkılar yapmıştır. Metz, sinemasal anlamlandırma mekanizmalarını açıklarken, filmin seyirci üzerindeki etkilerini ve arzunun rolünü anlamak için Freud'cu psikanaliz kavramlarını (özellikle 'bakış', 'arzu' ve 'özdeşleşme') kullanmıştır. Onun çalışmaları, psikanalitik film kuramının en önemli temel metinlerindendir.

Soru 9

Metz’e göre aşağıdakilerden hangisi anlamın üzerine kurulduğu ve filmi seyrederken dikkat edilen bilgi kanallarından biri değildir?

Seçenekler

A
Ekranda okuduğumuz tüm yazılı maddeyi içeren grafik çizimler
B
Kaydedilmiş müzikler
C
Kaydedilmiş gürültüler
D
Kaydedilmiş konuşmalar
E
Kurgu teknikleri
Açıklama:
Christian Metz, filmin birden çok bilgi kanalından oluştuğunu belirtir. Bu kanallar arasında görüntü (hareketli ve hareketsiz), yazılı dil, sözlü dil, müzik ve ses efektleri bulunur. Anlamın üzerine kurulmadığı bir kanal, filmin temel göstergebilimsel unsurları dışındaki bir alan olacaktır. Örneğin, Dağıtım Yöntemi (filmin sinemaya veya dijital platforma nasıl ulaştığı), anlamın filmsel yapı içinde oluştuğu bir kanal değildir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Metz’in sinema göstergebilimine ilişkin görüşlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sinemada mümkün olan her anlam bir kodla verilmektedir.
B
Sinema toplumun kendisidir.
C
Sinemada her bir kod özgüldür.
D
Sinemada her bir kod genellik düzeyine göredir.
E
Genel kodların yanında bazı filmlerde özel ya da tekil kodlar vardır.
Açıklama:
Christian Metz'in sinema göstergebilimine en kritik katkısı, sinemanın bir dil (langue) olmadığını, ancak bir dil gibi işleyen bir sistem (langage) olduğunu savunmasıdır. Metz, dilin çift eklemlenmeye (Double Articulation - ses birimleri ve anlam birimleri) sahip olmasına karşın, sinemanın çift eklemlenmeye sahip olmadığını ve bu nedenle dilbilimsel anlamda bir 'dil' olarak ele alınamayacağını öne sürmüştür. Dolayısıyla, “Sinema, dil gibi çift eklemlenmeye sahiptir” görüşü Metz’e ait değildir.

Soru 11

I. İkna etme
II. Etkileme
III. Yönlendirme
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bir dil olarak sinemanın kitleler üzerinde sahip olduğu güç unsurları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sinema, görsel-işitsel gücü sayesinde kitle iletişim araçlarının en güçlülerinden biri olarak kabul edilir. Tarihsel olarak, hem sanatsal hem de propaganda amaçlı kullanılmıştır. Bu güç, kitleleri I. İkna etme, ideolojiler doğrultusunda II. Etkileme ve belirli davranış kalıplarına ya da siyasi hedeflere doğru III. Yönlendirme yeteneklerini içerir. Bu nedenle, bahsedilen maddelerin hepsi sinemanın kitleler üzerindeki gücü arasındadır.

Soru 12

I. Belirtisel gösterge
II. Görüntüsel gösterge
III. Simgesel gösterge
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Pierce'ın göstergebilim alanında ortaya koymuş olduğu gösterge tiplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Amerikalı filozof ve göstergebilimci Charles Sanders Pierce, göstergeleri, temsil ettikleri nesnelerle olan ilişkilerine göre üç temel tipe ayırır:
I. Belirtisel Gösterge (Index/Endeks): Nedensel veya fiziksel bağlantı (Duman, ateşin belirtisidir).
II. Görüntüsel Gösterge (Icon/İkon): Benzerlik ilişkisi (Portre, temsil ettiği kişiye benzer).
III. Simgesel Gösterge (Symbol/Sembol): Keyfi veya kültürel uzlaşımsal bağlantı (Trafik ışıkları, bayraklar).
Bu üç tipin tamamı Pierce’ın göstergebilim tipolojisinin temelini oluşturur.

Soru 13

Western’lerde göğsünde parlak yıldız taşıyan karakter göstergebilimsel olarak aşağıdakilerden hangisine karşılık gelir?

Seçenekler

A
Kumarbaz
B
Yasa adamı
C
Çete üyesi
D
Çiftçi
E
Doktor
Açıklama:
Göstergebilimde Simgesel Göstergeler (Semboller), anlamını kültürel uzlaşımdan alan işaretlerdir. Western filmlerinde, bir karakterin göğsünde taşıdığı parlak yıldız, uluslararası alanda tanınan ve yasal otoriteyi, düzeni ve kanun gücünü temsil eden bir simgedir. Bu gösterge, karakterin Şerif veya Yasa Temsilcisi olduğunu kültürel kodlar aracılığıyla bildirir.

Soru 14

Eco’nun A Theory of Semiotics adlı kitabında oluşturmuş olduğu ve göstergebilimle ilgili görüşlerinin temelini oluşturan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tamamlılık
B
Açıklılık
C
Yalan Teorisi
D
Simge
E
Belirti
Açıklama:
Umberto Eco’nun A Theory of Semiotics (Göstergebilim Kuramı) adlı eserinde göstergebilimle ilgili görüşlerinin temelini oluşturan ana kavramlardan biri, göstergenin yalnızca bir şeyin yerini tutan sabit bir birim olmak yerine, Gösterge İşlevi (Sign Function) görmesidir. Eco, anlamın sadece gösterilen ve gösteren arasındaki basit ilişkiye indirgenemeyeceğini, bu işlevin kültürel kodlar bağlamında karmaşık bir şekilde ortaya çıktığını vurgular.

Soru 15

Eco’nun filmsel bir anlatıda gösterilen bir araba görüntüsü ile bir araba sözcüğünün aynı içerik biriminin yerine geçtiğini ifade ettiği kavram ikilisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Açıklık-Tamamlılık
B
Tamamlılık-Gönderme
C
Yerine geçme-Gönderme
D
Yerine geçme-Tamamlılık
E
Simge-Belirti
Açıklama:
Eco, göstergebilimde bir araba görüntüsü (görsel gösteren) ile bir araba sözcüğünün (dilsel gösteren), zihnimizde aynı İçerik Biriminin (Content Unit) karşılığına geldiğini ifade eder. Eco’ya göre, filmsel göstergeler ve dilsel göstergeler farklı ifade planlarına sahip olsalar bile, her ikisi de aynı kavramsal içeriği (İçerik Birimi) iletmek için kullanılabilirler. Bu, göstergebilimin sadece dilsel sistemlerle sınırlı olmadığını gösterir.

Soru 16

Eco’nun James Bond serisini 9 işlev üzerine kurması aşağıdaki isimlerden hangisinin 31 işleviyle benzerlik göstermektedir?

Seçenekler

A
Wollen
B
Eco
C
Metz
D
Peirce
E
Propp
Açıklama:
Umberto Eco, James Bond serisi gibi popüler kültürel anlatıları analiz ederken, bu serilerin olay örgüsünün bir dizi tekrar eden ve sabit işlevler üzerine kurulu olduğunu gösterir. Bu yaklaşım, Rus biçimci Vladimir Propp’un Masalın Biçimbilimi eserinde Rus halk masallarını analiz ederek belirlediği 31 işlev yapısıyla benzerlik göstermektedir. Eco, Propp’un metodolojisini çağdaş anlatı formlarına uygulamıştır.

Soru 17

Filmsel bir anlatıda normal olmayan bir davranışın sürprizinde kullanılan ve göstergebilimsel anlamı oluşturan öge aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pan
B
Alt açı
C
Üst açı
D
Tilt
E
Zoom
Açıklama:
Filmsel bir anlatıda, bir karakterin normal olmayan veya beklenmedik bir davranış sergilemesiyle oluşan sürpriz, genellikle Kodun İhlali (Violation of Code) yoluyla gerçekleşir. Sinema, toplumsal ve anlatısal kodlarla (beklentiler, tür kuralları) işler. Bu kodların aniden kırılması veya yerleşik gösterge anlamının bozulması, izleyicide şaşkınlık ve sürpriz duygusu yaratır. Bu, özellikle oyuncunun performansı ve mizansen üzerinden sağlanır.

Soru 18

I. Görüntü çerçevesi
II. Kamera açıları
III. Ses efektleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sinemada anlam oluşturan unsurlar arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sinema, çok kanallı bir gösterge sistemidir. Anlam oluşturan temel unsurlar, izleyicinin ne gördüğünü ve ne duyduğunu kapsar. Bunlar:
I. Görüntü çerçevesi (kompozisyon, ölçekler, alan derinliği).
II. Kamera açıları (anlamı etkileyen yüksek veya alçak açılar).
III. Ses efektleri (atmosfer, heyecan veya gerçekçilik katan işitsel unsurlar).
Bu unsurların hepsi filmsel anlatının anlam katmanlarını inşa etmek için kullanılır, dolayısıyla doğru cevap I, II ve III'tür.

Ünite 12

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi haber konusuna dair kendi durum tanımlarını ortaya koyan askerî, siyasi, ekonomik ve sembolik seçkinler için Hall’un belirlediği kavramdır?

Seçenekler

A
İkincil tanımlayıcılar
B
Birincil tanımlayıcılar
C
Elitler
D
Aydınlar
E
Entelektüeller
Açıklama:
Stuart Hall'un medya çalışmalarında, haber konularına dair kendi durum tanımlarını ve çerçevelerini ortaya koyan askerî, siyasi, ekonomik ve sembolik elitler Birincil Tanımlayıcılar (Primary Definers) olarak adlandırılır. Bu seçkinler, medyaya erişim ve güvenilirlik açısından ayrıcalıklı konumdadır, bu sayede haber akışını ve olayların nasıl çerçeveleneceğini belirleme gücüne sahiptirler. Haberciler genellikle bu kaynakları kullanarak egemen ideolojinin yeniden üretilmesine katkıda bulunurlar.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi haber metinlerinin yazılı gösterge ögelerinden biridir?

Seçenekler

A
Seslendirme vurguları
B
Metnin uzunluğu
C
Sözcük seçimleri
D
Başlığın büyüklüğü
E
Fotoğraf açısı
Açıklama:
Haber metinlerinin yazılı gösterge ögeleri, metnin kendisi, alt başlıklar, spot ve manşet (başlık) gibi unsurları içerir. Bu ögelerden biri olan başlık, metnin içeriği hakkında ilk bilgiyi verir ve okuyucuyu metne çekmek için kritik öneme sahiptir. Haber metinleri bu tür yazılı göstergeler aracılığıyla anlam üretir ve okuyucuya iletilir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi haber metni içerisinde sorumluluğun faillere yüklenerek olay/olgunun toplumsal bağlamından kopmasına yol açan söylemsel stratejidir?

Seçenekler

A
Kişiselleştirme
B
Kategorileştirme
C
Tipleştirme
D
Şeyleştirme
E
Birleştirme
Açıklama:
Kişiselleştirme (Personalization), haber metinlerinde olayların toplumsal, ekonomik veya siyasi bağlamından koparılarak, sorumluluğun sadece bireysel aktörlere, faillere ya da kurbanlara yüklenmesini sağlayan söylemsel bir stratejidir. Bu durum, yapısal sorunların göz ardı edilmesine ve olayın toplumsal bağlamının gizlenmesine neden olur, böylece egemen ideolojinin sorgulanmasını engeller.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi haber ölçütlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sadelik
B
Yenilik
C
İlginçlik
D
Sıklık
E
Pozitiflik
Açıklama:
Haber ölçütleri (news values), bir olayın haber değeri taşıyıp taşımadığına karar verirken kullanılan kriterlerdir. Bunlar arasında olağandışılık, yakınlık, çatışma, negatiflik gibi unsurlar yer alır. Ancak Tarafsızlık (veya Nesnellik), haberin içeriğinin değil, yazımının veya sunumunun uyması gereken mesleki ilke veya etik kuraldır, doğrudan haber değeri ölçütü değildir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi ikinci el haber kaynakları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Görgü tanıkları
B
Haber ajansları
C
Basın açıklamaları
D
Diğer medya organları
E
Resmî kuruluşlar
Açıklama:
İkinci el haber kaynakları, bir olayı yaşamamış veya gözlemlememiş ancak olaya dair bilgi veren kişi veya belgeleri içerir (örneğin, hükümet raporları, resmi açıklamalar, ajans bültenleri). Olayı bizzat gören ya da yaşayan kişiler, olayın ilk elden bilgisini sağlayan Birincil Kaynaklar arasında yer alır ve bu nedenle ikinci el kaynak değildir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi haber fotoğrafında ana unsuru diğer ögelerden ayırma yönteminin adıdır?

Seçenekler

A
Deklanşör
B
Enstantane
C
Dekupe
D
Mizanpaj
E
Photoshop
Açıklama:
Haber fotoğrafında ana unsuru diğer ögelerden ayırma yöntemi genellikle alan derinliğini (depth of field) ayarlayarak gerçekleştirilir. Bu yöntem, fotoğrafın ana konusunun net, arka planın ise bulanık (odak dışı) olmasını sağlar. Bu tekniğe Odaklama/Vurgulama denir ve izleyicinin dikkatinin doğrudan haberin ana öğesine çekilmesini sağlar.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi haber kaynağı olarak görüşlerine başvurulan sembolik seçkinler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Yazarlar
B
Siyasi liderler
C
Akademisyenler
D
Yönetmenler
E
Sanatçılar
Açıklama:
Haber kaynağı olarak başvurulan sembolik seçkinler, toplumun kültürel, entelektüel veya sanatsal alanlarında otorite sahibi olan kişilerdir (örneğin, akademisyenler, din adamları, sanatçılar). Siyasi parti liderleri ise doğrudan siyasi seçkinler kategorisinde yer alır ve sembolik seçkinler arasında yer almaz.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Althusser tarafından belirlenen devletin ideolojik aygıtları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Medya
B
Dinî organizasyonlar
C
Aile
D
Mahkemeler
E
Eğitim sistemi
Açıklama:
Louis Althusser'e göre, devletin ideolojiyi yayma ve sürdürme işlevini gören aygıtları İdeolojik Devlet Aygıtları (İDA) olarak adlandırılır (Eğitim, medya, aile, din). Bunlardan farklı olarak, doğrudan fiziksel güç ve tehdit yoluyla düzeni sağlayan aygıtlar ise Baskıcı Devlet Aygıtları (BDA) olarak adlandırılır (Örn: Ordu, Polis). Bu nedenle listede bu baskı aygıtlarından biri (Polis/Ordu) İdeolojik Aygıtlar arasında yer almaz.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi herhangi bir düzenlemenin, eylemin, kararın, girişimin adil, eşitlikçi, akılcı ve alternatifsiz, dolayısıyla desteklenmeye değer olduğunu gösterme çabasını ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Şeyleştirme
B
Kaydırma
C
Parçalama
D
Meşrulaştırma
E
Birleştirme
Açıklama:
Herhangi bir düzenlemenin, kararın veya girişimin adil, akılcı ve alternatifsiz olduğunu gösterme çabası Meşrulaştırma kavramıyla ifade edilir. Bu süreç, uygulanan politikaların kabul edilebilirliğini artırmak ve halk desteğini sağlamak amacıyla, o eylemin doğal ve kaçınılmaz olduğu izlenimini yaratır.

Soru 10

Bir haber yazımında teşhir edilebilir özneler ya da süreçlerin neden olduğu olguların öznesizleştirilmesine ne ad verillir?

Seçenekler

A
Kaydırma
B
Birleştirme
C
Parçalama
D
Şeyleştirme
E
Meşrulaştırma
Açıklama:
Haber yazımında, teşhir edilebilir özneler (yani eylemi gerçekleştiren kişi veya kurumlar) tarafından neden olunan olguların, bu öznelerden bağımsızmış gibi gösterilmesine Öznesizleştirme (veya edilgen yapı kullanımı) adı verilir. Bu söylemsel strateji, sorumluluğu belirsizleştirerek ya da yapısal nedenleri gizleyerek, egemen ideolojiye hizmet eder.

Soru 11

Bir olay ve olgu üzerine edinilen, iletişim ya da yayın organlarıyla verilen bilgiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Haber
B
Sunum
C
İdeoloji
D
Yöntem
E
Süreç
Açıklama:
Bir olay veya olgu üzerine edinilen ve iletişim ya da yayın organları aracılığıyla kamuoyuna aktarılan bilgiye Haber adı verilir. Haber, güncel, ilgi çekici ve genellikle alışılmışın dışında olan bilgileri içerir ve toplumsal iletişimin temelini oluşturur.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi bir haber metni yazılırken uyulması gereken kurallardan değildir?

Seçenekler

A
Subjektif olmalıdır.
B
Alıntılar değiştirilmeden aktarılmalıdır.
C
Kaynak gösterilmelidir.
D
Kamu yararı gözetilmelidir.
E
Konunun tüm taraflarına yer vermelidir.
Açıklama:
Başarılı bir haber metni yazılırken uyulması gereken temel kurallar; kısa ve yalın cümleler kullanmak, nesnel (objektif) bir dil benimsemek ve okuyucunun anlayacağı açıklıkta yazmaktır. Ağdalı, süslü veya sanatlı bir dil kullanmak, haberin anlaşılırlığını azalttığı ve nesnelliği zedeleyebileceği için haber yazım kurallarından biri değildir, aksine kaçınılması gereken bir durumdur.

Soru 13

Habercilik tarihinin hem en eski hem de en çok kullanılan haber yazım yöntemi olan .................................., haberi oluşturan ögelerin en önemliden önemsize doğru sıralanmasını ifade eder.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Düz Piramit Kuralı
B
Ters Piramit Kuralı
C
5 N 1 K Kuralı
D
Düz Kare Kuralı
E
Günlük Dil Kuralı
Açıklama:
Habercilik tarihinin en eski ve en yaygın kullanılan yazım yöntemi, Ters Piramit Tekniği'dir. Bu teknikte, haberi oluşturan ögeler, en önemliden (kurşun/giriş) en önemsize doğru sıralanır. Bu yapı, okuyucunun habere dair en kritik bilgiyi hemen almasını sağlarken, editörlerin de sayfa kısıtlamalarına göre metni alttan kolayca kesmesine olanak tanır.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi haber metni yazımında uyulması gereken kurallardan biri değildir?

Seçenekler

A
Alıntılar yorumlanmalı
B
Objektif olmalı
C
Kaynak gösterilmeli
D
Kamu yararı gözetilmeli
E
Kısa ve açık cümleler kurulmalı
Açıklama:
Haber metni yazımında temel ilke nesnelliktir. Haber, olayları olduğu gibi yansıtmalı ve yazarın kişisel görüş veya yargılarını içermemelidir. Bu nedenle, metne kişisel yorum katmak, haber yazımında uyulması gereken kurallardan biri kesinlikle değildir. Diğer kurallar arasında yalınlık, doğruluk ve 5N1K'ya uygunluk bulunur.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi egemen ideolojilerin sembolik inşasında medyanın kullandığı yöntemlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Şeyleştirme
B
Eleştirme
C
Meşrulaştırma
D
Parçalama
E
Birleştirme
Açıklama:
Medyanın egemen ideolojileri sembolik olarak inşa etme yöntemleri arasında meşrulaştırma, doğallaştırma, kişiselleştirme gibi söylemsel stratejiler yer alır. Bu yöntemler, egemen görüşü normalleştirir ve sorgulanmasını engeller. Dolayısıyla alternatif görüşlere geniş yer verme veya eleştirel analiz yapma, egemen ideolojinin inşasında kullanılan bir yöntem değildir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi sık yaşanan olayların hep aynı tarzda haberleştirildiğini ifade eden söylemsel stratejidir?

Seçenekler

A
Dramatikleştirme
B
Magazinelleştirme
C
Kişiselleştirme
D
Kategorileştirme
E
Tipleştirme
Açıklama:
Doğallaştırma, medya söylemlerinde sık yaşanan veya tekrar eden olayların (örneğin yoksulluk, trafik kazaları) hep aynı tarzda ve değişmez, doğal bir düzenin parçası olarak haberleştirilmesini ifade eden stratejidir. Bu, olayların toplumsal/siyasi kökenlerinin göz ardı edilmesini ve durumun sorgulanmasının engellenmesini amaçlar.

Soru 17

Medya egemen ideolojinin sembolik inşasını oluştururken eylem ya da olguyu kendi güncel ve somut bütünlüğünün dışında değerlendirir.
Bu tanımlama için aşağıdaki kavramlardan hangisi kullanılır?

Seçenekler

A
Meşrulaştırma
B
Kaydırma
C
Birleştirme
D
Parçalama
E
Şeyleştirme
Açıklama:
Medyanın egemen ideolojinin inşasında kullandığı önemli stratejilerden biri Soyutlama (Abstraction) veya Bağlamından Koparma'dır. Bu strateji, bir eylem veya olgunun kendi güncel ve somut bütünlüğünden (tarihi, ekonomik veya siyasi köklerinden) ayrılarak, yalnızca yüzeysel, teknik veya formal yönleriyle değerlendirilmesini ifade eder. Bu, olayın gerçek nedenlerinin görünmez kılınmasına yol açar.

Soru 18

I. Sadelik
II. Gerçeğe uygunluk
III. Olağandışılık
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri haber değeri ölçütleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Haber değeri ölçütleri (news values), bir olayın yayınlanmaya değer olup olmadığını belirleyen kriterlerdir. Bu ölçütler arasında Olağandışılık (alışılmışın dışında olma, beklenmediklik) önemli bir yer tutar. Sadelik, haberin yazım diliyle ilgili bir kuraldır; gerçeğe uygunluk ise temel bir gazetecilik ilkesidir. Dolayısıyla haber değeri ölçütü olarak kabul edilen temel unsur sadece III. Olağandışılık'tır.

Ünite 13

Soru 1

Ürün veya hizmetin yerine bir şirketin imajına katkı sağlamak amacıyla yapılan özel reklamlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kurumsal reklamcılık
B
Finansal reklamcılık
C
Halkla ilişkiler
D
Sorun yönetimi
E
Uluslararası ilişkiler
Açıklama:
Ürünün veya hizmetin özelliklerini tanıtmak yerine, şirketin genel itibarını, felsefesini ve imajını hedef kitle nezdinde güçlendirmeyi amaçlayan özel reklamlara Kurumsal Reklamcılık (Corporate Advertising) adı verilir. Bu reklamlar, uzun vadede şirketin marka değerine katkı sağlamayı hedefler.

Soru 2

Sadelik, doğruluk, temizlik, olumluluk, saflık, barış, bilgi ve aydınlığı simgeleyen renk aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyah
B
Beyaz
C
Kırmızı
D
Mavi
E
Yeşil
Açıklama:
Saflık, temizlik ve aydınlık gibi kavramlar, Batı kültüründe genellikle Beyaz renk ile ilişkilendirilir. Beyaz aynı zamanda sadeliği, barışı, bilgiyi ve yeni başlangıçları da simgeler.

Soru 3

Hayat-ölüm, zengin-fakir, efendi-köle ve kahraman-kötü adam şeklinde birbirleri ile zıt olan fikir veya nesnelerin birlikte verilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sembolik kod
B
Yananlamsal kod
C
Enigmatik kod
D
Kültürel kod
E
Eylemsel kod
Açıklama:
Hayat-ölüm, zengin-fakir gibi birbirine zıt olan fikir, nesne veya kavramların bir arada kullanılarak mesajın etkisini güçlendirmeye yarayan retorik figüre Antitez (Antithesis) adı verilir. Reklamda dramatik etki yaratmak için sıklıkla kullanılır.

Soru 4

İzleyicinin ilgisini çekerek ve merak uyandırarak filme sürükleyici bir özellik kazandırmayı sağlayan koda ne ad verilir?

Seçenekler

A
Enigmatik
B
Sembolik
C
Yananlamsal
D
Kültürel
E
Eylemsel
Açıklama:
İzleyicinin başlangıçta tam olarak anlamadığı, bir gizem veya sır (enigma) yaratarak ilgisini çekmeyi ve merak uyandırarak filmi sonuna kadar takip etmesini sağlamayı amaçlayan koda Enigmatik Kod (Gizem Kodu) denir. Bu kod, anlatıya sürükleyici bir özellik kazandırır.

Soru 5

Postallı ayakkabılar büyük ordunun, takvimden düşen yapraklar ise geçen zamanı temsil etmektedir.
Cümlede verilen örnek aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Metafor
B
Sembolik kod
C
Metonim
D
Yananlam
E
Eylemsel kod
Açıklama:
Bu örnekte (postallı ayakkabıların orduyu, düşen yaprakların zamanı temsil etmesi), gösterilen nesneler yüzeysel anlamlarının ötesinde, kültürel veya bağlamsal olarak başka bir anlamı çağrıştırmaktadır. Bu tür çağrışımlara dayanan koda Yananlamsal Kod (Connotative Code) denir. Bu kod, gösterilenin arkasındaki gizli veya dolaylı anlamı aktarır.

Soru 6

Sıcaklık, canlılık, gençlik, neşe, parlaklık anlamlarını veren renk aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyah
B
Kırmızı
C
Yeşil
D
Sarı
E
Mor
Açıklama:
Güneş ışığıyla ilişkilendirilen Sarı (Yellow) renk, genellikle sıcaklık, canlılık, enerji, neşe ve parlaklık gibi pozitif anlamları temsil eder. Aynı zamanda gençlik ve iyimserlik duygularını da yansıtır.

Soru 7

Tazelik, serinlik, uyum, büyüme, yeniden doğuş, huzur, güven ve bahar anlamlarını veren renk aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yeşil
B
Mavi
C
Kırmızı
D
Turuncu
E
Mor
Açıklama:
Doğayı ve bitki örtüsünü çağrıştıran Yeşil (Green) renk, tazelik, serinlik, uyum, büyüme, huzur, güven ve bahar gibi anlamları sembolize eder. Bu nedenle sağlık ve doğallık vurgusu yapılan reklamlarda sıklıkla kullanılır.

Soru 8

I. Kurumsal reklamcılık
II. Sosyal sorumluluk
III. Ekonomi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri halkla ilişkilerin uygulama alanlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Halkla ilişkiler (Hİ), kurum ile paydaşları arasındaki ilişkileri yönetir. Hİ’nin uygulama alanları arasında I. Kurumsal Reklamcılık (imaj yönetimi) ve II. Sosyal Sorumluluk projeleri (topluma katkı ve itibar kazanma) yer alır. III. Ekonomi, bir uygulama alanı olmaktan ziyade, Hİ çalışmalarının etki ettiği bir sonuç faktörüdür. (I ve II doğrudur.)

Soru 9

Sorunların belirlenip analiz edildiği, önceliklere göre sıralama yapıldığı, strateji seçildiği, uygulama yapılan ve etkinliğin çözüldüğü sürece ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kurumsal reklamcılık
B
Finansal halkla ilişkiler
C
Sosyal sorumluluk
D
Sponsorluk
E
Sorun yönetimi
Açıklama:
Bu adımlar (sorunların belirlenmesi, analizi, önceliklendirme, strateji seçimi, uygulama ve etkinliğin çözülmesi/değerlendirilmesi), her türlü kurumsal yönetim ve özellikle Halkla İlişkiler Sürecinin döngüsel aşamalarını oluşturur. Bu süreç, planlı ve sistematik bir yaklaşımı temsil eder.

Soru 10

İnfomersiyal reklamlar hangi reklam türüne aittir?

Seçenekler

A
Amaç açısından reklamlar
B
Hedef Pazar açısından reklamlar
C
Açık yapılıp yapılmadığına göre reklamlar
D
Zaman kriterlerine göre reklamlar
E
Ödeme açısından reklamlar
Açıklama:
İnfomersiyal reklamlar (Infomercials), uzun süreli formatlarda (genellikle 30 dakika) ürün hakkında detaylı bilgi veren ve izleyiciyi hemen o anda ürünü satın almaya veya sipariş vermeye yönlendiren reklamlardır. Bu özellikleriyle, Doğrudan Yanıt Reklamcılığı (Direct Response Advertising) türüne aittirler.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi özünde bilinmeyeni bilinen bir şeyin özelliklerine benzeterek anlatmak için kullanılan kavramdır?

Seçenekler

A
Enigmatik kod
B
Metafor
C
Metonim
D
Kültürel kod
E
Sembolik kod
Açıklama:
Metafor (Mecaz), bir şeyi kendi adı yerine, ona benzeyen veya onun özelliklerini taşıyan bilinen başka bir şeyle anlatma sanatıdır. Reklamcılıkta, soyut veya yeni kavramları hedef kitlenin kolayca anlayabileceği somut benzetmelerle sunmak için kullanılır.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi reklam iletisindeki anlamı kurgulamada, aktarmada ve çözümlemede kullanılan kodlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Enigmatik kod
B
Sembolik kod
C
Kültürel kod
D
İntak kodu
E
Eylemsel kod
Açıklama:
Reklam iletisindeki anlamı kurgulama, aktarma ve çözümlemede semiyotik kodlar (Enigmatik, Yananlamsal, Retorik kodlar gibi) kullanılır. Eğer şıklarda 'İnfomersiyal kod' gibi bir ifade varsa, bu bir kodlama yöntemi değil, bir reklam türü olduğu için listede yer almaz. Kodlar, mesajın nasıl yorumlandığını belirler.

Soru 13

Lüks ürünleri tanıtmak için yapılan reklamlarda siyah renk aşağıdakilerden hangisini temsil etmektedir?

Seçenekler

A
Asalet
B
Aşk
C
Enerji
D
Hırs
E
Huzur
Açıklama:
Siyah renk genellikle yas ve gizemle ilişkilendirilse de, lüks ürünlerin (otomobil, saat, moda) tanıtımında kullanıldığında Zarafet, Prestij, Güç, Otorite ve Yüksek Kalite/Sınıf anlamlarını temsil eder. Bu, renge kültürel bağlamda yüklenen pozitif anlamlardan biridir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi seyirciye bir şeyi gösterirken başka şeyler anlatmak için kullanılan koddur?

Seçenekler

A
Eylemsel kod
B
Kültürel kod
C
Sembolik kod
D
Enigmatik kod
E
Yan anlamsal kod
Açıklama:
Seyirciye gösterilen görüntünün (gösteren) yüzeyde taşıdığı anlamın ötesinde, kültürel veya duygusal çağrışımlarla başka bir şeyi (gösterilen) anlatmak için kullanılan kod Yananlamsal Kod'dur (Connotative Code). Bu kod, dolaylı ve kültüre bağımlı anlam yaratır.

Soru 15

I. Bilgilendirme
II. İkna Etme
III. Sınırlandırma
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri reklamın işlevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Reklamın temel işlevleri arasında I. Bilgilendirme (ürün özellikleri), II. İkna Etme (satın alma teşviki) ve Hatırlatma yer alır. III. Sınırlandırma, tüketicinin pazar erişimini daraltmayı ifade eder ki bu, reklamın temel işlevleriyle çelişir ve işlevleri arasında yer almaz.

Soru 16

I. Enigmatik kod
II. Yananlamsal kod
III. İnfomersiyal kod
Yukarıdaki kodlardan hangisi ya da hangileri reklam iletisindeki anlamı kurgulamada, aktarmada ve çözümlemede kullanılan kodlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
I. Enigmatik Kod ve II. Yananlamsal Kod, reklam iletisini kurgulamada ve çözümlemede kullanılan semiyotik kodlardır. Ancak III. İnfomersiyal Kod diye bir semiyotik kodlama türü yoktur; 'İnfomersiyal', uzun süreli televizyon reklamı formatını tanımlayan bir reklam türüdür. Bu nedenle sadece III. madde kodlardan biri değildir.

Soru 17

İzleyicinin ilgisini çekerek ve merak uyandırarak reklam filminin sürükleyici bir özellik taşımasını sağlayan kodlamaya verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yananlamsal kod
B
Sembolik kod
C
Enigmatik kod
D
Kültürel kod
E
Eylemsel kod
Açıklama:
Bu tanım, Soru 181908 ile aynıdır. Reklam filmine bir sır veya gizem katarak izleyicinin ilgisini çekmeyi ve merakını canlı tutarak sürükleyicilik sağlamayı amaçlayan koda Enigmatik Kod (Gizem Kodu) adı verilir.

Ünite 14

Soru 1

I. Veriler üzerinde arama yapmak daha hızlı ve kolay hâle gelmiştir.
II. Enformasyon istenildiği kadar çoğaltılabilir hâle gelmiştir.
III. Enformasyon üzerinde düzeltme yapılması kolaylaşmıştır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dijitalleşmenin iletişim sürecinde sağladığı avantajlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Dijitalleşme, verilerin çok daha hızlı ve kolay bir şekilde aranmasını sağlamıştır (I). Ayrıca enformasyonun istenildiği kadar çoğaltılması (kopyalanması) ve üzerinde düzeltme yapılması gibi süreçleri de son derece kolaylaştırmıştır (II ve III). Bu üç madde de dijitalleşmenin iletişim sürecine getirdiği temel avantajlardır.

Soru 2

Günlük hayatımızda eğitim, medya takibi, sağlık kuruluşlarından randevu alma ve tahsil sonuçlarını görme, eğlence, alışveriş vb. gibi tüm aktivitelerin çoğunluğunun internet ortamında yapılmasına olan sağlayan olgu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyü veri
B
Sayısallaşma
C
Enformasyon
D
Sensör
E
Küreselleşme
Açıklama:
Günlük hayatta eğitim, sağlık, eğlence, alışveriş, medya takibi gibi tüm aktivitelerin büyük çoğunluğunun internet ortamında gerçekleştirilmesine olanak sağlayan bu olgu, Dijital Yaşam veya e-Hayat olarak adlandırılır. Bu, dijital teknolojilerin yaşamın her alanına entegrasyonunu ifade eder.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Endüstri 4.0’ı diğer sanayi devrimlerinden ayıran unsurlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Sensör
B
Veri
C
Bilgi
D
Süreç
E
İşlem
Açıklama:
Endüstri 4.0, Siber Fiziksel Sistemler (CPS), Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Yapay Zekâ gibi unsurlarla karakterize edilir. Buhar gücünün kullanılması ise ilk sanayi devrimi olan Endüstri 1.0’ı diğerlerinden ayıran temel unsurdur ve Endüstri 4.0’ın ayırt edici özelliklerinden biri değildir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisinde Endüstri 4.0’ı diğer sanayi devrimlerinden ayıran unsurlar doğru olarak sıralanmıştır?

Seçenekler

A
Sensör - İşlem - Bilgi - Veri
B
İşlem - Bilgi - Veri - Sensör
C
Sensör - Veri - Bilgi - İşlem
D
Veri - İşlem ¬- Bilgi - Sensör
E
Sensör - Bilgi - İşlem - Veri
Açıklama:
Endüstri 4.0’ı diğer sanayi devrimlerinden ayıran temel unsurlar, fiziksel ve dijital dünyaların birleşimiyle ortaya çıkan Yapay Zekâ (AI), Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Siber Fiziksel Sistemler (CPS) kullanımıdır. Bu teknolojiler, akıllı ve otonom üretim sistemlerini mümkün kılar.

Soru 5

1900’lü yılların sonundan itibaren dijital teknolojilerde yaşanan gelişmelerin nesiller arasından oluşturduğu çeşitli farklılıklara dayanarak yapılan dijital yerli ve dijital göçmen ayrımı yapan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marc Prensky
B
Kevin Ashton
C
Manuel Castells
D
Marshall McLuhan
E
Anthony Giddens
Açıklama:
1900'lü yılların sonundan itibaren dijital teknolojilerdeki gelişmelere dayanarak, dijital teknolojilerle doğanlar (Dijital Yerliler) ve sonradan adapte olmak zorunda kalanlar (Dijital Göçmenler) ayrımını yapan bilim insanı Marc Prensky’dir.

Soru 6

Teknolojinin kullanımı ve teknoloji tabanlı öğrenmede güçlük çeken ve uyum problemi yaşayan, dijital okuryazarlığı çok daha düşük olan bireylerin oluşturduğu grup …………… olarak adlandırılmaktadır.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
dijital melez
B
dijital göçmen
C
dijital yerli
D
dijital nesil
E
dijital grup
Açıklama:
Dijital teknolojilerle sonraki yaşlarda tanışan, teknoloji tabanlı öğrenmede ve kullanımda güçlük çeken, uyum problemi yaşayan ve dijital okuryazarlığı düşük olan bireylerin oluşturduğu grup Dijital Göçmenler olarak adlandırılır.

Soru 7

I. Maddi yetersizlik
II. Zaman yetersizliği
III. Kullanım engeli
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bireyler arasındaki dijital uçuruma neden olan ve bu durumu besleyen unsurlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Dijital uçurumun temel nedenleri arasında Maddi Yetersizlik (ekonomik eşitsizlik nedeniyle donanıma veya internete erişememe) ve Kullanım Engeli (dijital okuryazarlık eksikliği) bulunur. Zaman yetersizliği, bireysel bir kısıtlama olup, dijital uçurumu besleyen yapısal bir neden olarak kabul edilmez.

Soru 8

Dil dışı göstergelere belirtkeden sonra, ikon veya görüntüsel gösterge ve simgenin de eklemlenebileceğini ilk kez söyleyen bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
Noam Chomsky
C
Kevin Ashton
D
Manuel Castells
E
Charles Sanders Peirce
Açıklama:
Dil dışı göstergelere, belirtkeden (index) sonra, görsel temsiliyeti ifade eden ikon (icon) ve kültürel uzlaşmayla anlam kazanan simge (symbol) kavramlarını ekleyen bilim insanı Charles Sanders Peirce’dir. Peirce’in bu ayrımı, göstergebilimin (semiyotik) temelini oluşturur.

Soru 9

Belirli bir sırayla yan yana konulduğunda bir duyguyu dışa vuran görsel ipuçlarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Emoticon
B
Simge
C
Emoji
D
Smile
E
İkon
Açıklama:
Belirli bir sırayla yan yana dizildiğinde (örneğin :-) veya :) ) bir yüz ifadesini veya duyguyu dışa vuran görsel ipuçlarına Emoticon (İfade Simgesi) adı verilir. Bunlar, dijital iletişimde duygusal tonu yansıtmaya yardımcı olur.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi sosyal medyada dilsel gösterge olarak değerlendirilemez?

Seçenekler

A
Kullanıcının hesabına giriş yapması
B
İçerik oluşturması
C
Durum güncellemesi
D
Diğer kullanıcıların fotoğraflarını incelemesi
E
Yorum yazması
Açıklama:
Dilsel göstergeler, harfler, kelimeler ve tam cümleler gibi dili oluşturan temel birimleri içerir. Emoji ise, genellikle bir duyguyu, nesneyi veya durumu temsil eden görsel veya sembolik (dil dışı) bir gösterge olarak değerlendirilir, bu yüzden dilsel gösterge değildir.

Soru 11

Bireyler, işletmeler ve farklı sosyoekonomik seviyedeki coğrafi bölgeler arasındaki bilgi ve iletişim teknolojilerine erişim, internete erişim ve kullanım imkânları açısından oluşan farklılığa ne ad verilir?

Seçenekler

A
Dijital bölünme
B
Dijital gelişim
C
Dijital entegrasyon
D
Dijital dönüşüm
E
Dijital dezenformasyon
Açıklama:
Bireyler, işletmeler ve coğrafi bölgeler arasında Bilgi ve İletişim Teknolojilerine (BİT) erişim, internet bağlantısı ve kullanım imkanları açısından oluşan eşitsizliğe ve farklılığa Dijital Uçurum (Digital Divide) adı verilir. Bu durum, teknolojik, sosyolojik ve ekonomik farklılıklardan kaynaklanır.

Soru 12

Ses, ışık, nem, ısı, basınç, hareket, kuvvet, elektrik, uzaklık, ivme vb. fiziksel ya da kimyasal sinyalleri veriye çevirebilen algılayıcılara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sensör
B
İşlem
C
Süreç
D
Bilgi
E
Veri
Açıklama:
Ses, ışık, ısı, basınç, hareket, nem vb. gibi çevresel veya fiziksel sinyalleri algılayarak bu sinyalleri işlenebilir veriye çevirebilen algılayıcılara Sensör (Algılayıcı) adı verilir. Bu cihazlar, Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisinin temelini oluşturur.

Soru 13

.......................................: İnterneti, sanal oyunları, akıllı telefonları dijital bir dile çevirerek iletişim kuran nesil dijital yerliler olarak adlandırılmaktadır ve bu neslin dijital okuryazarlık oranı oldukça yüksektir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Dijital göçmenler
B
Dijital yerliler
C
Kör dijitalciler
D
Dijital melezler
E
İleri düzey dijitalciler
Açıklama:
İnterneti, sanal oyunları ve akıllı telefonları doğal bir şekilde kullanan, dijital bir dille iletişim kuran ve dijital okuryazarlık oranı oldukça yüksek olan nesil Dijital Yerliler (Digital Natives) olarak adlandırılmaktadır.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi dijitalleşmenin iletişim sürecinde sağladığı avantajlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Enformasyon istenildiği kadar çoğaltılabilir.
B
Enformasyonun saklanması ve arşivlenmesi kolaylaşmıştır.
C
Enformasyon paylaşılması ve dağıtılması çok daha hızlı ve kolay hâle gelmiştir.
D
Enformasyon üzerinde her zaman güncelleme yapma olanaklı olmuştur.
E
Enformasyonun üretimi ve dağıtımı yüksek maliyet gerektirmiştir.
Açıklama:
Dijitalleşme, enformasyon üzerinde düzeltme yapmayı kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda, 'Enformasyon üzerinde düzeltme yapılması zorlaşmıştır' ifadesi bir avantaj değil, tam tersi dijitalleşmenin sağladığı kolaylığa aykırı bir ifadedir veya bir dezavantajdır. (Diğer şıklar muhtemelen hız, çoğaltma kolaylığı ve kolay erişim gibi avantajları içeriyordu.)

Soru 15

Yapay zekâ, 3D yazıcılar, robotik, nano ve uzay teknolojisi alanlarında yaşanan gelişmeler çerçevesinde belirli bir ekonomik değere sahip canlı-cansız her nesnenin internet bağlantılarıyla diğer nesnelerle iletişime ve etkileşime geçebileceği akıllı üretim dönemine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Bilgi Çağı
B
Sanayileşme
C
Endüstri 4.0
D
Enformasyon Devrimi
E
Web 2.0
Açıklama:
Yapay zekâ, robotik, IoT, 3D yazıcılar ve nano teknolojiler çerçevesinde, canlı-cansız her nesnenin internet bağlantılarıyla etkileşime geçtiği bu akıllı üretim ve otomasyon dönemi Endüstri 4.0 olarak adlandırılır. Bu dönem, Siber Fiziksel Sistemlerin (CPS) yaygınlaşmasını ifade eder.

Soru 16

"Dolapta eksik olan gıda maddelerini alışveriş listesi hâlinde cep telefonumuza gönderen buzdolapları veya hangi otobüsün durağa yaklaşmak üzere olduğunu bildiren akıllı duraklar…" ifadesinde geçen örnekleri mümkün kılan teknoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Artırılmış gerçeklik
B
Giyilebilir teknoloji
C
Etkileşimli internet
D
İnovasyon
E
Nesnelerin interneti
Açıklama:
Dolapların eksik gıdaları tespit etmesi veya akıllı durakların otobüs konumunu bildirmesi gibi örnekler, günlük nesnelerin (buzdolabı, durak) internet üzerinden veri toplayıp iletişim kurmasını sağlayan Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisi sayesinde mümkün olmaktadır.

Soru 17

Özellikle yirmili yaşlardan sonra sanal dünya ile tanışan, teknolojinin kullanımı ve teknoloji tabanlı öğrenmede güçlük çeken ve uyum problemi yaşayan bireylerin oluşturduğu grubu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dijital göçmenler
B
Dijital yerliler
C
Dijital yaşlılar
D
Dijital gecikenler
E
Dijital milenyumlar
Açıklama:
Özellikle yirmili yaşlardan sonra sanal dünya ile tanışan, teknoloji tabanlı öğrenme süreçlerinde güçlük çeken ve adaptasyon sorunu yaşayan bireylerin oluşturduğu gruba Dijital Göçmenler adı verilir. Bu kavram, Marc Prensky tarafından ortaya konmuştur.

Soru 18

Dijital bölünmenin teknolojik, sosyolojik ve ekonomik dezavantajları nedeniyle bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimden yoksun olanlar ile olmayanlar arasındaki farklılığı işaret eden seviyesi anlamına gelen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kurumsal seviye
B
Bireysel seviye
C
Küresel seviye
D
Yeteneksel seviye
E
Kamusal seviye
Açıklama:
Dijital bölünmenin (uçurumun) teknolojik ve ekonomik dezavantajlar nedeniyle bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimden yoksun olanlar ile olmayanlar arasındaki farkı işaret eden seviyesi Dijital Uçurumun Birinci Seviyesi olarak adlandırılır. İkinci seviye ise erişime sahip olanların kullanım kalitesindeki farklılıklara odaklanır.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.