Uluslararası Ticaret Hukuku - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
I-Orta Çağ'da uluslararası ticaret hukukuna verilen isimdir.
II-Yerel adetlere göre değişkenlik gösterebilirdi.
III-Ticaretin yapıldığı yerler olan fuar ve limanlardaki adetlerden besleniyordu.
IV-Uyuşmazlıklar hakkaniyet ölçüsüne göre çözümleniyordu.
V-Tacirler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar mahkemelerde görülüyordu.
Lex mercatoria ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II-Yerel adetlere göre değişkenlik gösterebilirdi.
III-Ticaretin yapıldığı yerler olan fuar ve limanlardaki adetlerden besleniyordu.
IV-Uyuşmazlıklar hakkaniyet ölçüsüne göre çözümleniyordu.
V-Tacirler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar mahkemelerde görülüyordu.
Lex mercatoria ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve V
D
I, III ve IV
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Bu hukuk uluslararası nitelikte idi. Mekân ve yerel âdetlerin farklılığına bakılmaksızın aynı şekilde uygulanıyordu. Uygulama profesyonel yargıçlardan ziyade tacirler tarafından yapılıyordu. Tacirler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar mahkemelerde değil bugünkü anlamda tahkim diyebileceğimiz özel ticaret mahkemelerinde karara bağlanmaktaydı. Bu sayede uyuşmazlıklar katı hukuki usul ve tekniklerden ziyade, hızlı ve resmî olmayan bir usul ile çözülüyordu.
Soru 2
Belli bir toplum veya grupta sürekli uygulanan ve uygulamanın zorunlu olduğu kabul edilen yazılı olmayan kurallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Teamül hukuku
B
Kanunlar ihtilafı kuralları
C
Hukukun genel ilkeleri
D
Özel hukuk kuralları
E
Tahkim
Açıklama:
Teamül hukuku, belli bir toplum veya grupta sürekli uygulanan ve uygulamanın zorunlu olduğu kabul edilen yazılı olmayan kurallara denir. Örneğin buğday ticareti ile uğraşan tacirler arasında yükleme ve indirmeden doğan hamaliye masraflarının satıcı tarafından karşılanması gibi...
Soru 3
Gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin tüm devletler için geçerli olacak kural ve standartların uyumlaştırılmasına yönelik çaba göstermekte olan, 1966 yılında kurulan kuruluşun adı nedir?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
B
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
C
Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL)
D
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC)
E
Özel Hukukun Birleştirilmesi Enstitüsü (UNIDROIT)
Açıklama:
UNCITRAL ticaret konuları ile ilgilenen diğer bir BM kuruluşudur. Gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin tüm devletler için geçerli olacak kural ve standartların uyumlaştırılmasına yönelik çaba göstermektedir. 1966 yılında kurulan Komisyon, BM Genel Kurulu tarafından altı yıllık dönem için seçilen 60 üye ülkeden oluşmaktadır.
Soru 4
BM Genel Kurulunun ticaret, yatırım ve kalkınma konuları ile ilgilenen temel organı olan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan GATT (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası ekonomik örgütlerin gelişmekte olan ülkelerin problemlerini yeterince ele almadığı düşüncesiyle ortaya çıkan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
B
Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ)
C
Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL)
D
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC)
E
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
Açıklama:
BM Genel Kurulunun ticaret, yatırım ve kalkınma konuları ile ilgilenen temel organı olan UNCTAD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan GATT (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası ekonomik örgütlerin gelişmekte olan ülkelerin problemlerini yeterince ele almadığı düşüncesi nedeniyle ortaya çıkmıştır.
Soru 5
Ticaret hukuku da dâhil olmak üzere uluslararası özel hukuk alanında uyumlaştırma çalışmaları yürüten, 1893 yılından itibaren faaliyette olmakla birlikte, 1995 yılında kabul edilen statü ile hükûmetlerarası bir kuruluş hâline gelen kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özel Hukukun Birleştirilmesi Enstitüsü (UNIDROIT)
B
Uluslararası Özel Hukuka İlişkin Lahey Konferansı (HCCH)
C
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC)
D
Dünya Fikrî Mülkiyet Hakları Örgütü (WIPO)
E
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
Açıklama:
Ticaret hukuku da dâhil olmak üzere uluslararası özel hukuk alanında uyumlaştırma çalışmaları yürüten diğer bir hükûmetlerarası organ Uluslararası Özel Hukuka İlişkin Lahey Konferansı’dır. Lahey Konferansı çalışmalarını 1893 yılından itibaren yapmakla birlikte, 1995 yılında kabul edilen statü ile hükûmetlerarası bir kuruluş hâline gelmiştir. Türkiye’nin de üyesi olduğu Lahey Konferası’nın hâlihazırda 83 üyesi bulunmaktadır.
Soru 6
Türkiye'de dış ticarete ilişkin ana hedef ve politikaların belirlenmesi, belirlenen hedef ve politikalar çerçevesinde dış ticarete ilişkin ulusal mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasının sağlanması ile görevli olan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Türkiye İhracatçılar Meclisi
B
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
C
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu
D
Türkiye İhracat Kredi Bankası
E
Ticaret Bakanlığı
Açıklama:
Türkiye’nin dış ticaretine ilişkin ana hedef ve politikalar Ticaret Bakanlığı’nca belirlenir. Belirlenen hedef ve politikalar çerçevesinde dış ticarete ilişkin ulusal mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasının sağlanması Bakanlığın temel görevidir.
Soru 7
Türkiye ihracatının özel sektör kanadının en üst örgütü olan ve Türk ihracatçılarını yurt içinde ve yurt dışında temsil eden kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu
B
Türkiye İhracatçılar Meclisi
C
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
D
Türkiye İhracat Kredi Bankası
E
Ticaret Bakanlığı
Açıklama:
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Türkiye ihracatının özel sektör kanadının en üst örgütüdür. TİM’e bağlı olarak on üç ihracatçı birliği bulunmaktadır. TİM, Türk ihracatçılarını yurt içinde ve yurt dışında temsil eder.
Soru 8
Ticaret ile ilgili anlaşmalar ülkemizce imzalandıktan sonra ne şekilde yürürlüğe girmektedir?
Seçenekler
A
TBMM tarafından uygun bulunup Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra
B
Cumhurbaşkanı tarafından uygun bulunup TBMM tarafından onaylandıktan sonra
C
Ticaret Bakanı tarafından uygun bulunup Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra
D
TBMM tarafından uygun bulunup Ticaret Bakanı tarafından onaylandıktan sonra
E
Ticaret Bakanı tarafından uygun bulunup TBMM tarafından onaylandıktan sonra
Açıklama:
Ülkemiz uygulamasında, diğer anlaşmalarda olduğu gibi ticaret ile ilgili anlaşmalar da imzalanmaları sonrasında TBMM tarafından
uygun bulunmakta, ardından cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmektedir.
uygun bulunmakta, ardından cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmektedir.
Soru 9
"Anayasamızın 90. maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar ... hükmündedir."
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Anayasa maddesi
B
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
C
Kanun
D
Yönetmelik
E
Genelge
Açıklama:
Anayasamızın 90. maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. Anlaşmaların iç hukukta uygulanması için yönetmelik gibi alt mevzuatın çıkarılmasının gerekli olması hâlinde ise, Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlık anlaşmanın uygulanması için gerekli alt mevzuatı kabul ederek uygulamayı gözetir
Soru 10
Bünyesinde bulunan Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması ile üye ülkeler arasında ortaya çıkan ticari anlaşmazlıklar için etkin bir çözüm sistemi tesis etmeyi amaçlayan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)
B
Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ)
C
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
D
Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL)
E
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC)
Açıklama:
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşması ekinde yer verilen Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması ise üye ülkeler arasında ortaya çıkan ticari anlaşmazlıklar için etkin bir çözüm sistemi tesis etmiştir.
Her ne kadar DTÖ’ye yalnızca üye devletler anlaşmazlıklarını taşısa da, anlaşmazlıkların
gerisinde her daim özel firmaların çıkarlarını koruma düşüncesi vardır.
Her ne kadar DTÖ’ye yalnızca üye devletler anlaşmazlıklarını taşısa da, anlaşmazlıkların
gerisinde her daim özel firmaların çıkarlarını koruma düşüncesi vardır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası bir ticari işlemin tamamlanması sürecinde yer almaz?
Seçenekler
A
İhracatçılar
B
İthalatçılar
C
Bankalar
D
Sigortacılar
E
Mahkemeler
Açıklama:
Mahkemeler uluslararası bir ticari işlemin tamamlanması sürecinde yer almazlar.
Soru 12
Uluslararası bir ticari sözleşme yapılırken kararlaştırılmayan hususlara hangi hukukun uygulanacağı aşağıdakilerden hangisi tarafından belirlenir?
Seçenekler
A
Uluslararası ticaret hukuku
B
Uluslararası teamül hukuku
C
Kanunlar ihtilafı kuralları
D
Alacaklı tarafın devlet hukuku
E
Borçlu tarafın devlet hukuku
Açıklama:
Uluslararası bir ticari sözleşme yapılırken kararlaştırılmayan hususlara hangi hukukun uygulanacağı kanunlar ihtilafı kuralları tarafından belirlenir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi tacirlerin uluslararası ticari ilişkilerine ulusal hukuklarına alternatif olarak uygulanacak kuralları belirleme yöntemlerinden biridir?
Seçenekler
A
Arabuluculuk
B
Uzlaştırma
C
Tahkim
D
Sulh
E
Müzakere
Açıklama:
Tahkim tacirlerin uluslararası ticari ilişkilerine ulusal hukuklarına alternatif olarak uygulanacak kuralları belirleme yöntemlerinden biridir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 14
Lex Mercatoria’nın temel özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası hukuk niteliğindedir.
B
Temel kaynağı ticari teamüllerdir.
C
Temelinde hakkaniyet ilkesi yatar.
D
Uygulaması mahkemeler tarafından yapılır.
E
Mekan farklılığına bakılmaksızın aynı şekilde uygulanır.
Açıklama:
Lex Mercatoria’nın temel özelliklerinden biri, uygulamasının mahkemeler tarafından değil tacirler tarafından yapılmasıdır. Bu nedenle doğru şık “d”dir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ticaret hukukunun uyumlaştırılması amacıyla özel hukukta yaşanan gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Sözleşme hukuku kurallarının uyumlaştırılması
B
Uyumlaştırma çalışmalarına farklı ekonomik sistemdeki ülkelerin katılması
C
Uyumlaştırma çalışmalarının devlet ve sivil toplum tarafından birlikte yürütülmesi
D
Kuralların uygulanmasının ulusal otoritelere bırakılması
E
Kuralların uygulanmasının denetlenmemesi
Açıklama:
Kuralların uygulanmasının denetlenmemesi uluslararası ticaret hukukunun uyumlaştırılması amacıyla özel hukukta yaşanan gelişmelerden değildir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi DTÖ’nün kurallarına kaynaklık eden temel ilke ve düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Ayrımcılık yapmama ilkesi
B
Şeffaflık ilkesi
C
Haksız ticari uygulamaların önlenmesi ilkesi
D
Ürün menşeini belirleme ilkesi
E
Pazara giriş ilkesi
Açıklama:
Ürün meşeini belirleme ilkesi DTÖ’nün kurallarına kaynaklık eden temel ilke ve düşüncelerden değildir. Bu nedenle doğru seçenek “d”dir. menşei konuları ile dünya gümrük örgütü ilgilenmektedir. bakınız: s.10
Soru 17
Aşağıdaki kuruluşlardan hangisi ürünlerin sınıflandırılması ve menşei konusunda faaliyet göstermektedir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
Dünya Gümrük Örgütü
C
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı
D
Birleşmiş Milletler Ticaret Hukuku Komisyonu
E
Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü
Açıklama:
Dünya Gümrük Örgütü ürünlerin sınıflandırılması ve menşei konusunda faaliyet göstermektedir. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 18
Aşağıdaki metinlerden hangisi devletler bakımından bağlayıcı nitelikte değildir?
Seçenekler
A
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması
B
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi
C
Milletlerarası Ticari Tahkime Dair Model Kanun
D
Milletlerarası Tahkim Kanunu
E
Birleşmiş Milletler Denizaşırı Mal Taşıma Konvansiyonu
Açıklama:
Milletlerarası Ticari Tahkime Dair Model Kanun devletler bakımından bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası bir ödeme yöntemi olan akreditif ilişkisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Satıcı
B
Alıcı
C
Banka
D
Muhabir banka
E
Komisyoncu
Açıklama:
Komisyoncu uluslararası bir ödeme yöntemi olan akreditif ilişkisinde yer almaz. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ticaret hukuku alanında fonksiyon ve rolü bulunan Türkiye’deki kuruluşlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ticaret Bakanlığı
B
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
C
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu
D
Türkiye İhracat Kredi Bankası
E
Hazine ve Maliye Bakanlığı
Açıklama:
Hazine ve Maliye Bakanlığı uluslararası ticaret hukuku alanında fonksiyon ve rolü bulunan Türkiye’deki kuruluşlardan biri değildir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 21
Uluslararası düzeyde mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin birer birer ortadan kaldırılması yanında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle insanlar arasında fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin etkileşiminden doğan uluslararası bütünleşme sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
küreselleşme
B
uluslaşma
C
bütünleşme
D
Birleşme
E
Kodifikasyon
Açıklama:
Uluslararası düzeyde mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin birer birer ortadan kaldırılması yanında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle insanlar arasında fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin etkileşiminden doğan uluslararası bütünleşme sürecine küreselleşme adı verilir.
Soru 22
Uluslararası mal ve hizmet alım-satımı temel olarak aşağıdakilerden hangisi ile yapılmaktadır?
Seçenekler
A
Bono
B
Poliçe
C
Akit
D
çek
E
Nakit
Açıklama:
Uluslararası mal ve hizmet alım-satımı temel olarak uluslararası sözleşmeler/akitler yoluyla yapılmaktadır.
Soru 23
................ alanına giren hususlarda taraflar, sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca; kanuna, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşme içeriğini serbestçe kararlaştırabilir. Örneğin, ödemenin nasıl yapılacağı, sözleşme konusu malın taşınması sırasında oluşabilecek hasarın kimin tarafından üstlenileceği gibi konuları taraflar serbestçe belirleyebilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Ceza hukuku
B
İdare Hukuku
C
Anayasa hukuku
D
Vergi hukuku
E
Özel hukuk
Açıklama:
Özel hukuk alanında yer alan kurallar, uluslararası ticari sözleşmelere/akitlere uygulanma kapasitesi bulunan hükümlerden oluşur. Özel hukuk alanına giren hususlarda taraflar, sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca; kanuna, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşme içeriğini serbestçe kararlaştırabilir. Örneğin, ödemenin nasıl yapılacağı, sözleşme konusu malın taşınması sırasında oluşabilecek hasarın kimin tarafından üstlenileceği gibi konuları taraflar serbestçe belirleyebilir. Bu bağlamda seçeneklerdeki tek özel hukuk disiplini olan ticaret hukuku boşluğu doldurmak için kullanıla bilecektir.
Soru 24
Ortaçağda uluslararası ticaret hukuku hangi kavram ile adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Ius cogens
B
Ius gentium
C
Lex mercatoria
D
Lex posteriori
E
Lex specialis
Açıklama:
Ortaçağdaki uluslararası ticaret hukuku lex mercatoria olarak da adlandırılır. Lex mercatoria o dönemde limandan limana, fuardan fuara dolaşarak ticaret yapan tacirlerin arasındaki ilişkiye uygulanan bir tür teamül hukuku idi
Soru 25
Büyük Buhran ve sonrasında yaşanan İkinci Dünya Savaşının hemen akabinde dünya üzerinde yeni bir ekonomik düzen ve bununla uyumlu bir uluslararası ticaret sistemi ve hukuku gelişmeye başlamıştır. Uluslararası ticaret hukukunun gelişiminin üçüncü aşamasını oluşturan bu dönemde karşımıza çıkan ilk gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası ticaretin önündeki kamusal engellerin kaldırılması
B
Ulusal ticarete öncelik veren politikaların uygulanmaya başlanması
C
İthal ikameci politikaların yürürlüğe girmesi
D
Ticari işlemlerin doğrudan devlet tekeline alınması
E
Merkantilist politikalara geri dönülmesi
Açıklama:
Büyük Buhran ve sonrasında yaşanan İkinci Dünya Savaşının hemen akabinde dünya üzerinde yeni bir ekonomik düzen ve bununla uyumlu bir uluslararası ticaret sistemi ve hukuku gelişmeye başlamıştır. Uluslararası ticaret hukukunun gelişiminin üçüncü aşamasını oluşturan bu dönemde, ilk olarak uluslararası ticaret önündeki kamusal engellerin kaldırıldığını görmekteyiz. Kamusal engellerin başında tarifeler denen gümrük vergileri ile standartlar olarak ifade edilen tarife dışı engeller gelmektedir. Kamusal engellerin kaldırılması çok taraflı, bölgesel veya iki taraflı olarak devletler arasında imzalanan uluslararası anlaşmalar yoluyla gerçekleştirilmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında çok taraflı olarak imzalanan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
(GATT), tarifelerin kaldırılması konusunda büyük başarı sağlamıştır.
(GATT), tarifelerin kaldırılması konusunda büyük başarı sağlamıştır.
Soru 26
Dünya Ticaret Örgütü resmi olarak hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1947
B
1948
C
1973
D
1985
E
1995
Açıklama:
DTÖ uluslararası ticareti düzenleme amacı taşıyan ve yalnızca devletlerin üye olabildiği bir uluslararası kuruluştur. DTÖ, resmî olarak 1995 yılında kurulmuştur.
Soru 27
Uluslararası mal ticareti ve sınırlar arası insan geçişleri ile ilgili gümrük rejimlerinin basitleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmekte olan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
Uluslararası Para Fonu
C
Dünya Bankası
D
Dünya Gümrük Örgütü
E
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı
Açıklama:
Dünya Gümrük Örgütü, GATT ve ardından kurulan DTÖ’ye paralel bir gelişme göstererek uluslararası mal ticareti ve sınırlar arası insan geçişleri ile ilgili gümrük rejimlerinin basitleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmektedir. Türkiye’nin kurucu üye olarak yer aldığı DGÖ uluslararası ticaretin %98’ini gerçekleştiren 182 üyeye sahiptir. DGÖ’nün merkezi, Brüksel’de bulunmakta olup, ayrıca Amerika, Avrupa, Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’yı içerecek şekilde dünyanın farklı coğrafyalarında yerleşik altı adet bölgesel kapasite geliştirme ofisi bulunmaktadır.
Soru 28
Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde tacirlerin; ticaret, yatırım ve finans gibi kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda hükûmetlerin kural oluşturmalarını beklemeden kendi kural ve disiplinlerini oluşturmak ve iş dünyasını ilgilendiren konularda temsillerini sağlamak amacıyla 1919 yılında kurdukları kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
Dünya Gümrük Örgütü
C
Milletlerarası Ticaret Odası
D
Özel Hukukun Birleştirilmesi Enstitüsü
E
Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde tacirler; ticaret, yatırım ve finans gibi kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda hükûmetlerin kural oluşturmalarını beklemeden kendi kural ve disiplinlerini oluşturmak ve iş dünyasını ilgilendiren konularda temsillerini sağlamak amacıyla Milletler Arası Ticaret Odası'nı (ICC) kurmuşlardır. Kuruluş yılı olan 1919 yılında beş ülkeden gelen tacirlerin üye olduğu yapı, günümüzde 130 ülkeden binlerce üyesi bulunan ve hükûmetlerden bağımsız bir uluslararası sivil toplum kuruluşuna dönüşmüştür.
Soru 29
Türkiye’nin dış ticaretine ilişkin ana hedef ve politikalar aşağıdakilerden hangisi tarafından belirlenir?
Seçenekler
A
Ticaret Bakanlığı
B
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
C
Türkiye İhracatçılar Meclisi
D
Türkiye İhracat Kredi Bankası
E
Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu
Açıklama:
Türkiye’nin dış ticaretine ilişkin ana hedef ve politikalar Ticaret Bakanlığı’nca belirlenir. Belirlenen hedef ve politikalar çerçevesinde dış ticarete ilişkin ulusal mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasının sağlanması Bakanlığın temel görevidir. Bakanlık bu kapsamda özellikle, ihracatın desteklenmesi ve yönlendirilmesinin yanı sıra ithalatın iç piyasa ve sanayinin ihtiyaçlarına göre şekillenmesine yönelik gerekli tedbirleri alır.
Soru 30
Uluslararası kamu hukuku karakterli kurallar çoğunlukla aşağıdakilerden hangisi vasıtası ile oluşturulmaktadır?
Seçenekler
A
Yargı kararları
B
Antlaşmalar
C
Doktrin
D
Teamüller
E
Kanunlar
Açıklama:
Uluslararası kamu hukuku karakterli kurallar daha önce ifade edildiği üzere çoğunlukla anlaşmalar vasıtasıyla oluşturulmaktadır. Uluslararası anlaşmalar ise taraf ülkeler için bağlayıcıdır. Örneğin Türkiye Arnavutluk ile imzaladığı STA’da, bu ülke menşeli tornavidalar için %0 oranında gümrük vergisi uygulayacağını kabul etmiş ise bu ülkeden gelecek ürünler için %10 oranında vergi uygulama imkânı yoktur
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası düzeyde mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin birer birer ortadan kaldırılması yanında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle insanlar arasında fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin etkileşiminden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir?
Seçenekler
A
Küreselleşme
B
Ticaret
C
Kanunlar ihtilafı
D
Teamül
E
Tahkim
Açıklama:
Küreselleşme uluslararası düzeyde mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımının önündeki engellerin birer birer ortadan kaldırılması yanında teknolojik gelişmelerin de etkisiyle insanlar arasında fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin etkileşiminden doğan bir uluslararası bütünleşme sürecidir.
Soru 32
Belli bir toplum veya grupta sürekli uygulanan ve uygulamanın zorunlu olduğu kabul edilen yazılı olmayan kurallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Teamül hukuku
B
Hukukun genel ilkeleri
C
Küreselleşme
D
Kanunlar ihtilafı
E
Andlaşma
Açıklama:
Belli bir toplum veya grupta sürekli uygulanan ve uygulamanın zorunlu olduğu kabul edilen yazılı olmayan kurallara teamül hukuku denir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi tarafların aralarında doğmuş ve doğacak uyuşmazlıkların mahkemeler yerine seçtikleri kişi veya kişiler tarafından karara bağlanması hususunda anlaşmaları ve uyuşmazlığın hakem denen bu kişiler tarafından çözüme kavuşturulmasıdır?
Seçenekler
A
Ticaret
B
Küreselleşme
C
Tahkim
D
Teamül hukuku
E
Kanunlar ihtilafı
Açıklama:
Tahkim tarafların aralarında doğmuş ve doğacak uyuşmazlıkların mahkemeler yerine seçtikleri kişi veya kişiler tarafından karara bağlanması hususunda anlaşmaları ve uyuşmazlığın hakem denen bu kişiler tarafından çözüme kavuşturulmasıdır.
Soru 34
İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında çok taraflı olarak imzalanan hangi andlaşma ile tarifelerin kaldırılması konusunda büyük başarı sağlamıştır?
Seçenekler
A
ASEAN
B
GATT
C
MERCOSUR
D
NAFTA
E
DTÖ
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında çok taraflı olarak imzalanan GATT ile tarifelerin kaldırılması konusunda büyük başarı sağlamıştır.
Soru 35
Bölgesel ticaret bloklarının yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan ülkeler ne olarak adlandırılan anlaşmalar ile uluslararası ticaret önündeki kamusal engelleri kaldırmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
NAFTA
B
ASEAN
C
DTÖ
D
GATT
E
STA
Açıklama:
Bölgesel ticaret bloklarının yanı sıra dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan ülkeler, serbest ticaret anlaşmaları (STA) olarak adlandırılan anlaşmalar ile uluslararası ticaret önündeki kamusal engelleri kaldırmaya başlamıştır.
Soru 36
Uluslararası ticareti düzenleme amacı taşıyan ve yalnızca devletlerin üye olabildiği resmî olarak 1995 yılında kurulmuş uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
STA
B
GATT
C
ASEAN
D
DTÖ
E
NAFTA
Açıklama:
Uluslararası ticareti düzenleme amacı taşıyan ve yalnızca devletlerin üye olabildiği resmî olarak 1995 yılında kurulmuş uluslararası kuruluş DTÖ'dür.
Soru 37
Uluslararası mal ticareti ve sınırlar arası insan geçişleri ile ilgili gümrük rejimlerinin basitleştirilmesine yönelik çalışmalar yürüten ve merkezi Brüksel'de bulunan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
DGÖ
B
DTÖ
C
STA
D
NAFTA
E
ASEAN
Açıklama:
Uluslararası mal ticareti ve sınırlar arası insan geçişleri ile ilgili gümrük rejimlerinin basitleştirilmesine yönelik çalışmalar yürüten ve merkezi Brüksel'de bulunan uluslararası kuruluş DGÖ'dür.
Soru 38
Uluslararası ticaret alanında en büyük başarısı ise Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) denilen bir sistemi geliştirmiş olması olan uluslararası örgüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
UNCTAD
B
GATT
C
NAFTA
D
DTÖ
E
ASEAN
Açıklama:
Uluslararası ticaret alanında en büyük başarısı ise Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) denilen bir sistemi geliştirmiş olması olan uluslararası örgüt UNCTAD'tır.
Soru 39
Anayasamızın 90. maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar ne hükmündedir?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Tüzük
C
Kanun
D
Yönetmelik
E
Genelge
Açıklama:
Anayasamızın 90. maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ihracatının özel sektör kanadının en üst örgütüdür?
Seçenekler
A
TİM
B
TOBB
C
DEİK
D
GAFTA
E
NAFTA
Açıklama:
TİM, Türkiye ihracatının özel sektör kanadının en üst örgütüdür.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdaki ifadelerden hangisi CISG antlaşmasının kapsamına ilişkin olarak doğru değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası taşınır mal satışını düzenler.
B
Yalnızca ticari satımlara uygulanır.
C
Taraflarca uygulanmamasına karar verilebilir.
D
Belirli bazı sorunlara uygulanmaz.
E
Sadece borçlu tarafın yükümlülüklerini belirler.
Açıklama:
CISG antlaşması hem borçlu hem de alacaklı tarafın yükümlülüklerini belirler. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 2
CISG Antlaşması, taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine uygulanırken aşağıdakilerden hangisi önem taşır?
Seçenekler
A
Tarafların işyerlerinin farklı devletlerde bulunması
B
Tarafların vatandaşlığı
C
Tarafların tacir olup olmadığı
D
Sözleşmenin adî nitelikte olması
E
Sözleşmenin ticari nitelikte olması
Açıklama:
CISG Antlaşması, taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine uygulanıken tarafların işyerlerinin farklı devletlerde bulunması dışındaki hususlar önem taşımaz. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 3
Aşağıdaki ifadelerden hangisi CISG Antlaşması kapsamında mal satım sözleşmesinin unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Satıcının kararlaştırılan malı teslim etmesi
B
Satıcının mülkiyeti devretmesi
C
Satıcın kararlaştırılan malı üretmesi
D
Alıcının malı teslim alması
E
Alıcının kararlaştırılan bedeli ödemesi
Açıklama:
Satıcın kararlaştırılan malı üretmesi CISG Antlaşması kapsamında mal satım sözleşmesinin unsurlarından biri değildir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi CISG Antlaşmasının uygulama kapsamına giren bir satım sözleşmesidir?
Seçenekler
A
Menkul kıymet satımı
B
Gemi satımı
C
Hava taşıtı satımı
D
Tren satımı
E
Elektrik satımı
Açıklama:
Tren satımı CISG Antlaşmasının uygulama kapsamına giren bir satım sözleşmedir. Bu nedenle doğru şık “d”dir.
Soru 5
CISG Antlaşması kapsamındaki bir satım sözleşmesinde taraflar, teslim zamanı konusunda belirli bir düzenleme yapmamışlarsa, satıcı malları ne zaman teslim etmekle yükümlüdür?
Seçenekler
A
Alıcının belirlenen bedeli ödemesinden sonra
B
Sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde
C
Alıcının belirlediği tarihte
D
Alıcı tarafından belirlenen tarihte
E
Satıcı tarafından belirlenen tarihte
Açıklama:
CISG Antlaşması kapsamındaki bir satım sözleşmesinde taraflar, teslim zamanı konusunda belirli bir düzenleme yapmamışlarsa, satıcı malları sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde teslim etmekle yükümlüdür. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de düzenlenen bir sözleşmede esaslı ihlalin gerçekleşmesi için sayılan unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sözleşmenin taraflarından birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerden bazılarını ihlal etmiş olması
B
Taraflardan birinin aralarındaki ilişkiden doğan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması
C
Taraflardan birinin AB müktesebatına ve Birlik ticaret hukukuna aykırı hareket etmiş olması
D
Taraflardan birinin antlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması
E
Taraflardan birinin teamülden kaynaklanan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması
Açıklama:
Türkiye AB ile müzakereler yürüten ancak henüz tam üye olmayan bir ülkedir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 7
Aşağıdaki hallerden hangisi sözleşmenin satıcı tarafından esaslı olarak ihlal edildiğine ilişkin örnek oluşturmaz?
Seçenekler
A
Malları tesim etmeme
B
Geç ifa
C
Tam ifa
D
Kısmi ifa
E
Ayıplı ifa
Açıklama:
Tam ifa sözleşmenin satıcı tarafından esaslı olarak ihlal edildiğine ilişkin örnek oluşturmaz. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 8
Aşağıdaki hallerden hangisi CISG Antlaşması kapsamında yapılan bir sözleşmeden dönme nedeni değildir?
Seçenekler
A
İkame mal talebi
B
Satıcının sözleşmeyi ihlali
C
Alıcının sözleşmeyi ihlali
D
Satıcının sözleşmeyi esaslı surette ihlal edeceğinin önceden aşikâr olması
E
Alıcıcın sözleşmeyi esaslı surette ihlal edeceğinin önceden aşikâr olması
Açıklama:
İkame mal talebi CISG Antlaşması kapsamında yapılan bir sözleşmeden dönme nedeni değildir. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 9
Aşağıdaki hallerden hangisi CISG Antlaşması kapsamında yapılan bir sözleşmede alacaklının tazminat talep edebilmesinin bir şartı değildir?
Seçenekler
A
Satıcının bir yükümlülüğünü ihlal etmesi
B
Alıcının ihlal nedeniyle bir zararının doğması
C
Zararın mutlaka fiili zarar olarak gerçekleşmesi
D
Satıcının ihlali ile zarar arasında bir illiyet bağı bulunması
E
Sorumsuzluk sebeplerinden birinin bulunmaması
Açıklama:
Zararın mutlaka fiili zarar olarak gerçekleşmesi CISG Antlaşması kapsamında yapılan bir sözleşmede alacaklının tazminat talep edebilmesinin bir şartı değildir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 10
CISG olarak kısaltılan Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Uluslar arası menkul mal satışı alanında yapılmıştır
B
Uluslararası geniş kabul gören bir anlaşmadır
C
Uluslararası satım sözleşmeleri hukuku alanında hukukun yeknesaklaştırılması bakımından önemlidir
D
Taraflarından biri Türkiye'dir.
E
Uluslararası gümrük anlaşmasıdır.
Açıklama:
Uluslararası taşınır (menkul) mal satışı alanında yapılan ve geniş kabul gören antlaşma, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşmasıdır (Antlaşma veya CISG). Viyana’da 1980 yılında kabul edilen Antlaşma, İngilizce adından oluşturulan CISG kısaltması ile de anılır. CISG, uluslararası bir antlaşma niteliğinde olup, bağlayıcıdır. Uluslararası satım sözleşmeleri hukuku alanında hukukun yeknesaklaştırılması bakımından önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilen CISG’a bugün seksenin üzerinde devlet taraftır. Ülkemizin de taraf olduğu Antlaşma, Türkiye bakımından 01.08.2011 tarihinden itibaren yürürlüktedir. Türkiye açısından yeni olan CISG hükümlerinin bilinmesi, uluslararası ticaretle uğraşan uygulayıcılar için büyük önem taşımaktadır. Öneminden dolayı bu ünitede CISG hakkında detaylı açıklamalarda bulunulacaktır.
Soru 11
Bir kimsenin maddî bir şey üzerinde sahip olduğu hâkimiyet ve kudreti ifade eden
durum nasıl adlandırılır?
durum nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Zilyetlik
B
Sözleşme
C
İhtilaf kuralı
D
Anlaşma
E
Mülkiyet Hakkı
Açıklama:
Zilyetlik bir kimsenin maddî bir şey üzerinde sahip olduğu hâkimiyet ve kudreti ifade eden
durumdur.
durumdur.
Soru 12
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 207’de tanımlanan “Satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme" olarak ifade edilen kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Zilyetlik
B
Mülkiyet Hakkı
C
Satış Sözleşmesi
D
Menkul Kıymet
E
Vergi
Açıklama:
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 207’de tanımlanmıştır. Bu hükme göre, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Yukarıda verilen tanımla TBK’nin bu tanımı birbiriyle örtüşmektedir.
Soru 13
I. Tüketici satım sözleşmeleri
II. Açık artırma yoluyla yapılan satımlar
III. Cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar
IV. Menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri
V. Gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı
VI. Elektrik satımı
Yukarıda belirtilenlerden hangileri CISG'nin uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir?
II. Açık artırma yoluyla yapılan satımlar
III. Cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar
IV. Menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri
V. Gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı
VI. Elektrik satımı
Yukarıda belirtilenlerden hangileri CISG'nin uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
II-II-IV-V
C
II-IV-V-VI
D
I-II-III-IV-V-VI
E
II-III-V-VI
Açıklama:
CISG m. 2’de bazı satım sözleşmesi çeşitleri de Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Bu hükme göre, (1) tüketici satım sözleşmeleri; (2) açık artırma yoluyla yapılan satımlar; (3) cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar; (4) menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri; (5) gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı; (6) elektrik satımı Antlaşmanın uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir.
Soru 14
Genel olarak kişinin hayat ilişkilerinin merkezi niteliğinde olan, gerçek ve fiili
duruma uygun bulunan yere ne ad verilir?
duruma uygun bulunan yere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mutad Mesken
B
Zilyetlik
C
İhbar yeri
D
Vatandaşlık
E
İhtar yeri
Açıklama:
Mutad meskeni, genel olarak kişinin hayat ilişkilerinin merkezi niteliğinde olan, gerçek ve fiili duruma uygun bulunan yer (fiili ikametgah) olarak ifade edebiliriz.
Soru 15
Taraflar sözleşmede teslim yerini kararlaştırmamışlar ve üstelik bir mesafeli satım da söz konusu değilse ve (b) bendinin şartları da gerçekleşmemişse, alıcının malı satıcının işyerinde teslim alması gerekir. Eğer satıcının birden fazla işyeri varsa, sözleşme ile en yakın irtibatlı olan yer esas alınır (m. 10/a). Satıcının işyeri yoksa teslim yeri.....................dir.
Yukarıdaki boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Satıcının Evi
B
Satıcının Mutad Meskeni
C
Alıcının İkametgahı
D
Alıcının Mutad Meskeni
E
Alıcının İş Yeri
Açıklama:
Taraflar sözleşmede teslim yerini kararlaştırmamışlar ve üstelik bir mesafeli satım da söz konusu değilse ve (b) bendinin şartları da gerçekleşmemişse, son çare olarak m. 31/c hükmü uygulanır. Bu hükme göre, alıcının malı satıcının işyerinde teslim alması gerekir. Eğer satıcının birden fazla işyeri varsa, sözleşme ile en yakın irtibatlı olan yer esas alınır (m. 10/a). Satıcının işyeri yoksa teslim yeri, satıcının mutad meskenidir
Soru 16
Taraflar, teslim zamanı konusunda belirli bir düzenleme yapmamışlarsa, satıcı malları “sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde” teslim etmek zorundadır (m. 33/c). Makul sürenin tespitinde aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmaz?
Seçenekler
A
Ürünün fiyatı
B
Ürünün stok durumu
C
Ürünün niteliği
D
Satın alma amacı
E
Alıcı ve satıcının karşılıklı menfaati
Açıklama:
Taraflar, teslim zamanı konusunda belirli bir düzenleme yapmamışlarsa, satıcı malları
“sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde” teslim etmek zorundadır (m. 33/c). Buradaki makul sürenin ne olacağı, her somut olayda, taraf menfaatlerinin tartılması suretiyle tespit edilmelidir. Malın niteliği, malın stokla olup olmaması, satıcının malı satın alma amacı gibi durumlar makul sürenin tespitinde göz önünde bulundurulabilir.
“sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde” teslim etmek zorundadır (m. 33/c). Buradaki makul sürenin ne olacağı, her somut olayda, taraf menfaatlerinin tartılması suretiyle tespit edilmelidir. Malın niteliği, malın stokla olup olmaması, satıcının malı satın alma amacı gibi durumlar makul sürenin tespitinde göz önünde bulundurulabilir.
Soru 17
"Kelime anlamı, mahkemenin devletidir. Uyuşmazlığa bakan mahkemeyi ifade etmek için kullanılır." Yukarıda belirtilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Forum Devleti
B
Modern Devlet
C
Hukuk Devleti
D
Bağımsız Devlet
E
Üniter Devlet
Açıklama:
Forum Devleti: Kelime anlamı, mahkemenin devletidir. Uyuşmazlığa bakan mahkemeyi ifade etmek için kullanılır.
Soru 18
Sözleşme konusu malın satıcı tarafından vaad edilmiş veya sözleşmeyle izlenen amaca uygun olarak bulunması gereken ve beklenen niteliklerinden yoksun olmasını veya alıcının sağlayacağı faydayı azaltan ya da tamamen
ortadan kaldıran noksanlıkları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
ortadan kaldıran noksanlıkları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kural İhlali
B
Temerrüd
C
Olumsuzluk
D
İhlal
E
Ayıp
Açıklama:
Ayıp, sözleşme konusu malın satıcı tarafından vaad edilmiş veya sözleşmeyle izlenen amaca uygun olarak bulunması gereken ve beklenen niteliklerinden yoksun olmasını veya alıcının sağlayacağı faydayı azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran noksanlıkları ifade eder.
Soru 19
Genel olarak tarafların beyanlarıyla meydana gelen ve taraflara karşılıklı yükümlülükler yükleyen anlaşma .........şeklinde tanımlanabilir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Dilekçe
B
Sözleşme
C
Tazminat
D
Talep beyanı
E
Vaadde bulunmak
Açıklama:
Sözleşme ( akit ), genel olarak tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla meydana gelen ve onlara karşılıklı yükümlülükler anlaşma şekli olarak tanımlanır. Uluslararası Ticaret hayatında sözleşmelere hangi hukukun / kuralların uygulanacağı hususu nedeniyle büyük önem taşır. Zira bu hukuk sözleşmesinin geçerliliğini, yani kaderini tayin eder, tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenler. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması ( CISG ) hangi yılda kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1970
B
1978
C
1980
D
1984
E
1986
Açıklama:
Uluslararası taşınır ( menkul ) mal satışı alanında yapılan ve geniş kabul gören antlaşma, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler antlaşmasıdır ( Antlaşma veya CISG ). Viyana'da 1980 yılında kabul edilen Antlaşma, İngilizce adından oluşturulan CISG kısaltması ile de anılır. Doğru cevap C'dir.
Soru 21
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın kapsamı kaç konu ile sınırlandırılmıştır?
Seçenekler
A
10
B
8
C
6
D
4
E
2
Açıklama:
Antlaşma, satım sözleşmelerinin kuruluşu ile tarafların hak ve yükümlülükleri olmak üzere 2 yönünü düzenlemektedir. Antlaşmanın kapsamı, 4 konu ile sınırlandırılmıştır. Bunlar, Antlaşmanın sadece milletlerarası satımlara ilişkin hükümler içermesi, yalnız ticari satımlara uygulanması, belirli bazı sorunlara uygulanmaması ve taraflarca uygulanmasının bertaraf edilebilmesidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 22
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın uygulanabilmesi için aşağıdaki maddelerden hangisinin varlığı gereklidir?
Seçenekler
A
Tarafların iş yerlerinin farklı ülkelerde olması
B
Tarafların Avrupa vatandaşı olması
C
Tarafların eşit büyüklükte şirketler olması
D
Tarafların eşit sermayede şirketler olması
E
Tarafların tacir olması
Açıklama:
Antlaşma, işyerleri farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki satım söşleşmelerine uygulanmaktadır. Başka deyişle, Antlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması gerekmektedir. Ancak bu farklılığın sözleşmesinin kurulması esnasında gerçekleştirilmesi şarttır. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'na göre, satıcının işyeri yoksa teslim yeri, satıcının........dır/dir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Kabul yeri
B
Taşıyıcı alanı
C
Mutad meskeni
D
Satış alanı
E
Alım alanı
Açıklama:
Düzenlemelerde bir tanımına yer verilmeyen mutad meskeni, genel olarak kişinin hayat ilişkilerinin merkezi niteliğinde olan gerçek ve fiili duruma uygun bulunan yer ( fiili ikametgah ) olarak ifade edebiliriz. Eğer satıcının birden fazla iş yeri varsa Sözleşme ile en yakın irtibat olan yer esas alınır. Satıcının iş yeri yoksa teslim yeri, satıcının mutad meskenidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 24
Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'na göre, sözleşmenin, satılan malların mülkiyeti üzerindeki muhtemel etkileri düzenlenmemiştir.” Bu sebeple, satıcının malın mülkiyetini
alıcıya sağlayıp sağlamadığı sorusu, ............nin/nın milletlerarası özel hukuk kurallarına göre çözüme kavuşturulur.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
alıcıya sağlayıp sağlamadığı sorusu, ............nin/nın milletlerarası özel hukuk kurallarına göre çözüme kavuşturulur.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Ulusal Mahkeme
B
Sözleşme Devleti
C
Antlaşma Mahkemesi
D
Etki Mahkemesi
E
Forum Devleti
Açıklama:
Forum Devleti, mahkeme devletidir. Uyuşmazlığa bakan mahkemeyi ifade etmek için kullanılır. Çünkü CISG madde 4 / b' ye göre '' Sözleşmenin, satılan malların mülkiyeti üzerindeki muhtemel etkileri düzenlenmemiştir.'' Bu sebeple, satıcının mal mülkiyetini alıcıya sağlayıp sağlamadığı sorunu, Forum Devletinin milletlerarası özel hukuk kurallarına göre çözüme kavuşturulur. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
Borçlunun edimi (borcun konusunu) nitelik yönünden gereği gibi ifa etmemesi durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmiş olur?
Seçenekler
A
Tazminat
B
Ayıplı ifa
C
Haciz
D
Borçlandırma
E
Malın veya borcun geri talebi
Açıklama:
Borçluluk ilişkisinin temel amaç ve başlıca hükmü ifadır. Borç ilişkisi sırf ifa edilsin diye kurulur. İfa, hukuki işlem ( özellikle sözleşme ) ya da kanun gereği borçlanılmış edimin borçlunun borca uygun edim fiili ile yerine getirilmesidir. Ancak tam ve doğru, gereği ile ifa ile borç sona erer. Bu karşılık gereği gibi ifa edilmeme ise ayıplı ifaya ilişkindir. Burada edimin vasfına ilişkin, nitelik yönünden gereği gibi ifa etmeme söz konusudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 26
CISG m. 45’e göre satıcı, sözleşmeden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden birini yerine getirmediği takdirde, alıcının kaç seçimlik hakkı bulunmaktadır?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
CISG madde 45'e göre satıcı Sözleşme ve Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden birini yerine getirmediğinde alıcının 3 seçimlik hakkı bulunmaktadır:
1. Aynen ifayı talep hakkı: Alıcı aynen ifayı talep hakkını ikame mal teslim edilmesi şeklinde kullanılabileceği gibi, malın tamir edilmesini talep etmek şeklinde de kullanılabilir.
2. Bedelden indirim hakkı.
3. Sözleşmeden dönme hakkı: Alıcı tüm bu seçimlik hakları dışında tazminat ta talep edebilir. Doğru cevap D'dir.
1. Aynen ifayı talep hakkı: Alıcı aynen ifayı talep hakkını ikame mal teslim edilmesi şeklinde kullanılabileceği gibi, malın tamir edilmesini talep etmek şeklinde de kullanılabilir.
2. Bedelden indirim hakkı.
3. Sözleşmeden dönme hakkı: Alıcı tüm bu seçimlik hakları dışında tazminat ta talep edebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 27
Bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının aleyhine/zararına meydana gelen zenginleşmeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sebepsiz zenginleşme
B
Zorla zenginleşme
C
Dayanaksız zenginleşme
D
Kaynaksız zenginleşme
E
Ayıplı zenginleşme
Açıklama:
Sebepsiz zenginleşme; bir kimsenin mal varlığının haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının aleyhine / zararına meydana gelen zenginleşmeye denir. Bu kavram yerine bazen haksız zenginleşme ifadesi de kullanılmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
CISG hükümleri uyarınca, alıcının sözleşmeden dönme hakkı için kaç şart öngörülmektedir?
Seçenekler
A
8
B
7
C
6
D
5
E
4
Açıklama:
CISG hükümleri uyarınca alıcının Sözleşmeden dönme hakkı için beşi olumlu, biri olumsuz altı şart öngörülmektedir. Olumlu şartlar:
1. Sözleşmenin satıcı tarafından ihlal edilmesi.
2. Sözleşme ihlalinin esaslı olması.
3. Sözleşmeden dönme beyanı.
4. Süre sınırlamasına uyulması.
5. Malın iadesi.
Olumsuz tek şart ise; Satıcının sorumluluktan kurtulma imkanının olmamasıdır.
Doğru cevap C'dir.
1. Sözleşmenin satıcı tarafından ihlal edilmesi.
2. Sözleşme ihlalinin esaslı olması.
3. Sözleşmeden dönme beyanı.
4. Süre sınırlamasına uyulması.
5. Malın iadesi.
Olumsuz tek şart ise; Satıcının sorumluluktan kurtulma imkanının olmamasıdır.
Doğru cevap C'dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın kapsamı dışında yer alır?
Seçenekler
A
Milletlerarası satım sözleşmeleri
B
Ticari satım sözleşmeleri
C
Taraflarının işyerlerinin farklı akit ülkelerde olduğu satım sözleşmeleri
D
Tüketici sözleşmeleri
E
Taraflarının işyerlerinin akit ülkelerde olmadığı satım sözleşmeleri
Açıklama:
Antlaşma, satım sözleşmelerinin kuruluşu ile tarafların hak ve yükümlülükleri olmak üzere iki yönünü düzenlemektedir. Antlaşmanın kapsamı, dört konu ile sınırlandırılmıştır. Bunlar Antlaşmanın, sadece milletlerarası satımlara ilişkin hükümler içermesi, yalnız ticari satımlara uygulanması, belirli bazı sorunlara uygulanmaması ve taraflarca uygulanmasının bertaraf edilebilmesidir.
Antlaşma, her şeyden önce, satım sözleşmesi taraflarının işyerleri farklı âkit ülkelerde ise (m. 1/1-a) uygulanır. Bununla birlikte Antlaşma, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde ve milletlerarası özel hukuk kurallarının âkit bir devletin hukukuna atıf yapması durumunda da uygulanır (m. 1/1-b). Buna göre Antlaşma, sadece bir tarafın işyerinin âkit bir devlette olması hâlinde uygulanabileceği gibi, hiçbirisinin işyerinin âkit bir devlette olmaması hâlinde de uygulanabilir.
İkinci olarak Antlaşma, bazı istisnalar dışında ticari mal satımı sözleşmelerine uygulanmaktadır. Tüketici sözleşmeleri, cebrî icra yoluyla yapılan satımlar, menkul kıymetlere ilişkin sözleşmeler, gemi ve hava taşıtı satımı ile elektrik satımı, Antlaşmanın kapsamı dışında bırakılmıştır (m. 2). Keza alıcının, imalat veya üretim için gerekli malzemelerin büyük bir bölümünü sağladığı sözleşmeler ile işgücünün ağırlık kazandığı sözleşmeler de Antlaşmanın uygulama alanı dışındadır (m. 3).
Antlaşma, her şeyden önce, satım sözleşmesi taraflarının işyerleri farklı âkit ülkelerde ise (m. 1/1-a) uygulanır. Bununla birlikte Antlaşma, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde ve milletlerarası özel hukuk kurallarının âkit bir devletin hukukuna atıf yapması durumunda da uygulanır (m. 1/1-b). Buna göre Antlaşma, sadece bir tarafın işyerinin âkit bir devlette olması hâlinde uygulanabileceği gibi, hiçbirisinin işyerinin âkit bir devlette olmaması hâlinde de uygulanabilir.
İkinci olarak Antlaşma, bazı istisnalar dışında ticari mal satımı sözleşmelerine uygulanmaktadır. Tüketici sözleşmeleri, cebrî icra yoluyla yapılan satımlar, menkul kıymetlere ilişkin sözleşmeler, gemi ve hava taşıtı satımı ile elektrik satımı, Antlaşmanın kapsamı dışında bırakılmıştır (m. 2). Keza alıcının, imalat veya üretim için gerekli malzemelerin büyük bir bölümünü sağladığı sözleşmeler ile işgücünün ağırlık kazandığı sözleşmeler de Antlaşmanın uygulama alanı dışındadır (m. 3).
Soru 30
Chicago'da bulunan bir şirketin yaptığı satım sözleşmesinin Antlaşmanın yer bakımından uygulama alanı kapsamında yer alabilmesi için karşı tarafın işyerinin aşağıdaki şehirlerin hangisinde yer alması uygun değildir?
Seçenekler
A
Paris
B
Cenevre
C
New York
D
Madrid
E
İstanbul
Açıklama:
Antlaşmanın 1. maddesinde yer bakımından uygulama alanı düzenlenmektedir. Bu hükme göre,
“1. Bu Antlaşma, işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine,
a. Bu devletlerin âkit devletlerden olması veya
b. Milletlerarası özel hukuk kurallarının âkit bir devletin hukukuna atıf yapması hâlinde uygulanır.
2. Tarafların işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması olgusu sözleşmeden veya sözleşmenin akdi sırasında veya öncesinde gerçekleşmiş olan görüşmelerden veya verilmiş olan bilgilerden anlaşılmadıkça dikkate alınmaz.
3. Bu Antlaşmanın uygulanmasında ne tarafların vatandaşlığı, ne tacir olup olmadıkları, ne de sözleşmenin adî veya ticari nitelikte olması dikkate alınır.”
Hükmün birinci fıkrasından anlaşıldığı üzere Antlaşma, işyerleri farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki satım sözleşmelerine uygulanmaktadır. Başka bir deyişle, Antlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması gerekir. Ancak bu farklılığın sözleşmenin kurulması esnasında gerçekleşmesi şarttır. Satım sözleşmesinin taraflarının işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması zorunluluğu, Antlaşmanın uygulanması açısından uluslararası satım sözleşmesinin esas alınmasından kaynaklanmaktadır.
Tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı, bir taraftan Antlaşmanın uygulama alanını genişletmekte, diğer taraftan daraltmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu olan mal, üretildiği ülkenin dışına çıkmamış olsa dahi, işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartıyla, çıkabilecek uyuşmazlıklara Antlaşma hükümleri uygulanacaktır. Böylece Antlaşmanın uygulama alanı genişlemektedir. Örneğin, New York’ta bulunan bir şirketin İsviçre’nin Cenevre şehrindeki deposundaki inşaat malzemelerini, Cenevre’de inşaat yapan Fransız bir firmaya satması hâlinde, tarafların işyerleri farklı ülkelerde ise, inşaat malzemeleri Cenevre şehrini terk etmese bile taraflar arasındaki sözleşmeye Antlaşma hükümleri uygulanacaktır. Buna karşılık, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı sebebiyle, işyerlerinin aynı ülkede olması durumunda, satım ilişkisi birden fazla ülkede etki doğursa bile, satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara Antlaşma hükümleri uygulanamaz. Bu durum da Antlaşmanın uygulama alanını daraltmaktadır. Örneğin, Baltimore’da bulunan bir şirketin, Roma’daki deposundaki mobilyaları Boston’da bulunan bir şirkete, Paris’te yeni açtığı ofisinde kullanmak üzere satması hâlinde, taraflar arasındaki satım, uluslararası bir deniz taşımasını içermesine rağmen, tarafların işyerleri aynı ülkede (ABD) olduğundan, Antlaşma hükümleri bu satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanmayacaktır.
“1. Bu Antlaşma, işyerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine,
a. Bu devletlerin âkit devletlerden olması veya
b. Milletlerarası özel hukuk kurallarının âkit bir devletin hukukuna atıf yapması hâlinde uygulanır.
2. Tarafların işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması olgusu sözleşmeden veya sözleşmenin akdi sırasında veya öncesinde gerçekleşmiş olan görüşmelerden veya verilmiş olan bilgilerden anlaşılmadıkça dikkate alınmaz.
3. Bu Antlaşmanın uygulanmasında ne tarafların vatandaşlığı, ne tacir olup olmadıkları, ne de sözleşmenin adî veya ticari nitelikte olması dikkate alınır.”
Hükmün birinci fıkrasından anlaşıldığı üzere Antlaşma, işyerleri farklı ülkelerde bulunan taraflar arasındaki satım sözleşmelerine uygulanmaktadır. Başka bir deyişle, Antlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi için, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması gerekir. Ancak bu farklılığın sözleşmenin kurulması esnasında gerçekleşmesi şarttır. Satım sözleşmesinin taraflarının işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması zorunluluğu, Antlaşmanın uygulanması açısından uluslararası satım sözleşmesinin esas alınmasından kaynaklanmaktadır.
Tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı, bir taraftan Antlaşmanın uygulama alanını genişletmekte, diğer taraftan daraltmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu olan mal, üretildiği ülkenin dışına çıkmamış olsa dahi, işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartıyla, çıkabilecek uyuşmazlıklara Antlaşma hükümleri uygulanacaktır. Böylece Antlaşmanın uygulama alanı genişlemektedir. Örneğin, New York’ta bulunan bir şirketin İsviçre’nin Cenevre şehrindeki deposundaki inşaat malzemelerini, Cenevre’de inşaat yapan Fransız bir firmaya satması hâlinde, tarafların işyerleri farklı ülkelerde ise, inşaat malzemeleri Cenevre şehrini terk etmese bile taraflar arasındaki sözleşmeye Antlaşma hükümleri uygulanacaktır. Buna karşılık, tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı sebebiyle, işyerlerinin aynı ülkede olması durumunda, satım ilişkisi birden fazla ülkede etki doğursa bile, satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara Antlaşma hükümleri uygulanamaz. Bu durum da Antlaşmanın uygulama alanını daraltmaktadır. Örneğin, Baltimore’da bulunan bir şirketin, Roma’daki deposundaki mobilyaları Boston’da bulunan bir şirkete, Paris’te yeni açtığı ofisinde kullanmak üzere satması hâlinde, taraflar arasındaki satım, uluslararası bir deniz taşımasını içermesine rağmen, tarafların işyerleri aynı ülkede (ABD) olduğundan, Antlaşma hükümleri bu satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanmayacaktır.
Soru 31
Devletlerin yabancı unsur içeren uyuşmazlıklarda hangi hukuku uygulayacaklarını gösteren kurallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kanunlar ihtilâfı
B
Kanunlar çatışması
C
Sözleşmeler hukuku
D
Uluslararası hukuk
E
Uluslar arası teamül
Açıklama:
Devletlerin yabancı unsur içeren uyuşmazlıklarda hangi hukuku uygulayacaklarını gösteren kurallara kanunlar ihtilâfı adı verilir. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi CISG Antlaşmasının uygulaması kapsamındadır?
Seçenekler
A
Cebrî icra yoluyla yapılan mal satımı
B
Ticari taşınır mal satımı
C
Gemi satımı
D
Hava taşıtı satımı
E
Elektrik satımı
Açıklama:
Ticari taşınır mal satımı sözleşmeleri CISG Antlaşmasının uygulaması kapsamındadır. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 33
CISG Antlaşmasının uygulaması için tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı hangi anda aranır?
Seçenekler
A
Sözleşme görüşmelerinin yapıldığı anda
B
Önsözleşme düzenlendiği anda
C
Sözleşme kurulduğu anda
D
Sözleşmenin ifa anında
E
Sözleşme ihlal edildiğinde
Açıklama:
CISG Antlaşmasının uygulaması için tarafların işyerlerinin farklı ülkelerde bulunması şartı sözleşme kurulduğu anda aranır. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 34
Aşağıdaki hallerden hangisi CISG Antlaşması kapsamında olan bir sözleşmede, teslim edilen malların sözleşmeye uygunluğu konusunda kullanılan bir ölçüt değildir?
Seçenekler
A
Malların, aynı türden malların mutad olarak tahsis edildiği kullanım amacına uygunluğu
B
Malların, sözleşmenin kurulması esnasında açıkça satıcıya bildirilmiş özel bir kullanım amacına uygunluğu
C
Malların, satıcının alıcıya örnek veya model olarak sunduğu malların kalitesine uygunluğu
D
Malların, ilgili türden mallar için mutad sayılan şekilde paketlenmiş olması
E
Malların, ilgili oldukları alanda faaliyet gösteren kuruluşlara tescil edilmiş olması
Açıklama:
CISG Antlaşması kapsamında olan bir sözleşmede, malların, ilgili oldukları alanda faaliyet gösteren kuruluşlara tescil edilmiş olması. teslim edilen malların sözleşmeye uygunluğu konusunda kullanılan bir ölçüt değildir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 35
CISG Antlaşması kapsamında olan bir sözleşmede, satıcının malın mülkiyetini alıcıya sağlayıp sağlamadığı sorusu, hangi devlet hukukuna göre cevaplandırılır?
Seçenekler
A
Satıcının işyerinin bulunduğu devlet
B
Alıcının işyerinin bulunduğu devlet
C
Malın teslim edileceği yerin bulunduğu devlet
D
Uyuşmazlığa bakacak mahkemenin bulunduğu devlet
E
Sözleşmenin kurulduğu yerin bulunduğu devlet
Açıklama:
CISG Antlaşması kapsamında olan bir sözleşmede, satıcının malın mülkiyetini alıcıya sağlayıp sağlamadığı sorusu, uyuşmazlığa bakacak mahkemenin bulunduğu devlet hukukuna göre cevaplandırılır. Bu nedenle doğru şık “d”dir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi, bir malın ayıplı teslim edilmesi durumunda, ayıbın ifada esaslı ihlal oluşturup oluşturmadığının tespitinde, ölçüt olarak kullanılmaz?
Seçenekler
A
Malın ayıplı olmasına rağmen kullanılabilir olması
B
Malın ayıplı olmasına rağmen yeniden satılabilir olması
C
Malın ayıplı olmasına rağmen satıcı tarafından geri alınabilir olması
D
Ayıbın giderilmesinin mümkün olması
E
Sözleşmeye aykırılığın ciddiyeti
Açıklama:
Bir malın ayıplı teslim edilmesi durumunda, malın satıcı tarafından geri alınabilir olması, ayıbın ifada esaslı ihlal oluşturup oluşturmadığının tespitinde önem taşımamaktadır. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi satıcının sözleşmeden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden birini yerine getirmediği takdirde, alıcının talep edebileceği haklardan değildir?
Seçenekler
A
İkame mal teslim edilmesini talep etmek
B
Malın tamir edilmesini istemek
C
Malın bedelinden indirim talep etmek
D
Sözleşmeden dönmek
E
Satıcı hakkında suç duyurusunda bulunmak
Açıklama:
Satıcı sözleşmeden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden birini yerine getirmediği takdirde, satıcı hakkında suç duyurusunda bulunmak, alıcının talep edebileceği haklardan değildir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi sözleşmenin ihlali halinde alıcının ikame mal talebinde bulunabilmesinin şartlarından değildir?
Seçenekler
A
Sözleşmeye aykırı mal teslim edilmiş olması
B
Sözleşmeye aykırı mal teslim edilmesinin sözleşmenin esaslı ihlali anlamına gelmesi
C
Alıcının ikame mal talebini makul süre içinde yöneltilmiş olması
D
Satıcının ikame mal talebini makul süre içinde kabul etmiş olması
E
Alıcının, teslim aldığı malları, teslim aldığı andaki duruma esaslı surette yakın bir durumda iade etmesi
Açıklama:
* Satıcının ikame mal talebini makul süre içinde kabul etmiş olması, sözleşmenin ihlali halinde alıcının ikame mal talebinde bulunabilmesinin şartlarından değildir. Bu nedenle doğru şık “d”dir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi sözleşmenin ihlali halinde bedelden indirim talep etmek için gerekli şartlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sözleşmeye aykırı mal teslim edilmiş olması
B
Alıcının sözleşmeye aykırılığı satıcıya bildirmesi
C
Alıcının onarım hakkını kullanmamış olması
D
Alıcının ikame mal talep etme hakkını kullanmamış olması
E
Alıcının bedelden indirim hakkına ilişkin iradesini beyan etmemiş olması
Açıklama:
Alıcının bedelden indirim talep edebilmesi için, bu konuya ilişkin iradesini beyan etmiş olması gerekir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi sözleşmenin ihlali halinde alıcının sözleşmeden dönmesi için gerekli şartlardan biridir?
Seçenekler
A
Satıcının yükümlülüklerini ihlal etmiş olması
B
Satıcının sorumluluktan kurtulma imkânı olması
C
Alıcının herhangi bir beyanda bulunmaması
D
Sözleşme ihlalinin önemsiz olması
E
Alıcının onarım hakkını kullanmış olması
Açıklama:
Satıcının yükümlülüklerini ihlal etmiş olması alıcının sözleşmeden dönmesi için gerekli şartlardan biridir. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 41
I. Açık artırma yoluyla yapılan satım sözleşmeleri
II. Cebri icra gereği yapılan satım sözleşmeleri
III. Kambiyo senedi konulu satım sözleşmeleri
IV. Tekne satım sözleşmeleri
CISG m. 2’de bazı satım sözleşmesi çeşitleri Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri maddi bakımdan uygulama alanı dışında yer almaktadır?
II. Cebri icra gereği yapılan satım sözleşmeleri
III. Kambiyo senedi konulu satım sözleşmeleri
IV. Tekne satım sözleşmeleri
CISG m. 2’de bazı satım sözleşmesi çeşitleri Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri maddi bakımdan uygulama alanı dışında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnızca III
B
Yalnızca IV
C
Yalnızca I
D
Yalnızca II
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Antlaşmanın birçok hükmünde “satım sözleşmesi” kavramı kullanılmakla birlikte, kavramın tanımı yapılmamıştır. Bunun en önemli gerekçesi, farklı hukuk düzenlerinde mal satımı sözleşmeleri ile ilgili tanımların birbirinden çok değişik olmaması gösterilmektedir. Aksi durum da, yani farklı hukuk düzenlerinde değişik tanımların yer alması da gerekçe gösterilmektedir. Bununla birlikte, CISG m. 30’a göre satıcının borcu, malları teslim etmek, onlara ilişkin belgeleri vermek ve malların mülkiyetini geçirmektir. Keza CISG m. 53’de de alıcının borcu, bedel ödeme ve malı teslim alma olarak belirtilmiştir. Buna göre, Antlaşma anlamında mal satım sözleşmesi, satıcının kararlaştırılan malı teslim etme ve mülkiyeti devretme ve gerekiyorsa onlara ilişkin belgeleri verme borcu altına girdiği, buna karşılık alıcının malı teslim alma ve kararlaştırılan bedeli ödeme borcu altına girdiği sözleşme olarak tanımlanabilir. Satım sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 207’de tanımlanmıştır. Bu hükme göre, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Yukarıda verilen tanımla TBK’nin bu tanımı birbiriyle örtüşmektedir. CISG m. 1’de belirtildiği üzere Antlaşma “mal satımı sözleşmelerine” uygulanmaktadır. Antlaşmanın birçok maddesinde mal kavramı kullanılmakla birlikte, kavramın tanımı yapılmamıştır. Ancak, bir bütün olarak bakıldığında, Antlaşmanın sadece taşınır mal satımını düzenlediği görülmektedir. Dolayısıyla, taşınmaz malların satımı Antlaşmanın uygulama alanı dışında kalmaktadır.
Yukarıda belirtilen taşınmaz satımından başka, CISG m. 2’de bazı satım sözleşmesi çeşitleri de Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Bu hükme göre, (1) tüketici satım sözleşmeleri; (2) açık artırma yoluyla yapılan satımlar; (3) cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar; (4) menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri; (5) gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı; (6) elektrik satımı Antlaşmanın uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir.
Yukarıda belirtilen taşınmaz satımından başka, CISG m. 2’de bazı satım sözleşmesi çeşitleri de Antlaşmanın uygulama alanı dışında bırakılmıştır. Bu hükme göre, (1) tüketici satım sözleşmeleri; (2) açık artırma yoluyla yapılan satımlar; (3) cebrî icra veya diğer kanun gereği yapılan satımlar; (4) menkul kıymet, kambiyo senedi ve para konulu satım sözleşmeleri; (5) gemi, tekne, hava yastıklı taşıt veya hava taşıtı satımı; (6) elektrik satımı Antlaşmanın uygulama alanına girmeyen satım sözleşmeleridir.
Soru 42
Antlaşma çerçevesinde ferden belirlenmiş mallara veya belirli bir stoktan karşılanacak nev’en belirlenmiş mallara veya imal edilecek veya üretilecek mallara ilişkin olması ve tarafların sözleşmenin kurulduğu sırada malların belirli bir yerde bulunduğunu veya orada imal edileceğini yahut üretileceğini bilmeleri durumunda satıcının teslim yükümlülüğü aşağıdaki yerlerden hangisinde yerine getirilmelidir?
Seçenekler
A
Satıcının işyeri
B
Mallarının bulunduğu veya üretildiği yer
C
Alıcının işyeri
D
Satıcının mutad meskeni
E
Alıcının mutad meskeni
Açıklama:
Mesafeli satımın söz konusu olmadığı hâllerde satıcının yükümlülüğü m. 31/b’ye göre belirlenir. Madde 31/b hükmü aynen şöyledir: “Sözleşmenin, ferden belirlenmiş mallara veya belirli bir stoktan karşılanacak nev’en belirlenmiş mallara veya imal edilecek veya üretilecek mallara ilişkin olması ve tarafların sözleşmenin kurulduğu sırada malların belirli bir yerde bulunduğunu veya orada imal edileceğini yahut üretileceğini bilmeleri durumunda malları bu yerde alıcının tasarrufuna hazır bulundurmak; satıcının teslim yükümlülüğünü gereği gibi ifa edebilmesi için teslimin kararlaştırılan yerde kararlaştırılan zamanda kararlaştırıldığı şekli ile teslimi gerekmektedir.” Hükümde yer alan ihtimalleri de dikkate alarak düzenlemeye şöyle bir örnek vermek mümkündür: Sözleşme konusu mal belirli bir stoğa aitse -bir ton parfüm gibi-söz konusu mallar o stoğun bulunduğu yerden teslim alınır veya sözleşme konusu mallar bir fabrikada üretiliyorsa satıcı malı teslim yerinde, yani fabrikada teslime hazır bulundurmalıdır. Taraflar sözleşmede teslim yerini kararlaştırmamışlar ve üstelik bir mesafeli satım da söz konusu değilse ve (b) bendinin şartları da gerçekleşmemişse, son çare olarak m. 31/c hükmü uygulanır. Bu hükme göre, alıcının malı satıcının işyerinde teslim alması gerekir. Eğer satıcının birden fazla işyeri varsa, sözleşme ile en yakın irtibatlı olan yer esas alınır (m. 10/a). Satıcının işyeri yoksa teslim yeri, satıcının mutad meskenidir (m. 10/b).
Soru 43
Sözleşmenin esaslı ihlali ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Esaslı ihlal, satıcının sözleşmeye aykırı davranması hâlinde alıcının satıcıya karşı ileri sürebileceği hakların kapsamını genişletmektedir.
B
Sözleşmenin ihlali sonucu sözleşmenin karşı tarafının bu sözleşme uyarınca beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde yoksun kalması gereklidir.
C
Esaslı ihlalin varlığı için tarafların sözleşmeden elde edecekleri menfaatin yerine getirilmesinin mümkün olması gereklidir.
D
Anlaşmada, ihlalin esaslı olması konusunda yükümlülüklerin niteliği açısından bir ayrım yapılmamıştır.
E
Hukuki imkânların sadece esaslı ihlal hâlinde tanınmasının sebebi, gereksiz, verimsiz masraflardan kaçınmak, temerrüde maruz kalan tarafın bu ihlalden yararlanarak sözleşmeyi kendi ekonomik menfaatine göre değiştirmesine engel olmaktır.
Açıklama:
Esaslı ihlalden bahsedebilmek için, taraflardan birinin sözleşmeden, aralarındaki ilişkinden veya teamülden ya da Antlaşmadan doğan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması
gerekmektedir. Eğer taraflardan birinin ihlali söz konusu olmazsa, esaslı ihlale dayanarak tarafların hak ileri sürmesi mümkün değildir. Satıcının mal ve belgeleri zamanında alıcıya
ulaştırmaması, rekabet yasağına aykırılık, bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ihlal hâllerine örnek gösterilebilir. Bu ihlalin ne tür bir ihlal olduğu, yani sözleşmenin ancak asli yükümlülüklerin birinin yerine getirilmemesinin ihlale sebebiyet vermesi mi yoksa feri yükümlülüklerin ihlalinin de esaslı ihlal kapsamına girip girmediği sorusu sorulabilir. Anlaşmada, ihlalin esaslı olması konusunda yükümlülüklerin niteliği açısından bir ayrım yapılmamıştır. Ihlalin sözleşmeden, teamülden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanması ve maddede sayılan diğer unsurların varlığı, esaslı ihlal açısından yeterlidir.
Esaslı ihlal nitelendirilmesinin bir diğer önemli unsuru ise, ihlalin sözleşmeden haklı olarak beklenilen şeyden karşı tarafı önemli ölçüde yoksun bırakmasından kaynaklanan bir olumsuzluğun varlığıdır. “Olumsuzluk” kavramı Antlaşmanın başka hiçbir hükmünde geçmediği gibi, bu kavram Antlaşmada tanımlanmış da değildir. Keza olumsuzluk kavramı ile ilgili örnek de verilmemiştir. Ancak bu kavram geniş yorumlanmalı ve m. 74’de öngörülen zarar kavramına benzetilmemelidir. Olumsuzluk kavramı, sadece sözleşmenin
ihlalinden kaynaklanan, şimdiki ve gelecekteki maddi kaybı değil, aynı zamanda her türlü olumsuz sonuçları da içerir. Örneğin, satıcı, malları paketleme veya sigorta ettirme yükümlülüğünü ihlal etmiş, fakat mallar güvenli bir şekilde alıcıya ulaşmışsa, burada herhangi bir olumsuzluk söz konusu değildir. Fakat alıcı, müşteri kaybeder veya malı tekrardan satma imkânını kaybederse, o zaman olumsuzluktan söz edilebilir.
Olumsuzluk tek başına yeterli bir unsur değildir. Esaslı ihlal anlamında olumsuzluk, sözleşmeden kaynaklanan beklenti ve bu beklenti sonucu elde edilecek menfaatten önemli ölçüde yoksun kalma şartları ile birlikte değerlendirilmelidir. Kısacası olumsuzluk, karşı tarafın sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde yoksun kalması ile ortaya çıkmalıdır.
Alıcının sözleşmeden haklı beklentilerinin nasıl belirleneceği hususu ihlalin esaslı olup olmadığının tespiti açısından çok önemlidir. Bu tespit, sözleşmeyi incelemek suretiyle yapılabilir. Buna göre, eğer taraflar sözleşmeden bekledikleri şeyleri açıkça belirlemişlerse, ihlal gerçekleştiği zaman ihlalin esaslı olup olmadığı kolayca anlaşılabilir. Fakat asıl sorun tarafların sözleşmeden beklentilerini yani birbirlerinin yükümlülüklerini açıkça belirlemedikleri durumda ortaya çıkar. Bu tür durumlarda sözleşmenin yorumlanarak bir sonuca ulaşılması gerektiği ileri sürülebilir. Bu noktada yorumun hangi ölçütlere göre yapılacağı sorusunun cevabı da önem taşımaktadır. Söz konusu belirsizliklerde, Antlaşmanın yorum ölçütleri ile ilgili düzenlemesini haiz 8. maddesine göre bir çözüme ulaşılacağı ileri sürülebilir. Yorum yapılırken, sözleşme metni, taraflar arasındaki görüşmeler, taraflar arasındaki ilişkiler, teamüller ve tarafların sözleşme kurduktan sonraki davranışları ve diğer önem taşıyacak bütün hususlar dikkate alınır.
Burada incelenmesi gereken önemli bir diğer husus ise “önemli ölçüde” kavramıdır. Esaslı ihlalin söz konusu olabilmesi için, karşı tarafın önemli ölçüde sözleşmeden dolayı
elde edeceği menfaatten yoksun kalması gerekir. Tarafların sözleşmeyi akdetmelerindeki amaç, sözleşmenin ihlali sonucu yoksun kalınan menfaatin önemli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde etkilidir. Gerçekten de taraflar aralarında akdettikleri sözleşme sonucu bir beklenti hâline girerler ve sözleşmenin ihlali sonucu bu beklenti karşılanamayacak hâle gelirse veya menfaatin yerine getirilmesi mümkün değilse, sözleşmenin daha sonra, başka şekillerdeki ifası önemini kaybetmiş olur. Bu hâllerde sözleşmenin esaslı olarak ihlali söz konusu olur. Bu önem, tarafların iradelerine bakılarak belirlenir. Taraflar sözleşmede açıkça yükümlülüklerini belirlemişlerse, ihlalin önemli olup olmadığı hususunun tespiti mümkün olur. Fakat taraflar bu konuyu ayrıntılı bir şekilde açıklamamışlarsa, daha önce de belirtildiği üzere yorum yapılarak, teamüle bakılarak, sözleşme öncesi görüşmeleri de bu incelemeye tabi tutularak bir sonuca ulaşılır.
gerekmektedir. Eğer taraflardan birinin ihlali söz konusu olmazsa, esaslı ihlale dayanarak tarafların hak ileri sürmesi mümkün değildir. Satıcının mal ve belgeleri zamanında alıcıya
ulaştırmaması, rekabet yasağına aykırılık, bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ihlal hâllerine örnek gösterilebilir. Bu ihlalin ne tür bir ihlal olduğu, yani sözleşmenin ancak asli yükümlülüklerin birinin yerine getirilmemesinin ihlale sebebiyet vermesi mi yoksa feri yükümlülüklerin ihlalinin de esaslı ihlal kapsamına girip girmediği sorusu sorulabilir. Anlaşmada, ihlalin esaslı olması konusunda yükümlülüklerin niteliği açısından bir ayrım yapılmamıştır. Ihlalin sözleşmeden, teamülden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanması ve maddede sayılan diğer unsurların varlığı, esaslı ihlal açısından yeterlidir.
Esaslı ihlal nitelendirilmesinin bir diğer önemli unsuru ise, ihlalin sözleşmeden haklı olarak beklenilen şeyden karşı tarafı önemli ölçüde yoksun bırakmasından kaynaklanan bir olumsuzluğun varlığıdır. “Olumsuzluk” kavramı Antlaşmanın başka hiçbir hükmünde geçmediği gibi, bu kavram Antlaşmada tanımlanmış da değildir. Keza olumsuzluk kavramı ile ilgili örnek de verilmemiştir. Ancak bu kavram geniş yorumlanmalı ve m. 74’de öngörülen zarar kavramına benzetilmemelidir. Olumsuzluk kavramı, sadece sözleşmenin
ihlalinden kaynaklanan, şimdiki ve gelecekteki maddi kaybı değil, aynı zamanda her türlü olumsuz sonuçları da içerir. Örneğin, satıcı, malları paketleme veya sigorta ettirme yükümlülüğünü ihlal etmiş, fakat mallar güvenli bir şekilde alıcıya ulaşmışsa, burada herhangi bir olumsuzluk söz konusu değildir. Fakat alıcı, müşteri kaybeder veya malı tekrardan satma imkânını kaybederse, o zaman olumsuzluktan söz edilebilir.
Olumsuzluk tek başına yeterli bir unsur değildir. Esaslı ihlal anlamında olumsuzluk, sözleşmeden kaynaklanan beklenti ve bu beklenti sonucu elde edilecek menfaatten önemli ölçüde yoksun kalma şartları ile birlikte değerlendirilmelidir. Kısacası olumsuzluk, karşı tarafın sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde yoksun kalması ile ortaya çıkmalıdır.
Alıcının sözleşmeden haklı beklentilerinin nasıl belirleneceği hususu ihlalin esaslı olup olmadığının tespiti açısından çok önemlidir. Bu tespit, sözleşmeyi incelemek suretiyle yapılabilir. Buna göre, eğer taraflar sözleşmeden bekledikleri şeyleri açıkça belirlemişlerse, ihlal gerçekleştiği zaman ihlalin esaslı olup olmadığı kolayca anlaşılabilir. Fakat asıl sorun tarafların sözleşmeden beklentilerini yani birbirlerinin yükümlülüklerini açıkça belirlemedikleri durumda ortaya çıkar. Bu tür durumlarda sözleşmenin yorumlanarak bir sonuca ulaşılması gerektiği ileri sürülebilir. Bu noktada yorumun hangi ölçütlere göre yapılacağı sorusunun cevabı da önem taşımaktadır. Söz konusu belirsizliklerde, Antlaşmanın yorum ölçütleri ile ilgili düzenlemesini haiz 8. maddesine göre bir çözüme ulaşılacağı ileri sürülebilir. Yorum yapılırken, sözleşme metni, taraflar arasındaki görüşmeler, taraflar arasındaki ilişkiler, teamüller ve tarafların sözleşme kurduktan sonraki davranışları ve diğer önem taşıyacak bütün hususlar dikkate alınır.
Burada incelenmesi gereken önemli bir diğer husus ise “önemli ölçüde” kavramıdır. Esaslı ihlalin söz konusu olabilmesi için, karşı tarafın önemli ölçüde sözleşmeden dolayı
elde edeceği menfaatten yoksun kalması gerekir. Tarafların sözleşmeyi akdetmelerindeki amaç, sözleşmenin ihlali sonucu yoksun kalınan menfaatin önemli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde etkilidir. Gerçekten de taraflar aralarında akdettikleri sözleşme sonucu bir beklenti hâline girerler ve sözleşmenin ihlali sonucu bu beklenti karşılanamayacak hâle gelirse veya menfaatin yerine getirilmesi mümkün değilse, sözleşmenin daha sonra, başka şekillerdeki ifası önemini kaybetmiş olur. Bu hâllerde sözleşmenin esaslı olarak ihlali söz konusu olur. Bu önem, tarafların iradelerine bakılarak belirlenir. Taraflar sözleşmede açıkça yükümlülüklerini belirlemişlerse, ihlalin önemli olup olmadığı hususunun tespiti mümkün olur. Fakat taraflar bu konuyu ayrıntılı bir şekilde açıklamamışlarsa, daha önce de belirtildiği üzere yorum yapılarak, teamüle bakılarak, sözleşme öncesi görüşmeleri de bu incelemeye tabi tutularak bir sonuca ulaşılır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi sözleşmenin esaslı ihlaline ilişkin örnek olaylar arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Ahlaka aykırı ifa
B
Geç ifa
C
Kısmi ifa
D
Ayıplı ifa
E
Malları teslim etmeme
Açıklama:
Sözleşmenin esaslı ihlali, her somut olaya göre belirlenmektedir. Aşağıda, sözleşmenin satıcı tarafından nasıl esaslı olarak ihlal edilebileceğine ilişkin örnek olaylar verilecektir. Ancak, sözleşmenin, alıcı tarafından da esaslı ihlal edilebileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Malları Teslim Etmeme
Satıcının asıl yükümlülüklerinden ilki malı teslim etme borcudur (m. 30). Satıcının, objektif veya sübjektif imkânsızlık sebebiyle malı teslim etmemesi (non-delivery), daima sözleşmenin esaslı ihlalini içerir. Satıcının, vadeden önce veya vadede malın teslimini reddetmesi de sözleşmenin esaslı ihlalidir. Ancak satıcının malı elinde tutma yani hapis hakkı söz konusu ise, sözleşmenin esaslı ihlali yoktur. Sözleşmenin uyarlanmasını talep etmek, örneğin fiyat değişikliği talebi, talep kabul görmeyince ifanın reddi tehlikesine yol açmadığı sürece, tek başına esaslı ihlal olarak kabul edilmemektedir.
Geç İfa
Edimin ifası mümkün olmakla birlikte borçlu edimin ifasını geciktiriyorsa, geciktirmenin esaslı ihlale yol açıp açmadığının tespiti, kararlaştırılan vadenin önemine bağlıdır.
Sezonluk bir mal söz konusuysa ve bunun kesin bir tarihte teslim edilmesi gerekiyorsa veya alıcı, malların kesin bir tarihte teslimini satıcıya bildirmişse ki, alıcı da o malları kendi alıcılarına teslim edecektir. Bu sebeplerle söz konusu hâlde malın tesliminin geciktirilmesi kural olarak sözleşmenin esaslı ihlalidir. Örneğin, Oldenburg Bölge Mahkemesi, bir Alman alıcı ile İtalyan satıcı arasındaki bir uyuşmazlıkta, satıcının yazlık giysileri, sözleşmede kararlaştırılan tarihten bir gün sonra gönderilmesini esaslı ihlal olarak kabul etmemiştir. Mahkeme, buradaki tarihin sözleşmenin esaslı bir unsuru olmadığına karar vermiştir. Aynı şekilde, Ludwingsburg Petty Bölge Mahkemesi, Fransız satıcının Alman alıcıya, kadın giysilerini sözleşmede kararlaştırılan tarihten iki gün sonra gönderilmesini esaslı ihlal olarak görmemiştir. Mahkeme, iki günlük gecikmenin Alman alıcı bakımından küçük bir öneminin olduğuna karar vermiştir.
Kısmi İfa
Sözleşmenin kısmi ifa edilmesi veya art arda teslimli sözleşmelerde, münferit teslimatlardan birinin yapılmaması hâlinde, esaslı ihlalin var olup olmadığının tespiti bakımından,
alıcının eksiksiz ifaya verdiği öneme (ki bu sözleşmeden anlaşılabilir) veya bu konudaki ticari teamüllere bakmak gerekir. İfa edilmeyen bölüm olmadan ifa, alıcı için hiçbir değer ifade etmiyorsa ve bu husus sözleşmeden de anlaşılabiliyorsa, esaslı ihlal kabul edilebilir.
Ayıplı İfa
Malın ayıplı teslim edilmesi durumunda, bunun esaslı ihlal olup olmadığının tespiti de önem taşımaktadır. Yani, mal, vaktinde teslim edilmiş ancak ayıplıdır. Uygulamada ayıplı ifanın esaslı ihlal olup olmadığının tespitinde, sözleşmeye aykırılığın ciddiyeti, malın ayıplı olmasına rağmen kullanılması veya yeniden satılması ve bunun alıcıdan beklenebilir olup olmadığı, ayıbın giderilmesinin mümkün olup olmadığı gibi kriterlere başvurulduğu görülmektedir. Örneğin sözleşme konusu etin, kararlaştırılandan daha fazla yağ içermesine rağmen, başka bir ayıbının olmaması ve fiyatının düşürülmesi suretiyle fazla zorluk çekilmeden piyasada satılabilmesi durumunda esaslı ihlalin olmayacağı ifade edilmektedir.
Malları Teslim Etmeme
Satıcının asıl yükümlülüklerinden ilki malı teslim etme borcudur (m. 30). Satıcının, objektif veya sübjektif imkânsızlık sebebiyle malı teslim etmemesi (non-delivery), daima sözleşmenin esaslı ihlalini içerir. Satıcının, vadeden önce veya vadede malın teslimini reddetmesi de sözleşmenin esaslı ihlalidir. Ancak satıcının malı elinde tutma yani hapis hakkı söz konusu ise, sözleşmenin esaslı ihlali yoktur. Sözleşmenin uyarlanmasını talep etmek, örneğin fiyat değişikliği talebi, talep kabul görmeyince ifanın reddi tehlikesine yol açmadığı sürece, tek başına esaslı ihlal olarak kabul edilmemektedir.
Geç İfa
Edimin ifası mümkün olmakla birlikte borçlu edimin ifasını geciktiriyorsa, geciktirmenin esaslı ihlale yol açıp açmadığının tespiti, kararlaştırılan vadenin önemine bağlıdır.
Sezonluk bir mal söz konusuysa ve bunun kesin bir tarihte teslim edilmesi gerekiyorsa veya alıcı, malların kesin bir tarihte teslimini satıcıya bildirmişse ki, alıcı da o malları kendi alıcılarına teslim edecektir. Bu sebeplerle söz konusu hâlde malın tesliminin geciktirilmesi kural olarak sözleşmenin esaslı ihlalidir. Örneğin, Oldenburg Bölge Mahkemesi, bir Alman alıcı ile İtalyan satıcı arasındaki bir uyuşmazlıkta, satıcının yazlık giysileri, sözleşmede kararlaştırılan tarihten bir gün sonra gönderilmesini esaslı ihlal olarak kabul etmemiştir. Mahkeme, buradaki tarihin sözleşmenin esaslı bir unsuru olmadığına karar vermiştir. Aynı şekilde, Ludwingsburg Petty Bölge Mahkemesi, Fransız satıcının Alman alıcıya, kadın giysilerini sözleşmede kararlaştırılan tarihten iki gün sonra gönderilmesini esaslı ihlal olarak görmemiştir. Mahkeme, iki günlük gecikmenin Alman alıcı bakımından küçük bir öneminin olduğuna karar vermiştir.
Kısmi İfa
Sözleşmenin kısmi ifa edilmesi veya art arda teslimli sözleşmelerde, münferit teslimatlardan birinin yapılmaması hâlinde, esaslı ihlalin var olup olmadığının tespiti bakımından,
alıcının eksiksiz ifaya verdiği öneme (ki bu sözleşmeden anlaşılabilir) veya bu konudaki ticari teamüllere bakmak gerekir. İfa edilmeyen bölüm olmadan ifa, alıcı için hiçbir değer ifade etmiyorsa ve bu husus sözleşmeden de anlaşılabiliyorsa, esaslı ihlal kabul edilebilir.
Ayıplı İfa
Malın ayıplı teslim edilmesi durumunda, bunun esaslı ihlal olup olmadığının tespiti de önem taşımaktadır. Yani, mal, vaktinde teslim edilmiş ancak ayıplıdır. Uygulamada ayıplı ifanın esaslı ihlal olup olmadığının tespitinde, sözleşmeye aykırılığın ciddiyeti, malın ayıplı olmasına rağmen kullanılması veya yeniden satılması ve bunun alıcıdan beklenebilir olup olmadığı, ayıbın giderilmesinin mümkün olup olmadığı gibi kriterlere başvurulduğu görülmektedir. Örneğin sözleşme konusu etin, kararlaştırılandan daha fazla yağ içermesine rağmen, başka bir ayıbının olmaması ve fiyatının düşürülmesi suretiyle fazla zorluk çekilmeden piyasada satılabilmesi durumunda esaslı ihlalin olmayacağı ifade edilmektedir.
Soru 45
I. İkame mal talebiyle çelişecek başka bir seçimlik hakkın kullanılması
II. İmkansızlık
III. Aşırı ifa güçlüğü
Satıcının sözleşmeyi ihlali halinde alıcının ikame mal talebinde bulunma hakkının yukarıdaki durumların hangisinde veya hangilerinde ileri sürülmesi sınırlandırılmıştır?
II. İmkansızlık
III. Aşırı ifa güçlüğü
Satıcının sözleşmeyi ihlali halinde alıcının ikame mal talebinde bulunma hakkının yukarıdaki durumların hangisinde veya hangilerinde ileri sürülmesi sınırlandırılmıştır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca III
C
II-III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
kame mal talebi, tali bir talep olup, aynen ifa talebi açısından var olan sınırların hepsi burada da geçerlidir. Alıcı, ancak bu talebiyle çelişen başka bir seçimlik hakkını kullanmamışsa, ikame mal talebinde bulunabilir (m. 46/1). Alıcı, imkânsızlık ve aşırı ifa güçlüğü durumda da ikame mal talebinde bulunamaz. CISG m. 82/1 uyarınca, teslim aldığı malı iade etmesi imkânsızlaşmışsa, alıcının ikame mal talep hakkı da düşer.
Soru 46
Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanılabilmesi için aşağıdakilerden hangisi aranmaktadır?
Seçenekler
A
Alıcının dönme beyanında "dönme" kavramının geçmesi gerekir.
B
Sözleşme ihlali esaslı olmalıdır.
C
Dönme beyanı yazılı olmalıdır.
D
Dönme beyanı herhangi bir süreye bağlı değildir.
E
Dönme beyanı gelişen teknolojiyle birlikte e-posta yoluyla bildirilmelidir.
Açıklama:
CISG hükümleri uyarınca, alıcının sözleşmeden dönme hakkı için, beşi olumlu, biri olumsuz altı şart öngörülmektedir. Olumlu şartlar, sözleşmenin satıcı tarafından ihlal edilmesi, sözleşme ihlalinin esaslı olması, sözleşmeden dönme beyanı, süre sınırlamasına uyulması ve malın iadesidir. Olumsuz şart ise, satıcının sorumluluktan kurtulma imkânının olmamasıdır. Aşağıda bunlar sırasıyla ele alınmıştır:
1. Sözleşmenin satıcı tarafından ihlal edilmesi: Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için öncelikle, satıcının sözleşmeden, taraflardan arasındaki teamülden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması gerekmektedir. Satıcının yükümlülüklerini ihlali, maddi ayıplı malın teslim edilmesi şeklinde olabileceği gibi, hukuki ayıplı malın teslim edilmesi şeklinde de olabilir. Alıcının bu gibi durumlarda dönme hakkını kullanabilmesi için, m. 39 vd. ve 43 vd. hükümlerindeki ihbar yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
2. Sözleşme ihlalinin esaslı olması: Sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmenin temel şartı, sözleşme ihlalinin esaslı olmasıdır. Esaslı ihlal m. 25’de tanımlanmaktadır. Bu hüküm uyarınca, esaslı ihlalden bahsedebilmek için, bir yükümlülüğe aykırı davranılmış olması (sözleşmenin ihlali), bu aykırı davranışın bir olumsuzluğa sebebiyet vermesi, bu olumsuzluğun karşı tarafı sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde mahrum bırakıyor olması ve bu sonucun da makul bir kişi tarafından öngörülebiliyor olması gerekir.
Dönme beyanının açık ve anlaşılır olması gerekir. Her ne kadar, dönme beyanında “dönme” veya “sözleşmenin ortadan kaldırılması” kavramları geçmesi şart değil ise de, muhatabın, sözleşmeden dönüldüğünü anlaması gerekir. Örneğin, alıcı beyanında, gönderilen malların derhâl ve topluca satıcının tasarrufunda olduğu, yapılan ödemenin iadesinin istendiği, yapılacak olan diğer teslimatların kabul edilmeyeceği bildirilmişse, bu beyanın sözleşmeden dönmeyi içerdiği açıktır.
Dönme beyanı satıcıya uygun bir araçla bildirilmelidir. Sıradan bir araçla dönme beyanın gönderilmesi yeterlidir. Hatta günümüzde, beyanı e-posta ile de göndermek mümkündür. Aynı şekilde faks aracılığı ile yapılan beyan da geçerlidir. Beyan sahibi tarafından seçilen iletişim aracının, uygun olup olmadığının belirlenmesinde, somut olayın özellikleri dikkate alınmalı, güvenli ve hızlı bir şekilde muhataba ulaştırılıp ulaştırılamayacağına bakılmalıdır. Bir ülke için güvenli olan iletişim aracı, diğer bir ülke için güvenli olmayabilir. Onun için, beyan sahibi, muhatabın bulunduğu ülke için güvenli olan iletişim aracını seçmelidir. Beyanın yolda kaybolması, geç varması gibi riskler muhataba ait olmakla birlikte, uygun iletişim araçlarının seçilmemesinden kaynaklanan riskler beyan sahibine aittir. Dönme beyanı, uygun iletişim aracının seçilmesine rağmen muhataba hatalı iletiliyor ve sözleşmeden dönüldüğü muhatap tarafından anlaşılamıyor olsa bile, sözleşmeden dönme beyanı geçerli olup, hüküm ve sonuçlarını doğurur.
Dönme beyanı herhangi bir şekil şartına tabi değildir; yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Avusturya Federal Mahkemesi bir kararında, muhatabın duyması ve dilinden anlaması kaydıyla sözlü dönme beyanının da geçerli olduğuna hükmetmiştir.
1. Sözleşmenin satıcı tarafından ihlal edilmesi: Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmesi için öncelikle, satıcının sözleşmeden, taraflardan arasındaki teamülden veya Antlaşmadan doğan yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olması gerekmektedir. Satıcının yükümlülüklerini ihlali, maddi ayıplı malın teslim edilmesi şeklinde olabileceği gibi, hukuki ayıplı malın teslim edilmesi şeklinde de olabilir. Alıcının bu gibi durumlarda dönme hakkını kullanabilmesi için, m. 39 vd. ve 43 vd. hükümlerindeki ihbar yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
2. Sözleşme ihlalinin esaslı olması: Sözleşmeden dönme hakkını kullanabilmenin temel şartı, sözleşme ihlalinin esaslı olmasıdır. Esaslı ihlal m. 25’de tanımlanmaktadır. Bu hüküm uyarınca, esaslı ihlalden bahsedebilmek için, bir yükümlülüğe aykırı davranılmış olması (sözleşmenin ihlali), bu aykırı davranışın bir olumsuzluğa sebebiyet vermesi, bu olumsuzluğun karşı tarafı sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde mahrum bırakıyor olması ve bu sonucun da makul bir kişi tarafından öngörülebiliyor olması gerekir.
Dönme beyanının açık ve anlaşılır olması gerekir. Her ne kadar, dönme beyanında “dönme” veya “sözleşmenin ortadan kaldırılması” kavramları geçmesi şart değil ise de, muhatabın, sözleşmeden dönüldüğünü anlaması gerekir. Örneğin, alıcı beyanında, gönderilen malların derhâl ve topluca satıcının tasarrufunda olduğu, yapılan ödemenin iadesinin istendiği, yapılacak olan diğer teslimatların kabul edilmeyeceği bildirilmişse, bu beyanın sözleşmeden dönmeyi içerdiği açıktır.
Dönme beyanı satıcıya uygun bir araçla bildirilmelidir. Sıradan bir araçla dönme beyanın gönderilmesi yeterlidir. Hatta günümüzde, beyanı e-posta ile de göndermek mümkündür. Aynı şekilde faks aracılığı ile yapılan beyan da geçerlidir. Beyan sahibi tarafından seçilen iletişim aracının, uygun olup olmadığının belirlenmesinde, somut olayın özellikleri dikkate alınmalı, güvenli ve hızlı bir şekilde muhataba ulaştırılıp ulaştırılamayacağına bakılmalıdır. Bir ülke için güvenli olan iletişim aracı, diğer bir ülke için güvenli olmayabilir. Onun için, beyan sahibi, muhatabın bulunduğu ülke için güvenli olan iletişim aracını seçmelidir. Beyanın yolda kaybolması, geç varması gibi riskler muhataba ait olmakla birlikte, uygun iletişim araçlarının seçilmemesinden kaynaklanan riskler beyan sahibine aittir. Dönme beyanı, uygun iletişim aracının seçilmesine rağmen muhataba hatalı iletiliyor ve sözleşmeden dönüldüğü muhatap tarafından anlaşılamıyor olsa bile, sözleşmeden dönme beyanı geçerli olup, hüküm ve sonuçlarını doğurur.
Dönme beyanı herhangi bir şekil şartına tabi değildir; yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Avusturya Federal Mahkemesi bir kararında, muhatabın duyması ve dilinden anlaması kaydıyla sözlü dönme beyanının da geçerli olduğuna hükmetmiştir.
Soru 47
Antlaşma çerçevesinde sözleşmeden dönmenin hukuki sonuçları hakkında aşağıdaki teorilerden hangisinin benimsendiği belirtilmektedir?
Seçenekler
A
Dönüşüm teorisi
B
Klasik dönme teorisi
C
Kanuni borç ilişkisi teorisi
D
Ayni etkili dönme teorisi
E
Haksız dönme teorisi
Açıklama:
Dönmenin, sözleşme üzerindeki etkileri ve dönme beyanı sonrasında tarafların yerine getirmiş oldukları edimleri iade yükümlülüğünün nasıl bir talep oluşturduğu tartışmalı bir konudur. Türk-İsviçre hukukunda bu konu ile ilgili dört teori ileri sürülmektedir. Bunlar, “klasik dönme teorisi”, “kanûnî borç ilişkisi teorisi”, “aynî etkili dönme teorisi” ve “dönüşüm teorisi (yeni dönme teorisi)”dir. Türk-İsviçre hukukunda son zamanlarda giderek ağırlık kazanan teori dönüşüm teorisidir. Bu teoriye göre, sözleşmeden dönülmesiyle birlikte sözleşme ortadan kalkmaz, sadece sözleşmenin içeriği değişir. Böylece daha önce ifa edilen edimlerin iadesi konusunda taraflar arasında bir tasfiye ilişkisi kurulur. CISG m. 81 ile 84 hükümleri arasında dönmenin sonuçları düzenlenmektedir. Her ne kadar bu hükümlerde, açık bir şeklide, dönmenin satım sözleşmesi üzerindeki etkileri, dönmenin beraberinde getirdiği tasfiye ilişkisi ve bunun tazminat rejimi ile bağlantısı
hükme bağlanmış ise de, bazı konular yine de cevapsız kalmıştır. CISG m. 81/1’den açıkça anlaşıldığı üzere, Antlaşmada sözleşme geriye etkili olarak sona erdirilmek istenmemektedir. Zira dönmeye rağmen bir dizi sözleşme hükümlerinin uygulamaya devam edeceği belirtilmektedir. Böylece, tarafların eski yükümlülüklerinin yerini, ifa edilmiş olan edimleri iade etme yükümlülüğü almaktadır. Bu sebeple Antlaşmada ilk anda “dönüşüm teorisi”nin kabul edildiği söylenebilir. Ancak, karşı görüş olarak klasik dönme teorisi, yani sözleşmeden dönmenin sözleşmeyi hiç akdedilmemiş vaziyete getirdiği de savunulmaktadır. Kanaatimizce, Antlaşmanın açık hükümleri karşısında klasik dönme görüşünü kabul etmek zor gözükmektedir. Zira CISG m. 81/1’e göre sözleşmeden dönülse bile, sözleşmenin bazı hükümleri geçerliliğini devam ettirmektedir. Hâl böyle olunca, Antlaşmanın Türk-İsviçre hukukuna hâkim olan dönüşüm teorisini kabul ettiğini söylemek yanlış olmaz.
hükme bağlanmış ise de, bazı konular yine de cevapsız kalmıştır. CISG m. 81/1’den açıkça anlaşıldığı üzere, Antlaşmada sözleşme geriye etkili olarak sona erdirilmek istenmemektedir. Zira dönmeye rağmen bir dizi sözleşme hükümlerinin uygulamaya devam edeceği belirtilmektedir. Böylece, tarafların eski yükümlülüklerinin yerini, ifa edilmiş olan edimleri iade etme yükümlülüğü almaktadır. Bu sebeple Antlaşmada ilk anda “dönüşüm teorisi”nin kabul edildiği söylenebilir. Ancak, karşı görüş olarak klasik dönme teorisi, yani sözleşmeden dönmenin sözleşmeyi hiç akdedilmemiş vaziyete getirdiği de savunulmaktadır. Kanaatimizce, Antlaşmanın açık hükümleri karşısında klasik dönme görüşünü kabul etmek zor gözükmektedir. Zira CISG m. 81/1’e göre sözleşmeden dönülse bile, sözleşmenin bazı hükümleri geçerliliğini devam ettirmektedir. Hâl böyle olunca, Antlaşmanın Türk-İsviçre hukukuna hâkim olan dönüşüm teorisini kabul ettiğini söylemek yanlış olmaz.
Soru 48
I. Yoksun kalınan kar
II. İfa etmemeden doğan zararlar
III. Manevi zararlar
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri alıcının talep edebileceği zararlar arasında yer alır?
II. İfa etmemeden doğan zararlar
III. Manevi zararlar
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri alıcının talep edebileceği zararlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
II-III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
Alıcının talep edebileceği zarara ilişkin genel kural m. 74’de bulunmaktadır. Buna karşılık m. 74 ve 75 hükümlerinde, sözleşmeden dönme ve sadece fiilî zararın bir kalemini hesaplamada başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. CISG m. 74’e göre, “Taraflardan birinin sözleşmeyi ihlali hâlinde ödenecek tazminat, mahrum kalınan kâr dâhil olmak üzere, ihlalden dolayı diğer tarafın uğradığı zararın toplamına eşittir.” Bu hükme göre alıcının tazmin edebileceği zarar genel olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bunlar, fiilî zarar ve yoksun kalınan kârdır. Bu genel ayrımın dışında m. 74’de hangi zarar türlerinin tazmin edilebileceği konusunda ayrıntılı bir düzenleme yoktur. Bu sebeple hangi tür zararların tazmin edileceğine, tam tazmin ilkesi göz önünde bulundurularak, sözleşmenin özel amacına göre karar vermek gerekir.
Genel olarak alıcı tarafından tazmin edilebilecek fiilî zararları, ifa etmemeden doğan zararlar (non-performance damages), refakat eden zararlar (incidental damages) ve dolaylı zararlar/devam eden zararlar (consequential damages) olarak üçe ayırmak mümkündür.
Genel olarak alıcı tarafından tazmin edilebilecek fiilî zararları, ifa etmemeden doğan zararlar (non-performance damages), refakat eden zararlar (incidental damages) ve dolaylı zararlar/devam eden zararlar (consequential damages) olarak üçe ayırmak mümkündür.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi sözleşmenin esaslı olmayan ihlali halinde zarar gören tarafın ileri sürebileceği seçimlik haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
İkame mal teslimi talebi
B
Malın onarılmasını isteme
C
Zararın tazminini talep etme
D
Bedelden indirim talebi
E
Aynen ifa istemi
Açıklama:
Antlaşma hükümleri incelendiğinde, borca aykırılık bakımından bir ayrımın yapılma- dığı görülmektedir. Burada tek bir sözleşme ihlali sistemi benimsenmiştir. Ancak bütün sözleşme ihlalleri tek bir sonuca bağlanmamıştır. Sözleşme ihlalinin esaslı olup olmama- sına göre bir ayrım yapılmıştır. Yani ihlalin türüne göre zarar gören tarafa farklı haklar tanınmıştır. Sözleşmenin esaslı ihlali hâlinde zarar gören tarafın, sözleşmeden dönme, ikame mal teslimini isteme veya zararın tazminini talep etme hakları vardır. Buna karşılık sözleşmenin esaslı olmayan ihlalinde ise zarar gören, aynen ifa, malın onarılmasını isteme, bedelden indirim isteme veya zararın tazminini talep etme seçimlik haklarına sahiptir.
Antlaşma hükümleri incelendiğinde, borca aykırılık bakımından bir ayrımın yapılma- dığı görülmektedir. Burada tek bir sözleşme ihlali sistemi benimsenmiştir. Ancak bütün sözleşme ihlalleri tek bir sonuca bağlanmamıştır. Sözleşme ihlalinin esaslı olup olmamasına göre bir ayrım yapılmıştır. Yani ihlalin türüne göre zarar gören tarafa farklı haklar tanınmıştır. Sözleşmenin esaslı ihlali hâlinde zarar gören tarafın, sözleşmeden dönme, ikame mal teslimini isteme veya zararın tazminini talep etme hakları vardır. Buna karşılık sözleşmenin esaslı olmayan ihlalinde ise zarar gören, aynen ifa, malın onarılmasını isteme, bedelden indirim isteme veya zararın tazminini talep etme seçimlik haklarına sahiptir.
A seçeneği sözleşmenin esaslı ihlali halinde talep edilebileceklerden biridir.
Antlaşma hükümleri incelendiğinde, borca aykırılık bakımından bir ayrımın yapılma- dığı görülmektedir. Burada tek bir sözleşme ihlali sistemi benimsenmiştir. Ancak bütün sözleşme ihlalleri tek bir sonuca bağlanmamıştır. Sözleşme ihlalinin esaslı olup olmamasına göre bir ayrım yapılmıştır. Yani ihlalin türüne göre zarar gören tarafa farklı haklar tanınmıştır. Sözleşmenin esaslı ihlali hâlinde zarar gören tarafın, sözleşmeden dönme, ikame mal teslimini isteme veya zararın tazminini talep etme hakları vardır. Buna karşılık sözleşmenin esaslı olmayan ihlalinde ise zarar gören, aynen ifa, malın onarılmasını isteme, bedelden indirim isteme veya zararın tazminini talep etme seçimlik haklarına sahiptir.
A seçeneği sözleşmenin esaslı ihlali halinde talep edilebileceklerden biridir.
Ünite 3
Soru 1
"Alıcının, anlaşma yaptığı bankaya verdiği yetki doğrultusunda, belli belgelerin satıcı tarafından ibrazı karşılığında bankanın satıcıya ödeme yapması" şeklinde gerçekleşen ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Vesaik mukabili ödeme
C
Akreditifli ödeme
D
Kabul kredili mal mukabili ödeme
E
Peşin ödeme
Açıklama:
Akreditif, alıcının, anlaşma yaptığı bankaya verdiği yetki doğrultusunda, belli belgelerin satıcı tarafından ibrazı karşılığında bankanın satıcıya ödeme yapması olarak tanımlanabilir.
Soru 2
Uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip olan ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Vesaik mukabili ödeme
C
Akreditifli ödeme
D
Kabul kredili vesaik mukabili ödeme
E
Peşin ödeme
Açıklama:
Uluslararası ticari hayatta karşılaşılan ödeme yöntemlerini, akreditifli ödeme, vesaik mukabili ödeme, mal mukabili ödeme, kabul kredili akreditifli ödeme, kabul kredili vesaik mukabili ödeme, kabul kredili mal mukabili ödeme ve peşin ödeme şeklinde ifade
edebiliriz (İhracat ve İthalat Genelgesi m. 1.2). Ancak sayılan bu ödeme yöntemleri sınırlı sayıda değildir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi doğrultusunda taraflar hukuka ve ahlaka aykırı olmayan farklı bir ödeme yönteminin aralarındaki sözleşmede uygulanacağını kararlaştırabilirler. Bununla birlikte uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi akreditifli ödemedir (letter of credit).
edebiliriz (İhracat ve İthalat Genelgesi m. 1.2). Ancak sayılan bu ödeme yöntemleri sınırlı sayıda değildir. Sözleşme özgürlüğü ilkesi doğrultusunda taraflar hukuka ve ahlaka aykırı olmayan farklı bir ödeme yönteminin aralarındaki sözleşmede uygulanacağını kararlaştırabilirler. Bununla birlikte uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi akreditifli ödemedir (letter of credit).
Soru 3
Türk firması T, Brezilya firması B ile mısır satışına ilişkin bir sözleşme imzalar ve taraflar, sözleşmede akreditifli ödeme yönteminin kullanılacağını kararlaştırırlar. Taraflardan T alıcı, B ise satıcıdır. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bu ilişkide T'nin muhatabı muhabir bankadır.
B
B amir bankaya başvurunca kendisine ödeme yapılır.
C
T ödemeyi gerçekleştirmemiş olsa dahi, B gerekli evraklarla muhabir bankaya başvurunca kendisine ödeme yapılır.
D
Satış sözleşmesi geçersizse, banka B'ye ödeme yapmayacaktır.
E
Taraflar arzu ederlerse bu ilişkiden bankayı çıkararak akreditifli yöntemi kullanabilirler.
Açıklama:
Satıcı (ihracatçı), akreditifin açılması ile birlikte olası risklerden önemli ölçüde kurtulmaktadır. Şöyle ki bu durumda alıcının ödeme borcu banka tarafından teminat altına alınmaktadır. Daha açık anlatımla, banka esas sözleşmeden doğan edim borçlarının usulüne uygun bir şekilde ifa edilip edilmediğine bakmaksızın kendisine belge ibraz eden satıcıya ödemeyi yapacaktır. Dolayısıyla alıcı ödeme yapamasa dahi satıcı, alacağına kavuşmuş olacaktır. Hatta temel ilişki geçersiz olsa dahi banka yine de ödemeyi yapmak durumundadır. Bu çerçevede akreditif açılması taraflar arasındaki temel ilişkiden soyut bir nitelik arz etmektedir.
Soru 4
Akreditifli ödeme yönteminde satıcının muhabir bankaya kendisine ödeme yapılması için vermesi beklenen, malların gemiye yüklendiğini gösteren belge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akreditif belgesi
B
Kredi belgesi
C
Kambiyo senedi
D
Bono
E
Konşimento
Açıklama:
Taşınmak amacıyla gemiye teslim edilen malın karşılığında verilen alındıya konşimento (bill of lading) adı verilir. Yükleyici, alıcı,
ihbar merci gibi ticari işlemle ilgili her türlü bilgiye, aynı zamanda kıymetli evrak niteliği taşıyan bu belgede yer verilir.
ihbar merci gibi ticari işlemle ilgili her türlü bilgiye, aynı zamanda kıymetli evrak niteliği taşıyan bu belgede yer verilir.
Soru 5
Satıcıya önceden haber verilmeden ve belirli bir süre söz konusu olmadan amir bankanın değiştirebildiği veya iptal edebildiği akreditife ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dönülebilir akreditif
B
Dönülemez akreditif
C
Kabul kredili akreditif
D
Olağan akreditif
E
Şartlı akreditif
Açıklama:
Akreditif, genel ve özel türler olmak üzere iki şekilde alt ayrımlara tabi tutulur. Genel türler, dönülebilir ve dönülemez akreditiftir.Bunun yanında kabul kredili akreditif de vardır. Soruda tanımı verilen dönülebilir akreditiftir.
Soru 6
Akreditifli ödemenin kararlaştırıldığı bir satış sözleşmesinde alıcının yükümlülüğü hangi durumda son bulur?
Seçenekler
A
Akreditifin açılmasıyla
B
Malların gemiye yüklenmesiyle
C
Tarafların sözleşmeyi imzalamasıyla
D
Satıcının bedeli elde etmesiyle
E
Amir bankanın muhabir bankayla iletişime geçmesiyle
Açıklama:
Akreditifin açılmaması satıcıya, malları göndermekten vazgeçme hakkını verir. Alıcının yükümlülüğü, akreditifin açılması ile değil, satıcının bedeli bilfiil elde etmesi ile son bulur.
Soru 7
I- Bedel ödeme
II-Akreditifin açılması
III-Belgeleri teslim alma
IV-Komisyon ödeme
Yukarıdakilerden hangileri akreditif ilişkisi içinde alıcının amir bankaya karşı yükümlülüklerindendir?
II-Akreditifin açılması
III-Belgeleri teslim alma
IV-Komisyon ödeme
Yukarıdakilerden hangileri akreditif ilişkisi içinde alıcının amir bankaya karşı yükümlülüklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Alıcı, amir bankaya karşı bedel ödeme, belgeleri teslim alma ve komisyon ödeme borcu altına girer. Akreditifin ödeme yöntemi olarak kararlaştırılması ile birlikte satıcı da bazı borçlar altına girmektedir. Bu borçlar; ifa yerini tutan edime rıza göstermek, emtiayı temsil eden belgeleri bankaya vermek, günlü işlem yapmaktır.
Soru 8
Alıcının akreditif talimatını alan amir banka, bir ........... düzenleyerek bunu muhabir bankaya iletir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Konşimento
B
İhbarname
C
Küşat mektubu
D
Bono
E
Akreditif sözleşmesi
Açıklama:
Küşat mektubu, banka ile alıcının anlaştıkları konuları satıcının ülkesine ileten resmî bir araçtır. Alıcının akreditif talimatını alan amir banka, bir küşat mektubu düzenleyerek bunu muhabir bankaya iletir. Amir bankanın ilk yükümlülüğü bu işlemdir. Haklı bir neden olmadan uygun süre içinde bankanın bildirimi yapmaması, alıcıya akreditifi feshetme hakkı verir.
Soru 9
Uluslararası ticarette "Cash against documents" olarak ifade edilen ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Akreditifli ödeme
C
Kredili mal mukabili ödeme
D
Peşin ödeme
E
Vesaik mukabili ödeme
Açıklama:
Satıcıya bedelin vesaik mukabilinde (karşılığında) ifa edilmesini sağlayan ödeme yöntemine vesaik mukabili (karşılığı) ödeme (cash against documents) denir. Vesaik, emtiayı temsil eden belge anlamına gelir. Bu ödeme yönteminde, satıcı (ihracatçı) malını gönderdikten sonra alıcının (ithalatçının) ülkesindeki bir yetkili aracı bankaya malların sevk evrakını yollar ve bu evrakın, bedelin ödenmesinden sonra alıcıya teslimi konusunda talimat verir. İşleme aracılık yapan bankalar, kendilerine verilen belgeleri alıcıya teslim ederler.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi vesaik mukabili ödemenin taraflarından biri değildir?
Seçenekler
A
Satıcı (Amir)
B
Tevdi bankası
C
Tahsil bankası
D
İbraz bankası
E
Amir banka
Açıklama:
Amir banka ve muhabir banka akreditif ilişkisinde devreye girer. Vesaik mukabili ödemede dört taraf bulunmaktadır. Bunlar satıcı (amir), tevdi bankası, tahsil bankası ve ibraz bankasıdır.
Soru 11
Bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa
etmesine kadar yerine getirmemesine ...... adı verilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
etmesine kadar yerine getirmemesine ...... adı verilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Ödemezlik defi
B
Akreditifli ödeme
C
Kabul kredili ödeme
D
Vesaik mukabili ödeme
E
Peşin ödeme
Açıklama:
Taraflar açısından herhangi bir risk yaşanmadan edim borçları karşılıklı şekilde ifa edilmiş; amiyane ifadesiyle ticaretin altın kuralı olan “al gülüm ver gülüm” alışveriş gerçekleşmiş olacaktır. Buna, yani bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa etmesine kadar yerine getirmemesine, hukukta “ödemezlik defi” adı verilir.
Soru 12
Uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen, geniş bir uygulama sahasına sahip olan ve karşılıklı edimlerin aynı anda ödenmesi sonucunu sağlayan ödemeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Akreditifli ödeme
B
Peşin ödeme
C
Vesaik mukabili ödeme
D
Mal mukabili ödeme
E
Kabul kredili akreditifli ödeme
Açıklama:
Uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi akreditifli ödemedir (letter of credit). Zira karşılıklı edimlerin aynı anda ödenmesi sonucunu sağlayan akreditif, taraflar arasındaki güven sorununun ortadan kaldırılması açısından önemli bir araçtır.
Soru 13
Basit Akreditif Şemasında aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
Seçenekler
A
İthalâtçı/Alıcı
B
İhracatçı/Satıcı
C
Tevdi banka
D
Amir Banka
E
Muhabir Banka
Açıklama:
Basit Akreditif Şeması (Şekil 3.1)
Ithalâtçı/Alıcı
Ihracatçı/Satıcı
Amir Banka,
Muhabir Banka
Ithalâtçı/Alıcı
Ihracatçı/Satıcı
Amir Banka,
Muhabir Banka
Soru 14
Sürekli borç doğuran bir ilişkinin tek taraflı beyanla, geleceğe etkili olarak sona erdirilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Emtia
B
Fesih
C
Rücu
D
Öneri
E
Vesaik
Açıklama:
Sürekli borç doğuran bir ilişkinin tek taraflı beyanla, geleceğe etkili olarak sona erdirilmesine fesih denir
Soru 15
Akreditifte kararlaştırılan bütün belgeleri, dış görünüşleri itibariyle, akreditif hükümlerine uygun olup olmadıklarını inceleyen banka en fazla kaç iş günü içinde karşı tarafı bilgilendirmekle yükümlüdür?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
Akreditifte kararlaştırılan bütün belgeleri, dış görünüşleri itibariyle, akreditif hükümlerine uygun olup olmadıkları bağlamında makul derecede özen göstererek inceleme yükümlülüğü bankadadır. Banka, akreditifte yer almayan belgeleri incelemez ve ibraz edene iade eder. Banka, belgeleri incelemek, kabul veya reddetmek, kararı konusunda karşı tarafı bilgilendirmek için yedi iş gününü aşmamak üzere makul bir süreye sahiptir.
Soru 16
Yapılan inceleme neticesinde belgelerde uygunsuzluk ve/veya tutarsızlık tespit eden muhabir bankanın, alıcı veya amir bankanın bunları kabul etmemesi hâlinde, satıcıya rücu hakkını saklı tutarak satıcıya ödeme yapmasına ne denir?
Seçenekler
A
Rücu
B
Rezervli işlem
C
Ramburse
D
Küşat mektubu
E
Vesaik
Açıklama:
Yapılan inceleme neticesinde belgelerde uygunsuzluk ve/veya tutarsızlık tespit eden muhabir bankanın, alıcı veya amir bankanın bunları kabul etmemesi hâlinde, satıcıya rücu hakkını saklı tutarak satıcıya ödeme yapmasına “rezervli işlem” denir. Bu durum bir anlamda muhabir bankanın satıcıya kredi imkânı tanımasıdır.
Soru 17
Satıcının bedelini almadan malı alıcıya göndermeyi kabul ettiği yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kabul kredili mal mukabili ödeme
B
Mal mukabili ödeme
C
Vesaik mukabili ödeme
D
Peşin ödeme
E
Akreditif ödeme
Açıklama:
Satıcının bedelini almadan malı alıcıya göndermeyi kabul ettiği yönteme mal mukabili ödeme (cash on against goods) adı verilir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi “Keşide etmek “ için söylenebilir?
Seçenekler
A
Kambiyo taahhüdünde bulunmak
B
Mal sipariş etmek
C
Emaneten mal göndermek
D
Mal kabülünde bulunmak
E
Malın mülkiyetini karşı tarafa nakletmek
Açıklama:
Kambiyo taahhüdünde bulunmak daha açık anlatımla çek, bono, poliçe gibi değerli kâğıtları düzenlemek, doldurmak ve imzalamak keşide etmek anlamına gelir. Örneğin B, A’ya olan borcu için çek keşide etmiştir
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi vesaik mukabili ödeme taraflarından biri değildir?
Seçenekler
A
Satıcı (amir)
B
Tevdi bankası
C
Tahsil bankası
D
İbraz bankası
E
Teyit bankası
Açıklama:
Vesaik mukabili ödemede dört taraf bulunmaktadır. Bunlar satıcı (amir), tevdi bankası, tahsil bankası ve ibraz bankasıdır.
Soru 20
Peşin ödeme, .... deki durumun tam tersidir. Şöyle ki, bu yöntem satıcının yararına olmakla birlikte alıcı için riskli bir durum oluşturur.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Kabul kredili mal mukabili ödeme
C
Vesaik mukabili ödeme
D
Kabul kredili akreditifli ödeme
E
Akreditifli ödeme
Açıklama:
Peşin ödeme, mal mukabili ödemedeki durumun tam tersidir. Şöyle ki, bu yöntem satıcının yararına olmakla birlikte alıcı için riskli bir durum oluşturur.
Soru 21
Yüz yüze olan kişiler arasında bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa etmesine kadar yerine getirmemesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ödemezlik kararı
B
Ödemezlik kabulü
C
Ödemezlik defi
D
Ödemezlik hakkı
E
Ödemezlik süresi
Açıklama:
Borcu ödemek suretiyle sözleşme ile yükümlendiğimiz borcu ifa etmiş oluruz. Yüz yüze olan kişiler arasında borçların ifasında genellikle bir sorunla karşılaşılmaz. Şöyleki, bir taraf kendi borcunu karşı tarafın borcunu ifa etmesine kadar geciktirebilir. Buna; yani bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa etmesine kadar yerine getirmemesine hukukta '' ödemezlik defi '' denir. Örneğin; büfeden ekmek almak için önce büfeciye iki ekmek parasını ödemek. Ve onun size sonra ekmeği teslim etmesi gibi. Doğru cevap C'dir.
Soru 22
Uluslararası ticaret sözleşmelerinde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Akreditifli ödeme
C
Vesaik mukabili ödeme
D
Peşin ödeme
E
Kabul kredili mal mukabili ödeme
Açıklama:
Uluslararası ticaret sözleşmelerinde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi akreditifli ödemedir. ( Letterof credit ) Zira karşılıklı edimlerin aynı anda ödenmesi sonucunu sağlayan akreditif; taraflar arasındaki güven sorununun ortadan kaldırılması açısından önemli bir araçtır. Doğru cevap B'dir.
Soru 23
Ulusal hukukların farklılığı nedeniyle akreditif ödemelerde zararların en aza indirilmesi için ilk düzenleme hangi yılda yapılmıştır?
Seçenekler
A
1929
B
1931
C
1933
D
1936
E
1939
Açıklama:
Her ülke, farklı mevzuata sahip olduğu için akreditif uygulayıcıları riske girebilirler. Ulusal hukukların farklılıkları nedeniyle öngöremedikleri çeşit zararlara uğrayabilirler. Konuya uygun yeknesak kurallar oluşturma çabaları Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde başlamıştır. Bu konuda, ICC'nin ilk olarak 1933 yılında yayımladığı '' Akreditiflere ilişkin yeknesak teamül ve uygulama kuralları '' ( Uniform Customs and Practice for Documentary Credits, UCP ) uluslararası ticaret hayatında geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 24
Uluslararası ticarette akreditif yöntemine müracaat etmek için Türkiye'de bir bankaya giderek bir sistem / süreç başlattığınızda bu bankaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müracat bankası
B
Merkez bankası
C
Aracı banka
D
Muhabir banka
E
Amir banka
Açıklama:
Uluslararası ticarette olası riskleri bertaraf etmek için geliştirilmiş ödeme yöntemlerinden olan akreditif yöntemine müracaat ettiğinizde siz ( alıcı / ithalatçı ) Türkiye'de bir bankaya giderek bir sistem / süreç başlatıyorsunuz. Bu bankaya Amir Banka adı verilir. Amir Banka, satıcının ( ihracatçı ) bulunduğu ülkede şubesi var ise, banka ile iletişime geçerek süreci başlatır. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
Uluslararası ticaret hukukunda akreditifin kaç fonksiyonu bulunmaktadır?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
Akreditifin ödeme ve teminat olmak üzere 2 fonksiyonu vardır. Bu 2 fonksiyonun ilki olan ödeme fonksiyonu taraflar arasındaki para borcunun ödenmesi amacına hizmet etmektedir. Akreditif nakit para kullanımına gereksinimi ortadan kaldırmıştır. Diğer fonksiyon teminat fonksiyonudur. Farklı mevzuata ve dolayısıyla değişik hukuki resimlere tabi olan ihracatçı ve ithalatçı arasındaki ilişkilerin güven içinde yürütüp sonuçlanması bağlmınd Akreditif önemli bir fonksiyon icra etmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 26
Borçlu borcu kararlaştırılan zamanda ifade etmediği takdirde düştüğü bu duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mütemerrit
B
Temerrüt
C
Haciz
D
İflas
E
Protesto
Açıklama:
Alıcılar belirlenen süre içinde akreditif açtırmak zorundadır. Akreditif mutlak suretle yazılı bir sözleşme içinde yer almak zorunda değildir. Satım sözleşmesinde aksi yönde bir teamül veya sözleşme hükmü yok ise eş zamanlı ifa kuralı vardır. Akreditif koşulunda kararlaştırılan süre içinde, böyle bir sürenin bulunmaması halinde ise derhal akreditif açtırmaya alıcı temerrüde düşmüş olur. Temerrüde düşen borçluya da mütemerrit adı verilir.
Soru 27
Uluslararası ticarette ihracat ve ithalat işlemleri yapılırken banka ile alıcının anlaştıkları konuları satıcının ülkesine ileten resmi araca ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ticaret mektubu
B
Küşat mektubu
C
İntifa mektubu
D
Teyit mektubu
E
Komisyon mektubu
Açıklama:
Ticaret işlemlerinde, alıcının akreditif işlemini aracılık yapan bankaya, bu bedeli ödemesi gerekir. Başka bir deyişle alıcının işbirliği yaptığı bankanın satıcıya ödediği meblağın alıcı tarafından ifa edilmesi zorunludur. Akreditif işlemini yapan banka koşullara uygun olarak belgeleri hazırlar ve teslim karşılığında ispatlamak için makbuz alır. Akreditif işlemine aracılık yapmak suretiyle hizmet sağlayan bankalar bunun karşılığında komisyon hakkı kazanırlar. Küşat mektubu banka ile alıcının anlaştıkları konuları satıcının ülkesine ileten resmi bir araçtır. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Vesaik mukabili ödemede kaç taraf bulunmaktadır?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
7
E
9
Açıklama:
Satıcıya bedelin vesaik mukabilinde ( karşılığında ) ifa edilmesini sağlayan ödeme yöntemine vesaik mukabili ödeme ( cush against documents ) denir. Vesaik mukabili ödemede 4 taraf bulunmaktadır.
1. Satıcı: Belgelerin tevdisi ( vermek ) ve mal bedelinin tahsili amacıyla müşterisi olduğu bankayı yetkilendiren kişi.
2. Tevdi Bankası: Belgelerin tevdi edildiği bankadır. Tevdi Bankası tahsil edilen mal bedeli karşılığında belgeleri alıcıya veya gösterdiği kişiye verir.
3. Tahsil Bankası: Tevdi Bankası dışında, tahsil talimatını yerine getiren başka bir bankadır.
4. İbraz Bankası: Belgeleri ibraz eden bankadır.
Doğru cevap B'dir.
1. Satıcı: Belgelerin tevdisi ( vermek ) ve mal bedelinin tahsili amacıyla müşterisi olduğu bankayı yetkilendiren kişi.
2. Tevdi Bankası: Belgelerin tevdi edildiği bankadır. Tevdi Bankası tahsil edilen mal bedeli karşılığında belgeleri alıcıya veya gösterdiği kişiye verir.
3. Tahsil Bankası: Tevdi Bankası dışında, tahsil talimatını yerine getiren başka bir bankadır.
4. İbraz Bankası: Belgeleri ibraz eden bankadır.
Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi serbest yükleme olarak da adlandırılan ödeme şeklidir?
Seçenekler
A
Peşin ödeme
B
Kabul kredili ve vesaik mukabili ödeme
C
Akreditifli ödeme
D
Mal mukabili ödeme
E
Vesaik mukabili ödeme
Açıklama:
Satıcının bedelini almadan malı alıcıya göndermeyi kabul ettiği yönteme mal mukabili ödeme ( cash on against goods ) adı verilir. Sözleşmeye uygun bir şekilde malları sevkeden satıcı, bedeli kararlaştırılırken vadelerde daha sonra tahsil edecektir. Bu ödeme yöntemine '' serbest yükleme '' veya '' açık hesap '' gibi isimlerle de anılır. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
Peşin ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisinde daha çok tercih edilmektedir?
Seçenekler
A
Gıda sözleşmelerinde
B
Eser sözleşmelerinde
C
Otomotiv sözleşmelerinde
D
Tekstil sözleşmelerinde
E
Hammadde sözleşmelerinde
Açıklama:
Peşin ödeme: malın tesliminden veya gönderilmesinden önce bedelin ödenmesi ( advance payment ) yöntemidir. Bu yöntem satıcı yararına olmakla birlikte alıcı için riskli bir durumdur. Bu nedenle ticarette daha çok eser sözleşmelerinde kullanılmaktadır. Bunun nedeni iş sahibinin emeklerinin boşa gitmemesi kaygısıdır. Talep edilen eser alıcı tarafından satın almaktan vazgeçilirse bunun başka birine taşınması ya çok zor ya da imkansızdır. Örneğin bir büst ya da heykelin satışı veya bir portrenin satışı vb. Doğru cevap B'dir.
Soru 31
Bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa etmesine kadar yerine getirmemesine ne isim verilir?
Seçenekler
A
Ödemezlik defi
B
Zamanaaşımı defi
C
Aynen ifa
D
Borca aykırılık
E
İtiraz
Açıklama:
Bir tarafın kendi edim borcunu, karşı tarafın edim borcunu ifa etmesine kadar yerine getirmemesine, hukukta “ödemezlik defi” adı verilir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ticari hayatta sıkça karşılaşılan ödeme yöntemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Akreditifli ödeme
B
Vesaik mukabili ödeme
C
Kabul kredili akreditifli ödeme
D
Kabul kredili vesaik mukabili ödeme
E
Elden ödeme
Açıklama:
Uluslararası ticari hayatta karşılaşılan ödeme yöntemleri, akreditifli ödeme, vesaik mukabili ödeme, mal mukabili ödeme, kabul kredili akreditifli ödeme, kabul kredili vesaik mukabili ödeme, kabul kredili mal mukabili ödeme ve peşin ödeme şeklinde ifade edilebilir.
Soru 33
Uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akreditifli ödeme
B
Elden ödeme
C
Taksitli ödeme
D
Kabul kredili mal mukabili ödeme
E
Peşin ödeme
Açıklama:
Uluslararası ticari sözleşmelerde en sık görülen ve geniş bir uygulama sahasına sahip ödeme yöntemi akreditifli ödemedir.
Soru 34
Taşınmak amacıyla gemiye teslim edilen malın karşılığında verilen belgeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Konişmento
B
Varant
C
Bono
D
Çek
E
Poliçe
Açıklama:
Taşınmak amacıyla gemiye teslim edilen malın karşılığında verilen alındıya konşimento adı verilir.
Soru 35
Akreditif ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kredi fonksiyonu vardır
B
Ödeme fonksiyonu vardır
C
Alıcının akreditif açtırması ifa yerine geçmez
D
Teminat fonksiyonu vardır
E
Alıcının ödeme borcu banka tarafından teminat altına alınır
Açıklama:
Akreditifin kredi fonksiyonundan söz etmek mümkün değildir
Soru 36
Satıcının ayıplı mal gönderdiği yönünde bankaya bildirimde bulunulması halinde iyi niyetle taşıma senedini aldığını ve bunun sonucunda ödeme yaptığını ispat külfeti kime aittir?
Seçenekler
A
Satıcı
B
Alıcı
C
Banka
D
Taşıyıcı
E
Gümrük görevlisi
Açıklama:
İyi niyetle taşıma senedini aldığını ve bunun sonucunda ödeme yaptığını ispat külfeti bankaya aittir.
Soru 37
Satıcıya önceden haber verilmeden ve belirli bir süre söz konusu olmadan amir bankanın değiştirebildiği veya iptal edebildiği akreditif türü hangisidir?
Seçenekler
A
Dönülebilir akreditif
B
Dönülemez akreditif
C
Kabul kredili akreditif
D
Teyitsiz akreditif
E
Teyitli akreditif
Açıklama:
Satıcıya önceden haber verilmeden ve belirli bir süre söz konusu olmadan amir bankanın değiştirebildiği veya iptal edebildiği akreditife dönülebilir akreditif denir.
Soru 38
Aşağıdaki kişilerden hangisi vesaik mukabili ödeme taraflarından değildir?
Seçenekler
A
Satıcı
B
Tevdi bankası
C
Tahsil bankası
D
İbraz bankası
E
Muhbir banka
Açıklama:
Vesaik mukabili ödemede dört taraf bulunmaktadır. Bunlar satıcı (amir), tevdi bankası,
tahsil bankası ve ibraz bankasıdır.
tahsil bankası ve ibraz bankasıdır.
Soru 39
Konsinye ihracatta sıklıkla tercih edilen ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mal mukabili ödeme
B
Peşin ödeme
C
Akreditif ödeme
D
Vesaik mukabili ödeme
E
Kabul kredili akreditifli ödeme
Açıklama:
Satıcı için riskler taşıyan mal mukabili ödeme yöntemi uygulamada en çok konsinye ihracatta tercih edilmektedir.
Soru 40
Eser sözleşmelerinde sıklıkla kullanılan ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Peşin ödeme
B
Akreditif ödeme
C
Mal mukabili ödeme
D
Vesaik mukabil ödeme
E
Kabul kredili akreditif
Açıklama:
Peşin ödemeye hukuki işlemlerin tamamında müracaat edilebileceği gibi uygulamada genellikle eser sözleşmesinde rastlanır.
Soru 41
Uluslararası ticari sözleşmelerde karşılıklı edimlerin aynı anda ödenmesi sonucunu sağlayan ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akreditifli ödeme
B
Mal mukabili ödeme
C
Vesaik mukabili ödeme
D
Peşin ödeme
E
Kabul kredili vesaik mukabili ödeme
Açıklama:
*Uluslararası ticari sözleşmelerde karşılıklı edimlerin aynı anda ödenmesi sonucunu sağlayan ödeme yöntemi akreditifli ödemedir.
Soru 42
Uluslararası ticari sözleşmelerde taşınmak amacıyla gemiye teslim edilen malın karşılığında verilen alındıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
İrsaliye
B
Dekont
C
Aval
D
Konşimento
E
Fatura
Açıklama:
*Uluslararası ticari sözleşmelerde taşınmak amacıyla gemiye teslim edilen malın karşılığında verilen alındıya konşimento adı verilir.
Soru 43
Satıcıya önceden haber verilmeden ve belirli bir süre söz konusu olmadan amir bankanın iptal edebildiği akreditife ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kabul kredili akreditif
B
Avans kredili akreditif
C
Dönülemez akreditif
D
Dönülebilir akreditif
E
Vesaik mukabili akreditif
Açıklama:
Satıcıya önceden haber verilmeden ve belirli bir süre söz konusu olmadan amir bankanın iptal edebildiği akreditife dönülebilir akreditif adı verilir.
Soru 44
Dönülebilir akreditifte dönme hakkı ne zaman kullanılamaz?
Seçenekler
A
Sözleşme imzalandıktan sonra
B
Satıcıya ödeme yapıldıktan sonra
C
Bankaya talimat verildikten sonra
D
Mal teslim edildikten sonra
E
Konşimento düzenlendikten sonra
Açıklama:
Dönülebilir akreditifte dönme hakkı satıcıya ödeme yapıldıktan sonra kullanılamaz.
Soru 45
Akreditifin dayanağını oluşturan temel sözleşmenin akreditif koşulunda aşağıdakilerden hangisinin yer alması zorunlu değildir?
Seçenekler
A
Akreditifin türü
B
Akreditifin açılma zamanı
C
Akreditifin geçerlilik süresi
D
Akreditifin tutarı
E
Akreditifin ne zaman sona ereceği
Açıklama:
Akreditifin dayanağını oluşturan temel sözleşmenin akreditif koşulunda akreditifin ne zaman sona ereceğinin yer alması zorunlu değildir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi akreditifte alıcının amir bankaya karşı olan borçlarından biridir?
Seçenekler
A
Bedel ödeme
B
Belgeleri teslim etme
C
Malı yükleme
D
Akreditifi açma
E
Akreditifi sona erdirme
Açıklama:
Bedel ödeme akreditifte alıcının amir bankaya karşı olan borçlarından biridir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi akreditifte amir bankanın borçlarından biridir?
Seçenekler
A
Bedel ödeme
B
Belgeleri teslim etme
C
Malı yükleme
D
Akreditifi açma
E
Akreditifi sona erdirme
Açıklama:
Akreditifte amir bankanın borçlarından biri akreditifi açmadır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi muhabir bankanın borçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Akreditifi ihbar etme
B
Satıcıya ödeme yapma
C
Poliçeyi kabul etme
D
Bedel ödeme
E
Belgeleri inceleme
Açıklama:
Bedel ödeme muhabir bankanın borçlarından biri değildir.
Soru 49
Yapılan inceleme neticesinde belgelerde uygunsuzluk ve/veya tutarsızlık tespit eden muhabir bankanın, alıcı veya amir bankanın bunları kabul etmemesi hâlinde, satıcıya rücu hakkını saklı tutarak satıcıya ödeme yapmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Avanslı işlem
B
Rezervli işlem
C
Ön ödeme
D
Tali kredi
E
Borcu üstlenme
Açıklama:
Yapılan inceleme neticesinde belgelerde uygunsuzluk ve/veya tutarsızlık tespit eden muhabir bankanın, alıcı veya amir bankanın bunları kabul etmemesi hâlinde, satıcıya rücu hakkını saklı tutarak satıcıya ödeme yapmasına rezervli işlem adı verilir.
Soru 50
Akreditifi sona erdiren en doğal neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Taraflardan birinin iflası
B
Taraflardan birinin ölümü
C
Taraflardan birinin mallarına haciz konulması
D
İfa
E
Akreditif vadelerinin sona ermesi
Açıklama:
*Akreditifi sona erdiren en doğal neden ifadır.
Ünite 4
Soru 1
Taraflar arasında teslim şekli konusunda bir anlaşma bulunmaması ve bu konuda bir uyuşmazlık çıkması halinde hangi hukuk uygulanacaktır?
Seçenekler
A
Davacı taraf devlet hukuku
B
Davalı taraf devlet hukuku
C
Hakemler tarafından belirlenen devlet hukuku
D
Mahkeme tarafından kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca belirlenecek devlet hukuku
E
Mahkeme tarafından INCOTERMS kuralları uyarınca belirlenecek devlet hukuku
Açıklama:
Taraflar arasında teslim şekli konusunda bir anlaşma bulunmaması ve bu konuda bir uyuşmazlık çıkması halinde mahkeme tarafından kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca belirlenecek devlet hukuku uygulanır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışın temel unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması
B
Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
C
Malların gemiye yüklenmesi
D
Malların sigortalanması
E
Malların varış limanına ulaşması
Açıklama:
CIF satışın dört temel unsurunu şu şekilde ifade etmek mümkündür:
• Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması,
• Malların gemiye yüklenmesi,
• Malların sigortalanması,
• Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
Malların varış limanına ulaşması CIF satışın temel unsurlarından biri değildir.
• Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması,
• Malların gemiye yüklenmesi,
• Malların sigortalanması,
• Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
Malların varış limanına ulaşması CIF satışın temel unsurlarından biri değildir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışlarda satıcının borçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Malları tedarik etmek
B
Malların ihracına yönelik formaliteleri tamamlamak
C
Malları yükleme limanında geminin bordasına teslim etmek
D
Süreç hakkında alıcıyı bilgilendirmek
E
Malları varış limanında alıcıya teslim etmek
Açıklama:
Malları varış limanında alıcıya teslim etmek satıcının borcu değildir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışlarda alıcının yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Malların bedelini ödemek
B
Malların sigorta bedelini ödemek
C
Malları teslim almak
D
Gerekli hallerde satıcıya duyuru yapmak
E
Satıcının tedarik ettiği satış belgesini almak
Açıklama:
Malların sigorta bedelini ödemek CIF satışlarda satıcının borcudur.
Soru 5
Masraflar ve navlun ödenmiş teslimin, masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslimden farkı nedir?
Seçenekler
A
Satıcının sigorta yükümlülüğü olmaması
B
Masrafların ödenmiş olması
C
Navlunun ödenmiş olması
D
Mal taşınması
E
Malların deniz yoluyla taşınması
Açıklama:
Masraflar ve navlun ödenmiş teslimin, masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslimden farkı satıcının sigorta yükümlülüğü olmamasıdır. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışlarda satıcının borçlarından biridir?
Seçenekler
A
Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak
B
Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek
C
Bedeli sözleşmeye uygun olarak ödemek
D
Malları teslim almak
E
Taşıma belgesi veya herhangi bir kanıtı teslim almak
Açıklama:
Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak, CIF satışlarında satıcının borçlarından biridir. Diğer şıklarda verilenler ise CIF satışlarında alıcının yükümlülükleridir.
Soru 7
Satıcının tüm mali yükümlülüklere katlandığı teslim türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim
B
Masraflar ve navlun ödenmiş teslim
C
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
D
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
E
Gümrük ile ilgili mali külfetler ödenmiş teslim
Açıklama:
Satıcının tüm mali yükümlülüklere katlandığı teslim türüne gümrük ile ilgili mali külfetler ödenmiş teslim adı verilir.
Soru 8
Uluslararası ticari sözleşmelerde kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla oluşturulan kurallara verilen ismin kısaltması nedir?
Seçenekler
A
ICC
B
INCOTERMS
C
CIF
D
CPT)
E
CFR
Açıklama:
Teslim şekli konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, taraflar arasında teslim hakkında detaylı bir anlaşma yoksa, mahkeme kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca tespit edeceği bir devletin hukukunu uygulayacaktır. Bu ise tarafların, öngörmedikleri durumlarla karşılaşmalarına neden olabilir. Uluslararası ticari sözleşmelerde böylesi kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla INCOTERMS (International Commercial Terms) adı altında kurallar oluşturulmuştur. ICC tarafından ilk olarak 1936 yılında oluşturulan bu kurallar, malların nakliye ve teslimine ilişkin kuralların
yorumuna dair hükümler içerirler
yorumuna dair hükümler içerirler
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi işyerinde teslimde satıcının borçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Malları sözleşmeye uygun hazırlamak
B
Malları sözleşmede kararlaştırılan tarihte hazır bulundurmak
C
Malları varış limanında teslime hazır hale getirmek
D
Malların teslime elverişli olduğunu alıcıya bildirmek
E
İhracat belgelerinin alınmasında alıcıya yardımcı olmak
Açıklama:
İşyerinde teslimde malların alıcı tarafından teslim alınması için, satıcının işyerinde teslime hazır hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 10
Satıcının teslim borcunun, malların gemi bordasına yüklenmesi ile sona erdiği teslim türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim
B
Masraflar ve navlun ödenmiş teslim
C
Gemi bordasında teslim
D
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
E
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
Açıklama:
Satıcının teslim borcunun, malların gemi bordasına yüklenmesi ile sona erdiği teslim türü gemi bordasında teslimdir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 11
Ülkemizde en çok kullanılan teslim türü hangisidir?
Seçenekler
A
Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim
B
Masraflar ve navlun ödenmiş teslim
C
Gemi bordasında teslim
D
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
E
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
Açıklama:
Ülkemizde en çok kullanılan teslim türü gemi bordasında teslimdir.
Soru 12
- ICC tarafından ilk olarak 1936 yılında malların nakliye ve teslimine ilişkin oluşturulan kurallardır.
- On bir tane teslim şekli öngörülmüştür.
- Uluslararası ticari sözleşmelerin tarafları bu kurallara tabi olmak zorundadır.
- Farklı sistemlerden hukukçuların ve tacirlerin üzerinde konsensüs sağlaması ile oluşturulmuştur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
INCOTERMS’in uygulanabilmesi, tarafların, aralarındaki sözleşmede bunu açıkça kararlaştırmalarına bağlıdır (TBK m. 1). Zira söz konusu hükümler doğrudan uygulama kabiliyetini haiz değildir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde INCOTERMS’in mutlak suretle uygulanması gereken kurallar olmadığını, tarafların farklı bir teslim şeklini benimseyebileceklerini de ifade etmekte fayda vardır.
Soru 13
Tarafların, aralarındaki sözleşmede INCOTERMS’e atıf yapmamaları ve sözleşmeye uygulanacak olan hukukun da Türk hukuku olması hâlinde teslim yeri hangi kanun hükümlerine göre belirlenecektir?
Seçenekler
A
Türk Ticaret Kanunu
B
Türk Medeni Kanunu
C
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
D
Türk Borçlar Kanunu
E
Gümrük Kanunu
Açıklama:
Tarafların, aralarındaki sözleşmede INCOTERMS’e atıf yapmamaları ve sözleşmeye uygulanacak olan hukukun da Türk hukuku olması hâlinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak ve teslim yeri bizim kanunumuza göre belirlenecektir.
Soru 14
C Grubu teslimlerin ortak özellikleriyle ilgili verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
varış
B
navlun ödenmemiş
C
Bu grupta yalnız bir teslim şekli bulunduğu için ortak özellik belirlenemez.
D
çıkış
E
Navlun ödenmiş
Açıklama:
C Grubu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”, D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “varış”, F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş” olmasıdır. E Grubu zaten tek bir teslim şeklinden oluştuğu için bu konuda herhangi bir açıklamaya ihtiyaç yoktur. Yine de E Grubunu “çıkış” şeklinde karakterize edebiliriz.
Soru 15
Malların satıcının işyerinde alıcının alması için hazır hâle getirilmesi şeklinde tanımlanan teslim şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Delivered Duty Paid, DDP
B
Delivered At Terminal, DAT
C
Ex Works/Ex Warehouse, EXW
D
Carriage Paid To, CPT
E
Free Carrier, FCA
Açıklama:
Malların satıcının işyerinde (fabrika, imalathane, depo, garaj gibi) alıcının alması için hazır hâle getirilmesine EXW teslim denir. Malların buradan alınarak, alıcının ülkesineNgötürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur. Bu hâlde yarar ve hasar da satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçmektedir.
Soru 16
Satıcının, malları yükleme limanında rıhtıma veya mavnaya yerleştirmek suretiyle, teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği teslim modeline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Free Alongside Ship, FAS
B
Free On Board, FOB
C
(Delivered At Place, DAP
D
Delivered At Terminal, DAT
E
Cost and Freight, CFR
Açıklama:
Satıcının, malları yükleme limanında rıhtıma veya mavnaya yerleştirmek suretiyle, teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği modele FAS adı verilir. Başka bir deyişle, malların satıcı tarafından gemiye yerleştirilebilecek hâle getirilmesi gerekir. Gemiye yükleme, alıcının sorumluluğundadır.
Soru 17
Sözleşme konusu malların kararlaştırılan yerde alıcının teslim almasına uygun hâle getirilmesi olarak ifade edilen teslim şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
CIP
B
DAP
C
CPT
D
EXW
E
FCA
Açıklama:
2000 sürümünde yer alan DAF, DES ve DDU’nun yerine almak üzere oluşturulan DAP teslim, sözleşme konusu malların kararlaştırılan yerde alıcının teslim almasına uygun hâle getirilmesi olarak ifade edilebilir.
Soru 18
Satıcının tüm mali yükümlülüklere katlandığı başka bir deyişle satıcının azami sorumluluğunun olduğu teslim türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
CIF
B
CIP
C
FAS
D
DDP
E
FOB
Açıklama:
Satıcının tüm mali yükümlülüklere katlandığı başka bir deyişle satıcının azami sorumluluğunun olduğu teslim türüne DDP adı verilir. Bu mali sorumlulukların yanı sıra risk ve masraflar da satıcıya aittir.
Soru 19
Free Carrier (FCA) teslim modeli için aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gümrük çıkış işlemleri tamamlandıktan sonra teslim yapılır.
B
Satıcı, sözleşme konusu malları alıcının belirlediği taşıyıcı ya da kişiye teslim ederek yükümlülüğünü yerine getirir.
C
Malların satıcının aracından boşaltılması, alıcının yükümlülüğüdür.
D
Eğer mallar, satıcıya ait bir yerde teslim edilecekse malların satıcının aracından indirilmesi satıcının yükümlülüğüdür.
E
Yalnızca kara taşımacılığına uygun bir teslim türüdür.
Açıklama:
FCA teslimde, gümrük çıkış işlemlerini tamamladıktan sonra, alıcının belirlediği taşıyıcıya veya kişiye malları teslim eden satıcı, yükümlülüğünü yerine getirmiş olur. Öyle ki, satıcı malların kendi aracından boşaltılması işlemini dahi yapmaz. Bu durumun istisnası, malların satıcıya ait bir yerde teslim edilecek olmasıdır. FCA teslim, kara, hava, akarsu gibi her türlü taşıma modelinde kullanılabilir; multimodal taşımada kararlaştırılması da mümkündür.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi C Grubu teslim şekillerinden biridir?
Seçenekler
A
Masraflar, sigorta ve navlun Ödenmiş Teslim
B
Belirlenen yerde teslim
C
Gümrük ile ilgili mali külfetler ödenmiş teslim
D
Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslim
E
İşyerinde teslim
Açıklama:
C grubunda toplam dört adet teslim şekli bulunmaktadır. Bunlar CIF, CFR, CPT ve CIP şeklinde kısaltmalarını ifade edebileceğimiz teslimlerdir. Bunların ortak özellikleri sadece “C” harfi ile başlamaları değildir. Bunun yanı sıra C grubu, yukarıda belirtildiği üzere
“navlun ödenmiş” teslim şekilleridir. Alıcı menfaatlerinin üst düzeyde korunduğu Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş(Cost Insurance and Freight, CIF) teslim şeklinde sözleşme konusu malların kararlaştırılan varış yerine kadar taşınması amacıyla yapılan masraflar ve navlunun yanı sıra sigortanın yapılması yükümlülüğü de satıcının üzerindedir.
“navlun ödenmiş” teslim şekilleridir. Alıcı menfaatlerinin üst düzeyde korunduğu Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş(Cost Insurance and Freight, CIF) teslim şeklinde sözleşme konusu malların kararlaştırılan varış yerine kadar taşınması amacıyla yapılan masraflar ve navlunun yanı sıra sigortanın yapılması yükümlülüğü de satıcının üzerindedir.
Soru 21
- Sözleşme konusu malların sigortalanması
- Malların taşıma aracına yüklenmesi
- Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da
barındırması - Malların hava ya da deniz yoluyla taşınacağının kararlaştırılması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
CIF satışın dört temel unsurunu şu şekilde ifade etmek mümkündür:
• Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması,
• Malların gemiye yüklenmesi,
• Malların sigortalanması,
• Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
• Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması,
• Malların gemiye yüklenmesi,
• Malların sigortalanması,
• Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışlarda satıcının borçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak
B
Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek
C
Sözleşmeye uygun bir şekilde malların tedarik edilmesi
D
Malların denetiminin yapılmasının yanı sıra gerekli olması hâlinde ambalajlama ve işaretleme yapmak
E
Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek
Açıklama:
CIF satışlarda satıcının borçlarını kısaca şu şekilde ifade edebiliriz:
• Sözleşmeye uygun bir şekilde malların tedarik edilmesi,
• Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak,
• Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak,
• Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek,
• Süreç hakkında alıcıyı bilgilendirmek,
• Malların teslim edildiğine dair taşıma belgesi ya da herhangi bir kanıtı alıcıya ulaştırmak,
• Malların denetiminin yapılmasının yanı sıra gerekli olması hâlinde ambalajlama ve işaretleme yapmak. Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek, alıcının yükümlülükleri arasındadır.
• Sözleşmeye uygun bir şekilde malların tedarik edilmesi,
• Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak,
• Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak,
• Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek,
• Süreç hakkında alıcıyı bilgilendirmek,
• Malların teslim edildiğine dair taşıma belgesi ya da herhangi bir kanıtı alıcıya ulaştırmak,
• Malların denetiminin yapılmasının yanı sıra gerekli olması hâlinde ambalajlama ve işaretleme yapmak. Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek, alıcının yükümlülükleri arasındadır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi E Grubu teslim şekillerinden biridir?
Seçenekler
A
Belirlenen yerde teslim
B
Terminalde teslim
C
İşyerinde teslim
D
Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslim
E
Gemi yanında teslim
Açıklama:
E Grubu, işyerinde teslim (Ex Works/Ex Warehouse, EXW) olarak isimlendirilen, sadece bir adet teslimden oluşmaktadır.
Soru 24
I- Teslimin nasıl yapılacağı,
II- Teslime ilişkin masrafların kim tarafından karşılanacağı,
III- Malın hangi anda teslim edilmiş olacağı,
IV- Nakliye esnasında ortaya çıkan zararlardan kimin sorumlu olacağı,
Tarafların aynı mekanda olmaması ve hatta farklı ülkelerde bulunmaları durumun da teslimin önem kazandığı hususlar ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II- Teslime ilişkin masrafların kim tarafından karşılanacağı,
III- Malın hangi anda teslim edilmiş olacağı,
IV- Nakliye esnasında ortaya çıkan zararlardan kimin sorumlu olacağı,
Tarafların aynı mekanda olmaması ve hatta farklı ülkelerde bulunmaları durumun da teslimin önem kazandığı hususlar ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Tarafların aynı mekanda olmaması ve hatta farklı ülkelerde bulunmaları durumun da teslimin nasıl yapılacağı, teslime ilişkin masrafların kim tarafından karşılanacağı, malın hangi anda teslim edilmiş olacağı, nakliye esnasında ortaya çıkan zararlardan kimin sorumlu olacağı gibi hususlar önem kazanmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 25
I- Malın teslim koşulları, II- Mala ilişkin risk ve masrafların taraflardan hangisine ait olacağı, III- Mahkeme kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca tespit edeceği bir devletin hukukunu uygulayacaktır. Taraflar, sözleşmede INCOTERMS’den birine atıf yapmak suretiyle, bu düzenlemenin aralarındaki ilişkiye uygulanmasını sağladıklarında, ortadan kalkacak belirsizlikler ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Taraflar, sözleşmede INCOTERMS’den birine atıf yapmak suretiyle, bu düzenlemenin aralarındaki ilişkiye uygulanmasını sağlarlar. Bu sayede, malın teslim koşulları, mala ilişkin risk ve masrafların taraflardan hangisine ait olacağı konusunda yaşanabilecek tüm belirsizlikler ortadan kalkar. Teslim şekli konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, taraflar arasında teslim hakkında detaylı bir anlaşma yoksa, mahkeme kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca tespit edeceği bir devletin hukukunu uygulayacaktır. Öncelikle III şıkta verildiği şekilde mahkeme tespit edeceği bir devlet hukukunu uygulamaz.Teslim hakkında taraflar arasında bir anlaşma varsa o uygulanır.
Soru 26
I-INCOTERMS’in uygulanabilmesi, tarafların, aralarındaki sözleşmede bunu açıkça kararlaştırmalarına bağlıdır.
II-Teslim şekilleri konusundaki INCOTERMS mutabakatı, ICC’nin özenli çalışmaları sayesinde sağlanmıştır.
III-Teslim şekillerini belli gruplara ayıran INCOTERMS, taraflara on bir adet farklı alternatif sunmaktadır.
INCOTERMS ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II-Teslim şekilleri konusundaki INCOTERMS mutabakatı, ICC’nin özenli çalışmaları sayesinde sağlanmıştır.
III-Teslim şekillerini belli gruplara ayıran INCOTERMS, taraflara on bir adet farklı alternatif sunmaktadır.
INCOTERMS ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
INCOTERMS’in uygulanabilmesi, tarafların, aralarındaki sözleşmede bunu açıkça kararlaştırmalarına bağlıdır. Teslim şekilleri konusundaki INCOTERMS mutabakatı, ICC’nin özenli çalışmaları sayesinde sağlanmıştır. Teslim şekillerini belli gruplara ayıran INCOTERMS, taraflara on bir adet farklı alternatif sunmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 27
I- C Grubu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”,
II- D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “çıkış”,
III- F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş”
IV- E Grubunu “varış”
INCOTERMS teslim şekillerini dört gruba ayırmıştır. Bu grupların ortak özellikleri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II- D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “çıkış”,
III- F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş”
IV- E Grubunu “varış”
INCOTERMS teslim şekillerini dört gruba ayırmıştır. Bu grupların ortak özellikleri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
C Grubu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”, D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “varış”, F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş” olmasıdır. E Grubu zaten tek bir teslim şeklinden oluştuğu için bu konuda herhangi bir açıklamaya ihtiyaç yoktur. Yine de E Grubunu “çıkış” şeklinde karakterize edebiliriz. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 28
I-CIF, Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim,
II-CFR, Masraflar ve navlun ödenmiş teslim,
III-CPT, Taşıma ücreti ödenmiş teslim,
IV-CIP, Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim,
C grubunda toplam dört adet teslim şekli bulunmaktadır. Bunlar CIF, CFR, CPT ve CIP teslimlerdir. Bu teslim şekillerinin, ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II-CFR, Masraflar ve navlun ödenmiş teslim,
III-CPT, Taşıma ücreti ödenmiş teslim,
IV-CIP, Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim,
C grubunda toplam dört adet teslim şekli bulunmaktadır. Bunlar CIF, CFR, CPT ve CIP teslimlerdir. Bu teslim şekillerinin, ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
CIF, Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim, CFR, Masraflar ve navlun ödenmiş teslim,
CPT, Taşıma ücreti ödenmiş teslim, CIP, Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim. Doğru cevap E şıkkıdır.
CPT, Taşıma ücreti ödenmiş teslim, CIP, Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 29
I- Alıcının menfaatleri üst düzeyde korunur.
II- Sözleşme konusu malların yükleme limanında gemi bordasına yüklenmesi ile birlikte satıcının teslim borcu ifa edilmiş olur.
III- Malların geminin bordasına yüklenmesi ile birlikte, yarar ve hasar alıcıya geçer.
C grubunda bulunan CIF teslim şekli ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II- Sözleşme konusu malların yükleme limanında gemi bordasına yüklenmesi ile birlikte satıcının teslim borcu ifa edilmiş olur.
III- Malların geminin bordasına yüklenmesi ile birlikte, yarar ve hasar alıcıya geçer.
C grubunda bulunan CIF teslim şekli ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Alıcının menfaatleri üst düzeyde korunur. Sözleşme konusu malların yükleme limanında gemi bordasına yüklenmesi ile birlikte satıcının teslim borcu ifa edilmiş olur. Malların geminin bordasına yüklenmesi ile birlikte, yarar ve hasar alıcıya geçer. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 30
I- DAP, Masraflar ve Navlun Ödenmiş Teslim
II- DAT, Terminalde teslim
III-DDP, Gümrük ile ilgili malî külfetler ödenmiş teslim
D Grubu teslim şekillerinin, ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
II- DAT, Terminalde teslim
III-DDP, Gümrük ile ilgili malî külfetler ödenmiş teslim
D Grubu teslim şekillerinin, ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
DAP, Belirlenen yerde teslim, DAT,Terminalde teslim, DDP, Gümrük ile ilgili malî külfetler ödenmiş teslim. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 31
I-Gümrükle ilgili mali yükümlülüklere alıcı katlanır.
II-Boşaltma ile ilgili masraf ve riskler alıcıya yüklenmiştir.
III-Her türlü taşıma biçiminde uygulanabilir.
D grubunda bulunan DDP teslim şekli ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangisi/ hangileri doğrudur?
II-Boşaltma ile ilgili masraf ve riskler alıcıya yüklenmiştir.
III-Her türlü taşıma biçiminde uygulanabilir.
D grubunda bulunan DDP teslim şekli ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangisi/ hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Her türlü taşıma biçiminde uygulanabilir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 32
I-Mallar satıcının işyerinde, alıcının alması için hazır hale getirilir.
II-Malların satıcının işyerinde alınarak, alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur.
III- Yarar ve hasar satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçer.
Yukarıda verilen bilgiler hangi teslim şekli ile ilgilidir?
II-Malların satıcının işyerinde alınarak, alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur.
III- Yarar ve hasar satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçer.
Yukarıda verilen bilgiler hangi teslim şekli ile ilgilidir?
Seçenekler
A
CIP
B
DDP
C
DAT
D
DAP
E
EXW
Açıklama:
Mallar satıcının işyerinde, alıcının alması için hazır hale getirilir. Malların satıcının işyerinde alınarak, alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur. Yarar ve hasar satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçer. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 33
I- FCA, Taşıma Ücreti Ödenmiş Teslim
II- FAS, Gümrük ile İlgili Malî Külfetler Ödenmiş Teslim
III- FOB, Gemi bordasında teslim
F grubu teslim şekillerinin ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangisi/hangileri doğrudur?
II- FAS, Gümrük ile İlgili Malî Külfetler Ödenmiş Teslim
III- FOB, Gemi bordasında teslim
F grubu teslim şekillerinin ayırıcı kılan özellikleri ile ilgili yukarıdaki bilgilerin hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
FCA, Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslim, FAS, Gemi yanında teslim, FOB, Gemi bordasında teslim. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi D Grubu teslim şekillerindendir?
Seçenekler
A
Gümrük ile ilgili malî külfetler ödenmiş teslim
B
Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslim
C
Gemi bordasında teslim
D
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
E
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
Açıklama:
Satıcının tüm mali yükümlülüklere katlandığı başka bir deyişle satıcının azami sorumluluğunun olduğu teslim türüne gümrük ile ilgili malî külfetler ödenmiş teslim (Delivered Duty Paid, DDP) adı verilir. Bu mali sorumlulukların yanı sıra risk ve masraflar da satıcıya aittir. D grubu teslim şekillerinde biridir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi F Grubu teslim şeklidir?
Seçenekler
A
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
B
Belirlenen yerde teslim
C
Terminalde teslim
D
İşyerinde teslim
E
Gemi yanında teslim
Açıklama:
Satıcının, malları yükleme limanında rıhtıma veya mavnaya yerleştirmek suretiyle, teslim
yükümlülüğünü yerine getirdiği modele gemi yanında teslim (Free Alongside Ship, FAS) adı verilir. F Grubu teslim şekillerinden biridir.
yükümlülüğünü yerine getirdiği modele gemi yanında teslim (Free Alongside Ship, FAS) adı verilir. F Grubu teslim şekillerinden biridir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi işyerinde teslim şeklinde satıcının borçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Malları sözleşmeye uygun olarak hazırlamak
B
Malları, sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve yerde alıcının teslim alması için hazır hâlde bulundurmak
C
Malların alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin masraflara katlanmak
D
Malların teslime elverişli olduğunu alıcıya bildirmek
E
İhracata ilişkin belgelerin alınmasında alıcıya yardımcı olmak
Açıklama:
Malların satıcının işyerinde (fabrika, imalathane, depo, garaj gibi) alıcının alması için hazır hâle getirilmesine işyerinde teslim denir. Malların buradan alınarak, alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur. Bu hâlde yarar ve hasar da satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçmektedir.
Soru 37
D grubu teslim şekilleri aşağıdakilerden hangisi baz alınarak biçimlendirilmiştir?
Seçenekler
A
Masraflar ve sigorta ödenmiş
B
Varış
C
Navlun ödenmemiş
D
Navlun ödenmiş
E
Çıkış
Açıklama:
C Grubu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”, D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “varış”, F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş” olmasıdır. E Grubu zaten tek bir teslim şeklinden oluştuğu için bu konuda herhangi bir açıklamaya ihtiyaç yoktur. Yine de E Grubunu “çıkış” şeklinde karakterize edebiliriz.
Soru 38
Alıcı menfaatlerinin üst düzeyde korunduğu C grubu teslim şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş teslim
B
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
C
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
D
Belirlenen yerde teslim
E
Gümrük ile ilgili mali külfetler ödenmiş teslim
Açıklama:
Alıcı menfaatlerinin üst düzeyde korunduğu masraflar, sigorta ve navlun ödenmiş (Cost Insurance and Freight, CIF) teslim şeklinde sözleşme konusu malların kararlaştırılan varış yerine kadar taşınması amacıyla yapılan masraflar ve navlunun yanı sıra sigortanın yapılması yükümlülüğü de satıcının üzerindedir. Sözleşme konusu malların yükleme limanında gemi bordasına yüklenmesi ile birlikte satıcının teslim borcu ifa edilmiş olur.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi satıcının taşıma masrafları ile gümrük vergileri dışında hiçbir giderden yükümlü olmadığı teslim türüdür?
Seçenekler
A
Gümrük ile ilgili mali külfetler ödenmiş teslim
B
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim
C
Masraflar ve navlun ödenmiş teslim
D
Taşıma ücreti ödenmiş teslim
E
Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslim
Açıklama:
Taşıma ücreti ödenmiş teslimde (Carriage Paid To, CPT), satıcının sorumluluğu sadece navlundur. Daha açık anlatımla, malları kendi seçtiği taşıyıcıya teslim eden satıcı, taşıma masrafları ile gümrük vergileri dışında hiçbir giderden yükümlü değildir. Navlun dışındaki diğer tüm masraflar alıcının sorumluluğu altındadır
Soru 40
Uluslararası ticari sözleşmelerde kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla INCOTERMS (International Commercial Terms) adı altında kurallar ilk olarak hangi yılda oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
1929
B
1936
C
1953
D
1967
E
1976
Açıklama:
Uluslararası ticari sözleşmelerde böylesi kavram ve/veya anlam karmaşalarının önüne geçmek ve tarafların yeknesak bir sonuca ulaşmalarını sağlamak amacıyla INCOTERMS (International Commercial Terms) adı altında kurallar oluşturulmuştur. ICC tarafından ilk olarak 1936 yılında oluşturulan bu kurallar, malların nakliye ve teslimine ilişkin kuralların yorumuna dair hükümler içerirler. Taraflar, sözleşmede INCOTERMS’den birine atıf yapmak suretiyle, bu düzenlemenin aralarındaki ilişkiye uygulanmasını sağlarlar. Bu sayede, malın teslim koşulları, mala ilişkin risk ve masrafların taraflardan hangisine ait olacağı konusunda yaşanabilecek tüm belirsizlikler ortadan kalkar.
Soru 41
Sözleşmede INCOTERMS kurallarının uygulanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türk Borçlar Kanunu'na aykırı olmaması
B
Sözleşmeye uygulanacak hukukun Türk hukuku olması
C
Tarafların sözleşmeye uygulanacak hukuku açıkça belirtmemesi
D
Tarafların sözleşmede bu kurallara atıf yapması
E
Taraflardan herhangi birinin yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmaması
Açıklama:
INCOTERMS’in uygulanabilmesi, tarafların, aralarındaki sözleşmede bunu açıkça kararlaştırmalarına bağlıdır (TBK m. 1). Zira söz konusu hükümler doğrudan uygulama kabiliyetini haiz değildir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde INCOTERMS’in mutlak suretle uygulanması gereken kurallar olmadığını, tarafların farklı bir teslim şeklini benimseyebileceklerini de ifade etmekte fayda vardır.
Tarafların, aralarındaki sözleşmede INCOTERMS’e atıf yapmamaları ve sözleşmeye uygulanacak olan hukukun da Türk hukuku olması hâlinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak ve teslim yeri bizim kanunumuza göre belirlenecektir.
Tarafların, aralarındaki sözleşmede INCOTERMS’e atıf yapmamaları ve sözleşmeye uygulanacak olan hukukun da Türk hukuku olması hâlinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak ve teslim yeri bizim kanunumuza göre belirlenecektir.
Soru 42
INCOTERMS teslim şekilleri arasında "navlun ödenmiş" ortak özelliğine sahip olan grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
A grubu
B
C grubu
C
D grubu
D
E grubu
E
F grubu
Açıklama:
INCOTERMS teslim şekillerini dört gruba ayırmıştır. Bu bölümleme, birazdan da görüleceği üzere, teslim şeklinin İngiliz dilindeki kısaltmasının ilk harfi esas alınarak oluşturulmuştur. Örneğin, “C” harfi ile başlayanlar C Grubu, “D” harfi ile başlayanlar ise D Grubunu oluşturmaktadırlar. Biz de çalışmamızın bu bölümünde, INCOTERMS’in bu ayrımını esas alarak açıklamalarda bulunacağız. Hâl böyle olmakla birlikte, bu gruplandırma da tamamen harflerin tesadüfen bir araya gelmesi ile tespit edilmemiştir. Şöyle ki, C Grubu teslimlerin ortak özellikleri “navlun ödenmiş”, D Grubu teslimlerin ortak özellikleri “varış”, F Grubu teslimlerin ortak özellikleri ise “navlun ödenmemiş” olmasıdır. E Grubu zaten tek bir teslim şeklinden oluştuğu için bu konuda herhangi bir açıklamaya ihtiyaç yoktur. Yine de E Grubunu “çıkış” şeklinde karakterize edebiliriz.
Soru 43
CIF satışın temel unsurları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Malların geminin bordasına yüklenmesi ile birlikte, yarar ve hasarın satıcıya geçmesi
B
Malların gemiye yüklenmesi
C
Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması
D
Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması
E
Malların sigortalanması
Açıklama:
CIF satışın dört temel unsurunu şu şekilde ifade etmek mümkündür: • Sözleşme konusu malların deniz yolu ile taşınacağının kararlaştırılması, • Malların gemiye yüklenmesi, • Malların sigortalanması, • Satış bedelinin içinde malların bedelinin yanı sıra sigorta ücreti ile navlunu da barındırması. Malların geminin bordasına yüklenmesi ile birlikte, yarar ve hasar da alıcıya geçmektedir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi CIF satışlarda alıcının borçları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak
B
Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek
C
Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak
D
Malların teslim edildiğine dair taşıma belgesi ya da herhangi bir kanıtı karşı tarafa ulaştırmak
E
Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek
Açıklama:
CIF satışlarda satıcının borçlarını kısaca şu şekilde ifade edebiliriz: • Sözleşmeye uygun bir şekilde malların tedarik edilmesi, • Malların ihracına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri sağlamak, • Taşıma sözleşmesini masrafları kendisine ait olacak şekilde yapmak, • Malları belirlenen tarihte yükleme limanındaki geminin bordasına teslim etmek, • Süreç hakkında alıcıyı bilgilendirmek, • Malların teslim edildiğine dair taşıma belgesi ya da herhangi bir kanıtı alıcıya ulaştırmak, • Malların denetiminin yapılmasının yanı sıra gerekli olması hâlinde ambalajlama ve işaretleme yapmak
Buna karşılık alıcının yükümlülükleri ise; • Bedeli sözleşmeye uygun olarak ödemek, • Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek, • Malları teslim almak, • Üzerine düşen bazı masrafları yapmak, • Gerekli hâllerde satıcıya duyuru yapmak, • Satıcının tedarik ettiği taşıma belgesi veya herhangi bir kanıtı teslim almak, • Satıcının ülkesinde malların denetiminin resmî olarak yapılmaması durumunda bu denetimi yapmaktır
Buna karşılık alıcının yükümlülükleri ise; • Bedeli sözleşmeye uygun olarak ödemek, • Malların ithalatına yönelik her türlü yetki ve formaliteleri yerine getirmek, • Malları teslim almak, • Üzerine düşen bazı masrafları yapmak, • Gerekli hâllerde satıcıya duyuru yapmak, • Satıcının tedarik ettiği taşıma belgesi veya herhangi bir kanıtı teslim almak, • Satıcının ülkesinde malların denetiminin resmî olarak yapılmaması durumunda bu denetimi yapmaktır
Soru 45
Taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş teslim şeklinin kısaltılmış hali aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
DAT
B
CPT
C
CIP
D
FCA
E
DAP
Açıklama:
CIP teslimde, ihracat gümrük işlerini tamamlayarak navlunu ödeyen satıcı, malları nakil aracına yüklemeden önce asgari teminat sağlayan bir sigorta da yaptırmak zorundadır. CPT teslimle aynı özellikleri taşıyan CIP tesliminin ayırt edici özelliği, malların nakliyesi esnasında kayıp ve hasar riskine karşı satıcının yük sigortası yaptırma yükümlülüğüdür. Satıcıdan beklenen asgari düzeyde bir teminat sağlayan sigortadır. Kapsamı geniş ve teminatı yüksek bir sigorta yaptırmak isteyen alıcının, satıcı ile iletişime geçip, aradaki prim farkını ödemek suretiyle sigorta yaptırması mümkündür.
Soru 46
Üstü açık veya kapalı, depo, konteyner sahası, demiryolu istasyonu, rıhtım, antrepo gibi yerlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nakliye yeri
B
Gümrük
C
Terminal
D
İşyeri
E
Mavna
Açıklama:
Sözleşmede hükme bağlanan terminalde, nakliye aracından boşaltılmış bir şekilde malların alıcıya teslim edilmesi DAT teslim olarak ifade edilir. Terminalden başka bir yerde malların teslim edilmesinin istenmesi durumunda DAP teslim tercih edilmelidir. Üstü açık veya kapalı, depo, konteyner sahası, demiryolu istasyonu, rıhtım, antrepo gibi yerler terminal olarak ifade edilir.
Soru 47
I. Malları sözleşmeye uygun olarak hazırlamak
II. Malları, sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve yerde alıcının teslim alması için hazır hâlde bulundurmak
III. Malların teslime elverişli olduğunu alıcıya bildirmek
IV. İhracata ilişkin belgelerin alınmasında alıcıya yardımcı olmak
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri işyerinde teslimde satıcının borçları arasında yer alır?
II. Malları, sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve yerde alıcının teslim alması için hazır hâlde bulundurmak
III. Malların teslime elverişli olduğunu alıcıya bildirmek
IV. İhracata ilişkin belgelerin alınmasında alıcıya yardımcı olmak
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri işyerinde teslimde satıcının borçları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
II-IV
D
I-II-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Malların satıcının işyerinde (fabrika, imalathane, depo, garaj gibi) alıcının alması için hazır hâle getirilmesine EXW teslim denir. Malların buradan alınarak, alıcının ülkesine götürülmesine ilişkin tüm masraflardan alıcı sorumludur. Bu hâlde yarar ve hasar da satıcının işyerinde malları teslim alan alıcıya geçmektedir. Bu çerçevede EXW teslim, satıcı açısından asgari seviyede yükümlülükler içermektedir. Satıcının borçlarını kısaca şu şekilde ifade edebiliriz; • Malları sözleşmeye uygun olarak hazırlamak, • Malları, sözleşmede kararlaştırılan tarihte ve yerde alıcının teslim alması için hazır hâlde bulundurmak, • Malların teslime elverişli olduğunu alıcıya bildirmek, • İhracata ilişkin belgelerin alınmasında alıcıya yardımcı olmak.
Soru 48
Navlun ödenmemiş olarak taşıyıcıya teslimin kısaltılmış adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
FCA
B
FAS
C
FOB
D
EXW
E
DDP
Açıklama:
FCA teslimde, gümrük çıkış işlemlerini tamamladıktan sonra, alıcının belirlediği taşıyıcıya veya kişiye malları teslim eden satıcı, yükümlülüğünü yerine getirmiş olur. Öyle ki, satıcı malların kendi aracından boşaltılması işlemini dahi yapmaz. Bu durumun istisnası, malların satıcıya ait bir yerde teslim edilecek olmasıdır. Konuyu bir örnekle canlandıracak olursak, Romanya’da bulunan alıcı Ankara-Ostim’de imalathanesi olan bir satıcıdan mal almıştır. Malların Ankara-İstanbul otobanına girmeden hemen önce teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Bu hâlde Romen alıcı, Türk satıcının aracından malları indirerek kendi ayarladığı taşıyıcının aracına yükler. Eğer teslim yeri olarak, İstanbul’da bulunan satıcıya ait bir depo kararlaştırılmışsa boşaltma işlemi satıcının, doldurma işlemi ise alıcının yükümlülüğündedir. Teslim yerinin İstanbul olarak kararlaştırılması hâlinde “FCA - İstanbul - Turkey” ifadesi sözleşmeye yazılır. Her iki durumda da satıcı, sadece Türk gümrüğünden çıkış ile ilgili mali yükümlülüklere katlanır. Ezcümle, navlun ve sigorta borcu bulunmayan satıcı, sadece ihracata ilişkin gümrük masraflarından sorumludur
Soru 49
Gemi bordasında teslim ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gemi bordasında teslim, FOB olarak ifade edilir.
B
Navlun ve taşıma sigortasından sorumlu olan alıcı, malların taşınacağı gemiyi de belirleme yetkisini haizdir.
C
Türkiye'de en çok uygulanan teslim şeklidir.
D
Gemi bordasında teslim sadece deniz ya da akarsu taşımacılığında kullanılır.
E
Satıcının teslim borcunun, malların gemi bordasına yüklenmesi ile sona erdiği, bu andan itibaren yarar ve hasarın alıcıya intikal ettiği yöntemdir.
Açıklama:
Deniz ya da akarsu taşımacılığında kullanılan FOB teslimin, karayolu nakliyesinde tercih edilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Nitekim Yargıtay da verdiği bir kararında bu esası benimsemiştir. Söz konusu kararda, tırlarla yapılan taşıma işleminde FOB teslimin kararlaştırılması Yüksek Mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunmamıştır
Ünite 5
Soru 1
Bir taşıma sözleşmesinde, sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya ne isim verilir?
Seçenekler
A
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya "fiili taşıyıcı" denilir
B
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya "âkit taşıyıcı" denilir
C
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya "alt taşıyıcı" denir.
D
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya "sözleşmeli taşıyıcı" denilir.
E
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya "icra eden taşıyıcı" denilir.
Açıklama:
Taşıyıcı, taşıma sözleşmesi ile eşya ve/veya yolcu taşıma işini ücret karşılığında üstlenen kişidir. Bununla birlikte taşıma sözleşmelerinde taşıma taahhüdü, genellikle sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı tarafından icra edilmekle beraber; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, taşıma işinin sözleşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişiye bırakılabilmesi mümkündür. Bu halde karşımıza iki taşıyıcı çıkar. Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı “âkit taşıyıcı” ya da “asıl taşıyıcı”; sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcı ise “fiili taşıyıcı” ya da “alt taşıyıcı” olarak nitelendirilmektedir.
Soru 2
CMR hükümlerine göre bir taşıyıcının sorumluluğu nelerdir?
Seçenekler
A
Taşıyıcı sadece taşıma icraasını yerine getirir, doğan zararları sigorta şirketi öder
B
Taşıyıcının sorumluğu sadece taşımada gecikmedir.
C
Taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre içerisinde meydana gelen ziyan, hasar veya taşıma süresinin aşılmasından (geç teslim) doğan zarardan sorumludur.
D
Taşıyıcının sorumluğu mallar gemiye yükleninceye kadar olan süredir.
E
Taşıyıcı zarar ve ziyanı sigorta ile paylaşır.
Açıklama:
CMR hükümlerine göre taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre içerisinde meydana gelen ziyan, hasar veya taşıma süresinin aşılmasından (geç teslim) doğan zarardan sorumludur.
Soru 3
Varşova Sözleşmesi hangi tip taşıma ile ilgili bir anlaşmadır?
Seçenekler
A
Sadece deniz taşımacılığı ilkelerini belirler.
B
Uluslararası taşımacılık kurallarını belirler.
C
Kombine taşımacılık ile ilgilidir.
D
Feribot ve demiryolu kombine taşımacılık kurallarını belirler.
E
Hava yolu ile ilgili taşıma ile ilgilidir.
Açıklama:
Kısa adı Varşova Sözleşmesi olan, 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşmeye ülkemiz 3 Aralık 1977 tarihinde katılma yolu ile taraf olmuştur.
Soru 4
Montreal sözleşmesinin uygulama alanı nedir?
Seçenekler
A
Bu Sözleşme ücret karşılığında deniz aracı ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da eşya taşıyıcılığı için geçerlidir.
B
Bu sözleşme ücret karşılığında hava aracı ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da eşya taşıyıcılığı için geçerlidir.
C
Bu sözleşme ücret karşılığında demiryolu aracı ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da eşya taşıyıcılığı için geçerlidir.
D
Bu sözleşme ücret karşılığında karayolu aracı ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da eşya taşıyıcılığı için geçerlidir.
E
Bu sözleşme ücret karşılığında hava aracı ile yapılan bütün uluslararası değerli eşya taşıyıcılığı için geçerlidir.
Açıklama:
Sözleşmenin uygulama alanı; 1999 Montreal Sözleşmesinin 1. maddesine göre, bu sözleşme ücret karşılığında hava aracı ile yapılan bütün uluslararası yolcu, bagaj ya da eşya taşıyıcılığı için geçerlidir. Bir hava işletmesi tarafından üstlenilmiş, hava aracı ile yapılan ücretsiz taşımalar için de aynı sözleşmenin kapsamındadır.
Soru 5
Konşimento bize neyi gösterir?
Seçenekler
A
Hava yolu taşımacılığında kg başına ne kadar eşyayı uçağa yüklendiğini gösteren belgedir.
B
Demiryolu taşımacılığında malları teslim alma belgesidir.
C
Deniz taşımacılığında, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.
D
Demiryolu taşımacılğıında malları adresine teslim edildiğine dair bir ispat belgesidir.
E
Deniz taşımacılığındna demiryolu taşımacacılığına malların teslim edildiğine dair bir belgedir.
Açıklama:
Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye üklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.
Soru 6
Uluslararası eşya taşıma sözleşmesi olarak CIM nedir?
Seçenekler
A
Havayolu ile uluslararası eşya taşıma sözleşmesidir.
B
Karayolu ile uluslararası eşya taşıma sözleşmesidir.
C
Kombine taşımacılıkta kullanılan uluslararası eşya taşıma sözleşmesidir.
D
Demiryolu ile uluslararası eşya taşıma sözleşmesidir.
E
Uluslararası eşya taşıma sözleşmesinde konteyner taşımacılığında bir konteyner standardıdır.
Açıklama:
Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi (COTIF/CIM).
Soru 7
Demiryolu taşımacılığında, taşıyıcı sınırlı sorumlu olduğunda, ziya veya hasar durumunda eksik bürüt ağırlığının SDR olarak üst sınırı ne kadardır?
Seçenekler
A
Brüt ağırlığının kilogramı başına 20 SDR’yi geçemez.
B
Taşıma ücretinin dört katını geçemez.
C
Taşıma ücretinin iki mislini geçemez.
D
Taşıyıcı sadece taşıdığı malın değerini öder.
E
Brüt ağırlığının kilogramı başına 17 SDR’yi geçemez.
Açıklama:
Taşıyıcının Sorumluluğunun Sınırı; Sınırlı Sorumluluk: Zıya ve hasar halinde tazminat, zıya veya hasara uğrayan kısmın eksik brüt ağırlığının kilogramı başına 17 SDR’yi geçemez (CIM m. 30, 32). Geç teslim halinde ise taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarı azami taşıma ücretinin 4 katı olarak belirlenmiştir (CIM m. 33).
Soru 8
- Yazılı şekil zorunluluğu vardır.
- Taşıma senedinin düzenlenmemiş olması sözleşmeyi geçersiz hale getirir.
- Taşıma sözleşmesinin konusu bir eşya ya da yolcu olması gerekir.
- Taşıma sözleşmelerinde ücret kararlaştırılması zorunludur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve IV
D
III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının bir eşya veya yolcuyu bir yerden diğer bir yere ücret karşılığında taşıması şeklinde tanımlanabilir. Yapılan işin taşıma olarak kabul edilebilmesi için taşıyıcının bu işi ücret karşılığında icra etmesi gerekir. Taşıma sözleşmesi bakımından şekil serbestisi ilkesi geçerlidir. Yani taşıma sözleşmesi şekle tâbi değildir, sözlü dahi yapılabilir. Eşya taşımalarında düzenlenen “taşıma senedi”, taşıyıcıya teslim edilen eşyayı temsilen gönderen tarafından düzenlenen, içeriği ve şekli eşya taşımalarına ilişkin ilgili mevzuatlarda öngörülmüş özel bir senettir. Ancak taşıma senedinin düzenlenmemiş olmasının, sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceğini belirtmemiz gerekir.
Soru 9
Taşıma sözleşmelerinde, sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcıyı nitelendiren kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Akit taşıyıcı-asıl taşıyıcı
B
Akit taşıyıcı-fiili taşıyıcı
C
Asıl taşıyıcı-fiili taşıyıcı
D
Asıl taşıyıcı-alt taşıyıcı
E
Fiili taşıyıcı-alt taşıyıcı
Açıklama:
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı “âkit taşıyıcı” ya da “asıl taşıyıcı”; sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcı ise “fiili taşıyıcı” ya da “alt taşıyıcı” olarak nitelendirilmektedir.
Soru 10
1978 yılında Cenevre’de hazırlanmış ve ülkemizin 1995 yılında taraf olduğu Karayolu ile uluslararası yolcu taşımaya ilişkin sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
CMR
B
Varşova Sözleşmesi
C
Montreal Sözleşmesi
D
SDR
E
Brüksel Sözleşmesi
Açıklama:
Karayolu ile uluslararası yolcu taşımaya ilişkin ülkemizin taraf olduğu bir uluslararası sözleşme mevcut olmamakla beraber karayolu ile uluslararası eşya taşımaları bakımından kısa adı CMR olan, Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Sözleşmeye (Convention Marchandise Routier) Türkiye de taraftır. CMR’nin metni, 1978 yılında Cenevre’de hazırlanmış ve akabinde Birleşmiş Milletler tarafından devletlerin imzasına sunulmuştur. Ülkemiz, 1995 yılında bu Sözleşmeyi imzalayarak taraf devlet olmuştur.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi CMR'de sayılan, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği özel hallerdendir?
Seçenekler
A
Talep sahibinin kusuru
B
Eşyanın kendi kusuru
C
Eşyanın doğal niteliği
D
Talep sahibi tarafından verilen talimat
E
Taşıyıcının kaçınamayacağı haller
Açıklama:
CMR m. 17/4 hükmünde sayılan özel sebepler şunlardır,
• Taşımanın açık araçla yapılması;
• Eşyanın ambalajsız veya yetersiz ambalajla taşımaya verilmiş olması;
• Yükleme, istifleme veya boşaltmanın gönderen veya gönderilen tarafından yapılması;
• Eşyanın doğal niteliği;
• İşaret veya numaralandırmanın yetersiz veya hatalı oluşu;
• Canlı hayvan nakli.
• Taşımanın açık araçla yapılması;
• Eşyanın ambalajsız veya yetersiz ambalajla taşımaya verilmiş olması;
• Yükleme, istifleme veya boşaltmanın gönderen veya gönderilen tarafından yapılması;
• Eşyanın doğal niteliği;
• İşaret veya numaralandırmanın yetersiz veya hatalı oluşu;
• Canlı hayvan nakli.
Soru 12
Havayolu taşımaları bakımından ülkemiz açısından da yürürlükte olan 1929 tarihli sözleşmenin kısa adı nedir?
Seçenekler
A
CMR
B
Varşova Sözleşmesi
C
Montreal Sözleşmesi
D
CIM
E
CIF
Açıklama:
Kısa adı Varşova Sözleşmesi olan, 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşmeye ülkemiz 3 Aralık 1977 tarihinde katılma yolu ile taraf olmuştur.
Soru 13
Bern’de 1980 yılında imzalanan ve 1985 yılında yürürlüğe giren Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası demiryolu taşımacılığı ile ilgili sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Brüksel Sözleşmesi
B
Montreal Sözleşmesi
C
CIV
D
COTIF
E
CIM
Açıklama:
Türkiye, Bern’de 1980 yılında imzalanan ve 1985 yılında yürürlüğe giren kısa adı COTIF olan “Demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi”ne taraftır. COTIF’in A ve B ekleri bulunmaktadır. A ekinde kısa adı CIV olan “Demiryolu ile Uluslararası Yolcu ve Bagaj Taşıma Sözleşmesi ile İlgili Birleşik Hükümler”; B ekinde ise kısa adı CIM olan “Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi ile İlgili Birleşik Hükümler” yer almaktadır. Ülkemiz bu eklere de taraftır.
Soru 14
Denizyolu ile taşımalara ilişkin 25.08.1924 yılında Brüksel’de imzalanan Konişmentoya Müteallik Bazı Kaidelerin Tevhidi Hakkında Milletlerarası Sözleşme'nin diğer adı nedir?
Seçenekler
A
Lahey Sözleşmesi
B
COTIF
C
Montreal Sözleşmesi
D
CMR
E
Varşova Sözleşmesi
Açıklama:
Denizyolu ile taşımalara ilişkin çeşitli uluslararası anlaşmalar bulunmakla beraber ülkemiz sadece 25.08.1924 yılında Brüksel’de imzalanan “Konişmentoya Müteallik Bazı Kaidelerin Tevhidi Hakkında Milletlerarası Sözleşme”yi 1955 yılında onaylayarak yürürlüğe sokmuştur. Bu Sözleşme, hazırlık çalışmaları 1921 yılında Lahey’de başladığından doktrinde 1924 Lahey Sözleşmesi olarak da anılmaktadır
Soru 15
1924 tarihli Brüksel Sözleşmesi'ne göre, taşıyıcı hangi durumlardan kaynaklanan ziya ve hasardan sorumlu olacaktır?
Seçenekler
A
Mücbir sebepten
B
Gemide mevcut, ambar ve soğuk hava mahallerini, malların kabul, nakil ve muhafazasına hazırlamamasından
C
Taşıyıcının kusur veya fiili yüzünden ileri gelmemiş olmak üzere bir yangından
D
Denizde veya seyrüsefere elverişli diğer sulardaki muhatara, tehlike veya kazalardan
E
Yetersiz ambalajlamadan
Açıklama:
1924 Brüksel Sözleşmesinin 4. maddesinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı haller sayılmıştır. Buna göre, geminin seyrüsefere başlamadan önce elverişsizliği yüzünden meydana gelen zıya veya hasar taşıyıcının gemiyi seyrüsefere elverişli bir hale koymak hususunda gereken dikkat ve itinayı göstermemesinden veya gemiye gerekli donatım, teçhizat ve kumanyayı temin etmemesi veya gemide mevcut, ambar ve soğuk hava mahallerini, malların kabul, nakil ve muhafazasına hazırlamaması gibi sebeplerden doğmamışsa, taşıyıcı anılan zararlardan sorumlu olmayacaktır.
Soru 16
Demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi'ne göre, demiryolu taşımacılığında, aşağıdakilerden hangisi sonucu ortaya çıkan zıya ve hasar taşıyıcının sorumluluğundadır?
Seçenekler
A
Taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilmesi
B
Eksik veya yetersiz ambalajlama
C
Eşyanın yetersiz etiketlenmesi
D
Canlı hayvan taşınması
E
Teslim süresinin aşılması
Açıklama:
Taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen sürede meydana gelen zıya ve hasardan, ayrıca kullanılan demiryolu alt yapısı ne olursa olsun teslim süresinin aşılmasından doğan zarardan sorumludur (CIM m. 23/1).
Soru 17
28 Mayıs 1999’da elli iki ülkenin kabul edip imzaladığı, Havayolu İle Uluslararası Taşıyıcılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varşova Sözleşmesi
B
Montreal Sözleşmesi
C
Brüksel Sözleşmesi
D
COTIF
E
CMR
Açıklama:
28 Mayıs 1999’da elli iki ülkenin kabul edip imzaladığı kısa adı “Montreal Sözleşmesi” olan “Havayolu İle Uluslararası Taşıyıcılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme”, akabindeki yıllarda birçok ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz, bu Sözleşmeye 26 Mart 2011 tarihinde taraf olmuştur.
Soru 18
Karayolu ile uluslararası eşya taşımaları bakımından kısa adı CMR olan, Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Sözleşmeye (Convention Marchandise Routier) Türkiye kaç yılında taraf olmuştur?
Seçenekler
A
1975
B
1983
C
1989
D
1995
E
2001
Açıklama:
CMR’nin metni, 1978 yılında Cenevre’de hazırlanmış ve akabinde Birleşmiş Milletler tarafından devletlerin imzasına sunulmuştur. Ülkemiz, 1995 yılında bu Sözleşmeyi imzalayarak taraf devlet olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 19
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresinin sona ermesinden itibaren kaç gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa eşyanın zıyaı nedeniyle doğan zarar talep edilebilir?
Seçenekler
A
7
B
10
C
15
D
30
E
45
Açıklama:
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresinin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturur. Bu halde eşyanın zıyaı nedeniyle doğan zarar talep edilebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 20
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresi kararlaştırılmamışsa (taşıma için) eşyanın teslim alınmasından itibaren kaç gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa eşyanın zıyaı nedeniyle doğan zarar talep edilebilir?
Seçenekler
A
15
B
25
C
30
D
45
E
60
Açıklama:
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresinin sona ermesinden itibaren 30 gün, taşıma süresi kararlaştırılmamışsa (taşıma için) teslim alınmasından itibaren 60 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturur. Bu halde eşyanın zıyaı nedeniyle doğan zarar talep edilebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 21
1924 Brüksel Sözleşmesi'ne göre aşağıdakilerden hangisi taşıyıcının sorumluluktan kurtulamayacağı haller arasındadır?
Seçenekler
A
Zıya veya hasar eksik veya yetersiz etiketlemeden kaynaklanıyorsa.
B
Zıya veya hasar, denizde can veya mal kurtarılması veya buna teşebbüsten kaynaklanıyorsa.
C
Zıya veya hasar, taşıyıcnın kusur veya fiili yüzünden ileri gelmemiş olmak üzere bir yangından kaynaklanıyorsa.
D
Zıya veya hasar, gemide mevcut, ambar ve soğuk hava mahalleri, malların kabul, nakil ve muhafazasının hazırlanmamasından kaynaklanıyorsa.
E
Zıya veya hasar, makul bir dikkat ve itinaya rağmen gözden kaçan gizli ayıplardan kaynaklanıyorsa.
Açıklama:
1924 Brüksel Sözleşmesinin 4. maddesinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı haller sayılmıştır. Buna göre, geminin seyrüsefere başlamadan önce elverişsizliği yüzünden meydana gelen zıya veya hasar taşıyıcının gemiyi seyrüsefere elverişli bir hale koymak hususunda gereken dikkat ve itinayı göstermemesinden veya gemiye gerekli donatım, teçhizat ve kumanyayı temin etmemesi veya gemide mevcut, ambar ve soğuk hava mahallerini, malların kabul, nakil ve muhafazasına hazırlamaması gibi sebeplerden doğmamışsa, taşıyıcı anılan zararlardan sorumlu olmayacaktır. Doğru cevap D'dir.
Soru 22
Yabancılık unsuru taşıyan ve uygulanacak uluslararası bir sözleşmenin var olmadığı deniz yolu ile yolcu, bagaj ve eşya taşımalarına ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk Türk hukuku ise hangi kanun hükümleri uygulanacaktır?
Seçenekler
A
İş Kanunu
B
Medeni Kanun
C
Borçlar Kanunu
D
İdari Yargılama Usulü Kanunu
E
Türk Ticaret Kanunu
Açıklama:
Bu durumda eğer uygulanacak hukuk Türk hukuku ise bu halde denizyolu ile yapılan taşımalara Türk Ticaret Kanunu’nun “Deniz Ticareti” başlıklı 5. Kitap hükümleri öncelikli olarak uygulanacaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 23
Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi'ne göre aşağıdakilerden hangisi taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği haller arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması, eşyanın ayıbından (içten bozulma, yolda fire vb.) kaynaklamışsa.
B
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması,taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilmesinden kaynaklanmışsa.
C
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması, canlı hayvan taşınmasından kaynaklanmışsa.
D
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması, eksik veya yetersiz ambalajlamadan kaynaklanmışsa.
E
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması, eşyanın taşıyıcı tarafından yüklenmesi veya boşaltılmasından kaynaklanmışsa.
Açıklama:
Zıya, hasar veya teslim süresinin aşılması, hak sahibinin bir kusurundan, hak sahibinin bir talimatından, eşyanın ayıbından (içten bozulma, yolda fire vb.) veya taşıyıcının önleyemeyeceği durumlardan kaynaklanmışsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur (CIM m. 23/2). CIM ekinin 23. maddesinin üçüncü fıkrasında taşıyıcının zıya ve hasar halinde sorumluluktan kurtulabileceği bazı durumlar ayrıca sayılmıştır. Bu hükme göre, zıya veya hasar aşağıdaki hallerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilir:
• Taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilmesi;
• Eksik veya yetersiz ambalajlama;
• Eşyaların gönderen tarafından yüklenmesi veya gönderilen tarafından boşaltılması;
• Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği;
• Eşyanın yetersiz etiketlenmesi;
• Canlı hayvan taşınması;
• Taşıma belgesinde belirtilmiş ve gönderen ve taşıyıcı arasındaki sözleşme gereği, muhafız refakati altında gerçekleştirilmesi gereken taşımada, şayet zıya veya hasar muhafız refakatinin önlemeyi amaçladığı bir riskten meydana geliyorsa.
• Taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilmesi;
• Eksik veya yetersiz ambalajlama;
• Eşyaların gönderen tarafından yüklenmesi veya gönderilen tarafından boşaltılması;
• Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği;
• Eşyanın yetersiz etiketlenmesi;
• Canlı hayvan taşınması;
• Taşıma belgesinde belirtilmiş ve gönderen ve taşıyıcı arasındaki sözleşme gereği, muhafız refakati altında gerçekleştirilmesi gereken taşımada, şayet zıya veya hasar muhafız refakatinin önlemeyi amaçladığı bir riskten meydana geliyorsa.
Soru 24
Taşıma sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının bir eşya veya yolcuyu bir yerden diğer bir yere ücret karşılığında taşıması şeklinde tanımlanabilir.
B
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı “âkit taşıyıcı” ya da “asıl taşıyıcı”; sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcı ise “fiili taşıyıcı” ya da “alt taşıyıcı” olarak nitelendirilmektedir.
C
Taşıma sözleşmesi bakımından şekil serbestisi ilkesi geçerlidir.
D
Eşya taşımalarında düzenlenen “taşıma senedi”, taşıyıcıya teslim edilen eşyayı temsilen gönderen tarafından düzenlenen, içeriği ve şekli eşya taşımalarına ilişkin ilgili mevzuatlarda öngörülmüş özel bir senettir.
E
Yapılan işin taşıma olarak kabul edilebilmesi için taşıyıcının bu işi ücret karşılığında icra etmesi gerekmez.
Açıklama:
Yapılan işin taşıma olarak kabul edilebilmesi için taşıyıcının bu işi mutlaka ücret karşılığında icra etmesi gerekir. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
Taşıyıcının bir eşya veya yolcuyu bir yerden diğer bir yere ücret karşılığında taşıması şeklinde tanımlanan sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Navlun sözleşmesi
B
Taşıma sözleşmesi
C
İstisna sözleşmesi
D
Eser sözleşmesi
E
İş sözleşmesi
Açıklama:
Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının bir eşya veya yolcuyu bir yerden diğer bir yere ücret karşılığında taşıması şeklinde tanımlanabilir.
Soru 26
- Ücret
- Taşıma Taahhüdü
- Taşıma elemanlarının tahsisi
- Yolcu ve /veya Eşyanın Varlığı
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Taşıma sözleşmesinin unsurları taşıma taahhüdü, ücret ve taşınacak yolcu ve/veya eşyanın varlığıdır.
Soru 27
- Mal taşıma
- İnsan taşıma
- Cenaze taşıma
- Canlı hayvan taşıma
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Taşıma sözleşmesinin konusunu taşınır bir malın oluşturduğu hallerde eşya taşıması söz konusu olur. Bununla beraber canlı hayvan ve cenaze taşıması da eşya taşıma olarak nitelendirilmektedir
Soru 28
Sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Alt taşıyıcı
B
Akit taşıyıcı
C
Asıl taşıyıcı
D
Tali taşıyıcı
E
Sorumlu
Açıklama:
Taşıyıcı, taşıma sözleşmesi ile eşya ve/veya yolcu taşıma işini ücret karşılığında üstlenen kişidir. Bununla birlikte taşıma sözleşmelerinde taşıma taahhüdü, genellikle sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı tarafından icra edilmekle beraber; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, taşıma işinin sözleşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişiye bırakılabilmesi mümkündür. Bu halde karşımıza iki taşıyıcı çıkar. Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı “âkit taşıyıcı” ya da “asıl taşıyıcı”; sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcı ise “fiili taşıyıcı” ya da “alt taşıyıcı” olarak nitelendirilmektedir.
Soru 29
Eşya taşıma sözleşmesinin tarafı olmamakla beraber, varma yerinde eşyanın kendisine teslim edileceği kişiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gönderen
B
Gönderilen
C
Yolcu
D
Asıl taşıyıcı
E
Alt taşıyıcı
Açıklama:
Eşya taşıma sözleşmesinin tarafı olmamakla beraber, varma yerinde eşyanın kendisine teslim edileceği kişi gönderilendir.
Soru 30
Ülkemiz CMR’yi kaç yılında imzalayarak taraf devlet olmuştur?
Seçenekler
A
1990
B
1992
C
1995
D
1997
E
1999
Açıklama:
CMR’nin metni, 1978 yılında Cenevre’de hazırlanmış ve akabinde Birleşmiş Milletler tarafından devletlerin imzasına sunulmuştur. Ülkemiz, 1995 yılında bu Sözleşmeyi imzalayarak taraf devlet olmuştur.
Soru 31
CMR hükümler aşağıdaki halleden hangisi gerçekleşirse uygulanır?
Seçenekler
A
Eşyanın teslim alacak kimsenin CMR'ye taraf ülkelerden birinin vatandaşı olması
B
Eşyanın taşıyan kimsenin CMR'ye taraf ülkelerden birinin vatandaşı olması
C
Asıl taşıyıcının ikametgahının CMR'ye taraf ülkelerden birinde bulunması
D
Alt taşıyıcının ikametgahının CMR'ye taraf ülkelerden birinde bulunması
E
Eşyanın teslim alma ve teslim etme yerlerinden en az birisinin CMR’ye taraf ülkelerden birinde olması
Açıklama:
CMR’nin uygulama alanı 1. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, karayolunda ücret karşılığında taşıtla yapılan taşımalarda, eşyanın teslim alma ve teslim etme yerlerinden en az birisinin CMR’ye taraf ülkelerden birinde olması hâlinde, tarafların ikametgâhı ve milliyetine bakılmaksızın taşıma sözleşmesine CMR hükümleri uygulanmaktadır.
Soru 32
Eşyanın hukuki veya fiili bir imkânsızlık sebebiyle gönderilene teslim edilememesi haline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hasar
B
Zapt
C
Zıya
D
Subjektif imkansızlık
E
Objektif imkansızlık
Açıklama:
Zıya, eşyanın hukuki veya fiili bir imkânsızlık sebebiyle gönderilene teslim edilememesidir. Kavram; hem eşyanın telef olmasını yani özünün yok olması, iktisadi değerini veya amacına uygun kullanım özelliğini yitirmesi hem de kaybolması hallerini içine alır.
Soru 33
Eşyanın ekonomik değerini azaltan her türlü maddi kötüleşmeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hasar
B
Zıya
C
Ayıp
D
Zapt
E
İmkansızlık
Açıklama:
Hasar, eşyanın ekonomik değerini azaltan her türlü maddi kötüleşmedir.
Soru 34
- CMR
- Montreal Sözleşmesi
- Brüksel Sözleşmesi
- Varşova/Lahey Sözleşmesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Havayolu taşımaları bakımından ülkemiz açısından da yürürlükte olan iki uluslararası sözleşme bulunmaktadır. Bunlardan ilki, 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ve onu tadil eden Lahey Protokolüdür. Bu nedenle anılan düzenleme Varşova/Lahey Sözleşmesi olarak ifade edilecektir. İkincisi ise 1999 tarihli Montreal Sözleşmesidir.
Soru 35
Taşıma sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Asıl taşıyıcı
B
Alt taşıyıcı
C
Hukuki taşıyıcı
D
Sözleşmesel taşıyıcı
E
Asıl sözleşen
Açıklama:
Taşıma sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcıya alt taşıyıcı adı verilir.
Soru 36
CMR Sözleşmesine göre taşıma süresinin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturur. Bu karineye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çalınma karinesi
B
İmkânsızlık karinesi
C
Zıya karinesi
D
Teslim karinesi
E
Kötüniyet karinesi
Açıklama:
CMR Sözleşmesine göre taşıma süresinin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durumum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturmasına zıya karinesi adı verilir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi CMR uyarınca taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına ilişkin özel sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Taşımanın açık araçla yapılması
B
Eşyanın ambalajsız olması
C
Canlı hayvan nakli
D
Gecikme
E
İşaretlemenin hatalı oluşu
Açıklama:
Gecikme, CMR uyarınca taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına ilişkin özel sebeplerden biri değildir.
Soru 38
CMR uyarınca taşıyıcının sorumluluk miktarının hesaplanmasında esas alınan değer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avro
B
SDR
C
Amerikan Doları
D
İngiliz Sterlini
E
Japon Yeni
Açıklama:
CMR uyarınca taşıyıcının sorumluluk miktarının hesaplanmasında esas alınan değer SDR’dir.
Soru 39
CMR’de kural olarak taşıyıcının sorumluluğu konusunda hangi ilke kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
Sınırsız sorumluluk
B
Sınırlı sorumluluk
C
Müteselsil sorumluluk
D
Müşterek sorumluluk
E
Birlikte sorumluluk
Açıklama:
CMR’de kural olarak taşıyıcının sorumluluğu konusunda sınırlı sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir.
Soru 40
Yabancılık unsuru taşıyan eşya taşımaları bakımından CMR’de düzenleme içermeyen hallerde uygulanacak hukuk, hangi kanun hükümleri esas alınarak tespit edilecektir?
Seçenekler
A
MÖHOK
B
Türk Ticaret Kanunu
C
Türk Borçlar Kanunu
D
Eşyanın yüklendiği ülke ticaret kanunu
E
Eşyanın yüklendiği ülke borçlar kanunu
Açıklama:
Yabancılık unsuru taşıyan eşya taşımaları bakımından CMR’de düzenleme içermeyen hallerde uygulanacak hukuk, MÖHOK hükümleri esas alınarak tespit edilecektir.
Soru 41
Varşova Sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca bir yolcunun herhangi bir bedensel zarara uğraması halinde, bu zararın doğmasına sebep olan kaza hangi anda meydana geldiğinde doğan zarardan, taşıyıcı sorumlu olmayacaktır?
Seçenekler
A
Hava aracında
B
Hava aracından inme sırasında
C
Hava aracına binme sırasında
D
Hava aracından tahliye sırasında
E
Hava aracını bekleme salonunda
Açıklama:
Varşova Sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca bir yolcunun herhangi bir bedensel zarara uğraması halinde, bu zararın doğmasına sebep olan kaza hava aracını bekleme salonunda meydana geldiğinde doğan zarardan, taşıyıcı sorumlu olmayacaktır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Brüksel Sözleşmesine göre taşıyıcının, eşyanın hasara uğraması halinde sorumluluktan kurtulma nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hasar geminin idaresinde kaptanın kusurundan doğmuşsa
B
Hasar mücbir sebep nedeniyle meydana gelmişse
C
Hasar savaş nedeniyle meydana gelmişse
D
Hasar yetersiz ambalajlama nedeniyle meydana gelmişse
E
Hasar geminin idaresinde taşıyıcının ihmalinden doğmuşsa
Açıklama:
Hasar geminin idaresinde taşıyıcının ihmalinden doğması, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma nedenlerinden biri değildir.
Soru 43
Demiryoluyla taşıma esnasında yolcunun ölümüyle sonuçlanan bir kaza gerçekleşmesi halinde taşıyanın ödeyeceği tazminat aşağıdakilerden hangisini kapsamaz?
Seçenekler
A
Cenaze ile ilgili masraflar
B
Yolcunun eşinin destekten yoksun kalmakla uğradığı zarar
C
Yolcunun annesinin destekten yoksun kalmakla uğradığı zarar
D
Yolcunun eğer varsa doğacak çocuğunun destekten yoksun kalmakla uğradığı zarar
E
Yolcunun işyerinde çalışanların destekten yoksun kalmakla uğradığı zarar
Açıklama:
Demiryoluyla taşıma esnasında yolcunun ölümüyle sonuçlanan bir kaza gerçekleşmesi halinde taşıyanın ödeyeceği tazminat yolcunun işyerinde çalışanların destekten yoksun kalmakla uğradığı zararı kapsamaz.
Soru 44
Demiryoluyla taşıma esnasında taşıyıcı bagajların kendisi tarafından teslim alınıp yolcuya teslim edilene kadar olan sürede bagajda meydana gelen hangi hasardan sorumlu değildir?
Seçenekler
A
Bagajın tamamen zıyaından
B
Bagajın kısmen zıyaından
C
Bagajın hasarlanmasından
D
Bagajın yolcunun kusuruyla zıyaından
E
Bagajın geç teslim edilmesinden
Açıklama:
Demiryoluyla taşıma esnasında taşıyıcı bagajların kendisi tarafından teslim alınıp yolcuya teslim edilene kadar olan sürede, bagajın yolcunun kusuruyla zıyaından sorumlu değildir.
Soru 45
I. Canlı hayvan taşıma
II. Cenaze taşıma
III. İnsan taşıma
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri eşya taşıma olarak nitelendirilmektedir?
II. Cenaze taşıma
III. İnsan taşıma
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri eşya taşıma olarak nitelendirilmektedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve ıı
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Taşıma sözleşmesinin konusunu taşınır bir malın oluşturduğu hallerde eşya taşıması söz konusu olur. Bununla beraber canlı hayvan ve cenaze taşıması da eşya taşıma olarak nitelendirilmektedir. Taşınan canlı insan “yolcu” olarak tanımlanır. Yolcunun taşınmasının kararlaştırıldığı taşıma sözleşmesine ise “yolcu taşıma sözleşmesi” adı verilir.
Soru 46
Taşıma sözleşmesinde sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Taşeron
B
Fiili taşıyıcı
C
Akit taşıyıcı
D
Gönderen
E
Gönderilen
Açıklama:
Taşıyıcı, taşıma sözleşmesi ile eşya ve/veya yolcu taşıma işini ücret karşılığında üstlenen kişidir. Bununla birlikte taşıma sözleşmelerinde taşıma taahhüdü, genellikle sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı tarafından icra edilmekle beraber; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, taşıma işinin sözleşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişiye bırakılabilmesi mümkündür. Bu halde karşımıza iki taşıyıcı çıkar. Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı “âkit taşıyıcı” ya da “asıl taşıyıcı”; sözleşmenin tarafı olmamakla beraber taşıma işini icra eden taşıyıcı ise “fiili taşıyıcı” ya da “alt taşıyıcı” olarak nitelendirilmektedir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi ile yapılacak yolcu taşıma sözleşmesinde sözleşmenin tarafı kanuni temsilci olur?
Seçenekler
A
Devlet memuru Hasan
B
Öğretmen Nilay
C
17 yaşındaki öğrenci Mehmet
D
Esnaf Ali
E
Avukat Gülhan
Açıklama:
Yolcu, taşıma sözleşmesine binaen taşınan canlı insan olarak tanımlanabilir. Yolcu, genellikle taşıma sözleşmesinin tarafı olmakla beraber her zaman sözleşmenin tarafı olmayabilir. Örneğin küçük çocukların taşınmasında sözleşmenin tarafı onun kanuni temsilcisidir.
Soru 48
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresinin sona ermesinden itibaren ...... gün, taşıma süresi kararlaştırılmamışsa (taşıma için) teslim alınmasından itibaren 60 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturur.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
10
B
15
C
20
D
30
E
45
Açıklama:
CMR m. 20 uyarınca taşıma süresinin sona ermesinden itibaren 30 gün, taşıma süresi kararlaştırılmamışsa (taşıma için) teslim alınmasından itibaren 60 gün içinde eşya halen teslim edilmemiş olursa bu durum eşyanın kaybolduğu konusunda karine oluşturur.
Soru 49
SDR’nin (Special Draft Rights) hesaplanmasında aşağıdaki parar birimlerinden hangisi esas alınmaz?
Seçenekler
A
Avro
B
Amerikan Doları
C
Japon Yeni
D
İngiliz Sterlini
E
Türk Lirası
Açıklama:
Birçok uluslararası sözleşmede olduğu gibi CMR’de de hesaplama birimi olarak orjinal ismi “Special Draft Rights” (SDR) olan Özel Çekme Hakı (ÖÇH) öngörülmüştür. SDR, 28 Temmuz 1969 tarihinde Uluslararası Para Fonu Anlaşmasında (Agreement of International Monetary Fund) yapılan değişiklikle yürürlüğe giren ve Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund, IMF) tarafından oluşturulan, maddi niteliği olmayan bir uluslararası hesap birimidir. SDR’nin hesaplanmasında, Avro, Japon Yeni, İngiliz Sterlini ve Amerikan Doları esas alınır.
Soru 50
Uluslararası Taşıma Hukuku'nda taşıyıcı taşıma sözleşmesi ile yolcuyu veya eşyayı varış yerine ulaştırmaya veya teslim etmeye niyetlendiğinde aşağıdakilerden hangisini yapmayı kabul etmiş olur?
Seçenekler
A
Taşıma taahhüdü
B
Taşıma izni
C
Taşıma yetkisi
D
Taşıma anlaşması
E
Taşıma belgesi
Açıklama:
Uluslararası Taşıma Hukuku'na baktığımızda taşıyıcı; taşıma sözleşmesi ile yolcuyu kalkış yerinden varış yerine kadar taşımayı, eşyayı ise varma yerinde gönderilene teslim etmeyi taahhüd eder. Doğru cevap A'dır.
Soru 51
Uluslararası Taşıma Hukuku'nda taşıma sözleşmesinin taraflarını kaç grupta toplayabiliriz?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
Uluslararası Taşıma Hukuku'nda taşıma sözleşmesinin taraflarını 4 grupta toplayabiliriz:
1. Taşıyıcı; taşıma sözleşmesi ile eşya ve / veya yolcu taşıma işini ücret karşılığında üstlenen kişidir. Bununla birlikte taşıma sözleşmelerinde taşıma taahhüdü genellikle sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı tarafından icra edilmekle beraber; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, taşıma işinin sözleşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişiye bırakılması mümkündür.
2. Gönderen; eşya taşıma sözleşmenin diğer tarafıdır. Gönderen, taşıyıcının kendisine taşıma taahhüdünde bulunan kişidir.
3. Gönderilen; eşya taşıma sözleşmesinin tarafı olmakla beraber, varma yerinde eşyanın kendisine teslim edileceği kişi ise gönderilendir. Bununla beraber bazı hallerde gönderen ve gönderilen sıfatları aynı kişide birleşebilir.
4. Yolcu; taşıma sözleşmesine binaen taşınan canlı insan olarak tanımlanabilir. Yolcu, genellikle taşıma sözleşmesinin tarafı olmakla beraber her zaman sözleşmenin tarafı olmayabilir. Örneğin küçük çocukların taşınmasında sözleşmenin tarafı onun kanuni temsilcisidir.
Doğru cevap C'dir.
1. Taşıyıcı; taşıma sözleşmesi ile eşya ve / veya yolcu taşıma işini ücret karşılığında üstlenen kişidir. Bununla birlikte taşıma sözleşmelerinde taşıma taahhüdü genellikle sözleşmenin tarafı olan taşıyıcı tarafından icra edilmekle beraber; taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, taşıma işinin sözleşmenin tarafı olmayan bir üçüncü kişiye bırakılması mümkündür.
2. Gönderen; eşya taşıma sözleşmenin diğer tarafıdır. Gönderen, taşıyıcının kendisine taşıma taahhüdünde bulunan kişidir.
3. Gönderilen; eşya taşıma sözleşmesinin tarafı olmakla beraber, varma yerinde eşyanın kendisine teslim edileceği kişi ise gönderilendir. Bununla beraber bazı hallerde gönderen ve gönderilen sıfatları aynı kişide birleşebilir.
4. Yolcu; taşıma sözleşmesine binaen taşınan canlı insan olarak tanımlanabilir. Yolcu, genellikle taşıma sözleşmesinin tarafı olmakla beraber her zaman sözleşmenin tarafı olmayabilir. Örneğin küçük çocukların taşınmasında sözleşmenin tarafı onun kanuni temsilcisidir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 52
Ülkemizin 1995 yılında imzalayarak taraf olduğu karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi hakkındaki sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
COTIF
B
CMR
C
Varşova Sözleşmesi
D
CIM
E
Brüksel Sözleşmesi
Açıklama:
Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi hakkındaki sözleşme ( Convetion Marchandise Routier ) CMR'a Türkiye taraftır. CMR'nin metni, 1978 yılında Cenevre'de hazırlanmış ve akabinde Birleşmiş Milletler tarafından devletlerin imzasına sunulmuştur. Ülkemiz, 1995 yılında bu sözleşmeyi imzalayarak taraf devlet olmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
Uluslararası hava Taşımalarına ilişkin imzalanan Varşova Sözleşmesi aşağıdaki tarihlerden hangisinde imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1925
B
1929
C
1992
D
194
E
1938
Açıklama:
Kısa adı Varşova Sözleşmesi olan, 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımalarına ilişkin bazı kuralların birleştirilmesi hakkında sözleşmeyi ülkemiz 3 aralık 1977 tarihinde katılma yolu ile taraf olmuştur. Varşova Sözleşmesinin 1. maddesi uyarınca bu sözleşme hava aracı ile ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası insan, bagaj veya eşya taşımalarına uygulanır. Ayrıca alanın hüküm uyarınca bu sözleşme bir hava taşıma işletmesi tarafından hava aracıyla yapılan ücretsiz taşımalarına da aynı ölçüde uygulanacaktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 54
Ülkemiz Montreal Sözleşmesine aşağıdaki tarihlerden hangisinde taraf olmuştur?
Seçenekler
A
21 Nisan 2005
B
26 Mart 2007
C
20 Mart 2008
D
20 Şubat 2010
E
26 Mart 2011
Açıklama:
28 Mayıs 1999'da 52 ülkenin kabul edip imzaladığı kısa adı '' Montreal Sözleşmesi '' olan '' Havayolu ile Uluslararası Taşıyıcılığa ilişkin belirli kuralların birleştirilmesine dair sözleşme '' akabindeki yıllarda bir çok ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz bu sözleşmeye 26 mart 2011 tarihinde taraf olmuştur. Montreal Sözlemesi protokollerde dağınık bir sistem halini alan Varşova Sözleşmesi'nin sistemine göre daha sistematik bir düzenlemedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 55
Montreal Sözleşmesine göre her 5 yılda bir sorumluluk sınırları gözden geçirilerek SDR'yi belirleyip enflasyon oranına göre hesaplamaları ve sorumluluk sınırlarını belirleyerek taraf devletlere tebliğ eden oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
COTIF
B
CIV
C
CIM
D
ICAO
E
COTIF / CIV
Açıklama:
Montreal Sözleşmesi'nin 24. maddesine göre, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ( International Civil Aviation Organization, ICAO ) tarafından her 5 yılda bir, Montreal Sözleşmesi'yle getirilmiş sorumluluk sınırları gözden geçirilecek ve SDR'yi belirlemede para birimi esas alınan devletlerdeki 5 yıllık ortalama enflasyon oranına göre hesaplanan bir enflasyon faktörü doğrultusunda, sorumluluk sınırları yeniden belirlenerek taraf devletlere tebliğ edilecektir. Yeni sorumluluk sınırlarının yürürlüğe girmesi, taraf devletlerin çoğunluğunun itirazına uğramaması şartına bağlanmıştır. ICAO ilk 5 yıllık değerlendirmesini yapmış 01.01.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek sorumluluk sınırlarını da belirleyerek sözleşmeye taraf devletlere bildirmiştir. Yeni sorumluluk limiti 113.1000 SDR'dir. Doğru cevap D'dir.
Soru 56
I. Varşova Sözleşmesi
II. Montreal Sözleşmesi
III. Berlin Sözleşmesi
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri havayolu taşımaları bakımından ülkemiz açısından da yürürlükte olan uluslararası sözleşmelerdir?
II. Montreal Sözleşmesi
III. Berlin Sözleşmesi
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri havayolu taşımaları bakımından ülkemiz açısından da yürürlükte olan uluslararası sözleşmelerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Havayolu taşımaları bakımından ülkemiz açısından da yürürlükte olan iki uluslararası sözleşme bulunmaktadır. Bunlardan ilki, 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ve onu tadil eden Lahey Protokolüdür. Bu nedenle anılan düzenleme Varşova/Lahey Sözleşmesi olarak ifade edilecektir. İkincisi ise 1999 tarihli Montreal Sözleşmesidir.
Soru 57
A devleti yalnızca Varşova Sözleşmesine taraf iken, B devleti hem Varşova Sözleşmesine hem de Montreal Sözleşmesine taraftır. Bu iki ülke arasında yapılacak havayolu taşımalarında çıkacak uyuşmazlıklarla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Montreal sözleşmesinin hükümleri uygulanacaktır.
B
Varşova sözleşmesinin hükümleri uygulanacaktır.
C
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu uygulanacak hukuku belirleyecek ve belirlenen bu kurallar uygulanacaktır.
D
Üçüncü bir ülkenin arabuluculuğu ile uyuşmazlıklar çözülecektir.
E
Uyuşmazlığın meydana geldiği yer ülkesinin mevzuatı uygulanacaktır.
Açıklama:
A devleti Varşova Sözleşmesine taraf iken, B devleti hem Varşova Sözleşmesine hem de Montreal Sözleşmesine taraf ise bu iki ülke arasında yapılacak havayolu taşımalarında çıkacak uyuşmazlıkta
ortak payda olan Varşova Sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır.
ortak payda olan Varşova Sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır.
Soru 58
Türk Sivil Havacılık Kanununun 106. maddesi uyarınca havayolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, ............. hükümleri uygulama alanı bulur.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Vergi Usul Kanunu
B
Borçlar Kanunu
C
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
D
Türk Ticaret Kanunu
E
Medeni Kanunu
Açıklama:
Türk Sivil Havacılık Kanununun 106. maddesi uyarınca havayolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulama alanı bulur.
Soru 59
Bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senede ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hediye çeki
B
Bono
C
Poliçe
D
Konişmento
E
Hisse senedi
Açıklama:
Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.
Soru 60
Demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi'nin kısa adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
COTIF
B
CIM
C
CIV
D
CMR
E
SDR
Açıklama:
Demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi'nin kısa adı COTIF'tir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi bir konişmento kapsamında yapılan taşımalara uygun olan sözleşmedir?
Seçenekler
A
Varşova sözleşmesi
B
Brüksel sözleşmesi
C
COTIF
D
Montreal sözleşmesi
E
CMR
Açıklama:
Denizyolu ile taşımalara ilişkin çeşitli uluslararası anlaşmalar bulunmakla beraber ülkemizde sadece 25.08.1924 yılında Brüksel'de imzalanan '' konişmento Müteallik Bazı Kaidelerinde Tevhidi Hakkında Milletlerarası Sözleşmeyi '' 1995 yılında onaylayarak yürürlüğe sokmuştur. Bu sözleşme hazırlıkları 1921 yılında Lahey'de başladığından doktrinde 1924 Lahey Sözleşmesi olarak da anılmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 62
Bern'de 1980 yılında imzalanan demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi aşağıdaki tarihlerden hangisinde yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1980
B
1983
C
1985
D
1995
E
1998
Açıklama:
Bern'de 1980 yılında imzalanan ve 1985 yılında yürürlüğe giren '' Demiryolu ile Uluslararası Taşıma Sözleşmesi'ne '' Türkiye'de taraftır. Kısa adı COTIF olan sözleşmenin A ve B ekleri bulunmaktadır. A ekinde '' Demiryolu ile Uluslararası Yolcu ve ve Bagaj Taşıma Sözleşmesi ile ilgili Birleşik Hükümler ''; B ekinde ise '' Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi ile ilgili Birleşik Hükümler '' yer almaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 63
Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi kapsamında ziyan veya hasar halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilir olduğu halleri kaç grupta toplayabiliriz?
Seçenekler
A
8
B
7
C
6
D
5
E
4
Açıklama:
Demiryolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi kapsamında ziyan veya hasar halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilir olduğu halleri 7 grupta toplayabiliriz. Bunlar:
1. Taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilememesi
2. Eksik veya yetersiz ambalaj
3. Eşyaların gönderen tarafından yüklenmesi veya gönderilen tarafından boşaltılması
4. Eşyanın özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği
5. Eşyanın yetersiz etiketlenmesi
6. Canlı hayvan taşınması
7. Taşıma belgesinde belirtilmiş ve gönderen ile taşıyıcı arasındaki sözleşme gereği, muhafız refakati altında gerçekleştirilmesi gereken, şayet ziyan veya hasar muhafız refakatinin önlemeyi amaçladığı bir riskten meydana geliyorsa.
Doğru cevap B'dir.
1. Taşımanın üstü açık vagonla gerçekleştirilememesi
2. Eksik veya yetersiz ambalaj
3. Eşyaların gönderen tarafından yüklenmesi veya gönderilen tarafından boşaltılması
4. Eşyanın özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği
5. Eşyanın yetersiz etiketlenmesi
6. Canlı hayvan taşınması
7. Taşıma belgesinde belirtilmiş ve gönderen ile taşıyıcı arasındaki sözleşme gereği, muhafız refakati altında gerçekleştirilmesi gereken, şayet ziyan veya hasar muhafız refakatinin önlemeyi amaçladığı bir riskten meydana geliyorsa.
Doğru cevap B'dir.
Soru 64
Denizle Uluslararası Taşımalarda sorumlunun faaliyet ve işletmesine bağlı olmayan öngörülemez ve önlenemez nitelikte olaylara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Münasip durum
B
Münasip sebep
C
Mücbir hareket
D
Mücbir durum
E
Mücbir sebep
Açıklama:
Denizle Uluslararası taşımalarda vb. sorumlunun faaliyet ve işletmesine bağlı olmayan, öngörülemez ve önlenemez nitelikte olan, meydana geldiğinde bir normun ihlaline kaçınılmaz şekilde sebebiyet veren olağan dışı olaylara mücbir sebep denir. Doğru cevap E'dir.
Ünite 6
Soru 1
Kanunlar ihtilafı hukukuna ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun tayinine ilişkin kurallar, “kanunlar ihtilâfı hukuku”nu meydana getirirler.
B
Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları, yalnızca MÖHUK’ta düzenlenmiştir.
C
Kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının büyük bir kısmı, somut uyuşmazlığın esasına ilişkin çözüm getirmeyen ancak söz konusu uyuşmazlığa hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kurallardır.
D
Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları, büyük çoğunlukla MÖHUK’ta düzenlenmiş; ancak MÖHUK dışında farklı kanunlarda da kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarına yer verilmiştir.
E
Kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının büyük bir kısmı, bağlama kuralı niteliğinde olmakla birlikte, bir kısım kanunlar ihtilâfı hukuku kuralı, bağlama kurallarından farklı olarak yabancı unsurlu uyuşmazlıklara esastan çözüm getirirler.
Açıklama:
Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları, büyük çoğunlukla MÖHUK’un ikinci bölümünde hükme bağlanmıştır. MÖHUK’un 9 vd. hükümlerinde, hukuki ilişkinin niteliği dikkate alınmak suretiyle farklı bağlama kurallarına yer verilmiştir. MÖHUK dışında farklı kanunlarda da kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarına yer verilmiştir. Örneğin Türk Ticaret Kanunu’nda poliçe, çek ve bonolar hakkında özel nitelikte kanunlar ihtilâfı kuralları mevcuttur.
Soru 2
I. bağlama konusu
II. bağlama hükmü
III. bağlama noktası
IV. uygulama hükmü
V. uygulama emri
Her bağlama kuralı yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerini içerir?
II. bağlama hükmü
III. bağlama noktası
IV. uygulama hükmü
V. uygulama emri
Her bağlama kuralı yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerini içerir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
I, III ve V
E
I, III ve IV
Açıklama:
bağlama kuralları, gösterici nitelikte kurallardır. Her bağlama kuralı, “bağlama konusu”, “bağlama noktası” ve “uygulama emri”nden oluşur.
Soru 3
Bağlama kuralında yer verilen objektif kriter çerçevesinde uygulanacak hukuk hâkimin hukuku olabileceği gibi yabancı bir devlet hukuku da olabilecekse, söz konusu kural “...…………………... bağlama kuralı” olarak isimlendirilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
yalın
B
basamaklı
C
alternatif
D
tek yanlı
E
çok yanlı
Açıklama:
Bağlama kurallarına ilişkin bir başka ayrım, tek yanlı ve çok yanlı (ya da iki yanlı) bağlama kurallarına ilişkindir. Ancak bağlama kuralında yer verilen objektif kriter çerçevesinde uygulanacak hukuk hâkimin hukuku olabileceği gibi yabancı bir devlet hukuku da olabilecekse, söz konusu kural “çok yanlı (ya da iki yanlı) bağlama kuralı” olarak isimlendirilir.
Soru 4
I. Kişiler hukuku
II. Miras hukuku
III. Aile hukuku
IV. Eşya hukuku
V. Ticaret hukuku
Atıf, Türk hukukunda yukarıda sayılanlardan hangisi bakımından kabul edilmiştir?
II. Miras hukuku
III. Aile hukuku
IV. Eşya hukuku
V. Ticaret hukuku
Atıf, Türk hukukunda yukarıda sayılanlardan hangisi bakımından kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız I
E
I ve III
Açıklama:
Buna göre atıf, Türk hukukunda sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kabul edilmiştir. Bir diğer ifadeyle kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda, Türk mahkemesi Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları uyarınca tayin ettiği yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarını da dikkate alacak ve söz konusu devletin kanunlar ihtilâfı kurallarının işaret ettiği devlet hukukunun maddi hükümlerini uygulayarak uyuşmazlığa çözüm getirecektir.
Soru 5
I. Kamu düzeni
II. Ahlaka aykırılık
III. Dolaylı uygulanan kurallar
IV. Doğrudan uygulanan kurallar
V. Kamu menfaati
Yukarıdakilerden hangisi uygulanacak hukukun uygulanmasını sınırlayan haller arasında yer alır?
II. Ahlaka aykırılık
III. Dolaylı uygulanan kurallar
IV. Doğrudan uygulanan kurallar
V. Kamu menfaati
Yukarıdakilerden hangisi uygulanacak hukukun uygulanmasını sınırlayan haller arasında yer alır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I ve IV
D
I, IV ve V
E
I ve V
Açıklama:
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda, Türk kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca uygulanacak hukuk tayin edilir. Hâkimin görevi uygulanacak hukuk olarak tayin ettiği devlet hukukunu somut uyuşmazlığa uygulamaktır. Bununla birlikte, birbirinden farklı iki durum uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir. Bu durumlardan ilki kamu düzenine aykırılık, diğeri ise doğrudan uygulanan kurallardır.
Soru 6
Uygulanacak hukukun uygulanmasını sınırlayan hallerden biri olan kamu düzenine ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Milletlerarası özel hukuktaki kamu düzeni anlayışı iç hukuktaki kamu düzeni anlayışıyla birebir örtüşmektedir.
B
Kamu düzeni, zamana ve mekâna göre değişen bir kavramdır.
C
Kamu düzeni müdahalesinin söz konusu olabilmesi için, uyuşmazlığa konu olan hukuki ilişki ile hâkimin hukuku arasında bir bağlantının bulunması gerektiği kabul edilmektedir.
D
Yabancı devlet hukukunun uygulanması durumunda Türk ahlak ve adap anlayışına, Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklere, Türk hukukunun temel ilke ve değerlerine tahammül edilemez bir aykırılığın ortaya çıkacak olması hâlinde söz konusu hukukun uygulanmasından vazgeçilir.
E
MÖHUK’ta kamu düzenine aykırılık 5. maddede düzenlenmiştir. MÖHUK m. 5 uyarınca, kamu düzeni “olumsuz etki” veya “önce olumsuz sonra olumlu etki” olmak üzere iki tür etki doğurabilir.
Açıklama:
Milletlerarası özel hukuktaki kamu düzeni anlayışı iç hukuktaki kamu düzeni anlayışından farklı ve çok daha sınırlıdır. İç hukukta bir kural kamu düzeni için getirilmiş olsa bile, söz konusu kuralın varlığı milletlerarası özel hukukta kamu düzeni müdahalesine sebebiyet vermeyebilir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan uygulanan kurallara örnek olarak verilemez?
Seçenekler
A
Çocukların korunmasına ilişkin kurallar
B
Gümrük ve kambiyo rejimine ilişkin kurallar
C
Mal rejimine ilişkin kurallar
D
Kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin kurallar
E
Tüketicinin korunmasına ilişkin kurallar
Açıklama:
Doğrudan uygulanan kural devletin hukuki, ekonomik veya sosyal menfaatlerinin ya da toplum menfaatinin korunmasını amaçlamalıdır. Bununla birlikte, söz konusu değerlendirmede kuralın özel hukuk veya kamu hukuku kuralı olarak düzenlenmesi önem arz etmez. Bu çerçevede sözleşmenin zayıf tarafı olarak kabul edilen işçi ya da tüketicinin korunmasına ilişkin kurallar, çocukların korunmasına ilişkin kurallar, gümrük ve kambiyo rejimine ilişkin kurallar, Türk parasının korunmasına ilişkin kurallar, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin kurallar doğrudan uygulanan kurallara örnek olarak verilebilir.
Soru 8
Türk hukukunda "…………………...…" hukuk seçimi kabul edilmemiştir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
açık
B
zımni
C
iradi
D
farazi
E
kaydi
Açıklama:
Hukuk seçimi açık olarak yapılabileceği gibi, zımni (örtülü) şekilde de yapılabilir. Bununla birlikte, Türk hukukunda farazi hukuk seçimi kabul edilmemiştir. Bu anlamda tarafların açıkça veya zımnen hukuk seçimi yapmadığı durumlarda, yetkili Türk mahkemesinin sözleşme taraflarının farazi iradelerinden hareketle, bir başka ifadeyle taraflar hukuk seçimini düşünmüş olsalardı hangi devlet hukukunu seçeceklerine ilişkin bir varsayımdan yola çıkarak uygulanacak hukuku tayin etmesi mümkün değildir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi sözleşme statüsünün uygulama alanı dışında kalan hâller arasında yer alır?
Seçenekler
A
Sözleşmenin içeriği
B
Sözleşmenin şekli
C
Sözleşmenin süresi
D
Sözleşmenin ifası
E
Sözleşmenin maddi geçerliliği
Açıklama:
Sözleşme statüsü, belirli istisnalar dışında, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan borç ilişkisine ilişkin tüm uyuşmazlıklar bakımından uygulanır. Bu çerçevede sözleşmenin kuruluşu ve maddi geçerliği, içeriği, süresi, hüküm ve sonuçları ile ifası ve sona ermesine ilişkin uyuşmazlıklar sözleşme statüsüne tâbidir.
Soru 10
Somut uyuşmazlığın esasına ilişkin çözüm getirmeyen ancak söz konusu uyuşmazlığa hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bağlama kuralı
B
Birleştirme kuralı
C
Uzlaşı kuralı
D
Arabuluculuk kuralı
E
Çözüm kuralı
Açıklama:
Kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının büyük bir kısmı, somut uyuşmazlığın esasına ilişkin çözüm getirmeyen ancak söz konusu uyuşmazlığa hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kurallardır. Bu tür kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları “bağlama kuralı” olarak adlandırılırlar.
Soru 11
MÖHUK m. 9, f.1’de hak ve fiil ehliyetine ilgilinin millî hukukunun uygulanmasını öngören kural hangi kural bağlamında değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Alternatif bağlama kuralları
B
Yalın bağlama kuralı
C
Geniş bağlama kuralları
D
Çoklu bağlama kuralları
E
Basamaklı bağlama kuralları
Açıklama:
MÖHUK m. 9, f.1’de hak ve fiil ehliyetine ilgilinin millî hukukunun uygulanmasını öngören kural yalın bağlama kuralı niteliğindedir. Söz konusu kuralda bağlama konusu “hak ve fiil ehliyeti” ve tek bağlama noktası “vatandaşlık/ tâbiiyet”tir.
Soru 12
Bir Türk hâkimi yabancı unsurlu bir boşanma davası ile karşılaşmıştır. Eşlerden her ikisi de Alman vatandaşıdır. Somut uyuşmazlıkta hâkimin hangi hukuku uygulamaya tayin etmesi en uygundur?
Seçenekler
A
Türk hukuku
B
Geçici hukuk
C
Alman hukuku
D
Evrensel hukuk
E
AB hukuku
Açıklama:
Boşanmaya uygulanacak hukuk MÖHUK m. 14, f.1 hükmüne tabidir. Söz konusu hüküm uyarınca “[b]oşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır”. Somut uyuşmazlıkta hâkim, eşlerden her ikisinin de Alman vatandaşı olduğunu dikkate alacak ve uygulanacak hukuku Alman hukuku olarak tayin edecektir.
Soru 13
Türk hukukunda MÖHUK’un 2. maddesinin 3. fıkrasında; “[u]ygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikkate alınır ve bu hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır” hükmü ile hükme bağlanan nedir?
Seçenekler
A
Bağlama
B
Maddi hukuk
C
Vatandaşlık
D
Atıf
E
Mutad mesken
Açıklama:
Türk hukukunda atıf MÖHUK’un 2. maddesinin 3. fıkrasında hükme bağlanmıştır. Anılan hükme göre “[u]ygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikkate alınır ve bu hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır”.
Soru 14
Yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkla karşılaşan Türk hakiminin hangisini yapması en doğrusudur?
Seçenekler
A
Uygulanacak hukuku belirlemek
B
Konuyu bir üst mahkemeye taşımak
C
Türk hukukunu uygulamak
D
Yabancı hukuku uygulamak
E
Uygulanacak hukukun kamu düzenine uygunluğunu belirlemek
Açıklama:
MÖHUK’ta kamu düzenine aykırılık 5. maddede düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca “[y]etkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır”. Dolayısıyla yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkla karşılaşan Türk hâkiminin görevi, önce kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları aracılığıyla uygulanacak hukuku tayin etmek ve sonrasında söz konusu hukukun uygulanmasının Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edip etmediğini değerlendirmektir.
Soru 15
I. Türk ahlak ve adap anlayışına aykırılık II. Temel hak ve özgürlüklere aykırılık III. Türk hukuk ilkelerine aykırılık. Yukarıdaki durumlardan hangileri söz konusu olduğunda yabancı devlet hukukunun uygulanmasından vazgeçilir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
MÖHUK m. 5’te de hükme bağlandığı gibi, yabancı devlet hukukunun uygulanmasının Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı olması durumunda söz konusu hukukun uygulanmasından vazgeçilecektir. Bu çerçevede, yabancı devlet hukukunun uygulanması durumunda Türk ahlak ve adap anlayışına, Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklere, Türk hukukunun temel ilke ve değerlerine tahammül edilemez bir aykırılığın ortaya çıkacak olması hâlinde söz konusu hukukun uygulanmasından vazgeçilir.
Soru 16
Yabancı devlet hukukunun olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine aykırı olması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kamu düzeninin önce olumlu sonra olumsuz etkisi
B
Kamu düzeninin olumsuz etkisi
C
Kamu düzeninin geniş etkisi
D
Kamu düzeninin önce olumsuz sonra olumlu etkisi
E
Kamu düzeninin olumlu etkisi
Açıklama:
MÖHUK m. 5 uyarınca, kamu düzeni “olumsuz etki” veya “önce olumsuz sonra olumlu etki” olmak üzere iki tür etki doğurabilir. Yabancı devlet hukukunun olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine aykırı olması durumunda, söz konusu hükmün uygu lanmasından vazgeçilir. Buna “kamu düzeninin olumsuz etkisi” denir.
Soru 17
Hangisi doğrudan uygulanan kurallardan birisi değildir?
Seçenekler
A
İşçinin korunmasına ilişkin kurallar
B
Gümrük rejimine yönelik kurallar
C
Boşanma ile ilgili kurallar
D
Türk parasının korunmasına yönelik kurallar
E
Kültür varlıklarının korunmasına ilişkin kurallar
Açıklama:
İşçi ya da tüketicinin korunmasına ilişkin kurallar, çocukların korunmasına ilişkin kurallar, gümrük ve kambiyo rejimine ilişkin kurallar, Türk parasının korunmasına ilişkin kurallar, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin kurallar doğrudan uygulanan kurallara örnek olarak verilebilir.
Soru 18
Taraflar arasındaki yabancı unsurlu sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olması durumunda, söz konusu sözleşmeye uygulanacak hukuk, MÖHUK kaçıncı madde uyarınca tayin edilmelidir?
Seçenekler
A
27
B
25
C
28
D
26
E
29
Açıklama:
Taraflar arasındaki yabancı unsurlu sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olması durumunda, söz konusu sözleşmeye uygulanacak hukuk MÖHUK m. 26 uyarınca tayin edilecektir.
Soru 19
Taraflarından birinin Alman vatandaşı, diğerinin Türk vatandaşı olduğu bir sözleşme ilişkisinde, Alman tarafın ehliyetine ilişkin bir uyuşmazlık gündeme gelmiştir. Bu durumda hangi hukukun uygulanması en uygundur?
Seçenekler
A
Uluslararası Hukuk
B
AB Hukuku
C
Türk Hukuku
D
Tarafsız Bir Devlet hukuku
E
Alman Hukuku
Açıklama:
MÖHUK m. 9, f. 1 uyarınca “[h]ak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hukukuna tâbidir”. Dolayısıyla sözleşme taraflarının ehliyetine ilişkin bir uyuşmazlıkta, vatandaşlıkları dikkate alınmak suretiyle millî hukukları tespit edilecek, söz konusu hukukun yabancı bir devlet hukukunu işaret etmesi durumunda atıf da dikkate alınacaktır. Örneğin, taraflarından birinin Alman vatandaşı, diğerinin Türk vatandaşı olduğu bir sözleşme ilişkisinde, Alman tarafın ehliyetine ilişkin bir uyuşmazlık gündeme gelirse, kişinin ehil olup olmadığının tayininde Alman hukuku uygulanır.
Soru 20
Milletlerarası Özel Hukuk ( MÖHUK ) kural olarak kaynağı itibariyle aşağıdaki ifadelerden hangisine uygundur?
Seçenekler
A
Dış hukuk alanı
B
İç hukuk alanı
C
Kesin otorite alanı
D
Yerli uyuşmazlık alanı
E
Kesin çözüm alanı
Açıklama:
Milletlerarası Özel Hukuk yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tayini ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini konu alan hukuk alanıdır. Milletlerarası Özel Hukuk kural olarak kaynağı itibariyle bir iç hukuk alanını ifade eder. Milletlerarası Özel Hukukun uygulama alanına giren uyuşmazlıklar yabancı bir ya da birden çok hukuk düzeniyle bağlantılıdır. Diğer bir ifadeyle yabancı unsurludur. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Kanunlar İhtilafı Hukuku kurallarının büyük bir kısmı hangi niteliği taşımaktadır?
Seçenekler
A
Sonuç kuralı
B
Bağlama kuralı
C
Çözüm kuralı
D
Seçim kuralı
E
Tarafsızlık kuralı
Açıklama:
Kanunlar İhtilafı Hukuku kurallarının büyük bir kısmı '' Bağlama Kuralı ''niteliğindedir. Bağlama Kuralları taraflar arasındaki uyuşmazlığa esastan çözüm getirmeyen, ancak hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kurallardır. Bu anlamda Bağlama Kuralları gösterici nitelikte kurallardır.Her Bağlama Kuralı:
1. Bağlama konusu
2. Bağlama noktası
3. Uygulama emrinden oluşur.
Bağlama konusu uyuşmazlığa sebep olan, çözümlenmesi gereken hayat ilişkisinin kendisidir. Bağlama noktası bağlama konusunu belli bir devlet hukukuna bağlayarak çözümlenmesini sağlayan maddi vakialardır. Doğru cevap B'dir.
1. Bağlama konusu
2. Bağlama noktası
3. Uygulama emrinden oluşur.
Bağlama konusu uyuşmazlığa sebep olan, çözümlenmesi gereken hayat ilişkisinin kendisidir. Bağlama noktası bağlama konusunu belli bir devlet hukukuna bağlayarak çözümlenmesini sağlayan maddi vakialardır. Doğru cevap B'dir.
Soru 22
Gerçek kişileri, tüzel kişileri ve şeyleri bir devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Göçmenlik
B
Mültecilik
C
Sığınmacılık
D
Mülkiyetçilik
E
Tabiiyet
Açıklama:
Tabiiyet, gerçek kişileri, tüzel kişileri ve şeyleri ( hava araçları ve deniz gemileri ) bir devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır. Vatandaşlık ise sadece gerçek kişilerin bir devletle olan hukuki ve siyasi bağını ifade eder. Bu sebeple gerçek kişiler bakımından '' tabiiyet ve vatandaşlık '' aynı anlamda kullanılmakla birlikte, tabiiyet sadece gerçek kişileri değil tüzel kişiler ve şeyleri de içeren daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 23
Milletlerarası Özel Hukuk'ta kişinin hayat ilişkilerinin merkezi niteliğini taşıyan fiili duruma uygun bulunan yere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mutad Mesken
B
Mutad Alan
C
Toplu Mesken
D
Toplu Konut
E
Yaşam Biçimi
Açıklama:
Mutad Mesken Milletlerarası Özel Hukuk'ta özellikle kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin bağlama kurallarında yer verilen bağlama noktalarından biridir. Ancak '' Mutad Mesken '' kavramı pozitif düzenlemelerde tanımlanmıştır. Mutad Mesken, kişinin hayat ilişkilerinin merkezi niteliğinde olan ve gerçek ve fiili duruma uygun bulunan yer ( fiili ikametgah ) olarak kabul edilmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 24
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun uygulanmasını sınırlayan kaç halden söz edebiliriz?
Seçenekler
A
7
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
Yabancı uyruklu uyuşmazlıklarda, Türk kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca uygulanacak hukuk tayin edilir. Hakimin görevi, uygulanacak hukuk olarak tayin ettiği devlet hukukunu soyut uyuşmazlığa uygulamaktır. Bununla birlikte birbirinden farklı 2 durum uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilir. Bu durumlardan;
1. Kamu düzeni: Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun uygulanması, ancak kamu düzenine aykırı olmadıkça mümkündür.
2. Doğrudan uygulanan kurallarda kamu düzeni gibi yabancı devlet hukukunun uygulanmasını engeller.
Söz konusu kurallar, bir devletin hukuki, ekonomik ve sosyal menfaatlerinin ya da toplumun menfaatlerinin korunmasını amaçlayan kurallar olup uyuşmazlığın yabancı unsurlu olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır. Doğru cevap E'dir.
1. Kamu düzeni: Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun uygulanması, ancak kamu düzenine aykırı olmadıkça mümkündür.
2. Doğrudan uygulanan kurallarda kamu düzeni gibi yabancı devlet hukukunun uygulanmasını engeller.
Söz konusu kurallar, bir devletin hukuki, ekonomik ve sosyal menfaatlerinin ya da toplumun menfaatlerinin korunmasını amaçlayan kurallar olup uyuşmazlığın yabancı unsurlu olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
Milletlerarası Özel Hukuk'un; 24. maddesinde sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında benimsenmiş olan prensip aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İrade prensibi
B
İrade dışı
C
İrade talebi
D
İrade serbestisi prensibi
E
İrade kullanım hakkı
Açıklama:
Milletlerarası Özel Hukuk'un ( MÖHUK ) 24. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında '' irade serbestisi prensibi '' benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkanına sahiptir. Söz konusu seçim imkanlarından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler. Söz konusu hukukun taraflarla ya da aralarındaki sözleşmeyle bağlantılı bir hukuk olma şartı yoktur. Bu anlamda MÖHUK madde 24 sözleşme taraflarının hukuk seçimi imkanını sınırlandırmamıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 26
Bir sözleşmede karakteristik edim borçlusunun, para edimini ifa edecek tarafa göre konumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eşit borçlu
B
Yanında
C
Karşısında
D
Eşit sorumlu
E
Kefilidir
Açıklama:
Karakteristik edim bir sözleşmeye özelliğini veren, o sözleşmeyi karakterize eden edimdir. Sözleşmelerin büyük bir çoğunluğundan taraflardan birinin edimi paradır. Bu sebeple, karakteristik edim para edimi olarak kabul edilmez. Karakteristik edim, para ediminin karşısındaki edimdir. Dolayısıyla bir sözleşmedeki karakteristik edim borçlusu para edimini ifa edecek tarafın karşısındaki taraftır. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
Kişinin hukuki sonuç doğuran hukuki işlemlerde bulunma ehliyetine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hak ehliyeti
B
Fiil ehliyeti
C
Maddi ehliyet
D
Atıf
E
Usül
Açıklama:
Hak ehliyeti, medeni haklardan yaralanma ehliyetidir. Kişi hak ehliyetine sahip olmadıkça hak ve borçlara sahip olma ehliyetinden yararlanamaz. Fiil ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyeti, bir diğer ifadeyle kişinin hukuki sonuç doğuran hukuki işlemlerde bulunma ehliyetini ifade eder. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Tüzel kişinin veya kişi ya da mal topluluğunun işlerinin fiilen yönetildiği yönetim ve denetim organlarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Statüdeki idare merkezi
B
Toplu idare merkezi
C
Fiili idare merkezi
D
Fiili merkez
E
Statü merkezi
Açıklama:
Fiili idare merkezi; tüzel kişinin veya kişi ya da mal topluluğunun işlerinin fiilen yönetildiği, yönetim ve denetim organlarının bulunduğu yeri ifade eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 29
Milletlerarası Özel Hukuk uyarınca, hukuk seçimi örtülü olarak yapılabilir. Bunun hukuk dilindeki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdeal
B
Zımni
C
Tarihi
D
Atıf
E
Objektif
Açıklama:
Hukuk seçimi açık olarak yapılabileceği gibi, zımni ( örtülü ) şekilde da yapılabilir. Uygulamada daha çok tarafların aralarındaki sözleşmeye koydukları bir hükümle açık hukuk seçimleri görülmektedir. MÖHUK uyarınca zımni ( örtülü ) hukuk seçimi de geçerlidir. Zımni Hukuk seçimi, sözleşme hükümlerinden veya halin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi olarak ifade edilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 30
Yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tayini ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini konu alan hukuk alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mali hukuk
B
Milletlerarası özel hukuk
C
Roma hukuku
D
İdare hukuku
E
Anayasa hukuku
Açıklama:
Milletlerarası özel hukuk, yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tayini ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini konu alan hukuk alanıdır. Doğru cevap "B" şıkkıdır.
Soru 31
Aşağıdaki kanunlardan hangisi yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin tayini ve yabancı kararların tanınması ve tenfizine ilişkin kuralları düzenlemektedir?
Seçenekler
A
213 sayılı Vergi Usul Kanunu
B
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
C
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
D
6458 sayılı Yabancılar Uluslararası Koruma Kanunu
E
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu
Açıklama:
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin tayini ve yabancı kararların tanınması ve tenfizine ilişkin kurallardan oluşur (m. 1, f. 1).
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi yabancılık unsuru taşıyan işlem ya da ilişkiyle irtibatlı olan birden fazla devlet hukukundan hangisinin somut uyuşmazlığa uygulanacağını gösteren kurallardan oluşur?
Seçenekler
A
Kanunlar ihtilafı hukuku
B
Anayasa hukuku
C
Ceza hukuku
D
Vergi hukuku
E
Medeni hukuk
Açıklama:
Kanunlar İhtilafı Hukuku, yabancılık unsuru taşıyan işlem ya da ilişkiyle irtibatlı olan birden fazla devlet hukukundan hangisinin somut uyuşmazlığa uygulanacağını gösteren kurallardan oluşur. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 33
Aşağıdaki kavramlardan hangisi gerçek kişileri, tüzel kişileri ve şeyleri (hava araçları ve deniz gemileri) bir devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağı ifade eder?
Seçenekler
A
Tabiiyet
B
Mükellefiyet
C
Yerindelik
D
Varış ilkesi
E
Ülke
Açıklama:
Tabiiyet, gerçek kişileri, tüzel kişileri ve şeyleri (hava araçları ve deniz gemileri) bir devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilafı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi halini ifade eder?
Seçenekler
A
Çok yanlı bağlama kuralı
B
Tek yanlı bağlama kuralı
C
İade atıf
D
Vesayet
E
Reddi hakim
Açıklama:
Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilafı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi haline “iade atıf ” veya “hakimin hukukuna atıf ” denir. Doğru cevap "C" şıkkıdır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun yabancı bir devlet hukuku olarak tayin edildiği hallerde, söz konusu hukukun uygulanmasını engelleyen durumlardan biridir?
Seçenekler
A
Kamu düzenine aykırılık
B
Ekonomik gerçeklikler
C
Dar mükellefiyet halleri
D
Enflasyonist durumlar
E
Göç İdaresinin yoğunluğu
Açıklama:
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun yabancı bir devlet hukuku olarak tayin edildiği hallerde, söz konusu hukukun uygulanmasını engelleyen iki durum vardır. Birisi "kamu düzenine aykırılıklar" diğeri ise doğrudan uygulanan kurallardır. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 36
Tarafların, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkanına sahip olması aşağıdaki prensiplerden hangisinin sonucudur?
Seçenekler
A
Adalet prensibi
B
Eşitlik prensibi
C
Tarafsızlık prensibi
D
İrade serbestisi prensibi
E
Hukuk devleti prensibi
Açıklama:
MÖHUK’un 24. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında “irade serbestisi prensibi” benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkanına sahiptir. Söz konusu seçim imkanından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler. Doğru cevap "D" şıkkıdır.
Soru 37
Ayakkabı imalatı ile uğraşan Türk şirketi ile Fransa’daki mağazasında ayakkabı satan Alman vatandaşı arasında yapılan satım sözleşmesi ne tür bir sözleşmeye örnektir?
Seçenekler
A
Vergi beyannamesi doldurmaya yönelik bir sözleşmedir.
B
Tüketici sözleşmesidir.
C
Garanti sözleşmesidir.
D
Kira sözleşmesidir.
E
Ticari faaliyet çerçevesinde yapılan bir sözleşmedir.
Açıklama:
Ayakkabı imalatı ile uğraşan Türk şirketi ile Fransa’daki mağazasında ayakkabı satan Alman vatandaşı arasında yapılan satım sözleşmesi MÖHUK m. 24, f. 4 anlamında ticari ya da mesleki faaliyetler çerçevesinde yapılan bir sözleşmedir. Doğru cevap "E" şıkkıdır.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi tüzel kişinin veya kişi ya da mal topluluğunun işlerinin fiilen yönetildiği, yönetim ve denetim organlarının bulunduğu yeri ifade eder?
Seçenekler
A
Fiili idare merkezi
B
Statüdeki idare merkezi
C
Tüzel kişinin ana belgesinde yer alan merkez
D
Tüzel kişi esas sözleşmesinde yer alan merkez
E
Kişinin doğduğu ülke
Açıklama:
Fiili idare merkezi, tüzel kişinin veya kişi ya da mal topluluğunun işlerinin fiilen yönetildiği, yönetim ve denetim organlarının bulunduğu yeri ifade eder. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 39
Taraflarından birinin Alman vatandaşı, diğerinin Türk vatandaşı olduğu bir sözleşme ilişkisinde, Alman tarafın ehliyetine ilişkin bir uyuşmazlık gündeme gelmesi halinde kişinin ehil olup olmadığının tayininde hangi hukuk uygulanır?
Seçenekler
A
Alman hukuku
B
Türk hukuku
C
ABD hukuku
D
AB hukuku
E
BM hukuku
Açıklama:
MÖHUK m. 9, f. 1 uyarınca “Hak ve fiil ehliyeti ilgilinin milli hukukuna tabidir”. Dolayısıyla taraflarından birinin Alman vatandaşı, diğerinin Türk vatandaşı olduğu bir sözleşme ilişkisinde, Alman tarafın ehliyetine ilişkin bir uyuşmazlık gündeme gelirse, kişinin ehil olup olmadığının tayininde Alman hukuku uygulanır. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 40
"Bağlama konusunu belli bir devlet hukukuna bağlayarak çözümlenmesini sağlayan maddi vakıalar" tanımında aşağıdakilerden hangi kavram tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Bağlama konusu
B
Bağlama kuralı
C
Bağlama noktası
D
Uygulama emri
E
Basamaklı bağlama kuralları
Açıklama:
Bağlama kuralları, taraflar arasındaki uyuşmazlığa esastan çözüm getirmeyen, ancak hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kurallardır. Bu anlamda bağlama kuralları, gösterici nitelikte kurallardır. Her bağlama kuralı, “bağlama konusu”, “bağlama noktası” ve “uygulama emri”nden oluşur. Bağlama konusu, uyuşmazlığa sebep olan, çözümlen- mesi gereken hayat ilişkisinin kendisidir. Bağlama noktası ise bağlama konusunu belli bir devlet hukukuna bağlayarak çözümlenmesini sağlayan maddi vakıalardır.
Soru 41
MÖHUK’un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca “[h]ak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hukukuna tâbidir” ifadesinde "hak ve fiil ehliyeti" aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağlama konusu
B
Bağlama kuralı
C
Bağlama noktası
D
Vakıa
E
Uygulama emri
Açıklama:
MÖHUK’un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca “[h]ak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hu- kukuna tâbidir”. Söz konusu kural bir bağlama kuralı olup hükümdeki, bağlama konusu hak ve fiil ehliyeti, bağlama noktası ise tâbiiyet/vatandaşlıktır. Kişinin ehliyetine ilişkin yabancı unsurlu bir uyuşmazlık doğması hâlinde, söz konusu uyuşmazlık, ilgilinin vatandaşlığı dikkate alınmak suretiyle millî hukuku uyarınca çözülecektir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangileri atıf ile ilgli olarak doğrudur?
I Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk olarak yabancı bir devlet hukukunun tayin edildiği durumlarda “atıf” problemiyle karşılaşılır.
II Atıf, Türk hukukunda kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar dışında kabul edilmiştir.
III Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi hâline “iade atıf” veya “hâkimin hukukuna atıf” denir.
IV Kamu düzenine aykırılık ve doğrudan uygulanan kurallar uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir.
I Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk olarak yabancı bir devlet hukukunun tayin edildiği durumlarda “atıf” problemiyle karşılaşılır.
II Atıf, Türk hukukunda kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar dışında kabul edilmiştir.
III Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi hâline “iade atıf” veya “hâkimin hukukuna atıf” denir.
IV Kamu düzenine aykırılık ve doğrudan uygulanan kurallar uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir.
Seçenekler
A
I, III
B
I, II
C
II, III, IV
D
I, II, III
E
I, III, IV
Açıklama:
Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlığa uygulanacak hukuk olarak yabancı bir devlet hukukunun tayin edildiği durumlarda, bu hukukun hangi kapsamda dikkate alına- rak uygulanacağı problemi doğar. Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları da dâhil edilmek üzere bir bütün olarak dikkate alınarak uygulanacağının kabul edilmesi durumunda atfın kabul edilmesi, buna karşın söz konusu hukukun sadece uyuşmazlığın esasına ilişkin çözüm getiren maddi hukuk hükümlerinin dikkate alınması durumunda atfın reddedilmesi söz konusu olur. Dolayısıyla yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk olarak yabancı bir devlet hukukunun tayin edildiği durumlarda “atıf” problemiyle karşılaşılır.
Türk hukukunda atıf MÖHUK’un 2. maddesinin 3. fıkrasında hükme bağlanmıştır. Anılan hükme göre “[u]ygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikka- te alınır ve bu hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır”. Buna göre atıf, Türk hukukun- da sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kabul edilmiştir. Bir diğer ifadeyle kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda, Türk mahkemesi Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları uyarınca tayin ettiği yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarını da dikkate alacak ve söz konusu devletin kanunlar ihtilâfı kurallarının işaret ettiği devlet hukukunun maddi hükümlerini uygulayarak uyuşmazlığa çözüm getirecektir.
Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi hâline “iade atıf” veya “hâkimin hukukuna atıf” denir. Bununla birlikte eşlerin müşterek yerleşim yerlerinin İngiltere’de bulunması durumunda hâkimin yapması gereken İngiliz maddi hukuk kurallarını uygulamaktır. Bu şekilde Türk kanunlar ihtilâfı kural- ları aracılığıyla uygulanacak hukuk olarak tespit edilen yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının (örnekte Alman hukukunun kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının), üçüncü bir devletin hukukunu yetkili görmesi hâline (örnekte İngiliz hukuku) “devam eden atıf ” veya “üçüncü bir devletin hukukuna atıf ” denir. Üçüncü devlet hukuku, Türk hukuku ve Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları uyarınca uygulanacak hukuk olarak tespit edilen yabancı devlet hukuku dışında bir hukuktur.
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda, yukarıda da açıklandığı üzere, Türk kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca uygulanacak hukuk tayin edilir. Hâkimin görevi uygulanacak hukuk olarak tayin ettiği devlet hukukunu somut uyuşmazlığa uygulamaktır. Bununla birlikte, birbirinden farklı iki durum uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir. Bu durumlardan ilki kamu düzenine aykırılık, diğeri ise doğrudan uygulanan kurallardır.
Türk hukukunda atıf MÖHUK’un 2. maddesinin 3. fıkrasında hükme bağlanmıştır. Anılan hükme göre “[u]ygulanacak yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının başka bir hukuku yetkili kılması, sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin ihtilâflarda dikka- te alınır ve bu hukukun maddi hukuk hükümleri uygulanır”. Buna göre atıf, Türk hukukun- da sadece kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kabul edilmiştir. Bir diğer ifadeyle kişinin hukuku ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda, Türk mahkemesi Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları uyarınca tayin ettiği yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarını da dikkate alacak ve söz konusu devletin kanunlar ihtilâfı kurallarının işaret ettiği devlet hukukunun maddi hükümlerini uygulayarak uyuşmazlığa çözüm getirecektir.
Uygulanacak hukuk olarak tayin edilen yabancı devlet hukukunun kanunlar ihtilâfı kurallarının, Türk hukukunu yetkili görmesi hâline “iade atıf” veya “hâkimin hukukuna atıf” denir. Bununla birlikte eşlerin müşterek yerleşim yerlerinin İngiltere’de bulunması durumunda hâkimin yapması gereken İngiliz maddi hukuk kurallarını uygulamaktır. Bu şekilde Türk kanunlar ihtilâfı kural- ları aracılığıyla uygulanacak hukuk olarak tespit edilen yabancı hukukun kanunlar ihtilâfı kurallarının (örnekte Alman hukukunun kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının), üçüncü bir devletin hukukunu yetkili görmesi hâline (örnekte İngiliz hukuku) “devam eden atıf ” veya “üçüncü bir devletin hukukuna atıf ” denir. Üçüncü devlet hukuku, Türk hukuku ve Türk kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları uyarınca uygulanacak hukuk olarak tespit edilen yabancı devlet hukuku dışında bir hukuktur.
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda, yukarıda da açıklandığı üzere, Türk kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca uygulanacak hukuk tayin edilir. Hâkimin görevi uygulanacak hukuk olarak tayin ettiği devlet hukukunu somut uyuşmazlığa uygulamaktır. Bununla birlikte, birbirinden farklı iki durum uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir. Bu durumlardan ilki kamu düzenine aykırılık, diğeri ise doğrudan uygulanan kurallardır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangileri yabancı unsurlu bir uyuşmazlık durumunda, hukukun uygulanmasının Türk kamu düzenine "açık aykırı" olduğu durumlardandır?
Seçenekler
A
Çocukların korunmasına ilişkin kurallara aykırılık
B
İşçi ya da tüketicinin korunmasına ilişkin kurallara aykırılık
C
Kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına aykırılık
D
Türkiyenin ekonomik durumuna aykırılık
E
Türk ahlak ve adap anlayışına aykırılık
Açıklama:
Yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkla karşılaşan Türk hâkiminin görevi, önce kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları aracılığıyla uygulanacak hukuku tayin etmek ve sonrasında söz konusu hukukun uygulanmasının Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edip etmediğini değerlendirmektir. MÖHUK m. 5’te de hükme bağlandığı gibi, yabancı devlet hukukunun uygulanmasının Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı olması durumunda söz konusu hukukun uygulanmasından vazgeçilecektir. Bu çerçevede, yabancı devlet hukukunun uygulanması durumunda Türk ahlak ve adap anlayışına, Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklere, Türk hukukunun temel ilke ve değerlerine tahammül edilemez bir aykırılığın ortaya çıkacak olması hâlinde söz konusu hukukun uygulanmasından vazgeçilir. Bu anlamda Türk hukukunda kamu düzeni müdahalesinin istisnai niteliği kabul edilmiştir.
Soru 44
Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi olarak ifade edilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İrade serbestisine göre
B
Kısmi
C
Farazi
D
Zımni (örtülü)
E
Taraflı
Açıklama:
MÖHUK uyarınca zımni (örtülü) hukuk seçimi de geçerlidir. Zımni hukuk seçimi, sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi olarak ifade edilmiştir (m. 24, f.1).
Soru 45
MÖHUK m. 24, f. 3 uyarınca aşağıdakilerden hangileri hukuk seçimi ile ilgili olarak doğrudur?
I Taraflar sözleşmelerine uygulanacak hukuku her zaman seçebilirler
II Taraflar yapmış oldukları hukuk seçimini değiştirebilirler.
III Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir.
IV Taraflar, aralarındaki sözleşmeyi parçalayamaz ve farklı kısımlarına farklı devlet hukuklarının uygulanmasını kararlaştıramazlar.
I Taraflar sözleşmelerine uygulanacak hukuku her zaman seçebilirler
II Taraflar yapmış oldukları hukuk seçimini değiştirebilirler.
III Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir.
IV Taraflar, aralarındaki sözleşmeyi parçalayamaz ve farklı kısımlarına farklı devlet hukuklarının uygulanmasını kararlaştıramazlar.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II, III
E
I, II, IV
Açıklama:
Kısmi Hukuk Seçimi
Taraflar, sözleşmeye uygulanacak hukuk olarak seçtikleri hukukun sözleşmenin tama- mına uygulanacağını kararlaştırabilecekleri gibi, aralarındaki sözleşmeyi parçalamak su- retiyle farklı kısımlarına farklı devlet hukuklarının uygulanmasını da kararlaştırabilirler (MÖHUK m. 24, f.2). Dolayısıyla kısmi hukuk seçimi de geçerlidir. Ancak taraflarca kısmi hukuk seçiminin yapılması durumunda, sözleşmenin makul şekilde bölünebilen kısımları bakımından farklı devlet hukuklarının uygulanması kabul edilmelidir. Örneğin satıcının hak ve yükümlülükleri bakımından A devleti hukukunun, alıcının hak ve yükümlülükleri bakımından B devleti hukukunun uygulanması kararlaştırılabilir.
Hukuk Seçiminin Zamanı
MÖHUK m. 24, f. 3 uyarınca taraflar sözleşmelerine uygulanacak hukuku her zaman seçebilecekleri gibi, yapmış oldukları hukuk seçimini değiştirebileceklerdir. Ancak yine aynı hüküm uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişi- lerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir (MÖHUK m. 24, f. 3). Sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan hukuk seçimine ilişkin bu sınırlandırmanın amacı, sözleşmenin tarafı olmamakla birlikte söz konusu sözleşmeden belli haklar elde etmiş olan kişilerin söz konusu haklarının korunması isteğidir.
Taraflar, sözleşmeye uygulanacak hukuk olarak seçtikleri hukukun sözleşmenin tama- mına uygulanacağını kararlaştırabilecekleri gibi, aralarındaki sözleşmeyi parçalamak su- retiyle farklı kısımlarına farklı devlet hukuklarının uygulanmasını da kararlaştırabilirler (MÖHUK m. 24, f.2). Dolayısıyla kısmi hukuk seçimi de geçerlidir. Ancak taraflarca kısmi hukuk seçiminin yapılması durumunda, sözleşmenin makul şekilde bölünebilen kısımları bakımından farklı devlet hukuklarının uygulanması kabul edilmelidir. Örneğin satıcının hak ve yükümlülükleri bakımından A devleti hukukunun, alıcının hak ve yükümlülükleri bakımından B devleti hukukunun uygulanması kararlaştırılabilir.
Hukuk Seçiminin Zamanı
MÖHUK m. 24, f. 3 uyarınca taraflar sözleşmelerine uygulanacak hukuku her zaman seçebilecekleri gibi, yapmış oldukları hukuk seçimini değiştirebileceklerdir. Ancak yine aynı hüküm uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişi- lerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir (MÖHUK m. 24, f. 3). Sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan hukuk seçimine ilişkin bu sınırlandırmanın amacı, sözleşmenin tarafı olmamakla birlikte söz konusu sözleşmeden belli haklar elde etmiş olan kişilerin söz konusu haklarının korunması isteğidir.
Soru 46
Ticari ya da meslekî faaliyetler çerçevesinde yapılan işlerde, tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Aşağıdakilerden hangisi yada hangileri kabul edilen hukuklardandır?
I Karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku,
II Ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku,
III Ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku
I Karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku,
II Ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku,
III Ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yanlızca II
C
Yalnızca III
D
Yalnızca I ve II
E
I, II, ve III
Açıklama:
MÖHUK m. 24, f. 4 uyarınca tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Aynı hükümde, en sıkı ilişkili hukukun tespitine yönelik karinelere de yer verilmiştir.
Buna göre, sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk;
Buna göre, sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk;
- karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku,
- ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku,
- ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir.
Soru 47
Hukuk olarak tayin edilen hukuk, yani sözleşme statüsü, belirli istisnalar dışında, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan borç ilişkisine ilişkin tüm uyuşmazlıklar bakımından uygulanır. Aşağıdakilerden hangisi sözleşme statüsüne tâbi değildir?
Seçenekler
A
Sözleşmenin özeti
B
Sözleşmenin maddi geçerliği
C
Sözleşmenin içeriği
D
Sözleşmenin sonuçları
E
Sözleşmenin kuruluşu
Açıklama:
Hukuk olarak tayin edilen hukuk, yani sözleşme statüsü, belirli istisnalar dışında, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan borç ilişkisine ilişkin tüm uyuşmazlıklar bakımından uygulanır. Bu çerçevede sözleşmenin kuruluşu ve maddi geçerliği, içeriği, süresi, hüküm ve sonuçları ile ifası ve sona ermesine ilişkin uyuşmazlıklar sözleşme statüsüne tâbidir.
Soru 48
Uluslararası ticarette büyük önem arz eden sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında uygulama alanı bulan hükümler ise, MÖHUKhangi hükümlerinde yer alır?
Seçenekler
A
m 33
B
m 31
C
m 9
D
m 24
E
m 21
Açıklama:
Uluslararası ticarette büyük önem arz eden sözleşmeden do- ğan borç ilişkileri alanında uygulama alanı bulan hükümler ise, MÖHUK m. 24 vd. hükümlerinde yer almaktadır.
Soru 49
Taraflar aralarındaki satım sözleşmesinde B devletinin hukukunun uygulanmasını kararlaştırmışlardır. Sözleşmeye konu mallar A devletinden ithal edilecektir. Ancak mallar zamanında teslim edilememiş ve taraflar arasında uyuşmazlık doğmuş ve dava Türk mahkemelerinde açılmıştır. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türk mahkemesi taraflarca sözleşmede belirlenmiş olan B devleti hukukunu uygulayacaktır.
B
A ve B devleti arasında bağlama kuralları geçerlidir.
C
B devleti istediği hukuku seçme hakkına sahiptir.
D
A devleti hukuku uygulanır.
E
Üçüncü devlet hukuku söz konusudur.
Açıklama:
Taraflar aralarındaki satım sözleşmesinde B devletinin hukukunun uygulanmasını kararlaştırmışlardır. Sözleşmeye konu mallar A devletinden ithal edilecektir. Ancak mallar zamanında teslim edilememiş ve taraflar arasında uyuşmazlık doğmuş ve dava Türk mahkemelerinde açılmıştır. Türk mahkemesi, söz konusu uyuşmazlığa, taraflarca sözleşmede belirlenmiş olan B devleti hukukunu uygulayacaktır. Malların zamanında teslim edilememiş olması malların geldiği ülkedeki ihracat yasağına ilişkin bir düzenlemeden kaynaklandığı takdirde, hâkim söz konusu kurala etki tanımak imkânına sahiptir. MÖHUK m. 31’de yer alan “etki tanınabileceği” ifadesi, üçüncü ülke hukukundaki söz konusu kuralın maddi bir vakıa ya da fiilî bir unsur olarak kabul edilerek bu vakıaya uygulanacak hukukun öngördüğü sonuçları uygulayabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla, hâkim, söz konusu sözleşmeyle sıkı ilişkili olan üçüncü devlet hukukunun (malların ithal edileceği devlet hukukunun) doğrudan uygulanan kural niteliğindeki bu hükmünü dikkate almak suretiyle, söz konusu kural sebebiyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini tespit eder. Hâkim, bu durumu uygulanacak hukuka göre bir mücbir sebep veya satıcının kusurunun bulunmadığı bir durum olarak nitelendirerek buna uygulanacak hukuktaki (taraflarca seçilen B devleti hukukundaki) yaptırımları bağlayacaktır.
Soru 50
Yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tayini ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini konu alan hukuk alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Borçlar hukuku
B
Ticaret hukuku
C
Miras hukuku
D
Milletlerarası özel hukuk
E
İnsan hakları hukuku
Açıklama:
Yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ve uygulanacak hukukun tayini ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini konu alan hukuk alanı, milletlerarası özel hukuktur.
Soru 51
Yabancı unsurlu bi uyuşmazlıkta, hakimin olaya uygulayacağı hukuku tespit etmeye yarayan kurallar aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Bağlama kuralları
B
Bağlantı kuralları
C
İlinti kuralları
D
İlişki kuralları
E
Bağlayıcı kurallar
Açıklama:
Kanunlar ihtilâfı hukuku kurallarının büyük bir kısmı, somut uyuşmazlığın esasına ilişkin çözüm getirmeyen ancak söz konusu uyuşmazlığa hangi devlet hukukunun uygulanacağını gösteren kurallardır.Bu tür kanunlar ihtilâfı hukuku kuralları “bağlama kuralı” olarak adlandırılırlar.
Soru 52
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun yabancı bir devlet hukuku
olarak tayin edildiği durumlarda, söz konusu hukukun uygulanması ancak .............. açıkça aykırı olmaması durumunda mümkündür.
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
olarak tayin edildiği durumlarda, söz konusu hukukun uygulanması ancak .............. açıkça aykırı olmaması durumunda mümkündür.
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Doğrudan uygulanan kurallar
B
Türk kanunlarına
C
Türk örf ve adetlerine
D
Türk kamu düzenine
E
Ticari hayatına
Açıklama:
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun yabancı bir devlet hukuku
olarak tayin edildiği durumlarda, söz konusu hukukun uygulanması ancak Türk kamu
düzenine açıkça aykırı olmaması durumunda mümkündür.
olarak tayin edildiği durumlarda, söz konusu hukukun uygulanması ancak Türk kamu
düzenine açıkça aykırı olmaması durumunda mümkündür.
Soru 53
Bağlama kuralında birden fazla bağlama noktası birbirine alternatif oluşturacak şekilde yer aldıysa, bu kural aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Seçenekler
A
Basamaklı bağlama kuralı
B
Alternatif bağlama kuralı
C
Tek yanlı bağlama kuralı
D
Çok yanlı bağlama kuralı
E
Doğrudan uygulanan kural
Açıklama:
Bağlama kuralında birden fazla bağlama noktası birbirine alternatif oluşturacak şekilde yer aldıysa, bu kural “alternatif bağlama kuralı” olarak isimlendirilir.
Soru 54
I. Türk kamu düzenine aykırılık
II. Türk hukukunda aynı konuda doğrudan uygulanan kurallar bulunması
III. Türk hukukunda aynı konuda farklı yasal düzenleme bulunması
Sayılanlardan hangisi/hangileri yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkta yabancı hukukun uygulanmasına engel olan sebeplerdendir?
II. Türk hukukunda aynı konuda doğrudan uygulanan kurallar bulunması
III. Türk hukukunda aynı konuda farklı yasal düzenleme bulunması
Sayılanlardan hangisi/hangileri yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkta yabancı hukukun uygulanmasına engel olan sebeplerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, III
Açıklama:
Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda, Türk kanunlar ihtilâfı kuralları uyarınca uygulanacak hukuk tayin edilir. Hâkimin görevi uygulanacak hukuk olarak tayin ettiği devlet hukukunu somut uyuşmazlığa uygulamaktır. Bununla birlikte, birbirinden farklı iki durum uygulanacak hukukun uygulanmasını engelleyebilmektedir. Bu durumlardan ilki kamu düzenine aykırılık, diğeri ise doğrudan uygulanan kurallardır.
Soru 55
Ekonomik ve sosyal menfaatlerinin ya da toplumun menfaatlerinin korunmasını amaçlayan ve uyuşmazlığın yabancı unsurlu olup olmadığına bakılmaksızın uygulanan kurallar ne şekilde adlandırılır?
Seçenekler
A
Kamu düzenine ilişkin kurallar
B
Bağlama kuralları
C
Usul kuralları
D
Doğrudan uygulanan kurallar
E
Anayasal ilkeler
Açıklama:
Doğrudan uygulanan kurallar, bir devletin hukuki, ekonomik ve sosyal menfaatlerinin ya da toplumun menfaatlerinin korunmasını amaçlayan kurallar olup uyuşmazlığın yabancı unsurlu olup olmadığına bakılmaksızın uygulanırlar.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan uygulanan kural olarak kabul edilemez?
Seçenekler
A
Türk parasının korunmasına ilişkin kurallar
B
Tüketicinin korunmasına ilişkin kurallar
C
Çocukların korunmasına ilişkin kurallar
D
Gümrük ve kambiyo rejimine ilişkin kurallar
E
Sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanacak kurallar
Açıklama:
Sözleşmenin zayıf tarafı olarak kabul edilen işçi ya da tüketicinin korunmasına ilişkin kurallar, çocukların korunmasına ilişkin kurallar, gümrük ve kambiyo rejimine ilişkin kurallar, Türk parasının korunmasına ilişkin kurallar, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin kurallar doğrudan uygulanan kurallara örnek olarak verilebilir.
Soru 57
MÖHUK m. 24, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukukun tayinine ilişkin genel kuraldır. Bu hükmü takiben, Kanun’da taşınmazlara ilişkin sözleşmeler (m. 25), .......... sözleşmeleri (m. 26), iş sözleşmeleri (m. 27), fikrî mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmeler (m. 28) ve eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmelere (m. 29) ilişkin özel hükümlere yer verilmiştir.
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Hizmet
B
Eser
C
Kira
D
Tüketici
E
Mirasın paylaşılması
Açıklama:
MÖHUK m. 24, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukukun tayinine ilişkin genel kuraldır. Bu hükmü takiben, Kanun’da taşınmazlara ilişkin sözleşmeler (m. 25), tüketici sözleşmeleri (m. 26), iş sözleşmeleri (m. 27), fikrî mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmeler (m. 28) ve eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmelere (m. 29) ilişkin özel hükümlere yer verilmiştir.
Soru 58
Sözleşmeden doğan borç ilişkilerine uygulanacak hukuk ilk adımda hangisine göre tespit edilir?
Seçenekler
A
Tarafların seçtiği hukuk uygulanır
B
Borçlunun mutad meskeni hukuku uygulanır
C
Sözleşmenin akdedildiği yer hukuku uygulanır
D
Karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni hukuku uygulanır
E
Türk hukuku uygulanır
Açıklama:
MÖHUK’un 24. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında
“irade serbestisi prensibi” benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkânına sahiptir. Söz konusu seçim imkânından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler. Böyle bir seçim olmaması durumunda diğer basamaklara bakılır.
“irade serbestisi prensibi” benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkânına sahiptir. Söz konusu seçim imkânından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler. Böyle bir seçim olmaması durumunda diğer basamaklara bakılır.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi yabancı unsurlu sözleşmeye uygulanacak hukuka tabi değildir?
Seçenekler
A
Sözleşmenin şekli
B
Borcun ifa şekli
C
Sözleşmeye aykırılık
D
Borçlu temerrüdü
E
Alacaklı temerrüdü
Açıklama:
Sözleşme statüsünün, yani MÖHUK m. 24 uyarınca sözleşmeye uygulanacak hukuk olarak tayin edilen hukukun, belirli istisnalar dışında, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların tamamı bakımından uygulanacağı yukarıda belirtilmişti. Tarafların ehliyeti ve sözleşmenin şeklî geçerliği konuları sözleşme statüsünün kapsamına girmeyen hususlardır.
Soru 60
Türk hukuku açısından sözleşmelere bakıldığında ------- 24. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında “irade serbestisi prensibi” benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkânına sahiptir. Söz konusu seçim imkânından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
MÖHUK'un
B
Borçlar Kanunu'nun
C
İcra-İflas Kanunu'nun
D
Medeni Kanun'un
E
İş Kanunu'nun
Açıklama:
MÖHUK’un 24. maddesinin birinci fıkrasında sözleşmeden doğan borç ilişkileri alanında “irade serbestisi prensibi” benimsenmiştir. Söz konusu prensip uyarınca taraflar, aralarındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukuku seçme imkânına sahiptir. Söz konusu seçim imkânından yararlanan taraflar diledikleri bir devlet hukukunu uygulanacak hukuk olarak seçebilirler. Söz konusu hukukun tarafarla ya da aralarındaki sözleşmeyle bağlantılı bir hukuk olma şartı yoktur. Bu anlamda MÖHUK m. 24 sözleşme tara arının hukuk seçimi imkânını sınırlandırmamıştır.
Ünite 7
Soru 1
Yabancı unsurlu bir uyuşmazlıkta ülke mahkemelerinin milletlerarası yetkisi; bu uyuşmazlıklarda uygulanacak yargılama usulü ve yabancı yargı kararlarının ülke içindeki etkisi hangi hukuk kapsamındadır?
Seçenekler
A
Vatandaşlık hukuku
B
Kanunlar ihtilâfı hukuku
C
Milletlerarası usul hukuku
D
Medeni yargılama hukuku
E
İcra-iflas hukuku
Açıklama:
Kanunlar ihtilâfı hukuku, yabancı unsurlu olay ve ilişkilere uygulanacak hukuku tayin eden kurallarla uğraşır. Kişiler arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarının, devletin yargı organları önünde karara bağlanmasına, haklı ve haksızın belirlenmesine ve adli gerçeğin sağlanmasına ilişkin yolları gösteren hukuk dalı medeni yargılama hukuku (medeni usul hukuku); alacaklıların, devlet kuvvetinin yardımı ile alacaklarına nasıl kavuşacağını düzenleyen hukuk dalı da icra-iflas hukukudur (cebrî icra hukuku veya takip hukuku). Vatandaşlık hukuku ise vatandaşlığın kazanılması, kaybedilmesi konularını düzenler.
Milletlerarası usul hukuku ise, yabancı unsurlu olay ve ilişkilerde, ortaya çıkan medeni usul konularıyla ilgilidir.
Milletlerarası usul hukuku ise, yabancı unsurlu olay ve ilişkilerde, ortaya çıkan medeni usul konularıyla ilgilidir.
Soru 2
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi nasıl tayin edilir?
Seçenekler
A
İç hukukun yer itibariyle yetki kurallarıyla
B
Milletlerarası üst kurul kararlarıyla
C
Tarafların anlaşması ile tespit edilir.
D
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla
E
Tarafların dışındaki komşu ülkenin kararı
Açıklama:
MÖHUK’da tüm uyuşmazlık türleri için milletlerarası yetkiye sahip mahkemeler belirlenmemiştir. Ancak, MÖHUK bu hâllerde milletlerarası yetkiye sahip Türk mahkemesinin nasıl tespit edileceği meselesini, 40. maddesinde genel bir düzenlemeyle çözmüştür. Bu çözüm tarzı, bazı modern hukuk sistemlerinde de yer almaktadır. Söz konusu 40. maddeye göre, “Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.”
Soru 3
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi genel olarak hangi Kanunda düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
HMK
B
MÖHUK
C
TMK
D
İİK
E
TTK
Açıklama:
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi genel olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda (MÖHUK) düzenlenmiştir. MÖHUK’un 1. maddesinde, kapsama giren diğer hususların yanında, yabancılık unsuru taşıyan hukuki işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin de düzenlendiği belirtilmiştir.
Soru 4
I. Genel
II. Özel
III. Kesin olmayan
IV. Yedek
V. Kesin
Yukarıdakilerden hangisi HMK’daki yetki kuralları arasında yer alır?
II. Özel
III. Kesin olmayan
IV. Yedek
V. Kesin
Yukarıdakilerden hangisi HMK’daki yetki kuralları arasında yer alır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I, II ve IV
D
I, II ve V
E
I, III ve V
Açıklama:
HMK’daki yetki kurallarından, mahkemelerin yetkisinin, genel, özel ve kesin yetki kuralı olabileceği anlaşılmaktadır. Eğer bir mahkemenin yetkisi kesinse, o davaya sadece o yer mahkemesi bakabilir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi yabancı unsur içeren bir uyuşmazlıkta Türk mahkemelerini yetkili kılan bir anlaşmanın geçerli olabilmesi için aranan şartlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır
B
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulanabilecekleri bir konuda olmalıdır
C
Uyuşmazlıkla ilgili kesin yetkiye sahip bir başka Türk mahkemesi bulunmamalıdır
D
Yetki anlaşmasında yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler belirli olmalıdır
E
Yetki anlaşması resmi yazılı şekilde yapılmalıdır
Açıklama:
Yetki anlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü olarak yapılan yetki anlaşması geçersizdir. Ancak, HMK’da aksi yönde bir hüküm bulunmadığından adi yazılı şekilde yapılan bir yetki anlaşması da geçerlidir; yani resmî yazılı şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Soru 6
Her münhasır yetki kuralı aynı zamanda ………. yetki kuralıdır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
kesin
B
kesin olmayan
C
özel
D
genel
E
şahsi
Açıklama:
her münhasır yetki kuralı aynı zamanda kesin yetki kuralıdır; ancak her kesin yetki kuralı münhasır yetki kuralı değildir.
Soru 7
I. İş
II. Tüketici
III. Sigorta
IV. Miras
V. Aile
Yukarıdaki alanlardan hangisine ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bertaraf edilemez?
II. Tüketici
III. Sigorta
IV. Miras
V. Aile
Yukarıdaki alanlardan hangisine ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bertaraf edilemez?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
III, IV ve V
Açıklama:
MÖHUK m. 47’nin son fıkrasında, MÖHUK m. 44, 45 ve 46. maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceği ifade edilmiştir. MÖHUK m. 44’de iş sözleşmesi ve iş ilişkisi davalarında, m. 45’te tüketici sözleşmelerine ilişkin davalarda ve m. 46’da sigorta sözleşmelerine ilişkin davalarda hangi Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkiyi haiz olduğu belirtilmiştir. Kanun, söz konusu sözleşmelerin zayıf tarafı olan işçiyi, tüketiciyi ve sigortalananı korumak amacıyla yetkili mahkemeleri özel olarak belirlemiş ve MÖHUK m. 47’de, bu mahkemelerin yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Soru 8
bir kararın tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ………………………. gerekir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
tanınması
B
kesinleşmesi
C
icra edilmesi
D
onanması
E
bozulması
Açıklama:
Devlet makamlarının yardımının istenmesinden dolayı tenfizin şartları, tanımaya göre biraz daha ağırdır. Ayrıca, bir kararın tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle tanınması gerekir. Dolayısıyla her tenfiz, tanımayı içerir ama her tanıma tenfizi içermez. Yani tanıma kararıyla icra makamlarına başvuru yapılamaz.
Soru 9
Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusu genel olarak hangi Kanunda düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
TMK
B
MÖHUK
C
TVK
D
TTK
E
İİK
Açıklama:
Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konusu genel olarak MÖHUK’un 50 ilâ 59. maddelerinde düzenlenmiştir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için Kanunda aranan ön şartlara ilişkin olarak yanlış bilgi içermektedir?
Seçenekler
A
Ön şartlar, tanıma talepleri için de aranır.
B
İlâmın yabancı mahkeme tarafından verilmiş olması gerekmektedir.
C
Uluslararası mahkemelerce verilmiş kararlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
D
Tenfizi istenen ilâm, özel hukuk ilişkilerinden, yani medeni ve ticari konulardan doğan uyuşmazlıkları çözmek için verilmiş olmalıdır.
E
Sırf korkutma, caydırma veya iyileştirme gibi ceza amacı taşıyan parasal yükümlülüklere dair yabancı mahkeme kararlarının tenfizi mümkün değildir.
Açıklama:
MÖHUK m. 50, yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilen ilâmlara ilişkindir. Uluslararası mahkemelerce verilmiş kararlar bu kapsamda değildir. Bu kararların ne şekilde etki doğuracağı, uluslararası mahkemenin kuruluşuna ilişkin uluslararası sözleşmede belirtilmektedir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi tenfizin esas şartları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Karşılıklılık şartı
B
Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmemiş olmalıdır.
C
Kararı veren mahkemenin yetkisi aşkın/aşırı yetki olmamalıdır.
D
Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunması gerekir.
E
Karar, savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olmalıdır.
Açıklama:
Birçok hukuk düzeninde ve uluslararası anlaşmalarda da kamu düzenine açıkça aykırılık tenfiz engeli sayılmaktadır. “Kamu düzeni” ifadesi, muğlak, zamana ve mekâna göre değişen bir kavramdır. Yabancı hukuklarda ve uluslararası sözleşmelerde olduğu gibi MÖHUK’da da “kamu düzeni” ifadesi tanımlanmamıştır. Çünkü kanuni bir tanıma yer verilmesi, kavramı sabit hâle getirerek (dondurarak) mahkemenin takdir yetkisini oldukça sınırlar; zamanla görülen anlayış değişikliğinin kavrama nüfuz etmesini engeller.
Soru 12
Tenfiz kararının kesinleşmesinden itibaren "...…" yıl içinde karar icra edilmelidir; aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından, kararın cebren icrası mümkün olmaz.
Yukarıdaki boşluğa hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
3
B
5
C
7
D
9
E
10
Açıklama:
Tenfiz kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde karar icra edilmelidir; aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından, kararın cebren icrası mümkün olmaz.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi HMK göre yer itibariyle yetkili mahkemeler yönünden yanlıştır?
Seçenekler
A
Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkilidir.
B
Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
C
İflas davalarında yetkili mahkeme alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir.
D
Türkiye’de bulunan taşınmaz malların aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
E
Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemedir.
Açıklama:
İflâs davalarında yetkili Türk mahkemesi İİK m. 154’te belirtilmiştir. Buna göre, iflas davalarında yetkili mahkeme borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. C seçeneği yanlıştır. Diğer seçenekler doğru bilgiler içermektedir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi HMK göre, yabancı unsur içeren bir uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili kılınması için yapılan yetki anlaşmasında aranan şartlardan değildir?
Seçenekler
A
Gerçek kişiler arasında yapılmalıdır.
B
Yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler belirli olmalıdır.
C
Yazılı şekilde yapılmalıdır.
D
Uyuşmazlıkla ilgili kesin yetkiye sahip bir başka Türk mahkemesi bulunmamalıdır.
E
Uyuşmazlık konusu hukuki ilişki, belirli veya belirlenebilir olmalıdır
Açıklama:
HMK m. 17 ve 18’e göre B, C, D ve E seçeneğinde belirtilen hususlar aranır. Ancak Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır. Zayıf tarafı korumak amacıyla, sadece tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında yahut birbirleriyle yetki anlaşması yapabilmelerine müsaade edilmiştir. Bir gerçek kişi ile tacir arasında yapılan yetki anlaşması geçersiz olduğu gibi, gerçek kişilerin kendi aralarında da böyle bir anlaşma yapabilmeleri mümkün değildir.
Soru 15
Yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin olarak vermiş oldukları kararların Türkiye'de yerine getirilebilmesi için yetkili Türk mahkemesi tarafından hangi kararın verilmesi gerekir?
Seçenekler
A
Tenfiz
B
Tanıma
C
İkrar
D
Kabul
E
İcazet
Açıklama:
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilmesi isteniyorsa, yani yabancı mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi için devletin icra makamlarından yardım istenecekse tenfizi gerekmektedir (MÖHUK m. 50(1))
Soru 16
Tenfiz kararı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yabancı devletin idari makamlarınca verilen kararlar tenfiz edilebilir.
B
Hukuk ve ceza davalarına ilişkin kararlar tenfiz edilebilir.
C
Yargılanma aşaması devam eden davalara ilişkin de tenfiz talebinde bulunulabilir.
D
Karşılılık şartı aranmaksızın tenfize karar verilebilir.
E
Tenfiz edilecek karar, savunma haklarına riayet edilerek verilmiş olmalıdır.
Açıklama:
İlâmın yabancı mahkeme tarafından verilmiş olması, Kararın hukuk davalarına ilişkin olması, Kararın kesinleşmiş olması, Karşılıklılık şartı tenfizin şartları arasındadır. Bu nedenle A,B,C, ve D seçeneği yanlış bilgiler içermektedir. E seçeneği tenfizin şartını içermektedir.
Soru 17
Tenfiz kararları için öncelikli olarak yer yönünden yetkili mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tenfiz istenen kişinin sakin olduğu yer mahkemesi
B
Tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri
C
Ankara mahkemesi
D
Tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi
E
Tenfiz istenen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer mahkemesi
Açıklama:
Tenfiz kararları kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir (MÖHUK m. 51(2)). Yetkili mahkemeler basamaklı şekilde belirlenmiş olup; sıraya riayet edilmelidir. Yani karşı tarafın, Türkiye’de yerleşim yeri varken, sakin olduğu yer mahkemesinden tenfiz talep edilemez. Sadece son basamaktaki yetkili mahkemeler alternatif niteliklidir.
Soru 18
Tenfiz kararının kesinleşmesinden itibaren ne kadar süre içinde karar icra edilmelidir?
Seçenekler
A
Altı ay
B
Bir yıl
C
Beş yıl
D
On yıl
E
Yirmi yıl
Açıklama:
Tenfiz kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde karar icra edilmelidir; aksi takdirde, dava zamanaşımı süresi dolacağından, kararın cebren icrası mümkün olmaz.
Soru 19
Türkiye'de bir mahkemenin tenfiz kararı vermesine yönelik olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İlâmının kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verebilir.
B
Tenfiz isteminin kabulüne ilişkin karar aleyhine temyiz yoluna başvurulduğunda kararın icrası kanun hükmü gereği kendiliğinden durur
C
Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur.
D
Tenfiz kararıyla birlikte, kararın gereğinin zorla yerine getirilmesi için icra dairelerine başvurulabilir.
E
Tenfiz isteminin kabul veya reddine ilişkin mahkemenin verdiği karar aleyhine temyiz yoluna başvurulabilir.
Açıklama:
Mahkeme yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verebilir. Bu karar yabancı mahkeme ilâmının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır (MÖHUK m. 56). Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur (MÖHUK m. 57(1)). Tenfiz kararıyla birlikte, kararın gereğinin zorla yerine getirilmesi için icra dairelerine başvurulabilir. Tenfiz isteminin kabul veya reddine ilişkin mahkemenin verdiği karar aleyhine temyiz yoluna başvurulabilir. Türk hukukunda, prensip olarak temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını durdurmaz; ancak tedbiren kararın icrasının ertelenmesine temyiz makamınca karar verilebilir. Tenfiz isteminin kabulüne ilişkin karar aleyhine temyiz yoluna başvurulduğunda, herhangi bir karara gerek bulunmaksızın kararın icrası kanun hükmü gereği kendiliğinden durur (MÖHUK m. 57)
Soru 20
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi genel olarak hangi kanunda düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
B
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
C
İcra ve İflâs Kanunu
D
Ceza Muhakeme Kanunu
E
Vatandaşlık Kanunu
Açıklama:
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi genel olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunda (MÖHUK) düzenlenmiştir. Türk hukukunda medeni usul hukukuna ilişkin temel kanun Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) iken, takip hukukuna ilişkin temel düzenleme İcra ve İflâs Kanunudur (İİK). Ceza yargılamasına ilişkin de Ceza Muhakeme Kanunu düzenlenmiştir. Vatandaşlığın kazanılması, kaybedilmesi gibi konularda Vatandaşlık Kanunu'nda düzenlenmiştir.
Soru 21
Modern Hukuk Sistemlerinde yer alan İhkak-ı Hak yasağı aşağıdaki ifadelerden hangisini işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Kendi kendine hak alma
B
Kendi kendini cezalandırma
C
Bir başkasına hak verme
D
Kendini haklı çıkarma
E
Kendi kendine karar alma
Açıklama:
Hukuk, insanların birbirleriyle ve toplumla ilişkilerini, hak ve yükümlülüklere ilişkin kurallar koymak suretiyle düzenler. Bu yüzden hukuk kuralları ihlal edenlere yaptırım / müeyyide uygulanması gündeme gelir. Modern Hukuk Sistemlerinde kendi kendine hak alma, yani kişinin ihlal edilen hakkını bizzat elde etmesi - bir kaç istisnai hal dışında - yasaklanmıştır. Bu yasağa İhkak-ı Hak yasağı denir. Doğru cevap A'dır.
Soru 22
Devlet yardımının hemen sağlanamayacağı zaruret halinde kişinin kendini korumasına hukuk dilinde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müdahale
B
Mücadele
C
Meşru Müdafa
D
Müdafa etme
E
Ceza hakkı
Açıklama:
Modern Hukuk'ta, genel olarak kuralları koyan kurallara riayet etmeyenlere karşı yaptırım uygulayan devlettir. Yaptırım uygulama görev yetkisi devletin tekelindedir. Bu nedenle kişilerin ceza uygulama hakkı tanınmış istisnai haller dışında ise veya şartları bulunmuyorsa cezalandırılır. Meşru Müdafa devlet yardımının hemen sağlanamayacağı olağanüstü ihtimallerde o an için gerekli ve uygun olduğu ölçüde güç kullanmak kaydıyla mümkündür. Doğru cevap C'dir.
Soru 23
Türk Mahkemelerinin Milletlerarası yetkisi, Milletlerarası Özel Hukuk dışında aşağıdaki hangi hukuk kapsamında düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Milletlerarası Ceza Hukuku
B
Milletlerarası Sulh Hukuku
C
Milletlerarası İç Hukuku
D
Milletlerarası Borçlar Hukuku
E
Milletlerarası Usul Hukuku
Açıklama:
Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi genel olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunda ( MÖHUK ) düzenlenmiştir. MÖHUK'un 1. maddesinde, kapsama giren diğer hususların yanında yabancılık unsuru taşıyan hukuki işlem ve ilişkilerde Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkilerinin de düzenlendiği belirtilmiştir. Konu MÖHUK'un '' Milletlerarası Usul Hukuki '' başlıklı ikinci kısmında birinci bölümü içindeki maddede hükme bağlanmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 24
Uluslararası Ticaret Hukuku'nda bir davaya hangi yerdeki görevli mahkemenin bakacağının belirlenmesine ne denir?
Seçenekler
A
Görev
B
Yetki
C
Görevlendirme
D
Rucü
E
Karar
Açıklama:
Anayasa'da Türk yargı teşkilatına ilişkin bazı temel ilkelere yer verilmiştir. 141. maddede mahkemelerin kuruluşunun görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama usüllerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Görev, bir davaya belli bir yargı yerindeki hukuk mahkemelerinden hangisinin, yetki ise bir davaya hangi yerdeki görevli mahkemenin bakacağını belirtir. Doğru cevap B'dir.
Soru 25
Devletler mahkemelerin milletlerarası yetkisini kaç ana başlıkta değerlendirir?
Seçenekler
A
7
B
6
C
5
D
4
E
3
Açıklama:
Devletler, mahkemelerin milletlerarası yetkisini;
1. Davalının yerleşim yeri,
2. Mutad meskeni,
3. Sakin olduğu yer,
4. Sözleşmenin kuruluş yeri,
5. Sözleşmeden doğan edimlerin ifa yeri,
6. Sözleşme konusu şeyin bulunduğu yer,
7. Haksız fiilin işlendiği yer, gibi uyuşmazlığa konu hukuki ilişkinin, işlemin veya olayın maddi veya hukuki irtibat / bağlantı noktalarını dikkate alarak belirleme yaparlar.
Doğru cevap A'dır.
1. Davalının yerleşim yeri,
2. Mutad meskeni,
3. Sakin olduğu yer,
4. Sözleşmenin kuruluş yeri,
5. Sözleşmeden doğan edimlerin ifa yeri,
6. Sözleşme konusu şeyin bulunduğu yer,
7. Haksız fiilin işlendiği yer, gibi uyuşmazlığa konu hukuki ilişkinin, işlemin veya olayın maddi veya hukuki irtibat / bağlantı noktalarını dikkate alarak belirleme yaparlar.
Doğru cevap A'dır.
Soru 26
Borç konusunun ferden değil sadece cinsi belirtmek suretiyle miktar olarak belirlenmesi hangi borç cinsi söz konusudur?
Seçenekler
A
Nevi borcu
B
Parça borcu
C
Kişisel borç
D
Şirket borcu
E
Ticaret borcu
Açıklama:
Verme borcunun konusu edim, özel vasıflarına göre yeter derecede belirlenmiş ise parça borcundan söz edilir. Borç konusunun ferden değil de sadece cinsi belirtilmek suretiyle miktar olarak belirlenmesi halinde nevi borcu söz konusudur. Doğru cevap A'dır.
Soru 27
Hukuk düzeninde yetki anlaşması kaç şekilde yapılabilmektedir?
Seçenekler
A
5
B
4
C
3
D
2
E
1
Açıklama:
Hukuk düzeninde yetki anlaşmasının 2 şekilde yapılması mümkündür. Ya taraflar aralarında sözleşme yaparken sözleşmenin bir maddesinde yetkili mahkemeyi belirleyebilirler ki bu takdirde yetki şartı / kaydı / klozu söz konusudur. Yahut sözleşmenin akdedilmesinden sonra taraflar ayrıca bir anlaşmayla yetkili mahkemeyi belirleyebilirler ki bu takdirde yetki sözleşmesinden bahsedilir. Belirtilerden ilki, sözleşmede yer alan bir kayıt şeklinde iken, ikincisinde anlaşmanın bizahatihi konusu yetkili mahkemenin belirlenmesidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 28
Yetki anlaşmasının geçerlilik şartlarını kaç grupta toplayabiliriz?
Seçenekler
A
8
B
6
C
5
D
4
E
3
Açıklama:
Yabancı unsur içeren bir uyuşmazlıkla Türk mahkemelerini yetkili kılan bir anlaşmanın geçerli olması için aranan yetki anlaşması geçerlilik şartlarını 6 grupta toplayabiliriz:
1. Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır.
2. Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri bir konuda olmalıdır.
3. Uyuşmazlıkla ilgili kesin yetkiye sahip bir başka Türk Mahkemesi bulunmamalıdır.
4. Uyuşmazlık konusu hukuki ilişki, belirli veya belirlenebilir olmalıdır.
5. Yetki anlaşmasında yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler belirli olmalıdır.
6. Yetki anlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır.
Doğru cevap B'dir.
1. Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır.
2. Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri bir konuda olmalıdır.
3. Uyuşmazlıkla ilgili kesin yetkiye sahip bir başka Türk Mahkemesi bulunmamalıdır.
4. Uyuşmazlık konusu hukuki ilişki, belirli veya belirlenebilir olmalıdır.
5. Yetki anlaşmasında yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler belirli olmalıdır.
6. Yetki anlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır.
Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Milletlerarası Hukuk'ta bir kararın diğer ülkede geçerli olması ile ilgili durumlarda temfiz olabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin öncelikli olması gerekir?
Seçenekler
A
Karar
B
Onay
C
Kabul
D
Tanıma
E
Talep
Açıklama:
Tanıma yabancı bir mahkeme kararının taşıdığı kesin hüküm etkisinin yabancı bir ülkeye de teşmili, yabancı ülkede de kabulüdür. Devlet makamlarının yardımının istenmesinden dolayı tenfizin şartları, tanımaya göre biraz daha ağırdır. Ayrıca, bir kararın tenfizine icrai kabulüne karar verilmesi için öncelikle tanınması gerekir. Dolayısıyla her tenfiz, tanımayı içerir ama her tanıma tenfizi içermez. Yani tanıma kararıyla icra makamlarına başvuru yapılamaz. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
Bir davanın mahkemece nasıl hükme bağlandığının belgesine hukuk dilinde ne ad verilir?
Seçenekler
A
İcra
B
İlam
C
Onay
D
Karar
E
Kabul
Açıklama:
Uyuşmazlıkların mahkeme yoluyla çözümünde; bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi belgeye ilam adı verilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 31
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklarda Türkiye’de hangi mahkeme milletlerarası yetkiyi haizdir?
Seçenekler
A
Davalının yerleşim yeri mahkemesi
B
Davacının yerleşim yeri mahkemesi
C
Uyuşmazlığın gerçekleştiği yer mahkemesi
D
Yabancının taşınmazının bulunduğu yer mahkemesi
E
Davalının çalıştığı yer mahkemesi
Açıklama:
HMK m. 6(1)’de, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri (ikametgâh) mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıklarda da, Türkiye’de ise davalının yerleşim yeri mahkemesi milletlerarası yetkiyi haizdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 32
I. Davalının yerleşim yeri mahkemesi
II. Davacının yerleşim yeri mahkemesi
III. Sözleşme konusu borcun ifa edileceği yer mahkemesi
IV. Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi
HMK'ya göre, Sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlıkla ilgili dava için yukarıdaki mahkemelerden hangisi veya hangilerinde dava açılabilir?
II. Davacının yerleşim yeri mahkemesi
III. Sözleşme konusu borcun ifa edileceği yer mahkemesi
IV. Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesi
HMK'ya göre, Sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlıkla ilgili dava için yukarıdaki mahkemelerden hangisi veya hangilerinde dava açılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II, IV
C
I, III
D
I, II, III
E
I, III, IV
Açıklama:
Sözleşmeden doğan davalarla ilgili, HMK m. 10(1)’de özel bir yetki kuralı kabul edilmiştir. Buna göre, sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Yani sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlıkla ilgili dava için, genel mahkeme
olan davalının yerleşim yeri mahkemesi ve sözleşme konusu borcun ifa edileceği yer mahkemesinden biri tercih edilebilir. Doğru cevap C'dir.
olan davalının yerleşim yeri mahkemesi ve sözleşme konusu borcun ifa edileceği yer mahkemesinden biri tercih edilebilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 33
HMK m. 17 ve 18’e göre, yabancı unsur içeren bir uyuşmazlıkta Türk mahkemelerini yetkili kılan bir anlaşmanın geçerli olabilmesi için aranan şartlar hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır.
B
Yetki anlaşması yazılı veya sözlü olarak yapılmalıdır.
C
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulanabilecekleri bir konuda olmalıdır.
D
Uyuşmazlık konusu hukuki ilişki, belirli veya belirlenebilir olmalıdır.
E
Yetki anlaşmasında yetkili kılınan mahkeme veya mahkemeler belirli olmalıdır.
Açıklama:
Yetki anlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır: Sözlü olarak yapılan yetki anlaşması geçersizdir. Ancak, HMK’da aksi yönde bir hüküm bulunmadığından adi yazılı şekilde yapılan bir yetki anlaşması da geçerlidir; yani resmî yazılı şekilde yapılması zorunluluğu
bulunmamaktadır. Doğru cevap B'dir.
bulunmamaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 34
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İki yabancı şirket aralarındaki uyuşmazlığın Türkiye'deki bir mahkemede çözülmesi hususunda anlaşabilirler.
B
İki Türk şirketi aralarındaki uyuşmazlığın başka bir ülkedeki bir mahkemede çözülmesi hususunda anlaşabilirler.
C
Bir gerçek kişi ile tacir aralarında yetki anlaşması yapabilirler.
D
İki tacir arasında yapılan bir yetki anlaşması resmi yazılı şekilde yapılmasa da geçerli olacaktır.
E
(A) şirketi ile (B) şirketi, Ankara’daki bir arsanın mülkiyeti konusunda aralarında doğan uyuşmazlığın İstanbul mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapamazlar.
Açıklama:
Yetki anlaşması tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılmalıdır: Zayıf tarafı korumak amacıyla, sadece tacirlerin veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında yahut birbirleriyle yetki anlaşması yapabilmelerine müsaade edilmiştir. Bir gerçek kişi ile tacir arasında yapılan yetki anlaşması geçersiz olduğu gibi, gerçek kişilerin kendi aralarında da böyle bir anlaşma yapabilmeleri mümkün değildir. Doğru cevap C'dir.
Soru 35
I. Evliliğin iptali
II. Ad değişikliği
III. Sözleşme konusu malın teslimi
IV. Sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin karar
Tanıma mı tenfiz mi talep edileceği hususunda karar verilirken, yabancı mahkeme kararının niteliği de önem taşır. Yukarıdaki kararlardan hangisi veya hangileri yenilik doğurucu(inşaî) kararlardandır?
II. Ad değişikliği
III. Sözleşme konusu malın teslimi
IV. Sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin karar
Tanıma mı tenfiz mi talep edileceği hususunda karar verilirken, yabancı mahkeme kararının niteliği de önem taşır. Yukarıdaki kararlardan hangisi veya hangileri yenilik doğurucu(inşaî) kararlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II
D
II, III, IV
E
Hepsi
Açıklama:
Mahkemeden, özel hukuka ait bir hakla ilgili karşı tarafın bir şeyi vermesine, yapmasına veya yapmamasına karar verilmesi talep edilebilir; mahkemenin talebi kabul etmesi hâlinde verdiği karar eda kararıdır. Örneğin sözleşme konusu malın teslimi veya tazminat ve faize hükmedilmesi bu tür kararlardandır. Bazen mahkemeden sadece bir hukuki ilişkinin veya hakkın varlığı ya da yokluğu hususunda karar vermesi istenir; bu takdirde mahkeme tespit kararı verir. Örneğin mahkemenin sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin kararı tespit kararıdır. Bazı kararlar vardır ki bunlar maddi hukuka ait bir durumun kurulması, değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması için mutlaka mahkemeden karar alınması gereken, tarafın veya tarafların mahkeme dışında istediği sonucu elde edemeyeceği nitelikte kararlar olup; mahkemenin talebi kabul etmesi hâlinde istenen sonuç, başka herhangi bir icraî işleme gerek kalmaksızın doğar. Bu kararlara yenilik doğurucu (inşaî) kararlar denir. Örneğin boşanma, evliliğin iptali, nesebin reddi, ad değişikliği, yaşın düzeltilmesi kararları bu nitelikte kararlardan bazılarıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 36
I. İlâmın yabancı mahkeme tarafından verilmiş olması
II. Kararın hukuk davalarına ilişkin olması
III. Kararın kesinleşmiş olması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir kararın Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için ön şartlar arasında yer alır?
II. Kararın hukuk davalarına ilişkin olması
III. Kararın kesinleşmiş olması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir kararın Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için ön şartlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II
D
II, III
E
Hepsi
Açıklama:
MÖHUK m. 50(1)’e göre, “Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.” Hükümde, tenfizi
istenen kararın niteliğiyle ilgili bulunması gereken üç ön şart belirtilmiştir. Bu şartlar da yukarıda sayılanların hepsini içermektedir. Doğru cevap E'dir.
istenen kararın niteliğiyle ilgili bulunması gereken üç ön şart belirtilmiştir. Bu şartlar da yukarıda sayılanların hepsini içermektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 37
MÖHUK'a göre tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asliye Mahkemeleri
B
Sulh Hukuk Mahkemeleri
C
İş Mahkemeleri
D
İcra Mahkemeleri
E
Ticaret Mahkemeleri
Açıklama:
Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir (MÖHUK m. 51(1)). Doğru cevap A'dır.
Soru 38
MÖHUK m. 59 hükmüne göre, yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi hangi andan itibaren hüküm ifade eder?
Seçenekler
A
Yabancı mahkeme kararının ilgiliye tebliğinden itibaren.
B
Yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin karardan itibaren.
C
Yabancı mahkemeye başvurulduğu andan itibaren.
D
Yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren.
E
Yabancı mahkeme kararının tenfizi için başvurulduğu andan itibaren.
Açıklama:
Tanıma kararlarının ne zamandan itibaren hüküm ifade edeceği MÖHUK’da açıkça düzenlenmiştir. MÖHUK m. 59 hükmüne göre, yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
Yabancı mahkeme kararının kesin hüküm etkisinin kabulüne verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kabul etme
B
Uygulama
C
Tanıma
D
Tenfiz
E
Bildirim
Açıklama:
Tanıma yabancı bir mahkeme kararının taşıdığı kesin hüküm etkisinin yabancı bir ülkeye de teşmili, yabancı bir ülkede de kabulüdür. Doğru cevap C'dir.
Ünite 8
Soru 1
Bu yöntemin, bir şekli söz konusu değildir; görüşmeler, telefon, faks, e-posta ya da yüz yüze yapılabilir. Daha sistematik yollar da benimsenebilir. Uyuşmazlıkların çözümünde muhtemelen en eski yöntemdir.
Yukarıda bahsedilen alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsedilen alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğrudan görüşme
B
Uzlaştırma
C
Tarafsız ön değerlendirme
D
Arabuluculuk
E
Kısa duruşma
Açıklama:
Doğrudan görüşme (müzakere, uzlaşma), tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eder; uyuşmazlıkların çözümünde muhtemelen en eski yöntemdir. Bu yöntemin, bir şekli söz konusu değildir; görüşmeler, telefon, faks, e-posta ya da yüz yüze yapılabilir. Daha sistematik yollar da benimsenebilir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi ilâm niteliğinde belgedir?
Seçenekler
A
Adi borç senedi
B
Bono
C
Çek
D
Mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşması
E
Mahkeme huzurunda yapılan yemin
Açıklama:
Türk hukukunda, İcra ve İflas Kanunu m. 38 uyarınca mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşmaları ile kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sulh anlaşmaları ilâm niteliğinde belge kabul edilmiştir. Ayrıca Avukatlık Kanununun “Uzlaşma sağlama” başlıklı m. 35/A hükmünde, avukatlara doğrudan görüşme yapma yetkisi verilmiştir. Bu madde uyarınca yapılan görüşmeler sonunda imza altına alınan tutanaklar da İcra ve İflas Kanunu m. 38 anlamında ilâm sayılmıştır.
Soru 3
Hakem-bilirkişilik, HMK m. 193 çerçevesinde Türk hukukunda ........ olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda boş bırakılan yeri doğru şekilde tamamlayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda boş bırakılan yeri doğru şekilde tamamlayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arabuluculuk
B
Delil sözleşmesi
C
İlâm niteliğinde belge
D
Delil tespiti
E
Tahkim
Açıklama:
Hakem-bilirkişi kurumu, Türk hukukunda bugün için bizatihi kanuni bir düzenlemenin konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik, HMK m. 193 çerçevesinde Türk hukukunda delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
Soru 4
I. Hakem-bilirkişi
II. Arabuluculuk
III. Tahkim
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangilerinde verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurması söz konusudur?
II. Arabuluculuk
III. Tahkim
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangilerinde verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurması söz konusudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I. II ve III
Açıklama:
Tahkimin, verilen diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden en önemli farkı, bir yargılama faaliyeti olması ve neticede verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurabilmesidir.
Soru 5
Türkiye ayrıca Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki 10.06.1958 tarihli milletlerarası sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paris Sözleşmesi
B
Brüksel Sözleşmesi
C
Madrid Sözleşmesi
D
New York Sözleşmesi
E
Viyana Sözleşmesi
Açıklama:
Söz konusu sözleşme Türkiye'nin de 1991 yılından beri taraf olduğu New York Sözleşmesi'dir.
Soru 6
I. Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar
II. Türkiye’de bulunan taşınır mallar üzerindeki ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar
III. İki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklar
Yukarıda verilenler uyuşmazlıklardan hangisi ya da hangileri için tahkime gidilebilir?
II. Türkiye’de bulunan taşınır mallar üzerindeki ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar
III. İki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklar
Yukarıda verilenler uyuşmazlıklardan hangisi ya da hangileri için tahkime gidilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türk hukukunda, hem MTK ve hem de HMK’da, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan doğan veya iki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklar için tahkime gidilemeyeceği belirtilmiştir (MTK m. 1/IV; HMK m. 408(1)).
Soru 7
Tahkim yargılamalarında genelde hakem sayısı kaçtır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
5
E
7
Açıklama:
Genelde tahkim yargılamalarında üç hakemden oluşan kurul görev yapar. Kurulun oluşturulması çoğunlukla şu şekilde gerçekleşir: Uyuşmazlık bulunduğunu iddia eden taraf, yani davacı kendi hakemini seçerek davalıya bildirir. Bildirimi alan davalının, belli bir süre içinde kendi hakemini seçmesi gerekir. Davalının hakemini seçmesinden sonra, seçilen iki hakem, kurula başkanlık yapacak üçüncü hakemi seçerler.
Soru 8
Tahkim yargılamasına ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'undaki basit yargılama usulü uygulanır.
B
Duruşma yapılması mümkün değildir.
C
Hakem kurulu uyuşmazlığın tahkim anlaşmasının kapsamına girip girmediği hususunda kendisi karar
veremez.
veremez.
D
Hakem kurulu, kanunlarda açıkça belirtilmemişse üçüncü kişiler hakkında herhangi bir yetki kullanamaz.
E
Tahkim hukukunda, esasa uygulanacak hukuk her durumda hakemler tarafından belirlenir.
Açıklama:
Yargılama usulüne ilişkin kurallar taraflarca serbestçe veya tahkim kurallarına yollama yapılarak
belirlenebilir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma yoksa hakem veya hakem kurulu bu kuralları belirler. Hakem veya hakem kurulu duruşmalar yapabilir. Hakem kurulu tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığı veya uyuşmazlığın tahkim anlaşmasının kapsamına girip girmediği hususunda kendisi karar
verebilir. Buna tahkim hukukunda kompetenz-kompetenz (competence-competence) ilkesi denmektedir. Hakem kurulunun yetkisinin dayanağı, yukarıda da belirtildiği üzere tahkim anlaşmasıdır. Dolayısıyla hakem kurulunun yetkisi, tahkim anlaşmasının taraflarına yönelik olabilir. Hakem kurulu, kanunlarda açıkça belirtilmemişse üçüncü kişiler hakkında herhangi bir yetki kullanamaz. Tahkim hukukunda da esasa uygulanacak hukukun taraflarca belirlenebileceği kabul edilmektedir. Eğer bu konuda anlaşma yoksa, uygulanacak hukuk veya kuralların tespiti hakem kuruluna ait bir meseledir.
belirlenebilir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma yoksa hakem veya hakem kurulu bu kuralları belirler. Hakem veya hakem kurulu duruşmalar yapabilir. Hakem kurulu tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığı veya uyuşmazlığın tahkim anlaşmasının kapsamına girip girmediği hususunda kendisi karar
verebilir. Buna tahkim hukukunda kompetenz-kompetenz (competence-competence) ilkesi denmektedir. Hakem kurulunun yetkisinin dayanağı, yukarıda da belirtildiği üzere tahkim anlaşmasıdır. Dolayısıyla hakem kurulunun yetkisi, tahkim anlaşmasının taraflarına yönelik olabilir. Hakem kurulu, kanunlarda açıkça belirtilmemişse üçüncü kişiler hakkında herhangi bir yetki kullanamaz. Tahkim hukukunda da esasa uygulanacak hukukun taraflarca belirlenebileceği kabul edilmektedir. Eğer bu konuda anlaşma yoksa, uygulanacak hukuk veya kuralların tespiti hakem kuruluna ait bir meseledir.
Soru 9
Türk hukukunda tanıma ve tenfize ilişkin hükümler aşağıdakilerden hangisi ile düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
B
Türk Medeni Kanunu
C
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu
D
İcra ve İflas Kanunu
E
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
Açıklama:
Türk hukukunda tanıma ve tenfize ilişkin hükümler, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.
Soru 10
Tenfiz talebi, varsa tarafların kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Tarafların anlaşması yoksa aleyhine tenfiz talep edilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa .................., bu
da yoksa icraya konu teşkil edebilecek mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
da yoksa icraya konu teşkil edebilecek mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Sakin olduğu yer
B
Üstsoyunun yerleşim yeri
C
Altsoyunun yerleşim yeri
D
Doğum yeri
E
Kayıtlı olduğu yer
Açıklama:
MÖHUK m. 60(1)’e göre, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir. Tenfiz talebi, varsa tarafların kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Tarafların anlaşması yoksa aleyhine tenfiz talep edilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (MÖHUK m. 60(2)).
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Doğrudan görüşme
B
Tarafsız ön değerlendirme
C
Vakıaların tespiti
D
Ön hakemlik
E
Mahkeme
Açıklama:
Birçok uyuşmazlık çözüm yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan belli başlıları, doğrudan
görüşme, tarafsız ön değerlendirme, vakıaların tespiti, ön hakemlik, kısa duruşma,
arabuluculuk, uzlaştırma ve hakem-bilirkişiliktir. En bilinen ve uygulaması sık görülen
alternatif çözüm yöntemlerinden doğrudan görüşme, arabuluculuk ve hakem-bilirkişilik
hakkında aşağıda kısaca bilgi verilecektir.
görüşme, tarafsız ön değerlendirme, vakıaların tespiti, ön hakemlik, kısa duruşma,
arabuluculuk, uzlaştırma ve hakem-bilirkişiliktir. En bilinen ve uygulaması sık görülen
alternatif çözüm yöntemlerinden doğrudan görüşme, arabuluculuk ve hakem-bilirkişilik
hakkında aşağıda kısaca bilgi verilecektir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi arabulucunun işlevleri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Tarafların görüşme masasına oturmasının sağlanması;
B
Taraflar arasındaki görüşmelere yardımcı olmak;
C
Uyuşmazlığın tarafsız analizi konusunda taraflara yardımcı olmak;
D
Değişik önerileri ile taraf çıkarlarının ortaya konulmasına yardımcı olmak
E
Çözüm önerilerinde bulunmamak
Açıklama:
Arabulucunun işlevleri, tarafların görüşme masasına oturmasının sağlanması; taraflar arasındaki görüşmelere yardımcı olmak; uyuşmazlığın tarafsız analizi konusunda taraflara yardımcı olmak; tarafların uyuşmazlığın çözümüne ilişkin değişik önerileri ile taraf çıkarlarının ortaya konulmasına yardımcı olmak; taraflarca istenirse, çözüm önerilerinde bulunmak şeklinde belirtilebilir.
Soru 13
Uyuşmazlık bulunduğunu düşünen taraf, karşı tarafa yazılı bir talep göndererek, arabulucuya başvuru teklifinde bulunabilir; bulunduğu bu teklife kaç güde yanıt gelmezse teklif reddedilmiş sayılır?
Seçenekler
A
10 gün
B
15 gün
C
30 gün
D
45 gün
E
60 gün
Açıklama:
Uyuşmazlık bulunduğunu düşünen taraf, karşı tarafa yazılı bir talep göndererek, arabulucuya başvuru teklifinde bulunabilir; otuz gün içinde olumlu yanıt gelmezse teklif reddedilmiş sayılır.
Soru 14
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine Dair New York Sözleşmesi hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1958
B
1968
C
1970
D
1980
E
1994
Açıklama:
bugün dünya ticaretinde söz sahibi olan devletlerin çoğunun tarafı olduğu 1958 yılında kabul edilen Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine Dair New York Sözleşmesi bulunmaktadır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi tahkim türlerinden değildir?
Seçenekler
A
Kurumsal Tahkim
B
Milli Tahkim
C
İradi Tahkim
D
Çok Taraflı Tahkim
E
Tek Taraflı Tahkim
Açıklama:
Tahkimin Türleri:
İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
Soru 16
Genelde tahkim yargılama kurulunda kaç hakem olur?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
Genelde tahkim yargılamalarında üç hakemden oluşan kurul görev yapar.
Soru 17
Hakem kararlarında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Tarafların ad ve soyadları
B
Uyuşmazlık konusu
C
Deliller
D
Hüküm fıkrası
E
Hakem masrafları
Açıklama:
Hakem kurulunun yetkisinin dayanağı, yukarıda da belirtildiği üzere tahkim anlaşmasıdır. Dolayısıyla hakem kurulunun yetkisi, tahkim anlaşmasının taraflarına yönelik olabilir. Hakem kurulu, kanunlarda açıkça belirtilmemişse üçüncü kişiler hakkında herhangi bir yetki kullanamaz. Örneğin üçüncü bir kişinin elindeki delilleri isteyemez; zor
kullanarak tanıkların ifadelerini alamaz.
kullanarak tanıkların ifadelerini alamaz.
Soru 18
MTK’ye göre, taraflar varsa düzeltme, yorumlama ve tamamlama taleplerini, hakem kararının tebliğinden itibaren kaç gün içinde yapabilirler?
Seçenekler
A
15
B
30
C
45
D
60
E
90
Açıklama:
MTK’ye göre, taraflar varsa düzeltme, yorumlama ve tamamlama taleplerini, hakem kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapabilirler
Soru 19
Alternatif uyuşmazlık çözüm konusunda hukuken kimin haklı olup olmadığı değil, ... önceliklidir.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Tarafların iradesiyle başlaması ve devam etmesi
B
Tarafların gönüllü katılımı
C
Tarafların menfaati
D
Tarafların dışlanmaması
E
Tarafların iyi niyetli olması
Açıklama:
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, ancak tarafların iradesiyle başlar ve devam eder. Sadece başlaması değil, devamı da tarafların gönüllü katılımına bağlıdır. Çözüm konusunda hukuken kimin haklı olup olmadığı değil, tarafların menfaati önceliklidir.
Soru 20
Uyuşmazlıkların çözümünde muhtemelen en eski yöntem olan ve tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hakem-bilirkişi
B
Tahkim
C
Tenfiz
D
Müzakere
E
Arabuluculuk
Açıklama:
Doğrudan görüşme (müzakere, uzlaşma), tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı
görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eder; uyuşmazlıkların
çözümünde muhtemelen en eski yöntemdir.
görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eder; uyuşmazlıkların
çözümünde muhtemelen en eski yöntemdir.
Soru 21
Türk hukukunda, İcra ve İflas Kanunu m. ......... uyarınca mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşmaları ile kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sulh anlaşmaları ilâm niteliğinde belge kabul edilmiştir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
35
B
36
C
37
D
38
E
39
Açıklama:
Türk hukukunda, İcra ve İflas Kanunu m. 38 uyarınca mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşmaları ile kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sulh anlaşmaları ilâm niteliğinde belge kabul edilmiştir.
Soru 22
Ayrıca Avukatlık Kanununun “Uzlaşma sağlama” başlıklı m. ........ hükmünde, avukatlara doğrudan görüşme yapma yetkisi verilmiştir. Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
35/A
B
36/A
C
37/A
D
38/A
E
39/A
Açıklama:
Ayrıca Avukatlık Kanununun
“Uzlaşma sağlama” başlıklı m. 35/A hükmünde, avukatlara doğrudan görüşme yapma
yetkisi verilmiştir.
“Uzlaşma sağlama” başlıklı m. 35/A hükmünde, avukatlara doğrudan görüşme yapma
yetkisi verilmiştir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri hakem-bilirkişilik uyuşmazlık çözüm yöntemine başvurulan hallerdendir?
I.Maddi olayların tespiti
II.Sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı
III. “Ihtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti
I.Maddi olayların tespiti
II.Sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı
III. “Ihtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I,II
C
II,III
D
I,III
E
I,II,III
Açıklama:
Hakem-bilirkişilik, diğer uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden oldukça farklıdır. Bu yola uyuşmazlıkla ilgili “maddi olayların tespiti” veya bunlar hakkında “sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı” veyahut “ihtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti” amacıyla başvurulur (Kalpsüz, 2001, s. 344).
Soru 24
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine Dair New York Sözleşmesi hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1956
B
1957
C
1958
D
1959
E
1960
Açıklama:
u 1958 yılında kabul edilen Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine Dair New York Sözleşmesi bulunmaktadır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri tahkim türlerindendir?
I. İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
II. Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
III. Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
IV. İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
I. İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
II. Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
III. Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
IV. İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
Seçenekler
A
I,II,III
B
II,III,IV
C
I,II,IV
D
I,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Yukarıdakilerin tamamı tahkim türlerindendir.
Soru 26
UNCITRAL Tahkim Kuralları hangi yıl yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
1975
B
1976
C
1977
D
1978
E
1979
Açıklama:
1976 yılında yayımlanmıştır.
Soru 27
21.06.1961 tarihli Milletlerarası Ticari Tahkime İlişkin Avrupa-Cenevre Konvansiyonuna hangi yılında taraf olmuştur?
Seçenekler
A
1990
B
1991
C
1992
D
1993
E
1994
Açıklama:
Türkiye, 21.06.1961 tarihli Milletlerarası Ticari Tahkime İlişkin Avrupa-Cenevre Konvansiyonuna 1991 yılında taraf olmuştur.
Soru 28
Türkiye, yatırım tahkimine dair veya bu konuda hükümler içeren uluslararası sözleşmelere de taraftır. Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası sözleşmelere de taraftır?
I. Devletler ve Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının
Çözümlenmesi Hakkında Sözleşme
II.Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin İki Taraflı Uluslararası Sözleşmeler
III. Enerji Şartı Sözleşmesi ve Ekleri
I. Devletler ve Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının
Çözümlenmesi Hakkında Sözleşme
II.Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin İki Taraflı Uluslararası Sözleşmeler
III. Enerji Şartı Sözleşmesi ve Ekleri
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I,II
C
II,III
D
I,III
E
I,II,III
Açıklama:
1. Devletler ve Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının
Çözümlenmesi Hakkında Sözleşme (ICSID)
2. Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin İki Taraflı Uluslararası Sözleşmeler
3. Enerji Şartı Sözleşmesi ve Ekleri
Çözümlenmesi Hakkında Sözleşme (ICSID)
2. Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin İki Taraflı Uluslararası Sözleşmeler
3. Enerji Şartı Sözleşmesi ve Ekleri
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri MTK’nın 15. maddesine göre olan iptal nedenlerindendir?
I. tahkim anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu
II. hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya MTK’de öngörülen usûle uyulmadığını
III. hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiğini
IV. hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini ya da yetkisini aştığını
I. tahkim anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu
II. hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya MTK’de öngörülen usûle uyulmadığını
III. hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiğini
IV. hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini ya da yetkisini aştığını
Seçenekler
A
I,II,III
B
II,III,IV
C
I,III,IV
D
I,II,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
MTK m. 15’de iptal nedenleri de belirtilmiştir. Bu nedenlerden bazılarını davayı açan
tarafın ileri sürmesi ve ispat etmesi gerekirken, bazıları ise mahkemece resen dikkate alınır. Buna göre hakem kararları, başvuruyu yapan taraf, (a) tahkim anlaşmasının taraflarındanbirinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu; (b) hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya MTK’de öngörülen usûle uyulmadığını, (c) kararın, tahkim süresi içinde verilmediğini, (d) hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiğini, (e)hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini ya da yetkisini aştığını, (f) tahkim yargılamasının, usûl açısından tarafların anlaşmalarına veya bu yönde bir anlaşma bulunmaması hâlinde, MTK hükümlerine uygun olarak yürütülmediğini ve bu durumun kararın esasına etkili olduğunu, (g) tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmediğini ispat ederse ya da mahkemece (a) hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, (b) kararın kamu düzenine aykırı olduğu tespit edilirse iptal edilebilir.
tarafın ileri sürmesi ve ispat etmesi gerekirken, bazıları ise mahkemece resen dikkate alınır. Buna göre hakem kararları, başvuruyu yapan taraf, (a) tahkim anlaşmasının taraflarındanbirinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu; (b) hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya MTK’de öngörülen usûle uyulmadığını, (c) kararın, tahkim süresi içinde verilmediğini, (d) hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiğini, (e)hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini ya da yetkisini aştığını, (f) tahkim yargılamasının, usûl açısından tarafların anlaşmalarına veya bu yönde bir anlaşma bulunmaması hâlinde, MTK hükümlerine uygun olarak yürütülmediğini ve bu durumun kararın esasına etkili olduğunu, (g) tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmediğini ispat ederse ya da mahkemece (a) hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, (b) kararın kamu düzenine aykırı olduğu tespit edilirse iptal edilebilir.
Soru 30
New York Sözleşmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sözleşmenin III. maddesinde, taraf devletlerin hakem kararının geçerliliğini kabul edeceği ve tanıma/tenfiz devletinde yürürlükte olan usûl kuralları çerçevesinde, Sözleşmede belirtilen şartlar uyarınca icrasına hüküm verileceği ifade edilmiştir.
B
Türkiye, New York Sözleşmesi'ne taraf olurken, iki konuda çekince hakkını kullanmıştır.
C
Hangi hakem kararlarının New York Sözleşmesinin kapsamına girdiği, ilk maddede belirtilmiştir.
D
New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin usûl kuralları getirmekte ve usûle dair tüm konuları ayrıntılı şekilde düzenlemektedir.
E
Devletler, Sözleşme hükümlerinin, başka bir âkit devlet arazisinde verilen ha- kem kararları için uygulanacağı hususunda çekince koyabilirler.
Açıklama:
New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin usûl kuralları getirmekle birlikte, usûle dair tüm konuları içermemektedir. s.181
Soru 31
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri aşağıdaki ülkelerden hangisinde doğmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İsviçre
C
Almanya
D
ABD
E
Kanada
Açıklama:
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, yargılama masraflarının çok olması ve yargılamanın bazı dezavantajları nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nde gelişmiş, sonrasında Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşmıştır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dava
B
Tarafsız ön değerlendirme
C
Uzlaştırma
D
Arabuluculuk
E
Kısa duruşma
Açıklama:
Birçok uyuşmazlık çözüm yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan belli başlıları, doğrudan görüşme, tarafsız ön değerlendirme, vakıaların tespiti, ön hakemlik, kısa duruşma, arabuluculuk, uzlaştırma ve hakem-bilirkişiliktir.
Soru 33
Arabuluculuk ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Arabuluculuk yöntemine başvurmak konusunda tarafların anlaşmış olması gerekir.
B
Dava açıldıktan sonra da arabulucuya başvurma konusunda anlaşmak mümkündür.
C
Arabuluculuk süreci başladıktan sonra taraflardan birinin süreçten tek taraflı olarak vazgeçmesi mümkün değildir.
D
Arabulucu taraflarca seçilir.
E
Arabulucu taraflarla tek tek görüşebilir.
Açıklama:
Sadece başvuru için değil, arabuluculuk sürecinin devamı ve sonuçlandırılmasında da tarafların iradesi, gönüllü katılımı aranır. Yani, başlasa dahi taraflardan birinin vazgeçmesi hâlinde arabuluculuk süreci son bulur. Oysa aşağıda görüleceği üzere tahkim iradesinden tek taraflı olarak vazgeçilemez.
Soru 34
Uyuşmazlık konusunda arabuluculuk teklifinde bulunulması halinde kaç gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır?
Seçenekler
A
10 gün
B
15 gün
C
2 hafta
D
30 gün
E
45 gün
Açıklama:
Uyuşmazlık bulunduğunu düşünen taraf, karşı tarafa yazılı bir talep göndererek, arabulucuya başvuru teklifinde bulunabilir; otuz gün içinde olumlu yanıt gelmezse teklif reddedilmiş sayılır.
Soru 35
Türk Hukukunda arabuluculuğa ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Taraflar davanın açılmasından önce ya da sonra arabuluculuk konusunda anlaşabilirler.
B
Arabulucu, aksine bir anlaşma yoksa taraflarca seçilir.
C
Hâkim tarafından yapılan işler, gerektiği takdirde arabulucu tarafından yapılabilir.
D
Arabulucu yaptığı hizmet karşılığında ücret ve masraflarını isteyebilir.
E
Arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaşma sağlanan hususlar hakkında dava açılamaz.
Açıklama:
Niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımını gerektiren ve sadece hâkim tarafından yapılabilecek işler arabulucu tarafından yapılamaz.
Soru 36
Tahkimle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tahkim sonucu verilen karar, bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurur.
B
Tahkimde taraflar hakemi kendileri belirleyemezler.
C
Tahkimde duruşmalar ve müzakereler aleni değildir.
D
Tahkim yargılaması, hakem kurulu ve tarafların bulunduğu bir ortamda cereyan eder.
E
Taraflar yargılama usulünü belirleyebilirler.
Açıklama:
Devlet mahkemeleriyle kıyaslandığında, tercihindeki en önemli neden tahkimin tarafların iradesine göre kurgulanabilen ve yürütülen esnek bir yargılama yöntemi olmasıdır. Taraflar, bu yöntemde, güvendikleri ve genelde konunun uzmanı ve davayı görmede yeterli zamana sahip kişileri hakem olarak seçebilirler. Yargılama usulünü, kendilerinin ve uyuşmazlığın şartlarına göre belirleyebilirler.
Soru 37
Tahkim anlaşmasının şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adi yazılı şekil
B
Resmi şekil
C
Sözlü şekil
D
Nitelikli yazılı şekil
E
Herhangi bir şekle tabi değildir.
Açıklama:
Taraflar, tahkim anlaşması yapmakla, mahkemelere başvurma hakkından feragat etmektedirler. Böylesine önemli sonuçları olan anlaşmanın yazılı şekilde yapılması istenmektedir. Ayrıca, tahkim anlaşmasının uluslararası alanda tanınması ve pratik ihtiyaçlar da yazılı şekil şartının aranmasını gerektirmektedir. Hem ulusal kanunlarda ve hem de uluslararası düzenlemelerde (uluslararası sözleşmeler ve tahkim kurallarında) tahkim anlaşmasının yazılı şekilde yapılması gerektiği hükme bağlanmaktadır.Yazılılık şartının gerçekleşmesi için, tarafların, tahkim kaydını içeren bir sözleşme metnini ya da tahkim sözleşmesini imzalamaları (adi yazılı şekil) yeterlidir; bunun resmî yazılı şekilde yapılması gerekmez.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi konusunda tahkime gidilebilir?
Seçenekler
A
Kanuni nafaka talebi
B
Sözleşmeden doğan malın teslimine ilişkin uyuşmazlık
C
Boşanma
D
Babalık davası
E
Evliliğin geçerliliği
Açıklama:
Türk hukukunun, taraflara uyuşmazlık konusu üzerinde anlaşarak tasarrufta bulunma imkânını vermediği hâllerde, örneğin boşanma, ayrılık, evliliğin geçerliliği ve varlığı, velayet ve vesayet, babalık davası, kanuni nafaka taleplerinde tahkim anlaşması yapılamaz. Yine, devletin üzerinde karar verme yetkisini elinde bulundurduğu, mahkemeleri dışındaki kişi veya makamların karar vermesini istemediği uyuşmazlıklarda da tahkim caiz değildir.Genel olarak sözleşmeden, haksız fiilden ve sebepsiz zenginleşmeden doğan uyuşmazlıklar için tahkim anlaşması yapılabilir. Bir hukukî ilişkiden doğan tüm veya bir kısım uyuşmazlıklar için tahkime gidilebilir.
Soru 39
Tahkim anlaşmasına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Esas sözleşmenin hukuka aykırı olması tahkim kaydının geçerliliğine etki etmez.
B
Tek tarafın iradesiyle tahkim anlaşmasına son verilemez.
C
Tahkim anlaşmasına rağmen mahkemeye başvurulmuşsa, mahkeme bunu kendiliğinden tespit ederek davanın reddine karar verir.
D
Henüz doğmamış bir uyuşmazlık için tahkim anlaşması yapılabilir.
E
Yargılama esnasında tarafların tahkim anlaşması yapması mümkündür.
Açıklama:
Tahkim anlaşması bulunmasına rağmen, bir taraf mahkemeye başvurduğu takdirde, mahkeme kendiliğinden tahkim anlaşmasını tespit ederek red kararı veremez. Mahkemenin, davanın tahkim anlaşması dolayısıyla davanın reddine karar verebilmesi için karşı tarafın/davalının süresi içinde tahkim itirazında bulunması gerekir. Tahkim itirazında bulunma süreleri devletlerin hukuklarında farklı düzenlenmiş olabilir.
Soru 40
Taraflar için bağlayıcı olan bir yabancı mahkeme kararına ilişkin tenfiz talebi aşağıdakilerden hangisinden istenir?
Seçenekler
A
Tarafların kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesi
B
Tenfiz isteyen tarafın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesi
C
Anayasa Mahkemesi
D
Tenfiz isteyen tarafın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi
E
Danıştay
Açıklama:
MÖHUK m. 60(1)’e göre, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir. Tenfiz talebi, varsa tarafların kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Tarafların anlaşması yoksa aleyhine tenfiz talep edilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek mallarının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Soru 41
Mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yöntemleri denilince akla ilk gelen yöntem hangisidir.
Seçenekler
A
Doğrudan görüşme
B
Bilirkişilik
C
Tahkim
D
Müzakere
E
Uzlaşma
Açıklama:
Mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yöntemleri denilince akla ilk gelen tahkimdir.
Soru 42
Tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eden yöntem hangisidir.
Seçenekler
A
Müzakere
B
Bilirkişilik
C
Hakemlik
D
Ön hakemlik
E
Arabuluculuk
Açıklama:
Doğrudan görüşme (müzakere, uzlaşma), tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eder.
Soru 43
Uyuşmazlık konusunun miktar, değer veya seviye, randıman ya da yeterlilik gibi bir vasfının, güvenilen, uzman ve tarafsız bir kişi tarafından tespit edilmesi yöntemi hangisidir.
Seçenekler
A
Uzlaşma
B
Hakem-Bilirkişilik
C
Müzakere
D
Arabuluculuk
E
Tahkim
Açıklama:
Hakem-bilirkişilik anlaşmasıyla,
uyuşmazlık konusunun miktar, değer veya seviye, randıman ya da yeterlilik gibi bir vasfının,
güvenilen, uzman ve tarafsız bir kişi tarafından tespit edilmesi kabul edilmektedir
uyuşmazlık konusunun miktar, değer veya seviye, randıman ya da yeterlilik gibi bir vasfının,
güvenilen, uzman ve tarafsız bir kişi tarafından tespit edilmesi kabul edilmektedir
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Tahkim belli açılardan sınıflandırılmakta olup, bunlardan sık karşılaşılanlarından birisi değildir.
Seçenekler
A
Kanuni Tahkim
B
İradî Tahkim
C
Kurumsal Tahkim
D
Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
E
İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
Açıklama:
Tahkim belli açılardan sınıflandırılmakta olup, bunlardan sık karşılaşılanları;
İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
İradî Tahkim-Zorunlu Tahkim
Kurumsal Tahkim-Ad Hoc Tahkim
Millî Tahkim-Yabancı Tahkim-Milletlerarası Tahkim
İki Taraflı Tahkim-Çok Taraflı Tahkim
Soru 45
Aşağıdaki alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden hangisi tarafların hukuk kültürlerine ve uyuşmazlığın
özelliklerine göre kurgulanabilen esnek bir yargılama
yöntemi olup verilen karar bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurabilmektedir?
özelliklerine göre kurgulanabilen esnek bir yargılama
yöntemi olup verilen karar bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurabilmektedir?
Seçenekler
A
Müzakere
B
Uzlaşma
C
Tahkim
D
Bilirkişilik
E
Arabuluculuk
Açıklama:
Tahkim, tarafların
hukuk kültürlerine
ve uyuşmazlığın
özelliklerine göre
kurgulanabilen
esnek bir yargılama
yöntemidir.
Tahkimin, yukarıda anlatılan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden en önemli farkı, bir yargılama faaliyeti olması ve neticede verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurabilmesidir.
hukuk kültürlerine
ve uyuşmazlığın
özelliklerine göre
kurgulanabilen
esnek bir yargılama
yöntemidir.
Tahkimin, yukarıda anlatılan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden en önemli farkı, bir yargılama faaliyeti olması ve neticede verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurabilmesidir.
Soru 46
Tarafların, aralarındaki uyuşmazlıkları çözmeleri için en ideal yöntem hangisidir.
Seçenekler
A
Doğrudan görüşme
B
Hakemlik
C
Bilirkişilik
D
Ön hakemlik
E
Tahkim
Açıklama:
Tarafların,
aralarındaki
uyuşmazlıkları
doğrudan görüşmeler
yoluyla çözmeleri en
ideal yöntemdir.
aralarındaki
uyuşmazlıkları
doğrudan görüşmeler
yoluyla çözmeleri en
ideal yöntemdir.
Soru 47
Türk hukukunda, bazı uyuşmazlıklar için hangi yönteme başvurmak zorunludur.
Seçenekler
A
Tahkim
B
Arabuluculuk
C
Uzlaşma
D
Müzakere
E
Bilirkişilik
Açıklama:
Türk hukukunda, bazı
uyuşmazlıklar için arabulucuya
başvurmak zorunludur.
uyuşmazlıklar için arabulucuya
başvurmak zorunludur.
Soru 48
Türk hukukunda, arabuluculuk 07.06.2012 tarih ve hangi sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında
Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir
Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir
Seçenekler
A
6327
B
6321
C
6325
D
6326
E
6328
Açıklama:
Türk hukukunda, arabuluculuk 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında
Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir
Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir
Soru 49
Hakem-bilirkişi kurumu, Türk hukukunda bugün için bizatihi kanuni bir düzenlemenin
konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik,hangi HMK madde çerçevesinde Türk hukukunda
delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik,hangi HMK madde çerçevesinde Türk hukukunda
delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
Seçenekler
A
193
B
197
C
195
D
199
E
191
Açıklama:
Hakem-bilirkişi kurumu, Türk hukukunda bugün için bizatihi kanuni bir düzenlemenin
konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik, HMK m. 193 çerçevesinde Türk hukukunda
delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik, HMK m. 193 çerçevesinde Türk hukukunda
delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir.
Soru 50
Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümü için tarafların bu yönde anlaşmaları aranıyorsa hangi tahkimden bahsedilir.
Seçenekler
A
Kanuni tahkim
B
İradi tahkim
C
Milli tahkim
D
Kurumsal tahkim
E
Yabancı tahkim
Açıklama:
Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümü için tarafların bu yönde anlaşmaları aranıyorsa iradi (ihtiyari) tahkimden bahsedilir.
Soru 51
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, yargılama masraflarının çok olması ve yargılamanın bazı dezavantajları nedeniyle nerede gelişmiş ve sonrasında Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşmıştır, belirtiniz?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Rusya
C
Türkiye
D
İngiltere
E
Çin
Açıklama:
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, yargılama masraflarının çok olması ve yargılamanın bazı dezavantajları nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nde gelişmiş, sonrasında Avrupa ülkelerinde de yaygınlaşmıştır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi, uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hakem-bilirkişilik
B
Doğrudan görüşme
C
Tarafsız ön değerlendirme
D
Arabuluculuk
E
Taraflı ön değerlendirme
Açıklama:
Birçok uyuşmazlık çözüm yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan belli başlıları, doğrudan görüşme, tarafsız ön değerlendirme, vakıaların tespiti, ön hakemlik, kısa duruşma, arabuluculuk, uzlaştırma ve hakem-bilirkişiliktir.
Soru 53
Türk hukukunda, İcra ve İflas Kanunu kaçıncı maddesi uyarınca mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşmaları ile kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sulh anlaşmaları ilam niteliğinde belge kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
m. 38
B
m. 45
C
m. 48
D
m. 80
E
m. 86
Açıklama:
Türk hukukunda, İcra ve İflas Kanunu m. 38 uyarınca mahkeme huzurunda yapılan sulh anlaşmaları ile kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren ve noterde düzenleme şeklinde yapılan sulh anlaşmaları ilâm niteliğinde belge kabul edilmiştir.
Soru 54
Türk hukukunda, arabuluculuk hangi tarihli 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.
Seçenekler
A
07.06.2010
B
07.06.2012
C
07.06.2014
D
07.06.2016
E
07.06.2018
Açıklama:
Türk hukukunda, arabuluculuk 07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.
Soru 55
Belli bir kurum tarafından önceden hazırlanmış ve yayımlanmış tahkim kurallarına göre, bu kurumun yardım ve gözetimi altında gerçekleştirilen tahkim ne olarak adlandırılır, belirtiniz?
Seçenekler
A
İradî Tahkim
B
Zorunlu Tahkim
C
Kurumsal Tahkim
D
Millî Tahkim
E
Çok Taraflı Tahkim
Açıklama:
Belli bir kurum tarafından önceden hazırlanmış ve yayımlanmış tahkim kurallarına göre, bu kurumun yardım ve gözetimi altında gerçekleştirilen tahkim kurumsal tahkim olarak adlandırılır (Kalpsüz, 2001, s. 364).
Soru 56
Ankara’daki iki Türk şirketinin akdettiği Türkiye’de üretilen bir malın Ankara’da teslimini içeren bir satım sözleşmesinden doğan veya doğacak uyuşmazlıkların Ankara’da tahkim yoluyla çözümü hususunda anlaşmaları halinde, bu tahkimin hangi tahkim olduğunu söylenebilir, belirtiniz?
Seçenekler
A
Ad Hoc Tahkim
B
Çok Taraflı Tahkim
C
Milletlerarası Tahkim
D
Millî Tahkim
E
Yabancı Tahkim
Açıklama:
Ankara’daki iki Türk şirketinin akdettiği Türkiye’de üretilen bir malın Ankara’da teslimini içeren bir satım sözleşmesinden doğan veya doğacak uyuşmazlıkların Ankara’da tahkim yoluyla çözümü hususunda anlaşmaları hâlinde, bu tahkimin millî tahkim olduğunu söylenebilir.
Soru 57
Türkiye, 21.06.1961 tarihli Milletlerarası Ticari Tahkime İlişkin Avrupa-Cenevre Konvansiyonuna kaç yılında taraf olmuştur, belirtiniz?
Seçenekler
A
1971
B
1977
C
1981
D
1986
E
1991
Açıklama:
Türkiye, 21.06.1961 tarihli Milletlerarası Ticari Tahkime İlişkin Avrupa-Cenevre Konvansiyonuna 1991 yılında taraf olmuştur (RG 23.09.1991, S. 21000).
Soru 58
4686 sayılı MTK yabancı yatırımcı ve yabancı şirketleri Türkiye’ye çekmek, Türkiye’yi tahkim alanında bölgesinde merkez durumuna getirmek gibi amaçlarla kaç yılında yürürlüğe konmuştur, belirtiniz?
Seçenekler
A
1990
B
1993
C
1998
D
2001
E
2011
Açıklama:
4686 sayılı MTK yabancı yatırımcı ve yabancı şirketleri Türkiye’ye çekmek, Türkiye’yi tahkim alanında bölgesinde merkez durumuna getirmek gibi amaçlarla 2001 yılında yürürlüğe konmuştur.
Soru 59
Tahkim süresi, hakem kurulunun, esas hakkında karar vermesi gereken süre olup; tahkim usulüne uygulanacak hukuka göre belirlenir. MTK’de (MTK m. 10/B/I) bu süre, aksine anlaşma yoksa ne kadardır, belirtiniz?
Seçenekler
A
3 ay
B
6 ay
C
1 yıl
D
3 yıl
E
5 yıl
Açıklama:
Tahkim süresi, hakem kurulunun, esas hakkında karar vermesi gereken süre olup; tahkim usulüne uygulanacak hukuka göre belirlenir. Örneğin, MTK’de bu süre, aksine anlaşma yoksa bir yıldır (MTK m. 10/B/I).
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi, New York Sözleşmesinin V. maddesinde tanıma/tenfiz kararı verilmesine engel olabilecek nedenlerden olan mahkemenin resen dikkate alacağı nedenleri arasında sayılabilir, belirtiniz?
Seçenekler
A
Aleyhine hakem kararı verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim usulünden usulünce haberdar edilmemesi yahut başka bir nedenle delillerini ikame etmek imkânını elde edememesi
B
Hakem kararına konu uyuşmazlığın mahkemenin kendi hukukuna göre tahkime elverişli bulunmaması
C
Hakem kararının tahkim anlaşmasında belirtilmemiş bir konuya ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının kapsamını aşan hükümler içermesi
D
Hakem kurulunun oluşması ve tahkim usulünün tarafların anlaşmasına, bu konuda anlaşma yoksa tahkim yeri hukukuna uygun olmaması
E
Hakem kararının taraflar için bağlayıcılık kazanmaması veya verildiği yer hukuku yahut tâbi olduğu hukuka göre yetkili bir makam tarafından iptal edilmesi ya da hükmünün icrasının geri bırakılması
Açıklama:
New York Sözleşmesinin V. maddesinde, tanıma/tenfiz kararı verilmesine engel olabilecek nedenler iki grupta belirtilmiştir. İlk grupta karşı tarafın ileri sürerek ispat etmesi gereken; ikinci grupta ise, tanıma/tenfiz mahkemesi tarafından resen dikkate alınacak tanıma/tenfiz engelleri yer almaktadır.
Karşı tarafın ileri sürmesi ve ispatlaması gereken nedenleri şu şekilde belirtilebilir:
1. Tahkim anlaşmasını akdeden tarafların, haklarında uygulanması gereken hukuka göre ehliyetsiz olmaları veya tahkim anlaşmasının, tarafların tâbi kıldıkları hukuka, eğer taraflarca hukuk seçimi yapılmamışsa hakem kararının verildiği yer hukukuna göre hükümsüz olması;
2. Aleyhine hakem kararı verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim usulünden usulünce haberdar edilmemesi yahut başka bir nedenle delillerini ikame etmek imkânını elde edememesi;
3. Hakem kararının tahkim anlaşmasında belirtilmemiş bir konuya ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının kapsamını aşan hükümler içermesi;
4. Hakem kurulunun oluşması ve tahkim usulünün tarafların anlaşmasına, bu konuda anlaşma yoksa tahkim yeri hukukuna uygun olmaması;
5. Hakem kararının taraflar için bağlayıcılık kazanmaması veya verildiği yer hukuku yahut tâbi olduğu hukuka göre yetkili bir makam tarafından iptal edilmesi ya da hükmünün icrasının geri bırakılması.
Mahkemenin resen dikkate alacağı nedenler şunlardır:
1. Hakem kararına konu uyuşmazlığın mahkemenin kendi hukukuna göre tahkime elverişli bulunmaması;
2. Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması.
Karşı tarafın ileri sürmesi ve ispatlaması gereken nedenleri şu şekilde belirtilebilir:
1. Tahkim anlaşmasını akdeden tarafların, haklarında uygulanması gereken hukuka göre ehliyetsiz olmaları veya tahkim anlaşmasının, tarafların tâbi kıldıkları hukuka, eğer taraflarca hukuk seçimi yapılmamışsa hakem kararının verildiği yer hukukuna göre hükümsüz olması;
2. Aleyhine hakem kararı verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim usulünden usulünce haberdar edilmemesi yahut başka bir nedenle delillerini ikame etmek imkânını elde edememesi;
3. Hakem kararının tahkim anlaşmasında belirtilmemiş bir konuya ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının kapsamını aşan hükümler içermesi;
4. Hakem kurulunun oluşması ve tahkim usulünün tarafların anlaşmasına, bu konuda anlaşma yoksa tahkim yeri hukukuna uygun olmaması;
5. Hakem kararının taraflar için bağlayıcılık kazanmaması veya verildiği yer hukuku yahut tâbi olduğu hukuka göre yetkili bir makam tarafından iptal edilmesi ya da hükmünün icrasının geri bırakılması.
Mahkemenin resen dikkate alacağı nedenler şunlardır:
1. Hakem kararına konu uyuşmazlığın mahkemenin kendi hukukuna göre tahkime elverişli bulunmaması;
2. Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi uyuşmazlıkların çözümünde daha eski bir yöntemdir?
Seçenekler
A
Kısa duruşma
B
Tarafsız ön değerlendirme
C
Uzlaştırma
D
Doğrudan görüşme
E
Hakem-bilirkişilik
Açıklama:
Doğrudan görüşme (müzakere, uzlaşma), tarafların bir araya gelerek, uyuşmazlığı karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak kendilerinin anlaşarak çözmelerini ifade eder; uyuşmazlıkların çözümünde muhtemelen en eski yöntemdir.
Soru 62
I. Maddi olayların tespiti
II. Maddi olaylar hakkında sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı
III. İhtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti
Yukarıda verilen durumlradan hangisi ya da hangilerinde hakem-bilirkişilik yoluna başvurulabilir?
II. Maddi olaylar hakkında sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı
III. İhtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti
Yukarıda verilen durumlradan hangisi ya da hangilerinde hakem-bilirkişilik yoluna başvurulabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hakem-bilirkişilik, diğer uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden oldukça farklıdır. Bu yola uyuşmazlıkla ilgili “maddi olayların tespiti” veya bunlar hakkında “sahip olunan özel yahut teknik bilginin arzı” veyahut “ihtilâflı vakıaların özel meslekî bilgi yardımı ile tespiti” amacıyla başvurulur.
Soru 63
Taraflar hakem-bilirkişinin raporunun bağlayıcı veya ihtiyari olacağı konusunda da anlaşabilirler. Raporun ihtiyari olacağı kararlaştırılmış ise, hakem-bilirkişiler taraflar arasında ............ konumundadırlar.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Bilirkişi
B
Uzlaştırıcı
C
Hakim
D
Avukat
E
Danışman
Açıklama:
Taraflar hakem-bilirkişinin raporunun bağlayıcı veya ihtiyari olacağı konusunda da anlaşabilirler. Raporun ihtiyari olacağı kararlaştırılmış ise, hakem-bilirkişiler taraflar arasında uzlaştırıcı konumundadırlar.
Soru 64
Türk doktrinde ağırlıklı görüş, hakem-bilirkişilik anlaşmasını aşağıdakilerden hangisinin bir örneği olarak görmektedir?
Seçenekler
A
Münhasır delil sözleşmesi
B
Yetki şartı
C
Arabuluculuk
D
Delil tespiti
E
Tahkim
Açıklama:
Hakem-bilirkişi kurumu, Türk hukukunda bugün için bizatihi kanuni bir düzenlemenin konusu değildir. Ancak, hakem-bilirkişilik, HMK m. 193 çerçevesinde Türk hukukunda delil sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. “Delil Sözleşmesi” başlıklı 193. maddenin ilk fıkrasına göre, “Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler.” Doktrinde ağırlıklı görüş, hakem-bilirkişilik anlaşmasını, münhasır delil sözleşmesi olarak kabul etmektedir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi tahkimin tercih edilme sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Verilen kararın bir mahkeme kararı gibi hüküm ve sonuç doğurması
B
Tarafların iradesine göre kurgulanabilmesi
C
Yüksek meblağlı davalarda maliyet açısından uygun olması
D
Hakemlerin devlet tarafından atanması
E
Gizli olması
Açıklama:
Devlet yargısında, uyuşmazlıkla ilgili yetkili mahkeme seçilebilir; ancak tarafların uyuşmazlığı çözmek üzere hâkimi ismen belirleyebilmeleri mümkün değildir. Buna karşılık tahkimde, taraflar hakemi ya da hakemleri güvenilirliği, uzmanlığı ve yeterli zamanı olup olmadığı gibi hususları göz önünde bulundurarak kendileri tespit ederler.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’deki tahkim merkezlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
B
İstanbul Ticaret Odası (İTO)
C
Anadolu Üniversitesi Tahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi
D
İzmir Ticaret Odası (İZTO)
E
İstanbulTahkim Merkezi (ISTAC)
Açıklama:
Türkiye’deki tahkim merkezlerinden bazıları şunlarır:
• Türkiye Odalarve Borsalar Birliği (TOBB),
• İstanbulTicaret Odası (İTO),
• İzmirTicaret Odası (İZTO),
• İstanbulTahkim Merkezi (ISTAC). Bu Merkez, diğerlerinden farklı olarak, 20.11.2014 tarih ve 6570 sayılı İstanbulTahkim Merkezi Kanunu ile kurulmuştur.
• Hacettepe ÜniversitesiTahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi (HÜTAM).
• Türkiye Odalarve Borsalar Birliği (TOBB),
• İstanbulTicaret Odası (İTO),
• İzmirTicaret Odası (İZTO),
• İstanbulTahkim Merkezi (ISTAC). Bu Merkez, diğerlerinden farklı olarak, 20.11.2014 tarih ve 6570 sayılı İstanbulTahkim Merkezi Kanunu ile kurulmuştur.
• Hacettepe ÜniversitesiTahkim Uygulama ve Araştırma Merkezi (HÜTAM).
Soru 67
Milletlerarası Tahkim Kanunu hazırlanırken, UNCITRAL tarafından hazırlanan Milletlerarası Ticari Tahkime Dair Model Kanun esas alınmıştır. Bunun yanında, bazı hükümlerinde ............ hukuku ve ICC Tahkim Kurallarından da etkiler bulunmaktadır. Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Alman
B
İsviçre
C
Anglo-Sakson
D
Fransız
E
Çin
Açıklama:
MTK hazırlanırken, tahkime ilişkin düzenleme yapmak veya düzenlemelerinde değişikliğe gitmek isteyen devletlere yardımcı olması için UNCITRAL tarafından hazırlanan Milletlerarası Ticari Tahkime Dair Model Kanun esas alınmıştır. Bunun yanında, bazı hükümlerinde İsviçre hukuku ve ICC Tahkim Kurallarından da etkiler bulunmaktadır.
Soru 68
Uyuşmazlık konusunun tahkim yoluyla çözüme elverişli olması, objektif tahkime elverişliliği ifade eder. Aşağıdakilerden hangisi objektif olarak tahkime elverişli bir uyuşmazlık konusudur?
Seçenekler
A
Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklar
B
Haksız fiilden kaynaklı tazminat
C
Boşanma
D
Vesayet
E
İflas
Açıklama:
Genel olarak sözleşmeden, haksız fiilden ve sebepsiz zenginleşmeden doğan uyuşmazlıklar için tahkim anlaşması yapılabilir.
Soru 69
New York Sözleşmesinin V. maddesinde, tanıma/tenfiz kararı verilmesine engel olabilecek nedenler belirtilmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi mahkemenin resen dikkate alacağı nedenler arasındadır?
Seçenekler
A
Hakem kararının taraflar için bağlayıcılık kazanmaması
B
Hükmün icrasının geri bırakılması
C
Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması
D
Hakem kararının tahkim anlaşmasında belirtilmemiş bir konuya ilişkin olması
E
Aleyhine hakem kararı verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim usulünden usulünce haberdar edilmemesi
Açıklama:
Mahkemenin resen dikkate alacağı nedenler şunlardır:
1. Hakem kararına konu uyuşmazlığın mahkemenin kendi hukukuna göre tahkime elverişli bulunmaması;
2. Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması.
1. Hakem kararına konu uyuşmazlığın mahkemenin kendi hukukuna göre tahkime elverişli bulunmaması;
2. Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması.
Soru 70
Türkiye’de bir yabancı hakem kararının tanınması/tenfizi talep edildiğinde, öncelikle bu kararın aşağıdaki uluslararası sözleşmelerden hangisinin kapsamında olup olmadığına bakılmalıdır?
Seçenekler
A
Montreal Sözleşmesi
B
Berlin Sözleşmesi
C
Paris Sözleşmesi
D
Varşova Sözleşmesi
E
New York Sözleşmesi
Açıklama:
Türkiye’de bir yabancı hakem kararının tanınması/tenfizi talep edildiğinde, MÖHUK m. 1(2) ve Anayasa m. 90 uyarınca, öncelikle bu kararın New York Sözleşmesi kapsamında olup olmadığına bakılmalıdır. Hakem kararı New York Sözleşmesi kapsamında değilse ve hakkında uygulanması gereken başka bir uluslararası sözleşme de bulunmuyorsa bu takdirde tanıma/tenfiz talebinin MÖHUK hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.