⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
8. Dönem ULİ406U

Uluslararası İlişkiler Kuramları II

Toplam 650 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Uluslararası İlişkiler Kuramları II - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Fonksiyonalist akımın hangi temsilcisi 1940’lı yılların sıkıntılı siyasi atmosferinde, çatışmaların nasıl sona erdirilebileceğini çalışmış ve öneriler sunmuştur?

Seçenekler

A
David Mitrany
B
Robert Schuman
C
Jean Monnet
D
Ernst Haas
E
Leon Lindberg
Açıklama:
Fonksiyonalist akımın başta gelen temsilcilerinden David Mitrany özellikle 1940’lı yılların sıkıntılı siyasi atmosferinde, çatışmaların nasıl sona erdirilebileceği konusu üzerinde durmuştur.

Soru 2

Avrupa Topluluklarının merkezî siyasi bir otoriteye kavuşması için entegrasyon sürecinin siyasileşmesi gerektiği ve bunun ön koşulları neofonksiyonalist kuram tarafından incelemiştir. Aşağıdakilerden hangisi şartlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Pluralist (çoğulcu) siyasi yapılar
B
Elitler arasında işbirliği
C
Devletler arasında artan iletişim kanalları
D
Devletler arasında artan etkileşim
E
Spill-over
Açıklama:
Spill-over: Bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır?

Seçenekler

A
Spill-over
B
Pluralizm
C
Fonksiyonelizm
D
Supranasyonalizm
E
Elit sosyalizasyonu
Açıklama:
Spill-over bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır.

Soru 4

Neofonksiyonalizm, özellikle Avrupa Birliği (AB) çalışmalarına temel
oluşturan bir yaklaşımdır. Aşağıdakilerden hangisi bu kuramın öncülerindendir?

Seçenekler

A
Jean Monnet
B
Ernst Haas
C
David Mitrany
D
Robert Schuman
E
Charles de Gaulle
Açıklama:
Neofonksiyonalizm, özellikle Avrupa Birliği (AB) çalışmalarına temel
oluşturan bir yaklaşımdır. Ernst Haas bu kuramın öncülerindendir.

Soru 5

Avrupa entegrasyonunun derinleşmesinde yaşanan sancılar hangi yıllarda teorinin zayıflamasına yol açmıştır?

Seçenekler

A
1950'li
B
1960'lı
C
1970'li
D
1980'li
E
1990'lı
Açıklama:
1970'li yıllarda entegrasyonun derinleşmesinde yaşanan sancılar teorinin zayıflamasına yol açmıştır.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi karşılıklı bağımlılık yaklaşımının öncülerinden olan neoliberal kurumsalcılardan biridir?

Seçenekler

A
Robert Keohane
B
David Mitrany
C
Jean Monnet
D
Robert Schuman
E
Leon Lindberg
Açıklama:
Robert Keohane karşılıklı bağımlılık yaklaşımının öncülerinden olan neoliberal kurumsalcılardan biridir.

Soru 7

Hangi yıllarda uluslararası sistemde artmaya devam eden karşılıklı bağımlılık ve küreselleşme, aktörler arasındaki etkileşimi ve işbirliklerini önüne geçilemez bir konuma taşımıştır?

Seçenekler

A
1960'lı
B
1970'li
C
1980'li
D
1990'lı
E
2000'li
Açıklama:
1990'lı yıllarda uluslararası sistemde artmaya devam eden karşılıklı bağımlılık ve küreselleşme, aktörler arasındaki etkileşimi ve işbirliklerini önüne geçilemez bir konuma taşımıştır.

Soru 8

AB’ye üye devletlerin ulusal yasama süreçlerinde kaç oranında AB Komisyonu’na danışmaları, bu akımdaki teorisyenlerin fikirlerini sorgulamaya da neden olmaktadır?

Seçenekler

A
%65-70
B
%70-75
C
%75-80
D
%80-85
E
%85-90
Açıklama:
AB’ye üye devletlerin ulusal yasama süreçlerinde %75-80 oranında AB Komisyonu’na danışmaları, bu akımdaki teorisyenlerin fikirlerini sorgulamaya da neden olmaktadır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi AB tarihinin temel taşları olan hükûmetlerarası konferansları ve anlaşma süreçlerini inceleyerek Birlik’in ve kurumlarının günlük işleyişlerini gözden kaçırmakla eleştirilmektedir?

Seçenekler

A
Andrew Moravcsik
B
David Mitrany
C
Jean Monnet
D
Robert Schuman
E
Ernst Haas
Açıklama:
Andrew Moravcsik, AB tarihinin temel taşları olan hükûmetlerarası konferansları ve anlaşma süreçlerini inceleyerek Birlik’in ve kurumlarının günlük işleyişlerini gözden kaçırmakla eleştirilmektedir

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi entegrasyonu bir durum değil, bir süreç olarak ele alan yazarlardan biridir?

Seçenekler

A
Ernst Haas
B
Jean Monnet
C
Robert Schuman
D
Robert Keohane
E
Joseph Nye
Açıklama:
Ernst Haas, entegrasyonu bir durum değil, bir süreç olarak ele alan yazarlardan biridir.

Soru 11

Entegrasyon kavramı akademik olarak çalışıldığında, üzerinde en çok durulan örnek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
NATO
B
Avrupa Birliği
C
Amerika Birleşik Devletleri
D
Birleşmiş Milletler
E
Milletler Cemiyeti
Açıklama:
Entegrasyon kavramı akademik olarak çalışıldığında, üzerinde en çok durulan örnek Avrupa Birliği’dir. Avrupa entegrasyonunu açıklama ve geleceği konusunda yorumlar yapabilme çabaları, farklı teorilerin gelişmesine yol açmıştır.

Soru 12

Uluslararası ilişkilerde birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi, ortak siyasi otorite ve idare altında ortak politikaların geliştirilerek uygulanmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fonksiyonel işbirlikleri
B
Bütünleşme
C
Fonksiyonalizm
D
Neofonksiyonalizm
E
Entegrasyon
Açıklama:
Entegrasyon kavramı bütünleşme ve uyum anlamında kullanılmaktadır. Uluslararası ilişkilerde entegrasyon, birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi, ortak siyasi otorite ve idare altında ortak politikaların geliştirilerek uygulanması olarak tanımlanabilir.

Soru 13

Fonksiyonalist akımın başta gelen temsilcilerinden olan ve yaklaşımında teknokrat bir özellik bulunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
David Mitrany
B
Ernst Haas
C
Robert O. Keohane
D
Joseph S. Nye
E
Stanley Hoffmann
Açıklama:
Fonksiyonalist akımın başta gelen temsilcilerinden David Mitrany, özellikle 1940’lı yılların sıkıntılı siyasi atmosferinde, çatışmaların nasıl sona erdirilebileceği konusu üzerinde durmuştur. Bu noktada ideal bir uluslararası toplumun temel fonksiyonlarının neler olması gerektiğini sorgulamıştır. Bireyin ihtiyaçlarına öncelik tanıyan bu yaklaşım, uluslararası ilişkilerde devletleri temel aktörler olarak kabul etmek yerine, kendilerine verilen fonksiyonları yerine getirmeleri beklenen kurumları temel almakta ve incelemektedir. Bu varsayımından dolayı, Mitrany’nin yaklaşımında teknokrat bir özellik bulunmaktadır. Çünkü kurumların belli alanlarda uzmanlaşmış teknik kişilerden oluştuğu ve ilgili alanlarda görevlerini yerine getirdiği anlayışını savunmaktadır.

Soru 14

Avrupa Toplulukları’nın örgütlenmesine özellikle 1950 ve 1960’lı yıllarda en iyi açıklamaları getiren teori hangisidir?

Seçenekler

A
Fonksiyonalist teori
B
Neofonksiyonalist teori
C
Neoliberal teori
D
Liberal teori
E
Realist teori
Açıklama:
Avrupa Toplulukları’nın örgütlenmesine özellikle 1950 ve 1960’lı yıllarda en iyi açıklamaları getiren neofonksiyonalist teori olmuştur. Uzmanların, siyasi olmayan teknik konularda işbirliği amacıyla kurdukları fonksiyonel örgütlerin, farklı alanlarda da işbirliğini tetiklemeleri olarak özetlenebilecek “spill-over” kavramı, teorinin temeli olup, mantığını fonksiyonalizmden almıştır.

Soru 15

Bir alanda başlayan bütünleşmenin ilgili diğer alanlara da taşınmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fonksiyonalizm
B
Spill-over
C
Entegrasyon
D
Network
E
Supranasyonel
Açıklama:
Spill-over: Bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır.

Soru 16

Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunun birleştirilmesi ve Toplulukların tek bir Komisyon ve Konsey ile yönetilmesi fikrinin hayata geçirilmesi, hangi kavramın uygulamasıdır?

Seçenekler

A
Spill-over
B
Spill-back
C
Konfederasyon
D
Federasyon
E
Neofonksiyonalizm
Açıklama:
1965 yılında imzalanan Birleşme Anlaşması (Merger Treaty) ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğunun birleştirilmesi ve Toplulukların tek bir Komisyon ve Konsey ile yönetilmesi fikrinin hayata geçirilmesi, spill-over kavramının başarılı bir uygulaması olarak görülmüştür.

Soru 17

Haas'a göre, aşağıdakilerden hangisi entegrasyonun gerçekleşebilmesi için gereken temel koşullardan biri değildir?

Seçenekler

A
Pluralist sosyal yapıların varlığı
B
Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması
C
Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması
D
Katılımcılar arasında çevre sorunlarına duyarlılık
E
Parlamenter demokrasinin varlığı
Açıklama:
Neofonksiyonalist teori, “bölgesel” temellere dayalıdır. Haas, AT’nin dünyanın başka bölgelerinde de uygulanıp, model alınıp alınamayacağını incelerken, entegrasyonun gerçekleşebilmesi için şu temel koşulları ortaya koymuştur:
1. Pluralist sosyal yapıların varlığı (çıkar grupları; siyasi partiler; ticaret odaları; birbirleriyle rekabet içerisinde olan elit grupların varlığı gibi)
2. Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması (uluslararası ticaret ve finansta önemli yer sahibi olmak)
3. Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması
4. Parlamenter demokrasinin varlığı

Soru 18

“Yedi süreç mekanizmasını” öne süren kuramcı kimdir?

Seçenekler

A
Robert Schuman
B
Robert Keohane
C
Joseph Nye
D
David Mitrany
E
Ernst B. Hass
Açıklama:
Joseph Nye, neofonksiyonalist teoriyi gözden geçiren “yedi süreç mekanizmasının” üzerinde durarak çeşitli kavramları geliştirmiştir.

Soru 19

Aşağıdaki yazarlardan hangisi 1960'lı yıllarda devletlerin kendi iradelerinin ve ulusçuluğun
entegrasyon üzerindeki sınırlayıcı etkilerini belirtmiştir?

Seçenekler

A
Ernst B. Haas
B
Joseph S. Nye
C
Robert O. Keohane
D
Stanley Hoffmann
E
Andrew Moravcsik
Açıklama:
Entegrasyonu, hükûmetlerarası işbirliği çerçevesinde açıklayan Stanley Hoffmann, 1960’lı yıllarda ve Andrew Moravcsik 1990’lı yıllarda; devletlerin kendi iradelerinin ve ulusçuluğun entegrasyon üzerindeki sınırlayıcı etkilerini belirtmişlerdir. Bu açıdan bakıldığında, uluslararası arenada temel aktörler olan ulus devletler, kendi ulusal çıkarlarına uyduğu sürece, diğer devletlerle işbirliğine giderler.

Soru 20

AB’nin ulus devleti zayıflatmak bir yana, güçlendirdiğini savunan yazar kimdir?

Seçenekler

A
David Mitrany
B
Ernst Haas
C
Leon Lindberg
D
Karl Deutsch
E
Alan Milward
Açıklama:
Alan Milward da neofonksiyonalizmi eleştiren yazarlar arasındadır. Entegrasyon konusunda çalışan Karl Deutsch, Haas ve Lindberg’i tarihi kabul edilemez şekilde basite indirgemiş ve yorumlamış olmakla eleştirmiştir. Çünkü devletlerin kurduğu ve kontrol ettiği Avrupa Toplulukları’nın içinde, devletin zayıflayan/azalan gücünden bahsetmenin yanlış olduğuna inanmıştır. Aslında AB’nin ulus devleti zayıflatmak bir yana, güçlendirdiğini savunmuştur.

Soru 21

''…………., uluslararası birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi için ortak siyasi otorite ve idare altında politikalar geliştirilerek uygulamasıdır.''
Yukarıda yapılmış olan tanımda boşluğa gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kutuplaşma
B
Bağımlılık
C
Mutlakiyetçilik
D
Entegrasyon
E
Emperyalizm
Açıklama:
Tanımı yapılan kavram entegrasyondur. Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır.
Uluslararası ilişkilerde entegrasyon, birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi, ortak siyasi otorite ve idare altında ortak politikaların geliştirilerek uygulanması olarak tanımlanabilir. Bu yüzden cevap D şıkkıdır.

Soru 22

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi fonksiyonalizm için geçerli değildir?

Seçenekler

A
Spill-over kavramı bu teorinin temelidir.
B
Fonksiyonalizme göre devletlerin temel amacı, insanların ihtiyaçlarını gidermek ve refah seviyelerini yükseltmektir.
C
Fonksiyonalizm, Neofonksiyonalizm teorisine temel oluşturmuştur.
D
David Mitrany, fonksiyonalizm akımının öncü temsilcilerinden biridir.
E
Fonksiyonalizme göre, örgütlerin ilişkileri düzenlemesi ve insanların ihtiyaçlarının giderilmesi, örgütlere olan bağlılığı ve inancı arttıracaktır.
Açıklama:
Spill-over kavramı Neofonksiyonalizmin temeli olmakla birlikte mantığını fonksiyonalizm teorisinden aldığı için doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 23

Neofonksiyonalizme göre entegrasyon, yayılarak genişleyen ve üç adım ile tanımlanan dinamik bir süreçtir.
I. Siyasi spill-over
II. Fonksiyonel (teknik) spill-over
III. İşlenmiş (cultivated) spill-over
Bu adımların sırası aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
II-I-III
B
III-I-II
C
II-III-I
D
I-II-III
E
III-II-I
Açıklama:
Doğru sıralamanın yapıldığı A seçeneği doğru cevaptır.
Neofonksiyonalizme göre entegrasyon, yayılarak genişleyen ve üç adım ile tanımlanan dinamik bir süreçtir. Bu adımlar sırasıyla fonksiyonel (teknik) spill-over, siyasi spill-over ve işlenmiş (cultivated) spill-over’dır. Dolayısıyla doğru sıralama II-I-III olan A seçeneğidir.

Soru 24

I. Spill-over, bir alanda başlayan ayrışmanın ilgili diğer alanlara da yayılması anlamına gelmektedir.
II. Siyasi spill-over, beklentilerin, değerlerin değiştiği ve ulusüstü çıkarların oluştuğu bir adımdır.
III. İşlenmiş spill-over, devletlerin ortak politikalara ulaşmada zorluk çektiklerinde karşılıklı imtiyazlarla ortak değer ve çıkarlarda buluşmaya çalışmaları anlamına gelmektedir.
IV. Neofonksiyonalizm, Avrupa Birliği çalışmalarına temel oluşturan bir yaklaşımdır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I-II
D
I-III-IV
E
II-III-IV
Açıklama:
I. ifade yanlıştır. II,III,IV ise doğrudur. Bu yüzden doğru cevap E seçeneğidir.
“Spill-over: Bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer(komşu)alanlara da taşınması(yayılması) anlamındadır.” Birinci ifadede yer alan ayrışma kelimesinin yerini entegrasyonun alması gerektiği için yanlıştır. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 25

I. Ernst Haas
II. David Mitrany
III. Leon Lindberg
IV. Robert Schuman
Yukarı isimlerden hangisi veya hangileri Neofonksiyonalizm kuramının öncüsüdür veya öncülerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve IV
D
I ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
I ve III'ü içeren D seçeneği doğru cevaptır.
Neofonksiyonalizm, özellikle Avrupa Birliği çalışmalarına temel oluşturan bir yaklaşımdır. Ernst Haas ve Leon Lindberg bu kuramın öncülerindendir. Doğru seçenek I ve III olan D seçeneğidir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Neofonksiyonel teorinin öncülerinden Ernst Haas’ın ortaya koyduğu ve Avrupa örneğinde bulunan entegrasyonun gerçekleşebilmesi için gereken koşullardan biri değildir?

Seçenekler

A
Pluralist sosyal yapıların varlığı
B
Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların geliştirilebilmesi
C
Katılımcıların bağımlılık üzerine önlem almaları ve ulusal çıkarları gözetmeleri
D
Parlamenter demokrasinin varlığı
E
Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması
Açıklama:
Yanlış bilginin olduğu C seçeneği doğru cevaptır.
Haas, entegrasyonun gerçekleşebilmesi için şu temel koşulları ortaya koymuştur: 1. Pluralist sosyal yapıların varlığı, 2. Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması, 3. Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması, 4. Parlamenter demokrasinin varlığı. Buradan hareketle yanlış bilgi içeren şıkkın C olduğu anlaşılmaktadır.

Soru 27

Uluslararası Entegrasyon teorilerinden hangisine göre entegrasyon kavramı pluralist özelliğe sahiptir ve süreç aktörlerin davranışlarına ve bağlılıklarına göre şekillenir?

Seçenekler

A
Neorealizm
B
Fonksiyonalizm
C
Neoliberalizm
D
Neofonksiyonalizm
E
Liberal Kuramsalcı Yaklaşım
Açıklama:
Neofonksiyonalizmde entegrasyon kavramı pluralist (çoğulcu) özelliğe sahiptir, süreç aktörlerin davranışlarına ve bağlılıklarına göre şekillenir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 28

Entegrasyonun ulus devletlerin çıkar ve hareketlerine bağlı olduğu ve entegrasyonun sıfır toplamlı bir oyun olduğunun iade edildiği yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hükümetlerarası Yaklaşım
B
Neoliberal Yaklaşım
C
Fonksiyonalist Yaklaşım
D
Neofonksiyonalist Yaklaşım
E
Realist Yaklaşım
Açıklama:
Soruda tanımı yapılan hükümetlerarası yaklaşıma göre entegrasyon sıfır toplamlı bir oyundur (zero-sum-game). Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 29

Ulusüstü yaklaşımları devlet merkezli açıklamalarla eleştiren, rejim ve kurumların rollerini tanıyan ancak bu işbirliklerini devlet çıkar ve tercihlerinin uyumuyla açıklayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Transnasyonalist Kuram
B
Neorealist Kuram
C
Liberal Rasyonel Kuram
D
Fonksiyonalist Kuram
E
Neofonksiyonalist Kuram
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Diğer seçenekler yanlıştır.
Ulusüstü yaklaşımları devlet merkezli açıklamalarla eleştiren liberal rasyonel kuram, rejim ve kurumların rollerini tanımakta ancak bu işbirliklerini devlet çıkar ve tercihlerinin uyumuyla açıklamaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 30

Kurumsalcı yaklaşım için hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Bağımsız güçleri olan uluslararası örgütler, politikaları etkileyebildikleri için siyasi aktörler haline gelebilir ve çok düzlemli yönetişim anlayışını geliştiren siyasi ortama da katkıda bulunabilirler.
B
Liberal kurumsalcı yaklaşımlar, neofonksiyonalizm gibi ulusüstü yaklaşımlar ile hükûmetlerarası işbirliği yaklaşımları arasında bir orta yol oluşturmaktadır.
C
Kurumsalcılık, üyelerin siyasi davranışlarını ve bunların sonuçlarını, ulusal aktörlere ortak ve hedef seçiminde tercih yaratarak ve çok düzlemli yönetişimde söz sahibi olarak etkiler.
D
Elit sosyalizasyonu ve supranasyonel çıkar grupları bu yaklaşımın ortaya çıkardığı önemli kavramlardandır.
E
Radikal kurumsalcı yaklaşıma göre egemenliğin askıya alınması ya da devri, diğer üye devletlerin davranışlarını kontrol edebilme ve ortak kararlara uymalarını sağlama amacını taşır.
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Diğer şıklar yanlıştır.
''Neofonksiyonalizmin temel kavramları: (1) Spillover etkisi (2) Elit sosyalizasyonu (3) Supranasyonel çıkar gruplarıdır.'' ifadesinde de geçtiği gibi elit sosyalizasyonu ve supranasyonel çıkar grupları kavramları Noefonksiyonalizme ait kavramlardır. Bu sebeple sorunun yanıtı D şıkkıdır.

Soru 31

Uluslararası ilişkilerde, birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi, ortak siyasi otorite ve idare altında ortak politikaların geliştirilerek uygulanmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Supranasyonel
B
Entegrasyon
C
Fonksiyonalizm
D
Neofonksiyonalizm
E
İntergovernmentalism
Açıklama:
Entegrasyon kavramı bütünleşme ve uyum anlamında kullanılmaktadır. Uluslararası ilişkilerde entegrasyon, birimlerin birbiriyle uyumu, bütünleşmesi, ortak siyasi otorite ve idare altında ortak politikaların geliştirilerek uygulanması olarak tanımlanabilir.

Soru 32

David Mitrany hangi akımın başta gelen temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Fonksiyonalist teori
B
Neofonksiyonalist teori
C
Hükûmetlerarası işbirliği teorisi
D
Transnasyonel teori
E
Liberal rasyonel teori
Açıklama:
Fonksiyonalist akımın başta gelen temsilcilerinden David Mitrany, özellikle 1940’lı yılların sıkıntılı siyasi atmosferinde, çatışmaların nasıl sona erdirilebileceği konusu üzerinde durmuştur. Bu noktada ideal bir uluslararası toplumun temel fonksiyonlarının neler olması gerektiğini sorgulamıştır. Bireyin ihtiyaçlarına öncelik tanıyan bu yaklaşım, uluslararası ilişkilerde devletleri temel aktörler olarak kabul etmek yerine, kendilerine verilen fonksiyonları yerine getirmeleri beklenen kurumları temel almakta ve incelemektedir.

Soru 33

Bir alanda başlayan entegrasyonun ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kurumsallaşma
B
Spill-back
C
Spill-over
D
Supranasyonelizm
E
Elit sosyalizasyonu
Açıklama:
Spill-over: Bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır.

Soru 34

Modern endüstriyel ekonominin değişik sektörleri karşılıklı birbirine bağımlı olduğunu, alanların birindeki entegrasyona yönelik aktivitelerin başarılı olabilmesi için diğer alanlarda da benzer ortaklıklar gerektiğini belirten kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasi spill-over
B
Siyasi spill-back
C
İşlenmiş spill-over
D
Fonksiyonel spill-over
E
İşlenmiş spill-back
Açıklama:
Fonksiyonel spillover’a göre, modern endüstriyel ekonominin değişik sektörleri karşılıklı birbirine bağımlı olup, alanların birindeki entegrasyona yönelik aktivitelerin başarılı olabilmesi için diğer alanlarda da benzer ortaklıklar gerekmektedir. Örneğin gümrük birliği gibi ekonomik ve ticari alanlarda entegrasyon için ulaştırma, çevre gibi ilgili alanlarda da ortak karar süreçleri ve uygulamaların olması gerekir.

Soru 35

Devletlerin ortak politikalara ulaşmada zorluk çektiklerinde karşılıklı imtiyazlarla ortak değer ve çıkarlarda buluşmaya çalışmalarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fonksiyonel spill-over
B
Teknik spill-over
C
Siyasi spill-over
D
İşlenmiş spill-over
E
Dinamik spill-over
Açıklama:
İşlenmiş (cultivated) spill-over devletlerin ortak politikalara ulaşmada zorluk çektiklerinde karşılıklı imtiyazlarla ortak değer ve çıkarlarda buluşmaya çalışmaları anlamına gelmektedir. Bu noktada, Komisyon gibi ulusüstü aktörler entegrasyonu ilerletir.

Soru 36

Neofonksiyonalizme göre Avrupa Toplulukları önce hangi alanda entegrasyona ağırlık vermelidir?

Seçenekler

A
Askeri
B
Hukuki
C
Ekonomik
D
Çevresel
E
Siyasi
Açıklama:
Neofonksiyonalizm, Avrupa Toplulukları’nın temel stratejisi olan, işbirliğinin “ulusal çıkarlarla daha az çeliştiği düşünülen” ekonomi alanında teşvik edilmesi, yaratılan idari organlar aracılığı ile entegrasyonun ilerletilmesi ve ulusal çıkarların buna engel olmasının önlenmesi şeklindeki yaklaşımı taşır. Buradaki öngörü, ekonomide entegrasyonun sağlanması ve adım adım siyasi entegrasyonun onu takip etmesi düşüncesine dayanmaktadır.

Soru 37

Spill-over kavramının isim babası kimdir?

Seçenekler

A
Leon Lindberg
B
David Mitrany
C
Robert Schuman
D
Jean Monnet
E
Ernst Haas
Açıklama:
Neofonksiyonalizm, özellikle Avrupa Birliği (AB) çalışmalarına temel oluşturan bir yaklaşımdır. Ernst Haas ve Leon Lindberg bu kuramın öncülerindendir. Spill-over kavramının isim babası Haas’tır.

Soru 38

Haas'a göre aşağıdakilerden hangisi entegrasyonun gerçekleşebilmesi için aranan temel koşullardan biri değildir?

Seçenekler

A
Pluralist sosyal yapıların varlığı
B
Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması
C
Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması
D
Parlamenter demokrasinin varlığı
E
Katılımcıların ortak kültür ve geçmişe sahip olmaları
Açıklama:
Neofonksiyonalist teori, “bölgesel” temellere dayalıdır. Haas, AT’nin dünyanın başka bölgelerinde de uygulanıp, model alınıp alınamayacağını incelerken, entegrasyonun gerçekleşebilmesi için şu temel koşulları ortaya koymuştur:
1. Pluralist sosyal yapıların varlığı (çıkar grupları; siyasi partiler; ticaret odaları; birbirleriyle rekabet içerisinde olan elit grupların varlığı gibi)
2. Yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması (uluslararası ticaret ve finansta önemli yer sahibi olmak)
3. Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması
4. Parlamenter demokrasinin varlığı.

Soru 39

AB’nin ulus devleti zayıflatmak bir yana, güçlendirdiğini savunan yazar kimdir?

Seçenekler

A
Alan Milward
B
Karl Deutsch
C
Robert O. Keohane
D
Joseph S. Nye
E
David Mitrany
Açıklama:
Alan Milward da neofonksiyonalizmi eleştiren yazarlar arasındadır. Entegrasyon konusunda çalışan Karl Deutsch, Haas ve Lindberg’i tarihi kabul edilemez şekilde basite indirgemiş ve yorumlamış olmakla eleştirmiştir. Çünkü devletlerin kurduğu ve kontrol ettiği Avrupa Toplulukları’nın içinde, devletin zayıflayan/azalan gücünden bahsetmenin yanlış olduğuna inanmıştır. Aslında AB’nin ulus devleti zayıflatmak bir yana, güçlendirdiğini savunmuştur.

Soru 40

Hükûmetlerarası konferansları ve anlaşma süreçlerini inceleyerek Birlik’in ve kurumlarının günlük işleyişlerini gözden kaçırmakla eleştirilen yazar kimdir?

Seçenekler

A
Stanley Hoffmann
B
Andrew Moravcsik
C
Robert O. Keohane
D
Joseph S. Nye
E
David Easton
Açıklama:
Moravcsik, AB tarihinin temel taşları olan hükûmetlerarası konferansları ve anlaşma süreçlerini inceleyerek Birlik’in ve kurumlarının günlük işleyişlerini gözden kaçırmakla eleştirilmektedir.

Soru 41

David Mitrany’in fonksiyonalist yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Çatışmaların nasıl sona erdirilebileceği üzerinde durmuştur
B
Uluslararası toplumun temel fonksiyonlarını saptamaya çalışmaktadır
C
Bireyin ihtiyaçları göz ardı edilmiştir
D
Teknokrat bir özellik taşımaktadır
E
Devletleri temel aktörler olarak kabul etmektedir
Açıklama:
Fonksiyonalist akımın başta gelen temsilcilerinden David Mitrany, özellikle 1940’lı yılların sıkıntılı siyasi atmosferinde, çatışmaların nasıl sona erdirilebileceği konusu üzerinde durmuştur. Bu noktada ideal bir uluslararası toplumun temel fonksiyonlarının neler olması gerektiğini sorgulamıştır. Bireyin ihtiyaçlarına öncelik tanıyan bu yaklaşım, uluslararası ilişkilerde devletleri temel aktörler olarak kabul etmek yerine, kendilerine verilen fonksiyonları yerine getirmeleri beklenen kurumları temel almakta ve incelemektedir. Bu varsayımından dolayı, Mitrany’nin yaklaşımında teknokrat bir özellik bulunmaktadır. Çünkü kurumların belli alanlarda uzmanlaşmış teknik kişilerden oluştuğu ve ilgili alanlarda görevlerini yerine getirdiği anlayışını savunmaktadır. Yanıt C’dir.

Soru 42

Fonksiyonalizmin varsayım ve öngörülerine göre bireylerin aşağıdakilerden hangisine bağlılık geliştirmesi beklenmektedir?

Seçenekler

A
Ulusal devletlere
B
Uluslar arası örgütlere
C
Askeri güçlere
D
Dini kurumlara
E
Eğitim kurumlarına
Açıklama:
Fonksiyonalizmin varsayım ve öngörülerine göre, uluslararası örgütlerin kurulması ile bireylerin bağlılıkları devletler yerine bu kurumlara yönelecek ve uluslararası sorunların yaşanması olasılığı da bu şekilde azalacaktı.Yanıt B’dir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Davit Mitrany’in uluslar arası örgütlere yönelik düşüncelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Öncelikli ihtiyaçlara göre yapılanacaktır
B
Esnek bir yapılanmaya sahip olacaklardır
C
Kendi aralarında bir ağ oluştumları gerekmektedir
D
Devletler ve toplumlar arasındaki karşılıklı bağımlılığı zayıflatacaktır
E
Yönetim biçimleri ve fonsiyonları birbirlerinden farklılık gösterecektir
Açıklama:
David Mitrany’e göre uluslararası örgütler, insanların ihtiyaçlarının önceliklerine göre yapılanmalıydı. Ayrıca bu yapılanma esnek de olmalıydı, çünkü faaliyetlerin koşulların gerektirdiği şekilde seçilebilmesi ve ayrı ayrı organize edilebilmesi önemliydi. Böylelikle örgütsel yapılar ve yönetim biçimleri, fonksiyonlarına göre birbirinden farklılık göstererek, sonuçta bir ağ oluşturacaktı. Bu görüşteki düşünürlerin temel beklentisi, örgütlerin ilişkileri düzenlemesi ve insanların ihtiyaçlarının giderilmesiyle söz konusu örgütlere olan bağlılığın, inancın artacağı ve farklı alanlarda da benzer işbirliklerine yol açacak olmalarıydı . Kurumlar fayda sağladıkça, bireylerin devlete olan bağlılıkları yanı sıra ilgili kuruma da bağlılık hissetmeleri öngörülüyordu. Ayrıca uluslararası sistemde oluşan uluslararası örgütler ağı, devletler ve toplumlar arasındaki karşılıklı bağımlılığı pekiştirecekti. Yanıt D’dir.

Soru 44

Bir alanda başlayan bütünleşmenin ilgili diğer alanlara da taşınması hangi kavramla ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Fonksiyonalizm
B
Neofonksiyonalizm
C
Spill-Over
D
Entegrasyon
E
Globalleşme
Açıklama:
Spill-over bir alanda başlayan entegrasyonun (bütünleşmenin) ilgili diğer (komşu) alanlara da taşınması (yayılması) anlamındadır. Yanıt C’dir.

Soru 45

Devletlerin ortak politikalara ulaşmada zorluk çektiklerinde karşılıklı imtiyazlarla ortak değer ve çıkarlarda buluşmaya çalışmaları aşağıdaki kavramlardan hangisine karşılık gelmektedir?

Seçenekler

A
Çatışma
B
Yöndeşme
C
Fonksiyonel spill-over
D
Siyasi spill-over
E
İşlenmiş spill-over
Açıklama:
Neofonksiyonalizme göre entegrasyon, yayılarak genişleyen ve üç adım ile tanımlanan dinamik bir süreçtir. Bu adımlar sırasıyla fonksiyonel (teknik) spill-over, siyasi spill-over ve işlenmiş (cultivated) spill-over’dır. İşlenmiş (cultivated) spill-over ise devletlerin ortak politikalara ulaşmada zorluk çektiklerinde karşılıklı imtiyazlarla ortak değer ve çıkarlarda buluşmaya çalışmaları anlamına gelmektedir. Yanıt E’dir.

Soru 46

Spill over kavramının isim babası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean Monnet
B
Ernst Haas
C
Robert Schuman
D
David Mitrany
E
Leon Lindberg
Açıklama:
Spill-over kavramının isim babası Ernst Haas’tır. Yanıt B’dir.

Soru 47

Ernst Haas, David Mitrany’nin hangi kavramı yeterince ele almadığı için eleştirmiştir?

Seçenekler

A
Uluslar arası örgüt
B
Uzlaşma
C
İşbirliği
D
Güç
E
Ekonomi politik
Açıklama:
Ernst Haas, Mitrany’i “güç” kavramını yeterince ele almamış olmakla eleştirmiştir. Bu eleştiride gücün, refah kavramından ayrı düşünülemeyeceğini belirtmiştir. Haas’a göre güç, refaha ulaşabilmek için kullanılan tüm araçları temsil etmektedir. Yanıt D’dir.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Ernst Haas’a göre entegrasyonun gerçekleşmesi için gereken koşullar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Pluralist sosyal yapıların varlığı
B
Yeterli gelişmişlik seviyesinde olunması
C
Katılımcıların ortak ideolojik yaklaşımlara sahip olmaları
D
Parlemanter demokrasinin varlığı
E
Ulusal çıkarların öncelikli olması
Açıklama:
Haas, AT’nin dünyanın başka bölgelerinde de uygulanıp, model alınıp alınamayacağını incelerken, entegrasyonun gerçekleşebilmesi için şu temel koşulları ortaya koymuştur:Pluralist sosyal yapıların varlığı, yeterli ekonomik ve endüstriyel gelişmişlik seviyesinde olunması (uluslararası ticaret ve finansta önemli yer sahibi olmak), katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması, parlamenter demokrasinin varlığı . Yanıt E’dir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi Joseph Nye’ye göre entegrasyon potansiyelini olumlu etkileyen koşullar arasında değildir?

Seçenekler

A
Üye devletlerin ekonomilerinde paralellik olması
B
Üye devletlerdeki elitlerin ortak değerlerinin bulunması
C
Üye devletlerde çoğulcu toplumsal yapıların olması
D
Üye devletlerin Avrupa ile sınırlı olması
E
Üye devletlerin bütünleşmeyi uygulayacak potansiyelinin bulunması
Açıklama:
Çalışmalarını Avrupa entegrasyonu ile sınırlamamış olan Nye, ortaya koyduğu mekanizmaların entegrasyon potansiyelini olumlu etkileyebilmeleri için şu dört koşulu belirlemiştir: Üye devletlerin ekonomilerinde simetri, paralellik olması, farklı üye devletlerdeki elitlerin ortak değerlere sahip bulunmaları,üye devletlerde çoğulcu toplumsal yapılar bulunması, üye devletlerin iç işlerindeki istikrardan kaynaklanan bütünleşmeyi, uygulama ve uyum kapasitelerinin bulunması.

Soru 50

I- Neofonksiyonalizmi eleştirmiştir
II- Karl Deutsch, Haas ve Lindberg’in tarihi basite indirgediğini söylemektedir
III-AB’nin ulus devleti zayıflattığını iddia etmektedir.
IV-AB’nin geleceğinin ulus devletlerin karar ve politikalarına dayalı olduğunu belirtmektedir
Alan Milward’a dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi hatalıdır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Alan Milward da neofonksiyonalizmi eleştiren yazarlar arasındadır. Entegrasyon konusunda çalışan Karl Deutsch, Haas ve Lindberg’i tarihi kabul edilemez şekilde basite indirgemiş ve yorumlamış olmakla eleştirmiştir. Çünkü devletlerin kurduğu ve kontrol ettiği Avrupa Toplulukları’nın içinde, devletin zayıflayan/azalan gücünden bahsetmenin yanlış olduğuna inanmıştır. Aslında AB’nin ulus devleti zayıflatmak bir yana, güçlendirdiğini savunmuştur. Birliğin geleceğinin, ulus devletlerin karar ve politikalarına dayalı olduğunu belirtmiştir.

Soru 51

Uluslararası ilişkilerde aktörler arasında işbirliğine sıklıkla rastlandığı anlayışını savunan görüş aşağıdaklerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal teori
B
Realist teori
C
Fonksiyonalizm
D
Disfonksiyonalizm
E
Küreselci teori
Açıklama:
Uluslararası ilişkilerde aktörler arasında işbirliğine sıklıkla rastlandığı anlayışını savunan liberal teoridir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi bütünleşme ve uyum anlamında kullanılan bir terimdir?

Seçenekler

A
Benzeşme
B
Aynılaşma
C
Entegrasyon
D
Enterne
E
Karşıtlaşma
Açıklama:
Entegrasyon kavramı bütünleşme ve uyum anlamında kullanılmaktadır.

Soru 53

ulusal çıkarlardan arınmış ve ortak amacı entegrasyonu sağlamak olan teknokratların çalışma prensiplerinin şekillenmesinde etkili olan teori aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Entegrasyon
B
Neoliberalizm
C
Neufonksiyonalizm
D
Liberalizm
E
Fonksiyonalizm
Açıklama:
Fonksiyonalizmin varsayımları, ulusal çıkarlardan arınmış ve ortak amacı entegrasyonu sağlamak olan teknokratların çalışma prensiplerinin (Avrupa Birliğinde Komisyon’un oluşumu gibi) şekillenmesinde etkili olmuştur.

Soru 54

Neofonksiyonalizm teorisinin temeli olarak kabul edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Spread-away
B
Gathering
C
Apart
D
Spill-over
E
Watch-out
Açıklama:
Uzmanların, siyasi olmayan teknik konularda işbirliği amacıyla kurdukları fonksiyonel örgütlerin, farklı alanlarda da işbirliğini tetiklemeleri olarak özetlenebilecek “spill-over” kavramı, teorinin temeli olup, mantığını fonksiyonalizmden almıştır.

Soru 55

Spill-over kavramının isim babası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ernst Haas
B
Leon Lindberg
C
Jean Monnet
D
Robert Schuman
E
Jean-Paul Sartre
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 56

Haas'a göre refaha ulaşmak için kullanılan tüm araçlar hangi kavram tarafından temsil edilmektedir?

Seçenekler

A
Ekonomi
B
Diploması
C
Hukuk
D
Güç
E
Maliyet
Açıklama:
Haas’a göre güç, refaha ulaşabilmek için kullanılan tüm araçları temsil etmektedir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi neofonksiyonalist teoriyi gözden geçiren “yedi süreç mekanizmasının” maddelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Kurumların görevlerinin, fonksiyonel bağlantılarının veya spill-over kavramının otomatik olmadığı ve sürecin faydalar azaldığı takdirde, geriye dönük de işleyebileceği bir mekanizma
B
Artan karşılıklı ilişkilerin, iletişimin siyasi aktörleri söz konusu ilişkileri ulusal zeminde yönetmeye de yönlendirebileceği bir mekanizma
C
Katılımcılar arasında ortak ideolojik yaklaşımların bulunması
D
Koalisyonların daha çok birbiriyle ilgili konular üzerinde kurulabildiği ve kamu desteği alındığı takdirde entegrasyonun geliştirilebileceği bir mekanizma
E
Elit sosyalizasyonunun, özellikle de hükûmet yetkililerinin sürece katılımlarının, kendi ülkelerindeki ulusal politikalara yabancılaşmalarına yol açabileceği bir mekanizma
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi supranational governance kavramının karşılığıdır?

Seçenekler

A
Ulusüstü yönetişim
B
Ulusüstü rekabet
C
Ulusüstü devlet
D
Ulusüstü koordinasyon
E
Ulusüstü korumacılık
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 59

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi ulusüstü yaklaşımları eleştirmektedir?

Seçenekler

A
İdealizm
B
Realizm
C
Hükûmetlerarası kurumsalcılık
D
Disfonksiyonalizm
E
Küreselleşme
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 60

Bağımsız güçleri olan uluslararası örgütler ve onların kurumları, bilgiye erişimi ve dolayısıyla koalisyonları, politikaları etkileyebildikleri için siyasi aktörler hâline gelebilir iddiası aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
İdealist yaklaşım
B
Realist yaklaşım
C
Kamucu yaklaşım
D
Ulusüstü yaklaşım
E
Kurumsalcı yaklaşım
Açıklama:
Kurumsalcı yaklaşımlara göre, bağımsız güçleri olan uluslararası örgütler ve onların kurumları, bilgiye erişimi ve dolayısıyla koalisyonları, politikaları etkileyebildikleri için siyasi aktörler hâline gelebilir.

Ünite 2

Soru 1

Rejim, aşağıdaki hangi ögelerden oluşmaktadır? I. devletler arasındaki ilişkilere uygulanabilecek ilkeler II. devletler arasındaki ilişkilere uygulanabilecek normlar III. devletler arasındaki ilişkilere uygulanabilecek kurallar IV. devletler arasındaki ilişkilere uygulanabilecek karar alma prosedürleri

Seçenekler

A
I, II, III ve IV
B
II, III ve IV
C
I, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Rejim, devletler arasındaki ilişkilere uygulanabilecek ilkeler, normlar, kurallar ve karar alma prosedürleri olarak tanımlanmakta ve dolayısıyla dört ögeden oluşmaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 2

Uluslararası rejim ve uluslararası örgüt arasındaki en ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Uluslararası rejimler sorumlulukları düzenleyen ilkelerden oluşur.
B
Uluslararası örgütler sorumlulukları düzenleyen ilkelerden oluşur.
C
Uluslararası rejimler kendilerine ait ofis ve bütçesi olan maddi varlıklardır.
D
Uluslararası örgütler kendilerine ait ofisleri olan ve maddi olmayan işlere yoğunlaşan varlıklardır.
E
Uluslararası rejimler ilkleri düzenleyen kurallardan oluşur.
Açıklama:
Uluslararası rejim veya kurumlar, yukarıda da belirtildiği gibi uluslararası ilişkilerin herhangi bir alanına yönelik olarak roller, haklar, sorumluluklar ve bunları düzenleyen ilke, norm ve kurallardan oluşmaktadır. Diğer taraftan örgütler ise kendilerine ait konuşlanma yeri, ofisi, personeli, araç-gereci ve bütçesi olan maddi varlıklardır. Doğru cevap A'dır.

Soru 3

İşbirliği sorunsalının temelini teşkil eden anarşik sistemin varlığı hemen hemen tüm kuramlar tarafından kabul görmekle beraber, aşağıdakilerden hangisi belli başlı uluslararası ilişkiler kuramlarından biridir?

Seçenekler

A
Neoliberal Kurumsalcılık
B
Liberal Kurumsalcılık
C
Fonksiyonalist Kurumsalcılık
D
Neofonksiyonalist Kurumsalcılık
E
Savunmacı Realizm
Açıklama:
şbirliği sorunsalının temelini teşkil eden anarşik sistemin varlığı hemen hemen tüm kuramlar tarafından kabul görmekle beraber, aşağıdakilerden hangisi belli başlı uluslararası ilişkiler kuramları: Neoliberal Kurumsalcılık, Realizm ve Kognitivizmdir. Doğru cevap A'dır.

Soru 4

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi Realist kuramın uluslararası sistemin anarşik yapıya sahip olması ve ana aktörlerin devletler olması gibi bazı temel varsayımlarını paylaşsa da bu kuramdan rejimlerin uluslararası politikada oynadığı rol ve öneme dair görüşleriyle ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
İşlevselcilik
B
Yeni İşlevselcilik
C
Neoliberalizm
D
Liberalizm
E
Konstrüktivizm
Açıklama:
Neoliberal Kurumsalcılık, Realist kuramın uluslararası sistemin anarşik yapıya sahip olması ve ana aktörlerin devletler olması gibi bazı temel varsayımlarını paylaşsa da bu kuramdan rejimlerin uluslararası politikada oynadığı rol ve öneme
dair görüşleriyle ayrılır. Doğru cevap C'dir.

Soru 5

Bir devletin uluslararası hukukun norm ve kurallarına uyup uymadığı ve dolayısıyla uluslararası toplumun saygıdeğer bir üyesi olup olmadığı konusuyla ilişkili kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pareto Optimumu
B
Oyun Teorisi
C
Şöhret Faktörü
D
İmaj Kuramı
E
Prestij Optimumu
Açıklama:
şöhret faktörü, bir devletin uluslararası hukukun norm ve kurallarına uyup uymadığı ve dolayısıyla uluslararası toplumun saygıdeğer bir üyesi olup olmadığı konusuyla ilişkilidir. Doğru cevap C'dir.

Soru 6

Uluslararası işbirliği sorunsalına, yukarıda da bahsedildiği üzere, en çekimser ve hatta kötümser yaklaşan uluslararası ilişkiler kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Konformizm
B
Realizm
C
Liberalizm
D
Neoliberalizm
E
Kosntürktivizm
Açıklama:
Uluslararası işbirliği sorunsalına, yukarıda da bahsedildiği üzere, en çekimser ve hatta kötümser yaklaşan uluslararası ilişkiler kuramı Realizmdir (Gerçekçilik). Doğru cevap B'dir.

Soru 7

Aşağıdaki ayrımlardan hangisi kognitivist yaklaşım için geçerlidir?

Seçenekler

A
Güçlü - Zayıf
B
Normal - Anormal
C
Gerçekçi olan - Gerçekçi olmayan
D
Alt düzey - Üst düzey
E
Bilişsel - Bilgisel
Açıklama:
Kendi aralarında, neoliberal ve realist kuramların rasyonel varsayımlarına yakın veya uzak duruşları ile kognitivistler zayıf ve kuvvetli diye iki gruba ayrılır. Doğru cevap A'dır.

Soru 8

Rejimlerin kuruluşu, devamlılığı, etkinliği ve sona ermesi gibi konular bu intersubjektif yapı göz önünde bulundurularak hangi yöntemle incelenmelidir?

Seçenekler

A
Sosyal İnşaacı yöntemler
B
Pozitivist Epistemoloji
C
Subjektif Ontoloji
D
Pozitif Paradigma
E
Yoruma Dayalı Yöntemler
Açıklama:
Rejimlerin kuruluşu, devamlılığı, etkinliği ve sona ermesi gibi konular bu intersubjektif yapı göz önünde bulundurularak yoruma dayalı yöntemlerle incelenmelidir (Jönsson, 1995; Kratochwil ve Ruggie, 1986: 766, 774-775). Doğru cevap E'dir.

Soru 9

Uluslararası ilişkilerin en temel sorunu olan güvenliğin sağlanması ve barışın korunmasında çok önemli bir işlevi olan işbirliğinin anarşik bir ortamda da mümkün olabileceğini öne süren teori aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Savunmacı ve Saldırgan Realizm
B
Entegrasyon teorileri
C
Rejim teorileri
D
Sosyal İnşaacılık
E
Ekonomi Politik
Açıklama:
Rejim teorileri, uluslararası ilişkilerin en temel sorunu olan güvenliğin sağlanması ve barışın korunmasında çok önemli bir işlevi olan işbirliğinin anarşik bir ortamda da mümkün olduğunu göstermeye odaklanmaktadır. Zira uluslararası sistemin anarşik yapısı devletlerin birbiriyle kurala dayalı işbirliğine girmesine olanak tanır mı? Diğer bir ifadeyle kural koyucu ve uygulayıcı merkezî bir otoritenin bulunmadığı uluslararası sistemde devletler arası işbirliği mümkün müdür? Bu soru uluslararası ilişkilerde işbirliği sorunsalı olarak tanımlanagelmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 10

............. uluslararası ilişkilerin belli bir alanına yönelik olarak aktörlerin beklentilerinin örtüştüğü bir dizi açık veya ima edilen ilke, norm, kural ve karar alma prosedürlerine verilen addır.
Yukarıdaki boşluğa hangisinin getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
Uluslararası aktörler
B
Ulus üstü aktörler
C
Uluslararası örgütler
D
Rejimler
E
Uluslararası anlaşmalar
Açıklama:
Rejimler, uluslararası ilişkilerin belli bir alanına yönelik olarak aktörlerin beklentilerinin örtüştüğü bir dizi açık veya ima edilen ilke, norm, kural ve karar alma prosedürlerine verilen addır. Kimi rejim tanımları, ilke, norm ve kurallar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın sadece norm veya kural ögesini içerirken, Krasner bunlar arasında ayrım yapmaktadır. Bu tanıma göre, ilkeler veya prensipler, gerçeklik, nedensellik ve doğruluğa dair inançlardır. Normlar ise rejim üyelerinden beklenen davranışı tanımlayıp, bu üyelerin hak ve sorumluluklarını ortaya koyarlar. Diğer taraftan kurallar, ilke ve normlardan daha spesifik ve somut olup bunların hayata geçirilmesini sağlar. Son olarak karar alma prosedürleri ise bir rejimin işleyişi ile ilgili olarak, kararların nasıl alınacağını ve uygulanacağını belirler. Doğru cevap D'dir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi rejimlerin bir özelliği değildir?

Seçenekler

A
Sözleşme yapma, mülkiyete sahip olma, dava açma gibi hukuki şahsiyete sahip olduklarını gösteren yetkileri mevcut değildir
B
Kendilerine ait konuşlanma yeri, ofisi, personeli, araç-gereci ve bütçesi olan maddi varlıklardır
C
Belirli bir alana yönelik düzenlemeler yapabilmektedirler
D
Uluslararası rejimler örgütlerden kendi kuruluş amaçları doğrultusuna değişik şekillerde faydalanabilmektedir
E
Uluslararası ilişkilerin herhangi bir alanına yönelik olarak roller, haklar, sorumluluklar ve bunları düzenleyen ilke, norm ve kurallardan oluşmaktadır
Açıklama:
Uluslararası rejim veya kurumlar, yukarıda da belirtildiği gibi uluslararası ilişkilerin herhangi bir alanına yönelik olarak roller, haklar, sorumluluklar ve bunları düzenleyen ilke, norm ve kurallardan oluşmaktadır. Diğer taraftan örgütler ise kendilerine ait konuşlanma yeri, ofisi, personeli, araç-gereci ve bütçesi olan maddi varlıklardır. Ayrıca, örgütlerin, kurumlardan farklı olarak, sözleşme yapma, mülkiyete sahip olma, dava açma veya açılma gibi hukuki şahsiyete sahip olduklarını gösteren yetkileri mevcuttur. Diğer önemli bir fark ise rejimler belli bir alana yönelik düzenlemeler yaparken örgütler, Birleşmiş Milletler örneğinde olduğu gibi, birden fazla alan ve sorunla ilgilenebilirler. Uluslararası rejimler örgütlerden kendi kuruluş amaçları doğrultusunda değişik şekillerde yararlanabilirler. Doğru cevap B'dir.

Soru 12

............. kavramı, bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtmektedir.
Yukarıdaki boşluğa hangisinin gelmesi doğrudur?

Seçenekler

A
Toplumsal fayda
B
Statükoculuk
C
Güç arayışı
D
Oyun Teorisi
E
Pareto Optimumu
Açıklama:
Ekonomi teorisinde kullanılan Pareto verimliliği (Pareto efficient) veya Pareto optimumu kavramı, bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtir. Eğer en az bir oyuncunun kazancını arttırmak diğer oyuncuların kazancında bir eksilmeye yol açmadan mümkün olmuyorsa Pareto verimliliği noktasına ulaşıldığı söylenir. Doğru cevap E'dir.

Soru 13

Uluslararası işbirliği sorunsalına en çekimser ve hatta kötümser yaklaşan uluslararası ilişkiler kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Realist yaklaşım
B
Neoliberal kuram
C
Entegrasyon teorisi
D
Sosyal inşaacılık
E
Feminizm
Açıklama:
Uluslararası işbirliği sorunsalına, yukarıda da bahsedildiği üzere, en çekimser ve hatta kötümser yaklaşan uluslararası ilişkiler kuramı Realizmdir (Gerçekçilik). Neoliberal kuram, ana aktörleri devlet ve yapısı anarşik olan uluslararası sistemde işbirliğinin rejimler sayesinde mümkün olabileceğini savunurken Realist düşünürler aynı şartlar altında rejimlerin oluşmasının ya çok zor ya da oluşsa bile, işlevlerinin farklı olacağını iddia etmişlerdir. Güç bazlı bir kuram olan realizm okulunda rejimlere farklı açılardan yaklaşan düşünürler olsa da hepsinin analizlerinin ortak noktası, devletlerin güç kazanımı ve kaybıyla ilgili hesaplarının ve bununla ilgili olarak, uluslararası sistemdeki güç dağılımının rejimlerle ilgili konularda belirleyici rol oynadığıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 14

Uluslararası sistemdeki belirsizlik halinin işbirliğini zorlaştırdığını, bu zorluğu aşmada uluslararası rejimlerin oynayabileceği önemli bir rol olmadığını öne sürek uluslararası ilişkiler kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Feminizm
B
Sosyal İnşaaclık
C
Neoliberal kuram
D
Realist Kuram
E
Entegrasyon Teorisi
Açıklama:
Realizm kuramına göre uluslararası sistemdeki belirsizlik hâli işbirliğini zorlaştırmaktadır ve bu zorluğu aşmada uluslararası rejimlerin oynayabileceği önemli bir rol yoktur. Realistler kural ihlaline bağlı olarak sömürülme veya aldatılma durumuna düşmenin devletlerin işbirliğine soğuk bakmalarının tek veya en önemli sebebi olmadığını savunurlar. Onlara göre, Neoliberaller resmin sadece bir tarafına bakıp, en önemli kısmını göz ardı etmektedir. En önemli kısım ise devletlerin anarşik ortamda mutlak kazançlarından (absolute gains) ziyâde göreceli (nisbi) kazançlarını (relative gains) önemsemesidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 15

Rejimlerin varlığını ilgilendiren önemli bir konu kural ihlalidir. Realist kuramcılar devletlerin, çıkarlarıyla uyuşmadığı takdirde kural ihlali yapacağını ve bunun da rejimlerin daha baştan zayıf doğmasına yol açtığını savunurken, ............ yukarıda da açıklandığı gibi, bu sorunun üstesinden gelmek için rejim bünyesinde oluşturulan denetleme ve kontrol mekanizmalarının etkili olacağına güvenmektedir.

Seçenekler

A
Sosyal inşaacılar
B
Neoliberaller
C
İngiliz Okulu
D
Liberaller
E
Feministler
Açıklama:
Rejimlerin varlığını ilgilendiren diğer önemli bir konu da kural ihlalidir. Realist kuramcılar devletlerin, çıkarlarıyla uyuşmadığı takdirde kural ihlali yapacağını ve bunun da rejimlerin daha baştan zayıf doğmasına yol açtığını savunurken, neoliberaller, yukarıda da açıklandığı gibi, bu sorunun üstesinden gelmek için rejim bünyesinde oluşturulan denetleme ve kontrol mekanizmalarının etkili olacağına güvenmektedir. Doğru cevap B'dir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi Rejim analizinin önde gelen öğrencilerinden birisidir?

Seçenekler

A
Charles L. Glaser
B
Robert Schuman
C
Oral R. Young
D
Ernst B. Haas
E
Stephen Walt
Açıklama:
Rejim analizinin önde gelen öğrencilerinden temelde öne çıkan iki isim vardır. Bunlar Oral R. Young ve Stephen D. Krasner'dir. Doğru cevap C'dir.

Soru 17

Rejim analizi sürecinde ......... rejim üyelerinden beklenen davranışı tanımlayıp, bu üyelerin hak ve sorumluluklarını ortaya koymaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi doğrudur?

Seçenekler

A
Normlar
B
İlkeler
C
Yasalar
D
Karar alma prosedürleri
E
Prensipler
Açıklama:
Kimi rejim tanımları, ilke, norm ve kurallar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın sadece norm veya kural ögesini içerirken, Krasner bunlar arasında ayrım yapmaktadır. Bu tanıma göre, ilkeler veya prensipler, gerçeklik, nedensellik ve doğruluğa dair inançlardır. Normlar ise rejim üyelerinden beklenen davranışı tanımlayıp, bu üyelerin hak ve sorumluluklarını ortaya koyarlar. Diğer taraftan kurallar, ilke ve normlardan daha spesifik ve somut olup bunların hayata geçirilmesini sağlar. Son olarak karar alma prosedürleri ise bir rejimin işleyişi ile ilgili olarak, kararların nasıl alınacağını ve uygulanacağını belirler. Doğru cevap A'dır.

Soru 18

Bir rejimin işleyişi ile ilgili olarak, kararların nasıl alınacağını ve uygulanacağını belirleyen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasalar
B
İlkeler
C
Normlar
D
Kurallar
E
Karar alma prosedürleri
Açıklama:
Kimi rejim tanımları, ilke, norm ve kurallar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın sadece norm veya kural ögesini içerirken, Krasner bunlar arasında ayrım yapmaktadır. Bu tanıma göre, ilkeler veya prensipler, gerçeklik, nedensellik ve doğruluğa dair inançlardır. Normlar ise rejim üyelerinden beklenen davranışı tanımlayıp, bu üyelerin hak ve sorumluluklarını ortaya koyarlar. Diğer taraftan kurallar, ilke ve normlardan daha spesifik ve somut olup bunların hayata geçirilmesini sağlar. Son olarak karar alma prosedürleri ise bir rejimin işleyişi ile ilgili olarak, kararların nasıl alınacağını ve uygulanacağını belirler. Doğru cevap E'dir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi işbirliği sorunsalına olumsuz yaklaşarak devletler arasında işbirliğinden çok çatışmayı öngörmüştür?

Seçenekler

A
Realizm
B
Neoliberalizm
C
Kognitivizm
D
Sosyal İnşacılık
E
Fonksiyonalizm
Açıklama:
Realizm işbirliği sorunsalına olumsuz yaklaşarak devletler arasında işbirliğinden çok çatışmayı öngörmüştür.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlamıştır?

Seçenekler

A
Oran R. Young
B
Stephen D. Krasner
C
Robert Keohane
D
Kenneth Waltz
E
John Mearsheimer
Açıklama:
Oran R. Young, sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlamıştır.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtir?

Seçenekler

A
Pareto optimumu
B
Prisoner’s Dilemma
C
Kognitif yaklaşım
D
Sözleşme maliyetleri
E
Fonksiyonalizm
Açıklama:
Ekonomi teorisinde kullanılan Pareto verimliliği (Pareto efficient) veya Pareto optimumu kavramı, bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtir.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisine göre uluslararası rejimlerin işbirliğini kolaylaştırıcı sebeplerinden birisi de sözleşme maliyetlerini azaltmasıdır?

Seçenekler

A
Robert Keohane
B
Oran Young
C
Peter M. Haas
D
Stephen D. Krasner
E
John Mearsheimer
Açıklama:
Robert Keohane'e göre, uluslararası rejimlerin işbirliğini kolaylaştırıcı sebeplerinden birisi de sözleşme maliyetlerini azaltmasıdır.

Soru 23

Aşağıdaki ülkelerden hangisi çevre rejiminin belkemiğini oluşturan Kyoto Çevre Sözleşmesi’nin hazırlanmasına teknik olarak önemli katkı sunmasına rağmen, bu sözleşmeye (henüz) taraf olmamıştır?

Seçenekler

A
İngiltere
B
Almanya
C
Fransa
D
Avusturya
E
ABD
Açıklama:
ABD, çevre rejiminin belkemiğini oluşturan Kyoto Çevre Sözleşmesi’nin hazırlanmasına teknik olarak önemli katkı sunmasına rağmen, bu sözleşmeye (henüz) taraf olmamıştır.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi uluslararası elektromanyetik alan rejimini incelemiştir?

Seçenekler

A
Stephen D. Krasner
B
Robert Keohane
C
Kenneth Waltz
D
John Mearsheimer
E
Joseph Grieco
Açıklama:
Krasner’ın incelediği uluslararası elektromanyetik alan rejimi, sınırlı sayıdaki yayın frekansının devletler arasında paylaşımını sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Soru 25

Avrupa’daki konvansiyel silahların azaltılması konusunun bir rejim çerçevesinde ele alınması, ancak hangi fikrin özellikle Sovyet lider kadrosu tarafından benimsenmesiyle mümkün olmuştur?

Seçenekler

A
Ortak güvenlik
B
Ortak çıkar
C
Ortak yaklaşım
D
Ortak sağlık
E
Ortak seçim
Açıklama:
Avrupa’daki konvansiyel silahların azaltılması konusunun bir rejim çerçevesinde ele alınması, ancak ‘ortak güvenlik’ (common security) fikrinin özellikle Sovyet lider kadrosu tarafından benimsenmesiyle mümkün olmuştur.

Soru 26

İntersubjektif ontolojiye yapılan vurgu uluslararası ilişkilerin hangi boyutuna dikkat çekmektedir?

Seçenekler

A
Sosyal boyut
B
Siyasal boyut
C
Psikolojik boyut
D
Maddi boyut
E
Manevi boyut
Açıklama:
İntersubjektif ontolojiye yapılan vurgu uluslararası ilişkilerin sosyal boyutuna
dikkat çekmektedir.

Soru 27

Devletlerin birbirine karşılıklı bağımlılığının ve teknik açıklama gerektiren uluslararası sorunların giderek arttığı günümüzde, güvenilir bilgi temini nasıl bir rol oynayıp işbirliğini kolaylaştırmaktadır?

Seçenekler

A
Belirsizlik azaltıcı
B
Dinamik azaltıcı
C
Tedbir azaltıcı
D
Sorun azaltıcı
E
Mesai azaltıcı
Açıklama:
Devletlerin birbirine karşılıklı bağımlılığının ve teknik açıklama gerektiren uluslararası sorunların giderek arttığı günümüzde, güvenilir bilgi temini ‘belirsizlik azaltıcı’ bir rol oynayıp işbirliğini kolaylaştırmaktadır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi sosyal dünyanın doğal âlemden farksız olarak sadece gözlemlenebilene odaklanarak, sosyal olgunun sebep-sonuç ilişkilerini keşfetmeye yönelik olarak kontrol, standartlaştırma ve objektiflik içeren bilimsel yöntem ve metodlarla araştırılması gerektiğini savunur?

Seçenekler

A
Pozitif paradigma
B
Negatif paradigma
C
Yorumsamacı paradigma
D
Objektif paradigma
E
Sübjektif paradigma
Açıklama:
Pozitif paradigma, sosyal dünyanın doğal âlemden farksız olarak sadece gözlemlenebilene odaklanarak, sosyal olgunun sebep-sonuç ilişkilerini keşfetmeye yönelik olarak kontrol, standartlaştırma ve objektiflik içeren bilimsel yöntem ve metodlarla araştırılması gerektiğini savunur.

Soru 29

Realizm kuramına göre devletlerarası ilişkilerin temelinde ne yatmaktadır?

Seçenekler

A
İşbirliği
B
Ortak karar alma
C
Çatışma
D
Birleşme
E
Dayanışma
Açıklama:
Kural koyucu ve uygulayıcı merkezî bir otoritenin bulunmadığı uluslararası sistemde devletler arası işbirliği mümkün müdür? Bu soru uluslararası ilişkilerde işbirliği sorunsalı olarak tanımlanagelmiştir. Uluslararası İlişkiler disiplininde uzun dönem baskın statüsünü korumuş olan Realizm (Gerçekçilik) kuramı bu sorunsala olumsuz yaklaşarak devletler arasında işbirliğinden çok çatışmayı öngörürken, başta Neoliberal Kurumsalcılık olmak üzere diğer bazı teoriler ise bu öngörüyü sorgulayarak işbirliği potansiyeli ve şartlarını analiz eden olumlu yaklaşımlar ortaya koymuşlardır. Yanıt C'dir.

Soru 30

“Kendilerine rol atfedilen birimlerin belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünüdür”
Yukarıdaki rejim tanımı hangi bilim insanına aittir?

Seçenekler

A
Oran Y. Young
B
Staphen D. Krasner
C
Peter M. Haas
D
Robert Keohanee
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Oran R. Young, sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlamıştır. Yanıt A'dır.

Soru 31

I.Kendilerine ait araç gereci, bütçesi olan maddi varlıklardır.
II.Dava açma, mülk edinme gibi hukuki şahsiyete sahip yetkileri vardır.
III.Tek bir alan ve soruna odaklanırlar.
IV.Uluslar arası ilişkilerin herhangi bir alanına yönelik roller, haklar, sorumluluklar, ilke ve normlardan oluşur.
Yukarıdaki özelliklerden hangileri örgütlere aittir?

Seçenekler

A
ı ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Uluslararası ilişkiler literatüründe uluslararası kurum/rejim ve örgüt kavramları çoğu kez eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Oysa uluslararası rejim veya kurumlar, yukarıda da belirtildiği gibi uluslararası ilişkilerin herhangi bir alanına yönelik olarak roller, haklar, sorumluluklar ve bunları düzenleyen ilke, norm ve kurallardan oluşmaktadır. Diğer taraftan örgütler ise kendilerine ait konuşlanma yeri, ofisi, personeli, araç-gereci ve bütçesi olan maddi varlıklardır. Ayrıca, örgütlerin, kurumlardan farklı olarak, sözleşme yapma, mülkiyete sahip olma, dava açma veya açılma gibi hukuki şahsiyete sahip olduklarını gösteren yetkileri mevcuttur. Diğer önemli bir fark ise rejimler belli bir alana yönelik düzenlemeler yaparken örgütler, Birleşmiş Milletler örneğinde olduğu gibi, birden fazla alan ve sorunla ilgilenebilirler. Yanıt A'dır.

Soru 32

Uluslar arası örgütlere dair aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Yasama, yargı gibi alanlarda faaliyet gösterebilirler
B
Rejimlere farklı biçimlerde yarar sağlarlar
C
Tarafların rejim kurallarına uyup uymadıklarını denetlemek için bilgi toplarlar
D
Hazırladıkları raporların hukuki bağlayıcılığı bulunmaktadır
E
Rejimlere yönelik yaptırım mekanizmalarını harekete geçirmede etkilidir
Açıklama:
Uluslararası örgütler, yasama faaliyetinden yargı faaliyetine kadar çok değişik işlevler üstlenebilirler. Uluslararası rejimler de örgütlerden kendi kuruluş amaçları doğrultusunda değişik şekillerde yararlanırlar. İşbirliği sorunsalının mevcut olduğu uluslararası anarşik ortamda, örgütlerin başlıca işlevlerinden birisi, tarafların rejim kurallarına uyup uymadığını denetlemek amacıyla bilgi toplamak ve ülke ve konu bazlı raporlar hazırlamaktadırlar. Bu raporların kendi başlarına bir hukuki bağlayıcılıkları olmamakla birlikte, söz konusu rejimlerdeki ilgili yaptırım mekanizmalarını harekete geçirmeleri açısından etkileri yadsınamaz. Yanıt D’dir.

Soru 33

Devletlerin işbirliğine açık olduklarını, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Neoliberalizm
C
Kognitivizm
D
Sosyal inşacılık
E
Rölativizm
Açıklama:
Neoliberaller, devletlerin işbirliğine açık olduklarını, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunurlar. Yani, eğer herhangi bir işbirliğinden elde edilecek tahmini getiri, bir devleti önceki durumuna göre daha kazançlı bir duruma sokacaksa bu devletin bu işbirliğine girmesi beklenir.

Soru 34

Kyoto Sözleşmesi’ne dair aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
1997’de hazırlanmış ve aynı yıl yürürlüğe girmiştir.
B
Temel hedefi karbon emisyonlarının azaltılmasıdır.
C
ABD’nin taraf olmaması nedeniyle sözleşmenin içinde yer aldığı rejim varlığını sürdürememiştir.
D
Karbon emisyonunda payı büyük olan devletlerin taraf olmaması etkisini sınırlandırmaktadır.
E
Sözleşmeyi onaylayan ülkeler arasında Rusya da bulunmaktadır.
Açıklama:
ABD Kyoto Çevre Sözleşmesi’nin hazırlanmasına teknik olarak önemli katkı sunmasına rağmen, bu sözleşmeye taraf olmamıştır. Ancak Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası sistemin tek hegemonik gücü veya en azından en güçlü aktörünün çevre rejiminin bir parçası olmaması, söz konusu sözleşmenin ve bu sözleşmenin içinde yer aldığı rejimin çökmesine yol açmamıştır. Neoliberallere göre, rejimin devamlılığına ilişkin önemli olan nokta, bu rejimin güçlü bir aktör tarafından destekleniyor olmasından ziyâde, rejimin devamını ortak çıkarlarının sağlanması için gerekli gören yeterli sayıdaki ülkenin varlığıdır. Önemli sayıda ülkenin (Rusya dâhil) onaylamasıyla 1997’de hazırlanan sözleşme 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Dünya karbon emisyonlarının nerdeyse dörtte birinden tek başına sorumlu olan ABD’nin çevre rejiminin dışında kalması bu rejimin etkinliğini azaltsa da onun sürmesine ve kendini yenileme çabalarına engel olmamaktadır. Ancak söz konusu rejimle ilgili olarak ABD ve Çin gibi büyük güçler dünya karbon emisyonlarının önemli bir kısmından sorumlu oldukları için, onların içinde yer almadığı bir çevre rejiminin sonuçları veya başarı grafiği çok daha sınırlı olacaktır. Yanıt A'dır.

Soru 35

Neoliberal yaklaşıma göre herkesin yararına olmasına rağmen elinde kimyasal silah bulunduran devletlerin bunları eş zamanlı olarak yok etmemelerinin altında yatan temel neden nedir?

Seçenekler

A
Kimyasal silahın zararlı olmadığını düşünmeleri
B
Ekonomik olarak kayıp yaşamak istememeleri
C
Söz konusu işlemin uzun bir süreç gerektirmesi
D
Bu alandaki AR-Ge çalışmalarını sürdürmek istemeleri
E
Diğer ülkelerin de aynı şekilde davranacağına güvenmemeleri
Açıklama:
Neoliberaller, uluslararası alanda işbirliğinden çok rekabetin görülmesini Mahkûmun İkilemi’ndeki mantığın bu alanda sıkça görülmesine bağlarlar. Bir örnekle açıklamak gerekirse kimyasal silahların olmadığı veya kullanılmadığı bir dünya tüm halkların ve genelde tüm insanlığın yararınadır. Çünkü bu silahlar doğası gereği, aşırı ölüm ve yaralanmalara yol açmakta ve savaş hukukunun temel prensiplerinden biri olan ölçülü güç kullanma prensibini ihlal etmektedir. Bu şekilde düşünen tüm devletlerin bu silahları eş zamanlı olarak yok etmeleri beklenir. Herkesin bir takvime bağlı kalarak bunu yapmasıyla ortak güvenlik amacı gerçekleşmiş olacaktır. Ancak devletlerin söz konusu silahlarını imha etmeden önce ortadan kaldırılmasını istedikleri bir belirsizlik vardır. O da herkesin gerçekten benzer şekilde davranıp davranmayacağıdır. Yanıt E'dir.

Soru 36

Realist yaklaşıma göre devletlerin belirsizlik sorunu ve potansiyel tehditlerle başa çıkmalarının başlıca yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğitim yatırımlarını artırmak
B
Uluslar arası anlaşmalara taraf olmak
C
Zirai yatırımlara öncelik vermek
D
Özellikle askeri alanda güçlü olmak
E
Müttefik ülkelerle ortak hareket etmek
Açıklama:
Realistlere göre, ana amacı güvenliğini sağlayıp varlığını korumak olan devletlerin izlemesi gereken başlıca siyaset güç kazanımı olmalıdır. Devletler ancak güçlü oldukları takdirde anarşik sistemde daha da belirginleşen belirsizlik sorunuyla yani potansiyel tehditlerle başa çıkabilirler. Her ne kadar bu kuramın öğrencileri ‘ne kadar güç gerekli?’ sorusuna farklı cevaplar vermişse de özellikle askerî güç kazanımının önemi konusunda aralarında görüş birliği vardır. Yanıt D'dir.

Soru 37

Devlet çıkarlarının oluşum süreci ve bu süreçte bilgi, yorumlama ve öğrenmenin oynadığı rollerin göz ardı edilmesini eleştiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal yaklaşım
B
Neoliberal yaklaşım
C
Realist yaklaşım
D
Kognitif Yaklaşım
E
Faydacı Yaklaşım
Açıklama:
Neo-liberal ve realist kuramların devlet çıkarlarının oluşum sürecini göz ardı etmesi, bu çıkarları hiç değişmeyen ve sadece maddi çıkarlar üstüne kurulu veriler şeklinde algılaması ve böyle bir algılamanın hiçbir şekilde ‘ögrenme’ ve ‘değişim’ olasılıklarına yer vermemesi, kognitif kuramın başlıca eleştiri konusunu oluşturmuştur. Yanıt D'dir.

Soru 38

Kuvvetli kognitivistlerin pozitivist epistemoloji yerine önerdiği yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yorumlama
B
Deneysellik
C
Tümevarım
D
Tümdengelim
E
Eleştirelcilik
Açıklama:
Kuvvetli kognitivistlerin veya en azından içlerinden önemli sayıda düşünürün, pozitivist epistemoloji yerine önerdiği yöntem ise yorumlamadır (interpretive epistemology). Yanıt A'dır.

Soru 39

Kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütününe ne ad verilir?

Seçenekler

A
Uluslararası kural
B
Uluslararası kanun
C
Uluslararası rejim
D
Uluslararası tüzük
E
Uluslararası karar
Açıklama:
Oran R. Young, sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlamıştır.

Soru 40

Hangi yaklaşımın temsilcileri, ihlal durumlarında rejimin varlığını sürdürüp sürdürmediğini anlamak için, tarafların kullandığı dili incelemek gerektiğini, rejim normlarına gönderme yaparak yapılan özür ve açıklamaların, ihlal süreklilik arzetmedikçe rejimin varlığını tehlikeye atmayacağını öne sürmüşlerdir?

Seçenekler

A
Kognitif Yaklaşım
B
Neoliberal Yaklaşım
C
Realist Yaklaşım
D
Liberal Yaklaşım
E
Feminist Yaklaşım
Açıklama:
Kognitif (bilişsel) yaklaşımın temsilcileri, ihlal durumlarında rejimin varlığını sürdürüp sürdürmediğini anlamak için, tarafların kullandığı dili incelemek gerektiğini, rejim normlarına gönderme yaparak yapılan özür ve açıklamaların, ihlal süreklilik arzetmedikçe rejimin varlığını tehlikeye atmayacağını öne sürmüşlerdir.

Soru 41

Aşağıdaki uluslararası örgütlerden hangisinin yasama faaliyeti niteliğinde işlevleri bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Uluslararası Adalet Divanı
B
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi
C
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
D
Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü
E
Uluslararası Af Örgütü
Açıklama:
Uluslararası örgütler, yasama faaliyetinden (kural koyma, örneğin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi) yargı faaliyetine (örneğin, Uluslararası Adalet Divanı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kadar çok değişik işlevler üstlenebilirler. Bağımsız özel bir kişiliğe sahip olan Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (The International Institute for Strategic Studies) silahlanmayı kontrol amacıyla kurulan rejimler için önemli bir bilgi kaynağı olagelmiştir. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) gibi hükûmet dışı kuruluşlar, gerek Birleşmiş Milletlere bağlı gerekse bölgesel olarak yürütülen insan hakları rejimlerinde yer alan norm ve kurallara uyulup uyulmadığı konusunda bağımsız çalışmalar yürüterek, ülke ve konu bazlı raporlar hazırlamaktadırlar.

Soru 42

Hangi yaklaşımda devletlerin işbirliğine açık oldukları, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunulur?

Seçenekler

A
Neoliberal Yaklaşım
B
Kognitif Yaklaşım
C
Realist Yaklaşım
D
Bilişsel Yaklaşım
E
Neorealist Yaklaşım
Açıklama:
Neoliberaller, devletlerin işbirliğine açık olduklarını, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunurlar. Yani, eğer herhangi bir işbirliğinden elde edilecek tahmini getiri, bir devleti önceki durumuna göre daha kazançlı bir duruma sokacaksa bu devletin bu işbirliğine girmesi beklenir.

Soru 43

Bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirten kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Laissez faire anlayışı
B
Bağımlılık teorisi
C
Merkantilizm
D
Pareto optimumu
E
Oyun teorisi
Açıklama:
Ekonomi teorisinde kullanılan Pareto verimliliği (Pareto efficient) veya Pareto optimumu kavramı, bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtir. Eğer en az bir oyuncunun kazancını arttırmak diğer oyuncuların kazancında bir eksilmeye yol açmadan mümkün olmuyorsa Pareto verimliliği noktasına ulaşıldığı söylenir.

Soru 44

Anlaşmaların müzakere edilmesi, izlenmesi ve uygulanmasından doğan maliyetlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fırsatçılık eşiği
B
Sözleşme maliyetleri
C
Şöhret faktörü
D
Şöhret maliyetleri
E
Hegemonik güç
Açıklama:
Sözleşme maliyetleri (transaction costs) anlaşmaların müzakere edilmesi, izlenmesi ve uygulanmasından doğan maliyetlerdir. Neoliberal kuramın önde gelen öğrencilerinden Robert Keohane’e göre, uluslararası rejimlerin işbirliğini kolaylaştırıcı sebeplerinden birisi de sözleşme maliyetlerini azaltmasıdır.

Soru 45

Devletlerin güç kazanımı ve kaybıyla ilgili hesaplarının ve bununla ilgili olarak, uluslararası sistemdeki güç dağılımının rejimlerle ilgili konularda belirleyici rol oynadığını iddia eden yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Kognitif Yaklaşım
B
Neoliberal Yaklaşım
C
Liberal Yaklaşım
D
Realist Yaklaşım
E
Bilişsel Yaklaşım
Açıklama:
Güç bazlı bir kuram olan realizm okulunda rejimlere farklı açılardan yaklaşan düşünürler olsa da hepsinin analizlerinin ortak noktası, devletlerin güç kazanımı ve kaybıyla ilgili hesaplarının ve bununla ilgili olarak, uluslararası sistemdeki güç dağılımının rejimlerle ilgili konularda belirleyici rol oynadığıdır.

Soru 46

Devletlerin birbirine karşı değil birlikte hareket ettikleri zaman gerçek anlamda güvenli olacağını ve bunu gerçekleştirmenin yolunun da gerçek veya potansiyel anlamda tehdit oluşturan devletlerle işbirliği yapmaktan geçtiğini savunan görüş hangisidir?

Seçenekler

A
Bölgesel güvenlik
B
Ulusal güvenlik
C
İttifak rejimi
D
Entegrasyon
E
Ortak güvenlik
Açıklama:
Ortak güvenlik fikri geleneksel ulusal güvenlik anlayışından farklı bir mantığa sahiptir. Geleneksel anlayış uluslararası sistemin anarşik yapısından hareketle bir devletin güvenliğini sağlamak için kendisinden başka kimseye güvenemeyeceği ve bu sebeple askerî açıdan sürekli diğer devletlere karşı güçlü olması gerektiği fikri üzerine kuruludur. Ortak güvenlik fikri ise devletlerin birbirine karşı değil birlikte hareket ettikleri zaman gerçek anlamda güvenli olacağını ve bunu gerçekleştirmenin yolunun da gerçek veya potansiyel anlamda tehdit oluşturan devletlerle işbirliği yapmaktan geçtiğini savunur.

Soru 47

Sosyal dünyanın doğal âlemden farksız olarak sadece gözlemlenebilene odaklanarak, sosyal olgunun sebep-sonuç ilişkilerini keşfetmeye yönelik olarak kontrol, standartlaştırma ve objektiflik içeren bilimsel yöntem ve metodlarla araştırılması gerektiğini savunan paradigma hangisidir?

Seçenekler

A
Negatif paradigma
B
Pozitif paradigma
C
Yorumsamacı paradigma
D
Hermenötik paradigma
E
Sosyal paradigma
Açıklama:
Sosyal bilimlerde neyin (geçerli) ‘bilgi’ olarak kabul edilmesi gerektiğine dair birbiri ile rekabet hâlinde olan iki temel paradigma vardır: bunlardan biri Pozitif diğeri ise Yorumsamacı (hermenötik) paradigmadır. Pozitif paradigma, sosyal dünyanın doğal âlemden farksız olarak sadece gözlemlenebilene odaklanarak, sosyal olgunun sebep-sonuç ilişkilerini keşfetmeye yönelik olarak kontrol, standartlaştırma ve objektiflik içeren bilimsel yöntem ve metodlarla araştırılması gerektiğini savunurken, yorumsamacı paradigma sosyal ve doğa bilimleri arasında ayırım yaparak ikisinin benzer yöntemlerle incelenemeyecegini öne sürer.

Soru 48

Literatürde daha çok sosyal inşâcılar olarak bilinen ve realist ve neoliberallerin bireyselci rasyonel varsayımlarını temelden eleştiren yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Feminist Yaklaşım
B
Zayıf Kognitivistler
C
Kuvvetli Kognitivistler
D
Liberal Yaklaşım
E
Neorealist Yaklaşım
Açıklama:
Literatürde daha çok sosyal inşâcılar olarak bilinen ve kendi içinde oldukça farklı eğilimleri barındıran bu grubun uluslararası rejimlere yaklaşımı, zayıf kognitivistlerden farklı olarak realist ve neoliberallerin bireyselci rasyonel varsayımlarını temelden eleştiren niteliktedir.

Soru 49

Sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlayan yazar kimdir?

Seçenekler

A
Stephen D. Krasner
B
Oran R. Young
C
Peter M. Haas
D
Alexander Wendt
E
Kenneth N. Waltz
Açıklama:
Rejim analizinin önde gelen öğrencilerinden (scholar) Oran R. Young, sosyal kurumların bir parçası olarak gördüğü rejimleri, kendilerine rol atfedilen birimlerin (devletler) belli bir alanda eylemlerini düzenleyen kurallar ve anlaşmalar bütünü olarak tanımlamıştır.

Soru 50

Gerçeklik, nedensellik ve doğruluğa dair inançlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
İlke
B
Norm
C
Hukuk
D
Etik
E
Ahlak
Açıklama:
Kimi rejim tanımları, ilke, norm ve kurallar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın sadece norm veya kural ögesini içerirken, Krasner bunlar arasında ayrım yapmaktadır. Bu tanıma göre, ilkeler veya prensipler, gerçeklik, nedensellik ve doğruluğa dair inançlardır. Normlar ise rejim üyelerinden beklenen davranışı tanımlayıp, bu üyelerin hak ve sorumluluklarını ortaya koyarlar.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi bir hükûmet dışı kuruluştur?

Seçenekler

A
Avrupa Birliği
B
Avrupa Konseyi
C
Uluslararası Af Örgütü
D
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu
E
Birleşmiş Milletler
Açıklama:
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) gibi hükûmet dışı kuruluşlar, gerek Birleşmiş Milletlere bağlı gerekse bölgesel olarak yürütülen insan hakları rejimlerinde yer alan norm ve kurallara uyulup uyulmadığı konusunda bağımsız çalışmalar yürüterek, ülke ve konu bazlı raporlar hazırlamaktadırlar. Bu raporların kendi başlarına bir hukuki bağlayıcılıkları olmamakla birlikte, söz konusu rejimlerdeki ilgili yaptırım mekanizmalarını harekete geçirmeleri açısından etkileri yadsınamaz.

Soru 52

Devletlerin işbirliğine açık olduklarını, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunan kuram hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Neorealizm
C
Kognitivizm
D
Neoliberalizm
E
İnşacılık
Açıklama:
Neoliberaller, devletlerin işbirliğine açık olduklarını, çünkü rasyonel egoist oldukları için her birinin işbirliğinden doğacak mutlak kazancı önemsediğini savunurlar. Yani, eğer herhangi bir işbirliğinden elde edilecek tahmini getiri, bir devleti önceki durumuna göre daha kazançlı bir duruma sokacaksa bu devletin bu işbirliğine girmesi beklenir.

Soru 53

Ekonomi teorisinde bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirten kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözleşme maliyetleri
B
Hegemonik İstikrar
C
Ortak çıkar
D
Pareto optimumu
E
Ortak kazanç
Açıklama:
Ekonomi teorisinde kullanılan Pareto verimliliği (Pareto efficient) veya Pareto optimumu kavramı, bireysel değil kollektif (topluluk) için optimum refah noktasını belirtir. Eğer en az bir oyuncunun kazancını arttırmak diğer oyuncuların kazancında bir eksilmeye yol açmadan mümkün olmuyorsa Pareto verimliliği noktasına ulaşıldığı söylenir.

Soru 54

Devlet çıkarlarının oluşum süreci ve bu süreçte bilgi, yorumlama ve öğrenmenin oynadığı rollere odaklanan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Neorealistler
B
Realistler
C
Liberaller
D
Neoliberaller
E
Zayıf Kognitivistler
Açıklama:
Zayıf kognitivistlerin odaklandığı konular, neoliberal ve realist kuramların göz ardı ettiği devlet çıkarlarının oluşum süreci ve bu süreçte bilgi, yorumlama ve öğrenmenin oynadığı rollerdir. Bu grubu ‘zayıf’ kılan, yaptıkları analizin diğer iki kuramın varsayımlarını temelden eleştirme yerine bunları tamamlayıcı karakterde oluşudur.

Soru 55

Uluslararası rejimlerin kuruluşu, devamlılığı, etkinliği ve sona ermesi gibi konuların yoruma dayalı yöntemlerle incelenmesi gerektiğini belirten yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Sosyal İnşâcılar
B
Realistler
C
Liberaller
D
Neorealistler
E
Neoliberaller
Açıklama:
Kuvvetli kognitivistlerin (Sosyal İnşâcılar) veya en azından içlerinden önemli sayıda düşünürün, pozitivist epistemoloji yerine önerdiği yöntem ise yorumlamadır (interpretive epistemology). Bu düşünürlere göre, rejimlerin intersubjektif yapısı gerek Krasner’ın tanımındaki ‘ilkeler ve normlar etrafında aktörlerin örtüşen beklentileri’ ifadesinde gerekse Young’un sosyal kurum vurgusunda zaten belirgindir. Rejimlerin kuruluşu, devamlılığı, etkinliği ve sona ermesi gibi konular bu intersubjektif yapı göz önünde bulundurularak yoruma dayalı yöntemlerle incelenmelidir.

Soru 56

Kuvvetli kognitivistlerin devletlerin ait oldukları toplum veya toplululuğun norm ve kuralları çerçevesinde davranacağını öngörüsüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Araçsal mantık
B
Sonuca dayalı mantık
C
Uygunluk mantığı
D
Kolektif mantık
E
Tümel mantık
Açıklama:
Meşrû olarak görülen rejimlerde aktörlerin davranış mantığı, neoliberalizm ve neorealizm gibi rasyonel (yani pozitivist) kuramlar tarafından benimsenen araçsal veya sonuca dayalı mantıktan (logic of instrumentality veya logic of consequences) ziyade uygunluk mantığına (logic of appropriateness) dayalıdır. Araçsal mantıkta devletler çıkarlarını maksimize etmek için her türlü davranış biçimini benimseyebilirken (ki bunu daha çok realist öğrenciler öngörmektedir), uygunluk mantığı devletlerin ait oldukları toplum veya toplululuğun norm ve kuralları çercevesinde davranacağını öngörür.

Soru 57

Kuvvetli kognitivistler ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Realist ve neoliberallerin bireyselci rasyonel varsayımlarını temelden eleştirirler.
B
İntersubjektif ontolojiye yapılan vurgu uluslararası ilişkilerin sosyal boyutuna dikkat çekmektedir.
C
Kuvvetli kognitivistler, rejimleri diplomasi ve uluslararası hukuk gibi uluslararası toplumun temel kurumları içine gömülü olarak görürler.
D
Meşrû olarak görülen rejimlerde aktörlerin davranış mantığı, araçsal mantığa dayalıdır.
E
kuvvetli kognitivistler kural ihlalinin göz yumulacak veya ciddi yaptırıma tâbi tutulacak bir durum olup olmadığını anlamak için davranışla beraber söylem analizi yapmanın gereği üzerinde durmaktadır.
Açıklama:
Meşrû olarak görülen rejimlerde aktörlerin davranış mantığı, neoliberalizm ve neorealizm gibi rasyonel (yani pozitivist) kuramlar tarafından benimsenen araçsal veya sonuca dayalı mantıktan (logic of instrumentality veya logic of consequences) ziyade uygunluk mantığına (logic of appropriateness) dayalıdır.

Soru 58

Zayıf Kognitivistler ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Zayıf kognitivistlerin odaklandığı konular, devlet çıkarlarının oluşum süreci ve bu süreçte bilgi, yorumlama ve öğrenmenin oynadığı rollerdir.
B
Zayıf kognitivistlerin yaklaşımı, realist ve neoliberallerin bireyselci rasyonel varsayımlarını
temelden eleştiren niteliktedir.
C
Uluslararası işbirliği ve devamında da rejim kurma yolunda, bilgi ve bunun devlet adamları tarafından yorumlanması ilk adımı oluşturur.
D
Devlet çıkarlarının tanımlanması ve işbirliğine yönelik ortak anlayışın oluşmasında devlet adamlarının güven duyabileceği bilgiye erişimi önemlidir.
E
Nedensellik ilişkisi içeren bilgi ve fikirler genellikle yeni çıkar tanımlamaları gerektirmeden sadece strateji ve araçlarda değişikliğe yol açarken, normatif fikir ve inançlar çıkarların yeniden tanımlanmasına kadar varabilen köklü bir değişim sürecini tetikleyebilir.
Açıklama:
Zayıf kognitivistlerin odaklandığı konular, neoliberal ve realist kuramların göz ardı ettiği devlet çıkarlarının oluşum süreci ve bu süreçte bilgi, yorumlama ve öğrenmenin oynadığı rollerdir. Bu grubu ‘zayıf’ kılan, yaptıkları analizin diğer iki kuramın varsayımlarını temelden eleştirme yerine bunları tamamlayıcı karakterde oluşudur.

Ünite 3

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağından biri değildir?

Seçenekler

A
Agresif niyetler
B
Saldırı nitelikli güç
C
Coğrafi yakınlık
D
Bütünleştirilmiş güç
E
Asimetrik dağılım
Açıklama:
Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır (Walt,
1990: 21-26): Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi dış tehditlere karşı devletleri boyun eğme davranışına yönlendiren bir faktördür?

Seçenekler

A
Kendisine hiçbir dış yardımın gelmeyeceğinin hissedilmesi
B
Tehdit algılanan devletin bütünleştirilmiş gücü rahatsız edici boyuttaysa
C
Yakın bir coğrafyada yer almaktaysa
D
Saldırı nitelikli gücü büyükse
E
Agresif niyetlere sahip olduğu algılanmışsa
Açıklama:
Dengeleme politikasının seçilmesi, neredeyse genel bir kural olmakla beraber, tehdit algılanan devletin bütünleştirilmiş gücü belirgin bir şekilde rahatsız edici boyuttaysa, yakın bir coğrafyada yer almaktaysa, saldırı nitelikli gücü büyükse ve agresif niyetlere sahip olduğu algılanmışsa, dengeleme politikasının uygulanması kaçınılmaz duruma gelmektedir.
Boyun eğme davranışı genellikle büyük bir devletten tehdit algılayan küçük devletlerin gösterdiği bir davranış biçimi olarak değerlendirilmektedir. Tehdit olarak algılanan bir devlet karşısında kendisine hiçbir dış yardımın gelmeyeceğini gören devlet, yok olmak yerine boyun eğme davranışını seçmektedir.

Soru 3

Anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Neorealizm
C
Koşullu Realizm
D
Post-realizm
E
Geleneksel Realizm
Açıklama:
Savunmacı realizme savunma-saldırı dengesi gibi farklı bir boyutla katkıda bulunan Charles L. Glaser, Koşullu Realizm (Contingent Realism) yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir.

Soru 4

Güç hem bir amaç hem de güvenliği sağlamanın aracıdır ve devletler yaşamlarını sürdürmek için mümkün olduğunca fazla güç elde etmelidir görüşünü benimseyen teori aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Minimal realizm
B
Saldırgan realizm
C
Savunmacı realizm
D
Maksimal realizm
E
Neorealizm
Açıklama:
Savunmacı realizme göre güç, bir amaç değildir; sadece güvenliği sağlamanın bir aracıdır. Bu nedenle güvenliği sağlayacak ölçüde güç yeterli görülmekte ve devletlerin anarşik yapıda ılımlı politikalar izlemesi savunulmaktadır.
Saldırgan realizme göre ise güç hem bir amaç hem de güvenliği sağlamanın aracıdır ve devletler yaşamlarını sürdürmek için mümkün olduğunca fazla güç elde etmelidir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi savunmacı realizmin bir özelliğidir?

Seçenekler

A
Krizi başlatan taraftır
B
Hızlı bir silahlanmayı hedefler
C
Söylemler üstü örtülü niyetler içerir
D
Düşmanca bir harekete maruz kalan taraftır
E
Söylemler tehdit algılamalarını arttırır
Açıklama:
Krizi başlatan taraf saldırgan realizmin; düşmanca bir harekete maruz kalan taraf ise savunmacı realizmin odak noktasını oluşturmaktadır.
Silahlanma ve güç unsurları açısından bakıldığında saldırgan realizm, güç potansiyelini maksimize etmek için bütün kaynakların seferber edildiği acilen ve
hızlı bir silahlanmayı hedeflerken savunmacı realizm en yakın stratejik rakiple
var olan pariteye yakın bir seviyede silahlanmayı yeterli görmektedir. Siyasal söylem açısından ele alındığında saldırgan realist anlayışta söylemler, açık bir şekilde saldırganlık ve üstü örtülü niyetler içerirken; savunmacı realizmde söylemlere net bir şekilde tanımlanmış hedef ve politikalar hâkim olmaktadır. Bir diğer ifadeyle saldırgan realist söyleme sahip bir karar verici, bölgesel rakiplerini rahatsız edecek ve tehdit algılamalarını arttıracak daha saldırgan söylemler kullanmaktan kaçınmazken savunmacı realizmde karar vericiler, söylemlerinin diğer devletler üzerinde tehdit algılaması oluşturmaması için niyetlerinin agresif olmadığını belirten net siyasal hedefler ortaya koymaktadır.

Soru 6

Güvenlik arayışıyla özdeş olan bu varsayıma göre devletler, egemenliklerini korumak istemektedir, güvenlik sağlanmadan ve dolayısıyla hayati tehditlerin olduğu bir ortamda devletlerin diğer amaçlarını gerçekleştirmesinin imkansızlığı saldırgan realizmin hangi temel varsayımının kapsamındadır?

Seçenekler

A
Uluslararası sistem anarşiktir
B
Devletler saldırı nitelikli askeri kapasiteye kendiliğinden sahiptir
C
Hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir
D
Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır
E
Devletler rasyonel ve stratejik düşünürler
Açıklama:
Saldırgan realizme göre, devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır. Güvenlik arayışıyla özdeş olan bu varsayıma göre devletler, egemenliklerini korumak istemektedir. Zira güvenlik sağlanmadan ve dolayısıyla hayati tehditlerin olduğu bir ortamda devletlerin diğer amaçlarını gerçekleştirmesi imkansızdır.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi saldırgan realizmin temel varsayımlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası sistemin anarşiktir
B
Hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir
C
Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır
D
Devletleri yaşamlarını sürdürebilmek için rasyonel olduğu ve stratejik düşünür
E
Hayatta kalmak için bazen ılımlı politikalar izlenmesi gerektir
Açıklama:
Savunmacı realizmde hayatta kalmak için bazen ılımlı politikalar izlenmesi gerektiği savunulmaktayken saldırgan realizmde güç maksimizasyonu, güvende olmanın ve hayatta kalmanın temel şartı olarak kabul görmektedir.

Soru 8

Askeri gücün artmasını sağlayacak her türlü öge (ekonomi, nüfus, doğal kaynaklar, stratejik yollar… vb.) aşağıdaki hangi güç unsurlarından biridir?

Seçenekler

A
Gerçek güç
B
Üstü örtülü güç
C
Minimal güç
D
Orantılı güç
E
Asimetrik güç
Açıklama:
Üstü örtülü güç: Askeri gücün artmasını sağlayacak her türlü öge (ekonomi, nüfus, doğal kaynaklar, stratejik yollar… vb.)

Soru 9

İki rakip devletten zayıf olan tarafa yardım etmek suretiyle bunların birbiriyle savaşmasını provoke ederek uygulanan devletlerin güç elde etmeye yönelik stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Önleyici savaş
B
Şantaj yapma
C
Rakibi yıpratma
D
Rakibe dolaylı zarar vermek
E
Sorunu başkasına havale etme
Açıklama:
Devletlerin güç elde etmeye yönelik bir diğer stratejisi olan rakibi yıpratma
(bait and bleed) savaşa göre daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilebilecek bir stratejidir. Rakibi yıpratma, iki rakip devletten zayıf olan tarafa yardım etmek suretiyle bunların birbiriyle savaşmasını provoke ederek uygulanmaktadır. Böylece savaşan her iki tarafın da güç kaybetmesiyle güç elde edilmiş olunmaktadır.
Rakibi yıpratma stratejisinde iki rakip ülkeyi savaşa teşvik etmek için zayıf
olanına yardım etmek gerekmekteyken, rakibe dolaylı zarar vermek (bloodletting) ise sadece bir rakibinize savaş/çatışma esnasında daha fazla zarar verdirmek amacıyla karşı tarafa yardım etmeniz söz konusudur.

Soru 10

Düşmanımın düşmanı, dostumdur şeklindeki düşünce, devletlerin güç elde etmeye yönelik aşağıdaki hangi stratejisini tanımlar?

Seçenekler

A
Rakibe dolaylı zarar vermek
B
Rakibi yıpratma
C
Şantaj yapma
D
Önleyici savaş
E
Sorunu başkasına havale etme
Açıklama:
Güç elde etmenin bir diğer yolu olan rakibe dolaylı zarar vermek (bloodletting)
ise yine savaşa göre daha az maliyetli bir stratejidir. Bu strateji, savaşmakta olan veya çatışma içinde olan bir rakip ülkenin karşısındaki tarafa yardım etmek şeklinde uygulanmaktadır. Bu noktada temel mantık, “düşmanımın düşmanı, dostumdur” şeklindeki düşünceyle de ilişkilidir. Burada temel amaç, rakip bir devletin giriştiği bir savaşın mümkün olduğunda uzamasını sağlayarak rakibin kan kaybetmesine neden olmaktır.

Soru 11

Aşağıdaki isimlerden hangisi neo-realist düşüncenin öncüsü kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
John J. Mearsheimer
B
Kenneth Waltz
C
Stephen Walt
D
Charles L. Glaser
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
Realizm, uluslararası politika alanında özellikle 1940’lardan 1970’lere kadar çalışmaların ağırlık noktasını oluşturmuştur. Bununla beraber, 1970’li yıllardan sonra realizme getirilen bazı eleştiriler, teorinin kendini yenilemesine neden olmuş ve özellikle Kenneth Waltz, “Uluslararası Politika Kuramı” başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkmıştır. Neorealizm 1980’li yıllardan itibaren uluslararası politika çalışmalarında yeni bir dönemi başlatırken, teori kendini güncellemeye devam etmiş ve çeşitli realist bakış açılarıyla uluslararası politika analizleri yapılmıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Walt'a göre, bir devletin algıladığı tehdidin kaynaklarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Agresif niyetler
B
Saldırı nitelikli güç
C
Ekonomik güç
D
Coğrafi yakınlık
E
Bütünleştirilmiş güç
Açıklama:
Walt, devletlerin ittifaka girişmelerinde güç yerine “tehdit” olgusunun temel etken olduğunu ileri sürmektedir. Bu bağlamda güç, ittifaklara girişmede önemli bir rol oynamakla beraber tek başına açıklayıcı değildir ve diğer değişkenlerle birlikte ele alınmalıdır. Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır: Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler. Ekonomik güç bu tehdit kaynaklarından birisi değildir. Doğru cevap C'dir.

Soru 13

................., Koşullu Realizm yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini öne sürmektedir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki isimlerden hangisinin getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
Fareed Zakaria
B
John Mearsheimer
C
Stephen Van Evera
D
Charles L. Glaser
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Savunmacı realizme savunma-saldırı dengesi gibi farklı bir boyutla katkıda bulunan Charles L. Glaser, Koşullu Realizm (Contingent Realism) yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir. Birbirine rakip devletlerin, yapısal nedenlerle sürekli rekabet içinde olduğuna yönelik geleneksel görüşe karşı çıkan Glaser, belirli şartlar altında devletlerin güvenliklerini işbirliği yaparak da gerçekleştirebileceklerini ifade etmektedir. Doğru cevap D'dir.

Soru 14

John J. Mearsheimer, Fareed Zakaria ve ............. gibi isimler tarafından öne sürülen saldırgan realizmin uluslararası ilişkilerdeki duruşu ve savunmacı realizm gibi diğer perspektiflerden farkı, güce yüklediği anlam, güç arayışı ve yayılmacılığa yönelik bakışıyla ilişkilidir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
Eric J. Labs
B
John Mearsheimer
C
Stephen Van Evera
D
Charles L. Glaser
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
John J. Mearsheimer, Fareed Zakaria ve Eric J. Labs gibi isimler tarafından öne sürülen saldırgan realizmin uluslararası ilişkilerdeki duruşu ve savunmacı realizm gibi diğer perspektiflerden farkı, güce yüklediği anlam, güç arayışı ve yayılmacılığa yönelik bakışıyla ilişkilidir. Saldırgan realizm daha ziyade sistemdeki büyük güçler üzerinde yoğunlaşarak uluslararası ilişkilere açıklamalar getirmektedir. Doğru cevap A'dır.

Soru 15

  • Öncelikle güvenlik ikilemi, sistemde kontrol edilemez durumda bulunan anarşinin bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • İkinci olarak bazı yapısal dönüştürücüler, belirli devletler arasındaki güvenlik ikileminin derecesini etkilemektedir.
  • Üçüncü olarak devletlerin sahip olduğu fiziki kapasiteler, karar vericilerin öngörüleri ve algılamaları çerçevesinde devletlerin izledikleri dış politikaları yönlendirmektedir.
Yukarıda sıralanan özellikler hangi teoiye aittir?

Seçenekler

A
Saldırgan realizm
B
Savunma-saldırı dengesi
C
Tehdit dengesi ve savunmacı ittifaklar
D
Neo-realizm
E
Savunmacı realizm
Açıklama:
Uluslararası sistemdeki yapısal değişkenlerin gerek uluslararası sonuçlara gerek devletlerin dış politikasına yansıması üzerinde duran savunmacı realizmin temel varsayımlarını üç ana başlıkta toplamak mümkündür. Öncelikle güvenlik ikilemi, sistemde kontrol edilemez durumda bulunan anarşinin bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci olarak bazı yapısal dönüştürücüler, belirli devletler arasındaki güvenlik ikileminin derecesini etkilemektedir. Üçüncü olarak devletlerin sahip olduğu fiziki kapasiteler, karar vericilerin öngörüleri ve algılamaları çerçevesinde devletlerin izledikleri dış politikaları yönlendirmektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi savunmacı realizmin özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Savunmacı realizmde karar vericiler, söylemlerinin diğer devletler üzerinde tehdit algılaması oluşturmaması için niyetlerinin agresif olmadığını belirten net siyasal hedefler ortaya koymaktadır
B
Savunmacı realizm, güç potansiyelini maksimize etmek için bütün kaynakların seferber edildiği acilen ve hızlı bir silahlanmayı hedeflemektedir
C
Savunmacı realizmde söylemlere net bir şekilde tanımlanmış hedef ve politikalar hâkim olmaktadır
D
Savunmacı realizm en yakın stratejik rakiple var olan pariteye yakın bir seviyede silahlanmayı yeterli görmektedir
E
Herhangi bir siyasal, ekonomik, sosyal veya askerî alanda iki devlet arasında meydana gelebilecek olan bir çatışma veya kriz durumu, savunmacı realizm açısından değerlendirildiğinde saldırgan politikalara cevap veren (tepki gösteren) taraf açısından analizler yapılması gerekmektedir
Açıklama:
Silahlanma ve güç unsurları açısından bakıldığında saldırgan realizm, güç potansiyelini maksimize etmek için bütün kaynakların seferber edildiği acilen ve hızlı bir silahlanmayı hedeflerken savunmacı realizm en yakın stratejik rakiple var olan pariteye yakın bir seviyede silahlanmayı yeterli görmektedir. Bu anlamda iki yaklaşım farklılaşmaktadır.

Soru 17

"Birbirine rakip devletlerin, yapısal nedenlerle sürekli rekabet içinde olduğuna yönelik geleneksel görüşe karşı çıkan Glaser, belirli şartlar altında devletlerin güvenliklerini işbirliği yaparak da gerçekleştirebileceklerini ifade etmektedir. Ancak işbirliği, liberal yaklaşımlarda olduğu gibi her alanı kapsayabilecek bir girişim olarak ele alınmamaktadır. Bunun yerine, işbirliğini, başta silahlanma yarışı olmak üzere rekabeti önleyici politikalar olarak değerlendiren Glaser, devletler arasında yaşanan rekabeti ise silahlanma yarışına ve karşı ittifaklara neden olan tek taraflı silahlanma şeklinde ele almaktadır".
Yukarıdaki ifadeler aşağıdaki uluslararası ilişkiler yaklaşımlarından hangisine aittir?

Seçenekler

A
Savunmacı realizm
B
Saldırgan realizm
C
Neo-realizm
D
Savunma-saldırı dengesi
E
Tehdit dengesi ve savunmacı ittifaklar
Açıklama:
Savunmacı realizme savunma-saldırı dengesi gibi farklı bir boyutla katkıda bulunan Charles L. Glaser, Koşullu Realizm (Contingent Realism) yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir. Birbirine rakip devletlerin, yapısal nedenlerle sürekli rekabet içinde olduğuna yönelik geleneksel görüşe karşı çıkan Glaser, belirli şartlar altında devletlerin güvenliklerini işbirliği yaparak da gerçekleştirebileceklerini ifade etmektedir. Ancak işbirliği, liberal yaklaşımlarda olduğu gibi her alanı kapsayabilecek bir girişim olarak ele alınmamaktadır. Bunun yerine, işbirliğini, başta silahlanma yarışı olmak üzere rekabeti önleyici politikalar olarak değerlendiren Glaser, devletler arasında yaşanan rekabeti ise silahlanma yarışına ve karşı ittifaklara neden olan tek taraflı silahlanma şeklinde ele almaktadır. Doğru cevap D'dir.

Soru 18

"Bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır : Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler. Bunlardan güç ile başlamak gerekirse bir devletin, sadece askerî boyuta indirgenmeyen ve nüfus, endüstriyel kapasite ve teknolojik düzey gibi unsurları da içeren bütünleştirilmiş gücü (aggregate power) ne kadar fazlaysa diğer devletler açısından o kadar büyük tehdit oluşturacağı öngörülmektedir".
Yukarıdaki ifadeler aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Neo-realizm
B
Tehdit dengesi ve savunmacı ittifaklar
C
Savunmacı realizm
D
Saldırgan realizm
E
Savunma-saldırı dengesi
Açıklama:
Stephen Walt tarafından öne sürülen Tehdit Dengesi Teorisi, Kenneth Waltz’ın Güç Dengesi teorisine ve dolayısıyla neorealizme savunmacı anlamda bir alternatif oluşturmaktadır. Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır: Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler. Bunlardan güç ile başlamak gerekirse bir devletin, sadece askerî boyuta indirgenmeyen ve nüfus, endüstriyel kapasite ve teknolojik düzey gibi unsurları da içeren bütünleştirilmiş gücü ne kadar fazlaysa diğer devletler açısından o kadar büyük tehdit oluşturacağı öngörülmektedir. Doğru cevap B'dir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi saldırgan realizmin temel varsayımlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Saldırgan realizme göre devletler uluslararası sistemde yaşamlarını sürdürebilmek için rasyonel davranmakta ve stratejik düşünmektedir
B
Saldırgan realizme göre, devletlerin temel güdüsü yeni topraklar elde etmektir
C
Saldırgan realizme göre hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir
D
Saldırgan realizme göre devletler birbirlerine zarar vermek ve birbirlerini yok etmek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir
E
Saldırgan realizme göre uluslararası sistem anarşik bir yapıya sahiptir
Açıklama:
Saldırgan realizme göre, devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır. Güvenlik arayışıyla özdeş olan bu varsayıma göre devletler, egemenliklerini korumak istemektedir. Zira güvenlik sağlanmadan ve dolayısıyla hayati tehditlerin olduğu bir ortamda devletlerin diğer amaçlarını gerçekleştirmesi imkânsızdır. Doğru cevap B'dir.

Soru 20

Saldırgan realizmde savaş, şantaj, rakibi yıpratma ve rakibe dolaylı zarar verme gibi eylemler aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Savaşın nedenleri
B
Güç arayışının sınırı
C
Rakipleri kontrol etme stratejileri
D
Gücün unsurları
E
Güç elde etme stratejileri
Açıklama:
Saldırgan realizme göre güvenliği sağlamanın tek yolu güçlü olmaktan geçmektedir. Bir devlet ne kadar güçlü olursa o kadar güvende sayılmaktadır. Bu anlamda devletler bir yandan güçlü olma stratejileri uygularken, diğer yandan rakiplerini kontrol etme stratejileri geliştirmektedir. Devletler rakiplerinin kontrol etmek için sorunu başkasına havale etme ve dengeleme adı altında iki strateji uygulamaktadır. Diğer yandan güç elde etmek için ise dört temel strateji kullanmaktadır. Bunlar; savaş, şantaj, yıpratma ve rakibe dolaylı zarar verme eylemleridir. Bu bağlamda sorunun cevabı E şıkkıdır.

Soru 21

Devletlerin güç güdüsünden ziyade güvenlik güdüsüyle hareket etmelerine önem veren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Savunmacı realizm
B
Saldırgan realizm
C
Liberal kurumsalcılık
D
Sosyal inşacılık
E
Liberal uluslararasıcılık
Açıklama:
Savunmacı realizm, devletlerin güç güdüsünden ziyade güvenlik güdüsüyle hareket etmelerine önem vermektedir. Doğru yanıt A.

Soru 22

  1. savunma-saldırı dengesi
  2. coğrafi yakınlık
  3. ham maddelere erişim
Savunmacı realizme göre yukarıdakilerden hangileri devletlerin yaşadığı güvenlik ikilemini arttıran ya da azaltan yapısal dönüştürücüler arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Savunmacı realizmde savunma-saldırı dengesi, coğrafi yakınlık, ham maddelere erişim imkânı gibi bazı yapısal dönüştürücüler, devletlerin yaşadıkları güvenlik ikileminin şiddetini azaltabilmekte veya arttırabilmektedir. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 23

Tehdit Dengesi Teorisi hangi düşünür tarafından önerilmiştir?

Seçenekler

A
Hans Morgenthau
B
Kenneth Waltz
C
Charles L. Glaser
D
Stephen Walt
E
John Mearsheimer
Açıklama:
Tehdit Dengesi Teorisi Stephen Walt tarafından önerilmiştir. Doğru yanıt D.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Stephen Walt'a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağından biri değildir?

Seçenekler

A
Bütünleştirilmiş güç
B
Coğrafi yakınlık
C
Saldırı nitelikli güç
D
Agresif niyetler
E
Ekonomik kaynaklar
Açıklama:
Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır: Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler. Doğru yanıt E.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi bir devletin askeri kapasitesini oluştururken birimlerine yüklediği görevle ilişkili olarak Charles L. Glaser tarafından geliştirilen kavramdır?

Seçenekler

A
Savunma-saldırı dengesi
B
Savunma-saldırı ayırt edilebilirliği
C
Güvenlik ikilemi
D
Savunmacı realizm
E
Saldırgan realizm
Açıklama:
Savunma-saldırı dengesi, bir devletin askeri kapasitesini oluştururken birimlerine yüklediği görevle ilişkilidir. Bu noktada gerek silahlar gerekse askerî örgütleniş biçimleri saldırı veya savunma karakterine göre ayırt edilebilmektedir. Örneklendirmek gerekirse bir devletin hava kuvvetleri için gelişmiş savaş uçakları (combat fighter) satın alması, bu uçakların saldırı karakteri yüzünden diğer devletleri yoğun bir şekilde tedirgin edecek ve tehdit algılamalarını harekete geçirecekken bunun yerine hava savunma sistemi alması, savunma karakterini ön plana çıkaracağından, şüphesiz daha az tedirginlik yaratacaktır. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi saldırgan realizmin savunucularından biridir?

Seçenekler

A
John J. Mearsheimer
B
Charles L. Glaser
C
Stephen Walt
D
Kenneth Waltz
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
Saldırgan realizmin savunucuları arasında John J. Mearsheimer, Fareed Zakaria ve Eric J. Labs yer almaktadır. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 27

  1. Uluslararası sistemin doğası anarşiktir.
  2. Devletler birbirlerine zarar vermek ve birbirlerini yok etmek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir.
  3. Hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir.
  4. Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır.
  5. Devletler rasyonel ve stratejiktir.
Yukarıdakilerden hangileri saldırgan realizmin temel varsayımları arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Saldırgan realizmin temel varsayımları şunlardır:
  • Uluslararası sistemin doğası anarşiktir.
  • Devletler birbirlerine zarar vermek ve birbirlerini yok etmek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir.
  • Hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir.
  • Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır.
  • Devletler rasyonel ve stratejiktir.
Yanıt E seçeneğidir.

Soru 28

Saldırgan realizme göre bir devletin maliyetli olmakla beraber güç elde etmesinin başlıca rolü aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Şantaj yapma
B
Savaş
C
Rakibe dolaylı zarar verme
D
Sorunu başkasına havale etmek
E
İşbirliği yapmak
Açıklama:
Savaşlar, devletler için maliyetli olmakla beraber, güç kazanmanın başlıca yoludur. Yanıt B.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi John Mearsheimer'ın eserlerinden biridir?

Seçenekler

A
Büyük Güç Politikalarının Trajedisi
B
Uluslararası Politika Kuramı
C
Uluslararası İlişkiler Teorileri: Çatışma, Hegemonya, İş
D
Uluslararası Politika: İlkeler, Kavramlar, Kurumlar
E
Uluslararası İlişkilerin Ekonomi Politiği
Açıklama:
John Mearsheimer'ın eseri Büyük Güç Politikalarının Trajedisi'dir (The Tragedy of Great Power Politics). Yanıt A.

Soru 30

Charles L. Glaser geliştirilen ve anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Saldırgan realizm
B
Liberal uluslararasıcılık
C
Koşullu realizm
D
Liberal kurumsalcılık
E
Sosyal inşacılık
Açıklama:
Charles L. Glaser, Koşullu Realizm (Contingent Realism) yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir. Yanıt C.

Soru 31

“Uluslararası Politika Kuramı” başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkan yazar kimdir?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Robert Gilpin
C
Stephen M. Walt
D
Charles L. Glaser
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
1970’li yıllardan sonra realizme getirilen bazı eleştiriler, teorinin kendini yenilemesine neden olmuş ve özellikle Kenneth Waltz, “Uluslararası Politika Kuramı” başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkmıştır.

Soru 32

Devletlerin güç güdüsünden ziyade güvenlik güdüsüyle hareket etmelerine önem veren yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Savunmacı Realizm Yaklaşımı
B
Saldırgan Realizm Yaklaşım
C
Liberal Yaklaşım
D
Bilişsel Yaklaşım
E
Kognitif Yaklaşım
Açıklama:
Savunmacı realizm, devletlerin güç güdüsünden ziyade güvenlik güdüsüyle hareket etmelerine önem vermektedir.

Soru 33

Uluslararası sistemin devletlerin genişlemesine sadece belirli koşullarda izin verdiğini iddia eden yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal Yaklaşım
B
Feminist Yaklaşım
C
Bilişsel Yaklaşım
D
Savunmacı Realizm
E
Saldırgan Realizm
Açıklama:
Savunmacı realizmin diğer realist yaklaşımlardan ayırt edici en önemli özelliği, uluslararası sistemin devletlerin genişlemesine sadece belirli koşullarda izin verdiği varsayımıdır.

Soru 34

Tehdit Dengesi Teorisi kim tarafından geliştirilmiştir?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Stephen Walt
C
Charles L. Glaser
D
Stephen Van Evera
E
Robert Gilpin
Açıklama:
Stephen Walt tarafından öne sürülen Tehdit Dengesi Teorisi, Kenneth Waltz’ın Güç Dengesi teorisine ve dolayısıyla neorealizme savunmacı anlamda bir alternatif oluşturmaktadır.

Soru 35

Koşullu Realizm yaklaşımını öne süren yazar kimdir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Kenneth Waltz
C
Stephen M. Walt
D
Charles L. Glaser
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
Savunmacı realizme savunma-saldırı dengesi gibi farklı bir boyutla katkıda bulunan Charles L. Glaser, Koşullu Realizm (Contingent Realism) yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir.

Soru 36

Büyük güçlerin uluslararası politika üzerinde daha büyük etkisinin bulunduğunu ve ister küçük ister büyük devlet olsun, bütün devletlerin kaderinin büyük güçlerin almış olduğu kararlar ve uygulamış olduğu politikalarla belirlendiğini savunan yazar kimdir?

Seçenekler

A
John J. Mearsheimer
B
Stephen Van Evera
C
Charles L. Glaser
D
Stephen M. Walt
E
Robert Gilpin
Açıklama:
Mearsheimer, büyük güçlerin uluslararası politika üzerinde daha büyük etkisinin bulunduğunu ve ister küçük ister büyük devlet olsun, bütün devletlerin kaderinin büyük güçlerin almış olduğu kararlar ve uygulamış olduğu politikalarla belirlendiğini savunmaktadır.

Soru 37

"Büyük Güç Politikalarının Trajedisi" kitabının yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Stephen M. Walt
B
Kenneth Waltz
C
John Mearsheimer
D
Robert Gilpin
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
John Mearsheimer, özellikle yayınladığı Büyük Güç Politikalarının Trajedisi (The Tragedy of Great Power Politics) adlı eserle gündeme gelen ancak ipuçlarını önceki yayınlarında da veren saldırgan realizmi, realizmin minimal ve hayati bir versiyonu olarak nitelendirmektedir.

Soru 38

Savunmacı realizmi eleştirerek güvenlik ikileminin yoğunluğunun ılımlı politikalarla azaltılmasını gerçekçi görmeyen ve gücün her halükârda güvenlik ikilemini yoğun bir şekilde yaşattığını belirten yazar kimdir?

Seçenekler

A
John J. Mearsheimer
B
Charles L. Glaser
C
Robert Gilpin
D
Eric J. Labs
E
Fareed Zakaria
Açıklama:
Zakaria, savunmacı realizmi eleştirerek güvenlik ikileminin yoğunluğunun ılımlı politikalarla azaltılmasını gerçekçi görmemekte ve gücün her halükârda güvenlik ikilemini yoğun bir şekilde yaşattığını belirtmektedir.

Soru 39

Bir devlet için tehdit ve güvensizlik durumu ortaya çıktığında, tehlikenin büyüyerek daha fazla sorunlara yol açmaması için önceden müdahale edilerek tehdidin savaş yoluyla bertaraf edilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Meşru müdafaa
B
Haklı savaş
C
Jus ad bellum
D
Jus in bello
E
Önleyici savaş
Açıklama:
Önleyici savaş, bir devlet için tehdit ve güvensizlik durumu ortaya çıktığında, tehlikenin büyüyerek daha fazla sorunlara yol açmaması için önceden müdahale edilerek tehdidin savaş yoluyla bertaraf edilmesini ifade etmektedir.

Soru 40

Savaşmakta olan veya çatışma içinde olan bir rakip ülkenin karşısındaki tarafa yardım etmek şeklinde uygulanan strateji hangisidir?

Seçenekler

A
Rakibi yıpratma
B
Dengeleme
C
Sorunu başkasına havale etme
D
Rakibe dolaylı zarar vermek
E
Şantaj yapma
Açıklama:
Güç elde etmenin bir diğer yolu olan rakibe dolaylı zarar vermek (bloodletting) ise yine savaşa göre daha az maliyetli bir stratejidir. Bu strateji, savaşmakta olan veya çatışma içinde olan bir rakip ülkenin karşısındaki tarafa yardım etmek şeklinde uygulanmaktadır.

Soru 41

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi "Uluslararası Politika Kuramı" başlıklı çalışması ile neorealizmin öncüleri arasında sayılmaktadır?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Hans Morgenthau
C
Barry Buzzan
D
Antonio Gramsci
E
Ernst Haas
Açıklama:
özellikle Kenneth Waltz, “Uluslararası Politika Kuramı” başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkmıştır.

Soru 42

I. Savunma- saldırı dengesi
II. Hammaddelere erişim imkanı
III. Coğrafi Yakınlık
IV.Diplomasi
Savunmacı realizme göre, yukarıdakilerden hangisi devletin dış politika kararlarında etkili olabilecek yapısal dönüştürücüler arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I ve IV
C
I, II ve III
D
II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Savunmacı realizmde bazı yapısal dönüştürücüler, devletlerin savunmacı veya
saldırgan karakterde dış politikalar izlemesini etkilemektedir. Savunma-saldırı
dengesi, coğrafi yakınlık, ham maddelere erişim imkânı gibi yapısal dönüştürücüler, devletlerin içinde bulundukları güvenlik ikileminin şiddetini arttırabilmektedir

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Kenneth Waltz'a göre devletin algıladığı tehdidin kaynaklarından biri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Coğrafi yakınlık
B
Bütünleştirilmiş güç
C
Saldırı nitelikli güç
D
İttifaklar
E
Agresif niyetler
Açıklama:
Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır: Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif
niyetler.

Soru 44

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi anarşi ortamında devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir?

Seçenekler

A
Koşullu realizm
B
Konstrüktivizm
C
Klasik realizm
D
Saldırgan realizm
E
Eleştirel realizm
Açıklama:
Koşullu Realizm yaklaşımı, anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir.

Soru 45

I.John J. Mearsheimer
II.Eric J. Labs
III.Charles L. Glaser
IV.Stephen M. Walt
V.Fareed Zakaria
Yukardaki düşünürlerden hangileri saldırgan realizm yaklaşımının geliştirilmesine katkıda bulunmuştur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve IV
C
I, II ve III
D
II, IV ve V
E
I, II ve V
Açıklama:
Saldırgan realizm, John J. Mearsheimer, Fareed Zakaria ve Eric J. Labs gibi
isimler tarafından öne sürülmüştür.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi saldırgan realizmin temel varsayımları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Devletler birbirlerine zarar vermek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir.
B
Uluslararası sistem anarşiktir.
C
Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır.
D
Devletler diğer devletlerin niyetlerinden emin değillerdir.
E
Devletler uluslararası sistemde yaşamlarını sürdürebilmek için rasyonel
olmayan aktörlerdir.
Açıklama:
Saldırgan realizmin temel varsayımlarını beş başlıkta ele almak mümkündür.
1.Uluslararası sistem anarşiktir.
2. Devletler birbirlerine zarar vermek ve birbirlerini yok etmek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir.
3. Hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir.
4. Devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır.
5. Devletlerin uluslararası sistemde yaşamlarını sürdürebilmek için rasyonel
ve stratejik düşünür.

Soru 47

I. Yıprtatma
II.Savaş
III. Rakibe dolaylı zarar verme
IV. Şantaj
V. Dengeleme
Yukardakilerden hangileri saldırgan realizme göre devletlerin nispi kapasitelerini artırma yolları arasındadır?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, III ve V
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Savaş, şantaj, yıpratma ve rakibe dolaylı zarar verme devletlerin nispi
kapasitelerini artırma yolları arasındadır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi bir devletin bir başka devletin güçlenmesini engelleme maliyetini bir diğer gücün üstüne yıkması ve böylece rakibinin güçlenmesini engellemesi anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Sorunu başkasına havale etme
B
Dışsal dengeleme
C
İçsel dengeleme
D
Şantaj
E
Yıpratma
Açıklama:
Sorunu bir başkasına havale etme yöntemi, bir devletin bir başka devletin güçlenmesini doğrudan engellemeye yönelik girişimlerde bulunması yerine, engelleme maliyetini bir diğer gücün üstüne yıkması ve böylece herhangi bir maliyete katlanmadan rakibinin güçlenmesini engellemesi anlamına gelmektedir.

Soru 49

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi güce savunma- saldırı dengesi ve savunma-saldırı ayırt edilebilirliği gibi iki farklı perspektiften yaklaşmaktadır?

Seçenekler

A
John J. Mearsheimer
B
Fareed Zakaria
C
Charles L. Glaser
D
John Mearsheimer
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Charles L. Glaser, gücü monolitik bir yapı olarak ele almak yerine, güce savunma- saldırı dengesi ve savunma-saldırı ayırt edilebilirliği gibi iki farklı perspektiften yaklaşır.

Soru 50

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi Stephen Walt tarafından geliştirilmiş ve devletlerin ittifaka girişmelerinde güç yerine tehdit olgusunun temel etken olduğunu ileri sürmektedir?

Seçenekler

A
Hegemonik istikrar teorisi
B
Tehdit dengesi teorisi
C
Güç dengesi
D
Dehşet Dengesi
E
Demokratik barış teorisi
Açıklama:
Stephen Walt tarafından öne sürülen Tehdit Dengesi Teorisi, devletlerin ittifaka girişmelerinde güç yerine “tehdit” olgusunun temel etken olduğunu ileri sürmektedir.

Soru 51

Uluslararası Politika Kuramı başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkan isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Charles L. Glaser
B
Kenneth Waltz
C
Stephen Walt
D
John Mearsheimer
E
Stephen Van Evera
Açıklama:
1970’li yıllardan sonra realizme getirilen bazı eleştiriler, teorinin kendini yenilemesine neden olmuş ve özellikle Kenneth Waltz, “Uluslararası Politika Kuramı” başlıklı çalışmasıyla neorealist düşüncenin öncüsü olarak ortaya çıkmıştır. Yanıt B'dir.

Soru 52

Savunmacı realizme göre “güvenliği sağlamanın en iyi yolu agresif politikalar izlemektir” anlayışı aşağıdakilerden hangisine neden olmaktadır?

Seçenekler

A
Devletler arası işbirliklerine
B
Uluslararası protokollerin yenilenmesine
C
Yayılmacı politikalara
D
Ekonomik krizlere
E
Siyasi krizlere
Açıklama:
Savunmacı realizm, devletlerin yayılmacı politikalar izlemesinin, karar vericilerin “güvenliği sağlamanın en iyi yolu agresif politikalar izlemektir” şeklindeki yanlış inanışlarından kaynaklandığını savunmaktadır. Buradan hareketle, savunmacı realizme göre agresif politikalar izlemek yerine ılımlı politikalar izlenmesi, devletlerin güvenliğini sağlamak için en iyi yoldur. Yanıt C'dir.

Soru 53

Stephen Walt'a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu tehdit kaynakları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Bütünleştirilmiş güç
B
Coğrafi yakınlık
C
Ekonomik Potansiyel
D
Saldırı nitelikli güç
E
Agresif niyetler
Açıklama:
Walt’a göre bir devletin algıladığı tehdidin dört kaynağı bulunmaktadır. Bütünleştirilmiş güç, coğrafi yakınlık, saldırı nitelikli güç ve agresif niyetler. Yanıt C'dir.

Soru 54

Stephen Walt bir dış tehditle karşı karşıya kaldıklarında, devletlerin ………….(I) veya………….. (II) davranışlarından birini seçeceğini belirtmektedir.
Bu ifadedeki I ve II numaralı boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Dengeleme veya boyun eğme
B
Uzlaşma veya karşı çıkma
C
Risk alma veya mücadele etme
D
Savunma veya saldırma
E
İlişkileri bitirme veya cezalandırma
Açıklama:
Walt, bir dış tehditle karşı karşıya kaldıklarında, devletlerin dengeleme veya boyun eğme davranışlarından birini seçeceğini belirtmektedir. Yanıt A’dır.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Charles L. Glaser’e ait görüşler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Devletler anarşi ortamında bile çatışmaya girmeden güvenliklerini sağlayabilirler
B
Birbirine rakip iki devlet yapısal nedenlerle hep rekabet içinde olmayabilir
C
Rekabeti önleyici politikalarla işbirliği sağlanabilir
D
İşbirliği her alanı kapsayabilecek bir girişim olarak ele alınmaktadır.
E
Askeri alanda üstünlük isteği devletleri rekabetin yanı sıra işbirliğine de yöneltebilir
Açıklama:
Savunmacı realizme savunma-saldırı dengesi gibi farklı bir boyutla katkıda bulunan Charles L. Glaser, Koşullu Realizm yaklaşımıyla anarşi ortamında da devletlerin güvenliklerini çatışmaya girmeden sağlayabileceklerini ileri sürmektedir. Birbirine rakip devletlerin, yapısal nedenlerle sürekli rekabet içinde olduğuna yönelik geleneksel görüşe karşı çıkan Glaser, belirli şartlar altında devletlerin güvenliklerini işbirliği yaparak da gerçekleştirebileceklerini ifade etmektedir. Ancak işbirliği, liberal yaklaşımlarda olduğu gibi her alanı kapsayabilecek bir girişim olarak ele alınmamaktadır. Bunun yerine, işbirliğini, başta silahlanma yarışı olmak üzere rekabeti önleyici politikalar olarak değerlendiren Glaser, devletler arasında yaşanan rekabeti ise silahlanma yarışına ve karşı ittifaklara neden olan tek taraflı silahlanma şeklinde ele almaktadır. Bunun yanı sıra kapasiteyi yükselterek askeri anlamda üstünlük elde etme arayışının devletleri rekabete iten bir olgu olduğunu kabul eden Glaser, ancak bu durumun aynı zamanda devletleri işbirliğine yöneltebileceğini de vurgulamaktadır. Yanıt D’dir.

Soru 56

Glaser hangi kavramı savunma-saldırı dengesi ve savunma-saldırı ayırt edilebilirliği yaklaşımıyla açıklamaya çalışmışlardır?

Seçenekler

A
İşbirliği
B
Anarşi
C
İttifak
D
Stratejik Ortaklık
E
Güç
Açıklama:
Gücü monolitik bir yapı olarak ele almak yerine, güce savunma-saldırı dengesi ve savunma-saldırı ayırt edilebilirliği gibi iki farklı perspektiften yaklaşan Glaser, bu kavramların güvenlik ikilemi açısından önemli değişkenler olduğunu belirtmektedir. Yanıt E’dir.

Soru 57

I- John J. Mearsheimer
II- Fareed Zakaria
III- Eric J. Labs
IV-Stephan Van Evera
V- Charles L. Glaser
Yukarıdakilerden hangileri saldırgan realizmi öne süren isimler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
III ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Stephen M. Walt, Charles L. Glaser ve Stephen Van Evera gibi isimler savunmacı realizmi desteklemektedirler. John J. Mearsheimer, Fareed Zakaria ve Eric J. Labs ise saldırgan realizmi öne sürmüşlerdir. Yanıt E’dir.

Soru 58

Bir çatışma durumunu analiz ederken saldırgan realizm odak noktasına neyi almaktadır?

Seçenekler

A
Çatışmayı başlatan tarafı
B
Çatışmaya karşılık veren tarafı
C
Uluslar arası sözleşmeleri
D
Uluslar arası örgütleri
E
Arabulucu devletleri
Açıklama:
Herhangi bir siyasal, ekonomik, sosyal veya askerî alanda iki devlet arasında meydana gelebilecek olan bir çatışma veya kriz durumu, saldırgan realizmle analiz edildiğinde olaya çatışmayı başlatan taraf açısından bakılmakta ve değerlendirilmektedir. Oysa durum savunmacı realizm açısından değerlendirildiğinde bu kez saldırgan politikalara cevap veren (tepki gösteren) taraf açısından analizler yapılması gerekir. Buradan hareketle krizi başlatan taraf saldırgan realizmin; düşmanca bir harekete maruz kalan taraf ise savunmacı realizmin odak noktasını oluşturmaktadır. Yanıt A’dır.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi bu saldırgan realizmin varsayımları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Uluslar arası sistem anarşiktir
B
Devletler birbirlerine zarar verecek askeri niteliği kendiliğinden sahiptir
C
Hiçbir devlet diğerinin niyetinden emin değildir
D
Devletlerin temel amacı rakibe üstünlük sağlamaktır
E
Devletler hayatlarını sürdürebilmek için rasyonel ve stratejik düşünür
Açıklama:
Saldırgan realizmin temel varsayımlarını beş başlıkta ele almak mümkündür. Buna göre saldırgan realizmin ilk varsayımı, uluslararası sistemin anarşik olduğudur. İkinci olarak, saldırgan realizme göre devletler birbirlerine zarar vermek ve birbirlerini yok etmek için gerekli olan saldırı nitelikli askerî kapasiteye kendiliğinden sahiptir. Saldırgan realizmin üçüncü varsayımına göre hiçbir devlet bir diğerinin niyetinden emin değildir. Realizmin beşinci varsayımı, devletlerin uluslararası sistemde yaşamlarını sürdürebilmek için rasyonel olduğu ve stratejik düşündüğüdür. Yanıt D’dir.

Soru 60

Saldırgan realizmin temel varsayımlarına göre devletlerin temel güdüsü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayatta kalmak
B
Savaştan kaçınmak
C
Rakibini alt etmek
D
Sınırlarını korumak
E
Sınırlarını genişletmek
Açıklama:
Saldırgan realizme göre, devletlerin temel güdüsü hayatta kalmaktır. Güvenlik arayışıyla özdeş olan bu varsayıma göre devletler, egemenliklerini korumak istemektedir. Zira güvenlik sağlanmadan ve dolayısıyla hayati tehditlerin olduğu bir ortamda devletlerin diğer amaçlarını gerçekleştirmesi imkânsızdır.Yanıt A’dır.

Ünite 4

Soru 1

Konstrüktivizm olgusu hangi tartışmanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Üçüncü büyük tartışma
B
Küreselleşmenin etkileri
C
Emek-değer çelişkisi
D
İnsanın toplum içinde yabancılaşması
E
Sahte bireyselleşme
Açıklama:
Bu kuramsal yaklaşımlardan biri olan konstrüktivizmin ortaya çıkışı, büyük ölçüde disiplin içerisinde 1980’lerden sonra gündeme gelen ve özünde pozitivistler ile postpozitivistler arasında yaşandığı varsayılan ‘üçüncü büyük tartışma’ ile ilişkilendirilerek ele alınmaktadır

Soru 2

Konstrüktivistler, rasyonalistlerin hangi iddiasını bütünüyle reddetmemektedirler?

Seçenekler

A
Toplumsal yaşamın algılanamayacağı görüşü
B
Yabancılaşmanın birey temelli olmadığı görüşü
C
Maddi dünyanın insan faaliyetlerince şekillendirildiği görüşü
D
Küreselleşmenin dünyanın genel zenginliğine katkı sağladığı görüşü
E
Manevi yaşamın insanı şekillendirdiği görüşü
Açıklama:
Konstrüktivistler, rasyonalistlerin maddi dünyanın insan faaliyetlerince şekillendirildiği iddiasını da bütünüyle reddetmemektedirler

Soru 3

Aşağıdaki isimlerden hangisi konstrüktivist düşüncenin disiplin içindeki öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
Gilles Deluze
B
Theodor Adorno
C
Michel Foucault
D
Karl Polanyi
E
Alexander Wendt
Açıklama:
konstrüktivist düşüncenin disiplin içindeki öncülerinden biri olarak kabul edilen Alexander Wendt,

Soru 4

Konstrüktivist düşünceye göre, süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır. Bu süreçte insanları ve toplumu birbirine bağlayan şey nedir?

Seçenekler

A
Aile
B
Manevi yaşam
C
Kitle iletişim araçları
D
Kurallar
E
Toplumsal yaşamın eğilimleri
Açıklama:
Konstrüktivist düşünceye göre, süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır. Bu süreçte insanları ve toplumu birbirine bağlayan şey kurallardır

Soru 5

Konstrüktivist kuramlar, devletleri nasıl değerlendirmektedir?

Seçenekler

A
Sosyal yapıyı yapı ettikleri ile devlet meydana getirmezler
B
Devletler, gerçekte diğer devletlerle ilişkilerini yürütebilecekleri oldukça gelişmiş kurumlara sahip olan toplumsal oluşumlardır
C
Kuralcı bir yapı gösterirler
D
Yurttaşlarını kurallara uymaya zorlamazlar
E
Toplumsal refahın artışı yurttaşların sorumluluğundadır
Açıklama:
Devletler, gerçekte diğer devletlerle ilişkilerini yürütebilecekleri oldukça gelişmiş kurumlara sahip olan toplumsal oluşumlardır.

Soru 6

Konstrüktivizm anarşi kavramını nasıl tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Toplumsal düzenin sağlanmasında bir amil olarak görev yapar
B
Kendi başının çaresine bakma ve güç anarşinin temel kavramlarıdır
C
Kendi başının çaresine bakma’ ve ‘güç politikası’ gibi olgular da mantıksal ve nedensel olarak anarşiden kaynaklanmaktadı
D
Anarşi, aslında hiç kimseye özgü olmayan ve bu nedenle herkesin içinde birlikte yer aldığı, koordine edilemeyen çok sayıdaki faaliyetin istenmeyen bir sonucu olarak ortaya çıkmış bir kural durumudur
E
Anarşi, devletlerin onu yaptıkları şey değildir
Açıklama:
Anarşi, aslında hiç kimseye özgü olmayan ve bu nedenle herkesin içinde birlikte yer aldığı, koordine edilemeyen çok sayıdaki faaliyetin istenmeyen bir sonucu olarak ortaya çıkmış bir kural durumudur.

Soru 7

Kimlik kavramını “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur” olarak tanımlayan toğlumbilimci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Wendt
B
Keyman
C
McSweeny
D
Ruggie
E
Onuf
Açıklama:
“Uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur”.

Soru 8

Konstrüktivizmde kimlikler analitik açıdan hangi olguya göre öncelikli görülmektedirler?

Seçenekler

A
Çıkarlar
B
Amiller
C
Kurallar
D
Anarşi
E
Yasalar
Açıklama:
Konstrüktivizmde kimlikler analitik açıdan çıkarlara göre öncelikli görülmektedirler

Soru 9

Doğaları gereği karşılıklı etkileşim yoluyla oluşan ve çoğul olan kimlikler, aynı zamanda aktörler arasındaki farklılıklara da işaret ederler. Bu açıdan bakıldığında kimliklendirme hangi ilişkisi orytaya çıkartmaktadır?

Seçenekler

A
Ulus kavramı
B
Ben ve Öteki
C
Anarşi
D
Yasalar
E
Amiller
Açıklama:
Doğaları gereği karşılıklı etkileşim yoluyla oluşan ve çoğul olan kimlikler, aynı zamanda aktörler arasındaki farklılıklara da işaret ederler. Bu açıdan bakıldığında kimliklendirme, ‘ben’ ile ‘öteki’ arasındaki ilişkinin bir ürünüdür ve bu olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilmektedir.

Soru 10

Süjeler-arası anlamları açıklama çabasındadır ve konuşma faaliyetlerine (speech acts) yaptığı vurgu nedeniyle “konuşma faaliyeti kuramı” olarak da adlandırılan konstrüktizm görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Neo-klasik konstrüktivizm
B
postmodernist konstrüktivizm
C
Sosyal konstrüktivizm yaklaşımı
D
Liberal konstrüktivim yaklaşımı
E
Pragmatik konstrüktivizm
Açıklama:
Klasik konstrüktivizmin gelişmiş ve onun izlerini taşıyan bir hâli olarak da görebileceğimiz neo-klasik konstrüktivizm, süjeler-arası anlamları açıklama çabasındadır ve konuşma faaliyetlerine (speech acts) yaptığı vurgu nedeniyle “konuşma faaliyeti kuramı” olarak da adlandırılabilir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Rasyonalizm içerisinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Neo-liberalizm
B
Eleştirel Teori
C
Post-Modernizm
D
Feminist Teori
E
Normatif Teori
Açıklama:
Rasyonalizm Neo-Realizm Neo-Liberalizm
Reflektivizm Post-Modernizm Feminist Teori Normatif Teori Elefltirel Teori Tarihsel Sosyoloji
Sadece A seçeneği Rasyonalizm içerisinde yer almakta, diğer seçenekler Reflektivizm ile ilgili seçeneklerdir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 12

Konstrüktivizmin amacı birbiriyle bağlantısızmış gibi görünen meseleleri kuramsallaştırmayı mümkün kılan bir ne sunmaktır?

Seçenekler

A
açıklama
B
genel çerçeve
C
bütünsel bir tanım
D
spesifik bir açıklama
E
genel bir betimleme
Açıklama:
konstrüktivizm, birbirleriyle bağlantısızmış gibi görünen meseleleri kuramsallaştırmayı mümkün kılan genel bir çerçeve sunmaktadır. Buradaki amaç, yaşadığımız dünyayı açıklamaktan ziyade onun anlaşılmasını sağlamaktır.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi "agent" kelimesinin Türkçesidir?

Seçenekler

A
eğitici
B
yönlendirici
C
amil
D
vaadedici
E
formel
Açıklama:
Söz konusu ilişki ve etkileşim süreci, belli bir sosyal yapı içerisinde ve birtakım kurallara bağlı olarak, amiller (agent) ve kurumlar aracılığıyla gerçekleşmektedir.

Soru 14

Onuf, yapı kavramı yerine hangi kavramın daha uygun olduğunu düşünmektedir?

Seçenekler

A
Sayısal düzenlemeler
B
Bireysel düzenlemeler
C
Mekanik düzenlemeler
D
Sosyal düzenlemeler
E
Ülkesel düzenlemeler
Açıklama:
Bu yaklaşımına karşın yazarın, ilgili kavramı analizlerinden tamamen dışlamadığı da görülür. Onuf, yapı kavramı yerine aslında yine aynı noktaya işaret ettiğini söyleyebileceğimiz ‘sosyal düzenlemeler’ kavramını önermektedir.

Soru 15

Onuf, Giddens tan farklı olarak aşağıdakilerin hangisine vurgu yapmıştır?

Seçenekler

A
yapı
B
amil
C
toplum
D
devlet
E
kural
Açıklama:
Onuf ’un, Giddens’dan farklı olarak amil-yapı ilişkisinde kuralların rolüne de değindiği görülür. Giddens’ın kuramında gözlemlenen, amil ile yapı arasındaki mekanizmanın nasıl işlediğine dair eksiklik, Onuf tarafından kurallara yapılan vurgu ile giderilmektedir. Burada, ilgili mekanizmanın işleyişinin kurallar aracılığıyla mümkün olduğu ileri sürülmektedir

Soru 16

Konstüktivist mantığa göre anarşi nedir?

Seçenekler

A
kural
B
kargaşa
C
üstünlük
D
savaş
E
terör
Açıklama:
Konstrüktivist mantığa göre anarşi, aslında hiçbir devletin ya da devlet grubunun diğerleri üzerinde egemen olmadığı bir durumuna işaret etmektedir. Yani aslında anarşi bile bir kural olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kural, devletlerin üzerinde ve onlara egemen olacak herhangi bir kurumun bulunmadığı anlamına gelmektedir.

Soru 17

Konstrüktivizm kimlik oluşum sürecinde en önemli aktör olarak neyi görmektedir?

Seçenekler

A
kişiyi
B
devletleri
C
kurumları
D
aktivistleri
E
fikirleri
Açıklama:
Buradan da anlaşılacağı üzere, konstrüktivizm kimlik oluşum sürecinde en önemli aktörler olarak devletleri görmektedir.

Soru 18

Neo-Klasik Konstrüktivizm başka hangi adla anılmaktadır?

Seçenekler

A
feminist türler kuramı
B
hukuksal görüşler kuramı
C
konuşma faaliyeti kuramı
D
jeneolojik görüşler
E
özgürleştirici konstrüktivizm
Açıklama:
Klasik konstrüktivizmin gelişmiş ve onun izlerini taşıyan bir hâli olarak da görebileceğimiz neo-klasik konstrüktivizm, süjeler-arası anlamları açıklama çabasındadır ve konuşma faaliyetlerine (speech acts) yaptığı vurgu nedeniyle “konuşma faaliyeti kuramı” olarak da adlandırılabilir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi post-modernist konstrüktivizmin öncülerindendir?

Seçenekler

A
Kratochwil
B
Onuf
C
Adler
D
Nietzsche
E
Katzenstein
Açıklama:
İkinci grubu ise postmodernist konstrüktivizm oluşturmaktadır. Entelektüel kökleri Nietzsche, Foucault, Derrida gibi isimlere dayanan bu akımın günümüzdeki en önemli temsilcileri ise Ashley, Campbell, Der Derian ve RBJ Walker gibi yazarlardır.

Soru 20

üçüncü grup konstrüktivist yaklaşımların öncüsü kimdir?

Seçenekler

A
Foucault
B
Derrida
C
Onuf
D
Ruggie
E
Wendt
Açıklama:
aslında ana-akımın kimi görüşlerine de yakındırlar. Konstrüktivist kuramın öncülerinden kabul edilen Wendt’i de bu grupta değerlendiren Ruggie’ye göre, bu tür yaklaşımların en ayırt edici yanı, bilimsel realizmin felsefi doktrinine yakın oluşlarıdır. Bununla birlikte konstrüktivizmin bu türü, realizmden farklı olarak gözlemlenebilir olmayan bir sosyal dünyanın varlığını da kabul etmektedir. Burada, bağımsız bir biçimde oluştuğu varsayılan sosyal yaşamın süjeler-arası yanına dikkat çekilmektedir

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisine göre süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır?

Seçenekler

A
Didektife göre
B
Vaade göre
C
Kurallara göre
D
Fikre göre
E
Konstrüktivist düşünceye göre
Açıklama:
Konstrüktivist düşünceye göre, süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır.

Soru 22

Eğer amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa bunlara ne denir?

Seçenekler

A
Kural
B
Vaad
C
Formel kural
D
Otorite
E
İtaat
Açıklama:
Eğer amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa, bunlara formel kurallar da denilebilir.

Soru 23

Kural tiplerini felsefi manada kaç şekilde tanımlanır?

Seçenekler

A
2
B
5
C
1
D
3
E
4
Açıklama:
Kural tiplerini felsefi manada oluşturucu (constitutive) ve düzenleyici (regulative) kurallar olarak da tasnif etmek mümkündür.

Soru 24

Konstrüktivistlere göre Uluslararası İlişkiler disiplini açısından da aslında tartışmalı bir kavram olan yapının temelinde yatan şey aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Otorite
B
Kurallar kuramlar ve tercihler örüntüsü
C
Pozitif düşünme
D
Tercih
E
Kurum
Açıklama:
Konstrüktivistlere göre Uluslararası İlişkiler disiplini açısından da aslında tartışmalı bir kavram olan yapının temelinde yatan şey, dışarıdan da tanımlanabilen bir kurallar, kurumlar ve tercihler örüntüsünün varlığıdır.

Soru 25

Konstrüktivizmin amil-yapı ilişkisine bakışı, farklı kuram ve düşünürlerden bahsetmek mümkün olsa bile aslında büyük ölçüde aşağıdakilerden hangisinden etkilenmiştir?

Seçenekler

A
Kurum
B
Kurul
C
Tercih
D
Giddens’ın yapılanma kuramından
E
Yapılanma
Açıklama:
Konstrüktivizmin amil-yapı ilişkisine bakışı, farklı kuram ve düşünürlerden bahsetmek mümkün olsa bile (örnekler için bkz. Guzzini, 2000) aslında büyük ölçüde Giddens’ın yapılanma kuramından etkilenmiştir.

Soru 26

Konstrüktivizmin bazı olgu ve olayları daha iyi anlamamızı mümkün kılan bu derin ve kapsamlı aşağıdaki hangi yanı , aynı zamanda uluslararası ilişkilerin sosyal doğasını anlamak bakımından son derece önemli olmalarına karşın, disiplinin hâkim kuramlarınca büyük ölçüde göz ardı edilmiş olan kimlik, kültür ve söylem gibi normatif unsurların bu alana dâhil edilmesini mümkün kılmaktadır?

Seçenekler

A
Ontoloji önerisi
B
Pozitif düşünce
C
Varlık sorunu
D
Güçler teorisi
E
Varolus
Açıklama:
Konstrüktivizmin bazı olgu ve olayları daha iyi anlamamızı mümkün kılan bu derin ve kapsamlı ontoloji önerisi, aynı zamanda uluslararası ilişkilerin sosyal doğasını anlamak bakımından son derece önemli olmalarına karşın, disiplinin hâkim kuramlarınca büyük ölçüde göz ardı edilmiş olan kimlik, kültür ve söylem gibi normatif unsurların bu alana dâhil edilmesini mümkün kılmaktadır.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisine göre yapıların sosyal bir biçimde oluştuklarını söylemek, onların aynı zamanda değişebileceklerini anlatmak bakımından yeterli değildir?

Seçenekler

A
Hayyam
B
Farabi
C
Onuf
D
Mcsweeny
E
Wendt
Açıklama:
Wendt’e göre (1995: 80) yapıların sosyal bir biçimde oluştuklarını söylemek, onların aynı zamanda değişebileceklerini anlatmak bakımından yeterli değildir.

Soru 28

Uluslararası yapı kavramıyla birlikte ele alınması gereken önemli bir kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eylem
B
Anarşi
C
Kural
D
Kuram
E
Düşünce
Açıklama:
Uluslararası yapı kavramıyla birlikte ele alınması gereken önemli bir kavram da uluslararası anarşidir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisine göre kimlik, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur”.?

Seçenekler

A
Wendt
B
McSweeny
C
Keyman
D
Hayyam
E
Farabi
Açıklama:
Keyman’ın (2005: 218) deyimiyle kimlik, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur”.

Soru 30

Hangisi her kimliğin bir farklılığa işaret ettiği varsayımıyla kimliklerin karşılıklı etkileşimle oluşumunda, ‘ötekinin rolü’nü de kavramışlardır?

Seçenekler

A
Din adamları
B
Bilim insanları
C
Düşünürler
D
Karşı görüşler
E
Konstrüktivistler
Açıklama:
Konstrüktivistler, her kimliğin bir farklılığa işaret ettiği varsayımıyla kimliklerin karşılıklı etkileşimle oluşumunda, ‘ötekinin rolü’nü de kavramışlardır

Soru 31

Konstrüktivizm ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Konstrüktivist düşüncenin en ayırt edici yönü, sosyalliğe yapmış olduğu güçlü vurgudur.
B
Alexander Wendt, konstrüktivist düşüncenin öncülerinden biri olarak kabul edilir.
C
Doğa ile sosyal dünyayı birbirinden ayırmaz.
D
Birbirleriyle bağlantısızmış gibi görünen meseleleri kuramsallaştırmayı mümkün kılan genel bir çerçeve sunar.
E
Rasyonalizmden de reflektivizmden de farklı olan konstrüktivizmi, bu iki grup arasına yerleştirmek mümkündür.
Açıklama:
Rasyonalizmden de reflektivizmden de farklı olan konstrüktivizmi, ontolojik ve epistemolojik açılardan bu görüşlere eşit mesafede durmak kaydıyla bu iki grup arasına yerleştirmek mümkündür.
Konstrüktivist düşüncenin en ayırt edici yönü, sosyalliğe yapmış olduğu güçlü vurgudur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, konstrüktivizm doğa ile sosyal dünyayı birbirinden ayıran bir bakış açısına sahiptir. Ontolojik açıdan bakıldığında, konstrüktivizm aslında sosyal gerçekliğin inşasına dair bir kuramdır. Buna göre, somut gerçeklerin dışında salt biz onlara birtakım fonksiyonlar ve anlamlar atfediyor olduğumuz için var olan kimi gerçekler de bulunmaktadır. Örneğin para özünde sadece bir metal veya kâğıt parçasıdır ama bambaşka bir gerçekliğe işaret etmektedir (Guzzini, 2000: 160). Benimsemiş olduğu bu yaklaşım nedeniyle konstrüktivizm, aslında her türden sosyal ilişkiyi çalışmak için uygun bir görünüme sahiptir. Bu nedenledir ki konstrüktivist düşüncenin disiplin içindeki öncülerinden biri olarak kabul edilen Alexander Wendt, bu düşüncenin salt bir uluslararası siyaset kuramı olmadığını söylemektedir (Wendt, 1999: 142).
Konstrüktivizm, birbirleriyle bağlantısızmış gibi görünen meseleleri kuramsallaştırmayı mümkün kılan genel bir çerçeve sunmaktadır.

Soru 32

Kurala uymak ya da onları ihlal etmek, kural koymak ya da onları kaldırmak gibi kurallara ilişkin her türden davranışa ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Faaliyet
B
Amil
C
Aracılık
D
Kurumsallık
E
Agent
Açıklama:
Konstrüktivist düşünceye göre, süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır. Bu süreçte insanları ve toplumu birbirine bağlayan şey ise kurallardır. Hukuksal kuralları da içine alan sosyal kurallar, ilgili sürecin sürekli ve karşılıklı bir biçimde işlemesini sağlarlar. Doğaları gereği normatif olan kurallar, amillere neyi yapıp neyi yapmamaları gerektiğini söyleyen genel ifadeler olarak da değerlendirilebilirler. Buradaki ‘gereklilik’ ifadesi, davranışların mevcut standartlara uydurulması anlamına gelmektedir. Kurala uymak ya da onları ihlal etmek, kural koymak ya da onları kaldırmak gibi kurallara ilişkin her türden davranışa ise faaliyet denmektedir. Bir kuralın tam olarak neyi ifade ettiğini bilmesek bile, insanların faaliyetlerine bakarak onun neye dair olduğunu anlamak mümkündür (Onuf, 1998: 69).

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi kural tiplerinin "felsefi" manadaki sınıflandırmalarından biridir?

Seçenekler

A
Eğitici
B
Vaadedici
C
Legal
D
Oluşturucu
E
Formel
Açıklama:
Kural tiplerini felsefi manada oluşturucu (constitutive) ve düzenleyici (regulative) kurallar olarak da tasnif etmek mümkündür. Oluşturucu kurallar tüm sosyal yaşamın kurumsal temelini oluştururken, düzenleyici kurallar nedensel etkilere sahiptir.

Soru 34

Amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa bunlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Legal kurallar
B
Formel kurallar
C
Oluşturucu kurallar
D
Düzenleyici kurallar
E
Eğitici kurallar
Açıklama:
Amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa, bunlara formel kurallar da denilebilir.

Soru 35

  1. Tüm sosyal yaşamın kurumsal temelini oluşturur.
  2. Tarafların üzerinde karşılıklı olarak anlaştığı bu türden kurallar olmaksızın uluslararası ilişkilerin ve aktör davranışlarının anlaşılabilmesi pek mümkün değildir.
  3. Etkili ya da daha az etkili olabileceği gibi, çatışma ya da işbirliği doğurucu nitelikte de olabilirler.
  4. Sosyal yapının araçları olarak görülebilirler.
Yukarıda özellikleri verilen kural tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düzenleyici
B
Oluşturucu
C
Eğitici
D
Yönlendirici
E
Vaadedici
Açıklama:
Kural tiplerini felsefi manada oluşturucu (constitutive) ve düzenleyici (regulative) kurallar olarak da tasnif etmek mümkündür. Oluşturucu kurallar tüm sosyal yaşamın kurumsal temelini oluştururken, düzenleyici kurallar nedensel etkilere sahiptir. Oluşturucu kurallar, uluslararası ilişkiler açısından son derece önemlidir. Öyle ki, tarafların üzerinde karşılıklı olarak anlaştığı bu türden kurallar olmaksızın uluslararası ilişkilerin ve aktör davranışlarının anlaşılabilmesi pek de mümkün değildir. Oluşturucu kurallar, etkili ya da daha az etkili olabileceği gibi, çatışma ya da işbirliği doğurucu nitelikte de olabilirler (Ruggie, 1998: 871, 879). Oluşturucu kurallar sosyal yapının, düzenleyici kurallar ise sosyal denetimin araçları olarak görülebilirler. Ancak hemen belirtelim ki, Onuf gibi kimi konstrüktivist yazarlara göre tüm kurallar gerçekte hem oluşturucu hem de düzenleyici olabilmektedirler (Onuf 1998: 68).

Soru 36

Gould tarafından, "faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyler" olarak tanımlanan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Milletler
B
Dernekler
C
Şirketler
D
Amiller
E
Kurumlar
Açıklama:
Gould (1998: 81) amilleri faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyler olarak tanımlar.

Soru 37

Konstrüktivizmin amil-yapı ilişkisine bakışı büyük ölçüde hangi düşünürün yapılanma kuramından etkilenmiştir?

Seçenekler

A
Giddens
B
Comte
C
Sartre
D
Elias
E
Weber
Açıklama:
Konstrüktivizmin amil-yapı ilişkisine bakışı, farklı kuram ve düşünürlerden bahsetmek mümkün olsa bile (örnekler için bkz. Guzzini, 2000) aslında büyük ölçüde Giddens’ın yapılanma kuramından etkilenmiştir. Kuram, aracıları ve yapıları karşılıklı olarak oluşturulan ya da belirlenen varlıklar olarak ele alan ilişkisel bir çözüm önerisine sahiptir (Wendt, 1987: 350).

Soru 38

Uluslararası İlişkiler kuramı ve analizlerine yönelik bir yaklaşım olarak konstrüktivizmin yaygınlık kazanması hangi dönemde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1960’lı yıllar
B
1970’li yıllar
C
1980’li yıllar
D
1990’lı yıllar
E
2000'li yıllar
Açıklama:
Uluslararası İlişkiler kuramı ve analizlerine yönelik bir yaklaşım olarak konstrüktivizmin yaygınlık kazanması, 1990’lı yıllarda gerçekleşmiştir.

Soru 39

Kendi başının çaresine bakma (self help) ve güç politikası (power politcs) gibi olguların anarşinin temel özellikleri değil, birer uluslararası kurumlar olduğunu ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Baylis
B
Giddens
C
Wendt
D
Onuf
E
McSweeny
Açıklama:
Wendt’e göre (1992: 395) kendi başının çaresine bakma (self help) ve güç politikası (power politcs) gibi olgular anarşinin temel özellikleri değil, birer uluslararası kurumdurlar. Bu hâliyle anarşi, aslında “devletlerin onu yaptıkları şeydir” (Wendt, 1992: 395). Buradan da anlaşılacağı üzere, hâkim kuramların aksine konstrüktivizm anarşiyi verili bir durum olarak görmez; onun devletler tarafından belli tarihsel süreçler içerisinde oluşturulduğuna inanır.

Soru 40

Kimliği, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgu” olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Derrida
B
Ruggie
C
Wendt
D
Giddens
E
Keyman
Açıklama:
Keyman’ın (2005: 218) deyimiyle kimlik, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur”.

Soru 41

Konstrüktivist düşüncenin en ayırt edici yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
sosyalliğe yapmış olduğu vurgu
B
davranışların önemini vurgulaması
C
ekonomiyi temel belirleyen olarak tanımlaması
D
uluslararası hukukun önemini vurgulaması
E
aktörlerin rasyonel olduğunu kabul etmesi
Açıklama:
Konstrüktivist düşüncenin en ayırt edici yönü, sosyalliğe yapmış olduğu güçlü vurgudur. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası İlişkilerde konstrüktivist düşüncenin öncülerindendir?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Alexander Wendt
C
Hedley Bull
D
Adam Watson
E
Martin Wight
Açıklama:
Uluslararası İlişkilerde konstrüktivist düşüncenin öncülerinden biri olarak Alexander Wendt kabul edilmektedir. Yanıt B seçeneğidir.

Soru 43

Konstrüktivizm insanı nasıl bir varlık olduğu fikrine dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Rasyonel bir varlık
B
Duygusal bir varlık
C
Sosyal bir varlık
D
Ekonomik bir varlık
E
Biyolojik bir varlık
Açıklama:
Konstrüktivizm insanın sosyal bir varlık olduğu fikrine dayanmaktadır. Yani bizi insan kılan şey aslında sosyal ilişkilerimizdir. Bir başka deyişle sosyal ilişkilerimiz bizi olduğumuz ‘şey’ yapmaktadır.Yanıt C seçeneğidir.

Soru 44

Konstrüktivizme göre insan ile toplumu birbirine bağlayan şey aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Davranışlar
B
Duygular
C
Akıl
D
Kurallar
E
Çıkar
Açıklama:
Konstrüktivist düşünceye göre, süreklilik arz eden ve karşılıklı işleyen bir süreç içerisinde insanlar toplumu, toplumlar da insanı olduğu ‘şey’ yapmaktadır. Bu süreçte insanları ve toplumu birbirine bağlayan şey ise kurallardır. Yanıt D seçeneğidir.

Soru 45

Aşağıdaki kavramlardan hangisi faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyleri ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Kurumlar
B
Kurallar
C
Sosyal yapı
D
Kimlik
E
Amiller
Açıklama:
Amiller faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyler olarak tanımlanmaktadır. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 46

Aracıları ve yapıları karşılıklı olarak oluşturulan ya da belirlenen varlıklar olarak ele alan ilişkisel bir çözüm önerisine sahip kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yapılanma kuramı
B
Neorealist kuram
C
Sosyal kuram
D
Eleştirel kuram
E
Konuşma faaliyeti kuramı
Açıklama:
Yapılanma kuramı racıları ve yapıları karşılıklı olarak oluşturulan ya da belirlenen varlıklar olarak ele alan ilişkisel bir çözüm önerisine sahiptir. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 47

Konstrüktivizmin uluslararası anarşi kavramına ilişkin aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Anarşi devletlerin onu yaptıkları şeydir.
B
Anarşi verili bir durumu ifade eder.
C
Anarşi bir kural durumudur.
D
Anarşide savaş ihtimalinin varolması her an savaş olacağı anlamına gelmez.
E
Kendi başının çaresine bakma ve güç politikası nedensel olarak anarşiden kaynaklanmaz.
Açıklama:
Anarşi, “devletlerin onu yaptıkları şeydir”. Buradan da anlaşılacağı üzere, hâkim kuramların aksine konstrüktivizm anarşiyi verili bir durum olarak görmez; onun devletler tarafından belli tarihsel süreçler içerisinde oluşturulduğuna inanır. Yanıt B seçeneğidir.

Soru 48

Konstrüktivizme göre Uluslararası İlişkilerde kimlik oluşum sürecinde en önemli aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Birey
B
Aile
C
Devlet
D
Toplum
E
Uluslararası kurumlar
Açıklama:
Konstrüktivizm kimlik oluşum sürecinde en önemli aktörler olarak devletleri görmektedir. Yanıt C seçeneğidir.

Soru 49

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi postmodernist konstrüktivizmin temsilcileri arasında kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
Kratochwil
B
Onuf
C
Adler
D
Der Derian
E
Katzenstein
Açıklama:
Postmodernist konstrüktivizmin Entelektüel kökleri Nietzsche, Foucault, Derrida gibi isimlere dayanmakta; günümüzdeki en önemli temsilcileri ise Ashley, Campbell, Der Derian ve RBJ Walker gibi yazarlardır. Doğru yanıt D.

Soru 50

Süjeler-arası anlamları açıklama çabasındaki konuşma faaliyetlerine vurgu yapan konstrüktivizm türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özgürleştirici konstrüctivizm
B
Klasik konstrüktivizm
C
Postmodernist konstrüktivizm
D
Radikal konstrüktivizm
E
Neoklasik konstrüktivizm
Açıklama:
Neoklasik konstrüktivizm, klasik konstrüktivizmin gelişmiş ve onun izlerini taşıyan bir hâli olarak da görebileceğimiz neo-klasik konstrüktivizm, süjeler-arası anlamları açıklama çabasındadır ve konuşma faaliyetlerine (speech acts) yaptığı vurgu nedeniyle “konuşma faaliyeti kuramı” olarak da adlandırılabilir. Ruggie’ye göre Kratochwil, Onuf, Adler ve Katzenstein gibi konstrüktivist yazarları bu kategoride değerlendirmek mümkündür. Doğru yanıt E.

Soru 51

Konstrüktivist düşüncenin disiplin içindeki öncülerinden biri olarak kabul edilen aşağıdakilerden hangisi, bu düşüncenin salt bir uluslararası siyaset kuramı olmadığını söylemektedir, belirtiniz?

Seçenekler

A
Alexander Wendt
B
Sigmund Freud
C
Ferdinand de Saussure
D
Martin Heidegger
E
Michel Foucault
Açıklama:
Konstrüktivist düşüncenin disiplin içindeki öncülerinden biri olarak kabul edilen Alexander Wendt, bu düşüncenin salt bir uluslararası siyaset kuramı olmadığını söylemektedir (Wendt, 1999: 142).

Soru 52

Eğer amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa, bunlara hangi kurallar olarak da denilmektedir?

Seçenekler

A
Anarşist
B
Formel
C
Kaotik
D
Sosyal
E
Söylemsel
Açıklama:
Eğer amiller açısından kurallar, kendi yaşamlarının sabit ve kaçınılmaz özellikleri olarak görülüyorsa, bunlara formel kurallar da denilebilir.

Soru 53

Başka kurallarca etkin bir biçimde desteklenen kurallara ne denilir, belirtiniz?

Seçenekler

A
Diplomatik kurallar
B
Çatışmacı kurallar
C
Legal kurallar
D
İçeriksel kurallar
E
Sölemsel kurallar
Açıklama:
Başka kurallarca etkin bir biçimde desteklenen kurallara legal kurallar denilir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi, amilleri faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyler olarak tanımlar, belirtiniz?

Seçenekler

A
John Baylis
B
Jörg Friedrichs
C
Miles Kahler
D
Harry D. Gould
E
Anthony Giddens
Açıklama:
Harry D. Gould (1998: 81) amilleri faaliyetleriyle maddi anlamda dünyayı etkileyen birey ya da bireyler olarak tanımlar.

Soru 55

Konstrüktivizmin sosyal mantığı açısından amiller ile kurallar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi, bu durumu “kurallar amilleri, amiller de kuralları oluşturur” biçiminde ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Fuat E. Keyman
B
Faruk Yalvaç
C
Antje Wiener
D
Alexander E. Wendt
E
Nicholas Onuf
Açıklama:
Konstrüktivizmin sosyal mantığı açısından amiller ile kurallar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Nicholas Onuf bu durumu, “kurallar amilleri, amiller de kuralları oluşturur” biçiminde ifade etmektedir.

Soru 56

Uluslararası İlişkiler kuramı ve analizlerine yönelik bir yaklaşım olarak konstrüktivizmin yaygınlık kazanması kaçlı yıllarda gerçekleşmiştir, belirtiniz?

Seçenekler

A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
1990
Açıklama:
Uluslararası İlişkiler kuramı ve analizlerine yönelik bir yaklaşım olarak konstrüktivizmin yaygınlık kazanması, 1990’lı yıllarda gerçekleşmiştir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisine göre, kendi başının çaresine bakma (self help) ve güç politikası (power politcs) gibi olgular anarşinin temel özellikleri değil, birer uluslararası kurumdurlar, belirtiniz?

Seçenekler

A
Yosef Lapid
B
Bill McSweeeney
C
Nicholas Onuf
D
Alexander Wendt
E
John Gerard Ruggie
Açıklama:
Alexander Wendt’e göre (1992: 395) kendi başının çaresine bakma (self help) ve güç politikası (power politcs) gibi olgular anarşinin temel özellikleri değil, birer uluslararası kurumdurlar.

Soru 58

Aşağıdaki hangi yıllarla birlikte kimlik sorunu, uluslararası ilişkiler gündeminde kuramsal açıdan daha çok tartışılan bir konu hâline gelmiş ve bu dönemden itibaren, disiplin içerisinde gelişim göstermeye başlayan eleştirel ya da reflektivist (düşünümsel) kuramların kimlik konusunu ayrıcalıklı bir mesele olarak ele alındığı görülmektedir, belirtiniz?

Seçenekler

A
1930
B
1960
C
1980
D
2010
E
2020
Açıklama:
1980’li yıllarla birlikte kimlik sorunu, uluslararası ilişkiler gündeminde kuramsal açıdan daha çok tartışılan bir konu hâline gelmiştir. Bu dönemden itibaren, disiplin içerisinde gelişim göstermeye başlayan eleştirel ya da reflektivist (düşünümsel) kuramların kimlik konusunu ayrıcalıklı bir mesele olarak ele alındığı görülür.

Soru 59

Fuat E. Keyman’ın deyimiyle aşağıdakilerden hangisi, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur” olarak ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Kültür
B
Kimlik
C
Kriz
D
Kaos
E
Çatışma
Açıklama:
Fuat E. Keyman’ın (2005: 218) deyimiyle kimlik, “uluslararası ilişkilerin dünyayı anlamaya yönelik kullandığı yöntemin ve açıklama tarzının kültürel temelini oluşturan merkezi bir olgusudur”.

Soru 60

  • Entelektüel kökleri Nietzsche, Foucault, Derrida gibi isimlere dayanan bu akımın günümüzdeki en önemli temsilcileri Ashley, Campbell, Der Derian ve RBJ Walker gibi yazarlardır.
  • Burada, konuların dilsel oluşumu güçlü bir biçimde vurgulanır.
  • Ontolojik öncelikleri oluşturan veya analizin ve gerçekliğin kurucu birimleri ise söylemsel pratikler olarak görülmektedir.
  • Bu yaklaşımın en temel iddiası, toplumdaki hegemonik söylemin disipliner güçler aracılığıyla bir ‘doğrular rejimi’ dayattığıdır.
Belirtilen özelliklere göre aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?

Seçenekler

A
Postmodernist konstrüktivizm
B
Neoklasik konstrüktivizm
C
Belgeleyici konstrüktivizm
D
Klasik konstrüktivizm
E
Geleneksel konstrüktivizm
Açıklama:
İkinci grubu postmodernist konstrüktivizm oluşturmaktadır. Entelektüel kökleri Nietzsche, Foucault, Derrida gibi isimlere dayanan bu akımın günümüzdeki en önemli temsilcileri ise Ashley, Campbell, Der Derian ve RBJ Walker gibi yazarlardır. Burada, konuların dilsel oluşumu güçlü bir biçimde vurgulanır. Ontolojik öncelikleri oluşturan veya analizin ve gerçekliğin kurucu birimleri ise söylemsel pratikler olarak görülmektedir. Bu yaklaşımın en temel iddiası, toplumdaki hegemonik söylemin disipliner güçler aracılığıyla bir ‘doğrular rejimi’ dayattığıdır.

Ünite 5

Soru 1

Feminist hareketin sesini ilk defa hangi yüzyılın sonlarında adını duyurmaya başladığı görülmektedir?

Seçenekler

A
17
B
18
C
19
D
20
E
21
Açıklama:
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir.

Soru 2

19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir. Bu süreç gelişim çizgisinde ne şekilde adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Birinci Dalga Feminizm
B
İkinci Dalga Feminizm
C
Üçüncü Dalga Feminizm
D
Dördüncü Dalga Feminizm
E
Beşinci Dalga Feminizm
Açıklama:
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir. Bu süreç gelişim çizgisinde “Birinci Dalga Feminizm” şeklinde adlandırılmaktadır.

Soru 3

1980’lerde pozitivistler ve post-pozitivistler arasında uluslararası ilişkilerin geleneksel kuramlarının sorgulanmaya başlandığı tartışmalara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Birinci tartışma
B
İkinci tartışma
C
Üçüncü tartışma
D
Dördüncü tartışma
E
Beşinci tartışma
Açıklama:
1980’lerde pozitivistler ve post-pozitivistler arasında uluslararası ilişkilerin geleneksel kuramlarının sorgulanmaya başlandığı tartışmalara üçüncü tartışma denir.

Soru 4

Toplumun ortak yararını belirlemeye ve gerçekleştirmeye yönelik düşünce, söylem ve eylemlerin üretildiği ve geliştirildiği ortak toplumsal etkinlik alanına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kamusal alan
B
Bürokrasi
C
Feminizm
D
Düalizm
E
Ataerkil
Açıklama:
Toplumun ortak yararını belirlemeye ve gerçekleştirmeye yönelik düşünce, söylem ve eylemlerin üretildiği ve geliştirildiği ortak toplumsal etkinlik alanına kamusal alan adı verilir.

Soru 5

Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluğa ne ad verilir?

Seçenekler

A
Feminizm
B
Güvenlik
C
Realizm
D
Ataerkil
E
Düalizm
Açıklama:
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluğa ataerkil adı verilir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadır?

Seçenekler

A
Radikal feministler
B
Marksist feministler
C
Sosyalist feministler
D
Liberal feministler
E
Post yapısalcı feministler
Açıklama:
“Radikal feministler” ise ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadırlar.

Soru 7

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır?

Seçenekler

A
Postmodern feminizm
B
İnşacı feminizm
C
Postkolonyal feminizm
D
Postyapısalcı feministler
E
Liberal feminizm
Açıklama:
“İnşacı feminizm” (constructivist feminism) ise, uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır

Soru 8

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi kadınların politik yaşam içindeki deneyimlerinin onlara, dünya politikasının içyüzünü anlamayı da içerecek biçimde sosyal konulara ilişkin bir perspektif kazandıracağını ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Feminist duruş
B
Postmodernist feminizm
C
Analitik feminizm
D
Deneysel feminizm
E
Normatif feminizm
Açıklama:
Feminist duruş yaklaşımı kadınların politik yaşam içindeki deneyimlerinin onlara, dünya politikasının içyüzünü anlamayı da içerecek biçimde sosyal konulara ilişkin bir perspektif kazandıracağını ifade etmektedir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler?

Seçenekler

A
Marksist feministler
B
İnşacı feminizm
C
Postmodern feminizm
D
Liberal feministler
E
Postkolonyal feminizm
Açıklama:
Liberal feministler kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler.

Soru 10

Uluslararası ilişkilerde feminist yaklaşımlara ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
1990’lardan itibaren uluslararası ilişkiler disiplininde etkili olmaya başlayan feminizmin, yine de marjinal bir yaklaşım olarak kabul edildiği görülmektedir.
B
Uluslararası ilişkilerde kadın kuramcı ve araştırmacı sayısının azlığı, uluslararası ilişkilerin soyut ve bireyleri dikkate almayan yapısı, uluslararası ilişkilerde ekonomilerin veya devletlerin kamusal alanlarına özel ilgi gösterilmesi ancak toplumsal cinsiyetin belirleyici bir değişken olarak kabul edilmemesi diğer sorunlardır.
C
Realizmin zayıflamakla birlikte etkisini yine de koruduğu bir ortamda, feminizm başlığı altında eleştirel bir
bakış açısı ortaya koymaya çalışmak büyük zorluklar içermektedir.
D
Feminist uluslararası ilişkiler, sadece kadınlarla ilgili bilgi vermektedir.
E
Günümüzde uluslararası ilişkilerin her alanına yönelik feminist bakış açısıyla yapılmış çalışmaların olduğu ve bunların disipline yeni bir dinamizm kattığı, dolayısıyla feminizmin uluslararası ilişkilerdeki yerinin artık yadsınamayacağı bir gerçektir.
Açıklama:
Feminist uluslararası ilişkiler, sadece kadınlarla ilgili bilgi vermemekte, erkeklere ilişkin değişmez nitelikteki bilgilerin, maskülen düşünüş ve uygulayışların değerlendirilmesini de sağlamaktadır.

Soru 11

Aşağıdaki konulardan hangisi üçüncü dalga feminizm ile gündeme gelmiş konulardandır?

Seçenekler

A
Kadının eğitilmesi
B
Kadınların oy hakkı
C
Kızkardeşlik
D
Kadın hareketinin tabana yayılması
E
Sosyal bilimlerin feminist bakış açısıyla tekrar gözden geçirilmesi
Açıklama:
1980’lerin sonlarından günümüze kadar ki bu dönem, feminizmin tarihsel gelişim çizgisinde “Üçüncü Dalga Feminizm” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemdeki tartışmaların temel amacı, kadın hareketlerinin daha geniş bir tabana yayılmasını sağlamaktır. Bunun yanı sıra, kadını sınırlayan ve baskı altında tutan mikro konularla da ilgilenildiği, toplumsal değişimi sağlayacak, bilinçlenmeyi arttıracak eylemlerin ve eğitimin yaygınlaşması üzerinde durulduğu görülmektedir. Doğru yanıt D'dir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi feminizmin uluslararası ilişkiler alanına girişini geciktiren faktörler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Uluslararası ilişkiler disiplininin, sosyal bilimlerin diğer alanlarına oranla toplumsal cinsiyet konularına yönelik daha ilgisiz tutumu.
B
"Yüksek politika"nın erkek alanı olarak görülmesi.
C
Uluslararası sistemin devletlerden oluşan bir yapı olarak kabul edilmesi.
D
Devlet içindeki aktörlerin dikkate alınmaması.
E
Kadın siyasetçi bulunmaması.
Açıklama:
Uluslararası ilişkiler disiplininin, sosyal bilimlerin diğer alanlarına oranla toplumsal cinsiyet konularına yönelik daha ilgisiz tutumu ve bu konudaki tartışmaların dışında kalması feminizmin uluslararası ilişkiler alanının dışında kalmasına neden olmuştur. Buna ek olarak, uluslararası ilişkilerde erkek alanı olarak görülen ve “yüksek politikayı” (high politics) oluşturan uluslararası güvenlik, devlet yönetimi ve askerî politikayla kadın alanı olarak kabul edilen ve “alçak politika” (low politics) kapsamında değerlendirilen aile hayatı, bireylerarası ilişkiler, yerel meseleler arasında bir ayrımın yerleşmiş olmasıdır. Feministlerin uluslararası ilişkiler alanında yeterince yer bulamamasının bir başka nedenini ise Tickner, mevcut uluslararası ilişkilerin, sistemi “hiç çocuğun doğmadığı ve hiç kimsenin ölmediği devletlerden oluşan bir yapı” olarak ele alması olarak belirtmektedir. Yani uluslararası sistem devletlerden oluşan bir yapı olarak kabul edilmekte ve devlet içindeki aktörler dikkate alınmamaktadır. Böyle bir algılama içerisinde feministlerin kendilerini ifade etmeleri de mümkün olamamaktadır. Ancak az da olsa Margaret Thatcher, Golda Meir, Madeleine Albright gibi dış politikanın üst sıralarında kadınlarıolduğu görülmektedir. Doğru yanır E'dir.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi feminist yaklaşımın uluslararası ilişkiler teorisine getirdikleri öneriler arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Toplumsal cinsiyetin bir analiz birimi olarak teoriye eklenmesi.
B
Uluslararası ilişkiler bürokrasisinin kadınlardan oluşması.
C
Birey, ulus (devlet) ve uluslararası sisteme dayalı teorilerin reddedilmesi.
D
Erkek egemen eserlerin uluslararası ilişkiler litertüründen çıkarılması.
E
Kitap ve diğer eserlerin isimlerinde kadın vurgusunun yapılması.
Açıklama:
Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımı analiz düzeyleri olarak birey, ulus (devlet) ve uluslararası sistemi ele almaktadır. Irk, etnisite ve sınıf gibi farklılıklarla birlikte toplumsal cinsiyet farklılıklarına dayalı analiz birimlerine ise yer vermemektedir. Feministler ise devletlerin uluslararası alandaki davranışlarının açıklanabilmesinde devlet içindeki birimlerin de dikkate alınmasını, özellikle toplumsal cinsiyetin bir analiz birimi olarak sürece dâhil edilmesini vurgulamaktadır. Doğru yanıt A'dır.

Soru 14

İnsan hakları konusunda en çok çalışma yapan feminist grup aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anarşist feminizm
B
Liberal feminizm
C
Marksist feminizm
D
Varoluşçu feminizm
E
Post-modern feminizm
Açıklama:
Feministler içerisinde özellikle liberal feminist grubun, insan hakları konusunda en somut çalışmaları ortaya koydukları görülmektedir. Liberaller, ırk, milliyet, sınıf, din, etnik köken ve cinsiyet farklılıklarına bakılmaksızın tüm insanların temel insan haklarına sahip olduğunun ve global düzeyde kapsayıcı bir güvenliğin sağlanabilmesi için de öncelikle güvenliğin temelde bir insan hakları sorunu olarak tanınması gerektiğinin altını çizmektedirler. Liberaller sadece medeni ve siyasal hakların değil, ekonomik ve sosyal hakların da güvenliğin sağlanmasındaki önemine dikkat çekmekte, kadınların insan haklarının güvence altına alınmasının gerçek güvenliğin sağlanmasındaki önemi üzerinde durmaktadırlar. Doğru yanıt B'dir.

Soru 15

Cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağını savunan feminizm akımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksist/sosyalist feminizm
B
Radikal feminizm
C
Liberal feminizm
D
Postkolonyal feminizm
E
Postyapısalcı feminizm
Açıklama:
Liberal feministler, toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanmaktadırlar. Örneğin bu konudaki çalışmalarda, cinsiyet eşitliği ile devletlerin uluslararası alanda güç kullanımı arasında temel bir ilişki olduğu ileri sürülmekte ve cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağı ifade edilmektedir. Doğru yanıt C'dir.

Soru 16

Feminizmi deneysel, analitik ve normatif olarak üç farklı biçimde ele alan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
J. Ann Tickner
B
Mary Wollstonecraft
C
Jacqui True
D
Christine Sylvester
E
Sandra Harding
Açıklama:
Jacqui True, feminizmin üç farklı biçiminden söz etmektedir. Bunlardan biri “deneysel feminizm” dir (empiric feminism). Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden deneysel feminizm, cinsiyet ayrımının olmamasını ve uluslararası yapılanmalarda kadınlara da yer verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Deneysel feministler, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunmaktadırlar. Bundan dolayı da gerçeklik olarak ifade edilenlerin aslında erkek dünyasının bir yansıması olduğunu belirtmektedirler. İkinci yaklaşım “analitik feminizm” dir ve toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanmaktadır. Üçüncü yaklaşım ise “normatif feminizm” dir ve sosyal ve politik değişimleri ele alan bir kuramsallaştırma projesi üzerine odaklanmaktadır. Doğru yanıt C'dir.

Soru 17

Dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanan feminizm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Radikal feminizm
C
İnşacı feminizm
D
Postkolonyal feminizm
E
Postyapısalcı feminizm
Açıklama:
“Postyapısalcı feministler” dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmaktadırlar. Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler. Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade etmektedirler. Doğru yanıt E'dir.

Soru 18

Toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak değerlendiren akım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Analitik feminizm
B
Deneysel feminizm
C
Normatif feminizm
D
Feminist duruş yaklaşımı
E
Postmodernist feminizm
Açıklama:
Jacqui True'nun üç farklı feminizm biçiminden biri olan Analitik feminizm toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanan feminizm türüdür. Doğru yanıt A'dır.

Soru 19

I. Kadınların Kültürel ve hukuki ayrıma tabi tutulması
II. İş alanında cinsiyet ayrımı
III. Kadınların politik hareket alanlarının sınırlı olması
IV. Kadın cinayetleri
Yukarıda sayılanlardan hangileri yapısal şiddet olarak nitelendirilebilir?

Seçenekler

A
I. ve II.
B
II. ve III.
C
I., II. ve III.
D
I. II. ve IV.
E
Hepsi
Açıklama:
Doğrudan şiddet, A’nın B’ye zarar, üzüntü ve ıstırap yaratmak niyetiyle uyguladığı fiziksel saldırı şeklinde tanımlanmaktadır. Kasten veya bilerek ölüm veya diğerlerinin ıstırabı gibi sonuçları olan açlık veya hastalık gibi şiddet politikaları da uygulanabilir. Böyle politikalar eşitsiz yapı ve ezici güç ilişkileriyle beslenen dolaylı şiddetin bir çeşidi olarak tarif edilir. Toplumsal cinsiyetçi bakışla kadınların veya kız çocuklarının, sık sık az beslenme gibi nedenlerle istenmeyen ölümleri, kadınların ekonomik hukuki ve kültürel ayrımcılığa tabi tutulmaları, iş alanında cinsiyet ayrımı, politik ve kültürel hareket alanlarının sınırlı olması, eğitim oranlarındaki düşüklük vb. örneklerde de görüleceği gibi yapısal şiddetin açık kurbanları oldukları görülmektedir. Doğru yanıt C'dir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Tickner'in Morgenthau'nun eleştirdiği prensiplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Objektif yasalar
B
Ulusal çıkar
C
İnsan hakları
D
Güç
E
Politik özerklik
Açıklama:
Tickner, Morgenthau’nun Politics Among Nations (Uluslararası Politika) adlı eserinde açıkladığı realizm ile ilgili altı prensibini feminist bakış açısıyla yeniden formüle ederek de realizme ilişkin temel birtakım eleştiriler getirmektedir. Öncelikle Morgenthau’nun “objektif yasalar” (genel olarak toplum gibi, politikanın da, kökenleri insan doğasında bulunan objektif yasalarca yönetildiği) kavramını ele alan Tickner, bunun kültürel olarak erkeklik temelinde gelişen bir kavram olduğunu ve insan doğasının objektif kuralları olarak belirtilenlerin aslında yanlı (erkek temelli) olduğunu, oysaki insan doğasının hem maskülen hem de feminen özelliklerinin bulunduğunu belirtmektedir. İkinci prensip çerçevesinde Tickner, “ulusal çıkar” kavramını ele almakta ve bunun çok boyutlu bir kavram olarak sadece güç ile açıklanamayacağını çünkü günümüz küresel dünyasında ulusal çıkarların, nükleer savaş, ekonomik gelişme, çevresel tahribat gibi birbirine bağlı küresel sorunların çözümü çerçevesinde daha çok işbirliğine dayalı olarak gelişmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Üçüncü olarak ‘güç’ kavramının, evrensel olarak geçerli baskın ve maskülen özelliklere sahip anlamıyla değil, feminenlikle de ilişkili yönleri bağlamında ele alınması üzerinde durmaktadır. Ayrıca Tickner, politik eylemlerden ahlaki değerleri ayırmanın imkânsız olduğunu, bütün politik eylemlerin ahlaki anlamlarının da bulunduğunu, amaç çatışmanın azaltılması ise ortak noktalarda buluşmak gerektiğini, kamu alanının kendi başına özerk bir alan olmadığını ve kadının katılımını dışlayan bir alan olmasından dolayı da sorgulanması gerektiğini belirtmektedir. Son olarak da politik özerkliği reddederek, özerkliğin Batı kültürlerinde maskülenlikle bağlandığından bu yana disiplinin dünya görüşünün de maskülen bir yapıya dayandığını ve kadınların ilgi ve katkılarını da içeren yeni bir politik özerkliğin tanımlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Doğru yanıt C'dir.

Soru 21

A Vindication of the Rights of Woman adlı eserinde kadının köle olarak kalmasınının nedeninin, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olduğunu belirten yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sandra Harding
B
Mary Wollstonecraft
C
Jacqui True
D
Clara Zetkin
E
Rosa Luxemburg
Açıklama:
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir. Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma da bu dönemde Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. 1792 yılında yayınlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedenini, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirtmiştir. Bu nedenle de feminist gündemdeki en önemli maddenin, kadının eğitilmesi olduğunu vurgulamıştır.

Soru 22

"Kız Kardeşlik" (sisterhood) düşüncesi Feminist hareketin hangi döneminde öne çıkmıştır?

Seçenekler

A
Son dönem
B
İkinci dalga
C
Üçüncü dalga
D
İlk dalga
E
Erken dönem
Açıklama:
İkinci dalga feminizmde, bütün kadınlar arasında dayanışma üzerine kurulu “kız kardeşlik” (sisterhood) düşüncesinin, birleştirici bir ideoloji olarak ön plana çıktığı tespit edilmektedir. Kız kardeşlik anlayışı, kadınların genelde erkeklerinkine ters düşen bir algılayışlarının olduğu, ayrıca erkeklerin kadınlar üzerinde egemenlik kurduğu ve bu egemenlikten de yarar sağladığı düşüncesine dayanmakta ve bununla mücadeleyi öngörmektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Feministlerin uluslararası ilişkilerde ele aldığı öne çıkan temel konulardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Savaş-barış
B
Şiddet
C
Aile
D
Güvenlik
E
İnsan hakları
Açıklama:
Feminizmin uluslararası ilişkilerin temel kavram ve kuramlarına yönelik genel eleştirileri çerçevesinde disiplinin temel konularına yönelik analizleri bulunmaktadır. Bu temel konular çok çeşitlilik arz etmekle birlikte güvenlik, şiddet, savaş-barış ve insan hakları konular Feminizmin uluslararası ilişkilerde ele aldığı temel konulardır.

Soru 24

Uluslararası ilişkiler temelinde savaşların nedenlerinden çok sonuçlarına ve sivil toplum üzerindeki etkilerine odaklanan uluslararası ilişkiler kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sosyal İnşaacılık
B
Realist Kuram
C
Liberal Kuram
D
Neo-liberal Kuram
E
Feminist Kuram
Açıklama:
Son dönem yaşanan savaşlarda kayıpların çoğunun sivil kayıplar olduğu ve bunlar içinde kadın ve çocukların oranının 20. yüzyılın başlarından itibaren %10’lardan % 90’lara çıktığı görülmektedir. Ayrıca 1999 yılı verilerine göre mültecilerin %75’inin savaşlardan kaçan kadın ve çocuklardan oluştuğu belirlenmektedir. Savaşların kadınların annelik veya aile içi görevlerini yürütmelerini zorlaştırdığı, bununla birlikte savaşların ekonomik tehditlerinden de en çok kadınların etkilendiği saptanmaktadır. Bu çerçevede feministlerin çalışmalarında savaşın nedenlerinden çok, onun sonuçlarına ve sivil toplum üzerindeki etkilerine yöneldikleri görülmektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 25

Kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ileri süren feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnşaacı Feminizm
B
Radikal Feminizm
C
Marksist/Sosyalist Feminizm
D
Liberal Feminizm
E
Postkolonyal Feminizm
Açıklama:
“Liberal feministler”, kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler. Liberal feministler, toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanmaktadırlar. Örneğin bu konudaki çalışmalarda, cinsiyet eşitliği ile devletlerin uluslararası alanda güç kullanımı arasında temel bir ilişki olduğu ileri sürülmekte ve cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağı ifade edilmektedir. Doğru cevap D'dir.

Soru 26

.................. gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler.
Yukarıdaki boşluğa hangi feminist yaklaşımın getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
Postyapısalcı feminizm
B
Marksist/Sosyalist Feminizm
C
Radikal Feminizm
D
Liberal Feminizm
E
Postkolonyal Feminizm
Açıklama:
“Postyapısalcı feministler” ise dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmaktadırlar. Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/ zayıf, kamu/ özel, rasyonel/ duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler. Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/ yurttaş olmayan, düzen/ anarşi, gelişmiş/ gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade etmektedirler. Doğru cevap A'dır.

Soru 27

........... uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki feminist yaklaşımlardan hangisinin getirilmesi doğrudur?

Seçenekler

A
Marksist/Sosyalist Feminizm
B
İnşaacı Feminizm
C
Radikal Feminizm
D
Postyapısalcı Feminizm
E
Postkolonyal Feminizm
Açıklama:
“İnşacı feminizm” (constructivist feminism) ise, uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Realizmin devletleri tek aktör olarak görmesini eleştiren inşacı feministler, devletleri onların varlıklarını oluşturan sosyal projelerin dinamik sonuçları olarak görmektedirler. İnşacılar, toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaların küresel politikayı ve küresel politikanın da toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaları biçimlendirdiğini belirtmektedirler. Doğru cevap B'dir.

Soru 28

Feminizmi deneysel feminizm, analitik feminizm ve normatif feminizm olarak sınıflandıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jacqui True
B
Christine Sylvester
C
Rosa Luxemburg
D
Judith Butler
E
Clara Zetkin
Açıklama:
Jacqui True, feminizmin üç farklı biçiminden söz etmektedir. Bunların feminist uluslararası ilişkilerin gelişiminin ve feminist düşüncenin alana yönelik katkılarının ortaya konulmasında yardımcı olacağını vurgulamaktadır. Bunlardan biri “deneysel feminizm” dir (empiric feminism). Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden deneysel feminizm, cinsiyet ayrımının olmamasını ve uluslararası yapılanmalarda kadınlara da yer verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Deneysel feministler, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunmaktadırlar. Bundan dolayı da gerçeklik olarak ifade edilenlerin aslında erkek dünyasının bir yansıması olduğunu belirtmektedirler. İkinci yaklaşım “analitik feminizm” dir ve toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanmaktadır. Üçüncü yaklaşım ise “normatif feminizm” dir ve sosyal ve politik değişimleri ele alan bir kuramsallaştırma projesi üzerine odaklanmaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 29

..................... kadınların politik yaşam içindeki deneyimlerinin onlara, dünya politikasının içyüzünü anlamayı da içerecek biçimde sosyal konulara ilişkin bir perspektif kazandırmaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki feminist yaklaşımlardan hangisinin getirilmesi doğrudur?

Seçenekler

A
Deneysel feminizm
B
Feminist duruş yaklaşımı
C
Normatif feminizm
D
Analitik feminizm
E
Postmodernist feminizm
Açıklama:
Feminist duruş yaklaşımı, kadınların politik yaşam içindeki deneyimlerinin onlara, dünya politikasının içyüzünü anlamayı da içerecek biçimde sosyal konulara ilişkin bir perspektif kazandıracağını ifade etmektedir. Ayrıca feminist duruş yaklaşımı, özellikle de bunlar içindeki kültürel feminist gelenek, maskülen-feminen, özel-kamu, akıl-duygu, şiddet-barış gibi toplumsal cinsiyetçi ikilikleri üretme eğilimindedir. Ancak bununla birlikte bu ikiliklerden feminenlikle özdeşleştirilenlerin öneminin arttırılması arayışındadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 30

"Feminizmin, uluslararası ilişkiler disiplinine yönelik katkılarının yanı sıra karşılaşabileceği önemli bir çıkmazı vardır. Harding, kadınlar için tek biçimli bir var olma koşulunun olamayacağını, farklı etnik, dinsel, kültürel ve ırksal yapılara tabi kadınlar olduğunu ve bunların sorunlarının feminizm içinde çok genel bir çerçeveyle ortaya konulmasının açıklayıcı olamayacağını belirtmektedir" düşüncelerinin sahibi feminist yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Christine Slyvester
B
Jacqui True
C
Sandra Harding
D
Rosa Luxemburg
E
Clara Zetkin
Açıklama:
Sandra Harding feminizmin, uluslararası ilişkiler disiplinine yönelik katkılarının yanı sıra karşılaşabileceği önemli bir çıkmazı vardır. Harding, kadınlar için tek biçimli bir var olma koşulunun olamayacağını, farklı etnik, dinsel, kültürel ve ırksal yapılara tabi kadınlar olduğunu ve bunların sorunlarının feminizm içinde çok genel bir çerçeveyle ortaya konulmasının açıklayıcı olamayacağını belirtmektedir. Özellikle ataerkil yapının asli ve evrensel erkek söylemini eleştiren feministlerin, onlarla aynı hataya düşmemek için asli ve evrensel kadın sorunsalından uzaklaşması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu hataya düşmek feminizmi, Batılı evrenselciliğin ve Avrupa merkezciliğin ayrılmaz bir parçası hâline getirme sorunu ile karşı karşıya bırakacaktır. Doğru cevap C'dir.

Soru 31

Feminizm tarihinde ilk önemli çalışma olarak kabul edilen "A Vindication
of the Rights of Woman" eseri kime aittir?

Seçenekler

A
Mary Wollstonecraft
B
Christine Sylvester
C
Sandra Harding
D
Virginia Woolf
E
Doris Lessing
Açıklama:
Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma da bu dönemde Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. 1792 yılında yayınlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedenini, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirtmiştir.

Soru 32

Kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talebi üzerinde yükselen feminist dalga aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?

Seçenekler

A
Birinci Dalga Feminizm
B
İkinci Dalga Feminizm
C
Üçüncü Dalga Feminizm
D
Marksist Feminizm
E
Radikal Feminizm
Açıklama:
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir. Bu süreç gelişim çizgisinde “Birinci Dalga Feminizm” şeklinde adlandırılmaktadır. Yanıt A'dır.

Soru 33

Feminist yaklaşım uluslararası ilişkiler disiplinine hangi tarihte girmiştir?

Seçenekler

A
1890'lar
B
1920'ler
C
1960'lar
D
1980'ler
E
2000'ler
Açıklama:
Feminist yaklaşımların, uluslararası ilişkiler disiplinine 1980’lerin ortalarından itibaren girmeye başladığı görülmektedir. Bu sürecin gelişiminde o dönem uluslararası ilişkiler disiplininde kuramsal ve kavramsal çerçevede yaşanan tartışmaların ve değişimlerin de etkisi büyüktür. 1980’ler uluslararası ilişkiler kuramlarında “üçüncü tartışma”olarak adlandırılan bir dizi kırılmanın yaşandığı bir dönemdir. Yanıt D'dir.

Soru 34

I.Yüksek politika-alçak politika anlayışının değişmesi
II.Kadınların kamusal alanda yer almaya başlaması
III.Devlet içi aktörlerin dikkate alınmaması
IV.Kadın politikacıların sayıca az olması
Yukarıdakilerden hangisi uluslar arası ilişkiler disiplininde feminist anlayışın gelişmesine katkı sağlamıştır?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Feministlerin 1980’ler süresince uluslar arası ilişkiler alanında tam olarak yer edinemedikleri görülmektedir. Bunun başlıca nedenlerinden biri, dış politikanın üst sıralarındaki kadınların sayılarının çok az olmasıdır. Ayrıca uluslararası sistem devletlerden oluşan bir yapı olarak kabul edilmekte ve devlet içindeki aktörler dikkate alınmamaktadır. 1990’ların başlarından itibaren feminizmin, uluslararası ilişkilerin temel kavram ve kuramlarını da sorgulamaya başladığı görülmektedir. Bu dönemde uluslararası ilişkilerde, yukarıda belirtilen “yüksek politika” ve “alçak politika” ayrımında önemli değişiklikler olmuş, özellikle alçak politika alanları olarak görülen çevre, insan hakları, azınlık hakları, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, küreselleşme, nüfus artışı ve buna bağlı göç, insan kaçakçılığı ve cinsiyet sorunları ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu gelişmeler, bahsedilen sorunların çoğuyla bağlantılı analizler ortaya koyan feminizmin, alternatif bir yaklaşım olarak disiplin içerisinde yer edinmeye başlamasını sağlamıştır. Yanı sıra “özel alanın bir aktörü” olarak görülen kadının, bu yöndeki algılamanın değişmesiyle birlikte, kamusal alanda da yer almaya başladığı ve bunun sonucunda da uluslararası platformlardan uzak kalamadığı görülmektedir.Yanıt A’dır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi feministlerin uluslar arası ilişkiler disiplinine getirdiği eleştiriler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Uluslar arası süreçlerin cinsiyetsiz kabul etmesi
B
Disiplinin erkek merkezli düşünülmesi
C
Güç, egemenlik, güvenlik gibi kavramların erkeklikle özdeşleştirilmesi
D
Devlet içindeki birimlerin öne çıkarılması
E
Tehlikenin dişil olarak kurgulanması
Açıklama:
Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımı analiz düzeyleri olarak birey, ulus (devlet) ve uluslararası sistemi ele almaktadır. Irk, etnisite ve sınıf gibi farklılıklarla birlikte toplumsal cinsiyet farklılıklarına dayalı analiz birimlerine ise yer vermemektedir. Feministler ise devletlerin uluslararası alandaki davranışlarının açıklanabilmesinde devlet içindeki birimlerin de dikkate alınmasını, özellikle toplumsal cinsiyetin bir analiz birimi olarak sürece dâhil edilmesini vurgulamaktadır. Dolayısıyla devlet içindeki birimlerin öne çıkarılmasını değil geri planda kalmasını eleştirmektedir. Yanıt D’dir.

Soru 36

İnsan doğasının yansız kuralları olarak belirtilenlerin aslında erkek temelli olduğunu, oysaki insan doğasının hem maskülen hem de feminen özelliklerinin bulunduğunu belirten Tickner, bu görüşüyle Morgenthau’nun Politics Among Nations adlı eserindeki hangi kavramı eleştirmektedir?

Seçenekler

A
Ulusal çıkar
B
Güç
C
Objektif yasalar
D
Ahlaki değerler
E
Politik özerklik
Açıklama:
Tickner, Morgenthau’nun Politics Among Nations (Uluslararası Politika) adlı eserinde açıkladığı realizm ile ilgili altı prensibini feminist bakış açısıyla yeniden formüle ederek de realizme ilişkin temel birtakım eleştiriler getirmektedir. Öncelikle Morgenthau’nun “objektif yasalar” (genel olarak toplum gibi, politikanın da, kökenleri insan doğasında bulunan objektif yasalarca yönetildiği) kavramını ele alan Tickner, bunun kültürel olarak erkeklik temelinde gelişen bir kavram olduğunu ve insan doğasının objektif kuralları olarak belirtilenlerin aslında yanlı (erkek temelli) olduğunu, oysaki insan doğasının hem maskülen hem de feminen özelliklerinin bulunduğunu belirtmektedir. Yanıt C'dir.

Soru 37

Kadınların maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kapitalist sistemde üretim alanındaki ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri süren feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Radikal feminizm
C
İkinci dalga feminizm
D
Üçüncü dalga feminizm
E
Marksist feminizm
Açıklama:
Marksist/sosyalist feminisler”den özellikle Marksist feministler, sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermemekte ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Soru 38

Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde duran feminist anlayış aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnşacı feminizm
B
Radikal feminizm
C
Post yapısalcı feminizm
D
Post kolonyal feminizm
E
Liberal feminizm
Açıklama:
“Radikal feministler” ise ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli işbölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadırlar. Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında da “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde durmaktadırlar. Yanıt B'dir.

Soru 39

I-Deneysel feminizm
II- Post yapısalcı feminizm
III-Normatif feminizm
IV-Postmodernist feminizm
V- Analitik feminizm
Yukarıdakilerden hangileri Jacqui True’a ait feminizm sınıflandırmalarıdır?

Seçenekler

A
I-II-III
B
II-III-IV
C
I-II-IV
D
I-II-V
E
I-III-V
Açıklama:
Uluslararası ilişkilerde feminist yaklaşımları değerlendirerek, bu yaklaşımlar içinde yukarıdakilerden farklı sınıflandırmalara yer veren görüşler de bulunmaktadır. Bunlardan biri Jacqui True’a aittir. Jacqui True, feminizmin üç farklı biçiminden söz etmektedir. Bunlardan biri “deneysel feminizm” dir. Deneysel feministler, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunmaktadırlar. İkinci yaklaşım “analitik feminizm” dir ve toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanmaktadır. Üçüncü yaklaşım ise “normatif feminizm” dir ve sosyal ve politik değişimleri ele alan bir kuramsallaştırma projesi üzerine odaklanmaktadır.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi feminizmin uluslar arası ilişkiler disiplininde hala marjinal bir akım olarak kabul edilmesinin nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Feminizmin herkesçe kabul edilen bir tanımının olmaması
B
Radikal, liberal, postmodernist gibi farklı feminist anlayışların olması
C
Uluslar arası ilişkiler kuramlarında yerleşik cinsiyetçi ön kabullerin olması
D
Toplumsal cinsiyetin belirleyici bir alan olarak kabul edilmemesi
E
Uluslar arası ilişkiler alanında çalışan kadın araştırmacı ve kuramcının her geçen gün artması
Açıklama:
1990’lardan itibaren uluslararası ilişkiler disiplininde etkili olmaya başlayan feminizmin hala marjinal bir yaklaşım olarak kabul edildiği görülmektedir. Bunun en temel nedeni, feminizm kavramının herkesçe kabul edilen genel bir tanımına ulaşılamamış olmasıdır. Liberaller, radikaller, postmodernistler vb. şeklindeki farklı feminist yaklaşımların da bu marjinalliği tetiklediği belirtilmektedir. Bunların yanı sıra, kadının uluslararası ilişkilerde önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmesinin önündeki engellerle mücadele etmenin mevcut uluslararası ilişkiler kuramlarında var olan toplumsal cinsiyetçi ön yargı nedeniyle çok zor olduğu da bir gerçektir. Uluslararası ilişkilerde kadın kuramcı ve araştırmacı sayısının azlığı ve toplumsal cinsiyetin belirleyici bir değişken olarak kabul edilmemesi diğer sorunlardır.Yanıt E’dir.

Soru 41

Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma hangi tarihte yayımlanmıştır?

Seçenekler

A
1684
B
1726
C
1765
D
1792
E
1819
Açıklama:
Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma 1792 yılında Wollstonecraft tarafından yayımlanan "A Vindication of the Rights of Woman" adlı eserdir. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.

Soru 42

Aşağıdakilerden kavramlardan hangisi uluslararası ilişkilerde yüksek politika alanında değerlendirilmektedir?

Seçenekler

A
insan hakları
B
küreselleşme
C
devlet yönetimi
D
bireyler arası ilişkiler
E
cinsiyet sorunları
Açıklama:
Uluslarası ilişkilerde askerî politikalar, güvenlik, devlet yönetimi gibi kavramlar yüksek politika alanında değerlendirilirken cinsiyet sorunları, küreselleşme, çevre, insan hakları, bireyler arası ilişkiler, insan kaçakçılığı gibi alanlar ise alçak politika alanında değerlendirilmektedir. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.

Soru 43

I- birey
II- ırk
III- uluslararası sistem
Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımı yukarıdaki analiz düzeylerinden hangilerine yer verir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımı uluslararası sistem, devlet ve bireyi analiz düzeyi olarak ele alırken sınıf, ırk, etnisite ve toplumsal cinsiyet farklılıkları gibi farklılıklara dayalı analiz birimlerine yer vermemektedir. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.

Soru 44

Tickner, politik eylemlerle aşağıdaki değerlerden hangisinin ayrılmasını imkânsız görmektedir?

Seçenekler

A
ailevi değerler
B
ahlaki değerler
C
kültürel değerler
D
toplumsal değerler
E
dinî değerler
Açıklama:
Tickner, politik eylemlerden ahlaki değerleri ayırmanın imkânsız olduğunu, bütün politik eylemlerin ahlaki anlamlarının da bulunduğunu, amaç çatışmanın azaltılması ise ortak noktalarda buluşmak gerektiğini, kamu alanının kendi başına özerk bir alan olmadığını ve kadının katılımını dışlayan bir alan olması gerekçesiyle sorgulanması gerektiğini ifade etmektedir. Bu nedenle doğru yanıt B'dir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi kadına karşı yapısal bir şiddet örneğidir?

Seçenekler

A
İş yerinde bir kadına dosya fırlatılması
B
Okulda kadın öğrencilerin itilmesi
C
Kadınların cinsel saldırıya maruz kalması
D
Kadınların yetersiz beslenme nedeniyle ölmeleri
E
Bir kadının töre cinayeti sonucu hayatını kaybetmesi
Açıklama:
Feministler çalışmalarında doğrudan (fiziksel) şiddet ve yapısal (dolaylı) şiddet ayrımına odaklanmaktadırlar. Kadınların yetersiz beslenme nedeniyle ölmeleri yapısal (dolaylı) şiddet örneğiyken diğer seçenekler fiziksel şiddete örnektir. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.

Soru 46

Aşağıdaki feminist gruplardan hangisinin insan hakları konusunda daha belirgin çalışmalarda bulundukları söylenebilir?

Seçenekler

A
Liberal feministler
B
Marksist feministler
C
Radikal feministler
D
İnşacı feministler
E
Postkolonyal feministler
Açıklama:
Irk, milliyet, sınıf, din, etnik köken ve cinsiyet farklılıklarına bakılmaksızın tüm insanların temel insan haklarına sahip olduğunun ve global düzeyde kapsayıcı bir güvenliğin sağlanabilmesi için de öncelikle güvenliğin temelde bir insan hakları sorunu olarak tanınması gerektiğinin altını çizen liberal feminist grup, özellikle insan hakları alanında en somut çalışmaları ortaya koymuştur. Bu nedenle doğru yanıt A'dır.

Soru 47

Liberal feministlerin de söylemlerinde savaşın ve silahlı çatışmaların yaşanmaması durumu olarak ifade ettiği barışa ne ad verilir?

Seçenekler

A
daimi barış
B
negatif barış
C
gerçek barış
D
kalıcı barış
E
olumlu barış
Açıklama:
Liberaller barışa ilişkin söylemlerinde, barışın yalnızca savaşın ve silahlı çatışmaların yaşanmaması durumu (negatif barış) olmadığını, bununla beraber toplum içindeki her türlü şiddetin önlenmesi ve insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması durumu (pozitif barış) da olduğunu dile getirirler. Bu nedenle doğru yanıt B'dir.

Soru 48

Aşağıdaki özelliklerden hangisi postyapısalcı feministleri yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde dururlar.
B
Düalizme, totalitarizme ve evrenselciliğe karşıdırlar.
C
Kadının üremedeki rolünün değişmesini desteklerler.
D
Cinsiyet algısı ve küresel politikaların karşılıklı etkileşimini vurgularlar.
E
Uluslararası yapılanmalarda kadınlara da rol verilmesi gerektiği üzerinde dururlar.
Açıklama:
Postyapısalcı feministler dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmakta ve gerçekliği anlamamızın dili kullanmamızla bağlantı olduğunu idda etmektedirler. Diğer seçenekler ise sırasıyla postmodern, radikal, inşacı ve deneysel feministlerin görüşlerini yanıtmaktadır. Doğru yanıt bu nedenle A'dır.

Soru 49

Jacqui True’nun sınıflandırmasına göre toplumsal cinsiyet, aşağıdaki feminist yaklaşımların hangisi tarafından uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
normatif feminizm
B
sosyalist feminizm
C
radikal feminizm
D
deneysel feminizm
E
analitik feminizm
Açıklama:
Jacqui True, feminizmin üç farklı biçiminden bahsetmektedir. Bunlar deneysel feminizm, normatif feminizm ve analitik feminizmdir. Analitik feminizm, toplumsal cinsiyeti uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanmaktadır. Bu nedenle doğru yanıt E'dir.

Soru 50

Sandra Harding’e göre uluslararası ilişkilerde feminizmin olası en büyük çıkmazı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kadınların çözüm konusunda isteksiz oluşu
B
Erkeklerle mücadele zorluğu
C
Kadın sorunlarının evrenselleştirilmesi
D
Karşı cinsten uzaklaşma tehlikesi
E
Bazı kadınların destek vermemesi
Açıklama:
Sandra Harding, feminizmin uluslararası ilişkiler disiplinine yönelik katkılarının yanında, olası önemli bir çıkmazından bahseder. Bu da evrensel kadın sorunsalından uzaklaşılması gerektiğidir. Çünkü dünyanın farklı yerlerinde kadınların farklı sorunlarının olacağını ifade eder. Bu anlamda genel çerçeve çizilmesinin açıklayıcı olmayacağını düşünür. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.

Soru 51

Feminizm kavramının türetildiği Latincedeki “femine” sözcüğü ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Kadın
B
Kibarlık
C
Prenses
D
Doğurganlık
E
Cinsiyet
Açıklama:
Latince kadın anlamına gelen femine sözcüğünden türetilen feminizm, kadınların, yalnızca kadın olmaktan dolayı karşı karşıya oldukları baskı ve ezilmeyle ilişkisini inceleyen bir bilim alanı olarak her sınıftan, ırktan, ulustan ve dinden kadının bu sorunlarla karşılaştığını belirtmektedir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet farklılıklarının özelliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Doğuştan gelen değil, öğrenilen farklılıklardır.
B
Sosyalleşme sürecinde kazanılırlar.
C
İnsanlar arasında gözlenen farklılıklardır.
D
Bireyden bireye değişiklikler göstermektedirler.
E
Tüm kültürlerde aynıdırlar.
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet farklılıkları öğrenilen, sosyalleşme sürecinde kazanılan, insanlar arasında gözlenen farklılıklardır ve bireyden bireye olduğu gibi kültürden kültüre de değişiklikler göstermektedir.

Soru 53

Üçüncü dalga feminizm olarak adlandırılan dönem hangi yılların sonuna doğru gelişmiştir?

Seçenekler

A
1960’lar
B
1970’ler
C
1980’ler
D
1990’lar
E
2000’ler
Açıklama:
1980’lerin sonlarından günümüze kadar ki dönem, feminizmin tarihsel gelişim çizgisinde “Üçüncü Dalga Feminizm” olarak adlandırılmaktadır.

Soru 54

Uluslararası ilişkiler disiplininin cinsiyetle ilgili soru sormamasını ve uluslararası süreçleri cinsiyetsiz kabul etmesini eleştiren uluslararası ilişkiler alanındaki önemli feminist isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mary Wollstonecraft
B
Christine Sylvester
C
Spike Peterson
D
Kenneth Waltz
E
Sandra Harding
Açıklama:
Feminist uluslararası ilişkiler alanındaki önemli isimlerden biri olan Christine Sylvester, disiplinin cinsiyetle ilgili soru sormamasını ve uluslararası süreçleri cinsiyetsiz kabul etmesini eleştirmektedir. Oysaki Sylvester, bu alanda gizlenmiş bir cinsiyetin olduğunu ve bunun da uluslararası ilişkileri nasıl düşünmemiz gerektiğini etkilediğini belirtmektedir.

Soru 55

Uluslararası ilişkilerde “kendi” ve “öteki” şeklindeki yapıları ve etnik, kültürel ayrımcılıktaki gibi ötekinin aşağı görülmesini sorgulayan, Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirten feminist yaklaşım, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Radikal Feminizm
B
Marksist/sosyalist feminizm
C
Postmodernist feminizm
D
Postkolonyal feminizm
E
Liberal feminizm
Açıklama:
Feminist uluslararası ilişkiler alanında farklı bir yaklaşım olarak postkolonyal feministlerin, çoğunun postyapısalcı oldukları ve emperyalizm altında kurulan kolonyal düzendeki kadınların ikincil konumunu eleştirdikleri görülmektedir. Ayrıca uluslararası ilişkilerde “kendi” ve “öteki” şeklindeki yapıları ve etnik, kültürel ayrımcılıktaki gibi ötekinin aşağı görülmesini sorgulamaktadırlar. Postkolonyal feministler, özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirtmektedirler.

Soru 56

Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade eden feminist yaklaşım, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksist/sosyalist feminizm
B
Deneysel feminizm
C
İnşacı feminizm
D
Postmodernist feminizm
E
Postyapısalcı feminizm
Açıklama:
Postyapısalcı feministler, dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmaktadırlar. Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler. Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade etmektedirler .

Soru 57

Toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanan feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deneysel feminizm
B
Analitik feminizm
C
Normatif feminizm
D
Feminist duruş yaklaşımı
E
Postmodernist feminizm
Açıklama:
Analitik feminizm, toplumsal cinsiyeti, uluslararası ilişkilerin yapısal yönlerinin açıklanmasında kuramsal bir kategori olarak kullanmaktadır.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ilişkilerde feminizmin gözde düşünce akımları arasına yerleşmesine olanak sağlamıştır?

Seçenekler

A
Eleştirel yaklaşımların son yıllarda her alanda olduğu gibi uluslararası ilişkiler alanında da ön plana çıkmaya başlaması.
B
Kadının uluslararası ilişkilerde önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmesi.
C
Uluslararası ilişkiler disiplininin daha çok pozitivist yaklaşıma dayanması.
D
Uluslararası ilişkilerde ekonomilerin veya devletlerin kamusal alanlarına özel ilgi gösterilmesi
E
Devletlerin iç yapılarından kaynaklı problemlerin etnik veya kimlik
sorunlarına dayalı olması.
Açıklama:
Eleştirel yaklaşımların son yıllarda her alanda olduğu gibi uluslararası ilişkiler alanında da ön plana çıkmaya başlaması, feminizmi de gözde düşünce akımları arasına yerleştirmiştir. Ancak 1990’lardan itibaren uluslararası ilişkiler disiplininde etkili olmaya başlayan feminizmin, yine de marjinal bir yaklaşım olarak kabul edildiği görülmektedir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi, kadının uluslararası ilişkilerde önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmesinin önündeki engellerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Mevcut uluslararası ilişkiler kuramlarında var olan toplumsal cinsiyetçi ön yargı.
B
Uluslararası ilişkilerde kadın kuramcı ve araştırmacı sayısının azlığı.
C
Uluslararası ilişkilerin soyut ve bireyleri dikkate almayan yapısı.
D
Uluslararası ilişkilerde ekonomilerin veya devletlerin kamusal alanlarına özel ilgi gösterilmesi.
E
Toplumsal cinsiyetin belirleyici bir değişken olarak kabul edilmesi.
Açıklama:
Kadının uluslararası ilişkilerde önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmesinin önündeki engellerle mücadele etmenin mevcut uluslararası ilişkiler kuramlarında var olan toplumsal cinsiyetçi ön yargı nedeniyle çok zor olduğu bir gerçektir. Uluslararası ilişkilerde kadın kuramcı ve araştırmacı sayısının azlığı, uluslararası ilişkilerin soyut ve bireyleri dikkate almayan yapısı, uluslararası ilişkilerde ekonomilerin veya devletlerin kamusal alanlarına özel ilgi gösterilmesi ancak toplumsal cinsiyetin belirleyici bir değişken olarak kabul edilmemesi diğer sorunlardır.

Soru 60

Sandra Harding’ e göre, aşağıdakilerden hangisi, uluslararası ilişkiler alanında feminizmi, Batılı evrenselciliğin ve Avrupa merkezciliğin ayrılmaz bir parçası haline getirme sorunu ile karşı karşıya bırakacaktır?

Seçenekler

A
Maskülen düşünüş ve uygulayışların değerlendirilmesini sağlamak.
B
Asli ve evrensel kadın sorunsalına vurgu yapmak.
C
Devletlerin iç yapılarından kaynaklı problemlerin cinsel farklılık sorunlarına da dayalı olabileceğini iddia etmek.
D
Uluslararası ilişkilerin daha açıklayıcı ve kapsayıcı olmasını sağlamak.
E
Savaş, barış, güvenlik gibi alanlarına kadın bakış açısını eklemek.
Açıklama:
Sandra Harding’in de belirttiği gibi feminizmin, uluslararası ilişkiler disiplinine yönelik katkılarının yanı sıra karşılaşabileceği önemli bir çıkmazı vardır. Özellikle ataerkil yapının asli ve evrensel erkek söylemini eleştiren feministlerin, onlarla aynı hataya düşmemek için asli ve evrensel kadın sorunsalından uzaklaşması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu hataya düşmek feminizmi, Batılı evrenselciliğin ve Avrupa merkezciliğin ayrılmaz bir parçası hâline getirme sorunu ile karşı karşıya bırakacaktır.

Soru 61

................... 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında daha çok kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği haklardan yararlanması talebiyle yola çıkmıştır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
Sosyalist feminizm
B
Birinci dalga feminizm
C
Liberal feminizm
D
İkinci dalga feminizm
E
Anarşist feminizm
Açıklama:
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir. Bu süreç gelişim çizgisinde “Birinci Dalga Feminizm” şeklinde adlandırılmaktadır. 1960’lardan itibaren ABD ve Avrupa ülkelerinde gelişen “İkinci Dalga Feminizm” in etkileri ise özellikle 1970’lerde, kadın haklarının iç hukuktaki düzenlemelerle garantiye alınmasıyla birlikte toplumun her alanında görülmeye başlamıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 62

1980’lerin sonlarından günümüze kadar gelen ve feminizmin tarihsel gelişim çizgisinde ................ olarak adlandırılan sürecinin temel amacı, kadın hareketlerinin daha geniş bir tabana yayılmasını sağlamaktır.
Yukarıdaki boşluğa hangisinin getirilmesi uygundur?

Seçenekler

A
İkinci dalga feminizm
B
Sosyalist feminizm
C
Üçüncü dalga feminizm
D
Anarşist feminizm
E
Varoluşçu feminizm
Açıklama:
1980’lerin sonlarından günümüze kadar ki bu dönem, feminizmin tarihsel gelişim çizgisinde “Üçüncü Dalga Feminizm” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemdeki tartışmaların temel amacı, kadın hareketlerinin daha geniş bir tabana yayılmasını sağlamaktır. Bunun yanı sıra, kadını sınırlayan ve baskı altında tutan mikro konularla da ilgilenildiği, toplumsal değişimi sağlayacak, bilinçlenmeyi arttıracak eylemlerin ve eğitimin yaygınlaşması üzerinde durulduğu görülmektedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 63

Kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade eden feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sosyalist feminizm
B
Radikal feminizm
C
Anarşist feminizm
D
Liberal feminizm
E
İnşacı feminizm
Açıklama:
Liberal feministler diğer feminist yaklaşımlardan farklı olarak kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler. Doğru cevap D'dir.

Soru 64

Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde duran feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Radikal feminizm
B
Liberal feminizm
C
Anarşist feminizm
D
İnşacı feminizm
E
Marksist feminizm
Açıklama:
Radikal feministler ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadırlar. Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında da “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde durmaktadırlar. Doğru cevap A'dır.

Soru 65

Totalitarizme, evrenselciliğe ve düalizme de karşı çıkan ................. akıl ve bilimle erkeğin, duygu ve mantıksızlıkla da kadının özdeşleştirilmesini eleştirdikleri görülmektedir
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi doğrudur?

Seçenekler

A
Liberal feministler
B
İnşacı feministler
C
Sosyalist feministler
D
Anarşist feministler
E
Postmodern feministler
Açıklama:
Postmodern feministler modern bilim anlayışının, aydınlanmacı geleneğin temelde erkek merkezli olduğunu belirtmektedir. Post-modern feministler, toplumsal cinsiyet, ırk, sınıf gibi toplumsal kategorilerin belirleyiciliğini sorgularlar ve toplumsal cinsiyetin doğuştan var olmadığını sonradan oluşturulduğunu ifade ederler. Totalitarizme, evrenselciliğe ve düalizme de karşı çıkan postmodernistlerin, akıl ve bilimle erkeğin, duygu ve mantıksızlıkla da kadının özdeşleştirilmesini eleştirdikleri görülmektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi belli başlı feminist yaklaşımlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Realist feminizm
B
Radikal feminizm
C
İnşacı feminizm
D
Sosyalist feminizm
E
Liberal feminizm
Açıklama:
Feministler kadınların tüm alanlarda ezildiği, dışlandığı ve bununla mücadele edilmesi gerektiği konularında hemfikir olmakla birlikte, bunların nedenleri ve mücadelenin nasıl gerçekleştirileceği noktasında farklı görüşlere sahiplerdir. Bu farklı yaklaşımların belli başlıcaları liberal feminizm, anarşist feminizm, marksist feminizm, radikal feminizm, sosyalist feminizm, varoluşçu feminizm, post-yapısalcı feminizm ve post-modern feminizmdir. Realist feminizm bunlardan birisi değildir. Doğru cevap A'dır.

Soru 67

.......................... uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki feminist yaklaşımlardan hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Radikal feminizm
B
İnşacı feminizm
C
Anarşist feminizm
D
Liberal feminizm
E
Marksist feminizm
Açıklama:
İnşacı feminizm (constructivist feminism) uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Realizmin devletleri tek aktör olarak görmesini eleştiren inşacı feministler, devletleri onların varlıklarını oluşturan sosyal projelerin dinamik sonuçları olarak görmektedirler. İnşacılar, toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaların küresel politikayı ve küresel politikanın da toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaları biçimlendirdiğini belirtmektedirler. Doğru cevap B'dir.

Soru 68

Özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu ileri süren feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Postmodern feminizm
B
Radikal feminizm
C
Postkolonyal feminizm
D
Sosyalist feminizm
E
İnşacı feminizm
Açıklama:
feminist uluslararası ilişkiler alanında farklı bir yaklaşım olarak postkolonyal feministlerin, çoğunun postyapısalcı oldukları ve emperyalizm altında kurulan kolonyal düzendeki kadınların ikincil konumunu eleştirdikleri görülmektedir. Ayrıca uluslararası ilişkilerde “kendi” ve “öteki” şeklindeki yapıları ve etnik, kültürel ayrımcılıktaki gibi ötekinin aşağı görülmesini sorgulamaktadırlar. Postkolonyal feministler, özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirtmektedirler. Doğru cevap C'dir.

Soru 69

Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade eden feminist yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Radikal feministler
B
Postyapısalcı feministler
C
İnşacı feministler
D
Postkolonyal feministler
E
Liberal feministler
Açıklama:
Postyapısalcı feministler dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmaktadırlar. Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler. Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade etmektedirler. Doğru cevap B'dir.

Soru 70

Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden ve Jacqui True tarafından ortaya konulan feminizm türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Normatif feminizm
B
Analitik feminizm
C
İnşacı feminizm
D
Deneysel feminizm
E
Feminist duruş yaklaşımı
Açıklama:
Jacqui True, feminizmin üç farklı biçiminden söz etmektedir. Bunların feminist uluslararası ilişkilerin gelişiminin ve feminist düşüncenin alana yönelik katkılarının ortaya konulmasında yardımcı olacağını vurgulamaktadır. Bunlardan biri “deneysel feminizm” dir (empiric feminism). Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden deneysel feminizm, cinsiyet ayrımının olmamasını ve uluslararası yapılanmalarda kadınlara da yer verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Deneysel feministler, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunmaktadırlar. Bundan dolayı da gerçeklik olarak ifade edilenlerin aslında erkek dünyasının bir yansıması olduğunu belirtmektedirler. Doğru cevap D'dir.

Soru 71

Feminizm tarihte ilk kez hangi ülkede ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Almanya
B
İngiltere
C
Fransa
D
Amerika
E
Avusturya
Açıklama:
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir. Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma da bu dönemde Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. 1792 yılında yayınlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedenini, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirtmiştir. Bu nedenle de feminist gündemdeki en önemli maddenin, kadının eğitilmesi olduğunu vurgulamıştır.

Soru 72

Feminizm tarihindeki ilk önemli eserin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Simone de Beauvoir
B
Virginia Woolf
C
Mary Wollstonecraft
D
Jane Austen
E
Ingeborg Bachmann
Açıklama:
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir. Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma da bu dönemde Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. 1792 yılında yayınlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedenini, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirtmiştir. Bu nedenle de feminist gündemdeki en önemli maddenin, kadının eğitilmesi olduğunu vurgulamıştır.

Soru 73

Feminist yaklaşımlar uluslararası disipline hangi yıllarda girmeye başlamıştır?

Seçenekler

A
1950’ler
B
1960’lar
C
1970’ler
D
1980’ler
E
1990’lar
Açıklama:
Feminist yaklaşımların, uluslararası ilişkiler disiplinine 1980’lerin ortalarından itibaren girmeye başladığı görülmektedir. Bu sürecin gelişiminde o dönem uluslararası ilişkiler disiplininde kuramsal ve kavramsal çerçevede yaşanan tartışmaların ve değişimlerin de etkisi büyüktür. 1980’ler uluslararası ilişkiler kuramlarında “üçüncü tartışma” (third debate) olarak adlandırılan bir dizi kırılmanın yaşandığı bir dönemdir.

Soru 74

Feminist yaklaşım uluslararası ilişkilerin hangi kuramını özellikle eleştirir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Liberalizm
C
Konstrüktivizm
D
Marksizm
E
Post-modernizm
Açıklama:
Feminist yaklaşımın özellikle, uluslararası ilişkilerin geleneksel kuramlarından biri olan realizmi yoğun bir şekilde eleştirdiği görülmektedir. Realizm ve neorealizme yönelik bu eleştirilerin temelinde öncelikle analiz birimi tartışmaları yer almaktadır. Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımı analiz düzeyleri olarak birey, ulus (devlet) ve uluslararası sistemi ele almaktadır. Irk, etnisite ve sınıf gibi farklılıklarla birlikte toplumsal cinsiyet farklılıklarına dayalı analiz birimlerine ise yer vermemektedir. Feministler ise devletlerin uluslararası alandaki davranışlarının açıklanabilmesinde devlet içindeki birimlerin de dikkate alınmasını, özellikle toplumsal cinsiyetin bir analiz birimi olarak sürece dâhil edilmesini vurgulamaktadır.

Soru 75

  1. Irk, milliyet, sınıf, din, etnik köken ve cinsiyet farklılıklarına bakılmaksızın tüm insanların temel insan haklarına sahip olduğu savunur.
  2. Sadece medeni ve siyasal hakların değil, ekonomik ve sosyal hakların da güvenliğin sağlanmasını önemser.
  3. Barışın sadece savaş veya silahlı çatışmaların yaşanmaması durumu olmadığını vurgular.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri liberal feminist grubun vurguladığı konulardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Feministler içerisinde özellikle liberal feminist grubun, insan hakları konusunda en somut çalışmaları ortaya koydukları görülmektedir. Liberaller, ırk, milliyet, sınıf, din, etnik köken ve cinsiyet farklılıklarına bakılmaksızın tüm insanların temel insan haklarına sahip olduğunun ve global düzeyde kapsayıcı bir güvenliğin sağlanabilmesi için de öncelikle güvenliğin temelde bir insan hakları sorunu olarak tanınması gerektiğinin altını çizmektedirler. Liberaller sadece medeni ve siyasal hakların değil, ekonomik ve sosyal hakların da güvenliğin sağlanmasındaki önemine dikkat çekmekte, kadınların insan haklarının güvence altına alınmasının gerçek güvenliğin sağlanmasındaki önemi üzerinde durmaktadırlar (Steans, 1998: 121-125). Liberallerin bu yaklaşımını negatif-pozitif barışa ilişkin söylemlerinde de görmek mümkündür. Bu söylemlerinde barışın sadece savaş veya silahlı çatışmaların yaşanmaması durumu olmadığı (negatif barış), aynı zamanda toplum içindeki şiddetin her türlüsünün önlenmesi ve insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması hâli (pozitif barış) olduğu da belirtilmektedir (Bunch, 1990: 6-7). Feministler, insan hakları-güvenlik-barış bağlantılarını vurguladıkları söylemleriyle uluslararası alanda, bir yandan insan haklarının geliştirilmesini sağlarken diğer yandan da insan hakları içerisinde kadın haklarının daha fazla dikkate alınmasını ve bu hakları güvence altına alacak mekanizmaların geliştirilmesini sağlamaktadırlar.

Soru 76

“Cinsiyet eşitliği ile devletlerin uluslararası alanda güç kullanımı arasında temel bir ilişki olduğu ileri sürerler ve cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağını ifade ederler.”
Çalışmalarında yukarıdaki görüşleri savunan feminizm yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Marksist feminizm
C
Radikal feminizm
D
Post modern feminizm
E
İnşacı Feminizm
Açıklama:
“Liberal feministler”, kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler. Liberal feministler, toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanmaktadırlar. Örneğin bu konudaki çalışmalarda, cinsiyet eşitliği ile devletlerin uluslararası alanda güç kullanımı arasında temel bir ilişki olduğu ileri sürülmekte ve cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağı ifade edilmektedir.

Soru 77

Sınıfsız toplumu temel alan feminizm yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Marksist feminizm
C
Radikal feminizm
D
Post modern feminizm
E
İnşacı Feminizm
Açıklama:
Marksist/sosyalist feministlerden özellikle Marksist feministler, sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermemekte ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri sürmektedir. Sosyalistler ise sosyalizmin tüm ezilen ve sömürülen insanların sorunlarıyla ilgilendiğini, kadın sorunlarının da bu nedenle sosyalizm içinde merkezî bir öneme sahip olduğunu vurgulamakta, ataerkillik ile kapitalizm arasında karşılıklı bir bağımlılık olduğunu kabul etmekte ve kadınların sadece üremeden sorumlu oldukları yönündeki algı devam ettiği sürece ulusal ve uluslararası ekonomiler içindeki marjinalliklerinin de devam edeceğini dile getirmektedirler. Çünkü kadınlar erkeklere, ekonomiye ve devlete sadece çocuk doğurarak hizmet eden yapılar olarak algılandıkları sürece ekonomik ve siyasi alanlardan uzak kalacaklardır.

Soru 78

Toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunan feminizm yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Marksist feminizm
C
Radikal feminizm
D
Post modern feminizm
E
İnşacı Feminizm
Açıklama:
“Radikal feministler” ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadırlar. Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında da “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde durmaktadırlar.

Soru 79

Toplumsal cinsiyet, ırk, sınıf gibi toplumsal kategorilerin belirleyiciliğini sorgulayan ve toplumsal cinsiyetin doğuştan var olmadığını sonradan oluşturulduğunu ifade eden feminizm yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Marksist feminizm
C
Radikal feminizm
D
Post modern feminizm
E
İnşacı Feminizm
Açıklama:
“Liberal feministler”, kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler. Liberal feministler, toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanmaktadırlar. Örneğin bu konudaki çalışmalarda, cinsiyet eşitliği ile devletlerin uluslararası alanda güç kullanımı arasında temel bir ilişki olduğu ileri sürülmekte ve cinsiyet eşitliğinin artmasıyla paralel bir biçimde uluslararası alandaki uyuşmazlıklarda devletlerin şiddete başvurmalarının azalacağı ifade edilmektedir.

Soru 80

“Uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürerler. Bu çerçevede gelişen uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgularlar.”
Çalışmalarında yukarıdaki görüşleri savunan feminizm yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Marksist feminizm
C
Radikal feminizm
D
Post modern feminizm
E
İnşacı Feminizm
Açıklama:
“İnşacı feminizm” (constructivist feminism) ise, uluslararası ilişkilerin güç, güvenlik, ulusal çıkar, devlet, politika ve egemenlik gibi kavramların birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu çerçevede gelişen, uluslararası ilişkiler analizlerine toplumsal yapıyı da ekleyerek uluslararası politikaların tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Realizmin devletleri tek aktör olarak görmesini eleştiren inşacı feministler, devletleri onların varlıklarını oluşturan sosyal projelerin dinamik sonuçları olarak görmektedirler. İnşacılar, toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaların küresel politikayı ve küresel politikanın da toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaları biçimlendirdiğini belirtmektedirler.

Soru 81

I. Kadınların toplum içindeki rolünü ve haklarını genişletmeyi öngören, kadın-erkek ayrımcılığına karşı çıkarak cinsler arasındaki siyasal, ekonomik ve toplumsal eşitliği savunan bir yaklaşımdır.
II. Kadınların biyolojik farklılıkları ve toplumsal cinsiyet farklılıkları sebebiyle erkeklerden daha üstün oldukları görüşünü savunan bir yaklaşımdır.
III. Kadınların, yalnızca kadın olmaktan dolayı karşı karşıya oldukları baskı ve ezilmeyle ilişkisini inceleyen bir bilim alanı olarak her sınıftan, ırktan, ulustan ve dinden kadının bu sorunlarla karşılaştığını belirtmektedir.
IV. Kadın sorunlarını sadece kadın-erkek eşitsizliği açısından ele almamakta sorunların ekonomik, politik, ideolojik, psikolojik yönlerini de birlikte değerlendirmektedir.
Feminizmin anlamı ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, III ve IV
C
Yalnız II
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Feminizmin anlamı ile ilgili olarak verilen ifadelerden II numaralı ifade yanlış bilgi içerdiğinden bu ifadenin yer almadığı seçenek olan B seçeneği sorunun doğru yanıtıdır.

Soru 82

Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma olan, 1792 tarihinde yayımlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Mary Wollstonecraft, feminist gündemdeki en önemli maddenin hangisi olduğunu vurgulamıştır?

Seçenekler

A
Kadınların oy kullanması
B
Kadın haklarının iç hukuktaki düzenlemelerle garantiye alınması
C
Kadınların eğitilmesi
D
Kadın hareketlerinin daha geniş bir tabana yayılması
E
Kadınların bilimsel alanda etkin hale gelmesi
Açıklama:
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir. Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma da bu dönemde Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. 1792 yılında yayınlanan “A Vindication of the Rights of Woman” adlı eserinde Wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedenini, yetişmesine engel teşkil eden ve hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirtmiştir. Bu nedenle de feminist gündemdeki en önemli maddenin, kadının eğitilmesi olduğunu vurgulamıştır.

Soru 83

Hangisi feministlerin uluslararası ilişkiler alanında yeterince yer bulamamasının nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Feministlerin uluslararası ilişkilerde “yüksek politikayı” (high politics) oluşturan uluslararası güvenlik, devlet yönetimi ve askerî politikaya karşı ilgisiz oluşu
B
Uluslararası ilişkiler disiplininin, sosyal bilimlerin diğer alanlarına oranla toplumsal cinsiyet konularına yönelik daha ilgisiz tutumu ve bu konudaki tartışmaların dışında kalması
C
Uluslararası ilişkilerde erkek alanı olarak görülen ve “yüksek politikayı” oluşturan uluslararası güvenlik, devlet yönetimi ve askerî politikayla kadın alanı olarak kabul edilen ve “alçak politika” kapsamında değerlendirilen aile hayatı, bireylerarası ilişkiler, yerel meseleler arasında bir ayrımın yerleşmiş olması
D
Mevcut uluslararası ilişkilerin, sistemi “hiç çocuğun doğmadığı ve hiç kimsenin ölmediği devletlerden oluşan bir yapı” olarak ele alması
E
Uluslararası sistemin devlet içindeki aktörleri dikkate almaması
Açıklama:
Feministlerin uluslararası ilişkiler alanında yeterince yer bulamamasının nedenleri arasında A seçeneği dışındaki ifadelerin hepsi yer almaktadır.

Soru 84

Uluslararası ilişkilere yönelik feminist yaklaşımların eleştirileri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Uluslararası ilişkilerde ifade edilen görüşlerde açıkça erkek egemen bir bakış açısının hâkim olması
B
Uluslararası ilişkilerde objektiflik kılıfı altında kadınlar yerine erkeklere özgü deneyimlere yer verilmesi
C
Disiplinin temel aktörlerinden biri olan devletin bağımsızlık, güç, özerklik, kendi kendine yetme gibi olumlu özelliklerinin güçlü erkeğin karakterine benzetilmesi
D
Toplumsal cinsiyet temelinde tüm uluslararası ekonomik, askerî, politik, ideolojik süreçlerin tekrar analiz edilmesi, kavram ve kuramların yeniden oluşturulması
E
Geleneksel uluslararası ilişkiler yaklaşımının ırk, etnisite ve sınıf gibi farklılıklarla birlikte toplumsal cinsiyet farklılıklarına dayalı analiz birimlerine yer vermemesi
Açıklama:
D seçeneğinde verilen ifade, feministlerin uluslararası ilişkilere yönelik bir eleştirisi değil, yapılması gereken konusundaki beklentilerini yansıtmaktadır. Feministler yukarıda özetlenen temel eleştiriler temelinde, uluslararası ilişkiler alanında kadınların deneyimlerinin yeniden yazılması, yani toplumsal cinsiyet temelinde tüm uluslararası ekonomik, askerî, politik, ideolojik süreçlerin tekrar analiz edilmesi, kavram ve kuramların yeniden oluşturulması gerektiğinin altını çizmektedirler. İkinci nesil olarak adlandırılan bu feministler, özellikle, uluslararası ilişkilerin sınırlarının genişletilmesi, farklı yaklaşımların elde edilmesine yönelik bir araştırma programının geliştirilmesi üzerinde durmaktadırlar.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi kadınlara yönelik doğrudan şiddetin örneklerinden biridir?

Seçenekler

A
Eğitim olanaklarının engellenmesi
B
Politik ve kültürel hareket alanlarının sınırlı olması
C
Az beslenme gibi nedenlerle istenmeyen ölümlerin yaşanması
D
Fiziksel saldırıya uğramaları
E
Ekonomik, hukuki ve kültürel ayrımcılığa tabi tutulmaları
Açıklama:
Feministler çalışmalarında özellikle, doğrudan (fiziksel şiddet) ve dolaylı (yapısal şiddet) şiddet ayrımı üzerinde durmaktadırlar. Doğrudan şiddet, A’nın B’ye zarar, üzüntü ve ıstırap yaratmak niyetiyle uyguladığı fiziksel saldırı şeklinde tanımlanmaktadır. Stratejik çalışmalarda bunun anlamı silahlı araçlarla savaştır. Bununla birlikte, şiddetin doğrudan fiziksel saldırıyı gerektirmeye de ihtiyacı yoktur. Kasten veya bilerek ölüm veya diğerlerinin ıstırabı gibi sonuçları olan açlık veya hastalık gibi şiddet politikaları da uygulanabilir. Böyle politikalar eşitsiz yapı ve ezici güç iliş kileriyle beslenen dolaylı şiddetin bir çeşidi olarak tarif edilir. Toplumsal cinsiyetçi bakışla kadınların veya kız çocuklarının, sık sık az beslenme gibi nedenlerle istenmeyen ölümleri, kadınların ekonomik hukuki ve kültürel ayrımcılığa tabi tutulmaları, iş alanında cinsiyet ayrımı, politik ve kültürel hareket alanlarının sınırlı olması, eğitim oranlarındaki düşüklük vb. örneklerde de görüleceği gibi yapısal şiddetin açık kurbanları oldukları görülmektedir.

Soru 86

I. Barışın "savaşların yaşanmaması durumu" şeklindeki tanımına destek vermektedirler.
II. Barışın, "ulusal ve uluslararası alanda savaşın, şiddetin ve düşmanlıkların olmaması, ayrıca bir toplumda sosyal ve ekonomik adaletin, eşitliğin, insan hakları ve temel özgürlüklerin güvence altına alınmış olması hâli" şeklinde tanımlanması gerektiğini belirtmektedirler.
III. Savaşların evlerde, topluluklar içinde ve hatta kadınların vücutları üzerinde yaşandığını da vurgulamaktadırlar.
IV. Kadınların savaşa veya askerî mekanizmalara katılımları devam ederse militer yapıdaki ideolojik görünümün değişebileceği, maskülen etkilerin hafifleyebileceği belirtilmektedir.
Uluslararası ilişkiler alanında savaş ve barış konusuna ilişkin feministlerin görüşleri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve III
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Verilen ifadelerden I numaralı ifade feministlerin savaş ve barış durumuna ilişkin olarak görüşleri ile ilgili yanlış bilgi içermektedir. Uluslararası ilişkilerde barış konusuna ilişkin feministlerin görüşlerini analiz ederken de öncelikle, barışın ‘savaşların yaşanmaması durumu’ şeklindeki tanımına yönelik eleştirileriyle başlamak gerekmektedir. Çünkü feministler barışın, ulusal ve uluslararası alanda savaşın, şiddetin ve düşmanlıkların olmaması, ayrıca bir toplumda sosyal ve ekonomik adaletin, eşitliğin, insan hakları ve temel özgürlüklerin güvence altına alınmış olması hâli şeklindeki daha geniş bir tanımından hareket edilmesi gerektiğini belirtmektedirler. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altı na alınmadığı, ekonomik ve cinsiyet eşitsizliklerinin, zorla çalıştırmanın, ülkeler arasında gelişme farklılıklarının, eşitsiz ekonomik ilişkilerin olduğu bir ortamda barışın gerçekçi bir yapı olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamaktadırlar. Bunların sağlanabilmesi için de kadınların tüm ülkelerde politik, ekonomik ve sosyal yaşamın her alanına erkeklerle eşit biçimde katılımlarının sağlanması ve temel haklarının etkin kılınması gerektiği belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu ifadenin yer almadığı seçenek sorunun doğru yanıtı olacaktır.

Soru 87

Feministler içerisinde özellikle hangi feminist grubun, insan hakları konusunda en somut çalışmaları ortaya koydukları görülmektedir?

Seçenekler

A
Liberal feministler
B
Postkolonyal feministler
C
Postyapısalcı feministler
D
Radikal feministler
E
Marksist feministler
Açıklama:
Feministler içerisinde özellikle liberal feminist grubun, insan hakları konusunda en somut çalışmaları ortaya koydukları görülmektedir. Liberaller, ırk, milliyet, sınıf, din, etnik köken ve cinsiyet farklılıklarına bakılmaksızın tüm insanların temel insan haklarına sahip olduğunun ve global düzeyde kapsayıcı bir güvenliğin sağlanabilmesi için de öncelikle güvenliğin temelde bir insan hakları sorunu olarak tanınması gerektiğinin altını çizmektedirler. Liberaller sadece medeni ve siyasal hakların değil, ekonomik ve sosyal hakların da güvenliğin sağlanmasındaki önemine dikkat çekmekte, kadınların insan haklarının güvence altına alınmasının gerçek güvenliğin sağlanmasındaki önemi üzerinde durmaktadırlar.

Soru 88

Sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermeyen, ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri süren feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feministler
B
İnşacı feministler
C
Postmodern feministler
D
Radikal feministler
E
Marksist feministler
Açıklama:
Marksist feministler, sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermemekte ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Soru 89

Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirten feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Sosyalist feministler
B
Analitik feministler
C
Postkolonyal feministler
D
Deneysel feministler
E
Postyapısalcı feministler
Açıklama:
Postkolonyal feministler, özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirtmektedirler.

Soru 90

I. Feminizmin uluslararası ilişkilerin gelenekselleşmiş kuramlarına yönelik eleştirel bir bakış açısı ortaya koyarak tekrar bir gözden geçirimi ve bir sorgulamayı mecbur kılması
II. Feminizmin disiplinin savaş, barış, güvenlik gibi alanlarına kadın bakış açısını ekleyerek daha yaşanabilir, barış içinde bir dünya için neler yapılabileceğine dair yaklaşımlar geliştirmeye çalışması
III. Feminist yaklaşımlarla birlikte uluslararası ilişkiler alanında kadın aktörlerin sayısının artması
IV. Feminizmin, devletlerin içyapılarından kaynaklı problemlerin sadece etnik veya kimlik sorunlarına değil, aynı zamanda cinsel farklılık sorunlarına da dayalı olabileceğini iddia etmesi
Feminizmin uluslararası ilişkiler disiplinine yaptığı katkılar ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III ve IV
C
I ve III
D
II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Feminizmin uluslararası ilişkiler disiplinine yaptığı katkılar ile ilgili olarak verilen ifadelerin hepsi doğrudur.

Soru 91

Feminizmin ortaya çıkışı ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Feminist hareketin sesini ilk defa 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de duyurmaya başladığı görülmektedir.
B
Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma, Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınan “A Vindication of the Rights of Woman” eseridir.
C
Feministler, kadınların Fransız Devrimi ve sonrasında da birtakım haklar elde ettiklerini ancak yeterli olmadığını ve asıl sorunun temelde erkeğin kültürel egemenliğinden kaynaklandığını savunmuşlardır.
D
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir.
E
1990'lara kadar olan Feminizm anlayışı Birinci Dalga Feminizm olarak adlandırılır.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında belirginleşmeye başlayan feminizm, daha çok, kadınların oy kullanma, eğitimde fırsat eşitliği gibi haklardan yararlanması talepleri çerçevesinde yükselmiştir. Bu süreç gelişim çizgisinde “Birinci Dalga Feminizm” şeklinde adlandırılmaktadır.

Soru 92

Kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini savunan ve toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanan feminist görüş hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feministler
B
Marksist/ sosyalist feministler
C
Radikal feministler
D
Postmodern feminizm
E
İnşacı feminizm
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
“Liberal feministler”, kadınların erkeklerle aynı hak ve yeterliliklerden yararlanabilmelerinin, bu konudaki hukuki ve diğer engellerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etmektedirler. Liberal feministler, toplumsal cinsiyet kavramını dış politika analizlerinde açıklayıcı bir değişken olarak kullanmaktadırlar.

Soru 93

Sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermemekte ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri süren feminist anlayış hangisidir?

Seçenekler

A
Radikal feministler
B
Liberal feministler
C
Marksist feministler
D
Postkolonyal feminizm
E
Postyapısalcı feministler
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
Marksist feministler, sınıfsız toplumu temel aldığından, kadın ve erkek gibi kategorilere de yer vermemekte ancak kadının maruz kaldığı eşitsiz muamelelerin kadının kapitalist sistemde üretim alanında karşılaştığı ayrımcılıktan kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Soru 94

Ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli işbölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunan ve cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında da “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde duran feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Marksist/ sosyalist feminizm
B
Radikal feminizm
C
Deneysel feminizm
D
İnşacı feminizm
E
Postkolonyal feminizm
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
“Radikal feministler” ise ataerkil yapıya, toplumsal cinsiyet temelli işbölümüne karşı çıkarak, asıl mücadelenin cinsiyet rollerinin değişmesi üzerine olması gerektiğini savunmaktadırlar. Cinsiyet rollerinin değişmesinin sağlanması noktasında da “kadının üremedeki rolünün değişimine yönelik çabaların arttırılması gerektiği” üzerinde durmaktadırlar.

Soru 95

Totalitarizme, evrenselciliğe ve düalizme de karşı çıkan, akıl ve bilimle erkeğin, duygu ve mantıksızlıkla da kadının özdeşleştirilmesini eleştiren, ayrıca kadınların çok çeşitli deneyimlere ve gerçekliklere sahip olduğunu, bu nedenle de kadın merkezli çerçeve içinde sonsuz çeşitlilikte karşıtlık ve benzerliklerin olabileceğini savunan feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
İnşacı feminizm
B
Postkolonyal feminizm
C
Postyapısalcı feministler
D
Analitik feminizm
E
Postmodern feminizm
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Totalitarizme, evrenselciliğe ve düalizme de karşı çıkan postmodernistlerin, akıl ve bilimle erkeğin, duygu ve mantıksızlıkla da kadının özdeşleştirilmesini eleştirdikleri görülmektedir. Ayrıca postmodernistler, kadınların çok çeşitli deneyimlere ve gerçekliklere sahip olduğunu, bu nedenle de kadın merkezli çerçeve içinde sonsuz çeşitlilikte karşıtlık ve benzerliklerin olabileceğini belirtmektedirler.

Soru 96

Toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaların küresel politikayı ve küresel politikanın da toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaları biçimlendirdiğini savunarak, realizmin devletleri tek aktör olarak görmesini eleştiren ve devletleri onların varlıklarını oluşturan sosyal projelerin dinamik sonuçları olarak gören feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal feminizm
B
Postmodern feminizm
C
Marksist/ sosyalist feministler
D
İnşacı feminizm
E
Deneysel feminizm
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
Realizmin devletleri tek aktör olarak görmesini eleştiren inşacı feministler, devletleri onların varlıklarını oluşturan sosyal projelerin dinamik sonuçları olarak görmektedirler. İnşacılar, toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaların küresel politikayı ve küresel politikanın da toplumsal cinsiyete ilişkin algılamaları biçimlendirdiğini belirtmektedirler.

Soru 97

Uluslararası ilişkilerde “kendi” ve “öteki” şeklindeki yapıları ve etnik, kültürel ayrımcılıktaki gibi ötekinin aşağı görülmesini sorgulayan, özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirten feminist anlayış hangisidir?

Seçenekler

A
Postkolonyal feminizm
B
Marksist/ sosyalist feministler
C
İnşacı feminizm
D
Radikal feministler
E
Postyapısalcı feministler
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Postkolonyal feministlerin, çoğunun postyapısalcı oldukları ve emperyalizm altında kurulan kolonyal düzendeki kadınların ikincil konumunu eleştirdikleri görülmektedir. Ayrıca uluslararası ilişkilerde “kendi” ve “öteki” şeklindeki yapıları ve etnik, kültürel ayrımcılıktaki gibi ötekinin aşağı görülmesini sorgulamaktadırlar. Postkolonyal feministler, özellikle Batılı kadınların deneyimleri ile üçüncü dünya kadınlarının deneyimlerinin aynı olamayacağını ve Batılıların üçüncü dünyadaki kadınları fakir, eğitimsiz, suça eğilimli olarak resmetmelerinin de kabul edilemez olduğunu belirtmektedirler.

Soru 98

Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirten, uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu savunan feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Normatif feminizm
B
İnşacı feminizm
C
Postyapısalcı feministler
D
Analitik feminizm
E
Deneysel feminizm
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
“Postyapısalcı feministler” ise dil içerisinde kodlanmış anlamlar üzerinde odaklanmaktadırlar. Bizim gerçekliği anlamamızın dili kullanımımızla bağlantılı olduğunu iddia etmekte ve güçlü/zayıf, kamu/özel, rasyonel/duygusal gibi dilsel yapıların erilliğin dişillik üzerindeki yetkisine hizmet ettiğini belirtmektedirler. Uluslararası ilişkilerde de yurttaş/yurttaş olmayan, düzen/anarşi, gelişmiş/gelişmemiş gibi yapıların dünyanın nasıl dilsel olarak bölündüğüne ilişkin önemli veriler olduğunu ifade etmektedirler.

Soru 99

Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunan ve bundan dolayı da gerçeklik olarak ifade edilenlerin aslında erkek dünyasının bir yansıması olduğunu belirten feminist yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
İnşacı feminizm
B
Deneysel feminizm
C
Radikal feminizm
D
Analitik feminizm
E
Normatif feminizm
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
Geleneksel bilgi anlayışının erkek yanlısı olduğunu iddia eden deneysel feminizm, cinsiyet ayrımının olmamasını ve uluslararası yapılanmalarda kadınlara da yer verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Deneysel feministler, uluslararası ilişkiler alanındaki araştırmaların cinsiyet konularında objektif olmadığını, maskülen değerlerin ağır bastığını savunmaktadırlar. Bundan dolayı da gerçeklik olarak ifade edilenlerin aslında erkek dünyasının bir yansıması olduğunu belirtmektedirler.

Soru 100

Kadının köle olarak kalmasının nedenini, hayattaki gerçek amacının erkeğe hizmet etmek olduğunu öğreten toplumsallaşma sürecindeki bozukluk olarak belirten ve bu nedenle de feminist gündemdeki en önemli maddenin, kadının eğitilmesi olduğunu vurgulayan; ''Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi (A Vindication of the Rights of Woman)'' kitabı ile feminizmin doğuşuna önemli katkıları olan yazar hangisidir?

Seçenekler

A
M. Albright
B
M. Wollstonecraft
C
G. Meir
D
C. Sylvester
E
J. A. Tickner
Açıklama:
Feminizm tarihindeki ilk önemli çalışma, M. Wollstonecraft tarafından kaleme alınan ''Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi (A Vindication of the Rights of Woman)'' adlı eserdir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Ünite 6

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun kurucularındandır?

Seçenekler

A
Herbert Butterfield
B
Robert Jackson
C
John Vincent
D
Timothy Dunne
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Herbert Butterfield İngiliz Okulu’nun kurucularındandır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 2

İngiliz Okulu’nun 1990’lardaki çalışmaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Daha çok devlet sistemleri, sistem-anarşi ilişkisi üzerine çalışmalar yapmıştır.
B
Uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi üzerine çalışmalar yapmıştır.
C
Uluslararası sistemde değişen dinamiklere de paralel olarak daha çok bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğüne ilişkin çalışmalar yapmıştır.
D
Daha çok İngiliz Okulu’nun inşacı ögelerini ön plana çıkaran çalışmalar yapmıştır.
E
İnsan hakları ve insani müdahale konularına ilişkin çalışmalar yapmıştır.
Açıklama:
İngiliz Okulu 1990’larda daha çok İngiliz Okulu’nun inşacı ögelerini ön plana çıkaran çalışmalar yapmıştır. Doğru yanıt D’dir.
İngiliz Okulu 1990’larda daha çok İngiliz Okulu’nun inşacı ögelerini ön plana çıkaran çalışmalar yapmıştır. Doğru yanıt D’dir.

Soru 3

İngiliz Okulu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Seçenekler

A
Akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmıştır.
B
Gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiusçu geleneğe ait akılcılıktan uzak durmuştur.
C
Okul egemen devletlerin, kendi iradelerini yüksek otoriteye teslim etmedikleri için anarşik de olsa bir toplum oluşturabilecekleri iddiasından hareket etmiştir.
D
Uluslararası toplumu hem çatışma hem de işbirliğinin yer aldığı bir ilişkiler bütünü olarak tanımlamıştır.
E
Uluslararası politikayı kabaca devletler toplumu olarak tanımlayan akılcılığı temel çıkış noktası olarak görmüştür.
Açıklama:
İngiliz Okulu, gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur. Doğru yanıt B’dir.

Soru 4

Martin Wight’ın üçlü imgesi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
akılcılık-hümanizm-devrimcilik
B
hümanizm-aydınlanmacılık-akılcılık
C
gerçekçilik-akılcılık-devrimcilik
D
devrimcilik-hümanizm-aydınlanmacılık
E
aydınlanmacılık-gerçekçilik-komünizm
Açıklama:
Martin Wight’ın üçlü imgesi gerçekçilik-akılcılık-devrimcilik ilkelerine dayanmaktadır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi devrimciliğin temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Calvin
B
Augiste
C
Locke
D
Hegel
E
Grotius
Açıklama:
Calvin, devrimciliğin temsilcilerindendir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi uluslararası toplum ve uluslararası sistem arasındaki farkı ortaya koyduktan sonra daha çok uluslararası sistemin anarşik niteliği, uluslararası sistemde düzeni belirleyen koşullar ve dünya politikasında düzen-adalet ikileminin yarattığı problemler üzerinde durmuştur?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Hedley Bull
C
Alexander Wendt
D
Robert Jackson
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası toplum ve uluslararası sistem arasındaki farkı ortaya koyduktan sonra daha çok uluslararası sistemin anarşik niteliği, uluslararası sistemde düzeni belirleyen koşullar ve dünya politikasında düzen-adalet ikileminin yarattığı problemler üzerinde durmuştur. Doğru yanıt B’dir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi “The Anarchical Society” adlı eseri kaleme alan İngiliz Okulu kuramcılarındandır?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Hedley Bull
C
Alexander Wendt
D
Robert Jackson
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Hedley Bull “The Anarchical Society” adlı eseri kaleme alan İngiliz Okulu kuramcılarındandır. Doğru yanıt B’dir.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun uluslararası sistem, uluslararası toplum ve dünya toplumu ayrımından uluslararası sistemi çıkarıp dünya toplumunu insanlararası toplumlar ve ulusaşırı toplumlar olarak gruplandırmıştır?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Hedley Bull
C
Alexander Wendt
D
Robert Jackson
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Barry Buzan, İngiliz Okulu’nun uluslararası sistem, uluslararası toplum ve dünya toplumu ayrımından uluslararası sistemi çıkarıp dünya toplumunu insanlararası toplumlar ve ulusaşırı toplumlar olarak gruplandırmıştır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi uluslararası toplumu “birbirlerini gözeterek karar almanın yanında, ilişkilerini yürütmek üzere aralarında diyalog ve onay ile ortak kurallar ve kurumlar oluşturan ve bu oluşumların devamının ortak çıkarlarına olduğunu kabul eden ülkeler grubu” olarak tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Adam Watson
D
Charles Manning
E
Alexander Wendt
Açıklama:
Adam Watson uluslararası toplumu “birbirlerini gözeterek karar almanın yanında, ilişkilerini yürütmek üzere aralarında diyalog ve onay ile ortak kurallar ve kurumlar oluşturan ve bu oluşumların devamının ortak çıkarlarına olduğunu kabul eden ülkeler grubu” olarak tanımlamaktadır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’na yönelik eleştirilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Okul’un kendisini kutuplar arasında “via media" olarak görmesi
B
Okul’un “uluslararası toplumu” analizinin merkezine yerleştirmesi
C
Okul’un sadece “uluslararası toplum”a yönelmesi
D
Okulu’nun değer lendirmelerinde ekonomik ve coğrafi konulara yer vermemiş olması
E
Avrupa merkezli bir yaklaşımdan uzak durması
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun Avrupa merkezli bir yaklaşım benimsemesi, ona yönelik eleştirilerin hedefi olmuştur. Doğru yanıt E’dir.

Soru 11

İngiliz Okulu kavramı ilk kez hangi yıl kullanılmıştır?

Seçenekler

A
1980
B
1981
C
1982
D
1983
E
1984
Açıklama:
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics
(LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan
İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır. Kavram ilk
kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for
Closure” adlı makalede kullanılmıştır. (Johns, 1981:1).

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun kurucularındandır?

Seçenekler

A
John Vincent
B
Nicholas Wheeler
C
Timothy Dunne
D
Robert Jackson
E
Herbert Butterfield
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin Wight ve Hedley Bull Okul’un kurucu ve öncüleri olarak kabul edilmektedir.

Soru 13

İngiliz Okulu 1990’lı yıllarda aşağıdakilerden hangisinin çalışmaları ile yeniden popüler hâle gelmiştir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Robert Jackson
C
John Vincent
D
Timothy Dunne
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Okul’un 1980’li yıllardaki başlıca temsilcileri ise Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler olmuş, Okul 1990’lı yıllarda özellikle Barry Buzan ve Richard Little gibi araştırmacıların çalışmaları ile yeniden popüler hâle gelmiştir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun ilk oluşum ve gelişim dönemlerinde ele alınan konulardan biri değildir?

Seçenekler

A
Devlet-sistemleri
B
Sistem-anarşi ilişkisi
C
Bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü
D
Uluslararası toplum
E
Uluslararası toplumda düzen
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun ilk oluşum ve gelişim dönemlerinde daha çok devlet-sistemleri, sistem-anarşi ilişkisi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi üzerine çalışmalar önem kazanırken İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcileri uluslararası sistemde değişen dinamiklere de paralel olarak daha çok bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konularına yoğunlaşmışlardır.

Soru 15

Hukuku kilise kurallarından arındırarak laik bir temele oturtmuş ve uluslararası hukukun kurucusu olarak kabul edilmiş olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Adam Watson
B
Herbert Butterfield
C
Martin Wight
D
Hugo Grotius
E
Hedley Bull
Açıklama:
Hugo Grotius 1583-1645 yılları arasında yaşamış hukuk felsefecisidir. Grotius’a göre
bütün insanlığı kapsayan, değişmez nitelikte doğal hukuk kuralları vardır. Grotius hukuku kilise kurallarından arındırarak laik bir temele oturtmuştur ve uluslararası hukukun kurucusu olarak kabul edilir.

Soru 16

“The Evolution of International Society” adlı eser kim tarafından yazılmıştır?

Seçenekler

A
Adam Watson
B
Martin Wight
C
Herbert Butterfield
D
Hedley Bull
E
Richard Little
Açıklama:
Özellikle Herbert Butterfield, Martin Wight ve Adam Watson’ın üzerinde önemle durduğu nokta İngiliz Okulu’nun Vestfelyacı ve Avrupa-merkezli tarih anlayışından kurtularak
farklı özellikteki devlet sistemleri üzerine eğilmesinin gerekli olduğudur. Nitekim Watson “The Evolution of International Society” adlı eserinde oldukça geniş bir tarihsel süreci ve coğrafyayı kapsayacak biçimde devlet sistemleri ve bu sistemlerin uluslararası topluma dönüşme süreçlerini inceleyerek Avrupa-merkezli tarih anlayışından uzaklaşarak Avrupa sistemi dışında var olmuş devlet sistemlerine odaklanmıştır. (Watson, 1992)

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun 1990’lardaki temsilcilerinden biridir?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
John Vincent
C
Timothy Dunne
D
Nicholas Wheeler
E
Barry Buzan
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun
kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas
Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak
görülmektedir.

Soru 18

Uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamış olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Herbert Butterfield
D
John Vincent
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını
sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Hedley Bull için uluslararası toplumun kurumlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Güçler dengesi
B
Savaş
C
Tahkim
D
Uluslararası hukuk
E
Diplomasi
Açıklama:
Martin Wight uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı görürken Hedley Bull için uluslararası toplumun kurumları güçler dengesi, savaş, uluslararası hukuk, diplomasi ve büyük güçlerdir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Adam Watson’un geliştirdiği sarkaç metaforunda yer alan kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası toplum
B
Hegemonya
C
Dominyon
D
İmparatorluk
E
Tahkim
Açıklama:
Bu bağlamda Adam Watson’un geliştirdiği sarkaç metaforu öne çıkmaktadır. Watson’a göre anarşi olarak tanımlanan ve egemen devletlerden oluşan uluslararası toplum uluslararası ilişkilerin tek aktörü değildir. Sarkacın bir ucunda uluslararası toplum yer alıyorsa diğer ucunda da egemen toplulukların bir emperyal merkez tarafından yönetildikleri imparatorluklar yer almaktadır. Bu iki aşırı uç arasında da geçiş aşamaları (hegemonya, dominyon) bulunur. Dolayısıyla sarkaç uluslararası toplumdan imparatorluğa doğru kayarken topluluklar giderek daha fazla hakim gücün etkisine girerler. Bu sarkacı her ne kadar metafor olarak nitelendirse de Watson’ın dünya tarihi boyunca toplulukların bu iki uç (anarşi ve
imparatorluk) arasında savrulduğunu ortaya koyması önemlidir. Dahası Watson, sarkacı aşırı uçlardan uzak tutmaya çalışan sistemsel baskılardan da bahsederek, konuya farklı bir bakış açısı getirmiştir. (Watson, 1992: 14-15)

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun ortaya çıkışında etkili olan düşünürlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Martin Wight
C
Adam Watson
D
Herbert Butterfield
E
Hedley Bull
Açıklama:
Martin Wight’ın 1950’lerde LSE’de verdiği ve daha sonra British Committee on Theory of International Politics yayını olarak basılan ders notları kuramın temellerini ortaya koyan en önemli kaynak niteliğindedir ancak Okul’un başlı başına belli bir kuram olarak nitelendirilebilecek hâle gelmesinde Herbert Butterfield, Adam Watson ve Hedley Bull’un çalışmalarının katkısı büyüktür. Kenneth Waltz ise yapısal realizmin temsilcisidir. Yanıt A.

Soru 22

Uluslararası İlişkiler teorilerinden İngiliz Okulu hangi ülkede ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
ABD
B
Britanya
C
Almanya
D
Fransa
E
Rusya
Açıklama:
İngiliz Okulu İkinci Dünya Savaşı sonrasında Britanya'da ortaya çıkmıştır. Yanıt B seçeneğidir.

Soru 23

  1. Uluslararası düzen
  2. Uluslararası sistem
  3. Uluslararası toplum
  4. Uluslararası toplumun kurumları
  5. Karşılıklı bağımlılık
Yukarıdaki kavramlardan hangileri İngiliz Okulu temsilcileri tarafından kullanılan temel kavramlar arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
İngiliz Okulu temsilcileri tarafından kullanılan temel kavramlar uluslararası düzen, uluslararası sistem, uluslararası toplum ve uluslararası toplumun kurumlarıdır. Yanıt D seçeneğidir.

Soru 24

İngiliz Okulu'nun temel varsayımları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası ilişkilerde temel aktör egemen devlettir.
B
Uluslararası sistem anarşik yapıdadır.
C
Anarşik yapıya karşın devletler uluslararası toplum oluşturabilirler.
D
Uluslararası toplum ortak kurallar ve normlardan oluşmaktadır.
E
Okulun kuramcıları dünya tarihiyle ilgilenmemişlerdir.
Açıklama:
Okul kurucularının temel eserlerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmede üç önemli varsayımın öncelikli olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki Okul’un uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul etmesi, ikincisi uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürmesi ve üçüncüsü de bu anarşik yapı (yüksek siyasi otoritenin olmadığı) içinde dahi, egemen devletlerin uluslararası toplum oluşturabileceği öngörüsüdür. Egemen devletlerin davranışlarını koşullayan ortak kurallar ve normlardan teşkil uluslararası toplum içinde yer aldıkları varsayımı ise Okul’un kendisine özgü bir varsayım olarak dikkat çekmektedir. Bu arada İngiliz Okulu’nun tarih anlayışının da çok yönlü olduğu unutulmamalıdır. İngiliz Okulu kuramcılarının dünya tarihine ilgisi oldukça fazladır. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış, Okulun 1990'lardaki temsilcilerinden biridir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Martin Wight
C
Hedley Bull
D
Adam Watson
E
Alexander Wendt
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun kuruluş, gelişim ve dönüşüm olmak üzere üç farklı döneminden söz edilebilir. Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull ile başlayan oluşum ve gelişim sürecinde daha çok devletler sistemi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi çalışılmıştır. 1980’lerde İngiliz Okulu’na dâhil olan Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler gibi İngiliz Okulu kuramcıları vasıtasıyla, bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konuları İngiliz Okulu’nun çalışma alanına girmiştir 1990’lardan itibarense Barry Buzan gibi İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 26

İngiliz Okulu ile ilgili temel kaynak niteliğindeki yapıtlardan biri olan "The Anarchical Society" adlı eser kime aittir?

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Adam Watson
C
Martin Wight
D
Herbert Butterfield
E
Richard Little
Açıklama:
Hedley Bull’un “The Anarchical Society” adlı kitabı yayımlandığı yıl olan 1977’den beri önemli bir kaynak niteliğindedir. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi Hedley Bull tarafından uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbını olarak tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
Uluslararası adalet
B
Uluslararası düzen
C
Uluslararası işbirliği
D
Uluslararası anarşi
E
Uluslararası sistem
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır. Yanıt B şıkkıdır.

Soru 28

  1. Diplomasi
  2. İttifaklar
  3. Tahkim
  4. Savaş
  5. Uluslararası hukuk
Yukarıdakilerden hangisi Martin Wight'a göre uluslararası toplumun kurumları arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Martin Wight uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı görürken Hedley Bull için uluslararası toplumun kurumları güçler dengesi, savaş, uluslararası hukuk, diplomasi ve büyük güçlerdir. Yanıt D seçeneğidir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi "aralarında bazı ortak çıkar ve ortak değerlerin farkında olan, birbirleri ile ilişkilerinde ortak kurallara, ortak kurumlara bağlı olduklarını bilen devletlerin bir araya gelmesi ile” oluşmaktadır?

Seçenekler

A
Uluslararası sistem
B
İmparatorluk
C
Uluslararası toplum
D
Uluslararası adalet
E
Hegemonya
Açıklama:
Uluslararası toplum ise “aralarında bazı ortak çıkar ve ortak değerlerin farkında olan, birbirleri ile ilişkilerinde ortak kurallara, ortak kurumlara bağlı olduklarını bilen devletlerin bir araya gelmesi ile” oluşmaktadır. Yanıt C seçeneğidir.

Soru 30

  1. Okulun adında İngiliz kelimesinin kullanılıyor olması
  2. Okulun kendisini orta yol olarak görmesi
  3. Uluslararası toplumu analizinin merkezine yerleştirmesi
  4. Avrupa merkezli bir yaklaşım benimsemesi
Yukarıdakilerden hangisi İngiliz Okuluna yöneltilen eleştiriler arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
İngiliz Okuluna yöneltilen eleştiriler şunlardan oluşmaktadır:
  1. Okulun adında İngiliz kelimesinin kullanılıyor olması
  2. Okulun kendisini orta yol olarak görmesi
  3. Uluslararası toplumu analizinin merkezine yerleştirmesi
  4. Avrupa merkezli bir yaklaşım benimsemesi
Yanıt E seçeneğidir.

Soru 31

İngiliz okulu kavramı ilk kez aşağıdakilerden hangisi tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Roy E. Jones
B
Herbert Butterfield
C
Martin Wight
D
Hedley Bull
E
Robert Jackson
Açıklama:
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics (LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır. Kavram ilk kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for Closure” adlı makalede kullanılmıştır.

Soru 32

Uluslararası sistemde düzen ve özellikle de “anarşik” bir sistemde düzenin sağlanabilmesinin koşulları üzerine çalışmalar yapan ingiliz okulu üyesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Herbert Butterfield
D
Adam Watson
E
Richard Little
Açıklama:
Hedley Bull’un uluslararası sistemde düzen ve özellikle de “anarşik” bir sistemde düzenin sağlanabilmesinin koşulları üzerine yaptığı çalışmaları, toplumda düzen-adalet ikilemi ile karşılaşıldığında hangisinin öncelikli olacağına ilişkin değerlendirmeleri ve Adam Watson’un devletler sistemi ve bu sistemlerin uluslararası toplumlara dönüşme şartlarını incelediği çalışmaları İngiliz Okulu’nun gelişmesinde oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir.

Soru 33

İngiliz Okulu'nun benimsediği akılcılık yolu aşağıdaki düşünürlerden hangisinin geleneğinden türemiştir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Kant
C
Groutius
D
Spinoza
E
Hegel
Açıklama:
İngiliz Okulu öncelikle, tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır. Gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu temsilcileri tarafından kullanılan temel kavramlardan değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası Düzen
B
Dünya Sistemi
C
Uluslararası Sistem
D
Uluslararası Toplum
E
Uluslararası Toplumun Kurumları
Açıklama:
ngiliz Okulu temsilcileri tarafından kullanılan temel kavramlar uluslararası düzen, uluslararası sistem, uluslararası toplum ve uluslararası toplumun kurumlarıdır.

Soru 35

Hedley Bull dünya toplumu kavramını aşağıdaki düşünürlerden hangisine dayandırmaktadır?

Seçenekler

A
Weber
B
Grotius
C
Hegel
D
Kant
E
Platon
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun metodolojik açıdan çoğulcu olması ile kastedilen Martin Wight’ın üçlü imgesi (gerçekçilik, akılcılık ve devrimcilik) ve Hedley Bull’un üçlü düşünsel geleneği (uluslararası sistem-Hobbescu, uluslararası toplum- Grotiuscu ve dünya toplumu-Kantçı)’dir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun tarih anlayışı ile ilgili doğru bir bilgidir?

Seçenekler

A
Çok yönlüdür
B
Deterministtir
C
Avrupa merkezcidir
D
Anakroniktir
E
Mekanisttir
Açıklama:
Bu arada İngiliz Okulu’nun tarih anlayışının da çok yönlü olduğu unutulmamalıdır. İngiliz Okulu kuramcılarının dünya tarihine ilgisi oldukça fazladır. Yine Okul uluslararası ilişkilerdeki gelişmelerin anlaşılabilmesi için daha fazla karşılaştırmalı ve tarihsel analiz yapılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Adam Watson
C
Hedley Bull
D
Robert Jackson
E
Barry Buzan
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun kuruluş, gelişim ve dönüşüm olmak üzere üç farklı döneminden söz edilebilir. Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull ile başlayan oluşum ve gelişim sürecinde daha çok devletler sistemi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi çalışılmıştır. 1980’lerde İngiliz Okulu’na dâhil olan Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler gibi İngiliz Okulu kuramcıları vasıtasıyla, bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konuları İngiliz Okulu’nun çalışma alanına girmiştir. 1990’lardan itibarense Barry Buzan gibi İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur.

Soru 38

Aşağıdaki düşünürlerden hangiler İngiliz Okulu'nun kuruluş döneminde öne çıkan isimler arasındadır?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Nicholas Wheeler
C
Hedley Bull
D
Timothy Dunne
E
John Vincent
Açıklama:
ngiliz Okulu’nun kuruluş döneminde Martin Wight ve Hedley Bull’un çalışmaları öne çıkmaktadır. Martin Wight çalışmalarında daha çok uluslararası toplumun (uluslararası sistem ve dünya toplumundan farkı) niteliği, devamlılığının sağlanma koşulları ve uluslararası toplum ile devletlerarası işbirliği arasındaki ilişkiye odaklanmıştır. Hedley Bull ise uluslararası toplum ve uluslararası sistem arasındaki farkı ortaya koyduktan sonra daha çok uluslararası sistemin anarşik niteliği, uluslararası sistemde düzeni belirleyen koşullar ve dünya politikasında düzen-adalet ikileminin yarattığı problemler üzerinde durmuştur.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır.

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Herbert Butterfield
D
Barry Buzan
E
Robert Jackson
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır.

Soru 40

Martin Wight “Power Politics” adlı çalışmasının uluslararası toplum başlıklı bölümünde uluslar ailesi, devletler sistemi, uluslararası topluluk ve uluslararası toplum şeklinde farklı düzen tipolojileri ortaya koymuş ve hem bu çalışmasında hem de diğer bazı çalışmalarında devletler sistemi (karşılıklı etkileşim için zorlanan, karşılıklı bağımlı devletlerin birlikteliği, devletlerin arasındaki ilişkinin sürekli ve sistematik olması) ile uluslararası toplum (ortak amaçlar için belli bir işbirliği içinde belli ilişkiler sistemine dahil olması) arasındaki temel farkların üzerinde üstü kapalı da olsa durmuştur. Wight’a göre uluslararası toplumda güç politikalarının işleyişini zorlaştıran ya da onları değişime zorlayan diplomatik sistem, .................. ve kurumların varlığı önemli yer tutmaktadır.
Yukarıdaki boşluk, aşağıdakilerdne hangisi ile doldurulmalıdır?

Seçenekler

A
Uluslararası güvenlik
B
Uluslararası örgütler
C
Uluslararası rekabet
D
Uluslararası işbirliği
E
Uluslararası hukuk
Açıklama:
Martin Wight “Power Politics” adlı çalışmasının uluslararası toplum başlıklı bölümünde uluslar ailesi, devletler sistemi, uluslararası topluluk ve uluslararası toplum şeklinde farklı düzen tipolojileri ortaya koymuş ve hem bu çalışmasında hem de diğer bazı çalışmalarında devletler sistemi (karşılıklı etkileşim için zorlanan, karşılıklı bağımlı devletlerin birlikteliği, devletlerin arasındaki ilişkinin sürekli ve sistematik olması) ile uluslararası toplum (ortak amaçlar için belli bir işbirliği içinde belli ilişkiler sistemine dahil olması) arasındaki temel farkların üzerinde üstü kapalı da olsa durmuştur. Wight’a göre uluslararası toplumda güç politikalarının işleyişini zorlaştıran ya da onları değişime zorlayan diplomatik sistem, uluslararası hukuk ve kurumların varlığı önemli yer tutmaktadır

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu araştırmacılarından birisidir?

Seçenekler

A
Nicholas Greenwood Onuf
B
Herbert Butterfield
C
Alexander Wendt
D
Charles L. Glaser
E
Stephen Walt
Açıklama:
Okul’un başlı başına belli bir kuram olarak nitelendirilebilecek hâle gelmesinde Herbert Butterfield, Adam Watson ve Hedley Bull’un çalışmalarının katkısı büyüktür. Alexander Wendt ve Nicholas Greenwood Onuf Sosyal İnşacılık yaklaşımının öncüsüdür. Stephen Walt ve Charles L. Glaser realizmin realist yaklaşımın öncülerindendir. Doğru cevap B'dir.

Soru 42

............... tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır. Gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur.
Yukarıda bahsedilen uluslararası ilişkiler yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Feminizm
B
Sosyal İnşacılık
C
İngiliz Okulu
D
Realizm
E
Kopenhag Okulu
Açıklama:
İngiliz Okulu öncelikle, tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır. Gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur. Doğru cevap C'dir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun 1990'lardaki temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Herbert Butterfield
C
Adam Watson
D
John Vincent
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir. Doğru cevap A'dır.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun kurucuları arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
Richard Little
C
Martin Wight
D
Barry Buzan
E
John Vincent
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 45

................ çözümlemelerinde daha çok uluslararası toplumu ve uluslararası toplumu meydana getiren kuralları (uluslararası hukuk, güç dengesi vs.) odak noktası olarak görmüş ve kendisini etkilediğini öne sürdüğü gerçekçilik, akılcılık ve devrimcilik geleneklerinden uluslararası toplum kavramını kullanarak, akılcılığa daha yakın durmuştur.
Yukarıdaki boşluğa İngiliz Okulu araştırmacılarından hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Nicholas Wheeler
C
Barry Buzan
D
Martin Wight
E
Adam Watson
Açıklama:
Martin Wight çözümlemelerinde daha çok uluslararası toplumu ve uluslararası toplumu meydana getiren kuralları (uluslararası hukuk, güç dengesi vs.) odak noktası olarak görmüş ve kendisini etkilediğini öne sürdüğü gerçekçilik, akılcılık ve devrimcilik geleneklerinden uluslararası toplum kavramını kullanarak, akılcılığa daha yakın durmuştur. Uluslararası toplumun kavramlaştırılması ve oluşum koşulları değerlendirildiğinde Martin Wight’ı Hedley Bull’dan farklı kılan ana unsur, Martin Wight’ın uluslararası toplumların oluşumunda egemen devletlerin aralarındaki ortak kültürü (dil, din vs.) çıkarların ortaklığı kadar vazgeçilmez bir koşul olarak görmesidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 46

İngiliz Okulu'nun oluşum ve gelişimine katkı sağlayan, "The Anarchial Society" kitabının yazarı İngiliz Okulu araştırmacısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
Hedley Bull
C
Adam Watson
D
Herbert Butterfield
E
Martin Wight
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun oluşum ve gelişimine çalışmalarıyla katkı sağlayan diğer kuramcı yukarıda da sıkça bahsedildiği gibi Hedley Bull’dur. Bu bağlamda Hedley Bull’un “The Anarchical Society” adlı kitabı yayımlandığı yıl olan 1977’den beri önemli bir kaynak niteliğindedir. Doğru cevap B'dir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu araştırmacısı Hedley Bull'un ortaya koyduğu uluslararası toplum kurumlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
İttifaklar
B
Güçler dengesi
C
Diplomasi
D
Savaş
E
Uluslararası hukuk
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası toplumun kurumları olarak uluslararası hukuk, güçler dengesi, savaş, diplomasi ve büyük güçleri ortaya koymuştur. İttifaklar ise Martin Wright tarafından ortaya atılmış bir kurumdur. Doğru cevap A'dır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Adam Watson "sarkaç metaforu" içerisinde yer alan bileşenlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Hegemonya
B
İmparatorluk
C
Uluslararası toplum
D
Güç dengesi
E
Dominyon
Açıklama:
Bu bağlamda Adam Watson’un geliştirdiği sarkaç metaforu öne çıkmaktadır. Watson’a göre anarşi olarak tanımlanan ve egemen devletlerden oluşan uluslararası toplum uluslararası ilişkilerin tek aktörü değildir. Sarkacın bir ucunda uluslararası toplum yer alıyorsa diğer ucunda da egemen toplulukların bir emperyal merkez tarafından yönetildikleri imparatorluklar yer almaktadır. Bu iki aşırı uç arasında da geçiş aşamaları (hegemonya, dominyon) bulunur. Dolayısıyla sarkaç uluslararası toplumdan imparatorluğa doğru kayarken topluluklar giderek daha fazla hakim gücün etkisine girerler. Bu sarkacı her ne kadar metafor olarak nitelendirse de Watson’ın dünya tarihi boyunca toplulukların bu iki uç (anarşi ve imparatorluk) arasında savrulduğunu ortaya koyması önemlidir. Dahası Watson, sarkacı aşırı uçlardan uzak tutmaya çalışan sistemsel baskılardan da bahsederek, konuya farklı bir bakış açısı getirmiştir. Güç dengesi bu bileşenlerden birisi değildir. Doğru cevap D'dir.

Soru 49

Kendisini kutuplar (gerçekçilik ve devrimcilik; uluslararası sistem ve dünya toplumu) arasında “via media-orta yol” olarak görmesiyle eleştiri alan uluslararası ilişkiler yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İngiliz Okulu
B
Realizm
C
Feminizm
D
Sosyal İnşacılık
E
Kopenhag Okulu
Açıklama:
İngiliz Okulu’na yapılan eleştiriler Okul’un kendisini kutuplar (gerçekçilik ve devrimcilik; uluslararası sistem ve dünya toplumu) arasında “via media-orta yol” olarak görmesine yöneliktir. Bu eleştirilere göre tutarsız ve birbirleriyle bağdaşması zor görünen fikirlerin hakim olduğu İngiliz Okulu’nun kutuplar arasında yeterince etkin bir konumda olduğunu söylemek mümkün değildir. Dahası İngiliz Okulu bir taraftan kendisini gerçekçilikten uzak tutup onun öncüsü olduğu fikirlerden yararlanırken diğer taraftan da devrimciliğe uzak durduğu iddiasını sürdürerek onun düşüncelerinden istifade etmektedir. İşte tam da bu eklektik yapısı yüzünden İngiliz Okulu çoğu zaman karşıt iki yöne aynı anda bakmaya çalıştığı için yeterince etkin ve yetkin olamamaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 50

Uluslararası toplumu “kültürel” ve “etik” olmaktan ziyade “faydacı” ve “işlevsel” bir oluşum olarak gören İngiliz Okulu düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Adam Watson
B
John Vincent
C
Hedley Bull
D
Martin Wight
E
Barry Buzan
Açıklama:
Bull’a göre devletler aynı medeniyete ait olmasalar bile bir düzen oluşturabilirler. İngiliz Okulu’nun 1970’lerdeki temsilcilerinden biri olan John Vincent da Bull’la benzer düşünceye sahiptir. Ona göre de uluslararası toplum “kültürel” ve “etik” olmaktan ziyade “faydacı” ve “işlevsel” bir oluşumdur. Böyle bir durumda ideolojik, kültürel vs. açılardan farklı olsalar bile devletlerin arasında düzeni sağlayabilecek bir “diplomatik kültür”ün olması yeterlidir. Doğru cevap B'dir.

Soru 51

İngiliz Okulu, hangi yıllarda başlamış olup; daha çok London School of Economics
(LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan
İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır.

Seçenekler

A
1950
B
1960
C
1940
D
1970
E
1930
Açıklama:
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics
(LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan
İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır.

Soru 52

İngiliz okulu kavramı ilk kez Roy E. Jones tarafından kaç yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for
Closure” adlı makalede kullanılmıştır.

Seçenekler

A
1980
B
1981
C
1991
D
1987
E
2001
Açıklama:
Kavram ilk
kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for
Closure” adlı makalede kullanılmıştır.

Soru 53

İngiliz Okulu’nun kuruluş ve gelişim aşamasını şekillendiren çalışmaların büyük çoğunluğu ne üzerine odaklanmış, bu konular çerçevesinde yapılan
çalışmalar da Okul’un temel varsayımlarını ve genel çerçevesini oluşturarak kuramsallaşmasına katkı sağlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu çalışma konularından birisi değildir.

Seçenekler

A
devletler sistemi
B
uluslararası toplum
C
uluslararası toplumda düzen
D
düzen-adalet ikilemi
E
hukuk düzeni
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun kuruluş ve gelişim aşamasını şekillendiren çalışmaların büyük çoğunluğu devletler sistemi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi üzerine odaklanmış, bu konular çerçevesinde yapılan
çalışmalar da Okul’un temel varsayımlarını ve genel çerçevesini oluşturarak kuramsallaşmasına katkı sağlamıştır

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu temsilcileri
tarafından kullanılan temel
kavramlar arasında yer almaz.

Seçenekler

A
uluslararası düzen
B
uluslararası sistem
C
uluslararası hukuk
D
uluslararası toplum
E
uluslararası toplumun
kurumları
Açıklama:
İngiliz Okulu temsilcileri
tarafından kullanılan temel
kavramlar uluslararası
düzen, uluslararası sistem,
uluslararası toplum ve
uluslararası toplumun
kurumlarıdır.

Soru 55

“The Evolution of International Society” adlı eserinde oldukça geniş bir
tarihsel süreci ve coğrafyayı kapsayacak biçimde devlet sistemleri ve bu sistemlerin
uluslararası topluma dönüşme süreçlerini inceleyerek Avrupa-merkezli tarih anlayışından uzaklaşarak Avrupa sistemi dışında var olmuş devlet sistemlerine odaklanmış İngiliz okulu kuramcısı hangisidir.

Seçenekler

A
Herbert Butterfield
B
Martin Wight
C
John Vincent
D
Adam Watson
E
Timothy Dunne
Açıklama:
Nitekim Watson “The Evolution of International Society” adlı eserinde oldukça geniş bir tarihsel süreci ve coğrafyayı kapsayacak biçimde devlet sistemleri ve bu sistemlerin
uluslararası topluma dönüşme süreçlerini inceleyerek Avrupa-merkezli tarih anlayışından uzaklaşarak Avrupa sistemi dışında var olmuş devlet sistemlerine odaklanmıştır.

Soru 56

Uluslararası
düzeni “uluslararası toplumun
öncelikli ve temel ihtiyaçlarını
sağlayacak ve idame
ettirecek eylem kalıbı” olarak
tanımlamış İngiliz okulu kuramcısı hangisidir.

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Martin Wight
C
Adam Watson
D
Herbert Butterfield
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası
düzeni “uluslararası toplumun
öncelikli ve temel ihtiyaçlarını
sağlayacak ve idame
ettirecek eylem kalıbı” olarak
tanımlamıştır.

Soru 57

uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı gören İngiliz okulu kuramcısı hangisidir.

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
Tim Dunne
C
Nicholas Wheeler
D
John Vincent
E
Martin Wight
Açıklama:
Martin Wight uluslararası
toplumun kurumları olarak
diplomasi, ittifaklar, tahkim
ve savaşı görür.

Soru 58

uluslararası toplumun
kurumları güçler dengesi,
savaş, uluslararası hukuk,
diplomasi ve büyük güçlerdir diyen İngiliz okulu kuramcısı kimdir.

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Tim Dunne
D
John Vincent
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Hedley Bull
için uluslararası toplumun
kurumları güçler dengesi,
savaş, uluslararası hukuk,
diplomasi ve büyük güçlerdir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz okulu kurucularından biridir.

Seçenekler

A
Adam Watson
B
Robert Jackson
C
John Vincent
D
Timothy Dunne
E
Richard Little
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin
Wight, Adam Watson ve
Hedley Bull İngiliz Okulu’nun
kurucuları sayılırken Robert
Jackson, John Vincent,
Timothy Dunne ve Nicholas
Wheeler 1980’lerdeki, Barry
Buzan ve Richard Little ise
1990’lardaki temsilcileri olarak
görülmektedir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangi İngiliz okulu kuramcısı 1990 lı yıllar temsilcilerinden birisidir.

Seçenekler

A
Herbert Butterfield
B
Richard Little
C
John Vincent
D
Adam Watson
E
Martin Wight
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin
Wight, Adam Watson ve
Hedley Bull İngiliz Okulu’nun
kurucuları sayılırken Robert
Jackson, John Vincent,
Timothy Dunne ve Nicholas
Wheeler 1980’lerdeki, Barry
Buzan ve Richard Little ise
1990’lardaki temsilcileri olarak
görülmektedir.

Soru 61

1990’lı yıllarda İngiliz Okulu’nun yeniden popüler hale gelmesinde aşağıdaki araştırmacılardan hangisi etkili olmuştur?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
Barry Buzan
C
John Vincent
D
Timothy Dunne
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu-Giriş” başlığı altında yer almaktadır.
1990’lı yıllarda İngiliz Okulu’nun yeniden popüler hale gelmesinde özellikle Barry Buzan ve Richard Little gibi araştırmacıların çalışmaları etkili olmuştur.

Soru 62

İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcileri, aşağıdaki konulardan hangisine daha çok odaklanmışlardır?

Seçenekler

A
İnsan hakları ve insani müdahale
B
Devlet sistemleri
C
Sistem-anarşi ilişkileri
D
Uluslararası toplum düzen
E
Düzen-adalet ikilemi
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu-Giriş” başlığı altında yer almaktadır.
İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcileri uluslararası sistemde değişen dinamiklere de paralel olarak daha çok bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konularına yoğunlaşmışlardır.

Soru 63

I. İngiliz Okulu, gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur.
II. İngiliz Okulu devlet davranışlarının, uluslararası toplumu meydana getiren kurallar, değerler, kurumlar, gelenekler ve normlar dikkate alınmadan tam olarak analiz edilemeyeceğini öne sürmektedir.
III. İngiliz Okulu’na göre, devrimci ve saldırgan güçler tarafından her zaman yok edilebilme ihtimalinden dolayı uluslararası düzenin varlığı verili bir değer olarak kabul edilmelidir.
Yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri İngiliz Okulu’nun oluşum aşamasında yer alan özelliklerle ilgili doğru bilgidir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu’nun Ortaya Çıkışı” başlığı altında yer almaktadır.
Öncüllerde yer alan birinci ve ikinci bilgiler, İngiliz Okulu ile ilgili doğru bilgilerdir.

Soru 64

I. İngiliz Okulu’nun uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul etmesi
II. Egemen devletlerin uluslararası toplumu olumsuz yönde etkilemesi
III. İngiliz Okulu’nun uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürmesi
Yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri İngiliz Okulu’nun önemli varsayımlarıyla ilgili doğru bilgidir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu’nun Temel Varsayımları” başlığı altında yer almaktadır.
Öncüllerde yer alan birinci ve üçüncü bilgiler, İngiliz Okulu’nun varsayımlarıyla ilgili doğru bilgilerdir.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisinde İngiliz Okulu’nun yöntem tartışmalarında yer alan Martin Wight’ın “Üçlü İmgesi” doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Gerçekçilik, akılcılık ve devrimcilik
B
Gerçekçilik, çoğulculuk ve devrimcilik
C
Gerçekçilik, akılcılık ve bağımlılık
D
Yapısalcılık, akılcılık ve devrimcilik
E
Çoğulculuk, akılcılık ve bağımlılık
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu’nun Temel Varsayımları” başlığı altında yer almaktadır.
Martin Wight’ın “Üçlü İmgesi”: Gerçekçilik, akılcılık ve devrimcilik’tir.

Soru 66

I. Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları arasında sayılmaktadır.
II. Martin Wight tarihselci yöntem ile tümevarım yaklaşımını benimsemiştir.
III. Hedley Bull yapısalcı yöntem ve tümdengelim yaklaşımını kullanmıştır.
İngiliz Okulu’yla ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu’nun Temel Varsayımları” ve “İngiliz Okulu’nun Temsilcileri” başlığı altında yer almaktadır.
İngiliz Okulu ile ilgili öncüllerde yer alan tüm bilgiler doğrudur.

Soru 67

“……. ……. uluslararası düzeni ‘uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı’ olarak tanımlamıştır.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olarak tamamlar?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Herbert Butterfield
D
Adam Watson
E
Timothy Dunne
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “İngiliz Okulu’nun Temsilcileri” başlığı altında yer almaktadır.
Hedley Bull, uluslararası düzeni ‘uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı’ olarak tanımlamıştır.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Martin Wight’ın uluslararası toplumun temel kurumlarını tanımlarken kullandığı kavramlardandır?

Seçenekler

A
Güçler dengesi, savaş, uluslararası hukuk
B
Diplomasi, savaş, tahkim
C
Diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaş
D
Güçler dengesi, tahkim, uluslararası hukuk
E
Savaş, ittifaklar, güçler dengesi
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası Toplum ve Düzen-Adalet İkilemi” başlığı altında yer almaktadır.
Martin Wight uluslararası toplumun kurumlarını tanımlarken; diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaş kavramlarını kullanmıştır.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi Hedley Bull’un uluslararası toplumu tanımlarken kullandığı kavramlardır?

Seçenekler

A
kültürel ve etik
B
kültürel ve faydacı
C
kültürel ve müdahaleci
D
faydacı ve işlevsel
E
faydacı ve etik
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası Toplum ve Düzen-Adalet İkilemi” başlığı altında yer almaktadır.
Hedley Bull, uluslararası toplumu “faydacı” ve “işlevsel” bir oluşum olarak tanımlamaktadır.

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi Adam Watson’ın “Sarkaç Metaforu”nda öne sürdüğü kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası toplum (Anarşi)
B
Hegemonya
C
Dominyon
D
İmparatorluk
E
Devrim
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası Toplum ve Düzen-Adalet İkilemi” başlığı altında yer almaktadır.
“Devrim”, Adam Watson’ın “Sarkaç Metaforu”nda öne sürdüğü kavramlardan biri değildir.

Soru 71

İngiliz Okulu kavramının kökeni olan okul aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
London School of Economics
B
University Collage London
C
London King’s College
D
Imperial College London
E
University of London
Açıklama:
1 İngiliz Okulu’nun kuramsal temellerini ve gerçekçilik, devrimcilik ve akılcılıkla ilişkisini açıklayabilecek,
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics (LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır. Kavram ilk kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for Closure” adlı makalede kullanılmıştır.

Soru 72

İngiliz okulunun bir kuram haline gelmesine katkısı olan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Michael Oakeshott
B
Herbert Butterfield
C
Harold Temperley
D
Kenneth Waltz
E
Thomas Khun
Açıklama:
1 İngiliz Okulu’nun kuramsal temellerini ve gerçekçilik, devrimcilik ve akılcılıkla ilişkisini açıklayabilecek,
İngiliz Okulu’nun İkinci Dünya Savaşı sonrasında Büyük Britanya’da ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Martin Wight’ın 1950’lerde LSE’de verdiği ve daha sonra British Committee on Theory of International Politics yayını olarak basılan ders notları kuramın temellerini ortaya koyan en önemli kaynak niteliğindedir ancak Okul’un başlı başına belli bir kuram olarak nitelendirilebilecek hâle gelmesinde Herbert Butterfield, Adam Watson ve Hedley Bull’un çalışmalarının katkısı büyüktür.

Soru 73

İngiliz Okulu’nun gelişmesinde önemli bir yer teşkil eden, devletler sistemi ve bu sistemlerin uluslararası toplumlara dönüşme şartlarının incelendiği çalışmaları hangi bilim insanı yapmıştır?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Adam Watson
D
Herbert Butterfield
E
Roy E. Jones
Açıklama:
1 İngiliz Okulu’nun kuramsal temellerini ve gerçekçilik, devrimcilik ve akılcılıkla ilişkisini açıklayabilecek,
Adam Watson’un devletler sistemi ve bu sistemlerin uluslararası toplumlara dönüşme şartlarını incelediği çalışmaları İngiliz Okulu’nun gelişmesinde oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir.

Soru 74

Tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır.
Egemen devletlerin, kendi iradelerini yüksek otoriteye teslim etmedikleri için anarşik de olsa bir toplum oluşturabilecekleri iddiasında bulunmaktadır.
Uluslararası politikayı kabaca devletler toplumu olarak tanımlayan akılcılığı temel çıkış noktası olarak görmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri İngiliz Okulunun vurguladığı konulardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1 İngiliz Okulu’nun kuramsal temellerini ve gerçekçilik, devrimcilik ve akılcılıkla ilişkisini açıklayabilecek,
İngiliz Okulu öncelikle, tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır. Gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur. Okul egemen devletlerin, kendi iradelerini yüksek otoriteye teslim etmedikleri için anarşik de olsa bir toplum oluşturabilecekleri iddiasından hareketle, uluslararası toplumu hem çatışma hem de işbirliğinin yer aldığı bir ilişkiler bütünü olarak tanımladığından, hem gerçekçiliğe (uluslararası sistemdeki çatışma hâlinin sürekliliğine inanan) hem de devrimciliğe (devletlerin çıkarlarının uyumlaştırılabileceğine inanan) karşı çıkmakta, uluslararası politikayı kabaca devletler toplumu olarak tanımlayan akılcılığı temel çıkış noktası olarak görmektedir.

Soru 75

İngiliz Okulu devlet davranışlarının, uluslararası toplumu meydana getiren kurallar, değerler, kurumlar, gelenekler ve normlar dikkate alınmadan tam olarak analiz edilemeyeceğini öne sürmektedir.
Çalışmanın ana odağının uluslararası toplumun yapısı, niteliği ve dağınık devletler sistemi içinde düzen sağlayabilme kapasitesi olması gerektiğinin altını çizmektedir.
Devletlerin arasındaki şiddet yadsınamayacağını, ancak şiddet uluslararası hukuk gibi kurumlar ya da ahlak ve erdem gibi değerlerle büyük oranda kontrol edilebileceğini savunmaktadır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri İngiliz Okulunun vurguladığı konulardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1 İngiliz Okulu’nun kuramsal temellerini ve gerçekçilik, devrimcilik ve akılcılıkla ilişkisini açıklayabilecek,
İngiliz Okulu devlet davranışlarının, uluslararası toplumu meydana getiren kurallar, değerler, kurumlar, gelenekler ve normlar dikkate alınmadan tam olarak analiz edilemeyeceğini öne sürmektedir. Uluslararası ilişkilerin genelde ayrı ve farklı bir oluşum olduğunu, dolayısıyla çalışmanın ana odağının uluslararası toplumun yapısı, niteliği ve dağınık devletler sistemi içinde düzen sağlayabilme kapasitesi olması gerektiğinin altını çizmektedir. Okula göre herhangi bir yüksek siyasi otorite olmamasına rağmen (ki bu durum anarşi olarak nitelendirilmiştir) uluslararası toplumda önemli ölçüde düzen sağlanabilirken şiddet seviyesi yüksek değildir. Devletlerin arasındaki şiddet yadsınamaz, ancak şiddet uluslararası hukuk gibi kurumlar ya da ahlak ve erdem gibi değerlerle büyük oranda kontrol edilebilir.

Soru 76

Uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul eder.
Uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürer.
Yüksek siyasi otoritenin olmadığı yapı içinde dahi, egemen devletlerin uluslararası toplum oluşturabileceğini öngörür.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri İngiliz Okulunun varsayımlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
2 İngiliz Okulu’nun temel varsayımlarını tartışabilecek,
Eklektik yapısı ve düşünsel temellerinin çeşitliliği İngiliz Okulu’nun uluslararası olayları değerlendirmedeki temel yaklaşımının ve varsayımlarının şekillenmesini de önemli ölçüde etkilemiştir. Okul kurucularının temel eserlerinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmede üç önemli varsayımın öncelikli olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki Okul’un uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul etmesi, ikincisi uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürmesi ve üçüncüsü de bu anarşik yapı (yüksek siyasi otoritenin olmadığı) içinde dahi, egemen devletlerin uluslararası toplum oluşturabileceği öngörüsüdür.

Soru 77

Hedley Bull’un üçlü düşünsel geleneği düşünüldüğünde aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Hobbescu-uluslararası sistem-gerçekçilik
B
Grotiuscu- dünya toplumu -akılcılık
C
Kant- uluslararası toplum -devrimcilik
D
Grotiuscu-uluslararası toplum- devrimcilik
E
Kant-dünya toplumu- akılcılık
Açıklama:
3 İngiliz Okulu temsilcilerinin temel analiz konusu olan uluslararası toplumu tanımlayabilecek ve uluslararası toplum ile uluslararası sistem arasındaki farkı açıklayabilecek,
Hedley Bull’un üçlü düşünsel geleneği (uluslararası sistem-Hobbescu, uluslararası toplum- Grotiuscu ve dünya toplumu-Kantçı)’dir. Hedley Bull gerçekçiliği uluslararası sistem, akılcılığı uluslararası toplum, devrimciliği de dünya toplumu kavramları ile ele almıştır.

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulunun dönüşüm sürecinde odaklanılan konulardandır?

Seçenekler

A
Devletler sistemi
B
Uluslararası toplum
C
Uluslararası toplumda düzen
D
Sosyal inşacılık
E
Düzen-adalet ikilemi
Açıklama:
4 İngiliz Okulu’nun temsilcilerini dönem ve çalıştıkları alanlara göre değerlendirebilecek,
Düzen-adalet ikilemi
İngiliz Okulu’nun kuruluş, gelişim ve dönüşüm olmak üzere üç farklı döneminden söz edilebilir. Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull ile başlayan oluşum ve gelişim sürecinde daha çok devletler sistemi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi çalışılmıştır. 1980’lerde İngiliz Okulu’na dâhil olan Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler gibi İngiliz Okulu kuramcıları vasıtasıyla, bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konuları İngiliz Okulu’nun çalışma alanına girmiştir (Vincent ve Wilson, 1994; Dunne,1998; Dunne ve Wheeler, 1999). 1990’lardan itibarense Barry Buzan gibi İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur.

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulunun 1990’lardaki temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Adam Watson
C
Richard Little
D
Robert Jackson
E
John Vincent
Açıklama:
4 İngiliz Okulu’nun temsilcilerini dönem ve çalıştıkları alanlara göre değerlendirebilecek,
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir.

Soru 80

Uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlayan temsilci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Richard Little
B
Robert Jackson
C
John Vincent
D
Hedley Bull
E
Barry Buzan
Açıklama:
4 İngiliz Okulu’nun temsilcilerini dönem ve çalıştıkları alanlara göre değerlendirebilecek,
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır

Soru 81

"İngiliz Okulu" kavramı ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Roy E. Jones
B
Martin Wight
C
Robert Jackson
D
Richard Little
E
Barry Buzan
Açıklama:
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics (LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır. Kavram ilk kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında Review of International Relations dergisinde yayımlanan “The English School of International Relations: A Case for Closure” adlı makalede kullanılmıştır.

Soru 82

İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcilerinin yoğunlaştıkları konular arasında hangisi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Devlet sistemleri
B
Bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü
C
Sistem-anarşi ilişkisi
D
Uluslararası toplumda düzen
E
Düzen-adalet ikilemi
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun ilk oluşum ve gelişim dönemlerinde daha çok devlet-sistemleri, sistem-anarşi ilişkisi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi üzerine çalışmalar önem kazanırken İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcileri uluslararası sistemde değişen dinamiklere de paralel olarak daha çok bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konularına yoğunlaşmışlardır.

Soru 83

İngiliz Okulu, uluslararası ilişkilerde hangi düşünsel yaklaşımı temel çıkış noktası olarak görmektedir?

Seçenekler

A
Gerçekçilik
B
Gelenekçilik
C
Akılcılık
D
Devrimcilik
E
Anarşizm
Açıklama:
İngiliz Okulu öncelikle, tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratmaya çalışmıştır. Gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakın durmuştur. Okul egemen devletlerin, kendi iradelerini yüksek otoriteye teslim etmedikleri için anarşik de olsa bir toplum oluş turabilecekleri iddiasından hareketle, uluslararası toplumu hem çatışma hem de işbirliğinin yer aldığı bir ilişkiler bütünü olarak tanımladığından, hem gerçekçili ğe (uluslararası sistemdeki çatışma hâlinin sürekliliğine inanan) hem de devrimciliğe (devletlerin çıkarlarının uyumlaştırılabileceğine inanan) karşı çıkmakta, uluslararası politikayı kabaca devletler toplumu olarak tanımlayan akılcılığı temel çıkış noktası olarak görmektedir.

Soru 84

I. İngiliz Okulu temsilcileri tarafından kullanılan temel kavramlar uluslararası düzen, uluslararası sistem, uluslararası toplum ve uluslararası toplumun kurumlarıdır.
II. Üç önemli varsayımın öncelikli olduğu görüşünü öne sürmüştür.Bunlardan ilki Okul’un uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul etmesi, ikincisi uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürmesi ve üçüncüsü de bu anarşik yapı içinde dahi, egemen devletlerin uluslararası toplum oluşturabileceği öngörüsüdür.
III. İngiliz Okulu rahatça bir arada varlıklarını sürdürebilen anarşik bir uluslararası sistem, kurallarla yürütülen bir uluslararası toplum ve uluslaraşırı bir dünya toplumunun varlığını öngören bir teorik çerçeve inşa etme çabası içinde olmuş, ancak bu unsurların bazılarına ontolojik bir öncelik vermiştir.
IV. İngiliz Okulu kuramcıları kendileri ile ilgili metodolojik soruların tartışılmasına pek girmemiş ancak teori inşasına ve uluslararası ilişkilere olan ço ğulcu yaklaşımları nedeniyle metodolojik açıdan da çoğulcu oldukları varsayıla gelmiştir.
İngiliz Okulu’nun temel varsayımları ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
İngiliz Okulu rahatça bir arada varlıklarını sürdürebilen anarşik bir uluslararası sistem, kurallarla yürütülen bir uluslararası toplum ve uluslaraşırı bir dünya toplumunun varlığını öngören bir teorik çerçeve inşa etme çabası içinde olmuş, bu unsurların hiçbirine ontolojik bir öncelik vermemiş ve bu unsurların tümünün tek karmaşık gerçeklik içinde işlediğini varsaymıştır. Bu nedenle III numaralı ifade yanlış bilgi içermektedir ve bu ifadenin yer almadığı seçenek sorunun doğru yanıtı olacaktır.

Soru 85

Uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlayan İngiliz Okulu kuramcısı hangisidir?

Seçenekler

A
John Vincent
B
Timothy Dunne
C
Adam Watson
D
Hedley Bull
E
Martin Wight
Açıklama:
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır.

Soru 86

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun 1980’lerdeki kuramcılarının yoğunlaştıkları konulardan biridir?

Seçenekler

A
Dünya toplumu
B
Uluslararası toplum
C
Devletler sistemi
D
İnsan hakları
E
Sistem-anarşi ilişkisi
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun ilk oluşum ve gelişim dönemlerinde daha çok devlet-sistemleri, sistem-anarşi ilişkisi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi üzerine çalışmalar önem kazanırken İngiliz Okulu’nun 1980’lerdeki temsilcileri uluslararası sistemde değişen dinamiklere de paralel olarak daha çok bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konularına yoğunlaşmışlardır. 1990’lardan itibarense İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun inşacı ögelerini ön plana çıkarmışlardır. Doğru cevap D'dir.

Soru 87

Uluslararası toplumun kavramlaştırılması ve oluşum koşulları değerlendirildiğinde Martin Wight’ı Hedley Bull’dan farklı kılan ana unsur hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Wight’ın akılcılığa daha yakın durmasıdır.
B
Martin Wight'ın çözümlemelerinde daha çok uluslararası toplumu ve uluslararası toplumu meydana getiren kuralları odak noktası olarak görmesidir.
C
Hedley Bull’un “The Anarchical Society” adlı kitabı ile İngiliz Okulu’nun oluşum ve gelişimine katkıda bulunmuş olmasıdır.
D
Hedley Bull’un düzen-adalet ikilemi üzerine yapmış olduğu çalışmalardır.
E
Martin Wight’ın uluslararası toplumların oluşumunda egemen devletlerin aralarındaki ortak kültürü (dil, din vs.) çıkarların ortaklığı kadar vazgeçilmez bir koşul olarak görmesidir.
Açıklama:
Uluslararası toplumun kavramlaştırılması ve oluşum koşulları değerlendirildiğinde Martin Wight’ı Hedley Bull’dan farklı kılan ana unsur, Martin Wight’ın uluslararası toplumların oluşumunda egemen devletlerin aralarındaki ortak kültürü (dil, din vs.) çıkarların ortaklığı kadar vazgeçilmez bir koşul olarak görmesidir.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangileri İngiliz Okulu’nun sentezlemeye çalıştığı temel düşünsel yaklaşımlardır?

Seçenekler

A
Bağımlılık, Yapısalcılık ve Akılcılık
B
Gerçekçilik, Devrimcilik ve Yapısalcılık
C
Devrimcilik, Anarşizm ve Akılcılık
D
Anarşizm, Gerçekçilik ve Bağımlılık
E
Akılcılık, Devrimcilik ve Gerçekçilik
Açıklama:
İngiliz Okulu tarih boyunca uluslararası ilişkilerde hakim olan farklı düşünsel yaklaşımları birleştirerek bir sentez yaratma yolunu seçmiştir. Dolayısıyla gerçekçilik, akılcılık ve devrimciliğin önemli varsayım ve görüşlerinden faydalanmış ancak daha çok “via media- orta yol” olarak değerlendirilebilecek akılcılığa yakın durmuştur. Doğru cevap E'dir.

Soru 89

İngiliz Okulu hangi yıllarda ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
1940’lar
B
1950’ler
C
1960’lar
D
1970’ler
E
1980’ler
Açıklama:
İngiliz Okulu, 1950’lerde başlamış olup; daha çok London School of Economics (LSE) kökenli, temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum” olan İngiliz ekolüne yakın araştırmacıları ve çalışmalarını kapsamaktadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 90

İngiliz Okulu’nun 1990’lı yıllar dönemine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İngiliz Okulu’nun kendisine yöneltilen eleştirileri cevaplamaya çalıştığı ve değişen uluslararası koşullar doğrultusunda dönüşüm yaşadığı bir dönemdir.
B
Bu dönemde 1980’li yıllarda İngiliz Okulu’na dâhil araştırmacıların üzerinde durdukları normatif nitelikli sorulara cevap aranmıştır.
C
İngiliz Okulu kuramcıları İngiliz Okulu ile inşacılığı birleştirme çabalarına girişmişlerdir.
D
1990’lı yıllarda İngiliz Okulu’na en büyük katkıyı, yaptığı çalışmalarla Barry Buzan sağlamıştır.
E
Okul’un inşacı özellikleri ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır.
Açıklama:
Bu dönemde 1980’li yıllarda İngiliz Okulu’na dâhil araştırmacıların üzerinde durdukları normatif (olması gereken) nitelikli sorulara cevap aramak yerine, mevcut durum üzerine odaklanılmış ve Okul’un inşacı özellikleri ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır.

Soru 91

Martin Wight' a göre, uluslararası toplumun kurumları arasında hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Savaş
B
Tahkim
C
İttifaklar
D
Uluslararası Hukuk
E
Diplomasi
Açıklama:
Martin Wight uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı görürken Hedley Bull için uluslararası toplumun kurumları güçler dengesi, savaş, uluslararası hukuk, diplomasi ve büyük güçlerdir.

Soru 92

Hedley Bull devleti tanımlarken aşağıdakilerden hangisini devlet tanımının "dışında" bırakmıştır?

Seçenekler

A
İmparatorluklar
B
Hanedanlıklar
C
Kabileler
D
Şehir devletleri
E
Ulus devletler
Açıklama:
Hedley Bull devleti “her biri belli bir toprak parçası ve insan topluluğu üzerinde egemenliğe sahip ve bir hükûmeti olan egemen siyasi topluluklar” olarak tanımlamıştır ve şehir devletleri, imparatorlukları, hanedanlıkları ve ulus devletleri tanımın içine alırken ilkel toplulukları, kabileleri vs. dışında bırakmıştır.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu’na yapılan eleştirilerden biri değildir?

Seçenekler

A
İngiliz Okulu temsilcilerinin özellikle Soğuk Savaş yıllarında düzeni adalet ve refahın önünde görmesi
B
Okul’un tanımlanmasında “İngiliz” kelimesinin kullanılıyor olması
C
Okul’un “uluslararası toplumu” analizinin merkezine yerleştirmesi
D
Okul’un kendisini kutuplar (gerçekçilik ve devrimcilik; uluslararası sistem ve dünya toplumu) arasında “via media-orta yol” olarak görmesi
E
İngiliz Okulu’nun değerlendirmelerinde ekonomik ve coğrafi konulara yer vermemiş olması
Açıklama:
İngiliz Okulu’na yapılan eleştirilerin başında Okul’un tanımlanmasında “İngiliz” kelimesinin kullanılıyor olması gelmektedir. İngiliz Okulu’na yapılan ikinci tür eleştiriler ise Okul’un kendisini kutuplar (gerçekçilik ve devrimcilik; uluslararası sistem ve dünya toplumu) arasında “via media-orta yol” olarak görmesine yöneliktir. İngiliz Okulu’na yönlendirilen üçüncü tür eleştiriler Okul’un “uluslararası toplumu” analizinin merkezine yerleştirmesi ile ilgilidir. Yine İngiliz Okulu’nun değerlendirmelerinde ekonomik ve coğrafi konulara yer vermemiş olması da eleştiri almaktadır. Son olarak, İngiliz Okulu’nun karşılaştırmalı vaka analizlerinin önemine yaptığı vurguya rağmen daha çok Avrupa merkezli bir yaklaşım benimsemesi, Avrupa kurum ve değerlerini (Avrupa’da evrilen uluslararası toplumun güçler dengesi, uluslararası hukuk gibi o güne kadar ki en gelişkin uluslararası kurumları oluş turduğu varsayımından hareketle) görece diğer uluslararası toplumlardan üstün görmesi de Okul’a yöneltilen eleştirilerden biri olarak değerlendirilebilir.

Soru 94

  1. Uluslararası sistem anarşiktir.
  2. Uluslararası ilişkilerin kaçınılmaz ve daimi özelliği savaş ve çatışmadır.
  3. Uluslararası ilişkilerin birincil oyuncuları egemen devletlerdir.
  4. Uluslararası sistemde devletler, ortak çıkarları ve değerleri çerçevesinde kendilerini sınırladığını düşündükleri ilişkileri düzenleyen ortak kurallar ve birlikte yürütülen kurumların oluşturduğu bir “uluslararası toplum” içinde var olurlar.
Yukarıda belirtilenlerden hangileri İngiliz Okulu’nun temel varsayımlarıdır?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
Yalnız IV
D
I, II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun üç temel varsayımından söz edilebilir. Bunlardan ilki Okul’un uluslararası ilişkilerde temel aktör olarak egemen devleti kabul etmesi, ikincisi uluslararası sistemin anarşik yapıda olduğunu ileri sürmesi ve üçüncüsü de anarşik yapı içinde dahi olsa egemen devletlerin uluslararası toplum oluşturabileceği öngörüsüdür. Anarşiden kastı ise, ortak bir yönetime (hükümete) sahip olmayan birçok gücün varlığıdır. Wight, aynı gerçekçiler gibi, savaşların ana nedeninin uluslararası anarşi ve Hobbes’un tanımladığı ‘korku’ olduğu fikrine de katılır. Ancak Wight, gerçekçilerin savaş ve çatışmanın uluslararası ilişkilerin kaçınılmaz ve daimi özelliği olduğu görüşüne katılmaz; Wight’a göre anarşi tam düzensizlik demek değildir, sadece ortak bir yönetimin olmadığı anlamına gelir. Doğru cevap E'dir.

Soru 95

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz Okulu'nun 1990'lardaki temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Hedley Bull
C
Robert Jackson
D
John Vincent
E
Adam Watson
Açıklama:
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir. Doğru cevap A'dır.

Soru 96

Martin Wight’ın uluslararası toplumların oluşumunda gerekli gördüğü temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ortak çıkarlar
B
Coğrafi yakınlık
C
Hukuksal birlik
D
Ortak kültür
E
Liberal ekonomi
Açıklama:
Uluslararası toplumun kavramlaştırılması ve oluşum koşulları değerlendirildiğinde Martin Wight’ı Hedley Bull’dan farklı kılan ana unsur, Martin Wight’ın uluslararası toplumların oluşumunda egemen devletlerin aralarındaki ortak kültürü (dil, din vs.) çıkarların ortaklığı kadar vazgeçilmez bir koşul olarak görmesidir. Martin Wight ayrıca uluslararası toplumun oluşumunu hazırlayan temel özelliklerin (ortak çıkarlar, ortak normlar, ortak kurallar vs.) devletlerin arasındaki işbirliğinin de artmasına katkı sağlayacağını düşünmektedir. Doğru cevap D'dir.

Soru 97

1980'lerde birey haklarına karşı devlet haklarını öncelleyen grup aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yapısalcılar
B
Dayanışmacılar
C
Çoğulcular
D
Bireyselciler
E
Aktivistler
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun daha çok gelişim aşaması olarak değerlendirilen 1980’lerde Robert Jackson, Tim Dunne, John Vincent ve Nicholas Wheeler gibi araştırmacıların eserleri ön plana çıkmaktadır. Bu araştırmacılar daha çok Hedley Bull’un düzen-adalet ikilemi üzerinden çalışmalarını gerçekleştirmiş (Bull, 1966) ve bu bağlamda bu döneme damgasını vuran temel tartışma çoğulcular (birey haklarına karşı devlet haklarını öncelleyen-Robert Jackson gibi) (Jackson, 2000) ve dayanışmacılar (devlet haklarına karşı birey haklarını öncelleyen-Tim Dunne) arasında yaşanmıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 98

Barry Buzan İngiliz Okulu'yla ilgili hangi çalışmalarda bulunmuştur?

Seçenekler

A
Uluslararası toplumda düzen
B
Okulu’nun temel kavramları
C
Düzen-adalet ikilemi
D
İnsani müdahale
E
Devletler sistemi
Açıklama:
İngiliz Okulu’nun oluşum, gelişim ve dönüşüm olmak üzere üç farklı döneminden söz edilebilir. Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull ile başlayan oluşum ve gelişim sürecinde daha çok devletler sistemi, uluslararası toplum, uluslararası toplumda düzen ve düzen-adalet ikilemi çalışılmış, 1980’lerde İngiliz Okulu’na dahil olan Robert Jackson, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler vasıtasıyla bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konuları İngiliz Okulu’nun çalışma alanına girmiş, 1990’lardan itibarense Barry Buzan gibi İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögelerini ön plana çıkarmışlardır. Doğru cevap B'dir.

Soru 99

Aşağıdakilerden hangisi Hedley Bull'un uluslararası toplum için öngördüğü kurumlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Uluslararası hukuk
B
Büyük güçler
C
Savaş
D
Tahkim
E
Diplomasi
Açıklama:
Bull’un uluslararası toplum için öngördüğü kurumlar ise güçler dengesi, savaş, uluslararası hukuk, diplomasi ve büyük güçlerdir. Bull’a göre devletler aynı medeniyete ait olmasalar bile bir düzen oluşturabilirler. Doğru cevap D'dir.

Soru 100

İngiliz Okulu’nun hangi iki kavram arasında yeni bir via-media (orta yol) olma çabası eleştirilere neden olmuştur?

Seçenekler

A
Gerçekçilik ve Devrimcilik
B
Devrimcilik ve Akılcılık
C
Ütopyacılık ve Gerçekçilik
D
Yapısalcılık ve Akılcılık
E
Akılcılık ve Ütopyacılık
Açıklama:
İngiliz Okulu’na yapılan ikinci tür eleştiriler ise Okul’un kendisini kutuplar (gerçekçilik ve devrimcilik; uluslararası sistem ve dünya toplumu) arasında “via media-orta yol” olarak görmesine yöneliktir. Bu eleştirilere göre tutarsız ve birbirleriyle bağdaşması zor görünen fikirlerin hakim olduğu İngiliz Okulu’nun kutuplar arasında yeterince etkin bir konumda olduğunu söylemek mümkün değildir. Dahası İngiliz Okulu bir taraftan kendisini gerçekçilikten uzak tutup onun öncüsü olduğu fikirlerden yararlanırken diğer taraftan da devrimciliğe uzak durduğu iddiasını sürdürerek onun düşüncelerinden istifade etmektedir. İşte tam da bu eklektik yapısı yüzünden İngiliz Okulu çoğu zaman karşıt iki yöne aynı anda bakmaya çalıştığı için yeterince etkin ve yetkin olamamaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 101

İngiliz Okulu ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İngiliz Okulu, 1950’lerden itibaren faaliyet göstermiştir.
B
Temel çalışma konuları ağırlıklı olarak “uluslararası toplum”dur.
C
Kavram ilk kez Roy E. Jones tarafından 1981 yılında “The English School of International Relations: A Case for Closure” adlı makalede kullanılmıştır.
D
Herbert Butterfield, Martin Wight ve Hedley Bull Okul’un kurucu ve öncüleri olarak kabul edilmektedir.
E
Friedrich Pollock, Herbert Marcuse, Walter Benjamin 1980'lerdeki önemli temilcileridir.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Okul’un 1980’li yıllardaki başlıca temsilcileri ise Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler olmuştur. Cevap E seçeneğidir.

Soru 102

Hangisi İngiliz Okulu'nun kurucu ve öncüleri arasında değildir?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Jürgen Habermas
D
Herbert Butterfield
E
Adam Watson
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
İngiliz Okulu’un başlı başına belli bir kuram olarak nitelendirilebilecek hâle gelmesinde Herbert Butterfield, Adam Watson, Martin Wight ve Hedley Bull’un çalışmalarının katkısı büyüktür. Cevap C seçeneğidir.

Soru 103

Hangisi İngiliz Okulu temsilcilerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
John Vincent
C
Timothy Dunne
D
Alfred Schmidt
E
Nicholas Wheeler
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
1980’lerde İngiliz Okulu’na dâhil olan Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler gibi İngiliz Okulu kuramcıları vasıtasıyla, bireyin ve devletin haklarının birbirlerine karşı üstünlüğü, insan hakları ve insani müdahale konuları İngiliz Okulu’nun çalışma alanına girmiştir.

Soru 104

Uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlayan ve “The Anarchical Society” adlı kitabı ile İngiliz Okulu’nun önemli temsilcileri arasında yer alan yazar hangisidir?

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Martin Wight
C
Robert Cox
D
Barry Buzan
E
Robert Jackson
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Hedley Bull uluslararası düzeni “uluslararası toplumun öncelikli ve temel ihtiyaçlarını sağlayacak ve idame ettirecek eylem kalıbı” olarak tanımlamıştır. Ayrıca Hedley Bull’un “The Anarchical Society” adlı kitabı yayımlandığı yıl olan 1977’den beri önemli bir kaynak niteliğindedir.

Soru 105

“Power Politics” adlı çalışmasında uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı gösteren İngiliz Okulu'nun önemli temsilcilerinden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
Hedley Bull
C
Tim Dunne
D
Nicholas Wheeler
E
John Vincent
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Martin Wight “Power Politics” adlı çalışmasının uluslararası toplum başlıklı bölümünde uluslar ailesi, devletler sistemi, uluslararası topluluk ve uluslararası toplum şeklinde farklı düzen tipolojileri ortaya koymuş; uluslararası toplumun kurumları olarak diplomasi, ittifaklar, tahkim ve savaşı göstermiştir.

Soru 106

Uluslararası hukukun kurucusu olarak kabul edilen ve İngiliz Okulu'nun da etkilendiği başlıca düşünürlerden olan felsefeci hangisidir?

Seçenekler

A
I. Kant
B
T. Hobbes
C
F. Hegel
D
H. Grotius
E
J. Calvin
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
Hugo Grotius 1583-1645 yılları arasında yaşamış hukuk felsefecisidir. Grotius’a göre bütün insanlığı kapsayan, değişmez nitelikte doğal hukuk kuralları vardır. Grotius hukuku kilise kurallarından arındırarak laik bir temele oturtmuştur ve uluslararası hukukun kurucusu olarak kabul edilir.

Soru 107

İngiliz Okulu ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gerçekçilik ve devrimcilik arasında “orta yol” olarak değerlendirilebilecek Grotiuscu geleneğe ait akılcılığa yakındır.
B
İngiliz Okulu devlet davranışlarının, uluslararası toplumu meydana getiren kurallar, değerler, kurumlar, gelenekler ve normlar dikkate alınmadan tam olarak analiz edilemeyeceğini öne sürmektedir.
C
İngiliz Okulu uluslararası toplumun varlığını sonsuza kadar sürdüreceğinin bir garantisi olmadığı, ancak var olduğu sürece de iyileştirilmesi için gerekenin yapılması gerektiği konusunda ısrarcı olmaktadır.
D
İngiliz Okulu’na göre, devrimci ve saldırgan güçler tarafından her zaman yok edilebilme ihtimalinden dolayı uluslararası düzenin varlığı verili bir değer olarak kabul edilmemelidir.
E
Uluslararası toplum anarşik bir yapıya sahip değildir. Bu yüzden uluslararası hukuk ile devletler arasındaki şiddet tamamen ortadan kaldırılabilir.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
İngiliz Okulu’na göre herhangi bir yüksek siyasi otorite olmamasına rağmen (ki bu durum anarşi olarak nitelendirilmiştir) uluslararası toplumda önemli ölçüde düzen sağlanabilirken şiddet seviyesi yüksek değildir. Devletlerin arasındaki şiddet yadsınamaz, ancak şiddet uluslararası hukuk gibi kurumlar ya da ahlak ve erdem gibi değerlerle büyük oranda kontrol edilebilir.

Soru 108

1990’lardan itibaren İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur. Hangisi bu temsilcilerden biridir?

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Barry Buzan
C
Martin Wight
D
Adam Watson
E
Robert Cox
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
1990’lardan itibaren Barry Buzan gibi İngiliz Okulu temsilcileri daha çok İngiliz Okulu’nun temel kavramlarının yeniden gözden geçirilmesi sürecine odaklanmış ve İngiliz Okulu’nun inşacı ögeleri ile Alexander Wendt’in sosyal inşacılığını birleştirme çabası içinde olmuştur.

Soru 109

Hangisi İngiliz Okulu'nun 1980'lerdeki temsilcilerinden değildir?

Seçenekler

A
Robert Jackson
B
Adam Watson
C
John Vincent
D
Nicholas Wheeler
E
Timothy Dunne
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir.

Soru 110

Hangisi İngiliz Okulu'nun 1990'lardaki temsilcileri arasındadır?

Seçenekler

A
Herbert Butterfield
B
Martin Wight
C
Richard Little
D
Adam Watson
E
Hedley Bull
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
Herbert Butterfield, Martin Wight, Adam Watson ve Hedley Bull İngiliz Okulu’nun kurucuları sayılırken Robert Jackson, John Vincent, Timothy Dunne ve Nicholas Wheeler 1980’lerdeki, Barry Buzan ve Richard Little ise 1990’lardaki temsilcileri olarak görülmektedir.

Ünite 7

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi bir topluluğun, kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması anlamına gelen bir kavramdır?

Seçenekler

A
politik güvenlik
B
ekonomik güvenlik
C
toplumsal güvenlik
D
çevresel güvenlik
E
bölgesel güvenlik
Açıklama:
Toplumsal güvenlik, bir topluluğun, kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması anlamına gelen bir kavramdır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 2

Söz edimi teorisinin temellerini aşağıdakilerden hangisi atmıştır?

Seçenekler

A
John Austin
B
Ole Waever
C
Kenneth Waltz
D
Carl Schmitt
E
Barry Buzan
Açıklama:
Söz edimi teorisinin temellerini John Austin atmıştır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 3

Waltz’a göre devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikalar ve davranışları şekillendiren aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
milliyetçilik duygusu
B
evrensellik arayışı
C
hayatta kalma dürtüsü
D
ulusal çıkarlarını gözetme çabası
E
çağa uyum sağlama isteği
Açıklama:
Waltz’a göre devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikalar ve davranışları şekillendiren hayatta kalma dürtüsüdür. Doğru yanıt C’dir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu’nun güvenlikleştirmenin analizi için sorduğu sorulardan değildir?

Seçenekler

A
Kim herhangi bir konuyu kolaylıkla güvenlik meselesi haline getirebilmektedir?
B
Hangi güvenlik eylemi kimin namına veya adına yapılmaktadır?
C
Başarılı bir güvenlikleştirmenin koşulları nelerdir?
D
Güvenlikleştirme söylemsel bir süreç midir?
E
Güvenlikleştirmenin sonuçları nelerdir?
Açıklama:
“Güvenlikleştirme söylemsel bir süreç midir?” sorusu, Kopenhag Okulu’nun güvenlikleştirmenin analizi için sorduğu sorulardan değildir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu’na göre güvenlikleştirme analizinin bileşenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
söz edimi
B
kamoyu
C
güvenlikleştiren aktör
D
tarihsel ve sosyal kökenleri olmayan bir tehdit
E
söz edimini ortaya çıkan ihtiyaç
Açıklama:
Tarihsel ve sosyal kökenleri olan bir tehdit Kopenhag Okulu’na göre güvenlikleştirme analizinin bileşenlerden biridir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 6

Kopenhag Okulu’nun ters güvenlikleştirme argümanının altında aşağıdakilerden hangisi yatmaktadır?

Seçenekler

A
Avrupa örneği
B
Asya örneği
C
Uzak Doğu örneği
D
Amerika örneği
E
Rusya örneği
Açıklama:
Kopenhag Okulu’nun ters güvenlikleştirme argümanının altında Avrupa örneği yatmaktadır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu’nun ters güvenlikleştirme için önerdiği yollardan değildir?

Seçenekler

A
konuları güvenlik söylemine dahil etmek
B
eğer konu güvenlikleştirilmis ise konuyu bir güvenlik paradoksu haline getirmemek
C
sorunu normal/gündelik siyaset konusu haline geri getirmek
D
gerekirse söylemi değiştirmek
E
konuyu güvenlik söylemi olmaktan çıkarmak
Açıklama:
Konuları güvenlik söylemine hiçdahil etmemek, Kopenhag Okulu’nun ters güvenlikleştirme için önerdiği yollardan biridir.

Soru 8

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu haline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
güvenlikleştirme
B
güvenlikleştirme eliti
C
ters güvenlikleştirme
D
söz edimi
E
güvenlikleştirme analizi
Açıklama:
Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu haline getirilmişbir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine verilen ad ters güvenlikleştirmedir. Doğru yanıt C’dir.

Soru 9

Güvenlikleştirme ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Seçenekler

A
Güvenlikleştirilen konular ters güvenlikleştirme süreci sonucunda transformasyona uğrayarak güvenlik gündeminden çıkarılabilir.
B
Güvenlik konularının yönetilmesi konunun normalleştirildiği anlamına gelir.
C
Güvenlik konularının yönetilmesi ters güvenlikleştirme anlamına gelir.
D
Güvenlik konularının yönetilmesi güvenlik sorununun ortadan kalktığı anlamına gelmez.
E
Ters güvenlikleştirme güvenliksizleştirme kelimesiyle aynı anlama gelir.
Açıklama:
Güvenlik konularının yönetilmesi ters güvenlikleştirme anlamına gelmez. Doğru yanıt C’dir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu’na yöneltilen eleştirilerden biridir?

Seçenekler

A
güvenlikleştirme ve ters güvenlikleştirme arasındaki tercihleri konusunda belirgin bir tavır sergilemesi
B
bir güvenlikleştirme süreci başlatma potansiyeli ve gücü olmayan aktörlerin algıladığı güvenlik tehditlerinin makro seviyede ifade edilmesi
C
güvenlikleştirmenin yapı bozumunun yapılması
D
toplumsal cinsiyet konusunu merkezine alması
E
elitlerin güvenlikleştirme sürecinin dışında tutulması
Açıklama:
Kopenhag Okulu’na yöneltilen eleştirilerden biri güvenlikleştirmenin yapı bozumunun yapılmasıdır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 11

Kopenhag Okulu 1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Gruba 1996 yılında Kopenhag Okulu ismini veren kim olmuştur?

Seçenekler

A
Ole Weaver
B
Barry Buzan
C
Bill Sweeney
D
Jaap De Wilde
E
Morten Kelstrup
Açıklama:
Kopenhag Okulu 1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Gruba 1996 yılında Kopenhag Okulu ismini veren Bill Sweeney olmuştur.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun yaklaşımı dışında kalır?

Seçenekler

A
İnsani güvenlik alanı
B
Askerî güvenlik alanı
C
Çevresel güvenlik alanı
D
Ekonomik güvenlik alanı
E
Toplumsal güvenlik alanı
Açıklama:
Kopenhag Okulunun uluslararası ilişkiler literatürüne kazandırdığı kavramların başında Güvenlik Sektörleri, Bölgesel Güvenlik Kompleksi, Güvenlikleştirme ve Ters Güvenlikleştirme gelmektedir. Uluslararası ilişkilere hâkim olan geleneksel güvenlik yaklaşımında sadece devlete ve devletin egemenlik alanına yönelik askerî tehditler ele alınmaktaydı. Kopenhag Okulunun yaklaşımı askerî güvenlik alanı dışında ekonomik, toplumsal, insani ve çevresel güvenlik alanlarını güvenlik sektörleri olarak tanımlayıp, askerî güvenlik sektöründen ayrı olarak ele almıştır.

Soru 13

Kopenhag Okulunun üzerinde en çok tartışma yaratan güvenlik sektörü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsani güvenlik alanı
B
Askerî güvenlik alanı
C
Çevresel güvenlik alanı
D
Ekonomik güvenlik alanı
E
Toplumsal güvenlik alanı
Açıklama:
Özellikle toplum güvenliği Kopenhag Okulunun üzerinde en çok tartışma yaratan güvenlik sektörü ayrımlarından biri olmuştur.

Soru 14

Kopenhag Okulunun literatüre kazandırdığı bir diğer kavram Bölgesel Güvenlik Kompleksi olmuştur. Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında neyin olması gerekmektedir?

Seçenekler

A
Coğrafi yakınlık
B
Güvenlik öncelikleri
C
Güvenlik dinamikleri
D
Ortak bir tehdit algısının
E
İhtiyaçların birbirlerine paralel olması
Açıklama:
Kopenhag Okulunun literatüre kazandırdığı bir diğer kavram Bölgesel Güvenlik Kompleksi olmuştur. Uluslararası güvenlik analizini bölgesel seviyede yapabilmek için kavramsal ve analitik bir çerçeve sunan Bölgesel Güvenlik Kompleksi, Barry Buzan ve Ole Weaver tarafından 2003 yılında ortaya atılmış ve Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunlarının ve bölgesel güvenlik rejimlerinin analiz edilebilmesini mümkün kılmıştır.
Kopenhag Okuluna göre, güvenlik alanında bölge tanımının yapılabilmesi için ortak noktaların olması, güvenlik önceliklerinin ve güvenlik dinamiklerinin örtüşmesi gerekmektedir. Bu unsurlar devletler arasında bir bağlayıcılık ve bağımlılık yaratmaktadır. Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında ortak bir tehdit algısının olması gerekmektedir. Bu tehdit algısı karşılıklı olarak bağımlılığı olan devletler arasında bir işbirliği sağlayacaktır. Bölgesel güvenlik komplekslerinin oluşumunda coğrafi yakınlık esas olsa da olmazsa olmaz bir kriter değildir. Kompleks içerisinde yer alan devletlerin ihtiyaçlarının birbirlerine paralel olması ilk kriterdir. Bölgesel güvenlik komplekslerini inceleyebilmek için uzun dönem dostluk - düşmanlık ilişkilerini, bölgedeki devletlerin ortak tehdit algılarını, düşman olarak tanımladıkları aktörleri ve varsa bölgedeki tarihsel çatışmaları incelemek esastır.

Soru 15

Bölgesel güvenlik komplekslerini inceleyebilmek için aşağıdakilerden hangisine ihtiyaç vardır?

Seçenekler

A
Coğrafi yakınlık
B
Güvenlik öncelikleri
C
Güvenlik dinamikleri
D
Ortak bir tehdit algısının
E
İhtiyaçların birbirlerine paralel olması
Açıklama:
Bölgesel güvenlik komplekslerini inceleyebilmek için uzun dönem dostluk - düşmanlık ilişkilerini, bölgedeki devletlerin ortak tehdit algılarını, düşman olarak tanımladıkları aktörleri ve varsa bölgedeki tarihsel çatışmaları incelemek esastır.

Soru 16

Kopenhag Okulunun yaptığı kuramsal katkıların üçüncü bacağını Güvenlikleştirme kavramının kuramsallaştırılması oluşturmuştur. Bunu ortaya kim atmıştır?

Seçenekler

A
Ole Weaver
B
Barry Buzan
C
Bill Sweeney
D
Jaap De Wilde
E
Morten Kelstrup
Açıklama:
Kopenhag Okulunun yaptığı kuramsal katkıların üçüncü bacağı ise Ole Weaver’ın ortaya attığı Güvenlikleştirme kavramının kuramsallaştırılması olmuştur. Güvenlikleştirme teorisi de Kopenhag Okulunun yaklaşımına entegre edilmiş ve Kopenhag Okulunun uluslararası güvenlik analizinde en çok tartışılan kavram ve kuramlarından biri olmuştur. Weaver, güvenlikleştirme teorisinin amacının güvenlik kavramının temel taşını oluşturan varoluşsal tehditler ve hayatta kalma gibi geleneksel yapı taşlarını koruyarak konvansiyonel olmayan bir güvenlik analizi ortaya koymak olduğunu ifade etmektedir. Güvenlikleştirme teorisi, yeni bir analitik çerçeve önermekle birlikte Kopenhag Okulunun geliştirdiği yeni güvenlik sektörleri ve güvenliğin referans nesneleri kavramlarını da dahil eden bir kuramsal çerçeve ortaya koymuştur.

Soru 17

Kopenhag Okulu günümüz güvenlik ortamının, belli konuların politize edilmesi ile yakinen bağlantılı olduğunu öne sürmüştür. Bu bağlamda güvenlikleştirmeyi; siyasi bir topluluğun değer verdiği bir nesneye yönelik olarak algıladıkları bir tehdit unsurunu, güvenlik konusu hâline getirdiği söylemsel bir süreç ve bu süreç sonunda söz konusu tehdit unsurunu ortadan kaldırabilmek için alınan olağanüstü tedbirler olarak tanımlayanlardan biri kimdir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Bill Sweeney
C
Jaap De Wilde
D
Kenneth Waltz
E
Morten Kelstrup
Açıklama:
Kopenhag Okulu günümüz güvenlik ortamının, belli konuların politize edilmesi ile yakinen bağlantılı olduğunu öne sürmüştür. Buzan ve Weaver güvenlikleştirmeyi; siyasi bir topluluğun değer verdiği bir nesneye yönelik olarak algıladıkları bir tehdit unsurunu, güvenlik konusu hâline getirdiği söylemsel bir süreç ve bu süreç sonunda söz konusu tehdit unsurunu ortadan kaldırabilmek için alınan olağanüstü tedbirler olarak tanımlar.

Soru 18

Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi söz edimi kuramının üzerine kurulmuştur. Söz edimi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” şeklinde ifade edilebilir. Söz edimi teorisinin temellerini kim atmıştır?

Seçenekler

A
John Austin
B
Ole Weaver
C
Bill Sweeney
D
Jaap De Wilde
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi söz edimi kuramının üzerine kurulmuştur. Söz edimi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” şeklinde ifade edilebilir. Söz edimi teorisinin temellerini atan John Austin’e göre, konuşma sadece kelimelerle aktarılmaz, bunun yanında jest, ses tonu, dilin biçemi, söylem düzeyi, aktarım hızı ve daha birçok etmen konuşmanın aktarılmasında önemli rol oynar. Söz edimi teorisine göre özel yetkilere sahip bazı insanlar, kelimelerle savaş ilan etmek gibi istisnai şeyler yapabilirler. Dilbilimciler bütün bunları söz edimi diye adlandırmış ve bunların nasıl işlediğini açıklamak için de söz edimi teorisi adı verilen bir teori geliştirmiştir. Sadece kelimeleri söylemek, söz konusu edimin başarıyla tamamlanacağı anlamına gelmez. Örneğin sıradan vatandaşlar savaş ilan edemez, sadece devlet başkanlarının savaş ilan etme yetkisi vardır. Bu da söz ediminin başarılı olabilmesi için güvenlik söylemini gerçekleştiren kişinin belli bir seviyede otoritesi olması gerektiğini işaret eder.

Soru 19

Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında aşağıdaki yerlerden hangisi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Avrupa
B
Japonya
C
Amerika
D
Hindistan
E
Avustralya
Açıklama:
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır. Kopenhag Okulu, yakın zamana kadar savaşlarla özdeşleşen Avrupa’nın bir barış projesi olarak ortaya çıkmasının ardında yatan dinamikleri, Avrupa Birliği’nin kuruluşuna öncülük eden devlet adamlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürüttüğü güvenlik dışına çıkarma çabaları ile açıklar. Bu açıdan değerlendirildiğinde Kopenhag Okulu, Avrupa’nın entegrasyon projesini bir güvenlik projesi olarak değerlendirmekte, askerî yöntemlere başvurmaya gerek kalmadan, bir güvenlik topluluğu kurularak da barışın korunabildiği ve olası saldırganların caydırılabildiği argümanını tartışmaktadır.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi hem güvenlikleştirme hem de ters güvenlikleştirme analizinde yer alan ortak bir bileşendir?

Seçenekler

A
Söylem
B
Kamuoyu
C
Söz Edimi
D
Güvenlikleştiren Aktör
E
Ters Güvenlikleştirmeyi Yapan Aktör
Açıklama:

Soru 21

1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuş gruba, 1996 yılında Kopenhag okulu ismi kim tarafından verilmiştir?

Seçenekler

A
Bill Sweeney
B
Barry Buzan
C
Ole Weaver
D
Kenneth Waltz
E
Holger Stritzel
Açıklama:
Kopenhag Okulu 1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Gruba 1996 yılında Kopenhag Okulu ismini veren Bill Sweeney olmuştur.

Soru 22

Bir topluluğun kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Güvenlik sektörü
B
Sosyal güvenlik
C
Toplumsal güvenlik
D
Ekonomik güvenlik
E
Çevresel güvenlik
Açıklama:
Özellikle toplum güvenliği Kopenhag Okulunun üzerinde en çok tartışma yaratan güvenlik sektörü ayrımlarından biri olmuştur. Toplumsal güvenlik bir topluluğun, kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması olarak tanımlanmaktadır.

Soru 23

Uluslararası güvenlik alanını bölgelere ayırarak ele almayı öne süren bir yaklaşımdır. Kopenhag Okulu, söz konusu yaklaşıma da ismini veren yapıyı güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, dolayısıyla güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları olarak tanımlar.
Yukarıda bahsedilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Güvenlik sektörleri
B
Toplumsal güvenlik
C
Çevresel Güvenlik
D
Bölgesel güvenlik kompleksi
E
Güvenliğin referans nesneleri
Açıklama:
Kopenhag Okulunun literatüre kazandırdığı bir diğer kavram Bölgesel Güvenlik Kompleksi olmuştur. Uluslararası güvenlik analizini bölgesel seviyede yapabilmek için kavramsal ve analitik bir çerçeve sunan Bölgesel Güvenlik Kompleksi, Barry Buzan ve Ole Weaver tarafından 2003 yılında ortaya atılmış ve Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunlarının ve bölgesel güvenlik rejimlerinin analiz edilebilmesini mümkün kılmıştır. Kopenhag Okuluna göre, güvenlik alanında bölge tanımının yapılabilmesi için ortak noktaların olması, güvenlik önceliklerinin ve güvenlik dinamiklerinin örtüşmesi gerekmektedir. Bu unsurlar devletler arasında bir bağlayıcılık ve bağımlılık yaratmaktadır. Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında ortak bir tehdit algısının olması gerekmektedir. Bu tehdit algısı karşılıklı olarak bağımlılığı olan devletler arasında bir işbirliği sağlayacaktır. Bölgesel güvenlik komplekslerinin oluşumunda coğrafi yakınlık esas olsa da olmazsa olmaz bir kriter değildir. Kompleks içerisinde yer alan devletlerin ihtiyaçlarının birbirlerine paralel olması ilk kriterdir. Bölgesel güvenlik komplekslerini inceleyebilmek için uzun dönem dostluk - düşmanlık ilişkilerini, bölgedeki devletlerin ortak tehdit algılarını, düşman olarak tanımladıkları aktörleri ve varsa bölgedeki tarihsel çatışmaları incelemek esastır.

Soru 24

Devletlerin amaç ve stratejileri birbirlerinden farklı olmasına rağmen ortak bir nihai arzuları olduğunu, bunun da hayatta kalmak olduğunu iddia eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Bill Sweeney
C
Jacques Derrida
D
Ole Weaver
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Kopenhag Okulu güvenlikleştirme teorisini ortaya koyarken geleneksel güvenlik yaklaşımının iki ana kavramını temel almıştır: Varoluşsal tehditler ve hayatta kalma. Bu bağlamda Kenneth Waltz’ın güvenlik okuması, güvenlikleştirme teorisi üzerinde çok etkili olmuştur. Waltz’a göre, devletlerin amaç ve stratejileri birbirlerinden farklı olmasına rağmen ortak bir nihai arzuları olduğunu, bunun da hayatta kalmak olduğunu iddia eder. Hayatta kalma argümanını güvenlik anlayışlarının merkezine alarak Kopenhag Okulu, Waltz’ın neorealist pozisyonuna yaklaşır.

Soru 25

....................... teorisi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” olarak ifade edilebilir. Austin’in 1962 yılında yazdığı “How to Do Things with Words” (Kelimelerle Bir Şeyler Nasıl Yapılır) adlı kitabı ................... teorisinin temelini oluşturur.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Güvenlikleştirme
B
Toplumsal güvenlik
C
Söz edimi
D
Hayatta kalma
E
Çevresel güvenlik
Açıklama:
Söz edimi teorisi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” olarak ifade edilebilir. Austin’in 1962 yılında yazdığı “How to Do Things with Words” (Kelimelerle Bir Şeyler Nasıl Yapılır) adlı kitabı söz edimi teorisinin temelini oluşturur.

Soru 26

Kopenhag ekolünü kritik güvenlik çalışmaları kategorisinden ayıran nokta aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Neo realist bir yaklaşımı benimsemeleri
B
Güvenliğe bir sosyal inşa süreci olarak bakmaları
C
Ulusal güvenlik uluslararası güvenlik ayrımı yapmaları
D
Güvenliği zamansal bir mefhum olarak ele almaları
E
Güvenlikleştirme ile politizasyonu özdeş kabul etmeleri
Açıklama:
Kopenhag Okulunu Kritik Güvenlik Çalışmaları kategorisinden ayıran nokta, güvenliğe bir sosyal inşa süreci olarak bakmasıdır. Buna göre, güvenlikleştirme analizinin görevi güvenlik dinamiklerinin nasıl işlediğini anlamaktır. Kopenhag Okulu güvenlikleştirmenin analizi için şu soruları sorar: Kim herhangi bir konuyu kolaylıkla güvenlik meselesi hâline getirebilmektedir? Hangi güvenlik eylemi kimin namına veya adına yapılmaktadır? Başarılı bir güvenlikleştirmenin koşulları nelerdir? Güvenlikleştirmenin sonuçları nelerdir?

Soru 27

Kopenhag okulu için güvenlikleştirme nasıl bir süreçtir?

Seçenekler

A
Teorik
B
Ekonomik
C
Çevresel
D
Söylemsel
E
Dışsal
Açıklama:
Güvenlikleştirme analizini yapabilmek için Kopenhag Okulu üç bileşen ve süreci mümkün kılan üç koşul olması gerektiğini tartışır. Güvenlikleştirmenin söylemsel bir süreç olduğu hatırlanırsa güvenlikleştirme olabilmesi için söz edimi olması gerekir. Diğer iki koşul ise bu söz edimini gerçekleştiren, güvenlikleştiren aktör ve güvenlikleştiren aktörün söz edimini onaylayan -ya da başarısız bir süreçte onaylamayan- bir kamuoyudur.

Soru 28

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ters güvenlikleştirme
B
Söz edimi
C
Çevresel güvenlik
D
Toplumsal güvenlik
E
Güvenlik topluluğu
Açıklama:
Ters Güvenlikleştirme: Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecidir (güvenliksizleştirme).

Soru 29

Kopenhag Okulu'nun ters güvenlikleştirme argümanının altında aşağıdakilerden hangisi yatmaktadır?

Seçenekler

A
Amerika örneği
B
Asya örneği
C
Avrupa örneği
D
Afrika örneği
E
Avustralya örneği
Açıklama:
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır. Kopenhag Okulu, yakın zamana kadar savaşlarla özdeşleşen Avrupa’nın bir barış projesi olarak ortaya çıkmasının ardında yatan dinamikleri, Avrupa Birliği’nin kuruluşuna öncülük eden devlet adamlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürüttüğü güvenlik dışına çıkarma çabaları ile açıklar. Bu açıdan değerlendirildiğinde Kopenhag Okulu, Avrupa’nın entegrasyon projesini bir güvenlik projesi olarak değerlendirmekte, askerî yöntemlere başvurmaya gerek kalmadan, bir güvenlik topluluğu kurularak da barışın korunabildiği ve olası saldırganların caydırılabildiği argümanını tartışmaktadır.

Soru 30

Uluslararası sistemde sorunların savaş veya şiddet yoluyla değil işbirliği ve barış içinde çözümlendiği bölgelerdeki güvenlik yapılarını adlandırmak için kullanılan "Güvenlik Topluluğu" kavramı ilk kez aşağıdakilerden hangisi tarafından ortaya atılmıştır?

Seçenekler

A
Ole Weaver
B
Jacques Derrida
C
Emmanuel Adler
D
Michael Barnett
E
Karl Deutsch
Açıklama:
Uluslararası sistemde sorunların savaş veya şiddet yoluyla değil işbirliği ve barış içinde çözümlendiği bölgelerdeki güvenlik yapılarına ‘güvenlik topluluğu’ denir. Karl Deutsch tarafından 1957’de ortaya atılan kavram, yakın zamanda Emmanuel Adler ve Michael Barnett tarafından geliştirilerek yeniden tartışmaya açılmıştır.

Soru 31

"İnsanlar, Devletler ve Korku" kitabının yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Bill Sweeney
C
Ole Waever
D
Holger Stritzel
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
1983 yılında Barry Buzan tarafından yayımlanan ve 1991 yılında revize edilerek tekrar basılan İnsanlar, Devletler ve Korku (People, States and Fear) isimli çalışma, Kopenhag Okulunun yapı taşını oluşturur.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun askeri güvenlik dışında uluslararası güvenlik gündemine soktuğu alanlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Ekonomik güvenlik
B
Politik güvenlik
C
Hukuki güvenlik
D
Çevresel güvenlik
E
Toplumsal güvenlik
Açıklama:
Uluslararası güvenlik gündeminin ekonomik, politik, çevresel, toplumsal ve insani güvenlik sektörlerini de tartışmaya açarak zenginleştirilmesi, Kopenhag Okulunun uluslararası ilişkiler teorisine yaptığı katkının ilk basamağıdır.

Soru 33

Uluslararası güvenlik alanını bölgelere ayırarak ele almayı öne süren yaklaşıma ne ad verilir?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesneleri
B
Bölgesel güvenlik kompleksi
C
Bölgesel güvenlik nesneleri
D
Güvenlikleştirme kompleksi
E
Bölgesel güvenlik tehditi
Açıklama:
Bölgesel Güvenlik Kompleksi, uluslararası güvenlik alanını bölgelere ayırarak ele almayı öne süren bir yaklaşımdır. Kopenhag Okulu, Bölgesel Güvenlik Kompleksini güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, dolayısıyla güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları olarak tanımlar.

Soru 34

Bir topluluğun kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması olarak tanımlanabilecek kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Toplumsal güvenlik
B
Askeri güvenlik
C
Ulusal güvenlik
D
Uluslararası güvenlik
E
İnsani güvenlik
Açıklama:
Toplumsal Güvenlik: Bir topluluğun kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması olarak tanımlanabilir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi ile ilgili çalışmalarında esinlendiği argümanlardan biri değildir?

Seçenekler

A
John L. Austin’in söz edimi argümanı
B
Jacques Derrida’nın metnin dışında gerçeklik yoktur savı
C
Carl Schmitt’in “politik” kavramı
D
Kenneth Waltz’ın uluslararası güvenliği devletlerin hayatta kalma dürtüsü ile açıkladığı argümanı
E
Barry Buzan’ın güvenlik sektörleri kavramı
Açıklama:
Güvenlikleştirme teorisinin ilham kaynağı linguistik teorilerden sosyolojiye uzanan disiplinlerarası bir çeşitliliğe sahiptir. Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi ile ilgili çeşitli çalışmalarında John L. Austin’in söz edimi argümanı, Jacques Derrida’nın metnin dışında gerçeklik yoktur savı, Carl Schmitt’in “politik” kavramı ve Kenneth Waltz’ın uluslararası güvenliği devletlerin hayatta kalma dürtüsü ile açıkladığı argümanından esinlenildiği görülür. Barry Buzan’ın güvenlik sektörleri kavramı bunlardan değildir.

Soru 36

Güvenlikleştirme teorisi ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hayatta kalma argümanını güvenlik anlayışlarının merkezine alarak Kopenhag Okulu, Waltz’ın neorealist pozisyonuna yaklaşır.
B
Güvenlikleştirme siyasi bir süreçtir, güvenlikleştirme sürecini başlatan aktörler, söylemler aracılığıyla herhangi bir konuyu ya da olguyu tehdit olarak kurgulayabilir.
C
Güvenlik belli konuları tehdit olarak ön plana çıkaran, görünür kılan performatif bir aktivitedir.
D
Güvenlikleştirme sürecinde belli bir güvenlik konusunun diğerlerinden daha acil bir durumu olduğu öne sürülür ve güvenlikleştirme sürecini gerçekleştiren aktör bu tehdit ile başa çıkabilmek için olağanüstü tedbirlerin alınması gerektiğini iddia eder.
E
Bir konuyu güvenlikleştirmek ve varoluşsal bir tehdit hâline getirmek o konuyu normal siyasi süreçlerin kapsamına sokar, olağan hâl durumuna getirir.
Açıklama:
Bir konuyu güvenlikleştirmek ve varoluşsal bir tehdit hâline getirmek o konuyu normal siyasi süreçlerin kapsamından çıkarır, olağanüstü hâl durumuna geçirir.

Soru 37

Basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” olarak ifade edilebilecek teori aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Linguistik
B
Hermenötik
C
Dilbilim teorisi
D
Söz edimi teorisi
E
İkna etme teorisi
Açıklama:
Söz edimi: Söz edimi teorisi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” olarak ifade edilebilir. Austin’in 1962 yılında yazdığı “How to Do Things with Words” (Kelimelerle Bir Şeyler Nasıl Yapılır) adlı kitabı söz edimi teorisinin temelini oluşturur.

Soru 38

Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında hangi örnek bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Latin Amerika örneği
B
Avrupa örneği
C
Birleşmiş Milletler örneği
D
Milletler Cemiyeti örneği
E
Uzak Doğu örneği
Açıklama:
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır. Kopenhag Okulu, yakın zamana kadar savaşlarla özdeşleşen Avrupa’nın bir barış projesi olarak ortaya çıkmasının ardında yatan dinamikleri, Avrupa Birliği’nin kuruluşuna öncülük eden devlet adamlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürüttüğü güvenlik dışına çıkarma çabaları ile açıklar.

Soru 39

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Güvenlikleştirme teorisi
B
Ters güvenlikleştirme
C
Güvenlik topluluğu
D
Kopenhag Okulu
E
Güvenlik Söylemi
Açıklama:
Ters Güvenlikleştirme: Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecidir (güvenliksizleştirme).

Soru 40

Uluslararası sistemde sorunların savaş veya şiddet yoluyla değil işbirliği ve barış içinde çözümlendiği bölgelerdeki güvenlik yapılarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Güvenlik örgütü
B
Bölgesel güvenlik
C
Güvenlik topluluğu
D
Ulusal güvenlik
E
Uluslararası güvenlik
Açıklama:
Uluslararası sistemde sorunların savaş veya şiddet yoluyla değil işbirliği ve barış içinde çözümlendiği bölgelerdeki güvenlik yapılarına ‘güvenlik topluluğu’ denir. Karl Deutsch tarafından 1957’de ortaya atılan kavram, yakın zamanda Emmanuel Adler ve Michael Barnett tarafından geliştirilerek yeniden tartışmaya açılmıştır.

Soru 41

Uluslararası İlişkiler’de neo realizmin babası olarak tanınan ve devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikaların ve davranışlarının hayatta kalma dürtüsüyle şekillendiğini ifade eden yazar kimdir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Ole Weaver
C
Jaap De Wilde
D
Pierre Lamartine
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Uluslararası İlişkiler’de neo realizmin babası olarak tanınan Kenneth Waltz, devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikaların ve davranışlarının hayatta kalma dürtüsüyle şekillendiğini tartışır.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun temsilcilerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Elzbieta Tromer
C
Morten Kelstrup
D
Jaap De Wilde
E
Adam Watson
Açıklama:
Başta Barry Buzan olmak üzere Ole Weaver, Jaap De Wilde, Morten Kelstrup, Pierre Lamartine ve Elzbieta Tromer gibi araştırmacılar Kopenhag Okulunun çatısı altında çalışmalar yapmaktadır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun uluslarası ilişkiler teorisine yaptığı katkının ilk basamağında tartışmaya açtığı güvenlik sektörlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Ekonomik
B
Politik
C
Çevresel
D
Teknolojik
E
Toplumsal
Açıklama:
Uluslararası güvenlik gündeminin ekonomik, politik, çevresel, toplumsal ve insani güvenlik sektörlerini de tartışmaya açarak zenginleştirilmesi, Kopenhag Okulunun uluslararası ilişkiler teorisine yaptığı katkının ilk basamağıdır.

Soru 44

Uluslararası güvenlik analizini bölgesel seviyede yapabilmek için kavramsal ve analitik bir çerçeve sunan ................ Kompleksi, Barry Buzan ve Ole Weaver tarafından 2003 yılında ortaya atılmıştır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmektedir?

Seçenekler

A
Kapsamlı Koruma
B
Bölgesel Güvenlik
C
Yerel Otorite
D
Kamu Düzeni
E
Sivil Toplum
Açıklama:
Uluslararası güvenlik analizini bölgesel seviyede yapabilmek için kavramsal ve analitik bir çerçeve sunan Bölgesel Güvenlik Kompleksi, Barry Buzan ve Ole Weaver tarafından 2003 yılında ortaya atılmış ve Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunlarının ve bölgesel güvenlik rejimlerinin analiz edilebilmesini mümkün kılmıştır.

Soru 45

Weaver, ........... teorisinin amacının güvenlik kavramının temel taşını oluşturan varoluşsal tehditler ve hayatta kalma gibi geleneksel yapı taşlarını koruyarak konvansiyonel olmayan bir güvenlik analizi ortaya koymak olduğunu ifade etmektedir.
Yukarıdaki boluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Sağlamlaştırma
B
Sürdürebilme
C
Güvenlikleştirme
D
Yenileştirme
E
Geliştirme
Açıklama:
Weaver, güvenlikleştirme teorisinin amacının güvenlik kavramının temel taşını oluşturan varoluşsal tehditler ve hayatta kalma gibi geleneksel yapı taşlarını koruyarak konvansiyonel olmayan bir güvenlik analizi ortaya koymak olduğunu ifade etmektedir.

Soru 46

Kopenhag Okulu'na göre geleneksel güvenlik yaklaşımının iki ana kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Varoluşsal Tehditler ve Hayatta Kalma
B
Günlük Problemler ve Çözümler
C
Fiziksel Durumlar ve Problem Çözme
D
Coğrafi Zorluklar ve İnsan Hayatı
E
Vahşi Doğa ve Uyum
Açıklama:
Kopenhag Okulu güvenlikleştirme teorisini ortaya koyarken geleneksel güvenlik yaklaşımının iki ana kavramını temel almıştır: Varoluşsal tehditler ve hayatta kalma.

Soru 47

Başarılı bir güvenlikleştirme süreci kaç basamaktan oluşur?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Her söylemsel güvenlik inşa süreci başarılı bir güvenlikleştirme ile sonuçlanmaz. Başarılı bir güvenlikleştirme süreci üç basamaktan oluşur: (1) Hayati bir tehdit unsurunun belirlenmesi, (2) bu tehditin ortadan kaldırılmasının acil bir durum olarak kabul edilmesi, (3) bu tehditin ortadan kaldırılabilmesi için olağanüstü tedbirlerin alınması gerektiğinin kabulu.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisini üzerine kurduğu kuramdır?

Seçenekler

A
Düşünce gelişimi
B
Fikir ayrılığı
C
Duygu yoğunluğu
D
Mantık yaklaşımı
E
Söz edimi
Açıklama:
Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi söz edimi kuramının üzerine kurulmuştur.

Soru 49

Kopenhag okulu;
Kim herhangi bir konuyu kolaylıkla güvenlik meselesi hâline getirebilmektedir? Hangi güvenlik eylemi kimin namına veya adına yapılmaktadır? Başarılı bir güvenlikleştirmenin koşulları nelerdir? Güvenlikleştirmenin sonuçları nelerdir?
sorularını aşağıdaki hangi analiz için sormaktadır?

Seçenekler

A
İstatistik
B
Güvenlikleştirme
C
Sosyoloji
D
Geliştirme
E
Kalkındırma
Açıklama:
Kopenhag Okulu güvenlikleştirmenin analizi için şu soruları sorar:
Kim herhangi bir konuyu kolaylıkla güvenlik meselesi hâline getirebilmektedir? Hangi güvenlik eylemi kimin namına veya adına yapılmaktadır? Başarılı bir güvenlikleştirmenin koşulları nelerdir? Güvenlikleştirmenin sonuçları nelerdir?

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi güvenlikleştirme analizinin bileşenlerinden biridir?

Seçenekler

A
Eğitim kurumları
B
Kamuoyu
C
Sivil toplum kuruluşları
D
Sağlık kurumları
E
Uluslararası kuruluşlar
Açıklama:
Güvenlikleştirme analizinin üç bileşeni: Söz Edimi, Güvenlikleştirilen Aktör ve Kamuoyudur.

Soru 51

Kopenhag Okulu'nun ters güvenlikleştirme argümanının ardında hangi kıta örneği yatmaktadır?

Seçenekler

A
Avrupa
B
Asya
C
Amerika
D
Afrika
E
Antartika
Açıklama:
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır.

Soru 52

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bürokratik yaklaşımlar
B
Uluslararası ilişkiler
C
Diplomatik girişimler
D
Tehditin son bulması
E
Ters güvenlikleştirme
Açıklama:
Ters Güvenlikleştirme:
Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecidir.

Soru 53

Aşağıdaki kavramlardan hangisi bir topluluğun, kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması olarak tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Toplumsal güvenlik
B
Askeri güvenlik
C
Ekonomik güvenlik
D
Politik güvenlik
E
Çevresel güvenlik
Açıklama:
Toplumsal güvenlik bir topluluğun, kimliğine yönelik algılanan bir tehdide karşı savunulması olarak tanımlanmaktadır. Yanıt A seçeneğidir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, dolayısıyla güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları olarak tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Güvenlik sektörleri
B
Bölgesel güvenlik kompleksi
C
Güvenliğin referans nesnesi
D
Güvenlikleştirme
E
Söz-edimi
Açıklama:
Bölgesel güvenlik kompleksi, güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, dolayısıyla güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları ifade eder. Yanıt B seçeneğidir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulu'nun temsilcileriden biri değildir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Ole Weaver
C
Kenneth Waltz
D
Jaap De Wilde
E
Morten Kelstrup
Açıklama:
Başta Barry Buzan olmak üzere Ole Weaver, Jaap De Wilde, Morten Kelstrup, Pierre Lamartine ve Elzbieta Tromer gibi araştırmacılar Kopenhag Okulunun çatısı altında çalışmalar yapmaktadır. Buna karşın, Kenneth Waltz yapısal realizmin temsilcisidir. Yanıt C seçeneğidir.

Soru 56

Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında aşağıdakilerden hangisinin oluşması gerekmektedir?

Seçenekler

A
Coğrafi yakınlık
B
Ortak dil
C
Ortak tarih
D
Ortak tehdit algısı
E
Ortak din
Açıklama:
Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında ortak bir tehdit algısının olması gerekmektedir. Bu tehdit algısı karşılıklı olarak bağımlılığı olan devletler arasında bir işbirliği sağlayacaktır. Bölgesel güvenlik komplekslerinin oluşumunda coğrafi yakınlık esas olsa da olmazsa olmaz bir kriter değildir. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 57

Aşağıdaki kavramlardan hangisi siyasi bir topluluğun değer verdiği bir nesneye yönelik olarak algıladıkları bir tehdit unsurunu, güvenlik konusu hâline getirdiği söylemsel bir süreç ve bu süreç sonunda söz konusu tehdit unsurunu ortadan kaldırabilmek için alınan olağanüstü tedbirler olarak tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesnesi
B
Güvenlik sektörleri
C
Toplumsal güvenlik
D
Bölgesel güvenlik kompleksi
E
Güvenlikleştirme
Açıklama:
Güvenlikleştirme, siyasi bir topluluğun değer verdiği bir nesneye yönelik olarak algıladıkları bir tehdit unsurunu, güvenlik konusu hâline getirdiği söylemsel bir süreç ve bu süreç sonunda söz konusu tehdit unsurunu ortadan kaldırabilmek için alınan olağanüstü tedbirler olarak tanımlanmaktadır. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 58

  1. Hayati bir tehdit unsurunun belirlenmesi
  2. Tehdidin ortadan kaldırılmasının acil bir durum olarak kabul edilmesi
  3. Tehdidin ortadan kaldırılabilmesi için olağanüstü tedbirlerin alınması gerektiğinin kabulu
Yukarıdakilerden hangisi başarılı bir güvenlikleştirme sürecinin basamakları arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
Yalnızca III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Her söylemsel güvenlik inşa süreci başarılı bir güvenlikleştirme ile sonuçlanmaz. Başarılı bir güvenlikleştirme süreci üç basamaktan oluşur: (1) Hayati bir tehdit unsurunun belirlenmesi, (2) bu tehditin ortadan kaldırılmasının acil bir durum olarak kabul edilmesi, (3) bu tehditin ortadan kaldırılabilmesi için olağanüstü tedbirlerin alınması gerektiğinin kabulu. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi güvenlikleştirme analizinin üç bileşeninden biridir?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesnesi
B
Toplum
C
Söz edimi
D
Basın
E
Bürokrasi
Açıklama:
Güvenlikleştirme analizinin üç bileşeni söz edimi, güvenlikleştiren aktör ve kamuoyudur. Yanıt C seçeneğidir.

Soru 60

  1. Söz edimini ortaya çıkaran ihtiyaç
  2. Güvenlikleştirmeyi gerçekleştiren aktör ile kamuoyu arasındaki otorite ilişkisi
  3. Tehditin güvenlikleştirmeyi mümkün kılan özellikleri
Yukarıdakilerden hangisi güvenlikleştirme analizini mümkün kılan faktörler arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Güvenlikleştirme analizini mümkün kılan faktörler şunlardır: (1) Söz edimini ortaya çıkaran ihtiyaç, (2) güvenlikleştirmeyi gerçekleştiren aktör ile kamuoyu arasındaki otorite ilişkisi, (3) tehditin güvenlikleştirmeyi mümkün kılan özellikleri. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 61

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesnesi
B
Güvenlik sektörleri
C
Söz edimi
D
Bölgesel güvenlik kompleksi
E
Ters güvenlikleştirme
Açıklama:
Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine ters güvenlikleştirme (güvenliksizleştirme) denir.

Soru 62

  1. Güvenlikleştirme sürecinin elitlerin egemen olduğu bir süreç olması
  2. Toplumsal cinsiyet konusunu ve duyarlılığını yeterince içselleştirmediği ve merkeze almadığı
  3. Ters güvenlikleştirme veya güvenlikleştirmenin yapı bozumunun yapılması
  4. Güvenlik alanının genişletilmesi ile güvenlik sarmalının başka konularda da çözümü zorlaştırır hâle geleceği
Yukarıdakilerden hangileri Kopenhag Okuluna yöneltilen eleştiriler arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Kopenhag Okuluna yöneltilen eleştiriler arasında: Güvenlikleştirme sürecinin elitlerin egemen olduğu bir süreç olması; toplumsal cinsiyet konusunu ve duyarlılığını yeterince içselleştirmediği ve merkeze almadığı; ters güvenlikleştirme veya güvenlikleştirmenin yapı bozumunun yapılması; güvenlik alanının genişletilmesi ile güvenlik sarmalının başka konularda da çözümü zorlaştırır hâle geleceği konuları yer almaktadır. Yanıt E seçeneğidir.

Soru 63

Kopenhag Okulu adı kim tarafından verilmiştir?

Seçenekler

A
Bill Sweeney
B
Barry Buzan
C
Kofi Annan
D
Jaap De Wilde
E
Ole Weaver
Açıklama:
Kopenhag Okulu 1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Gruba 1996 yılında Kopenhag Okulu ismini veren Bill Sweeney olmuştur.

Soru 64

Uluslararası ilişkiler ve uluslararası güvenlik literatürüne güvenlik sektörleri kavramını hangi yılda kazandırılmıştır?

Seçenekler

A
1997
B
1998
C
1999
D
2000
E
2001
Açıklama:
Buzan ve meslektaşları 1998 yılında yayımlamış oldukları Güvenlik: Yeni Bir Analitik Çerçeve (Security: A New Framework for Analysis) kitabı ile uluslararası ilişkiler ve uluslararası güvenlik literatürüne güvenlik sektörleri kavramını kazandırmışlardır.

Soru 65

Aşağıdaki kavramlardan hangisi Kopenhag Okulunun üzerinde en çok tartışma yaratan güvenlik sektörü ayrımlarından biri olmuştur?

Seçenekler

A
Askeri güvenlik
B
Ekonomik güvenlik
C
Toplum güvenliği
D
Politik güvenlik
E
Çevresel güvenlik
Açıklama:
toplum güvenliği Kopenhag Okulunun üzerinde en çok tartışma yaratan güvenlik sektörü ayrımlarından biri olmuştur.

Soru 66

İlham kaynağı linguistik teorilerden sosyolojiye uzanan disiplinlerarası bir çeşitliliğe sahip olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Koruma teorisi
B
Yayılmacı teori
C
Muhafazakar teori
D
Güvenlikleştirme teorisi
E
Savaş teorisi
Açıklama:
Güvenlikleştirme teorisi her ne kadar bir uluslararası ilişkiler teorisi olarak tartışılsa da uluslararası güvenliğe yaklaşımı disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Güvenlikleştirme teorisinin ilham kaynağı linguistik teorilerden sosyolojiye uzanan disiplinlerarası bir çeşitliliğe sahiptir.

Soru 67

Kopenhag Okuluna göre, bir toplumun ya da grubun bir konuyu nasıl güvenlik tehditi hâline getirdiğinin anlaşılması aşağıdaki kavramların hangisi ile ilişkilidir?

Seçenekler

A
Savunma
B
Tedbir
C
Saldırı
D
İkna
E
Güvenlik
Açıklama:
Aynı zamanda güvenlik belli konuları tehdit olarak ön plana çıkaran, görünür kılan performatif bir aktivitedir. Bu kapsamda güvenlik, Kopenhag Okuluna göre, bir toplumun ya da grubun bir konuyu nasıl güvenlik tehditi hâline getirdiği ile alakalıdır.

Soru 68

Uluslararası güvenliği devletlerin hayatta kalma dürtüsü ile açıklayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kenneth Waltz
B
Barry Buzan
C
Jacques Derida
D
Oliver Waever
E
Bill Sweeney
Açıklama:
Kenneth Waltz’ın uluslararası güvenliği devletlerin hayatta kalma dürtüsü ile açıkladığı argümanından esinlenildiği görülür.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi güvenlikleştirme analizini yapabilmek için gerekli bileşenlerden biridir?

Seçenekler

A
Ekonomi
B
Kamuoyu
C
Siyaset
D
Vatandaş
E
Tehditkar ülke
Açıklama:
Güvenlikleştirme analizini yapabilmek için Kopenhag Okulu üç bileşen ve süreci mümkün kılan üç koşul olması gerektiğini tartışır. Güvenlikleştirmenin söylemsel bir süreç olduğu hatırlanırsa güvenlikleştirme olabilmesi için söz edimi olması gerekir. Diğer iki koşul ise bu söz edimini gerçekleştiren, güvenlikleştiren aktör ve güvenlikleştiren aktörün söz edimini onaylayan -ya da başarısız bir süreçte onaylamayan- bir kamuoyudur. Bu üç faktörün etkileşimlerinin incelenmesi sonucunda güvenlikleşme analizi yapılabilir fakat bu faktörlerin etkileşimini mümkün kılan koşulların da dikkate alınması gereklidir.

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme kavramına esin kaynağı olmuştur?

Seçenekler

A
Amerika
B
Asya
C
Avrupa
D
Orta Doğu
E
Uzak Doğu
Açıklama:
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır. Kopenhag Okulu, yakın zamana kadar savaşlarla özdeşleşen Avrupa’nın bir barış projesi olarak ortaya çıkmasının ardında yatan dinamikleri, Avrupa Birliği’nin kuruluşuna öncülük eden devlet adamlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasında yürüttüğü güvenlik dışına çıkarma çabaları ile açıklar.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme kavramına getirilen eleştirilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Kopenhag Okulu, toplumsal cinsiyet konusunu ve duyarlılığını yeterince içselleştirmemiş olduğu
B
Güvenlikleştirme sürecinin elitlerin egemen olduğu bir süreç olmasıdır
C
Ters güvenlikleştirme veya güvenlikleştirmenin yapı bozumunun yapılması
D
Kopenhag Okulu, toplumsal cinsiyet konusunu ve duyarlılığını merkeze almış olması
E
Güvenlik alanının genişletilmesi ile güvenlik sarmalının başka konularda da çözümü zorlaştırır hâle gelme ihtimalinin olması
Açıklama:
Doğru cevap D şıkkıdır

Soru 72

Bir eylem konuşulduğu, söze döküldüğü ve ifade edildiği anda gerçekliğe dönüşür argümanını ortaya atan Kopenhag Okulu üyesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bll Sweeney
B
Bary Buzan
C
Kennteh Waltz
D
Jacques Derida
E
Ole Waever
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 73

Kopenhag Okulu'na ismini veren seçeneklerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bill Sweeney
B
Morten Kelstrup
C
Jaap De Wilde
D
Ole Weaver
E
Barry Buzan
Açıklama:
Bill Sweeney

Soru 74

Seçenekelerden hangisi Kopenhag Okulu'nun uluslararası ilişkiler ve uluslararası güvenlik literatürüne kazandırdığı kavramlardan biridir?

Seçenekler

A
Uluslararası toplum
B
Güvenlik sektörleri
C
Anarşizm
D
Uluslararası sistem
E
Orta yol
Açıklama:
Dünya toplumu
Güvenlik sektörleri

Soru 75

Seçeneklerden hangisi Kopenhag Okulu’nun kurucularından sayılan akademisyendir?

Seçenekler

A
Hedley Bull
B
Martin Wight
C
Herbert Butterfield
D
Roy E. Jones
E
Barry Buzan
Açıklama:
Barry Buzan

Soru 76

Seçeneklerden hangisi Kopenhag Okulu’nun kavramlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesnesi
B
Güvenlik Sektörleri
C
Uluslararası toplum
D
Güvenlikleştirme
E
Bölgesel Güvenlik Kompleksi
Açıklama:
uluslararası toplum

Soru 77

Bölgesel Güvenlik Kompleksi ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kompleks içerisinde yer alan devletlerin ihtiyaçlarının birbirlerine paralel olması ilk kriterdir.
B
Bölgesel güvenlik komplekslerinin oluşumunda coğrafi yakınlık olmazsa olmaz bir kriterdir.
C
Kavram Barry Buzan ve Ole Weaver tarafından 2003 yılında ortaya atılmıştır.
D
Bölgesel güvenlik kompleksinin oluşması için öncelikle devletler arasında ortak bir tehdit algısının olması gerekir.
E
Bu kavram Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan bölgesel güvenlik sorunlarının ve bölgesel güvenlik rejimlerinin analiz edilebilmesini mümkün kılmıştır.
Açıklama:
Bölgesel güvenlik komplekslerinin oluşumunda coğrafi yakınlık olmazsa olmaz bir kriterdir.

Soru 78

Seçeneklerden hangisi söz edimi teorisinin temellerini atmıştır?

Seçenekler

A
Elzbieta Tromer
B
Roy E. Jones
C
Ole Weaver
D
Barry Buzan
E
John Austin
Açıklama:
John Austin

Soru 79

Ters Güvenlikleştirme ile ilgili ifadelerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Kopenhag Okulunun ters güvenlikleştirme argümanının ardında Avrupa örneği yatmaktadır.
B
Kopenhag Okulu ters güvenlikleştirmeyi, güvenlikleştirilerek acil bir güvenlik
tehditi hâline getirilen bir konunun, güvenlik gündeminden çıkarılması olarak
tanımlar.
C
Ters güvenlikleştirmenin nihai hedefi bir durumun güvenlik unsuru olmaktan çıkarılması, dolayısıyla güvenlik söyleminden de çıkarılmasıdır.
D
Kopenhag Okuluna göre; güvenlikleştirilen bir tehdit, bir süre sonra diğer aktörler ya da yine aynı güvenlik elitleri tarafından, düşman tehdit zinciri dışında
tanımlanabilir.
E
Ters güvenlikleştirme kendi içinde kapalı bir süreçtir.
Açıklama:
Ters güvenlikleştirme kendi içinde kapalı bir süreçtir.

Soru 80

Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Barış süreci
B
Ters güvenlikleştirme
C
Güvenlik ikilemi
D
Siyasi istikrarsızlık
E
Devrim
Açıklama:
Ters güvenlikleştirme

Soru 81

Güvenlikleştirme kavramını seçeneklerden hangisi ortaya atmıştır?

Seçenekler

A
Martin Wight
B
John L. Austin
C
Barry Buzan
D
Ole Weaver
E
Jacques Derrida
Açıklama:
Ole Weaver

Soru 82

Seçeneklerden hangisi Kopenhag Okulu çatısı altında çalışmalar yapan araştırmacılardan biri değildir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Pierre Lamartine
C
Jaap De Wilde
D
Ole Weave
E
Jacques Derrida
Açıklama:
Jacques Derrida

Soru 83

Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulan gruba Kopenhag Okulu ismini kim vermiştir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Ole Weaver
C
Bill Sweeney
D
Jaap De Wilde
E
Elzbieta Tromer
Açıklama:
Kopenhag Okulu 1980’li yılların ortalarında Kopenhag Barış ve Çatışma Araştırmaları Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten bir grup araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Gruba 1996 yılında Kopenhag Okulu ismini veren Bill Sweeney olmuştur. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 84

Kopenhag Okulunun yapı taşını oluşturan 1983 yılında yayımlanıp 1991’de yılında revize edilen İnsanlar, Devletler ve Korku adlı çalışma kime aittir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
Pierre Lamartine
C
Jaap De Wilde
D
Bill Sweeney
E
Morten Kelstrup
Açıklama:
1983 yılında Barry Buzan tarafından yayımlanan ve 1991 yılında revize edilerek tekrar basılan İnsanlar, Devletler ve Korku (People, States and Fear) isimli çalışma, Kopenhag Okulunun yapı taşını oluşturur. Doğru yanıt “A” şıkkıdır.

Soru 85

I. Güvenlik Sektörleri
II. Bölgesel Güvenlik Kompleksi
III. Güvenlikleştirme
IV. Ters Güvenlikleştirme
Yukarıdakilerden hangileri Kopenhag Okulunun uluslararası ilişkiler literatürüne kazandırdığı kavramlardandır?

Seçenekler

A
I-II
B
I-II-III
C
I-II-III-IV
D
II-III-IV
E
III-IV
Açıklama:
Kopenhag Okulunun uluslararası ilişkiler literatürüne kazandırdığı kavramların başında Güvenlik Sektörleri, Bölgesel Güvenlik Kompleksi, Güvenlikleştirme ve Ters Güvenlikleştirme gelmektedir. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 86

Kopenhag Okulu hangi yıldan beri uluslararası güvenlik çalışmalarını, güvenliği askerî güvenlik olarak tanımlamaktan çıkarıp daha geniş bir perspektifte ele almaktadır?

Seçenekler

A
1980
B
1985
C
1990
D
1995
E
2000
Açıklama:
Kopenhag Okulu 1985 yılından beri uluslararası güvenlik çalışmalarını, güvenliği dar bir çerçevede askerî güvenlik olarak tanımlayan bir alan olmaktan çıkarıp, uluslararası ilişkilerde güvenlik kavramını daha geniş bir perspektifte ele almaktadır. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 87

Kopenhag Okulunun yapı taşını oluşturan ve daha sonra revize de edilen “İnsanlar, Devletler ve Korku (People, States and Fear)” adlı çalışma ilk kez hangi tarihte yayımlanmıştır?

Seçenekler

A
1980
B
1983
C
1985
D
1988
E
1991
Açıklama:
1983 yılında Barry Buzan tarafından yayımlanan ve 1991 yılında revize edilerek tekrar basılan İnsanlar, Devletler ve Korku (People, States and Fear) isimli çalışma, Kopenhag Okulunun yapı taşını oluşturur. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 88

Kopenhag Okulu’nun güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları olarak tanımladığı kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Güvenliğin referans nesneleri
B
Toplumsal güvenlik
C
Güvenlik sektörleri
D
Bölgesel güvenlik kompleksi
E
Ters güvenlikleştirme
Açıklama:
Bölgesel Güvenlik Kompleksi: Bölgesel Güvenlik Kompleksi, uluslararası güvenlik alanını bölgelere ayırarak ele almayı öne süren bir yaklaşımdır. Kopenhag Okulu, Bölgesel Güvenlik Kompleksini güvenlik öncelikleri ve güvenlik dinamikleri örtüşen, dolayısıyla güvenlik alanında birbirine bağlı devletlerin oluşturduğu güvenlik yapıları olarak tanımlar. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.

Soru 89

Ortaya attığı Güvenlikleştirme kavramını kuramsallaştırarak güvenlik çalışmalarına katkı yapan Kopenhag Okulu üyesi araştırmacı kimdir?

Seçenekler

A
Ole Weaver
B
Elzbieta Tromer
C
Barry Buzan
D
Morten Kelstrup
E
Pierre Lamartine
Açıklama:
Kopenhag Okulunun yaptığı kuramsal katkıların üçüncü bacağı Ole Weaver’ın ortaya attığı Güvenlikleştirme kavramının kuramsallaştırılması olmuştur. Doğru yanıt “A” şıkkıdır.

Soru 90

Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisinin üzerine kurulduğu söz edimi kuramının temellerini kim atmıştır?

Seçenekler

A
Jacques Derrida
B
Carl Schmitt
C
Kenneth Waltz
D
John Austin
E
Ole Waever
Açıklama:
Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi söz edimi kuramının üzerine kurulmuştur. Söz edimi basitçe “bir şey söylemek, bir şey yapmaktır” şeklinde ifade edilebilir. Söz edimi teorisinin temellerini atan John Austin olmuştur. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.

Soru 91

Uluslararası İlişkiler’de neo realizmin babası olarak tanınan, devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikaların ve davranışlarının hayatta kalma dürtüsüyle şekillendiğini tartışan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Barry Buzan
B
John Austin
C
Jacques Derrida
D
Carl Schmitt
E
Kenneth Waltz
Açıklama:
Kenneth Waltz’ın güvenlik anlayışı: Uluslararası İlişkiler’de neo realizmin babası olarak tanınan Kenneth Waltz, devletlerin uluslararası sistemde izledikleri politikaların ve davranışlarının hayatta kalma dürtüsüyle şekillendiğini tartışır. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.

Soru 92

Kopenhag Okulu’nun, daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehditin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecini ifade eden kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Bölgesel Güvenlik Kompleksi
B
Güvenlikleştirme
C
Ters Güvenlikleştirme
D
Güvenliğin Referans Nesneleri
E
Toplumsal Güvenlik
Açıklama:
Ters Güvenlikleştirme: Daha önce güvenlikleştirilerek güvenlik konusu hâline getirilmiş bir tehdidin, güvenlik konusu olmaktan çıkarılması sürecidir (güvenliksizleştirme). Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Ünite 8

Soru 1

Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılması aşağıdaki tarihlerden hangisinde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1515
B
1615
C
1715
D
1815
E
1915
Açıklama:
Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılması 1615 yılında bir ekonomi politikçi olan Antoine de Montchètien tarafından kaleme alınan “Traite de I èconomie Politique” adlı eserde söz konusu olmuştu. Buna göre cevap “B” seçeneğidir.

Soru 2

I-Devlet II-Politika III-Piyasalar Robert Gilpin’ yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri olmadan ekonomi politik disiplini olmayacağını düşünmektedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Devlet merkezli ekonomi politik yaklaşımın öncülerinden olan Robert Gilpin’e göre, “devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik (disiplini) olmaz. Buna göre cevap “D” seçeneğidir.

Soru 3

“devlet ve piyasalar arasında var olan interaktif etkileşimi inceleyen bilim dalı” biçiminde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ekonometri
B
İktisat
C
Ekonomi Politik
D
Uluslararası İlişkiler
E
Piyasa Yönetimi
Açıklama:
Ekonomi politik disiplinin uluslararası ilişkilerdeki en önemli temsilcileri arasında sayılan Susan Strange ise ekonomi politik yaklaşımı, devlet ve piyasalar arasında var olan interaktif etkileşimi inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlamaktadır (Hettne, 1995: 2-3). Buna göre cevap “C” seçeneğidir.

Soru 4

I-Ekonomi ile politika arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşimin uluslararası sistemde yapısal bir değişikliğe yol açtığı
II-Ekonominin stratejik öneminin, politika ve güvenlik politikalarını belirlemesi olarak tanımlanabileceği gibi, politik birimlerin ve devletlerin kendi davranışlarını, ekonomik temelli çıkarları için aktif ve bilinçli olarak kayıt altına almaları
III- Devletler arasındaki ekonomik ilişkiler, uluslararası para politikaları, uluslararası ticaret rejimleri, sermaye hareketleri, stratejik ham madde kaynakları ve devlet dışı ekonomik amaçlı kurulmuş örgüt ve şirketlerin faaliyetleri önemli görmeleri
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri üç farklı ekonomi politik yaklaşım (Realist, Liberal, Marksist) arasındaki ortak noktaları ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıda verilen maddelerin hepsi üç farklı ekonomi politik yaklaşım arasındaki ortak noktaları ifade eder. Buna göre cevap “E” seçeneğidir.

Soru 5

Ekonomik alanda siyasal iktidarın sınırlandırılması, mülkiyet özgürlüğü, serbest girişim ve serbest ticaret hakkı temelleri üzerine inşa edilen ekonomi politik yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksizm
B
Neoliberalizm
C
Realizm
D
Liberalizm
E
Merkantalizm
Açıklama:
Liberal felsefe tarihsel olarak belli amaç ve idealleri olan bir siyasal düşünce geleneğini temsil etmektedir. Siyasal anlamda eşitlik, rasyonellik ve özgürlük kavramları üzerine inşa edilen liberalizm, ekonomik alanda da siyasal iktidarın sınırlandırılması, mülkiyet özgürlüğü, serbest girişim ve serbest ticaret hakkı temelleri üzerine inşa edilmiştir. Buna göre cevap “D” seçeneğidir.

Soru 6

Tüm üretim tarzlarının ortak noktasının üretmeyen sınıfın üreten sınıfı sömürdüğü bir sistem olduğu savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksizm
B
Merkantalizm
C
Realizm
D
Neoliberalizm
E
Liberalizm
Açıklama:
Tarihte meydana gelmiş her üretim tarzının çıkarları birbiri ile çelişen iki karşıt sınıfın varlığına dayanarak oluştuğunu ileri süren Marksistlere göre, tüm bu üretim tarzlarının ortak noktası üretmeyen sınıfın üreten sınıfı sömürdüğü bir sistem oluşturmuş olmalarıdır (Cohn, 2003: 120-121).

Soru 7

Aşağıda Marksist yaklaşım ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Marksist literatür üretim sürecinin bir sonucu olarak oluşan sınıflar arasındaki ilişkinin, politik ve ekonomik düzenin oluşturulmasında temel belirleyici faktör olduğunu ileri sürmektedir.
B
Marksistlere göre, tüm bu üretim tarzları üretmeyen sınıfın üreten sınıfı sömürdüğü bir sistemdir.
C
Marksist ekonomik politik anlayışta kâr güdüsüyle hareket eden gelişmiş ülkelerin, kâr marjını etkileyen en önemli faktörün başında ham madde kaynakları olduğu vurgulanmaktadır.
D
Ekonomik üretim tarzı, ulusal ve uluslararası politikayı belirleyen güçtür.
E
Uluslararası alanda serbest ticareti savunmakta ve uluslararası ticaretin devletlerce sınırlandırılmasına karşı çıkmaktadır.
Açıklama:
Adam Smith tarafından savunulan ve daha sonra İngiltere’de John Locke ve ABD’de de Thomas Jefferson tarafından geliştirilen klasik liberalizm uluslararası alanda serbest ticareti savunmakta ve uluslararası ticaretin devletlerce sınırlandırılmasına karşı çıkmaktadır. Görüldüğü gibi “E” seçeneği Marksist yaklaşımı ifade eden bir seçenek olmadığından yanlıştır.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisinden biri değildir?

Seçenekler

A
Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır. Merkez ile çevre arasındaki ekonomik ve politik güç dağılımının asimetrik oluşu bu ilişkinin kurulmasına yol açmıştır.
B
Uluslararası ticaretten gelişmemiş ülkeler daha karlı çıkmaktadır.
C
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
D
Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
E
Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmayıp, tam aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
Açıklama:
Merkez yani gelişmiş ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır. Bu nedenle “B” seçeneği yanlıştır.

Soru 9

Güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuş olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksizm
B
Realizm
C
Merkantalizm
D
Neoliberalizm
E
Liberalizm
Açıklama:
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanan merkantilizm, güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur. Buna göre cevap “C” seçeneğidir.

Soru 10

Merkantalistlere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Uluslararası ticaret mutualist bir ilişkidir. Birbiriyle karşılıklı ticaret yapan iki devlet karşılıklı olarak güç kazanmaktadır.
B
Devletin gücü elindeki altın ve gümüş miktarı ile doğrudan ilişkilidir.
C
Anarşik bir uluslararası sistemde her devletin politikasını yönlendiren temel güdü, daha güçlü olmak ve daha güçlü olmanın yolu da ekonomik olarak güçlü bir hazineye sahip olmaktır.
D
Bağımsızlığın ve güvenliğin teminatı olan güç ile zenginlik arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır.
E
Düzensiz piyasalar devletler arasında ekonomik bağımlılığı teşvik etmektedir.
Açıklama:
Düzensiz piyasaların devletler arasında ekonomik bağımlılığı teşvik ettiğini öne süren merkantilistlere göre, uluslararası ticaret sıfır toplamlı bir ilişkiydi. Birbiriyle karşılıklı ticaret yapan iki devletten biri kazanıyorsa diğeri kaybetmektedir. Her ikisinin birden kazanması söz konusu değildir. Buna göre “A” seçeneği yanlıştır.

Soru 11

Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılan ekonomi politikçi kimdir?

Seçenekler

A
Antoine de Montchètien
B
Louis de Mayerne-Turquet
C
Sir James Steuart
D
Robert Gilpin
E
Robert Cox
Açıklama:
Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılması 1615 yılında bir ekonomi politikçi olan Antoine de Montchètien tarafından kaleme alınan “Traite de I èconomie Politique” adlı eserde söz konusu
olmuştu.

Soru 12

Seçeneklerden hangisi devlet merkezli ekonomi politik yaklaşımın öncülerindendir?

Seçenekler

A
Robert Cox
B
Robert Gilpin
C
David N. Balaam
D
Michael Veseth
E
François Quesnay
Açıklama:
Devlet merkezli ekonomi politik yaklaşımın öncülerinden olan Robert Gilpin’e
göre, “devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik (disiplini) olmaz. Devletin gözardı edilmesi, salt fiyat mekanizmasının ve piyasa güçlerinin ekonomik aktiviteleri belirlediği varsayımı, pür ekonomistlerin dünyası olur.... Piyasaların gözardı edilmesi ve devletlerin ekonomik kaynakların bölüşümünü ve dağıtımını üstlendiği varsayımı ise, pür politik bilimcilerin dünyası olur.

Soru 13

Uluslararası ekonomi politiği realist perspektif, liberal perspektif ve tarihsel yapısal perspektif düzeyinde inceleyen ekonomist kimdir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
David N. Balaam- Michael Veseth
C
Theodore H. Cohn
D
Susan Strange
E
Robert Cox
Açıklama:
Bunların yanında Theodore H. Cohn da Global Ekonomi Politik (Global
Political Economy) adlı eserinde uluslararası ekonomi politiği realist perspektif, liberal perspektif ve tarihsel yapısal perspektif düzeyinde incelemiştir.

Soru 14

Seçeneklerden hangisi liberalizmin ekonomik alandaki temellerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Siyasal iktidarın sınırlandırılması
B
Mülkiyet özgürlüğü
C
Serbest girişim
D
Rasyonellik
E
Serbest ticaret hakkı
Açıklama:
Liberal felsefe tarihsel olarakbelli amaç ve idealleri olan bir siyasal düşünce geleneğini temsil etmektedir. Siyasal anlamda eşitlik, rasyonellik ve özgürlük kavramları üzerine inşa edilen liberalizm, ekonomik alanda da siyasal iktidarın sınırlandırılması, mülkiyet özgürlüğü, serbest girişim ve serbest ticaret hakkı temelleri üzerine inşa edilmiştir.

Soru 15

Keynesyenciliği klasik liberalizmden ayıran başlıca unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Güçlü devlet
B
Güçlü piyasa
C
Bireysel girişim
D
Serbest ticaret
E
Devletin ekonomiye müdahalesinin öngörülmesi
Açıklama:
Güçlü piyasa, güçlü devlet sloganı ile hareket eden Keynesyencilikte, serbest ticaret ve bireysel girişim haklarının genişletilmesi savunulmuş olmakla birlikte, devletin ekonomiye müdahalesinin öngörülmesi, Keynesyenciliği klasik liberalizmden ayıran başlıca unsur olmuştu. Diğer bir deyişle Keynesyen anlayışta, devletin ekonomiye müdahalesinin öngörülmesi klasik liberalizm anlayışından bir uzaklaşma olarak görülmüştü.

Soru 16

Seçeneklerden hangisi yapısalcı/radikal paradigmanın adlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Karşılıklı Bağımlılık
B
Globalizm
C
Bağımlılık Teorisi
D
Merkez-Çevre Yaklaşımı
E
Marksist Teoriler
Açıklama:
Liberalizmden sonra ekonomi politiğe etki eden bir diğer yaklaşım ise Globalizm, Bağımlılık Teorisi, Merkez-Çevre Yaklaşımı, Marksist Teoriler, Dünya Sistemi Yaklaşımı gibi isimlerle de adlandırılan yapısalcı/radikal paradigmadır.

Soru 17

Seçeneklerden hangisi bağımlılık teorisyenlerinin çalışma alanlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre
ilişkisi bulunmaktadır.
B
Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmiştir.
C
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
D
Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları
uygulamışlardır.
E
Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
Açıklama:
Bu çerçevede bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisi perspektifin aynı
zamanda temel çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Bunlar (Uche, 1994: 43-45;
Tansey ve Hyman, 1994: 27-42):
1. Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre
ilişkisi bulunmaktadır. Merkez ile çevre arasındaki ekonomik ve politik güç
dağılımının asimetrik oluşu bu ilişkinin kurulmasına yol açmıştır.
2. Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
3. Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları
uygulamışlardır.
4. Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmayıp, tam
aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.

Soru 18

Seçeneklerden hangisi Lenin’e göre emperyalizm oluşma şekillerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi
B
Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ve bu finansal sermayenin temelinde bir finans oligarşiyi yaratması
C
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamaması
D
Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük önem kazanması
E
Dünyayı kendi aralarında bölüşen uluslararası kapitalist tekellerin oluşması
Açıklama:
Bu çerçevede Lenin’e göre emperyalizm şu şekilde oluşur (Lenin, 2003):
a) Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın (yüksek bir aşama olan) ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi;
b) Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ve bu finansal sermayenin temelinde bir finans oligarşiyi yaratması;
c)Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük önem kazanması;
d) Dünyayı kendi aralarında bölüşen uluslararası kapitalist tekellerin oluşması;
e) Tüm dünyanın, teritoryal bölüşümünün büyük kapitalist güçlerce
tamamlanması.

Soru 19

Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Liberalizm
C
Neoliberalizm
D
Merkantilizm
E
Marksizm
Açıklama:
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanan merkantilizm, güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur.

Soru 20

Ekonomik gelişmişlik devletlerin askerî kapasitesini ve savaşlardaki uzun süreli dayanıklılık gücünü doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu söyleyen ekonomist kimdir?

Seçenekler

A
Keynes
B
Smith
C
Cox
D
Gilpin
E
Kennedy
Açıklama:
Kennedy’e göre, ekonomik gelişmişlik devletlerin askerî kapasitesini ve savaşlardaki uzun süreli dayanıklılık gücünü doğrudan etkileyen bir unsurdu. Sanayileşmenin ülkenin zenginleşmesine ve bunun da askerî olarak daha fazla güçlenmesine yol açtığını ifade eden Kennedy’e göre bir ulusun sanayileşmesini gösteren iyi ölçü, yaptığı enerji tüketimidir. Dolayısıyla sanayileşme yolunda ilerleyen bir gücün güvenli enerji kaynakları üzerinde bir denetim kurması gerektiği tezi dolaylı bir şekilde ileri sürülmektedir

Soru 21

Politika ile ekonomi arasındaki etkileşimi teorik bir çerçevede açıklayan bir yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Uluslararası ekonomi
B
Ekonomi politik kavramı
C
İktisat politik kavramı
D
Devlet merkezli ekonomi
E
Devletlerin ekonomik kaynakları
Açıklama:
Ekonomi politik kavramı, politika ile ekonomi arasındaki etkileşimi teorik bir çerçevede açıklayan bir yaklaşımdır. İktisat disiplininin bilimsel bir çalışma alanı hâline gelmesi sürecinde başvurulan başlıca kavramlardan biri olan ekonomi poli- tik, tarihte bugünkü iktisat kavramı yerine kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Soru 22

Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılması bir ekonomi politikçi olan Antoine de Montchètien tarafından kaç yılında kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
1605
B
1615
C
1641
D
1630
E
1622
Açıklama:
Ekonomi politik kavramının orijinal olarak ilk kez bir kitap adında kullanılması 1615 yılında bir ekonomi politikçi olan Antoine de Montchètien tarafından kaleme alınan “Traite de I èconomie Politique” adlı eserde söz konusu olmuştu. Ekonomi politik kavramının bir kitap isminde ilk kez Montchètien tarafından kullanılmış olmasına karşın, kavramın ilk kez Louis de Mayerne-Turquet tarafından kaleme alınan “la monarchie aristodèmocratique” adlı eserde kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Soru 23

Devlet ile piyasaların sentezlenmesi gerektiğini aşağıdakilerden hangisi ifade etmiştir?

Seçenekler

A
Strange
B
Cox
C
Gilpin
D
Spero
E
Sally
Açıklama:
Devlet ile piyasaların sentezlenmesi gerektiğini ifade eden Strange’e göre, ekonomi ile politika arasındaki ayrım gerçekçi olmadığı gibi çoğu zaman keyfi olarak yapılmıştır. Strange’in yanı sıra, Polanyi ve Sally’nin de içerisinde yer aldığı Review at International Political Economy ve New Political Economy adlı dergilerin çıkartılması ile uluslararası ilişkiler içindeki politika-ekonomi ya da devlet ile piyasaların birbirini etkilediği tezi, ayrı bir disiplin olarak kabul görmeye başlanmıştı.

Soru 24

Klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Plüralist
B
Liberalizm
C
Marksist
D
Merkantilis
E
Globalist
Açıklama:
Liberalizm klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır. Liberalizm, hukukla güvence altına alınmış bireysel hakların, özgürlüklerin ve serbest piyasa koşullarının ulusal zenginliği artıracağını ileri sürmektedir

Soru 25

Tarihsel olarak belli amaç ve idealleri olan bir siyasal düşünce geleneğini aşağıdakilerden hangisi temsil etmektedir?

Seçenekler

A
Ekonomi
B
Politika
C
Liberal felsefe
D
Uluslararası ekonomi
E
Politik perspektif
Açıklama:
Liberal felsefe tarihsel olarak belli amaç ve idealleri olan bir siyasal düşünce geleneğini temsil etmektedir. Siyasal anlamda eşitlik, rasyonellik ve özgürlük kavramları üzerine inşa edilen liberalizm, ekonomik alanda da siyasal iktidarın sınırlandırılması, mülkiyet özgürlüğü, serbest girişim ve serbest ticaret hakkı temelleri üzerine inşa edilmiştir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisinin Laissez faire anlayışına göre, bireysel aktivitelerin hukuksal olarak garanti altına alındığı ve devlet gücünün sınırlandırıldığı bir sistemde kendi çıkarını maksimize etmeye çalışan birey, toplum yararına da hizmet etmiş olmaktadır?

Seçenekler

A
Adam Smith
B
David N. Balaam
C
Michael Veseth
D
Gilpin
E
Cox
Açıklama:
Klasik liberal yaklaşımı en iyi açıklayan kavram “laissez-faire” ya da “let be” kavramıdır. Adam Smith’in laissez faire anlayışına göre, bireysel aktivitelerin hukuksal olarak garanti altına alındığı ve devlet gücünün sınırlandırıldığı bir sistemde kendi çıkarını maksimize etmeye çalışan birey, toplum yararına da hizmet etmiş olmaktadır. Zenginleşen birey devletin de zenginleşmesine ve gücünü artırmasına yol açacaktır. Bu çerçevede birey ile devlet arasında bir çıkar çatışmasından ziyade bir çıkar uyumu ortaya çıkar.

Soru 27

Adam Smith tarafından yayımlanan Ulusların Zenginliği adlı eser kaç yılında yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
1766
B
1770
C
1776
D
1765
E
1799
Açıklama:
Klasik iktisadın kurucusu sayılan Adam Smith (1723-1790) tarafından 1776 yılında yayımlanan Ulusların Zenginliği adlı eserde devletin piyasaya müdahalesi eleştirilmekteydi. Esasında Adam Smith’ten önce François Quesnay (1684-1774) “let be, let pass” kavramı ile devletin ekonomiye müdahalesini eleştirerek, devlet otoritesinin sınırlandırılmasını ve bireysel girişim hakkının genişletilmesini savunmuştu.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangi düşünceye göre demokratikleşme ve özgürlüklerin genişletilmesi bireylerin zenginleşmesini teşvik etmektedir?

Seçenekler

A
Politik perspektif
B
Klasik liberal
C
Marksist/radikal
D
Merkantilist/realist
E
Global Ekonomi
Açıklama:
J. Locke ve T. Jefferson gibi klasik liberallere göre, liberal devlet, bireysel özgürlük alanını genişleten ve bu hakları hukuk ile garanti altına alan devlettir. Klasik liberal düşünceye göre, demokratikleşme ve özgürlüklerin genişletilmesi bireylerin zenginleşmesini teşvik eder. Liberal bir devlette vatandaşlar bazı negatif haklar ile pozitif hukukun tanıdığı haklara sahiptirler. Ekonomik ve siyasal özgürlükleri savunan klasik liberallere göre, devletin her iki alandaki otoritesi sınırlandırılmalıdır.

Soru 29

Hangi İngiliz iktisatçı, devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlandırılması ve kontrolsüz serbest ticaret anlayışını modifiye ederek liberalizme yeni bir yön vermiştir?

Seçenekler

A
D. Ricardo
B
J. Stuart Mill
C
Keynes
D
Thomas Jefferson
E
Adam Smith
Açıklama:
Diğer yandan Birinci Dünya Savaşı ve ardından yaşanan “Büyük Bunalım” kla- sik liberalizme olan güveni zedelemiş bu dönemde ortaya çıkan İngiliz iktisatçı Keynes, devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlandırılması ve kontrolsüz ser- best ticaret anlayışını modifiye ederek liberalizme yeni bir yön vermiştir. Büyük Bunalım olarak adlandırılan 1929 krizi, Wall Street’te hisselerin değer kaybetmesi ile başlamış ve kısa sürede gelişmiş ekonomilerde çok daha ağır ve yerleşik bir bunalımı ortaya çıkarmıştı.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi kapitalistlerin uluslararası alanda yayılmak zorunda olduğunu ifade etmiştir?

Seçenekler

A
Engels
B
Marx
C
Lenin
D
Locke
E
Hobson
Açıklama:
Kapitalistlerin uluslararası alanda yayılmak zorunda olduğunu ifade eden Marx, doğrudan bir emperyalizm teorisi geliştirmemişti. Yapısal uluslararası ekonomi politikte önemli bir yere sahip olan emperyalizm teorisi Lenin tarafından ortaya konulmuştu. Ancak, emperyalizm hakkında en detaylı çalışmalarda bulunan ya- zarların başında Marksist olmayan İngiliz Ekonomist John A. Hobson gelmektedir.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi ekonomi politik alanında öncü isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
R. Cox
B
R. Gilpin
C
J. E. Spero
D
J. A. Schumpeter
E
A. Mahan
Açıklama:
A. Mahan yanlış cevaptır. Dolayısıyla cevap E şıkkıdır.
Ekonomi politik çalışmalar kapsamında Strange, R. Cox, R. Gilpin, Spero, Sally ve Josep Schumpeter gibi isimler ekonomi politiğin önemli temsilcileridir. Yani doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 32

Ekonomi ile politika ilişkisini devletlerin ya da sınıfların başka devletleri ya da sınıfları sömürmesine sebep olacağı bir işleyişin kurulması kapsamında inceleyenler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Realistler
B
Liberaller
C
Yapısalcılar
D
İnşacılar
E
Merkantilistler
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkındaki yapısalcılardır. Diğer seçenekler yanlıştır.
Yapısalcılar, ekonomi-politika etkileşimini bazı devletlerin/sınıfların diğer devletleri/sınıfları sömürmesine yol açacak mekanizmaların kurulması bağlamında incelemiştir. Bu sebeple doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Realistler ekonomi politika etkileşiminde devleti temel belirleyici olarak analizlerinin merkezine yerleştirmişlerdir.
B
Merkantilist yazarlara göre karşılıklı bağımlılık çerçevesinde devletin merkezi konumunu tartışmışlardır.
C
Marksist yazarlar, uluslararası ekonomik düzeni ve ilişkileri Yapısalcı/Radikal literatür çerçevesinde ele almışlardır.
D
Merkantilist yazarlar, ekonomi-politika ilişkisini ulusal prensipler, değerler, güvenlik ve ulusal çıkar bağlamında ele almışlardır.
E
Farklı görüşlerdeki ekonomi politikçi yazarlar, ekonomi ile politika arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşimin uluslararası sistemde yapısal bir değişikliğe yol açtığını kabul etmişlerdir.
Açıklama:
Şıkta tanımı verilen bilgi Liberalistlere ait olduğu için B şıkkı yanlıştır.
Liberal yazarlara göre, karşılıklı bağımlılık çerçevesinde devletin merkezi konumunu tartışmışlardır. Şıkta geçen Merkantilist ifadesi nedeniyle bu bilgi yanlıştır. Cevap B şıkkıdır.

Soru 34

''................... klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını savunan ve bireysel hakların, özgürlüklerin ve serbest piyasa koşullarının ulusal zenginliği artıracağını ileri süren bir yaklaşımdır.'' Boşlukta tanımı yapılan teori hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Marksizm
C
Liberalizm
D
Merkantilizm
E
İşlevselcilik
Açıklama:
Tanımı yapılan teori Liberalizm olduğu için doğru cevap C şıkkıdır. Diğer seçenekler yanlıştır.
''Liberalizm klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır. Liberalizm, hukukla güvence altına alınmış bireysel hakların, özgürlüklerin ve serbest piyasa koşullarının ulusal zenginliği artıracağını ileri sürmektedir.'' tanımdan da anlaşılacağı üzere tanımı yapılan teori Liberalizm'dir. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 35

Adam Smith, John Locke ve Thomas Jefferson gibi yazarlar tarafından geliştirilen teori hangisidir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Marksizm
C
Merkantilizm
D
Liberalizm
E
Kurumsalcılık
Açıklama:
Doğru cevap D şıkkıdır. Diğer tüm seçenekler yanlıştır.
Liberalizm; Adam Smith tarafından ortaya konmuş, John Locke ve Thomas Jefferson gibi yazarlar tarafından geliştirilmiştir. Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır.

Soru 36

''Güç ve Karşılıklı Bağımlılık'' kitabı ile karşılıklı bağımlılık yaklaşımının temellerini atan yazar-yazarlar hangisidir?

Seçenekler

A
Adam Smith
B
Karl Marx ve Friedrich Engels
C
John Maynard Keynes
D
Robert O. Keohane ve Joseph S. Nye
E
Immanuel Maurice Wallerstein
Açıklama:
Karşılıklı bağımlılık yaklaşımını ortaya atan Keohane ve Nye, D şıkkında verilmiştir. Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır. Diğer tüm seçenekler yanlıştır.
Keohane ve Nye gibi liberal bakışlı yazarlar, karşılıklı bağımlılık çerçevesinde devletin
merkezi konumunu tartışmaya açmışlardır. 1977 yılında yazdıkları bu kitapla karşılıklı bağımlılığın tememllerini atan Keohane ve Nye doğru cevaptır.

Soru 37

Karl Marx ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
F. Engels ile birlikte Komünist Manifesto kitabını yazmıştır.
B
Devleti, hakim sınıfın (burjuvazinin) çıkarlarını koruyan yapay bir kurum olarak görmüştür.
C
Ekonomi politikte emperyalizm teorisini ortaya atmıştır.
D
Tarihi, ezen ve ezilen sınıflar arası mücadele tarihi olarak değerlendirmiştir.
E
Marx'a göre, kapitalist sistem sosyalizme giden sürecin bir aşamasıdır ve yaşanması gereken bir süreçtir.
Açıklama:
Emperyalizm teorisini Lenin tarafından ortaya atılmıştır. Bu yüzden Marx ile ilgili yanlış olan bilgi C şıkkında verilmiştir. Bu yüzden cevap C şıkkıdır.
Kapitalistlerin uluslararası alanda yayılmak zorunda olduğunu ifade eden Marx, doğrudan bir emperyalizm teorisi geliştirmemişti. Yapısal uluslararası ekonomi politikte önemli bir yere sahip olan emperyalizm teorisi Lenin tarafından ortaya konulmuştu. Bu durumda cevap C şıkkıdır.

Soru 38

Merkantilizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Merkantilizm kavramı ilk kez Adam Smith tarafından ortaya atılmıştır.
B
Devletin gücü elindeki altın ve gümüş miktarı ile doğrudan ilişkilidir.
C
Merkantilizm, ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askeri güç yol ile sağlamayı savunur.
D
Merkantilistlere göre, birbiriyle karşılıklı ticaret yapan iki devletten biri kazanıyorsa diğeri kaybetmektedir.
E
Merkantilistler, güç ile zenginlik arasında doğrudan bir ilişki olmadığını savunmuşlardır.
Açıklama:
Merkantilist anlayışın tam tersini ifade eden E şıkkı yanlıştır.
Bağımsızlığın ve güvenliğin teminatı olan güç ile zenginlik arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu savunan Merkantilistler, ikisi arasındaki bağlantı düzeyinin oldukça güçlü olduğunu ve birinde meydana gelen en küçük değişikliğin doğrudan diğerini etkilediğini ileri sürmüşlerdir. Buradan hareketle E şıkkındaki bilgi yanlıştır.

Soru 39

Bağımlılık teorileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gelişmiş ülkeleri diğer ülkelerin gelişememesinden sorumlu tutan bir grup Latin Amerikalı yazar tarafından liberal modernleşme teorilerini eleştirmek için ortaya atılmıştır.
B
Marksist gelenekten etkilenmiştir.
C
Gelişmemiş ülkelerin neden gelişemediği sorunsalı üzerinde durmuşlardır.
D
Radikal Marksistler gibi askeri ve politik emperyalizm ile fazla ilgilidirler.
E
Gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır.
Açıklama:
A,B,C,E şıklarındaki bilgiler doğrudur. Yanlış bilginin olduğu D şıkkı cevap olarak işaretlenmelidir.
Bağımlılık teorisyenleri radikal Marksistlerden farklı olarak askeri ve politik emperyalizm üzerinde
fazla durmazlar. Özellikle askeri işgal sonrası dönem üzerinde yoğunlaşmaktadırlar. Yani cevap D şıkkıdır.

Soru 40

Bağımlılık teorisyenlerinin dört temel eleştirisi ile ilgili hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır.
B
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine birçok katkı sağlamıştır.
C
Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
D
Çevre ülkelerde yer alan varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
E
Merkez-Çevre ilişkisine yönelik Galtung ve Wallerstein gibi yazarlar önemli tespitlerde bulunarak yaklaşımı önemli bir teori haline getirmişlerdir.
Açıklama:
Yanlış bilgiyi içeren ifade B şıkkındadır. dolayısıyla B şıkkı işaretlenmelidir.
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır. Şıktaki ifade bunun tam tersidir. Yanlış olan cevap B şıkkıdır.

Soru 41

"Devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve
bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır." yukarıdaki ifade aşağıdakilerden hangisini en iyi şekilde tanımlar?

Seçenekler

A
Liberalizm
B
Neoliberalizm
C
Hümanizm
D
Merkantilizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Liberalizm devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır. Bu sebeple cevap A seçeneğidir.

Soru 42

Merkantilizm kavramı ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Karl Heinrich Marx
B
Adam Smith
C
John Locke
D
Thomas Jefferson
E
John Maynard Keynes
Açıklama:
Merkantilizm kavramı ilk kez Adam Smith tarafından kullanılmıştır. Bu sebeple cevap B seçeneğidir.

Soru 43

Wall Street’te hisselerin değer kaybetmesi ile başlayan Büyük Bunalım kaç yılında ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
1925
B
1926
C
1927
D
1928
E
1929
Açıklama:
Wall Street’te hisselerin değer kaybetmesi ile başlayan Büyük Bunalım 1929 yılında ortaya çıkmıştır. Bu sebeple cevap E seçeneğidir.

Soru 44

Uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalını tartışan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Neoliberalizm Yaklaşımı
B
Marksist Yaklaşım
C
Liberal Yaklaşım
D
Yapısalcı yaklaşım
E
Merkantilizm Yaklaşımı
Açıklama:
Uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer
devletlerin gelişemediği sorunsalı yapısalcı yaklaşımda tartışılmaktadır. Bu sebeple cevap D seçeneğidir.

Soru 45

".................savunan grupların 1980’lerde İngiltere ve ABD’de iktidara gelmesi ile birlikte, bu düşünsel akım kendisine uygulama alanı bulmuştur." yukarıdaki ifade aşağıdakilerden hangisini en iyi şekilde tanımlar?

Seçenekler

A
Neoliberalizm
B
Realizm
C
Globalizm
D
Merkantalizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Neoliberalizm savunan grupların 1980’lerde İngiltere ve ABD’de iktidara gelmesi ile birlikte, bu düşünsel akım kendisine uygulama alanı bulmuştur. Bu sebeple cevap A seçeneğidir.

Soru 46

Yapısalcı/radikal paradigma, aşağıdaki isimlerden hangisiyle adlandırılmaz?

Seçenekler

A
Bağımlılık Teorisi
B
Merkez-Çevre Yaklaşımı
C
Dünya Sistemi Yaklaşımı
D
Marksist Teoriler
E
Merkantilizm Yaklaşımı
Açıklama:
Liberalizmden sonra ekonomi politiğe etki eden bir diğer yaklaşım ise Globalizm, Bağımlılık Teorisi, Merkez-Çevre Yaklaşımı, Marksist Teoriler, Dünya Sistemi Yaklaşımı gibi isimlerle de adlandırılan yapısalcı/radikal paradigmadır. Bu sebeple cevap E seçeneğidir.

Soru 47

Uluslararası ilişkiler üzerine sistemli bir çalışma yürütmemiş olmasına karşın, sınıf çatışması tezi ve kapitalizm teorisi, yapısal uluslararası ekonomi politik perspektiflerin temel çalışma çatısını oluşturan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Rene Descartes
B
Karl Marx
C
François Quesnay
D
John Maynard Keynes
E
Alexander Hamilton
Açıklama:
Karl Marx, uluslararası ilişkiler üzerine sistemli bir çalışma yürütmemiş olmasına karşın, onun sınıf çatışması tezi ve kapitalizm teorisi, yapısal uluslararası ekonomi politik perspektiflerin temel çalışma çatısını oluşturmaktadır. Bu sebeple cevap B seçeneğidir.

Soru 48

Lenin'e göre kapitalizmin gelişmiş bir aşaması olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ekonomi
B
Sermaye
C
Paradigma
D
Emperyalizm
E
Laissez-faire
Açıklama:
Lenin’e göre emperyalizm, kapitalizmin gelişmiş bir aşamasıdır. Bu sebeple cevap D seçeneğidir.

Soru 49

Bağımlılık teorisi esas olarak iki farklı teorik geleneğin etkisi altında gelişme göstermiştir. Bu iki teorik gelenek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal gelenek - Radikal ekonomi politik
B
Latin Amerikan yapısalcılığı - Liberal gelenek
C
Marksist gelenek - Latin Amerikan yapısalcılığı
D
Marksist gelenek - Radikal ekonomi politik
E
Liberal gelenek - Marksist gelenek
Açıklama:
Bağımlılık teorisi esas olarak iki farklı teorik geleneğin etkisi altında gelişme göstermiştir. Bunlardan birincisi ve teoride ağırlıklı bir yer tutanı Marksist gelenektir. Diğer ise Latin Amerikan yapısalcılığıdır. Bu sebeple cevap C seçeneğidir.

Soru 50

Kennedy’e göre bir ulusun sanayileşmesini gösteren en iyi ölçü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yaptığı enerji tüketimi
B
İhracattaki gelişmişliği
C
İthalattaki gücü
D
Askeri gücü
E
Sahip olduğu para
Açıklama:
Kennedy’e göre bir ulusun sanayileşmesini gösteren en iyi ölçü, yaptığı enerji tüketimidir. Bu sebeple cevap A seçeneğidir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi, devlet-piyasa etkileşimini, ekonomik kuruluşlar, çok uluslu şirketler, para politikaları, enerji krizleri vs. gibi aktörlerin ve sorunların rolü çerçevesinde inceleyen uluslararası ilişkiler çalışanlarından değildir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Adam Smith
C
Susan Strange
D
Robert Cox
E
Spero
Açıklama:
Ekonomi politik çalışmalar kapsamında Strange, R. Cox, R. Gilpin, Spero ve Sally gibi uluslararası ilişkiler çalışanları devlet-piyasa etkileşimini, ekonomik kuruluşlar, çok uluslu şirketler, para politikaları, enerji krizleri vs. gibi aktörlerin ve sorunların rolü çerçevesinde incelemeye başlamıştır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi, ekonomi politik yaklaşımların ortak noktalarından biridir?

Seçenekler

A
Ekonomik üretim tarzının ve ekonomik ilişkilerin politik sürecin ve aktörlerin davranışı üzerinde etkili olduğunu öne sürmeleri
B
Ekonomi-politika ilişkisini, ulusal prensipler, değerler, güvenlik ve ulusal çıkar bağlamında ele almaları
C
Ekonomi ile politika arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşimin uluslararası sistemde yapısal bir değişikliğe yol açtığını kabul etmeleri
D
Ekonomik ilişkiler ve serbest ticaretin zamanla ulusal devletin bağımsızlığını ve egemenliğini sınırladığını düşünmeleri
E
Ekonomik ilişkilerin ve global ekonomik ilişkilerin devletlerin ve toplumların refah ve barışına yol açtığını ileri sürmeleri
Açıklama:
Bu üç farklı ekonomi politik yaklaşım arasında bazı ortak noktaların bulunduğuna dikkat çekmek gerekir. Her üç paradigma da farklı şekilde ele almasına rağmen, ekonomi ile politika arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşimin uluslararası sistemde yapısal bir değişikliğe yol açtığını kabul etmektedir. Her üç yaklaşımda da ekonomi politik perspektif, ekonominin stratejik öneminin, politika ve güvenlik politikalarını belirlemesi olarak tanımlanabileceği gibi, politik birimlerin ve devletlerin kendi davranışlarını, ekonomik temelli çıkarları için aktif ve bilinçli olarak kayıt altına almaları anlamında da tanımlanabilir. Bu çerçevede ekonomi temelli çıkarlar, doğrudan devletin güvenliğini ve gücünü veya ulusun yaşam standartlarını etkileyen bir faktör olarak önemsenebileceği gibi, devletleri diğer devletler karşısında güçlü kılan bir unsur olarak da dikkate alınabilir. Her üç uluslararası ekonomi politik perspektifte de, devletler arasındaki ekonomik ilişkiler, uluslararası para politikaları, uluslararası ticaret rejimleri, sermaye hareketleri, stratejik ham madde kaynakları ve devlet dışı ekonomik amaçlı kurulmuş örgüt ve şirketlerin faaliyetleri önemsenmektedir.

Soru 53

Gücü öne alan geleneksel realist yaklaşıma göre, uluslararası politikanın esas gündemi nedir?

Seçenekler

A
Toplumsal ve kültürel ilişkiler
B
Stratejik ham madde kaynakları üzerindeki rekabet
C
Uluslararası ticaretten kaynaklanan ve hâlen çözülemeyen sorunlar
D
Askerî ve güvenlik konuları
E
Ekonomik içerikli sosyal konular
Açıklama:
Farklı yazarlarca farklı şekillerde ifade edilseler de uluslararası ilişkiler teorileri açısından realist paradigma, liberal/plüralist paradigma ve yapısalcı/globalist paradigmanın her biri ayrı bir uluslararası ekonomi politik çalışması sunmaktadır. Her paradigmanın ekonomi politik kavramına yüklediği anlam da farklıdır. Örneğin gücü öne alan geleneksel realist yaklaşım uluslararası politikanın esas gündeminin ekonomik, toplumsal ve kültürel ilişkilerden ziyade askerî ve gü- venlik konularını kapsadığını öne sürmektedir. Bununla birlikte Gilpin UEP’yi uluslararası ilişkiler içerisinde güç ve servetin (ekonomik güç) karşılıklı birbiri ile etkileşimi olarak değerlendirmektedir (Burch, 1997: 24-35). Diğer yandan farklı açıklamalar getirmekle birlikte, liberal yaklaşım ile globalist yaklaşımı benimseyen yazarlar, uluslararası ekonomik ilişkilerin, ekonomik içerikli sosyal konuların, stratejik ham madde kaynakları üzerindeki rekabetin ve uluslararası ticaretten kaynaklanan ve hâlen çözülemeyen sorunların uluslararası ekonomi politiğin esas gündemini oluşturan konular hâline geldiğine dikkat çekmektedir. Bu bağlamda ekonomi politik yaklaşım, esas olarak birbirinden oldukça farklı üç ana paradigmanın parametrelerinin etkisi altında geliştiğinden, UEP çalışanları, çoğu zaman uluslararası ekonomi politiği farklı anlamlarda kullanmaktadır. Gilpin’e göre, her model bir bütün olarak farklı yazarlar tarafından geliştirilmiş olmakla birlikte, ortak yanları ekonomik ilişkiler ile politik olaylar arasında bir etkileşimin varlığını kabul etmeleridir (Gilpin, 1975: 38).

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi, uluslararası ekonomi politik perspektif ile klasik liberal iktisatçılar veya liberal iktisatçılar arasındaki farklarla ilgili, doğru bir bilgi değildir?

Seçenekler

A
Liberal iktisatçılar, öncelikli olarak ekonomik üretim ilişkileri ve karşılıklı mübadelenin yararları üzerinde duurlar.
B
Uluslararası ekonomi politikçiler ekonomideki gelişmelerin ve ekonomik ilişkilerin uluslararası alanda zenginliğin dağılımına ve özellikle politik süreçlere nasıl etki ettiğini önemser.
C
İktisatçılar, piyasaların kendi kendine işleyen bir düzene sahip olduğunu varsayar.
D
Uluslararası ekonomi politikçiler, uluslararası ekonomik ilişkiler ile ulus devletin gücü, değerleri, otonomisi ve politikası arasında tüm toplumsal yapıları etkileyecek bir ilişki olduğunu öne sürmektedir.
E
İktisatçılar, uluslararası ekonomik kuruluşları ve rejimleri açıklarken devletin bu rejimlerin ve kurumların oluşturulmasında ve işleyişinde oynadığı rolü de derinlemesine inceler.
Açıklama:
Uluslararası ekonomi politik perspektif ile klasik liberal iktisatçılar veya liberal iktisatçılar arasında önemli farklılıklar bulunduğunun altını çizmek gerekir. Diğer bir deyişle uluslararası ekonomi politik disiplini ekonomi biliminden etkilenmiş olmakla birlikte, kesinlikle iktisadın bir alt dalı değildir. Adam Smith ve ardılı olan iktisatçılar, öncelikli olarak ekonomik üretim ilişkileri ve karşılıklı mübadelenin yararları üzerinde dururken uluslararası ekonomi politikçiler ekonomideki gelişmelerin ve ekonomik ilişkilerin uluslararası alanda zenginliğin dağılımına ve özellikle politik süreçlere nasıl etki ettiğini önemser. Örneğin IMF ve Dünya Bankasının yapısını ve işleyişini inceleyen iktisatçılar, bu kurumların işleyişinde politik ve askerî olarak güçlü devletlerin nasıl bir rol oynadığı üzerinde durmazlar. Diğer bir deyişle iktisatçılar, piyasaların kendi kendine işleyen bir düzene sahip olduğunu (politik süreçten izole olmuş durumda) varsayarken uluslararası ekonomi politikçiler, uluslararası ekonomik ilişkiler ile ulus devletin gücü, değerleri, otonomisi ve politikası arasında tüm toplumsal yapıları etkileyecek bir ilişki oldu- ğunu öne sürmektedir. İktisatçılar, uluslararası ekonomik kuruluşları ve rejimleri açıklarken devletin bu rejimlerin ve kurumların oluşturulmasında ve işleyişinde oynadığı rolü gözardı etmektedir. Oysa uluslararası ekonomi politikçiler bu kurum ve rejimler ile devletin iç ve dış politikaları arasındaki kurumsal ve süreçsel bağlantılar analiz edilmeden ekonomi politik disiplinin anlaşılamayacağını savunmaktadır (Gilpin, 2001: 25).

Soru 55

Klasik liberalizm aşağıdakilerden hangisine karşı çıkmaktadır?

Seçenekler

A
Uluslararası alanda serbest ticaret
B
Uluslararası ticaretin devletlerce sınırlandırılması
C
Devletin bireysel özgürlük alanını genişletmesi
D
Ekonomik ve siyasal özgürlükler
E
Hukuk devleti anlayışı
Açıklama:
Adam Smith tarafından savunulan ve daha sonra İngiltere’de John Locke ve ABD’de de Thomas Jefferson tarafından geliştirilen klasik liberalizm uluslararası alanda serbest ticareti savunmakta ve uluslararası ticaretin devletlerce sınırlandırılmasına karşı çıkmaktadır (Arı, 2002: 372-374). J. Locke ve T. Jefferson gibi klasik liberallere göre, liberal devlet, bireysel özgürlük alanını genişleten ve bu hakları hukuk ile garanti altına alan devlettir. Klasik liberal düşünceye göre, demokratikleşme ve özgürlüklerin genişletilmesi bireylerin zenginleşmesini teşvik eder. Liberal bir devlette vatandaşlar bazı negatif haklar ile pozitif hukukun tanı- dığı haklara sahiptirler. Ekonomik ve siyasal özgürlükleri savunan klasik liberallere göre, devletin her iki alandaki otoritesi sınırlandırılmalıdır. Nitekim Adam Smith’i takip eden İngiliz İktisatçı ve Parlamenter D. Ricardo (1772-1823) da politik anlamda siyasal özgürlükleri savunurken ekonomik anlamda da uluslararası ticaret ve piyasa önündeki sınırlamaların kaldırılması gerektiğini savunmuştur. Ricardo’dan sonra klasik liberal anlayışın gelişmesine farklı bir şekilde katkı sağlayan bir diğer yazar da J. Stuart Mill’dir. Devletin bireysel özgürlüklere müdahalesine karşı çıkan Mill, bireyin özgürlüğünü sınırlayan koşulları en aza indirmenin önemi üzerinde durarak, bireyin ve toplumun devletin müdahalesi azaldığı ölçü- de gelişebileceğini vurgulamıştı (Balaam ve Veseth, 200: 53-54).

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi, Klasik Liberalizm ile özdeşleşen isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
John Maynard Keynes
B
Adam Smith
C
John Locke
D
Thomas Jefferson
E
J. Stuart Mill
Açıklama:
Diğer yandan Birinci Dünya Savaşı ve ardından yaşanan “Büyük Bunalım” klasik liberalizme olan güveni zedelemiş bu dönemde ortaya çıkan İngiliz iktisatçı Keynes, devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlandırılması ve kontrolsüz serbest ticaret anlayışını modifiye ederek liberalizme yeni bir yön vermiştir. Büyük Bunalım olarak adlandırılan 1929 krizi, Wall Street’te hisselerin değer kaybetmesi ile başlamış ve kısa sürede gelişmiş ekonomilerde çok daha ağır ve yerleşik bir bunalımı ortaya çıkarmıştı. Üretim artışı ve tüketim yetersizliği, gelişmiş ülkelerde birçok iş yerinin kapanmasına, işsizliğin artmasına ve bu da kısa süre içerisinde gelişmiş ülkelerdeki ekonomik hayatın yapısal bir krize sürüklenmesine yol aç- mıştı. İşte bu noktada Keynes klasik iktisatçılardan ayrılarak krizin aşılması için devletin ekonomiye müdahalesini savunmuştu. Böylece Keynes’in öncülüğünde ekonomide ortaya çıkan bazı dengesizliklere çözüm bulmak için devletin piyasa ekonomisine müdahalesini haklı gösteren müdahaleci liberalizm gelişti (Büyük Larousse, 1986: 7464).

Soru 57

Uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalını tartışan ekonomi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Klasik Liberalizm
B
Neoliberalizm
C
Merkantilizm
D
Yapısalcı/Radikal paradigma
E
Feodalizm
Açıklama:
Liberalizmden sonra ekonomi politiğe etki eden bir diğer yaklaşım ise Globalizm, Bağımlılık Teorisi, Merkez-Çevre Yaklaşımı, Marksist Teoriler, Dünya Sistemi Yaklaşımı gibi isimlerle de adlandırılan yapısalcı/radikal paradigmadır. Bü- yük ölçüde Marksist çözümlemelerden etkilenen yazarlar tarafından şekillenen paradigmanın globalizm ya da yapısalcılar olarak adlandırılması, paradigmanın gelişmesinde Marksist olmayan kişilerin de önemli bir katkı sağlamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yazarların yoğunlaştığı ortak sorun alanı ise “niçin Asya’daki, Afrika’daki ve Latin Amerika’daki Üçüncü Dünya ülkelerinin gelişemediğidir.” Diğer bir deyişle uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalı yapısalcı yaklaşımda tartışılmaktadır. Uluslararası ekonomi politik yaklaşım içerisinde önemli bir yere sahip olan yapısalcıların önemli bir kısmı ekonomiyi alt yapı olarak ele alırken dış politika dâhil diğer tüm aktiviteleri ekonomik ilişki ve üretim tarzına bağlı oluşan ü
Liberalizmden sonra ekonomi politiğe etki eden bir diğer yaklaşım ise Globalizm, Bağımlılık Teorisi, Merkez-Çevre Yaklaşımı, Marksist Teoriler, Dünya Sistemi Yaklaşımı gibi isimlerle de adlandırılan yapısalcı/radikal paradigmadır. Büyük ölçüde Marksist çözümlemelerden etkilenen yazarlar tarafından şekillenen paradigmanın globalizm ya da yapısalcılar olarak adlandırılması, paradigmanın gelişmesinde Marksist olmayan kişilerin de önemli bir katkı sağlamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yazarların yoğunlaştığı ortak sorun alanı ise “niçin Asya’daki, Afrika’daki ve Latin Amerika’daki Üçüncü Dünya ülkelerinin gelişemedi- ğidir.” Diğer bir deyişle uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalı yapısalcı yaklaşımda tartışılmaktadır. Uluslararası ekonomi politik yaklaşım içerisinde önemli bir yere sahip olan yapısalcıların önemli bir kısmı ekonomiyi alt yapı olarak ele alırken dış politika dâhil diğer tüm aktiviteleri ekonomik ilişki ve üretim tarzına bağlı oluşan üst yapılar alarak ele almaktadır. Yapısalcı ekonomi politik yaklaşımın gücü ve etkisi de ekonomiye bu kadar büyük bir rol vermesinden kaynaklanmaktadır.

Soru 58

Aşağıdaki isimlerden hangisi, kapitalistlerin ilk aşamada birbiri ile mücadele içerisinde olduğunu ancak daha sonra koloni dünyasını kendi güçleri ölçüsünde bölüştüklerini ileri sürmüştür?

Seçenekler

A
Karl Heinrich Marx
B
John Maynard Keynes
C
Lenin
D
Engels
E
Immanuel Maurice Wallerstein
Açıklama:
Lenin, kapitalistlerin ilk aşamada birbiri ile mücadele içerisinde olduğunu ancak daha sonra koloni dünyasını kendi güçleri ölçüsünde bölüştüklerini ileri sürmüştü. Bu bölüşümün en sonunda tüm doğal kaynakların tek elden yönetilmesi ile en son aşamaya ulaşacağını ileri süren Lenin’e göre, bu durum kolonilerdeki sanayilerin tek elde merkezileşmesiydi. Lenin’e göre bu süreç tüm dünyanın kapitalistler arasında bölüşülmesi ile sonuçlanana kadar devam eder

Soru 59

Bağımlılık teorisyenlerini Marksistlerden ayıran en önemli özellik nedir?

Seçenekler

A
Marx ve Lenin’in kapitalizm çözümlemesi, sınıf çatışması, kapitalist üretim tarzı ve emperyalizm teorisinin etkisinde kalmış olmaları
B
Askerî ve politik emperyalizm üzerinde durmaları
C
Devlet müdahalesine karşı çıkmaları
D
Modernleşme teorilerini eleştirmeleri
E
Kuzey-Güney arasındaki sorunlar üzerine çalışmalarda bulunmuş olmaları
Açıklama:
Bağımlılık teorisi esas olarak iki farklı teorik geleneğin etkisi altında gelişme göstermiştir. Bunlardan birincisi ve teoride ağırlıklı bir yer tutanı Marksist gelenektir. Diğer ise Latin Amerikan yapısalcılığıdır. Marksist kökenli bağımlılık teorisyenleri analizlerinde Marx ve Lenin’in kapitalizm çözümlemesi, sınıf çatışması, kapitalist üretim tarzı ve emperyalizm teorisinin etkisinde kalmışlardır. Latin Amerikalı yapısalcıların önemli bir kısmı da bu perspektiflerin etkisinde kalmış olmakla birlikte, bunlar daha ziyade Üçüncü Dünya diye adlandırılan ülkelerin neden geli- şemediği sorunsalı üzerinde durmaktadırlar. Diğer bir deyişle bağımlılık teorisyenlerini Marksistlerden ayıran en önemli özellik, bunların Kuzey-Güney arasındaki sorunlar üzerine çalışmalarda bulunmuş olmalardır.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi, Merkantilizm ile ilgili doğru bir bilgi değildir?

Seçenekler

A
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanmaktadır.
B
Ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur.
C
Ulusal ekonominin zenginleşmesini, dış politika önceliği olarak kabul ettiği için Adam Smith tarafından desteklenmiştir.
D
Merkantilistler, düzensiz piyasaların devletler arasında ekonomik bağımlılığı teşvik ettiğini öne sürmüştür.
E
Amerikalı Alexander Hamilton (1755-1804) ve Alman Friedrich List (1789- 1846) merkantilist politikaların önde gelen savunucuları olmuşlardı.
Açıklama:
Merkantilizm kavramı ilk kez Adam Smith tarafından 1500-1750 arası ulusal ekonominin zenginleşmesini, dış politika önceliği olarak kabul eden akımı eleştirmek için kullanılmıştı. Smith, merkantilizmin ticarette müdahaleci bir politika izlenmesi gerektiği prensibini eleştirmekteydi. Klasik liberal yazarlar, komşuyu fakirleştirme politikasına dayanan merkantilizmin uluslararası alanda çatışma ve savaşlara yol açtığını varsaymıştı.

Soru 61

Klasik iktisadın kurucusu sayılan Adam Smith’in 1776 yılında yayımlanan hangi eserinde, devletin piyasaya müdahalesini eleştirilmektedir?

Seçenekler

A
Ulusların Zenginliği
B
Genel İktisat
C
Ekonomi Devlet İlişkileri
D
Zenginliğin Temeli
E
Paranın Gücü
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Klasik iktisadın kurucusu sayılan Adam Smith tarafından 1776 yılında yayımlanan Ulusların Zenginliği adlı eserde devletin piyasaya müdahalesi eleştirilmiştir.

Soru 62

Devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik disiplini olmaz.’’ ifadesi kime aittir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Robert Cox
C
Susan Strange
D
Michael Veseth
E
Theodore H. Cohn
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Devlet merkezli ekonomi politik yaklaşımın öncülerinden olan Robert Gilpin’e göre, “devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik (disiplini) olmaz. Devletin gözardı edilmesi, salt fiyat mekanizmasının ve piyasa güçlerinin ekonomik aktiviteleri belirlediği varsayımı, pür ekonomistlerin dünyası olur''. Cevap Robert Gilpin'dir.

Soru 63

Devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marksizm
B
Liberalizm
C
Merkantalizm
D
Realizm
E
Globalizm
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
Liberalizm klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır. Doğru cevap Liberalizm'dir.

Soru 64

Ekonomi politik çalışmalar kapsamında Strange, R. Cox, R. Gilpin, Spero ve Sally gibi uluslararası ilişkiler çalışanları devlet-piyasa etkileşimini incelerken, hangi aktörlerin ve sorunların rolünden bahsetmez?

Seçenekler

A
Ekonomi kuruluşlar
B
Çok uluslu şirketler
C
Para politikaları
D
Enerji krizleri
E
Sınıf çatışması
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Ekonomi politik çalışmalar kapsamında Strange, R. Cox, R. Gilpin, Spero ve Sally gibi uluslararası
ilişkiler çalışanları devlet-piyasa etkileşimini ekonomik kuruluşlar, çok uluslu şirketler, para politikaları, enerji krizleri gibi aktörlerin ve sorunların rolü çerçevesinde incelemeye başlamıştır.

Soru 65

Merkantilist yaklaşımın temelinde hangi felsefe yatmaktadır?

Seçenekler

A
Devletin ekonomiye ve dolayısıyla piyasaya müdahalesine karşı çıkmak
B
Ekonominin politikayı belirlediği varsayımını savunmak
C
Gerektiğinde askeri güç kullanıp, güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurmak
D
Politika ile ekonomi arasındaki etkileşimi interdisipliner bir yaklaşımla açıklamak
E
Devletin ekonomi ve sosyal alandaki rolünün azaltmak
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askeri güç yolu ile sağlama anlayışına dayanan merkantilizm, güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisinden biri değildir?

Seçenekler

A
Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmayıp, tam aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
B
Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır. Merkez ile çevre arasındaki ekonomik ve politik güç dağılımının asimetrik oluşu bu ilişkinin kurulmasına yol açmıştır.
C
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
D
Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
E
Kapitalist devletlerin yabancı pazarlara ve ham madde kaynaklarına her halükarda ihtiyaçları olduğundan kapitalist sistem dünyada var oldukça çatışma da eksik olmayacaktır.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisi perspektifin aynı zamanda temel çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Bu dört eleştiri A, B, C, D seçeneklerinde verilmiştir. E seçeneği yanlış olan cevaptır.

Soru 67

Galtung az gelişmişliği açıklarken bunun nedenini aşağıdakilerden hangisiyle açıklamıştır?

Seçenekler

A
Merkez olarak nitelendirdiği gelişmiş ülkelerin çevre olarak adlandırılan gelişmemiş ulusları sömürmesi ile
B
Çevre ülkelerinin özellikle iktisadi alandaki eğitimlerinin yetersizliklerinden
C
Merkez ülkelerin çevre ülkelere yaptığı ekonomik desteğin çevre ülke yöneticileri tarafından doğru kullanılmadığından
D
Çevre ülkelerin merkez ülkeler kadar doğal kaynak bakımından zengin olmadıklarından
E
Çevre ülkelerdeki nüfus artış hızının yüksekliğinden dolayı kalkınma hızının düşmesinden
Açıklama:
Galtung az gelişmişliği açıklarken bunun merkez olarak nitelendirdiği gelişmiş ülkelerin çevre olarak
adlandırılan gelişmemiş ulusları sömürmesinden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 68

Lenin’e göre hangisi emperyalizm oluşum şekillerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın (yüksek bir aşama olan) ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi
B
Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ve bu finansal sermayenin temelinde bir finans oligarşiyi yaratması
C
Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük önem kazanması
D
Dünyayı kendi aralarında bölüşen uluslararası kapitalist tekellerin oluşması
E
Dünyanın, teritoryal bölüşümünün bütün ülkelerce eşit şekilde paylaşılması
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Lenin’e göre emperyalizm şu şekilde oluşur : a) Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın (yüksek bir aşama olan) ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi; b)Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ve bu finansal sermayenin temelinde bir finans oligarşiyi yaratması; c)Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük önem kazanması; d) Dünyayı kendi aralarında bölüşen uluslararası kapitalist tekellerin oluşması; e) Tüm dünyanın, teritoryal bölüşümünün büyük kapitalist güçlerce tamamlanması.

Soru 69

Marx ve Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto’da hangisine değinilmemiştir?

Seçenekler

A
Burjuvazi üstünlüğü ele geçirdiği her yerde bütün feodal, ataerkil, pastoral ilişkilere son verdi
B
İnsanı doğal efendilerine bağlayan çok çeşitli feodal bağları acımasızca kopardı
C
İnsanlar arasında çıplak çıkardan, katı nakit ödemeden başka hiçbir şey bırakmadı
D
Kişisel değeri değişim değerine dönüştürdü ve sayısız yok edilemez ayrıcalıklı özgürlüklerin yerine ticaret özgürlüğünü koydu
E
İnsanlar arasında çıplak çıkardan vazgeçilerek sıkı dayanışma ortaya çıktı
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Marx ve Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto’da belirtildiği üzere Burjuvazi üstünlüğü ele geçirdiği her yerde bütün feodal, ataerkil, pastoral ilişkilere son verdi. İnsanı doğal efendilerine bağlayan çok çeşitli feodal bağları acımasızca kopardı ve insanlar arasında çıplak çıkardan, katı nakit ödemeden başka hiçbir şey bırakmadı. Kişisel değeri değişim değerine dönüştürdü ve sayısız yok edilemez ayrıcalıklı özgürlüklerin yerine ticaret özgürlüğünü koydu.

Soru 70

Hangi akıma göre; kendi çıkarları peşinde koşan birey aynı zamanda toplumsal çıkarlara da hizmet ettiği için devletler kişilerin bireysel girişim haklarını kısıtlamamalıdır

Seçenekler

A
Liberal akıma
B
Realist akıma
C
Marksist akıma
D
Neoliberal akıma
E
Merkantalist akıma
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Serbest piyasa sisteminin herkesin çıkarını koruyan bir mekanizma olduğunu ileri süren liberal akıma göre, devletler kişilerin bireysel girişim haklarını kısıtlamamalı çünkü kendi çıkarları peşinde koşan birey aynı zamanda toplumsal çıkarlara da hizmet etmektedir.

Soru 71

Robert Gilpin aşağıdakilerin hangisinin öncülerindendir?

Seçenekler

A
Devlet merkezli ekonomik politik yaklaşım
B
Serbest piyasa ekonomisi yaklaşımı
C
Klasik ekonomi yaklaşımı
D
Neo-klasik siyasal ekonomi yaklaşımı
E
Tekel piyasaları yaklaşımı
Açıklama:
Devlet merkezli ekonomi politik yaklaşımın öncülerinden olan Robert Gilpin’e göre, “devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik (disiplini) olmaz. Devletin gözardı edilmesi, salt fiyat mekanizmasının ve piyasa güçlerinin ekonomik aktiviteleri belirlediği varsayımı, pür ekonomistlerin dünyası olur.... Piyasaların gözardı edilmesi ve devletlerin ekonomik kaynakların bölüşümünü ve dağıtımını üstlendiği varsayımı ise, pür politik bilimcilerin dünyası olur.”

Soru 72

Eleştirel Ekonomi Politik adlı çalışma kime aittir?

Seçenekler

A
Susan Strange
B
Robert Gilpin
C
Polanyi
D
Robert Cox
E
Spero
Açıklama:
‘Eleştirel Ekonomi Po- litik’ adlı çalışmasında Robert Cox da uluslararası sistemin anlaşılması için devlet ve piyasa arasındaki etkileşimin birlikte ele alınması gerektiğini ileri sürmektedir.

Soru 73

Klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Sosyalizm
C
Liberalizm
D
Karma Ekonomi
E
Komünizm
Açıklama:
Liberalizm klasik anlamda devletin gücünün hukuksal olarak sınırlandırılmasını ve bireysel özgürlüklerin alanının genişletilmesini savunan bir yaklaşımdır.

Soru 74

Hükûmetlerin ekonomik düzen içerisindeki rolünün en aza indirilmesi tezini kim savunmuştur?

Seçenekler

A
F. Taylor
B
H. Fayol
C
M. Weber
D
J. Watt
E
A. Smith
Açıklama:
Klasik liberalizmin öncüleri arasında sayılan A. Smith, hükûmetlerin eko- nomik düzen içerisindeki rolünün en aza indirilmesi tezini savunmuştu. Devlet, ulusal savunma ve serbest piyasanın devamını sağlayan mekanizmaları koruyacak, hukuksal düzenlemeler ve alt yapı görevlerini üstlenecek; doğrudan bir üretici güç ya da ekonomik işleyişe (üretim, fiyat vs., sürecine) müdahale eden güç olarak piyasa içerisinde yer almayacaktı

Soru 75

"Büyük Bunalım" aşağıdakilerden hangisinden sonra yaşanmıştır?

Seçenekler

A
Fransız İhtilali
B
Rönesans
C
I. Dünya Savaşı
D
II. Dünya Savaşı
E
Sovyetler Birliği'nin Dağılması
Açıklama:
Diğer yandan Birinci Dünya Savaşı ve ardından yaşanan “Büyük Bunalım” klasik liberalizme olan güveni zedelemiş bu dönemde ortaya çıkan İngiliz iktisatçı Keynes, devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlandırılması ve kontrolsüz serbest ticaret anlayışını modifiye ederek liberalizme yeni bir yön vermiştir.

Soru 76

Uluslararası ilişkilerde ekonomi ile politikanın birbirinden ayrılarak incelenemeyeceğini öne süren yaklaşımı kimler savunmuştur?

Seçenekler

A
Üretimciler
B
Tüketimciler
C
Yapısalcılar
D
Entellektüeller
E
Sermayeciler
Açıklama:
Bu bağlamda uluslararası ilişkilerde ekonomi ile politikanın birbirinden ayrılarak incelenemeyeceğini öne süren yapısalcılara göre küreselleşme süreci, ekonomi ve politikada küresel bağımlı ilişkilerin kurulmasına yol açmıştır.

Soru 77

Yapısalcılara göre ekonomik temelli ilişkilerin şekillendirdiği uluslararası sistemde, devletlerin davranışlarını yönlendiren olgu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tarih
B
Sanayi
C
Teknoloji
D
Bilgi
E
Ekonomik çıkarlar
Açıklama:
Ekonomik temelli ilişkilerin şekillendirdiği uluslararası sistemde, devletlerin davranışlarını yönlendiren olgu ekonomik çıkarlardır.

Soru 78

Uluslararası politikanın ekonomik ilişkilerden daha fazla etkilendiğini ve devletlerin dışında devlet olmayan aktörlerin uluslararası ilişkilerde ağırlığının arttığını öne süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapsamacılık
B
Bağımlılık
C
Kalkınmacılık
D
Gelişimcilik
E
Girişimcilik
Açıklama:
Bu bağlamda Keohane ve Nye’ın karşılıklı bağımlılık yaklaşımı, uluslararası politikanın ekonomik ilişkilerden daha fazla etkilendiğini ve devletlerin dışında devlet olmayan aktörlerin uluslararası ilişkilerde ağırlığının arttığını öne sürmesi açısından liberal ekonomi politik perspektife kaynaklık etmektedir.

Soru 79

Bağımlılık yaklaşıma göre uluslararası ilişkilerden meydana gelen ekonomik temelli gelişmeler devletler arasında aşağıdakilerden hangisinin kullanımını zorlaştırmaktadır?

Seçenekler

A
Diplomasi
B
Askeri güç
C
Ticari varlıklar
D
Doğal kaynaklar
E
Teknoloji
Açıklama:
Devletler arasında artan ekonomik ilişkilerin çatışmayı engelleyeceğini varsayan karşılıklı bağımlılık yanlılarına göre, uluslararası ilişkilerde meydana gelen ekonomik temelli bir çok gelişme, askerî gücün kullanılmasını zorlaştırmaktadır

Soru 80

Büyük Güçlerin Yükselişi ve Çöküşü adlı eser kime aittir?

Seçenekler

A
Immanuel Wallerstein
B
Paul Kennedy
C
Thomas Mun
D
Aleander Hamilton
E
Friedrich List
Açıklama:
Devletlerin finans gücünün gelişmesi ile uluslararası sistemde başat konuma geçmeleri arasındaki ilişkiyi irdeleyen Büyük Güçlerin Yükselişi ve Çöküşü adlı eserin yazarı Paul Kennedy’e göre “çağdaş sanayileşmiş savaşlar döneminde ekonomi ile strateji arasındaki bağlantı daha sıkı bir hâl alıyordu. 1880’li yıllarla İkinci Dünya Savaşı arasındaki uluslararası güç dengelerini etkileyen uzun vadeli değişiklikleri anlayabilmek için ekonomik verilere bakmak gerekir.”

Soru 81

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi, ekonomi politik disiplinini “ulusa nasıl zengin olacağını öğretme bilimi” olarak tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Sir James Steuart
B
Antoine de Montchètien
C
Louis de Mayerne-Turquet
D
Robert Gilpin
E
Robert Cox
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası İlişkilerde Ekonomi Politik Teoriler-Giriş” başlığı altında yer almaktadır.
Sir James Steuart ekonomi politik disiplinini, “ulusa nasıl zengin olacağını öğretme bilimi” olarak tanımlamaktadır.

Soru 82

Aşağıdaki yazarlardan hangisi, ekonomi politik disiplinini liberal bakış açısı temeliyle ve karşılıklı bağımlılık yaklaşımı çerçevesinde ele almaktadır?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Joseph Schumpeter
C
Robert Keohane
D
Robert Cox
E
Karl Marx
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası İlişkilerde Ekonomi Politik Teoriler ve Yaklaşımlar” başlığı altında yer almaktadır.
Robert Keohane, ekonomi politik disiplinini liberal bakış açısı temeliyle ve karşılıklı bağımlılık yaklaşımı çerçevesinde ele almıştır.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisi, liberal uluslararası ekonomi politik yaklaşımıyla ilgili değildir?

Seçenekler

A
Siyasal anlamda eşitlik
B
Rasyonellik
C
Mülkiyet özgürlüğü
D
Ekonomik üretim tarzının ve ilişkilerinin önemi
E
Siyasal iktidarın sınırlandırılması
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Liberal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Ekonomik üretim tarzı ve ilişkilerin önemi üzerine Marksist gelenek durmaktadır. Diğer seçenekler ise liberal uluslararası ekonomik politik yaklaşımıyla ilgilidir.

Soru 84

“………. serbest girişimcilere en geniş özgürlükleri ve imkânları sağlayacak şekilde, devletin ayrıcalıkları ile yöneticilerin yetkilerini, olabildiğince sınırlandırma prensiplerini, temel ilke olarak benimsemiştir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olarak tamamlar?

Seçenekler

A
Realizm
B
Marksizm
C
Emperyalizm
D
Merkantalizm
E
Liberalizm
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Liberal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Öncüldeki bilgide, “Liberalizm” kavramından bahsedilmektedir.

Soru 85

Klasik liberallere göre, uluslararası işbirliği ve barışı sağlayacak en önemli unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal anlamda eşitlik
B
Serbest ticaret olgusu
C
Mülkiyet özgürlüğü
D
Siyasal iktidarın sınırlandırılması
E
Bireysel özgürlük
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Liberal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Devletlerin piyasaya bir üretici güç olarak katılmaması durumunda piyasaların kıt kaynakların optimal üretimini ve bölüşümünü sağlamada en iyi yöntem olduğunu kabul eden klasik liberallere göre, serbest ticaret olgusu uluslararası işbirliğini ve barışı sağlayacak en önemli unsurdur.

Soru 86

Aşağıdaki yaklaşımlardan/teorilerden hangisi, yapısalcı/radikal uluslararası ekonomi politik ile ilgili değildir?

Seçenekler

A
Merkantilist teori
B
Merkez-çevre yaklaşımı
C
Bağımlılık teorisi
D
Marksist teori
E
Dünya sistemi yaklaşımı
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Yapısalcı/Radikal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Merkantilist teori, yapısalcı/radikal uluslararası ekonomi politik ile ilgili bir yaklaşım değildir.

Soru 87

“İnsanlık tarihi boyunca ezilen sınıflar ile ezen egemen güçler arasındaki çatışma, politik sistemin, hukuk sisteminin, ahlak sisteminin vs. belirlenmesinde temel belirleyici olmuştu.”
Ekonomi politik perspektifle ilgili yukarıdaki yaklaşımı aşağıdaki düşünürlerden hangisi benimsemiştir?

Seçenekler

A
R. Gilpin
B
J. Steuart
C
J. Schumpeter
D
Joseph S. Nye
E
K. Marx
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Yapısalcı/Radikal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Öncülde yer alan bilgiler, Karl Marx’ın ekonomi politik perspektifle ilgili sınıf çatışması tezini ifade etmektedir.

Soru 88

I. Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmamaktadır.
II. Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
III. Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
Yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri bağımlılık teorisyenlerinin temel eleştirileriyle ilgili doğru bilgidir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
II ve III
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Yapısalcı/Radikal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Öncülde yer alan bilgilerden ikinci ve üçüncü öncüldeki bilgiler doğru bilgidir.

Soru 89

Galtung’a göre ekonomi politikte bağımlılık nasıl ortaya çıkmaktadır?

Seçenekler

A
Merkez ülkeler ile çevre ülkeler arasında ekonomik ve politik ilişkinin olması
B
Gelişmiş ülkeler ile gelişmemiş olan ülkeler arasındaki ekonomik ve politik ilişkinin olması
C
Güçlü ülkelerin birbirleriyle karşılıklı bağımlılık ilişkisi içerisinde olmaları
D
Çevre ülkelerin birbirleriyle eşitler arası bir ilişki içerisinde olmaları
E
Merkez ülkelerin birbirleriyle asimetrik bir ilişki içerisinde olmaları
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Yapısalcı/Radikal Uluslararası Ekonomi Politik Yaklaşım” başlığı altında yer almaktadır.
Galtung’a göre bağımlılık, güçlü devletler (merkez ülkeler) ile gelişmekte olan ülkeler (çevre ülkeleri) arasındaki ekonomik ve politik ilişkinin bir sonucu olarak oluşmaktadır.

Soru 90

“15. ve 16. yüzyılda Avrupa’da ulusal devletlerin merkezi otoriteyi güçlendirmek için dış ticareti kısıtlayıcı birtakım yasaklamalara gitmesi …….. düzenlemelerin itici gücü olmuştu.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olarak tamamlar?

Seçenekler

A
realist
B
marksist
C
liberalist
D
merkantilist
E
emperyalist
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Uluslararası Ekonomi Politik ve Merkantilizm” başlığı altında yer almaktadır.
Öncülde, merkantilizm hakkında bilgi verilmektedir.

Soru 91

Ekonomi politik kavramı tarihte günümüzdeki hangi kavrama karşılık gelecek şekilde kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Siyaset
B
İktisat
C
Ticaret
D
Piyasa
E
Strateji
Açıklama:
İktisat disiplininin bilimsel bir çalışma alanı hâline gelmesi sürecinde başvurulan başlıca kavramlardan biri olan ekonomi politik, tarihte bugünkü iktisat kavramı yerine kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Soru 92

Hangisi uluslararası ekonomi politik disiplinin, global ekonomik ilişkiler ile politika arasındaki etkileşimin analiz edilmesi gerektiğini öne sürdüğü düzeylerden biri değildir?

Seçenekler

A
Sosyolojik
B
Hukuksal
C
Moral
D
Stratejik
E
Kurumsal
Açıklama:
Uluslararası ilişkiler içinde geleneksel paradigmalara eleştirel bir yaklaşım olarak öne çıkan uluslararası ekonomi politik disiplin, bu çerçevede global ekonomik ilişkiler ile politika arasındaki etkileşimin sosyolojik, kültürel, hukuksal, moral ve kurumsal düzeyde analiz edilmesi gerektiği tezini öne sürmüştür. Bu konuda öne çıkan en önemli isimlerden biri de Josep Schumpeter’dir.

Soru 93

I. Her üç paradigma da farklı şekilde ele almasına rağmen, ekonomi ile politika arasında bir etkileşim olduğunu ve bu etkileşimin uluslararası sistemde yapısal bir değişikliğe yol açtığını kabul etmektedir.
II. Her üç yaklaşımda da ekonomi politik perspektif, ekonominin stratejik öneminin, politika ve güvenlik politikalarını belirlemesi olarak tanımlanabileceği gibi, politik birimlerin ve devletlerin kendi davranışlarını, ekonomik temelli çıkarları için aktif ve bilinçli olarak kayıt altına almaları anlamında da tanımlanabilir.
III. Her üç uluslararası ekonomi politik perspektifte de, devletler arasındaki ekonomik ilişkiler, uluslararası para politikaları, uluslararası ticaret rejimleri, sermaye hareketleri, stratejik ham madde kaynakları ve devlet dışı ekonomik amaçlı kurulmuş örgüt ve şirketlerin faaliyetleri önemsenmektedir.
IV. Her üç paradigma da devlet merkezli bir yaklaşımı benimseyerek ekonomi politika etkileşiminde devleti temel belirleyici olarak analizlerinin merkezine yerleştirmektedir.
Üç farklı ekonomi politik yaklaşımın ortak noktaları ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Verilen ifadelerden IV numaralı ifade yanlış bilgi içermektedir. Çünkü realist gelenekten gelen ve devlet merkezli bir yaklaşımı benimseyen R. Gilpin gibi yazarlar ekonomi politika etkileşiminde devleti temel belirleyici olarak analizlerinin merkezine yerleştirmekteydiler. Bu nedenle, IV numaralı ifadenin yer almadığı seçenek olan B seçeneği sorunun doğru yanıtıdır.

Soru 94

Liberalizmin ekonomik alanda üzerine inşa edildiği temelller arasında hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Hükûmetlerin ekonomik düzendeki rolünün artırılması
B
Serbest ticaret hakkı
C
Serbest girişim hakkı
D
Mülkiyet özgürlüğü
E
Siyasal iktidarın sınırlandırılması
Açıklama:
Klasik liberalizmin öncüleri arasında sayılan A. Smith, hükûmetlerin ekonomik düzen içerisindeki rolünün en aza indirilmesi tezini savunmuştu. Devlet, ulusal savunma ve serbest piyasanın devamını sağlayan mekanizmaları koruyacak, hukuksal düzenlemeler ve alt yapı görevlerini üstlenecek; doğrudan bir üretici güç ya da ekonomik işleyişe (üretim, fiyat vs., sürecine) müdahale eden güç olarak piyasa içerisinde yer almayacaktı.

Soru 95

I. Bireysel aktivitelerin hukuksal olarak garanti altına alındığı ve devlet gücünün sınırlandırıldığı bir sistemde kendi çıkarını maksimize etmeye çalışan birey, toplum yararına da hizmet etmiş olmaktadır.
II. Zenginleşen birey devletin de zenginleşmesine ve gücünü artırmasına yol açacaktır.
III. Toplumun refahının ve zenginliğinin sağlanması, politik erkin ekonomi politiğin alanına ve piyasaya midahale etmesiyle mümkün olacaktır.
IV. Bireyin zenginleşmesi sonucunda da birey ile devlet arasında bir çıkar çatışmasından ziyade bir çıkar uyumu ortaya çıkar.
Adam Smith’in "laissez faire" anlayışına göre, verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Smith, toplumun refahının ve zenginliğinin, politik erkin ekonomi politiğin alanından çıkartılmasından ve piyasanın kendi kendine işlemesinden geçtiğini ifade etmiştir (laissez faire, laissez passer-bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler). Bu nedenle III numaralı ifade devletin ekonomi politiğe müdahalesini savunduğundan, Smith'in görüşlerine ters düşmektedir. Bu ifadenin yer almadığı seçenek sorunun doğru yanıtı olacaktır.

Soru 96

Smith’e göre, "görünmez el" nitelemesi hangisine karşılık gelmektedir?

Seçenekler

A
Devlet müdahalesi
B
Serbest piyasa
C
Dış ticaret
D
Serbest girişim
E
Fiyat mekanizması
Açıklama:
Smith, ekonomik hayatta düzen sağlayan bir piyasa mekanizmasının var olduğunu öne sürmüştü. "Görünmez el" diye nitelendirilen bu mekanizma Smith’e göre fiyat mekanizmasıdır. Smith ve ardından gelen klasik iktisatçılara göre, ekonomik hayatta düzen, fiyat mekanizmasının işleyişi ile kendiliğinden sağlandığına göre, devletin bu amaçla ekonomiye müdahale etmesine gerek yoktu.

Soru 97

Uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalını tartışan ve ekonomiyi alt yapı olarak ele alan uluslararası ekonomi politik yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Merkantilist yaklaşım
B
Liberalist yaklaşım
C
Realist yaklaşım
D
Yapısalcı yaklaşım
E
Emperyalist yaklaşım
Açıklama:
Uluslararası sistemde bazı devletler gelişirken neden diğer devletlerin gelişemediği sorunsalı yapısalcı yaklaşımda tartışılmaktadır. Uluslararası ekonomi politik yaklaşım içerisinde önemli bir yere sahip olan yapısalcıların önemli bir kısmı ekonomiyi alt yapı olarak ele alırken dış politika dâhil diğer tüm aktiviteleri ekonomik ilişki ve üretim tarzına bağlı oluşan üst yapılar alarak ele almaktadır. Yapısalcı ekonomi politik yaklaşımın gücü ve etkisi de ekonomiye bu kadar büyük bir rol vermesinden kaynaklanmaktadır.

Soru 98

Emperyalizm teorisi kim tarafından ortaya konulmuştur?

Seçenekler

A
John Maynard Keynes
B
Vladimir İlyiç Ulyanov/Lenin
C
Adam Smith
D
Karl Heinrich Marx
E
John A. Hobson
Açıklama:
Kapitalistlerin uluslararası alanda yayılmak zorunda olduğunu ifade eden Marx, doğrudan bir emperyalizm teorisi geliştirmemişti. Yapısal uluslararası ekonomi politikte önemli bir yere sahip olan emperyalizm teorisi Lenin tarafından ortaya konulmuştu. Ancak, emperyalizm hakkında en detaylı çalışmalarda bulunan yazarların başında Marksist olmayan İngiliz Ekonomist John A. Hobson gelmektedir.

Soru 99

I. Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır. Merkez ile çevre arasındaki ekonomik ve politik güç dağılımının asimetrik oluşu bu ilişkinin kurulmasına yol açmıştır.
II. Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
III. Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
IV. Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmayıp, tam aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
Bağımlılık teorisyenleri tarafından gelişmemiş ülkelerin neden gelişmediğine yönelik oluşturulan analizlerle ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Bağımlılık teorisyenleri tarafından gelişmemiş ülkelerin neden gelişmediğine yönelik oluşturulan analizlerle ilgili olarak verilen ifadelerin hepsi doğrudur.

Soru 100

Merkantilizm yaklaşımı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Merkantilistlere göre, devletin gücü elindeki altın ve gümüş miktarı ile doğrudan ilişkilidir.
B
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanan merkantilizm, güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur.
C
Merkantilistlere göre, uluslararası ticarette her devlet için mutlak kazanç prensibi geçerlidir.
D
Merkantilistlere göre, uluslararası ticaret sıfır toplamlı bir ilişkidir.
E
Merkantilistler, devletin kendi piyasasını denetlemesini ve yabancıların ulusal piyasaya girişini kısıtlamasını önermektedir.
Açıklama:
Bağımsız politik bir güç olmanın yolunun bağımsız ekonomik bir güç olmaktan geçtiğini varsayan merkantilistlere göre, her devletin dış ödemeler dengesinde fazla vermesi kesinlikle söz konusu olmadığına göre, uluslararası ekonomik ilişkilerin uluslararası ve bölgesel çatışmalara yol açması kaçınılmazdı. Bu çerçevede merkantilistlere göre, uluslararası ticarette her devlet için mutlak kazanç prensibi geçerli olamazdı. Merkantilistler uluslararası ekonomik ilişkilerden bir devletin diğeri aleyhine daha fazla kazandığını öne sürmüşlerdi. Bu bilgiye dayanarak, C seçeneği yanlıştır.

Soru 101

Ekonomik üretim tarzının, ulusal ve uluslararası politikayı belirleyen güç olduğunu ileri süren ve tüm olayları ekonomik üretim tarzı ve ilişkileri ile açıklayan yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Liberal yaklaşım
B
Marksist-Leninist yaklaşım
C
Neoliberal yaklaşım
D
Realist yaklaşım
E
Merkantalist yaklaşım
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
Marksist-Leninist literatür ekonomik üretim tarzının, ulusal ve uluslararası politikayı belirleyen güç olduğunu ileri sürer ve tüm olayları ekonomik üretim tarzı ve ilişkileri ile açıklar.

Soru 102

Ulusların Zenginliği eseri ile klasik liberalizmin öncüsü olan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
J. M. Keynes
B
R. Cox
C
K. Marx
D
A. Smith
E
R. Gilpin
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
Klasik iktisadın kurucusu sayılan Adam Smith 1776 yılında yayımlanan Ulusların Zenginliği eserinde devletin piyasaya müdahalesini eleştirilmektedir. Cevap D seçeneğidir.

Soru 103

Bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisi perspektifin aynı zamanda temel çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Hangisi bu eleştirilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Gelişmiş, ilerlemiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında bir Merkez-Çevre ilişkisi bulunmaktadır. Merkez ile çevre arasındaki ekonomik ve politik güç dağılımının asimetrik oluşu bu ilişkinin kurulmasına yol açmıştır.
B
Klasik ekonominin birçok prensibi, özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir katkı sağlamamıştır.
C
Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
D
Çevre ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır.
E
Çevre ülkelerde yer alan küçük bir varlıklı azınlığın yaptığı büyük harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmayıp, tam aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
D seçeneği yanlıştır. Diğer dört şıkta verilen bilgiler bağımlılık teorisyenlerinin temel dört eleştirisidir.

Soru 104

Kapitalist dünya sisteminin uluslararası ekonomi tarafından belirlendiğini öne süren ve ülkelerin politik yapıları, toplumsal yapıları, kültürleri ve diğer devletlerle ilişkileri de kapitalist dünya ekonomisi tarafından belirlendiğini savunan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Robert Cox
C
Immanuel M. Wallerstein
D
Susan Strange
E
Theodore H. Cohn
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
Kapitalist dünya sisteminin uluslararası ekonomi tarafından belirlendiğini öne süren Wallerstein’e göre, ülkelerin politik yapıları, toplumsal yapıları, kültürleri ve diğer devletlerle ilişkileri de kapitalist dünya ekonomisi tarafından belirlenmektedir.

Soru 105

İlk kez Adam Smith tarafından 1500-1750 arası ulusal ekonominin zenginleşmesini, dış politika önceliği olarak kabul eden akımı eleştirmek için kullanılan ve devletin gücünü altın ve gümüş miktarı ile değerlendiren yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Merkantilizm
B
Marksizm
C
Liberalizm
D
Globalizm
E
Realizm
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir.
Merkantilizm kavramı ilk kez Adam Smith tarafından 1500-1750 arası ulusal ekonominin zenginleşmesini, dış politika önceliği olarak kabul eden akımı eleştirmek için kullanılmıştır. Ayrıca merkantilistlere göre, devletin gücü elindeki altın ve gümüş miktarı ile doğrudan ilişkilidir.

Soru 106

Merkantilizm ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Tüm devletlerin, bağımsızlıklarını ve güvenliklerini korumak ve için birbiriyle bağlantılı olan güç ve zenginlik elde etme amacındadır.
B
Merkantilizme göre, kendi çıkarları peşinde koşan birey aynı zamanda toplumsal çıkarlara da hizmet edeceği için devletler kişilerin bireysel girişim haklarını kısıtlamamalıdır.
C
Tek taraflı ticari kazanç getiren girişimleri gerektiğinde askerî güç yolu ile sağlama anlayışına dayanır.
D
Güçlü ve kendi kendine yeterli ulusal ekonomi kurma felsefesi üzerine kurulmuştur.
E
Bağımsızlığın ve güvenliğin teminatı olan güç ile zenginlik arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu savunur.
Açıklama:
Liberalizme göre, kendi çıkarları peşinde koşan birey aynı zamanda toplumsal çıkarlara da hizmet edeceği için devletler kişilerin bireysel girişim haklarını kısıtlamamalıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 107

Lenin’e göre emperyalizm oluşum sürecinde hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın (yüksek bir aşama olan) ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi
B
Banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ve bu finansal sermayenin temelinde bir finans oligarşiyi yaratması
C
Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının önemini yitirmesi
D
Dünyayı kendi aralarında bölüşen uluslararası kapitalist tekellerin oluşması
E
Tüm dünyanın, teritoryal bölüşümünün büyük kapitalist güçlerce tamamlanması
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir.
Lenin’e göre emperyalizm aşamaları beş şekilde oluşur. Diğer dört seçenek doğrudur. C seçeneği yanlıştır. Doğrusu, mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük önem kazanması olmalıdır.

Soru 108

Az gelişmişliği açıklarken bunun merkez olarak nitelendirdiği gelişmiş ülkelerin çevre olarak adlandırılan gelişmemiş ulusları sömürmesinden kaynaklandığını ileri süren ve çevre ülkeden merkez ülkeye gelir transferi gerçekleştiğini savunan teorisyen hangisidir?

Seçenekler

A
Robert Gilpin
B
Adam Smith
C
Karl Marx
D
Johan Galtung
E
Robert Cox
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
Bağımlılık teorisyenlerinden Galtung azgelişmişliği açıklarken bunun merkez olarak nitelendirdiği gelişmiş ülkelerin çevre olarak adlandırılan gelişmemiş ulusları sömürmesinden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Galtung’a göre, çevre ülkeden merkez ülkeye gelir transferi gerçekleştirmektedir.

Soru 109

Kapitalist dünya sisteminin uluslararası ekonomi tarafından belirlendiğini öne süren ve ülkelerin politik yapıları, toplumsal yapıları, kültürleri ve diğer devletlerle ilişkilerinin de kapitalist dünya ekonomisi tarafından belirlendiğini savunan bağımlılık teorisi savunucusu hangisidir?

Seçenekler

A
Michael Veseth
B
Susan Strange
C
Robert Gilpin
D
Theodore H. Cohn
E
Immanuel Wallerstein
Açıklama:
Kapitalist dünya sisteminin uluslararası ekonomi tarafından belirlendiğini öne süren Wallerstein’e göre, ülkelerin politik yapıları, toplumsal yapıları, kültürleri ve diğer devletlerle ilişkileri de kapitalist dünya ekonomisi tarafından belirlenmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 110

Tarihte meydana gelmiş her üretim tarzının (feodalizm-kapitalizm) çıkarları birbiri ile çelişen iki karşıt sınıfın varlığına dayanarak oluştuğunu ileri süren ve tüm bu üretim tarzlarının ortak noktasını üretmeyen sınıfın üreten sınıfı sömürdüğü bir sistem oluşturmuş olmaları ile açıklayan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Theodore H. Cohn
B
Susan Strange
C
Robert Cox
D
Karl Marx ve Friedrich Engels
E
Robert Gilpin
Açıklama:
Tarihte meydana gelmiş her üretim tarzının (feodalizm-kapitalizm) çıkarları birbiri ile çelişen iki karşıt sınıfın varlığına dayanarak oluştuğunu ileri süren Marx ve Engels, tüm bu üretim tarzlarının ortak noktasını üretmeyen sınıfın üreten sınıfı sömürdüğü bir sistem oluşturmuş olmaları olarak açıklar. Doğru cevap D seçeneğidir.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.