Uluslararası Hukuk I - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Austin
B
John Locke
C
David Hume
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859)
olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür. Doğru cevap A'dır.
olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür. Doğru cevap A'dır.
Soru 2
Aşağıda "modern devlet" hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Avrupa’da 17. yüzyıldan itibaren, Kilise’nin etkisinden kurtulmasıyla ortaya çıkmıştır.
B
Seküler egemenlik anlayışına dayanır.
C
Merkezî iktidar ülke toprakları üzerinde otorite sahibidir
D
Ulus devlet deyimine karşı olarak ortaya çıkmıştır.
E
Merkezî bir ordu bulunmaktadır.
Açıklama:
Modern devlet, ulus devlet deyimine karşı olarak değil aksine eş anlamlı bir deyim olarak kullanılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 3
‘Uluslararası hukuk’ ifadesi ilk olarak hangi düşünür tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
John Locke
B
H.L.A. Hart
C
Immanuel Kant
D
Jeremy Bentham
E
Hegel
Açıklama:
‘Uluslararası hukuk’ olarak kullandığımız ifadenin İngilizcede (international law) J. Bentham tarafından 18. yüzyılda ilk
defa kullanılmıştır. Bundan öncesinder ius gentium -kavimler hukuku- ifadesinden türetilen ve Türkçede ‘milletler hukuku’ olarak dile getirilebilecek kavramlar (İng. law of nations) kullanılıyordu.Doğru cveap D'dir.
defa kullanılmıştır. Bundan öncesinder ius gentium -kavimler hukuku- ifadesinden türetilen ve Türkçede ‘milletler hukuku’ olarak dile getirilebilecek kavramlar (İng. law of nations) kullanılıyordu.Doğru cveap D'dir.
Soru 4
Günümüz uluslararası hukukunun tarihinde belirleyici rol oynayan bölge hangisidir?
Seçenekler
A
Afrika
B
Amerika
C
Avrupa
D
Asya
E
Avustralya
Açıklama:
Günümüzdeki uluslararası hukuk, ‘Avrupa Kamu Hukuku’ adı da verilen Avrupa devletlerinin arasındaki ilişkilerin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmıştır. Avrupalı devletlerin küresel siyasal ve ekonomik güç olmalarıyla birlikte, kendi aralarındaki ilişkileri düzenleyen kurallar bazen
doğal süreçlerle ama çoğunca da siyasal, askerî ve ekonomik zorlamalarla küreselleşmiştir. Doğru cevap C'dir.
doğal süreçlerle ama çoğunca da siyasal, askerî ve ekonomik zorlamalarla küreselleşmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 5
Avrupa’da yaşanan ve günümüz uluslararası hukuku bakımından dönüm noktalarından biri olarak anılan savaş ve karmaşa hâli ‘Otuz Yıl Savaşları’ hangi tarihler arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1590-1620
B
1612-1642
C
1604-1634
D
1618-1648
E
1633-1663
Açıklama:
1618-1648 arasında Avrupa’da yaşanan savaş ve karmaşa hâli ‘Otuz Yıl Savaşları’ olarak anılır. 30 Yıl Savaşları, 1648 tarihli Westphalia Barış Antlaşması’yla sonlandırılmıştır. Antlaşma, Avrupa’da Fransız devrim savaşlarından önceki en büyük savaşı sonlandırmaktan çok daha büyük önem taşır. Bu dönemde Avrupa’daki devletler arasındaki dengeye dayanan ilişkiler, Avrupa Kamu Hukuku adı verilen bir tür uluslararası hukuk düşüncesinin ve uygulamasının ortaya çıkmasına neden olur. Doğru cevap D'dir.
Soru 6
Tarihsel açıdan Antik Yunan felsefesine kadar götürebileceğimiz doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi ve uluslararası hukukun kurucusu olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Aquinas
B
Hugo Grotius
C
Francis Bacon
D
Rene Descartes
E
H.L.A Hart
Açıklama:
Tarihsel açıdan Antik Yunan felsefesine kadar götürebileceğimiz doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi Hugo Grotius’tur (1583-1645). Grotius sadece bu yönüyle değil, çoğunca uluslararası hukukun kurucusu olarak da anılır. Doğru cevap B'dir.
Soru 7
Uluslararası hukukta devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pacta sunt servanda
B
Uti possidetis juris
C
Estoppel
D
Ex aqeuo et bono
E
Jura novit curia
Açıklama:
Pacta sunt servanda -ahde vefa- çerçevesinde devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği ilkesidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 8
Uluslararası hukukta dönem noktalarından olan Milletler Cemiyeti'nin kuruluş yılı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1916
B
1918
C
1920
D
1936
E
1945
Açıklama:
Versay Antlaşması’nın bir sonucu, uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olan 1920 yılında Milletler Cemiyetinin kurulmasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 9
Uluslararası hukukta en önemli dönem noktalarından olan Birleşmiş Milletler'in kuruluş yılı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1920
B
1938
C
1940
D
1945
E
1948
Açıklama:
Günümüz uluslararası hukuk sistemi, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında somutlaşmıştır. Savaşın atom bombalarıyla bitirilmesinden yaklaşık bir buçuk ay önce imzalanan BM Şartı, 1945 Ekim’inde yürürlüğe girmiştir. BM’nin temel hedefi, uluslararası ilişkilere hukuk ve düzen getirilmesi ve etkin bir kolektif güvenlik sistemi kurulmasıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 10
Hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak gören ve uluslararası hukuk ile ulusal hukukları tek bir bütünün farklı düzlemleri olarak kabul eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cornelis van Bynkershoek
B
Hegel
C
Hugo Grotius
D
Emerich von Vattel
E
Hans Kelsen
Açıklama:
Kelsen’i en önemli temsilcisi sayabileceğimiz bir başka görüş, uluslararası hukuk ile ulusal hukukları tek bir bütünün farklı düzlemleri olarak
kabul eder. Tahmin edilebileceği gibi bu görüş, ‘monizm’ (tekçilik) olarak anılır. Kelsen hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür. Doğru cevap C'dir.
kabul eder. Tahmin edilebileceği gibi bu görüş, ‘monizm’ (tekçilik) olarak anılır. Kelsen hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür. Doğru cevap C'dir.
Soru 11
Bir kurallar düzeninin hukuk olabilmek için bu koşulları taşımak zorunda kalması, uluslararası hukukun ‘hukuk’ olma özelliğinin sorgulanmasına neden olur. Bu konuyla ilgili olarak, aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukuk ile ilgili olarak doğrudur? I Uluslararası toplulukta, iç hukuktakine benzer bir iktidar yoktur. II Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları devletlerin iradesine bağlı olarak işlemez. III Uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha kolay olmaktadır. IV Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve IV
C
II ve IV
D
III ve IV
E
II ve III
Açıklama:
Bir kurallar düzeninin hukuk olabilmek için bu koşulları taşımak zorunda kalması, uluslararası hukukun ‘hukuk’ olma özelliğinin sorgulanmasına neden olur.
Zira uluslararası toplulukta, iç hukuktakine benzer bir iktidar yoktur. Uluslararası hukuk ilke ve kuralları, böyle bir iktidarın çıkardığı, koyduğu, yarattığı kurallar değildir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. Son olarak uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha zor olmaktadır. Böyle bir hukuk yaklaşımını dillendiren ve uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859) olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Zira uluslararası toplulukta, iç hukuktakine benzer bir iktidar yoktur. Uluslararası hukuk ilke ve kuralları, böyle bir iktidarın çıkardığı, koyduğu, yarattığı kurallar değildir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. Son olarak uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha zor olmaktadır. Böyle bir hukuk yaklaşımını dillendiren ve uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859) olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Hart'ın uluslararası hukukla ilgili görüşlerindendir?
I Birincil ve ikincil (asli ve tamamlayıcı) kuralların birleşiminden oluşan bir kuralla sistemi olarak görür.
II Birincil kurallar, doğrudan bireylere yönelmişlerdir.
III İkincil kurallar devletlerin uyması gereken "yap" yada "yapma" şeklindeki net kurallardır.
IV İkincil kurallar, kurallar hakkındaki kurallardır.
V Yaptırımları uygulayacak zor kullanma gücüne sahip bir iktidarın yokluğundan hareketle, uluslararası hukukun esasında hukuk olmadığını söylemenin mümkün olabileceğini söyler.
I Birincil ve ikincil (asli ve tamamlayıcı) kuralların birleşiminden oluşan bir kuralla sistemi olarak görür.
II Birincil kurallar, doğrudan bireylere yönelmişlerdir.
III İkincil kurallar devletlerin uyması gereken "yap" yada "yapma" şeklindeki net kurallardır.
IV İkincil kurallar, kurallar hakkındaki kurallardır.
V Yaptırımları uygulayacak zor kullanma gücüne sahip bir iktidarın yokluğundan hareketle, uluslararası hukukun esasında hukuk olmadığını söylemenin mümkün olabileceğini söyler.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II, IV , V
E
I, III, IV, V
Açıklama:
Hart modern devletlerin hukukunu bir kurallar sistemi olarak görür. Bu sistem iki tür kuraldan, birincil ve ikincil (asli ve tamamlayıcı) kuralların birleşiminden oluşur. Birincil kurallar, doğrudan bireylere yönelmişlerdir ve ‘Yap!’ veya ‘Yapma!’ anlamı içerirler. İkincil kurallar ise kurallar hakkındaki kurallardır. Bunlar, kuralların nasıl yapılacağını ve değiştirileceğini, yargılamanın nasıl yapılacağını ve bir kuralın o sisteme dâhil olup olmadığını söyleyen kurallardır. Esasında bu kurallar bütününe ‘sistem’ niteliği veren, Hart’ın ‘tanıma kuralı’ dediği ikincil kuralların son türü olan kuraldır. Bu kural sayesinde, bir kuralın söz konusu sisteme ait olup olmadığını ‘önceden’ söylemek mümkün olabilecektir. Hart ikincil kuralların varlığının, ilkel toplulukların hukuku ile gelişmiş toplumların hukukunu ayıran şey olduğunu söyler. İkincil kurallar, yani hukukun bir sistem niteliği kazanmış olması, hukukun gelişmişliğini göstermektedir.
Uluslararası hukuk söz konusu olduğunda Hart, ‘Uluslararası hukuk, gerçekten hukuk mudur?’ sorusunun yabana atılmayacak bir soru olduğunu söyleyerek tartışmasına başlar. Böyle bir şüphenin en önemli nedeni, ‘hukuk’ sözcüğünü iç hukuka gönderme yaparak kullanmaktır. Yani bu anlamıyla hukuk; bir iktidarın, bu iktidarın yarattığı kuralların, kuralların yaptırımla desteklenmiş olmasının ve kuralların etkin bir şekilde uygulanıyor olmasının varlığını varsayar. Hart eğer hukuk bu şekilde görülecek olursa uluslararası hukukun yasama organından, zorunlu yargılama yetkisine sahip yargı organlarından ve yaptırımları uygulayacak zor kullanma gücüne sahip bir iktidarın yokluğundan hareketle, uluslararası hukukun esasında hukuk olmadığını söylemenin mümkün olabileceğini söyler.
Uluslararası hukuk söz konusu olduğunda Hart, ‘Uluslararası hukuk, gerçekten hukuk mudur?’ sorusunun yabana atılmayacak bir soru olduğunu söyleyerek tartışmasına başlar. Böyle bir şüphenin en önemli nedeni, ‘hukuk’ sözcüğünü iç hukuka gönderme yaparak kullanmaktır. Yani bu anlamıyla hukuk; bir iktidarın, bu iktidarın yarattığı kuralların, kuralların yaptırımla desteklenmiş olmasının ve kuralların etkin bir şekilde uygulanıyor olmasının varlığını varsayar. Hart eğer hukuk bu şekilde görülecek olursa uluslararası hukukun yasama organından, zorunlu yargılama yetkisine sahip yargı organlarından ve yaptırımları uygulayacak zor kullanma gücüne sahip bir iktidarın yokluğundan hareketle, uluslararası hukukun esasında hukuk olmadığını söylemenin mümkün olabileceğini söyler.
Soru 13
‘Uluslararası hukuk’ ifadesini ilk kullanan aşağıdakilerden hagisidir?
Seçenekler
A
Austin
B
Hart
C
Bentham
D
Napolyon
E
Sander
Açıklama:
‘Uluslararası hukuk’ ifadesini ilk defa kullanan Bentham’a atıfla Hart, ‘uluslararası hukukun hukuka yeterince benzediğini’ söyler. Ancak bu benzerlik biçim açısından değil içerik açısındandır ve bir ulusal hukuka uluslararası hukuktan daha fazla benzeyen herhangi bir sosyal kurallar grubu yoktur
Soru 14
Westpahlia Barışı’nın ardından çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa Kamu Hukuku
B
Uluslararası hukuk
C
Roma Hukuku
D
Barış Hukuku
E
Klasik dönem hukuku
Açıklama:
Avrupa Kamu Hukuku: Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesidir.
Soru 15
Hukuk’ denen şeyin beşerî bir ürün olmaktan ziyade onun temelinde, üzerinde veya ötesinde bulunan ideal bir düzene işaret ettiğini söyleyen hukuk kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Positivist hukuk
B
Klasik hukuk
C
Modern hukuk
D
Doğal hukuk
E
Milletler hukuku
Açıklama:
Genel bir tanımla doğal hukuk düşüncesi, adına ‘hukuk’ denen şeyin beşerî bir ürün olmaktan ziyade onun temelinde, üzerinde veya ötesinde bulunan ideal bir düzene işaret ettiğini söyler.
Mevzu (konulmuş) hukuk ancak bu ideal hukuka benziyorsa hukuk olarak adlandırılabilecektir. Bu açıdan doğal hukuk, insan yapımı hukuk için model alınması gereken bir ya- pıdır. Bu ideal hukuk, farklı doğal hukukçu düşü- nürlerce farklı şekillerde temellendirilir. Bir görüşe göre doğal hukukun kaynağı doğa düzenidir.
Mevzu (konulmuş) hukuk ancak bu ideal hukuka benziyorsa hukuk olarak adlandırılabilecektir. Bu açıdan doğal hukuk, insan yapımı hukuk için model alınması gereken bir ya- pıdır. Bu ideal hukuk, farklı doğal hukukçu düşü- nürlerce farklı şekillerde temellendirilir. Bir görüşe göre doğal hukukun kaynağı doğa düzenidir.
Soru 16
Doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi ikimdir?
Seçenekler
A
Austin
B
Hart
C
Bentham
D
Grotius
E
Gentili
Açıklama:
Tarihsel açıdan Antik Yunan felsefesine kadar götürebileceğimiz doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi Hugo Grotius’tur (1583-1645).
Soru 17
Posizitivist hukuk düşüncesiyle ilgili aşağıdakiledren hangisi doğrudur?
I Bynkershoek pozitivist yaklaşımın öncüsü sayılır.
II Uluslararası hukuk kurallarının aranacağı ve dayandırılacağı yer, salt akli çıkarımlardır.
III Devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayanmaz.
IV 18. yüzyıla gelindiğinde Kilise’nin Avrupa’daki etkisinin büyük ölçüde azalmış olması,pozitivist yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
I Bynkershoek pozitivist yaklaşımın öncüsü sayılır.
II Uluslararası hukuk kurallarının aranacağı ve dayandırılacağı yer, salt akli çıkarımlardır.
III Devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayanmaz.
IV 18. yüzyıla gelindiğinde Kilise’nin Avrupa’daki etkisinin büyük ölçüde azalmış olması,pozitivist yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Doğal hukuk düşüncesi uluslararası hukuk alanında 1700’lere kadar etkisi sürdürmüştür. Ancak 18. yüzyıla gelindiğinde Kilise’nin Avrupa’daki etkisinin büyük ölçüde azalmış olması, ulus devletlerin ortaya çıkmaya başlaması ve bazı devletlerin ciddi bir güce ulaşması, doğal hukukun egemenlerin iktidarını sınırlayan taleplerinin sorgulanmasına neden olmuştur. Bu dönemin önemli bir Hollandalı düşünürü Cornelis van Bynkershoek (1673-1743), uluslararası hukuktaki pozitivist yaklaşımın temsilcisi, hatta öncüsü sayılır. Bynkershoek’u doğal hukukçulardan ayıran, uluslararası hukuk kurallarının içeriğiyle ilgili ulaştığı veya ortaya koyduğu farklı görüşler değildir. Özellikle açık denizler konusunda Grotius’un görüşlerini geliştirmiştir. Ne var ki Bynkershoek için uluslararası hukuk kurallarının aranacağı ve dayandırılacağı yer, salt akli çıkarımlar değildir. Bynkershoek uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi, modern uluslararası hukuk kurumlarının ilk örneklerini bünyesinde barındırır?
Seçenekler
A
İnsancıl hukuğun ortaya çıkması
B
Milletler Cemiyetinin kurulması
C
Versay Antlaşmasnın imzalanması
D
Cenevre Kantonun kurulması
E
Uluslararası Adalet Divanının kurulması
Açıklama:
Versay Antlaşması’nın bir sonucu, uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olan Milletler Cemiyetinin kurulmasıdır. 1920’deki ilk genel kurulunu 41 devletin katılımıyla gerçekleştiren Cemiyetin kuruluş amacı, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak, savaşın engellenmesi için bazı yükümlülükler getirmek, uluslararası uyuşmazlıkların uzlaşmayla çözümünü sağlamak olarak belirtilmiştir. Modern uluslararası hukuk kurumlarının ilk örneklerini bünyesinde barındıran Cemiyet, II. Dünya Savaşı’nın çıkmasını engelleyememiş olmasıyla 1946’da varlığını sona erdirmiştir.
Soru 19
Uluslararası hukuk ile ulusal hukukları tek bir bütünün farklı düzlemleri olarak kabul eden görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düalizm
B
Monizim
C
Normlar hiyerarşisi
D
Positivizim
E
Realizm
Açıklama:
Buraya kadar uluslararası hukukla ilgili kullandığımız ifadeler, uluslararası hukuku ve ulusal hukukları ayrı düzenler olarak gören bir dil kullandı. Bu tür bir yaklaşım, uluslararası hukuk çalışmalarında ‘düalizm’ (ikicilik) olarak adlandırılır. Bunun yanında, Kelsen’i en önemli temsilcisi sayabileceğimiz bir başka görüş, uluslararası hukuk ile ulusal hukukları tek bir bütünün farklı düzlemleri olarak kabul eder. Tahmin edilebileceği gibi bu görüş, ‘monizm’ (tekçilik) olarak anılır.
Soru 20
En önemli temsilcileri A. Haegerström, K. Olivecrona, V. Lundtsedt ve Alf Ross olan ve Hukuk düşüncesinden metafizik ögelerin atılmasını savunan hukuk okulu aşağıdakildern hangisidir?
Seçenekler
A
İskandinav Hukuki Realizmi
B
Feminist Hukuk okulu
C
Marksist Hukuk Okulu
D
Eleştirel Hukuk Okulu
E
Amerikan Hukuki Realizmi
Açıklama:
İskandinav Hukuki Realizmi: Finlandiya, Danimarka, Norveç ve İsveç’te etkili olmuş, hukuk düşüncesinden metafizik ögelerin atılmasını savunan hukuk okulu. En önemli temsilcileri A. Haegerström, K. Olivecrona, V. Lundtsedt ve Alf Ross’tur.
Soru 21
Uluslararası hukuk kişileri arasındaki ilişkileri düzenleyen ilke ve kurallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Uluslararası hukuk
B
Milletlerarası ilişkiler
C
Hariciye ilişkileri
D
Diploması
E
Dış ilişkiler
Açıklama:
Uluslararası hukuk ‘uluslararası hukuk kişileri arasındaki ilişkileri düzenleyen ilke ve kurallar’dır.
Soru 22
Hangisi modern devletin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Ulus devlet ile eşdeğer anlamdadır.
B
Derebeyleri ülke toprakları üzerinde otorite sahibidir.
C
Tek bir hukukun ve merkezî bir ordunun bulunduğu devlettir.
D
Seküler egemenlik anlayışına dayanmaktadır.
E
Kilise etkisinden kurtulmuştur.
Açıklama:
Avrupa’da 17. yüzyıldan itibaren, Kilise’nin etkisinden kurtulmuş, seküler egemenlik anlayışına dayanan, merkezî iktidarın ülke toprakları üzerinde otorite sahibi olduğu, tek bir hukukun ve merkezî bir ordunun bulunduğu devlettir. Ulus devlet deyimi de eş anlamlı olarak kullanılır.
Soru 23
Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Avrupa Kamu Hukuku
B
Kamu hukuku
C
Özel hukuk
D
Diplomasi
E
Milletlerarası hukuk
Açıklama:
Avrupa Kamu Hukuku: Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesidir.
Soru 24
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sömürgecilik
B
Mandacılık
C
Şirketleşme
D
Federalleşme
E
Derebeylik
Açıklama:
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma sürecine sömürgecilik denir.
Soru 25
18. yüzyıldan itibaren İngiltere ve diğer Avrupa devletlerinde teknolojik buluşlarla üretimde makinelerin kullanılmaya başlaması, fabrikaların kurulması ve üretim maliyetlerinin azalmasını anlatmak üzere kullanılan ifadeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanayi devrimi
B
Fabrika devrimi
C
Millet devrimi
D
Reform
E
Rönesans
Açıklama:
18. yüzyıldan itibaren İngiltere ve diğer Avrupa devletlerinde teknolojik buluşlarla üretimde makinelerin kullanılmaya başlaması, fabrikaların kurulması ve üretim maliyetlerinin azalmasını anlatmak üzere kullanılanılan ifadeye sanayi devrimi denir
Soru 26
Bütün varlıkların doğalarında bulunan bir erek (gaye, hedef, telos) bulunduğunu ve varlıkların bu ereğe ulaşmaya çalıştıklarını söyleyen görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Erekselcilik
B
Kozmoloji
C
Reform
D
Rönesans
E
Federalizm
Açıklama:
Erekselcilik
Soru 27
Evrenin bir bütün olarak kaynağına ve yapısına dair anlayış; evrenin kaynağı ve yapısını inceleyen bilim dalı veya felsefe disiplinine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kozmoloji
B
Sanayi devrimi
C
Erekselcilik
D
Sistematiklik
E
Doğal hukuk
Açıklama:
Kozmoloji
Soru 28
Devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği yönündeki ilkeye uluslararası hukukta ne ad verilir?
Seçenekler
A
pacta sunt servanda
B
uluslararası barış
C
Ulusal barış
D
Pax Romana
E
Pax Avrupea
Açıklama:
pacta sunt servanda
Soru 29
Hukuk düzeni içerisinde normların birbirinden türeyerek varolabildiğini söyleyen ve H. Kelsen’e atıfla meşhur olan anlayışa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Normlar hiyerarşisi
B
Normlar dizini
C
Hukuk metodolojisi
D
Hukuk dizini
E
Kamusal hukuk
Açıklama:
Hukuk düzeni içerisinde normların birbirinden türeyerek varolabildiğini söyleyen ve H. Kelsen’e atıfla meşhur olan anlayış normlar hiyerarşisi denir
Hukuk düzeni içerisinde normların birbirinden türeyerek varolabildiğini söyleyen ve H. Kelsen’e atıfla meşhur olan anlayışa normlar hiyerarşisi denir.
Hukuk düzeni içerisinde normların birbirinden türeyerek varolabildiğini söyleyen ve H. Kelsen’e atıfla meşhur olan anlayışa normlar hiyerarşisi denir.
Soru 30
Hukuku mahkemelerin fiilî uygulamalarında arayan hukuk okuluna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Amerikan Hukuki Realizmi
B
Avrupa Hukuki Realizmi
C
Rönesans Hukuki Realizmi
D
Hukuki Realizmi
E
Rönesans
Açıklama:
Amerikan Hukuki Realizmi
Soru 31
Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Avrupa kamu hukuku
B
Devletler hukuku
C
Özel hukuk
D
Yatırım hukuku
E
Anayasa hukuku
Açıklama:
Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesine Avrupa Kamu Hukuku adı verilir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür?
Seçenekler
A
H.L.A. Hart
B
John Austin
C
Hugo Grotius
D
Alberico Gentili
E
Francisco Suarez
Açıklama:
John Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Soru 33
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanayi devrimi
B
Asgari uygarlık standardı
C
Sömürgecilik
D
Erekselcilik
E
Kozmoloji
Açıklama:
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma sürecine sömürgecilik adı verilir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi, evrenin bir bütün olarak kaynağına ve yapısına dair anlayış; evrenin kaynağı ve yapısını inceleyen bilim dalı veya felsefe disiplinidir?
Seçenekler
A
Erekselcilik
B
Sömürgecilik
C
Pozitivizm
D
Kozmoloji
E
Hakemlik
Açıklama:
Evrenin bir bütün olarak kaynağına ve yapısına dair anlayış; evrenin kaynağı ve yapısını inceleyen bilim dalı veya felsefe disiplini kozmolojidir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi, uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır?
Seçenekler
A
H.L.A. Hart
B
Hans Kelsen
C
Emerich von Vattel
D
Hugo Grotius
E
Cornelis van Bynkershoek
Açıklama:
Cornelis van Bynkershoek, uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır.
Soru 36
Savaş teknolojisinin gelişmesiyle savaşan tarafların kayıplarının artması, savaş sırasında savaşanların ve sivillerin büyük zararlar görmesi gibi olaylar sonucunda uluslararası kuralların konmasına öncülük eden, Cenevre Kantonu yasalarına göre kurulmuş özel dernek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası Kızıl Haç Örgütü
B
Lahey Barış Konferansları
C
Milletler Cemiyeti
D
Birleşmiş Milletler
E
Westphalia Barışı
Açıklama:
Savaş teknolojisinin gelişmesiyle savaşan tarafların kayıplarının artması, savaş sırasında savaşanların ve sivillerin büyük zararlar görmesi gibi olaylar sonucunda uluslararası kuralların konmasına öncülük eden, Cenevre Kantonu yasalarına göre kurulmuş özel dernek Uluslararası Kızılhaç Örgütü'dür.
Soru 37
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür?
Seçenekler
A
Cornelis van Bynkershoek
B
Hugo Grotius
C
Francisco Suárez
D
Hans Kelsen
E
Alberico Gentili
Açıklama:
Hans Kelsen, hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür.
Soru 38
İskandinav hukuki realizmi aşağıdaki ülkelerden hangisinde etkili olmamıştır?
Seçenekler
A
İsveç
B
Amerika Birleşik Devletleri
C
Norveç
D
Danimarka
E
Finlandiya
Açıklama:
İskandinav Hukuki Realizmi Amerika'da etkili olmamıştır?
Soru 39
Versay Antlaşması’nın bir sonucu, uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olarak aşağıdakilerden hangi örgüt kurulmuştur?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler
B
Milletler Cemiyeti
C
Uluslararası Kızıl Haç Örgütü
D
Lahey Barış Konferansları
E
Amerikan Hukuki Realizmi
Açıklama:
Versay Antlaşması’nın bir sonucu, uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olan Milletler Cemiyeti'nin kurulmasıdır.
Soru 40
Denizlerin uluslararası mülkiyete sahip olduğunu, bütün milletlerin, devletlerin denizlerde seyahat etme ve başka milletlerle, devletlerle ticaret yapma hakkına sahip olduğu fikrini aşağıdaki düşünürlerden hangisi ileri sürmüştür?
Seçenekler
A
Cornelis van Bynkershoek
B
Emerich von Vattel
C
Hugo Grotius
D
Hans Kelsen
E
Karl Marks
Açıklama:
Denizlerin uluslararası mülkiyete sahip olduğunu, bütün milletlerin, devletlerin denizlerde seyahat etme ve başka milletlerle, devletlerle ticaret yapma hakkına sahip olduğu fikrini Hugo Grotius ileri sürmüştür.
Soru 41
Uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak nitelendiren filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hart
B
Austin
C
Bentham
D
Grotius
E
Bynkershoek
Açıklama:
Özellikle hukuk ve hukuki sorunlar üzerine yoğunlaşmış hukuk filozoflarının bir kısmının da uluslararası hukuku ‘hukuk’ olarak görmediğini söylemeliyiz. Bu filozoflar, özellikle iç hukuku ölçüt olarak kullanır ve hukuku; iktidar, iktidarın çıkardığı kurallar, kurallara eklenmiş yaptırımlar, etkin bir yargılama mekanizması ve yargı kararlarının yerine getirilmesi, yani yaptırımların uygulanması olarak görürler. Bir kurallar düzeninin hukuk olabilmek için bu koşulları taşımak zorunda kalması, uluslararası hukukun ‘hukuk’ olma özelliğinin sorgulanmasına neden olur. Zira uluslararası toplulukta, iç hukuktakinebenzer bir iktidar yoktur. Uluslararası hukuk ilke ve kuralları, böyle bir iktidarın çıkardığı, koyduğu, yarattığı kurallar değildir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. Son olarak uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha zor olmaktadır. Böyle bir hukuk yaklaşımını dillendiren ve uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859) olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Soru 42
- Modern devletlerin hukukunu bir kurallar sistemi olarak görür.
- Birincil kurallar, kurallar hakkındaki kurallardır.
- İkincil kurallar doğrudan bireylere yönelmişlerdir.
- Birincil kuralların varlığı, ilkel toplulukların hukuku ile gelişmiş toplumların hukukunu birbirinden ayırır.
Yukarıda verilenlerden hangisi yada hangileri H.L.A. Hart’ın modern devletlerin hukuku ile ilgili görüşlerini yansıtır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Hart modern devletlerin hukukunu bir kurallar sistemi olarak görür. Bu sistem iki tür kuraldan, birincil ve ikincil (asli ve tamamlayıcı) kuralların birleşiminden oluşur. Birincil kurallar, doğrudan bireylere yönelmişlerdir ve ‘Yap!’ veya ‘Yapma!’ anlamı içerirler. İkincil kurallar ise kurallar hakkındaki kurallardır. Bunlar, kuralların nasıl yapılacağını ve değiştirileceğini, yargılamanın nasıl yapılacağını ve bir kuralın o sisteme dâhil olup olmadığını söyleyen kurallardır. Esasında bu kurallar bütününe ‘sistem’ niteliği veren, Hart’ın ‘tanıma kuralı’ dediği ikincil kuralların son türü olan kuraldır. Bu kural sayesinde, bir kuralın söz konusu sisteme ait olup olmadığını ‘önceden’ söylemek mümkün olabilecektir. Hart ikincil kuralların varlığının, ilkel toplulukların hukuku ile gelişmiş toplumların hukukunu ayıran şey olduğunu söyler. İkincil kurallar, yani hukukun bir sistem niteliği kazanmış olması, hukukun gelişmişliğini göstermektedir.
Soru 43
"Lex imperfecta" kavramı aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
modern devletin hukuku
B
uluslararası hukuk
C
tamamlanmamış, yetkin olmayan hukuk
D
asgarî uygarlık standardı
E
normlar hiyerarşisi
Açıklama:
Ulusal hukukları temel alan ve bu açıdan dar bir hukuk tanımı, uluslararası hukuku ‘hukuk’ olarak görmeme eğilimindedir. Oysa hukuku daha geniş bir şekilde düşünecek olursak, uluslararası hukuk, en azından, yaygın bir nitelemeyle ‘lex imperfecta’ -tamamlanmamış, yetkin olmayan hukuk- olarak görebiliriz.
Soru 44
İnsan ve topluma ilişkin bilgilerimiz çerçevesinde akıl vasıtasıyla bulunabilecek kurallar bulunduğunu söyleyen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erekselcilik
B
Pozitivizim
C
Marksizm
D
Feminizm
E
Akılcı doğal hukuk
Açıklama:
Akılcı doğal hukuk, dinden ayrı olarak temellendirilmiş bir ahlak anlayışını da kuramın merkezi yapar. Bu doğal hukukçu görüşler farklı temellere sahip olsalar da hakiki ve ideal olarak belirledikleri hukukun özellikleri açısından ortak düşüncededirler: Doğal hukukun ilke veya kuralları evrensel ve ebedidir; haklar ve yükümlülükler insanların, iktidarların arzu ve kararlarından bağımsız olarak mevcuttur.
Soru 45
Hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak gören filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kelsen
B
Lundstedt
C
Morgenthau
D
Holmes
E
Hart
Açıklama:
Kelsen, hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür. Bu yapının en üstünde (veya bakış açısına göre temel olmak itibarıyla en altında) bulunan normdan aşağıya doğru farklı normlar bulunur.
Soru 46
Hukuku mahkemelerin fiilî uygulamarında arayan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eşitlikçi feminist hukuk teorisi
B
İskandinav Hukuki Realizmi
C
Eleştirel Hukuk
D
Amerikan Hukuki Realizmi
E
Rasyonalist doğal hukuk
Açıklama:
Hukuki realizm iki ayağı vardır: Amerikan ve İskandinav. Amerikan Hukuki Realizmi 20. yüzyılın ortalarına kadar Amerikan hukuk düşüncesinde hakim olan hukuk anlayışını temsil eder. Akım içinde yer alan yazarların en temel özellikleri, (1) yargısal kararların verilmesinde hukuk kurallarının oynadığı rolden şüphe duymaları ve (2) hukuksal araştırmanın konusu olarak yargıyı merkeze almaları, bunun tespit edilmesi için de tek yolun, fiilen uygulanan hukukun ortaya çıkarılması olduğuna inanmalarıdır. Amerikan Hukuki Realizmi, Hukuku mahkemelerin fiilî uygulamalarında arayan hukuk okuludur.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi İskandinav Hukuki Realizminin temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
O.W. Holmes
B
Jerome Frank
C
A. Haegerström
D
K. Llewellyn
E
Hans Kelsen
Açıklama:
İskandinav Hukuki Realizmi: Finlandiya, Danimarka, Norveç ve İsveç’te etkili olmuş, hukuk düşüncesinden metafizik ögelerin atılmasını savunan hukuk okulu. En önemli temsilcileri A. Haegerström, K. Olivecrona, V. Lundtsedt ve Alf Ross’tur.
Soru 48
Uluslararası hukukta yer alan "pacta sunt servanda" ilkesi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Devletlerin yabancı devletlerin yargılamasından bağışık olması
B
Açık denizlerin tek tek devletlerin egemenliğinde olmadığı
C
Yabancıların kişisel ve mali açılardan tabi oldukları devletçe korunabileceği
D
Devletlerin savaş ilan edebilmesi için meşru müdafaanın aranması gerektiği
E
Devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği
Açıklama:
Klasik Dönem açısından devletler arası ilişkilerin bir hukuka ve düzene bağlı olarak yürüdüğünü
söylemek mümkün değildir. Ancak bu dönemde uluslararası hukukun bazı temel ilke ve kuralları da ortaya çıkmaya başlamıştır. Devletlerin ülke toprakları üzerinde egemenliğe ve yargılama yetkisine sahip bulunduğu ilk yerleşen ilkelerdir. Bunun yanında açık denizlerin tek tek devletlerin egemenliğinde olmadığı, devletlerin yabancı devletlerin yargılamasından bağışık olduğu, pacta sunt servanda -ahde vefa- çerçevesinde devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği, yabancıların kişisel ve mali açılardan tabi oldukları devletçe korunabileceği gibi ilkeler de devletler arasındaki uygulamalarda ve uluslararası hukuk incelemelerinde genel kabul görmüştür.
söylemek mümkün değildir. Ancak bu dönemde uluslararası hukukun bazı temel ilke ve kuralları da ortaya çıkmaya başlamıştır. Devletlerin ülke toprakları üzerinde egemenliğe ve yargılama yetkisine sahip bulunduğu ilk yerleşen ilkelerdir. Bunun yanında açık denizlerin tek tek devletlerin egemenliğinde olmadığı, devletlerin yabancı devletlerin yargılamasından bağışık olduğu, pacta sunt servanda -ahde vefa- çerçevesinde devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği, yabancıların kişisel ve mali açılardan tabi oldukları devletçe korunabileceği gibi ilkeler de devletler arasındaki uygulamalarda ve uluslararası hukuk incelemelerinde genel kabul görmüştür.
Soru 49
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi feminist yaklaşım için doğru değildir?
Seçenekler
A
Eşitlikçi feminist hukuk teorisi, kadınlarla erkeklerin eşit olduğu iddiasına sahiptir.
B
Farklılık yanlısı feminist teoriye göre eşit hak sahibi olmak, esasında kadınların bu biyolojik farklılık nedeniyle mağdur edilmesi anlamına gelir.
C
Kültürel feminist hukuk teorisine göre hukuk eril bir dille kurulmuştur.
D
Radikal feminist hukuk teorisine göre kadınlar ile erkekler arasında biyolojik yapının sonucu olarak farklı muameleyi haklı kılacak herhangi bir gerekçe yoktur.
E
Feminist yaklaşımlar, uluslararası hukukta kadınların korunması gereken grup olarak tanınmasından uluslararası hukuk düzeninin saldırganlık ve rekabet temelinde kurulmuş eril bir düzen olduğunu iddia etmeye giden bir yol izlerler.
Açıklama:
Radikal feminist hukuk teorisi kadın ile erkek arasında köklü bir ayırımın bulunduğu söyler. Ancak bu ayırımın radikal feministlerce algılanış şekli, ezen-ezilen ilişkisi olarak ortaya çıkar. Erkekler kadınlar üzerinde tahakküm kurmuşlardır ve bu tahakküm oldukça bilinçli ve sistematik bir şekilde gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Bu tahakkümün sonucu olarak hukuk da sadece erkek gözünden yaratılmıştır. Hukukun kadınlarla ilgili sorunu kadınlara eşit hak tanıyıp tanımaması değil, hukuksal kavram evreninin erkek bakış açısıyla ve erkek tahakkümünü mümkün kılacak tarzda kurulmuş olmasıdır.
Soru 50
Uluslararası hukuk kurallarının dayandırılacağı yerin, salt akli çıkarımlar değil, devletlerin iradesi ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetler de olması gerektiğini söyleyen klasik dönem pozitivist yaklaşımın öncüsü sayılan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Francisco Suárez
B
Cornelis van Bynkershoek
C
Grotius
D
Alberico Gentili
E
Bentham
Açıklama:
Doğal hukuk düşüncesi uluslararası hukuk alanında 1700’lere kadar etkisi sürdürmüştür. Ancak 18. yüzyıla gelindiğinde Kilise’nin Avrupa’daki etkisinin büyük ölçüde azalmış olması, ulus devletlerin ortaya çıkmaya başlaması ve bazı devletlerin ciddi bir güce ulaşması, doğal hukukun egemenlerin iktidarını sınırlayan taleplerinin sorgulanmasına neden olmuştur. Bu dönemin önemli bir Hollandalı düşünürü Cornelis van Bynkershoek (1673-1743), uluslararası hukuktaki pozitivist yaklaşımın temsilcisi, hatta öncüsü sayılır. Bynkershoek’u doğal hukukçulardan ayıran, uluslararası hukuk kurallarının içeriğiyle ilgili ulaştığı veya ortaya koyduğu farklı görüşler değildir. Özellikle açık denizler konusunda Grotius’un görüşlerini geliştirmiştir. Ne var ki Bynkershoek için uluslararası hukuk kurallarının aranacağı ve dayandırılacağı yer, salt akli çıkarımlar değildir. Bynkershoek uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır.
Soru 51
Seçeneklerden hangisi Kelsen'e göre uluslararası anlaşmaların temelidir?
Seçenekler
A
Pacta sunt servanda
B
İç hukukun üstünlüğü
C
Ius gentium
D
Devletlerin eşit egemenliği
E
Mare nostrum
Açıklama:
Pacta sunt servanda - Ahde vefa
Soru 52
Seçeneklerden hangisi, Amerikan Hukuki Realizmi'nin en önemli temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
A. Haegerström
B
Jerome Frank
C
K. Olivecrona
D
Hans Kelsen
E
Alf Ross
Açıklama:
Jerome Frank
Soru 53
BM Şartı hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1940
B
1941
C
1945
D
1968
E
1942
Açıklama:
1945
Soru 54
Uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Francisco de Vitoria
B
Hugo Grotius
C
H.L.A. Hart
D
John Austin
E
J. Bentham
Açıklama:
John Austin
Soru 55
Westphalia Barış Antlaşması hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1648
B
1468
C
1864
D
1846
E
1618
Açıklama:
1648
Soru 56
Lahey Uluslararası Daimi Adalet Divanı hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1920
B
1946
C
1954
D
1945
E
1921
Açıklama:
1921
Soru 57
Seçeneklerden hangisi Birleşmiş Milletler’in öncülü olan uluslararası örgüttür?
Seçenekler
A
Uluslararası Kızıl Haç Örgütü
B
Milletler Cemiyeti
C
Evrensel Posta Birliği
D
Lahey Daimi Adalet Divanı
E
Uluslararası Telgraf Birliği
Açıklama:
Milletler Cemiyeti
Soru 58
Milletler Cemiyeti'nin varlığı hangi tarihte sonlanmıştır?
Seçenekler
A
1946
B
1945
C
1960
D
1938
E
1920
Açıklama:
1946
Soru 59
Uluslararası hukuku, devletler arasındaki ekonomik mücadelenin bir aracı olarak gören yaklaşım seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Feminizm
C
Realizm
D
Marksizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Marksizm
Soru 60
Austin’in kuramını geliştiren 20. yüzyılın büyük bir hukuk filozofu H.L.A. Hart’ın görüşleri temel alındığında seçeneklerdeki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Modern devletlerin hukuku bir kurallar sistemidir.
B
Birincil kurallar, doğrudan bireylere yönelmişlerdir.
C
İkincil kurallar, kurallar hakkındaki kurallardır.
D
İkincil kuralların varlığı, ilkel toplulukların hukuku ile gelişmiş toplumların hukukunu ayıran şeydir.
E
İkincil kurallar ‘Yap!’ veya ‘Yapma!’ anlamı içerirler.
Açıklama:
Birincil kurallar “Yap!” veya “Yapma!” anlamını içerirken, ikincil kurallar, bu kurallar hakkındadır. Kuralların nasıl yapılacağını ve değiştirileceğini, yargılamanın nasıl yapılacağını ve bir kuralın o sisteme dâhil olup olmadığını söylerler.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesidir?
Seçenekler
A
Modern devlet
B
Avrupa Kamu hukuku
C
Asgari uygarlık standardı
D
Doğal hukuk
E
Kozmoloji
Açıklama:
Avrupa Kamu Hukuku: Westpahlia Barışı’nın ardından Avrupalı devletler arasındaki uygulamaların gelişmesiyle varlık kazandığı çeşitli devletler ve hukukçularca iddia edilmiş ilkelerin genel ifadesidir.
Soru 62
Doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hugo Grotius
B
J. Bentham
C
Hart
D
John Austin
E
Francisco Suárez
Açıklama:
Tarihsel açıdan Antik Yunan felsefesine kadar götürebileceğimiz doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi Hugo Grotius’tur (1583-1645). Grotius sadece bu yönüyle değil, çoğu düşünür tarafından uluslararası hukukun kurucusu olarak da anılır.
Soru 63
Hukuku, mahkemelerin fiilî uygulamarında arayan hukuk okulu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivzm
B
Doğal Hukuk
C
Amerikan Hukuki Realizmi
D
İskandinav Hukuki Realizmi
E
Eleştirel Hukuk Okulu
Açıklama:
Amerikan Hukuki Realizmi: Hukuku mahkemelerin fiilî uygulamalarında arayan hukuk okuludur. En önemli temsilcileri O.W. Holmes, Jerome Frank ve K. Llewellyn’dir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi klasik dönemin kuramsal yaklaşımlarından biridir?
Seçenekler
A
Amerikan Hukuki Realizmi
B
İskandinav Hukuki Realizmi
C
Marksist yaklaşımlar
D
Feminist yaklaşımlar
E
Pozitivizm
Açıklama:
Klasik dönemde uluslararası hukuka getirilen kuramsal yaklaşımlar çeşitli sınıflandırmalar altında sunulmaktadır. Bu sınıflandırmalardan biri, doğal hukukçu ve pozitivist görüşler arasında yapılan ayrımdır. Bu sınıflandırma sadece uluslararası hukuk açısından değil, genel olarak hukukla ilgili olarak yapılır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Hans Kelsen'in ortaya koyduğu görüşlerle ilgili olarak yanlıştır?
Seçenekler
A
Kelsen hukuku, normların oluşturduğu hiyerarşik bir yapı (normlar hiyerarşisi) olarak görmüştür.
B
Ulusal bir hukuk sistemi açısından bakıldığında normlar hiyerarşisinin en tepesinde Anayasa vardır.
C
Hiyerarşik yapının dışındaki herhangi bir norm, hukuk normu olarak isimlendirilmez.
D
Görüşleri, uluslararası hukuk çalışmalarında ‘düalizm’ (ikicilik) olarak sınıflandırılır.
E
Hiyerarşiye aidiyet, sistem içerisindeki normların belirlediği usule uygun yapılmayı da içerir.
Açıklama:
Modern döneme kadarki dönemde uluslararası hukukla ilgili ifadeler, uluslararası hukuku ve ulusal hukukları ayrı düzenler olarak gören bir dil kullanmıştır. Bu tür bir yaklaşım, uluslararası hukuk çalışmalarında ‘düalizm’ (ikicilik) olarak adlandırılır. Kelsen’i en önemli temsilcisi sayabileceğimiz bir başka görüş, uluslararası hukuk ile ulusal hukukları tek bir bütünün farklı düzlemleri olarak kabul eder. Tahmin edilebileceği gibi bu görüş, ‘monizm’ (tekçilik) olarak anılır.
Soru 66
Uluslararası hukukun kavramıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Merkezî siyasal iktidar ile bu iktidarın üzerinde güç sahibi olduğu kişiler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi zorunlu bir unsur olarak bünyesinde barındırır.
B
Uluslararası hukukta devletler kural olarak eşittir ancak fiilî siyasal ilişkilere bağlı olarak bu eşitlik bozulabilir.
C
Uluslararası örgütlerin ve hatta son zamanlarda gerçek kişilerin (bireylerin) de uluslararası hukuk kişisi sayılabilmesi mümkündür.
D
Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki yargılama mekanizmalarına benzer şekilde zorunlu olarak uygulanır.
E
Hart, uluslararası hukuk ifadesini ilk defa kullanan filozoftur.
Açıklama:
Uluslararası hukuk ile bağlantısını kurarken iç hukuk veya ulusal olarak adlandırdığımız, devletin egemenlik alanı içinde geçerli olan bu hukuk düzeni ile onun kabul ettiği kişi kavramı, devlet, yani merkezî siyasal iktidar ile bu iktidarın üzerinde güç sahibi olduğu kişiler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi zorunlu bir unsur olarak bünyesinde barındırır. Oysa uluslararası hukuk söz konusu olduğunda iktidar ve hukuk kişileri ayrımı ortadan kalkar. Uluslararası hukuk, uluslararası hukuk kişilerinin oluşturduğu ilke ve kurallardır. Uluslararası hukukta kişi kavramı, öncelikle devletlere karşılık gelir. Devletlerin ‘eşit’ ve ‘egemen’ oldukları kabul edilir. Uluslararası fiilî siyasal ilişkiler nasıl şekillenmiş olursa olsun, uluslararası hukuk açısından bu ilke temeldir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. ‘Uluslararası hukuk’ ifadesini ilk defa kullanan Bentham kullanmıştır.
Soru 67
Avrupa devletleri arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için oluşturulan hakem komisyonları hangi uluslararası belgeden sonra yaygınlaşmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
Westphalia Barış Antlaşması
B
Versay Antlaşması
C
Birleşmiş Milletler Şartı
D
Saint-Germain Antlaşması
E
Trianon Antlaşması
Açıklama:
Westphalia Barışından sonra gelişen sistem çerçevesinde Avrupa devletleri arasında uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesine ilişkin bir uygulama yerleşmiştir. Özellikle İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri arasında ticari uyuşmazlıkları çözmek için kurulan hakem komisyonlarının gösterdiği başarı, Avrupa’da bir dizi antlaşmanın yapılmasına yol açmıştır. Ancak bu antlaşmaların iki taraflı olduklarını ve genel bir uluslararası uyuşmazlıkların çözümü düzeni getirmediği bilinmelidir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisinin görüşleri uluslararası hukuka realist yaklaşım içinde sınıflandırılamaz?
Seçenekler
A
Jerome Frank
B
K. Llewellyn
C
Alf Ross
D
V. Lundtsedt
E
H. Kelsen
Açıklama:
Jerome Frank ve K. Llewellyn Amerikan Hukuki Realizmi'nin; V. Lundtsedt ve Alf Ross İskandinav Hukuki Realizminin temsilcilerindendir.
Soru 69
Devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiği aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ifade edilir?
Seçenekler
A
actus contrarius
B
Mare Liberum
C
pacta sunt servanda
D
contra legem
E
fraus omnia corrompit
Açıklama:
Pacta sunt servanda -ahde vefa- ilkesi devletlerin diğer devletlerle yaptığı antlaşmalara bağlı kalmaları gerektiğini ifade eder.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi hukuka feminist yaklaşım için doğru değildir?
Seçenekler
A
Eşitlikçi feminist hukuk teorisi, feminist hareket içerisinde kronolojik olarak erken yaklaşımları temsil eder.
B
Farklılık yanlısı feminist teoriler eşit hak sahibi olmanın, kadınların mağdur edilmesi anlamına gelir.
C
Kadın erkek ayrımının radikal feministlerce algılanış şekli, ezen-ezilen ilişkisi olarak ortaya çıkar.
D
Kültürel feminist hukuk teorisine göre kadınlar ile erkekler arasında farklı muameleyi haklı kılacak herhangi bir gerekçe yoktur.
E
Feminist teorilerdeki farklı yaklaşımlar uluslararası hukukta da paralel talep ve iddialarla
ortaya çıkmıştır.
ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Kültürel feminist hukuk teorisi de farklılıkları kabullenir. Bu teoriye göre, kadın ile erkek farklı deneyimlere sahip cinsler olarak farklı dillere sahiptir. Hukuk ise eril bir dille kurulmuştur. Erkeğin dili rekabet, bencillik ve saldırganlık dolu iken kadının dili özen, bakım ve empati ile nitelenir.
Soru 71
‘Hukuk’ düşüncesinin, hukuk adı altında kurulan düzenin niteliği, bu düzen hakkında yürütülen felsefi tartışmaların içeriği ne bakılmaksızın, dayandırıldığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Devlet
B
Şirket
C
Ülke
D
Kişi
E
Kurum
Açıklama:
‘Hukuk’ düşüncesi, hukuk adı altında kurulan düzenin niteliği, bu düzen hakkında yürütülen felsefi tartışmaların içeriği ne olursa olsun, ‘kişi’ kavramına dayanır. Eğer hukuku sıradan bir algıyla ‘kurallar’ olarak gördüğümüzü düşünürsek, bu kurallar ‘kişilere hak ve yükümlülük yükler’. Söz konusu hak ve yükümlükler çerçevesinde ‘kişiler’ hukukun kurduğu mekanizmaları kullanmak suretiyle sahip oldukları durumun veya gerçekleştirdikleri eylemlerin hukuki sonuçları bulunduğunu, haklarının ihlal edildiğini, ihlali gerçekleştirenlerin sorumlu olduğunu, bu sorumluluk çerçevesinde belli davranışlarda bulunma yükümlülüklerinin bulunduğunu vs. iddia ederler. Gündelik hayatımızda tabi olduğumuz ve adına devlet denen yapının hem kurucusu hem de ürünü olan hukuk açısından kişi, öncelikle insanlardır. Bunun yanında hukuk, hak ve yükümlülük sahibi kılınabilmesi açısından bazı kişi ve mal topluluklarını kişi olarak kabul eder. Bunların ilki hukuk terminolojisinde ‘gerçek kişi’, ikincisi ise ‘tüzel kişi’ olarak adlandırılır.
Soru 72
İktidar ve hukuk kişileri ayrımının ortadan kalkması durumu hangi durumda söz konusu olmaktadır?
Seçenekler
A
Siyasal İktidar
B
Uluslararası Hukuk
C
Gerçek Kişiler
D
Tüzel Kişiler
E
İç savaş
Açıklama:
Uluslararası hukuk ile bağlantısını kurarken iç hukuk veya ulusal olarak adlandırdığımız, devletin egemenlik alanı içinde geçerli olan bu hukuk düzeni ile onun kabul ettiği kişi kavramı, devlet, yani merkezî siyasal iktidar ile bu iktidarın üzerinde güç sahibi olduğu kişiler arasındaki hiyerarşik ilişkiyi zorunlu bir unsur olarak bünyesinde barındırır. Oysa uluslararası hukuk söz konusu olduğunda iktidar ve hukuk kişileri ayrımı ortadan kalkar. Uluslararası hukuk, uluslararası hukuk kişilerinin oluşturduğu ilke ve kurallardır. Uluslararası hukukta kişi kavramı, öncelikle devletlere karşılık gelir. Devletlerin ‘eşit’ ve ‘egemen’ oldukları kabul edilir. Uluslararası fiilî siyasal ilişkiler nasıl şekillenmiş olursa olsun, uluslararası hukuk açısından bu ilke temeldir. 20. yüzyılın ortasından itibaren yaşanan bazı gelişmeler, uluslararası örgütlerin ve hatta son zamanlarda gerçek kişilerin (bireylerin) de uluslararası hukuk kişisi sayılabilmesine olanak sağlamıştır.
Soru 73
Uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan ve uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak gören en önemli düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hart
B
Austin
C
Bentham
D
Suarez
E
Gentili
Açıklama:
Uluslararası hukukun sahip olduğu bazı özellikler yanında, devletler arasındaki ilişkilerin özellikle uluslararası toplulukta öne çıkan ve kamuoylarında tartışma yaratan bazı örnekleri, uluslararası hukukun ‘hukuk’ adını almayı hak etmediği, bu düzlemde ‘hukuk’un değil ‘güç’ün söz konusu olduğu iddialarının sıkça dile getirilmesine neden olmaktadır.
Bazı devletlerin uluslararası siyasette hakim durumda olmaları ve bazı eylemlerinin uluslararası toplumun bir kısmı açısından ‘gayrı adil’, ‘gayrı meşru’ ve ‘hukuka aykırı’ görülmesine ek olarak bir hukuk düzeninden belki de en çok beklenen hukuka aykırılığın denetlenmesi ve giderilmesi mekanizmalarının, başka bir ifadeyle yaptırım mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilemediği görüldüğünde bu tip iddiaların cazibesine kapılmamak güçtür.
Böyle bir yaklaşımın sadece siyasetçilere ve medyadaki tartışmalardan etkilenen bireylere ait olmadığını da söylememiz gerekiyor. Özellikle hukuk ve hukuki sorunlar üzerine yoğunlaşmış hukuk filozoflarının bir kısmının da uluslararası hukuku ‘hukuk’ olarak görmediğini söylemeliyiz. Bu filozoflar, özellikle iç hukuku ölçüt olarak kullanır ve hukuku; iktidar, iktidarın çıkardığı kurallar, kurallara eklenmiş yaptırımlar, etkin bir yargılama mekanizması ve yargı kararlarının yerine getirilmesi, yani yaptırımların uygulanması olarak görürler. Bir kurallar düzeninin hukuk olabilmek için bu koşulları taşımak zorunda kalması, uluslararası hukukun ‘hukuk’ olma özelliğinin sorgulanmasına neden olur. Zira uluslararası toplulukta, iç hukuktakine benzer bir iktidar yoktur. Uluslararası hukuk ilke ve kuralları, böyle bir iktidarın çıkardığı, koyduğu, yarattığı kurallar değildir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. Son olarak uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha zor olmaktadır. Böyle bir hukuk yaklaşımını dillendiren ve uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859) olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Bazı devletlerin uluslararası siyasette hakim durumda olmaları ve bazı eylemlerinin uluslararası toplumun bir kısmı açısından ‘gayrı adil’, ‘gayrı meşru’ ve ‘hukuka aykırı’ görülmesine ek olarak bir hukuk düzeninden belki de en çok beklenen hukuka aykırılığın denetlenmesi ve giderilmesi mekanizmalarının, başka bir ifadeyle yaptırım mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilemediği görüldüğünde bu tip iddiaların cazibesine kapılmamak güçtür.
Böyle bir yaklaşımın sadece siyasetçilere ve medyadaki tartışmalardan etkilenen bireylere ait olmadığını da söylememiz gerekiyor. Özellikle hukuk ve hukuki sorunlar üzerine yoğunlaşmış hukuk filozoflarının bir kısmının da uluslararası hukuku ‘hukuk’ olarak görmediğini söylemeliyiz. Bu filozoflar, özellikle iç hukuku ölçüt olarak kullanır ve hukuku; iktidar, iktidarın çıkardığı kurallar, kurallara eklenmiş yaptırımlar, etkin bir yargılama mekanizması ve yargı kararlarının yerine getirilmesi, yani yaptırımların uygulanması olarak görürler. Bir kurallar düzeninin hukuk olabilmek için bu koşulları taşımak zorunda kalması, uluslararası hukukun ‘hukuk’ olma özelliğinin sorgulanmasına neden olur. Zira uluslararası toplulukta, iç hukuktakine benzer bir iktidar yoktur. Uluslararası hukuk ilke ve kuralları, böyle bir iktidarın çıkardığı, koyduğu, yarattığı kurallar değildir. Uluslararası hukuktaki yargılama mekanizmaları, iç hukuktaki zorunlu yargılama mekanizmalarından farklı olarak, devletlerin iradesine bağlı olarak işlemektedir. Son olarak uluslararası hukukun ihlali durumundaki yaptırımların uygulanması, iç hukuktakinden çok daha zor olmaktadır. Böyle bir hukuk yaklaşımını dillendiren ve uluslararası hukukun ‘hukuk’ niteliğinin tartışılmasına neden olan en önemli düşünür, İngiliz hukuk filozofu John Austin (1790-1859) olmuştur. Austin uluslararası hukuku, hukuk olarak değil ‘pozitif ahlak’ olarak görmüştür.
Soru 74
Uluslararası hukuk değişen, dönüşen ve gelişen dünya çerçevesinde yeni konularla da ilgilenmeye başlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu yeni konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Savaş Hukuku
B
Uluslararası Örgütler
C
Nükleer Enerji
D
Hava ve Uzay Hukuku
E
Deniz Yataklarının Kullanımı
Açıklama:
Uluslararası hukuk, önceleri, Avrupalı devletler arasındaki diplomatik ilişkiler, savaş ve bazı egemenlik sorunları hakkındaki kuralların incelenmesiyle sınırlıydı. Ancak uluslararası ilişkilerdeki gelişim süreciyle birlikte, çok daha geniş ve karmaşık sorunlar uluslararası hukukun ilgi alanına girmiş bulunmaktadır. Devletler doğa bilimlerindeki ve teknolojideki gelişmeye paralel olarak pek çok konuda eskisine oranla daha fazla iş birliği yapma ihtiyacı hissetmekte, bu amaçla uluslararası örgütler kurmaktadır. Yine pek çok sorun ulusal düzeyde çözülmemekte, devlet faaliyetleri ülke topraklarını aşabilmektedir. İletişim, ticaret, ekonomi, finans, çevre, kalkınma gibi konular salt ulusal olmaktan çıkmıştır. Uluslararası göç, mültecileri ve sığınmacıları uluslararası bir sorun hâline getirmiştir. Uluslararası güç dengelerinin sürekli değişiyor olması, devletlerin karşılıklı bağımlılığını göstermektedir. Böyle bir gelişim ve değişim çerçevesinde artık uluslararası hukuk, geleneksel olarak ilgilendiği devlet, halefiyet, sorumluluk, savaş hukuku, antlaşmalar hukuku, deniz hukuku, uluslararası su yolları hukuku ve diplomatik ilişkiler hukuku gibi konuların yanında, uluslararası örgütler, ekonomi ve kalkınma, nükleer enerji ve nükleer silahlanma, hava ve uzay hukuku, deniz yataklarının kullanımı, çevre, iletişim ve insan haklarının uluslararası düzeyde korunması gibi daha yeni konularla da ilgilenmektedir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerle birlikte artan uzmanlık alanlarının uluslararası hukuku da etkileyeceği, yersiz ve nedensiz bir öngörü olmasa gerek.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi, devletlerin hak ve yükümlülükleri doğal hukuktan aldığını kabul etmekle birlikte, bunların devletler arasındaki uyuşmazlıklarda anlamlı olabilmesi için, söz konusu hak ve yükümlülüklerin bizzat devletler tarafından kendileri için tanınmış, kabul edilmiş olması gerektiğini söyler?
Seçenekler
A
Grotius
B
Vitoria
C
Bynkershoek
D
Vattel
E
Suárez
Açıklama:
Doğal hukuk düşüncesi uluslararası hukuk alanında 1700’lere kadar etkisi sürdürmüştür. Ancak 18. yüzyıla gelindiğinde Kilise’nin Avrupa’daki etkisinin büyük ölçüde azalmış olması, ulus devletlerin ortaya çıkmaya başlaması ve bazı devletlerin ciddi bir güce ulaşması, doğal hukukun egemenlerin iktidarını sınırlayan taleplerinin sorgulanmasına neden olmuştur. Bu dönemin önemli bir Hollandalı düşünürü Cornelis van Bynkershoek (1673-1743), uluslararası hukuktaki pozitivist yaklaşımın temsilcisi, hatta öncüsü sayılır. Bynkershoek’u doğal hukukçulardan ayıran, uluslararası hukuk kurallarının içeriğiyle ilgili ulaştığı veya ortaya koyduğu farklı görüşler değildir. Özellikle açık denizler konusunda Grotius’un görüşlerini geliştirmiştir. Ne var ki Bynkershoek için uluslararası hukuk kurallarının aranacağı ve dayandırılacağı yer, salt akli çıkarımlar değildir.
Bynkershoek, uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır. Son olarak Bynkershoek’a bazı açılardan benzer, bir anlamda doğal hukukçu görüşler ile pozitivist görüşleri uzlaştıran bir başka düşünüre de değinmek gerekiyor. İsveçli yazar Emerich von Vattel (1714-1767) devletlerin hak ve yükümlülükleri doğal hukuktan aldığını kabul etmekle birlikte, bunların devletler arasındaki uyuşmazlıklarda anlamlı olabilmesi için, söz konusu hak ve yükümlülüklerin bizzat devletler tarafından kendileri için tanınmış, kabul edilmiş olması gerektiğini söyler. Vattel kendisinden sonra gelecek yazarları büyük ölçüde etkilemiştir.
Bynkershoek, uluslararası hukuku devletlerin iradesine ve uzun süredir yapılagelen uluslararası örf ve âdetlere (uluslararası teamüllere) dayandırır. Son olarak Bynkershoek’a bazı açılardan benzer, bir anlamda doğal hukukçu görüşler ile pozitivist görüşleri uzlaştıran bir başka düşünüre de değinmek gerekiyor. İsveçli yazar Emerich von Vattel (1714-1767) devletlerin hak ve yükümlülükleri doğal hukuktan aldığını kabul etmekle birlikte, bunların devletler arasındaki uyuşmazlıklarda anlamlı olabilmesi için, söz konusu hak ve yükümlülüklerin bizzat devletler tarafından kendileri için tanınmış, kabul edilmiş olması gerektiğini söyler. Vattel kendisinden sonra gelecek yazarları büyük ölçüde etkilemiştir.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi, ilk İspanyol ‘fatihlerin’ yerlileri insan saymayarak katletmelerine, topraklarına el koymalarına karşı geliştirdiği ‘haklı savaş’ düşüncesiyle, yerlilerin siyasi varlıklarının bulunduğunu, Hristiyan olmadıkları için insan sayılmayacakları düşüncesinin yanlış olduğunu söyler?
Seçenekler
A
Austin
B
Vattel
C
Vitoria
D
Thomas Aquinas
E
Grotius
Açıklama:
Klasik Dönem’de uluslararası hukuk hakkındaki kuramsal yaklaşımın temel taşlarının Francisco de Vitoria’ya (1480?-1546) ait olduğunu söyleyebiliriz. İspanyol bir ilahiyatçı olan Vitoria, Thomas Aquinas geleneğine bağlı bir din bilginidir.
Aquinas’ın akılcı din yaklaşımı ile hümanizm etkisinde yetişen Vitora’nın uluslararası hukuk alanındaki katkısı, dönemin sömürgecilik faaliyetlerinde ülkesi İspanya’nın yahut İspanya adına Güney Amerika’yı ‘fetheden’ savaşçıların Amerikan yerlileriyle olan ilişkileri hakkında Hristiyan ilahiyatının görüşlerini ortaya koyarken gösterdiği yaklaşımdır.
Vitoria, ilk İspanyol ‘fatihlerin’ yerlileri insan saymayarak katletmelerine, topraklarına el koymalarına karşı geliştirdiği ‘haklı savaş’ düşüncesiyle, yerlilerin siyasi varlıklarının bulunduğunu, Hristiyan olmadıkları için insan sayılmayacakları düşüncesinin yanlış olduğunu söyler. Avrupa’nın siyaseti, hukuku ve hatta insan olmayı Hristiyanlık temelinde tanımladığı, üstelik kralların ve papaların dünyayı sahiplenme ve Hristiyanlaştırma ‘aşkıyla’ yanıp tutuştuğu böyle bir dönemde, her türlü mevcut ve gelmesi muhtemel tepkiyi bir kenara atarak, farklı siyasal toplulukların bulunduğunu, bu topluluklarla ancak meşru sayılabilecek şartlar çerçevesinde savaşılabileceğini, asıl olanın dostane ilişkiler kurmak olduğunu, diğer milletlerin mensuplarının, karşılıklı olmak kaydıyla Avrupa’da Hristiyanların sahip olduğu haklara sahip olması gerektiğini söylemesi, büyük önem taşır. Üstelik Vitoria’nın bu görüşlerini dinî temele oturttuğunu tekrar vurgulamamız gerekiyor.
Aquinas’ın akılcı din yaklaşımı ile hümanizm etkisinde yetişen Vitora’nın uluslararası hukuk alanındaki katkısı, dönemin sömürgecilik faaliyetlerinde ülkesi İspanya’nın yahut İspanya adına Güney Amerika’yı ‘fetheden’ savaşçıların Amerikan yerlileriyle olan ilişkileri hakkında Hristiyan ilahiyatının görüşlerini ortaya koyarken gösterdiği yaklaşımdır.
Vitoria, ilk İspanyol ‘fatihlerin’ yerlileri insan saymayarak katletmelerine, topraklarına el koymalarına karşı geliştirdiği ‘haklı savaş’ düşüncesiyle, yerlilerin siyasi varlıklarının bulunduğunu, Hristiyan olmadıkları için insan sayılmayacakları düşüncesinin yanlış olduğunu söyler. Avrupa’nın siyaseti, hukuku ve hatta insan olmayı Hristiyanlık temelinde tanımladığı, üstelik kralların ve papaların dünyayı sahiplenme ve Hristiyanlaştırma ‘aşkıyla’ yanıp tutuştuğu böyle bir dönemde, her türlü mevcut ve gelmesi muhtemel tepkiyi bir kenara atarak, farklı siyasal toplulukların bulunduğunu, bu topluluklarla ancak meşru sayılabilecek şartlar çerçevesinde savaşılabileceğini, asıl olanın dostane ilişkiler kurmak olduğunu, diğer milletlerin mensuplarının, karşılıklı olmak kaydıyla Avrupa’da Hristiyanların sahip olduğu haklara sahip olması gerektiğini söylemesi, büyük önem taşır. Üstelik Vitoria’nın bu görüşlerini dinî temele oturttuğunu tekrar vurgulamamız gerekiyor.
Soru 77
Uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olan ve Versay Antlaşması’nın sonucu olarak kurulan uluslararası teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti
B
Birleşmiş Milletler
C
NATO
D
Varşova Paktı
E
Avrupa Birliği
Açıklama:
Versay Antlaşması’nın bir sonucu, uluslararası siyasette ve uluslararası hukuk düzeninde devrimsel bir adım olan Milletler Cemiyetinin kurulmasıdır. 1920’deki ilk genel kurulunu 41 devletin katılımıyla gerçekleştiren Cemiyetin kuruluş amacı, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak, savaşın engellenmesi için bazı yükümlülükler getirmek, uluslararası uyuşmazlıkların uzlaşmayla çözümünü sağlamak olarak belirtilmiştir. Modern uluslararası hukuk kurumlarının ilk örneklerini bünyesinde barındıran Cemiyet, II. Dünya Savaşı’nın çıkmasını engelleyememiş olmasıyla 1946’da varlığını sona erdirmiştir.
Soru 78
Hukuki realizm iki ayağından biri olan Amerikan Hukuki Realizmine gör,e Akım içinde yer alan yazarların en temel özelliklerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hukuk, sadece gözlemlenebilir olaylar çerçevesinde açıklanabilir.
B
Hukukun bağlayıcılığı ya da geçerliliği Yadsınmıştır.
C
Hukuk düşüncesi ister pozitivist isterse doğal hukuk görünümlü olsun, şöyle ya da böyle bu metafik kavramlara dayanmak zorundadır.
D
İç hukuktaki gibi hukuksal bir mekanizmanın dengi bir mekanizma bulunmadıkça, milletler hukuku, metafizik hayallerden öteye gidemez.
E
Yargısal kararların verilmesinde hukuk kurallarının oynadığı rolden şüphe duymaları
Açıklama:
Hukuki realizm iki ayağı vardır: Amerikan ve İskandinav. Amerikan Hukuki Realizmi 20. yüzyılın ortalarına kadar Amerikan hukuk düşüncesinde hakim olan hukuk anlayışını temsil eder. Akım içinde yer alan yazarların en temel özellikleri, (1) yargısal kararların verilmesinde hukuk kurallarının oynadığı rolden şüphe duymaları ve (2) hukuksal araştırmanın konusu olarak yargıyı merkeze almaları, bunun tespit edilmesi için de tek yolun, fiilen uygulanan hukukun ortaya çıkarılması olduğuna inanmalarıdır. Realistler, dönemlerinde geçerli olan hukukun ne olduğuna ilişkin soyut açıklamalara ve mahkemelerde hüküm verme sürecinde emsal kararlara, mevcut hukuk kurallarına katı bağılılık ile mantıksal çıkarım metoduna karşı çıkmışlardır. Realistlere göre toplum devamlı değişmektedir ve hukuk, toplumsal faydaya hizmet eden bir araç olarak, bu değişime mümkün olduğunca ayak uydurmak zorundadır. Bunun, durağan karar ve içtihatlarla gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yargıçlar, verdikleri kararlarda bu değişimi göz önüne almalıdır. Amerikan Hukuki Realizminin uluslararası hukuk düşüncesine etkisi Eleştirel Hukuk Okulu’na yaptığı etkiyle ortaya çıkar.
Soru 79
"Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar, eşit ve egemen devletler söylemini savunsa da gerçekte bu kuruluşlar, kapitalist sistemin güçlü devletler lehine işleyişini gizlemeye hizmet eder. Karşılıklı bağımlılık ise ekonomik olarak daha güçlü devletlerin zayıf devletleri sömürmesine dayanır." Bu görüş aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Realizm
C
Feminizm
D
Pozitivizm
E
Doğal Hukuk
Açıklama:
Marksist yaklaşım yerel yahut ulusal hukuklar açısından yaptığı bu belirlemeyi uluslararası ilişkiler ve hukuk düzeyine taşır. Devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerini iktisadi bir mücadele olarak görür. Bazı devletler diğerleri üzerinde güç veya baskı kullanarak farklı bağımlılık ilişkileri geliştirirler. Kimi zaman bu ilişki bir işgal ve ilhak ilişkisi olur ve bir devlet başka bir devletin topraklarını ele geçirir. Marksist yaklaşıma göre bu işgal veya ilhakın asıl anlamı ve amacı, işgal edilen ülkenin kaynaklarına el konulması ve ucuz iş gücü elde edilmesidir. Kimi zaman işgal veya ilhak söz konusu olmaz fakat kuvvet kullanma tehdidi veya ekonomik baskı gibi araçlarla bazı devletler diğer devletlerden ekonomik ayrıcalıklar talep ederler. Nihayet bir başka ilişki türü olarak sömürgecilik karşımıza çıkar ki nihayetinde burada da bütün mesele iktisadidir.
İşgal, ekonomik ayrıcalıklar ve sömürgecilik uluslararası ilişkiler tarihinin nispeten eski örnekleridir. Özellikle İkinci Dünya Savaşından sonraki siyasal gelişmelerde işgale çok daha az rastlanır; küresel ekonominin ve siyasetin gündemi ekonomik ayrıcalıklar değil, bilakis, ayrıcalıkların kaldırılarak serbest ticaretin oluşturulmasıdır. Nihayet sömürgecilik de aşamalı olarak ortadan kalkmış, sömürge devletlerin tamamı özgürlüklerine kavuşmuştur. Ancak Marksist yaklaşım özü yahut temeli itibarıyla değişen bir şey olmadığını, görünüşteki ilişkilerin ve söylemin değiştiğini ama emperyalizmin, sömürgeciliğin devam ettiğini, iktisadi savaşın daha da sertleştiğini savunur. Zira sömürgecilik kalkmış gibi görünse de karşılıklı bağımlılık olarak adlandırılan uluslararası ilişkiler tezi de modern uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletlerin temelini oluşturan eşit ve egemen devletler söylemi hiç de gerçekçi değildir. Karşılıklı bağımlılık yoktur; bazı devletler diğerlerine daha çok bağımlıdır. Eşit ve egemen devletler yoktur; mevcut uluslararası hukuk sisteminin hukuki muhakemenin doğasından da kaynaklanan yapısı, güçlü devletlerin lehine sonuç çıkarmaya imkân verir. Ekonomik ayrıcalıkların kalkıp yerine serbest ticaretin gelmesi, tarifelerin tek tipleştirilmesi sadece bir yanılsamadır.
İşgal, ekonomik ayrıcalıklar ve sömürgecilik uluslararası ilişkiler tarihinin nispeten eski örnekleridir. Özellikle İkinci Dünya Savaşından sonraki siyasal gelişmelerde işgale çok daha az rastlanır; küresel ekonominin ve siyasetin gündemi ekonomik ayrıcalıklar değil, bilakis, ayrıcalıkların kaldırılarak serbest ticaretin oluşturulmasıdır. Nihayet sömürgecilik de aşamalı olarak ortadan kalkmış, sömürge devletlerin tamamı özgürlüklerine kavuşmuştur. Ancak Marksist yaklaşım özü yahut temeli itibarıyla değişen bir şey olmadığını, görünüşteki ilişkilerin ve söylemin değiştiğini ama emperyalizmin, sömürgeciliğin devam ettiğini, iktisadi savaşın daha da sertleştiğini savunur. Zira sömürgecilik kalkmış gibi görünse de karşılıklı bağımlılık olarak adlandırılan uluslararası ilişkiler tezi de modern uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletlerin temelini oluşturan eşit ve egemen devletler söylemi hiç de gerçekçi değildir. Karşılıklı bağımlılık yoktur; bazı devletler diğerlerine daha çok bağımlıdır. Eşit ve egemen devletler yoktur; mevcut uluslararası hukuk sisteminin hukuki muhakemenin doğasından da kaynaklanan yapısı, güçlü devletlerin lehine sonuç çıkarmaya imkân verir. Ekonomik ayrıcalıkların kalkıp yerine serbest ticaretin gelmesi, tarifelerin tek tipleştirilmesi sadece bir yanılsamadır.
Soru 80
Uluslararası hukukun eril bir dile sahip olduğunu söyleyerek farklı kümelenmeler çerçevesinde kadınların haklarının korunmasını veya kadınların özel korumaya sahip olmasını isteyen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğal Hukuk
B
Realizm
C
Marksizm
D
Pozitivizm
E
Feminizm
Açıklama:
Feminist hareketin hukuka yaklaşımı kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmayı talep etmekten başlayan ve radikal eleştiriye uzanan bir yelpaze oluşturur. Eşitlikçi feminist hukuk teorisi, bir teori olmaktan ziyade, kadınlarla erkeklerin eşit olduğu iddiasına sahiptir. Bu iddia, feminist hareket içerisinde kronolojik olarak erken yaklaşımları temsil eder zira dönem açısından kadınların öncelikli sorunu, erkeklerin akıl ve beceri açısından kadınlardan üstün olduğu şeklindeki hakim paradigmanın sonucu olarak hak sahibi olmada da ikincil durumda olmasıdır. Farklılık yanlıları genel itibariyle kadınlar için korumacı önlemlerin alınmasını talep ederler. Bir başka yaklaşım olan kültürel feminist hukuk teorisi de farklılıkları kabullenir. Yaptığı tespit ise daha radikaldir: Kadın ile erkek farklı deneyimlere sahip cinsler olarak farklı dillere sahiptir. Hukuk ise eril bir dille kurulmuştur. Erkeğin dili rekabet, bencillik ve saldırganlık dolu iken kadının dili özen, bakım ve empati ile nitelenir. Son olarak radikal feminist hukuk teorisi kadın ile erkek arasında köklü bir ayırımın bulunduğu söyler. Ancak bu ayırımın radikal feministlerce algılanış şekli, ezen-ezilen ilişkisi olarak ortaya çıkar. Erkekler kadınlar üzerinde tahakküm kurmuşlardır ve bu tahakküm oldukça bilinçli ve sistematik bir şekilde gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Bu tahakkümün sonucu olarak hukuk da sadece erkek gözünden yaratılmıştır. Hukukun kadınlarla ilgili sorunu kadınlara eşit hak tanıyıp tanımaması değil, hukuksal kavram evreninin erkek bakış açısıyla ve erkek tahakkümünü mümkün kılacak tarzda kurulmuş olmasıdır.
Soru 81
Otuz Yıl Savaşları aşağıdaki antlaşmalardan hangisi ile sona ermiştir?
Seçenekler
A
Westphalia Barış Antlaşması
B
Cenevre Konvansiyonu
C
Versay Antlaşması
D
Birleşmiş Milletler Antlaşması
E
Sevr Antlaşması
Açıklama:
30 Yıl Savaşları, 1648 tarihli Westphalia Barış Antlaşması’yla sonlandı.
Soru 82
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma süreci nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Sömürgecilik
B
Sanayi devrimi
C
Erekselcilik
D
Kozmoloji
E
Pozitivizm
Açıklama:
15. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin Amerika, Afrika, Hindistan, Avustralya ve okyanuslardaki adaları hakimiyetlerine alma süreci sömürgecilik olarak ifade edilir.
Soru 83
Hangi düşünceye göre hukuk denen şeyin temelinde, üzerinde veya ötesinde bulunan ideal bir düzene işaret ettiğini söyler?
Seçenekler
A
Doğal hukuk düşüncesi
B
Pozitivist düşünce
C
Realizm
D
Feminizm
E
Marksizm
Açıklama:
Genel bir tanımla doğal hukuk düşüncesi, adına ‘hukuk’ denen şeyin beşerî bir ürün olmaktan ziyade onun temelinde, üzerinde veya ötesinde bulunan ideal bir düzene
işaret ettiğini söyler.
işaret ettiğini söyler.
Soru 84
Doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi kimdir?
Seçenekler
A
Hugo Grotius
B
H. L. A. Hart
C
John Austin
D
Karl Marx
E
J. Bentham
Açıklama:
Tarihsel açıdan Antik Yunan felsefesine kadar götürebileceğimiz doğal hukuk düşüncesinin uluslararası hukuk alanındaki en önemli temsilcisi Hugo Grotius’tur.
Soru 85
Milletler Cemiyeti varlığını neden sona erdirmiştir?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı sonunda görüşmelerde başarılı olamamıştır
B
İkinci Dünya Savaşının çıkmasını engelleyememiştir
C
Birinci Dünya Savaşının çıkmasını engelleyememiştir
D
Mülteci sorununa çözüm bulamamıştır
E
Yeni bir cemiyet kurulmuştur
Açıklama:
Modern uluslararası hukuk kurumlarının ilk örneklerini bünyesinde barındıran Cemiyet, II. Dünya Savaşı’nın çıkmasını engelleyememiş olmasıyla 1946’da varlığını sona erdirmiştir
Soru 86
İkinci Dünya Savaşı sonrasında savaş suçluları nerede yargılanmıştır?
Seçenekler
A
Nüremberg
B
Berlin
C
Viyana
D
Porto
E
Kiev
Açıklama:
Nüremberg ve Tokyo’da kurulan uluslararası mahkemeler, savaş suçlularını yargılamıştır.
Soru 87
Normlar hiyerarşisi hangi düşünürün fikirlerinin temeli olmuştur?
Seçenekler
A
Kelsen
B
Marx
C
Hegel
D
Grotius
E
Hart
Açıklama:
Normlar hiyerarşisi, hukuk düzeni içerisinde normların birbirinden türeyerek var olabildiğini söyleyen ve H. Kelsen’e atıfla meşhur olan anlayıştır.
Soru 88
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi uluslararası hukuk düzeninin saldırganlık ve rekabet temelinde kurulmuş eril bir düzen olduğunu iddia etmektedir?
Seçenekler
A
Marksist yaklaşım
B
Realist yaklaşım
C
Feminist yaklaşım
D
Pozitivist yaklaşım
E
Doğal hukuk yaklaşımı
Açıklama:
Feminist yaklaşımlar, uluslararası hukukta kadınların korunması gereken grup olarak tanınmasından uluslararası hukuk düzeninin saldırganlık ve rekabet temelinde kurulmuş eril bir düzen olduğunu iddia etmeye giden bir yol izlerler.
Soru 89
Feminist hareketin hukuk alanına ilk yaklaşımı nasıl olmuştur?
Seçenekler
A
Uluslararası barışı savunmuşlardır
B
Kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olmasını talep etmişlerdir
C
Uluslararası hukuk normlarının sayılarının artmasını savunmuşlardır
D
Uluslararası ceza mahkemeleri kurulmasını talep etmişlerdir
E
Sömürgeciliğin sona ermesini savunmuşlardır
Açıklama:
Feminist hareketin hukuka yaklaşımı kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmayı talep etmekten başlayan ve radikal eleştiriye uzanan bir yelpaze oluşturur.
Soru 90
Marksist yaklaşıma göre klasik uluslararası hukuk yaklaşımlarının tamamı neden geçersiz ve yanıltıcıdır?
Seçenekler
A
Uluslararası hukukun sermaye lehine çalışan bir kurum olması
B
Kadın erkek eşitliğinin olmaması
C
Savaşların çıkmasının önlenememesi
D
Ulusal hukuk düzeni yerine uluslararası hukuk kurallarının gelişmemesi
E
Her devletin hukukunun birbirinden farklı olması
Açıklama:
Sınıraşan çok uluslu şirketlerin uluslararası siyasete hakim olmasıyla birlikte, uluslararası hukukun sermaye lehine çalışan bir kurum olduğu eskisinden çok daha açık
bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu gerçeklik karşısında klasik uluslararası hukuk yaklaşımlarının tamamı geçersiz ve yanıltıcıdır.
bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu gerçeklik karşısında klasik uluslararası hukuk yaklaşımlarının tamamı geçersiz ve yanıltıcıdır.
Ünite 2
Soru 1
Uluslararası hukukun genel olarak kaynakları ifadesine ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Maddi ve şekli kaynaklar olarak ikiye ayrılır.
B
Devletler açısından bağlayıcıdır.
C
Uluslararası hukukun ilkelerini anlatmak için kullanılır.
D
Uluslararası yargı organlarının kararlarına dayanak olur.
E
Geçerli bir hukuku kuralı olmadığında kullanılır.
Açıklama:
Uluslararası hukukun kaynakları ifadesi devletler açısından bağlayıcı, uyulması gereken kural türlerini ve uluslararası yargı organlarının kararlarına dayanak yaptığı kural ve ilkeleri anlatmak üzere kullanılır. Uluslararası hukukun kaynakları genel olarak maddi ve şekli kaynaklar şeklinde ikiye ayrılır. Doğru cevap E'dir.
Soru 2
Uluslararası Adalet Divanı'nın kurucu belgesi olan Statüsü'ndeki en eski kaynaklar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası örf ve adetler
B
Uluslararası antlaşmalar
C
Genel hukuk ilkeleri
D
Çeşitli milletlerin en etkin yazarlarının öğretileri
E
Sosyal ve ekonomik olaylar
Açıklama:
Statü’de sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi uluslararası örf ve adetlerdir. Teamül veya yapılageliş olarak da adlandırılan örf ve adetler, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde uzun süreden beri yapageldikleri ve artık o şekilde davranılması gerektiği y.nünde bir inanç oluşmuş uygulamalara karşılık gelir. Doğru cevap A'dır.
Soru 3
Hukukun genel ilkelerine ilişkin olarak verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Diğer uluslararası hukuk kaynaklarına göre daha somut ve belirli niteliktedir
B
Uyuşmazlık hakkında karar verecek kişilerin kabulüne dayanır.
C
Hukukun genel ilkeleri uluslararası antlaşmalarla çatışabilir
D
Bu ilkelere başvurabilmek için o konuyu düzenleyen bir örf-adet kuralı gerekir
E
Hukukun genel ilkelerinin belirlenmesinde devletlerin irade ve kabulü gerekmez
Açıklama:
Örf ve adetler ile uluslararası antlaşmalara oranla hukukun genel ilkeleri, daha soyut ve belirsiz bir nitelik taşır. Devletler arasındaki bir antlaşma metni, yazılı olmak açısından somuttur. Örf ve adetlerin varlığı ise, devletlerin uygulamaları gösterilerek kanıtlanabilir niteliktedir. Ancak hukukun genel ilkeleri, uyuşmazlık hakkında karar verecek kişilerin kabul ve saptamasına dayanır. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Uluslararası antlaşmalara ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Uluslararası örgütlerin yaptığı antlaşmalar da uluslararası antlaşma olarak nitelendirilir.
B
Uluslararası hukuk kişileri arasında karşılıklı irade beyanı ile yapılır.
C
Taraflar arasındaki hiyerarşi antlaşmanın geleceğini belirler.
D
Geleneksel anlamda bir uluslararası antlaşmanın tarafları, devletlerdir.
E
Uluslararası hukuk kişilerinin irade beyanı, birbirleri açısından hak ve yükümlülük doğurur.
Açıklama:
Uluslararası antlaşma, en genel şekliyle, uluslararası hukuk kişilerinin yine uluslararası hukuk uyarınca birbirleri açısından hak ve yükümlülük yarattıkları karşılıklı irade beyanıdır. Bu kapsayıcı tanım, klasik devlet tanımına uymayan yönetimlerin ve uluslararası örgütlerin yaptığı antlaşmaları da uluslararası antlaşma olarak görür. Ancak geleneksel olarak anlaşıldığı şekliyle bir uluslararası antlaşmanın tarafları, devletlerdir. Antlaşmanın tarafları arasında bir hiyerarşi söz konusu değildir. Çünkü devletlerin egemen eşitliği söz konusudur. Doğru cevap C’dir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi kabul görmüş olan hukukun genel ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Tazminat hakkı
B
El koyma hakkı
C
Savunma hakkı
D
Dava açma hakkı
E
Hakkın kötüye kullanılamaması
Açıklama:
Kuramsal açıdan üzerinde konuşulması bazı güçlükler çıkarsa da hukukun genel ilkelerinin en azından bir kısmının saptanmasında büyük sorunlar çıkmaz. Zira farklı kültürlere, farklı tarihsel süreçlere ve farklı coğrafyalarla ait olsalar da hukuk sistemleri en temel konularda büyük benzerlik gösterir. Sözgelimi, dava açma hakkı, savunma hakkı, tazminat hakkı, hakkın kötüye kullanılamaması gibi kurumlar, hukuk sistemlerinin özünü oluşturur. El koyma hakkı ise, hukukun genel ilkeleri arasında bulunmaz. Doğru cevap B’dir.
Soru 6
Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ olarak bilinen kavramın Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Emredici kurallar
B
Özel hükümler
C
Hakkaniyet ve nısfet
D
Yardımcı kaynaklar
E
Teamül ve yapılageliş
Açıklama:
Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ kurallar olarak bilinen emredici kurallar 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesinin ilgili maddesinde de yer almaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tebliğ
C
Açıklama
D
Tanıma
E
Kınama
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler; vazgeçme, tanıma, tebliğ, kınama ve tek taraflı söz vermedir. Açıklama bunlardan biri değildir. Doğru cevap C'dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi "bir hukuk kişisinin belirli bir konuda belirli bir şekilde davranacağını, hiçbir koşul koymadan, diğerlerince kabul edilmesini beklemeden, belirten tek taraflı irade beyanıdır"?
Seçenekler
A
Tanıma
B
Vazgeçme
C
Tebliğ
D
Tek taraflı söz verme
E
Protesto
Açıklama:
Tek taraflı söz verme, bir hukuk kişisinin belirli bir konuda belirli bir şekilde davranacağını, hiçbir koşul koymadan, diğerlerince kabul edilmesini beklemeden, belirten tek taraflı irade beyanıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 9
....................., bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda, o durumun varlığının saptandığına ve meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanıdır.
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Kınama
C
Nısfet
D
Tenfiz
E
Tanıma
Açıklama:
Tanıma, bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda, o durumun varlığının saptandığına ve meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 10
UAD’nin verdiği yargı kararlarının niteliğine ilişkin olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Divan’ın verdiği kararlar sadece dava konusu olayın tarafları açısından ve davayla ilgili olarak bağlayıcılık taşır.
B
Karar verilirken sadece uluslararası yargı organlarının değil, iç hukuklar çerçevesinde ulusal mahkemelerin verdiği kararlardan da yararlanılabilir.
C
Divan’ın verdiği bir karar, sonradan meydana gelecek olaylar açısından kural niteliği taşır.
D
Divan’ın verdiği bir karar, sonradan meydana gelecek olaylar açısından bir kural oluşturmaz.
E
Divan’ın vermiş olduğu bir karardan yeni ve benzer bir davada yararlanılabilir.
Açıklama:
Divan’ın verdiği kararların sadece dava konusu olayın tarafları açısından ve davayla ilgili olarak bağlayıcılık taşır. Bunun anlamı, Divan’ın verdiği bir kararın sonradan meydana gelecek olaylar açısından bir ‘kural’ niteliği taşımadığıdır. Bu açıdan Divan’ın işlevi, özellikle Anglo-Sakson hukukundaki yargı kararlarının sonraki davalar açısından diğer mahkemeleri de bağlayıcı rolünden açıkça ayrılmıştır. Bununla birlikte, gerek Divan’ın gerekse başka yargı organlarının verdikleri kararları istikrarlı bir şekilde benzer olaylar açısından da devam ettirdikleri gözlemlenmekte ve hatta beklenmektedir. Kısaca ifade edecek olursak Divan’ın vermiş olduğu bir karar, sonraki davalarda verilecek kararın temelini oluşturmaz ancak Divan, daha önce benzer bir olayda verdiği karardan, yeni davada yararlanabilir. Doğru cevap C’dir.
Soru 11
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nde sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi hangisidir?
Seçenekler
A
Teamül
B
Andlaşmalar
C
Hukukun genel ilkeleri
D
Yargı kararları
E
Öğreti
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nde sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi teamüldür.
Soru 12
Uluslararası hukuk kişilerinin yine uluslararası hukuk uyarınca birbirleri açısından hak ve yükümlülük yarattıkları karşılıklı irade beyanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Teamül
B
Uluslararası antlaşma
C
Yapılageliş
D
Öğreti
E
İçtihat
Açıklama:
Uluslararası hukuk kişilerinin yine uluslararası hukuk uyarınca birbirleri açısından hak ve yükümlülük yarattıkları karşılıklı irade beyanına uluslararası antlaşma adı verilir.
Soru 13
Örf ve adet hukuku ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası hukukun asli kaynaklarındandır.
B
Devletler, davranışı, bu şekilde davranmaları gerektiği düşüncesiyle yerine getiriyor olmalıdırlar.
C
Devletlerin herhangi bir kural yahut hukuki yükümlülük düşüncesine dayanmadan yaptıkları eylemlerdir.
D
Örf ve adet kuralından bahsedebilmek için devletlerin belli bir davranışta, sürekli olarak bulunmasını ve bu uygulamanın genel olmasını gerektirir.
E
Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) kurucu belgesi olan Statüsü’nde md. 38(1)'de düzenlenmiştir.
Açıklama:
Bir örf ve adet kuralının varlığından bahsedebilmek için, devletlerin örf ve adete kaynaklık eden davranışı, bir kural
düşüncesiyle yerine getirmiş olmaları gerekir.
düşüncesiyle yerine getirmiş olmaları gerekir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukun tamamlayıcı kaynağıdır?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşma
B
Örf ve adet
C
Öğreti
D
Hukukun genel ilkeleri
E
Yargı kararları
Açıklama:
Hukukun genel ilkeleri, uluslararası hukukun tamamlayıcı kaynağıdır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Divan’ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılmaktadır?
Seçenekler
A
Yapılageliş
B
Teamül
C
Yargı kararları
D
Öğreti
E
Hakkaniyet ve nısfet
Açıklama:
Hakkaniyet ve nısfet, Divan’ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılmaktadır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi bir bütün olarak Devletlerin milletlerarası toplumunun, kendisinden hiçbir surette sapmaya müsaade edilmeyen ve ancak aynı nitelikte olan daha sonraki bir milletlerarası genel hukuk normu ile değiştirilebilecek olan bir norm olarak kabul ettiği ve tanıdığı bir normdur?
Seçenekler
A
Teamül
B
Jus cogens
C
Yapılageliş
D
Antlaşma
E
Öğreti
Açıklama:
Jus cogens, bir bütün olarak Devletlerin milletlerarası toplumunun, kendisinden hiçbir surette sapmaya müsaade edilmeyen ve ancak aynı nitelikte olan daha sonraki bir milletlerarası genel hukuk normu ile değiştirilebilecek olan bir norm olarak kabul ettiği ve tanıdığı bir normdur.
Soru 17
Bir hukuk kişisinin kendi iradesiyle bir hakkını başkasına devretmeksizin terk etmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Kınama
D
Tebliğ
E
Tek taraflı söz verme
Açıklama:
Vazgeçme, bir hukuk kişisinin kendi iradesiyle bir hakkını başkasına devretmeksizin terk etmesidir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda, o durumun varlığının saptandığına ve meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanıdır?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Kınama
D
Tebliğ
E
Tek taraflı söz verme
Açıklama:
Tanıma, bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda, o durumun varlığının saptandığına ve
meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanıdır.
meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi bir devletin hukuken önem taşıyan bir durumu bir veya birkaç devletin bilgisine sunmasıdır?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Tebliğ
D
Kınama
E
Tek taraflı söz verme
Açıklama:
Tebliğ, bir devletin hukuken önem taşıyan bir durumu bir veya birkaç devletin bilgisine sunmasıdır.
Soru 20
Bir hukuk kişinin belirli bir konuda belirli bir şekilde davranacağını, hiçbir koşul koymadan, diğerlerince kabul edilmesini beklemeden, belirten tek taraflı irade beyanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Kınama
D
Tebliğ
E
Tek taraflı söz verme
Açıklama:
Tek taraflı söz verme, bir hukuk kişinin belirli bir konuda belirli bir şekilde davranacağını, hiçbir koşul koymadan, diğerlerince kabul edilmesini beklemeden, belirten tek taraflı irade beyanıdır.
Soru 21
Devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişilere ne denir?
Seçenekler
A
Konsolos
B
Diplomatik Temsilci
C
Müsteşar
D
Büyükelçi
E
Devlet Başkanı
Açıklama:
Devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişiler Diplomatik Temsilcilerdir.
Soru 22
Devletler arasındaki bir uyuşmazlığın çözümünde hukukun genel ilkeleri kaynağından yararlanmak için hangi şartın gerçekleşmiş olması aranmaz?
Seçenekler
A
Uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu düzenleyen bir anlaşma bulunmaması
B
Genel hukuk ilkelerinin uluslararası antlaşmalar ile çatışmıyor olması
C
Genel hukuk ilkelerinin uygulanmasında örf adet kuralıyla çatışmasına izin verilmesi
D
Genel hukuk ilkelerinin örf ve adet ile çatışmıyor olması
E
Genel hukuk ilkelerinin örf ve adetle çatışması durumunda uygulanmaması
Açıklama:
Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor olmalıdır. Eğer çatışıyorsa uygulanmaz veya uygulama sırasında çatışmaya izin verilmez.
Soru 23
Uluslararası hukuk kurallarının oluşturduğu hiyerarşik sistem ile ilgili hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ulusal hukuklara benzer bir iptal, yürürlükten kaldırma mekanizması vardır.
B
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur.
C
Aynı konuda birbirinden farklı içeriğe sahip antlaşma ile örf ve adet kuralı varlığında örf ve adet kuralı uygulanır.
D
Yargı organları çatışma durumunda üstün olan kuralları uygulayamaz.
E
Uluslararası hukuk kurallarında hiyerarşik sistem bulunmaz.
Açıklama:
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur. İlkesel olarak bu iki kural türü ağırlık bakımından birbirlerine denk kabul edilir.
Soru 24
Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ olarak bilinen kurallar ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Emredici kurallar
B
Hukukun genel kuralları
C
Uluslararası anlaşma kuralları
D
Örf ve adet kuralları
E
Yardımcı kurallar
Açıklama:
Antlaşmalar ile örf ve adet kuralları arasındaki ilişkide son olarak uluslararası hukukun emredici kuralları konusuna da değinmek gerekiyor. Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ kurallar olarak bilinen bu kurallar, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 53. maddesinde şu şekilde yer alır:
“...milletlerarası genel hukukun emredici bir normu, bir bütün olarak Devletlerin milletlerarası toplumunun, kendisinden hiçbir surette sapmaya müsaade edilmeyen ve ancak aynı nitelikte olan daha sonraki bir milletlerarası genel hukuk normu ile değiştirilebilecek olan bir norm olarak kabul ettiği ve tanıdığı bir normdur.”
“...milletlerarası genel hukukun emredici bir normu, bir bütün olarak Devletlerin milletlerarası toplumunun, kendisinden hiçbir surette sapmaya müsaade edilmeyen ve ancak aynı nitelikte olan daha sonraki bir milletlerarası genel hukuk normu ile değiştirilebilecek olan bir norm olarak kabul ettiği ve tanıdığı bir normdur.”
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemlerden değildir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Tebliğ
D
Kınama
E
Anlaşma
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler; vazgeçme, tanıma, tebliğ, kınama ve tek taraflı söz vermedir.
Soru 26
Uluslarası adalet divanının hakkaniyet ve nısfete göre karar vermesi ile ilgili hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar.
B
Divan re’sen hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar verebilir.
C
Hakkaniyet ve nısfete göre karar verme yetkisi verilmesi, yargıcın 38/1’de öngörülen kurallara dayanamayacağı anlamına gelir.
D
Hakkaniyet ve nısfete göre çözülmesi gerekli olan uyuşmazlıklar UAD Statüsünde sayılmıştır.
E
Günümüzde hakkaniyet ve nısfete göre karar verme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklama:
Esasında hakkaniyet ve nısfeti teknik anlamıyla bir ‘hukuk kaynağı’ olarak görmek zordur. Zira bu konuda farklı görüşler de bulunmakla birlikte, hakkaniyet ve nısfete göre karar verme, Divan’ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yeri- ne, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar.
Soru 27
UAD Statüsü md. 38(1)(d), uygulanacak hukuk kurallarının saptanmasında yardımcı kaynak olarak ........ yer verilir.
Aşağıdakilerden hangisi boşluğu tamamlamaya uygundur?
Aşağıdakilerden hangisi boşluğu tamamlamaya uygundur?
Seçenekler
A
Tanıma kararlarına
B
Tek taraflı söz vermeye
C
Yargı Kararlarına
D
İç hukuk kurallarına
E
Uluslarası anlaşmalara
Açıklama:
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, UAD Statüsü md. 38(1)(d), uygulanacak hukuk kurallarının saptanmasında yardımcı kaynak olarak yargı kararlarına yer verir.
Soru 28
Belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı bir irade beyanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tanım
B
Protesto
C
Tek taraflı söz verme
D
Tebliğ
E
Vazgeçme
Açıklama:
Kınama veya protesto, belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı bir irade beyanıdır.
Soru 29
Herhangi bir eyleminin tek taraflı bir hukuki işlem kabul edilebilmesi için hangisi gereklidir?
Seçenekler
A
UAD Statüsü’ndeki listede yer alması
B
Başka bir irade ile birlikte anlam ifade eden bir irade beyanında bulunulması
C
İrade beyanını yapan kişi (devlet) ileride beyanın gerektirdiği şekilde davranmak zorunda olmamalıdır.
D
Tek taraflı bir irade açıklamasının bulunması
E
Diplomatik temsilci tarafından yapılan bir işlem olması
Açıklama:
Bir devletin herhangi bir eyleminin tek taraflı bir hukuki işlem kabul edilebilmesi için, öncelikle, tek taraflı bir irade açıklamasının bulunması gerekir.
Soru 30
Araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşler uluslarası hukuk alanında nasıl ele alınmaktadır?
Seçenekler
A
Asli hukuk kaynaklarındandır.
B
Uluslarası hukukçuların vermiş olduğu yargı kararlarıdır.
C
Uluslararası hukukun az gelişmiş olduğu konularda rastlanır.
D
Uluslarası anlaşmalarda gönderme yapılan görüşlerdir.
E
Hakça ilkeler olarak belirlenir.
Açıklama:
Öğreti, araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşlerdir. Öğreti, uluslararası hukukun az gelişmiş alanlarında çok daha etkili olmaktadır.
Soru 31
Uluslararası hukukun en eski ve geleneksel kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Yasalar
C
Örf ve adetler
D
Sözleşmeler
E
İmtiyazlar
Açıklama:
Uluslararası hukukun en eski ve geleneksel kaynağı örf ve adet kurallarıdır.
Soru 32
Kuralın konusunu oluşturan olayın gerçekleştiği her durumda, söz konusu davranışın da devlet tarafından yerine getirilmesi anlamına gelen örf ve adetin temelinde yatan koşul nedir?
Seçenekler
A
Genellilik
B
Süreklilik
C
Geçerlilik
D
İşlerlik
E
Üretkenlik
Açıklama:
Süreklilikten kasıt, kuralın konusunu oluşturan olayın gerçekleştiği her durumda, söz konusu davranışın da devlet tarafından yerine getirilmesidir. Örf ve adet düşüncesinin temelinde, bu süreklilik koşulu bulunur.
Soru 33
UAD Statüsünde hukukun genel ilkeleri için kullanılan ifade nedir?
Seçenekler
A
Uygar milletlerce kabul edilen
B
Ulusal niteliklere sahip
C
Somut ve kanıtlanabilir
D
Genellenebilir
E
Uyuşmazlık hedefli
Açıklama:
Devletler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde antlaşmalar ile örf ve adet kuralları yanında dikkate alınan ve uygulanan bir başka hukuk kaynağı, hukukun genel ilkeleridir. UAD Statüsünde kullanılan ifade, “uygar milletlerce kabul edilen” hukuk ilkelerine atıf yapıyorsa da, günümüzde uygar olma tartışmasının yapılmadığını ve bütün devletlerin uygar kabul edildiğini söyleyebiliriz.
Soru 34
Hukuki karar verme faaliyetinin doğası itibariyle kullanılan, hukukun dayandığı düşünülen adalet kavramına gönderme yapan hukuk genel ilkesine ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Re'sen
B
Jus cogens
C
Tebliğ
D
Hakkaniyet
E
Genelleme
Açıklama:
Üzerinde sıkça durulan bir hukuk genel ilkesi, ‘hakça ilkeler’dir. ‘Hakkaniyet’ (İng. equity) olarak da isimlendirilen hakça ilkeler, hukuki karar verme faaliyetinin doğası itibariyle kullanılan, hukukun dayandığı düşünülen adalet kavramına gönderme yapar.
Soru 35
Araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan yardımcı hukuk kaynağı olan görüşlere ne denir?
Seçenekler
A
Örf ve adetler
B
Yargı kararları
C
Hukuk genel ilkeleri
D
Antlaşma
E
Öğreti
Açıklama:
Statü’nün yer verdiği bir başka yardımcı hukuk kaynağı, öğreti/doktrindir. Öğreti, araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşlerdir.
Soru 36
“Divan …………………. davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar veremez.” Cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Kınayarak
B
Tanıyarak
C
Tebliğ ederek
D
Re’sen
E
Vazgeçerek
Açıklama:
Divan re’sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar veremez. Tarafların bu konuda mutlaka talepte bulunmuş olması gerekir.
Soru 37
1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 53. Maddesinde yer alan uluslararası hukukun emredici kurallarına ne denir?
Seçenekler
A
Jus cogens
B
Tefhim
C
Reformatio in peius
D
Lura novit curia
E
Öğreti
Açıklama:
Antlaşmalar ile örf ve adet kuralları arasındaki ilişkide son olarak uluslararası hukukun emredici kuralları konusuna da değinmek gerekiyor. Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ kurallar olarak bilinen bu kurallar, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 53. maddesinde yer alır.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Uyuşma
D
Kınama
E
Tebliğ
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler; vazgeçme, tanıma, tebliğ, kınama ve tek taraflı söz vermedir.
Soru 39
I. Uluslararası antlaşmalar
II. Öğreti
III. Örf ve adetler
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarıdır?
II. Öğreti
III. Örf ve adetler
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Öğreti, uluslararası hukukun asli değil yardımcı kaynakları arasında yer alır.
Soru 40
“Türk hukuk sisteminde ……………………………….. Anayasaya aykırılık tespit ettiği durumda kanunları, ……………………………… ise kanuna aykırılık tespit ettiği durumda yönetmelikleri iptal edebilmekte, yürürlükten kaldırabilmektedir.” Cümlesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Anayasa mahkemesi - Sayıştay
B
Anayasa Mahkemesi - Danıştay
C
TBMM - Anayasa Mahkemesi
D
Sayıştay - Danıştay
E
Danıştay - Sayıştay
Açıklama:
Türk hukuk sisteminde Anayasa Mahkemesi Anayasaya aykırılık tespit ettiği durumda kanunları, Danıştay ise kanuna aykırılık tespit ettiği durumda yönetmelikleri iptal edebilmekte, yürürlükten kaldırabilmektedir.
Soru 41
Uluslararası hukukun kaynakları genel olarak aşağıdaki hangi şekilde tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
maddi kaynaklar- şekli kaynaklar
B
usuli kaynaklar- esasi kaynaklar
C
maddi kaynaklar- manevi kaynaklar
D
genel kaynaklar- özel kaynaklar
E
örfi kaynaklar- teamüli kaynaklar
Açıklama:
Uluslararası hukukun kaynakları genel olarak maddi ve şekli kaynaklar şeklinde ikiye ayrılır. Maddi kaynak ifadesinden hukukun biçimlenmesinde etkisi olan faktörler anlaşılmaktadır. Şekli kaynaklar ifadesinden ise içeriğe, o kuralın içeriğine bağlayıcılık kazandıran işlemler ve olaylar anlaşılmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 42
Uluslararası hukukta, devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişilerin genel adı nedir?
Seçenekler
A
Maslahatgüzar
B
Büyükelçi
C
Diplomatik temsilci
D
Konsolos
E
Ateşe
Açıklama:
Devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişilerin tümüne diplomatik temsilci denir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi devletlerin belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan koşullarından biri değildir?
Seçenekler
A
Örf ve adet kuralına kaynaklık eden davranışın sürekli uygulanmış olması, süreklilik
B
Bölgesel örf ve adetlerde bu kuralın oluşması için devletin iradesinin açık olması
C
Birden fazla devletin aynı yöndeki uygulaması, genellik
D
Devletlerin örf ve adete kaynaklık eden davranışı, bir kural düşüncesiyle yerine getirmiş olmaları
E
Devletlerin örf-adet uygulamalarında hukuki yükümlülük düşüncesine dayanmaları
Açıklama:
Bir örf ve adet kuralının varlığından bahsedebilmek için, devletlerin örf ve adete kaynaklık eden davranışı, bir kural düşüncesiyle yerine getirmiş olmaları gerekir. Devletlerin herhangi bir kural yahut hukuki yükümlülük düşüncesine dayanmadan yaptıkları eylemler, örf ve adet kuralı oluşturmaz. Doğru cevap E'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukun asli ya da yardımcı kaynaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşmalar
B
İç hukuk uygulamaları
C
Uluslararası örf ve adetler
D
Hukukun genel ilkeleri
E
Uluslararası yargı kararları
Açıklama:
İç hukuk uygulamaları, sadece karar alan devletlerin kendi içlerinde bağlayıcılığa sahiptir. Uluslararası hukukun kaynakları arasında yer almamaktadır. Doğru cevap B’dir.
Soru 45
Hukukun genel ilkelerine ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bütün devletlerin tartışmasız kabul ettiği bir ilke olması gerekir.
B
Bu ilkelere başvurabilmek için o konuyu düzenleyen bir uluslararası antlaşmanın bulunması gerekir.
C
Uluslararası antlaşmalar ile örf ve adet kurallarıyla çatışabilir.
D
Antlaşmalarda ve örf ve adet kurallarında hüküm bulunamadığı durumlarda, tamamlayıcılık işlevi görür.
E
Genel ve soyut bir ifade olan hukukun genel ilkelerinin hangi ilkeleri içerdiği açıktır.
Açıklama:
Özellikle UAD açısından, hukukun genel ilkelerini bir hukuk kaynağı olarak saymadaki amaç, Divan’ın önüne gelen bir uyuşmazlığı, antlaşma hükümleri ile örf ve adet kurallarında uyuşmazlık konusu olaylarla ilgili açık kurallar bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesini engellemektir. Böylece genel hukuk ilkelerine biçilen rol, antlaşmalarda ve örf ve adet kurallarında hüküm bulunamadığı, başka bir ifadeyle boşluk bulunan durumlarda, tamamlayıcılık işleviyle kararın verilmesini olanaklı kılmaktır. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
Hakkaniyet ve nısfete ilişkin verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hakkaniyet ve nısfeti teknik anlamıyla bir hukuk kaynağıdır.
B
Divan'ın uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamasını olanaklı kılar.
C
Taraflar hakkaniyet ve nısfetle çözüm için mutlaka talepte bulunmalıdır.
D
Divan, re'sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar verir.
E
Divan, bugüne kadar pek çok karara hakkaniyet ve nısfet çerçevesinde karar vermiştir.
Açıklama:
Divan re’sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar veremez. Tarafların bu konuda mutlaka talepte bulunmuş olması gerekir. Divan’a taraflarca hakkaniyet ve nısfete göre karar verme yetkisi verilmesi, yargıcın mutlaka 38/1’de öngörülen kurallara dayanmayacağı anlamına gelmez. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Uluslararası hukukta 'Jus cogens' olarak bilinen Latince kavramın Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Emredici kurallar
B
Tavsiye kararları
C
Örf ve adet kuralları
D
Yargı kararları
E
Bağlayıcı çözümler
Açıklama:
Antlaşmalar ile örf ve adet kuralları arasındaki ilişkide son olarak uluslararası hukukun emredici kuralları konusuna da değinmek gerekiyor. Uluslararası literatürde ‘jus cogens’ kurallar olarak bilinen bu kurallar, 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 53. maddesinde yer alır. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Uluslararası antlaşmalar iki veya çok taraflı uluslararası hukuk işlemleridir. Bunun yanında bir de devletlerin tek taraflı olarak yaptıkları bazı eylemler vardır ki bu eylemler ‘tek taraflı hukuki işlemler’ olarak isimlendirilir. Tek taraflı hukuki işlemler, geleneksel olarak uluslararası hukukun kaynakları arasında sayılmaz.
Yukarıda açıklaması verilen tek taraflı hukuki işlemlere ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Yukarıda açıklaması verilen tek taraflı hukuki işlemlere ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Devletlerin tek taraflı işlemlerinin uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde hak ve yükümlülük yaratan işlemler olarak kabul edilmezler.
B
Bir devletin herhangi bir eyleminin tek taraflı bir hukuki işlem kabul edilebilmesi için, öncelikle, karşılıklı irade açıklamalarının bulunması gerekir.
C
Tek taraflı yapılan irade beyanı bağımsız olamaz.
D
Bir devletin bağlanma niyetinin olup olmadığının, beyanın içeriğine bakılarak tespit edilmesi gerekmez.
E
Tek taraflı irade beyanını yapan devlet, bağlanmak niyetiyle hareket etmelidir.
Açıklama:
Bir devletin herhangi bir eyleminin tek taraflı bir hukuki işlem kabul edilebilmesi için, öncelikle, tek taraflı bir irade açıklamasının bulunması gerekir. Tek taraflı irade beyanını yapan kişi (devlet), bağlanmak niyetiyle hareket etmelidir, yani ileride beyanın gerektirdiği şekilde davranacağını düşünüyor olmalıdır. Bağlanma niyetinin olup olmadığı, beyanın yapıldığı hâl ve koşullara ve beyanın içeriğine bakılarak tespit edilir. Bu irade beyanı bağımsız olmalıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Sözleşme
C
Tanıma
D
Tebliğ
E
Kınama
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler; vazgeçme, tanıma, tebliğ, kınama ve tek taraflı söz vermedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
Uluslararası hukukta belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı irade beyanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tanıma
C
Sözleşme
D
Tek taraflı söz verme
E
Kınama
Açıklama:
Kınama veya protesto, belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı bir irade beyanıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 51
Hukuk tekniği açısından, belli bir hukuk sisteminde geçerli olan kuralları belirlemeye yönelmiş ölçütleri karşılamak üzere kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mahkeme
B
Yargı
C
Diplomasi
D
Hukukun kaynakları
E
Öğreti
Açıklama:
"Hukukun kaynakları" ifadesi, hukuk tekniği açısından, belli bir hukuk sisteminde geçerli olan kuralları belirlemeye yönelmiş ölçütleri karşılamak üzere kullanılır.
Soru 52
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nde sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi olan ve devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde uzun süreden beri yapageldikleri, artık o şekilde davranılması gerektiği yönünde bir inanç oluşmuş uygulamalara ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Özel uluslararası antlaşmalar
B
Genel uluslararası antlaşmalar
C
Uluslararası örf ve adetler
D
Çok taraflı antlaşmalar
E
Yargı kararları
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nde sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi uluslararası örf ve adetlerdir. Teamül veya yapılageliş olarak da adlandırılan örf ve adetler, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde uzun süreden beri yapageldikleri ve artık o şekilde davranılması gerektiği yönünde bir inanç oluşmuş uygulamalara karşılık gelir.
Soru 53
Uluslararası uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun hali hazırdaki en önemli kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası örf ve adetler
B
İki taraflı uluslararası antlaşmalar
C
Uluslararası Adalet Divanı
D
Uluslararası teamüller
E
Uygar milletlerde kabul edilen genel hukuk ilkeleri
Açıklama:
Çok taraflı antlaşmaların ortak bir uluslararası hukuktan bahsedilmesini mümkün kılan önemine rağmen, uluslararası uyuşmazlıklarda uygulanacak hukukun hali hazırdaki en önemli kaynağı, iki taraflı veya bölgesel uluslararası antlaşmalardır. Bu antlaşmalar taraf sayısının azlığı nedeniyle ortak bir uluslararası hukuku yansıtmasa da uygulamada taraflar açısından hak ve borç doğurmakta ve uyuşmazlıklar antlaşmalar temelinde çözümlenmektedir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi hukukun asli ya da yardımcı kaynaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşmalar
B
Tebliğ
C
Yargı kararları
D
Öğreti
E
Hakkaniyet ve nısfet
Açıklama:
"Tebliğ", hukukun asli ya da yardımcı kaynakları arasında yer almamaktadır. Tebliğ, uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler arasında yer almaktadır.
Soru 55
Devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişilere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Hakim
B
Yargıç
C
Diplomatik temsilci
D
Avukat
E
Mübaşir
Açıklama:
Devletleri adına hareket eden ve özel olarak bu alanda görevlendirilmiş kişilere diplomatik temsilci adı verilmektedir.
Soru 56
Uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının yahut antlaşmanın bulunmaması durumunda aşağıdakilerden hangisine başvurulur?
Seçenekler
A
Nısfet
B
Hakkaniyet
C
Yargı kararları
D
Genel hukuk ilkeleri
E
Öğreti
Açıklama:
Uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının yahut antlaşmanın bulunmaması durumunda genel hukuk ilkelerine başvurulur.
Soru 57
- Uluslararası örf ve adetler
- Yargı kararları
- Hukukun genel ilkeleri
- Öğreti
- Hakkaniyet ve nısfet
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II, III
C
III, IV, V
D
II, IV, V
E
Hepsi
Açıklama:
Uluslararası hukukun yardımcı kaynakları; yargı kararları, öğreti, hakkaniyet ve nısfet olarak sıralanabilir.
Soru 58
- Divan'ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar.
- Verilen kararlar mevcut uluslararası hukukun hükümlerini aşmaz.
- Verilen kararlar, "olması gereken hukuk" düşüncesine dayanarak yargıçların adalet duygusunu yansıtabilir.
- Divan re'sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar verebilir.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Hakkaniyet ve Nısfet ilkelerine göre;
Divan'ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar.
Verilen kararlar mevcut uluslararası hukukun hükümlerini aşabilir.
Verilen kararlar, "olması gereken hukuk" düşüncesine dayanarak yargıçların adalet duygusunu yansıtabilir.
Divan re'sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar veremez. Tarafların bu konuda mutlaka talepte bulunmuş olması gerekir.
Divan'ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar.
Verilen kararlar mevcut uluslararası hukukun hükümlerini aşabilir.
Verilen kararlar, "olması gereken hukuk" düşüncesine dayanarak yargıçların adalet duygusunu yansıtabilir.
Divan re'sen davayı hakkaniyet ve nısfete göre çözmeye karar veremez. Tarafların bu konuda mutlaka talepte bulunmuş olması gerekir.
Soru 59
- Statü’nün yer verdiği bir başka yardımcı hukuk kaynağıdır.
- Araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşlerden oluşur.
- Uluslararası hukukun az gelişmiş alanlarında çok daha etkili olmaktadır.
Seçenekler
A
Uluslararası örf ve adetler
B
Öğreti
C
Uluslararası antlaşmalar
D
Hukukun temel ilkeleri
E
Hakkaniyet
Açıklama:
Statü’nün yer verdiği bir başka yardımcı hukuk kaynağı, öğreti/doktrindir. Öğreti, araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşlerdir. Bu çerçevede, karar verilirken, uluslararası hukukçuların çeşitli şekillerde ortaya koydukları görüşlerden de yararlanabilecektir. Öğreti, uluslararası hukukun az gelişmiş alanlarında çok daha etkili olmaktadır. Nitekim uluslararası hukukun bir bütün olarak oldukça ilkel olduğu dönemlerde, öğreti, yani uluslararası hukukçuların görüşleri, uluslararası hukukun her alanındaki tartışma, iddia ve kararda büyük öneme sahip olmuştur.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi devletlerin tek taraflı işlemleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Vazgeçme
C
Öğreti
D
Tanıma
E
Kınama
Açıklama:
Öğreti, Statü'nün yer verdiği bir yardımcı hukuk kaynağıdır.
Soru 61
Uluslararası hukukun kaynakları nelerdir?
Seçenekler
A
maddi ve şekli kaynaklar
B
siyasi kaynaklar
C
sosyo ekonomik kaynaklar
D
anayasal kaynaklar
E
siyasi ve ekonomik kaynaklar
Açıklama:
Uluslararası hukukun kaynakları genel olarak
maddi ve şekli kaynaklar şeklinde ikiye ayrılır.
maddi ve şekli kaynaklar şeklinde ikiye ayrılır.
Soru 62
Statü’de sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi uluslararası örf ve adetler, nerelerde geçerliliğini korur?
Seçenekler
A
Uluslararası hukukun kaynaklarında
B
devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde
C
Mahkemeler veya hakem heyetlerinde
D
Yargı organlarında
E
Divan’ın Birleşmiş Milletler bünyesinde
Açıklama:
Statü’de sayılan kaynakların tarihsel olarak en eskisi uluslararası örf ve adetlerdir. Teamül veya yapılageliş olarak da adlandırılan örf ve adetler, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde uzun süreden beri yapageldikleri ve artık o şekilde davranılması
gerektiği yönünde bir inanç oluşmuş uygulamalara karşılık gelir.
gerektiği yönünde bir inanç oluşmuş uygulamalara karşılık gelir.
Soru 63
Devletler arasındaki örf ve adet uygulamalarındaki iki koşuldan biri hangisidir?
Seçenekler
A
Geleneksel tavırlar
B
Kültürel
C
Psikolojik
D
sınır komşusu olma şartı
E
Çıkar birliği
Açıklama:
Genel olarak kabul edildiği şekliyle, belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan bazı koşullar bulunmaktadır. Bu koşullar, maddî ve psikolojik olmak üzere iki gruba ayrılır.
Soru 64
Hukukun genel ilkelerine başvurabilmek için sözü geçen iki husustan biri nedir?
Seçenekler
A
Örf ve adet kuralının oluşması için aranan bir başka maddi koşul gereklidir
B
Diplomatik temsilci zorunluluğu getirilmelidir
C
UAD topluluğuna üye olmak gerekir
D
Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor
olmalıdır.
olmalıdır.
E
Bir devletin başka bir devletin uygulamalarına itiraz etmemesi istenir
Açıklama:
Bu kaynağa başvurabilmek için genellikle şu hususların gerçekleşmesi aranır:
1) Genel hukuk ilkelerine başvurabilmek için
uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu
düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının
yahut antlaşmanın bulunmaması gerekir.
2) Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar
ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor
olmalıdır. Eğer çatışıyorsa uygulanmaz veya
uygulama sırasında çatışmaya izin verilmez
1) Genel hukuk ilkelerine başvurabilmek için
uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu
düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının
yahut antlaşmanın bulunmaması gerekir.
2) Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar
ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor
olmalıdır. Eğer çatışıyorsa uygulanmaz veya
uygulama sırasında çatışmaya izin verilmez
Soru 65
Üzerinde sıkça durulan bir hukuk genel ilkesi, ‘........ ilkeler’dir.Cümlede boş kısma ne yazılabilir?
Seçenekler
A
dostça
B
eşit
C
olumlu
D
milletçe
E
hakça
Açıklama:
Üzerinde sıkça durulan bir hukuk genel ilkesi, ‘hakça ilkeler’dir.
Soru 66
UAD Statü’sünün yer verdiği bir başka yardımcı hukuk kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Doktrin
B
Divan
C
Dünya hukuku
D
Zaman kavramı
E
Gelişen teknoloji
Açıklama:
Statü’nün yer verdiği bir başka yardımcı hukuk kaynağı, öğreti/doktrindir. Öğreti, araştırma alanının uzmanlarınca ortaya konan görüşlerdir.
Soru 67
Re’sen ne anlama gelir?
Seçenekler
A
Hakkaniyet
B
Kendiliğinden
C
Kerhen
D
Adaletli
E
Nısfet
Açıklama:
Kendiliğinden, herhangi bir isteğe, talebe gerek olmadan.
Soru 68
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte bulunan şey nedir?
Seçenekler
A
UAD Statüsünde yardımcı kaynaklar
B
Yargı kararları ve doktrinler
C
uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları
D
hukukun genel ilkeleri
E
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi
Açıklama:
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur
Soru 69
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemlerden bir tanesi hangi şıkta verilmiştir?
Seçenekler
A
Nıspet
B
Geçiş izni
C
Hak
D
Tebliğ
E
Vatandaşlık
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler; vazgeçme, tanıma, tebliğ, kınama ve tek taraflı söz vermedir.
Soru 70
Tek taraflı hukuki işlemler, beyanda bulunan için.........sonuç doğurur.Cümlede boş kısım hangi şıkla doldurulabilir?
Seçenekler
A
olası
B
genel
C
iyi
D
kötü
E
hukuki
Açıklama:
Tek taraflı hukuki işlemler, beyanda bulunan için hukuki sonuç doğurur
Soru 71
'Vazgeçme' ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Vazgeçme, bir hukuk kişinin belirli bir konuda belirli bir şekilde davranacağını, hiçbir koşul koymadan, diğerlerince kabul edilmesini beklemeden, belirten tek taraflı irade beyanıdır.
B
Vazgeçme, belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı bir irade beyanıdır.
C
Vazgeçme, bir hukuk kişisinin kendi iradesiyle bir hakkını başkasına devretmeksizin terk etmesidir.
D
Vazgeçme, bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda tek taraflı irade beyanıdır.
E
Vazgeçme, bir devletin hukuken önem taşıyan bir durumu bir veya birkaç devletin bilgisine sunmasıdır.
Açıklama:
Vazgeçme, bir hukuk kişisinin kendi iradesiyle bir hakkını başkasına devretmeksizin terk etmesidir.
Soru 72
Seçeneklerden hangisi uluslararası hukukun yardımcı kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
öğreti
B
hukukun genel ilkeleri
C
nisfet
D
uluslararası örf ve adet kuralları
E
uluslararası andlaşmalar
Açıklama:
Öğreti
Soru 73
Bir hukuk kişisinin hukuken önem taşıyan bir konuda, o durumun varlığının saptandığına ve meşruiyetinin kabul edildiğine dair tek taraflı irade beyanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tanıma
B
Protesto
C
Kınama
D
Tebliğ
E
Vazgeçme
Açıklama:
Tanıma
Soru 74
Seçeneklerden hangisi uluslararası hukukun tamamlayıcı kaynağıdır?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşmalar
B
Yargı kararları
C
Öğreti
D
Hukukun genel ilkeleri
E
Uluslararası örf ve adet
Açıklama:
Hukukun genel ilkeleri
Soru 75
Seçeneklerden hangisi uluslararası hukukun asli kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
Nısfet
B
Öğreti
C
Hakkaniyet
D
Yargı kararları
E
Uluslararası antlaşmalar
Açıklama:
Uluslararası antlaşmalar
Soru 76
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisi ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üst sırada uluslararası andlaşmalar ile örf ve adet kuralları bulunur.
B
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üst sırada öğreti bulunur.
C
Uluslararası andlaşmalar ile örf ve adet kuralları bağlayıcılık açısından eşit görülmekle birlikte, uygulamada aynı konuyla ilgili olmaları durumunda uluslararası andlaşmalar öne çıkar.
D
Hukukun genel ilkeleri, hukuk boşluğu bulunduğu takdirde gündeme gelir.
E
Yardımcı kaynaklar olan yargı kararları ve öğreti arasında açık bir hiyerarşi ilişkisi bulunmasa da, ilkinin biraz daha üstün görüldüğü söylenebilir.
Açıklama:
Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üst sırada öğreti bulunur.
Soru 77
Seçeneklerden hangisi uluslararası hukukta kabul edilen tek taraflı hukuki işlemler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
vazgeçme
B
tanıma
C
tebliğ
D
kınama
E
öğreti
Açıklama:
öğreti
Soru 78
Belirli bir durumun, iddianın yada davranışın meşruiyetinin kabul edilmediğine dair tek taraflı bir irade beyanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vazgeçme
B
Tek taraflı söz verme
C
Tanıma
D
Protesto
E
Tebliğ
Açıklama:
Protesto
Soru 79
Uluslararası antlaşmalar ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşmalar uluslararası hukukun yardımcı kaynakları arasındadır.
B
Uluslararası antlaşma, en genel şekliyle, uluslararası hukuk kişilerinin yine uluslararası hukuk uyarınca birbirleri açısından hak ve yükümlülük yarattıkları karşılıklı irade beyanıdır.
C
Geleneksel olarak anlaşıldığı şekliyle bir uluslararası antlaşmanın tarafları, devletlerdir.
D
Uluslararası antlaşmalar uluslararası hukukun asli kaynakları arasındadır.
E
Uluslararası antlaşmalar uyuşmazlık durumunda çözümün dayanacağı metin olarak görülmektedir.
Açıklama:
Uluslararası antlaşmalar uluslararası hukukun yardımcı kaynakları arasındadır.
Soru 80
Örf ve adet kurallarıyla ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Örf ve adet kuralları (yapılageliş kuralları, teamül), devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki fiili davranış ve tutumlarıyla ortaya çıkar.
B
Örf ve adet, günlük hayatta vatandaşların yaptığı sözleşmelere benzer.
C
Örf ve adet kuralına kaynaklık eden davranış, devletlerin birbirleriyle olan ilişkileri açısından yaptıkları eylemlerdir.
D
Bir örf ve adet kuralından bahsedebilmek için, örf ve adet kuralına kaynaklık eden davranışın sürekli uygulanmış olması aranır.
E
Örf ve adet kuralının oluşması için aranan genellik koşulu, birden fazla devletin aynı yöndeki uygulaması anlamına gelir.
Açıklama:
Örf ve adet, günlük hayatta vatandaşların yaptığı sözleşmelere benzer.
Soru 81
I. Uyuşmazlık hâlindeki devletlerce açıkça kabul edilmiş kurallar koyan gerek genel gerekse özel uluslararası antlaşmalar uygular.
II. Hukuk kuralı olarak kabul edilmiş olan genel bir uygulamanın kanıtı olarak uluslararası örf ve adeti uygular.
III. Uygar milletlerce kabul edilen genel hukuk ilkelerini uygular.
IV. 59. madde hükmü saklı kalmak üzere hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak yargı kararları ile çeşitli milletlerin en yetkin yazarlarının öğretilerini uygular.
Yukarıdakilerden hangileri Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) kurucu belgesi olan Statüsü’nde (md. 38(1)), Divanın uygulayacağı kurallardandır?
II. Hukuk kuralı olarak kabul edilmiş olan genel bir uygulamanın kanıtı olarak uluslararası örf ve adeti uygular.
III. Uygar milletlerce kabul edilen genel hukuk ilkelerini uygular.
IV. 59. madde hükmü saklı kalmak üzere hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak yargı kararları ile çeşitli milletlerin en yetkin yazarlarının öğretilerini uygular.
Yukarıdakilerden hangileri Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) kurucu belgesi olan Statüsü’nde (md. 38(1)), Divanın uygulayacağı kurallardandır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II,III ve IV
C
I, II ve IV
D
I, II, III ve IV
E
I ve II
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) kurucu belgesi olan Statüsü’nde (md. 38(1)), Divanın uygulayacağı kurallar şu şekilde belirlenmiştir:
“1. Görevi, kendisine havale edilen uyuşmazlıkları uluslararası hukuka uygun olarak çözmek olan Divan,
I. Uyuşmazlık hâlindeki devletlerce açıkça kabul edilmiş kurallar koyan gerek genel gerekse özel uluslararası antlaşmalar uygular.
II. Hukuk kuralı olarak kabul edilmiş olan genel bir uygulamanın kanıtı olarak uluslararası örf ve adeti uygular.
III. Uygar milletlerce kabul edilen genel hukuk ilkelerini uygular.
IV. 59. madde hükmü saklı kalmak üzere hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak yargı kararları ile çeşitli milletlerin en yetkin yazarlarının öğretilerini uygular.
“1. Görevi, kendisine havale edilen uyuşmazlıkları uluslararası hukuka uygun olarak çözmek olan Divan,
I. Uyuşmazlık hâlindeki devletlerce açıkça kabul edilmiş kurallar koyan gerek genel gerekse özel uluslararası antlaşmalar uygular.
II. Hukuk kuralı olarak kabul edilmiş olan genel bir uygulamanın kanıtı olarak uluslararası örf ve adeti uygular.
III. Uygar milletlerce kabul edilen genel hukuk ilkelerini uygular.
IV. 59. madde hükmü saklı kalmak üzere hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak yargı kararları ile çeşitli milletlerin en yetkin yazarlarının öğretilerini uygular.
Soru 82
I. Uluslararası örf ve adet
II. Hukukun temel ilkeleri
III.Mahkeme içtihatları
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarındandır?
II. Hukukun temel ilkeleri
III.Mahkeme içtihatları
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarındandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Yargı kararları yardımcı kaynaklardandır. Uluslararası örf ve adet ve hukukun temel ilkeleri uluslarası hukukun kaynaklarındadır.
Soru 83
- Genel hukuk ilkelerine başvurabilmek için uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının yahut antlaşmanın bulunmaması gerekir.
- Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor olmalıdır.
- Hukukun genel ilkeleri, uyuşmazlık hakkında karar verecek kişilerin kabul ve saptamasına dayanır.
Hukukun genel ilkelerinin kaynak değerine ilişkin yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
1,2 ve 3
B
1 ve 2
C
2 ve 3
D
1 ve 3
E
Yalnız 1
Açıklama:
- Genel hukuk ilkelerine başvurabilmek için uyuşmazlığın tarafı olanlar açısından o konuyu düzenleyen bir uluslararası örf ve adet kuralının yahut antlaşmanın bulunmaması gerekir.
- Genel hukuk ilkeleri uluslararası antlaşmalar ile örf ve adet kurallarıyla çatışmıyor olmalıdır.
- Hukukun genel ilkeleri, uyuşmazlık hakkında karar verecek kişilerin kabul ve saptamasına dayanır.
Soru 84
I. Örf ve adet kuralları (yapılageliş kuralları, teamül), devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki fiili davranış ve tutumlarıyla ortaya çıkar.
II. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan maddi koşullar, örf ve adet kuralından bahsedebilmek için devletlerin belli bir davranışta, sürekli olarak bulunmasını ve bu uygulamanın genel olmasını gerektirir.
III. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan psikolojik koşul ise, bu sürekli ve genel davranışın bir kural düşüncesine dayanılarak yapılmasını gerektirir; yani devletler, bu davranışı, bu şekilde davranmaları gerektiği düşüncesiyle yerine getiriyor olmalıdırlar.
Uluslararası örf ve adet kuralına ilişkin yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan maddi koşullar, örf ve adet kuralından bahsedebilmek için devletlerin belli bir davranışta, sürekli olarak bulunmasını ve bu uygulamanın genel olmasını gerektirir.
III. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan psikolojik koşul ise, bu sürekli ve genel davranışın bir kural düşüncesine dayanılarak yapılmasını gerektirir; yani devletler, bu davranışı, bu şekilde davranmaları gerektiği düşüncesiyle yerine getiriyor olmalıdırlar.
Uluslararası örf ve adet kuralına ilişkin yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I,II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Örf ve adet kuralları (yapılageliş kuralları, teamül), devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki fiili davranış ve tutumlarıyla ortaya çıkar. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan maddi koşullar, örf ve adet kuralından bahsedebilmek için devletlerin belli bir davranışta, sürekli olarak bulunmasını ve bu uygulamanın genel olmasını gerektirir. Belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan psikolojik koşul ise, bu sürekli ve genel davranışın bir kural düşüncesine dayanılarak yapılmasını gerektirir; yani devletler, bu davranışı, bu şekilde davranmaları gerektiği düşüncesiyle yerine getiriyor olmalıdırlar.
Soru 85
I. Kuralın genelliği
II. Kuralın sürekliliği
III. Uygun davranma gerektiği düşüncesi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası örf adet hukuku kuralı koşullarındandır?
II. Kuralın sürekliliği
III. Uygun davranma gerektiği düşüncesi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası örf adet hukuku kuralı koşullarındandır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve II
E
Yalnız I
Açıklama:
Genel olarak kabul edildiği şekliyle, belli şekilde davranma yükümlülüğünün bir örf ve adet kuralından kaynaklandığını söylemek için aranan bazı koşullar bulunmaktadır. Bu koşullar, maddî ve psikolojik olmak üzere iki gruba ayrılır. Maddi koşullar, örf ve adet kuralından bahsedebilmek için devletlerin belli bir davranışta, sürekli olarak bulunmasını ve bu uygulamanın genel olmasını gerektirir. Psikolojik koşul ise, bu sürekli ve genel davranışın bir kural düşüncesine dayanılarak yapılmasını gerektirir; yani devletler, bu davranışı, bu şekilde davranmaları gerektiği düşüncesiyle yerine getiriyor olmalıdırlar.
Soru 86
I. Yargı kararları
II. Örf ve adet
III. Öğreti
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarındandır?
II. Örf ve adet
III. Öğreti
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası hukukun asli kaynaklarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I, II ve III
C
I ve III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Uluslararası örf ve adet asli kaynaklardandır, mahkeme kararaları ve öğreti yardımcı kaynaktır.
Soru 87
I. Yargı kararlarının uygulanacak hukukun saptanmasına kaynaklık etmesi, yardımcı olma işlevine sahiptir.
II. Divan’ın verdiği kararların sadece dava konusu olayın tarafları açısından ve davayla ilgili olarak bağlayıcıdır.
III. Karar verilirken sadece uluslararası yargı organlarının değil, iç hukuklar çerçevesinde ulusal mahkemelerin verdiği kararlardan da yararlanılabilir.
Yargı kararlarını yardımcı kaynak oluşuna ilişkin BM statüsünde belirtildiği şekliyle hangileri doğrudur?
II. Divan’ın verdiği kararların sadece dava konusu olayın tarafları açısından ve davayla ilgili olarak bağlayıcıdır.
III. Karar verilirken sadece uluslararası yargı organlarının değil, iç hukuklar çerçevesinde ulusal mahkemelerin verdiği kararlardan da yararlanılabilir.
Yargı kararlarını yardımcı kaynak oluşuna ilişkin BM statüsünde belirtildiği şekliyle hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
I ve II
D
II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Yargı kararlarının uygulanacak hukukun saptanmasına kaynaklık etmesi, yardımcı olma işlevine sahiptir. Divan’ın verdiği kararların sadece dava konusu olayın tarafları açısından ve davayla ilgili olarak bağlayıcıdır. Karar verilirken sadece uluslararası yargı organlarının değil, iç hukuklar çerçevesinde ulusal mahkemelerin verdiği kararlardan da yararlanılabilir.
Soru 88
I. H. Grotius’la başlayan uluslararası hukukun hangi kurallardan oluştuğunu göstermeye çalışan eserler, uzunca bir süre talep, iddia ve kararlara kaynaklık etmiştir.
II. Statü’de yer verilen yardımcı hukuk kaynaklarından biri öğreti/doktrindir.
III. Uluslararası hukukun tartışmalı ve az gelişmiş yahut yeni ortaya çıkmış alanlarında, öğreti etkisini devam ettirmektedir.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri uluslararası hukukta öğretiye ilişkin doğru olarak verilmiştir?
II. Statü’de yer verilen yardımcı hukuk kaynaklarından biri öğreti/doktrindir.
III. Uluslararası hukukun tartışmalı ve az gelişmiş yahut yeni ortaya çıkmış alanlarında, öğreti etkisini devam ettirmektedir.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri uluslararası hukukta öğretiye ilişkin doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
H. Grotius’la başlayan uluslararası hukukun hangi kurallardan oluştuğunu göstermeye çalışan eserler, uzunca bir süre talep, iddia ve kararlara kaynaklık etmiştir. Statü’de yer verilen yardımcı hukuk kaynaklarından biri öğreti/doktrindir.Uluslararası hukukun tartışmalı ve az gelişmiş yahut yeni ortaya çıkmış alanlarında, öğreti etkisini devam ettirmektedir.
Soru 89
I. Hakkaniyet ve nısfete göre karar verme, Divan’ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar,
II. Divan re’sen davayı hakkaniyet ve nısfete yargı göre çözmeye karar veremez.
III. Somut olayda adil olanı bulmaya çalışırken Divan, asli ve yardımcı kaynaklara da başvurabilir.
UAD'ın bir davanın çözümünde hakkaniyet ve nısfete göre karar vermesine ilişkin yukarıdaki önermelerden hangisi doğrudur?
II. Divan re’sen davayı hakkaniyet ve nısfete yargı göre çözmeye karar veremez.
III. Somut olayda adil olanı bulmaya çalışırken Divan, asli ve yardımcı kaynaklara da başvurabilir.
UAD'ın bir davanın çözümünde hakkaniyet ve nısfete göre karar vermesine ilişkin yukarıdaki önermelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve II
E
Yalnız I
Açıklama:
Hakkaniyet ve nısfete göre karar verme, Divan’ın, davanın taraflarının kabul etmesi şartıyla, mevcut uluslararası hukuku zorunlu olarak uygulamak yerine, daha esnek karar vermesini olanaklı kılar. Divan re’sen davayı hakkaniyet ve nısfete yargı göre çözmeye karar veremez. Somut olayda adil olanı bulmaya çalışırken Divan, asli ve yardımcı kaynaklara da başvurabilir.
Soru 90
I. Uluslararası hukuk kurallarının da hiyerarşik bir sistem oluşturduğu kabul edilir.
II. Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur.
III. Aynı konuda birbirinden farklı içeriğe sahip antlaşma ile örf ve adet kuralı varlığında, bazı durumlarda, antlaşmanın önceliğe sahip olduğu söylenebilir.
Uluslararası hukukta kaynaklar arasında hiyerarşiye ilişkin hangileri doğrudur?
II. Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur.
III. Aynı konuda birbirinden farklı içeriğe sahip antlaşma ile örf ve adet kuralı varlığında, bazı durumlarda, antlaşmanın önceliğe sahip olduğu söylenebilir.
Uluslararası hukukta kaynaklar arasında hiyerarşiye ilişkin hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
I ve II
D
II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Uluslararası hukuk kurallarının da hiyerarşik bir sistem oluşturduğu kabul edilir.Uluslararası hukuk kuralları hiyerarşisinde en üstte uluslararası antlaşmalar ve uluslararası örf ve adet kuralları bulunur.Aynı konuda birbirinden farklı içeriğe sahip antlaşma ile örf ve adet kuralı varlığında, bazı durumlarda, antlaşmanın önceliğe sahip olduğu söylenebilir.
Ünite 3
Soru 1
Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmalara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Protokol
B
Şart
C
Misak
D
Statü
E
Son senet
Açıklama:
Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmalara şart adı verilir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları belirtmektedir?
Seçenekler
A
Protokol
B
Şart
C
Misak
D
Genel Senet
E
Statü
Açıklama:
Protokol, antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları belirtmektedir.
Soru 3
Aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Statü
B
Çekince
C
Antlaşma
D
Çatışma normları
E
Ad referandum imza
Açıklama:
Aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkeler çatışma normları adı verilir.
Soru 4
Pacta tertiis ilkesi ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Antlaşmalar, kural olarak, sadece tarafları için hak ve yükümlülük yaratır.
B
Hukuki bir işlemin doğrudan tarafı veya konusu olmayan hukuk kişileri anlamına gelir.
C
Sonuçlandırıldığı anda uluslararası hukukun emredici kurallarından birine aykırılık taşıyan bir antlaşmanın da, geçersiz olduğu kabul edilmektedir
D
Uluslararası bir antlaşmaya taraf olmak isteyen bir devletin, antlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını istemesidir.
E
Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmaları belirtmektedir.
Açıklama:
Pacta tertiis ilkesi, antlaşmaların, kural olarak, sadece tarafları için hak ve yükümlülük yaratmasıdır.
Soru 5
Devletlerin siyasal statüleriyle, devletlerin silahsızlandırılması ve askersizleştirilmeleriyle, uluslararası önem ve niteliğe sahip akarsularla veya bazı uluslararası örgütlerin hukuk kişiliğiyle ilgili olmaları açısından uluslararası kamu düzeniyle ilişkilendirilen kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Şart
B
Misak
C
Statü
D
Pakt
E
Objektif durum yaratan antlaşmalar
Açıklama:
Devletlerin siyasal statüleriyle, devletlerin silahsızlandırılması ve askersizleştirilmeleriyle, uluslararası önem ve niteliğe sahip akarsularla veya bazı uluslararası örgütlerin hukuk kişiliğiyle ilgili olmaları açısından uluslararası kamu düzeniyle ilişkilendirilen kavram objektif durum yaratan antlaşmalardır.
Soru 6
Uluslararası bir antlaşmaya taraf olmak isteyen bir devlet, antlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını isteyebilir. Devletin bu yöndeki isteğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Pakt
B
Statü
C
Misak
D
Son senet
E
Çekince
Açıklama:
Uluslararası bir antlaşmaya taraf olmak isteyen bir devlet, antlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını isteyebilir. Devletin bu yöndeki isteğine çekince adı verilir
Soru 7
Anayasamıza göre usulüne uygun olarak yürürlüğe giren temel hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası antlaşmalara ilişkin değişiklik kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
2002
B
2004
C
2006
D
2008
E
2010
Açıklama:
Anayasamıza göre usulüne uygun olarak yürürlüğe giren temel hak ve özgürlüklerle ilgili uluslararası antlaşmalara ilişkin değişiklik 2004 yılında yapılmıştır.
Soru 8
Uluslararası hukukun devletler arasındaki antlaşmalarla ilgili hükümlerini düzenleyen Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hangi yılda kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1961
B
1969
C
1973
D
1979
E
1982
Açıklama:
1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, uluslararası hukukun devletler arasındaki antlaşmalarla ilgili hükümlerini düzenler. Doğru cevap B'dir.
Soru 9
Devletler ve Uluslararası Örgütler ya da Uluslararası Örgütler Arasındaki Antlaşmalar Hukuku Viyana Sözleşmesi kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1961
B
1969
C
1977
D
1981
E
1986
Açıklama:
Devletler ve Uluslararası Örgütler ya da Uluslararası Örgütler Arasındaki Antlaşmalar Hukuku Viyana Sözleşmesi 1986 yılında kabul edilmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 10
Genellikle uluslararası organların çalışma kuralları ve koşullarını kapsayan antlaşmaları belirten kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Statü
B
Sözleşme
C
Anlaşma
D
Misak
E
Şart
Açıklama:
Statü: Genellikle uluslararası organların çalışma kuralları ve koşullarını kapsayan antlaşmaları belirtmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 11
Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmaları belirtmekte kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözleşme
B
Misak
C
Şart
D
Protokol
E
Son senet
Açıklama:
Şart: Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmaları belirtmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 12
Ad referandum imza hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
İmzanın yetkili olmayan kişi tarafından atılması
B
İmzanın yetkili olan ancak yetki sınırını aşan kişi tarafından atılması
C
İmzayı atan kişinin imzasını geri çekmesi
D
İmzanın Hükümete danışma koşullu imza olması
E
İmzanın geçerliliği için belli bir süre beklenmesi
Açıklama:
Ad referandum imza hükümete danışma koşullu imza anlamına gelmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
Bir antlaşma metninin kabulü veya tevsiki amacıyla veya Devletin bir antlaşma ile bağlanma rızasını açıklaması amacıyla bir kişinin bir
Devleti temsil ettiğinin kabulü için verilen belgeye ne isim verilmektedir?
Devleti temsil ettiğinin kabulü için verilen belgeye ne isim verilmektedir?
Seçenekler
A
İzin belgesi
B
Uygunluk belgesi
C
Onay belgesi
D
Yetki belgesi
E
Kabul belgesi
Açıklama:
Bir antlaşma metninin kabulü veya tevsiki amacıyla veya Devletin bir antlaşma ile bağlanma rızasını açıklaması amacıyla bir kişinin bir
Devleti temsil ettiğinin kabulü için verilen belgeye Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 7 ye göre "yetki belgesi" denir.
Devleti temsil ettiğinin kabulü için verilen belgeye Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 7 ye göre "yetki belgesi" denir.
Soru 14
BM Şartı md. 102’ye göre üye devletlerin Şartın yürürlüğe girmesinden sonra akdedecekleri her antlaşma veya uluslararası taahhütün tescilleneceği makam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi
B
Genel Kurul
C
Genel Sekreter
D
Vesayet Konseyi
E
Ekonomik ve Sosyal Konsey
Açıklama:
BM Şartı md. 102’ye göre üye devletlerin Şartın yürürlüğe girmesinden sonra akdedecekleri her antlaşma veya uluslararası taahhüt BM Genel Sekreterliği’ne tescil edilecektir. Doğru cevap C'dir.
Soru 15
Uluslararası hukuk bakımından büyük önem taşıyan uluslararası antlaşmaların uygun bulunmasının düzenlendiği madde Anayasa'nın kaçıncı maddesidir?
Seçenekler
A
Madde 51
B
Madde 60
C
Madde 63
D
Madde 80
E
Madde 90
Açıklama:
1982 Anayasası, “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma" başlıklı madde 90'dır. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Viyana Anlaşmalar Hukuku'na göre göre, antlaşmaların geçersizliği iddiasında bulunan taraf, diğer taraf veya tarafları iddiasından haberdar etmeli ve antlaşmayla ilgili alınması gereken önlemleri bildirmelidir. Kaç ay içerisinde herhangi bir itiraz gelmezse geçersizlik iddiasında bulunan taraf, bildirdiği önlemleri alabilir?
Seçenekler
A
1 ay
B
2 ay
C
3 ay
D
4 ay
E
5 ay
Açıklama:
Madde 65’e göre, geçersizlik iddiasında bulunan taraf, diğer taraf veya tarafları iddiasından haberdar etmeli ve antlaşmayla ilgili alınması gereken önlemleri bildirmelidir. Üç ay içerisinde herhangi bir itiraz gelmezse geçersizlik iddiasında bulunan taraf, bildirdiği önlemleri alabilir. Doğru cevap C'dir
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi antlaşmaların sona erme sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Antlaşmaya çekince koyularak sona erme
B
Antlaşma Hükmüyle Sona Erme
C
Antlaşmanın İhlali Sonucu Sona Erme
D
Koşulların Değişmesi Sonucu Sona Erme
E
Fesih veya Çekilmeyle Sona Erme
Açıklama:
Çekince; uluslararası bir antlaşmaya taraf olmak isteyen bir devlet, antlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını istemesidir. Antlaşmayı sona erdiren bir sebep değildir. Doğru cevap A'dır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisine uluslararası ilişkilerin temel düzenine ilişkin çok taraflı antlaşmaları bildirmede
başvurulmaktadır?
başvurulmaktadır?
Seçenekler
A
Genel senet
B
Son senet
C
Şart
D
Protokol
E
Misak
Açıklama:
Misak, uluslararası ilişkilerin temel düzenine ilişkin çok taraflı antlaşmaları bildirmektedir.
Soru 19
Sözleşmenin kabul ettiği sona erme nedenleri olmaksızın bir antlaşmanın tanınmaması yahut antlaşmanın konusu veya amacının gerçekleşmesi için temel olan bir hükme aykırı davranılması hangi sona erme nedeniyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Fesih
B
Çekilme
C
Koşulların değişmesi
D
Antlaşmanın uygulanmasının imkânsızlaşması
E
Önemli ihlal
Açıklama:
Sözleşmenin kabul ettiği sona erme nedenleri olmaksızın bir antlaşmanın tanınmaması yahut antlaşmanın konusu veya amacının gerçekleşmesi için temel olan bir hükme aykırı davranılması önemli ihlal ile ilgilidir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi bir antlaşmanın yapıldığı zaman tarafların iradesine yön veren koşulların zaman içerisinde önemli ölçüde değişmesi, tarafların antlaşmayla bağlı kalmaya devam etmek istememeleri ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Rebus sic stantibus
B
Pacta tertiis ilkesi
C
Ahde vefa
D
Jus cogens
E
Depo mercii
Açıklama:
Bir antlaşmanın yapıldığı zaman tarafların iradesine yön veren koşulların zaman içerisinde önemli ölçüde değişmesi, tarafların antlaşmayla bağlı kalmaya devam etmek istememelerine neden olabilir. Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, koşullardaki değişimin antlaşmanın sona erdirilmesi, antlaşmadan çekilme veya antlaşma hükümlerini askıya alma için geçerli bir sebep olduğunu kabul eder (rebus sic stantibus ilkesi).
Soru 21
Uluslararası ilişkilerin temel düzenine ilişkin çok taraflı antlaşmaları bildirmede
başvurulan antlaşmaya ne denir?
başvurulan antlaşmaya ne denir?
Seçenekler
A
Sözleşme
B
Umumi Senet
C
Misak
D
Protokol
E
Statü
Açıklama:
Misak (Pakt): Uluslararası ilişkilerin temel düzenine ilişkin çok taraflı antlaşmaları bildirmede başvurulmaktadır.
Soru 22
Taraflar arasında hukuki sonuç doğuran bir uluslararası antlaşma, çeşitli aşamalardan geçerek ortaya çıkar. Aşağıdakilerden hangisi bu aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kuramsal aşama
B
Hazırlık aşaması
C
Bağlanma aşaması
D
Yürürlük aşaması
E
Antlaşmaların tescil ve ilanı
Açıklama:
Taraflar arasında hukuki sonuç doğuran bir uluslararası antlaşma, çeşitli aşamalardan geçerek ortaya çıkar. Bu aşamalar, antlaşmaların hazırlık aşaması, tarafların antlaşmalara bağlanma aşaması ve antlaşmaların hüküm doğurmaya başladığı, başka bir deyişle antlaşmaların içeriğine uygun davranma yükümlülüğünün ve aykırı davranma durumunda devletin sorumluluğunun doğduğu yürürlük aşamasıdır.
Antlaşmaların Tescil ve İlanı: Klasik antlaşmalar hukukunda antlaşmaların tescil ve ilan edilmesiyle ilgili bir zorunluluk yoktur. Ancak ilk defa Milletler Cemiyeti Misakı’nın 8. maddesinde daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 102. maddesinde buna ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeler gizli antlaşmaların yapılmasını engellemek içindir.
Antlaşmaların Tescil ve İlanı: Klasik antlaşmalar hukukunda antlaşmaların tescil ve ilan edilmesiyle ilgili bir zorunluluk yoktur. Ancak ilk defa Milletler Cemiyeti Misakı’nın 8. maddesinde daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 102. maddesinde buna ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeler gizli antlaşmaların yapılmasını engellemek içindir.
Soru 23
"Çok taraflı antlaşmalarda, antlaşma metninde veya antlaşma görüşmeleri sırasında,
bir veya birkaç devletin ........... olarak devletlerin onayla ilgili durumlarını bildiren onay belgelerini toplayacağı ve ilgili yazışmaları ve bildirimleri yapacağı belirlenir."
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?
bir veya birkaç devletin ........... olarak devletlerin onayla ilgili durumlarını bildiren onay belgelerini toplayacağı ve ilgili yazışmaları ve bildirimleri yapacağı belirlenir."
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ad referandum imza
B
Depoziter
C
Protokol
D
Misak
E
Statü
Açıklama:
Çok taraflı antlaşmalarda ise, antlaşma metninde veya antlaşma görüşmeleri sırasında,
bir veya birkaç devletin depoziter (depo mercii) olarak devletlerin onayla ilgili durumlarını bildiren onay belgelerini toplayacağı ve ilgili yazışmaları ve bildirimleri yapacağı belirlenir.
bir veya birkaç devletin depoziter (depo mercii) olarak devletlerin onayla ilgili durumlarını bildiren onay belgelerini toplayacağı ve ilgili yazışmaları ve bildirimleri yapacağı belirlenir.
Soru 24
Türk hukuk sisteminde uluslararası antlaşmaların kanunlarla eş sayıldığı ve usulüne göre yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmaların Anayasaya aykırı oldukları iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaması ayrıcalığını sağlayan Anayasa'nın kaçıncı maddesidir?
Seçenekler
A
105
B
103
C
85
D
87
E
90
Açıklama:
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi, bir sonraki başlık altında ele alacağımız usul uyarınca yürürlüğe giren uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirtir. Türk hukuk sisteminde uluslararası antlaşmalar her ne kadar kanunlarla eş sayılmışsa da Anayasanın 90. maddesiyle belli bir ayrıcalığa sahiptirler.
Bu ayrıcalık, usulüne göre yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmaların Anayasaya aykırı oldukları iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamasından kaynaklanır.
Bu ayrıcalık, usulüne göre yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmaların Anayasaya aykırı oldukları iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamasından kaynaklanır.
Soru 25
Aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkelere ne denir?
Seçenekler
A
Jus Cogens Kuralları
B
Sözleşme maddeleri
C
Çatışma normları
D
Protokol şartları
E
Depoziter
Açıklama:
Çatışma normları: Aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkelerdir.
Soru 26
Türk hukukunda antlaşmalara taraf olma süreci ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre antlaşmaları Cumhurbaşkanı onaylar
B
Uygun Bulma Kanunu, kısa bir metindir ve onaylanması uygun bulunan antlaşmanın sadece ismini içerir.
C
İstisna grubu antlaşmalar yukarıda verdiğimiz Anayasa md. 90’nın ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenmiştir.
D
İstisna grubu antlaşmalar sadece Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır
E
İstisna grubu antlaşmalar Cumhurbaşkanlığı tarafından yürürlüğe konulur
Açıklama:
İstisna grubu antlaşmalar sadece 244 sayılı kanun uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve yürürlüğe konur.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası antlaşmaların geçersiz olmasına neden olabilir?
Seçenekler
A
Antlaşmanın yetkili kişilerce yapılması
B
Taraf iradesinin sağlamlığı
C
Taraflar arasındaki savaş antlaşmaları
D
Jus Cogens kurallarına aykırılık
E
Ekonomik ve sosyo politik durum
Açıklama:
Bazı durumlarda şeklî olarak bir antlaşma bulunmasına rağmen uluslararası hukuk, bazı antlaşmaları geçersiz kabul eder. Böyle bir antlaşmanın varlığı durumunda, antlaşmanın geçersizliği iddia edilebilir ve antlaşmayla ortaya çıkan yükümlülüklere dayanılarak yapılan talepler geri çevrilebilir. Bunlar: Antlaşmanın Yetkili Kişilerce Yapılmaması, Taraf İradesindeki Sakatlık, Jus Cogens Kurallara (Emredici Kurallara) Aykırılık Nedeniyle
Geçersizlik'tir.
Geçersizlik'tir.
Soru 28
I. Sadece tarafları ilgilendirmek açısından subjektiftirler
II. Herkesi ilgilendiren, dolayısıyla başka devletlere de yükümlülük getiren objektif nitelikte antlaşmalardır
III. ‘erga omnes’ ifadesiyle de anılan etkiye sahip antlaşmalardır
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri objektif durum yaratan antlaşmalarla ilgilidir?
II. Herkesi ilgilendiren, dolayısıyla başka devletlere de yükümlülük getiren objektif nitelikte antlaşmalardır
III. ‘erga omnes’ ifadesiyle de anılan etkiye sahip antlaşmalardır
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri objektif durum yaratan antlaşmalarla ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İstisnai bazı durumlarda, antlaşmaların, kabul veya rıza aranmaksızın da üçüncü kişiler açısından da hukuki etki yaratabileceği kabul edilmektedir. Bu tür etki yaratan antlaşmalara ‘objektif durum yaratan antlaşmalar’ denir. Yani bu antlaşmalar sadece
tarafları ilgilendirmek açısından subjektif olmalarının yanında, herkesi ilgilendiren, dolayısıyla başka devletlere de yükümlülük getiren objektif nitelikte antlaşmalardır. ‘Herkese karşı’ anlamına gelen ‘erga omnes’ ifadesiyle de anılan bu etkiye sahip antlaşmalardır.
tarafları ilgilendirmek açısından subjektif olmalarının yanında, herkesi ilgilendiren, dolayısıyla başka devletlere de yükümlülük getiren objektif nitelikte antlaşmalardır. ‘Herkese karşı’ anlamına gelen ‘erga omnes’ ifadesiyle de anılan bu etkiye sahip antlaşmalardır.
Soru 29
"Uluslararası antlaşmalar, bazı yazarlarca uluslararası hukukun temeli sayılan ............. ilkesinin somutlaşmış hâlidir."
Yukarıdaki ifadede yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki ifadede yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ahde vefa
B
Çatışma normları
C
Depo mercii
D
Ad referandum imza
E
Protokol
Açıklama:
Uluslararası antlaşmalar, bazı yazarlarca uluslararası hukukun temeli sayılan ‘ahde vefa’ (söze bağlılık) ilkesinin somutlaşmış hâlidir.
Soru 30
Bir antlaşmanın yürütülmesinin temelini oluşturan konunun kaybolması veya tahrip olması, antlaşmanın sona erdirilme türlerinden hangisine girmektedir?
Seçenekler
A
Koşulların değişmesi sonucu sona erme
B
Antlaşmanın uygulanmasının imkânsızlaşması sonucu sona erme
C
Antlaşma hükmüyle sona erme
D
Antlaşmanın ihlali sonucu sona erme
E
Tarafların iradesiyle sona erme
Açıklama:
Antlaşmanın Uygulanmasının İmkânsızlaşması Sonucu Sona Erme:
Bir antlaşmanın yürütülmesinin temelini oluşturan konunun kaybolması veya tahrip olması, antlaşmanın sona erdirilmesi veya kaybolma yahut tahrip olma geçici ise, askıya alınması için haklı bir sebep oluşturur.
Bir antlaşmanın yürütülmesinin temelini oluşturan konunun kaybolması veya tahrip olması, antlaşmanın sona erdirilmesi veya kaybolma yahut tahrip olma geçici ise, askıya alınması için haklı bir sebep oluşturur.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası organların çalışma kuralları ve koşullarını kapsayan antlaşmalar şeklinde tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Anlaşma
B
Konvansiyon
C
Statü
D
Genel senet
E
Protokol
Açıklama:
Statü: Genellikle uluslararası organların çalışma kuralları ve koşullarını kapsayan antlaşmaları 43belirtmektedir.
Soru 32
- Antlaşmaların yapılması büyük oranda Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nde belirlenen usullere tabidir.
- Antlaşma metninin yazılı hâle getirilmesi sürecinde uluslararası hukukun belirlediği şekil şartına uyulması gerekir.
- Devletlerin temsilcilerinin bir uluslararası antlaşma metnini hükümete danışma koşulluyla imzalamaları ad referandum imzadır.
- Devlet Başkanları görevleri gereği yetki belgesine başvurmaksızın uluslararası belgeleri imza yetkisine sahiptir.
- Dışişleri Bakanları yetki belgesine bağlı olarak uluslararası antlaşmalarda imza yetkisine sahiptir.
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
II, IV ve V
D
I, III ve IV
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Antlaşma metninin yazılı hâle getirilmesi süreci açısından, uluslararası hukukun belirlediği özel bir yöntem ve şekil yoktur. Antlaşmanın tarafları metnin hazırlanması yönteminin belirlenmesi konusunda serbesttir. Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 7/2 antlaşma metnini kimlerin yetki belgesine başvurmaksızın imzalayabileceğini belirtir. Görevleri gereği ve yetki belgesine başvurmaksızın Dışişleri Bakanlarının da Devletlerini temsil ettikleri kabul edilir.
Soru 33
Bir uluslararası antlaşmanın bağlanma aşamasıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kural olarak devletler arasında hazırlanmış ve yetkili kişilerce resmileştirilmiş bir antlaşma yürürlüğe girmiş sayılır.
B
Antlaşma, devletler arasında değiş tokuş edilen ve bağlanma etkisi kabul edilen belgelerle kurulmuşsa basit usulde bağlanma gerçekleşmiştir.
C
Yetkili devlet temsilcilerinin tevsik ettikleri antlaşma metninin, iç hukuklarda öngörülen mekanizmayla devlet adına bağlayıcı olduğunun kabul edilmesi katılmayla bağlanma usulüne örnektir.
D
Antlaşma görüşmelerine katılmamış bir devlet, antlaşmanın tarafı olmak istediğinde onaylamayla bağlanma usulünü gerçekleştirmiş olur.
E
Kural olarak antlaşmaya bağlanma tarihi, taraf devletin bağlanma iradesini açıkladığı andır.
Açıklama:
Devletler arasında hazırlanmış ve yetkili kişilerce resmileştirilmiş bir antlaşma metninin varlığı, yürürlüğe girmiş, dolayısıyla hak ve yükümlülük doğuran bir antlaşmanın ortaya çıktığı anlamına gelmez. Bağlayıcı bir metin olarak antlaşmanın varolabilmesi için, ‘bağlanma’ adı verilen bir sürecin daha sonuçlanması gerekir. Onaylamayla bağlanma, yetkili devlet temsilcilerinin tevsik ettikleri antlaşma metninin, iç hukuklarda öngörülen mekanizmayla devlet adına bağlayıcı olduğunun kabulü anlamına gelir. Antlaşma görüşmelerine katılmamış bir devlet, antlaşmanın tarafı olmak istediğinde katılmayla bağlanma usulünü gerçekleştirmiş olur. Bağlanma tarihi, kural olarak, bir tarafın bağlanma iradesinin diğer taraf veya taraflarca resmi olarak bilindiği andır.
Soru 34
Antlaşmaların yürürlük tarihi ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Antlaşma, antlaşmada öngörülen veya görüşmeci Devletlerin mutabık kalabilecekleri tarihte yürürlüğe girer.
B
Antlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonraki bir tarihte bir Devletin antlaşma ile bağlanma rızasını açıklaması hâlinde, antlaşma aksini öngörmedikçe, o Devlet bakımından antlaşma o tarihte yürürlüğe girer.
C
Antlaşmada yürürlük tarihi yoksa antlaşma bütün görüşmeci Devletler için antlaşma ile bağlanma rızası tespit edilir edilmez yürürlüğe girer.
D
Görüşmeci devletlerin bir kısmının bağlanma iradesini belirtmesi durumunda antlaşma yalnız o devletler bakımından yürürlüğe girer.
E
Bir antlaşmanın yürürlüğe girene kadar, tümünün ya da bir kısmının geçici olarak uygulanması mümkündür.
Açıklama:
Bir antlaşmanın ne zaman ve nasıl yürürlüğe gireceği, görüşmeci devletler tarafından belirlenebilir. Eğer devletler böyle bir konuda anlaşmamışlarsa bu durumda bütün görüşmeci devletler bağlanma iradelerini belirlenen usulde ortaya koymadıkça, antlaşma yürürlüğe girmez. Yani görüşmeci devletlerin bir kısmının bağlanma iradelerini ortaya koymuş olması, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yeterli değildir.
Soru 35
Antlaşmaların tescilini yapmakla görevli Birleşmiş Millletler organı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Genel Kurul
B
Güvenlik Konseyi
C
Genel Sekreterlik
D
Uluslararası Adalet Divanı
E
Ekonomik ve Sosyal Konsey
Açıklama:
BM Şartı md. 102’ye göre üye devletlerin Şartın yürürlüğe girmesinden sonra akdedecekleri her antlaşma veya uluslararası taahhüt BM Genel Sekreterliği’ne tescil edilecektir. Sekreterlik bu tescil edilen antlaşmaları ilan ile yükümlüdür.
Soru 36
Türk hukukunda uluslararası antlaşmaların durumuyla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşmalar usulüne uygun bir şekilde yürürlüğe girmiş ise kanun hükmündedir.
B
Temel hak ve özgürlüklerle ilgili taraf olunan uluslararası antlaşmalar ile kanunların aynı konularda farklı hükümler içermesi durumunda, uluslararası antlaşma uygulanır.
C
Uluslararası antlaşmaların temel hak ve özgürlüklerle ilgili olan hükümleri dışındaki hükümleri ve kanunların farklı hükümler içermesi durumunda hangi hükümlerin uygulanacağına Anayasa Mahkemesi karar verir.
D
Usulüne göre yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmaların Anayasaya aykırı oldukları iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz.
E
Antlaşma hükümleri ile kanunların çatışması durumunda, sadece iç hukuktan değil hukukun genel ilkelerinden kaynaklanan çatışma normları göz önünde bulundurulur.
Açıklama:
Uluslararası antlaşmaların kanun sayılması, hukuk tekniği açısından bazı sorunlar çıkarabilmektedir. Anayasa her ne kadar uluslararası antlaşmaların Anayasa Mahkemesine götürülebilme olanağını ortadan kaldırmışsa da antlaşmalara kanunlara eş bir konum atfetmiştir. Sorun, aynı konuyu farklı şekillerde düzenleyen antlaşmalar ile kanunların aynı anda varolması durumunda ortaya çıkar. Uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olmasının, aynı konumda bulunmak anlamına gelmediği, çatışma durumunda uluslararası antlaşmalara üstünlük tanınması gerektiği iddiaları bulunmakla beraber, genel kabul, bu iki normu aynı düzeyde kabul etme yönündedir. Dolayısıyla antlaşma hükümleri ile kanunların çatışması durumunda, sadece iç hukuktan değil hukukun genel ilkelerinden kaynaklanan çatışma normları uygulanmaktadır. Çatışma normları, aynı düzeyde normların çatışması durumunda, yakın tarihli normun eski tarihli norma tercih edileceğini söyler. Bu durumda ise, devlet bir uluslararası antlaşmayla iç hukukta etki doğuracak bazı yükümlülüklerin altına girer, ancak daha sonra çıkardığı bir kanunla bu yükümlülüklere farklı bir içerik kazandırırsa, yürütme ve yargı organları, yakın tarihli olan kanunu uygulamak durumunda kalırlar. Böylece devletin uluslararası düzeyde üstlendiği bir sorumluluk, antlaşma hükmünde herhangi bir işlem yapılmadan değiştirilmiş olur.
Soru 37
Bir uluslararası antlaşmanın sona erdirilmesi sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kurala aykırılığa dayandırılmışsa tarafların kaç ay içinde anlaşamaması halinde Uluslararası Adalet Divanı'na başvurulur?
Seçenekler
A
1
B
3
C
4
D
6
E
12
Açıklama:
Taraflardan birisi, tek taraflı fesih, çekilme veya antlaşmanın yürürlüğünü durdurma yollarından birine başvurduğunda, antlaşmaların geçersizliğiyle ilgili usule benzer bir şekilde, diğer tarafları durumdan haberdar etmeli; diğer taraflardan itiraz gelmezse gerekli önlemleri üç ay sonra uygulayabilir. İtiraz hâlinde belli bir süre içinde barışçıl yollarla çözüm getirmeliler. Bununla birlikte antlaşmanın sona erdirilmesi sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kurala aykırılığa dayandırılmış ve taraflar on iki ay içinde anlaşamamışlarsa, Uluslararası Adalet Divanı’na gidilebilecektir
Soru 38
- Bir anlaşma açık bir şekilde çekince konulmasına izin veriyorsa taraflar diğer tarafların kabulü gerekmeden çekince koyabilir.
- Bir antlaşmanın konu ve amacından anlaşmanın bir bütün olarak uygulanmasının tarafların anlaşmayla bağlanma rızasının esaslı bir şartı olduğu anlaşıldığında taraflar çekince koyamaz.
- Bir antlaşma bir milletlerarası örgütün kurucu belgesi olduğu zaman ve başka türlü öngörmedikçe, çekincenin tüm taraf devletlerce kabulü gerekir.
- Antlaşma başka türlü öngörmedikçe, bir çekince,çekinceyi kabul etmiş olan devletin rızası alınarak geri alınabilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II, III ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Görüşmeci Devletlerin sınırlı sayısından ve bir antlaşmanın konu ve amacından antlaşmanın bütün taraflar arasında bir bütün olarak uygulanmasının her birinin antlaşmayla bağlanma rızasının esaslı bir şartı olduğu anlaşıldığı zaman, bu çekince bütün tarafların kabulünü gerektirir. Bir antlaşma bir milletlerarası örgütün bir kurucu belgesi olduğu zaman ve başka türlü öngörmedikçe, bu çekince o örgütün yetkili organının kabulünü gerektirir. Antlaşma başka türlü öngörmedikçe, bir çekince her zaman geri alınabilir, ve çekinceyi kabul etmiş olan bir Devletin rızası geri alma için gerekli değildir.
Soru 39
Anlaşmanın uygulanmasında ortaya çıkan geçici imkansızlık halinde taraf devlet hangi yola başvurabilir?
Seçenekler
A
Fesih
B
Çekilme
C
Geçersizliğini öne sürme
D
Sona erdirme
E
Askıya alma
Açıklama:
Bir tarafın bir antlaşmayı ifa etme imkansızlığını antlaşmayı sona erdirme veya ondan çekilme gerekçesi yapabilmesi için, imkansızlığın antlaşmanın ifası için kaçınılmaz olan bir nesnenin daimi olarak ortadan kalkması veya tahrip olmasından ileri gelmesi gerekir. İmkansızlık geçici ise, ancak antlaşmanın yürürlüğünü askıya alma sebebi yapılabilir.
Soru 40
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre antlaşmaları onaylama yetkisi aşağıdakilerden hangisindedir?
Seçenekler
A
TBMM
B
Cumhurbaşkanı
C
Dışişleri Bakanı
D
Diplomatik misyon başkanı
E
Temsilci
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre antlaşmaları Cumhurbaşkanı onaylar (md. 104). Ancak Cumhurbaşkanı’nın onaylamasından önce tamamlanması gereken bazı aşamalar vardır. Üstelik uluslararası antlaşmaların onaylanması usulü, antlaşmanın türüne göre farklılık gösterir.
Soru 41
Son senet (nihai senet) nedir?
Seçenekler
A
Bir kongre ya da konferansta kabul edilen antlaşmalar ile kimi zaman toplantıya katılan tarafları da sayan antlaşma nitelikli belgedir.
B
En az resmi işlem gerektiren antlaşmadır.
C
Genel nitelikli hükümler içeren çok taraflı antlaşmadır.
D
Uluslararası yaşamı düzenleyen temel ve kurucu nitelikli antlaşmadır.
E
Genel nitelikli hükümler içeren çok taraflı antlaşmadır.
Açıklama:
Bir kongre ya da konferansta kabul edilen antlaşmalar ile kimi zaman toplantıya katılan tarafları da sayan antlaşma nitelikli belgedir.
Soru 42
Seçeneklerden hangisi anlaşmaların sona erme şekilleri arasında değilir?
Seçenekler
A
Antlaşma Hükmüyle Sona Erme
B
Tarafların İradesiyle Sona Erme
C
Antlaşmanın İhlali Sonucu Sona Erme
D
Antlaşmanın Uygulanmasının İmkânsızlaşması Sonucu Sona Erme
E
Taraf İradesindeki Sakatlık
Açıklama:
Taraf İradesindeki Sakatlık
Soru 43
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Bir metnin uluslararası antlaşma kabul edilebilmesi için, en az iki tarafı bulunması gerekir.
B
Antlaşmalar, taraflar arasında hak ve yükümlülükler doğurur veya varolan yükümlülükleri değiştirir yahut sona erdirir.
C
Devletler arasında yapılan bir antlaşmanın, taraflarca uluslararası hukuka tabi kılınmaması olanaklıdır.
D
Devletler arasındaki irade uyuşmalarından ‘yazılı’ olanlar uluslararası antlaşma sayılır.
E
Uluslararası ilişkilerde zaman zaman rastlanan hak ve yükümlülük doğurmayan irade beyanları anlaşma kapsamında değerlendirilir.
Açıklama:
Uluslararası ilişkilerde zaman zaman rastlanan hak ve yükümlülük doğurmayan irade beyanları anlaşma kapsamında değerlendirilir.
Soru 44
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1969
B
1996
C
1986
D
1945
E
1921
Açıklama:
1969
Soru 45
Tevsik işlemi 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin hangi maddesiyle düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
md.50
B
md.10
C
md.12
D
md.100
E
md. 16
Açıklama:
md.10
Soru 46
Ad referandum imza nedir?
Seçenekler
A
Basit usulle bağlanma
B
Bir antlaşma metninin yazılı hâle getirilmesi süreci
C
Taraflar arasında hukuki sonuç doğuran bir antlaşma
D
Parafe etme
E
Hükümete danışma koşullu imza
Açıklama:
Hükümete danışma koşullu imza
Soru 47
Katılma yoluyla antlaşmayla bağlanma usulü Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin hangi maddesiyle düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
md.9
B
md. 15
C
md.50
D
md. 12
E
md. 10
Açıklama:
md. 15
Soru 48
Yürürlük aşaması ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Antlaşmanın yürürlüğe girmesi demek içeriğin hukuki olarak sonuç doğurmaya
başlaması demektir
başlaması demektir
B
Bir antlaşmanın ne zaman ve nasıl yürürlüğe gireceği, görüşmeci devletler tarafından belirlenebilir.
C
Bir antlaşmanın yürürlüğe girene kadar, tümünün ya da bir kısmının geçici olarak uygulanması mümkündür.
D
Görüşmeci devletlerin bir kısmının bağlanma iradelerini ortaya
koymuş olması, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yeterlidir.
koymuş olması, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yeterlidir.
E
Antlaşmaların hüküm doğurması’- için, antlaşmanın yürürlüğe de girmiş olması gerekir
Açıklama:
Görüşmeci devletlerin bir kısmının bağlanma iradelerini ortaya
koymuş olması, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yeterlidir.
koymuş olması, antlaşmanın yürürlüğe girmesi için yeterlidir.
Soru 49
Andlaşmaların sona erdirme ile ilgili ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Andlaşmanın yapıldığı zamanki şartların önemli ölçüde değişmiş olması, andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
B
Andlaşmanın önemli hükümlerinin karşı tarafça ihlal edilmiş olması, andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
C
Andlaşmanın konusunun imkânsızlaşması andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
D
Andlaşmanın sonradan çıkan jus cogens kurallara aykırı olması,andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
E
Andlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını isteyen devletin çekincesi andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
Açıklama:
Andlaşmanın bazı hükümlerinin kendisi için uygulanmamasını veya farklı uygulamasını isteyen devletin çekincesi andlaşmayı sona erdirme nedenleri arasında yer alır.
Soru 50
Aynı konu hakkında birbirini takip eden antlaşmaların uygulanması konusu Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin hangi maddesinde ele alınmıştır?
Seçenekler
A
md. 61
B
md. 16
C
md. 30
D
md. 50
E
md. 51
Açıklama:
md. 30
Soru 51
Tevsik işlemi hangi tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 10’da düzenlenmiştir, belirtiniz?
Seçenekler
A
1969
B
1972
C
1975
D
1982
E
1989
Açıklama:
Tevsik işlemi 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 10’da düzenlenmiştir.
Soru 52
Katılma yoluyla antlaşmayla bağlanma usulü Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, hangi maddede düzenlenmiştir, belirtiniz?
Seçenekler
A
md. 8
B
md. 15
C
md. 22
D
md. 28
E
md. 35
Açıklama:
Katılma yoluyla antlaşmayla bağlanma usulü Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, md. 15’de düzenlenmiştir.
Soru 53
Klasik antlaşmalar hukukunda antlaşmaların tescil ve ilan edilmesiyle ilgili bir zorunluluk yoktur ancak ilk defa Milletler Cemiyeti Misakı’nın kaçıncı maddesinde buna ilişkin düzenleme yapılmıştır, belirtiniz?
Seçenekler
A
4.
B
8.
C
12.
D
16.
E
18.
Açıklama:
Klasik antlaşmalar hukukunda antlaşmaların tescil ve ilan edilmesiyle ilgili bir zorunluluk yoktur. Ancak ilk defa Milletler Cemiyeti Misakı’nın 8. maddesinde daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 102. maddesinde buna ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Soru 54
İstisna grubu antlaşmalar kaç sayılı kanun uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve yürürlüğe konur, belirtiniz?
Seçenekler
A
222
B
232
C
244
D
254
E
270
Açıklama:
İstisna grubu antlaşmalar sadece 244 sayılı kanun uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve yürürlüğe konur.
Soru 55
Aynı konuda, taraflarından en az birini aynı devletin oluşturduğu birden fazla antlaşma bulunması ne olarak adlandırılır, belirtiniz?
Seçenekler
A
Antlaşmaların çatışması
B
Antlaşmaların ihlali
C
Antlaşmaların fesihi
D
Antlaşmaların onayı
E
Antlaşmaların kabulü
Açıklama:
Aynı konuda, taraflarından en az birini aynı devletin oluşturduğu birden fazla antlaşma bulunması, antlaşmaların çatışması olarak adlandırılır.
Soru 56
Bir Devletin bir antlaşma ile bağlanma rızasının aşağıdakilerden hangisindeki hallerde onay ile açıklandığı söylenemez?
Seçenekler
A
Antlaşma, bu rızanın onay suretiyle açıklanacağını öngörüyorsa
B
Görüşmeci Devletlerin onayın gerekli olduğu hususunda mutabık oldukları başka türlü tespit edilirse
C
Bir antlaşma, bir önceki veya sonraki antlaşmanın hükümlerine tabi olduğunu veya onlarla bağdaşmaz addedilemeyeceğini belirttiği zaman
D
Devlet temsilcileri antlaşmayı onaya tabi olarak imzaladığı zaman
E
Devletin antlaşmayı onaya tabi olarak imzalama niyeti temsilcisinin yetki belgesinden anlaşıldığı zaman veya görüşmeler esnasında açıklandığı zaman
Açıklama:
Bir Devletin bir antlaşma ile bağlanma rızası aşağıdaki hâllerde onay ile açıklanır:
a- antlaşma, bu rızanın onay suretiyle açıklanacağını öngörüyorsa;
b- görüşmeci Devletlerin onayın gerekli olduğu hususunda mutabık oldukları başka türlü tespit edilirse;
c- Devlet temsilcileri antlaşmayı onaya tabi olarak imzaladığı zaman; veya,
d- Devletin antlaşmayı onaya tabi olarak imzalama niyeti temsilcisinin yetki belgesinden anlaşıldığı zaman veya görüşmeler esnasında açıklandığı zaman.
a- antlaşma, bu rızanın onay suretiyle açıklanacağını öngörüyorsa;
b- görüşmeci Devletlerin onayın gerekli olduğu hususunda mutabık oldukları başka türlü tespit edilirse;
c- Devlet temsilcileri antlaşmayı onaya tabi olarak imzaladığı zaman; veya,
d- Devletin antlaşmayı onaya tabi olarak imzalama niyeti temsilcisinin yetki belgesinden anlaşıldığı zaman veya görüşmeler esnasında açıklandığı zaman.
Soru 57
Çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren mercii aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İcra mercii
B
Talep mercii
C
Tetkik mercii
D
Depo mercii
E
Yargı mercii
Açıklama:
Depo mercii, çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren merciidir.
Soru 58
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin hangi maddesi, bir antlaşmanın önemli bir şekilde ihlal edilmesini, antlaşmanın kısmen veya tamamen sona erdirilmesi yahut yürürlüğünün durdurulması (askıya alınması) için bir sebep olarak kabul eder, belirtiniz?
Seçenekler
A
md. 40
B
md. 46
C
md. 50
D
md. 55
E
md. 60
Açıklama:
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 60, bir antlaşmanın önemli bir şekilde ihlal edilmesini, antlaşmanın kısmen veya tamamen sona erdirilmesi yahut yürürlüğünün durdurulması (askıya alınması) için bir sebep olarak kabul eder.
Soru 59
Uluslararası bir mahkemenin kuruluşuna taraf olunması durumunda devletlerin antlaşmadan çekilerek söz konusu uluslararası mahkemenin yargı yetkisi dışında kalabilecekleri söylenebilir. Buna göre antlaşmada aksine hüküm bulunmadığı takdirde, böyle bir fesih veya çekilme hakkının kullanılabilmesi için en az kaç aylık bir ihbar süresi öngörmektedir, belirtiniz?
Seçenekler
A
2
B
4
C
6
D
9
E
12
Açıklama:
Uluslararası bir mahkemenin kuruluşuna taraf olunması durumunda devletlerin antlaşmadan çekilerek söz konusu uluslararası mahkemenin yargı yetkisi dışında kalabilecekleri söylenebilir. Antlaşmada aksine hüküm bulunmadığı takdirde, böyle bir fesih veya çekilme hakkının kullanılabilmesi için en az on iki aylık bir ihbar süresi öngörmektedir.
Soru 60
"Eğer milletlerarası genel hukukun yeni bir emredici normu ortaya çıkarsa, bu normla çatışan mevcut herhangi bir antlaşma batıl hale gelir ve sona erer.” Belirtilen bu açıklama, Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin hangi maddesinde ortaya konulmaktadır?
Seçenekler
A
55.
B
58.
C
60.
D
64.
E
68.
Açıklama:
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesinde madde 64 şu şekildedir;
“Madde 64- Milletlerarası genel hukukunun yeni bir emredici normunun ortaya çıkması
Eğer milletlerarası genel hukukun yeni bir emredici normu ortaya çıkarsa, bu normla çatışan mevcut herhangi bir antlaşma batıl hâle gelir ve sona erer.”
“Madde 64- Milletlerarası genel hukukunun yeni bir emredici normunun ortaya çıkması
Eğer milletlerarası genel hukukun yeni bir emredici normu ortaya çıkarsa, bu normla çatışan mevcut herhangi bir antlaşma batıl hâle gelir ve sona erer.”
Soru 61
Sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmalar, antlaşmalar hukukunda nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Statü
B
Şart
C
Protokol
D
Pakt
E
Genel senet
Açıklama:
Protokol, antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları belirtmektedir.
Soru 62
Bir devletin, antlaşmaya hükümete danışma koşuluyla imza koyması antlaşmalar hukukunda nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Ad referandum imza
B
Sözde imza
C
Şartlı imza
D
Çekinceli imza
E
Sonradan imza
Açıklama:
Bir devletin, antlaşmaya hükümete danışma koşuluyla imza koyması antlaşmalar hukukunda ad referandum imza olarak adlandırılır.
Soru 63
Antlaşmalara belge değişim ile bir antlaşmaya bağlanma usulü belirlenmişse, devletler hangi adım ile sözleşmeye bağlanmış olurlar?
Seçenekler
A
İlgili belgelerin değiş tokuş edildiği an
B
Devletin belgeyi imzaladığı an
C
İmzalı antlaşma nüshasının diğer tarafa teslim edildiği an
D
Devletin onay belgesini diğer taraflara teslim ettiği an
E
Devletlerin onay belgesini depo merciine teslim ettiği an
Açıklama:
Basit imza ile bağlanma usulü kabul edilmişse, imzaların atılarak imzalı antlaşma nüshasının diğer tarafa teslim edildiği an; belge değişimi kabul edilmişse, ilgili belgelerin değiş-tokuş edildiği an, bağlanma anıdır. Onaylama yoluyla bağlanma söz konusu olduğunda, devletin onay belgesini diğer taraflara veya varsa depo merciine teslim ettiği an, kendisi açısından antlaşmanın bağlayıcı olduğu andır.
Soru 64
1982 Anayasasına göre usulüne uygun yürürlüğe girmiş bir milletlerarası sözleşme Türk hukukunda kural olarak aşağıdakilerden hangisi gibi bir işleve sahiptir?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Kanun
C
Yönetmelik
D
Kararname
E
Tüzük
Açıklama:
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi, usulüne uygun yürürlüğe giren uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirtir.
Soru 65
Kanunlar ve usulüne uygun yürürlüğe konmuş milletlerarası sözleşmeler birbirinden en temelde hangi konuda ayrılırlar?
Seçenekler
A
Milletlerarası sözleşmeler hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunulamaz
B
Hakimler kanunları öncelikle uygular
C
Milletlerarası sözleşmeler ancak kanunlarda düzenleme yok ise uygulanır
D
Kanunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasında bulunulamaz
E
Milletlerarası sözleşmeler Anayasadan önce uygulanır
Açıklama:
Türk hukuk sisteminde uluslararası antlaşmalar her ne kadar kanunlarla eş sayılmışsa da Anayasanın 90. maddesiyle belli bir ayrıcalığa sahiptirler. Bu ayrıcalık, usulüne göre yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmaların Anayasaya aykırı oldukları iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamasından kaynaklanır.
Soru 66
Türk hukukunda uluslararası bir antlaşma ne zaman yürürlüğe girer?
Seçenekler
A
Bakanlar Kurulu Kararanamesi’nin yürürlüğe girdiği tarihte
B
Cumhurbaşkanının imzaladığı tarihte
C
Uygun bulma kanunu TMBB'de kabul edildiğinde
D
Antlaşma imzalandığında
E
Bakanlar Kurulu uygun bulduğunu beyan ettiğinde
Açıklama:
Kitapta hala Bakanlar Kurulu ifadesi yer almakta. Artık Türk hukukunda Bakanlar Kurulu yok. Soru kitaba göre hazırlanmıştır.
Uygun bulma kanunu ile onaylanması uygun bulunan antlaşmanın iç hukukta yürürlüğe girebilmesi ve antlaşmanın diğer taraflarına iç hukuktaki onaylama sürecinin tamamlandığını ve devletin bağlanması iradesini gösteren belgenin hazırlanabilmesi için, uygun bulma kanununa dayanılarak hazırlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi, antlaşma metnini de içerir ve bu Kararname Resmi Gazete’de yayımlanır. Antlaşma Bakanlar Kurulu Kararanamesi’nin yürürlüğe girdiği tarihte iç hukukta yürürlüğe girer.
Uygun bulma kanunu ile onaylanması uygun bulunan antlaşmanın iç hukukta yürürlüğe girebilmesi ve antlaşmanın diğer taraflarına iç hukuktaki onaylama sürecinin tamamlandığını ve devletin bağlanması iradesini gösteren belgenin hazırlanabilmesi için, uygun bulma kanununa dayanılarak hazırlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi, antlaşma metnini de içerir ve bu Kararname Resmi Gazete’de yayımlanır. Antlaşma Bakanlar Kurulu Kararanamesi’nin yürürlüğe girdiği tarihte iç hukukta yürürlüğe girer.
Soru 67
Bir antlaşmanın geçersiz olduğunu iddia eden taraf kaç içinde iddiasına cevap alamazsa bildirdiği önlemleri alabilir?
Seçenekler
A
1 ay
B
2 ay
C
3 ay
D
6 ay
E
12 ay
Açıklama:
Üç ay içerisinde herhangi bir itiraz gelmezse geçersizlik iddiasında bulunan taraf, bildirdiği önlemleri alabilir.
Soru 68
Kural olarak, aşağıdakilerden hangisi yetki belgesi olmadan bir antlaşma metnini tevsik edemez?
Seçenekler
A
Devlet başkanı
B
Hükümet başkanı
C
Dışişleri bakanı
D
Diplomatik misyon başkanı
E
Adalet bakanı
Açıklama:
Devlet başkanı, hükümet başkanı, dışişleri bakanı, diplomatik misyon başkanı tevsik edebilir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi antlaşmalara basit bağlanma usulünde yeterlidir?
Seçenekler
A
İmza
B
Onay
C
Katılım
D
Kabul
E
Uygun bulma
Açıklama:
Antlaşmalara basit bağlanma türünde imza yeterli görülür.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi antlaşmaların sona erme sebeplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Çekilme
B
Fesih
C
Koşulların sonradan değişmesi
D
Antlaşmanın yetkisi olmayan kişilerce hazırlanması
E
Tarafların bu yöndeki iradesi
Açıklama:
Antlaşmanın sona erme şekilleri, antlaşma hükmüyle sona erme, tarafların iradesiyle sona erme, fesih veya çekilmeyle sona erme, ihlal, uygulanmasının imkansızlaşması, koşulların değişmesi, sonradan ortaya çıkan Jus Cogens kurallara aykırılıktır.
Soru 71
Antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Misak
B
Konvansiyon
C
Protokol
D
Statü
E
Son senet
Açıklama:
Protokol, antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları belirtmektedir.
Soru 72
Çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren ve antlaşma metninde belirlenen merciye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Başvuru mercii
B
Depo mercii
C
Garantör mercii
D
Düzenleyici mercii
E
Tarafsız mercii
Açıklama:
Depo mercii, çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren merciidir. Antlaşma metninde belirlenir.
Soru 73
Aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çatışma normları
B
Özel normlar
C
Üstün normlar
D
Denk normlar
E
Çözümleyici normlar
Açıklama:
Çatışma normları, aynı konuyu düzenleyen farklı kuralların aynı anda yürürlükte bulunması durumunda, bunlardan hangisine öncelik verileceğini söyleyen ilkelerdir.
Soru 74
Antlaşmanın oluşturulması sürecinde tarafların iradesindeki sakatlık, antlaşmanın geçersiz kılınabilmesi olanağını doğurur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi irade sakatlıklarından biridir?
Seçenekler
A
Sebepsiz zenginleşme
B
Uygun bulmama
C
Tehdit
D
Yayınlanmama
E
Şekle uymama
Açıklama:
Antlaşmanın oluşturulması sürecinde tarafların iradesindeki sakatlık, antlaşmanın geçersiz kılınabilmesi olanağını doğurur. İrade sakatlıklarının başında tehdit ve zorlama gelir.
Soru 75
Çekince ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Çekince, ikili antlaşmalar söz konusu olduğunda gündeme gelir.
B
Çekince, antlaşmayla bağlandıktan sonra beyan edilir.
C
Bir antlaşmada çekince beyanına ilişkin yasak veya sınırlama yoksa bile, antlaşmanın diğer tarafları açıkça kabul etmedikçe, antlaşmanın konusu ve amacıyla uyumsuz çekinceler geçerlidir.
D
Diğer devletler tarafından çekinceye itiraz edilmesi mümkündür.
E
Kural olarak bir antlaşmanın açık bir şekilde izin verdiği bir çekincenin diğer akit devletler tarafından kabulü gerekir.
Açıklama:
Çekince, çok taraflı antlaşmalar söz konusu olduğunda gündeme gelir. Çekince, antlaşmanın imza, onay veya katılma aşamasında bildirilir ve yazılı bildirim zorunludur. Antlaşmayla bağlandıktan sonra çekince beyan edilemez. Çekincenin diğer devletler tarafından kabul edilmesi veya çekinceye itiraz edilmesi mümkündür. Bir antlaşmada çekince beyanına ilişkin yasak veya sınırlama yoksa bile, antlaşmanın diğer
tarafları açıkça kabul etmedikçe, antlaşmanın konusu ve amacıyla uyumsuz çekinceler geçersizdir.
tarafları açıkça kabul etmedikçe, antlaşmanın konusu ve amacıyla uyumsuz çekinceler geçersizdir.
Soru 76
Ancak tarafların istedikleri her an antlaşmaların getirdiği bağlayıcılıktan kurtulabilmeleri ............. ilkesinin, dolayısıyla da uluslararası hukukun getirdiği güvencenin sarsılması anlamına gelir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Emredici hükümler
B
Ahde vefa
C
Yazılılık
D
Taraflarca hazırlama
E
Sosyal adalet
Açıklama:
Her devlet, çeşitli konularda pek çok iki veya çok taraflı antlaşmanın tarafıdır. Bu antlaşmalar devletlere
bazı yükümlülükler yükler. Uluslararası antlaşmalar, bazı yazarlarca uluslararası hukukun temeli sayılan
‘ahde vefa’ (söze bağlılık) ilkesinin somutlaşmış hâlidir. Devletler bu antlaşmaların sonsuza dek bağlayıcı
olmasını istemeyebilirler. Bu durumda antlaşmaların sona ermesi konusunda anlaşmaları pekâlâ mümkündür. Ancak tarafların istedikleri her an antlaşmaların getirdiği bağlayıcılıktan kurtulabilmeleri
de ‘ahde vefa’ ilkesinin, dolayısıyla da uluslararası hukukun getirdiği güvencenin sarsılması anlamına
gelir. Uluslararası hukuk, antlaşmaların sona ermesini mümkün kılan hükümlerin yanında, değindiğimiz keyfiliği ortadan kaldıran, güvence sağlayan hükümler de içermektedir.
bazı yükümlülükler yükler. Uluslararası antlaşmalar, bazı yazarlarca uluslararası hukukun temeli sayılan
‘ahde vefa’ (söze bağlılık) ilkesinin somutlaşmış hâlidir. Devletler bu antlaşmaların sonsuza dek bağlayıcı
olmasını istemeyebilirler. Bu durumda antlaşmaların sona ermesi konusunda anlaşmaları pekâlâ mümkündür. Ancak tarafların istedikleri her an antlaşmaların getirdiği bağlayıcılıktan kurtulabilmeleri
de ‘ahde vefa’ ilkesinin, dolayısıyla da uluslararası hukukun getirdiği güvencenin sarsılması anlamına
gelir. Uluslararası hukuk, antlaşmaların sona ermesini mümkün kılan hükümlerin yanında, değindiğimiz keyfiliği ortadan kaldıran, güvence sağlayan hükümler de içermektedir.
Soru 77
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 60, bir antlaşmanın önemli bir şekilde ihlal edilmesini, antlaşmanın kısmen veya tamamen sona erdirilmesi yahut ............... için bir sebep olarak kabul eder.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Yürürlüğünün durdurulması
B
Ertelenmesi
C
Yok sayılması
D
Savaş sebebi sayılması
E
Geçersizliği
Açıklama:
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 60, bir antlaşmanın önemli bir şekilde ihlal edilmesini, antlaşmanın kısmen veya tamamen sona erdirilmesi yahut yürürlüğünün durdurulması (askıya alınması) için bir sebep olarak kabul eder.
Soru 78
I. Antlaşmanın sona erdirilmesi
II. Antlaşmadan çekilme
III. Antlaşma hükümlerini askıya alma
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, antlaşma koşullarında meydana gelen değişimi yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangilerinin öne sürülmesi bakımından geçerli bir sebep olarak kabul eder?
II. Antlaşmadan çekilme
III. Antlaşma hükümlerini askıya alma
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, antlaşma koşullarında meydana gelen değişimi yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangilerinin öne sürülmesi bakımından geçerli bir sebep olarak kabul eder?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, koşullardaki değişimin antlaşmanın sona erdirilmesi, antlaşmadan çekilme veya antlaşma hükümlerini askıya alma için geçerli bir sebep olduğunu kabul eder (rebus sic stantibus ilkesi).
Soru 79
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesine göre, uluslararası hukukta yeni bir .......... kuralın ortaya çıkması durumunda, bu normla çatışan mevcut antlaşmaların geçersiz hâle geleceğini ve sona ereceğini belirtir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Emredici
B
Yorumlayıcı
C
Tamamlayıcı
D
Tanımlayıcı
E
Yedek
Açıklama:
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesine göre, uluslararası hukukun yeni bir jus cogens kuralının
(emredici kuralın) ortaya çıkması durumunda, bu normla çatışan mevcut antlaşmaların geçersiz hâle
geleceğini ve sona ereceğini belirtir.
(emredici kuralın) ortaya çıkması durumunda, bu normla çatışan mevcut antlaşmaların geçersiz hâle
geleceğini ve sona ereceğini belirtir.
Soru 80
Antlaşmanın sona erdirilmesi sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kurala aykırılığa dayandırılmış
ve taraflar on iki ay içinde anlaşamamışlarsa aşağıdaki mercilerden hangisine gidilmelidir?
ve taraflar on iki ay içinde anlaşamamışlarsa aşağıdaki mercilerden hangisine gidilmelidir?
Seçenekler
A
Avrupa Birliği Parlamentosu
B
Anayasa Mahkemesi
C
Uluslararası Adalet Divanı
D
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
E
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu
Açıklama:
Antlaşmaların tarafların rızasıyla sona ermesi durumunda herhangi sorun yaşanmaz. Ancak taraflardan birisi, yukarıda sayılan tek taraflı fesih, çekilme veya antlaşmanın yürürlüğünü durdurma
yollarından birine başvurduğunda, antlaşmaların geçersizliğiyle ilgili usule benzer bir şekilde, diğer
tarafları durumdan haberdar etmeli; diğer taraflardan itiraz gelmezse gerekli önlemleri üç ay sonra
uygulayabilir. İtiraz hâlinde belli bir süre içinde barışçıl yollarla çözüm getirmeliler. Bununla birlikte antlaşmanın sona erdirilmesi sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kurala aykırılığa dayandırılmış
ve taraflar on iki ay içinde anlaşamamışlarsa, Uluslararası Adalet Divanı’na gidilebilecektir.
yollarından birine başvurduğunda, antlaşmaların geçersizliğiyle ilgili usule benzer bir şekilde, diğer
tarafları durumdan haberdar etmeli; diğer taraflardan itiraz gelmezse gerekli önlemleri üç ay sonra
uygulayabilir. İtiraz hâlinde belli bir süre içinde barışçıl yollarla çözüm getirmeliler. Bununla birlikte antlaşmanın sona erdirilmesi sonradan ortaya çıkan bir jus cogens kurala aykırılığa dayandırılmış
ve taraflar on iki ay içinde anlaşamamışlarsa, Uluslararası Adalet Divanı’na gidilebilecektir.
Soru 81
En az resmi işlem gerektiren antlaşma türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlaşma
B
Konvansiyon
C
Statü
D
Genel senet
E
Misak
Açıklama:
Anlaşma, en az resmi işlem gerektiren antlaşma türüdür.
Soru 82
Antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları ifade eden kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Pakt
B
Misak
C
Şart
D
Protokol
E
Son senet
Açıklama:
Protokol, Antlaşmalar hukukundaki anlamıyla sınırlı nitelikli antlaşmaları ya da bir ana antlaşmayı tamamlayıcı ve ayrıntıları düzenleyici nitelikteki antlaşmaları belirtmektedir.
Soru 83
Devlete danışma koşullu imza olarak ifade edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Onay usulu
B
Basit onay
C
Ad referandum imza
D
Onaylamayla bağlanma
E
Basit usulle bağlanma
Açıklama:
Anlaşma metninin resmileşmesi, antlaşma metninde öngörülen bir usulle veya antlaşmaya katılan devletlerin mutabık kaldıkları bir usulle tevsik edilir. Ancak böyle bir usul yoksa, devletlerin temsilcilerinin antlaşma metnini imzalamaları, ad referandum imzalamaları veya parafe etmeleriyle antlaşma tevsik edilmiş olur.
Soru 84
Çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren mercii aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Onay mercii
B
Depo mercii
C
İmza mercii
D
Yetkili mercii
E
Son mercii
Açıklama:
Depo mercii, çok taraflı uluslararası antlaşmalarda usulü işlemleri yerine getiren merciidir. Antlaşma metninde belirlenir.
Soru 85
1982 Anayasasına göre uluslararası antlaşmaların tamamlaması gereken aşamalar hangi maddede düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Anayasa m. 90
B
Anayasa m. 95
C
Anayasa m. 104
D
Anayasa m. 120
E
Anayasa m. 125
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre antlaşmaları Cumhurbaşkanı onaylar (md. 104). Ancak Cumhurbaşkanı’nın onaylamasından önce tamamlanması gereken bazı aşamalar vardır. Bu aşamalar Anayasa m. 90'da düzenlenmiştir.
Soru 86
Yetki belgesi olmamasına rağmen, aşağıdaki kişilerden hangisi bir antlaşma metnini resmileştiremez?
Seçenekler
A
Adalet bakanı
B
Hükümet başkanı
C
Dışişleri başkanı
D
Diplomatik misyon başkanı
E
Devlet başkanı
Açıklama:
Bazı kişilerin görevleri gereği ve yetki belgesine ihtiyaç olmaksızın devletlerini temsil ettikleri kabul edilir. Bunlar, devlet başkanı, hükûmet başkanı ve dışişleri bakanıdır. Devletler tarafından antlaşma yapmak üzere yetkilendirilmiş ve görevlendirilmiş diplomatik misyon başkanları ile temsilcilerin de söz konusu antlaşmalar açısından tevsik etme yetkisi vardır.
Soru 87
1982 Anayasasına göre, usulüne uygun yürürlüğe konmuş uluslararası antlaşmalar hangi hükümdedir?
Seçenekler
A
Kanun
B
Anayasa
C
Yönerge
D
Yönetmelik
E
Tüzük
Açıklama:
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesi, usulüne uygun yürürlüğe giren uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirtir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi anlaşmaların sona erme sebeplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Fesih
B
Çekilme
C
Antlaşmanın yetkili kişilerce yapılmaması
D
Antlaşmanın uygulanmasının imkansızlaşması
E
Koşulların değişmesi
Açıklama:
Antlaşmanın yetkili kişilerle yapılmaması, belli şartların varlığı halinde, antlaşmanın geçersizliğine yol açar.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi antlaşmaların geçersizliği sonucunu doğurmaz?
Seçenekler
A
Devlet temsilcisinin zorlanması
B
Tehdit ile bir devletin zorlanması
C
Devlet temsilcisinin ayartılması
D
Bir devletin diğer devlete hileli davranışı
E
Antlaşmanın uygulanmasının imkansızlaşması
Açıklama:
Antlaşmanın uygulanmasının imkansızlaşması onun sona erme sebebidir.
Soru 90
Antlaşmalar hukukunu düzenleyen en temel belge hangisidir?
Seçenekler
A
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi
B
Westfalya Barış Antlaşması
C
Milletler Cemiyeti Antlaşması
D
Birleşmiş Milletler Antlaşması
E
Uluslararası Örgütler Arasındaki Antlaşmalar Hukuku Viyana Sözleşmesi
Açıklama:
1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, uluslararası hukukun devletler arasındaki antlaşmalarla ilgili hükümlerini düzenler.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukuk kişisidir?
Seçenekler
A
Sivil toplum kuruluşları
B
Uluslararası örgütler
C
Çok uluslu şirketler
D
Hükümet dışı kuruluşlar
E
Ulus ötesi şirketler
Açıklama:
Uluslararası örgütler, uluslararası hukuk kişisidir.
Soru 2
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kişilik
B
Uluslararası örgüt
C
Devlet
D
Tanıma
E
Federasyon
Açıklama:
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme tanıma adı verilir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukukta tanıma konusunda kabul edilen ortak görüşü yansıtan bir ifadedir?
Seçenekler
A
Niyet meselesidir.
B
Şekil şartı vardır.
C
Örtülü tanıma kabul edilmemektedir.
D
Sadece kurucu nitelikte bir işlemdir.
E
De facto tanıma geri alınamaz.
Açıklama:
Bugün uluslararası hukukta tanıma konusunda kabul edilen ortak görüş bunun bir niyet meselesi olduğu yönündedir.
Soru 4
Genellikle self-determinasyon hakkını kullanan halkların ülke dışında kurduğu hükümetlere ve bir yabancı devletin işgali sonucu ülkesinden çıkartılan meşru hükümetlere uygulanan tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sürgünde hükümet
B
De facto tanıma
C
De jure tanıma
D
Federasyon
E
Konfederasyon
Açıklama:
Hükümetlerin tanınması ile bağlantılı bir başka mesele sürgündeki hükümet tanımıdır. Bu tanım genellikle self-determinasyon hakkını kullanan halkların ülke dışında kurduğu hükümetlere ve bir yabancı devletin işgali sonucu ülkesinden çıkartılan meşru hükümetlere uygulanmaktadır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi federasyon değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
Almanya
C
Rusya
D
Avustralya
E
Fransa
Açıklama:
Fransa, federasyon değildir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi sürekli tarafsızlaştırılmış devlet statüsündedir?
Seçenekler
A
Hollanda
B
Almanya
C
İsviçre
D
Fransa
E
İsveç
Açıklama:
İsviçre, sürekli tarafsızlaştırılmış devlet statüsündedir.
Soru 7
Herhangi bir devletin egemenliğine tabi olmamakla birlikte devletlerin egemenlik iddia edemeyecekleri herkesin ortak kullanımına açık coğrafi alanlar statüsü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Res in possesione
B
Res communis
C
Res nullius
D
Uti possidetis
E
Self determinasyon
Açıklama:
Herhangi bir devletin egemenliğine tabi olmamakla birlikte devletlerin egemenlik iddia edemeyecekleri herkesin ortak kullanımına açık coğrafi alanlar statüsü res communis olarak adlandırılmaktadır.
Soru 8
Bir devletin egemenliğine tabi olan bir ülkenin doğal olaylar nedeniyle genişlemesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Katılma
B
İşgal
C
Kazandırıcı zamanaşımı
D
Fetih
E
Devir
Açıklama:
Katılma bir devletin egemenliğine tabi olan bir
ülkenin doğal olaylar nedeniyle genişlemesidir.
ülkenin doğal olaylar nedeniyle genişlemesidir.
Soru 9
Evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle hangisi devlet olamamaktadır?
Seçenekler
A
Antartika
B
İsviçre
C
Vatikan
D
Liectenstein
E
Çin
Açıklama:
Evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi devletin halefiyetine ilişkin düzenlenmiş bir alan değildir?
Seçenekler
A
Antlaşmalara halefiyet
B
Malvarlığına halefiyet
C
Arşivlere halefiyet
D
Devlet borçlarına halefiyet
E
Doğal güzelliklere halefiyet
Açıklama:
Doğal güzelliklere halefiyet, devletin halefiyetine ilişkin düzenlenmiş bir alan değildir
Soru 11
Uluslararası hukukta yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tek taraflı bildiri
B
Tanıma
C
Vazgeçme
D
Çekince
E
Kabul etme
Açıklama:
Tanıma Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlemdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 12
I. Eğer bir devlet oluşmuşsa diğer devletler de bunu tanımakla yükümlüdür.
II. Tanımanın geçerli olabilmesi için mutlaka yazılı olması gerekmektedir.
III. Tanıma işlemi geri alınamaz.
Yukarıda "tanıma" ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Tanımanın geçerli olabilmesi için mutlaka yazılı olması gerekmektedir.
III. Tanıma işlemi geri alınamaz.
Yukarıda "tanıma" ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II
D
I, III
E
II, III
Açıklama:
Tanıma tanıyan açısından tanınanın devlet olarak varlığını hukuken kabul etme ve tanınan ile resmi uluslararası ilişkilere girme (elçi gönderme vb.) sonucunu doğurur. Ancak bu tanıma nispidir yani diğer devletlere de tanıma yükümü yüklemez. Bir devleti tanıma işleminin geri alınamayacağı kabul edilmekte olup diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşımaz.Tanıma konusunda belli bir şekil şartı yoktur. Dolayısı ile devletler bu konudaki niyetlerini açıkça ortaya koyan bir tanıma beyanında bulunabilecekleri gibi söz konusu devletle girişilen birtakım ilişkiler tanıma niyeti ile yapılmışsa bu takdirde de tanıma gerçekleşir. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
I. Konfederasyonda bağımsız devletler uluslararası varlıklarını sürdürürler.
II. Konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği yoktur.
III. Konfederasyonun antlaşma akdetme yetkisi mevcuttur.
Konfederasyon devlet türü ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği yoktur.
III. Konfederasyonun antlaşma akdetme yetkisi mevcuttur.
Konfederasyon devlet türü ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Konfederasyonlarda üye devletler uluslararası hukuk kişiliklerini yitirmezler ve dolayısı ile konfederasyonun da kendine ait bir hukuki
kişiliği yoktur. Burada üye devletler “diet” adı verilen ortak bir organda temsil olunur ve bu organda kararlar oy birliği ile alınır. Gevşek bir ittifak niteliği taşıyan konfederasyonların uluslararası kişiliği olmadığından antlaşma akdetme yetkisi gibi uluslararası hukuki ehliyetleri yoktur. Doğru cevap C'dir.
kişiliği yoktur. Burada üye devletler “diet” adı verilen ortak bir organda temsil olunur ve bu organda kararlar oy birliği ile alınır. Gevşek bir ittifak niteliği taşıyan konfederasyonların uluslararası kişiliği olmadığından antlaşma akdetme yetkisi gibi uluslararası hukuki ehliyetleri yoktur. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
I. Ülke
II. İnsan Topluluğu
III. Egemenlik
Yukarıda sayılanlardan hangisi veya hangileri devletin unsurlarındandır?
II. İnsan Topluluğu
III. Egemenlik
Yukarıda sayılanlardan hangisi veya hangileri devletin unsurlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II"
C
II, III
D
I, III
E
Hepsi
Açıklama:
Daha önce de belirttiğimiz üzere devlet belirli bir ülke parçası üzerinde teşkilatlanmış olan bir siyasi otorite altında yaşayan insan topluluğunun oluşturduğu sürekli egemen varlıktır. Bu tanıma göre devletin şu unsurlara sahip olması gerekiyor: 1. Belli bir ülke parçası üzerinde yerleşik olma; 2. Belli sayıda ve kendi kendini idare edebilecek yetenekte bir insan topluluğu; 3. Ülke üzerinde bağımsız bir şekilde egemenlik, yani yasama, yürütme ve yargı alanlarında sürekli olarak etkin kontrol icra eden bir siyasi otoritenin varlığı. Doğru cevap E'dir.
Soru 15
Bir devletin belirli bir ülke parçası üzerinde haiz olduğu egemenlik hakkından diğer bir devlet lehine olmak üzere bir antlaşma ile vazgeçmesi duruma aşağıda verilen ülke kazanım yollarından hangisidir?
Seçenekler
A
Fetih
B
İşgal
C
Kazandırıcı zamanaşımı
D
Devir
E
Katılma
Açıklama:
Devir bir devletin belirli bir ülke parçası üzerinde haiz olduğu egemenlik hakkından diğer bir devlet lehine olmak üzere bir antlaşma ile vazgeçmesidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 16
Aşağıda ülke kazanım yollarından "devir" ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Devirle birlikte o ülkede yaşayan kişiler devralan devletin vatandaşlığını kazanırlar.
B
Devir işlemi bir ivaz karşılığı yapılabilmektedir.
C
Devrin kuvvet ve zor kullanılarak yapılmamış olması gerekir.
D
Devir işleminin tamamlanmış sayılması ve devralanın o ülkede meydana gelen olaylardan sorumlu tutulabilmesi için zilyetliğin geçmiş olması gerekir.
E
Devir için devir konusunda yapılmış bir anlaşma bulunması gerekir.
Açıklama:
Devir işlemi bir ivaz karşılığı yapılabileceği gibi ivazsız da olabilir. Fransa 1803’de Louisiana’yı, Rusya 1867’de Alaska’yı ABD’ye bedel mukabilinde devretmiş, İspanya Cebelitarık’ı İngiltere’ye 1713 yılında ivazsız devretmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Bir devletin egemenliğine tabi olan bir ülkenin doğal olaylar nedeniyle genişlemesi ülke kazanım yollarından hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Katılma
B
Fetih
C
İşgal
D
Kazandırıcı Zamanaşımı
E
Devir
Açıklama:
Katılma bir devletin egemenliğine tabi olan bir ülkenin doğal olaylar nedeniyle genişlemesidir. Örneğin; bir nehrin kıyılarında meydana gelen değişiklikler, devletin karasularında bir adanın oluşması vb. Bu yerlerin kazanılabilmesi için ayrıca bir işlem yapmaya gerek yoktur. Doğru cevap A'dır.
Soru 18
"Neye sahipsen ona sahip kal" anlamına gelen uluslararası hukukta toprak bütünlüğü ilkesi olarak anılan ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jus cogens
B
Self- determinasyon
C
Uti possidetis
D
Rebus sic stantibus
E
Pacta sunt servanda
Açıklama:
"Neye sahipsen ona sahip kal" anlamına gelen uluslararası hukukta toprak bütünlüğü ilkesi "uti possidetis" ilkesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki olan "Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi" kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1961
B
1973
C
1978
D
1982
E
1986
Açıklama:
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi ve ikincisi de 1983 tarihli Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi’dir. Doğru cevap C'dir.
Soru 20
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ikincisi olan "Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi" kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1978
B
1983
C
1986
D
1991
E
1993
Açıklama:
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi ve ikincisi de 1983 tarihli Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi’dir. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Bir devletin hazi olduğu uluslararası hukuk kişiliğinin, uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler şağıdakilerden hangileridir?
I Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
II Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti;
III Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti
IV Üye devlet ülkelerinde temsilci bulundurma ve bir takım muafiyetlere haiz olma
V Uluslararası alanda sorumluluk
I Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
II Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti;
III Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti
IV Üye devlet ülkelerinde temsilci bulundurma ve bir takım muafiyetlere haiz olma
V Uluslararası alanda sorumluluk
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II, III
D
I, II, IV
E
III, IV, V
Açıklama:
Bu kişiliğin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler ise şunlardır: a) Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti; b) Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutu- labilme ehliyeti; c) Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti (Bunun içine uluslararası antlaşmalar yapma, diplomatik ilişki kurma ve devletlere sağlanan hukuki muafiyetlerden yararlanma gibi yetkiler girer).
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi tanınma ile ilgili olarak doğrudur?
Seçenekler
A
Ülke, nüfus ve etkin siyasi otorite unsurlarına haiz olan bir devlet otomatik olarak uluslararası hukuk kişiliğine sahip olur.
B
Devletlerin iç hukuklarında hukuk kişiliğinin doğumu ve sona ermesi kanun yapan organ tarafından çıkartılan iç hukuk işlemleri ile saptanır.
C
Uluslararası alanda, devlet olma potansiyeli taşıyan bir ulus her zaman bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilir.
D
Bir devleti tanıma işleminin geri alınabilir ve diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşır.
E
Uluslararası hukukçular arasında tanıma işleminin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır.
Açıklama:
Devletlerin iç hukuklarında hukuk kişiliğinin doğumu ve sona ermesi kanun yapan organ tara- fından çıkartılan iç hukuk işlemleri ile saptanır. Ancak uluslararası alanda böyle bir merkezi kanun yapıcı organ bulunmadığından uluslararası alanda yukarıdaki unsurlara sahip olan bir varlığın devlet olma potansiyeli taşısa da bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi her zaman mümkün olmamaktadır. Zira uluslararası hukukta bir devletin uluslararası topluma kabul edilebilmesi onun uluslararası hukuk kişiliğinin diğer devletlerce tanınması şartına bağlıdır. Bu tanıma uluslarara- sı toplumu oluşturan her devlet tarafından kendi adına yapılması gereken bir işlemdir.
Tanıma tanıyan açısından tanınanın devlet olarak varlığını hukuken kabul etme ve tanınan ile resmi uluslararası ilişkilere girme (elçi gönderme vb.) sonucunu doğurur. Ancak bu tanıma nispidir yani diğer devletlere de tanıma yükümü yüklemez. Bir devleti tanıma işleminin geri alınamayacağı kabul edilmekte olup diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşımaz.
Uluslararası hukukçular arasında tanıma işle- minin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır. Kimilerine göre bu işlem kurucu nitelikte bir işlem olup kişilik ancak bu tanıma işleminden sonra geçerlilik kazanır. Buna karşı diğer bazı hu- kukçular tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşünü benimsemiştir ki bugün uluslararası uygulamada ağırlık taşıyan bu görüştür.
Tanıma tanıyan açısından tanınanın devlet olarak varlığını hukuken kabul etme ve tanınan ile resmi uluslararası ilişkilere girme (elçi gönderme vb.) sonucunu doğurur. Ancak bu tanıma nispidir yani diğer devletlere de tanıma yükümü yüklemez. Bir devleti tanıma işleminin geri alınamayacağı kabul edilmekte olup diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşımaz.
Uluslararası hukukçular arasında tanıma işle- minin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır. Kimilerine göre bu işlem kurucu nitelikte bir işlem olup kişilik ancak bu tanıma işleminden sonra geçerlilik kazanır. Buna karşı diğer bazı hu- kukçular tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşünü benimsemiştir ki bugün uluslararası uygulamada ağırlık taşıyan bu görüştür.
Soru 23
Bir devletle girişilen birtakım ilişkiler tanıma niyeti ile yapılmışsa bu takdirde de tanıma gerçekleşir.Bu tanıma türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tarfalı tanıma
B
Hukuki tanıma
C
Örtülü tanıma
D
Kesin tanıma
E
İyi niyet tanıması
Açıklama:
Tanıma konusunda belli bir şekil şartı yoktur. Dolayısı ile devletler bu konudaki niyetlerini açıkça ortaya koyan bir tanıma beyanında bulunabilecekleri gibi söz konusu devletle girişilen birtakım ilişkiler tanıma niyeti ile yapılmışsa bu takdirde de tanıma gerçekleşir. Ancak “örtülü tanıma” olarak da adlandırılan bu ikinci tip tanımada niyetin saptanması her zaman kolay olmayabilir.
Soru 24
Bağımsız devletlerin uluslararası varlıklarını sürdürürlerken ve sadece ortak güvenlik ve dış ilişkiler gibi bazı amaçları gerçekleştirmek üzere bir uluslararası antlaşma yapmak suretiyle biraraya gelmeleri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Konfederasyon
B
Federasyon
C
Şahsi birlik
D
Örgüt
E
Federal devlet
Açıklama:
Konfederasyonda bağımsız devletler uluslara- rası varlıklarını sürdürürler ve sadece ortak güvenlik ve dış ilişkiler gibi bazı amaçları gerçekleştirmek üzere bir uluslararası antlaşma yapmak suretiyle biraraya gelirler.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi federal yapıyla ilgili olarak doğrudur?
Seçenekler
A
Federal devlet anayasası federe devlet yasalarının üstünde değildir.
B
Yasalara uygunluk denetimini yalnızca federal üst mahkeme yapamaz.
C
Federal devlet kanunları federe devletler ülkesindeki kişi ve şeyler üzerinde doğrudan uygulanamaz.
D
Federal devlet kanunları uygulanmazsa federal devlet bunları zorla uygulatabilir.
E
Üçüncü devletlerin federe devlet ile antlaşma yapma zorunluluğu vardır.
Açıklama:
Federasyon adı verilen yapılarda yasama, yürütme ve yargı yetkileri federe devletlerle federal devlet arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşma ülkesel ve fonksiyonel olarak iki şekilde yapılır. Federal devlet anayasası federe devlet yasalarının üstündedir ve uygunluk denetimini federal üst mahkeme yapar. Keza federal devlet kanunları federe devletler ülkesindeki kişi ve şeyler üzerinde doğrudan uygulanır ve uygulanmazsa federal devlet bunları zorla uygulatabilir. Uygulamada bazen federe devletlere sınırlı bir uluslararası antlaşma yetkisi tanınsa da bu yetkinin kaynağı uluslararası hukuktan ziyade federal anayasanın buna izin veren hükümleri ile antlaşmayı yapan üçüncü devletin buna ilişkin rızasıdır. Yani üçüncü devletlerin federe devlet ile antlaşma yapma zorunluluğu yoktur. Dolayısı ile federal devletlerde federe devletlerin yetkisi içine bırakılan alanlarda da antlaşma yetkisi nihai olarak federal devlete aittir (ABD Yüksek Mahkemesi’nin Missouri V. Holland Davası kararı). ABD anayasasına göre uluslararası alandaki yetkiler başkan ve kong- re yani yürütme ve yasama arasında paylaştırılmıştır. Buna göre başkan bir antlaşmayı imzalamadan önce kongreden izin almalıdır. Ancak yalnız başkanın yetki alanına giren ve “executive agreements” denen antlaş- malar bakımından böyle bir izne gerek yoktur. Yine Almanya Federal Devleti’nde federal hükümetin bir uluslararası antlaşmayı imzalamadan önce federal meclis olan Bundestag’ın iznini alması gerekir.
Soru 26
Aşağıdakildren hangisi bir federal devlettir?
Seçenekler
A
1781-88 arası ABD
B
Günümüzde Almanya
C
1847’ye kadar İsviçre
D
1958-63 Birleşik Arap Cumhuriyeti
E
2003- 6 Sırbistan
Açıklama:
ABD, Almanya, Rusya, Avustralya fedrasyonudur.
Soru 27
Aşağıdakildren hangileri bir devletin unsurlarındandır?
I Bellir bir ülke parçası olması
II Çoğrafi bütünlük göstermesi
III Diğer devletlerce tanınmış olması
IV Diğer devletlerden bağımsız olması
I Bellir bir ülke parçası olması
II Çoğrafi bütünlük göstermesi
III Diğer devletlerce tanınmış olması
IV Diğer devletlerden bağımsız olması
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Devlet ülkesi bir devletin egemenlik yetkilerine sahip olduğu yeryüzü parçasıdır. Devletin ülkesi devlet yetkisinin yer ve kişiler bakımından temel hukuki dayanağını ve sınırlarını, yeryüzünde değişik devletlerin yetki alanlarını ortaya koyar (1928 Palmas Adası Hakemlik kararı).
Bir devletin sınırlarının coğrafi bir bütünlük gös- termemesi veya tartışmalı oluşu onun devlet olması vasfını etkilemez. Ülkenin tamamının kaybı devletin ortadan kalkması anlamına gelse de bu kayıp sonradan telafi edilebilirse devletin kişiliğinin devam ettiği kabul edilmektedir.
Bir devletin sınırlarının coğrafi bir bütünlük gös- termemesi veya tartışmalı oluşu onun devlet olması vasfını etkilemez. Ülkenin tamamının kaybı devletin ortadan kalkması anlamına gelse de bu kayıp sonradan telafi edilebilirse devletin kişiliğinin devam ettiği kabul edilmektedir.
Soru 28
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
BM Kişisel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi
B
BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi
C
Devletlerarasında Dostça İlişkiler Bildirisi
D
Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi
E
Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi
Açıklama:
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi ve ikincisi de 1983 tarihli Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi’dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi halefiyetle ilgili olarak doğrudur?
I Yeni devletin ortaya çıkmasın yaygın görülen şekil eski kolonilerin bağımsızlıklarını kazanarak uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmalarıdır.
II Halefiyet hükümet ve rejim değişikliği ile ilgilenmez.
III 1978 Sözleşmesi’ne göre bağımsızlığına kavuşan sömürge devletlerde, yeni devlet sömürgeci devletin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlıdır.
IV Devletlerin birleşmesi halinde sonraki devlet öncekilerin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalmaz.
V Ülke parçasının devri hâlinde el değiştiren ülkede bulunan tüm taşınmazlar yeni devletin olur.
I Yeni devletin ortaya çıkmasın yaygın görülen şekil eski kolonilerin bağımsızlıklarını kazanarak uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmalarıdır.
II Halefiyet hükümet ve rejim değişikliği ile ilgilenmez.
III 1978 Sözleşmesi’ne göre bağımsızlığına kavuşan sömürge devletlerde, yeni devlet sömürgeci devletin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlıdır.
IV Devletlerin birleşmesi halinde sonraki devlet öncekilerin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalmaz.
V Ülke parçasının devri hâlinde el değiştiren ülkede bulunan tüm taşınmazlar yeni devletin olur.
Seçenekler
A
I, II, III
B
II, III, IV
C
III, IV, V
D
I, II, V
E
III, IV, V
Açıklama:
Uluslararası hukukta yeni devletlerin ortaya çıkması değişik şekillerde olmaktadır. Bunlardan en yaygın görüleni eski kolonilerin bağımsızlıklarını kazanarak uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmalarıdır.
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi ve ikincisi de 1983 tarihli Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi’dir. Bu antlaş- malarda halefiyet daimi bir ülkesel değişim sonucu bir ülkede uluslararası ilişkilerden sorumluluğun bir devletten diğerine geçmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu tür ülkesel değişiklikler yukarda ele aldığımız gibi ülkenin bir devletten diğerine devri ya da dev- letlerin birleşmesi veya parçalanması gibi hukuki veya fiili nedenlerle ortaya çıkar. Bu nedenle ha- lefiyet hükümet ve rejim değişikliği ile ilgilenmez.
Halefiyetle ilgili ele alınması gereken ilk sorun antlaşmalara halefiyet meselesidir. Bu konu ülke devri, devletlerin parçalanması ve birleşmesi olarak ayrı ayrı ele alınmıştır. 1978 Sözleşmesi’ne göre ba- ğımsızlığına kavuşan sömürge devletlerde, yeni devlet sömürgeci devletin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlı değildir.
Devletlerin birleşmesi halinde siyasi niteliktekiler hariç yine antlaşma- ların sürekliliği ilkesi esas alınır ve sonraki devlet öncekilerin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Halefiyetle ilgili ikinci mesele malvarlığı, ar- şiv ve devlet borçlarına halefiyet konusudur. 1983 Sözleşmesi’ne göre bir ülke parçasının devri hâlinde el değiştiren ülkede bulunan tüm taşınmazlar yeni devletin olur.
Devletlerin halefiyeti hususundaki uluslararası kuralları düzenleyen iki antlaşmadan ilki 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Sözleşmesi ve ikincisi de 1983 tarihli Devlet Malları, Arşivleri ve Borçlarına Halefiyet Sözleşmesi’dir. Bu antlaş- malarda halefiyet daimi bir ülkesel değişim sonucu bir ülkede uluslararası ilişkilerden sorumluluğun bir devletten diğerine geçmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu tür ülkesel değişiklikler yukarda ele aldığımız gibi ülkenin bir devletten diğerine devri ya da dev- letlerin birleşmesi veya parçalanması gibi hukuki veya fiili nedenlerle ortaya çıkar. Bu nedenle ha- lefiyet hükümet ve rejim değişikliği ile ilgilenmez.
Halefiyetle ilgili ele alınması gereken ilk sorun antlaşmalara halefiyet meselesidir. Bu konu ülke devri, devletlerin parçalanması ve birleşmesi olarak ayrı ayrı ele alınmıştır. 1978 Sözleşmesi’ne göre ba- ğımsızlığına kavuşan sömürge devletlerde, yeni devlet sömürgeci devletin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlı değildir.
Devletlerin birleşmesi halinde siyasi niteliktekiler hariç yine antlaşma- ların sürekliliği ilkesi esas alınır ve sonraki devlet öncekilerin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Halefiyetle ilgili ikinci mesele malvarlığı, ar- şiv ve devlet borçlarına halefiyet konusudur. 1983 Sözleşmesi’ne göre bir ülke parçasının devri hâlinde el değiştiren ülkede bulunan tüm taşınmazlar yeni devletin olur.
Soru 30
Aşağıdakilerden hagisi yeni devletlerin ortaya çıkışına doğru örneklerdir?
I Sovyetler tarafından işgal edilen Estonya, Latviya ve Litvanya'nın tekrar bağımsız olması
II Pakistan'nın, Hindistan’dan ayrılması
III Bangladeş'in, Pakistan’dan ayrılması
IV Karadağ'ın Kosova'dan ayrılması
V Çekoslavakya'nın üç yeni devlete bölünmesi
I Sovyetler tarafından işgal edilen Estonya, Latviya ve Litvanya'nın tekrar bağımsız olması
II Pakistan'nın, Hindistan’dan ayrılması
III Bangladeş'in, Pakistan’dan ayrılması
IV Karadağ'ın Kosova'dan ayrılması
V Çekoslavakya'nın üç yeni devlete bölünmesi
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, IV
C
III, IV, V
D
II, IV, V
E
I, IV, V
Açıklama:
1940 yılında Sovyetler tarafından işgal edilen Estonya, Latviya ve Litvanya, 1991 yılında tekrar bağımsız olmuş ve uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmuşlardır. Bundan sonra ikinci en yaygın usul bir devletten ayrılan bir siyasi birimin yeni bir devlet olarak tanınmasıdır. Bu suretle 1947’de Pakistan, Hindistan’dan; 1965’de Singapur, Malezya’dan; 1971’de Bangladeş, Pakistan’dan; 1993’de Eritre, Etyopya’dan; 2002’de Doğu Timor, Endonezya’dan; 2006’da Karadağ ve 2008’de de Kosova Sırbistan’dan ayrılmıştır. Diğer bir usul mevcut bir devletin devri veya dağılması sonucu yeni devletlerin ortaya çıkmasıdır. 1992 yılında Çekoslavakya devleti bir antlaşma ile iki yeni devlete bölünmüştür.
Soru 31
I. Uluslararası antlaşmalarda hakem olabilme yetkisi
II. Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III. Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri devletlerin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkilerdendir?
II. Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III. Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri devletlerin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkilerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Uluslararası hukukta kabul gören tanıma göre devlet, belirli bir ülke parçası üzerinde teşkilatlanmış olan bir siyasi otorite altında yaşayan insan topluluğunun oluşturduğu sürekli egemen varlıktır. Bu unsurlara sahip olan devletin uluslararası hukuk kişiliğine haiz olduğu kabul edilir. Bu kişiliğin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler ise şunlardır: a) Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti; b) Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti; c) Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası teşkilatların haiz olduğu yetki ve imtiyazlardan değildir?
Seçenekler
A
Antlaşma yapma yetkisi
B
Uluslararası talepte bulunma yetkisi
C
Üye devlet ülkelerinde temsilci bulundurma ve bir takım muafiyetlere haiz olma
D
Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti
E
Uluslararası alanda sorumluluk
Açıklama:
Divan aynı kararında uluslararası hukuk kişiliğinin kapsamı bakımından teşkilatlar ile devletler arasında bir paralellik kurulamayacağını ve her bir teşkilatın hak ve yetkilerini saptamada ilgili teşkilatların kurucu antlaşmasına bakılması gerektiğini ifade etmiştir. Bununla beraber uygulamada teşkilatların genellikle şu yetki ve imtiyazlara haiz olduğu görülmektedir: a) antlaşma yapma yetkisi; b) Uluslararası talepte bulunma yetkisi; c) Üye devlet ülkelerinde temsilci bulundurma ve bir takım muafiyetlere haiz olma; d) Uluslararası alanda sorumluluk.
Soru 33
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tanıma
B
Anlaşma
C
Kınama
D
Vazgeçme
E
Protesto
Açıklama:
Tanıma: Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlemdir.
Soru 34
“Tanıma ile ilgili bir başka durum ‘………………………….’ veya ‘ayaklanan sıfatının tanınması’ durumudur.” Cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
De jure
B
Jus cogens
C
Muhariplik
D
Sahipsizlik
E
İvaz
Açıklama:
Tanıma ile ilgili bir başka durum “muhariplik” veya “ayaklanan sıfatının tanınması (belligerency veya insurgency)” durumudur. Bu sıfatın tanınması tanınan ile tanıyan arasındaki ilişkilerde savaş hukukunun uygulanması sonucunu doğurur.
Soru 35
Birleşik devletlerin iç örgütlemesinde yetkiler merkez ve alt otoriteler arasında paylaşılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu türe örnek teşkil etmez?
Seçenekler
A
Şahsi birlikler
B
Meclis
C
Gerçek birlikler
D
Konfederasyonlar
E
Federasyonlar
Açıklama:
Devletler arasındaki ayrımın bir nedeni devletlerin iç örgütlenmesindeki farklılıklara dayanmaktadır. Bu açıdan ilk kategoride yer alan basit devlette uluslararası kişilikle ilgili yetkiler tek bir siyasi otoritenin elinde (genellikle hükümet, bazen meclis) toplanmıştır. Buna karşı bileşik devletler adı verilen ikinci türde bu yetkiler merkez ve alt otoriteler arasında paylaşılmıştır. Bu tür kendi içinde şahsi birlikler, gerçek birlikler, konfederasyonlar ve federasyonlar şeklinde tezahür ederler.
Soru 36
Aşağıdaki ülkelerden hangisi federal devlet değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
Almanya
C
Rusya
D
Avustralya
E
İngiltere
Açıklama:
ABD, Almanya, Rusya, Avustralya federasyonudur.
Soru 37
Bir devlet ülkesinin kara sınırları ilke olarak nasıl bir yolla belirlenir?
Seçenekler
A
Meclis kararı
B
Uluslararası teşkilatlar
C
Antlaşmalar
D
Hukuki ilkeler
E
Yaptırımlar
Açıklama:
Bir devlet ülkesinin kara sınırları ilke olarak antlaşmalar yoluyla saptanır. Genellikle ikili bazen de çok taraflı antlaşmalar yoluyla ülke sınırları belirlenmektedir.
Soru 38
Sınırların saptanmasında egemenlik değişikliğinden önceki ülke sınırları ve burada yaşayan halkların durumunun esas alındığı, neye sahipsen ona sahip kal anlamına gelen ilke nedir?
Seçenekler
A
De jure
B
Jus cogens
C
İvaz
D
Uti possidetis
E
De facto
Açıklama:
Tarihi süreklilik ilkesi daha çok sınır uyuşmazlıklarında başvurulan bir esastır. Buna göre sınırların saptanmasında egemenlik değişikliğinden önceki ülke sınırları ve burada yaşayan halkların durumu esas alınmalıdır. Uti possidetis adıyla da anılan bu ilke İspanyol idaresinden kurtulan Latin Amerika devletleri arasında uygulanmıştır. Uti possidetis, neye sahipsen ona sahip kal anlamındadır.
Soru 39
Bir devletin ortaya çıkması için aranan ikinci unsur insan topluluğudur. Bu durumda Antarktika ve Vatikan gibi ülkelerin devlet olamama nedeni nedir?
Seçenekler
A
Nüfus devamlılığı
B
Meclis kurulamaması
C
Azınlık sayısının fazlalığı
D
Nüfus azlığı
E
Devletler arası politikalar
Açıklama:
Bir devletin ortaya çıkması için aranan ikinci unsur insan topluluğudur. Bunun için nüfusun kalabalık olup olmaması çok önem taşımamakta ancak bu nüfusun devamlılığı şartı aranmaktadır. Devamlı nüfus bulunmadığı için Antarktika; evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi bir devletten ayrılan bir siyasi birimin yeni bir devlet olarak tanınmasına örnek teşkil etmez?
Seçenekler
A
Pakistan
B
Singapur
C
Estonya
D
Karadağ
E
Kosova
Açıklama:
Uluslararası hukukta yeni devletlerin ortaya çıkması değişik şekillerde olmaktadır. Bunlardan en yaygın görüleni eski kolonilerin bağımsızlıklarını kazanarak uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmalarıdır. 1945- 80 yılları arasında bu suretle 100 kadar yeni devlet ortaya çıkmıştır. Bu duruma bir başka örnek haksız olarak işgal edilen devletlerin bağımsızlıklarını tekrar kazanarak yeniden devlet olarak ortaya çıkmalarıdır. 1940 yılında Sovyetler tarafından işgal edilen Estonya, Latviya ve Litvanya, 1991 yılında tekrar bağımsız olmuş ve uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmuşlardır. Bundan sonra ikinci en yaygın usul bir devletten ayrılan bir siyasi birimin yeni bir devlet olarak tanınmasıdır. Bu suretle 1947’de Pakistan, Hindistan’dan; 1965’de Singapur, Malezya’dan; 1971’de Bangladeş, Pakistan’dan; 1993’de Eritre, Etyopya’dan; 2002’de Doğu Timor, Endonezya’dan; 2006’da Karadağ ve 2008’de de Kosova Sırbistan’dan ayrılmıştır.
Soru 41
Tanıma ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanıma işleminin geri alınması söz konusu olmaz.
B
Tanıma nispidir, diğer devletlere de tanıma yükümü yüklemez.
C
Bir başka devletçe işgal edilen devletin kişiliği kendiliğinden sona ermez.
D
Tanıma tanınanın devlet olarak varlığının hukuken kabul edilmesidir.
E
Bir devleti tanıma ancak tanıma açıklaması suretiyle olur.
Açıklama:
Tanıma konusunda belli bir şekil şartı yoktur. Dolayısı ile devletler bu konudaki niyetlerini açıkça ortaya koyan bir tanıma beyanında bulunabilecekleri gibi söz konusu devletle girişilen birtakım ilişkiler tanıma niyeti ile yapılmışsa bu takdirde de tanıma gerçekleşir. Ancak “örtülü tanıma” olarak da adlandırılan bu ikinci tip tanımada niyetin saptanması her zaman kolay olmayabilir.
Soru 42
Uluslararası hukuka aykırı biçimde kuvvet kullanımı sonucu oluşan devletlerin ve ülke kazanımlarının tanınmaması görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Meşruluk ölçütü
B
Stimson Doktrini
C
Etkin kontrol ölçütü
D
Briand-Kellog Misakı
E
Doğal hukuk düşüncesi
Açıklama:
Kural olarak bir devletin ülkesinin başka bir devletçe işgali, işgal edilen devletin kişiliğini kendiliğinden sona erdirmez. Bu bakımdan tanıma hukukunda 1931 yılında Japonya’nın Çin’i işgali nedeniyle ABD tarafından “Stimson Doktrini” olarak bilinen açıklamanın yapılması ile başlayan uygulama sonucunda “uluslararası hukuka aykırı biçimde kuvvet kullanımı sonucu oluşan devletlerin ve ülke kazanımlarının tanınmaması” yönünde bir kural oluşmuştur.
Soru 43
I. Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
II. Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III. Diplomatik ilişkiler kurma yetkisi
IV. Uluslararası antlaşmalar yapma yetkisi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası kişiliğin sağladığı hak ve yetkiler arasında yer almaktadır?
II. Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III. Diplomatik ilişkiler kurma yetkisi
IV. Uluslararası antlaşmalar yapma yetkisi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası kişiliğin sağladığı hak ve yetkiler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I-II
C
II-IV
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Uluslararası hukukta sadece devletlerin, uluslararası teşkilatların ve kısmen de özel kişilerin uluslararası hukuk kişiliği vardır. Uluslararası hukukta kabul gören tanıma göre devlet, belirli bir ülke parçası üzerinde teşkilatlanmış olan bir siyasi otorite altında yaşayan insan topluluğunun oluşturduğu sürekli egemen varlıktır. Bu unsurlara sahip olan devletin uluslararası hukuk kişiliğine haiz olduğu kabul edilir. Bu kişiliğin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler ise şunlardır: a) Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti; b) Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti; c) Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti (Bunun içine uluslararası antlaşmalar yapma, diplomatik ilişki kurma ve devletlere sağlanan hukuki muafiyetlerden yararlanma gibi yetkiler girer).
Soru 44
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Uluslararası kişilik oluşturma
B
Tanıma
C
Egemenlik
D
Diplomatik ilişki
E
Bağımsızlık
Açıklama:
Ülke, nüfus ve etkin siyasi otorite unsurlarına haiz olan bir devletin otomatik olarak söz konusu uluslararası hukuk kişiliğine sahip olup olamayacağı sorusu uluslararası hukukta tanıma konusu altında ele alınmaktadır.
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme tanıma denir.
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme tanıma denir.
Soru 45
Tanımayla ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanıma tanıyan açısından tanınanın devlet olarak varlığını hukuken kabul etme ve tanınan ile resmi uluslararası ilişkilere girme (elçi gönderme vb.) sonucunu doğurur.
B
Tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşü baskındır.
C
Tanınmayan devlet uluslararası hukuka tabi değildir.
D
Devletlerin tanıma için hukuki bir zorunluluğu yoktur.
E
Tanıma konusunda belli bir şekil şartı yoktur.
Açıklama:
Uluslararası hukukçular arasında tanıma işleminin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır. Kimilerine göre bu işlem kurucu nitelikte bir işlem olup kişilik ancak bu tanıma işleminden sonra geçerlilik kazanır. Buna karşı diğer bazı hukukçular tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşünü benimsemiştir ki bugün uluslararası uygulamada ağırlık taşıyan bu görüştür. Bu açıdan bir devletin tanınmamış olması onun diğer devletlerle ilişkilerinde uluslararası hukuka tabi olmaması sonucunu doğurmaz. Bir başka ifade ile tanınmamış bir devlet sahipsiz bir toprak parçası muamelesi göremez. Yani tanıma kurucu olsa bile tanınmamış olma tanımayan devletlere tanınmamış devletin topraklarına serbestçe girme veya ona karşı uluslararası hukukun kuvvet kullanma yasağı gibi temel bazı kurallarını uygulamaktan kaçınma gibi haklar vermez. Ancak tanınmamış olmanın o devlet açısından antlaşmalara taraf olamama veya eski devletin yaptığı anlaşmalara ve yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama, uluslararası teşkilatlara üye olamama, büyükelçi gönderememe veya kabul edememe, ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama ve devletlere yabancı ulusal hukuklarda tanınan yargı bağışıklığından yararlanamama gibi olumsuz sonuçları olmaktadır.
Soru 46
Bir devletin ülkesinin tamamında veya bir kısmında kontrolü ele geçirmeye çalışan rakip bir hükümetin ortaya çıkması durumunda o hükümeti tanıma ölçütleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Meşruluk
B
Uluslararası yükümlülükleri ifa etme
C
Etkin kontrol
D
Jus cogens nitelikteki kurallara uygunluk
E
Siyasi öncelikler
Açıklama:
Bir devletin ülkesinin tamamında veya bir kısmında kontrolü ele geçirmeye çalışan rakip bir hükümetin ortaya çıkması durumunda devlet ve hükümet tanıması birbirinden ayrılabilir. Bu bakımdan anayasaya aykırı yollarla, örneğin bir ayaklanma veya darbe yoluyla hükümetin değişmesi hâllerinde çıkarları etkilenen devletlerin yeni hükümeti tanıyıp tanımayacağı sorunu uluslararası hukukta ele alınmış ve bu konuda farklı kriterler ileri sürülmüştür. Bu kriterlerden biri meşruluk ölçütüdür. Bu ölçüte göre bir hükümetin tanınması için meşruluğunun bir seçimle doğrulanması gerekir. Kimi yazarlar bu ölçütü iç işlerine karışma saymış ve uluslararası hukuka aykırı bulmuştur. İkinci kriter uluslararası yükümlülükleri ifa ölçütüdür. Buna göre anayasaya aykırı yollarla gelen bir hükümetin tanınması için yeni hükümetin eskisinin yüklenmiş olduğu uluslararası yükümlere bağlı kalacağını açıklaması gerekir. Son bir ölçüt ‘etkin kontrol ölçütü’dür. Uygulamada çoğunlukla benimsenen bu ölçüte göre ülkenin büyük bir kısmı üzerinde etkin kontrol kuran bir hükümete karşı direnen başka bir gücün bulunmaması hâlinde tanıma yapılması uygun olur. Ancak bu konuda siyasi öncelikler de büyük rol oynamaktadır. Buna en iyi örnek Tayvan’dır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Çin’de çıkan iç savaşı 1949’da komünistler kazanınca milliyetçi parti lideri Çan Kayşek Tayvan’a sığınmış ve 1970’lere kadar Çin’in resmi hükümeti sayılmıştır. Ancak ABD’nin ping-pong diplomasisi sonucu 1971 yılında Birleşmiş Milletler’e üye kabul edilen Çin Halk Cumhuriyeti resmi hükümet olarak tanınmaya başlanmıştır. Tayvan’ın hukuki statüsü ise tartışmalıdır.
Soru 47
I. Şahsi birliklerde birliğin içinde yer alan devletler uluslararası hukuk kişiliğini korur.
II. Gerçek birliklerde birliğin içinde yer alan devletlerin kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
III. Konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği vardır.
IV. Federasyonlarda federal devletin hukuki kişiliği vardır.
Devlet türlerinin hukuki kişiliği ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangi/hangileri doğrudur?
II. Gerçek birliklerde birliğin içinde yer alan devletlerin kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
III. Konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği vardır.
IV. Federasyonlarda federal devletin hukuki kişiliği vardır.
Devlet türlerinin hukuki kişiliği ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Sadece I
B
I-II
C
I-III-IV
D
I-II-IV
E
II-III-IV
Açıklama:
Şahsi birliklerde birliğin içinde yer alan devletler uluslararası hukuk kişiliğini korur.
Gerçek birliklerde birliğin içinde yer alan devletlerin kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
Konfederasyonlarda üye devletler uluslararası hukuk kişiliklerini yitirmezler dolayısı ile de konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği yoktur.
Federasyonlarda federal devletin hukuki kişiliği vardır.
Gerçek birliklerde birliğin içinde yer alan devletlerin kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
Konfederasyonlarda üye devletler uluslararası hukuk kişiliklerini yitirmezler dolayısı ile de konfederasyonun kendine ait bir hukuki kişiliği yoktur.
Federasyonlarda federal devletin hukuki kişiliği vardır.
Soru 48
Aşağıdakilerden ülkelerden hangisi fedarasyon yapısına sahiptir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İngiltere
D
Finlandiya
E
İtalya
Açıklama:
Almanya Federal Devleti’nde federal hükümetin bir uluslararası antlaşmayı imzalamadan önce federal meclis olan Bundestag’ın iznini alması gerekir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi basit devlettir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
ABD
C
Rusya
D
Avustralya
E
Bulgaristan
Açıklama:
1801 Birlik Antlaşması uyarınca gerçek birlik olan Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda adı verilen dört ülkeyi temsil etmektedir. Basit devlette uluslararası kişilikle ilgili yetkiler tek bir siyasi otoritenin elinde (genellikle hükümet, bazen meclis) toplanmıştır. ABD, Almanya, Rusya, Avustralya federasyondur.
Soru 50
Uluslararası hukukta ülke kazanma biçimlerinden olan devir ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Devir konusunda yapılmış bir anlaşma olmalıdır.
B
Devreden devletin söz konusu ülke üzerinde hak sahibi olmuş olması gerekir.
C
Ülkenin fiilen devri gerekir.
D
Devrin kuvvet ve zor kullanılarak yapılmamış olması gerekir.
E
Devir işlemi yalnızca ivazsız olarak yapılabilir.
Açıklama:
Devir işlemi bir ivaz karşılığı yapılabileceği gibi ivazsız da olabilir. Fransa 1803’de Louisiana’yı, Rusya 1867’de Alaska’yı ABD’ye bedel mukabilinde devretmiş, İspanya Cebelitarık’ı İngiltere’ye 1713 yılında ivazsız devretmiştir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi bir devletin ülkesel egemenliğine tabi olan ülkeler ile sahipsiz ülkelerin değişik usullerle kazanılma yollarından değildir?
Seçenekler
A
Devir
B
İhraz
C
Kazandırıcı zamanaşımı
D
Katılma
E
Fetih
Açıklama:
Uluslararası hukuka göre bir devletin ülkesel egemenliğine tabi olan ülkeler ile sahipsiz ülkeler değişik usullerle kazanılabilir, devredilebilir veya terk edilebilir. Bu açıdan incelenmesi gereken ülke kazanma yöntemleri devir, işgal, kazandırıcı zamanaşımı, katılma ve fetihtir.
Soru 52
Uluslararası hukukta yeni devletlerin ortaya çıkmasında bir usul, mevcut bir devletin devri veya dağılması sonucu yeni devletlerin ortaya çıkmasıdır. Aşağıdakilerden hangisi bu duruma örnek teşkil eder?
Seçenekler
A
Pakistan, Hindistan’dan
B
Singapur, Malezya’dan
C
Bangladeş, Pakistan’dan
D
Federal Almanya Cumhuriyeti, Doğu Almanya’dan
E
Karadağ, Sırbistan’dan
Açıklama:
Uluslararası hukukta yeni devletlerin ortaya çıkması değişik şekillerde olmaktadır. Bunlardan en yaygın görüleni eski kolonilerin bağımsızlıklarını kazanarak uluslararası hukuk kişiliğine kavuşmalarıdır. Bundan sonra ikinci en yaygın usul bir devletten ayrılan bir siyasi birimin yeni bir devlet olarak tanınmasıdır. Bu suretle 1947’de Pakistan, Hindistan’dan; 1965’de Singapur, Malezya’dan; 1971’de Bangladeş, Pakistan’dan; 1993’de Eritre, Etyopya’dan; 2002’de Doğu Timor, Endonezya’dan; 2006’da Karadağ ve 2008’de de Kosova Sırbistan’dan ayrılmıştır. Diğer bir usul mevcut bir devletin devri veya dağılması sonucu yeni devletlerin ortaya çıkmasıdır. Bu çerçevede 1990 yılında Doğu Almanya bir antlaşma ile ülkesindeki bütün haklarını Federal Almanya Cumhuriyeti’ne devretmiştir.
Soru 53
Self-determinasyon hakkını kullanan halkların ülke dışında kurduğu hükümetlere ve bir yabancı devletin işgali sonucu ülkesinden çıkartılan meşru hükümetler için kullanılan tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Federasyon
B
Tanınmamış hükümet
C
De facto hükümet
D
Sürgündeki hükümet
E
Konfederasyon
Açıklama:
Hükümetlerin tanınması ile bağlantılı bir başka mesele sürgündeki hükümet tanımıdır. Bu tanım genellikle self-determinasyon hakkını kullanan halkların ülke dışında kurduğu hükümetlere ve bir yabancı devletin işgali sonucu ülkesinden çıkartılan meşru hükümetlere uygulanmaktadır.
Soru 54
I. Borçların hakkaniyet ölçüsünde geçeceği kabul edilir.
II. Uluslararası teşkilatlara eski devletin üyeliğinin devam etmesinin yanında yeni devletin de otomatik olarak üyeliği başlar.
III. Kural olarak sonraki devlet önceki devletin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Ayrılma veya parçalanma hâllerinde halefiyetle ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangi/hangileri doğrudur?
II. Uluslararası teşkilatlara eski devletin üyeliğinin devam etmesinin yanında yeni devletin de otomatik olarak üyeliği başlar.
III. Kural olarak sonraki devlet önceki devletin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Ayrılma veya parçalanma hâllerinde halefiyetle ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Sadece I
B
I-II
C
II-III
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Ayrılma veya parçalanma hâllerinde borçların hakkaniyet ölçüsünde geçeceği bunun da sonraki devlete geçen mallar ve haklara bakılarak saptanacağı kabul edilmiştir.
Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olamayacağı kabul edilmektedir.1947 yılında Pakistan Hindistan’dan ayrılınca BM’ye üyelik için başvurmak durumunda kalmıştır.
Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde ise yine antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır yani sonraki devlet öncekinin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır. Ancak askeri üs verilmesi, ittifak, savunma veya tarafsızlık gibi siyasi antlaşmalar sonraki devleti bağlamaz.
Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olamayacağı kabul edilmektedir.1947 yılında Pakistan Hindistan’dan ayrılınca BM’ye üyelik için başvurmak durumunda kalmıştır.
Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde ise yine antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır yani sonraki devlet öncekinin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır. Ancak askeri üs verilmesi, ittifak, savunma veya tarafsızlık gibi siyasi antlaşmalar sonraki devleti bağlamaz.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi devlet değildir?
Seçenekler
A
Vatikan
B
İtalya
C
İsviçre
D
Endonezya
E
Pakistan
Açıklama:
Devamlı nüfus bulunmadığı için Antarktika; evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi uygulamada tabi devletlerin hami devletten izin almadan sınırlı birtakım uluslararası ilişkilere (ticari ve teknik antlaşmalar) girdiği örneklerden biridir?
Seçenekler
A
Fransa- Fransız Guyanası
B
ABD- Grönland
C
Fransa- Yeni Kaledonya
D
İsviçre-Lüksemburg
E
İtalya- Vatikan
Açıklama:
Devlet türleri içinde başka bir sınıflandırma ölçütü bağımsızlık kategorisidir. Bu açıdan devletler tam bağımsız ve bağımlı devletler şeklinde ikiye ayrılmaktadır: Tam bağımsız devletler uluslararası hukuk uyarınca üstlendikleri hak ve borçlar dışında başka bir otoriteye tabi olmayan devletlerdir. Bağımlı devletlerde bir hami devlet (protectorate) ve bir de bu devletin vesayeti altındaki tabi devlet veya toprak parçası (suzerain) bulunmaktadır. Günümüzde bağımlılık ilişkisi batılı devletler ile bazı eski kolonileri arasında devam etmektedir, örneğin Fransa ile Fransız Guyanası, İngiltere ile Bermuda, ABD ile Porto Rico arasındaki ilişkiler; Kıbrıs adasındaki İngiliz askeri üs bölgesi ile Akdeniz çıkışındaki Cebelitarık bölgesi hâlen İngiltere egemenliğindedir. Rusya ile Baltık denizi kıyısındaki Transdinyester ve İspanya ile Fas kıyısındaki Ceuta ve Melilla arasındaki ilişkiler de buna benzetilebilir. Bu ilişki türünde genellikle hami devlet savunma ve dış ilişkilerde tek yetkilidir ve bunun karşılığında tabi devleti korumakla yükümlüdür. Ancak uygulamada tabi devletler de hami devletten izin almadan sınırlı birtakım uluslararası ilişkilere (ticari ve teknik antlaşmalar) girmişlerdir. Örneğin ÇinTibet, Danimarka-Grönland, Fransa-Monako, Fransa-Andorra,İtalya-SanMarino, İtalya-Vatikan, İsviçre-Lichtenstein, İngiltere-Channel Islands arasında. Bu durum uluslararası kişilik bakımından sınırlı kişiliğe haiz tabi devletler statüsünün yaratılması sonucunu doğurmuştur Bu statüye göre hami devletin yapmış olduğu kanunlar ve antlaşmalar doğrudan tabi devlet ülkesinde uygulanmamakta veya tabi devlet hami devletin girdiği bir savaşa doğrudan taraf olmuş sayılmamaktadır. Bu konuda ilginç bir başka örnek de Vatikan’dır. 1929 Concordat Antlaşması ile Vatikan Şehri üzerindeki egemenliği İtalya tarafından tanınan Vatikan uluslararası alanda kendi adına diplomatik ilişkilere girmekte ve uluslararası antlaşmalar yapmaktadır.
Soru 57
Devletin sahip olması gereken unsurların 1933 Montevideo Konvansiyonu uyarınca hangi nitelikte olduğu kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Emredici hukuk kuralı
B
Yedek hukuk kuralı
C
Uluslararası örf ve adet kuralı
D
Siyasi zorunluluk getiren kural
E
Niyet kuralı
Açıklama:
Daha önce de belirttiğimiz üzere devlet belirli bir ülke parçası üzerinde teşkilatlanmış olan bir siyasi otorite altında yaşayan insan topluluğunun oluşturduğu sürekli egemen varlıktır. Bu tanıma göre devletin şu unsurlara sahip olması gerekiyor: 1. Belli bir ülke parçası üzerinde yerleşik olma; 2. Belli sayıda ve kendi kendini idare edebilecek yetenekte bir insan topluluğu; 3. Ülke üzerinde bağımsız bir şekilde egemenlik, yani yasama, yürütme ve yargı alanlarında sürekli olarak etkin kontrol icra eden bir siyasi otoritenin varlığı. 1933 tarihli Montevideo Devletlerin Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Konvansiyon’da da yer alan bu unsurların birer uluslararası örf ve adet kuralı hâline geldiği iddia edilmektedir.
Soru 58
Türkiye'nin 1923 tarihli Lozan Antlaşması md. 16 gereği bu antlaşmayla saptanmış sınırlar dışında kalan ülkeler üzerindeki hakları üzerinde yaptığı işlem uluslararası hukukta ne şekilde adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Terk
B
Devir
C
Kiralama
D
İşgal
E
Kazandırıcı zamanaşımı
Açıklama:
Devir konusunda dikkat edilmesi gereken bir husus ilgili tarafların iradeleri sonucu oluşan bu işlemin tek taraflı bir işlem olan terkten ayrılması gerektiğidir. Türkiye 1923 tarihli Lozan Antlaşması md. 16 gereği bu antlaşmayla saptanmış sınırlar dışında kalan ülkeler üzerindeki haklarını terk etmiş ve bunların bazıları manda rejimine tabi kılınmıştır
Soru 59
Ülke ile uyuşmazlıklar arasında daha çok sınır uyuşmazlıklarında uygulanan ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kazandırıcı zamanaşımı ilkesi
B
Coğrafi yakınlık ilkesi
C
Sömürgecilik ilkesi
D
Kendi kaderini belirleme hakkı
E
Tarihi süreklilik ilkesi
Açıklama:
Tarihi süreklilik ilkesi daha çok sınır uyuşmazlıklarında başvurulan bir esastır. Buna göre sınırların saptanmasında egemenlik değişikliğinden önceki ülke sınırları ve burada yaşayan halkların durumu esas alınmalıdır. Uti possidetis adıyla da anılan bu ilke İspanyol idaresinden kurtulan Latin Amerika devletleri arasında uygulanmıştır. Bu çerçevede bağımsızlıklarını kazanan devletler eski İspanyol eyalet sınırlarını yeni devlet sınırı olarak kabul etmişlerdir. Bu ilke daha sonra bağımsızlıklarını kazanan Afrika ve Asya devletleri arasında da uygulanmıştır. 1960 tarihli Sömürge
Ülke ve Halklarına Bağımsızlık Verilmesine dair Bildiri’de kolonilerin bağımsızlığa kavuşmaları sırasında ortaya çıkacak sınırlarda mevcut sınırların değiştirilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca BM Adalet Divanı’nın 1986 tarihli Burkina FasoMali Davası’nda tarihi süreklilik prensibinin selfdeterminasyon prensibi ile birlikte sömürgeciliğin tasfiyesi sürecindeki Afrika devletlerinin ülkesel sınırlarına ilişkin mevcut durumun korunmasındaki çıkarları açısından önemli bir hukuk ilkesi olduğuna hükmetmiştir. Ancak Bangladeş ve Pakistan’ın Hindistan’dan ayrılmaları, Eritre’nin Etyopya’dan ayrılması ve Singapur’un Malezya’dan ayrılması
gibi bazı durumlarda bu kuraldan sapmalar da yaşanmıştır. Mevcut sınırların korunması ilkesi günümüzde artık sınır çatışmalarının ve etnik temizleme hareketlerinin önlenmesi açısından başvurulan bir hukuk kuralı haline gelmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması sırasında yapılan 1991 Minsk Antlaşması ile yine aynı yıl açıklanan Alma Ata Bildirisinde birliğe üye cumhuriyetlerin sınırları korunmuş ve bağımsızlık ilanları bu çerçevede tanınmıştır. Yugoslavya devletinden ayrılan cumhuriyetlerin hukuki durumunu ele alan 1992 Badinter Komisyonu raporu da cumhuriyetler arasındaki mevcut sınırların korunması gerektiğine karar vermiştir.
Ülke ve Halklarına Bağımsızlık Verilmesine dair Bildiri’de kolonilerin bağımsızlığa kavuşmaları sırasında ortaya çıkacak sınırlarda mevcut sınırların değiştirilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca BM Adalet Divanı’nın 1986 tarihli Burkina FasoMali Davası’nda tarihi süreklilik prensibinin selfdeterminasyon prensibi ile birlikte sömürgeciliğin tasfiyesi sürecindeki Afrika devletlerinin ülkesel sınırlarına ilişkin mevcut durumun korunmasındaki çıkarları açısından önemli bir hukuk ilkesi olduğuna hükmetmiştir. Ancak Bangladeş ve Pakistan’ın Hindistan’dan ayrılmaları, Eritre’nin Etyopya’dan ayrılması ve Singapur’un Malezya’dan ayrılması
gibi bazı durumlarda bu kuraldan sapmalar da yaşanmıştır. Mevcut sınırların korunması ilkesi günümüzde artık sınır çatışmalarının ve etnik temizleme hareketlerinin önlenmesi açısından başvurulan bir hukuk kuralı haline gelmiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılması sırasında yapılan 1991 Minsk Antlaşması ile yine aynı yıl açıklanan Alma Ata Bildirisinde birliğe üye cumhuriyetlerin sınırları korunmuş ve bağımsızlık ilanları bu çerçevede tanınmıştır. Yugoslavya devletinden ayrılan cumhuriyetlerin hukuki durumunu ele alan 1992 Badinter Komisyonu raporu da cumhuriyetler arasındaki mevcut sınırların korunması gerektiğine karar vermiştir.
Soru 60
Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde halefiyet meselesi askeri üs verilmesi, ittifak, savunma veya tarafsızlık gibi siyasi antlaşmalar bakımından nasıl çözümlenecektir?
Seçenekler
A
Antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır.
B
Bu anlaşmalar bir sonraki devleti bağlamaz.
C
Konu uluslararası bir antlaşma ile düzenlenmelidir.
D
Devletler arasında bir halefiyet anlaşması yapılmalıdır.
E
Sonraki devletin seçim hakkı vardır.
Açıklama:
Halefiyetle ilgili ele alınması gereken ilk sorun antlaşmalara halefiyet meselesidir. Bu konu ülke devri, devletlerin parçalanması ve birleşmesi olarak ayrı ayrı ele alınmıştır. 1978 Sözleşmesi’ne göre bağımsızlığına kavuşan sömürge devletlerde, yeni devlet sömürgeci devletin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlı değildir. Bu kategoride işgalden kurtulanları da sayabiliriz. Bunun istisnası sınır ve ulaşım hakkı tanıyan antlaşmalardır (1985 tarihli Guinee Deniz Sınırı Hakemlik kararı). Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde ise yine antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır yani sonraki devlet öncekinin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır. Rusya Sovyetler Birliği’nin yaptığı antlaşmalara uyacağını açıklamıştır. Yugoslav Federasyonu’ndan ayrılan Bosna-Hersek, Makedonya, Hırvatistan ve Slovenya kendilerini Federasyon’un yaptığı çok taraflı antlaşmalar ile bağlı saymışlardır. Aynı ilkeyi Çekoslavakya’nın bölünmesinden sonra Çek ve Slovak devletleri de izlemiştir. Ancak askeri üs verilmesi, ittifak, savunma veya tarafsızlık gibi siyasi antlaşmalar sonraki devleti bağlamaz.
Soru 61
"Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlemdir." Verilen tanım aşağıdaki hangi kavrama aittir?
Seçenekler
A
Kişilik
B
Tanıma
C
Ülke
D
Konfederasyon
E
Federasyon
Açıklama:
ULUSLARARASI HUKUK KİŞİLİĞİ VE TANIMA
Tanıma: Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlemdir.
Tanıma: Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işlemdir.
Soru 62
I.Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti
II.Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III.Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası hukuk kişiliğine sahip devletlerin sahip olduğu haklardan biridir?
II.Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti
III.Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası hukuk kişiliğine sahip devletlerin sahip olduğu haklardan biridir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
ULUSLARARASI HUKUK KİŞİLİĞİ VE TANIMA
Bu unsurlara sahip olan devletin uluslararası hukuk kişiliğine haiz olduğu kabul
edilir. Bu kişiliğin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler ise şunlardır: a) Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti; b)
Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti; c) Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti.
Bu unsurlara sahip olan devletin uluslararası hukuk kişiliğine haiz olduğu kabul
edilir. Bu kişiliğin uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkiler ise şunlardır: a) Uluslararası alanda hak sahibi olma ve bu hakkı ileri sürebilme ehliyeti; b)
Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilme ehliyeti; c) Diğer uluslararası hukuk kişileri ile hukuki ilişki kurma ehliyeti.
Soru 63
I.Bir devletin tanınmamış olması onun diğer devletlerle ilişkilerinde uluslararası hukuka tabi olmaması sonucunu doğurur.
II.Tanınmamış devletler antlaşmalara taraf olamazlar.
III.Uluslararası teşkilatlara üye olamazlar.
Yukarıda uluslararası hukukçular tarafından tanınmamış devler için verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II.Tanınmamış devletler antlaşmalara taraf olamazlar.
III.Uluslararası teşkilatlara üye olamazlar.
Yukarıda uluslararası hukukçular tarafından tanınmamış devler için verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
ULUSLARARASI HUKUK KİŞİLİĞİ VE TANIMA
Tanınmamış olmanın o devlet açısından antlaşmalara taraf olamama veya eski devletin yaptığı anlaşmalara ve yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama, uluslararası teşkilatlara üye olamama, büyükelçi gönderememe veya kabul
edememe, ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama ve devletlere yabancı ulusal hukuklarda tanınan yargı bağışıklığından yararlanamama
gibi olumsuz sonuçları olmaktadır.
Tanınmamış olmanın o devlet açısından antlaşmalara taraf olamama veya eski devletin yaptığı anlaşmalara ve yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama, uluslararası teşkilatlara üye olamama, büyükelçi gönderememe veya kabul
edememe, ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama ve devletlere yabancı ulusal hukuklarda tanınan yargı bağışıklığından yararlanamama
gibi olumsuz sonuçları olmaktadır.
Soru 64
Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan kopması sonucu bunları ilk tanıyan ülke aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Hırvatistan
B
Türkiye
C
Rusya
D
Macaristan
E
Çin
Açıklama:
Tanıma
Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan kopması sonucu bunları tanıyan ilk devlet Rusya olmuştur.
Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan kopması sonucu bunları tanıyan ilk devlet Rusya olmuştur.
Soru 65
1781-88 arası konfedarasyon olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
İsviçre
C
Birleşik Arap Cumhuriyeti
D
Sırbistan ve Karadağ
E
İspanya
Açıklama:
DEVLET TÜRLERİ
1781-88 arası ABD, 1847’ye kadar İsviçre, 1958-63 Birleşik Arap Cumhuriyeti, 2003-6 Sırbistan ve Karadağ’ı konfederasyondur.
1781-88 arası ABD, 1847’ye kadar İsviçre, 1958-63 Birleşik Arap Cumhuriyeti, 2003-6 Sırbistan ve Karadağ’ı konfederasyondur.
Soru 66
Aşağıdaki ülkelerden hangisi federasyon değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
Almanya
C
İsviçre
D
Rusya
E
Avustralya
Açıklama:
Devlet Türleri
ABD, Almanya, Rusya, Avustralya federasyonudur.
ABD, Almanya, Rusya, Avustralya federasyonudur.
Soru 67
Aşağıdaki ülkelerden hangisi tarafsız devlet (neutrality) statüsüne sahiptir?
Seçenekler
A
Vatikan
B
ABD
C
Rusya
D
İsviçre
E
İsveç
Açıklama:
Devlet Türleri
İsviçre 1815’te yapılan bir antlaşma ile bu tür bir statüye kavuşmuştur. Bu statü bir uluslararası antlaşma ile kurulur. Böylece bir savaş durumunda tarafsızlığa uymak antlaşmanın tarafları açısından bir antlaşma yükümü hâline getirilir. Bu antlaşmada taraflar ayrıca söz konusu ülkenin tarafsızlığına saygı gösterilmesini sağlama garantisi ve ülke bütünlüğüne saygı gösterilmesi yükümünü yüklenirler.
İsviçre 1815’te yapılan bir antlaşma ile bu tür bir statüye kavuşmuştur. Bu statü bir uluslararası antlaşma ile kurulur. Böylece bir savaş durumunda tarafsızlığa uymak antlaşmanın tarafları açısından bir antlaşma yükümü hâline getirilir. Bu antlaşmada taraflar ayrıca söz konusu ülkenin tarafsızlığına saygı gösterilmesini sağlama garantisi ve ülke bütünlüğüne saygı gösterilmesi yükümünü yüklenirler.
Soru 68
1919 Versay Antlaşması ile Almanya Alsas-Loren’i aşağıdaki ülkelerden hangisine devretmiştir?
Seçenekler
A
Rusya
B
ABD
C
Fransa
D
İngiltere
E
İspanya
Açıklama:
Uluslararası Hukukta Ülke Kazanma Biçimleri
1919 Versay Antlaşması ile Almanya Alsas-Loren’i Fransa’ya devretmiştir.
1919 Versay Antlaşması ile Almanya Alsas-Loren’i Fransa’ya devretmiştir.
Soru 69
"Uti possidetis" kavramını aşağıdaki şıklardan hangisi açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Neye sahipsen ona sahip kal
B
Kendi kaderini belirle
C
Herkese karşı ileri sürülebilir bir hak
D
Nüfusunu arttır
E
Bağımsız ol
Açıklama:
Ülke ile İlgili Uyuşmazlıklarda İleri Sürülen Bazı Esaslar
Uti possidetis, neye sahipsen ona sahip kal anlamındadır.
Uti possidetis, neye sahipsen ona sahip kal anlamındadır.
Soru 70
I.Halefiyet hükümet ve rejim değişikliği ile ilgilenmez
II.Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olabilmektedir.
III.Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır yani sonraki devlet öncekinin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Yukarıda halefiyetle ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II.Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olabilmektedir.
III.Bir devletten ayrılma ya da bir devletin parçalanması hâllerinde antlaşmaların sürekliliği ilkesi uygulanır yani sonraki devlet öncekinin yaptığı antlaşmalar ile bağlı kalır.
Yukarıda halefiyetle ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
YENİ DEVLETLERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE HALEFİYET (ARDILLIK) MESELESİ
Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olamayacağı kabul edilmektedir.
Uluslararası teşkilatlara üyeliğe halefiyet konusunda eski devletin üyeliği devam ettikçe yenisinin otomatikman üye olamayacağı kabul edilmektedir.
Soru 71
Uluslararası hukukta devletler ve uluslararası teşkilatlar dışında kimlerin uluslararası hukuk kişiliği vardır?
Seçenekler
A
Askeri kuvvetler
B
Dini kuruluşlar
C
Kısmen özel kişiler
D
Kısmen sağlık kuruluşları
E
Devlet başkanları
Açıklama:
Uluslararası hukukta devletler ve uluslararası teşkilatlar dışında, kısmen özel kişilerin uluslararası hukuk kişiliği vardır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası kişiliğin, devletlere uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkilerden değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası alanda hak sahibi olma
B
Uluslararası alanda sahip olunan hakları ileri sürebilme
C
İşlemlerinden sorumlu tutulabilme
D
Eylemlerinden sorumlu tutulabilme
E
Borçlarından sorumlu tutulamama
Açıklama:
Borçlarından sorumlu tutulamama, uluslararası kişiliğin devletlere uluslararası alanda sağladığı hak ve yetkilerden değildir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası teşkilatların sahip olduğu yetki ve imtiyazlardan değildir?
Seçenekler
A
Antlaşma yapma
B
Uluslararası talepte bulunma
C
Uluslararası sorumsuzluk
D
Üye devletlerde temsilci bulundurma
E
Üye devletlerde bazı muafiyetlere sahip olma
Açıklama:
Uluslararası sorumsuzluk, uluslararası teşkilatların sahip olduğu yetki ve imtiyazlardan değildir.
Soru 74
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Onama
B
Tanıma
C
Tenfiz
D
Kabul
E
Onaylama
Açıklama:
Yeni oluşmuş bir siyasi varlığın bir devlet olduğunun diğer devletlerce tüm hukuki sonuçlarıyla kabul edildiğini bildiren işleme tanıma adı verilir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi bir devletin tanınmamış olmasının doğurduğu olumsuz sonuçlardan değildir?
Seçenekler
A
Antlaşmalara taraf olamama
B
Uluslararası teşkilatlara üye olamama
C
Büyükelçi gönderememe
D
Uluslararası yargı organlarına başvuramama
E
Uluslararası hukuka tabi olamama
Açıklama:
Uluslararası hukuka tabi olamama,bir devletin tanınmamış olmasının doğurduğu olumsuz sonuçlardan değildir.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi bir örtülü tanıma oluşturur?
Seçenekler
A
Çok taraflı bir konferansa katılma
B
Uluslararası teşkilata üye olma
C
Diplomatik ilişkiye girme
D
Esir değişimi antlaşması yapma
E
Ateşkes antlaşması yapma
Açıklama:
Diplomatik ilişkiye girme, bir örtülü tanıma oluşturur.
Soru 77
Tanınmamış bir hükümetin hangi işlemleri, yabancı mahkemelerce adalet gereği kabul edilebilir nitelikte değildir?
Seçenekler
A
Tanınmamış hükümetin çıkardığı doğum kayıtları
B
Tanınmamış hükümetin çıkardığı evlilik kayıtları
C
Tanınmamış hükümetin çıkardığı boşanma kayıtları
D
Tanınmamış hükümetin konsolosluk işlemleri
E
Tanınmamış hükümetin askeri işlemleri
Açıklama:
Tanınmamış bir hükümetin askeri işlemleri yabancı mahkemelerce adalet gereği kabul edilebilir nitelikte değildir.
Soru 78
Birden fazla bağımsız devletin uluslararası varlıklarını sürdürdüğü ve ortak güvenlik ve dış ilişkiler gibi bazı amaçları gerçekleştirmek üzere bir uluslararası antlaşma yapmak suretiyle biraraya geldikleri devlet türü hangisidir?
Seçenekler
A
Şahsi birlik
B
Gerçek birlik
C
Devletler topluluğu
D
Konfederasyon
E
Federasyon
Açıklama:
Birden fazla bağımsız devletin uluslararası varlıklarını sürdürdüğü ve ortak güvenlik ve dış ilişkiler gibi bazı amaçları gerçekleştirmek üzere bir uluslararası antlaşma yapmak suretiyle biraraya geldikleri devlet türü konfederasyondur.
Soru 79
Federasyona ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yasama yetkisi sadece federe devletler tarafından kullanılır.
B
Yürütme yetkisi sadece federal devlet tarafından kullanılır.
C
Yargı yetkisi sadece federal devlet tarafından kullanılır.
D
Yürütme ve yasama yetkileri federal devlet tarafından kullanılır.
E
Yasama, yürütme ve yargı yetkileri federe devletlerle federal devlet arasında paylaşılır.
Açıklama:
Federasyonada yasama, yürütme ve yargı yetkileri federe devletlerle federal devlet arasında paylaşılır.
Soru 80
Bir ülke üzerinde bağımsız bir şekilde yasama, yürütme ve yargı alanlarında sürekli olarak etkin kontrol icra eden siyasi otoritenin varlığına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Egemenlik
B
Bağımsızlık
C
Otoriterlik
D
Siyasilik
E
Denetimcilik
Açıklama:
Bir ülke üzerinde bağımsız bir şekilde yasama, yürütme ve yargı alanlarında sürekli olarak etkin kontrol icra eden siyasi otoritenin varlığına egemenlik adı verilir.
Soru 81
Stimson Doktrini aşağıdaki işgal girişimlerinden hangisi sonucu ortaya konulmuştur?
Seçenekler
A
1931 yılında Japonya’nın Çin’i işgali
B
1990 yılında Irak'ın Kuveyt’i işgali
C
1979 yılında Fas’ın Batı Sahra’yı işgali
D
1967 yılında İsaril'in Filistin topraklarını ve Suriye’ye ait Golan tepelerini işgali
E
1994 yılında Ermenistan’ın Azerbeycan’a ait Dağlık Karabağ’ı işgali
Açıklama:
Kural olarak bir devletin ülkesinin başka bir devletçe işgali, işgal edilen devletin kişiliğini kendiliğinden sona erdirmez. Bu bakımdan tanıma hukukunda 1931 yılında Japonya’nın Çin’i işgali nedeniyle ABD tarafından “Stimson Doktrini” olarak bilinen açıklamanın yapılması ile başlayan uygulama sonucunda “uluslararası hukuka aykırı biçimde kuvvet kullanımı sonucu oluşan devletlerin ve ülke kazanımlarının tanınmaması” yönünde bir kural oluşmuştur.
Soru 82
Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan kopması sonucu bunları tanıyan ilk devlet aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
ABD
B
Türkiye
C
İran
D
Rusya
E
Çin
Açıklama:
Abhazya ve Güney Osetya’nın Gürcistan’dan kopması sonucu bunları tanıyan ilk devlet Rusya olmuştur.
Soru 83
I. Yaygın bir çatışmanın varlığı
II. Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları
III. Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun
davranmaları
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri muhariplik sıfatının tanınması için aranan şartlardandır?
II. Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları
III. Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun
davranmaları
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri muhariplik sıfatının tanınması için aranan şartlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tanıma ile ilgili bir başka durum “muhariplik” veya “ayaklanan sıfatının tanınması (belligerency veya insurgency)” durumudur. Bu sıfatın tanınması tanınan ile tanıyan arasındaki ilişkilerde savaş hukukunun uygulanması sonucunu doğurur. Bu sıfatın tanınması için şu şartların bulunması gerekir: a) Yaygın bir çatışmanın, varlığı; b) Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları;
c) Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun
davranmaları (asker sivil hedef ayrımı, sivillerin hakları vb.). Bunların varlığı hâlinde özellikle selfdeterminasyon hakkını kullandığını ileri sürerek çatışan gruba diğer devletler muhariplik sıfatı tanıyarak uluslararası antlaşmalar yapma yoluna gidebilir.
c) Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun
davranmaları (asker sivil hedef ayrımı, sivillerin hakları vb.). Bunların varlığı hâlinde özellikle selfdeterminasyon hakkını kullandığını ileri sürerek çatışan gruba diğer devletler muhariplik sıfatı tanıyarak uluslararası antlaşmalar yapma yoluna gidebilir.
Soru 84
1801 Birlik Antlaşması uyarınca aşağıdakilerden hangisi Birleşik Krallık'ın temsil ettiği ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Kuzey İrlanda
C
İskoçya
D
İzlanda
E
Galler
Açıklama:
1801 Birlik Antlaşması uyarınca Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda adı verilen dört ülkeyi temsil etmektedir.
Soru 85
Aşağıdaki ülkelerden hangisi bir federasyon değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
Avustralya
C
Almanya
D
Rusya
E
Romanya
Açıklama:
Seçeneklerde sadece Romanya federasyon değildir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi sürekli tarafsızlaştırılmış devlet statüsüne sahiptir?
Seçenekler
A
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
B
Hollanda
C
Uganda
D
Porto Rico
E
İsviçre
Açıklama:
Devlet türleri arasında bir başka model tarafsız devlet (neutrality) statüsüdür. Tarafsızlık esas olarak uluslararası hukuk tarafından düzenlenmiş bir statü olup bir savaş durumunda buna katılmak istemeyen devlete uygulanır. Tarafsız kalan devlet savaşanlar arasında ayrım yapmamayı (ülkesini ve kaynaklarını kullandırmamayı) taahhüt eder fakat ülkesinde bulunan yabancı özel kişilerin davranışlarını engellemez. Bunun yanında tarafsız devlet savaşanların serbest ticareti ile ilgili getirilen kısıtlamalara (abluka, harp kaçaklarının önlenmesi vb.) uymak zorundadır. Aksi takdirde savaşanların bu kısıtlamalara uyulup uyulmadığını tarafsız devlet gemi ve araçları üzerinde denetleme hakkı vardır. Bu modelin bir başka çeşidi sürekli tarafsızlaştırılmış devlet statüsüdür. Örneğin İsviçre 1815’te yapılan bir antlaşma ile bu tür bir statüye kavuşmuştur. Bu statü bir uluslararası antlaşma ile kurulur. Böylece bir savaş durumunda tarafsızlığa uymak antlaşmanın tarafları açısından bir antlaşma yükümü hâline getirilir. Bu antlaşmada taraflar ayrıca söz konusu ülkenin tarafsızlığına saygı gösterilmesini sağlama garantisi ve ülke bütünlüğüne saygı gösterilmesi yükümünü yüklenirler. Bu suretle sürekli tarafsızlık kollektif garanti altına alınmış olur. Bu statü Kıbrıs için 1960 Antlaşmaları ile sağlanmaya çalışılmış ancak bunun uygulanması mümkün olmamıştır.
Soru 87
Bir devletin belirli bir ülke parçası üzerinde haiz olduğu egemenlik hakkından diğer bir devlet lehine olmak üzere bir antlaşma ile vazgeçmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Devir
B
İşgal
C
Kazandırıcı zamanaşımı
D
Katılma
E
Fesih
Açıklama:
Devir bir devletin belirli bir ülke parçası üzerinde haiz olduğu egemenlik hakkından diğer bir devlet lehine olmak üzere bir antlaşma ile vazgeçmesidir.
Soru 88
ABD, 1867’de Alaska’yı bedeli mukabilinde hangi ülkeden devralmıştır?
Seçenekler
A
Norveç
B
Japonya
C
Rusya
D
İngiltere
E
Çin
Açıklama:
Rusya 1867’de Alaska’yı ABD’ye bedel mukabilinde devretmiştir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi evlenme ve çocuk sahibi olmanın yasak olması nedeniyle devlet sayılmamaktadır?
Seçenekler
A
Antarktika
B
Vatikan
C
Sealand
D
Andorra
E
Cebelitarık
Açıklama:
Devamlı nüfus bulunmadığı için Antarktika; evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Soru 90
1964 yılında Tanganyika ile Zanzibar’ın birleşmesi ile kurulan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Peru
B
Malezya
C
Tanzanya
D
Sudan
E
Kamerun
Açıklama:
1964 yılında Tanganyika ile Zanzibar’ın birleşmesi ile Tanzanya Cumhuriyeti’nin kurulmuştur.
Soru 91
Uluslararası hukukta bir devletin uluslararası topluma kabul edilebilmesi hangi şarta bağlanmıştır?
Seçenekler
A
Her devlet tarafından ayrı ayrı tanınması
B
Uluslararası alanda hak sahibi olması
C
Borçlanma ve eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulabilmesi
D
Uluslararası talepte bulunması
E
Antlaşma yapma yetkisinin bulunması
Açıklama:
Devletlerin iç hukuklarında hukuk kişiliğinin doğumu ve sona ermesi kanun yapan organ tarafından çıkartılan iç hukuk işlemleri ile saptanır. Ancak uluslararası alanda böyle bir merkezi kanun yapıcı organ bulunmadığından uluslararası alanda yukarıdaki unsurlara sahip olan bir varlığın devlet olma potansiyeli taşısa da bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi her zaman mümkün olmamaktadır. Zira uluslararası hukukta bir devletin uluslararası topluma kabul edilebilmesi onun uluslararası hukuk kişiliğinin diğer devletlerce tanınması şartına bağlıdır. Bu tanıma uluslararası toplumu oluşturan her devlet tarafından kendi adına yapılması gereken bir işlemdir.
Soru 92
Bir devletin tanınmamış olması onun diğer devletlerle ilişkilerinde ortaya çıkacak hangi sonucu etkilememektedir?
Seçenekler
A
Ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama
B
Uluslararası hukuka tabi olmaması sonucunu doğurmama
C
Antlaşmalara taraf olamama
D
Yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama
E
Uluslararası teşkilatlara üye olamama
Açıklama:
Tanıma tanıyan açısından tanınanın devlet olarak varlığını hukuken kabul etme ve tanınan ile resmi uluslararası ilişkilere girme (elçi gönderme vb.) sonucunu doğurur. Ancak bu tanıma nispidir yani diğer devletlere de tanıma yükümü yüklemez. Bir devleti tanıma işleminin geri alınamayacağı kabul
edilmekte olup diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşımaz. Uluslararası hukukçular arasında tanıma işleminin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır. Kimilerine göre bu işlem kurucu nitelikte bir işlem olup kişilik ancak bu tanıma işleminden sonra geçerlilik kazanır. Buna karşı diğer bazı hukukçular tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşünü benimsemiştir ki bugün uluslararası uygulamada ağırlık taşıyan bu görüştür. Bu açıdan bir devletin tanınmamış olması onun diğer devletlerle ilişkilerinde uluslararası hukuka tabi olmaması sonucunu doğurmaz. Bir başka ifade ile tanınmamış bir devlet sahipsiz bir toprak parçası muamelesi göremez. Yani tanıma kurucu olsa bile tanınmamış olma tanımayan devletlere tanınmamış devletin topraklarına serbestçe girme veya ona karşı uluslararası hukukun kuvvet kullanma yasağı gibi temel bazı kurallarını uygulamaktan kaçınma gibi haklar vermez. Ancak tanınmamış olmanın o devlet açısından antlaşmalara taraf olamama veya eski devletin yaptığı anlaşmalara ve yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama, uluslararası teşkilatlara üye olamama, büyükelçi gönderememe veya kabul edememe, ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama ve devletlere yabancı ulusal hukuklarda tanınan yargı bağışıklığından yararlanamama
gibi olumsuz sonuçları olmaktadır.
edilmekte olup diplomatik ilişkilerin kesilmesi tanımanın geri alınması anlamını taşımaz. Uluslararası hukukçular arasında tanıma işleminin niteliği konusunda tartışmalar yaşanmıştır. Kimilerine göre bu işlem kurucu nitelikte bir işlem olup kişilik ancak bu tanıma işleminden sonra geçerlilik kazanır. Buna karşı diğer bazı hukukçular tanımanın hem bir vakıayı beyan edici hem de kişiliği kurucu bir işlem olduğu görüşünü benimsemiştir ki bugün uluslararası uygulamada ağırlık taşıyan bu görüştür. Bu açıdan bir devletin tanınmamış olması onun diğer devletlerle ilişkilerinde uluslararası hukuka tabi olmaması sonucunu doğurmaz. Bir başka ifade ile tanınmamış bir devlet sahipsiz bir toprak parçası muamelesi göremez. Yani tanıma kurucu olsa bile tanınmamış olma tanımayan devletlere tanınmamış devletin topraklarına serbestçe girme veya ona karşı uluslararası hukukun kuvvet kullanma yasağı gibi temel bazı kurallarını uygulamaktan kaçınma gibi haklar vermez. Ancak tanınmamış olmanın o devlet açısından antlaşmalara taraf olamama veya eski devletin yaptığı anlaşmalara ve yabancı devletlerdeki mallarına halef olamama, uluslararası teşkilatlara üye olamama, büyükelçi gönderememe veya kabul edememe, ulusal veya uluslararası yargı organlarına başvuramama ve devletlere yabancı ulusal hukuklarda tanınan yargı bağışıklığından yararlanamama
gibi olumsuz sonuçları olmaktadır.
Soru 93
a) Yaygın bir çatışmanın, varlığı
b) Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları
c) Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun davranmaları
Yukarıda verilen bilgiler aşağıda verilen hangi sıfatın tanınması için gerekli şartlardır?
b) Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları
c) Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun davranmaları
Yukarıda verilen bilgiler aşağıda verilen hangi sıfatın tanınması için gerekli şartlardır?
Seçenekler
A
De jure
B
Stimson Doktrini
C
Muhariplik
D
Örtülü Tanıma
E
De facto
Açıklama:
Tanıma ile ilgili bir başka durum “muhariplik” veya “ayaklanan sıfatının tanınması" durumudur. Bu sıfatın tanınması tanınan ile tanıyan arasındaki ilişkilerde savaş hukukunun uygulanması sonucunu doğurur. Bu sıfatın tanınması için şu şartların bulunması gerekir: a) Yaygın bir çatışmanın, varlığı; b) Çatışanların belli bir bölgeyi ele geçirmeleri ve burada etkin olmaları; c) Silahlı kişilerin merkezi bir otoriteye tabi düzenli bir birlik oluşturmaları ve savaş hukukuna uygun davranmaları (asker sivil hedef ayrımı, sivillerin hakları vb.). Bunların varlığı hâlinde özellikle selfdeterminasyon hakkını kullandığını ileri sürerek çatışan gruba diğer devletler muhariplik sıfatı tanıyarak uluslararası antlaşmalar yapma yoluna gidebilir.
Tanıma konusunda yapılması gereken diğer bir ayrım devlet ve hükümet tanıması arasındaki ayrımdır. Kural olarak devlet tanınması hükümetin de tanınması anlamına gelir ve bu süreklilik arz eder yani devletin hükümetindeki değişiklik ne kadar köklü olursa olsun devletin uluslararası kişiliğini ve uluslararası alandaki hak ve borçlarını etkilemez.
Tanıma konusunda yapılması gereken diğer bir ayrım devlet ve hükümet tanıması arasındaki ayrımdır. Kural olarak devlet tanınması hükümetin de tanınması anlamına gelir ve bu süreklilik arz eder yani devletin hükümetindeki değişiklik ne kadar köklü olursa olsun devletin uluslararası kişiliğini ve uluslararası alandaki hak ve borçlarını etkilemez.
Soru 94
Bileşik devletler adı verilen, kendi içinde şahsi birlikler, gerçek birlikler, konfederasyonlar ve federasyonlar şeklinde tezahür eden devlet kategorilerinden birine ait olan İngiliz Commonwealth’i hangisine aittir?
Seçenekler
A
Şahsi Birlikler
B
Gerçek Birlikler
C
Konfederasyonlar
D
Federasyonlar
E
Basit Devlet
Açıklama:
Bileşik devletler adı verilen, kendi içinde şahsi birlikler, gerçek birlikler, konfederasyonlar ve federasyonlar şeklinde tezahür eden Şahsi birliğe örnek olan İngiliz hükümdarı tarafından temsil olunan İngiliz Commonwealth’i verilebilir.
Uluslararası hukuk uygulamasına baktığımızda devletlerin kendi aralarında farklı ölçütlere göre
kategorilere ayrıldığını görmekteyiz zira devletlerin her biri aynı haklara ve uluslararası alanda işlem
yapma yetkisine haiz değillerdir. Devletler arasındaki ayrımın bir nedeni devletlerin iç örgütlenmesindeki farklılıklara dayanmaktadır. Bu açıdan ilk kategoride yer alan basit devlette uluslararası kişilikle ilgili yetkiler tek bir siyasi otoritenin elinde (genellikle hükümet, bazen meclis) toplanmıştır. Buna karşı bileşik devletler adı verilen ikinci türde bu yetkiler merkez ve alt otoriteler arasında paylaşılmıştır. Bu tür kendi içinde şahsi birlikler, gerçek birlikler, konfederasyonlar ve federasyonlar şeklinde tezahür ederler. Şahsi birliklerde birliğin içinde yer alan devletler uluslararası hukuk kişiliğini korur. Şahsi birliğe örnek olan İngiliz hükümdarı tarafından temsil olunan İngiliz
Commonwealth’i verilebilir. İlk olarak 1926 Balfour Deklerasyonu ile ortaya çıkan bu yapı, 1949
Londra Antlaşması ve 1965 yılında bir sekreteryanın kurulmasından sonra üye devletlerin bir araya
geldiği bir uluslararası örgüt hâlini almışsa da bu teşkilata üyelik İngiltere’de yaşayan kimi üye ülke
vatandaşlarına buradaki seçimlerde oy kullanma ve yabancı ülkedeyken İngiliz elçiliklerinden yararlanma hakkı da tanınmaktadır. Şahsi birliklerin amacı genellikle uluslararası barış ve güvenlik,
demokrasi, uluslararası ticaret, fakirlikle mücadele ve çevre gibi belli konularda uluslararası alanda iş birliği yapma ve bu konularda üyeler arasında ortak kurallar oluşturmaktır. Genellikle monarşik devlet biçiminin benimsendiği hâllerde ortaya çıkan diğer bir yapı gerçek birliktir. Burada aynı hükümdarın emri altında farklı devletler mutlak olarak birleşirler, örneğin 1801 Birlik Antlaşması uyarınca Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda adı verilen dört ülkeyi temsil etmektedir. Bu devletler iç işlerinde bağımsız olup kendi parlamentoları ve kendi hukuk sistemlerine sahip olsalar da dış ilişkilerinde tamamı ile hükümdara bağlıdırlar ve kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
Uluslararası hukuk uygulamasına baktığımızda devletlerin kendi aralarında farklı ölçütlere göre
kategorilere ayrıldığını görmekteyiz zira devletlerin her biri aynı haklara ve uluslararası alanda işlem
yapma yetkisine haiz değillerdir. Devletler arasındaki ayrımın bir nedeni devletlerin iç örgütlenmesindeki farklılıklara dayanmaktadır. Bu açıdan ilk kategoride yer alan basit devlette uluslararası kişilikle ilgili yetkiler tek bir siyasi otoritenin elinde (genellikle hükümet, bazen meclis) toplanmıştır. Buna karşı bileşik devletler adı verilen ikinci türde bu yetkiler merkez ve alt otoriteler arasında paylaşılmıştır. Bu tür kendi içinde şahsi birlikler, gerçek birlikler, konfederasyonlar ve federasyonlar şeklinde tezahür ederler. Şahsi birliklerde birliğin içinde yer alan devletler uluslararası hukuk kişiliğini korur. Şahsi birliğe örnek olan İngiliz hükümdarı tarafından temsil olunan İngiliz
Commonwealth’i verilebilir. İlk olarak 1926 Balfour Deklerasyonu ile ortaya çıkan bu yapı, 1949
Londra Antlaşması ve 1965 yılında bir sekreteryanın kurulmasından sonra üye devletlerin bir araya
geldiği bir uluslararası örgüt hâlini almışsa da bu teşkilata üyelik İngiltere’de yaşayan kimi üye ülke
vatandaşlarına buradaki seçimlerde oy kullanma ve yabancı ülkedeyken İngiliz elçiliklerinden yararlanma hakkı da tanınmaktadır. Şahsi birliklerin amacı genellikle uluslararası barış ve güvenlik,
demokrasi, uluslararası ticaret, fakirlikle mücadele ve çevre gibi belli konularda uluslararası alanda iş birliği yapma ve bu konularda üyeler arasında ortak kurallar oluşturmaktır. Genellikle monarşik devlet biçiminin benimsendiği hâllerde ortaya çıkan diğer bir yapı gerçek birliktir. Burada aynı hükümdarın emri altında farklı devletler mutlak olarak birleşirler, örneğin 1801 Birlik Antlaşması uyarınca Birleşik Krallık, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda adı verilen dört ülkeyi temsil etmektedir. Bu devletler iç işlerinde bağımsız olup kendi parlamentoları ve kendi hukuk sistemlerine sahip olsalar da dış ilişkilerinde tamamı ile hükümdara bağlıdırlar ve kendilerine ait uluslararası kişilikleri yoktur.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangi Federal Devleti’nde federal hükümetin bir uluslararası antlaşmayı imzalamadan önce federal meclis olan Bundestag’ın iznini alması gerekir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Rusya
C
İngiltere
D
ABD
E
KKTC
Açıklama:
Federasyon adı verilen yapılarda yasama, yürütme ve yargı yetkileri federe devletlerle federal devlet
arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşma ülkesel ve fonksiyonel olarak iki şekilde yapılır. Federal devlet anayasası federe devlet yasalarının üstündedir ve uygunluk denetimini federal üst mahkeme yapar. Keza federal devlet kanunları federe devletler ülkesindeki kişi ve şeyler üzerinde doğrudan uygulanır ve uygulanmazsa federal devlet bunları zorla uygulatabilir. Uygulamada bazen federe devletlere sınırlı bir uluslararası antlaşma yetkisi tanınsa da bu yetkinin kaynağı uluslararası hukuktan ziyade federal anayasanın buna izin veren hükümleri ile antlaşmayı yapan üçüncü devletin buna ilişkin rızasıdır. Yani üçüncü devletlerin federe devlet ile antlaşma yapma zorunluluğu yoktur. Dolayısı ile federal devletlerde federe devletlerin yetkisi içine bırakılan alanlarda da antlaşma yetkisi nihai olarak federal devlete aittir (ABD Yüksek Mahkemesi’nin Missouri V. Holland Davası kararı). ABD anayasasına göre uluslararası alandaki yetkiler başkan ve kongre yani yürütme ve yasama arasında paylaştırılmıştır. Buna göre başkan bir antlaşmayı imzalamadan önce kongreden izin almalıdır. Ancak yalnız başkanın yetki alanına giren ve “executive agreements” denen antlaşmalar bakımından böyle bir izne gerek yoktur. Yine Almanya Federal Devleti’nde federal hükümetin bir uluslararası antlaşmayı imzalamadan önce federal meclis olan Bundestag’ın iznini alması gerekir.
arasında paylaşılmıştır. Bu paylaşma ülkesel ve fonksiyonel olarak iki şekilde yapılır. Federal devlet anayasası federe devlet yasalarının üstündedir ve uygunluk denetimini federal üst mahkeme yapar. Keza federal devlet kanunları federe devletler ülkesindeki kişi ve şeyler üzerinde doğrudan uygulanır ve uygulanmazsa federal devlet bunları zorla uygulatabilir. Uygulamada bazen federe devletlere sınırlı bir uluslararası antlaşma yetkisi tanınsa da bu yetkinin kaynağı uluslararası hukuktan ziyade federal anayasanın buna izin veren hükümleri ile antlaşmayı yapan üçüncü devletin buna ilişkin rızasıdır. Yani üçüncü devletlerin federe devlet ile antlaşma yapma zorunluluğu yoktur. Dolayısı ile federal devletlerde federe devletlerin yetkisi içine bırakılan alanlarda da antlaşma yetkisi nihai olarak federal devlete aittir (ABD Yüksek Mahkemesi’nin Missouri V. Holland Davası kararı). ABD anayasasına göre uluslararası alandaki yetkiler başkan ve kongre yani yürütme ve yasama arasında paylaştırılmıştır. Buna göre başkan bir antlaşmayı imzalamadan önce kongreden izin almalıdır. Ancak yalnız başkanın yetki alanına giren ve “executive agreements” denen antlaşmalar bakımından böyle bir izne gerek yoktur. Yine Almanya Federal Devleti’nde federal hükümetin bir uluslararası antlaşmayı imzalamadan önce federal meclis olan Bundestag’ın iznini alması gerekir.
Soru 96
Günümüzde bağımlılık ilişkisi batılı devletler ile bazı eski kolonileri arasında devam etmekle birlikte aşağıda verilen eşleşmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Fransa - Fransız Guyanası
B
İngiltere - Bermuda
C
ABD - Porto Rico
D
İspanya - Fas kıyısındaki Ceuta
E
Fransa - Grönland
Açıklama:
Devlet türleri içinde başka bir sınıflandırma ölçütü bağımsızlık kategorisidir. Bu açıdan devletler tam bağımsız ve bağımlı devletler şeklinde ikiye ayrılmaktadır: Tam bağımsız devletler uluslararası hukuk uyarınca üstlendikleri hak ve borçlar dışında başka bir otoriteye tabi olmayan devletlerdir. Bağımlı devletlerde bir hami devlet (protectorate) ve bir de bu devletin vesayeti altındaki tabi devlet veya toprak parçası (suzerain) bulunmaktadır. Günümüzde bağımlılık ilişkisi batılı devletler ile bazı eski kolonileri arasında devam etmektedir, örneğin Fransa ile Fransız Guyanası, İngiltere ile Bermuda, ABD ile Porto Rico arasındaki ilişkiler; Kıbrıs adasındaki İngiliz askeri üs bölgesi ile Akdeniz çıkışındaki Cebelitarık bölgesi hâlen İngiltere egemenliğindedir. Rusya ile Baltık denizi kıyısındaki Transdinyester ve İspanya ile Fas kıyısındaki Ceuta ve Melilla arasındaki ilişkiler de buna benzetilebilir. Bu ilişki türünde genellikle hami devlet savunma ve dış ilişkilerde tek yetkilidir ve bunun karşılığında tabi devleti korumakla yükümlüdür. Ancak uygulamada tabi devletler de hami devletten izin almadan sınırlı birtakım uluslararası ilişkilere (ticari ve teknik antlaşmalar) girmişlerdir. Örneğin ÇinTibet, Danimarka-Grönland, Fransa-Monako, Fransa-Andorra,İtalya-SanMarino, İtalya-Vatikan, İsviçre-Lichtenstein, İngiltere-Channel Islands arasında. Bu durum uluslararası kişilik bakımından sınırlı kişiliğe haiz tabi devletler statüsünün yaratılması sonucunu doğurmuştur Bu statüye göre hami devletin yapmış olduğu kanunlar ve antlaşmalar doğrudan tabi devlet ülkesinde uygulanmamakta veya tabi devlet hami devletin girdiği bir savaşa doğrudan taraf olmuş sayılmamaktadır. Bu konuda ilginç bir başka örnek de Vatikan’dır. 1929 Concordat Antlaşması ile Vatikan Şehri üzerindeki egemenliği İtalya tarafından tanınan Vatikan uluslararası alanda kendi adına diplomatik ilişkilere girmekte ve uluslararası antlaşmalar yapmaktadır.
Soru 97
I. Bir savaş durumunda buna katılmak istemeyen devlete uygulanır. II. Savaşanlar arasında ayrım yapmamayı taahhüt eder. III. Tarafsız devlet savaşanların serbest ticareti ile ilgili getirilen kısıtlamalara uymak zorundadır. IV. 1815’te yapılan bir antlaşma ile bu tür bir statüye kavuşmuştur. Yukarıda belirlenen şartları kabul ederek tarafsız devlet statüsü kazan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İşviçre
C
İspanya
D
Çin
E
ABD
Açıklama:
Devlet türleri arasında bir başka model tarafsız devlet (neutrality) statüsüdür. Tarafsızlık esas olarak uluslararası hukuk tarafından düzenlenmiş bir statü olup bir savaş durumunda buna katılmak istemeyen devlete uygulanır. Tarafsız kalan devlet savaşanlar arasında ayrım yapmamayı (ülkesini ve kaynaklarını kullandırmamayı) taahhüt eder fakat ülkesinde bulunan yabancı özel kişilerin davranışlarını engellemez. Bunun yanında tarafsız devlet savaşanların serbest ticareti ile ilgili getirilen kısıtlamalara (abluka, harp kaçaklarının önlenmesi vb.) uymak zorundadır. Aksi takdirde savaşanların bu kısıtlamalara uyulup uyulmadığını tarafsız devlet gemi ve araçları üzerinde denetleme hakkı vardır. Bu modelin bir başka çeşidi sürekli tarafsızlaştırılmış devlet statüsüdür. Örneğin İsviçre 1815’te yapılan bir antlaşma ile bu tür bir statüye kavuşmuştur. Bu statü bir uluslararası antlaşma ile kurulur. Böylece bir savaş durumunda tarafsızlığa uymak antlaşmanın tarafları açısından bir antlaşma yükümü hâline getirilir. Bu antlaşmada taraflar ayrıca söz konusu ülkenin tarafsızlığına saygı gösterilmesini sağlama garantisi ve ülke bütünlüğüne saygı gösterilmesi yükümünü yüklenirler. Bu suretle sürekli tarafsızlık kollektif garanti altına alınmış olur. Bu statü Kıbrıs için 1960 Antlaşmaları ile sağlanmaya çalışılmış ancak bunun uygulanması mümkün olmamıştır.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi ülke kazanma yöntemlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Devir
B
İşgal
C
Katılma
D
Sınır
E
Fetih
Açıklama:
Uluslararası hukuka göre bir devletin ülkesel egemenliğine tabi olan ülkeler ile sahipsiz ülkeler değişik usullerle kazanılabilir, devredilebilir veya terk edilebilir. Bu açıdan incelenmesi gereken ülke
kazanma yöntemleri devir, işgal, kazandırıcı zamanaşımı, katılma ve fetihtir.
kazanma yöntemleri devir, işgal, kazandırıcı zamanaşımı, katılma ve fetihtir.
Soru 99
Devletlerin bir ülke parçasının kime ait olduğuna ilişkin uyuşmazlıklarda iddialarını güçlendirmek için başvurdukları esaslardan biri olan Tarihi süreklilik ilkesi daha çok hangi uyuşmazlıklarda başvurulan esaslardan biridir?
Seçenekler
A
Sınır uyuşmazlıkları
B
Ülke üzerindeki egemenlik iddiası
C
Ülke bütünlüğü veya siyasi birliğinin ihlal edilmesi
D
Devletin ülkesine daha yakın olduğu
E
Kendi kaderini belirleme hakkı
Açıklama:
Devletlerin bir ülke parçasının kime ait olduğuna ilişkin uyuşmazlıklarda iddialarını güçlendirmek için başvurdukları esaslardan en önemlileri coğrafi yakınlık ilkesi, tarihi süreklilik ilkesi ve kendi kaderini belirleme hakkıdır. Coğrafi yakınlık ilkesi uygulamada iki anlamda kullanılmaktadır. Birincisinde bir ülke üzerindeki egemenlik iddiası oranın devlet ülkesinin coğrafi olarak devamı olduğu vakıasına dayandırılır. İkincisinde ise egemenlik iddiası söz konusu coğrafi alanın devletin ülkesine daha yakın olduğu esasına dayandırılır. Bu ilkeye dayalı hak iddiaları ancak söz konusu bölgeyle ilgili diğer devletlerin herhangi bir egemenlik kullanımı olmamışsa geçerlidir. Bu ilke günümüzde özellikle kuzey ve güney kutup bölgelerine ilişkin hak iddialarında gündeme gelmiştir.
Sektör prensibi denilen bu yaklaşım uyarınca kutup dairesi içinde ülkesi bulunan her devlet kendi ülkelerinin en doğu ve en batı uçlarından geçen ve kutup noktasında birleşen boylamlar arasında kalan bütün alanlar üzerinde hak iddia etmişlerdir. Ancak bu iddialar diğer devletler tarafından kabul görmemiş olup hâli hazırda güney kutbuna ilişkin haklar burada faaliyette bulunan devletler tarafından 1959 Washington antlaşması ile özel bir rejime tabi kılınmıştır. Buna göre bu bölge sadece barışçıl ve bilimsel amaçlarla kullanılmaya açık tutulmuştur.
Tarihi süreklilik ilkesi daha çok sınır uyuşmazlıklarında başvurulan bir esastır. Buna göre sınırların saptanmasında egemenlik değişikliğinden önceki ülke sınırları ve burada yaşayan halkların durumu esas alınmalıdır. Uti possidetis adıyla da anılan bu ilke İspanyol idaresinden kurtulan Latin Amerika devletleri arasında uygulanmıştır.
Bu çerçevede bağımsızlıklarını kazanan devletler eski İspanyol eyalet sınırlarını yeni devlet sınırı olarak kabul etmişlerdir. Bu ilke daha sonra bağımsızlıklarını kazanan Afrika ve Asya devletleri arasında da uygulanmıştır. 1960 tarihli Sömürge Ülke ve Halklarına Bağımsızlık Verilmesine dair Bildiri’de kolonilerin bağımsızlığa kavuşmaları sırasında ortaya çıkacak sınırlarda mevcut sınırların değiştirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Sektör prensibi denilen bu yaklaşım uyarınca kutup dairesi içinde ülkesi bulunan her devlet kendi ülkelerinin en doğu ve en batı uçlarından geçen ve kutup noktasında birleşen boylamlar arasında kalan bütün alanlar üzerinde hak iddia etmişlerdir. Ancak bu iddialar diğer devletler tarafından kabul görmemiş olup hâli hazırda güney kutbuna ilişkin haklar burada faaliyette bulunan devletler tarafından 1959 Washington antlaşması ile özel bir rejime tabi kılınmıştır. Buna göre bu bölge sadece barışçıl ve bilimsel amaçlarla kullanılmaya açık tutulmuştur.
Tarihi süreklilik ilkesi daha çok sınır uyuşmazlıklarında başvurulan bir esastır. Buna göre sınırların saptanmasında egemenlik değişikliğinden önceki ülke sınırları ve burada yaşayan halkların durumu esas alınmalıdır. Uti possidetis adıyla da anılan bu ilke İspanyol idaresinden kurtulan Latin Amerika devletleri arasında uygulanmıştır.
Bu çerçevede bağımsızlıklarını kazanan devletler eski İspanyol eyalet sınırlarını yeni devlet sınırı olarak kabul etmişlerdir. Bu ilke daha sonra bağımsızlıklarını kazanan Afrika ve Asya devletleri arasında da uygulanmıştır. 1960 tarihli Sömürge Ülke ve Halklarına Bağımsızlık Verilmesine dair Bildiri’de kolonilerin bağımsızlığa kavuşmaları sırasında ortaya çıkacak sınırlarda mevcut sınırların değiştirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Soru 100
Bir devletin ortaya çıkması için aranan ikinci unsura sahip olmayan Vatikan'ın sorunu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocuk sahibi olmak yasak olması
B
Finans
C
Doğal Hukuk
D
Feodalite
E
İnsan Hakları İhlali
Açıklama:
Bir devletin ortaya çıkması için aranan ikinci unsur insan topluluğudur. Bunun için nüfusun kalabalık olup olmaması çok önem taşımamakta ancak bu nüfusun devamlılığı şartı aranmaktadır. Bu çerçevede devletlerin eşitliği prensibi gereği bir milyarı aşan nüfusu bulunan Çin ile 28 bin nüfuslu Liectenstein devleti BM Genel Kurulunda aynı kategoride değerlendirilmektedir.
Devamlı nüfus bulunmadığı için Antarktika; evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Devamlı nüfus bulunmadığı için Antarktika; evlenmek ve çocuk sahibi olmak yasak olması nedeniyle Vatikan bir devlet olamamaktadır.
Ünite 5
Soru 1
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması ile kurulmuş olan uluslararası örgüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti
B
Avrupa Birliği
C
Birleşmiş Milletler
D
NATO
E
Dünya Ticaret Örgütü
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması ile kurulmuş olan örgüt Milletler Cemiyeti’dir.
Soru 2
Farklı iki kampa mensup devletlerin güvenlik sorunlarını barışçıl yöntemlerle çözmelerine yönelik bir ortam yaratmaya çalışılmış ve özellikle silahlanma yarışının durdurulmasında oldukça başarılı sonuçlar vermiş uluslararası örgüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
NATO
B
Varşova Paktı
C
Uluslararası Komünikasyon Birliği
D
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
E
Avrupa Konseyi
Açıklama:
1994 yılında bir uluslararası teşkilat hâline gelen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı faklı iki kampa mensup devletlerin güvenlik sorunlarını barışçıl yöntemlerle çözmelerine yönelik bir ortam yaratmaya çalışılmış ve özellikle silahlanma yarışının durdurulmasında oldukça başarılı sonuçlar vermiştir.
Soru 3
1949 yılında kurulmuş olan ve Avrupa’da demokrasi ve insan haklarını devletlerin üstünde bir denetime tabi kılmayı amaçlayan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa Konseyi
B
Avrupa Birliği
C
NATO
D
Milletler Cemiyeti
E
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
Açıklama:
1949 yılında kurulmuş olan ve Avrupa’da demokrasi ve insan haklarını devletlerin
üstünde bir denetime tabi kılmayı amaçlayan teşkilat Avrupa Konseyi'dir.
üstünde bir denetime tabi kılmayı amaçlayan teşkilat Avrupa Konseyi'dir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Birleşmiş Milletler uzmanlık kuruluşlarından biri değildir?
Seçenekler
A
FAO
B
UNICEF
C
WHO
D
ICAO
E
AB
Açıklama:
AB, Birleşmiş Milletler uzmanlık kuruluşlarından biri değildir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi genel amaçlı teşkilatlardan birisidir?
Seçenekler
A
OECD
B
AGİT
C
ILO
D
UNESCO
E
WHO
Açıklama:
AGİT, genel amaçlı teşkilatlardan birisidir.
Soru 6
Avrupa’da bölgesel ekonomik ilişkilerin bir uluslararası yapının kontrolünde sürdürülmesine yönelik ortak kanaatin oluşumuna imkân tanıdığı bir başka teşkilat 1957 Roma Antlaşması ile kurulan uluslararası örgüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa Konseyi
B
Avrupa Ekonomik Topluluğu
C
Milletler Cemiyeti
D
NATO
E
Birleşmiş Milletler
Açıklama:
Avrupa’da bölgesel ekonomik ilişkilerin bir uluslararası yapının kontrolünde sürdürülmesine yönelik ortak kanaatin oluşumuna imkân tanıdığı bir başka teşkilat 1957 Roma Antlaşması ile kurulan uluslararası örgüt Avrupa Ekonomik Topluluğu'dur.
Soru 7
Uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği hangi kararda ilk kez açıklığa kavuşturulmuştur?
Seçenekler
A
BM Adalet Divanı’nın 1949 tarihli “Tazminatlar” kararı
B
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2001 tarihli Bankovic kararı
C
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2007 tarihli Behrami kararı
D
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2011 tarihli Al-Jedda kararı
E
BM Adalet Divanı 1966 yılında verdiği Nükleer Silahların Kullanılmasının Meşruiyeti kararı
Açıklama:
Uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği, BM Adalet Divanı’nın 1949 tarihli “Tazminatlar” kararında ilk kez açıklığa kavuşturulmuştur.
Soru 8
BM Genel Kurulu tarafından teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarla ilgilenen mahkeme hangisidir?
Seçenekler
A
BM İdari Mahkemesi
B
BM Adalet Divanı
C
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
D
Avrupa Birliği Adalet Divanı
E
Uluslararası Ceza Mahkemesi
Açıklama:
BM Genel Kurulu tarafından teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarla ilgilenen mahkeme BM İdari Mahkemesi'dir.
Soru 9
Teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda hangi hakkı kullanmaları mümkündür?
Seçenekler
A
Fonksiyonel himaye
B
Diplomatik himaye
C
Örtülü yetkiler prensibi
D
Antlaşma yapma yetkisi
E
Amaçsallık prensibi
Açıklama:
Teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda “fonksiyonel himaye” hakkı denen bir hakkı kullanmaları mümkündür.
Soru 10
BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam kaç olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi gerekmektedir?
Seçenekler
A
Altı
B
Yedi
C
Sekiz
D
Dokuz
E
On
Açıklama:
BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesidir.
Soru 11
Uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar vermelerinin önüne geçmek amacıyla kurulan ancak kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edilmesinden kaynaklı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamayan ve ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamayan örgütün adı nedir?
Seçenekler
A
Avrupa Birliği
B
Milletler Cemiyeti
C
Avrupa Konseyi
D
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
E
Birleşmiş Milletler Dünya Ticaret Örgütü
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması ile Milletler Cemiyeti kurulmuştur. Bu teşkilatla amaçlanan uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları Cemiyet’in örgüt yapısı içinde ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar vermelerinin önüne geçmek olmuştur. Ancak Cemiyet kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edildiğinden bu yapı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamış ve ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamamıştır.
Soru 12
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler örgütünün asli üye olmasının nedeni nedir?
Seçenekler
A
San Fransisko Konferansına katılması
B
İkinci Dünya Savaşına katılmamış olması
C
Birinci Dünya Savaşından yenik ayrılması
D
Avrupa ülkelerinin tamamının katılmış olması
E
Türkiye'nin jeopolitik konumu
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945 San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile hedefine varmıştır.
San Fransisko Konferansına katılan Türkiye bundan ötürü örgütün asli üyesi sıfatına haizdir.
San Fransisko Konferansına katılan Türkiye bundan ötürü örgütün asli üyesi sıfatına haizdir.
Soru 13
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra Sovyet sisteminden çıkan ülkelerin karşılaştıkları siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları çözmeleri için bunlara hukuki ve teknik destek vermektedir. Aşağıdaki bölgelerden hangisindeki ülkeler bunlardan değildir?
Seçenekler
A
Doğu Avrupa
B
Balkanlar
C
Kafkasya
D
Orta Asya
E
Batı Avrupa
Açıklama:
Bu teşkilat Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra Doğu Avrupa, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’da Sovyet sisteminden çıkan ülkelerin karşılaştıkları siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları çözmeleri için bunlara hukuki ve teknik destek vermektedir.
Soru 14
1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilatın kuruluş zamanındaki adı nedir?
Seçenekler
A
EUREKA
B
BMDTÖ
C
EİT
D
GATT
E
OECD
Açıklama:
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılında GATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır.
Soru 15
Üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabul etmesi hangi örgütün üyelik şartıdır?
Seçenekler
A
Avrupa İnsan Hakları
B
Birleşmiş Milletler
C
COMESA
D
UNESCO
E
OECD
Açıklama:
Kapalı teşkilatlarda üyelik sıkı şartlara bağlanmıştır. Mesela BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi özel amaçlı teşkilatlardan biri değildir?
Seçenekler
A
AGİT
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
OECD
D
ILO
E
UNESCO
Açıklama:
Uluslararası toplumu ilgilendiren belli bir konuda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlar bulunur. Bu teşkilatlar uluslararası ilişkilerin bir düzen gerektirdiği ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösterirler (ör., Dünya Ticaret Örgütü, OECD, ILO, UNESCO, Uluslararası Denizcilik Örgütü, Uluslararası Telekominikasyon Birliği vb.).
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi bugün uluslararası alanda faaliyet gösteren teşkilatların çoğunluğu açısından mevcudiyetinden söz edilebilen yetki ve sorumluluklardan değildir?
Seçenekler
A
Antlaşma yapma yetkisi
B
Uluslararası talepte bulunma yetkisi
C
Uluslararası anlaşmazlık toplantıları düzenleme
D
Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler kullanma
E
Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
Açıklama:
Bugün uluslararası alanda faaliyet gösteren teşkilatların çoğunluğu açısından
şu aşağıda yer alan yetkilerin ve sorumlulukların mevcudiyetinden söz edilebilir:
a) Antlaşma yapma yetkisi
b) Uluslararası talepte bulunma yetkisi
c) Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler kullanma
d) Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
şu aşağıda yer alan yetkilerin ve sorumlulukların mevcudiyetinden söz edilebilir:
a) Antlaşma yapma yetkisi
b) Uluslararası talepte bulunma yetkisi
c) Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler kullanma
d) Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
Soru 18
BM Şartı teşkilatının üye devletlerle genel merkez antlaşmaları, bir takım askeri antlaşmalar ve diğer teşkilatlarla iş birliği antlaşmaları yaptığının görülmesi hangi yetkinin kanıtıdır?
Seçenekler
A
Uluslararası talepte bulunma yetkisi
B
Antlaşma yapma yetkisi
C
Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler kullanma
D
Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
E
Uluslararası anlaşmazlıklar
Açıklama:
Her ne kadar bir teşkilatın kurucu antlaşmasında açıkça teşkilata tanınmış bir antlaşma yapma yetkisi bulunmasa da bu yetkinin kurucu antlaşmayı yorumlamaya yetkili organ tarafından kurucu antlaşmanın bir bütün olarak yorumundan hareketle “örtülü yetkiler” prensibi doğrultusunda kabul edilmesi mümkündür. Mesela BM Şartı bu konuda bir hüküm taşımasa da bu teşkilatın üye devletlerle genel merkez antlaşmaları, bir takım askeri antlaşmalar (barışı sağlama ve koruma gücü antlaşmaları vb.) ve diğer
teşkilatlarla iş birliği antlaşmaları yaptığı görülmektedir.
teşkilatlarla iş birliği antlaşmaları yaptığı görülmektedir.
Soru 19
"Teşkilatın üye devletlerin her birinin ülkesinde amaçlarını yerine getirebilmesi için gereken imtiyaz ve muafiyetlere haiz olacağını ve yine teşkilatta görevlendirilmiş
üye devlet temsilcilerinin ve teşkilat memurlarının görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir."
Yukarıda yer alan ifade aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
üye devlet temsilcilerinin ve teşkilat memurlarının görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir."
Yukarıda yer alan ifade aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
OECD
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
Avrupa Hakları Bildirgesi
D
BM Şartı
E
Avrupa Konseyi
Açıklama:
BM Şartı’nın 105. maddesi teşkilatın üye devletlerin her birinin ülkesinde amaçlarını yerine getirebilmesi için gereken imtiyaz ve muafiyetlere haiz olacağını ve yine teşkilatta görevlendirilmiş üye devlet temsilcilerinin ve teşkilat memurlarının
görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir.
görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir.
Soru 20
Türkiye hangi dönemde BM Güvenlik Konseyinin geçici üyesi olmuştur?
Seçenekler
A
2005-2006
B
2006-2007
C
2007-2008
D
2008-2009
E
2009-2010
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi: Türkiye 2009-2010 döneminde geçici üyesi olmuştur.
Soru 21
Milletler Cemiyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Cemiyet kararlarının bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edilmiştir.
B
1919 Versay Antlaşması ile kurulmuştur.
C
Bu teşkilat ile amacı uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunlarda devletlerin tek başlarına karar vermelerinin önüne geçmektir.
D
Milletler Cemiyetinin yapısı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamıştır.
E
1945 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Şartı imzalanmıştır.
Açıklama:
Bu arayışın ilk meyvesi Birinci
Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması
ile kurulmuş olan Milletler Cemiyeti’dir. Bu teşkilatla amaçlanan uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları Cemiyet’in örgüt yapısı içinde
ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar
vermelerinin önüne geçmek olmuştur. Ancak Cemiyet kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edildiğinden bu yapı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamış ve
ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek
bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945
San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler
aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı
ile hedefine varmıştır.
Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması
ile kurulmuş olan Milletler Cemiyeti’dir. Bu teşkilatla amaçlanan uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları Cemiyet’in örgüt yapısı içinde
ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar
vermelerinin önüne geçmek olmuştur. Ancak Cemiyet kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edildiğinden bu yapı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamış ve
ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek
bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945
San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler
aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı
ile hedefine varmıştır.
Soru 22
Birleşmiş Milletler Şartı kaç yılında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1932
C
1940
D
1944
E
1952
Açıklama:
Bu arayışın ilk meyvesi Birinci
Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması
ile kurulmuş olan Milletler Cemiyeti’dir. Bu teşkilatla amaçlanan uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları Cemiyet’in örgüt yapısı içinde
ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar
vermelerinin önüne geçmek olmuştur. Ancak Cemiyet kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edildiğinden bu yapı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamış ve
ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek
bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945
San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler
aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı
ile hedefine varmıştır.
Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması
ile kurulmuş olan Milletler Cemiyeti’dir. Bu teşkilatla amaçlanan uluslararası barış ve güvenliği ilgilendiren sorunları Cemiyet’in örgüt yapısı içinde
ele almak suretiyle devletlerin tek başlarına karar
vermelerinin önüne geçmek olmuştur. Ancak Cemiyet kararlarının yalnızca tavsiye niteliğinde olduğu kabul edildiğinden bu yapı devletler arasındaki ilişkilerde alınan kararlarda etkin olamamış ve
ikinci büyük savaşın yaşanmasına engel olamamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek
bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945
San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler
aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı
ile hedefine varmıştır.
Soru 23
I. Avrupa Konseyi 1949 yılında kurulmuştur. II. Konsey Avrupa’da demokrasi ve insan haklarını devletlerin üstünde bir denetime tabi kılmayı amaçlamaktadır. III.Türkiye Avrupa konseyi’ne kuruluşundan beri üyedir. IV. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 1962 yılında kurulmuştur. İfadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I,II ve III.
B
I,II,III ve IV.
C
II,III ve IV.
D
I,II ve IV.
E
Yalnız II.
Açıklama:
Bu teşkilat özellikle kendi bünyesi içinde 1950
yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen
1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların
insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir. Bu mahkemeye başvuru hakkı her akit devlete
ve Sözleşmenin ihlali dolayısıyla mağdur olduğunu
düşünen her kişiye açık tutulmuştur.
yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen
1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların
insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir. Bu mahkemeye başvuru hakkı her akit devlete
ve Sözleşmenin ihlali dolayısıyla mağdur olduğunu
düşünen her kişiye açık tutulmuştur.
Soru 24
I. Sözleşmeye üye devletler
II. Mağdur üye devlet vatandaşları
III. Mağdur üye devlet tüzel kişileri
IV. Üye devletin kontrolünde bulunan yerlerde yaşayan mağdur herkes
Yukarıdaki gruplardan hangilerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru hakkı vardır?
II. Mağdur üye devlet vatandaşları
III. Mağdur üye devlet tüzel kişileri
IV. Üye devletin kontrolünde bulunan yerlerde yaşayan mağdur herkes
Yukarıdaki gruplardan hangilerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru hakkı vardır?
Seçenekler
A
I,II,III ve IV.
B
I,II, ve IV.
C
I,II ve III.
D
II ve IV.
E
I ve III.
Açıklama:
Bu teşkilat özellikle kendi bünyesi içinde 1950
yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen
1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların
insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir. Bu mahkemeye başvuru hakkı her akit devlete
ve Sözleşmenin ihlali dolayısıyla mağdur olduğunu
düşünen her kişiye açık tutulmuştur.
yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen
1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların
insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir. Bu mahkemeye başvuru hakkı her akit devlete
ve Sözleşmenin ihlali dolayısıyla mağdur olduğunu
düşünen her kişiye açık tutulmuştur.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi genel amaçlı teşkilatlardandır?
Seçenekler
A
Avrupa Konseyi
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
OECD
D
ILO
E
UNESCO
Açıklama:
Bu tür teşkilatlara örnek
olarak barış ve güvenlik, demokrasi, insan hakları,
ekonomik kalkınma gibi konularda faaliyet gösteren
BM, Avrupa Konseyi ve AGİT gösterilebilir.
Buna karşı yine uluslararası toplumu ilgilendiren
belli bir konuda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlar bulunur. Bu teşkilatlar uluslararası ilişkilerin bir
düzen gerektirdiği ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösterirler (ör., Dünya Ticaret Örgütü,
OECD, ILO, UNESCO, Uluslararası Denizcilik
Örgütü, Uluslararası Telekominikasyon Birliği vb.).
olarak barış ve güvenlik, demokrasi, insan hakları,
ekonomik kalkınma gibi konularda faaliyet gösteren
BM, Avrupa Konseyi ve AGİT gösterilebilir.
Buna karşı yine uluslararası toplumu ilgilendiren
belli bir konuda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlar bulunur. Bu teşkilatlar uluslararası ilişkilerin bir
düzen gerektirdiği ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösterirler (ör., Dünya Ticaret Örgütü,
OECD, ILO, UNESCO, Uluslararası Denizcilik
Örgütü, Uluslararası Telekominikasyon Birliği vb.).
Soru 26
I. Dünya Ticaret Örgütü
II. AGİT
III. BM
IV. Uluslararası Telekominikasyon Birliği
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri genel amaçlı teşkilatlar arasındadır?
II. AGİT
III. BM
IV. Uluslararası Telekominikasyon Birliği
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri genel amaçlı teşkilatlar arasındadır?
Seçenekler
A
II ve III.
B
I,II ve III.
C
I,III ve IV.
D
I ve IV.
E
Yalnız III.
Açıklama:
Bu açıdan bazı teşkilatlar uluslararası toplumu ilgilendiren pek çok konuda faaliyet göstermekte olduklarından genel amaçlı
teşkilat olarak adlandırılırlar. Bu tür teşkilatlara örnek
olarak barış ve güvenlik, demokrasi, insan hakları,
ekonomik kalkınma gibi konularda faaliyet gösteren
BM, Avrupa Konseyi ve AGİT gösterilebilir.
Buna karşı yine uluslararası toplumu ilgilendiren
belli bir konuda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlar bulunur. Bu teşkilatlar uluslararası ilişkilerin bir
düzen gerektirdiği ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösterirler (ör., Dünya Ticaret Örgütü,
OECD, ILO, UNESCO, Uluslararası Denizcilik
Örgütü, Uluslararası Telekominikasyon Birliği vb.).
teşkilat olarak adlandırılırlar. Bu tür teşkilatlara örnek
olarak barış ve güvenlik, demokrasi, insan hakları,
ekonomik kalkınma gibi konularda faaliyet gösteren
BM, Avrupa Konseyi ve AGİT gösterilebilir.
Buna karşı yine uluslararası toplumu ilgilendiren
belli bir konuda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlar bulunur. Bu teşkilatlar uluslararası ilişkilerin bir
düzen gerektirdiği ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösterirler (ör., Dünya Ticaret Örgütü,
OECD, ILO, UNESCO, Uluslararası Denizcilik
Örgütü, Uluslararası Telekominikasyon Birliği vb.).
Soru 27
BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi
üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam kaç olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi gerekir?
üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam kaç olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi gerekir?
Seçenekler
A
9
B
5
C
4
D
3
E
12
Açıklama:
Mesela BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi
üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz
olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi gerekir.
üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz
olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi gerekir.
Soru 28
I.FAO II.IMF III.ICAO Yukarıdaki teşkilatların hangisinde veya hangilerinde hukuki sorunların çözümlenmesi için bir uluslararası mahkemeye veya tahkime başvurma hakkı tanımıştır?
Seçenekler
A
I ve III
B
Yalnız II
C
Yalnız I
D
I ve II
E
I,II ve III.
Açıklama:
Ancak IMF gibi bazı teşkilatlarda
teşkilatın karar alma organı bu tür hukuka aykırılık
iddialarını denetleme amacıyla bağımsız bir panel
oluşturma yoluna giderken ICAO ve FAO gibi diğer bazıları ise hukuki sorunların çözümlenmesi için
bir uluslararası mahkemeye veya tahkime başvurma
hakkı tanımıştır
teşkilatın karar alma organı bu tür hukuka aykırılık
iddialarını denetleme amacıyla bağımsız bir panel
oluşturma yoluna giderken ICAO ve FAO gibi diğer bazıları ise hukuki sorunların çözümlenmesi için
bir uluslararası mahkemeye veya tahkime başvurma
hakkı tanımıştır
Soru 29
Her ne kadar bir teşkilatın kurucu antlaşmasında açıkça teşkilata tanınmış bir antlaşma yapma yetkisi bulunmasa da bu yetkinin kurucu antlaşmayı yorumlamaya yetkili organ tarafından kurucu antlaşmanın bir bütün olarak yorumundan hareketle hangi prensip doğrultusunda kabul edilmesi mümkündür?
Seçenekler
A
Örtülü yetkiler prensibi
B
Özellik prensibi
C
Bağımsızlık prensibi
D
Amaçsallık prensibi
E
İhtiyatlılık prensibi
Açıklama:
Her ne kadar bir teşkilatın kurucu antlaşmasında
açıkça teşkilata tanınmış bir antlaşma yapma yetkisi
bulunmasa da bu yetkinin kurucu antlaşmayı yorumlamaya yetkili organ tarafından kurucu antlaşmanın
bir bütün olarak yorumundan hareketle “örtülü yetkiler” prensibi doğrultusunda kabul edilmesi mümkündür
açıkça teşkilata tanınmış bir antlaşma yapma yetkisi
bulunmasa da bu yetkinin kurucu antlaşmayı yorumlamaya yetkili organ tarafından kurucu antlaşmanın
bir bütün olarak yorumundan hareketle “örtülü yetkiler” prensibi doğrultusunda kabul edilmesi mümkündür
Soru 30
BM uzmanlık kuruluşlarında çalışanların davalarına hangi mahkeme bakmaktadır?
Seçenekler
A
ILO İdari Mahkemesi
B
BM Uzmanlık Mahkemesi
C
Adalet Divanı
D
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
E
Uluslararası Ceza Mahkemesi
Açıklama:
BM uzmanlık kuruluşlarında çalışanların davalarına ILO İdari Mahkemesi bakmaktadır
Soru 31
Milletler Cemiyeti ile başlayan ve Birleşmiş Milletler adıyla devam eden uluslararası teşkilata Türkiye hangi yılda üye olmuştur?
Seçenekler
A
1923
B
1932
C
1938
D
1945
E
1946
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 Versay Antlaşması ile kurulmuş olan Milletler Cemiyeti kurulmuş, 1945 San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile hedefine varmıştır. Türkiye bu örgüte 1932 yılında üye olmuştur ancak ABD üye olmaktan kaçınmıştır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 32
BM çatısı altında kurulması planlanmış olan ortak askeri güç yerine NATO ve Varşova Paktı'nın farklı teşkilat yoluna gitmeleri sonucu bu kamplaşmayı aşmak için, 1975 yılında ortaya çıkan ve 1994 yılında uluslararası hale gelen teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
Avrupa Konseyi
C
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
D
ILO
E
Uluslararası Para Fonu
Açıklama:
Bu kamplaşmayı aşmak üzere 1975 yılında başlayan düzenli aralıklarla toplanan uluslararası konferanslar şeklinde ortaya çıkan ve 1994 yılında bir uluslararası teşkilat hâline gelen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı faklı iki kampa mensup devletlerin güvenlik sorunlarını barışçıl yöntemlerle çözmelerine yönelik bir ortam yaratmaya çalışılmış ve özellikle silahlanma yarışının durdurulmasında oldukça başarılı sonuçlar vermiştir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 33
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hale getirecek düzenlemeler amacıyla kurulan GATT, 1995 yılında aldığı hangi isim ile tanınan uluslararası teşkilattır?
Seçenekler
A
Uluslararası Para Fonu
B
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
C
Avrupa Ekonomik Topluluğu
D
Avrupa Konseyi
E
Dünya Ticaret Örgütü
Açıklama:
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılında GATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 34
I. UNICEF
II. NATO
III. IMO
IV. ILO
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Birleşmiş Milletlerin çatısı altındadır?
II. NATO
III. IMO
IV. ILO
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Birleşmiş Milletlerin çatısı altındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
I ve IV
D
I-III ve IV
E
II-III ve IV
Açıklama:
FAO,UNICEF,WHO, UNEP, UNESCO, IMO, ICAO, ILO gibi teşkilatlar Birleşmiş Milletler Çatısı altında yer almaktadır. NATO buna dahil değildir. Doğru cevap I-III ve IV'tür.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 35
Avrupa Birliği (AB) adı verilen yapılanmayı sağlayan Avrupa Ekonomik Topluluğu hangi antlaşma ile kurulmuştur?
Seçenekler
A
Versay Antlaşması
B
Varşova Paktı
C
Roma Antlaşması
D
Viyana Konvansiyonu
E
Londra Antlaşması
Açıklama:
1957 Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu 1992 yılında Avrupa Birliği (AB) adını verdikleri yeni bir yapılanmayla dış işleri politikaları ile göç, uyuşturucu ve terör gibi uluslararası adli konularda iş birliği yapmaya yönelmiştir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 36
Avrupa Birliği (AB) ortak para kullanmaya hangi yılda başlamıştır?
Seçenekler
A
1989
B
1990
C
1992
D
1999
E
2002
Açıklama:
1992 yılında Avrupa Birliği (AB) adını verdikleri yeni bir yapılanmayla dış işleri politikaları ile göç, uyuşturucu ve terör gibi uluslararası adli konularda iş birliği yapmaya ve 1999 yılında ortak para kullanmaya yöneltmiştir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 37
Teşkilatlar arası ayrım yapıldığında, aşağıdakilerden hangisi özel amaçlı teşkilatlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
ILO
C
UNESCO
D
AGİT
E
OECD
Açıklama:
Dünya Ticaret Örgütü, OECD, ILO, UNESCO gibi teşkilatlar ekonomik, sosyal ve teknik alanlarda faaliyet gösteren özel amaçlı teşkilatlardan sayılabilir iken AGİT genel amaçlı teşkilatlar arasında sayılır.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 38
BM Şartının kurucu antlaşmasında açıkça tanınmış bir antlaşma yetkisi bulunmasa da teşkilatın üye devletlerle genel merkez ve askeri antlaşmalar yapması hangi prensip ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
İhtiyatlılık prensibi
B
Örtülü yetkiler prensibi
C
Bağımsızlık prensibi
D
Amaçsallık prensibi
E
Üstünlük prensibi
Açıklama:
BM Şartı bu konuda bir hüküm taşımasa da bu teşkilatın üye devletlerle genel merkez antlaşmaları, bir takım askeri antlaşmalar (barışı sağlama ve koruma gücü antlaşmaları vb.) ve diğer teşkilatlarla iş birliği antlaşmaları yaptığı görülmektedir. Bu durum “örtülü yetkiler” prensibi doğrultusunda kabul edilebilirdir.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 39
BM Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış ve güvenliği bozan A devletine karşı uyguladığı operasyondan B devleti etkilenmiş ve zarar görmüşse, mevcut zarar aşağıdakilerden hangisi tarafından karşılanır?
Seçenekler
A
BM bünyesinde tazminat komisyonu
B
Barış ve güvenliği bozan A devleti
C
A devleti ile birlikte BM Konseyinin kendisi
D
AB Adalet Divanı
E
Karşılanmaz
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliği bozan bir devlete karşı aldığı ambargo ve operasyon kararından olumsuz şekilde etkilenen üçüncü kişi ve devletlerin bu zararlarını telafi etmek üzere BM bünyesinde faaliyet gösterecek bir tazminat komisyonu kurulması da mümkündür. Ancak bu durumda sorumluluk barışı bozan devlete ait sayıldığından ödenen tazminatlar bu devletten tahsil edilmektedir.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 40
BM Genel Kurulu tarafından teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkabilecek uyuşmazlıklara BM İdari Mahkemesinin yanında hangi teşkilatın İdari Mahkemesi bakmaktadır?
Seçenekler
A
ILO
B
IMO
C
FAO
D
ICAO
E
UNDP
Açıklama:
BM Genel Kurulu tarafından teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarla ilgilenen bir BM İdari Mahkemesi kurulmuştur. Yine BM uzmanlık kuruluşlarında çalışanların davalarına ILO İdari Mahkemesi bakmaktadır.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 41
Milletler Cemiyetinin kurulmasını sağlayan antlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Versay antlaşması
B
Cenevre Antlaşması
C
Paris antlaşması
D
La Haye Antlaşması
E
San Fransisko
Açıklama:
Milletler Cemiyetinin kurulmasını sağlayan antlaşma 1919 Versay antlaşmasıdır
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi BM çatısı altında kurulan bölgesel güvenlik teşkilatından biridir?
Seçenekler
A
Nato
B
Unesco
C
Unicef
D
Imo
E
Ilo
Açıklama:
BM çatısı altında kurulan bölgesel güvenlik teşkilatından biri Nato'dur
Soru 43
Aşağıdaki teşkilatlardan hangisi BM çatısı altında faaliyet göstermez?
Seçenekler
A
Fao
B
Who
C
Imo
D
Icao
E
Agit
Açıklama:
Agit (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) BM çatısı altında değildir
Soru 44
BM Güvenlik konseyinin kaç daimi üyesi vardır?
Seçenekler
A
On
B
Beş
C
Yedi
D
On beş
E
Yirmi
Açıklama:
BM güvenlik konseyinin daimi üye sayısı beştir.
Soru 45
BM Güvenlik konseyinin toplam üye sayısı kaçtır?
Seçenekler
A
Beş
B
On
C
On beş
D
Yedi
E
Yirmi
Açıklama:
BM güvenlik konseyinin toplam üyesi on beştir
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi BM örgütlenmesine ait değildir?
Seçenekler
A
Güvenlik konseyi
B
Genel Sekreterlik
C
Ekonomik konsey
D
Sağlık Konseyi
E
Uluslararası Mahkemesi
Açıklama:
Sağlık konseyi BM örgütlenmesine ait değildir
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi bölgesel bir teşkilat değildir?
Seçenekler
A
Nafta
B
Mercosur
C
Comesa
D
Asean
E
Oecd
Açıklama:
Oecd bölgesel bir teşkilat değildir
Soru 48
Türkiye BM Güvenlik konseyine hangi dönemde geçici üye olmuştur?
Seçenekler
A
2008-2009
B
2009-2010
C
2006-2007
D
1999-2000
E
2012-2013
Açıklama:
Türkiye BM Güvenlik konseyine 2009-2010 döneminde geçici üye olmuştur.
Soru 49
BM çatısı altında teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslarası Adalet Divanı
B
BM İdari Mahkemesi
C
Adalet konseyi
D
AB Adalet Divanı
E
Ulusal mahkeme
Açıklama:
BM çatısı altında teşkilat ile teşkilat görevlileri arasında çıkan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme BM İdari Mahkemesidir
Soru 50
Türkiye Milletler Cemiyetine kaç yılında üye olmuştur?
Seçenekler
A
1950
B
1939
C
1932
D
1949
E
2002
Açıklama:
Türkiye Milletler Cemiyetine 1932 yılında üye olmuştur
Soru 51
Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak amacıyla Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan örgütün adı nedir?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti
B
Birleşmiş Milletler
C
Uluslararası Telekominikasyon Birliği
D
Evrensel Posta Birliği
E
UNESCO
Açıklama:
Soruda Birinci Dünya Savaşından sonra barış ve güvenliği sağlamak amacıyla kurulan teşkilatın adı sorulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 52
Birleşmiş Milletler hangi konferansla kurulmuştur?
Seçenekler
A
Yalta
B
Moskova
C
Washington
D
Kahire
E
San Fransisko
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşından sonra uluslararası ilişkilerin başka savaşlara kurban edilmesini önleyecek bir sisteme oturtulması konusunda devletler arasında bir ortak görüş oluşmuş ve bu amaçla 1945 San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile hedefine varmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 53
Seçeneklerde verilen ülkelerden hangisinin Birleşmiş Milletlerde veto yetkisi bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Mısır
B
İtalya
C
Japonya
D
Çin
E
İsveç
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi veto yetkisine sahip. Bir karar tasarının Konsey'den geçmesi için ise 15 üye ülkeden en az 9'unun "Evet" oyu kullanması ve hiçbir daimi üyenin veto yetkisini kullanmaması gerekir. BM konseyinin 15 daimi ve geçici üyesi şunlardır : Amerika, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa daimi üyeler. Geçici üyeler ise Bolivya, Mısır, Etiyopya, İtalya, Japonya, Kazakistan, Senegal, İsveç, Ukrayna ve Uruguaydır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 54
Seçeneklerde verilen örgütlerden hangisi askeri amaçlı kurulmuştur?
Seçenekler
A
GATT
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
IMF
D
Dünya Bankası
E
NATO
Açıklama:
NATO ve Varşova Paktı askeri amaçlarla kurulmuştur. Diğer seçenekler ticari ve ekonomik amaçlarla kurulmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 55
Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan çalışma hak ve koşulları gibi konuları düzenleyen örgütün adı nedir?
Seçenekler
A
IOM
B
ILO
C
UNICEF
D
DSÖ
E
UNWOMEN
Açıklama:
Uluslararası Göç Örgütü:IOM
Uluslararası Çalışma Örgütü:ILO
Çocuklara Yardım Fonu:UNICEF
Dünya Sağlık Örgütü:DSÖ
Kadın Birimi:UNWOMEN
Uluslararası Çalışma Örgütü:ILO
Çocuklara Yardım Fonu:UNICEF
Dünya Sağlık Örgütü:DSÖ
Kadın Birimi:UNWOMEN
Soru 56
Seçeneklerde verilenlerden hangisi uluslararası teşkilatların görev tanımı ya da taşıması gereken özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Belirli kişilerin amaçları doğrultusunda çalışır
B
Geçici süreli oluşturulurlar
C
Uluslararası antlaşmalara bağlı değillerdir
D
Uluslararası hukuki kişilikleri yoktur
E
Amaçlarını yerine getirebilmek için birtakım organlar oluştururlar
Açıklama:
Uluslararası teşkilatlar “devletlerin hukuka uygun amaçlarını yerine getirmek üzere daimi olarak bir araya gelerek oluşturdukları, bu amaçları gerçekleştirmek için bir takım organlarla donattıkları, hukuki yetki ve sorumluluklar bakımından teşkilat ve üyeleri arasında bir ayrım bulunan ve bir uluslararası antlaşma ile kurulmuş olan uluslararası hukuk kişileridir.” Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 57
Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi bir ülkeye uluslararası güvenliği tehdit ettiği için karşı ambargo kararı uygulamaya başlamıştır. Bunun sonucunda başka bir ülke zarar görmüş,ticari açıdan kayıpları olmuştur.
Yukarıda anlatılan durumda nasıl bir çözüm yolu izlenir?
Yukarıda anlatılan durumda nasıl bir çözüm yolu izlenir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi ambargo kararını derhal kaldırmalıdır
B
Ticari zararı olan ülkenin kaybını Güvenlik Konseyi karşılamalıdır
C
Ticari kaybı olan ülke yönetim sistemini değiştirmelidir
D
Ambargo uygulanan ülke zararı tazmin etmelidir
E
Sorunun çözümü zamana bırakılmalı ve bir şey yapılmamalıdır
Açıklama:
Güvenlik Konseyinin uluslararası barış ve güvenliği bozan bir devlete karşı aldığı ambargo ve operasyon kararından olumsuz şekilde etkilenen üçüncü kişi ve devletlerin bu zararlarını telafi etmek üzere BM bünyesinde faaliyet gösterecek bir tazminat komisyonu kurulması da mümkündür. Ancak bu durumda sorumluluk barışı bozan devlete ait sayıldığından ödenen tazminatlar bu devletten tahsil edilmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 58
Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin hangi yıllar arasında geçici üyesi olmuştur?
Seçenekler
A
2006-2007
B
2007-2008
C
2008-2009
D
2009-2010
E
2010-2011
Açıklama:
Türkiye 2009-2010 döneminde BM Güvenlik Konseyinin geçici üyesi olmuştur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 59
UNMIK hangi olay sırasında kurulmuştur?
Seçenekler
A
Körfez Savaşı
B
Süveyş Kanalı Projesi
C
Mısır-İsrail Savaşları
D
Kosova Krizi
E
Balkan Savaşları
Açıklama:
Yugoslavya Federasyonu döneminde Kosova, Sırbistan Federal Cumhuriyeti içerisindeki bir bölgeydi. 1974'de Yugoslavya Anayasası, Kosova'ya özerklik tanıdı. Fakat, 1989 yılında dönemin Sırp asıllı milliyetçi Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç, özerkliği geri aldı. 1991’de Yugoslavya’nın dağılmasının ardından; önce Hırvatistan, sonrasında Bosna’da başlayan kanlı savaş (1992-1995), daha sonra Kosova’ya sıçradı. 1998 yılında Sırp polisi ile Kosova Özgürlük Ordusu arasında çatışmalar başladı. Miloseviç’in ordusu bu dönemde Arnavut halkın köylerini bastı, sivilleri öldürdü. 24 Mart 1999 tarihinde, 78 gün süren NATO müdahalesiyle Kosova, UNMİK (Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetimi)’in idaresine geçmiş ve NATO dahilinde 88 yıl sonra Türk askeri bu bölgeye tekrar ayak basmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 60
Ülkeler arasında yapılan operasyonlar sırasında meydana gelen zararların tazmin edilmesi konusu çeşitli antlaşmalara bağlanmıştır.
Yukarıda verilen durum uluslararası teşkilatlar hakkında nasıl bir yorum yapmamızı sağlar?
Yukarıda verilen durum uluslararası teşkilatlar hakkında nasıl bir yorum yapmamızı sağlar?
Seçenekler
A
Teşkilatların uluslararası görev ve sorumlulukları olduğunu
B
Teşkilatların misyon ve imtiyaz kullanma durumları olduğunu
C
Teşkilatların uluslararası alanda çeşitli talepleri olabileceğini
D
Teşkilatların her durumda antlaşma yapma zorunluluğu olduğunu
E
Teşkilatların bazı muafiyet durumları olduğunu
Açıklama:
Ülkeler arasında yapılan operasyonlar sırasında meydana gelen zararların tazmin edilmesi konusunun çeşitli antlaşmalara bağlanmış olması teşkilatların uluslararası alanda sorumlulukları olduğunu gösterir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda uluslararası barış ve güvenliği sağlamak
amacıyla düzenlenmiştir?
amacıyla düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Ren Komisyonu
B
La Haye Konferansları
C
Uluslararası Telekominikasyon Birliği ve Evrensel Posta Birliği
D
Milletler Cemiyeti
E
San Fransisko Konferansı
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
19. yüzyılda uluslararası barış ve güvenliği sağlamak amacıyla devletlerin 1815 Viyana ve 1899-1907 La Haye Konferansları gibi bu konuyla ilgili sorunları ele aldıkları ve çözüme yönelik anlaşmalar yaptıkları hükümetlerarası konferans yöntemine başvurdukları da görülmektedir.
19. yüzyılda uluslararası barış ve güvenliği sağlamak amacıyla devletlerin 1815 Viyana ve 1899-1907 La Haye Konferansları gibi bu konuyla ilgili sorunları ele aldıkları ve çözüme yönelik anlaşmalar yaptıkları hükümetlerarası konferans yöntemine başvurdukları da görülmektedir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan uluslararası ekonomik ilişkileri düzenlemek için oluşturulan bir teşkilattır?
Seçenekler
A
Varşova Paktı
B
NATO
C
Dünya Ticaret Örgütü
D
UNESCO
E
UNICEF
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılında GATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır.
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılında GATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi Afrika ve Asya kıtalarında da demokrasi, insan hakları ve ekonomik entegrasyonu ilerletmeye yönelik kurulan bölgesel teşkilatlardan biri değildir?
Seçenekler
A
MERCOSUR
B
NAFTA
C
ASEAN
D
Avrupa Konseyi
E
COMESA
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
Avrupa çapındaki bu yapılanmaların başarısı dünyanın geri kalanı içinde bir örnek teşkil etmiş ve Amerika, Afrika ve Asya kıtalarında da demokrasi, insan hakları ve ekonomik entegrasyonu ilerletmeye yönelik bölgesel teşkilatlar kurulmuştur. Örnek olarak Organization of American States, African Union, NAFTA, MERCOSUR, COMESA, CISFTA, ASEAN vd. verebiliriz.
Avrupa çapındaki bu yapılanmaların başarısı dünyanın geri kalanı içinde bir örnek teşkil etmiş ve Amerika, Afrika ve Asya kıtalarında da demokrasi, insan hakları ve ekonomik entegrasyonu ilerletmeye yönelik bölgesel teşkilatlar kurulmuştur. Örnek olarak Organization of American States, African Union, NAFTA, MERCOSUR, COMESA, CISFTA, ASEAN vd. verebiliriz.
Soru 64
"Teşkilatların uluslararası mahkemeler önünde hak arama yetkisi."Devletlerin sahip olduğu aşağıdaki yetkilerden hangisi verilen bilgiyle doğrudan bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Antlaşma yapma yetkisi
B
Uluslarası talepte bulunma yetkisi
C
Misyon gönderme yetkisi
D
Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
E
İmtiyaz ve muafiyetler kullanma yetkisi
Açıklama:
ULUSLARARASI TEŞKİLATLARLA İLGİLİ HUKUKİ SORUNLAR
Uluslararası talepte bulunma yetkisi BM Adalet Divanı 1949 tarihli “Tazminatlar”
kararında BM’in talepte bulunma yetkisini bunun teşkilatın amaç ve fonksiyonlarını etkin bir şekilde yerine getirmesi için zorunlu olduğu gerekçesine dayandırmıştır. Buradan hareketle diğer teşkilatlar bakımından da uluslararası talepte bulunma yetkisinin kurucu antlaşmanın yorumlanması suretiyle ortaya koyulabileceği söylenebilir. Bu yetki ile bağlantılı bir başka durum teşkilatların uluslararası mahkemeler önünde hak arama yetkisidir.
Uluslararası talepte bulunma yetkisi BM Adalet Divanı 1949 tarihli “Tazminatlar”
kararında BM’in talepte bulunma yetkisini bunun teşkilatın amaç ve fonksiyonlarını etkin bir şekilde yerine getirmesi için zorunlu olduğu gerekçesine dayandırmıştır. Buradan hareketle diğer teşkilatlar bakımından da uluslararası talepte bulunma yetkisinin kurucu antlaşmanın yorumlanması suretiyle ortaya koyulabileceği söylenebilir. Bu yetki ile bağlantılı bir başka durum teşkilatların uluslararası mahkemeler önünde hak arama yetkisidir.
Soru 65
Türkiye 2009- 2010 döneminde aşağıdakilerden hangisinin geçici üyesi olmuştur?
Seçenekler
A
NATO
B
BM Güvenlik Konseyi
C
Avrupa Konseyi
D
IMF
E
Birleşmiş Milletler Şartı
Açıklama:
ULUSLARARASI TEŞKİLATLARLA İLGİLİ HUKUKİ SORUNLAR
BM Güvenlik Konseyi: Türkiye 2009- 2010 döneminde geçici üyesi olmuştur.
BM Güvenlik Konseyi: Türkiye 2009- 2010 döneminde geçici üyesi olmuştur.
Soru 66
I.Uluslararası teşkilatı kuran antlaşma üye devletlerin iç hukuklarını düzenlemeye yönelik hükümler taşır.
II.Teşkilat kurucu antlaşmasının buna taraf olmayan devletler açısından bir hak ve borç sonucu doğurmaz.
III.Teşkilatın kendi iç işleyişi ve çalışanları hakkında aldığı kararlar da üye devletlere karşı ileri sürülebilir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası teşkilatların izlediği hukuki yollarla ilgili doğrudur?
II.Teşkilat kurucu antlaşmasının buna taraf olmayan devletler açısından bir hak ve borç sonucu doğurmaz.
III.Teşkilatın kendi iç işleyişi ve çalışanları hakkında aldığı kararlar da üye devletlere karşı ileri sürülebilir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası teşkilatların izlediği hukuki yollarla ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Uluslararası Teşkilatların Üye Olan ve Olmayan Devletler ve Özel Hukuk Kişileri ile İlişkilerine Uygulanacak Hukuk
Genellikle bir uluslararası teşkilatı kuran antlaşma üye devletlerin iç hukuklarını düzenlemeye yönelik hükümler taşımaz.
Genellikle bir uluslararası teşkilatı kuran antlaşma üye devletlerin iç hukuklarını düzenlemeye yönelik hükümler taşımaz.
Soru 67
Türkiye aşağıdakilerden hangisine kuruluşundan beri üyedir?
Seçenekler
A
Avrupa Konseyi
B
NAFTA
C
UNESCO
D
Dünya Sağlık Örgütü
E
IMF
Açıklama:
ULUSLARARASI TEŞKİLATLARIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE HUKUK KİŞİLİĞİ
Türkiye Avrupa konseyi’ne kuruluşundan beri üyedir.
Türkiye Avrupa konseyi’ne kuruluşundan beri üyedir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyılda yaşanan gelişmelere aittir?
Seçenekler
A
Ren Komisyonu
B
Uluslararası Telekominikasyon Birliği ve Evrensel Posta Birliği
C
Birleşmiş Milletler (BM) Şartı
D
Viyana Konferansı
E
La Haye Konferansı
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
1945 San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile hedefine varmıştır.
1945 San Fransisko Konferansı ile başlayan müzakereler aynı yıl imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ile hedefine varmıştır.
Soru 69
I.Üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmelidir.
II. BM dışında iki farklı konsey üye olmak gerekmektedir.
III. Genel Kurul’un tavsiyeyi 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri BM’e üye olabilmek için gereken niteliklerdendir?
II. BM dışında iki farklı konsey üye olmak gerekmektedir.
III. Genel Kurul’un tavsiyeyi 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri BM’e üye olabilmek için gereken niteliklerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
Mesela BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Mesela BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Soru 70
Aşağıdakilerden teşkilatlardan hangisi üyeliği belli bir coğrafyada bulunan ya da belli bir dine mensup olan devletlere açık tutulanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Afrika Birliği Teşkilatı
B
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı
C
Arap Birliği Teşkilatı
D
AGİT
E
İslam Konferansı Teşkilatı
Açıklama:
Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Teşkilat Türleri
Kimi teşkilatlarda ise üyelik belli bir coğrafyada bulunan ya da belli bir dine mensup olan devletlere açık tutulmuştur (ör., Afrika Birliği Teşkilatı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği Teşkilatı, İslam Konferansı Teşkilatı vb.)
Kimi teşkilatlarda ise üyelik belli bir coğrafyada bulunan ya da belli bir dine mensup olan devletlere açık tutulmuştur (ör., Afrika Birliği Teşkilatı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği Teşkilatı, İslam Konferansı Teşkilatı vb.)
Soru 71
Türkiye’nin 2009-2010 döneminde geçici üyelik yaptığı BM organı hangisidir?
Seçenekler
A
Genel Kurul
B
Güvenlik Konseyi
C
Ekonomik ve Sosyal Konsey
D
Vesayet Konseyi
E
Adalet Divanı
Açıklama:
Türkiye 2009-2010 döneminde geçici üyesi olmuştur.
Soru 72
Avrupa Konseyi bünyesi içinde 1950 yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne devletlerce uyulmasını denetlemek üzere kurulmuş olan Mahkeme’ye kimler başvurabilir?
Seçenekler
A
Sözleşmeye üye devletler
B
Mağdur üye devlet vatandaşları
C
Mağdur üye devlet tüzel kişileri
D
Üye devletin kontrolünde bulunan yerlerde yaşayan mağdur herkes
E
Hepsi
Açıklama:
Özellikle kendi bünyesi içinde 1950 yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen 1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir. Bu mahkemeye başvuru hakkı her akit devlete ve Sözleşmenin ihlali dolayısıyla mağdur olduğunu düşünen her kişiye açık tutulmuştur.
Soru 73
BM Genel Kurulu’nda gözlemci statüsü olan Filistin Yönetimi 2011 yılında BM’e tam üyelik başvurusu yapmıştır. ABD bu başvuru hakkında veto yetkisini kullanabilir mi?
Seçenekler
A
Üyelik başvurusu vetoya tabi değildir
B
ABD veto etse bile Genel Kurul üye yapabilir
C
Güvenlik Konseyi’nin olumlu kararı üyelik için gereklidir
D
BM açık bir teşkilattır
E
Filistin Yönetimi bir devlet değildir üye olamaz
Açıklama:
Kimi uluslararası teşkilatların üye olmayan devletler, hükümet dışı sivil toplum kuruluşları veya ulusal kurtuluş hareketlerinin (ör., BM Genel Kurulu’nda Filistin Yönetimi’ne tanınan gözlemci statüsü gibi) organlarının çalışmalarına farklı statülerde katılabilmelerine izin verdikleri görülmektedir. Bu statüler katılımcıya oy hakkı vermese de gündemi takip etme ve görüş sunma gibi haklar tanımaktadır.
BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir.
Soru 74
Bir uluslararası teşkilatın kurucu antlaşmasında teşkilatın üye devletlerin ülkesinde hukuki kişiliğe sahip olacağına dair bir hüküm (ör., BM Şartı madde 104) olması onun uluslararası hukuk kişisi olduğu anlamına gelir mi?
Seçenekler
A
Milli hukuklardaki hukuk kişiliği ile uluslararası hukuk kişiliği birbirinden ayrıdır
B
Teşkilat bu hükme dayanarak uluslararası alanda hak iddia edebilir
C
Böyle bir hükümden yola çıkılarak üye devletlerin teşkilatın uluslararası kişiliğini kabul ettikleri sonucuna varılabilir
D
Bu örtülü yetkiler kapsamında ele alınmalıdır
E
Uluslararası mahkemelerde dava açılabilir
Açıklama:
Milli hukuklardaki hukuk kişiliği ile uluslararası hukuk kişiliği birbirinden ayrıdır
Soru 75
BM Adalet Divanı’nın uluslararası teşkilatların devletler gibi her türlü yetkiye haiz olmadığını açıklamak üzere kullandığı prensip hangisidir?
Seçenekler
A
Özellik prensibi
B
Bağımsızlık prensibi
C
Örtülü yetkiler prensibi
D
Amaçsallık prensibi
E
İhtiyatlılık prensibi
Açıklama:
Uluslararası teşkilatların genellikle devletler arasında yapılan bir uluslararası antlaşma ile kurulduğunu ve bazı nitelikleri taşımaları hâlinde kendilerine ait bir uluslararası hukuk kişiliği kazandıklarını görmüştük. Bu açıdan bakıldığında teşkilatların uluslararası hukukun asli kişileri olan devletlerin iradelerinden türemiş hukuk kişileri olduğunu söylemek mümkündür. Keza BM Adalet Divanı 1966 yılında verdiği Nükleer Silahların Kullanılmasının Meşruiyeti kararında bu durumu tespit ederek uluslararası teşkilatların uluslararası hukukun kişisi olmakla birlikte devletler gibi genel yetkiye haiz olmadıklarını ve özellik prensibi gereği sınırları kurucu devletlerin ilerletilmesini istedikleri ortak menfaatlerin bir fonksiyonu olarak beliren ve üye devletlerce teşkilata verilmiş olan yetkilerle donatıldıklarını ifade etmiştir.
Soru 76
BM Adalet Divanı’nın 1949 tarihli Tazminatlar kararında örtülü yetkiler prensibine dayanarak tanıdığı uluslararası yetki hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası antlaşma yapma yetkisi
B
Uluslararası talepte bulunma yetkisi
C
Uluslararası alanda fonksiyonel himayede bulunma yetkisi
D
Uluslararası mahkemelere başvurma yetkisi
E
Misyon gönderme yetkisi
Açıklama:
teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda “fonksiyonel himaye” hakkı denen bir hakkı kullanmaları mümkündür. BM Adalet Divanı bu konuyu 1949 tarihli Tazminatlar kararında ele almış ve bu hakkın BM Şartı içinde bulunan bir örtülü yetki olduğuna karar vermiştir.
Soru 77
Kosova’nın BM kontrolünde bulunduğu dönemde NATO bombardımanı sırasında bırakılmış ancak patlamamış bir bombanın sonradan patlaması sonucu bir çocuk ölmüştür. Çocuğun babası NATO aleyhine BM Adalet Divanı’na dava açmak istemesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Divan sadece devletlerin diğer devletlere karşı açtığı davalara bakma yetkisine haizdir
B
NATO eylem ve işlemlerinde uluslararası hukuka uymak zorunda değildir
C
NATO yetkisini aştığı için uluslararası alanda sorumlu tutulamaz
D
Sorumluluk NATO’yu görevlendiren BM Güvenlik Konseyi’ndedir
E
Olaydan çocuğun babası sorumludur
Açıklama:
Divan sadece devletlerin diğer devletlere karşı açtığı davalara bakma yetkisine haizdir
Soru 78
Kosova’nın BM kontrolünde bulunduğu dönemde NATO bombardımanı sırasında bırakılmış ancak patlamamış bir bombanın sonradan patlaması sonucu bir çocuk ölmüştür. Çocuğun babası ölümden patlamanın olduğu yerde BM adına görev yapan Fransız askerlerinin sorumlu olduğunu iddia ederek Fransa aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava açabilir mi?
Seçenekler
A
Fransız askerleri BM komutasında görev yaptıklarından olaydan BM sorumlu tutulabilir
B
Şayet askerler Fransa’nın komutasında ise Fransa sorumlu tutulabilir
C
Olayda askerlerin etkin kontrolü kimde ise o sorumlu tutulabilir
D
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi silahlı çatışma sırasında olan olaylara bakamaz
E
Olaydan çocuğun annesi sorumludur
Açıklama:
Askerlerin etkin kontrolü kimde ise o sorumlu tutulabilir
Soru 79
BM Güvenlik Konseyi’nin VII. Bölüm yetkileri çerçevesinde aldığı bağlayıcı bir kararın insan haklarına aykırı olduğu iddia edilebilir mi?
Seçenekler
A
BM Şartı ve uluslararası insan hakları hukuku iki ayrı hukuk düzeni olduğundan birbirlerini etkilemezler
B
BM Şartı’nın 1. maddesine göre teşkilatın amaçlarından biri insan haklarına saygıyı sağlamak olduğundan Güvenlik Konseyi kurucu antlaşmaya aykırı böyle bir karar alamaz
C
Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için her türlü kararı alabilir
D
BM teşkilatı insan hakları antlaşmalarına taraf olmadığından bunlara uymak zorunda değildir
E
BM teşkilatına dava açılamaz
Açıklama:
BM Şartı’nın 1. maddesine göre teşkilatın amaçlarından biri insan haklarına saygıyı sağlamak olduğundan Güvenlik Konseyi kurucu antlaşmaya aykırı böyle bir karar alamaz
Soru 80
Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakereleri yürüten Türkiye’den, Birliğin Güney Kıbrıs ile yapmış olduğu üyelik antlaşmasına uyması istenebilir mi?
Seçenekler
A
Türkiye üyelik müzakereleri sürecinde Birliğin yapmış olduğu antlaşmalarla bağlıdır
B
Türkiye’nin tam üye olmadığı Birliğin yapmış olduğu antlaşmalara Türkiye taraf olmadığından bu antlaşmaya uymak zorunda değildir
C
Güney Kıbrıs’ı tanımayan Türkiye’ye bu antlaşma ileri sürülemez
D
Güney Kıbrıs adanın tamamını temsil etmemektedir
E
Kıbrıs Devletini kuran 1960 antlaşmaları Türkiye’nin adada bir çözüm olmadan Güney Kıbrıs’la bir antlaşma yapmasını yasaklar
Açıklama:
Türkiye’nin tam üye olmadığı Birliğin yapmış olduğu antlaşmalara Türkiye taraf olmadığından bu antlaşmaya uymak zorunda değildir
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi açık teşkilatlardandır?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler
B
Avrupa Birliği
C
Afrika Birliği Teşkilatı
D
Karadeniz Ekonomik İşbirliği
E
Uluslararası Çalışma Teşkilatı
Açıklama:
Teşkilatlar açısından yapılan ilk ayrım açık ve kapalı teşkilatlar ayrımıdır. Teşkilatlarda üyelik ve üyeliğin getirdiği hak ve yükümlülükler konuları genellikle teşkilatın kurucu antlaşmasında ayrıntılı olarak düzenlenir. Şayet buna ilişkin düzenleme yapılmamışsa üyelik kurucu antlaşmanın değiştirilmesi usulüne tabi olur. Açık teşkilatlarda üyeliğe kabul sadece müracaat ve üyelerin çoğunluğunun kabulü üzerine mümkündür. Bu tür teşkilatlara örnek olarak BM çatısı altında faaliyet gösteren uzmanlık teşkilatları gösterilebilir. Buna karşı kapalı teşkilatlarda üyelik sıkı şartlara bağlanmıştır. Mesela BM’e üye olabilmek için üyelik talebinin Güvenlik Konseyi daimi üyelerin hiç birisinin veto etmediği toplam dokuz olumlu oyla Genel Kurul’a tavsiye edilmesi ve Genel Kurul’un da bunu 2/3 çoğunlukla kabulü gerekmektedir. Yine NATO teşkilatına ve AB’ne üyelik için üyelik talebinin mevcut üyelerin oybirliği ile kabulü şartı aranmıştır. Kimi teşkilatlarda ise üyelik belli bir coğrafyada bulunan ya da belli bir dine mensup olan devletlere açık tutulmuştur (ör., Afrika Birliği Teşkilatı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği Teşkilatı, İslam Konferansı Teşkilatı vb.).
Soru 82
Supranasyonal teşkilatlar ile kastedilen hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Bağlayıcı kararlar alabilen teşkilatların bazıları söz konusu kararı teşkilatın karar alma organındaki temsilcilerin oy çokluğu ile alabiliyorsa bu tür teşkilatlara supranasyonel teşkilatlar adı verilmektedir.
B
Bazı teşkilatlar uluslararası toplumu ilgilendiren pek çok konuda faaliyet göstermekte olduklarında supranasyonel teşkilat olarak adlandırılırlar.
C
Üyeliğe kabulün sadece müracaat ve üyelerin çoğunluğunun kabulü ile mümkün olduğu teşkilatlara supranasyonel teşkilat denir.
D
Uluslararası toplumu ilgilendiren belli bir konuda faaliyet gösteren teşkilatlara supranasyonel teşkilat denir.
E
Uluslararası toplumu ilgilendiren pek çok konuda faaliyet göstermekte olan genel amaçlı teşkilatlar supranasyonel teşkilat olarak adlandırılırlar.
Açıklama:
Bağlayıcı kararlar alabilen teşkilatların bazıları söz konusu kararı teşkilatın karar alma organındaki temsilcilerin oy çokluğu ile alabiliyorsa bu tür teşkilatlara supranasyonel teşkilatlar adı verilmektedir.
Soru 83
Aşağıdaki teşkilatların hukukunu ortaya koymak üzere hazırlanan milletlerarası anlaşmalardan hangisi uluslararası teşkilat tanımına yer vermiştir?
Seçenekler
A
Evrensel Nitelikteki Uluslararası Teşkilatlarla İlişkilerde Devletlerin Temsiline dair Viyana Konvansiyonu
B
Devletler ve Uluslararası Teşkilatlar veya Uluslararası Teşkilatların Kendi Aralarındaki Antlaşmalar Hukukuna dair Viyana Konvansiyonu
C
Uluslararası Teşkilatların Sorumluluğuna dair Konvansiyon
D
Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi
E
Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi
Açıklama:
Uluslararası teşkilatların tanımı konusunda teşkilatların hukukunu düzenlemek üzere hazırlanmış milletler arası antlaşmalarda (ör.,1975 tarihli Evrensel Nitelikteki Uluslararası Teşkilatlarla İlişkilerde Devletlerin Temsiline dair Viyana Konvansiyonu, 1986 Devletler ve Uluslararası Teşkilatlar veya Uluslararası Teşkilatların Kendi Aralarındaki Antlaşmalar Hukukuna dair Viyana Konvansiyonu vd.) açık bir tanım vermekten kaçınıldığı göze çarpmaktadır. Bu antlaşmalar uluslararası teşkilatları tanımlarken sadece “hükümetlerarası teşkilat” demekle yetinmiştir. Buna karşın Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanmakta olan fakat henüz devletler tarafından kabul edilmediğinden sadece bir antlaşma taslağı niteliği taşıyan Uluslararası Teşkilatların Sorumluluğuna dair Konvansiyon’un ikinci maddesi daha ayrıntılı bir tanım içermektedir. Bu maddeye göre uluslararası teşkilat “bir antlaşma ya da uluslararası hukuka tabi bir başka enstrümanla kurulmuş olan ve kendine ait uluslararası hukuki kişiliği olan bir organizasyondur”.
Soru 84
1957 Roma Antlaşması ile kurulan teşkilat hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Avrupa Ekonomik Topluluğu
B
NATO
C
Avrupa Konseyi
D
Birleşmiş Milletler
E
Afrika Birliği Teşkilatı
Açıklama:
1957 Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu’dur
Soru 85
I. Uluslararası teşkilatların bir uluslararası antlaşma veya bir başka uluslararası hukuk enstrümanı ile kurulabileceği
II. Teşkilatın hukuki kişiliğinin varlığı
III. Teşkilatın kurucu meclisinin bulunması
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası teşkilatın unsurlarındandır?
II. Teşkilatın hukuki kişiliğinin varlığı
III. Teşkilatın kurucu meclisinin bulunması
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası teşkilatın unsurlarındandır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Uluslararası teşkilat “bir antlaşma ya da uluslararası hukuka tabi bir başka enstrümanla kurulmuş olan ve kendine ait uluslararası hukuki kişiliği olan bir organizasyondur”.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler yapan uluslararası teşkilattır?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
NATO
C
Milletler Cemiyeti
D
Varşova Paktı
E
UNESCO
Açıklama:
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılındaGATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır
Soru 87
Aşağıda verilen hangi teşkilat aracılığıyla uluslararası ticarette devletlerin tek başlarına kendi pazarlarını korumaya yönelik kararlar almasının önlenmesi ve aralarındaki ekonomik meseleleri kendi mahkemeleri yerine bir uluslararası hakem mahkemesi önüne getirmek suretiyle çözmeleri amaçlanmıştır?
Seçenekler
A
NATO
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
Varşova Paktı
D
UNICEF
E
UNESCO
Açıklama:
Uluslararası ekonomik ilişkileri serbest hâle getirecek düzenlemeler getiren diğer bir yapı 1948 yılında GATT adıyla kurulan ve 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını alan uluslararası teşkilattır. Bu teşkilat vasıtasıyla uluslararası ticarette devletlerin tek başlarına kendi pazarlarını (özellikle gümrük tarifeleri ve kotalar yoluyla) korumaya yönelik kararlar almasının önlenmesi ve aralarındaki ekonomik meseleleri kendi mahkemeleri yerine bir uluslararası hakem mahkemesi önüne getirmek suretiyle çözmeleri amaçlanmıştır.
Soru 88
Uluslararası teşkilatların özellikle Uzmanlaşıtıkları konular arasında yer alan gıda, eğitim, sağlık,
çevre, kültür, taşımacılık ve kalkınma gibi geniş uluslararası işbirliğini gerektiren konular bulunurken sağlık konusunda hizmet veren kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
çevre, kültür, taşımacılık ve kalkınma gibi geniş uluslararası işbirliğini gerektiren konular bulunurken sağlık konusunda hizmet veren kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
FAO
B
UICEF
C
WHO
D
UNDP
E
UNESCO
Açıklama:
1945 sonrası dönemde devletlerin kendi başlarına çözmekte zorlandıkları diğer bazı sorunları uluslararası teşkilatlar yoluyla düzenledikleri göze çarpmaktadır. Bu teşkilatlar uzman oldukları alanla ilgili sorunları organları vasıtasıyla ya da kurdukları komisyon ve komiteler aracılığıyla ele alarak hukuki ve teknik çözümler üretmektedirler. Uzmanlaşılan konular arasında yer alan gıda, eğitim, sağlık, çevre, kültür, taşımacılık ve kalkınma gibi geniş uluslararası işbirliğini gerektiren konular özellikle Birleşmiş Milletler Teşkilatı çatısı altında faaliyet gösteren bir takım teşkilatlar tarafından düzenlenmektedir (ör., FAO,UNICEF,WHO, UNEP, UNESCO, IMO, ICAO, UNDP vd.) Bunların yanında savaşta önce kurulmuş olan ve 1945’den sonra BM bünyesine katılan Evrensel Posta Birliği, luslararası Komünikasyon Birliği ve çalışanların hakları ve güvenliğine ilişkin konularda faaliyet gösteren ILO gibi teşkilatlar da mevcuttur.
Soru 89
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkiler alanını devletlerin tekelinden almaya yönelik olarak avrupa kıtasında kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
AB
B
ILO
C
WHO
D
FAO
E
IMO
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası ilişkiler alanını devletlerin tekelinden almaya yönelik anlayış sadece dünya çapında değil bölgesel düzeyde de etkili olmuştur. Bölgesel açıdan en etkin yapılar arasında Avrupa kıtasında oluşturulan iki teşkilat öne çıkmaktadır. Bunlardan birincisi 1949 yılında kurulmuş olan Avrupa Konseyi adını taşıyan ve Avrupa’da demokrasi ve insan haklarını devletlerin üstünde bir denetime tabi kılmayı amaçlayan teşkilattır. Bu teşkilat özellikle kendi bünyesi içinde 1950 yılında imzalanmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeye devletlerin uymasını denetleyen 1959 yılında kurulmuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla Avrupa kıtasında yaşayanların insan haklarını koruma görevini yerine getirmektedir
Soru 90
Aşağıdaki teşkilatlardan hangisi 1957 yılında kurulurken üye devletler aralarındaki ekonomik ilişkileri Avrupa çapında organize edecek bir uluslararası bürokratik teşkilatın kontrolüne bırakmayı ve bu suretle ekonomileri birbirine entegre ederek tek bir Avrupa ekonomik pazarının kurulmasını amaçlamıştır?
Seçenekler
A
NATO
B
Dünya Ticaret Örgütü
C
Birleşmiş Milletler
D
Avrupa Ekonomik Topluluğu
E
MERCOSUR
Açıklama:
Avrupa’da bölgesel ekonomik ilişkilerin bir uluslararası yapının kontrolünde sürdürülmesine yönelik ortak kanaatin oluşumuna imkân tanıdığı bir başka teşkilat 1957 Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu’dur. Bu yapı ile üye devletler aralarındaki ekonomik ilişkileri Avrupa çapında organize edecek bir uluslararası bürokratik teşkilatın kontrolüne bırakmayı ve bu suretle ekonomileri birbirine entegre ederek tek bir Avrupa ekonomik pazarının kurulmasını amaçlamışlardır. Bu teşkilatın başarısı üye devletleri aralarında 1992 yılında Avrupa Birliği (AB) adını verdikleri yeni bir yapılanmayla dış işleri politikaları ile göç, uyuşturucu ve terör gibi uluslararası adli konularda iş birliği yapmaya ve 1999 yılında ortak para kullanmaya yöneltmiştir. Avrupa çapındaki bu yapılanmaların başarısı dünyanın geri kalanı içinde bir örnek teşkil etmiş ve Amerika, Afrika ve Asya kıtalarında da demokrasi, insan hakları ve ekonomik entegrasyonu ilerletmeye yönelik bölgesel teşkilatlar kurulmuştur. Örnek olarak Organization of American States, African Union, NAFTA, MERCOSUR, COMESA, CISFTA, ASEAN vd. verebiliriz.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi BM teşkilatı genel kurulunun aldığı bağlayıcı kararlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bütçe
B
Geçici Üye Seçimi
C
Yeni Üye Alımı
D
Üye Başvurusu Değerlendirme
E
Uluslararası barış ve güvenliğe ilişkin kararlar alma yetkisi
Açıklama:
Teşkilatlar arasında yapılan bir başka ayrım ise teşkilata tanınan karar alma yetkisinin niteliğine göre yapılmaktadır. Bu açıdan teşkilatlar üye devletler açısından sadece tavsiye niteliğinde kararlar alabilenler ve üye devletleri bağlayıcı kararlar alabilenler olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunun yanında bağlayıcı kararlar alabilen teşkilatların bazıları söz konusu kararı teşkilatın karar alma organındaki temsilcilerin oy çokluğu ile alabiliyorsa bu tür teşkilatlara supranasyonel teşkilatlar adı verilmektedir. BM teşkilatının karar alma organları bu ayrıma göre incelendiğinde görülmektedir ki Genel Kurul, bütçe, geçici üye seçimi ve yeni üye alımı dışındaki konularda sadece tavsiye niteliğinde kararlar alabiliyorken Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliğe ilişkin kararlar alma yetkisini hem tavsiye hem de bağlayıcı kararlar alma şeklinde kullanabilmektedir. Yine AB adı verilen teşkilatın karar alma organı olan Bakanlar Konseyi’nin ağırlaştırılmış (üye devletlerin nüfus oranlarına göre) ya da basit oy çokluğu ile bütün üyeler için hem bağlayıcı hem de tavsiye niteliğinde kararlar alma yetkisi bulunmaktadır.
Soru 92
“Devletlerin hukuka uygun amaçlarını yerine getirmek üzere daimi olarak bir araya gelerek oluşturdukları, bu amaçları gerçekleştirmek için bir takım organlarla donattıkları, hukuki yetki ve sorumluluklar bakımından teşkilat ve üyeleri arasında bir ayrım bulunan ve bir uluslararası antlaşma ile kurulmuş olan uluslararası hukuk kişileridir. " Uluslararası teşkilat tanımı olarak yukarıdaki tanıma aşağıdaki belgelerden hangisinde yer verilmiştir?
Seçenekler
A
BM Adalet Divanı’nın 1949 tarihli “Tazminatlar” kararı
B
BM Adalet Divanı'nın BodilLindqvist kararı
C
BM Adalet Divanı'nın Katar kararı
D
BM Adalet Divanı'nın İran kararı
E
BM Adalet Divanı'nın Korfu Kanalı ı kararı
Açıklama:
BM Adalet Divanı’nın 1949 tarihli “Tazminatlar” kararıdır. Divan, Birleşmiş Milletler’in uluslararası alanda kendi adına hak arama yetkisi olup olmadığı sorusuna cevap aradığı bu kararında işe bir uluslararası teşkilat tanımı vererek başlamıştır. Bu tanıma göre uluslararası teşkilatlar “devletlerin hukuka uygun amaçlarını yerine getirmek üzere daimi olarak bir araya gelerek oluşturdukları, bu amaçları gerçekleştirmek için bir takım organlarla donattıkları, hukuki yetki ve sorumluluklar bakımından teşkilat ve üyeleri arasında bir ayrım bulunan ve bir uluslararası antlaşma ile kurulmuş olan uluslararası hukuk kişileridir.
Soru 93
I. Anlaşma yapma
II. Uluslararası talepte bulunma
III. Devletlerin egemenlik yetkisini devralma
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası alanda
faaliyet gösteren teşkilatların çoğunluğu açısından yetki ve sorumluluk olarak kabul edilebilir?
II. Uluslararası talepte bulunma
III. Devletlerin egemenlik yetkisini devralma
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri uluslararası alanda
faaliyet gösteren teşkilatların çoğunluğu açısından yetki ve sorumluluk olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I,II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Bugün uluslararası alanda faaliyet gösteren teşkilatların çoğunluğu açısından şu aşağıda yer alan yetkilerin ve sorumlulukların mevcudiyetinden söz edilebilir:
a) Antlaşma yapma yetkisi
b) Uluslararası talepte bulunma yetkisi
c) Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler
kullanma
d) Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
a) Antlaşma yapma yetkisi
b) Uluslararası talepte bulunma yetkisi
c) Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler
kullanma
d) Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
Soru 94
I. Teşkilata üye olmayan devletlere de teşkilatı kuran anlaşma uygulanır.
II. Teşkilatın üye devletlerle ilişkisini kurucu anlaşma belirlemektedir.
III. Teşkilatın günlük işlerinde özel hukuk kişileri ile ilişkiye geçmelerinden kaynaklanan sorunlara kurucu anlaşma uygulanmaktadır.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri uluslararası teşkilatlarının işlerine uygulanacak hukuk bakımından doğrudur?
II. Teşkilatın üye devletlerle ilişkisini kurucu anlaşma belirlemektedir.
III. Teşkilatın günlük işlerinde özel hukuk kişileri ile ilişkiye geçmelerinden kaynaklanan sorunlara kurucu anlaşma uygulanmaktadır.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri uluslararası teşkilatlarının işlerine uygulanacak hukuk bakımından doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Uluslararası teşkilatların üye devletlerle ilişkilerinin hangi hukuka tabi olacağı sorunu zaman zaman tartışılan bir meseledir. Bu konuda kabul gören görüş bu ilişkinin kurucu antlaşmada belirlenen esaslar çerçevesinde yürüyeceği yönündedir.Teşkilatların üye olmayan devletlerle aralarındaki ilişkilere uygulanacak hukuk konusunda ilk hatırlanması gereken teşkilat kurucu antlaşmasının buna taraf olmayan devletler açısından bir hak ve borç doğurmayacağı hususudur. Son olarak üzerinde durulması gereken bir mesele teşkilatların günlük işlerinde özel hukuk kişileri ile ilişkiye geçmelerinden kaynaklanan sorunlardır.
Soru 95
I. Türkiye ile BM teşkilatı arasındaki ilişkiler 1965 yılında yapılmış olan BM Teşkilatı ve İhtisas Teşekkülleri ile Hükümetimiz Arasında Yapılan Değiştirilmiş Teknik Yardım Standart Antlaşması’nda düzenlenmiştir.
II. BM Adalet Divanı’nda sadece devletlere karşı dava açılabilir.
III. Bir uluslararası teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın iş- levlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması mümkün ve gereklidi.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. BM Adalet Divanı’nda sadece devletlere karşı dava açılabilir.
III. Bir uluslararası teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın iş- levlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması mümkün ve gereklidi.
Yukarıdaki önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve II
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Türkiye ile BM teşkilatı arasındaki ilişkiler 1965 yılında yapılmış olan BM Teşkilatı ve İhtisas Teşekkülleri ile Hükümetimiz Arasında Yapılan Değiştirilmiş Teknik Yardım Standart Antlaşması’nda düzenlenmiştir.BM Adalet Divanı’nda sadece devletlere karşı dava açılabilir.Bir uluslararası teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın iş- levlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması mümkün ve gereklidi.
Soru 96
1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti içinde başlayan silahlı çatışmalar bu devletin parçalanmasına yol açmıştır. Bu çatışmaların uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğine karar veren ... 1999 tarihli 1244 sayılı kararında Kosova özerk bölgesini yönetmek üzere bir Geçici İdare Otoritesi (UNMIK) kurulmasına karar vermiştir. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
BM güvenlik konseyi
B
BM genel kurulu
C
BM ekonomik ve sosyal konsey
D
Uluslararası adalet divanı
E
BM mütevelli konseyi
Açıklama:
1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti içinde başlayan silahlı çatışmalar bu dev- letin parçalanmasına yol açmıştır. Bu çatışmaların uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğine karar veren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1999 tarihli 1244 sayılı kararında Kosova özerk bölgesini BM adına yönetmek üzere bir Geçici İdare Otoritesi (UNMIK) kurulmasına karar vermiştir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka
aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda kullanmaları mümkün olan bir haktır?
aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda kullanmaları mümkün olan bir haktır?
Seçenekler
A
Fonksiyonel Himaye
B
Örtülü Yetkiler
C
Diplomatik İmtiyaz Hakkı
D
Gönderme Yetkisi
E
Uluslararası talepte bulunma yetkisi
Açıklama:
Misyon gönderme ve imtiyaz ve muafiyetler kullanma
Uluslararası teşkilatların kurucu antlaşmaları açıkça veya örtülü şekilde söz konusu teşkilata üye olan veya olmayan devletlere ya da diğer teşkilatlara resmi diplomatik temsilci veya teşkilat adına faaliyet görecek kişileri gönderme yetkisi tanıyabilir.
Uygulamada teşkilatların faaliyet konularına göre sivil ya da askeri kişileri ilgili ülke ile antlaşma yapmak (ör., NATO’nun yaptığı kuvvetlerin statüsü antlaşmaları) suretiyle belli bir ülkede faaliyette bulunmak üzere vazifelendirdiği görülmektedir. Uluslararası teşkilatların etkin bir şekilde işleyebilmesi için teşkilat bünyesinde faaliyet gösteren personelin ve bunların kullandığı bina ve araç gereçlerin asgari birtakım imtiyaz ve muafiyetlerden faydalanması gerekmektedir. Ancak devlet temsilcisi diplomatlara tanınan diplomatik imtiyaz ve muafiyetlerden daha dar bir koruma öngören ve fonksiyonel muafiyet (Bunun içine genellikle yargı muafiyeti ve vergi muafiyeti gibi konular girmektedir.)
adı verilen bu kurallar teşkilat görevlilerine sadece görevleri icabı yaptıkları işler bakımından hukuki bir takım muafiyetler getirmektedir (Divan’ın bu muafiyetlerle ilgili 1989 tarihli BM’in İmtiyaz ve Muafiyetleri Konvansiyonu kararı ve 1999 tarihli insan Hakları Komisyonu Raportörü’nün Muafiyeti kararı mevcuttur.). Yine teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda “fonksiyonel himaye” hakkı denen bir hakkı kullanmaları mümkündür. BM Adalet Divanı bu konuyu 1949 tarihli Tazminatlar kararında ele almış ve bu hakkın BM Şartı içinde bulunan bir örtülü yetki olduğuna karar vermiştir.
BM Şartı’nın 105. maddesi teşkilatın üye devletlerin her birinin ülkesinde amaçlarını yerine getirebilmesi için gereken imtiyaz ve muafiyetlere haiz olacağını ve yine teşkilatta görevlendirilmiş üye devlet temsilcilerinin ve teşkilat memurlarının görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir. Bu maddede yer alan imtiyaz ve muafiyetleri ayrıntılı bir şekilde düzenlemek amacıyla ayrıca 1946 tarihli BM’in İmtiyaz ve Muafiyetlerine dair Konvansiyon ile 1947 tarihli Uzmanlık Teşkilatlarının İmtiyaz ve Muafiyetlerine dair Konvansiyon yapılmıştır. Diğer teşkilatlar bakımından ilgili uluslararası kurallar 1975 tarihli Devletlerin Evrensel Nitelikteki Uluslararası Teşkilatlarla İlişkilerinde Temsiline dair Viyana Konvansiyonu’nda düzenlenmiştir.
Yine uygulamada teşkilatların kendisine tanınması gereken muafiyetler konusunda ilgili teşkilatın meseleyi faaliyette olduğu devlet ile bir antlaşma yaparak düzenleme yoluna gittiği görülmektedir.
Uluslararası teşkilatların kurucu antlaşmaları açıkça veya örtülü şekilde söz konusu teşkilata üye olan veya olmayan devletlere ya da diğer teşkilatlara resmi diplomatik temsilci veya teşkilat adına faaliyet görecek kişileri gönderme yetkisi tanıyabilir.
Uygulamada teşkilatların faaliyet konularına göre sivil ya da askeri kişileri ilgili ülke ile antlaşma yapmak (ör., NATO’nun yaptığı kuvvetlerin statüsü antlaşmaları) suretiyle belli bir ülkede faaliyette bulunmak üzere vazifelendirdiği görülmektedir. Uluslararası teşkilatların etkin bir şekilde işleyebilmesi için teşkilat bünyesinde faaliyet gösteren personelin ve bunların kullandığı bina ve araç gereçlerin asgari birtakım imtiyaz ve muafiyetlerden faydalanması gerekmektedir. Ancak devlet temsilcisi diplomatlara tanınan diplomatik imtiyaz ve muafiyetlerden daha dar bir koruma öngören ve fonksiyonel muafiyet (Bunun içine genellikle yargı muafiyeti ve vergi muafiyeti gibi konular girmektedir.)
adı verilen bu kurallar teşkilat görevlilerine sadece görevleri icabı yaptıkları işler bakımından hukuki bir takım muafiyetler getirmektedir (Divan’ın bu muafiyetlerle ilgili 1989 tarihli BM’in İmtiyaz ve Muafiyetleri Konvansiyonu kararı ve 1999 tarihli insan Hakları Komisyonu Raportörü’nün Muafiyeti kararı mevcuttur.). Yine teşkilatların kendi çalışanlarının görevleri sırasında uğradıkları hukuka aykırılıklardan korunabilmesi amacıyla uluslararası alanda “fonksiyonel himaye” hakkı denen bir hakkı kullanmaları mümkündür. BM Adalet Divanı bu konuyu 1949 tarihli Tazminatlar kararında ele almış ve bu hakkın BM Şartı içinde bulunan bir örtülü yetki olduğuna karar vermiştir.
BM Şartı’nın 105. maddesi teşkilatın üye devletlerin her birinin ülkesinde amaçlarını yerine getirebilmesi için gereken imtiyaz ve muafiyetlere haiz olacağını ve yine teşkilatta görevlendirilmiş üye devlet temsilcilerinin ve teşkilat memurlarının görevlerini bağımsız bir biçimde yerine getirebilmeleri için gereken imtiyaz ve muafiyetlere sahip olacakları hükmünü getirir. Bu maddede yer alan imtiyaz ve muafiyetleri ayrıntılı bir şekilde düzenlemek amacıyla ayrıca 1946 tarihli BM’in İmtiyaz ve Muafiyetlerine dair Konvansiyon ile 1947 tarihli Uzmanlık Teşkilatlarının İmtiyaz ve Muafiyetlerine dair Konvansiyon yapılmıştır. Diğer teşkilatlar bakımından ilgili uluslararası kurallar 1975 tarihli Devletlerin Evrensel Nitelikteki Uluslararası Teşkilatlarla İlişkilerinde Temsiline dair Viyana Konvansiyonu’nda düzenlenmiştir.
Yine uygulamada teşkilatların kendisine tanınması gereken muafiyetler konusunda ilgili teşkilatın meseleyi faaliyette olduğu devlet ile bir antlaşma yaparak düzenleme yoluna gittiği görülmektedir.
Soru 98
Uluslararası bir teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın işlevlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması ve bu sorumluluğun alanları aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Uluslararası hukuka aykırılığı iddia olunan eylem ve işlemleri kendi başına denetlemek zorundadır.
B
Teşkilatın her tür organı ve teşkilat görevlilerinin teşkilat adına gerçekleştirdikleri faaliyetleri kapsar.
C
Uluslararası teşkilatların sorumluluğuna uygulanacak hukuk kuralları Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından ele alınmıştır.
D
BM kendi görevlilerinin neden olduğu haksız fiil ve sözleşmeden kaynaklanan zararlarda tazmin yoluna gitmektedir.
E
Üye devletler arasında yapılacak diplomatik müzakereler yoluyla ele alınmaktadır.
Açıklama:
d) Teşkilatın uluslararası alanda sorumluluğu
Bir uluslararası teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın işlevlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması mümkün ve gereklidir. Bu sorumluluğun teşkilatın her tür organı ve teşkilat görevlilerinin teşkilat adına gerçekleştirdikleri faaliyetleri kapsadığı söylenebilir. Ancak bu gün için AB gibi istisnalar dışında kurucu antlaşmalarında bu sorumluluğun ve buna ilişkin yargısal yolların düzenlendiği hükümler taşıyan uluslararası teşkilatların sayısı çok azdır. Bu açıdan mesela BM Adalet Divanı’nda sadece devletlere karşı dava açılabilir. Bu nedenle Divan 1971 tarihli Namibya kararında teşkilatın diğer organlarının almış olduğu kararlar hakkında yargılama yapma yetkisine haiz olmadığına hükmetmiştir. Dolayısıyla her bir teşkilatın yetkili organı uluslararası hukuka aykırılığı iddia olunan eylem ve işlemleri kendi başına denetlemek zorundadır. Ancak IMF gibi bazı teşkilatlarda teşkilatın karar alma organı bu tür hukuka aykırılık iddialarını denetleme amacıyla bağımsız bir panel
oluşturma yoluna giderken ICAO ve FAO gibi diğer bazıları ise hukuki sorunların çözümlenmesi için bir uluslararası mahkemeye veya tahkime başvurma hakkı tanımıştır. Uluslararası teşkilatların sorumluluğuna uygulanacak hukuk kuralları Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından ele alınmış ve bu konuda bir taslak antlaşma hazırlanmıştır. Bu taslakta tartışmalı bir mesele olan üye devletlerin teşkilatın hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hükme bağlanmaya çalışılmış ve üye devletlerin kollektif sorumluluğunun teşkilatın kendi sorumluluğu konusunda üstüne düşeni yerine getirmemesi hâlinde devam edeceği öngörülmüştür.
Bir uluslararası teşkilatın üye devletlerden ayrı bir hukuki kişiliğinin olması hâlinde o teşkilatın işlevlerini yerine getirirken ortaya çıkabilecek hukuka aykırı durumlardan sorumlu tutulması mümkün ve gereklidir. Bu sorumluluğun teşkilatın her tür organı ve teşkilat görevlilerinin teşkilat adına gerçekleştirdikleri faaliyetleri kapsadığı söylenebilir. Ancak bu gün için AB gibi istisnalar dışında kurucu antlaşmalarında bu sorumluluğun ve buna ilişkin yargısal yolların düzenlendiği hükümler taşıyan uluslararası teşkilatların sayısı çok azdır. Bu açıdan mesela BM Adalet Divanı’nda sadece devletlere karşı dava açılabilir. Bu nedenle Divan 1971 tarihli Namibya kararında teşkilatın diğer organlarının almış olduğu kararlar hakkında yargılama yapma yetkisine haiz olmadığına hükmetmiştir. Dolayısıyla her bir teşkilatın yetkili organı uluslararası hukuka aykırılığı iddia olunan eylem ve işlemleri kendi başına denetlemek zorundadır. Ancak IMF gibi bazı teşkilatlarda teşkilatın karar alma organı bu tür hukuka aykırılık iddialarını denetleme amacıyla bağımsız bir panel
oluşturma yoluna giderken ICAO ve FAO gibi diğer bazıları ise hukuki sorunların çözümlenmesi için bir uluslararası mahkemeye veya tahkime başvurma hakkı tanımıştır. Uluslararası teşkilatların sorumluluğuna uygulanacak hukuk kuralları Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından ele alınmış ve bu konuda bir taslak antlaşma hazırlanmıştır. Bu taslakta tartışmalı bir mesele olan üye devletlerin teşkilatın hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hükme bağlanmaya çalışılmış ve üye devletlerin kollektif sorumluluğunun teşkilatın kendi sorumluluğu konusunda üstüne düşeni yerine getirmemesi hâlinde devam edeceği öngörülmüştür.
Soru 99
Bir uluslararası teşkilatın uluslararası alanda hangi yetkileri kullanabileceğine dair ilk başvurulan nokta aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası Hukuk
B
Teşkilatın Amaçları
C
Kurucu Antlaşma
D
Yapılan Uluslararası Antlaşmalar
E
Talepte bulunma Yetki ve Konumu
Açıklama:
Bir uluslararası teşkilatın uluslararası alanda hangi yetkileri kullanabileceğine o teşkilatın kurucu andlaşmasına bakılarak cevap verilebilir. Ancak bazı durumlarda kurucu andlaşmada açıkça yer almayan yetkiler de teşkilatın amaçlarına bakılarak kabul edilmektedir. Günümüzde bir çok teşkilatın uluslararası andlaşma yapma, talepte bulunma, misyon gönderme gibi yetkilere sahip olduğu ve uluslararası alanda hukuken sorumlu tutulduğu görülmektedir. Uluslararası teşkilatların üye olan devletlerle girdikleri ilişkiye kurucu andlaşma ve uluslararası hukukun diğer ilgili kural ve prensipleri uygulanırken, üye olmayan devletlerle ilişkilerinde aralarında mevcut andlaşma ve uluslararası hukukun diğer kuralları uygulanmaktadır.
Soru 100
Bir uluslararası teşkilatın kurucu antlaşmasında yer alan ortak amaçların gerçekleştirilmesi için teşkilat organlarının aldıkları kararlar üye devletlerin iç hukuklarını ilgilendiren kısımları ile ilgili aşağıda verilen hangi hüküm doğrudur?
Seçenekler
A
Kurucu antlaşmada belirlenen esaslar çerçevesinde yürüyeceği yönündedir.
B
Teşkilatın kendi iç işleyişi ve çalışanları hakkında aldığı kararlar doğrultusunda hareket etmesi gerekir.
C
Teşkilat ile üye devletler arasında yapılacak diplomatik müzakereler yoluyla ele alınmaktadır.
D
Üye devletlerin iç hukuklarını ilgilendiren kısımlarının yerine getirilmesi o devletlerin iradesine bırakılmıştır.
E
Kararların üye devletlerin iç hukuklarında doğrudan etki doğurmasını sağlamak da mümkündür.
Açıklama:
Genellikle bir uluslararası teşkilatı kuran antlaşma üye devletlerin iç hukuklarını düzenlemeye yönelik hükümler taşımaz. Bu nedenle kurucu antlaşmada yer alan ortak amaçların gerçekleştirilmesi için teşkilat organlarının aldıkları kararların üye devletlerin iç hukuklarını ilgilendiren kısımlarının yerine getirilmesi o devletlerin iradesine bırakılmıştır. Bu çerçevede BM Şartı’nın 2(7) maddesi açıkça teşkilatın yetkilerinin üye devletlerin iç hukuklarına karışamayacağı hükmünü taşır. Ancak AB’de olduğu gibi kurucu antlaşmada bu konuda farklı bir düzenlemeye gitmek ve teşkilat organlarının alacağı kararların üye devletlerin iç hukuklarında doğrudan etki doğurmasını sağlamak da mümkündür.
Teşkilatların üye olmayan devletlerle aralarındaki ilişkilere uygulanacak hukuk konusunda ilk hatırlanması gereken teşkilat kurucu antlaşmasının buna taraf olmayan devletler açısından bir hak ve borç doğurmayacağı hususudur. Her ne kadar bu konuda bir istisna taşıyan BM Şartı madde 2(6) uyarınca bu teşkilata üye olmayan devletler de Şart’ın prensiplerince hareket etmek zorunda bırakılmışlarsa da bu durumun diğer teşkilatlar açısından geçerli olması mümkün değildir. Buna göre bir teşkilat ile uluslararası antlaşma yaparak ya da başka bir biçimde hukuki bir ilişkiye girmiş üye olmayan devlet ile teşkilat arasındaki ilişkiye sadece söz konusu uluslararası antlaşmanın hükümleri ve/ya bu ilişki ile ilgili uluslararası hukukun genel kural ve prensipleri uygulanabilir. Ancak üye olmayan devletin de teşkilatın tüzel kişiliğine ve onun iç işleyişine ilişkin kurallara saygı göstermesi gerekir.
Teşkilatların üye olmayan devletlerle aralarındaki ilişkilere uygulanacak hukuk konusunda ilk hatırlanması gereken teşkilat kurucu antlaşmasının buna taraf olmayan devletler açısından bir hak ve borç doğurmayacağı hususudur. Her ne kadar bu konuda bir istisna taşıyan BM Şartı madde 2(6) uyarınca bu teşkilata üye olmayan devletler de Şart’ın prensiplerince hareket etmek zorunda bırakılmışlarsa da bu durumun diğer teşkilatlar açısından geçerli olması mümkün değildir. Buna göre bir teşkilat ile uluslararası antlaşma yaparak ya da başka bir biçimde hukuki bir ilişkiye girmiş üye olmayan devlet ile teşkilat arasındaki ilişkiye sadece söz konusu uluslararası antlaşmanın hükümleri ve/ya bu ilişki ile ilgili uluslararası hukukun genel kural ve prensipleri uygulanabilir. Ancak üye olmayan devletin de teşkilatın tüzel kişiliğine ve onun iç işleyişine ilişkin kurallara saygı göstermesi gerekir.
Ünite 6
Soru 1
I. Savaş yetkisinin sınırlandırılması sorunu doğrudan doğruya ele alınmamıştır
II. Sorunlar soyut olarak ele alınmıştır.
III. Savaş hukuku bakımından temel olan örf ve adet kurallarının kodlaştırılmıştır.
IV. Devletlerin üzerinde sürekli organların bulunması fikri ortaya atılmıştır.
1899- 1907 Lahey Konferansları ile ilgili yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Sorunlar soyut olarak ele alınmıştır.
III. Savaş hukuku bakımından temel olan örf ve adet kurallarının kodlaştırılmıştır.
IV. Devletlerin üzerinde sürekli organların bulunması fikri ortaya atılmıştır.
1899- 1907 Lahey Konferansları ile ilgili yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I,II,III ve IV.
B
I,II ve III.
C
I,II ve IV.
D
III ve IV.
E
I ve IV.
Açıklama:
1899- 1907 Lahey Konferansları’nda
savaş yetkisinin sınırlandırılması sorunu doğrudan
doğruya ele alınmamıştır. 1899- 1907 Lahey Konferansları, o tarihte zaman zaman bütün devletlerin
katılması, sorunların soyut olarak ele alınması, savaş hukuku bakımından temel olan örf ve adet kurallarının kodlaştırılması, devletlerin üzerinde sürekli organların bulunması fikrinin ilk defa ortaya
atılması gibi devletler hukuku bakımından önemli
birtakım özelliklerin görüldüğü toplantılardır.
savaş yetkisinin sınırlandırılması sorunu doğrudan
doğruya ele alınmamıştır. 1899- 1907 Lahey Konferansları, o tarihte zaman zaman bütün devletlerin
katılması, sorunların soyut olarak ele alınması, savaş hukuku bakımından temel olan örf ve adet kurallarının kodlaştırılması, devletlerin üzerinde sürekli organların bulunması fikrinin ilk defa ortaya
atılması gibi devletler hukuku bakımından önemli
birtakım özelliklerin görüldüğü toplantılardır.
Soru 2
I. Bu usuller bağlayıcıdır.
II.Yargı yoluna başvurmak ihtiyaridir.
III. Kararların yerine getirilmesi için cebri icra mekanizması söz konusudur.
Yargı usulleri ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II.Yargı yoluna başvurmak ihtiyaridir.
III. Kararların yerine getirilmesi için cebri icra mekanizması söz konusudur.
Yargı usulleri ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II.
B
I ve III.
C
I,II ve III.
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
Yargı usulleri denilen usuller ise bağlayıcıdır. Ama yargı yoluna başvurmak ihtiyaridir. Taraflar istediği takdirde ise anlaşma usullerinden farklı olarak bağlayıcıdır. Taraflar buna uymak zorundadır ama iç hukuktaki gibi
cebrî icra meselesi yoktur. Ancak, bu kararın hukukî nitelik itibariyle bağlayıcı olması özelliğini değiştirmez.
cebrî icra meselesi yoktur. Ancak, bu kararın hukukî nitelik itibariyle bağlayıcı olması özelliğini değiştirmez.
Soru 3
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• tahkim
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
Yukarıdakilerden hangileri anlaşma usullerindendir?
• tahkim
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
Yukarıdakilerden hangileri anlaşma usullerindendir?
Seçenekler
A
I, III ve IV.
B
I, II,III ve IV.
C
I ve IV.
D
I ve II
E
I,II ve III
Açıklama:
Anlaşma usulleri, en eski, en klâsik uyuşmazlık çözüm türlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak
mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi anlaşma usullerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Hakemlik usulü
B
Arabuluculuk
C
Uzlaştırma komisyonları
D
Tahkikat komisyonları
E
Diplomasi görüşmesi
Açıklama:
Anlaşma usulleri, en eski, en klâsik uyuşmazlık çözüm türlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak
mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
Soru 5
Uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri için teşvik etmek manasına gelen anlaşma usulü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İyi mesai
B
Arabuluculuk
C
Uzlaştırma komisyonu
D
Tahkikat komisyonu
E
Diplomasi görüşmeleri
Açıklama:
İyi mesai veya dostane teşebbüs denilen usul,
uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek
için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım
sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan
devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri
için teşvik etmek manasına gelmektedir.
uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek
için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım
sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan
devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri
için teşvik etmek manasına gelmektedir.
Soru 6
I.Arabulucu devlet ya da devletler topluluğu veya teşkilât, papalık olabilir. II.Arabulucu onları bir araya getirip ayrılır, burada kendisi masaya oturmaz. III.Arabulucu görüşünü belirtir ve iki tarafın da kabul edebileceği görüşler belirtir. Arabulucu ile ilgili ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve III.
B
I, II ve III
C
I ve II
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Arabuluculuk, iyi mesainin bir adım daha ilerisidir. Burada arabulucu devlet ya da devletler
topluluğu veya teşkilât, papalık olabilir. Bunu iyi
mesaiden ayıran üçüncü kişi uyuşmazlık içinde
olan taraflarla aynı masaya oturur; diğerinde onları bir araya getirip ayrılmaktaydı. Burada kendisi
de masaya oturmaktadır. Diğerlerini dinler, kendi
görüşünü belirtir ve iki tarafın da kabul edebileceği
görüşler belirtir.
topluluğu veya teşkilât, papalık olabilir. Bunu iyi
mesaiden ayıran üçüncü kişi uyuşmazlık içinde
olan taraflarla aynı masaya oturur; diğerinde onları bir araya getirip ayrılmaktaydı. Burada kendisi
de masaya oturmaktadır. Diğerlerini dinler, kendi
görüşünü belirtir ve iki tarafın da kabul edebileceği
görüşler belirtir.
Soru 7
Olayın maddî unsurlarıyla ilgili tarafsız ve objektif bir araştırma yapmaktan, sonuçları ve niteliğiyle ilgili bir çözüm şekli belirlemekten, elde ettiği bulguları bir raporda tespit ederek bu şekilde en azından tarafların vakıayı veya sorun olan hususları görmek suretiyle bir
çözüm tarzı üretmelerine yardımcı olmaktan ibaret olan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
çözüm tarzı üretmelerine yardımcı olmaktan ibaret olan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Araştırma Komisyonları
B
Uzlaştırma Komisyonları
C
Arabuluculuk
D
Hakemlik
E
İyi mesai
Açıklama:
Araştırma komisyonun rolü, olayın maddî
unsurlarıyla ilgili tarafsız ve objektif bir araştırma
yapmaktan, sonuçları ve niteliğiyle ilgili bir çözüm
şekli belirlemekten, elde ettiği bulguları bir raporda
tespit ederek bu şekilde en azından tarafların vakıayı veya sorun olan hususları görmek suretiyle bir
çözüm tarzı üretmelerine yardımcı olmaktan ibarettir.
unsurlarıyla ilgili tarafsız ve objektif bir araştırma
yapmaktan, sonuçları ve niteliğiyle ilgili bir çözüm
şekli belirlemekten, elde ettiği bulguları bir raporda
tespit ederek bu şekilde en azından tarafların vakıayı veya sorun olan hususları görmek suretiyle bir
çözüm tarzı üretmelerine yardımcı olmaktan ibarettir.
Soru 8
Uzlaştırma komisyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Taraflar komisyonun teklifini kabule mecburdur.
B
Uzlaştırma komisyonları uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur.
C
Komisyonlar siyasî olmayan kişilerden oluşur.
D
Uzlaştırma komisyonları tarafları dinler.
E
Taraflar eğer söz konusu rapordaki çözümü kabul ederlerse bu rapor yayımlanır.
Açıklama:
Uzlaştırma komisyonları, şu özelliği ihtiva eder.
Araştırma komisyonları uyuşmazlığın sadece maddi yönleriyle ilgilenirken uzlaştırma komisyonları
uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur. Bunların kabulü mecburi değildir. Komisyonlar siyasî olmayan kişilerden oluşur. Bunlar ya önceden vardır
ya da antlaşmayla oluşturulur ve taraflar arasında
görüş ayrılığı olan noktaları aydınlatarak bunların
üzerinde anlaşabilecekleri öneriler sunarlar. Arabuluculuğu siyasi etkilerden kurtarmak maksadı hedeflenir.
Araştırma komisyonları uyuşmazlığın sadece maddi yönleriyle ilgilenirken uzlaştırma komisyonları
uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur. Bunların kabulü mecburi değildir. Komisyonlar siyasî olmayan kişilerden oluşur. Bunlar ya önceden vardır
ya da antlaşmayla oluşturulur ve taraflar arasında
görüş ayrılığı olan noktaları aydınlatarak bunların
üzerinde anlaşabilecekleri öneriler sunarlar. Arabuluculuğu siyasi etkilerden kurtarmak maksadı hedeflenir.
Soru 9
I.Her BM Teşkilatı üyesi, sadece taraf olduğu uyuşmazlık veya durum üzerine Güvenlik Konseyi’nin dikkatini çekebilir.
II. Teşkilat üyesi olmayan bir devlet antlaşmada belirtilen barış yoluyla çözme mükellefiyetini bu uyuşmazlık için önceden kabul etmek şartıyla Güvenlik Konseyi’nin dikkatini çekebilir.
III. Genel Sekreter, uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’ne sunabilir.
IV. Genel Kurul da uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabilir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Teşkilat üyesi olmayan bir devlet antlaşmada belirtilen barış yoluyla çözme mükellefiyetini bu uyuşmazlık için önceden kabul etmek şartıyla Güvenlik Konseyi’nin dikkatini çekebilir.
III. Genel Sekreter, uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’ne sunabilir.
IV. Genel Kurul da uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabilir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
II,III ve IV.
B
II ve IV.
C
I,II,III ve IV.
D
Yalnız I
E
I, II ve IV.
Açıklama:
Her BM Teşkilatı üyesi,
taraf olduğu ya da olmadığı bu nitelikteki uyuşmazlık veya durum üzerine Güvenlik Konseyi’nin
dikkatini çekebilir. Teşkilat üyesi olmayan bir
devlet antlaşmada belirtilen barış yoluyla çözme
mükellefiyetini bu uyuşmazlık için önceden kabul etmek şartıyla Güvenlik Konseyi’nin dikkatini
çekebilir. Genel Sekreter, uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’ne sunabilir. Genel Kurul da meseleyi
Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabilir.
taraf olduğu ya da olmadığı bu nitelikteki uyuşmazlık veya durum üzerine Güvenlik Konseyi’nin
dikkatini çekebilir. Teşkilat üyesi olmayan bir
devlet antlaşmada belirtilen barış yoluyla çözme
mükellefiyetini bu uyuşmazlık için önceden kabul etmek şartıyla Güvenlik Konseyi’nin dikkatini
çekebilir. Genel Sekreter, uluslararası barış ve güvenliği tehlikeye sokacak her türlü hususu Güvenlik Konseyi’ne sunabilir. Genel Kurul da meseleyi
Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabilir.
Soru 10
I. Uluslararası Adalet Divanı BM altı asli organından biridir
II. Divan, tarafların kendisine sunacağı uyuşmazlıklara bakar.
III. Taraflar uyuşmazlık doğmadan önce olabileceği gibi, uyuşmazlık doğduktan sonra
Divan'a gidebilir.
IV. Taraflar önceden bir uyuşmazlığı Divan’a götürmeyi taahhüt etmişlerse uyuşmazlık çıktığı takdirde o anlaşma uyarınca uyuşmazlığı Divana götürme mecburiyetleri vardır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Divan, tarafların kendisine sunacağı uyuşmazlıklara bakar.
III. Taraflar uyuşmazlık doğmadan önce olabileceği gibi, uyuşmazlık doğduktan sonra
Divan'a gidebilir.
IV. Taraflar önceden bir uyuşmazlığı Divan’a götürmeyi taahhüt etmişlerse uyuşmazlık çıktığı takdirde o anlaşma uyarınca uyuşmazlığı Divana götürme mecburiyetleri vardır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I,II,III ve IV.
B
I,II ve III.
C
I ve III
D
I ve II
E
II,III ve IV.
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı BM altı asli organından biridir. Divan Statüsü’nün 36. maddesine göre
Divan, tarafların kendisine sunacağı uyuşmazlıklara
bakar. Yani, taraflar anlaşarak bir uyuşmazlığı Divan’a
götürebilirler. Bu anlaşma uyuşmazlık doğmadan
önce olabileceği gibi, uyuşmazlık doğduktan sonra
da olabilir. Taraflar önceden bir uyuşmazlığı Divan’a
götürmeyi taahhüt etmişlerse uyuşmazlık çıktığı takdirde o anlaşma uyarınca uyuşmazlığı Divana götürme mecburiyetleri vardır. Antlaşma, sadece uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözümü konusunda olabilir.
Divan, tarafların kendisine sunacağı uyuşmazlıklara
bakar. Yani, taraflar anlaşarak bir uyuşmazlığı Divan’a
götürebilirler. Bu anlaşma uyuşmazlık doğmadan
önce olabileceği gibi, uyuşmazlık doğduktan sonra
da olabilir. Taraflar önceden bir uyuşmazlığı Divan’a
götürmeyi taahhüt etmişlerse uyuşmazlık çıktığı takdirde o anlaşma uyarınca uyuşmazlığı Divana götürme mecburiyetleri vardır. Antlaşma, sadece uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözümü konusunda olabilir.
Soru 11
Uluslararası hukukta kuvvet kullanmanın tamamen yasaklanması aşağıdakilerden hangisi ile gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1899- 1907 Lahey Konferansları
B
1920 Milletler Cemiyeti
C
1928 Briand Kellog Paktı
D
1945 Birleşmiş Milletler Şartı
E
1961 Viyana Sözleşmesi
Açıklama:
Savaş, uyuşmazlıkların çözümünde kanuni bir yol olmaktan çıktığı oranda yerini barışçıl yollar almaktadır. Milletler Cemiyeti Misakı ile sınırlanan devletlerin savaş yetkileri, 1928 Briand Kellog Paktı ile terk edilmiştir. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler Şartı ile tamamlanmıştır. Birleşmiş Milletler Şartı uluslararası ilişkilerde yalnız savaşı değil, kuvvet kullanmayı ve kuvvet kullanma tehdidini de yasaklamıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 12
Birleşmiş Milletler Şartı’ nın kaçıncı maddesinde de üye devletlere barışın bozulmasını doğuracak uluslararası mahiyetteki uyuşmazlıkların çözülmesini adalet ve uluslararası hukukun prensiplerine uygun olarak barış yollarıyla gerçekleştirme yükümü yüklenmiştir?
Seçenekler
A
1/4
B
2/3
C
2/4
D
6/2
E
8/3
Açıklama:
Birleşmiş Milletler Şartı’ nın 2/3. maddesinde de üye devletlere barışın bozulmasını doğuracak uluslararası mahiyetteki uyuşmazlıkların çözülmesini adalet ve uluslararası hukukun prensiplerine uygun olarak barış yollarıyla gerçekleştirme yükümü yüklemiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
Uluslararası Daimi Adalet Divanı hangi davada uluslararası uyuşmazlığı, hukukî bir noktada veya olay üzerinde anlaşmazlık, iki şahıs arasında hukukî tez veya çıkar çatışması olarak nitelendirmektedir?
Seçenekler
A
Rainbow Davası
B
Caire Davası
C
Mavrommatis Davası
D
Nikaragua Davası
E
Camouco Davası
Açıklama:
Uluslararası Daimi Adalet Divanı Mavrommatis Davası’nda uluslararası uyuşmazlığı, hukukî bir noktada veya olay üzerinde anlaşmazlık, iki şahıs arasında hukukî tez veya çıkar çatışması olarak nitelendirir. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi uyuşmazlık çözüm türlerinden yargı usülleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Hakemlik Usulü
B
Dostane teşebbüs
C
Arabuluculuk
D
Araştırma veya soruşturma komisyonları
E
Uzlaştırma komisyonları
Açıklama:
Hakemlik usulü yargı usulleri arasında yer alır. Uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri de yargı usulüdür. Yargı usulü, sorunun uyuşmazlığa taraf olanlar dışında bir organ tarafından zorunlu olarak kesin ve bağlayıcı bir şekilde çözülmesi demektir. Diğer sayılanlar anlaşma usulleri arasındadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 15
Aşağıda sayılan uyuşmazlık türlerinden hangisi anlaşma usulleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Dostça girişim
B
Arabuluculuk
C
Uzlaştırma
D
Araştırma Komisyonları
E
Sürekli Mahkemeler
Açıklama:
Anlaşma usulleri, en eski, en klâsik uyuşmazlık çözüm türlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları. Sürekli mahkemeler yargı usulüne girmektedir. Doğru cevap E'dir.
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları. Sürekli mahkemeler yargı usulüne girmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dostane teşebbüste bulunan uyuşmazlık taraflarıyla aynı masaya oturmaz, taraflar arasında müsait bir ortam yaratmak suretiyle bunların görüşmeleri imkânını hazırlar ve ilgili tarafları karşı karşıya getirir, kendisi çekilir.
B
Uzlaştırma komisyonları uyuşmazlığın sadece maddi yönleriyle ilgilenirken araştırma komisyonları uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur.
C
Arabulucu üçüncü kişi kendi görüşünü ve iki tarafın da kabul edebileceği görüşler belirtebilir.
D
Milletler Cemiyeti, Bölgesel Anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler’de öngörülen çözüm usulü siyasi usullerdendir.
E
Devletlerin en kolay yapabilecekleri şey aralarında uyuşmazlık olan bir mesele hakkında karşılıklı görüşmede bulunmaktır. En basit uyuşmazlık çözüm yolu budur.
Açıklama:
Araştırma komisyonları uyuşmazlığın sadece maddi yönleriyle ilgilenirken uzlaştırma komisyonları uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
I. Güvenlik Konseyi
II. Genel Kurul
III. Ekonomik ve Sosyal Konsey
IV. Genel Sekreter
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Birleşmiş Milletler’de çözüm mekanizmasına etkisi olabilecek organlar arasında yer alır?
II. Genel Kurul
III. Ekonomik ve Sosyal Konsey
IV. Genel Sekreter
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Birleşmiş Milletler’de çözüm mekanizmasına etkisi olabilecek organlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, III, IV
D
II, IV
E
I, II, IV
Açıklama:
Birleşmiş Milletler’de çözüm mekanizmasına etkisi olabilecek organlar, Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi’dir. Genel Sekreter’in de uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinde önemli bir rolü vardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 18
Uluslararası Adalet Divanı önüne götürülebilecek davalarla ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Divan’da dava açmak ehliyetini haiz olmak, uyuşmazlığı Divan’a götürmek mecburiyeti anlamına gelmemektedir.
B
Divan’ın yetki alanı tarafların kendisine sunacağı bütün işlerle Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda ya da yürürlükteki antlaşma ve sözleşmelerde özel olarak öngörülmüş bütün durumları kapsar.
C
Divan'ın yargı yetkisini tanımış bir devletle bir uyuşmazlık çıkarsa herhangi bir antlaşma yapmaya gerek kalmaksızın o uyuşmazlık Divan’a götürülebilir.
D
Divan’ın kararı, taraflar açısından bağlayıcı değildir ancak aynı uyuşmazlık dolayısıyla iki defa yargılama yapılamaz.
E
Bir devlet Divan’ın yetkisini tam olarak hiçbir sınırlama getirmeksizin kabul etmiş, bir başka devlet sınırlı olarak kabul etmişse bu durumda en dar olarak kabul eden devletin kabul ettiği uyarınca çözüm sağlanacaktır.
Açıklama:
Divan’ın kararı, kesin ve bağlayıcıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 19
Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi'nin çözüm imkânlarının büyük bir çoğunluğu BM Şartı'nın kaçıncı maddesine göre tasarlanmıştır?
Seçenekler
A
2/4
B
51
C
33
D
12
E
42
Açıklama:
Güvenlik Konseyi'nin çözüm yolu önerisine dair karar, bağlayıcı değil, tavsiye niteliğinde bir karardır. Çözüm imkânlarının büyük bir çoğunluğu 33’üncü maddeye göre tasarlanmıştır. Bazen burada öngörülen önlemlerin izlenebilmesi için, Güvenlik Konseyi’nce yardım önerilebilir. Bazen Konsey’in bu fonksiyonlara ilişkin yardımı, görevinin bir parçası olarak sunulur. Doğru cevap C'dir.
Soru 20
Uyuşmazlık çözüm yöntemleri Birleşmiş Milletler Şartı’nın kaçıncı maddesinde sıralanmıştır?
Seçenekler
A
25
B
33
C
42
D
51
E
63
Açıklama:
Barışçıl çözüm yollarına, kısaca özellikle Birleşmiş Milletler Şartı’nın VI. Bölüm, m.33’te yer verilir. Madde, uyuşmazlıkların anlaşma usulleri, yargı yolu veya hakemlik ve siyasî teşkiller nezdinde çözülmesini söyler. Madde 33 şu şekildedir;
“1. Süregitmesi uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehlikeye düşürebilecek nitelikte bir uyuşmazlığa taraf olanlar, her şeyden önce görüşme, soruşturma, arabuluculuk, uzlaşma, hakemlik ve yargısal çözüm yolları ile, bölgesel kurulu ya da anlaşmalara başvurarak veya kendi seçecekleri başka yollarla buna çözüm aramalıdırlar.
2. Güvenlik Konseyi, gerekli gördüğünde, tarafları aralarındaki uyuşmazlığı bu gibi yollarla çözmeye çağırır.” Doğru cevap B'dir.
“1. Süregitmesi uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehlikeye düşürebilecek nitelikte bir uyuşmazlığa taraf olanlar, her şeyden önce görüşme, soruşturma, arabuluculuk, uzlaşma, hakemlik ve yargısal çözüm yolları ile, bölgesel kurulu ya da anlaşmalara başvurarak veya kendi seçecekleri başka yollarla buna çözüm aramalıdırlar.
2. Güvenlik Konseyi, gerekli gördüğünde, tarafları aralarındaki uyuşmazlığı bu gibi yollarla çözmeye çağırır.” Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ilişkilerde yalnız savaşı değil, kuvvet kullanmayı ve kuvvet kullanma tehdidini de yasaklamıştır?
Seçenekler
A
Briand Kellog Paktı
B
Milletler Cemiyeti Misakı
C
Birleşmiş Milletler Şartı
D
Lahey Konferansları
E
Uluslararası Daimi Adalet Divanı Statüsü
Açıklama:
Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası ilişkilerde yalnız savaşı değil, kuvvet kullanmayı ve kuvvet kullanma tehdidini de yasaklamıştır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisinde savaş hukuku düzenlenmiş, bugün dahi yürürlükte olan kara, deniz, tarafsızlık, savaşın başlaması, esir ve yaralılara yapılacak muameleye dair andlaşmalar yapılmıştır?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti Misakı
B
Birleşmiş Milletler Şartı
C
Briand Kellog Paktı
D
Lahey Konferansları
E
Mavrommatis Davası
Açıklama:
Lahey Konferansları'nda savaş hukuku düzenlenmiş, bugün dahi yürürlükte olan kara, deniz, tarafsızlık, savaşın başlaması, esir ve yaralılara yapılacak muameleye dair andlaşmalar yapılmıştır.
Soru 23
En basit uyuşmazlık çözüm yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diplomasi görüşmeleri
B
Dostane teşebbüs
C
Arabuluculuk
D
Tahkikat komisyonları
E
Uzlaştırma komisyonları
Açıklama:
En basit uyuşmazlık çözüm yolu diplomasi görüşmeleridir.
Soru 24
Aşağıdaki uyuşmazlık çözüm yollarından hangisi uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri için teşvik etmek manasına gelmektedir?
Seçenekler
A
Diplomasi görüşmeleri
B
Arabuluculuk
C
Uzlaştırma komisyonları
D
Araştırma komisyonları
E
İyi mesai
Açıklama:
İyi mesai veya dostane teşebbüs denilen usul, uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri için teşvik etmek manasına gelmektedir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi 9 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kurulan bir kolektif savunma örgütüdür?
Seçenekler
A
NATO
B
UNESCO
C
UNICEF
D
ICAO
E
IFAD
Açıklama:
NATO, 9 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kurulan bir kolektif savunma örgütüdür.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi uyuşmazlık çözümünde yargı usullerinden biridir?
Seçenekler
A
Diplomasi görüşmeleri
B
Uluslararası Adalet Divanı
C
Dostane teşebbüs
D
Arabuluculuk
E
Uzlaştırma komisyonları
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı, uyuşmazlık çözümünde yargı usullerinden biridir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi siyasi teşkiller nezdinde çözüm usulüne dahildir?
Seçenekler
A
Genel Kurul
B
Diplomasi görüşmeleri
C
Dostane teşebbüs
D
Arabuluculuk
E
Uzlaştırma komisyonları
Açıklama:
Genel kurul, siyasi teşkiller nezdinde çözüm usulüne dahildir.
Soru 28
Antlaşma hükmünde, uzlaştırma komisyonlarında çözülemeyen hususların tarafların mutabakatı veya bu olmazsa bir tarafın talebi üzerine hakemliğe havale edilebileceği belirtilmektedir. Ya da herhangi bir antlaşmanın içinde bir kayıt olabilir. Bu kayda ne ad verilir?
Seçenekler
A
İyi mesai kaydı
B
Arabuluculuk kaydı
C
Tahkim kaydı
D
Uzlaştırma kaydı
E
Tahkikat kaydı
Açıklama:
Antlaşma hükmünde, uzlaştırma komisyonlarında çözülemeyen hususların tarafların mutabakatı veya bu olmazsa bir tarafın talebi üzerine hakemliğe havale edilebileceği belirtilmektedir. Ya da herhangi bir antlaşmanın içinde bir kayıt olabilir. Bu kayda tahkim kaydı adı verilir.
Soru 29
1970’li yılların başında soğuk savaş koşullarındaki Avrupa’nın bölünmüşlüğüne son verilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik işbirliğinin geliştirilmesi düşüncesiyle kurulmuş olan uluslararası örgüt hangisidir?
Seçenekler
A
AGİT
B
NATO
C
BM
D
UNESCO
E
ICAO
Açıklama:
1970’li yılların başında soğuk savaş koşullarındaki Avrupa’nın bölünmüşlüğüne son verilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ve katılan devletler arasında bu amaca yönelik işbirliğinin geliştirilmesi düşüncesiyle kurulmuş olan uluslararası örgüt AGİT'tir.
Soru 30
Araştırma komisyonları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası uyuşmazlıkta fiilî olan noktaların, vakıaların gerekliliğini araştırmakla görevli bir ihtisas komisyonudur.
B
Sadece vakıaların gerekliliği veya fiilî noktaların gerekliliğini araştırmakla kalmaz, daha da genişletebilir, ara buluculuk yapma yetkisi de olabilir.
C
Araştırma komisyonun görevlerinden biri olayın maddî unsurlarıyla ilgili tarafsız ve objektif bir araştırma yapmaktır.
D
Araştırma komisyonun görevlerinden biri elde ettiği bulguları bir raporda tespit ederek bu şekilde en azından tarafların vakıayı veya sorun olan hususları görmek suretiyle bir çözüm tarzı üretmelerine yardımcı olmaktır.
E
Araştırma komisyonları uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur.
Açıklama:
Uzlaştırma komisyonları uyuşmazlığın çözümü için teklifte bulunur.
Soru 31
Uluslararası uyuşmazlıkların; uyuşmazlığın taraflarının, ya kendi aralarında veya diğer üçüncü taraf ya da tarafların yardımıyla diplomasi görüşmeleri yoluyla çözümlenmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Anlaşma usulleri
B
Siyasi usuller
C
İdari usuller
D
Yargı usulleri
E
Bireysel usuller
Açıklama:
Uluslar arası uyuşmazlıkların; uyuşmazlığın taraflarının, ya kendi aralarında veya diğer üçüncü taraf ya da tarafların yardımıyla diplomasi görüşmeleri yoluyla çözümlenmesine anlaşma usulleri adı verilir. Bu nedenle doğru şık “a”dır.
Soru 32
19. yüzyıldan itibaren uluslararası hukuk kuralları, en büyük gelişimi hangi alanda göstermiştir?
Seçenekler
A
Uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların askeri yoldan çözümü
B
Uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların yargısal yoldan çözümü
C
Uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların barışçıl yoldan çözümü
D
Uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların kanuni yoldan çözümü
E
Uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların kişisel yoldan çözümü
Açıklama:
19.yüzyıldan itibaren uluslararası hukuk kuralları, en büyük gelişimi uluslararası hukuk düzeni kapsamında çıkacak uyuşmazlıkların barışçıl yoldan çözümü alanında göstermiştir. Bu nedenle doğru şık “c”dir.
Soru 33
Aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuki uyuşmazlığı tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Pozitif hukuk kurallarının yaratılmasına ilişkin olan bir uyuşmazlıktır.
B
Pozitif hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olan bir uyuşmazlıktır.
C
Pozitif hukuk kurallarının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin olan bir uyuşmazlıktır.
D
Pozitif hukuk kurallarının değiştirilmesine ilişkin olan bir uyuşmazlıktır.
E
Pozitif hukuk kurallarının ilgasına ilişkin olan bir uyuşmazlıktır.
Açıklama:
Hukuki uyuşmazlık, pozitif hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olan bir uyuşmazlıktır. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi en önemli ve en tehlikeli siyasi uyuşmazlık olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Taraflarından birinin hukukun yaratılmasını istediği uyuşmazlıklar.
B
Taraflarından birinin hukukun yorumlanmasını istediği uyuşmazlıklar.
C
Taraflarından birinin hukukun yürürlükten kaldırılmasını istediği uyuşmazlıklar.
D
Taraflarından birinin hukukun değiştirilmesini istediği uyuşmazlıklar.
E
Taraflarından birinin hukukun ilgasını istediği uyuşmazlıklar.
Açıklama:
Taraflarından birinin hukukun değiştirilmesini istediği uyuşmazlıklar, en önemli ve en tehlikeli siyasi uyuşmazlık olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle doğru şık “d”dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası bir uyuşmazlıkta araştırma komisyonlarının görevlerinden değildir?
Seçenekler
A
Uyuşmazlık konusu olayın maddi unsurlarıyla ilgili tarafsız araştırma yapmak
B
Uyuşmazlık konusu olayın niteliğiyle ilgili bir çözüm şekli belirlemek
C
Elde ettiği bulguları bir raporda tespit etmek
D
Raporda taraflara, sorun olan hususları göstermek
E
Uyuşmazlık konusu olayı objektif bir kararla çözmek
Açıklama:
Uyuşmazlık konusu olayı objektif bir kararla çözmek, uluslararası bir uyuşmazlıkta araştırma komisyonlarının görevlerinden değildir. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 36
Uyuşmazlık doğurabilecek bir durumun uzamasının uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmesi durumunda aşağıdakilerden hangisi devreye girer?
Seçenekler
A
BM Genel Kurulu
B
BM Güvenlik Konseyi
C
BM Genel Sekreteri
D
BM İnsan Hakları Komitesi
E
Uluslararası Adalet Divanı
Açıklama:
Uyuşmazlık doğurabilecek bir durumun uzamasının uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmesi durumunda BM güvenlik konseyi devreye girer. Bu nedenle doğru şık “b”dir.
Soru 37
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Uluslararası Adalet Divanı kararları konusunda doğru değildir?
Seçenekler
A
Divan kararları kesindir.
B
Divan kararları bağlayıcıdır.
C
BM’nin tüm üyeleri Divan kararlarına uymak zorundadır.
D
Taraflardan biri kararda öngörülen yükümlülüğü yerine getirmezse diğer taraf Güvenlik Konsey’ine başvurabilir.
E
Güvenlik Konseyi Divan kararının zorla icrasına karar verir.
Açıklama:
Güvenlik Konsey’inin Divan kararının zorla icrasına karar verme yetkisi yoktur. Bu nedenle doğru şık “e”dir.
Soru 38
Milletler Cemiyeti Misakı ile sınırlanan devletlerin savaş yetkileri hangi olayla terk edilmiştir?
Seçenekler
A
Versay Barış Antlaşması
B
I. Lahey Konferansı
C
II. Lahey Konferansı
D
Briand Kellog Paktı
E
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı
Açıklama:
Savaş, uyuşmazlıkların çözümünde kanuni bir yol olmaktan çıktığı oranda yerini barışçıl yollar almaktadır. Milletler Cemiyeti Misakı ile sınırlanan devletlerin savaş yetkileri, 1928 Briand Kellog Paktı ile terk edilmiştir.
Soru 39
Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl usullerle çözümü hakkında sözleşmenin düzenlendiği II. Lahey Konferansı kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1899
B
1928
C
1907
D
1947
E
1956
Açıklama:
1899’da uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl usullerle çözümü hakkında bir sözleşme kabul edilmiştir ve 1907 tarihli II. Lahey Konferansı’nda bu sözleşme geliştirilmiş ve 18 Ekim 1907’de aynı ad altında yeni bir sözleşme yapılmıştır.
Soru 40
Uluslararası Daimi Adalet Divanı Mavrommatis Davası’nda, hukukî bir noktada veya olay üzerinde anlaşmazlık, iki şahıs arasında hukukî tez veya çıkar çatışması olarak nitelendirilen uyuşmazlık türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası uyuşmazlık
B
Hukuki uyuşmazlık
C
Siyasi uyuşmazlık
D
Barışçıl uyuşmazlık
E
Mali uyuşmazlık
Açıklama:
Uluslararası Daimi Adalet Divanı Mavrommatis Davası’nda uluslararası uyuşmazlığı, hukukî bir noktada veya olay üzerinde anlaşmazlık, iki şahıs arasında hukukî tez veya çıkar çatışması olarak nitelendirir.
Soru 41
İsrail'in Golan Tepelerini işgali hangi uyuşmazlık türüne girer?
Seçenekler
A
Uluslararası uyuşmazlık
B
Siyasi uyuşmazlık
C
Hukuki uyuşmazlık
D
Hukuki ve siyasi uyuşmazlık
E
Barışçıl uyuşmazlık
Açıklama:
Siyasi uyuşmazlık olarak Almanya Polonya arasındaki Dantzig meselesi ile İsrail’in Golan Tepelerini işgali belirtilebilir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi anlaşma usullerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Diplomasi görüşmeleri
B
Dostane teşebbüs
C
Arabuluculuk
D
İdari komisyon
E
Tahkikat komisyonları
Açıklama:
Anlaşma usulleri, en eski, en klâsik uyuşmazlık çözüm türlerindendir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
• diplomasi görüşmeleri,
• dostane teşebbüs (iyi mesai),
• arabuluculuk,
• tahkikat komisyonları (araştırma veya soruşturma komisyonları),
• uzlaştırma komisyonları.
Soru 43
I. Devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatılır ve devam ettirmeleri için teşvik edilir
II. Uzlaştıran taraf bir devlet, devletler topluluğu, teşkilat veya papalık olabilir
III. Üçüncü kişi uzlaşmazlık içinde olan taraflarla aynı masaya oturur
IV. Dostane teşebbüs adıyla da bilinir
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri anlaşma usullerinden olan iyi mesai için doğru kabul edilir?
II. Uzlaştıran taraf bir devlet, devletler topluluğu, teşkilat veya papalık olabilir
III. Üçüncü kişi uzlaşmazlık içinde olan taraflarla aynı masaya oturur
IV. Dostane teşebbüs adıyla da bilinir
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri anlaşma usullerinden olan iyi mesai için doğru kabul edilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
İyi mesai veya dostane teşebbüs denilen usul, uyuşmazlığa düşen ve bu uyuşmazlığı çözmek için karşılıklı görüşmeye başlamış ama birtakım sebepler dolayısıyla bu görüşmeleri kesilmiş olan devletlerin aralarındaki sorunu çözmek üzere tekrar görüşmeleri başlatmak ve devam ettirmeleri için teşvik etmek manasına gelmektedir. Bu bir devlet ya da devletler topluluğu veya bir teşkilât tarafından yapılabilir. Böyle bir girişimde bulunan uyuşmazlık taraflarıyla aynı masaya oturmaz, taraflar arasında müsait bir ortam yaratmak suretiyle bunların görüşmeleri imkânını hazırlar ve ilgili tarafları karşı karşıya getirir, kendisi çekilir.
Soru 44
9 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kurulan bir kolektif savunma örgütüdür.
Yukarıda tanımı verilmiş olan savunma örgütünün ismi aşağıdaki şıkların hangisinde yer alır?
Yukarıda tanımı verilmiş olan savunma örgütünün ismi aşağıdaki şıkların hangisinde yer alır?
Seçenekler
A
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı
B
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilâtı
C
Milletler Cemiyeti
D
Uluslararası Adalet Divanı
E
Birleşmiş Milletler
Açıklama:
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilâtı (NATO) 9 Nisan 1949’da Washington Antlaşması ile kurulan bir kolektif savunma
örgütüdür.
örgütüdür.
Soru 45
Hakemlik usulü ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hakem mahkemesi, üç veya beş kişilik heyetlerden oluşur
B
Hakem mahkemesinde tarafsız üyeler bulunur
C
Her şey tarafların iradesine göre belirlenir
D
Hukuk dışına çıkma yetkisi verilmemektedir
E
Hakemlik usulünde imparator ya da Papa olabilir
Açıklama:
Uluslararası yargıdan önce hakemlik usulü bulunmaktaydı. Hakemlik usulünün çeşitli şekilleri vardır. Bunlar imparator ya da Papa olabilir. Karma komisyonlar oluşturulabilir. Hakem mahkemesi, üç veya beş kişilik heyetlerden oluşur ve tarafsız üyeler işin başından itibaren vardır. Hakem mahkemesi usulünde her şey tarafların iradesine göre belirlenir. Yani seçilecek kişiler, hangi hukukun uygulanacağı, seçimin nasıl yapılacağı gibi hususlar taraflarca belirlenmektedir. Hukuk dışına çıkma yetkisi yani hakkaniyet ve nısfete göre çözme yetkisi de verilebilir.
Soru 46
I. Uluslararası Adalet Divanı BM altı asli organından biridir.
II. Uyuşmazlık sürerse yeniden dava açılabilir.
III. Davanın görülmekteyken bilinmeyen bir olay ortaya çıkarsa muhakemenin iadesi istenir.
IV. İade talebi, hükmün verilmesinden itibaren altı yıl içinde yapılmalıdır.
Uluslararsı Adalet Divanı ile ilgili yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?
II. Uyuşmazlık sürerse yeniden dava açılabilir.
III. Davanın görülmekteyken bilinmeyen bir olay ortaya çıkarsa muhakemenin iadesi istenir.
IV. İade talebi, hükmün verilmesinden itibaren altı yıl içinde yapılmalıdır.
Uluslararsı Adalet Divanı ile ilgili yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, II, III
E
I, II, IV
Açıklama:
Uluslararası Adalet Divanı BM altı asli organından biridir. Divan’ın kararı, kesin ve bağlayıcıdır. Aynı uyuşmazlık dolayısıyla iki defa yargılama yapılamaz. Bir defa karar verilmişse aynı olaya dayanılarak bir başka dava açılamaz. Davanın görülmesi esnasında taraflarca ve Divan’ca bilinmeyen bir olay sonradan ortaya çıkarsa muhakemenin iadesi istenir. İade talebi, hükmün verilmesinden itibaren on yıl, yeni olayın keşfinden itibaren en geç 6 ay içinde yapılmalıdır.
Soru 47
Herhangi bir uyuşmazlığın veya uluslararası bir anlaşmazlıkla sonuçlanabilecek ya da uyuşmazlık doğurabilecek bir durumun uzamasının uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmesi durumu söz konusu olduğunda aşağıdakilerden hangisi devreye girer?
Seçenekler
A
Genel Kurul
B
Genel Sekreter
C
Uluslararası Adalet Divanı
D
Hakemler
E
Güvenlik Konseyi
Açıklama:
Güvenlik Konseyi’nin olaya müdahale edebilmesi için ise uyuşmazlığın ciddi nitelikte olması gerekir. Herhangi bir uyuşmazlığın veya uluslararası bir anlaşmazlıkla sonuçlanabilecek ya da uyuşmazlık doğurabilecek bir durumun uzamasının uluslararası barış ve güvenliği tehdit etmesi durumu söz konusu olabilir. Bu durumda Güvenlik Konseyi devreye girebilecektir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi “Hakemlik usulü” ile ilgili doğru yargıların dışında kalır?
Seçenekler
A
Gerekli olursa kendi yetkisi altında alınan zorlayıcı tedbirlerin uygulanması için bizatihi kendisi yetki kullanabileceği gibi bölge antlaşmaları ve teşkillerini de kullanabilir.
B
Karma komisyonlar oluşturulabilir.
C
Hakemlerin kararları da bağlayıcıdır ve iki tarafın da seçeceği ajanlar anlaşamazlarsa, üçüncü bir komisyon kurulmaktadır.
D
Hakem mahkemesi, üç veya beş kişilik heyetlerden oluşur ve tarafsız üyeler işin başından itibaren vardır.
E
Hakem mahkemesi usulünde her şey tarafların iradesine göre belirlenir.
Açıklama:
Güvenlik Konseyi, gerekli olursa kendi yetkisi altında alınan zorlayıcı tedbirlerin uygulanması için bizatihi kendisi yetki kullanabileceği gibi bölge antlaşmaları ve teşkillerini de kullanabilir.
Soru 49
Uluslararası Adalet Divanı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Herhangi bir yetkisizlik kaydı ileri sürülmeden Divan’ın uyuşmazlığın esasına girmesi kabul edilirse Divan’ın yetkisi zımnen kabul edilmiş olmaz.
B
Bir devlet Divan’ın yetkisini tam olarak hiçbir sınırlama getirmeksizin kabul etmiş, bir başka devlet sınırlı olarak kabul etmişse bu durumda en geniş olarak kabul eden devletin kabul ettiği uyarınca çözüm sağlanacaktır.
C
Divan’da dava açmak ehliyetini haiz olmak, uyuşmazlığı Divan’a götürme mecburiyeti anlamına gelir.
D
Divan’ın kararı, kesin ve bağlayıcıdır. Aynı uyuşmazlık dolayısıyla iki defa yargılama yapılamaz. Bir defa karar verilmişse aynı olaya dayanılarak bir başka dava açılamaz.
E
Taraflar önceden bir uyuşmazlığı Divan’a götürmeyi taahhüt etmişlerse uyuşmazlık çıktığı takdirde o anlaşma uyarınca uyuşmazlığı Divana götürme mecburiyetleri yoktur.
Açıklama:
A, B, C ve E şıklarında verilen yargıların tam tersi durumlar Divan için doğrudur.
Ünite 7
Soru 1
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eden kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Konsolidasyon
C
Konkordato
D
Konversiyon
E
Amortisman
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eden kavram moratoryum'dur.
Soru 2
Savaşı ortadan kaldırma girişimleri olarak değerlendilebilecek aşağıdaki girişimlerden hangisi hatalıdır?
Seçenekler
A
Uluslararası hukukta 1909 sonrasındaki değişim, savaşın ve diğer kuvvetlerin kullanılması yollarının kaldırılması amacını taşımaktadır.
B
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yapılan Versay Barış Antlaşması'na kadar savaş, devletler için bir haktır.
C
Versay Barış Antlaşması'na kadar devletlerin savaş hakkını saklayan herhangi bir uluslararası hukuk kuralı bulunmamaktadır.
D
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Milletler Cemiyeti'nin kurulması ile kuvvet kullanılması yasaklanmamış ancak geciktirilmiştir.
E
Briand-Kellog Paktının uygulanmasına dair hiçbir mekanizma oluşturulmamıştır.
Açıklama:
Diğer seçeneklerde verilen ve savaşı ortadan kaldırma girişimleri olarak değerlendilebilecek girişimler doğrudur. Ancak "Uluslararası hukukta 1909 sonrasındaki değişim, savaşın ve diğer kuvvetlerin kullanılması yollarının kaldırılması amacını taşımaktadır." ifadesi hatalıdır. Çünkü söz konusu değişim 1919 yılında gerçekleştirilmiştir.
Soru 3
BM Şartı uyarınca kuvvet kullanımının yasağı ve meşru müdafaa hakkında seçeneklerde verilen hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrası, her türlü kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidinde bulunmayı yasaklar.
B
BM Şartı'nda kuvvet kullanma yasağına karşı açıkça ön görülen birçok istisna söz konusudur.
C
BM Şartı'na göre meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için müdafaa gerekli görülmez.
D
BM Şartı'na göre meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için müdafaa kuvvetin gecikmeli olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.
E
BM Şartı'na göre kuvvet kulanım yasağı sadece ülke bütünlüğüne yönelik saldırılar için geçersizdir.
Açıklama:
BM Şartı uyarınca kuvvet kullanımının yasağı ve meşru müdafaa hakkında diğer seçeneklerde verilen ifadeler yanlıştır. Yalnızca "BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrası, her türlü kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidinde bulunmayı yasaklar." ifadesi doğrudur.
Soru 4
Meşru müdafaayı düzenleyen BM şartı hangi maddeyle düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
51. madde
B
52. madde
C
53. madde
D
54. madde
E
55. madde
Açıklama:
Meşru müdafaayı düzenleyen BM Şartı Madde 51'de açıklanmaktadır.
Soru 5
Uluslararası Hukuk Komisyonu, saldırının tanımına ilişkin çalışmalara hangi yıl itibariyle başlamıştır?
Seçenekler
A
1951
B
1952
C
1953
D
1954
E
1955
Açıklama:
Uluslararası Hukuk Komisyonu, saldırının tanımına ilişkin çalışmalara 1951'de başlamış ancak genel ve soyut bir tanım yapma çabaları başarılı olamamıştır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalmaktadır?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
B
İhkak-ı Hak'kın devletlerce saklı tutulması
C
İktisadi, siyasi ve ideolojik baskılar
D
Teşkilat amaçlarıyla bağdaşmayan herhangi bir surette kuvvet kullanılması
E
Ülkelerin siyasi bağımsızlıklarına karşı kuvvet kullanılması
Açıklama:
Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler, kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan eylemlerdendir.
Soru 7
Otorite, egemenliği kullanma ve buyurma kudreti anlamında kullanılan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Yetke
B
İhkak-ı Hak
C
Önleyici Meşru Müdafaa
D
Self-determinasyon
E
Moratoryum
Açıklama:
Yetke,Otorite, egemenliği kullanma ve buyurma kudreti anlamındadır.
Soru 8
"Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlarından tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma'ya uygun olarak üstlendikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler." ilkesi Birleşmiş Milletler Şartı'nın hangi maddesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
2. Madde
B
4. Madde
C
6. Madde
D
8. Madde
E
51. Madde
Açıklama:
"Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlarından tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma'ya uygun olarak üstlendikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler." ilkesi Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. Maddesinde yer almaktadır.
Soru 9
"Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar" ilkesi Birleşmiş Milletler Şartı'nın hangi maddesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
2. Madde
B
4. Madde
C
8. Madde
D
10. Madde
E
51. Madde
Açıklama:
"Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar" ilkesi Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. Maddesi'nde yer almaktadır.
Soru 10
Halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırması hangi kavram ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Self-determinasyon
B
Danışma Görüşü
C
Önleyici Meşru Müdafaa
D
İhkak-ı Hak
E
Moratoryum
Açıklama:
Halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırması, self-determinasyon kavramı ile ifade edilmektedir.
Soru 11
Moratoryum nedir?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti sistemi içinde müeyyide savaşları
B
Devletlerin, meşrû müdafaa durumunda, uluslararası bir zorlama önlemi
C
Amerikan Dışişleri Bakanı Stimson’un kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçları
D
Uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süre
E
BM Şartı’nın kabulüne kadar geçen süre
Açıklama:
Moratoryum, Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder.
Soru 12
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yetke, hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir.
B
İhkak-ı hak otorite, egemenliği kullanma, buyurma kudreti anlamındadır.
C
Devletin bir başka devlete karşı doğrudan silâhlı kuvvet kullanması BM şartı m.2/4 ihlâl etmesidir.
D
Şart’ta kuvvet kullanma yasağına açıkça öngörülen tek istisna etkin pişmanlık hakkıdır.
E
Devlete yardım amaçlı askeri malzeme, eğitim tesisi ya da üs sağlarsa buna dolaylı kuvvet kullanma denilmektedir.
Açıklama:
Bir devlet bir başka devlete karşı doğrudan kuvvet kullanmaz; ama o devlete karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme, eğitim tesisi ya da üs sağlarsa buna dolaylı kuvvet kullanma denilmektedir. Bu çeşit kuvvet kullanma da kuvvet kullanma yasağına, yani m.2/4’e aykırı bir durum olarak nitelendirilmiştir.
Soru 13
Kuvvet kullanmanın yasaklanmasına yönelik çalışmalardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Stimson doktrini savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir.
B
Cenevre Protokolü ve Lokarno Antlaşması kuvvet kullanmayı tamamen yasaklamaktadır.
C
Lahey Konferansları’nda kabul edilen kurallarla, savaş yasaklanmıştır.
D
Kuvvet kullanımın yasaklanması konusunda en önemli girişimler Stimson Doktrini ve Briand-Kellog Misakı’dır.
E
Meşru müdafaa durumu dahi bulunsa Paris paktına taraf devletler savaşa giremez.
Açıklama:
Kuvvet kullanmanın yasaklanması yönünde başka çabalar da olmuştur. En önemlisi Stimson Doktrini ve Briand-Kellog Misakı’dır.
Soru 14
Henüz hak ihlâl edilmemiş ama gelecekte vukuu bulması muhakkak olan saldırı durumunda tedbir almayı düzenleyen hak hangisidir?
Seçenekler
A
İhkak-ı hak
B
Meşru müdafaa
C
Önleyici meşru müdafaa
D
Danışma görüşü
E
Savaş
Açıklama:
Henüz hak ihlâl edilmemiş ama gelecekte vukuu bulması muhakkak olan saldırı durumunda tedbir almayı düzenleyen hak önleyici meşru müdafaa olarak değerlendirilir.
Soru 15
Self determinasyon ilkesiyle anlatılmak istenen nedir?
Seçenekler
A
Halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
B
Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması
C
Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılmış kurallar
D
Silahlı saldırı niteliğini taşımayan kuvvet kullanma eylemlerine müdahalede bulunmamak
E
Güvenlik Konseyi’nin her an soruna el koyma yetkisi saklı
Açıklama:
Self-determinasyon ilkesi kısaca halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
Soru 16
Bush doktrininden sonraki süreçte gerçekleşen değişikliklerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Muhakkak değil, muhtemel olan saldırılara karşı da harekete geçme
B
Amerikan menfaatlerine saldırı olması durumunda da meşrû müdafaa hakkına dayanarak cevap verilmesi
C
Uluslararası hukukun sınırlarının önleyici meşrû müdafaa hususunda çok daha fazla genişlemesi
D
2005 tarihli Kongo Davası Kararında görüş belirtmemesi
E
Self determinasyon ilkesinin ön plana çıkması
Açıklama:
Seçeneklerde belirtilenlerden self-determinasyon ilkesinin ön plana çıkması Bush doktrininden sonraki süreç açısından yanlıştır.
Soru 17
Uluslarası hukuk komisyonu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Saldırının tanımına ilişkin çalışmalara 1951’de başlamıştır.
B
1974 tarihli Genel Kurul’un saldırıyı tanımlayan metnini kabul etmiştir.
C
Uluslararası ceza yargı yetkisine tabi olmasını gerekli gördüğü suçları beş kategoride sıralamıştır.
D
1996 tarihli UHK Taslağı ise, saldırı için bireysel cezai sorumluluk tesis etmeye çalışır.
E
Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurul'un yerini alan komisyondur.
Açıklama:
UHK, Genel Kurul'un yerine kurulmamış; Genel Kurul'a yardımcı olması hasebiyle oluşturulmuştur.
Soru 18
Bir saldırının silahlı saldırı niteliğinde olup olmadığı konusunda Milletlerarası Adalet Divanı ilk defa hangi olayın çözümünde “boyut ve etki” ölçütünü getirmiştir?
Seçenekler
A
Nikaragua Davası
B
Kongo Davası
C
Caroline Olayı
D
Korfu Boğazı Davası
E
Paris Paktı
Açıklama:
Bir saldırının silâhlı saldırı niteliğinde olup ol- madığı konusunda Milletlerarası Adalet Divanı ilk defa Nikaragua Kararı’nda “boyut ve etki” (scale and effect) ölçütünü (Nikaragua Davası: parag. 195) getirmiş kuvvet kullanımlarını bu kriterler çerçevesinde tasnif etmiştir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Siber Savaşa Uygulanacak Hukuk Hakkında Tallinn El Kitabı uyarınca devletlerin kuvvet kullanımına ilişkin değerlendirme yapmasını etkileyen resmi ve tüketici olmayan kriterlerden değildir?
Seçenekler
A
Şiddet düzeyi
B
Dolaylı kişi etkileşimi
C
Askeri özellik
D
Yasallık karinesi
E
Aciliyet
Açıklama:
“Siber Savaşa Uygulanacak Hukuk Hakkında Tallinn El Kitabı” uyarınca devletlerin kuvvet kullanımına ilişkin değerlendirme yapmasını etkileyen resmi ve tüketici olmayan kriterler şunlardır: -Şiddet düzeyi, aciliyet, doğrudan kişi ve nesneleri etkilemesi, etkilerin ölçülebirliği, askeri özellik, devletin katılımı, yasallık karinesi.
Soru 20
Güvenlik Konseyi aşağıdakilerden hangisi sebebiyle ortak güvenlik sistemini etkili olarak işletmekte zorlanmıştır?
Seçenekler
A
Zorlayıcı tedbirler alma yetkisi
B
Askeri yetersizlik
C
Meşrû müdafaa hakkı
D
Üye devletlerin isteksizliği
E
Soğuk savaşın bir aracı olarak kullanılan veto yetkisi
Açıklama:
Güvenlik Konseyi’nin her an soruna el koyma yetkisi saklı tutulmuştur. Güvenlik Konseyi, meşrû müdafaa hakkına dayanılarak yapılan eylemleri değerlendirmek ve gerekli tedbirleri almak konusunda karar vermelidir. Oysa çoğu kez soğuk savaşın bir aracı olarak kullanılan veto yetkisi dolayısıyla bu tür bir karar alamaz hale gelmiştir.
Soru 21
Milletler Cemiyeti Misakı devletlerin kuvvete başvurmasını sınırlandırmaya yönelik ilk adımları kaç yılında atmıştır?
Seçenekler
A
1920
B
1921
C
1922
D
1923
E
1924
Açıklama:
BM Şartı’nın kabulüne kadar olan süre boyunca, kuvvete baş¬vurmak devletler için bir haktır, ancak gerek silahlı güce başvurulması gerek çatışmanın yürütülmesi bazı kurallara bağlanmıştır. Bu süreçte kuvvete başvurma, önce kısıtlanmış ve sonra da yasaklanmıştır. 1920’de Milletler Cemiyeti Misakı daha sonra 1928’de Briand-Kellogg Paktı bu yönde ilk adımları atmıştır.
Soru 22
Briand-Kellogg Paktı devletlerin kuvvete başvurmasını sınırlandırmak için ilk adımları hangi tarihte atmıştır?
Seçenekler
A
1925
B
1926
C
1927
D
1928
E
1929
Açıklama:
BM Şartı’nın kabulüne kadar olan süre boyunca, kuvvete baş¬vurmak devletler için bir haktır, ancak gerek silahlı güce başvurulması gerek çatışmanın yürütülmesi bazı kurallara bağlanmıştır. Bu süreçte kuvvete başvurma, önce kısıtlanmış ve sonra da yasaklanmıştır. 1920’de Milletler Cemiyeti Misakı daha sonra 1928’de Briand-Kellogg Paktı bu yönde ilk adımları atmıştır.
Soru 23
Her iki taraf yargı kararını tanımazsa moratoryumdan kaç ay sonra savaş hakkı doğar?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Cemiyet üyeleri, böylesi bir uyuşmazlık çıkarsa bu uyuşmazlığı ya hakeme mahkemeye veya Cemiyet Konseyi’nin incelemesine sunacaklar (Milletler Cemiyeti Misakı m.12), hemen savaşa başvuramayacaklardır. Uyuşmazlık yargı yoluna götürülmeyecekse mutlaka Cemiyet Konseyi’ne götürülmelidir. (Milletler Cemiyeti Misakı m.15) Hakem veya mahkeme kararı kesin hüküm doğurur. (Milletler Cemiyeti Misakı m.13) Kararı kabul eden tarafa karşı savaş yapılamaz. Her iki taraf yargı kararını tanımazsa 3 aylık moratoryumdan sonra savaş hakkı doğar. Konsey, bir rapor hazırlar. Rapor oybirliği ile kabul edilirse ve taraflardan biri bunu kabul etmişse ona karşı savaşa gitmek hukuken yasaktır. Ancak, çoğunlukla karar aldıysa 3 aylık moratoryumdan sonra her iki taraf da savaşa gidebilir.
Soru 24
Lokarno Antlaşması kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1923
B
1924
C
1925
D
1926
E
1927
Açıklama:
1925’te Lokarno Antlaşması yapılmıştır.
Soru 25
Cenevre Protokolü kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1923
B
1924
C
1925
D
1926
E
1927
Açıklama:
cenevre protokolü 1924 yılında yapılmıştır.
Soru 26
İhkak-ı hak nedir?
Seçenekler
A
hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir.
B
bir şey üzerinde hak iddia etmektir.
C
hakkın gasp edilmesidir.
D
haktan vazgeçilmesidir.
E
elde edilen hak için yapılan anlaşmalardır.
Açıklama:
İhkak-ı hak, hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir.
Soru 27
Self-determinasyon ilkesi nedir?
Seçenekler
A
halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
B
devletin kendi geleceğini belirlemesidir.
C
kurulan hükümetin kendi geleceğini temin etmesidir.
D
savaştaki ülkelerin aralarında vardıkları anlaşmadır.
E
savaştaki ülkelerden birisinin geri çekilmesidir.
Açıklama:
Self-determinasyon ilkesi kısaca halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
Soru 28
Caroline olayı kaç yılında olmuştur?
Seçenekler
A
1835
B
1836
C
1837
D
1838
E
1839
Açıklama:
Caroline Olayı kısaca, 1837 yılında, Kanada’da, Birleşik Krallık’a karşı isyanda isyancılara yardımda bulunan Caroline gemisinin Niagara nehrinin Amerikan kıyısında bağlı bulunduğu bir sırada İngilizlerce ateşe verilerek, şelâleden aşağı atılması üzerine Birleşik Krallık ve Amerika arasında ortaya çıkan uyuşmazlıktır.
Soru 29
"Meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için, müdafaa gerekli, orantılı ve derhal olmalı ve kuvvet kullanan silahlı saldırıya maruz kalmalıdır." verilen görüş kaç yılındaki Divan’ın Nükleer Silahların Meşruluğuna Dair Danışma Görüşüdür?
Seçenekler
A
1995
B
1996
C
1997
D
1999
E
2000
Açıklama:
1996 tarihli Divan’ın Nükleer Silahların Meşruluğuna Dair Danışma Görüşü uyarınca meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için, müdafaa gerekli, orantılı ve derhal olmalı ve kuvvet kullanan silahlı saldırıya maruz kalmalıdır.
Soru 30
Bush Doktrini hangi olaylardan sonra başlayan bir süreçtir?
Seçenekler
A
11 Eylül olayları
B
Irak savaşı
C
Filistin savaşı
D
Caroline Olayları
E
2. Dünya Savaşı
Açıklama:
Bush Doktrini ve 11 Eylül olayı ile başlayan süreçtir.
Soru 31
Aşağıda savaşı ortadan kaldırmaya ilişkin verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Lahey Konferansında savaş yasaklanmıştır.
B
Birinci Dünya Savaşı'nın en önemli etkisi savaşı ortadan kaldırmasıdır.
C
Versay Barış Antlaşması’na kadar savaş, devletler için bir haktır .
D
Paris Paktı bütün saldırı savaşlarını yasaklamamıştır.
E
Paris Paktı yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Versay Barış Antlaşması’na kadar savaş, devletler için bir haktır ve kuvvet kullanmayı yasaklayan herhangi bir uluslararası hukuk kuralı yoktur. 1899-1907 Lahey Konferansları’nda kabul edilen kurallarla, savaşı düzenlemeyi ve savaşın acılarını azaltacak birtakım tedbirler almayı amaçlayan kurallar yapılmış ama savaş yasaklanamamıştır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi kuvvet kullanmanın yasaklanması yönündeki çabalardan değildir?
Seçenekler
A
Cenevre Protokolü
B
Stimson Doktrini
C
Briand-Kellog Misakı
D
Paris Paktı
E
Birinci Dünya Savaşı
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı, barış hukukunun, özellikle teşkilatlar hukukunun barışın sağlanması çabalarının biçimlenmesi açısından önemli rol oynamıştır. En önemli etkisi ise, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Milletler Cemiyeti’nin kurulması olmuştur. Milletler Cemiyeti Misakı, uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü konusunda belirli yükümlülükler öngörür. Cemiyet’teki açıkları tamamlamak için 1924’te Cenevre Protokolü ve 1925’te Lokarno Antlaşması yapılmıştır. Bunlarda kuvvet kullanmayı tamamen yasaklamamaktadır. Bunun dışında kuvvet kullanmanın yasaklanması yönünde başka çabalar da olmuştur. En önemlisi Stimson Doktrini ve Briand-Kellog Misakı’dır. Stimson Doktrini, Amerikan Dışişleri Bakanı Stimson’un kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçlarını tanımayacaklarını duyurması esasına dayanır. 27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kellog veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır
Soru 33
- Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır.
- Pakt’a taraf olmayan devletler arasında savaşa gitme hakkı vardır.
- Pakt, bugün de yürürlüktedir.
- Pakt'ın etkisi günümüzde azalmıştır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Stimson Doktrini, Amerikan Dışişleri Bakanı Stimson’un kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçlarını tanımayacaklarını duyurması esasına dayanır. 27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kellog veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır. Bu genel yasaklama, Misak’la karşılaştırıldığında, onun başlıca ilerici özelliğidir. Ancak devletlerin, meşrû müdafaa durumunda, uluslararası bir zorlama önlemi olarak Pakt’a aykırı davranan devlete karşı savaşa gitme hakkı gibi, Pakt’a taraf olmayan devletler arasında veya bu devletlere karşı savaşa gitme hakkı da muhafaza edilmiştir. Başlangıçta taraf olan ve olmayanlar arasındaki ilişkilerde uygulanmaması yönündeki sınırlama, zaman içinde kaybolmuş ve dünyadaki bütün devletlerin bağlanmış olduğu bir antlaşma olmamasına rağmen, İkinci Dünya Savaşı’ndan önce, bazı Lâtin Amerika Devletleri ve savaş sonrası kurulan bütün yeni devletler açısından örf ve âdet hukukunu oluşturmuştur. Pakt, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, uluslararası ve iç hukuk mahkeme kararlarında baskın bir uygulama alanı bulmuştur. Genel olarak Misak’tan bir adım daha ileri bir düzenleme olmakla beraber, uygulanmasına dair hiçbir mekanizma (olumlu, barışçıl yollar; olumsuz, savaştan vazgeçme gibi) oluşturulmuş değildir. Savaşa varmayan kuvvet kullanma açısından ise, önceki dönemden farklı bir düzenleme getirilmemiştir. Dolayısıyla, bu durum açık bir sorun olarak varlığını sürdürür. Pakt, bugün de yürürlüktedir ancak, BM düzeni dolayısı ile etkisi azalmıştır.
Soru 34
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreye ne denir?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Pakt
C
İhkak-ı hak
D
Önleyici meşrû müdafaa
E
Yetke
Açıklama:
Moratoryum, Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder.
Soru 35
- Görüşme
- Soruşturma
- Arabuluculuk
- Yargı yolu
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
BM Şartı’nın 2. maddesinin 3. fıkrası, teşkilat üyelerine uyuşmazlıklarını barışçıl yollarla çözümleme yükümü getirmektedir. Şart’ın 33. maddesi ise, bu yolları, görüşme, soruşturma, arabuluculuk, uzlaşma, yargı yolu ve bölgesel örgütler aracılığı olarak düzenler.
Soru 36
Aşağıda Birleşmiş Milletler örgütü ve üyeleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzerine kurulmuştur.
B
Tüm üyeler hak ve çıkarlardan yaralanmak için, üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmelidir.
C
Tüm üyeler, Birleşmiş Milletler’in Amaçları ile bağdaşmayacak biçimde kuvvet kullanma tehdidine başvurmaktan kaçınmazlar.
D
Tüm üyeler, örgütün giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar.
E
Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, barış ve güvenliğini korur.
Açıklama:
“Birleşmiş Milletler örgütü ve üyeleri, 1. Maddede belirtilen amaçlara ulaşmak üzere aşağıdaki ilkelere uygun biçimde hareket edeceklerdir:
- Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzerine kurulmuştur.
- Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlardan tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma’ya uygun olarak üstlendikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler.
- Tüm üyeler, uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarını, uluslararası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde, barışçı yollarla çözerler.
- Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığa karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.
- Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar ve Birleşmiş Milletler tarafından aleyhinde önleme ya da zorlama eylemine girişilen herhangi bir devlete yardım etmekten kaçınırlar.
- Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar.
- İşbu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler’e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Antlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke,
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan eylemlerdendir?
Seçenekler
A
Bir başka devlete karşı doğrudan silâhlı kuvvet kullanma
B
Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
C
Devlete karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme sağlama
D
Devlete karşı kuvvet kullananlara üs sağlama
E
Devlete karşı kuvvet kullananlara eğitim tesisi sağlama
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır;
- BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
- Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
Soru 38
Halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Self determinasyon
B
Meşru Müdafaa
C
Önleyici Meşru Müdafaa
D
İhkak-ı hak
E
Yetke
Açıklama:
Self-determinasyon ilkesi kısaca halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
Soru 39
- Şiddet düzeyi
- Aciliyet
- Doğrudan kişi ve nesneleri etkilemesi
- Etkilerin ölçülebirliği
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri “Siber Savaşa Uygulanacak Hukuk Hakkında Tallinn El Kitabı” uyarınca devletlerin kuvvet kullanımına ilişkin değerlendirme yapmasını etkileyen resmi ve tüketici olmayan kriterlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III IV
Açıklama:
NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi Uluslararası Bağımsız Uzmanlar Grubu tarafından hazırlanan “Siber Savaşa Uygulanacak Hukuk Hakkında Tallinn El Kitabı” uyarınca devletlerin kuvvet kullanımına ilişkin değerlendirme yapmasını etkileyen resmi ve tüketici olmayan kriterler şunlardır: -Şiddet düzeyi, aciliyet, doğrudan kişi ve nesneleri etkilemesi, etkilerin ölçülebirliği, askeri özellik, devletin katılımı, yasallık karinesi.
Soru 40
Aşağıdaki eylemlerden hangisi saldırı eylemleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Devletin silahlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesini istilâ etmesi
B
Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi
C
Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması
D
Bir başka devletin mevcut rejimini zorla devirmeye yönelik terörist veya silâhlı eylemleri teşkilatlandırma
E
Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası
Açıklama:
Saldırıyı tanımlayan metin ise, saldırı eylemlerini şöyle belirlemiştir:
- Devletin silahlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesini istilâ etmesi veya buna saldırması veya geçici nitelikte de olsa bu gibi bir istilâ veya saldırı sonucunda ortaya çıkan herhangi bir askeri işgal veya bir başka devletin ülkesinin veya bir kısmının kuvvet kullanımıyla ilhak edilmesi;
- Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi veya devletin bir başka devlet ülkesine karşı herhangi bir silah kullanımı;
- Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası;
- Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması;
- Devletin kabul eden devletle varılan anlaşma uyarınca bir başka devlet ülkesinde bulundurduğu silâhlı kuvvetlerini, antlaşmada öngörülen şartlara aykırı biçimde kullanması veya bu kuvvetlerin o ülkedeki varlığını antlaşmanın sona ermesinden sonra da sürdürmesi;
- Devletin, ülkesini, bir başka devlet tarafından bir üçüncü devlete karşı bir saldırı eyleminin yapılması için kullanılmasına izin vermesi;
- Bir devlet tarafından veya onun adına, bir başka devlete karşı sıralanan saldırı eylemlerinden sayılmasını gerektirecek ağırlıkta silâhlı kuvvet kullanma eylemleri yapan silâhlı kişileri, grupları, gayr-ı muntazam birlikleri veya paralı askerleri gönderme veya bu gibi davranışlara esaslı biçimde karışma.
- Bu eylemler, bir savaş ilânı olmasa da, 3. madde uyarınca saldırı eylemi olarak nitelendirilmiştir.
Soru 41
Uluslararası hukukta kuvvete başvurma hakkı tam ve kesin olarak ne zaman yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
1920 Milletler Cemiyeti ile
B
1928’de Briand-Kellogg Paktı ile
C
1945 BM Şartı ile
D
1949 Cenevre Sözleşmeleri ile
E
1954 La Haye Sözleşmesi ile
Açıklama:
Kuvvete başvurma, önce kısıtlanmış ve sonra da yasaklanmıştır. 1920’de Milletler Cemiyeti Misakı daha sonra 1928’de Briand-Kellogg Paktı bu yönde ilk adımları atmıştır. 1945 BM Şartı’yla da bu konuda en ileri ve kapsamlı düzenleme yapılmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Kuvvet kullanmanın yasaklanması BM Şartı'nın kaçıncı maddesinde düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
1/3
B
2/4
C
4/2
D
6
E
13
Açıklama:
BM Şartı’nın 2. maddesinin 4. fıkrası, her türlü kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidinde bulunmayı yasaklar. Doğru cevap B'dir.
Soru 43
I. A devletinin B devletine yönelik silahlı saldırısı
II. C devletinin D devletine yönelik kuvvet kullanma tehdidi
III. E devletinin F devletine karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme göndermesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri BM Şartı'nda düzenlenen kuvvet kullanma yasağı kapsamına girer?
II. C devletinin D devletine yönelik kuvvet kullanma tehdidi
III. E devletinin F devletine karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme göndermesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri BM Şartı'nda düzenlenen kuvvet kullanma yasağı kapsamına girer?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Kuvvet kullanmada sözü geçen kuvvetten kastedilen nedir?
1. Bu kuvvetin silâhlı kuvvet olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Bir başka devlete karşı doğrudan silâhlı kuvvet kullanırsa m.2/4 ihlâl edilmiş olmaktadır.
2. Bir devlet bir başka devlete karşı doğrudan kuvvet kullanmaz; ama o devlete karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme, eğitim tesisi ya da üs sağlarsa buna dolaylı kuvvet kullanma denilmektedir. Bu çeşit kuvvet kullanma da kuvvet kullanma yasağına, yani m.2/4’e aykırı bir durum olarak nitelendirilmiştir. Doğru cevap E'dir.
1. Bu kuvvetin silâhlı kuvvet olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Bir başka devlete karşı doğrudan silâhlı kuvvet kullanırsa m.2/4 ihlâl edilmiş olmaktadır.
2. Bir devlet bir başka devlete karşı doğrudan kuvvet kullanmaz; ama o devlete karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme, eğitim tesisi ya da üs sağlarsa buna dolaylı kuvvet kullanma denilmektedir. Bu çeşit kuvvet kullanma da kuvvet kullanma yasağına, yani m.2/4’e aykırı bir durum olarak nitelendirilmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 44
I. Meşru müdafaa hakkı
II. Bir devletin başka devlete karşı kuvvet kullananlara üs sağlaması
III. Güvenlik Konseyi yetkesi altında hareket edilmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kuvvet kullanma yasağının istisnaları arasında yer alır?
II. Bir devletin başka devlete karşı kuvvet kullananlara üs sağlaması
III. Güvenlik Konseyi yetkesi altında hareket edilmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kuvvet kullanma yasağının istisnaları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, III
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır:
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler. Doğru cevap C'dir.
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler. Doğru cevap C'dir.
Soru 45
BM Şartı’nda kuvvet kullanma yasağına açıkça öngörülen tek istisna olan meşrû müdafaa hakkı Şart'ın kaçıncı maddesinde düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
2
B
51
C
13
D
41
E
7
Açıklama:
Meşru müdafaayı düzenleyen BM Şartı madde 51'dedir ve şu şekildedir:
“Bu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in işbu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez.” Doğru cevap B'dir.
“Bu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in işbu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez.” Doğru cevap B'dir.
Soru 46
I. Silahlı saldırı olması
II. Zorunlu olması
III. Orantılı Olması
IV. Güvenlik Konseyi önlem alana kadar devam etmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri meşru müdafaanın şartları arasında yer alır?
II. Zorunlu olması
III. Orantılı Olması
IV. Güvenlik Konseyi önlem alana kadar devam etmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri meşru müdafaanın şartları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II
C
II, III, IV
D
I, II, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Meşrû müdafaa kavramının ayrılmaz bir parçası olan silahlı saldırının olması, meşru müdafaanın Güvenlik Konseyi önlem alana kadar devam etmesi, zorunluluk ve orantılılık şartıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi saldırı eylemleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bir devletin silahlı saldırısına karşı zorunlu ve orantılı olarak silahlı kuvvet kullanılması.
B
Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi.
C
Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası.
D
Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması.
E
Devletin, ülkesini, bir başka devlet tarafından bir üçüncü devlete karşı bir saldırı eyleminin yapılması için kullanılmasına izin vermesi.
Açıklama:
Bir devletin silahlı saldırısına karşı zorunlu ve orantılı olarak silahlı kuvvet kullanılması BM Şartı madde 51'de düzenlenen meşru müdafaa kapsamındadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin haline
getiren kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
getiren kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan Hakları Komisyonu
B
Uluslararası Hukuk Komisyonu
C
Ekonomik ve Sosyal Konsey
D
Güvenlik Konseyi
E
Vesayet Konseyi
Açıklama:
Uluslararası Hukuk Komisyonu Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin haline getiren komisyondur. Doğru cevap B'dir.
Soru 49
BM Genel Kurul’unun saldırıyı tanımlayan metninin kabul edilmesi kaç yılında olmuştur?
Seçenekler
A
1951
B
1963
C
1974
D
1977
E
1981
Açıklama:
Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK), saldırının tanımına ilişkin çalışmalara 1951’de başlamış, ancak genel ve soyut bir tanım yapma çabaları başarılı olmayarak konuyu “İnsanlığın Barış ve Güvenliğine Karşı İşlenen Suçlarla İlgili Taslak Koduna” dahil etmiştir. 1974 tarihli Genel Kurul’un saldırıyı tanımlayan metni kabul edilmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 50
Halkların kendi geleceğini kendisinin kararlaştırması ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Estoppel ilkesi
B
İhkakı hak ilkesi
C
Meşru müdafaa ilkesi
D
Self-determinasyon ilkesi
E
Uti possidetis juris ilkesi
Açıklama:
Self-determinasyon ilkesi kısaca halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Misak
C
İhkak-ı hak
D
Yetke
E
Self-determinasyon
Açıklama:
Moratoryum, Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Misak
C
İhkak-ı hak
D
Self-determinasyon
E
Yetke
Açıklama:
İhkak-ı hak, hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir.
Soru 53
Halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Misak
B
Self-determinasyon
C
Meşru müdafaa
D
Yetke
E
İhkak-ı hak
Açıklama:
Self-determinasyon, halkın kendi geleceğini kendisinin kararlaştırmasıdır.
Soru 54
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süre yani moratoryum ne kadar sürmektedir?
Seçenekler
A
1 Ay
B
2 Ay
C
3 Ay
D
4 Ay
E
5 Ay
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süre yani moratoryum 3 ay sürmektedir.
Soru 55
Bütün saldırı savaşlarını yasaklayan Briand Kellog Paktı kaç yılında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1922
B
1924
C
1926
D
1928
E
1930
Açıklama:
Bütün saldırı savaşlarını yasaklayan Briand Kellog Paktı 1928 yılında imzalanmıştır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisinin en çarpıcı özelliği savaş ve savaşa başvurma kavramları yerine, kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidine atıf yapılmasıdır?
Seçenekler
A
Briand Kellog Paktı
B
Milletler Cemiyeti Misakı
C
Lahey Konferansları
D
Versay Barış Antlaşması
E
Birleşmiş Milletler Şartı
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı'nın en çarpıcı özelliği, savaş ve savaşa başvurma kavramları yerine, kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidine atıf yapılmasıdır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi 1837 yılında, Kanada’da, Birleşik Krallık’a karşı isyanda isyancılara yardımda bulunan geminin Niagara nehrinin Amerikan kıyısında bağlı bulunduğu bir sırada İngilizlerce ateşe verilerek, şelâleden aşağı atılması üzerine Birleşik Krallık ve Amerika arasında ortaya çıkan uyuşmazlıktır?
Seçenekler
A
Caroline Olayı
B
Nikaragua Davası
C
Uluslararası Hukuk Komisyonu
D
Lahey Konferansları
E
Briand-Kellogg Paktı
Açıklama:
Caroline Olayı, 1837 yılında, Kanada’da, Birleşik Krallık’a karşı isyanda isyancılara yardımda bulunan geminin Niagara nehrinin Amerikan kıyısında bağlı bulunduğu bir sırada İngilizlerce ateşe verilerek, şelâleden aşağı atılması üzerine Birleşik Krallık ve Amerika arasında ortaya çıkan uyuşmazlıktır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi otorite, egemenliği kullanma, buyurma kudreti anlamındadır?
Seçenekler
A
İhkak-ı hak
B
Yetke
C
Moratoryum
D
Danışma görüşü
E
Self determinasyon
Açıklama:
Yetke; otorite, egemenliği kullanma, buyurma kudreti anlamındadır.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi saldırının tanımına ilişkin çalışmalara 1951’de başlamış, ancak genel ve soyut bir tanım yapma çabaları başarılı olmayarak konuyu “İnsanlığın Barış ve Güvenliğine Karşı İşlenen Suçlarla İlgili Taslak Koduna” dahil etmiştir?
Seçenekler
A
Uluslararası Hukuk Komisyonu
B
Birleşmiş Milletler
C
Milletler Cemiyeti
D
Briand Kellog Paktı
E
Lahey Konferansları
Açıklama:
Uluslararası Hukuk Komisyonu, saldırının tanımına ilişkin çalışmalara 1951’de başlamış, ancak genel ve soyut bir tanım yapma çabaları başarılı olmayarak konuyu “İnsanlığın Barış ve Güvenliğine Karşı İşlenen Suçlarla İlgili Taslak Koduna” dahil etmiştir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi saldırıyı Güvenlik Konseyi’ne rehberlik etmek amacıyla tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Lahey Konferansları
B
Briand Kellog Paktı
C
Uluslararası Hukuk Komisyonu
D
1974 tarihli Genel Kurul Kararı
E
Milletler Cemiyeti
Açıklama:
1974 tarihli Genel Kurul Kararı, saldırıyı Güvenlik Konseyi’ne rehberlik etmek amacıyla tanımlamıştır.
Soru 61
Aşağıdaki anlaşmalardan hangisine kadar savaş, devletler için bir haktır ve kuvvet kullanmayı yasaklayan herhangi bir uluslararası hukuk kuralı yoktur?
Seçenekler
A
Lokarno Antlaşması
B
Versay Barış Antlaşması
C
Vestfalya Anlaşması
D
Paris Anlaşması
E
İstanbul Anlaşması
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Versay Barış Antlaşması’na kadar savaş, devletler için bir haktır ve kuvvet kullanmayı yasaklayan herhangi bir uluslararası hukuk kuralı yoktur.
Soru 62
27 Ağustos 1928’de imzalanan ... ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Cenevre Protokolü
B
Lokarno Antlaşması
C
Briand-Kellog Misakı
D
Stimson Doktrini
E
Versay Barış Antlaşması
Açıklama:
27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kel- log veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır. Bu genel yasaklama, Misak’la karşılaştırıldığında, onun başlıca ilerici özelliğidir.
Soru 63
27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kellog Paktı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır.
B
Pakt’a taraf olmayan devletlere karşı savaşa gitme hakkı muhafaza edilmiştir.
C
Pakt, 2. D.S. sonrasında, uluslararası ve iç hukuk mahkeme kararlarında baskın bir uygulama alanı bulmuştur.
D
Savaşa varmayan kuvvet kullanma açısından önceki dönemden farklı bir düzenleme getirilmemiştir.
E
Pakt, bugün de yürürlüktedir ve BM düzeni dolayısı ile etkisi artmıştır.
Açıklama:
27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kel- log veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır. Devletlerin, meşrû müdafaa durumunda, uluslararası bir zorlama önlemi olarak Pakt’a aykırı davranan devlete karşı savaşa gitme hakkı gibi, Pakt’a taraf olmayan devletler arasında veya bu devletlere karşı savaşa gitme hakkı da muhafaza edilmiştir. Başlangıçta taraf olan ve olmayanlar arasındaki ilişkilerde uygulanmaması yönündeki sınırlama, zaman içinde kaybolmuş ve dünyadaki bütün devletlerin bağlanmış olduğu bir antlaşma olmamasına rağmen, İkinci Dünya Savaşı’ndan önce, bazı Lâtin Amerika Devletleri ve savaş sonrası kurulan bütün yeni devletler açısından örf ve âdet hukukunu oluşturmuştur. Pakt, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, uluslararası ve iç hukuk mahkeme kararlarında baskın bir uygulama alanı bulmuştur. Genel olarak Misak’tan bir adım daha ileri bir düzenleme olmakla beraber, uygulanmasına dair hiçbir mekanizma (olumlu, barışçıl yollar; olumsuz, savaştan vazgeçme gibi) oluşturulmuş değildir. Savaşa varmayan kuvvet kullanma açısından ise, önceki dönemden farklı bir düzenleme getirilmemiştir. Dolayısıyla, bu durum açık bir sorun olarak varlığını sürdürür. Pakt, bugün de yürürlüktedir ancak, BM düzeni dolayısı ile etkisi azalmıştır.
Soru 64
I. Meşru müdafaa
II. İhkak-ı hak
III. Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
Yukardakilerden hangi veya hangileri kuvvet kullanma yasağı kapsamı dışında kalır?
II. İhkak-ı hak
III. Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
Yukardakilerden hangi veya hangileri kuvvet kullanma yasağı kapsamı dışında kalır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır:
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
Soru 65
Silahlı kuvvet kullanılmasını gerektiren ve gerektirmeyen tedbirleri alma yetkisi BM'nin hangi organına verilmiştir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi
B
Genel Kurul
C
Vesayet Kurulu
D
Sekreterlik
E
Uluslararası Adalet Divanı
Açıklama:
Zorlayıcı tedbirler almak yetkisi -ki bunlar silahlı kuvvet kullanılmasını gerektiren ve gerektirmeyen tedbirler olabilir-, uluslararası bir zabıta fonksiyonu olarak Güvenlik Konseyi’ne verilmiştir.
Soru 66
1970 tarihli Bildiri ve 1974 tarihli 3314 (XXIX) sayılı Genel Kurul Kararına Ekli Saldırının Tanımına ilişkin Metin'e göre aşağıdakilerden hangisi saldırı olmayan eylemler arasında değerlendirilir?
Seçenekler
A
Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası
B
Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin hava filolarına saldırması
C
Devletin, ülkesini, bir başka devlet tarafından bir üçüncü devlete karşı bir saldırı eyleminin yapılması için kullanılmasına izin vermesi
D
Halkların self-determinasyon özgürlük ve bağımsızlık haklarından mahrum edecek herhangi bir zorlayıcı eylem
E
Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi
Açıklama:
Saldırıyı tanımlayan ilgili metin saldırı eylemlerini şöyle belirlemiştir:
• Devletin silahlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesini istilâ etmesi veya buna saldırması veya geçici nitelikte de olsa bu gibi bir istilâ veya saldırı sonucunda ortaya çıkan herhangi bir askeri işgal veya bir başka devletin ülkesinin veya bir kısmının kuvvet kullanımıyla ilhak edilmesi;
• Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi veya devletin bir başka devlet ülkesine karşı herhangi bir silah kullanımı;
• Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası;
• Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması;
• Devletin kabul eden devletle varılan anlaşma uyarınca bir başka devlet ülkesinde bulundurduğu silâhlı kuvvetlerini, antlaşmada öngörülen şartlara aykırı biçimde kullanması veya bu kuvvetlerin o ülkedeki varlığını antlaşmanın sona ermesinden sonra da sürdürmesi;
• Devletin, ülkesini, bir başka devlet tarafından bir üçüncü devlete karşı bir saldırı eyleminin yapılması için kullanılmasına izin vermesi;
• Bir devlet tarafından veya onun adına, bir başka devlete karşı sıralanan saldırı eylemlerinden sayılmasını gerektirecek ağırlıkta silâhlı kuvvet kullanma eylemleri yapan silâhlı kişileri, grupları, gayr-ı muntazam birlikleri veya paralı askerleri gönderme veya bu gibi davranışlara esaslı biçimde karışma.
• Bu eylemler, bir savaş ilânı olmasa da, 3. madde uyarınca saldırı eylemi olarak nitelendirilmiştir.
• Devletin silahlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesini istilâ etmesi veya buna saldırması veya geçici nitelikte de olsa bu gibi bir istilâ veya saldırı sonucunda ortaya çıkan herhangi bir askeri işgal veya bir başka devletin ülkesinin veya bir kısmının kuvvet kullanımıyla ilhak edilmesi;
• Devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devlet ülkesine karşı bombardımana girişmesi veya devletin bir başka devlet ülkesine karşı herhangi bir silah kullanımı;
• Bir devletin liman veya kıyılarının bir başka devletin silâhlı kuvvetleriyle ablukası;
• Bir devletin silâhlı kuvvetleriyle bir başka devletin kara, deniz veya hava filolarına saldırması;
• Devletin kabul eden devletle varılan anlaşma uyarınca bir başka devlet ülkesinde bulundurduğu silâhlı kuvvetlerini, antlaşmada öngörülen şartlara aykırı biçimde kullanması veya bu kuvvetlerin o ülkedeki varlığını antlaşmanın sona ermesinden sonra da sürdürmesi;
• Devletin, ülkesini, bir başka devlet tarafından bir üçüncü devlete karşı bir saldırı eyleminin yapılması için kullanılmasına izin vermesi;
• Bir devlet tarafından veya onun adına, bir başka devlete karşı sıralanan saldırı eylemlerinden sayılmasını gerektirecek ağırlıkta silâhlı kuvvet kullanma eylemleri yapan silâhlı kişileri, grupları, gayr-ı muntazam birlikleri veya paralı askerleri gönderme veya bu gibi davranışlara esaslı biçimde karışma.
• Bu eylemler, bir savaş ilânı olmasa da, 3. madde uyarınca saldırı eylemi olarak nitelendirilmiştir.
Soru 67
Divan’ın, BM Şartı gereğince ya da bu Şart hükümlerine uygun olarak görüş istemeye yetkili kılınmış her organ ya da kuruluşun isteği üzerine her türlü hukuksal soruna dair verdiği görüşe ne denir?
Seçenekler
A
Açıklayıcı Görüş
B
Hukuki Görüş
C
Danışma Görüşü
D
İdari Görüş
E
Bağlayıcı Görüş
Açıklama:
Danışma görüşü, Divan’ın, BM Şartı gereğince ya da bu Şart hükümlerine uygun olarak görüş istemeye yetkili kılınmış her organ ya da kuruluşun isteği üzerine her türlü hukuksal soruna dair verdiği görüştür.
Soru 68
Amerikan menfaatlerine saldırı olması durumunda da meşrû müdafaa hakkına dayanarak cevap verilmesini kabul eden doktrin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bush doktrini
B
Stimson Doktrini
C
Carter Doktirini
D
Monroe Doktirini
E
Eisenhower Doktrini
Açıklama:
Bush Doktrini olarak adlandırılan ve 11 Eylül olayı ile başlayan süreç, uluslararası hukukun sınırlarını, önleyici meşrû müdafaa hususunda çok daha fazla genişletmeye teşebbüs ederek klasik anlayıştan farklı olarak muhakkak değil, muhtemel olan saldırılara karşı da harekete geçme, devlet dışındaki aktörlerin gerçekleştirdiği eylemlere ve sadece haklara değil, Amerikan menfaatlerine saldırı olması durumunda da meşrû müdafaa hakkına dayanarak cevap verilmesini kabul etmektedir.
Soru 69
BM üyelerinin meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemleri aşağıdakilerden hangisine hemen bildirir?
Seçenekler
A
Genel Kurul
B
Adalet Divanı
C
Güvenlik Konseyi
D
Sekreterlik
E
Mütevelli Konsey
Açıklama:
Meşru müdafaayı düzenleyen BM Şartı madde 51 şu şekildedir:
“Bu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in işbu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez.”
Dolayısıyla alınan önlemler hemen Güvenlik Konseyine bildirilmesi gereklidir.
“Bu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in işbu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez.”
Dolayısıyla alınan önlemler hemen Güvenlik Konseyine bildirilmesi gereklidir.
Soru 70
Meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için aşağıdaki şatlardan hangisi gerekli değildir?
Seçenekler
A
Müdafaa gerekli olmalı
B
Orantılı olmalı
C
Derhal olmalı
D
Kuvvet kullanan silahlı saldırıya ma- ruz kalmalı
E
Tarafar arası güç dengesi olmalı
Açıklama:
1996 tarihli Divan’ın Nükleer Silahların Meşruluğuna Dair Danışma Görüşü uyarınca meşrû müdafaa yoluyla kuvvet kullanılması için, müdafaa gerekli, orantılı ve derhal olmalı ve kuvvet kullanan silahlı saldırıya maruz kalmalıdır. Müdafaanın gerekli olması, saldırının durdurulması için kuvvete başvurmaktan başka bir yol olmamasıdır. Derhal olması, zaman içinde, saldırı henüz sona ermeden, saldırı sırasında olması demektir. Orantılı olması, saldırının durdurulması ve defedilmesi, eğer önleyici meşrû müdafaanın varlığı kabul ediliyorsa vukuunun önlenmesi amacını gerçekleştirecek ölçüde olması demektir. Meşrû müdafaa hakkının işlevi, hukukî “status quo’yu” korumak, bozulmuşsa iade etmektir.
Soru 71
Aşağıdaki uluslararası belgelerin hangisiyle birlikte kuvvet kullanımı devletler için bir hak olmaktan çıkmıştır?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Şartı
B
Briand-Kellogg Paktı
C
Milletler Cemiyeti Misakı
D
Lokarno Antlaşması
E
Cenevre Protokolü
Açıklama:
BM Şartı’nın kabulüne kadar olan süre boyunca, kuvvete başvurmak devletler için bir haktır, ancak gerek silahlı güce başvurulması gerek çatışmanın yürütülmesi bazı kurallara bağlanmıştır. Bu süreçte kuvvete başvurma, önce kısıtlanmış ve sonra da yasaklanmıştır.
Soru 72
Aşağıdaki belgelerden hangisi bir devletin Dışişleri Bakanı'nın kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçlarını tanımayacaklarını duyurması esasına dayanır?
Seçenekler
A
Stimson Doktrini
B
Paris Paktı
C
Briand-Kellogg Paktı
D
Versay Barış Antlaşması
E
Milletler Cemiyeti Misakı
Açıklama:
Stimson Doktrini, Amerikan Dışişleri Bakanı Stimson’un kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçlarını tanımayacaklarını duyurması esasına dayanır.
Soru 73
Aşağıdaki uluslararası belgelerden hangisi savaş ya da kuvvet kullanılmasını yasaklama şeklinde değil, kuvvet kullanmanın geciktirilmesi şeklinde bir düzenleme getirmiştir?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Şartı
B
Paris Paktı
C
Versay Barış Antlaşması
D
Milletler Cemiyeti Misakı
E
Stimson Doktrini
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı, uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü konusunda belirli yükümlülükler
öngörür. Savaş yetkisi bu yollara başvurmadan kullanılamayacaktır. Bu yüküm, yalnızca üye devletleri bağlamaktadır. Düzenleme, savaş ya da kuvvet kullanılmasını yasaklama şeklinde değil, kuvvet kullanmanın geciktirilmesi şeklindedir.
öngörür. Savaş yetkisi bu yollara başvurmadan kullanılamayacaktır. Bu yüküm, yalnızca üye devletleri bağlamaktadır. Düzenleme, savaş ya da kuvvet kullanılmasını yasaklama şeklinde değil, kuvvet kullanmanın geciktirilmesi şeklindedir.
Soru 74
Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca kuvvet kullanımıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Şart’ta savaş ve savaşa başvurma kavramlarına atıflar yapılmıştır.
B
Şart savaşa varmayan zor kullanma eylemlerini yasaklamamıştır.
C
Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanma yetkisini merkezileştirme çabası vardır.
D
Kuvvet kullanımının yasaklanması, sadece Teşkilat’a üye olan devletler için bağlayıcıdır.
E
Şart'ta barışçıl çözüm yolları olarak sadece arabuluculuk ve uzlaşma yolları öngörülmüştür.
Açıklama:
Şart’ta savaş ve savaşa başvurma kavramları yerine, kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidine atıf yapılması onun en çarpıcı özelliğidir. Böylelikle, “savaş” teriminin anlamına ilişkin olarak önceki belgelerde sorun olan teknik zorluklar aşılmıştır. Şart, aynı zamanda açık bir şekilde savaşa varmayan zor kullanma eylemlerini de ihtiva eder. Bu eylemler de kuvvet kullanmayı gerektirdiği ölçüde, üye devletlere yasaklanmıştır. Şart’ın 33. maddesi barışçıl çözüm yollarını, görüşme, soruşturma, arabuluculuk, uzlaşma, yargı yolu ve bölgesel örgütler aracılığı olarak düzenler. BM Şartı m. 2/4’ün, sadece Teşkilat’a üye olanlar üzerinde değil, evrensel olarak bağlayıcı bir hukuk yarattığı, buradaki ilkenin, örf ve âdet hukuku olduğu söylenebilir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalır?
Seçenekler
A
İhkak-ı hak
B
Silâhlı kuvvet kullanımı
C
Bir devlete karşı kuvvet kullananlara askeri malzeme sağlamak
D
İktisadi baskı
E
Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır:
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
Soru 76
Moratoryum kavramı, uluslararası hukuk içinde aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Otorite, egemenliği kullanma, buyurma kudreti anlamındadır.
B
Hakkını kendi kuvvetiyle elde etmektir.
C
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder.
D
Henüz hak ihlâl edilmemiş ama gelecekte vukuu bulması ihtimali olan değil muhakkak olan saldırı durumudur.
E
Divan’ın, BM Şartı gereğince ya da bu Şart hükümlerine uygun olarak görüş istemeye yetkili kılınmış her organ ya da kuruluşlun isteği üzerine her türlü hukuksal soruna dair verdiği görüştür.
Açıklama:
Moratoryum, Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder.
Soru 77
Klasik uluslararası hukukta meşrû müdafaanın olabilmesi için aranan şartlara hangi olay dayanak olmuştur?
Seçenekler
A
Nikaragua Davası
B
Caroline Olayı
C
Korfu Boğazı Davası
D
Kongo Davası
E
Divan Petrol Platformları Davası
Açıklama:
Klasik uluslararası hukukta meşrû müdafaanın olabilmesi için birtakım şartlar aranmaktadır. Bu şartlara, genellikle Caroline Olayı dayanak olmuştur. Caroline Olayı kısaca, 1837 yılında, Kanada’da, Birleşik Krallık’a karşı isyanda isyancılara yardımda bulunan Caroline gemisinin Niagara nehrinin Amerikan kıyısında bağlı bulunduğu bir sırada İngilizlerce ateşe verilerek, şelâleden aşağı atılması üzerine Birleşik Krallık ve Amerika arasında ortaya çıkan uyuşmazlıktır. Birleşik Krallık, meşrû müdafaa hakkı olduğunu ve henüz saldırı gerçekleşmeden de bu hakkını kullanacağı iddiasında bulunmuştur. A.B.D. ise buna itiraz etmiş ve meşrû müdafaa hakkından söz edebilmek için kuvvet kullanma zaruretinin var olması ve kullanılan kuvvetin orantılı olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Soru 78
Önleyici meşrû müdafaayı savunan yazarlar aşağıdaki davalardan hangisine atıf yapmaktadır?
Seçenekler
A
Caroline davası
B
Nikaragua’ya Karşı Askerî ve Benzeri Faaliyetler Davası
C
Korfu Boğazı Davası
D
Kongo Davası
E
Divan Petrol Platformları Davası
Açıklama:
Bugünkü hukuk içerisinde düşünüldüğü zaman, önleyici meşrû müdafaayı savunan yazarlar,
Divan’ın Korfu Boğazı Davası’na atıfta bulunmaktadırlar. Bu dava, iki Birleşik Krallık savaş gemisinin Korfu Boğazı’nın Arnavutluk kesiminden geçerken ateş açılması ve yeni döşendiği saptanan mayınlara çarpması sonucunda can ve mal kaybının doğmasıyla Arnavutluk ve Birleşik Krallık arasında çıkan uyuşmazlık üzerine görülen davadır.
Divan’ın Korfu Boğazı Davası’na atıfta bulunmaktadırlar. Bu dava, iki Birleşik Krallık savaş gemisinin Korfu Boğazı’nın Arnavutluk kesiminden geçerken ateş açılması ve yeni döşendiği saptanan mayınlara çarpması sonucunda can ve mal kaybının doğmasıyla Arnavutluk ve Birleşik Krallık arasında çıkan uyuşmazlık üzerine görülen davadır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Güvenlik Konseyinin kuvvet kullanımı ile ilgili yetkileri konusunda yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi, meşrû müdafaa hakkına dayanılarak yapılan eylemleri değerlendirmek ve gerekli tedbirleri almak konusunda yetkilidir.
B
Güvenlik Konseyi’nin karar alma yetkisi, barış ve güvenliğin korunması veya iadesi amacıyla sınırlıdır.
C
Uluslararası barış ve güvenliği etkilemeyen ihlâller karşısında zor kullanarak hukuku uygulamak yetkisi yoktur.
D
Üye devletler, Güvenlik Konseyi'nin tedbirlerinin yeterliliğini tartışma yetkisini haizdir.
E
Zorlayıcı tedbirler almak yetkisi uluslararası bir zabıta fonksiyonu olarak Güvenlik Konseyi’ne verilmiştir.
Açıklama:
Üye devletler, Güvenlik Konseyi'nin tedbirlerinin yeterliliğini tartışma yetkisini haiz olmayıp Şart’ın 24 ve 25. maddeleri uyarınca bunlara uymak durumundadır.
Soru 80
Birleşmiş Milletlerin kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin haline getiren birim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi
B
Uluslararası Adalet Divanı
C
Genel Sekreterlik
D
Ekonomik ve Sosyal Konsey
E
Uluslararası Hukuk Komisyonu
Açıklama:
Uluslararası Hukuk Komisyonu Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin haline getiren komisyondur.
Soru 81
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca ... uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Morotoryum
B
Meşru savunma süresi
C
Meşru saldırı süresi
D
Serinleme süresi
E
Hak düşürücü süre
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca moratoryum uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade eder. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir.
Soru 82
Aşağıdaki anlaşmalardan hangisine kadar savaşın devletler için bir hak olduğu anlayışı mutlak olarak kabul edilmekteydi?
Seçenekler
A
Versay Barış Anlaşması
B
BM Şartı
C
Cenevre Protokolü
D
Lokarno Antlaşması
E
Briand-Kellog Misakı
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan Versay Barış Antlaşması’na kadar savaş, devletler için bir haktır ve kuvvet kullanmayı yasaklayan herhangi bir uluslararası hukuk kuralı yoktur. 1899-1907 Lahey Konferansları’nda kabul edilen kurallarla, savaşı düzenlemeyi ve savaşın acılarını azaltacak birtakım tedbirler almayı amaçlayan kurallar yapılmış ama savaş yasaklanamamıştır.
Soru 83
Milletler Cemiyeti Misakı'na göre her iki taraf yargı kararını tanımazsa ... moratoryumdan sonra savaş hakkı doğar. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
3 aylık
B
2 aylık
C
1 aylık
D
6 aylık
E
4 aylık
Açıklama:
Her iki taraf yargı kararını tanımazsa 3 aylık moratoryumdan sonra savaş hakkı doğar. Konsey, bir rapor hazırlar. Rapor oybirliği ile kabul edilirse ve taraflardan biri bunu kabul etmişse ona karşı savaşa gitmek hukuken yasaktır. Ancak, çoğunlukla karar aldıysa 3 aylık moratoryumdan sonra her iki taraf da savaşa gidebilir.
Soru 84
Aşağıdaki anlaşmalardan hangisi saldırı savaşını yasaklayan genel bir düzenleme yapmıştır?
Seçenekler
A
Versay Barış Antlaşması
B
Lokarno Antlaşması
C
Cenevre Protokolü
D
Paris paktı
E
Milletler Cemiyeti Misakı
Açıklama:
Stimson Doktrini, Amerikan Dışişleri Bakanı Stimson’un kanunsuz işgal ve işgalin doğurduğu fiili sonuçlarını tanımayacaklarını duyurması esasına dayanır. 27 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kellog veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır. Bu genel yasaklama, Misak’la karşılaştırıldığında, onun başlıca ilerici özelliğidir.
Soru 85
Milletler Cemiyeti sistemi içinde ... denilen savaşlar da kabul edilmiştir. Misak içerisinde 16. madde gereği; hakem veya Cemiyet Konseyi’nin tespit ya da mahkemeye havale etme prosedürü getiren 13. ve 15. madde ihlâl edilerek bir savaş yapılmışsa Misak’a göre bu savaş geri kalan bütün üyelere karşı yapılmış bir savaş sayılır ve aralarında bir savaş hâlinin doğduğu kabul edilir.
Seçenekler
A
Müeyyide Savaşları
B
Meşru savunma savaşları
C
Meşru saldırı savaşları
D
Savaştan vazgeçme
E
Soğuk savaş
Açıklama:
Milletler Cemiyeti sistemi içinde müeyyide savaşları denilen savaşlar da kabul edilmiştir. Misak içerisinde 16. madde buna bir düzenleme getirmektedir. Hakem veya Cemiyet Konseyi’nin tespit ya da mahkemeye havale etme prosedürü getiren 13. ve 15. madde ihlâl edilerek bir savaş yapılmışsa Misak’a göre bu savaş geri kalan bütün üyelere karşı yapılmış bir savaş sayılır ve aralarında bir savaş hâlinin doğduğu kabul edilir.
Soru 86
I. Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlardan tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma’ya uygun olarak üstlendikleri yü- kümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler.
II. Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar ve Birleşmiş Milletler tarafından aleyhinde önleme ya da zorlama eylemine girişilen herhangi bir devlete yardım etmekten kaçınırlar.
III. Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri BM şartı ilkelerindendir?
II. Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar ve Birleşmiş Milletler tarafından aleyhinde önleme ya da zorlama eylemine girişilen herhangi bir devlete yardım etmekten kaçınırlar.
III. Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri BM şartı ilkelerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız I
E
I, II ve III
Açıklama:
BM amaçlarına ulaşmak için gereken ilkelerin düzenlendiği, BM Şartı’nın 2. Maddesi şu şekildedir;
“Birleşmiş Milletler örgütü ve üyeleri, 1. Maddede belirtilen amaçlara ulaşmak üzere aşağıdaki ilkelere uygun biçimde hareket edeceklerdir:
1. Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzeri- ne kurulmuştur.
2. Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlardan tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma’ya uygun olarak üstlendikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler.
3. Tüm üyeler, uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarını, uluslararası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde, barışçı yollarla çözerler.
4. Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığa karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.
5. Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar ve Birleşmiş Milletler tarafından aleyhinde önle- me ya da zorlama eylemine girişilen herhangi bir devlete yardım etmekten kaçınırlar.
6. Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar.
7. İşbu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler’e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Antlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke, VII. Bölüm’de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiçbir biçimde engellemez.
“Birleşmiş Milletler örgütü ve üyeleri, 1. Maddede belirtilen amaçlara ulaşmak üzere aşağıdaki ilkelere uygun biçimde hareket edeceklerdir:
1. Örgüt, tüm üyelerinin egemen eşitliği ilkesi üzeri- ne kurulmuştur.
2. Tüm üyeler, üyelik sıfatından doğan hak ve çıkarlardan tümünün yararlanmasını sağlamak için, işbu Antlaşma’ya uygun olarak üstlendikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirirler.
3. Tüm üyeler, uluslararası nitelikteki uyuşmazlıklarını, uluslararası barış ve güvenliği ve adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde, barışçı yollarla çözerler.
4. Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığa karşı, gerek Birleşmiş Milletler’in Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.
5. Tüm üyeler, örgütün işbu Antlaşma gereği giriştiği tüm eylemlerde örgüte her türlü yardımı yaparlar ve Birleşmiş Milletler tarafından aleyhinde önle- me ya da zorlama eylemine girişilen herhangi bir devlete yardım etmekten kaçınırlar.
6. Örgüt, Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletlerin de, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde bu ilkelere uygun biçimde hareket etmesini sağlar.
7. İşbu Antlaşma’nın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler’e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Antlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke, VII. Bölüm’de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiçbir biçimde engellemez.
Soru 87
I. BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler
II. Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
III. Egemenlik yetkisine dayalı olarak girişilen her türlü eylem
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri BM şartı kuvvet kullanma yasağı kapsamı dışında kalan eylemlerdir?
II. Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler
III. Egemenlik yetkisine dayalı olarak girişilen her türlü eylem
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri BM şartı kuvvet kullanma yasağı kapsamı dışında kalan eylemlerdir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır:
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkesi altında girişilen eylemler.
Soru 88
1837 yılında gerçekleşen Caroline olayı ile ortaya konulan uluslararası hukuk kurumu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Önleyici meşru müdafaa
B
Erteleyici meşru müdafaa
C
Zorunluluk hali
D
Menfi müdafaa
E
Müspet müdafaa
Açıklama:
Caroline Olayı’nda olduğu gibi ihlâl edileceği muhakkak ise, bu takdirde klâsik uluslararası hukukta meşrû müdafaa durumunda bulunulduğunun gerçekleştiği kabul edilmektedir. Buna duruma, önleyici meşrû müdafaa denmektedir.
Soru 89
Bush doktrinde de önleyici meşru müdafaa anlayışına ilişkin çarpıcı değişiklik hangi hususa ilişkindir?
Seçenekler
A
Saldırının muhtemel olması
B
Orantılı olması
C
Derhal olması
D
Gerekli olması
E
Saldırının silahlı olması
Açıklama:
Bush Doktrini olarak adlandırılan ve 11 Eylül olayı ile başlayan süreç, uluslararası hukukun sınırlarını, önleyici meşrû müdafaa hususunda çok daha fazla genişletmeye teşebbüs ederek klasik anlayıştan farklı olarak muhakkak değil, muhtemel olan saldırılara karşı da harekete geçme, devlet dışındaki aktörlerin gerçekleştirdiği eylemlere ve sadece haklara değil, Amerikan menfaatlerine saldırı olması durumunda da meşrû müdafaa hakkına dayanarak cevap verilmesini kabul etmektedir. Divan, Bush Doktrini uygulaması sonrasında 2005 tarihli Kongo Davası Kararı’nda da bu konuda herhangi bir görüş belirtmemeyi tercih etmiştir.
Soru 90
I.Bir başka devletin mevcut uluslararası sınırlarını ihlâl etmek için ya da ülkesel uyuşmazlıklarla devletlerin sınırlarına ilişkin sorunlar dâhil, uluslararası uyuşmazlıkların çözümü için kuvvet kullanma veya tehdidinde bulunma,
II. Kuvvet kullanılmasını gerektiren misillemeler
III. Halkların eşit hakları ve self-determinasyon ilkesine, dair hükümlerde açıklandığı biçimde halkların self-determinasyon özgürlük ve bağımsızlık haklarından mahrum edecek herhangi bir zorlayıcı eylem
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Uluslararası Adalet Divanı'nın 1970 tarihli bildirisi ile yasaklanmıştır?
II. Kuvvet kullanılmasını gerektiren misillemeler
III. Halkların eşit hakları ve self-determinasyon ilkesine, dair hükümlerde açıklandığı biçimde halkların self-determinasyon özgürlük ve bağımsızlık haklarından mahrum edecek herhangi bir zorlayıcı eylem
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Uluslararası Adalet Divanı'nın 1970 tarihli bildirisi ile yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
İlk metinde yani 1970 tarihli Bildiri’de şu eylemler ayrıca sıralanarak yasaklanmıştır:
Bir başka devletin mevcut uluslararası sınırları nı ihlâl etmek için ya da ülkesel uyuşmazlıklarla devletlerin sınırlarına ilişkin sorunlar dâhil, uluslararası uyuşmazlıkların çözümü için kuvvet kullanma veya tehdidinde bulunma;
Kuvvet kullanılmasını gerektiren misillemeler;
Halkların eşit hakları ve self-determinasyon ilkesine, dair hükümlerde açıklandığı biçimde halkların self-determinasyon özgürlük ve bağımsızlık haklarından mahrum edecek herhangi bir zorlayıcı eylem;
Bir başka devlet ülkesinde iç karışıklık veya terörist eylemleri teşkilatlandırma, kışkırtma, yardım etme veya bunlara katılma veya ülkesinde bu gibi eylemlerin yapılmasına yönelik teşkilâtlanmış faaliyetlere rıza gösterme, eğer bu eylemler kuvvet kullanma veya tehdidinde bulunmayı içeriyorsa;
Şu eyleme de benzer bir kuralın ifadesi olması nedeniyle ayrıca atıfta bulunulmuştur: Bir başka devletin mevcut rejimini zorla devirmeye yönelik yıkıcı, terörist veya silâhlı eylemleri teşkilatlandırma, yardım etme, kışkırtma, malî destek sağlama, teşvik etme, müsamaha etme veya başka bir devletteki iç karışıklıklara karışma;
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisinde kuvvet kullanılması yasaklanmış ve şayet kuvvet kullanılacak ise de bunu merkezi bir düzen içinde yapılması yönünde düzenlemeler getirilmiştir?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti Misakı
B
Briand-Kellog Paktı
C
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
D
BM Şartı
E
Lahey Konferansları
Açıklama:
BM Şartı’nın kabulüne kadar olan süre boyunca, kuvvete başvurmak devletler için bir haktır, ancak gerek silahlı güce başvurulması gerek çatışmanın yürütülmesi bazı kurallara bağlanmıştır. Bu süreçte kuvvete başvurma, önce kısıtlanmış ve sonra da yasaklanmıştır. 1920’de Milletler Cemiyeti Misakı daha sonra 1928’de Briand-Kellogg Paktı bu yönde ilk adımları atmıştır. 1945 BM Şartı’yla da bu konuda en ileri ve kapsamlı düzenleme yapılmıştır. BM Şartı devletler için kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidinde bulunmayı yasaklarken, bir çatışmaya savaş adı verilip verilmemesine önem vermemiştir. Şart’ta sadece kuvvet kullanma veya tehdidine yasak getirilmiş değildir; aynı zamanda, uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanma yetkisini merkezileştirme çabası da vardır.
Soru 92
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreyi ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Meşru Müdafa
C
Arabuluculuk
D
Görüşme
E
Soruşturma
Açıklama:
Milletler Cemiyeti Misakı uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünde belirli yükümlülüklere başvurmadan savaş yetkisinin kullanılmasını geciktiren süreye Moratoryum adı verilmektedir.
Soru 93
BM öncesi dönemin kuvvet kullanmaya ilişkin hukuki düzenlemelerinden hangisi saldırı savaşını tamamen yasaklamıştır?
Seçenekler
A
Milletler Cemiyeti Misakı
B
1924 Cenevre Protokolü
C
1925 Lokarno Antlaşması
D
1928 Briand-Kellog Paktı
E
1899-1907 Lahey Konferansları
Açıklama:
7 Ağustos 1928’de imzalanan Briand-Kellog veya Paris Paktı ise savaş yetkisi açısından genel bir düzenleme getirir. Pakt, bütün saldırı savaşlarını yasaklamıştır. Bu genel yasaklama, Misak’la karşılaştırıldığında, onun başlıca ilerici özelliğidir.
Soru 94
BM Şartı'nın kuvvet kullanmaya ilişkin düzenlemeleri ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
BM Şartı üyelerine, aralarındaki uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözme yükümlülüğü getirmektedir.
B
BM Şartı'nın 2/4 hükmü sadece üyelere hitap etmektedir.
C
BM Şartı her türlü kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidini yasaklamaktadır.
D
BM Şartı uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanma yetkisini merkezileştirme amacını gütmektedir.
E
BM Şartı'nda Şart’ta savaş ve savaşa başvurma kavramları yerine, kuvvet kullanma ve kuvvet kullanma tehdidine atıf yapılmaktadır.
Açıklama:
BM Şartı m. 2/4’ün, sadece Teşkilat’a üye olanlar üzerinde değil, evrensel olarak bağlayıcı bir hukuk yarattığı, buradaki ilkenin, örf ve âdet hukuku olduğu söylenebilir. Divan, 1986 tarihli Nikaragua’ya Karşı Askerî ve Benzeri Faaliyetler Davası’ndaki yargı kararında, kuvvet kullanma ve iç işlere karışma yasağı ile meşrû müdafaa hakkına ilişkin örf ve âdet kurallarının Şart’ın bu konudaki hükümlerinin yanında ayrı bir varlığının olduğu sonucuna varmış olmakla beraber, bu farklılığı doğrulayabilmiş değildir.
Soru 95
Hakkını kendi kuvvetiyle elde etme pratiğine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Moratoryum
B
Arabuluculuk
C
İhkak-ı hak
D
Yetke
E
Önleyici meşru müdafa
Açıklama:
Kakkını kendi kuvvetiyle elde etme pratiğine İhkak-ı hak adı verilmektedir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi BM Şartı düzeninde kuvvet kullanma yasağının istisnaları arasındadır?
Seçenekler
A
Saldırı fiili
B
Saldırı tehdidi
C
Meşru müdafa
D
Kuvvet kullananlara destek
E
İhkak-ı hak
Açıklama:
Kuvvet kullanma yasağının kapsamı dışında kalan başlıca iki eylem vardır:
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkisi altında girişilen eylemler.
• BM Şartı m. 51’e göre girişilen eylemler (meşrû müdafaa).
• Güvenlik Konseyi yetkisi altında girişilen eylemler.
Soru 97
Misilleme yapılamayacak ve gelecekte vuku-u muhtemel ihlâllere karşı da önleyici bir tedbir olarak meşrû müdafaa esasına dayanılarak harekete geçilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Meşru müdafa
B
İhkak-hak
C
Saldırı
D
Kuvvet kullanma
E
Önleyici meşru müdafa
Açıklama:
Misilleme yapılamayacak ve gelecekte vuku-u muhtemel ihlâllere karşı da önleyici bir tedbir olarak meşrû müdafaa esasına dayanılarak harekete geçilmesine önleyici meşru müdafa adı verilir.
Soru 98
BM Şartı sisteminde zorlayıcı tedbir alma yetkisi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
BM Genel Kurulu
B
Uluslararası Adalet Divanı
C
Devletler
D
Genel Sekreterlik
E
Güvenlik Konseyi
Açıklama:
BM Şartı sisteminde zorlayıcı tedbir alma yetkisi Güvenlik Konseyine aittir. Güvenlik Konseyi’ne zorlayıcı tedbir alma yetkisi uluslararası toplumda bir zabıta fonksiyonu uygulaması için verilmiştir. Yoksa barış ve güvenliği ihlâl etmeyen birtakım ihlâller olursa bu durumda Güvenlik Konseyi zor kullanmak zorunda kalmamaktadır.
Soru 99
Uluslararası Adalet Divanı’ın, BM Şartı gereğince ya da bu Şart hükümlerine uygun olarak görüş istemeye yetkili kılınmış her organ ya da kuruluşun isteği üzerine her türlü hukuksal soruna dair verdiği görüşlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Danışma görüşü
B
Moratoryum
C
Yetke
D
Veto
E
İhkak-ı hak
Açıklama:
Divan’ın, BM Şartı gereğince ya da bu Şart hükümlerine uygun olarak görüş istemeye yetkili kılınmış her organ ya da kuruluşun isteği üzerine her türlü hukuksal soruna dair verdiği görüşe danışma görüşü adı verilir
Soru 100
Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin haline getiren organ aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güvenlik Konseyi
B
Genel Sekreterlik
C
Genel Kurul
D
Uluslararası Hukuk Komisyonu
E
Uluslararası Adalet Divanı
Açıklama:
Birleşmiş Milletler’in kurulmasıyla Genel Kurula yardımcı olarak oluşturulan kodlaştırılacak kuralları belirleyerek metin halin getiren organa Uluslararası Hukuk Komisyonu adı verilir.
Ünite 8
Soru 1
“par in parem non habet imperium” yani eşitin eşit üzerinde egemenliği olmaz anlayışı aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Devletin yargı muafiyeti ilkesi
B
Savaş durumunda meydana gelen yan hasar (collateral damage) ilkesi
C
Devletin yargı bağışıklığı ilkesi
D
Evrensel yargı ilkesi
E
“Kirleten öder” ilkesi
Açıklama:
Devletlerin egemen eşitliği prensibi çerçevesinde bir devlete başka bir devlet ülkesinde tanınan hakların başında devletin yargı muafiyeti ilkesi gelir. Artık bir örf ve adet kuralı olarak kabul edilen bu ilke tarihsel olarak “par in parem non habet imperium” yani eşitin eşit üzerinde egemenliği olmaz anlayışına dayanmaktadır. Bu ilkeye göre bir yabancı devlet rızası olmadıkça başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz.
Soru 2
Kamu sağlığı nedeniyle alınan kararlar hangi işleme örnektir?
Seçenekler
A
Egemenlik işlemi
B
Özel Hukuk İşlemi
C
Mal veya hizmet satımı işlemi
D
Sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler
E
Borçlanma akitleri veya benzeri finansal nitelikte işlemler
Açıklama:
Kamu sağlığı nedeniyle alınan kararlar egemenlik işlemine örnektir. Diğer taraftan terörizmin finansmanı ve işkence suçu kabul edilmemektedir.
Soru 3
Antlaşma görüşmeleri yapmak ve antlaşmanın uygulanmasını denetlemek gibi görevleri olan kişiler hangileridir?
Seçenekler
A
Bürokratlar
B
Diplomatlar
C
Milletvekilleri
D
Sivil özel misyon görevlileri
E
Konsolosluk Görevlileri
Açıklama:
Sivil özel misyon görevlileri antlaşma görüşmeleri yapmak, antlaşmanın uygulanmasını denetlemek gibi görevler ifa eder.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi misyon şefinin emri altında diplomat sıfatıyla çalışan görevlilerden değildir?
Seçenekler
A
Müsteşar
B
Başkatip
C
İkinci katip
D
Ateşeler
E
Teknik personel
Açıklama:
Bir diplomatik misyonda çalışanlar temsil yetkisine haiz misyon şefi, diplomatik personel, idari ve teknik personel ve müstahdemler olmak üzere dört gruba ayrılır. Misyon şefleri de büyükelçiler, ortaelçiler ve maslahatgüzarlar olarak üç sınıftan oluşur. Misyon şefinin emri altında diplomat sıfatıyla çalışan müsteşar, başkatip, ikinci katip, üçüncü katip ve ataşeler bulunur (1994 tarih ve 4009 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun).
Soru 5
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi ve çalışmaya başlayabilmesi için aşağıdaki şartlardan hangisini yerine getirmesi zorunlu değildir ?
Seçenekler
A
Gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi gerekir.
B
Kabul eden devletin yapılan atamaya rıza göstermesi (agrément) gerekir.
C
İstenmeyen kişi ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi makul bir süre içinde geri çağırmak zorundadır.
D
İstenmeyen kişi ilan ederken kabul eden devletin herhangi bir sebep göstermesi gerekmemektedir.
E
Temsilcinin herhangi bir nedenle yerinde bulunmaması veya geri çağırılması kendiliğinden diplomatik ilişkinin bittiği anlamına gelir.
Açıklama:
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için bu kişiye gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi ve kabul eden devletin de buna rıza göstermesi (agrément) gerekir. Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak ya da görevine son vermek zorundadır. İstenmeyen kişi ilan ederken kabul eden devletin herhangi bir sebep göstermesi gerekmemektedir. Ancak uluslararası hukuka göre diplomatik temsilcinin herhangi bir nedenle yerinde bulunmaması veya geri çağırılması kendiliğinden diplomatik ilişkinin bittiği anlamına gelmez.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.)
B
Gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak
C
Kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak
D
Hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek
E
Gönderen devlet adına ticari anlaşmalar imzalamak
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçları; a) gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.), b) gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak, c) kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak, d) hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek, e) gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi diplomatik misyonların işlev ve amaçlarını yerine getirirken dikkat etmeleri gereken hususlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kabul eden devletin kanunlarına uymak
B
İç işlerine karışmamak (gönderen devlet adına yapılan siyasi açıklamalar hariç)
C
Misyon binalarını amaç dışı kullanmamak
D
Ticari faaliyette bulunmamak
E
Gönderen devleti temsil eder nitelikte davranmamak
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçları; a) gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.), b) gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak, c) kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak, d) hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek, e) gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak. Misyon bu görevleri yerine getirirken kabul eden devletin kanunlarına uymak, iç işlerine karışmamak (gönderen devlet adına yapılan siyasi açıklamalar hariç), misyon binalarını amaç dışı kullanmamak ve ticari faaliyette bulunmamak zorundadır
Soru 8
Diplomatik misyon binası ve burada çalışanların görevlerini ifa etmeleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Diplomatik ilişkilerin kesilmesi veya savaş durumunda dahi dokunulmazlık devam edebilir
B
Misyon binalarına ve araçlarına misyon başkanının izni olmadan girilebilir
C
Misyon binalarına ve araçlarında arama veya cebri icra işlemi yapılabilir
D
Misyon binaları ve araçlarındaki arşiv ve belgelere el konulabilir
E
Kabul eden devletin misyon binaları ve araçlarını koruma işini bırakabilir
Açıklama:
Diplomatik misyon binası ve burada çalışanlar görevlerini gereği gibi yerine getirmek için birtakım dokunulmazlıklardan yararlanabilirler. Diplomatik ilişkilerin kesilmesi veya savaş durumunda dahi bunlar devam eder. Bu çerçevede misyon binalarına ve araçlarına misyon başkanının izni olmadan girmek, buralarda arama veya cebri icra işlemi yapmak (misyonun banka hesabı dahil), arşiv ve belgelere el koymak yasaklanmış olup kabul eden devlet buralara herhangi bir saldırı yapılmaması ve hasara uğratılmaması için uygun olan bütün önlemleri almak ve misyonun faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereken ortamı sağlamak yükümü altındadır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından sınırlı resmi devlet temsilcilerine verilen addır?
Seçenekler
A
Büyükelçi
B
Dışişleri Bakanı
C
Konsolos
D
Diplomatik ajan
E
Sivil özel misyon görevlileri
Açıklama:
Konsoloslar diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından sınırlı resmi devlet temsilcileridir. Bu çerçevede konsolosluk ilişkisi resmi diplomatik ilişki kurulmadan da bulunabilir.
Soru 10
"Eşitin eşit üzerinde egemenliği olmaz (par in parem non habet imperium)." ilkesinin aşağıdakilerden hangisiyle doğrudan alakalı olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Devletin Yargı Muafiyeti İlkesi
B
Devletin Askeri Kuvvetlerinin ve Savaş Gemilerinin Statüsü
C
Dış İşleri Bakanının Yargı Muafiyeti
D
Devlet Başkanının yargı Muafiyeti
E
Hükümet Başkanının Yargı Muafiyeti
Açıklama:
Artık bir örf ve adet kuralı olarak kabul edi- len bu ilke tarihsel olarak “par in parem non habet imperium” yani eşitin eşit üzerinde egemenliği olmaz anlayışına dayanmaktadır. Bu ilkeye göre bir yabancı devlet rızası olmadıkça başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için gerekli kullanımlardan değildir?
Seçenekler
A
Diplomatik Misyon
B
Askeri
C
Merkez Bankası hesapları
D
Devlet arşivleri
E
Diplomatik misyon görevlilerin şahsi kullanımları
Açıklama:
Devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için bunların şu sıralanan kamusal işlerde kullanılmıyor olması gerekir: diplomatik misyon malları, askeri mallar, merkez bankası hesapları, devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler, devlet arşivleri.
Soru 12
Bir devlete karşı açılan davanın ilmühaberi davalı devletin hangi organına bildirilmelidir?
Seçenekler
A
Başbakanlık / Devlet Başkanlığı
B
Adalet Bakanlığı
C
Büyükelçilik
D
Dışişleri Bakanlığı
E
Parlamento
Açıklama:
Bir devlete karşı açılan davanın ilmühaberi mahkeme tarafından ilgili devletin dışişleri bakanlığına (elçiliğine değil) mahkemenin bulunduğu devletin diplomatik kanalları tarafından bildirilmelidir.
Soru 13
Aşağıdakilerin hangisi 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşmada bulunmaz?
Seçenekler
A
Vatana ihanet ve casusluk suçlarında gönderen devletin münhasıran yetkili olduğu
B
Görevin ifası sayılan hallerin devletin takdirinde olduğu
C
Resmi vazife dışındaki fiil ve ihmallerden doğan borçlar bakımından muafiyetin iddiasının ileri sürülemeyeceği
D
Haksız fiil zararlarına ilişkin davalarda tazminatın gönderen ve kabul eden devletçe beraberce ödeneceği
E
Yabancı asker kişilerin sivil hayatta işledikleri suçlar bakımından muafiyete haiz oldukları
Açıklama:
Yabancı asker kişilerin görevleri ifa halinde işledikleri suçlardan muaf olduklarına dair madde olmasına karşın sivil hayatta işledikleri suçlarla ilgili bir düzenleme yoktur.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için gerekli işlemlerdendir?
Seçenekler
A
Devletin gönderen devleti tanıma işlemi
B
Devlette istenmeyen kişi olarak ilan edilmesi
C
Gönderen devletin başkatip görevlendirmesi
D
Gönderen devletin güven mektubu vermesi
E
Diplomatik ajanlara verilen listenin verilmesi
Açıklama:
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için bu kişiye gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi ve kabul eden devletin de buna rıza göstermesi (agrément) gerekir.
Soru 15
Kabul eden devletin ülkesinde bulunan diplomatik misyon binası ile ilgili aşağıdaki işlemlerden hangisi yapılabilir?
Seçenekler
A
Arşiv ve belgelere el koymak
B
Misyon binalarına ve araçlarına misyon başkanının izni olmadan girmek
C
Arama veya cebri icra işlemi yapmak
D
Diplomatik evrak bulunan diplomatik çantanın açılması
E
Diplomatik misyon binası personellerinin banka hesaplarında icra işlemi yapmak
Açıklama:
Hukuk ve idari davalarda ise misyon faaliyetinde kullanılan taşınmaz malla ilgili olmayan diğer taşınmazlara ilişkin ayni hak dava- larında, ajanın mirasçı olduğu davalarda ve ajanın bir ticari işiyle ilgili davalarda yargı muafiyeti uygulanmaz. Bu konularda açılmış davalarda mahkemelerin kararları ajanın kişi ve konut dokunulmazlığı ihlal edilmedikçe icra edilebilir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi kabul eden devletin misyon üyeleri ile ilgili yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ülkesinde seyahat etmek
B
Hukuk davalarında tam bir muafiyet sağlama
C
Kendi bayrak ve armalarını kullanmalarına izin vermek
D
Kamusal ve yükümlerden muaf tutmak
E
Askeri ve yükümlerden muaf tutmak
Açıklama:
Kabul eden devletin misyon üyelerinin hukuk davalarından tam muafiyetini sağlama yükümlülüğü yoktur.
Soru 17
Konsolosların faaliyet bölgelerine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Konsolosluk havzası
B
Diplomatik misyon bölgesi
C
Exequatur
D
Fahri konsolosluk
E
Konvansiyon
Açıklama:
Konsolosların faaliyet bölgesine, konsolosluk havzası denir.
Soru 18
Viyana konvansiyonundaki düzenlemeye göre, aşağıdakilerden hangisi konsolosun görevlerinden biridir?
Seçenekler
A
Gönderen devlet vatandaşının kabul eden devlet vatandaşlığına başvurusunu inceleme
B
Gönderen devlet vatandaşının kabul eden devlette hukuk davalarını takip etme
C
Gönderen devlet vatandaşlarının evlilik işlemlerini yapma
D
Gönderen devlet vatandaşının trafik cezalarını bildirme
E
Gönderen devlet vatandaşının kabul eden devlete vergi ödemelerini takip etme
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevleri şunlardır:
Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
Gönderen devletin tabiiyetinde bulunangemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Soru 19
"Par in parem non habet imperium." anlayışı göz önüne alındığında,
- Bir yabancı devlet, kati suretle başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz.
- Eşitin, eşit üzerinde egemenliği olmaz.
- Devletlerin egemen eşitliği prensibi çerçevesinde bir devlete, başka bir devlet ülkesinde tanınan hakların başında devletin yargı muafiyeti ilkesi gelir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Devletlerin egemen eşitliği prensibi çerçevesinde bir devlete başka bir devlet ülkesinde tanınan hakların başında devletin yargı muafiyeti ilkesi gelir. Artık bir örf ve adet kuralı olarak kabul edilen bu ilke, tarihsel olarak “par in parem non habet imperium” yani "eşitin, eşit üzerinde egemenliği olmaz" anlayışına dayanmaktadır. Bu ilkeye göre, bir yabancı devlet rızası olmadıkça başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi, yargı muafiyeti kapsamında yer almaz?
Seçenekler
A
Resmi görevliler
B
Yargı kararları
C
Egemenlik yetkisini kullanan organlar
D
İş adamları
E
Kamu yararına kurulmuş kurumlar
Açıklama:
Yargı muafiyetinden yararlanacak olanlar devletin kendisi, eylem ve işlemleri (kanunları, idare ve yargı kararları vb.), egemenlik yetkisini kullanan organları, resmi görevlileri, temsilcileri (diplomatik temsilciler için özel kurallar vardır), kamu yararına kurulmuş kurumları ve mallarıdır.
Soru 21
- Yabancı bir devlet ülkesinde bulunan devlet gayrimenkullerine ilişkin ayni hak davaları bunlar diplomatik temsilcilik olarak kullanılmadıkça taşınmazın bulunduğu devletin hukukuna ve mahkemelerinin yetkisine tabidir.
- Devletlerin aralarında yaptıkları antlaşmalarla veya bir özel kişi ile yapılan ticari akitte yer alan bir şartla özel hukuka ilişkin birtakım uyuşmazlıkların bir milli mahkeme önüne veya uluslararası tahkime götürülmesini önceden kabul etmeleri durumunda bu yargı muafiyetinden vazgeçme olarak değerlendirilir.
- Yargı muafiyetinden vazgeçme cebri icra muafiyetinden de vazgeçme anlamına gelir ve devlet aleyhine verilmiş bir mahkeme kararının söz konusu devlete ait mallar üzerinde icrası mümkündür.
Yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnası vardır: Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları ve muafiyetten vazgeçilmesi durumu. Bununla birlikte, yargı muafiyetinden vazgeçme cebri icra muafiyetinden de vazgeçme anlamına gelmemekte ve devlet aleyhine verilmiş bir mahkeme kararının söz konusu devlete ait mallar üzerinde icrası için ayrıca bir izin alınması gerekli görülmektedir. Devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için bunların şu sıralanan kamusal işlerde kullanılmıyor olması gerekir: diplomatik misyon malları, askeri mallar, merkez bankası hesapları, devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler, devlet arşivleri.
Soru 22
- Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için bu kişiye gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi ve kabul eden devletin de buna rıza göstermesi (agrément) gerekir.
- Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak ya da görevine son vermek zorundadır.
- İstenmeyen kişi ilan ederken kabul eden devletin herhangi bir sebep göstermesi gerekmektedir.
- Uluslararası hukuka göre diplomatik temsilcinin herhangi bir nedenle yerinde bulunmaması veya geri çağırılması kendiliğinden diplomatik ilişkinin bittiği anlamına gelir.
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
I-IV
D
II-IV
E
III-IV
Açıklama:
İstenmeyen kişi ilan ederken kabul eden devletin herhangi bir sebep göstermesi gerekmemektedir. Ancak uluslararası hukuka göre diplomatik temsilcinin herhangi bir nedenle yerinde bulunmaması veya geri çağırılması kendiliğinden diplomatik ilişkinin bittiği anlamına gelmez.
Soru 23
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü ve T.C. Washington Büyükelçiliği'nin katkılarıyla ABD'de düzenlenen Türk filmleri festivaline katılım gösteren Türk büyükelçi, aşağıdaki diplomatik misyonlardan hangisini yerine getirmiş sayılır?
Seçenekler
A
Gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.)
B
Kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak
C
Gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak
D
Hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek
E
Gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak
Açıklama:
Sinema, bir sanat etkinliği; dolayısıyla kültürel bir etkinliktir. Büyükelçinin, Türk filmlerini tanıtma amacı güden bu festivaldeki varlığı, C seçeneğindeki belirtilen "Gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak" misyonuna uygun düşmektedir.
Soru 24
Konsoloslarla ilgili aşağıda verilmiş olan bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Konsoloslar diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilciler olup yetkileri yer ve konu bakımından geniş resmi devlet temsilcileridir.
B
Her konsolosun kabul eden devlet ülkesinde antlaşma ile saptanmış bir faaliyet bölgesi bulunur.
C
Konsoloslar yalnızca meslekten yetişme memurlar arasından seçilir.
D
Bir konsolos yalnızca tek bir devletin konsolosluk işlevini ifa edebilir.
E
Konsolosluk ilişkisi resmi diplomatik ilişki kurulmadan bulunmaz.
Açıklama:
- Konsoloslar diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından sınırlı resmi devlet temsilcileridir. Bu çerçevede konsolosluk ilişkisi resmi diplomatik ilişki kurulmadan da bulunabilir.
- İki tür konsolos vardır: Meslekten yetişme memurlar ve memur olmayan fahri konsoloslar. Bunlar bir atama belgesi ile göreve gider ve gönderilen devletin izni (exequatur) ile işe başlarlar.
- Bir konsolos izin verilirse birden fazla devletin konsolosluk işlevlerini ifa edebilir.
Soru 25
- Yabancı devlet başkanı ile hükümet başkanı ve dış işleri bakanı, hukuk davaları bakımından sadece resmi işlemleri, ceza davalarında ise her bakımdan muafiyetten yararlanırlar.
- Yabancı devlet başkanı ile hükümet başkanı ve dış işleri bakanı, resmi görevleri sona erdikten sonra bile resmi görevi sırasında işlediği her suçtan muaftır.
- Her devletin ülkesinde bulunan yabancı devlet başkanı, hükümet başkanı ve dış işleri bakanını ve bunlarla beraber seyahat eden aile üyelerini her çeşit saldırıya (maddi ve manevi) karşı koruma ve bu konuda gereken önlemleri alma yükümü vardır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
I-III
Açıklama:
Devlet Başkanı ile Hükümet Başkanı ve Dış İşleri Bakanının, resmi görevi sona erdikten sonra resmi görevi sırasında işlediği suçlar bakımından muafiyeti devam etse de şayet bu suçlar savaş suçu, insanlığa karşı suç, soykırım suçu veya işkence suçu oluşturuyorsa bu suçlar bakımından milli mahkemeler önünde yargılama yapılabileceği yönünde işaretler vardır (BM Adalet Divanı’nın 2002 tarihli Tutuklama Müzekkeresi kararı, İngiliz Yüksek Mahkemesinin 2000 tarihli Pinochet kararı, İngiliz mahkemesinin eski İsrail dışişleri bakanı hakkındaki 2009 tarihli yakalama kararı).
Soru 26
- Bir savaş gemisinin başka bir devletin deniz ülkesinde neden olduğu zarardan bayrak devletinin sorumlu olduğu kabul edilir.
- Zarar uğrayan devletin, tazminata ilişkin talebinin diplomatik yoldan yapılması gerektiği kabul edilir.
- Zarara uğrayan devlet mahkemeleri, olaya müdahil olmakla yükümlüdür.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Bir devletin savaş gemisi o devletin egemenliğini temsil eder. Bu nedenle bir savaş gemisinin başka bir devletin deniz ülkesinde neden olduğu zarardan bayrak devletinin sorumlu olduğu ve tazminata ilişkin talebin diplomatik yoldan yapılması gerektiği kabul edilir. Uygulamada da zarara uğrayan devlet mahkemelerinin hiçbir surette olaya müdahil olmadıkları görülmektedir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi, örtülü operasyonlar kapsamında ve uluslararası hukuka aykırı olup olmadığı tartışılan ve kimi hukukçular tarafından önleyici meşru müdafaa hakkına dayandırılan eylemler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Askeri, politik veya ticari nitelikte gizli bilgi toplama
B
Propaganda yapma
C
Siyasi suikastlar düzenleme
D
İsyancılara silah ve lojistik destek verme
E
Politik partilere parasal ve benzeri destek verme
Açıklama:
Uluslararası hukukta örtülü operasyonlar ülke dışındaki politik, ekonomik ve askeri şartları etkileme amacıyla yapılan ve bunları yapan ülkenin açıkça belli edilmediği eylemlere denilmektedir. Bunların arasında politik partilere parasal ve benzeri destek verme, propaganda yapma, siyasi suikastlar düzenleme, isyancılara silah ve lojistik destek verme gibi faaliyetler yer almaktadır. Bunların yanında askeri, politik veya ticari nitelikte gizli bilgi toplama veya bu tür bilgilerin istenmeyen kişilerce öğrenilmesini engelleme gibi amaçlarla yapılan casusluk faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olup olmadığı tartışılmakta ve kimi hukukçular bu tür faaliyetleri önleyici meşru müdafaa hakkına dayandırmaktadır.
Soru 28
1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Vatana ihanet ve casusluk suçlarında gönderen devletin münhasıran yetkili olduğu kabul edilmiştir.
B
Neyin görevin ifası sayılacağı kabul eden devletin takdirindedir.
C
Gönderen devletin malına, güvenliğine ve vatandaşına karşı yine o devletin vatandaşınca işlenen suçlarda veya resmi vazifenin ifası dolayısıyla işlenen suçlarda gönderen devletin yargı yetkisini kullanmasında öncelik hakkı olduğu kabul edilmiştir.
D
Hukuk davaları bakımından gönderen devlet askeri mensubunun resmi vazifesini ifası sırasında vuku bulan haksız fiil zararlarına ilişkin davalarda muafiyetin ileri sürülebileceği ve tazminatın gönderen ve kabul eden devletçe beraberce ödeneceği kabul edilmiştir.
E
Resmi vazife dışındaki fiil ve ihmallerden ya da hukuki mukavelelerden doğan borçlar bakımından muafiyetin iddiasının ileri sürülemeyeceği ve kabul eden devlet mahkemelerinin yetkili olacağı kabul edilmiştir.
Açıklama:
Bu Antlaşma’ya göre vatana ihanet ve casusluk suçlarında gönderen devletin münhasıran yetkili olduğu, ayrıca gönderen devletin malına, güvenliğine ve vatandaşına karşı yine o devletin vatandaşınca işlenen suçlarda veya resmi vazifenin ifası dolayısıyla işlenen suçlarda gönderen devletin yargı yetkisini kullanmasında öncelik hakkı olduğu kabul edilmiştir. Neyin görevin ifası sayılacağı gönderen devletin takdirindedir.
Soru 29
Hangi ilkeye göre bir yabancı devlet rızası olmadıkça başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz?
Seçenekler
A
Par in parem non habet imperium
B
Pacta sunt servanda
C
Uti possidetis
D
Locus standi
E
Ex aequo en bono
Açıklama:
Par in parem non habet imperium ilkesine göre bir yabancı devlet rızası olmadıkça başka bir devletin yargı organınca yargılanamaz ve cebri icraya tabi tutulamaz.
Soru 30
Uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnasından biridir?
Seçenekler
A
Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları
B
Kamu sağlığı nedeniyle alınan kararlar
C
Taşınır mallara ilişkin iddialar
D
Sınaî nitelikteki ticari akitler
E
Mesleki nitelikteki ticari akitler
Açıklama:
Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları, uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnasından biridir.
Soru 31
Belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra gönderilen sivil özel misyon görevlileri için aşağıdaki düzenlemelerden hangisi yapılmıştır?
Seçenekler
A
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması
B
1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu
C
1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu
D
1980 tarihli Tahran’daki Amerikan Diplomatik ve Konsolosluk Personeli kararı
E
2004 tarihli BM Devletlerin ve Bunların Malvarlığının Yargısal Muafiyeti Konvansiyonu
Açıklama:
Belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra
gönderilen sivil özel misyon görevlileri için 1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu yapılmıştır.
gönderilen sivil özel misyon görevlileri için 1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu yapılmıştır.
Soru 32
Devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için bunların bazı kamusal işlerde kullanılmıyor olması gerekir. Aşağıdakilerden hangisi bu kamusal işlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Diplomatik misyon malları
B
Asker mallar
C
Merkez bankası hesapları
D
Devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler
E
Ticari işletmeler
Açıklama:
Devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için bunların şu sıralanan kamusal işlerde kullanılmıyor olması gerekir: diplomatik misyon malları, askeri mallar, merkez bankası hesapları, devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler, devlet arşivleri.
Soru 33
Aşağıdaki düzenlemelerden hangisi ticari amaçla kullanılan devlet gemilerinin ticaret gemisi gibi muamele göreceği kuralını getirmiştir?
Seçenekler
A
1972 tarihli Devletin Muafiyetine dair Avrupa Konvansiyonu
B
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması ve buna ek 1934 Protokolü
C
2004 tarihli BM Devletlerin ve Bunların Malvarlığının Yargısal Muafiyeti Konvansiyonu
D
1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu
E
1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma
Açıklama:
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması ve buna ek 1934 Protokolü ticari amaçla kullanılan devlet gemilerinin ticaret gemisi gibi muamele göreceği kuralını getirmiştir.
Soru 34
Uluslararası hukukta ülke devletinin rızası ile o ülkede bulunan yabancı asker kişilerin görevlerini ifaları sırasında işledikleri suçlar bakımından muafiyete haiz oldukları ve bu açıdan ülke devletinin askeri birliğin disiplinine ve iç idaresine karışamayacağı görüşü kabul görmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu meseleye özel bir düzen getiren antlaşmalardan biridir?
Seçenekler
A
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması
B
1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu
C
1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma
D
1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu
E
2004 tarihli BM Devletlerin ve Bunların Malvarlığının Yargısal Muafiyeti Konvansiyonu
Açıklama:
Bu meseleye özel bir düzen getiren antlaşma Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır.
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır.
Soru 35
Yabancı bir devlet ülkesinde gönderen ülkenin kişiliğini temsil eden diplomatik temsilcilerin hukuki statüsü sorunu milletlerarası hukukun en eski konularındandır. Bu konudaki milletlerarası örf ve adet kuralları aşağıdakilerden hangisiyle yazılı hale getirilmiştir?
Seçenekler
A
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması
B
1961 tarihinde kabul edilmiş olan Diplomatik İlişkilere dair Viyana Konvansiyonu
C
1963 tarihli Viyana Konsolosluk İlişkilerine dair Konvansiyon
D
1972 tarihli Devletin Muafiyetine dair Avrupa Konvansiyonu
E
2004 tarihli BM Devletlerin ve Bunların Malvarlığının Yargısal Muafiyeti Konvansiyonu
Açıklama:
Yabancı bir devlet ülkesinde gönderen ülkenin kişiliğini temsil eden diplomatik temsilcilerin hukuki statüsü sorunu milletlerarası hukukun en eski konularındandır. Bu konudaki milletlerarası örf ve adet kuralları 1961 tarihinde kabul edilmiş olan Diplomatik İlişkilere dair Viyana Konvansiyonu’nda yazılı hâle getirilmiştir
Soru 36
Viyana Konvansiyonu’na göre hangisi konsolosun işlevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek
B
Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak
C
Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek
D
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak
E
Hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek
Açıklama:
Hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevlerinden biri değildir.
Soru 37
Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak ya da görevine son vermek zorundadır. İstenmeyen kişi ilan edilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Persona non grata
B
Par in parem non habet imperium
C
Pacta sunt servanda
D
Locus standi
E
Sine qua non
Açıklama:
Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak ya da görevine son vermek zorundadır.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.)
B
Gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak
C
Kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak
D
Gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak
E
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak
Açıklama:
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak, Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçlarından biri değildir.
Soru 39
I. Terörizmin finansmanı
II. Taşınmazlara ilişkin hak iddiaları
III. Muafiyetten vazgeçilmesi
IV. İşkence suçu
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri devletin yargı muafiyeti ilkesine istisna oluşturur?
II. Taşınmazlara ilişkin hak iddiaları
III. Muafiyetten vazgeçilmesi
IV. İşkence suçu
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri devletin yargı muafiyeti ilkesine istisna oluşturur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I-II
C
II-IV
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Kamu sağlığı nedeniyle alınan kararlar egemenlik işlemine örnektir. Diğer taraftan terörizmin finansmanı ve işkence suçu kabul edilmemektedir.
Bu konuda uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnası vardır: Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları ve muafiyetten vazgeçilmesi durumu. Yabancı bir devlet ülkesinde bulunan devlet gayrimenkullerine ilişkin ayni hak davaları bunlar diplomatik temsilcilik olarak kullanılmadıkça taşınmazın bulunduğu devletin hukukuna ve mahkemelerinin yetkisine tabidir.
Bu konuda uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnası vardır: Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları ve muafiyetten vazgeçilmesi durumu. Yabancı bir devlet ülkesinde bulunan devlet gayrimenkullerine ilişkin ayni hak davaları bunlar diplomatik temsilcilik olarak kullanılmadıkça taşınmazın bulunduğu devletin hukukuna ve mahkemelerinin yetkisine tabidir.
Soru 40
Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nun 33. Maddesi uyarınca bir devlete karşı açılan davanın ilmühaberi mahkeme tarafından ilgili devletin hangi birimine bildirilmelidir?
Seçenekler
A
Cumhurbaşkanlığı'na
B
Büyükelçiliği'ne
C
Başkonsolosluğu'na
D
Dışişleri Bakanlığı'na
E
Savunma Bakanlığı'na
Açıklama:
Konvansiyon akit taraf mahkemesinde dava açma veya açılmış bir davaya müdahil olmanın da muafiyetten vazgeçme sayılacağı kuralını benimsemiştir. Bu konularda Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nun 33. Maddesi uyarınca “yabancı devlete, özel hukuk ilişkilerinden doğan hukuki uyuşmazlıklarda yargı muafiyeti tanınmaz” kuralı getirilmiştir. Bir devlete karşı açılan davanın ilmühaberi mahkeme tarafından ilgili devletin dışişleri bakanlığına (elçiliğine değil) mahkemenin bulunduğu devletin diplomatik kanalları tarafından bildirilmelidir.
Soru 41
Yabancı devlet başkanı ile hükümet başkanı ve dış işleri bakanının yargı muafiyetinde hukuk davaları ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Her bakımdan muafiyet tamdır.
B
Yalnızca resmi işlemleri sırasında muafiyetten yararlanır.
C
Resmi işlemlerine ilişkin davalar ancak görevlerinin sona ermesinden sonra açılabilir.
D
Resmi olmayan işlemlerine ilişkin dava derhal açılabilir.
E
Hiçbir şekilde muafiyetten söz edilemez.
Açıklama:
Yabancı devlet başkanı ile hükümet başkanı ve dış işleri bakanının yargı muafiyeti de günümüzde artık bir örf ve adet kuralı hâline gelmiş olup hukuk davaları bakımından sadece resmi işlemleri (Bunların resmi olmayan eylem ve işlemlerine ilişkin davalar ancak görevlerinin sona ermesinden sonra açılabilir), ceza davalarında ise her bakımdan muafiyetten yararlanırlar.
Soru 42
Belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra gönderilen kişilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yabancı asker
B
Casus
C
Sivil özel misyon görevlisi
D
Konsolosluk görevlisi
E
Resmi görevli
Açıklama:
Ancak belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra gönderilen sivil özel misyon görevlileri için 1969 tarihli Özel Misyonlar Konvansiyonu yapılmıştır. Bununla beraber yabancı asker veya resmi görevlilerin casusluk veya örtülü operasyonlar gibi faaliyetlerde bulunmaları halinde ülke devletinin rızasının ortadan kalkacağı ve bu faaliyetlerin iç işlerine karışma ve hatta kuvvet kullanma yasağını ihlal etmesi halinde ilgili devlete müdahale hakkı vereceği kabul edilmektedir.
Soru 43
Uluslararası hukukta ülke devletinin rızası ile o ülkede bulunan yabancı asker kişilerin görevlerini ifaları sırasında işledikleri iddia edilen vatana ihanet ve casusluk suçlarında münhasıran yetki sahibi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gönderen ülke
B
Kabul eden ülke
C
Garantör ülke
D
Uluslararası Ceza Mahkemesi
E
Uyruğun bağlı olduğu ülke
Açıklama:
Bu meseleye özel bir düzen getiren antlaşma Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması (NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır. Bu Antlaşma’ya göre vatana ihanet ve casusluk suçlarında gönderen devletin münhasıran yetkili olduğu, ayrıca gönderen devletin malına, güvenliğine ve vatandaşına karşı yine o devletin vatandaşınca işlenen suçlarda veya resmi vazifenin ifası dolayısıyla işlenen suçlarda gönderen devletin yargı yetkisini kullanmasında öncelik hakkı olduğu kabul edilmiştir.
Soru 44
Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Gönderen devleti temsil etmek
B
Gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak
C
Gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak
D
Gönderen devlet adına ticari faaliyette bulunmak
E
Kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçları; a) gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.), b) gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak, c) kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak, d) hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek, e) gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak. Misyon bu görevleri yerine getirirken kabul eden devletin kanunlarına uymak, iç işlerine karışmamak (gönderen devlet adına yapılan siyasi açıklamalar hariç), misyon binalarını amaç dışı kullanmamak ve ticari faaliyette bulunmamak zorundadır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi diplomatik imtiyaz ve muafiyetler açısından yanlış bir önermedir?
Seçenekler
A
Diplomatik evrak veya resmi araçlarda bulunan diplomatik çanta açılamaz ve alıkonulamaz.
B
Misyon binalarına ve araçlarına misyon başkanının izni olmadan girilemez.
C
Diplomatik ajanların kişisel haberleşmesinin dokunulmazlığı vardır.
D
Diplomatik ajanın yurt dışından getirdiği şahsi bagajı ve kişisel eşyaları gümrükte aranamaz ve bunlardan gümrük vergisi alınmaz.
E
Diplomatlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz ve zorla aranamaz.
Açıklama:
Diplomatik personel ile bunların aile üyeleri ve yaşadıkları konut ve kullandıkları araçlar diplomatik dokunulmazlık ve muafiyetlerden yararlanır ve kabul eden devlet bunları saldırılara karşı korumakla ve saldırganları cezalandırmakla yükümlüdür. Diplomatik personel bulunduğu ülkede kar amaçlı bir faaliyette bulunamaz. Diplomatlar tutuklanamaz ve zorla aranamaz. İstisnai olarak suçüstü durumlarda kısa süreli gözaltına alınabilir. Bu çerçevede ceza davalarında diplomatik ajan tam bir yargı muafiyetine haizdir. Hukuk ve idari davalarda ise misyon faaliyetinde kullanılan taşınmaz malla ilgili olmayan diğer taşınmazlara ilişkin ayni hak davalarında, ajanın mirasçı olduğu davalarda ve ajanın bir ticari işiyle ilgili davalarda yargı muafiyeti uygulanmaz. Bu konularda açılmış davalarda mahkemelerin kararları ajanın kişi ve konut dokunulmazlığı ihlal edilmedikçe icra edilebilir. Bunların dışındaki konularda da gönderen devlet diplomatik ajanına karşı açılmış bir davada yargı muafiyetinden vazgeçebilir. Diplomatik ajanın yurt dışından getirdiği şahsi bagajı ve kişisel eşyaları gümrükte aranamaz ve bunlardan gümrük vergisi alınmaz. İstisnası ithali kanunen yasak maddelerin varlığına ilişkin ciddi nedenlerin bulunması hâlidir. Bu kişilerin görevleri sırasında seyahat ederken transit geçtikleri ülkeler bunu engellememekle yükümlüdür. Misyonda çalışan idari ve teknik personel ve bunların aile üyeleri ceza davalarında tam bir muafiyete haizken hukuk davalarında sadece görevleri sırasındaki eylem ve işlemler için bu muafiyeti ileri sürebilirler, müstahdemler ise yalnızca görevleri sırasında yapmış oldukları eylem ve işlemler açısından yargı muafiyetine haizdirler. Misyonda çalışıp kabul eden devletin vatandaşı olanlar sadece görevleri ile ilgili faaliyetler açısından muafiyete haizdirler.
Soru 46
I. Kabul eden devletle ilgili işlerde noterlik yapmak
II. Ticari faaliyette bulunmak
III. Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek
Viyana Konvansiyonu'na göre konsolosun yükümlülükleri arasında yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yer alır?
II. Ticari faaliyette bulunmak
III. Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek
Viyana Konvansiyonu'na göre konsolosun yükümlülükleri arasında yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yer alır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca III
C
II-III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevleri şunlardır:
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Bu vazifelerini yaparken konsoloslar kabul eden devletin kanunlarına uymak, iç işlerine karışmamak, ticari faaliyette bulunmamak ve konsolosluk binalarını amaç dışı kullanmamakla yükümlüdür.
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Bu vazifelerini yaparken konsoloslar kabul eden devletin kanunlarına uymak, iç işlerine karışmamak, ticari faaliyette bulunmamak ve konsolosluk binalarını amaç dışı kullanmamakla yükümlüdür.
Soru 47
Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapma işlevi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Misyonda çalışan idari ve teknik personel ve bunların
aile üyeleri
aile üyeleri
B
Diplomatlar
C
Konsoloslar
D
Konsolosluk memurluğundan emekli olanlar
E
Ticari ateşe
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevleri şunlardır:
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Soru 48
Devletlerin egemen eşitliği prensibi çerçevesinde bir devlete başka bir devlet ülkesinde tanınan hakların başında devletin yargı muafiyeti ilkesi gelir. Bu konuları ele alan Devletin Muafiyetine dair Avrupa Konvansiyonu kaç yılında yapılmıştır.
Seçenekler
A
1972
B
1973
C
1970
D
1971
E
1975
Açıklama:
Bu konuları ele alan 1972 tarihli Devletin Muafiyetine dair Avrupa Konvansiyonudur.
Soru 49
Devlete ait gemiler (uçak ve uzay gemileri dâhil) bakımından bunlar hakkında yabancı ülke mahkemelerinde açılan davalarda muafiyete haiz
oldukları kabul edilse de Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması kaç yılında yapılmıştır?
oldukları kabul edilse de Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1925
B
1927
C
1926
D
1928
E
1929
Açıklama:
Devlete ait gemiler (uçak ve uzay gemileri dahil)bakımından bunlar hakkında yabancı ülke mahkemelerinde açılan davalarda muafiyete haiz
oldukları kabul edilse de 1926 tarihli Kamuya Ait
Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması kabul edilmiştir.
oldukları kabul edilse de 1926 tarihli Kamuya Ait
Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması kabul edilmiştir.
Soru 50
Uluslararası hukukta ülke devletinin rızası ile o ülkede bulunan yabancı asker kişilerin görevlerini ifaları sırasında işledikleri suçlar bakımından muafiyete haiz oldukları ve bu açıdan ülke devletinin askeri birliğin disiplinine ve iç idaresine karışamayacağı görüşü kabul görmektedir. Bu meseleye özel bir düzen getiren, Türkiye’nin de taraf olduğu antlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Nato
B
Cento
C
Sofa
D
Birleşmiş Milletler
E
Avrupa Birliği
Açıklama:
Bu meseleye
özel bir düzen getiren antlaşma Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) dur.
özel bir düzen getiren antlaşma Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) dur.
Soru 51
Türkiye’nin de taraf olduğu Kuzey Atlantik Antlaşması(NATO) kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1954
B
1949
C
1955
D
1954
E
1953
Açıklama:
Türkiye’nin de üyesi olduğu Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) 4Nisan 1949 da ABD başkenti Washington DC de kurulmuştur.
(NATO) 4Nisan 1949 da ABD başkenti Washington DC de kurulmuştur.
Soru 52
Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin Tatbikatına Dair Antlaşma hangisidir?
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin Tatbikatına Dair Antlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Nato
B
Cento
C
Sofa
D
BM
E
AB
Açıklama:
Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye
ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye
ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır
Soru 53
Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma hangi yılda yapılmıştır.
Seçenekler
A
1951
B
1955
C
1953
D
1954
E
1957
Açıklama:
(NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye
ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır.
ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır.
Soru 54
Uluslararası örf ve adet kuralına göre bir yabancı devlet rızası olmadıkça bir başka devletin yargı organınca yargılanamaz. Aşağıdakilerden hangisi devletin yargı muafiyeti ilkesi denilen bu muafiyetten yararlanamaz?
Seçenekler
A
Devletin yargı kararları
B
Devletin resmi görevlileri
C
Devletin vatandaşları
D
Devletin temsilcileri
E
Devletin malları
Açıklama:
*Devletin vatandaşları yargı muafiyeti ilkesinden yararlanamaz.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin istisnalarından biridir?
Seçenekler
A
Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları
B
Taşınırlara ilişkin şahsi hak iddiaları
C
Vatandaşlara ilişkin kişisel hak iddiaları
D
Temsilcilere ilişkin siyasi hak iddiaları
E
Yabancılara ilişkin siyasi hak iddiaları
Açıklama:
Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları, uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin istisnalarından biridir.
Soru 56
Yabancı devlet mallarının hangilerine karşı cebri icra takibi yapılabilir?
Seçenekler
A
Diplomatik misyon malları
B
Devlet arşivleri
C
Askeri mallar
D
Merkez bankası hesapları
E
Ticaret gemileri
Açıklama:
Ticaret gemilerine karşı cebri icra takibi yapılabilir.
Soru 57
Devlet başkanlarının resmi görevleri sona erdikten sonra, resmi görevleri sırasında işledikleri suçlar bakımından muafiyetleri devam etse de bazı suçlar bakımından milli mahkemeler önünde yargılama yapılabileceği yönünde işaretler bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu suçlar kapsamında değildir?
Seçenekler
A
Savaş suçu
B
İnsanlığa karşı suç
C
Düşünce suçu
D
Soykırım suçu
E
İşkence suçu
Açıklama:
Düşünce suçu bu suçlar kapsamında değildir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi misyon şefinin emri altında diplomat sıfatıyla çalışanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Müsteşar
B
Maslahatgüzar
C
İkinci katip
D
Üçüncü katip
E
Ataşe
Açıklama:
Maslahatgüzar misyon şefinin emri altında diplomat sıfatıyla çalışanlardan biri değildir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi diplomatik misyonun görev ve amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devleti temsil etmek
B
Gönderen devletin çıkarlarını korumak
C
Kabul eden devletle görüşmeler yapmak
D
Kabul eden devletin vatandaşlarının çıkarlarını korumak
E
Kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak
Açıklama:
Kabul eden devletin vatandaşlarının çıkarlarını korumak, diplomatik misyonun görev ve amaçlarından biri değildir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi misyon binası ve burada çalışanlara ilişkin dokunulmazlıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Misyon binalarına misyon başkanının izni olmadan girmek
B
Misyon araçlarına misyon başkanının izni olmadan girmek.
C
Misyon binalarında arama yapmak.
D
Misyon belgelerine el koymak.
E
Misyonda çalışan kabul eden devlet vatandaşlarını yargılamak.
Açıklama:
Misyonda çalışan, kabul eden devlet vatandaşlarını yargılamak misyon binası ve burada çalışanlara ilişkin dokunulmazlıklardan biri değildir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi konsolosun işlevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devletin çıkarlarını korumak
B
Gönderen devlet mensubu kişilerin çıkarlarını korumak
C
Gönderen devlet vatandaşlarına vize vermek
D
Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek
E
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak
Açıklama:
Gönderen devlet vatandaşlarına vize vermek konsolosun işlevlerinden biri değildir.
Soru 62
Konsolosların aşağıdaki hallerden hangilerinde tutuklanmaları mümkündür?
Seçenekler
A
Hukuk davalarında hakim kararıyla
B
Hukuk davalarında savcı kararıyla
C
Ağır ceza davalarında mahkeme kararıyla
D
Suçüstü hallerinde kolluk kararıyla
E
Bütün davalarda gönderen devlet izniyle
Açıklama:
Konsolosların ağır ceza davalarında mahkeme kararıyla tutuklanmaları mümkündür.
Soru 63
Aşağıdaki ifadelerden hangisi fahri konsoloslara ilişkin olarak doğrudur?
Seçenekler
A
Fahri konsolosların herhangi bir muafiyeti yoktur.
B
Fahri konsolosların bulundukları binalar muafiyetlerden yararlanır.
C
Fahri konsolosların konsolosluk faaliyetleri ile ilgili işlemlerinin, hukuki konularda yargısal muafiyeti yoktur.
D
Fahri konsolosların konsolosluk faaliyetleri ile ilgili işlemlerinin, idari konularda yargısal muafiyeti yoktur.
E
Fahri konsolosların konsolosluk faaliyetleri ile ilgili işlemlerinin, cezai konularda yargısal muafiyeti yoktur.
Açıklama:
Fahri konsolosların herhangi bir muafiyeti yoktur.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi bir diplomatik misyonda çalışanların ayrıldığı gruplardan birisi değildir?
Seçenekler
A
İdari ve teknik personel
B
Diplomatik personel
C
Temsil yetkisine haiz misyon şefi
D
Sözleşmeli işçiler
E
Müstahdemler
Açıklama:
Bir diplomatik misyonda çalışanlar temsil yetkisine haiz misyon şefi, diplomatik personel, idari ve teknik personel ve müstahdemler olmak üzere dört gruba ayrılır. Sözleşmeli işçiler bunlardan birisi değildir.
Soru 65
Diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından
sınırlı resmi devlet temsilcilerine ne ad verilir?
sınırlı resmi devlet temsilcilerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Büyük elçi
B
Konsolos
C
Dış işleri bakanı
D
Devlet başkanı
E
Cumhurbaşkanı
Açıklama:
Konsoloslar diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından
sınırlı resmi devlet temsilcileridir.
sınırlı resmi devlet temsilcileridir.
Soru 66
"Konsolosluk havzası" deyimi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Konsolosların faaliyet bölgesi
B
Konsolosların bilgi ve tecrübesi
C
Konsolosluğun bağlı olduğu ülke
D
Konsolosluğun bulunduğu ülke
E
Konsolosluğa tahsis edilen arazinin bütünü
Açıklama:
Konsolosların faaliyet bölgesine, konsolosluk havzası denir.
Soru 67
- Tutuklanma
- Doğum
- Nüfus
- Askerlik
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Kişisel meseleler tutuklanma, doğum, nüfus, askerlik, miras, vesayet gibi durumlardır
Soru 68
- Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek
- Gönderilen devletin iç işlerine müdahale etmek
- Gönderilen devlette ticari faaliyetlerde bulunmak
- Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik
yapmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve IV
D
II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevleri şunlardır:
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu
özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak
ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport
vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik
yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan
gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu
özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak
ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport
vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik
yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan
gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Soru 69
Misyon şefine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için bu kişiye gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi gerekir
B
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için kabul eden devletin buna rıza göstermesi gerekir.
C
Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak durumundadır
D
Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi ilan edilirse gönderen devlet bu kişinin görevine son da verebilir
E
Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi ilan edilse dahi görevine devam etmek zorundadır; gönderen devlet bu kimseyi geri çağıramaz
Açıklama:
Bir kişinin misyon şefi olarak atanabilmesi için bu kişiye gönderen devlet tarafından atamasının yapıldığını gösteren bir güven mektubunun verilmesi ve kabul eden devletin de buna rıza göstermesi (agrément) gerekir. Göreve başlamış misyon şefi kabul eden devlet tarafından istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edilirse gönderen devlet bu kişiyi ya makul bir süre içinde geri çağırmak ya da görevine son vermek zorundadır.
Soru 70
- Borçlandırıcı işlemler
- Egemenlik işlemi
- Tasarruf işlemleri
- Özel hukuk işlemi
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve IV
D
II ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
Günümüzde artık sınırlı muafiyet anlayışı doğrultusunda devletlerin eylem ve işlemleri “egemenlik işlemi” ve “özel hukuk işlemi” şeklinde ikiye ayrılmakta ve devlete özel kişilerin
yaptığı türden işlem ve eylemlerinden doğan yükümlerine ilişkin davalarında muafiyet tanınmayıp sadece devletlerin yapabileceği ve kamu otoritesinin kullanıldığı işlemlere muafiyet tanıma yoluna gidilmektedir.
yaptığı türden işlem ve eylemlerinden doğan yükümlerine ilişkin davalarında muafiyet tanınmayıp sadece devletlerin yapabileceği ve kamu otoritesinin kullanıldığı işlemlere muafiyet tanıma yoluna gidilmektedir.
Soru 71
- Borçlanma akitleri
- Tasarruf akitleri
- Finansal nitelikte işlemler
- Mal veya hizmet satımına veya sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler
olarak sayılmıştır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve IV
D
II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
2004 tarihli BM Konvansiyonu’nda şunlar devletler tarafından yapılan özel hukuk işlemi
olarak sayılmıştır: mal veya hizmet satımına veya sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler, borçlanma akitleri veya benzeri finansal nitelikte işlemler..
olarak sayılmıştır: mal veya hizmet satımına veya sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler, borçlanma akitleri veya benzeri finansal nitelikte işlemler..
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi ticari amaçla kullanılan devlet gemilerinin ticaret gemisi gibi muamele göreceği kuralını getirmiştir?
Seçenekler
A
2004 tarihli BM Konvansiyonu
B
2000 tarihli Pinochet kararı
C
BM Adalet Divanı’nın 2002 tarihli Tutuklama Müzekkeresi kararı
D
1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu ve buna ek Protokol’
E
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması ve buna ek 1934 Protokolü
Açıklama:
1926 tarihli Kamuya Ait Gemilerin Muafiyetine ilişkin Brüksel Antlaşması
ve buna ek 1934 Protokolü ticari amaçla kullanılan devlet gemilerinin ticaret gemisi gibi muamele göreceği kuralını getirmiştir.
ve buna ek 1934 Protokolü ticari amaçla kullanılan devlet gemilerinin ticaret gemisi gibi muamele göreceği kuralını getirmiştir.
Soru 73
- 1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu ve buna ek Protokol
- İngiliz Yüksek Mahkemesinin 2000 tarihli Pinochet kararı
- 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması
- 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Uluslararası hukukta ülke devletinin rızası ile o ülkede bulunan yabancı asker kişilerin görevlerini ifaları sırasında işledikleri suçlar bakımından muafiyete haiz oldukları ve bu açıdan ülke devletinin askeri birliğin disiplinine ve iç idaresine karışamayacağı görüşü kabul görmektedir. Bu meseleye özel bir düzen getiren antlaşma Türkiye’nin de taraf olduğu 1951 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması (NATO) ve bununla bağlantılı 1954 tarihli Türkiye ile ABD Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmenin (SOFA) Tatbikatına Dair Antlaşma’dır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnasından biridir?
Seçenekler
A
Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları
B
Egemenlik işlemi
C
Yargı muafiyeti
D
Özel hukuk işlemi
E
Kamu sağlığı
Açıklama:
Uluslararası örf ve adet hukukuna göre bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi
önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnası vardır: Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları ve muafiyetten vazgeçilmesi durumu.
önünde yargılanamayacağı ilkesinin iki temel istisnası vardır: Taşınmazlara ilişkin ayni hak iddiaları ve muafiyetten vazgeçilmesi durumu.
Soru 75
- mal veya hizmet satımına ilişkin işlemler
- sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler
- borçlanma akitleri
- benzeri finansal nitelikte işlemler
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
2004 tarihli BM Konvansiyonu’nda şunlar devletler tarafından yapılan özel hukuk işlemi olarak sayılmıştır: mal veya hizmet satımına veya sınaî veya mesleki nitelikteki ticari akit ve işlemler, borçlanma akitleri veya benzeri finansal nitelikte işlemler.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi 1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu ve buna ek Protokol’de getirilen devletin yargı muafiyeti konusunda istisnalardan biri değildir?
Seçenekler
A
taşınmaz mallara ilişkin davalar
B
mallara ilişkin miras davaları
C
iflas ve fikri haklar davaları,
D
yabancı devlet başkanına karşı ceza davaları
E
kişi veya mallara karşı haksız fiillere ilişkin tazminat davaları
Açıklama:
1972 tarihli Devletin Muafiyetine Dair Avrupa Konvansiyonu ve buna ek Protokol’de de şu konularda devletin yargı muafiyeti konusunda istisnalar
kabul edilmiştir: taşınmaz mallara ilişkin davalar, mallara ilişkin miras, iflas ve fikri haklar davaları, kişi veya mallara karşı haksız fiillere ilişki, tazminat davaları (bunun için haksız fiilin ve failin dava açılan ülkede olması gerekir), iş görme
akdine ilişkin davalar (iş görenin çalıştıran ülke vatandaşı olduğu durumlar ile görülen işin egemenlik yetkisinin kullanılması ile ilgili olduğu durumlar hariç), akitten doğan borç davaları, şirket ortaklığı davaları, fikri mülkiyet davaları ve ticari faaliyetlere ilişkin davalar.
kabul edilmiştir: taşınmaz mallara ilişkin davalar, mallara ilişkin miras, iflas ve fikri haklar davaları, kişi veya mallara karşı haksız fiillere ilişki, tazminat davaları (bunun için haksız fiilin ve failin dava açılan ülkede olması gerekir), iş görme
akdine ilişkin davalar (iş görenin çalıştıran ülke vatandaşı olduğu durumlar ile görülen işin egemenlik yetkisinin kullanılması ile ilgili olduğu durumlar hariç), akitten doğan borç davaları, şirket ortaklığı davaları, fikri mülkiyet davaları ve ticari faaliyetlere ilişkin davalar.
Soru 77
Belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra gönderilenlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Egemenlik işlemi
B
Sivil özel misyon görevlileri
C
Özel hukuk işlemi
D
Yargı muafiyeti
E
Muafiyetten vazgeçme
Açıklama:
Belli bir sorunla ilgilenmek veya belli bir görevi ifa etmek üzere yurt dışına ilgili ülkenin rızasını aldıktan sonra gönderilenlere sivil özel misyon görevlileri denir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi misyon şefi sınıflarından biridir?
Seçenekler
A
müsteşar
B
başkatip
C
ikinci katip
D
ataşe
E
büyükelçi
Açıklama:
Misyon şefleri de büyükelçiler, ortaelçiler ve maslahatgüzarlar olarak üç sınıftan oluşur. Misyon şefinin emri altında diplomat sıfatıyla çalışan müsteşar, başkatip, ikinci katip, üçüncü katip ve ataşeler bulunur.
Soru 79
- gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.),
- gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak,
- kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak,
- hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek,
- gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre diplomatik misyonların işlev ve amaçları; a) gönderen devleti temsil etmek (antlaşma görüşmelerini yürütmek, notaları iletmek vb.), b) gönderen devletin veya vatandaşlarının çıkarlarını korumak, c) kabul eden devletle resmi görüşmeler yapmak, d) hukuka uygun yollarla kabul eden devletle ilgili bilgi toplamak ve rapor vermek, e) gönderen devleti iktisadi, kültürel ve bilimsel olarak tanıtmak.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından sınırlı resmi devlet temsilcileridir?
Seçenekler
A
Konsolos
B
Büyükelçi
C
Ortaelçi
D
Maslahatgüzar
E
Müsteşar
Açıklama:
Konsoloslar diplomatik ajanlar gibi siyasi temsilci olmayıp yetkileri yer ve konu bakımından sınırlı resmi devlet temsilcileridir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi Viyana Konvansiyonuna göre konsolosun işlevlerinden değildir?
Seçenekler
A
Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek
B
Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek
C
Gönderen devleti temsilen antlaşmaları görüşmek
D
Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak
E
Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak
Açıklama:
Viyana Konvansiyonu’na göre konsolosun işlevleri şunlardır:
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
• Gönderen devletin ticari ve iktisadi çıkarlarını korumak ve bunlarla ilgili rapor vermek,
• Gönderen devletin ve bu devlet mensubu özel ve tüzel kişilerin çıkarlarını korumak ve bunlara kişisel meseleleri ile ilgili hukuki yardım ve koruma sağlamak,
• Gönderen devlet vatandaşlarına pasaport vermek veya buraya gitmek isteyen yabancılara vize vermek,
• Gönderen devletle ilgili işlerde noterlik yapmak,
• Gönderen devletin tabiiyetinde bulunan gemi ve uçaklarla ilgili işlemler yapmak.
Soru 82
Konsolosların faaliyet bölgesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yetki bölgesi
B
Faaliyet mıntıkası
C
Yetki mıntıkası
D
Konsolosluk mıntıkası
E
Konsolosluk havzası
Açıklama:
Konsolosların faaliyet bölgesine konsolosluk havzası denir.
Soru 83
- diplomatik misyon malları,
- askeri mallar,
- merkez bankası hesapları,
- devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler,
- devlet arşivleri,
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Devlet mallarına karşı cebri icra yapılabilmesi için bunların şu sıralanan kamusal işlerde kullanılmıyor olması gerekir: diplomatik misyon malları, askeri mallar, merkez bankası hesapları, devlete ait kültürel, tarihi ve bilimsel eserler, devlet arşivleri.