Orta Doğuda Siyaset - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti tarafından kullanılmıştır. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Amerikan deniz tarihçisi ve stratejistinin adıdır?
Seçenekler
A
Valentine Chirol
B
Alfred Thayer Mahan
C
D. G. Hogart,
D
C. Abdunnasır
E
Saddam Hüseyin
Açıklama:
Mahan’ın dışında The Times gazetesi dış politika editörü Valentine Chirol (öl.1929), Basra Körfezi’nin stratejik önemini, Almanya’nın bölgede inşa etmeye çalıştığı Bağdat demiryolunun Basra’ya kadar uzatılmasının İngiltere’nin bölgede ve Asya’daki çıkarlarına vereceği zararları anlattığı birkaç yazısına “Orta Doğu’nun Problemleri” başlığını koymuş ve kavramın kamuoyunda benimsenmesine katkıda bulunmuştur.
Orta Doğu Kavramının Ortaya Çıkması ve Yaygınlaşması
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan (öl. 1914), 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır. Yazısında Basra Körfezi’nin stratejik önemi ile bölgede Alman İmparatorluğu, İngiltere ve Rusya’nın nüfuz mücadelelerini anlatmaya çalışan A. T. Mahan, “Orta Doğu” (Middle East) kavramını jeostratejik içerikte ve Süveyş’ten Singapur’a kadar uzanan deniz yolunun bir bölümünü anlatan bir bölge için kullanmıştır
Orta Doğu Kavramının Ortaya Çıkması ve Yaygınlaşması
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan (öl. 1914), 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır. Yazısında Basra Körfezi’nin stratejik önemi ile bölgede Alman İmparatorluğu, İngiltere ve Rusya’nın nüfuz mücadelelerini anlatmaya çalışan A. T. Mahan, “Orta Doğu” (Middle East) kavramını jeostratejik içerikte ve Süveyş’ten Singapur’a kadar uzanan deniz yolunun bir bölümünü anlatan bir bölge için kullanmıştır
Soru 2
"1888 yılında kurulmuş, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Washington’da bulunan; dünyanın en büyük kâr amacı gütmeyen eğitim vebilim organizasyonlarından biridir.Hayvanlar alemine ağırlık vermiştir. Araştırmaları coğrafya ve doğal bilimler üzerinedir. Dünya kültürünü ve tarihini inceler. Kuruluduğundan bu yana yayınlanan National Geographic Magazine adlıdergisi ünlüdür. National Geographic Channel belgesel yayınlarıyla tanınan önemli yayın organıdır." Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tanımı yapılan bu merkeze ait doğru cevaptır?
Seçenekler
A
National Geographic Channel
B
National Geographic Magazine
C
North Africa and Middle East
D
Near and Middle East
E
National Geographic Society,
Açıklama:
National Geographic Society bölge ülkelerini kapsayan haritaya “Yakın Doğu ülkeleri” adını vermektedir. “Orta Doğu” kavramı tüm dünyada tercih edilen bir kavramlaştırma olmakla beraber özellikle Asya’da ve uluslararası kuruluşlarda
“Güneybatı Asya” (Southwest Asia) terimi tercih edilmektedir.
National Geographic Society,
1888 yılında kurulmuş, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki
Washington’da bulunan; dünyanın en büyük kâr amacı gütmeyen eğitim ve
bilim organizasyonlarından biridir.Hayvanlar alemine ağırlık vermiştir.
Araştırmaları coğrafya ve doğal bilimler üzerinedir. Dünya kültürünü ve tarihini
inceler. Kuruluduğundan bu yana yayınlanan National Geographic Magazine adlı
dergisi ünlüdür. National Geographic Channel belgesel yayınlarıyla tanınan önemli yayın organıdır.
“Güneybatı Asya” (Southwest Asia) terimi tercih edilmektedir.
National Geographic Society,
1888 yılında kurulmuş, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki
Washington’da bulunan; dünyanın en büyük kâr amacı gütmeyen eğitim ve
bilim organizasyonlarından biridir.Hayvanlar alemine ağırlık vermiştir.
Araştırmaları coğrafya ve doğal bilimler üzerinedir. Dünya kültürünü ve tarihini
inceler. Kuruluduğundan bu yana yayınlanan National Geographic Magazine adlı
dergisi ünlüdür. National Geographic Channel belgesel yayınlarıyla tanınan önemli yayın organıdır.
Soru 3
"Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği askeri, ekonomik ve diplomatik unsurlar içeren dış politika stratejisi. 1947’deki Trman Doktrini çevreleme politikasının ilk yansıması olarak kabul edilir. Temel amacı komünizmin yayılmasını engellemek ve Amerika’nın güvenliği ile yurtdışındaki etkisini geliştirmek olan bu politikası Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa, Orta Doğu, Çin, Kore ve Vietnam’da giriştiği genişleme politikasına karşı oluşturulmuştur." Aşağıdaki seçeneklerden hangisi 1947 yılında geliştirilen politikanın adıdır?
Seçenekler
A
Turani grubu
B
Nusayriler
C
Çevreleme politikası
D
Şark Meselesi
E
Orta Doğu Kavramı
Açıklama:
ABD’nin çevreleme (containment)
politikası ile SSCB’nin sıcak denizlere inme politikaları bu bölge üzerinde
çatışmıştır. Soğuk Savaş döneminin süper güçleri arasındaki rekabet bölge içi çatışmalara, bölgesel bütünleşme ve dayanışma hareketlerine, yapılanmalara ve husumetlere sebep olmuştur. Soğuk Savaş sonrasında Orta Doğu bölgesinin jeopolitik önemi, uluslararası enerji kaynaklarının ve enerji intikal yollarının kontrolünü yeniden gündeme getirmiş ve rakipsiz durumdaki ABD’nin tek yanlı tasarrufları ile bölge Batı dünyası ve Batılı devletlerin çıkarlarıyla entegre edilmek istenmiştir. 20.yüzyılın başlarında sömürgeci güçlerin menfaatlerine göre tanzim edilen siyasi coğrafyanın korunması, statükonun muhafazası ve tehdit olarak tanımlanan ideolojik ve siyasal hareketlerin tasfiye edilmesi için girişilen mücadeleler Körfez Savaşı’na ve Irak gücünün tasfiye edilmesine kadar gitmiştir.
Çevreleme (Containment) politikası, Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği askeri, ekonomik ve diplomatik unsurlar içeren dış politika stratejisi. 1947’deki Trman Doktrini çevreleme politikasının ilk yansıması olarak kabul edilir. Temel amacı komünizmin yayılmasını engellemek ve Amerika’nın güvenliği ile yurtdışındaki etkisini geliştirmek olan çevreleme politikası Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa, Orta Doğu, Çin, Kore ve Vietnam’da giriştiği genişleme politikasına karşı oluşturulmuştur
politikası ile SSCB’nin sıcak denizlere inme politikaları bu bölge üzerinde
çatışmıştır. Soğuk Savaş döneminin süper güçleri arasındaki rekabet bölge içi çatışmalara, bölgesel bütünleşme ve dayanışma hareketlerine, yapılanmalara ve husumetlere sebep olmuştur. Soğuk Savaş sonrasında Orta Doğu bölgesinin jeopolitik önemi, uluslararası enerji kaynaklarının ve enerji intikal yollarının kontrolünü yeniden gündeme getirmiş ve rakipsiz durumdaki ABD’nin tek yanlı tasarrufları ile bölge Batı dünyası ve Batılı devletlerin çıkarlarıyla entegre edilmek istenmiştir. 20.yüzyılın başlarında sömürgeci güçlerin menfaatlerine göre tanzim edilen siyasi coğrafyanın korunması, statükonun muhafazası ve tehdit olarak tanımlanan ideolojik ve siyasal hareketlerin tasfiye edilmesi için girişilen mücadeleler Körfez Savaşı’na ve Irak gücünün tasfiye edilmesine kadar gitmiştir.
Çevreleme (Containment) politikası, Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği askeri, ekonomik ve diplomatik unsurlar içeren dış politika stratejisi. 1947’deki Trman Doktrini çevreleme politikasının ilk yansıması olarak kabul edilir. Temel amacı komünizmin yayılmasını engellemek ve Amerika’nın güvenliği ile yurtdışındaki etkisini geliştirmek olan çevreleme politikası Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa, Orta Doğu, Çin, Kore ve Vietnam’da giriştiği genişleme politikasına karşı oluşturulmuştur
Soru 4
Müslüman kimliği monolitik bir kimlik değildir. Dini topluluklar kendi içerisinde farklı dini gruplara, mezheplere ve eğilimlere bölünmektedir. Müslümanlar açısından çoğunluk Sünnilerde ise de İran’da ve Irak’ta Şiiler çoğunluğu temsil etmektedirler. Bölgede kaç çeşit İslami ayrım bulunmaktadır? Aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
3
B
2
C
4
D
5
E
7
Açıklama:
Nusayriler, günümüzde
Suriye ve Türkiyenin bazı
güney illerinde yaşayan
İsmaililik, Dürzilik ve
Hristiyanlık inançlarının şiilik
çatısı altında harman lanması
neticesinde ortaya çıkan dinî
inanç topluluğuna mensup
olanlara verilen addır.
Dürziler, günümüzde Lübnan
ve Suriye’de yaşayan Şiiliğin
İsmailiye kolundan etkilenen
farklı inançlara sahip dinî
topluluk.
İbadiler, İslam dininin
Hariciyye mezhebinin alt
kollarından birini temsil eden
İbadiyye mezhebine bağlı
olanlar. İslam tarihinin belli
dönemlerinde etkili olan
Hariciyye mezhebinin diğer
kolları günümüze ulaşamazken
İbadiyye kolu varlığını
korumuştur. Hariciyye mezhebi
içindeki en ılımlı ve Ehl-i
Sünnet’e en yakın kollardan
biri olan İbadiyyeye mensup
olan İbadiler günümüzde
özellikle Umman’da varlığını
sürdürmektedirler.
Özellikle Lübnan, Irak ve Körfez ülkelerin siyasetinde Şiiler
çok aktif rol oynamaktadırlar.
Şiiliğin bir kolunu oluşturan Suriye’deki Nusayriler nüfusun % on beşi civarında bir büyüklüğe sahip olmalarına rağmen yönetimde etkin konumda olup Nusayri azınlık iktidara hükmetmektedir. Yine Şiilerin bir kolunu temsil eden Dürzilerin, Suriye, Lübnan ve İsrail’de taraftarları bulunmaktadır. Lübnan’daki siyasal kaosta Dürziler önemli roller oynamışlardır. Türkiye uzun zaman tamamıyla Sünni bir ülke olarak görülmüştür. Ancak son yıllarda, demokratik kurumların gelişmesi, kentleşme ve toplumsal değişme ile birlikte Aleviler seslerini duyurmaya başlamışlardır. Umman’da Müslümanlığın ayrı bir kolunu temsil eden İbadiler çoğunluğu oluştururken Yemen’deki Müslümanların ekseriyetini Zeydiler temsil etmektedir. Dikkat çeken bir özellik Müslümanların hakim durumda olduğu hiçbir ülkede mezhep bakımından monolitik bir yapının olmamasıdır.
Suriye ve Türkiyenin bazı
güney illerinde yaşayan
İsmaililik, Dürzilik ve
Hristiyanlık inançlarının şiilik
çatısı altında harman lanması
neticesinde ortaya çıkan dinî
inanç topluluğuna mensup
olanlara verilen addır.
Dürziler, günümüzde Lübnan
ve Suriye’de yaşayan Şiiliğin
İsmailiye kolundan etkilenen
farklı inançlara sahip dinî
topluluk.
İbadiler, İslam dininin
Hariciyye mezhebinin alt
kollarından birini temsil eden
İbadiyye mezhebine bağlı
olanlar. İslam tarihinin belli
dönemlerinde etkili olan
Hariciyye mezhebinin diğer
kolları günümüze ulaşamazken
İbadiyye kolu varlığını
korumuştur. Hariciyye mezhebi
içindeki en ılımlı ve Ehl-i
Sünnet’e en yakın kollardan
biri olan İbadiyyeye mensup
olan İbadiler günümüzde
özellikle Umman’da varlığını
sürdürmektedirler.
Özellikle Lübnan, Irak ve Körfez ülkelerin siyasetinde Şiiler
çok aktif rol oynamaktadırlar.
Şiiliğin bir kolunu oluşturan Suriye’deki Nusayriler nüfusun % on beşi civarında bir büyüklüğe sahip olmalarına rağmen yönetimde etkin konumda olup Nusayri azınlık iktidara hükmetmektedir. Yine Şiilerin bir kolunu temsil eden Dürzilerin, Suriye, Lübnan ve İsrail’de taraftarları bulunmaktadır. Lübnan’daki siyasal kaosta Dürziler önemli roller oynamışlardır. Türkiye uzun zaman tamamıyla Sünni bir ülke olarak görülmüştür. Ancak son yıllarda, demokratik kurumların gelişmesi, kentleşme ve toplumsal değişme ile birlikte Aleviler seslerini duyurmaya başlamışlardır. Umman’da Müslümanlığın ayrı bir kolunu temsil eden İbadiler çoğunluğu oluştururken Yemen’deki Müslümanların ekseriyetini Zeydiler temsil etmektedir. Dikkat çeken bir özellik Müslümanların hakim durumda olduğu hiçbir ülkede mezhep bakımından monolitik bir yapının olmamasıdır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi keşifler çağında Uzak Doğu olarak adlandırılan ülkelerden birisidir?
Seçenekler
A
Portekiz
B
Hindistan
C
Malezya
D
İran
E
Mısır
Açıklama:
XV. Yüzyılda Avrupalıların Avrupa dışı dünyaya açılmalarıyla başlayan Keşifler Çağında Çin, Japonya ve Malezya “Uzak Doğu” olarak adlandırılmıştır. Söz konusu çağda özellikle Portekizlilerin “Doğu”ya gidecek bir yol bulma çabaları sırasında ilişki kurulan Uzak Doğu ile Avrupa’dan uzak olan Ak Deniz sahilleri arasındaki kalan bölge Yakın Doğu (Near East) kavramı ile anlatılmıştır. Yakın Doğu, Batı’da, Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki bölgeyi ve genel olarak da 1453’ten sonra Osmanlı Devleti tarafından yönetilen yerleri ifade etmek için kullanılmıştır. Batı dünyasında Osmanlı Devleti için tercih edilen Doğu; (Şark; Orient) veya Yakın Doğu şeklindeki kavramlaştırma, sadece bir coğrafi ifadelendirme değil aynı zamanda kültürel ve dinî bakımdan farklı olan “öteki”ni ifade eden bir kavramlaştırma olarak dikkat çekmiştir. Doğru cevap C’dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi 1974 yılında kurulan Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu’nun üyelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Lübnan
C
Bahreyn
D
Katar
E
Yemen
Açıklama:
Birleşmiş Milletler’de (BM) Orta Doğu kavramı pek tercih edilmemektedir. Bu bölgeye yönelik kuruluşlardan biri United Nationals Relief and Agency for Palestine Refugees in the Near East (UNRWA)’dır ve burada “Orta Doğu” değil “Yakın Doğu” kavramı kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler’in bu bölgeye yönelik ikinci kuruluşu Economic and Social Commission for Western Asia-ESCWA (Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu)’dır. 1974 yılında kurulmuş olan ESCWA’nın merkezi Beyrut’ta olup üyeleri Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen’dir. Doğru cevap A’dır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu’nun en geniş etnik grubunu oluşturan Samiler’in kollarından biri değildir?
Seçenekler
A
Akkadlar
B
Asuriler
C
Türkler
D
İbraniler
E
Süryaniler
Açıklama:
Orta Doğu’daki nüfus temelde üç ana etnik gruba ayrılır: Samiler, Hint-Avrupa grubuna mensup olanlar ve Turanî grubu içerisinde yer alanlar. Orta Doğu’nun en geniş etnik grubunu oluşturan Samiler iki ana kola ayrılırlar. Bunlar Araplar ve İbranilerdir. Kaldeliler, Süryaniler, Akkadlar, Babilliler ve Asuriler de bu etnik grup içerisinde yer alırlar. Araplar hem Samiler içerisinde hem de tüm diğer gruplarda en büyük etnik grubu oluştururlar. Doğru cevap C’dir.
Soru 8
Günümüzde Lübnan ve Suriye’de yaşayan, Şiiliğin İsmailiye kolundan etkilenen farklı inançlara sahip dinî topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbadiler
B
Nusayriler
C
Zeydiler
D
Dürziler
E
Hariciyyeler
Açıklama:
Şiilerin bir kolunu temsil eden Dürzilerin, Suriye, Lübnan ve İsrail’de taraftarları bulunmaktadır. Lübnan’daki siyasal kaosta Dürziler önemli roller oynamışlardır. Dürziler, Şiiliğin İsmailiye kolundan etkilenen farklı inançlara sahip dinî topluluktur. Doğru cevap D’dir.
Soru 9
Orta Doğu’da Hristiyanlar en çok nerede yaşamaktadırlar?
Seçenekler
A
Lübnan
B
Irak
C
İran
D
Mısır
E
İsrail
Açıklama:
Orta Doğu’da Hristiyan nüfusu fazla olmamakla beraber çoğu Lübnan’da, Suriye’de, Filistin’de ve küçük topluluklar hâlinde Türkiye, İran, Irak ve Körfez ülkelerinde yaşamaktadır. Lübnan’da uzun yıllar devam eden kanlı iç savaş, Hristiyanların sayılarını ve güçlerini iyice azaltmıştır. Türkiye ve İran’da Hristiyan azınlıklar dini tabloda yer almaktadırlar. Hristiyanların mezhep çeşitliliği arasında Protestanlar, Ortodokslar ve Katolikler en belirgin olanlarıdır. Doğru cevap A’dır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu’nun en zengin ülkelerinden birisidir?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Suriye
C
Katar
D
Yemen
E
Ürdün
Açıklama:
Orta Doğu’da ekonomik zenginlik bakımından iki zıt kutup bulunmakta ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt kişi başına düşen yirmi bin dolar üzerindeki gelirle bölgenin en zengin ülkeleri olarak öne çıkarken Filistin ve Yemen beş yüz doların altında kişi başına düşen gelirle bölgenin ve aynı zamanda dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer almaktadır. Doğru cevap C’dir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti ile birlikte Orta Doğu’da egemen olmuştur?
Seçenekler
A
Nusayriler
B
Safeviler
C
Haşimiler
D
Araplar
E
Saniler
Açıklama:
Orta Doğu’nun siyasi coğrafyası, özellikle modern çağda, devamlı değişiklik göstermiştir. Birinci Dünya Savaşı’na kadar bölgenin büyük bir bölümü Osmanlı Devleti’nin siyasi hâkimiyeti altında olmakla birlikte bölge hiçbir zaman tek devletin hâkimiyetine girmemiştir. Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bölgede farklı siyasi yapılanmalar da yaşama imkânı bulmuştur. Osmanlı Devleti ile birlikte Safeviler, 16.yüzyıl başlarına kadar Memlüklüler ve Körfez Bölgesi’ndeki bazı şeyhlikler etkin olmuşlardır. Doğru cevap B’dir.
Soru 12
Monarşi ile yönetilen Ürdün hangi aile tarafından yönetilmektedir?
Seçenekler
A
el-Halife
B
Kabus
C
es-Sani
D
Haşimi
E
es-Sabah
Açıklama:
Orta Doğu ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün, Kuveyt ve Umman feodal aileler tarafından yönetilen monarşilerdir. Suudi Arabistan’da Suudi ailesi, Bahreyn’de el-Halife ailesi, Katar’da es-Sani ailesi, Ürdün’de Haşimi ailesi, Kuveyt’te es-Sabah ailesi ve Umman’da da Kabus ailesi iktidarı elinde tutmaktadır. Doğru cevap D’dir.
Soru 13
Arap baharı hareketi ilk önce hangi ülkede başlamıştır?
Seçenekler
A
Fas
B
Yemen
C
Mısır
D
Tunus
E
Cezayir
Açıklama:
Arap Baharı, Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen başta olmak üzere Arap Dünyasında siyasi iktidarların politikalarına karşı baş gösteren protestolar ve halk ayaklanması hareketleri. Protestolar, işsizlik, siyasi yozlaşma, baskıcı yönetim, yolsuzluklar ve ağır ekonomik şartlar gibi çeşitli sorun sonucunda patlak vermiştir. Önce Tunus’ta patlak veren iktidara karşı protesto ve gösteriler bir tür domino etkisi göstererek diğer Arap ülkelerine de yayılmıştır. Tunus, Mısır, Libya ve Yemen’de iktidarların değişmesine yol açan gösteri ve protestolar Cezayir, Ürdün, Fas, Bahreyn ve diğer ülkelerde bastırılmıştır. Suriye’deki gösteriler ve halk ayaklanması iktidarın silahlı güçlerince kanlı şekilde bastırılmış olmakla birlikte ülkede kaos devam etmektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 14
Batılı standartta çok partili demokratik bir cumhuriyet ile yönetilen Orta Doğu ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yemen
B
Lübnan
C
İsrail
D
Mısır
E
Irak
Açıklama:
Orta Doğu ülkelerinden Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan Türkiye ve İsrail demokratik standartlar açısından Batı standartlarına daha yakın olanlardır. Doğru cevap C’dir.
Soru 15
Orta Doğu kavramının literatürde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanması hangi tarihten sonra olmuştur?
Seçenekler
A
SSCB'nin dağılması
B
Fransız İhtilali
C
I. Dünya Savaşı
D
II. Dünya Savaşı
E
I. Körfez Savaşı
Açıklama:
“Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır. Kavramın yaygın kullanımı ise İkinci Dünya Savaşı'nın sonrasında olmuştur. Doğru yanıt D'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi büyük devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki rekabetlnden kaynaklanan krizleri ifade eder?
Seçenekler
A
Oryantalizm
B
Şark Meselesi
C
Petrol Krizi
D
Balkan Sorunu
E
Sömürgecilik
Açıklama:
Büyük devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki rekabetinden kaynaklanan bir dizi kriz Şark Meselesi olarak adlandırılır. Zaman içerisinde anlam kapsamı değişmiştir. 19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü koruması, ikinci yarısında Avrupa’daki toprakların paylaşılması 20. yüzyılda da tüm toprakların paylaşılması anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Aşağıdaki ülke ve bölgelerden hangisi dar anlamda Orta Doğu kavramının kapsamı içinde değildir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İran
C
Libya
D
Mısır
E
Mezopotamya
Açıklama:
Orta Doğu kavramının dar anlamda Türkiye, İran, Mezopotamya, Arap Yarımadası, Körfez Ülkeleri ve Mısır’ı içine alacak şekilde kullanıldığı söylenebilir. Daha geniş anlamda Libya, Sudan, Eritre, Cibuti ve Afganistan’ı da içerecek şekilde kullanılmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
Aşağıdaki etnik gruplardan hangisi Samiler içinde yer alır?
Seçenekler
A
İbraniler
B
İranlılar
C
Ermeniler
D
Türkler
E
Rumlar
Açıklama:
Orta Doğu’daki nüfus temelde üç ana etnik gruba ayrılır: Samiler, Hint-Avrupa grubuna mensup olanlar ve Turanî grubu içerisinde yer alanlar. Orta Doğu’nun en geniş etnik grubunu oluşturan Samiler de iki ana kola ayrılırlar. Bunlar Araplar ve İbranilerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 19
Aşağıdaki ülkelerden hangisi diğerlerinden daha az nüfusa sahiptir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Lübnan
C
Yemen
D
Irak
E
Mısır
Açıklama:
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Bunu 73 milyon 973 bin 630 (2010) kişi ile İran, arkasından da 72 milyon 752 bin (2010) kişi ile Türkiye takip etmektedir. İlk sırada yer alan bu üç ülkeyi Irak, Suudi Arabistan, Yemen ve Suriye gibi nüfus miktarları 15 ile 35 milyon arasında değişen orta boy ülkeler izlemektedir. Arkasından ise nüfusları on beş milyondan az ve bir milyondan çok olan Ürdün, Umman, Lübnan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Filistin gelmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
Nusayriler aşağıdaki Orta Doğu ülkelerinin hangisinde yaşayan dini bir topluluktur?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Suriye
D
Mısır
E
Umman
Açıklama:
Nusayriler Suriye'de yaşamakta ve nüfusun %15'ini oluşturmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin bazı güney illerinde de Nusayriler yaşamaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 21
Aşağıdaki ülkelerden hangisi petrol bakımından yoksul sayılır?
Seçenekler
A
İran
B
Irak
C
Suudi Arabistan
D
Kuveyt
E
Ürdün
Açıklama:
Dünyada mevcut toplam ham petrol rezervlerinin %57.3 bu bölgede bulunmaktadır. Petrol rezervleri bakımından zengin olan ülkelerin başında İran, Irak, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan gelmektedir. Türkiye, Suriye, Ürdün, Lübnan, İsrail, Yemen ve Mısır ise petrol bakımından yoksul sayılırlar. Doğru cevap E'dir.
Soru 22
Arap Baharı protestoları aşağıdaki ülkelerden hangisinde yönetim değişikliğine neden olmamıştır?
Seçenekler
A
Tunus
B
Mısır
C
Libya
D
Cezayir
E
Yemen
Açıklama:
Arap Baharı adı verilen ve Tunus'ta başlayıp diğer Arap ülkelerine de yayılan protestolar Tunus, Mısır, Libya ve Yemen’de iktidarların değişmesine yol açmış, Cezayir, Ürdün, Fas, Bahreyn ve diğer ülkelerde ise bastırılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi anayasasına göre laik bir Arap ülkesidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Kuveyt
C
Umman
D
Lübnan
E
Bahreyn
Açıklama:
Lübnan 1926 Anayasası’na göre laik bir Arap devleti ve parlamenter rejimle yönetilen serbest ekonomik düzene sahip bir ülkedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 24
İran'ın İslam Cumhuriyeti olması hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1979
B
1981
C
1985
D
1989
E
1991
Açıklama:
İran 1979 İslam İnkılabından sonra bir İslam Cumhuriyeti olmuştur. İran temsile dayalı, seçimli ve anayasalı bir cumhuriyet olmakla beraber Batı standartlarında bir demokrasi değildir. Doğru cevap A'dır.
Soru 25
Orta Doğu’daki nüfus temelde kaç ana etnik gruba ayrılır? Aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
5
B
2
C
4
D
7
E
3
Açıklama:
Bölgedeki ülkelerin çoğunda Arap nüfusu çoğunluğu teşkil etmekte olap Arap olmayanlar sadece Türkiye, İran ve İsrail’de çoğunluğu temsil etmektedirler.
Arapların ekseriyeti dinî bakımdan Müslüman olmakla beraber mezhebî açıdan farklı mezheplere mensupturlar. Ağırlık Sünni mezheplerde olsa da Şii olanlar da önemli bir yekün oluşturur.
Orta Doğu’daki nüfus temelde üç ana etnik gruba ayrılır: Samiler, Hint-Avrupa grubuna mensup olanlar ve Turanî grubu içerisinde yer alanlar. Orta Doğu’nun en geniş etnik grubunu oluşturan Samiler iki ana kola ayrılırlar. Bunlar Araplar ve İbranilerdir. Kaldeliler, Süryaniler, Akkadlar, Babilliler ve Asuriler de bu etnik grup içerisinde yer alırlar. Araplar hem Samiler içerisinde hem de tüm diğer
gruplarda en büyük etnik grubu oluştururlar.Samilerin ikinci kolunu temsil eden İbranilerin çoğu İsrail’de yaşamakta olupek seriyeti buraya bölge dışındaki ülkelerden gelmişlerdir. İsrail dışında bölgedeki diğer ülkelerde de azınlık hâlinde yaşayan İbranilere de rastlanmaktadır.
İkinci büyük etnik grubu oluşturan Hint Avrupa grubu içerisinde İranlılar, Ermeniler,
Kürtler ve Rumlar ile bazı küçük gruplar yer almaktadır. Bunlarda ağırlık
İranlılarda olup İran’da ve bölgedeki diğer bazı ülkelerde yaşamaktadırlar.
Turani grubu oluşturan Türkler, Orta Doğu’nun ikinci büyük etnik grubunu
temsil etmektedir. Türkiye’de çoğunluğu oluşturan Türkler İran, Irak ve Suriye’de
azınlık hâlinde yaşamaktadırlar.
Arapların ekseriyeti dinî bakımdan Müslüman olmakla beraber mezhebî açıdan farklı mezheplere mensupturlar. Ağırlık Sünni mezheplerde olsa da Şii olanlar da önemli bir yekün oluşturur.
Orta Doğu’daki nüfus temelde üç ana etnik gruba ayrılır: Samiler, Hint-Avrupa grubuna mensup olanlar ve Turanî grubu içerisinde yer alanlar. Orta Doğu’nun en geniş etnik grubunu oluşturan Samiler iki ana kola ayrılırlar. Bunlar Araplar ve İbranilerdir. Kaldeliler, Süryaniler, Akkadlar, Babilliler ve Asuriler de bu etnik grup içerisinde yer alırlar. Araplar hem Samiler içerisinde hem de tüm diğer
gruplarda en büyük etnik grubu oluştururlar.Samilerin ikinci kolunu temsil eden İbranilerin çoğu İsrail’de yaşamakta olupek seriyeti buraya bölge dışındaki ülkelerden gelmişlerdir. İsrail dışında bölgedeki diğer ülkelerde de azınlık hâlinde yaşayan İbranilere de rastlanmaktadır.
İkinci büyük etnik grubu oluşturan Hint Avrupa grubu içerisinde İranlılar, Ermeniler,
Kürtler ve Rumlar ile bazı küçük gruplar yer almaktadır. Bunlarda ağırlık
İranlılarda olup İran’da ve bölgedeki diğer bazı ülkelerde yaşamaktadırlar.
Turani grubu oluşturan Türkler, Orta Doğu’nun ikinci büyük etnik grubunu
temsil etmektedir. Türkiye’de çoğunluğu oluşturan Türkler İran, Irak ve Suriye’de
azınlık hâlinde yaşamaktadırlar.
Soru 26
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Mısır
C
Türkiye
D
Suriye
E
Libya
Açıklama:
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Bunu 73 milyon 973 bin 630 (2010) kişi ile İran, arkasından da 72 milyon 752 bin (2010) kişi ile Türkiye takip etmektedir. İlk sırada yer alan bu üç ülkeyi Irak, Suudi Arabistan, Yemen ve Suriye gibi nüfus miktarları 15 ile 35 milyon arasında değişen orta boy ülkeler izlemektedir. Arkasından ise nüfusları on beş milyondan az ve bir milyondan çok
olan Ürdün, Umman, Lübnan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Filistin
gelmektedir. Nüfusu bir milyondan daha az olan Bahreyn en küçük ülke grubunda yer almaktadır.
olan Ürdün, Umman, Lübnan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Filistin
gelmektedir. Nüfusu bir milyondan daha az olan Bahreyn en küçük ülke grubunda yer almaktadır.
Soru 27
N. S. Hopkins ve S. E. İbrahim’in Arap toplumu üzerinde 1980’lerin başında gerçekleştirdikleri araştırmada vardıkları sonuçlar Orta Doğu toplumları için genelleştirilebilir. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Orta Doğu toplumlarının genel özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
B
Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
C
Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal olarak çok gelişmişlerdir.
D
• Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
E
Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
bir yapıdadır.
Açıklama:
N. S. Hopkins ve S. E. İbrahim’in Arap toplumu üzerinde 1980’lerin başında
gerçekleştirdikleri araştırmada vardıkları sonuçlar Orta Doğu toplumları için genelleştirilebilir.
Buna göre Orta Doğu toplumlarının genel özellikleri şunlardır:
• Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
• Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
• Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
• Orta Doğu’da nüfusun ülkeler arasında ve ülke içerisindeki dağılımında
dengeli bir tablo söz konusu değildir. Bazı ülkelerde ve yerlerde nüfus yoğunluğu
aşırı derecede seyrederken bazı ülke ve yerlerde son derece düşük
yoğunluktadır.
• Orta Doğu toplumları hızla kentleşen toplumlar olup bu artış çeşitli sosyoekonomik
problemlere yol açmaktadır.
• Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
gerçekleştirdikleri araştırmada vardıkları sonuçlar Orta Doğu toplumları için genelleştirilebilir.
Buna göre Orta Doğu toplumlarının genel özellikleri şunlardır:
• Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
• Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
• Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
• Orta Doğu’da nüfusun ülkeler arasında ve ülke içerisindeki dağılımında
dengeli bir tablo söz konusu değildir. Bazı ülkelerde ve yerlerde nüfus yoğunluğu
aşırı derecede seyrederken bazı ülke ve yerlerde son derece düşük
yoğunluktadır.
• Orta Doğu toplumları hızla kentleşen toplumlar olup bu artış çeşitli sosyoekonomik
problemlere yol açmaktadır.
• Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
Soru 28
Orta Doğu’da ekonomik zenginlik bakımından iki zıt kutup bulunmakta ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt de kişi başına düşen milli gelir oranı aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
12.000 Dolar
B
10.000 Dolar
C
5.000 Dolar
D
8.000 Dolar
E
20.000 Dolar
Açıklama:
Millî gelir içerisinde tarımın payı Körfez ülkelerinde son derece düşük seyretmekte, buna karşılık nispeten fakir durumdaki ülkelerde ise yüksek bulunmaktadır. Bu oran en fakir ülke olan Filistin’de %6.5 iken Yemen’de %17 civarında seyretmektedir. Tarımın en yüksek paya sahip olduğu ülkelerin başında Suriye gelmekte ve onu Mısır, İran ve Lübnan takip etmektedir.
Sanayi sektörünün millî gelirdeki payı petrol zengini ülkelerde % elliye
yakın olduğu gözlenmektedir. Petrolü az olan ülkelerde sanayi daha az gelişmiş
olduğundan sanayi sektörü geri durumdadır. Bunun yanında hizmetler sektörünün payına bakıldığında turizm, bankacılık ve finans sektörünün gelişmiş olduğu ülkelerde bu oran oldukça yüksek seyretmekte olup kalkınmış ülkeler seviyesinde olmasa da % ellilerin üzerinde olan ülkeler çoktur. Tarıma dayalı, nispeten gelişmemiş ülkelerde hizmetler sektörü daha geri durumdadır.
Orta Doğu’da ekonomik zenginlik bakımından iki zıt kutup bulunmakta ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt kişi başına düşen yirmi bin dolar üzerindeki gelirle bölgenin en zengin ülkeleri olarak öne çıkarken Filistin ve Yemen beş yüz doların altında kişi başına düşen gelirle bölgenin ve aynı zamanda dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer almaktadır. Millî gelir içerisinde tarımın payı Körfez ülkelerinde son derece düşük seyretmekte, buna karşılık nispeten fakir durumdaki ülkelerde ise yüksek bulunmaktadır
Sanayi sektörünün millî gelirdeki payı petrol zengini ülkelerde % elliye
yakın olduğu gözlenmektedir. Petrolü az olan ülkelerde sanayi daha az gelişmiş
olduğundan sanayi sektörü geri durumdadır. Bunun yanında hizmetler sektörünün payına bakıldığında turizm, bankacılık ve finans sektörünün gelişmiş olduğu ülkelerde bu oran oldukça yüksek seyretmekte olup kalkınmış ülkeler seviyesinde olmasa da % ellilerin üzerinde olan ülkeler çoktur. Tarıma dayalı, nispeten gelişmemiş ülkelerde hizmetler sektörü daha geri durumdadır.
Orta Doğu’da ekonomik zenginlik bakımından iki zıt kutup bulunmakta ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt kişi başına düşen yirmi bin dolar üzerindeki gelirle bölgenin en zengin ülkeleri olarak öne çıkarken Filistin ve Yemen beş yüz doların altında kişi başına düşen gelirle bölgenin ve aynı zamanda dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer almaktadır. Millî gelir içerisinde tarımın payı Körfez ülkelerinde son derece düşük seyretmekte, buna karşılık nispeten fakir durumdaki ülkelerde ise yüksek bulunmaktadır
Soru 29
"1501 ile 1738 yılları arasında bugünkü Azerbaycan, İran, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin doğu kesiminde hüküm sürmüş, tarihte ilk defa Şiiliği resmî mezhep olarak benimsemiş olan egemen hanedandır" Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu hanedana verilen addır?
Seçenekler
A
İbadiler
B
Dürziler
C
Safeviler
D
Memlüklüler
E
Nusayriler
Açıklama:
Safeviler 1501 ile 1738 yılları arasında bugünkü Azerbaycan, İran, Ermenistan, Irak, Afganistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin doğu kesiminde hüküm sürmüş, tarihte ilk defa Şiiliği resmî mezhep olarak benimsemiş olan egemen hanedandır
Soru 30
Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan hangi ülkeler demokratik standartlar açısından Batı standartlarına daha yakın olanlardır. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru cevaptır?
Seçenekler
A
Irak ve İran
B
Türkiye ve İsrail
C
Suriye, Lübnan
D
Mısır, Lübnan
E
Mısır, Yemen
Açıklama:
Orta Dogu’da Cumhuryetler
Mısır, Yemen, Israil, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve Iran birer cumhuriyet olmakla
b-rl-kte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan
Türkiye ve Israil demokratik standartlar açısından Batı standartlarına daha yakın
olanlardır. Buna karılık Yemen çok partili demokratik ülke görüntüsü
verse de uygulama açısından demokratik standartlardan çok uzak olduğu
ve halkın giiderek artan demokratiik talepleri ve protestoları karşısında uzun yıllar otoriiter şekiilde ülkesiinii yöneten Devlet Başkanı Saliih ülkesiinden kaçmak zorunda kalmıştır.
Mısır, Yemen, Israil, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve Iran birer cumhuriyet olmakla
b-rl-kte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan
Türkiye ve Israil demokratik standartlar açısından Batı standartlarına daha yakın
olanlardır. Buna karılık Yemen çok partili demokratik ülke görüntüsü
verse de uygulama açısından demokratik standartlardan çok uzak olduğu
ve halkın giiderek artan demokratiik talepleri ve protestoları karşısında uzun yıllar otoriiter şekiilde ülkesiinii yöneten Devlet Başkanı Saliih ülkesiinden kaçmak zorunda kalmıştır.
Soru 31
"Yakın Doğu" kavramı aşağıdakilerden hangisini kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Balkanlar ve Osmanlı Devleti
B
Basra Körfezi
C
Çin ve Japonya
D
Kuzey ve Güney Amerika
E
Sibirya
Açıklama:
Avrupa’nın Romalılardan beri “Doğu” kavramı ile ifade ettiği dünya üç ayrı bölgeye ayrılmış bulunuyordu: “Yakın Doğu” (Near East), “Orta Doğu” (Middle East) ve “Uzak Doğu” (Far East). Yakın Doğu, daha çok Balkanlar ve Osmanlı Devletini, Orta Doğu, Hindistan’a yakın Basra Körfezini ve Uzak Doğu da Çin ve Japonya’yı ifade etmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi, "Orta Doğu" kavramının dar anlamı içerisine dahil edilmez?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İran
C
Arap Yarımadası
D
Mısır
E
Afganistan
Açıklama:
Orta Doğu kavramının Türkiye, İran, Mezopotamya, Arap Yarımadası, Körfez Ülkeleri ile Mısır’ı kapsayacak şekilde dar anlamda kullanılmasının daha doğru olacağı açıktır. Eğer geniş anlamda kullanılacaksa Kuzey Afrika ve Orta
Doğu terkibi tercih edilmelidir. Buna göre doğru cevap E'dir.
Doğu terkibi tercih edilmelidir. Buna göre doğru cevap E'dir.
Soru 33
Hz. İsa'nın doğduğuna inanılan yerde inşa edilen Nativity Kilisesi, Hristiyanlar için kutsal olarak kabul edilen aşağıdaki bölgelerden hangisindedir?
Seçenekler
A
Azariyyah
B
Efes
C
Nazareth
D
Kudüs
E
Bethlehem
Açıklama:
Hz.İsa’nın doğduğuna inanılan yerde inşa edilen Nativity (Doğuş) Kilisesi
Batı Şeria’da Bethlehem’dedir. Yahudiler için de bölgenin kutsallığı önemlidir. Doğru cevap E'dir.
Batı Şeria’da Bethlehem’dedir. Yahudiler için de bölgenin kutsallığı önemlidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 34
Aşağıdaki etnik grupların hangisi, Hint Avrupa grubu içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
Araplar
B
İbraniler
C
İranlılar
D
Türkler
E
Asuriler
Açıklama:
İkinci büyük etnik grubu oluşturan Hint Avrupa grubu içerisinde İranlılar, Ermeniler, Kürtler ve Rumlar ile bazı küçük gruplar yer almaktadır. Bunlarda ağırlık İranlılarda olup İran’da ve bölgedeki diğer bazı ülkelerde yaşamaktadırlar. Buna göre Doğru cevap C'dir.
Soru 35
Orta Doğu'da aşağıdaki ülkelerden hangisinin kilometre kareye düşen ortalama nüfus miktarı diğerlerinden daha azdır?
Seçenekler
A
Umman
B
Suudi Arabistan
C
Bahreyn
D
Filistin
E
Türkiye
Açıklama:
Kilometre kareye düşen ortalama nüfus miktarı açısından bakıldığında farklı
veriler dikkat çekmektedir. Umman 8.99 kişi ile Suudi Arabistan da 12.77 kişi ile en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerdir. Doğru cevap A'dır.
veriler dikkat çekmektedir. Umman 8.99 kişi ile Suudi Arabistan da 12.77 kişi ile en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 36
Orta Doğu'da kilometre kareye düşen ortalama nüfus açısından en kalabalık ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Filistin
C
Umman
D
İsrail
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
Kilometre kareye düşen ortalama nüfus miktarı açısından bakıldığında farklı
veriler dikkat çekmektedir. Umman 8.99 kişi ile Suudi Arabistan da 12.77 kişi ile en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerdir. Buna karşılık Bahreyn kilometre kareye düşen 1162.8 kişi ile en kalabalık, Filistin de 689.72 kişi ile ikinci sırada kalabalık ülkedir. Doğru cevap A'dır.
veriler dikkat çekmektedir. Umman 8.99 kişi ile Suudi Arabistan da 12.77 kişi ile en az nüfus yoğunluğuna sahip ülkelerdir. Buna karşılık Bahreyn kilometre kareye düşen 1162.8 kişi ile en kalabalık, Filistin de 689.72 kişi ile ikinci sırada kalabalık ülkedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
Günümüzde Lübnan ve Suriye’de yaşayan Şiiliğin İsmailiye kolundan etkilenen
farklı inançlara sahip dinî topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
farklı inançlara sahip dinî topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nusayriler
B
Dürziler
C
İbadiler
D
Zeydiler
E
Yezidiler
Açıklama:
Dürziler, günümüzde Lübnan ve Suriye’de yaşayan Şiiliğin İsmailiye kolundan etkilenen farklı inançlara sahip dinî topluluk. Doğru cevap B'dir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi, Orta Doğu'da petrol bakımından zengin olan bölgelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Irak
C
Suudi Arabistan
D
Körfez Ülkeleri
E
Suriye
Açıklama:
Dünyada mevcut toplam ham petrol rezervlerinin %57.3 bu bölgede bulunmaktadır. Petrol rezervleri bakımından zengin olan ülkelerin başında İran, Irak, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan gelmektedir. Buna göre doğru cevap E'dir.
Soru 39
Aşağıdaki Orta Doğu ülkelerinden hangisi, Monarşi ile yönetilmektedir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Yemen
C
Lübnan
D
İsrail
E
Bahreyn
Açıklama:
Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün, Kuveyt ve Umman
feodal aileler tarafından yönetilen monarşilerdir. Doğru cevap E'dir.
feodal aileler tarafından yönetilen monarşilerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
Aşağıdaki Orta Doğu ülkelerinden hangisi cumhuriyet ile yönetilmektedir?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Yemen
C
Katar
D
Ürdün
E
Kuveyt
Açıklama:
Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 41
Orta Doğu kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İlk defa The Times gazetesinin dış politika editörü Valentine Chirol tarafından kullanılmıştır.
B
ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan tarafından kullanılmıştır.
C
Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanılmaktadır.
D
Mahan ve Chirol’un İngiliz diline kazandırdıkları “Orta Doğu” kavramı 19. yüzyılda sözlüklere girmiştir.
E
Osmanlı Devleti’nden ayrılan Balkanlar için kullanılmıştır.
Açıklama:
Kitaba göre İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan (öl. 1914), 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
Lakin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu kavramını Türkiye, Mısır, Arap Yarımadası, Körfez Bölgesi, İran ve Irak’ı kapsayan bir bölge olarak belirledi.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan kullanmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Lakin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu kavramını Türkiye, Mısır, Arap Yarımadası, Körfez Bölgesi, İran ve Irak’ı kapsayan bir bölge olarak belirledi.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” (Middle East; Moyen Orient; eş-Şarku’l-Evsat) kavramını ilk defa Amerikan deniz tarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan kullanmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 42
Orta Doğu kavramının kullanım kalıpları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kullanımı Birleşmiş Milletler’de tercih edilen bir kavramdır.
B
“Güneybatı Asya” terimi ile karşılık bulmaktadır.
C
Atlas Okyanusu’ndan Pakistan’a kadar uzanan coğrafi bölgedeki ülkeleri kapsamaktadır.
D
En çok Kuzey Afrika ve Orta Doğu ifadesi ile yaygınlık kazanmıştır.
E
Orta Doğu kavramının kapsamı belirsizdir.
Açıklama:
Kitaba göre Birleşmiş Milletler’de (BM) Orta Doğu kavramı pek tercih edilmemektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 43
Orta Doğu için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
XVIII. yüzyıldan sonra medeniyete kavuşmuştur.
B
İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri hâkimiyeti altında bulunmuştur.
C
Konar-göçer kabilelerin yerleşim yeri olarak bilinmektedir.
D
Bölgeye saldıran Moğolları Müslüman değerleri ve kültürü potasında eritmiştir.
E
Asya ve Avrupa kıtalarının birleştiği merkezî noktada bulunan bir bölgedir.
Açıklama:
Kitaba göre Orta Doğu, Haçlı Seferleriyle İslam ve Hristiyan kitlelerin, 20.yüzyılda Filistin’de Yahudilerle Filistinlilerin çatıştıkları bir arena olarak da öne çıkmıştır. Haçlı Seferleri yoluyla Hristiyan Batı dünyasını etkilediği gibi bölgeye saldıran Moğolları Müslüman değerleri ve kültürü potasında eritmiştir. Zaten Orta Doğu kavramının kapsamının belirlenmesinde bu bölgenin jeokültürel farklılığı ve birliği önemli rol oynamaktadır. Bölgenin en belirgin iki özelliği İslam dini etrafında oluşan kültürel bütünlük ile ortak tarihî miras olarak öne çıkmaktadır.
Kitaba göre Haçlı Seferleri yoluyla Hristiyan Batı dünyasını etkilediği gibi bölgeye saldıran Moğolları Müslüman değerleri ve kültürü potasında eritmiştir.
Kitaba göre Haçlı Seferleri yoluyla Hristiyan Batı dünyasını etkilediği gibi bölgeye saldıran Moğolları Müslüman değerleri ve kültürü potasında eritmiştir.
Soru 44
Çevreleme için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri’nin, Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği stratejidir.
B
Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı izlediği bir dış politikadır.
C
Amerika Birleşik Devletleri’nin; Doğu Avrupa, Çin, Kore ve Vietnam’da etkisini genişletmek için yürüttüğü bir politikadır.
D
1947’deki Trman Doktrini'nin sonucu olarak ortaya çıkan bir politikadır.
E
Temel amacı komünizmin yayılmasını engellemek için Orta Doğu ülkeleri tarafından yürütülen bir politikadır.
Açıklama:
Kitaba göre Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu bölgesinin jeopolitik ve jeoekonomik önemi uluslararası rekabetin ve çatışmanın dinamiğini oluşturmuştur. Zira süper güçlerin çatışma alanlarından biri olarak öne çıkan bölge üzerinde hâkimiyet kurmak isteyen Amerika Birleşik Devletleri ile güneye doğru nüfuzunu genişletmeye çalışan Sovyetler Birliği arasındaki rekabet bölgede ideolojik, ekonomik, siyasi ve kültürel çatışmaların zeminini şekillendirmiştir. ABD’nin çevreleme(containment) politikası ile SSCB’nin sıcak denizlere inme politikaları bu bölge üzerinde çatışmıştır. Soğuk Savaş döneminin süper güçleri arasındaki rekabet bölge içi çatışmalara, bölgesel bütünleşme ve dayanışma hareketlerine, yapılanmalara ve husumetlere sebep olmuştur. Soğuk Savaş sonrasında Orta Doğu bölgesinin jeopolitik önemi, uluslararası enerji kaynaklarının ve enerji int
Kitaba göre Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği askeri, ekonomik ve diplomatik unsurlar içeren dış politika stratejisidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre Amerika Birleşik Devletleri’nin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin güneye doğru yayılmacı politikasına karşı izlediği askeri, ekonomik ve diplomatik unsurlar içeren dış politika stratejisidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 45
Orta Doğu'nun demografik yapısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Orta Doğu, nüfus yapısı bakımından tek etnik yapıya sahip bir bölgedir.
B
Orta Doğu tarih boyunca dinlerin, kültürlerin ve kadim medeniyetlerin doğduğu ve dünyaya yayıldığı bir bölgedir.
C
Orta Doğu’daki nüfus temelde iki ana etnik gruba ayrılır.
D
Orta Doğu’nun sosyal hayatında vaha ve kabile yaşam karakteri hala sürdürülmektedir.
E
Orta Doğu'daki Araplar Müslüman mezhebine mensupturlar.
Açıklama:
Orta Doğu nüfus yapısı bakımından son derece karmaşık ve çeşitliliğe sahip bir bölgedir. Bu çeşitlilik hem etnik bakımdan hem de kültürel ve dini bakımdandır. Bölgenin tarih boyunca dinlerin, kültürlerin ve kadim medeniyetlerin doğduğu ve dünyaya yayıldığı ve kültürlerin transfer mekânı olması nüfus yapısında çeşitliliğin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Aslında Orta Doğu’nun sosyal hayatına vaha ve kabile hayatının karakteri damgasını vurmuşsa da son dönemde bölge ülkelerinde yaşanan endüstrileşme ve toplumsal değişme bu niteliği üzerinde dönüştürücü etki yapmıştır.
Kitaba göre Orta Doğu tarih boyunca dinlerin, kültürlerin ve kadim medeniyetlerin doğduğu ve dünyaya yayıldığı bir bölgedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre Orta Doğu tarih boyunca dinlerin, kültürlerin ve kadim medeniyetlerin doğduğu ve dünyaya yayıldığı bir bölgedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 46
Aşağıdaki ülkelerden hangisi yüzölçümü açısından Orta Doğu'nun en büyük ülkesidir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Türkiye
C
Mısır
D
İran
E
Irak
Açıklama:
Kitaba göre Suudi Arabistan'ın yüzölçümü 2.109.690km2 olarak Orta Doğu'nun en büyük ülkesi sayılmaktadır. Türkiye'nin yüzölçümü 783.562km2, Mısır'ın 1.001.450km2, İran'ın 1.622.000km2, Irak'ın 438.318km2'dir.
Kitaba göre Suudi Arabistan'ın yüzölçümü 2.109.690km2 olarak Orta Doğu'nun en büyük ülkesi sayılmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre Suudi Arabistan'ın yüzölçümü 2.109.690km2 olarak Orta Doğu'nun en büyük ülkesi sayılmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 47
Orta Doğu ülkeleri arasında 2010 nüfus sayımı sonuçlarına göre en büyük ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İran
C
Mısır
D
Suudi Arabistan
E
Ürdün
Açıklama:
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Bunu 73 milyon 973 bin 630 (2010) kişi ile İran, arkasından da 72 milyon 752 bin (2010) kişi ile Türkiye takip etmektedir.
Kitaba göre Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 48
Aşağıdaki Arap ülkeleri arasında çöllük olmayan arazinin en yüksek değerde olduğu ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Umman
B
Suriye
C
Suudi Arabistan
D
Bahreyn
E
Yemen
Açıklama:
Kitaba göre bölgedeki Arap ülkeleri arasında çöllük olmayan arazinin en yüksek değerde olduğu yer Suriye ve Lübnan’dır. Diğerlerinde bu oran %5’e kadar düşmekte ve genel ortalama % on beşlerde seyretmektedir.
Kitaba göre Arap ülkeleri arasında çöllük olmayan arazinin en yüksek değerde olduğu yer Suriye ve Lübnan’dır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre Arap ülkeleri arasında çöllük olmayan arazinin en yüksek değerde olduğu yer Suriye ve Lübnan’dır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 49
Orta Doğu ülkelerinde kabul edilen resmi dil ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Orta Doğu ülkelerinde Arapça resmi dil olarak kabul edilmiştir.
B
Arapçanın yanında İngilizce de resmi statü kazanmıştır.
C
Orta Doğu ülkelerinde Arapça resmî dil değildir.
D
İsrail’de İbranice ve Arapça resmî dil olarak kabul edilmiştir.
E
Arapçanın lehçeleri, konuşulan ülkelerde resmi dil vasfındadır.
Açıklama:
Orta Doğu’da genelde bir etnik çeşitlilikten söz edilebilir. Farklı etnik gruplar bölgede dengeli bir dağılım göstermemektedir. Genelde Sami grup içerisinde yer alan Araplar İran ve Türkiye dışındaki bütün ülkelerde hakim etnik grubu oluşturmaktadır. Arapça bu ülkelerde resmî dil değildir. İsrail’de İbranicenin yanında Arapça da resmî dil olarak kabul edilmiştir. İslam medeniyetinin önemli dilleridir. İslam medeniyetinin en önemli dilleri olan Arapça, Farsça ve Türkçenin yanında özellikle sömürgecilik döneminden bu yana İngilizce de yaygınlık kazanmış olup bölgenin her yerinde bilhassa ticaret, eğitim ve diplomasi sahasında geniş bir kullanım imkânı kazanmıştır.
Kitaba göre İsrail’de İbranicenin yanında Arapça da resmî dil olarak kabul edilmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre İsrail’de İbranicenin yanında Arapça da resmî dil olarak kabul edilmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 50
Orta Doğu ülkelerinin yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Orta Doğu ülkeleri monarşiyle yönetilmektedirler.
B
Orta Doğu ülkelerinde Kur’an anayasa olarak mütalaa edilmektedir.
C
Orta Doğu ülkelerinde temel yasa Şeriat hükümlerine dayandırılmaktadır.
D
Orta Doğu ülkelerinin çoğunluğu cumhuriyetle yönetilmektedir.
E
Orta Doğu'daki cumhuriyet devletleri arasında yönetim farkı bulunmaktadır.
Açıklama:
Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan Türkiye ve İsrail demokratik standartlar açısından Batı standartlarına daha yakın olanlardır. Buna karşılık Yemen çok partili demokratik ülke görüntüsü verse de uygulama açısından demokratik standartlardan çok uzak olduğu ve halkın giderek artan demokratik talepleri ve protestoları karşısında uzun yıllar otoriter şekilde ülkesini yöneten Devlet Başkanı Salih ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştır. Kurumsal olarak Yemen demokratik bir cumhuriyet olmakla beraber burada demokrasinin işleyişi ve standartları Batılı niteliklerden çok uzaktır. Irak Cumhuriyeti, 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin giriştikleri işgale ve Saddam rejiminin sona ermesine kadar, tek partiye ve tek kişiye dayalı bir diktatörlüktü v.s.
Kitaba göre Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre Mısır, Yemen, İsrail, Lübnan, Suriye, Türkiye, Irak ve İran birer cumhuriyet olmakla birlikte uygulamada aralarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Alfred Thayer Mahan'ın "The Persian Gulf and International Relations" çalışmasında Orta Doğu'yu betimlemek için kullandığı bölgedir?
Seçenekler
A
Fas-Arabistan
B
İran-Hindistan
C
Türkiye-Arabistan
D
Fas-Hindistan
E
Arabistan-Hindistan
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset- Orta Doğu Neresi? Orta Doğu'nun demografik, ekonomik ve siyasi yapısı- Orta Doğu Neresi?
Mahan çalışmasında Ortadoğu kavramını Arabistan-Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için ilk defa kullanmıştır.
Mahan çalışmasında Ortadoğu kavramını Arabistan-Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için ilk defa kullanmıştır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi D. G. Hogarth'ın kullanmış olduğu "Yakın Doğu" kavramı içinde sayılan bölgelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Güney Sırbistan
B
İran'ın üçte ikisi
C
Besarabya
D
Yunanistan
E
Karadağ
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu Neresi?
D. G. Hogarth'ın kullanmış olduğu "Yakın Doğu" kavramı içinde sayılan bölgeler: Arnavutluk, Karadağ, Güney Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan, Mısır,
İran’ın üçte ikisi, Osmanlı Devleti’nin Asya’daki bütün bölgeleri ile Hint Okyanusu
ve Hazar Denizi arasında uzanan dağlık ve çöllük bölge.
D. G. Hogarth'ın kullanmış olduğu "Yakın Doğu" kavramı içinde sayılan bölgeler: Arnavutluk, Karadağ, Güney Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan, Mısır,
İran’ın üçte ikisi, Osmanlı Devleti’nin Asya’daki bütün bölgeleri ile Hint Okyanusu
ve Hazar Denizi arasında uzanan dağlık ve çöllük bölge.
Soru 53
Birleşmiş Milletler uhdesinde Orta Doğu'ya yönelik olarak 1974 yılında kurulan Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu'nun (ESCWA) merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kahire
B
Beyrut
C
Bağdat
D
Riyad
E
Şam
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu Neresi?
Birleşmiş Milletler uhdesinde Orta Doğu'ya yönelik olarak 1974 yılında kurulan Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu'nun (ESCWA) merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'tur.
Birleşmiş Milletler uhdesinde Orta Doğu'ya yönelik olarak 1974 yılında kurulan Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu'nun (ESCWA) merkezi Lübnan'ın başkenti Beyrut'tur.
Soru 54
Orta Doğu bölgesinin jeopolitik önemiyle ilgili belirtilen aşağıdaki ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birleştiği merkezî noktada bu bölge bulunmaktadır
B
Rusya'nın sıcak denizlere inme isteği nedeniyle bu bölgeye göz dikmektedir
C
İngiltere'nin Asya'daki sömürgecilik faaliyetleri, siyasi ve ekonomik çıkarları için bölge üzerinde hegemonya tesis etmeye çalışmaktadır
D
Fransa'nın sömürgecilik yarışında yeni mevziler elde etmek için bölgeye yönelik faaliyetlerde bulunmaktadır
E
Almanya, bölgede var olan sömürgelerini daha da arttırmaya çalışmaktadır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu Neresi?
Orta Doğu’nun jeopolitik yapısı ve özellikleri bölgenin dünya politikasındaki
yerini ve önemini güçlendirmektedir. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birleştiği
merkezî noktada bulunan bölge, Rusya’nın sıcak denizlere inebilmesi için kuzey-
güney hareketlerine; sömürgecilik hareketleriyle birlikte İngiltere’nin Asya’daki
sömürgeleriyle ekonomik ve ticari menfaatlerini güven altına almak, Fransa’nın
sömürgecilik yarışında yeni mevziler elde etmek ve mevcutlarını tahkim etmek;
sömürge yarışına geç katılan Almanya’nın henüz sömürgeleştirilmemiş bu bölgede
stratejik yatırımlarla nüfuz alanlarını genişletmek ve uluslararası ilişkilerde rakibi
İngiltere’nin gücünü kontrol edebilmek için yürütülen çabaların doğu-batı geçişlerine zemin oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nin güçlü olduğu 19.yüzyıla kadar
bölge dışı güçlerin etkisi sınırlı kalırken Osmanlı gücünün çözülmeye başlamasıyla
Orta Doğu üzerindeki dünya güçlerinin stratejik ve politik hesapları ve politikaları
etkili olmaya başlamıştır.
Orta Doğu’nun jeopolitik yapısı ve özellikleri bölgenin dünya politikasındaki
yerini ve önemini güçlendirmektedir. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birleştiği
merkezî noktada bulunan bölge, Rusya’nın sıcak denizlere inebilmesi için kuzey-
güney hareketlerine; sömürgecilik hareketleriyle birlikte İngiltere’nin Asya’daki
sömürgeleriyle ekonomik ve ticari menfaatlerini güven altına almak, Fransa’nın
sömürgecilik yarışında yeni mevziler elde etmek ve mevcutlarını tahkim etmek;
sömürge yarışına geç katılan Almanya’nın henüz sömürgeleştirilmemiş bu bölgede
stratejik yatırımlarla nüfuz alanlarını genişletmek ve uluslararası ilişkilerde rakibi
İngiltere’nin gücünü kontrol edebilmek için yürütülen çabaların doğu-batı geçişlerine zemin oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nin güçlü olduğu 19.yüzyıla kadar
bölge dışı güçlerin etkisi sınırlı kalırken Osmanlı gücünün çözülmeye başlamasıyla
Orta Doğu üzerindeki dünya güçlerinin stratejik ve politik hesapları ve politikaları
etkili olmaya başlamıştır.
Soru 55
2010 nüfus sayımına göre Orta Doğu'da bulunan en yüksek üç nüfusa sahip ülke aşağıdaki şıkların hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
Mısır, Suudi Arabistan, Yemen
B
Türkiye, İran, Suudi Arabistan
C
Mısır, Irak, Suriye
D
Türkiye, Mısır, İran
E
Türkiye, İran, Irak
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı- Orta Doğu'nun Demografik Yapısı
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük
ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Bunu 73 milyon 973 bin
630 (2010) kişi ile İran, arkasından da 72 milyon 752 bin (2010) kişi ile Türkiye
takip etmektedir.
Orta Doğu ülkeleri arasında toplam nüfus bakımından en büyük
ülke 84.474.000 (2010) kişi ile Mısır gelmektedir. Bunu 73 milyon 973 bin
630 (2010) kişi ile İran, arkasından da 72 milyon 752 bin (2010) kişi ile Türkiye
takip etmektedir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi N. S. Hopkins ve S. E. İbrahim'in Orta Doğu toplumlarının nitelikleri bağlamında belirttikleri özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
B
Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
C
Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
D
Orta Doğu’da nüfusun ülkeler arasında ve ülke içerisindeki dağılımında dengeli bir tablo söz konusudur.
E
Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
bir yapıdadır.
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu'nun Demografik Yapısı
N. S. Hopkins ve S. E. İbrahim’in Arap toplumu üzerinde 1980’lerin başında
gerçekleştirdikleri araştırmada vardıkları sonuçlar Orta Doğu toplumları için genelleştirilebilir.
Buna göre Orta Doğu toplumlarının genel özellikleri şunlardır:
• Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
• Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
• Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
• Orta Doğu’da nüfusun ülkeler arasında ve ülke içerisindeki dağılımında
dengeli bir tablo söz konusu değildir. Bazı ülkelerde ve yerlerde nüfus yoğunluğu
aşırı derecede seyrederken bazı ülke ve yerlerde son derece düşük
yoğunluktadır.
• Orta Doğu toplumları hızla kentleşen toplumlar olup bu artış çeşitli sosyoekonomik
problemlere yol açmaktadır.
• Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
N. S. Hopkins ve S. E. İbrahim’in Arap toplumu üzerinde 1980’lerin başında
gerçekleştirdikleri araştırmada vardıkları sonuçlar Orta Doğu toplumları için genelleştirilebilir.
Buna göre Orta Doğu toplumlarının genel özellikleri şunlardır:
• Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
• Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
• Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
• Orta Doğu’da nüfusun ülkeler arasında ve ülke içerisindeki dağılımında
dengeli bir tablo söz konusu değildir. Bazı ülkelerde ve yerlerde nüfus yoğunluğu
aşırı derecede seyrederken bazı ülke ve yerlerde son derece düşük
yoğunluktadır.
• Orta Doğu toplumları hızla kentleşen toplumlar olup bu artış çeşitli sosyoekonomik
problemlere yol açmaktadır.
• Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu monolitik bir yapı arzetmeyip heterojen
bir yapıdadır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi çoğunlukla Umman'da yaşayan ve Müslümanlığın farklı bir kolunu temsil eden gruptur?
Seçenekler
A
İbadiler
B
Zeydiler
C
Nusayriler
D
Keldaniler
E
Dürziler
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu'nun Demografik Yapısı
Yine
Şiilerin bir kolunu temsil eden Dürzilerin, Suriye, Lübnan ve İsrail’de taraftarları
bulunmaktadır. Lübnan’daki siyasal kaosta Dürziler önemli roller oynamışlardır.
Türkiye uzun zaman tamamıyla Sünni bir ülke olarak görülmüştür. Ancak
son yıllarda, demokratik kurumların gelişmesi, kentleşme ve toplumsal değişme
ile birlikte Aleviler seslerini duyurmaya başlamışlardır. Umman’da Müslümanlığın
ayrı bir kolunu temsil eden İbadiler çoğunluğu oluştururken Yemen’deki
Müslümanların ekseriyetini Zeydiler temsil etmektedir. Dikkat çeken bir özellik
Müslümanların hakim durumda olduğu hiçbir ülkede mezhep bakımından
monolitik bir yapının olmamasıdır.
Yine
Şiilerin bir kolunu temsil eden Dürzilerin, Suriye, Lübnan ve İsrail’de taraftarları
bulunmaktadır. Lübnan’daki siyasal kaosta Dürziler önemli roller oynamışlardır.
Türkiye uzun zaman tamamıyla Sünni bir ülke olarak görülmüştür. Ancak
son yıllarda, demokratik kurumların gelişmesi, kentleşme ve toplumsal değişme
ile birlikte Aleviler seslerini duyurmaya başlamışlardır. Umman’da Müslümanlığın
ayrı bir kolunu temsil eden İbadiler çoğunluğu oluştururken Yemen’deki
Müslümanların ekseriyetini Zeydiler temsil etmektedir. Dikkat çeken bir özellik
Müslümanların hakim durumda olduğu hiçbir ülkede mezhep bakımından
monolitik bir yapının olmamasıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu'da yer alan petrol yoksulu ülkelerden biri değildir
Seçenekler
A
Ürdün
B
Lübnan
C
Türkiye
D
İsrail
E
İran
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu'nun Ekonomik Yapısı
Petrol rezervleri bakımından zengin olan ülkelerin başında İran, Irak, Körfez
ülkeleri ve Suudi Arabistan gelmektedir. Türkiye, Suriye, Ürdün, Lübnan, İsrail,
Yemen ve Mısır ise petrol bakımından yoksul sayılırlar.
Petrol rezervleri bakımından zengin olan ülkelerin başında İran, Irak, Körfez
ülkeleri ve Suudi Arabistan gelmektedir. Türkiye, Suriye, Ürdün, Lübnan, İsrail,
Yemen ve Mısır ise petrol bakımından yoksul sayılırlar.
Soru 59
Aşağıdaki ülkelerden hangisinin bağımsızlık tarihi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Kuveyt-1961
B
Birleşik Arap Emirlikleri-1972
C
Mısır-1956
D
Ürdün-1946
E
Irak-1932
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu'nun Siyasi Yapısı
Körfez ülkelerinden Kuveyt 1961’de, Birleşik Arap Emirlikleri 1971’de, Umman,
Katar ve Bahreyn 1972’de İngiltere’den bağımsızlıklarını kazanarak Orta
Doğu siyasi coğrafyasındaki yerlerini aldılar.
Körfez ülkelerinden Kuveyt 1961’de, Birleşik Arap Emirlikleri 1971’de, Umman,
Katar ve Bahreyn 1972’de İngiltere’den bağımsızlıklarını kazanarak Orta
Doğu siyasi coğrafyasındaki yerlerini aldılar.
Soru 60
Aşağıdaki ülkelerden hangisinin yönetim biçimi monarşidir?
Seçenekler
A
İran
B
İsrail
C
Türkiye
D
Katar
E
Mısır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu Neresi? Orta Doğu’nun Demografik, Ekonomik ve Siyasi Yapısı-Orta Doğu'nun Siyasi Yapısı
Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün, Kuveyt ve Umman
feodal aileler tarafından yönetilen monarşilerdir.
Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün, Kuveyt ve Umman
feodal aileler tarafından yönetilen monarşilerdir.
Soru 61
Aşağıdaki Orta Doğu devletlerinden hangisi monarşiyle yönetilmektedir?
Seçenekler
A
Ürdün
B
Tunus
C
Cezayir
D
Mısır
E
İsrail
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu bölgesinde doğmuş klasik uygarlıkların merkezlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Akad
B
Asur
C
Babil
D
İnka
E
Sümer
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 63
Orta Doğu’nun en geniş etnik gurubu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hint-Avrupa ırkı
B
Turaniler
C
Samiler
D
Türkler
E
İranlılar
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 64
Avrupalıların “Şark Meselesi” kavramıyla anlatmak istediği konu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Japonya’da sosyal ve kültürel reform
B
Japonya ve Rusya arasındaki mücadele
C
Çin’in uluslararası ticarete açılması
D
Hindistan’a İngilizlerin yerleşmesi
E
Osmanlı devleti üzerindeki çekişmeler
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 65
Aşağıdaki topraklardan ortak bir özellikleri nedeniyle dörtlü bir grup oluşturulursa hangisi bu grubun dışında kalır?
Seçenekler
A
Kudüs
B
Mekke
C
Medine
D
Filistin
E
Halep
Açıklama:
Orta Doğu’nun dünyanın en eski medeniyet merkezlerinden biri olduğunu, insanlığın ilk yerleşim yerlerinin burada bulunduğunu ve evrensel dinlerin buradan dünyaya yayıldıklarını, bu dinlerin kutsal merkezlerinin bölgede bulunması nedeniyle bütün dünyanın b
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu toplumlarının son dönemlerde gözlemlenen ortak özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Nüfusun hızla artması
B
Çocuk ve genç nüfus oranının yüksekliği
C
Kentleşme oranının düşmesi
D
Nüfus yoğunluğunun dengeli olmaması
E
Sosyal ve ekonomik sorunların artması
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 67
15. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başına kadar Osmanlı devletinin yer aldığı coğrafi bölge aşağıdaki hangi adla anılmıştır?
Seçenekler
A
Orta Doğu
B
Yakın Doğu
C
Uzak Doğu
D
Batı
E
El-Mağrib
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 68
Orta Doğu ve Yakın Doğu’nun kavramlaştırılmasında aşağıdaki hangi bölge dünyanın merkezi olarak kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
Orta Doğu
B
Kuzey Afrika
C
Asya
D
Avrupa
E
Amerika
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 69
Orta Doğu ülkelerinin ekonomilerinde en önemli sektör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petrokimya
B
Hizmet
C
Tarım
D
Turizm
E
Endüstriyel üretim
Açıklama:
Mevcut enerji kaynaklarının yaklaşık dörtte üçünün bu bölgede bulunduğunu, petrol üreticisi ülkelerin milli gelirlerinin ve ihracat gelirlerinin yüksek olmasına rağmen petrol üreticisi olmayan ülkelerde ciddi sosyal ve ekonomik sorunların bulunduğunu kavr
Soru 70
Orta Doğu kavramı bugün dar anlamda kullanılan şekliyle aşağıdaki hangi bölgeyi içermez?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Mezopotamya
C
Arap Yarımadası
D
Körfez ülkeleri
E
Sahra-altı Afrika
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 71
I. HristiyanlıkII. BudizmIII. MusevilikIV. HinduzimV. İslamiyetYukarıdaki dinlerden hangileri Ortadoğu'da doğmuştur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I, III ve V
C
Yalnız V
D
I, II ve V
E
I, III ve IV
Açıklama:
Orta Doğu’nun dünyanın en eski medeniyet merkezlerinden biri olduğunu, insanlığın ilk yerleşim yerlerinin burada bulunduğunu ve evrensel dinlerin buradan dünyaya yayıldıklarını, bu dinlerin kutsal merkezlerinin bölgede bulunması nedeniyle bütün dünyanın b
Soru 72
Orta Doğu, nüfus yapısı bakımından son derece karmaşık ve çeşitliliğe sahip bir bölge olarak, etnik dinlerin ve kültürlerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Orta Doğu insan yaşamına imkan veren, tarım yapılabilen ve çöllük olmayan arazi oranı düşüktür. Buradan yola çıkarak aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu toplumlarının genel özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Orta Doğu toplumlarında hızlı bir nüfus artışı gözlenmektedir.
B
Orta Doğu toplumlarında çocuk ve gençlerin oranı yüksektir.
C
Ülkelerdeki nüfusun kompozisyonu homojen bir yapıdadır.
D
Orta Doğu toplumları hızla kentleşen toplumlar olup bu artış çeşitli ekonomik problemlere yol açmaktadır.
E
Orta Doğu toplumlarının çeşitli sosyal sorunları bulunmaktadır.
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 73
Hangi ülkede birden çok parti bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İsrail
C
Yemen
D
İran
E
Lübnan
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 74
Orta Doğu bölgesinin siyasi yapısı, ekonomi ve sosyal yapıdaki gibi çeşitlilik vedeğişiklik arz etmektedir. Bölgenin en önemli özelliği olan geleneksel yapılarlamodern yapıların iç içe olmaları belirgin bir temel özelliktir. Bu alandaki ciddi farklılıklar, doğal olarak siyasi istikrarsızlıklara, bölgesel çatışmalara ve ciddi sorunlara neden olarak hangileri gösterilebilir?I. DarbelerII.AskeriIII. Demokrasi Dışı RejimlerIV. Çok PartiV. Aile Diktatörlükleri
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I, II, III ve V
C
I, II, III ve IV
D
Yalnız V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 75
Orta Doğu ülkelerinde nüfusun daha az toplandığı yer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sahil Bölgeleri
B
Vahalar
C
Platolar
D
Akarsu Kenarları
E
Sanayi ve Ticaret Merkezleri
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 76
Arap Baharı hareketi hangi ülkedeki iktidarın değişmesine neden olmuştur?
Seçenekler
A
Ürdün
B
Mısır
C
Cezayir
D
Fas
E
Bahreyn
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 77
Hangi ülke, petrol rezervleri bakımından zengin olan ülkelerin başında gelmektedir?
Seçenekler
A
İran
B
Lübnan
C
Yemen
D
İsrail
E
Ürdün
Açıklama:
Mevcut enerji kaynaklarının yaklaşık dörtte üçünün bu bölgede bulunduğunu, petrol üreticisi ülkelerin milli gelirlerinin ve ihracat gelirlerinin yüksek olmasına rağmen petrol üreticisi olmayan ülkelerde ciddi sosyal ve ekonomik sorunların bulunduğunu kavr
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu’da monarşi ile yönetilen ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Bahreyn
C
Katar
D
Ürdün
E
Lübnan
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
Soru 79
Yüzölçümü bakımından en büyük Orta Doğu ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Türkiye
C
Suudi Arabistan
D
Mısır
E
Suriye
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Soru 80
Tarih de ilk defa "orta doğu" kavramı Arap yarımadasıyla Hindistan arasındaki bölgeyi anlatmak için kullanan kişi hangisidir?
Seçenekler
A
Valantine Chiral
B
Bernard Levis
C
D.G. Hogarth
D
A.T Mahan
E
R.H Davison
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” kavramnı ilk defa Amerikan deniztarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan (öl. 1914), 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra literatürde kullanımı yaygınlaşan “Orta Doğu” kavramnı ilk defa Amerikan deniztarihçisi ve stratejisti Alfred Thayer Mahan (öl. 1914), 1902 yılında National Review’de yayınlanan “The Persian Gulf and International Relations” başlıklı yazısında, Arabistan ile Hindistan arasındaki bölgeyi ifade etmek için kullanmıştır.
Soru 81
Osmanlılar Batı dünyası için hangi kavramsallaştırmayı kullanmışlardır?
Seçenekler
A
Uzak Batı
B
Yakın Batı
C
Frengistan
D
El maşrık
E
El mağrib
Açıklama:
Orta Doğu kavramının modern dönemin ve dünyayı Batı merkezli kavramlaştırmanın bir ürünü olduğunu, içeriğinin kesinlik kazanmış olduğunu, literatürde dar ve geniş anlamda ve farklı terkipleriyle birlikte kullanılmakta olduğunu kavrarız.
Osmanlılarda Batı dünyas› için coğrafi adlandırmadan çok etnik vurguyu öne alan “Frengistan”kavramı kullanılmıştır
Osmanlılarda Batı dünyas› için coğrafi adlandırmadan çok etnik vurguyu öne alan “Frengistan”kavramı kullanılmıştır
Soru 82
Orta Doğu coğrafyasında Osmanlı'nın hakimiyetini kaybetmesinden sonra en etkin güç hangi ülke olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
ABD
D
Rusya
E
İsrail
Açıklama:
Orta Doğu’nun coğrafi ve sosyal bakımdan zıtları barındıran bir bölge olmanın yanında siyasal bakımdan da zıtlıkları barındırdığını, demokratik sistemlerin ve kurumların çok sınırlı kaldığını, monarşilerin giderek demokratik kurumların tesisi yönünde refo
İngiltere Orta Doğu'daki en kritik ülkelerin kaderini belirlemede en önemli rolü oynamıştır.
İngiltere Orta Doğu'daki en kritik ülkelerin kaderini belirlemede en önemli rolü oynamıştır.
Ünite 2
Soru 1
Uzun yıllar Osmanlı Devleti himayesinde kalan Orta doğu halkları hangi olaydan sonra bağımsızlarına kavuşmak istemişlerdir?
Seçenekler
A
Fransız İhtilali
B
Meşrutiyetin İlanı
C
Balkan Harbi
D
I. Dünya Savaşı
E
II. Dünya Savaşı
Açıklama:
Yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun denetiminde kalan Orta Doğu halkları, Birinci Dünya Savaşı’ının sağladığı konjonktürden yararlanarak bağımsızlıklarına kavuşmak isterken, onların bu beklentisi İngilizler tarafından maniple edilmiş ve savaşta dengeyi kendi lehlerine çevirmek için değerlendirilmişti. İngiliz hükûmeti, Osmanlının bölgeden çekilmesi sonrasında bağımsız Arap devletleri kurulacağı konusunda Müslüman Arap halkları büyük beklentiye sokarak onların desteğini almayı başarmıştı. Doğru cevap D'dir.
Soru 2
Lübnan'ın bağımsızlık beklentisi ilk olarak hangi devletin mandası altına girmekle sonuçlanmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İtalya
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
Almanya
Açıklama:
1516’dan 1918’e kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalan ve bu süre zarfında zaman zaman yaşanan Marunî-Dürzi çatışmaları dışında göreli bir istikrarın söz konusu olduğu Lübnan’da Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine bölgeden çekilmesi gündeme geldiğinde Müslümanlar bağımsızlık beklentisine girerken, Marunîler manda yönetimini tercih ettiklerini ortaya koymuşlardı. Nitekim Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı. Doğru cevap B'dir.
Soru 3
Fransızlar Lübnan'daki egemenliklerini güçlendirmek için hangi yolu tercih etmişlerdir?
Seçenekler
A
Lübnan halkının yaşam biçimlerine saygı duymuşlar
B
Ekonomik yatırımlar aracılığı ile ülkenin kalkınmasını sağlamışlar
C
Dini, etnik ve mezhepsel farklıları kaşıyarak kaos yaratmış
D
Parlementer sisteme geçişe katkı sağlamışlar
E
Komşu devletler ile sürekli savaş halinde olmuşlar
Açıklama:
Fransa, geçici bir manda yönetimi oluşturmak yerine kalıcı bir egemenlik kurmak amacıyla hareket ettiği için “böl ve yönet” yöntemine başvurarak Suriye ve Lübnan’daki ulusal birliği sağlamak ve güçlendirmek yerine etnik, dinî ve mezhepsel farklılıkları olabildiğince derinleştirmeye çalıştı. Doğru cevap C'dir.
Soru 4
Fransa askeri olarak Suriye ve Lübnan'dan hangi tarihte çekilmiştir?
Seçenekler
A
1946
B
1952
C
1968
D
1975
E
1980
Açıklama:
7 Mayıs 1945’te Fransa’nın kıyıya asker çıkararak Suriye ve Lübnan’da yeniden sıkı bir denetim kurmak istemesi halkın sert tepkisiyle karşılaştı. Fransızların, halkın direncini kırmak için Suriye’yi havadan bombardımanı sırasında çok sayıda insan hayatını kaybetmişti. Nitekim Fransız askerleri 1946 Nisanında Suriye’den; aynı yılın sonuna gelindiğinde ise Lübnan’dan tamamen çekilmişlerdi. Doğru cevap A'dır.
Soru 5
Lübnan bağımsızlığını kazandıktan sonra hangi devlet tarafından farklı tarihlerde işgal edilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İtalya
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
İsrail
Açıklama:
Lübnan’da bağımsızlıktan sonra yaşanan krizlerden ilki 1958’de Hristiyan Cumhurbaşkanı Camille Chamoun’un görev süresini uzatmak istemesinden kaynaklanan ve ABD’nin yardıma çağrıldığı kriz, ikincisi ise 1976 iç savaşıdır. Bu arada biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere ülke üç defa İsrail tarafından işgal edilmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 6
Arap milliyetçilerinin ve Faysal’ın bağımsız Arap devleti rüyası sona erdiren olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osmanlı Devletinin I. Dünya savaşından mağlup çıkması
B
Bolşevik Devrimi
C
Fransa’nın kısa sürede Suriye’yi denetimi altına alması
D
Arap coğrafyasındaki mezhepsel çatışmalar
E
II. Dünya Savaşının başlaması
Açıklama:
1919 Ocak’ında başlayan Paris Konferansı’nda bağımsız bir Arap devleti kurulması yönündeki Faysal’ın çabalarının bir fayda vermemesi üzerine Arap temsilcilerin katılımıyla oluşan Suriye Ulusal Kongresi 1920 Martında Faysal’ı Suriye Kralı ilan etmiş; fakat bu gelişmeye ilk karşıçıkan ülke şüphesiz Fransa olmuştur. 1920 Nisanında Müttefikler Yüksek Konseyi’nin San Remo’daki (İtalya) toplantısında Lübnan ve Suriye’nin Sykes-Picot gizli anlaşması doğrultusunda Fransız mandası olmasına karar verilmesi üzerine harekete geçen Fransa’nın kısa sürede Suriye’yi de denetimi altına almasıyla Arap milliyetçilerinin ve Faysal’ın bağımsız Arap devleti rüyası sona ermiş ve 1920 Temmuzu itibarıyla Lübnan’ın yanı sıra Suriye de bu devletin tam denetimine girmiştir. Ortaya çıkan bu sonuç 1922’de Milletler Cemiyeti tarafından onaylanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Ürdün'ün devlet haline dönüştürülmesinde etki eden ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İtalya
D
Almanya
E
Osmanlı Devleti
Açıklama:
1921’de İngilizlerin eliyle bir devlet hâline getirilen Ürdün, önceden planlanmış bir politikanın ürünü olmaktan öteye daha ziyade bedevi Arap kabilelerinin yaşadığı bölgedeki istikrarı sağlama aracı olarak ve Prens Abdullah bin Hüseyin’in de İngiltere’nin bölgesel politikalarına hizmet edebilecek bir kişi olarak düşünülmesiyle ve biraz da gelişmelerin yönlendirmesiyle ortaya çıkmıştı. Doğru cevap A'dır.
Soru 8
- Emperyal çıkarlar
- Süveyş Kanalı’nın denetimi
- Fransa’nın harekete geçmek
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İngiltere’nin 1881’de Osmanlının denetiminde ve egemenliğinde bulunan Mısır’ı işgal etmesinde emperyal çıkarları ve Süveyş Kanalı’nı denetim altında bulundurmak istemesinin yanında, kendisinden önce Fransa’nın harekete geçerek Mısır’ı işgal edebileceği olasılığı da büyük bir rol oynamıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 9
Güney ve Kuzey Yemen olarak tarihte yer almış olan Yemen'in bağımsızlık sürecinde tarihten bu yana hangi iki ülke yakından münasebeti olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere - Fransa
B
Osmanlı Devleti - İngiltere
C
Fransa - Osmanlı Devleti
D
İtalya - Almanya
E
Osmanlı Devleti - Almanya
Açıklama:
Günümüzde Yemen olarak bilinen ülke 1990’a kadar biri 1517’den 1918’e kadar yaklaşık dört yüzyıl Osmanlı egemenliğinde kalmış ve başkenti Sana olan Kuzey Yemen, diğeri ise 1967’de bağımsızlığını kazanıncaya kadar İngiliz sömürgesi ve başkenti Aden olan Güney Yemen’dir. Yemen, aslında milattan önce yaşamış olan Seba Melikesi Belkıs ile bilinen ülkedir. Ancak Osmanlı İmparatorluğu daha sonra Güney Yemen olarak bilinen ve İngiltere tarafından işgal edilerek 1839’da protektora hâline dönüştürülen Aden üzerinde herhangi bir şekilde denetim sağlayamamıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 10
Irak'ın demografik yapısı incelendiğinde aşağıdaki gruplardan hangisinin çoğunlukta olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Kürtler
B
Türkmenler
C
Asurîler
D
Araplar
E
Yahudiler
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918 Ekim’inde bölgeden çekilmesiyle beraber Basra, Bağdat ve Musul’u hemen işgal eden İngiltere, 1920 Nisan’ındaki San Remo kararları doğrultusunda bu üç ili Irak devleti adıyla birleştirerek manda yönetimi altına aldı. Etnik ve dinsel bakımdan çeşitlilik gösteren Irak’ta Araplar çoğunluğu oluşturmakla beraber bunlar da Sünni ve Şii olmak üzere ikiye ayrılmışlardı. Bunların dışında en kalabalık topluluk ülkenin kuzeyinde yaşayan Kürtler ve Türkmenler ile küçük bir azınlığı oluşturan Hristiyan Asurîler ile Yahudilerdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi San Remo’da vardığı mutabakatla Suriye ve Lübnan’ın aşağıdaki hangi ülkenin manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İtalya
C
İspanya
D
Portekiz
E
Fransa
Açıklama:
Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı.
Soru 12
Aşağıdakilerin hangisi Fransızların Suriye ve Lübnan'daki denetimi ile ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Yerli halkın bürokrasiye katılımına izin vermediler
B
Yerel halk parlamentoya katılmıştır
C
Geçici bir manda yönetimi oluşturmuştur
D
Ulusal birliği sağlamıştır
E
Dini ve mezhepsel farklılıkları yok etmiştir
Açıklama:
Fransızlar İngilizlerden farklı olarak dolaylı bir yönetim yerine bütün yönetim kademelerine Fransızların yerleştirildiği doğrudan yönetimi tercih ederek yerli halkın bürokrasiye katılımına izin vermediler. Dolayısıyla Fransızların 1946’da tamamen çekilmesine kadar parlamenter bir sistem yerleştirilmeye çalışılmışsa da yerel anlamda halkın katılımından yoksun olduğundan, bunun meşruiyeti de söz konusu değildi. Fransa, geçici bir manda yönetimi oluşturmak yerine kalıcı bir egemenlik kurmak amacıyla hareket ettiği için “böl ve yönet” yöntemine başvurarak Suriye ve Lübnan’daki ulusal birliği sağlamak ve güçlendirmek yerine etnik, dinî ve mezhepsel farklılıkları olabildiğince derinleştirmeye çalıştı.
Soru 13
İngiltere eliyle bir devlet haline getirilen ve Arap Lejyonu oluşturulan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suriye
B
Irak
C
Ürdün
D
Mısır
E
Lübnan
Açıklama:
1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. 1,300 kişiden ibaret olan ve daha sonraki Arap Lejyonunun çekirdeğini oluşturacak olan bu küçük ordu o günler için yeterli görülmüştü. 1930’da ise bunun yerini tamamen çöl şartlarına göre teçhiz edilen ve eğitilen ve başına bir İngiliz komutanın (John Glubb ya da Glubb Paşa) getirildiği Arap Lejyonu aldı. 1956’ya kadar Ürdün ordusunun başında bulunacak olan Glubb, bedevi kabilelerden topladığı kişilerden monarşiye bağlı disiplinli bir ordu oluşturmuştu. Glubb Paşa’nın başında bulunduğu Arap Lejyonu’nun alt kademelerinde de çok sayıda İngiliz subay bulunmaktaydı.
Soru 14
Ulusal Pakt'la olan uzlaşmaya göre, Lübnan'ın cumhurbaşkanı aşağıdaki hangi dine mensup olacaktı olacaktı.
Seçenekler
A
Sunni Müslüman
B
Şii Müslüman
C
Katolik Ermeni
D
Maruni Hristiyan
E
Grek Katolik
Açıklama:
Lübnanlı Müslüman ve Hristiyan liderler arasında 1937’de başlatılan bir geleneğe
dayanan, fakat kurumsal nitelik kazanması 1943’teki “Ulusal Pakt”la söz konusu
olan uzlaşmaya göre, cumhurbaşkanı Hristiyan, başbakan Müslüman olacaktı. Ulusal mecliste temsil 6’ya 5 (6 Hristiyan’a karşılık 5 Müslüman) oranında gerçekleştirilmişti ve kabinede Marunîler ve Sünni Müslümanlar ikişer veya üçer bakanla temsil edilirken, diğer unsurlar birer bakanlığa sahip olacaktı.
dayanan, fakat kurumsal nitelik kazanması 1943’teki “Ulusal Pakt”la söz konusu
olan uzlaşmaya göre, cumhurbaşkanı Hristiyan, başbakan Müslüman olacaktı. Ulusal mecliste temsil 6’ya 5 (6 Hristiyan’a karşılık 5 Müslüman) oranında gerçekleştirilmişti ve kabinede Marunîler ve Sünni Müslümanlar ikişer veya üçer bakanla temsil edilirken, diğer unsurlar birer bakanlığa sahip olacaktı.
Soru 15
Milattan önce yaşamış olan Seba Melikesi Belkıs ile bilinen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suriye
B
Yemen
C
Mısır
D
İran
E
Irak
Açıklama:
Yemen, aslında milattan önce yaşamış olan Seba Melikesi Belkıs ile bilinen ülkedir.
Soru 16
Aşağıdakilerden gruplardan hangisi etnik ve dinsel bakımdan çeşitlilik gösteren Irak’ta çoğunluğu oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Araplar
B
Kürtler
C
Türkler
D
Hristiyan Asuriler
E
Yahudiler
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918 Ekim’inde bölgeden çekilmesiyle beraber Basra, Bağdat ve Musul’u hemen işgal eden İngiltere, 1920 Nisan’ındaki San Remo kararları doğrultusunda bu üç ili Irak devleti adıyla birleştirerek manda yönetimi altına aldı. Etnik ve dinsel bakımdan çeşitlilik gösteren Irak’ta Araplar çoğunluğu oluşturmakla beraber bunlar da Sünni ve Şii olmak üzere ikiye ayrılmışlardı. Bunların dışında en kalabalık topluluk ülkenin kuzeyinde yaşayan Kürtler ve Türkmenler ile küçük bir azınlığı oluşturan Hristiyan Asurîler ile Yahudilerdi.
Soru 17
İran'da Şah'ın devrilmesi ve yıkılan monarşik rejimin yerine Şiiliği esas alan Ayetullah Humeyni’nin İslam Cumhuriyeti’nin kurulması hangi yıl olmuştur?
Seçenekler
A
1971
B
1973
C
1975
D
1977
E
1979
Açıklama:
Şah Muhammed Rıza Pehlevi 1979 Devrimine kadar işbaşında kalmıştır.
1970’lerin sonlarında ortaya çıkan gelişmeler bölgenin stratejik yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur. 1979 Şubat’ında Şah devrilmiş ve yıkılan monarşik rejimin yerine Şiiliği esas alan Ayetullah Humeyni’nin İslam Cumhuriyeti’nin kurulmuştur.
1970’lerin sonlarında ortaya çıkan gelişmeler bölgenin stratejik yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur. 1979 Şubat’ında Şah devrilmiş ve yıkılan monarşik rejimin yerine Şiiliği esas alan Ayetullah Humeyni’nin İslam Cumhuriyeti’nin kurulmuştur.
Soru 18
Türkiye’de 1924 Mart’ında halifeliğin kaldırılması üzerine aşağıdakilerden hangisi kendisini halife ilan etmiştir?
Seçenekler
A
İbn-i Suud
B
Şerif Hüseyin
C
Mehmet Ali Paşa
D
Abdül Aziz
E
Faysal bin Türki
Açıklama:
Türkiye’de 1924 Mart’ında halifeliğin kaldırılması üzerine Şerif Hüseyin’in hemen harekete geçerek kendisini halife ilan etmesi Müslümanlar tarafından kabul görmediği gibi İslam dünyasından da dışlanmasına yol açmıştır.
Soru 19
Ulusal meclis uygulaması nedeniyle diğer Körfez ülkelerine göre daha demokratik bir ülke olarak nitelenebilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Umman
C
Katar
D
Kuveyt
E
Bahreyn
Açıklama:
Ulusal meclis uygulaması, bölgede başka bir örneği olmadığı için Kuveyt diğer Körfez ülkelerine göre daha demokratik bir ülke olarak nitelenebilirse de sadece 1920’den önce Kuveyt’te mukim olanların oy kullanabildikleri bir seçimle oluştuğu, Emir tarafından zaman zaman feshedildiği ve meclisin yarısının Emir tarafından atandığı için yine de gerçek anlamda bir parlamento ve gerçek anlamda bir demokratikleşme saymak mümkün değildir.
Soru 20
Nüfusun tamamına yakını Müslüman olan Umman’da en yaygın mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şiilik
B
Sunnilik
C
İbadilik
D
Şafilik
E
Vahhabilik
Açıklama:
Umman’da hakim mezhep olan ve 7. yüzyılda doğan saf İslam anlayışını savunan Hariciliğin ılımlı bir kolunu teşkil eden ancak günümüzdeki uygulanış biçimiyle Sunniliğe çok benzeyen İbadilik, toplumsal hayatı olduğu kadar siyasi hayatı da biçimlendirmektedir.
Nüfusun tamamına yakını Müslüman olan Umman’da en yaygın mezhep, Hariciliğin yaygın bir kolu olan İbadiliktir.
Nüfusun tamamına yakını Müslüman olan Umman’da en yaygın mezhep, Hariciliğin yaygın bir kolu olan İbadiliktir.
Soru 21
Fransa ne zaman kabul ettiği anayasa ile Lübnan'a parlamenter demokrasi ile yönetilen bir cumhuriyet görünümü vermiştir?
Seçenekler
A
1926
B
1943
C
1936
D
1945
E
1982
Açıklama:
Fransa, Suriye’den farklı olarak daha 1926’da kabul ettiği bir anayasa ile Lübnan’a parlamenter demokrasi ile yönetilen bir cumhuriyet görünümü vermiştir. 1926 Anayasası ile Lübnan Cumhuriyeti, temsilin dinsel niteliklere göre belirlendiği, önce iki, hemen bir yıl sonra da tek kanatlı hâle getirilen ve hâlen bu hâliyle devam eden bir meclise sahip olmuştu.
Soru 22
- 1920 Nisanında Müttefikler Yüksek Konseyi’nin San Remo’daki (İtalya) toplantısında Lübnan ve Suriye’nin Fransız mandası olmasına karar verilmiştir.
- Bu anlatşma üzerine harekete geçen Fransa’nın kısa sürede Suriye’yi de denetimi altına almasıyla Arap milliyetçilerinin ve Faysal’ın bağımsız Arap devleti rüyası sona ermiştir.
- 1920 Temmuzu itibarıyla Lübnan’ın yanı sıra Suriye de bu gizli anlaşma aracılığılıyla Fransa devletin tam denetimine girmiştir.
- 1916’daki anlaşmayla Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti.
Seçenekler
A
Sykes-Picot anlaşması
B
San Remo anlaşması
C
Taif anlaşması
D
Uqair Anlaşması
E
14 Mart İttifakı
Açıklama:
1920 Nisanında Müttefikler Yüksek Konseyi’nin San Remo’daki (İtalya) toplantısında Lübnan ve Suriye’nin Sykes-Picot gizli anlaşması doğrultusunda Fransız mandası olmasına karar verilmesi üzerine harekete geçen Fransa’nın kısa sürede Suriye’yi de denetimi altına almasıyla Arap milliyetçilerinin ve Faysal’ın bağımsız Arap devleti rüyası sona ermiş ve 1920 Temmuzu itibarıyla Lübnan’ın yanı sıra Suriye de bu devletin tam denetimine girmiştir
Soru 23
1959’da Bağdat paktından ayrılan ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Suriye
D
Pakistan
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
1958 darbesiyle beraber ülkenin İngiltere’yle olan 37 yıllık bağı da kopmuştu. Bu tarihten itibaren Irak’ın da Suriye ve Mısır gibi bağlantısızlık politikasına yöneldiği görülmektedir. Ancak bağlantısızlık adı altında ülke her geçen gün biraz daha Sovyet denetimine girmiştir. Irak’taki yeni yönetimin, Türkiye ile 1955 Şubat’ında imzalanan anlaşmayla kurulan ve Pakistan, İran ve İngiltere’nin de üye olduğu Bağdat Paktı’ndan 1959 Mart’ında ayrıldığını açıklamasıyla Paktın adı CENTO olarak değiştirilmiş ve merkezi Bağdat’tan Ankara’ya taşınmıştır
Soru 24
1968’de İngiltere’nin bölgeden çekileceğini açıklaması Birleşik Arap Emirlikleri ne zaman bağımsızlığını ilan etmiştir?
Seçenekler
A
1972
B
1971
C
1970
D
1975
E
1981
Açıklama:
1968’de İngiltere’nin bölgeden çekileceğini açıklaması ile beraber 1971’de yedi emirliğin (Dubai, Şaryah, Ra’s el-Hayma, Ümmü’l-Kayvan, Acman ve Füceyre) birleşmesiyle oluşan Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ile bağlarını tamamen koparmamış daha önceki anlaşmaların yerini alacak yeni bir anlaşma imzalamıştır. Ancak yine de artık protektora statüsü sona ermekte ve egemenlikleri İngiltere tarafından da tanınmaktaydı. Aslında ilk başta kararsız kalan Ra’s el-Hayma, federasyona 1972 Şubat’ında katılmıştır. BAE, 1971 Aralık’ında ilan edilen bağımsızlıkla beraber hem BM’ye hem de Arap Birliğine üye olmuştur.
Soru 25
1961'de İngiltere'den bağımsızlığını kazanan devlet hangisidir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Suudi Arabistan
C
Bahreyn
D
Suriye
E
İsrail
Açıklama:
Kuveyt Şeyhi Ahmed’ten sonra işbaşına gelen ve oldukça temkinli ve tutumlu kişiliğiyle bilinen Şeyh Abdullah el-Sabah’ın (1950-1965) petrol gelirlerinin artmaya başladığı yıllara rastlayan iktidar dönemi, aynı zamanda Orta Doğu’nun en hareketli yıllarıydı. Bu arada 1961’de İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Kuveyt’te ulusal meclisin açılışı 1963’te gerçekleşmişti.
Soru 26
- Geniş bir tarım ülkesidir.
- Hariciliğin ılımlı bir kolu olan İbadiler çoğunluğu oluşturmaktadır.
- Stratejik konumuyla Körfez trafiğinin kontrolünü elinde tutmaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Basra Körfezi ile Umman Körfezi’nin bitiştiği yerde oldukça stratejik bir noktada bulunan Umman, Hürmüz Boğazı’nın ağzında bulunan Musandam yarım adasıyla, Körfez trafiğinin kontrolünü elinde tutmaktadır. Umman birçok bakımdan diğer Körfez ülkelerinden ayrılmaktadır. Geniş bir toprağa sahip olan Umman diğerlerinden farklı olarak aynı zamanda önemli bir tarım ülkesidir. Ayrıca Körfez ülkelerinden İran, Irak ve Bahreyn’de Şiiler, diğerlerinde ise Sünniler çoğunlukta olduğu hâlde Umman’da hariciliğin ılımlı bir kolu olan İbadiler çoğunluğu oluşturmaktadır. Umman diğer Körfez ülkelerinden farklı olarak, onu önemli kılan asıl unsur geçmişten günümüze petrolden ziyade stratejik konumu olmuştur.
Soru 27
1916’ya kadar Osmanlı Devleti’ne bağlı kalan Körfez ülkesi hangisidir?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Umman
C
Katar
D
Kuveyt
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
1870’lere kadar Katar’ın denetimi, 1783’te Bahreyn’i denetimlerine alan elHalife hanedanının elinde bulunmaktaydı. Bu tarihte el-Tani hanedanının Osmanlının süzeranlığını kabul etmesiyle beraber el-Halife hanedanı Katar’ı terk etmek zorunda kalmıştır. I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlının etkisi altında kalan Katar, 1916’da İngiltere’nin denetimine girmiştir.
Soru 28
1921 Ankara Antlaşması hangi devletle imzalanmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Rusya
D
Fransa
E
ABD
Açıklama:
Fransa, Suriye topraklarını Halep, Şam, Lazkiye (Alawite State) ve Cebel-i Dürzî’yi dört ayrı eyalet hâline getirerek her birinin ayrı hükûmete ve ayrı Fransız danışmanlara sahip olmasını sağlamıştır. Bunların dışında İskenderun sancağı 1921’de Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşması’nın gereği olarak ayrı bir özerk idari yapıya kavuşturulmuştu.
Soru 29
1926'ya kadar Hicaz krallığı olarak bilinen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Katar
C
Irak
D
Suriye
E
Umman
Açıklama:
1926’da Hicaz Krallığı, 1932’de ise Suudi Arabistan Krallığı adını alan devletin kurucusu olan Abdül Aziz, dağınık hâlde bulunan kabilelerin oluşturduğu bir konfederasyon yerine merkezî bir devletin kurulmasını sağlamakla beraber, 1953’te öldüğünde devletin anayasası olarak Kur’an, yasaları olarak da şeriat kabul edildiğinden ayrı bir anayasası, ayrı bir yasası ve kurumsallaşmış bir danışma meclis bulunmamaktaydı.
Soru 30
Aşağıdaki ülkelerden hangisi doğal gaz rezervleri bakımından dünyada üçüncü sırada yer alır?
Seçenekler
A
İran
B
Birleşik Arap Emirlikleri
C
Suudi Arabistan
D
Katar
E
Irak
Açıklama:
Katar’da petrolün ortaya çıkarılması 1930’larda söz konusu olmasına rağmen petrol üretimine ancak 1949’da başlanabilmiştir. Katar’ın petrol rezervi, BAE ve Kuveyt’e göre daha sınırlı düzeydedir. Katar’ın dünya petrol rezervi içindeki payı % 1.9 (26 milyar varil) dolayındadır. Kişi başına 100.000 dolar millî geliri ile refah düzeyi bakımından Körfez ülkeleri arasında ilk sırada dünyada ise ikinci sırada yer alan Katar’da günlük petrol üretimi yaklaşık 1.4 milyon varil dolayındadır. Katar’ın diğer önemli yeraltı zenginliği ise 25 trilyon m3 dolayında olduğu tahmin edilen doğal gaz rezervidir. % 13.5’lik payıyla Rusya ve İran’dan sonra doğal gaz rezervleri bakımından dünyada üçüncü sırada yer alan Katar, yaklaşık 100 milyar m3 (metre küp) doğal gaz ihracatıyla da Rusya ve Norveç’ten sonra üçüncü sırada yer almaktadır.
Soru 31
Lübnan’da başbakanı ve kabineyi atama gibi geniş yetkileri olan ve parlamento tarafından seçilmesi öngörülen cumhurbaşkanının Hristiyan, başbakanın Sünni Müslüman, meclis başkanının ise Şii Müslüman olmasını öngeren 1943 tarihli uzlaşmanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Taif
B
Ulusal Pakt
C
Sykes-Picot
D
Uqair
E
San Remo
Açıklama:
1943’teki Ulusal Pakt ile temsil ve yönetmeye ilişkin ilkeler kalıcı bir şekle dönüştürülmekteydi. Buna göre başbakanı ve kabineyi atama gibi geniş yetkileri olan ve parlamento tarafından seçilmesi öngörülen cumhurbaşkanı Hristiyan, başbakan Sünni Müslüman, meclis başkanı ise Şii Müslüman olacaktı.
Soru 32
1916’daki Sykes-Picot anlaşması kimler arasında yapılmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere-İsrail
B
İngiltere-Lübnan
C
İngiltere-Fransa
D
İngiltere-ABD
E
İngiltere-Rusya
Açıklama:
Suriye’de Mekke Şerifi Hüseyin’in oğlu Faysal’ın öncülüğünde başlayan hareketin yanı sıra, Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiliz Yüksek Komiseri Henry McMahon arasındaki yazışmalar sonucunda Şerif Hüseyin komutasındaki Arap kuvvetleri 1916 Haziranında Mekke’de başlayan ayaklanma ile güçlerini İngiltere ile birleştirdi. Mekke Şerifi Hüseyin 5 Kasım’da kendisini Arap Ülkeleri Kralı ilan etti. Ancak bu esnada İngiltere ile Fransa arasında yapılmış olan 16 Mayıs 1916’daki anlaşmayla (Sykes-Picot) Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti.
Soru 33
Müttefikler Yüksek Konseyi’nin 24 Nisan 1920'de vardığı mutabakatla Suriye’nin ve Lübnan’ın Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırdığı paylaşım anlaşması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusal Pakt
B
San Remo
C
Taif
D
Sykes-Picot
E
Uqair
Açıklama:
1516’dan 1918’e kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalan ve bu süre zarfında zaman zaman yaşanan Marunî-Dürzi çatışmaları dışında göreli bir istikrarın söz konusu olduğu Lübnan’da Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine bölgeden çekilmesi gündeme geldiğinde Müslümanlar bağımsızlık beklentisine girerken, Marunîler manda yönetimini tercih ettiklerini ortaya koymuşlardı. Nitekim Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı. Bu durum İngilizlerle Osmanlıya karşı ittifak ilişkisine girmiş olan Arapları hayal kırıklığına uğratmıştı. Arapların beklentilerini 1920 Mart’ında Suriye Ulusal Kongresi tarafından Suriye Kralı ilan edilen Faysal’ın buna tepki göstermesi üzerine 1920 Temmuz’unda harekete geçen Fransız güçleri Suriye’de Faysal’ın egemenliğine son vermiştir.
Soru 34
Suudi Arabistan’ın aracılığıyla imzalanarak Lübnan’da iç savaşı bitiren anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1899 Antlaşması
B
1922 Anlaşması
C
Taif Anlaşması
D
Cidde Anlaşması
E
Uqair Anlaşması
Açıklama:
Lübnan’da bağımsızlıktan sonra yaşanan krizlerden ilki 1958’de Hristiyan Cumhurbaşkanı Camille Chamoun’un görev süresini uzatmak istemesinden kaynaklanan ve ABD’nin yardıma çağrıldığı kriz, ikincisi ise 1976 iç savaşıdır. Bu arada biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere ülke üç defa İsrail tarafından işgal edilmiştir. 1989’da Suudi Arabistan’ın aracılığıyla Taif’te imzalanan anlaşma iç savaşı sona erdirirken, Müslümanların Hristiyanlar karşısında dezavantajlı konumunu sona erdirmekteydi. Taif Anlaşması Meclis ve hükûmetteki temsil oranlarını yeniden belirlerken değişen nüfus dengelerini dikkate almaktaydı. 2005 Şubat’ında eski Başbakan Refik Hariri’nin bir suikast sonucu hayatını kaybetmesi, Lübnan üzerindeki Suriye etkisini de belli ölçüde zayıflatmıştır. 1976 iç savaşı sırasında Lübnan’a konuşlandırılan 14,000 dolayına düşen Suriye askerleri Lübnan’ı terk etmekteydi. Bununla beraber 2009 seçimleri sonrasında kurulan ve Suriye karşıtları olarak bilinen 14 Mart ittifakının başbakanı Said Hariri önderliğindeki hükûmetin 2011 Ocak’ında dağılmasıyla Suriye yanlısı 8 Mart ittifakının desteklediği Necip Mikati’nin başbakan olması, Lübnan üzerindeki Suriye’nin etkisinin devam ettiğini göstermekteydi.
Soru 35
Adı CENTO olarak değiştirilen pakta yer alan ülkeler arasında olmayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pakistan
B
İran
C
Irak
D
İngiltere
E
Türkiye
Açıklama:
1958 darbesiyle beraber ülkenin İngiltere’yle olan 37 yıllık bağı da kopmuştu. Bu tarihten itibaren Irak’ın da Suriye ve Mısır gibi bağlantısızlık politikasına yöneldiği görülmektedir. Ancak bağlantısızlık adı altında ülke her geçen gün biraz daha Sovyet denetimine girmiştir. Irak’taki yeni yönetimin, Türkiye ile 1955 Şubat’ında imzalanan anlaşmayla kurulan ve Pakistan, İran ve İngiltere’nin de üye olduğu Bağdat Paktı’ndan 1959 Mart’ında ayrıldığını açıklamasıyla Paktın adı CENTO olarak değiştirilmiş ve merkezi Bağdat’tan Ankara’ya taşınmıştır.
Soru 36
Suudi Arabistan Krallığı’nın Milletler Cemiyetine üyeliğine kabulü hangi yılda olmuştur?
Seçenekler
A
1925
B
1926
C
1927
D
1932
E
1933
Açıklama:
3 Mart 1924’te Türkiye’de Halifeliğin kaldırılması üzerine 7 Mart’ta kendisini İslam ülkelerinin halifesi ilan eden Şerif Hüseyin’e ilk tepki Nejd Emiri Abdül Aziz’den geldi ve bu mücadele sonunda 25 Aralık 1925’te Mekke’yi işgal ederek Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in egemenliğine son veren Abdül Aziz, kendisini 1926 Ocak’ında Hicaz Kralı ve Nejd Sultanı ilan ederken İngiltere 1927 Cidde Antlaşması’yla kendi belirleyeceği sınırlar içinde Abdül Aziz’in bu unvanını tanımıştır. 1932 ‘de ise devletin adı Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştirilirken aynı tarihte Milletler Cemiyetine üyeliği de kabul edilmekteydi.
Soru 37
Suudi Arabistan’da petrolün üretimi hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1932
B
1933
C
1938
D
1943
E
1953
Açıklama:
İlk kurulduğu yıllarda petrol geliri bulunmadığından krallık günümüzdeki kadar bolluk ve ihtişam içinde değildi. Çünkü bu dönemde devletin en önemli mali kaynağı Hac gelirleriydi. Ülkede petrol araştırmalarının başlaması 1933’te Standart Oil of California (Texaco, Mobil ve Standart Oil of New Jersey ile kurulan ortaklıklarla daha sonra ARAMCO adını alacak) şirketine verilen imtiyazdan sonra başlayabilmişse de petrolün üretimi 1938’de mümkün olabilmiştir. Fakat II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi Suudi petrol sanayisinin gelişmesini geciktirmiştir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi OPEC’i ilk kuran beş ülke arasında değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Ekvador
C
Irak
D
Kuveyt
E
Venezüella
Açıklama:
1960’ta özellikle fiyatlandırma politikaları konusunda ortak hareket etmeyi sağlamak amacıyla ilk önce beş ülke (İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezüella) arasında imzalanan bir anlaşmayla kurulan daha sonra on üç üyeye ulaşan OPEC’in yanında 1968’de de sadece petrol üreten Arap ülkelerinin katılımıyla OAPEC kurulmuştur. Her iki örgütün kuruluşunda da ilgili ülkelerin temel amacı, önemli bir ham madde kaynağı hâline gelmiş olan petrol üzerinde daha fazla denetime sahip olmaktı. Bu çerçevede OPEC üyeleri öncelikle ortak hareket ederek Batılı petrol şirketlerine karşı pazarlık güçlerini arttırmak istemelerine karşılık henüz dünyadaki petrol miktarının mevcut talebi karşılayacak ölçülerde ve bol miktarda oluşu örgütün ilk kurulduğu yıllarda istenildiği kadar etkili olmasını engelledi.
Soru 39
Kuveyt İngiltere’den bağımsızlığını kaç yılında kazanmıştır?
Seçenekler
A
1922
B
1934
C
1961
D
1963
E
1976
Açıklama:
Kuveyt Şeyhi Ahmed’ten sonra işbaşına gelen ve oldukça temkinli ve tutumlu kişiliğiyle bilinen Şeyh Abdullah el-Sabah’ın (1950-1965) petrol gelirlerinin artmaya başladığı yıllara rastlayan iktidar dönemi, aynı zamanda Orta Doğu’nun en hareketli yıllarıydı. Bu arada 1961’de İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Kuveyt’te ulusal meclisin açılışı 1963’te gerçekleşmişti.
Soru 40
İngiliz protektorası olmayarak bağımsızlığını koruyan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Katar
B
Kuveyt
C
BAE
D
Umman
E
Bahreyn
Açıklama:
El Bu Said ailesi tarafından 1744’te bağımsız bir hanedanlık olarak kurulan Umman, 19. yüzyılın ilk yarısında bir deniz imparatorluğu hâline gelmişti. 1850’lerde İmparatorluk merkezi Zenzibar olan Sultanlık, İngiltere’nin bölgeye gelişiyle beraber burayı terk etmek ve merkezi Maskat’a taşımak zorunda kalmıştır. 19. yüzyılın sonuna doğru Sultanlık, ülkenin iç kısımlarında denetimi kaybetmiş, bir süre sonra da İngiltere’nin mali desteğine başvurmak zorunda kalmıştır. İngiltere ile birçok anlaşma imzalayarak bu devletin yardımına ihtiyaç duyan Umman, diğer Körfez şeyhliklerinden (Bahreyn, BAE, Kuveyt ve Katar) farklı olarak İngiliz protektorası olmayarak bağımsızlığını koruyan tek ülke olmuştur.
Soru 41
1932'de bağımsız olan Orta Doğu ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Lübnan
C
Mısır
D
Filistin
E
Irak
Açıklama:
Orta Doğu ülkelerinden Suudi Arabistan ise 1932’de bağımsız olmakla beraber fiilen daha uzun yıllar, önce İngilizlerin daha sonra da ABD’nin fiilî sömürgesi hâline gelmiştir.
Soru 42
Marunî-Dürzi çatışmalarının yaşandığı ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suriye
B
Suudi Arabistan
C
Lübnan
D
Mısır
E
Filistin
Açıklama:
Marunî-Dürzi çatışmalarının yaşandığı ülke Lübnan'dır.
Soru 43
Biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere üç kez Lübnan'ı işgal eden ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsrail
B
Filistin
C
Kuveyt
D
Katar
E
Pakistsn
Açıklama:
Biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere Lübnan üç defa İsrail tarafından işgal edilmiştir.
Soru 44
İngiltere ile Fransa arasında yapılmış olan 16 Mayıs 1916’da yapılan hangi anlaşma ile Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmiştir?
Seçenekler
A
Paris Anlaşması
B
Sykes-Picot Anlaşması
C
Saint Germain Anlaşması
D
Versay Anlaşması
E
Trianon (Triyanon) Anlaşması
Açıklama:
16 Mayıs 1916’daki anlaşmayla (Sykes-Picot) Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacakşekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmiştir.
Soru 45
1951'de bir suikast sonucu öldürülen Kral Abdullah hangi ülkenin kralıydı?
Seçenekler
A
Ürdün
B
Katar
C
Bahreyn
D
Suudi Arabistan
E
Mısır
Açıklama:
1951'de bir suikast sonucu öldürülen Kral Abdullah Ürdün kralıdır.
Soru 46
Osmanlının denetiminde ve egemenliğinde bulunan Mısır hangi tarihte İngiltere tarafından işgal edilmiştir?
Seçenekler
A
1880
B
1881
C
1878
D
1915
E
1916
Açıklama:
İngiltere 1881’de Osmanlının denetiminde ve egemenliğinde bulunan Mısır’ı
işgal etmiştir.
işgal etmiştir.
Soru 47
Kuzey Afrika ile Orta Doğu arasında bir köprü olmasının yanında Süveyş Kanalı’yla Akdeniz üzerinden Körfez’e kapı görevi gören ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Cezayir
C
Ürdün
D
Filistin
E
Bahreyn
Açıklama:
Kuzey Afrika ile Orta Doğu arasında bir köprü olmasının yanında Süveyş Kanalı’yla Akdeniz üzerinden Körfez’e açılan bir kapı görevi gören ülke Mısır'dır.
Soru 48
Kuzey Yemen, 1173’te Eyyübiler, arkasından Memlukların egemenliğinden sonra hangi tarihte Osmanlı egemenliğine girmiştir?
Seçenekler
A
1412
B
1453
C
1517
D
1522
E
1551
Açıklama:
Kuzey Yemen, 1173’te Eyyübilerin, arkasından Memlukların ve 1517’de de
Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine geçmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine geçmiştir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Birinci Dünya Savaşı sonrasında Fransız manda rejimi tarafından 1920'de ayrı bir devlet olarak oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Lübnan
B
Filistin
C
Irak
D
Süriye
E
Ürdün
Açıklama:
1920 yılında Fransız manda yönetimi ayrı bir Lübnan devleti oluşturmuştur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 50
İran’da Pehlevi Hanedanlığı ve monarşi ne zaman sona ermiştir?
Seçenekler
A
1941
B
1954
C
1970
D
1978
E
1979
Açıklama:
Şah’ın 16 Ocak 1979’da tatil gerekçesiyle İran’dan ayrılması ve Humeyni’nin sürgünde bulunduğu Paris’ten 1 Şubat 1979’da İran’a dönmesiyle ve İran’da Pehlevi Hanedanlığı ve monarşi sona ermiştir.
Soru 51
Suriye hangi yıl bağımsızlığına kavuşmuştur?
Seçenekler
A
1920
B
1922
C
1932
D
1945
E
1946
Açıklama:
1946 Nisan ayında son Fransız askerinin Suriye'yi terketmesiyle Suriye bağımsız olmuştur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 52
18. yüzyılın başında Arabistan yarım adasının Nejd bölgesinden göç eden kabilelerin oluşturduğu ve 1756’da Sabah ailesi tarafından yönetilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Katar
C
Suudi Arabistan
D
Suriye
E
Birleşik Arap Emirlikleri
Açıklama:
18. yüzyılın başında Arabistan yarım adasının Nejd bölgesinden göç eden kabilelerin oluşturduğu ve 1756’da Sabah ailesi tarafından yönetilen otonom bir bölge hâline gelen Kuveyttir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi önceden planlanmış bir politikanın ürünü olmaktan öteye daha ziyade bedevi Arap kabilelerinin yaşadığı bölgedeki istikrarı sağlama aracı olarak 1921 yılında İngiltere tarafından bir devlet haline getirilmiştir?
Seçenekler
A
Lübnan
B
Filistin
C
Irak
D
Ürdün
E
Suriye
Açıklama:
1921’de İngilizlerin eliyle bir devlet hâline getirilen Ürdün, önceden planlanmış bir politikanın ürünü olmaktan öteye daha ziyade bedevi Arap kabilelerinin yaşadığı bölgedeki istikrarı sağlama aracı olarak ortaya çıkmıştı. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 54
İngiltere Mısır'ı resmen hangi yıl ilhak etmiştir?
Seçenekler
A
1878
B
1882
C
1908
D
1911
E
1914
Açıklama:
1882'de işgal ettiği Mısır'ı İngiltere Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla 1914 yılında resmen ilhak etmiştir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 55
Aşağıdaki hangisi 1990 yılında kuzey ve güneyi birleşen ülkedir?
Seçenekler
A
Lübnan
B
Suriye
C
Irak
D
Ürdün
E
Yemen
Açıklama:
1990 yılında Kuzey Yemen ile Güney Yemen'in birleşmesi ile ortaya çıkan ülke Yemen'dir. Doğru seçenek E'dir.
Soru 56
1955 yılında Türkiye, Irak, İran, Pakistan ve İngiltere tarafından kurulan ittifak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Balkan Paktı
C
Sadabad Paktı
D
Varşova Paktı
E
Londra Paktı
Açıklama:
1955 yılında Türkiye, Irak, İran, Pakistan ve İngiltere tarafından kurulan ittifak Bağdat Paktıdır. Doğru yanıt A.
Soru 57
Suudi Arabistan'ın kuruluşunda Arap kabileler arasında otorite sağlanmasında etkili olan dini anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şiilik
B
Vahhabizm
C
Zeydilik
D
Dürzilik
E
Marunilik
Açıklama:
Suudi Arabistan'ın kuruluşunda, Abdül Aziz (İbn-i Suud) için 1902’den I. Dünya Savaşı’na kadar geçen süre içinde bölgedeki Arap kabileler üzerinde otorite sağlamasında Vahhabizm olarak bilinen dinî anlayışı referans olarak alması ve iktidarının meşru aracı olarak kullanması önemli bir etken olmuştur. Doğru yanıt B'dir.
Soru 58
1990 yılında Irak tarafından işgal edilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Suriye
C
Ürdün
D
Kuveyt
E
Lübnan
Açıklama:
1990 yılında Irak tarafından işgal edilen ülke Kuveyt'tir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan yedi emirlikten biri değildir?
Seçenekler
A
Dubai
B
Şaryah
C
Acman
D
Füceyre
E
Katar
Açıklama:
Birleşik Arap Emirlikleri 1971’de yedi emirliğin (Dubai, Şaryah, Ra’s el-Hayma, Ümmü’l-Kayvan, Acman ve Füceyre) birleşmesiyle oluşmuştur. Katar bu emirliklerden biri değildir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 60
Umman'ın başkenti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Maskat
B
Sana
C
Amman
D
Beyrut
E
Cidde
Açıklama:
Umman'ın başkenti Maskat'tır. Yanıt A seçeneğidir.
Soru 61
Aşağıdaki ülkelerden hangisi bağımsızlığını kazandıktan sonra Lübnan’ı işgal etmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İsrail
C
Irak
D
İran
E
ABD
Açıklama:
İlk olarak 1945’te Fransa Lübnan’a asker çıkararak ülkeyi işgal etmiş 1978, 1982 ve son olarak 2006 yılında ülke İsrail tarafından işgal edilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 62
Büyük miktarda petrol rezervine sahip olmamasına rağmen önemli bir finans, ticaret ve bankacılık merkezi haline gelen körfez ülkesi hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Katar
C
Kuveyt
D
Umman
E
BAE
Açıklama:
Sermaye hareketlerini kolaylaştırma yönünde önemli düzenlemeler yapmış olan Bahreyn, bu özellikleriyle önemli bir finans, ticaret ve bankacılık merkezi haline gelmiştir. Kişi başına düşen milli geliriyle Körfez’in en düşük gelirli ülkelerinden biri olan Bahreyn'de hukuk firmaları, sigorta şirketleri ve yönetim, organizasyon ve halkla ilişkiler konularında faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar giderek yaygınlaşmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 63
İngiltere'nin Mısır politikasında belirleyici olan unsur hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Zengin tarım alanları
B
Mısır’ın yüksek nüfusuyla büyük bir pazar olması
C
Süveyş Kanalı
D
Petrol gelirleri
E
İsrail’in güvence altına alınması
Açıklama:
19. yüzyılın sonunda Süveyş kanalının açılması ile Mısır'ın jeopolitik önemi artmış İngiltere'nin emperyalist bir devlet olarak ekonomik ve askeri gücünü sürdürmesinde Süveyş Kanalı kritik önem taşımıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 64
Aşağıda yer alan ülkelerden hangi modern anlamda bağımsızlığını kazanmadan önce Osmanlı toprağı olmamıştır?
Seçenekler
A
Yemen
B
Kuveyt
C
Suriye
D
İran
E
Irak
Açıklama:
Yemen, Kuveyt, Suriye ve Irak'da Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliği 19. yüzyıla kadar devam etmiş. Osmanlı Devleti'nin gücünü yitirmesi sonucunda bu topraklar Avrupalı ülkelerin sömürgeleri haline dönüşmüştür. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 65
- Katar
- Lübnan
- Kuveyt
- Suriye
- BAE
Seçenekler
A
I
B
III-V
C
I-III-V
D
II-IV-V
E
I-II-III-IV-V
Açıklama:
Lübnan ve Suriye Fransız sömürgesi iken Katar, Kuveyt ve BAE İngiliz sömürgesi olmuşlardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 66
Aşağıda yer alan ülkelerden hangisi Irak’ın Ortadoğu’da güçlü bir ülke olmaması amacıyla İngiltere tarafından kurulmuştur?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Kuveyt
C
Yemen
D
Umman
E
Katar
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Irak; Musul, Bağdat ve Basra eyaletleri şeklinde yönetilmiştir. Basra eyaletini bağlı olan Kuveyt, İngilizler tarafından sömürgeleştirilerek I. Dünya Savaşı’nın sonunda Londra tarafından belirlenen ve ileride bölgede çatışma kaynağı olacak bir sınırla (1922 Uqair Anlaşması), İngiliz mandası altındaki Irak’tan ayrılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 67
Diğer Ortadoğu ülkelerinde farklı olarak bir ada olan ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Kuveyt
C
Katar
D
BAE
E
Lübnan
Açıklama:
35 adadan oluşan Bahreyn bir takımada ülkesidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 68
Sahip olduğu doğal gaz rezervi ve gerçekleştirdiği doğal gaz ihracatı açısından dünyada üçüncü sırada olan Orta Doğu ülkesi hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
BAE
B
Suudi Arabistan
C
Katar
D
Kuveyt
E
Umman
Açıklama:
Rusya ve İran’dan sonra doğal gaz rezervleri bakımından dünyada üçüncü sırada yer alan Katar aynı zamanda en büyük üçüncü doğal gaz ihracatçısıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 69
Orta Doğu ülkeleri hangi olayla petrol gelirlerini arttırmaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
Gelişmekte olan ülkelerin petrole olan talebinin artmasıyla
B
Ham petrolü işleyecek rafinelerin kurulmasıyla
C
Körfez ülkelerinde yeni petrol rezervlerinin bulunmasıyla
D
Petrol üreticilerinin Arap-İsrail savaşında ambargo uygulamasıyla
E
Batılı şirketler ile ortaklıkların kurulmasıyla
Açıklama:
1973 Arap-İsrail Savaşı sırasında ABD’nin İsrail’e verdiği desteğe tepki göstermek için OPEC ülkeleri petrol ambargosuna başlamıştır. Bunun sonucunda daha önce görülmedik fiyat artışları yaşanmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 70
Orta Doğu ülkelerinde yaşanan sorunlar göz önünde bulundurulduğunda aşağıda yer alan seçeneklerin hangisinde bu durumun temel nedeni yer almaktadır?
Seçenekler
A
İklim koşullarının elverişsiz oluşu
B
Soğuk Savaş’ın Orta Doğu’da daha yoğun yaşanması
C
Kalifiye insan sayısının az olması
D
Ülkelerin üretimden çok tüketime dayalı ekonomik tercihleri
E
Sömürgecilik faaliyetleri
Açıklama:
Emperyalist devletlerin sömürge ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulan Orta Doğu haritası beraberinde birçok demografik çatışma ve sınır anlaşmazlıklarını getirmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 71
1926 Anayasası Lübnan'a aşağıdakilerden hangisini kazandırdı?
Seçenekler
A
Lübnan’ın bağımsızlığını öngörmüştü.
B
Fransa ile Lübnan yetkilileri arasındaki anlaşmayı sağlamlaştırmıştı.
C
Lübnan’a dış ilişkilerinde serbestlik kazandırmıştı.
D
Lübnan seçimle oluşan bir parlamentoya sahip olmuştu.
E
Fransa tüm Manda haklarını Lübnanlı yetkililere devretmişti.
Açıklama:
1926 Anayasası aslında Lübnan’ın bağımsızlığını öngörmediği gibi, Fransa ile Lübnan yetkilileri arasındaki bir anlaşmaya da dayanmamaktaydı. Lübnan’ın savunması ve dış ilişkileri de zaten Fransa tarafından gerçekleştirilmekteydi. Ayrıca Yüksek Komiserin parlamentoyu feshetme ve anayasayı askıya alma yetkisi bulunmaktaydı. Ayrıca her bakanlıkta bulunan Fransız danışmanlar Lübnanlı yetkililere fazla bir hareket alanı bırakmamaktaydı. Bütün bu sınırlamalara rağmen Lübnan’da bağımsız olmasa da bir anayasal çerçeveye oturan ve seçimle oluşan bir parlamentonun söz konusu olduğu özerk bir yapı vardı.
1926 Anayasası aslında Lübnan’ın bağımsızlığını öngörmediği gibi, Fransa ile Lübnan yetkilileri arasındaki bir anlaşmaya da dayanmamaktaydı. B bu sınırlamalara rağmen Lübnan’da bağımsız olmasa da bir anayasal çerçeveye oturan ve seçimle oluşan bir parlamentonun söz konusu olduğu özerk bir yapı vardı. Doğru cevap D seçeneğidir.
1926 Anayasası aslında Lübnan’ın bağımsızlığını öngörmediği gibi, Fransa ile Lübnan yetkilileri arasındaki bir anlaşmaya da dayanmamaktaydı. B bu sınırlamalara rağmen Lübnan’da bağımsız olmasa da bir anayasal çerçeveye oturan ve seçimle oluşan bir parlamentonun söz konusu olduğu özerk bir yapı vardı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 72
XX. yüzyıl Lübnan'ın tarihi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeden çekilmesiyle özgürlüğüne kavuştu.
B
1920’de Fransızların manda rejimi altına alınmıştı.
C
Fransa, etnik, dinî ve mezhepsel farklılıklara bakmaksızın ulusal birliği sağlamıştı.
D
Fransız askerleri 1945 yılında Lübnan’dan tamamen çekilmişlerdi.
E
İsrail'in işgaliyle iç savaş sona ermişti.
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine bölgeden çekilmesi gündeme geldiğinde Müslümanlar bağımsızlık beklentisine girerken, Marunîler manda yönetimini tercih ettiklerini ortaya koymuşlardı. Nitekim Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı. Bu durum İngilizlerle Osmanlıya karşı ittifak ilişkisine girmiş olan Arapları hayal kırıklığına uğratmıştı. Arapların beklentilerini 1920 Mart’ında Suriye Ulusal Kongresi tarafından Suriye Kralı ilan edilen Faysal’ın buna tepki göstermesi üzerine 1920 Temmuz’unda harekete geçen Fransız güçleri Suriye’de Faysal’ın egemenliğine son vermiştir. San Remo Paylaşım Anlaşması doğrultusunda Fransa’nın 1920’de Suriye’den Faysal’ı çıkararak denetim sağlamasıyla beraber bu devletin Suriye ve Lübnan’daki denetimi de başlamış oldu.
Kİtaba göre Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine bölgeden çekilmesi gündeme geldiğinde Müslümanlar bağımsızlık beklentisine girerken, Marunîler manda yönetimini tercih ettiklerini ortaya koymuşlardı. Nitekim Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı. San Remo Paylaşım Anlaşması doğrultusunda Fransa’nın 1920’de Suriye’den Faysal’ı çıkararak denetim sağlamasıyla beraber bu devletin Suriye ve Lübnan’daki denetimi de başlamış oldu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kİtaba göre Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine bölgeden çekilmesi gündeme geldiğinde Müslümanlar bağımsızlık beklentisine girerken, Marunîler manda yönetimini tercih ettiklerini ortaya koymuşlardı. Nitekim Arapların muhalefetine rağmen Müttefikler Yüksek Konseyi 24 Nisan 1920’de San Remo’da (İtalya’da) vardığı mutabakatla Suriye’nin (ve Lübnan’ın) Fransızların manda rejimi altına alınmasını kararlaştırmıştı. San Remo Paylaşım Anlaşması doğrultusunda Fransa’nın 1920’de Suriye’den Faysal’ı çıkararak denetim sağlamasıyla beraber bu devletin Suriye ve Lübnan’daki denetimi de başlamış oldu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 73
XX. yüzyıl Suriye'nin tarihi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Osmanlıya karşı bağımsızlığı kazanmak için Fransa'dan yardım istemişti.
B
1916 Sykes-Picot anlaşmasıyla Suriye Fransa'ya verilmişti.
C
1915'te a Osmanlı güçleri Suriye'yi terketmişti.
D
1946'ya kadar İngiltere'nin yönetimi altında kalmıştı.
E
1921’de İngilizlerin eliyle bir devlet hâline getirilmişti.
Açıklama:
Suriye’de Mekke Şerifi Hüseyin’in oğlu Faysal’ın öncülüğünde başlayan hareketin yanı sıra, Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiliz Yüksek Komiseri Henry McMahon arasındaki yazışmalar sonucunda Şerif Hüseyin komutasındaki Arap kuvvetleri 1916 Haziranında Mekke’de başlayan ayaklanma ile güçlerini İngiltere ile birleştirdi. Mekke Şerifi Hüseyin 5 Kasım’da kendisini Arap Ülkeleri Kralı ilan etti. Ancak bu esnada İngiltere ile Fransa arasında yapılmış olan 16 Mayıs 1916’daki anlaşmayla (Sykes-Picot) Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak
şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti.
Kitaba göre İngiltere ile Fransa arasında yapılmış olan 16 Mayıs 1916’daki anlaşmayla (Sykes-Picot) Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti. Doğru cevap B seçeneğidir.
şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti.
Kitaba göre İngiltere ile Fransa arasında yapılmış olan 16 Mayıs 1916’daki anlaşmayla (Sykes-Picot) Halep, Hama, Humus ve Şam’ı da kapsayacak şekilde bütün Suriye Fransa’ya verilmişti. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 74
XX. yüzyıl Ürdün'ün tarihi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
XX. yüzyılın başlarında Arap milliyetçiliğine ilişkin hareketlerin yoğunlaştığı bir bölgedir.
B
Osmanlı güçleri Ürdün'ü 1918 Ekim’inde terk etmiştir.
C
Ürdün’e özerklik veren ancak birçok konuda son sözü İngilterenin söyleyeceğini tanıyan antlaşma 1921 yılında imzalanmıştı.
D
Başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu 1921'de oluşturulmuştu.
E
1952 Anayasasına uygun olarak meclis seçimle oluşturulmaya başlamıştır.
Açıklama:
Bölgedeki istikrarın korunması amacıyla oluşturulan Ürdün’ün sınırlı da olsa bir ordusu olmalıydı ve bu çerçevede 1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. 1,300 kişiden ibaret olan ve daha sonraki Arap Lejyonunun çekirdeğini oluşturacak olan bu küçük ordu o günler için yeterli görülmüştü.
Kitaba göre Bölgedeki istikrarın korunması amacıyla oluşturulan Ürdün’ün sınırlı da olsa bir ordusu olmalıydı ve bu çerçevede 1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre Bölgedeki istikrarın korunması amacıyla oluşturulan Ürdün’ün sınırlı da olsa bir ordusu olmalıydı ve bu çerçevede 1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 75
Yemen'in tarihi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Kuzey Yemen ve Güney Yemen olarak bilinen Yemen yaklaşık 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.
B
Aden, Kuzey Yemen'in başkentidir.
C
Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918 Ekiminde bölgeden çekilmesiyle Yemen iki parçaya ayrılmıştır.
D
1967'de birleşen Yemen bağımsızlığını ilan etmiştir.
E
1990'da Kuzey Yemen ile Güney Yemen birleşmiştir.
Açıklama:
Kitaba göre Kuzey Yemen ile Güney Yemen, 1990’da birleşirken, cumhurbaşkanlığına 1978’den beri Kuzey Yemen’in cumhurbaşkanı olan Ali Abdullah Salih getirilmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 76
Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918 Ekim’inde bölgeden çekilmesiyle beraber Basra, Bağdat ve Musul’u işgal eden ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşmiş Devletleri
B
İngiltere
C
Fransa
D
İran
E
Suriye
Açıklama:
Kitaba göre Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918 Ekim’inde bölgeden çekilmesiyle beraber Basra, Bağdat ve Musul’u hemen işgal eden İngiltere, 1920 Nisan’ındaki San Remo kararları doğrultusunda bu üç ili Irak devleti adıyla birleştirerek manda yönetimi altına aldı. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 77
Irak'ın İngiltere’yle olan bağını koparan darbe aşağıdaki yıllardan hangisinde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1946
B
1958
C
1968
D
1973
E
1975
Açıklama:
1958 darbesiyle beraber ülkenin İngiltere’yle olan 37 yıllık bağı da kopmuştu. Bu tarihten itibaren Irak’ın da Suriye ve Mısır gibi bağlantısızlık politikasına yöneldiği görülmektedir.
Kitaba göre 1958 darbesiyle beraber ülkenin İngiltere’yle olan 37 yıllık bağı da kopmuştu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre 1958 darbesiyle beraber ülkenin İngiltere’yle olan 37 yıllık bağı da kopmuştu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 78
Aşağıdaki isimlerden hangisinin döneminde İran, bir kabile devletinden bürokratik imparatorluğa dönüşmüştür?
Seçenekler
A
Rıza Pehlevi
B
Şah Abbas
C
Şah İsmail Safevi
D
Ağa Muhammed Şah Kaçar
E
Humeyni
Açıklama:
Osmanlının toprak bütünlüğünü bozma girişimleri karşısında Yavuz Sultan Selim ile 1514’te Çaldıran’da karşılaştığı savaşta yenilmesiyle Osmanlı’nın toprak bütünlüğü korunduysa da bu yenilgi Şah İsmail’i yolundan döndürmedi. Şah İsmail’in öldüğü 1524 yılında Safevi Devleti bir kabile devletinden bir bürokratik imparatorluğa dönüşmüş bulunmaktaydı.
Kitaba göre Şah İsmail’in öldüğü 1524 yılında Safevi Devleti bir kabile devletinden bir bürokratik imparatorluğa dönüşmüş bulunmaktaydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre Şah İsmail’in öldüğü 1524 yılında Safevi Devleti bir kabile devletinden bir bürokratik imparatorluğa dönüşmüş bulunmaktaydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 79
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nun denetimine girmemiştir?
Seçenekler
A
Umman
B
Irak
C
Mısır
D
Katar
E
Suriye
Açıklama:
El Bu Said ailesi tarafından 1744’te bağımsız bir hanedanlık olarak kurulan Umman, 19. yüzyılın ilk yarısında bir deniz imparatorluğu hâline gelmişti. 1850’lerde İmparatorluk merkezi Zenzibar olan Sultanlık, İngiltere’nin bölgeye gelişiyle beraber burayı terk etmek ve merkezi Maskat’a taşımak zorunda kalmıştır. 19. yüzyılın sonuna doğru Sultanlık, ülkenin iç kısımlarında denetimi kaybetmiş, bir süre sonra da İngiltere’nin mali desteğine başvurmak zorunda kalmıştır.
Kitaba göre El Bu Said ailesi tarafından 1744’te bağımsız bir hanedanlık olarak kurulan Umman, 19. yüzyılın ilk yarısında bir deniz imparatorluğu hâline gelmişti. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre El Bu Said ailesi tarafından 1744’te bağımsız bir hanedanlık olarak kurulan Umman, 19. yüzyılın ilk yarısında bir deniz imparatorluğu hâline gelmişti. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 80
Bahreyn için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Körfez ülkeleri arasında en büyük yüzölçümüne sahiptir.
B
Osmanlı İmparatorluğu'nun denetiminde olan ülkelerden biridir.
C
Kuveyt'le sorunlar yaşayan bir ülkedir.
D
Çok ciddi bir petrol rezervine sahiptir.
E
17. ve 18. yüzyılda İran’ın hakimiyeti altında kalmıştır.
Açıklama:
16. yüzyılda Portekiz’in, 17. ve 18. yüzyılda ise İran’ın hakimiyeti altında kalmıştır. 1783’ten itibaren ülkede denetimi eline geçiren el-Halife hanedanının kendi egemenliğini tesis etmesine rağmen 1861’de başlayan bir süreçle İngiltere’nin etkisi altına giren Bahreyn, 1892’de İngiltere’nin tam denetimine girmiştir.
Kitaba göre 16. yüzyılda Portekiz’in, 17. ve 18. yüzyılda ise İran’ın hakimiyeti altında kalmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre 16. yüzyılda Portekiz’in, 17. ve 18. yüzyılda ise İran’ın hakimiyeti altında kalmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 81
Prens Faysal ilk olarak aşağıdaki ülkelerin hangisinde krallığını ilan etmiştir?
Seçenekler
A
Irak
B
Suriye
C
Lübnan
D
Filistin
E
Mısır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-Giriş
Arapların beklentilerini 1920 Mart’ında Suriye Ulusal Kongresi tarafından Suriye Kralı ilan edilen Faysal’ın buna tepki göstermesi üzerine 1920 Temmuz’unda harekete geçen Fransız güçleri Suriye’de Faysal’ın egemenliğine son vermiştir.
Arapların beklentilerini 1920 Mart’ında Suriye Ulusal Kongresi tarafından Suriye Kralı ilan edilen Faysal’ın buna tepki göstermesi üzerine 1920 Temmuz’unda harekete geçen Fransız güçleri Suriye’de Faysal’ın egemenliğine son vermiştir.
Soru 82
Lübnan'la ilgili yer alan aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Monarşik sistemle yönetilmektedir
B
1945'de imzalanan Ulusal Pakt ile etnik ve dini gruplar arasındaki denge ile yönetilmektedir
C
Cumhurbaşkanı Sünni, Başbakan Şii, Meclis Başkanının ise Maruni olduğu bir dengeler sistemine sahiptir
D
1989 Taif Anlaşmasıyla ülkede 1976 yılında başlayan iç savaş sona erdirilmiştir
E
İsrail Lübnan'ı son defa 2008 yılında işgal etmiştir
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-LÜBNAN: BAĞIMSIZLIK BEKLENTİSİ MANDAYA DÖNÜŞÜYOR
Lübnan’da bağımsızlıktan sonra yaşanan krizlerden ilki 1958’de Hristiyan Cumhurbaşkanı Camille Chamoun’un görev süresini uzatmak istemesinden kaynaklanan ve ABD’nin yardıma çağrıldığı kriz, ikincisi ise 1976 iç savaşıdır. Bu arada biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere ülke üç defa İsrail tarafından işgal edilmiştir. 1989’da Suudi Arabistan’ın aracılığıyla Taif’te imzalanan anlaşma iç savaşı sona erdirirken, Müslümanların Hristiyanlar karşısında dezavantajlı konumunu sona erdirmekteydi. Taif Anlaşması Meclis ve hükûmetteki temsil oranlarını yeniden belirlerken değişen nüfus dengelerini dikkate almaktaydı.
Lübnan’da bağımsızlıktan sonra yaşanan krizlerden ilki 1958’de Hristiyan Cumhurbaşkanı Camille Chamoun’un görev süresini uzatmak istemesinden kaynaklanan ve ABD’nin yardıma çağrıldığı kriz, ikincisi ise 1976 iç savaşıdır. Bu arada biri 1978’de, ikincisi 1982’de ve son olarak 2006’da olmak üzere ülke üç defa İsrail tarafından işgal edilmiştir. 1989’da Suudi Arabistan’ın aracılığıyla Taif’te imzalanan anlaşma iç savaşı sona erdirirken, Müslümanların Hristiyanlar karşısında dezavantajlı konumunu sona erdirmekteydi. Taif Anlaşması Meclis ve hükûmetteki temsil oranlarını yeniden belirlerken değişen nüfus dengelerini dikkate almaktaydı.
Soru 83
Suriye'de Fransız manda rejimine karşı 1925 yılında başlayan ve daha sonra bütün Suriye halklarının katıldığı ayaklanmaya ilk önayak grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dürziler
B
Nusayriler
C
Sünni Araplar
D
Türkmenler
E
Maruniler
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-OSMANLIDAN BAAS’A UZANAN SURİYE’DE ZORLU SÜREÇ
Bütün çabasına rağmen Fransa’nın Suriye’yi yönetmesi öyle kolay olmadı. 1925’te başlayan ilk büyük ayaklanma önce bir Dürzî ayaklanması olarak başladıysa da sonradan Şam ve Humus gibi büyük yerleşim yerlerinin de ayaklanmaya destek vermesi ve tüm ülke geneline yayılmaya başlaması Fransız güçlerini çok zor durumda bıraktı.
Bütün çabasına rağmen Fransa’nın Suriye’yi yönetmesi öyle kolay olmadı. 1925’te başlayan ilk büyük ayaklanma önce bir Dürzî ayaklanması olarak başladıysa da sonradan Şam ve Humus gibi büyük yerleşim yerlerinin de ayaklanmaya destek vermesi ve tüm ülke geneline yayılmaya başlaması Fransız güçlerini çok zor durumda bıraktı.
Soru 84
Osmanlı sonrası dönemde 1921 yılında oluşturulan, ilk modern askeri birlik hüviyetine sahip olan Arap Lejyonu aşağıdaki ülkelerden hangisinde kurulmuştur?
Seçenekler
A
Arabistan
B
Irak
C
Suriye
D
Filistin
E
Ürdün
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-ÜRDÜN: İNGİLİZ SÖMÜRGESİNDEN BAĞIMSIZ DEVLETE
Bölgedeki istikrarın korunması amacıyla oluşturulan Ürdün’ün sınırlı da olsa bir ordusu olmalıydı ve bu çerçevede 1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. 1,300 kişiden ibaret olan ve daha sonraki Arap Lejyonunun çekirdeğini oluşturacak olan bu küçük ordu o günler için yeterli görülmüştü. 1930’da ise bunun yerini tamamen çöl şartlarına göre teçhiz edilen ve eğitilen ve başına bir İngiliz komutanın (John Glubb ya da Glubb Paşa) getirildiği Arap Lejyonu aldı. 1956’ya kadar Ürdün ordusunun başında bulunacak olan Glubb, bedevi kabilelerden topladığı kişilerden monarşiye bağlı disiplinli bir ordu oluşturmuştu.
Bölgedeki istikrarın korunması amacıyla oluşturulan Ürdün’ün sınırlı da olsa bir ordusu olmalıydı ve bu çerçevede 1921’de oluşturulan ve başında İngiliz Yüzbaşı Peake’in bulunduğu Ürdün Arap ordusu oluşturulmuştu. 1,300 kişiden ibaret olan ve daha sonraki Arap Lejyonunun çekirdeğini oluşturacak olan bu küçük ordu o günler için yeterli görülmüştü. 1930’da ise bunun yerini tamamen çöl şartlarına göre teçhiz edilen ve eğitilen ve başına bir İngiliz komutanın (John Glubb ya da Glubb Paşa) getirildiği Arap Lejyonu aldı. 1956’ya kadar Ürdün ordusunun başında bulunacak olan Glubb, bedevi kabilelerden topladığı kişilerden monarşiye bağlı disiplinli bir ordu oluşturmuştu.
Soru 85
Mısır hidivleri aşağıda yer alan tarihlerin hangisinden itibaren Kral unvanını kullanmaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
1882
B
1914
C
1922
D
1937
E
1956
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-MISIR’DA İNGİLİZ YÖNETİMİ VE SONRASI
İngiliz yönetiminin 1922 Şubatında Mısır’a bağımsızlık verilmesi konusundaki tek taraflı açıklamasına dayanan söz konusu bağımsızlık bu hâliyle Mısır’ın statüsünde fazla bir değişiklik yapmıyordu. Buna göre, Mısır’ın savunması, İngiliz imparatorluk ulaşım yollarının korunması, Mısır’da oturan yabancılar ve azınlıkların korunması ve Sudan’da İngiliz yönetiminin devam etmesi öngörülmekteydi. Yine bu çerçevede İngiliz işgal kuvvetleri, danışmanlar ve diğer temsilciler Mısır’da olduğu gibi kalacaktı. 1914’ten itibaren kendilerine Sultan unvanı verilen Mısır Hıdivlerine bundan sonra Kral denilecekti.
İngiliz yönetiminin 1922 Şubatında Mısır’a bağımsızlık verilmesi konusundaki tek taraflı açıklamasına dayanan söz konusu bağımsızlık bu hâliyle Mısır’ın statüsünde fazla bir değişiklik yapmıyordu. Buna göre, Mısır’ın savunması, İngiliz imparatorluk ulaşım yollarının korunması, Mısır’da oturan yabancılar ve azınlıkların korunması ve Sudan’da İngiliz yönetiminin devam etmesi öngörülmekteydi. Yine bu çerçevede İngiliz işgal kuvvetleri, danışmanlar ve diğer temsilciler Mısır’da olduğu gibi kalacaktı. 1914’ten itibaren kendilerine Sultan unvanı verilen Mısır Hıdivlerine bundan sonra Kral denilecekti.
Soru 86
Kuzey ve Güney Yemen aşağıdaki tarihlerden hangisinde birleşerek Yemen Cumhuriyetini oluşturmuşlardır?
Seçenekler
A
1948
B
1962
C
1968
D
1970
E
1990
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-YEMEN: OSMANLI SONRASI İSTİKRARSIZ BİR ÜLKE
Kuzey Yemen ile Güney Yemen, 1990’da birleşirken, cumhurbaşkanlığına 1978’den beri Kuzey Yemen’in cumhurbaşkanı olan Ali Abdullah Salih getirilmiştir.
Kuzey Yemen ile Güney Yemen, 1990’da birleşirken, cumhurbaşkanlığına 1978’den beri Kuzey Yemen’in cumhurbaşkanı olan Ali Abdullah Salih getirilmiştir.
Soru 87
Irak ile ilgili aşağıda yer alan ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İngiltere için Irak'ın önemi, hem Hindistan sömürgesine giden yolun güvenliğini sağlanması bağlamındaki stratejik konumu, hem de sahip olduğu petrol rezervleridir
B
Başbakan Raşid Ali, II. Dünya Savaşında İngiltere'nin üs, lojistik ve askeri destek taleplerini reddetmesi yüzünden İngiliz müdahalesiyle iktidardan uzaklaştırılmıştır
C
1958 yılında Baasçı askerler ilk darbelerini yaparak 2003'deki ABD işgaline kadar ülkeyi aralıksız yönetmişlerdir
D
Kral Faysal'ın ölümünden sonra oğlu Gazi kral olmuş ve 6 yıl hüküm sürmüştür
E
Irak 1959 Martında Bağdat Paktından ayrılmış, paktın adı CENTO olarak değiştirilmiş ve merkezi Ankara olmuştur
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-IRAK: SÖMÜRGEDEN BAĞIMSIZLIĞA
1958 darbesinden sonra Irak’ta gücünü arttırmaya başlayan Baas’ın 8 Şubat 1963’te General Kasım’a karşı düzenlenen darbenin içerisinde yer alması ile beraber bu ülkede denetimi ele geçirmesi söz konusu olmuştur. Ancak Irak’ta Baasçıların denetimi uzun sürmedi ve iktidar içi mücadele dolayısıyla Baas ileri gelenlerinin konumlarının zayıflamasını fırsat bilen Arif kardeşler tarafından 18 Kasım 1963’te düzenlenen bir karşı darbeyle Baas’ın tüm yönetim kademelerinden tasfiyesi gerçekleştirildi.
1958 darbesinden sonra Irak’ta gücünü arttırmaya başlayan Baas’ın 8 Şubat 1963’te General Kasım’a karşı düzenlenen darbenin içerisinde yer alması ile beraber bu ülkede denetimi ele geçirmesi söz konusu olmuştur. Ancak Irak’ta Baasçıların denetimi uzun sürmedi ve iktidar içi mücadele dolayısıyla Baas ileri gelenlerinin konumlarının zayıflamasını fırsat bilen Arif kardeşler tarafından 18 Kasım 1963’te düzenlenen bir karşı darbeyle Baas’ın tüm yönetim kademelerinden tasfiyesi gerçekleştirildi.
Soru 88
İran tarihiyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Şah İsmail 1514 Çaldıran Savaşında Osmanlı'ya karşı zafer kazanmıştı
B
İslam Devrimine yönelik ilk halk hareketi mollaların çoğunlukla yaşadığı Tebriz şehrinde başlamıştır
C
Humeyni'nin ölümünden sonra İran dış politikasında pragmatik unsurlar yerini ideolojik unsurlara bırakmıştır
D
Safevilerden sonra belli bir süre iç çatışmalar ve istikrarsızlığın devam ettiği İran'da yönetimi 1794'te Türk kökenli Kaçar hanedanı devralmıştır
E
Pehlevi hanedanlığı 1980 yılında son bularak yerini İran İslam Cumhuriyetine bırakmıştır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-İRAN: SAFEVİLERDEN GÜNÜMÜZE
İran’da 1722’de Safevi devletinin dağılması ile 1794’te Kaçarlar adında bir başka Türk kökenli hanedanın denetimini ele geçirmesine kadar geçen ara dönem, istikrarsız bir dönem olarak geçmiştir.
İran’da 1722’de Safevi devletinin dağılması ile 1794’te Kaçarlar adında bir başka Türk kökenli hanedanın denetimini ele geçirmesine kadar geçen ara dönem, istikrarsız bir dönem olarak geçmiştir.
Soru 89
Aşağıdaki ülkelerden hangisi OPEC'in 5 kurucu ülkesinden biri değildir?
Seçenekler
A
Katar
B
Venezüella
C
İran
D
Suudi Arabistan
E
Irak
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-SUUDİ ARABİSTAN: PETROLÜN SİYASAL GÜCÜ
1960’ta özellikle fiyatlandırma politikaları konusunda ortak hareket etmeyi sağlamak amacıyla ilk önce beş ülke (İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezüella) arasında imzalanan bir anlaşmayla kurulan daha sonra on üç üyeye ulaşan OPEC’in yanında 1968’de de sadece petrol üreten Arap ülkelerinin katılımıyla OAPEC kurulmuştur.
1960’ta özellikle fiyatlandırma politikaları konusunda ortak hareket etmeyi sağlamak amacıyla ilk önce beş ülke (İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezüella) arasında imzalanan bir anlaşmayla kurulan daha sonra on üç üyeye ulaşan OPEC’in yanında 1968’de de sadece petrol üreten Arap ülkelerinin katılımıyla OAPEC kurulmuştur.
Soru 90
Aşağıdaki Emirliklerden hangisinin Birleşik Arap Emirlikleri'nin yönetim mekanizması olan Yüksek Konsey'de veto yetkisi bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Şaryah
B
Acman
C
Ümmü'l Kayvan
D
Abu Dabi
E
Füceyre
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-20.Yüzyılda Orta Doğu: Sömürgecilikten Bağımsızlığa-DİĞER KÖRFEZ ÜLKELERİ: BAE, UMMAN, KATAR VE BAHREYN
Birleşik Arap Emirliklerinde en önemli yönetim aygıtı yedi emirliğin başında bulunan emirlerin katılımıyla oluşan ve bir anlamda başkanlar konseyi niteliğinde olan Yüksek Konseydir. Devlet Başkanı ve Yardımcısını seçen Konsey’de Abu Dabi ve Dubai’nin veto yetkileri bulunuyor.
Birleşik Arap Emirliklerinde en önemli yönetim aygıtı yedi emirliğin başında bulunan emirlerin katılımıyla oluşan ve bir anlamda başkanlar konseyi niteliğinde olan Yüksek Konseydir. Devlet Başkanı ve Yardımcısını seçen Konsey’de Abu Dabi ve Dubai’nin veto yetkileri bulunuyor.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi Birleşik Arap Emirlikleri devletini oluşturan emirliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Acman
B
Dubai
C
Füceyre
D
Katar
E
Şaryah
Açıklama:
Körfez ülkelerinden Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn’deki sömürgecilik sonrası süreci analiz edebileceksiniz.
Soru 92
İngiltere Mısır'ı aşağıdaki hangi nokta nedeniyle idaresi altında tutmak istemiştir?
Seçenekler
A
Aden Körfezi
B
Cebelitarık Boğazı
C
Umman Denizi
D
Süveyş Kanalı
E
Ümit Burnu
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 93
16 Mayıs 1916 tarihinde yapılan Sykes-Picot anlaşmasıyla Suriye aşağıdaki hangi devletin yönetimine bırakılmıştır?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Fransa
C
İngiltere
D
İtalya
E
Rusya
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 94
Aşağıdaki devletlerden hangisi Lübnan iç savaşı sırasında bu ülkeye 14,000 dolayında asker konuşlandırmış ve ancak 2005 sonrasında askerilerini geri çekmiştir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Fransa
C
İngiltere
D
Rusya
E
Suriye
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 95
Aşağıdaki hangi nedenle İngiltere 1913 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile anlaşma imzalayarak Kuveyt üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçmiştir?
Seçenekler
A
Avrupa’da büyük çapta bir savaşın başlama olasılığı
B
Mısır ve Kıbrıs’ın İngilizler tarafından kontrol altına alınması
C
Demiryolunun Basra’dan Körfez’e uzatılması olasılığı
D
Irak petrollerinden İngilizlere pay verilmesi
E
Sabah ailesinin Osmanlı İmparatorluğu ile anlaşması
Açıklama:
Körfez ülkelerinden Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn’deki sömürgecilik sonrası süreci analiz edebileceksiniz.
Soru 96
1948’den tibaren yaşanan göçler nedeniyle 1970’lere gelindiğinde Ürdün nüfusunun %45 (yüzde kırkbeş)’i aşağıdaki hangi gruptan oluşmaktaydı?
Seçenekler
A
Dürzîler
B
Filistinliler
C
Marunîler
D
Museviler
E
Suriyeliler
Açıklama:
İngiliz sömürgeciliğinden bağımsız devlete uzanan süreçte Ürdün ve Suudi Arabistan’daki gelişmeleri açıklayabileceksiniz.
1948’den itibaren yaşanan göçler nedeniyle 1970’lere gelindiğinde Ürdün nüfusunun %45 (yüzde kırkbeş)’i Filistinliler'den oluşmaktaydı.
1948’den itibaren yaşanan göçler nedeniyle 1970’lere gelindiğinde Ürdün nüfusunun %45 (yüzde kırkbeş)’i Filistinliler'den oluşmaktaydı.
Soru 97
Osmanlı yönetimi altındaki Mısır’da görev yapan en yüksek yönetici 1914 tarihinden önce aşağıdaki hangi ad ile anılmaktaydı?
Seçenekler
A
Firavun
B
Sultan
C
Paşa
D
Hıdiv
E
Kral
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 98
1839’da Güney Yemen’i protektorası haline getiren İngiltere’nin bu eylemle ulaşmak istediği temel dış politika amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransa’dan önce hareket ederek bölgeyi işgal etmek
B
Rusların güneye doğru inmesine engel olmak
C
Hindistan yolu üzerindeki bölgeleri ele geçirmek
D
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandırmak
E
Avrupalı diğer devletlerin denizlerdeki üstünlüğüne son vermek
Açıklama:
Osmanlı sonrası süreçte Yemen’in nasıl bir türlü istikrar kazanamadığı hakkında bilgi sahibi olabileceksiniz.
Soru 99
Osmanlı devletinin idaresinde bulunan Basra, Bağdat ve Musul vilayetlerini birleştiren İngiltere, bu yolla aşağıdaki hangi devleti oluşturmuş ve manda yönetimi altına almıştır?
Seçenekler
A
Irak
B
Suudi Arabistan
C
Suriye
D
Kuveyt
E
Yemen
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 100
Safevi devletinin dağılmasıyla İran’da 1794-1925 yılları arasında yönetimi elinde bulunduran Türk kökenli hanedanlık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaçar
B
Karakalpak
C
Karluk
D
Memluk
E
Tuva
Açıklama:
Safevilerden günümüze İran'daki siyasal gelişmeleri anlayabileceksiniz.
Soru 101
Lübnan'ın oluşturulması sonrasında günümüze kadar devam eden iç mücadelelerin temelinde aşağıdakilerden hangisi yatmaktadır?
Seçenekler
A
Fransız manda yönetiminin doğrudan yönetim çabası.
B
Lübnan devletinin oluşturulması esnasında Müslüman Arap topraklarının da dahil edilmesi nedeniyle türdeş olmayan bir toplumsal tabanın yaratılması.
C
Manda yönetim biçimini bırakmak istemeyen Fransa'nın sürekli iç politikaya olan müdahaleleri.
D
İsrail'in sürekli işgalleri.
E
Ülkedeki çoğunluk olan Müslüman nüfusun azınlık durumundaki ancak yönetimi Fransa desteğiyle elinde tutan Maruni, Katolik ve Ortodoks nüfuslarından idare gücü kazanma çabaları.
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 102
Suriye'nin ilk defa manda yönetiminde kalmasına sebep olan koşullar aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Osmanlıya karşı harekete geçen Faysal öncülüğündeki bağımsızlık hareketi.
B
Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiliz Yüksek Komiseri Henry McMahon ile yazışması ve Arap kuvvetlerinin İngiltere ile güç birleştirmesi.
C
Fransa'nın Lübnanı denetimine alması.
D
San Remo toplantısında Sykes-Picot anlaşmasının onaylanması.
E
Suriye Ulusal Kongresinin Faysal'ı Suriye Kralı ilan etmesi.
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 103
Suriye'nin ikinci defa manda yönetiminde kalmasına neden olan gelişme aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Sürekli ayaklanmaları bastırmak için Fransa'nın ağır silah kullanarak ülkenin yönetimini elinde tutması.
B
Suriye'nin bağımsızlığını öngören Fransız iktidarının dağılması ile Fransız parlamentosunun bağımsızlık anlaşmasını onaylamaması.
C
Fransa'da Leon Blum önderliğinde Halk Cephesi koalisyonunun kurulması ve Suriye ile bir antlaşma hazırlanması.
D
Fransanın Suriye Meclisi tarafından hazırlanan anayasa taslağını kabul etmeyip manda yönetimini öngören anayasa taslağını empoze etmesi.
E
Fransız Yüksek Komiseri'nin parlamentoyu feshetmesi ve Alevi - Dürzi özerkliklerini yeniden tanıması.
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 104
Mısır, hangi olay ile gerçek anlamda bağımsızlık kazanmıştır?
Seçenekler
A
1919 Paris konferansı.
B
1914'ten itibaren Ahmed Fuad'ın Kral Fuad unvanını alması.
C
1922'de General Allenby'nin açıklaması.
D
1923 Anayasası.
E
1936 İttifak Antlaşması.
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 105
Yemen hangi tarihte bağımsız tek bir ülke olmuştur?
Seçenekler
A
1990 yılında Kuzey Yemen ve Güney Yemen'in birleşmesiyle.
B
1970'te Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla.
C
1967'de İngilizlerin bölgeden çekilmesiyle.
D
1963'de Albay Abdullah el-Sallal'ın önderliğindeki darbe ile.
E
1918'de Osmanlının bölgeden çekilmesiyle.
Açıklama:
Osmanlı sonrası süreçte Yemen’in nasıl bir türlü istikrar kazanamadığı hakkında bilgi sahibi olabileceksiniz.
Soru 106
Irak'ın gerçek anlamıyla ve kalıcı olarak bağımsızlık kazanması aşağıdaki hangi durumda meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
1920 San Remo kararıyıla Basra, Bağdat ve Musul'un Irak devleti adıyla birleştirilmesiyle.
B
1921 yılında Şerif Hüseyin'in oğlu Emir Faysal'ın Irak Kralı olarak tahta oturmasıyla.
C
1932'de Milletler Cemiyeti üyeliğine kabul edilmesiyle.
D
1958'deki Baas ağırlıklı darbe ile.
E
2003'te A.B.D.'nin Saddam Hüseyin'i devirmesiyle.
Açıklama:
Lübnan, Suriye, Irak ve Mısır’da bağımsızlık beklentisinin nasıl manda yönetimiyle sonuçlandığını anlayabileceksiniz.
Soru 107
İran'ın günümüzde dış politikasını olumsuz etkileyen en önemli etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dış politikaları batı ülkeleri ile uyumlu olan Pehlevi hanedanlığının sona ermiş olması.
B
1979 İslam Devrimi sonrası batı karşıtı tutum.
C
1980'de Irak'ın saldırmasıyla oluşan istikrarsızlık.
D
Rafsancani ve Hatemi yönetimleri esnasında sınır komşusu ülkeler ile olan iyi ilişkiler.
E
Devrim sonrası başlayan ve Ahmedinejad döneminde sert bir politika ile devam eden nükleer programı.
Açıklama:
Safevilerden günümüze İran'daki siyasal gelişmeleri anlayabileceksiniz.
Soru 108
Suudi Arabistan'ın kurulmasına ilişkin süreçte aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Arap yarım adasında bir Vahabbi devleti kurma projesi çok daha öncesine dayanmaktadır.
B
İngiltere'nin desteği ile halifenin kaldırılmasıyla harekete geçen Şerif Hüseyin kendisini halife ilan etmiş ancak Suudlara karşı İngiltere'nin desteğine rağmen karşı koyamamıştır.
C
İbn-i Suud (Abdül Aziz), bölge kabilelerini bir araya getirebilmek için Vahabbismi dini ve ideolojik bir meşruiyet aracı olarak kullanmıştır.
D
Mekke'yi işgal ederek kendisini Hicaz Kralı ve Nejd Sultanı ilan eden Abdül Aziz'in bu ünvanı İngiltere tarafından hemen tanınmıştır.
E
1932 yılında ülkenin adı Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştirilmiştir ve Milletler Cemiyeti'ne katılmıştır.
Açıklama:
İngiliz sömürgeciliğinden bağımsız devlete uzanan süreçte Ürdün ve Suudi Arabistan’daki gelişmeleri açıklayabileceksiniz.
Soru 109
Bağımsızlığın kazanılmasının ardından Suudi Arabistan Kralı Abdül Aziz, merkezi yönetime olan sadakati aşağıdakilerden hangisi ile elde etmemiştir?
Seçenekler
A
Zor kullanarak.
B
Ödüllendirmelerle.
C
Dinsel bağlılıklardan yararlanarak.
D
Evlilikler yoluyla.
E
Petrol ambargosuyla.
Açıklama:
Körfez ülkelerinden Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn’deki sömürgecilik sonrası süreci analiz edebileceksiniz.
Soru 110
Petrolün doğal kaynak olarak değer kazandığı dönem öncesinde Kuveyt'in ve onu yöneten Sabah ailesinin en önemli gelir kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ticaret faaliyetleri.
B
Osmanlı desteği.
C
İngiltere'nin yardımları.
D
Petrol gelirleri.
E
Tarım ve hayvancılık.
Açıklama:
Körfez ülkelerinden Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn’deki sömürgecilik sonrası süreci analiz edebileceksiniz.
Ünite 3
Soru 1
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye ve Suudi Arabistan savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alırken aşağıdaki ülkelerden hangisi kısmen bağımsız devlet olarak tarih sahnesinde yer alıyordu?
Seçenekler
A
İran
B
Irak
C
Suriye
D
Mısır
E
Lübnan
Açıklama:
Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez Şeyhlikleri, henüz bağımsızlıklarını kazanamamış veya hukuksal anlamda bağımsız olmakla birlikte, etkin İngiliz veya Fransız denetimi altında bulunmaktaydı.
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye, Suudi Arabistan ve kısmen İran, savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alıyordu. Doğru cevap A seçeneğidir.
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye, Suudi Arabistan ve kısmen İran, savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alıyordu. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 2
Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu’da dinsel, ideolojik ve politik sorunların yanı sıra sınır sorunlarının neden olduğu çok sayıda savaş ve düşük yoğunluklu çatışma yaşanmıştır. Burada başlayan bölgesel savaşların ilki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1948-1949 Arap-İsrail Savaşı
B
1956 Süveyş Savaşı
C
1967 Arap-İsrail Savaşı
D
1973 Arap-İsrail Savaşı
E
1980-1988 İran-Irak Savaşı
Açıklama:
Soğuk Savaş’ın sona erdiği dönemde ise Irak’ın Kuveyt işgali ve ardından 1991 Kuveyt Savaşı gündeme gelmiştir.
1948-1949 Arap-İsrail Savaşı ile başlayan bölgesel savaşlar, daha sonraki yıllarda 1956 Süveyş Savaşı, 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Arap-İsrail Savaşı ve 1980-1988 İran Irak Savaşıyla sürmüştür. Doğru cevap A seçeneğidir.
1948-1949 Arap-İsrail Savaşı ile başlayan bölgesel savaşlar, daha sonraki yıllarda 1956 Süveyş Savaşı, 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Arap-İsrail Savaşı ve 1980-1988 İran Irak Savaşıyla sürmüştür. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 3
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği ile yaşanmaya başlanan görüş ayrılıkları üzerine, özellikle ABD ve İngiltere Sovyetlerin Orta Doğu’ya girmesini engellemek için çalışmalara başlamıştır. Bu doğrultuda bu doğrultuda ilan edilen Truman Doktrini ile hangi ülke desteklenmiştir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Suriye
C
Irak
D
Ürdün
E
Kuveyt
Açıklama:
Truman’ın önerisinin Kongre tarafından onaylanmasının ardından, aynı yıl Türkiye’ye gelen bir Araştırma Grubu yaptığı çalışmalar sonunda Türkiye’ye öncelikle 100 milyon dolar civarında bir yardım yapılmasını önermiştir.
Bu doğrultuda 1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Bu doğrultuda 1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 4
İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ertesinde Savaş’tan oldukça yıpranarak çıkan İngiltere, Orta Doğu’daki nüfuzunun özellikle hangi ülkede artırılması çabası içine girmiştir?
Seçenekler
A
Suriye
B
Mısır
C
Ürdün
D
Kuveyt
E
Filistin
Açıklama:
Sadece Mısır’daki bu üs bile, Soğuk Savaş dönemindeki kutuplaşmada Sovyet yayılmasının önlenmesi için hayati önemde görülmekteydi.
Mısır’ın İngiliz stratejisindeki önemi, İngiliz ticari çıkarları açısından yadsınamayacak önemde olan İngiliz-Fransız ortaklı Süveyş Kanal Şirketi’nin yanı sıra, İngiltere’nin Süveyş’teki askerî üsten kaynaklanmaktaydı. Dolayısı ile doğru cevap B seçeneğidir.
Mısır’ın İngiliz stratejisindeki önemi, İngiliz ticari çıkarları açısından yadsınamayacak önemde olan İngiliz-Fransız ortaklı Süveyş Kanal Şirketi’nin yanı sıra, İngiltere’nin Süveyş’teki askerî üsten kaynaklanmaktaydı. Dolayısı ile doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 5
İsrail Devleti hangi yıl bağımsızlığını ilan etmiştir?
Seçenekler
A
1947
B
1948
C
1949
D
1950
E
1961
Açıklama:
Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan,
Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arapİsrail Savaşı başlamış oldu
İngiltere 1 Ocak 1948’de Filistin Manda Yönetimi’ni 14 Mayıs’ta sona erdireceğini ve
bölgeden çekileceğini duyurdu. İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etti. Doğru cevap B seçeneğidir.
Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arapİsrail Savaşı başlamış oldu
İngiltere 1 Ocak 1948’de Filistin Manda Yönetimi’ni 14 Mayıs’ta sona erdireceğini ve
bölgeden çekileceğini duyurdu. İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etti. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 6
Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda Rusya askeri açıdan hangi tarafın yanında yer almıştır?
Seçenekler
A
Mısır
B
İsrail
C
Filistin
D
Suriye
E
Ürdün
Açıklama:
Büyük çoğunluğu BM’nin silah ambargosu kararından sonra Filistin’e giren bu silahlar, İsrail’in Savaş’ta saldırı pozisyonunu güçlendirmişti.
Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda ABD, Orta Doğu’daki Arap ülkelerinde bulunan ekonomik çıkarlarını kaybetmemek, bölgedeki İngiliz nüfuzunun ortadan kalkmasına engel olmak ve olası bir Sovyet yayılmasını önlemek amacıyla İsrail’e askerî anlamda destek vermemişti. Sovyetler Birliği ise Filistin sorunu üzerinden Orta Doğu’da nüfuz sahibi olmaya çalışmaktaydı. Bu bağlamda Sovyetler Birliği, Yahudi Ajansı ile Yahudi Haganah örgütünün Çekoslovakya üzerinden silah almasına yardımcı olmuş ve büyük çoğunluğu BM’nin silah ambargosu kararından sonra Filistin’e giren bu silahlar İsrail’in Savaş’ta saldırı pozisyonunu güçlendirmişti. Dolayısı ile doğru cevap B seçeneğidir.
Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda ABD, Orta Doğu’daki Arap ülkelerinde bulunan ekonomik çıkarlarını kaybetmemek, bölgedeki İngiliz nüfuzunun ortadan kalkmasına engel olmak ve olası bir Sovyet yayılmasını önlemek amacıyla İsrail’e askerî anlamda destek vermemişti. Sovyetler Birliği ise Filistin sorunu üzerinden Orta Doğu’da nüfuz sahibi olmaya çalışmaktaydı. Bu bağlamda Sovyetler Birliği, Yahudi Ajansı ile Yahudi Haganah örgütünün Çekoslovakya üzerinden silah almasına yardımcı olmuş ve büyük çoğunluğu BM’nin silah ambargosu kararından sonra Filistin’e giren bu silahlar İsrail’in Savaş’ta saldırı pozisyonunu güçlendirmişti. Dolayısı ile doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 7
Hür Subaylar grubunun yönetimi ele geçirmesi ve sonrasında Albay Cemal Abdül Nâsır'ın yönetimi ele geçirdiği askerî darbe hangi tarihte yapılmıştır?
Seçenekler
A
22 Temmuz 1952
B
22 Temmuz 1950
C
20 Temmuz 1974
D
22 Temmuz 1948
E
22 Temmuz 1949
Açıklama:
Bu noktada Hür Subaylar hareketine General Muhammed Necip önderlik etse de Albay Cemal Abdül Nâsır kısa süre içinde yönetimde kontrolü sağlamıştır. Bunun ardından Nâsır yönetimindeki Mısır, 1970’li yıllara kadar Orta Doğu’da yaşanan birçok gelişmeye damgasını vuracaktır.
22 Temmuz 1952’de Mısır ordusundaki Hür Subaylar grubunun bir askerî darbe ile yönetimi ele geçirmesi ve sonrasında izlediği politikalar, bütün aktörlerin ulusal ve bölgesel güvenlik politikalarını gözden geçirmelerine neden olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
22 Temmuz 1952’de Mısır ordusundaki Hür Subaylar grubunun bir askerî darbe ile yönetimi ele geçirmesi ve sonrasında izlediği politikalar, bütün aktörlerin ulusal ve bölgesel güvenlik politikalarını gözden geçirmelerine neden olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 8
İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan tarafından kurulan Bağdat Paktının kuruluş yılı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950
B
1955
C
1965
D
1960
E
1949
Açıklama:
Bağdat Paktı, her ne kadar Moskova’ya karşı bölgesel bir güvenlik önlemi olarak kurulsa da bölgesel etkisinin azalacağını düşünen Mısır’ı rahatsız etmiştir.
1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla Bağdat Paktı kurulmuştu. Doğru cevap B seçeneğidir.
1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla Bağdat Paktı kurulmuştu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 9
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktının kurulması
B
Mısır'ın bölgesel etkisinin azalması
C
Orta Doğu’daki Sovyet yayılmacılığı
D
İngiltere’nin Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi
E
Süveyş Kanal Şirketi’nin millîleştirilmesi
Açıklama:
19 Temmuz 1956’da ABD, arkasından da İngiltere ve Dünya Bankası, resmî olarak bu koşullarda barajın finansmanını üstlenemeyeceklerini açıklamıştır. Nâsır’ın buna yönelik tepkisi ise Hür Subaylar Devrimi’nin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanal Şirketi’ni millîleştirmek şeklinde olmuştur.
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça
önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur.
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça
önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur.
Soru 10
Mısır ve Suriye’nin Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştikleri tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
19 Temmuz 1956
B
26 Temmuz 1956
C
29 Ekim 1956
D
5 Ocak 1957
E
1 Şubat 1958
Açıklama:
Bu birleşme, sadece 1949’da üç tane darbenin gerçekleştiği 1952 ve 1954’te de darbelere sahne olan Suriye’nin, Sovyetler güdümüne girdiğinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşmişti.
Mısır ve Suriye’nin 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmeleri, Orta Doğu’da ve özellikle de Arap devletleri arasındaki güvenlik parametrelerinin değişmesine neden olmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Mısır ve Suriye’nin 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmeleri, Orta Doğu’da ve özellikle de Arap devletleri arasındaki güvenlik parametrelerinin değişmesine neden olmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 11
1945-1955 döneminde Orta Doğu'nun silahlanması yönündeki uygulanan politikaya yüzde 50'den fazla katkıyı tek başına yapmış olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransa
B
ABD
C
İngiltere
D
İtalya
E
İspanya
Açıklama:
1945-1955 döneminde Orta Doğu’nun silahlanmasında deyim yerindeyse “İngiliz tekeli” söz konusu olmuştur. İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur.
Soru 12
Birinci Arap-İsrail Savaşı'nın sonuçları göz önüne alındığında Gazze yönetimi hangi devletin kontrolü altına girmiştir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Ürdün
C
Suriye
D
Irak
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
Savaş öncesi dönemde Filistin kontrolü altında olan Gazze, savaş sonrası dönemde Mısır kontrolüne geçmiştir.
Soru 13
25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon aşağıdaki ülkelerden hangilerini kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Sovyetler Birliği-Çin-İran
B
Yugoslavya-Macaristan-Bulgaristan
C
Letonya-Estonya-Litvanya
D
ABD-İngiltere-Fransa
E
İtalya-Fransa-İngiltere
Açıklama:
ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir.
Soru 14
Üçlü Deklarasyon mekanizmasının amacı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Orta Doğu ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi
B
Orta Doğu bölgesinde belirlenmemiş sınırların belirlenmesi
C
Arap ülkeleri arasındaki çatışmanın uzlaşmaya bağlanması
D
Orta Doğu ülkelerine yönelik silah satışının anlaşmalı bir şekilde sürdürülmesi
E
Orta Doğu bölgesindeki mülteciler için güvenli bölge oluşturulması
Açıklama:
ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı.
Soru 15
Irak’ta 1958’de Monarşiye son veren darbenin lideri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hüsnü Mübarek
B
Enver Sedat
C
Muhammed Necip
D
Cemal Abdül Nâsır
E
Abdulkerim Kasım
Açıklama:
14 Temmuz 1958’de bir grup subayla birlikte gerçekleştirdiği darbeyle yönetimi devralmıştır. Böylece Osmanlı’nın bölgeden çekilmesinin ardından İngiliz desteğiyle kurulan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan Soğuk Savaş’ta İngiltere’nin ve
dolayısıyla Batı Blokunun bölgedeki en büyük destekçisi konumunda bulunan Monarşi, bir daha dönmemek üzere son bulmuştur.
dolayısıyla Batı Blokunun bölgedeki en büyük destekçisi konumunda bulunan Monarşi, bir daha dönmemek üzere son bulmuştur.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi 1967 Arap-İsrail Savaşı'nın büyük ölçüde İsrail inisiyatifinde geçmesinin nedenlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Arap ülkelerinin kamuoyunda suçlu görünmemek için savaşı karşı tarafın başlatmasını beklemeleri
B
Sovyetler Birliği'nin kapsamlı ölçüde yaptığı silah yardımlarıyla birlikte İsrail'in elini güçlendirmesi
C
İran'ın bölgedeki gerilime karşı tutunduğu pasif tepki
D
Mısır'ın savaş boyunca tarafsız politika izleyip savaşı katılmaması
E
Savaştan kaçan mültecilerin İran'a sığınması
Açıklama:
Arap ülkelerinin, uluslararası arenada suçlu görünmemek için savaşı karşı tarafın başlatmasını beklemeleri, İsrail’e önemli bir stratejik avantaj sağlamıştır
Soru 17
1967 Arap-İsrail Savaşı sonrasında “İsrail’i tanımama, görüşmelerde bulunmama ve barış yapmama” kararının alındığı zirve aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hartum Zirvesi
B
Kahire Zirvesi
C
Bağdat Zirvesi
D
Kudüs Zirvesi
E
Katar Zirvesi
Açıklama:
3 Eylül 1967’de sona eren Hartum Zirvesi sonunda İsrail’i tanımama, görüşmelerde bulunmama ve barış yapmama kararları alınmıştır.
Soru 18
"Ramazan Savaşı" olarak Arap ülkeleri tarafından adlandırılan savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birinci Arap-İsrail Savaşı
B
Süveyş Savaşı
C
1967 Arap-İsrail Savaşı
D
Yıpratma Savaşı
E
1973 Arap-İsrail Savaşı
Açıklama:
1973 Arap-İsrail Savaşı, literatürde Ramazan ayında yaşanması nedeniyle Ramazan Savaşı, Yahudilerin kutsal günü olan Yom Kippur gününde yaşanması nedeniyle Yom Kippur Savaşı ve ekim ayında yaşanması nedeniyle de Ekim Savaşı şeklinde
adlandırılabilmektedir.
adlandırılabilmektedir.
Soru 19
1973 Arap-İsrail Savaşı sonrasında aşağıdaki ülkelerden hangisi SSCB'den uzaklaşıp ABD ile temaslarını arttırma yoluna gitmiştir?
Seçenekler
A
Lübnan
B
Suriye
C
Mısır
D
Suudi Arabistan
E
Irak
Açıklama:
Savaş sonrasında Enver Sedat yönetimindeki Mısır’ın SSCB’den uzaklaşmaya başlaması ve ABD ile temaslarını arttırması sonucunda Mısır-İsrail barış antlaşması imzalanmıştır.
Soru 20
ABD ve SSCB'nin müttefiklerine savaş esnasında kapsamlı şekilde silah yardımı yaptığı savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Süveyş Savaşı
B
1973 Arap-İsrail Savaşı
C
Yıpratma Savaşı
D
Birinci Arap-İsrail Savaşı
E
1967 Arap-İsrail Savaşı
Açıklama:
1973 Arap-İsrail Savaşı, tarafların süper güçler tarafından en çok yardım edildiği savaş olmuştur. Önceki savaşla dengenin İsrail tarafına geçmesi, bu savaşla birlikte Orta Doğuda gerilimin iyice artmasına sebep olmuş, süper güçlerin dikkatini bu savaşla fazlasıyla çekmiştir.
Soru 21
Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Orta Doğu’da siyasal açıdan nüfuz sahibi olan ülkelerden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Hindistan
C
İngiltere
D
Irak
E
Belçika
Açıklama:
Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Orta Doğu’da siyasal açıdan İngiltere ve Fransa nüfuz sahibiyken ABD ekonomik anlamda bölgede etkiliydi. Doğru cevap "C" şıkkıdır.
Soru 22
Filistin’in bir Arap devleti, bir Yahudi devleti ve özel statülü Kudüs bölgesi olmak üzere üçe bölünmesi kararı hangi yılda alınmıştır?
Seçenekler
A
1930
B
1941
C
1947
D
1958
E
1960
Açıklama:
BM Genel Kurulu’nun 1947’de aldığı 181(II)A sayılı kararla, Filistin’in bir Arap devleti, bir Yahudi devleti ve özel statülü Kudüs bölgesi olmak üzere üçe bölünmesine karar verilmiştir. Doğru cevap "C" şıkkıdır.
Soru 23
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle başlayan Birinci Arap-İsrail Savaşında yer alan Arap ülkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suriye
C
Lübnan
D
Suudi Arabistan
E
Katar
Açıklama:
Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap İsrail Savaşı başlamış oldu. Bu ülkeler arasında Katar bulunmamaktadır. Doğru cevap "E" şıkkıdır.
Soru 24
Üçlü Deklarasyon'a ilişkin aşağıda yer verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
25 Mayıs 1950’de açıklanmıştır.
B
Deklarasyonu açıklayan ülkeler İngiltere, İsrail ve Suudi Arabistan'dır.
C
Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı.
D
Deklarasyona göre Orta Doğu’ya üç ülkenin onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı.
E
Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir.
Açıklama:
Üçlü Deklarasyon; ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanmıştır. Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Ancak gerek üç ülkenin farklı çıkarlara sahip olmaları gerekse Mısır’ın Sovyetlerden silah alımı, bu mekanizmanın ortadan kalkmasına neden olmuştur. Doğru cevap "B" şıkkıdır.
Soru 25
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1955'te kurulan Bağdat Paktı ülkeleri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Irak
C
İran
D
İsrail
E
İngiltere
Açıklama:
1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla Bağdat Paktı kurulmuştu. İsrail bu pakt'ta yer almamıştır. Doğru cevap "D" şıkkıdır.
Soru 26
İsrail’in Mısır’a saldırmasıyla başlayan Süveyş Savaşı hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1940
B
1947
C
1950
D
1956
E
1961
Açıklama:
İsrail’in Mısır’a saldırmasıyla 29 Ekim 1956’da Süveyş Savaşı başlamıştır. Doğru cevap "D" şıkkıdır.
Soru 27
Mısır ve Suriye hangi yılda Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmişlerdir?
Seçenekler
A
1945
B
1950
C
1958
D
1972
E
1980
Açıklama:
Mısır ve Suriye, 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmişlerdir. Ancak 1961 Eylül’ünde Suriye’de bir grup subayın Şam’da gerçekleştirdiği darbe sonucunda yönetimi devralan grup, ilk iş olarak Suriye’nin BAC’dan ayrıldığını ilan etmiştir. Doğru cevap "C" şıkkıdır.
Soru 28
5-11 Haziran 1967 tarihleri arasında yaşanan "Altı Gün Savaşı" aşağıdakilerden hangisi arasında yaşanmıştır?
Seçenekler
A
İran - Irak
B
Arap - İsrail
C
İngiliz - Rus
D
ABD - Rusya
E
Afganistan - Pakistan
Açıklama:
1967 Arap-İsrail Savaşı 5-11 Haziran 1967 tarihleri arasında yaşandığından, Altı Gün Savaşı olarak da adlandırılmaktadır. Doğru cevap "B" şıkkıdır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi 1973 Arap-İsrail Savaşı'nda Arap tarafının silah tedarikçisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Fransa
D
İran
E
SSCB
Açıklama:
1973 Arap-İsrail Savaşı'nda Arap tarafının silah tedarikçisi, SSCB ve İsrail’in temel silah tedarikçisi ise ABD olmuştur. Doğru cevap "E" şıkkıdır.
Soru 30
ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 1978 Eylül’ü ve 1979 Mart’ında imzalanan Camp David Anlaşmaları hangi ülkeler arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Mısır ile İsrail
B
Suriye İle İsrail
C
Ürdün ile İngiltere
D
Filistin ile İsrail
E
İran ile Irak
Açıklama:
ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 1978 Eylül’ü ve 1979 Mart’ında Mısır ile İsrail arasında Camp David Anlaşmaları imzalanmıştır. Doğru cevap "A" şıkkıdır.
Soru 31
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde aşağıdakilerden hangi ülke bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Mısır
B
Irak
C
Suriye
D
Ürdün
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
Ikinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye, Suudi Arabistan ve kısmen İran, savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alırken Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez Şeyhlikleri, henüz bağımsızlıklarını kazanamamış veya hukuksal anlamda bağımsız olmakla birlikte, etkin İngiliz veya Fransız denetimi altında bulunmaktaydı.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş zamanında yaşanan ve bölge siyasetinde önemli belirleyiciler haline gelen olaylar arasında yoktur?
Seçenekler
A
ideolojik rekabet ve gerilimler
B
Balkan Devletlerinin parçalanması
C
bölge ülkeleri arasındaki tarihsel husumetler
D
petrol
E
Filistin sorunu
Açıklama:
Soğuk Savaş, Orta Doğu’da dünyanın çoğu bölgesinde yaşandığı gibi sadece ideolojik rekabet ve gerilimlerle dolu yıllar olarak geçmemiştir. Zira bölge ülkeleri arasındaki tarihsel husumetler, petrol ve özellikle de Filistin sorunu gibi faktörler, Soğuk Savaş döneminde bölge siyasetinde önemli belirleyiciler arasında yer almıştır.
Soru 33
1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile hangi ülkenin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Ukrayna
C
Suudi Arabistan
D
Irak
E
İsrail
Açıklama:
1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır.
Soru 34
Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı'nın başlama nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere'nin Filistin Manda Yönetimi’ni sona erdirmesi
B
Yahudi örgütlerin İngiliz hedeflerine saldırması
C
Amerika'nın bölgeden çekileceğini duyurması
D
Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesi
E
Bbölge ülkelerinde sömürge karşıtı tutum ve “bağımsız” politika yanlısı talepler
Açıklama:
İngiltere 1 Ocak 1948’de Filistin Manda Yönetimi’ni 14 Mayıs’ta sona erdireceğini ve bölgeden çekileceğini duyurdu. İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu.
Soru 35
25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Bu deklarasyon aşağıdakilerden hangi ülkeler arasında yapılmıştır?
Seçenekler
A
ABD, İngiltere ve Fransa
B
Almanya, İngiltere ve Fransa
C
Suudi Arabistan, İngiltere ve Iran
D
Filistin, ABD ve İngiltere
E
Rusya, Filistin ve Iran
Açıklama:
Üçlü Deklarasyon: ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Ancak gerek üç ülkenin farklı çıkarlara sahip olmaları gerekse Mısır’ın Sovyetlerden silah alımı, bu mekanizmanın ortadan kalkmasına neden olmuştur.
Soru 36
ABD, Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda, Orta Doğu’daki Arap ülkelerinde bulunan ekonomik çıkarlarını kaybetmemek, bölgedeki İngiliz nüfuzunun ortadan kalkmasına engel olmak ve olası bir Sovyet yayılmasını önlemek amacıyla aşağıdakilerden hangi politikayı izlemiştir?
Seçenekler
A
İsrail’e askerî anlamda destek vermemiştir.
B
İsrail’e siyasi anlamda destek vermemiştir.
C
Arap Ülkelerine silah yardımı yapmıştır.
D
Arabuluculuk görevi üstlenmiştir.
E
Truman Doktrini ilan etmiştir.
Açıklama:
ABD, İsrail’in ilanına siyasal anlamda büyük destek verse de Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda askerî açıdan aynı oranda destek vermemiştir. Zira ABD, Orta Doğu’daki Arap ülkelerinde bulunan ekonomik çıkarlarını kaybetmemek, bölgedeki İngiliz nüfuzunun ortadan kalkmasına engel olmak ve olası bir Sovyet yayılmasını önlemek amacıyla İsrail’e askerî anlamda destek vermemişti.
Soru 37
Orta Doğu’daki Sovyet yayılmacılığına karşı Mısır’ın içinde yer aldığı bir savunma örgütünün kurulamayacağı görülünce, 1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla aşağıdakilerden hangisi oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Üçlü Deklarasyon
C
Orta Doğu Komutanlığı
D
Orta Doğu Savunma Örgütü
E
Nato
Açıklama:
Orta Doğu’daki Sovyet yayılmacılığına karşı Mısır’ın içinde yer aldığı bir savunma örgütünün kurulamayacağı görülünce, 1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla Bağdat Paktı kurulmuştu.
Soru 38
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD'nin Hür Subaylar Devrimini yapması
B
Sovyetler Birliği'nin ABD ile yakınlaşması
C
ABD ve İngiltere’nin Asvan Barajı projesinden çekilmesi
D
Mısır'ın Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıması
E
Mısır ile Bati Blokunun yakınlaşma politikası
Açıklama:
Mısır’la Batı Bloku arasındaki gerilimi arttırmakla beraber, Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur. Nitekim 19 Temmuz 1956’da ABD, arkasından da İngiltere ve Dünya Bankası, resmî olarak bu koşullarda barajın finansmanını üstlenemeyeceklerini açıklamıştır. Nâsır’ın buna yönelik tepkisi ise Hür Subaylar Devrimi’nin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanal Şirketi’ni millîleştirmek şeklinde olmuştur
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Süveyş Kanalı ile ilgili olarak doğru değildir?
Seçenekler
A
Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında Kızıldeniz üzerinden bir bağlantı kurmuştur.
B
Batı Avrupa’ya ulaşmak için Afrika kıtasını dolaşan ticari gemilerin yolunu yarı yarıya kısaltmıştır
C
Batı Avrupa’ya ulaşmak için Afrika kıtasını dolaşan ticari gemilerin yolunu yarı yarıya kısaltmıştır.
D
Millîleştirme kararına kadar Kanal Şirketi’nin elinde ve çoğunluk hisseleri İngiltere ve Fransa’ya aitti.
E
Kanalın varlığı ABD ve Sovyetler Birliği çıkarlarına ters düşmekteydi.
Açıklama:
1869’da hizmete açılan Süveyş Kanalı, Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında Kızıldeniz üzerinden bir bağlantı kurmakta ve önceleri Batı Avrupa’ya ulaşmak için Afrika kıtasını dolaşan ticari gemilerin yolunu yarı yarıya kısaltmaktaydı. Bu nedenle kanal, stratejik açıdan oldukça önemliydi. Kanalın kontrolü, 1956’da Mısır’ın millîleştirme kararına kadar Kanal Şirketi’nin elinde olup çoğunluk hisseleri İngiltere ve Fransa’ya aitti.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Süveyş Savaşı'nın sonucu ile ilgili olarak doğru değildir?
Seçenekler
A
Süveyş Savaşı, kazananları ve kaybedenlerin, farklı açılardan değişkenlik
gösterdiği bir savaştır.
gösterdiği bir savaştır.
B
İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur.
C
İngiltere ve Fransa, savaştan askerî anlamda kazançlı çıkmıştır.
D
İngiltere’nin Orta Doğu’dan tasfiye edilmesi sürecini beraberinde getirmiştir.
E
Nâsır yönetimi, Kanalı elinde tutamayarak rejimini de kaybetmiştir.
Açıklama:
Süveyş Savaşı, kazananları ve kaybedenlerinin, farklı açılardan değişkenlik
gösterdiği bir savaş olarak değerlendirilmelidir. Savaş’ın tarafları açısından düşünüldüğünde İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur. İngiltere ve Fransa, savaştan askerî anlamda kazançlı çıkmakla beraber, savaşın orta ve uzun vadeli sonuçları değerlendirildiğinde siyasi açıdan mağlup oldukları söylenebilir. Zira Süveyş Savaşı İngiltere’nin Orta Doğu’dan tasfiye edilmesi sürecini beraberinde getirmiştir. Mısır ise İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî anlamda yenilgi alsa da siyasi açıdan süreçten en kazançlı çıkan aktörlerden biri olmuştur. Zira Nâsır yönetimindeki Mısır, Kanalı elinde tutarak rejimini korumuştur.
gösterdiği bir savaş olarak değerlendirilmelidir. Savaş’ın tarafları açısından düşünüldüğünde İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur. İngiltere ve Fransa, savaştan askerî anlamda kazançlı çıkmakla beraber, savaşın orta ve uzun vadeli sonuçları değerlendirildiğinde siyasi açıdan mağlup oldukları söylenebilir. Zira Süveyş Savaşı İngiltere’nin Orta Doğu’dan tasfiye edilmesi sürecini beraberinde getirmiştir. Mısır ise İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî anlamda yenilgi alsa da siyasi açıdan süreçten en kazançlı çıkan aktörlerden biri olmuştur. Zira Nâsır yönetimindeki Mısır, Kanalı elinde tutarak rejimini korumuştur.
Soru 41
1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin ABD tarafından stratejik açıdan güçlendirilmesinin temel sebebi hangisidir?
Seçenekler
A
Orta Doğuda Türkiye'yi öncü devlet haline getirmek
B
Türkiye'deki Alman etkisini azaltmak
C
Sovyetlerin Orta Doğu’ya girmesini engellemek
D
Gelişen Türkiye'nin refah ve güvenliğine katkı sağlamak
E
Orta Doğu'daki ticareti kontrol altına almak
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği ile yaşanmaya başlanan görüş ayrılıkları üzerine, özellikle ABD ve İngiltere Sovyetlerin Orta Doğu’ya girmesini engellemek için çalışmalara başlamıştır. Bu doğrultuda 1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
1945-1955 döneminde Orta Doğu’nun silahlanmasında en çok pay sahibi devlet hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
ABD
B
İsrail
C
Fransa
D
Almanya
E
İngiltere
Açıklama:
1945-1955 döneminde Orta Doğu’nun silahlanmasında deyim yerindeyse “İngiliz tekeli” söz konusu olmuştur. İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 43
Aşağılardan hangisi Mayıs 1948 yılında gerçekleşen 1. Arap İsrail Savaşının sonuçlarından birisidir?
Seçenekler
A
En uzun sürecek barış antlaşması yapıldı
B
İsrail hakim olduğu toprakları genişletti
C
Filistin Manda Yönetimi bölgeye tekrar hakim oldu
D
Filistin Devletin kuruluş manifestosu yayınlandı
E
Süveyş krizinin ortaya çıktı
Açıklama:
Savaş’ın sonuçlarına değinmek gerekirse İsrail 1947 Taksim kararı kapsamında kendisine önerilen Filistin topraklarının üstüne 2,500 km2’lik bir alanı daha işgal etmiştir. Böylelikle Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiş olmaktaydı. Oysa Taksim kararında Filistin topraklarının %56’sı İsrail’e bırakılmıştı.Doğru cevap B'dir.
Soru 44
ABD, İsrail’in ilanına siyasal anlamda büyük destek verse de Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda askerî açıdan aynı oranda destek vermemesinin sebeplerinden birisi hangisidir?
Seçenekler
A
Askeri desteği gizlice vermek istemesi
B
O bölgede yeterli askeri olmaması
C
Ekonomik çıkarlarının koruma isteği
D
Dönemsel olarak ekonomik sıkıntı içerisinde olması
E
Türkiye'nin sert tavır göstermesi
Açıklama:
ABD, Orta Doğu’daki Arap ülkelerinde bulunan ekonomik çıkarlarını kaybetmemek, bölgedeki İngiliz nüfuzunun ortadan kalkmasına engel olmak ve olası bir Sovyet yayılmasını önlemek amacıyla İsrail’e askerî anlamda destek vermemiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 45
25 Mayıs 1950’de açıklanan ve Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimi olan Üçlü Deklarasyon hangi ülkeler arasında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
Almanya,İngiltere ve Fransa
B
Rusya,Çin ve İran
C
Almanya,Rusya ve Çin
D
İsrail,ABD ve Türkiye
E
ABD, İngiltere ve Fransa
Açıklama:
ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Doğru cevap E'dir.
Soru 46
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni hangisidir?
Seçenekler
A
İsrail'in topraklarını genişletme isteğinde ısrarcı politikalar sergilemesi
B
İngiltere'nin desteğiyle BM'nin Mısır'a ambargo uygulaması
C
Sovyetler Birliği'nin Orta Doğu’da nüfuz sahibi olmaya çalışması
D
ABD ve İngiltere’nin Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi
E
Filistin’de, Araplar ile Yahudiler arasında çatışmaların artması
Açıklama:
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur. Nitekim 19 Temmuz 1956’da ABD, arkasından da İngiltere ve Dünya Bankası, resmî olarak bu koşullarda barajın finansmanını üstlenemeyeceklerini açıklamıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 47
1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan eden ülkeler hangileridir?
Seçenekler
A
Mısır ve Suriye
B
Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman
C
Kuveyt ve Bahreyn
D
Ürdün ve Lübnan
E
Irak ve Katar
Açıklama:
Mısır ve Suriye’nin 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmeleri, Orta Doğu’da ve özellikle de Arap devletleri arasındaki güvenlik parametrelerinin değişmesine neden olmuştur. doğru cevap A'dır.
Soru 48
1973 Arap ve İsrail Savaşında en etkili rolü oynayan hangi Arap ülkesi olmuştur?
Seçenekler
A
Suriye
B
Birleşik Arap Emirlikleri
C
Kuveyt
D
Mısır
E
Suriye
Açıklama:
Savaş kararının alınmasından, hazırlıkların ve planlamaların yapılmasına; savaşın yürütülmesinden, sonuçlandırılmasına kadar Arap tarafı içinde en etkili aktörün Mısır olduğunu belirtmek gerekir. Doğru cevap D'dir.
Soru 49
1967 Savaşının temel çıkış sebebi hangisidir?
Seçenekler
A
İsrail'in topraklarının genişletmesi
B
Silahlanmanın artması
C
Ekonomik krizlerin derinleşmesi
D
Filistin'in bağımsızlığını ilan etmesi
E
Suudi Arabistan'ın İsrail'i işgal girişimi
Açıklama:
1967’ye kadar yoğun bir şekilde silahlanma faaliyetlerine girişen Arap ülkeleri açısından hezimetle sonuçlanan 1967 Savaşı, silahlanma ve bunun yarattığı tehdit algılamalarından kaynaklanmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi 1967 Savaşı’nın bölgesel sonuçlarınından biridir?
Seçenekler
A
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) güç kaybetmiştir
B
Bölgeye silah sevkıyatında kısıtlamaya gidilmiştir
C
ABD bundan sonraki gelişmelerde tarafsız kalma kararı almıştır
D
Orta Doğu'daki Nâsır’ın etkisi azalmıştır
E
Suudi Arabistan, Mısır’a verdiğiparasal yardımı çekmiştir
Açıklama:
1967 Savaşı’nın bölgesel sonuçlarını irdelemek gerekirse, öncelikle belirtilmesi gereken, Nâsırizm olarak ifade edilebilecek ve Mısır’ın 1952’den beri diğer ülkeleri ve halkları peşinden sürükleyen Pan-Arap düşüncesinin öncüsü konumunda olduğu akım sona ermiştir. Diğer bir bakış açısıyla, 1952’den beri gerek İsrail gerekse geleneksel Arap rejimleri açısından en büyük tehdit olarak görülen Nâsır’ın etkisi, bir daha asla eskisi gibi olmamıştır.Doğru cevap D'dir.
Soru 51
Birinci Arap-İsrail Savaşı kaç yılında başlamıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1946
C
1947
D
1948
E
1949
Açıklama:
1948-1949 Arap-İsrail Savaşı ile başlayan bölgesel savaşlar, daha sonraki yıllarda 1956 Süveyş Savaşı, 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Arap-İsrail Savaşı ve 1980-1988 İran-Irak Savaşıyla sürmüştür. Soğuk Savaş’ın sona erdiği dönemde ise Irak’ın Kuveyt işgali ve ardından 1991 Kuveyt Savaşı gündeme gelmiştir. Doğru cevap D’dir.
Soru 52
Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amacıyla 1947 yılında ilan edilen doktrin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Truman Doktrini
B
Hoover Doktrini
C
Roosevelt Doktrini
D
Eisenhower Doktrini
E
Kennedy Doktrini
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği ile yaşanmaya başlanan görüş ayrılıkları üzerine, özellikle ABD ve İngiltere Sovyetlerin Orta Doğu’ya girmesini engellemek için çalışmalara başlamıştır. Bu doğrultuda 1947 Mart’ında ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye’nin stratejik açıdan güçlendirilerek gerek Avrupa’ya gerekse Orta Doğu’ya yönelik Sovyet yayılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Truman’ın önerisinin Kongre tarafından onaylanmasının ardından, aynı yıl Türkiye’ye gelen bir Araştırma Grubu yaptığı çalışmalar sonunda Türkiye’ye öncelikle 100 milyon dolar civarında bir yardım yapılmasını önermiştir. Bu 100 milyon dolarlık yardımın, 95 milyon doları doğrudan silah ve askerî teçhizatlar için ayrılırken 5 milyon dolar da yol yapımı, havaalanı inşası gibi altyapı güçlendirmesine tahsis edilecekti. Doğru cevap A’dır.
Soru 53
1945-1955 döneminde Orta Doğu'nun silahlandırılmasında en önemli katkıyı sağlayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransa
B
ABD
C
İngiltere
D
SSCB
E
İtalya
Açıklama:
Savaş sonrası bölgede oluşan siyasi atmosfer, İngiliz yönetimini ve bölge ülkelerindeki iktidarları olumsuz etkilemekteydi. Bir diğer ifadeyle Savaş sonrasında bölge ülkelerinde oluşan sömürge karşıtı tutum ve “bağımsız” politika yanlısı talepler, Savaş öncesi dönemle karşılaştırılmayacak ölçüdeydi. Bu nedenle İngiltere, bölgede kendisine bağlı rejimleri desteklemek ve iktidarda kalmalarını sağlamak için bunları silahlandırma yoluna gitti. Bu bağlamda Türkiye ve İran bir tarafa konacak olursa 1945-1955 döneminde Orta Doğu’nun silahlanmasında deyim yerindeyse “İngiliz tekeli” söz konusu olmuştur. İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur. Doğru cevap C’dir.
Soru 54
İsrail Devleti’ni ilk tanıyan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
SSCB
B
Türkiye
C
İngiltere
D
İran
E
ABD
Açıklama:
ABD, İsrail devletinin ilanından 11 dakika sonra bu devleti tanıyarak destek verirken SSCB ilandan üç gün sonra İsrail’i tanımış; İngiltere ise 1949 Ocak’ında fiilen tanıdığı İsrail’i, resmî olarak tanımamayı 1950 Nisanına kadar sürdürmüştür. Doğru cevap E’dir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi 25 Mayıs 1950’de Orta Doğu’daki silahlanmayı kontrol etmek için açıklanan Üçlü Deklarasyon’a imza atan ülkelerinden biridir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
İsrail
D
Mısır
E
SSCB
Açıklama:
Üçlü Deklarasyon: ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Ancak gerek üç ülkenin farklı çıkarlara sahip olmaları gerekse Mısır’ın Sovyetlerden silah alımı, bu mekanizmanın ortadan kalkmasına neden olmuştur. Doğru cevap A’dır.
Soru 56
Orta Doğu’daki Sovyet yayılmacılığına karşı 1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla kurulan pakt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuzey Atlantik Paktı
B
Sadabat Paktı
C
Bağdat Paktı
D
İstikrar Paktı
E
Akdeniz Paktı
Açıklama:
Süveyş krizinin ortaya çıkmasına ve bir savaşın yaşanmasına neden olan bazı gelişmeler olmuştur. Bu bağlamda Nâsır’ın Sovyetler Birliği aracılığıyla Doğu Blokundan silah transferi, özellikle Afrika'daki sömürge karşıtı hareketleri desteklemesi, Ürdün’de Monarşi karşıtı halk hareketlerini desteklemesi ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıması gibi gelişmeler ABD ve İngiltere'nin tepkisini çekmişti. Öte yandan Orta Doğu'daki Sovyet yayılmacılığına karşı Mısır'ın içinde yer aldığı bir savunma örgütünün kurulamayacağı görülünce, 1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan'ın katılımıyla Bağdat Paktı kurulmuştu. Bağdat Paktı, her ne kadar Moskova’ya karşı bölgesel bir güvenlik önlemi olarak kurulsa da bölgesel etkisinin azalacağını düşünen Mısır'ı rahatsız etmiştir. Doğru cevap C’dir.
Soru 57
Mısır ve Suriye’nin “Birleşik Arap Cumhuriyeti” çatısı altında birleştiklerini ilan ettikleri tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1955
B
1956
C
1957
D
1958
E
1959
Açıklama:
Mısır ve Suriye’nin 1 Şubat 1958’de Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC) çatısı altında birleştiklerini ilan etmeleri, Orta Doğu’da ve özellikle de Arap devletleri arasındaki güvenlik parametrelerinin değişmesine neden olmuştur. Bu birleşme, sadece 1949’da üç tane darbenin gerçekleştiği 1952 ve 1954’te de darbelere sahne olan Suriye’nin, Sovyetler güdümüne girdiğinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşmişti. Kurulan BAC, yapısı itibarıyla bir birleşmeden ziyade BAC adı altında Suriye’nin Mısır’a katılması anlamına gelmekteydi. Nitekim Nâsır, birleşmenin bir ön şartı olarak Suriye’deki bütün siyasi partilerin feshedilmesini istemiş ve Mısır’la birleşmenin önemli savunucularından Baas dahil olmak üzere bütün siyasi partiler feshedilmişti. Suriyeli siyasi gruplar eğer isterlerse siyasi faaliyetlerini sadece Mısır’da Nâsır’ın kontrolünde bulunan Ulusal Birlik hareketi çatısı altında sürdürebilecekti. Böylece BAC ile birlikte kurulan merkezî yönetim sayesinde Nâsır’ın bölgedeki etkisi oldukça artmış olmaktaydı. Doğru cevap D’dir.
Soru 58
1967’de yapılan Altı Gün Savaşı’nın galibi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suriye
C
Ürdün
D
Lübnan
E
İsrail
Açıklama:
5 Haziran 1967’de İsrail’in hava saldırılarıyla başlayan 1967 Savaşı’nın ilk saatlerinde İsrail savaş uçakları başta Mısır olmak üzere Suriye ve Ürdün hava gücünü daha hava savaşı yaşanmadan etkisiz hâle getirmiş ve Savaş’ın ilk gününde hava üstünlüğünü mutlak bir şekilde ele geçirmiştir. Hava güçlerinin desteğinden yoksun kalan Arap ordularına karşı, İsrail hava güçlerinin yoğun desteğiyle yaşanan kara savaşında ise ikinci gün Gazze Şeridi, üçüncü gün Batı Şeria ve Kudüs İsrail tarafından işgal edilmiştir. Savaş’ın bir diğer cephesi olan Suriye ile ilk günlerde Mısır ve Ürdün cephesine göre yoğun çatışma olmamakla beraber Mısır ve Ürdün’ün etkisiz hâle getirilmesinden sonra Suriye cephesinde çatışmalar artmış ve askersizleştirilmiş bölgeler ile Golan tepeleri İsrail işgaline uğramıştır. Bu bağlamda Kudüs ve Batı Şeria’nın düşmesinden sonra Ürdün’le 7 Haziran’da, Mısır’la ise 8 Haziran’da ateşkes anlaşmaları imzalanmış Suriye ile 9 Haziran’da ateşkes yapılmasına rağmen bunun uygulamaya konulması Golan tepelerinin işgal edildiği 11 Haziran’da söz konusu olmuş ve savaş toplam altı gün. Doğru cevap E’dir.
Soru 59
1978 Eylül’ü ve 1979 Mart’ında Mısır ile İsrail arasında imzalanmış olan anlaşmalar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
New Jersey Anlaşmaları
B
Camp David Anlaşmaları
C
Long Island Anlaşmaları
D
Nortfolk Anlaşmaları
E
Forth Worth Anlaşmaları
Açıklama:
1978 Eylül’ü ve 1979 Mart’ında Mısır ile İsrail arasında Camp David Anlaşmaları imzalanmıştır. Doğru cevap B’dir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi 1979 sonrası İsrail ile ilgili gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İsrail’in Kudüs’ü ilhak etmesi
B
İsrail’in Sina Yarımadası’nı işgal etmesi
C
İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesi
D
İsrail’in güney Lübnan’ı işgal etmesi
E
İsrail’in işgal ettiği topraklarda yeni yerleşimler kurması
Açıklama:
İsrail Mısır’la antlaşma yaptıktan sonra Kudüs’ü ilhak etmiş ve başkenti ilan etmiş, Lübnan’a saldırmış ve güney Lübnan’ı işgal etmiş, Filistinliler üzerinde uyguladığı baskıyı arttırmış ve işgal altındaki topraklarda yasa dışı yeni yerleşimler kurarak işgali kalıcı hâle getirmeye çalışmıştır. Doğru cevap B’dir.
Soru 61
Truman Doktrini hangi yıl ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1914
B
1939
C
1947
D
1955
E
1967
Açıklama:
Truman Doktrinin 1947 Mart'ında ilan edilmiştir.
Soru 62
Aşağıdaki devletlerden hangisi Soğuk Savaşın ilk yıllarında Orta Doğu'da etkili olmamıştır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İran
C
ABD
D
Almanya
E
Sovyetler Birliği
Açıklama:
Almanya Soğuk Savaşın ilk yılarında Orta Doğu'da diğer devletler kadar etkili olmamıştır.
Soru 63
Aşağıdaki devletlerden hangisi Birinci Arap-İsrail Savaşı'na taraf olmamıştır?
Seçenekler
A
İsrail
B
Mısır
C
Suriye
D
Irak
E
Türkiye
Açıklama:
Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arapİsrail Savaşı başlamış oldu. Türkiye taraf olmamıştır.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangileri Birinci Arap-İsrail Savaşı’nın sonuçlarındandır?
I. Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiştir.
II. Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne bırakılmıştır.
III. Filistin'de bir Arap Devleti kurulmuştur.
I. Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiştir.
II. Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne bırakılmıştır.
III. Filistin'de bir Arap Devleti kurulmuştur.
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Savaş sonucu Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiş olmaktaydı. Filistin’de herhangi bir Arap devleti kurulamamış ve Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgesi ise Ürdün’ün kontrolüne girmiştir.
Soru 65
Amacı Orta Doğu’daki silahlanmayı kontrol etmek olmak ilk girişim hangisidir?
Seçenekler
A
Üçlü Deklarasyon
B
Truman Doktrini
C
Eisenhower Doktrini
D
Camp David Anlaşması
E
Birinci Arap-İsrail Savaşı
Açıklama:
Üçlü Deklarasyon: ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı ilk kontrol girişimidir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Süveyş Savaşı'nın temel nedenidir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı'nın kurulması
B
ABD ve İngiltere’nin Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi
C
Nâsır’ın Sovyetler Birliği aracılığıyla Doğu Blokundan silah transferi
D
Nâsır'ın Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıması
E
Üçlü Deklarasyonun açıklanması
Açıklama:
Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur.
Soru 67
1967 Savaşı hangi devletin hava saldırılarıyla başlamıştır?
Seçenekler
A
Filistin
B
Mısır
C
İsrail
D
ABD
E
Irak
Açıklama:
1967 savaşı İsrail'in hava saldırılarıyla başlamıştır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi İsrail'in 1967 Savaşı sonucunda kontrolüne aldığı bölgelerden değildir?
Seçenekler
A
Gazze şeridi
B
Sina yarımadası
C
Golan tepeleri
D
Kudüs
E
Yemen
Açıklama:
Savaş öncesinde 20.250 km2 toprağı elinde bulunduran İsrail, savaş esnasında Gazze Şeridi, Sina yarımadası, Golan tepeleri, Batı Şeria ve Kudüs’ü işgal ederek kontrolü altında bulundurduğu toprakları 88.000 km2’ye çıkarmıştır
Soru 69
Mısır'ın ve Nâsır'ın etkisini kaybettiği, ekonomik açıdan bu ülkelere bağımlı bir hale geldiği savaş hangisidir?
Seçenekler
A
Birinci Arap-İsrail Savaşı
B
Süveyş Savaşı
C
1967 Arap-İsrail Savaşı
D
1973 Arap-İsrail Savaşı
E
Yıpratma Savaşı
Açıklama:
Altı Gün Savaşı sonrasında Orta Doğu’da oluşan yeni güç dağılımı, bir yandan Arap ülkelerinin eski tehdit algılamalarının değişmesine neden olurken diğer yandan küresel güçlerin bölgesel ilişkilere daha fazla angaje olmasına neden olmuştur. Arap ülkelerinin tehdit algılamalarındaki değişimin en önemli nedeni, Mısır’ın savaş sonrasındaki durumundan kaynaklanmaktadır. Savaş öncesinde geleneksel Arap ülkelerinin İsrail’den daha fazla tehdit algıladıkları Mısır, savaşın getirdiği hezimetle beraber hem askerî hem ekonomik ve en önemlisi de siyasal açıdan eski etkisini yitirmiştir. Dolayısıyla artık Mısır, Suudi Arabistan başta olmak üzere geleneksel Arap yönetimleri açısından bir tehdit olmaktan çıkmış; tersine ekonomik açıdan bu ülkelere bağımlı bir hale gelmiştir.
Soru 70
David camp Anlaşmaları hangi iki devlet arasında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
İsrail-Filistin
B
İsrail-Mısır
C
Mısır-Suriye
D
ABD-Mısır
E
Suriye-İsrail
Açıklama:
ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda 1978 Eylül’ü ve 1979 Mart’ında Mısır ile İsrail arasında Camp David Anlaşmaları imzalanmıştır
Soru 71
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde aşağıdakilerden hangisi bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alan devletlerden biri olmuştur?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Mısır
C
Irak
D
Suriye
E
Lübnan
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye, Suudi Arabistan ve kısmen İran, savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alırken Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez Şeyhlikleri, henüz bağımsızlıklarını kazanamamış veya hukuksal anlamda bağımsız olmakla birlikte, etkin İngiliz veya Fransız denetimi altında bulunmaktaydı. Ancak 1950’li yıllardan itibaren İngiltere ve Fransa’nın uluslararası konumlarında meydana gelen değişiklikler, Orta Doğu’daki etkilerinin azalmasını da beraberinde getirmiştir. Oluşan güç boşluğu ise kısa bir süre sonra ABD ve SSCB tarafından doldurulmaya çalışılmış ve bölge doğal olarak Soğuk Savaş’ın rekabet alanlarından biri hâline gelmiştir.
Soru 72
- Bölge ülkeleri arasındaki tarihsel husumetler
- Petrol
- Filistin sorunu
- Hammadde sorunu
Seçenekler
A
I-II-III-IV
B
I-II-III
C
II-III-IV
D
II-IV
E
I-IV
Açıklama:
Soğuk Savaş, Orta Doğu’da dünyanın çoğu bölgesinde yaşandığı gibi sadece ideolojik rekabet ve gerilimlerle dolu yıllar olarak geçmemiştir. Zira bölge ülkeleri arasındaki tarihsel husumetler, petrol ve özellikle de Filistin sorunu gibi faktörler, Soğuk Savaş döneminde bölge siyasetinde önemli belirleyiciler arasında yer almış- tır. Hatta zaman zaman bu faktörler, Soğuk Savaş şartlarının ikincil düzeyde hisse- dilmesine neden olmuştur.
Soru 73
Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu’da dinsel, ideolojik ve politik sorunların yanı sıra sınır sorunlarının neden olduğu çok sayıda savaş ve düşük yoğunluklu çatışma yaşanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
1948-1949 Arap-İsrail Savaşı
B
1956 Süveyş Savaşı
C
1955 Bağdat Savaşı
D
1967 Arap-İsrail Savaşı
E
1980-1988 İran-Irak Savaşı
Açıklama:
Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu’da dinsel, ideolojik ve politik sorunların yanı sıra sınır sorunlarının neden olduğu çok sayıda savaş ve düşük yoğunluklu çatışma yaşanmıştır. 1948-1949 Arap-İsrail Savaşı ile başlayan bölgesel savaşlar, daha sonraki yıllarda 1956 Süveyş Savaşı, 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Arap-İs- rail Savaşı ve 1980-1988 İran-Irak Savaşıyla sürmüştür.
Soru 74
Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmesi aşağıdakilerden hangisinin bir sonucudur?
Seçenekler
A
1955 Bağdat Savaşı
B
1980-1988 İran Irak Savaşı
C
1956 Süveyş Savaşı
D
Birinci Arap-İsrail Savaşı
E
1965 Irak-Ürdün Savaşı
Açıklama:
Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu. Sa- vaş, Mısır’la 24 Şubat 1949 ’da, Lübnan’la 23 Mart 1949’da, Ürdün’le 3 Nisan 1949 ’da ve Suriye’yle 20 Temmuz 1949 ’da imzalanan ateşkes anlaşmasına kadar sürmüştür. Savaş’ın sonuçlarına değinmek gerekirse İsrail 1947 Taksim kararı kapsamında kendisine önerilen Filistin topraklarının üstüne 2,500 km2’lik bir alanı daha iş- gal etmiştir. Böylelikle Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiş olmaktaydı. Oysa Taksim kararında Filistin topraklarının %56’sı İsrail’e bırakıl- mıştı. Bunun yanı sıra Filistin’de herhangi bir Arap devleti kurulamamış ve Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgesi ise Ürdün’ün kont- rolüne girmiştir. Savaş’ın insani açıdan en önemli sonucu, yaklaşık 700.000’den fazla Filistinlinin yurtlarını terk ederek mülteci konumuna düşmesidir. Filistinli mültecilerin sayısı bölgede yaşanacak diğer savaşlarla da artacak ve günümüze gelindiğinde mültecilerin sayısı 4.500.000’i bulacaktır (Bregman, 2000: 21).
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi İsrail devletini tanıyan ilk ülkedir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Iran
C
İngiltere
D
SSCB
E
ABD
Açıklama:
Birinci Arap-İsrail Savaşı, Orta Doğu’da bu tarihten sonra yaşanacak ittifaklar, ger- ginlikler ve savaşlar açısından bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Zira Savaş’ın ardından bölge ülkeleri rövanş için birbiri ardına silahlanacak ve bloklar arası rekabetin de devre- ye girmesiyle yeni ittifaklar ve karşı ittifaklar kurulacaktır. Birinci Arap-İsrail Savaşı’nda ABD, Sovyetler Birliği ve İngiltere’nin tutumları da önemli rol oynamıştır. Bu bağlamda ABD, İsrail devletinin ilanından 11 dakika sonra bu devleti tanıyarak destek verirken SSCB ilandan üç gün sonra İsrail’i tanımış; İngiltere ise 1949 Ocak’ında fiilen tanıdığı İsrail’i, resmî olarak tanımamayı 1950 Nisanına kadar sürdürmüştür (Aridan, 2004: 66).
Soru 76
Ortadoğudaki silahlanmayı kontrol girişimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üçlü Deklarasyon
B
Taksim Kararları
C
İsrail kararları
D
BM kurul toplantısı
E
Marshall Planı
Açıklama:
Üçlü Deklarasyon: ABD, İngiltere ve Fransa tarafından 25 Mayıs 1950’de açıklanan Üçlü Deklarasyon, Orta Doğu’daki silahlanmayı
ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin
onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Ancak gerek üç ülkenin farklı çıkarlara sahip olmaları gerekse Mısır’ın Sovyetlerden silah alımı,
bu mekanizmanın ortadan kalkmasına neden olmuştur.
ilk kontrol girişimidir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu’ya üç ülkenin
onayı olmadan silah satışı yapılmayacaktı. Ancak gerek üç ülkenin farklı çıkarlara sahip olmaları gerekse Mısır’ın Sovyetlerden silah alımı,
bu mekanizmanın ortadan kalkmasına neden olmuştur.
Soru 77
Bu doğrultuda ABD Başkanının 5 Ocak 1957’de Kongre’ye verdiği mesajda ifadesini bulan ve ................. olarak adlandırılan yeni politika ile ABD, Orta Doğu’da İngiltere’nin eriyen nüfuzunu kendi patronajında yeniden oluşturmayı amaçlamıştır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Taksim Kararı
B
Eisenhower Doktrini
C
Washington Bildirgesi
D
Amerikan Kararları
E
Süveyş Bildirisi
Açıklama:
Bu doğrultuda ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower’ın 5 Ocak 1957’de Kongre’ye verdiği mesajda ifadesini bulan ve Eisenhower Doktrini olarak adlandırılan yeni politika ile ABD, Orta Doğu’da İngiltere’nin eriyen nüfuzunu kendi patronajında yeniden oluşturmayı amaçlamıştır
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi 14 Şubat 1958’de kurulan Arap Birliği'nin kurucu ülkelerindendir?
Seçenekler
A
İran
B
Suriye
C
Ürdün
D
Kuveyt
E
Mısır
Açıklama:
ABD ve İngiltere, Mısır-Suriye birleşmesinin Irak ve özellikle de Ürdün üze-rindeki etkilerini dengelemek için BAC’a alternatif olarak Arap Birliği Federasyonu’nunun kurulmasını desteklemişlerdir. Bu bağlamda Irak ve Ürdün 14 Şu- bat 1958’de Arap Birliği’ni kurduklarını ilan etmişlerdir.
Soru 79
Askerî sonuçları irdelendiğinde ilk ele alınması gereken, tarafların öncelikli kazanımlarıdır. Bu bağlamda İsrail birlikleri, işgal ettiği topraklarla savaş sonunda Kahire’ye 100 km, Şam’a 60 km ve Amman’a 50 km’den az bir mesafede konuşlanmıştır. Savaş öncesinde 20.250 km2 toprağı elinde bulunduran İsrail, savaş esnasında Gazze Şeridi, Sina yarımadası, Golan tepeleri, Batı Şeria ve Kudüs’ü işgal ederek kontrolü altında bulundurduğu toprakları 88.000 km2’ye çıkarmıştır.
Yukarıda sonuçları verilen savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda sonuçları verilen savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birinci Arap-İsrail Savaşı
B
1980-88 Iran-Irak Savaşı
C
1956 Süveyş Savaşı
D
1967 Savaşı
E
1955 Bağdat Savaşı
Açıklama:
1967 Savaşı’nın askerî sonuçları irdelendiğinde ilk ele alınması gereken, taraf- ların öncelikli kazanımlarıdır. Bu bağlamda İsrail birlikleri, işgal ettiği topraklarla savaş sonunda Kahire’ye 100 km, Şam’a 60 km ve Amman’a 50 km’den az bir mesa- fede konuşlanmıştır. Savaş öncesinde 20.250 km2 toprağı elinde bulunduran İsrail, savaş esnasında Gazze Şeridi, Sina yarımadası, Golan tepeleri, Batı Şeria ve Kudüs’ü işgal ederek kontrolü altında bulundurduğu toprakları 88.000 km2’ye çıkarmıştır
Soru 80
............., literatürde Ramazan ayında yaşanması nedeniyle Ramazan Savaşı, Yahudilerin kutsal günü olan Yom Kippur gününde yaşanması nedeniyle Yom Kippur Savaşı ve ekim ayında yaşanması nedeniyle de Ekim Savaşı şeklinde adlandırılabilmektedir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
1980-1988 İran-Irak Savaşı
B
1956 Bağdat Savaşı
C
1955 Süveyş Savaşı
D
1967 Savaşı
E
1973 Arap-İsrail Savaşı
Açıklama:
1973 Arap-İsrail Savaşı, literatürde Ramazan ayında yaşanması nedeniyle Ramazan Savaşı, Yahudilerin kutsal günü olan Yom Kippur gününde yaşanması nedeniyle Yom Kippur Savaşı ve ekim ayında yaşanması nedeniyle de Ekim Savaşı şeklinde adlandırılabilmektedir.
Soru 81
Aşağıdaki ülkelerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde bağımsız devlet olarak uluslararası politika sahnesinde yer almaktaydı?
Seçenekler
A
Mısır
B
Irak
C
Suriye
D
Suudi Arabistan
E
Ürdün
Açıklama:
Kitaba göre İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Türkiye, Suudi Arabistan ve kısmen İran, savaş öncesinde bağımsız devletler olarak uluslararası politika sahnesinde yer alırken Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Yemen, Kuveyt ve diğer Körfez Şeyhlikleri, henüz bağımsızlıklarını kazanamamış veya hukuksal anlamda bağımsız olmakla birlikte, etkin İngiliz veya Fransız denetimi altında bulunmaktaydı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 82
Orta Doğu'nun soğuk savaşın ilk yıllarındaki durumu için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Bölge ülkelerindeki iktidarlar İngiliz yönetimine karşı silahlanmaktaydı.
B
Yahudi ve Arap toplumları arasında çatışmalar henüz başlamamıştı.
C
Truman Doktrini ile İran stratejik açıdan güçlendirilmiştir.
D
Truman Doktrini ile Türkiye'nin stratejik açıdan zayıflaması sağlandı.
E
Silahlanma faaliyetlerinde İngiltere Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri ön planda tutmuştur.
Açıklama:
Kitaba göre İngiltere, bölgede kendisine bağlı rejimleri desteklemek ve iktidarda kalmalarını sağlamak için bunları silahlandırma yoluna gitti. Bu bağlamda Türkiye ve İran bir tarafa konacak olursa 1945-1955 döneminde Orta Doğu’nun silahlanmasında deyim yerindeyse “İngiliz tekeli” söz konusu olmuştur. İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur (Tackney, 1972: 4; Sayigh, 1998: 18).
Kitaba göre İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur (Tackney, 1972: 4; Sayigh, 1998: 18). Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre İngiltere bu dönemde bölgedeki silahlanma faaliyetlerinin yüzde 50’sinden fazlasını tek başına yapmış ve bu stratejisinde Mısır, Ürdün ve Irak’taki monarşileri daha ön planda tutmuştur (Tackney, 1972: 4; Sayigh, 1998: 18). Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 83
Soğuk Savaş hangi dönemi kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından gelen yılları
B
İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemi
C
İki savaş arası dönemi
D
İkinci Dünya Savaşı’ndan 1960'lara kadar olan dönemi
E
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve 1990'lara kadar olan süreci
Açıklama:
Kitaba göre Soğuk Savaş, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve 1990’lı yılların başına kadar uluslararası sisteme egemen olmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve 1990’lı yılların başına kadar uluslararası sisteme egemen olan Soğuk Savaş’tan
Kitaba göre İkinci Dünya Savaşı’nın ardından başlayan ve 1990’lı yılların başına kadar uluslararası sisteme egemen olan Soğuk Savaş’tan
Soru 84
Birinci Arap-İsrail savaşı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Birinci Arap-İsrail Savaşı, Orta Doğu’da yaşayan Arapların birleşmesine sebep olmuştu.
B
BM Genel Kurulu’nun 1947’de aldığı kararı İngiltere'nin bölgedeki nüfusunu arttırmıştı.
C
Savaş sonucu İsrail Filistin topraklarından kendisine önerilen alanı alamamıştı.
D
Savaş sonucu Filistin’de küçük bir Arap devleti kurulmuştu.
E
Birinci Arap-İsrail Savaşı'na Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasında sürmüştü.
Açıklama:
Kitaba göre BM Genel Kurulu’nun 1947’de aldığı 181(II)A sayılı kararın ardından İngiltere 1 Ocak 1948’de Filistin Manda Yönetimi’ni 14 Mayıs’ta sona erdireceğini ve bölgeden çekileceğini duyurdu. İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu. Savaş, Mısır’la 24 Şubat 1949 ’da, Lübnan’la 23 Mart 1949’da, Ürdün’le 3 Nisan 1949 ’da ve Suriye’yle 20 Temmuz 1949 ’da imzalanan ateşkes anlaşmasına kadar sürmüştür.
Kitaba göre Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 85
Süveyş Savaşı ve bölgedeki faaliyetlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Sovyetlerin Orta Doğu'ya sızmasını engellemek için Kahire'de Orta Doğu Savunma Örgütü kurulmuştu.
B
Mısır, Süveyş Savaşı'ndan siyasi açıdan en kazançlı çıkan taraflardan biri olmuştu.
C
Savaşa sebep Mısır'ın Sovyetlerin aracılığıyla silah transferi yaparak Afrika’daki sömürge karşıtı hareketleri desteklemesi olmuştu.
D
1955’te İngiltere, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan’ın katılımıyla Bağdat Paktı'nın kurulması savaşın temel nedeni olmuştu.
E
Süveyş Savaşı 1957 yılında İngiltere ve Fransa’nın Mısır'a saldırısıyla başlamıştı.
Açıklama:
Kitaba göre Mısır ise İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî anlamda yenilgi alsa da siyasi açıdan süreçten en kazançlı çıkan aktörlerden biri olmuştur. Zira Nâsır yönetimindeki Mısır, Kanalı elinde tutarak rejimini korumuş ve hem Orta Doğu’da hem de Afrika’da oldukça prestijli bir konuma gelmiştir.
Kitaba göre Mısır ise İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî anlamda yenilgi alsa da siyasi açıdan süreçten en kazançlı çıkan aktörlerden biri olmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre Mısır ise İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî anlamda yenilgi alsa da siyasi açıdan süreçten en kazançlı çıkan aktörlerden biri olmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 86
Süveyş Savaşı'nın bölgedeki etkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Mısır, bölgedeki eski etkisini kaybetmişti.
B
Bölgede İngiliz-Fransız nüfuzu artmaya başlamıştı.
C
ABD planladığı güvenlik politikalarını bölgede uygulamasında başarısız olmuştu.
D
Bölgede Sovyetlerin etkisi önceki döneme göre çok artmıştı.
E
Arap ülkeleri geleneksel yapılarıyla Batı Blokunun nüfuzunda kalmıştı.
Açıklama:
Kitaba göre Orta Doğu’da hızla eriyen İngiliz-Fransız nüfuzunun ortaya çıkardığı boşluk ise ABD tarafından doldurulmaya çalışılmış ve ABD artık, Orta Doğu’da kendi patronajında bölgesel güvenlik politikaları uygulamaya başlamıştır. Ancak Orta Doğu’daki Sovyet etkisi bir önceki dönemle karşılaştırılmayacak biçimde artmış ve Moskova, silah kartını kullanarak 1955’te girdiği Orta Doğu’ya silahın yanı sıra siyasal ve ideolojik olarak da girme fırsatı elde etmiştir. Nitekim 1956-1967 döneminde yaşanan en önemli değişimlerden birisi, Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya giderek artan angajmanıdır.
Kitaba göre Orta Doğu’da hızla eriyen İngiliz-Fransız nüfuzunun ortaya çıkardığı boşluk ise ABD tarafından doldurulmaya çalışılmış ve ABD artık, Orta Doğu’da kendi patronajında bölgesel güvenlik politikaları uygulamaya başlamıştır. Ancak Orta Doğu’daki Sovyet etkisi bir önceki dönemle karşılaştırılmayacak biçimde artmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre Orta Doğu’da hızla eriyen İngiliz-Fransız nüfuzunun ortaya çıkardığı boşluk ise ABD tarafından doldurulmaya çalışılmış ve ABD artık, Orta Doğu’da kendi patronajında bölgesel güvenlik politikaları uygulamaya başlamıştır. Ancak Orta Doğu’daki Sovyet etkisi bir önceki dönemle karşılaştırılmayacak biçimde artmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 87
Süveyş Savaşı'nın sonuçları ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İngiltere ve Fransa savaştan siyasi açıdan kazançlı çıkmışlar.
B
İngiltere ve Fransa savaşta askerî anlamda mağlup olmuşlar.
C
İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur.
D
Mısır, İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında askerî açıdan kazançlı çıkmıştır.
E
Mısır, İngiliz-Fransız-İsrail saldırıları karşısında siyasi açıdan yenilmiştir.
Açıklama:
Kitaba göre Süveyş Savaşı, kazananları ve kaybedenlerinin, farklı açılardan değişkenlik gösterdiği bir savaş olarak değerlendirilmelidir. Savaş’ın tarafları açısından düşünüldüğünde İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur. İngiltere ve Fransa, savaştan askerî anlamda kazançlı çıkmakla beraber, savaşın orta ve uzun vadeli sonuçları değerlendirildiğinde siyasi açıdan mağlup oldukları söylenebilir.
Kitaba göre Savaş’ın tarafları açısından düşünüldüğünde İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre Savaş’ın tarafları açısından düşünüldüğünde İsrail, bu savaştan kısa vadeli ve doğrudan en kazançlı çıkan taraf olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Süveyş Savaşı'nın yaşanmasının temel nedenidir?
Seçenekler
A
Nâsır’ın Ürdün’de Monarşi karşıtı halk hareketlerini desteklemesi
B
Nâsır’ın, Sovyetlerin Afrika’daki sömürge karşıtı hareketlerini desteklemesi
C
ABD ve İngiltere’nin Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi
D
Nâsır’ın Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıması
E
Paris yönetiminin İsrail’e silah satışının arttırması
Açıklama:
Kitaba göre Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur. Nitekim 19 Temmuz 1956’da ABD, arkasından da İngiltere ve Dünya Bankası, resmî olarak bu koşullarda barajın finansmanını üstlenemeyeceklerini açıklamıştır. Nâsır’ın buna yönelik tepkisi ise Hür Subaylar Devrimi’nin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanal Şirketi’ni millîleştirmek şeklinde olmuştur.
Kitaba göre Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Eisenhower Doktrini olarak adlandırılan politikanın amaçlarından biri olmuştur?
Seçenekler
A
Orta Doğu'da nüfuzu ABD patronajında oluşturmak
B
Suriye ile Mısır’ı birleştirmek
C
Irak ve Ürdün arasında Arap Birliği’ni kurmak
D
Arap-İsrail savaşını başlatmak
E
Orta Doğu'daki silahlanmayı kontrol altına almak
Açıklama:
Kitaba göre Eisenhower Doktrini olarak adlandırılan yeni politika ile ABD, Orta Doğu’da İngiltere’nin eriyen nüfuzunu kendi patronajında yeniden oluşturmayı amaçlamıştır. Eisenhower’ın Kongre’ye mesajında sadece Sovyet yayılmacılığı ve komünizm tehlikesine vurgu yapılsa da esasında Doktrin, biri Sovyetler Birliği diğeri ise Arap milliyetçisi akımlar olmak üzere çifte kuşatmayı (dual containment) içeren bir yapıya sahipti. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 90
Orta Doğu'da silahlanmanın kontrol altına alınması için yapılan ilk girişim aşağıdakilerden hangisinin içeriğidir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Üçlü Doktrin
C
Eisenhower Doktrini
D
Orta Doğu Savunma Örgütü
E
Truman Doktrini
Açıklama:
Kitaba göre Üçlü Deklarasyon, ABD, İngiltere ve Fransa tarafından silahlanmayı kontrol eden ilk girişimdir. Deklarasyon, Orta Doğu ülkelerine yönelik bir silah ambargosundan ziyade kontrollü silah satmayı amaçlamaktaydı. Buna göre Orta Doğu'ya üç ülkenin onayı olmadan silah satılmayacaktı. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 91
Aşağıdaki ülkelerden hangisi, Birinci Arap-İsrail savaşında İsrail'e savaş açan ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Lübnan
C
Ürdün
D
Mısır
E
Suriye
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-BİRİNCİ ARAP-İSRAİL SAVAŞI
İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu.
İngiltere’nin çekilmesine saatler kala, Yahudilerin İsrail devletinin kurulduğunu ilan etmesiyle Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki Birinci Arap-İsrail Savaşı başlamış oldu.
Soru 92
Aşağıda yer alan Birinci Arap-İsrail savaşının sonuçlarından hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gazze bölgesi Mısır'ın kontrolüne geçmiştir
B
Batı Şeria ve Doğu Kudüs Ürdün kontrolüne geçmiştir
C
700000'den fazla Filistinli mülteci konumuna düşmüştür
D
İsrail topraklarını genişleterek Filistin topraklarının %56'sına sahip olmuştur
E
Filistin Devleti kurulamamıştır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-BİRİNCİ ARAP-İSRAİL SAVAŞI
Savaş’ın sonuçlarına değinmek gerekirse İsrail 1947 Taksim kararı kapsamında kendisine önerilen Filistin topraklarının üstüne 2,500 km2’lik bir alanı daha işgal etmiştir. Böylelikle Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiş olmaktaydı. Oysa Taksim kararında Filistin topraklarının %56’sı İsrail’e bırakılmıştı. Bunun yanı sıra Filistin’de herhangi bir Arap devleti kurulamamış ve Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgesi ise Ürdün’ün kontrolüne girmiştir. Savaş’ın insani açıdan en önemli sonucu, yaklaşık 700.000’den fazla Filistinlinin yurtlarını terk ederek mülteci konumuna düşmesidir.
Savaş’ın sonuçlarına değinmek gerekirse İsrail 1947 Taksim kararı kapsamında kendisine önerilen Filistin topraklarının üstüne 2,500 km2’lik bir alanı daha işgal etmiştir. Böylelikle Filistin topraklarının %80’i İsrail’in denetimi altına girmiş olmaktaydı. Oysa Taksim kararında Filistin topraklarının %56’sı İsrail’e bırakılmıştı. Bunun yanı sıra Filistin’de herhangi bir Arap devleti kurulamamış ve Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne, Batı Şeria ve Doğu Kudüs bölgesi ise Ürdün’ün kontrolüne girmiştir. Savaş’ın insani açıdan en önemli sonucu, yaklaşık 700.000’den fazla Filistinlinin yurtlarını terk ederek mülteci konumuna düşmesidir.
Soru 93
Süveyş Savaşının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nasır'ın SSCB aracılığıyla Doğu Blokundan silah transfer etmesi
B
Mısır'ın Çin Halk Cumhuriyetini tanıması
C
ABD ve İngiltere'nin Nasır yönetimi tarafından önem verilen Asvan barajı projesinin finansmanından çekilmeleri
D
Mısır'ın Ürdün'deki monarşi karşıtı hareketlere destek vermesi
E
Mısır'ın SSCB'ye yanaşması, ABD ve İngiltere'nin talep ettiği bölgesel güvenlik örgütlerine katılmak istememesi
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-SÜVEYŞ SAVAŞI VE BÖLGESEL ETKİLERİ
Bu gelişmeler, Mısır’la Batı Bloku arasındaki gerilimi arttırmakla beraber, Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur.
Bu gelişmeler, Mısır’la Batı Bloku arasındaki gerilimi arttırmakla beraber, Süveyş Savaşı’nın temel nedeni, ABD ve İngiltere’nin Nâsır yönetiminin oldukça önem verdiği Asvan Barajı projesinin finansmanından çekilmesi olmuştur.
Soru 94
Süveyş Savaşı sonrasında aşağıdaki ülkelerden hangisi Ortadoğu'daki nüfuzunu ABD'ye bırakmak zorunda kalmıştır?
Seçenekler
A
Osmanlı İmparatorluğu
B
Fransa
C
SSCB
D
İsrail
E
İngiltere
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-SÜVEYŞ SAVAŞI VE BÖLGESEL ETKİLERİ
Zira Süveyş Savaşı İngiltere’nin Orta Doğu’dan tasfiye edilmesi sürecini beraberinde getirmiş ve bir dönem Orta Doğu ülkelerinin çoğunda önemli bir nüfuza sahip olan İngiltere’nin bu etkisi kısa süre içinde ortadan kalkmaya başlamış ve yerini Amerikan nüfuzuna bırakmıştır.
Zira Süveyş Savaşı İngiltere’nin Orta Doğu’dan tasfiye edilmesi sürecini beraberinde getirmiş ve bir dönem Orta Doğu ülkelerinin çoğunda önemli bir nüfuza sahip olan İngiltere’nin bu etkisi kısa süre içinde ortadan kalkmaya başlamış ve yerini Amerikan nüfuzuna bırakmıştır.
Soru 95
1 Şubat 1958'de kurulan Birleşik Arap Cumhuriyeti (BAC)'ni oluşturan devletler aşağıdaki şıkların hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
Suriye-Mısır-Irak
B
Mısır-Suriye-Yemen
C
Irak-Ürdün-Mısır
D
Mısır-Suriye-Lübnan
E
Mısır-Irak-Yemen
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-ORTA DOĞU’DA MİKRO SOĞUK SAVAŞ VE İDEOLOJİ
Böylece Mısır, bir yandan Yemen ve Suriye’nin katılımıyla BAC’daki başat konumunu sürdürürken diğer yandan Suudi Arabistan ve Ürdün’le ilişkilerini geliştirmekte ve liderlik kaygısı nedeniyle Irak’ı bölgede izole etmekteydi.
Böylece Mısır, bir yandan Yemen ve Suriye’nin katılımıyla BAC’daki başat konumunu sürdürürken diğer yandan Suudi Arabistan ve Ürdün’le ilişkilerini geliştirmekte ve liderlik kaygısı nedeniyle Irak’ı bölgede izole etmekteydi.
Soru 96
Aşağıdaki şehir ya da bölgelerden hangisi 1967 Altı Gün Savaşları neticesinde İsrail'in işgal ettiği noktalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Batı Şeria
B
Gazze Şeridi
C
Sina Yarımadası
D
Hayfa
E
Kudüs
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-1967 SAVAŞI VE BÖLGESEL SONUÇLARI
avaş öncesinde 20.250 km2 toprağı elinde bulunduran İsrail, savaş esnasında Gazze Şeridi, Sina yarımadası, Golan tepeleri, Batı Şeria ve Kudüs’ü işgal ederek kontrolü altında bulundurduğu toprakları 88.000 km2’ye çıkarmıştır
avaş öncesinde 20.250 km2 toprağı elinde bulunduran İsrail, savaş esnasında Gazze Şeridi, Sina yarımadası, Golan tepeleri, Batı Şeria ve Kudüs’ü işgal ederek kontrolü altında bulundurduğu toprakları 88.000 km2’ye çıkarmıştır
Soru 97
1967 Altı Gün Savaşlarından sonra başlayan Yıpratma Savaşı taktiği hangi ülke tarafından İsrail'e karşı uygulanmıştır?
Seçenekler
A
Suriye
B
Ürdün
C
Mısır
D
Filistin
E
İran
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-1967 SAVAŞI VE BÖLGESEL SONUÇLARI
Bu bağlamda Yıpratma Savaşı, Altı Gün Savaşı’nın hemen ardından silahlanma faaliyetlerine ağırlık veren, ancak henüz İsrail’le doğrudan mücadele edecek kapasiteden yoksun olan Mısır’ın tercih ettiği yöntem olmuştur.
Bu bağlamda Yıpratma Savaşı, Altı Gün Savaşı’nın hemen ardından silahlanma faaliyetlerine ağırlık veren, ancak henüz İsrail’le doğrudan mücadele edecek kapasiteden yoksun olan Mısır’ın tercih ettiği yöntem olmuştur.
Soru 98
1973 Arap-İsrail Savaşıyla ilgili aşağıdaki ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İsrail savaşa çok hazırlıksız bir şekilde yakalanmıştı
B
Irak'ın Suriye ordusuna yardımı savaşın başlangıçlarında olumlu sonuçlar vermiş, 12 Mig'den oluşan filo çok işlevsel olmuştu
C
Ürdün İsrail'e karşı üçüncü bir cephe açmamıştır
D
Savaşın ilk üç gününün sonunda Mısır ve Suriye zafere yakın görünmekteydi
E
Savaş boyunca İsrail'e destek ABD, Arap ülkelerine ise SSCB'den gelmişti
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-1973 ARAP-İSRAİL SAVAŞI
Irak ise savaş esnasında Suriye’yi desteklemek için askerî yardımda bulunmuş; ancak Bağdat yönetiminin desteği de Savaş’ın seyrinde etkili olmamıştır. Bu noktada Mısır ve Suriye 1967’ye göre Savaş’ın başında daha koordineli bir strateji geliştirmişse de Savaş’ın seyrinde koordinasyon hatalarının yaşanması söz konusu olmuştur. Arap ülkeleri arasındaki koordinasyonsuzluğa örnek vermek gerekirse Irak’ın Suriye’ye yardım amaçlı gönderdiği 12 uçaktan oluşan Mig filosunun altısı, bizzat Suriye tarafından yanlışlıkla açılan dost ateşi sonucunda SAM-6’larla düşürülmüştür. Kalan altı uçak ise İsrail tarafından düşürülmüştür.
Irak ise savaş esnasında Suriye’yi desteklemek için askerî yardımda bulunmuş; ancak Bağdat yönetiminin desteği de Savaş’ın seyrinde etkili olmamıştır. Bu noktada Mısır ve Suriye 1967’ye göre Savaş’ın başında daha koordineli bir strateji geliştirmişse de Savaş’ın seyrinde koordinasyon hatalarının yaşanması söz konusu olmuştur. Arap ülkeleri arasındaki koordinasyonsuzluğa örnek vermek gerekirse Irak’ın Suriye’ye yardım amaçlı gönderdiği 12 uçaktan oluşan Mig filosunun altısı, bizzat Suriye tarafından yanlışlıkla açılan dost ateşi sonucunda SAM-6’larla düşürülmüştür. Kalan altı uçak ise İsrail tarafından düşürülmüştür.
Soru 99
Küba Füze Krizi sonrasında ABD ve SSCB arasında kurulan "kırmızı hat" ilk defa aşağıdaki savaşların hangisinde kullanılmıştır?
Seçenekler
A
1948 Arap-İsrail Savaşı
B
1967 Arap-İsrail Savaşı
C
1973 Arap-İsrail Savaşı
D
1982 Lübnan-İsrail Savaşı
E
1987 Filistin İntifadası
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-1967 SAVAŞI VE BÖLGESEL SONUÇLARI
1962’deki Küba krizinin ardından ABD ile SSCB arasında kurulan kırmızı hat, ilk defa 1967 Savaşı’yla beraber kullanılmıştır.
1962’deki Küba krizinin ardından ABD ile SSCB arasında kurulan kırmızı hat, ilk defa 1967 Savaşı’yla beraber kullanılmıştır.
Soru 100
1967 Arap-İsrail Savaşından sonra Bağdat'ta toplanan Orta Doğu ülkeleri herhangi bir Arap ülkesine saldıran ya da İsrail'e yardım eden ülkelere petrol ambargosu kararı almıştı. Aşağıdaki ülkelerden hangisi bu kararı uygulamamıştır?
Seçenekler
A
İran
B
Katar
C
Suudi Arabistan
D
Libya
E
Bahreyn
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Soğuk Savaş Döneminde Orta Doğu-1967 SAVAŞI VE BÖLGESEL SONUÇLARI
Diğer bölge ülkelerinin savaş sırasında ve sonrasındaki politikaları ele alındığında, savaştan bir gün önce Bağdat’ta toplanan Suudi Arabistan, Libya, Cezayir, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Abu Dabi temsilcileri, aldıkları bir kararla herhangi bir Arap ülkesine saldıran veya İsrail’e yardım eden ülkelere petrol ambargosu uygulama kararı almışlardı. Savaşın başlamasının ardından Kahire’nin Amerikan ve İngiliz güçlerinin İsrail’e yardım ettiğini iddia etmesinin ardından, ABD ve İngiltere’ye petrol ambargosu uygulamaya başlayan ülkelerin önemli bir kısmı bu iki ülkeyle diplomatik ilişkilerini kesmiştir. Bölge ülkelerinden sadece Mısır ve Irak’tan tehdit algılayan ve Batı Bloğu ile iyi ilişkiler içinde bulunan İran ise petrol üretimini arttırarak bu yaptırımı telafi etmeye çalışmıştır.
Diğer bölge ülkelerinin savaş sırasında ve sonrasındaki politikaları ele alındığında, savaştan bir gün önce Bağdat’ta toplanan Suudi Arabistan, Libya, Cezayir, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Abu Dabi temsilcileri, aldıkları bir kararla herhangi bir Arap ülkesine saldıran veya İsrail’e yardım eden ülkelere petrol ambargosu uygulama kararı almışlardı. Savaşın başlamasının ardından Kahire’nin Amerikan ve İngiliz güçlerinin İsrail’e yardım ettiğini iddia etmesinin ardından, ABD ve İngiltere’ye petrol ambargosu uygulamaya başlayan ülkelerin önemli bir kısmı bu iki ülkeyle diplomatik ilişkilerini kesmiştir. Bölge ülkelerinden sadece Mısır ve Irak’tan tehdit algılayan ve Batı Bloğu ile iyi ilişkiler içinde bulunan İran ise petrol üretimini arttırarak bu yaptırımı telafi etmeye çalışmıştır.
Ünite 4
Soru 1
İran’da sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü rejime karşı silahlı mücadeleyi ne zaman başlatmıştır?
Seçenekler
A
1965
B
1974
C
1981
D
1995
E
2001
Açıklama:
Halkın Mücahitleri Örgütü, İran İslam Cumhuriyetini yıkmayı amaçlayan örgüttür. M. Rıza Pehlevi ve kapitalizme karşı 1965 yılında kurulmuş olup silahlı mücadeleyi benimsemiştir. 1981 yılında rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır. Haziran 1981’de bir karşı darbe teşebbüsünde bulunan HMÖ ile Devrim Muhafızları arasında yüzlerce insanın ölümüyle neticelenen şiddetli sokak çatışmaları yaşanmıştır. HMÖ militanları bu olaydan sonra suikastlara başlamış, sadece 1981 yılının son çeyreğinde yüzlerce üst düzey kişiyi öldürmüştür. 2001 yılında silahlı mücadeleyi terk ettiğini açıklamıştır. Günümüzde seküler bir yönetim için çabalamakta olup sürgünde parlamento rolünü üstlenmiştir. Doğru cevap C’dir.
Soru 2
İslami İran’ın siyasal söyleminin yumuşaması ve ulusal çıkarların İslami doktrinin önüne geçtiği dönem kimin zamanında olmuştur?
Seçenekler
A
Haşimi Rafsancani
B
Muhammed Beheşti
C
Ali Hamaney
D
Beni Sadr
E
Muhammed Ali Recai
Açıklama:
Devrim lideri Humeyni 3 Haziran 1989 tarihinde ölünce din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dinî lider (devrim rehberi) olarak seçmiştir. Ağustos 1989’da da Meclis Başkanı Haşimi Rafsancani de büyük bir çoğunlukla Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. Bu yönetim değişikliği, İslami İran’ın siyasal söyleminin yumuşamasını beraberinde getirmiş ve ulusal çıkarlar İslami doktrinin önüne geçmiştir. Rafsancani Yönetimi daha çok devrimin oturduğu ve istikrar kazandığı bir dönem olarak görülmüştür; çünkü bu dönemde rejimin söyleminde bir yumuşama olmuştur. Doğru cevap A’dır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Birinci Körfez Savaşının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Siyasal farklılıklar
B
Kürt sorunu
C
Sovyet müdahelesi
D
Sınır sorunu
E
Ticaret yolları
Açıklama:
Birinci Körfez Savaşı’nın ülke, bölge ve dünya siyasetinden kaynaklanan bazı önemli nedenleri vardır. Bu nedenlerin başında iki ülke arasındaki dinsel farklılıklar tarafından beslenen tarihsel çatışmaydı. İran-Irak Savaşı’nın nedenlerinden biri de iki ülke arasındaki siyasal ve ideolojik farklılıklardı. Bazı gözlemciler ise savaşın çıkışını, kendi rejimini tehdit altında gören Saddam Hüseyin’in yanlış bir hesaplamayla İran’ı işgal etme isteğine bağlamaktadır. Savaş’ın başka bir nedeninin de Saddam Irak’ının Arap dünyası liderliğine oynaması olduğu ifade edilmiştir. Bütün bu sorunların varlığını potansiyel olmaktan gerçek bir çatışma ortamına alan da iki ülke arasındaki sınır sorunlarıdır. İki ülke arasındaki gerginliğin önemli bir nedeni de Kürt Sorunu olmuştur. Yukarıda sayılan siyasal nedenlerin dışında Saddam’ın İran’a saldırmasının bir de ekonomik nedeni vardı. İran’ın önemli petrol bölgelerini ve zengin doğal kaynaklarını ele geçirerek bölgenin en caydırıcı gücü ve dünyanın en rekabetçi ve güçlü ekonomisi olmaya çalışmıştır. Saddam Irak’ı ayrıca önemli ticaret yollarını ele geçirerek dünya ticaretinde hatırı sayılır bir devlet olmayı arzulamıştır. Doğru cevap C’dir.
Soru 4
Birinci Körfez Savaşında İran'ı destekleyen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çin
B
Mısır
C
Amerika
D
Suriye
E
Libya
Açıklama:
Birinci Körfez Savaşı boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi, benimsediği Arapçılık ideolojisine ihanet ederek İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye. Nisan 1982 tarihinde İran’ın talebi üzerine Suriye, Irak petrollerini Akdeniz’e taşıyan Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı’nı kapatmıştır. Suriye’nin bu davranışının Irak’a aylık maliyeti yaklaşık 5 milyar dolar olmuştur. Ancak İran’ın galibiyetini kendi güvenlikleri bakımından tehlikeli gören Suudi Arabistan ve Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkeleri, Irak’a mali destekler vererek muhtemel bir mali çöküşten kurtarmıştır. Doğru cevap D’dir.
Soru 5
Birinci Körfez Savaşının Türkiye üzerinde hangi alanda olumlu etkisi olmuştur?
Seçenekler
A
Ekonomik
B
Sosyal
C
Siyasal
D
Güvenlik
E
Dış ilişkiler
Açıklama:
Savaşın Türkiye üzerinde önemli etkileri olmuştur. Türkiye’nin iki komşusu arasında yaşanan bu yıpratma bir taraftan Türkiye üzerinde olumsuz etkisi olurken bir taraftan da olumlu etkileri olmuştur. Bir genelleme yapmak gerekirse savaşın Türkiye’ye siyasal olarak olumsuz, iktisadi olarak ise olumlu bir etkisi olmuştur. Doğru cevap A’dır.
Soru 6
İran-Irak Savaşı hangi tarihte başlamıştır?
Seçenekler
A
1969
B
1980
C
1990
D
1997
E
2000
Açıklama:
İran-Irak Savaşı 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmış, iki taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir bölgesel savaştır. 20. yüzyılın en uzun süreli konvansiyonel savaşı olan İran-Irak Savaşı, yüzyılın son çeyreğinde Orta Doğu’daki iki ülke arasında meydana gelen ve daha çok dinsel bölünmeler, sınır sorunları ve siyasal farklılıklar gibi nedenlerden dolayı gerçekleşen çok-boyutlu bir Arap-Fars savaşıdır. Doğru cevap B’dir.
Soru 7
İkinci Körfez Savaşının bölgesel siyaset bakımından dikkat çeken en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ticarette güven kaybı yaşatması.
B
Arapların taraf olduğu ilk savaş olması.
C
Savaştaki kayıpların eşit olmaması.
D
Çevresel bir felaket yaratması.
E
Makroekonomik dengelerin bozulması.
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşının bölgesel siyaset bakımından dikkat çeken ilk özelliği bu savaşın Araplar arası ilk savaş olmasıdır. İki tarafta da Arap orduları savaşmıştır. İkinci olarak Kuzey Afrika’dakiler dâhil tüm Arapların taraf olduğu ilk savaştır. Üçüncü olarak da ABD ilk kez Orta Doğu’ya yönelik bu kadar geniş ölçekli bir müdahalede bulunmuştur. Doğru cevap B’dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi ABD’nin Irak’ı işgal etmesine karşı olan ülkelerden biridir?
Seçenekler
A
Bulgaristan
B
İspanya
C
Hırvatistan
D
Belçika
E
Portekiz
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden Fransa, Rusya ve Çin’in yanı sıra, geçici üyelerden Almanya ve Suriye Irak’a karşı güç kullanılmasına kesinlikle karşı olduğunu açıklarken Meksika ve Kanada da güç kullanılmasına karşı olan ülkeler arasında yer almıştı. Diğer taraftan Güvenlik Konseyinin geçici üyelerinden olan Pakistan, Angola, Kamerun, Gine ve Şili kararsızlar arasında yer alırken, Bulgaristan, ABD ve İngiltere ile birlikte hareket etmeyi tercih etmişti. Avrupa ülkelerinden başta İspanya olmak üzere İtalya, Danimarka, Portekiz’in yanı sıra, eski Doğu Bloğu üyelerinden Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Litvanya, Makedonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya da ABD ve İngiltere’nin yanında yer almaktaydı. Bununla beraber, Avrupa ülkelerinden Fransa, Almanya ve Belçika’nın yanı sıra, İsrail hariç tüm Orta Doğu ve İslam ülkelerinin karşı çıktığı, Amerika’nın tek taraflı güç kullanma isteğine Türkiye ve Endonezya da açıkça karşı çıkan ülkeler arasında yer almaktaydı. Doğru cevap D’dir.
Soru 9
Üçüncü Körfez Savaşı resmi olarak ne zaman sona ermiştir?
Seçenekler
A
Saddam Hüseyin’in idamıyla.
B
Koalisyon güçlerinin müdahalesiyle.
C
Sünni Arapların bölgede söz sahibi olmasıyla.
D
Son Amerikan muharip birliklerinin çekilmesiyle.
E
Amerika’nın Bağdat’ı işgal etmesiyle.
Açıklama:
Irak’ta aktif savaşın 1 Mayıs 2003’te sona erdiği ilan edilse de bu ülkedeki Amerikan ve İngiliz güçleri Irak’ta kalmaya devam etmiştir. 2009 yılının başında Irak’ta hâlâ yaklaşık 50.000 Amerikan askeri bulunmaktaydı. İngiltere, ülkedeki askerî birliklerini 30 Nisan 2009’dan itibaren çekmeye başlamıştı. ABD ise bir süre daha Irak’ta kalmaya devam etmiş ve 18 Aralık 2011’de son Amerikan muharip birliklerinin Irak’tan çekilmesiyle Üçüncü Körfez Savaşı’nın sona erdiği resmiyet kazanmıştır. Doğru cevap D’dir.
Soru 10
Savaş sonrasında kurulan Irak Geçici Yönetim Konseyinin ilk başkanını kim olmuştur?
Seçenekler
A
Nuri el-Maliki
B
Ali Hasan el Mecid
C
İbrahim Caferi
D
Muhammed Said el Sahaf
E
Tarık Aziz
Açıklama:
ABD, Saddam sonrası dönemde işgal güçlerine muhalif olmayan Şii, Sünni ve Kürt grupların, Irak’taki nüfuslarına göre oluşturulacak yeni idari yapıda temsil edileceğini ilan etmesine karşın gerçekte iktidarı Sünni Araplardan alarak Şii Arap ve Kürt gruplara vermekteydi. 2003 Temmuz’unda oluşturulan Irak Geçici Yönetim Konseyinin yanında bir de yeni bir Kabine oluşturulmuştu. Başkanlığın 9 kişi arasında dönüşümlü olarak hayata geçirilmesine karar verilen Irak Geçici Yönetim Konseyinin ilk başkanının Şii Dava Partisi sözcüsü İbrahim Caferi’nin olması kararlaştırılmıştı. Irak’ta işgalin ve Saddam rejiminin devrilmesinin ardından bir yandan da yeni bir anayasa yapım süreci başlamıştır. Doğru cevap C’dir.
Soru 11
İran-Irak Savaşı ne zaman yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1980-1988 yılları arasında
B
1970-1980 yılları arasında
C
1980-1985 yılları arasında
D
1970-1978 yılları arasında
E
1950-1968 yılları arasında
Açıklama:
Bu savaştan iki yıl sonra uluslararası arenada Soğuk Savaş sona ererken Basra Körfezi’ndeki gelişmeler, gündemdeki yerini korumaya devam etmiştir.
1980-1988 yılları arasında İran-Irak Savaşı yaşanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
1980-1988 yılları arasında İran-Irak Savaşı yaşanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 12
İran İslam Cumhuriyeti'nin oturtulduğu dini esaslara ne denir?
Seçenekler
A
Velayet-i Fakih
B
Vilayet-i Fakih
C
Vilayet-i Fatih
D
Velayet
E
Fakih
Açıklama:
İran halkı Orta Doğu halkları arasında yöneticilere karşı siyasal ve toplumsal taleplerde bulunma konusunda farklı bir yerde durmaktadırlar.
İran’da monarşi rejimi sona ermiş, devrim lideri tarafından geliştirilen “Velayet-i Fakih” olarak isimlendirilen ve şeriat esasları ile Şiilik mezhebinin temel ilkelerine dayalı dinî bir cumhuriyet rejimi kurulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
İran’da monarşi rejimi sona ermiş, devrim lideri tarafından geliştirilen “Velayet-i Fakih” olarak isimlendirilen ve şeriat esasları ile Şiilik mezhebinin temel ilkelerine dayalı dinî bir cumhuriyet rejimi kurulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 13
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu örgütün adı nedir?
Seçenekler
A
Halkın Direnişçileri Örgütü
B
Halkın Mücahitleri Örgütü
C
Ne Batı, Ne Doğu
D
Uluslararası Rejim Taraftarları
E
İran İslam Militanları
Açıklama:
Haziran 1981’de bir karşı darbe teşebbüsünde bulunan HMÖ ile Devrim Muhafızları arasında yüzlerce insanın ölümüyle neticelenen şiddetli sokak çatışmaları yaşanmıştır.
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 14
Irak'ta General Abdülkerim Kasım’ın gerçekleştirdiği darbe hangi yıl olmuştur?
Seçenekler
A
1968 yılında
B
1978 yılında
C
1958 yılında
D
1948 yılında
E
1938 yılında
Açıklama:
Daha sonra Baas Partisi’nin iktidara gelmesiyle bu siyasi eğilim güçlenmiş ve Irak Sovyet yanlısı bir ülke olmuştur.
Irak General Abdülkerim Kasım’ın 1958 yılında gerçekleştirdiği darbeden sonra sosyalist bir çizgide siyaset yapmaya başlamıştı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Irak General Abdülkerim Kasım’ın 1958 yılında gerçekleştirdiği darbeden sonra sosyalist bir çizgide siyaset yapmaya başlamıştı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 15
Şatt-ül Arap Suyolu anlaşmazlığı hangi anlaşma ile çözülmüştür?
Seçenekler
A
Ebu Musa
B
Büyük Tumb
C
Cezayir
D
Bağdat
E
Sadabad
Açıklama:
Varılan antlaşmaya göre İran, Irak yönetimine karşı isyan eden Kürtlere desteğini çekmiş, Irak da iki ülke arasındaki sınırın Şatt-ül Arap’ın en derin noktasından geçtiğini kabul etmek zorunda kalmıştır.
1975 yılında ise iki ülke arasında imzalanan Cezayir Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür. Doğru cevap C seçeneğidir.
1975 yılında ise iki ülke arasında imzalanan Cezayir Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 16
İran'ın en büyük petrol şehri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahvaz
B
Bahtaran
C
Urmiye
D
Hemedan
E
Abadan
Açıklama:
Abadan, İran’ın Huzistan eyaletinin başkenti ve aynı zamanda İran’ın en büyük petrol şehridir.
İran’ın en büyük petrol şehri olan Abadan'dır. Doğru cevap E seçeneğidir.
İran’ın en büyük petrol şehri olan Abadan'dır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 17
İran Irak savaşında aşağıdaki ülkelerden hangisi İran'ın yanında yer almıştır?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Mısır
C
Kuveyt
D
Suriye
E
Ürdün
Açıklama:
Nisan 1982 tarihinde İran’ın talebi üzerine Suriye, Irak petrollerini Akdeniz’e taşıyan Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı’nı kapatmıştır.
Savaş boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi, benimsediği Arapçılık ideolojisine ihanet ederek İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye. Doğru cevap D seçeneğidir.
Savaş boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi, benimsediği Arapçılık ideolojisine ihanet ederek İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 18
İran’a en fazla silah satan ülke hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Kuzey Kore
B
Fransa
C
İngiltere
D
Almanya
E
İtalya
Açıklama:
Irak ise Sovyetler Birliği, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya gibi NATO ülkeleri, Brezilya, Mısır ve Suudi Arabistan gibi çok sayıda ülkeden silah temin etme imkânına sahipti.
İran’a en fazla silah satan Kuzey Kore, aynı zamanda İran ile Komünist Blok ülkeleri arasında aracılık yapmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
İran’a en fazla silah satan Kuzey Kore, aynı zamanda İran ile Komünist Blok ülkeleri arasında aracılık yapmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 19
İran-Irak Savaşı sırasında tarafsız kalan, iki tarafa da silah satmayı reddedip, iki ülkeye de sivil yardımlarda bulunan ülke hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
İtalya
D
İspanya
E
Türkiye
Açıklama:
ABD tarafından ilan edilen ticaret ambargosunu uygulamamış ve iki ülkeyle de ticaret yapmaya devam etmiştir.
İran-Irak Savaşı sırasında Türkiye tarafsız kalmış, iki tarafa da silah satmayı reddetmiş, ancak iki ülkeye de sivil yardımlarda bulunmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
İran-Irak Savaşı sırasında Türkiye tarafsız kalmış, iki tarafa da silah satmayı reddetmiş, ancak iki ülkeye de sivil yardımlarda bulunmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Körfez Savaşı’nın Türkiye’ye dolaylı ve doğrudan olumsuz etkileri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Petrol fiyatları
B
Kara taşımacılığı
C
Müteahhitlik hizmetleri
D
İhracat
E
İstikrarsızlık ve otorite boşluğu
Açıklama:
Zira Irak’ta oluşan istikrarsızlık ve otorite boşluğu, aynı zamanda Türkiye’nin güvenlik politikalarını olumsuz etkilemiş ve Türkiye’nin Savaş nedeniyle uğradığı sıkıntılar 1990’lı yıllar boyunca etkisini göstermiştir.
Irak’ın Kuveyt’i işgali ve arkasından düzenlenen müdahale nedeniyle Türkiye’nin uğradığı ekonomik kayıp, rakamsal olarak ölçülebilmekteydi. Bununla beraber, söz konusu gelişmelerin insani ve güvenlik anlamında oluşturduğu kayıplar, rakamlarla ifade edilemez boyutta olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Irak’ın Kuveyt’i işgali ve arkasından düzenlenen müdahale nedeniyle Türkiye’nin uğradığı ekonomik kayıp, rakamsal olarak ölçülebilmekteydi. Bununla beraber, söz konusu gelişmelerin insani ve güvenlik anlamında oluşturduğu kayıplar, rakamlarla ifade edilemez boyutta olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 21
1979 İran İslam Devrimi ile başa geçen kimdir?
Seçenekler
A
Ali Hamaney
B
Ayetullah Humeyni
C
Muhammed Ali Recai
D
Şah Rıza Pehlevi
E
Muhammed Musaddık
Açıklama:
İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir. İran’da devrim hareketinin başlamasıyla 1 Şubat 1979’da sürgünden İran’a gelen Humeyni, devrim sonundan 3 Haziran 1989’daki ölümüne kadar İran’ı yönetmiştir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi yeni İran rejimi ile Türkiye arasındaki sorunlu alanlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Türkiye'nin laik yönetim anlayışını benimsemiş olması.
B
İran ve Türkiye arasındaki sınır anlaşmazlıkları.
C
Türkiye'nin İran'ın bölgeye yönelik revizyonist söylemlerini tehdit olarak algılaması.
D
İran'ın PKK ve diğer silahlı gruplara destek olması.
E
Türkiye'nin Halkın Mücahitleri Örgütü mensuplarının Türkiye'de yaşamalarına göz yumması.
Açıklama:
Bölgenin tek seküler rejimi olan Türkiye, yeni dinsel cumhuriyet rejimini kendine bir tehdit olarak algılamış; İran’daki yeni rejim de Türkiye’deki rejimi ötekileştirmiştir. İkinci olarak, Batı bloku’na mensup bir ülke olan Türkiye, İran’ın revizyonist söylemini onaylamamış, aksine bunu bölgesel istikrar ve kendi güvenliği bakımından bir tehdit olarak algılamıştır. Üçüncü olarak, İslami İran Türkiye’ye karşı silahlı mücadele yürüten PKK ve diğer silahlı gruplara destek vermiştir. Bunun karşılığında da Türkiye, İran’a karşı mücadele eden Halkın Mücahitleri Örgütü mensuplarının Türkiye’de yaşamalarına göz yummuştur. Doğru yanıt B'dir.
Soru 23
Irak-İran savaşının sonuçları hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Savaşın sonlandırılması için üçüncü tarafların güçlü çabaları olmuştur.
B
Savaşın süresi Arap-İsrail savaşlarına göre kısadır.
C
Irak-İran sınırı hattı tekrar çizilmiştir.
D
İran iç istikrarını savaş sebebiyle sağlayamamıştır.
E
Sivil yerleşimler savaştan etkilenmiştir.
Açıklama:
Irak-İran savaşında sivil yerleşim birimlerine yoğun saldırılar olmuştur. Bu saldırılar sadece konvansiyonel yöntemlerle yapılmamış; aynı zamanda kimyasal silahlar ve İkinci Dünya Savaşı’ndan beri ilk kez kullanılan balistik füzelerle desteklenmiştir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 24
Irak-İran savşında İran'ı destekleyen Arap ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Birleşik Arap Emirlikleri
C
Suriye
D
Cezayir
E
Kuveyt
Açıklama:
Savaş boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye. Nisan 1982 tarihinde İran’ın talebi üzerine Suriye, Irak petrollerini Akdeniz’e taşıyan Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı’nı kapatmıştır. Suriye’nin bu davranışının Irak’a aylık maliyeti yaklaşık 5 milyar dolar olmuştur. Doğru yanıt C'dir.
Soru 25
Kuveyt'i işgal eden Irak'a güç kullanımı yönünde karar alan uluslararası örgüt hangisidir?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler
B
NATO
C
OPEC
D
AB
E
KİK
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi Kuveyt'in işgalinin arkasından ardı ardına kararlar almış ve nihayetinde 29 Kasım 1990’da alınan 678 sayılı kararla Irak’ın işgali sona erdirmemesi hâlinde güç kullanımına izin vermiştir. Doğru yanıt A'dır
Soru 26
Irak'ın Kuveyt'i işgaline ve bu işgale yapılan müdehaleye ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tarafların savaştaki kayıpları arasında ciddi bir uçurum vardır.
B
Bağdat’ı ele geçirme imkânına sahipken ABD Başkanı Bush, savaşı sona erdirmiştir.
C
Araplar arası ilk savaştır.
D
Savaşa tüm Arap ülkeleri dahil olmamıştır.
E
ABD ilk kez Orta Doğu’ya yönelik bu kadar geniş ölçekli bir müdahalede bulunmuştur
Açıklama:
Tarafların savaştaki kayıpları arasında ciddi bir uçurum bulunmaktadır. Irak tarafında on binlerce asker ve sivil hayatını kaybederken koalisyon güçleri çok az sayıda sadece birkaç düzine) kayıp vermiştir. Bağdat’ı ele geçirme imkânına sahipken ABD Başkanı Bush, savaşı sona erdirmiştir. Bölgesel siyaset bakımından ise bu savaş Araplar arası ilk savaş olmastır. İki tarafta da Arap orduları savaşmıştır. Kuzey Afrika’dakiler dâhil tüm Arapların taraf olduğu ilk savaştır. Ayrıc ABD ilk kez Orta Doğu’ya yönelik bu kadar geniş ölçekli bir müdahalede bulunmuştur. Doğru yanıt D'dir.
Soru 27
I. Petrol fiyatlarının artışı II. Müteahhitlik hizmetlerine talebin azalması III. Kerkük-Yumurtalık boru hattının kapatılması IV. Irakta otorite boşluğunun oluşması Yukarıdakilerden hangileri II. Körfez Savaşı'nın Türkiye'ye olan olumsuz etkileri arasındadır?
Seçenekler
A
I. ve II.
B
II. ve IV.
C
I., II. ve III.
D
I., II. ve IV.
E
Hepsi
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşı, petrol fiyatları, kara taşımacılığı, müteahhitlik hizmetleri ve ihracat üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle Türkiye ekonomisinin önemli kayıplara uğramasına sebep olmuştur. Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının kapatılması, bir yandan petrol ithalatını güçleştirirken bir yandan da petrol ile taşımadan doğan geliri ortadan kaldırmış, izleyen yıllarda ise düşük seviyelere çekmiştir. Savaşın hemen ardından, Irak’ın dünya ile bağlantısının büyük ölçüde kesilmesi, petrol gelirleri dolayısıyla satın alma gücü yüksek kamu kesimi bulunan Irak’ın müteahhitlik hizmetlerini kapsayan inşaat ve taahhüt faaliyetlerini de durdurmuştur. Müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen ülkelerinden olan Türkiye, bu en yakın pazarını kaybetmiştir. Öte yandan Irak’ta oluşan istikrarsızlık ve otorite boşluğu, aynı zamanda Türkiye’nin güvenlik politikalarını olumsuz
etkilemiştir. Doğru yanıt E'dir.
etkilemiştir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 28
BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerden hangisi Irak'a müdahale konusunda olumlu oy kullanmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Çin
C
Rusya
D
Bulgaristan
E
Suriye
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden Fransa, Rusya ve Çin’in yanı sıra, geçici üyelerden Almanya ve Suriye Irak’a karşı güç kullanılmasına kesinlikle karşı olduğunu açıklarken Meksika ve Kanada da güç kullanılmasına karşı olan ülkeler arasında yer almıştı. Diğer taraftan Güvenlik Konseyinin geçici üyelerinden olan Pakistan, Angola, Kamerun, Gine ve Şili kararsızlar arasında yer alırken, Bulgaristan, ABD ve İngiltere ile birlikte hareket etmeyi tercih etmişti. Doğru yanıt D'dir.
Soru 29
Irak'ın işgali sürecinde direniş eylemleri hangi olay neticesinde azalmıştır?
Seçenekler
A
Saddam Hüseyin'in idamı.
B
Ülkede yönetimin yerel unsurlara devri.
C
ABD askerlerinin ülkeyi terk etmesi.
D
Kürt özerk bölgesinin oluşturulması.
E
Sünnilerin yeni siyasal sisteme entegre edilmesi.
Açıklama:
Koalisyon güçleri direnişi şiddet yoluyla sonlandıramamaları üzerine Saddam rejiminin devrilmesinin ardından sistemden dışlanan Sünni Arapları yeni siyasal sisteme entegre etmek için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Bu girişimlere paralel olarak Koalisyon güçlerine karşı yapılan saldırılar giderek azalmıştır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 30
Irak'ın Saddam sonrası ilk hükümeti hangi yıl kurulmuştur?
Seçenekler
A
2006
B
2007
C
2008
D
2008
E
2010
Açıklama:
Hazırlanan yeni anayasanın 15 Ekim 2005’te referanduma sunulması ve kabul edilmesiyle Saddam sonrası yeni bir dönem anayasal açıdan da başlamıştır. Bu bağlamda 2005 Aralık’ında gerçekleştirilen Meclis seçimleri ile beraber Irak’ta kalıcı bir hükümet de kurulabilmiştir. 20 Mayıs 2006’da kurulan ilk kalıcı Hükûmetin Başbakanlığını Nuri el Maliki yapmıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 31
İran-Irak Savaşı hangi yıllar arasında yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1980-1988
B
1980-1989
C
1981-1988
D
1981-1989
E
1982-1989
Açıklama:
1980-1988 yılları arasında İran-Irak Savaşı yaşanmıştır.
Soru 32
Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadeleyi hangi yılda başlatmıştır?
Seçenekler
A
1980
B
1981
C
1982
D
1983
E
1984
Açıklama:
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır.
Soru 33
İran İslam Devrimi kime karşı yapılmıştır?
Seçenekler
A
Rıza Pehlevi
B
Feth Ali
C
Ahmet Şah Kaçar
D
Emir Kabir
E
Nadir Şah Afşar
Açıklama:
İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir.
Soru 34
1937 yılında imzalanan İran-Irak Sınır Antlaşması ile Irak’a bırakılan Şatt-ül Arap Suyolu kaç km uzunluğundadır?
Seçenekler
A
150
B
175
C
200
D
225
E
250
Açıklama:
Bütün bu sorunların varlığını potansiyel olmaktan gerçek bir çatışma ortamına alan da iki ülke arasındaki sınır sorunlarıdır. 1937 yılında imzalanan İran-Irak Sınır Antlaşması ile Irak’a bırakılan 200 km uzunluğundaki Şatt-ül Arap Suyolunu iki ülke arasında ciddi bir gerilim konusu olmuştur.
Soru 35
1960’lı yıllardan itibaren İran’daki şah yönetimine karşı faaliyetlerin merkezi olan şehir hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Kum
B
Tahran
C
Bağdat
D
Tebriz
E
İsfahan
Açıklama:
Bu dönemde ayetullahların kullandığı dinsel ve siyasal söylem geniş halk kitleleri tarafından kabul görmüş, bu da din adamlarının siyasi gücünü daha da arttırmıştır. 1960’lı yıllardan itibaren Kum şehri yönetim karşıtı faaliyetlerin merkezi olmuş ve bu kesimi temsilen de Ayetullah Ruhullah Humeyni ön plana çıkmıştır.
Soru 36
Saddam yönetimi tarafından Irak’tan çıkarılan Humeyni devrime kadar hangi ülkeye sığınmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
ABD
D
İngiltere
E
Türkiye
Açıklama:
1978’de Saddam yönetimi tarafından Irak’tan çıkarılan Humeyni, daha sonra Paris’e geçmiştir. İran’da devrim hareketinin başlamasıyla 1 Şubat 1979’da İran’a dönen Humeyni, devrim sonundan 3 Haziran 1989’daki ölümüne kadar İran’ı yönetmiştir.
Soru 37
Devrim sonrasında 23 Eylül 1980 tarihinde İran’a savaş açan ve 8 yıl boyunca İran’la savaşan ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Mısır
C
Suriye
D
Yemen
E
Ürdün
Açıklama:
İran-Irak Savaşı 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmış, iki taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir bölgesel savaştır. 20. yüzyılın en uzun süreli konvansiyonel savaşı olan İran-Irak Savaşı, yüzyılın son çeyreğinde Orta Doğu’daki iki ülke arasında meydana gelen ve daha çok dinsel bölünmeler, sınır sorunları ve siyasal farklılıklar gibi nedenlerden dolayı gerçekleşen çok-boyutlu bir Arap-Fars savaşıdır. Bazıları bu olaya tarafları niteleyen ülkeleri dikkate alarak İran-Irak Savaşı derken, bir grup gözlemci ise savaşın yaşandığı bölgeyi nazarı dikkate alarak Birinci Körfez Savaşı olarak isimlendirmektedir.
Soru 38
I- Ülkeler arasız mezhepsel farklılıklar.
II- İran’ın devrim sonrası bölgede yalnızlaşması.
III- Saddam’ın Arap dünyası lideri olma isteği.
Yukarıdaki nedenlerden hangisi ya da hangileri İran-Irak Savaşı’nın nedenleri arasındadır?
II- İran’ın devrim sonrası bölgede yalnızlaşması.
III- Saddam’ın Arap dünyası lideri olma isteği.
Yukarıdaki nedenlerden hangisi ya da hangileri İran-Irak Savaşı’nın nedenleri arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Yukarıda sayılan üç sebebin dışında Satt’ül Arap bölgesindeki sınır sorunları da savaşın sebepleri arasındadır.
Soru 39
İran-Irak Savaşı hangi yıllar arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1980-1988
B
1970-1978
C
1990-1998
D
1975-1983
E
1985-1993
Açıklama:
İran-Irak Savaşı 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmıştır.
Soru 40
I- ABD
II- Sovyetler Birliği
III- Fransa
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri İran-Irak Savaşı sırasında Irak’a silah satarak destek olmuşlardır?
II- Sovyetler Birliği
III- Fransa
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri İran-Irak Savaşı sırasında Irak’a silah satarak destek olmuşlardır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
ABD ve Batı Irak’a devrim sonrasında İran’ın batının desteğini kaybetmesinden dolayı, Sovyetler Birliği ise Irak’ın sosyalist söylemlerinden dolayı destek olmuşlardır.
Soru 41
Irak-İran Savaşı sırasında Irak hangi sebepten dolayı BM Genel Sekreteri Javier Perez de Cuellar tarafından resmen kınanmıştır?
Seçenekler
A
İran’a karşı kimyasal silah kullanması nedeniyle
B
Kuveyt’i işgal etmesi nedeniyle
C
Saddam’ın ırkçı söylemleri nedeniyle
D
Irak ordusunun petrol borularını yakması nedeniyle
E
Irak’ın barışa yanaşmaması nedeniyle
Açıklama:
Bu dönemde BM dört kimyasal silah uzmanını incelemelerde bulunmak amacıyla İran’a göndermiştir. Bu uzmanların hazırladıkları raporlar doğrultusunda zamanın BM Genel Sekreteri Javier Perez de Cuellar Irak’ı resmen kınamış ve kimyasal silahların kullanımı konusunda 1925 tarihli Cenevre Protokolü’ne uymaya davet etmiştir.
Soru 42
İran-Irak Savaşı sonucunda istediği sonucu alamayan Irak savaş sırasında aldığı dış borçları ödemek için hangi ülkeyi işgal etmiştir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Suudi Arabistan
C
Suriye
D
Ürdün
E
Türkiye
Açıklama:
Savaşı kazandığı söylenen Irak, savaş sırasındaki harcamaları dolayısıyla 80 milyar dolar civarında dış borç almak zorunda kalmıştır. Bu dış borçlar Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesinin temel gerekçelerinden birini oluşturmuştur.
Soru 43
İkinci Körfez Savaşı hangi yıl başlamıştır?
Seçenekler
A
1990
B
1980
C
1985
D
1993
E
1987
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşı’nda, Irak lideri Saddam Hüseyin 2 Ağustos 1990 tarihinde beklenmedik bir şekilde büyük petrol rezervlerine sahip olan küçük Körfez ülkesi Kuveyt’i işgal etmiş ve Kuveyt’i ülkesinin 19. vilayeti ilan etmiştir. Böylece tarihte ilk kez BM üyesi bir devlet başka bir devlet tarafından tamamen işgal ve ilhak edilmiştir.
Soru 44
Hangi yılda Irak ordusu, İran birliklerini geri püskürtmek için hardal gazı ve sinir gazı gibi zehirli gazlar, yani kitle imha silahları, kullanmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1981
B
1982
C
1983
D
1984
E
1985
Açıklama:
1984 yılında İran ordusunun ağır saldırıları karşısında bunalan Irak ordusu gerilemeye ve mevzi kaybetmeye, sonuçta İran ordusu Kürdistan eyaletinde sınırı geçerek Dicle Nehri’ne doğru ilerlemeye başlamıştır. Bu saldırıların sonucunda da İran, Irak’ın güneyinde bulunan petrol üretime merkezi Mecnun adasını işgal etmiştir. Ancak bataklık olan bu adada hareket etme güçlüğü olduğundan İran birlikleri sorun yaşamışlar. Savaşın bu aşamasında Irak ordusu, İran birliklerini geri püskürtmek için hardal gazı ve sinir gazı gibi zehirli gazlar, yani kitle imha silahları, kullanmaya başlamıştır. Tahminlere göre tara arın birbirlerine azami zararı verme çabası neticesinde sadece 1984 yılında İran’ın 300, Irak’ın ise 250 bin civarında askeri öldürülmüş veya yaralanmıştır.
Soru 45
İran Şahı Rıza Pehlevi kaç yıl iktidarda kalmıştır?
Seçenekler
A
34 Yıl
B
36 Yıl
C
38 Yıl
D
40 Yıl
E
42 Yıl
Açıklama:
İran Şahı Rıza Pehlevi (Tahta çıkışı: 26 Eylül 1941 - Devrilmesi:11
Şubat 1979).
Şubat 1979).
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi İran'da Şah rejiminin devrildiği tarihtir?
Seçenekler
A
1978
B
1979
C
1980
D
1981
E
1982
Açıklama:
Şah karşıtı gösteriler 1979 Ocak’ında İran geneline yayılmış ve gösterileri bastırma girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi, Şah yönetimine karşı uzun süredir mücadele eden din adamlarına destek veren gruplardan biri değildir?
Seçenekler
A
Milliyetçiler
B
Liberaller
C
Sol Gruplar
D
Kürtler
E
Asuriler
Açıklama:
Ülkedeki milliyetçiler, liberaller, sol gruplar, Kürtler ve esnaf gibi diğer kesimler de din adamlarına destek vermişlerdir.
Soru 48
Aşağıdaki mezheplerden hangisinin temel ilkeleri esas alınarak İran'da, şeriat esasları ile birlikte dini bir rejimi oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Hanefi Mezhebi temel ilkeleri
B
Hambeli Mezhebi temel ilkeleri
C
Maliki Mezhebi temel ilkeleri
D
Şii Mezhebi temel ilkeleri
E
Dürzii Mezhebi temel ilkeleri
Açıklama:
Devrimle birlikte İran’da monarşi rejimi sona ermiş, devrim lideri tarafından geliştirilen “Velayet-i Fakih” olarak isimlendirilen ve şeriat esasları ile Şiilik mezhebinin temel ilkelerine dayalı dinî bir cumhuriyet rejimi kurulmuştur.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi 1960'lı yıllardan itibaren İran'da yönetim karşıtı faaliyetlerin merkezi olmuş şehirdir?
Seçenekler
A
Tahran
B
Tebriz
C
Kum
D
İsfahan
E
Şiraz
Açıklama:
1960’lı yıllardan itibaren Kum şehri yönetim karşıtı faaliyetlerin merkezi
olmuş ve bu kesimi temsilen de Ayetullah Ruhullah Humeyni ön plana çıkmıştır.
olmuş ve bu kesimi temsilen de Ayetullah Ruhullah Humeyni ön plana çıkmıştır.
Soru 50
İran'da rejime karşı daha çok sol kesimden gelen Halkın Mücahitleri Örgütü hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1980
B
1981
C
1982
D
1983
E
1984
Açıklama:
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır.
Soru 51
Halkın Mücahitleri Örgütü dışında, Irak’ın da teşvikiyle İran'da rejime başkaldıran grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Araplar
B
Asuriler
C
Kıldaniler
D
Kürtler
E
Sünniler
Açıklama:
HMÖ dışında İslami İran’ın karşılaştığı en önemli ikinci iç tehdit Irak’ın da teşvikiyle Kürtlerin başkaldırmasıydı.
Soru 52
Birinci Körfez Savaşı (İran-Irak Savaşı) kaç yıl sürmüştür?
Seçenekler
A
7 Yıl
B
8 Yıl
C
9 Yıl
D
10 Yıl
E
11 Yıl
Açıklama:
İran-Irak Savaşı 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmış, iki taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir bölgesel savaştır.
Soru 53
General Abdülkerim Kasım, Irak'ta hangi yıl darbe gerçekleştirmiştir?
Seçenekler
A
1958
B
1960
C
1962
D
1964
E
1966
Açıklama:
Öte yandan Irak ise General Abdülkerim Kasım’ın 1958 yılında gerçekleştirdiği darbeden sonra sosyalist bir çizgide siyaset yapmaya başlamıştı.
Soru 54
İran ve Irak arasında 1975 yılında yapılan anlaşmanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şatt-ül Arap Antlaşması
B
Cezayir Antlaşması
C
Ürdün Antlaşması
D
Mısır Antlaşması
E
Dicle Antlaşması
Açıklama:
1975 yılında ise iki arasında imzalanan Cezayir Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür. Varılan antlaşmaya göre İran, Irak yönetimine karşı isyan eden Kürtlere desteğini çekmiş, Irak da iki ülke arasındaki sınırın Şatt-ül Arap’ın en derin noktasından geçtiğini kabul etmek zorunda kalmıştır.
Soru 55
Halkın Mücahitleri Örgütü hangi yıl kurulmuştur?
Seçenekler
A
1965
B
1975
C
1985
D
1995
E
2005
Açıklama:
M. Rıza Pehlevi ve kapitalizme karşı 1965 yılında kurulmuş olup silahlı mücadeleyi benimsemiştir.
Soru 56
İran İslam Devrimi, ........ ......... liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir. Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Hüseyin Ali
B
Ayetullah Humeyni
C
Saddam Hüseyin
D
Muhammed Musaddık
E
Şah İsmail
Açıklama:
İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir.
Soru 57
Devrim lideri Humeyni 3 Haziran 1989 tarihinde ölünce din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisi yeni dini lider olarak kimi seçmiştir?
Seçenekler
A
Muhammed Musaddık
B
Saddam Hüseyin
C
Ali Hamaney
D
Şah İsmail
E
Muhammed Ali Recai
Açıklama:
Devrim lideri Humeyni 3 Haziran 1989 tarihinde ölünce din adamlarından
oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dini lider (devrim
rehberi) olarak seçmiştir.
oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dini lider (devrim
rehberi) olarak seçmiştir.
Soru 58
İran-Irak arasında 1980 yılında başlayan savaş hangi yıl bitmiştir?
Seçenekler
A
1984
B
1985
C
1986
D
1987
E
1988
Açıklama:
İran-Irak Savaşı 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmış, iki
taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir
bölgesel savaştır.
taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir
bölgesel savaştır.
Soru 59
Irak lideri Saddam Hüseyin 2 Ağustos 1990 tarihinde aşağıdaki ülkelerden hangisini işgal etmiştir?
Seçenekler
A
Ürdün
B
Afganistan
C
Suriye
D
İran
E
Kuveyt
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşı’nda, Irak lideri Saddam Hüseyin 2 Ağustos 1990 tarihinde
beklenmedik bir şekilde büyük petrol rezervlerine sahip olan küçük Körfez ülkesi
Kuveyt’i işgal etmiş ve Kuveyt’i ülkesinin 19. vilayeti ilan etmiştir.
beklenmedik bir şekilde büyük petrol rezervlerine sahip olan küçük Körfez ülkesi
Kuveyt’i işgal etmiş ve Kuveyt’i ülkesinin 19. vilayeti ilan etmiştir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Körfez Savaşı'nın yaşanmasına neden olan olaylardan biri değildir?
Seçenekler
A
Saddam Hüseyin'i Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Arap dünyasında ortaya çıkan demokratikleşme beklentisinin endişelendirmesi.
B
Irak petrollerinin bitmesi.
C
Kuveyt’in petrol politikasının Irak’a zarar verdiği iddiası.
D
İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında Irak’ın ekonomik durumunun çok kötüleşmesi.
E
Irak’ın İran’la girdiği bölgesel rekabetin Kuveyt’in işgal edilmesi isteğini ve ihtiyacını arttırması.
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşı’nın çok farklı nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Irak’ın Kuveyt ile yaşadığı sorunlardır. İkinci olarak, Irak’ın İran’la girdiği bölgesel rekabet Kuveyt’in işgal edilmesi isteğini ve ihtiyacını arttırmıştır.Üçüncü neden, İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında Irak’ın ekonomik durumu çok kötüleşmişti. Dördüncü neden, Kuveyt’in petrol politikasının Irak’a zarar verdiği iddiasıdır. Beşinci neden ise Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Arap dünyasında ortaya çıkan demokratikleşme beklentisi Saddam’ı endişelendirmiştir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi Fırat ve Dicle nehirlerinin Basra Körfezi’nden denize dökülmeden önce birleştikleri yere verilen addır?
Seçenekler
A
Ebu Musa
B
Küçük Tumb
C
Büyük Tumb
D
Şatt’ül Arap
E
Huzistan
Açıklama:
Şatt’ül Arap, Fırat ve Dicle nehirlerinin Basra Körfezi’nden denize dökülmeden önce birleştikleri yerdir.
Soru 62
Üçüncü Körfez Savaşı hangi yıl başladı?
Seçenekler
A
2000
B
2001
C
2002
D
2003
E
2004
Açıklama:
Körfez Savaşlarının sonuncusu ve Basra Körfezi’ndeki güç dengesinin günümüzdeki şeklini almasına yol açan son savaş, ABD ve öncülüğündeki koalisyon güçlerinin 2003 Mart’ında Irak’a saldırmasıyla başlayan savaştır.
Soru 63
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Üçüncü Körfez Savaş'ına ilk aşamada ABD'nin yanında katılmıştır?
Seçenekler
A
Danimarka
B
Fransa
C
Belçika
D
Almanya
E
Endonezya
Açıklama:
Avrupa ülkelerinden başta İspanya olmak üzere İtalya, Danimarka, Portekiz’in
yanı sıra, eski Doğu Bloğu üyelerinden Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Litvanya, Makedonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya da ABD ve İngiltere’nin yanında yer almaktaydı. Bununla
beraber, Avrupa ülkelerinden Fransa, Almanya ve Belçika’nın yanı sıra, İsrail hariç tüm Orta Doğu ve İslam ülkelerinin karşı çıktığı, Amerika’nın tek taraflı güç
kullanma isteğine Türkiye ve Endonezya da açıkça karşı çıkan ülkeler arasında yer almaktaydı.
yanı sıra, eski Doğu Bloğu üyelerinden Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Litvanya, Makedonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya da ABD ve İngiltere’nin yanında yer almaktaydı. Bununla
beraber, Avrupa ülkelerinden Fransa, Almanya ve Belçika’nın yanı sıra, İsrail hariç tüm Orta Doğu ve İslam ülkelerinin karşı çıktığı, Amerika’nın tek taraflı güç
kullanma isteğine Türkiye ve Endonezya da açıkça karşı çıkan ülkeler arasında yer almaktaydı.
Soru 64
ABD'nin muharip birlikleri Irak’tan hangi yıl çekilmiştir?
Seçenekler
A
2007
B
2008
C
2009
D
2010
E
2011
Açıklama:
ABD ise bir süre daha Irak’ta kalmaya devam etmiş ve 18 Aralık 2011’de son Amerikan muharip birliklerinin Irak’tan çekilmesiyle Üçüncü Körfez Savaşı’nın sona erdiği resmiyet kazanmıştır.
Soru 65
BM Güvenlik Konseyinin 598 nolu kararıyla sunmuş olduğu ateşkes önerisi hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
16 Ağustos 1988
B
17 Ağustos 1988
C
18 Ağustos 1988
D
19 Ağustos 1988
E
20 Ağustos 1988
Açıklama:
18 Temmuz 1988 tarihinde BM Güvenlik Konseyinin 598 nolu kararıyla sunmuş olduğu ateşkes önerisini kabul etmiş ve savaşı sonlandırma kararı almıştır. 20 Ağustos 1988 tarihinde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte savaş sona ermiş ve İran birlikleri iki-üç ha a içinde Irak topraklarından çekilmiştir.
Soru 66
Savaş yıllarında kapsamlı bir dışa açılım programı başlatan Türkiye, hem İran hem de Irak’a ihracatını ciddi manada arttırmıştır. Türkiye’nin bu ülkelere ihracatı 1981 yılında 220 milyon Dolardan 1985 yılında 2 milyar Dolara çıkmış ve toplam ihracatının ........’ini oluşturmuştur. Yukarıdaki noktalı yere hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
%25
B
%35
C
%45
D
%55
E
%15
Açıklama:
Ekonomik olarak ciddi bir darboğazdan geçen ve savaş yıllarında kapsamlı bir dışa açılım programı başlatan Türkiye, hem İran hem de Irak’a ihracatını ciddi manada arttırmıştır. Daha önceleri komşularıyla ciddi bir ticareti olmayan Türkiye, 1980’li yılların, yani savaşın, ortalarında dış ticaretinin önemli bir yüzdesini bu ülkelerle yapar hâle gelmiştir. Türkiye’nin bu ülkelere ihracatı 1981 yılında 220 milyon Dolardan 1985 yılında 2 milyar Dolara çıkmış ve toplam ihracatının %25’ini oluşturmuştur.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Körfez Savaşının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Irak’ın Kuveyt ile yaşadığı sorunlar
B
Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Arap dünyasında ortaya çıkan demokratikleşme beklentisi ile Saddam’ın Amerikanın yanında olması
C
Irak’ın İran’la girdiği bölgesel rekabet
D
İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında Irak’ın ekonomik durumu çok kötüleşmesi
E
Kuveyt’in petrol politikasının Irak’a zarar verdiği iddiası
Açıklama:
İkinci Körfez Savaşı’nın çok farklı nedenleri bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Irak’ın Kuveyt ile yaşadığı sorunlardır. İkinci olarak, Irak’ın İran’la girdiği bölgesel rekabet Kuveyt’in işgal edilmesi isteğini ve ihtiyacını arttırmıştır. Üçüncü neden, İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında Irak’ın ekonomik durumu çok kötüleşmişti. Dördüncü neden, Kuveyt’in petrol politikasının Irak’a zarar verdiği iddiasıdır. Beşinci neden ise Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Arap dünyasında ortaya çıkan demokratikleşme beklentisi Saddam’ı endişelendirmiştir. Özellikle ABD’nin demokratikleşme sürecinde kendi aleyhine harekete geçeğini düşünerek Amerikan karşıtı bir tavır takınmıştır.
Soru 68
İkinci Körfez Savaşı sırasında gerçek manada test edilen radara yakalanmayan ABD uçağı hangisidir?
Seçenekler
A
F-15
B
F-16
C
F-117
D
F-118
E
F-22
Açıklama:
Savaş teknolojisindeki gelişmelerin vardığı son noktada savaştaki tahribatın ne kadar korkunç olabileceğinin görüldüğü ve F-15, F-16 ve F-22 savaş uçaklarının yıkıcı etkisi ve radara yakalanmayan ABD uçağı F-117’lerin gerçek manada test edildiği Körfez Savaşı’nın farklı özellikleri göze çarpmaktadır.
Soru 69
Üçüncü Körfez Savaşı hangi tarihte başlamıştır?
Seçenekler
A
2003 Haziran
B
2003 Mayıs
C
2003 Nisan
D
2003 Mart
E
2003 Şubat
Açıklama:
Körfez Savaşlarının sonuncusu ve Basra Körfezi’ndeki güç dengesinin günümüzdeki şeklini almasına yol açan son savaş, ABD ve öncülüğündeki koalisyon güçlerinin 2003 Mart’ında Irak’a saldırmasıyla başlayan savaştır.
Soru 70
Saddam Hüseyin’in Amerikan birliklerince yakalandığı tarih hangisidir?
Seçenekler
A
30 Nisan 2009
B
30 Aralık 2006
C
5 Kasım 2006
D
1 Mayıs 2003
E
13 Aralık 2003
Açıklama:
Ayrıca Irak’ta eski sistemin sona erdiğini göstermesi açısından Saddam Hüseyin’in Amerikan birliklerince 13 Aralık 2003’te yakalanması önemlidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi üzerindeki hâkimiyet iddiaları nedeniyle İran-Irak ilişkileri 1958’den itibaren bozulmuştur?
Seçenekler
A
Basra Körfezi
B
Hürmüz Boğazı
C
Kızıl Deniz
D
Süveyş Kanalı
E
Şatt-ül Arap Suyolu
Açıklama:
İran’daki devrimin nedenlerini ve oluşan yeni siyasal yapıyı kavrayabileceksiniz.
Soru 72
İran Devrimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
“Velayet-i Fakih”in öncülük ettiği bir devrimdir.
B
İran'ın dünyadan soyutlanmasıyla tetiklenen bir devrimdir.
C
ABD, İngiltere ve Fransa'nın desteklediği bir devrimdir.
D
Farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların Şahı desteklediği bir devrimdir.
E
Din adamlarının öncülüğü ile gerçekleşen bir devrimdir.
Açıklama:
Kitaba göre İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 73
1970-80'li yıllarda İran'ın durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) devrimcilere destek olmaya devam etmişler.
B
Batılı ve küresel güçler İran devrimini destekleme konumuna geçmişler.
C
Körfez bölgesindeki monarşi devletler devrim sonuçlarını desteklemişler.
D
Orta Doğu ülkelerinde İran karşıtı bir rahatsızlık oluşmuştur.
E
İran-Irak Savaşı devrimin oturtulmasını ve yangınlaşmasını engellemiştir.
Açıklama:
Hümeney'in iktidara gelmesinden sonra Irak’taki Baas yönetimi başta olmak üzere tüm Orta Doğu’daki rejimleri eleştirmesi bölge ülkelerinde İran karşıtı bir rahatsızlığın da oluşmasına yol açmıştı. Şah döneminde Körfezdeki Krallıklar ile Emirlerin koruyucusu konumunda olan İran, yeni yönetimle birlikte söz konusu rejimleri eleştiren bir dış politika yürütmeye başlamıştı. Bu durum ise başta Irak olmak üzere Körfez ve Batı ülkelerinin İran’a karşı büyük bir tehdit algılamasına neden olmuştur. Ayrıca bölgedeki seküler ve modernist ülkeler de İslami İran’dan yayılan siyasal söylemden rahatsız olmuşlardır.
Kitaba göre Hümeney'in iktidara gelmesinden sonra Irak’taki Baas yönetimi başta olmak üzere tüm Orta Doğu’daki rejimleri eleştirmesi bölge ülkelerinde İran karşıtı bir rahatsızlığın da oluşmasına yol açmıştı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre Hümeney'in iktidara gelmesinden sonra Irak’taki Baas yönetimi başta olmak üzere tüm Orta Doğu’daki rejimleri eleştirmesi bölge ülkelerinde İran karşıtı bir rahatsızlığın da oluşmasına yol açmıştı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 74
Aşağıdaki isimlerden hangisi İran devriminin liderliğini yapmıştır?
Seçenekler
A
Hamaney
B
Rafsancani
C
Hümeyni
D
Pehlevi
E
Recai
Açıklama:
Kitaba göre İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiği ve farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir.
Kitaba göre İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiğive farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre İran İslam Devrimi, Ayetullah Humeyni liderliğindeki din adamlarının öncülük ettiğive farklı siyasal, etnik ve ideolojik grupların destek verdiği halk kitlerinin despotik Şah Rıza Pehlevi yönetimine karşı gerçekleştirdikleri bir devrimdir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi iki ülke arasındaki sınır sorunlarının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İki ülke arasında ideolojik farklılıkların bulunması
B
İki ülke arasında dinsel farklılıkların bulunması
C
İrak'ın Batı ülkeleri tarafından desteklenmesi
D
Saddam Irak’ının Arap dünyası liderliğine oynaması
E
İki ülke arasında sınır sorunlarının bulunması
Açıklama:
Halktan kopuk ve Batılı ülkelerin desteğinden yoksun olan Irak, bölgede yalnız bırakılmış durumdaydı. Aynı adı alan bir parti tarafından yönetilen Suriye ile bile gergin ilişkileri vardı. Buna göre Saddam, Devrimci İran’ın özellikle ülkedeki Sünni-Şii dengesini Sünniler aleyhine değiştireceği ve Irak’ın Basra Körfezi’ne çıkışını kısıtlayacağı korkusuyla İran’a saldırmak zorunda hissettiği düşünülmektedir. Savaşı, sadece Saddam’ın Ayetullah Humeyni’ye yönelik kişisel düşmanlığı olarak görenler bile vardır.
Kitaba göre halktan kopuk ve Batılı ülkelerin desteğinden yoksun olan Irak, bölgede yalnız bırakılmış durumdaydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre halktan kopuk ve Batılı ülkelerin desteğinden yoksun olan Irak, bölgede yalnız bırakılmış durumdaydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 76
Birinci Körfez Savaşı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İran-Irak Savaşı'ndan önce başlayan bir savaştı.
B
İran-Irak Savaşı'ndan sonra biten bir savaştı.
C
1980 ile 1988 yılları arasında süren bir savaştı.
D
Orta Doğu ülkelerinin Batı ülkelerine karşı verdiği bir savaştı.
E
Batı ülkelerinin tetiklemesiyle Orta Doğu'da çıkan bir savaştı.
Açıklama:
Kitaba göre Birinci Körfez Savaşı (İran-Irak Savaşı) 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmış, iki
taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir bölgesel savaştır.
Kitaba göre Birinci Körfez Savaşı (İran-Irak Savaşı) 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
taraftan bir milyondan fazla kişinin hayatına mal olan ve iki ülkeyi de ciddi ekonomik kayıplara uğratan ve hem siyasal hem de toplumsal olarak yıpratan bir bölgesel savaştır.
Kitaba göre Birinci Körfez Savaşı (İran-Irak Savaşı) 22 Eylül 1980 ile 20 Ağustos 1988 yılları arasında yaşanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 77
İran-Irak Savaşı'nın sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Savaş, üçüncü tarafların girişimiyle sona erdirilmişti.
B
İran, kaybettiği toprakları nüfus unsurunu kullanarak geri almıştı.
C
Soğuk Savaş döneminde yaşanan savaşlara benzer bir savaştı.
D
Savaşın sona ermesiyle ilgili ateşkes kararı İran tarafından alınmıştı.
E
İran, askeri ve siyasi olarak savaştan net bir kazançla çıkmıştı.
Açıklama:
Kitaba göre İran, özellikle kaybettiği toprakları geri alma aşamasında var olan silah dezavantajını, nüfus unsurunu kullanarak dengeleme yoluna gitmiş ve sayısal anlamda daha fazla kaybı olmasına rağmen bu stratejisinde kısmi başarılar elde etmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 78
İran-Irak Savaşı'nın Türkiye üzerine etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Savaş sırasında Türkiye İrak'a silah satmıştı.
B
Savaş sırasında Türkiye her iki ülkeyle ticaret yapmıştı.
C
Savaş sırasında Türkiye İran'a silah desteği sağlamıştı.
D
Savaş, Türkiye’ye iktisadi olarak olumsuz etkilemişti.
E
Savaş, Türkiye’ye siyasal olarak olumlu etkilemişti.
Açıklama:
İran-Irak Savaşı sırasında Türkiye tarafsız kalmış, iki tarafa da silah satmayı reddetmiş, ancak iki ülkeye de sivil yardımlarda bulunmuştur. ABD tarafından ilan edilen ticaret ambargosunu uygulamamış ve iki ülkeyle de ticaret yapmaya devam etmiştir.
Türkiye, ABD tarafından ilan edilen ticaret ambargosunu uygulamamış ve iki ülkeyle de ticaret yapmaya devam
etmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Türkiye, ABD tarafından ilan edilen ticaret ambargosunu uygulamamış ve iki ülkeyle de ticaret yapmaya devam
etmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 79
İkinci Körfez Savaşı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce meydana gelmiştir.
B
Araplar arası ilk savaş olarak bilinmektedir.
C
Irak, doğu sınırlarında değişim yapma imkânı sağlamıştır.
D
Kuveyt, Bağdat yönetiminin taleplerini kabul etmesine rağmen işgal edilmiştir.
E
Küveyt'in Iraka'a karşı açtığı bir savaştır.
Açıklama:
Kitaba göre bölgesel siyaset bakımından dikkat çeken ilk özelliği bu savaşın Araplar arası ilk savaş olmasıdır. İki
tarafta da Arap orduları savaşmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
tarafta da Arap orduları savaşmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Körfez Savaşı'nın sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Çevresel felakete yol açmıştır.
B
Irak, savaştan kazanç elde ederek çıkmıştır.
C
Kuzey Afrika’dakiler dâhil tüm Araplar savaşa taraf olmuşlar.
D
BM’nin onayıyla Irak'a uluslararası ambargo konulmuştur.
E
Dünyadaki makroekonomik dengeler olumsuz etkilenmiştir.
Açıklama:
Kitaba göre 17 Ocak 1991’de başlayan ve Irak içlerini de hedef alarak devam eden yoğun hava saldırıları 38 gün sürmüş ve günde ortalama 2.000 sorti yapan koalisyon güçleri Irak’a 90.000 ton civarında bomba atmıştır (Kostiner, 2009: 118). Bunun ardından Kuveyt’teki Irak birliklerinin püskürtülmesi için de dört günlük kara harekâtı düzenlenmiş ve Irak’ın ateşkes talebiyle beraber savaş sona ermiştir (Tibi, 1998: 173). Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisinde Üçüncü Körfez Savaşı’nın savaşan tarafları yer almaktadır?
Seçenekler
A
Irak-Küveyt
B
İran-Irak
C
ABD-İran
D
Kuveyt-ABD
E
Irak-ABD
Açıklama:
Kitaba göre Körfez Savaşlarının sonuncusu ve Basra Körfezi’ndeki güç dengesinin günümüzdeki şeklini almasına yol açan son savaş, ABD ve öncülüğündeki koalisyon güçlerinin 2003 Mart’ında Irak’a saldırmasıyla başlayan savaştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 82
Sol tandanslı olup siyasal suikastlara imza atan Halkın Mücahitleri Örgütü, aşağıdaki ülkelerden hangisinde faaliyet göstermiştir?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Suriye
D
Katar
E
Birleşik Arap Emirlikleri
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-İRAN DEVRİMİ
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır. Haziran 1981’de bir karşı darbe teşebbüsünde bulunan HMÖ ile Devrim Muhafızları arasında yüzlerce insanın ölümüyle neticelenen şiddetli sokak çatışmaları yaşanmıştır. HMÖ militanları bu olaydan sonra suikastlara başlamış, sadece 1981 yılının son çeyreğinde yüzlerce üst düzey kişiyi öldürmüştür.
1981 yılında rejime karşı daha çok sol kesimden gelenlerin kurduğu Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) rejime karşı silahlı mücadele başlatmıştır. Haziran 1981’de bir karşı darbe teşebbüsünde bulunan HMÖ ile Devrim Muhafızları arasında yüzlerce insanın ölümüyle neticelenen şiddetli sokak çatışmaları yaşanmıştır. HMÖ militanları bu olaydan sonra suikastlara başlamış, sadece 1981 yılının son çeyreğinde yüzlerce üst düzey kişiyi öldürmüştür.
Soru 83
I. Rejim ihracı tehlikesi
II. Dışarıya karşı revizyonist politikaların izlenmesi
III. İran'ın PKK terör örgütünü desteklemesi
İran İslam devrimi sonrası yukarıda yer alan ibarelerden hangisi ya da hangileri Türkiye-İran ilişkilerinin zayıflamasına neden olmuştur?
II. Dışarıya karşı revizyonist politikaların izlenmesi
III. İran'ın PKK terör örgütünü desteklemesi
İran İslam devrimi sonrası yukarıda yer alan ibarelerden hangisi ya da hangileri Türkiye-İran ilişkilerinin zayıflamasına neden olmuştur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-İRAN DEVRİMİ
İran’daki devrim ve devamındaki rejim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır: Öncelikle, bölgenin tek seküler rejimi olan Türkiye, yeni dinsel cumhuriyet rejimini kendine bir tehdit olarak algılamış; İran’daki yeni rejim de Türkiye’deki rejimi ötekileştirmiştir. İki ülke arasında zaman zaman Humeyni ve Atatürk gibi kişilikler ve ulusal semboller üzerinden basının da katıldığı çatışmalar yaşanmıştır. İkinci olarak, Batı bloku’na mensup bir ülke olan Türkiye, İran’ın revizyonist söylemini onaylamamış, aksine bunu bölgesel istikrar ve kendi güvenliği bakımından bir tehdit olarak algılamıştır. Üçüncü olarak, İslami İran Türkiye’ye karşı silahlı mücadele yürüten PKK ve diğer silahlı gruplara destek vermiştir. Bunun karşılığında da Türkiye, İran’a karşı mücadele eden Halkın Mücahitleri Örgütü mensuplarının Türkiye’de yaşamalarına göz yummuştur.
İran’daki devrim ve devamındaki rejim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır: Öncelikle, bölgenin tek seküler rejimi olan Türkiye, yeni dinsel cumhuriyet rejimini kendine bir tehdit olarak algılamış; İran’daki yeni rejim de Türkiye’deki rejimi ötekileştirmiştir. İki ülke arasında zaman zaman Humeyni ve Atatürk gibi kişilikler ve ulusal semboller üzerinden basının da katıldığı çatışmalar yaşanmıştır. İkinci olarak, Batı bloku’na mensup bir ülke olan Türkiye, İran’ın revizyonist söylemini onaylamamış, aksine bunu bölgesel istikrar ve kendi güvenliği bakımından bir tehdit olarak algılamıştır. Üçüncü olarak, İslami İran Türkiye’ye karşı silahlı mücadele yürüten PKK ve diğer silahlı gruplara destek vermiştir. Bunun karşılığında da Türkiye, İran’a karşı mücadele eden Halkın Mücahitleri Örgütü mensuplarının Türkiye’de yaşamalarına göz yummuştur.
Soru 84
İran ve Irak sorunlarından hangisi iki ülke arasında yaşanan savaşın asıl nedenini oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Irak'ın İran'ın petrol sahalarını ele geçirme ve bölgedeki bütün ticaret yollarını kontrol altına alma isteği
B
İran'ın Irak'ta Kürt gruplara destek vererek Irak'ı bölme amacı
C
Sınır sorunları
D
İdeolojik rekabet, Seküler-Sosyalistler ve İslamcılar arasında çatışma
E
Sünni-Şii rekabeti
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-BİRİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (İRAN-IRAK SAVAŞI)
Bütün bu sorunların varlığını potansiyel olmaktan gerçek bir çatışma ortamına alan da iki ülke arasındaki sınır sorunlarıdır. 1937 yılında imzalanan İran-Irak Sınır Antlaşması ile Irak’a bırakılan 200 km uzunluğundaki Şatt-ül Arap Suyolunu iki ülke arasında ciddi bir gerilim konusu olmuştur.
Bütün bu sorunların varlığını potansiyel olmaktan gerçek bir çatışma ortamına alan da iki ülke arasındaki sınır sorunlarıdır. 1937 yılında imzalanan İran-Irak Sınır Antlaşması ile Irak’a bırakılan 200 km uzunluğundaki Şatt-ül Arap Suyolunu iki ülke arasında ciddi bir gerilim konusu olmuştur.
Soru 85
İran'ın Irak'taki Kürt gruplara desteğini çekmesi ve Irak'ın iki ülke arasındaki sınırı Şatt-ül Arap’ın en derin noktasından geçtiğini kabul ettiği anlaşmanın adı ve tarihi aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mısır Anlaşması-1972
B
Suriye Anlaşması-1973
C
Fas Anlaşması-1974
D
Cezayir Anlaşması-1975
E
Tunus Anlaşması-1976
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-BİRİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (İRAN-IRAK SAVAŞI)
1975 yılında ise iki arasında imzalanan Cezayir Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür. Varılan antlaşmaya göre İran, Irak yönetimine karşı isyan eden Kürtlere desteğini çekmiş, Irak da iki ülke arasındaki sınırın Şatt-ül Arap’ın en derin noktasından geçtiğini kabul etmek zorunda kalmıştır.
1975 yılında ise iki arasında imzalanan Cezayir Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür. Varılan antlaşmaya göre İran, Irak yönetimine karşı isyan eden Kürtlere desteğini çekmiş, Irak da iki ülke arasındaki sınırın Şatt-ül Arap’ın en derin noktasından geçtiğini kabul etmek zorunda kalmıştır.
Soru 86
Birinci Körfez Savaşıyla ilgili aşağıdaki ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Savaş sonrasında Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), körfez ülkelerini İran yayılmacılığından Irak'ı KİK bünyesine katmışlardır
B
Körfez ülkeleri için İran tehlikesi belli bir müddet ileri bir tarihe ertelenebilmiştir
C
Savaş boyu Irak'a Batı Bloku, Doğu Bloku, Bağlantısızlar Hareketi ve birçok ülke silah satarken, İran'a yalnızca Kuzey Kore, Çin ve Libya gibi birkaç ülke silah satmıştır
D
Savaş boyunca Irak, körfez ülkelerinden mali destek almıştır
E
1982'den sonra ABD savaşta Irak'a destek vermiş, ABD Başkanı Reagen Irak'ın İran'a yenilmesine müsade etmeyeceğini açıklamıştır
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-BİRİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (İRAN-IRAK SAVAŞI)
Savaş sırasında Irak’ın yenilmesini önlemek için özellikle ekonomik yardımlarla savaşın sürdürülebilirliğini sağlayan Körfez ülkeleri savaşın başlamasıyla beraber oluşturdukları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile de bölgesel güvenlik için koordinasyon mekanizması oluşturmaya çalışmışlardır. Savaş sonrasında KİK’in kurumsal mekanizmasını genişletmeye çalışan Körfez ülkeleri, İran tehdidini engelleyen Irak’ı örgüte almaya yanaşmamışlardır. Bu noktada ekonomik açıdan yıpranmasına rağmen askerî açıdan o kadar yıpranmayan Irak’ın Körfezdeki savaş sonrası tehdit algılamalarında yavaş yavaş dikkate alınmaya başlandığı görülmektedir.
Savaş sırasında Irak’ın yenilmesini önlemek için özellikle ekonomik yardımlarla savaşın sürdürülebilirliğini sağlayan Körfez ülkeleri savaşın başlamasıyla beraber oluşturdukları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile de bölgesel güvenlik için koordinasyon mekanizması oluşturmaya çalışmışlardır. Savaş sonrasında KİK’in kurumsal mekanizmasını genişletmeye çalışan Körfez ülkeleri, İran tehdidini engelleyen Irak’ı örgüte almaya yanaşmamışlardır. Bu noktada ekonomik açıdan yıpranmasına rağmen askerî açıdan o kadar yıpranmayan Irak’ın Körfezdeki savaş sonrası tehdit algılamalarında yavaş yavaş dikkate alınmaya başlandığı görülmektedir.
Soru 87
Birinci Körfez Savaşında Baas rejimi (Arap milliyetçiliği) ile yönetilmesine rağmen Irak yerine İran'a destek olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Libya
B
Kuveyt
C
Suriye
D
Mısır
E
Lübnan
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-BİRİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (İRAN-IRAK SAVAŞI)
Savaş boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi, benimsediği Arapçılık ideolojisine ihanet ederek İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye.
Savaş boyunca Suriye’deki Nusayri ve Baas rejimi, benimsediği Arapçılık ideolojisine ihanet ederek İran’ın yanında yer almıştır. İran’ı destekleyen tek bir bölge ülkesi vardı, o da Suriye.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesinin nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Irak'ın Kuveyt üzerinde iddia ettiği egemenlik yetkisi
B
Birinci Körfez Savaşından Irak'ın herhangi bir kazanç elde edememesi
C
İran'la yapılan savaştan Irak ekonomisinin kötü etkilenmesi
D
Kuveyt'in savaş sırasında Irak'a borç vermeye ve yardım etmeye yanaşmaması
E
Kuveyt'in petrol politikalarının Irak'a zarar vermesi
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-İKİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (1992-1990)
İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında ekonomisi zayıflayan Irak, savaş sırasında kendisini destekleyen Kuveyt’in verdiği borçlardan feragat etmesi talebinde bulunmuştur. Kuveyt Irak’ın hem borç silme hem de Arap çıkarlarının savunulması karşılığında yapılan masrafları tazmin etme taleplerine olumsuz cevap vermiştir.
İran’la yaptığı uzun yıpratıcı savaş sırasında ekonomisi zayıflayan Irak, savaş sırasında kendisini destekleyen Kuveyt’in verdiği borçlardan feragat etmesi talebinde bulunmuştur. Kuveyt Irak’ın hem borç silme hem de Arap çıkarlarının savunulması karşılığında yapılan masrafları tazmin etme taleplerine olumsuz cevap vermiştir.
Soru 89
Aşağıdaki Arap ülkelerinden hangisi İkinci Körfez Savaşında topraklarını doğrudan Amerikan askerlerine açan ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suriye
C
Umman
D
Katar
E
Bahreyn
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-İKİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI (1992-1990)
Koalisyona katılan Arap ülkelerinden başta Suudi Arabistan olmak üzere Katar, BAE, Umman, Bahreyn ve Mısır ise topraklarını doğrudan Amerikan askerlerine açmıştır
Koalisyona katılan Arap ülkelerinden başta Suudi Arabistan olmak üzere Katar, BAE, Umman, Bahreyn ve Mısır ise topraklarını doğrudan Amerikan askerlerine açmıştır
Soru 90
I. Irak'ın kitle imha silahları geliştirmesi
II. Irak'ın uluslararası terörizmi desteklemesi
III. Irak'ın Kuveyt'i yeniden işgal etme planı yapması
Yukarıda yer alan ibarelerden hangisi ya da hangileri ABD'nin 2003 Irak işgali için öne sürdüğü neden/nedenler arasında gösterilmiştir?
II. Irak'ın uluslararası terörizmi desteklemesi
III. Irak'ın Kuveyt'i yeniden işgal etme planı yapması
Yukarıda yer alan ibarelerden hangisi ya da hangileri ABD'nin 2003 Irak işgali için öne sürdüğü neden/nedenler arasında gösterilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I ve II
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-ÜÇÜNCÜ KÖRFEZ SAVAŞI (IRAK’IN İŞGALİ VE SADDAM REJİMİNİN DEVRİLMESİ)
11 Eylül saldırılarından kısa bir süre sonra Saddam rejimini kitle imha silahlarını geliştirmek ve uluslararası terörizme destek vermekle suçlayan Bush yönetimi, Güvenlik Konseyi üyelerini de Irak’a askerî bir saldırıya onay veren yeni bir karar tasarısı kabul etmeye zorlamıştı.
11 Eylül saldırılarından kısa bir süre sonra Saddam rejimini kitle imha silahlarını geliştirmek ve uluslararası terörizme destek vermekle suçlayan Bush yönetimi, Güvenlik Konseyi üyelerini de Irak’a askerî bir saldırıya onay veren yeni bir karar tasarısı kabul etmeye zorlamıştı.
Soru 91
ABD'nin 2003 yılında gerçekleştirdiği Irak işgalinde aşağıdaki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerden hangisi desteklemiştir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Çin
C
Rusya
D
İngiltere
E
Kanada
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-İran Devrimi ve Körfez Savaşları-ÜÇÜNCÜ KÖRFEZ SAVAŞI (IRAK’IN İŞGALİ VE SADDAM REJİMİNİN DEVRİLMESİ)
Ancak Amerikan önerilerine sıcak bakmayan Çin, Rusya ve Fransa gibi ülkeler ABD’yi tek taraflı ve periyodik olarak Irak’ı bombalamakla suçlamışlardı. 2002 yılına gelindiğinde Amerikan yönetimi ciddi bir ikilemle karşı karşıya kalmıştı.
Ancak Amerikan önerilerine sıcak bakmayan Çin, Rusya ve Fransa gibi ülkeler ABD’yi tek taraflı ve periyodik olarak Irak’ı bombalamakla suçlamışlardı. 2002 yılına gelindiğinde Amerikan yönetimi ciddi bir ikilemle karşı karşıya kalmıştı.
Soru 92
Devrim lideri Humeyni 3 Haziran 1989 tarihinde ölmünden sonra yerine din adamlarından
oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dinî lider olarak aşağıdakilerden hangi tarihte seçmiştir?
oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dinî lider olarak aşağıdakilerden hangi tarihte seçmiştir?
Seçenekler
A
1989
B
1990
C
1991
D
1992
E
1993
Açıklama:
Devrim lideri Humeyni 3 Haziran 1989 tarihinde ölünce din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisi, Cumhurbaşkanı Ali Hamaney’i yeni dinî lider (devrim rehberi) olarak seçmiştir.
Ünite 5
Soru 1
Osmanlının Ortadoğu'dan çekilmesi ve Filistin sorunun arasında nasıl bir ilişki söz konusudur?
Seçenekler
A
İsrail Devleti Kurulmuştur
B
Filistin Devleti Kurulmuştur
C
Filistin sorunu ortaya çıkmıştır
D
Orta Doğu'ya barış gelmiştir
E
Filistin ikiye bölünmüştür
Açıklama:
Orta Doğu’daki çatışmaların çözümünde kilit öneme sahip olan Filistin sorununun ortaya çıkışı Osmanlının bölgeden çekilmesine varan süreçte ortaya çıktığını ve bir İsrail devletinin doğmasına varan gelişmelerde yattığını öncelikle belirtmekte yarar vardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 2
Balfour Deklerasyonu ile 1920'de İngiliz Mandası altına giren Filistin'deki Yahudi nüfusunun 1947 Taksim planına kadar belirgin bir şekilde artması nasıl açıklanabilir?
Seçenekler
A
Yahudiler dini olarak doğum kontrolüne karşı çıkması
B
İngilizlerin Arapları zorunlu göçe yollaması
C
Yahudiler İngiliz yönetimi altında rahat hareket edebilmeleri
D
Osmanlıların Yahudilerin destekleme adına bölgeden çekildiği
E
Yahudilerin ve Arapların barış içerisinde yaşadığı
Açıklama:
Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamış oluyordu. Ne var ki, Osmanlı’nın bölgeden çekildiği tarihte yani 1918 Mondros mütarekesine kadar Filistin’de yaşayan Yahudilerin oranı %8, kontrol ettikleri toprak parçası ise sadece %2,5 dolayındaydı. İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde yani Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı %31, kontrol ettikleri toprak parçası ise %6,5 dolayındayda olması Yahudiler İngiliz yönetimi altında rahat hareket edebildiklerini gösterir. Doğru cevap C'dir.
Soru 3
İsrail Devletini tanıyan ilk ülke hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Sovyetler Birliği
C
Fransa
D
ABD
E
Çin
Açıklama:
1 Ocak 1948’de İngiltere’nin 15 Mayıs 1948’de Filistin’den çekilmiş olacağını açıkladı. 14 Mayıs günü Manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce Tel Aviv’de toplanan Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı. Doğru cevap D'dir.
Soru 4
Türkiye'nin de içinde bulunduğu Filistin Uzlaştırma Komisyonu hangi İsrail-Arap Savaşından sırasında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1948 Savaşı
B
1956 Süveyş Krizi
C
1967 Savaşı
D
1973 Ekim Savaşı
E
6 Gün Savaşı
Açıklama:
Güvenlik Konseyinin 19 Ekim 1948 tarihli ateşkes çağrısının taraflarca 22 Ekim’de kabul edildiğinin açıklanmasına karşılık çatışmalar durmadı. Öte yandan BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi. Doğru cevap A'dır.
Soru 5
1973 Ekim Savaşı hangi iki ülke ittifakı ile İsrail'e karşı gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Ürdün ve Lübnan
B
Yemen ve Sudi Arabistan
C
Suriye ve Irak
D
Kuveyt ve Umman
E
Suriye ve Mısır
Açıklama:
1973 Ekim Savaşı, Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı uyarınca 6 Ekim günü saat 14.00’te biri Suriye cephesinde diğeri Sina cephesinde olmak üzere iki cephede başlatılan bir sürpriz saldırı ile 1973 Ekim Savaşı başlamıştır.Doğru cevap E'dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Camp David Anlaşmasının sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
Orta Doğudaki Arap birliği tekrar sağlanmıştır
B
FKÖ’nün Filistin halkının tek meşru temsilcisi olarak tanınmıştır
C
Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış
D
İsrail Güney Lübnan’ı işgaline son vermiştir
E
Golan Tepeleri’i bağımsız bir yönetime devredilmiştir
Açıklama:
Camp David Anlaşması’yla, 1967’de İsrail’e kaptırdığı topraklarını (Sina’yı) geri almayı garanti eden Mısır, bu defa Arap dünyasının tepkisiyle karşılaşmıştır. Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Camp David Anlaşması sonrası Arap Birliğine üyeliği askıya alınmasının sebebi nedir?
Seçenekler
A
Mısır'ın bu anlaşma sonrası batılılardan maddi yardım alması
B
Mısır ve Suriye birliğinin sonlanması
C
Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulması
D
Tunus'un Arap Birliği liderliğine soyunması
E
Sudi Arabistan'ın İsrail anlaşmasında ön plana çıkması
Açıklama:
Camp David Anlaşması’yla, 1967’de İsrail’e kaptırdığı topraklarını (Sina’yı) geri almayı garanti eden Mısır, bu defa Arap dünyasının tepkisiyle karşılaşmıştır. Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış
antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış
ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır. Doğru cevap C'dir.
antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış
ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 8
FKÖ ve Arafat'ın Arap dünyası tarafından sağlanan siyasi ve mali desteği kaybetmesinin sebebi nedir?
Seçenekler
A
Batılı devletlerin Kuveyt'i kışkırtmaları
B
Filistinliler ve FKÖ'nün İsrail'i tanımaları
C
Arafat'ın İngiltere ve ABD ile işbirliği içine girmesi
D
ABD'nin Arap ülkeleri üzerinde ekonomik ve siyasi baskı kurması
E
Filistinliler ve FKÖ Irak’ın Kuveyt’i işgalini desteklemesi
Açıklama:
Irak’ın Kuveyt’i işgali ve sonrasında Irak’a karşı güç kullanılması sürecinde Filistinliler ve FKÖ, Irak’ı desteklemiş fakat bunun karşılığında yaklaşık 400.000 dolayındaki Filistinlinin Kuveyt’ten kovulmasıyla kalmamış FKÖ ve Arafat Arap dünyası tarafından o güne kadar sağlanan siyasi ve mali desteği kaybetmişti.
Soru 9
I Kudüs’ün statüsü
II Limanların kullanımı
III Sınır sorunu
IV Doğal Kaynakların durumu
V Yahudi yerleşimleri
İsrail ve Filistin arasındaki Nihai Statü Konuları hangileridir?
II Limanların kullanımı
III Sınır sorunu
IV Doğal Kaynakların durumu
V Yahudi yerleşimleri
İsrail ve Filistin arasındaki Nihai Statü Konuları hangileridir?
Seçenekler
A
II ve III
B
IV ve V
C
II,IV ve V
D
I,III ve V
E
II,III ve IV
Açıklama:
Nihai Statü Konuları şunlardır: Kudüs’ün statüsü, sınır sorunu, Yahudi yerleşimleri ve mülteciler sorunudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 10
“İki devletli çözümü” aşamasında Netanyahu'nun Filistinliler tarafından kesinlikle kabul edilemez önerilerinin bir tanesi hangisidir?
Seçenekler
A
Eş başkanlık sitemini önermiş olması
B
Filistin devletinin silahsızlandırılmış olması koşulu
C
Doğal kaynakların paylaşımında fazla hak istenmesi
D
İsrail'in yeni toprak talepleri
E
Limanlara gelecek uluslararası gemilerden pay istemesi
Açıklama:
Netanyahu daha önce hiç yanaşmadığı “iki devletli çözümü” kabul etmiş görünüyorsa da iki devletli çözüm konusundaki yaklaşımı oldukça ilginçti ve Filistin tarafı açısından kabul edilebilir bir yaklaşım gibi görünmüyordu. Zira ortaya çıkacak Filistin devletinin silahsızlandırılmış olması koşulu getirilmekte ayrıca İsrail’in kurulacak Filistin devletini havadan, karadan ve denizden kontrol etmesi öngörülmekteydi. Ayrıca İsrail, söz konusu devletin güvenliğini sağlamak için bir başka devletten askerî destek istememesi için uluslararası garanti istemekteydi.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu ve barış kavramlarının birbirine çok uzak kavramlar olarak görünmesinin sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bölgenin doğal zenginliklere sahip olması
B
Bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması
C
Doğu Kudüs’ün merkezî bir öneme sahip olmaması
D
Dünya enerji rezervlerinin yaklaşık yarısını bulundurması
E
Bölgenin Batılı ülkelerin desteğiyle İsrail tarafından işgal edilmiş olması
Açıklama:
Orta Doğu ve barış kavramlarının birbirine çok uzak kavramlar olarak görülmesinin birden çok nedeni var. Bunlar arasında bölgenin doğal zenginliklere sahip olması ve bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması en başta gelmektedir. Bölgenin dünya enerji rezervlerinin yaklaşık yarısını bulundurmasının özellikle petrol ve doğal gazın gündelik hayatta artan önemine paralel olarak siyasi sorunlara yol açtığı söylenebilir. Tarihsel ve dinsel açıdan ise her üç dinin de doğuş yerinin bu topraklar olması, bölgeyi geçmişten günümüze geleneksel ve modern imparatorluklar için üzerinde mücadele edilmeye değer bir alan hâline getirmiştir. Özellikle Filistin bölgesi ve kutsal yerin içinde yer aldığı Kudüs (özellikle doğu Kudüs) bu anlamda merkezî bir öneme sahip bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak bir de bölgenin Batılı ülkelerin desteğiyle İsrail tarafından işgal edilmiş olması ve bunun sürdürülmeye çalışılması bölgede istikrar ve güveni erişilmesi zor bir amaç hâline getirmektedir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Balfour Deklarasyonu ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Balfour Deklarasyonu, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adını taşımamaktadır.
B
Balfour Deklarasyonu, İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişimini yani Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadini anlatmaktadır.
C
Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmemiştir.
D
Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamamıştır.
E
Osmanlı’nın bölgeden çekildiği tarihte yani 1918 Mondros mütarekesine kadar Filistin’de yaşayan Yahudilerin oranı %8, kontrol ettikleri toprak parçası ise sadece %2,5 dolayında değildi.
Açıklama:
İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi İsrail’in kuruluşu ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Filistin Komitesi’nin çalışmaları esnasında biri Çoğunluk Planı diğeri Azınlık Planı olarak bilinen iki görüş ortaya çıkmamıştır.
B
Azınlık planına göre, Filistin Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olmak üzere üç ayrı bölgeye taksim edilmekteydi.
C
Arap ve Yahudi devletleri 1 Eylül 1947’den itibaren sekiz yıllık bir geçiş döneminden sonra bağımsız olacaklardı.
D
Yahudi terörünün gün geçtikçe artması üzerine İngiltere, 1947 Şubat’ında aldığı karar doğrultusunda, Filistin sorununu 2 Nisan 1947’de BM’ye havale etmiştir.
E
Amerika’nın isteği üzerine 28 Nisan 1947’de toplanan BM Genel Kurulu, 11 üyeden oluşan bir BM Filistin Özel Komitesi’nin (UNSCOP) oluşturulmasını ve Komite’nin 1 Eylül 1947’ye kadar çalışmasını tamamlayarak Genel Kurula rapor vermesini kararlaştırmıştır.
Açıklama:
Filistin Komitesi’nin çalışmaları esnasında biri Çoğunluk Planı diğeri Azınlık Planı olarak bilinen iki görüş ortaya çıktı. Komitede Çekoslovakya, Hollanda, İsveç, Kanada, Guatemala, Peru ve Uruguay temsilcileri tarafından desteklenen Çoğunluk Planı’na göre, Filistin Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olmak üzere üç ayrı bölgeye taksim edilmekteydi. Arap ve Yahudi devletleri 1 Eylül 1947’den itibaren iki yıllık bir geçiş döneminden sonra bağımsız olacaklardı.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi 1948 savaşı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber yalnızca Ürdün ve Lübnan devletleri Filistin’e girmeye başlamıştır.
B
Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %32’sini ele geçirmiş bulunuyordu.
C
Savaş sonunda İsrail, Gazze ve Batı Şeria’yı ele geçirmiş bulunuyordu.
D
Arapların saldırısıyla başladığı için bu savaşın sonuçları asla sorgulanmamış ve zaten gayrimeşru bir yolla elde edilmiş toprakların %78’e ulaşması meşru bir hak olarak görülmüştür.
E
Bu savaş Batı’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle BM eliyle oluşturulmuş bir yapının provoke etmesiyle başlamamıştır.
Açıklama:
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78’ini (yani Gazze ve Batı Şeria hariç) ele geçirmiş bulunuyordu. Maalesef bu savaş her ne kadar Batı’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle BM eliyle oluşturulmuş bir yapının provoke etmesiyle başlamıştır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Filistin Uzlaştırma Komisyonu ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kudüs, güneyde Bethlehem’i (Beytüllahim) içine almamıştır.
B
Kudüs, ayrı bir varlık olarak (corpus separatum) askersiz hâle getirilmemiştir.
C
Kudüs, BM gözetimine bırakılmamıştır.
D
Mültecilerin evlerine dönmelerinin sağlanması bu komisyonda tartışılmadı.
E
Evlerine dönmek istemeyen mültecilere tazminat ödenmesi öngörülmekteydi.
Açıklama:
Güvenlik Konseyinin 19 Ekim 1948 tarihli ateşkes çağrısının taraflarca 22 Ekim’de kabul edildiğinin açıklanmasına karşılık çatışmalar durmadı. Öte yandan BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi. Kararın diğer hükümlerine göre Kudüs, güneyde Bethlehem’i (Beytüllahim) içine alacak şekilde sınırları çok geniş tutularak ayrı bir varlık olarak (corpus separatum) askersiz hâle getirilmekte ve BM gözetimine bırakılmaktaydı. Kararın üçüncü önemli unsuru mültecilere ilişkindi. Buna göre komşuları ile barış içinde yaşamak isteyen mültecilerin evlerine dönmelerinin sağlanması ve dönmek istemeyenlere ise tazminat ödenmesi öngörülmekteydi.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Süveyş Krizi ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
1952’de Mısır’da darbeyle monarşiye son verilmemiştir.
B
Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini millileştirdiğini açıklaması krize sebep olmuştur.
C
Asvan Barajı projesinin finansmanı için gerekli olan 1.3 milyar doların yaklaşık 400 milyon dolarlık kısmının ABD ve Dünya Bankası tarafından finanse edilmesi planlanmamıştır.
D
İngiltere ve ABD yaptıkları açıklamada Asvan Barajı projesinin mevcut şartlar altında finansmanının mümkün olduğunu açıklamıştır.
E
Nâsır, barajın inşası için gerekli finansmanı sağlamak amacıyla Kanal Şirketini millîleştirmeye gitmemiştir.
Açıklama:
1967 Savaşı’na kadar Orta Doğu’da en önemli gelişme 1952’de Mısır’da darbeyle monarşiye son verilmesinin ardından 1954’te bütün denetimi ele geçiren Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini millîleştirdiğini açıklaması olmuştur.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi 1967 savaşı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Mısır’ın hava gücü etkili ve devredeydi.
B
Mısır hava savunmasından yoksun değildi.
C
Mısır İsrail saldırılarına karşı savunmasız değildi.
D
1967 savaşı altı gün savaşı olarak bilinmektedir.
E
Mısır askerî kuvvetleri ağır kayıplar vererek geri çekilmemiştir.
Açıklama:
İsrail’in 5 Haziran 1967’de saat 7:45’teki saldırısıyla başlayan ve Altı Gün Savaşı olarak bilinen savaş Mısır tarafından fark edildiğinde saatler 10:35’i göstermekteydi. Mısır’ın hava gücü daha henüz yerde iken etkisiz hâle getirilmiş ve devre dışı bırakılmıştı. Bundan sonra söz konusu olacak olan bir kara harekâtı bir hava savunmasından yoksun ve İsrail saldırılarına karşı korumasız hâlde yürütülecekti. Bu da özellikle Sina gibi coğrafik konumu dolayısıyla savunma imkânlarının daha kısıtlı olduğu bir bölgede yürütülen savaşta Mısır askerî kuvvetlerinin ağır kayıplar vererek geri çekilmesini beraberinde getirecekti.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi 1967 savaşı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail’e destek vermemişti.
B
İsrail bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanamadı.
C
İsrail savaş sonunda kendine bırakılan toprakları dört katına çıkarmış oldu.
D
Mısır ordusu, İsrail’in güvenliği için en büyük tehditi oluşturmuyordu.
E
Mısır ordusu, bu karşılaşmada askerî kapasitesinin %20’sini kaybetti.
Açıklama:
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti. İsrail böylece 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de aşağı yukarı dört katına çıkarmış oluyordu. Ayrıca İsrail’in güvenliğine en büyük tehdidi oluşturan Mısır ordusu, bu karşılaşmada askerî kapasitesinin % 80’ini kaybetmişti.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi 1967 savaşının sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
1967 Savaşı, Arap-İsrail sorununu daha da basitleştirmiştir.
B
Savaş öncesinde İsrail’in nihai sınırlarının tespiti ve mülteciler sorunu üzerinde durulmamıştır.
C
Savaş sonunda Kudüs’ün statüsü tartışılan konular arasında değildi.
D
Savaş sonunda Batı Şeria’nın durumu ve mülteci sorunu çözüm bekleyen sorunlar arasında yer almamaktaydı.
E
Savaş sonunda İsrail 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de aşağı yukarı dört katına çıkarmış oluyordu.
Açıklama:
1967 Savaşı, Arap-İsrail sorununu daha da karmaşık hâle getirmiştir. Savaş öncesinde sadece İsrail’in nihai sınırlarının tespiti ve mülteciler sorunu üzerinde durulurken artık komşusu olan Arap topraklarının büyük bir kısmını ele geçirmiş bir İsrail söz konusuydu. Şimdi tüm bunların geri verilmesi, Kudüs’ün Statüsü, Batı Şeria’nın durumu ve yeni ilavelerle 1,5 milyona varan ve sayıları giderek artan mülteci sorunu çözüm bekleyen sorunlar arasında yer almaktaydı. 1967 sonrasında uluslararası bir sorun hâline gelen Orta Doğu sorunuyla bundan sonra ABD ve SSCB başta olmak üzere bölge dışı güçler daha fazla ilgilenmek durumunda kalacaklardı.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangis 1973 Ekim Savaşı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı değildir.
B
Savaş 6 Ekim günü saat 14.00’te sadece Suriye cephesinde başlamıştır.
C
Savaş’ta İsrail ağır kayıplar vermemiştir.
D
Mısır, savaşta İsrail karşısında şaşırtıcı bir başarı göstermişti.
E
Mısır’ın amacı İsrail’i barışa zorlamak değildi.
Açıklama:
Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı uyarınca 6 Ekim günü saat 14.00’te biri Suriye cephesinde diğeri Sina cephesinde olmak üzere iki cephede başlatılan bir sürpriz saldırı ile 1973 Ekim Savaşı başlamıştır. Savaşın ilk dört günü yani 10 Ekim’e kadar güneyde Mısır Sina’nın doğusuna zorlanmadan geçer ve Bar Lev Hattı’na kadar olan toprak parçasını kontrol altına alırken kuzeyde Suriye de 1967’de kaybettiği toprakları geri aldığı gibi daha da ileriye geçmiş ve her iki cephede İsrail’e ağır kayıplar verdirilmişti. Daha ilk gün Mısır Kanal’ın doğusuna 200.000 asker geçirirken sadece 200 asker kaybetmişti. Aslında bu ilk göstergelere bakıldığında Mısır, İsrail karşısında şaşırtıcı bir başarı göstermişti. Ayrıca Mısır’ın amacı daha ileriye gitmekten ziyade belli bir hatta durarak İsrail’I barışa zorlamaktı.
Soru 21
Aşağıdaki olaylardan hangisi Nasır'ın savaştan askerî anlamda başarısızlıkla çıkmasına rağmen Arap dünyasında büyük bir prestij elde etmesini sağlamıştır ?
Seçenekler
A
1956 Süveyş Krizi
B
1967 Savaşı
C
1948 Savaşı
D
Taksim planı ve İsrail'in kuruluşu
E
1973 Ekim Savaşı
Açıklama:
1956 Süveyş Krizi / İsrail’in Mısır’a Saldırı
1967 Savaşı’na kadar Orta Doğu’da en önemli gelişme 1952’de Mısır’da darbeyle monarşiye son verilmesinin ardından 1954’te bütün denetimi ele geçiren
Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini
millîleştirdiğini açıklaması olmuştur.
Asvan Barajı projesinin finansmanı için gerekli olan 1.3 milyar doların yaklaşık 400 milyon dolarlık kısmının ABD ve Dünya Bankası tarafından finanse edilecek olmasına karşılık Nâsır’ın bağlantısızlık politikasına kayması, Doğu
Bloku’yla yakın bir ilişki içinde olması, 1955 Eylül’ünde yapılan bir anlaşmayla
Çekoslovakya’dan silah satın alması ve 1956 Mayıs’ında Çin’i tanıması dolayısıyla
19 Temmuz’da İngiltere 20 Temmuz’da ABD yaptıkları açıklamada Asvan Barajı
projesinin mevcut şartlar altında finansmanının mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Bu gelişme üzerine Nâsır, barajın inşası için gerekli finansmanı sağlamak
amacıyla uluslararası krize yol açan Kanal Şirketini millîleştirme yoluna gitmiştir.
1956 Ekim’ine kadar söz konusu uluslararası girişimlerden bir sonuç alınmaması
üzerine İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak
üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler. Ancak Sovyetler Birliği’nin oldukça
sert tepki göstermesi üzerine bu devletin bölgede politik bir üstünlük elde etmesinden çekinen ABD’nin İngiltere ve Fransa’ya baskı yapması üzerine bu devletler BM kararlarına uyarak 6 Kasım’da güçlerini işgal ettikleri bölgelerden çektiler.
Savaştan askerî anlamda başarısızlıkla çıkmasına rağmen Nâsır, tüm Arap dünyasında büyük bir prestij elde etmişti.
Doğru cevap A şıkkıdır.
1967 Savaşı’na kadar Orta Doğu’da en önemli gelişme 1952’de Mısır’da darbeyle monarşiye son verilmesinin ardından 1954’te bütün denetimi ele geçiren
Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini
millîleştirdiğini açıklaması olmuştur.
Asvan Barajı projesinin finansmanı için gerekli olan 1.3 milyar doların yaklaşık 400 milyon dolarlık kısmının ABD ve Dünya Bankası tarafından finanse edilecek olmasına karşılık Nâsır’ın bağlantısızlık politikasına kayması, Doğu
Bloku’yla yakın bir ilişki içinde olması, 1955 Eylül’ünde yapılan bir anlaşmayla
Çekoslovakya’dan silah satın alması ve 1956 Mayıs’ında Çin’i tanıması dolayısıyla
19 Temmuz’da İngiltere 20 Temmuz’da ABD yaptıkları açıklamada Asvan Barajı
projesinin mevcut şartlar altında finansmanının mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Bu gelişme üzerine Nâsır, barajın inşası için gerekli finansmanı sağlamak
amacıyla uluslararası krize yol açan Kanal Şirketini millîleştirme yoluna gitmiştir.
1956 Ekim’ine kadar söz konusu uluslararası girişimlerden bir sonuç alınmaması
üzerine İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak
üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler. Ancak Sovyetler Birliği’nin oldukça
sert tepki göstermesi üzerine bu devletin bölgede politik bir üstünlük elde etmesinden çekinen ABD’nin İngiltere ve Fransa’ya baskı yapması üzerine bu devletler BM kararlarına uyarak 6 Kasım’da güçlerini işgal ettikleri bölgelerden çektiler.
Savaştan askerî anlamda başarısızlıkla çıkmasına rağmen Nâsır, tüm Arap dünyasında büyük bir prestij elde etmişti.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 22
6 Gün Savaşı olarak da bilinen 1967 Savaşı hangi iki ülke arasında yapılmıştır ?
Seçenekler
A
İsrail-İran
B
İsrail-Libya
C
Mısır-Türkiye
D
Mısır-Irak
E
İsrail-Mısır
Açıklama:
1967 Savaşı/ 6 Gün Savaşı
İsrail’in 5 Haziran 1967’de saat 7:45’teki saldırısıyla başlayan ve Altı Gün Savaşı
olarak bilinen savaş Mısır tarafından fark edildiğinde saatler 10:35’i göstermekteydi. Mısır’ın hava gücü daha henüz yerde iken etkisiz hâle getirilmiş ve devre
dışı bırakılmıştı. Bundan sonra söz konusu olacak olan bir kara harekâtı bir hava
savunmasından yoksun ve İsrail saldırılarına karşı korumasız hâlde yürütülecekti.
Bu da özellikle Sina gibi coğrafik konumu dolayısıyla savunma imkânlarının daha
kısıtlı olduğu bir bölgede yürütülen savaşta Mısır askerî kuvvetlerinin ağır kayıplar vererek geri çekilmesini beraberinde getirecekti. Daha ilk saatlerde Mısır hava
kuvvetlerinin bu denli ağır kayıplar verdiğinden Suriye, Irak ve Ürdün’ün haberi
yoktu. Hatta Nâsır’ın kendisinin bile saatler sonra haberi olmuştu.
Hem ilk hava saldırısını gerçekleştirirken hem de İsrail’e yapılacak olası bir saldırıyı caydırmak amacıyla İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail açıklarında bekletilerek bu ülkenin rahatça bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanmasına
olanak sağlanmıştı.
Doğru cevap E şıkkıdır.
İsrail’in 5 Haziran 1967’de saat 7:45’teki saldırısıyla başlayan ve Altı Gün Savaşı
olarak bilinen savaş Mısır tarafından fark edildiğinde saatler 10:35’i göstermekteydi. Mısır’ın hava gücü daha henüz yerde iken etkisiz hâle getirilmiş ve devre
dışı bırakılmıştı. Bundan sonra söz konusu olacak olan bir kara harekâtı bir hava
savunmasından yoksun ve İsrail saldırılarına karşı korumasız hâlde yürütülecekti.
Bu da özellikle Sina gibi coğrafik konumu dolayısıyla savunma imkânlarının daha
kısıtlı olduğu bir bölgede yürütülen savaşta Mısır askerî kuvvetlerinin ağır kayıplar vererek geri çekilmesini beraberinde getirecekti. Daha ilk saatlerde Mısır hava
kuvvetlerinin bu denli ağır kayıplar verdiğinden Suriye, Irak ve Ürdün’ün haberi
yoktu. Hatta Nâsır’ın kendisinin bile saatler sonra haberi olmuştu.
Hem ilk hava saldırısını gerçekleştirirken hem de İsrail’e yapılacak olası bir saldırıyı caydırmak amacıyla İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail açıklarında bekletilerek bu ülkenin rahatça bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanmasına
olanak sağlanmıştı.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi 1973 Ekim Savaşı ile ilgili yanlış bir bilgidir ?
Seçenekler
A
Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planıdır.
B
Savaşın ilk dört günü Mısır Sina’nın doğusuna zorlanmadan geçmiştir.
C
Bar Lev Hattı’na kadar olan toprak parçasını kontrol altına almıştır.
D
10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katılmaları savaşın seyrini Arapların lehine çevirmiştir.
E
Mısır’ın amacı daha ileriye gitmekten ziyade belli bir hatta durarak İsrail’i barışa zorlamaktı.
Açıklama:
1973 Ekim Savaşı
Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı uyarınca 6 Ekim
günü saat 14.00’te biri Suriye cephesinde diğeri Sina cephesinde olmak üzere iki
cephede başlatılan bir sürpriz saldırı ile 1973 Ekim Savaşı başlamıştır. Savaşın ilk
dört günü yani 10 Ekim’e kadar güneyde Mısır Sina’nın doğusuna zorlanmadan
geçer ve Bar Lev Hattı’na kadar olan toprak parçasını kontrol altına alırken kuzeyde Suriye de 1967’de kaybettiği toprakları geri aldığı gibi daha da ileriye geçmiş
ve her iki cephede İsrail’e ağır kayıplar verdirilmişti. Daha ilk gün Mısır Kanal’ın
doğusuna 200.000 asker geçirirken sadece 200 asker kaybetmişti. Aslında bu ilk
göstergelere bakıldığında Mısır, İsrail karşısında şaşırtıcı bir başarı göstermişti.
Ayrıca Mısır’ın amacı daha ileriye gitmekten ziyade belli bir hatta durarak İsrail’i
barışa zorlamaktı. Kanal’ın doğusuna geçerek 13 km’lik bir hat boyunca sınırlı
bir bölgeyi denetimi altına alarak burada durumunu sağlamlaştırmayı düşünen
Mısır, bir kısım toprakların geri alınmasını kendi prestiji için de yeterli görmekte ve uluslararası diplomasinin harekete geçmesini bekleyerek daha ileri gitmeyi gerekli görmemekteydi. Suriye’nin amacı Mısır’ınkinden farklı olmuş 1967’de
kaybettiği bütün toprakları geri almayı amaçlamış ve bu hedefine de ulaşmıştı.
İsrail’in 8 Ekim’de kuzeyde Suriye’nin ilerlemesini durdurması üzerine gelişmeler
hiç de Mısır’ın düşündüğü gibi olmamış ve Mısır’ın bu politikasından dolayı da
zaman kazanan İsrail kuvvetleri 10 Ekim’den itibaren toparlanarak önce kuzey
cephesinde dengeyi sağlamış, ağır kayıplar vermesine karşılık 11 Ekim’de hava üstünlüğünü tekrar ele geçirmesiyle beraber aynı gün karadan ilerleyerek Golan’ı almış, Hermon dağını aşarak Şam’ın 20 km yakınlarına kadar gelmiştir. 13 Ekim’de
Mısır cephesine dönen General Ariel Şaron komutasındaki İsrail kuvvetleri 16
Ekim’den itibaren Sina’nın kuzeyinden Süveyş’in batı yakasına geçmeyi başararak
güneye yönelmiş ve Mısır III. Ordusunu kuşatma altına alarak Kahire’yle bağlantısını kesmiştir. ( Cleveland; 1994: 337; Diller ve Moore, 1994: 32-33)
Diğer taraftan, 10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katıldıklarını açıklamışlarsa da bunların savaşa girmeleri savaştaki cephe durumunda Araplar lehine bir değişiklik yapmamıştır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı uyarınca 6 Ekim
günü saat 14.00’te biri Suriye cephesinde diğeri Sina cephesinde olmak üzere iki
cephede başlatılan bir sürpriz saldırı ile 1973 Ekim Savaşı başlamıştır. Savaşın ilk
dört günü yani 10 Ekim’e kadar güneyde Mısır Sina’nın doğusuna zorlanmadan
geçer ve Bar Lev Hattı’na kadar olan toprak parçasını kontrol altına alırken kuzeyde Suriye de 1967’de kaybettiği toprakları geri aldığı gibi daha da ileriye geçmiş
ve her iki cephede İsrail’e ağır kayıplar verdirilmişti. Daha ilk gün Mısır Kanal’ın
doğusuna 200.000 asker geçirirken sadece 200 asker kaybetmişti. Aslında bu ilk
göstergelere bakıldığında Mısır, İsrail karşısında şaşırtıcı bir başarı göstermişti.
Ayrıca Mısır’ın amacı daha ileriye gitmekten ziyade belli bir hatta durarak İsrail’i
barışa zorlamaktı. Kanal’ın doğusuna geçerek 13 km’lik bir hat boyunca sınırlı
bir bölgeyi denetimi altına alarak burada durumunu sağlamlaştırmayı düşünen
Mısır, bir kısım toprakların geri alınmasını kendi prestiji için de yeterli görmekte ve uluslararası diplomasinin harekete geçmesini bekleyerek daha ileri gitmeyi gerekli görmemekteydi. Suriye’nin amacı Mısır’ınkinden farklı olmuş 1967’de
kaybettiği bütün toprakları geri almayı amaçlamış ve bu hedefine de ulaşmıştı.
İsrail’in 8 Ekim’de kuzeyde Suriye’nin ilerlemesini durdurması üzerine gelişmeler
hiç de Mısır’ın düşündüğü gibi olmamış ve Mısır’ın bu politikasından dolayı da
zaman kazanan İsrail kuvvetleri 10 Ekim’den itibaren toparlanarak önce kuzey
cephesinde dengeyi sağlamış, ağır kayıplar vermesine karşılık 11 Ekim’de hava üstünlüğünü tekrar ele geçirmesiyle beraber aynı gün karadan ilerleyerek Golan’ı almış, Hermon dağını aşarak Şam’ın 20 km yakınlarına kadar gelmiştir. 13 Ekim’de
Mısır cephesine dönen General Ariel Şaron komutasındaki İsrail kuvvetleri 16
Ekim’den itibaren Sina’nın kuzeyinden Süveyş’in batı yakasına geçmeyi başararak
güneye yönelmiş ve Mısır III. Ordusunu kuşatma altına alarak Kahire’yle bağlantısını kesmiştir. ( Cleveland; 1994: 337; Diller ve Moore, 1994: 32-33)
Diğer taraftan, 10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katıldıklarını açıklamışlarsa da bunların savaşa girmeleri savaştaki cephe durumunda Araplar lehine bir değişiklik yapmamıştır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 24
1979 Martında Mısır ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler Arap dünyasında tepkiye neden olmuştur. Mısır'ın Arap Birliği üyeliğinin askıya alınmasından sonra Arap Birliği'nin merkezi Kahire'den nereye taşınmıştır ?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Tunus
C
Ürdün
D
Irak
E
Libya
Açıklama:
CAMP DAVİD SONRASI GELİŞMELER
Camp David Anlaşması’yla, 1967’de İsrail’e kaptırdığı topraklarını (Sina’yı) geri almayı garanti eden Mısır, bu defa Arap dünyasının tepkisiyle karşılaşmıştır. Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını
ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış
antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış
ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Camp David Anlaşması’yla, 1967’de İsrail’e kaptırdığı topraklarını (Sina’yı) geri almayı garanti eden Mısır, bu defa Arap dünyasının tepkisiyle karşılaşmıştır. Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını
ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış
antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış
ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Fez Planı'nda yer almaz ?
Seçenekler
A
Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi
B
1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması
C
Kudüs başkent olmak üzere bağımsız İsrail devletinin kurulması
D
Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi
E
Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması
Açıklama:
Fez Planı’nda ise şu noktalar üzerinde durulmuştu:
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil,
barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Doğru cevap C şıkkıdır.
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil,
barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 26
Aşağıdaki hangi iki isim FKÖ Yürütme Komitesi Başkanlığı yapmıştır ?
Seçenekler
A
Mahmud Abbas - Yaser Arafat
B
Mahmud Abbas - Nayif Hawatmeh
C
Yaser Arafat - Nayif Hawatmeh
D
George Habbash - Yaser Arafat
E
Nayif Hawatmeh - George Habbash
Açıklama:
FKÖ tarafından değerlendirilen bu kararın arkasından 12-15 Kasım 1988’de
Cezayir’de toplanan FKÖ, Filistin Ulusal Konseyi 1948 bölünme sınırlarını esas
alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıklarken geçici Filistin hükûmetinin Devlet Başkanının FKÖ Genel Sekreteri ve Yürütme Komitesi Başkanı Yaser Arafat ve Dışişleri Bakanının FKÖ’nün
Siyasal Bölüm Başkanı Faruk Kaddumi olması, geçici hükûmet üyelerinin, FKÖ
Yürütme Komitesi üyeleri ile Nayif Hawatmeh ve George Habbash’dan, yasama organının ise işgal altındaki kişilerin de katılımının sağlanması ile Filistin Ulusal Konseyi üyelerinden oluşması öngörülmüştü.
Arafat’ı dışlamaya çalışan Bush, 14 Mart’ta yaptığı açıklamada yakında tüm ayrıntılarıyla kamuoyunun bilgisine sunulacak olan “Yol Haritası” öncesi Filistin yönetimini müzakerelerde yer alması için yeni başbakanını belirlemesi ve “terörü”
durdurması konusundaki baskısını arttırmıştır. Başbakanlık makamı dörtlülerin
hazırlık toplantılarında da Filistin yönetiminin gerçekleştirmesi gereken reformların ana unsurlarından biri olarak belirlenmişti. Arafat, bu doğrultuda 19 Mart’ta
yeni başbakan adayı olarak FKÖ Yürütme Komitesi Başkanı Mahmud Abbas’ın
(Ebu Mazen) belirlendiğini duyurdu.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Cezayir’de toplanan FKÖ, Filistin Ulusal Konseyi 1948 bölünme sınırlarını esas
alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıklarken geçici Filistin hükûmetinin Devlet Başkanının FKÖ Genel Sekreteri ve Yürütme Komitesi Başkanı Yaser Arafat ve Dışişleri Bakanının FKÖ’nün
Siyasal Bölüm Başkanı Faruk Kaddumi olması, geçici hükûmet üyelerinin, FKÖ
Yürütme Komitesi üyeleri ile Nayif Hawatmeh ve George Habbash’dan, yasama organının ise işgal altındaki kişilerin de katılımının sağlanması ile Filistin Ulusal Konseyi üyelerinden oluşması öngörülmüştü.
Arafat’ı dışlamaya çalışan Bush, 14 Mart’ta yaptığı açıklamada yakında tüm ayrıntılarıyla kamuoyunun bilgisine sunulacak olan “Yol Haritası” öncesi Filistin yönetimini müzakerelerde yer alması için yeni başbakanını belirlemesi ve “terörü”
durdurması konusundaki baskısını arttırmıştır. Başbakanlık makamı dörtlülerin
hazırlık toplantılarında da Filistin yönetiminin gerçekleştirmesi gereken reformların ana unsurlarından biri olarak belirlenmişti. Arafat, bu doğrultuda 19 Mart’ta
yeni başbakan adayı olarak FKÖ Yürütme Komitesi Başkanı Mahmud Abbas’ın
(Ebu Mazen) belirlendiğini duyurdu.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 27
Kudüs’ün statüsü, sınır sorunu, Yahudi yerleşimleri ve mülteciler sorununu ele alan görüşmelere ne ad verilmiştir ?
Seçenekler
A
Oslo Görüşmeleri
B
Nihai Statü Konuları
C
FKÖ
D
Fez Planı
E
Reagan Planı
Açıklama:
Nihai Statü Konuları: Kudüs’ün statüsü, sınır sorunu, Yahudi yerleşimleri ve mülteciler sorunudur.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 28
El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatan lider aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Yaser Arafat
B
Benjamin Netanyahu
C
Kral Hüseyin
D
Ariel Şaron
E
Dennis Ross
Açıklama:
28 Eylül 2000, Filistin sorununun tarihi dönüm noktalarından biri olmuştur. Camp David’deki başarısızlığın neden olduğu olumsuz ortamda, Benjamin
Netanyahu’nun ardından dönemin ana muhalefet partisi Likud’un Genel Başkanı
Ariel Şaron, yaklaşık 1.000 askerle birlikte provokasyon niteliğindeki Harem-i
Şerif (el-Aksâ Camii) ziyareti Filistinlilerin protesto gösterilerine yol açmış ve
kısa süre içinde El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatmıştır.
Bu süreçte bir tarafta İsrail’in artan şiddet ve sindirme girişimi diğer tarafta
İslâmi Cihad, El-Aksâ Şehitleri Tugayı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve
HAMAS’ın üstlendiği intihar saldırıları devreye girmiştir.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Netanyahu’nun ardından dönemin ana muhalefet partisi Likud’un Genel Başkanı
Ariel Şaron, yaklaşık 1.000 askerle birlikte provokasyon niteliğindeki Harem-i
Şerif (el-Aksâ Camii) ziyareti Filistinlilerin protesto gösterilerine yol açmış ve
kısa süre içinde El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatmıştır.
Bu süreçte bir tarafta İsrail’in artan şiddet ve sindirme girişimi diğer tarafta
İslâmi Cihad, El-Aksâ Şehitleri Tugayı, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve
HAMAS’ın üstlendiği intihar saldırıları devreye girmiştir.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 29
Şaron hükümeti özellikle hangi olaydan sonra ortaya çıkan yeni uluslararası konjonktürü, Filistinlileri sindirmek için kullanmıştır ?
Seçenekler
A
6 Gün Savaşı
B
1948 Savaşı
C
1956 Süveyş Krizi
D
1973 Ekim Savaşı
E
11 Eylül Saldırıları
Açıklama:
11 Eylül sonrasında Filistin halkına karşı uyguladığı şiddeti tırmandırma politikasının Amerikan hükûmetinin Afganistan’a karşı açtığı terör savaşıyla ilişkilendiren Şaron hükûmetinin yaklaşımı gerçekten kabul edilemez nitelikte olmuştur.
Şaron, ortaya çıkan yeni uluslararası konjonktürü Filistinlileri sindirmek için kullanmak istemekteydi. İsrail Filistin kentlerini tanklarla ve uçaklarla bombalamakta ve Filistin köyleri tahrip edilmekte; bu saldırılarda her geçen gün çok sayıda
masum insan ve çocuk ölmekte ya da sakat kalmaktaydı. İsrail, bu saldırılarında
F-16 savaş uçakları, saldırı helikopterleri ve roketler kullanmaktaydı.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Şaron, ortaya çıkan yeni uluslararası konjonktürü Filistinlileri sindirmek için kullanmak istemekteydi. İsrail Filistin kentlerini tanklarla ve uçaklarla bombalamakta ve Filistin köyleri tahrip edilmekte; bu saldırılarda her geçen gün çok sayıda
masum insan ve çocuk ölmekte ya da sakat kalmaktaydı. İsrail, bu saldırılarında
F-16 savaş uçakları, saldırı helikopterleri ve roketler kullanmaktaydı.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 30
İsrail’e, ilk kez bütün Arap ülkeleriyle ve bütün komşularıyla aynı anda bir barış anlaşması imzalayarak güvenlikli sınırlar içinde varlığının tanınmasını öngören plan aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Fez Planı
B
Taksim Planı
C
Arap Planı
D
Reagan Planı
E
Azınlık Planı
Açıklama:
Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve Ürdün Kralı II. Abdullah gibi sorunun birinci derecede tarafı olan liderlerden yoksun olarak 26-28 Mart 2002’de
Beyrut’ta yapılan 22 ülkenin katıldığı Arap Birliğinin dördüncü zirvesine İsrail’in
tekrar Batı Şeria’ya dönmesine izin vermeyebileceği korkusuyla Arafat da katılmamıştı. Zirvede büyük ölçüde Suudi Prensi Abdullah’ın Şubat ortasından itibaren tartışılan önerileri ele alınmıştır. Prens Abdullah bin Abdül Aziz’in planı aslında ABD, Rusya, AB ve Arap ülkeleri tarafından olumlu bulunmuştu. 28
Mart’taki sonuç bildirisi esas olarak Prens Abdullah tarafından ileri sürülen teklif
doğrultusunda hazırlanmıştır. Sonuçta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah
tarafından sunulan, özü itibariyle İsrail’in 1967’deki sınırlara çekilmesinin yanı
sıra Filistinli mültecilerin dönüşü sorununun çözülmesi karşılığında, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini öngören teklifi Beyrut’ta bir araya gelen Arap temsilciler
tarafından kabul edilerek Beyrut zirvesinin ortak kararı hâline dönüştürülmüş
ve bundan sonraki süreçte Arap Planı olarak anılmıştır. Söz konusu plan ilk kez
İsrail’e, bütün Arap ülkeleriyle ve bütün komşularıyla aynı anda bir barış anlaşması imzalayarak güvenlikli sınırlar içinde varlığının tanınmasını öngörmekteydi.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Beyrut’ta yapılan 22 ülkenin katıldığı Arap Birliğinin dördüncü zirvesine İsrail’in
tekrar Batı Şeria’ya dönmesine izin vermeyebileceği korkusuyla Arafat da katılmamıştı. Zirvede büyük ölçüde Suudi Prensi Abdullah’ın Şubat ortasından itibaren tartışılan önerileri ele alınmıştır. Prens Abdullah bin Abdül Aziz’in planı aslında ABD, Rusya, AB ve Arap ülkeleri tarafından olumlu bulunmuştu. 28
Mart’taki sonuç bildirisi esas olarak Prens Abdullah tarafından ileri sürülen teklif
doğrultusunda hazırlanmıştır. Sonuçta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah
tarafından sunulan, özü itibariyle İsrail’in 1967’deki sınırlara çekilmesinin yanı
sıra Filistinli mültecilerin dönüşü sorununun çözülmesi karşılığında, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini öngören teklifi Beyrut’ta bir araya gelen Arap temsilciler
tarafından kabul edilerek Beyrut zirvesinin ortak kararı hâline dönüştürülmüş
ve bundan sonraki süreçte Arap Planı olarak anılmıştır. Söz konusu plan ilk kez
İsrail’e, bütün Arap ülkeleriyle ve bütün komşularıyla aynı anda bir barış anlaşması imzalayarak güvenlikli sınırlar içinde varlığının tanınmasını öngörmekteydi.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi, 21 ve 22 Nisan 1947 tarihlerinde BM Genel Sekreter’inden Filistin’deki mandanın sona erdirilmesini ve Filistin'in bağımsızlığını talep eden ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ürdün
B
Mısır
C
Irak
D
Suriye
E
Lübnan
Açıklama:
21 ve 22 Nisan 1947’de Mısır, Irak, Suriye, Lübnan ve Suudi Arabistan Genel Sekreter’den Filistin’deki mandanın sona erdirilmesini ve bağımsızlığın ilanını talep ettiyse de Arap teklifleri gündeme alınmadı.
Soru 32
Çoğunluk Planı’na göre, Filistin Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olmak üzere üç ayrı bölgeye taksim edilmekteydi. Aşağıdaki ülkelerden hangisi bu planı destekleyen ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Çekoslovakya
B
Hollanda
C
İsveç
D
Kanada
E
İngiltere
Açıklama:
Filistin Komitesi’nin çalışmaları esnasında biri Çoğunluk Planı diğeri Azınlık Planı olarak bilinen iki görüş ortaya çıktı.
Komitede Çekoslovakya, Hollanda, İsveç, Kanada, Guatemala, Peru ve Uruguay temsilcileri tarafından desteklenen
Çoğunluk Planı’na göre, Filistin Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olmak üzere üç ayrı bölgeye taksim
edilmekteydi.
Komitede Çekoslovakya, Hollanda, İsveç, Kanada, Guatemala, Peru ve Uruguay temsilcileri tarafından desteklenen
Çoğunluk Planı’na göre, Filistin Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olmak üzere üç ayrı bölgeye taksim
edilmekteydi.
Soru 33
1967 Savaşı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Savaşın daha ilk gününde Mısır’ın 360 uçağından yaklaşık 300’ü imha edilmiştir
B
Savaş Irak dışındaki Arapların saldırısıyla başlamıştır
C
Birkaç gün içinde yani 10 Haziran’a gelindiğinde Sina, Batı Şeria ve Golan Tepeleri karşı tarafın eline geçmiştir
D
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’i etkisiz hâle getirilmiştir
E
Mısır ordusu, bu karşılaşmada askerî kapasitesinin % 80’ini kaybetmiştir
Açıklama:
Savaşın daha ilk gününde Mısır’ın 360 uçağından yaklaşık 300’ü, ayrıca Suriye’nin 50 ve Ürdün’ün 20 uçağı daha yerde iken imha edilmişti. İsrail’in saldırısıyla başlayan 1967 Savaşı’nın önceden yapılmış bir plan uyarınca yürütüldüğü ortadaydı. Birkaç gün içinde yani 10 Haziran’a gelindiğinde Sina, Batı Şeria ve Golan Tepeleri İsrail’in eline geçmiştir. Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan
Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti. İsrail böylece 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de aşağı yukarı dört katına çıkarmış oluyordu. Ayrıca İsrail’in güvenliğine en büyük tehdidi oluşturan Mısır ordusu, bu karşılaşmada askerî kapasitesinin % 80’ini kaybetmişti.
Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti. İsrail böylece 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de aşağı yukarı dört katına çıkarmış oluyordu. Ayrıca İsrail’in güvenliğine en büyük tehdidi oluşturan Mısır ordusu, bu karşılaşmada askerî kapasitesinin % 80’ini kaybetmişti.
Soru 34
Birleşmiş Milletlerin, İsrail’in işgal ettiği topraklardan, bu arada Mısır’a ait Sina Yarımadasından, Gazze’den, Batı Şeria’dan, Golan’dan ve Doğu Kudüs’ten çekilmesini ve mültecilerin yurtlarına geri dönmelerini öngören 242 sayılı kararın tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
22 Temmuz 1967
B
21 Eylül 1967
C
22 Kasım 1967
D
6 Şubat 1968
E
6 Ekim 1968
Açıklama:
Birleşmiş Milletlerin 22 Kasım 1967 tarihli ve 242 sayılı kararı da İsrail’in işgal ettiği topraklardan, bu arada Mısır’a ait Sina Yarımadasından, Gazze’den, Batı Şeria’dan, Golan’dan ve Doğu Kudüs’ten çekilmesini ve mültecilerin yurtlarına
geri dönmelerini öngörüyordu. Ancak İsrail bu ve bundan sonraki BM kararlarına uymayacağını bir çok defa tekrar etmiştir.
geri dönmelerini öngörüyordu. Ancak İsrail bu ve bundan sonraki BM kararlarına uymayacağını bir çok defa tekrar etmiştir.
Soru 35
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
Yukarıdaki maddeler hangi planda yer almaktadır?
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
Yukarıdaki maddeler hangi planda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Camp David
B
Oslo Planı
C
Arap planı
D
Fez Planı
E
Reagan Planı
Açıklama:
Fez Planı’nda ise şu noktalar üzerinde durulmuştu:
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi nihai statü görüşmelerinin (bağımsız Filistin devletinin kurulması görüşmeleri) konuları içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Sivil denetim
B
Kudüs'ün statüsü
C
Sınır sorunu
D
Yahudi yerleşimleri
E
Mülteciler sorunu
Açıklama:
Nihai Statü Konuları: Kudüs’ün statüsü, Sınır sorunu, Yahudi yerleşimleri ve Mülteciler sorunudur.
Soru 37
Oslo süreci sonunda Filistin'in tam kontrolüne terk edilen bölge % (yüzde) kaçtır?
Seçenekler
A
%10 (yüzde on)
B
%18 (yüzde onsekiz)
C
%20 (yüzde yirmi)
D
%22 (yüzde yirmiiki)
E
%60 (yüzde altmış)
Açıklama:
Oslo süreci sonunda Filistin’in tam kontrolüne terk edilen bölge %18’de kalmış, ortak denetimin söz konusu olduğu bölge ise %22 (yüzde yirmiiki) olmuştu. 1967’de işgal edilen ve Filistin topraklarının ancak %20 (yüzde yirmi)’sini oluşturan (%80 (yüzde seksen)’i daha önce işgal edilmişti) Batı Şeria’nın % 60 (yüzde altmış)’ı hâlâ İsrail’in tam denetiminde bulunmaktaydı.
Soru 38
28 Eylül 2000 tarihinde gerçekleşen İkinci İntifadayı başlatan olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsrail ve Filistin heyetlerinin Camp David'de biraraya gelmesi
B
FKÖ'nün İsrail'i tanıması
C
Ariel Şaron'un Harem-i Şerif (el-Aksâ Camii) ziyareti
D
İsrail'in işgal edilen topraklardan çekilmek istememesi
E
Arafat'ın Ramallah'taki karargahının kuşatılması
Açıklama:
28 Eylül 2000, Filistin sorununun tarihi dönüm noktalarından biri olmuştur. Camp David’deki başarısızlığın neden olduğu olumsuz ortamda, Benjamin Netanyahu’nun ardından dönemin ana muhalefet partisi Likud’un Genel Başkanı Ariel Şaron, yaklaşık 1.000 askerle birlikte provokasyon niteliğindeki Harem-i Şerif (el-Aksâ Camii) ziyareti Filistinlilerin protesto gösterilerine yol açmış ve
kısa süre içinde El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatmıştır.
kısa süre içinde El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatmıştır.
Soru 39
Filistin’de 11 Kasım 2004’te Arafat’ın ölümü üzerine 9 Ocak 2005’te yapılan seçimleri kazanarak Filistin yönetiminin yeni Başkanı olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Kurey
B
Amram Mitzna
C
Ariel Şaron
D
Mahmud Abbas
E
Aziz Duveyk
Açıklama:
Filistin’de 11 Kasım 2004’te Arafat’ın ölümü üzerine 9 Ocak 2005’te yapılan seçimleri kazanarak Filistin yönetiminin yeni Başkanı olan Mahmud Abbas’ın (Ebu Mazen) barış girişimleri sonuç vermedi.
Soru 40
26-28 Mart 2002’de Beyrut’ta yapılan 22 ülkenin katıldığı Arap Birliğinin dördüncü zirvesinde büyük ölçüde aşağıdakilerden hangisinin önerileri ele alınmıştır?
Seçenekler
A
Hüsnü Mübarek
B
II. Abdullah
C
Mahmud Abbas
D
Ariel Şaron
E
Prens Abdullah
Açıklama:
26-28 Mart 2002’de Beyrut’ta yapılan 22 ülkenin katıldığı Arap Birliğinin dördüncü zirvesine İsrail’in tekrar Batı Şeria’ya dönmesine izin vermeyebileceği korkusuyla Arafat da katılmamıştı. Zirvede büyük ölçüde Suudi Prensi Abdullah’ın Şubat ortasından itibaren tartışılan önerileri ele alınmıştır. Prens Abdullah bin Abdül Aziz’in planı aslında ABD, Rusya, AB ve Arap ülkeleri tarafından olumlu bulunmuştu. 28 Mart’taki sonuç bildirisi esas olarak Prens Abdullah tarafından ileri sürülen teklif doğrultusunda hazırlanmıştır. Sonuçta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah tarafından sunulan, özü itibariyle İsrail’in 1967’deki sınırlara çekilmesinin yanı sıra Filistinli mültecilerin dönüşü sorununun çözülmesi karşılığında, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini öngören teklifi Beyrut’ta bir araya gelen Arap temsilciler tarafından kabul edilerek Beyrut zirvesinin ortak kararı hâline dönüştürülmüş ve bundan sonraki süreçte Arap Planı olarak anılmıştır. Söz konusu plan ilk kez İsrail’e, bütün Arap ülkeleriyle ve bütün komşularıyla aynı anda bir barış anlaşması imzalayarak güvenlikli sınırlar içinde varlığının tanınmasını öngörmekteydi.
Soru 41
Kudüs'ü Haçlıların elinden alıp Müslümanlara kazandıran hükümdar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sultan Baybars
B
İmameddin Zengi
C
I. Kılıçarslan
D
Selahaddini Eyyübi
E
Yavuz Sultan Selim
Açıklama:
Bilindiği gibi bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi ikinci Halife Hz. Ömer zamanında yani 637’de söz konusu olmuştur. Bölge on birinci yüzyılın sonunda yaşanan Haçlı Seferlerine kadar da Müslümanların denetiminde kalmıştır. Bölgenin tekrar Müslümanların denetimine girmesi Selahaddini Eyyübi’nin 1187’de Haçlıları yenerek bölgeyi tekrar denetimine almasıyla söz konusu olmuş; bu durum Eyyübilerden sonra Memlukler ve Osmanlılar zamanında da devam etmiştir.
Soru 42
Birinci Dünya Savaşı sırasında Mekke Şerifi Hüseyin ile mektuplaşan ve ona İngilizlerin vaatlerini yazan İngiliz Yüksek Komiseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
McMahon
B
McCarty
C
McHamilton
D
E. Lawrence
E
W. Churchill
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı esnasında desteğe ihtiyaç duyan İngiliz yönetiminin vaadlerini yeterli gören Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiliz Yüksek Komiseri McMahon
arasındaki mektuplaşmalar 1916 Temmuz’undan 1916 Mart’ına kadar devam etmiştir.
arasındaki mektuplaşmalar 1916 Temmuz’undan 1916 Mart’ına kadar devam etmiştir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi 2 Kasım 1917’de Dışişleri Bakanı Lord Arthur James Balfour’un İngiltere’deki Siyonist Teşkilatları Federasyonu’nun Başkanı İngiliz Yahudi’si Baron Lionel Walter Rothschild’e göndermiş olduğu mektupta geçen bir ifadedir?
Seçenekler
A
Yahudilerin Savaşta İngilizleri desteklemesi
B
Filistin’de Yahudiler için bir milli yurt kurulması
C
İsrail Devleti'nin İngilizlerce tanınacağı
D
Çıkacak Arap-İsrail savaşında İngiltere'nin İsrail'i destekleyeceği
E
Yahudilerin Kudüs'te toprak satın alabilmesi için II. Abdülhamid'e İngiltere hükümetince baskı yapılacağı
Açıklama:
2 Kasım 1917’de Dışişleri Bakanı Lord Arthur James Balfour’un İngiltere’deki Siyonist Teşkilatları Federasyonu’nun Başkanı İngiliz Yahudi’si Baron Lionel Walter Rothschild’e göndermiş olduğu mektupta kısaca şöyle denilmekteydi:
“Saygıdeğer Lord Rotschild,
Majestelerinin hükûmeti, Filistin’de Yahudiler için bir milli yurt kurulmasını uygun
karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filistin’deki mevcut Yahudi olmayan toplumların medeni ve dini haklarına ve başka ülkelerde yaşayan Yahudilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır. Bu deklarasyonu Siyonist Federasyonu’nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.”
Saygılarımla
Arthur James Balfour.
“Saygıdeğer Lord Rotschild,
Majestelerinin hükûmeti, Filistin’de Yahudiler için bir milli yurt kurulmasını uygun
karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filistin’deki mevcut Yahudi olmayan toplumların medeni ve dini haklarına ve başka ülkelerde yaşayan Yahudilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır. Bu deklarasyonu Siyonist Federasyonu’nun bilgisine sunmanızdan memnuniyet duyacağım.”
Saygılarımla
Arthur James Balfour.
Soru 44
İngiltere'nin Filistin’deki manda yönetimi ne zaman sona ermiştir?
Seçenekler
A
14 Mayıs 1948
B
14 Nisan 1948
C
14 Mart 1948
D
14 Haziran 1948
E
10 Haziran 1948
Açıklama:
İngiltere’nin daha önce açıkladığı gibi Filistin’deki manda yönetimi 14 Mayıs gecesi saat 24.00’ te sona erdi.
Soru 45
Birinci Arap-İsrail Savaşında İsrail'e karşı aşağıdakilerden hangisi mücadele etmemiştir?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suriye
C
Ürdün
D
Lübnan
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu.
Soru 46
1956 Süveyş Krizi esnasında Mısır Devleti'nin başında aşağıdakilerden hangisi vardı?
Seçenekler
A
Mehmed Ali Paşa
B
Hüsnü Mübarek
C
Enver Sedat
D
Nâsır
E
Muhammet Necip
Açıklama:
1967 Savaşı’na kadar Orta Doğu’da en önemli gelişme 1952’de Mısır’da darbeyle monarşiye son verilmesinin ardından 1954’te bütün denetimi ele geçiren Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini millîleştirdiğini açıklaması olmuştur. Bu hamle Süveyş Krizine yol açmıştır.
Soru 47
6 Gün Savaşı olarak bilinen Arap-İsrail Savaşı hangi yılda yapılmıştır?
Seçenekler
A
1948
B
1956
C
1958
D
1967
E
1975
Açıklama:
İsrail’in 5 Haziran 1967’de saat 7:45’teki saldırısıyla başlayan savaş 6 Gün Savaşı olarak bilinir.
Soru 48
1973 Ekim Savaşını kim kazanmıştır?
Seçenekler
A
Mısır kazanmıştır.
B
Suriye Kazanmıştır.
C
İsrail Kazanmıştır.
D
Ürdün kazanmıştır.
E
Kazanan olmamıştır.
Açıklama:
ABD’nin açıkça İsrail’e yardım etmesiyle savaşın dengesi İsrail lehine değişmiş ve 22 Ekim’de BM’nin ateşkes kararının kabul edilmesiyle sona eren savaş başladığı yerde bitmişti.
Soru 49
İsrail'de 17 Mayıs 1999 seçimlerinde başbakanlık için yapılan seçimlerde %43.9 oy alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi Partisi lideri kimdir?
Seçenekler
A
Ariel Şaron
B
Şimon Perez
C
Ehud Barak
D
Ehud Olmert
E
David Ben-Gurion
Açıklama:
17 Mayıs 1999 seçimlerinde başbakanlık için yapılan seçimlerde %43.9 oy
alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi
Partisi lideri Ehud Barak'tır.
alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi
Partisi lideri Ehud Barak'tır.
Soru 50
El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatan olayda provokasyon yapan Likud’un Genel Başkanı kimdir?
Seçenekler
A
Ariel Şaron
B
Benjamin Netanyahu
C
Ben Gurion
D
Ehud Olmert
E
Ehud Barak
Açıklama:
28 Eylül 2000, Filistin sorununun tarihi dönüm noktalarından biri olmuştur. Camp David’deki başarısızlığın neden olduğu olumsuz ortamda, Benjamin Netanyahu’nun ardından dönemin ana muhalefet partisi Likud’un Genel Başkanı Ariel Şaron, yaklaşık 1.000 askerle birlikte provokasyon niteliğindeki Harem-i Şerif (el-Aksâ Camii) ziyareti Filistinlilerin protesto gösterilerine yol açmış ve kısa süre içinde El-Aksâ İntifadası olarak da bilinen İkinci İntifadayı başlatmıştır.
Soru 51
İngiliz Dışişleri Bakanı tarafından 2 Kasım 1917'de açıklanan ve İngilizlerin Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasını açıkça destekledikleri deklarasyonun adı nedir?
Seçenekler
A
Balfour Deklarasyonu
B
Curzon Deklarasyonu
C
Grey Deklarasyonu
D
Law Deklarasyonu
E
Adam Deklarasyonu
Açıklama:
Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu Filistin'de Yahudi devleti kurulması konusunda İngilizlerin açık desteğini ortaya koymuştur.
Soru 52
İsrail Devleti resmi olarak ne zaman kurulmuştur?
Seçenekler
A
1948
B
1945
C
1950
D
1952
E
1955
Açıklama:
İngiltere’nin Filistin’deki manda yönetimi 14 Mayıs gecesi saat 24.00’ te sona erdi. 14 Mayıs günü Manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce Tel Aviv’de toplanan Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı.
Soru 53
I- Mısır
II- Suriye
III- Lübnan
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri Birinci Arap-İsrail Savaşı'nda İsrail'in karşısında savaşa dahil olmuştur?
II- Suriye
III- Lübnan
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri Birinci Arap-İsrail Savaşı'nda İsrail'in karşısında savaşa dahil olmuştur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78’ini (yani Gazze ve Batı Şeria hariç) ele geçirmiş bulunuyordu.
Soru 54
1956 Süveyş Krizi sırasında Mısır'ın işgaline sert tepki göstererek işgal devletlerinin geri çekilmesine neden olan devlet hangisidir?
Seçenekler
A
Sovyetler Birliği
B
İngiltere
C
Fransa
D
Türkiye
E
İran
Açıklama:
Süveyş Krizi sırasında İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler. Ancak Sovyetler Birliği’nin oldukça sert tepki göstermesi üzerine bu devletin bölgede politik bir üstünlük elde etmesinden çekinen ABD’nin İngiltere ve Fransa’ya baskı yapması üzerine bu devletler BM kararlarına uyarak 6 Kasım’da güçlerini işgal ettikleri bölgelerden çektiler.
Soru 55
Altı Gün Savaşı olarak bilinen savaşta Golan Tepeleri'ni işgal eden İsrail bu bölgeyi kimden almıştır?
Seçenekler
A
Suriye
B
Mısır
C
Irak
D
Ürdün
E
Lübnan
Açıklama:
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti.
Soru 56
Hangi devletin Arap Birliğine üyeliği Camp David görüşmeleri sonrası askıya alınmıştır?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suriye
C
Libya
D
Irak
E
Ürdün
Açıklama:
Camp David Anlaşması’yla, 1967’de İsrail’e kaptırdığı topraklarını (Sina’yı) geri almayı garanti eden Mısır, bu defa Arap dünyasının tepkisiyle karşılaşmıştır. Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır.
Soru 57
1982'de ortaya atılan ve İsrail ile Arapları barıştırmaya yönelik olan planının ismi nedir?
Seçenekler
A
Reagan Planı
B
Annan Planı
C
Kissinger Planı
D
Carter Planı
E
Bush Planı
Açıklama:
1982 Eylül’ünde Reagan tarafından yapılan ve adına Reagan Planı denen teklifin arkasından 1982 Eylül’ünde Fez’de toplanan Arap Zirvesinde İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gibi ana noktalar üzerinde durularak ABD ile Arapların barışa yönelik yaklaşımlarında ciddi görüş ayrılıkları olduğu bir kez daha ortaya konmuştur.
Soru 58
Tarihe “Oslo II” ya da “Geçici Antlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen antlaşma hangi yıl imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1995
B
1990
C
1992
D
1997
E
1999
Açıklama:
Tarihe “Oslo II” ya da “Geçici Antlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen antlaşma 28 Eylül 1995’te Washington’da Arafat ve Rabin’in yanı sıra Clinton, Mübarek ve Kral Hüseyin tarafından da imzalanmıştır.
Soru 59
İsrail’in El-Halil’den (Hebron) çekilmesini öngören antlaşmayı imzalayan İsrail lideri kimdir?
Seçenekler
A
Binyamin Netanyahu
B
Şimon Peres
C
Ariel Şaron
D
İzak Rabin
E
İzak Şamir
Açıklama:
İsrail’in El-Halil’den (Hebron) çekilmesini öngören antlaşma ise 1996 Mayıs’ındaki seçimlerde işbaşına gelen ve sertlik yanlısı olarak bilinen Likud lideri Netanyahu döneminde ABD Filistin Özel Temsilcisi Dennis Ross’un da girişimiyle 17 Ocak 1997’de imzalanmıştır.
Soru 60
11 Kasım 2004'te vefat eden Filisinli lider kimdir?
Seçenekler
A
Yaser Arafat
B
Mahmud Abbas
C
Rahvi Fettuh
D
Ahmed Kurey
E
Rami Hamdallah
Açıklama:
Yaser Arafat 11 Kasım 2004'te ölmiş yerine ise 9 Ocak 2005'te yapılan seçimlerden sonra Mahmud Abbas geçmiştir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu ve barış kavramlarının birbirlerine çok uzak görünmesinin nedenleri arasındadır?
I. bölgenin doğal zenginliklere sahip olması
II. bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması
III. Osmanlı'dan sonra bölgede oluşan güç boşluğu
I. bölgenin doğal zenginliklere sahip olması
II. bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması
III. Osmanlı'dan sonra bölgede oluşan güç boşluğu
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Orta Doğu ve barış kavramlarının birbirine çok uzak kavramlar olarak görülmesinin birden çok nedeni var. Bunlar arasında bölgenin doğal zenginliklere sahip olması ve bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması en başta gelmektedir. Bütün bunların Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinden sonra gerçekleşmesi ise bölgedeki güç boşluğunun, özellikle Müslüman ülkelerin görece zayıf olmasının yol açtığı sorunların kısa sürede giderilmesinin zorluğuna işaret etmektedir.
Soru 62
Bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine ilk kez girmesi kimin döneminde olmuştur?
Seçenekler
A
Hz. Ömer
B
Selahaddini Eyyübi
C
Şerif Hüseyin
D
Yavuz Sultan Selim
E
Sultan Alparslan
Açıklama:
Bilindiği gibi bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi ikinci Halife Hz. Ömer zamanında yani 637’de söz konusu olmuştur.
Soru 63
Balfour Deklerasyonu ile öncelikle hangi devlet Yahudilerin Filistin’de bir yurt kurmalarını desteklemeyi vaad etmiştir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İngiltere
C
Almanya
D
Çarlık Rusyası
E
ABD
Açıklama:
Balfour Deklerasyonu ile İngiltere Yahudilerin Filistin’de bir yurt kurmalarını desteklemiştir.
Soru 64
İsrail Devleti'ni tanıyan ilk ülke hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Fransa
D
ABD
E
SSCB
Açıklama:
ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi 1948 Birinci Arap-İsrail Savaşı'nın sonuçlarındandır?
I. İsrail, Filistin topraklarının %78’ini ele geçirdi.
II. Gazze’nin İsrail ve Mısır tarafından paylaşılması öngörüldü.
III. Toprakları İsrail tarafından işgal edilen yüz binlerce Filistinli mülteci durumuna düşmüştür.
I. İsrail, Filistin topraklarının %78’ini ele geçirdi.
II. Gazze’nin İsrail ve Mısır tarafından paylaşılması öngörüldü.
III. Toprakları İsrail tarafından işgal edilen yüz binlerce Filistinli mülteci durumuna düşmüştür.
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Mütareke Anlaşmaları sonunda Yahudiler, BM’nin 1947 tarihli taksim kararıyla kendilerine bırakılan yaklaşık 5.800 mil2’lik toprağı 8.000 mil2’ye çıkararak Filistin topraklarının yaklaşık %78’ini ele geçirmiş oldular. Toprakları İsrail tarafından işgal edilen yüz binlerce Filistinli ise mülteci durumuna düşmekteydi.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi 1967 Savaşı'nın sonuçlarından değildir?
Seçenekler
A
İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü işgal etmiştir.
B
Gazze bölgesi Mısır'da kalmıştır.
C
İsrail topraklarını dört katına çıkarmıştır.
D
Mısır ordusu askerî kapasitesinin % 80’ini kaybetmiştir.
E
O güne kadar geçici bir olgu olarak görülen “İsrail” kavramının artık bir realite olduğunun kabul edilmesi söz konusu olmuştur.
Açıklama:
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti.
Soru 67
David Camp Antlaşması hangi savaş sonrası imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1973 Ekim Savaşı
B
1967 Savaşı
C
1956 Süveyş Krizi
D
1948 Savaşı
E
İsrail- Filistin Savaşı
Açıklama:
David Camp Antlaşması 1973 Ekim Savaşı sonrasında imzalanmıştır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangileri Fez Planı'nda üzerinde durulan noktalardandır?
I. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi
II. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi
III. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması
I. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi
II. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi
III. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Fez Planı’nda ise şu noktalar üzerinde durulmuştu: 1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi, 2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması, 3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi, 4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması, 5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması, 6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması, 7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi, 8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Soru 69
“Oslo II” ya da “Geçici Anlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen anlaşma hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1967
B
1980
C
1993
D
1995
E
1998
Açıklama:
Bundan sonraki en önemli adım 25 Eylül’de FKÖ Yönetim Kurulu ve 27 Eylül’de de İsrail kabinesi tarafından onaylanan ve tarihe “Oslo II” ya da “Geçici Anlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen anlaşmanın 28 Eylül 1995’te Washington’da Arafat ve Rabin’in yanı sıra Clinton, Mübarek ve Kral Hüseyin tarafından da imzalanması olmuştur.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi "nihai statü konuları"ndan değildir?
Seçenekler
A
Kudüs'ün statüsü
B
Sınır sorunu
C
Mısır sorunu
D
Yahudi yerleşimleri
E
Mülteciler sorunu
Açıklama:
Mısır sorunu nihai statü konularından değildir.
Soru 71
Filistin’in kaderini belirleyen asıl girişim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngilizlerin, Şerif Hüseyin aracılığıyla Araplara birtakım vaadlerde bulunarak onları Osmanlıya karşı ayaklanmaya kışkırtması,
B
İngilizlerin Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadi,
C
İngilizlerin Osmanlı topraklarını paylaşmak için Fransa ile anlaşması,
D
1916 Haziran’ında Osmanlıya karşı yapılan Arap ayaklanması,
E
Osmanlı’nın, 1918 Mondros mütarekesi ile bölgeden çekilmesi
Açıklama:
İngilizler bir taraftan, Şerif Hüseyin aracılığıyla Araplara birtakım vaadlerde bulunarak onları Osmanlıya karşı ayaklanmaya kışkırtırken diğer taraftan kendi aralarında Osmanlı topraklarını 1916 Mayıs’ında Fransa ile imzaladıkları ve daha sonra ortaya çıkacak olan Sykes-Picot anlaşmasıyla paylaşmaktaydılar. İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
Soru 72
Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
%8 (yüzde sekiz)
B
%11 (yüzde onbir)
C
%17
D
%31 (yüzde otuzbir)
E
%40 (yüzde kırk)
Açıklama:
Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamış oluyordu. Ne var ki, Osmanlı’nın bölgeden çekildiği tarihte yani 1918 Mondros mütarekesine kadar Filistin’de yaşayan Yahudilerin oranı %8 (yüzde sekiz), kontrol ettikleri toprak parçası ise sadece %2,5 (yüzde ikibuçuk) dolayındaydı. İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde yani Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı %31 (yüzde otuzbir), kontrol ettikleri toprak parçası ise %6,5 (yüzde altıbuçuk) dolayındaydı.
Soru 73
BM Genel Kurulu tarafından ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verilen 194 (III) sayılı karar hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
15 Mayıs 1948
B
11 Aralık 1948
C
29 Kasım 1947
D
1 Eylül 1947
E
28 Nisan 1947
Açıklama:
Güvenlik Konseyinin 19 Ekim 1948 tarihli ateşkes çağrısının taraflarca 22 Ekim’de kabul edildiğinin açıklanmasına karşılık çatışmalar durmadı. Öte yandan BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi. Kararın diğer hükümlerine göre Kudüs, güneyde Bethlehem’i (Beytüllahim) içine alacak şekilde sınırları çok geniş tutularak ayrı bir varlık olarak (corpus separatum) askersiz hâle getirilmekte ve BM gözetimine bırakılmaktaydı. Kararın üçüncü önemli unsuru mültecilere ilişkindi. Buna göre komşuları ile barış içinde yaşamak isteyen mültecilerin evlerine dönmelerinin sağlanması ve dönmek istemeyenlere ise tazminat ödenmesi öngörülmekteydi
Soru 74
Yaklaşık 700.000 ile 900.000 dolayında Filistinlinin yurtlarını terk ederek mülteci durumuna düştüğü, Gazze’nin İsrail ve Mısır tarafından; Filistin’in Araplara bırakılan kısmının ise İsrail ile Ürdün arasında paylaşılmasıyla sona eren savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İkinci Dünya Savaşı
B
1948 Savaşı
C
1956 Süveyş Krizi
D
1967 Savaşı
E
1973 Ekim Savaşı
Açıklama:
Yaklaşık 700.000 ile 900.000 dolayında Filistinlinin yurtlarını terk ederek mülteci durumuna düştüğü 1948 Savaşı, Gazze’nin İsrail ve Mısır tarafından; Filistin’in Araplara bırakılan kısmının ise İsrail ile Ürdün arasında paylaşılmasıyla sona ermekteydi. Bunlardan Gazze, Mısır tarafından ilhak edilmezken İsrail ve Ürdün, işgal ettikleri bölgeleri ilhak etmekteydiler (Chomsky, 1993: 126). Mütareke Anlaşmaları sonunda Yahudiler, BM’nin 1947 tarihli taksim kararıyla kendilerine bırakılan yaklaşık 5.800 mil2’lik toprağı 8.000 mil2’ye çıkararak Filistin topraklarının yaklaşık %78’ini ele geçirmiş oldular. Toprakları İsrail tarafından işgal edilen yüz binlerce Filistinli ise mülteci durumuna düşmekteydi.
Soru 75
Yahudiler BM’nin hangi kararı ile kendilerine bırakılan yaklaşık 5.800 mil2’lik toprağı 8.000 mil2’ye çıkararak Filistin topraklarının yaklaşık %78’ini ele geçirmiş oldular?
Seçenekler
A
194 (III) sayılı kararla
B
242 sayılı kararı
C
Taksim kararı
D
338 sayılı kararı
E
1397 sayılı kararı
Açıklama:
Bunlardan Gazze, Mısır tarafından ilhak edilmezken İsrail ve Ürdün, işgal ettikleri bölgeleri ilhak etmekteydiler (Chomsky, 1993: 126). Mütareke Anlaşmaları sonunda Yahudiler, BM’nin 1947 tarihli taksim kararıyla kendilerine bırakılan yaklaşık 5.800 mil2’lik toprağı 8.000 mil2’ye çıkararak Filistin topraklarının yaklaşık %78’ini ele geçirmiş oldular. Toprakları İsrail tarafından işgal edilen yüz binlerce Filistinli ise mülteci durumuna düşmekteydi.
Soru 76
Cezayir’de toplanan FKÖ, Filistin Ulusal Konseyi 1948 bölünme sınırlarını esas alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu hangi tarihte açıklamıştır?
Seçenekler
A
7 Eylül 1983
B
1 Ağustos 1988
C
13 Aralık 1983
D
15 Kasım 1988
E
10 Aralık 1981
Açıklama:
FKÖ tarafından değerlendirilen bu kararın arkasından 12-15 Kasım 1988’de Cezayir’de toplanan FKÖ, Filistin Ulusal Konseyi 1948 bölünme sınırlarını esas alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıklarken geçici Filistin hükûmetinin Devlet Başkanının FKÖ Genel Sekreteri ve Yürütme Komitesi Başkanı Yaser Arafat ve Dışişleri Bakanının FKÖ’nün Siyasal Bölüm Başkanı Faruk Kaddumi olması, geçici hükûmet üyelerinin, FKÖ Yürütme Komitesi üyeleri ile Nayif Hawatmeh ve George Habbash’dan, yasama organının ise işgal altındaki kişilerin de katılımının sağlanması ile Filistin Ulusal Konseyi üyelerinden oluşması öngörülmüştü. Bağımsızlığın açıklandığı 15 Kasım’daki toplantıda ayrıca bir Uluslararası Barış Konferansı’nın BM’nin 242 ve 338 sayılı kararları doğrultusunda ve başta kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistinlilerin yasal haklarını elde etme temelinde toplanması gerektiği ve Doğu Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği bütün Filistin ve Arap topraklarından çekilmesi ve bütün yerleşim bölgelerinin iptali üzerinde durulmaktaydı.
Soru 77
4 Eylül 1999’da Şarm el-Şeyh Memorandumu olarak bilinen anlaşmayı hangi İsrail Başbakanı imzalamıştır?
Seçenekler
A
Izak Rabin
B
Netanyahu
C
Ehud Barak
D
Izak Şamir
E
Ariel Şaron
Açıklama:
Ariel Şaron
17 Mayıs 1999 seçimlerinde başbakanlık için yapılan seçimlerde %43.9 oy alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi Partisi lideri Ehud Barak’ın barış süreci konusundaki yaklaşımı olumluydu ve bu durum, İsrail ve Filistin yönetiminin 4 Eylül 1999’da Mısır’ın Kızıl Deniz kıyısındaki bir sayfiye kenti olan Şarm el-Şeyh’te tarihe Şarm el-Şeyh Memorandumu olarak bilinen anlaşmayı imzalamalarıyla sonuçlandı. Anlaşma, Oslo sürecini kaldığı yerden devam ettirmeyi ve bir anlamda uygulanamayan Wye Anlaşması’na işlerlik kazandırmayı amaçlamaktaydı ve bu nedenle II. Wye Anlaşması olarak da nitelenmektedir. Taraflar nihai statü görüşmelerine (bağımsız Filistin devletinin kurulması görüşmeleri) başlayabilmek için önceki anlaşmalarda öngörülen hedeflerin gerçekleştirilmesi gereği üzerinde odaklanmışlardı.
17 Mayıs 1999 seçimlerinde başbakanlık için yapılan seçimlerde %43.9 oy alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi Partisi lideri Ehud Barak’ın barış süreci konusundaki yaklaşımı olumluydu ve bu durum, İsrail ve Filistin yönetiminin 4 Eylül 1999’da Mısır’ın Kızıl Deniz kıyısındaki bir sayfiye kenti olan Şarm el-Şeyh’te tarihe Şarm el-Şeyh Memorandumu olarak bilinen anlaşmayı imzalamalarıyla sonuçlandı. Anlaşma, Oslo sürecini kaldığı yerden devam ettirmeyi ve bir anlamda uygulanamayan Wye Anlaşması’na işlerlik kazandırmayı amaçlamaktaydı ve bu nedenle II. Wye Anlaşması olarak da nitelenmektedir. Taraflar nihai statü görüşmelerine (bağımsız Filistin devletinin kurulması görüşmeleri) başlayabilmek için önceki anlaşmalarda öngörülen hedeflerin gerçekleştirilmesi gereği üzerinde odaklanmışlardı.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi BM Güvenlik Konseyi’nin 19 Mayıs 2004 tarihli 1544 sayılı kararı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Filistin’de Yahudi ve Araplar ayrı devlete sahip olacaktır.
B
İsrail uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine saygı gösterecektir.
C
Mültecilerin geri dönüş hakkı kabul edilecek veya dönmek istemeyenlere tazminat ödenecektir.
D
İngiltere’nin askerî gücünü çekmeye başlayacaktır.
E
Kudüs, güneyde Bethlehem’i (Beytüllahim) içine alacak şekilde ayrı bir varlık olarak askersiz hâle getirilecektir.
Açıklama:
BM Güvenlik Konseyi, Gazze Şeridi’ndeki evlerin yıkımı ve sivil Filistinlilerin ölümü nedeniyle 19 Mayıs 2004 tarihli İsrail’i kınayan 1544 sayılı (ABD’nin çekimser kaldığı) kararı kabul etti. İsrail’e uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerine saygı gösterme çağrısı yapılmaktaydı.
Soru 79
Birleşmiş Milletlerin 242 sayılı kararı hangi savaş sonrası alınmıştır?
Seçenekler
A
1948 Savaşı
B
1956 Süveyş Krizi
C
1967 Savaşı
D
1973 Ekim Savaşı
E
İkinci Dünya Savaşı
Açıklama:
1967 Savaşı/ 6 Gün Savaşı;
Birleşmiş Milletlerin 22 Kasım 1967 tarihli ve 242 sayılı kararı da İsrail’in işgal ettiği topraklardan, bu arada Mısır’a ait Sina Yarımadasından, Gazze’den, Batı Şeria’dan, Golan’dan ve Doğu Kudüs’ten çekilmesini ve mültecilerin yurtlarına geri dönmelerini öngörüyordu. Ancak İsrail bu ve bundan sonraki BM kararlarına uymayacağını bir çok defa tekrar etmiştir.
Birleşmiş Milletlerin 22 Kasım 1967 tarihli ve 242 sayılı kararı da İsrail’in işgal ettiği topraklardan, bu arada Mısır’a ait Sina Yarımadasından, Gazze’den, Batı Şeria’dan, Golan’dan ve Doğu Kudüs’ten çekilmesini ve mültecilerin yurtlarına geri dönmelerini öngörüyordu. Ancak İsrail bu ve bundan sonraki BM kararlarına uymayacağını bir çok defa tekrar etmiştir.
Soru 80
Hangi savaş esnasında OAPEC ülkeleri tarafından 16/17 Ekim 1973’te ambargo kararı alınmıştır?
Seçenekler
A
İkinci Dünya Savaşı
B
1948 Savaşı
C
1956 Süveyş Krizi
D
1967 Savaşı
E
1973 Ekim Savaşı
Açıklama:
1973 Ekim Savaşı Suriye ve Mısır’ın ortaklaşa kararlaştırdıkları bir savaş planı uyarınca 6 Ekim günü saat 14.00’te biri Suriye cephesinde diğeri Sina cephesinde olmak üzere iki cephede başlatılan bir sürpriz saldırı ile 1973 Ekim Savaşı başlamıştır. Savaşın ilk dört günü yani 10 Ekim’e kadar güneyde Mısır Sina’nın doğusuna zorlanmadan geçer ve Bar Lev Hattı’na kadar olan toprak parçasını kontrol altına alırken kuzeyde Suriye de 1967’de kaybettiği toprakları geri aldığı gibi daha da ileriye geçmiş ve her iki cephede İsrail’e ağır kayıplar verdirilmişti. Daha ilk gün Mısır Kanal’ın doğusuna 200.000 asker geçirirken sadece 200 asker kaybetmişti. Aslında bu ilk göstergelere bakıldığında Mısır, İsrail karşısında şaşırtıcı bir başarı göstermişti. Ayrıca Mısır’ın amacı daha ileriye gitmekten ziyade belli bir hatta durarak İsrail’i barışa zorlamaktı. Kanal’ın doğusuna geçerek 13 km’lik bir hat boyunca sınırlı bir bölgeyi denetimi altına alarak burada durumunu sağlamlaştırmayı düşünen Mısır, bir kısım toprakların geri alınmasını kendi prestiji için de yeterli görmekte ve uluslararası diplomasinin harekete geçmesini bekleyerek daha ileri gitmeyi gerekli görmemekteydi. Suriye’nin amacı Mısır’ınkinden farklı olmuş 1967’de kaybettiği bütün toprakları geri almayı amaçlamış ve bu hedefine de ulaşmıştı. İsrail’in 8 Ekim’de kuzeyde Suriye’nin ilerlemesini durdurması üzerine gelişmeler hiç de Mısır’ın düşündüğü gibi olmamış ve Mısır’ın bu politikasından dolayı da zaman kazanan İsrail kuvvetleri 10 Ekim’den itibaren toparlanarak önce kuzey cephesinde dengeyi sağlamış, ağır kayıplar vermesine karşılık 11 Ekim’de hava üstünlüğünü tekrar ele geçirmesiyle beraber aynı gün karadan ilerleyerek Golan’ı almış, Hermon dağını aşarak Şam’ın 20 km yakınlarına kadar gelmiştir. 13 Ekim’de Mısır cephesine dönen General Ariel Şaron komutasındaki İsrail kuvvetleri 16 Ekim’den itibaren Sina’nın kuzeyinden Süveyş’in batı yakasına geçmeyi başararak güneye yönelmiş ve Mısır III. Ordusunu kuşatma altına alarak Kahire’yle bağlantısını kesmiştir. Diğer taraftan, 10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katıldıklarını açıklamışlarsa da bunların savaşa girmeleri savaştaki cephe durumunda Araplar lehine bir değişiklik yapmamıştır. Nitekim 14 Ekim’den itibaren ABD’nin açıkça İsrail’e yardım etmesiyle savaşın dengesi İsrail lehine değişmiş ve 22 Ekim’de BM’nin ateşkes kararının kabul edilmesiyle sona eren savaş başladığı yerde bitmişti. Savaş esnasında en önem li karar OAPEC ülkeleri tarafından 16/17 Ekim 1973’te alınan ambargo kararı olmuştur. Amabargoyla paralel olarak petrol faiyatlarında da artışa gidilmiş ve kısa sürede petrol fiyatları 2-3 dolardan 16 dolara kadar çıkmıştır.
Soru 81
Bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
633
B
635
C
637
D
639
E
641
Açıklama:
Bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi ikinci Halife Hz. Ömer zamanında yani 637’de söz konusu olmuştur. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 82
1948 yılında Yahudilerin Filistin nüfusu içindeki nispeti yaklaşık olarak ne kadardı?
Seçenekler
A
1/5
B
1/3
C
1/2
D
2/3
E
4/5
Açıklama:
Mayıs 1948’de 2.065.000 olan toplam nüfus içinde 650.000 (% 31) Yahudi bulunmaktaydı. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 83
Filistin’de İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde (1947) Yahudilerin kontrol ettikleri toprak parçasının oranı ne idi?
Seçenekler
A
% 3
B
% 6,5
C
% 10
D
% 17,5
E
% 22,5
Açıklama:
Filistin’de İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde yani Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı %31, kontrol ettikleri toprak parçası ise %6,5 dolayındaydı. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 84
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Filistin Komitesi’nin çalışmaları esnasında, Kudüs’ün başkent olduğu Arap ve Yahudi devletlerinden oluşan bağımsız bir Filistin Federal Devleti öngören “Azınlık Planı”nı desteklemiştir?
Seçenekler
A
Hollanda
B
Kanada
C
Uruguay
D
Yugoslavya
E
Çekoslovakya
Açıklama:
Hindistan, İran ve Yugoslavya tarafından teklif edilen Azınlık Planı Kudüs’ün başkent olduğu Arap ve Yahudi devletlerinden oluşan bağımsız bir Filistin Federal Devleti öngörmekteydi. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 85
I. A.B.D.
II. S.S.C.B.
III. Mısır
IV. Lübnan
V. Irak
Yukarıdaki ülkelerin hangisi/leri İsrail’in bağımsızlığını tanıyan ülkeler arasındadır/lar?
II. S.S.C.B.
III. Mısır
IV. Lübnan
V. Irak
Yukarıdaki ülkelerin hangisi/leri İsrail’in bağımsızlığını tanıyan ülkeler arasındadır/lar?
Seçenekler
A
I
B
I, II
C
I, III
D
I, IV
E
I, V
Açıklama:
ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı. Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 86
1948’de gerçekleşen Birinci Arap-İsrail Savaşı’nın sonunda Yahudilerin Filistin’deki toprakları yüzde kaça ulaşmıştır?
Seçenekler
A
46
B
52
C
64
D
78
E
86
Açıklama:
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78’ini (yani Gazze ve Batı Şeria hariç) ele geçirmiş bulunuyordu. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 87
İsrail 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de yaklaşık olarak kaç kat genişletmiştir?
Seçenekler
A
1,5
B
2
C
2,5
D
3
E
4
Açıklama:
İsrail böylece 1947’deki Genel Kurulun taksim kararıyla kendine bırakılan toprakları 1967’de aşağı yukarı dört katına çıkarmış oluyordu. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 88
I., II. ve III. Arap-İsrail Savaşı’nın tarihleri aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
1947-1960-1970
B
1948-1957-1969
C
1948-1954-1962
D
1948-1967-1973
E
1950-1961-1975
Açıklama:
Arap-İsrail Savaşları 1948, 1967 ve 1973 yıllarında gerçekleşmiştir. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 89
FKÖ, 1948 bölünme sınırlarını esas alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu hangi yıl ilan etmiştir?
Seçenekler
A
1977
B
1983
C
1986
D
1988
E
1990
Açıklama:
12-15 Kasım 1988’de Cezayir’de toplanan FKÖ, Filistin Ulusal Konseyi 1948 bölünme sınırlarını esas alan ve başkenti Kudüs olan sürgünde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 90
Filistin’in ilk Başbakanı Mahmud Abbas hangi tarihte göreve başlamıştır?
Seçenekler
A
2000
B
2001
C
2002
D
2003
E
2004
Açıklama:
Filistin’in ilk Başbakanı Mahmud Abbas’ın 29 Nisan 2003’te göreve başlamasıyla beraber BM, AB, ABD ve Rusya’nın hazırladığı üç aşamalı “Yol Haritası” taraflara sunuldu. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 91
Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi hangi halife zamanında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Hz. Ömer
B
Hz. Ebubekir
C
Hz. Ali
D
Hz. Osman
E
Hz. Hüseyin
Açıklama:
Bugün İsrail’i içine alan Filistin’in Müslümanların egemenliğine girmesi ikinci Halife Hz. Ömer zamanında yani 637’de söz konusu olmuştur.
Soru 92
Fransa ve İngiltere’nin 1916 Mayıs’ında Osmanlı topraklarını paylaşmak için aralarında imzaladıkları ve Ortadoğu’da bir Yahudi devletinin kurulmasına da karar verdikleri antlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Sykes-Picot Antlaşması
B
Versay Antlaşması
C
Saint Germain Antlaşması
D
Triyanon Antlaşması
E
Sevr Antlaşması
Açıklama:
İngilizler bir taraftan, Şerif Hüseyin aracılığıyla Araplara birtakım vaadlerde bulunarak onları Osmanlıya karşı ayaklanmaya kışkırtırken diğer taraftan kendi aralarında Osmanlı topraklarını 1916 Mayıs’ında Fransa ile imzaladıkları ve daha sonra ortaya çıkacak olan Sykes-Picot anlaşmasıyla paylaşmaktaydılar. İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi.
Soru 93
İngiltere’nin Filistin üzerindeki manda yönetimi hangi tarihte sona ermiştir?
Seçenekler
A
14 Mayıs 1948
B
1 Ocak 1946
C
5 Nisan 1947
D
18 Haziran 1949
E
21 Temmuz 1950
Açıklama:
İngiltere’nin Filistin’deki manda yönetimi 14 Mayıs gecesi saat 24.00’ te sona erdi. 14 Mayıs günü Manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce Tel Aviv’de toplanan Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı.
Soru 94
Aşağıdaki devletlerden hangisi Birinci Arap-İsrail Savaşı’nın taraflarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Yemen
B
Mısır
C
Suriye
D
Irak
E
Ürdün
Açıklama:
İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78’ini (yani Gazze ve Batı Şeria hariç) ele geçirmiş bulunuyordu.
Soru 95
I- İsrail
II- Fransa
III- İngiltere
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri 1956 Süveyş Krizi sırasında Mısır’ı işgal etme girişiminde bulunmuşlardır?
II- Fransa
III- İngiltere
Yukarıdaki devletlerden hangisi ya da hangileri 1956 Süveyş Krizi sırasında Mısır’ı işgal etme girişiminde bulunmuşlardır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
II, III
D
I, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Süveyş Krizi sırasında İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler. Ancak Sovyetler Birliği’nin oldukça sert tepki göstermesi üzerine bu devletin bölgede politik bir üstünlük elde etmesinden çekinen ABD’nin İngiltere ve Fransa’ya baskı yapması üzerine bu devletler BM kararlarına uyarak 6 Kasım’da güçlerini işgal ettikleri bölgelerden çektiler.
Soru 96
Altı Gün Savaşı olarak bilinen savaşta Sina yarımadasını işgal eden İsrail bu bölgeyi kimden almıştır?
Seçenekler
A
Mısır
B
Suudi Arabistan
C
Suriye
D
Filistin
E
Ürdün
Açıklama:
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti.
Soru 97
1973 Ekim Savaşı sırasında Mısır ordusunu çevirerek kuşatma altına almayı başaran İsrail generali kimdir?
Seçenekler
A
Ariel Şaron
B
Moşhe Dayan
C
Aharon Davidi
D
Haim Bar-Lev
E
Asam Simhoni
Açıklama:
13 Ekim 1973’te Mısır cephesine dönen General Ariel Şaron komutasındaki İsrail kuvvetleri 16 Ekim’den itibaren Sina’nın kuzeyinden Süveyş’in batı yakasına geçmeyi başararak güneye yönelmiş ve Mısır III. Ordusunu kuşatma altına alarak Kahire’yle bağlantısını kesmiştir.
Soru 98
Camp David Antlaşması’yla Sina’yı geri alan Mısır cumhurbaşkanı hangisidir?
Seçenekler
A
Enver Sedat
B
Cemal Abdünnasır
C
Sufi Ebu Talib
D
Hüsnü Mübarek
E
Aziz Sıdkı
Açıklama:
1978 yılında imzalanan bu antlaşmaya imza atan Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’tır. Mısır bu yüzden Arap Birliği’nden çıkarılmıştır.
Soru 99
I- Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi.
II- Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi.
III- Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması.
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Fez Planı’nda üzerinde durulan noktalar arasındadır?
II- Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi.
III- Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması.
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Fez Planı’nda üzerinde durulan noktalar arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Fez Planı’nda ise şu noktalar üzerinde durulmuştur: 1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi, 2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması, 3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi, 4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ önderliğinde ulusal haklarının vurgulanması, 5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması, 6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması, 7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi, 8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Soru 100
İki kutuplu dünyanın ortadan kalkmasının ilk meyvesi ne olmuştur?
Seçenekler
A
Körfez Savaşı
B
Yugoslavya İç Savaşı
C
Lübnan Savaşı
D
Altı Gün Savaşı
E
Süveyş Krizi
Açıklama:
Doğu Bloku’nun yıkılması ve iki kutuplu yapının, dolayısıyla bölgesel ve global anlamda elli yıla damgasını vuran Amerikan-Sovyet çatışmasının tarihe karışmasıyla noktalanan bu yeni süreç ilk meyvesini ABD önderliğinde Irak’a düzenlenen operasyonla vermiştir.
Soru 101
Balfour Deklerasyonu hangi yündeme geçmiştir?
Seçenekler
A
1915
B
1916
C
1917
D
1918
E
1919
Açıklama:
İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıy- la bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devri- mi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekil- diğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
Soru 102
1918 Mondros mütarekesine kadar Filistin’de yaşayan Yahudilerin oranı tüm nüfusun yüzde kaçını oluşturuyordu?
Seçenekler
A
%7 (yüzde yedi)
B
%8 (yüzde sekiz)
C
%9 (yüzde dokuz)
D
%10 (yüzde on)
E
%20
Açıklama:
1918 Mondros mütarekesine kadar Filistin’de yaşayan Yahudilerin oranı %8 (yüzde sekiz), kontrol ettikleri toprak parçası ise sadece %2,5 (yüzde ikibuçuk) dolayındaydı.
Soru 103
Taksim Planı hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1944
B
1945
C
1946
D
1947
E
1948
Açıklama:
İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde yani Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı %31, kont- rol ettikleri toprak parçası ise %6,5 dolayındaydı.
Soru 104
I. ABD
II. Fransa
III. Türkiye
BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla yukarıdaki hangi ülkelerin temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar vermiştir?
II. Fransa
III. Türkiye
BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla yukarıdaki hangi ülkelerin temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar vermiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararlaABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komis- yonu kurulmasına karar verdi.
Soru 105
Süveyş Krizi hangi tarihte yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1956
B
1958
C
1960
D
1962
E
1964
Açıklama:
1967 Savaşı’na kadar Orta Doğu’da en önemli gelişme 1952’de Mısır’da dar- beyle monarşiye son verilmesinin ardından 1954’te bütün denetimi ele geçiren Nâsır’ın darbenin yıl dönümü olan 26 Temmuz 1956’da Süveyş Kanalı Şirketini millîleştirdiğini açıklaması olmuştur.
Soru 106
Camp David antlaşması hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1967
B
1973
C
1978
D
1981
E
1982
Açıklama:
Camp David antlaşması 1978 yılında imzalanmıştır.
Soru 107
I. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
II. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
III. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Kez Planı'nda üzerinde durulan noktalardandır?
II. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
III. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Kez Planı'nda üzerinde durulan noktalardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Fez Planı’nda ise şu noktalar üzerinde durulmuştu:
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ ön- derliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
1. Kudüs dâhil, İsrail’in 1967’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi,
2. 1967’den sonra işgal edilen yerlerde kurulan yerleşim yerlerinin kaldırılması,
3. Kutsal yerlerde üç dinin dinsel törenlerinin özgürce yapılabilmesi,
4. Filistin halkının kendi kaderini belirleme hakkını ve tek meşru temsilcisi FKÖ ön- derliğinde ulusal haklarının vurgulanması,
5. Batı Şeria ve Gazze’nin altı aydan fazla süreyle BM gözetimi altında kalması,
6. Kudüs başkent olmak üzere bağımsız Filistin devletinin kurulması,
7. BM Güvenlik Konseyinin bölgedeki bütün devletlere bağımsız Filistin devleti dahil, barışı garanti etmesi,
8. BM Güvenlik Konseyinin yukarıdaki kararların uygulanmasını garanti etmesi.
Soru 108
Şarm el-Şeyh Memorandumu hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1993
B
1995
C
1997
D
1999
E
2001
Açıklama:
17 Mayıs 1999 seçimlerinde başbakanlık için yapılan seçimlerde %43.9 oy alan rakibi Netanyahu karşısında %56.1 oy alarak önemli bir başarı elde eden İşçi Partisi lideri Ehud Barak’ın barış süreci konusundaki yaklaşımı olumluydu ve bu durum, İsrail ve Filistin yönetiminin 4 Eylül 1999’da Mısır’ın Kızıl Deniz kıyısın- daki bir sayfiye kenti olan Şarm el-Şeyh’te tarihe Şarm el-Şeyh Memorandumuolarak bilinen anlaşmayı imzalamalarıyla sonuçlandı.
Soru 109
"Her ne kadar İsrail, 2010 yılı başında da özellikle yeni yerleşim yerleri inşaatını devam ettirdiği için ABD ile arasındaki ilişkilerde soğukluk devam etse de ........................... 9 Mayıs 2010’daki yazısında Obama yönetiminin İsrail’e baskı yapamaya- cağını defalarca yazdığını ifade ederek Obama yönetiminin İsrail’e silah satışına devam etme kararı aldığına dikkat çekmekteydi."
Yukarıda verilen noktalı yere aşağıdaki kişilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda verilen noktalı yere aşağıdaki kişilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Barbara Opall-Rome
B
Barry Rubin
C
Robert Gibbs
D
Joe Biden
E
David Levy
Açıklama:
Her ne kadar İsrail, 2010 yılı başında da özellikle yeni yerleşim yerleri inşaatını devam ettirdiği için ABD ile arasındaki ilişkilerde soğukluk devam etse de Barry Rubin, 9 Mayıs 2010’daki yazısında Obama yönetiminin İsrail’e baskı yapamaya- cağını defalarca yazdığını ifade ederek Obama yönetiminin İsrail’e silah satışına devam etme kararı aldığına dikkat çekmekteydi.
Soru 110
9 Türk'ün İsrail tarafından öldürülüğü Mavi Marmara olayı hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
2000
B
2005
C
2010
D
2015
E
2019
Açıklama:
İsrail, 31 Mayıs 2010’da Gazze’ye yardım götürmeyi amaçlayan ve dünyanın farklı ülkele- rinden 600 dolayında sivil toplum üyesinin katıldığı yardım konvoyunda bulunan Mavi Marmara adlı gemiye düzenlediği saldırı sonucunda 9 Türk’ü öldürmüştür.
Soru 111
Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu hangi tarihte gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
1917 Kasım
B
1917 Ekim
C
1917 Eylül
D
1917 Ağustos
E
1917 Temmuz
Açıklama:
Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
Soru 112
Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu hangi tarihte açıklamıştır?
Seçenekler
A
15 Mayıs 1948
B
14 Mayıs 1948
C
13 Mayıs 1948
D
12 Mayıs 1948
E
11 Mayıs 1948
Açıklama:
İngiltere’nin daha önce açıkladığı gibi Filistin’deki manda yönetimi 14 Mayıs gecesi saat 24.00’ te sona erdi. 14 Mayıs günü Manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce Tel Aviv’de toplanan Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. ABD yeni devleti ilk tanıyan ülke olurken SSCB de hemen onun arkasından İsrail’i tanıyan ülkeler arasında yerini aldı.
Soru 113
1967 Savaşı/ 6 Gün Savaşı hangi tarihte başlamıştır?
Seçenekler
A
5 Nisan 1967
B
5 Mayıs 1967
C
5 Haziran 1967
D
5 Temmuz 1967
E
5 Ağustos 1967
Açıklama:
İsrail’in 5 Haziran 1967’de saat 7:45’teki saldırısıyla başlayan ve Altı Gün Savaşı olarak bilinen savaş Mısır tarafından fark edildiğinde saatler 10:35’i göstermekteydi.
Soru 114
Mısır-İsrail Barış Antlaşması hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1979 Haziran
B
1979 Mayıs
C
1979 Nisan
D
1979 Mart
E
1979 Şubat
Açıklama:
Sovyet desteğinin işgal edilen topraklarını kurtarmak için yeterli olmadığını gören Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, bundan sonra yüzünü Washington’a çevirmiştir. Kissenger’ın girişimleriyle 1974/1975 ayırma anlaşmalarıyla başlayan bu yeni süreç 1978 Eylül’ünde Camp David Çerçeve Anlaşması’nın ve 1979 Mart’ında Mısır-İsrail Barış Antlaşması’nın imzalanmasıyla doruğa ulaşmıştır.
Soru 115
Tarihe “Oslo II” ya da “Geçici Anlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen anlaşmanın Washington’da Arafat ve Rabin’in yanı sıra Clinton, Mübarek ve Kral Hüseyin tarafından da imzalanması hangi tarihte olmuştur?
Seçenekler
A
28 Mayıs 1995
B
28 Haziran 1995
C
28 Temmuz 1995
D
28 Ağustos 1995
E
28 Eylül 1995
Açıklama:
25 Eylül’de FKÖ Yönetim Kurulu ve 27 Eylül’de de İsrail kabinesi tarafından onaylanan ve tarihe “Oslo II” ya da “Geçici Anlaşma” (Interim Agreement) olarak geçen anlaşmanın 28 Eylül 1995’te Washington’da Arafat ve Rabin’in yanı sıra Clinton, Mübarek ve Kral Hüseyin tarafından da imzalanması olmuştur.
Soru 116
Likud lideri Ariel Şaron’un hangi tarihte başbakan olmuştur?
Seçenekler
A
6 Şubat 2001
B
6 Mart 2001
C
6 Nisan 2001
D
6 Mayıs 2001
E
6 Haziran 2001
Açıklama:
İsrail’de 6 Şubat 2001’de yapılan seçimlerin sonucunda Likud lideri Ariel Şaron’un başbakan olması iki taraf arasında öyle ya da böyle sürdürülen müzakere sürecinin bir anlamda çöpe atılmasından başka bir şey değildi.
Soru 117
Filistin’in ilk Başbakanı Mahmud Abbas 29 Nisan 2003’te göreve başladıktan sonra ne kadar süreyle görevde kalmıştır?
Seçenekler
A
3 ay
B
5 ay
C
8 ay
D
10 ay
E
12 ay
Açıklama:
Filistin’in ilk Başbakanı Mahmud Abbas’ın 29 Nisan 2003’te göreve başlamasıyla beraber BM, AB, ABD ve Rusya’nın hazırladığı üç aşamalı “Yol Haritası” taraflara sunuldu. Bu arada Mahmut Abbas, beş ay gibi kısa bir süre sonra 2003 Eylül’ünde Arafat’ı, İsrail’i ve ABD’yi suçlayan bir açıklama ile görevinden istifa etti.
Soru 118
Arafat’ın ölümü üzerine yapılan seçimleri kazanarak Filistin yönetiminin yeni Başkanı olan Mahmud Abbas hangi tarihte seçilmiştir?
Seçenekler
A
11 Kasım 2004
B
11 Aralık 2004
C
9 Ocak 2005
D
9 Şubat 2005
E
9 Mart 2005
Açıklama:
Filistin’de 11 Kasım 2004’te Arafat’ın ölümü üzerine 9 Ocak 2005’te yapılan seçimleri kazanarak Filistin yönetiminin yeni Başkanı olan Mahmud Abbas’ın (Ebu Mazen) barış girişimleri sonuç vermedi.
Soru 119
Gazze işgali hangi tarihler arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
24 Aralık 2008-15 Ocak 2009
B
25 Aralık 2008-16 Ocak 2009
C
26 Aralık 2008-17 Ocak 2009
D
27 Aralık 2008-18 Ocak 2009
E
28 Aralık 2008-19 Ocak 2009
Açıklama:
İsrail’in 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri arasında devam eden ve yaklaşık 1500 Filistinli Müslümanın hayatını kaybettiği ve 5000’in üzerinde yaralının olduğu Gazze işgali barış sürecinin tabutuna çakılan son çiviydi.
Soru 120
Ariel Şaron ne zaman Likud’tan ayrılarak Kadima Partisini kurmuştur?
Seçenekler
A
2005 Temmuz
B
2005 Ağustos
C
2005 Eylül
D
2005 Ekim
E
2005 Kasım
Açıklama:
Ariel Şaron 2005 Kasım’ında Likud’tan ayrılarak Kadima Partisini kurmuş olsa da bu durum sağdaki partilerin İşçi Partisi karşısında güçlü oldukları gerçeğini değiştirmedi. 2006 Mart’ındaki seçimleri Kadima’nın yeni lideri Ehud Olmert kazanmış ama Netanyahu liderliğindeki Likud gücünü arttırmaya devam etmiştir.
Soru 121
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu bölgesi için söylenemez?
Seçenekler
A
Bölge doğal zenginliklere sahiptir.
B
Dinlerin kutsal mekânları bu coğrafyadadır.
C
Dünya enerji rezervlerinin yaklaşık yarısını bu bölgededir.
D
Batı ülkelerin desteğiyle İsrail tarafından bölge işgal edilmiştir.
E
Bölgedeki Müslüman ülkeleri çok güçlü ve etkilidir.
Açıklama:
Orta Doğu ve barış kavramlarının birbirine çok uzak kavramlar olarak görülmesinin birden çok nedeni var. Bunlar arasında bölgenin doğal zenginliklere sahip olması ve bütün dinler için kutsal mekânların bu coğrafyada bulunması en başta gelmektedir. Bölgenin dünya enerji rezervlerinin yaklaşık yarısını bulundurmasının özellikle petrol ve doğal gazın gündelik hayatta artan önemine paralel olarak siyasi sorunlara yol açtığı söylenebilir. Tarihsel ve dinsel açıdan ise her üç dinin de doğuş yerinin bu topraklar olması, bölgeyi geçmişten günümüze geleneksel ve modern imparatorluklar için üzerinde mücadele edilmeye değer bir alan hâline getirmiştir. Bunlara ilave olarak bir de bölgenin Batılı ülkelerin desteğiyle İsrail tarafından işgal edilmiş olması ve bunun sürdürülmeye çalışılması bölgede istikrar ve güveni erişilmesi zor bir amaç hâline getirmektedir. Bütün bunların Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinden sonra gerçekleşmesi ise bölgedeki güç boşluğunun, özellikle Müslüman ülkelerin görece zayıf olmasının
Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinden sonra bölgedeki güç boşluğu, özellikle Müslüman ülkelerin görece zayıf olmasına yol açmıştır.
Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinden sonra bölgedeki güç boşluğu, özellikle Müslüman ülkelerin görece zayıf olmasına yol açmıştır.
Soru 122
Birinci Dünya Savaşı'ndan Taksim planının gerçekleşmesine kadar olan süreçte Filistin bölgesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Araplar bölgede bulunan Osmanlıyı desteklemişler.
B
İngilizler bölgeyi ele geçirmek için Osmanlıdan destek almışlar.
C
Balfour Deklerasyonu yürürlüğe girmiştir.
D
Yahudiler kontrol ettikleri toprakları genişletmişler.
E
İngiliz yönetiminin çabasına rağmen Yahudi göçü azalmıştır.
Açıklama:
Kitaba göre Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında gündeme gelmekteydi. Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamış oluyordu. İngiliz manda yönetiminin sonuna gelindiğinde yani Taksim Planı’nın BM Genel Kurulunda kabul edildiği tarih olan 29 Kasım 1947’de Yahudilerin toplam nüfusa oranı %31, kontrol ettikleri toprak parçası ise %6,5 dolayındaydı. Arapların manda yönetiminde yer almayı kabul etmemelerinin de etkisiyle başta Yahudi olan Herbert Samuel olmak üzere yönetim kademelerinde Yahudiler bulunduğu hâlde Filistin’e göçleri teşvik etmek konusunda başarılı olmuşlar fakat toprakları genişletmek konusunda fazla başarılı
Kitaba göre Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamış oluyordu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre Balfour Deklerasyonu’nun içeriği bölgenin 1920’de İngiliz manda yönetimine girmesi ile uygulamaya konulmaya başlamış oluyordu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 123
Taksim Planı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
ABD’nin teklifiyle BM Genel Kurul gündemine getirilmiştir.
B
Hukuk dışı bir tasarruftur.
C
BM tarafından oybirliğiyle kabul edilmiştir.
D
BM konuyla ilgili Arapların tekliflerini de gündeme almıştır.
E
Filistin toprakları iki ayrı bölgeye taksim edilmiştir.
Açıklama:
Kitaba göre aslında hiçbir bağlayıcılığı olmayan Genel Kurul kararlarının aynı zamanda hiçbir yaptırımı da yoktur ve Genel Kurul’un görevi devlet kurmak da değildir. Kaldı ki İsrail’in sicili sonraki yıllarda kendi aleyhine alınan Genel Kurul kararlarını kabul etmemekle doludur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 124
İsrail Devleti’nin kurulmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Balfour Deklarasyonu’nun uygulanmasıyla kurulmuştu.
B
İkinci Dünya Savaşı esnasında Yahudi göçünün artmasıyla kurulmuştu.
C
Taksim Planı'nın uygulanmasıyla kurulmuştu.
D
İngiliz manda yönetiminin sona ermesiyle kurulmuştu.
E
Genel Kurul'un Çoğunluk Planı'nı kabul etmesiyle kurulmuştu.
Açıklama:
Kitaba göre İngiltere’nin daha önce açıkladığı gibi Filistin’deki manda yönetimi 14 Mayıs gecesi saat 24.00’ te sona erdi. 14 Mayıs günü Manda’nın sona ermesinden birkaç saat önce Tel Aviv’de toplanan Yahudi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu açıkladı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 125
1948 Savaşı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Savaş sonunda İsrail, elde ettiği Filistin topraklarının bir kısmını kaybetmiştir.
B
Savaş Filistin ve İsrail arasında yapılmıştır.
C
Tarihte Birinci Arap-İsrail Savaşı olarak bilinmektedir.
D
19 Ekim 1948 tarihte Güvenlik Konseyinin çağrısı ile çatışmalar durdurulmuştu.
E
Savaş sonucu yüz binlerce Filistinli toprak mülkiyetine kavuşmuştu.
Açıklama:
Kitaba göre İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78’ini (yani Gazze ve Batı Şeria hariç) ele geçirmiş bulunuyordu.
Kitaba göre İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre İsrail devletinin kurulduğunun açıklanmasıyla beraber Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Irak kuvvetlerinin Filistin’e girmeye başlamasıyla Birinci Arap-İsrail Savaşı resmen başlamış oldu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 126
1956 Süveyş Krizi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Savaş nedeniyle ulaşıma kapanan Süveyş Kanalı 1967 yılında tekrar trafiğe açılmıştı.
B
Süveyş Krizi'nin sebebi ABD'nin baraj projesinin finansmanından çekilmesi olmuştu.
C
Nâsır, savaşta askerî anlamda başarı kazanarak Arap dünyasında büyük bir prestij elde etmişti.
D
Süveyş Krizi'nin sebebi Mısır'ın Kanal Şirketini millîleştirmesi olmuştu.
E
Kriz sonucu ABD, İsrail ve Fransa Mısır’ın önemli noktalarını işgal etmişti.
Açıklama:
Kitaba göre Nâsır, barajın inşası için gerekli finansmanı sağlamak amacıyla uluslararası krize yol açan Kanal Şirketini millîleştirme yoluna gitmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 127
1967 Savaşı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İsrail ile Mısır arasında çıkan bir anlaşmazlıktır.
B
İsrail'in Filistin'e karşı başlattığı bir savaştır.
C
İngiliz ve Amerikan güçlerinin İsrail'e destek olduğu bir savaştır.
D
Arap güçlerinin büyük başarı elde ettiği bir savaştır.
E
İsrail'in ele geçirdiği Arap topraklarından BM kararıyla çekilmesiyle sonuçlanan bir savaştır.
Açıklama:
Kitaba göre hem ilk hava saldırısını gerçekleştirirken hem de İsrail’e yapılacak olası bir saldırıyı caydırmak amacıyla İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail açıklarında bekletilerek bu ülkenin rahatça bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanmasına olanak sağlanmıştı. Nitekim savaşın daha ilk gününde Mısır’ın 360 uçağından yaklaşık 300’ü, ayrıca Suriye’nin 50 ve Ürdün’ün 20 uçağı daha yerde iken imha edilmişti. İsrail’in saldırısıyla başlayan 1967 Savaşı’nın önceden yapılmış bir plan uyarınca yürütüldüğü ortadaydı. Birkaç gün içinde yani 10 Haziran’a gelindiğinde Sina, Batı Şeria ve Golan Tepeleri İsrail’in eline geçmiştir ( Ataöv, 1973: 73; Calvocoressi, 1996: 27-28).
Kitaba göre hem ilk hava saldırısını gerçekleştirirken hem de İsrail’e yapılacak olası bir saldırıyı caydırmak amacıyla İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail açıklarında bekletilerek bu ülkenin rahatça bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanmasına olanak sağlanmıştı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre hem ilk hava saldırısını gerçekleştirirken hem de İsrail’e yapılacak olası bir saldırıyı caydırmak amacıyla İngiliz ve Amerikan güçleri İsrail açıklarında bekletilerek bu ülkenin rahatça bütün hava ve kara gücünü saldırı amacıyla kullanmasına olanak sağlanmıştı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 128
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Araplardan habersizce Yahudilere Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasını vadetmişti?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
ABD
D
İngiltere
E
Çarlık Rusya'sı
Açıklama:
Kitaba göre İngilizler bir taraftan, Şerif Hüseyin aracılığıyla Araplara birtakım vaatlerde bulunarak onları Osmanlıya karşı ayaklanmaya kışkırtırken diğer taraftan kendi aralarında Osmanlı topraklarını 1916 Mayıs’ında Fransa ile imzaladıkları ve daha sonra ortaya çıkacak olan Sykes-Picot anlaşmasıyla paylaşmaktaydılar. İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi.
Kitaba göre İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 129
Reagan Planı’yla ortaya konan öneriler hangi soruna çözüm getirmekteydi?
Seçenekler
A
FKÖ’nü Filistin halkının tek meşru temsilcisi olarak tanınmasına
B
Filistin devletinin kurulmasına
C
Filistin halkının yurtlarına geri dönüşüne
D
İsrail’in ilhakına ve sürekli denetilmesine
E
İsrail’in güvenlik sorununun çözmesine
Açıklama:
Kitaba göre Reagan Planı’yla ortaya konan öneriler Filistinlilerin taleplerine oldukça uzak bir formüldü. Aslında İsrail’in Batı Şeria’yı güvenlik içinde yönetmesini sağlayacak bir formül üzerinde duran ABD, Filistinliler için bağımsız bir devleti desteklemeyeceğini açıkça belirtirken sadece belli bir süre (beş yıl) sonunda özerkliği öngören bir plan üzerinde durmaktaydı. Daha önceki Camp David gibi veya 1990’larda başlayacak Oslo süreci gibi, plânın amacı kısa vadede İsrail’in güvenlik sorununu çözmek Filistin sorununu ise belirsiz bir tarihe ertelemekti. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 130
Osmanlı topraklarının bölünmesiyle ilgili 1916 Mayıs’ında imzalanan anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Balfour Deklarasyonu
B
Sykes-Picot Anlaşması
C
Camp David Anlaşması
D
Reagan Planı
E
Fez Planı
Açıklama:
Kitaba göre İngilizler bir taraftan, Şerif Hüseyin aracılığıyla Araplara birtakım vaadlerde bulunarak onları Osmanlıya karşı ayaklanmaya kışkırtırken diğer taraftan kendi aralarında Osmanlı topraklarını 1916 Mayıs’ında Fransa ile imzaladıkları ve daha sonra ortaya çıkacak olan Sykes-Picot anlaşmasıyla paylaşmaktaydılar. İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi.
Soru 131
Aşağıdakilerden hangisiyle ilk defa Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulması öngörülmekteydi?
Seçenekler
A
Sykes-Picot Anlaşması
B
Balfour Deklerasyonu
C
Şerif Hüseyin-McMahon mektupları
D
Sevres Anlaşması
E
Mondros Mütarekesi
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset -Orta Doğu’da Barış Süreci-İSRAİL’İN DOĞUŞU VE FİLİSTİN SORUNU
İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
İngilizlerin bölgenin kaderini belirleyen asıl girişim yine Araplardan habersizce Yahudi ileri gelenleri aracılıyla Filistin’de bir Yahudi yurdunun kurulmasına verilecek güçlü destek vaadiydi. Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’ın adıyla bilinen Balfour Deklarasyonu, 1917 Kasım’ında yani Rusya’da Bolşevik devrimi (1917 Ekimi’nde) dolayısıyla yeni kurulan Sovyet yönetiminin savaştan çekildiğini açıklamasından hemen sonra gündeme gelmekteydi.
Soru 132
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 29 Kasım 1947'de kabul edilen Taksim Planıyla ilgili aşağıdaki ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yahudi devletinin toplam nüfusu 905.000 olup bunun 498.000’i Yahudilerden oluşurken 407.000’i, Araplardan oluşacaktı
B
Arap devletinin nüfusu ise 725.000 Arap ve 10.000 Yahudi olmak üzere toplam 735.000 olacaktı
C
Yahudiler toplam nüfusun %31 ini oluşturuyordu
D
Yahudiler Filistin topraklarının %6.5'ine sahiptiler
E
Taksim Planı Yahudilere Filistin topraklarının %42.8'ini veriyordu
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-İSRAİL’İN DOĞUŞU VE FİLİSTİN SORUNU •
lgili plana göre Araplara (Arap devletine) Filistin topraklarının %42.8’i (yaklaşık 4.500 mil2) verilirken, nüfusun %31’ini oluşturan ve o güne kadar ellerindeki manda yönetimine rağmen Filistin topraklarının %6.5’ini kontrol edebilmeyi başarmış olan Yahudilere (Yahudi devletine) ise %56.4’ü (yaklaşık 5.800 mil2) verilmekteydi.
lgili plana göre Araplara (Arap devletine) Filistin topraklarının %42.8’i (yaklaşık 4.500 mil2) verilirken, nüfusun %31’ini oluşturan ve o güne kadar ellerindeki manda yönetimine rağmen Filistin topraklarının %6.5’ini kontrol edebilmeyi başarmış olan Yahudilere (Yahudi devletine) ise %56.4’ü (yaklaşık 5.800 mil2) verilmekteydi.
Soru 133
1948 Arap-İsrail Savaşıyla ilgili aşağıda yer alan ibarelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Savaş sonunda İsrail, Filistin topraklarının %78'ini ele geçirmiş oldu
B
700.000 ile 900.000 dolayında Filistinli yurtlarını terk ederek mülteci durumuna düştü
C
BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, İngiltere ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi
D
1948 Savaşı, Gazze’nin İsrail ve Mısır tarafından paylaşılmasına neden oldu
E
1948 Savaşı, Filistin’in Araplara bırakılan kısmının ise İsrail ile Ürdün arasında paylaşılmasıyla sona erdi
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI
Güvenlik Konseyinin 19 Ekim 1948 tarihli ateşkes çağrısının taraflarca 22 Ekim’de kabul edildiğinin açıklanmasına karşılık çatışmalar durmadı. Öte yandan BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi.
Güvenlik Konseyinin 19 Ekim 1948 tarihli ateşkes çağrısının taraflarca 22 Ekim’de kabul edildiğinin açıklanmasına karşılık çatışmalar durmadı. Öte yandan BM Genel Kurulu 11 Aralık 1948’de kabul ettiği 194 (III) sayılı kararla ABD, Fransa ve Türkiye temsilcilerinden oluşacak bir Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi.
Soru 134
1956 Süveyş Krizinde İsrail ile birlikte Mısır'a saldıran ülkeler aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere-Fransa
B
İngiltere-ABD
C
Fransa-ABD
D
ABD-SSCB
E
Türkiye-ABD
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI
1956 Ekim’ine kadar söz konusu uluslararası girişimlerden bir sonuç alınmaması üzerine İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler.
1956 Ekim’ine kadar söz konusu uluslararası girişimlerden bir sonuç alınmaması üzerine İsrail, Fransa ve İngiltere 29 Ekim’den itibaren başta Kanal bölgesi olmak üzere Mısır’ın önemli noktalarını işgal ettiler.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangisi 1967 Altı Gün Savaşlarından sonra İsrail'in işgal ettiği Suriye toprağıdır?
Seçenekler
A
Batı Şeria
B
Doğu Kudüs
C
Sina Yarımadası
D
Golan Tepeleri
E
Gazze
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti.
Savaşın daha ilk gününde Arap güçlerinin %80’ini etkisiz hâle getiren İsrail, savaş sonunda Ürdün’ün elindeki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü, Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’ni ve Mısır’a ait olan Gazze bölgesi ve Sina yarımadasını işgal etmişti.
Soru 136
OAPEC ülkeleri aşağıdaki savaşların hangisinden sonra İsrail ve ona yardım eden ülkelere petrol ambargosu kararı almıştır?
Seçenekler
A
1948 Arap-İsrail Savaşı
B
1956 Süveyş Krizi
C
1967 Altı Gün Savaşı
D
1973 Ekim Savaşı
E
1991 Körfez Savaşı
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI
Savaş esnasında en önemli karar OAPEC ülkeleri tarafından 16/17 Ekim 1973’te alınan ambargo kararı olmuştur.
Savaş esnasında en önemli karar OAPEC ülkeleri tarafından 16/17 Ekim 1973’te alınan ambargo kararı olmuştur.
Soru 137
6 Ekim 1973'te başlayan Arap-İsrail Savaşına 10 Ekim'de Suriye ve Mısır'a destek olmak için savaşa katılan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Irak
C
Ürdün
D
Suudi Arabistan
E
Libya
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI
Diğer taraftan, 10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katıldıklarını açıklamışlarsa da bunların savaşa girmeleri savaştaki cephe durumunda Araplar lehine bir değişiklik yapmamıştır.
Diğer taraftan, 10 Ekim’de Irak, 13 Ekim’de ise Ürdün ve Suudi Arabistan savaşa katıldıklarını açıklamışlarsa da bunların savaşa girmeleri savaştaki cephe durumunda Araplar lehine bir değişiklik yapmamıştır.
Soru 138
1979 Camp David Anlaşmasından sonra Arap Birliği'nin merkezi aşağıdaki ülkelerden hangisine taşınmıştır?
Seçenekler
A
Tunus
B
Suudi Arabistan
C
Cezayir
D
Irak
E
BAE
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-CAMP DAVİD SONRASI GELİŞMELER
Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır.
Özellikle 1979 Martında Mısır ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve İsrail’in Sina’dan 1982’ye kadar aşamalı bir şekilde çekilmesini öngören barış antlaşmasının imzalanması üzerine Mısır’ın Arap Birliğine üyeliği askıya alınmış ve Arap Birliği’nin merkezi Kahire’den Tunus’a taşınmıştır.
Soru 139
Aşağıdaki anlaşmaların hangisinde çekilmeyle beraber Filistin Yönetimi Batı Şeria’nın %18.2’lik bölümünde tam denetime sahip olacak; diğer %21.8’lik kısmında ise Filistin yönetiminin sivil denetimi, İsrail’in ise askerî denetimi söz konusu olacak, Batı Şeria’nın %60’lık bölümünde İsrail’in sivil ve askerî anlamda tam denetimi devam edecekti?
Seçenekler
A
I. Camp David Anlaşması
B
II. Camp David Anlaşması
C
I. Wye Anlaşması
D
II. Wye Anlaşması
E
II. Oslo Anlaşması
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-OSLO SONRASINDA ORTA DOĞU’DA BARIŞ SÜRECİ
Wye Memorandumu’na kadar Filistin yönetimi Batı Şeria’nın (Filistin topraklarının %20’sidir) %3’lük kısmında tam denetime, % 24’lük bölümünde ise sınırlı denetime sahip olmuştu. Diğer %73’lük bölümde ise İsrail’in hem sivil hem de askerî yönetimi devam etmekteydi. Çekilmeyle beraber Filistin Yönetimi Batı Şeria’nın %18.2’lik bölümünde tam denetime sahip olacak; diğer %21.8’lik kısmında ise Filistin yönetiminin sivil denetimi, İsrail’in ise askerî denetimi söz konusu olacaktı. Bununla beraber Batı Şeria’nın %60’lık bölümünde İsrail’in sivil ve askerî anlamda tam denetimi devam edecekti.
Wye Memorandumu’na kadar Filistin yönetimi Batı Şeria’nın (Filistin topraklarının %20’sidir) %3’lük kısmında tam denetime, % 24’lük bölümünde ise sınırlı denetime sahip olmuştu. Diğer %73’lük bölümde ise İsrail’in hem sivil hem de askerî yönetimi devam etmekteydi. Çekilmeyle beraber Filistin Yönetimi Batı Şeria’nın %18.2’lik bölümünde tam denetime sahip olacak; diğer %21.8’lik kısmında ise Filistin yönetiminin sivil denetimi, İsrail’in ise askerî denetimi söz konusu olacaktı. Bununla beraber Batı Şeria’nın %60’lık bölümünde İsrail’in sivil ve askerî anlamda tam denetimi devam edecekti.
Soru 140
27-29 Kasım 2007’de ABD’de gerçekleşen Annapolis toplantısına aşağıdaki ülkelerden hangisi katılmamıştır?
Seçenekler
A
Rusya
B
Çin
C
Pakistan
D
Türkiye
E
İran
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Barış Süreci-GAZZE SALDIRISI SONRASI SÜREÇ VE NETANYAHU DÖNEMİ
Arap ülkelerinden Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Fas, Tunus, Cezayir, Yemen ve Moritanya, diğer Müslüman ülkelerden Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Malezya ayrıca AB, Rusya ve Çin’in de katıldığı toplantı tarihe Orta Doğu konusunda son elli yılın en geniş katılımlı toplantısı olarak geçecekti. Toplantıya katılmayanlar arasında yer alan Hamas ve İran ise Annapolis’e ağır eleştiriler yöneltmekteydi.
Arap ülkelerinden Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Fas, Tunus, Cezayir, Yemen ve Moritanya, diğer Müslüman ülkelerden Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Malezya ayrıca AB, Rusya ve Çin’in de katıldığı toplantı tarihe Orta Doğu konusunda son elli yılın en geniş katılımlı toplantısı olarak geçecekti. Toplantıya katılmayanlar arasında yer alan Hamas ve İran ise Annapolis’e ağır eleştiriler yöneltmekteydi.
Ünite 6
Soru 1
Dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde kaçı Orta Doğu'da bulunmaktadır?
Seçenekler
A
%30 (yüzde otuz)
B
%45 (yüzde kırkbeş)
C
%57 (yüzde elliyedi)
D
%67 (yüzde altmışyedi)
E
%75 (yüzde yetmişbeş)
Açıklama:
Dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin %57 (yüzde elliyedi)'si Orta Doğu'da bulunmaktadır.
Soru 2
Orta Doğu bölgesinde en fazla doğal gaz rezervine sahip olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
S. Arabistan
B
Katar
C
Irak
D
İran
E
Suriye
Açıklama:
D) İran
Soru 3
GCEF'in kurulma amacı nedir?
Seçenekler
A
Petrol üretim ve fiyatlandırmada iş birliğini güçlendirmek
B
Doğal gaz satın alan ülkeler arasında dayanışmayı geliştirmek
C
Petrol üretim ve fiyatlandırmada standart bir yol takip etmek
D
Petrol ve doğal gaz üretiminde ortak bir politika belirlemek
E
Doğal gaz alanında iş birliği ve ortak politikalar belirlemek
Açıklama:
E) Doğal gaz alanında iş birliği ve ortak politikalar belirlemek
Soru 4
OPEC hangi temel amaçla kurulmuştur?
Seçenekler
A
Petrol ihracı konusunda ortak kararlar almak
B
Petrol fiyatlarına istikrar kazandırmak
C
Petrol satın alan ülkeler arasında işbirliği sağlamak
D
Petrol üreten ülkeler arasında siyasi işbirliği oluşturmak
E
Petrol üretiminde ortak çalışmak
Açıklama:
B) Petrol fiyatlarına istikrar kazandırmak
Soru 5
Dünyanın en büyük petrol tüketicisi olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Fransa
D
Almanya
E
Venezuela
Açıklama:
A) ABD
Soru 6
Ham petrol fiyatların artışındaki etki ile ilgili olarak hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Üretici ülkelerde işsizlik oranını artırmaktadır
B
Tüm tüketici ülkeleri doğrudan olumsuz olarak etkilemektedir
C
Hem üretici hem tüketici ülkeleri olumsuz etkilemektedir
D
Daha çok istihdam alanı oluşturmaktadır
E
Tüketici ülkelerdeki işsizlik oranında bir etki yapmamaktadır
Açıklama:
B) Tüm tüketici ülkeleri doğrudan olumsuz olarak etkilemektedir
Soru 7
Körfez ülkelerinde yabancı göçmenler arasında birinci sırada hangi ülkenin göçmenleri yer almaktadır?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Pakistan
C
Afganistan
D
Libya
E
Sudan
Açıklama:
A) Hİndistan
Soru 8
- Suudi Arabistan
- İran
- Katar
- Irak
- Kuveyt
Seçenekler
A
I ve II
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
II ve V
E
II ve IV
Açıklama:
E)
- İran
- Irak
Soru 9
Orta Doğu'da en düşük maliyetlerle petrol üreten ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Katar
B
Kuveyt
C
Umman
D
S. Arabistan
E
Irak
Açıklama:
D) S. Arabistan
Soru 10
Petrol gelirlerine olan bağımlılığını azaltmak için ekonomisini çeşitlendirmek “Gelecek Nesiller Fonu”nu kuran ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Katar
B
Umman
C
Kuveyt
D
İran
E
Irak
Açıklama:
Kuveyt
Soru 11
Dünyadaki en büyük doğal gaz rezervine sahip olan ülke hangisidir ?
Seçenekler
A
Umman
B
İran
C
Katar
D
Rusya
E
Irak
Açıklama:
BP verilerine göre 2012 başında dünyada kanıtlanmış doğal gaz rezervi ise 209 trilyon m3 düzeyinde bulunuyor. Orta Doğu bölgesi, tıpkı petrolde olduğu gibi doğal gaz rezervi bakımından da dünyanın en zengin bölgesi konumunda yer alıyor. Orta Doğu ülkelerinde yaklaşık 80 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunuyor. Bir başka deyişle dünya doğal gaz rezervinin yaklaşık %40’ı Orta Doğu bölgesinde
yer alıyor. Orta Doğu’nun ardından en zengin rezervler, yaklaşık 79 trilyon m3 ile Rusya’nın da içerisinde bulunduğu Doğu Avrupa ve eski Sovyet Cumhuriyetleri bölgesinde bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir. Öte yandan Rusya’nın ardından en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkelerin önemli bir kısmı Orta Doğu bölgesinde bulunmaktadır. İran’da yaklaşık 33.1 trilyon m3 (dünya doğal gaz rezervlerinin %16’sı), Katar’da 25 trilyon m3 (%12), S. Arabistan’da 8.2 trilyon m3 (%4), BAE’de 6.1 trilyon m3 (%3) ve Irak’ta 3.6 trilyon m3 (%1.7) doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Diğer yandan Orta Asya ülkelerinden Kazakistan’da ispatlanmış doğal gaz rezervlerinin 2 trilyon m3 olduğu sanılırken, Özbekistan’da 1.7 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Doğal gaz rezervlerinin zenginliği ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Türkmenistan’ın doğal gaz kaynaklarının 24 trilyon m3 olduğu ileri sürülmektedir (BP, 2011:20).
Doğru cevap D şıkkıdır.
yer alıyor. Orta Doğu’nun ardından en zengin rezervler, yaklaşık 79 trilyon m3 ile Rusya’nın da içerisinde bulunduğu Doğu Avrupa ve eski Sovyet Cumhuriyetleri bölgesinde bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir. Öte yandan Rusya’nın ardından en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkelerin önemli bir kısmı Orta Doğu bölgesinde bulunmaktadır. İran’da yaklaşık 33.1 trilyon m3 (dünya doğal gaz rezervlerinin %16’sı), Katar’da 25 trilyon m3 (%12), S. Arabistan’da 8.2 trilyon m3 (%4), BAE’de 6.1 trilyon m3 (%3) ve Irak’ta 3.6 trilyon m3 (%1.7) doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Diğer yandan Orta Asya ülkelerinden Kazakistan’da ispatlanmış doğal gaz rezervlerinin 2 trilyon m3 olduğu sanılırken, Özbekistan’da 1.7 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Doğal gaz rezervlerinin zenginliği ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Türkmenistan’ın doğal gaz kaynaklarının 24 trilyon m3 olduğu ileri sürülmektedir (BP, 2011:20).
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 12
Dünya doğal gaz rezervlerinin yaklaşık yüzde kaçı Orta Doğu'da bulunur ?
Seçenekler
A
%30 (yüzde otuz)
B
%40 (yüzde kırk)
C
%50 (yüzde elli)
D
%60 (yüzde altmış)
E
%70 (yüzde yetmiş)
Açıklama:
BP verilerine göre 2012 başında dünyada kanıtlanmış doğal gaz rezervi ise 209 trilyon m3 düzeyinde bulunuyor. Orta Doğu bölgesi, tıpkı petrolde olduğu gibi doğal gaz rezervi bakımından da dünyanın en zengin bölgesi konumunda yer alıyor. Orta Doğu ülkelerinde yaklaşık 80 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunuyor. Bir başka deyişle dünya doğal gaz rezervinin yaklaşık %40 (yüzde kırk) ’ı Orta Doğu bölgesinde yer alıyor.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi GECF'e üye olan ülkelerden birisi değildir ?
Seçenekler
A
Rusya
B
İran
C
Türkiye
D
Katar
E
Venezuela
Açıklama:
GECF’e üye olan ülkelerin başında Rusya, İran, Katar ve Venezuela gelmektedir. Diğer üyeler ise Cezayir, Bolivya, Mısır, Ekvator Ginesi, Libya, Nijerya ve Trinidad-Tobago’dır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 14
Aşağıdaki hangi iki ülke GECF'in forum toplantılarına gözlemci olarak katılır ?
Seçenekler
A
İngiltere ve Almanya
B
Bolivya ve Canada
C
Ermenistan ve Azerbaycan
D
Norveç ve Kazakistan
E
Endonezya ve Avustralya
Açıklama:
GECF’e üye olan ülkelerin başında Rusya, İran, Katar ve Venezuela gelmektedir. Diğer üyeler ise Cezayir, Bolivya, Mısır, Ekvator Ginesi, Libya, Nijerya ve Trinidad-Tobago’dır. Forum toplantılarına ayrıca Norveç ve Kazakistan’da gözlemci olarak katılmaktadırlar (GECF. 2012).
Doğru cevap D şıkkıdır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 15
Körfez ülkelerinde yabancı göçmenler arasında birinci sırayı hangi ülkeden gelen göçmenler tutmaktadır ?
Seçenekler
A
Japonya
B
Türkiye
C
Hindistan
D
İsviçre
E
Arjantin
Açıklama:
Körfez ülkelerinde yabancı göçmenler arasında birinci sırayı Hindistan kökenli göçmenler tutmaktadır.
Doğru Cevap C şıkkıdır.
Doğru Cevap C şıkkıdır.
Soru 16
Sabah ailesi hangi ülkenin iktidarını elinde tutmaktadır ?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Katar
C
BAE
D
Bahreyn
E
Umman
Açıklama:
Enerji rezervi zengini Basra Körfezi ülkelerinin siyasal yapılarına gelince, İran ve Irak dışındaki rejimlerin geleneksel krallık veya emirlikle yönetilen bu ülkelerde devlet yönetimi belli ailelerin elindedir. İran bir Cumhuriyet olmasına karşın dini seçkinlerin rejim üzerindeki kontrolü sürmektedir. Öte yandan Suudi Arabistan’da Suud ailesi, Katar’da Tani ailesi, BAE’de Nahyan, Kuveyt’te Sabah ailesi, Bahreyn’de Halifa ailesi ve Umman’da Sa’id ailesi iktidarı elinde tutmaya devam
etmektedirler. Arap Baharı’ndan kaynaklanan gösteri ve eylemlere rağmen yönetimlerini 2012 yazında da sürdürmeyi başarmışlardır. Söz konusu ailelerin Osmanlı döneminden beri bölgede etkin oldukları bilinmektedir.
Doğru cevap A şıkkıdır.
etmektedirler. Arap Baharı’ndan kaynaklanan gösteri ve eylemlere rağmen yönetimlerini 2012 yazında da sürdürmeyi başarmışlardır. Söz konusu ailelerin Osmanlı döneminden beri bölgede etkin oldukları bilinmektedir.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 17
Suudi Arabistan'ın aşağıdaki şirketlerden hangisi ile yarı ortaklı iki rafinerisi bulunmaktadır ?
Seçenekler
A
Shell
B
ExxonMobil
C
Chevron
D
BP
E
Total
Açıklama:
Suudi Arabistan’da toplam 7 rafineri bulunmaktadır. 5 ulusal rafinerinin yanında biri Mobil ve diğeri de Shell şirketi ile yarı ortaklı iki rafineri bulunmaktadır. Dolayısıyla ülke ham petrol satıcısı
konumundadır ve ekonomisi ham petrol ihraç gelirlerine dayanmaktadır (Ayhan, 2009:110).
Doğru cevap A şıkkıdır.
konumundadır ve ekonomisi ham petrol ihraç gelirlerine dayanmaktadır (Ayhan, 2009:110).
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 18
Bir devlet şirketi olan ve Musaddık’tan miras kalan petrol üretimini ve satışını kontrol etmekte olan kuruluş hangisidir ?
Seçenekler
A
OPEC
B
GECF
C
KNPC
D
KOTC
E
NIOC
Açıklama:
Bir devlet şirketi olan ve Musaddık’tan miras kalan NIOC (National Iranian Oil Company) petrol üretimini ve satışını kontrol etmektedir.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 19
Aşağıdaki Kuveyt kuruluşlarından hangisi iç piyasaya yönelik rafine ve üretimi üstlenmiştir?
Seçenekler
A
KPI
B
PIC
C
KOTC
D
KOC
E
KUFPEC
Açıklama:
Bir devlet şirketi olan Kuveyt Petrol Corporation bünyesinde, Kuveyt
Petrol Şirketi ( (KOC-petrol ve gaz araştırma ve üretimi safhalarını üstlenmiş);
Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi (KNPC- rafine ve nakliye görevini üstlenmiş) Uluslararası Kuveyt Petrol (Kuwait Petroleum International- KPI- iç piyasaya yönelik
rafine ve üretimi üstlenmiş) Petrochemical Industries Company -PIC- kimyasal
ürünlerin üretimini ve satışını üstlenmiş; Kuwait Foreign Petroleum Exploration
Company (KUFPEC) - ülke dışı petrol aramalarını; Kuwait Oil Tanker Corporation (KOTC) - tanker faaliyetlerini üstlenmişlerdir.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Petrol Şirketi ( (KOC-petrol ve gaz araştırma ve üretimi safhalarını üstlenmiş);
Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi (KNPC- rafine ve nakliye görevini üstlenmiş) Uluslararası Kuveyt Petrol (Kuwait Petroleum International- KPI- iç piyasaya yönelik
rafine ve üretimi üstlenmiş) Petrochemical Industries Company -PIC- kimyasal
ürünlerin üretimini ve satışını üstlenmiş; Kuwait Foreign Petroleum Exploration
Company (KUFPEC) - ülke dışı petrol aramalarını; Kuwait Oil Tanker Corporation (KOTC) - tanker faaliyetlerini üstlenmişlerdir.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 20
I- Arap Baharı
II- 11 Eylül saldırıları
III- Irak Savaşı
Yukarıdaki olaylardan hangisi veya hangileri Arap yöneticileri, ABD’nin siyasi ve askerî baskısı altında petrol üzerindeki devlet kontrolünü gevşetmeye zorlamıştır ?
II- 11 Eylül saldırıları
III- Irak Savaşı
Yukarıdaki olaylardan hangisi veya hangileri Arap yöneticileri, ABD’nin siyasi ve askerî baskısı altında petrol üzerindeki devlet kontrolünü gevşetmeye zorlamıştır ?
Seçenekler
A
I-III
B
II-III
C
II
D
I-II-III
E
III
Açıklama:
Sonuç olarak Orta Doğulu petrol üreticisi ülkeler dünyanın en stratejik enerji
kaynaklarından en az ikisine sahip konumdadırlar. Son yıllarda, özellikle 11 Eylül
saldırıları, Arap Baharı, Afganistan Savaşı ve Irak Savaşı sonrası Arap yöneticileri, ABD’nin siyasi ve askerî baskısı altında petrol üzerindeki devlet kontrolünü
gevşetmeye zorlanmaktadır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
kaynaklarından en az ikisine sahip konumdadırlar. Son yıllarda, özellikle 11 Eylül
saldırıları, Arap Baharı, Afganistan Savaşı ve Irak Savaşı sonrası Arap yöneticileri, ABD’nin siyasi ve askerî baskısı altında petrol üzerindeki devlet kontrolünü
gevşetmeye zorlanmaktadır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 21
Ortadoğudaki petrol kaynaklarının yoğunlaştığı bölge hangisidir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Umman
C
Suudi Arabistan
D
İran Körfezi
E
Irak
Açıklama:
Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan ve Umman'da da petrol rezervleri olsa da petrol açısından en yoğun bölge İran Körfezi'dir. Doğru yanıt 'D'.
Soru 22
Ortadoğu dışında en zengin doğal gaz rezervi günümüzde hangi ülke sınırları içindedir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Rusya
C
Türkiye
D
Irak
E
Şili
Açıklama:
Ortadoğu dışında miktar olarak en fazla doğalgaz rezervi olan ülke sorulmaktadır. Bu ülke yaklaşık 44 trilyon metreküp rezerv ile rusyadır. Onu Ortadoğu ülkeleri (tek tek olamk üzere İran, Katar, Suudi Arabistan, Irak..) takip etmektedir. Orta doğu ülkelerinde toplamda daha fazla rezerv olsa da, bu bölge haricinde en çok rezerv Rusya'dadır. Eski Sovyet ülkelerinde ve Türki Cumhuriyetler'de de hatırı sayılır bir gaz rezervi mevcuttur. Doğru cevap 'B'.
Soru 23
GECF'e ( Gaz İhraç Eden Ülkeler) sadece gözlemci olarak katılan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rusya
B
İran
C
Venezuella
D
Cezayir
E
Kazakistan
Açıklama:
Kazakistan ve Norveç gaz ihraç eden ülkelerin toplantılarına gözlemci olarak katılmaktadırlar. Üye olan ülkeler Rusya, İran,Katar, Venezuella, Bolivya, Mısır, Ekvator Ginesi, Libya, Nijerya ve Trinidad Tobaggo'dur. Doğru yanıt 'E'.
Soru 24
Opec (Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği) ilk olarak nerede kurulmuştur?
Seçenekler
A
Fas
B
Katar
C
İran
D
Irak
E
Venezuella
Açıklama:
Opec ilk olarak 1990 yılında Irak'da kurulmuş olup temel görevlerinden en önemlisi petrol üretimi ve petrol fiyatlarını düzenlemektir. Doğru yanıt 'D'.
Soru 25
Günümüzde hangi ülke OPEC üyesi değildir?
Seçenekler
A
Ekvator
B
Venezuella
C
Gabon
D
Suudi Arabistan
E
Irak
Açıklama:
Gabon OPEC üyelerinden birisi değildir. Bu ülke 1975'te üye olmuş idiyse de 1995 senesinde iç çekişmeler yüzünden birlikten ayrılmıştır. Doğru yanıt 'C'.
Soru 26
Aşağıdaki ülkelerden hangisi ulaşılabilir Petrol kaynaklarının miktarı açısından diğerlerinden daha avantajlı durumdadır?
Seçenekler
A
Çin
B
Rusya
C
Amerika
D
Japonya
E
İngiltere
Açıklama:
Amerika dünyadaki önemli petrol kaynaklarına gerek Çin ve Japonya gibi pasifik ülkeleri, gerek İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkeleri ve Rusya'dan daha kolay ulaşabilmektedir. Amerika kıtasında Venezuela, Kanada ve Meksika'da da Kuzey Amerika'daki gibi Petrol kaynakları vardır. Bu avantajı sebebiyle Amerika diğer devletlere enerji açısından üstünlük sağlayabilmiştir. Doğru yanıt 'C'.
Soru 27
OPEC üyesi ülkelerin toplam ürettiği petrol miktarının dünyanın tüm petrol üretimine oranı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yüzde 30
B
Yüzde 40
C
Yüzde 50
D
Yüzde 60
E
Yüzde 75
Açıklama:
OPEC ülkelerinin toplam petrol üretimi, tüm petrol üretiminin yüzde 60'ına tekabül eder. Doğru yanıt 'D'.
Soru 28
Petrol fiyatlarındaki anormal bir artışın en önemli olumsuz etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çevre Kirliliğini artırması
B
Ülke Bütçelerinin Fazla Vermesi
C
Sosyal refahın artması
D
İşsizliğin Artması
E
Bulaşıcı Hastalıkların Artması
Açıklama:
Bulaşıcı hastalıkların artması ve Çevre Kirliliği sonradan gelen ve dolaylı etkilerdir. Fiyatların bazı ülke bütçelerinde fazlaya ve sosyal refahın artmasına etkisi ise olumludur. Ancak dünyada varil başına her 10 dolarlık artış 400 bin kişinin işsiz kalmasına yol açmaktadır. (Örneğin Otomotiv sanayi) Doğru yanıt 'D'.
Soru 29
Aşağıdaki Ortadoğu petrol üreticisi ülkelerden hangisi yönetim şekli olarak diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Katar
B
Birleşik Arap Emirlikleri
C
Umman
D
Suudi Arabistan
E
İran
Açıklama:
İlk dört şıkta verilen Katar, BAE, Umman ve Suudi Arabistan bazı ailelerin söz sahibi olduğu kral ve emirliklerle yönetilmektedir. İran ise İslami Cumhuriyet ile yönetilmektedir. Doğru yanıt 'E'.
Soru 30
Aşağıdaki Petrol Şirketi ve kurulduğu ülke eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Shell - Hollanda
B
Gazprom - Rusya
C
Exxonmobil -Amerika
D
BP - İngiltere
E
Total - Fransa
Açıklama:
B,C,D ve E şıkkındaki eşleştirmeler doğrudur. Ancak A şıkkında Shell İngiltere'de kurulmuş ancak merkezi Hollanda'da olan bir şirkettir. Doğru yanıt 'A'.
Soru 31
Ortadoğuda en büyük petrol rezervleri aşağıdaki ülkelerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
İran
B
Kuveyt
C
Katar
D
S. Arabistan
E
Umman
Açıklama:
2012 yılı itibarıyla Dünya’da kanıtlanmış toplam ham petrol rezervi yaklaşık 1 trilyon 520 milyar varildir. 1 Ocak 2007’de Angola’nın da OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi olmasıyla birlikte OPEC üyesi 12 ülke toplam ham petrol rezervinin %81’ini elinde tutmaktadır. Bu da yaklaşık 1.200 milyar varillik bir rezerv demektir. Öte yandan salt Orta Doğu’daki ham petrol rezervi miktarı ise yaklaşık 797 milyar varildir. Bu rezervlerin önemli bir kısmı 265 milyar varili S. Arabistan, 141 milyar varili İran, 141 milyar varili Irak, 98 milyar varili BAE, 101 milyar varili Kuveyt, 5.5 milyar varili Umman, 2.5 milyar varili Suriye, 25 milyar varili Katar ve diğer Orta Doğu ülkelerinde de toplamda yaklaşık 3 milyar varillik bir rezerv bulunmaktadır.
Soru 32
Orta Doğu dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde kaçına ev sahipliği yapmaktadır?
Seçenekler
A
%20 (yüzde yirmi)
B
%30 (yüzde otuz)
C
%40 (yüzde kırk)
D
%50 (yüzde elli)
E
%60 (yüzde altmış)
Açıklama:
BP verilerine göre 2012 başında dünyada kanıtlanmış doğal gaz rezervi ise 209 trilyon m3 düzeyinde bulunuyor. Orta Doğu bölgesi, tıpkı petrolde olduğu gibi doğal gaz rezervi bakımından da dünyanın en zengin bölgesi konumunda yer alıyor. Orta Doğu ülkelerinde yaklaşık 80 trilyon m3 doğal gaz rezervi bulunuyor. Bir başka deyişle dünya doğal gaz rezervinin yaklaşık %40 (yüzde kırk)’ı Orta Doğu bölgesinde yer alıyor.
Soru 33
Dünyanın doğal gaz rezervleri bakımından en zengin ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rusya
B
S. Arabistan
C
İran
D
Çin
E
Katar
Açıklama:
Orta Doğu’nun ardından en zengin rezervler, yaklaşık 79 trilyon m3 ile Rusya’nın da içerisinde bulunduğu Doğu Avrupa ve eski Sovyet Cumhuriyetleri bölgesinde bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir. Öte yandan Rusya’nın ardından en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkelerin önemli bir kısmı Orta Doğu bölgesinde bulunmaktadır
Soru 34
BP ve OPEC verilerine göre dünya petrol ithalatının yüzde kaçı Orta Doğu'dan yapılmaktadır?
Seçenekler
A
%36-38
B
%41-42
C
%53-55
D
%66-68
E
&69-70
Açıklama:
BP ve OPEC istatistiğine göre dünyada ithal edilen petrolün yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık %36-38’i Orta Doğu’dan gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla salt rezerv değil aynı zamanda petrol ithalatı açısından da Orta Doğu oldukça yaşamsal bir öneme sahiptir.
Soru 35
OPEC hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1945
B
1948
C
1951
D
1960
E
1971
Açıklama:
OPEC, (Organization of Petroleum Exporting Countries, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) 1960 Eylül’ünde Irak’ta kurulmuştur. Kuruluşundaki temel amaç petrol fiyatlarına istikrar kazandırmak gelmekteydi. Ancak 1970’lerden sonra OPEC petrol fiyatlarının yanı sıra üretim ve üye ülkeler arasında petrol piyasasının istikrarını sağlamak için eş güdüm sağlama amacına yönelmiştir. Kurucu üyeler arasında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela bulunmaktaydı. Ancak daha sonraları OPEC’e Katar (1961), Endonezya (1962), Libya (1962), BAE (1967), Nijerya (1971), Ekvator (1973), Gabon (1975) ve Angola (2007) üye olmuştur. Gabon 1995’de OPEC üyeliğinden ayrılmıştır. Endonezya’nın üyeliği de 2009 Ocağından itibaren askıya alınmıştır. OPEC dünyada kanıtlanmış petrol rezervlerinin yaklaşık %81’ina sahip olmasına karşın, en büyük rezervler Orta Doğu ülkelerinde bulunmaktadır.
Soru 36
OPEC'in Orta Doğu bölgesi üyeleri yıllara göre değişmekle birlikte günlük ortalama kaç milyon varil petrol ihraç etmktedirler?
Seçenekler
A
10
B
25
C
50
D
100
E
200
Açıklama:
OPEC’in Orta Doğu bölgesi üyeleri yıllara göre değişmekle birlikte günlük yaklaşık 25 milyon varil petrol ihraç etmektedirler. OPEC ülkeleri dünyadaki toplam petrol ihracatının yaklaşık %60’ını gerçekleştirdiği dikkate alınırsa, 2012 yılında ham petrol ihracatında dönen nakit paranın miktarının 2 trilyon dolara yaklaştığı görülmektedir. Dolayısıyla her yıl petrol fiyatlarındaki değişime bağlı olarak tüketici ülkelerden üretici ülkelere ciddi bir gelir transferi yapıldığı görülmektedir. Ulaştırma ve rafine sonrası petrol fiyatlarına bir de ülkeler tarafından uygulanan vergiler de eklenince, her yıl petrol piyasasında dönen paranın miktarı 3.5- 4 trilyon dolarla ifade edildiği ileri sürülebilir.
Soru 37
Dünyanın en düşük maliyetlerle petrol üreten ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
S. Arabistan
B
Kuveyt
C
Katar
D
Umman
E
İran
Açıklama:
Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %16’sına sahip S. Arabistan aynı zamanda en düşük maliyetlerle petrol üreten ülkedir. S. Arabistan uzun yıllar dünyanın en büyük petrol sağlayıcısı olarak kalacaktır. Günlük değişmekle birlikte 9-10 milyon varillik bir üretim gerçekleştiren S. Arabistan, tek başına ABD petrol talebinin yaklaşık %15-20’sini karşılamaktadır. En önemli gelir kaynağını petrol ihracatının oluşturduğu S. Arabistan’da kanıtlanmış petrol rezervleri yaklaşık 265 milyar varil dolayında olup, dünya toplam petrol rezervi içindeki payı %16 civarındadır
Soru 38
Ortadoğudaki petrol üreticileri arasında liberal ekonomik modele en yakın uygulamalar aşağıdakilerden hangisinde görülmektedir?
Seçenekler
A
S. Arabistan
B
Kuveyt
C
BAE
D
Katar
E
İran
Açıklama:
Diğer Körfez ülkelerinden, yedi Emirliğin oluşturduğu BAE, petrol ve doğal gaz rezervleri bakımından dünyanın en zengin ülkeleri arasında sayılmaktadır. BAE’nin, 1995’te 2.3 milyon varil olan günlük üretimi 2009’da yaklaşık 3 milyon varile çıkmıştır. 2007 Nisan’ında bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Abdullah Zayid Nahyan 2014 tarihinde üretimin günlük 5 milyon varile çıkacağını ileri sürmüştür. BAE, aynı zamanda Rusya, İran ve Katar’dan sonra en fazla kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip ülkedir. DTÖ’ne (Dünya Ticaret Örgütü) katılan Birleşik Arap Emirlikleri’nde özel sektör girişimi özendirilmekte ve su, elektrik gibi alanlara yatırım yapılması teşvik edilmektedir. Bölgedeki en liberal ekonomiye sahip olan BAE’de Abu Dabi toplam petrol rezervinin % 95’ine sahipken, geri kalan petrolün önemli bir kısmı Dubai’ye aittir.
Soru 39
Aşağıdaki Ortadoğu ülkelerinden hangisinin petrol endüstrisi ham petrol ihracından çok rafine petrol ihracına dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Katar
B
Umman
C
S. Arabistan
D
Bahreyn
E
İran
Açıklama:
Tüm Bahreyn topraklarında ve deniz alanlarında kanıtlanmış/üretilebilir toplam petrol rezervi (1932 yılında petrol bulunan Avali sahasında) 125 milyon varil ve günlük üretimde 2009 başında yaklaşık 33 bin varil dolayındadır. Ancak Avali’nin yanında Hawar Adaları dolayında petrol bulunma olasılığı bulunmaktadır. Dolayısıyla deniz alanlarında da yeni petrol rezervleri bulunabilir. Daha önce Katar ve Bahreyn arasında sorun oluşturan ve Uluslararası Adalet Divanı’na götürülen sınır sorunu, Divan’ın Mart 2001’de Hawar Adaları’nı Bahreyn’e ve Zubarah ve Janan adalarının da Katar’a veren kararı sonucu çözülmüştü. Aralık 2001’de Bahreyn hükûmeti, güneydoğu kıyılarında petrol araması yapılması için Petronas Petrol Şirketi (Malezya) ile anlaşırken, gene bu bölgeye yakın kıyılarda da ChevronTexaco şirketi ile anlaşmıştı. Ancak 2002 yılında ChevronTexaco ekonomik değerde bir petrol rezervine rastlamadığını açıklamıştı. Diğer Körfez ülkelerinin aksine Bahreyn petrol endüstrisi ham petrol ihracından ziyade rafine petrol ihracına dayanmaktadır.
Soru 40
Petrol gelirlerinin Katar'ın ihraç gelirleri içindeki payı yüzde kaçtır?
Seçenekler
A
%50-55 (yüzde elli- ellibeş)
B
%55-60 (yüzde ellibeş-altmış)
C
%60-65 (yüzde altmış-altmışbeş)
D
%65-70 (yüzde altmışbeş-yetmiş)
E
%70-75 (yüzde yetmiş-yetmişbeş)
Açıklama:
Katar hükûmeti, petrol ve özellikle doğal gaz konusunda çok sayıda uluslararası firmayla yapılan sözleşmelerle ülkede yabancı sermaye yatırımlarını artırma çabası içindedir. Son beş yılda yoğunlaştırılan doğal gaz arama ve üretim çalışmaları sonucu hem rezerv hem de üretim ikiye katlanmıştır. 2004-2009 arası yaklaşık 100 milyar dolar doğal gaz geliri elde edilmiştir. 2002 sonrası dönemde ChevronTexaco, Total, BP, Occidental Petroleum, Maersk Oil (Danimarka) gibi uluslararası şirketler Katar enerji endüstrisinde faaliyet göstermektedir. Günlük petrol ihraç kapasitesinin yaklaşık 850 bin olduğu Katar da toplam rezerv ise son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda 27 milyar varile çıkmıştır. Özellikle Maersk Oil’le sürdürülen araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda 2010 yılında Katar’ın petrol üretiminin 1 milyon varilin üzerine çıkması planlanmaktadır. Bahreyn gibi Katar da ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik olarak ham petrol ihracından ziyade rafine petrol ihraç kapasitesini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Ulusal Petrol Dağıtım Şirketi Umm Said’deki rafinerinin kapasitesi 2002 yılında 57,500 varilden 137 bin varile çıkarma projesini tamamlamıştır. Katar’ın günlük petrol tüketimi ise 30 bin varildir. Ekonominin çeşitlendirilmesine yönelik olarak Katar Petroleum ile Chevron Phillips Chemical Company arasında 1997 Kasım’ında toplam tutarı 1.1 milyar doları bulan ve 2007’ye kadar bir alüminyum tesisi kurulmasını öngören bir anlaşma imzalanmıştır. Ham petrol rezervinin yanında Katar’ın bir diğer önemli yeraltı zenginliği ise doğal gaz rezervidir. Ülkenin ihraç gelirlerinin yaklaşık % 70-75 (yüzde yetmiş- yetmişbeş)’inin petrol ihracına dayanmasına karşın, dünyada doğal gaz rezervleri bakımından Rusya ve İran’dan sonra dünyada üçüncü büyük rezerve sahip olması, toplam yaklaşık 500 bin kişilik bir ülke olan Katar için büyük bir zenginliktir
Soru 41
Enerji tüketiminde petrole olan bağımlılığın sürmesine aşağıdaki hangi etken ya da etkenler yol açmaktadır?
Seçenekler
A
Kullanım kolaylığı, güvenirliği ve yenilenebilir bir kaynak olmaması
B
Kullanım kolaylığı, güvenirliği ve ucuz bir kaynak olması
C
Kullanım kolaylığı, ucuzluğu ve yenilenebilir bir kaynak olması
D
Kolay taşınabilirliği, ucuzluğu ve yenilenebilir olması
E
Yenilenebilir olması, kolay elde edilebilir olması, ucuzluğu
Açıklama:
Enerji üretimi ve tüketimi açısından Orta Doğu ülkelerinin önemini açıklayabileceksiniz.
Petrole bağımlılığın artmasının temel üç nedeni, kullanım kolaylığı, güvenirliği ve yenilenebilir bir kaynak olmaması olarak tanımlanmıştır. Diğer yandan petrol ürünleri ucuz, kolay elde edilebilir, kolay taşınabilir değildir.
Petrole bağımlılığın artmasının temel üç nedeni, kullanım kolaylığı, güvenirliği ve yenilenebilir bir kaynak olmaması olarak tanımlanmıştır. Diğer yandan petrol ürünleri ucuz, kolay elde edilebilir, kolay taşınabilir değildir.
Soru 42
Enerji rezervi zengini Basra Körfezi ülkelerinin siyasal yapıları incelendiğinde, birçok ülkenin devlet yönetiminin ailelerin elinde olduğu görülmektedir. Aşağıdaki hangi ülkelerde yönetim belirli bir ailenin elindedir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan ve Kuveyt
B
Katar ve İran
C
Kuveyt ve Irak
D
Bahreyn ve İran
E
İran ve Irak
Açıklama:
Petrol piyasasında rol oynayan temel oyuncuları açıklayabileceksiniz.
İran ve Irak'ta yönetimde aileler yoktur. Bu nedenle bu iki ülkenin yer aldığı tüm şıklar hatalıdır. Doğru yanıt a şıkkıdır.
İran ve Irak'ta yönetimde aileler yoktur. Bu nedenle bu iki ülkenin yer aldığı tüm şıklar hatalıdır. Doğru yanıt a şıkkıdır.
Soru 43
Suudi Arabistan 2011 yılının Mart ayında hangi ülkedeki Şii ayaklanmasını bastırmak için asker göndermek zorunda kalmıştır?
Seçenekler
A
Bahreyn
B
Kuveyt
C
Irak
D
İran
E
Mısır
Açıklama:
Petrol piyasasında rol oynayan temel oyuncuları açıklayabileceksiniz.
2011 yılında Şii ayaklanması Bahreynde gerçekleşmiş ve Suudi Arabistan bu ayaklanmayı bastırmak için Bahreyn'e asker göndermiştir.
2011 yılında Şii ayaklanması Bahreynde gerçekleşmiş ve Suudi Arabistan bu ayaklanmayı bastırmak için Bahreyn'e asker göndermiştir.
Soru 44
Suudi Arabistan'da Nisan 2000’de yabancı yatırımcıların temel haklarını garanti edenyasanın kabul edilmesini takiben, doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki verginindüşürülmesi ve yatırımların millîleştirilmeyeceğine dair yasal koruma güvenceleriniiçeren birtakım yasaların kabul edilmesi nasıl yorumlanabilir?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan'da yaşanan liberalleşme eğiliminin göstergeleri olarak yorumlanabilir
B
Suudi Arabistan'ın demokrasiden gitgide daha da uzaklaştığının ibareleri olarak görülebilir
C
Suudi Arabistan'ın Arap yarımadasında gitgide daha da yalnızlaştığı şeklinde yorumlanabilir
D
Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki yakın ilişkilerin sonuçları olarak görülebilir
E
Suudi Arabistan'ın enerji politikalarında yalnızlaşması olarak yorumlanabilir.
Açıklama:
Petrol piyasasında rol oynayan temel oyuncuları açıklayabileceksiniz.
Soru kökünde yer alan tüm ifadeler liberalleşme ifadeleridir. Doğru yanıt a dır. Öğrencinin bu soruyu yorumlayabilmesi beklenmektedir.
Soru kökünde yer alan tüm ifadeler liberalleşme ifadeleridir. Doğru yanıt a dır. Öğrencinin bu soruyu yorumlayabilmesi beklenmektedir.
Soru 45
Aşağıdaki ülkelerden hangisi,1979 Devriminden sonra dış yatırımcılarla ilgili olarak ilk kez, hükûmet yasal bir düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur?
Seçenekler
A
Suriye
B
Suudi Arabistan
C
İran
D
Bahreyn
E
Irak
Açıklama:
Enerji üretimi ve tüketimi açısından Orta Doğu ülkelerinin önemini açıklayabileceksiniz.
2006 Nisanında bir açıklama yapan İran Petrol Bakanı Kazım Hamaneh ülkesinin yabancı şirketler üzerindeki kısıtlayıcı yasaları değiştirmek için çalışacağını ifade etmişti. 1979 Devriminden sonra dış yatırımcılarla ilgili olarak ilk kez hükûmet yasal bir düzenlemeyi yürürlüğe koymuş olmaktaydı. En önemli gelir kaynağını petrol ve doğal gazın oluşturduğu İran’da kanıtlanmış petrol rezervleri 147 milyar varil dolayında olup, dünya toplam petrol rezervi içindeki payı %11 do- layındadır.
2006 Nisanında bir açıklama yapan İran Petrol Bakanı Kazım Hamaneh ülkesinin yabancı şirketler üzerindeki kısıtlayıcı yasaları değiştirmek için çalışacağını ifade etmişti. 1979 Devriminden sonra dış yatırımcılarla ilgili olarak ilk kez hükûmet yasal bir düzenlemeyi yürürlüğe koymuş olmaktaydı. En önemli gelir kaynağını petrol ve doğal gazın oluşturduğu İran’da kanıtlanmış petrol rezervleri 147 milyar varil dolayında olup, dünya toplam petrol rezervi içindeki payı %11 do- layındadır.
Soru 46
Kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %57’si ve doğal gaz kaynaklarının da %41’i aşağıdaki bölgelerden hangisinde bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Güney Amerika
B
Orta Amerika
C
Orta Doğu
D
Doğu Asya
E
Kuzey Amerika
Açıklama:
Kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %57’si ve doğal gaz kaynaklarının da %41’i Orta Doğu’da bulunmaktadır. Bu olgu Orta Doğu’yu dünya siyasetinin merkez üssü hâline dönüştürmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Orta Doğu’daki ham petrol rezervi miktarı yaklaşık 797 milyar varildir. Aşağıdakilerden hangisi en çok varile sahip olan ülkedir?
Seçenekler
A
Irak
B
BAE
C
İran
D
S. Arabistan
E
Kuveyt
Açıklama:
Orta Doğu’daki ham petrol rezervi miktarı yaklaşık 797 milyar varildir. Bu rezervlerin önemli bir kısmı 265 milyar varili S. Arabistan, 141 milyar varili İran, 141 milyar varili Irak, 98 milyar varili BAE, 101 milyar varili Kuveyt, 5.5 milyar varili Umman, 2.5 milyar varili Suriye, 25 milyar varili Katar ve diğer Orta Doğu ülkelerinde de toplamda yaklaşık 3 milyar varillik bir rezerv bulunmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
2012 BP verilerine göre sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Venezuela
C
Rusya
D
Irak
E
ABD
Açıklama:
Ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 49
2001 yılında İran’da gerçekleştirilen toplantıda doğal gaz üreticisi ülkeler Doğal Gaz İhracatçısı Ülkeler Forumu’nun (The Gas Exporting Countries Forum-GECF) kurmuşlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu kurumun asıl üyelerinden değildir?
Seçenekler
A
Trinidad-Tobago
B
Nijerya
C
Venezuela
D
Rusya
E
Norveç
Açıklama:
2001 yılında İran’da gerçekleştirilen toplantıda doğal gaz üreticisi ülkeler Doğal Gaz İhracatçısı Ülkeler Forumu’nun (The Gas Exporting Countries Forum -GECF) kurmuşlardır. Sekretaryasının Katar’da bulunduğu GECF’nin son toplantısı da Aralık 2011’de Doha’da gerçekleştirilmiştir. GECF’e üye olan ülkelerin başında Rusya, İran, Katar ve Venezuela gelmektedir. Diğer üyeler ise Cezayir, Bolivya, Mısır, Ekvator Ginesi, Libya, Nijerya ve Trinidad-Tobago’dır. Forum toplantılarına ayrıca Norveç ve Kazakistan’da gözlemci olarak katılmaktadırlar. Doğru cevap E'dir.
Soru 50
OPEC, (Organization of Petroleum Exporting Countries, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) 1960 Eylül’ünde aşağıdaki ülkelerden hangisinde kurulmuştur?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Rusya
D
S. Arabistan
E
ABD
Açıklama:
OPEC, (Organization of Petroleum Exporting Countries, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) 1960 Eylül’ünde Irak’ta kurulmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 51
Aşağıdaki ülkelerden hangisi OPEC'in kurucu üyeleri arasında değildir?
Seçenekler
A
Venezuela
B
İran
C
Kuveyt
D
Irak
E
Libya
Açıklama:
Kurucu üyeler arasında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela bulunmaktaydı. Ancak daha sonraları OPEC’e Katar (1961), Endonezya (1962), Libya (1962), BAE (1967), Nijerya (1971), Ekvator (1973), Gabon (1975) ve Angola (2007) üye olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 52
Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %16 (yüzde onaltı)’sına sahip, aynı zamanda en düşük maliyetlerle petrol üreten ve uzun yıllar dünyanın en büyük petrol sağlayıcısı olarak kalacak olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Kuveyt
C
S. Arabistan
D
Rusya
E
BAE
Açıklama:
Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %16 (yüzde onaltı)’sına sahip S. Arabistan aynı zamanda en düşük maliyetlerle petrol üreten ülkedir. S. Arabistan uzun yıllar dünyanın en büyük petrol sağlayıcısı olarak kalacaktır.
Soru 53
- ABD ambargosu
- Dini liderin kurumlar üzerindeki denetimsiz kontrolü
- Ekonomide liberalleşme çalışmalarının yavaşlığı
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
II ve III numaralarda verilen faktörler içsel nedenlerken, I numarada belirtilen ABD ambargosu İran ekonomisinin büyümesine ve dışa açılmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. 1995 yılında Amerikalı yatırımcıların ve şirketlerin İran’a yatırım yapmasının engellenmesi amacıyla alınan Yaptırım Kararı, 1996’da ABD’li olmayan şirketleri de kapsayacak şekilde genişletilmişti (Zedalis. 2009:539-548). Nitekim Washington’un baskıları sonucu yaklaşık 26 milyar varil rezerv olduğu varsayılan Azedegan petrol sahasının geliştirilmesini üstlenen Inpex’in (Japon Konsorsiyumu) ortaklarından Tomen projeden çekilmişti. 2004 Şubat’ında imzalanan yaptırım anlaşması çerçevesinde Inpex Konsorsiyumunun yaklaşık 2-2.8 milyar dolar yaptırım yapması beklenmektedir (Cordesman, 2005:10). Öte yandan 2004 Mart’ında Başkan Bush, İran’ın ABD ulusal çıkarlarına yönelik “olağanüstü tehdidi” sürdürdüğü gerekçesi ile ambargo kararının sürdürülmesini kabul etmişti. 2012 Temmuz’unda yaptırımlar daha da genişletilmiş ve Batılı ülkeler İran’dan aldığı petrolü almamaya başlamışlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 54
Rusya, İran ve Katar’dan sonra en fazla kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
S. Arabistan
B
BAE
C
Libya
D
Cezayir
E
Irak
Açıklama:
BAE, aynı zamanda Rusya, İran ve Katar’dan sonra en fazla kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip ülkedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 55
Orta Doğu'daki en liberal ekonomiye sahip olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
BAE
B
Libya
C
Irak
D
İran
E
Kuveyt
Açıklama:
DTÖ’ne (Dünya Ticaret Örgütü) katılan Birleşik Arap Emirlikleri’nde özel sektör girişimi özendirilmekte ve su, elektrik gibi alanlara yatırım yapılması teşvik edilmektedir. Bölgedeki en liberal ekonomiye sahip olan BAE’de Abu Dabi toplam petrol rezervinin % 95’ine sahipken, geri kalan petrolün önemli bir kısmı Dubai’ye aittir. Doğru cevap A'dır.
Soru 56
Petrol gelirlerine olan bağımlılığını azaltmak için ekonomisini çeşitlendirme yoluna giderek “Gelecek Nesiller Fonu” nu kuran ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Umman
B
Irak
C
İran
D
Suudi Arabistan
E
Kuveyt
Açıklama:
Güçlü ekonomik yapısına rağmen, Kuveyt petrol gelirlerine olan bağımlılığını azaltmak için ekonomisini çeşitlendirme yoluna gitmektedir. Kuveyt 1976 tarihinden itibaren “Gelecek Nesiller Fonu” adı altında her yıl petrol ve diğer gelirlerden elde ettiği kazancın %10’nu biriktirmektedir. Fon ilk kurulduğunda devlet gelirlerinin %50’si aktarılmıştı.
Sorunun Kuveyt cevabı doğrudur. Dönüt ile belirtilen cevap Irak değil, fonu kuran ülke Kuveyttir. İlgili sorunun cevabının kaynağı için üniteden şu kısma bakılabilir; "Ortadoğuda Siyaset" konusunun "6." ünitesinin "178." sayfasında "Kuveyt yönetimi Gelecek Nesiller Fonunu neden oluşturmuştur?" başlığı yeterli olacaktır.
Sorunun Kuveyt cevabı doğrudur. Dönüt ile belirtilen cevap Irak değil, fonu kuran ülke Kuveyttir. İlgili sorunun cevabının kaynağı için üniteden şu kısma bakılabilir; "Ortadoğuda Siyaset" konusunun "6." ünitesinin "178." sayfasında "Kuveyt yönetimi Gelecek Nesiller Fonunu neden oluşturmuştur?" başlığı yeterli olacaktır.
Soru 57
Dünya petrol rezervinin en büyük oranı aşağıdaki bölgelerden hangisindedir?
Seçenekler
A
Rusya
B
Sibirya
C
ABD
D
Orta Doğu
E
Kamçatka
Açıklama:
Kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %57’si ve doğal gaz kaynaklarının da %41’i Orta Doğu’da bulunmaktadır. Bu olgu Orta Doğu’yu dünya siyasetinin merkez üssü hâline dönüştürmektedir.
Kitaba göre kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %57’si ve doğal gaz kaynaklarının da %41’i Orta Doğu’da bulunmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Kitaba göre kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %57’si ve doğal gaz kaynaklarının da %41’i Orta Doğu’da bulunmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 58
OPEC verilerine göre 2011'de aşağıda verilen Orta Doğu'daki petrol üreticisi ülkelerden hangisinin petrolden elde ettiği gelir en fazladır?
Seçenekler
A
İran
B
Katar
C
Irak
D
Kuveyt
E
BAE
Açıklama:
OPEC verilerine göre 2011'de İran'ın petrolden geliri 115 milyar dolar iken BAE'nin petrolden geliri 105, Katar'ın 45, Kuveyt'in 96, Iran'ın 83 milyar dolardır.
Kitaba göre OPEC verilerine göre 2011'de İran'ın petrolden geliri 115 milyar dolardır böylelikle diğer şıklardaki ülkelerin gelirleriyle karşılaştırdığımızda en fazla İran'ın gelirinin olduğunu görüyoruz. Doğru cevap A şıkkıdır.
Kitaba göre OPEC verilerine göre 2011'de İran'ın petrolden geliri 115 milyar dolardır böylelikle diğer şıklardaki ülkelerin gelirleriyle karşılaştırdığımızda en fazla İran'ın gelirinin olduğunu görüyoruz. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 59
OPEC kısaltmasının Türkçe açılımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petrol Zengini Ülkeler Örgütü
B
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü
C
Petrol Kalitesi Kontrol Etme Örgütü
D
Petrol ve Doğal Gaz Örgütü
E
Petrol Enerjisi Kullanan Ülkeler Örgütü
Açıklama:
Kitaba göre OPEC, İngilizce ''Organization of Petroleum Exporting Countries'' teriminin kısaltmasıdır ve bu terimin Türkçesi kitapta ''Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'' şeklinde verilmiştir. Doğru cevap 'B' şıkkıdır.
Soru 60
Dünya doğal gaz rezervinin yüzde on altısına sahip olarak doğal gaz rezerv büyüklüğünde ikinci sırada gelen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Suudi Arabistan
C
İran
D
Rusya
E
Katar
Açıklama:
Kitaba göre doğal gaz rezervi bakımından yaklaşık dünya doğal gaz rezervlerinin %16’sına sahip olan İran, bu konuda dünyada Rusya’dan sonra ikinci sırada gelmektedir. Dolayısıyla doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 61
Kuveyt ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
OPEC üyesidir ancak Körfez İşbirliği Konseyi üyesi değildir.
B
Dünya petrol rezervinin yaklaşık yüzde on beşini oluşturmaktadır.
C
Dış ihraç gelirlerinin yaklaşık yüzde doksan-doksan beşi petrol gelirinden oluşmaktadır.
D
Çin ve Japonya ile petrol konusunda herhangi bir ortaklık kurmamıştır.
E
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan ekonomisi hiç etkilenmemektedir.
Açıklama:
Kitaba göre Kuveyt'in dünya petrol rezervinin yaklaşık %9’una denk gelen yaklaşık 101 milyar varil rezervi bulunmaktadır. Ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı olup, dış ihraç gelirlerinin %90-95’ini oluşturmaktadır. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma Kuveyt’in ekonomisini etkilemektedir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 62
BAE ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
2007 ve 2008'de yaşanan global ekonomik krizden yüksek petrol fiyatları sayesinde hiç etkilenmemiştir.
B
Tüm eyaletleri bir bütçeye bağlıdır, eyaletlerinin kendi bütçesini yapma ve yönetme hakkı yoktur.
C
Katar'dan daha fazla kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahiptir.
D
Toplam petrol rezervinin yüzde doksan beşine Dubai sahiptir.
E
Gelirlerinin yüzde sekseni Abu Dabi ve Dubai tarafından sağlanmaktadır.
Açıklama:
Kitaba göre BAE, Rusya, İran ve Katar’dan sonra en fazla kanıtlanmış doğal gaz rezervine sahip ülkedir. BAE yüksek petrol fiyatlarına rağmen 2007 ve 2008 yılında yaşanan global ekonomik krizden ciddi şekilde etkilenmiştir. BAE’de her Eyaletin kendi bütçesini yapma ve yönetme hakkı bulunmaktadır. BAE’nin gelirlerinin %80’i Abu Dabi ve Dubai tarafından sağlanmaktadır. BAE’de Abu Dabi toplam petrol rezervinin % 95’ine sahipken, geri kalan petrolün
önemli bir kısmı Dubai’ye aittir. Doğru cevap E şıkkıdır.
önemli bir kısmı Dubai’ye aittir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 63
Umman ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
OPEC'e üye değildir ancak OAPEC'e üyedir.
B
Okuma yazma bilme oranı diğer Körfez ülkelerine göre fazladır.
C
Petrol üretimi 2000'lerin başında pik noktasına ulaşmıştır.
D
Petrol gelirleri ihracat gelirlerinin yüzde kırkını oluşturmaktadır.
E
Ekonomik yapısını çeşitlendirme projesinden dolayı doğal gaz ve petrol rezervlerini artırmak için yabancı şirketlerle iş birliği yapmasına gerek kalmamıştır.
Açıklama:
Kitaba göre Umman hem OPEC hem de OAPEC’e üye değildir. Okuma yazma bilme oranı diğer Körfez ülkeleriyle
karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Petrol üretimi 2000’lerin başında pik noktasına ulaşmıştır. Petrol gelirleri ihracat gelirlerinin %75’ini oluşturmaktadır. Ekonomik yapısını çeşitlendirme projesine rağmen Umman, doğal gaz ve petrol rezervlerini artırmak için yabancı şirketlerle iş birliği içine
girmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Petrol üretimi 2000’lerin başında pik noktasına ulaşmıştır. Petrol gelirleri ihracat gelirlerinin %75’ini oluşturmaktadır. Ekonomik yapısını çeşitlendirme projesine rağmen Umman, doğal gaz ve petrol rezervlerini artırmak için yabancı şirketlerle iş birliği içine
girmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 64
Bahreyn ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Basra Körfezi'nde çok sonralardan petrol keşfedilen ülkelerden biridir.
B
Yüksek bir petrol üretimi ve çok önemli petrol rezervleri vardır.
C
Ticaret merkezi olma özelliğini hiçbir zaman kaybetmemiştir.
D
Bahreyn petrol endüstrisi rafine petrol ihracından ziyade ham petrol ihracına dayanmaktadır.
E
Ülkenin tek rafinesi başkent Manama’nın güneyindeki Sitra rafinerisidir.
Açıklama:
Kitaba göre Basra Körfezi’nde ilk petrol keşfedilen ülkelerden biri olan Bahreyn düşük bir petrol üretimi ve nispeten önemsiz bir petrol rezervine sahiptir. Dubai ve ardından Katar’ın ekonomik alandaki girişimleri sonucu Bahreyn ticaret merkez olma özelliğini ve cazibesini yitirmiştir. Diğer Körfez ülkelerinin aksine Bahreyn petrol endüstrisi ham petrol ihracından ziyade rafine petrol ihracına dayanmaktadır. Ülkenin tek rafinesi olan ve günlük 260.000 varil kapasiteye sahip başkent Manama’nın güneyindeki Sitra rafinerisinde Bahreyn petrolü ile Suudi Arabistan’dan boru hattıyla verilen ham petrol işlenmektedir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 65
Aşağıda Katar ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bölgede artan politik etkisini doğal gaz ve petrol gelirlerinden bağımsız değerlendirmek gerekir.
B
Hükûmet, petrol ve özellikle doğal gaz konusunda ülkedeki yabancı sermayeyi azaltma çabası içindedir.
C
Ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik olarak rafine petrol ihracından ziyade ham petrol ihraç kapasitesini geliştirmeye çalışmaktadır.
D
Ülkenin ihraç gelirlerinin yaklaşık yüzde yetmiş beşi petrol ihracına dayanmaktadır.
E
Dünyada doğal gaz rezervleri bakımından Rusya'dan sonra ikinci büyük rezerve sahiptir.
Açıklama:
Kitaba göre Katar’ın bölgede artan politik etkisini ülkenin son yıllarda artan doğal gaz ve petrol gelirlerinden bağımsız değerlendirmemek gerekir. Katar hükûmeti, petrol
ve özellikle doğal gaz konusunda çok sayıda uluslararası firmayla yapılan sözleşmelerle ülkede yabancı sermaye yatırımlarını artırma çabası içindedir. Katar ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik olarak ham petrol ihracından ziyade rafine petrol ihraç kapasitesini geliştirmeye çalışmaktadır. Ülkenin ihraç gelirlerinin yaklaşık % 70-75’i petrol ihracına dayanmaktadır. Dünyada doğal gaz rezervleri bakımından Rusya ve İran’dan sonra üçüncü büyük rezerve
sahiptir. Doğru cevap D şıkkıdır.
ve özellikle doğal gaz konusunda çok sayıda uluslararası firmayla yapılan sözleşmelerle ülkede yabancı sermaye yatırımlarını artırma çabası içindedir. Katar ekonomisini çeşitlendirmeye yönelik olarak ham petrol ihracından ziyade rafine petrol ihraç kapasitesini geliştirmeye çalışmaktadır. Ülkenin ihraç gelirlerinin yaklaşık % 70-75’i petrol ihracına dayanmaktadır. Dünyada doğal gaz rezervleri bakımından Rusya ve İran’dan sonra üçüncü büyük rezerve
sahiptir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 66
Halifa ailesi aşağıdaki ülkelerden hangisinde iktidarı elinde tutmaya devam etmektedir?
Seçenekler
A
BAE
B
Katar
C
Bahreyn
D
Umman
E
Kuveyt
Açıklama:
Kitaba göre Suudi Arabistan’da Suud ailesi, Katar’da Tani ailesi, BAE’de Nahyan, Kuveyt’te Sabah ailesi, Bahreyn’de Halifa ailesi ve Umman’da Sa’id ailesi iktidarı elinde tutmaya devam etmektedirler. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 67
Kanıtlanmış petrol rezervleri bakımından dünyada en büyük petrol rezervine sahip olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Suudi Arabistan
C
Irak
D
Kuveyt
E
BAE
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-KÜRESEL ENERJİ PİYASASI AÇISINDAN ORTA DOĞU’NUN KONUMU VE ÖNEMİ
Öte yandan salt Orta Doğu’daki ham petrol rezervi miktarı ise yaklaşık 797 milyar varildir. Bu rezervlerin önemli bir kısmı 265 milyar varili S. Arabistan, 141 milyar varili İran, 141 milyar varili Irak, 98 milyar varili BAE, 101 milyar varili Kuveyt, 5.5 milyar varili Umman, 2.5 milyar varili Suriye, 25 milyar varili Katar ve diğer Orta Doğu ülkelerinde de toplamda yaklaşık 3 milyar varillik bir rezerv bulunmaktadır.
Öte yandan salt Orta Doğu’daki ham petrol rezervi miktarı ise yaklaşık 797 milyar varildir. Bu rezervlerin önemli bir kısmı 265 milyar varili S. Arabistan, 141 milyar varili İran, 141 milyar varili Irak, 98 milyar varili BAE, 101 milyar varili Kuveyt, 5.5 milyar varili Umman, 2.5 milyar varili Suriye, 25 milyar varili Katar ve diğer Orta Doğu ülkelerinde de toplamda yaklaşık 3 milyar varillik bir rezerv bulunmaktadır.
Soru 68
Dünyadaki en büyük petrol tüketicisi olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birleşik Krallık
B
Hindistan
C
Çin
D
Rusya
E
ABD
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-KÜRESEL ENERJİ PİYASASI AÇISINDAN ORTA DOĞU’NUN KONUMU VE ÖNEMİ
Orta Doğu ülkeleri günde yaklaşık 7.5 milyon varil bir tüketim gerçekleştirirken, ABD 19 milyon varil ve Batı Avrupa ülkeleri de yaklaşık 13.6 milyon varillik bir tüketime sahiptir. Diğer yandan tüketimleri sürekli artan Asya Pasifik ülkeleri ise günde yaklaşık 28 milyon varillik bir tüketim gerçekleştirmektedirler. Bunlar arasında Çin günde yaklaşık 9.4 milyon varille başı çekerken, Çin’in ardından Japonya 4.5 milyon varil ve Hindistan’da 3.5 milyon varillik bir tüketim gerçekleştirmektedirler.
Orta Doğu ülkeleri günde yaklaşık 7.5 milyon varil bir tüketim gerçekleştirirken, ABD 19 milyon varil ve Batı Avrupa ülkeleri de yaklaşık 13.6 milyon varillik bir tüketime sahiptir. Diğer yandan tüketimleri sürekli artan Asya Pasifik ülkeleri ise günde yaklaşık 28 milyon varillik bir tüketim gerçekleştirmektedirler. Bunlar arasında Çin günde yaklaşık 9.4 milyon varille başı çekerken, Çin’in ardından Japonya 4.5 milyon varil ve Hindistan’da 3.5 milyon varillik bir tüketim gerçekleştirmektedirler.
Soru 69
OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkeler dünya petrol rezervlerin yüzde kaçına sahiptir?
Seçenekler
A
81
B
82
C
83
D
84
E
85
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-KÜRESEL ENERJİ PİYASASI AÇISINDAN ORTA DOĞU’NUN KONUMU VE ÖNEMİ
1 Ocak 2007’de Angola’nın da OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi olmasıyla birlikte OPEC üyesi 12 ülke toplam ham petrol rezervinin %81’ini elinde tutmaktadır.
1 Ocak 2007’de Angola’nın da OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi olmasıyla birlikte OPEC üyesi 12 ülke toplam ham petrol rezervinin %81’ini elinde tutmaktadır.
Soru 70
En fazla doğalgaz rezervine sahip ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Venezuela
B
İran
C
Rusya
D
Katar
E
Türkmenistan
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-KÜRESEL ENERJİ PİYASASI AÇISINDAN ORTA DOĞU’NUN KONUMU VE ÖNEMİ
Bununla birlikte ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir.
Bununla birlikte ülkeler bazında, dünya rezervinin yaklaşık %22’sini elinde bulunduran Rusya, sahip olduğu 44.6 trilyon m3 ile en fazla doğal gaz rezervine sahip ülkesidir.
Soru 71
Aşağıdaki ülkelerden hangisi OPEC'in kurucu üyeleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Katar
B
Libya
C
BAE
D
Venezuela
E
Gabon
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-DÜNYA ENERJİ ÜRETİMİ VE TÜKETİMİNDE ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN ROLÜ
OPEC, (Organization of Petroleum Exporting Countries, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) 1960 Eylül’ünde Irak’ta kurulmuştur. Kuruluşundaki temel amaç petrol fiyatlarına istikrar kazandırmak gelmekteydi. Ancak 1970’lerden sonra OPEC petrol fiyatlarının yanı sıra üretim ve üye ülkeler arasında petrol piyasasının istikrarını sağlamak için eş güdüm sağlama amacına yönelmiştir. Kurucu üyeler arasında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela bulunmaktaydı.
OPEC, (Organization of Petroleum Exporting Countries, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) 1960 Eylül’ünde Irak’ta kurulmuştur. Kuruluşundaki temel amaç petrol fiyatlarına istikrar kazandırmak gelmekteydi. Ancak 1970’lerden sonra OPEC petrol fiyatlarının yanı sıra üretim ve üye ülkeler arasında petrol piyasasının istikrarını sağlamak için eş güdüm sağlama amacına yönelmiştir. Kurucu üyeler arasında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela bulunmaktaydı.
Soru 72
Katar'da iktidarı elinde bulunduran aile aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sa'id
B
Halifa
C
Nahyan
D
Tani
E
Sabah
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-ENERJİ REZERVİNE SAHİP ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN SİYASAL VE TOPLUMSAL YAPILARI VE PETROL POLİTİKALARI
Öte yandan Suudi Arabistan’da Suud ailesi, Katar’da Tani ailesi, BAE’de Nahyan, Kuveyt’te Sabah ailesi, Bahreyn’de Halifa ailesi ve Umman’da Sa’id ailesi iktidarı elinde tutmaya devam etmektedirler.
Öte yandan Suudi Arabistan’da Suud ailesi, Katar’da Tani ailesi, BAE’de Nahyan, Kuveyt’te Sabah ailesi, Bahreyn’de Halifa ailesi ve Umman’da Sa’id ailesi iktidarı elinde tutmaya devam etmektedirler.
Soru 73
Ortadoğu'nun petrol ve doğalgaz zengini ülkelerine en fazla işçi gönderen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özbekistan
B
Güney Afrika
C
Hindistan
D
Filistin
E
Suriye
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-ENERJİ REZERVİNE SAHİP ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN SİYASAL VE TOPLUMSAL YAPILARI VE PETROL POLİTİKALARI
Körfez ülkelerinde yabancı göçmenler arasında birinci sırayı Hindistan kökenli göçmenler tutmaktadır.
Körfez ülkelerinde yabancı göçmenler arasında birinci sırayı Hindistan kökenli göçmenler tutmaktadır.
Soru 74
İran'da petrol üretim ve satışını kontrol eden şirket aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aramco
B
NIOC
C
ConovoPhilips
D
Total
E
Sheel
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-ENERJİ REZERVİNE SAHİP ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN SİYASAL VE TOPLUMSAL YAPILARI VE PETROL POLİTİKALARI
Bir devlet şirketi olan ve Musaddık’tan miras kalan NIOC (National Iranian Oil Company) petrol üretimini ve satışını kontrol etmektedir
Bir devlet şirketi olan ve Musaddık’tan miras kalan NIOC (National Iranian Oil Company) petrol üretimini ve satışını kontrol etmektedir
Soru 75
Aşağıdaki ülkelerden hangisi hem OPEC hemde OAPEC'e üye olmamasına rağmen bütün ekonomisi hidrokarbon enerji kaynaklarına dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Katar
C
Irak
D
Kuveyt
E
Umman
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-ENERJİ REZERVİNE SAHİP ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN SİYASAL VE TOPLUMSAL YAPILARI VE PETROL POLİTİKALARI
BAE’yle sınır sorunlarını çözen Körfez ülkelerinden Umman ise hem OPEC hem de OAPEC’e üye olmamasına rağmen ekonomisi, büyük ölçüde petrol üretimi ve ihracatına dayanmaktadır.
BAE’yle sınır sorunlarını çözen Körfez ülkelerinden Umman ise hem OPEC hem de OAPEC’e üye olmamasına rağmen ekonomisi, büyük ölçüde petrol üretimi ve ihracatına dayanmaktadır.
Soru 76
El Jazeera isimli gazeteyi finanse eden ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Katar
B
Bahreyn
C
Kuveyt
D
Suudi Arabistan
E
Irak
Açıklama:
Orta Doğuda Siyaset-Orta Doğu’da Enerji Kaynakları ve Politikaları-ENERJİ REZERVİNE SAHİP ORTA DOĞU ÜLKELERİNİN SİYASAL VE TOPLUMSAL YAPILARI VE PETROL POLİTİKALARI
Şeyh Thani Doha’yı Orta Doğu’nun uluslararası eğitim, toplantı ve konferans merkezi hâline getirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır. Bu kapsamda Doha’da inşa edilen Education City’de dünyanın en seçkin üniversitelerinin şubeleri açılmıştır. Bunlar arasında en dikkat çekenleri arasında Carnegie Mellon University, Georgetown University (isim hakkı için 20 milyon dolar ödenmiştir), Texas A&M University ve Weill Cornell Medical College gelmektedir. Öte yandan basın yayın alanında da El Jazeera kanalının faaliyetlerine ekonomik ve politik olarak destek verilmektedir.
Şeyh Thani Doha’yı Orta Doğu’nun uluslararası eğitim, toplantı ve konferans merkezi hâline getirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır. Bu kapsamda Doha’da inşa edilen Education City’de dünyanın en seçkin üniversitelerinin şubeleri açılmıştır. Bunlar arasında en dikkat çekenleri arasında Carnegie Mellon University, Georgetown University (isim hakkı için 20 milyon dolar ödenmiştir), Texas A&M University ve Weill Cornell Medical College gelmektedir. Öte yandan basın yayın alanında da El Jazeera kanalının faaliyetlerine ekonomik ve politik olarak destek verilmektedir.
Ünite 7
Soru 1
İran'da 1979'da gerçekleşen devrimden sonraTürkiye ve İran arasındaki ilişkilerde en belirleyici faktör ne olmuştur?
Seçenekler
A
Türkiye'nin İran ile ekonomik ilişkileri faydalı bulmaması
B
Her iki ülkedeki ideolojik faklılıkların öne çıkarılması
C
ABD'nin Türkiye'ye İran ile iletişim kurmaması konusunda baskı yapması
D
Batılı ülkelerin İran'ın Türkiye ile ekonomik ilişkiler kurmasını onaylamaması
E
İki ülkenin ekonomik çıkarlar konusunda anlaşamaması
Açıklama:
B) Her iki ülkedeki ideolojik faklılıkların öne çıkarılması
Soru 2
Sınır sorunlarının çözümü ile ilgili olan Sadabad Paktı hangi ülkeler arasında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
Türkiye ve İran arasında
B
Türkiye ve Irak arasında
C
İran ve Irak arasında
D
Türkiye, İran, Irak ve Pakistan
E
Türkiye, İran, Irak ve Afganistan
Açıklama:
E) Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
Soru 3
- Türkiye'de yaşanan bazı suikastlarda İran'ın parmağı olduğu
- İran'ın PKK’ye destek verdiği
- İran'ın Türkiye’de rejimi değiştirmeye çalıştığı
- İran'ın ABD'yi Türkiye'ye karşı kışkırtması
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
Yalnız III
D
I,II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
D)
- Türkiye'de yaşanan bazı suikastlarda İran'ın parmağı olduğu
- İran'ın PKK’ye destek verdiği
- İran'ın Türkiye’de rejimi değiştirmeye çalıştığı
Soru 4
1955 yılında kurulan Bağdat Paktı'nın amacı aşağıdakilerden hangisiydi?
Seçenekler
A
Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti.
B
Türkiye ve İran arasındaki sınır ihlali sorununa çözüm getirmekti.
C
ABD'nin Orta Doğu ülkelerine etkisi karşısında dayanışma oluşturmaktı.
D
Türkiye, İran ve Irak arasında ekonomik işbirliği sağlamaktı.
E
Batılı ülkelerin Orta Doğu'ya nüfuzunu engellemekti.
Açıklama:
A) Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti.
Soru 5
- Güvenlik alanlarında olumsuz gelişmeler yaşanmıştır.
- Ekonomik alanda iş birliğine dair önemli adımlar atılmıştır.
- İran, ekonomik yönden Türkiye ile ilişkilerini tamamen kesmiştir.
- Türk-İran ilişkilerinin ideolojinin ipoteğinden kurtarılmasında önemli bir gelişme olmuştur.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
E)
- Ekonomik alanda iş birliğine dair önemli adımlar atılmıştır.
- Türk-İran ilişkilerinin ideolojinin ipoteğinden kurtarılmasında önemli bir gelişme olmuştur.
Soru 6
Türkiye, İran ve Brezilya arasında 2010 yılında imzalanan Tahran Anlaşması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
ABD ve İsrail yönetimleri, İran'a karşı politikalarını yumuşatmışlardır.
B
Türkiye, ABD'nin tepkisini almamamk için bu anlaşmada yer almamıştır.
C
İran nükleer sorununun çözümü konusunda bu anlaşma ile bir fırsat sunuluyordu.
D
Bu anlaşmaya karşı Türkiye NATO’daki müttefikleriyle birlikte hareket etme kararı almıştır.
E
Türkiye, İran tarafından “eksen kayması” suçlamalarına maruz kalmıştır.
Açıklama:
C) İran nükleer sorununun çözümü konusunda bu anlaşma ile bir fırsat sunuluyordu.
Soru 7
Musul'un Irak sınırları içinde kalması için Milletler Cemiyet'inde en aktif rolü oynayan ülke hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Fransa
B
İngiltere
C
Belçika
D
Almanya
E
Danimarka
Açıklama:
B) İngiltere
Lozan Barış Görüşmeleri sırasında Musul meselesinin ikili görüşmelere kalmasını sağlayan İngiltere, aslında bu bölgenin Irak tarafında kalmasını da garanti altına almış oluyordu.
Lozan Barış Görüşmeleri sırasında Musul meselesinin ikili görüşmelere kalmasını sağlayan İngiltere, aslında bu bölgenin Irak tarafında kalmasını da garanti altına almış oluyordu.
Soru 8
!990'larda Irak'ın kuzeyindeki bölgede fiili bir Kürt devleti oluşumunda en önemli etken aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere'nin Irak üzerinde baskı kurması ve bu oluşuma destek vermesi
B
Çekiç Güç’ün denetleyici faaliyetleri sonucunda Irak hükümetinin zayıflaması
C
Irak'ın uzun süre İngiltere'nin vesayet yönetimi altında kalması
D
Saddam Hüseyin yönetiminin Kuveyt'i işgali sırasında bu bölgeyi ihmal etmesi
E
Batılı ülkelerin bu bölge üzerinde söz sahibi olarak bir Kürt devletine izin vermeleri
Açıklama:
B) Çekiç Güç’ün denetleyici faaliyetleri sonucunda Irak hükümetinin zayıflaması
Soru 9
- Türkiye “komşularla sıfır sorun” politikasını izlemeye devam etmiştir.
- “İnsan haklarına saygı” ilkesi ön plana alınmıştır.
- Esad yönetimiyle ilişkiler koparılarak Suriye muhalefeti desteklenmiştir.
- Suriye muhalefeti desteklenmiş fakat Esad yönetimi ile ilişkiler sürmüştür.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
I, II ve IV
D
II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
D)
- “İnsan haklarına saygı” ilkesi ön plana alınmıştır.
- Esad yönetimiyle ilişkiler koparılarak Suriye muhalefeti desteklenmiştir.
Soru 10
2000'li yıllara kadar Türkiye ve İrail ilişkilerinde Türkiye'nin aldığı kararları etkileyen en önemli faktör aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
ABD’nin Türk iç ve dış politikasındaki etkisi
B
İsrail'in Arap ülkelerine karşı saldırgan tavırları
C
İsrail'in Filistin ile yaşadığı sorunlar
D
Soğuk savaş döneminde farklı bloklarda yer almaları
E
Farklı ideolojilere sahip olmaları
Açıklama:
A) ABD’nin Türk iç ve dış politikasındaki etkisi
Soru 11
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Avrupa Birliği ülkelerinin payı ne kadardı?
Seçenekler
A
%53,7 (yüzde elliüç virgül yedi)
B
%43,7 (yüzde kırküç virgül yedi)
C
%33,7 (yüzde otuzüç virgül yedi)
D
%7,2 (yüzde yedi virgül iki)
E
%17,2 (yüzde onyedi virgül iki)
Açıklama:
Orta Doğu ülkelerinin payı sadece %7,2 kadardı.
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Avrupa Birliği ülkelerinin payı %53,7 (yüzde elliüç virgül yedi) idi.
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Avrupa Birliği ülkelerinin payı %53,7 (yüzde elliüç virgül yedi) idi.
Soru 12
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Orta Doğu ülkelerinin payı ne kadardı?
Seçenekler
A
%7,2 (yüzde yedi virgül iki)
B
%72 (yüzde yetmişiki)
C
%17,2 (yüzde onyedi virgül iki)
D
%53,7 (yüzde elliüç virgül yedi)
E
%5,3 (yüzde beş virgül üç)
Açıklama:
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Avrupa Birliği ülkelerinin payı %53,7 iken Orta Doğu ülkelerinin payı sadece %7,2 kadardı.
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Orta Doğu ülkelerinin payı sadece %7,2 (yüzde yedi virgül iki9 kadardı.
2000 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaretinde Orta Doğu ülkelerinin payı sadece %7,2 (yüzde yedi virgül iki9 kadardı.
Soru 13
İran’da İslam Devrimi ne zaman gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1979 yılında
B
1989 yılında
C
1969 yılında
D
1970 yılında
E
1999 yılında
Açıklama:
İran’da 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi’nin ardından, Tahran’ın kendi rejimini bölge ülkelerine ihraç etmek istediği, nükleer silah elde etmeyi amaçladığı ve İsrail’i ortadan kaldırmaya çalıştığı gibi gerekçelerle Washington yönetiminin bu ülkeye karşı uyguladığı yalnızlaştırma ve sıkıştırma politikası Türkiye-İran ilişkilerinin gelişmesinin önündeki en önemli engel olmuştur.
İran’da İslam Devrimi 1979 yılında gerçekleşmiştir.
İran’da İslam Devrimi 1979 yılında gerçekleşmiştir.
Soru 14
Orta Doğu ülkeleriyle uzun zamandır ihmal edilen ilişkileri geliştirirken Batılı ülkelere de sırtını dönmemeye çalışan Türkiye, bütün bu çabasına rağmen ne ile suçlanmıştır?
Seçenekler
A
Çok tutarsız politika
B
Eksen kayması
C
Diplomatik atak
D
İsrail yanlısı
E
Amerika yanlısı
Açıklama:
Bu eleştirilere gerekçe olarak gösterilen İran ve Suriye ile ilişkilerini geliştirmesi konusunda, Türkiye’nin ekonomik kalkınması için komşularıyla ticaret yapması kadar doğal bir şey olmadığının altını çizen Ankara, İsrail ile yaşanan gerginliklerin de bu ülkenin saldırgan politikalarından kaynaklandığını vurgulamıştır.
Orta Doğu ülkeleriyle uzun zamandır ihmal edilen ilişkileri geliştirirken Batılı ülkelere de sırtını dönmemeye çalışan Türkiye, bütün bu çabasına rağmen “eksen kayması” eleştirilerine maruz kalabilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Orta Doğu ülkeleriyle uzun zamandır ihmal edilen ilişkileri geliştirirken Batılı ülkelere de sırtını dönmemeye çalışan Türkiye, bütün bu çabasına rağmen “eksen kayması” eleştirilerine maruz kalabilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 15
Türkiye ile İran arasındaki ilişki güven ve iş birliğinden çok neye dayanıyor?
Seçenekler
A
İşbirliği
B
Rekabet ve güç mücadelesi
C
Güçbirliği
D
Ekonomik işbirliği
E
Din kardeşliği
Açıklama:
Bulunduğu coğrafyada “merkezi güç” ve önemli bir küresel aktör olma hedefine sahip bir ülke olan Türkiye’nin, İran gibi büyük bir komşusuyla dış ticaret hacminin, son dönemde yaşanan çok büyük artışlara rağmen hâlen sadece 16 milyar dolar seviyesinde olması bu hedeften ne kadar uzak olduğunu göstermektedir.
Türkiye ile İran arasındaki ilişkinin güven ve iş birliğinden çok rekabet ve güç mücadelesi zeminine oturması iki ülkenin ekonomik ilişkilerine de olumsuz yansımıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Türkiye ile İran arasındaki ilişkinin güven ve iş birliğinden çok rekabet ve güç mücadelesi zeminine oturması iki ülkenin ekonomik ilişkilerine de olumsuz yansımıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 16
Türkiye, İran yönetimini PKK’ye destek vermekle suçlayıp misilleme tehdidinde bulunurken Tahran da Türkiye’nin İran’ın güvenliğine karşı silahlı saldırılarda bulunan destek verdiğini iddia ediyordu?
Seçenekler
A
Halkın Kardeşliği Örgütüne
B
Halkın Bilinçli Örgütüne
C
Halkın Mücahitleri Örgütüne
D
Halkın Komşuları Örgütüne
E
Halk Edebiyatını Sevenler Örgütüne
Açıklama:
Karşılıklı suçlamalarla iki ülke arasında zehirlenen atmosfer bir sonraki adımda gerçekten de oluşan tehdit algılaması nedeniyle birbirlerinin güvenliğine karşı politikalar izlemeleri sonucunu doğurabiliyordu.
Türkiye, İran yönetimini PKK’ye destek vermekle suçlayıp misilleme tehdidinde bulunurken Tahran da Türkiye’nin İran’ın güvenliğine karşı silahlı saldırılarda bulunan Halkın Mücahitleri Örgütüne destek verdiğini iddia ediyordu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Türkiye, İran yönetimini PKK’ye destek vermekle suçlayıp misilleme tehdidinde bulunurken Tahran da Türkiye’nin İran’ın güvenliğine karşı silahlı saldırılarda bulunan Halkın Mücahitleri Örgütüne destek verdiğini iddia ediyordu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 17
Turgut Özal’ın ilk defa başbakan olması hangi yıldır?
Seçenekler
A
1987
B
1985
C
1983
D
1993
E
1973
Açıklama:
Bu çerçevede Özal’ın önemli girişimlerinden biri, 1979’da İran’ın üyelikten çekilmesi sonrasında CENTO’nun ortadan kalkmasına rağmen hâlen hukuksal olarak devam eden RCD’yi (Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği/Regional Cooperation for Development) canlandırmaya yönelik bir girişim başlatması olmuştur.
Turgut Özal’ın 1983 yılında yapılan seçimleri kazanarak başbakan olması, Türk-İran ilişkilerinin ideolojinin ipoteğinden kurtarılması konusunda önemli bir gelişme olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Turgut Özal’ın 1983 yılında yapılan seçimleri kazanarak başbakan olması, Türk-İran ilişkilerinin ideolojinin ipoteğinden kurtarılması konusunda önemli bir gelişme olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 18
AK Parti hangi tarihte yapılan seçimleri kazanarak iktidara gelmiştir?
Seçenekler
A
30 Kasım 2002
B
15 Kasım 2002
C
3 Eylül 2002
D
3 Ekim 2002
E
3 Kasım 2002
Açıklama:
3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimleri kazanarak iktidara gelen AK Partinin, “dış politikanın ekonomik kalkınmanın bir aracı” olarak uygulanmasına yönelik temel yaklaşımı çerçevesinde geliştirmiş olduğu “komşularla sıfır sorun”, “çok boyutlu dış politika” ve “ekonomik iş birliği yoluyla karşılıklı bağımlılığın artırılması” gibi ilkeler doğrultusundaki dış politika anlayışının İran ile ilişkilere yansıması, Türkiye’nin bu ülke ile arasındaki sorunları hızlı bir şekilde çözerek ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine odaklanması şeklinde olmuştur.
AK Parti 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimleri kazanarak iktidara gelmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
AK Parti 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimleri kazanarak iktidara gelmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 19
1937 yılında imzalanan Sadabat Paktı hangi ülkeler arasındadır?
Seçenekler
A
Irak, İran ve Afganistan
B
Türkiye, Irak, İran ve Pakistan
C
Türkiye, Pakistan, İran ve Afganistan
D
Türkiye, Irak, İran ve Afganistan
E
Türkiye, Irak ve Afganistan
Açıklama:
Sadabat Paktı’nın kuruluş amaçlarından biri, Türkiye’nin diğer komşusu İran’la olduğu gibi Irak ile de sınır güvenliğini sağlamak istemesi ve bu çerçevede isyancıların komşu devlet toprakları üzerinden Türkiye topraklarına saldırmalarının engellenmesiydi.
Sadabat Paktı 1937 yılında Türkiye, Irak, İran ve Afganistan’ın katılımıyla imzalanmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Sadabat Paktı 1937 yılında Türkiye, Irak, İran ve Afganistan’ın katılımıyla imzalanmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 20
Hatay Meclisi oy birliğiyle Türkiye’ye katılma kararını ne zaman almıştır?
Seçenekler
A
29 Haziran 1939
B
29 Eylül 1939
C
29 Temmuz 1939
D
29 Haziran 1930
E
29 Haziran 1940
Açıklama:
Misak-ı Millî sınırları içerisinde yer alan Hatay’ın Türkiye sınırlarına katılmasını sağlamıştır.
29 Haziran 1939’da toplanan Hatay Meclisi’nin oy birliğiyle Türkiye’ye katılma kararı
almıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
29 Haziran 1939’da toplanan Hatay Meclisi’nin oy birliğiyle Türkiye’ye katılma kararı
almıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 21
Aşağıdaki ülkelerden hangisi, 1955 yılında kurulan Bağdat Paktı'na dahil değildir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İran
C
Suriye
D
Irak
E
İngiltere
Açıklama:
Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma örgütüdür. Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti. 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır. 1979’a kadar devam eden Bağdat Paktı 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona ermiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 22
Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 organizasyonu, aşağıdaki ülkelerden hangisinin katılımı ile kurulmamıştır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Pakistan
C
Afganistan
D
Endonezya
E
Mısır
Açıklama:
Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş,
Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. Doğru cevap C'dir.
Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. Doğru cevap C'dir.
Soru 23
1969 Eylül ayında İslam ülkeleri tarafından kurulan İslam Konferansı Örgütü, aşağıdaki şehirlerden hangisinde kurulmuştur?
Seçenekler
A
Rabat
B
Bağdat
C
Ankara
D
Kudüs
E
Şam
Açıklama:
İslam Konferansı Örgütü,
Eylül 1969’da Fas’ın Başkenti
Rabat’ta toplanan İslam
ülkeleri tarafından kurulan
uluslararası bir kuruluştur.
Örgütün adı 38. Dışişleri
Bakanları Toplantısında
alınan kararla adı İslam
İşbirliği Teşkilatı (IIT) olarak
değiştirilmiştir.
Doğru cevap A'dır.
Eylül 1969’da Fas’ın Başkenti
Rabat’ta toplanan İslam
ülkeleri tarafından kurulan
uluslararası bir kuruluştur.
Örgütün adı 38. Dışişleri
Bakanları Toplantısında
alınan kararla adı İslam
İşbirliği Teşkilatı (IIT) olarak
değiştirilmiştir.
Doğru cevap A'dır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi, Irak kuzeyinde fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu doğuran misyon olan "Çekiç Güç" misyonunun kısaltmasıdır?
Seçenekler
A
OPC
B
ONW
C
PKK
D
KKK
E
OPEC
Açıklama:
“Çekiç Güç” adıyla da bilinen ancak resmî ismi 1996 yılına kadar Operation
Provide Comfort (OPC) olan ve İncirlik üssünden havalanan Amerikan ve İngiliz
uçaklarıyla denetlenen bu misyon, Irak merkezi hükûmetinin ülkenin kuzeyine
hâkim olmasını engellemiş ve bölgede fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu
doğurmuştur. Doğru cevap A'dır.
Provide Comfort (OPC) olan ve İncirlik üssünden havalanan Amerikan ve İngiliz
uçaklarıyla denetlenen bu misyon, Irak merkezi hükûmetinin ülkenin kuzeyine
hâkim olmasını engellemiş ve bölgede fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu
doğurmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 25
Irak'ın ayrılması ile adı CENTO'ya dönüştürülen Bağdat Paktı'nın merkezi, aşağıdaki şehirlerden hangisine taşınmıştır?
Seçenekler
A
Şam
B
Tahran
C
Kudüs
D
Ankara
E
Londra
Açıklama:
ABD’ye daha da yakınlaşan Ankara, Irak’ın ayrılmasının
Bağdat Paktı’nın sona ermesine yol açmaması için çaba sarf etmiş ve bu
ittifakın adı CENTO’ya dönüştürülerek merkezi Ankara’ya taşınmıştır (Bağcı,
1990: 96-99). Doğru cevap D'dir.
Bağdat Paktı’nın sona ermesine yol açmaması için çaba sarf etmiş ve bu
ittifakın adı CENTO’ya dönüştürülerek merkezi Ankara’ya taşınmıştır (Bağcı,
1990: 96-99). Doğru cevap D'dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi, Suriye'nin Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki anlayışına karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Taksim
B
Tahsis
C
Tahkim
D
Tahrir
E
Tahlil
Açıklama:
Türkiye ise bu nehrin sularına duyduğu ihtiyacın gelecekteki nüfus artışı ve yeni projelerle artacağı düşüncesiyle Suriye ile bir paylaşım anlaşması yaparak “kendi suyu” üzerindeki haklarından vazgeçmek istemiyordu. Suriye’nin bu konudaki temel tezi “taksim” (sharing) anlayışına dayanmakta iken, Türkiye tezini “tahsis” (allocation) ilkesi üzerine oturtmaktaydı. Doğru cevap A'dır.
Soru 27
Türkiye, Suriye yönetimi ile bütün bağlarını kopardıktan sonra kaç yılında Şam Büyükelçiliğini kapatmıştır?
Seçenekler
A
2009
B
2012
C
2015
D
2016
E
2019
Açıklama:
Suriye yönetimi ile bu şekilde bütün bağlarını koparan Türkiye 26 Mart 2012’de
Şam Büyükelçiliğini kapatmış, onun yerine Türkiye’nin Suriye’deki diplomatik
temsilciliğini üstlenen Halep Başkonsolosunu da 23 Temmuz 2012’de Türkiye’ye
çağırmıştır. Doğru cevap B'dir.
Şam Büyükelçiliğini kapatmış, onun yerine Türkiye’nin Suriye’deki diplomatik
temsilciliğini üstlenen Halep Başkonsolosunu da 23 Temmuz 2012’de Türkiye’ye
çağırmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Mavi Marmara Saldırısı sonucunda, Türkiye, İsrailden aşağıdakilerden hangisini talep etmemiştir?
Seçenekler
A
Özür dilenmesi
B
Gazze'ye uygulanan ablukaya son verilmesi
C
Tazminat ödemesi
D
Mağdurlara tazminat ödenmesi
E
Kudüs'ün Türkiye'ye verilmesi
Açıklama:
Başbakan Erdoğan
ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun yaptığı açıklamalarla İsrail’in bu saldırısını
lanetleyen, yapılanın “devlet eliyle işlenmiş bir cinayet” ve “haydutlukla eş
değer” olduğunu ifade eden Türkiye, Tel Aviv yönetimini özür dilemeye, tazminat
ödemeye ve Gazze’ye uyguladığı ablukayı sona erdirmeye çağırmış, aksi takdirde
Türkiye’nin karşı tedbirlere başvuracağını ilan etmiştir.
Doğru cevap E'dir.
ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun yaptığı açıklamalarla İsrail’in bu saldırısını
lanetleyen, yapılanın “devlet eliyle işlenmiş bir cinayet” ve “haydutlukla eş
değer” olduğunu ifade eden Türkiye, Tel Aviv yönetimini özür dilemeye, tazminat
ödemeye ve Gazze’ye uyguladığı ablukayı sona erdirmeye çağırmış, aksi takdirde
Türkiye’nin karşı tedbirlere başvuracağını ilan etmiştir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 29
Mavi Marmara Saldırısı sonrası yaşanan gelişmelerden sonra, Ankara'nın İsrail'e karşı açıkladığı beş maddelik eylem planı içerisinde aşağıdakilerden hangisi yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Askeri anlaşmaların askıya alınması
B
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de seyrüsefer serbestisi için önlem alması
C
Gazze ablukasının kaldırılması için konunun Uluslararası Adalet Divanına götürülmesi
D
İsrail ile ilişkilerin tamamen kesilmesi
E
Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama
girişimlerine destek verilmesi
girişimlerine destek verilmesi
Açıklama:
İsrail ile ilişkiler kesilmemiş, ikinci katip düzeyine indirilmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
NATO Lizbon Zirvesi’nde “NATO’nun Avrupa topraklarına yönelik balistik füze saldırılarına karşı bir füze savunma kapasitesi geliştirilmesi” kararlaştırılmıştır. Bu aşağıdaki yıllardan hangisinde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1990
B
2000
C
2010
D
2015
E
2020
Açıklama:
Doğru cevap C'dir.
Soru 31
Türkiye, İran, Irak ve Afganistan ile imzalanan, birbirlerinin sınırlarını ihlal etmemeyi, iç işlerine karışmamayı ve ortak menfaatlerini ilgilendiren uluslararası konularda görüş teatisinde bulunmayı taahhüt ettikleri anlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Sadabat Paktı
C
Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği
D
Tahran Anlaşması
E
Kasr-ı Şirin Anlaşması
Açıklama:
1937 yılında imzalanan Sadabad Paktı ile Türkiye-İran ilişkileri o zamana kadarki en iyi noktalardan birine ulaşmış oldu. Bu Paktı imzalayan Türkiye, İran, Irak ve Afganistan, birbirlerinin sınırlarını ihlal etmemeyi, iç işlerine karışmamayı ve ortak menfaatlerini ilgilendiren uluslararası konularda görüş teatisinde bulunmayı taahhüt ediyorlardı.
Soru 32
İran ve Pakistan ve Türkiye arasında 1985 yılında, Batı yanlısı geçmişi nedeniyle İran’ın canlandırılmasına karşı çıktığı RCD’nin yerine hangi teşkilat kurulmuştur?
Seçenekler
A
Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (Economic Cooperation Organization-ECO)
B
Merkezi Anlaşma Örgütü (CENTO)
C
Tahran Anlaşması
D
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi
E
İslam Konferansı Örgütü
Açıklama:
1979’da İran’ın üyelikten çekilmesi sonrasında CENTO’nun ortadan kalkmasına rağmen hâlen hukuksal olarak devam eden
RCD’yi (Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği/Regional Cooperation for Development) canlandırmaya yönelik bir girişim başlatması olmuştur. İran ve Pakistan yönetimleriyle yoğun temasları sonrasında üç ülke arasında 1985 yılında, Batı yanlısı geçmişi nedeniyle İran’ın canlandırılmasına karşı çıktığı RCD’nin yerine Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (Economic Cooperation Organization-ECO) kurulmuştur.
RCD’yi (Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği/Regional Cooperation for Development) canlandırmaya yönelik bir girişim başlatması olmuştur. İran ve Pakistan yönetimleriyle yoğun temasları sonrasında üç ülke arasında 1985 yılında, Batı yanlısı geçmişi nedeniyle İran’ın canlandırılmasına karşı çıktığı RCD’nin yerine Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (Economic Cooperation Organization-ECO) kurulmuştur.
Soru 33
Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında oluşturulan ve ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine edilmesi amacıyla kurulan örgüt hangisidir?
Seçenekler
A
Merkezi Anlaşma Örgütü (Central Treaty Organization-CENTO)
B
Nabucco Projesi
C
D-8 (Developing Eight)
D
RCD (Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği/Regional Cooperation for Development)
E
Bağdat Paktı
Açıklama:
D-8 (Developing Eight): Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında oluşturulan ve ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine edilmesi amacıyla kurulmuştur.
Soru 34
İran nükleer sorunu ile ilgili olarak Türkiye-İran-Brezilya arasında hangi anlaşma imzalanmıştır?
Seçenekler
A
Füze Kalkanı
B
Nabucco Projesi
C
Tahran Anlaşması
D
NATO Lizbon Zirvesi
E
RCD’yi (Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği/Regional Cooperation for Development)
Açıklama:
Tahran Anlaşması: 17 Mayıs 2010 tarihinde uzun görüşmeler sonunda Türkiye, İran ve Brezilya arasında imzalanan Tahran Anlaşması ile İran nükleer sorununun çözümü konusunda bir fırsat doğuyordu.
Soru 35
I- Komşularla sıfır sorun
II- Ekonomik iş birliği yoluyla karşılıklı bağımlılığın artırılması
III- Güvene dayalı ilişki
Yukarıdaki politikalardan hangisi veya hangileri 2000'li yıllarda Türkiye'nin komşuları ile olan gerginlikleri nedeniyle bir türlü geliştirilemeyen ekonomik ilişkilerine hız kazandırmıştır ?
II- Ekonomik iş birliği yoluyla karşılıklı bağımlılığın artırılması
III- Güvene dayalı ilişki
Yukarıdaki politikalardan hangisi veya hangileri 2000'li yıllarda Türkiye'nin komşuları ile olan gerginlikleri nedeniyle bir türlü geliştirilemeyen ekonomik ilişkilerine hız kazandırmıştır ?
Seçenekler
A
I-II
B
I-II-III
C
II-III
D
III
E
I-III
Açıklama:
2000’li yıllarda, “komşularla sıfır sorun” ve “ekonomik iş birliği yoluyla karşılıklı bağımlılığın artırılması” gibi ilkelere dayalı yeni dış politika anlayışının
Türkiye’nin İran politikasına da yansıması sonucunda bu ülke ile oluşturulan
“güvene dayalı ilişki” sonucunda, ideolojik farklılıkların geriye atılması mümkün
olmuştur. Bunun neticesinde artık ideolojik kavgalarla zehirlenmeyen yeni temiz
atmosferde daha sağlıklı ilişkilerin geliştirilmesi mümkün olmuş ve böylece güvenlik konusu çatışmadan iş birliği alanına dönüşürken bunlardan doğan gerginlikler nedeniyle bir türlü geliştirilemeyen ekonomik ilişkiler hız kazanmıştır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Türkiye’nin İran politikasına da yansıması sonucunda bu ülke ile oluşturulan
“güvene dayalı ilişki” sonucunda, ideolojik farklılıkların geriye atılması mümkün
olmuştur. Bunun neticesinde artık ideolojik kavgalarla zehirlenmeyen yeni temiz
atmosferde daha sağlıklı ilişkilerin geliştirilmesi mümkün olmuş ve böylece güvenlik konusu çatışmadan iş birliği alanına dönüşürken bunlardan doğan gerginlikler nedeniyle bir türlü geliştirilemeyen ekonomik ilişkiler hız kazanmıştır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 36
Türkiye, İran yönetimini PKK’ye destek vermekle suçlayıp misilleme tehdidinde bulunurken Tahran Türkiye’nin İran’ın güvenliğine karşı silahlı saldırılarda bulunan hangi örgütüne destek verdiğini iddia ediyordu ?
Seçenekler
A
PJAK
B
El Kaide
C
Halkın Mücahitleri Örgütü
D
IŞİD
E
PYD
Açıklama:
Türkiye, İran yönetimini PKK’ye destek vermekle suçlayıp misilleme tehdidinde bulunurken Tahran da Türkiye’nin İran’ın güvenliğine karşı silahlı saldırılarda bulunan Halkın Mücahitleri Örgütüne destek verdiğini iddia ediyordu.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 37
Aşağıdaki olaylardan hangisi Türkiye-İran sınırının nihai olarak netleştirilmesinin gündeme gelmesine dolaylı olarak yol açmıştır ?
Seçenekler
A
Şeyh Sait İsyanı
B
Dersim İsyanı
C
İstanbul'un İşgali
D
Maraş Katliamı
E
Rum Kırımı
Açıklama:
Şeyh Sait İsyanı (1925) ile başlayan Kürt ayaklanmaları çerçevesinde, isyancıların Ağrı Dağı bölgesinde sınırın İran topraklarında kalan kısmını kullanmaları ve Türk güvenlik kuvvetlerine saldırıları sonrasında İran topraklarına kaçmaları sonrasında Türk askerlerinin bu bölgede gerçekleştirdikleri operasyonlarda İran topraklarına girmeleri üzerine iki ülke arasındaki sınırın nihai olarak netleştirilmesi gündeme gelmiş, 1932 ve 1937 yıllarında imzalanan anlaşmalarla Türkiye-İran sınırı günümüzdeki hâlini almıştır (Akdevelioğlu-Kürkçüoğlu, 2001: 363). 1937 yılında imzalanan Sadabad Paktı ile Türkiye-İran ilişkileri o zamana kadarki en iyi noktalardan birine ulaşmış oldu. Bu Paktı imzalayan Türkiye, İran, Irak ve Afganistan, birbirlerinin sınırlarını ihlal etmemeyi, iç işlerine karışmamayı ve ortak menfaatlerini ilgilendiren uluslararası konularda görüş teatisinde bulunmayı taahhüt ediyorlardı (Türkmen, 2010: 12-13).
Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 38
Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemek olan 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma örgütü aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Sadabat Paktı
B
RCD
C
Bağdat Paktı
D
D-8
E
YDSK
Açıklama:
Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma örgütüdür. Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti. 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır. 1979’a kadar devam eden Bağdat Paktı 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona
ermiştir.
Doğru cevap C şıkkıdır.
ermiştir.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 39
Aşağıdaki ülkelerden hangisi D-8 ülkeleri arasında değildir ?
Seçenekler
A
Pakistan
B
İran
C
Türkiye
D
Malezya
E
İsrail
Açıklama:
D-8 (Developing Eight), Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş,
Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. 15 Haziran 1997’de İstanbul’daki Devlet ve Hükümet başkanları toplantısında kuruluşuna karar verildi. Ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine
edilmesi amaçlanmıştır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. 15 Haziran 1997’de İstanbul’daki Devlet ve Hükümet başkanları toplantısında kuruluşuna karar verildi. Ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine
edilmesi amaçlanmıştır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 40
Keban Barajı'nın yapımını kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılayan ve bu sebepten dolayı Türkiye ile gerginlik yaşamış olan ülke aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Yunanistan
D
Suriye
E
Ermenistan
Açıklama:
Türkiye’nin 1950’li yıllardaki planların ardından 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 41
Türkiye'nin İsrail-Filistin politikası hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez ?
Seçenekler
A
Türk-İsrail ilişkilerindeki bütün bu iniş-çıkışlara rağmen, Ankara 1949 yılında resmen tanıdığı İsrail ile diplomatik ilişkileri hiçbir zaman tamamen kesmemiştir.
B
Türkiye’nin İsrail devletiyle ilişkileri ve Filistin sorununa yaklaşımı çok kuvvetli bir şekilde ABD’nin etkisi altında kalmıştır.
C
Ankara’nın İsrail-Filistin sorununa yaklaşımı ABD ile paralel olduğu dönemlerde bölgedeki Müslüman ülkelerinin Türkiye’ye yönelik politikaları “şüpheci” olmuştur.
D
Ankara hiçbir zaman açık bir şekilde Arap ülkelerinden ve Filistin’den yana bir tavır içerisinde olmamıştır.
E
Türkiye, İsrail konusunda, ABD etkisi altında olmayan, kendi bağımsız politikalarını izlediği ölçüde Arap ülkeleri tarafından “güvenilebilecek” ve iş birliği yapılabilecek bir partner olarak görülmüştür.
Açıklama:
TÜRKİYE’NİN İSRAİL-FİLİSTİN POLİTİKASI
İsrail’in, ABD’nin ve birçok başka Batılı ülkenin diplomatik ve askerî desteğini almış
bir bölgesel güç olarak Orta Doğu sorunlarının çoğunda doğrudan ya da dolaylı
etkisi olan bir ülke olduğu dikkate alınırsa Türkiye’nin İsrail-Filistin politikalarının
incelenmesine bu konunun, Ankara’nın bütün Orta Doğu politikasının şekillenmesini temelden ilgilendiren bir özelliğe sahip olduğu tespitiyle başlamak doğru
olacaktır. Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri ve Filistin sorununa yaklaşımı, onun İran
ve Mısır’la ilişkilerini, Irak ve Suriye’yle arasındaki sorunları, Suudi Arabistan ve
Körfez’deki diğer zengin Arap ülkeleriyle iş birliği imkânlarını ve Lübnan’daki ara
buluculuk çalışmalarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa yönelik politikasının temel özellikleri olarak aşağıdaki unsurlar sıralanabilir:
1. Türkiye’nin İsrail devletiyle ilişkileri ve bu bağlamda İsrail ile Filistinliler ve
diğer Arap devletleri arasındaki sorunlara yaklaşımında önemli inişler ve
çıkışlar yaşanmıştır. Bazı dönemlerde İsrail yanlısı denebilecek politikalar
izleyen Ankara bazen de açık bir şekilde Arap ülkelerinden ve Filistin’den
yana bir tavır içerisinde olmuştur.
2. Türk-İsrail ilişkilerindeki bütün bu iniş-çıkışlara rağmen, Ankara 1949 yılında resmen tanıdığı İsrail ile diplomatik ilişkileri hiçbir zaman tamamen
kesmemiştir. İlişkilerin en sorunlu olduğu dönemlerde bile, bazı İslam ülkelerinin ısrarlı taleplerine rağmen İsrail devletiyle Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler düşük düzeyde de olsa devam etmiştir.
3. Türkiye’nin İsrail devletiyle ilişkileri ve bu çerçevede Filistin sorununa yaklaşımı çok kuvvetli bir şekilde ABD’nin etkisi altında kalmıştır. İsrail devletinin
kuruluşundan günümüze kadar geçen dönem, İkinci Dünya Savaşı sonrasında
bir süper güç olarak ortaya çıkan ABD’nin Orta Doğu’daki siyasal gelişmelerin şekillenmesinde çok etkin olduğu bir zaman aralığına karşılık gelmektedir.
Bu ülkedeki giderek etkinliğini artıran Yahudi lobisinin etkisi altında şekillenen
ABD’nin Orta Doğu politikaları, Washington’un bölgedeki müttefiklerinin görmezden gelemeyeceği ve kendi politikalarını şekillendirirken hesaba katmaları
gereken bir faktör olmuştur. Orta Doğu’daki müttefiklerinden İsrail yanlısı politikalarına uyum bekleyen Amerikan yönetimi, Ankara’nın İsrail-Filistin sorununa yaklaşımının da kendi beklentileri doğrultusunda olmasını sağlamaya
çalışmış ve Türkiye’yi İsrail ile ilişkilerini geliştirme konusunda teşvik etmiştir.
4. Türkiye, İsrail konusunda, ABD etkisi altında olmayan, kendi bağımsız politikalarını izlediği ölçüde Arap ülkelerinin çoğu ve İran tarafından “güvenilebilecek” ve iş birliği yapılabilecek bir partner olarak görülmüştür. Buna karşılık, Ankara’nın İsrail-Filistin sorununa yaklaşımı ABD ile paralel olduğu
dönemlerde bölgedeki Müslüman ülkelerinin Türkiye’ye yönelik politikaları
“şüpheci” olmuştur. Türkiye’nin, ABD politikalarına ters olarak, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı çıkması, yayılmacı yerleşim politikalarına yönelik sert eleştirileri, Batılı ülkelerin terörist örgüt olarak gördüğü Hamas ile
görüşüp onu El-Fetih ile barışa teşvik etmesi ve İsrail’in Gazze ablukasına karşı eylemlere destek vermesi ise onu bölgedeki Müslüman halklar ve yönetimlerin çoğu nezdinde, Orta Doğu politikalarını kendi bağımsız iradesiyle belirleyen “güvenilir” ülke kılmıştır.
Türkiye’nin İsrail ve Filistin’e yönelik politikasının temel niteliklerini yansıtan
bu genel tespitlerin ardından bu politikanın tarihsel gelişiminin incelenmesine
geçildiğinde, ilk olarak Ankara’nın İsrail devletinin kurulması sırasında izlediği
politikaya bakmak gerekir. 1947 yılındaki Filistin’in bölünmesini öngören BM
Genel Kurulu kararına Arap ülkeleriyle birlikte ret oyu kullanan Türkiye, Soğuk
Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu
çerçevede 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak
bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuş, bundan yaklaşık
bir yıl sonra, 1950 yılının Mart ayında iki ülke arasında elçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulmuştur.
Doğru cevap D şıkkıdır.
İsrail’in, ABD’nin ve birçok başka Batılı ülkenin diplomatik ve askerî desteğini almış
bir bölgesel güç olarak Orta Doğu sorunlarının çoğunda doğrudan ya da dolaylı
etkisi olan bir ülke olduğu dikkate alınırsa Türkiye’nin İsrail-Filistin politikalarının
incelenmesine bu konunun, Ankara’nın bütün Orta Doğu politikasının şekillenmesini temelden ilgilendiren bir özelliğe sahip olduğu tespitiyle başlamak doğru
olacaktır. Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri ve Filistin sorununa yaklaşımı, onun İran
ve Mısır’la ilişkilerini, Irak ve Suriye’yle arasındaki sorunları, Suudi Arabistan ve
Körfez’deki diğer zengin Arap ülkeleriyle iş birliği imkânlarını ve Lübnan’daki ara
buluculuk çalışmalarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa yönelik politikasının temel özellikleri olarak aşağıdaki unsurlar sıralanabilir:
1. Türkiye’nin İsrail devletiyle ilişkileri ve bu bağlamda İsrail ile Filistinliler ve
diğer Arap devletleri arasındaki sorunlara yaklaşımında önemli inişler ve
çıkışlar yaşanmıştır. Bazı dönemlerde İsrail yanlısı denebilecek politikalar
izleyen Ankara bazen de açık bir şekilde Arap ülkelerinden ve Filistin’den
yana bir tavır içerisinde olmuştur.
2. Türk-İsrail ilişkilerindeki bütün bu iniş-çıkışlara rağmen, Ankara 1949 yılında resmen tanıdığı İsrail ile diplomatik ilişkileri hiçbir zaman tamamen
kesmemiştir. İlişkilerin en sorunlu olduğu dönemlerde bile, bazı İslam ülkelerinin ısrarlı taleplerine rağmen İsrail devletiyle Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler düşük düzeyde de olsa devam etmiştir.
3. Türkiye’nin İsrail devletiyle ilişkileri ve bu çerçevede Filistin sorununa yaklaşımı çok kuvvetli bir şekilde ABD’nin etkisi altında kalmıştır. İsrail devletinin
kuruluşundan günümüze kadar geçen dönem, İkinci Dünya Savaşı sonrasında
bir süper güç olarak ortaya çıkan ABD’nin Orta Doğu’daki siyasal gelişmelerin şekillenmesinde çok etkin olduğu bir zaman aralığına karşılık gelmektedir.
Bu ülkedeki giderek etkinliğini artıran Yahudi lobisinin etkisi altında şekillenen
ABD’nin Orta Doğu politikaları, Washington’un bölgedeki müttefiklerinin görmezden gelemeyeceği ve kendi politikalarını şekillendirirken hesaba katmaları
gereken bir faktör olmuştur. Orta Doğu’daki müttefiklerinden İsrail yanlısı politikalarına uyum bekleyen Amerikan yönetimi, Ankara’nın İsrail-Filistin sorununa yaklaşımının da kendi beklentileri doğrultusunda olmasını sağlamaya
çalışmış ve Türkiye’yi İsrail ile ilişkilerini geliştirme konusunda teşvik etmiştir.
4. Türkiye, İsrail konusunda, ABD etkisi altında olmayan, kendi bağımsız politikalarını izlediği ölçüde Arap ülkelerinin çoğu ve İran tarafından “güvenilebilecek” ve iş birliği yapılabilecek bir partner olarak görülmüştür. Buna karşılık, Ankara’nın İsrail-Filistin sorununa yaklaşımı ABD ile paralel olduğu
dönemlerde bölgedeki Müslüman ülkelerinin Türkiye’ye yönelik politikaları
“şüpheci” olmuştur. Türkiye’nin, ABD politikalarına ters olarak, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı çıkması, yayılmacı yerleşim politikalarına yönelik sert eleştirileri, Batılı ülkelerin terörist örgüt olarak gördüğü Hamas ile
görüşüp onu El-Fetih ile barışa teşvik etmesi ve İsrail’in Gazze ablukasına karşı eylemlere destek vermesi ise onu bölgedeki Müslüman halklar ve yönetimlerin çoğu nezdinde, Orta Doğu politikalarını kendi bağımsız iradesiyle belirleyen “güvenilir” ülke kılmıştır.
Türkiye’nin İsrail ve Filistin’e yönelik politikasının temel niteliklerini yansıtan
bu genel tespitlerin ardından bu politikanın tarihsel gelişiminin incelenmesine
geçildiğinde, ilk olarak Ankara’nın İsrail devletinin kurulması sırasında izlediği
politikaya bakmak gerekir. 1947 yılındaki Filistin’in bölünmesini öngören BM
Genel Kurulu kararına Arap ülkeleriyle birlikte ret oyu kullanan Türkiye, Soğuk
Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu
çerçevede 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak
bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuş, bundan yaklaşık
bir yıl sonra, 1950 yılının Mart ayında iki ülke arasında elçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulmuştur.
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 42
İslam Konferansı Örgütü ne zaman ve nerede kurulmuştur ?
Seçenekler
A
1969 yılında Fas'ın Başkenti Rabat'ta
B
1987 yılında Mısır'ın Başkenti Kahire'de
C
1954 yılında İran'ın Başkenti Tahran'da
D
1981 yılında Suriye'nin Başkenti Şam'da
E
1994 yılında Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'de
Açıklama:
İslam Konferansı Örgütü, Eylül 1969’da Fas’ın Başkenti Rabat’ta toplanan İslam ülkeleri tarafından kurulan uluslararası bir kuruluştur. Örgütün adı 38. Dışişleri Bakanları Toplantısında alınan kararla adı İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT) olarak değiştirilmiştir. Türkiye’nin kurucuları arasında yer aldığı örgütün 57 üyesi vardır. Merkezi Cidde’de bulunmaktadır. Zirve, dışişleri bakanları konferansı, genel sekreterlik, daimi komiteler, bağlı kuruluşlar ve destekleyici kuruluşlar şeklinde bir yapıya sahiptir.
2005’ten bu yana Genel Sekreterliğini Türkiye’den Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu yürütmektedir. 13. Zirvenin 2016’da Türkiye’de yapılması kararlaştırılmıştır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
2005’ten bu yana Genel Sekreterliğini Türkiye’den Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu yürütmektedir. 13. Zirvenin 2016’da Türkiye’de yapılması kararlaştırılmıştır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 43
Türkiye'deki FKÖ Temsilciliği hangi başbakan zamanında açılmıştır ?
Seçenekler
A
Süleyman Demirel
B
Ferit Melen
C
Adnan Menderes
D
Sadi Irmak
E
Bülent Ecevit
Açıklama:
1979 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in resmî davetlisi olarak Türkiye’ye gelen FKÖ Lideri Yaser Arafat Ankara’daki FKÖ Temsilciliğini resmen açmıştır (SDE, 2011: 9).
Doğru cevap E şıkkıdır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 44
Bağdat Paktı merkezinin Ankara'ya taşınması ile birlikte ismi ne olarak değişmiştir ?
Seçenekler
A
ILSA
B
CENTO
C
RCD
D
ECO
E
TPAO
Açıklama:
ABD yanlısı politikaları nedeniyle Irak’taki darbeyi ciddi bir tehdit olarak algılayan Türkiye, General Kasım yönetimini Sovyetler Birliği’nin bölgedeki nüfuzunu artırma yönünde bir girişim olarak değerlendirmiştir. Bu çerçevede ABD’ye daha da yakınlaşan Ankara, Irak’ın ayrılmasının Bağdat Paktı’nın sona ermesine yol açmaması için çaba sarf etmiş ve bu ittifakın adı CENTO’ya dönüştürülerek merkezi Ankara’ya taşınmıştır (Bağcı, 1990: 96-99).
Doğru cevap B şıkkıdır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 45
İncirlik üssünden havalanan Amerikan ve İngiliz uçaklarıyla denetlenen, Irak merkezi hükûmetinin ülkenin kuzeyine
hâkim olmasını engelleyen ve bölgede fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu doğuran misyon hangisidir?
hâkim olmasını engelleyen ve bölgede fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu doğuran misyon hangisidir?
Seçenekler
A
Çekiç Güç (Operation Provide Comfort (OPC))
B
Keşif Güç (Operation Northern Watch (ONC))
C
CENTO
D
Uçuşa Yasal Bölgeler
E
Güvenli Bölge
Açıklama:
“Çekiç Güç” adıyla da bilinen ancak resmî ismi 1996 yılına kadar Operation Provide Comfort (OPC) olan ve İncirlik üssünden havalanan Amerikan ve İngiliz uçaklarıyla denetlenen bu misyon, Irak merkezi hükûmetinin ülkenin kuzeyine hâkim olmasını engellemiş ve bölgede fiili bir Kürt devletinin oluşması sonucunu doğurmuştur.
Soru 46
1964 yılında Türkiye-Suriye ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen olay neydi?
Seçenekler
A
Halepçe Katliamı
B
Sancak/Hatay sorunu
C
Su sorunu
D
Sınır sorunu
E
Suriye'nin terör örgütlerine verdiği destek
Açıklama:
Türkiye’nin 1950’li yıllardaki planların ardından 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı.
Soru 47
Türkiye İsrail devletini hangi tarihte tanımıştır?
Seçenekler
A
1947
B
1948
C
1949
D
1950
E
1960
Açıklama:
1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuş, bundan yaklaşık bir yıl sonra, 1950 yılının Mart ayında iki ülke arasında elçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulmuştur.
Soru 48
İslam Konferansı Örgütü hangi olaydan sonra kurulmuştur?
Seçenekler
A
1967 Arap-İsrail Savaşı
B
1973 Arap-İsrail Savaşı
C
1969’da Mescid-i Aksa’nın bir Yahudi fanatik tarafından yakılması
D
1980 yılında İsrail’in, Doğu Kudüs’ü ilhak ederek Kudüs’ü başkent ilan etmesi
E
1956’da yaşanan Süveyş Krizi
Açıklama:
1969’da Mescid-i Aksa’nın bir Yahudi fanatik tarafından yakılması diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi Türkiye kamuoyunda da İsrail karşıtı havayı artırmıştı. Bu yangın sonrasında İslami kutsal mekânların korunması için Suudi Arabistan ve Fas’ın başlattığı girişimleri Türkiye de desteklemiş ve bu girişimler sonrasında İslam Konferansı Örgütü kurulmuştur.
Soru 49
Türkiye hangi olaydan sonra İsrail'deki başkonsolosluğunu kapatmıştır?
Seçenekler
A
1980 yılında İsrail’in, Doğu Kudüs’ü ilhak ederek Kudüs’ü başkent ilan ettiğini açıklaması üzerine
B
1969’da Mescid-i Aksa’nın bir Yahudi fanatik tarafından yakılması üzerine
C
1967 Arap-İsrail Savaşı nedeniyle
D
1973 Arap-İsrail Savaşı nedeniyle
E
Mescid-i Aksa tecavüzü sonrası başlayan “İkinci İntifada” nedeniyle
Açıklama:
1980 yılında İsrail’in, Doğu Kudüs’ü ilhak ederek Kudüs’ü başkent ilan ettiğini açıklaması üzerine bu şehirdeki başkonsolosluğunu kapatan Türkiye, İsrail ile diplomatik temsil düzeyini maslahatgüzar seviyesinden ikinci kâtip derecesine indirmiştir.
Soru 50
Gazze’ye Yardım Filosu’na 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail askerlerinin müdahalesi ile Türkiye ile İsrail arasında yeni bir krizin ortaya çıkmasına yol açan olay nedir?
Seçenekler
A
Alçak koltuk krizi
B
Mavi Marmara Olayı
C
Gazze Saldırıları
D
Davos Krizi
E
Manavgat Nehri sularının İsrail’e satılması projesinin iptali
Açıklama:
İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından organize edilen, aralarında Avrupa Parlamentosundan 15 milletvekilinin de bulunduğu 36 ülkeden 700’den fazla gönüllüyü ve 10 bin tonun üzerinde insani yardım malzemesini taşıyan 8 gemiden oluşan Gazze’ye Yardım Filosu’na 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail askerlerinin müdahalesi Türkiye ile İsrail arasında yeni bir krizin ortaya çıkmasına yol açmıştır. İsrail askerlerinin, uluslararası sularda bu gemiler arasında yer alan Mavi Marmara gemisine orantısız bir şekilde güç kullanmak suretiyle saldırması sonucu 9 Türk’ün şehit olması Türkiye’de çok büyük öfkeyle karşılanmıştır.
Soru 51
8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan dörtlü saldırmazlık anlaşmasının adı nedir?
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Sadabat Paktı
C
Tahran Anlaşması
D
Ankara Anlaşması
E
Adana Mutabakatı
Açıklama:
Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı olup Tahran’da Sadabat Sarayında imzalandığı için bu ismi almıştır. İmzacı devletler arasındaki sınır sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi ile ülkelerin bağımsızlıklarını vurgulama istekleri öne çıkmıştır. Taraflar birbirlerinin içişlerine karışmama, ortak çıkarları ilgilendiren konularda danışma, saldırıda bulunmama ve sınırlara saygı göstermeyi kabul etmişlerdir. Sadabad Paktı, 1979’da İran’daki yeni rejimin paktı feshettiğini ilan edene kadar hukuki varlığını korunmuştur.
Soru 52
- Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma örgütüdür.
- Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti.
- 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır.
- 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona ermiştir.
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Sadabat Paktı
C
Tahran Anlaşması
D
Ankara Anlaşması
E
İslam Konferansı Örgütü
Açıklama:
Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma örgütüdür. Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti. 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır. 1979’a kadar devam eden Bağdat Paktı 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona ermiştir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan 8 ülke anlamına gelen D-8 arasında değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Pakistan
C
Mısır
D
Irak
E
Bangladeş
Açıklama:
D-8 (Developing Eight), Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. 15 Haziran 1997’de İstanbul’daki Devlet ve Hükümet başkanları toplantısında kuruluşuna karar verildi. Ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine edilmesi amaçlanmıştır.
Soru 54
Türkiye, İran, Pakistan arasında bölgesel işbirliğini güçlendirmek amacıyla, 1964’te İstanbul’da kurulan örgütün adı nedir?
Seçenekler
A
RCD
B
D-8
C
CENTO
D
Füze Kalkanı
E
Sadabat Paktı
Açıklama:
RCD (Ragional Cooperation for Development) Türkiye, İran, Pakistan arasında bölgesel işbirliğini güçlendirmek amacıyla, 1964’te İstanbul’da kurulmuştur. Ticarette Serbestliğin sağlanması, yakın işbirliğinin kurulması, posta tarifelerin indirilmesi, taşımacılığın geliştirilmesi; ulaştırma alanında işbirliği ve ortak yatırımların geliştirilmesi gibi amaçları vardı. Bazı karma işletmeler kurulmuşsada başarılı olamamıştır. 1980’de CENTO’nun feshi ile sona ermiştir.
Soru 55
- Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur.
- 15 Haziran 1997’de İstanbul’daki Devlet ve Hükümet başkanları toplantısında kuruluşuna karar verildi.
- Ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine edilmesi amaçlanmıştır.
Seçenekler
A
CENTO
B
Sadabat Paktı
C
RCD
D
D-8
E
Tahran Anlaşması
Açıklama:
D-8 (Developing Eight), Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında N. Erbakan’ın önderliğinde oluşturulan bir organizasyondur. 15 Haziran 1997’de İstanbul’daki Devlet ve Hükümet başkanları toplantısında kuruluşuna karar verildi. Ekonominin bütünü alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi ve koordine edilmesi amaçlanmıştır.
Soru 56
- 17 Mayıs 2010 tarihinde uzun görüşmeler sonunda Türkiye, İran ve Brezilya arasında imzalanmıştır ve İran nükleer sorununun çözümü konusunda bir fırsat doğmuştur.
- Türkiye ve Brezilya’nın ara buluculuğunda Tahran yönetimi, kendi çalışmaları için ihtiyaç duyduğu 120 kilogram daha yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum karşılığında kendi sahip olduğu düşük oranda zenginleştirilmiş 1200 kilogram uranyumu aracı Türkiye’ye teslim etmeyi kabul etmiştir.
- ABD, İsrail ve bu ülkelere yakın devletler tarafından reddedilmiş ve Güvenlik Konseyi’nde 9 Haziran 2010 tarihinde İran'a ağır yaptırım kararı alınmıştır.
Seçenekler
A
Bağdat Paktı
B
Tahran Anlaşması
C
Sadabat Paktı
D
CENTO
E
D-8
Açıklama:
Tahran Anlaşması: 17 Mayıs 2010 tarihinde uzun görüşmeler sonunda Türkiye, İran ve Brezilya arasında imzalanan Tahran Anlaşması ile İran nükleer sorununun çözümü konusunda bir fırsat doğuyordu. Türkiye ve Brezilya’nın ara buluculuğunda Tahran yönetimi, kendi çalışmaları için ihtiyaç duyduğu 120 kilogram daha yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum karşılığında, kendi sahip olduğu düşük oranda zenginleştirilmiş 1200 kilogram uranyumu aracı Türkiye’ye teslim etmeyi kabul ediyordu.
Soru 57
Eylül 1969’da Fas’ın Başkenti Rabat’ta toplanan ülkeler tarafından kurulan uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
D-8
B
CENTO
C
İslam Konferansı Örgütü
D
Sadabat Paktı
E
RCD
Açıklama:
İslam Konferansı Örgütü, Eylül 1969’da Fas’ın Başkenti Rabat’ta toplanan İslam ülkeleri tarafından kurulan uluslararası bir kuruluştur. Örgütün adı 38. Dışişleri Bakanları Toplantısında alınan kararla adı İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT) olarak değiştirilmiştir. Türkiye’nin kurucuları arasında yer aldığı örgütün 57 üyesi vardır. Merkezi Cidde’de bulunmaktadır. Zirve, dışişleri bakanları konferansı, genel sekreterlik, daimi komiteler, bağlı kuruluşlar ve destekleyici kuruluşlar şeklinde bir yapıya sahiptir. 2005’ten bu yana Genel Sekreterliğini Türkiye’den Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu yürütmektedir. 13. Zirvenin 2016’da Türkiye’de yapılması kararlaştırılmıştır.
Soru 58
Türkiye’nin artan baskıları karşısında, özellikle Mısır ve İran’ın ara buluculuk çabaları sonucu Şam yönetimi taviz vermeye yanaşmış ve 20 Ekim 1998 tarihinde “Ekim Krizi” olarak adlandırılan Türkiye-Suriye krizini sona erdiren anlaşmanın adı nedir?
Seçenekler
A
Adana Mutabakatı
B
Tahran Anlaşması
C
Bağdat Anlaşması
D
Sadabat Paktı
E
RCD
Açıklama:
Türkiye’nin artan baskıları karşısında, özellikle Mısır ve İran’ın ara buluculuk çabaları sonucu Şam yönetimi taviz vermeye yanaşmış ve 20 Ekim 1998 tarihinde “Ekim Krizi” olarak adlandırılan Türkiye-Suriye krizini sona erdiren Adana Mutabakatı imzalanmıştır.
Soru 59
Hangisi Türkiye’nin Suriye ve Irak’la yaşadığı su sorunu konusundaki temel tezini yansıtır?
Seçenekler
A
Taksim
B
Tahsis
C
Tanzim
D
Tahkim
E
Paylaşım
Açıklama:
Türkiye’nin 1973 yılında Fırat üzerinde Karakaya Barajı’nın inşasına başlaması ve 1980’lerin başında ise Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) çerçevesinde Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde çok daha büyük baraj ve sulama projeleri geliştirmesi, özellikle alternatif su kaynakları Irak kadar fazla olmayan Suriye ile ilişkilerin iyice bozulmasına yol açmıştır. Şam yönetimi, Türkiye’nin bu projelerde fazla ilerleme kaydedip Fırat sularından çok fazla bir kısmını kullanmaya başlamasından önce Ankara ile suların paylaşımı konusunda bir anlaşma imzalamak suretiyle kendi payına düşecek miktarı garanti altına almayı amaçlamaktaydı. Türkiye ise bu nehrin sularına duyduğu ihtiyacın gelecekteki nüfus artışı ve yeni projelerle artacağı düşüncesiyle Suriye ile bir paylaşım anlaşması yaparak “kendi suyu” üzerindeki haklarından vazgeçmek istemiyordu. Suriye’nin bu konudaki temel tezi “taksim” (sharing) anlayışına dayanmakta iken, Türkiye tezini “tahsis” (allocation) ilkesi üzerine oturtmaktaydı.
Soru 60
Hangi anlaşma ile Türkiye Suriye ilişkilerindeki gerginlik sona ermiş, olumlu bir dönem başlamıştır?
Seçenekler
A
1996 Güvenlik Anlaşması
B
1992 Şam Anlaşması
C
1939 Hatay Anlaşması
D
1998 Adana Mutabakatı
E
1987 Ekonomik İşbirliği Protokolü
Açıklama:
1990’lı yılların ikinci yarısında Suriye’nin PKK’ye olan desteğini sona erdirmeye kararlı olan Türkiye, Şam yönetimine baskısını artırmış, 1998 Ekim ayına gelindiğinde bu baskılar iki ülke arasında ciddi bir savaş riskine yol açmıştır. Bu tarihlerde Ankara’dan cumhurbaşkanı, başbakan ve genelkurmay başkanı ağzından gelen, “Türkiye’nin sabrının taştığı, artık boş sözlerle kaybedecek vakti olmadığı ve Suriye’ye karşı misilleme hakkını her an kullanabileceği” yönündeki açıklamalar artık yolun sonuna gelindiğini gösteriyordu (İnat, 2000: 82-89) Türkiye’nin artan baskıları karşısında, özellikle Mısır ve İran’ın ara buluculuk çabaları sonucu Şam yönetimi taviz vermeye yanaşmış ve 20 Ekim 1998 tarihinde “Ekim Krizi” olarak adlandırılan Türkiye-Suriye krizini sona erdiren Adana Mutabakatı imzalanmıştır.Üç bölümden oluşan mutabakatın, Suriye’nin henüz Türkiye ile ikili görüşmelerden önce Mısır kanalıyla Ankara’ya iletmiş olduğu sözlerin yer aldığı ilk kısmında, Öcalan’ın artık Suriye’de olmadığı ve bir daha ülkeye girişine izin verilmeyeceği, Suriye’deki PKK kamplarının artık aktif olmasına izin verilmeyeceği ve ülkede tutuklanan çok sayıda PKK teröristinin listesinin Türkiye’ye verileceği ifade edilmekteydi. İkinci kısımda Türk ve Suriyeli yetkililerin 19-20 Ekim’de yaptıkları ikili görüşmelerde kararlaştırdıkları hususlar yer almıştır. Buna göre, Suriye’nin artık hiçbir şekilde topraklarını Türkiye’nin güvenliği ve istikrarına karşı eylemlerde kullanılmasına izin vermeyeceği, Suriye’nin PKK’yi bir terörist örgüt olarak tanıdığı ve hem PKK’nin hem de onun yan örgütlerinin topraklarında faaliyet göstermesine izin vermeyeceği karara bağlanmıştır. Mutabakatın üçüncü bölümünde ise önceki bölümlerde kararlaştırılan hususların denetimine ilişkin düzenlemeler yer almıştır. Bu çerçevede, hızlı bir şekilde iki ülkenin yüksek düzeyli güvenlik otoritelerini birbirine bağlayan bir doğrudan telefon hattı oluşturulması, konuyla ilgili olarak karşılıklı iki özel temsilci atanması ve PKK’ye karşı alınan tedbirlere Lübnan’ın da dahil edilmesi kararlaştırılmıştır (İnat, 2000: 90-91)
Soru 61
1969 yılında Mescid-i Aksa'nın bir Yahudi fanatik tarafından yakılmasının ardından bölgedeki İslami kutsal mekanların aşağıdakilerden hangisiyle korunmaları hedeflenmiştir?
Seçenekler
A
İslam Konferansı Örgütü.
B
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi.
C
Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO).
D
İkinci İntifada.
E
Askeri İşbirliği Çerçeve Anlaşması.
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Sorunun çözümü Türkiye'nin İsrail-Filistin Politikası" bölümünde verilmiştir. Cevap A seçeneğidir
Sorunun çözümü Türkiye'nin İsrail-Filistin Politikası" bölümünde verilmiştir. Cevap A seçeneğidir
Soru 62
I. 1980 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ishak ederek başkent ilan etmesi.II. İsrail askerlerinin 2002 yılında Ramallah kentinde Arafat'ın yönetim merkezini kuşatması.III. 1596 Süveyş Krizi esnasında İsrail'in Mısır'a saldırması.IV. 2008-2009 yıllarında İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in şiddetten kaçınacağını ifade etmesinin hemen ardından 1400 kişinin hayatını kaybettiği Gazze Şeridi saldırıları.V. 2011 yılındaki "Alçak Koltuk Krizi".VI. 2011 yılında gerçekleşen Gazze'ye Yardım Filosu saldırısı ve olayı soruşturmakla yükümlü Palmer Komisyonu'nun İsrail'i savunması.Yukarıdaki olaylardan hangilerinin sonucunda Türkiye, İsrail'deki diplomatik ilişkilerinin düzeyini indirmiştir?
Seçenekler
A
I, III ve VI.
B
IV, V ve VI.
C
I ve VI.
D
III, IV ve VI.
E
I, III ve IV.
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
İsrailin Kudüsü işgali, Mısıra saldırması ve Gazze'ye yardım götüren gemiye baskın düzenlenmesi, Türkiye'nin İsrail ilişkilerinde gerginliğe yol açan nedenlerdir. Cevap A seçeneğidir
İsrailin Kudüsü işgali, Mısıra saldırması ve Gazze'ye yardım götüren gemiye baskın düzenlenmesi, Türkiye'nin İsrail ilişkilerinde gerginliğe yol açan nedenlerdir. Cevap A seçeneğidir
Soru 63
Türkiye ile su tahsis tezi çerçevesinde soru yaşayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suriye
B
İran
C
İsrail
D
Ermenistan
E
Filistin
Açıklama:
Türkiye’nin Suriye politikasında yaşanan değişimi açıklayabileceksiniz.
Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yaptığı ve yapma aşamasındaki barajlar nedeniyle suyun akışının azaltılması Suriye ile yaşanan su krizine dönüşmüştür. (s.208)
Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yaptığı ve yapma aşamasındaki barajlar nedeniyle suyun akışının azaltılması Suriye ile yaşanan su krizine dönüşmüştür. (s.208)
Soru 64
"Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 1932 yılına kadar Irak'ı vesayet yönetimi altında bulunduran ............ bu ülkenin iç ve dış politikaları üzerindeki etkisi 1950'li yıllara kadar devam edecektir" cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Almanya'nın
B
Amerika'nın
C
İngiltere'nin
D
Fransa'nın
E
İtalya'nın
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Birinci Dünya Savaşının ardından 1932 yılına kadar Irak’ı vesayet yönetimi altında bulunduran İngiltere’nin bu ülkenin iç ve dış politikaları üzerindeki etkisi 1950’li yıllara kadar devam ederken bu tarihlerden itibaren Türk dış politikası üzerinde Batı’nın etkisinin arttığı görülmüştür.
Birinci Dünya Savaşının ardından 1932 yılına kadar Irak’ı vesayet yönetimi altında bulunduran İngiltere’nin bu ülkenin iç ve dış politikaları üzerindeki etkisi 1950’li yıllara kadar devam ederken bu tarihlerden itibaren Türk dış politikası üzerinde Batı’nın etkisinin arttığı görülmüştür.
Soru 65
İgiltere gibi Avrupa’nın en önemli ülkesiyle arasını bozmak istemeyen yeni Türkiye yönetimi Milletler Cemiyetinin kararını kabul ederken Musul petrollerinden kaç yıl süreyle %10 pay almak koşuluyla Musul'unIrak sınırları içerisinde yer almasını kabul etmiştir?
Seçenekler
A
10
B
15
C
20
D
25
E
30
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Milletler Cemiyeti tarafından oluşturulan komisyonun, Musul’un Irak toprakları içerisinde kalması yönündeki tavsiyesinin Milletler Cemiyeti Konseyi tarafından kabul edilmesi üzerine Musul’un kaderi belli oldu. O dönemde izlediği Batıcı politika çerçevesinde, İngiltere gibi Avrupa’nın en önemli ülkesiyle arasını bozmak istemeyen yeni Türkiye yönetimi Milletler Cemiyetinin bu karaını kabul etti ve Musul petrollerinden 25 yıl süreyle %10 pay almak koşuluyla bu bölgenin Irak sınırları içerisinde yer almasını kabul etti
Milletler Cemiyeti tarafından oluşturulan komisyonun, Musul’un Irak toprakları içerisinde kalması yönündeki tavsiyesinin Milletler Cemiyeti Konseyi tarafından kabul edilmesi üzerine Musul’un kaderi belli oldu. O dönemde izlediği Batıcı politika çerçevesinde, İngiltere gibi Avrupa’nın en önemli ülkesiyle arasını bozmak istemeyen yeni Türkiye yönetimi Milletler Cemiyetinin bu karaını kabul etti ve Musul petrollerinden 25 yıl süreyle %10 pay almak koşuluyla bu bölgenin Irak sınırları içerisinde yer almasını kabul etti
Soru 66
Türk-İsrail ilişkilerindeki bütün bu iniş-çıkışlara rağmen, Ankara kaç yılında resmen tanıdığı İsrail ile diplomatik ilişkilerini tamamen kesmemiştir?
Seçenekler
A
1938
B
1940
C
1945
D
1949
E
1950
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Türkiye, Soğuk Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu çerçevede 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuştur.
Türkiye, Soğuk Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu çerçevede 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuştur.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Orta Doğu politikaları açısından doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Türkiye dış politikasında Orta Doğu hep öncelikli öneme sahip olmuştur.
B
Türkiye Orta Doğu ile iyi ticari ilişkiler içerisinde olmuştur.
C
Türkiye’nin Orta Doğu ile ticareti gün geçtikçe azalmaktadır.
D
Tarihsel süreçte Türkiye dış politikasında Orta Doğu’yu ihmal etmiştir.
E
Türkiye Orta Doğu politikasını belirlerken hiçbir etki altında kalmamıştır.
Açıklama:
Türkiye’nin Orta Doğu politikasını belirleyen faktörleri kavrayabileceksiniz.
Tarihsel süreçte Türkiye dış politikasında Orta Doğu’yu ihmal etmiştir.
Tarihsel süreçte Türkiye dış politikasında Orta Doğu’yu ihmal etmiştir.
Soru 68
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Sadabad Paktı'nı imzalayan ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Mısır
C
İran
D
Irak
E
Afganistan
Açıklama:
Türkiye’nin son dönem Orta Doğu politikasını farklı kılan özellikleri açıklayabileceksiniz.
Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Bağdat Paktı'na ilişkin doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
İmzalayan ülkelerden biri Hindistan'dır.
B
Bağdat Paktı'na Afganistan'da imza atmıştır.
C
Bağdat Paktı'ndan ilk ayrılan ülke Pakistan'dır.
D
Bağdat Paktı'nın amacı Sovyetler Birliği'ni Orta Doğu'da güçlendirmekdi.
E
İngiltere üye ülkeler arasında yer alıyordu.
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Bağdat Paktı'nda, İngiltere üye ülkeler arasında yer alıyordu.
Bağdat Paktı'nda, İngiltere üye ülkeler arasında yer alıyordu.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi RCD'nin açılımıdır?
Seçenekler
A
Kalkınma için bölgesel işbirliği
B
Kalkınma için ekonomik işbirliği
C
Güvenlik için ekonomik işbirliği
D
Güvenlik için askeri işbirliği
E
Ekonomik kalkınma için güvenlik birliği
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
RCD: (Kalkınma için Bölgesel İşbirliği / Regional Cooperation for Development)
RCD: (Kalkınma için Bölgesel İşbirliği / Regional Cooperation for Development)
Soru 71
Aşağıdakilerden hangi ülke D-8 ülkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Malezya
B
İran
C
Hindistan
D
Endonezya
E
Mısır
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında oluşturulan bir organizasyondur.
Gelişmekte olan 8 ülke anlamındaki D-8 Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasında oluşturulan bir organizasyondur.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Irak ilişkilerini olumsuz etkileyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Tarık el-Haşimi'nin Türkiye'ye sığınması
B
Sadabad Paktı'nın imzalanması
C
İki ülkede de yer alan iç tutarsızlıklar
D
ABD etkisi
E
Musul sorunu
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Sadabad Paktı'nın imzalanması, Türkiye Irak ilişkilerini olumsuz etkileyen faktörlerden biri değildir.
Sadabad Paktı'nın imzalanması, Türkiye Irak ilişkilerini olumsuz etkileyen faktörlerden biri değildir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyen faktörler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
1998 tarihli Adana Mutabakatı
B
Arap Devrimleri dalgasının Suriye’yi de içine alması
C
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları
D
Suriye'nin terör örgütlerine verdiği destekler
E
Sancak/Hatay meselesi
Açıklama:
Türkiye’nin Suriye politikasında yaşanan değişimi açıklayabileceksiniz.
1998 tarihli Adana Mutabakatı, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyen faktörler arasında yer almaz.
1998 tarihli Adana Mutabakatı, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyen faktörler arasında yer almaz.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi 2000’li yıllardaki Türk-İsrail ilişkileri için söylenemez?
Seçenekler
A
Mavi Marmara gemisine yapılan saldırı iki ülke arasında krize neden olmuştur
B
Davos toplantısında yaşanan olaylar Türkiye-İsrail ilişkisinde kriz yaratmıştır
C
Bu dönemde iki ülke arasında askeri işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır
D
Alçak koltuk olayı iki ülke arasındaki krizi ortadan kaldırmıştır
E
Türkiye, İsrail'in saldırgan politikalarını desteklememiştir
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Alçak koltuk olayı iki ülke arasındaki krize neden olmuştur.
Alçak koltuk olayı iki ülke arasındaki krize neden olmuştur.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye-İran ilişkilerinin gelişmemesinin nedenlerinden birisi olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
İki ülkenin bölgede oluşturmaya çalıştıkları nüfuz alanlarının çakışmasından kaynaklanan gerilim
B
İki ülke arasındaki ilişkilerin rekabet ve güç mücadelesi zemininde seyretmesi
C
Türkiye ve İran’ın rejimlerinde belirleyici olan ideolojik farklılıklardan kaynaklanan sorunlar
D
Osmanlı döneminden bu yana Şii-Sünni ayrımı şeklinde yaşanan dinin farklı şekilde yorumlanmasına dair rekabet
E
Etnik köken farklılıklarından kaynaklanan düşmanlıklar
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Türkiye'nin İran ile ilişkilerinde belirleyici olan faktörler bölgesel güç olma ekseninde iki ülkenin rekabet halinde seyreden tarihi süreçlerle ifade edilebilir. Bu faktörler, nüfuz alanları çatışması, ideolojik farklılıklar ve şii-sünni ayrımı olarak değerlendirilmektedir. Ancak iki halkın etnik kökenindeki farklılıktan kaynaklanan bir sorun bu iki ülkenin ilişkilerinde belirleyici rol oynamamıştır.
Türkiye'nin İran ile ilişkilerinde belirleyici olan faktörler bölgesel güç olma ekseninde iki ülkenin rekabet halinde seyreden tarihi süreçlerle ifade edilebilir. Bu faktörler, nüfuz alanları çatışması, ideolojik farklılıklar ve şii-sünni ayrımı olarak değerlendirilmektedir. Ancak iki halkın etnik kökenindeki farklılıktan kaynaklanan bir sorun bu iki ülkenin ilişkilerinde belirleyici rol oynamamıştır.
Soru 76
I. Halkın Mücahitleri Örgütü
II. DHKPC
III. PKK
IV. PEJAK
V. FKÖ
Yukarıdaki örgütlerden hangisi ya da hangileri Türkiye-İran ilişkilerinde sorun oluşturmuştur?
II. DHKPC
III. PKK
IV. PEJAK
V. FKÖ
Yukarıdaki örgütlerden hangisi ya da hangileri Türkiye-İran ilişkilerinde sorun oluşturmuştur?
Seçenekler
A
II
B
IV ve V
C
II ve III
D
I
E
I ve III
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Türkiye İran ilişkilerinde, İran, Türkiye'yi rejim karşıtı bir örgüt olan Halkın Mücahitleri Örgütü'nü desteklemekle suçlarken Türkiye de İran'ı PKK'ya destek vermekle suçlamıştır.
Türkiye İran ilişkilerinde, İran, Türkiye'yi rejim karşıtı bir örgüt olan Halkın Mücahitleri Örgütü'nü desteklemekle suçlarken Türkiye de İran'ı PKK'ya destek vermekle suçlamıştır.
Soru 77
Refah-Yol Hükûmetinin başbakanı olarak 1996’da göreve başlayan Necmettin Erbakan döneminde İran ile ilişkilerin iç siyasete alet edilmesi çok yoğun bir şekilde söz konusu olmuştur. Birçok kesim tarafından İran-Türkiye yakınlaşması ağır eleştirilmiştir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında Erbakan dönemi İran politikalarının laik kesim tarafından tepkiyle karşılanmasının nedeni olarak hangisi gösterilebilir?
Yukarıdaki bilgiler ışığında Erbakan dönemi İran politikalarının laik kesim tarafından tepkiyle karşılanmasının nedeni olarak hangisi gösterilebilir?
Seçenekler
A
Refah-Yol hükümetinin İran ile kültürel işbirliklerine öncelik vermesi
B
İran'ın Türkiye ile olan ticaretinin artması sonucu ekonomik dengesizliklerin ortaya çıkması
C
Refah Partisi kadrolarının dünya görüşü ile İran rejimi arasındaki yakınlıkların laik kesimin endişelerini tetikleyici düzeyde olması
D
İran ordusu ve Türk ordusunun sıcak çatışma noktasına varmayan ama zaman zaman oldukça gerginleşen gerilimleri
E
PKK terör örgütünün İran tarafından desteklenmesi
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Türkiyede'ki laiklik hassasiyeti olan kesim, Erbakan’ın İran ile ilişkileri geliştirmek istemesinde, onun İslamcı politikasının ürünü olduğunu göstermek gayesiyle İran’ın rejimine ve politikalarına yönelik ağır ithamlarda bulunmuşlar ve Türkiye'nin de İran gibi olacağı yönündeki endişelerini sürekli dile getirmişlerdir
Türkiyede'ki laiklik hassasiyeti olan kesim, Erbakan’ın İran ile ilişkileri geliştirmek istemesinde, onun İslamcı politikasının ürünü olduğunu göstermek gayesiyle İran’ın rejimine ve politikalarına yönelik ağır ithamlarda bulunmuşlar ve Türkiye'nin de İran gibi olacağı yönündeki endişelerini sürekli dile getirmişlerdir
Soru 78
Irak'ın 1. Dünya Savaşından itibaren dış güçlerin dikkatinin ve farklı emellerinin odağında olmasının başlıca nedeni nedir?
Seçenekler
A
Musul meselesinin uluslararası platformlarda resmi olarak çözüme kavuşmaması
B
PKK gibi terör örgütlerinin Irak'ta gelişme zemini bulması
C
Kuzeydeki Kürt grupların sık sık bağımsızlık için ayaklanması
D
Irak'ta hüküm sürek diktatöryal ve baskıcı rejimlerin halkı hiçe sayan politikaları
E
Irak'ın dünyanın en büyük petrol rezevlerinden birine sahip olması
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Irak büyük petrol rezevlerine sahip olduğu için sürekli dış güçlerin oyun alanı haline gelmiştir. Çünkü zengin enerji kaynakları Batının enerji ihtiyacını karşılamak için iştahını kabartmıştır.
Irak büyük petrol rezevlerine sahip olduğu için sürekli dış güçlerin oyun alanı haline gelmiştir. Çünkü zengin enerji kaynakları Batının enerji ihtiyacını karşılamak için iştahını kabartmıştır.
Soru 79
Türkiye'nin Irak politikalarında Amerikan eksenli tutumların esnemesinin en önemli göstergesi hangisidir?
Seçenekler
A
ABD'nin Türkiye üzerinden Irak'a saldırmasına izin veren tezkerenin TBMM tarafından 1 Mart 2003 tarihinde reddedilmesi
B
Türkiye'nin Irak politikalarında etkili olan askeri bürokrasinin hükümetle tek sesli bir söylem içerisine girmesi
C
Güçlü bir iktidarla koalisyon hükümetlerinin zaaflarını göstermeyen Ak Parti hükümetinin ilkeli dış politikaları
D
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdinde Irak'a Amerikan müdahalesinin haksızlığını ve hukuk dışı olduğunu savunan tezlerini güçlü bir biçimde seslendirmesi
E
Irak'la gelişen ekonomik ve siyasi işbirliklerinin her iki ülke lehine olumlu sonuçlar vermesi
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
ABD'nin Türkiye üzerinden Irak’a kaşı açacağı cepheyi garanti olarak gördüğü için asker ve teçhizat sevkiyatına başlayan Amerikan yönetimini çok kızdıran 1 Mart tezkeresi Türkiye’nin Irak politikasında bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten sonra Irak politikasının şekillenmesindeki Amerikan etkisini sınırlandıran Türkiye, Bağdat’a yönelik politikasını kendi çıkarları doğrultusunda geliştirme konusunda daha fazla çaba içerisinde olmuştur.
ABD'nin Türkiye üzerinden Irak’a kaşı açacağı cepheyi garanti olarak gördüğü için asker ve teçhizat sevkiyatına başlayan Amerikan yönetimini çok kızdıran 1 Mart tezkeresi Türkiye’nin Irak politikasında bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten sonra Irak politikasının şekillenmesindeki Amerikan etkisini sınırlandıran Türkiye, Bağdat’a yönelik politikasını kendi çıkarları doğrultusunda geliştirme konusunda daha fazla çaba içerisinde olmuştur.
Soru 80
Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesinden hemen sonra Türkiye ekonomik kayıpları göze alarak Kerkük-Yumurtalık petrol Boru hattını kapatmış ve daha başka uygulamalarla Irak'ı zor durumda bırakacak adımlar atmıştır. Türkiye'nin bu süreçte izlediği bu politikalar neyin göstergesidir?
Seçenekler
A
Türkiye'nin Özal döneminde yakaladığı istikrarlı süreci Amerikan politikalarına destek olarak sürdürmeye gayret etmesinin
B
Türkiye'nin komşularıyla olan sorunlu ilişkilerini üçüncü aktörler nezdinde çözme gayretinin
C
Türkiye'nin Irak'tan elde edeceği ekonomik yararların aslında çok da büyük olmadığının
D
ABD yönetiminin Türkiye ile olan ilişkilerinde karşılıklı menfaatleri gözettiğinin
E
Türkiye'nin bölgede oyun kuran bir aktör olduğunu uluslararası camiada da tescillediğinin
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
1980’li yılların ikinci yarısında güçlükle elde ettiği siyasi istikrarı ve ekonomik kazanımları kaybetmek istemeyen Türkiye, Türk dış politikasının şekillenmesinde etkili olan dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ABD’nin talepleri ve Türkiye’nin çıkarlarını bir araya getirmeye çalışan bir politika izlemesiyle ABD tarafında politikalar izlemiştir.
1980’li yılların ikinci yarısında güçlükle elde ettiği siyasi istikrarı ve ekonomik kazanımları kaybetmek istemeyen Türkiye, Türk dış politikasının şekillenmesinde etkili olan dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ABD’nin talepleri ve Türkiye’nin çıkarlarını bir araya getirmeye çalışan bir politika izlemesiyle ABD tarafında politikalar izlemiştir.
Soru 81
Türkiye ile Suriye Soğuk Savaş döneminde farklı bloklarda yer alırken Soğuk Savaş bittikten sonra da sorunlarını diyalog yoluyla çözememelerinin nedeni nedir?
Seçenekler
A
Suiye'nin PKK'ya destek vermesi
B
Ankara ve Şam'daki yönetici kadroların tercihleri
C
Türkiye'nin Fırat nehri üzerinde barajlar inşa etmesi
D
Suriye'nin Rusya yanlısı politikalar izlemesi
E
Türkiye'nin bölgede Amerikan çıkarlarını gözetmesi
Açıklama:
Türkiye’nin Suriye politikasında yaşanan değişimi açıklayabileceksiniz.
Her iki ülke de Soğuk Savaş’ın sona ermesini bir fırsatolarak görüp aralarındaki sorunları diyalog yoluyla çözüme kavuşturma arayışına girmek yerine, eski çatışmacı politikayı sürdürmeyi tercih etmişlerdir. Bu durum yönetim ünitelerinin diyaloga yanaşmadığının göstergesidir.
Her iki ülke de Soğuk Savaş’ın sona ermesini bir fırsatolarak görüp aralarındaki sorunları diyalog yoluyla çözüme kavuşturma arayışına girmek yerine, eski çatışmacı politikayı sürdürmeyi tercih etmişlerdir. Bu durum yönetim ünitelerinin diyaloga yanaşmadığının göstergesidir.
Soru 82
Türkiye'nin Müslüman bir ülke olmasına rağmen İsrail ile diplomatik ilişkilerinin hiçbir zaman tamamen kopmaması hatta dönem dönem bu ülkeye yakın politikalar izlemesi nasıl açıklanabilir?
Seçenekler
A
İsrail'in uluslararası hukuka uygun politikalar izleyen bir ülke olması
B
Türkiye ve İsrail'in Ortadoğu'da ortak çıkarlara sahip olması
C
Türkiye'nin Soğuk Savaş ortamında ABD yanlısı politikalar izlemesi ve ABD'nin İsrail üzerinde korumacı bir yaklaşımının olması
D
Türkiye'nin ithalatının büyük bir bölümünü İsrail'den gerçekleştirmesi
E
İsrail ve Türkiye'nin güvenlik politikalarının örtüşmesi
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Türkiye, Soğuk Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu çerçevede, 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuş, bundan yaklaşık bir yıl sonra, 1950 yılının Mart ayında iki ülke arasında elçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulmuştur.
Türkiye, Soğuk Savaş’ın getirdiği güvensiz ortamda ABD’ye yakınlaşmasının bir sonucu olarak İsrail-Filistin sorunu konusundaki politikasını bu ülkenin çizgisine getirmiştir. Bu çerçevede, 1948 yılında kurulan İsrail devletini 28 Mart 1949 tarihinde tanıyarak bu devletin meşruiyetini kabul eden ilk Müslüman devlet olmuş, bundan yaklaşık bir yıl sonra, 1950 yılının Mart ayında iki ülke arasında elçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulmuştur.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi Ak Parti hükümetlerinin İsrail-Filistin meselesinde ABD gibi etkili dış aktörlerden gelen baskı ve telkinler karşısında daha sağlam durması ve kendi dış politika ilkeleri doğrultusunda politikalar geliştirmesinin sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
İslam Konferansı Örgütü'nün kurulması
B
Mavi Marmara krizinin çıkması
C
28 Haziran 2006'da Gazze saldırılarının düzenlenmesi
D
27 Aralık 2008'de İsrail'in Gazze şeridinde 1400 sivili öldürmesi
E
Konya'da düzenlenen Anadolu Kartalı tatbikatına İsrail'in davet edilmemesi
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
Gazze Saldırıları ve Davos Krizi sonras›nda İsrail’e karşı uygulanan yeni politika çerçevesinde somut adımlar atılmaya başlanmış ve Konya'da yapılan Anadolu Kartal'ı tatbikatına İsrail Devleti davet edilmemiştir.
Gazze Saldırıları ve Davos Krizi sonras›nda İsrail’e karşı uygulanan yeni politika çerçevesinde somut adımlar atılmaya başlanmış ve Konya'da yapılan Anadolu Kartal'ı tatbikatına İsrail Devleti davet edilmemiştir.
Soru 84
Türkiye, Irak, İran ve Afganistan’ın katılımıyla Sadabad Paktı kaç yılında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1930
B
1940
C
1947
D
1937
E
1935
Açıklama:
Türkiye’nin Orta Doğu politikasını belirleyen faktörleri kavrayabileceksiniz.
Sadabat Paktı; Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında, 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran'da Sadabat Sarayı'nda imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı.
Sadabat Paktı; Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında, 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran'da Sadabat Sarayı'nda imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı.
Soru 85
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik olarak gerçekleştirdiği ve 1400’den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılar kaç yılları arasında olmuştur?
Seçenekler
A
1998-2001
B
2001-2003
C
2000-2003
D
2005-2007
E
2008-2009
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik olarak 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri asında gerçekleştirdiği ve 1400’den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılar sırasında Ankara’dan gelen tepkiler ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye-İsrail ilişkileri açısından bir dönüm noktası olmuştur.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik olarak 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri asında gerçekleştirdiği ve 1400’den fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılar sırasında Ankara’dan gelen tepkiler ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye-İsrail ilişkileri açısından bir dönüm noktası olmuştur.
Soru 86
Sadabat Paktı'yla ilgili aşağıda yer ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
B
1937 yılında imzalanmıştır.
C
İmzacı devletler arasındaki sınır sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi için imzalanmıştır.
D
1979’da İran’daki yeni rejimin paktı feshettiğini ilan edene kadar hukuki varlığını korunmuştur.
E
2015 yılına kadar paktın hukuki geçerliliği sürmüştür.
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı olup, Tahran’da Sadabat Sarayında imzalandığı için bu ismi almıştır. İmzacı devletler arasındaki sınır sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi ile ülkelerin bağımsızlıklarını vurgulama istekleri öne çıkmıştır. Taraflar birbirlerinin içişlerine karışmama, ortak çıkarları ilgilendiren konularda danışma, saldırıda bulunmama ve sınırlara saygı göstermeyi kabul etmişlerdir. Sadabat Paktı, 1979’da İran’daki yeni rejimin paktı feshettiğini ilan edene kadar hukuki varlığını korumuştur.
Sadabat Paktı, 8 Temmuz 1937’de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan dörtlü saldırmazlık paktı olup, Tahran’da Sadabat Sarayında imzalandığı için bu ismi almıştır. İmzacı devletler arasındaki sınır sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi ile ülkelerin bağımsızlıklarını vurgulama istekleri öne çıkmıştır. Taraflar birbirlerinin içişlerine karışmama, ortak çıkarları ilgilendiren konularda danışma, saldırıda bulunmama ve sınırlara saygı göstermeyi kabul etmişlerdir. Sadabat Paktı, 1979’da İran’daki yeni rejimin paktı feshettiğini ilan edene kadar hukuki varlığını korumuştur.
Soru 87
Türkiye'nin 1950'li yıllardaki planların ardından 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı'nın inşasına başlaması hangi ülke tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve gerginliğe neden olmuştur?
Seçenekler
A
Irak
B
İran
C
Suudi Arabistan
D
Suriye
E
İsrail
Açıklama:
Türkiye’nin Suriye politikasında yaşanan değişimi açıklayabileceksiniz.
Türkiye'nin 1950'li yıllardaki planların ardından 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı'nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Soğuk Savaş'm ideolojik atmosferinden beslenen düşmanlık bu meselenin Ankara ve Şam arasında görüşülüp diyalog yoluyla çözülmesini engellemiş, iki ülke sorunu karşı tarafa güç uygulamak yoluyla çözmeye yönelik politikalar izlemiştir.
Türkiye'nin 1950'li yıllardaki planların ardından 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı'nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Soğuk Savaş'm ideolojik atmosferinden beslenen düşmanlık bu meselenin Ankara ve Şam arasında görüşülüp diyalog yoluyla çözülmesini engellemiş, iki ülke sorunu karşı tarafa güç uygulamak yoluyla çözmeye yönelik politikalar izlemiştir.
Soru 88
1970'li yıllarda Ermeni terör örgütü ASALA'ya destek veren ve gerek kendi ülkesinde gerekse etkisi altındaki Lübnan'da bu örgütün faaliyetlerine izin veren, Sovyetler Birliği'nden aldığı destekle 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'ye karşı yıkıcı faaliyet gösteren bir başka terör örgütü olan PKK'yi destekleyen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsrail
B
Mısır
C
Suriye
D
Irak
E
İran
Açıklama:
Türkiye’nin Suriye politikasında yaşanan değişimi açıklayabileceksiniz.
Önce 1970'li yıllarda Ermeni terör örgütü ASALA'ya destek veren ve gerek kendi ülkesinde gerekse etkisi altındaki Lübnan'da bu örgütün faaliyetlerine izin veren Suriye yönetimi, Sovyetler Birliği'nden aldığı destekle 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'ye karşı yıkıcı faaliyet gösteren bir başka terör örgütü olan PKK'yi desteklemeye başlamıştır. Bu şekilde Türkiye'ye zarar vermek suretiyle Ankara'yı su sorununda ve Hatay meselesinde tavize zorlayabileceğini düşünen Suriye hızlı bir şekilde Türkiye'nin düşmanları sıralamasında üst sıralara yükselmiştir.
Önce 1970'li yıllarda Ermeni terör örgütü ASALA'ya destek veren ve gerek kendi ülkesinde gerekse etkisi altındaki Lübnan'da bu örgütün faaliyetlerine izin veren Suriye yönetimi, Sovyetler Birliği'nden aldığı destekle 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'ye karşı yıkıcı faaliyet gösteren bir başka terör örgütü olan PKK'yi desteklemeye başlamıştır. Bu şekilde Türkiye'ye zarar vermek suretiyle Ankara'yı su sorununda ve Hatay meselesinde tavize zorlayabileceğini düşünen Suriye hızlı bir şekilde Türkiye'nin düşmanları sıralamasında üst sıralara yükselmiştir.
Soru 89
Aşağıdaki ülke ya da ülkelerden hangisi 1967 Arap-İsrail Savaşı'nda Türkiye tarafından desteklenmiştir?
Seçenekler
A
İsrail
B
Mısır - Ürdün - Suriye
C
İran - Irak
D
ABD
E
Katar
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
1967 Arap-İsrail Savaşı'nda, topraklarındaki askerî üslerin Arap ülkelerine karşı kullanılmasına müsaade etmeyeceğini ilan eden Türkiye, savaş sırasında Mısır, Ürdün ve Suriye'ye gıda yardımı yapan ve savaş sonrasında BM Genel Kurulunda, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesine yönelik kararın alınmasına katkıda bulunarak Mısır, Ürdün ve Suriye'nin olduğu Arap ülkelerine yakın bir politika izlemiştir.
1967 Arap-İsrail Savaşı'nda, topraklarındaki askerî üslerin Arap ülkelerine karşı kullanılmasına müsaade etmeyeceğini ilan eden Türkiye, savaş sırasında Mısır, Ürdün ve Suriye'ye gıda yardımı yapan ve savaş sonrasında BM Genel Kurulunda, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesine yönelik kararın alınmasına katkıda bulunarak Mısır, Ürdün ve Suriye'nin olduğu Arap ülkelerine yakın bir politika izlemiştir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi Sadabad Paktı'nı imzalayan ülkelerden bir tanesi değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Suriye
C
Irak
D
Afganistan
E
Türkiye
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
Soru 91
1979 yılında İran ile ülke ilişkilerini düzeltmek amacıyla RCD'yi (Kalkınma için bölgesel iş birliği) canlandırmaya yönelik bir girişimde bulunan Türk siyaset kişisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Süleyman Demirel
B
Necmettin Erbakan
C
Turgut Özal
D
Bülent Ecevit
E
Tansu Çiller
Açıklama:
Türkiye’nin İran politikasının gelişimini açıklayabileceksiniz.
Turgut Özal, İran ile ülke ilişkilerini düzeltmek amacıyla RCD'yi (Kalkınma için bölgesel iş birliği) canlandırmaya yönelik girişimde bulunmuştur.
Turgut Özal, İran ile ülke ilişkilerini düzeltmek amacıyla RCD'yi (Kalkınma için bölgesel iş birliği) canlandırmaya yönelik girişimde bulunmuştur.
Soru 92
Musul'un Irak topraklarında kalmasını kabul eden Türkiye, 25 yıl boyunca Musul petrollerinden ne oranda pay almayı kabul etmiştir?
Seçenekler
A
% 20
B
% 30
C
% 40
D
% 10
E
% 5
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Türkiye, Musul petrollerinden 25 yıl süreyle %10 pay almak koşuluyla bu bölgenin Irak sınırları içerisinde yer almasını kabul etmiştir.
Türkiye, Musul petrollerinden 25 yıl süreyle %10 pay almak koşuluyla bu bölgenin Irak sınırları içerisinde yer almasını kabul etmiştir.
Soru 93
Türkiye'nin 2000'li yıllarda, Irak'ın kuzeyine karşı düzenlemiş olduğu sınır ötesi operasyonlara destek vermeyen lider aşağıdakileren hangisidir?
Seçenekler
A
Turgut Özal
B
Rıza Pehlevi
C
Saddam Hüseyin
D
Barzani
E
Esad
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine karşı düzenlemiş olduğu sınır ötesi operasyonlara destek vermeyen Barzani bu müdahaleleri sürekli eleştiren bir tutum içerisine girmiştir.
Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine karşı düzenlemiş olduğu sınır ötesi operasyonlara destek vermeyen Barzani bu müdahaleleri sürekli eleştiren bir tutum içerisine girmiştir.
Soru 94
Irak'a yönelik olarak kitle imha silahlarına sahip olmak ile suçlayan ve bölge ülkelerine "ya benimlesiniz ya da karşımda" mesajını vere ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
Rusya
C
İngiltere
D
Fransa
E
Türkiye
Açıklama:
Türkiye'nin Irak politikasının genel gelişimini kavrayabileceksiniz.
Irak'a düzenlediği savaş harekatlarını düşünerek ABD cevabına ulaşmak mümkündür.
Irak'a düzenlediği savaş harekatlarını düşünerek ABD cevabına ulaşmak mümkündür.
Soru 95
İsrail, Doğu Kudüs'ü ilhak ederek hangi yılda Kudüs'ü başkent ilan etmiştir?
Seçenekler
A
1980
B
1985
C
1990
D
1995
E
1999
Açıklama:
Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununa ilişkin politikasını kavrayabileceksiniz.
İsrail, 1980 yılında, Doğu Kudüs'ü ilhak ederek Kudüs'ü başkent ilan etmiştir.
İsrail, 1980 yılında, Doğu Kudüs'ü ilhak ederek Kudüs'ü başkent ilan etmiştir.
Soru 96
Sadabat Paktı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Pakt ile beraber taraflara birbirlerinin iç işlerine karışma hakkı doğmuştur.
B
Sadece Türkiye, İran ve Irak arasında imzalanmıştır.
C
Tebriz şehrinde 1936 yılında imzalanmıştır.
D
Pakt Türkiye-İran ilişkisini o zamana kadarki en kötü noktaya getirmiştir.
E
İran'daki yeni rejim paktı feshetmiştir.
Açıklama:
Kitaba göre Sadabat Paktı, 8 Temmuz
1937’de Türkiye, İran, Irak ve
Afganistan arasında imzalanan
dörtlü saldırmazlık paktı olup
Tahran’da Sadabat Sarayında
imzalanmıştır. Taraflar birbirlerinin
içişlerine karışmama, ortak
çıkarları ilgilendiren konularda
danışma, saldırıda bulunmama
ve sınırlara saygı göstermeyi
kabul etmişlerdir. Sadabad
Paktı, 1979’da İran’daki yeni
rejimin paktı feshettiğini ilan
edene kadar hukuki varlığını
korumuştur. Sadabad Paktı ile Türkiye-İran ilişkileri o zamana kadarki en iyi noktalardan birine ulaşmış oldu. Bu yüzden doğru cevap E şıkkıdır.
1937’de Türkiye, İran, Irak ve
Afganistan arasında imzalanan
dörtlü saldırmazlık paktı olup
Tahran’da Sadabat Sarayında
imzalanmıştır. Taraflar birbirlerinin
içişlerine karışmama, ortak
çıkarları ilgilendiren konularda
danışma, saldırıda bulunmama
ve sınırlara saygı göstermeyi
kabul etmişlerdir. Sadabad
Paktı, 1979’da İran’daki yeni
rejimin paktı feshettiğini ilan
edene kadar hukuki varlığını
korumuştur. Sadabad Paktı ile Türkiye-İran ilişkileri o zamana kadarki en iyi noktalardan birine ulaşmış oldu. Bu yüzden doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 97
Bağdat Paktı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türkiye, İran ve İngiltere üçlüsünün kurduğu örgüttür.
B
Amacı ABD'nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemektir.
C
1958'de Irak'ın Paktan ayrılmasıyla varlığı sona ermiştir.
D
Sovyet Birliği karşıtı bir güvenlik ve savunma
örgütüdür.
örgütüdür.
E
1979 yılında İran'ın paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır.
Açıklama:
Kitaba göre Bağdat Paktı, 1955 yılında Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan güvenlik ve savunma
örgütüdür. Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti. 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır. 1979’a kadar devam eden Bağdat Paktı 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona
ermiştir. Bu sebeple doğru cevap D seçeneğidir.
örgütüdür. Amacı Sovyetler Birliği’nin Orta Doğu’ya nüfuzunu engellemekti. 1958’de Irak’ın Paktan ayrılması üzerine merkezini Ankara’ya taşıyarak Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) adını almıştır. 1979’a kadar devam eden Bağdat Paktı 1979’da İran ve Pakistan’ın ayrılmasıyla varlığı sona
ermiştir. Bu sebeple doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 98
Türkiye ile İran arasındaki siyasi ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İki ülke arasında her zaman “karşılıklı güven”e dayalı bir iş birliği ilişkisi olmuştur.
B
Türkiye, İran-Irak savaşının yaşandığı 1980'li yıllarda İran'ın tarafını tuttuğunu ilan etmiştir.
C
Türkiye, İran’ın devrimden sonraki ilk dönemde izlediği “rejim ihracı” politikasını desteklemiştir.
D
Turgut Özal’ın ölümünün hemen ardından İran’la yaşanan sorunlar tamamen son bulmuştur.
E
2000’li yıllarda İran ile yaşanan sorunlar “komşularla sıfır sorun” politikasının bir sonucu olarak hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır.
Açıklama:
Kitaba göre Türkiye-İran arasında “karşılıklı güven”e dayalı bir iş birliği ilişkisi geliştirilebildiği dönemler çok az olmuştur. İran-Irak Savaşı’nın yaşandığı 1980’li yıllarda tarafsızlığını ilan edip buna uygun politikalar izleyen Türkiye, bölgedeki birçok diğer Müslüman ülke gibi İran’ın devrimden sonraki ilk dönemde izlediği “rejim ihracı” politikasından rahatsız olmuştur. Ticaretin artırılması yönünde politikalar geliştiren Turgut Özal’ın ölümünün ardından İran’la
yaşanan sorunlar artmıştır. 2000’li yıllarda İran ile yaşanan sorunlar “komşularla sıfır sorun” politikasının bir sonucu olarak hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır.
Kitaba göre Türkiye-İran arasında “karşılıklı güven”e dayalı bir iş birliği ilişkisi geliştirilebildiği dönemler çok az olmuştur. İran-Irak Savaşı’nın yaşandığı 1980’li yıllarda tarafsızlığını ilan edip buna uygun politikalar izleyen Türkiye, bölgedeki birçok diğer Müslüman ülke gibi İran’ın devrimden sonraki ilk dönemde izlediği “rejim ihracı” politikasından rahatsız olmuştur. Ticaretin artırılması yönünde politikalar geliştiren Turgut Özal’ın ölümünün ardından İran’la yaşanan sorunlar artmıştır. 2000’li yıllarda İran ile yaşanan sorunlar “komşularla sıfır sorun” politikasının bir sonucu olarak hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. Bu sebeple doğru cevap 'E' şıkkıdır. Doğru cevap 220. sayfadaki bölüm özetinde de belirtilmiştir.
yaşanan sorunlar artmıştır. 2000’li yıllarda İran ile yaşanan sorunlar “komşularla sıfır sorun” politikasının bir sonucu olarak hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır.
Kitaba göre Türkiye-İran arasında “karşılıklı güven”e dayalı bir iş birliği ilişkisi geliştirilebildiği dönemler çok az olmuştur. İran-Irak Savaşı’nın yaşandığı 1980’li yıllarda tarafsızlığını ilan edip buna uygun politikalar izleyen Türkiye, bölgedeki birçok diğer Müslüman ülke gibi İran’ın devrimden sonraki ilk dönemde izlediği “rejim ihracı” politikasından rahatsız olmuştur. Ticaretin artırılması yönünde politikalar geliştiren Turgut Özal’ın ölümünün ardından İran’la yaşanan sorunlar artmıştır. 2000’li yıllarda İran ile yaşanan sorunlar “komşularla sıfır sorun” politikasının bir sonucu olarak hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. Bu sebeple doğru cevap 'E' şıkkıdır. Doğru cevap 220. sayfadaki bölüm özetinde de belirtilmiştir.
Soru 99
Türkiye-Irak arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1932’ye kadar İngiltere’nin vesayet yönetimi altında kalan Irak ile Musul sorunu Türkiye'nin leyhine olacak şekilde çözülmüştür.
B
Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Türkiye ve Irak beraber Doğu Bloku’na yakın olmuşlardır.
C
Irak’ta yaşanan 1958 Darbesi sonrasında Irak'ın Sovyetler Birliği’ne yanaşmasıyla birlikte Türkiye ile sıkı güvenlik ilişkisine sahip olmuşlardır.
D
Sınır bölgelerinde yaşayan Kürtlerin çıkardığı sorunlara karşı hiç iş birliği yapmamışlardır.
E
1980’li yıllarda iki ülkenin güvenliğine karşı terörist eylemlerde bulunan gruplara karşı Türkiye ve Irak birbirlerine “sıcak takip” imkânı tanımaşlardır.
Açıklama:
Kitaba göre, 1932’ye kadar İngiltere’nin vesayet yönetimi altında kalan Irak ile Musul sorunu, İngiltere’nin Milletler Cemiyetindeki ağırlığını kullanması sonucu Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde çözülmüştür. Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Batı Bloku’na yakın olan Türkiye ve Irak ABD tarafından desteklen Bağdat Paktı çatısı altında sıkı güvenlik ilişkilerine sahip olmuşlar, Irak’ta yaşanan 1958 Darbesi sonrasında bu ülkenin Sovyetler Birliği’ne yanaşmasıyla birlikte bu güvenlik iş birliği yerini rekabet ve sürekli gerginliğe bırakmıştır. Ancak iki ülke sınır bölgelerinde yaşayan Kürtlerin zaman zaman çıkarmış oldukları isyanlarda sınırın karşı tarafını üs olarak kullanmaları Ankara ve Bağdat’ı iş birliğine zorladığı için bu gerginlik sıcak çatışmaya dönüşmemiştir. 1980’li yıllarda iki ülkenin güvenliğine karşı terörist eylemlerde bulunan gruplara karşı birbirlerine “sıcak takip” imkânı tanımışlardır. Bu şekilde doğru cevap 'E' seçeneğidir.
Soru 100
Türkiye-Suriye arasındaki ilişki ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı sonrası Orta Doğu sınırları çizilirken gündeme gelen Sancak/Hatay meselesi sorunsuz bir şekilde anında çözülmüştür.
B
Bölge dışı güçler iki ülkenin birbirlerine karşı politikalarının şekillenmesinde hiç etkili olmamıştır.
C
Soğuk Savaş döneminde Türkiye ve Suriye’nin farklı bloklarda yer almaları birbirlerine karşı düşmanca politikalar izlemeleri sonucuna sebep olmamıştır.
D
Türkiye'nin 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın inşasına başlamasından doğan su sorunu iki ülke arasında diyalog ile çözülmüştür.
E
2000’li yıllarda ülkeler arasında geliştirilen iyi ilişkiler, Suriye'nin, Arap Devrimleri çerçevesinde yaşanan halk hareketlerine yanlış tepki vermesiyle yeniden bozulmuştur.
Açıklama:
Kitaba göre Birinci Dünya Savaşı sonrası Orta Doğu’sunun
sınırları çizilirken gündeme gelen anlaşmazlıklardan birisi olan Sancak/Hatay meselesi etrafında Türkiye-Suriye sınırına ilişkin yaşanan sorunların 1939 yılına kadar uzaması ve hatta Hatay’ın Türkiye topraklarına katılması sonrasında bile Şam yönetiminin bu konudaki taleplerini zaman zaman tekrarlaması iki ülke arasındaki ilişkilerin olumsuz gelişmesinin en önemli gerekçeleri arasında gösterilebilir. Türkiye-Suriye ilişkilerinin olumsuz şekilde gelişmesinin nedenlerinden bir başkası ise bölge dışı güçlerin iki ülkenin birbirlerine karşı politikalarının şekillenmesinde çok etkili olmasıdır. Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu sisteminde Türkiye ve Suriye’nin farklı bloklarda yer almaları birbirlerine karşı düşmanca politikalar izlemeleri sonucunu doğurmuştur. 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve
iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Soğuk Savaş’ın ideolojik atmosferinden beslenen düşmanlık bu meselenin Ankara ve Şam arasında görüşülüp diyalog yoluyla çözülmesini engellemiş, iki ülke sorunu karşı tarafa güç uygulamak yoluyla çözmeye yönelik politikalar izlemiştir. 2000’li yıllarda iki ülke arasında ekonomik, siyasi ve güvenlik alanında geliştirilen iyi ilişkiler, Suriye yönetiminin, Arap Devrimleri çerçevesinde yaşanan halk hareketlerine karşı yanlış tepki vermesi sonucu yeniden bozulmuştur. Bu sebeple doğru cevap 'E' şıkkıdır.
sınırları çizilirken gündeme gelen anlaşmazlıklardan birisi olan Sancak/Hatay meselesi etrafında Türkiye-Suriye sınırına ilişkin yaşanan sorunların 1939 yılına kadar uzaması ve hatta Hatay’ın Türkiye topraklarına katılması sonrasında bile Şam yönetiminin bu konudaki taleplerini zaman zaman tekrarlaması iki ülke arasındaki ilişkilerin olumsuz gelişmesinin en önemli gerekçeleri arasında gösterilebilir. Türkiye-Suriye ilişkilerinin olumsuz şekilde gelişmesinin nedenlerinden bir başkası ise bölge dışı güçlerin iki ülkenin birbirlerine karşı politikalarının şekillenmesinde çok etkili olmasıdır. Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu sisteminde Türkiye ve Suriye’nin farklı bloklarda yer almaları birbirlerine karşı düşmanca politikalar izlemeleri sonucunu doğurmuştur. 1964 yılında Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın inşasına başlaması Suriye tarafından kendi su kaynaklarını tehdit eden bir gelişme olarak algılanmış ve
iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Soğuk Savaş’ın ideolojik atmosferinden beslenen düşmanlık bu meselenin Ankara ve Şam arasında görüşülüp diyalog yoluyla çözülmesini engellemiş, iki ülke sorunu karşı tarafa güç uygulamak yoluyla çözmeye yönelik politikalar izlemiştir. 2000’li yıllarda iki ülke arasında ekonomik, siyasi ve güvenlik alanında geliştirilen iyi ilişkiler, Suriye yönetiminin, Arap Devrimleri çerçevesinde yaşanan halk hareketlerine karşı yanlış tepki vermesi sonucu yeniden bozulmuştur. Bu sebeple doğru cevap 'E' şıkkıdır.
Ünite 8
Soru 1
Orta Doğu bölgesi, sahip olduğu doğal kaynakları, jeopolitik ve sosyokültürel değerleri dikkate alındığında aşağıdakilerden en çok hangisini beraberinde getirmiştir?
Seçenekler
A
Kültürel, etnik ve dinsel farklılıkların algılanmasında yardımcı olmuştur.
B
Büyük güçlerin küresel mücadelelerinin odak noktasını teşkil etmiştir.
C
Sanayi Devrimi ve teknolojik kalkınma yolunda başarılı olmalarını sağlamıştır.
D
Batı demokratik kurumlarına olumlu yönde ayak uydurabilmişlerdir.
E
Toprak bütünlüğünün korunmasında etkili olmuştur.
Açıklama:
Orta Doğu bölgesi, sahip olduğu doğal kaynakları, jeopolitik ve sosyokültürel değerleri dikkate alındığında tüm insanlık tarihî boyunca büyük güçlerin küresel mücadelelerinin odak noktasını teşkil etmiştir
Soru 2
Orta Doğu toplumları aşağıdakilerden hangisi nedeniyle eleştirilmiştir?
Seçenekler
A
sahip oldukları doğal kaynaklar
B
jeopolitik ve sosyokültürel değerleri
C
teknolojiye ve Batı demokratik kurumlarına ayak uyduramama
D
kültürel, etnik ve dinsel farklılıklar
E
büyük petrol rezervlerine sahip olmaları
Açıklama:
Orta Doğu toplumlarının petrol rezervlerine sahip olmalarına rağmen, Sanayi Devrimi ve teknolojik kalkınma yolunda başarılı olamadıkları, öte yandan toplumsal düzen içinde ise Batı demokratik kurumlarına olumlu yönde ayak uyduramadıkları gerekçesi ile eleştirilmiştir.
Soru 3
XX. yüzyılın başında Büyük Güçler arasındaki mücadelede, İngiltere’nin Osmanlı Devletini etkisiz kılarak, Mezopotamya bölgesinde Çarlık Rusya’sının nüfuzunun önlenmesi yolunda bir temel diplomatik çizgi izlediği söylenebilir. Osmanlı Devleti’ne karşı İngiltere, Mısır, Suudi Arabistan, Irak ve Körfez ülkeleri üzerinde kurmayı planladığı yeni düzende aşağıdakilerden hangi ülke ile bir ortaklık ittifakını benimsemiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
ABD
C
Fransa
D
Polonya
E
İspanya
Açıklama:
XX. yüzyılın başında Büyük Güçler arasındaki mücadelede, İngiltere’nin Osmanlı Devleti ve O’nun müttefiki konumundaki Almanya’yı etkisiz kılarak, Mezopotamya bölgesinde Çarlık Rusya’sının nüfuzunun önlenmesi yolunda bir temel diplomatik çizgi izlediği söylenebilir. Osmanlı Devleti’ne karşı İngiltere, Mısır, Suudi Arabistan, Irak ve Körfez ülkeleri üzerinde kurmayı planladığı yeni düzende Fransa ile kısmen Suriye ve Lübnan üzerinde bir ortaklık ittifakını benimsemiştir.
Soru 4
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile hangi konuyu esasa bağlanmıştır?
Seçenekler
A
Akdeniz
B
Karadeniz
C
Boğazların kontrolü
D
petrol rezervleri
E
Orta Doğu
Açıklama:
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır.
Soru 5
İngiltere, deniz egemenliğini Hint Okyanusu’na kadar garanti altına almayı hedef edinmiştir. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ederek Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması politikasını başlatmıştır. Bu maksatla, İngiliz ekonomisi için hayati önemi haiz bulunan Arap yarımadasındaki petrol kaynaklarının elde edilmesinde Osmanlı devletine karşı aşağıdakilerden hangisi kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Arap milliyetçiliği kullanma
B
Almanya ile ittifak yolları bulma
C
Rusya’nın İran önünde baskı unsuru olarak kullanılması
D
Çarlık Rusya’sının nüfuzunun önlenmesi
E
Suriye ve Lübnan ile ortaklık kurma
Açıklama:
İngiltere, deniz egemenliğini Hint Okyanusu’na kadar garanti altına almayı hedef edinmiştir. Öte yandan, Doğu Akdeniz’in güvenliğini sağlayan Süveyş Kanalı vasıtası ile Mısır- Hindistan deniz ticaret hattının açık tutulması için, Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ederek Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması politikasını başlatmıştır. Bu maksatla, İngiliz ekonomisi için hayati önemi haiz bulunan Arap yarımadasındaki petrol kaynaklarının elde edilmesinde Arap milliyetçiliği Osmanlı devletine karşı ideolojik ana eksen olarak kullanılmıştır.
Soru 6
Büyük güçler arasındaki Orta Doğu mücadelesi, günümüzde olduğu üzere, I. ve II. Dünya Savaşları esnasında da devam etmiştir. Esasen, uluslararası ilişkiler disiplini açısından “Great Game-Büyük Oyun” olarak tanımlanan Hindistan Orta Asya bölgesindeki hâkimiyet mücadelesi aşağıdaki hangi ülkeler arasındadır?
Seçenekler
A
Almanya-İngiltere
B
Almanya-Rusya
C
Rusya-İngiltere
D
ABD-İngiltere
E
Almanya-Fransa
Açıklama:
Büyük Güçler arasındaki Orta Doğu mücadelesi, günümüzde olduğu üzere, I. ve II. Dünya Savaşları esnasında da devam etmiştir. Esasen, uluslararası ilişkiler disiplini açısından “Great Game-Büyük Oyun” olarak tanımlanan Rusya İngiltere arasında Hindistan Orta Asya bölgesindeki hâkimiyet mücadelesini kırılma noktası Afganistan olmuştur.
Soru 7
Rusya, Orta Doğu politikalarında İran’a öncelik vermiştir. Aşağıdakilerden hangisi İran’ın Moskova için önemine katkıda bulunan nedenler arasında yoktur?
Seçenekler
A
Ticari ilişkiler
B
Çeçenistan meselesi
C
Tacikistan’daki iç savaş
D
Hazar havzasındaki enerji kaynakları
E
Arap dünyasında ABD'nin etkisinin azalması
Açıklama:
Orta Doğu ve özellikle de İran üzerinden bu bölgeye radikal İslami akımların yayılmasından endişe duyan Rusya, Orta Doğu politikalarında İran’a öncelik vermiştir. Ticari ilişkiler, Çeçenistan meselesi, Tacikistan’daki iç savaş ve Hazar havzasındaki enerji kaynakları konusundaki Rusya-ABD rekabetindeki İran’ın rolü gibi belirli etmenler İran’ın Moskova için önemine katkıda bulunmuştur.
Soru 8
Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Rusya bölgedeki devlet dışı aktörler ile diyaloğu kesmiştir.
B
ABD'nin buradaki faaliyetleri azalmıştır.
C
Sovyetler ile ABD’nin çatışma alanlarından biri olmuştur.
D
Rusya bu bölgede İngiltere ile hareket etmiştir.
E
Bölgede barışçıl bir hava hakimdir.
Açıklama:
Soğuk Savaş döneminde Orta Doğu, Sovyetler ile ABD’nin çatışma alanlarından biri olmuştur.
Soru 9
Rusya ABD ve AB’den farklı olarak aşağıdakilerden hangisini istemektedir?
Seçenekler
A
İsrail ile dengeli ekonomik ve siyasal iş birliği geliştirilmesi
B
Orta Doğu bölgesinde gaz ve petrol rezervleri pazarında yer almak
C
Orta Doğu'da istikrarın sağlanması
D
Orta Doğu'da etkin ve güçlü bir yere sahip olmak
E
Dünya politikalarında söz sahibi olmak
Açıklama:
- ABD ve AB’den farklı olarak bölgede istikrarın sağlanması
Soru 10
Soğuk Savaş döneminde SSCB Orta Doğu’da aşağıdakilerden hangi ülke ya da ülkeler yanlısı bir politika gütmüştür?
Seçenekler
A
Arap ülkeleri
B
İsrail
C
Amerika
D
İngiltere
E
Avrupa
Açıklama:
Soğuk Savaş döneminde SSCB Orta Doğu’da daha çok Arap ülkeleri yanlısı bir politika gütmesine rağmen günümüzde Rusya ve İsrail’in birçok alanda karşılıklı ve çok farklı parametrelere dayalı yeni ilişkiler geliştirdikleri gözlerden kaçmamaktadır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Rusya'nın Orta Doğu üzerinde uyguladığı politikalardan biridir?
Seçenekler
A
Fransa ile Suriye ve Lübnan üzerinde ittifak sağlamak
B
Ege Denizi'nde üstünlüğün Yunanistan'a geçmesini sağlamak
C
Kafkaslar bölgesinde Osmanlı ordusuna karşı Ermeni ayaklanmasını desteklemek
D
“Üç daire” prensibi üzerine kurulu çok boyutlu bir diplomatik rol oynamak
E
Orta Doğu’da İran, Suriye Lübnan, Mısır ve İran’daki Komünist parti üyelerine destek sağlamak
Açıklama:
.1935 tarihinde 7. Komintern Toplantısında ise “anti-emperyalist” halk kitleleri hareketlerini, ulusal reformcu liderler himayesinde desteklenmesi kararlaştırılmıştır. Sovyet liderleri bu bağlamda 1949’da “Birleşik Cephe’nin” işçiler, köylüler, aydınlar, orta sınıf esnaflar ve zanaatkârlar sanayi ile genişletilmesi fikrini benimsemiştir.Sovyetler bu amaçla, Orta Doğu’da İran, Suriye Lübnan, Mısır ve İran’daki Komünist parti üyelerine destek çabalarını yoğunlaştırmışlardır.
Soru 12
Orta Doğu güç parametreleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır.
B
İngiltere, Balkanlarda Slav milliyetçiliğini harekete geçirmek sureti ile bu halkların ayaklanmalarını ve bağımsızlık hareketlerine destek sağlamıştır.
C
Londra, Balkan Savaşları esnasında Yunanistan’a askerî ve siyasi yardım temin etmiştir.
D
Londra son tahlilde Yunan Ordusu’nun mutlak yenilgisi ile sonuçlanan 1917 Anadolu işgaline destek temin etmiştir.
E
Londra, Türk deniz gücünü zayıflatmak maksadı ile parası ödenmesine rağmen Sultan Reşat ve Sultan Osman adı verilen iki dretnot sınıfı savaş gemisine ambargo uygulamıştır.
Açıklama:
Londra son tahlilde Yunan Ordusu’nun mutlak yenilgisi ile sonuçlanan Anadolu işgaline 1917'de değil 1919'da destek temin etmiştir.
Soru 13
- Almanya’nın Bağdat Demiryolu projesi ile Orta Doğu petrollerine hakim olabileceği düşüncesi, Rusya ile ittifak edilmesi fikrini ön plana çıkarmıştır.
- İngiltere, Türkiye ile Rusya arasına bir set çekmek için Amerika himayesinde bir Ermenistan devleti kurmak istemiştir.
- İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun Çarlık Rusya’sı karşısında toprak bütünlüğünün muhafazasında destek verilmesini öngören politikasında 1907 yılında değişikliğe gitmiştir.
- Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir.
- İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır.
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
II-V-III-IV-I
C
III-II-IV-V-I
D
V-III-II-IV-I
E
V-IV-II-III-I
Açıklama:
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır. Bu doğrultuda, Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir. İngiltere, Türkiye ile Rusya arasına bir set çekmek için Amerika himayesinde bir Ermenistan devleti kurmak istemiştir. İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun Çarlık Rusya’sı karşısında toprak bütünlüğünün muhafazasında destek verilmesini öngören politikasında 1907 yılında değişikliğe gitmiştir. Almanya’nın Bağdat Demiryolu projesi ile Orta Doğu petrollerine hakim olabileceği düşüncesi, Rusya ile ittifak edilmesi fikrini ön plana çıkarmıştır.
Soru 14
- Medeniyetler ittifakının ortasında yer alması
- Deniz ve ticaret yollarının geçiş noktasında yer alması ve kontrollerinin gerçekleştiği coğrafyada yer alması
- Üç kıtayı birleştiren kara ve demir yollarının orta noktasında yer alması.
- Orta Doğu’nun petrol kaynaklarına ve deniz ulaşım yollarına sahip olması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I,II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Medeniyetler ittifakının ortasında yer alması, deniz ve ticaret yollarının geçiş noktasında yer alması ve kontrollerinin gerçekleştiği coğrafyada yer alması, üç kıtayı birleştiren kara ve demir yollarının orta noktasında yer alması, Orta Doğu’nun petrol kaynaklarına ve deniz ulaşım yollarına sahip olması vb. Orta Doğu’nun önemini gösteren unsurlar arasındadır.
Soru 15
- Kültürel açıdan ılımlı Arap devletleri ile iş birliği sayesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Müslüman nüfus ile iletişimin derinleştirilmesi
- ABD’nin Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan’a yüksek teknolojiye sahip silah satışları ile güç dengesini bozmasına karşı tedbirler geliştirmek
- Kremlin değişen konjonktüre bağlı olarak Orta Doğu’da ABD hegemonyasını kırmak ve bu
konu gerekirse Çin ve İran ile iş birliği yapmak - Orta Doğu ticari pazarında ham madde ve nükleer enerji gibi alanlarında ön alınması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Kremlin’in değişen konjonktüre bağlı olarak Orta Doğu’da ABD hegemonyasını kırmak, bu konuda gerekirse Çin ile kısıtlı ortaklıklar yürütülmesi, Orta Doğu ticari pazarında ham madde ve nükleer enerji gibi alanlarında ön alınması, kültürel açıdan ılımlı Arap devletleri ile iş birliği sayesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Müslüman nüfus ile iletişimin derinleştirilmesi, ABD’nin Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan’a yüksek teknolojiye sahip silah satışları ile güç dengesini bozmasına karşı tedbirler geliştirmek vb. Rusya’nın Orta Doğu politikasının en önemli amaçları arasındadır.
Soru 16
Rusya'nın Orta Doğu politikası hakkında verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rusya’nın güney sınırında altısı Müslüman olan yeni bağımsız devletler ortaya çıkmıştır.
B
Ticari ilişkiler, Çeçenistan meselesi, Tacikistan’daki iç savaş ve Hazar havzasındaki enerji kaynakları konusundaki Rusya-ABD rekabetindeki İran’ın rolü gibi belirli etmenler İran’ın Moskova için önemine katkıda bulunmuştur.
C
Sovyetler Birliği dönemi sonrası Rusya’nın Orta Doğu’da yakından ilgilendiği bir diğer mesele Arap-İsrail anlaşmazlıklarıdır.
D
Bugün Sovyet döneminde İsrail karşıtı birliğin oluşmasını destekleyen ve bu ülkeyle ilişkilerini sınırlı tutan Moskova’nın bölgedeki en önemli ticari ortağı İsrail’dir.
E
Sovyetler Birliği döneminde göç etmelerine izin verilmeyen Rusça konuşan Yahudiler, Birliğin dağılmasından sonra İran’a göç etmiştir.
Açıklama:
Sovyetler Birliği döneminde göç etmelerine izin verilmeyen Rusça konuşan Yahudiler, Birliğin dağılmasından sonra İsrail’e göç etmiştir.
Soru 17
- Orta Doğu’nun petrol kaynaklarına ve deniz ulaşım yollarına sahip olması
- İsrail’in Arap dünyasına karşı bağımsızlık ve güvenliğinin korunması
- Çin’in Orta Doğu’da güçlenmesinin engellenmesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Orta Doğu’nun petrol kaynaklarına ve deniz ulaşım yollarına sahip olması, İsrail’in Arap dünyasına karşı bağımsızlık ve güvenliğinin korunması, Çin’in Orta Doğu’da güçlenmesinin engellenmesi ABD’nin Orta Doğu politikalarının oluşmasında etken olan faktörlerdendir.
Soru 18
ABD’nin Orta Doğu politikasında önemli partneri konumundaki İran politikası, hangi tarihte
ciddi ölçüde değişime uğramıştır?
ciddi ölçüde değişime uğramıştır?
Seçenekler
A
1979
B
1980
C
1981
D
1982
E
1983
Açıklama:
ABD’nin Orta Doğu politikasında önemli partneri konumundaki İran politikası, 1979 Humeyni Devrimi ile ciddi ölçüde değişime uğramıştır.
Soru 19
Rusya ve İran hakkında aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Moskova, İran-Irak Savaşı’nda önceleri Irak’ı desteklemişken 1988’de ani bir kararla İran tarafına geçmiştir.
B
1989 yılında Rusya ve İran MIG-29 ve Su-24 gibi askerî teknolojiyi İran’a satması konusunda anlaşmaya varmışlardır.
C
1995 ve 1996 yıllarında İran’ın Rus askerî teknolojisine bağımlılığı artmıştır.
D
Rusya, İran’a sadece nükleer teknoloji satmıştır.
E
ABD’nin muhalefetine rağmen 1999 yılında Gazprom, İran Körfezi’nde doğal gaz rezervlerinin keşfi ve işletilmesine yönelik projeler başlatmıştır.
Açıklama:
Moskova, İran-Irak Savaşı’nda önceleri Irak’ı desteklemişken 1987’de ani bir kararla İran tarafına geçmiştir. Askerî teknolojiye ilaveten Rusya, İran’a nükleer teknoloji de satmaya başlamıştır. 1990 ve 1991 yıllarında İran’ın Rus askerî teknolojisine bağımlılığı artmıştır. Diğer taraftan ABD’nin muhalefetine rağmen 1997 yılında Gazprom, İran Körfezi’nde doğal gaz rezervlerinin keşfi ve işletilmesine yönelik projeler başlatmıştır.
Soru 20
Birleşik Devletlerin 2000'li yılların başında izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren olay hangi tarihte gerçekleşti?
Seçenekler
A
11 Eylül 2001
B
11 Ekim 2001
C
12 Eylül 2002
D
18 Ekim 2002
E
20 Kasım 2003
Açıklama:
Birleşik Devletlerin 2000li yılların başında izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren olay 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yolcu uçaklarıyla gerçekleştirilen terör saldırılarıdır.
Soru 21
- ABD’nin bölgedeki yeni rolünün altını çizmektedir.
- Doktrine göre kendini tehdit altında hisseden her ülke Amerika'dan ekonomik ve askeri yardıma başvurabilecektir.
- Doktrinin hayata geçirilmesi sürecinde ilk deneme Amerika’da olmuştur.
Yukarıdakilerden hangileri 1957’de yayımlanan Eisenhower Doktrini hakkında doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1957’de yayımlanan Eisenhower Doktrini âdeta ABD’nin bölgedeki yeni rolünün altını çizmektedir. Doktrine göre kendini tehdit altında hisseden her ülke Amerikan ekonomik ve askerî yardımına başvurabilecektir. Buradaki asıl amaç ise Mısır ve Suriye gibi ülkelerin SSCB ile yakınlaşmalarını engelleyerek, uluslararası komünizmin Orta Doğu’da etkisini arttırmasının önüne geçmektir. Doktrinin hayata geçirilmesi sürecinde ilk deneme ise Lübnan’da olmuştur.
Soru 22
İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Devleti topraklarını paylaşmak ve orta doğudaki kaynakları ele geçirmek üzere yapmış oldukları gizli anlaşma hangisidir?
Seçenekler
A
Serv Anlaşması
B
Camp David Antlaşmaları
C
Askerî Birliklerin Durumu Antlaşması
D
Sykes-Picot Antlaşması
E
Paris Anlaşması
Açıklama:
Dönemin siyasal retorikleri çerçevesinde petrol kaynaklarının Osmanlı Devleti egemenliği altında olması, Büyük Güçlerin Orta Doğu siyasetini değiştirmek için statükonun farklılaştırılması yolundaki politikalarını ön plana çıkarmıştır. Nitekim Fransaİngiltere arasında, gizlice yapılan ve Osmanlı Devleti topraklarının paylaşılmasını hedefleyen tarihî Sykes-Picot Antlaşması ve Belfaour Deklarasyonunun, Orta Doğu’nun önemli gelişmelerinden birisi olduğunu belirtmek gereklidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
- Balkanlarda Slav milliyetçiliğini harekete geçirmek
- Balkanlarda bağımsızlık hareketlerine destek sağlamak
- Yunanistan’a askerî ve siyasi yardım temin etmek
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
İngiltere, Orta Doğu bölgesindeki hayati çıkarlarını gözeterek 1877-1878 OsmanlıRus Savaşından yenik çıkması üzerine Avrupa dengesinin Rusya lehine bozulmasını önlemek maksadı ile takip ettiği geleneksel Türkiye’ye destek politikasını 1878 Berlin Kongresi sonrasında değiştirmiştir. İngiltere, Balkanlarda Slav milliyetçiliğini harekete geçirmek sureti ile bu halkların ayaklanmalarını ve bağımsızlık hareketlerine destek sağlamıştır. Londra, 1829’da Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanılması ile bağlı kalmayıp 1912-1913 Balkan Savaşları esnasında Yunanistan’a askerî ve siyasi yardım temin etmiştir. Ayrıca, Türk deniz gücünü zayıflatmak maksadı ile parası ödenmesine rağmen Sultan Reşat ve Sultan Osman adı verilen iki dretnot sınıfı savaş gemisine ambargo uygulayarak, Ege Denizi’nde üstünlüğün Yunanistan’a geçmesini sağlamıştır. Nihayet, Londra son tahlilde Yunan Ordusu’nun mutlak yenilgisi ile sonuçlanan 1919 Anadolu işgaline destek temin etmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 24
İngiltere'nin I. Dünya Savaşı sürecinde Anadolu'nun gizli paylaşımı ile ilgili planları aşağıdaki devlet adamlarından hangisi tarafından açıklanmıştılar?
Seçenekler
A
Adolf Hitler
B
Stalin
C
Lenin
D
IV. Mehmet
E
Enver Paşa
Açıklama:
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır. Bu doğrultuda, Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 25
Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması Arap yarımadasındaki petrol kaynaklarının elde edilmesi Arap milliyetçiliğinin desteklenmesi Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri İngiltere'nin Osmanlı Devletinin orta doğudaki elini zayıflatmak için izlediği politikalar arasındadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
İngiltere, deniz egemenliğini Hint Okyanusu’na kadar garanti altına almayı hedef edinmiştir. Öte yandan, Doğu Akdeniz’in güvenliğini sağlayan Süveyş Kanalı vasıtası ile Mısır- Hindistan deniz ticaret hattının açık tutulması için, Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ederek Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması politikasını başlatmıştır. Bu maksatla, İngiliz ekonomisi için hayati önemi haiz bulunan Arap yarımadasındaki petrol kaynaklarının elde edilmesinde Arap milliyetçiliği Osmanlı devletine karşı ideolojik ana eksen olarak kullanılmıştır. İngiltere XIX. yüzyılın başından itibaren, Orta Doğu’ya gönderdiği misyonerler, istihbarat ajanları, siyasi şarkiyatçılar, arkeologlar, vasıtası ile bir yandan bölgede petrol kaynaklarını ararken diğer yandan Hilafet’in Osmanlı yönetiminden alınarak, kendi kontrolü altındaki Arap devletlerine devrini amaçlamıştır. Sultan Abdülhamit, bu tehlikeyi zamanında tespit ederek, İngiltere’yi güçlü bir Osmanlı hilafetinin İngiliz çıkarlarına hizmet edeceğini ikna etmeye çalışmıştır. Osmanlı Sultanı Abdülhamit, İngiltere ve Fransa’nın Doğu Sorununu” kesin bir çözüme ulaştırmak için Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşmaya hazırlandıklarını öngörmüştür. Doğru cevap A'dır.
Soru 26
Çarlık Rusyası ve İngiltere aşağıdaki bölgelerin hangisinin kontrolünde yoğun rekabet yaşamışlardır?
Seçenekler
A
Mısır
B
Arap Yarımadası
C
Osmanlı Devleti
D
Orta Doğu
E
Hint Yarımadası
Açıklama:
Rusya, Büyük Güçler mücadelesinde. XIX. yüzyılda, İngiltere ile Hindistan yarımadası ve bölgenin kontrolünü içeren Great Game - Büyük Oyun teorisi içinde rekabet hâlinde olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 27
Rus modernleşmesini başlatan Çar Petro’nun Orta Doğu’ya “Açılan Koridor” olarak tanımladığı bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran Körfezi
B
Hindistan su yolu
C
Türk Boğazları
D
Ermenistan'ın bağımsızlığı
E
Kafkasların kontrolü
Açıklama:
Rus modernleşmesini başlatan Çar Petro’nun Orta Doğu’ya “Açılan Koridor” olarak Karadeniz ve Türk Boğazları’na hâkimiyet kurmak sureti ile İstanbul’un kontrolünü amaç edinen bir politikayı benimsediği ifade edilebilir. Nitekim 1696-1711 yılları arasında devam eden Osmanlı-Rus güç mücadelesi; Rus Donanması’nın Karadeniz’i kontrolü ile sonuçlanmıştır. Rusya, Osmanlı İmparatorluğu ile mücadelesinde 1853 Kırım Harbi’nde aldığı yenilgiye rağmen, 1877 Harbi ile kazandığı prestiji, Balkanlar ve Kafkasya’ya taşımayı başarmıştır. Ancak Çar Petro’nun hedeflediği Karadeniz’e askerî deniz üslerini kurup Osmanlı donanması’nın zayıflatılmasından sonra, İran Körfezi ve Hindistan su yolunun kontrolünde “Pan Slavizm” ve “Ortodoks” ideolojiyi müştereken derinleştirmekte araç olarak kullanmayı hedeflediği unutulmamalıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 28
Orta Doğu krizinin asli sebebi olarak gösterilen Arap İsrail uyuşmazlığının mimarı SSCB'ye göre hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Amerika Birleşik Devletleri
D
Osmanlı Devleti
E
İran
Açıklama:
Sovyet dış politikası, Büyük Güçler mücadelesinde Orta Doğu dengelerinin belirlenmesinde başat unsur olarak yer almıştır. Orta Doğu krizinin asli sebebi olarak gösterilen Arap İsrail uyuşmazlığı, Sovyet yaklaşımına göre esasında İngiltere ve ABD’nin ortaklaşa politikalarının bir sonucudur. Bir başka ifade ile Londra’da hayata geçirilen Balfour Deklarasyonu ile Orta Doğu’da Filistin toprakları üzerinde bağımsız İsrail devletinin kurulmasını planlayarak İngiltere emperyalist çizgisini devam ettirmiştir. Ancak, İngiltere, II. Dünya Savaşı sonrasında uğradığı güç kaybını da dikkate alarak, ABD’yi projeye dahil etmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 29
Rusya'nın soğuk savaş sonrası Orta Doğu'ya yeniden dönüş yapmayı hangi politika ışığında sürdürmüştür?
Seçenekler
A
Arap Baharı’nın ilk ortaya çıktığı dönemde defansif bir politika izlemek
B
Avrupa birliği ile ticari anlaşmalar yapmak
C
ABD'nin Kuveyt savaşında terör politikasına destek vermek
D
İç meselelerini çözmeye öncelik tanımak
E
Müslüman ülkeler ile yeniden yakınlaşarak bölgeye geri dönüş yapmak
Açıklama:
Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile birlikte Orta Doğu coğrafyasındaki etkisi zayıflayan Rusya, 2002 yılından bu yana Müslüman ülkeler ile yeniden yakınlaşarak bölgeye geri dönüş yapmaya başlamıştır. Rusya’nın bu dönemde bölgeye olan ilgisinin ana nedeni Çeçen savaşçıların Arap dünyasındaki desteğini kesme isteği olarak ön plana çıkmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
- Bölgedeki ABD etkisinin kırılarak Rusya etkisinin artırılması,
- ABD ve AB’den farklı olarak bölgede istikrarın sağlanması,
- Orta Doğu ticari pazarında ham madde ve nükleer enerji gibi alanlarında ön alınması
Seçenekler
A
III ve II
B
III, II ve I
C
II ve I
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Rusya’nın Orta Doğu politikasının en önemli amaçları şu şekilde özetlenebilir,
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.Soru 31
1990 ve 1991 yıllarında İran’ın Rus askerî teknolojisine bağımlılığının artması Rusya'nın İran’a nükleer teknoloji satmaya başlaması Gazprom, İran Körfezi’nde doğal gaz rezervlerinin keşfi ve işletilmesine yönelik projeler başlatması Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri olumlu Rusya-İran ilişkilerine örnek olabilir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
Yalnız II
C
Yalnız I
D
III, II ve I
E
II ve I
Açıklama:
Moskova, İran-Irak Savaşı’nda önceleri Irak’ı desteklemişken 1987’de ani bir kararla İran tarafına geçmiştir. 1989 yılında Rusya ve İran MIG-29 ve Su-24 gibi askerî teknolojiyi İran’a satması konusunda anlaşmaya varmışlardır. 1990 ve 1991 yıllarında İran’ın Rus askerî teknolojisine bağımlılığı artmıştır. (Freedman, 2006:270). Askerî teknolojiye ilaveten Rusya, İran’a nükleer teknoloji de satmaya başlamıştır. Diğer taraftan ABD’nin muhalefetine rağmen 1997 yılında Gazprom, İran Körfezi’nde doğal gaz rezervlerinin keşfi ve işletilmesine yönelik projeler başlatmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 32
Orta Doğu politikasını “Sömürge ve Yarı Sömürge Halkların Özgürleştirilmesi”ne dayandıran ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osmanlı Devleti
B
SSCB
C
İran
D
ABD
E
Çin
Açıklama:
Sovyetler döneminde Orta Doğu bölgesindeki hâkimiyet politikasını doktrin olarak “Sömürge ve Yarı Sömürge Halkların Özgürleştirilmesi”ne dayandırmıştır. Buna göre, emperyalist Batı Sömürgeciliğinden kurtulmak için Marksist-Leninist ideolojiye dayalı bağımsızlık savaşlarının işçi sınıfı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Soru 33
SSCB'de sömürgeci emperyalist güçlere karşı “Birleşik Cephe” oluşturulmasına ne zaman karar verilmiştir?
Seçenekler
A
1928
B
1915
C
1995
D
2000
E
1970
Açıklama:
Sovyetler döneminde Orta Doğu bölgesindeki hâkimiyet politikasını doktrin olarak “Sömürge ve Yarı Sömürge Halkların Özgürleştirilmesi”ne dayandırmıştır. Buna göre, emperyalist Batı Sömürgeciliğinden kurtulmak için Marksist-Leninist ideolojiye dayalı bağımsızlık savaşlarının işçi sınıfı tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu maksatla, 1928’de gerçekleştirilen 6. Komintern Toplantısı ve sömürgeci emperyalist güçlere karşı “Birleşik Cephe” oluşturulmasına karar verilmiştir.
Soru 34
İngiltere, Fransa ve İsrail’in ortaklaşa organize ettikleri 1956 Süveyş Kanalı harekatında SSCB'nin destek verdiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
CEzayir
C
Fas
D
Mısır
E
Filistin
Açıklama:
SSCB yönetimi ayrıca Mısır’a askerî silah yardımını başlatmış ve Orta Doğu dengelerinin şekillenmesinde Arap ülkeleri yanında yer almıştır. Bu noktadan hareketle İngiltere, Fransa ve İsrail’in ortaklaşa organize ettikleri 1956 Süveyş Kanalı harekatında, Mısır’ın yanında yer alarak bu ülkeye askerî ve siyasal destek sağlamıştır. Sovyetler aynı zamanda Cezayir’in bağımsızlığını kazanmasında, Irak ve Suriye’de Baas partisinin iktidarı ele geçirmesinde önemli rol oynamıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Rusya’nın Orta Doğu politikasının en önemli amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bölgedeki ABD etkisinin kırılarak Rusya etkisinin artırılması
B
Filistin sorunu ve Orta Doğu Barış Süreci’nde Moskova’nın etkinliğinin muhafazası
C
Orta Doğu’daki güvenlik sorunlarının İran ve Kuzey Afrika bölgesine sıçramasının önlenmesi maksadı ile İslami radikalizmin neden olduğu yayılan terörizmin Rusya ulusal güvenliğini tehlikeye düşürmesinin etkisiz hâle getirilmesi
D
İsrail ile dengeli ekonomik ve siyasal iş birliği geliştirilmesi, bu maksatla Rus Yahudileri ve İsrail’e göç eden Yahudiler arasında yeni ortaklıklar kurulması
E
Kültürel açıdan ılımlı Arap devletleri ile iş birliği sayesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Müslüman nüfus ile iletişimin derinleştirilmesi
Açıklama:
ABD’yi endişeye sevk etmiştir. Rusya’nın Orta Doğu politikasının en önemli amaçları şu şekilde özetlenebilir:
• Bölgedeki ABD etkisinin kırılarak Rusya etkisinin artırılması,
• Rusya’nın bölge ülkelerinin askerî savunma pazarını sahip olduğu yüksek askerî teknoloji ile kontrol edilmesinin sağlanması,
• Orta Doğu ticari pazarında ham madde ve nükleer enerji gibi alanlarında ön alınması,
• Dünya enerji pazarında monopolist hâkimiyetin güçlendirilmesi ve bu suretle geçmişte nükleer silahlar ve komünist ideolojinin araç olarak kullanılması yerine Rusya’nın enerji silahı ile dünya politikalarında yeniden söz sahibi olması için OPEC ile yakın politikalar yürütülmesi,
• Bu maksatla Orta Doğu bölgesinde gaz ve petrol rezervlerinin pazarında Rus şirketlerinin ve mühendislerin yer almasının temin edilmesi ile Rus vatandaşlarına yeni istihdam alanları yaratılması,
• ABD ve AB’den farklı olarak bölgede istikrarın sağlanması,
• Kremlin’in değişen konjonktüre bağlı olarak Orta Doğu’da ABD hegemonyasını kırmak, bu konuda gerekirse Çin ile kısıtlı ortaklıklar yürütülmesi, • ABD’nin Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan’a yüksek teknolojiye sahip silah satışları ile güç dengesini bozmasına karşı tedbirler geliştirmek
• Arap Baharı’nda Suriye Krizi ile tırmanan Sünni-Şii ihtilafında, ABD’nin Suudi Arabistan,-Körfez ülkeleri, Mısır ile kurduğu ortaklığa karşı, İran-Irak ve Suriye ile Şii İttifakı derinleştirmek, bu konuda özelikle Irak Savaşı sonrası yükselen ABD karşıtlığına destek vermek,
• Kültürel açıdan ılımlı Arap devletleri ile iş birliği sayesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Müslüman nüfus ile iletişimin derinleştirilmesi,
• Orta Doğu’daki güvenlik sorunlarının Kafkasya ve Orta Asya bölgesine sıçramasının önlenmesi maksadı ile İslami radikalizmin neden olduğu yayılan terörizmin Rusya ulusal güvenliğini tehlikeye düşürmesinin etkisiz hâle getirilmesi,
• İsrail ile dengeli ekonomik ve siyasal iş birliği geliştirilmesi, bu maksatla Rus Yahudileri ve İsrail’e göç eden Yahudiler arasında yeni ortaklıklar kurulması,
• Filistin sorunu ve Orta Doğu Barış Süreci’nde Moskova’nın etkinliğinin muhafazası,
• Orta Doğu’da Ortodoks halkların hamiliğinin Moskova ve Kudüs Patrikliği ile yürütülmesi.
• Bölgedeki ABD etkisinin kırılarak Rusya etkisinin artırılması,
• Rusya’nın bölge ülkelerinin askerî savunma pazarını sahip olduğu yüksek askerî teknoloji ile kontrol edilmesinin sağlanması,
• Orta Doğu ticari pazarında ham madde ve nükleer enerji gibi alanlarında ön alınması,
• Dünya enerji pazarında monopolist hâkimiyetin güçlendirilmesi ve bu suretle geçmişte nükleer silahlar ve komünist ideolojinin araç olarak kullanılması yerine Rusya’nın enerji silahı ile dünya politikalarında yeniden söz sahibi olması için OPEC ile yakın politikalar yürütülmesi,
• Bu maksatla Orta Doğu bölgesinde gaz ve petrol rezervlerinin pazarında Rus şirketlerinin ve mühendislerin yer almasının temin edilmesi ile Rus vatandaşlarına yeni istihdam alanları yaratılması,
• ABD ve AB’den farklı olarak bölgede istikrarın sağlanması,
• Kremlin’in değişen konjonktüre bağlı olarak Orta Doğu’da ABD hegemonyasını kırmak, bu konuda gerekirse Çin ile kısıtlı ortaklıklar yürütülmesi, • ABD’nin Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan’a yüksek teknolojiye sahip silah satışları ile güç dengesini bozmasına karşı tedbirler geliştirmek
• Arap Baharı’nda Suriye Krizi ile tırmanan Sünni-Şii ihtilafında, ABD’nin Suudi Arabistan,-Körfez ülkeleri, Mısır ile kurduğu ortaklığa karşı, İran-Irak ve Suriye ile Şii İttifakı derinleştirmek, bu konuda özelikle Irak Savaşı sonrası yükselen ABD karşıtlığına destek vermek,
• Kültürel açıdan ılımlı Arap devletleri ile iş birliği sayesinde Rusya sınırları içinde yaşayan Müslüman nüfus ile iletişimin derinleştirilmesi,
• Orta Doğu’daki güvenlik sorunlarının Kafkasya ve Orta Asya bölgesine sıçramasının önlenmesi maksadı ile İslami radikalizmin neden olduğu yayılan terörizmin Rusya ulusal güvenliğini tehlikeye düşürmesinin etkisiz hâle getirilmesi,
• İsrail ile dengeli ekonomik ve siyasal iş birliği geliştirilmesi, bu maksatla Rus Yahudileri ve İsrail’e göç eden Yahudiler arasında yeni ortaklıklar kurulması,
• Filistin sorunu ve Orta Doğu Barış Süreci’nde Moskova’nın etkinliğinin muhafazası,
• Orta Doğu’da Ortodoks halkların hamiliğinin Moskova ve Kudüs Patrikliği ile yürütülmesi.
Soru 36
İran’ın nükleer programı ile ilgili problemlerin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik olan kurulan ve Rusya'nın da yer aldığı grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
5+1
B
D-8
C
G-10
D
BRIC
E
AET
Açıklama:
Rusya, İran’ın nükleer programı ile ilgili problemlerin diplomatik yollarla çözülmesinden yana tavır almaktadır. Rusya, hâlen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi sıfatı ile sorunun çözümüne yönelik kurulan, 5 daimi üye ve Almanya’dan oluşan (5+1) grup çalışmaları çerçevesinde çabalarını sürdürmektedir.
Soru 37
Eisenhower Doktrini'nin hayata geçirilmesinde ilk deneme hangi ülkede gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Irak
B
Afganistan
C
Suudi Arabistan
D
Lübnan
E
Filistin
Açıklama:
1957’de yayımlanan Eisenhower Doktrini âdeta ABD’nin bölgedeki yeni rolünün altını çizmektedir. Doktrine göre kendini tehdit altında hisseden her ülke Amerikan ekonomik ve askerî yardımına başvurabilecektir. Buradaki asıl amaç ise Mısır ve Suriye gibi ülkelerin SSCB ile yakınlaşmalarını engelleyerek, uluslararası komünizmin Orta Doğu’da etkisini arttırmasının önüne geçmektir. Doktrinin hayata geçirilmesi sürecinde ilk deneme ise Lübnan’da olmuştur.
Soru 38
Birleşik Devletlerin izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren en önemli olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
11 Eylül 2001
B
Körfez Savaşı
C
İran-Irak Savaşı
D
İsrail'in Lübnan'ı bombalaması
E
1979 Humeyni Devrimi
Açıklama:
Birleşik Devletlerin 2000li yılların başında izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren olay 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yolcu uçaklarıyla gerçekleştirilen terör saldırılarıdır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Bush Yönetimi tarafından "haydut devletler" olarak adlandırılan ülkelerden biridir?
Seçenekler
A
Filistin
B
Lübnan
C
Irak
D
Afganistan
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
11 Eylül 2001’de New York’a yapılan saldırılar çoğunluğu yeni muhafazakârlardan oluşan Bush Yönetimi’nin bölgeye bakışını değiştirmiştir. Yeni yaklaşım dâhilinde Kuzey Kore, İran, Irak haydut devletler olarak ilan edilmiştir.
Soru 40
ABD'nin Irak’tan çekilmesine hangi anlaşma ile karar verilmiştir?
Seçenekler
A
Körfez Anlaşması
B
Irak Anlaşması
C
Bush Doktrini
D
Askeri Birliklerin Durumu Anlaşması
E
Basra Anlaşması
Açıklama:
Askerî Birliklerin Durumu Antlaşması’nın “Amerika’nın Irak’tan çekilmesi” başlıklı hükmünde şu ifade yer almaktadır: “2011’in 31 Aralık günü tüm Amerikan kuvvetleri Irak kara, deniz ve hava sahasından çekilmiş olmalıdır.” Bu antlaşma 27 Kasım 2008 tarihinde geçerlilik kazanmıştır.
Soru 41
Soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte 2002 yılından itibaren Rusya Müslüman ülkelerle yeniden yakınlaşarak bölgeye geri dönüş yapmıştır. Bu dönüşün ana nedeni nedir?
Seçenekler
A
Radikal İslami akınların bölgede yayılmasını engellemek
B
İsrail'e karşı kendisine destek sağlamak
C
Nükleer enerji faaliyetleri için maddi kaynak oluşturmak
D
Çeçen savaşçıların Arap dünyasındaki desteğini kesme isteği
E
Klasik güç dengelerini bozarak kendi lehine çevirmek
Açıklama:
Büyük Güçlerin Orta Doğu’da egemen olmak istemelerinin ardındaki sebepleri sıralayabileceksiniz.
2002 yılından itibaren Rusya Müslüman ülkelerle yeniden yakınlaşarak bölgeye geri dönüş yapmasının ana nedeni Çeçen savaşçıların Arap dünyasındaki desteğini kesme isteğidir.
2002 yılından itibaren Rusya Müslüman ülkelerle yeniden yakınlaşarak bölgeye geri dönüş yapmasının ana nedeni Çeçen savaşçıların Arap dünyasındaki desteğini kesme isteğidir.
Soru 42
İngiltere'nin Arap milliyetçiliğini Osmanlı'ya karşı ideolojik eksen olarak kullanmasının ana nedeni nedir?
Seçenekler
A
İngiltere'nin çıkarlarını destekleyecek küçük devletler kurarak petrol kaynaklarını elde etmek ve deniz egemenliğini koruyabilmek
B
Bölgede azalan varlığını gidererek baş aktör olmaya çalışmak
C
Bağdat demir yolu projesini sekteye uğratmak
D
Bölgede oluşabilecek olası ittifakların önüne geçerek Osmanlı devletini zayıflatmak
E
Orta Doğu sorununu gidererek bölgede istikrarı sağlamak
Açıklama:
Büyük Güçlerin Orta Doğu’da egemen olmak istemelerinin ardındaki sebepleri sıralayabileceksiniz.
İngiltere, deniz egemenliğini Hint Okyanusu’na kadar garanti altına almayı hedef edinmiştir. Öte yandan, Doğu Akdeniz’in güvenliğini sağlayan Süveyş Kanalı vasıtası ile Mısır- Hindistan deniz ticaret hattının açık tutulması için, Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ederek Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması politikasını başlatmıştır.
İngiltere, deniz egemenliğini Hint Okyanusu’na kadar garanti altına almayı hedef edinmiştir. Öte yandan, Doğu Akdeniz’in güvenliğini sağlayan Süveyş Kanalı vasıtası ile Mısır- Hindistan deniz ticaret hattının açık tutulması için, Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye ederek Londra’nın çıkarlarını kayıtsız şartsız destekleyecek küçük devletler kurulmasının sağlanması politikasını başlatmıştır.
Soru 43
Sovyetlerin Orta Doğu politikası genel olarak sömürge ve yarı sömürge halklarının özgürleştirilmesine dayanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu doğrultuda yapılan faaliyetlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Orta Doğu'da komünist parti üyelerinin desteklenmesi
B
Afgan Emirliklerinin desteklenmesi
C
Mısır'da tüccar ve burjuva entellektüellerinin desteklenmesi
D
Mısır devlet başkanının desteklenmesi
E
İsrail ile sıkı işbirliğine gidilerek desteklenmesi
Açıklama:
Rusya’nın bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini açıklayabileceksiniz.
İsrail ile sıkı işbirliğine gidilerek desteklenmesi, Sovyetlerin sömürge ve yarı sömürge halklarının özgürleştirilmesine dayalı olarak yapılan faaliyetlerden biri değildir.
İsrail ile sıkı işbirliğine gidilerek desteklenmesi, Sovyetlerin sömürge ve yarı sömürge halklarının özgürleştirilmesine dayalı olarak yapılan faaliyetlerden biri değildir.
Soru 44
İsrail ile Rusya arasındaki ilişkiler inişli çıkışlı olmasına rağmen hala İsrail'in arzuladığı seviyeye ulaşamamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu ilişkilerin yavaş seyrinde rol oynayan faktörlerden biridir?
Seçenekler
A
Rusya'da yaşayan Yahudilerin İsrail'e göç etmelerine izin verilmesi
B
İsrail'in Rusya'nın Çeçenistan politikasına negatif bakışı
C
İsrail'in ABD ile iyi ilişkiler içinde olması
D
Rusya'nın HAMAS'a karşı olumlu tutumu
E
İki ülke arasında ticaret hacminin istenilen düzeyde olmaması
Açıklama:
Rusya’nın bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini açıklayabileceksiniz.
Rusya-İsrail ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biri Moskova’nın Hamas’a yönelik tutumudur.
Rusya-İsrail ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biri Moskova’nın Hamas’a yönelik tutumudur.
Soru 45
Orta Doğu krizinin asıl sebebi olarak gösterilen Arap-İsrail uyuşmazlığının Sovyet bakış açısına göre asıl nedeni nedir?
Seçenekler
A
2. Dünya savaşı sonrasında Yahudilerin güç kazanması
B
İngiltere ve ABD'nin ortaklaşa politikaları
C
İsrail'in petrol kaynakları ve deniz ulaşımına sahip olmak istemesi
D
Bölge ülkelerinin askeri anlamda aşırı silahlanması
E
İngiltere, Fransa ve İsrail'in ortaklaşa organize ettikleri 1956 Süveyş Kanalı Harekatı
Açıklama:
Büyük Güçlerin Orta Doğu’da egemen olmak istemelerinin ardındaki sebepleri sıralayabileceksiniz.
Orta Doğu krizinin asli sebebi olarak gösterilen Arap İsrail uyuşmazlığı, Sovyet yaklaşımına göre esasında İngiltere ve ABD’nin ortaklaşa politikalarının bir sonucudur.
Orta Doğu krizinin asli sebebi olarak gösterilen Arap İsrail uyuşmazlığı, Sovyet yaklaşımına göre esasında İngiltere ve ABD’nin ortaklaşa politikalarının bir sonucudur.
Soru 46
Rusya İran'ın nükleer bir güç haline gelmesini istememesine rağmen, İran'da nükleer santral inşa projelerinde yer almasının nedeni nedir?
Seçenekler
A
Çeçen savaşına karşı İran'ın desteğini elde etmek
B
Rusya'nın kendi ekonomik ve askeri çıkarlarını düşünmesi
C
Barışçıl amaçlarda kullanılmak amacıyla nükleer bir program geliştirme hakkına sahip olduğunu düşünmesi
D
Askeri teknoloji sattığı İran'a aynı zamanda nükleer teknoloji de satmak istemesi
E
Rusya'nın İran'ın Rus teknolojisine bağımlılığının artmasını istemesi
Açıklama:
Rusya’nın bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini açıklayabileceksiniz.
Batı’nın aksine Rusya, herhangi bir ülke gibi İran’ın da barışçıl amaçlarda kullanılmak üzere nükleer bir program geliştirme hakkına sahip olduğunu savunmuştur.
Batı’nın aksine Rusya, herhangi bir ülke gibi İran’ın da barışçıl amaçlarda kullanılmak üzere nükleer bir program geliştirme hakkına sahip olduğunu savunmuştur.
Soru 47
Arap baharı diye adlandırılan süreçte Suriye BAAS rejimine aşağıdaki ülkelerden hangisi destek vermemiştir?
Seçenekler
A
İran
B
Irak Şii Yönetimi
C
Çin
D
Rusya
E
Türkiye
Açıklama:
Rusya’nın bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini açıklayabileceksiniz.
Türkiye, Arap baharı diye adlandırılan süreçte, Suriye BAAS rejimine destek vermemiştir.
Türkiye, Arap baharı diye adlandırılan süreçte, Suriye BAAS rejimine destek vermemiştir.
Soru 48
2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nin dış politika stratejisinde radikal değişikliğe gitmesinin nedeni nedir?
Seçenekler
A
İki kutuplu dünya düzeni ve soğuk savaş
B
İsrail'i bölgede destekleme arzusu
C
Bölgede İngiltere'yi devre dışı bırakarak hakimiyeti ele geçirmek istemesi
D
Petrol ve yeraltı kaynaklarını ele geçirmek
E
Bölgede nükleer faaliyetleri sonlandırarak askeri ve ekonomik gelişmeyi engellemek
Açıklama:
Bölgeye en uzak ülke olan ABD’nin Orta Doğu’daki çıkarlarını tartışabileceksiniz.
II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzeni ve bu rekabetin kaçınılmaz sonucu olan Soğuk Savaş ABD'nin dış politika stratejisindeki radikal değişime işaret eder.
II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan iki kutuplu dünya düzeni ve bu rekabetin kaçınılmaz sonucu olan Soğuk Savaş ABD'nin dış politika stratejisindeki radikal değişime işaret eder.
Soru 49
Tüm Arap ve İslam dünyasında ABD karşıtlığını besleyen en önemli unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irak savaşında sergilediği tutum
B
İran, Hizbullah ve Suriye'nin yakınlaşması
C
Bölgede petrol rezervlerini elde etmek için karşıt grupları desteklemesi
D
Amerikan desteği sayesinde İsrail'in Filistin topraklarını uzun süredir işgal altında tutması
E
Körfez ülkeleri, Arabistan gibi ülkelere yaptığı yardım karşılığı talepte bulunurken İsrail'e karşılıksız yardımda bulunması
Açıklama:
Bölgeye en uzak ülke olan ABD’nin Orta Doğu’daki çıkarlarını tartışabileceksiniz.
İsrail’e bahşedilen cömert Amerikan desteği sayesinde İsrail’in Filistin topraklarını uzun zamandan beri işgal altında tutması› tüm Arap ve İslam dünyasında Amerikan karşıtlığını besleyen bir unsur olmuştur.
İsrail’e bahşedilen cömert Amerikan desteği sayesinde İsrail’in Filistin topraklarını uzun zamandan beri işgal altında tutması› tüm Arap ve İslam dünyasında Amerikan karşıtlığını besleyen bir unsur olmuştur.
Soru 50
Irak savaşının ABD açısından en kayda değer olumsuz sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küresel ölçekte Amerikan demokratik imajının ve siyasal prestijinin sarsıntıya uğraması
B
Bölgedeki güçler dengesindeki değişim sonucu İran'ın güçlenmesi
C
ABD'nin askeri ve ekonomik anlamda zarara uğraması
D
Suudi Arabistan'ın bölgedeki ABD karşıtlığından etkilenerek münasebetlerini alt seviyelere çekmesi
E
ABD'nin bölgedeki etkinliğini Çin'e kaptırması
Açıklama:
Bölgeye en uzak ülke olan ABD’nin Orta Doğu’daki çıkarlarını tartışabileceksiniz.
Irak Savaşı’nın en kayda değer olumsuz yönlerinden bir tanesi ise küresel ölçekte Amerikan demokratik imajının ve siyasal prestijinin sarsıntıya uğramış olmasıdır.
Irak Savaşı’nın en kayda değer olumsuz yönlerinden bir tanesi ise küresel ölçekte Amerikan demokratik imajının ve siyasal prestijinin sarsıntıya uğramış olmasıdır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi, İngiltere'nin Orta Doğu politikasını etkileyen unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
1878 Berlin Kongresi sonrası Türkiye'ye destek politikasını değiştirmek
B
Balkan Savaşları esnasında Yunanistan'a yardım sağlamak
C
Bölgeye misyoner, ajan, arkeolog vb. kişiler göndererek petrol aramaya ek olarak Hilafet'in Osmanlı'dan alınarak kontrolündeki Arap ülkelerine devredilmesine çalışmak
D
1917 Sovyet Devrimi sonrasında Afganistan'a yardım sağlayarak Komünizmin yayılmasını engellemeye çalışmak
E
Alman-Rus ekonomik ittifakının önemini ön görerek Bağdat Demiryolu Projesine dahil olmak
Açıklama:
Büyük Güçlerin Orta Doğu’da egemen olmak istemelerinin ardındaki sebepleri sıralayabileceksiniz.
Alman-Rus ekonomik ittifakının önemini ön görerek Bağdat Demiryolu Projesine dahil olmak İngiltere'nin Orta Doğu politikasını etkileyen unsurlardan biri değildir.
Alman-Rus ekonomik ittifakının önemini ön görerek Bağdat Demiryolu Projesine dahil olmak İngiltere'nin Orta Doğu politikasını etkileyen unsurlardan biri değildir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Rusya'nın Orta Doğu politikasındaki en önemli amaçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
ABD ve AB'den farklı olarak bölgede istikrar sağlamak
B
Arap Baharı sonrasında Şii İttifakı'nın derinleştirilmesiyle ABD karşıtlığını desteklemek
C
İngiltere ve ABD'nin etkisi altındaki İsrail'i zayıflatmak için İsrail ile tüm ticari ve askeri ilişkilerini kesmek
D
Bölgedeki askeri savunma pazarında kontrol sahibi olmak
E
Dünya enerji piyasasında daha etkili rol alabilmek için bölgedeki doğalgaz ve petrol rezervlerinin piyasasında yer almak ve OPEC ile ilişkileri güçlendirmek
Açıklama:
Rusya’nın bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini açıklayabileceksiniz.
İngiltere ve ABD'nin etkisi altındaki İsrail'i zayıflatmak için İsrail ile tüm ticari ve askeri ilişkilerini kesmek Rusya'nın Orta Doğu politikasındaki amaçlarından biri değildir.
İngiltere ve ABD'nin etkisi altındaki İsrail'i zayıflatmak için İsrail ile tüm ticari ve askeri ilişkilerini kesmek Rusya'nın Orta Doğu politikasındaki amaçlarından biri değildir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi batılı oryantalistler ve dış politika uzmanları tarafından, Orta Doğu Politikalarını yorumlama kullanılan yaklaşımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kültürel farklılıklar
B
Etnik farklılıklar
C
Dinsel farklılıklar
D
Ticari farklılıklar
E
Demokrasinin işleyişi bakımından kıyaslamalar
Açıklama:
Orta Doğu politikaları doktrinde Batılı oryantalistler ve dış politika uzmanları
tarafından, genel olarak kültürel, etnik ve dinsel farklılıkların algılanması ve Batı modernizasyonu, demokrasi prensip ve kurumlarının işleyiş modellerindeki kıyaslamaları esas alan yaklaşımlar içinde yorumlanmıştır. Ticari farklılıklar bunlar arasında sayılmamıştır.
tarafından, genel olarak kültürel, etnik ve dinsel farklılıkların algılanması ve Batı modernizasyonu, demokrasi prensip ve kurumlarının işleyiş modellerindeki kıyaslamaları esas alan yaklaşımlar içinde yorumlanmıştır. Ticari farklılıklar bunlar arasında sayılmamıştır.
Soru 54
20. yüzyılın başında İngiltere Osmanlı Devleti'ne karşı Orta Doğu'da izlediği politikada kısmen Suriye ve Lübnan üzerinde hangi ülke ile ortaklık ittifakını benimsemiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İtalya
C
Rusya
D
Fransa
E
ABD
Açıklama:
XX. yüzyılın başında Büyük Güçler arasındaki mücadelede, İngiltere’nin Osmanlı Devleti ve O’nun müttefiki konumundaki Almanya’yı etkisiz kılarak, Mezopotamya bölgesinde Çarlık Rusya’sının nüfuzunun önlenmesi yolunda bir temel diplomatik çizgi izlediği söylenebilir. Osmanlı Devleti’ne karşı İngiltere, Mısır, Suudi Arabistan, Irak ve Körfez ülkeleri üzerinde kurmayı planladığı yeni düzende Fransa ile kısmen Suriye ve Lübnan üzerinde bir ortaklık ittifakını benimsemiştir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri İngiltere'nin Orta Doğu'da izlediği politikalar arasındadır?
I- Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir.
II- Bir Ermenistan devleti kurmak istemiştir.
III- Osmanlı İmparatorluğu’nun Çarlık Rusya’sı karşısında toprak bütünlüğünün muhafazasında destek verilmesini öngören politikasında 1907 yılında değişikliğe gitmiştir.
I- Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir.
II- Bir Ermenistan devleti kurmak istemiştir.
III- Osmanlı İmparatorluğu’nun Çarlık Rusya’sı karşısında toprak bütünlüğünün muhafazasında destek verilmesini öngören politikasında 1907 yılında değişikliğe gitmiştir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İngiltere’nin Orta Doğu’da I. Dünya Savaşı öncesi hazırlanan ve Sovyet Devrimi sonrasında Lenin tarafından açıklanan Anadolu gizli paylaşım planlarında Rusya ile Boğazların kontrolü esasa bağlanmıştır. Bu doğrultuda, Kafkaslar bölgesinde Osmanlı Ordusuna karşı Ermeni ayaklanması desteklenmiştir. İngiltere, Türkiye ile Rusya arasına bir set çekmek için Amerika himayesinde bir Ermenistan devleti kurmak istemiştir. (Kürkçüoğlu, 1978:65) İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun Çarlık Rusya’sı karşısında toprak bütünlüğünün muhafazasında destek verilmesini öngören politikasında 1907 yılında değişikliğe gitmiştir.
Soru 56
İngiltere, özellikle 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra Komünist ideolojinin
Hindistan bölgesine yayılmasını önlemek için "tampon bölge" olarak ifade ettiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Hindistan bölgesine yayılmasını önlemek için "tampon bölge" olarak ifade ettiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pakistan
B
Afganistan
C
Çin
D
Bangladeş
E
Nepal
Açıklama:
İngiltere, özellikle 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra Komünist ideolojinin Hindistan bölgesine yayılmasını önlemek için “Tampon Bölge” olarak tanımladığı Afganistan’a yardımlarını 1919’dan itibaren arttırmıştır.
Soru 57
Büyük Güçler mücadelesinde. XIX. yüzyılda, İngiltere ile Hindistan yarımadası ve bölgenin kontrolünü içeren Great Game - Büyük Oyun teorisi içinde
rekabet hâlinde olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
rekabet hâlinde olan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
Almanya
C
Fransa
D
Rusya
E
Çin
Açıklama:
Rusya, Büyük Güçler mücadelesinde. XIX. yüzyılda, İngiltere ile Hindistan yarımadası ve bölgenin kontrolünü içeren Great Game - Büyük Oyun teorisi içinde rekabet hâlinde olmuştur.
Soru 58
Balfour Deklarasyonu nerede hayata geçirilmiştir?
Seçenekler
A
Washington
B
Moskova
C
Londra
D
Paris
E
Roma
Açıklama:
Londra’da hayata geçirilen Balfour Deklarasyonu ile Orta Doğu’da Filistin toprakları üzerinde bağımsız İsrail devletinin kurulmasını planlayarak İngiltere emperyalist çizgisini devam ettirmiştir
Soru 59
Soğuk Savaş’ın bir sembolü olarak nitelendirilen Berlin Duvarı hangi yıl yıkılmıştır?
Seçenekler
A
1982
B
1985
C
1989
D
1990
E
1991
Açıklama:
Soğuk Savaş’ın bir sembolü olarak nitelendirilen Berlin Duvarı’nın
1989’da yıkılmıştır.
1989’da yıkılmıştır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Riyad'ın dış politikadaki kayda değer (ön plana çıkan) unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Dini unsurlar
B
Sosyolojik unsurlar
C
Arap davalarına bağlılık
D
Petrol ve Dış Ekonomik İlişkiler
E
Bölgesel İstikrar ve Güvenlik
Açıklama:
Riyad’ın dış politikasında dört kayda değer unsurdan söz etmek
mümkündür. Suudi Arabistan dış politikası kesinlikle bu unsurlar tarafından sınırlandırılmamakla beraber bu unsurlar diğerlerine nazaran daha ön planda yer almaktadırlar. Bunlar sırasıyla aşağıdaki gibi sıralanabilir;
• Dini unsurlar
• Arap davalarına bağlılık
• Petrol ve Dış Ekonomik İlişkiler
• Bölgesel İstikrar ve Güvenlik
mümkündür. Suudi Arabistan dış politikası kesinlikle bu unsurlar tarafından sınırlandırılmamakla beraber bu unsurlar diğerlerine nazaran daha ön planda yer almaktadırlar. Bunlar sırasıyla aşağıdaki gibi sıralanabilir;
• Dini unsurlar
• Arap davalarına bağlılık
• Petrol ve Dış Ekonomik İlişkiler
• Bölgesel İstikrar ve Güvenlik
Soru 61
Birleşik Devletlerin izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yolcu uçaklarıyla gerçekleştirilen terör saldırılarıdır hangi yıl gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
1991
B
1992
C
1999
D
2000
E
2001
Açıklama:
Birleşik Devletlerin 2000li yılların başında izlemekte olduğu Orta Doğu politikalarını etkileyen ve bu politikaları kökünden değiştiren olay 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yolcu uçaklarıyla gerçekleştirilen terör saldırılarıdır.
Soru 62
Eski SSCB devletleri dışında en kalabalık Rusça konuşan halk grubu hangi ülkede yaşamaktadır?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Fransa
D
İtalya
E
İsrail
Açıklama:
Günümüzde her şeyden önemlisi İsrail, Rusya’nın bölgedeki en büyük ticari ortağıdır. Eski SSCB devletleri dışında en kalabalık Rusça konuşan halk grubu İsrail’de yaşamaktadır.
Soru 63
- Tunus
- Filistin
- Ürdün
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
I. Dünya Savaşı sonunda Orta Doğu’da Osmanlı yönetiminin tasfiyesi ile birlikte, bölge dönemin Büyük Güçleri konumundaki İngiltere ile Fransa arasında pay edilmiştir. Bu bölüşüm denklemine yakından bakıldığında ise Mısır ve Basra Körfezi ülkelerinde denetimi daha önceden tesis eden İngiltere’nin savaşın ardından Ürdün, Irak ve Filistin’de manda yönetimleri kurduğu görülmektedir. Fransa ise Tunus, Cezayir ve Fas’ın dışında Lübnan ve Suriye’yi ele geçirmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 64
- Arap milliyetçiliği
- Yahudi milliyetçiliği
- Rus milliyetçiliği
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İngiltere ve Fransa, Orta Doğu bölgesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesinde I. Dünya Savaşı esnasında Arap ve Yahudi milliyetçiliğini desteklemişlerdir (Said, 1973:35). Doğru cevap D'dir.
Soru 65
XX. yüzyılın başında İngiltere aşağıdaki ülkelerden hangisini sahip olduğu sömürge imparatorluğu için en yakın ve ciddi tehlike olabilecek, çıkarlarına aykırı revizyonist politikalar güdebilecek bir ülke olarak görmüştür?
Seçenekler
A
Rusya
B
Fransa
C
Osmanlı Devleti
D
Almanya
E
ABD
Açıklama:
İngiltere, sahip olduğu sömürge imparatorluğu için en yakın ve ciddi tehlike olarak endüstriyel gücü sergileyen Almanya’nın Londra’nın çıkarlarına aykırı revizyonist politikalar güdebilecek aktör olduğuna kanaat getirmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 66
- 1878 Berlin kongresi sonrası Türkiye karşıtı politika
- Balkanlarda Slav milliyetçiliğini harekete geçirme
- Balkan savaşlarında Yunanistan'a askeri ve siyasi destek verme
Seçenekler
A
Rusya
B
Fransa
C
İngiltere
D
ABD
E
İtalya
Açıklama:
İngiltere, Orta Doğu bölgesindeki hayati çıkarlarını gözeterek 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşından yenik çıkması üzerine Avrupa dengesinin Rusya lehine bozulmasını önlemek maksadı ile takip ettiği geleneksel Türkiye’ye destek politikasını 1878 Berlin Kongresi sonrasında değiştirmiştir. İngiltere, Balkanlarda Slav milliyetçiliğini harekete geçirmek sureti ile bu halkların ayaklanmalarını ve bağımsızlık hareketlerine destek sağlamıştır. Londra, 1829’da Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanılması ile bağlı kalmayıp 1912-1913 Balkan Savaşları esnasında Yunanistan’a askerî ve siyasi yardım temin etmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 67
SSCB yönetimi aşağıdaki ülkelerden hangisine ekonomik ve askeri silah yardımını başlatarak Orta Doğu dengelerinin şekillenmesinde rol oynamıştır?
Seçenekler
A
Tunus
B
Mısır
C
Fas
D
Libya
E
İran
Açıklama:
SSCB, Mısır’ın ekonomik kalkınmasına yardımda bulunarak bu ülkede tarımın gelişmesinde önemli bir dev yatırım olan Assuan Barajının gerçekleşmesine yardım etmiştir. SSCB yönetimi ayrıca Mısır’a askeri silah yardımını başlatmış ve Orta Doğu dengelerinin şekillenmesinde Arap ülkeleri yanında yer almıştır. Bu noktadan hareketle İngiltere, Fransa ve İsrail’in ortaklaşa organize ettikleri 1956 Süveyş Kanalı harekatında, Mısır’ın yanında yer alarak bu ülkeye askeri ve siyasal destek sağlamıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 68
Sovyetler Birliği döneminde göç etmelerine izin verilmeyen Rusça konuşan Yahudiler, Birliğin dağılmasından sonra hangi ülkeye göç etmiştir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İspanya
C
ABD
D
İsrail
E
İran
Açıklama:
Sovyetler Birliği döneminde göç etmelerine izin verilmeyen Rusça konuşan Yahudiler, Birliğin dağılmasından sonra İsrail’e göç etmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 69
Esasen garnizon devlet modeli olarak, Araplara karşı sahip olduğu askeri güç üstünlüğünü kullanmak sureti ile dini fanatizm, fanatik milliyetçi militarist esaslara dayalı olan ve basın tarafından da mutlak surette desteklenen diplomatik çözüm yöntemlerinin sonuçlarını dikte etmeye dayanan bir politikayı takip eden ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran
B
Rusya
C
İsrail
D
Suriye
E
S. Arabistan
Açıklama:
İsrail esasen garnizon devlet modeli olarak, Araplara karşı sahip olduğu askerî güç üstünlüğünü kullanmak sureti ile dinî fanatizm, fanatik milliyetçi militarist esaslara dayalı olan ve basın tarafından da mutlak surette desteklenen diplomatik çözüm yöntemlerinin sonuçlarını dikte etmeye dayanan bir politikayı takip etmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 70
1917’de Filistin’de Yahudilere yaşanacak bir yer tahsisini destekleyen Balfour Deklarasyonu’nu yayımlayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Fransa
D
Belçika
E
İspanya
Açıklama:
1917’de Filistin’de Yahudilere yaşanacak bir yer tahsisini destekleyen Balfour Deklarasyonu’nu yayımlayan İngiltere'dir. Doğru cevap B'dir.
Soru 71
- Kuzey Kore
- İran
- Irak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Başkan Bush’un Ocak 2002’de gerçekleştirdiği Birliğin Durumu konuşmasıdır. Bu konuşmada Bush, Reagan’ın şer imparatorluğu söylemine atıfta bulunurcasına, Kuzey Kore, İran ve Irak’a atfen şer ekseni (axis of evil) ifadesini kullanarak bu ülkelerin kitle imha silahlarına sahip olma çabalarının bertaraf edilmesinin altını çizmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 72
- Dini unsurlar
- Arap davalarına bağlılık
- Petrol ve Dış ekonomik İlişkiler
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Riyad’ın dış politikasında dört kayda değer unsurdan söz etmek mümkündür. Suudi Arabistan dış politikası kesinlikle bu unsurlar tarafından sınırlandırılmamakla beraber bu unsurlar diğerlerine nazaran daha ön planda yer almaktadırlar (Diriöz, 2012). Bunlar sırasıyla aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Dini unsurlar
- Arap davalarına bağlılık
- Petrol ve Dış Ekonomik İlişkiler
- Bölgesel İstikrar ve Güvenlik