Xıx. Yüzyıl Türk Edebiyatı - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
XVI ve XVII. yüzyıl Türk edebiyatını biçimlendiren geleneğin hangi işlevi XIX. yüzyıl edebiyatında da görülmektedir?
Seçenekler
A
Biçimlendirme geleneğinin diri olması
B
Biçimlendirme geleneğinin biçimlendirici olması
C
Biçimlendirme geleneğinin dönüştürücü olması
D
Kadın şairlerin azalması
E
Mesnevi tarzının yer alması
Açıklama:
XIX. asırda edebiyatta görülen yenileşmenin gelenekli ve Batılı kaynaklarını ayırt edebileceksiniz.
Kitaba göre geleneğin diri, biçimlendirici ve dönüştürücü işlevini XIX. yüzyılda görmek mümkün değildir. XIX. yüzyıl Türk edebiyatının “yeni” sıfatıyla nitelenen temsilcilerini ve onların eserlerini Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı adlı dersinizde tanıdınız. Şimdi ise XIX. yüzyıl Türk edebiyatı içinde “eski”yi temsil eden Enderunlu şairleri, Encümen-i Şuara’ya katılan isimleri, giderek sayısı artan kadın şairleri, mesnevi tarzının son örneklerini ve eski ile yeni arasında biçimlenen nesir dilinin temsilcilerini tanıyacaksınız. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre geleneğin diri, biçimlendirici ve dönüştürücü işlevini XIX. yüzyılda görmek mümkün değildir. XIX. yüzyıl Türk edebiyatının “yeni” sıfatıyla nitelenen temsilcilerini ve onların eserlerini Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı adlı dersinizde tanıdınız. Şimdi ise XIX. yüzyıl Türk edebiyatı içinde “eski”yi temsil eden Enderunlu şairleri, Encümen-i Şuara’ya katılan isimleri, giderek sayısı artan kadın şairleri, mesnevi tarzının son örneklerini ve eski ile yeni arasında biçimlenen nesir dilinin temsilcilerini tanıyacaksınız. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlının klasik edebiyatının sonunu hazırlama yolundaki ilk teşebbüsler için bir başlangıç tarihidir?
Seçenekler
A
1699
B
1696
C
1789
D
1896
E
1678
Açıklama:
XIX. asırda edebiyatta görülen yenileşmenin gelenekli ve Batılı kaynaklarını ayırt edebileceksiniz.
Kitaba göre Osmanlının klasik edebiyatının sonunu hazırlamak yolundaki ilk teşebbüsler için mutlaka bir başlangıç tarihi aranacaksa, 1699’un anlamlı bir yıl olacağı düşünülebilir. 1699, Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir. Bu tarihten sonra, Devlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sürdürdüğü mücadeleyi artık gelenekli yollarla devam ettiremeyeceğini anlamış ve düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre Osmanlının klasik edebiyatının sonunu hazırlamak yolundaki ilk teşebbüsler için mutlaka bir başlangıç tarihi aranacaksa, 1699’un anlamlı bir yıl olacağı düşünülebilir. 1699, Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir. Bu tarihten sonra, Devlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sürdürdüğü mücadeleyi artık gelenekli yollarla devam ettiremeyeceğini anlamış ve düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Karlofça Anlaşması'nın imzalanması için ilk amaç olarak görülmüştür?
Seçenekler
A
Düşmanla, askeri seviyede eşitlenmek
B
Bilim ve teknolojiyi öğrenmek
C
Genel kültürü benimsemek
D
Batılı aydınların yetiştirmek
E
Batılılaşmak
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitaba göre 1699, Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir. Bu tarihten sonra, Devlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sürdürdüğü mücadeleyi artık gelenekli yollarla devam ettiremeyeceğini anlamış ve düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur. Dolayısıyla, Batı’nın ilmini ve fennini almaya çalışmanın ilk amacı, düşmanıyla askerî seviyede eşitlenmekti. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre 1699, Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir. Bu tarihten sonra, Devlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sürdürdüğü mücadeleyi artık gelenekli yollarla devam ettiremeyeceğini anlamış ve düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur. Dolayısıyla, Batı’nın ilmini ve fennini almaya çalışmanın ilk amacı, düşmanıyla askerî seviyede eşitlenmekti. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 4
Meşhur tarihçi A. J. Toynbee'ye göre “zelotizm” terimi ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Bir medeniyetin başka bir medeniyetin tehdidi karşısındaki tutumu
B
Tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olması
C
Rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenmesi
D
Batılılaşma sürecine giriş, gelenekli değerlerin bir çırpıda edebiyattan silinmesi
E
Dış güçlerin bir kültürün gelişimini engelleyebileceği, saptırabileceği
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitaba göre Zelotizm, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre Zelotizm, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 5
"Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır. Bu topraklarda nesiller boyu oturur, evlenir, Türklerle dostane münasebetler kurar, Türkçe öğrenir." Bu paragrafta bahsedilen kişiler hangi adla tanınır?
Seçenekler
A
Avrupalı sefirler
B
Levantenler
C
Gayrimüslim azınlıklar
D
Misyonerler
E
Mülteciler
Açıklama:
XIX. asırda edebiyatta görülen yenileşmenin gelenekli ve Batılı kaynaklarını ayırt edebileceksiniz.
Kitaba göre Levantenler, Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır. Bu topraklarda nesiller boyu oturur, evlenir, Türklerle dostane münasebetler kurar, Türkçe öğrenir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Kitaba göre Levantenler, Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır. Bu topraklarda nesiller boyu oturur, evlenir, Türklerle dostane münasebetler kurar, Türkçe öğrenir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 6
Aşağıdaki isimlerden hangisi ilk "Tanzimat edibi" olarak bilinmektedir?
Seçenekler
A
Şinasi
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Ahmet Mithat
E
Recaizade Mahmud Ekrem
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitap Tanzimat dönemi için şunları yazmaktadır: İlk “Tanzimat edibi” Şinasi ise, onun da ilk eserleri 1859 ve sonrasında ortaya çıkıyor. O hâlde 1839’dan sonraki yirmi yılda başka edip yetişip başka eser vermedi mi? Cevabın “hayır” olması maddeten de mümkün olamayacağına göre “Evet, başka edipler ve eserler var.” denecektir. Buna bağlı olarak bir başka soru kendiliğinden doğar: 1839-1859 arasında eser veren ve bir kısmı tezkirelerde, biyografi kitaplarında kolayca bulunabilecek yüzlerce isim nerededir? Niçin “Tanzimat edibi” sayılmaz; niçin görmezden gelinirler?Edebiyat, Tanzimat ilan olunduğu için yenileşmeye başlamaz; adına “Tanzimat Edebiyatı” dedikleri ve sonu belli ise de başını tayin etmenin bu kadar kolay olmaması gereken süreç, zannedilenden bir asır evvel başlar ve metamorfozunu ancak XIX. asrın son yarısında tamamlar. Bu düşünceye göre doğru cevap A seçeneğidir.
Kitap Tanzimat dönemi için şunları yazmaktadır: İlk “Tanzimat edibi” Şinasi ise, onun da ilk eserleri 1859 ve sonrasında ortaya çıkıyor. O hâlde 1839’dan sonraki yirmi yılda başka edip yetişip başka eser vermedi mi? Cevabın “hayır” olması maddeten de mümkün olamayacağına göre “Evet, başka edipler ve eserler var.” denecektir. Buna bağlı olarak bir başka soru kendiliğinden doğar: 1839-1859 arasında eser veren ve bir kısmı tezkirelerde, biyografi kitaplarında kolayca bulunabilecek yüzlerce isim nerededir? Niçin “Tanzimat edibi” sayılmaz; niçin görmezden gelinirler?Edebiyat, Tanzimat ilan olunduğu için yenileşmeye başlamaz; adına “Tanzimat Edebiyatı” dedikleri ve sonu belli ise de başını tayin etmenin bu kadar kolay olmaması gereken süreç, zannedilenden bir asır evvel başlar ve metamorfozunu ancak XIX. asrın son yarısında tamamlar. Bu düşünceye göre doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 7
Edebiyatın Batılılaşmaya adım attığı yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1856
B
1839
C
1849
D
1850
E
1849
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitaba göre edebiyat, Tanzimat ilan olunduğu için yenileşmeye başlamaz. Edebiyatın yenilik arayışlarıyla geçen bu uzun yolun üstüne mutlaka bir işaret taşı dikilmek isteniyorsa bunun için, 1839 değil, belki de 1856 yılı daha yerinde bir seçim olacaktır. 1856, Kırım Harbi’nin ikinci ve son yılıdır; Kırım Harbi ise İngiliz ve Fransızlarla aynı saflarda savaşarak, İstanbul’un sosyal, siyasi, fikrî, maddî çehresini onlara göre şekillendirerek Batılılaşmaya yeni bir adım atan Osmanlının ilk yılıdır. Islahat Fermanı bu yıl ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirilmiştir. Paris Antlaşması’nın ikinci maddesiyle artık, Osmanlı bir Avrupa devleti sayılmıştır. “Tanzimat Edebiyatı” adı altına alınan ilk isimlerin ilk ürünlerinin hepsi de bu tarihten sonra geçecek “bir eser hazırlamalık süre”nin sonunda, 1858-1860 yılları arasında yayımlanır. Bu düşünceye göre doğru cevap A seçeneğidir.
Kitaba göre edebiyat, Tanzimat ilan olunduğu için yenileşmeye başlamaz. Edebiyatın yenilik arayışlarıyla geçen bu uzun yolun üstüne mutlaka bir işaret taşı dikilmek isteniyorsa bunun için, 1839 değil, belki de 1856 yılı daha yerinde bir seçim olacaktır. 1856, Kırım Harbi’nin ikinci ve son yılıdır; Kırım Harbi ise İngiliz ve Fransızlarla aynı saflarda savaşarak, İstanbul’un sosyal, siyasi, fikrî, maddî çehresini onlara göre şekillendirerek Batılılaşmaya yeni bir adım atan Osmanlının ilk yılıdır. Islahat Fermanı bu yıl ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirilmiştir. Paris Antlaşması’nın ikinci maddesiyle artık, Osmanlı bir Avrupa devleti sayılmıştır. “Tanzimat Edebiyatı” adı altına alınan ilk isimlerin ilk ürünlerinin hepsi de bu tarihten sonra geçecek “bir eser hazırlamalık süre”nin sonunda, 1858-1860 yılları arasında yayımlanır. Bu düşünceye göre doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimlerinde gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Medhiye tarzı kasidelerin kabul görmesi
B
Gazelleri formlarına göre tasnif edilmesi
C
Gazellerin alfabetik sırasına bölümlerin ilave edilmesi
D
Hece veznini kullanan şiirlerin yadsınması
E
Arapça ve Farsça asıllı kelimelerin Türk telaffuzuna göre aruza çekilmesini hata olarak görülmesi
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitaba göre XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimleri aşağıdakilerdir: Divan tertibini bozarak medhiye tarzı kasideleri almamak veya yerini değiştirmek; gazellerin alfabetik sırasına “kafiyetü’l-â”, “kafiyetü’l-çim” gibi gelenekte olmayan bölümler ilave etmek; gazelleri formları yerine temalarına göre, “sufiyane ve hakimane söylenilen gazeliyyattır”, “rindane ve aşıkane inşad olunan gazeliyyattır” gibi başlıklarla tasnif etmek... Doğru cevap C seçeneğidir.
Kitaba göre XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimleri aşağıdakilerdir: Divan tertibini bozarak medhiye tarzı kasideleri almamak veya yerini değiştirmek; gazellerin alfabetik sırasına “kafiyetü’l-â”, “kafiyetü’l-çim” gibi gelenekte olmayan bölümler ilave etmek; gazelleri formları yerine temalarına göre, “sufiyane ve hakimane söylenilen gazeliyyattır”, “rindane ve aşıkane inşad olunan gazeliyyattır” gibi başlıklarla tasnif etmek... Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimlerinde gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Kafiye ve redifin şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanılmaması
B
Alışılmadık rediflerin kullanılmaması
C
Redifsiz şiirlerin kabul edilmemesi
D
Şiirin vezinli ve kafiyeli olması şartının koşulması
E
Türk aruzunda nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan vezinlere işlerliğin kazandırılması
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Kitaba göre XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimleri aşağıdakilerdir: Türk aruzunda nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan vezinlere işlerlik kazandırmak; Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri Türk telaffuzuna göre aruza çekmeyi hata ve zaaf eseri olmaktan çıkarış (“hüsn” yerine “hüsün” gibi); hece veznini kullanmakta ve bu yoldaki şiirlerini divanına almakta mahzur görmemek... Kafiye ve redifi şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanmak; alışılmadık redifler bulmayı yenilik arayışı saymak; redifsiz şiir kadar, bütün mısrayı kaplayan redifleri de denemek; kafiye olarak Türkçe asıllı kelimeleri ısrarla kullanmak ve onları Arapça, Farsça kelimelerle kafiyelendirmekte bir mahzur görmemek; şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek... Doğru cevap E seçeneğidir.
Kitaba göre XIX. asrın son çeyreğinde ortaya çıkan şiirin form değişimleri aşağıdakilerdir: Türk aruzunda nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan vezinlere işlerlik kazandırmak; Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri Türk telaffuzuna göre aruza çekmeyi hata ve zaaf eseri olmaktan çıkarış (“hüsn” yerine “hüsün” gibi); hece veznini kullanmakta ve bu yoldaki şiirlerini divanına almakta mahzur görmemek... Kafiye ve redifi şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanmak; alışılmadık redifler bulmayı yenilik arayışı saymak; redifsiz şiir kadar, bütün mısrayı kaplayan redifleri de denemek; kafiye olarak Türkçe asıllı kelimeleri ısrarla kullanmak ve onları Arapça, Farsça kelimelerle kafiyelendirmekte bir mahzur görmemek; şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek... Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi şiirin muhteva değişimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gelenekli mazmunların bir kısmını, “köhne”, “bî-mana” veya “kerih” bularak şiirin lügatinden çıkarılması
B
Çağa uygun yeni mazmunların icat edilmesi
C
Tasavvufi şiir ile geniş kitlelerin ihtiyacı olan hikemi şiir arasındaki farkın açılması
D
Divan tertibini bozularak medhiye tarzı kasideleri alınmaması veya yerinin değiştirilmesi
E
Didaktik şiir anlayışının öne geçmesi
Açıklama:
Klasik edebiyatın gelenekli özelliklerindeki gevşemeyi açıklayabileceksiniz.
Şiirin muhteva değişimlerinden biri şairin, sevdayı ve sevgiliyi yücelterek ilahî bir noktaya taşımaktan vazgeçerek daha beşerî, daha gerçekçi bir zemine indirir.
Şiirin muhteva değişimlerinden biri şairin, sevdayı ve sevgiliyi yücelterek ilahî bir noktaya taşımaktan vazgeçerek daha beşerî, daha gerçekçi bir zemine indirir.
Soru 11
XIX. yüzyıl şiirinin içerik değişikliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Eski mazmunların bir kısmı şiir lügatinden çıkarılır; çağa uygun mazmunlar icat edilir.
B
Yeni kavramlar ve nesneler şiirde yer almaya başlar.
C
Erkek şairler, sevilen kadının ağzından gazeller yazmaya başlar.
D
Sosyal ve siyasi kavramlar şiirden uzak tutulur.
E
Aşk giderek beşerî ve gerçekçi bir hâl alır.
Açıklama:
XIX. asırda edebiyatta görülen yenileşmenin gelenekli ve Batılı kaynaklarını ayırt edebileceksiniz.
Soru 12
Tanzimat Edebiyatı ifadesini ilk kullanan edebiyat tarihçisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsmail Habip Sevük
B
Mehmed Fuad Köprülü
C
Ebuzziya Tevfik
D
Abdülhalim Memduh
E
Şehabettin Süleyman
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Soru 13
Klasik edebiyatta, öncelikle aşağıdakilerden hangisi kendini yenilemeyi başarır?
Seçenekler
A
Form
B
Muhteva
C
Nazım şekli
D
Dil
E
Okur
Açıklama:
Klasik edebiyatın gelenekli özelliklerindeki gevşemeyi açıklayabileceksiniz.
Kitabımızda da belirtildiği gibi klasik edebiyatta "muhtevaya yeni konu ve kavramların ilave edilebilmesi gerçek yeniliğin içerikte başladığını gösteriyor."
Kitabımızda da belirtildiği gibi klasik edebiyatta "muhtevaya yeni konu ve kavramların ilave edilebilmesi gerçek yeniliğin içerikte başladığını gösteriyor."
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi, klasik edebiyatın kendini yenilemeyişinin sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Geleneğin güçlü ve değişmez yapısı yeniliğe izin vermez.
B
Şairler yenilikten hoşlanmazlar.
C
Batı’nın edebiyatına düşmanlık duyulur.
D
Yaşanan çağın getirdikleri edebiyata dahil olamaz.
E
Yeniliğin ne olduğu bilinmez.
Açıklama:
Klasik edebiyatın gelenekli özelliklerindeki gevşemeyi açıklayabileceksiniz.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi “Tanzimat Edebiyatı” tabirinin yanlışlığına sebep olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Tanzimat Fermanı’nın mesajı yurt içinden çok, yurt dışına olduğu için
B
Tebanın hayatında kültürel bir değişim öngörmediği için
C
Klasik edebiyat bütün kudretiyle hüküm sürdüğü için
D
1839-1859 arasında varlık gösteremediği için
E
Edebiyatı doğrudan etkileyecek hükümler taşımadığı için
Açıklama:
Klasik edebiyatın gelenekli özelliklerindeki gevşemeyi açıklayabileceksiniz.
Soru 16
Edebî yenileşme ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yeni formların denenmesidir.
B
Yeni konuların işlenmesidir.
C
Yeni bir dil anlayışının ve ifade şeklinin geliştirilmesidir.
D
Gelenekli edebî unsurların eleştirilmesidir.
E
Köksüz ve soysuz bir edebiyat anlayışının yeşertilmesidir.
Açıklama:
Edebî gelenek içindeki yenilik çabalarını izleyebileceksiniz.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi, klasik şiirin içeriğinde belirmiş yeniliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Tablolar için şiirler yazmak
B
Yeni mazmunlar bulmak
C
Mahallî renklere yer vermek
D
Beşerî aşkı idealize etmekten vazgeçmek
E
Sosyal ve siyasi kavramları şiire sokmak
Açıklama:
Klasik edebiyatın gelenekli özelliklerindeki gevşemeyi açıklayabileceksiniz.
Soru 18
Osmanlının klasik edebiyatı asırlar boyunca hep yerinde saymış ve aynı şeyleri tekrarlamış olamayacağına göre, beliren yeni unsurlar nasıl adlandırmalıdır?
Seçenekler
A
Arayış/ araştırma
B
Yenilenme/ dönüşüm
C
Yenilik/ modernlik
D
Değişim/ başkalaşım
E
Taklit/ intihal
Açıklama:
XIX. asırda edebiyatta görülen yenileşmenin gelenekli ve Batılı kaynaklarını ayırt edebileceksiniz.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangi anlaşma, Osmanlı klasik edebiyatının sonunu hazırlamak yolunda ilk teşebbüsler için verilir?
Seçenekler
A
Karlofça Anlaşması
B
Prut Anlaşması
C
Belgrad Anlaşması
D
Yaş Anlaşması
E
Bükreş Anlaşması
Açıklama:
Osmanlı klasik edebiyatının sonunu hazırlamak yolunda ilk teşebbüsler için verilir. 1699 yılında imzalanan Karlofça anlaşmasından sonra, DEvlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sğrdürdüğü mücadeleyi artık geleneksel yollarla devam ettiremeyeceğini anlamış ve düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi "rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenme" ifadesini vermektedir?
Seçenekler
A
Zelotizm
B
Herodianizm
C
Pesimizm
D
Hedonizm
E
Konformizm
Açıklama:
Tarihçi A.J Toynbee, bir medeniyetin başka bir medeniyetin tehdidi karşısındaki tutumunu adlandırmak için "Zelotizm" ve "Herodianizm" terimlerini kullanmıştır. "Herodianizm", rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenmektir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi "Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarını" ifade eder?
Seçenekler
A
Avrupalı sefirler
B
Gayrı müslim azınlıklar
C
Levantenler
D
Misyonerler
E
Mülteciler
Açıklama:
Levantenler, Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır. Onlar Türk topraklarında nesiller boyu otururlar, Türklerle dostane ilişkiler kurarlar fakat batı kültürlerini de yaşatmaya devam ederler.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin aşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairlerini ifade eder?
Seçenekler
A
Aşık
B
Maşuk
C
Şair-i Azam
D
Aşug
E
Divan-ı Kebir
Açıklama:
Türklerin aşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairleri, Aşug olarak adlandırılır. Aşuglar, Osmanlı sanatının Batılı bir çizgiye doğru ilerlemesinde önemli rol oynarlar.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi "Paris Sefaretnamesini" hazırlayan kişidir?
Seçenekler
A
Moralı Ahmet Efendi
B
Hatti Mustafa Efendi
C
Derviş Mehmet Efendi
D
Ahmet Azmi Efendi
E
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Açıklama:
Paris Sefaretnamesini'ni Yirmisekiz Mehmet Çelebi hazırlamıştır. Bu eserde Fransa'daki ordu teşkilatı, sanayi tesisleri, ilim ocakları, saray ve bahçeler, tiyatro ve operalar, balo ve ziyafetler yer alır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi tiyatro temsillerini izleyen padişahtır?
Seçenekler
A
III. Selim
B
Yavuz Sultan Selim
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
IV.Murat
E
Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
III. Selim, tiyatro, opera eserlerini izler ve org da dinlerdi
Soru 25
Aşağıda belirtilen hangi yıldan itibaren "Tanzimat Edebiyatı" adı altında anılan ilk isim ve ürünler ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1839
B
1856
C
1812
D
1821
E
1829
Açıklama:
1856 Kırım Harbinin ikinci ve son yılıdır. Bu harp, İngiliz ve Fransızlarla aynı saflarda savaşarak, İstanbulun sosyal, siyasi, fikri, maddi çehresini onlara göre şekillendirerek Batılılaşmaya yeni adım atan Osmanlıların ilk yılıdır. Paris Anlaşması ile birlikte Osmanlı bir Avrupa Devleti sayılmıştır. Tanzimat Edebiyatı adı altına alınan ilk isim ve ürünler bu tarhten sonra ortaya çıkmıştır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi yenileşen edebiyatta form değişimine bir örnek olarak verilir?
Seçenekler
A
Çağa uygun yeni mazmunlar icat etmek
B
Erkek şairlerin sevilen kadınlar ağzından gazeller yazması
C
Kafiye ve redifin, şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanılması
D
Şairin sevdayı ve sevgiliyi yücelterek ilahi bir noktaya taşımaktan vazgeçmesi
E
Osmanlının hayatına yeni katılan nesnelerin şiire malzeme yapılması
Açıklama:
Kafiye ve redifin, şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanılması, form değişimine verilebilecek bir örnektir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi yenileşen edebiyatta muhteva değişimine bir örnektir?
Seçenekler
A
Sevgilinin dişlererini inciye benzetmek
B
Sevgilinin gözlerini bademe benzetmek
C
Sevgilinin kirpiklerini oka benzetmek
D
Telgrafın tellerini sevgilinin saçlarına benzetmek
E
Sevgilinin kaşlarını kemana benzetmek
Açıklama:
Çağa uygun mazmunlar (kavram, anlam) icat etmeye bir örnek "Telgrafın tellerini sevgilinin saçlarına benzetmek" olarak verilebilir. Diğer örnekler klasik edebiyattta vardır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangi akım, "alafrangalıkla" suçlanmıştır?
Seçenekler
A
Halk Edebiyatı
B
Divan Edebiyatı
C
Tasavvuf Edebiyatı
D
Mizah Edebiyatı
E
Edebiyat-ı Cedide
Açıklama:
Önceleri İtalyanca'dan XIX. asırda ise Fransızca'dan alınan kelimelerin şiirde yaygın olarak kullanılması, Edebiyat-ı Cedide'nin "alafrangalıkla" suçlanmasına neden olmuştur.
Soru 29
I.Roman II.Hikaye III.Tiyatro Yukarıdakilerden hangileri Türk edebi geleneğinde birebir karşılığı bulunmayan türler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız II.
C
I. ve II.
D
I. ve III
E
I. II. ve III.
Açıklama:
Roman, hikâye, tiyatro gibi Türk edebî geleneğinde birebir karşılığı bulunmayan türler, Osmanlı topraklarına kendi kültürleriyle ve kurallarıyla girebilmiştir.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 30
I. Osmanlının klasik edebiyatı ağırlıklı olarak manzumdur.
II. Batılı nesrin klasik Türk edebiyatına girmesi şiirden çok daha zor olmuştur.
III. Osmanlı şiirinin gelenekli poetikası Batı’nınkine benzemez.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Batılı nesrin klasik Türk edebiyatına girmesi şiirden çok daha zor olmuştur.
III. Osmanlı şiirinin gelenekli poetikası Batı’nınkine benzemez.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız III.
C
I. ve II.
D
I. ve III.
E
I. II. ve III.
Açıklama:
" Osmanlının klasik edebiyatı ağırlıklı olarak manzumdur " ve " Osmanlı şiirinin gelenekli poetikası Batı’nınkine benzemez " ifadeleri doğrudur. Ancak "Batılı nesrin klasik Türk edebiyatına girmesi ise şiirden çok daha zor değil, aksine çok daha kolay olmuştur. Buna göre doğru cevap D'dir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Levantenler hakkında söylenebilir?
Seçenekler
A
İstanbul alındığından beri Osmanlı topraklarında mevcuttur.
B
Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır.
C
Bilhassa cizvit rahipleri, gittikleri yörenin dilini, kültürünü hızla kavrayıp halkla çabucak kaynaşarak yerlileşirler.
D
Türk’ün Batı ile bizzat Batılı topraklarda iletişim kurmasının ve gözlem yapıp tecrübe edinmesinin tek yoludurlar.
E
Kurtarabildikleri maddi kültür unsurlarını yanlarına alarak, manevi kültür birikimlerini zihinlerinde taşıyarak iltica ederler.
Açıklama:
Levantenler, Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen Batılı şirket acentalarının Türk topraklarında yerleşmiş çalışanlarıdır. Bu topraklarda nesiller boyu oturur, evlenir, Türklerle dostane münasebetler kurar, Türkçe öğrenir; fakat Batılı kültürlerini yaşatmayı sürdürürler. Evlerindeki Batılı hayata Osmanlıları dahil etmekte bir sakınca görmezler. Müslüman bir Osmanlının Avrupa tarzı noel ve yortu kutlaması, bale gösterisi ve salon hayatı ile ilk tanışması onlar sayesinde olur. Diğer şıklardaki bilgiler Osmanlı'nın Batı'nın kültür ve değerleriyle tanışmasını sağlayan diğer topluluk ve gruplara ait bilgilerdir.( Sırasıyla Avrupalı sefirler ve sefarethaneleri,Misyonerler,Osmanlı sefirleri ve sefaretnameleri,Mülteciler) Doğru cevap B'dir.
Soru 32
Fransa’daki ordu teşkilatı, sanayi tesisleri, ilim ocakları kadar, saray ve bahçeleri, tiyatro ve operaları, balo ve ziyafetleri, insan manzaralarının öğrenildiği Paris Sefaretnamesi kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
B
Moralı Ali
C
Hatti Mustafa
D
Ebubekir Ratib
E
Ahmet Azmi
Açıklama:
Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Paris Sefaretnamesi’nden (1720-1721); Fransa’daki ordu teşkilatı, sanayi tesisleri, ilim ocakları kadar, saray ve bahçeleri, tiyatro ve operaları, balo ve ziyafetleri, insan manzaraları da öğrenilir. Sonraları Moralı Ali Efendi’nin Fransa, Hatti Mustafa ve Ebubekir Ratib Efendilerin Viyana, Ahmet Resmi ve Ahmet Azmi Efendilerin Berlin, Derviş Mehmet Efendi’den başlayarak Petersburg sefaretlerinde ilgili ülkenin kültürüne ait ayrıntılı raporlar gönderirler. Görüldüğü üzere Sefaretname, Yirmisekiz Mehmet Çelebi tarafından yazılmıştır. Diğer şıklarda ismi geçen kişiler ise bulundukları sözü geçen ülkelerin sefaretlerinde ilgili ülkeye ait bilgiler gönderirler. Doğru cevap A'dır.
Soru 33
Türklerin âşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mimar
B
Bestekar
C
Divan Şairi
D
Ressam
E
Aşug
Açıklama:
Türklerin âşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairine aşug adı verilir. Diğer şıklarda verilenler sanat alanındaki genel unvanlardır. Bu yüzden doğru cevap E'dir.
Soru 34
I. Mühtediler, ruhen İslam’a bağlanmış olsalarda maddeten hâlâ Batılıdırlar.
II. Müslüman bir Osmanlının Avrupa tarzı Noel ve yortu kutlaması, bale gösterisi ve salon hayatı ile ilk tanışması Levantenler sayesinde olur.
III. Avrupalı sanatkârlar, asırlar boyu Şark’a ilgi duymuşlar ve Şark’tan da ilgi görmüşlerdir.
IV. Türk’ün Batı ile bizzat Batılı topraklarda iletişim kurmasının ve gözlem yapıp tecrübe edinmesinin tek yolu misyonerler sayesinde olmuştur.
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Müslüman bir Osmanlının Avrupa tarzı Noel ve yortu kutlaması, bale gösterisi ve salon hayatı ile ilk tanışması Levantenler sayesinde olur.
III. Avrupalı sanatkârlar, asırlar boyu Şark’a ilgi duymuşlar ve Şark’tan da ilgi görmüşlerdir.
IV. Türk’ün Batı ile bizzat Batılı topraklarda iletişim kurmasının ve gözlem yapıp tecrübe edinmesinin tek yolu misyonerler sayesinde olmuştur.
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I. ve III.
B
II. ve IV.
C
I. II. ve III.
D
I. II. ve IV.
E
I. II. III. ve IV.
Açıklama:
Osmanlı sefirleri ve sefaretnameleri, Türk’ün Batı ile bizzat Batılı topraklarda iletişim kurmasının ve gözlem yapıp tecrübe edinmesinin tek yoludur. IV. madde doğru değildir. Diğer maddelerde(I.II. ve III.) verilen bilgiler doğrudur. Buna göre doğru cevap C'dir.
Soru 35
Devlet ve toplum hayatını değiştirecek yenilikler getirmeyip, o güne kadar geçen yaklaşık iki asır içinde, devlet anlayışındaki ve uygulamalardaki değişimle tebaya tanınan hakların bir yekûnünü çıkaran Tanzimat Fermanı hangi yılda ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1838
B
1839
C
1840
D
1841
E
1842
Açıklama:
Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 36
I. Şiirde İran etkisi hafifletilerek diğer yandan avami eğilimler törpülenerek bir orta yol bulunmaya çalışılır. II. Sade Müslümanın gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak, müşkillerine çözüm yolları tavsiye edecek didaktik bir şiir anlayışı öne geçer. III. Şair, sevdayı ve sevgiliyi yücelterek ilahî bir noktaya taşımaktan vazgeçerek daha beşerî, daha gerçekçi bir zemine indirir. Yenilenen Türk edebiyatına ilişkin yukarıda verilen muhteva değişimlerinden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız II.
C
I. ve II.
D
II. ve III.
E
I. II. ve III.
Açıklama:
Yukarıda maddeler şeklinde verilen yenilenen Türk edebiyatına ilişkin muhteva değişimlerinin hepsi doğrudur. Doğru cevap E'dir.
Soru 37
1699’un yıl ile ilgili aşağıdaki gelişmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bu yıl Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir.
B
Bu yıl Devlet-i Aliyye Batı ile asırlardır sürdürdüğü mücadeleyi artık gelenekli yollarla devam ettiremeyeceğini anlamıştır.
C
Bu yıl Devlet-i Aliyye düşmanına onun bilimi ve teknolojisiyle saldırmanın gereğine ikna olmuştur.
D
Bu yıl Osmanlı'nın klasik edebiyatının başlangıcı sayılabilir.
E
Bu yıldan itibaren harbiye, mühendishane, tıbbiye, kışla gibi yerlerde eğitilenlerden sıradan meraklısına doğru gelişen bir istikamette Batılılaşma yaygınlaşmıştır.
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Bu yıl Osmanlı'nın klasik edebiyatının başlangıcı değil, aksine sonu sayılabilir.
Soru 38
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi, 1926’da Boston’da neşrettiği Convension and Revolt in Poetry adlı çalışmasında, poetik değişimin ritmik yapısını açıklarken, her şiir anlayışının zamanla katılaşarak bir konvansiyon hâline geldiğini ve yeni bir şiir anlayışının isyan ederek onun yerini aldığını söylemiştir?
Seçenekler
A
Bergson
B
J. L. Lowes
C
A. J. Toynbee
D
Oswald Spengler
E
Wölfflin
Açıklama:
Doğru cevap B dir. J. L. Lowes, 1926’da Boston’da neşrettiği Convension and Revolt in Poetry adlı çalışmasında, poetik değişimin ritmik yapısını açıklarken, her şiir anlayışının zamanla katılaşarak bir konvansiyon hâline geldiğini ve yeni bir şiir anlayışının isyan ederek onun yerini aldığını söylemiştir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangileri sonradan müslümanlığı seçiyorlar ama ruhen İslam’a bağlanmış olsalar da maddeten yine de Batılı olarak kalıyorlardır ve Osmanlının içindeki küçük Avrupa’yı temsile devam ediyorlardır?
Seçenekler
A
Gayrimüslim azınlıklar
B
Misyonerler
C
Levantenler
D
Avrupalı sanatkârlar
E
Mühtediler
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Mühtediler sonradan müslümanlığı seçiyorlardır ama ruhen İslam’a bağlanmış olsalar da maddeten yine de Batılı olarak kalıyorlardır ve Osmanlının içindeki küçük Avrupa’yı temsile devam ediyorlardır.
Soru 40
“Kültür elçisi” teriminin açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sık sık İstanbul’a gelip müzik, bale, pandomima gibi, dil üzerinden anlaşmayı gerektirmeyen sanatlar sergileyen İtalyan truplarıdır.
B
Şevkıyye Köşkü’nde gösteriler yapan Fransız dansçılarıdır.
C
Bilhassa 1793’te ikamet elçiliklerinin
kurulmasından sonra artık, bir Batılı ülkede yaşayan ve oradan gönderdiği raporlarla Avrupa’yı devletine daha yakından tanıtan yeni bir sefir tipidir.
kurulmasından sonra artık, bir Batılı ülkede yaşayan ve oradan gönderdiği raporlarla Avrupa’yı devletine daha yakından tanıtan yeni bir sefir tipidir.
D
Oryantalist ressamlar, barok eğilimli mimar, iç mimar ve peyzaj mimarlarıdır.
E
Yurt dışına musiki eğitimi için gönderilen öğrencilerdir.
Açıklama:
Doğru cevap C dir. “Kültür elçisi” bilhassa 1793’te ikamet elçiliklerinin
kurulmasından sonra artık, bir Batılı ülkede yaşayan ve oradan gönderdiği raporlarla Avrupa’yı devletine daha yakından tanıtan yeni bir sefir tipidir.
kurulmasından sonra artık, bir Batılı ülkede yaşayan ve oradan gönderdiği raporlarla Avrupa’yı devletine daha yakından tanıtan yeni bir sefir tipidir.
Soru 41
Osmanlı'da batılaşma gayretleri ilk olarak nerede başlamıştır?
Seçenekler
A
askerî kanatta
B
sefarethanelerde
C
güzel sanat dallarında
D
misyoner mekteplerinde
E
sanayi tesislerinde
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Osmanlı'da batılaşma gayretleri ilk olarak askerî kanatta başlamıştır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairlerine verilen addır?
Seçenekler
A
“dil oğlanları”
B
“aşug”
C
“kültür elçisi”
D
“Tanzimat edibi”
E
“kaba Türk”
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Türklerin edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairlerine “aşug” deniliyordu.
Soru 43
Hangi yılda Islahat Fermanı ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirilmiştir?
Seçenekler
A
1699
B
1839
C
1850
D
1856
E
1859
Açıklama:
Doğru cevap D dir. 1856, Islahat Fermanı ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirilmiştir.
Soru 44
Aşağıdaki eserlerden hangisi Münif Paşa'ya aittir?
Seçenekler
A
Tercüman-ı Ahval
B
Tercüme-i Telemak
C
Tercüme-i Manzume
D
Muhaverat-ı Hikemiyye
E
Şair Evlenmesi
Açıklama:
Münif Paşa'nın eseri Muhaverat-ı Hikemiyye'dir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi klasik şiirin içeriğinde belirmiş yeniliklerden biridir?
Seçenekler
A
Kafiye ve redifi şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanmak
B
Sevdayı ve sevgiliyi daha gerçekçi anlatmak
C
Divan tertibini bozarak medhiye tarzı kasideleri almamak veya yerini değiştirmek
D
Türk aruzunda nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan vezinlere işlerlik kazandırmak
E
kasidede ve gazelde tarih düşürmek
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Sevdayı ve sevgiliyi daha gerçekçi anlatmak klasik şiirin içeriğinde belirmiş yeniliklerden biridir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi, klasik şiirin formlarında belirmiş yeniliklerden biridir?
Seçenekler
A
şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek
B
çağa uygun yeni mazmunlar icat etmek
C
müşkillerine çözüm yolları tavsiye edecek didaktik şiirler yazmak
D
sevdayı ve sevgiliyi daha gerçekçi göstermek
E
Şiirlere vatan, millet, hürriyet, adalet, eşitlik, medeniyet, terakki, alafrangalık gibi kavramlarını ilave etmek
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek klasik şiirin formlarında belirmiş yeniliklerden biridir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi 'eskiyi' temsil etmesi bakımından değerlendirilmelidir?
Seçenekler
A
Batılılaşma.
B
Enderunlu şairler.
C
Yenilik.
D
Modernizm.
E
Modern poetika.
Açıklama:
Enderunlu şairler. Cevap B'dir.
Soru 48
Tehdide uğrayan medeniyetin kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olması aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmalıdır?
Seçenekler
A
Zelotizm.
B
Batılılaşma.
C
Yenilik.
D
Değişim.
E
Modern poetika.
Açıklama:
Zelotizm. Cevap A'dır.
Soru 49
Rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenmek aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
Seçenekler
A
Zelotizm.
B
Herodianizm.
C
Batılılaşma.
D
Yenilik.
E
Değişim.
Açıklama:
Herodianizm. Cevap B'dir.
Soru 50
Batılı nesrin klasik Türk edebiyatına girmesi aşağıdakilerden hangisinde diğerlerine göre daha zor olmuştur?
Seçenekler
A
Şiir.
B
Tiyatro.
C
Roman.
D
Deneme.
E
Öykü.
Açıklama:
Şiir. Cevap A'dır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi 'türk barok'u' olarak ele alınamaz?
Seçenekler
A
Nurıosmaniye camii.
B
Levni.
C
Abdullahı Buhari.
D
Focillon.
E
Emin ağanın peşrev ve saz semaileri.
Açıklama:
Focillon. Cevap D'dir.
Soru 52
Batılı şirket acentalarının türk topraklarına yerleşmiş çalışanlarına ne denir?
Seçenekler
A
Misyoner.
B
Mülteci.
C
Levanten.
D
Azınlık.
E
Sefir.
Açıklama:
Levanten. Cevap C'dir.
Soru 53
'Batının din kültürünü ve dini edebiyatını halka sevimli göstermeye çalışırlar.'cümlesi aşağıdakilerden hangisi için söylenmiştir?
Seçenekler
A
Misyonerler.
B
Levanten.
C
Mülteciler.
D
Azınlıklar.
E
Sefirler.
Açıklama:
Misyonerler. Cevap A'dır.
Soru 54
'Aşug' aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Misyonerler.
B
Mülteciler.
C
Gayrımüslim azınlıklar.
D
Levantenler.
E
Sefirler.
Açıklama:
Azınlıklar . Cevap C'dir.
Soru 55
1793'te ikamet elçiliklerinin kurulması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Osmanlı sefirleri.
B
Mülteciler.
C
Azınlıklar.
D
Misyonerler.
E
Levantenler.
Açıklama:
Osmanlı sefirleri. Cevap A'dır.
Soru 56
İbrahim Müteferrika için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Levanten
B
Mülteci.
C
Misyoner.
D
Mühtedi.
E
Sefir.
Açıklama:
Mühtedi. Cevap D'dir.
Soru 57
Osmanlı'nın Batı karşısında tutum aldığı, rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenmek anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modernleşme
B
Barok
C
Zelotizm
D
Herodianizm
E
Batılılaşma
Açıklama:
Tarihçi A. J. Toynbee, bir medeniyetin başka bir medeniyetin tehdidi karşısındaki tutumunu adlandırmak için “zelotizm” ve “herodianizm” terimlerini kullanır. Zelotizm, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasıdır; herodianizm ise rakip medeniyetin maddi ve manevi silahlarını kullanmayı öğrenmektir. Osmanlı, Batı karşısında bu iki kavramın bütün içeriğini olanca genişliğiyle dener; hem de aynı anda... Bir yandan Batılılaşma çabası sürerken, diğer yandan da geleneğe daha bir sıkı yapışanlar çıkar. Bu sebepledir ki, Batılılaşma sürecine giriş, gelenekli değerlerin bir çırpıda edebiyattan silinmesine ve modern bir edebiyatın başlamasına müsaade etmez.
Soru 58
Aşağıda verilen Batılı edebi türlerden hangisi Türk topraklarındaki büyük gelenekle boğuşmak durumunda kalmış ve başka bir hâle dönüşmek suretiyle varlığını devam ettirebilmiştir?
Seçenekler
A
Tiyatro
B
Şiir
C
Roman
D
Hikâye
E
Nesir
Açıklama:
Osmanlının klasik edebiyatı ağırlıklı olarak manzumdur. Nazım -adının da ifade ettiği gibi- kendi nizam ve intizamı içinde mevcuttur. Bu nizam, uzun asırlar içinde yavaş yavaş oluşup kesinleştiği için, yenilik isteğiyle taşlarını yerinden oynatmak isteyenlere direnir. Nesir ise hep biraz kenarda kalmış, bilhassa edebî nesrin gelişimi ihmale uğramıştır. Bundan dolayıdır ki Batılı nesrin klasik Türk edebiyatına girmesi şiirden çok daha kolay olmuştur. Roman, hikâye, tiyatro gibi Türk edebî geleneğinde birebir karşılığı bulunmayan türler, Osmanlı topraklarına kendi kültürleriyle ve kurallarıyla girebilmiştir. Oysa Batılı şiir, Türk topraklarındaki büyük gelenekle boğuşmak ve çoklukla mağlup olmak veya yerlileşip başka bir hâle dönüşmek suretiyle yaşayabilecektir.
Soru 59
Aşağıdaki gruplardan hangisi Osmanlının Batı’nın kültürel değerleriyle tanışmasında etkili olmamıştır?
Seçenekler
A
Levantenler
B
Gayrimüslim azınlıklar
C
Zanaatkarlar
D
Ordu ve askerî mektepler
E
Mühtediler
Açıklama:
Sıkça zannedildiği gibi Osmanlı, içe dönük bir sistem kurmadığı için Batı kültürü ile tanışıklığı da hayli eski ve derindir. Devletin, sarayın, yönetici kadronun Batılı kültür unsurlarıyla tanışması ve onu kavramaya çalışması, sıradan ferdin tanışıklığından çok daha önce olsa bile, XVIII. ve bilhassa XIX. asırda gündelik hayatın içinde hayli Batılı kültür unsurunun yaşaması artık yadırgatıcı olmaktan çıkmıştır. "C. Zanaatkarlar" Osmanlının Batı’nın kültürel değerleriyle tanışmasında etkili olmamıştır.
Soru 60
İlk kez “Tanzimat edebiyatı” adlandırmasına yer veren isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsmail Habip (Sevük)
B
Şinasi
C
Ebuzziya Tevfik
D
Köprülü
E
Şehabettin Süleyman
Açıklama:
İsmail Habip (Sevük)’in Türk Teceddüd Edebiyatı Tarihi (1925)’ne kadar “Tanzimat edebiyatı” adlandırmasına rastlanmaz. Ne sonradan “Tanzimat edebiyatçısı” saydıklarımız kendilerini böyle anar ne de Ebuzziya Tevfik’ten Abdülhalim Memduh’a, Şehabettin Süleyman’dan Köprülü’ye varana kadar edebiyat tarihine yaklaşan metinler oluşturmuş yazarlar “Tanzimat Edebiyatı” diye bir başlık tanırlar. Adlandırmanın mucidi ve takipçileri, altına önceki dönemlerde olmayan bir yenilik, bir form, bir tema koyamadıkları hâlde, neye dayanarak böyle bir başlık tespit ettiklerini açıklayamazlar.
Soru 61
Aşağıdaki dönemlerden hangisinde Osmanlı, İngiliz ve Fransızlarla aynı saflarda savaşarak, İstanbul’un sosyal, siyasi, fikrî, maddî çehresini onlara göre şekillendirerek Batılılaşmaya yeni bir adım atmış ve Islahat Fermanı' nı ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirmiştir?
Seçenekler
A
1826 Vaka-i Hayriyye
B
1699 Devletin Batılılaşmaya karar verişi
C
1699 Barok Dönem
D
1839 Tanzimat Fermanı
E
1856 Kırım Harbi’nin son yılı
Açıklama:
Edebiyatın yenilik arayışlarıyla geçen bu uzun yolun üstüne mutlaka bir işaret taşı dikilmek isteniyorsa bunun için, 1839 değil, belki de 1856 yılı daha yerinde bir seçim olacaktır. 1856, Kırım Harbi’nin ikinci ve son yılıdır; Kırım Harbi ise İngiliz ve Fransızlarla aynı saflarda savaşarak, İstanbul’un sosyal, siyasi, fikrî, maddî çehresini onlara göre şekillendirerek Batılılaşmaya yeni bir adım atan Osmanlının ilk yılıdır. Islahat Fermanı bu yıl ilan edilerek kültürel Batılılaşma resmîleştirilmiştir. Paris Antlaşması’nın ikinci maddesiyle artık, Osmanlı bir Avrupa devleti sayılmıştır. “Tanzimat Edebiyatı” adı altına alınan ilk isimlerin ilk ürünlerinin hepsi de bu tarihten sonra geçecek “bir eser hazırlamalık süre”nin sonunda, 1858-1860 yılları arasında yayımlanır.
Soru 62
Kaynaklara göre ilk “Tanzimat edibi” kimdir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Yusuf Kâmil Paşa
E
Münif Paşa
Açıklama:
İlk “Tanzimat edibi” Şinasi ise, onun da ilk eserleri 1859 ve sonrasında ortaya çıkıyor. 1839’dan sonraki yirmi yılda başka edip yetişip başka eser verip vermediği gibi sorular yanıtsız kalmıştır.
Soru 63
Türklerin âşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni saz şairine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Levanten
B
Sefir
C
Aşug
D
Misyoner
E
Sanatkâr
Açıklama:
Gayrimüslim azınlıklar, bir yandan Türk kültürüne yakındırlar, öte yandan Avrupa
kültürüne... Bilhassa Ermeni ve Rumlar, çocuklarını milliyetçi-romantik akımların tartışıldığı Avrupa üniversitelerinde okutur, Fransızca öğrenir, mefruşattan eğlence tarzına kadar pek çok bakımdan avrupai bir hayat sürmeye çalışırlar. Aynı Ermeni ve Rumlar mimar, bestekâr, ressam, divan şairi ve “aşug” olarak Osmanlı sanatının Batılı bir çizgiye doğru ilerlemesinde önemli rol oynarlar. Aşug; Türklerin âşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni
saz şairi.
kültürüne... Bilhassa Ermeni ve Rumlar, çocuklarını milliyetçi-romantik akımların tartışıldığı Avrupa üniversitelerinde okutur, Fransızca öğrenir, mefruşattan eğlence tarzına kadar pek çok bakımdan avrupai bir hayat sürmeye çalışırlar. Aynı Ermeni ve Rumlar mimar, bestekâr, ressam, divan şairi ve “aşug” olarak Osmanlı sanatının Batılı bir çizgiye doğru ilerlemesinde önemli rol oynarlar. Aşug; Türklerin âşık edebiyatına dahil olmaya özenen Ermeni
saz şairi.
Soru 64
XVIII. asrın yenileşen edebiyatı incelendiğinde şiirde kafiye olarak Türkçe asıllı kelimeleri ısrarla kullanmak ve onları Arapça, Farsça kelimelerle kafiyelendirmekte bir mahzur görmemek hangi açıdan yapılmış bir yeniliktir?
Seçenekler
A
Muhteva Değişimleri
B
Şiir Dilinin Değişmesi
C
Esin kaynağının değişmesi
D
Form değişimleri
E
Diğer edebi türler ile etkileşimi
Açıklama:
Kafiye ve redifi şiirin konu bütünlüğünü sağlamada kullanmak; alışılmadık redifler bulmayı yenilik arayışı saymak; redifsiz şiir kadar, bütün mısrayı kaplayan redifleri de denemek; kafiye olarak Türkçe asıllı kelimeleri ısrarla kullanmak ve onları Arapça, Farsça kelimelerle kafiyelendirmekte bir mahzur görmemek; şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek form değişimleri içerisinde değerlendirilir.
Soru 65
XVIII. Asırda başlayan yenileşen edebiyat incelendiğinde muhteva değişimleri kapsamında Tasavvufi şiir ile geniş kitlelerin ihtiyacı olan hikemi şiir arasındaki fark açılmaya başlar. Tasavvufi anlayış, XIX. asrın ikinci yarısında hangi konuda bir içerik edinmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Siyasi
B
Dini
C
Toplumsal
D
Ruhani
E
Aşk
Açıklama:
Muhteva Değişimleri açısından incelendiğinde, Tasavvufi şiir ile geniş kitlelerin ihtiyacı olan hikemi şiir arasındaki fark açılmaya başlar. Sade müslümanın gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak, müşkillerine çözüm yolları tavsiye edecek didaktik bir şiir anlayışı öne geçer. Bu anlayış, XIX. asrın ikinci yarısında siyasî bir içerik edinmeye başlayacaktır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi XVIII. asırdaki şiir dilinin sadeleşmesinde önemli bir etken olmuştur?
Seçenekler
A
Batılılaşma hareketi
B
Dış etkenler
C
Yabancı kelimelerin hoş görülmesi
D
Form değişimlerinin dil üzerindeki etkisi
E
Mahallîleşme cereyanı
Açıklama:
Şiir Dilinin Değişmesi:
Klasik şiir, edebî dilin resmî kanallarla yönlendirilmesine Sultan II. Murat zamanından beri alışkındır. XVIII. asırdaki mahallîleşme cereyanı ve yönetici kadronun “kaba Türk”lerden oluşması, şiir dilinin sadeleşmesinde önemli bir etken olmuştur. Bilhassa Sultan III. Selim ve II. Mahmut’un gayretleriyle dilde genel bir sadeleşme yaşanır. Nasıl ki, Tercüman-ı Ahval’in mukaddimesi gazeteci lisanı kadar edebî söyleyişi de etkilemişse ondan otuz yıl evvel, Sultan Mahmut’un Takvim-i Vekayi’in dilinin anlaşılır olması yolundaki tavsiyesi de bütün bir edebiyatı ilgilendirmişti.
Klasik şiir, edebî dilin resmî kanallarla yönlendirilmesine Sultan II. Murat zamanından beri alışkındır. XVIII. asırdaki mahallîleşme cereyanı ve yönetici kadronun “kaba Türk”lerden oluşması, şiir dilinin sadeleşmesinde önemli bir etken olmuştur. Bilhassa Sultan III. Selim ve II. Mahmut’un gayretleriyle dilde genel bir sadeleşme yaşanır. Nasıl ki, Tercüman-ı Ahval’in mukaddimesi gazeteci lisanı kadar edebî söyleyişi de etkilemişse ondan otuz yıl evvel, Sultan Mahmut’un Takvim-i Vekayi’in dilinin anlaşılır olması yolundaki tavsiyesi de bütün bir edebiyatı ilgilendirmişti.
Soru 67
Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayış tarihi hangisidir?
Seçenekler
A
1679
B
1699
C
1706
D
1713
E
1718
Açıklama:
1699, Osmanlının Batı karşısındaki kesin mağlubiyetini kabullenip Karlofça Anlaşması’nı imzalayışının tarihidir.
Soru 68
Meşhur tarihçi A. J. Toynbee, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasına ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Zelotizm
B
Herodianizm
C
Gotizm
D
Baronizm
E
Romantizm
Açıklama:
Zelotizm, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasıdır.
Soru 69
Osmanlı şiirinin gelenekli poetikası ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şair, dönüşüme cesaret edemediği yerde geçmişteki örneklere bakar.
B
Şiirde daima eski ve yeni unsurlar birlikte bulunur.
C
Batıda görülen örneklerine benzer.
D
Mevcudun içinde farklı olanı aramayı hedefler.
E
Osmanlının klasik şiiri müstesna olanı geliştirir.
Açıklama:
Osmanlı şiirinin gelenekli poetikası Batınınkine benzemez.
Soru 70
Var oluşun kanunu gereği, klasik olan da doğar, gelişir ve dönüşür; dönüştüğü biçimiyle artık klasiğin ................. hâlidir.
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan bölüme hangi kavram gelmelidir?
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan bölüme hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
Klasik sonu
B
Romantik
C
Gotik
D
Rönesans
E
Barok
Açıklama:
Var oluşun kanunu gereği, klasik olan da doğar, gelişir ve dönüşür; dönüştüğü biçimiyle artık klasiğin barok hâlidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlının Batı’nın kültürel değerleriyle tanışmasının yollarından biri değildir?
Seçenekler
A
Levantenler
B
Gayrimüslim azınlıklar
C
Misyonerler
D
Mülteciler
E
Müstahdemler
Açıklama:
Müstahdem resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde, temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli demektir.
Soru 72
1859 ve sonrasında eserler veren ve ilk ''Tanzimat Edibi'' olarak adlandırılan edebiyatçı kimdir?
Seçenekler
A
İsmail Habip
B
Münif Paşa
C
Ziya Gökalp
D
Şinasi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
İlk “Tanzimat edibi” Şinasi ise, onun da ilk eserleri 1859 ve sonrasında ortaya çıkıyor.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Yenileşen Edebiyat'ta görülen form değişimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Divan tertibini bozarak medhiye tarzı kasideleri almamak veya yerini değiştirmek.
B
Türk aruzunda nadiren kullanılan veya hiç kullanılmayan vezinlere işlerlik kazandırmak.
C
Şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olamayacağını söylemek.
D
Kasidenin bir form mu yoksa tema mı olduğunu tartışmak.
E
Beşlikler hâlinde veya mesnevi formunda kaside ve gazel yazmak.
Açıklama:
Türkçe asıllı kelimeleri ısrarla kullanmak ve onları Arapça, Farsça kelimelerle kafiyelendirmekte bir mahzur görmemek; şiirin vezinsiz ve kafiyesiz de olabileceğini söylemek.
Soru 74
Tanzimat Döneminde ortaya çıkan üç mısralık bentlerden oluşan nazım şekline ne ad verilir?
Seçenekler
A
müselles
B
bahr-i tavil
C
tegazzül
D
zeyl
E
musarra
Açıklama:
Tanzimat Döneminde ortaya çıkan üç mısralık bentlerden oluşan nazım şekline müselles denir.
Soru 75
İbrahim Müteferrika, Humbaracı Ahmet Paşa, Mustafa Celalettin Paşa, Osman Nihali Paşa gibi Osmanlının içindeki küçük Avrupayı temsil eden sonradan müslümanlığı seçmiş kişilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Münzevi
B
Mühtedi
C
Mütedeyyin
D
Mutaassıp
E
Levanten
Açıklama:
İbrahim Müteferrika, Humbaracı Ahmet Paşa, Mustafa Celalettin Paşa, Osman Nihali Paşa gibi Osmanlının içindeki küçük Avrupayı temsil eden sonradan müslümanlığı seçmiş kişilere mühtedi denilir.
Soru 76
Modern kelimesi ilk defa hangi imparatorun dönemini tanımlamak için kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Charlemagne
B
Merovenj
C
Capet
D
III. Edward
E
II. Robert
Açıklama:
Modern” kelimesi ilk defa VII. asırda, Charlemagne’ın çağı için kullanılmıştır.
Soru 77
Osmanlı edebiyatında değişim hangi asırdan itibaren görülmeye başlar?
Seçenekler
A
XIV
B
XV
C
XVI
D
XVII
E
XVIII
Açıklama:
Osmanlı edebiyatında değişim kıpırtılarının XVIII. asırdan itibaren yaşanmaya başlandığı söylenebilir; fakat bu gayretler, geleneği reddetmeden ve onun yerleşik dünyasında yapıldığı için yavaştır, zor farkedilir.
Soru 78
Osmanlı klasik edebiyatı ağırlıklı olarak hangisinden oluşur?
Seçenekler
A
Nazım
B
Nesir
C
Şiir
D
Manzum
E
Mazmun
Açıklama:
Osmanlının klasik edebiyatı ağırlıklı olarak manzumdur.
Soru 79
Tehdide uğrayan bir medeniyetin kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasına verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Zelotizm
B
Nihilizm
C
İdealizm
D
Düalizm
E
Minimalizm
Açıklama:
Zelotizm, tehdide uğrayan medeniyetin, kabuğuna çekilerek iyice gelenekçi olmasıdır.
Soru 80
Yeniliğin baskın çıkarak geleneği kapsaması ve klasik değerlerin nostaljik-tarihsel bir anlam kazanmaya başlaması hangi yüzyılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
XVI
B
XVII
C
XVIII
D
XIX
E
XX
Açıklama:
Yeniliğin baskın çıkarak geleneği kapsaması ve klasik değerlerin nostaljik-tarihsel bir anlam kazanmaya başlaması XX. asırda mümkün olmuştur.
Soru 81
Her şiir anlayışının zamanla katılaşarak bir konvansiyon hâline geldiği ve yeni bir şiir anlayışının isyan ederek onun yerini aldığı fikri aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Torrini
B
İsmail Habip
C
J. L. Lowes
D
Mark Twain
E
A. J. Toynbee
Açıklama:
J. L. Lowes, 1926’da Boston’da neşrettiği Convension and Revolt in Poetry adlı çalışmasında, poetik değişimin ritmik yapısını açıklarken, her şiir anlayışının zamanla katılaşarak bir konvansiyon hâline geldiğini ve yeni bir şiir anlayışının isyan ederek onun yerini aldığını söyler.
Soru 82
Klasisizmin kunt, kuralcı, şahsi yaratmalardan ziyade müşterek bir malzemenin geliştirilmesini yeğleyen, bu yüzden de hatları yumuşamayan yapısı cereyanın son demlerine doğru gevşemeye yüz tuttuğunda hangi dönemin başladığından söz edilir?
Seçenekler
A
Barok
B
Anonim
C
Tasavvufi
D
Romantik
E
Modern
Açıklama:
Wölfflin’in Renaissance und Barock’taki fikirleri ve onun fikirlerine son şeklini veren Focillon aynı noktada birleşirler: Klasisizmin kunt, kuralcı, şahsi yaratmalardan ziyade müşterek bir malzemenin geliştirilmesini yeğleyen, bu yüzden de hatları yumuşamayan yapısı cereyanın son demlerine doğru gevşemeye yüz tuttuğunda artık, “barok dönem” başlıyor demektir. Var oluşun kanunu gereği, klasik olan da doğar, gelişir ve dönüşür; dönüştüğü biçimiyle artık klasiğin barok hâlidir.
Soru 83
I. Nuriosmaniye Camii
II. Abdullah-ı Buharî tasvirleri
III. Emin Ağa’nın saz semaileri
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri "Türk Baroğu"na örnek olarak gösterilebilir?
II. Abdullah-ı Buharî tasvirleri
III. Emin Ağa’nın saz semaileri
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri "Türk Baroğu"na örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Mimaride Nurıosmaniye Camii, resimde Levnî ’nin son dönem nakışlarına eklemlenen Abdullah-ı Buharî tasvirleri yahut musikide Emin Ağa’nın peşrev ve saz semaileri için "Türk Baroğu" tabiri kullanılabilir.
Soru 84
Fransa’daki ordu teşkilatı, sanayi tesisleri, ilim ocakları kadar, saray ve bahçeleri, tiyatro ve operaları, balo ve ziyafetleri ve insan manzaralarının da öğrenildiği "Paris Sefaretnamesi" kimin eseridir?
Seçenekler
A
Azmi Ahmet Efendi
B
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
C
Hatti Mustafa
D
Derviş Mehmet Efendi
E
Moralı Ali Efendi
Açıklama:
"Paris Sefaretnamesi" eserinin sahibi Yirmisekiz Mehmet Çelebi'dir.
Soru 85
Form değişimleri içerisinde yer alan ve üç mısralık bentlerden oluşan nazım şekline verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Gazel
B
Müselles
C
Hamse
D
Lugaz
E
Münşeat
Açıklama:
Form değişimleri içerisinde yer alan ve üç mısralık bentlerden oluşan nazım şekline müselles adı verilir.
Soru 86
I. Klasik şiir, edebî dilin resmî kanallarla yönlendirilmesine Sultan II. Murat zamanından beri alışkındır. II. Sultan III. Selim ve II. Mahmut’un gayretleriyle dilde genel bir sadeleşme yaşanmıştır. III. XVIII. asırdaki mahallîleşme cereyanı ve yönetici kadronun “kaba Türk”lerden oluşması, şiir dilinin sadeleşmesinde önemli bir etken olmuştur. Yukarıda şiir dilinin değişmesine ilişkin verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
I. ve II.
C
I. ve III.
D
II. ve III.
E
I. II. ve III.
Açıklama:
Üç maddede de verilen bilgilerin hepsi doğrudur. Zira Klasik şiir, edebî dilin resmî kanallarla yönlendirilmesine Sultan II. Murat zamanından beri alışkındır. XVIII. asırdaki mahallîleşme cereyanı ve yönetici kadronun “kaba Türk”lerden oluşması, şiir dilinin sadeleşmesinde önemli bir etken olmuştur. Bilhassa Sultan III. Selim ve II. Mahmut’un gayretleriyle dilde genel bir sadeleşme yaşanır.
Buna göre doğru cevap E'dir.
Buna göre doğru cevap E'dir.
Ünite 2
Soru 1
Osmanlı Devleti’nde en önemli resmî eğitim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Darüşşafaka
B
Darülfünun
C
Enderun Mektebi
D
Meslek Yüksek Okulu
E
Dârülbedâyi
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Enderun Mektebi, Osmanlı Devleti’nde medreseler dışında en önemli resmî eğitim kurumudur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Enderun Mektebi, Osmanlı Devleti’nde medreseler dışında en önemli resmî eğitim kurumudur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 2
Enderun Mektebi hangi padişahın zamanında biçimlendirilmiştir?
Seçenekler
A
Sultan II. Murat
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Sultan II. Bayezid
D
Yavuz Sultan Selim
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Enderun Mektebi, Sultan II. Murat zamanında Edirne Sarayı’nda biçimlenmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Enderun Mektebi, Sultan II. Murat zamanında Edirne Sarayı’nda biçimlenmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 3
Enderun Mektebi hangi padişahın zamanında kurumsallaşmıştır?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmet
B
Sultan II. Bayezid
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
Yavuz Sultan Selim
E
Sultan II. Murat
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Enderun Mektebi, Fatih Sultan Mehmet zamanında kurumsallaşmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Enderun Mektebi, Fatih Sultan Mehmet zamanında kurumsallaşmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 4
Topkapı Sarayı içinde yer alan Enderundaki eğitim kaç kademeden oluşurdu?
Seçenekler
A
5 kademeden oluşurdu.
B
6 kademeden oluşurdu.
C
4 kademeden oluşurdu.
D
7 kademeden oluşurdu.
E
8 kademeden oluşurdu.
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Topkapı Sarayı içinde yer alan Enderundaki eğitim Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda olmak üzere altı kademeden oluşurdu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Topkapı Sarayı içinde yer alan Enderundaki eğitim Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda olmak üzere altı kademeden oluşurdu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 5
Türkçe, Arapça ve Farsça, Enderun Mektebindeki eğitimin hangi kademesinde öğretilirdi?
Seçenekler
A
Hazine Odası kademesinde öğretilirdi.
B
Seferli Koğuşu kademesinde öğretilirdi.
C
Büyük ve Küçük Odalar kademesinde öğretilirdi.
D
Has Oda kademesinde öğretilirdi.
E
Kiler Odası kademesinde öğretilirdi.
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Enderun'un ilk kademesi olan Büyük ve Küçük Odalar, Topkapı Sarayı’nın girişinde yer alırdı. Burada ilkin Türkçe, Arapça, Farsça ve Kur’an öğretilirdi. Doğru cevap C seçeneğidir.
Enderun'un ilk kademesi olan Büyük ve Küçük Odalar, Topkapı Sarayı’nın girişinde yer alırdı. Burada ilkin Türkçe, Arapça, Farsça ve Kur’an öğretilirdi. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 6
Enderun Mektebi'nin kademelerinden hangisi IV. Murat zamanında kurulmuştur?
Seçenekler
A
Has Odası kademesi
B
Kiler Odası kademesi
C
Seferli Koğuşu kademesi
D
Büyük ve Küçük Odalar kademesi
E
Hazine Odası kademesi
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Seferli Koğuşu, IV. Murat zamanında kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Seferli Koğuşu, IV. Murat zamanında kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 7
"Sarayın ileri gelen erkânından birinin unvanıdır. Yıldırım Bayezit döneminde kurulduğu ve has odabaşılıktan sonra ikinci önemli görev olduğu bilinmektedir".
Bu açıklama hangi ünvanla ilintilidir?
Bu açıklama hangi ünvanla ilintilidir?
Seçenekler
A
Çuhadar
B
Rikaptar
C
Sarıkçıbaşı
D
Silahtar
E
Sırkâtibi
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Silahtar: Sarayın ileri gelen erkânından birinin unvanıdır. Yıldırım Bayezit döneminde kurulduğu ve has odabaşılıktan sonra ikinci önemli görev olduğu bilinmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Silahtar: Sarayın ileri gelen erkânından birinin unvanıdır. Yıldırım Bayezit döneminde kurulduğu ve has odabaşılıktan sonra ikinci önemli görev olduğu bilinmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıdaki Enderunlu şairlerden hangisinin divanı vardır?
Seçenekler
A
Raik
B
Naşit
C
Rifat
D
Nazif
E
Hasan Yaver
Açıklama:
Enderunda yetişen XIX. yüzyıl şairlerini tanıyabileceksiniz.
Hasan Yaver: Enderunlu şairler içinde divanı olanlardandır. Seçeneklerde, isimleri geçen şairlerin divanı olmadığı hakkında kitabımızda bahsedilmektedir. Bu bilgiye göre doğru cevap E seçeneğidir.
Hasan Yaver: Enderunlu şairler içinde divanı olanlardandır. Seçeneklerde, isimleri geçen şairlerin divanı olmadığı hakkında kitabımızda bahsedilmektedir. Bu bilgiye göre doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi Hane-i Seferli şairlerinden biridir?
Seçenekler
A
Esat
B
Rasih
C
Reşit
D
Hamit
E
Raif
Açıklama:
Enderunda yetişen XIX. yüzyıl şairlerini tanıyabileceksiniz.
Rasih Hane-i Seferli Şairlerinden biridir. Esat ve Reşit Hazine-i Hümayun Şairlerinden, Hamit ve Raif Kilar-ı Hassa Şairlerindendirler. Doğru cevap B seçeneğidir.
Rasih Hane-i Seferli Şairlerinden biridir. Esat ve Reşit Hazine-i Hümayun Şairlerinden, Hamit ve Raif Kilar-ı Hassa Şairlerindendirler. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 10
Enderunlu Vasıf'ın şiirlerinde aşağıdaki şairlerden hangisinin etkisi görülmektedir?
Seçenekler
A
Reşit
B
Esat
C
Nedim
D
İbrahim Ferit
E
Raif
Açıklama:
Enderunlu Vasıf’ın şairliğine ve Türk edebiyatındaki yerine dair değerlendirmeler yapabileceksiniz
Başta Nedim olmak üzere XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımına bağlı şairlerin etkisinde kalmıştır. Şarkıları ve gazelleriyle şöhret bulan Vasıf, daima bir yönüyle Nedim’e bağlıdır. Nefî’ye nazire olarak yazdığı kasidelerinde bile Nedim etkisi görülür. Doğru cevap C seçeneğidir.
Başta Nedim olmak üzere XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımına bağlı şairlerin etkisinde kalmıştır. Şarkıları ve gazelleriyle şöhret bulan Vasıf, daima bir yönüyle Nedim’e bağlıdır. Nefî’ye nazire olarak yazdığı kasidelerinde bile Nedim etkisi görülür. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Hazine-i Hümayun şairlerinden biridir?
Seçenekler
A
Hamit
B
Nazif
C
Raik
D
Naşit
E
Şakir
Açıklama:
Enderunda yetişen XIX. yüzyıl şairlerini tanıyabileceksiniz.
Soru 12
Enderun Mektebi aşağıdaki Osmanlı padişahlarından hangisi zamanında kurumsallaşmıştır?
Seçenekler
A
II. Murat
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
II. Selim
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Enderunlu Vasıf ’ın şahsiyeti ve şiirleriyle ilgili bir düşünceyi yansıtmaz?
Seçenekler
A
Şairin şiirlerinin iki ayrı şair elinden çıkmışçasına farklılık arz ettiğini söylemek mümkündür.
B
Divan şiirinin hemen tüm nazım biçimleriyle şiir yazan Vasıf, aynı zamanda en çok şarkı yazan kişidir.
C
Başta Nedim olmak üzere XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımına bağlı şairlerin etkisinde kalmıştır.
D
Vasıf, hayatın kendisine mahsus sözcüklerini şiire sokmaya çalışan adamdır.
E
Vasıf, geleneksel şiiri çok iyi bilir ve derinliği olan şiirler yazar.
Açıklama:
Enderunlu Vasıf’ın şairliğine ve Türk edebiyatındaki yerine dair değerlendirmeler yapabileceksiniz
Soru 14
Aşağıdaki Enderunlu şairlerden hangisinin divanı bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
Hasan Yaver
B
Esat
C
İbrahim Ferit
D
Fâzıl
E
Şakir
Açıklama:
Enderunda yetişen XIX. yüzyıl şairlerini tanıyabileceksiniz.
Soru 15
Enderun’da aşağıdaki odalardan hangisinin görevi padişahın yemeklerini hazırlamak ve sofrasını düzenlemektir?
Seçenekler
A
Kiler Odası
B
Has Oda
C
Doğancı Koğuşu
D
Hazine Odası
E
Büyük Oda
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Soru 16
Ol gülün nâr-ı firâkıyla donandım şöyle kimVakt-ı gülde gülsitânı görmeyen görsün beni Yukarıdaki beyitte yer alan "gülün" sözcüğünde hangi edebî sanat vardır?
Seçenekler
A
Tevriye
B
Hüsn-i talil
C
Açık istiare
D
Tecrid
E
Kapalı istiare
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Soru 17
İsraf, kanaatsizlik, rüşvet ve insanlar arasındaki güvensizliğin yayılması gibi sosyal konuları şiirlerinde işleyen Enderunlu şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fenni
B
Nedim
C
Hasan Yaver
D
Arif
E
Esat
Açıklama:
Enderunda yetişen XIX. yüzyıl şairlerini tanıyabileceksiniz.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Enderun Mektebinde eğitim kademelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Büyük ve Küçük Odalar
B
Seferli Koğuşu
C
Has Oda
D
Hazine Odası
E
Hırka-i Saadet Odası
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Soru 19
Tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki sarınca belinOl nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni Yukarıdaki beytin diliçi çevirisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Sevgilinin belini sarınca o kadar mecalsiz kaldım ki o kıl gibi ince belli fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
B
Sevgilinin belini sarınca o kadar mecalsiz kaldım ki ince belli fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
C
Sevgiliyi sarınca o kadar mecalsiz kaldım ki o kıl gibi ince belli fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
D
Sevgilinin yanında o kadar mecalsiz kaldım ki o kıl gibi ince belli fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
E
Sevgilinin belini sarınca o kadar sevindim ki o kıl gibi ince belli fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
Açıklama:
Enderunlu Vasıf’ın şairliğine ve Türk edebiyatındaki yerine dair değerlendirmeler yapabileceksiniz
Soru 20
XIX. yüzyılda Enderunlu şairler hakkında düzenlenmiş şair tezkiresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tezkire-i Enderun
B
Tezkire-i Şuara-yı Enderun
C
Fenn-i Eşar
D
Mirat-ı Şi‘r
E
Defter-i Aşk
Açıklama:
Enderun Mektebinin Türk eğitim tarihi ve edebiyatı içindeki işlevini açıklayabileceksiniz.
Soru 21
“Hangi derdim söyleyim dağlarca derdim var benim” dizesi, Vasıf ’ın şiirinin hangi özelliğini göstermektedir?
Seçenekler
A
Vasıf ’ın şiir bütünlüğü açısından başarılı olduğunu
B
Vasıf ’ın halk şiirine yaklaştığını
C
Vasıf ’ın ağır ağdalı bir söyleyişi olduğunu
D
Enderunda yetişmiş olmasının izlerini
E
Nedim’den etkilendiğini
Açıklama:
Enderunlu Vasıf’ın şairliğine ve Türk edebiyatındaki yerine dair değerlendirmeler yapabileceksiniz
Soru 22
Enderun Mektebi aşağıdaki padişahlardan hangisinin döneminde kurumsallaşmıştır?
Seçenekler
A
II. Murat
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Yıldırım Beyazıt
D
Yavuz Sultan Selim
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Enderun, Sultan II. Murat zamanında Edirne Sarayı’nda biçimlenmiş, Fatih Sultan Mehmet zamanında da kurumsallaşmıştır.
Soru 23
Hazine Odası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulmuştur.
B
Yavuz Sultan Selim zamanında gelişmiş ve teşkilatlanmıştır.
C
Oda, mertebe bakımından Seferli Koğuşu ile Kiler Oda arasında yer alır.
D
Odasındaki oğlan sayısı kaynaklara göre elli ile yüz elli arasında değişkenlik göstermektedir.
E
Hazinedarbaşı ve hazine kethüdası tarafından yönetilirdi.
Açıklama:
Oda mertebe bakımından Kiler Koğuşu ile Has Oda arasında yer alır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Has Oda’nın dört meşhur zabitinden biri değildir?
Seçenekler
A
Has odabaşı
B
Silahtar
C
Çuhadar
D
Rikaptar
E
Sırkâtibi
Açıklama:
Has Oda’nın dört meşhur zabiti; has odabaşı, silahtar, çuhadar, rikaptar idi.
Soru 25
Osmanlı döneminde her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine ahalisine gönderilen paraya ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Reşit
B
Feyzî
C
Nısfet
D
Surre
E
Fennî
Açıklama:
Osmanlı döneminde her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine ahalisine gönderilen paraya surre denilirdi.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Kilar-ı Hassa Şairlerinden biridir?
Seçenekler
A
Arif-i Diger Mehmet Ağa
B
Nısfet
C
İbrahim Ferit
D
Nedim
E
İbadî
Açıklama:
Nısfet, İbrahim Ferit, Nedim, İbadî Hazine-i Hümayun Şairleridir. Arif-i Diger Mehmet Ağa Kilar-ı Hassa şairidir.
Soru 27
Ey Süleymân-ı zamân biz iki ehl-i sühanız
Cismimiz fil kadar kısmetimiz mûr kadar
Yukarıdaki beytin diliçi çevrisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Cismimiz fil kadar kısmetimiz mûr kadar
Yukarıdaki beytin diliçi çevrisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki şairiz.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise kum kadardır
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise kum kadardır
B
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki şairiz.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
C
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki arkadaşız.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
D
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki garibanız.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise nokta kadardır.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise nokta kadardır.
E
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki sırdaşız.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Açıklama:
Doğru çeviri:
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki şairiz.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Ey zamanın Süleymanı! Biz iki şairiz.
Cismimiz fil kadar kısmetimiz ise karınca kadardır.
Soru 28
Enderunlu Vasıf ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Asıl adı Osman’dır
B
Şair en çok musammat yazmıştır.
C
Nedim'den etkilenmiştir.
D
Gazellerinde halk söyleyişine yaklaşma gayretleri görülür.
E
Şair has odaya alınmamıştır.
Açıklama:
IV. Mustafa zamanında Enderun görevlerinin en yüksek derecesi olan, padişahın yakın hizmetlerini görmek için Has Oda’ya alınmıştır.
Soru 29
Gazelde şairin yeteneğiyle övündüğü kısma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Makta
B
Matla
C
Taç beyit
D
Beytü’l-gazel
E
Şah beyit
Açıklama:
Gazelde makta beyti şairin yeteneğiyle övündüğü kısımdır.
Soru 30
Şol kadar giryânıyam bir zâlimin kim sû-be-sû
Cûşiş-i şâd-ı revânı görmeyen görsün beni
Yukarıdaki beytin diliçi çevrisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Cûşiş-i şâd-ı revânı görmeyen görsün beni
Yukarıdaki beytin diliçi çevrisi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Acımasız güzel yüzünden o kadar ağlıyorum ki yer yer akan şelalenin coşkunluğunu görmeyen bana baksın.
B
Acımasız güzel gözlerinden o kadar ağlıyorum ki yer yer akan akarsuyun coşkunluğunu görmeyen bana baksın.
C
Acımasız güzel yüzünden o kadar üzülüyorum ki yer yer akan şadırvanın coşkunluğunu görmeyen beni görsün.
D
Acımasız güzel yüzünden o kadar ağlıyorum ki yer yer akan şadırvanın coşkunluğunu görmeyen bana baksın.
E
Acımasız güzel bakışından o kadar ağlıyorum ki yer yer akan şadırvanın coşkunluğunu görmeyen yüzüme baksın.
Açıklama:
Acımasız güzel yüzünden o kadar ağlıyorum ki yer yer akan şadırvanın coşkunluğunu görmeyen bana baksın.
Soru 31
Tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki sarınca belin
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
Yukarıdaki beyitte sevgili yerine nihâl-i mû miyân denilerek hangi sanat kullanılmıştır?
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
Yukarıdaki beyitte sevgili yerine nihâl-i mû miyân denilerek hangi sanat kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Tevriye
B
Mecaz-ı mürsel
C
Hüsn-i talil
D
Kapalı istiare
E
Tecrid
Açıklama:
Sevgili yerine nihâl-i mû miyân denilerek mecaz-ı mürsel yapılmıştır.
Soru 32
Enderun, hangi padişah zamanında kurumsallaşmıştır?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmed
B
II. Murad
C
III. Ahmed
D
I. Mahmud
E
III. Osman
Açıklama:
Enderun, Sultan II. Murad zamanında Edirne Sarayı’nda biçimlenmiş, Fatih Sultan Mehmet zamanında da kurumsallaşmıştır.
Soru 33
Enderuna alınmak için önce Müslüman ailelerin yanında İslam adabı ve Türkçe öğrenen, daha sonra Edirne, Galata, İbrahim Paşa saraylarında eğitim görenlere ne denirdi?
Seçenekler
A
Çıkma
B
Acemi oğlanları
C
Silahtar
D
Rikaptar
E
Sırkâtibi
Açıklama:
Genellikle Hristiyan ailelerden devşirilen çocuklar önce Müslüman ailelerin yanında İslam adabı ve Türkçe öğrenir daha sonra Edirne, Galata, İbrahim Paşa saraylarında eğitim görürlerdi. Bunlara “acemi oğlanları” denilmekteydi.
Soru 34
Enderunda, IV. Murat zamanında, hükümdarın çamaşırlarının yıkanması ve katlanması görevi için kurulan koğuş hangisidir?
Seçenekler
A
Doğancı Koğuşu
B
Hazine Odası
C
Seferli Koğuşu
D
Kilerci Koğuşu
E
Has Oda
Açıklama:
Seferli Koğuşu, IV. Murat zamanında kurulmuştur. Hükümdarın çamaşırlarının yıkanması ve katlanması görevi için kurulan koğuş, daha sonra sanat faaliyetlerine başlamıştır.
Soru 35
Aşağıdaki birimlerden hangisi Yavuz Sultan Selim zamanında daha da gelişmiş ve teşkilatlanmıştır?
Seçenekler
A
Has Oda
B
Seferli Koğuşu
C
Kilerci Koğuşu
D
Hazine Odası
E
Doğancı Koğuşu
Açıklama:
Hazine Odası, Yavuz Sultan Selim zamanında daha gelişmiş ve teşkilatlanmıştır.
Soru 36
Osmanlı Devleti’nde hükümdarın ata binerken üzengisini tutan kişinin unvanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çuhadar
B
Has odabaşı
C
Sırkâtibi
D
Silahtar
E
Rikaptar
Açıklama:
Rikaptar, Osmanlı Devleti’nde hükümdarın ata binerken üzengisini tutan kişinin unvanıdır.
Soru 37
"Enderun Tarihi", aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Tayyarzade Ata
B
Tüfenkçibaşı Mehmet Arif
C
Seyyit Vesim Ahmet Ağa
D
Hasan Yaver
E
Rifat
Açıklama:
Enderun Tarihi, Tayyarzade Ata tarafından yazılmıştır.
Soru 38
Ahmet Ratip Paşa’nın oğlu olan, şairliğinin yanı sıra musikişinaslığı ve hattatlığı ile de tanınan ve daha çok hikemî şiirler yazmış olan şair kimdir?
Seçenekler
A
Rifat
B
Naşit
C
Nazif
D
Hasan Yaver
E
Raik
Açıklama:
Ahmet Ratip Paşa’nın oğlu olan, şairliğinin yanı sıra musikişinaslığı ve hattatlığı ile de tanınan ve daha çok hikemî şiirler yazmış olan şair, Naşit'tir.
Soru 39
Divanı ve içinde "Kilk ü Dil" isimli mesnevisi bulunan, Bebek, Beykoz, Kâğıthane, Beşiktaş gibi semtlerden şiirlerinde bahseden, özellikle şarkı ve çok mısralı musammatlar yazmış olan şair kimdir?
Seçenekler
A
Nedim
B
İbrahim Ferit
C
Şakir
D
Nısfet
E
Raif
Açıklama:
Divanı ve içinde "Kilk ü Dil" isimli mesnevisi bulunan, Bebek, Beykoz, Kâğıthane, Beşiktaş gibi semtlerden şiirlerinde bahseden, özellikle şarkı ve çok mısralı musammatlar yazmış olan şair, Şakir'dir.
Soru 40
III. Selim'e yedi kaside sunan, II. Mahmud zamanınsa sarayda çeşitli görevlerde bulunan, divan şiirinin hemen tüm nazım biçimleriyle şiir yazan ve aynı zamanda en çok şarkı yazan şair kimdir?
Seçenekler
A
Hamid-i Diger
B
İzzet Molla
C
Arif-i Diger Mehmet Ağa
D
Vasıf
E
Raif
Açıklama:
III. Selim'e yedi kaside sunan, II. Mahmud zamanınsa sarayda çeşitli görevlerde bulunan, divan şiirinin hemen tüm nazım biçimleriyle şiir yazan ve aynı zamanda en çok şarkı yazan şair, Vasıf'tır.
Soru 41
Enderunlu Vasıf, en çok hangi şairden etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Nef'î
B
Bâki
C
Fuzûlî
D
Nâbi
E
Nedim
Açıklama:
Vasıf, başta Nedim olmak üzere XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımına bağlı şairlerin etkisinde kalmıştır. Şarkıları ve gazelleriyle şöhret bulan Vasıf, daima bir yönüyle Nedim’e bağlıdır. Nefî’ye nazire olarak yazdığı kasidelerinde bile Nedim etkisi görülür. Gazellerinin birçoğu ve şarkıları Nedim’in getirdiği yeniliklerin kendi mizacına ve yetişme tarzına göre yeniden yorumlanmasından ibarettir.
Soru 42
Osmanlı Devleti’nde medreseler dışında en önemli resmi eğitim kurumu olan Enderun Mektebi, aşağıdaki padişahlardan hangisi zamanında kurumsallaşmıştır?
Seçenekler
A
Sultan II. Murat
B
Yavuz Sultan Selim
C
Fatih Sultan Mehmet
D
Yıldırım Bayezid
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Enderun mektebi, Osmanlı Devleti’nde medreseler dışında en önemli resmi eğitim kurumudur. Mülki ve askeri idarecilerin yetiştiği bu mektep, temelde kapı kulu sınıfını yetiştirmek için kurulmuştur. Enderun, Sultan II. Murat zamanında Edirne Sarayı’nda biçimlenmiş, Fatih Sultan Mehmet zamanında da kurumsallaşmıştır
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Topkapı Sarayı içinde yer alan Enderundaki eğitim kademelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Doğancı Koğuşu
B
Seferli Koğuşu
C
Harem Odası
D
Has Oda
E
Hazine Odası
Açıklama:
Enderun Mektebi
Enderunda eğitim Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda olmak üzere altı kademeden oluşmaktadır.
Enderunda eğitim Büyük ve Küçük Odalar, Doğancı Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda olmak üzere altı kademeden oluşmaktadır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi idarecilik yapmak üzere Has Oda’da yetiştirilen zabitlerden birinin ünvanı değildir?
Seçenekler
A
Hazinedar
B
Rikaptar
C
Silahtar
D
Sırkâtibi
E
Çuhadar
Açıklama:
Enderun Mektebi
Has Oda, Enderun kademelerinde idarecilik yapmak üzere eğitilen seçkin kişilerin eğitim gördüğü yerdir. Defalarca seçimden geçerek sistem içinde önemli yere sahip olmuş kişilerdir. Has Oda’nın dört seçkin zabiti; Silahtar ( törenlerde padişahın yanında yürür ), Çuhadar ( padişahın hizmetinde bulunur ) , Rikaptar ( padişah ata binerken atı tutar ), Sırkâtibi ( devlet işleriyle ilgili özel, gizli bilgileri, mührü açan memur ) biçimindedir. Hazinedar, Hazine Odasında yetişmiş ve bütçe işlerine bakan kişidir.
Has Oda, Enderun kademelerinde idarecilik yapmak üzere eğitilen seçkin kişilerin eğitim gördüğü yerdir. Defalarca seçimden geçerek sistem içinde önemli yere sahip olmuş kişilerdir. Has Oda’nın dört seçkin zabiti; Silahtar ( törenlerde padişahın yanında yürür ), Çuhadar ( padişahın hizmetinde bulunur ) , Rikaptar ( padişah ata binerken atı tutar ), Sırkâtibi ( devlet işleriyle ilgili özel, gizli bilgileri, mührü açan memur ) biçimindedir. Hazinedar, Hazine Odasında yetişmiş ve bütçe işlerine bakan kişidir.
Soru 45
Enderunlu şairlerle ilgili en güvenilir bilgiyi içeren ve Enderunlu şairler için yazılan tezkire aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tezkire-i Şuarâ
B
Mecmua’ul Havas
C
Latifî Tezkiresi
D
Gülşen-üş Şuarâ
E
Mirat-ı Şiir
Açıklama:
Enderunlu Şairler
Akif tarafından yazılan ve Enderunlu 23 şairi anlatması bakımından Mirat-ı Şiir adlı eser diğer tezkirelerden önemlidir. Eserde sözü edilen şairler, yeteneklerine ve adlarına göre değil, Enderun Mektebinde yetiştikleri odalara göre sıralanmıştır.
Akif tarafından yazılan ve Enderunlu 23 şairi anlatması bakımından Mirat-ı Şiir adlı eser diğer tezkirelerden önemlidir. Eserde sözü edilen şairler, yeteneklerine ve adlarına göre değil, Enderun Mektebinde yetiştikleri odalara göre sıralanmıştır.
Soru 46
Aşağıdaki şairlerden hangisi Hane-i Hassa şairlerindendir?
Seçenekler
A
İbrahim Ferit
B
Naşit
C
Rasih
D
İbadî
E
Fennî
Açıklama:
Enderunlu Şairler - Hane-i Hassa Şairleri
İbrahim Ferit ve İbadî Hazine-i Hümayun şairlerindendir. Rasih, Hane-i Seferli şairlerindendir. Fennî, Kilar-ı Hassa şairlerindir. Şairliği yanı sıra musikişinaslığı, hattatlığı ile ünlü bir derviş olan Naşit, Hane-i Hassa şairlerindendir. Kolay, akıcı, pürüzsüz şiirler söyleyen, nazım tekniği güçlü bir şair olan Naşit, ikilemeler ve söz tekrarlarıyla örülü gazeller söylemiştir.
İbrahim Ferit ve İbadî Hazine-i Hümayun şairlerindendir. Rasih, Hane-i Seferli şairlerindendir. Fennî, Kilar-ı Hassa şairlerindir. Şairliği yanı sıra musikişinaslığı, hattatlığı ile ünlü bir derviş olan Naşit, Hane-i Hassa şairlerindendir. Kolay, akıcı, pürüzsüz şiirler söyleyen, nazım tekniği güçlü bir şair olan Naşit, ikilemeler ve söz tekrarlarıyla örülü gazeller söylemiştir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Enderunlu Vasıf’ın şiir özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Realist tavrı, bayağılıktan bile çekinmeyen mizacı, gerçek aşkı anlatan gazeller ve şarkıları geleneği devam ettirmeden çok yıkmayı düşündüğü hissini uyandırır.
B
Beşerî aşkı, halk ifadesine ve halk hayatına merakı, halk tiplerinin yakalamaya çalışması onun şiire getirdiği önemli yeniliklerdendir.
C
Gündelik hayat ve duygular üzerinde ısrarla durması, halk ifadesine meraklı olması ve kadın, erkek giyimlerine ilgi duyması değişik bir tarzdır.
D
Osmanlı Devleti’nin birçok kurumunun zayıfladığı bir dönemde yetişmesine karşın iyi yetişmiş ve zengin bir şiir zevkine, kültür zenginliğine sahiptir.
E
Kadınların öğüt vermesi ya da kendi aralarında konuşmaları ilgisini çeker. Kadın ağzından konuşmak aynı zamanda Türkçe konuşmaktır.
Açıklama:
Enderunlu Vasıf
Vasıf’ta kültür zenginliği ve şiir zevki yoktur. Enderunda, bu kurumun da Osmanlı Devleti’nin diğer kurumarı gibi zayıfladığı bir dönemde yetişmiştir. Şiirlerinde büyük kaynaklara gitmediği, yerli kaynaklarla yetindiği anlaşılmaktadır.
Vasıf’ta kültür zenginliği ve şiir zevki yoktur. Enderunda, bu kurumun da Osmanlı Devleti’nin diğer kurumarı gibi zayıfladığı bir dönemde yetişmiştir. Şiirlerinde büyük kaynaklara gitmediği, yerli kaynaklarla yetindiği anlaşılmaktadır.
Soru 48
Her bir merâm yâra tamâm söylenilmiyor
Olmazsa yâr âşıka râm söylenilmiyor
Enderunlu Vasıf’tan alınmış olan beytin aruz vezni aşağıdakilerden hangisidir?
Olmazsa yâr âşıka râm söylenilmiyor
Enderunlu Vasıf’tan alınmış olan beytin aruz vezni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün
B
Mef’ûlü fâ’ilâtü mefâ’îlü fâ’ilün
C
Mef’ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
D
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
E
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün
Açıklama:
Enderunlu Vasıf - Şiirlerinden Örnekler
Şiirn aruz vezni : Mef ‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün
Şiirn aruz vezni : Mef ‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün
Soru 49
Vâsıf bezimde böyle gazel dest-i yârdan
Nûş itmedikçe bir iki câm söylenilmiyor
Enderunlu Vasıf’ın bir şiirinden alınmış yukarıdaki beyitte geçen ‘’dest-i yâr’’ sözünün dilici çevirisine göre karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Nûş itmedikçe bir iki câm söylenilmiyor
Enderunlu Vasıf’ın bir şiirinden alınmış yukarıdaki beyitte geçen ‘’dest-i yâr’’ sözünün dilici çevirisine göre karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şarap kadehi
B
Aşığa boyun eğme
C
Kavuşma isteği
D
Sevgilinin eli
E
Dilin tutulması
Açıklama:
Enderunlu Vasıf - Şiirlerinden Örnekler
Düzyazıya, nesre çevirisi : Vâsıf, bezimde dest-i yârdan bir iki câm nûş itmedikçe böyle gazel söylenilmiyor.
Diliçi Çevirisi: Vasıf, içki meclisinde sevgilinin elinden bir iki kadeh içmedikçe böyle gazel söylenilmiyor. ( sevgilinin eli )
Düzyazıya, nesre çevirisi : Vâsıf, bezimde dest-i yârdan bir iki câm nûş itmedikçe böyle gazel söylenilmiyor.
Diliçi Çevirisi: Vasıf, içki meclisinde sevgilinin elinden bir iki kadeh içmedikçe böyle gazel söylenilmiyor. ( sevgilinin eli )
Soru 50
Enderunlu Vasıf’ın ‘’Görmeyen Görsün Beni’’ redifli gazelinden alınmış yukarıdaki beyitin latin harfleriyle yazımı aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
Sözlerim yârân-ı aşkadır lisân-ı hâl ile
Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen görsün beni
Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen görsün beni
B
Ol gülün nâr-ı firâkıyla donandım şöyle kim
Vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen görsün beni
Vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen görsün beni
C
Tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki sarınca belin
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
D
Dûş olup bir şem‘-i hüsnün aşkına pervâne-veş
Nâr-ı hasretle yananı görmeyen görsün beni
Nâr-ı hasretle yananı görmeyen görsün beni
E
Şol kadar giryânıyam bir zâlimin kim sû-be-sû
Cûşiş-i şâd-ı revânı görmeyen görsün beni
Cûşiş-i şâd-ı revânı görmeyen görsün beni
Açıklama:
Enderunlu Vasıf - Şiirlerinden Örnekler
Sözlerim yârân-ı aşkadır lisân-ı hâl ile
Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Sözlerim lisân-ı hâl ile yârân-ı aşkadır. Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Sözlerim hâl diliyle âşık dostlara söylenmiştir. Ey Vasıf! Ateş dilli bir şair görmeyen beni görsün.
Ol gülün nâr-ı firâkıyla donandım şöyle kim
Vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Ol gülün nâr-ı firâkıyla şöyle donandım kim vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: O gül gibi sevgilinin ayrılık ateşiyle öylesine donandım ki gül mevsiminde gül bahçesini görmeyen beni görsün.
Tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki sarınca belin
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Sarınca belin tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Sevgilinin belini sarınca o kadar mecalsiz kaldım ki o kıl gibi ince belli, fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
Dûş olup bir şem‘-i hüsnün aşkına pervâne-veş
Nâr-ı hasretle yananı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Pervâne-veş bir şem‘-i hüsnün aşkına dûş olup nâr-ı hasretle yananı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Pervane gibi bir güzellik mumunun aşkına düşüp özlem ateşiyle yanan birini görmeyen beni görsün.
Sözlerim yârân-ı aşkadır lisân-ı hâl ile
Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Sözlerim lisân-ı hâl ile yârân-ı aşkadır. Vâsıfâ âteş-zebânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Sözlerim hâl diliyle âşık dostlara söylenmiştir. Ey Vasıf! Ateş dilli bir şair görmeyen beni görsün.
Ol gülün nâr-ı firâkıyla donandım şöyle kim
Vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Ol gülün nâr-ı firâkıyla şöyle donandım kim vakt-ı gülde gülsitânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: O gül gibi sevgilinin ayrılık ateşiyle öylesine donandım ki gül mevsiminde gül bahçesini görmeyen beni görsün.
Tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki sarınca belin
Ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Sarınca belin tâ o rütbe bî-mecâl oldum ki ol nihâl-i mû-miyânı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Sevgilinin belini sarınca o kadar mecalsiz kaldım ki o kıl gibi ince belli, fidan boylu sevgiliyi görmeyen beni görsün.
Dûş olup bir şem‘-i hüsnün aşkına pervâne-veş
Nâr-ı hasretle yananı görmeyen görsün beni
Nesre çeviri: Pervâne-veş bir şem‘-i hüsnün aşkına dûş olup nâr-ı hasretle yananı görmeyen beni görsün.
Diliçi çeviri: Pervane gibi bir güzellik mumunun aşkına düşüp özlem ateşiyle yanan birini görmeyen beni görsün.
Soru 51
Âşık-ı firkat-nişânı görmeyen görsün beni
Külhan-ı âteş-feşânı görmeyen görsün beni
Enderunlu Vasıf’ın ‘’Görmeyen Görsün Beni’’ redifli gazelinden alınmış yukarıdaki beyitte aşağıdaki kafiye çeşitlerinden hangisi kullanılmıştır?
Külhan-ı âteş-feşânı görmeyen görsün beni
Enderunlu Vasıf’ın ‘’Görmeyen Görsün Beni’’ redifli gazelinden alınmış yukarıdaki beyitte aşağıdaki kafiye çeşitlerinden hangisi kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Yarım kafiye
B
Tam kafiye
C
Zengin kafiye
D
Cinaslı kafiye
E
Tunç kafiye
Açıklama:
Enderunlu Vasıf - Şiirlerinden Örnekler
nişân - feşân kelimelerinde şân heceleri kafiyelidir. ( Zengin kafiye ) 'görmeyen görsün beni' rediftir.
nişân - feşân kelimelerinde şân heceleri kafiyelidir. ( Zengin kafiye ) 'görmeyen görsün beni' rediftir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi kırk kişiden oluşan ve kaftanlı denilen Enderunluların beşinci kısmına verilen addır?
Seçenekler
A
Kiler Odası
B
Doğancı Koğuşu
C
Has Oda
D
Seferli Koğuşu
E
Hazine Odası
Açıklama:
Doğancı Koğuşu, kırk kişiden oluşan kaftanlı denilen Enderunluların beşinci kısmıdır. İşleri padişaha ait şahin, doğan gibi hayvanları besleyip uçmayı öğretmektir. Bu koğuş, ava çıktığı zamanlarda padişaha hizmet etmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
has odabaşılıktan sonra ikinci önemli görev olduğu bilinmektedir
Seçenekler
A
Rikaptar
B
Sırkatibi
C
Sarıkçıbaşı
D
Silahtar
E
Çuhadar
Açıklama:
Silahtar, sarayın ileri gelen erkanından birinin unvanıdır. Yıldırım Bayezit döneminde kurulduğu ve has odabaşılıktan sonra ikinci önemli görev olduğu bilinmektedir. Silahtar; padişahın hemen yanında bulunan, merasim ve alaylarda at üstünde padişahın kılıcı sağ omzunda, hükümdarın sağ gerisinde yürüyen kişinin unvanıdır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Has Oda’nın dört meşhur zabiti arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Hazinedarbaşı
B
Silahtar
C
Rikaptar
D
Çuhadar
E
Has odabaşı
Açıklama:
Has Oda’nın dört meşhur zabiti; has odabaşı, silahtar, çuhadar, rikaptardır. Ayrıca padişahın müezzini, sırkâtibi, sarıkçıbaşı, kahvecibaşı gibi yakın hizmetini görenler de Has Oda’dan seçilmektedir. Hazine odası ise savaş ve barış zamanlarında her zaman padişahın yanında bulunan hazinedarbaşı ve hazine kethüdası tarafından yönetilmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 55
Asıl adı Hasan olan ve Enderunlu şairler içinde divan sahibi olan Hane-i Hassa şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Ferit
B
Naşit
C
İbadi
D
Hamid-i Diger
E
Hasan Yaver
Açıklama:
Hasan Yaver: Enderunlu şairler içinde divanı olanlardandır. Asıl adı Hasan olan şair, 1765 yılında doğmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 56
Evleri olanlara evlerine gitme izni verme, ağaları sabah namazına kaldırıp camiye gönderme gibi görevleri olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rikaptar
B
Tüfenkçibaşı
C
Anahtar Ağası
D
Silahtar
E
Hazine Kethudalığı
Açıklama:
Anahtar Ağası: Has odalıları saraya yerleştirme, hasta olanları hastaneye, evleri olanlara evlerine gitme izni verme, ağaları sabah namazına kaldırıp camiye gönderme gibi görevler beklerdi.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Hazine-i Hümayun şairleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
İbadî
B
Naşit
C
Raik
D
Fenni
E
Rasih
Açıklama:
İbadî, Mevlevi Ahmet Efendi’nin oğludur. Farsça, Türkçe gazeller yazmıştır. Farsça şiirlerinde kimi zaman Hafız mahlasını kullanmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 58
Osmanlı döneminde her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine ahalisine gönderilen paraya ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Surre
B
Hassa
C
Katip
D
Hane
E
Kethuda
Açıklama:
Surre, Osmanlı döneminde her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine ahalisine gönderilen paradır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 59
Galata Sarayı’nda çırak iken Enderuna alınan Kilar-ı Hassa şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Esat
B
Nısfet
C
Raif
D
Nazif
E
Rifat
Açıklama:
Raif, Genç Mehmet Paşazade İbrahim Bey’in oğludur. Galata Sarayı’nda çırak iken Enderuna alınmıştır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Hazine-i Hümayun şairlerinden bir tanesidir?
Seçenekler
A
Raif
B
Reşit
C
Nazif
D
Kamil
E
Rasih
Açıklama:
Reşi, asıl adı Mehmet’tir. Eğrikapılı Mehmet Rasim’in oğludur. Sultan Mustafa zamanında Enderuna alınmış ve Abdülhamit döneminde darphane kâtipliği görevinde bulunmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 61
I. Abdülhamit devri sonlarında Enderunun Kiler-i Hassa koğuşuna alınmış, III. Selim’in on sekiz yıllık saltanatı zamanında hep sarayda bulunan Enderunlu ön ismi bulunan şair hangisidir?
Seçenekler
A
Nısfet
B
Feyzi
C
Nedim
D
Esat
E
Vasıf
Açıklama:
Enderunda yetiştiği için Enderunlu Vasıf diye tanınan şairin asıl adı Osman’dır. İstanbul’da doğmuştur. I. Abdülhamit devri sonlarında Enderunun Kiler-i Hassa koğuşuna alınmış, III. Selim’in on sekiz yıllık saltanatı zamanında hep sarayda bulunmuştur. Doğru cevap E'dir.
Ünite 3
Soru 1
Encümen-i Şuara’nın reisliğini üstlenen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Hersekli Ârif Hikmet
D
Leskofçalı Galip
E
İbrahim Halet
Açıklama:
Encümen-i Şuara’nın özel bir topluluk olarak tarihçesini özetleyebileceksiniz.
Soru 2
Encümen-i Şuara müdavimi olduğu hâlde birkaç küçük tecrübesi hariç, klasik çizgiden pek ayrılmamış; eskinin savunucusu olarak tanınmış şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Namık Kemal
C
Muallim Naci
D
Ârif Hikmet
E
Kâzım Paşa
Açıklama:
Klasik şiir ile modern şiir arasındaki özel konumunu fark edebilecek, Şiirde korumak ve değiştirmek istediği yönleri ayırt edebileceksiniz.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Sebk-i Hindî’nin bir özelliği değildir?
Seçenekler
A
Dili süslü ve ağırcadır.
B
Alışılmadık imgeler vardır.
C
Sosyal meseleleri ele alır.
D
İç içe geçmiş, soyut tamlamalar kullanılır.
E
Derin ve yoğundur.
Açıklama:
Klasik şiir ile modern şiir arasındaki özel konumunu fark edebilecek, Şiirde korumak ve değiştirmek istediği yönleri ayırt edebileceksiniz.
Soru 4
Modern edebiyat içinde, encümenden yetiştiği bilinen isimler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Seçenekler
A
Osman Şems- Naili
B
Ârif Hikmet-Galip
C
Memduh Faik-Salih Faik
D
Namık Kemal-Ziya Paşa
E
Kazım ve Eşref Paşalar
Açıklama:
Yenilikçi şairler üzerindeki etkilerini açıklayabileceksiniz
Soru 5
Encümen, aşağıdakilerden hangisini şiirin formunu değiştirmek için kullanmamıştır?
Seçenekler
A
Hece veznini denemiştir.
B
Divan tertibini bozmuştur.
C
Kıtanın ilk beytini kendi arasında kafiyelendirmiştir.
D
Dörtlükler hâlinde kaside yazmıştır.
E
Nazire söylemişlerdir.
Açıklama:
Klasik şiir ile modern şiir arasındaki özel konumunu fark edebilecek, Şiirde korumak ve değiştirmek istediği yönleri ayırt edebileceksiniz.
Soru 6
Encümenin sonraki yıllara etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Dağılmalarının üzerinden çok zaman geçmeden
unutulmuşlardır.
unutulmuşlardır.
B
Eski mensupları da edebiyatta başka başka yollar tutturmuşlardır.
C
Şiir anlayışları, sonraki nesiller tarafından eleştirilmiştir.
D
Takipçileri olmamış ve anlayışları devam etmemiştir.
E
Meşrutiyete kadar, birkaç nesli etkilemiştir.
Açıklama:
Yenilikçi şairler üzerindeki etkilerini açıklayabileceksiniz
Sözü edilen paragrafla ilgili soru , 3. Ünitenin 10. sorusu olarak sorulmuştur. Cevap anahtarında da doğru seçenek E olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla bir hata yoktur. B şıkkı, çeldirici olarak hazırlanmıştır. Encümen-i Şuara, 1861 yılı baharında toplanmaya başlayan ve yaklaşık bir yıl kadar devam edebilen özel bir şair meclisidir. Bu meclisin eski şair meclisleriyle bir ilgisi yoktur. Bu sebeple, B seçeneğindeki “Eski mensupları” ibaresi hatalıdır.
Sözü edilen paragrafla ilgili soru , 3. Ünitenin 10. sorusu olarak sorulmuştur. Cevap anahtarında da doğru seçenek E olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla bir hata yoktur. B şıkkı, çeldirici olarak hazırlanmıştır. Encümen-i Şuara, 1861 yılı baharında toplanmaya başlayan ve yaklaşık bir yıl kadar devam edebilen özel bir şair meclisidir. Bu meclisin eski şair meclisleriyle bir ilgisi yoktur. Bu sebeple, B seçeneğindeki “Eski mensupları” ibaresi hatalıdır.
Soru 7
Encümen şairlerinin mazmun anlayışları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gelenekli mazmunlar şiirin bir değeri olarak korunmalıdır.
B
Mazmunun görsel değeri öne çıkarılmalıdır.
C
Çağa uygun mazmunlar bulunmalıdır.
D
Eski mazmunların resmini yapmaya kalksanız, birer karikatüre dönüşürler.
E
Mazmun, bir koldan imgeye diğer koldan simgeye bölünmektedir.
Açıklama:
Encümen-i şuaraların işlevini ve kendini yenileyişini açıklayabileceksiniz.
Soru 8
Encümen-i Şuara’nın geçmişteki encümenlerden farklı olmayan tarafı nedir?
Seçenekler
A
Belli periyotlarda toplanması
B
Sadece şairlerin davetli olması
C
Şairlerin birbirine nazireler söylemesi
D
Şiir üzerinde yeni denemeler yapılması
E
Bir akademi özelliği taşıması
Açıklama:
Encümen-i şuaraların işlevini ve kendini yenileyişini açıklayabileceksiniz.
Soru 9
Encümeni Şuara'nın yaptığı hizmeti aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Sosyal meselelerin şiirde yer almamasını sağlamıştır.
B
Şiiri, sadece sanat konularını içeren bir sanat dalı olarak geliştirmiştir.
C
Şiir sevenlerin şiir okuma sanatını pekiştirmiştir.
D
Modern ve değişime açık düşüncede olan şairler yetiştirmiştir.
E
Geleneksel poetikayı sürdüren şairleri desteklemiştir.
Açıklama:
Encümen-i şuaraların işlevini ve kendini yenileyişini açıklayabileceksiniz.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bir encümen-i şuarada bulunan özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Başarılı şairlerin ev sahibine caize vermesi
B
Şiir ve edebiyat sohbeti yapılması
C
Şairlerin nükteyle ve doğaçlama şiirlerle rakiplerini alt etmeye çalışması
D
Okunan şiirlerin sıcağı sıcağına eleştirilmesi
E
Varlıklı ve nüfuzlu birinin evinde toplanması
Açıklama:
Encümen-i Şuara’nın özel bir topluluk olarak tarihçesini özetleyebileceksiniz.
Soru 11
Encümenin edebî değişim hakkındaki tercihleri ile ilgili aşağıdaki tespitlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Klasik şiir kemikleştiği için değişmesi mümkün değildir.
B
Şiir yenilenirken yine de millî kalabilmelidir.
C
Şiirde değişimin ilk aşaması taklittir.
D
Yenilik, şiir geleneğini sonlandıracağı için yanlıştır.
E
Şiirin yenilenmesi için önce toplumun yenilenmesi lazımdır.
Açıklama:
Encümen-i şuaraların işlevini ve kendini yenileyişini açıklayabileceksiniz.
Doğru cevap "b" şıkkıdır.
Doğru cevap "b" şıkkıdır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi" Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında terkib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerine" verilen isimdir?
Seçenekler
A
Encümen-i Şuara
B
Encümen-i Daniş
C
Meclis-i Şura
D
Meclis-i Müşavere
E
Meclis-i Mebusan
Açıklama:
Encümen-i Şuara, Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında terkib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerine" verilen isimdir. Ekabirin konak, köşk ve sahilhaneleri haricinde, şairlerin kendi evlerinde, müdavimi oldukları meyhanelerde ve dükkanlarda, mevsim müsaade ederse, bağ ve bahçelerde toplanıp encümen-i şuara kurdukları da olur.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Kahire kültürü ile yetişmiş Türklerden biridir?
Seçenekler
A
Mustafa İzzet Efendi
B
Abdurrahman Sami Paşa
C
Osman Nurettin Şems Efendi
D
Koniçeli Musa Kazım Bey
E
Manastırlı Salih Faik Bey
Açıklama:
Abdurrahman Sami Paşa, Kahire kültürü ile yetişmiş Türklerden biridir. Daha bir çok Türk, Mısırlı hidiv paşanın sarayında yetişirken, içinde bulundukları kültür muhitinin bir benzerini İstanbul'da oluşturmaya çalışırlar.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuaraya devam eden isimlerden biridir?
Seçenekler
A
Abdurrahman Sami Paşa
B
Suphi Paşa
C
Leskofçalı Mustafa Galip Bey
D
Yusuf Kamil Paşa
E
Münif Paşa
Açıklama:
Leskofçalı Mustafa Galip Bey, Encümen-i Şuaraya devam eden isimlerden biridir. Diğer seçeneklerde belirtilen isimler, Kahire Kültürü ile yetişmiş Türklerdir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi "şiirdeki tavrını batılılaşma karşısındaki konumuna göre belirleyen" tanımını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Maliyyun
B
Mukmehun
C
Mutasavvıf
D
Mutavassıtin
E
Meftunane
Açıklama:
Mutavassıtin, kısaca şiirdeki tavrını batılılaşma karşısındaki konumuna göre belirleyen demektir. Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak doğan ve kimileri gelenekli ktupta toplanan kimileri de bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılardır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara müdavimlerinin birbirlerini tanımalarına sebep olan ilk vesiledir?
Seçenekler
A
İstanbul'a olan bağları
B
Kırım'a olan bağları
C
Urfa'ya olan bağları
D
Azerbaycan'a olan bağları
E
Rumeli'ye olan bağları
Açıklama:
Encümen-i Şuara müdavimlerinin birbirlerini tanımalarına sebep olan ilk vesile, hemen hemen hepsinin de soy, doğum yahut memuriyet gibi debeplerle Rumeliye olan bağlarıdır.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Cahiliye Devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayırı ifade eder?
Seçenekler
A
Suku'l Ukaz
B
La Pléiade
C
Agora
D
Pizza San Marco
E
Pizza San Pietro
Açıklama:
Suku'l Ukaz, Cahiliye Devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayırdır. Her kabilenin en iyi şairleri burada yarışır ve birinci seçilen şiiri Kabe duvarına asılırdı.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi "Encümen-i Şuara'nın dağılma sebebini, onu ayakta tutan unsurun edebiyat zevkinden çok, işret düşkünlüğü" ile açıklar?
Seçenekler
A
Hayrettin İrfan Paşa
B
İsmail Hikmet
C
Bursalı Mustafa Eşref Paşa
D
Maraşlı Yusuf Kenan Bey
E
Sadullah Rami Paşa
Açıklama:
İsmail Hikmet, Encümen-i Şuara'nın dağılma sebebini, onu ayakta tutan unsurun edebiyat zevkinden çok, işret düşkünlüğü ile açıklar. Diğer seçeneklerdeki kişiler, Encümen toplantılarına devamlı katılmayanlardır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi XVIII. asrın sonlarında şiire girdiği kabul edilen sosyal kavramlardan biridir?
Seçenekler
A
Güzellik
B
Zarafet
C
Vatan
D
İlahi Aşk
E
Aşk
Açıklama:
Vatan, XVIII. asrın sonlarında şiire girdiği kabul edilen sosyal kavramlardan biridir. Diğer secenekler klasik dönem şiirlerinde görülür.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi "klasik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir tarz oluşturma eğilimini" ifade eder?
Seçenekler
A
Kaba Türkçe
B
Sade Türkçe
C
Mazmun
D
Sebk-i Hindi
E
Poetika
Açıklama:
Sebk-i Hindi, Hint uslubudur. Klasik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir tarz oluşturma eğilimini ifade eder. Encümen-i Şuara'da denenen üç temel sapmadan biridir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi şiir dilindeki arayışlarıdır?
Seçenekler
A
Şiir formlarını ve aruzu terk etmeme
B
Şiir formlarını ve aruzu terk etmeme fakat onlara alternatif arama
C
Hece veznini folklorik kullanımıyla yaşatırken, onu klasik şiir formlarına ilave etme
D
Divan şiirinin gelenekli şekillerinin adı korunurken, veznin değiştirilmesi
E
Şiirin klasik dilinden üç temel sapma
Açıklama:
Şiirin klasik dilinden üç temel sapma, şiir dilindeki arayışlarıdır. Diğer seçenekler ise şiirdeki form arayışlarını ifade eder.
Soru 22
Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak doğan ve kimileri gelenekli kutupta toplanan kimileri de bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mutavassıtîn
B
Encümen-i Şuara
C
Yazarlar Atölyesi
D
Şairler Birliği
E
Yazarlara Mahsus
Açıklama:
Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak doğan ve kimileri gelenekli kutupta toplanan kimileri de bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılara Mutavassıtîn adı verilir.
Soru 23
Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayıra verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sûku’l-Ukâz
B
La Pléiade
C
Mutavassıt
D
Medâr-ı âzamı
E
Mazmun
Açıklama:
Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayıra verilen ad Sûku’l-Ukâz'dır.
Soru 24
Klâsik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir
tarz oluşturma eğilimine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
tarz oluşturma eğilimine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sebk-i Hindî
B
Mazmun
C
Poetika
D
Sûku’l-Ukâz
E
La Pléiade
Açıklama:
Klâsik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir
tarz oluşturma eğilimine verilen ad Sebk-i Hindî'dir.
tarz oluşturma eğilimine verilen ad Sebk-i Hindî'dir.
Soru 25
Şiir teorisi, şiir felsefesi, şiir hakkında düşünmelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poetika
B
Manzum
C
Poema
D
Söylem
E
Söylev
Açıklama:
Şiir teorisi, şiir felsefesi, şiir hakkında düşünmelere poetika denir.
Soru 26
Abdülhak Hamit'in ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Macerayı Aşk
B
Ölümsüz Aşk
C
Bitmeyen Sevda
D
Yasak Aşk
E
Gerçek Aşk
Açıklama:
Macerayı Aşk, Abdülhak Hamit'in ilk eseridir.
Soru 27
“Vatan”, “millet” gibi sosyal kavramların şiire girişinin hangi şairle olduğu kabul edilir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
İsmail Hikmet
C
Lebib Efendi
D
Ârif Hikmet
E
Yusuf Kâmil Paşa
Açıklama:
“Vatan”, “millet” gibi sosyal kavramların şiire girişinin Namık Kemal ile olduğu kabul edilir.
Soru 28
Fransızların en eski edebî toplaşmalarından biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
La Pléiade
B
Sûku’l-Ukâz
C
Mutavassıt
D
Encümen
E
Şura
Açıklama:
Fransızların en eski edebî toplaşmalarından birine La Pléiade adı verilir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara mensuplarını bir araya getiren sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir.
B
Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları sebebiyle kurulmuş dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür.
C
Encümen-i Şuara müdavimlerinin birbirlerini tanımalarına sebep olan ilk vesile, hemen hemen hepsinin de soy, doğum yahut memuriyet gibi sebeplerle Rumeli’ye olan bağlarıdır.
D
Encümen şairleri, mensubu oldukları tarikatlerin dergâh ve tekkelerinde rastlaşmış, tanışmış ve ahbap olmuşlardır. Devrin edipleri, tekkelerdeki mistik havayı teneffüsle kalmaz; dinî, fikrî, edebî, hatta siyasi konularda tartışma ve ‒tekkenin meşrebi müsaitse‒ içki meclislerine katılma imkânını da bulurlar.
E
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları yer La Pléiade'dir.
Açıklama:
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni
tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın
parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün
tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın
parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün
Soru 30
Encümen-i Şuara için “son pleiad” tabirini kullanan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Namık Kemal
C
Muallim Naci
D
İsmail Hikmet
E
Ârif Hikmet
Açıklama:
Encümen-i Şuara için “son pleiad” tabirini kullanan yazar, Ahmet Hamdi Tanpınar'dır.
Soru 31
Tanpınar'ın “Onun şiirinde eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” dediği şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leskofçalı Galip
B
Namık Kemal
C
İsmail Hikmet
D
Osman Şems
E
Ârif Hikmet
Açıklama:
Tanpınar'ın “Onun şiirinde eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” dediği şair, Leskofçalı Galip'tir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yy Encümen-i Şuara’sının geçmişteki encümenlerden kalan özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Encümen-i şuaralarda ekâbir huzurunda ve rakip şairler karşısında kendini göstermeye çalışan sanatkâr tipi ortadan kalkmıştır
B
Edebî münakaşaların ve eleştirilerin yapıldığı yerler nüfuzlu kişilerin veya kalemi güçlü edebiyatçıların meclisleri, kahvehaneler, meyhanelerdir.
C
Ev sahibi ve onun misafirleriyle ilişkisini dostane sohbetlerden çok, politik yakınlaşmalar almıştır.
D
Osmanlı aydınlarının rical-i devlet(=bürokrat) kanadı aydın şairle bütünleşmeye başlamıştır.
E
Yeni hami ve şair arasındaki ilişki nedim-dost ilişkisine dönüşmüştür.
Açıklama:
XIX. asrın başlarından itibaren, bütün Türk dünyasında encümen-i şuaraların ciddi bir değişim geçirdiği ve işlevini yeni baştan sorguladığı görülür. Asrın ediplerinin buluşup konuştukları, yeni eserlerini okuyup fikir alışverişinde bulundukları yerler maziden kopmamıştır. Hâlâ nüfuzlu kişilerin veya kalemi güçlü edebiyatçıların meclisleri, kahvehaneler, meyhaneler edebî münakaşaların en hararetli zemini ve eleştiriler yapmanın en uygun atmosferidir. O hâlde, değişen nitelikler nelerdir? Değişen, şairin hamisiyle kurduğu gelenekli münasebettir. Yeni hami, şairi nedimi katına taşımakta iken, yeni şair de ya hamisini“efendi” yerine “d o s t" olarak görmeyi,hatta hamilik kavramını tamamen kovmayı öğrenmektedir.Değişen, encümen-i şuaraların ruhudur. Beşiktaş Cemiyyet-i İlmiyyesi’nden beri, encümen-i şuaralarda ekâbir huzurunda ve rakip şairler karşısında kendini göstermeye çalışan sanatkâr tipi ortadan kalkmaktadır. Artık, ev sahibi ve onun misafirleriyle ilişkisini dostane sohbetlerden çok, politik yakınlaşmalar üzerine kuran; encümene katılan diğer şairlerle münasebetlerini ise yarışmadan çok, poetik yakınlıklara dayandıran bir sanatkâr tipi doğmaktadır. Osmanlı aydınlarının rical-i devlet(=bürokrat) kanadı aydın şairle bütünleşmeye başlarken şair sınıfı da kendi politik ve poetik eğilimlerine göre gruplaşmanın gereğini kavramaktadır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 33
Encümen-i Şuara toplantılarına ev sahipliği yapan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hersekli Ârif Hikmet Bey
B
Koniçeli Musa Kâzım Bey
C
Leskofçalı Mustafa Galip Bey
D
Manastırlı Hoca Salih Naili Efendi
E
Recaizade Mehmet Celal Bey
Açıklama:
Encümenin ev sahibi, Hersekli Ârif Hikmet Bey’dir. Encümenin reisi mevkiine oturtulmuş olan, Leskofçalı Mustafa Galip Bey’dir. Koniçeli Musa Kâzım Bey , Manastırlı Hoca Salih Naili Efendi , Recaizade Mehmet Celal Bey diğer müdavimlerden birkaçıdır. 3. Ünite - XIX. Yüzyılda Encümen-i Şuara 41 bi, Sadaret Mektubî Kalemi’nden Hersekli Ârif Hikmet Bey’dir (1839-1903)
Soru 34
Encümen-i Şuara'nın reisliğini aşağıdaki şairlerden hangisi üstlenmiştir?
Seçenekler
A
Abdülhamit Ziya Bey
B
Niğdeli Deli Hikmet Bey
C
Leskofçalı Mustafa Galip Bey
D
Namık Kemal Bey
E
Manastırlı Salih Faik Bey
Açıklama:
Encümenin reisi mevkiine oturtulmuş olan, Emtia Gümrüğü Tahrirat Müdürü Leskofçalı Mustafa Galip Bey’dir.
Soru 35
Encümen-i Şuara nedir?
Seçenekler
A
İçki ve şiir meclislerinin genel adıdır.
B
Padişahın yazmış olduğu şiirlerin adıdır.
C
Padişahın koruması altındaki şairlerin adıdır.
D
XıX.yüzyıldaki bir şiir akımının adıdır.
E
Türk dünyasına ait bir şiir terimidir.
Açıklama:
“Encümen-i şuara” bir cins isimdir. Asırlar boyu, “Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında tertib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerinin” ismine genel olarak “encümen-i şuara” denmiştir
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Encümen'i Şuara'nın dağılış nedenleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Encümen toplantılarının devlet tarafından yasaklanması
B
İsmail Hakkı'nın akıl hastalığına yakalanması
C
Leskofçalı Galip'in Trablus'a tayini
D
Salih Naili'nin encümenden kovulması
E
Ziya Paşa'nın Kıbrıs'a mutasarrıf olması
Açıklama:
1862 yılının ortalarından itibaren peşi peşine gelmeye başlayan pek çok şahsi sebepten dolayı encümen müdavimleri yavaş yavaş kopup dağılırlar. Önce Manastırlı Nailî encümenden kovulur. Salih Nailî’nin Encümen-i Şuara’dan kovulmasını, 1861 Ağustosunda Galip’in Trablusgarb Eyaleti Gümrük Emaneti’ne tayini takip eder. 30 Ocak 1862’de Ziya Bey, Mabeyn Kitabeti’nden çıkarılarak geçici olarak Zabtiye Müsteşarlığı’na getirilir, on üç gün sonra Atina Sefiri, bu görevden istifası üzerine, Kıbrıs Mutasarrıfı yapılır. İbrahim Hakkı’nın 1854’ten beri ara ara nükseden sinir hastalığı, akıl hastalığına dönüşür. Encümenin dağılmasına sebep olan, hepsi de aynı yıla toplanmış kader oyunları, şairlerin tekrar, eskisi gibi hep bir arada bulunmalarına imkân tanımaz. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
XIX.yy başlarından itibaren encümen-i şuaraların geçirdiği değişimlerle ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Şairler buluştukları mekanı ve mekan sahibini bir arpalık olarak görmeye başlamışlardır.
B
Şairlerle buluştukları mekan sahipleri arasındaki ilişki daha nitelikli bir düzeye çıkmaya başlamıştır.
C
Şairler hamiliklerini yapan kişileri bekaları için çok önemli görmeye başlamışlardır.
D
Şiirin niteliği politik görüş ayrılıkları nedeniyle düşmeye başlamıştır.
E
Şairlerin toplanma amaçları artık şiir değil de polkitik yandaş edinme kaygısı olmaya başlamıştır.
Açıklama:
XIX. asrın başlarından itibaren, bütün Türk dünyasında encümen-i şuaraların ciddi bir değişim geçirdiği ve işlevini yeni baştan sorguladığı görülür. Aynı asrın Osmanlı şiirinde ise, büyük nitelik değişimlerine rağmen, gelenekli muhitlerin tamamı varlığını sürdürmektedir. Asrın ediplerinin buluşup konuştukları, yeni eserlerini okuyup fikir alışverişinde bulundukları yerler maziden kopmamıştır. Hâlâ nüfuzlu kişilerin veya kalemi güçlü edebiyatçıların meclisleri, kahvehaneler, meyhaneler edebî münakaşaların en hararetli zemini ve eleştiriler yapmanın en uygun atmosferidir. O hâlde, değişen nitelikler nelerdir? Değişen, şairin hamisiyle kurduğu gelenekli
münasebettir. Yeni hami, şairi nedimi katına taşımakta iken, yeni şair de ya hamisini “efendi” yerine “dost” olarak görmeyi, nüfuzlu bir dost edinmekten “arpalık” sahibi olmak manasını çıkarmamayı, hatta daha da ileri giderek, “hamilik” kavramını şiirin dünyasından tamamen kovmayı öğrenmektedir. Değişen, encümen-i şuaraların ruhudur. Beşiktaş Cemiyyet-i İlmiyyesi’nden beri, encümen-i şuaralarda ekâbir huzurunda ve rakip şairler karşısında kendini göstermeye çalışan sanatkâr tipi ortadan kalkmaktadır. Artık, ev sahibi ve onun misafirleriyle ilişkisini dostane sohbetlerden çok, politik yakınlaşmalar üzerine kuran; encümene katılan diğer şairlerle münasebetlerini ise yarışmadan çok, poetik yakınlıklara dayandıran bir sanatkâr tipi doğmaktadır. Osmanlı aydınlarının rical-i devlet (=bürokrat) kanadı aydın şairle bütünleşmeye başlarken şair sınıfı da kendi politik ve poetik eğilimlerine göre gruplaşmanın gereğini kavramaktadır.
münasebettir. Yeni hami, şairi nedimi katına taşımakta iken, yeni şair de ya hamisini “efendi” yerine “dost” olarak görmeyi, nüfuzlu bir dost edinmekten “arpalık” sahibi olmak manasını çıkarmamayı, hatta daha da ileri giderek, “hamilik” kavramını şiirin dünyasından tamamen kovmayı öğrenmektedir. Değişen, encümen-i şuaraların ruhudur. Beşiktaş Cemiyyet-i İlmiyyesi’nden beri, encümen-i şuaralarda ekâbir huzurunda ve rakip şairler karşısında kendini göstermeye çalışan sanatkâr tipi ortadan kalkmaktadır. Artık, ev sahibi ve onun misafirleriyle ilişkisini dostane sohbetlerden çok, politik yakınlaşmalar üzerine kuran; encümene katılan diğer şairlerle münasebetlerini ise yarışmadan çok, poetik yakınlıklara dayandıran bir sanatkâr tipi doğmaktadır. Osmanlı aydınlarının rical-i devlet (=bürokrat) kanadı aydın şairle bütünleşmeye başlarken şair sınıfı da kendi politik ve poetik eğilimlerine göre gruplaşmanın gereğini kavramaktadır.
Soru 38
Besalet-i Osmaniyye ve Hamiyyet-i İnsaniyye Kasidesi” ‒umuma mal olan adıyla“Hürriyet Kasidesi” aşağıdakilerden hangi şaire aittir?
Seçenekler
A
Ârif Hikmet
B
Galip Bey
C
Memduh Faik
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Besalet-i Osmaniyye ve Hamiyyet-i İnsaniyye Kasidesi”‒umuma mal olan adıyla “Hürriyet Kasidesi” Namık Kemal'in Galip Bey'den esinlenerek oluşturduğu eserlerdendir.
Soru 39
"Mısırlular"ın encümen-i şuaralar üzerindeki etkisiyle ilgili seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Birer kültür ateşesi olarak çalışıp XIX.yy şiirinde yapısal değişimin öncüsü olmuşlardır.
B
İstanbul'dan Mısır'a bir kültür yolculuğunun başlamasını sağlamışlardır.
C
Zengin oldukları için bir çok şairi kendi taraflarına çekebilmişlerdir.
D
Şairler üzerinde bir Kahire kültürü oluşması baskısı oluşturmuşlardır.
E
Pek çok şairin modern bir dünya görüşü ve bakış açısı kazanmalarını sağlamışlardır.
Açıklama:
Asrın ortalarına gelindiğinde hanelerdeki encümen-i şuaraların, özellikle “Mısırlular”ın
ve kıymet hükümleri Mısır’da şekillenmiş olanların konaklarına kaydığı gözlenir. Mehmet
Ali Paşa hanedanından gelen prens ve prensesler, gelirlerinin bir kısmını İstanbul’daki
malikânelerini kocaman birer kültür ve edebiyat mektebine çevirmekte harcederler. Kahire kültürüyle yetişmiş ve hızla yükselmiş Türklerden Abdurrahman Sami Paşa, Suphi
Paşa, Yusuf Kâmil Paşa, Münif Paşa gibi epeyce isim de hidiv paşanın sarayında yetişirken içinde bulundukları kültür muhitinin bir benzerini İstanbul’da oluşturmaya çalışırlar.
Gelenekli encümen-i şuaraların hami-şair münasebetlerini okşayan; lakin yolu Kahire’den
geçtiği için, bir o kadar da modern görünen bu toplantılar, pek çok yeni şairin asri bir
dünya görüşü kazandığı mektepler hükmündedir.
ve kıymet hükümleri Mısır’da şekillenmiş olanların konaklarına kaydığı gözlenir. Mehmet
Ali Paşa hanedanından gelen prens ve prensesler, gelirlerinin bir kısmını İstanbul’daki
malikânelerini kocaman birer kültür ve edebiyat mektebine çevirmekte harcederler. Kahire kültürüyle yetişmiş ve hızla yükselmiş Türklerden Abdurrahman Sami Paşa, Suphi
Paşa, Yusuf Kâmil Paşa, Münif Paşa gibi epeyce isim de hidiv paşanın sarayında yetişirken içinde bulundukları kültür muhitinin bir benzerini İstanbul’da oluşturmaya çalışırlar.
Gelenekli encümen-i şuaraların hami-şair münasebetlerini okşayan; lakin yolu Kahire’den
geçtiği için, bir o kadar da modern görünen bu toplantılar, pek çok yeni şairin asri bir
dünya görüşü kazandığı mektepler hükmündedir.
Soru 40
1861 yılında Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Laleli Çukurçeşme’deki evinde buluşmaya başlayan ve her salı düzenli bir şekilde devam eden ve bir seneye yakın süre bu edebiyat toplantılarını sürdüren şairlerin “encümen-i şuara”sı dikkate alındığında seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Her oturumda değişmek üzere mutlaka bir encümen reisi seçilmesi esas kılınmıştır.
B
Şiirinin niteliğinden ziyade yaşça ve konumca kendini kabul ettirmiş insanların katılabildiği toplantılar halindedir.
C
Güvenlik ya da gizlilik gibi kaygılar nedeniyle davetsiz misafirlerin bu toplantılara katılmalarına izin verilmemektedir.
D
Her toplantıda bulunmaya çalışan müdavimleri olmakla beraber merak ettiği için gelenler de vardır.
E
Encümen-i şuaralar bir dernek oturumu ciddiyetinde toplanırlardı.
Açıklama:
1861 yılı baharında -muhtemelen Mayıs, Haziran gibi- Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Laleli Çukurçeşme’deki evinde buluşmaya başlayan ve her salı muntazaman devamla bir seneye yakın müddet bu edebiyat toplantılarını sürdüren şairlerin “encümen-i şuara”sını bu defa bir has isim sayacağız.
Encümen-i şuaralar bir dernek oturumu ciddiyetinde toplanmazlar. Şüphesiz ki, her toplantıda bulunmaya çalışan müdavimleri vardır; lakin belki bir o kadar da davet edildiği yahut merak ettiği için bir iki sefer katılıp arkasını getirmeyen isimler çıkacaktır. Bu sebeple, bazı kaynaklarda, encümenin asli müdavimlerinden olmayan isimlerin de anıldığına sıkça rastlanması garipsenmemeli.
Encümen-i şuaralar bir dernek oturumu ciddiyetinde toplanmazlar. Şüphesiz ki, her toplantıda bulunmaya çalışan müdavimleri vardır; lakin belki bir o kadar da davet edildiği yahut merak ettiği için bir iki sefer katılıp arkasını getirmeyen isimler çıkacaktır. Bu sebeple, bazı kaynaklarda, encümenin asli müdavimlerinden olmayan isimlerin de anıldığına sıkça rastlanması garipsenmemeli.
Soru 41
Aşağıdaki Encümen'i Şuara müdavimlerinden hangisi klasik çizgiden pek ayrılmayıp hep eskinin savunucusu olarak tanınmış şairdir?
Seçenekler
A
Arif Hikmet
B
Kazım Paşa
C
Muallim Naci
D
Namık Kemal
E
Şinasi Bey
Açıklama:
Kâzım Paşa, birkaç küçük tecrübesi hariç,klasik çizgiden pek de ayrılmamış; bunun için de hep eskinin savunucusu olarak tanınmıştır.
Soru 42
Seçeneklerden hangisi Encümen-i Şuara mensuplarını bir araya getiren nedenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bağımsız şairlerin kendini ispat edebilme ve kabul ettirmede güçlük çekmeleri
B
Encümen mensuplarının çeşitli gerekçelerle Rumeli'ye olan bağları
C
Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları
D
Encümen mensuplarının aynı devlet büyüklerinin himayesinde olmaları
E
Encümen mensuplarının aynı tarikat ya da dergaha mensup olmaları
Açıklama:
1. Encümen-i Şuara müdavimlerinin birbirlerini tanımalarına sebep olan ilk vesile, hemen hemen hepsinin de soy, doğum yahut memuriyet gibi ebeplerle Rumeli’ye olan bağlarıdır.
2. Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları sebebiyle kurulmuş dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür.
3. İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir.
4. Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı konakların müdavimidir ve aynı devlet büyüklerinin himayesinde yaşarlar. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de rical-i devlet, şaire geleneğin gözüyle bakar; ama değişip çağa ayak uydurarak da olsa, şair-devlet adamı münasebetinin sürdüğü fark edilir. 5. Encümen şairleri, mensubu oldukları tarikatlerin dergâh ve tekkelerinde rastlaşmış, tanışmış ve ahbap olmuşlardır. Devrin edipleri, tekkelerdeki mistik havayı teneffüsle kalmaz; dinî, fikrî, edebî, hatta siyasi konularda tartışma ve ‒tekkenin meşrebi müsaitse‒ içki meclislerine katılma imkânını da bulurlar.
6. Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün.
2. Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları sebebiyle kurulmuş dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür.
3. İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir.
4. Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı konakların müdavimidir ve aynı devlet büyüklerinin himayesinde yaşarlar. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de rical-i devlet, şaire geleneğin gözüyle bakar; ama değişip çağa ayak uydurarak da olsa, şair-devlet adamı münasebetinin sürdüğü fark edilir. 5. Encümen şairleri, mensubu oldukları tarikatlerin dergâh ve tekkelerinde rastlaşmış, tanışmış ve ahbap olmuşlardır. Devrin edipleri, tekkelerdeki mistik havayı teneffüsle kalmaz; dinî, fikrî, edebî, hatta siyasi konularda tartışma ve ‒tekkenin meşrebi müsaitse‒ içki meclislerine katılma imkânını da bulurlar.
6. Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara şairlerinin ortak özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Encümen şairleri “köhne” Doğu’nun şiir malzemesini terkedip “alafranga” Batı’nın şiir malzemesini tercih etmişlerdir.
B
Bu dönemde, encümen şairleri arasında gelenekte, şiirin klasik diinden üç temel sapma, bir başka söyleyişle, dilin üç asli arayışı görülür.
C
Encümen mensupları, içinde bulundukları geleneğin şiir formlarını ve aruzu terk etmeyip, onlara alternatifler aramışlardır.
D
Encümen şairleri şiirin dili, şekli ve içeriği üzerinde denenen yeni uygulamalar yapmaktan çekinmemişlerdir.
E
Encümen şairleri, gelenekli mazmunları yetersiz ve çağın şartlarına uygunsuz bulmuş, eski mazmunların resmedilmesi halinde karikatüre dönüşeceğini belirtmiştir.
Açıklama:
Encümenin edebiyat anlayışı, yenilikler taşırsa da bunları ‒edebî akımlar etrafındaki
gruplaşmalarda rastlandığı cinsten‒ kendine has unsurlar olarak görmek mümkün değildir. Encümenin asli özelliğini bir "mutavassıt” duruşu oluşturur.
Encümen-i Şuara müdavimleri de bir asırdır sürüp giden yenileşme gayretlerinin bir parçası olarak çağdaşlaşmaya çalışan şiirdeki kültürel ikilemi hisseder ve bir kutupta "köhne” Doğu’nun, diğer kutupta “alafranga” Batı’nın şiir malzemesi dururken birini tercih yerine, her ikisinin karışımından yeni bir terkip bulmaya çalışırlar.
gruplaşmalarda rastlandığı cinsten‒ kendine has unsurlar olarak görmek mümkün değildir. Encümenin asli özelliğini bir "mutavassıt” duruşu oluşturur.
Encümen-i Şuara müdavimleri de bir asırdır sürüp giden yenileşme gayretlerinin bir parçası olarak çağdaşlaşmaya çalışan şiirdeki kültürel ikilemi hisseder ve bir kutupta "köhne” Doğu’nun, diğer kutupta “alafranga” Batı’nın şiir malzemesi dururken birini tercih yerine, her ikisinin karışımından yeni bir terkip bulmaya çalışırlar.
Soru 44
Tanpınar'ın, kendisinden bahsederken “Onun şiirinde eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” diyerek, örnek olarak da "ciğer-kebab" imgesini gösterdiği şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ârif Hikmet
B
İbrahim Halet
C
Leskofçalı Galip
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Bilhassa Leskofçalı Galip, geleneğin şiir dilini daha bir inceltmeye ve klasik şiirde zaman zaman rastlanan kaba, çirkin, hatta bazen iğrenç tasavvurlara dönüşen kelimeleri elemeye çalışırken eski şiiri tekrarlamayacağının, ama eski poetikadan da vazgeçmeyeceğinin, olsa olsa onu ıslaha çalışacağının işaretlerini verir. Tanpınar, Galip’den bahsederken “Onun şiirind eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” dedikten sonra, örnek olarak da "ciğer-kebab"imgesini gösterir (Tanpınar 1976: 257, not 6).
Soru 45
Mehmet Lebib’in, T"a’rîz eden gazellerine var ise Lebîb Vakt edip de vâkıf-ı mazmûnun olmamış"deyişine dair ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Lebib'in gazelleri kolay anlaşılır bir nitelik taşır.
B
Okuyucu Lebib'ten yenilikçi manzumlar içeren gazeller beklemektedir.
C
Lebib, gazellerinin beğenileceğinden şüphe duymamaktadır.
D
Lebib'in şiirleri ritim duygusundan yoksundur.
E
Şair gazelerinden yeni mazmunlar denemektedir.
Açıklama:
Encümen şairleri işte mazmundan imgeye ve sembole doğru olan bu dönüşümde itici güç olarak önemli pay sahibidirler. Mesela, Mehmet Lebib’in,
"Ta’rîz eden gazellerine var ise Lebîb
Vakt edip de vâkıf-ı mazmûnun olmamış" deyişi, yeni mazmunların gelenekli bilgi ile çözülemeyişinin okuru rahatsız ettiğini gösteriyor. Bu rahatsızlık, Servet-i Fünunda zirveye çıkacak bir şiir-okur uyumsuzluğunun, bir hermenötik problemin ilk işaretlerindendir.
"Ta’rîz eden gazellerine var ise Lebîb
Vakt edip de vâkıf-ı mazmûnun olmamış" deyişi, yeni mazmunların gelenekli bilgi ile çözülemeyişinin okuru rahatsız ettiğini gösteriyor. Bu rahatsızlık, Servet-i Fünunda zirveye çıkacak bir şiir-okur uyumsuzluğunun, bir hermenötik problemin ilk işaretlerindendir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Encümen'i Şuara'nın yetiştirdiği modern edebiyatçılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Abdülhak Hamit
B
Ahmet Midhat
C
Leskofçalı Galip
D
Recaizede Ekrem
E
Sami Paşazade
Açıklama:
Encümenin asli rüknü, beyin takımı olan şairler modern ve değişime açık bir poetikayı savunan şairlerin yetişmesine hizmet edip onları desteklemiştir. Namık Kemal’in yetişmesinde Galip ve Ârif Hikmet’in payı gözardı edilmemelidir. Galip’inTuna Vilayeti’nde iken Ahmet Midhat’a gönüllü şiir öğretmenliği yaptığı da burada hatırlanmalı.Abdülhak Hamit, ilk eseri olan Macerayı Aşkı yazarken "baba dostu Memduh Faik Bey”oyunun ilk perdesini okumuş; "tuttuğu yolda yürümesini öğütlemiş ve ilerde ünlü bir yazar olacağını da müjdelemiş”tir (Akıncı 1954:29). Hamit, bu cesaretle yazdığı İçli Kız'ın (1291) müsveddelerini de Memduh Faik’e okutur.. Kısaca, Recaizade Ekrem’den Sami Paşazade Sezayi’ye kadar pekçok ismin yetişmesinde encümen şairlerinin doğrudan payı olmuştur.
Soru 47
Ahmed Hamdi Tanpınar Encümen-i Şuara'nın edebi esaslara dayalı bir temele oturduğunu düşünerek bu oluşumu hangi oluşuma benzetmektedir?
Seçenekler
A
La Pleiade
B
Suku'l Ukaz
C
Mukteda-yı irfan
D
Mutavassıtin
E
Talakat-i harikulade.
Açıklama:
Tanpınar, Encümen-i Şuara için “son pleiad” tabirini kullanmakta haklıdır; çünkü Encümen-i Şuara’nın, tıpkı XVI. asrın Parisindeki La Pléiade topluluğunun edebî esaslarını andırır bir temele oturmuş olması onu bu hükme vardırmıştır. La Pléiade (yedi yıldızdan oluşan Süreyyâ burcu), Fransızların en eski edebî toplaşmalarından biridir. Encümen şairleri, içinde bulundukları ikilem bakımından onlara benzerler. Hem ana dillerini müdafaa eder, hem Arapça ve Farsça’nın -Pléiade’da Grekoromen dillerin- büyük kolaylık ve geniş imkânlar tanıyan lügatlerinden kopamazlar. Hem millî vezin
ve nazım şekillerine dönülmesi gerektiğini düşünür, hem de klasik kalıplardan sıyrılamazlar.
ve nazım şekillerine dönülmesi gerektiğini düşünür, hem de klasik kalıplardan sıyrılamazlar.
Soru 48
Encümen-i Şuara'nın edebiyat görüşü ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Değişen batılılaşma anlayışına bir eleştiri niteliğindedir.
B
Bilinçli olarak deneysel bir edebiyat oluşturmayı hedeflemektedir.
C
Geçmişle bağların sıkı olduğu tavizsiz bir yaklaşım sergilerler.
D
Yalnızca İstanbul odaklı bir yaklaşımla edebi görüşlerini şekillendirirler.
E
Çoğunlukla çağdaşlaşma ile kültürel ikilem arasında sıkışmıştır.
Açıklama:
Encümenin edebiyat anlayışı, yenilikler taşırsa da bunları ‒edebî akımlar etrafındaki gruplaşmalarda rastlandığı cinsten‒ kendine has unsurlar olarak görmek mümkün değildir. Encümenin asli özelliğini bir “mutavassıt” duruşu oluşturur. Mutavassıtın duruşu, konumunu biri İstanbul’da, diğeri Paris’te seçilmiş iki nirengi noktasını birden kullanarak belirlemenin ilginçliklerini taşır. Encümen-i Şuara müdavimleri de bir asırdır sürüp giden yenileşme gayretlerinin bir parçası olarak çağdaşlaşmaya çalışan şiirdeki kültürel ikilemi hisseder ve bir kutupta “köhne” Doğu’nun, diğer kutupta “alafranga” Batı’nın şiir malzemesi dururken birini tercih yerine, her ikisinin karışımından yeni bir terkip bulmaya çalışırlar. Batı sanatı karşısında mutavassıt Türk sanatkârının “ben olarak kalırken o olmak” ideali, XVIII. asır sonlarından günümüze kadar bir kültür politikası olagelmiştir. Encümenin şiir çalışmalarını bu sürecin ve bu arayışın bir halkası olarak düşünmek doğru olur.
Encümen-i Şuara, değişme gayretiyle geçen bir asrın şiir üzerinde uyguladığı bütün deneylerin sonuçlarını görmek, sağlamasını yapmak ve bünyeye en uygun olanlarını uygulamaya sokmak maksadıyla yaşanan ciddi bir laboratuvar sürecidir. Şiirin dili, şekli ve içeriği üzerinde denenen yeni uygulamalar bunun iyi birer örneğidir.
Encümen-i Şuara, değişme gayretiyle geçen bir asrın şiir üzerinde uyguladığı bütün deneylerin sonuçlarını görmek, sağlamasını yapmak ve bünyeye en uygun olanlarını uygulamaya sokmak maksadıyla yaşanan ciddi bir laboratuvar sürecidir. Şiirin dili, şekli ve içeriği üzerinde denenen yeni uygulamalar bunun iyi birer örneğidir.
Soru 49
Encümen-i Şuara'nın şiir diline ilişkin duruşu seçeneklerden hnagisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Özellikle klasik şiirin süslü, kapalı ve derin tarzlarına bağlı kalmışlardır.
B
Bulmaktan çok aramanın rağbet gördüğü bir poetika anlayışıyla çeşitli dil/üslup denemeler, yapmışlardır.
C
Halka da inmek adına çoğunlukla kaba/saf/sırf Türkçe kullanarak şiirlerini yazmaya çalışmışlardır.
D
Türk şiir geleneğinin şaşalı günlerine dönmek amacıyla gündelik dilin üstünde özel bir dil inşa etmeyi amaçlamışardır.
E
Özellikle mevcut poetikayı çağdaşlaştırarak yeni ilkeler oluşturmak istemişlerdir.
Açıklama:
Encümen-i Şuara’nın şiir dili konusundaki arayışları, belli bir tercihe varamadan sonlanır; lakin bu arada geçmişin şiir dili üzerindeki bütün tasarrufları bir kere daha, silbaştan sınanmış ve XIX. asrın ikinci yarısında, şiirin ulaştığı noktada kullanılabilecek unsurlar ayıklanmaya çalışılmıştır. Gelenekte, şiirin klasik dilinden üç temel sapma, bir başka söyleyişle, dilin
üç asli arayışı görülür; “saf/ sırf/ kaba” Türkçe, “sade” Türkçe, “Sebk-i Hindî”... Encümen-i Şuara’da bu sapmaların üçü de hiçbir tercih işareti gösterilmeden denenir; o kadar ki Sebk-i Hindî’yi yeniden ele alan bir şairin bir süre sonra kaba Türkçe ile de şiir söylediği çoktur. Bulmaktan çok, aramanın ve elemenin rağbet gördüğü bir poetika arayışı... Özellikle Galip, şiir dili’nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrindedir. Bu fikir, klasik şiirin gelenekli çağlarında zaten büyük bir ekseriyetin, üstünde çokça düşünmeden kabul edegeldiği bir poetik tercih iken, aynı fikir XIX. asrın ortalarında tekrarlandığında, geleneğe dönüş olarak algılanır. Oysa Galip’in niyeti, geleneğin şaşaalı günlerine dönmek değil; şiirin asırlarca denenmiş ve olgunlaşmış ilkelerini elden kaçırmadan, mevcut poetikayı çağdaşlaştırmaktır.
üç asli arayışı görülür; “saf/ sırf/ kaba” Türkçe, “sade” Türkçe, “Sebk-i Hindî”... Encümen-i Şuara’da bu sapmaların üçü de hiçbir tercih işareti gösterilmeden denenir; o kadar ki Sebk-i Hindî’yi yeniden ele alan bir şairin bir süre sonra kaba Türkçe ile de şiir söylediği çoktur. Bulmaktan çok, aramanın ve elemenin rağbet gördüğü bir poetika arayışı... Özellikle Galip, şiir dili’nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrindedir. Bu fikir, klasik şiirin gelenekli çağlarında zaten büyük bir ekseriyetin, üstünde çokça düşünmeden kabul edegeldiği bir poetik tercih iken, aynı fikir XIX. asrın ortalarında tekrarlandığında, geleneğe dönüş olarak algılanır. Oysa Galip’in niyeti, geleneğin şaşaalı günlerine dönmek değil; şiirin asırlarca denenmiş ve olgunlaşmış ilkelerini elden kaçırmadan, mevcut poetikayı çağdaşlaştırmaktır.
Soru 50
Encümen-i Şuara mensuplarının halk şiirine karşı tutumları nasıl olmuştur?
Seçenekler
A
Dil unusurları bakımından halk şiirinin yeterince zenginlik ve çeşitlilik içermediğini düşünmektedirler.
B
Halk şiirinin vezni olan hece vezni ile yazmanın aruz veznini terk etmek olacağını düşünmektedirler.
C
Onlara göre halk şiiri özel bir alanın vezni olmayıp bu millete mensup
olan herkesin ata mirasıdır.
olan herkesin ata mirasıdır.
D
Değindiği konular bakımından halk şiiri encümen mensuplarının beklentilerini karşılamaktan uzak durumdadır.
E
Halk şiiri okuma yazması olmayan, daha sığ kişilerin uğraşabileceği bir şiir türüdür.
Açıklama:
Encümen mensupları, içinde bulundukları geleneğin şiir formlarını ve aruzu terk etmeyi asla düşünmezler; fakat onlara alternatifler aramayı da şairin sorumluluklarından bilirler. Hece vezni “halk şiiri” diye adlandırılan özel bir alanın vezni değildir; bu millete mensup olan herkesin ata mirasıdır. Batı toplumlarında olduğu gibi bir kast sistemi asla bulunmayan Osmanlı’da zaten herkes halktandır. Aklınıza gelecek en klasik şairler bile halkın içinden yetişmiştir ve hece vezniyle mutlaka bir münasebeti olmuştur. Beşikte ninnisi parmak hesabıyla, sokakta oynarken tekerlemeleri aynı vezinle, düğünde dernekte dinledikleri heceyledir. Efkârlanınca o da eli kulağa atıp, aynı vezinle türkü söyler. Usulî, Nedim, Şeyh Galip, İzzet Molla gibi pekçok şairin divanlarında hece vezniyle koşmalar, türküler yer alır. Dolayısıyla Encümen-i Şuara müdavimlerinin de parmak hesabına ilgi göstermeleri garipsenecek bir hâl değildir.
Soru 51
Seçeneklerden hangisi Encümen-i Şuaranın dağılması sonrasında bıraktığı etkilerden biridir?
Seçenekler
A
Modern ve değişime açık bir poetikayı savunan şairlerin yetişmesine olanak sağlamıştır.
B
Şiirin daha tutucu ve içine kapanık bir hale gelmesine neden olmuştur.
C
Yetişen yeni şairlerin kendilerini daha çok çatışmacı bir ortam içinde bulmalarına neden olmuştur.
D
Şairler kendilerini zamana meydan okuyan şiirler yazmakla kanıtlayacaklarını düşünmeye başlamışlardır.
E
Şiirin statü sahibi insanlara has bir edebi tür olduğu inancının yayılmasına neden olmuşlardır.
Açıklama:
Encümen-i Şuara, şiirdeki değişmenin önemli bir ara merhalesi olarak ortaya çıkmış ve görevini tamamladıktan sonra da silinip gitmiştir; lakin ardında önemli bir yol açmış olarak… Encümenin dağılması, ona dâhil olan şairlerin de ortadan kalkması demek değildir. Şairler, yeni şiirin şartlarına ve imkânlarına göre kendi edebî tercihlerini değiştirmek ve geliştirmek suretiyle varlıklarını sürdürmek zorundadırlar. Zamana direnen bir şiir yazmak isteyen şair, zamana direnmekten vazgeçmek zorundadır. Kemikleşmiş tercihlerinden
vazgeçemeyenler veya vazgeçmekten yana olmayanlar adları anılmayarak, anıldığında da olumsuz eleştiriler vesilesiyle anılarak yavaş yavaş unutulurlar.
Encümenin asli rüknü, beyin takımı olan şairler ‒genel kanaatin aksine‒ gelenekli poetikayı sürdürecek şairlerin değil de modern ve değişime açık bir poetikayı savunan şairlerin yetişmesine hizmet eder, onları desteklerler. Eğer Kemal’in modern şiir adına önemli bir isim olduğu fikri yaygınsa, böyle bir ismin yetişmesinde Galip ve Ârif Hikmet’in payı da akıldan çıkarılmamalı;
en azından, gözardı edilmemelidir. Galip’in Tuna Vilayeti’nde iken Ahmet Midhat’a gönüllü şiir öğretmenliği yaptığı da burada hatırlanmalı.
vazgeçemeyenler veya vazgeçmekten yana olmayanlar adları anılmayarak, anıldığında da olumsuz eleştiriler vesilesiyle anılarak yavaş yavaş unutulurlar.
Encümenin asli rüknü, beyin takımı olan şairler ‒genel kanaatin aksine‒ gelenekli poetikayı sürdürecek şairlerin değil de modern ve değişime açık bir poetikayı savunan şairlerin yetişmesine hizmet eder, onları desteklerler. Eğer Kemal’in modern şiir adına önemli bir isim olduğu fikri yaygınsa, böyle bir ismin yetişmesinde Galip ve Ârif Hikmet’in payı da akıldan çıkarılmamalı;
en azından, gözardı edilmemelidir. Galip’in Tuna Vilayeti’nde iken Ahmet Midhat’a gönüllü şiir öğretmenliği yaptığı da burada hatırlanmalı.
Soru 52
Padişah yahut şehzade saraylarında, devlet büyüklerinin konaklarında tertip edilen şairlerin de hazır bulunduğu şiir ve içki meclislerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Encümen-i şuara.
B
Mutavassıtin.
C
La pleiade.
D
Sükul uraz.
E
Mazmun.
Açıklama:
Encümen-i şuara. Cevap A'dır.
Soru 53
Klasik şiir içinde daha yüksek daha derin, daha kapalı ve süslü bir tarz oluşturma eğilimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Encümen-i şuara.
B
Sebk-i hindi.
C
Poetika.
D
Sükul uraz.
E
Mazmun.
Açıklama:
Sebk-i hindi. Cevap B'dir.
Soru 54
Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasına saklanan anonim sembol aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Encümen-i şuara.
B
Sükul uraz.
C
Poetika.
D
Mazmun.
E
Mutavassıtin.
Açıklama:
Mazmun. Cevap D'dir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi şiir teorisi, şiir felsefesi anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Poetika.
B
Mazmun.
C
Encümen-i şuara.
D
Sükul uraz.
E
Sebk-i Hindi.
Açıklama:
Poetika. Cevap A'dır.
Soru 56
Cahiliye devri Araplarının her yıl Mekke yakınlarında kurdukları panayır aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poetika.
B
Mazmun.
C
Encümen-i şuara.
D
Sebk-i Hindi.
E
Sükul Uraz.
Açıklama:
Sükul Uraz . Cevap E'dir.
Soru 57
Edebiyatımızda batılılaşama gayretlerine paralel olarak doğan gelenekçi yahut doğu batı sentezcisi edebiyatçılar aşağıdakilerden hangisiyle anılır?
Seçenekler
A
Mutavassıtin.
B
Poetika.
C
Sükul uraz.
D
Mazmun.
E
Sebk-i hindi.
Açıklama:
Mutavassıtin. Cevap A'dır.
Soru 58
Tanpınar Encümen-i şuara için aşağıdakilerden hangi tabiri kullanmıştır?
Seçenekler
A
La pleiade.
B
Sükul uraz.
C
Mazmun.
D
Poetika.
E
Sebk-i hindi.
Açıklama:
La pleide.
Soru 59
Maceray-ı aşk aşağıdakilerden hangisinin eseridir?
Seçenekler
A
Mehmed Lebib.
B
Abdülhak Hamid.
C
Mustafa İzzet.
D
Osman Şems.
E
Üsküdarlı Hakkı.
Açıklama:
Abdülhak Hamid. Cevap B'dir.
Soru 60
Tarihi Edebiyyat-ı Osmaniyye aşağıdakilerden hangisinin eseridir?
Seçenekler
A
Şehabettin Süleyman.
B
Abdülhak Hamid.
C
Mehmed Lebib.
D
Mustafa İzzet.
E
Osman Şems.
Açıklama:
Şehabettin Süleyman. Cevap A'dır.
Soru 61
Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi adlı eser aşağıdakileren hangisine aittir?
Seçenekler
A
Abdülhak Hamid.
B
Mehmed Lebib.
C
İsmail Habib.
D
Osman Şems.
E
Namık Kemal.
Açıklama:
İsmail Habib. Cevap C'dir.
Soru 62
“Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında tertib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerinin” ismine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ekabir
B
Encümen-i şuara
C
Mutavassıtîn
D
Rical-i devlet
E
Sûku’l-Ukâz
Açıklama:
“Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında tertib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerinin” adına genel olarak encümen-i şuara denmiştir.
Soru 63
Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak doğan ve kimileri gelenekli kutupta toplanan kimileri de bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mutavassıtîn
B
La Pléiade
C
Sûku’l-Ukâz
D
Mazmun
E
Poetika
Açıklama:
Mutavassıtîn: Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak doğan ve kimileri gelenekli kutupta toplanan kimileri de bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılar.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Fransızların en eski edebî toplaşmalarından biridir?
Seçenekler
A
Sûku’l-Ukâz
B
Poetika
C
Mazmun
D
La Pléiade
E
Encümen-i Şuara
Açıklama:
La Pléiade (yedi yıldızdan oluşan Süreyyâ burcu), Fransızların en eski edebî toplaşmalarından biridir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayıra verilen addır?
Seçenekler
A
Sebk-i Hindî
B
Poetika
C
Sûku’l-Ukâz
D
Mazmun
E
La Pléiade
Açıklama:
Sûku’l-Ukâz: Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayır. H
Soru 66
Encümen müdavimleri hangi yıldan itibaren dağılmışlardır?
Seçenekler
A
1860
B
1861
C
1862
D
1863
E
1864
Açıklama:
1862 yılının ortalarından itibaren peşi peşine gelmeye başlayan pekçok şahsi sebepten dolayı encümen müdavimleri yavaş yavaş kopup dağılırlar.
Soru 67
“Vatan”, “millet” gibi sosyal kavramları şiire ilk getiren şair kimdir?
Seçenekler
A
Arif Hikmet Bey
B
Lebib Efendi
C
İbrahim Hakkı
D
Salih Naili
E
Namık Kemal
Açıklama:
XVIII. asrın sonlarında belirginleşen bir süreç, Kemal’le şiire girdiği kabul edilen “vatan”, “millet” gibi sosyal kavramların aniden zuhur etmeyip hatlarını yavaş yavaş nasıl da barizleştirdiğini gösteriyor.
Soru 68
Batı sanatı karşısında mutavassıt Türk sanatkârının “ben olarak kalırken o olmak” ideali hangi yüzyılın sonlarına doğru bir kültür politikası halini almıştır?
Seçenekler
A
15.yy
B
16.yy
C
17.yy
D
18.yy
E
19.yy
Açıklama:
Batı sanatı karşısında mutavassıt Türk sanatkârının “ben olarak kalırken o olmak” ideali, XVIII. asır sonlarından günümüze kadar bir kültür politikası olagelmiştir.
Soru 69
Şiir dili’nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrini savunan şair kimdir?
Seçenekler
A
Galip
B
Hoca Tahsin Efendi
C
İbrahim Ethem Pertev Paşa
D
Üsküdarlı Hakkı Bey
E
Namık Kemal
Açıklama:
Özellikle Galip, şiir dilinin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrindedir.
Soru 70
Hece veznini aydın edebiyatçılara tanıtmaya karar verip ‒Ahmet Cevdet Paşa’nın teşvikiyle‒ Türkçe Aruz adındaki kitabı kaleme alan yazar kimdir?
Seçenekler
A
İzzet Molla
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Üsküdarlı Hakkı Bey
E
Manastırlı Faik
Açıklama:
Hece vezniyle yazılmış bir de gazeli olan Faik, hece veznini aydın edebiyatçılara tanıtmaya karar verip ‒Ahmet Cevdet Paşa’nın teşvikiyle‒ Türkçe Aruz adındaki kitabını kaleme alır.
Soru 71
Şairin şahsi zekâ, şahsi hassasiyet ve şahsi yaratıcılık ile eser vermesine yol açan şiir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sebk-i Hindi
B
Beliğ
C
Tebliğ
D
Mazmun
E
Poetika
Açıklama:
Oysa Sebk-i Hindî, şairin şahsi zekâ, şahsi hassasiyet ve şahsi yaratıcılık ile eser vermesine; şiir okurunun şahsi algısı, şahsi duyguları ve şahsi şuur dışı ile kavrayıp anlamlandırmasına açık bir şiir estetiği getirir ki, modern şiirin/ şairin yapmaya çalıştığı da birebir budur.
Soru 72
“Encümen-i şuara" ne anlama gelmektedir ?
Seçenekler
A
Divan-ı Hümayun
B
Dönemin en iyi okulları
C
Evlendirme dairesi
D
Bakanlık
E
Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında tertib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclisleri
Açıklama:
Padişah sarayında veya vilayetlerdeki şehzadelerin saraylarında, etraflarında birer muhit edinmiş devlet büyüklerinin konaklarında tertib edilen ve şairlerin de hazır bulunduğu içki ve şiir meclislerine Encümen-i şuara adı verilmektedir.
Soru 73
Şiirdeki kudretiyle kendini kabul ettirmiş ve encümenin reisi mevkiine oturtulmuş olan kişi kimdir ?
Seçenekler
A
Leskofçalı Mustafa Galip Bey
B
İbrahim Halet Bey
C
İsmail Paşazade
D
İbrahim Hakkı Bey
E
Hersekli Ârif Hikmet Bey
Açıklama:
Şiirdeki kudretiyle kendini kabul ettirmiş ve encümenin reisi mevkiine oturtulmuş olan kişi Leskofçalı Mustafa Galip Bey’dir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara mensuplarını bir araya getiren sebeplerlerden biri değildir ?
Seçenekler
A
Encümen-i Şuara müdavimlerinin eRumeli’ye olan bağları
B
Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları
C
Ortak gelir kaygısı
D
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı konakların müdavimi olması
E
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynı olması
Açıklama:
Ortak gelir kaygısı Encümen-i Şuara mensuplarını bir araya getiren sebeplerlerden biri değildir.
Soru 75
1861 yılı baharında Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Laleli Çukurçeşme’deki evinde gerçekleşen “encümen-i şuara" haftanın hangi günü toplanırdı ?
Seçenekler
A
Cuma
B
Salı
C
Çarşamba
D
Pazar
E
Pazartesi
Açıklama:
1861 yılı baharında Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Laleli Çukurçeşme’deki evinde gerçekleşen “encümen-i şuara" her salı toplanırdı.
Soru 76
Klâsik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir tarz oluşturma eğilimine ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Aruz
B
Divan
C
Mazmun
D
Sebk-i Hindî
E
Poetika
Açıklama:
Klâsik şiir içinde daha yüksek, daha derin, daha kapalı, daha süslü bir tarz oluşturma eğilimine Sebk-i Hindî adı verilir.
Soru 77
Türkçe Aruz kitabının yazarı kimdir ?
Seçenekler
A
Niğdeli Hikmet
B
Namık Kemal
C
Manastırlı Faik
D
Sadrazam Âli Paşa
E
Şeyh Galip
Açıklama:
Türkçe Aruz kitabının yazarı Manastırlı Faik'tir.
Soru 78
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyyesi kime aittir ?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Eşref Paşa
C
Ziya Paşa
D
Şehabettin Süleyman
E
Ârif Hikmet
Açıklama:
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyyesi Şehabettin Süleyman'a aittir.
Soru 79
Abdülhak Hamit'in ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Tercüman-ı Ahval
B
Macerayı Aşk
C
Dolab
D
İçli Kız
E
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyyesi
Açıklama:
Abdülhak Hamit'in ilk eseri Macerayı Aşk'tır.
Soru 80
Şiir teorisi, şiir felsefesi, şiir hakkında düşünmeler ne olarak adlandırılmaktadır ?
Seçenekler
A
Mazmun
B
Poetika
C
Sebk-i Hindî
D
Divan
E
Hece ölçüsü
Açıklama:
Şiir teorisi, şiir felsefesi, şiir hakkında düşünmeler poetika olarak adlandırılmaktadır.
Soru 81
Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, alegori için kullanılan isim hangisidir ?
Seçenekler
A
Aruz
B
Sebk-i Hindi
C
Poetika
D
İmge
E
Mazmun
Açıklama:
Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, alegori için kullanılan isim mazmundur.
Soru 82
Yaşça müdavimlerin bir kısmından daha genç olmasına rağmen, şiirdeki kudretiyle kendini kabul ettirmiş ve encümenin reisi mevkiine yükselmiş olan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hersekli Ârif Hikmet Bey
B
Leskofçalı Mustafa Galip Bey
C
Ruznamçecizade Mehmet Lebib Efendi
D
Rumeli Kazaskeri Mustafa İzzet Efendi
E
Nakşibendi şeyhi “Bazü’l-enver” Osman Nurettin Şems Efendi
Açıklama:
Yaşça müdavimlerin bir kısmından daha genç olmasına rağmen, şiirdeki kudretiyle kendini kabul ettirmiş ve encümenin reisi mevkiine oturtulmuş olan, Emtia Gümrüğü Tahrirat Müdürü Leskofçalı Mustafa Galip Bey’dir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara'nın müdavimi sayılmamasına rağmen, zaman zaman Encümen-i Şuara'nın toplantılarına katılmaktadır?
Seçenekler
A
İsmail Paşazade
B
İbrahim Hakkı Bey
C
Bursalı Mustafa Eşref Paşa
D
Manastırlı Hoca Salih Naili Efendi
E
Recaizade Mehmet Celal Bey
Açıklama:
Encümen-i Şuara'nın müdavimi sayılmamasına rağmen, zaman zaman Encümen-i Şuara'nın toplantılarına katılan şairlerden biri Bursalı Mustafa Eşref Paşadır. Diğer şıklarda verilen şairler Encümen-i Şuara'nın müdavimidir.
Soru 84
- Aynı meslekte çalışırken kurdukları dostluklar
- İtikadi değerleri
- Aynı konakların müdavimi olmaları ya da aynı devlet büyüklerinin himayesinde yaşamaları
- Aynı kahvehanelere ve meyhanelere gitmeleri
- Mensubu oldukları tarikat ve dergahlar
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Şairlerin aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları sebebiyle kurulmuş dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür. İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir.
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı konakların müdavimidir ve aynı devlet büyüklerinin himayesinde yaşarlar. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de rical-i devlet, şaire geleneğin gözüyle bakar; ama değişip çağa ayak uydurarak da olsa, şair-devlet adamı münasebetinin sürdüğü fark edilir. Encümen şairleri, mensubu oldukları tarikatlerin dergâh ve tekkelerinde rastlaşmış, tanışmış ve ahbap olmuşlardır. Devrin edipleri, tekkelerdeki mistik havayı teneffüsle kalmaz; dinî, fikrî, edebî, hatta siyasi konularda tartışma ve ‒tekkenin meşrebi müsaitse‒ içki meclislerine katılma imkânını da bulurlar. Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün.
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı konakların müdavimidir ve aynı devlet büyüklerinin himayesinde yaşarlar. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de rical-i devlet, şaire geleneğin gözüyle bakar; ama değişip çağa ayak uydurarak da olsa, şair-devlet adamı münasebetinin sürdüğü fark edilir. Encümen şairleri, mensubu oldukları tarikatlerin dergâh ve tekkelerinde rastlaşmış, tanışmış ve ahbap olmuşlardır. Devrin edipleri, tekkelerdeki mistik havayı teneffüsle kalmaz; dinî, fikrî, edebî, hatta siyasi konularda tartışma ve ‒tekkenin meşrebi müsaitse‒ içki meclislerine katılma imkânını da bulurlar. Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuara’nın parça parça önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün.
Soru 85
Encümen-i Şuara'nın edebiyat görüşü ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Asli özelliğini bir “mutavassıt” duruşu oluşturur.
B
Şiirde yenileşme çabalarının bir parçasıdır.
C
Doğu ve Batı'nın şiir tekniklerinden karışımından yola çıkılmıştır.
D
Şiir dili olarak sade Türkçe tercih edilmiştir.
E
Geleneksel şiir formları terkedilmeden yeni şiir formları aranır.
Açıklama:
Encümen-i Şuara’nın şiir dili konusundaki arayışları, belli bir tercihe varamadan sonlanır; lakin bu arada geçmişin şiir dili üzerindeki bütün tasarrufları bir kere daha, silbaştan sınanmış ve XIX. asrın ikinci yarısında, şiirin ulaştığı noktada kullanılabilecek unsurlar ayıklanmaya çalışılmıştır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara için söylenemez?
Seçenekler
A
Ortaya çıktığı devirde şiir alanında klasik değerler zayıflarken modern değerler kendini henüz kabul ettirememiştir.
B
Geleneksel olanı ortadan kaldırmaya çalışırlar.
C
Batılılaşmanın başından beri varlığını hissettiren “mutavassıt” tavır söz konusudur.
D
Dozu kaçmış bir batılılaşmayı frenkleşme kabul ederler.
E
Şiirlerinde batılı tarzda bir yenilik bulmak mümkün değildir.
Açıklama:
Yeniliğe karşı çıkmamak fakat eskiyi de tamamen reddetmemek; eskiyi ortadan kaldırmaya kıyamamak fakat onu dönüştürme azmini de hep korumak; Batılılaşmaya hoşça bakmak fakat taklide de muhalefet etmek Encümen-i Şuara'nın özelliklerindendir.
Soru 87
- Kendinden sonra gelen akımlar için bir yol açmıştır.
- Encümen dağıldıktan sonra ona bağlı şairlerin de şiir hayatları son bulmuştur.
- Encümenin şairleri modern ve değişime açık şairlerin yetişmesine hizmet etmiştir.
- Recaizade Ekrem’den Sami Paşazade Sezayi gibi isimlerin yetişmesinde doğrudan ya da dolaylı etkileri olmuştur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
III ve IV
D
I, II ve II
E
I, III ve IV
Açıklama:
Encümen-i Şuara, şiirdeki değişmenin önemli bir ara merhalesi olarak ortaya çıkmış ve görevini tamamladıktan sonra da silinip gitmiştir; lakin ardında önemli bir yol açmış olarak… Encümenin dağılması, ona dâhil olan şairlerin de ortadan kalkması demek değildir. Şairler, yeni şiirin şartlarına ve imkânlarına göre kendi edebî tercihlerini değiştirmek ve geliştirmek suretiyle varlıklarını sürdürmek zorundadırlar.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara'nın varlığını sürdürdüğü tarihlerin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Avrupa'da realizm akımının doğduğu tarihlerdir.
B
Osmanlı Islahat Fermanı'nın getirdiği sosyal dönüşümü yaşamaktadır.
C
Osmanlı Devlet'i Kırım Savaşı'nın etkisi altındadır.
D
Avrupa'da vatan, millet, hürriyet, cumhuriyet gibi sosyal değerlerin yücelttiği bir dönemdir.
E
Osmanlı'da meşruiyetçi fikirler filizlenmeye başlamıştır.
Açıklama:
Encümen-i Şuara’nın kurulduğu tarihler, Avrupa’da romantizmin vatan, millet, hürriyet, cumhuriyet gibi sosyal değerleri yücelttiği; “kamuoyu” kavramının yeni yeni duyulmaya başlandığı ve sosyolojinin doğduğu tarihlerdi.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuara'dan sonraki döndemde şiirde klasik çizgiden ayrılmayan şairlerdendir?
Seçenekler
A
Galip
B
Arif Hikmet
C
Eşref Paşa
D
Abdülhak Hamit
E
Sami Paşazade Sezayi
Açıklama:
Zamana direnen bir şiir yazmak isteyen şair, zamana direnmekten vazgeçmek zorundadır. Kemikleşmiş tercihlerinden vazgeçemeyenler veya vazgeçmekten yana olmayanlar adları anılmayarak, anıldığında da olumsuz eleştiriler vesilesiyle anılarak yavaş yavaş unutulurlar. Eşref Paşa ile pek çok noktada birleşen Kâzım Paşa, birkaç küçük tecrübesi hariç, klasik çizgiden pek de ayrılmamış; bunun için de hep eskinin savunucusu olarak tanınmıştır.
Soru 90
“İhtimal ki ömrü müsait olaydı, onu Kemal gibi, hiç olmazsa Ziya Paşa gibi, teceddüd edebiyatımızın mühim simalarından görecektik" Sözü hangi şair için söylenmiştir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Eşref Paşa
C
İsmail Habib
D
Arif Hikmet
E
Muallim Naci
Açıklama:
İsmail Habib, cumhuriyet devrinin “eski”ye bakışını da temsil eden Türk Teceddüd Edebiyatı Tarihi’nde Ârif Hikmet için, “İhtimal ki ömrü müsait olaydı, onu Kemal gibi, hiç olmazsa Ziya Paşa gibi, teceddüd edebiyatımızın mühim simalarından görecektik” diye yazar.
Soru 91
Abdülhak Hamit'in ilk eseri olan "Macerayı Aşk" oyununun ilk perdesini okuyan ve tuttuğu yolda yürümesini öğütleyen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Recaizade Ekrem
B
Memduh Faik
C
Sami Paşazade
D
Ziya Paşa
E
Ârif Hikmet
Açıklama:
Kitaba göre Abdülhak Hamit, ilk eseri olan Macerayı Aşk’ı (1290) yazarken “baba dostu Memduh Faik Bey” oyunun ilk perdesini okumuş; “Çok beğenmiş olacak ki tuttuğu yolda yürümesini öğütlemiş ve ilerde ünlü bir yazar olacağını da müjdelemiş”tir (Akıncı 1954: 29). Hamit, bu cesaretle yazdığı İçli Kız’ın (1291) müsveddelerini de Memduh Faik’e okutur. Faik bir “istidad-ı edebî” gördüğü bu gencin oyununu beğenir, destekler, hatta tashih eder (Tarhan 1937: 197). Doğru cevap B seçeneğidir.
Ünite 4
Soru 1
Yetişmesinde, XIX. yüzyılın divan şairlerinden Keçecizade İzzet Molla’nın etkili olduğu kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Şeref Hanım
C
Adile Sultan
D
Fıtnat Hanım
E
Hazinedarzade Fıtnat
Açıklama:
Leyla Hanım, Şeref Hanım ve Adile Sultanın edebî kişiliklerini karşılaştırabileceksiniz.
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Divan edebiyatında kadın şairlerin konumunu ile ilgili yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Divan edebiyatında kadın şair sayısı, erkeklere oranla oldukça azdır.
B
Kadınlar toplumsal hayatın öteki alanlarında da azınlık durumundadır.
C
Eser vermiş olan kadın şairler, şiirlerinin üstün sanat özellikleriyle tezkirelerde yer alabilmişlerdir.
D
İlk yüzyıllarda pek az olan kadın şair sayısında XIX. yüzyıla gelindiğinde artış olması dikkat çekmektedir.
E
Osmanlıda modernleşmeye paralel olarak, kadınlar toplumsal hayatta daha fazla yer edinmeye başlamıştır.
Açıklama:
Divan edebiyatında kadın şair sayısı, erkeklere oranla oldukça azdır. Kadının bu durumu, yalnız edebiyat ve sanatta değil toplumsal hayatın öteki alanlarında da benzerlik göstermektedir. Eser vermiş olan kadın şairler, şiirlerinin üstün sanat özellikleriyle değil kadın olmaları dolayısıyla tezkirelerde yer alabilmişlerdir. İlk yüzyıllarda pek az olan kadın şair sayısında XIX. yüzyıla gelindiğinde artış olması dikkat çekmektedir. Bu ise Osmanlıda modernleşmeye paralel olarak, kadınların toplumsal hayatta daha fazla yer edinmeye başlamasıyla açıklanabilir.
Soru 3
İlk yüzyıllarda pek az olan kadın şair sayısında hangi yüzyıla gelindiğinde artış olmuştur?
Seçenekler
A
XIX.
B
XX.
C
XV.
D
XVIII.
E
XVII.
Açıklama:
İlk yüzyıllarda pek az olan kadın şair sayısında XIX. yüzyıla gelindiğinde artış olması dikkat çekmektedir. Bu ise Osmanlıda modernleşmeye paralel olarak, kadınların toplumsal hayatta daha fazla yer edinmeye başlamasıyla açıklanabilir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangileri XIX. yüzyılda eser veren kadın şairlerin ortak özelliklerindendir?
I.Bu dönem kadın şairlerinin yetişme tarzları benzerlik göstermektedir.
II. Tamamı, toplumun üst kesim ailelerine mensuptur.
III. Aile içinde eğitim alma İmkanı bulabilmişlerdir.
IV. Başta İstanbul olmak üzere, Osmanlı Devleti’nin çeşitli kültür merkezlerinde yaşamışlardır.
V.Bu dönem kadın şairleri farklı sosyo-kültürel yapılardan gelmektedirler.
I.Bu dönem kadın şairlerinin yetişme tarzları benzerlik göstermektedir.
II. Tamamı, toplumun üst kesim ailelerine mensuptur.
III. Aile içinde eğitim alma İmkanı bulabilmişlerdir.
IV. Başta İstanbul olmak üzere, Osmanlı Devleti’nin çeşitli kültür merkezlerinde yaşamışlardır.
V.Bu dönem kadın şairleri farklı sosyo-kültürel yapılardan gelmektedirler.
Seçenekler
A
I,II,III,IV
B
I,II,III,V
C
I,III,IV,V
D
I,II,IV,V
E
II,III,IV,V
Açıklama:
Bu dönem kadın şairlerinin yetişme tarzları benzerlik göstermektedir. Tamamı, toplumun üst kesim ailelerine mensuptur ve aile içinde eğitim alma İmkânı bulabilmişlerdir. Başta İstanbul olmak üzere, Osmanlı Devleti’nin çeşitli kültür merkezlerinde yaşamışlardır.
Soru 5
XIX. yüzyılın önde gelen kadın şairleri Leyla Hanım, Şeref Hanım ve Adile Sultan ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
şiir ve sanat etkinliklerine uygun ortamlar olan tarikat çevreleriyle ilişkilidirler.
B
Üçü de divan sahibidir.
C
Şiirlerinde dinî ve tasavvufi konuları yoğun olarak işlemişlerdir.
D
şiirlerinde bu döneme kadar pek az görülen gerçek hayattan sahneler ve kişisellik, üç şairde de belirgindir.
E
Gazellerinde beşerî aşka daha çok yer vermişlerdir.
Açıklama:
Birçoğu, şiir ve sanat etkinliklerine uygun ortamlar olan tarikat çevreleriyle ilişkilidir. Bu yüzyılın önde gelen kadın şairleri Leyla Hanım, Şeref Hanım ve Adile Sultan’dır. Üçü de divan sahibidir. Şiirlerinde dinî ve tasavvufi konuları yoğun olarak işlemişlerdir.Leyla ve Şeref Hanım, gazellerinde beşerî aşka daha çok yer vermiştir.
Soru 6
Gazellerinde beşerî aşka daha çok yer veren yazar/yazarlar aşağıdakilerden hangisidir?
I. Leyla ve Şeref Hanım
II. Leyla Hanım
III. Şeref Hanım
IV. Adile Sultan ve Şeref Hanım
V. Adile Sultan
I. Leyla ve Şeref Hanım
II. Leyla Hanım
III. Şeref Hanım
IV. Adile Sultan ve Şeref Hanım
V. Adile Sultan
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Leyla ve Şeref Hanım, gazellerinde beşerî aşka daha çok yer vermiştir. Adile Sultan ise, ilahî aşka ağırlık vermesiyle onlardan ayrılmaktadır.
Soru 7
Aşağıda Şeref Hanım ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bürokrat bir aileye mensuptur.
B
Dönemin meşhur şairlerinden İzzet Molla’nın yeğenidir.
C
Şair olarak yetişmesinde dayısının katkısı olmuştur.
D
Yazdığı methiyeler sayesinde sarayla ilişki geliştirmiş, kendisine maaş bağlanmıştır.
E
Şair bir babanın kızıdır
Açıklama:
Bürokrat bir aileye mensup olan Leyla Hanım, dönemin meşhur şairlerinden İzzet Molla’nın yeğenidir. Şair olarak yetişmesinde dayısı (İzzet Molla) nın katkısı olmuştur. Yazdığı methiyeler sayesinde sarayla ilişki geliştirmiş, kendisine maaş bağlanmıştır. Şeref Hanım: Şair bir babanın kızıdır
Soru 8
Leyla Hanım hakkında aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şair olarak yetişmesinde eşi (İzzet Molla) nın katkısı olmuştur.
B
Gazellerinde rindane eda ve beşeri aşk belirgindir.
C
Yazdığı methiyeler sayesinde sarayla ilişki geliştirmiş, kendisine maaş bağlanmıştır.
D
Tam bir divan sahibi olarak neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiştir.
E
Çok az sayıda nazire söylemiştir
Açıklama:
Bürokrat bir aileye mensup olan Leyla Hanım, dönemin meşhur şairlerinden İzzet Molla’nın yeğenidir. Şair olarak yetişmesinde dayısı (İzzet Molla) nın katkısı olmuştur. Yazdığı methiyeler sayesinde sarayla ilişki geliştirmiş, kendisine maaş bağlanmıştır. Serbest hayat tarzından dolayı eleştirilmiştir. Tam bir divan sahibi olarak neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiştir. Gazellerinde rindane eda ve beşeri aşk belirgindir. Dinî içerikli şiirlerinde ise peygamber ve ehl-i beyt sevgisi, Mevlana hayranlığı ve Kerbela acısı dikkat çekmektedir. Çok sayıda nazire söylemiştir
Soru 9
Şeref Hanım Üslup ve içerik olarak aşağıdakilerden hangisini takip etmiştir?
Seçenekler
A
Leyla hanım
B
Adile hanım
C
II.Mahmut
D
İzzet Molla
E
Nakiye Hanım
Açıklama:
Şeref Hanım: Şair bir babanın kızıdır. Divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır. Bunlar arasında 255 gazelden sonra kıt’a nazım şekliyle yazdığı 122 tarih manzumesi dikkat çekmektedir. Aile fertleriyle ilgili son derece sıradan konularda bile tarih manzumesi yazmıştır. Üslup ve içerik olarak Leyla Hanım’ı takip etmiştir.
Soru 10
Adile Sultan divanındaki “Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerinde hangi konulara yer veren olayları anlatmıştır?
Seçenekler
A
hayatına ve kişiliğine yön veren olayları
B
aşk ve sevgili konusu
C
dinî duyguları
D
kardeşinin ölüm acısını
E
tasavvuf
Açıklama:
Divanındaki “Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerinde hayatına ve
kişiliğine yön veren olayları dile getirmektedir. Aruzlu şiirlerinin yanında, hece vezniyle ilahiler de yazmıştır. Hayırsever kişiliğiyle bilinen Adile Sultan’ın bazı şiirleri bestelenmiştir.
kişiliğine yön veren olayları dile getirmektedir. Aruzlu şiirlerinin yanında, hece vezniyle ilahiler de yazmıştır. Hayırsever kişiliğiyle bilinen Adile Sultan’ın bazı şiirleri bestelenmiştir.
Soru 11
Eski Türklerin oynadıkları ve Avrupa’da “polo” adıyla bilinen oyun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çevgân
B
Eril
C
Cirit
D
Kamet
E
Kalem
Açıklama:
Çevgân: Eski Türklerin oynadıkları, Avrupa’da “polo” adıyla bilinen oyundur.
Soru 12
Bir kazasker kızı olan Sıdkî Hatun ile hattatlığı şairliğinden daha güçlü olan Ani Fatma Hatun, hangi yüzyılda yaşamıştır?
Seçenekler
A
XVII. yüzyılın ilk yarısı
B
XVII. yüzyılın ikinci yarısı
C
XVIII. yüzyılın ilk yarısı
D
XVIII. yüzyılın ikinci yarısı
E
XIX. yüzyılın ilk yarısı
Açıklama:
Bir kazasker kızı olan Sıdkî Hatun ile hattatlığı şairliğinden daha güçlü olan Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
Hekimbaşı İsmail Paşa’nın kızı olarak 1845’te İstanbul’da doğan, babasının görevi nedeniyle yedi yaşına kadar bulunduğu sarayda iyi bir eğitim alan, şairliğinin yanında besteciliği ile de tanınmış olan kadın şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nakiye Hanım
B
Sırrî Hanım
C
Hazinedarzade Fıtnat Hanım
D
Leyla Hanım
E
Mahşah Hanım
Açıklama:
Leyla Hanım (Saz), Hekimbaşı İsmail Paşa’nın kızı olarak 1845’te İstanbul’da doğmuş, babasının görevi nedeniyle yedi yaşına kadar bulunduğu sarayda iyi bir eğitim almış, şairliğinin yanında besteciliği ile de tanınmış olan bir şairdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 14
1845-1879 yılları arasında yaşamış, şair Şeref Hanım’ın yeğeni, daha çok eğitimciliği ile tanınmış, Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiş kadın şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nakiye Hanım
B
Hatice İffet
C
Hasibe Maide
D
Şerife Ziba
E
Fatma Kâmile
Açıklama:
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır. Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyıl kadın şairlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şeref Hanım
B
Mahşah Hanım
C
Habibe
D
Saniye Hanım
E
Ani Fatma Hatun
Açıklama:
Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Eski Türklerin oynadıkları, Avrupa’da “polo” adıyla bilinen oyun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hazire
B
Çevgân
C
Te’sîr
D
Dür
E
Mehd
Açıklama:
Çevgân: Eski Türklerin oynadıkları, Avrupa’da “polo” adıyla bilinen oyun. Arapçada sözcükler, eril (müzekker) ve dişil (müennes) olarak iki türlüdür. Bu ayrıma göre, şems sözcüğü eril, Farsça olan mâh’ın Arapça karşılığı kamer ise dişildir. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Şerefâ sencileyin bî-mâye
Ne cesâretle alır şiiri ele
Senin eş‘âr-ı perîşânından Yegdir
Âşık Ömerin nazmı bile
Yukarıdaki mısralar hangi kadın şairimize aittir?
Ne cesâretle alır şiiri ele
Senin eş‘âr-ı perîşânından Yegdir
Âşık Ömerin nazmı bile
Yukarıdaki mısralar hangi kadın şairimize aittir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Zeynep Hatun
C
Şeref Hanım
D
Mihrî Hatun
E
Saniye Hanım
Açıklama:
Kadın şairlerin üslubu, Şeref Hanım’ın aşağıdaki mısralarında olduğu gibi, bir yanıyla çekingen ve kısık seslidir:
Şerefâ sencileyin bî-mâye
Ne cesâretle alır şiiri ele
Senin eş‘âr-ı perîşânından
Yegdir Âşık Ömerin nazmı bile
Doğru cevap C'dir.
Şerefâ sencileyin bî-mâye
Ne cesâretle alır şiiri ele
Senin eş‘âr-ı perîşânından
Yegdir Âşık Ömerin nazmı bile
Doğru cevap C'dir.
Soru 18
Cami, tekke ve türbe gibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çevgân
B
Derûn
C
İhtirâm
D
Mehd
E
Hazire
Açıklama:
Hazire, cami, tekke ve türbe gibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 19
Leyla Hanım'ın "Meydân-ı mahabbetde bu hicrân unudulmaz" dizelerinde yer alan hicran kelimesinin buradaki anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayrılık; unutulmaz acı, keder
B
Sevgi
C
Gönül alıp götüren, güzel
D
Çihre
E
Şûh
Açıklama:
Hicrân, burada "ayrılık; unutulmaz acı, keder" anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 20
Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söyleyen Şeref Hanım’ın divanında toplam kaç manzumesi bulunmaktadır?
Seçenekler
A
377
B
477
C
577
D
677
E
777
Açıklama:
Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söyleyen Şeref Hanım’ın divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olan ve Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şeref Hanım
B
Adile Sultan
C
Leyla Hanım
D
Fatma Kâmile
E
Mahşah Hanım
Açıklama:
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 22
15. yüzyıl şairi Necatinin kendisine nazire yazan çağdaşı kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım.
B
Şeref Hanım.
C
Adile Sultan.
D
Zeynep Hatun.
E
Mihri Hatun.
Açıklama:
Mihri Hatun. Cevap E'dir.
Soru 23
Divan edebiyatı tarihinde adı geçen en eski kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zeynep Hatun.
B
Leyla Hanım.
C
Şerif Hanım.
D
Adile Sultan.
E
Hubbi Hatun.
Açıklama:
Zeynep Hatun.Cevap A'dır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi üstün arapça bilgisiyle Kanuni dönemi şairi olarak anılır?
Seçenekler
A
Mihri Hatun.
B
Hubbi Hatun.
C
Zeynep Hatun.
D
Leyla Hanım.
E
Şeref Hanım.
Açıklama:
Hubbi Hatun. Cevap B'dir.
Soru 25
Kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile anılan Kadiri kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sırri Hanım.
B
Leyla Hanım.
C
Şeref Hanım.
D
Nakiye Hanım.
E
Zeynep Hatun.
Açıklama:
Sırri hanım. Cevap A'dır.
Soru 26
Eğitim faaliyetlerinden dolayı 2. Abdülhamit tarafından ödüllendirilen kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sırri hanım.
B
Leyla hanım.
C
Nakiye hanım.
D
Zeynep hatun.
E
Mihri hatun.
Açıklama:
Nakiye hanım. Cevap C'dir.
Soru 27
Dergilerde açık imzasıyla şiirleri yayınlanan Trabzon valisinin kızı olan kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hazinedarzade Fıtnat Hanım.
B
Zeynep Hatun
C
Mihri Hatun.
D
Leyla hanım.
E
Şeref Hanım.
Açıklama:
Fıtnat Hanım. Cevap A'dır.
Soru 28
Divan tarzı dışında hece ölçüsüyle ilahiler ve tiyatro oyunu yazmış şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sırri hanım.
B
Mahşah hanım.
C
Leyla hanım.
D
Şeref Hanım.
E
Zeynep Hatun.
Açıklama:
Mahşah hanım. Cevap B'dir.
Soru 29
Hekimbaşı İsmail paşanın kızı olarak 1845 yılında doğmuş, besteciliğiyle de tanınan şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla hanım - Saz-
B
Zeynep hatun.
C
Mihri hatun.
D
Sırri Hanım.
E
Fatma Kamile.
Açıklama:
Leyla hanım. -Saz- Cevap A'dır.
Soru 30
Osmanlı hanedanında Divan sahibi tek kadın şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zeynep Hatun.
B
Adile sultan.
C
Leyla hanım.
D
Şeref hanım.
E
Sırri hanım.
Açıklama:
Adile Sultan. Cevap B'dir.
Soru 31
'Yok maaşu meskenim şekl'i melek, Çün beşer halk olmuşum herşey gerek' dizelerinin sahibi şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adile Sultan.
B
Şeref Hanım.
C
Zeynep Hatun.
D
Leyla Hanım
E
Sırri Hanım.
Açıklama:
Şeref Hanım. Cevap B'dir.
Soru 32
XV. yüzyıl şairi Necatî’nin, kendisine nazire yazmış olmasından rahatsızlık duyduğu ve rakip olarak görmediğini bildirdiği kadın şair kimdir?
Seçenekler
A
Mihrî Hatun
B
Leyla Hanım
C
Fitnat Hanım
D
Adile Sultan
E
Şeref Hanım
Açıklama:
Avrupa'da olduğu gibi Osmanlı'da da Ortaçağ'da kadın her alanda geri plandadır. Osmanlı şiiri de, kadını dışarıda bırakan İran ve Arap edebiyatlarının etkisinde gelenek hâlinde yerleşmiş, şiir sistemi kodlanmıştı. Modern anlamıyla kişisel yaratı, geleneğin önüne geçemezdi.
Bu durumun bir örneği, XV. yüzyıl şairi Necatî’nin, kendisine nazire yazan çağdaşı Mihrî Hatun’a verdiği tepkide görülmektedir. Bir kadının kendisine nazire yazmış olmasından rahatsızlık duyduğu hissedilen şair, edepsizlikle suçladığı Mihrî Hatun’u rakip olarak görmediğini bildirmiştir:
Ey benüm şi‘rüme nazîre diyen
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser
(Ey benim şiirime nazire söyleyen (Mihrî Hatun), edep yolundan çıkmaktan sakın! Şiirim, vezin ve kafiye ile Necatî´’nin şiirine eşdeğer oldu, deme!)
Bu durumun bir örneği, XV. yüzyıl şairi Necatî’nin, kendisine nazire yazan çağdaşı Mihrî Hatun’a verdiği tepkide görülmektedir. Bir kadının kendisine nazire yazmış olmasından rahatsızlık duyduğu hissedilen şair, edepsizlikle suçladığı Mihrî Hatun’u rakip olarak görmediğini bildirmiştir:
Ey benüm şi‘rüme nazîre diyen
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser
(Ey benim şiirime nazire söyleyen (Mihrî Hatun), edep yolundan çıkmaktan sakın! Şiirim, vezin ve kafiye ile Necatî´’nin şiirine eşdeğer oldu, deme!)
Soru 33
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun hangi dönemde yaşamışlardır?
Seçenekler
A
Kanuni Sultan Süleyman
B
II. Mahmut
C
II. Abdülhamid
D
Fatih Sultan Mehmet
E
II. Selim
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur. Hubbî Hatun ise Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır. Bir kazasker kızı olan Sıdkî Hatun ile hattatlığı şairliğinden daha güçlü olan Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Fıtnat Hanım ise, kendisinden sonra yetişen kadın şairlerce örnek alınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Soru 34
Osmanlı kadın şairlerinin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişisel duyguları ifade etme çabaları
B
Erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları
C
Erkek şairlerden farklı sevgili imgesi etrafında şiir söylemeleri
D
Kendi seslerini ortak bir tonda yansıtmaları
E
Süreklilik arz eden bir üsluba sahip olmaları
Açıklama:
Osmanlı kadın şairlerin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik, genellikle erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları, bir kadın olarak gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten uzak gibi görünmeleridir. Bu, güçlü bir gelenek hâline gelmiş olan divan şiiri estetiğinin, kişisel duyguları ifade etmeye pek izin vermemesinden kaynaklanmaktadır. Edebiyat, bir gelenek meselesidir ve divan şairinden beklenen, daha önce Fars edebiyatında kalıplaşmış mazmun ve istiareleri ustalıkla kullanarak hünerini ispat etmektir. Dolayısıyla kadın şairlerin de özellikle âşıkane gazellerde bu alışılmış kalıpları kullanmış olmaları, erkek şairlerle aynı sevgili imgesi etrafında şiir söylemeleri geleneğin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.
Soru 35
Şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konulara yer veren, o dönem kadınları için kabul edilemez gibi görünen serbest tavrından dolayı eleştirilen, II. Mahmut ve I.Abdülmecit döneminde yaşamış kadın şair kimdir?
Seçenekler
A
Şeref Hanım
B
Zeynep Hatun
C
Leyla Hanım
D
Mihri Hatun
E
Sırrî Hanım
Açıklama:
Şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular yanında yer yer Nabî ve Koca Ragıp Paşa’nın temsil ettiği hikmetli söyleyiş de hissedilen Leyla Hanım’ın divanında özellikle gazel dışındaki nazım şekillerinde dinî ve tasavvufi konular da işlenmiştir. Saray çevresi ile kurduğu ilişkiye rağmen hayatı maddî sıkıntılarla geçmiş olan şair, durumunu şiirlerinde açıkça dile getirmiştir. II. Mahmut ve I. Abdülmecit’e, devlet adamlarına hatta hanedana mensup kadınlara yazdığı methiyelerde yardım talebini birçok kez ifade etmiş, ölümünden yaklaşık sekiz yıl önce kendisine maaş bağlanmıştır.
Soru 36
Divan şiirinde bu denli görmeye alışık olmadığımız son derece kişisel sayılabilecek tarih manzumeleri önemli bir yer tutan, eserleriyle samimi bir Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiş olan kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Feride Hanım
C
Fitnat Hanım
D
Mahşah Hanım
E
Şeref Hanım
Açıklama:
Şeref Hanım’ın şiirleri arasında, divan şiirinde bu kadarını görmeye alışık olmadığımız son derece kişisel sayılabilecek tarih manzumelerinin önemli bir yer tutması, geleneğin sınırlarını zorlama olarak görülebilirse de özellikle gazellerinde klasik mazmunları kullanma konusunda divan şairlerini takip etmiştir.
Divanının kasideler bölümü Şeref Hanım’ın dinî ve tasavvufi evrenini yansıtacak niteliktedir. Bir tevhit ve üç naat söylemiş olmasına rağmen, Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kaside ve Kerbelâ mersiyesi niteliğinde 8 kasideye yer vererek samimi bir Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiştir.
Divanının kasideler bölümü Şeref Hanım’ın dinî ve tasavvufi evrenini yansıtacak niteliktedir. Bir tevhit ve üç naat söylemiş olmasına rağmen, Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kaside ve Kerbelâ mersiyesi niteliğinde 8 kasideye yer vererek samimi bir Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiştir.
Soru 37
Adile Sultan'ın eserleri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Hece vezniyle ilahiler de söylemiştir.
B
Süleyman Çelebi etkisi de hissedilmektedir.
C
Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getirmektedir.
D
Nakşibendi tarikat büyükleri hakkında manzumeler yazmıştır.
E
Divanında mersiyeler önemli bir yer tutmaktadır.
Açıklama:
Güçlü bir şair sayılamayacak olan Adile Sultan, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir.
Musiki ile de ilgili olan şairin “musıkî” redifli şiiri olduğu gibi bazı şiirleri de çeşitli makamlarda bestelenmiştir.
Fuzulî, Nabî ve Muhibbî’ye nazireleri olan şairin bazı şiirlerinde Süleyman Çelebi etkisi de hissedilmektedir.
Divanında tevhit ve münacatlardan sonra naatlara yer veren şair, sadece Hz. Muhammet hakkında değil; dört halife, on iki imam, Nakşibendi tarikat büyükleri, bağlı bulunduğu Şeyh Ali hakkında da manzumeler yazmıştır.
Adile Sultan’ın divanında Sultan Abdülaziz, kocası Mehmet Ali Paşa, kız kardeşi Hayriye Sultan, Sultan Abdülmecit, Ethem Paşa ve Şehzade Mahmut Celalettin Efendi hakkında söylediği mersiyeler de önemli bir yer tutmaktadır.
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getirmektedir. Başta annesi ve babası olmak üzere kaybettiği aile mensuplarını özlemle anmış, acısını samimi bir dille ifade etmiştir. Divanı, genellikle dinî ve tasavvufi konuları içeren 179 gazelden sonra, yine dinî içerikli birkaç şiir ve bağlı bulunduğu Nakşibendi tarikatının silsilesini andığı mensur metinle son bulur.
Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren şair Şeref Hanım'dır.
Musiki ile de ilgili olan şairin “musıkî” redifli şiiri olduğu gibi bazı şiirleri de çeşitli makamlarda bestelenmiştir.
Fuzulî, Nabî ve Muhibbî’ye nazireleri olan şairin bazı şiirlerinde Süleyman Çelebi etkisi de hissedilmektedir.
Divanında tevhit ve münacatlardan sonra naatlara yer veren şair, sadece Hz. Muhammet hakkında değil; dört halife, on iki imam, Nakşibendi tarikat büyükleri, bağlı bulunduğu Şeyh Ali hakkında da manzumeler yazmıştır.
Adile Sultan’ın divanında Sultan Abdülaziz, kocası Mehmet Ali Paşa, kız kardeşi Hayriye Sultan, Sultan Abdülmecit, Ethem Paşa ve Şehzade Mahmut Celalettin Efendi hakkında söylediği mersiyeler de önemli bir yer tutmaktadır.
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getirmektedir. Başta annesi ve babası olmak üzere kaybettiği aile mensuplarını özlemle anmış, acısını samimi bir dille ifade etmiştir. Divanı, genellikle dinî ve tasavvufi konuları içeren 179 gazelden sonra, yine dinî içerikli birkaç şiir ve bağlı bulunduğu Nakşibendi tarikatının silsilesini andığı mensur metinle son bulur.
Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren şair Şeref Hanım'dır.
Soru 38
Divan şiirinde şairin çizdiği imgeyi zihninde kurabilenler, yalnızca kullanılan sembollerin değerini bilen birikim sahibi kişilerdi. Osmanlı kadınının bu birikimi kazanmasına engel teşkil eden konu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ekonomi
B
Eğitim
C
Din
D
Siyaset
E
Estetik
Açıklama:
Divan şiiri, kendine has semboller sistemi olan ve bu çerçevenin dışına çıkmanın
mümkün olmadığı bir sanattı. Özgün olmak, bireysel bakış açısıyla yazmak ya da duygularını kişisel biçimde yansıtmak gibi tutumlar modern edebiyata özgüdür. Divan şairlerinin böyle bir amacı yoktu ve dönemin estetik anlayışı böyle bir kişiselliğe zaten olanak tanımıyordu. Duygular, klasik sembolleri kullanarak ifade edilirdi. Biçim ve içerik olarak sıkı kurallarla örülü olan bu edebiyatı anlamak da belli bir birikim gerektirmekteydi. Şiirlerin iletisini ancak bu kuralların eğitimini görmüş olanlar anlayabilirdi. Şairin çizdiği imgeyi zihninde kurabilenler, yalnızca kullanılan sembollerin değerini bilenlerdi. Oysa kamusal alanda kendisine yer bulamayan Osmanlı kadınının bu birikimi kazandıracak düzenli bir eğitimden geçmesi düşünülmezdi.
Okuryazarlığın bile pek yaygın olmadığı koşullarda, ancak toplumun üst düzey kesimlerine mensup pek az sayıda kadın, şiir veya başka sanat dallarında varlık gösterebilmiştir. Kadın şairlerin neredeyse tamamı vali, kadı, şeyhülislam gibi yüksek makamlarda görev yapan, eğitimli ve zengin babaların kızlarıdır. İlk eğitimlerini aile içinde genellikle babalarından alan bu şairlerin dâhil olduğu sivil eğitim sürecinde, öncelikli olarak dinî bilgiler, ardından Arapça ve Farsça ile beraber şiir ve edebiyat bilgisi de kazandırılmaktaydı.
mümkün olmadığı bir sanattı. Özgün olmak, bireysel bakış açısıyla yazmak ya da duygularını kişisel biçimde yansıtmak gibi tutumlar modern edebiyata özgüdür. Divan şairlerinin böyle bir amacı yoktu ve dönemin estetik anlayışı böyle bir kişiselliğe zaten olanak tanımıyordu. Duygular, klasik sembolleri kullanarak ifade edilirdi. Biçim ve içerik olarak sıkı kurallarla örülü olan bu edebiyatı anlamak da belli bir birikim gerektirmekteydi. Şiirlerin iletisini ancak bu kuralların eğitimini görmüş olanlar anlayabilirdi. Şairin çizdiği imgeyi zihninde kurabilenler, yalnızca kullanılan sembollerin değerini bilenlerdi. Oysa kamusal alanda kendisine yer bulamayan Osmanlı kadınının bu birikimi kazandıracak düzenli bir eğitimden geçmesi düşünülmezdi.
Okuryazarlığın bile pek yaygın olmadığı koşullarda, ancak toplumun üst düzey kesimlerine mensup pek az sayıda kadın, şiir veya başka sanat dallarında varlık gösterebilmiştir. Kadın şairlerin neredeyse tamamı vali, kadı, şeyhülislam gibi yüksek makamlarda görev yapan, eğitimli ve zengin babaların kızlarıdır. İlk eğitimlerini aile içinde genellikle babalarından alan bu şairlerin dâhil olduğu sivil eğitim sürecinde, öncelikli olarak dinî bilgiler, ardından Arapça ve Farsça ile beraber şiir ve edebiyat bilgisi de kazandırılmaktaydı.
Soru 39
Divan edebiyatı geleneğine sadık kalmakla birlikte ilk dönemlerden itibaren kadın şairler varlıklarını nasıl hissettirmişlerdir?
Seçenekler
A
Farklı tarzlarını satırlarına yansıtarak
B
Kadın şairlere özgü ortak bir dil ile
C
Açık ve net ifadeler kullanarak
D
Yenilikçi edebiyat akımlarının aracılığı ile
E
Batı edebiyatından uyarlamalar yaparak
Açıklama:
Edebiyat, bir gelenek meselesidir ve divan şairinden beklenen, daha
önce Fars edebiyatında kalıplaşmış mazmun ve istiareleri ustalıkla kullanarak hünerini ispat etmektir. Dolayısıyla kadın şairlerin de özellikle âşıkane gazellerde bu alışılmış kalıpları kullanmış olmaları, erkek şairlerle aynı sevgili imgesi etrafında şiir söylemeleri geleneğin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte ilk dönemlerden itibaren kadın şairler kendi seslerini değişik tonlarda hissettirmektedirler.
Mesela XVI. yüzyıl şairlerinden Mihrî Hatun, erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyebilmiştir:
Çünki nâkıs olur dirler nisâ
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola
(Kadınlar eksik olur diyerek sözlerini mazur kabul ederler. Bir işte ehil olan bir kadın, ehil
olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir.)
önce Fars edebiyatında kalıplaşmış mazmun ve istiareleri ustalıkla kullanarak hünerini ispat etmektir. Dolayısıyla kadın şairlerin de özellikle âşıkane gazellerde bu alışılmış kalıpları kullanmış olmaları, erkek şairlerle aynı sevgili imgesi etrafında şiir söylemeleri geleneğin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte ilk dönemlerden itibaren kadın şairler kendi seslerini değişik tonlarda hissettirmektedirler.
Mesela XVI. yüzyıl şairlerinden Mihrî Hatun, erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyebilmiştir:
Çünki nâkıs olur dirler nisâ
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola
(Kadınlar eksik olur diyerek sözlerini mazur kabul ederler. Bir işte ehil olan bir kadın, ehil
olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir.)
Soru 40
Beyitlerindeki rahat söyleyiş Cumhuriyet dönemi eleştirmenlerince Türk kadınının “hürriyet temayülü” olarak yorumlanan kadın divan şairleri aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Adile Sultan-Fıtnat Hanım
B
Zeynep Hatun-Mihrî Hatun
C
Adile Sultan- Şeref hanım
D
Leyla Hanım- Mihrî Hatun
E
Leyla Hanım-Şeref Hanım
Açıklama:
Divan şiiri geleneğinde âşık-sevgili ilişkisinde toplumun
yabancısı olmadığı bir söylemi içermektedir. Erkek şairlerin gazellerindekiyle aynı tarzda söylenmiş birçok şiir böyle bir genel kabulle karşılanmıştır. Ancak Leyla Hanım’ın serbest hayat tarzından dolayı tezkire yazarları tarafından eleştirildiği de bilinmektedir. Leyla Hanım ve Şeref Hanım'ın beyitlerindeki rahat söyleyiş Cumhuriyet dönemi eleştirmenlerince Türk kadınının “hürriyet temayülü” olarak yorumlanmıştır.
yabancısı olmadığı bir söylemi içermektedir. Erkek şairlerin gazellerindekiyle aynı tarzda söylenmiş birçok şiir böyle bir genel kabulle karşılanmıştır. Ancak Leyla Hanım’ın serbest hayat tarzından dolayı tezkire yazarları tarafından eleştirildiği de bilinmektedir. Leyla Hanım ve Şeref Hanım'ın beyitlerindeki rahat söyleyiş Cumhuriyet dönemi eleştirmenlerince Türk kadınının “hürriyet temayülü” olarak yorumlanmıştır.
Soru 41
"Ey Âdile âgâh ol dünyâ vü mâ-fîhâ nedir
Lâzım olan ehl-i dile meyhânedir peymânedir
Zîrâ bu dünyânın sonu bir şey degil virânedir
Feryâd edendir andelîb sûzân olan pervânedir
Pek genç iken etdi vefât Mahmûd Celâleddin âh
Mâtem tutarsa kâ’inât şâyestedir bî-iştibâh"
Adile Sultan'a ait bu satırlar aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Lâzım olan ehl-i dile meyhânedir peymânedir
Zîrâ bu dünyânın sonu bir şey degil virânedir
Feryâd edendir andelîb sûzân olan pervânedir
Pek genç iken etdi vefât Mahmûd Celâleddin âh
Mâtem tutarsa kâ’inât şâyestedir bî-iştibâh"
Adile Sultan'a ait bu satırlar aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Münacat
B
Naat
C
Gazel
D
Mersiye
E
“Musıkî” redifli şiir
Açıklama:
Okuduğunuz müseddes, Sultan Abdülaziz’in oğlu Mahmut Celalettin (1862-1888)’in ölümü üzerine, halası Adile Sultan tarafından yazılmış bir mersiyedir. Mersiyeler, ölen birinin ardından duyulan üzüntüyü dile getirmek, o kişinin iyi taraflarını anlatmak üzere yazılan lirik şiirlerdir.
Soru 42
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan ............................. ve ............................’dur.
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Fıtnat Hanım ve Mihrî Hatun
B
Leyla Hanım ve Zeynep Hatun
C
Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun
D
Adile Sultan ve Zeynep Hatun
E
Şeref Hanım ve Hubbî Hatun
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.
Soru 43
Cami, tekke ve türbe gibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hazire
B
Daire
C
Gasılhane
D
Avlu
E
Meydan
Açıklama:
Hazire: Cami, tekke ve türbe gibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmı.
Soru 44
Aşağıdaki kadın şairlerden hangisi XIX. yüzyıl şairlerinden değildir?
Seçenekler
A
Sırrî Hanım
B
Adile Sultan
C
Fıtnat Hanım
D
Leyla Hanım
E
Şeref Hanım
Açıklama:
Fıtnat Hanım ise, kendisinden sonra yetişen kadın şairlerce örnek alınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Soru 45
''Kadınlar eksik olur diyerek sözlerini mazur kabul ederler. Bir işte ehil olan bir kadın, ehil
olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir'' mısralarıyla erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyen XVI. yüzyıl şairi kimdir?
olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir'' mısralarıyla erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyen XVI. yüzyıl şairi kimdir?
Seçenekler
A
Fıtnat Hanım
B
Adile Sultan
C
Hubbî Hatun
D
Şeref Hanım
E
Mihrî Hatun
Açıklama:
XVI. yüzyıl şairlerinden Mihrî Hatun, erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyebilmiştir.
Soru 46
Leyla Hanım ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şiirleri arasında nazireler önemli bir yer tutmaktadır.
B
Bağdatlı Ruhî’nin meşhur terkib-bendini tanzir etmiştir.
C
Şiirlerinde beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular işlemiş.
D
Sarayla ilişki kuramamış ve saray çevresine uzak kalmıştır.
E
Şair olarak yetişmesinde Keçecizade İzzet Molla’nın etkisi vardır.
Açıklama:
Hayatı hakkında ayrıntılı bilgi bulunmasa da yazdıklarından hareketle Leyla Hanım’ın, saray çevresine uzak kalmadığı anlaşılmaktadır
Soru 47
İncitme sen ahbâbını incinmeye senden
Bu âlem-i fânîde zarâfet budur işte
Leyla Hanım'ın yukarıdaki beytinin diliçi çevisi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Bu âlem-i fânîde zarâfet budur işte
Leyla Hanım'ın yukarıdaki beytinin diliçi çevisi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Sen düşmanını incitme, kimse de senden incinmesin; bu geçici dünyada incelik işte budur.
B
Sen dostlarını incitme, kimse de senden incinmesin; bu geçici dünyada incelik işte budur.
C
Sen dostlarını incitme, kimse de senden incinmesin; bu geçici dünyada asil görev işte budur.
D
Sen dostlarını incitme, kimse de sana gücenmesin ; bu yalancı dünyada incelik işte budur
E
Sen düşmanını incit ki, kimse senden incinmesin; bu geçici dünyada incelik işte budur
Açıklama:
Sen dostlarını incitme, kimse de senden incinmesin; bu geçici dünyada incelik işte budur.
Soru 48
Kendisinden kısa bir süre önce ölen Leyla Hanım gibi Mevlevi olup; eserlerinde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren babası Mehmet Nebil Bey olan XIX. yüzyılın kadın şairi kimdir?
Seçenekler
A
Mihrî Hanım
B
Fıtnat Hanım
C
Mahşah Hanım
D
Nakiye Hanım
E
Şeref Hanım
Açıklama:
Kendisinden kısa bir süre önce ölen Leyla Hanım gibi Mevlevi olup; eserlerinde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren babası Mehmet Nebil Bey olan XIX. yüzyılın kadın şairi Şeref Hanım'dır.
Soru 49
Em meme feryâdı ko
Yat uyu ey mâh-rû
İşte sana ninni bu
Eyle dilin şâd u kâm
Yukarıdaki mubabbada geçen ''mâh-rû'' ne demektir?
Yat uyu ey mâh-rû
İşte sana ninni bu
Eyle dilin şâd u kâm
Yukarıdaki mubabbada geçen ''mâh-rû'' ne demektir?
Seçenekler
A
Ay yüzlü
B
Güler yüzlü
C
Mahzun yüzlü
D
İnce yüzlü
E
Güneş yüzlü
Açıklama:
Diliçi çeviri: Ey ay yüzlü! Meme em, ağlama artık, uyu. İşte sana söylediğim ninniyle
gönlünü eğlendir.
mâh-rû : ay yüzlü
gönlünü eğlendir.
mâh-rû : ay yüzlü
Soru 50
Fuzulî, Nabî ve Muhibbî’ye nazireleri olan şairin bazı şiirlerinde Süleyman Çelebi etkisi de hissedilen Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairi kimdir?
Seçenekler
A
Şeref Hanım
B
Adile Sultan
C
Hubbî Hanım
D
Hazinedarzade Fıtnat
E
Mahşah Sultan
Açıklama:
Fuzulî, Nabî ve Muhibbî’ye nazireleri olan şairin bazı şiirlerinde Süleyman Çelebi etkisi de hissedilen Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairi Adile Sultan'dır.
Soru 51
Kerbela konusunun işlendiği mersiyelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
murabba
B
matla
C
maktel
D
makta
E
müseddes
Açıklama:
Kerbela konusunun işlendiği mersiyelere genel olarak maktel denir.
Soru 52
"Çünki nâkıs olur dirler nisâ
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola..."
dizelerinde Mihrî Hatun aşağıdaki düşüncelerden hangisini anlatmaya çalışmıştır?
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola..."
dizelerinde Mihrî Hatun aşağıdaki düşüncelerden hangisini anlatmaya çalışmıştır?
Seçenekler
A
Erkeklerin kadınlardan her alanda üstün olduğunu
B
Kadınların bakıma muhtaç olmadığını
C
Erkeklerin yönetsel becerilerinin kadınlardan daha iyi olduğunu
D
Ailenin toplumun temeli olduğunu
E
Cinsiyetin üstünlük konusu olmadığını
Açıklama:
XVI. yüzyıl şairlerinden Mihrî Hatun, erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyebilmiştir:
Çünki nâkıs olur dirler nisâ
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola
(Kadınlar eksik olur diyerek sözlerini mazur kabul ederler. Bir işte ehil olan bir kadın, ehil olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir.)
Çünki nâkıs olur dirler nisâ
Her sözin ma‘zûr tutmaktır revâ
Bir müennes yig durur kim ehl ola
Bin müzekkerden ki ol nâ-ehl ola
Bir müennes yig ki zihni pâk ola
Bin müzekkerden ki bî-idrâk ola
(Kadınlar eksik olur diyerek sözlerini mazur kabul ederler. Bir işte ehil olan bir kadın, ehil olmayan bin erkekten yeğdir. Zihni berrak olan bir kadın, anlayışsız bin erkekten yeğdir.)
Soru 53
Yazdıklarının dönemin usta şairlerinden birisi olan -ki aynı zamanda dayısıdır- Keçecizade İzzet Molla tarafından düzeltildiğini belirten kadın divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Mihri Hanım
C
Halide Edib Adıvar
D
Şeref Hanım
E
Adile Sultan
Açıklama:
İstanbullu olan Leyla Hanım’ın doğum tarihi tespit edilememiştir. Babası müderrislik ve çeşitli kadılıklarda bulunmuş olan kazasker Moralızade Hamit Efendi, annesi Hatice Hanım’dır. Dönemin şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, şairin dayısıdır. Kız çocuklarının örgün eğitiminin henüz söz konusu olmadığı bir dönemde, kültür seviyesi ortalamanın üstünde bir ailede yetişen Leyla Hanım’ın şiirle ilgilenmesinde de bu aile ortamının etkisi olmuştur. Leyla Hanım şiirlerinde, yazdıklarını dayısının düzelttiğini, kendisiyle sohbetler ettiğini, velinimeti olduğunu daima dile getirmiştir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı hanedanına mensup, divan sahibi tek kadın şair olan Adile Sultan ile ilgili özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Nakşibendi tarikatından Bâlâ Tekkesi Şeyhi Ali Efendi’ye bağlanmıştır.
B
Âşık Ömer’in şiirlerinin kendi şiirinden üstün olduğunu söylemiştir.
C
Divanında Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kasideye yer vermiştir.
D
Mısralarında Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getirmiştir.
E
Divan şiirindeki nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söylemiştir.
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, ADİLE SULTAN
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir. Hayatta tanıklık ettiği birçok yakınının ölümü Adile Sultan’ın dinî ve psikolojik dünyası üzerinde etkili olmuştur. Nakşibendi tarikatından Bâlâ Tekkesi Şeyhi Ali Efendi’ye bağlanmış, şiirlerinde dinî ve tasavvufi duygularını güçlü bir şekilde ifade etmiştir.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Şeref Hanım, yer yer şiire kabiliyeti olmadığını, Âşık Ömer’in şiirlerinin bile kendi şiirinden üstün olduğunu söylemiştir. Divanında Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kaside ve Kerbelâ mersiyesi niteliğinde 8 kasideye yer vererek samimi bir Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiştir. Divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır. Divanındaki manzumeler arasında 255 gazelden sonra kıta nazım şekliyle yazdığı 122 tarih manzumesi dikkat çekmektedir.
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir. Hayatta tanıklık ettiği birçok yakınının ölümü Adile Sultan’ın dinî ve psikolojik dünyası üzerinde etkili olmuştur. Nakşibendi tarikatından Bâlâ Tekkesi Şeyhi Ali Efendi’ye bağlanmış, şiirlerinde dinî ve tasavvufi duygularını güçlü bir şekilde ifade etmiştir.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Şeref Hanım, yer yer şiire kabiliyeti olmadığını, Âşık Ömer’in şiirlerinin bile kendi şiirinden üstün olduğunu söylemiştir. Divanında Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kaside ve Kerbelâ mersiyesi niteliğinde 8 kasideye yer vererek samimi bir Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiştir. Divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır. Divanındaki manzumeler arasında 255 gazelden sonra kıta nazım şekliyle yazdığı 122 tarih manzumesi dikkat çekmektedir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi, Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen, Fatih döneminde yaşamış en eski kadın şairlerden biridir?
Seçenekler
A
Zeynep Hatun
B
Hubbî Hatun
C
Sıdkî Hatun
D
Ani Fatma Hatun
E
Fıtnat Hanım
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, GİRİŞ
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.
Hubbî Hatun, Kanunî dönemi şairidir. Sıdkî Hatun ve Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamışlardır. Fıtnat Hanım da XVIII. yüzyıl şairidir.
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.
Hubbî Hatun, Kanunî dönemi şairidir. Sıdkî Hatun ve Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamışlardır. Fıtnat Hanım da XVIII. yüzyıl şairidir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi, Arapçayı çok iyi bilen, sarayla ilişki kurabilen Kanuni dönemi kadın şairinin ismidir?
Seçenekler
A
Hubbî Hatun
B
Leyla Hanım
C
Şeref Hanım
D
Adile Sultan
E
Nakiye Hanım
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, GİRİŞ
Hubbî Hatun, Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır.
Leyla Hanım, Şeref Hanım, Adile Sultan ve Nakiye Hanım ise XIX. yüzyılda yaşamış ve en fazla tanınmış kadın şairlerdendir.
Hubbî Hatun, Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır.
Leyla Hanım, Şeref Hanım, Adile Sultan ve Nakiye Hanım ise XIX. yüzyılda yaşamış ve en fazla tanınmış kadın şairlerdendir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi, XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Nakiye Hanım (1845-1879) ile ilgili özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Şair Şeref Hanım’ın yeğenidir.
B
Diyarbakırlı kültürlü bir aileye mensuptur.
C
Kâmil Paşa’nın edebiyat sohbetlerine katılmıştır.
D
İstanbul’da Kâmil Paşa ile evlenmiştir.
E
Kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, GİRİŞ
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Sırrî Hanım (1814-1877) Diyarbakırlı kültürlü bir aileye mensuptur. Kâmil Paşa’nın konağında edebiyat sohbetlerine katılmıştır. İstanbul’da Kâmil Paşa ile evlenmiştir. Kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Sırrî Hanım (1814-1877) Diyarbakırlı kültürlü bir aileye mensuptur. Kâmil Paşa’nın konağında edebiyat sohbetlerine katılmıştır. İstanbul’da Kâmil Paşa ile evlenmiştir. Kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi, Divanında 6 kaside, 39 musammat ve 122 gazel gibi birçok şiir türlerine yer veren ve neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiş olan kadın şairin ismidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Şeref Hanım
C
Zeynep Hatun
D
Mihrî Hatun
E
Mahşah Hanım
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, LEYLA HANIM
Babası kazasker Moralızade Hamit Efendi, müderrislik ve çeşitli kadılıklarda bulunmuştur. Annesi Hatice Hanımdır. İstanbul’da doğmuş olan Leyla Hanım, divanında 6 kaside, 39 musammat, 55 kıta-i kebire şeklinde tarih manzumesi, 122 gazel, 5 müstezad, 21 şarkı, 5 lugaz, 23 rubai, 7 kıta ve 4 müfrede yer vererek neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiştir.
Babası kazasker Moralızade Hamit Efendi, müderrislik ve çeşitli kadılıklarda bulunmuştur. Annesi Hatice Hanımdır. İstanbul’da doğmuş olan Leyla Hanım, divanında 6 kaside, 39 musammat, 55 kıta-i kebire şeklinde tarih manzumesi, 122 gazel, 5 müstezad, 21 şarkı, 5 lugaz, 23 rubai, 7 kıta ve 4 müfrede yer vererek neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiştir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi, XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Şeref Hanım’ın divanında bulunan toplam manzume sayısıdır?
Seçenekler
A
677
B
255
C
287
D
122
E
179
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, ŞEREF HANIM
Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söyleyen Şeref Hanım’ın divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır.
Şeref Hanım’ın divanında 255 gazel ve 122 tarih manzumesi vardır. 287 de, Leyla Hanım’ın divanındaki şiirlerin toplam sayısıdır. 179 ise Adile Sultan’ın divanındaki gazellerin sayısıdır.
Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söyleyen Şeref Hanım’ın divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır.
Şeref Hanım’ın divanında 255 gazel ve 122 tarih manzumesi vardır. 287 de, Leyla Hanım’ın divanındaki şiirlerin toplam sayısıdır. 179 ise Adile Sultan’ın divanındaki gazellerin sayısıdır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi, XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Şeref Hanım ile ilgili özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Babasının soyu Sadrazam Abdullah Nailî Paşa’ya dayanmaktadır.
B
Babası, kazasker Moralızade Hamit Efendi’dir.
C
XIX. yüzyıl şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, şairin dayısıdır.
D
Şiirlerinde, dayısının velinimeti olduğunu daima dile getirmiştir.
E
I. Mahmut’un kız kardeşleri Hibetullah Sultan’a bir kaside sunmuştur.
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, ŞEREF HANIM
Şeref Hanım, 1809’da İstanbul’da doğmuştur. Kahire doğumlu olduğuna dair rivayet gerçekçi kabul edilmemektedir. Babası, soyu sadrazam Abdullah Nailî Paşa’ya dayanan şair Mehmet Nebil Bey’dir.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Leyla Hanımın babası, kazasker Moralızade Hamit Efendi’dir. XIX. yüzyıl şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, şairin dayısıdır. Şiirlerinde, dayısının velinimeti olduğunu daima dile getirmiştir. II. Mahmut’un kız kardeşleri Hibetullah Sultan’a bir kaside sunmuştur.
Şeref Hanım, 1809’da İstanbul’da doğmuştur. Kahire doğumlu olduğuna dair rivayet gerçekçi kabul edilmemektedir. Babası, soyu sadrazam Abdullah Nailî Paşa’ya dayanan şair Mehmet Nebil Bey’dir.
XIX. yüzyıl kadın şairlerinden Leyla Hanımın babası, kazasker Moralızade Hamit Efendi’dir. XIX. yüzyıl şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, şairin dayısıdır. Şiirlerinde, dayısının velinimeti olduğunu daima dile getirmiştir. II. Mahmut’un kız kardeşleri Hibetullah Sultan’a bir kaside sunmuştur.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi, Eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler söylemiş olan XIX. yüzyıl kadın şairidir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Şeref Hanım
C
Mahşah Hanım
D
Mihrî Hatun
E
Sıdkî Hatun
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, ADİLE SULTAN
Güçlü bir şair sayılamayacak olan Adile Sultan, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir. Musiki ile de ilgili olan şairin “musıkî” redifli şiiri olduğu gibi bazı şiirleri de çeşitli makamlarda bestelenmiştir.
Güçlü bir şair sayılamayacak olan Adile Sultan, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir. Musiki ile de ilgili olan şairin “musıkî” redifli şiiri olduğu gibi bazı şiirleri de çeşitli makamlarda bestelenmiştir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi, Diyarbakır’da doğup sonradan geldiği İstanbul’da Kâmil Paşa’nın konağındaki edebiyat sohbetlerine katılmış, daha sonra Paşa ile evlenmiş olan XIX. yüzyıl kadın şairidir?
Seçenekler
A
Sırrî Hanım
B
Sıdkî Hatun
C
Mihrî Hatun
D
Şeref Hanım
E
Adile Sultan
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, GİRİŞ
Sırrî Hanım (1814-1877), Diyarbakırlı kültürlü bir aileye mensup olup sonradan geldiği İstanbul’da Kâmil Paşa’nın konağındaki edebiyat sohbetlerine katılmış, daha sonra Paşa ile evlenmiştir. Kadiri olan şair, kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.
Sırrî Hanım (1814-1877), Diyarbakırlı kültürlü bir aileye mensup olup sonradan geldiği İstanbul’da Kâmil Paşa’nın konağındaki edebiyat sohbetlerine katılmış, daha sonra Paşa ile evlenmiştir. Kadiri olan şair, kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiş olan XIX. yüzyıl kadın şairidir?
Seçenekler
A
Nakiye Hanım
B
Fıtnat Hanım
C
Sırrî Hanım
D
Şeref Hanım
E
Mahşah Hanım
Açıklama:
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI, 4. Ünite, XIX. Yüzyılda Kadın Şairler, GİRİŞ
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır. Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiştir.
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır. Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiştir.
Soru 64
Cami, tekke ve türbe gibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Köhne
B
Türbe
C
Yatır
D
Hazire
E
Çağıl
Açıklama:
Hazire: Cami, tekke ve türbegibi mekânların mezarlık olarak da kullanılan, etrafı duvar veya parmaklıkla çevrilmiş bahçe kısmı.
Soru 65
Beşeri konuları işleme, Nabi tarzı hikmetli söyleyiş, Cinsiyetçi yaklaşım Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Leyla Hanım'ın söyleyiş tarzına ait özelliklerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular yanında yer yer Nabî ve Koca Ragıp Paşa’nın temsil ettiği hikmetli söyleyiş de hissedilen Leyla Hanım’ın divanında özellikle gazel dışındaki nazım şekillerinde dinî ve tasavvufi konular da işlenmiştir.
Soru 66
"Yok ma’âş u meskenim şekl-i melek
Çün beşer halk olmuşum herşey gerek"
dizeleriyle Şeref Hanım aşağıdakilerden hangisini belirtmek istemiştir?
Çün beşer halk olmuşum herşey gerek"
dizeleriyle Şeref Hanım aşağıdakilerden hangisini belirtmek istemiştir?
Seçenekler
A
Yaşadığı maddi sıkıntıları
B
Maddi ihtiyaçlarının bulunmadığını
C
İnsan ilişkilerinde maneviyatın önemli olduğunu
D
Topluma mal olduğunu
E
Sıradan bir vatandaş olduğunu
Açıklama:
Yaşadığı maddi sıkıntılardan, değerinin bilinmemesinden yakınan şairin beklentileri cevapsız kalmış olacak ki bir daha “küberâyâ” şiir yazmayacağını söylemiştir. Ancak Sadrazam Ali Paşa’ya sunduğu manzumede,
Yok ma’âş u meskenim şekl-i melek
Çün beşer halk olmuşum herşey gerek
(Melek misali, maaşım ve evim barkım yok; hâlbuki insan yaratılmışım, her şey gerek.) mısralarıyla durumunu açıkça ifade etmiş olan şaire maaş bağlandığı bilinmektedir.
Yok ma’âş u meskenim şekl-i melek
Çün beşer halk olmuşum herşey gerek
(Melek misali, maaşım ve evim barkım yok; hâlbuki insan yaratılmışım, her şey gerek.) mısralarıyla durumunu açıkça ifade etmiş olan şaire maaş bağlandığı bilinmektedir.
Soru 67
"Ey benüm şi‘rüme nazîre diyen
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser"
sözleriyle XV. yy şairi Necati hangi kadın yazarı kendisine nazire yaptığı gerekçesiyle edepsizlikle suçlamaktadır?
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser"
sözleriyle XV. yy şairi Necati hangi kadın yazarı kendisine nazire yaptığı gerekçesiyle edepsizlikle suçlamaktadır?
Seçenekler
A
Şeref Hanım
B
Leyla Hanım
C
Mihrî Hatun
D
Adile Sultan
E
Makbule Leman
Açıklama:
XV. yüzyıl şairi Necatî’nin, kendisine nazire yazan çağdaşı Mihrî Hatun’a verdiği tepkide görülmektedir. Bir kadının kendisine nazire yazmış olmasından rahatsızlık duyduğu hissedilen şair, edepsizlikle suçladığı Mihrî Hatun’u rakip olarak görmediğini bildirmiştir:
Ey benüm şi‘rüme nazîre diyen
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser
(Ey benim şiirime nazire söyleyen (Mihrî Hatun), edep yolundan çıkmaktan sakın! Şiirim, vezin ve kafiye ile Necatî´’nin şiirine eşdeğer oldu, deme!)
Ey benüm şi‘rüme nazîre diyen
Çıkma râh-ı edebden eyle hazer
Dime ki işte vezn ü kâfiyede
Şi‘rüm oldı Necâtîye hem-ser
(Ey benim şiirime nazire söyleyen (Mihrî Hatun), edep yolundan çıkmaktan sakın! Şiirim, vezin ve kafiye ile Necatî´’nin şiirine eşdeğer oldu, deme!)
Soru 68
Aşağıda verilen Divan Edebiyatı kadın şairleri kronolojik olarak sıralandığında, daha eski dönemde yaşamış olan hangisidir?
Seçenekler
A
Zeynep Hatun
B
Hubbî Hatun
C
Sıdkî Hatun
D
Ani Fatma Hatun
E
Fıtnat Hanım
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur. Hubbî Hatun ise Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır. Bir kazasker kızı olan Sıdkî Hatun ile hattatlığı şairliğinden daha güçlü olan Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Fıtnat Hanım ise, kendisinden sonra yetişen kadın şairlerce örnek alınan XVIII. yüzyıl şairidir.
Soru 69
Osmanlı hanedanında divan sahibi olan tek kadın şair kimdir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Şeref Hatun
C
Adile Sultan
D
Fıtnat Hanım
E
Hürrem Sultan
Açıklama:
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir.
Soru 70
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getiren şair kimdir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Leyla Hanım
C
Zeynep Hatun
D
Mihrî Hatun
E
Ani Fatma Hatun
Açıklama:
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getirmektedir. Başta annesi ve babası olmak üzere kaybettiği aile mensuplarını özlemle anmış, acısını samimi bir dille ifade etmiştir. Divanı, genellikle dinî ve tasavvufi konuları içeren 179 gazelden sonra, yine dinî içerikli birkaç şiir ve bağlı bulunduğu Nakşibendi tarikatının silsilesini andığı mensur metinle son bulur. Adile Sultan Divanı beş yazma nüsha karşılaştırılarak Hikmet Özdemir tarafından yayımlanmıştır.
Soru 71
- Kültürel ve toplumsal koşullar
- Edebiyatın erkekler için yaratılmış bir gelenek olarak görülmesi
- kadınlara edebiyat alanında gerekli birikimi sağlayacak eğitimin verilmemesi
- Osmanlı şiirinin kadını dışlayan İran ve Arap edebiyatının etkisinde gelişmesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Kültürel ve toplumsal koşullar, edebiyatın erkekler için yaratılmış bir gelenek olarak görülmesi, kadınlara edebiyat alanında gerekli birikimi sağlayacak eğitimin verilmemesi, Osmanlı şiirinin kadını dışlayan İran ve Arap edebiyatının etkisinde gelişmesi Osmanlı'da kadın şairlere daha seyrek rastlanmasının nedenlerindendir.
Soru 72
Osmanlı döneminde kadın şairlerle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tamamı kültür ve sanat faaliyetlerinin yoğun olduğu yerlerde yetişmiştir.
B
Bilim, edebiyat ve musiki meclisleri kadın şairlerin yetişmesine yardımcı olmuştur.
C
Kadın şairlerin birçoğu Mevlevilik, Nakşilik gibi tarikatların mensubudur.
D
Osmanlı döneminde sanatsal etkinliklerin halkın himayesinde olması da kadın şairlerin yetişmesine yardımcı olmuştur.
E
Toplumun üst düzey kesimlerine mensup pek az sayıda kadın, şiir veya başka sanat dallarında varlık gösterebilmiştir
Açıklama:
Osmanlıda sanat etkinliklerinin, yönetici üst tabaka tarafından himaye edilmesi, kadın şairler için de teşvik edici rol oynamaktaydı. Böylelikle eserleri sayesinde saray ve çevresiyle ilişki geliştirip destek gören, bağlanan maaş sayesinde hayatını sürdüren kadın şairler de mevcuttu.
Soru 73
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler hangi padişah döneminde yaşamıştır?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmet
B
Yavuz Sultan Selim
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
I. Abdülhamit
E
III. Selim
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamıştır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairlerdendir?
Seçenekler
A
Hubbi Hatun
B
Mihri Hatun
C
Sırri Hanım
D
Nakiye Hanım
E
Leyla Hanım
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.
Soru 75
Divan tarzı şiirleri yanında hece ölçüsüyle ilahiler ve bir de tiyatro oyunu yazmış olan kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saniye Hanım
B
Zeynep Hanım
C
Mahşah Hanım
D
Fatma Kamile
E
Şerife Ziba
Açıklama:
Mahşah Hanım, divan tarzı şiirleri yanında hece ölçüsüyle ilahiler ve bir de tiyatro oyunu yazmış olan bir şairdir.
Soru 76
Hekimbaşı İsmail Paşa’nın kızı olarak 1845’te İstanbul’da doğmuş, babasının görevi nedeniyle yedi yaşına kadar bulunduğu sarayda iyi bir eğitim almış, şairliğinin yanında besteciliği ile de tanınmış olan kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hatice Hanım
B
Feride Hanım
C
Münire Hanım
D
Leyla Hanım
E
İffet Hanım
Açıklama:
Leyla Hanım (Saz), Hekimbaşı İsmail Paşa’nın kızı olarak 1845’te İstanbul’da doğmuş, babasının görevi nedeniyle yedi yaşına kadar bulunduğu sarayda iyi bir eğitim almış, şairliğinin yanında besteciliği ile de tanınmış olan bir şairdir.
Soru 77
Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Hazinedarzade Fıtnat Hanım
C
Hubbi Hatun
D
Şeref Hanım
E
Adile Sultan
Açıklama:
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir.
Soru 78
Hoca Neşet’in bir muhammes ve bir şarkısını, Bağdatlı Ruhî’nin meşhur terkib-bendini tanzir etmiş, gazelde ise Şeyh Galip, İzzet Molla ve çağdaşı olan bazı şairlere nazireler söylemiş kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Adile Sultan
C
Mihri Hatun
D
Zeynep Hatun
E
Maide Hanım
Açıklama:
Hoca Neşet’in bir muhammes ve bir şarkısını, Bağdatlı Ruhî’nin meşhur terkib-bendini tanzir etmiş, gazelde ise Şeyh Galip, İzzet Molla ve çağdaşı olan bazı şairlere nazireler söylemiş kadın şair Leyla Hanım'dır.
Soru 79
"Şeref nesl-i şerîfinden kemîne ümmetindendir
Aceb mi iftihâr itse giyâhım yâ Resûlullah"
gibi mısralarıyla birçok yerde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Aceb mi iftihâr itse giyâhım yâ Resûlullah"
gibi mısralarıyla birçok yerde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Şeref Hanım
C
İffet Hanım
D
Leyla Hanım
E
Hazinedarzade Fıtnat Hanım
Açıklama:
Şeref nesl-i şerîfinden kemîne ümmetindendir
Aceb mi iftihâr itse giyâhım yâ Resûlullah
(Aciz Şeref, Peygamberin onurlu soyundan, onun ümmetindendir. Ey Resulullah, (mezarımda biten) otlar övünse şaşılır mı?)
gibi mısralarıyla birçok yerde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren kadın şair Şeref Hanım'dır.
Aceb mi iftihâr itse giyâhım yâ Resûlullah
(Aciz Şeref, Peygamberin onurlu soyundan, onun ümmetindendir. Ey Resulullah, (mezarımda biten) otlar övünse şaşılır mı?)
gibi mısralarıyla birçok yerde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getiren kadın şair Şeref Hanım'dır.
Soru 80
Tahassürname” ve “İftirakname” gibi manzumelerde hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili duygularını ifade eden şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Şeref Hanım
C
Adile Sultan
D
Mihri Hatun
E
Zeynep Hatun
Açıklama:
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getiren şair Adile Sultan'dır.
Soru 81
I. Osmanlı şiiri, kadını dışarıda bırakan İran ve Arap edebiyatlarının etkisinde gelenek hâlinde yerleşmiş, şiir sistemi kodlanmıştı.
II. Osmanlı dönemi kadın şairlerinin ortak yanı tamamının, kültür ve sanat etkinliklerinin yoğun olduğu kültür merkezlerinde yetişmiş olmalarıdır.
III. Osmanlı kadın şairlerin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik, genellikle erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları, bir kadın olarak gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten uzak gibi görünmeleridir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı şiiri ve kadın şairler için söylenebilir?
II. Osmanlı dönemi kadın şairlerinin ortak yanı tamamının, kültür ve sanat etkinliklerinin yoğun olduğu kültür merkezlerinde yetişmiş olmalarıdır.
III. Osmanlı kadın şairlerin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik, genellikle erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları, bir kadın olarak gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten uzak gibi görünmeleridir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı şiiri ve kadın şairler için söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Osmanlı şiiri, kadını dışarıda bırakan İran ve Arap edebiyatlarının etkisinde gelenek hâlinde yerleşmiş, şiir sistemi kodlanmıştı. Osmanlı dönemi kadın şairlerinin ortak yanı tamamının, kültür ve sanat etkinliklerinin yoğun olduğu kültür merkezlerinde yetişmiş olmalarıdır. Osmanlı kadın şairlerin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik, genellikle erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları, bir kadın olarak gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten uzak gibi görünmeleridir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hanginde Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen Fatih döneminde yaşamış olan en eski kadın şairler doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Fıtnat Hanım - Hubbî Hatun
B
Mihrî Hatun - Hubbî Hatun
C
Mihrî Hatun - Zeynep Hatun
D
Şeref Hanım - Fıtnat Hanım
E
Zeynep Hatun - Şeref Hanım
Açıklama:
Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi kadın şairi olarak anılır?
Seçenekler
A
Fıtnat Hanım
B
Hubbî Hatun
C
Leyla Hanım
D
Sırrî Hanım
E
Zeynep Hatun
Açıklama:
Hubbî Hatun ise Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilen, daha çok eğitimciliği ile tanınan kadın şairimizdir?
Seçenekler
A
Feride Hanım
B
Leyla Hanım
C
Mahşah Hanım
D
Nakiye Hanım
E
Sırrî Hanım
Açıklama:
Nakiye Hanım (1845-1879), şair Şeref Hanım’ın yeğenidir. Daha çok eğitimciliği ile tanınır. Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiştir.
Soru 85
I. Kültür seviyesi ortalamanın üstünde bir ailede yetişmiş, şiirle ilgilenmesinde de bu aile ortamının etkisi olmuştur.
II. O dönem kadınları için kabul edilemez gibi görünen serbest tavrından dolayı eleştirilmiştir.
III. Şiirleri arasında nazireler önemli bir yer tutmaktadır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Leyla Hanım için söylenebilir?
II. O dönem kadınları için kabul edilemez gibi görünen serbest tavrından dolayı eleştirilmiştir.
III. Şiirleri arasında nazireler önemli bir yer tutmaktadır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Leyla Hanım için söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Leyla Hanım, kültür seviyesi ortalamanın üstünde bir ailede yetişmiş, şiirle ilgilenmesinde de bu aile ortamının etkisi olmuştur. O dönem kadınları için kabul edilemez gibi görünen serbest tavrından dolayı eleştirilmiştir. Şiirleri arasında nazireler önemli bir yer tutmaktadır.
Soru 86
Leyla Hanım'ın şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular yanında yer yer Nabî ve Koca Ragıp Paşa’nın temsil ettiği hikmetli söyleyiş de hissedilen Leyla Hanım’ın divanında özellikle _____ dışındaki nazım şekillerinde dinî ve tasavvufi konular da işlenmiştir.
Yukarıdaki boşluğa gelecek ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa gelecek ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
gazel
B
kaside
C
mesnevi
D
rubai
E
şarkı
Açıklama:
Leyla Hanım'ın şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular yanında yer yer Nabî ve Koca Ragıp Paşa’nın temsil ettiği hikmetli söyleyiş de hissedilen Leyla Hanım’ın divanında özellikle gazel dışındaki nazım şekillerinde dinî ve tasavvufi konular da işlenmiştir.
Soru 87
I. XIX. yüzyılın kadın şairlerinden biridir.
II. Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söylemiştir.
III. Şiirlerinde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getirmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Şeref Hanım için doğrudur?
II. Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söylemiştir.
III. Şiirlerinde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getirmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Şeref Hanım için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Şeref Hanım, XIX. yüzyılın kadın şairlerinden biridir. Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinden neredeyse hepsiyle şiir söylemiştir. Şiirlerinde Hz. Muhammet soyundan geldiğini dile getirmektedir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Leyla Hanım
C
Sırrî Hanım
D
Şeref Hanım
E
Zeynep Hatun
Açıklama:
Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir.
Soru 89
I. Küçük yaşta annesiz kalmaktan başka, babasının ve birçok kardeşinin ölüm acısını yaşamış, kendisini tasavvufa vermiştir.
II. Güçlü bir şair sayılamayacak bu şair, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir.
III. Hayatı boyunca evlenmeyerek kendisini toplumdan soyutlamıştır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Adile Hanım için söylenebilir?
II. Güçlü bir şair sayılamayacak bu şair, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir.
III. Hayatı boyunca evlenmeyerek kendisini toplumdan soyutlamıştır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Adile Hanım için söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Adile Hanım, küçük yaşta annesiz kalmaktan başka, babasının ve birçok kardeşinin ölüm acısını yaşamış, kendisini tasavvufa vermiştir. Güçlü bir şair sayılamayacak bu şair, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir. Tophane Müşiri Mehmet Ali Paşa ile 1845’te evlenmiştir.
Soru 90
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getiren kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adile Hanım
B
Hubbî Hatun
C
Leyla Hanım
D
Sıdkî Hatun
E
Şeref Hanım
Açıklama:
“Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getiren kadın şair Adile Hanım'dır.
Soru 91
I. Vali
II. Kadı
III. Şeyhülislam
Kadın şairlerin neredeyse tamamı yukarıdakilerden hangisinin ya da hangilerinin kızlarıdır?
II. Kadı
III. Şeyhülislam
Kadın şairlerin neredeyse tamamı yukarıdakilerden hangisinin ya da hangilerinin kızlarıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
II ve III
D
I ve II
E
Yalnız III
Açıklama:
I, II ve III
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi Fatih döneminde yaşamış şairler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Banu Hatun
B
Mâlhun Hatun
C
Holorifa Hatun
D
Nilüfer Hatun
E
Mikri Hatun
Açıklama:
Mikri Hatun
Soru 93
Sultan II. Mahmud'un hangi kızı şairdir?
Seçenekler
A
Adviye Sultan
B
Cemile Sultan
C
Durrüşehver Sultan
D
Adile Sultan
E
Nurbanu Sultan
Açıklama:
Adile Sultan
Soru 94
Erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını şiir olarak yazan 16.yüzyıl şairinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mihri Hatun
B
Peri Hanım
C
Pertevniyal Hatun
D
Nisa Hatun
E
Emine Hatun
Açıklama:
Mihri Hatun
Soru 95
Hayatı maddî sıkıntılarla geçmiş olan şair, durumunu şiirlerinde açıkça dile getirmiştir. II. Mahmut ve I. Abdülmecit’e, devlet adamlarına hatta hanedana mensup kadınlara yazdığı methiyelerde yardım talebini birçok kez ifade etmiş, ölümünden yaklaşık sekiz yıl önce kendisine maaş bağlanmış olan şair kimdir?
Seçenekler
A
Leyla Hanım
B
Cüvide Hanım
C
Nakiyye Hanım
D
Durriş Hanım
E
Mahidevran Hanım
Açıklama:
Leyla Hanım
Soru 96
"Yok ma’âş u meskenim şekl-i melek
Çün beşer halk olmuşum her şey gerek"
Şair bu beyitte neyden bahsetmektedir?
Çün beşer halk olmuşum her şey gerek"
Şair bu beyitte neyden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Sağlık durumundan
B
Eğitim durumundan
C
Ailesinden
D
Çocuklarından
E
Maddi durumundan
Açıklama:
Maddi durumundan
Soru 97
Şeref Hanım’ın divanında toplam kaç tane manzume bulunmaktadır?
Seçenekler
A
666
B
667
C
676
D
677
E
876
Açıklama:
677
Soru 98
Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rukiye Sultan
B
Leyla Sultan
C
Adile Sultan
D
Mihrimah Sultan
E
Fatmaşah Sultan
Açıklama:
Adile Sultan
Soru 99
Divanında tevhit ve münacatlardan sonra naatlara yer veren şair, sadece Hz. Muhammet hakkında değil; dört halife, on iki imam, Nakşibendi tarikat büyükleri, bağlı bulunduğu Şeyh Ali hakkında da manzumeler yazan şair kimdir?
Seçenekler
A
Adile Sultan
B
Esma Sultan
C
Hürrem Sultan
D
Ayşe Sultan
E
Kösem Sultan
Açıklama:
Adile Sultan
Soru 100
"Âdile inkâr eder elbet ‘azâb-ı dûzahı
Cennet olsa meskeni sensiz yine ikrârı güç"
beyitinde sultanın duygu durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Cennet olsa meskeni sensiz yine ikrârı güç"
beyitinde sultanın duygu durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hüzünlü
B
Aşık
C
Kindar
D
İnatçı
E
Sevimli
Açıklama:
Aşık
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde, XIX. yüzyılda Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ının etkisiyle yazılmış alegorik mesneviler bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Ateşgede-Sakiname
B
Mihnetkeşan-Sergüzeştname
C
Gülşen-i Aşk-Yusuf u Züleyha
D
Ateşgede-Gülşen-i Aşk
E
Gülşen-i Aşk-Sakiname
Açıklama:
XIX. yüzyıl mesnevilerini tanıyabileceksiniz.
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI
XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan Âşıkane mesnevilerden biridir?
Seçenekler
A
Yusuf u Züleyha
B
Mevlid
C
Mihnetkeşan
D
Sergüzeştname
E
Zafername
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan Âşıkane mesnevilerden biri, Yusuf u Züleyhadır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan işret hayatıyla ilgili mesnevilerden biridir?
Seçenekler
A
Sakiname
B
Zafername
C
Manzume-i Sivastopol
D
Mihnetkeşan
E
Mevlid
Açıklama:
Sakiname, işret hayatıyla ilgili mesnevilerden biridir
Soru 4
Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikâyesini mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mihnetkeşan
B
Sakiname
C
Zafername
D
Manzume-i Sivastopol
E
Mevlid
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikâyesini mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevi Mihnetkeşan'dır.
Soru 5
Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut
bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kudumiyye
B
Mihnetkeşan
C
Ateşgede
D
Gülşen-i Aşk
E
Hüsn ü Aşk
Açıklama:
Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut
bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere Kudumiyye adı verilir.
bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere Kudumiyye adı verilir.
Soru 6
Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Hüsn-ü Aşk
C
Mesnevi
D
Ateşgede
E
Mir’at-ı Cünun
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ilk eseri Gülşen-i Aşk'tır.
Soru 7
Davranışları normal olmayan insanları anlatan mesnevi nazım şekliyle kaleme alınmış ancak yarım kalmış bir eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mir’at-ı Cünun
B
Ateşgede
C
Divan
D
Abname
E
Mesnevi
Açıklama:
Davranışları normal olmayan insanları anlatan mesnevi nazım şekliyle kaleme alınmış ancak yarım kalmış bir eser Mir’at-ı Cünun'dur.
Soru 8
Farsça “ateşlik/ateşli yer” anlamına gelen Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış mesnevi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Mir’at-ı Cünun
C
Divan
D
Abname
E
Mesnevi
Açıklama:
Farsça “ateşlik/ateşli yer” anlamına gelen Şeyh Galip’in Hüsn-ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış mesnevi Ateşgede'dir.
Soru 9
Hz. Musa’nın Allah’ın tecellisine tanık olduğu dağın adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tûr
B
Çîn
C
Kîn
D
Kûr
E
Mûr
Açıklama:
Hz. Musa’nın Allah’ın tecellisine tanık olduğu dağın adı Tûr'dur.
Soru 10
Divan şiirinde hem ülke hem de saçın kıvrımı anlamında kullanılan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çîn
B
Çan
C
Tin
D
Kit
E
Mit
Açıklama:
Çîn, divan şiirinde hem ülke hem de saçın kıvrımı anlamında kullanılır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan tarihi mesnevilerden biridir?
Seçenekler
A
Zafername
B
Sakiname
C
Mihnetkeşan
D
Sergüzeştname
E
Ateşgede
Açıklama:
Zafername, XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan tarihi mesnevilerden biridir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yy yazılmış eserlerden değildir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Ateşgede
C
Yusuf u Züleyha
D
Naz u Niyaz
E
Mesnevi
Açıklama:
XIX. yüzyılda farklı konularda mesneviler yazılmıştır. Bu yüzyılda yazılmış belli başlı mesneviler şunlardır: Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ı ve Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede’si alegorik anlatımın benimsendiği eserlerdir. Çift kahramanlı aşk hikâyesi olarak Mehmet İzzet Paşa’nın Yusuf u Züleyha’sı ve Keçecizade İzzet Molla’nın yarım kalan Naz u Niyaz’ı vardır.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi tamamlanmış çift kahramanlı aşk hikayesine örnektir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Gülşen-i Aşk
C
Zafername
D
Harname
E
Yusuf u Züleyha
Açıklama:
Çift kahramanlı aşk hikâyesi olarak Mehmet İzzet Paşa’nın Yusuf u Züleyha’sı ve Keçecizade İzzet Molla’nın yarım kalan Naz u Niyaz’ı vardır.
Soru 14
Aşağıdaki şıklardan hangisinde yazar ve eser eşleştirilmesi doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Ateşgede -Keçecizade İzzet Molla
B
Gülşen-i Aşk -Mehmet İzzet Paşa
C
Mevlid -İrşadî Baba
D
Naz u Niyaz-Yenişehirli Avnî
E
Yusuf u Züleyha-Selamî
Açıklama:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade)
Soru 15
Aşağıdakilerden hangileri XIX. yy mesnevilerinin özelliklerindendir?
- gerçek kişilerin olması
- gerçekçi tasvirlere önem verilmesi
- diyalog tipi konuşmaların daha yoğun görülmesi
- eski mazmunların yeniden ele alınıp işlenmesi
- anlatma esasına dayalı konular işlenmesi.
Seçenekler
A
I,II, III, IV
B
I,II, IV, V
C
I,III, IV, V
D
II, III, IV, V
E
I,II,III,V
Açıklama:
Batı edebiyatındaki roman türü Türk edebiyatına girmeden önce, anlatma esasına dayalı konular mesnevi tarzında işlenirdi. XIX. yüzyıldan önceki mesneviler, geleneğin kurallarına uygun biçimde tasarlanmış eserlerdir. XIX. yüzyılda yazılan mesneviler geleneğin imkânlarını kullanmış olmakla birlikte teknik ve içerikleriyle bazı yenilikler taşır. Gerçek kişilerin olması, gerçekçi tasvirlere önem verilmesi, diyalog tipi konuşmaların daha yoğun görülmesi, eski mazmunların yeniden ele alınıp işlenmesi ve manzum-mensur karışık yapıların varlığı (Bayburtlu Zihnî’nin Sergüzeştname’si gibi) nedeniyle bu yüzyıl mesnevileri, Tanzimat dönemindeki romana geçişte köprü işlevi üstlenir.
Soru 16
Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede isimli eserini diğer yazarlardan ayıran en belirgin özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik kullanımların yoğunlukta olduğu bir mesnevi olması.
B
Olayın kahramanı şairin kendisi olması.
C
Dış dünyaya ait gerçek tasvirler ön planda olması.
D
İçinde gazel, kaside, kıta, rubai gibi nazım şekilleri olması.
E
Manzum parçaların bir kısmı hece, bir kısmı aruz ölçüsüyle yazılması.
Açıklama:
Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede’si, sembolik kullanımların yoğunlukta olduğu bir mesnevidir. Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında olayın kahramanı şairin kendisidir. İzzet Molla’nın bir diğer mesnevisi Mihnetkeşan’da daha önceki yüzyıllarda alışık olunmayan gerçekçi gözlemler, gerçekçi tipler ve dış dünyaya ait gerçek tasvirler ön plandadır. Mihnetkeşan’ın içinde gazel, kaside, kıta, rubai gibi nazım şekilleri olması önceki yüzyıllara göre bir başka farklılıktır. Bayburtlu Zihnî’nin Sergüzeştname isimli mesnevisinde manzum parçaların bir kısmı hece, bir kısmı aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi İzzet Mollanın mesnevisi Mihnetkeşanda kullanılan nazım şekillerinden değildir?
Seçenekler
A
gazel
B
kaside
C
kıta
D
rubai
E
ezgi
Açıklama:
İzzet Molla’nın bir diğer mesnevisi Mihnetkeşan’da daha önceki yüzyıllarda alışık olunmayan gerçekçi gözlemler, gerçekçi tipler ve dış dünyaya ait gerçek tasvirler ön plandadır. Mihnetkeşan’ın içinde gazel, kaside, kıta, rubai gibi nazım şekilleri olması önceki yüzyıllara göre bir başka farklılıktır.
Soru 18
Klasik edebiyatın XIX. yüzyıldaki en dikkate değer temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yenişehirli Avnî
B
Mehmet İzzet Paşa
C
Keçecizade İzzet Molla
D
İrşadî Baba
E
Selamî
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla, klasik edebiyatın XIX. yüzyıldaki en dikkate değer temsilcilerindendir. Klasik tarzda yazdığı şiirlerini Divan-ı Bahar-ı Efkâr adlı divanı ve Hazan-ı Âsar adlı divançesinde bir araya getirmiştir.
Soru 19
Keşan’a sürgün edilen şairin bir yıllık sürgün macerasını anlatan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Mihnetkeşan
C
Gülşen-i Aşk
D
Yusuf u Züleyha
E
Naz u Niyaz
Açıklama:
XIX. yüzyıl mesnevi edebiyatında İzzet Molla’nın önemli bir yeri vardır. Bu mesnevilerden Mihnetkeşan, Keşan’a sürgün edilen şairin bir yıllık sürgün macerasını anlatır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Hüsn ü Aşk’ın etkisi altındaki eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Yusuf u Züleyha
B
Gülşen-i Aşk
C
Naz u Niyaz
D
Mevlid
E
Mihnetkeşan
Açıklama:
XIX. yüzyılda yazılmış bazı mesnevilerde Hüsn ü Aşk’ın etkisi açık bir şekilde görülür. Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede isimli yarım kalmış mesnevisi, ateş etrafında bir alegori dünyası oluşturması yönüyle Hüsn ü Aşk’a benzer. İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında da benzer bir durum söz konusudur. Şeyh Galip gibi Mevleviliğe bağlı olan İzzet Molla da bu mesnevisinin sonunda “pir” diye nitelendirdiği Mevlana’nın yardımıyla aşkın varlığı içerisinde kendini eritir ve sonsuzluğa ulaşır. Eserin içeriğine bakıldığında Hüsn ü Aşk’a benzer pek çok hayalle karşılaşılır. İzzet Molla’nın yolda giderken yılanların istila ettiği bir vadiden geçmesi, ateşler püsküren bir ejderha tarafından yutulması ve bu ejderhanın Allah tarafından ateş küresine çekilmesi Hüsn ü Aşk’ın hayal dünyasına uygun manzaralardır.
Soru 21
Aşağıdaki eserlerden hangisi vesilesiyle Mevlana'nın Mesnevi’si yeniden şairlerin ilgisini çekmiştir?
Seçenekler
A
Hüsn ü Aşk
B
Ateşgede
C
Gülşen-i Aşk
D
Yusuf u Züleyha
E
Naz u Niyaz
Açıklama:
Hüsn ü Aşk vesilesiyle Mevlana’nın Mesnevi’si yeniden şairlerin ilgisini çekmiştir. Şeyh Galip gibi Mevleviliğe bağlı olan İzzet Molla da bu mesnevisinin sonunda “pir” diye nitelendirdiği Mevlana’nın yardımıyla aşkın varlığı içerisinde kendini eritir ve sonsuzluğa ulaşır. Eserin içeriğine bakıldığında Hüsn ü Aşk’a benzer pek çok hayalle karşılaşılır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’nın, XIX. yüzyılda sürgün edilme hikâyesini mizahi bir dille yazdığı siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisinin adıdır?
Seçenekler
A
Sergüzeştname
B
Sakiname
C
Mihnetkeşan
D
Ateşgede
E
Zafername
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikayesini mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisi Mihnetkeşan’dır. Bu mesnevi, İzzet Molla’nın yaklaşık bir yıllık Keşan sürgününü anlatır.
Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikayesini mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisi Mihnetkeşan’dır. Bu mesnevi, İzzet Molla’nın yaklaşık bir yıllık Keşan sürgününü anlatır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’nın ‘’Mihnetkeşan’’ adlı mesnevisindeki anlatım tekniklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Eserde genel olarak gerçek olaylar ve tiplemeler yer almasına karşın zaman zaman olağanüstü olay ve varlıklara da yer verilmiştir.
B
Olay örgüsüne uygun olarak kaside, rubai gibi nazım biçimleriyle yazılmış mersiye, şitaiyye gibi şiir örnekleriyle konuya akıcılık kazandırmıştır.
C
Eser, göndermeler, alıntılar, diyaloglar ve iç ses konuşmalarıyla Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık olarak kabul edilir.
D
Başka şairlerden de alıntılar yapmış olan sanatçı, eserde aruzun "fe’ûlün fe’ûlün fe’ûlün fe’ûl" kalıbını kullanmıştır.
E
Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, gezintileri, yerel tipleri, diyalogları anlatım teknikleriyle şiirleştirir.
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Eser, tür itibarıyla bir sergüzeştnamedir. Güncel detayları klasik kültür birikimiyle harmanlayan İzzet Molla, mesnevi boyunca metni hareketlendiren çok sayıda anlatım tekniğine başvurur. Dostluk kurduğu bir şairle yaptığı Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, yerel tipleri, çıktığı kısa seyahatleri ve daha pek çok reel ayrıntıyı; göndermeler, alıntılar, diyaloglar, iç ses konuşmaları vb. anlatım teknikleriyle şiirleştirir. Klasik tahkiye geleneğini gerçek anlamda bir dönüşüme uğratan Mihnetkeşan, Anadolu Türk ediplerinin bir süre sonra tanışacağı Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık kabul edilebilir. Mihnetkeşan’da 109’u başka şairlerden alıntı olmak üzere 4166 beyit ve 6 tahmis ben-di bulunur. Eser aruzun, Şehname vezni diye bilinen fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûl kalıbıyla yazılmıştır. Olay örgüsüne uygun olarak kaside, kıta, tahmis, rubai gibi farklı nazım şekilleriyle yazılmış mersiye, şitaiye ve kudumiyye gibi şiir örnekleriyle konuya akıcılık kazandırılmıştır. Bu yönüyle Mihnetkeşan, benzer mesnevilerde rastlanmayan ölçüde değişik nazım şekilleri içerir.
Eser, tür itibarıyla bir sergüzeştnamedir. Güncel detayları klasik kültür birikimiyle harmanlayan İzzet Molla, mesnevi boyunca metni hareketlendiren çok sayıda anlatım tekniğine başvurur. Dostluk kurduğu bir şairle yaptığı Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, yerel tipleri, çıktığı kısa seyahatleri ve daha pek çok reel ayrıntıyı; göndermeler, alıntılar, diyaloglar, iç ses konuşmaları vb. anlatım teknikleriyle şiirleştirir. Klasik tahkiye geleneğini gerçek anlamda bir dönüşüme uğratan Mihnetkeşan, Anadolu Türk ediplerinin bir süre sonra tanışacağı Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık kabul edilebilir. Mihnetkeşan’da 109’u başka şairlerden alıntı olmak üzere 4166 beyit ve 6 tahmis ben-di bulunur. Eser aruzun, Şehname vezni diye bilinen fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûlün fe‘ûl kalıbıyla yazılmıştır. Olay örgüsüne uygun olarak kaside, kıta, tahmis, rubai gibi farklı nazım şekilleriyle yazılmış mersiye, şitaiye ve kudumiyye gibi şiir örnekleriyle konuya akıcılık kazandırılmıştır. Bu yönüyle Mihnetkeşan, benzer mesnevilerde rastlanmayan ölçüde değişik nazım şekilleri içerir.
Soru 24
Bir devlet büyüğünün bir yerleşim yerine ya da bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere ne denir?
Seçenekler
A
Hayriyye
B
Kudumiyye
C
Şitaiyye
D
Suriyye
E
Adaviyye
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Bir devlet büyüğünün bir yerleşim yerine ya da bir makama gelişini üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere ‘’kudumiyye’’ adı verilir. Kudumiyyeler, genellikle kaside ve kıta nazım şekilleriyle oluşturulmuştur. Tehniyetname, tebrikname gibi adları da vardır.
Bir devlet büyüğünün bir yerleşim yerine ya da bir makama gelişini üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere ‘’kudumiyye’’ adı verilir. Kudumiyyeler, genellikle kaside ve kıta nazım şekilleriyle oluşturulmuştur. Tehniyetname, tebrikname gibi adları da vardır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyıldaki mesnevileri önceki dönemlerdeki mesnevilerden ayıran en önemli özelliktir?
Seçenekler
A
Daha çok alegori ve aşk temalarının işlenmesi
B
Bu yüzyılda mesnevilerin daha az yazılması
C
Bölümlerin sıralanmasında farklılık uygulanması
D
Gözleme dayalı gerçekçi sahneleri anlatması
E
Nazım biçimlerinin farklı kullanılması
Açıklama:
XIX. Yüzyıl Mesnevileri - Giriş
XIX: yüzyılda yazılan mesnevilerin önemli bir kısmı, gözleme dayalı gerçekçi olay ve durumları yansıtması açısından daha öncekilerden ayrılır.
XIX: yüzyılda yazılan mesnevilerin önemli bir kısmı, gözleme dayalı gerçekçi olay ve durumları yansıtması açısından daha öncekilerden ayrılır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisinde mesnevi geleneğinde ilk kez Şeyh Galib’in ‘’Hüsn ü Aşk’’ adlı mesnevisinde uygulanmış olan tardiye nazım şekli görülmektedir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Yusuf u Züleyha
C
Naz u Niyaz
D
Sakiname
E
Gülşen-i Aşk
Açıklama:
XIX. Yüzyıl Mesnevileri - Giriş
Tardiye, beş mısralık bentlerden oluşan musammat türüdür. Aruzun mef’ûlü mefâilün feûlün kalıbıyla oluşturulur. Mesnevi geleneği içinde ilk kez Hüsn ü Aşk mesnevisinde kullanılmıştır. Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk mesnevisinde de görülür.
Tardiye, beş mısralık bentlerden oluşan musammat türüdür. Aruzun mef’ûlü mefâilün feûlün kalıbıyla oluşturulur. Mesnevi geleneği içinde ilk kez Hüsn ü Aşk mesnevisinde kullanılmıştır. Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk mesnevisinde de görülür.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’nın ‘’Mihnetkeşan’’ adlı mesnevisinde asıl hikayeye geçiş bölümünün adıdır?
Seçenekler
A
Mübâreze-i Bahr u Ber bâ-Yekdiger
B
Âgâz-ı Dâstân ve Şikâyet ez-Cihân
C
Sıfat-ı Pâspân-ı Bed-Manzar u Bed-Elhân
D
Merhale-i Türkmenli ârâmgâh cahîm-i cihân
E
Ahvâl-i Menâzil sukûf u cidâr
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Eser, alışılagelen mesnevi anlayışına uygun biçimde tasarlanmıştır. Başta; geleneğe uygun olarak münacaat, naat, dört halife övgüsü yer alır. Bunları dönemin padişahı II. Mahmut’un övgüsü izler. Klasik mesnevi geleneğindeki gibi ‘’ Âgâz-ı Dâstân ve Şikâyet ez-Cihân’’ ( Hikâyenin başlangıcı ve Dünyadan Şikâyet) başlığıyla asıl hikâyeye geçilir.
Eser, alışılagelen mesnevi anlayışına uygun biçimde tasarlanmıştır. Başta; geleneğe uygun olarak münacaat, naat, dört halife övgüsü yer alır. Bunları dönemin padişahı II. Mahmut’un övgüsü izler. Klasik mesnevi geleneğindeki gibi ‘’ Âgâz-ı Dâstân ve Şikâyet ez-Cihân’’ ( Hikâyenin başlangıcı ve Dünyadan Şikâyet) başlığıyla asıl hikâyeye geçilir.
Soru 28
Aşağıdaki eserlerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’ya ait değildir?
Seçenekler
A
Divan-ı Bahar-ı Efkâr
B
Gülşen-i Aşk
C
Naz u Niyaz
D
Mir’at-ı Cünun
E
Divan-ı Hazan-ı Âsâr
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Mir’at-ı Cünun, Yenişehirli Avni’nin davranışları normal olmayan insanları anlatan mesnevi tarzındaki eserinin adıdır.
Mir’at-ı Cünun, Yenişehirli Avni’nin davranışları normal olmayan insanları anlatan mesnevi tarzındaki eserinin adıdır.
Soru 29
Aşağıdaki mesnevilerden hangisinde eserin şairi başkahraman olarak yer almıştır?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Sakiname
C
Sergüzeştname
D
Nazu Niyaz
E
Gülşen-i Aşk
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla ve Mesnevileri
Keçecizade İzzet Molla’nın ‘’Gülşen-i Aşk’’ mesnevisini benzerlerinden ayıran en önemli yönü, şairin başkahraman olmasıdır.
Keçecizade İzzet Molla’nın ‘’Gülşen-i Aşk’’ mesnevisini benzerlerinden ayıran en önemli yönü, şairin başkahraman olmasıdır.
Soru 30
Seçenekler
A
Âteşgededür sarây-ı âlem / Dil-sûhte anda nev’-i âdem
B
Âteşle zuhûra geldi imkân / Âteşle ta’ayyün itdi ekvân
C
Sâki âteş şarâb âteş / Âvâz-ı ney ü rebâb âteş
D
Gül âteş ü lâlezâr âteş / Gülşende yanar hezâr âteş
E
Âteş sıfat-ı hayât-ı cândur / Ser-mâye-i ömr-i zindegândur
Açıklama:
Yenişehirli Avnî ve Ateşgede
Âteşle zuhûra geldi imkân / Âteşle ta’ayyün itdi ekvân
Âteşle zuhûra geldi imkân / Âteşle ta’ayyün itdi ekvân
Soru 31
Aşağıdaki beyitlerden hangisinde bir kelime iki ayrı anlamda kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Gül âteş ü lâlezâr âteş / Gülşende yanar hezâr âteş
B
Sâki âteş şarâb âteş / Âvâz-ı ney ü rebâb âteş
C
Âteşgededür sarây-ı âlem / Dil-sûhte anda nev’-i âdem
D
Âteş sıfat-ı hayât-ı cândur / Ser-mâye-i ömr-i zindegându
E
Âteşle zuhûra geldi imkân / Âteşle ta’ayyün itdi ekvân
Açıklama:
Yenişehirli Avnî ve Ateşgede
Gül âteş ü lâlezâr âteş / Gülşende yanar hezâr âteş beytinde geçen ‘’hezâr’’ kelimesi hem bin, hem de bülbül anlamında kullanılmıştır. Gül, lale bahçesi hep ateştir. / Gül bahçesinde bin ateş - bülbül yanar.
Gül âteş ü lâlezâr âteş / Gülşende yanar hezâr âteş beytinde geçen ‘’hezâr’’ kelimesi hem bin, hem de bülbül anlamında kullanılmıştır. Gül, lale bahçesi hep ateştir. / Gül bahçesinde bin ateş - bülbül yanar.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi 19.yy. mesnevileri için doğru bir önermedir?
Seçenekler
A
Başlıca temaları dinidir.
B
Başlıca temaları siyasidir.
C
Başlıca temaları tarihidir.
D
Gözleme dayalı gerçek sahneler içerir.
E
Diğer yüzyıllara göre mesnevi sayısı fazladır.
Açıklama:
Gözleme dayalı gerçek sahneler içerir. Cevap D'dir.
Soru 33
Mihnetkeşan -Keçecizade İzzet Molla- içeriğine göre aşağıdaki sınıflandırmalardan hangisine dahil edilmelidir?
Seçenekler
A
Siyasi hiciv içeren mesneviler.
B
Dini mesnevi.
C
Temsili mesnevi.
D
Tarihi mesnevi.
E
Aşıkane mesneviler.
Açıklama:
Siyasi hiciv içeren mesneviler. Cevap A'dır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi işret hayatıyla ilgili mesnevilere bir örnektir?
Seçenekler
A
Zafername.
B
Mihnetkeşan.
C
Sakiname.
D
Mevlid.
E
Yusuf-u Züleyha.
Açıklama:
Sakiname. Cevap C'dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi tarihi mesnevilere bir örnektir?
Seçenekler
A
Manzume-i Sivastopol.
B
Mihnetkeşan.
C
Mevlid.
D
Yusuf-u Züleyha.
E
Ateşgede.
Açıklama:
Manzume-i Sivastopol. Cevap A'dır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi dini mesnevilere bir örnektir?
Seçenekler
A
Zafername.
B
Mevlid.
C
Mihnetkeşan.
D
Yusuf-u Züleyha.
E
Ateşgede.
Açıklama:
Mevlid.Cevap B'dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi aşıkane mesnevilere bir örnektir?
Seçenekler
A
Zafername.
B
Ateşgede.
C
Mevlid.
D
Mihnetkeşan.
E
Yusuf-u Züleyha.
Açıklama:
Yusuf-u Züleyha. Cevap E'dir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Temsili mesnevilere bir örnektir?
Seçenekler
A
Gülşen-i aşk.
B
Zafername.
C
Mihnetkeşan.
D
Mevlid.
E
Yusuf-u Züleyha.
Açıklama:
Gülşen-i aşk. Cevap A'dır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Mehmet İzzet Paşaya ait bir Eserdir?
Seçenekler
A
Yusuf-u Züleyha.
B
Ateşgede.
C
Mevlid.
D
Mihnetkeşan.
E
Zafername.
Açıklama:
Yusuf-u Züleyha. Cevap A'dır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangi eser Hayri'ye aittir?
Seçenekler
A
Zafername.
B
Mevlid.
C
Mihnetkeşan.
D
Yusuf-u Züleyha.
E
Ateşgede.
Açıklama:
Zafername. Cevap A'dır.
Soru 41
Naz-u Niyaz eseri aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Yenişehirli Avni.
B
Keçecizade İzzet Molla.
C
Hayri.
D
Rızayi.
E
Antepli Ayni.
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla. Cevap B'dir.
Soru 42
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısının, diğer yüzyıllara göre daha az olmasının başlıca sebebi hangisidir ?
Seçenekler
A
Mesnevilerin dilinin çok hafif kalması
B
Ağır sanatlı olması
C
Halk tarafından okunmaması
D
Yazan olmaması
E
Osmanlı modernleşmesiyle birlikte sanat hayatının Batıya göre şekillenmesi
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısının, diğer yüzyıllara göre daha az olmasının başlıca sebebi Osmanlı modernleşmesiyle birlikte sanat hayatının Batıya göre şekillenmesidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’nın tamamlayamadan vefat ettiği yarım kalmış bir mesnevisidir ?
Seçenekler
A
Sergüzeştname
B
Mihnetkeşan
C
Naz u Niyaz
D
Zafername
E
Sakiname
Açıklama:
Naz u Niyaz Keçecizade İzzet Molla’nın tamamlayamadan vefat ettiği yarım kalmış bir mesnevisidir.
Soru 44
Keçecizade İzzet Molla’nın mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisinde nereye olan sürgünü anlatılmaktadır ?
Seçenekler
A
Konya
B
İstanbul
C
Sivas
D
Keşan
E
Kütahya
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla’nın mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisinde Keşan'a olan sürgünü anlatılmaktadır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ilk eseri Gülşen-i Aşk'ın özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
300 beyitten oluşan küçük bir mesnevidir.
B
Alegorik anlatıma dayalı bir mesnevidir.
C
Mesnevinin başkahramanı şairin kendisidir.
D
Mevlevilik öğelerinden izler taşıyan bir eserdir.
E
Aruzun, Şehname vezni olarak bilinen kalıybıyla yazılmıştır.
Açıklama:
Aruzun Şehname vezni olarak bilinen "fe'ûlün fe'ûlün fe'ûlün fe'ul" kalıbıyla yazılması, Gülşen-i Aşk'ın özelliklerinden biri değildir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Avnî Bey'in eserlerinden biri değildir ?
Seçenekler
A
Divan
B
Ateşgede
C
Mir’at-ı Cünun
D
Abname
E
Hüsn ü Aşk
Açıklama:
Hüsn ü Aşk Avnî Bey'in eserlerinden biri değildir.
Soru 47
Hüsn ü Aşk kimin eseridir ?
Seçenekler
A
Şeyh Galip
B
Yenişehirli Avni
C
Keçecizade İzzet Molla
D
Antepli Aynî
E
Mehmet İzzet Paşa
Açıklama:
Hüsn ü Aşk Şeyh Galip'in eseridir .
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi Avni Bey'in eseri Ateşgede'nin özelliklerinden biri değildir ?
Seçenekler
A
Farsça “ateşlik/ateşli yer” anlamına gelir
B
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış bir mesnevidir
C
249 beyit ve dokuz kısa fasıldan meydana gelen yarım kalmış bir eserdir
D
Aruzun mef‘ûlü mefâ‘ilün fe‘ûlün kalıbıyla yazılmıştır
E
Aruzun şehname kalıbıyla yazılmıştır
Açıklama:
Ateşgede Aruzun şehname kalıbıyla yazılmamıştır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Mihnetkeşan’da kullanılan nazım şekillerinden biri değildir ?
Seçenekler
A
Kaside
B
Mersiye
C
Şitaiye
D
Kudimiyye
E
Tuyuğ
Açıklama:
Tuyuğ Mihnetkeşan’da kullanılan nazım şekillerinden biri değildir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi siyasi hiciv içeren mesnevilerden biridir ?
Seçenekler
A
Sergüzeştname
B
Mevlid
C
Zafername
D
Sakiname
E
Yusuf u Züleyha
Açıklama:
Sergüzeştname siyasi hiciv içeren mesnevilerden biridir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi dini mesnevilerden biridir ?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Mevlid
C
Zafername
D
Sakiname
E
Yusuf u Züleyha
Açıklama:
Mevlid dini mesnevilerden biridir.
Soru 52
Aşağıdaki temalardan hangileri XIX. yüzyılda yazılan mesnevilerin başlıca temaları olmuştur?
Seçenekler
A
Siyasi ve tarihî
B
Dinî ve tarihî
C
Tarihî ve Aşk
D
Alegori ve aşk
E
Siyasi ve alegori
Açıklama:
XIX. yüzyılda yazılan mesnevilerin başlıca temaları alegori ve aşktır. Bunun yanısıra dinî, siyasi ve tarihî konularda mesneviler yazılmıştır. Bu yüzyılda yazılmış bazı mesneviler, gözleme dayalı gerçek sahneler içermesi sebebiyle önceki yüzyıl mesnevilerinden ayrılır.
Soru 53
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısının, diğer yüzyıllara göre daha az olmasının başlıca sebebi nedir?
Seçenekler
A
Sanatçıların aylığa bağlanarak maddi olarak desteklenmemesi
B
Sanatçılar üzerindeki siyasi baskı
C
Mesnevi eserlerin geleneksel çizgilerinden ayrılması
D
İslam dünyasında gözlemlenen reform hareketleri ve sanata etkileri
E
Kültür ve sanat hayatının Batı estetiğine göre biçimlendirilmesi
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısı, diğer yüzyıllara göre daha azdır. Bunun başlıca sebebi, Osmanlı modernleşmesinin Tanzimatla birlikte ivme kazanarak kültür ve sanat hayatını da Batı estetiğine göre biçimlendirmesidir. Anlatmaya dayalı geleneksel türler, yerini yavaş yavaş romana bırakmıştır. Mesnevi geleneğini sürdüren şairler bile yeni arayışlara girmişlerdir.
Soru 54
XVIII. yüzyıl'da Mesnevi geleneği için “gecikmiş bir milat” kabul edilebilecek olan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Hüsn ü Aşk
C
Divan-ı Bahar-ı Efkâr
D
Mihnetkeşan
E
Naz u Niyaz
Açıklama:
Sosyal ve kültürel hayatın ciddi değişim sancılarına sahne olan XVIII. yüzyıl, mesnevi geleneği için de farklılıkların değer bulduğu bir asra ev sahipliği yapar. Öyle ki çift kahramanlı klasik aşk öykülerinin gördüğü ilgi, özgün kurguları ve mahallî-realist ayrıntılarıyla dikkat çeken eserlere kaymış durumdadır. Mesnevi geleneği için “gecikmiş bir milat” kabul edilebilecek olan Hüsn ü Aşk ise son mesnevi çağının sakinlerini güçlü ve romantik bir gün batımı kızıllığıyla baş başa bırakır.
Soru 55
Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî) içeriğine göre hangi mesnevi sınıfında yer alır?
Seçenekler
A
Dinî
B
Tarihî
C
Siyasi hiciv
D
Âşıkane
E
Temsilî (alegorik)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre
sınıflandırıldığında Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî) Siyasi hiciv içeren mesneviler arasında yerini alır.
sınıflandırıldığında Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî) Siyasi hiciv içeren mesneviler arasında yerini alır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi işret hayatıyla ilgili mesnevilere örnektir?
Seçenekler
A
Sakiname (Antepli Aynî)
B
Zafername (Hayrî)
C
Manzume-i Sivastopol (Rızayî)
D
Mevlid (İrşadî Baba)
E
Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre
sınıflandırıldığında, işret hayatıyla ilgili mesneviler için Sakiname (Antepli Aynî) örneği verilebilir.
sınıflandırıldığında, işret hayatıyla ilgili mesneviler için Sakiname (Antepli Aynî) örneği verilebilir.
Soru 57
Divan-ı Bahar-ı Efkâr adlı divanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bayburtlu Zihnî
B
Selamî
C
Keçecizade İzzet Molla
D
Mehmet İzzet Paşa
E
Yenişehirli Avnî
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla’nın Divan-ı Bahar-ı Efkâr adlı bir divanı, Divan-ı Hazan-ı Âsar adlı bir de divançesi vardır. Divanlara özel adlar vermenin yaygınlaştığı dönemde İzzet Molla iki divan tertip ederek genel eğilime uygun davranmıştır.
Soru 58
Mesnevi geleneği içinde “tardiye” nazım şekli ilk defa hangi eserde kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Sergüzeştname
C
Mihnetkeşan
D
Hüsn ü Aşk
E
Yusuf u Züleyha
Açıklama:
XVIII. yüzyılın sonunda Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk ile mesnevi geleneğine kazandırdığı itibar XIX. yüzyıl şairlerini etkilemiştir. İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında ve Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede’sinde Hüsn ü Aşk etkisi belirgin bir biçimde hissedilir. Hüsn ü Aşk’ın yenilik vurgusu kadar, orijinal hayalleri de takipçilerine cazip gelmiştir. Modern Türk şairlerinin de ilgisini çeken “ateş” imajı, Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede mesnevisini baştan sona kaplamıştır. Mesnevi geleneği içinde ilk defa Hüsn ü Aşk’ta kullanılan “tardiye” nazım şekli, Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında da görülür.
Soru 59
Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Gazel
B
Kudumiyye
C
Hiciv
D
Rubai
E
Kaside
Açıklama:
Kudumiyye: Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir
kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama
amacıyla yazılan manzumelere verilen ad. Kudumiyyeler, genellikle kaside ve kıta nazım şekilleriyle kaleme alınmıştır. Tehniyetname, tebrikname gibi isimleri vardır.
kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama
amacıyla yazılan manzumelere verilen ad. Kudumiyyeler, genellikle kaside ve kıta nazım şekilleriyle kaleme alınmıştır. Tehniyetname, tebrikname gibi isimleri vardır.
Soru 60
Yenişehirli Avnî Bey'in Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluğu dile getirmek amacıyla yazılan, manzum-mensur karışık, dilekçe türünde, secili eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Abname
B
Divan
C
Mir’at-ı Cünun
D
Ateşgede
E
Sakiname
Açıklama:
Mevleviliği benimseyen Avnî Bey, derviş yaratılışlı bir kimsedir. Yenişehirli Avnî Bey'in eserlerinden Abname, Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluğu dile getirmek amacıyla yazılan, manzum-mensur karışık, dilekçe türünde, secili bir eserdir. II. Abdülhamit’e sunulmuş ve Eşref Gazetesinde yayımlanmıştır.
Soru 61
Yenişehirli Avnî' nin mesnevi nazım şekliyle kaleme alınmış hangi eseri davranışları normal olmayan insanları anlatır?
Seçenekler
A
Sergüzeştname
B
Naz u Niyaz
C
Gülşen-i Aşk
D
Abname
E
Mir’at-ı Cünun
Açıklama:
Yenişehirli Avnî' nin eseri Mir’at-ı Cünun, davranışları normal olmayan insanları anlatan mesnevi nazım şekliyle kaleme alınmış ancak yarım kalmış bir eserdir. Aruzun fe‘ilâtün/fe‘ilâtün/fe‘ilün kalıbıyla yazılmıştır
Soru 62
Aşağıdaki mesnevilerden hangisi içeriğine göre yanlış sınıflandırılmıştır?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla), Alegorik
B
Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Âşıkane
C
Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Tarihi
D
Sakiname (Antepli Aynî), İşret
E
Mevlid (İrşadî Baba), Dini
Açıklama:
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname
(Bayburtlu Zihnî).
Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Tarihi
(Bayburtlu Zihnî).
Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Tarihi
Soru 63
XIX. yüzyıl mesnevileri için aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
XIX. yüzyılda yazılan mesnevilerin başlıca temaları alegori ve aşktır.
B
XIX. yy'da dinî, siyasi ve tarihî konularda mesneviler de yazılmıştır.
C
Osmanlı modernleşmesinin Tanzimat'la birlikte ivme kazanmasıyla mesnevi türü yerini gözden romana bırakmaya başlamıştır.
D
Bu yüzyılda yazılmış bazı mesneviler, gözleme dayalı gerçek sahneler içermesi
sebebiyle önceki yüzyıl mesnevilerinden ayrılır.
sebebiyle önceki yüzyıl mesnevilerinden ayrılır.
E
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısı, diğer yüzyıllara göre artmıştır.
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısı, diğer yüzyıllara göre daha azdır. Bunun başlıca sebebi,
Osmanlı modernleşmesinin Tanzimat'la birlikte ivme kazanarak kültür ve sanat hayatını da Batı estetiğine göre biçimlendirmesidir. Anlatmaya dayalı geleneksel türler, yerini
yavaş yavaş romana bırakmıştır.
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısı, diğer yüzyıllara göre artmıştır.
Osmanlı modernleşmesinin Tanzimat'la birlikte ivme kazanarak kültür ve sanat hayatını da Batı estetiğine göre biçimlendirmesidir. Anlatmaya dayalı geleneksel türler, yerini
yavaş yavaş romana bırakmıştır.
XIX. yüzyıldaki mesnevi sayısı, diğer yüzyıllara göre artmıştır.
Soru 64
Aşağıdaki mesnevilerden hangisi tamamlanmamıştır?
Seçenekler
A
Naz u Niyaz, Keçecizade, İzzet Molla
B
Yusuf u Züleyha, Mehmet İzzet Paşa
C
Sergüzeştname, Bayburtlu Zihnî
D
Ateşgede, Yenişehirli Avnî
E
Mihnetkeşan, İzzet Molla
Açıklama:
Naz u Niyaz, Keçecizade İzzet Molla’nın tamamlayamadan vefat ettiği yarım kalmış bir mesnevisidir.
Naz u Niyaz, Keçecizade, İzzet Molla
Naz u Niyaz, Keçecizade, İzzet Molla
Soru 65
Tardiye nazım şekli ilk kez hangi mesnevide kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Bayburtlu Zihnî’nin Sergüzeştname’sinde
B
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk'ında
C
Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında
D
Yenişehirli Avnî’nin Ateşgede’sinde
E
İzzet Molla’nın Mihnetkeşan’ında
Açıklama:
Mesnevi geleneği içinde ilk defa Hüsn ü Aşk’ta kullanılan “tardiye” nazım
şekli, Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında da görülür.
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk'ında
şekli, Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk’ında da görülür.
Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk'ında
Soru 66
".................", Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikâyesini
mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere hangi eser adı gelmelidir?
mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere hangi eser adı gelmelidir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Naz u Niyaz
C
Divan-ı Bahar-ı Efkâr
D
Mihnetkeşan
E
Divan-ı Hazan-ı Âsar
Açıklama:
Mihnetkeşan: Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikâyesini
mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisidir. Mihnetkeşan, İzzet
Molla’nın yaklaşık bir yıllık Keşan sürgününü hikâye eder.
mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisidir. Mihnetkeşan, İzzet
Molla’nın yaklaşık bir yıllık Keşan sürgününü hikâye eder.
Soru 67
"Eser, tür itibarıyla bir sergüzeştnamedir. Güncel detayları klasik kültür birikimiyle harmanlayan Şair "..................." mesnevi boyunca metni hareketlendiren çok sayıda anlatım tekniğine başvurur. Dostluk kurduğu bir şairle yaptığı Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, yerel tipleri, çıktığı kısa seyahatleri ve daha pek çok reel ayrıntıyı; göndermeler, alıntılar, diyaloglar, iç ses konuşmaları vb. anlatım teknikleriyle şiirleştirir. Klasik tahkiye geleneğini gerçek anlamda bir dönüşüme uğratan".................", Anadolu Türk ediplerinin bir süre sonra tanışacağı Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık kabul edilebilir.
Metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?
Metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Keçecizade İzzet Molla - Gülşen-i Aşk
B
Şeyh Galip - Hüsn ü Aşk
C
Keçecizade İzzet Molla - Mihnetkeşan
D
Bayburtlu Zihnî- Sergüzeştname
E
Yenişehirli Avnî - Ateşgede
Açıklama:
İzzet Molla, mesnevi boyunca metni hareketlendiren çok sayıda anlatım tekniğine başvurur. Dostluk kurduğubir şairle yaptığı Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, yerel tipleri, çıktığı kısa seyahatleri ve daha pek çok reel ayrıntıyı; göndermeler, alıntılar, diyaloglar,iç ses konuşmaları vb. anlatım teknikleriyle şiirleştirir. Klasik tahkiye geleneğini gerçekanlamda bir dönüşüme uğratan Mihnetkeşan, Anadolu Türk ediplerinin bir süre sonra tanışacağı Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık kabul edilebilir.
Keçecizade İzzet Molla - Mihnetkeşan
Keçecizade İzzet Molla - Mihnetkeşan
Soru 68
"Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış bir mesnevidir. Bu mesnevi, 249 beyit ve dokuz kısa fasıldan meydana gelen yarım kalmış bir eserdir. Aruzun mef ‘ûlü mefâ‘ilün fe‘ûlün kalıbıyla yazılmıştır. Eserde, baştan sona ateş ve ateşi çağrıştıran kelimelerin yan yana getirildiği görülür. “Ateş, volkan, şule (kıvılcım), kül, şem (mum), nâr (ateş), niran (cehennem)” gibi ateşle ilgili kelimeler; “kırmızı, lal (kırmızı renkli değerli bir taş), yakut (kırmızı renkli değerli bir taş), bade (şarap), hurşit (güneş) vb.” kırmızı ve kızıllıkla ilgili kavramlar bir aradadır."
Yukarıda sözü edilen eser ve sahibi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Yukarıda sözü edilen eser ve sahibi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk- Keçecizade İzzet Molla
B
Ateşgede - Yenişehirli Avni
C
Yusuf u Züleyha - Mehmet İzzet Paşa
D
Sakiname - Antepli Aynî
E
Mevlid - Selamî
Açıklama:
Farsça “ateşlik/ateşli yer” anlamına gelen Ateşgede, Şeyh Galip’in Hüsn ü
Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış bir mesnevidir. Yenişehirli Avni'nin mesnevisidir.
Ateşgede - Yenişehirli Avni
Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış bir mesnevidir. Yenişehirli Avni'nin mesnevisidir.
Ateşgede - Yenişehirli Avni
Soru 69
"Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluğu dile getirmek amacıyla yazılan, manzum-mensur karışık, dilekçe türünde, secili bir eserdir. II. Abdülhamit’e sunulmuş ve Eşref Gazetesinde yayımlanmıştır."
Yukarıda tanıtılan eser ve şairi aşağıdakilerin hangisidir?
Yukarıda tanıtılan eser ve şairi aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
Naz u Niyaz- Keçecizade İzzet Molla
B
Mihnetkeşan- Keçecizade İzzet Molla
C
Abname- Yenişehirli Avni
D
Mir’at-ı Cünun- Yenişehirli Avni
E
Sakiname -Antepli Aynî
Açıklama:
Abname, Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluğu dile getirmek amacıyla yazılan, manzum-mensur karışık, dilekçe türünde, secili bir eserdir. II. Abdülhamit’e sunulmuş ve Eşref Gazetesinde yayımlanmıştır.
Abname- Yenişehirli Avni
Abname- Yenişehirli Avni
Soru 70
"Bu mesneviyi benzerlerinden ayıran en önemli yönü, şairin başkahraman olmasıdır.
İzzet Molla, Mihnetkeşan’da daha kapsamlı bir şekilde görülen gerçekçi yaklaşımının ilk
örneklerini bu eserinde ortaya koyar. Mesnevi geleneğine uygun olarak Farsça ara başlıklar kullanır. Tıpkı Hüsn ü Aşk’taki gibi araya beş bentlik bir tardiye yerleştiren Molla, bu
yönüyle geleneğe bağlıdır. Ancak gerçekçi tutumuyla yeni arayışlara yöneldiğini de sezdirir."
Yukarıda sözü edilen mesnevi aşağıdakilerin hangisidir?
İzzet Molla, Mihnetkeşan’da daha kapsamlı bir şekilde görülen gerçekçi yaklaşımının ilk
örneklerini bu eserinde ortaya koyar. Mesnevi geleneğine uygun olarak Farsça ara başlıklar kullanır. Tıpkı Hüsn ü Aşk’taki gibi araya beş bentlik bir tardiye yerleştiren Molla, bu
yönüyle geleneğe bağlıdır. Ancak gerçekçi tutumuyla yeni arayışlara yöneldiğini de sezdirir."
Yukarıda sözü edilen mesnevi aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Ateşgede
C
Naz u Niyaz
D
Yusuf u Züleyha
E
Manzume-i Sivastopol
Açıklama:
Gülşen-i Aşk: Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ilk eseri
Gülşen-i Aşk, 300 beyitten oluşan küçük bir mesnevidir. Eser aruzun fe‘ilâtün mefâ‘ilün
fe‘ilün (fâ’lün) kalıbıyla yazılmıştır. İzzet Molla bu mesnevisinde, Şeyh Galip’in Hüsn ü
Aşk’la zirveye taşıdığı alegorik anlatıma dayalı mesnevi geleneğini takip eder.
Gülşen-i Aşk, 300 beyitten oluşan küçük bir mesnevidir. Eser aruzun fe‘ilâtün mefâ‘ilün
fe‘ilün (fâ’lün) kalıbıyla yazılmıştır. İzzet Molla bu mesnevisinde, Şeyh Galip’in Hüsn ü
Aşk’la zirveye taşıdığı alegorik anlatıma dayalı mesnevi geleneğini takip eder.
Soru 71
Yenişehirli Avnî tarafından yazılmış olan "Ateşgede" adlı eser hangi tür mesnevilere örnektir?
Seçenekler
A
Temsilî (alegorik) mesneviler
B
Âşıkane mesneviler
C
Dinî mesneviler
D
Siyasi hiciv içeren mesneviler
E
Tarihî mesneviler
Açıklama:
Yenişehirli Avnî tarafından yazılmış olan "Ateşgede" adlı eser temsilî (alegorik) mesnevilere örnektir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 72
Mihnetkeşan adlı mesnevi kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Hayrî
B
Keçecizade İzzet Molla
C
Mehmet İzzet Paşa
D
Selamî
E
Rızayî
Açıklama:
Mihnetkeşan adlı mesnevi Keçecizade İzzet Molla tarafından kaleme alınmıştır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 73
Aşağıdaki şair-mesnevi eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Keçecizade İzzet Molla - Gülşen-i Aşk
B
Mehmet İzzet Paşa - Yusuf u Züleyha
C
İrşadî Baba - Mevlid
D
Hayrî - Manzume-i Sivastopol
E
Antepli Aynî - Sakiname
Açıklama:
Manzume-i Sivastopol Rızayî tarafından kaleme alınmıştır.Doğru yanıt D'dir.
Soru 74
Hüsn ü Aşk isimli mesnevi kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Yenişehirli Avnî
B
Mehmet İzzet Paşa
C
Bayburtlu Zihnî
D
Keçecizade İzzet Molla
E
Şeyh Galip
Açıklama:
Hüsn ü Aşk isimli mesnevi Şeyh Galip tarafından kaleme alınmıştır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 75
Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hilye
B
Miraciye
C
Kudumiyye
D
Münacat
E
Tevhid
Açıklama:
Kudumiyye: Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen addır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 76
Fakat bana azv etdiler töhmeti
Keşân-ber-keşân çekdiler İzzeti
Beyân eyledim sadme-i devleti
Garîbin bu mikdâr olur hıdmeti
Yukarıda verilen dizeler hangi mesneviden alınmıştır?
Keşân-ber-keşân çekdiler İzzeti
Beyân eyledim sadme-i devleti
Garîbin bu mikdâr olur hıdmeti
Yukarıda verilen dizeler hangi mesneviden alınmıştır?
Seçenekler
A
Mihnetkeşan
B
Manzume-i Sivastopol
C
Sakiname
D
Yusuf u Züleyha
E
Gülşen-i Aşk
Açıklama:
Verilen dizeler Mihnetkeşan isimli mesneviden alınmıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 77
Keçecizade İzzet Molla’nın Gülşen-i Aşk isimli eseriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Keçecizade İzzet Molla bu eseri oldukça genç yaşta kaleme almıştır.
B
Gülşen-i Aşk, 300 beyitten oluşan küçük bir mesnevidir.
C
Eser aruzun fe‘ilâtün mefâ‘ilün fe‘ilün (fâ’lün) kalıbıyla yazılmıştır
D
İzzet Molla bu mesnevisinde, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’la zirveye taşıdığı alegorik anlatıma dayalı mesnevi geleneğini takip eder.
E
Gülşen-i Aşk’ı benzerlerinden ayıran en önemli yönü, şairin eşinin başkahraman olmasıdır.
Açıklama:
Gülşen-i Aşk’ı benzerlerinden ayıran en önemli yönü, şairin başkahraman olmasıdır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 78
Söyledimse dürûğ kahr olayım
Mey-i şîrîn içinde zehr olayım
Yukarıdaki dizelerde geçen "mey-i şîrîn" tamlamasının eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Mey-i şîrîn içinde zehr olayım
Yukarıdaki dizelerde geçen "mey-i şîrîn" tamlamasının eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şirin kadın
B
Şirin sarhoş
C
Tatlı şarap
D
Hayat şarabı
E
Tatlı hayat
Açıklama:
Söyledimse dürûğ kahr olayım
Mey-i şîrîn içinde zehr olayım dizelerinde geçen "mey-i şîrîn" tamlaması "tatlı şarap" anlamına gelmektedir. Doğru yanıt C'dir.
Mey-i şîrîn içinde zehr olayım dizelerinde geçen "mey-i şîrîn" tamlaması "tatlı şarap" anlamına gelmektedir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 79
Avnî Bey tarafından kaleme alınan "Abname" isimli eserin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Galata mevlevihanesinde yaşanan yangın
B
Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluk
C
Galata mevlevihanesinin tarihi
D
Bahariye mevlevihanesinin güzellikleri
E
Yenikapı mevlevihanesinin kapatılması
Açıklama:
Abname: Bahariye mevlevihanesinde çekilen susuzluğu dile getirmek amacıyla yazılan, manzum-mensur karışık, dilekçe türünde, secili bir eserdir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 80
Divan şiirinde hem ülke hem de saçın kıvrımı anlamında kullanılan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fas
B
Çad
C
Çin
D
Yemen
E
Tunus
Açıklama:
Çîn: Divan şiirinde hem ülke hem de saçın kıvrımı anlamında kullanılır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi temsili (alegorik) mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Yusuf u Züleyha
C
Naz u Niyaz
D
Mihnetkeşan
E
Manzume-i Sivastopol
Açıklama:
Çoğu XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi aşıkane mesnevilerden birisidir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Yusuf u Züleyha
C
Mevlid
D
Mihnetkeşan
E
Zafername
Açıklama:
Çoğu XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi siyasi hiciv içeren mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Mevlid
C
Mihnetkeşan
D
Manzume-i Sivastopol
E
Zafername
Açıklama:
Çoğu XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi tarihi mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Mihnetkeşan
B
Sakiname
C
Ateşgede
D
Zafername
E
Sergüzeştname
Açıklama:
Çoğu XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi işret hayatıyla ilgili mesnevilerden birisidir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Mihnetkeşan
C
Sergüzeştname
D
Zafername
E
Sakiname
Açıklama:
Çoğu XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir:
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla).
Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla).
Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî).
Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî).
Tarihî mesneviler: Zafername (Hayrî), Manzume-i Sivastopol (Rızayî).
İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî).
Soru 86
II. Mahmut Döneminde sarayla yakın ilişkiler kurmuş ve iki kez sürgüne gönderilmiş Mihnetkeşan, Gülşen-i Aşk ve yarım kalmış Naz u Niyaz adlı üç mesnevinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yenişehirli Avnî
B
Keçecizade İzzet Molla
C
Bayburtlu Zihnî
D
Rızayî
E
Hayrî
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla, 1786’da İstanbul’da doğdu. Aslen Konyalı bir aileye mensuptur. Tanzimat döneminin ünlü sadrazamı Keçecizade Fuat Paşa’nın babasıdır. II. Mahmut döneminde sarayla yakın ilişkiler kurmuş, dönemin önemli ismi Halet Efendi’nin gözdeleri arasında yer almıştır. 1822’de Keşan ve 1829’da Sivas olmak üzere iki kez sürgüne gönderilmiştir. Sivas’ta ürgündeyken vefat etmiştir (1829). Keçecizade İzzet Molla’nın Divan-ı Bahar-ı Efkâr adlı bir divanı, Divan-ı Hazan-ı Âsar adlı bir de divançesi vardır. Divanlara özel adlar vermenin yaygınlaştığı dönemde İzzet Molla iki divan tertip ederek genel eğilime uygun davranmıştır. Şairin Bahar-ı Efkâr ve Hazan-ı Âsar’ına bakıldığında, geniş hayalli, ince fikirli, kökleri gelenekte olan bir birikimin şiir potasında eritilmiş belirtileri hemen sezilir. Bunların dışında Mihnetkeşan, Gülşen-i Aşk ve yarım kalmış Naz u Niyaz adlı üç mesnevi yazmıştır.
Soru 87
Keçecizade İzzet Molla'nın 1823'teki sürgünü konu alan ve siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mihnetkeşan
B
Naz u Niyaz
C
Zafername
D
Sakiname
E
Ateşgede
Açıklama:
Mihnetkeşan, Keçecizade İzzet Molla’nın, 1823’te Keşan’a sürgün edilme hikâyesini mizahi bir dille anlattığı, siyasi hiciv niteliğindeki mesnevisidir. Mihnetkeşan, İzzet Molla’nın yaklaşık bir yıllık Keşan sürgününü hikâye eder. Eser, tür itibarıyla bir sergüzeştnamedir. Güncel detayları klasik kültür birikimiyle harmanlayan İzzet Molla, mesnevi boyunca metni hareketlendiren çok sayıda anlatım tekniğine başvurur. Dostluk kurduğu bir şairle yaptığı Farsça manzum yazışmaları, İstanbul’dan gelen mektupları, yerel tipleri, çıktığı kısa seyahatleri ve daha pek çok reel ayrıntıyı; göndermeler, alıntılar, diyaloglar, iç ses konuşmaları vb. anlatım teknikleriyle şiirleştirir. Klasik tahkiye geleneğini gerçek anlamda bir dönüşüme uğratan Mihnetkeşan, Anadolu Türk ediplerinin bir süre sonra tanışacağı Batı kaynaklı anlatı türlerine yapılmış ilk ciddi hazırlık kabul edilebilir.
Soru 88
Yenişehirli Avni'nin Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme aldığı mesnevi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sakiname
B
Sergüzeştname
C
Ateşgede
D
Naz u Niyaz
E
Gülşen-i Aşk
Açıklama:
Ateşgede: Farsça “ateşlik/ateşli yer” anlamına gelen Ateşgede, Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ından esinlenilerek kaleme alınmış bir mesnevidir. Bu mesnevi, 249 beyit ve dokuz kısa fasıldan meydana gelen yarım kalmış bir eserdir. Aruzun mef ‘ûlü mefâ‘ilün fe‘ûlün kalıbıyla yazılmıştır. Eserde, baştan sona ateş ve ateşi çağrıştıran kelimelerin yan yana getirildiği görülür. “Ateş, volkan, şule (kıvılcım), kül, şem (mum), nâr (ateş), niran (cehennem)” gibi ateşle ilgili kelimeler; “kırmızı, lal (kırmızı renkli değerli bir taş), yakut (kırmızı renkli değerli bir taş), bade (şarap), hurşit (güneş) vb.” kırmızı ve kızıllıkla ilgili kavramlar bir aradadır.
Soru 89
Divan, Abname, Mir'at-ı Cünun ve Ateşgede eserlerini kaleme alan Mesneviliği benimsemiş yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yenişehirli Avnî
B
İrşadî Baba
C
Selamî
D
Keçecizade İzzet Molla
E
Bayburtlu Zihnî
Açıklama:
Avnî Bey, bugün Yunanistan sınırlarında kalmış Yenişehir (Larissa)’de doğdu. Babası Yenişehir eşrafından Sıdkı Ebubekir Paşa’dır. 1854 yılında Abdurrahman Sami Paşa Vidin valisiyken onun yanında kâtip olarak çalıştı. İstanbul’a döndükten sonra Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Nazif Dede’nin kızı Emine Hanım’la evlendi. Bağdat valiliğine atanan Mustafa Nuri Paşa’nın divan kâtipliğini yaptı (1859-60). Daha sonra bir süre memuriyet sebebiyle Gelibolu’da çalıştı. Hayatının son zamanlarında Üsküdar’da memurluk yaptı. 1883 yılında vefat etti. Mevleviliği benimseyen Avnî Bey, derviş yaratılışlı bir kimsedir. Eserleri şöyle sıralanabilir:
Divan
Abname
Mir’at-ı Cünun
Ateşgede
Divan
Abname
Mir’at-ı Cünun
Ateşgede
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi Yenişehirli Avni'nin eserlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mihnetkeşan
C
Abname
D
Mir'at-ı Cünun
E
Ateşgede
Açıklama:
Avnî Bey, bugün Yunanistan sınırlarında kalmış Yenişehir (Larissa)’de doğdu. Babası Yenişehir eşrafından Sıdkı Ebubekir Paşa’dır. 1854 yılında Abdurrahman Sami Paşa Vidin valisiyken onun yanında kâtip olarak çalıştı. İstanbul’a döndükten sonra Beşiktaş Mevlevihanesi şeyhi Nazif Dede’nin kızı Emine Hanım’la evlendi. Bağdat valiliğine atanan Mustafa Nuri Paşa’nın divan kâtipliğini yaptı (1859-60). Daha sonra bir süre memuriyet sebebiyle Gelibolu’da çalıştı. Hayatının son zamanlarında Üsküdar’da memurluk yaptı. 1883 yılında vefat etti. Mevleviliği benimseyen Avnî Bey, derviş yaratılışlı bir kimsedir. Eserleri şöyle sıralanabilir:
Divan
Abname
Mir’at-ı Cünun
Ateşgede
Divan
Abname
Mir’at-ı Cünun
Ateşgede
Soru 91
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesnevilerin içerikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Temsilî (alegorik)
B
Âşıkane
C
Siyasi hiciv içeren
D
Tarihî
E
İş hayatıyla ilgili
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Temsilî (alegorik) mesneviler, Âşıkane mesneviler, Dinî mesneviler, Siyasi hiciv içeren mesneviler, Tarihî mesneviler, İşret hayatıyla ilgili mesneviler. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 92
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış mesnevilerden hangisi Yenişehirli Avnî’ye aittir?
Seçenekler
A
Ateşgede
B
Gülşen-i Aşk
C
Yusuf u Züleyha
D
Mihnetkeşan
E
Sergüzeştname
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla). Doğru yanıt “A” şıkkıdır.
Soru 93
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış olan mesnevilerden hangisi İşret hayatıyla ilgilidir?
Seçenekler
A
Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla)
B
Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî)
C
Zafername (Hayrî)
D
Manzume-i Sivastopol (Rızayî)
E
Sakiname (Antepli Aynî)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesnevilerden içeriklerine göre İşret hayatıyla ilgili mesneviler: Sakiname (Antepli Aynî). Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 94
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış olan mesnevilerden hangisi Siyasi hiciv içerir?
Seçenekler
A
Ateşgede (Yenişehirli Avnî)
B
Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa)
C
Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla)
D
Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla)
E
Mevlid (İrşadî Baba)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî). Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 95
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış olan mesnevilerden hangisi Temsilî (alegorik) mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî)
B
Ateşgede (Yenişehirli Avnî)
C
Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa)
D
Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla)
E
Sakiname (Antepli Aynî)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla). Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 96
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış olan mesnevilerden hangisi Âşıkane mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Ateşgede (Yenişehirli Avnî)
B
Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla)
C
Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla)
D
Mevlid (Selamî)
E
Sakiname (Antepli Aynî)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla). Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 97
Aşağıdaki XIX. yüzyılda yazılmış olan mesnevilerden hangisi Dinî içerikli mesnevilerdendir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla)
B
Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa)
C
Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla)
D
Mevlid (Selamî)
E
Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî)
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Dinî mesneviler: Mevlid (İrşadî Baba), Mevlid (Selamî). Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 98
Yukarıdaki mesnevilerden hangileri Keçecizade İzzet Molla’ya aittir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-IV
C
II-III-V
D
III-IV-V
E
IV-V
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk yarısında yazılmış olan mesneviler içeriklerine göre şöyle sınıflandırılabilir: Temsilî (alegorik) mesneviler: Ateşgede (Yenişehirli Avnî), Gülşen-i Aşk (Keçecizade İzzet Molla). Âşıkane mesneviler: Yusuf u Züleyha (Mehmet İzzet Paşa), Naz u Niyaz (Keçecizade İzzet Molla). Siyasi hiciv içeren mesneviler: Mihnetkeşan (Keçecizade İzzet Molla), Sergüzeştname (Bayburtlu Zihnî). Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 99
Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Şitaiye
C
Kudumiyye
D
Şehname
E
Divançe
Açıklama:
Kudumiyye: Bir devlet büyüğünün yahut hatırı sayılır bir kimsenin bir yerleşim yerine yahut bir makama gelişi üzerine kutlama amacıyla yazılan manzumelere verilen ad. Kudumiyyeler, genellikle kaside ve kıta nazım şekilleriyle kaleme alınmıştır. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 100
Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ve 300 beyitten oluşan mesnevisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gülşen-i Aşk
B
Leyla vü Mecnun
C
Ferhad u Şirin
D
Vamık u Azra
E
Hüsn ü Aşk
Açıklama:
Keçecizade İzzet Molla’nın oldukça genç yaşta kaleme aldığı ilk eseri Gülşen-i Aşk, 300 beyitten oluşan küçük bir mesnevidir. Doğru yanıt “A” şıkkıdır.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdaki yazar-eser eşleştirmelerinin hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Muallim Naci-Esami
B
Şemsettin Sami-Tezakir
C
Mehmet Süreyya-Sicill-i Osmanî
D
Faik Reşat-Eslaf
E
Ahmet Cevdet Paşa-Belagat-ı Osmaniyye
Açıklama:
XIX. yüzyıl nesir türlerini ve yazarlarını tanıyabileceksiniz.
Şemsettin Sami- Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Şemsettin Sami- Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Soru 2
Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme hangi yazar tarafından gerçekleştirilmiştir ?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Abdülhak Hamit (Tarhan)
C
Ziya Paşa
D
Orhan Veli
E
Cevat Şakir Kabaağaçlı
Açıklama:
Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme Abdülhak Hamit (Tarhan) tarafından gerçekleştirilmiştir.
Soru 3
XIX. yüzyıl başlarında şiir ve edebiyatla ilgilenen son Osmanlı Padişahı kimdir ?
Seçenekler
A
Kanun-i Sultan Süleyman
B
Genç Osman
C
I.Ahmed
D
III.Selim
E
Vahdettin
Açıklama:
XIX. yüzyıl başlarında şiir ve edebiyatla ilgilenen son Osmanlı Padişahı III.Selim'dir.
Soru 4
Hangisi Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçelerinden biri değildir ?
Seçenekler
A
Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi
B
Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu
C
Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu
D
Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
E
Nesir dili şiir diline göre daha önce oluşmuştur.
Açıklama:
Nesir dili şiir diline göre daha önce oluşması Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçelerinden biri değildir.
Soru 5
XIX. yüzyıla damgasını vuran ve geleneğin bütün imkânlarını dönüştürerek çağının anlayışına uygun bir nesir dili yaratan yazar aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Ahmet Cevdet Paşa
B
Muallim Naci
C
Ahmet Hamdi Tanpınar
D
Ziya Paşa
E
Abdülhak Hamit Tarhan
Açıklama:
XIX. yüzyıla damgasını vuran ve geleneğin bütün imkânlarını dönüştürerek çağının anlayışına uygun bir nesir dili yaratan yazar Ahmet Cevdet Paşa'dır.
Soru 6
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılan eser hangisidir ?
Seçenekler
A
Son Asır Türk Şairleri
B
Hatimetü’l-Eşar
C
Kemalü’ş-Şuara
D
Kudemadan Birkaç Şair
E
Osmanlı Şairleri
Açıklama:
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılan eser Hatimetü’l-Eşar'dır.
Soru 7
XIX. yüzyılda modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneği olan Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eser kime aittir ?
Seçenekler
A
Recaizade Mahmut Ekrem
B
Mehmet Celal
C
Abdulhalim Memduh
D
Ebuzziya Tevfik
E
Şeyhi Mehmet
Açıklama:
XIX. yüzyılda modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneği olan Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eser Abdulhalim Memduh'a aittir.
Soru 8
XIX. Yüzyılda zümre biyografilerinde hangi konuya yer verilmez ?
Seçenekler
A
Tarikata mensup kişilerin hayatı
B
Bir meslek grubundaki insanların hayatları
C
Bir şehirdeki insanların hayatları
D
Belli bir gruba mensup insanların hayatları
E
Kişilik çözümlemeleri
Açıklama:
XIX. Yüzyılda zümre biyografilerinde kişilik çözümlemelerine yer verilmez.
Soru 9
Ahmet Nazif’in Riyazu’n-Nukaba’sında hangi grup insanlar anlatılmıştır ?
Seçenekler
A
Kaptanıderyalar
B
Nakibüleşraflar
C
Reisülküttaplar
D
Hattatlar
E
Müverrihler
Açıklama:
Ahmet Nazif’in Riyazu’n-Nukaba’sında Nakibüleşraflar anlatılmıştır.
Soru 10
I. Şiir dilinin nesir diline göre daha önce oluşması
II. Şiirin kafiye ve vezinden kaynaklı daha estetik yapıda olması
III. Dinin etkisi
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri arasındadır?
II. Şiirin kafiye ve vezinden kaynaklı daha estetik yapıda olması
III. Dinin etkisi
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri şöyle sıralanabilir:
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
Soru 11
Nesir dilinin tarihsel gelişimi içinde biyografilerin, biyografi geleneği içinde de _______ önemli yeri vardır.
Yukarıdaki boşluğa getirilebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa getirilebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belagatların
B
Gazavatnamelerin
C
Sefaretnamelerin
D
Seyahatnamelerin
E
Şair tezkirelerinin
Açıklama:
Nesir dilinin tarihsel gelişimi içinde biyografilerin, biyografi geleneği içinde de şair tezkirelerinin önemli yeri vardır.
Soru 12
Osmanlı'da yurtdışına gönderilen elçilerin gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere hangi ad verilir?
Seçenekler
A
Belagat
B
Gazavatname
C
Münşeat
D
Sefaretname
E
Sûrname
Açıklama:
Elçilerin gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere "sefaretname" adı verilir.
Soru 13
Dönemin en önemli tezkiresi olan Hatimetü’l-Eşar aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Fatin Davut
B
Mehmet İzzet
C
Mehmet Namık Paşa
D
Sadık Rıfat Paşa
E
Süleyman Faik
Açıklama:
Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır.
Soru 14
Dönemin biyografik eserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturan, bir tarikata, mesleğe, şehre veya bir gruba mensup kimselerin hayatlarına yer veren biyografi türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Grup
B
Milli
C
Sınırlı
D
Spesifik
E
Zümre
Açıklama:
Bu yüzyılda yazılan biyografik eserlerin büyük çoğunluğunu “zümre biyografileri”
olarak adlandırabileceğimiz; bir tarikata, mesleğe, şehre veya bir gruba mensup kimselerin hayatlarına yer veren eserler oluşturmaktadır
olarak adlandırabileceğimiz; bir tarikata, mesleğe, şehre veya bir gruba mensup kimselerin hayatlarına yer veren eserler oluşturmaktadır
Soru 15
Gazavatnameler ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nesir geleneğimizde oldukça eski yeri vardır.
B
Manzum veya mensur şekilde yazılabilir.
C
Mısır Seferi Hakkında Tarihçe bir gazavatnamedir.
D
19.yüzyılda gazavatname yazıcılığı artmıştır.
E
Abdurrezzak Bahir gazavatname türünde eser vermiştir.
Açıklama:
Nesir geleneğimizde oldukça eski yeri olan gazavatname yazıcılığının, doğal olarak 19.yüzyılda zayıfladığı görülmektedir. Yazarların iftiharla kaleme alacakları gazalar, fetihler ve zaferler artık çok gerilerde kalmıştır. Âgah Sırrı Levend’in tespitine göre bu yüzyılda yazılan -manzum veya mensur- bütün gazavatname-lerin sayısı sadece dokuzdur. Bir kısmının yazarı belli değildir. Yazarı belli olan iki gazavatnamenin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Soru 16
1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Abdunnafi İffet Efendi
B
Abdurrahim Muhip Efendi
C
İstanbullu Mehmet Lebib Efendi
D
Seyyit Abdulvehhap Efendi
E
Seyyit Mehmet Emin Vahit Efendi
Açıklama:
1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatan Abdurrahim Muhip Efendi'dir.
Soru 17
I. Edebiyatımızda son sûrnamesidir.
II. Abdunnafi İffet Efendi tarafından yazılmıştır.
III. Ağır ve külfetli bir dili vardır.
Sûrname-i Selatin ile ilgili verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Abdunnafi İffet Efendi tarafından yazılmıştır.
III. Ağır ve külfetli bir dili vardır.
Sûrname-i Selatin ile ilgili verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Abdunnafi İffet Efendi’nin (Abdî) yazdığı Sûrname-i Selatin edebiyatımızda son sûrname olarak bilinir. Bu sûrnamenin oldukça ağır ve külfetli bir dili vardır.
Soru 18
19.yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belagat-i Osmaniyye
B
Mebani’l-İnşa
C
Mizanü’l-Edeb
D
Mugni’l-Küttab
E
Talim-i Edebiyat
Açıklama:
Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabıdır.
Soru 19
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet’in müştereken yazdıkları Türkiye’de basılan ilk gramer kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Divanu Lugati’t-Türk
B
Kavaid-i Osmaniyye
C
Lisan-ı Türkî
D
Mikyasu’l-Lisan Kıstasu’l-Beyan
E
Müyessiretü’l-Ulum
Açıklama:
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet’in müştereken yazdıkları Kavaid-i Osmaniyye, Türkiye’de basılan ilk gramer kitabıdır.
Soru 20
Osmanlı devleti sınırları içinde yaşayan seyyit ve şeriflerin (Hz. Muhammed soyundan gelen kimseler) devletle olan işlerini düzenlemekle görevli bürokratlardır.
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nakibüleşraf
B
Talik
C
Kaptanıderyalar
D
Reisülküttaplar
E
Hattatlar
Açıklama:
Nakibüleşraf: Osmanlı devleti sınırları içinde yaşayan seyyit ve şeriflerin (Hz. Muhammed soyundan gelen kimseler) devletle olan işlerini düzenlemekle görevli bürokratlardır.
Soru 21
Daha çok levhaların, divan ve mesnevi gibi edebî içerikli eserlerin yazımında kullanılan
Arap harflerine özgü bir yazı stili.
Yukarıda tanımı verilen yazı stili aşağıdakilerden hangisidir?
Arap harflerine özgü bir yazı stili.
Yukarıda tanımı verilen yazı stili aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kûfî
B
Talik
C
Rika
D
Nesih
E
gubarî
Açıklama:
Daha çok levhaların, divan ve mesnevi gibi edebî içerikli eserlerin yazımında kullanılan
Arap harflerine özgü bir yazı stili. Bu alfabeyle talikten başka en eski yazı stili olan kûfîden en yenisi olan rikaya kadar nesih, sülüs, divanî, muhakkak, gubarî gibi pek çok tarz gelişmiştir.
Arap harflerine özgü bir yazı stili. Bu alfabeyle talikten başka en eski yazı stili olan kûfîden en yenisi olan rikaya kadar nesih, sülüs, divanî, muhakkak, gubarî gibi pek çok tarz gelişmiştir.
Soru 22
Osmanlı’da bir önceki yüzyılın sonlarına kadar yabancı ülkelere daimi elçi görevlendirilmemiş, elçiler lüzum görüldüğünde ve geçici olarak gönderilmiştir. Bu elçilerin gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gazavatname
B
Seyahatname
C
Sefaretname
D
Sûrname
E
Münşeat
Açıklama:
Osmanlı’da bir önceki yüzyılın sonlarına kadar yabancı ülkelere daimi elçi görevlendirilmemiş, elçiler lüzum görüldüğünde ve geçici olarak gönderilmiştir. Bu elçilerin gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere sefaretname denir.
Soru 23
Yazarı belli olan iki .................'nin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Seyahatname
B
Sefaretname
C
Surname
D
Gazavatnameler
E
Münşeat
Açıklama:
Yazarı belli olan iki gazavatnamenin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı
Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Soru 24
Edebiyatımızda son ........... olarak bilinen bu eserde Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Sefraretname
B
Seyahatname
C
Münşeat
D
Gazavatname
E
Surname
Açıklama:
Edebiyatımızda son sûrname olarak bilinen bu eserde Sultan
Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır.
Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır.
Soru 25
Bu yüzyılda, özellikle 1867-1876 tarihleri arasında ......... kitaplarının sayısı dikkat çekici bir biçimde artar ve içerikleri çeşitlenir. Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe ........... kitabıdır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Belagat
B
Talik
C
Münşeat
D
Surname
E
Gazavatname
Açıklama:
XIX. yüzyıla kadar yazılan belagate dair Türkçe kitap sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ama bu yüzyılda, özellikle 1867-1876 tarihleri arasında belagat kitaplarının sayısı
dikkat çekici bir biçimde artar ve içerikleri çeşitlenir. Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabıdır
dikkat çekici bir biçimde artar ve içerikleri çeşitlenir. Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabıdır
Soru 26
19. yüzyılda bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mebani’l-İnşa’
B
Mizanü’l-Edeb
C
Belagat-i Osmaniyye
D
Talim-i Edebiyat
E
Mikyasu’l-Lisan Kıstasu’l-Beyan
Açıklama:
Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabıdır.
Soru 27
Söylenmek istenen bir sözü kasten tam tersini söyleyerek ifade etme sanatıdır.
Yukarıda tanımı verilen söz sanatı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Yukarıda tanımı verilen söz sanatı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Tezat
B
Tenasüp
C
Tariz
D
Tevriye
E
Telmih
Açıklama:
Tariz: Söylenmek istenen bir sözü
kasten tam tersini söyleyerek ifade etme sanatıdır.
kasten tam tersini söyleyerek ifade etme sanatıdır.
Soru 28
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
Seçenekler
A
Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
B
Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
C
Himaye (patronaj) geleneği içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
D
Klasik şiir geleneğini yıkmak isteyen şairlerin oluşu.
E
Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu.
Açıklama:
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri şöyle sıralanabilir:
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
Soru 29
XVIII. yüzyılın klasik tezkirelerinin yerini, XIX. yüzyılda sistemsiz, muhtasar veya tamamlanamamış müsveddeler hâlindeki tezkireler alır. Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un ..........................’ıdır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Verdü’l-Hakaik
B
Vekayiü’l-Fuzala
C
Kemalü’ş-Şuara
D
Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba
E
Hatimetü’l-Eşar
Açıklama:
XVIII. yüzyılın klasik tezkirelerinin yerini, bu yüzyılda sistemsiz, muhtasar veya tamamlanamamış müsveddeler hâlindeki tezkireler alır. Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi nesir geleneğimizde oldukça eski yeri olan gazavatname yazıcılığının 18.yy'da zayıflamasının nedenlerinden biridir ?
Seçenekler
A
Yeterince ilgi çekici konulardan bahsetmemesi
B
Fetihler ve zaferlerin geride kalması
C
Yazacak kimse olmaması
D
İnsanların okumak istememesi
E
Ağır sanatlı bir dili olması
Açıklama:
Fetihler ve zaferlerin geride kalması nesir geleneğimizde oldukça eski yeri olan gazavatname yazıcılığının 18.yy'da zayıflamasının nedenlerinden biridir.
Soru 31
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi kimdir ?
Seçenekler
A
Mehmet Emin Karahanzade
B
Abdurrahim Muhip Efendi
C
Abdülhak Hamit Tarhan
D
Evliya Çelebi
E
Abdurrezzak Bahir
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi Abdurrahim Muhip Efendi’dir
Soru 32
Klasik Türk edebiyatı hangi edebiyat türünü merkezine almıştır?
Seçenekler
A
Roman
B
Hikaye
C
Şiir
D
Makale
E
Deneme
Açıklama:
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri şöyle sıralanabilir.
Soru 33
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Eskinin tasfiyesi ile varılabilecek son kemal noktası” diye nitelediği kitabın adı nedir?
Seçenekler
A
Kısas-ı Enbiya
B
Hatimetü’l-Eşar
C
Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba
D
Kemalü’ş-Şuara
E
Devhatü’l-Meşayih
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar, pek çok bakımdan XIX. yüzyıla damgasını vuran Ahmet Cevdet Paşa’nın bu kapıdan girdiğini ve geleneğin bütün imkânlarını dönüştürerek çağının anlayışına uygun bir nesir
dili yarattığını “Cevdet Paşa Hakkında Düşünceler” başlıklı yazısında izah eder ve onun Kısas-ı Enbiya’sı için “eskinin tasfiyesi ile varılabilecek son kemal noktası” der (1977: 203).
dili yarattığını “Cevdet Paşa Hakkında Düşünceler” başlıklı yazısında izah eder ve onun Kısas-ı Enbiya’sı için “eskinin tasfiyesi ile varılabilecek son kemal noktası” der (1977: 203).
Soru 34
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi olan ve Fatin Davut’un yazdığı eser hangisidir?
Seçenekler
A
Vekayi-i Letaif-i Enderun
B
Tarih-i Ata
C
Şakayık
D
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye
E
Hatimetü’l-Eşar
Açıklama:
XVIII. yüzyılın klasik tezkirelerinin yerini, bu yüzyılda sistemsiz, muhtasar veya tamamlanamamış müsveddeler hâlindeki tezkireler alır. Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır.
Soru 35
XIX. yüzyılın şiiri için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kudemadan Birkaç Şair
B
Kemalü’ş-Şuara
C
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye
D
Teracim-i Ahval-i Ulema ve Meşayıh
E
Ayine-i Zurefa
Açıklama:
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılan Hatimetü’l-Eşar’dan sonra bu yüzyılın şiiri
için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır.
için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır.
Soru 36
Ahmet Nazif ’in biyografisini yazdığı devlet adamları kimlerdir?
Seçenekler
A
Vezirler
B
Sadrazamlar
C
Şeyhülislamlar
D
Nakibüleşraflar
E
Reisülküttaplar
Açıklama:
Osmanlı ilmiye sınıfının ve özellikle teşrifatının (protokol) önde gelen bu şahsiyetlerin tanıtıldığı eserlerden biri Ahmet Nazif ’in Riyazu’n-Nukaba’sı, diğeri de Ahmet Rıfat’ın bu eserdeki 56 kişiye altı kişi daha ekleyerek yazdığı Devhatü’n-Nukaba adlı kitabıdır (Yüksel-Köksal 1998).
Soru 37
Osmanlı devleti sınırları içinde yaşayan seyyit ve şeriflerin devletle olan işlerini düzenlemekle görevli bürokratlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sadrazam
B
Nakibüleşraf
C
Reisülküttap
D
Müverrihler
E
Hattat
Açıklama:
Nakibüleşraf: Osmanlı devleti sınırları içinde yaşayan seyyit ve şeriflerin (Hz. Muhammed soyundan gelen kimseler) devletle olan işlerini düzenlemekle görevli
bürokratlardır.
bürokratlardır.
Soru 38
Vefeyatnameler hangi edebiyat türünden sayılmaktadır?
Seçenekler
A
Şiir
B
Hikaye
C
Biyografi
D
Deneme
E
Makale
Açıklama:
Vefat etmiş ünlü kimselerin, başta ölüm tarihleri olmak üzere, meslek hayatlarına dair
bazı safhalarının verildiği vefeyatnameler de biyografi eserleri arasında sayılabilir.
bazı safhalarının verildiği vefeyatnameler de biyografi eserleri arasında sayılabilir.
Soru 39
XIX. yüzyılın son vakanüvisi olan ve 41 yıl görevde kalan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Mehmet Esad Efendi
B
Mehmet Şakir Recai Efendi
C
Esat Efendi
D
Ahmet Cevdet Paşa
E
Ahmet Lütfi Efendi
Açıklama:
Ahmet Cevdet, Kısas-ı Enbiya Aleyhi’s-selam ve Tevarih-i Hulefa, İstanbul 1300 (1882), s. 80-84. Ahmet Cevdet, “paşa” unvanıyla Halep valiliğine tayin edilince, vakanüvislik görevine, bu yüzyılın son vakanüvisi olan Ahmet Lütfi Efendi getirilmiştir. Aynı zamanda şair olan Ahmet Lütfi, atanmasından ölümüne kadar süren 41 yıl bu görevde kalmıştır
Soru 40
XIX.yüzyılda yazılan -manzum veya mensur- bütün gazavatnamelerin sayısı kaçtır?
Seçenekler
A
7
B
8
C
9
D
10
E
11
Açıklama:
Âgah Sırrı Levend’in tespitine göre bu yüzyılda yazılan -manzum veya mensur- bütün gazavatnamelerin sayısı sadece dokuzdur
Soru 41
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi kimdir?
Seçenekler
A
Abdurrahim Muhip Efendi
B
Seyyit Mehmet Emin Vahit Efendi
C
Seyyit Mehmet Refi Efendi
D
Yasincizade Seyyit Abdulvehhap Efendi
E
Bozoklu Osman Şakir Efendi
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi Abdurrahim Muhip Efendi’dir.
Soru 42
Tanzimatçıların edebiyat anlayışlarına göre eski edebiyat, diliyle, nazım şekilleriyle, mazmunları ve edebî sanatlarıyla bütünüyle terk edilmesi gereken bir “ucube” idi. Bu anlayışın başını çeken kimdir?
Seçenekler
A
Namık Kema
B
Ziya Paşa
C
Şinasi
D
Abdulhak Hamit
E
Cevdet Paşa
Açıklama:
Tanzimatçıların edebiyat anlayışlarına göre eski edebiyat, diliyle, nazım şekilleriyle, mazmunları ve edebî sanatlarıyla bütünüyle terk edilmesi gereken bir “ucube” idi. Başını Namık Kemal’in çektiği bu anlayış sahipleri teoriyi pratiğe dönüştürmede, özellikle de dilde sadeleşme hususunda, pek başarılı olamamışlardı.
Soru 43
Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme kim tarafından gerçekleşebildi?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Abdulhak Hamit
C
Ziya Paşa
D
Şinasi
E
Mehmet Tevfik
Açıklama:
Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme ancak Abdulhak Hamit (Tarhan) ile gerçekleşebilecekti
Soru 44
Hangisi klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
B
Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
C
Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
D
Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
E
Edebiyatçıların düz yazı yeteneği şiir yeteneği kadar gelişmiş durumda değildi?
Açıklama:
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri şöyle sıralanabilir:
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat
ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler
bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği
içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
Soru 45
Hangisi XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılır?
Seçenekler
A
Kemalü’ş-Şuara
B
Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba
C
Hatimetü’l-Eşar
D
Teracim-i Ahval-i Ulema ve Meşayıh
E
Verdü’l-Hakaik
Açıklama:
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılan Hatimetü’l-Eşar’dan sonra bu yüzyılın şiiri
için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır
için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır
Soru 46
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Ebuzziya Tevfik
B
Recaizade Mahmut Ekrem
C
Mehmet Celal
D
Abdulhalim Memduh
E
Şeyhi Mehmet
Açıklama:
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eseriyle Abdulhalim Memduh, modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneğini verir.
Soru 47
Daha çok levhaların, divan ve mesnevi gibi edebî içerikli eserlerin yazımında kullanılan Arap harflerine özgü bir yazı stiline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nakibüleşraf
B
Reisülküttap
C
Talik
D
Hatt
E
Müverrih
Açıklama:
Talik: Daha çok levhaların, divan ve mesnevi gibi edebî içerikli eserlerin yazımında kullanılan
Arap harflerine özgü bir yazı stili. Bu alfabeyle talikten başka en eski yazı stili olan kûfîden en yenisi olan rikaya kadar nesih, sülüs, divanî, muhakkak, gubarî gibi pek çok tarz gelişmiştir.
Arap harflerine özgü bir yazı stili. Bu alfabeyle talikten başka en eski yazı stili olan kûfîden en yenisi olan rikaya kadar nesih, sülüs, divanî, muhakkak, gubarî gibi pek çok tarz gelişmiştir.
Soru 48
Cevdet Paşa tarafından asrının “yegâne tabip ve filozofu” olarak nitelenen kimdir?
Seçenekler
A
Şanizade Mehmet Ataullah Efendi
B
Ataullah Efendi
C
Mehmet Şakir Recai Efendi
D
Antepli Asım Ahmet Efendi
E
Ömer Amir Bey
Açıklama:
Mütercim Asım’ın vefatından sonra, Cevdet Paşa tarafından asrının “yegâne tabip ve filozofu” olarak nitelenen Şanizade Mehmet Ataullah Efendi vakanüvis olmuştur.
Soru 49
Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı hangi türe dahildir?
Seçenekler
A
Sefaretname
B
Sûrname
C
Belagat
D
Seyahatname
E
Gazavatname
Açıklama:
Yazarı belli olan iki gazavatnamenin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Soru 50
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi kimdir?
Seçenekler
A
Seyyit Mehmet Emin Vahit Efendi
B
Abdurrahim Muhip Efendi
C
Yasincizade Seyyit Abdulvehhap Efendi
D
Bozoklu Osman Şakir Efendi
E
Abdürrezzak Bâhir Efendi
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi Abdurrahim Muhip Efendi’dir.
Soru 51
Hangisi eski asırlarda yazılıp basımı bu yüzyıl içinde gerçekleşen münşeat mecmuaları dışında bu asırda kaleme alınıp yayımlanan belli başlı münşeat mecmuaları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mecma’u’lMünşeat
B
Letaif-i İnşa
C
Münşeat-ı el-Hâc Âkif Efendi ve Divançe
D
Âsar-ı Ziver Paşa
E
Ayatü’l-Hayr
Açıklama:
Ayatü’l-Hayr münşeat türünde değildir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi genel olarak XIX. toplum hayatı ve Türk edebiyatı için söylenemez?
Seçenekler
A
XIX. yüzyıl, değişim ve arayışların çok yoğun ve çeşitli yöntemler denenerek yaşandığı bir dönemdir
B
Bu yüzyılda yenilik ve değişimler, sadece eğitim ve bilim alanında değil
edebiyat dünyasında da kendini göstermiştir.
edebiyat dünyasında da kendini göstermiştir.
C
Paris ve Londra’ya okumaya giden aydınların dönüşleri toplum yapısı ve edebiyatta muazzam bir farklılaşma getirmiştir.
D
XIX. yüzyılda farklılaşma, eski yüzyılların Sebk-i Hindî ve Mahallîleşme gibi üslup
arayışları düzeyinde değil, büsbütün toplum hayatını etkileyecek bir yöneliştir.
arayışları düzeyinde değil, büsbütün toplum hayatını etkileyecek bir yöneliştir.
E
Encümen-i Şuara, divan şiirinin düştüğü yerden ancak Batı'ya yönelerek kalkabileceğine dair bir anlayışa sahiptir.
Açıklama:
Kendilerine XVII. yüzyıl şairlerini örnek alan edip ve şairler tarafından kurulan Encümen-i Şuara, divan şiirinin düştüğü yerden yine kendi imkânlarını kullanarak kalkabileceğine dair bir anlayışa sahipti. İlk müdavimleri arasında Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın da bulunduğu bu topluluk üyelerinin temel asgari müşterekleri şiirde eskiye yönelişi ve klasik tarzı devam ettirme hususundaki kabul ve ısrarlarıdır.
Encümen-i Şuara, divan şiirinin düştüğü yerden ancak Batı'ya yönelerek kalkabileceğine dair bir anlayışa sahiptir.
Encümen-i Şuara, divan şiirinin düştüğü yerden ancak Batı'ya yönelerek kalkabileceğine dair bir anlayışa sahiptir.
Soru 53
Tanzimat Edebiyatı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcı Tercüman-ı Ahval’in yayınlanması olarak kabul edilir.
B
Başını Namık Kemal’in çektiği yenilikçiler, özellikle dilde sadeleşme konusunda başarılı örnekler vermişlerdir.
C
XVIII. yüzyılda yazılan Muhayyelat-ı Aziz Efendi Türk edebiyatında yeni dönemin habercisi sayılabilir.
D
Batı’ya gidenJön Türkler, gözlem ve birikimlerini ülkeye taşırken yabancı edebiyatları da tanıtmışlardır.
E
Tanzimatçılara göre eski edebiyat, diliyle, nazım şekilleriyle, mazmunları ve edebî sanatlarıyla bütünüyle terk edilmesi gereken bir “ucube” idi
Açıklama:
Başını Namık Kemal’in çektiği bu anlayış sahipleri teoriyi pratiğe dönüştürmede, özellikle de dilde sadeleşme hususunda, pek başarılı olamamışlardı. Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme ancak Abdulhak Hamit (Tarhan) ile gerçekleşebilecekti.
Başını Namık Kemal’in çektiği yenilikçiler, özellikle dilde sadeleşme konusunda başarılı örnekler vermişlerdir.
Başını Namık Kemal’in çektiği yenilikçiler, özellikle dilde sadeleşme konusunda başarılı örnekler vermişlerdir.
Soru 54
Nesrimde rekâket olmasaydı
Evvelce gözüm de dolmasaydı
Hiç nazma temâyül eylemezdim
Bir sadece beyt söylemezdim
Namık Kemal'in yukarıdaki dörtlüğü yorumlandığında aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
Evvelce gözüm de dolmasaydı
Hiç nazma temâyül eylemezdim
Bir sadece beyt söylemezdim
Namık Kemal'in yukarıdaki dörtlüğü yorumlandığında aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Namık Kemal'in aslında nesri sevdiği
B
Namık Kemal'in şiir yazmaktan hoşlanmadığı
C
Namık Kemal'in şiiri daha güzel ve kolay yazdığı
D
Namık Kemal'in yetişme koşularından dolayı şiir yazmaya yöneldiği
E
Namık Kemal'in önceleri nesrini kusurlu gördüğü
Açıklama:
Metinde kolaylık ve güzellikle ilgili bir ifade yoktur.
Namık Kemal'in şiiri daha kolay ve güzel yazdığı
Namık Kemal'in şiiri daha kolay ve güzel yazdığı
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi eski nesrin eleştirilen özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şiirsel bir güzelliği amaçlamaları
B
Seci kullanma merakı
C
Çok uzun cümleler kullanma arzusu
D
Arapça-Farsça kelimelerle sanat yapma kaygısı
E
Gramer kurallarına aykırı kullanımların çokluğu
Açıklama:
Eski nesir yazarları, eserlerinde şiire yaklaşan bir güzellik ortaya koymaya çalışırlardı. Seci merakı, birbirine bağlı cümleciklerle dolu bir türlü sonu gelmeyen uzun cümleler ve alışılmadık Arapça-Farsça kelimelerle tasannu (=sanat yapma) endişesi de eklenince metinler ancak belli kimselerin çözüp anlayabileceği bir hâl alıyordu. Bunlar arasında gramer kurallarına ilişkin bir yakınmadan söz edilmemektedir.
Gramer kurallarına aykırı kullanımların çokluğu
Gramer kurallarına aykırı kullanımların çokluğu
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şiirin, vezin ve kafiye ile daha estetik sanat
ortaya koymanın doğal ve işlevsel yolu olarak görülmesi
ortaya koymanın doğal ve işlevsel yolu olarak görülmesi
B
Ezbere dayalı eğitim sisteminin ezber ihtiyacını şiiri biçiminin kolay karşılaması
C
Edebiyatçıların şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilmesi.
D
Şiir dilinin konuları açıklamaya daha uygun olması
E
Şiir dilinin nesir dilinden önce oluşmuş olması
Açıklama:
Şiir dilinin konuları açıklamaya daha uygun olduğu söylenemez. Bu, nesrin görevidir.
Şiir dilinin konuları açıklamaya daha uygun olması
Şiir dilinin konuları açıklamaya daha uygun olması
Soru 57
Pek çok bakımdan XIX. yüzyıla damgasını vuran Ahmet Cevdet Paşa’nın geleneğin bütün imkânlarını dönüştürerek çağının anlayışına uygun bir nesir dili yarattığını “Cevdet Paşa Hakkında Düşünceler” başlıklı yazısında izah eder ve onun Kısas-ı Enbiya’sı için “eskinin tasfiyesi ile varılabilecek son kemal noktası” diyen yazar aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?.
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Yahya Kemal Beyatlı
C
Abdülhak Hamit Tarhan
D
Ahmet Haşim
E
Mehmet Kaplan
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar, pek çok bakımdan XIX. yüzyıla damgasını vuran Ahmet Cevdet Paşa’nın bu kapıdan girdiğini ve geleneğin bütün imkânlarını dönüştürerek çağının anlayışına uygun bir nesir dili yarattığını “Cevdet Paşa Hakkında Düşünceler” başlıklı yazısında izah eder ve onun Kısas-ıEnbiya’sı için “eskinin tasfiyesi ile varılabilecek son kemal noktası” der.
Soru 58
Aşağıda XIX. yüzyılda Türk edebiyatında biyografi türü için söylenenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır.
B
Mehmet Siracettin ve Mehmet Tevfik, değerlendirip bütün Osmanlı şairlerini tek bir
eserde toplamaya çalışırlar.
eserde toplamaya çalışırlar.
C
XIX. yüzyılın şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır.
D
Hammer’in Osmanlı Şiir Sanatı Tarihi adlı eseri, kuruluştan 1834 yılına kadar yetişen 2200 Osmanlı şairinin biyografisini içerir.
E
Recaizade Mahmut Ekrem, Kudemadan Birkaç Şair kitabında dönemin bütün şairlerinin biyografilerini vermiştir.
Açıklama:
Recaizade Mahmut Ekrem’in Kudemadan Birkaç Şair’i dokuz şairden bahseden küçük bir eser olmakla beraber sadece biyografilerle kalmaması, kimi edebî tespit ve değerlendirmelerle şairleri el alması, özellikle de “eski” şairlere “yeni” bir sanatkârın gözüyle bakılması açısından kayda değer bir çalışmadır.
Recaizade Mahmut Ekrem, Kudemadan Birkaç Şair kitabında dönemin bütün şairlerinin biyografilerini vermiştir.
Recaizade Mahmut Ekrem, Kudemadan Birkaç Şair kitabında dönemin bütün şairlerinin biyografilerini vermiştir.
Soru 59
Modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneğini Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye kitabıyla veren yazar aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Ebuzziya Tevfik
B
Abdulhalim Memduh
C
Mehmet Celal
D
Muallim Naci
E
Recaizade Mahmut Ekrem
Açıklama:
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eseriyle Abdulhalim Memduh, modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneğini verir.
Abdülhalim Memduh
Abdülhalim Memduh
Soru 60
Aşağıda XIX. yüzyılda yazılan tarih kitaplarıyla ilgili verilen bilgilerin hangisinde yanlışlık vardır?
Seçenekler
A
Mehmet Şakir Paşa, Yeni Osmanlı Tarihi'nin ilk cildinde Osmanlı devletinin İstanbul’un fethine kadar geçen olaylar anlatılmaktadır.
B
Hayrullah Efendi, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye Tarihi’nde Batı kaynaklarını da göz önünde bulundurarak olayları objektif bir bakış açısıyla değerlendirmiştir.
C
Ahmet Vefik Paşa, Osmanlı'nın Sultan Abdülaziz’e kadar olan dönemin askerî, siyasal, toplumsal ve kültürel boyutlarını Tarih-i Osmanî adlı eserinde anlatmıştır.
D
Mustafa Nuri Paşa, Osmanlı’nın kuruluşundan 1841’e gelene kadar bütün kurumlarının tarihini Netayicü’l-Vukuat adlı eserinde anlatmıştır.
E
Ahmet Cevdet Paşa, II. Abdulhamit’in emriyle 1892’de tahta çıkışından itibaren gelişen olayları Tarih-i Cevdet adı altında kaleme almıştır.
Açıklama:
Cevdet Paşa, bizzat II. Abdulhamit’in emriyle yazdığı, adı geçen padişahın 1892’de tahta çıkışından itibaren gelişen olayları ise Maruzat adı altında kaleme almıştır. Tezâkir’in belgesel dilinden uzak bir üslupla yazdığı bu eserinde dönemin devlet adamlarını ağır bir dille eleştirmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa, II. Abdulhamit’in emriyle 1892’den itibaren gelişen olayları Tarih-i Cevdet adıyla yazmış, dönemin devlet adamlarını ağır bir dille eleştirmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa, II. Abdulhamit’in emriyle 1892’den itibaren gelişen olayları Tarih-i Cevdet adıyla yazmış, dönemin devlet adamlarını ağır bir dille eleştirmiştir.
Soru 61
"................."1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatmıştır. Küçük Sefaretname’sinde Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin anlattığı Fransa ile kendi gördüğü Fransa arasındaki farklılıkları vurgular. Fransa’nın okulları, hastaneleri, mahkemeleri, haberleşme sistemi gibi yapısal özelliklerinin yanı sıra Paris ve çevresi, gezilip görülecek yerlerinin anlatıldığı bu eser o zamanki Avrupa’nın bir Türk aydını tarafından nasıl görülüp nitelendiğini ortaya koyması bakımından özel bir değer taşır.
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yere hangi isim getirilmelidir?
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yere hangi isim getirilmelidir?
Seçenekler
A
Seyyit Mehmet Emin Vahit Efendi
B
Bozoklu Osman Şakir Efendi
C
Abdurrahim Muhip Efendi
D
Seyyit Mehmet Refi Efendi
E
Mehmet Namık Paşa
Açıklama:
Abdurrahim Muhip, nişancılık payesiyle büyükelçi olarak 1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatmıştır. Küçük Sefaretname’sinde Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin anlattığı Fransa ile kendi gördüğü Fransa arasındaki farklılıkları vurgular.
Abdurrahim Muhip Efendi
Abdurrahim Muhip Efendi
Soru 62
Kendilerine XVII. yüzyıl şairlerini örnek alan edip ve şairler tarafından kurulan, ve divan şiirinin düştüğü yerden yine kendi imkânlarını kullanarak kalkabileceğine dair bir anlayışa sahip topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hisarcılar
B
Encümen-i Şuara
C
Yedi Meşaleciler
D
Fecr-i Ati
E
Edebiyat-ı Cedide
Açıklama:
Kendilerine XVII. yüzyıl şairlerini örnek alan edip ve şairler tarafından kurulan Encümen-i Şuara, divan şiirinin düştüğü yerden yine kendi imkânlarını kullanarak kalkabileceğine dair bir anlayışa sahipti. Doğru yanıt B'dir.
Soru 63
Sonradan “Tanzimat Edebiyatı” adıyla anılmaya başlanacak olan Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcı olarak çıkarılan ilk özel gazete aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Servet-i Fünun
B
Ceride-i Havadis
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvîr-i Efkâr
E
Takvîm-i Vekâyi
Açıklama:
Sonradan “Tanzimat Edebiyatı” adıyla anılmaya başlanacak olan Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcı olarak ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’in yayın hayatına başladığı 1860 yılı gösterilir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 64
Söylenmek istenen bir sözü kasten tam tersini söyleyerek ifade etme sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İstiare
B
Teşbih
C
Tevriye
D
Tenasüp
E
Tariz
Açıklama:
Tariz: Söylenmek istenen bir sözü kasten tam tersini söyleyerek ifade etme sanatıdır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 65
"Kudemadan Birkaç Şair" isimli eser kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Muallim Naci
B
Tevfik Fikret
C
Namık Kemal
D
Recaizade Mahmut Ekrem
E
Sami Paşazade Sezai
Açıklama:
"Kudemadan Birkaç Şair" isimli eser Recaizade Mahmut Ekrem tarafından kaleme alınmıştır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 66
Selanik kadısı Karslızade Mehmet Cemalettin Efendi, 1843 yılında kaleme aldığı Ayine-i Zurefa adlı eserinde kimleri tanıtmıştır?
Seçenekler
A
Müverrihler
B
Reisülküttaplar
C
Kaptanıderyalar
D
Şeyhülislamlar
E
Vezirler
Açıklama:
Selanik kadısı Karslızade Mehmet Cemalettin Efendi, 1843 yılında kaleme aldığı Ayine-i Zurefa adlı eserinde Kemal Paşazade’den Esat Efendi’ye kadar yetişen kırk altı Osmanlı tarihçisini tanıtmıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 67
Aşağıdaki eserlerden hangisinde nakibüleşrafların hayat hikayeleri anlatılmaktadır?
Seçenekler
A
Devhatü’l-Meşayih
B
Riyazu’n-Nukaba
C
Harita-i Kapudan-ı Derya
D
Halifetü’r-Rüesa
E
Ayine-i Zurefa
Açıklama:
Nakibüleşraflar: Osmanlı ilmiye sınıfının ve özellikle teşrifatının (protokol) önde gelen bu şahsiyetlerin tanıtıldığı eserlerden biri Ahmet Nazif ’in Riyazu’n-Nukaba’sıdır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 68
Mütercim Asım’ın vefatından sonra, Cevdet Paşa tarafından asrının “yegâne tabip ve filozofu” olarak nitelenen hangi isim vakanüvis olmuştur?
Seçenekler
A
Halepli Mustafa Naima
B
Katip Çelebi
C
Mehmet Ataullah Efendi
D
Evliya Çelebi
E
Tursun Bey
Açıklama:
Mütercim Asım’ın vefatından sonra, Cevdet Paşa tarafından asrının “yegâne tabip ve filozofu” olarak nitelenen Şanizade Mehmet Ataullah Efendi vakanüvis olmuştur.Doğru yanıt C'dir.
Soru 69
Nişancılık payesiyle büyükelçi olarak 1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatmış olan XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ali Şevki Bey
B
Ahmet Cevat Paşa
C
Mustafa Nuri Paşa
D
Mehmet Emin Karahanzade
E
Abdurrahim Muhip Efendi
Açıklama:
XIX. yüzyılın ilk sefaretname müellifi Abdurrahim Muhip Efendi’dir. Abdurrahim Muhip, nişancılık payesiyle büyükelçi olarak 1806-1812 yılları arasında gönderildiği Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretname ve Büyük Sefaretname olarak adlandırdığı iki ayrı kitap hâlinde anlatmıştır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 70
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet’in müştereken yazdıkları Türkiye’de basılan ilk gramer kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayatü’l-Hayr
B
Kavaid-i Osmaniyye
C
Sûrname-i Selatin
D
Talim-i Edebiyat
E
Belagat-i Osmaniyye
Açıklama:
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet’in müştereken yazdıkları Kavaid-i Osmaniyye, Türkiye’de basılan ilk gramer kitabıdır (İstanbul 1864). Doğru yanıt B'dir.
Soru 71
II. Mahmut’un 1831 yılında Çanakkale Boğazı ve Edirne’ye yaptığı yolculuğun anlatıldığı Sefername-i Hayr adlı eser kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Ahmet Nazif
B
Ömer Faiz
C
Abdunnafi İffet Efendi
D
Çaylak Tevfîk
E
Âkif Paşa
Açıklama:
Ahmet Nazif ’in Sefername-i Hayr adlı eserinde, II. Mahmut’un 1831 yılında Çanakkale Boğazı ve Edirne’ye yaptığı yolculuk anlatılmaktadır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilen yılı temsil etmektedir?
Seçenekler
A
1870
B
1860
C
1861
D
1900
E
1871
Açıklama:
Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcı olarak ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’in yayın hayatına başladığı 1860 yılı gösterilir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
B
Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
C
Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
D
Şiir dili umum halkın anlayabileceği bir dil olduğu için herkes tarafından anlaşılabilmekte idi.
E
Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
Açıklama:
Klasik Türk edebiyatının şiir merkezli bir edebiyat olmasının temel gerekçeleri şöyle sıralanabilir:
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
a. Şiir, vezin ve kafiyenin sağladığı ahenkle daha estetik bir yapı arz ettiği için sanat ortaya koymanın en doğal ve işlevsel yolu idi.
b. Eski eğitim sisteminde ezberin yeri büyük olduğu için tamamen öğretici eserler bile kolay ezberlenebilmesi için manzum olarak yazılıyordu.
c. Edebiyatçılar şairlik kabiliyetleriyle değerlendirilirdi. Himaye (patronaj) geleneği içinde kasideciliğin önemli yeri vardı.
d. Şiir dili nesir diline göre daha önce oluşmuştu. Bunda göçebe kültürünün hareketliliği ile şiirin ritmik akışkanlığı arasındaki paralelliğin de etkisi olabilir.
Soru 74
XIX. yüzyılın en önemli ikinci tezkiresi sayılan ve ilk basımı yapılırken adı Son Asır Türk Şairleri olarak değiştirilen eserin ilk adı nedir?
Seçenekler
A
Kemalü’ş-Şuara
B
Hatimetü’l-Eşar
C
Kudemadan Birkaç Şair
D
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye
E
Numune-i Edebiyat-ı Osmaniyye
Açıklama:
XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi sayılan Hatimetü’l-Eşar’dan sonra bu yüzyılın şiiri için özellikle şair biyografileri konusunda en önemli başvuru kaynağı Kemalü’ş-Şuara’dır. İlk basımı yapılırken adı Son Asır Türk Şairleri olarak değiştirilen bu eser (İstanbul 1930- 1942), resimli olması, kaynakları hakkında bilgiler vermesi, dipnotları ve eleştirel yaklaşı mı bakımından hem modern hem de en hacimli tezkiredir.
Soru 75
Aşağıdaki eserlerden hangisi zümre biyografileri arasında sayılmaz?
Seçenekler
A
Sefinetü’l-Vüzera
B
Riyazu’n-Nukaba
C
Sicill-i Osmanî
D
Harita-i Kapudan-ı Derya
E
Halifetü’r-Rüesa
Açıklama:
Sayfa 115- 117
Sicill-i Osmanî, Mehmet Süreyya tarafından kaleme alınmış olup Osmanlı’nın kuruluşundan 1899’a kadarki dönem içinde yaşamış, her meslekten tanınmış kişilerin ve devlet kademelerinde görev almış bürokratların biyografileri alfabetik sırayla toplanmıştır.
Sicill-i Osmanî, Mehmet Süreyya tarafından kaleme alınmış olup Osmanlı’nın kuruluşundan 1899’a kadarki dönem içinde yaşamış, her meslekten tanınmış kişilerin ve devlet kademelerinde görev almış bürokratların biyografileri alfabetik sırayla toplanmıştır.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyıl Türk edebiyatında yazılmış olan ve yazarı belli olan gazavatnamelerden biridir?
Seçenekler
A
Netayicü’l-Vukuat - Mustafa Nuri Paşa
B
Rusya Harbi -Abdurrezzak Bahir
C
Kısas-ı Enbiya - Ahmet Cevdet Paşa
D
Musavver İran Sefaretnamesi - Bozoklu Osman Şakir Efendi
E
Mükemmel Osmanlı Tarihi - Ali Cevat
Açıklama:
Âgah Sırrı Levend’in tespitine göre XIX. yüzyılda yazılan -manzum veya mensur- bütün gazavatnamelerin sayısı sadece dokuzdur. Bir kısmının yazarı belli değildir. Yazarı belli olan iki gazavatnamenin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir.
Soru 77
Aşağıda verilen XIX. yüzyıl Türk edebiyatında yer alan münşeatlar ile ilgili özelliklerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bu dönemde yalnızca münşeat mecmuaları derlenmiştir.
B
Feridun Bey Münşeatı bu asırda kaleme alınmıştır.
C
Bu dönemde yalnızca dokuz adet münşeat kaleme alınmıştır.
D
Klasik tarzı izleyenlerin eserlerinde dahi metin örneklerinde Türkçe artarken Arapça ve Farsça örnekler gittikçe azalmıştır.
E
Sahibi her kim olursa olsun Tanzimat’la birlikte gelen dilde farklılaşmanın şu veya
bu şekilde kendini fark ettirmektedir.
bu şekilde kendini fark ettirmektedir.
Açıklama:
Bu dönemde yazılmış ve basılmış münşeat mecmualarının karakteristik özelliği, mecmua sahibi her kim olursa olsun Tanzimat’la birlikte gelen dilde farklılaşmanın şu veya bu şekilde kendini fark ettirmesidir.
Soru 78
Aşağıda XIX. yüzyıl nesri ile ilgili verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Zümre tezkirelerine oldukça rağbet olduğu görülmektedir.
B
Resmi yazışmalarda eski nesir tarzı tamamen terk edilmiştir.
C
Yazılan sefaretnamelerin sayısında azalma olmuştur.
D
Ortaya koyulan gazavatnamelerin sayısında artış olmuştur.
E
Bu dönemde yalnızca belirli bir kesimin anlayabileceği eserler verilmiştir.
Açıklama:
Bu dönemde zümre tezkirelerine rağbet olduğu görülmektedir. XIX. yüzyılda eski nesir tarzı daha ziyade resmî yazışma dilinde, kimi biyografik eserlerde devam etmekle birlikte sadeleşme temayülü daha büyük oranda taraftar toplamıştır. Avrupa’ya daha çok elçi gönderilmiş ve bu da sefaretnamelerin sayısında artışa yol açmıştır. Öte yandan artık “fetihname”, “zafername” yazılacak bir fetih veya zafer kalmadığı için “gazavatnameler” yok denecek kadar azalmıştır.
Soru 79
XIX. yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabının adı nedir?
Seçenekler
A
Belagat-i Osmaniyye
B
Mizanü’l-Edeb
C
Talim-i Edebiyat
D
Mebani’l-İnşa
E
Kavaid-i Osmaniyye
Açıklama:
Tahir Selam tarafından Arapçadan çevrilen Mizanü’l-Edeb bu yüzyılda yayımlanan ilk Türkçe belagat kitabıdır (İstanbul 1257).
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılda yaşamış olan vakanüvis tarihçilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Antepli Asım Ahmet Efendi (Mütercim Asım)
B
Şanizade Mehmet Ataullah Efendi
C
İstanbullu Mehmet Lebib Efendi
D
Sahhaflar Şeyhizade Mehmet Esat Efendi
E
Mehmet Şakir Recai Efendi
Açıklama:
İstanbullu Mehmet Lebib Efendi surname türünde eser vermiştir, vakanüvis tarihçiliği yapmamıştır.
Soru 81
1876’da kaleme alınan ve saray âdetlerinin dışında Enderun’da yetişmiş önemli devlet erkânı, âlimler ve sanatkârların biyografilerini verilen Tarih-i Ata'nın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Çaylak Tevfik
B
Mehmet Hafid
C
Mehmet Şemi Molla
D
Halim Giray
E
Tayyarzade Ata
Açıklama:
Saray âdetlerinin dışında Enderun’da yetişmiş önemli devlet erkânı, âlimler ve sanatkârların biyografilerini verilen Tarih-i Ata, 1876’da Tayyarzade Ata tarafından kaleme alınmıştır.
Soru 82
Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme aşağıdakilerden hangisi ile gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Abdulhak Hamit (Tarhan)
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Şinasi
E
Nef ’î
Açıklama:
Tanzimatçıların edebiyat anlayışlarına göre eski edebiyat, diliyle, nazım şekilleriyle, mazmunları ve edebî sanatlarıyla bütünüyle terk edilmesi gereken bir “ucube” idi. Başını Namık Kemal’in çektiği bu anlayış sa- hipleri teoriyi pratiğe dönüştürmede, özellikle de dilde sadeleşme hususunda, pek başarılı olamamışlardı. Edebiyatta özellikle şiirde hem muhteva hem de şekil hususunda kesin dönüşüm ve yenilenme ancak Abdulhak Hamit (Tarhan) ile gerçekleşebilecekti. Doğru cevap A'dır.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılın en önemli tezkiresi olarak anılmaktadır?
Seçenekler
A
Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba
B
Kemalü’ş-Şuara
C
Hatimetü’l-Eşar
D
Kudemadan Birkaç Şair
E
Vekayiü’l- Fuzala
Açıklama:
XVIII. yüzyılın klasik tezkirelerinin yerini, bu yüzyılda sistemsiz, muhtasar veya tamamlanamamış müsveddeler hâlindeki tezkireler alır. Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Abdulhalim Memduh tarafından yazılan, modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneği olan eserdir?
Seçenekler
A
Tekmiletü’ş-Şakaik fî Hakkı Ehli’l-Hakaik
B
Osmanlı Edebiyatı Numuneleri
C
Numune-i Edebiyat-ı Osmaniyye
D
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye
E
Verdü’l-Hakaik
Açıklama:
Bu dönemde şair ve yazarların hayat hikâyelerine yönelik ilgi ve merak, giderek yerini edebiyat tarihçiliğine bırakır. Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye adlı eseriyle Abdulhalim Memduh, modern anlamda edebiyat tarihi yazımının eksik ama ilk örneğini verir. Doğru cevap D'dir.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi nakibüleşrafların tanıtıldığı eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Sefinetü’l-Vüzera
B
Ayine-i Zurefa
C
Halifetü’r-Rüesa
D
Devhatü’l-Meşayih
E
Riyazu’n-Nukaba
Açıklama:
Nakibüleşraflar, Osmanlı ilmiye sınıfının ve özellikle teşrifatının (protokol) önde gelen bu şahsiyetlerin tanıtıldığı eserlerden biri Ahmet Nazif ’in Riyazu’n- Nukaba’sı, diğeri de Ahmet Rıfat’ın bu eserdeki 56 kişiye altı kişi daha ekleyerek yazdığı Devhatü’n-Nukaba adlı kitabıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi kız öğretmen mektebinde okutulmak üzere, Hacı Mehmet Zihni tarafından yazılan ve çeşitli yönleriyle şöhret kazanan Müslüman kadınlar tanıtılıldığı eserdir?
Seçenekler
A
Eslaf
B
Esami
C
Teracim-i Ahval
D
Meşahirü’n-Nisa
E
Nuhbetü’l-Vekayi
Açıklama:
Hacı Mehmet Zihni’nin, kız öğretmen mektebinde okutulmak üzere hazırladığı Meşahirü’n-Nisa adlı eserinde de çeşitli yönleriyle şöhret kazanan ve daha çok başka bölgelerde yetişen Müslüman kadınlar tanıtılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 87
- Yeni Osmanlı Tarihi
- Mükemmel Osmanlı Tarihi
- Telhis-i Tarih-i Osmanî
- Tezakir
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
XIX. yüzyılda özel tarihler yazılmıştır. Mehmet Şakir Paşa’nın Yeni Osmanlı Tarihi adlı eserinin ilk iki cildinde Osmanlı devletinin başlangıcından İstanbul’un fethine kadar geçen olaylar anlatılmaktadır. Bir tarih ve coğrafya lügatinin de yazarı olan Ali Cevat’ın Mükemmel Osmanlı Tarihi (İstanbul 1898) ve Mehmet Tevfik Paşa’nın Telhis-i Tarih-i Osmanî isimli eserini de anmak gerekir. Doğru cevap A'dır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’nın dış ülkelerle olan siyasî ilişkilerinin önceki yüzyıllara göre olan artışı nispetinde XIX. yüzyılda daha çok kaleme alınan türdür?
Seçenekler
A
Belagat Kitapları
B
Münşeat
C
Sefaretname
D
Gazavatname
E
Sûrname
Açıklama:
Sefaretnameler, Osmanlı’nın dış ülkelerle olan siyasî ilişkilerinin önceki yüzyıllara göre olan artışı nispetinde bu yüzyılda daha çok kaleme alınan bir tür olarak öne çıkmaktadır.
Soru 89
2200 Osmanlı şairinin biyografisini içeren ve dört cilt halinde Hammer tarafından yazılmış tezkire aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Son Asır Türk Şairleri
B
Osmanlı Şiir Sanatı Tarihi
C
Kudemadan Birkaç Şair
D
Tarih-i Edebiyyat-ı Osmaniyye
E
Osmanlı Şairleri
Açıklama:
Fatin Davut, Esat Efendi ve Arif Hikmet klasik geleneği sürdürürken Mehmet Siracettin ve Mehmet Tevfik, mevcut birikimi değerlendirip bütün Osmanlı şairlerini tek bir eserde toplamaya çalışırlar. Fakat bunda başarılı olunamaz. Öyle ki tezkirelere bütüncül bir gözle bakmak, geleneksel birikimi çağının anlayışına göre ele almak ve daha önemlisi sonuçlandırıp yayınlamak bile Hammer’e kısmet olmuştur. Hammer’in Osmanlı Tarihi kadar tanınmamış olsa da Geschicte der Osmanischen Dichtkunts [Osmanlı Şiir Sanatı Tarihi (I-IV, Pesth 1836-1838)] adlı eseri, kuruluştan 1834 yılına kadar geçen dönemde yetişen 2200 Osmanlı şairinin biyografisini içerir. Yazar, eserinin ilk cildinin iç kapağında kitabının adını Cami-i Mehasin-i Zurefa-yı Ehlü’z-Zevk ve’l-İrfan fi-Teracim-i Şuara-yı
Devlet-i Âl-i Osman; kendi adını da Yusuf Hammer Purgstall olarak göstermiştir. Eser, Türkçeye çevrilmek hatta eleştirel bir yaklaşımla bu iş yapılmak istenmişse de bu teşebbüs gerçekleşememiştir. Mehmet Siracettin, Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba adlı eserinde
(1325/1907), çeviri girişiminde bulunmuşsa da bu tecrübe, Hammer’in eserinin dördüncü cildinin bazı maddeleri ile sınırlı kalmıştır.
Devlet-i Âl-i Osman; kendi adını da Yusuf Hammer Purgstall olarak göstermiştir. Eser, Türkçeye çevrilmek hatta eleştirel bir yaklaşımla bu iş yapılmak istenmişse de bu teşebbüs gerçekleşememiştir. Mehmet Siracettin, Mecma-ı Şuara ve Tezkire-i Üdeba adlı eserinde
(1325/1907), çeviri girişiminde bulunmuşsa da bu tecrübe, Hammer’in eserinin dördüncü cildinin bazı maddeleri ile sınırlı kalmıştır.
Soru 90
- Abdunnafi İffet Efendi (Abdî) tarafından yazılmıştır.
- Edebiyatımızda son sûrname olarak bilinir.
- Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır.
- Oldukça ağır ve külfetli bir dili vardır.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Bu dönemde yazılan sûrnamelerden biri divan sahibi bir şair olan Abdunnafi İffet Efendi’nin (Abdî) yazdığı Sûrname-i Selatin’dir. Edebiyatımızda son sûrname olarak bilinen bu eserde Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır. Konu olarak diğer sûrnamelerdeki geçit törenleri ziyafet ve eğlencelerin nitelendiği bu sûrnamenin oldukça ağır ve külfetli bir dili vardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 91
Aşağıdaki isimlerden hangisi bir şair tezkiresi yayınlamamıştır?
Seçenekler
A
Fatin Davut
B
Yusuf Hammer Purgstall
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Muallim Naci
E
Halit Ziya Uşaklıgil
Açıklama:
XVIII. yüzyılın klasik tezkirelerinin yerini, bu yüzyılda sistemsiz, muhtasar veya tamamlanamamış müsveddeler hâlindeki tezkireler alır. Dönemin en önemli tezkiresi Fatin Davut’un Hatimetü’l-Eşar’ıdır. Hammer’in Osmanlı Tarihi kadar tanınmamış olsa da Geschicte der Osmanischen Dichtkunts [Osmanlı Şiir Sanatı Tarihi (I-IV, Pesth 1836-1838)] adlı eseri, kuruluştan 1834 yılına kadar geçen dönemde yetişen 2200 Osmanlı şairinin biyografisini içerir.XIX. yüzyılda tezkire sayılmasa da şair biyografilerini içeren başka eserler kaleme alınmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem’in Kudemadan Birkaç Şair’i dokuz şairden bahseden küçük bir eser olmakla beraber sadece biyografilerle kalmaması, kimi edebî tespit ve değerlendirmelerle şairleri el alması, özellikle de “eski” şairlere “yeni” bir sanatkârın gözüyle bakılması açısından kayda değer bir çalışmadır (1888). Muallim Naci’nin Osmanlı Şairleri (Kurnaz 1988) de içerdiği şair biyografileri ve örnek metinlerle adının anılması gereken eserlerdendir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de basılan ilk gramer kitabıdır?
Seçenekler
A
Kavaid-i Osmaniyye
B
Talim-i Edebiyat
C
Belagat-i Osmaniyye
D
Mebani’l-İnşa
E
Mizanü’l-Edeb
Açıklama:
Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ve Ahmet Cevdet’in müştereken yazdıkları Kavaid-i Osmaniyye, Türkiye’de basılan ilk gramer kitabıdır (İstanbul 1864). Arapça ve Almancaya da çevrilen eserin sonradan birçok kere daha basılması ilgi gördüğünü göstermektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılda nesir dilinin hem kuramsal hem de uygulamaya yansıyan değişiminin en açık biçimde görüldüğü eserlerdir?
Seçenekler
A
Münşeatlar
B
Seyahatnameler
C
Sefaretnameler
D
Belagat ve gramer kitapları
E
Gazavatnameler
Açıklama:
Nesir dilinin hem kuramsal hem de uygulamaya yansıyan değişiminin en açık biçimde görüldüğü eserler, XIX. yüzyılda sayıları oldukça çoğalan belagat ve gramer kitaplarıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 94
Zümre biyografileri olarak da adlandırılabilecek 19. yüzyıl biyografileri içinde aşağıdaki zümrelerden hangisi konu edilmemiştir?
Seçenekler
A
Sadrazamlar
B
Şeyhülislamlar
C
Hattatlar
D
Vezirler
E
Nakkaşlar
Açıklama:
Bu yüzyılda yazılan biyografik eserlerin büyük çoğunluğunu “zümre biyografileri” olarak adlandırabileceğimiz; bir tarikata, mesleğe, şehre veya bir gruba mensup kimselerin hayatlarına yer veren eserler oluşturmaktadır. XIX. yüzyıl yazarlarının en verimli oldukları biyografi türünde, özellikle zümre biyografilerinde önceki asırdaki çeşitliliğin artarak devam ettiği görülür. Bu zümreler arasında, sadrazamlar, şeyhülislamlar, nakibüleşraflar, kaptanıderyalar, reisülküttaplar, hattatlar ve müverrihler sayılabilir.
Soru 95
Enderunda yetişen ünlü alim, devlet adamı ve sanatkarların biyografilerinden oluşan kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osmanzade Taib
B
Müstakimzade Süleyman Efendi
C
Ahmet Nazif Resmi Ahmet
D
Tayyarzade Ata
E
Resmi Ahmet
Açıklama:
XIX. yüzyıl Osmanlı nesri açısından olduğu kadar tarih araştırmaları için de önemli kaynaklar arasında sayılan zümre biyografileri arasında, Enderun’da yetişen ünlü kişilere dair yazılan metinlerin de önemli yeri vardır. Enderun’da yetişen Tayyarzade Ata, 1876’da kaleme aldığı Tarih-i Ata’da saray âdetlerinin dışında Enderun’da yetişmiş önemli devlet erkânı, âlimler ve sanatkârların biyografilerini vermiştir (Arslan 2011). Atâ Tarihi’nin son iki cildi Osmanlı padişahlarından şiirle meşgul olanlarla Enderun’dan yetişen şairleri tanıtan bir tezkire veya şiir mecmuası gibi olduğu için edebiyat tarihi açısından da önemlidir.
Soru 96
19. yüzyılda önceki yüzyıllara göre sayısı azalan ve söz konusu yüzyıl içinde yalnız dokuz örneği bulunan nesir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sefaretname
B
Gazavatname
C
Münşeat
D
Sûrname
E
Belagat
Açıklama:
Nesir geleneğimizde oldukça eski yeri olan gazavatname yazıcılığının, doğal olarak bu yüzyılda zayıfladığı görülmektedir. Yazarların iftiharla kaleme alacakları gazalar, fetihler ve zaferler artık çok gerilerde kalmıştır. Âgah Sırrı Levend’in tespitine göre bu yüzyılda yazılan -manzum veya mensur- bütün gazavatnamelerin sayısı sadece dokuzdur. Bir kısmının yazarı belli değildir. Yazarı belli olan iki gazavatnamenin biri yüzyılın hemen başında Mehmet Emin Karahanzade’nin Mısır’ın Fransızlardan geri alınmasını anlattığı Mısır Seferi Hakkında Tarihçe adlı kısa kitabı, diğeri Abdurrezzak Bahir’in Rusya Harbi adlı eseridir
Soru 97
Osmanlı'da elçilerin ülkeye geri döndüklerinde görevlendirildikleri ülkeler hakkında hazırladıkları rapor niteliğindeki nesir eserler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Seyahatname
B
Gazavatname
C
Sefaretnamel
D
Sûrname
E
Münşeat
Açıklama:
Osmanlı’da bir önceki yüzyılın sonlarına kadar yabancı ülkelere daimi elçi (sefir) görevlendirilmemiş, elçiler lüzum görüldüğünde ve geçici olarak gönderilmiştir. Bu elçilerin
gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere “sefaretname” denilmektedir.
gittikleri yerlerde gördüklerini ve yaşadıklarını, oradaki siyasî gelişmeleri ve yaptıkları çalışmalarla ilgili sundukları bir tür rapor da kabul edilebilecek eserlere “sefaretname” denilmektedir.
Soru 98
Osmanlı'da şenlikleri konu alan ve 19. yüzyılda iki örneği bulunan tür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sûrname
B
Münşeat
C
Sefaretname
D
Gazavatname
E
Seyahatname
Açıklama:
XIX. yüzyılda kaleme alınmış, müellifi bilinen iki mensur sûrname tespit edilmiştir. İlki,
divanı da bulunan İstanbullu Mehmet Lebib Efendi’nin yazdığı, II. Mahmut’un kızı Mihrimah Sultan’la Ferik Mehmet Paşa’nın 1836 yılındaki düğünlerini konu edinen Sûrname’dir.
Başlangıç ve bitiş kısımları ile manzum olan eserin iç kısımlarında sık sık şairin kendisine
ve başka şairlere ait manzumeler vardır. Eserde günlerce devam eden düğüne gelen davetlilerin tek tek adları, cihaz (çeyiz) ve arus (gelin) alayı, yapılan türlü eğlenceler, nişan alayı, ziyafetler teferruatlı bir şekilde anlatılmıştır. Bu dönemde yazılan diğer sûrname ise yine divan sahibi bir şair olan Abdunnafi İffet Efendi’nin (Abdî) yazdığı Sûrname-i Selatin’dir. Edebiyatımızda son sûrname olarak bilinen bu eserde Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır. Konu olarak diğer sûrnamelerdeki geçit törenleri ziyafet ve eğlencelerin nitelendiği bu sûrnamenin oldukça ağır ve külfetli bir dili vardır.
divanı da bulunan İstanbullu Mehmet Lebib Efendi’nin yazdığı, II. Mahmut’un kızı Mihrimah Sultan’la Ferik Mehmet Paşa’nın 1836 yılındaki düğünlerini konu edinen Sûrname’dir.
Başlangıç ve bitiş kısımları ile manzum olan eserin iç kısımlarında sık sık şairin kendisine
ve başka şairlere ait manzumeler vardır. Eserde günlerce devam eden düğüne gelen davetlilerin tek tek adları, cihaz (çeyiz) ve arus (gelin) alayı, yapılan türlü eğlenceler, nişan alayı, ziyafetler teferruatlı bir şekilde anlatılmıştır. Bu dönemde yazılan diğer sûrname ise yine divan sahibi bir şair olan Abdunnafi İffet Efendi’nin (Abdî) yazdığı Sûrname-i Selatin’dir. Edebiyatımızda son sûrname olarak bilinen bu eserde Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan’ın 1858 yılında gerçekleşen düğünleri anlatılmaktadır. Konu olarak diğer sûrnamelerdeki geçit törenleri ziyafet ve eğlencelerin nitelendiği bu sûrnamenin oldukça ağır ve külfetli bir dili vardır.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Divan edebiyatında nesir türündeki yazıların toplandığı mecmualara verilen isimdir?
Seçenekler
A
Sefaretname
B
Gazavatname
C
Surname
D
Münşeat
E
Tezkire
Açıklama:
İnşa meselesi, bu yüzyıldaki edebî tartışmaların önemli bir konusu hâlindedir. Bir taraftan
eskiden olduğu gibi münşeat mecmuaları derlenmeye devam ederken bir yandan da belagat kitaplarında önemli bir bölüm olarak “inşa” meselesi üzerinde durulmaya başlanmış,
inşa ve münşeat konulu -birçoğu eğitim-öğretim amaçlı olan- kitaplar kaleme alınmıştır.
Süleyman Paşa’nın, belagat konusunu işlediği eseri Mebani’l-İnşa’sı başta olmak üzere Manastırlı Mehmet Rıfat’in Nüzhetü’l-Münşeat (İstanbul 1868) ve Zübdetü’l-Münşeat’ı (İstanbul 1882), Sahhaf Nurî Efendi’nin derleyip padişah Abdulaziz’e sunduğu Münşeatı Aziziyye fi Âsari Osmaniyye (İstanbul 1875), Mustafa Reşid’in Bedayi’ü’l-İnşa (İstanbul 1885) ve İnşa Muallimi (İstanbul 1893) adlı eserleri, Mehmet Atıf ’ın Gülzar-ı Münşeat’ı (İstanbul 1871), Sadık Rıfat Paşa’nın İnşa’sı (İstanbul 1891), Abdulahad Nuri’nin Münşeat-ı Kavanin’i (İstanbul 1887), Muallim Naci’nin İnşa ve İnşad’ı (İstanbul 1893), Faik Reşad’ın Amelî ve Nazarî Talim-i Kitabet yahud Mükemmel Münşeat’ı (İstanbul 1900) gibi pek çok eser kaleme alınmıştır. Hatta Mehmet Fuat’ın Hanımlara Mahsus Usul-i Kitabet ve İnşa’sı (İstanbul 1899) ve Ahmet Erib’in Hanımlara Münşeat’ı (İstanbul 1892) gibi doğrudan hanımlara yazışma usul ve esaslarını öğretme amaçlı eserler dahi kaleme alınmıştır.
eskiden olduğu gibi münşeat mecmuaları derlenmeye devam ederken bir yandan da belagat kitaplarında önemli bir bölüm olarak “inşa” meselesi üzerinde durulmaya başlanmış,
inşa ve münşeat konulu -birçoğu eğitim-öğretim amaçlı olan- kitaplar kaleme alınmıştır.
Süleyman Paşa’nın, belagat konusunu işlediği eseri Mebani’l-İnşa’sı başta olmak üzere Manastırlı Mehmet Rıfat’in Nüzhetü’l-Münşeat (İstanbul 1868) ve Zübdetü’l-Münşeat’ı (İstanbul 1882), Sahhaf Nurî Efendi’nin derleyip padişah Abdulaziz’e sunduğu Münşeatı Aziziyye fi Âsari Osmaniyye (İstanbul 1875), Mustafa Reşid’in Bedayi’ü’l-İnşa (İstanbul 1885) ve İnşa Muallimi (İstanbul 1893) adlı eserleri, Mehmet Atıf ’ın Gülzar-ı Münşeat’ı (İstanbul 1871), Sadık Rıfat Paşa’nın İnşa’sı (İstanbul 1891), Abdulahad Nuri’nin Münşeat-ı Kavanin’i (İstanbul 1887), Muallim Naci’nin İnşa ve İnşad’ı (İstanbul 1893), Faik Reşad’ın Amelî ve Nazarî Talim-i Kitabet yahud Mükemmel Münşeat’ı (İstanbul 1900) gibi pek çok eser kaleme alınmıştır. Hatta Mehmet Fuat’ın Hanımlara Mahsus Usul-i Kitabet ve İnşa’sı (İstanbul 1899) ve Ahmet Erib’in Hanımlara Münşeat’ı (İstanbul 1892) gibi doğrudan hanımlara yazışma usul ve esaslarını öğretme amaçlı eserler dahi kaleme alınmıştır.
Soru 100
Aşağıdaki isimlerden hangisi münşeat dalında eser vermemiştir?
Seçenekler
A
Mehmet Rıfat
B
Süleyman Paşa
C
Sadık Rıfat Paşa
D
Mustafa Reşid
E
Yaşar Nuri Güntekin
Açıklama:
İnşa meselesi, bu yüzyıldaki edebî tartışmaların önemli bir konusu hâlindedir. Bir taraftan
eskiden olduğu gibi münşeat mecmuaları derlenmeye devam ederken bir yandan da belagat kitaplarında önemli bir bölüm olarak “inşa” meselesi üzerinde durulmaya başlanmış, inşa ve münşeat konulu -birçoğu eğitim-öğretim amaçlı olan- kitaplar kaleme alınmıştır. Süleyman Paşa’nın, belagat konusunu işlediği eseri Mebani’l-İnşa’sı başta olmak üzere Manastırlı Mehmet Rıfat’in Nüzhetü’l-Münşeat (İstanbul 1868) ve Zübdetü’l-Münşeat’ı (İstanbul 1882), Sahhaf Nurî Efendi’nin derleyip padişah Abdulaziz’e sunduğu Münşeatı Aziziyye fi Âsari Osmaniyye (İstanbul 1875), Mustafa Reşid’in Bedayi’ü’l-İnşa (İstanbul 1885) ve İnşa Muallimi (İstanbul 1893) adlı eserleri, Mehmet Atıf ’ın Gülzar-ı Münşeat’ı (İstanbul 1871), Sadık Rıfat Paşa’nın İnşa’sı (İstanbul 1891), Abdulahad Nuri’nin Münşeat-ı Kavanin’i (İstanbul 1887), Muallim Naci’nin İnşa ve İnşad’ı (İstanbul 1893), Faik Reşad’ın Amelî ve Nazarî Talim-i Kitabet yahud Mükemmel Münşeat’ı (İstanbul 1900) gibi pek çok eser kaleme alınmıştır. Hatta Mehmet Fuat’ın Hanımlara Mahsus Usul-i Kitabet ve İnşa’sı (İstanbul 1899) ve Ahmet Erib’in Hanımlara Münşeat’ı (İstanbul 1892) gibi doğrudan hanımlara yazışma usul ve esaslarını öğretme amaçlı eserler dahi kaleme alınmıştır
eskiden olduğu gibi münşeat mecmuaları derlenmeye devam ederken bir yandan da belagat kitaplarında önemli bir bölüm olarak “inşa” meselesi üzerinde durulmaya başlanmış, inşa ve münşeat konulu -birçoğu eğitim-öğretim amaçlı olan- kitaplar kaleme alınmıştır. Süleyman Paşa’nın, belagat konusunu işlediği eseri Mebani’l-İnşa’sı başta olmak üzere Manastırlı Mehmet Rıfat’in Nüzhetü’l-Münşeat (İstanbul 1868) ve Zübdetü’l-Münşeat’ı (İstanbul 1882), Sahhaf Nurî Efendi’nin derleyip padişah Abdulaziz’e sunduğu Münşeatı Aziziyye fi Âsari Osmaniyye (İstanbul 1875), Mustafa Reşid’in Bedayi’ü’l-İnşa (İstanbul 1885) ve İnşa Muallimi (İstanbul 1893) adlı eserleri, Mehmet Atıf ’ın Gülzar-ı Münşeat’ı (İstanbul 1871), Sadık Rıfat Paşa’nın İnşa’sı (İstanbul 1891), Abdulahad Nuri’nin Münşeat-ı Kavanin’i (İstanbul 1887), Muallim Naci’nin İnşa ve İnşad’ı (İstanbul 1893), Faik Reşad’ın Amelî ve Nazarî Talim-i Kitabet yahud Mükemmel Münşeat’ı (İstanbul 1900) gibi pek çok eser kaleme alınmıştır. Hatta Mehmet Fuat’ın Hanımlara Mahsus Usul-i Kitabet ve İnşa’sı (İstanbul 1899) ve Ahmet Erib’in Hanımlara Münşeat’ı (İstanbul 1892) gibi doğrudan hanımlara yazışma usul ve esaslarını öğretme amaçlı eserler dahi kaleme alınmıştır
Soru 101
19. yüzyılda konunun ders kitaplarına alınması ve matbaanın kullanılmaya başlanılmasıyla sayısı gittikçe artan nesir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gazavatname
B
Surname
C
Sefaretname
D
Tezkire
E
Belagat
Açıklama:
19. yüzyılda belagat ve gramer kitaplarında artış görülür. Matbaanın yaygınlaşmasının yanı sıra her iki konunun ders programlarında yer alması verimliliğin en başta gelen sebebidir. Bir yandan klasik belagati devam ettirmek isteyen gelenekçilerin, öte taraftan Batı retoriğini benimseyip eski belagatle birleştirmeye çalışanların gayretleri bu yayın zenginliğinin bir başka nedenidir.