⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
3. Dönem EDB203U

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı I

Toplam 713 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı I - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

19. yüzyılın ilk yarısında Türk edebiyatının genel durumu konusunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Klasik Osmanlı şiiri, 18. yüzyıldan itibaren
kendini gösteren zevk ve estetik duygudaki değişimi
19. yüzyılın ilk yarısında da devam ettirmiş
ve gelişiminin son evresine girmiştir.
B
Klasik Osmanlı şiiri, 17. yüzyıldan itibaren
kendini gösteren zevk ve estetik duygudaki değişimi
19. yüzyılın ilk yarısında da devam ettirmiş
ve gelişiminin son evresine girmiştir.
C
Klasik Osmanlı şiiri, 18. yüzyıldan itibaren klasik
ölçütlerini kaybetmeye ve çözülmeye başlar.
D
Bu dönemde sanatçının şahsiyetinin ön plana
çıkmasıyla şiirde bireysel olana doğru yöneliş görülür.
E
Türk şiirinde, 18. yüzyıldan başlayarak 19.
yüzyılın ilk yarısında en üst seviyesine çıkan mizah
duygusunun altında toplumsal eleştiri düşüncesi
yatmaktadır.
Açıklama:
B seçeneği yanlıştır. Doğrusu A'daki gibi 18. yüzyılda şiirde değişimin başladığı yolundadır.

Soru 2

"Hint tarzı anlamına gelen akım
Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının
saraylarında Farsça yazan
ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda
XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini
göstermeye başlamış kimi şairlerimizde
bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi
kısmen etkilemiştir."
Yukarıda sözü edilen akım hangisidir?

Seçenekler

A
Dekadanlık
B
Barok
C
Sebk-i hindî
D
Klasisizm
E
Nakş-ı hindî
Açıklama:
Sözü edilen akım sebk-i hindî'dir.

Soru 3

Halk şiirinin klasik şiirden gelen etkileri içselleştirmesine
karşılık, klasik şairlerin bu ilişkiyi çok uzun dönem
boyunca görmezden gelmelerinin nedeni nedir?

Seçenekler

A
Bunun başlıca nedeni klasik Osmanlı şiirinin
doğuşundan itibaren yerli olmayan kültürlerden
beslenmesidir.
B
Bunun nedeni dil ve imge dünyasıyla mutlak değişmezleri olan halk şiirini anlayamamış olmalarıdır.
C
Anadolu merkezli şiirin klasik şaire mesafeli olmasıdır.
D
İstanbul merkezli şiirde rafine edilmiş bir üst dile sahip halk şiirinden uzak kalmak entelektüel bir gereklilik gibi algılanmıştır.
E
Halk şiirinin Osmanlı topraklarında entelektüel edebiyatın tercihleriyle şekillenerek
doğmuş olmasıdır.
Açıklama:
Çünkü klasik Osmanlı şiiri doğuşundan itibaren yerli olmayan kültürlerden
beslenmiş; halk şiirine mesafeli olmuştur.
A seçeneğinde verilen doğrudur.

Soru 4

Türk şiirinde kaside yazmamak veya divanda kasideye yer vermemek ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Halk şiirinin şair-iktidar ilişkisinin
kökünden yıkılması anlamına gelir.
B
Klasik şiirde şair-iktidar ilişkisinin
kökünden yıkılması anlamına gelir.
C
Klasik şiirin şair-iktidar ilişkisini sınırlaması anlamına gelir.
D
Klasik şiirin halk şiirine yaklaşması anlamına gelir.
E
Halk şiirinin klasik şiire yaklaşması anlamına gelir.
Açıklama:
Klasik şiirde şair-iktidar ilişkisinin
kökünden yıkılması anlamına gelir.
B seçeneğidir.

Soru 5

"Klasik Türk şiirinin önemli kadın şairlerindendir. Mevlana
Celaleddin-i Rûmî hakkında çeşitli methiyeler
kaleme almıştır. Şiirlerinde çağının en büyük Mevlevi
şairi olan Şeyh Galib’in etkisi görülür. Mürettep divanındaki
gazelleri oldukça sade olan şair duygularını
mümkün olduğu ölçüde yalın bir anlatımla ifade
etmiş; söz oyunlarına, edebî sanatlara fazla itibar
göstermemiştir. İrticalen şiir söyleyebildiği kaydedilen
---- münacat, na’t ve mersiyeler yazmışsa
da asıl şöhretini şarkılarına ve lirizm yüklü gazellerine
borçludur."
Yukarıda boş bırakılan yerde anılan şair kimdir?

Seçenekler

A
Şeref Hanım
B
Pertev Hanım
C
Hikmet Hanım
D
İsmet Hanım
E
Leylâ Hanım
Açıklama:
İrticalen şiir söyleyebildiği kaydedilen bir şair olarak dikkati çekmektedir
Leylâ Hanım.

Soru 6

"Hâtimetü’l-eş’âr" adlı tezkire için aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen bilgi doğrudur?

Seçenekler

A
Mehmed Tevfik tarafından hazırlanan eser, 1595 yılından 1859 yılına kadar
yetişen 542 şairin hayatı hakkında bilgiler vermektedir.
B
Çaylak Tevfik olarak da bilinen Mehmed Tevfik tarafından kaleme alınan tezkire,
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan 1873 yılına kadar yetişen şairleri bir araya getirmek amacıyla hazırlanmış ancak yarım kalmış bir eserdir.
C
Şefkat-ı Bağdâdî tarafından kaleme alınan eser antolojik mahiyettedir.
1730’dan 1814 yılına kadar geçen dönemde yaşayan 125 şair alfabetik sırayla kısaca tanıtılmıştır.
D
Fatîn Efendi tarafından hazırlanan tezkirenin 1853 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Eserde Sâlim Tezkiresi’nin bıraktığı 1721 yılından 1853 yılına kadar yetişen 672 şair hakkında bilgiler verilmiştir. Şinasi Fatîn Tezkîresi’ni 1863 yılında bazı değişiklikler yaparak özellikle dil açısından süslü ve ağır bölümlerini sadeleştirerek yayımlamıştır.
E
Ârif Hikmet Bey’in kendi adıyla anılan bu eserde 1592-1837 yılları arasında
yetişen 203 şairin hayatı anlatılmış ve şiirlerinden örnekler verilmiştir.
Açıklama:
Bu tezkirenin ötekilerden ayırıcı özelliklerinden biri Şinasi'nin gözden geçirmiş olmasıdır.
Fatîn Efendi tarafından hazırlanan tezkirenin 1853 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Eserde Sâlim Tezkiresi’nin bıraktığı 1721 yılından 1853 yılına kadar yetişen 672 şair hakkında bilgiler verilmiştir. Şinasi Fatîn Tezkîresi’ni 1863 yılında bazı değişiklikler yaparak özellikle dil açısından süslü ve ağır bölümlerini sadeleştirerek yayımlamıştır.

Soru 7

Osmanlı tarih yazıcılığının en önemli isimlerinden biridir ve Tanpınar tarafından “yeniliğin üç büyük muharriri”nden sayılır(diğerleri Münif Paşa ve Şinasi’dir). 1855 yılından 1865 yılına kadar vak’anüvislik görevini sürdürmüştür. Tarihçiliğinin yanı sıra hukuk, dil ve gramer alanlarında çalışmaları vardır.
Yukarıda sözü edilen kişi kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Cevdet Paşa
B
Ahmed Lûtfî Efendi
C
Mehmed Es’ad Efendi
D
Mehmed Pertev Efendi
E
Es’ad Efendi
Açıklama:
Ahmet Cevdet Paşa'dır.

Soru 8

9. yüzyılın ilk yarısında sözlük alanında ön plana çıkan, özellikler Tuhfe-i Âsım, Tibyân-ı nâfî’ der-tercüme-i Burhan-ı Kâtı gibi eserleriyle tanınan isim kimdir?

Seçenekler

A
Mütercim Âsım
B
Ahmed Cevdet Paşa
C
Abdurrahman Fevzi Efendi
D
Şeyhizade Esad Efend
E
Ömer Faiz
Açıklama:
Söz konusu eserlerin sahibi Mütercim Âsım’dır.

Soru 9

19. yüzyılın ilk yarısında hazırlanan belagat kitapları geleneksel anlayışın doğrultusunda kaleme alınmış eserlerdir. Recaîzâde Mahmud Ekrem’in (...) adlı eserine kadar bu yüzyılın ilk yarısında yazılan belagat kitaplarında klasik belagat eğitiminin ilkeleri gözetilmiştir. Bu anlamda Tahir Selam’ın Arapçadan çevirdiği Mizânü’l Edeb bu yüzyılın ilk yarısında basılan ilk belagat kitabıdır.
Yukarıda boş bırakılan yere R. Ekrem'in hangi kitabı yazılmalıdar?

Seçenekler

A
Kavâid-i Osmâniyye’
B
Ta’lîm-i Edebiyat
C
El-Okyanusü’l-Basît fî Tercümetü’l-Kâmûsu’l-Muhit
D
Lügat-ı Tıbbiye
E
Lûgât-ı Târîhiyye ve Coğrâfiyye
Açıklama:
Ta’lîm-i Edebiyat'tır. Anılan öteki eserler başka yazarlarındır.

Soru 10

Yeni nesir anlayışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
19. yüzyılın başlarından itibaren bütün Avrupa’da olduğu gibi Osmanlı’da da siyasal ve toplumsal olayların kültür ve sanatla ilişkisinin önceki devirlere nazaran yoğunluk ve zenginlik kazandığı görülür.
B
Siyasal ve toplumsal konuların yazar, şair ve aydınların zihinlerini meşgul etmeye başlaması, bu konular hakkındaki görüşlerin yeni oluşmaya başlayan Osmanlı kamuoyuyla paylaşılma isteği ister istemez nesir alanında birtakım yeniliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
C
Ahmet Hamid Tanpınar, Türk nesrindeki değişikliğin önce resmî dilde ve onun bir kolu gibi görünen gazete dilinde başladığını belirtir.
D
Özellikle II. Mahmud’un kolayca anlaşılır, sade bir yazış tarzının taraftarı olduğunu belirten Tanpınar, yapılan yeniliklerle ilgili kamuoyunun görüşüne duyulan ihtiyacın sık sık çeşitli beyanname ve fermanlarla halka müracaat edilmesi sonucunu doğurduğunu, bunun da kolay anlaşılır
E
Bu devirde Babıâli’de yapılan memur ve bürokrat atamalarında daima ağır bir ifade tarzına sahip olmanın bir meziyet sayıldığı bilinmektedir.
Açıklama:
Bu devirde Babıâli’de yapılan memur ve bürokrat atamalarında ağır değil sade bir ifade tarzına sahip olmanın bir meziyet sayıldığı bilinmektedir.

Soru 11

"Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır."
Yukarıda tanımı verilen sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fütürist dönem
B
Romantik dönem
C
Natürailst dönem
D
Barok dönem
E
Realist dönem
Açıklama:
Yukarıda tanımı verilen sanat akımına barok adı verilmektedir.

Soru 12

Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem olan ve Tanzimat dönemi olarak adlandırılan dönem kaçıncı yüzyılda ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
18. yüzyılın birinci yarısı
B
18. yüzyılın ikinci yarısı
C
19. yüzyılın birinci yarısı
D
19. yüzyılın ikinci yarısı
E
20. yüzyılın birinci yarısı
Açıklama:
Edebiyat tarihlerinde “Tanzimat Dönemi” olarak adlandırılan ve Batı edebiyatlarının etkisinde geliştiği için klasik Osmanlı edebiyatından çok farklı özellikler gösteren bu yeni edebiyat anlayışı 19. yüzyılın ikinci yarısıyla başlatılır.

Soru 13

Klasik Osmanlı edebiyatının barok özellikler kazanmaya başladığı 18. yüzyıldan 19. yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde değişimin Batı kaynaklı etkilerle hızlandığı ve genişlediği görülür. Aşağıdakilerden hangisi bu hız ve genişlemede etkili olan faktörlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Gayrımüslimlerin, levantenler ve diğer azınlıkların oluşturdukları kültürel ortam.
B
Avrupalı sefirlerin İstanbul'da bulunmaları ve kendi çevrelerinde oluşturdukları kültür ortamı.
C
Avrupa'ya gönderilen Osmanlı elçilerinin hazırlamış oldukları raporlar ve sefaretnameler.
D
Kültür ve düşünce açısından Avrupa’ya yakın Osmanlı bürokratlarına üst derecelerde görevler verilmesi.
E
Osmanlı Devleti’nin siyasi ve askeri gücünün giderek artması.
Açıklama:
Tarihsel açıdan bu dönem Osmanlı Devleti'nin siyasi ve askeri gücünü kaybetmeye başladığı ve bir takım reformlar neticesinde giderek Batı medeniyetine yaklaştığı bir dönemdir.

Soru 14

"Klasik Osmanlı şiiri, Fars ve Arap şiirinin biçim ve içerik özelliklerini temel alarak ve onları kendine özgü buluşlarla zenginleştirerek dönüştürmüş bir şiirdir. Klasik Osmanlı şairinin beslendiği bu kaynaklardan devraldığı en önemli miras, sanatçının kendini .................... göre konumlandırmasıdır".
Cümleyi tamamlayacak doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Topluma
B
Hükümdara
C
Gençlere
D
Köylülere
E
Bürokratlara
Açıklama:
Doğu edebiyatlarının değişmez ilkelerinden biri, sanatçının kendini hükümdara ve onun temsil ettiği iktidara göre konumlandırmasıdır. Hükümdarın varlığı ve bulunduğu yer toplumsal olduğu gibi kültürel hayatın da kaynağı olarak algılanır. Sanatçının muhatabı geniş toplumsal kesimler değil, yaptığı işin değerini takdir edecek entelektüel açıdan donanımlı ve eğitimli hükümdar ve çevresidir. Bu yüzden sanatçı estetik yeteneğini hükümdara beğendirmek gibi bir düşünceyle hareket eder. Belli bir sanat zevkine ve anlayışına sahip olan padişahın himayesi altında olan sanatçının ona göre eser vermeye özendiği, sanat veya bilim eserinin kalitesini ve şairin şöhretini, çok kez padişah tarafından belirlendiği, bir eserin makbul ve muteber oluşunun sultanın iltifatına bağlı olduğu bu ortamda şair ister istemez kendini saraya göre konumlandıracak, ona yakın olmaya çalışacaktır.

Soru 15


  1. Sanatçı estetik yeteneğini hükümdara beğendirmek üzere hareket eder.

  2. Bu dönemin şair tipi benliğin ve bireysel olanın keşfedilmesine yönelmiştir.

  3. Halk şiiri geleneğine oldukça uzaktır.

  4. Toplumu ve bireyi kapsayan olaylarla ilgilenmektedir.


Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 19. yüzyılın ilk yarısında görülmeye başlanan şiir anlayışının özelliklerindendir?

Seçenekler

A
II, III, IV
B
Yalnızca III
C
II ve IV
D
I ve II
E
I, II, III
Açıklama:
Bu dönem şiir anlayışında sanatçının estetik yeteneğini hükümdara beğendirmeye çalışması artık söz konusu değildir. Sanatçı daha çok kendi benliğini ve bireysel estetik anlayışını keşfetmeye yönelmiş ve bir yandan da toplumu ilgilendiren olaylara, konulara ilgi duymaya ve tüm bunları sanatına taşımaya başlamıştır. Ayrıca bu dönemde halk şiiri ile klasik şiir arasındaki ayrılık ve uzaklık giderek kapanmaya başlamıştır.

Soru 16

Hem halk hem de klasik şiir geleneği içinde ve bu gelenekleri birleştirerek devrinin birçok hususiyetini şiirlerinde yansıtan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şeyh Galib
B
Erzurumlu Emrah
C
Süruri
D
Enderunlu Fazıl
E
Haşmet
Açıklama:
Erzurumlu Emrah Türk halk şairlerindendir. Diğer şıklardaki şairler 18. yüzyıl divan edebiyatının temsilcileri arasında yer almaktadırlar.

Soru 17

Hem tarihi hem de edebi bir eser olan ve yeniçeriliğin kaldırılışının bir şair gözüyle değerlendirilişine güzel bir örnek teşkil eden "Nusretname" hangi sanatçının eseridir?

Seçenekler

A
Antepli Ayni
B
Erzurumlu Emrah
C
Süleyman Neş'et Efendi
D
Kani Efendi
E
Nedim
Açıklama:
Yeniçeri Ocağının kaldırılışıyla ilgili yazılan manzumeler 19. yüzyılın ilk yarısında şairlerin toplumsal ve siyasal olaylara duydukları ilginin ve şiirin geçirdiği değişimin açık delili durumundadır. Bu olayla ilgili şiir yazan şairlerden biri Antepli Ayni'dir. 1837’de vefat eden şair, divanında yer alan 522 tarih manzumesiyle devrinde yaşanan toplumsal ve siyasal olaylarını anlatmış, önemli kişi ve devlet adamları hakkında yazdığı beyitlerle devrinin nabzını tutmuştur. Ayni'nin tarih manzumelerinin yanında Yeniçeri Ocağının kaldırılışını konu alan Nusretname, sanatçının önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Soru 18

Aruzun Mef'ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılan ve Türk edebiyatında pek az kullanılmış olan nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gazel
B
Rubai
C
Müsebba
D
Muhammes
E
Tardiye
Açıklama:
Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef'ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 19

"Mihnet-Keşân" adlı eser aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Leyla Hanım
B
Enderunlu Vâsıf
C
Aynî
D
Keçeci-zâde İzzet Molla
E
Sünbül-zâde Vehbî
Açıklama:
İzzet Molla’nın mesnevi tarzında kaleme aldığı Mihnet-Keşân eseri Keşân’a sürgün edilişini ve orada yaşadıklarını anlatan önemli bir eserdir. Şairin kendi “ben”ini merkeze alarak yaşadıklarını geçekçi çizgilerle anlattığı bu eser, klasik şiirde görülmeyen insanın şahsi macerasını ve bu maceranın yarattığı psikolojik yoğunluğu anlatır. Mihnet-Keşân, aynı zamanda devrinin siyasi panoramasını da veren biyografik bir roman karakteri arz eder.

Soru 20

Osmanlı tarih yazıcılığının en önemli isimlerinden biri olan ve Tanpınar tarafından “yeniliğin üç büyük muharriri”nden biri sayılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Abdurrahim Muhib Efendi
B
Ahmet Cevdet Paşa
C
Aynî
D
Keçecizâde İzzet Molla
E
Süruri
Açıklama:
Osmanlı tarih yazıcılığının en önemli isimlerinden biri olan ve Tanpınar tarafından “yeniliğin üç büyük muharriri”nden biri sayılan (diğerleri Münif Paşa ve Şinasi’dir) (Tanpınar, 1997, s. 159) Ahmet Cevdet Paşa, 1855 yılından 1865 yılına kadar vak’anüvislik görevini sürdürmüştür. Tarihçiliğinin yanı sıra hukuk, dil ve gramer alanlarında çalışmaları vardır.

Soru 21

Tarihsel açıdan Osmanlı Devleti’nin hangi antlaşmasından sonra Batı medeniyeti ve kültürü karşısında bugünü bile etkileyen gerileme sürecine girmiştir?

Seçenekler

A
Karlofça Anlaşması
B
Sevr Anlaşması
C
Mondros Anlaşması
D
Küçük Kaynarca Anlaşması
E
İstanbul Anlaşması
Açıklama:
Tarihsel açıdan hem Fransız İhtilali’nin doğurduğu sonuçlar hem de Osmanlı Devleti’nin Karlofça Anlaşması’ndan sonra Batı medeniyeti ve kültürü karşısında gerileme sürecine girişi, etkileri açısından sadece 19. yüzyılı değil, bugünü bile etkileyen önemli tarihsel dönüm noktalarıdır. Doğru cevap A'dır

Soru 22

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımına ne denir?

Seçenekler

A
Klasisizm
B
Realizm
C
Natüralizm
D
Divan
E
Barok
Açıklama:
Barok: Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır. Doğru cevap E' dir.

Soru 23

Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem olarak kabul edilen dönem hangisidir?

Seçenekler

A
19. yüzyıl başları
B
18.yüzyıl sonları
C
19. yüzyıl ortaları
D
19. yüzyıl ikinci yarısı
E
18. yüzyıl ikinci yarısı
Açıklama:
Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem olarak kabul edilen 19. yüzyılın ikinci yarısı, Türk şiirinin daha sonra göstereceği gelişimin de kaynağıdır. Bu dönemde Türk şiirinde görülen değişimin ve yenileşmenin kökenlerini sadece Batı düşüncesinden ve sanatından gelen etkilerde aramak bütüncül bir yaklaşım değildir. Doğru cevap D'dir.

Soru 24

Sebk-i hindî akımının Klasik Osmanlı şiirinde kendini göstermesi hangi döneme isabet eder?

Seçenekler

A
18. yüzyıl başları
B
18. yüzyıl sonu
C
19. yüzyıl başları
D
19. yüzyıl ortaları
E
19. yüzyıl sonu
Açıklama:
Osmanlı şiirinin diğer sanat türleri olan resim, müzik ve mimariyle beraber 18. yüzyılın başlarından itibaren “barok” dönemine girdiği, özellikle sebk-i hindî akımının klasik Osmanlı şiirinde kendini göstermesinin bu döneme işaret ettiği bilinmelidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 25

Hangi Osmanlı şehrinin gerçek bir mekân, yaşanan bir şehir olarak şiire girmesi klasik şiirdeki en büyük değişim göstergelerinden biri olarak kabul edilmiştir?

Seçenekler

A
Edirne
B
Sivas
C
İstanbul
D
İznik
E
Ankara
Açıklama:
İstanbul’un gerçek bir mekân, yaşanan bir şehir olarak şiire girmesi klasik şiirdeki en büyük değişim göstergelerinden biridir. Çünkü klasik şiir asırlar boyunca mekânı soyut ve idealize edilmiş bütün olarak ele almıştır. Mekân klasik şiirin bütün tematik unsurları gibi aşırı idealleştirmiş ve saflaşmış soyut içeriklerden oluşmuştur. Doğru cevap C'dir.

Soru 26

Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketi hangisidir?

Seçenekler

A
Divan
B
Barok
C
Sebk-i Hindî
D
Türkî-i Basit
E
Tanzimat Fermanı
Açıklama:
Türkî-i Basit: Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 27

Nevşehirli İbrahim Paşa’nın sadrazam olmasıyla başlayan hangi devirde savaşlardan ve yenilgilerden usanan Osmanlı toplumu zevk ve eğlencenin hâkim olduğu bir yaşama yelken açar?

Seçenekler

A
Fetret Devri
B
Duraklama Devri
C
Gerileme Devri
D
Lale Devri
E
Yükselme Devri
Açıklama:
Nevşehirli İbrahim Paşa’nın sadrazam olmasıyla başlayan ve “Lale Devri” diye adlandırılan devirde savaşlardan ve yenilgilerden usanan Osmanlı toplumu zevk ve eğlencenin hâkim olduğu bir yaşama yelken açar. Aynı zamanda Batılılaşma hareketlerinin ilk işaretlerinin görüldüğü dönemde İstanbul camileri, mescitleri, kandilleri, şadırvanları, çeşmeleri, sarayları, köşkleri, kasırları, yalıları, hanları, hamamları, bahçeleri ve tepeleriyle; Kâğıthane, Göksu, Çırağan, Üsküdar, Beşiktaş gibi semtleriyle Nedim’in şiirlerinde yer alır. Doğru cevap D'dir.

Soru 28

Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olan ve Vak’a-yı Hayriye olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağının kaldırılması hangi hükümdar devrinin en önemli olaylarından biridir?

Seçenekler

A
II. Mahmud
B
III. Mustafa
C
V. Murat
D
Abdülmecit
E
II. Ahmet
Açıklama:
Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olan ve Vak’a-yı Hayriye olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağının kaldırılması II. Mahmud devrinin en önemli olaylarından biridir. 17. yüzyıldan itibaren yaşanan siyasi ve askerî istikrarsızlığın sebeplerinden biri olan Yeniçeri Ocağı ordudaki yenileşme hareketleri karşısında sürekli isyan ettikleri için 1826’da kaldırıldı. Doğru cevap A'dır.

Soru 29

Klasik şiirin beslendiği kaynakların oluşturduğu zihniyet ve dünya görüşüne ne denir?

Seçenekler

A
Kaside
B
Manzume
C
Mutlak
D
Divan
E
Gazel
Açıklama:
Şair sayısındaki fazlalığa karşılık şiir zevkinin bozulduğu bu dönemde, kendi üslubunu yaratan şairlerin yetiştiğini söylemek pek mümkün gözükmemektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar, bu durumu klasik şiirimizi idare eden “mutlak”ın yıkılmasına bağlar. Bu mutlak, klasik şiirin beslendiği kaynakların oluşturduğu zihniyet ve dünya görüşüdür. Bunlar ortadan kalkınca yetişme şartları ve muhitten gelen etkiler kültürün yerini almaya başlamış, şairin hayat karşısındaki gayrişahsi ve ağırbaşlı duruşu yerini nükteye bırakmıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 30

Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiire ne denir?

Seçenekler

A
Zeyl
B
Dram
C
Gotik
D
Ode
E
Barok
Açıklama:
Ode: Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiir. Doğru cevap D' dir.

Soru 31

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır.
Yukarıda söz edilen sanat akımı hangisidir?

Seçenekler

A
Gotik
B
Postmodern
C
Barok
D
Modern
E
Yeni
Açıklama:
Barok, Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır.

Soru 32

Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Sebk-i hindî akımı kaçıncı yüzyıldan itibaren klasik Osmanlı edebiyatında etkisini göstermeye başlamıştır?

Seçenekler

A
XIII. yüzyıl
B
XIV. yüzyıl
C
XV. yüzyıl
D
XVI. yüzyıl
E
XVII. yüzyıl
Açıklama:
Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.

Soru 33

Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. Yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketi aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Sebk-i hindî
B
Barok
C
Türkî-i Basit
D
Gotik
E
Modern
Açıklama:
Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. Yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketi Türkî-i Basit hareketidir.

Soru 34

  1. Fes
  2. Vapur
  3. Telgraf
  4. Balon
Yenileşme gayretleri, Batılı teknolojiyi Osmanlı’ya tanıtırken modern çağın önemli icatları da bir taraftan günlük hayatın diğer taraftan şiir dünyasının içine girmeye başlar. Günlük hayattaki kimi nesneler şiirin mazmunları arasına girmeye başlamıştır. Yukarıdakilerin hangileri şiire girmeye başlayan yeni mazmunlardandır?

Seçenekler

A
I, II, III, IV
B
III, IV
C
I, II, III
D
II, III, IV
E
I, III
Açıklama:
  1. Mahmud gibi inkılapçı bir padişahın hem de devrinin en önemli yenilikçi göstergelerinden biri olan ve değişen Osmanlı’nın sembolü hâline gelen “fes” kelimesinin şiirin mazmunları arasına girmeye başlamıştır. Gerçekçi yaklaşımların, şahsi hayat tecrübelerinin ve toplumsal değişimin şiire girişi vapur, telgraf, fes vb. kelimelerin klasik şiirin dil varlığında görülmesi söz konusu dönüşümü işaret eder. Yenileşme gayretleri, Batılı teknolojiyi Osmanlı’ya tanıtırken modern çağın önemli icatları da bir taraftan günlük hayatın diğer taraftan şiir dünyasının içine girmeye başlar. Örneğin “balon” kelimesi yeni bir nesne olarak hızla mazmunlaşır.

Soru 35

Yüzyıllar boyunca kendine özgü şekil özellikleri içinde hayat bulan klasik şiir, 18. Yüzyıldan itibaren bu şekil özelliklerinin dışına çıkmaya başlamış ve bazı şairlerin geleneğin dışında birtakım şekil arayışlarına girdikleri görülmüştür. Bu arayışlardan ilki divanların tertibinde kendini gösterir. Klasik divan tertibinde kasideler, musammatlar ve gazelleri rubaî ve kıt’alar izler. Yeniliğin etkilerine maruz kalan ilk şekil aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Musammat
B
Gazel
C
Rubaî
D
Kıt’a
E
Kaside
Açıklama:
Yeniliğin etkilerine maruz kalan ilk şekil kasidedir.

Soru 36

1719’da doğan şair, Maraşlı bir ulema ailesine mensuptur. Babası Raşid Efendi ve dedesi Maraş müftüsü Mehmed Efendi de eserleri bulunan birer âlimdir. İlk eğitimini Maraş’ta alan Vehbi, daha sonra İstanbul’a giderek yazdığı kasideler ve tarihler sayesinde devrin önde gelenlerinin meclislerine girmiştir. Müderrislikle başladığı memuriyet hayatını kadılıkla sürdüren şair 1809 yılında vefat etmiştir. Şiirleri söz sanatlarının zenginliği bakımından önemlidir. Ayrıca mahallî kelime ve deyişler açısından da çok zengin olan şiirlerinde Nedim ve Sâbit etkisi açıkça görülmektedir.
Yukarıda sözü edilen şair kimdir?

Seçenekler

A
Sünbül-zâde Vehbî
B
Pertev Paşa
C
Sürûrî
D
Şeyhülislam Ârif Hikmet
E
Yenişehirli Avnî
Açıklama:
Sünbül-zâde Vehbî 1719’da doğan şair, Maraşlı bir ulema ailesi olan Sünbülzâdeler’e mensuptur. Babası Raşid Efendi ve dedesi Maraş müftüsü Mehmed Efendi de eserleri bulunan birer âlimdir. İlk eğitimini Maraş’ta alan Vehbi, daha sonra İstanbul’a giderek yazdığı kasideler ve tarihler sayesinde devrin önde gelenlerinin meclislerine girmiştir. Müderrislikle başladığı memuriyet hayatını kadılıkla sürdüren şair 1809 yılında vefat etmiştir. Şiirleri söz sanatlarının zenginliği bakımından önemlidir. Ayrıca mahallî kelime ve deyişler açısından da çok zengin olan şiirlerinde Nedim ve Sâbit etkisi açıkça görülmektedir.

Soru 37

Fatîn Efendi tarafından hazırlanan tezkirenin 1853 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Eserde Sâlim Tezkiresi’nin bıraktığı 1721 yılından 1853 yılına kadar yetişen 672 şair hakkında bilgiler verilmiştir. Şinasi Fatîn Tezkîresi’ni 1863 yılında bazı değişiklikler yaparak özellikle dil açısından süslü ve ağır bölümlerini sadeleştirerek yayımlamıştır.
Yukarıda sözü edilen 19. Yüzyılın ilk yarısındaki tezkire hangisidir?

Seçenekler

A
Bağçe-i safâ-endûz
B
Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî
C
Hâtimetü’l-eş’âr
D
Mecmuâtü’t-terâcim
E
Kâfile-i şu’arâ
Açıklama:
Hâtimetü’l-eş’âr: Fatîn Efendi tarafından hazırlanan tezkirenin 1853 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Eserde Sâlim Tezkiresi’nin bıraktığı 1721 yılından 1853 yılına kadar yetişen 672 şair hakkında bilgiler verilmiştir. Şinasi Fatîn Tezkîresi’ni 1863 yılında bazı değişiklikler yaparak özellikle dil açısından süslü ve ağır bölümlerini sadeleştirerek yayımlamıştır.

Soru 38

  1. Kâfile-i şu’arâ
  2. Mecmuâtü’t-terâcim
  3. Mecâlisü'n-Nefâis
  4. Bağçe-i safâ-endûz
Yukarıdaki tezkirelerden hangileri 19. Yüzyılın ilk yarısındaki tezkirelerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III, IV
B
III, IV
C
I, II, III
D
I, II, IV
E
I, III
Açıklama:
Kâfile-i şu’arâ, Mecmuâtü’t-terâcim ve Bağçe-i safâ-endûz 19. Yüzyılın ilk yarısındaki tezkirelerdendir ancak Mecâlisü'n-Nefâis Ali Şir Nevayi tarafından 15. Yüzyılda kaleme alınmış bir tezkiredir.

Soru 39

  1. yüzyılın ilk yarısında sözlük alanında ön plana çıkan yazar 17. yüzyıl İranlı sözlükçülerinden Burhan mahlaslı Mehmed Hüseyin İbni Halefî Tebrizî’nin Burhan-ı Kâtı adlı Farsça sözlüğünü Tibyân-ı nâfî’ der-tercüme-i Burhan-ı Kâtı adıyla tercüme etmiştir. Ayrıca Şirazlı Mecdüddin-i Firûzâbâdî’nin Kâmûsu’l-muhit adlı Arapça sözlüğünün Türkçeye tercümesini El-Okyanusü’l-Basît fî Tercümetü’l-Kâmûsu’l- Muhit adıyla yapmıştır. Yukarıda bahsedilen sözlükçü kimdir?

Seçenekler

A
Abdurrahman Fevzi Efendi
B
Ahmed Cevdet Paşa
C
Recaîzâde Mahmud Ekrem
D
Tahir Selam
E
Mütercim Âsım
Açıklama:
19. yüzyılın ilk yarısında sözlük alanında ön plana çıkan isim Mütercim Âsım’dır.

Soru 40

“19. yüzyılın ilk sefaretname müellifi olup Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretnâme ve Büyük Sefaretnâme olarak adlandırdığı iki ayrı kitapta anlatmıştır.”
Yukarıda bahsedilen yazar kimdir?

Seçenekler

A
Abdurrahim Muhib Efendi
B
Mehmed Emin Vahit Paşa
C
Seyyit Mehmet Ref ’î Efendi
D
Bozoklu Osman Şakir Efendi
E
Mehmed Namık Paşa
Açıklama:
  1. yüzyılın ilk sefaretname müellifi Abdurrahim Muhib Efendi’dir. Fransa elçiliği sırasındaki izlenimlerini Küçük Sefaretnâme ve Büyük Sefaretnâme olarak adlandırdığı iki ayrı kitapta anlatmıştır.

Soru 41

Mimarinin, musikinin ve edebiyatın içinde bulunduğu barok dönemini anlatan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Abartısız, sade, dengeli
B
Devinime, duyuma önem veren
C
Düşünceye ve biçime önem veren
D
Geleneksel ve klasik anlayış taşıyan
E
Sanatçının çelişkilerden çekindiği
Açıklama:
Barok, batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi şiirin barok özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Yerli icat arzusu
B
Zevk bozulması
C
Nesre ait hususiyetlerin artması
D
Dilin gösterişli hale gelmesi
E
Sanatçının sınırların dışına çıkmaması
Açıklama:
Kalsik anlayışın kurallarının yumuşadığı barok devrede şiir de bu döneme ait gelişmelerden etkilenmiştir. Sanatçının şahsiyeti ön plana çıkmış ve bireysel olana yöneliş başlamıştır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi 18. Yüzyılın ilk yarısının Klasik Osmanlı şiiri ve şairleri için söylenemez?

Seçenekler

A
Bu dönemin şairlerin muhatabı geniş toplumsal kesimlerdir.
B
Fars ve Arap şiirinin biçim ve özelliklerinin temel almıştır.
C
Bu dönemin sanatçının muhatabı hükümdar ve çevresidir.
D
Bu dönemin şairi için şiir maddi boyuta hizmet eden bir vesiledir.
E
Bu dönemin şairleri şiirlerinde makam sahiplerine övgüler sunarlar.
Açıklama:
Doğru cevap A dır. 18. Yüzyılın ilk yarısında eserleri yazan sanatçıların muhatabı geniş toplumsal kesimler değil, yaptığı işin değerini takdir edecek entelektüel açıdan donanımlı ve eğitimli hükümdar ve çevresidir.

Soru 44

Asıl adı Hasan’dır. Kaside ve tarih manzumeleri vardır. Şeyh Galib’in tesiri altında kalmıştır. 3. Selimin katli dolayısıyla yazdığı terci-i bend şeklinde yazdığı mersiye dönemine göre başarılı eserlerdendir. Özellikleri belirtilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Enderunlu Vasıf
B
Ayni
C
Leyla Hanım
D
Sünbül-zade Vehbi
E
Pertev Paşa
Açıklama:
Edebiyatımızda tarih manzumeleri olan yazarımız ‘’Ayni’’ olarak karşımıza çıkmaktadır.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Şemseddin Sami’nin eserlerinden biridir?

Seçenekler

A
Istılahat Lügati
B
Avrupa Risalesi
C
Kavaid-i Osmaniyye
D
Kamus-ı Türki
E
Lügat-ı Tıbbiye
Açıklama:
Edebiyatımızda önemli bir sözlük ve gramer kitabı olarak bilinen ve Şemseddin Sami’nin yazdığı eseri ‘’Kamus-ı Türki’’ dir.

Soru 46

Hatimetü’l-eş’ar isimli eserin -daha sonraları Şinası tarafından sadeleştirilerek yayımlanmıştır- yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Mehmed Tevfik
B
Fatin Efendi
C
Arif Hikmet Bey
D
Şefkat-ı Bağdadi
E
Es’ad Efendi
Açıklama:
Yukarıda bahsedilen eser bir tezkire örneğidir. Eserin yazarı ise Fatin Efendi’dir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi 19. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış kadın şairlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Leyla Hanım
B
Şeref Hanım
C
Fıtnat Hanım
D
Sıtki Hatun
E
Sırri Hanım
Açıklama:
Sıtki Hatun 19. Yüzyılda değil 17. Yüzyılda yaşamış şairlerimizdendir.

Soru 48

Mahallîleşme hareketini önemli kılan husus aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Klasik şiirin ideal mekân anlayışının kırılmasına neden olmuştur. Bu kırılma gerçekçilik anlayışının temellerini atmıştır.
B
Anadolu şairlerinin İstanbul’a gelmelerini kolaylaştırmıştır.
C
Klasik şiirin son bulmasına neden olmuştur.
D
Klasik şairlerin Batı şiirine yönelmelerine neden olmuştur.
E
Halk şairlerinin klasik şairlerden üstün olduğunu göstermiştir.
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Mahallîleşme hareketi klasik şiirin ideal ve soyut mekân anlayışının kırılmasına neden olduğu için önemlidir. Bu kırılma Tanzimat edebiyatıyla birlikte başlayan gerçekçilik anlayışının temellerini atmıştır.

Soru 49

1771’de dünyaya geldiği tahmin edilen şairin ailesi ve çocukluk yılları hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak Türk kültür ve edebiyat tarihine birçok şair ve sanatkâr kazandırmış olan Enderun’da yetiştiği bilinmektedir. Eğitim ve öğrenim gördüğü Enderun Saray Mektebinde yetiştiği için Enderunlu veya Enderûnî lakabıyla anılan şairimiz birçok padişah döneminde yaşamıştır. Paragrafta sözü edilen şairimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ayni
B
Keçeçizade İzzet Molla
C
Yenişehirli Avni
D
Enderunlu Vasıf
E
Mehmed Celal
Açıklama:
Yukarıda özellikleri verilen şairimiz Enderunda yetiştiği için enderunlu lakabıyla anılan Enderunlu Vasıf’tır.

Soru 50

Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde bu nazım biçimi aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır. Bahsedilen nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gazel
B
Kaside
C
Mesnevi
D
Mani
E
Tardiyye
Açıklama:
Yukarıda bahsedilen nazım biçimi Tardiyyedir.

Soru 51

Edebiyatın toplumsal bir karakter taşımasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sanatçının ruhunu yansıtır.
B
Sanatçının kişiliğinin ürünüdür
C
Şahsi bir karakter taşımaktadır.
D
Özgün ürünler vermektedir.
E
Belli bir kültüre ait bir unsurdur.
Açıklama:
Edebiyat, bir sanatçının ruhunun ve kişiliğinin ürünü olarak şahsi bir karakter taşıyor olmakla beraber, aynı zamanda kültüre ait bir unsur olduğu için toplumsal bir karakter de taşır. Edebî eserler her ne kadar bireye ait duygu ve düşüncelerin ifade edildiği özgün ürünler gibi görülse de sanatçı nihayetinde toplumsal bir varlık olduğu için ürettiği eserlerde toplumun tarihsel ve siyasal şartlarından izler görülmesi kaçınılmazdır.

Soru 52

Türk şiirinde, 18. yüzyıldan başlayarak 19. yüzyılın ilk yarısında en üst seviyesine çıkan mizah duygusunun altında yatan temel sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şiirdeki toplumsal eleştiri düşüncesi
B
Sanatçının şahsiyetinin öne çıkması
C
Barok akımın şiirde etkili olması
D
Zevk ve estetik konusundaki değişim
E
Şiirde bireysel temaların ele alınması
Açıklama:
Barok dönemde, şiirin klasik anlayış adına taşıdığı bazı özelliklerinde değişme daha doğrusu bozulmalar başlar. Bu bozulma klasik ölçütlerin belirlediği geleneksel biçimlerin, söyleyiş ve üslupların tümünde görülmeye başlanır. Sanatçının şahsiyetinin ön plana çıkmasıyla şiirde bireysel olana doğru yöneliş görülür. Bu yönelişle birlikte sanatçının bir aydın olarak yaşadığı çevreyi ve toplumu fark edişi mümkün olmuştur. Şairin yaşadığı toplumu fark edişi, toplumsal ve siyasal sorunlar karşısında fikirlerini ifade etme, çevresine ve yaşadığı topluma karşı duyarlı olma, daha sonra Tanzimat sanatçılarının temel felsefesi olacak yaklaşımların ilk işaretleridir. Bu bağ- lamda Türk şiirinde, 18. yüzyıldan başlayarak 19. yüzyılın ilk yarısında en üst seviyesine çıkan mizah duygusunun altında toplumsal eleştiri düşüncesi yatmaktadır.

Soru 53

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gotik
B
Barok
C
Romantizm
D
Modernizm
E
Post-modernizm
Açıklama:
Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımı barok olarak adlandırılır.

Soru 54

Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
12. yüzyılın ilk yarısı
B
14. yüzyılın sonları
C
17. yüzyılın ikinci yarısı
D
19. yüzyılın ilk yarısı
E
20. yüzyılın başları
Açıklama:
Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem olarak kabul edilen 19. yüzyılın ikinci yarısı, Türk şiirinin daha sonra göstereceği gelişimin de kaynağıdır. Bu dönemde Türk şiirinde görülen değişimin ve yenileşmenin kökenlerini sadece Batı düşüncesinden ve sanatından gelen etkilerde aramak bütüncül bir yaklaşım değildir.

Soru 55

Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir olan ve 17. yüzyıldan itibaren şiirimizde görülen Sebk-i Hindî ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Hint mizahı
B
Hint tarzı
C
Hint şiiri
D
Hint sanatı
E
Hint edebiyatı
Açıklama:
Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiş olan sebk-i hindî Hint tarzı anlamına gelmektedir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi 19. Yüzyıl Klasik Osmanlı edebiyatındaki değişimi Batı kaynaklı etkilerle hızlandıran faktörler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
İstanbul’daki Avrupalı sefirler
B
Avrupa raporları ve sefaretnameleri
C
İstanbul’un kozmopolit yapısı
D
Matbaanın İstanbul’ a gelmesi
E
Avrupa’ ya gönderilen elçiler
Açıklama:
Klasik Osmanlı edebiyatının barok özellikler kazanmaya başladığı 18. yüzyıldan 19. yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde değişimin Batı kaynaklı etkilerle hızlandığı ve genişlediği görülür. Bu hız ve genişlemede etkili olan bazı faktörler vardır. Avrupalı sefirlerin İstanbul’da bulunmaları ve kendi çevrelerinde oluşturdukları kültür ortamı, Batılı hayat tarzlarının ve kültürel unsurların tanınmasına olanak sağlamıştır. Bunun yanında ilk defa Sultan III. Ahmed zamanında Fransa’ya elçi olarak gönderilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi’yle başlayan süreçte Avrupa’ya gönderilen Osmanlı elçilerinin hazırlamış oldukları raporlar ve sefaretnameler sadece askerî alandaki gelişmeleri değil, Batı ülkelerinin kültürel ve sanatsal alandaki durumu hakkında önemli bilgiler sunan kaynaklar olmuştur. Diğer taraftan İstanbul’un tarihsel zenginliğinden gelen kozmopolit yapısı içinde zaten gayrımüslimlerin, levantenler ve diğer azınlıkların oluşturdukları kültürel ortamda, Batı sanatının edebî veya görsel türlerinin canlı bir şekilde yaşadığı bilinmektedir. Bütün bu etkilere Osmanlı padişahlarının özellikle II. Mustafa’dan itibaren Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip eden, teknik ve askerî alanlardaki etkilenmelerle beraber kültür ve düşünce açısından Avrupa’ya yakın Osmanlı bürokratlarına üst derecelerde görev vermeleri de katıldığında 19. yüzyılın ilk yarısında zaten Osmanlı kültürünün Batı kültürüyle yoğun bir temas içinde olduğu görülür. Bu temaslar siyasi ve askerî boyutuyla olduğu kadar kültürel, toplumsal ve sanatsal boyutuyla da yeni bir dönemi başlatır.

Soru 57

Muhammesin özel bir biçimi olan, Türk edebiyatında pek az kullanılan ancak yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib’in çok önem verdiği nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gazel
B
Kaside
C
Tardiye
D
Rubai
E
Müstezat
Açıklama:
Tardiye Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 58

Aynî’nin yeniçeriliğin kaldırılmasıyla ilgili olarak mesnevi şeklinde kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dîvân-ı Belâgatunvân-ı Aynî
B
Sâkînâme
C
Nusretnâme
D
Nazmü’l-cevahir
E
Dürrü’n-Nizam
Açıklama:
Devrin şairleri arasında dikkate değer bir şahsiyet olan Aynî, Şeyh Galib’in tesiri altında kalmıştır. Kaside ve tarih manzumelerinde devrindeki yeniliklerin yankıları önemli yer tutar. Türk edebiyatında manzum tarih düşürmede Sürûrî’den sonra en başarılı şair kabul edilen Aynî’nin divanının yarısına yakın kısmı tarih manzumelerine ayrılmıştır (Ünver, 1991, s. 271). Hacimli olan divanı Dîvân-ı Belâgatunvân-ı Aynî adıyla basılmıştır. III. Selim’in katli dolayısıyla tercî-i bend şeklinde yazdığı mersiye, dönemine göre bu türün başarılı örneklerinden sayılır. Divanıyla birlikte basılan Sâkînâme ise içinde yer yer değişik nazım şekilleri kullanılmakla beraber 1500 beyitlik bir mesnevidir. Manzum bir sözlük olan Dürrü’n-Nizam Nazmü’l-cevahir’in ilk şeklidir. Nusretnâme ise Aynî’nin yeniçeriliğin kaldırılmasıyla ilgili olarak mesnevi şeklinde kaleme aldığı eseridir.

Soru 59

Klasik Türk şiirinin önemli kadın şairlerinden Leylâ Hanım ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Şiirlerinde Şeyh Galip etkileri görülmektedir.
B
Bektaşilik ile ilgili methiyeler yazmıştır.
C
Şiirlerinde beşeri aşk duygusu hakimdir.
D
Yenilik yapmak yerine geleneği takip etmiştir.
E
Mümkün olduğunca yalın bir anlatımı vardır.
Açıklama:
Klasik Türk şiirinin önemli kadın şairlerinden Leylâ Hanım, bu şiirin son demlerine farklı bir ses ve renk getirmiştir. Hakkında bilgi veren kaynaklara göre Kazasker Moralızâde Hâmid Efendi’nin kızıdır. Dayısı Keçecizâde İzzet Molla’dan edebiyat eğitimi almış, kısa süreli bir evlilikten sonra ömrünü şiirle geçirmiştir. Mevlevi olan Leylâ Hanım 1848’de vefat etmiş ve Galata Mevlevihânesi hazîresine defnedilmiştir. Aileden gelme bir tesirle Mevlevîliği benimsemiş olan Leylâ Hanım, Mevlana Celaleddin-i Rûmî hakkında çeşitli methiyeler kaleme almıştır. Şiirlerinde çağının en büyük Mevlevi şairi olan Şeyh Galib’in etkisi görülür. Ancak tasavvufi yoldaki ifadeleri, onun şiirlerine asıl hâkim olan beşerî aşk duygusuna çeşni katan birer motif olarak kalır. Rind edalı bir şair olan Leylâ Hanım’ın şiirlerinde beşerî aşkın ağır basması yanında gazel ve şarkılarında zamanının bir kadın için fazla serbest göreceği şekilde içki ve eğlence meclislerini anlatması yanlış anlaşılmasına, hatta bazılarınca hafiflikle suçlanmasına yol açmıştır. Mürettep divanındaki gazelleri oldukça sade olan Leylâ Hanım duygularını mümkün olduğu ölçüde yalın bir anlatımla ifade etmiş, söz oyunlarına, edebî sanatlara fazla itibar göstermemiştir. Şiirlerinde yeni ve farklı söyleyişler bulunmayıp daha önceki şairlerin yolunda giderek onları tekrarlamış, geleneğe uyup eski ve yeni şairlere nazireler söylemiş, bazı tahmisler yapmıştır.

Soru 60

Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiire ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Ode
B
Hicviye
C
Eglog
D
Methiye
E
Destan
Açıklama:
Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiire ode adı verilmektedir.

Soru 61

I. Sanatçının toplumsal sorunlar karşısında fikirlerini ifade etmesi
II. Sanatçının yaşadığı topluma karşı duyarsızlaşması
III. Sanatçının şahsiyetinin geri planda kalması
IV. Sanatçının yaşadığı toplumu fark edişi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Tanzimat sanatçılarının temel felsefesi olacak yaklaşımları ilk işaretleri arasında gösterilebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve IV
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız IV
Açıklama:
Kayahan Özgül’e göre klasik mimarinin, musikinin, nakşın baroklaştığı 18. yüzyıl Osmanlısı, adı konmamış olsa da şiirde barok bir devre yaşamıştır . Bu devrede, yani barok dönemde, şiirin klasik anlayış adına taşıdığı bazı özelliklerinde değişme daha doğrusu bozulmalar başlar. Bu bozulma klasik ölçütlerin belirlediği geleneksel biçimlerin, söyleyiş ve üslupların tümünde görülmeye başlanır. Sanatçının şahsiyetinin ön plana çıkmasıyla şiirde bireysel olana doğru yöneliş görülür. Bu yönelişle birlikte sanatçının bir aydın olarak yaşadığı çevreyi ve toplumu fark edişi mümkün olmuştur. Şairin yaşadığı toplumu fark edişi, toplumsal ve siyasal sorunlar karşısında fikirlerini ifade etme, çevresine ve yaşadığı topluma karşı duyarlı olma, daha sonra Tanzimat sanatçılarının temel felsefesi olacak yaklaşımların ilk işaretleridir.
Dolayısıyla, doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 62

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımı aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Seçenekler

A
Barok
B
Üst kurmaca
C
Tardiye
D
Türkî-i Basit
E
Sebk-i Hindî
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Barok, Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımıdır.
Üst Kurmaca (Meta-Fiction), bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen addır.
Tardiye, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.
Türkî-i Basit, Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Sebk-i Hindî ise, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.

Soru 63

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, bir zevk bozulması, genellikle ifade ve kelime oyunlarına dayanan buluşlardan öteye geçemeyen bir yoksulluk, şiirde nesre ait hususiyetlerin artması olarak değerlendirdiği 18. yüzyıl Osmanlı şiirinin içine girdiği dönem aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Seçenekler

A
Barok dönemi
B
Türkî-i Basit dönemi
C
Tardiye dönemi
D
Tanzimat dönemi
E
İttihad-ı İslam dönemi
Açıklama:
klasik Osmanlı şiirinin diğer sanat türleri olan resim, müzik ve mimariyle beraber 18. yüzyılın başlarından itibaren “barok” dönemine girdiği, özellikle sebk-i hindî akımının klasik Osmanlı şiirinde kendini göstermesinin bu döneme işaret ettiği bilinmelidir. Ahmet Hamdi Tanpınar bu değişimi Nedim’in şiirinden sonra belirtileri iyiden iyiye görülen fakat başlangıcı daha öncesine dayanan bir zevk bozulması, genellikle ifade ve kelime oyunlarına dayanan buluşlardan öteye geçemeyen bir yoksulluk, mesnevilerde Nâbî’den sonra bir türlü bulunamayan bir yerli icat arzusu, şiirde nesre ait hususiyetlerin artması olarak değerlendirir ve bu özelliklerin 19. yüzyılın ilk yarısındaki Türk edebiyatının genel manzarasını sunduğunu söyler. Tanpınar’ın zevk bozulması, yerli icat arzusu ve nesre ait hususiyetlerin artması olarak gördüğü şey bizzat şiirin barok özellikleridir.
Dolayısıyla, doğru cevap A'dır.

Soru 64

................. , Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Tardiye
B
Sebk-i Hindî
C
Türkî-i Basit
D
Vak'a-yı Hayriye
E
Hâkim bakış açısı
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkıdır. Nitekim, Türkî-i Basit, Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Tardiye, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.
Sebk-i Hindî, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.
Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olan ve Vak’a-yı Hayriye, Yeniçeri Ocağının kaldırılmasını anlatır. II. Mahmud devrinin en önemli olaylarından biridir.
Hâkim bakış açısı ise, hikâye ve romanda olayları ve kişileri her yönüyle görüp aktaran anlatıcının anlatım tarzına verilen addır.

Soru 65

I. Türk edebiyatında pek az kullanılmıştır. II. Muhammesin özel bir biçimidir. III. Aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır. IV. Aruzun her kalıbıyla yazılır. Yukarıdakilerden hangisi/hangileri 'Tardiye' adlı nazım biçimini anlatırken kullanılabilecek doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
18. yüzyıl şairi Şeyh Galib'in çok önem verdiği 'Tardiye', Türk edebiyatında pek az kullanılmış bir nazım biçimidir. 'Tardiye', 'Muhammes'in özel bir biçimidir. Buna karşın, Muhammes aruzun her kalıbıyla yazılırken;Tardiye, aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 66

19. yüzyıl klasik Osmanlı şiirinin temsilcileri arasında gösterilen, Mevlana Celaleddin-i Rûmî hakkında çeşitli methiyeler kaleme almış olan ve şiirlerinde çağının en büyük Mevlevi şairi olan Şeyh Galib’in etkisi görülen kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sırrî Hanım
B
Şeref Hanım
C
Âdile Sultan
D
Leylâ Hanım
E
Feride Hanım
Açıklama:
Aileden gelme bir tesirle Mevlevîliği benimsemiş olan Leylâ Hanım, Mevlana Celaleddin-i Rûmî hakkında çeşitli methiyeler kaleme almıştır. Şiirlerinde çağının en büyük Mevlevi şairi olan Şeyh Galib’in etkisi görülür.
Dolayısıyla, doğru cevap D şıkkıdır.

Soru 67

19. yüzyılın ilk yarısında yetişen şairler arasında yer alan Pertev Paşa'nın Türkçe'ye nazmen çevirdiği şiirlerden biri, Ahmet Hamdi Tanpınar'a göre, Türk şiirine bütünüyle bir yenilik getirmiştir. Bu şiir Türkçe'de yerli unsurları da içine alan bir "ode" denemesidir.
Söz konusu şiir aşağıdaki şıkların hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Tıfl-ı Naim
B
Beka-yı Hayat
C
Münacat
D
Hezeliyyât
E
Neşâtengiz
Açıklama:
Türkçeye nazmen çevirdiği Voltaire’den Münacat, Rousseau’dan “Beka-yı Hayat”, Victor Hugo’dan “Tıfl-ı Naim” adlı şiirler şekil ve muhteva açısından yenidir. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre “Tıfl-ı Nâim” tercümesi Türk şiirine bütünüyle bir yenilik getirmiştir. Şekil itibarıyla klasik şiirle ilişkisi olmayan bu manzumenin ilk dört mısrası çapraz kafiyeli, ondan sonra gelen dört mısra ise tıpkı koşmalarda olduğu gibi birbirine kafiyeli üç mısradan sonra dördüncü mısrasının kafiyesiyle ilk kıt’anın manzumenin üzerinde döndüğü kafiyesine bağlanan ilk dörtlükten oluşan bu şiir Türkçede yerli unsurları da içine alan ilk “ode” denemesidir.
Dolayısıyla, doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 68

Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiir aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Seçenekler

A
Sebk-i Hindî
B
Barok
C
Tardiye
D
Zeyl
E
Ode
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır. Nitekim ode, lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiirdir.
Tardiye, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.
Zey, kelime anlamı olarak ilave demektir. Bir eserin devamı olarak yazılan eserlere de zeyl denir.
Sebk-i Hindî ise, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.

Soru 69

Bir eserin devamı olarak yazılan eserlere de .......... denir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi tamamlar?

Seçenekler

A
Nakîbül-eşrâf
B
Zeyl
C
Ode
D
Türkî-i Basit
E
Tardiye
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Nitekim, bir eserin devamı olarak yazılan eserlere de zeyl denir.
Ode, lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiir.
Nakîbül-eşrâf İslam devletlerinde Hz. Muhammed’in soyundan gelen insanların doğum ve vefat kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen kurumun idarecisine verilen isim.
Türkî-i Basit, Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Tardiye ise, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 70

İslam devletlerinde Hz. Muhammed’in soyundan gelen insanların doğum ve vefat kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen kurumun idarecisine verilen isim aşağıdaki şıkların hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Nakîbül-eşrâf
B
Zeyl
C
Ode
D
Sebk-i Hindî
E
Tardiye
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Nitekim, Nakîbül-eşrâf İslam devletlerinde Hz. Muhammed’in soyundan gelen insanların doğum ve vefat kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen kurumun idarecisine verilen isim.
Bir eserin devamı olarak yazılan eserlere de zeyl denir.
Ode, lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiirdir.
Sebk-i Hindî, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.
Tardiye ise, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 71

Tarihsel açıdan hem Fransız İhtilali’ni doğurduğu sonuçlar hem de .........'dan sonra Osmanlı Devleti’nin Batı medeniyeti ve kültürü karşısında gerileme sürecine girişi, etkileri açısından sadece 19. yüzyılı değil, bugünü bile etkileyen önemli tarihsel dönüm noktalarıdır.
Verilen boşluğa yazılması gereken tarihsel olay aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lale Devri Dönemi
B
Pasarofça antlaşması
C
Karlofça Antlaşması
D
Nizam-ı Cedit dönemi
E
Patrona Halil İsyanı
Açıklama:
Tarihsel açıdan hem Fransız İhtilali’nin doğurduğu sonuçlar hem de Osmanlı Devleti’nin Karlofça Anlaşması’ndan sonra Batı medeniyeti ve kültürü karşısında gerileme sürecine girişi, etkileri açısından sadece 19. yüzyılı değil, bugünü bile etkileyen önemli tarihsel dönüm noktalarıdır. Doğru cevap C dir.

Soru 72

18. yüzyıl Osmanlısı, adı konmamış olsa da şiirde aşağıdaki devrelerden hangisini yaşamıştır?

Seçenekler

A
Gotik
B
Rokoko
C
Neo-klasizm
D
Realizm
E
Barok
Açıklama:
18. yüzyıl Osmanlısı, adı konmamış olsa da şiirde barok bir devre yaşamıştır. Doğru cevap E dir.

Soru 73

Klasik Osmanlı şiirinin 18. yüzyılın başlarından itibaren “barok” dönemine girdiği, özellikle sebk-i hindî akımının klasik Osmanlı şiirinde kendini göstermesinin bu döneme işaret ettiği bilinmelidir. Ahmet Hamdi Tanpınar bu değişimi aşağıdaki şairlerden hangisinin şiirinden sonra belirtilerin iyiden iyiye görüldüğünü belirtir?

Seçenekler

A
Nedim
B
Nabi
C
Şeyh Galip
D
Sururi
E
Nazım
Açıklama:
18. yüzyılın başlarından itibaren “barok” dönemine girdiği, özellikle sebk-i hindî akımının klasik Osmanlı şiirinde kendini göstermesinin bu döneme işaret ettiği bilinmelidir. Ahmet Hamdi Tanpınar bu değişimi Nedim’in şiirinden sonra belirtileri iyiden iyiye görüldüğünü söyler. Doğru cevap A dır.

Soru 74

III. Selim için yazdığı kasidede söylediği “Kasîde gezdirip bâb-ı ricâle/Tenezzül etmedim cerr ü süâle” (makam sahiplerine kaside sunup da onlardan maddi menfaat beklemedim) beyti ile yeni bir anlayışın doğmaya başladığını gösteren şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çeşmîzâde Reşid
B
Sünbülzâde Vehbî
C
Selânikli Meşhûrî
D
Muvakkit-zâde Pertev Efendi
E
Şâban Kâmî Efendi
Açıklama:
Çeşmîzâde’nin bu çıkışına benzer bir çıkışı Sünbülzâde Vehbî yapar. 1809’da ölen şair, III. Selim için yazdığı kasidede söylediği “Kasîde gezdirip bâb-ı ricâle/Tenezzül etmedim cerr ü süâle” (makam sahiplerine kaside sunup da onlardan maddi menfaat beklemedim) beyti yeni bir anlayışın doğmaya başladığını gösterir. Doğru cevap B dir.

Soru 75

Yaşadığı dönemin İstanbul’unun güzellikleri yanında şehrin problemlerini ve sosyal meselelerini de şiirlerinde zaman zaman işlemiştir. İstanbul’da yaşam standardının bugün olduğu gibi o dönem içinde de yüksek olduğu, kira sorunlarının dile getirildiği beyitlerinden anlaşılmaktadır. Bu şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mehmed Es’ad Efendi
B
Antepli Aynî
C
Süleyman Neş’et Efendi
D
Ebu Bekir Kânî
E
Şirvanlı Fatih Efendi
Açıklama:
Kânî, yaşadığı dönemin İstanbul’unun güzellikleri yanında şehrin problemlerini ve sosyal meselelerini de şiirlerinde zaman zaman işlemiştir. İstanbul’da yaşam standardının bugün olduğu gibi o dönem içinde de yüksek olduğu, kira sorunlarının dile getirildiği beyitlerinden anlaşılmaktadır. Şair, kira verecek gücü olmayan sefil ve perişan hâlde binlerce kişinin bulunduğu İstanbul’da, devlet kademelerinde çalışan birilerinin himayesi olmadan İstanbul’da yaşamanın zorluğuna dikkat çekmiştir. Doğru cevap D dir.

Soru 76

19. yüzyılın ilk yarısında dikkat çeken hususlardan biri de kadın şairlerin çoğalmasıdır. Aşağıdaki kadın şairlerden hangisi klasik tarzdaki şiirleri yanında hece ölçüsüyle ilahiler ve bir de tiyatro oyunu yazmıştır?

Seçenekler

A
Leyla Hanım
B
Feride Hanım
C
Mâhşâh Hanım
D
Nakiye Hanım
E
Şeref Hanım
Açıklama:
19. yüzyılın ilk yarısında dikkat çeken bir husus da kadın şairlerin çoğalmasıdır. Klasik tarzdaki şiirleri yanında hece ölçüsüyle ilahiler ve bir de tiyatro oyunu yazmış olan Mâhşâh Hanım'dır. Doğru cevap C dir.

Soru 77

Mesnevi tarzında kaleme aldığı Mihnet-Keşân eseri Keşân’a sürgün edilişini ve orada yaşadıklarını anlatan önemli bir eserdir. Şairin kendi “ben”ini merkeze alarak yaşadıklarını geçekçi çizgilerle anlattığı bu eser, klasik şiirde görülmeyen insanın şahsi macerasını ve bu maceranın yarattığı psikolojik yoğunluğu anlatan önemli bir eserdir. Bu eser aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Yenişehirli Avnî
B
Enderunlu Vâsıf
C
Sünbül-zâde Vehbî
D
Keçeci-zâde İzzet Molla
E
Şeyhülislam Ârif Hikmet
Açıklama:
İzzet Molla’nın mesnevi tarzında kaleme aldığı Mihnet-Keşân eseri Keşân’a sürgün edilişini ve orada yaşadıklarını anlatan önemli bir eserdir. Şairin kendi “ben”ini merkeze alarak yaşadıklarını geçekçi çizgilerle anlattığı bu eser, klasik şiirde görülmeyen insanın şahsi macerasını ve bu maceranın yarattığı psikolojik yoğunluğu anlatan önemli bir eserdir. Doğru cevap D dir.

Soru 78

Esad Mehmed Efendi’nin Esad Efendi Tezkiresi olarak da bilinen eser, 1722 - 1835 yılları arasında yaşayan 209 şairin biyografilerini vermektedir. Bu eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tezkîre-i Şu’arâ
B
Kâfile-i şu’arâ
C
Mecmuâtü’t-terâcim
D
Hâtimetü’l-eş’âr
E
Bağçe-i safâ-endûz
Açıklama:
Bağçe-i safâ-endûz: Esad Mehmed Efendi’nin Esad Efendi Tezkiresi olarak da bilinen eser, 1722 - 1835 yılları arasında yaşayan 209 şairin biyografilerini vermektedir. Doğru cevap E dir.

Soru 79

19. yüzyılın ilk yarısında vak’anüvis tarihçiliği geleneği devam etmiş, bu türde tarih kitapları yazılmıştır. 1791-1808 tarihleri arasındaki III. Selim devrinin olaylarını anlatan ve aydınlatan Vaka-i Selimiye, zamanının basmakalıp, kuru ve ağır üslubuyla ve tenkidî bir biçimde yazılmıştır. Bu eser aşağıdaki tarihçilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Mehmed Pertev Efendi
B
Mütercim Âsım
C
Ömer Âmir Bey
D
Mehmed Ataullah Efendi
E
Mehmed Şâkir Recaî Efendi
Açıklama:
19. yüzyılın ilk yarısında vak’anüvis tarihçiliği geleneği devam etmiş, bu türde tarih kitapları yazılmıştır. Mütercim Âsım’ın eseri Tarih-i Âsım veya Vaka-i Selimiye isimleriyle tanınmıştır. 1791-1808 tarihleri arasındaki III. Selim devrinin olaylarını anlatan ve aydınlatan Tarih-i Âsım, zamanının basmakalıp, kuru ve ağır bir üslubuyla ve tenkidî bir biçimde yazılmıştır. Doğru cevap B dir.

Soru 80

Vezir ve sadrazamların biyografilerinin anlatıldığı eserlerin devamı niteliğinde olan bu eser Mehmed Hafîd tarafından hazırlanmıştır ve İstanbul’un fethinden 1792 yılına kadar görev yapan vezirlerin biyografisine yer vermektedir. Bu eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sefînetü’l-vüzerâ
B
Halîfetü’r-rüesâ
C
Verdü’l-hadâ’ik
D
Tabakât-ı Terâcim
E
Âyîne-i Zurefâ
Açıklama:
Vezir ve sadrazamların biyografilerinin anlatıldığı eserlerin devamı niteliğinde olan Sefînetü’l-vüzerâ Mehmed Hafîd tarafından hazırlanmıştır. Eserde İstanbul’un fethinden 1792 yılına kadar görev yapan vezirlerin biyografisi sunulmuştur. Doğru cevap A dır.

Soru 81

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gotik
B
Barok
C
Modernizm
D
Sembolizm
E
Postmodernizm
Açıklama:
Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımına barok denir. Doğru cevap B'dir.

Soru 82

Tarihçiliğinin yanında hattat da olan, şiirlerini padişahtan veya makam sahiplerinden caize (ücret) almak için değil, gönlünü eğlendirmek için yazdığını söyleyen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çeşmîzâde Reşid
B
Sünbülzâde Vehbî
C
Selânikli Meşhûrî
D
Şâban Kâmî Efendi
E
Muvakkit-zâde Pertev Efendi
Açıklama:
1770’te ölen, tarihçiliğinin yanında, hattat ve şair olan medrese hocası Çeşmîzâde Reşid, şiirlerini padişahtan veya makam sahiplerinden caize (ücret) almak için değil, gönlünü eğlendirmek için yazdığını söyler. Doğru cevap A'dır.

Soru 83

Aşağıdaki eserlerden hangisi Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla ilgili bilgi vermez?

Seçenekler

A
Nusretnâme
B
Üss-i Zafer
C
Gülzâr-ı Fütûhât
D
Türkî-i Basit
E
Emâre-i Zafer
Açıklama:
Yeniçeri Ocağının kaldırılışıyla ilgili yazılan manzumeler 19. yüzyılın ilk yarısında şairlerin toplumsal ve siyasal olaylara duydukları ilginin ve şiirin geçirdiği değişimin açık delili durumundadır. Bu eserler arasında Nusretnâme, Üss-i Zafer, Gülzâr-ı Fütûhât ve Emâre-i Zafer yer almaktadır. Türkî-i Basit ise XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılın ilk yarısında yetişen önemli şairlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Aynî
B
Enderunlu Vâsıf
C
Nedim
D
Keçeci-zâde İzzet Molla
E
Leylâ Hanım
Açıklama:
Nedim 1681-1730 yılları arasında yaşamıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi Keçeci-zâde İzzet Molla'nın eserlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Şerh-i Elgâz-ı Râgıp Paşa
B
Bahar-ı Efkâr
C
Mihnet-Keşân
D
Gülşen-i Aşk
E
Neşâtengiz
Açıklama:
Neşâtengiz isimli eser Sürûri'ye aittir. Doğru cevap E'dir.

Soru 86

Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiirlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
İdil
B
Ode
C
Eglog
D
Epik
E
Satirik
Açıklama:
Lirik duyguların ifadesi için kullanılan vezinli veya vezinsiz yazılabilen uzun şiirlere ode denir. Doğru cevap B'dir.

Soru 87

Aşağıdaki tezkire-yazar eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî / Mehmed Tevfik
B
Bağçe-i safâ-endûz / Şefkat-ı Bağdâdî
C
Hâtimetü’l-eş’âr / Fatîn Efendi
D
Mecmuâtü’t-terâcim / Ârif Hikmet Bey
E
Kâfile-i şu’arâ / Akif Efendi
Açıklama:
Hâtimetü’l-eş’âr isimli tezkirenin Fatîn Efendi tarafından 1853 yılında tamamlandığı bilinmektedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 88

Mecelle olarak bilinen hukuk kitabını hazırlayan komisyonun başkanlığını yapan, Ma’rûzât ve Tezâkir isimli eserlerin de yazarı olan tarih yazıcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmed Cevdet Paşa
B
Mehmed Şâkir Paşa
C
Mehmed Tevfik Paşa
D
Maraşlı Mehmed Fevzî Paşa
E
Ali Cevad Paşa
Açıklama:
Mecelle olarak bilinen hukuk kitabını hazırlayan komisyonun başkanlığını yapan, Ma’rûzât ve Tezâkir isimli eserlerin de yazarı olan tarih yazıcısı Ahmed Cevdet Paşa'dır. Doğru cevap A'dır.

Soru 89

Osmanlı Devleti sınırları dâhilinde 1832 yılında kurulan ilk resmi gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüman-ı Hakikat
B
Tasvir-i Efkâr
C
Tercüman-ı Ahval
D
Ceride-i Havadis
E
Takvim-i Vekayi
Açıklama:
Takvim-i Vekâyi adını taşıyan ilk resmî gazete 1832 yılında kurulmuştur.

Soru 90

Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olan ve Vak’a-yı Hayriye olarak da adlandırılan olay aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mahallileşme hareketleri
B
Yeni üniversitelerin kurulması
C
Batılılaşma hareketlerinin başlaması
D
Yeniçeri Ocağının kaldırılması
E
Yabancı kelimelerin kullanımının yasaklanması
Açıklama:
Osmanlı tarihinin önemli olaylarından biri olan ve Vak’a-yı Hayriye olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağının kaldırılması II. Mahmud devrinin en önemli olaylarından biridir. Doğru cevap D'dir.

Soru 91

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren sanat akımıdır.
Yukarıda tanımı verilen sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Sebk-i Hindi
B
Neoklasizm
C
Barok
D
Kübizm
E
Realizm
Açıklama:
Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren sanat akımına barok denir.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi 19. asrın ilk yarısında, Türk edebiyatındaki klasik Osmanlı şiiri ve şairi arasındaki anlayışlardan biri değildir ?

Seçenekler

A
Klasik Osmanlı şiiri, Fars ve Arap şiirinin biçim, içerik özelliklerini temel almıştır.
B
Klasik Osmanlı şairinin devraldığı en önemli mirası, siyasi iktidarla kurduğu ilişkidir.
C
Şiiri bir üretim nesnesi olarak tasarlayan klasik Osmanlı şairleri, bu nesnenin tüketilmesinden elde edecekleri çeşitli hediyeler, para ve makamlar sayesinde hayatlarını sürdürmüşlerdir.
D
Eser ve sanatçı arasındaki ilişkinin mahiyeti itibariyle bütün doğu edebiyatlarının değişmez ilkelerinden biri, sanatın kendi hükümdarı ve onun temsil ettiği iktidara göre konumlandırmasıdır.
E
Gelenekli Osmanlı şairi için, şiir söylemek herkesin yapamayacağı, sorumlulukları ağır olan kutsal bir meslektir.
Açıklama:
Klasik Osmanlı şiiri, Fars ve Arap şiirinin biçim ve içerik özelliklerini temel alarak ve onları kendine özgü buluşlarla zenginleştirerek dönüştürmüş bir şiirdir. Klasik Osmanlı şairinin beslendiği bu kaynaklardan devraldığı en önemli miras, siyasi iktidarla kurduğu ilişkidir. Eser ve sanatçı arasındaki ilişkinin mahiyeti itibarıyla bütün Doğu edebiyatlarının değişmez ilkelerinden biri, sanatçının kendini hükümdara ve onun temsil ettiği iktidara göre konumlandırmasıdır. Sanatçının yaratıcı yeteneğinin değerlendirildiği bu
ilişkinin tabii ki maddi boyutu da vardır. Şiiri bir üretim nesnesi olarak tasarlayan klasik Osmanlı şairleri, bu nesnenin tüketiminden elde edecekleri çeşitli hediyeler, para veya makamlar sayesinde hayatlarını sürdürebilmişlerdir.

Soru 93

Kaleme aldıkları şiirleri, makam sahiplerine ithafen yazan şairler, muhataplarına karşı mecburen övgüler sıralamak zorunda kalmışlardır. Bu durum, şairin sanatsal özgürlüğünü engellemiştir. Ancak 18.yy sonlarından itibaren bazı şairler bu ilişki biçimine karşı çıkarak bazı kasideler sunmuşlardır.
Aşağıdaki beyitlerden hangisi, yukarıdaki ilişki biçimine tepki amacıyla yazılan bir kasideden alınmıştır?

Seçenekler

A
Sen gibi bi-ser ü pâya ne gerek
Vara İstanbul'a zahmet çekerek
B
Kudretün var mı kirâ tutmağ içün
Ya kirâcıları avutmağ içün
C
Sen gibi yüz bini var her yolda
Kim arar hîç seni İstanbul'da
D
Talib değiliz asla tahsîne Reşîd ancak
Eğlencemiz olmuştur eş'ârımız inşâmız
E
Tasavvur etmiş elbet dûd-ı âh ü âteş-i sinem
Bu şekl ü vaz'ile îcâd eden üstâd vapuru
Açıklama:
Kayahan Özgül’ün aktardığına göre 1770’te ölen, tarihçiliğinin yanında, hattat ve şair olan medrese hocası Çeşmîzâde Reşid, şiirlerini padişahtan veya makam sahiplerinden caize (ücret) almak için değil, gönlünü eğlendirmek için yazdığını söyler.
Tâlib değiliz asla tahsîne Reşîd ancak
Eğlencemiz olmuştur eş’ârımız inşâmız.
(Şiirlerimizi ve yazılarımızı beğenilmek için değil,
eğlenmek için yazıyoruz.)

Soru 94

"Klasik şiir ile halk şiirinin en çok iç içe girdiği ortamın şairidir."
Tanpınar; onun, halk şiirinin geleneklerine açık bulunan bir muhitte yetişmesine dikkat çekerek bu aruz şairinin hece vezniyle kaleme aldığı şiirlerinin özellikle meşhur “Vardım ki yurdundan ayağ götürmüş” mısraıyla başlayan koşmasının iki ayrı koldan yürüyen zevki, hece vezni geleneğinde birleştirmeye çalışan ilk tecrübe olduğunu belirtir.
Yukarıda bahsedilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gevheri
B
Âşık Ömer
C
Bayburtlu Zihni
D
Erzurumlu Emrah
E
Âşık Tahirî
Açıklama:
Bayburtlu Zihnî, klasik şiir ile halk şiirinin en çok iç içe girdiği ortamın şairidir.
Devrinin halk şairlerinin ötesinde bir eğitim alan şairin, klasik bir şair mi yoksa halk şairi mi olduğu hâlâ tartışmalı bir konudur.
Tanpınar onun halk şiirinin geleneklerine açık bulunan bir muhitte yetişmesine dikkat çekerek bu aruz şairinin hece vezniyle kaleme aldığı şiirlerinin özellikle meşhur “Vardım ki yurdundan ayağ götürmüş” mısrasıyla başlayan koşmasının iki ayrı koldan yürüyen zevki, hece vezni geleneğinde birleştirmeye çalışan ilk tecrübe olduğunu belirtir.

Soru 95

Tanpınar'a göre Tanzimatın getirdiği yenilikler yüzünden doğan huzursuzluğun şairi olarak adlandırılan şair aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Seyranî
B
Bayburtlu Zihni
C
Gevheri
D
Erzurumlu Emrah
E
Âşık Ömer
Açıklama:
Bayburtlu Zihnî gibi devrinin siyasi ve toplumsal olaylarını hece vezninin yanında aruz vezniyle söylediği şiirlerde anlatan Seyranî ise Tanpınar’a göre Tanzimat’ın getirdiği yenilikler yüzünden doğan huzursuzluğun şairidir.

Soru 96

Osmanlı Türkçesinin eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı 15.yüzyılın ikinci yarısı ve 16. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Yukarıda bahsedilen hareket ve bu algının ilk örneklerini veren şair eşleştirmesi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Sebk-i Hindi / Nebî
B
Türkî-i Basit / Nedim
C
Türkçülük / Nabizade Nazım
D
Milli Edebiyat / Fuzuli
E
Türkî-i Basit / Nebî
Açıklama:
Türkî-i Basit Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılınikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma
hareketidir. Bu algının ilk örnekleri Nedim’de görülür.

Soru 97

Türk edebiyatında az kullanılmış bir nazım biçimidir. Yalnız 18. yüzyıl şairi Şeyh Galîb çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir.
Yukarıda bahsi geçen nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Koşma
B
Mani
C
Tardiye
D
Varsağı
E
Semai
Açıklama:
Tardiye
Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh
Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 98

19. yüzyılın ilk yarısı, şair sayısındaki fazlalığa karşılık şiir zevkinin bozulduğu bir dönemdi. Ahmet Hamdi Tanpınar bu durumu klasik şiirimizi idare eden "mutlak"ın yıkılmasına bağlar.
Tanpınar, bahsettiği mutlak ile ne anlatmak istemiştir ?

Seçenekler

A
Klasik şiirin beslendiği kaynakların oluşturduğu zihniyet ve dünya görüşünü.
B
Klasik şiirin gerçek dünyaya kapılarını kapamasını.
C
Sosyal hayatın madde yönünü değiştiren yeniliklerini
D
Mahallileşme hareketini
E
Bu dönemde yetişen şairlerin tasavvufi düşünce etkisini devam ettirmelerini
Açıklama:
Şair sayısındaki fazlalığa karşılık şiir zevkinin bozulduğu bu dönemde, kendi üslubunu yaratan şairlerin yetiştiğini söylemek pek mümkün gözükmemektedir.
Ahmet Hamdi Tanpınar, bu durumu klasik şiirimizi idare eden “mutlak”ın yıkılmasına bağlar. Bu mutlak, klasik şiirin beslendiği kaynakların oluşturduğu zihniyet ve dünya görüşüdür.

Soru 99

Osmanlı tarih yazıcılığının en önemli isimlerinden biri olan ve Tanpınar tarafından "yeniliğin büyük muharriri"nden biri sayılan, aynı zamanda Mecelle olarak bilinen hukuki kitabını hazırlayan komisyonun başkanlığını da yapan edebiyatçımız aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Ahmed Cevdet Paşa
B
Ziya Paşa
C
Mehmed Tevfik Paşa
D
Münif Paşa
E
Mehmed Şâkir Paşa
Açıklama:
Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle olarak bilinen hukuk kitabını hazırlayan komisyonun başkanlığını
yapmıştır. Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye veya kısaca Mecelle olarak bilinen eser, 1868-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından derlenen İslami özel hukuk (medeni hukuk) kuralları kitabıdır.

Soru 100

Ayni'nin yeniçeriliğin kaldırılmasıyla ilgili olarak mesnevi şeklinde kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Neşâtengiz
B
Mihnet-Keşân
C
Sâkînâme
D
Dürrü'n-Nizam
E
Nusretnâme
Açıklama:
Hacimli olan divanı Dîvân-ı Belâgatunvân-ı Aynî adıyla basılmıştır. III. Selim’in katli dolayısıyla tercî-i bend şeklinde yazdığı mersiye, dönemine göre bu türün başarılı örneklerinden sayılır.
Divanıyla birlikte basılan Sâkînâme ise içinde yer yer değişik nazım şekilleri kullanılmakla beraber 1500 beyitlik bir mesnevidir. Manzum bir sözlük olan Dürrü’n-Nizam Nazmü’l-cevahir’in ilk şeklidir. Nusretnâme ise Aynî’nin yeniçeriliğin kaldırılmasıyla ilgili olarak mesnevi şeklinde kaleme aldığı eseridir.

Soru 101

Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Romantizm akımı
B
Klasik akım
C
Barok akımı
D
Sürrealizm akımı
E
Sembolizm akımı
Açıklama:
Batı sanatında dengeden çok devinime, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen sanat akımına barok adı verilir.

Soru 102

Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
19. yüzyılın ilk yarısı
B
19. yüzyılın ikinci yarısı
C
20. yüzyılın ilk yarısı
D
20. yüzyılın ikinci yarısı
E
18. yüzyılın ikinci yarısı
Açıklama:
Türk şiirinin tarihsel gelişiminde Batı edebiyatlarının etkisinin başladığı dönem 19.yüzyılın ikinci yarısıdır.

Soru 103

Edebiyat tarihinde Tanzimat Dönemi aşağıdaki dönemlerden hangisiyle başlatılır?

Seçenekler

A
18. yüzyılın ilk yarısı
B
18. yüzyılın ikinci yarısı
C
19. yüzyılın ilk yarısı
D
19. yüzyılın ikinci yarısı
E
20. yüzyılın ilk yarısı
Açıklama:
Edebiyat tarihlerinde “Tanzimat Dönemi” olarak adlandırılan ve Batı edebiyatlarının etkisinde geliştiği için klasik Osmanlı edebiyatından çok farklı özellikler gösteren yeni edebiyat anlayışı 19. yüzyılın ikinci yarısıyla başlatılır.

Soru 104

Sebk-i Hindi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hint tarzı anlamına gelmektedir.
B
Hindistanda, Babürlü Hint-Türk hükümdarların saraylarında geliştirilmiştir.
C
Bu akımın ozanları genellikle Arapça dilinde yazmışlardır.
D
Edebiyatımızda 17. yüzyıldan itibaren etkisini göstermiştir.
E
Kimi şairlerimiz bu akımın tüm özelliklerini gösterirken, kimilerinde kısmen bu özellikler görülmektedir.
Açıklama:
Bu akımın ozanları genellikle Arapça dilinde değil Farsça yazmışlardır.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi klasik şiir ile halk şiirinin en çok iç içe girdiği ortamın şairidir?

Seçenekler

A
Bayburtlu Zihni
B
Gevheri
C
Aşık Ömer
D
Erzurumlu Emrah
E
Figani
Açıklama:
Klasik şiir ile halk şiirinin en çok iç içe girdiği ortamın şairi Bayburtlu Zihni'dir.

Soru 106

Tanpınar’a göre Tanzimat’ın getirdiği yenilikler yüzünden doğan huzursuzluğun şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gevheri
B
Bayburtlu Zihni
C
Figani
D
Seyrani
E
Erzurumlu Emrah
Açıklama:
Tanpınar’a göre Tanzimat’ın getirdiği yenilikler yüzünden doğan huzursuzluğun şairi Seyrani'dir.

Soru 107

Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sadeleşme
B
Turancılık
C
Tanzimat edebiyatı
D
Yeni Lisan
E
Türkî-i Basit
Açıklama:
Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketine Türkî-i Basit denir.

Soru 108

Aşağıdakilerden hangisi kaside yazmayan veya yazsa bile divanına almayan ilk şairdir?

Seçenekler

A
Muvakkitzade Pertev
B
Osman Nevres
C
Fatin Efendi
D
Aczi Ağa
E
Cesari
Açıklama:
Cevap Muvakkitzade Pertev'dir.

Soru 109

I. Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir.
II. 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir.
III. Muhammesin özel bir biçimidir.
IV. Aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.
Tardiye ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Tardiye, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır. Doğru cevap E'dir.

Soru 110

Aşağıdakilerden hangisi 19.yy'ın ilk yarısında yazılan tezkirelere örnek değildir?

Seçenekler

A
Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî
B
Bağçe-i safâ-endûz
C
Hâtimetü’l-eş’âr
D
Mecmuâtü’t-terâcim
E
Hadîkatü’l-vüzerâ
Açıklama:
Hadîkatü’l-vüzerâ bir tezkire değil biyografidir.

Ünite 2

Soru 1

Aşağıdakilerin hangisinde "müceddidler"den söz edilmektedir?

Seçenekler

A
Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini denemişlerdir.
B
Avrupai edebiyat kültürü ile dolaylı olarak ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini denemişlerdir.
C
Tercüme ve uyarlamalar yoluyla şiire yeni bir mecra açma gayretini edebî kültür adına bir tehdit olarak görmüşlerdir.
D
Batılılaşma gayretlerine koşut olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılardır.
E
Yerlileşme gayretlerine koşut olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçılardır.
Açıklama:
Mücedditler Avrupa ile dolaylı değil doğrudan ilişki kurmuşlardır.
Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini denemişlerdir.

Soru 2

Encümen-i Şuara için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından başlayarak Nâzım Hikmet Bey'in evinde her salı günü toplanan şairler topluluğudur.
B
Leskofçalı M.Galip Bey, Hersekli Arif Hikmet Bey, Manastırlı Salih Faik Bey, Niğdeli Deli Hikmet Bey, Namık Kemal Bey, Mustafa Refik Bey topluluğa katılan önemli şairlerdir.
C
Şairleri bir araya getiren gerçek etken ev sahibi olan nüfuzlu zatın davetidir.
D
Encümen-i Şuara müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile hemen hepsinin Rumeli ile bir ilgisinin bulunmasıdır.
E
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de devlet büyükleri tarafından kollanır ve aynı konaklara devam ederler.
Açıklama:
Bu toplulukta Nazım Hikmet değil Hersekli Arif Hikmet Bey vardır.
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından başlayarak Nâzım Hikmet Bey'in evinde her salı günü toplanan şairler topluluğudur.

Soru 3

Encümen mensuplarının şiirde form arayışları konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Artık XVII. yüzyılın dil imkânlarından uzaklaşmak gerektiğini düşünürler. İçinde bulundukları geleneğin formlarını, aruzu terk etmeyi düşünmez; ama yeni seçenekler aramayı şairin sorumluluklarından bilirler.
B
Artık XVII. yüzyılın dil olanaklarından uzaklaşmak gerektiğini düşünürler.
C
Hece ölçüsünün yalnızca halk şiirine ait olduğu görüşündedirler.
D
Hece ölçüsünü klasik şiirin formlarına eklemeyi değil folklorik olarak yaşatmayı uygun görürler.
E
Aruz ölçüsünü folklorik olarak yaşatmayı uygun bulurlar.
Açıklama:
Artık XVII. yüzyılın dil imkânlarından uzaklaşmak gerektiğini düşünürler. İçinde bulundukları geleneğin formlarını, aruzu terk etmeyi düşünmez; ama yeni seçenekler aramayı şairin sorumluluklarından bilirler.

Soru 4

"..., şairin şahsi zekâ, duyarlılık, yaratıcılık ile eser vermesine; şiir okurunun şahsi algısı, duyguları ve bilinç dışı ile kavrayıp anlamlandırmasına açık bir şiir estetiği getirir ki modern şiirin yapmaya çalıştığı da bire bir budur."
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki terimlerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Sebk-i arabî
B
Sebk-i farisî
C
Sebk-i hindî
D
Şuara-yı mazmun
E
Şuara-yı lisan
Açıklama:
Sebk-i hindi
Sebk-i hindî

Soru 5

Şairler Batılılaşmadan ve onun getirdiklerinden duydukları hoşnutsuzluğu hangi tür eserlerinde açık açık ortaya koymuşlardır?

Seçenekler

A
Gazeller
B
Kasideler
C
Kıtalar
D
Hicviyeler
E
Münacaatlar
Açıklama:
Hicviyelerde belirtmişlerdir

Soru 6

"Mutavassıt" kavramı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Orta yoldan uzak bir yol tutturanlardır.
B
Tanzimat Fermanı öncesinde Doğu kültürüne bağlı olanlardır.
C
Köktenci bir anlayışla yenilik yapmak isteyenlerdir.
D
Doğu-Batı sentezinden yana olanlardır.
E
Sanatını Şarklı bir noktaya çekmek isteyenlerdir.
Açıklama:
Doğu-Batı sentezinden yana olanlardır.

Soru 7

"Mücedditlerin tercüme ve adapteler yolu ile şiire yeni bir mecra açma gayretini fazlasıyla 'cezri' bularak bunda edebi kültür adına bir tehdit sezen ve sanatını daha Şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışmışlardır."
Yukarıdaki paragrafta hangi edebiyat anlayışındaki şairler anlatılmaktadır?

Seçenekler

A
Gelenekçiler
B
Mücedditler
C
Mutavassıtlar
D
Tanzimatçılar
E
Islahatçılar
Açıklama:
Gelenekçiler yeni bir mecra yerine geleneğe dayanmışlardır.

Soru 8

"Medar-ı âzamı her devletin âlemde millettir/ Değildir devlete vâbeste amma satvet-i millet" dizelerinin anlamı aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Allahım milltin ikbalini ver de devlet üzgün kalmasın.
B
Dünyadaki her devletin etrafında dönüp durduğu en büyük mesele millettir. Ama milletin gücü devlete bağlı değildir.
C
Devlet kuşu milletin oku ile yaralanmıştır. Devletin gücü milletten bağımsızdır.
D
Yaradan sanatını ortaya koymak için millete devleti göstermiştir.
E
Büyük yolu gösteren devletler milletlerini daima yaşatırlar.
Açıklama:
Dünyadaki her devletin etrafında dönüp durduğu en büyük mesele millettir. Ama milletin gücü devlete bağlı değildir.

Soru 9

Encümen'in beyin takımı olan şairler kimlerin yetişmesine hizmet etmişlerdir?

Seçenekler

A
Modern şairlerin
B
Geleneğe dayalı poetikayı sürdürenlerin
C
Halk ozanlarının
D
Divan şairlerinin
E
Yeni şairlerin
Açıklama:
Modern şairler yetişmiştir.

Soru 10

"Şiirde benzetme yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegori" ifadesi aşağıdaki terimlerden hangisinin tanımıdır?

Seçenekler

A
Saf şiir
B
Sade şiir
C
Mazmun
D
Aruz
E
Hece
Açıklama:
Mazmundur

Soru 11

"Sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır. Tanımı verilen bu kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Müceddit
B
Mutavassıt
C
Mazmun
D
Encümen-i Şuarâ
E
Suk-ı Ukaz
Açıklama:
Yukarıda tanımı verilen kavram mutavassıttır. Edebiyatımızda mutavassıtlar XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket etmişlerdir.

Soru 12

Osmanlı’nın gelenekli çağlarından beri, sanatkâr evlerinde ve ekabir konaklarında kurulan şiir merkezli dost sohbetlerinin genel ismi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Encümen-i Şuarâ
B
Efkâr-ı umûmiyye
C
Cezri
D
Müceddit
E
Mutavassıt
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ'dır. XIX. asrın ortasında bu isimle anıldığı görülen son büyük toplaşma, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in evinde ve Leskofçalı Galib Bey’in manevi riyasetinde gerçekleşir. Çağın ruhuna uygun olarak bu toplantılarda şiirin gelenekli ilkeleri sil baştan tartışılır ve kadim poetik değerlerin yerine konmak için yenileşme çabalarının şiirdeki karşılıkları araştırılır.

Soru 13

Encümen'in reisi olarak kabul edilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hersekli Ârif Hikmet Bey
B
Ruznâmçeci-zâde Mehmed Lebib Efendi
C
Leskofçalı Mustafa Galib Bey
D
Mustafa İzzet Efendi
E
Osman Nûreddin Şems Efendi
Açıklama:
Misafirlerin çoğundan daha genç olsa da yüksek istidadı ile şairler arenasında kendine haklı bir şöhret ve itibar kazanmış olan Leskofçalı Mustafa Galib Bey (1829-1867), encümenin reisi olarak kabul görür.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi 1861'de toplanan Encümen-i Şuarâ müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Şairlerin büyük kısmının aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmış olması
B
Dünyayı kavrayış ve yorumlayış pratikleri birbirine benzediği için aynı tarikat ya da dergâhlarda buluşup tanışmış olmaları
C
Birçoğunun aynı devlet büyükleri tarafından kollanması ve aynı konaklara devam etmesi
D
Hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Ankara ile bir alakasının bulunması
E
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradığı kahvehane ve meyhanelerin aynı olması
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Ankara değil Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır. Diğer seçeneklerdeki bilgiler bu etkenler arasındadır. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi encümendeki şairlerin ortak özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Devlet çarkının dönüşüne dair eleştirilerde bulunmaları
B
İrtikâbın tabiileşmesinden hoşnutsuzluk duymaları
C
Eğitim sistemindeki modern eğilimlerin insan yetiştirme düzeninde bozulma yarattığını düşünmeleri
D
Sadrazam başta olmak üzere, kötü idareciler hakkındaki şikâyetlerde bulunmaları
E
Batılılaşmadan ve onun getirdiklerinden memnun olmaları
Açıklama:
“Vatan”, “millet” gibi kavramların şiirde kendine önemli bir yer açması; millî meselelerin, sosyal problemlerin ve siyasi davaların da şairler tarafından işlenmesi, tartışılması sonucunu doğurur. Birbirinden farklı sebeplerle de olsa encümendeki şairlerin hemen hepsi Batılılaşmadan ve onun getirdiklerinden hoşnutsuzluk duymaktadır. Bu hoşnutsuzluğu hicviyelerden açık açık, gazellerden ise imalar yoluyla çıkarmak mümkündür. Diğer taraftan, devlet çarkının dönüşüne dair eleştiriler, sadrazam başta olmak üzere, kötü idareciler hakkındaki şikâyetler, irtikâbın tabiileşmesi, eğitim sistemindeki modern eğilimlerin insan yetiştirme düzenindeki bozulmaya etkileri gibi pek çok konu şiire giren bahisler hâlini alır.

Soru 16

Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegoriye ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Encümen-i Şuarâ
B
Mazmun
C
Sûk-ı Ukâz
D
Mutavassıt
E
Vezn ü Kafiye
Açıklama:
Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegoriye mazmun adı verilmektedir.

Soru 17

"Türkçe Aruz" kitabı aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Faik
B
Namık Kemal
C
Hakkı Bey
D
Şeyh Galib
E
İzzet Molla
Açıklama:
Hece vezniyle yazılmış bir de gazeli olan Faik, hece veznini aydın edebiyatçılara tanıtmaya karar verip ‒Ahmed Cevdet Paşa’nın teşvikiyle‒ "Türkçe Aruz" adındaki kitabını kaleme alır.

Soru 18

Abdülhak Hâmid'in ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İçli Kız
B
Mâcerâ-yı Aşk
C
Makber
D
Garâm
E
Ölü
Açıklama:
Abdülhak Hâmid'in ilk eseri Mâcerâ-yı Aşk (1873 - Hicri 1290) adlı oyunudur.

Soru 19

Encümen müdavimleri edebî açlıklarını bastıran ve haz almalarını sağlayan türde şiirler yazarken kendilerine model olarak hangi akımı seçerler?

Seçenekler

A
Realizm
B
Mahallileşme
C
Natüralizm
D
Sebk-i Hindî
E
Sürrealizm
Açıklama:
Encümen müdavimleri, estetik bakımdan tatminkâr bulmadıkları ama söylenmesinin gereğine de inandıkları gazellerin yanında; edebî açlıklarını bastıran, haz almalarını sağlayan şiirler de yazarlar ve kendilerine model olarak klasik şairlerin hayallerle süslü iç dünyalarını aksettiren sebk-i Hindîyi seçerler.

Soru 20

Edebiyatımıza “vatan”, “millet” gibi sosyal kavramlar hangi şair vasıtasıyla girmiştir?

Seçenekler

A
Abdülhamid Ziya Bey
B
Ziya Paşa
C
Şinasi
D
Namık Kemal
E
Galib
Açıklama:
Namık Kemal’le şiire girmiştir. Namık Kemal edebiyatımızda "Vatan Şairi" olarak bilinmektedir.

Soru 21

Edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adına ne denir?

Seçenekler

A
Encümen-i Şuarâ
B
Mutavassıt
C
Sûk-ı Ukâz
D
Mazmun
E
Vezin
Açıklama:
Mutavassıt: Sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır.

Soru 22

Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini de nakletmeyi deneyenlere hangi isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Mücedditler
B
Adapteler
C
Gelenekçiler
D
Mutavassıtlar
E
Uyarlamacılar
Açıklama:
Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir: XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket eden “mutavassıtlar”, Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini de nakletmeyi deneyen “mücedditler”, son olarak da mücedditlerin tercüme ve adapteler yoluyla şiire yeni bir mecra açma gayretini fazlasıyla “cezrî” bularak bunda edebî kültür adına bir tehdit sezen ve sanatını daha şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışan “gelenekçiler”... İşte bu üç sınıf edibin hepsi de Tanzimat sonrasındaki şiirin birer rüknü olmalarına rağmen, şimdilerde ısrarla mücedditlerin varlığını öne çıkarıp diğerlerini yok saymaya çalışan bir anlayış hüküm sürüyor.

Soru 23

Şiirin yeniliğe kapılarını açmasında ve taze konularla tanışmasında hangi şehrin bir ekol olarak etkisinden bahsedilmektedir?

Seçenekler

A
Kahire
B
Bağdat
C
Musul
D
İskenderiye
E
Feyyum
Açıklama:
Şiirin yeniliğe kapılarını açmasında ve taze konularla tanışmasında Kahire’nin bir ekol olarak etkisinden de bahsedilmektedir.

Soru 24

Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, maarif, teknoloji, basın, kıyafet gibi pek çok hususta yaşadığı yeniliğin ilk örneği hangi topraklarda verilmiştir?

Seçenekler

A
Lübnan
B
İran
C
Libya
D
Tunus
E
Mısır
Açıklama:
XVIII. asrın sonundan itibaren Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, maarif, teknoloji, basın, kıyafet gibi pek çok hususta yaşadığı yeniliğin ilk örneği Mısır topraklarında verilmiş ve ardından payitahtta da denenmiştir.

Soru 25

Encümen-i şuarâ toplantıları hangi yıl başlamıştır?

Seçenekler

A
1834
B
1850
C
1855
D
1861
E
1902
Açıklama:
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından itibaren, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Lâleli Çukur- çeşme’deki evinde bir grup şair buluşmaya başlarlar. Her salı günü toplanan edipler, bütün ömrü bir seneye varmayacak kadar kısa da sürse bu buluşmalarda ortaya koydukları ile hatırlanmaya değecek bir faaliyet gösterirler. Encümen-i şuarâ denince, aklımıza üye sayısı belli, oturumları ciddi, o gün ictima ediş sebepleri ortada olan bir dernek gelmemelidir. Şair mahfelleri, dost ve ilgililere açık olan, uzun süreye yayılmış misafirliklerdir.

Soru 26

Her kabilenin en iyi şairlerinin yarıştığı ve birinci seçilen şiirin Kâbe duvarına asıldığı, cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayıra ne denir?

Seçenekler

A
Muktedâ-yı İrfan
B
Micenne
C
Sûk-ı Ukâz
D
Ukaz
E
Encümen-i Şuarâ
Açıklama:
Sûk-ı Ukâz: Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayır. Her kabilenin en iyi şairleri burada yarışır ve birinci seçilenin şiiri Kâbe duvarına asılırdı.

Soru 27

Eskinin içinden ve ondan farklı olarak çıkabilen akıma ne denir?

Seçenekler

A
Batılılaşma
B
Edebi yenilik
C
Modern edebiyat
D
Edebi akım
E
Mukabil
Açıklama:
Edebî yenilik, eskinin içinden ve ondan farklı olarak çıkabilirken modern edebiyat ‒diğer bütün asri ürünler gibi‒ ithal ve taklit edilmek zorundadır. İşte bu sebepledir ki yeni yeni kıpırdanmakta olan ithal ve taklit esaslı modern edebiyata mukabil, Encümen-i Şuarâ’nın yerli bir yenileşmeyi savunup sürdürmeye çalıştığı fark edilmelidir.

Soru 28

Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, alegoriye ne denir?

Seçenekler

A
Mukabil
B
Mutavassıt
C
Sûk-ı Ukâz
D
Mazmun
E
Vezin
Açıklama:
Mazmun: Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, alegori.

Soru 29

Encümenin genç şairlerinden İbrahim Hâlet’in çıkardığı ve sevgili için kullanılan mazmunların optik karşılıklarından oluşan iki karikatürün basıldığı dergi hangisidir?

Seçenekler

A
Şüküfezar
B
Terakkimuhaderrat
C
Demet
D
Tanin
E
Dolab
Açıklama:
Encümenin genç şairlerinden İbrahim Hâlet, Dolab adında bir dergi çıkardığında, sevgili için kullanılan mazmunların optik karşılıklarından oluşan iki karikatür bastıracaktır. Bunlardan biri, gelenekli sevgili tipinin beden özelliklerine yakıştırılan sıfatlarla alay eder. Medusa gibi yılan saçları, kalem parmakları, incecik beli, ayva göbeği ve turunç göğüsleri kelime olmaktan çıkarılıp görüntüye dönüştürüldüğünde sevgilinin hiç de güzel sayılamayacağı anlatılır.

Soru 30

Mâcerâ-yı Aşk hangi şairin ilk eseridir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Abdülhak Hâmid
C
Ârif Hikmet
D
Memduh Faik
E
Osman Şems
Açıklama:
Abdülhak Hâmid, ilk eseri olan Mâcerâ-yı Aşk’ı (1290) yazarken “baba dostu Memduh Fâik Bey” oyunun ilk perdesini okumuş; “Çok beğenmiş olacak ki tuttuğu yolda yürümesini öğütlemiş ve ilerde ünlü bir yazar olacağını da müjdelemiş”tir.

Soru 31

Edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adı nedir?

Seçenekler

A
Mücedditler
B
Gelenekçiler
C
Encümen-i Şuarâ
D
Müdavimler
E
Mutavassıtlar
Açıklama:
Mutavassıt: Sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır. Doğru cevap E' dir.

Soru 32


  • Mutavassıtlar

  • Mücedditler

  • Postmodernler

  • Gelenekçiler

  • Parnasyenler


Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürmektedir. Yukarıdakilerin hangileri bu eğilimlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III, V
C
III, V
D
III, IV, V
E
I, II, IV
Açıklama:
Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir: XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket eden “mutavassıtlar”, Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini de nakletmeyi deneyen “mücedditler”, son olarak da mücedditlerin tercüme ve adapteler yoluyla şiire yeni bir mecra açma gayretini fazlasıyla “cezrî” bularak bunda edebî kültür adına bir tehdit sezen ve sanatını daha şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışan “gelenekçiler”. Doğru cevap E' dir.

Soru 33

  1. Yusuf Kâmil Paşa
  2. Abdurrahman Sâmi Paşa
  3. Münif Paşa
  4. Mehmed Ali Paşa
  5. Subhi Paşa
Tanzimat Döneminde Fransızcadan ilk edebî tercümeleri yukarıdaki yazarların hangileri yapmıştır?

Seçenekler

A
I, II
B
II, III, IV
C
III, V
D
I, III
E
IV, V
Açıklama:
Fransızcadan ilk edebî tercümeleri Yusuf Kâmil ve Münif Paşalar yapmıştır.

Soru 34

Aşağıdakilerin hangisi Encümen-i Şuarâ müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Büyük kısmının aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmış olmaları
B
Aynı dergide yazı yazıyor olmaları
C
Dünyayı kavrayış ve yorumlayış pratikleri, yaşama ve tefekkür ediş alışkanlıkları birbirine benzemesi
D
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsinin de aynı devlet büyükleri tarafından kollanması
E
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynı olması
Açıklama:
Büyük kısmının aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmış olmaları, Dünyayı kavrayış ve yorumlayış pratikleri, yaşama ve tefekkür ediş alışkanlıkları birbirine benzemesi, Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsinin de aynı devlet büyükleri tarafından kollanması, Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynı olması Encümen-i Şuarâ müdavimlerini kaynaştıran etkenlerdendir. Ancak olması Encümen-i Şuarâ müdavimleri aynı dergide yazı yazmamışlardır.

Soru 35

İbrahim Hâletin çıkardığı, sevgili için kullanılan mazmunların karikatürize edildiği ve gelenekli sevgili tipinin beden özellikleri ile alay ettiği dergi hangisidir?

Seçenekler

A
Dolap
B
Kirpi
C
Servet-i Fünûn
D
Tanin
E
Tercüman-ı Ahval
Açıklama:
İbrahim Hâletin çıkardığı, sevgili için kullanılan mazmunların karikatürize edildiği ve gelenekli sevgili tipinin beden özellikleri ile alay ettiği dergi Dolap dergisidir. Doğru cevap A’dır.

Soru 36


  • Hem anadillerini müdafaa etmeleri hem de Arapça ve Farsça sözcüklerden kopmamaları,

  • Yunan edebiyatının üstünlüğünü savunmaları,

  • Edebiyatta yenileşmeye karşı olmaları,

  • Dilde yabancı unsurların mutlaka bulunması gerektiğini savunmaları,

  • Hem millî vezin ve nazım şekillerine dönülmesi gerektiğini düşünmeleri hem de klasik kalıplardan sıyrılamamaları.


Encümen-i Şuarâ’nın, XVI. asrın Paris’indeki La Pléiade edebî topluluğuna benzetilmesinin nedenleri yukarıdakilerin hangileridir?

Seçenekler

A
I, II
B
II, III
C
I, V
D
IV, V
E
II, IV
Açıklama:
Tanpınar, Encümen-i Şuarâ için “son pleiad” tabirini kullanıyor zira Encümen-i Şuarâ’nın, tıpkı XVI. asrın Paris’indeki La Pléiade topluluğunun edebî esaslarını andırır bir temele oturmuş olması onu bu hükme vardırmıştır. Aslına bakılırsa encümen şairlerinin içinde bulundukları ikilem bakımından onlara benzediğini söylemek de mümkündür. Hem ana dillerini müdafaa eder hem Arapça ve Farsçanın ‒Pléiade’da Grekoromen dillerin‒ büyük kolaylık ve geniş imkânlar tanıyan lügatlerinden kopamazlar. Hem millî vezin ve nazım şekillerine dönülmesi gerektiğini düşünür hem de klasik kalıplardan sıyrılamazlar. Bu mutavassıt duruş sebebiyle aralarındaki benzerlik de büyümektedir.Doğru cevap C' dir.

Soru 37

Encümen-i Şuarâ’nın hece vezni ile ilgili düşüncesi tam olarak aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Hece veznini folklorik kullanımıyla yaşatmak değil, onu klasik şiirin formlarına ilave etmektir.
B
Hece vezninin sadece halka ait olduğunu ortaya koymaktır.
C
Hece vezninin şiirde yetersizliğini insanlara duyurmaktır.
D
Şiirde sadece hece vezninin kullanılmasının doğru olduğunu ortaya koymaktır.
E
Hece vezninin yanında aruzun da yetersizliğini dile getirmektir.
Açıklama:
Encümenin niyeti, hece veznini folklorik kullanımıyla yaşatmak değil, onu klasik şiirin formlarına ilave etmektir. Bunun manası, divan şiirinin gelenekli şekillerinin adı korunurken vezninin değiştirilmesidir. Sözün gelişi, Manastırlı Faik’in Sadrazam Âli Paşa için kaleme aldığı kaside, hece vezniyle ve dörtlükler hâlinde tasarlanmıştır.Doğru cevap A'dır.

Soru 38


  • Encümen-i edebî

  • Meclis-i şuarâ

  • Encümen-i divan

  • Encümen-i hikmet

  • Encümen-i şiir


Yukarıdaki adlandırmaların hangileri farklı kaynaklarda Encümen-i Şuarâ için kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
I, II
B
II, III, IV, V
C
IV, V
D
I, II, IV, V
E
I, V
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ, kaynaklarda zaman zaman “encümen-i edebî”, “meclis-i şuarâ”, “encümen-i hikmet” veya “encümen-i şiir” gibi isimlerle de karşılanmaktadır.Doğru cevap D'dir.

Soru 39

Encümen-i Şuarâ kaç yıl devam etmiştir?

Seçenekler

A
1 yıl
B
2 yıl
C
3 yıl
D
5 yıl
E
8 yıl
Açıklama:
Encümen, 1861 baharından itibaren, sadece bir sene kadar devam edebilmiş olsa da gerek müdavimleri gerekse destekçileriyle edebiyat tarihimizde küçük fakat önemli bir bölüm işgal etmeye hak kazanmıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 40


  • Yönetim zaafları

  • Rüşvet

  • Çocuk hakları

  • Sanata ilgisizlik

  • Teknolojinin Batı’ya göre geri kalması


Yukarıdakilerin hangileri Encümen-i Şuarâ ile şiire taşınan meselelerdendir?

Seçenekler

A
I, II
B
II, III
C
IV, V
D
III, V
E
I, II, IV
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ ile Tanzimat’ın getirdikleri ve götürdükleri, yönetim zaafları, rüşvet, yolsuzluk, insanlığın iflası, ekabirin kibri, iltimas, maaşlarda tensikat, sanata ve sanatkâra ilgisizlik, alafrangalaşma, liyakatsizlik, becerikli devlet adamı yetişmeyişi (kaht-ı ricâl), zayıflayan inançlar gibi pek çok mesele şiire taşınır. Doğru cevap E'dir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi “Mutasavvıt” kelimesinin edebiyatla ilgili tanımı olarak kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
Bir orta yol tutturan
B
İki şey arasında aracılık eden
C
Doğu-batı sentezinden yana olan edebiyatçılar
D
Sanatını daha şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışan
E
Şiirin yeni konu ve söyleyişlerini nakletmeyi deneyen
Açıklama:
Sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır. D ve E şıkları diğer edebi sınıfların tanımlarıdır.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi yenilikçi eylemi paylaşan şairlerin şiir meclisleri için söylenemez?

Seçenekler

A
Şair toplantılar için genellikle kendi evini seçmektedir.
B
Şairler arasındaki çekişmeler daha seviyeli ve dostanedir.
C
Eleştiriler daha profesyonel ve poetik titizlik taşımaktadır.
D
Şairler birbirlerinin hatasını düzeltip, eksiğini tamamlarlar.
E
Usta şairler ve yeni şairler arasında bir sınıf farkı yoktur.
Açıklama:
Usta şairler, diğerlerinin yetişmesine yardımcı olmak için işin püf noktalarını göstererek, rehberlik yaparak ve hataları düzelterek faydalı bir sınıflaşmayı getirmişlerdir. Bu durumda sınıf farkı yoktur denemez.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi “Encümen-i Şuarâ” ile ilgili doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
Dost ve ilgililere açık, uzun süreye yayılmıştır.
B
Üye sayısı bellidir.
C
Oturumları ciddidir.
D
Toplanma sebepleri önceden belirlenmiştir.
E
Tüm üyeler her toplantıda hazır bulunur.
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’da üye sayısı belli olmayıp, meclis celseleri gibi ciddiyet taşımamaktadır. Bazı üyeler düzenli olarak her toplantıya katılırken bazıları ise meraktan ya da davet edildikleri için ara sıra katılmışlardır. Toplantıların belirlenmiş bir gündemi yoktur.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuarâ müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Şairlerin mesleki kaderleri onları birbirlerine yaklaştırır.
B
Aynı tarikat ve dergahlarda buluşmaları yadırganmaz.
C
Aynı devlet büyükleri tarafından kollanırlar.
D
Hemen hemen hepsinin soyunun Anadolu kökenlidir.
E
Aynı kahvehane ve meyhanelere sıkça uğrarlar.
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır.

Soru 45

Encümen-i Şuara ’nın edebiyat anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yeniliklere kapalıdır.
B
Doğu-Batı karışımından yeni bir terkip bulmaya çalışır.
C
İthal ve taklit esaslı edebiyata önem verir.
D
Temel konuları vatan ve millettir.
E
Batılılaşma taraftarıdırlar.
Açıklama:
Encümenin edebiyat anlayışı, yenilikler taşırsa da bunları ‒edebî akımlar etrafındaki gruplaşmalarda
rastlandığı cinsten‒ kendine has unsurlar olarak görmek mümkün değildir. Encümenin asli özelliğini, bir “mutavassıt” duruşu oluşturur. Mutavassıtın duruşu, konumunu biri İstanbul’da, diğeri Paris’te seçilmiş iki nirengi noktasını birden kullanarak belirlemenin ilginçliklerini taşır. Encümen-i Şuarâ müdavimleri de bir asırdır sürüp giden yenileşme gayretlerinin bir parçası olarak çağdaşlaşmaya çalışan şiirdeki kültürel ikilemi hisseder ve bir kutupta “köhne” Doğu’nun, diğer kutupta “alafranga” Batı’nın şiir malzemesi dururken birini tercih yerine, her ikisinin karışımından yeni bir terkip bulmağa çalışırlar.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi Galip Bey’in şiir diliyle ilgili düşüncesini yansıtır?

Seçenekler

A
Şiir dili gündelik dilin üstündedir.
B
Şiir dilini anlamak için özel bir çabaya gerek yoktur.
C
Şiir dilinde “saf/kaba Türkçe” kullanılmalıdır.
D
Şiir dilinde “sade” Türkçe kullanılmalıdır.
E
Sosyal hayatın ve asri fikirlerin dili kullanılmalıdır.
Açıklama:
Galip Bey, “şiir dili”nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrindedir.

Soru 47

Namık Kemal edebi dil kullanımında en çok kimden etkilenmiştir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Galib
C
Manastırlı Faik
D
Niğdeli Hikmet
E
Hoca Tahsin Efendi
Açıklama:
Gençlik yıllarından itibaren Kemal’in irfanını örnek aldığını söylediği kişi Galib’tir. Kemal’in edebî dil kriterini Galib’le birlikte geçen yıllarda edinmiştir. Diğer encümen müdavimlerinde görülen itinalı kelime seçiminde de Galib’in etkisi hissedilir.

Soru 48

Geleneğin şiir diliyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Kelime oyunları ve duygu girdapları mevcuttur.
B
Şair şahsi zekasıyla ve yaratıcılığıyla eser verir.
C
İncelmiş dikkatler, nükteler vardır.
D
Kavranması kolaydır.
E
Mazmunların anonim olarak kullanılması.
Açıklama:
Şairin şahsi zekasıyla yaratıcı eserler vermesi dilin üç asli arayışından biri olan Sebk-i Hindi’de mevcuttur.

Soru 49

Encümen şairleri için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Eserlerinde hece veznini kullanmamışlardır.
B
Eserlerinde sosyal konulara yer vermekten kaçınmışlardır.
C
Mazmundan imgeye ve sembole doğru bir dönüşümde önemli rol oynamışlardır.
D
Estetik tercihlerinde içinde bulundukları toplumun şahsiyetiyle uyum içindedirler.
E
Eski imgelere bağlı kalmışlardır.
Açıklama:
Kendi mazmunlarını yaratmaya çalışan modern şairler imge ve sembole dönüşümde itici bir rol oynadıkları için doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 50

Encümen-i Şuara müdavimleri kimin çatısı altında toplanmışlardır?

Seçenekler

A
Mustafa İzzed Efendi
B
Mustafa Galib Bey
C
Arif Hikmet Bey
D
Namık Kemal
E
Mehmet Lebib Efendi
Açıklama:
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından itibaren, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Lâleli Çukurçeşme’deki
evinde bir grup şair buluşmaya başlarlar. Misafirlerin çoğundan daha genç olsa da yüksek istidadı ile şairler arenasında kendine haklı bir şöhret ve itibar kazanmış olan Leskofçalı Mustafa Galib Bey (1829-1867), encümenin reisi olarak kabul görür. Ev sahibi Hersekli Ârif Hikmet Bey (1839-1903) de ona bir encümen reisine gösterilecek saygı ve ihtimamı gösterir.

Soru 51

Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir: XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket eden akımın mensuplarına ne ad verilmiştir?

Seçenekler

A
Mutavassıt
B
Mutediller
C
Mücedditler
D
Cezrîler
E
Gelenekçiler
Açıklama:
Bu üç sınıf edibin hepsi de Tanzimat sonrasındaki şiirin birer rüknü olmalarına rağmen, şimdilerde ısrarla mücedditlerin varlığını öne çıkarıp diğerlerini yok saymaya çalışan bir anlayış hüküm sürüyor.
Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir: XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket eden “mutavassıtlar”, Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini de nakletmeyi deneyen “mücedditler”, son olarak da mücedditlerin tercüme ve adapteler yoluyla şiire yeni bir mecra açma gayretini fazlasıyla “cezrî” bularak bunda edebî kültür adına bir tehdit sezen ve sanatını daha şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışan “gelenekçiler”
Buna göre, sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.

Soru 52

XVIII. asrın sonundan itibaren Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, maarif, teknoloji, basın, kıyafet gibi pek çok hususta yaşadığı yeniliğin ilk örneği aşağıdaki seçeneklerden hangisinde gerçekleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Bosna
B
Mısır
C
Selanik
D
İstanbul
E
Ankara
Açıklama:
Mehmed Ali Paşa ailesinin Fransız kültürü ile erkenden tanışmış prens ve prensesleri, İstanbul’da konak ve sahilhaneler yaptırmaya başladıklarında, bunun edebiyattaki etkileri de kolayca fark edilir olur. Bu malikâneler yeni bir zihniyeti ve yaşayışı haber verirken topladıkları encümen-i şuarâlar ile yeni bir edebî anlayışa da örneklik ederler.
XVIII. asrın sonundan itibaren Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, maarif, teknoloji, basın, kıyafet gibi pek çok hususta yaşadığı yeniliğin ilk örneği Mısır topraklarında verilmiş ve ardından payitahtta da denenmiştir. Sorunun doğru cevabı B seçeneğidir.

Soru 53

Sâmi Paşa’dan Yunanca dersleri alan ve devlet ricalinin konaklarında toplanmış şahıs aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Abdurrahman Sâmi Paşa
B
Subhi Paşa
C
Yenişehirli Avni Bey
D
Yusuf Kâmil Paşa
E
Münif Paşa
Açıklama:
Sâmi Paşa’dan Yunanca dersleri alan Yenişehirli Avni Bey’in İntak romanını tercümesi, Yusuf Kâmil ve Münif Paşaların Fransızcadan ilk edebî tercümeleri yapması, bu konaklarda değişen edebiyat algısı hakkında da bir fikir verebilir.
Yenişehirli Avni Bey dışındaki isimler hayatlarını Kahire'de geçiren ve İstanbul’a döndükten sonra, alıştıkları muhiti kendi konaklarında diriltmek ve geleneği reddetmeden yenileşmeye sıcak bakan isimleri etraflarında toplamak niyetiyle hareket eden dönemin ileri gelenleridir. Dolayısı ile sorunun doğru cevabı C seçeneğidir.

Soru 54

Şairler için “er meydanı” hükmündeki eski encümen-i şuarâlar şiir sanatının gelişimine hangi nedenden dolayı önemli katkıda bulunamamıştır?

Seçenekler

A
Şairlerin orada isbât-ı vücûd olması
B
Şairlerin ön saflara geçerek yerini genişletmesi
C
Şairlerin yeni rakiplerini dilinin gücüyle alt etmesi
D
Gelenekten farklı bir mahfel anlayışının da başlaması
E
Subjektif esaslara dayalı eleme ve eleştirilerin olması
Açıklama:
Oysa şiirin yeni mahfelleri eski patronaj ilişkilerinin çok dışında kurulmakta, artık şairin toplantılar için genellikle kendi evini seçmeye başladığı yeni bir dönem başlamaktadır. Bu mütevazı mekânlarda küberadan birinin gözüne girmek gayreti olmadığı için, şairler arasındaki çekişmeler daha seviyeli ve dostane bir seviyede olmakta, mesele şahsiyete dökülmeyip şiire münhasır kalmaktadır.
Gelenekli encümen-i şuarâların tamamen subjektif esaslara dayalı eleme ve eleştirileri, şiir sanatının gelişimine çoklukla bir katkıda bulunamamıştır. Sorunun doğru cevabı E seçeneğidir.

Soru 55

1861 yılının mayıs veya haziran aylarından itibaren, Lâleli Çukurçeşme’deki Encümen-i Şuarâ Müdavimlerinin ev sahibi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hersekli Ârif Hikmet Bey (1839-1903)
B
Ruznâmçeci-zâde Mehmed Lebib Efendi (1785-1867)
C
Mustafa İzzet Efendi (1801-1876)
D
Osman Nûreddin Şems Efendi (1813-1893)
E
Koniçeli Mûsâ Kâzım Bey (1821-1889)
Açıklama:
Diğer seçenekler, önemli müdavimler arasından seçilmiş isimlerdir.
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından itibaren, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Lâleli Çukurçeşme’deki evinde bir grup şair buluşmaya başlarlar. Sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.

Soru 56

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Encümen-i Şuarâ müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden biri olarak görülmez?

Seçenekler

A
Hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Anadolu ile bir alakasının bulunmasıdır.
B
Şairlerin mesleki kaderleri onları birbirlerine yaklaştırır.
C
İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir.
D
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı devlet büyükleri tarafından kollanır.
E
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır.
Açıklama:
Şiirde benzer arayışlar içinde olan isimlerin bir şekilde birbirini bulacağını tahmin zor değilse de yukarıdaki beş maddede zikredilen mekânlar, bu yakınlaşmayı daha kolay ve hızlı hâle getirdikleri için önemlidir
Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Anadolu ile değil; Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır. Dolayısı ile sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin 1861-1862 yıllarında savunduğu fikirlerle uyuşmaz?

Seçenekler

A
Devlet çarkının dönüşüne dair eleştiriler
B
Kötü idareciler hakkındaki şikâyetler
C
İrtikâbın tabiileşmesi
D
Modern eğilimlerin insan yetiştirme düzenindeki bozulmaya etkileri
E
Batılılaşma ve onun getirdiklerinden duyulan hoşnutluk
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ müdavimleri eğitim sistemindeki modern eğilimlerin insan yetiştirme düzenindeki olumsuzluklarına karşı tepkiliydi.
Birbirinden farklı sebeplerle de olsa encümendeki şairlerin hemen hepsi Batılılaşmadan ve onun getirdiklerinden hoşnutsuzluk duymaktadır. Bu hoşnutsuzluğu hicviyelerden açık açık, gazellerden ise imalar yoluyla çıkarmak mümkündür. Diğer taraftan, devlet çarkının dönüşüne dair eleştiriler, sadrazam başta olmak üzere, kötü idareciler hakkındaki şikâyetler, irtikâbın tabiileşmesi, eğitim sistemindeki modern eğilimlerin insan yetiştirme düzenindeki bozulmaya etkileri gibi pek çok konu şiire giren bahisler hâlini alır. Sorunun doğru cevabı E seçeneğidir.

Soru 58

"Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegori" için aşağıdakilerden hangisi kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Mazmun
B
Mazlum
C
Sûk-ı Ukâz
D
Mutavassıt
E
Teceddüt
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ müdavimleri, bir taraftan XVII. asrın dil imkânlarını, tasavvuf lügatinin remizli ve sebk-i hindînin orijinal mazmunlu lisanını; diğer taraftan, geçen asırda başlamış yerlileşme gayretlerinin tercihi olan konuşma dilini; bir başka taraftan da XIX. asrın ikinci yarısında Hoca Tahsin Efendi, İbrahim Edhem Pertev Paşa, Behcet Efendi gibi yenilik emaresi taşıyan şairlerden Şinasi’ye ulaşan bir çizgide sosyal hayatın ve asri fikirlerin dilini kullanırlar.
Mazmun; şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegoridir.

Soru 59

Türkçe Aruz adındaki kitabın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Ahmed Cevdet Paşa
B
Namık Kemal
C
Manastırlı Faik
D
Recaizâde Ekrem
E
Mehmed Celâl
Açıklama:
Hece vezniyle yazılmış bir de gazeli olan Faik, hece veznini aydın edebiyatçılara tanıtmaya karar verip‒Ahmed Cevdet Paşa’nın teşvikiyle ‒ Türkçe Aruz adındaki kitabını kaleme alır. Kemal’in, Ziya Paşa’nın ve Niğdeli Hikmet’in de heceyle yazdığı şiirleri vardır.
Encümenin niyeti, hece veznini folklorik kullanımıyla yaşatmak değil, onu klasik şiirin formlarına ilave etmektir. Bunun manası, divan şiirinin gelenekli şekillerinin adı korunurken vezninin değiştirilmesidir. Sözün gelişi, Manastırlı Faik’in Sadrazam Âli Paşa için kaleme aldığı kaside, hece vezniyle ve dörtlükler hâlinde tasarlanmıştır. Dolayısı ile sorunun doğru cevabı Manastırlı Faik'tir.

Soru 60

“Encümen-i Şuarâ” kaynaklarda farklı isimlerle de adlandırılabilmektedir. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bu kapsamda değildir?

Seçenekler

A
Encümen-i edebî
B
Meclis-i şuarâ
C
Encümen-i hikmet
D
Encümen-i şiir
E
Encümen-i daniş
Açıklama:
Encümen, 1861 baharından itibaren, sadece bir sene kadar devam edebilmiş olsa da gerek müdavimleri gerekse destekçileriyle edebiyat tarihimizde küçük fakat önemli bir bölüm işgal etmeye hak kazanmıştır.
Encümen-i Daniş, Osmanlı Devleti’nde 1851-1862 yıllarında hizmet vermiş bir bilim kuruludur. Dolayısı ile diğer seçeneklerden farklıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 61

Edebiyatımızda batılılaşma gayretlerine paralel olarak ortaya çıkan ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mücedditler
B
Gelenekçiler
C
Ekabirler
D
Poetikacılar
E
Mutavassıtlar
Açıklama:
Giriş - Yeni Asır -Yeni Şiir
Mutavassıtlardır. Sözlük karşılığı bir orta yol tutturan yahut iki şey arasında aracılık eden olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır.

Soru 62

XVIII. yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, eğitim, teknoloji, basın, giyim gibi pek çok konuda yaşadığı yeniliklerin ilk örnekleri aşağıdaki yerlerden hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Balkanlar
B
Mısır
C
Kıbrıs
D
Suriye
E
Kafkasya
Açıklama:
Giriş - Yeni Asır -Yeni Şiir
Şiirin yeniliğe kapılarını açmasında ve taze konularda tanışmasında Kahire’nin bir ekol olduğu belirtilir. XVIII. yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı’nın Batılılaşma adına askerlik, eğitim, teknoloji, basın, kıyafet gibi pek çok hususta yaşadığı yeniliğin ilk örnekleri Mısır topraklarında verilmiş ve ardından payitahtta da denenmiştir.

Soru 63

1861 yılından itibaren Hersekli Ârif Hikmet Bey’in evinde bir grup şairin yapmış olduğu toplantı, ‘’Encümen-i Şuarâ’’ adıyla anılır. Bu encümenin genç yaşlı birçok müdavimi bulunmaktadır.
Bu encümenin reisi olarak kabul gören şair, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Manastırlı Hoca Sâlih Nâili Efendi
B
Bursalı Mustafa Eşref Paşa
C
Leskofçalı Mustafa Galib Bey
D
Koniçeli Mûsâ Kâzım Bey
E
Nâmık Kemal Bey
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ
1861 yılının mayıs ayından itibaren, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in evinde bir grup şair buluşmaya başlarlar. Her hafta Salı günleri toplanan sanatçılar, bu buluşmalarda önemli etkinlikler yaparlar. Her toplantıda hazır bulunmayı görev edinen müdavimlerin yanı sıra, davetliler ve meraklılar da bulunmaktadır. Katılanlar içinde çoğundan daha genç olmakla birlikte üstün yeteneği olan Leskofçalı Mustafa Galb Bey, encümenin reisi olarak kabul görür. Ev sahibi de ona bir encümen reisine gösterilecek saygı ve özeni gösterir.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuarâ Müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Müdavimlerin hepsinin hem devlet adamı, hem gazeteci hem de sanatçı olmaları.
B
Hepsinin Rumeli ile bir biçimde ilgilerinin olması.
C
Çoğunun aynı meslekte yer almaları.
D
Hemen hemen tümünün aynı duygu ve düşünceleri paylaşmaları.
E
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsinin aynı devlet büyükleri tarafından kollanması.
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ - Encümen-i Şuarâ Müdavimlerini Kaynaştıran Etkenler
Müdavimlerinin tanışıklık, soy, doğum, çalışma gibi nedenlerle Rumeli ile bir ilgilerinin olması; aynı meslekte ya da büroda çalışıyor olmaları; dünyaya bakışları ve yorumlamalarının aynı olması; aynı devlet büyükleri tarafından korunup kollanıyor olmaları; uğradıkları yerlerin genelde aynı olması müdavimleri kaynaştıran etkenlerdir. Ancak tümünün gazeteci, devlet adamı ve sanatçı olmaları beklenemez.

Soru 65

Başlangıcından bir yıl sonra Encümen-i Şuarâ’nın dağılmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kıskançlık
B
Eğlence, içki düşkünlüğü
C
Toplanacak yer bulunamaması
D
Encümen reisinin başka bir yere tayin edilmesi
E
Edebiyat zevkinin azalması
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ - Encümen-i Şuarâ Toplantıları
Encümeni ayakta tutan, devamlılığını sağlayan temel etkenin edebiyat zevkinden çok, işret düşkünlüğü oluşuna değinilir. İçkinin, eğlencenin edebiyatın, şiirin önüne geçmesi encümenin dağılmasında temel etkendir.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi Encümen-i Şuarâ’nın edebiyatla ilgili görüşlerinden değildir?

Seçenekler

A
Edebiyat alanında yerli bir yenileşme savunulmalı ve gerçekleştirilmelidir.
B
Köhne Doğu’nun ve alafranga Batı’nın şiir malzemesi birlikte kullanılmalıdır.
C
Şiir dilinin günlük dilden farkı olmamalıdır.
D
Hece ölçüsü, folklorik kullanımıyla yaşatmaktan çok klasik şiirin formlarına katılmalıdır.
E
Bir metnin şiir olabilmesi için vezinle kafiye şart değildir; şiir hem akla hem ruha uygun düşen bir hayal olduğundan şiirin düzyazı da olması mümkündür.
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’nın Edebiyat Görüşü - Şiir Dilindeki Arayışlar - Şiirde Form Arayışları - Estetik Tercihlerdeki Değişmeler
Şiir dili, gündelik dilin üstünde, özel bir dil oluşturmaktır. Onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir çaba harcanması gerekmektedir.

Soru 67

Şairlerin ortaklaşa kullandıkları ve şiirde benzetme yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembole, alegorik kullanıma verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Manzum
B
Mensur
C
Seci
D
Mazmun
E
Hamse
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’nın Edebiyat Görüşü - Şiir Dilindeki Arayışlar
Şairlerin ortaklaşa kullandıkları ve şiirde benzetme yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembole, alegorik kullanıma verilen ada mazmun denir. Örneğin; kirpik oktur, servi sevgilinin boyudur

Soru 68

Sis kaplamış Boğaz’ı bütün zanneder gören/Kalsa sevâd-ı zülf-i muanberde gerdenin Yukarıdaki mısralarda hangi iki varlık arasında benzerlik ilişkisi kurulmaktadır?

Seçenekler

A
Gerdan-Boğaz
B
Sis-Gerdan
C
Boğaz-Sis
D
Saçlar-Boğaz
E
Saçlar-Sis
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’nın Edebiyat Görüşü - Estetik Tercihlerdeki Değişmeler
Sevgilinin gerdanı amber kokulu saçlarının siyahlığı arasında kalsa, görenler Boğaz’ı sis kaplamış zannederler.

Soru 69

Yenileşmekte olan şiire taraftar görünmesine karşın, yazmış olduğu ‘’Harâbât’’ adlı eserinde eski şiirden kopmamak gerektiğini vurgulayan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Eşref Paşa
D
Ali Cânib
E
Muallim Nâci
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’nın Ardından
Ziya Paşa

Soru 70

Aşağıdaki eserlerden hangisi Abdülhak Hâmid’in yazmış olduğu ilk eserdir?

Seçenekler

A
Mâcerâ-yı Aşk
B
İçli Kız
C
Sabr u Sebât
D
Duhter-i Hindu
E
Yadigâr-ı Harb
Açıklama:
Encümen-i Şuarâ’nın Ardından
Abdülhak Hâmid’in ilk eseri ‘’Mâcerâ-yı Aşk’’ tır.

Soru 71

Osmanlı'da şiir merkezli sohbetlerin adı nedir?

Seçenekler

A
Mutavassıt
B
“Encümen-i Şuarâ
C
Enderûn Mektebi
D
Medrese
E
isbât-ı vücûd
Açıklama:
Osmanlı’nın gelenekli çağlarından beri, sanatkâr evlerinde ve ekabir konaklarında kurulan şiir merkezli dost sohbetlerinin genel ismi “Encümen-i Şuarâ”dır. XIX. asrın ortasında bu isimle anıldığı görülen son büyük toplaşma, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in evinde ve Leskofçalı Galib Bey’in manevi riyasetinde gerçekleşir. Çağın ruhuna uygun olarak, bu toplantılarda şiirin gelenekli ilkeleri sil baştan tartışılır ve kadim poetik değerlerin yerine konmak için yenileşme çabalarının şiirdeki karşılıkları araştırılır.

Soru 72

Tanzimat fermanı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bu fermandan sonra ilk ve tek eser veren İbrahim Şinasi Efendidir.
B
Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir
C
Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formların oluşması
D
Mutavassıt adı verilen edebiyatçıların ortaya çıkması
E
Modernleşme ve batılılaşmaya karşı ortaya gelenekçilerin çıkması.
Açıklama:
Tanzimat Fermanı sonrasında beliren bambaşka bir edebiyat olduğunu varsaysak bile, 1839’da başladığı düşünülen böyle bir edebiyatın ilk isminin, tam yirmi yıl sonra, 1859’da ilk eserlerini veren İbrahim Şinasi Efendi oluşuna mantıklı bir açıklama getiremeyiz. Ya 1859’a kadar Tanzimat’ın başkaca bir edip yetiştirmediğini düşüneceğiz ‒ki buna ihtimal verilemez‒ ya da Şinasi ile başlayan bir edebiyat kurgularken öncekileri görmezden gelmek gibi bir yanlış yol tutturulduğunu söyleyeceğiz. Tanzimat sonrasındaki edebiyatın üç ana eğilimde sürdüğü fark edilir: XVIII. asırdan devralınan mutedil bir değişim isteği ile hareket eden “mutavassıtlar”, Avrupai edebiyat kültürü ile doğrudan ilişki kurmayı başarmış ve roman, tiyatro gibi formlar yanında, şiirin yeni konu ve söyleyişlerini de nakletmeyi deneyen “mücedditler”, son olarak da mücedditlerin tercüme ve adapteler yoluyla şiire yeni bir mecra açma gayretini fazlasıyla “cezrî” bularak bunda edebî kültür adına bir tehdit sezen ve sanatını daha şarklı bir noktaya çekerek emniyete almaya çalışan “gelenekçiler”.

Soru 73

Encümen-i Şuara hangi tarihten itibaren şairlerin toplandığı bir topluluk adını almıştır?

Seçenekler

A
1851
B
1859
C
1860
D
1861
E
1865
Açıklama:
1861 yılının mayıs veya haziran aylarından itibaren, Hersekli Ârif Hikmet Bey’in Lâleli Çukurçeşme’deki evinde bir grup şair buluşmaya başlarlar. Her salı günü toplanan edipler, bütün ömrü bir seneye varmayacak kadar kısa da sürse bu buluşmalarda ortaya koydukları ile hatırlanmaya değecek bir faaliyet gösterirler.

Soru 74

Encümen-i şuarâ için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İlk toplantı Hersekli Ârif Hikmet Bey’in evinde yapılmıştır.
B
Derneğe üye olmak katı kurallarla belirlenmiştir.
C
Her toplantının belli bir nedeni ve gündemi vardır.
D
Üye sayıları belli bir dernektir.
E
Encümen-i şuarâ şair mahfelleri, dost ve ilgililere açık olan, uzun süreye yayılmış misafirliklerdir.
Açıklama:
Encümen-i şuarâ denince, aklımıza üye sayısı belli, oturumları ciddi, o gün ictima ediş sebepleri ortada olan bir dernek gelmemelidir. Şair mahfelleri, dost ve ilgililere açık olan, uzun süreye yayılmış misafirliklerdir.

Soru 75

Encümen-i Şuarâ Müdavimlerini Kaynaştıran Etkenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır.
B
Büyük kısmı aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmışlar; bu vesileyle kurdukları dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür.
C
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı devlet büyükleri tarafından kollanır ve aynı konaklara devam ederler.
D
Farklı topluluklardan ve dergahlardan gelmişlerdir.
E
Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır.
Açıklama:
1. Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır. 2. Şairlerin mesleki kaderleri onları birbirlerine yaklaştırır. Büyük kısmı aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmışlar; bu vesileyle kurdukları dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür. 3. İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir. Dünyayı kavrayış ve yorumlayış pratikleri, yaşama ve tefekkür ediş alışkanlıkları birbirine benzeyen ediplerin aynı tarikat ve dergâhlarda buluşup tanışmaları yadırganmamalıdır. O dergâhlar ki bunların pek çoğunda dinî, fikrî, edebî hatta siyasi meseleler açıkça tartışılmakta ve bu yolla şairlerin tematik dünyası benzeşmektedir. 4. Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı devlet büyükleri tarafından kollanır ve aynı konaklara devam ederler. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de ricâl-i devlet şaire geleneğin gözüyle bakar ama, değişip çağa ayak uydurarak da olsa şair-devlet adamı münasebeti sürerken bir yandan da edipler aynı selamlık dairelerinde kaynaşma imkânı bulurlar. 5. Encümen müdavimlerinin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhaneler aynıdır. Yeni tanıştıkları şairleri de beraberlerinde buralara getirdikleri için, Encümen-i Şuarâ’nın parça parça, önce bu umumi yerlerde toplandıklarını söylemek mümkün.

Soru 76

Encümen- Şuara ne zaman dağılmıştır?

Seçenekler

A
1861
B
1862
C
1863
D
1864
E
1865
Açıklama:
İçkinin, sohbetin, şiir ve nazirelerin devrettiği bu salı toplantıları muntazaman bir sene kadar devam eder. 1862 yılının ortalarından itibaren peşipeşine gelmeye başlayan pek çok şahsi sebepten dolayı encümen müdavimleri yavaş yavaş kopup dağılırlar.

Soru 77

Encümen-i Şuara şiirinde aşağıdakilerden hangisi konu olarak alınmamıştır?

Seçenekler

A
Millet
B
Siyaset
C
Doğa
D
Aşk
E
Adalet
Açıklama:
“Vatan”, “millet” gibi kavramların şiirde kendine önemli bir yer açması; millî meselelerin, sosyal problemlerin ve siyasi davaların da şairler tarafından işlenmesi, tartışılması sonucunu doğurur. Birbirinden farklı sebeplerle de olsa encümendeki şairlerin hemen hepsi Batılılaşmadan ve onun getirdiklerinden hoşnutsuzluk duymaktadır. Bu hoşnutsuzluğu hicviyelerden açık açık, gazellerden ise imalar yoluyla çıkarmak mümkündür. Diğer taraftan, devlet çarkının dönüşüne dair eleştiriler, sadrazam başta olmak üzere, kötü idareciler hakkındaki şikâyetler, irtikâbın tabiileşmesi, eğitim sistemindeki modern eğilimlerin insan yetiştirme düzenindeki bozulmaya etkileri gibi pek çok konu şiire giren bahisler hâlini alır.

Soru 78

Türkçe Aruz adlı kitap kime aittir?

Seçenekler

A
Manastırlı Faik
B
Ahmed Cevdet Paşa
C
Abdülhamid Ziya Bey
D
Sadrazam Âli Paşa
E
Hakkı Bey
Açıklama:
Hece vezniyle yazılmış bir de gazeli olan Faik, hece veznini aydın edebiyatçılara tanıtmaya karar verip‒Ahmed Cevdet Paşa’nın teşvikiyle ‒ Türkçe Aruz adındaki kitabını kaleme alır. Kemal’in, Ziya Paşa’nın ve Niğdeli Hikmet’in de heceyle yazdığı şiirleri vardır.

Soru 79

“Şiir dili”nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiğini düşünen şair kimdir?

Seçenekler

A
Galib
B
Hakkı Bey
C
Abdülhamid Ziya Bey
D
Namık Kemal Bey
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Özellikle Galib, “şiir dili”nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil inşa etmek olduğu; onu öğrenmek ve anlamak için de özel bir gayret harcanması gerektiği fikrindedir. Bu fikir, klasik şiirin gelenekli çağlarında zaten büyük bir ekseriyetin, üstünde çokça düşünmeden kabul edegeldiği bir poetik tercih iken aynı fikir XIX. asrın ortalarında tekrarlandığında, geleneğe dönüş olarak algılanır. Oysa Galib’in niyeti, geleneğin şaşaalı günlerine dönmek değil; şiirin asırlarca denenmiş ve olgunlaşmış ilkelerini elden kaçırmadan, mevcut poetikayı çağdaşlaştırmaktır.

Soru 80

XVIII. asrın sonlarında belirginleşen “vatan”, “millet” gibi sosyal kavramların şiirlerde yer almaya başlaması hangi şair ile ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Galib
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Hakkı Bey
E
Abdülhamid Ziya Bey
Açıklama:
XVIII. asrın sonlarında belirginleşen bir süreç, Namık Kemal’le şiire girdiği kabul edilen “vatan”, “millet” gibi sosyal kavramların aniden zuhur etmeyip hatlarını yavaş yavaş nasıl da barizleştirdiğini gösteriyor. Estetik değerlerin mutlak hâkimiyeti, bu kavramların barizleşme aşamasını uzatmış ve güzellik unsurlarından sıyrılıp yalınlaşmasını, “net”leşmesini güçleştirmiştir.

Soru 81

Aşağıdaki şairlerden hangisi Hersekli Ârif Hikmet Bey’in her salı günü Lâleli Çukurçeşme’deki evinde gerçekleşen toplantılarında encümenin reisi olarak kabul görmüştür?

Seçenekler

A
Abdülhamid Ziya Bey
B
Leskofçalı Mustafa Galib Bey
C
Abdülhak Hâmid Bey
D
Hersekli Ârif Hikmet Bey’in kendisi
E
Koniçeli Mûsâ Kâzım Bey
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Hersekli Ârif Hikmet Bey’in her salı günü Lâleli Çukurçeşme’deki evinde gerçekleşen toplantılarında misafirlerin çoğundan daha genç olmasına rağmen yüksek istidadı ile şairler arenasında kendine haklı bir şöhret ve itibar kazanmış olan Leskofçalı Mustafa Galib Bey, encümenin reisi olarak kabul görmüştür.

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi 1861’de toplanan Encümen-i Şuarâ’nın takipçilerin birbirlerini tanımalarının sebeplerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
şairlerin hemen hemen hepsinin ya soyunun: doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile bir alakasının bulunması;
B
şairlerin büyük kısmın aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmaları;
C
şairlerin dinî, fikrî, edebî hatta siyasi meseleler gibi tematik dünyalarının benzeşmesi;
D
şairlerin hepsinin edebiyat alanında usta olmaları;
E
şairlerin sıkça uğradıkları kahvehane ve meyhanelerin aynı olması;
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Encumen-i Şuarâ’ya katılan şairlerin hepsinin edebiyat alanında usta olmaları birbirilerini tanımalarına sebep olmamıştır.

Soru 83

Konuşma güçlüğü çeken Mustafa Galib’in kendi fikri temellerini oluşturduğu poetikasını diğer şairlere anlatmak için 'sözcü’ olarak seçmiş olduğu şair kimdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ebuzziya Tevfik
C
Arif Hikmet
D
Salih Nail
E
İsmail Hikmet
Açıklama:
Doğru cevab C dir. Konuşma güçlüğü çeken Galib’in kendi fikri temellerini oluşturduğu poetikasını diğer şairlere anlatmak için ‘sözcü’ olarak seçmiş olduğu şair Arif Hikmet’tir.

Soru 84

Aşağıdaki şairlerden hangisi Namık Kemal’in politik düşüncelerini etkilemiştir?

Seçenekler

A
Arif Hikmet
B
Memduh Faik
C
Ziya Paşa
D
Ebuzziya Tevfik
E
Mustafa Galib
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Namık Kemal’in politik düşüncelerini etkileyen şair Mustafa Galib’dir.

Soru 85

Encümen-i Şuarâ’nın şiir dili konusundaki arayışları açısından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
“şiir dili”nin gündelik dilin üstünde, özel bir dil olarak inşa edilmesi;
B
konuşma dilinden kaçınılarak edebi dil kullanılması;
C
şiir dilinde sebk-i hindînin orijinal mazmunlarının kullanılması;
D
şiir dilinde tasavvuf lügatinin remizlerinin kullanılması;
E
Türkçe kelimelerin yanı sıra Arap ve Fars kökenli kelimelerin de kullanılması;
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Encümen-i Şuarâ şairleri, şiirlerinde geçen asırda başlamış yerlileşme gayretlerinin tercihi olan konuşma dilini kullanmışlardır.

Soru 86

Kimin deyişiyle “Vezn ü kafiye derecesinde kalan mübtedîlere (acemîlere) nâzım ve edebiyatta mütâlâât-ı amîka (derin incelemelere) ile hüsn-i selîkaya (güzel söyleyip yazma yeteneğine) mâlik olan müntehîlere (ustalara) şâir” denir?

Seçenekler

A
Arif Hikmet’in
B
Namık Kemal’in
C
Ziya Paşa’nın
D
Şinasi’nin
E
Mustafa Galib’in
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Arif Hikmet’in deyişiyle “Vezn ü kafiye derecesinde kalan mübtedîlere (acemîlere) nâzım ve edebiyatta mütâlâât-ı amîka (derin incelemelere) ile hüsn-i selîkaya (güzel söyleyip yazma yeteneğine) mâlik olan müntehîlere (ustalara) şâir” denir.

Soru 87

Tanpınar Encümen-i Şuarâ’nın hangi şairinden bahsederken "Onun şiirinde eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” demiştir ve örnek olarak da “ciğer-kebab” imgesini göstermiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal’den
B
Şinasi’den
C
Ziya Paşa’dan
D
Mustafa Galib’ten
E
Ebuziya Tevfik’ten
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Tanpınar, Mustafa Galib’ten bahsederken “Onun şiirinde eskilerin zevk düşüklüklerine pek az rastlanır” demiştir ve örnek olarak da “ciğer-kebab” imgesini göstermiştir.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi şair İbrahim Hâlet için söylenemez?

Seçenekler

A
Encümenin genç şairlerinden biridir.
B
Dolab adında bir dergi çıkartmıştır.
C
Şiirlerde gelenekli sevgili tipinin beden özelliklerine yakıştırılan sıfatlarla ilgili karikatür bastırmıştır.
D
Klasik şiirin büyük bir teslimiyetle tekrarlanan mazmunlarının aslında ne kadar anlamsız, hatta çirkin olduklarının gösterilmesi hedeflenen karikatür bastırmıştır.
E
Namık Kemal’in eski mazmunların eleştirilerinden etkilenmiş, kendisi de eleştirmeye başlamıştır.
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Namık Kemal, İbrahim Halet’in eski mazmunlarla ilgili eleştirilerinden etkilenip eleştiri yapmaya başlamıştır.

Soru 89

Tünd-bâd-ı âh-ı hasretle coşup eşkim yemi
Görünür herbir müjem deryâda gûyâ bir gemi
Yukarıda verilen satırlarda, gözyaşları içinde kirpiklerini gemi gibi yüzdürme imgesini oluşturan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İbrahim Halet
B
Namık Kemal
C
Osman Şems
D
Memduh Faik
E
Mehmed Lebib
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Beytinde, gözyaşları içinde kirpiklerini gemi gibi yüzdürme imgesini oluşturan şair Osman Şems’tir.

Soru 90

Bakü’de edebiyat tarihini neşretmeye başlayan hangi şair ve kimin için “eğer o tahsîle, o ilme sülûk etse, o vâdîde yetişse idi Türkiye’nin bir Baudelaire’i olacağından şübhe yoktur” demiştir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa - Arif Hikmet için
B
İbrahim Necmi - Arif Hikmet için
C
İsmail Habib - Namık Kemal için
D
İsmail Hikmet - Arif Hikmet için
E
Arif Hikmet - Namık Kemal için
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Bakü’de edebiyat tarihini neşretmeye başlayan İsmail Hikmet, Arif Hikmet için “eğer o tahsîle, o ilme sülûk etse, o vâdîde yetişse idi Türkiye’nin bir Baudelaire’i olacağından şübhe yoktur” demiştir.

Soru 91

Senin ağzından o nâ-pâk o muzahref sözler
Ki çıkar ni’met olur mu a yezîd ibni yezid
dizesi Encümen-i Şuara üyeleri arasında yer aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Manastırlı Hoca Sâlih Nâili Efendi
B
Osman Nûreddin Şems Efendi
C
Hersekli Ârif Hikmet Bey
D
Manastırlı Sâlih Fâik Bey
E
Nâmık Kemal Bey
Açıklama:
Bu dize Manastırlı Hoca Sâlih Nâili Efendi'ye aittir.

Soru 92

Hudâ me’yûs kılma gönlümü ikbâl-i milletten
Haberdâr eyle Rahman ismini ahvâl-i milletten
Olup mecrûh peykân-ı kazâdan tâir-i devlet
Demâdem hûn akar çeşmim gibi şehbâl-i milletten
kıtası aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Niğdeli Deli Hikmet Bey
B
Leskofçalı Mustafa Galib Bey
C
Manastırlı Hoca Sâlih Nâili Efendi
D
Abdülhamid Ziya Bey
E
Mustafa Refik Bey
Açıklama:
Bu kıta Leskofçalı Mustafa Galib Bey'e aittir.

Soru 93

Yazdığı ve “hürriyeti tazyikten tevellüd edecek mazarrâtı” ele aldığı Millet Gazeli'nin de içinde yer aldığı eseri muzır kabul edilerek toplatılan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Leskofçalı Galib Bey
B
Mustafa Refik Bey
C
Ziya Paşa
D
Memduh Faik
E
Namık Kemal
Açıklama:
azdığı ve “hürriyeti tazyikten tevellüd edecek mazarrâtı” ele aldığı Millet Gazeli'nin de içinde yer aldığı eseri muzır kabul edilerek toplatılan şair Memduh Faik'tir.

Soru 94

Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Berceste
B
İstiare
C
Teşbih
D
Mazmun
E
Vezin
Açıklama:
Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol mazmundur.

Soru 95

Sadrazam Âli Paşa için kaleme aldığı kaside, hece vezniyle ve dörtlükler hâlinde tasarlanmıştır. Tamamı on dörtlükten oluşan şiir şöyle başlar:
Aşkın illerini harâb eyleyen
Kanlı kılıncının mâcerâsıdır
Sınık (kırık) yürekleri kebâb eyleyen
Kirpiğin okları, kaşın yâ’sıdır
Yukarıda bahsedilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hoca Tahsin Efendi
B
Behcet Efendi
C
İbrahim Edhem Pertev Paşa
D
Şinasi
E
Manastırlı Faik
Açıklama:
Bahsedilen şair Manastırlı Faik'tir.

Soru 96

Tünd-bâd-ı âh-ı hasretle coşup eşkim yemi
Görünür herbir müjem deryâda gûyâ bir gemi
Bu beyit aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Osman Şems
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Şinasi
E
Fuzuli
Açıklama:
Bu beyit Osman Şems'e aittir.

Soru 97

I. Osman Nûreddin Şems Efendi
II. Koniçeli Mûsâ Kâzım Bey
III. İsmâil Paşa-zâde İbrahim Hakkı Bey
IV. Manastırlı Hoca Sâlih Nâili Efendi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Encümen-i Şuara'da yer alan şairlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
Bütün şairler Encümen-i Şuara'da yer almaktadır.

Soru 98

I. Encümen-i Şuarâ müdavimlerinin tanışıklıklarına ilk vesile, hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile bir alakasının bulunmasıdır.
II. Şairlerin mesleki kaderleri onları birbirlerine yaklaştırır. Büyük kısmı aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmışlar; bu vesileyle kurdukları dostlukları encümenden önce başlayıp sonra da yıllarca sürmüştür.
III. İtikadi kıymetleri de encümen şairlerini birbirine yaklaştıran önemli etkenlerdendir. Dünyayı kavrayış ve yorumlayış pratikleri, yaşama ve tefekkür ediş alışkanlıkları birbirine benzeyen ediplerin aynı tarikat ve dergâhlarda buluşup tanışmaları yadırganmamalıdır. O dergâhlar ki bunların pek çoğunda dinî, fikrî, edebî hatta siyasi meseleler açıkça tartışılmakta ve bu yolla şairlerin tematik dünyası benzeşmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Encümen-i Şuara'nın takipçilerinin tanışıklık nedenleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Bütün seçenekler Encümen-i Şuara'nın takipçilerinin tanışıklık nedenleri arasında yer almaktadır.

Soru 99

I. Çağa uygun mazmunlar bulunmalıdır.
II. Eski mazmunların resmini yapmaya kalksanız, birer karikatüre dönüşürler.
III. Mazmun bir koldan imgeye, diğer koldan simgeye bölünmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Encümen şairlerinin mazmun anlayışları ile
ilgili doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Bütün seçenekler Encümen şairlerinin mazmun anlayışları ile ilgili doğru bir ifadedir.

Soru 100

I. Aşk
II. Tabiat
III. Millet
IV. Adalet
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Encümen'in şiirin içeriğine dahil ettiği konulardandır?

Seçenekler

A
I ve III
B
I ve III
C
I, III ve IV
D
II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Tabiat Encümen'in şiirin içeriğine dahil ettiği konulardan değildir.

Soru 101

Aşağıdakilerin hangisi sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır?

Seçenekler

A
Mutavassıt
B
Gelenekçi
C
Halkçı
D
Kalıpçı
E
Müceddit
Açıklama:
Mutavassıt Sözlük karşılığı “bir orta yol tutturan” yahut “iki şey arasında aracılık eden” olsa da edebiyatımızda Batılılaşma gayretlerine paralel olarak beliren ve bir Doğu-Batı
sentezinden yana olan edebiyatçıların ortak adıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 102

Aşağıdakilerden hangisi Ercümen-i Şuarâ Müdavimlerini kaynaştıran etkenlerden değildir?

Seçenekler

A
Hemen hemen hepsinin ya soyunun ya doğum yerinin ya da memuriyetinin Rumeli ile alakasının bulunması
B
Aynı meslekte, aynı büroda veya aynı amir idaresinde çalışmış olmaları
C
Dünyayı kavrayış ve yorumlayış biçimlerinin birbirine benziyor olması
D
Uğradıkları mekanların ve kahvelerin aynı olması
E
Ercümen mensuplarının farklı devlet büyükleri tarafından kollanması
Açıklama:
Encümen mensuplarının aşağı yukarı hepsi de aynı devlet büyükleri tarafından kollanır ve aynı konaklara devam ederler. Gerçi, ne konaklar eski hiyerarşinin azametini taşır ne de ricâl-i devlet şaire geleneğin gözüyle bakar ama, değişip çağa ayak uydurarak da olsa şair-devlet adamı münasebeti sürerken bir yandan da edipler aynı selamlık dairelerinde kaynaşma imkânı bulurlar. Doğru cevap E'dir.

Soru 103

Sûkı- Ukâz adlı panayırda en iyi şairlerin yarıştıktan sonra en iyi şiirin asıldığı yer aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Kabe duvarı
B
Saray duvarı
C
Ofis duvarı
D
Mektep duvarı
E
Hisar duvarı
Açıklama:
Sûk-ı Ukâz, Cahiliye devri Araplarının Mekke yakınlarında her yıl kurdukları panayırdır. Her kabilenin en iyi şairleri burada yarışır ve birinci seçilenin şiiri Kâbe duvarına asılırdı. Doğru cevap A'dır.

Soru 104

Memduh Fâik de “Millet” gazelinde 'Medâr-ı âzamı her devletin âlemde millettir/
Değildir devlete vâbeste ammâ satvet-i millet! dizelerinde hangi kavramların birbiriyle olan ilişkilerinden bahsetmiştir?

Seçenekler

A
Millet- Vatan
B
Millet- tarih
C
Devlet- Millet
D
Devlet- vatan
E
Vatan- Huzur
Açıklama:
Dizelerin anlamı: "Dünyadaki her devletin etrafında dönüp durduğu en büyük mesele millettir. Ama milletin gücü, devlete bağlı değildir". Burada devlet ve millet kavramlarının birbiriyle olan ilişkilerinden bahsedilmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 105

Aşağıdakilerin hangisi veya hangileri ercümen-i şuarâ'nın şiirde aradıkları arasındadır?
I. Şiir dilindeki yenilik
II. Şiir formundaki yenilik
III. Şiirdeki estetik tercihlerde yenilik

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I-II-III
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Verilen üç madde ercümen-i Şuara'nın şiirde aradığı yenilikler arasındadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 106

Aşağıdakilerin hangisi Ercümen-i Şuarâ'nın özel konumunu açıklamaz?

Seçenekler

A
Yeniliğe karşı çıkmamak
B
Eskiyi tamamen reddetmemek
C
Batılılaşmaya hoşça bakmak
D
Taklide sıkça yer vermek
E
Eskiyi ortadan kaldırmaya kıyamamak ama onu dönüştürme azmini hep korumak
Açıklama:
Taklide sıkça yer vermezler; aksine, taklide muhalefet olurlar. Doğru cevap D'dir.

Soru 107

Aşağıdakilerin hangisi Ercümen-i Şuarâ'nın ardından oluşan etkilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Müdavimler aynı çizgide devam etmişlerdir
B
Basım ve basın dünyasının büyümesiyle daha az okur kitlesine ulaştılar
C
Ziya Paşa yeni şiire istikamet kazandırmıştır
D
Recaizade Ekrem, Abdulhak Hamid gibi isimler onların izinden gitmişlerdir
E
İbrahim Halet'in Osmanlı tiyatrosuna repertuvar ve oyuncu seçmekte önemli hizmetleri vardır
Açıklama:
Hem encümen dağıldıktan sonra da aynı çizgide ilerlemeyi sürdüren eski müdavimler hem de basım ve basın dünyasının büyümesiyle onların şiirlerinin daha geniş
bir okur çevresine ulaştırılabilmesi sonuçlar arasındadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 108

Osmanlı şiirinde bir şeyleri değiştirmek gelenekli unsurların köklerini gevşetmekle olur. Buna göre aşağıdakilerden hangisi/leri bu değişikliklerdendir?
I. çağın etkilerini mazmunlaştırmak
II. imgeyi görselleştirmek
III. geleneğin mazmunları köhne bularak terk etmek
IV. Kadın ağzından gazel söylemek
V. mensur şiirin doğuşunu hazırlamak

Seçenekler

A
I-II-III
B
II-III-IV-V
C
I-II
D
Yalnız V
E
I-II-III-IV-V
Açıklama:
Bütün maddeler bu değişikliklerdendir. Doğru cevap E'dir.

Soru 109

Aşağıdakilerden hangisi Macera-yı Aşk adlı eseri yazmıştır?

Seçenekler

A
Abdulhak Hamit
B
Recaizade Ekrem
C
Sami Paşazade Sezayi
D
Ziya Paşa
E
Memduh Faik
Açıklama:
Macera-yı Aşk adlı eseri Abdulhak Hamit yazmıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 110

Aşağıdakilerin hangisi "Şiirde teşbih yoluyla kurulmuş bir imgenin arkasında saklanan anonim sembol, allegori" anlamına gelir?

Seçenekler

A
Beyit
B
Gazel
C
Mazmun
D
Aruz
E
Nesir
Açıklama:
Tanımı verilen terim mazmundur. Doğru cevap C'dir.

Ünite 3

Soru 1

Atıf Efendi'nin III. Selim’e arz ettiği ve Fransız İhtilali hakkındaki görüşlerini ifade ettiği, Rousseau ve Voltaire’i “zındık”; eserlerini ise “fısk u fücur cümbüşü” olarak nitelediği layihasının adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mecmua-i Fünun
B
Mağdurin Hikâyesi
C
Muhaverat-ı Hikemiye
D
Şeytanın Yadigârları
E
Müvazene-i Politike
Açıklama:
18. yüzyıl sonlarında devrin reisülküttâbı Atıf Efendi, III. Selim’e arz ettiği Müvazene-i Politike adlı layihasında Fransız İhtilali hakkındaki görüşlerini ifade ederken Rousseau ve Voltaire’i “zındık”; eserlerini ise “fısk u fücur cümbüşü” olarak nitelemektedir.

Soru 2

Türk ilminin yeni ıslahatlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya, balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan ve bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Hoca İshak Efendi
C
Mütercim Âsım Efendi
D
Hoca Tahsin Efendi
E
Yunus Emre
Açıklama:
Türk ilminin yeni ıslahatlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya, balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan Hoca İshak Efendi (?-1836) bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınır.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi, metni aslına sadık kalarak tercüme etmeyi yeğleyen, Türkçe ifadeden fedakârlık eden, tercümeleri devrinde yadırganmış ve eleştirilmiş kişidir?

Seçenekler

A
Hoca İshak Efendi
B
Hoca Tahsin Efendi
C
Şemsettin Sami
D
Mütercim Asım Efendi
E
Atıf Efendi
Açıklama:
Metni aslına sadık kalarak tercüme etmeyi yeğleyen ve Türkçe ifadeden fedakârlık eden Şemsettin Sami’nin tercümeleri devrinde yadırganmış ve eleştirilmiştir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi'nde çevrilecek metinlerin seçimi ve tercümesi aşamasında temel ilkeler olarak kabul edilen özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Değişim ve yenileşme ihtiyacına cevap verebilmeleri
B
Bilgi aktarımı sağlamaları
C
Toplumun yapısına ve geleneklerine uygun olmaları
D
Doğu kültürünü ve dünyasını tanıtmaları
E
Kabul edilebilir olmaları
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nde çevrilecek metinlerin seçimi ve tercümeleri aşamasında değişim ve yenileşme ihtiyacına cevap verebilmeleri “bilgi aktarımı” ve toplumun yapısına ve geleneklerine uygunluğu, bir diğer ifade ile “kabul edilebilirlik” ilkesi temel ilkeler olarak saptanmaktadır. Yeni bir medeniyet ve dünya görüşü ile karşılaşma dönemi olan Tanzimat yılları ve edebiyatta yenileşmeyi hedefleyen Servet-i Fünun dönemlerinde tercümeler, Türk edebiyatına Batı kültürünün eserlerini, edebî türlerini ve imaj dünyasını tanıtan; okuru yeni hayat biçimleri ve kavramlarla tanıştıran kaynaklardır.

Soru 5

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk kitap şeklinde çeviri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sefiller
B
Télémaque
C
Hikâye-i Robinson
D
Muhaverat-ı Hikemiye
E
İhtiyar Onbaşı
Açıklama:
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk kitap şeklinde çeviri Yusuf Kâmil Paşa'nın Fénélon'dan tercüme ettiği Télémaque'tır. Fransa’da 1699’da yayımlanan Télémaque’ın yazarı olan Fénélon, din adamlığı ve eğitimci kimliği ile tanınır. Saraya mürebbi olarak alınan Fénélon, XV. Louis’nin oğlunu yetiştirir. Müstakbel krala öykü çerçevesinde hükûmet idaresi ile ilgili verilen bilgileri içeren ve XIV. Louis döneminin eleştirisini işleyen Télémaque’ın Yusuf Kâmil Paşa (1859) ve Ahmet Vefik Paşa (1879) gibi iki büyük devlet adamının dikkatini çekmesi ve onlar tarafından Türkçeye çevrilmesi anlamlıdır.

Soru 6

Uyarlamalarında orijinal metindeki komik unsurları Türk toplumundaki benzerleri ile eşleştirerek yer yer daha da güçlendirerek aktaran, Türkçede metni âdeta “yeniden inşa eden” ve Türk edebiyatında ilk ve başarılı uyarlama örneklerini veren kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Şinasi
C
Şemsettin Şami
D
Ziya Paşa
E
Münif Paşa
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa, Molière’in ironik yaklaşımlarını ve ince üslubunu Türkçeye akıcı bir ifade ile yansıtarak tercüme tarihimiz için önemli bir başlangıç yaparken dilde komiği yakalama ve yaratma hususunda gösterdiği başarı ile tercümelerde ana dil hâkimiyetinin ne derece önemli olduğunu da kanıtlamaktadır. Uyarlamalarında (adaptasyon) orijinal metindeki komik unsurları Türk toplumundaki benzerleri ile eşleştirerek yer yer daha da güçlendirerek aktaran, Türkçede metni âdeta “yeniden inşa eden” Ahmet Vefik Paşa Türk edebiyatında ilk ve başarılı uyarlama örneklerini verir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Midhat'ın çeviri anlayışına uymamaktadır?

Seçenekler

A
Mealen tercümeyi tercih eder.
B
Muhtevayı okuyucuya yabancı gelmeyen bir sentaksa oturtarak aktarır.
C
Metne sadık kalarak tercümeyi tercih eder.
D
Çevirileri bir nevi adapte metin özelliği taşır.
E
Eserdeki maksadı anlamak ve o maksadı kendi dilinde ifade etmek yolunu seçer.
Açıklama:
Bir dilden bir dile harfi harfine yapılan çevirideki güçlükten söz eden Ahmet Midhat “mealen tercüme”, kendi ifadesiyle “tadilen tercüme”den yanadır. Önemli olan muhtevayı okuyucuya yabancı gelmeyen bir sentaksa oturtarak aktarmaktır. Tercümede eserdeki maksadı anlamak ve o maksadı kendi dilinde ifade etmek yolunu seçen Ahmet Midhat’ın çevirileri bir nevi “adapte metin” özelliği taşımaktadırlar. Edebiyattan bir eğitim aracı olarak yararlanan, romanlarında Avrupa milletlerinin âdetleri ve sosyal hayatları hakkında bilgi veren Ahmet Midhat için tercümeler de aynı amaca hizmet etmektedir. Tercüme anlayışında iki temel husus dikkati çeker: 1- Başka kültürlere ait eserleri tercüme ederek okura yeni bir dünyayı tanıtmak ve onu eğitmek. 2- Bu eserlerden tema ve anlatım teknikleri bakımından yararlanmak ve telif eserleri beslemek.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi ikinci kuşak çevirmenleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Ahmet Midhat
B
Recaizade Ekrem
C
Ziya Paşa
D
Şemsettin Sami
E
Yusuf Kamil Paşa
Açıklama:
Recaizâde Ekrem Tanzimat Dönemi ikinci kuşak çevirmenleri arasında yer almaktadır. Diğer seçeneklerdekiler birinci kuşak çevirmenlerdir.

Soru 9

Recaizade Ekrem'in ilk kitabı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Afife Anjelik
B
Edebiyat-ı Garbiye'den Bir Nebze
C
Atala
D
Arlezyalı Kız
E
Matbuat Hatıraları
Açıklama:
Afife Anjelik aynı zamanda Recaizâde Ekrem’in ilk kitabıdır.

Soru 10

Çevirisi, Türk edebiyatında roman türünün gelişme sürecinde önemli bir adım olan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Graziella
B
Bir Hizmetçi Kızın Serüveni
C
Les Châtiments
D
Raphael
E
Thérèse Raquin
Açıklama:
Dünya edebiyatında natüralist romanın en güzel örneği olarak nitelenen Thérèse Raquin’in tercümesi Türk edebiyatında roman türünün gelişme sürecinde önemli bir adımdır.

Soru 11

İlk bilimsel süreli yayın olan Mecmua-i Fünun’u hangi kurum yayımlamıştır?

Seçenekler

A
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
B
Encümen-i Dâniş
C
Tıbhane
D
Mekteb-i Harbiye
E
Tercüme Odası
Açıklama:
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’nin en önemli başarısı ilk bilimsel süreli yayın olan Mecmua-i Fünun’u yayımlamaktır.

Soru 12

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklinde çeviri hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüme-i Manzume
B
Télémaque
C
Muhaverat-ı Hikemiye
D
Sefiller
E
Souvenir
Açıklama:
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklinde çeviri Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği Télémaque’tır.

Soru 13

İkinci el tercüme örneği olarak değerlendirilen Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktaran kişi kimdir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Yusuf Kâmil Paşa
C
Ahmet Lütfi
D
Münif Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktarılması (1864) bir “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşır.

Soru 14

Rousseau’nun Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen ve çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından önemli olan eseri hangisidir?

Seçenekler

A
Yalnız Gezenin Düşleri
B
Emile
C
İtiraflar
D
Dillerin Kökeni Üstüne Deneme
E
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev
Açıklama:
Rousseau’nun Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i (1871) çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından önemlidir.

Soru 15

I-İnfiâl-i Aşk II-Kadınlar Mektebi III-Dudu Kuşları IV-Tartuffe V-Don Civani Yukarıdakilerin hangileri Ahmet Vefik Paşa'nın Molière’den çevirdiği nesirlerdir?

Seçenekler

A
I, II
B
II, IV
C
II, III, IV
D
I, III, V
E
III, IV
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa’nın Molière’den en önemli ve yadırganmayacak olanları dikkate alan bir seçimle çevirdiği üçü nesir (İnfiâl-i Aşk, Dudu Kuşları, Don Civani); altısı manzum (Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Tartuffe, Okumuş Kadınlar vd.) ; yedisi adaptasyon (Zor Nikâh, Zoraki Tabib Yorgaki Dandini, Azarya, Tabib-i Aşk, Merakî vd.) olmak üzere on altı oyun tercüme edebiyatımız için önemli katkılardır.

Soru 16

Ahmed Midhat, Hasan Mellah adlı eserini hangi Batılı romandan etkilenerek yazmıştır?

Seçenekler

A
Napoléon Bonaparte
B
Üç Silahşörler
C
Monte Cristo
D
Demir Maske
E
Siyah Lale
Açıklama:
Ahmet Midhat’ın sanat anlayışının gelişmesinde Batılı eserlerin önemli bir katkısı vardır. Okuyup beğendiği, bazen de tercüme ettiği bir eserin ardından bir benzerini yazması onun başucu kitapları ve tercümelerinin sanat anlayışını belirleyen kaynaklar olduğunu göstermektedir. İlk romanlarından olan Hasan Mellâh kendi ifadesiyle Alexandre Dumas’nın Monte Cristo adlı eserinden doğmuştur.

Soru 17

Ahmet Midhat Efendi hangi çeviri türünden yanadır?

Seçenekler

A
Mot à mot çeviri
B
Özetlenmiş çeviriler
C
Aslına sadık çeviriler
D
Genişletilmiş çeviriler
E
Mealen çeviriler (Tadilen Çeviri)
Açıklama:
Bir dilden bir dile harfi harfine yapılan çevirideki güçlükten söz eden Ahmet Midhat “mealen tercüme”, kendi ifadesiyle “tadilen tercüme”den yanadır. Önemli olan muhtevayı okuyucuya yabancı gelmeyen bir sentaksa oturtarak aktarmaktır. Tercümede eserdeki maksadı anlamak ve o maksadı kendi dilinde ifade etmek yolunu seçen Ahmet Midhat’ın çevirileri bir nevi “adapte metin” özelliği taşımaktadırlar.

Soru 18

I-Başka kültürlere ait eserleri tercüme ederek okura yeni bir dünyayı tanıtmak ve okuru eğitmek II-Türkçenin eser tercümesinin yapılabildiği bir dil olduğunuispatlamak III-Orijinal eserlerden tema ve anlatım teknikleri bakımından yararlanmak IV-Telif eserleri beslemek V-Batılılaşma etkisini hızlandırmak Yukarıdakilerin hangileri Ahmet Midhat Efendi’nin tercüme anlayışındaki temel hususlardır?

Seçenekler

A
I, III, IV
B
II, III
C
I, IV, V
D
III, IV, V
E
IV, V
Açıklama:
Edebiyattan bir eğitim aracı olarak yararlanan, romanlarında Avrupa milletlerinin âdetleri ve sosyal hayatları hakkında bilgi veren Ahmet Midhat için tercümeler de aynı amaca hizmet etmektedir. Tercüme anlayışında iki temel husus dikkati çeker: 1- Başka kültürlere ait eserleri tercüme ederek okura yeni bir dünyayı tanıtmak ve onu eğitmek. 2- Bu eserlerden tema ve anlatım teknikleri bakımından yararlanmak ve telif eserleri beslemek.

Soru 19

Osmanlı Devleti’nde Batı’ya yönelme girişimleri diplomatik anlamda hangi dönemde başlar?

Seçenekler

A
Yükselme
B
Gerileme
C
Duraklama
D
Tanzimat
E
Kuruluş
Açıklama:
Osmanlı Devleti güçlü olduğu yıllarda Batı’yı tanıma ihtiyacını hissetmez. Batı’ya yönelme girişimleri diplomatik anlamda Duraklama Devri ile başlar.

Soru 20

18.yüzyıl sonlarında devrin reisülküttâbı Atıf Efendi, III. Selim’e arz ettiği Müvazene-i Politike adlı layihasında hangi Batılı düşünürleri “zındık” olarak nitelendirmiştir?

Seçenekler

A
Montesquieu ve Voltaire
B
Rousseau ve Voltaire
C
Hugo ve Montaigne
D
Descartes ve Francis Bacon
E
David Hume ve Hegel
Açıklama:

  1. yüzyıl sonlarında devrin reisülküttâbı Atıf Efendi, III. Selim’e arz ettiği Müvazene-i Politike adlı layihasında Fransız İhtilali hakkındaki görüşlerini ifade erken Rousseau ve Voltaire’i “zındık”; eserlerini ise “fısk u fücur cümbüşü” olarak nitelemektedir. Doğru cevap B’dir.

Soru 21

“Kültürler arası iletişimi sağlayan, dünyanın dört bir yanında yaşayan insanları töreleri, davranışları ve değer yargılarıyla işleyen edebî eserleri farklı toplumlara tanıtan kültür köprüleridir.” şeklinde tanımlanabilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özetlenmiş metin çevirisi
B
Genişletilmiş metin çevirisi
C
Aslına sadık metin çevirisi
D
Edebi metin çevirisi
E
Şiir çevirisi
Açıklama:
Yukarıdaki şıklarda verilenler çeviri türlerini göstermekle birlikte tanımı yapılan çeviri türü “Edebi metin” çevirisidir.

Soru 22

Çeviri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Çeviri anlama ve yorum etkinliğidir.
B
Çevirmen dil bilgisel, tarihsel, kültürel araçlarla metni çözmeye çalışır.
C
Çevirmen için iki anlam dünyası vardır.
D
Çevirmenin metnin toplumsal ve kültürel bağlamını iyi anlaması gerekir.
E
Yazınsal metin çevirisi sanıldığından daha güç değildir.
Açıklama:
Çeviri özel bir yetenek ve donanım gerektiren bir alan olup sanılandan daha zor bir iştir.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi'nde batılılaşma her alanda görülürken tercüme ve telif eserleriyle yeni insan tipinin yetişmesine katkı sağlayanlardan birisidir?

Seçenekler

A
Hoca İhsak Efendi
B
Atıf Efendi
C
Reşid Paşa
D
Yusuf Kamil Paşa
E
Ahmed Vefik Paşa
Açıklama:
Yusuf Kamil ve Ahmed Vefik Paşalar iki devlet adamı olup batılı eserlerden ilk kitap şeklindeki çeviriyi yapmışlardır. Reşid Paşa dönemin sadrazamlarındandır. Atıf Efendi de reisülkittab yani dışişleri bakanıdır.

Soru 24

1821’de kurulan Tercüme Odası için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Devlet işleri için yabancı dil bilen gençleri yetiştirmek için kurulmuştur.
B
Yeni bir dünya görüşüne sahip değildir.
C
Ali Fuat ve Safvet Paşa gibi değerli insanlar yetiştirmiştir.
D
Siyasi idealin geliştiği bir çevredir.
E
Memurlara yabancı dil öğretmek için kurulmuştur.
Açıklama:
Bir okul gibi düşünülen Tercüme Odasında yetişen gençler Batı medeniyeti unsurları ile kendi kültürlerini besleyerek yeni bir dünya görüşü kazanırlar.

Soru 25

Mecmua-i Fünun’u yayımlayan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüme Odası
B
Encümen-I Daniş
C
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
D
Darülfünun
E
Fransız Akademisi
Açıklama:
Bu dergi 1862’de Münif Paşa yönetiminde Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye tarafından yayımlanmaya başlamıştır.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Batılı eserlerden Türkçe’ye yapılan ilk kitap şeklinde çeviridir?

Seçenekler

A
Tercüme-I Manzume
B
Muhaverat-ı Hikemiye
C
Souvenir
D
Telemaque
E
Mağdurin Hikayesi
Açıklama:
Bu eser Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan tercüme ettiği Telemaque’dır.

Soru 27

Şemsettin Sami’nin yaptığı ve tiyatro tarihimiz açısından önemli olan tercüme aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İhtiyar Onbaşı
B
Sefiller
C
Şeytanın Yadigarları
D
Tarih-i Mücmel-i Fransa
E
Robinson
Açıklama:
Sami’nin bir trajedi tercümesi olan ve Güllü Agop ve Osmanlı Tiyatrosu’nda oynanan eseri “İhtiyar Onbaşı”dır.

Soru 28

Çevirileri bir nevi “adapte metin” özelliği taşıyan ve “mealen tercüme”den yana olan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Ziya Paşa
D
Ethem Paşa
E
Muallim Naci
Açıklama:
Bir dilden bir dile harfi harfine yapılan çeviride zorluktan bahseden ve tercüme eserdeki maksadı anlayıp bunu kendi dilinde ifade etmek yolunu seçen kişi Ahmet Midhat Efendi’dir.

Soru 29

Tanzimat dönemi ikinci kuşak sanatçılarından olan Recaizade Ekrem Efendinin ilk kitabı aşağıdakilerden hangisidr?

Seçenekler

A
Atala
B
Naçiz
C
Amerika’da Bir Gece
D
Arlezyalı Kız
E
Afife Anjelik
Açıklama:
Batı edebiyatını ve eserlerini yakından takip eden Recaizade Ekrem’in ilk kitabı Afife Anjelik adlı oyundur.

Soru 30

Şiir ve roman türlerinde eser vermemiş olan ve “Doğu-Batı”, “ilim-din” çatışmalarından doğan buhranı ilk yaşayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Halit Ziya
B
Muallim Naci
C
Beşir Fuad
D
Tevfik Fikret
E
Namık Kemal
Açıklama:
Romantik akımın ve süslü üslubun yerine sade bir üsluba yönelişi sağlayan, Batının ilmi düşüncesi bize gelirken bunu yanında batı-doğu çelişkisini yaşayan kişi Beşir Fuad’dır.

Soru 31

"Tek bir medeniyet vardır: O da, insan toplulukları arasındaki karşılıklı tesirlerin
büyümesi, çoğalması ve genişlemesidir" sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Hilmi Ziya Ülken
B
Akşit Göktürk
C
Ahmet Kocaman
D
André Gide
E
Müteferrika Süleyman Ağa
Açıklama:
Ahmet Kocaman, Akşit Göktürk çeviriyi tanımlarken André Gide çeviri yapılması gerektiğini belirtiyor. Diğer seçeneğin soru ile ilişkisi bulunmamaktadır.
Bu söz, Hilmi Ziya Ülken tarafından söylenmiştir.

Soru 32

"En üst düzeyde anlam eş değerliği sağlamak amacıyla kaynak dilde yazılmış bir metnin yerine erek dilde yazılmış bir metin konulması işlemi" şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deneme
B
Eleştiri
C
Çeviri
D
Biyografi
E
Tardiye
Açıklama:
Deneme, eleştiri biyografi ve tardiye edebiyat alanında kullanılan farklı türler olarak yer almaktadır ve bunların tanımları soruda açıklanan kavram ile uyuşmamaktadır. Soruda ifade edilen kaynak dilde yazılmış bir eserin hedef dildeki karşılığının yazılması işlemi çeviri olarak adlandırılmaktadır.

Soru 33

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan kitap şeklindeki ilk çeviri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Télémaque
B
Souvenir
C
Emile
D
Les Burgraves
E
Don Quichotte
Açıklama:
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk - kitap şeklinde - çeviri Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği Télémaque’tır (1859).

Soru 34

Batı şiirinden tercümeler içeren Tercüme-i Manzume adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Münif Paşa
B
Yusuf Kâmil Paşa
C
Ahmet Vefik Paşa
D
Ziya Paşa
E
Şinasi
Açıklama:
Şinasi’nin Batı şiirinden ilk tercümelerini içeren Tercüme-i Manzume’si (1859) dönemin ilk çeviri örneklerinden biridir.

Soru 35

Aşağıdaki eserlerden hangisi “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşımaktadır?

Seçenekler

A
Muhaverat-ı Hikemiye
B
Hikâye-i Robinson
C
İniâl-i Aşk
D
Tabib-i Aşk
E
Matbuat Hatıraları
Açıklama:
Birçok dile çevrilen Robinson hikâyesinin (Robinson Crusoe) Türkçeye tercüme edilmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğu düşünülerek Vakanüvis Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktarılması (1864) bir “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşır.

Soru 36

Türkçeye Mağdurin Hikâyesi adıyla çevrilmiş olan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Robinson Crusoe
B
Tartuffe
C
İhtiyar Onbaşı
D
Sefiller
E
Afife Anjelik
Açıklama:
Münif Paşa’nın Muhaverat-ı Hikemiye’si (1859) ve Victor Hugo’nun Sefiller adlı eserinin tercümesi olan Mağdurin Hikâyesi (1862) dönemin ilk çeviri örneklerindendir.

Soru 37

Jean Jacques Rousseau’nun Emile adlı eseri aşağıdaki yazarlardan hangisi tarafından Türkçeye çevrilmiştir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ahmet Vefik Paşa
C
Ziya Paşa
D
Vakanüvis Ahmet Lütfi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nde eserleri en çok çevrilen Batı edebiyatı yazarlarından birisi de Jean Jacques Rousseau’dur. Julie veya Nouvelle Heloise ve Emile tercümeleri ile tanımaya başladığımız Rousseau’nun Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i (1871) çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından önemlidir

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi çeviri alanında eserler veren Tanzimat Dönemi ikinci kuşak sanatçılarından birisidir?

Seçenekler

A
Sami Paşazâde Sezai
B
Yusuf Kâmil Paşa
C
Şinasi
D
Vakanüvis Ahmet Lütfi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Tanzimat Dönemi ikinci kuşak sanatçıları Recaizâde Ekrem, Abdülhak Hâmit ve Sami Paşazâde Sezai, telif eserlerinin yanı sıra tercümeleriyle de Türk edebiyatının gelişmesine önemli katkılarda bulunurlar. Diğer seçeneklerde yer alan sanatçılar ise Tanzimat Dönemi birinci kuşak sanatçıları olarak verilmektedir.

Soru 39

Ahmet Midhat'ın Hasan Mellâh'ı yazarken Alexandre Dumas’dan ilham aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sefiller
B
Souvenir
C
Robinson Crusoe
D
Emile
E
Monte Cristo
Açıklama:
Tercüme ettiği eserlerden tema ve teknik bakımından beslenen Ahmet Midhat’ın sanat anlayışının gelişmesinde bu eserlerin önemli bir katkısı vardır. Okuyup beğendiği, bazen de tercüme ettiği bir eserin ardından bir benzerini yazması onun başucu kitapları ve tercümelerinin sanat anlayışını belirleyen kaynaklar olduğunu göstermektedir. İlk romanlarından olan ve kendi ifadesiyle Alexandre Dumas’nın Monte Cristo adlı eserinden doğan Hasan Mellâh, Phèdre’den “mülhem” Fürs-i Kadimde Bir Facia yahut Siyavuş ve Don Quichotte’dan doğan, çevresinde olup bitenlerden haberi olmayan bir tipi işlediği Çengi isimli piyesleri eserlerinde okumalarından, yer yer de tercümelerinden gelen tesiri gösteren somut örneklerdir.

Soru 40

Kurulma amacı, Dârülfünûn’da okutulacak kitapların hazırlanması ve asrın gerektirdiği ilmin ülkede yayılması ve kültür seviyesinin yükseltilmesi olarak ifade edilen ve 1851 yılında kurulan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüme Odası
B
Encümen-i Dâniş
C
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
D
Mecmua-i Fünun
E
Muhaverat-ı Hikemiye
Açıklama:
15 Temmuz 1851’de Abdülmecid’in de katıldığı bir törenle ve Reşid Paşa’nın ünlü nutkuyla açılan Encümen-i Dâniş, devlet eliyle ve Fransız Akademisi (Académie Française) örnek alınarak kurulur. Açılış nutkunda Mustafa Reşid Paşa kurulma amacını, Dârülfünûn’da okutulacak kitapların hazırlanması ve asrın gerektirdiği ilmin ülkede yayılması ve kültür seviyesinin yükseltilmesi olarak belirler.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Akşit Göktürk'e göre edebî bir metnin çevirisini ifade eder?

Seçenekler

A
Toplumsal ve kültürel bağlamın anlaşılması
B
Anlama, başka bir ifadeyle bir yorum
C
Edebiyat akımları ve dönemler itibarı ile bilinmesi
D
Edebî geleneklerin bilinmesi
E
Tarihsel çerçevenin anlaşılması
Açıklama:
Bütün seçeneklerde verilen özellikler, başarılı bir çevirinin olmazsa olmaz koşulları olmakla birlikte, Göktürk'ün verdiği önermeye uygun değildir.
Edebî metinlerin çevirisi diğer metinlere kıyasla özel bir yetenek ve donanım gerektiren bir alandır. Edebî bir metnin çevirisinde en önemli mesele metnin dilinde örtük bir biçimde var olan dünya görüşünün kavranmasıdır. Akşit Göktürk’e göre çeviri; anlama, başka bir ifadeyle bir yorum etkinliğidir (Göktürk, 1989, s. 149).

Soru 42

Türk edebiyatı, Tanzimat Fermanı (1839) ile Batılılaşmanın resmî bir devlet programı hâline gelmesiyle farklı bir medeniyet dairesine yönelir. Bu medeniyetin sanat anlayışının ve kültürünün dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yunan - Latin edebiyatı
B
Doğu-Batı arasındaki ilişkiler
C
Demokrasi ve hürriyet
D
Bilgi ve tekniğe açılma
E
Medeniyet
Açıklama:
Bu sorudaki çeldiriciler de Batı kültürüne ait olmakla birlikte sorunun doğru cevabı ile ilişkili değildir. Sorunun doğru çözümünü görebilmek için kitapta 60. sayfanın yeniden okunması önerilir.
Bu medeniyet, sanat anlayışı ve kültürünü Yunan-Latin edebiyatlarından; dünya görüşü, felsefe ve ahlak anlayışını ise Hristiyanlıktan almaktadır. Dinî, siyasi, toplumsal ve kültürel özellikleri bakımından karşıt değerler bütünü oluşturan Doğu ve Batı arasındaki ilişkiler uzun yıllar önyargılar üzerine kurulmuştur. Dolayısı ile sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.

Soru 43

Tanzimat döneminde ordunun, devlet kurumlarının Batı örneğine göre yapılanmaları, eğitimde Batı modelinden yararlanma, bilimsel ve teknik alanlardaki çeviriler ağırlıklı olarak aşağıdaki hangi dilden yapılmıştır?

Seçenekler

A
İngilizce
B
Germen dilleri
C
Flemenkçe
D
Fransızca
E
Slav dilleri
Açıklama:
Almanca, İngilizce, Flemenkçe Germen dil grubuna aittir. Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Latince, Rumence ise Germen dilleri grubuna aittir. Slav dil grubuna ait olan dillerden bir kısmı Rusça, Bulgarca, Sırpça ve Lehçe sayılabilir. Sorunun doğru cevabı burada yer almaktadır.
Batı modelinden yararlanma, bilimsel ve teknik alanlarda yapılan çeviriler ağırlıklı olarak Fransızcadan yapılmıştır. Sorunun doğru cevabı D seçeneğidir.

Soru 44

Kaynak metnin anlamını Türkçeye aktarabilmek için dilin olanaklarını zorlayan, çevirmeni dil üzerinde düşündüren tercümeler üslup değişmelerine, dilin zenginleşmesine neden oldukları gibi dil bozulmalarına da yol açarlar. Metni aslına sadık kalarak tercüme etmeyi yeğleyen ve Türkçe ifadeden fedakârlık eden çevirmen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hoca İshak Efendi
B
Hoca Tahsin Efendi
C
Mütercim Âsım Efendi
D
Ziya Gökalp
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Diğer seçeneklerdeki çevirmenler de Tanzimat dönemine ait olmakla birlikte içlerinde en başarılı olanı Hoca İshak Efendi olarak verilmektedir. Ziya Gökalp'in soru kökü ile ilişkisi bulunmamaktadır.
Metni aslına sadık kalarak tercüme etmeyi yeğleyen ve Türkçe ifadeden fedakârlık eden Şemsettin Sami’nin tercümeleri devrinde yadırganmış ve eleştirilmiştir.

Soru 45

Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere 1821’de aşağıdakilerden hangisi kurulmuştur?

Seçenekler

A
Tıbhane
B
Mekteb-i Harbiye
C
Encümen-i Dâniş
D
Tercüme Odası
E
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
Açıklama:
Tercüme Odasından sonra Encümen-i Dâniş (1851) ve Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’nin (1861) de çeviri tarihinde önemli katkıları olur. Diğer seçenekler çeviri faaliyetleri konusunu asli görev olarak görmemektedir.
Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere 1821’de kurulan Tercüme Odası, Tanzimat yıllarında bir okul görevi üstlenir. Ali, Fuat ve Safvet Paşa gibi değerli insanları yetiştiren bu ocak; yeni bir dünya görüşü ve siyasi idealin geliştiği bir çevredir. Doğru cevap D'dir.

Soru 46

Tanzimat döneminde ilk bilimsel süreli yayın olan Mecmua-i Fünun’u yayımlayan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
B
Encümen-i Dâniş
C
Dârülfünûn
D
Fransız Akademisi (Académie Française)
E
Mekteb-i Harbiye
Açıklama:
Tabii bilimlere ve Fransız materyalist felsefesine gösterdiği ilgiyle dikkat çeken Münif Paşa’nın yönetimini üstlendiği dergi 29 Haziran 1862’de yayın hayatına başlar. 33. sayıdan itibaren ekonomik nedenler ve kolera salgını nedeniyle derginin yayınına bir süre ara verilir. 34. sayı ile yeniden başlayan yayın hayatı bir yıl sürer. 1867’deki 47. sayısı son yayını olur.
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’nin en önemli başarısı ilk bilimsel süreli yayın olan Mecmua-i Fünun’u yayımlamak olur. Doğru cevap A'dır.

Soru 47

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan kitap şeklindeki ilk çeviri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Télémaque
B
Muhaverat-ı Hikemiye
C
Sefiller
D
Mağdurin Hikâyesi
E
Muhaverat-ı Hikemiye
Açıklama:
Diğer seçenekler de dönemin önemli çeviri örnekleri olarak dikkat çekmektedir.
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklinde- çeviri Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği Télémaque’tır (1859). Doğru cevap A'dır.

Soru 48

“İkinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşıyan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hikâye-i Robinson
B
İhtiyar Onbaşı
C
Şeytanın Yadigârları
D
Kadınlar Mektebi
E
Kocalar Mektebi
Açıklama:
Robinson, daha sonra Şemsettin Sami tarafından çocuklar için kısaltılmış bir baskısından, Fransızca öğrenenlere tercüme kılavuzu olmak üzere çevrilir. Çeşitli tercümelerine rastlanan Robinson’un tam metin çevirisi ancak 1923’te yapılır.
Birçok dile çevrilen Robinson hikâyesinin (Robinson Crusoe) Türkçeye tercüme edilmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğu düşünülerek Vakanüvis Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktarılması (1864) bir “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşır. Doğru cevap A'dır.

Soru 49

1839 yılına kadar Türk edebiyatının beslendiği kaynak aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Roma edebiyatı
B
Arap ve Fars edebiyatı
C
Din
D
Alman edebiyatı
E
Batı edebiyatı
Açıklama:
1839 yılına kadar Türk edebiyatının beslendiği kaynak Arap ve Fars edebiyatıdır. Doğru cevap B'dir.

Soru 50

Demokrasi ve hürriyet, medeniyet, bilgi ve tekniğe açılma gibi kavramlar etrafında şekillenen fikir akımları dönemin edebiyat ve fikir eserlerine yansıdığı edebiyat dönemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tanzimat dönemi edebiyatı
B
Arap ve Farsçadan etkilenilen dönem
C
Cumhuriyet dönemi edebiyatı
D
Osmanlı dönemi edebiyatı
E
Batı edebiyatı
Açıklama:
Tanzimat ilan edilmesiyle birlikte tanzimat edebiyatı demokrasi ve hürriyet, medeniyet, bilgi ve tekniğe açılma gibi kavramlar etrafında şekillenen fikir akımları dönemin edebiyat ve fikir eserlerine yansıdığı edebiyat dönemi olmuştur. Doğru cevap A'dır.

Soru 51

Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya, balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan, bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınan edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hoca Mehmet Efendi
B
Hoca Tahsin Efendi
C
Hacı Salih Efendi
D
Hoca İshak Efendi
E
Mütercim Âsım Efendi
Açıklama:
Hoca İshak Efendi Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya, balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan, bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınan edebiyatçıdır. Doğru cevap D'dir.

Soru 52

Tanzimat döneminde bir okul görevi üstlenen ve Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere 1821’de kurulan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüme Odası
B
Divan-u Hümayun
C
Encümen-i Dâniş
D
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
E
Mecmua-i Fünun
Açıklama:
Tanzimat döneminde bir okul görevi üstlenen ve Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere 1821’de kurulan kurum "Tercüme Odası" dır. Doğru cevap A'dır.

Soru 53

Jeoloji, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, arkeoloji, felsefe pedagoji, ekonomi, iktisat, eğitim, dil ve edebiyat, halk sağlığı vb. sosyal konularda yazılmış tercüme ve telif yazılara yer veren dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hikâye-i Robinson
B
Encyclopédie
C
Mecmua-i Fünun
D
Tercüme Irsaliyesi
E
Télémaque
Açıklama:
Mecmua-i Fünun; jeoloji, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, arkeoloji, felsefe pedagoji, ekonomi, iktisat, eğitim, dil ve edebiyat, halk sağlığı vb. sosyal konularda yazılmış tercüme ve telif yazılar yer alan dergidir. Doğru cevap C'dir.

Soru 54

Bilimsel çevirilerinin yanı sıra diyalog şeklini kullanarak yaptığı felsefi çevirilerindeki üslubu ile okuyucuyu cezbetmeyi bilen yenileşme hareketlerinde önemli bir rol oynayan edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ahmet Cevdet Paşa
C
Hacı Arif Bey
D
Mehmet Paşa
E
Münif Paşa
Açıklama:
Münif Paşa, bilimsel çevirilerinin yanı sıra diyalog şeklini kullanarak yaptığı felsefi çevirilerindeki üslubu ile okuyucuyu cezbetmeyi bilen yenileşme hareketlerinde önemli bir rol oynayan edebiyatçıdır. Doğru cevap E'dir.

Soru 55

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk kitap şeklindeki çeviri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Don Quichotte
B
Télémaque
C
Les Burgraves
D
Encyclopédie
E
Monte Cristo
Açıklama:
Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği Télémaque, Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk kitap şeklindeki çeviridir. Doğru cevap B'dir.

Soru 56

Vakanüvis Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye aktarılan ve “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşıyan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Endülüs Tarihi
B
Emile
C
Muhaverat-ı Hikemiye
D
Hikâye-i Robinson
E
Tartuffe
Açıklama:
Vakanüvis Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktarılan Robinson hikayesi, “ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşıyan eserdir. Doğru cevap D'dir.

Soru 57

Sanat anlayışı, telif ve tercüme eserleri ve teorik yaklaşımları ile Tanzimat Dönemi’nde Batı edebiyatı ile daha sistemli bir ilişki kurmuş, ilk kitabı Afife Anjelik olan ikinci kuşak edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Recaizâde Ekrem
B
Sami Paşa Sezai
C
Mahmud Paşa
D
Abdülhak Hamid
E
Ahmet Haşim
Açıklama:
Sanat anlayışı, telif ve tercüme eserleri ve teorik yaklaşımları ile Tanzimat Dönemi’nde Batı edebiyatı ile daha sistemli bir ilişki kurmuş, ilk kitabı Afife Anjelik olan ikinci kuşak edebiyatçı Recaizâde Ekrem'dir. Doğru cevap A'dır.

Soru 58

19. yüzyıl Türk edebiyatı tarihini “her şeyden evvel Türk insanında başlayan bir buhranın ve yeni ufuklar ve değerler etrafında yavaş yavaş kurulan bir iç düzenin tarihi” olarak tanımlayan edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mithat Efendi
B
Ahmet Hamdi Tanpınar
C
Recaizade Ekrem
D
Sami Paşazade
E
Mehmet Kaplan
Açıklama:
19. yüzyıl Türk edebiyatı tarihini “her şeyden evvel Türk insanında başlayan bir buhranın ve yeni ufuklar ve değerler etrafında yavaş yavaş kurulan bir iç düzenin tarihi” olarak tanımlayan edebiyatçı Ahmet Hamdi Tanpınar'dır. Doğru cevap B'dir.

Soru 59

Osmanlı’da dışişleri bakanının karşılığı
olarak kullanılan ifade nedir?

Seçenekler

A
reisülküttâbı
B
Hoca İshak
C
Hakayikü’l-Vekayi’d
D
Tercüme-i Manzume’
E
fısk u fücur cümbüşü
Açıklama:
Reisülküttâb
Osmanlı’da dışişleri bakanının karşılığı
olarak kullanılan bir ifadedir.

Soru 60

Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan,
Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya,
balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapmıştır.
Yukarıda bahsedilen kimdir?

Seçenekler

A
Mütercim Âsım Efendi
B
Hoca ishak efendi
C
Hoca Tahsin Efend
D
Serveti Finun
E
reisülküttâbı Atıf
Efendi
Açıklama:
Hoca İshak Efendi
Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan,
Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya,
balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan
Hoca İshak Efendi (?-1836) bu alanlardaki
telif ve tercüme eserleriyle tanınır.

Soru 61

15 Temmuz 1851’de Abdülmecid’in de katıldığı
bir törenle ve Reşid Paşa’nın ünlü nutkuyla açılmış, devlet eliyle ve Fransız Akademisi
(Académie Française) örnek alınarak kurulmuştur.
Yukarıda bahsedilen kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercüme Odası
B
Tıbhane
C
Encümen-i Dâniş
D
Mekteb-i Harbiye
E
Cemiyet-i İlmiye-i
Açıklama:
15 Temmuz 1851’de Abdülmecid’in de katıldığı
bir törenle ve Reşid Paşa’nın ünlü nutkuyla açılan
Encümen-i Dâniş, devlet eliyle ve Fransız Akademisi
(Académie Française) örnek alınarak kurulur.
Açılış nutkunda Mustafa Reşid Paşa kurulma amacını,
Dârülfünûn’da okutulacak kitapların hazırlanması
ve asrın gerektirdiği ilmin ülkede yayılması ve
kültür seviyesinin yükseltilmesi olarak belirler

Soru 62

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk kitap şeklinde çeviri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sefiller
B
Muhaverat-ı Hikemiye’s
C
Tercüme-i Manzume
D
Fenelon
E
Télémaque’
Açıklama:
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklinde çeviri
Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği
Télémaque’tır (1859) (Özön, 1985, s. 115-122). Fransa’da
1699’da yayımlanan Télémaque’ın yazarı olan Fénélon,
din adamlığı ve eğitimci kimliği ile tanınır.

Soru 63

Birçok dile çevrilen Robinson hikâyesinin (Robinson Crusoe) Türkçeye tercüme edilmemiş olmasının
önemli bir eksiklik olduğu düşünülerek Vakanüvis ... tarafından Arapçadan Türkçeye
Hikâye-i Robinson adıyla aktarılmıştır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Şemsettin Sami
B
Ahmet Lütfi
C
Ziya Paşa
D
Ethem Paşa
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Birçok dile çevrilen Robinson hikâyesinin (Robinson
Crusoe) Türkçeye tercüme edilmemiş olmasının
önemli bir eksiklik olduğu düşünülerek Vakanüvis
Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye
Hikâye-i Robinson adıyla aktarılması (1864) bir
“ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem
taşır. Robinson, Şemsettin Sami tarafından da çocuklar
için kısaltılmış bir baskısından, Fransızca
öğrenenlere tercüme kılavuzu olmak üzere çevrilir

Soru 64

Tanzimat Dönemi’nde eserleri en çok çevrilen
Batı edebiyatı yazarlarından birisi de ...’dur. Julie veya Nouvelle Heloise ve Emile
tercümeleri ile tanımaya başladığımız yazarın
Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i
(1871) çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından
önemlidir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Jean Jacques Rousseau
B
Daniel Defoe
C
Moliere
D
Dumanoir
E
D’Ennery
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nde eserleri en çok çevrilen
Batı edebiyatı yazarlarından birisi de Jean Jacques
Rousseau’dur. Julie veya Nouvelle Heloise ve Emile
tercümeleri ile tanımaya başladığımız Rousseau’nun
Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i
(1871) çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından
önemlidir.

Soru 65

Ahmet Vefik Paşa’nın ...’den en önemli
ve yadırganmayacak olanları dikkate alan bir seçimle
çevirdiği üçü nesir; altısı manzum olmak üzere on altı oyun edebiyatımız
için önemli katkılardır.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Sefiller
B
Moliere
C
Rousseau
D
Dumanoir
E
Ahmet Lütfi
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa’nın Molière’den en önemli
ve yadırganmayacak olanları dikkate alan bir seçimle
çevirdiği üçü nesir (İnfiâl-i Aşk, Dudu Kuşları,
Don Civani); altısı manzum (Kocalar Mektebi,
Kadınlar Mektebi, Tartuffe, Okumuş Kadınlar
vd.) ; yedisi adaptasyon (Zor Nikâh, Zoraki Tabib,
Yorgaki Dandini, Azarya, Tabib-i Aşk, Merakî
vd.) olmak üzere on altı oyun tercüme edebiyatımız
için önemli katkılardır

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Seçenekler

A
1887-1895 yılları arasında çoğu nesir olarak Batı dillerinden çevrilen şiirler, Tanzimat dönemi üslubunun
şekillenmesinde etkili olur ve bir “mensur şiir” cereyanı oluşturur
B
Okul yıllarından itibaren Avrupa kültür ve edebiyatını tanıyarak yetişen Servet-i Fünun nesli,
Halit Ziya, Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin gibi edebiyatçıların okumaları ve çevirileriyle Batı edebiyatından
daha sistemli bir biçimde beslenmeye devam eder.
C
Gerçekçilik ve natüralist akımlara yönelen bu
gelişmede romantik akımın temsilcisi olan Victor
Hugo’ya karşı Émile Zola’yı çıkaran Beşir Fuad’ın
da payı vardır
D
Tanzimat’tan sonra yetişen ilk edebiyatçı kuşak Namık Kemal, Ahmet Midhat, Abdülhak
Hâmit, Recaizâde Ekrem, Sami Paşazâde Sezai romantik akımın tesiri altındadır
E
Ahmet Hamdi Tanpınar, 19. yüzyıl Türk edebiyatı tarihini “her şeyden evvel Türk insanında başlayan bir buhranın ve yeni ufuklar ve değerler etrafında yavaş yavaş kurulan bir iç düzenin tarihi” olarak tanımlar.
Açıklama:
1887-1895 yılları arasında çoğu nesir olarak Batı dillerinden çevrilen şiirler, Servet-i Fünun üslubunun
şekillenmesinde etkili olur ve bir “mensur şiir” cereyanı oluşturur

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi İkinci Kuşak ve Çeviri Faaliyetlerine ilişkin yanlış bir bilgidir?

Seçenekler

A
Tanzimat Dönemi ikinci kuşak yazarlarında yoğun bir çeviri faaliyeti
gözlemlenmektedir.
B
Recaizâde Ekrem Terakki gazetesinde tefrika olarak yayımlanan Silvio Pelico’dan Mes Prisons'ı çevirmiştir
C
Sami Paşazâde Sezai, Alphonse Daudet’nin Değirmenimdem Mektuplar adlı
kitabından “Arles’li Kız” adlı hikâyeyi sağlam yapısını ve üslubunu beğendiği gerekçesiyle “Arlezyalı Kız” adıyla çevirir.
D
Muallim Naci’nin Farsça ve Arapçadan tercüme ettiği örnekler Hurde-i Furûş I ve II’de yer almaktadır
E
Çeviriler kitap hâlinde yayımlanan ve dergi ve gazetelerde neşredilen çeviriler tek bir grup olarak ele alınabilir.
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’ndeki çeviriler kitap hâlinde yayımlanan ve dergi ve gazetelerde neşredilen çeviriler olarak iki grupta tasnif edilebilir. Ordunun, devlet kurumlarının Batı örneğine göre yapılanmaları, eğitimde Batı modelinden yararlanma, bilimsel ve teknik alanlarda -özellikle de Fransızcadan- yapılan çeviriler sosyal ve kültürel değişimlere yol açarken edebî çeviriler roman, tragedya, komedya gibi Türk edebiyatı geleneğine yabancı bazı yeni türlerin tanınmasına neden olur.

Soru 68

... adlı oyunu (1870), Batı edebiyatında okuduğu örneklerden mülhem bir eserdir. ... aynı zamanda Recaizâde Ekrem’in ilk kitabıdır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Atala
B
Afife Anjelik
C
Garbiye'den bir nebze
D
Küçük şeyler
E
Değirmenimden mektuplar
Açıklama:
Afife Anjelik adlı oyunu (1870), Batı edebiyatında
okuduğu örneklerden mülhem bir eserdir.
Afife Anjelik aynı zamanda Recaizâde Ekrem’in ilk
kitabıdır. Tercüme ettiği Atala’yı da oyunlaştırarak
(1873) tercümelerden ve Batı edebiyatı örneklerinden
nasıl yararlandığının somut numunelerini verir

Soru 69

Osmanlı'da dışişleri bakanının karşılığında kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dahiliye Nazırı
B
Beylerbeyi
C
Reisülküttab
D
Sadrazam
E
Veziriazam
Açıklama:
Osmanlı'da dışişleri bakanının karşılığında kullanılan terim reisülküttabdır.

Soru 70

Müteferrika Süleyman Ağa'nın Fransa'ya büyükelçi olarak gönderilmesi hangi yıl gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1665
B
1667
C
1669
D
1671
E
1673
Açıklama:
Müteferrika Süleyman Ağa 1669 yılında Fransa'ya büyükelçi olarak gönderilmiştir.

Soru 71

I. Hoca İshak Efendi
II. Mütercim Âsım Efendi
III. Hoca Tahsin Efendi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yeni kültür ve zihniyetin yerleşmesinde ve yeni insan tipinin yetişmesinde tercüme ve telif eserleriyle etkili oldular?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Her üç isim de yeni kültür ve zihniyetin yerleşmesinde ve yeni insan tipinin yetişmesinde tercüme ve telif eserleriyle etkili oldular

Soru 72

Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya,
balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan, bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınan ve 1836 yılında ölen yazar kimdir?

Seçenekler

A
Hoca Tahsin Efendi
B
Hoca İshak Efendi
C
Namık Kemal
D
Şinasi
E
Tevfik Fikret
Açıklama:
Türk ilminin yeni ıstılahlarını yapan, Doğu ve Batı dillerini bilen, fizik, kimya,
balistik ve istihkâm ilimlerinde ihtisas yapan, bu alanlardaki telif ve tercüme eserleriyle tanınan ve 1836 yılında ölen yazar Hoca İshak Efendi'dir.

Soru 73

Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere kurulan Tercüme Odası hangi yıl faaliyete başlamıştır?

Seçenekler

A
1821
B
1822
C
1823
D
1824
E
1825
Açıklama:
Devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere kurulan Tercüme Odası 1821 yılında faaliyete başlamıştır.

Soru 74

I. Racine
II. Voltaire
III. Montesquieu
IV. Rousseau
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Tanzimat Dönemi aydınlarının okuduğu batılı yazarlardır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Tanzimat Dönemi aydınlarının okuduğu batılı yazarlardır.

Soru 75

Victor Hugo’nun Sefiller adlı eserinin tercümesi olan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhaverat-ı Hikemiye
B
Tercüme-i Manzume
C
Souvenir
D
Mağdurin Hikâyesi
E
Hikâye-i Robinson
Açıklama:
Victor Hugo’nun Sefiller adlı eserinin tercümesi Mağdurin Hikâyesi'dir.

Soru 76

Viardot’nun iki cilt hâlindeki Endülüs Tarihi'ni aşağıdaki aydınlardan hangisi tercüme etmiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Şinasi
D
Tevfik Fikret
E
Ahmet Lütfi
Açıklama:
Viardot’nun iki cilt hâlindeki Endülüs Tarihi'ni Ziya Paşa tercüme etmiştir.

Soru 77

Tanzimat Dönemi’nde eserleri en çok çevrilen Batı edebiyatı yazarlarından birisi de Jean Jacques Rousseau’dur. Julie veya Nouvelle Heloise ve Emile tercümeleri ile tanımaya başladığımız Rousseau’nun Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i
(1871) hangi bilim alanı açısından önemlidir?

Seçenekler

A
Pedagoji
B
Felsefe
C
Bilim
D
Matematik
E
Tarih
Açıklama:
Rousseau’nun Ziya Paşa tarafından Türkçeye çevrilen Emile’i (1871) çocuk eğitimi ve pedagoji tarihimiz açısından önemlidir.

Soru 78

Molière’den en önemli ve yadırganmayacak olanları dikkate alan bir seçimle çevirdiği üçü nesir (İnfiâl-i Aşk, Dudu Kuşları, Don Civani); altısı manzum (Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Tartuffe, Okumuş Kadınlar vd.) ; yedisi adaptasyon (Zor Nikâh, Zoraki Tabib, Yorgaki Dandini, Azarya, Tabib-i Aşk, Merakî vd.) olmak üzere on altı oyun tercüme edebiyatımız için yaptığı önemli katkılardır.
Molière’in ironik yaklaşımlarını ve ince üslubunu Türkçeye akıcı bir ifade ile yansıtarak tercüme tarihimiz için önemli bir başlangıç yaparken dilde komiği yakalama ve yaratma hususunda gösterdiği başarı ile tercümelerde ana dil hâkimiyetinin ne derece önemli olduğunu da kanıtlamaktadır. Uyarlamalarında (adaptasyon) orijinal metindeki
komik unsurları Türk toplumundaki benzerleri ile eşleştirerek yer yer daha da güçlendirerek aktarmış, Türkçede metni âdeta “yeniden inşa ederek”, Türk edebiyatında ilk ve başarılı uyarlama örneklerini vermiştir.
Yukarıda bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Nazım Hikmet
D
Ahmet Vefik Paşa
E
Ahmet Cevdet Paşa
Açıklama:
Bahsedilen yazar Ahmet Vefik Paşa'dır.

Soru 79

1839’a kadar ....... ve Fars edebiyatları ile beslenen Türk edebiyatı, Tanzimat Fermanı (1839) ile Batılılaşmanın resmî bir devlet programı hâline gelmesiyle farklı bir medeniyet dairesine yönelir.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Amerikan
B
Arap
C
İngiliz
D
Türk
E
Fransız
Açıklama:
1839’a kadar Arap ve Fars edebiyatları ile beslenen Türk edebiyatı, Tanzimat Fermanı (1839) ile Batılılaşmanın resmî bir devlet programı hâline gelmesiyle farklı bir medeniyet dairesine yönelir. Bu medeniyet, sanat anlayışı ve kültürünü Yunan-Latin edebiyatlarından; dünya görüşü, felsefe ve ahlak anlayışını ise Hristiyanlıktan almaktadır.

Soru 80

Ziya Paşa'nın ele geçirilemeyen çevirisi hangisidir?

Seçenekler

A
Emile
B
Tartufe
C
Muhaverat-ı Hikemiye
D
Télémaque
E
Tercüme-i Manzume
Açıklama:
Ziya Paşa'nın Emile tercümesi bulunamamıştır.

Soru 81

.......-......... yılları arasında çoğu nesir olarak
Batı dillerinden çevrilen şiirler, Servet-i Fünun üslubunun şekillenmesinde etkili olur ve bir “mensur şiir” cereyanı oluşturur.
Boşluklara hangi tarihler gelmelidir?

Seçenekler

A
1887-1895
B
1881-1895
C
1887-1985
D
1885-1897
E
1887-1897
Açıklama:
1887-1895 yılları arasında çoğu nesir olarak Batı dillerinden çevrilen şiirler, Servet-i Fünun üslubunun şekillenmesinde etkili olur ve bir “mensur şiir” cereyanı oluşturur (Enginün, 1979, s. 99- 100). Okul yıllarından itibaren Avrupa kültür ve
edebiyatını tanıyarak yetişen Servet-i Fünun nesli, Halit Ziya, Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin gibi edebiyatçıların okumaları ve çevirileriyle Batı edebiyatından daha sistemli bir biçimde beslenmeye devam eder. Romantik akımın eserlerinin yanı sıra
Goncourt Kardeşler, Maupassant, Alphonse Daudet gibi yazarların eserlerinden yapılan çeviriler dönemin yazarlarını realizm ve natüralizm gibi farklı edebiyat akımlarının estetik anlayışlarıyla besler; hikâye ve roman türlerinin gelişmesinde yeni bir edebiyat anlayışının şekillenmesinde yönlendirici olurlar.

Soru 82

Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklindeçeviri Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği............’tır (1859)
Boşluğa hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Sefiller
B
Muhaverat-ı Hikemiye’si
C
Télémaque
D
Mağdurin Hikâyesi
E
Tercüme-i Manzume
Açıklama:
Batılı eserlerden Türkçeye yapılan ilk -kitap şeklindeçeviri Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénélon’dan tercüme ettiği Télémaque’tır (1859) (Özön, 1985, s. 115-122). Fransa’da 1699’da yayımlanan Télémaque’ın yazarı olan Fénélon, din adamlığı ve eğitimci kimliği ile tanınır.

Soru 83

Hangisi ikinci el bir tercüme örneğidir?

Seçenekler

A
Télémaque
B
Muhaverat-ı Hikemiye
C
Endülüs Tarihi
D
Tercüme-i Manzume
E
Hikâye-i Robinson
Açıklama:
Birçok dile çevrilen Robinson hikâyesinin (Robinson Crusoe) Türkçeye tercüme edilmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğu düşünülerek Vakanüvis Ahmet Lütfi tarafından Arapçadan Türkçeye Hikâye-i Robinson adıyla aktarılması (1864) bir
“ikinci el tercüme” örneği olması nedeniyle önem taşır.

Soru 84

Memurların yabancı dil öğrenmesi ve devlet işlerinde duyulan yabancı dil ihtiyacının karşılanması için 1821'de kurulan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Encümen-i Dâniş
B
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
C
Tercüme Odası
D
Takvim-i Vekayi
E
Mecmua-i Fünun
Açıklama:
Tercüme Odası, devlet işleri için yabancı dil bilen gençlere duyulan ihtiyacı karşılamak, memurlara yabancı dil öğretmek üzere 1821’de kurulmuştur.

Soru 85

Hangisi metni aslına sadık kalarak çevirmeyi öncelik olarak saydığı için eleştirilen yazardır?

Seçenekler

A
Şemsettin Sami
B
Muallim Naci
C
Ahmet Midhat
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Kaynak metnin anlamını Türkçeye aktarabilmek için dilin olanaklarını zorlayan, çevirmeni dil üzerinde düşündüren tercümeler üslup değişmelerine, dilin zenginleşmesine neden oldukları gibi dil bozulmalarına da yol açarlar. Metni aslına sadık kalarak tercüme etmeyi yeğleyen ve Türkçe ifadeden fedakârlık eden Şemsettin Sami’nin tercümeleri devrinde yadırganmış ve eleştirilmiştir.

Soru 86

Hangi Türk şairlerin, ölüm temini işleyen Hugo ve Lamartine ile ilişkili olduğu söylenebilir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa - Recaizâde Mahmut Ekrem
B
Abdülhak Hâmit Tarhan-Recaizâde Mahmut Ekrem
C
Namık Kemal - Abdülhak Hâmit Tarhan
D
Muallim Naci -Ziya Paşa
E
Ziya Paşa - Abdülhak Hâmit Tarhan
Açıklama:
Recaizâde Mahmut Ekrem - Abdülhak Hâmit Tarhan'nın çalışmalarının bu yazarlarla ilişkili olduğu söylenebilir

Soru 87

Bu çevirilerde çevirmen metnin anlamına sadık kalmasına karşılık kendi kültürü ve toplumu için yabancı kalabilecek kültürel ve dinî unsurları atlarlar.
Yukarıda sözü edilen çeviri türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Genişletilmiş çeviriler
B
Özetlenmiş çeviriler
C
Aslına sadık çeviriler
D
Mealen çeviriler
E
Mot à mot çeviri
Açıklama:
Çevirilerde çevirmen metnin anlamına sadık kalmasına karşılık kendi kültürü ve toplumu için yabancı kalabilecek kültürel ve dinî unsurları atadıkları çeviri şekli genişletilmiş çeviri olarak adlandırılır.

Soru 88

“Yeniliğin üç muharriri” olarak nitelendirilen yazarlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Şinasi-Ziya Paşa-Namık Kemal
B
Namık Kemal-Ahmet Cevdet Paşa-Muallim
Naci
C
Ahmet Midhat Efendi-Şinasi-Ziya Paşa
D
Münif Paşa-Namık Kemal-Ziya Paşa
E
Ahmet Cevdet Paşa-Münif Paşa-Şinasi
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “yeniliğin üç muharriri” olarak nitelendirdiği yazarlar Ahmet Cevdet Paşa-Münif Paşa-Şinasi'dir.

Ünite 4

Soru 1

Bugünkü anlamda matbaayı icat eden Johannes Gutenberg ilk matbaayı hangi ülkede faaliyete geçirmiştir?

Seçenekler

A
Almanya
B
Fransa
C
Belçika
D
İngiltere
E
İtalya
Açıklama:
Bugünkü anlamda matbaa Alman Johann Gutenberg tarafından 1440’ta icat edilmiş ve Avrupa’da baskı işlerine geçilmiştir.

Soru 2


  • Ermeniler

  • Macar

  • Yahudiler

  • Rumlar

  • Bulgar


Osmanlı Devleti’nde matbaa İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi’nin öncülüğünde 1727’de kurulur. Bundan önce Osmanlı tebaası olan gayrimüslimler de matbaa ve baskı işlerine yönelmiştir. Yukarıda verilen Osmanlının gayrimüslim tebaalarının hangileri İbrahim Müteferrika’dan önce bu faaliyetleri yürütmüştür?

Seçenekler

A
I, II
B
III, IV
C
I, III, IV
D
III, IV
E
IV, V
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde matbaa İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi’nin öncülüğünde 1727’de kurulur. Fakat bundan önce gayrimüslimlerin ve yabancı temsilciliklerin matbaa ve baskı işlerine yöneldiği, matbaa kurduğu, kitap ve gazete çıkardığı görülür. 1492’de İspanya’dan kaçarak Osmanlı’ya sığınan Yahudiler, 1493’te matbaa kurarlar. Yahudilerden sonra Ermeniler ve Rumlar da matbaa kurar. İlk Ermeni matbaası 1567’de İstanbul’da açılır. Kısa surede Yahudi matbuatıyla kıyaslanacak derecede etkin bir yayın hayatı yaşanmaya başlanır. Kiliseler arası mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkan Rum matbaası, baskı işlerine Londra’da başlayan Nicodemus Metaxas tarafından İstanbul’da 1627’de açılmıştır.

Soru 3

İbrahim Müteferrika Osmanlı’da matbaa kurarak ilk Türkçe kitap basan kişidir. İbrahim Müteferrika’nın matbaasında bastığı ilk eser hangisidir?

Seçenekler

A
Vankulu Lügati
B
Zafername
C
Vatan Yahut Silistre
D
Şair Evlenmesi
E
Paris'de Bir Türk
Açıklama:
İbrahim Müteferrika Osmanlı’da matbaa kurarak ilk Türkçe kitap basan kişidir. 1729’da Vankulu Lügati diye bilinen kitapla basım işlerine başlamış ve on yedi kitabın baskısını gerçekleştirmiştir.

Soru 4

  1. Arap harflerinin basılmasının zor olması
  2. Kitabın; yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesi
  3. Ülkedeki okuryazar oranının düşük olması
  4. Kitapların baskı maliyetinin el yazmasına göre yüksek olması
  5. Kitabın, varlıklı ve seçkin kişilerin sahip olabildiği bir meta, yani değerli mal durumunda olması
  6. Osmanlı’nın 15-17. yüzyıllarda parlak dönemlerini yaşamasına rağmen matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olması
Yukarıdakilerin hangileri Osmanlı Devleti’ne matbaanın geç girme nedenlerindendir?

Seçenekler

A
I, III, IV
B
II, III, IV
C
I, V, VI
D
V, VI
E
II, III, V, VI
Açıklama:
Ülkeye matbaanın geç girmesinde ve baskı işlerinin geç başlamasında çeşitli sebeplerden söz edilebilir. Bunlardan biri kitabın, yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesidir. Ülkedeki okuryazar oranının düşük olması da bunda rol oynar. Cildinden başlayarak diğer işçilik çalışmalarıyla görsel anlamda estetik değer taşıyan kitap, varlıklı ve seçkin kişilerin sahip olabildiği bir meta, yani değerli mal durumundadır. Medreselerde, camilerde, tekkelerde bulundurulan kitaplıklardan sonra kitap, vakıfların kurduğu kütüphanelerde yer almaya başlar. El yazısıyla sınırlı sayıda çoğaltılan kitap, kolay ulaşılan bilgi kaynağı olmaktan uzaktır. Matbaanın ülkeye geç girmesinin bir başka sebebi Osmanlı’nın 15-17. yüzyıllarda parlak dönemlerini yaşamasına rağmen matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olmasıdır. Bunda Rönesans’la birlikte Batı’nın içerisine girdiği değişimi anlayamaması, matbaanın ve yayın organlarının kültür ve medeniyet hayatındaki rolünü gereğince görememesi etkili olur. Osmanlı Devleti’nde matbaanın geç kabul edilmesinin olası bir başka sebebi daha vardır. O da devlet yönetiminin, basın yoluyla doğabilecek muhalefetten çekinmiş olabileceğidir.

Soru 5

  1. Yüzyıldaki ilk gazetelerin şiir, hikâye, roman ve tiyatro tefrikalarına, makale ve eleştirilere yer vermesinin nedeni nedir?

Seçenekler

A
Okurların talebi
B
Baskı maliyetinin düşük olması
C
Yönetimin zorlaması
D
Yayımlanan gazetelerin çoğunu çıkaranların edebiyat adamı olması
E
Henüz başka tür yazı yazacak kişilerin olmayışı
Açıklama:
İlk gazetelerin şiir, hikâye, roman ve tiyatro tefrikalarına, makale ve eleştirilere yer vermesi gazete okuyucularının edebiyata olan ilgisini artırır, edebiyat dünyasındaki gelişmeleri takip etmesini kolaylaştırır. Bunda 19. yüzyılda yayımlanan gazetelerin çoğunu çıkaranların edebiyat adamı olması da rol oynar.

Soru 6

İlk özel gazete olan Tercüman-ı Ahvâl’i kimler çıkarmıştır?

Seçenekler

A
Namık Kemal ile Ali Suavi
B
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi
C
Şinasi ile Ziya Paşa
D
Ebuzziya Tevfik ile Ahmed Midhat Efendi
E
Agâh Efendi ile Ziya Paşa
Açıklama:
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin birlikte çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesi 22 Ekim 1860’ta yayın hayatına başlar. Devletten yardım almadan çıkarılan ilk gazetedir. Aynı zamanda ilk özel gazete olma özelliğine sahiptir.

Soru 7


  • Farsça

  • Arapça

  • Boşnakça

  • Ermenice

  • Rumca

  • İbranice


Osmanlı Devleti farklı etnik gruplardan oluştuğu için Takvim-i Vekayi farklı dillerde de yayımlanmıştır. Yukarıdakilerin hangileri Takvim-i Vekayi’nin yayımlandığı azınlık dilllerindendir?

Seçenekler

A
II, III, V, VI
B
I, III, IV
C
I, II, IV, V
D
II, III, IV
E
V, VI
Açıklama:
Osmanlı Devleti farklı etnik gruplardan oluştuğu için Takvim-i Vekayi Arapça, Farsça, Ermenice ve Rumca olarak da yayımlanır.

Soru 8

Türk edebiyatı alanında ilk edebi tartışmayı başlatarak Arap harflerinin düzenlenmesi ve Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına taşıyan gazete hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr
B
Muhbir
C
Tercüman-ı Ahval
D
Ceride-i Havadis
E
Takvim-i Vekayi
Açıklama:
Türk edebiyatı alanında ilk edebi tartışmayı başlatan Tasvir-i Efkâr gazetesi, Arap harflerinin düzenlenmesi ve Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına taşımıştır.

Soru 9

“Bu gazete, Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı Namık Kemal, Ziya Paşa ve Agâh Efendi tarafından çıkarılır. 19 Haziran 1868 yılında Londra’da yayın hayatına başlayan gazete, haftada bir defa çıkarılır. Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı olması nedeniyle daha çok siyasi içerikli eleştirel yazılara sayfalarını açan gazetede imzalı imzasız yazılara ve aynı yazara ait olduğu sonradan tespit edilen farklı imzalı yazılara yer verilir. Siyasi yazılarda İttihat-ı İslam fikri öne çıkarken Yeni Osmanlılar Cemiyetinin de ilkeleri ortaya konur. Özellikle Ali Paşa’nın yönetim kararları eleştirilir.”
Yukarıda hakkında bilgi verilen gazete hangisidir?

Seçenekler

A
Hürriyet
B
Muhbir
C
Ceride-i Havadis
D
İbret
E
Tercümân-ı Hakîkat
Açıklama:
Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı Namık Kemal, Ziya Paşa ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan Hürriyet gazetesi olur. 19 Haziran 1868 yılında Londra’da yayın hayatına başlayan Hürriyet, haftada bir defa çıkarılır. Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı olması nedeniyle daha çok siyasi içerikli eleştirel yazılara sayfalarını açan gazetede imzalı imzasız yazılara ve aynı yazara ait olduğu sonradan tespit edilen farklı imzalı yazılara yer verilir.

Soru 10

Teodar Kasap tarafından Diyojen’in kapatılması üzerine onun yerine çıkarılan bir mizah dergisidir. 1876-1877 yılları arasında yayımlanır. Basın hürriyetini eleştirmek için eli kolu bağlı bir kişinin karikatürünü yayımlaması üzerine II. Abdulhamit’in tepkisini çeker. Bunun üzerine Teodar Kasap, yargılanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.
Yukarıda hakkında bilgi verilen dergi hangisidir?

Seçenekler

A
Mecmua-i Ulûm
B
Mecmua-i Ebuzziya
C
Hadîka
D
Hayal
E
Dağarcık
Açıklama:
Hayal dergisi, Teodar Kasap tarafından Diyojen’in kapatılması üzerine onun yerine çıkarılan bir mizah dergisidir. 1876-1877 yılları arasında yayımlanır. Basın hürriyetini eleştirmek için eli kolu bağlı bir kişinin karikatürünü yayımlaması üzerine II. Abdulhamit’in tepkisini çeker. Bunun üzerine Teodar Kasap, yargılanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’ndeki basın yayın ile ilgili doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
Ülkede ilk olarak gazete ve dergiler yayınlanır.
B
Matbaayı ilk olarak İspanya’dan göçen Yahudiler kurmuşlardır.
C
İlk olarak yâri resmi bir gazete çıkarılmıştır.
D
Edebiyat ürünlerinin geniş bir alana yayılması gerçekleşmemiştir.
E
Osmanlı’da basın ve yayın Avrupa’yla aynı dönemde başlar.
Açıklama:
Osmanlı’da basın ve yayın Avrupa’dan sonra başlar ve ilk olarak kitap yayını yapılır ve sonrasında resmi bir gazete çıkarılır. Matbaanın yardımıyla edebiyat eserleri geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır.

Soru 12

İlk Türk matbaasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
1727 yılında İbrahim Müteferrika ve Mehmet Said Efendi kurmuştur.
B
Basılan il kitap Vankulu Lügatı adlı tercümedir.
C
Tarih, coğrafya, dil ve askerlikle ilgili kitaplar basılır.
D
Basılan kitapların sayısı giderek artar.
E
Müteferrika ölene kadar matbaada 17 kitap basılmıştır.
Açıklama:
A, B, C ve E şıkları doğru ifadelerdir fakat Basılan kitapların sayısı satılamadığı için giderek azalmıştır.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangileri Osmanlı’da gazetecilik ile ilgili doğru ifadelerdir? 1)Gazete dergiden önce yayın hayatına girer. 2)Dilin sadeleşmesinde önemli rol üstlenirler. 3)Aydınların yetişmesinde rol oynarlar. 4)Gazeteler sadece haber kaynaklarıdır. 5)İlk zamanlardan itibaren günlük çıkarılmışlardır.

Seçenekler

A
1, 2, 5
B
3, 4, 5
C
1, 2, 3
D
2, 3, 4
E
1, 3, 5
Açıklama:
Gazeteler sadece haber kaynakları değil edebi, sosyal ve siyasi alanlarda da bilgi vermişlerdir. İl çıkarılmaya başladığında 10 günlü ya da haftalık olarak başlamıştır. Bu durumda ilk üç ifade doğrudur ve doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 14

Osmanlı’nın ilk resmi gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takvim-i Vekai
B
Curnalü’l-Irak
C
Vakayi-i Mısriye
D
Ceride-i Havadis
E
Tercüman-ı Ahval
Açıklama:
Yukarıdaki şıklarda verilen tüm isimler Osmanlı’da çıkarılan gazeteler olmakla birlikte ilk resmi gazete Takvim-i Vekai’dir.

Soru 15

Victor Hugo’nun “Sefiller” romanının tercümesinin ilk kez yayınlandığı ve ilanların sayfalarda ilk defa yer aldığı gazete hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkar
B
Muhbir
C
Tercüman-ı Ahval
D
Takvim-i Vekayi
E
Ceride-i Havadis
Açıklama:
Sayfalarını ilana açarak çok sayıda ilanın yayınlanmasını sağlayan ve “Sefiller” romanının tercümesini yayınlayan gazete Ceride-i Havadis’tir.

Soru 16

Tercüman-ı Ahval Gazetesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Devletten yardım almadan çıkarılan ilk özel gazetedir.
B
Agah Efendi ve İbrahim Şinasi birlikte çıkarmışlardır.
C
İmzalı başyazı geleneğini ilk başlatan gazetedir.
D
Haberlerde tarafsızlık ilkesini savunmuştur.
E
Edebi eser yayıncılığı diğer gazetelere göre zayıf kalmıştır.
Açıklama:
Tercüman-Ahval gazetesi iç ve dış haberlerin yanı sıra ekonomi, siyaset, borsa konularında ve araştırma-inceleme yazıları da yayınlamıştır. Edebi eser yayıncılığı da oldukça önemlidir.

Soru 17

Türk edebiyatı alanında ilk edebi tartışma hangi iki gazete arasında yaşanır?

Seçenekler

A
Takvim-i Vekai ve Vakayi-i Mısriye
B
Ruzname-i Ceride-i Havadis ve Tasvir-i Efkar
C
Tasvir-i Efkar ve Muhbir
D
Hürriyet ve İbret
E
Mecmua-i Fünun ve Terakki
Açıklama:
“Mebhuse-tü Anha” tartışması olarak bilinen ve Arapça bazı terkiplerin nasıl yazılacağı konusunda anlaşmazlıktan doğan tartışma Ruzname-i Ceride-i Havadis ile Tasvir-i Efkar gazeteleri arasında yaşanmıştır.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi edebiyat hayatı için önemli bir dergi sayılmaktadır?

Seçenekler

A
Diyojen
B
Mecmua-i Fünun
C
Mecmua-i Ebuzziya
D
Hayal
E
Mecmua-i Ülum
Açıklama:
Diyojen ve Hayal siyasi mizah dergisidir. Mecmua-i Fünun ve Mecmua-i Ülum bilim dergisidir.

Soru 19

Dönemindeki diğer dergilere göre daha sade bir dil kullanan, Namık Kemal’in imzalı imzasız makale ve fıkralarının yer aldığı ve Teodor Kasap’ın kurduğu dergi hangisidir?

Seçenekler

A
Hadika
B
Dağarcık
C
Hazine-i Evrak
D
Diyojen
E
Mecmua-i Ulum
Açıklama:
Yukarıda verilen özelliklere sahip olan dergi Diyojen’dir.

Soru 20

Derginin işlevleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

Seçenekler

A
Edebiyat okuyucularının yetişmesi üzerinde önemli bir rolü vardır.
B
Genç şair ve yazar adayları için bir çeşit atölye işlevi görür.
C
Dergiler gazetelere göre edebiyat, sanat ve bilim konularını ele alma ve yorumlamada daha elverişlidir.
D
Edebiyat türlerinin başlıca yayın organıdır.
E
Günlük olayları ve gelişmeleri okuyucuya ulaştırır.
Açıklama:
Günlük olayları ve gelişmeleri okuyucuya ulaştıran ve bildirenler gazetelerdir. Diğer şıkların hepsi dergilerin işlevlerini anlatmaktadır.

Soru 21

Osmanlı Devleti’nde basın ve yayın hareketlerinin Avrupa ülkelerinden geç başlamasının en temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ülkedeki okur yazar oranının istenen seviyeden düşük olması
B
Batı’da meydana gelen değişim ve dönüşümün kavranmasındaki gecikme
C
Matbaanın ülkeye geç girmesi
D
Mevcut yönetimin eleştirel yazıların artmasını istememesi
E
Sözlü edebiyatın yazılı edebiyata göre daha fazla gelişmiş olması
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde basın ve yayın hareketleri Avrupa ülkelerinden geç başlar. Bunda etkili olan en temel sebep matbaanın ülkeye geç girmesidir. Osmanlı’da önce İspanya’dan göçen Yahudilerin, yabancı temsilciliklerin ve azınlıkların matbaa kurduğu, basın yayın işlerine el attığı görülür. Daha sonra devletin ana unsuru durumundaki Türklerin matbaacılığa yönelmesi gerçekleşir. Ülkede kitap basımının gelişmeye başlamasından bir süre sonra gazete ve dergiler de yayın hayatına girer.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi tarafından kurulan ilk Türk matbaasında basılmış olan ilk kitabın adıdır?

Seçenekler

A
Vankulu Lugatı
B
Defter-i Âmal
C
Hakayikü’l- Vekayi
D
Tercüme-i Manzume
E
Tarih-i Mücmel-i Fransa
Açıklama:
Müteferrika’nın Yavuzselim semtindeki evinde kurulan matbaanın ilk kitabı, basımı 1729 yılının başlarında tamamlanan ve kaynaklarda daha çok Vankulu Lugatı adıyla geçen Sıhâhu’l-Cevherî tercümesidir.

Soru 23

Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin çıkardığı ilk özel gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takvim-i Vekayi
B
Cerîde-i Havadis
C
Tasvir-i Efkâr
D
Vekay-i Mısriye
E
Tercüman-ı Ahvâl
Açıklama:
Bugünkü yazı dilinin oluşunda gazetelerin etkisi önemlidir. İyi öğrenim görmüş seçkin kimselerin yanında halkın da anlayabileceği bir dil ortaya çıkar. Bunda Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin çıkardığı ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahvâl’in ve onu izleyen özel gazetelerin katkısı büyüktür.

Soru 24

Osmanlı Devleti’nin ilk resmî gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cerîde-i Havadis
B
Takvim-i Vekayi
C
Tercüman-ı Ahvâl
D
Vakayi-i Giridiye
E
Vekay-i Mısriye
Açıklama:
Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi Takvim-i Vekayi’dir. 1 Kasım 1831’de İstanbul’da ilk sayısı çıkarılarak yayın hayatına girer ve haftalık olarak çıkarılır.

Soru 25

Takvim-i Vekayi aşağıdaki dillerden hangisinde yayın yapmamıştır?

Seçenekler

A
Arapça
B
Farsça
C
Ermenice
D
Lazca
E
Rumca
Açıklama:
Osmanlı Devleti farklı etnik gruplardan oluştuğu için Takvim-i Vekayi Arapça, Farsça, Ermenice ve Rumca olarak da yayımlanır. Ayrıca gazetenin Blacque yönetiminde 5 Kasım 1831’den itibaren Avrupa kamuoyuna seslenmek amacıyla Fransızca olarak Le Moniteur Ottoman adıyla bir benzeri çıkartılır.

Soru 26

Victor Hugo’nun Sefiller adıyla tanınan Les Misérables romanı özet halinde çevrilerek hangi gazetede yayımlanmıştır?

Seçenekler

A
Takvim-i Vekayi
B
Vakayi-i Giridiye
C
Cerîde-i Havadis
D
Tercüman-ı Ahvâl
E
Vekay-i Mısriye
Açıklama:
Victor Hugo’nun Sefiller romanı, Türkçeye ilk defa Münif Paşa tarafından özet hâlinde, Mağdurin Hikâyesi adıyla çevrilerek Ceride-i Havadis’te yayımlanmıştır.

Soru 27

İbrahim Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı tiyatro oyunu aşağıdaki gazetelerden hangisinde bölümler halinde yayımlanmıştır?

Seçenekler

A
Tercüman-ı Ahvâl
B
Cerîde-i Havadis
C
Takvim-i Vekayi
D
Vekay-i Mısriye
E
Vakayi-i Giridiye
Açıklama:
Tercüman-ı Ahval, edebî eser yayıncılığı bakımından da önem taşır. İbrahim Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı komedisi tefrika edilir. Arkasından Kostaki Efendi’nin Heyet-i Sabıka-i Kostantaniye adlı eseri bu gazetede yayımlanır. 1860 yılı Aralık ayında Tercüman-ı Ahval’de basın tarihinde ilk defa bir tartışma yaşanmıştır. Bu tartışma, aynı yılın Ekim ayından beri gazetede bölüm bölüm çıkmakta olan Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı tiyatro oyununa ilişkindi.

Soru 28

Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışma aşağıdaki gazetelerden hangisinde yaşanmıştır?

Seçenekler

A
Takvim-i Vekayi
B
Vakayi-i Giridiye
C
Cerîde-i Havadis
D
Tercüman-ı Ahvâl
E
Tasvir-i Efkâr
Açıklama:
Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışma Tasvir-i Efkâr’da yaşanır. “Mebhuse-tü Anha” tartışması olarak bilinen dil/edebiyat münakaşası Arapça bazı terkiplerin nasıl yazılacağı konusundaki anlaşmazlıktan doğar.

Soru 29

Yayın hayatına 16 Haziran 1870’te başlayan İbret gazetesinin başyazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Ali Suavi
E
Agâh Efendi
Açıklama:
Midhat Efendi’nin yönetimine geçen gazete, Namık Kemal ve arkadaşlarının da desteği ile haftada beş sayı olarak yayımlanır. Bu dönemde İbret’in başyazarı Namık Kemal’dir.

Soru 30

Türk basın hayatındaki ilk dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Diyojen
B
Mecmua-i Ulûm
C
Hadîka
D
Vaka-i Tıbbıye
E
Dağarcık
Açıklama:
Türk basın hayatında ilk dergi bir tıp dergisi olan Vaka-i Tıbbıye’dir. 1849-1851 yılları arasında yirmi sekiz sayı yayımlanır. Derginin ayrıca bir de Fransızca nüshası çıkarılır. Basın yayın tarihimizdeki ilk dergilerin bilimsel ağırlıklı olmasını, Osmanlı’nın Avrupa’da gelişen bilim çalışmalarını yakından takip etme eğilimiyle açıklamak mümkündür.

Soru 31

Osmanlı Devleti'nde matbaa kaç yılında kurulur?

Seçenekler

A
1717
B
1727
C
1737
D
1747
E
1757
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde matbaa İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi’nin öncülüğünde 1727’de kurulur. Fakat bundan önce gayrimüslimlerin ve yabancı temsilciliklerin matbaa ve baskı işlerine yöneldiği, matbaa kurduğu, kitap ve gazete çıkardığı görülür.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi İbrâhim Müteferrika’nın kurduğu matbaada basılan kitapların konu alanlarından biri olarak kabul edilemez?

Seçenekler

A
Tarih
B
Coğrafya
C
Dil
D
Din
E
Askerlik
Açıklama:
İbrâhim Müteferrika’nın kurduğu matbaada tarih, coğrafya, dil ve askerlikle ilgili kitaplar basılır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’ya matbaanın geç girmesinin ve baskı işlerinin geç başlamasının sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Osmanlı'nın 15-17. yüzyıllarda matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olması
B
Osmanlı'da kitabın, yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesi
C
Osmanlı'nın matbaanın kültür ve medeniyet hayatındaki rolünü görememesi
D
Devlet yönetiminin basın yoluyla doğabilecek muhalefetten çekinmesi
E
Osmanlı'nın Rönesans döneminde Batı'yla ilişkilerini yeniden gözden geçirmiş olması
Açıklama:
Osmanlı’ya matbaa, Batı’da bulunup çeşitli kitapların çoğaltılmasına başlanmasından yaklaşık üç yüzyıl sonra girer. Ülkeye matbaanın geç girmesinde ve baskı işlerinin geç başlamasında çeşitli sebeplerden söz edilebilir.
Bunlardan biri kitabın, yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesidir. El yazısıyla sınırlı sayıda çoğaltılan kitap, kolay ulaşılan bilgi kaynağı olmaktan uzaktır.
Matbaanın ülkeye geç girmesinin bir başka sebebi Osmanlı’nın 15-17. yüzyıllarda parlak dönemlerini yaşamasına rağmen matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olmasıdır. Bunda Rönesans’la birlikte Batı’nın içerisine girdiği değişimi anlayamaması, matbaanın ve yayın organlarının kültür ve medeniyet hayatındaki rolünü gereğince görememesi etkili olur.
Osmanlı Devleti’nde matbaanın geç kabul edilmesinin olası bir başka sebebi de devlet yönetiminin, basın yoluyla doğabilecek muhalefetten çekinmiş olabileceğidir. Üç kıta üzerinde geniş bir coğrafyaya sahip olan, farklı etnik grupları bünyesinde barındıran Osmanlı Devleti’nin, basılı muhalefet yoluyla yönetim karşıtı gelişmelere karşı koymakta yaşanacak güçlükleri göze alamadığı söylenebilir. Nitekim 1789 Fransız İhtilali’nden sonra yaygınlık kazanan yayın organlarının yeni düşünce akımlarıyla ülkedeki iç muhalefeti körüklediği, yer yer başkaldırılara zemin hazırladığı görülür.

Soru 34

Osmanlı Devleti'nde ilk Türkçe gazete ne zaman basılmıştır?

Seçenekler

A
1811
B
1821
C
1831
D
1841
E
1851
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde Türkçe basılan ilk gazete 1831’de çıkarılır.

Soru 35

Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakayi-i Mısriye
B
Cerîde-i Havâdis
C
Vakayi-i Giridiye
D
Takvim-i Vekayi
E
Curnalü’l-Irâk
Açıklama:
Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi Takvim-i Vekayi’dir. 1 Kasım 1831’de İstanbul’da ilk sayısı çıkarılarak yayın hayatına girer ve haftalık olarak çıkarılır.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi devletten yardım almadan çıkarılan ilk özel gazete olma özelliğine sahiptir?

Seçenekler

A
Muhbir
B
Tasvir-i Efkâr
C
Tercüman-ı Ahval
D
Hürriyet
E
İbret
Açıklama:
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin birlikte çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesi 22 Ekim 1860’ta yayın hayatına başlar. Devletten yardım almadan çıkarılan ilk gazetedir. Aynı zamanda ilk özel gazete olma özelliğine sahiptir.

Soru 37

Türk Edebiyatı hakkında ilk tartışma aşağıdaki gazetelerden hangisinde gerçekleşir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr
B
Tercümân-ı Hakîkat
C
Ceride-i Havadis
D
Takvim-i Vekayi
E
Tercüman-ı Ahval
Açıklama:
Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışma Tasvir-i Efkâr’da yaşanır. “Mebhuse-tü Anha” tartışması olarak bilinen dil/edebiyat münakaşası Arapça bazı terkiplerin nasıl yazılacağı konusundaki anlaşmazlıktan doğar. Giampietri’nin yayımcılığını yaptığı Courrier d’Orient gazetesinde yayımlanan bir makaleye Ruzname-i Ceride-i Havadis itirazda bulunur. Courrier d’Orient’in buna cevabı Tasvir-i Efkâr’da yayımlanır. Bunun üzerine tartışma Ruzname-i Ceride-i Havadis ile Tasvir-i Efkâr arasında sürer. Ruzname-i Ceride-i Havadis’te Ayan Reisi Sait Paşa, Tasvir-i Efkâr’da ise Şinasi “Mebhuse-tü Anha” ve öbür Arapça tamlamaların yazılış ve kullanılış biçimlerini tartışırlar. Şinasi, Ruzname-i Ceride-i Havadis gazetesinde yer alan bazı tamlamaların hatalı kullanıldığını, doğru- sunun nasıl olması gerektiğini göstermeye çalışır.

Soru 38

Türk basın hayatındaki ilk dergi aşağıdakilerden hangidir?

Seçenekler

A
Hazine-i Evrak
B
Diyojen
C
Mecmua-i Ebuzziya
D
Mecmua-i Fünûn
E
Vaka-i Tıbbıye
Açıklama:
Türk basın hayatında ilk dergi bir tıp dergisi olan Vaka-i Tıbbıye’dir. 1849-1851 yılları arasında yirmi sekiz sayı yayımlanır. Derginin ayrıca bir de Fransızca nüshası çıkarılır.

Soru 39

Birçok edebiyatçıya sayfalarını açan, Batı’dan yapılan roman çevirilerine ve biyografilere yer vermesi, eleştiri yazıları yayımlaması gibi özellikleriyle öne çıkan dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dağarcık
B
Hadîka
C
Mecmua-i Ebüzziya
D
Mecmua-i Fünûn
E
Mecmua-i Ulûm
Açıklama:
Birçok edebiyatçıya sayfalarını açan Mecmua-i Ebüzziya, Batı’dan yapılan roman çevirilerine ve biyografilere yer vermesi, eleştiri yazıları yayımlaması gibi özellikleriyle öne çıkar.

Soru 40

Osmanlı Devleti’nde basın ve yayın hareketleri Avrupa ülkelerinden geç başlar. Bunda etkili olan en temel sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Matbaanın ülkeye geç girmesi
B
Basılı kitabın yazım dili hakkında tartışmalar
C
Halkın genelinin basılı malzemeye karşı tutumu
D
Din adamlarının hakimiyet alanlarının daralması
E
Azınlıklar tarafından basın ve yayın tekeli oluşturulması
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde basın ve yayın hareketleri Avrupa ülkelerinden geç başlar. Bunda etkili olan en temel sebep matbaanın ülkeye geç girmesidir. Osmanlı’da önce İspanya’dan göçen Yahudilerin, yabancı temsilciliklerin ve azınlıkların matbaa kurduğu, basın yayın işlerine el attığı görülür.

Soru 41

Osmanlı Devleti’nde ilk matbaa kimler tarafından kurulur?

Seçenekler

A
İbrahim Müteferrika ile Namık Kemal
B
İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi
C
Namık Kemal ile Mehmet Said Efendi
D
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi
E
İbrahim Şinasi ile Namık Kemal
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde matbaa İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi’nin öncülüğünde 1727’de kurulur. Fakat bundan önce gayrimüslimlerin ve yabancı temsilciliklerin matbaa ve baskı işlerine yöneldiği, matbaa kurduğu, kitap ve gazete çıkardığı görülür.

Soru 42

1881'den itibaren Mahmud Celâleddin Bey ile Sâmipaşazâde Abdülbâki Bey tarafından çıkarılıp hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir dergi olması bakımından dikkat çeken dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hadîka
B
Mümeyyiz
C
Hazine-i Evrak
D
Mecmua-i Fünûn
E
Envâr-ı Zekâ
Açıklama:
Hazine-i Evrak, 13 Mayıs 1881’den itibaren Mahmud Celâleddin Bey ile Sâmipaşazâde Abdülbâki Bey tarafından haftada bir cumartesi günleri yayımlanır. Hazine-i Evrak hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir dergi olması bakımından dikkat çeker.

Soru 43

Ceride-i Havadis; sayfalarını ilanlara açarak çok sayıda ilanın yayımlanmasını sağlar. ………. ilanına ilk kez bu gazetede rastlanır. Boşluğa aşağıdaki kelimelerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Mizah
B
Reklam
C
İş
D
Şiir
E
Ölüm
Açıklama:
Ceride-i Havadis; sayfalarını ilanlara açarak çok sayıda ilanın yayımlanmasını sağlar. Ölüm ilanına ilk kez bu gazetede rastlanır. Sayfalarında ithal ilaç, gayrimenkul, eşya ve makine ilanları görülür. Ceride-i Havadis, böylece sosyal ve ekonomik hayata ilanı getirmiş olur.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi Filip Efendi tarafından 1 Ocak 1867’de yayın hayatına başlayan ve gazetenin başyazarlığına Ali Suavi'nin getirildiği gazetedir?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Hürriyet
C
Resmi Gazete
D
Muhbir
E
Tercüman-ı Ahvâl
Açıklama:
Muhbir Filip Efendi tarafından çıkarılan Muhbir gazetesi 1 Ocak 1867’de yayın hayatına başlar. Gazetenin başyazarlığına Ali Suavi getirilir.

Soru 45

1849-1851 yılları arasında yirmi sekiz sayı yayımlanıp, aynı zamanda Fransızca nüshası da yapılan Türk basın hayatındaki ilk dergi ile yayımlandığı alan aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Mecmua-i Ebuzziya - Edebi yazılar
B
Ceride-i Havadis - Ansiklopedik bilgi
C
Tercüman-ı Ahval - Edebi yazılar
D
Tasvir-i Efkâr - Haberler ve kültür/eğitim
E
Vaka-i Tıbbıye - Tıp
Açıklama:
Türk basın hayatında ilk dergi bir tıp dergisi olan Vaka-i Tıbbıye’dir. 1849-1851 yılları arasında yirmi sekiz sayı yayımlanır. Derginin ayrıca bir de Fransızca nüshası çıkarılır

Soru 46

Türkçe yayın yapan ilk mizah dergilerinden olan ve Teodor Kasap tarafından çıkarılan, 24 Kasım 1870 tarihinde yayın hayatına başlayan ve Osmanlı basın tarihinin ilk siyasi mizah dergisinin adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Diyojen
B
İş Karikatürü
C
Edebiyat Sohbetleri
D
Maden Gülüşü
E
Mizah
Açıklama:
Türkçe yayın yapan ilk mizah dergilerinden olan ve Teodor Kasap tarafından çıkarılan Diyojen, 24 Kasım 1870 tarihinde yayın hayatına başlar. Dergi Türkçe (Diyojen), Fransızca (Diogéne) ve Rumca (Momos) olmak üzere üç dilde içerikleri aynı olarak yayımlanır. Kendinden önce çıkan üç mizah dergisinden (Terakki Mizah, Asır Eğlence, Terakki Küçük Mizah) seviye ve üslup açısından daha güçlü olan dergi, Osmanlı basın yayın hayatının ilk siyasi mizah dergisi olması yönüyle de diğerlerinden ayrılır.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı basın hayatında edebi yazılara yer vermeyen bir dergidir?

Seçenekler

A
Hazine-i Evrak
B
Hayal
C
Mecmua-i Ulum
D
Mecmua-i Ebuzziya
E
Dağarcık
Açıklama:
Hayal, Teodar Kasap tarafından Diyojen’in kapatılması üzerine onun yerine çıkarılan bir mizah dergisidir. 1876-1877 yılları arasında yayımlanır.

Soru 48

Osmanlı'da İbrahim Müteferrika tarafından kurulan matbaada basılan ilk Türkçe kitap aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cerîde-i Havâdis
B
Hazine-i Evrak
C
Mecmua-i Şark
D
Takvim-i Vekayi
E
Vankulu Lugatı
Açıklama:
Osmanlı'da İbrahim Müteferrika tarafından kurulan matbaada basılan ilk Türkçe kitap Vankulu Lugatı'dır.

Soru 49

I. Kitabın, yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesi
II. Ülkedeki okuryazar oranının düşük olması
III. Osmanlının matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olması
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri matbaanın Osmanlı'ya geç gelmesinin sebeplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Kitabın, yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesi, ülkedeki okuryazar oranının düşük olması, Osmanlı'nın matbaanın önemini kavramakta gecikmiş olması matbaanın Osmanlı'ya geç gelmesinin sebeplerindedir.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda yayın hayatına başlayan ilk gazetelerle ilgili olarak söylenemez?

Seçenekler

A
Osmanlıda ilk zamanlar düzensiz olarak yayımlanmışlardır.
B
Geniş halk kitlesine seslenmekte sıkıntı yaşamışlardır.
C
Gazete okuyucularının edebiyata olan ilgisini artırmışlardır.
D
Gazetelerin çoğunu çıkaranlar edebiyat adamıdır.
E
Sanat ve edebiyat gelişmelerini de okuyucuya duyurmuşlardır.
Açıklama:
Osmanlı’da yayın hayatına başlayan ilk gazeteler, haber verme işlevinin yanında edebî, sosyal, siyasi ve ekonomik alanlarda da bilgi vermesi bakımından geniş halk kitlesine seslenir.

Soru 51

Bugünkü yazı dilinin oluşunda katkı sağlayan, halkın da anlayabileceği bir dil ortaya çıkaran, Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin çıkardığı ilk özel gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ayine-i Vatan
B
Ceride-i Havadis
C
Mecmua-i Şark
D
Tercüman-ı Ahvâl
E
Vasıta-i Servet
Açıklama:
Bugünkü yazı dilinin oluşunda katkı sağlayan, halkın da anlayabileceği bir dil ortaya çıkaran, Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin çıkardığı ilk özel gazete Tercüman-ı Ahvâl'dir.

Soru 52

Özellikle ticari kapitalizmin gelişimi ve ortaya çıkan sosyal yapının bir gereği olarak malların serbest dolaşımı, haberin de serbest dolaşımını beraberinde getirmiştir. Türkiye’deki durum ise farklı bir seyir izlemiştir. Bu açıdan basının gelişimi de ______ dinamiklerle değil, ______ dinamiklerle, devlet desteği ve yönlendirmesiyle olmuştur.
Verilen boşluklara en uygun ifadeler aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
mali - toplumsal
B
siyasi - mali
C
siyasi - toplumsal
D
toplumsal - siyasi
E
toplumsal - mali
Açıklama:
Özellikle ticari kapitalizmin gelişimi ve ortaya çıkan sosyal yapının bir gereği olarak malların serbest dolaşımı, haberin de serbest dolaşımını beraberinde getirmiştir. Türkiye’deki durum ise farklı bir seyir izlemiştir. Bu açıdan basının gelişimi de toplumsal dinamiklerle değil, siyasi dinamiklerle, devlet desteği ve yönlendirmesiyle olmuştur.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlının ilk resmî gazetesi Takvim-i Vekayi ile ilgili doğru bilgidir?

Seçenekler

A
1851 yılında yayımlanmıştır.
B
Günlük olarak çıkarılmıştır.
C
İlk başyazı Esat Efendi'ye aittir.
D
İlk sayısı 1000 adet basılmıştır.
E
Yazı dili sade ve yalındır.
Açıklama:
Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi Takvim-i Vekayi’dir. 1 Kasım 1831’de İstanbul’da ilk sayısı çıkarılarak yayın hayatına girer ve haftalık olarak çıkarılır. İlk sayısı 5.000 adet basılır. İlk başyazı Esat Efendi tarafından yazılır. Esat Efendi, söz konusu makalesinde gazetecilik mesleği hakkında geniş bilgi verir. Henüz Türkçenin sadeleşme yoluna girmediği yıllarda çıkması bakımından yazı dili ağırdır.

Soru 54

Victor Hugo’nun Sefiller romanının Türkçeye ilk defa Münif Paşa tarafından özet hâlinde, Mağdurin Hikâyesi adıyla çevrilerek yayımlandığı gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Mecmua-i Maarif
C
Takvim-i Vekayi
D
Tercüman-ı Ahvâl
E
Tercüman-ı Hakikat
Açıklama:
Victor Hugo’nun Sefiller romanı, Türkçeye ilk defa Münif Paşa tarafından özet hâlinde, Mağdurin Hikâyesi adıyla çevrilerek Ceride-i Havadis’te yayımlanmıştır.

Soru 55

Türk basın hayatında ilk dergi aşağıdakilerden hangi alanda yayımlanmıştır?

Seçenekler

A
Askeriye
B
Din
C
Edebiyat
D
Siyaset
E
Tıp
Açıklama:
Türk basın hayatında ilk dergi bir tıp dergisi olan Vaka-i Tıbbıye’dir.

Soru 56

Mustafa Refik tarafından 1862’de yayımlanan, resimli olma özelliğini taşıyan ilk dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Diyojen
B
Hayal
C
Mirat
D
Mümeyyiz
E
Vaka-i Tıbbıye
Açıklama:
Mustafa Refik tarafından 1862’de yayımlanan Mirat, ilk resimli dergi olma özelliğini taşır.

Soru 57

Hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir yayın olması bakımından dikkat çeken dergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Envâr-ı Zekâ
B
Hazine-i Evrak
C
Mecmua-i Fünûn
D
Musiki-i Osmanî
E
Vaka-i Tıbbıye
Açıklama:
Hazine-i Evrak hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir dergi olması bakımından dikkat çeker.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde matbaanın geç kabul edilmesinin sebeplerinden değildir?

Seçenekler

A
Devlet yönetiminin basın yoluyla doğabilecek muhalefetten çekinmesi
B
Osmanlı'nın 15-17. yy'larda parlak dönemlerini yaşamasına rağmen matbaanın önemini kavramakta gecikmesi
C
Osmanlı Devleti'nde kitabın yazı, cilt, minyatür ve tezhibiyle değerli bir el sanatı olarak görülmesi
D
Ülkede okur-yazar oranının düşük olması
E
Osmanlı Devleti'nin yeniliklere sıcak bakmaması
Açıklama:
E seçeneği dışındaki seçenekler matbaanın geç kabul edilmesinin sebeplerindendir. Doğru cevap E'dir.

Soru 59

Aşağıdaki kişilerden hangisi Osmanlı'da ilk matbaayı kurarak Vankulu Lügati isimli ilk Türkçe kitabı basmıştır?

Seçenekler

A
İbrahim Müteferrika
B
Johann Gutenberg
C
Ebbuzziya Tevfik
D
Namık Kemal
E
Ali Suavi
Açıklama:
İbrahim Mütefferika matbaayı Osmanlı'da kuran ilk kişidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 60

Osmanlı'nın ilk resmi gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Tercüman-ı Ahvâl
C
Takvim-i Vekayî
D
Hakikat
E
Mecmua-i Maarif
Açıklama:
İlk resmi gazete Takvim-i Vekayi'dir. Doğru cevap C'dir.

Soru 61

Aşağıdakilerin hangisi/leri Tanzimat döneminde gazetenin önemlerindendir?
I. Yazı dilinin sade ve anlaşılır hale gelmesine katkıda bulunmuştur
II. Yeni edebi türlerin ve edebi ürünlerin yayınlanmasına katkı sağlamıştır
III. Genç aydınların yetişmesinde görev üstlenmiştir
IV. Güncel olay ve gelişmeleri takip ettiğinden haber kaynağıdır

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I-III
C
I-III-IV
D
I-II-III-IV
E
III-IV
Açıklama:
Belirtilen maddelerin hepsi gazetenin önemlerindendir. Doğru cevap D'dir.

Soru 62

Aşağıdakilerin hangisi Osmanlı Devleti'nin ilk özel gazetesi niteliğini taşır?

Seçenekler

A
Tercüman-ı Ahvâl
B
Takvim-i Vekayi
C
Ceride-i Havadis
D
Tasvir-i Efkar
E
Spectatuer Oriental
Açıklama:
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin birlikte çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesi 22 Ekim 1860’ta yayın hayatına başlar. Devletten yardım almadan çıkarılan ilk gazetedir. Aynı zamanda ilk özel gazete olma özelliğine sahiptir.

Soru 63

I. Dili süslü ve ağır bir dile sahiptir
II. Hedef kitlesi aydın kesimdir
III. Mektuplara ve yabancı yazarların yazılarına yer verilir
Yukarıda özellikleri verilen gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhbir
B
Hürriyet
C
İbret
D
Tercüman-ı Hakikat
E
Tercuman-ı Ahvâl
Açıklama:
Muhbir’in sade dil anlayışına karşın Hürriyet daha süslü ve ağır bir dil ile yazılarını yayımlama yoluna gider. Gazetenin yayın hayatını bu şekilde devam ettirmesi Yeni Osmanlıların fikirlerinin Osmanlı aydınlarına yönelik olmasıyla açıklanabilir.
Hedef kitlesi Muhbir’de bütün halk iken Hürriyet’te aydın kesimdir. Gazetede ayrıca mektuplara, David Urquhart ve Charles Wells gibi yabancı yazarların yazılarına yer verilir. Doğru cevap B'dir.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi başta günlük yayınlanan bir gazete iken sonunda Namık Kemal'in bir fikir gazetesi olarak değişmiştir?

Seçenekler

A
Tercuman-ı Ahval
B
Hürriyet
C
İbret
D
Muhbir
E
Tercuman-ı Hakikat
Açıklama:
Yayın hayatına 16 Haziran 1870’ta başlayan İbret, Aleksan Sarafyan tarafından çıkarılır. Başlangıçta günlük olarak yayımlanan gazete, bir aydan kısa bir süre içerisinde kapanır. İmtiyaz sahibi Aleksan Sarafyan, gazetenin adını İbretname-i Âlem olarak değiştirir ve tekrar yayımlamaya başlar. Bu dönemde gazete günlük yayın yerine haftada bir yayımlanır ve daha çok mizah gazetesi görünümü kazanır. Fakat gazete bu hâliyle de beklenen tiraja ulaşamaz. Namık Kemal’in yazılarıyla İbret, bir haber gazetesi
olmaktan çok fikir gazetesi hâline gelir. Doğru cevap C'dir.

Soru 65

Aşağıdakilerin hangisi Osmanlı Dönemi'nde çıkan ilk dergilerin ağırlıklı olarak bilimsel olmasının sebebidir?

Seçenekler

A
Osmanlı'nın Avrupa'da yaşanan bilimsel gelişmeleri yakından takip etmesi
B
Osmanlı'nın bilimsel alanlara diğer alanlardan daha fazla önem vermesi
C
Osmanlı'nın diğer alanları önemsememesi
D
Osmanlı'nın dünyada bilimsel alanda ilerlemek istemesi
E
Osmanlı'da edebi ağırlıklı dergilerin ilgi görmemesi
Açıklama:
Basın yayın tarihimizdeki ilk dergilerin bilimsel ağırlıklı olmasını, Osmanlı’nın Avrupa’da gelişen bilim çalışmalarını yakından takip etme eğilimiyle açıklamak mümkündür. Doğru cevap A'dır.

Soru 66

Aşağıdakilerin hangisi ilk mizah dergisi olan Diyojen'in yayınlandığı diller arasındadır?
I. Yunanca
II. Rumca
III. Fransızca
IV. Farsça

Seçenekler

A
I-II
B
I-III
C
I-II-III-IV
D
II-III
E
I-II-IV
Açıklama:
Türkçe yayın yapan ilk mizah dergilerinden olan ve Teodor Kasap tarafından çıkarılan Diyojen, 24 Kasım 1870 tarihinde yayın hayatına başlar. Dergi Türkçe (Diyojen), Fransızca (Diogéne) ve Rumca (Momos) olmak üzere üç dilde içerikleri
aynı olarak yayımlanır. Doğru cevap D'dir.

Soru 67

Aşağıdakilerin hangisi Teodor Kasap'ın Diyojen dergisinin kapatılması üzerine çıkarılan mizah dergisidir?

Seçenekler

A
Hayal
B
Hadika
C
Mecmua-i Ulûm
D
Dağarcık
E
Hazine-i Evrak
Açıklama:
Hayal, Teodar Kasap tarafından Diyojen’in kapatılması üzerine onun yerine çıkarılan bir mizah dergisidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 68

1727 yılında, İbrâhim Müteferrika ile sadâret mektûbî halifelerinden Yirmisekizçelebizâde Mehmed Said Efendi’ye ilk Türk matbaasını kurma izni veren padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
III. Selim
B
III. Ahmed
C
IV. Murad
D
II. Osman
E
II. Mehmed
Açıklama:
1727 yılı Temmuz ayının başlarında İbrâhim Müteferrika ile sadâret mektûbî halifelerinden Yirmisekizçelebizâde Mehmed Said Efendi’ye, III. Ahmed’in fermanı ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin fetvası ile ilk Türk matbaasını kurma izni verildi. Doğru cevap B’dir.

Soru 69

1831’de İstanbul’da ilk sayısı çıkarılarak yayın hayatına giren, Osmanlı Devleti’nin ilk resmî gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Vakayi-i Mısriye
C
Takvim-i Vekayi
D
Tercüman-ı Ahval
E
Tasvir-i Efkâr
Açıklama:
Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi Takvim-i Vekayi’dir. 1 Kasım 1831’de İstanbul’da ilk sayısı çıkarılarak yayın hayatına girer ve haftalık olarak çıkarılır. İlk sayısı 5.000 adet basılır. Doğru cevap C’dir.

Soru 70

- Yarı resmî bir gazetedir.
- Okuyucularına ansiklopedik bilgiler de verir.
- Batı parlamenter sistemine ait haberler ve edebî eser çevirileri genişçe yer tutar.
- Sayfalarını ilanlara açmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri Ceride-i Havadis gazetesi için doğru bilgilerdir?

Seçenekler

A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Takvim-i Vekayi’den sonra Türkçe olarak yayımlanan gazete Cerîde-i Havâdis’tir. Yarı resmî bir gazete olma özelliği taşır. Ceride-i Havadis, okuyucularına ansiklopedik bilgiler de verir. Dış haberler başlığı altında, Yeni Dünya, Hindistan, modern gezi yöntemleri, paleontoloji ve sigorta hakkında verdiği bilgiler bunlar arasındadır. Yurt dışında muhabirleri olduğu için gazetede dış haberlere sık rastlanır. Batı parlamenter sistemine ait haberler ve edebî eser çevirileri genişçe yer tutar. Ceride-i Havadis; sayfalarını ilanlara açarak çok sayıda ilanın yayımlanmasını sağlar. Ölüm ilanına ilk kez bu gazetede rastlanır. Doğru cevap E’dir.

Soru 71

1860’ta yayın hayatına başlayan ve Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin birlikte çıkardığı gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Rûznâme
C
Takvim-i Vekayi
D
Tercüman-ı Ahval
E
Vakayi-i Mısriye
Açıklama:
Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi’nin birlikte çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesi 22 Ekim 1860’ta yayın hayatına başlar. Devletten yardım almadan çıkarılan ilk gazetedir. Doğru cevap D’dir.

Soru 72

Hedef kitlesi olarak kendine Osmanlı aydınını seçen, bu nedenle de daha süslü ve ağır bir dil ile yazılarını yayımlama yoluna giden gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr
B
Muhbir
C
Hürriyet
D
İbretname-i Âlem
E
Tercümân-ı Hakîkat
Açıklama:
Hürriyet daha süslü ve ağır bir dil ile yazılarını yayımlama yoluna gider. Gazetenin yayın hayatını bu şekilde devam ettirmesi Yeni Osmanlıların fikirlerinin Osmanlı aydınlarına yönelik olmasıyla açıklanabilir. Hedef kitlesi Muhbir’de bütün halk iken Hürriyet’te aydın kesimdir. Doğru cevap C’dir.

Soru 73

Aşağıdaki gazetelerden hangisi otuz dört yıl aralıksız yayın hayatını sürdürüp, Türk basını için bir mektep vazifesi görmüş, gazete halka okuma alışkanlığı kazandırma, bilgiyi halka ulaştırma, kültürü tabana yayma gibi bir misyonu da üstlenmiştir?

Seçenekler

A
Muhbir
B
Tasvir-i Efkâr
C
İbretname-i Âlem
D
Hürriyet
E
Tercümân-ı Hakîkat
Açıklama:
Türk basınının en uzun ömürlü gazetelerinden biri olan Tercümân-ı Hakîkat, otuz dört yıl aralıksız olarak yayımlanır. Türk basını için bir mektep vazifesi gören gazete halka okuma alışkanlığı kazandırma, bilgiyi halka ulaştırma, kültürü tabana yayma gibi bir misyonu da üstlenmiştir. Toplumun birtakım beklentilerini karşılamada ve doğuş sürecini yaşayan kamuoyunu biçimlendirip zihinleri yönlendirmede en etkili yayın organı olduğu görülmektedir. Doğru cevap E’dir.

Soru 74

Aşağıdaki dergilerden hangisi bilim alanında yazılmış dergilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Mecmûa-i Fünûn
B
Hadîka
C
Diyojen
D
Mecmua-i Ulûm
E
Mecmua-i İbretname
Açıklama:
Şeçeneklerde verilen dört dergi bilim alanında yazılardan oluşmakta iken, Diyojen ilk siyasi mizah dergisidir. Doğru cevap C’dir.

Soru 75

Aşağıdaki dergilerden hangisi hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir dergi olması bakımından dikkat çeker?

Seçenekler

A
Hazine-i Evrak
B
Dağarcık
C
Hadîka
D
Mecmua-i Ulûm
E
Hayal
Açıklama:
Hazine-i Evrak’ta genç kuşaktan Nâmık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hâmit devamlı yazı ve şiirleri yayımlanan sanatkârlar arasındadır. Dergi, ilerleyen yıllarda henüz öğrenci olan Hâlid Ziya ve Nâbizâde Nâzım gibi genç yazarların yazılarına sayfalarını açar. Bunların arasına Menemenlizâde Mehmed Tâhir ile Manastırlı Mehmed Rifat Bey de katılır. Dergi, yenilikçi yazar ve şairlerin yanında eski şiir anlayışını sürdüren şairlerin şiirlerine de yer verir. Bunların arasında Sırrı Paşa, Diyarbekirli Said Paşa, Yûsuf Kâmil Paşa, Abdurrahman Sâmi Paşa ve Muallim Feyzî sayılabilir. Muallim Naci’nin de eski tarz şiirleri dergi sayfalarındaki yerini alır. Hazine-i Evrak hem yeni hem de eski tarz şiirlerin yayımlandığı bir dergi olması bakımından dikkat çeker. Doğru cevap A’dır.

Soru 76

Aşağıdaki gazetelerden hangisi ilk özel gazete olmanın yanında dilin sadeleşmesi, Batı tarzı edebiyat metinlerini yayımlaması bakımından önem taşımaktadır?

Seçenekler

A
Ceride-i Havadis
B
Tercüman-ı Ahval
C
Takvim-i Vekayi
D
Tasvir-i Efkâr
E
Muhbir
Açıklama:
İlk özel gazeteyi 1860’ta Tercüman-ı Ahval adıyla Agâh Efendi ile İbrahim Şinasi çıkarır. Tercüman-ı Ahval, ilk özel gazete olmanın yanında dilin sadeleşmesi, Batı tarzı edebiyat metinlerini yayımlaması bakımından da Türk basınında önemli bir gelişmeyi temsil eder. Doğru cevap B’dir.

Soru 77

Aşağıdaki gazetelerden hangisi Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışmayı başlatmış, Arap harflerinin düzenlenmesi ve Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına taşımıştır?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr
B
Muhbir
C
Hürriyet
D
İbretname-i Âlem
E
Tercümân-ı Hakîkat
Açıklama:
Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışmayı başlatan Tasvir-i Efkâr gazetesi, Arap harflerinin düzenlenmesi ve Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına taşımıştır. Doğru cevap A’dır.

Soru 78

...... Osmanlı’da matbaa kurarak ilk Türkçe kitap basan kişidir. 1729’da Vankulu Lügati diye bilinen kitapla basım işlerine başlamış ve on yedi kitabın baskısını gerçekleştirmiştir.
Boşluğa hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Muallim Naci
C
İbrahim Müteferrika
D
Recaizade
E
Katip Çelebi
Açıklama:
İbrâhim Müteferrika’nın kurduğu matbaada tarih, coğrafya, dil ve askerlikle ilgili kitaplar basılır. Önceleri kitaplar 1000-1200 adet basılırken daha sonra bu sayı 500’e düşer. Bunda basılan kitapların satılamaması etkili olur. O, bastığı kitapların büyük bir kısmına ekler ve açıklamalar koyar, kimilerini harita ve notlarla zenginleştirir

Soru 79

Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi ...............dir.
Boşluğa hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Umur-ı Dâhiliye
B
Takvim-i Vekayi
C
Cerîde-i Havâdis
D
“Fünûn
E
Hürriyet
Açıklama:
Osmanlı’nın ilk resmî gazetesi Takvim-i
Vekayi’dir. 1 Kasım 1831’de İstanbul’da ilk sayısı
çıkarılarak yayın hayatına girer ve haftalık olarak
çıkarılır. İlk sayısı 5.000 adet basılır.

Soru 80

Morning Herald gazetesinin İstanbul muhabirliğini yapmakta olan ................., 1836’da Kadıköy’de avlanırken bir çocuğu yanlışlıkla yaralamış ve tutuklanmıştır. Kapitülasyonlardan kaynaklanan hak ve yetkilere göre İngiliz Elçiliği devreye girmiş, ........... hemen serbest bırakılmış ve kendisine devlet tarafından pırlantalı bir nişan, zeytinyağı ihracı için bir ferman ve gazete çıkarma ruhsatı verilmiştir.
Bahsi geçen anekdot da ki gazeteci kimdir?

Seçenekler

A
Victor Hugo
B
William Churchil
C
Ali Suavi
D
Le Moniteur Ottoman
E
Moniteur Egyptien
Açıklama:
Morning Herald gazetesinin İstanbul muhabirliğini yapmakta olan William Churchill, 1836’da Kadıköy’de avlanırken bir çocuğu yanlışlıkla yaralamış ve tutuklanmıştır. Kapitülasyonlardan kaynaklanan hak ve yetkilere göre İngiliz Elçiliği devreye
girmiş, Churchill hemen serbest bırakılmış ve kendisine devlet tarafından pırlantalı bir nişan, zeytinyağı ihracı için bir ferman ve gazete çıkarma ruhsatı verilmiştir.

Soru 81

İlk çocuk dergisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dağarcık
B
Mümeyyiz
C
Ceride-i Havadis
D
Diyojen
E
Kırkambar
Açıklama:
Mümeyyiz ilk çocuk dergisidir.

Soru 82

Osmanlı basınında gazete adı ilk defa hangi gazete için kullanılır?

Seçenekler

A
Tercüman-ı Ahval
B
Cerîde-i Havâdis
C
Vekayi-i Mısriye
D
Tasvir-i Efkâr
E
Takvim-i Vekayi
Açıklama:
Osmanlı basınında “gazete” kelimesi ilk defa Cerîde-i Havâdis’le kullanılır. Birinci sayısının ön sözünde gazetenin halkın bilgisini arttırdığı, diğer ülkelerdeki gelişmeleri aktararak halkta merak duygusu uyandırdığı, bu yolla meslek ve ticaret hayatının geliştirilmesine yardımcı olduğu ifade edilir.

Soru 83

Romantizm, natüralizm, realizm gibi sanat akımlarından okuyucularını haberdar etmeye çalışan, diğer yandan halkın bilgi ve görgüsünü arttırma, bilgilendirme ve bilinçlendirme süreciyle birlikte yeni bir toplumu inşa etme amacı güden gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İbret
B
Hürriyet
C
Tercüman-ı Hakikat
D
Tasvir-i Efkâr
E
Ceride-i Havadis
Açıklama:
Avrupa’daki bilimsel ve teknik gelişmeleri okuyucusuna ulaştırmayı amaçlayan gazetede bilim, fen ve sanayi alanında birçok yazıya yer verilir. Ayrıca “gazete romantizm, natüralizm, realizm gibi sanat akımlarından okuyucularını haberdar etmeye çalışmıştır. Böylece haber verme yanında halkın bilgi ve görgüsünü arttırma, bilgilenme ve bilinçlenme süreciyle birlikte yeni bir toplumu inşa etme amacı güdülmüştür” (Tekin, 2011, s. 297).

Soru 84

Hangi gazete Ziya Paşa’nın “Şiir ve İnşa” makalesini ilk kez yayınlamıştır?

Seçenekler

A
Hürriyet
B
Muhbir
C
Tercüman-ı Hakikat
D
Tasvir-i Efkâr
E
Ceride-i Havadis
Açıklama:
Ziya Paşa’nın ünlü “Şiir ve İnşa” başlıklı makalesi Hürriyet’in 11. sayısında yayımlanır.

Soru 85

Muhbir gazetesinin 1868’de kapanmasının ardından Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı ....., ...... ve...... tarafından çıkarılan Hürriyet gazetesi olur.
Boşluklara hangi isimler gelmelidir.

Seçenekler

A
Filip Efendi , Ziya Paşa ve Agâh Efendi
B
Namık Kemal, Ziya Paşa ve Agâh Efendi
C
Ali Paşa, Ziya Paşa ve Agâh Efendi
D
Kanipaşazade Rıfat Bey, Ziya Paşa ve Agâh Efendi
E
Ali Suavi, Ziya Paşa ve Agâh Efendi
Açıklama:
Muhbir gazetesinin 1868’de kapanmasının ardından Yeni Osmanlılar Cemiyetinin yayın organı
Namık Kemal, Ziya Paşa ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan Hürriyet gazetesi olur.

Soru 86

Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışmayı başlatan ................... gazetesi, Arap harflerinin düzenlenmesi ve Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına taşımıştır.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
İbret
B
Hürriyet
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvir-i Efkâr
E
Dağarcık
Açıklama:
Türk edebiyatı alanında ilk edebî tartışmayı başlatan Tasvir-i Efkâr gazetesi, Arap harflerinin düzenlenmesi ve
Latin harflerinin kullanılıp kullanılamayacağı konularını da sayfalarına
taşımıştır.

Soru 87

Cemiyet-i İlmiye mensuplarınca çıkarılan Mecmua-i Ulûm, 16 Kasım ........ tarihinde yayın hayatına başlar.

Seçenekler

A
1879
B
1897
C
1881
D
1987
E
1978
Açıklama:
Cemiyet-i İlmiye mensuplarınca çıkarılan Mecmua-i Ulûm, 16 Kasım 1879 tarihinde yayın
hayatına başlar. Dergi, yayın politikasını açıklayan bir talimatname ile basın hayatına dâhil olmuştur.

Ünite 5

Soru 1

Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılabilecek eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şamildir
B
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
C
İrfan Paşa’ya Mektup
D
Son Pişmanlık- İntibah Mukaddimesi
E
Mukaddime-i Celal (Celal Mukaddimesi)
Açıklama:
Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılabilecek eser Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şamildir adlı metindir. Bu eserle, Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meseleleri oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir.
B
Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir.
C
Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.
D
Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir.
E
Divan şiirinde karşılaşılan bütün güzelliği yerine parça güzelliğine değer verilmiştir.
Açıklama:
Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir. Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir. Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır. Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir. Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir.

Soru 3

Divan edebiyatında Kaside-i Adem şiiri ve torunu için yazdığı Mersiye ile bilinen, Tanzimat senelerinde daha çok Tabsıra adlı düzyazı kitabıyla tanınan siyaset adamı, yazar ve şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Sadullah Paşa
E
İbrahim Şinasi
Açıklama:
Âkif Paşa, divan şiiri geleneği içerisinde yetişmiş ve eserlerinin büyük kısmını bu şiir anlayışına bağlı kalarak yazmıştır. Fakat onun “Kaside-i Adem” diye bilinen şiiri ile torunu için yazdığı “Mersiye” divan edebiyatının dışında bir anlayışla yazılmıştır. Klasik edebiyat çerçevesinde eser kaleme alan Âkif Paşa (1787-1845), Tanzimat senelerinde daha çok Tabsıra adlı düzyazı kitabıyla tanınan bir siyaset adamı, yazar ve şair olarak belirir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat dönemi şairidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
İbrahim Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Sadullah Paşa
E
Namık Kemal
Açıklama:
Şiirin içeriğindeki ilk değişiklikler İbrahim Şinasi’nin eserlerinde görülür. O, şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar. “Akıl”, “kanun”, “hak”, “adalet”, “millet”, “devlet”, “medeniyet”, “reis-i cumhur” gibi o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yeni dönemde yer tutmaya başlar.

Soru 5

Klasik Türk edebiyatının ağdalı dilinden ve soyut dünya anlayışından uzaklaşarak gittikçe halkın anlayacağı bir dille yaşanan hayatı ifade edebilecek, gerçekçi, akla dayanan, sosyal konulara geniş yer ayıran bir edebiyat kurmak ister. Bir yandan yazı dilini sadeleştirerek konuşma diline yaklaştırırken diğer yandan klasik Türk edebiyatının hayal sisteminden uzaklaşır. Klasik Türk edebiyatının nazım şekillerini önemli ölçüde sürdüren şair, bu nazım şekillerinin iç düzenlenişinde değişiklik yapar. Yukarıda bilgileri verilen Tanzimat dönemi şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Namık Kemal
C
İbrahim Şinasi
D
Sadullah Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Paris’te Fransız edebiyatını yakından okuma ve tanıma fırsatı bulan İbrahim Şinasi, Türk edebiyatını Batı tarzında yeni bir anlayışa kavuşturmak düşüncesiyle hareket eder. Bunun için klasik Türk edebiyatının ağdalı dilinden ve soyut dünya anlayışından uzaklaşarak gittikçe halkın anlayacağı bir dille yaşanan hayatı ifade edebilecek, gerçekçi, akla dayanan, sosyal konulara geniş yer ayıran bir edebiyat kurmak ister. Bir yandan yazı dilini sadeleştirerek konuşma diline yaklaştırırken diğer yandan klasik Türk edebiyatının hayal sisteminden uzaklaşır. Üslupta yeniliğe gider. Şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Klasik şiirin değişmesi yolunda Şinasi’nin gazel tarzında kaleme aldığı, onun yapmak istediği yeniliği gösteren bir manzume türüdür?

Seçenekler

A
İlahi
B
Karakuş Yavrusu ile Karga Hikayesi
C
Münacat
D
Arz-ı Muhabbet
E
Eşek ile Tilki Hikayesi
Açıklama:
Klasik şiirin değişmesi yolunda Şinasi’nin gazel tarzında kaleme aldığı “Arz-ı Muhabbet” adlı küçük manzumesi onun yapmak istediği yeniliği gösteren iyi bir örnektir.

Soru 7

Tanzimat dönemi Türk şiirine vatan, millet, halk, hak, hürriyet, istiklal, eşitlik gibi kavramları getiren ve bu konular etrafında heyecanlı bir hatip edasıyla yüksek sesle haykıran devrin gür sesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Sadullah Paşa
E
İbrahim Şinasi
Açıklama:
Türk Namık Kemal, Tanzimat Dönemi Türk şiirine vatan, millet, halk, hak, hürriyet, istiklal, eşitlik gibi kavramları getiren ve bu konular etrafında heyecanlı bir hatip edasıyla yüksek sesle haykıran devrin gür sesi olur.

Soru 8

Namık Kemal’in vatan fikrinin insan imgesiyle birleştiği, üçüncü döneminin simgesel şiiri olarak kabul edilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Murabba
B
Vatan Şarkısı
C
Vatan Türküsü
D
Vaveyla
E
Hürriyet Kasidesi
Açıklama:
Namık Kemal’de vatan fikrinin kazandığı değerin mücerretten müşahhasa (soyuttan somuta) döndüğü “Vaveylâ” şiirinde, vatan fikrinin insan imgesiyle birleşmesi dikkat çeker. ynı zamanda “Vaveylâ” onun sanatının üçüncü döneminin de simgesel bir şiiri kabul edilir. Bir Avrupa tecrübesi yaşamış, görsel ve plastik sanatları yakından görmüş, sosyal kavramların tiyatrolarda zaman zaman simgeleştirilerek anlatıldığını keşfetmiş bir şair olarak Namık Kemal, burada bütün anlatımı artık somut örnekler üzerinden kurar.

Soru 9

İbrahim Şinasi’nin açtığı yolu genişletmesiyle, şiire duyguyu ve heyecanı getirmesiyle, vatan ve millet gibi kavramları gür bir sesle terennüm etmesiyle, şiirde siyasi dilin yerleşmesinde etkili olmasıyla, Şinasi gibi kendisinden sonra gelen kuşakların yetişmesi için çaba harcamasıyla önem kazanan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Akif Paşa
D
Sadullah Paşa
E
Muallim Naci
Açıklama:
Türk edebiyatının modern görünüm kazanma- sında Namık Kemal, İbrahim Şinasi’nin açtığı yolu genişletmesiyle, şiire duyguyu ve heyecanı getirmesiyle, vatan ve millet gibi kavramları gür bir sesle terennüm etmesiyle, şiirde siyasi dilin yerleşmesinde etkili olmasıyla, Şinasi gibi kendisinden sonra gelen kuşakların yetişmesi için çaba harcamasıyla önem kazanır.

Soru 10

-Encümen-i Şuarâ’nın önemli temsilcilerindendir. -Huzursuz, memnun olamayan, tereddütler/ikilemler içinde kıvranan, ızdırap çeken dramatik insanın mistik ve metafizik karakterli endişelerini dile getirir. -Eski ile yeni arasında gidip gelir. Yukarıda bilgileri verilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
İbrahim Şinasi
C
Namık Kemal
D
Sadullah Paşa
E
Akif Paşa
Açıklama:
Klasik edebiyat anlayışı içinde yetişen Ziya Paşa, Encümen-i Şuarâ’nın önemli temsilcilerindendir. Öncelikle o, dönemi içinde çok sayıda şiiriyle klasik edebiyatın dikkatleri üzerinde toplayan temsilcisi olarak belirir. Şiirlerinin bir kısmında şair, Şinasi’nin başlattığı çizgide yeni muhtevanın kapısını aralar. Asıl edebî kişiliğini hazırlayan eserlerinde, Âkif Paşa’nın kasidesinde karşılaştığımız huzursuz, memnun olamayan, tereddütler/ikilemler içinde kıvranan, ızdırap çeken dramatik insanın mistik ve metafizik karakterli endişelerini dile getirir.

Soru 11

- Türk edebiyatının yenileşmesinden çok, zih- niyet değişiminde rol oynayan kişilerden biridir. - “On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle döneminin aydınlarının bağlandığı yeni dünya gö- rüşünü önemli ölçüde yansıtır. - Kendisinden sonra yetişen Beşir Fuad’la birlikte pozitivist zihniyetin 19. yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biridir. Yukarıda bilgileri verilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
İbrahim Şinasi
C
Namık Kemal
D
Sadullah Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Türk edebiyatının yenileşmesinden çok, zihniyet değişiminde rol oynayan kişilerden biri olan Sadullah Paşa, bir devlet adamıdır. Batı’nın gelişmişliğini ve ileriliğini elçilik görevi vesilesiyle görmüş, Osmanlı’da da değişimin ve gelişmenin gerekliliğine inanmıştır. “On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle döneminin aydınlarının bağlandığı yeni dünya gö- rüşünü önemli ölçüde yansıtır. Bu manzumede o, Orta Çağ’ın bilgi birikiminin karşısına Batı’da pozitif bilimlerin ürettiği bilgiyi çıkarır. Böylece Doğu-Batı karşılaşmasında Batı’nın üstünlüğü ortaya konarak girilmesi istenen Batı medeniyetinin bilim ve teknoloji alanındaki cazip yönleri gösterilmiştir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Hece ölçüsüyle şiirler yazılmıştır.
B
Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet gibi yeni kavramlar girmiştir.
C
Parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir.
D
Sosyal ve siyasi konular ele alınmaya başlanmıştır.
E
Divan şiirinin soyut dünya algısı yerine somut bir dünya algısı getirilmiştir.
Açıklama:
Şiirde ölçü olarak aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiir yazılmıştır. Bu durumda doğru cevap A şıkkında verilmiştir.

Soru 13

Kötümser ruh hali eserlerine yansıyan, “Kaside-i Adem” ve “Mersiye” adlı eserleriyle bilinen şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Akif Paşa
C
Abdülhak Hamit
D
Tevfik Fikret
E
Mehmet Akif
Açıklama:
Kötümser ruh hali şıklarda verilen tüm şairlerde görülmesine rağmen verilen eserleri yazan Akif Paşa’dır.

Soru 14

Aşağıda verilen hangi iki yazar eserlerinde ölüm ve ölüm sonrasını sorgularlar?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi / Ziya Paşa
B
Edhem Pertev Paşa / Keçecizade
C
Sadullah Paşa / Namık Kemal
D
Recaizade Mahmut Ekrem / Akif Paşa
E
Abdülhak Hamit / Mehmet Akif
Açıklama:
Akif Paşa’nın torununun ölümü üzerine yazdığı “Mersiye” ile Recaizade Mahmut Ekrem’in oğlunun ölümü üzerine yazdığı “Ah Nijad” ölüm konusunu işlemişlerdir.

Soru 15

İbrahim Şinasi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Şiire yeni ve değişik kavramları ve temaları eklemiştir.
B
Yeni Türk edebiyatının oluşumunda ve Batılı çehre kazanmasında öncülerden biridir.
C
Yenilik arayışı olmayan bir üslup kullanmıştır.
D
Yazdığı manzumelerde düşünce öne çıkar.
E
Societe Asiatique adlı kuruma seçilen ikinci Türk’tür.
Açıklama:
Şinasi eserlerinde üslupta yeniliğe gider. Bu yüzden C seçeneğinde verilen ifade Şinasi için söylenemez.

Soru 16

Namık Kemal ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur? Şinasi ile tanışıncaya kadar klasik anlayışta eserler verdi.(I) Eserlerinde vatan, millet, hürriyet gibi kavramlara geniş yer vermiştir.(II) Sanatı ve edebi kişiliği üzerinde Leskofçalı Galip’in etkisi büyüktür.(III) Kelime oyunlarını ve süslü dili oldukça fazla kullanmıştır.(IV)

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, ve III
Açıklama:
IV. ifade hariç verilen ilk üç ifade de Namık Kemal ile ilgili doğru ifadelerdir.

Soru 17

Namık Kemal’e vatan şairi sıfatının verilmesine sebep olan şiir aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vatan yahut Silistre
B
Hürriyet Kasidesi
C
Sahra
D
Hilal-i Osmani
E
Ukab-name
Açıklama:
“Vatan yahut Silistire” piyestir. Sahra Namık Kemal’in eseri değildir. Hilal-i Osmani ve Ukab-name batılı şekiller denediği eserleridir. Bu sıfatı alması ise Hürriyet Kasidesi ile olmuştur.

Soru 18

Namık Kemal’in sanatının üçüncü dönemi kabul edilen simgesel şiir aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vaveyla
B
Harabat Mukaddimesi
C
Münacat
D
Vatan Şarkısı
E
Murabba
Açıklama:
B ve C şıklarında verilen eserler ona ait değildir. D ve E şıklarında verilenler onun eserleridir fakat “Vaveyla” üçüncü döneminin şiiri olarak kabul edilmektedir.

Soru 19

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Ziya Paşa için söylenemez?

Seçenekler

A
Encümen-i Şuara’nın önemli temsilcilerindendir.
B
Tanzimat Dönemi edebiyatının düalitesini kişiliğinde yaşayıp eserlerinde de yansıtmıştır.
C
Batı zihniyetini benimseyememiştir.
D
Eserlerinde huzursuz, memnun olmayan dramatik insanın endişelerini dile getirmiştir.
E
Yaratılışı itibarıyla ihtiraslı biridir ve ikbal düşkünlüğü vardır.
Açıklama:
Sanatını Batılı anlayışa sınırlı da olsa açmış, yeni fikirlere yer veren eklektik bir anlayış geliştirmiştir.

Soru 20

Ziya Paşa’ya edebi ününü sağlayan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Terci-i Bent
B
Terkib-i Bent
C
Harabat Mukaddimesi
D
On Dokuzuncu Asır
E
Münacat
Açıklama:
Ziya Paşanın klasik İslam felsefesi ve modern Batı bilimlerini birleştirerek kainata ve hayata karşı tavır takınarak birçok soru sorduğu şiiri “Terci-i Bent” tir.

Soru 21

Aşağıda verilen ifadelerden hangileri “On Dokuzuncu Asır” manzumesi için söylenebilir? (I)Dönemin yenilikçi düşünce ve sanat adamlarının zihniyet değişimini yansıtır. (II)Orta Çağ’ın bilgi birikiminin karşısında Batı’da pozitif bilimin ürettiği bilgi vardır. (III)Sadullah Paşa tarafından kaleme alınmıştır.(IV) Daha çok düzyazıda verilen düşüncelerin şiirle ortaya konduğu görülmektedir.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
II ve III
C
Yalnız III
D
I ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Yukarıda verilen ifadelerin hepsi doğrudur.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özelliklerinden biri olarak verilmektedir?

Seçenekler

A
Soyut bir dünya algısı getirilmiştir.
B
Şiirde sosyal ve siyasi konulara yer verilmemiştir.
C
Divan şiirinin mazmunları çözülmüş, hayal sistemi değişmiştir.
D
Dilde ve üslupta ağır ve ağdalı bir dil kullanılmıştır.
E
Bütün güzelliği yerine parça güzelliğine değer verilmiştir.
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri şöyle ifade edilebilir:
- Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir. Özellikle İbrahim Şinasi, konuşma diline yakın bir şiir dili ve sade bir üslup kurma çabası içinde olmuştur.
- Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir.
- Divan şiirinin gazel, kaside, murabba, terci-i bent, terkib-i bent gibi nazım şekilleri önemli ölçüde sürdürülmüş, bununla birlikte az da olsa yeni nazım şekilleri denenmiştir.
- Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.
- Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir.
- Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir.
- Divan şiirinin mazmunları çözülmüş, hayal sistemi değişmiştir.
Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmaya başlanmıştır.
Doğru cevap C'dir.

Soru 23

Aşağıdaki eserlerden hangisi Âkif Paşa’ya aittir?

Seçenekler

A
Kaside-i Adem
B
Terci-i Bent
C
Terkib-i Bent
D
On Dokuzuncu Asır
E
Vaveylâ
Açıklama:
Âkif Paşa’nın “Kaside-i Adem”i bir bunalım döneminde yazdığını çıkarmak mümkündür. O, bu şiirinde divan edebiyatından farklı olarak varlığın karşısında yokluğu yüceltir. Doğru cevap A'dır.

Soru 24

Recaizade Mahmut Ekrem’in oğlu Nijad’ın ölümü üzerine yazdığı “Ah Nijad” başlıklı şiir hangi şairin “Mersiye” adlı eserinden izler taşır?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Sadullah Paşa
E
Âkif Paşa
Açıklama:
Recaizade Mahmut Ekrem’in oğlu Nijad’ın ölümü üzerine yazdığı “Ah Nijad” başlıklı şiir Âkif Paşa’nın “Mersiye”sinden izler taşır. Âkif Paşa Divan edebiyatının mersiyesinden ayrılarak halk edebiyatının ağıtına yaklaşan bir duyarlılıkla yazdığı “Mersiye”de ölüm sonrasında insan bedeninin değişimini dile getirmesiyle yenilik yapar. Doğru cevap E'dir.

Soru 25

Yazı dilini konuşma diline yaklaştırmayı ve Türkçeyle edebî eser ortaya koymayı amaçlayan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âkif Paşa
B
İbrahim Şinasi
C
Namık Kemal
D
Ziya Paşa
E
Recaizade Mahmut Ekrem
Açıklama:
Şinasi’nin amacı, yazı dilini konuşma diline yaklaştırmak ve sade Türkçeyle edebî eser ortaya koymaktır. Doğru cevap B'dir.

Soru 26

“Eşek ile Tilki Hikâyesi” adlı eser aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Recaizade Mahmut Ekrem
C
Âkif Paşa
D
İbrahim Şinasi
E
Sadullah Paşa
Açıklama:
Yeni şekillerin girmesinde de öncülüğünü gördüğümüz Şinasi, bunları daha çok Batı’dan yapmış olduğu çevirilerinde kullanır. Onun Lamartine’in “Les Méditations poétique”undan Türkçeye tercüme ettiği “Kıt’a”lar yanında “İlâhî”, “Münacat”, “Eşek ile Tilki Hikâyesi”, “Arz-ı Muhabbet” adlı manzumelerinde yeni şekil denemelerine giriştiğini görmekteyiz. Doğru cevap D'dir.

Soru 27

1865’te kurulmuş olan, ülkenin içinde bulunduğu güç durumdan kurtulmasını, meşrutiyetin ilan edilmesini isteyen gençlerden oluşan gizli cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Genç Osmanlılar Cemiyeti
B
Birinci Yeniler Cemiyeti
C
Yeni Osmanlılar Cemiyeti
D
İkinci Yeniler Cemiyeti
E
Garip Akımı Cemiyeti
Açıklama:
Yeni Osmanlılar Cemiyeti, Genç Osmanlılar tarafından 1865’te kurulmuş gizli bir cemiyettir. Bu cemiyet ülkenin içinde bulunduğu güç durumdan kurtulmasını, meşrutiyetin ilan edilmesini isteyen gençlerden oluşur. Doğru cevap C'dir.

Soru 28

“Vaveylâ” adlı eser aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
İbrahim Şinasi
C
Âkif Paşa
D
Ziya Paşa
E
Sadullah Paşa
Açıklama:
“Vaveylâ” Namık Kemal'in sanatının üçüncü döneminin de simgesel bir şiiri kabul edilir. Bir Avrupa tecrübesi yaşamış, görsel ve plastik sanatları yakından görmüş, sosyal kavramların tiyatrolarda zaman zaman simgeleştirilerek anlatıldığını keşfetmiş bir şair olarak Namık Kemal, burada bütün anlatımı artık somut örnekler üzerinden kurar. Aslında konu yine vatandır, hürriyettir. Fakat bunları anlatışta zaman zaman bir anne, zaman zaman bir sevgili genç kız motiflerini kullanır. Doğru cevap A'dır.

Soru 29

Aşağıdaki şairlerden hangisi kaleme aldığı “Şiir ve İnşâ” adlı makalesinde halk edebiyatını Türklerin asıl edebiyatı olarak göstermiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
İbrahim Şinasi
C
Sadullah Paşa
D
Âkif Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Harâbât Mukaddimesi”nde çocuk yaşta halk şiiriyle karşılaştığı bilgisini veren, hatta “Şiir ve İnşâ” makalesiyle halk edebiyatını Türklerin asıl edebiyatı olarak gösteren Ziya Paşa, bu alanda bir türkü kaleme almaktan öteye gitmez. Doğru cevap E'dir.

Soru 30

Aşağıdaki şairlerden hangisi “On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle döneminin aydınlarının bağlandığı yeni dünya görüşünü önemli ölçüde yansıtmıştır?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Sadullah Paşa
C
Âkif Paşa
D
İbrahim Şinasi
E
Namık Kemal
Açıklama:
Türk edebiyatının yenileşmesinden çok, zihniyet değişiminde rol oynayan kişilerden biri olan Sadullah Paşa, bir devlet adamıdır. Batı’nın gelişmişliğini ve ileriliğini elçilik görevi vesilesiyle görmüş, Osmanlı’da da değişimin ve gelişmenin gerekliliğine inanmıştır. “On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle döneminin aydınlarının bağlandığı yeni dünya görüşünü önemli ölçüde yansıtır. Bu manzumede o, Orta Çağ’ın bilgi birikiminin karşısına Batı’da pozitif bilimlerin ürettiği bilgiyi çıkarır. Böylece Doğu-Batı karşılaşmasında Batı’nın üstünlüğü ortaya konarak girilmesi istenen Batı medeniyetinin bilim ve teknoloji alanındaki cazip yönleri gösterilmiştir. Doğru cevap B'dir.

Soru 31

Zevk bakımından Doğu geleneğine, divan şiirine bağlı olmasına rağmen Batı tarzı şiir anlayışına geçmiş fakat Doğu’yla Batı arasında sürekli tereddüt yaşamış şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Namık Kemal
C
Sadullah Paşa
D
Ziya Paşa
E
Âkif Paşa
Açıklama:
Şinasi ile Namık Kemal’in yanında fakat onlardan biraz farklı olarak klasik edebiyat anlayışını önemli bir tarafıyla sürdüren ve eski ile yeni arasında gidip gelen zevkiyle Abdülhamit Ziya Paşa (1825-1880), dikkate değer diğer bir Tanzimat Dönemi şairidir. Teknik şartlar bakımından eskiye geniş ölçüde bağlı kalırken içerik yönünden şiirini yeni fikirlere ve temalara açar. Doğru cevap D'dir.

Soru 32

Tanzimat dönemi Türk şiiri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir.
B
Divan şiirinin soyut dünya algısı devam ettirilmiştir.
C
Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.
D
Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir.
E
Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmaya başlanmıştır.
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri şöyle belirlenebilir:
• Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir. Özellikle İbrahim Şinasi, konuşma diline yakın bir şiir dili ve sade bir üslup kurma çabası içinde olmuştur. • Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir. • Divan şiirinin gazel, kaside, murabba, terci-i bent, terkib-i bent gibi nazım şekilleri önemli ölçüde sürdürülmüş, bununla birlikte az da olsa yeni nazım şekilleri denenmiştir. • Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır. • Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir. • Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir. • Divan şiirinin mazmunları çözülmüş, hayal sistemi değişmiştir. • Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmaya başlanmıştır.

Soru 33

"Kaside-i Adem" şiiri aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Namık Kemal
C
İbrahim Şinasi
D
Ziya Paşa
E
Galib
Açıklama:
Âkif Paşa, divan şiiri geleneği içerisinde yetişmiş ve eserlerinin büyük kısmını bu şiir anlayışına bağlı kalarak yazmıştır. Fakat onun “Kaside-i Adem” diye bilinen şiiri ile torunu için yazdığı “Mersiye” divan edebiyatının dışında bir anlayışla yazılmıştır.

Soru 34

Namık Kemal şiirinin başlıca konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aşk
B
Doğa
C
Siyaset
D
Vatan
E
Ölüm
Açıklama:
Bir taraftan yeni tema ve konular ele alınırken bir taraftan da gitgide halkın anlayabileceği bir dilin yolu açılmaya çalışılır. Şiirin içeriğindeki ilk değişiklikler İbrahim Şinasi’nin eserlerinde görülür. O, şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar. “Akıl”, “kanun”, “hak”, “adalet”, “millet”, “devlet”, “medeniyet”, “reis-i cumhur” gibi o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yeni dönemde yer tutmaya başlar. Namık Kemal’in eserleriyle birlikte bu kelime ve kavramlar nitelikleri aynı kalmak kaydıyla ülke sathını ilgilendiren bir boyuta dönüşerek genişler ve onun vasıtasıyla “vatan”, “hürriyet”, “istiklal” gibi temler ve kavramlar şiirin başlıca konusu olur.

Soru 35

Tanzimat ile birlikte Ziya Paşa'nın şiire kattığı konular nelerdir?

Seçenekler

A
Hak ve adalet
B
Siyaset ve kanun
C
Vatan ve millet
D
Aşk ve doğa
E
Metafizik ve modern kainat
Açıklama:
Ziya Paşa bu yeni muhtevaya metafizik konularla modern kâinat anlayışını, mütevekkil Doğulu insan tipinin yanına Batılı buhran felsefesini ve huzursuzluğunu katar.

Soru 36

Yeni Türk edebiyatının oluşumunda ve edebiyatımızın Batılı bir çehre kazanmasında öncü sanatkâr şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Namık Kemal
C
İbrahim Şinasi
D
Ziya Paşa
E
Ethem Pertev Paşa
Açıklama:
Yeni Türk edebiyatının oluşumunda ve edebiyatımızın Batılı bir çehre kazanmasında öncü sanatkâr İbrahim Şinasi’dir. Her ne kadar güçlü bir sanatkâr kimliğine sahip olmasa da yeni sanatın estetiğini ve ilkelerini kurmasa da yenileşmenin yolunu açması ve planını göstermesi; ilk örneklerini vermesi bakımından Türk edebiyatının modern yapı kazanmasında Şinasi’nin rolü büyüktür.

Soru 37

"Vaveyla" şiirinin şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
İbrahim Şinasi
C
Ahmet Hamdi Tanpınar
D
Ziya Paşa
E
Akif Paşa
Açıklama:
Namık Kemal, Tanzimat Dönemi Türk şiirine vatan, millet, halk, hak, hürriyet, istiklal, eşitlik gibi kavramları getiren ve bu konular etrafında heyecanlı bir hatip edasıyla yüksek sesle haykıran devrin gür sesi olur. İmparatorluğun içinde bulunduğu zor şartlar, savaşların getirdiği büyük yıkımlar ve toprak kayıpları; yüksek vatan sevgisinin yarattığı heyecan içinde kurtuluş çareleri arayan şairin bir taraftan politik meselelere yönelmesine, sanatını sosyal ve siyasi konulara açmasına, diğer yandan vatan sevgisini ve kahramanlık duygularını haykırmasına zemin hazırlar. Bu tür şiirleri içerisinde ilk bakışta “Hürriyet Kasidesi”, “Vatan Şarkısı”, “Vatan Türküsü”, “Murabba”, “Vaveylâ” ile yine aynı temalar etrafında şekillenen birkaç gazeli dikkat çeker. Onun bu, vatan temini işleyen şiirlerinin Hürriyet gazetesinde 1869’da yayımlanan “Marseillaise” çevirisinden izler taşıdığı söylenebilir. Ayrıca 1853-1854 Kırım Savaşı sırasında Kars’ta dinlediği türkülerin ve askerî marşların da etkisi düşünülebilir.

Soru 38

Doğu geleneğine, divan şiirine bağlı olmasına rağmen Batı tarzı şiir anlayışına geçmiş fakat Doğu’yla Batı arasında sürekli tereddüt yaşamış olan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
İbrahim Şinasi
D
Sadullah Paşa
E
Akif Paşa
Açıklama:
Ziya Paşa, divan edebiyatı terbiyesiyle yetişmiş bir şairdir. Bununla birlikte İbrahim Şinasi’nin başlattığı yeniliğe katılmayı tercih etmiştir. Zevk bakımından Doğu geleneğine, divan şiirine bağlı olmasına rağmen Batı tarzı şiir anlayışına geçmiş fakat Doğu’yla Batı arasında sürekli tereddüt yaşamış bir şairdir. Bu sebeple divan şiirinden kopamamış, zaman zaman divan şiiri anlayışıyla yeni şiir zevkini birlikte yürütmüştür. Onun “Terci-i Bent”iyle “Terkib-i Bent”i yeni edebiyat anlayışının özelliklerinin ve kötümser ruh hâlinin kuvvetle hissedildiği metinler olmuştur. Nitekim edebiyat dünyasında yer almasını sağlayan kalem ürünleri de bu yenilikçi yolda ortaya koyduğu metinler olmuştur.

Soru 39

“On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle dikkatleri üzerine toplamış olan şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sadullah Paşa
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Akif Paşa
E
İbrahim Şinasi
Açıklama:
Viyana’da elçilik görevinde de bulunan Sadullah Paşa, özellikle “On Dokuzuncu Asır” manzumesiyle dikkatleri üzerine toplamıştır. Bu manzumesinde o, Orta Çağ’ın rasyonel bulmadığı hayat anlayışını yermiş, onun yerine aklın ve bilimin öngördüğü değerlerle yaşama biçimini yüceltmiştir. Pozitivist dünya anlayışının ürünü olan “On Dokuzuncu Asır” manzumesi, girmekte olduğumuz Batı medeniyetinin kimi özelliklerini, buluş ve icatlarını yansıtması ve hatta yüceltmesi bakımından dikkat çeker. Bu manzume Doğu ile Batı arasındaki farkı önemli ölçüde yansıtması, yıkılan eski dünyanın karşısında yükselen yeni dünyayı dikkatlere sunması yanında 19. yüzyılda Osmanlıların içine girdiği zihniyet değişimini göstermesi yönüyle de önemlidir.

Soru 40

Ölüm düşüncesi çevresinde yazdığı “Mersiye”sinde mezarlığın içine eğilip cesetteki değişimi ele almasıyla dikkat çeken şair aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Akif Paşa
C
Ziya Paşa
D
İbrahim Şinasi
E
Sadullah Paşa
Açıklama:
18. yüzyılın sonlarıyla 19. yüzyılın ilk yarısında yaşayan Âkif Paşa, divan edebiyatı geleneği içerisinde yetişmiş bir şairdir. Her ne kadar divan şiiri geleneğine bağlı ürünler verse de onun iki şiiri divan edebiyatı ve geleneksel anlamda Türk insanının dünyayı algılayışı/anlamlandırışı bakımından farklılık gösterir. Şair, “Kaside-i Adem”de varlığın karşısında yokluğu yüceltir. Böyle bir temaya daha önce divan edebiyatında rastlanmaz. O, bu şiiriyle Türk edebiyatına farklı bir tema getirmiş olur. Ölüm düşüncesi çevresinde yazdığı “Mersiye”sinde ise mezarlığın içine eğilip cesetteki değişimi ele almasıyla ilk örneklerine 13-14. yüzyılda rastlanan bir bakış geliştirmiştir.

Soru 41

Osmanlı Devleti tarafından batıya gönderilen ilk sivil öğrenci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
İbrahim Şinasi
D
Sadullah Paşa
E
Ahmet Hamdi Tanpınar
Açıklama:
Devlet dairesinde kısa sürede yükselmeyi başaran Şinasi, devletin Avrupa’ya öğrenci gönderme kararını öğrenince Tophane müşiri Ahmet Fethi Paşa ile Mustafa Reşit Paşa’ya giderek Avrupa’ya gönderilmesi için yardımlarını ister. Bunun üzerine beş yıl kalacağı Fransa’ya gönderilmesine karar verilir. Hasta ve yaşlı annesine de maaş bağlanır. Böylece devlet tarafından öğrenim için Batı’ya gönderilen ilk sivil öğrenci olan Şinasi, Paris (1849-1854)’te Fransızcasını ilerlettikten sonra, Reşit Paşa’nın tavsiyesi üzerine maliye öğrenimine başlar.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi, Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri arasında gösterilemez?

Seçenekler

A
Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade bir söyleyişe yönelmek istenmiştir.
B
Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir
C
Divan şiirinin gazel, kaside, murabba, terci-i bent, terkib-i bent gibi nazım şekilleri önemli ölçüde sürdürülmüş, bununla birlikte az da olsa yeni nazım şekilleri denenmiştir.
D
Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.
E
Hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan,millet, adalet gibi kavramlar şiirden çıkarılmıştır.
Açıklama:
Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir. Bu kavramlar şiir boyutunda bu dönemde tanınmıştır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi, "Sohbet Meclisi" anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Bezm-i elest
B
Tıfl-ı nâzenî
C
Telh-kâm
D
Cism-i semîne
E
Reng-i rûyun
Açıklama:
Elest meclisi (bezm-i elest), sohbet meclisi anlamına gelir. Ruhların yaratılması sırasında Tanrı’yla insanlar arasında yapıldığı kabul edilen sözleşmedir. Tasavvuf literatüründe sıkça kullanılır.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi, Yeni Türk edebiyatının oluşumunda ve edebiyatımızın Batılı bir çehre kazanmasında öncü sanatkârdır?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
İbrahim Şinasi
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Namık Kemal
E
Teyfik Fikret
Açıklama:
Yeni Türk edebiyatının oluşumunda ve edebiyatımızın Batılı bir çehre kazanmasında öncü sanatkâr İbrahim Şinasi’dir

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi, Société Asiatique diye anılan kurumdur?

Seçenekler

A
Doğu Toplumları Araştırmaları
B
Avrupa Toplumları Araştırmaları
C
Asya Toplumları Araştırmaları
D
Yeni Dünya Toplumları Araştırmaları
E
Anadolu Toplumları Araştırmaları
Açıklama:
Société Asiatique, Asya Toplumları Araştırmaları anlamına gelen bir kurumdur.

Soru 46

"Eyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
Ben kimem sâkî olan kimdir mey-i sahbâ nedür"
Yukarıdaki dizelerin sahibi aşağıdaki şairlerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kâzım Paşa
B
Ârif Hikmet
C
Faik Memduh
D
Nef'i
E
Namık Kemal
Açıklama:
"Eyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
Ben kimem sâkî olan kimdir mey-i sahbâ nedür"
Yukarıdaki dizelerin sahibi Namık Kemal'dir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi, kendisinden önceki şairlerin yanında fakat onlardan biraz farklı olarak klasik edebiyat anlayışını önemli bir tarafıyla sürdüren ve eski ile yeni arasında gidip gelen bir anlayışa sahip olan şairdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Nef'i
D
Ziya Paşa
E
Akif Paşa
Açıklama:
Şinasi ile Namık Kemal’in yanında fakat onlardan biraz farklı olarak klasik edebiyat anlayışını önemli bir tarafıyla sürdüren ve eski ile yeni arasında gidip gelen
bir anlayışa sahip olan şair Abdülhamit Ziya Paşa'dır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi, daha çok “Terkib-i Bend”iyle tanınan, sosyal konuları ele almış, döneminin çarpıklıklarını yansıtan hicivler yazmış olan şairdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Bağdatlı Ruhi
C
Ziya Paşa
D
Akif Paşa
E
Nef'i
Açıklama:
Daha çok “Terkib-i Bend”iyle tanınan şair, sosyal konuları ele almış, döneminin çarpıklıklarını yansıtan hicivler yazmış olan şair Bağdatlı Ruhi'dir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi, Türk edebiyatının yenileşmesinden çok, zihniyet değişiminde rol oynayan ve ayrıca bir devlet adamı da olan şairdir?

Seçenekler

A
Sadullah Paşa
B
Akif Paşa
C
Nef'i
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Türk edebiyatının yenileşmesinden çok, zihniyet değişiminde rol oynayan kişilerden biri olan Sadullah Paşa, bir devlet adamıdır.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi, her ne kadar divan şiiri geleneğine bağlı ürünler verse de yazdığı iki şiiri divan edebiyatı ve geleneksel anlamda Türk insanının dünyayı algılayışı/anlamlandırışı bakımından farklılık gösteren şairdir?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Namık Kemal
C
Nef'i
D
Akif Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Her ne kadar divan şiiri geleneğine bağlı ürünler verse de yazdığı iki şiiri divan edebiyatı ve geleneksel anlamda Türk insanının dünyayı algılayışı/anlamlandırışı bakımından farklılık gösteren şair Akif Paşa'dır.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi, Batı’nın 18. yüzyıl aydınlanmacı filozoflarının ve bilimsel gelişmelerin etkisi altında ortaya konan, dönemin yenilikçi düşünce ve sanat adamlarının zihniyet değişimini yansıtan manzumedir?

Seçenekler

A
Kaside-i Adem
B
Alphonse de Lamartine
C
“On Dokuzuncu Asır” manzumesi
D
Mersiye
E
Terci-i Bent
Açıklama:
Batı’nın 18. yüzyıl aydınlanmacı filozoflarının ve bilimsel gelişmelerin etkisi altında ortaya konan “On Dokuzuncu Asır” manzumesi, dönemin yenilikçi düşünce ve sanat adamlarının zihniyet değişimini yansıtır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatının öncü şairleri Türk şiirinin Doğu edebiyatları geleneği dairesinden çıkarak Batılı bir kimlik kazanması için harcadığı çabalardan biri değildir?

Seçenekler

A
Soyut dünya anlayışından daha somut bir dünya anlayışına geçiş başlar.
B
Sosyal ve siyasi konulara yer vermeye başlanır.
C
Bireysel acılarını dile getiren şair olmaktan çıkar.
D
Halka seslenebilmek için dilde sadeleşmeye ve üslupta arınmaya gider.
E
Hece ölçüsüyle şiirler yazılmaya başlamıştır.
Açıklama:
Tanzimat edebiyatının öncü şairleri Türk şiirinin Doğu edebiyatları geleneği dairesinden çıkarak Batılı bir kimlik kazanması için çaba harcar. Önce zihniyet değişimine ihtiyaç duyulur. Soyut dünya anlayışından daha somut bir dünya anlayışına geçilmek istenir. Sevgilinin vefasızlığından, kayıtsızlığından söz eden şiir, sosyal ve siyasi konulara yer vermeye başlar. Aydın şair, kendisini
ülkenin ve halkın problemleri karşısında sorumlu hisseder. O, yalnızca bireysel acılarını dile getiren şair olmaktan çıkar, halk adına konuşan birine dönüşür ve konuştuğu halka seslenebilmek için dilde sadeleşmeye ve üslupta arınmaya gider.
Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri şöyle belirlenebilir: Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.

Soru 53

Aşağıdakilerden Hangisi Tanpınar'a göre Akif Paşa'nın bilhassa torunu için yazdığı küçük ‘Mersiye’ de sergilediği kötümser ruh hâli, buna bağlı olarak ortaya çıkan metafizik buhranının yansımalarını kendisinden sonra bu duyguları sergileyen şairlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Abdülhak Hâmit Paşa
C
Tevfik Fikret
D
Mehmet Âkif
E
Şinasi
Açıklama:
Şair, diğer eserleri arasında hacim olarak nispeten küçük kalan “ ‘Tabsıra’sı, bazı hususî mektupları, ‘Adem Kasidesi’ ve bilhassa torunu için yazdığı o küçük ‘Mersiye’ ile, herhangi bir yabancı tesire mâruz kalmaksızın, sadece hayatının ârızalarıyla yeni denilebilecek bir edebiyatın nümunesini vermiştir.” (Tanpınar, 1982, s. 94). Onun bu kötümser ruh hâli, buna bağlı olarak ortaya çıkan metafizik buhranı kendisinden sonra, Ziya Paşa ile Abdülhak Hâmit başta olmak üzere, Tevfik Fikret ve Mehmet Âkif’te yansımasını bulur. Bu şiiriyle şair, daha sonra çok sayıda örneğine rastlayacağımız varlık, yokluk, var oluş, dünya, öte dünya bağlamında ızdırap çeken insanı anlatan eserlerin de habercisi gibidir.

Soru 54

Aşağıdakilerden Hangisi "Etse bir kere telâtum hep eder kevneyni Garka-i mevc-i fenâ cûşiş-i deryâ-yı adem" ifadesinin tam karşılığıdır?

Seçenekler

A
Yokluk kadehinin düşüncesi insana can verir. Yokluk şarabının özü, acaba canın cevheri midir?
B
Yokluk vücudunu/varlığını tetkik eden bir gözle bakılırsa yokluk sonrası insana cennet bahçesi gibi görünür.
C
Hayır, ben yanlış yaptım. Onu cennete benzetmek revâ mı? Yokluk ülkesinin huzur verici nimetleri bambaşkadır.
D
Diyelim ki onda da nimetler türlü türlüdür. Ama öyle yeme içme ihtiyacı yokluğun büyüklüğünden midir?
E
Eğer bir kere coşarsa yokluk denizinin coşkunluğu, her iki dünyayı fanilik dalgasına boğar.
Açıklama:
Cân verir âdeme endîşe-i sahbâ-yı adem
Cevher-i cân mı aceb cevher-i mînâ-yı adem
(Yokluk kadehinin düşüncesi insana can verir.
Yokluk şarabının özü, acaba canın cevheri midir?)
Çeşm-i im’ân ile bakdıkça vücûd-ı ademe
Sahn-ı cennet görünür âdeme sahrâ-yı adem
(Yokluk vücudunu/varlığını tetkik eden bir
gözle bakılırsa yokluk sonrası insana cennet bahçesi gibi görünür.)
Galat ettim ne revâ cennete teşbîh etmek
Başkadır ni’met-i âsâyiş-i mevâ-yı adem
(Hayır, ben yanlış yaptım. Onu cennete benzetmek revâ mı? Yokluk ülkesinin huzur verici nimetleri bambaşkadır.)
Tutalım anda da olmuş ni’am-ı gûnâgûn
Öyle muhtâc-ı tenâvül müdür âlâ-yı adem
(Diyelim ki onda da nimetler türlü türlüdür.
Ama öyle yeme içme ihtiyacı yokluğun büyüklüğünden midir?)
Etse bir kere telâtum hep eder kevneyni
Garka-i mevc-i fenâ cûşiş-i deryâ-yı adem
(Eğer bir kere coşarsa yokluk denizinin coşkunluğu, her iki dünyayı fanilik dalgasına boğar.)

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Tasavvuf literatüründe sıkça kullanılan, Ruhların yaratılması sırasında Tanrı’yla insanlar arasında yapıldığı kabul edilen sözleşmeye verilen addır?

Seçenekler

A
Bekâbillâh
B
Elest meclisi
C
Kaside-i Adem
D
Tabsıra
E
Mersiye
Açıklama:
Klasik edebiyat çerçevesinde eser kaleme alan Âkif Paşa (1787-1845), Tanzimat senelerinde daha çok Tabsıra adlı düzyazı kitabıyla tanınan bir siyaset adamı, yazar ve şair olarak belirir. İhtiraslı yaratılışından beslenen kötümser ruh hâli eserlerine
de yansır. Şair, fizik ötesini araştıran ve sorgulayan “Kaside-i Adem”de varlığa karşı yokluğu yüceltir. Şair, diğer eserleri arasında hacim olarak nispeten küçük kalan “ ‘Tabsıra’sı, bazı hususî mektupları, ‘Adem Kasidesi’ ve bilhassa torunu için yazdığı
o küçük ‘Mersiye’ ile, herhangi bir yabancı tesire mâruz kalmaksızın, sadece hayatının ârızalarıyla yeni denilebilecek bir edebiyatın nümunesini vermiştir.”
Âkif Paşa’nın “Kaside-i Adem”inde “içinde yaşanılan dünya ve varlığa karşı nefret duygusu kuvvetli bir şekilde işlenmiştir. Cennet,
cehennem, hatta mutasavvıfların özlediği elest meclisine dönüş ve Tanrı’nın varlığında yok olma (fenâ) böylece ebedîyete ulaşmanın (bekâbillâh) zıddı olan ‘adem’ kavramına methiye, İslâmî gelenek içinde oldukça yabancı bir düşüncenin tezahürüdür.”

Soru 56

Aşağıdakilerden Hangisi Âkif Paşa’nın “Mersiye”sinden etkilenerek oğlu Nijad’ın ölümü üzerine yazdığı “Ah Nijad” şiirinin sahibidir?

Seçenekler

A
Muallim Naci
B
Namık Kemal
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Ziya Paşa
E
Ahmet Haşim
Açıklama:
Recaizade Mahmut Ekrem’in oğlu Nijad’ın ölümü üzerine yazdığı “Ah Nijad” başlıklı şiir Âkif Paşa’nın “Mersiye”sinden
izler taşır.

Soru 57

Aşağıdakilerden Hangisi Şinasi'nin şiirlerinde yeni dönemde yer tutmaya başlayan ve o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Akıl
B
Kanun
C
Medeniyet
D
Devlet
E
İstiklal
Açıklama:
Bir taraftan yeni tema ve konular ele alınırken bir taraftan da gitgide halkın anlayabileceği bir dilin yolu açılmaya çalışılır. Şiirin içeriğindeki ilk değişiklikler İbrahim Şinasi’nin eserlerinde görülür. O, şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar. “Akıl”, “kanun”, “hak”, “adalet”, “millet”, “devlet”, “medeniyet”, “reis-i cumhur” gibi o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yeni dönemde yer tutmaya başlar. Namık Kemal’in eserleriyle birlikte bu kelime ve kavramlar nitelikleri aynı kalmak kaydıyla ülke sathını ilgilendiren bir boyuta dönüşerek genişler ve onun vasıtasıyla “vatan”, “hürriyet”, “istiklal” gibi temler ve kavramlar şiirin başlıca konusu olur.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi metafizik konularla modern kâinat anlayışını, mütevekkil Doğulu insan tipinin yanına Batılı buhran felsefesini ve huzursuzluğunu katarak şiirlerini ortaya koymuştur?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Namık Kemal
C
İbrahim Şinasi
D
Akif Paşa
E
Ahmet Haşim
Açıklama:
Şiirin içeriğindeki ilk değişiklikler İbrahim Şinasi’nin eserlerinde görülür. O, şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar. “Akıl”, “kanun”, “hak”, “adalet”, “millet”, “devlet”, “medeniyet”, “reis-i cumhur” gibi o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yeni dönemde yer tutmaya başlar. Namık Kemal’in eserleriyle birlikte bu kelime ve kavramlar nitelikleri aynı kalmak kaydıyla ülke sathını ilgilendiren bir boyuta dönüşerek genişler ve onun vasıtasıyla “vatan”, “hürriyet”, “istiklal” gibi temler ve kavramlar şiirin başlıca konusu olur. Ziya Paşa ise bu yeni muhtevaya metafizik konularla modern kâinat anlayışını, mütevekkil Doğulu insan tipinin yanına Batılı buhran felsefesini ve huzursuzluğunu katar. Edhem Pertev Paşa’nın Fransız edebiyatından yaptığı manzum çeviriler, Şinasi’nin kalem denemeleriyle birlikte düşünüldüğünde Türk edebiyatının yenileşmesi uğraşında yol açıcı adımlar olarak değer kazanır.

Soru 59

Aşağıdakilerden Hangisi devlet tarafından öğrenim için Batı’ya gönderilen ilk sivil öğrenci olan ve Paris (1849-
1854)’te Fransızcasını ilerlettikten sonra, Reşit Paşa’nın tavsiyesi üzerine maliye öğrenimine başlayan şairimizdir?

Seçenekler

A
Ziya paşa
B
Namık Kemal
C
İbrahim Şinasi
D
Muallim Naci
E
Ahmet Haşim
Açıklama:
Devlet tarafından öğrenim için Batı’ya gönderilen ilk sivil öğrenci olan Şinasi, Paris (1849- 1854)’te Fransızcasını ilerlettikten sonra, Reşit Paşa’nın tavsiyesi üzerine maliye öğrenimine başlar. Bir yandan da matematik ve tabiat bilimleriyle uğraşır. Paris’te müsteşrik (Doğu bilimcisi) De Sacy ailesi ve onların aracılığı ile de Ernest Renan ve A. Lamartine ve dil bilimci Littré ile tanışır. Lamartine’in toplantılarını takip eder. 1851’de Société Asiatique’e üye seçilir. Doğu Dilleri Okulunun faaliyetlerine katılır. Aynı dönemde Doğu kültürleri üzerinde araştırmalar yapan Pavet de Courteille’yle tanışır ve bazı çalışmalarına yardımda bulunur. La Bibliothéque Impériale’de eski metinler üzerinde çalışmalar yapar.

Soru 60

Aşağıdakilerden Hangisinin amacı yazı dilini konuşma diline yaklaştırmak ve sade Türkçeyle edebî eser ortaya koymaktır?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Ziya Paşa
C
Akif Paşa
D
Ahmet Haşim
E
Namık Kemal
Açıklama:
Şinasi’nin amacı, yazı dilini konuşma diline yaklaştırmak ve sade Türkçeyle edebî eser ortaya koymaktır.

Soru 61

Aşağıdakilerden Hangisi ülkenin güç şartlar içerisinde bulunduğu bir dönemde vatan, millet, hürriyet gibi yeni sosyal ve siyasi kavramlara geniş yer vermiş, insanlara vatan sevgisi ve insani değerler yükleme gayreti içinde olmuştur?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
İbrahim Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Recaizade Mahmut Ekrem
E
Ahmet Haşim
Açıklama:
Türk edebiyatının Batılı bir kimlik kazanmasının yolunu açan İbrahim Şinasi’den sonra üzerinde durulması gereken isim Namık Kemal’dir. O, her ne kadar ilk gençlik yıllarında divan edebiyatı dairesinde yetişmiş, Encümen-i Şuarâ toplantılarına katılmışsa da Türk edebiyatının divan edebiyatı geleneğinden çıkarak yenileşmesinde etkili olmuştur. Gür bir sesle ülkenin güç şartlar içerisinde bulunduğu bir dönemde vatan, millet, hürriyet gibi yeni sosyal ve siyasi kavramlara geniş yer vermiş, insanlara vatan sevgisi ve insani değerler yükleme gayreti içinde olmuştur. Kendisinden sonra gelen ikinci kuşaktan Recaizade Mahmut Ekrem ile Abdülhak Hâmit üzerinde de sürekli etkisi olan ve onları yönlendiren şair, Şinasi’nin erken ölümü üzerine yeniliği temsil eden başlıca sanatkâr durumuna gelmiştir.

Soru 62

Aşağıdakilerin hangisi Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine daha somut bir dünya algısı getirilmiştir.
B
Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır
C
Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan, millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir
D
Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir
E
Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmamaya özen gösterilmiştir
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk Şiirinde sosyal ve siyasal konular ele alınmaya başlamıştır. Doğru cevap E'dir.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi Türk şiiirinin özellikleri arasında değildir ?

Seçenekler

A
Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmaya başlanmıştır.
B
Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra hece ölçüsü ile şiirler de yazılmıştır.
C
Divan şiirinin somut dünya algısının yerine daha soyut bir dünya algısı getirilmiştir.
D
Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği yerine, bütün güzelliğine değer verilmiştir.
E
Divan şiirinin mazmunları çözülmüş, hayal sistemi değişmiştir.
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk şiirinin genel özellikleri
şöyle belirlenebilir:
• Dilde ve üslupta ayıklamaya gidilerek sade
bir söyleyişe yönelmek istenmiştir. Özellikle İbrahim Şinasi, konuşma diline yakın bir
şiir dili ve sade bir üslup kurma çabası içinde olmuştur.
• Divan şiirinin soyut dünya algısının yerine
daha somut bir dünya algısı getirilmiştir.
• Divan şiirinin gazel, kaside, murabba,
terci-i bent, terkib-i bent gibi nazım şekilleri önemli ölçüde sürdürülmüş, bununla
birlikte az da olsa yeni nazım şekilleri denenmiştir.
• Ölçü olarak yine aruz kullanılmış, ara sıra
hece ölçüsüyle şiirler de yazılmıştır.
• Şiire hak, hukuk, hürriyet, kanun, vatan,
millet, adalet gibi yeni kavramlar girmiştir.
• Divan şiirinde karşılaşılan parça güzelliği
yerine bütün güzelliğine değer verilmiştir.
• Divan şiirinin mazmunları çözülmüş, hayal
sistemi değişmiştir.
• Şiirde sosyal ve siyasi konular ele alınmaya
başlanmıştır.

Soru 64

Devlet tarafından öğrenim için batıya gönderilen ilk sivil öğrenci kimdir ?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Âkif Paşa
C
Ziya Paşa
D
İbrahim Şinasi
E
Mustafa Reşit Paşa
Açıklama:
Devlet tarafından öğrenim için Batı’ya
gönderilen ilk sivil öğrenci olan Şinasi, Paris (1849-
1854)’te Fransızcasını ilerlettikten sonra, Reşit
Paşa’nın tavsiyesi üzerine maliye öğrenimine başlar.
Bir yandan da matematik ve tabiat bilimleriyle uğraşır.

Soru 65

Aşağıdaki şairlerden hangisi Kaside-i Adem'de fizik ötesini araştırır ve varlığa karşı yokluğu yüceltir?

Seçenekler

A
Akif Paşa
B
Şinasi
C
Namık Kemal
D
Tevfik Fikret
E
Mehmet Akif
Açıklama:
Klasik edebiyat çerçevesinde eser kaleme alanÂkif Paşa (1787-1845), Tanzimat senelerinde daha çok Tabsıra adlı düzyazı kitabıyla tanınan bir siyaset adamı, yazar ve şair olarak belirir. İhtiraslı yaratılışından beslenen kötümser ruh hâli eserlerine de yansır. Şair, fizik ötesini araştıran ve sorgulayan “Kaside-i Adem”de varlığa karşı yokluğu yüceltir.

Soru 66

Türk edebiyatının ağdalı dilinden ve soyut dünya anlayışından uzaklaşarak, halkın anlayacağı gerçekçi akla dayanan, sosyal konulara geniş yer ayıran bir edebiyat kurmak ister.
Onun manzumelerinde akıl, kanun, hak, adaleti millet, devlet, medeniyet, reis-icumhur, taassup, cehl vb. o güne kadar şiirde pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yer tutmaya başlar.
Yukarıda özelliklerinden bahsedilen şairimiz kimdir ?

Seçenekler

A
Hacı Sadullah Ağa
B
İbrahim Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Akif Paşa
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
İbrahim Şinasi, Türk edebiyatını
Batı tarzında yeni bir anlayışa kavuşturmak düşüncesiyle hareket eder. Bunun için klasik Türk edebiyatının ağdalı dilinden ve soyut dünya anlayışından
uzaklaşarak gittikçe halkın anlayacağı bir dille yaşanan hayatı ifade edebilecek, gerçekçi, akla dayanan,
sosyal konulara geniş yer ayıran bir edebiyat kurmak
ister. Bir yandan yazı dilini sadeleştirerek konuşma
diline yaklaştırırken diğer yandan klasik Türk edebiyatının hayal sisteminden uzaklaşır. Üslupta yeniliğe
gider. Şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve
temaları sokar. Onun manzumelerinde akıl, kanun,
hak, adalet, millet, devlet, medeniyet, reis-i cumhur,
taassup, cehl, encümen-i dâniş gibi o güne kadar şiirde pek rastlanmayan, her biri makale konusu olabilecek kelime ve kavramlar yer tutmaya başlar.

Soru 67

Klasik Türk şiirinin son önemli temsilcisi kimdir ?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Şeyh Galip
D
Sadullah Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Asıl itibarıyla klasik edebiyatta çözülme daha XVIII. yüzyıldan itibaren başlamıştır. Kendi
dairesi içerisinde sıkışıp kalan klasik şiir, son büyük
temsilcisi Şeyh Galip’ten sonra büyük ve orijinal sanat eseri ortaya koyamamış; estetik anlayışta, dilde ve
zevkte çözülmeye başlamıştır.

Soru 68

Aşağıdaki şiir içeriklerinden hangisi Namık Kemal'in şiire kattığı yeni kavramlardan biridir?

Seçenekler

A
Hak
B
Adalet
C
Kanun
D
Vatan
E
Medeniyet
Açıklama:
Şinasi, şiire yeni ve değişik kelimeleri, kavramları ve temaları sokar. “Akıl”, “kanun”, “hak”, “adalet”, “millet”, “devlet”, “medeniyet”, “reis-i cumhur” gibi o güne kadar şiirde
pek rastlanmayan kelime ve kavramlar yeni dönemde yer tutmaya başlar. Namık Kemal’in eserleriyle birlikte bu kelime ve kavramlar nitelikleri aynı kalmak kaydıyla ülke sathını ilgilendiren bir boyuta dönüşerek genişler ve onun vasıtasıyla “vatan”, “hürriyet”, “istiklal” gibi temler ve kavramlar şiirin başlıca konusu olur. Doğru cevap D'dir.

Soru 69

O, şiirinin birinci döneminde mistik havayı, ikinci döneminde kendisi bir "cemiyet mistiği" topluma, millete, vatana adanmış bir modern birey olarak takdim eder.
Yukarıda hangi şairden bahsedilmiştir ?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Ziya Gökalp
C
Şeyh Galip
D
Namık Kemal
E
Akif Paşa
Açıklama:
Şinasi gibi birey merkezli bir Batılı toplum yapısını
benimsemiş görünmekle birlikte Namık Kemal’de
bu birey, her durumda cemiyet hayatı için, milletin
geleceği için, vatanın menfaatleri için kendisini her
zaman feda etmeye hazırdır. Namık Kemal hakkında şunu söylemek uygun olacaktır: O, şiirinin
birinci dönemindeki mistik havayı ikinci döneminde millet ve vatan kavramları etrafında yeniden
keşfederek kendisini bir “cemiyet mistiği” (Kaplan,
1978, s. 41), topluma, millete, vatana adanmış bir
modern birey olarak takdim eder.

Soru 70

Şair, zevk bakımından doğu geleneğine, divan şiirine bağlı olmasına rağmen batı tarzı şiir anlayışına geçmiş, fakat doğu ile batı arasında gelgitler yaşamıştır. Onun "Terci-i Bent'iyle","Terkib-i Bent'i" yeni edebiyat anlayışının özelliklerinin ve kötümser ruh halinin kuvvetle hissedildiği metinler olmuştur.
Yukarıda bahsedilen şair kimdir ?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Abdülhamit Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Sadullah Paşa
E
Şeyh Galip
Açıklama:
Ziya Paşa, divan edebiyatı terbiyesiyle yetişmiş bir şairdir. Bununla birlikte İbrahim Şinasi’nin başlattığı yeniliğe katılmayı tercih etmiştir. Zevk bakımından Doğu geleneğine, divan şiirine bağlı olmasına rağmen Batı
tarzı şiir anlayışına geçmiş fakat Doğu’yla Batı arasında sürekli tereddüt yaşamış bir şairdir. Bu sebeple divan
şiirinden kopamamış, zaman zaman divan şiiri anlayışıyla yeni şiir zevkini birlikte yürütmüştür. Onun “Terci-i
Bent”iyle “Terkib-i Bent”i yeni edebiyat anlayışının özelliklerinin ve kötümser ruh hâlinin kuvvetle hissedildiği
metinler olmuştur. Nitekim edebiyat dünyasında yer almasını sağlayan kalem ürünleri de bu yenilikçi yolda
ortaya koyduğu metinler olmuştur.

Soru 71

Aşağıdakilerin hangisi Sinaşi'nin ‘Vahdet-i zâtına aklımca şehâdet lâzım' dizesinde belirtilen düşüncedir?

Seçenekler

A
Sorgusuz sualsiz kabullenmeyi teşvik etmiştir
B
Duyguların akıldan önde geldiğinden bahsetmiştir
C
'Öte karakterli" bir zihniyeti benimsemeyi öğütlemiştir
D
Peşinen kabullenmek yerine soran, eleştiren ve ikna edilmeyi bekleyen bir anlayışı savunmuştur
E
Aklın duygunun arka planında kaldığından bahsetmiştir
Açıklama:
‘Vahdet-i zâtına aklımca şehâdet lâzım’” (Kaplan, 1995, s. 257-258). Modern düşüncenin edebiyatımızdaki en veciz ifadesini içeren Şinasi’nin bu dizesi, peşin kabullerin dışında soran, eleştiren, endişe duyan ve ikna edilmeyi bekleyen bir anlayışı karşımıza çıkarmakla birlikte “öte karakterli” zihniyetten “akılcı-şüpheci” zihniyete doğru bir dönüşümün veya her ikisini bir arada bulundurma zorunluluğunun ortaya çıkardığı trajiğin de bir örneğini veriyordu. Doğru cevap D'dir.

Soru 72

Tanzimat Dönemi'ndeki yenileşme çabaları içerisinde olan edebiyatçıların büyük gayretleri olmuştur. Edebiyat alanında yaptıklarından ziyade, zihniyet değişiminin temsilcilerinden biri olarak dönemi içinde işlev üstlenir. Batı edebiyatıyla da yakından ilgilenen edebiyatçı Alphonse de Lamartine'den "Göl" (Le Lac) şiirini çevirmiştir.
Yukarıda bahsedilen şair kimdir ?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Sadullah Paşa
C
Namık Kemal
D
Recaizade Mahmut Ekrem
E
Muallim Naci
Açıklama:
Sadullah Paşa, Tanzimat Dönemi’nin
yenilikçi fikirlerine açık, Batı’nın müspet bilimlerine inanmış bir devlet adamıdır. Edebiyat alanında
yaptıklarından ziyade, zihniyet değişiminin temsilcilerinden biri olarak dönemi içinde işlev üstlenir. Batı
edebiyatıyla da yakından ilgilenen Sadullah Paşa,
Alphonse de Lamartine’den “Göl” (Le Lac) şiirini
çevirmiştir.

Soru 73

Aşağıdakilerin hangisi Şinasi'nin Türk şiirinde yaptığı yenilikler arasında değildir?

Seçenekler

A
Şinasi’nin ön plana aldığı fikirler ve diğer “madde”ler, içinde yaşadığı devrin ileri
hâkim fikirleridir: Modern kâinat görüşü, demokrasi, akılcılık gibi
B
Şinasi divan mazmunlarını büyük oranda kullanmıştır
C
Çıplak bir ifade tarzı yaratmaya çalışmıştır.
D
Arapça, Farsça tamlamaları çözmeye gayret etmiş, bilhassa halkın kullandığı kelime
ve ifade tarzlarına kıymet vermiştir.
E
Canlı, hareketli, konuşma sentaksına yakın bir mısra yapısı kurmayı denemiştir
Açıklama:
Şinasi divan mazmunlarını büyük çapta terk etmiştir. Doğru cevap B'dir.

Soru 74

Aşağıda Şinasi'nin şiirleri ve üslubu hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bilgilerden hangisi yanlıştır ?

Seçenekler

A
Victor Hugo’dan yaptığı “Tıfl-ı Naim” çevirisi Batı’dan gelen nazım şekillerinden “ottovarima”nın ilk örneğini oluşturur.
B
Yeni imajlar bulma yolunu açmıştır.
C
Arapça, Farsça tamlamaları çözmeye gayret etmiştir.
D
Canlı, hareketli konuşma sentaksına yakın bir mısra yapısı kurmayı denemiştir.
E
Şinasi, divan mazmunlarını büyük çapta terk etmiştir.
Açıklama:
Mehmet Kaplan, Şinasi’nin Türk şiirinde yaptığı
yeniliği şu maddeler altında dile getirir:
• Şinasi kendinden öncekiTürk şiirinden ayrı
bir şiir vücuda getirmiştir.
• Bu şiir, muhteva bakımından eskilerden ayrıdır. Şinasi münâcaat ve kasidenin
“madde”lerinde bir tasfiye yapmış, yeni fikir temleri kullanmıştır.
• Şinasi’nin ön plana aldığı fikirler ve diğer
“madde”ler, içinde yaşadığı devrin ileri
hâkim fikirleridir: Modern kâinat görüşü,
demokrasi, akılcılık gibi.
• Şinasi’nin şiirleri üslup bakımından da yenidir:
a. Şinasi divan mazmunlarını büyük çapta
terk etmiştir.
b. Çıplak bir ifade tarzı yaratmağa çalışmıştır.
c. Yeni imajlar bulma yolunu açmıştır.
d. Arapça, Farsça tamlamaları çözmeye gayret etmiş, bilhassa halkın kullandığı kelime ve ifade tarzlarına kıymet vermiştir.
e. Canlı, hareketli, konuşma sentaksına
yakın bir mısra yapısı kurmayı denemiştir.
Victor Hugo’dan yaptığı “Tıfl-ı Naim”
çevirisi Batı’dan gelen nazım şekillerinden “ottovarima”nın ilk örneğini oluşturur. (Edhem Pertev Paşa'ya aittir)

Soru 75

Namık Kemal'in vatan konusunu işlediği çok sayıda şiiri bulunmasına rağmen kendisine vatan şairi sıfatının verilmesine sebep olan şiiri hangisidir ?

Seçenekler

A
Vatan Şarkısı
B
Hürriyet Kasidesi
C
Sakarya
D
Atlılar
E
İntibah
Açıklama:
Namık Kemal’in vatan konusunu işlediği çok sayıda şiiri bulunmasına rağmen kendisine vatan şairi sıfatının verilmesine sebep olan şiiri
“Hürriyet Kasidesi” olmuştur.
Daha önce Mehmet Halis Efendi, Süleyman
Şâdî ve Osman Nevres gibi birkaç şairin kaleminde
beliren vatan temi, onun şiirleriyle gerçek temsilcisine kavuşur.

Soru 76

Aşağıdakilerin hangisi Namık Kemal'in şiire kattığı yeni konulardan biridir?

Seçenekler

A
Vatan konuları
B
Bilim konuları
C
Doğa Olayları
D
Sosyal İlişkiler
E
Ticaret konuları
Açıklama:
Namık Kemal vatan, millet, halk, hak, hürriyet, istiklal, eşitlik gibi kavramları getiren ve bu konular etrafında heyecanlı bir hatip edasıyla yüksek sesle haykıran devrin gür sesi olur. Doğru cevap A'dır.

Soru 77

"Sosyal hayatta hürriyet, eşitlik, kanun hakimiyeti ve insan haklarının gözetilmesi bilimsel gelişmeye ve ilerlemeye yol açmıştır. Bu itibarla Türk toplumunun da bu gelişme ve değişmeye ayak uydurması gerekir". Sadullah Paşa'nın getirdiği bu düşünceler o şairin de rasyonelci, akılcı görüşleriyle benzerlik gösterir.
Sadullah Paşa'nın getirdiği bu düşüncelerle, hangi şairimizin düşünce benzerliğinden bahsedilir ?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
İbrahim Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Recaizade Mahmut Ekrem
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Sosyal hayatta
hürriyet, eşitlik, kanun hâkimiyeti ve insan haklarının gözetilmesi, bilimsel gelişmeye ve ilerlemeye
yol açmıştır. Bu itibarla Türk toplumunun da bu
gelişme ve değişmeye ayak uydurması gerekir.”
Sadullah Paşa’nın getirdiği bu düşünceler, İbrahim Şinasi’nin rasyonalist/akılcı görüşleriyle benzerlik gösterir. O, kendisinden sonra yetişen Beşir
Fuad’la birlikte pozitivist zihniyetin 19. yüzyıldaki
önemli temsilcilerinden biridir.

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisi Ziya Paşa'nın şiire kattığı yeni konulardan biri değildir?

Seçenekler

A
Eski bilgi ve modern astronomi konuları
B
Rindane tavırla felsefi düşünce konuları
C
İnanmış insanın rahatlığıyla huzursuz insanın bunalımı ve arayışı konuları
D
Gönül ve akıl ilişkileri konuları
E
Vatan ve millet konuları
Açıklama:
Vatan ve millet konuları Namık Kemal'in konuları arasındadır. Diğer seçenekler Ziya Paşa'nın üzerinde durduğu konulardır. Doğru cevap E'dir.

Soru 79

Aşağıdaki şairlerden hangisi kâinat ve insan karşısında duyduğu şaşkınlığı, Allah’ın eserleri karşısında aklın idrakteki yetersizliği dile getiren Terci-i Bent eserini yazmıştır?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Akif Paşa
C
İbrahim Şinasi
D
Ziya Paşa
E
Bağdatlı Ruhi
Açıklama:
Terci-i Bent eserini Ziya Paşa yazmıştır. Doğru cevap D'dir.

Soru 80

Aşağıdaki şairlerden hangisi Alphonse de Lamartine'nin Le Lac (Göl) adlı şiirini Türkçeye çevirmiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Akif Paşa
D
Sadullah Paşa
E
Bağdatlı Ruhi
Açıklama:
Belirtilen şiiri Sadullah Paşa çevirmiştir. Doğru cevap D'dir.

Soru 81

Aşağıdaki eserlerin hangisinde Sadullah Paşa Orta Çağın rasyonel bulmadığı hayat anlayışını yermiş, onun yerine aklın ve bilimin öngördüğü değerlerle yaşama biçimini yüceltmiştir?

Seçenekler

A
Göl
B
On Dokuzuncu Asır
C
Terci-i Bent
D
Terkib-i Bent
E
Kaside-i Adem
Açıklama:
Belirtilen eser On Dokuzuncu Asır adlı manzumedir. Doğru cevap B'dir.

Ünite 6

Soru 1

Batı edebiyatında roman türünün genellikle aşağıdaki eserlerden hangisiyle başladığı kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
Robinson Crusoe
B
Sefiller
C
Don Kişot
D
Vadideki Zambak
E
Fareler ve İnsanlar
Açıklama:
Batı edebiyatlarında roman, 17. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkar. Roman türü, genellikle Miguel de Cervantes (1547-1616)’in ünlü Don Kişot (1605) adlı eseriyle başlatılır.

Soru 2

Aşağıdaki eserlerden hangisini klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olarak değerlendirmek mümkündür?

Seçenekler

A
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
B
Akabi Hikyayesi
C
Hayâlât-ı Dil
D
Müsameretname
E
Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş
Açıklama:
Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi adlı eserini klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olarak değerlendirmek mümkündür. Dönemine göre sade bir dilin kullanıldığı eserde, kahramanlar mensup oldukları sosyal tabakaya uygun biçimde konuşturulmuşlardır. Eser, bu özellikleriyle erken dönem Türk romanının hazırlayıcısı ve müjdeleyicisi olabilecekken geç yayımlanması sebebiyle bu fırsatı kaçırır.

Soru 3

Vartan Paşa tarafından yazılan “Akabi Hikayesi” adlı roman aşağıdaki eserlerden hangisinden izler taşımaktadır?

Seçenekler

A
Vadideki Zambak
B
Sefiller
C
Goriot Baba
D
Robinson Crusoe
E
Romeo ve Juliet
Açıklama:
Asıl adı Hovsep Vartanyan olan Vartan Paşa tarafından Ermeni harfleriyle 1851’de Türkçe yazılan Akabi Hikyayesi (Hikâye), Muhayyelât’tan sonra baskısı yapılan anlatıların ilkidir. Eserde mezhepler arasındaki düşmanlığın kurbanı olan Akabi ile Hagop’un aşkı anlatılır. Ailelerin araya girerek iki âşığın kavuşmalarını engellemeleri, trajik sonu hazırlar. Shakespeare’in Romeo ve Juliet’inden izler de taşıyan Akabi Hikyayesi, XIX. yüzyıl Fransız romantik eserlerinin etkisinde kaleme alınmıştır.

Soru 4

Aşağıdaki eserlerden hangisi bir yandan aşk hikâyesi anlatırken diğer yandan Osmanlı Devleti’nin, devri içindeki içte ve dışta karşılaştığı problemleri konu edinmektedir?

Seçenekler

A
Akabi Hikyayesi
B
Hayâlât-ı Dil
C
Müsameretname
D
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
E
Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş
Açıklama:
“Bahriye Mektubi Odası hulefasından” Hasan Tevfik Efendi tarafından yazılan Hayâlât-ı Dil, bir yandan aşk hikâyesi anlatırken diğer yandan Osmanlı Devleti’nin, devri içindeki içte ve dışta karşılaştığı problemleri konu edinen alegorik bir eser görünümü kazanır. Bu yönüyle eser, imparatorluğun son döneminde yaşanan siyasi gelişmelerin ironik bir anlatımını sunar.

Soru 5

Kelime olarak gece sohbetleri anlamına gelen “Müsameretname” adlı eserin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Ali Aziz Efendi
B
Vartan Paşa
C
Hasan Tevfik Efendi
D
Emin Nihat
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Müsameretname Emin Nihat'ın eseridir. 1872-1875 yılları arasında yayımlanan Müsameretname, kelime olarak gece sohbetleri anlamına gelir. Emin Nihat, kitabının başında, kış gecelerinde hoşça vakit geçirmek için kafa dengi birkaç arkadaşın her gece başka bir evde buluşarak önce çeşitli gazete haberleri üzerinde sohbet ettiklerini, bu arada bazı gecelerde de toplantıya katılanlardan her birinin gençliklerinde başlarından geçen bir macerayı anlatmaya karar verdiklerini ifade eder.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat romanının ele aldığı konulardan biridir?

Seçenekler

A
Hızlı Batılılaşma
B
İş hayatı
C
Kölelik
D
Metafizik olaylar
E
Kariyer planları
Açıklama:
Tanzimat romanının ele aldığı konuları ana hatlarıyla şu başlıklar altında toplamak mümkündür: Yanlış Batılılaşma, Aşk, Görücü usulüyle evlilik, Köy hayatı, Kölelik, Tarihî dönemlerden seçilmiş kişi ve olaylar, Fen bilimlerine ve tekniğe bağlı gelişmelere dayanan konular.

Soru 7

Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanın aşağıdakilerden hangisi olduğu kabul edilir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Cezmi
C
Sergüzeşt
D
İntibah
E
Araba Sevdası
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanın Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri olduğu kabul edilir. Ahmet Midhat Efendi’nin hikâyelerinin çıkmaya başladığı yıllarda Şemsettin Sami’nin 1872 sonuyla 1873 başında üç cüz olarak yayımladığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın hikâyeden romana doğru yaklaşan karakteriyle bir yenilik getirdiği söylenebilir.

Soru 8

Hikâye ve romanda olayları ve kişileri her yönüyle görüp aktaran anlatıcının anlatım tarzına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Olay Örgüsü
B
Ana Fikir
C
Mizansen
D
Ana Karakter
E
Hâkim Bakış Açısı
Açıklama:
Örneğin, Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında, Ahmet Midhat Efendi’nin eserlerinde olduğu gibi, yazarın varlığı ortadadır. Yazar, kurmaca dünyanın içerisinde kendisini gizleme ihtiyacı duymaz. Romanda meddah hikâyelerini hatırlatan bir anlatım tekniği kullanılmaya çalışılır. Olaylar, her şeyi bilen ve bütün kahramanların düşüncelerini okuyan hâkim bakış açısından aktarılır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Midhat Efendi’nin Letâif-i Rivâyât serisinde yer alan eserlerden biridir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Bir Fitnekâr
C
İntibah
D
Cezmi
E
Müsameretname
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin Letâif-i Rivâyât serisinde yirmi beş kitap içerisinde otuz ayrı eser yer alır. Onun hikâye ile roman ayrımına gitmediği Letâif-i Rivâyât serisindeki hikâyelerini “Suizan”, “Gençlik”, “Teehhül”, “Gönül”, “Mihnetkeşân”, “Felsefe-i Zenân”, “Bir Gerçek Hikâye”, “Bir Fitnekâr”, “Nasip”, “Bekârlık Sultanlık mı Dedin?”, “Bir Tövbekâr”, “Çifte İntikam”, “Esaret”, “Obur”, “Para”, “Kısmetinde Olanın Kaşığında Çıkar”, “Diplomalı Kız”, “Emanetçi Sıtkı”, “Cankurtaranlar”, “Ana Kız”, “Bir Acibe-i Saydiye”, “İki Hud’ekâr” olarak belirlemek mümkündür.

Soru 10

Ahmet Midhat Efendi tarafından yazılmış olan ve yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk roman olma özelliğine sahip roman aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Müsameretname
C
İntibah
D
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
E
Müşahedat
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin eserleri içinde en çok tanınmış ve okunmuş, üzerinde en çok inceleme yapılmış eser şüphesiz Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875)’dir. Bu roman, Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra başlayan yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk romandır. Yazar, birbirinin zıddı Râkım Efendi ile Felâtun Bey tipleri etrafında son yüzyıl Osmanlı toplum hayatını gerçekçi bir gözle değerlendirme yoluna gider.

Soru 11

Batı edebiyatında roman 17. Yüzyılın başlarında hangi eserle ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Genç Werther’in Istırapları
B
Don Kişot
C
Candide ve Micromega
D
Güliverin Seyahatnamesi
E
Robenson Crusoe
Açıklama:
Batı edebiyatlarında roman, 17. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkar. Roman türü, genellikle Miguel de Cervantes (1547-1616)’in ünlü Don Kişot (1605) adlı eseriyle başlatılır.

Soru 12

Türk yazarları, Batı romanına benzer eserler ortaya koymadan önce geçiş metinleri yazmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu geçiş sürecindeki ara anlatılar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Muhayyelat-ı Aziz Efendi
B
Akabi Hikyayesi
C
Binbir Gece Masalları
D
Hayalat- Dil
E
Müsameretname
Açıklama:
Batı Bin Bir Gece ve Bin Bir Gündüz Masalları, Arap edebiyatının dünyaca tanınan masal koleksiyonudur.

Soru 13

“Bahriye Mektubi Odası hulefasından” Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan, görünürde bir aşk macerası olarak yazılan, yirmi altı bölümden oluşan halk hikayesi kurgusuna sahip olan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayalat-ı Dil
B
Müsameretname
C
Akabi Hikyayesi
D
Muhayyelat-ı Aziz Efendi
E
Tamaşa-i Dünya ve Cefakar u Cefakeş
Açıklama:
“Bahriye Mektubi Odası hulefasından” Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan Hayâlât-ı Dil’de görünürde bir aşk macerası vardır. Mürg-i Dil ile Canan arasındaki konuşmalar ve âşığın (Mürg-i Dil) çektiği ızdırabı sevgilisine anlatmasıyla başlayan metinde, sevgilisi bilinmez bir diyara gidince onun peşi sıra yollara düşen ve bu sırada başından pek çok macera geçen âşığın, sonunda sevgilisine kavuşması hikâye edilir. Yirmi altı bölümden oluşan Hayâlât-ı Dil’de halk hikâyesi kurgusunun kullanıldığı görülür. Fakat birtakım anlatım ve kurgu özellikleriyle halk hikâyesinden ayrılır.

Soru 14

-Türk halk anlatıları ve Doğu anlatma geleneğiyle Batı tarzı anlatı arasındaki geçişin ilginç örneğidir.
- Hikâyelerin bir kısmında dönemine göre ileri denebilecek realist konular ele alınır.
- Hikâyelerde yalnızca başkişilerin değil, ikinci, üçüncü dereceden kahramanların da üzerinde durulur, portreleri çizilir.
Yukarıda bilgisi verilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayalat-ı Dil
B
Müsameretname
C
Akabi Hikayesi
D
Muhayyelat-ı Aziz Efendi
E
Tamaşa-i Dünya ve Cefakar u Cefakeş
Açıklama:
“Müsameretname, Türk halk anlatıları ve Doğu anlatma geleneğiyle Batı tarzı anlatı arasındaki geçişin ilginç örneğidir. Hikâyelerin bir kısmında dönemine göre ileri denebilecek realist konular ele alınır. Hikâyelerde yalnızca başkişilerin değil, ikinci, üçüncü dereceden kahramanların da üzerinde durulur, portreleri çizilir.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat romanının genel olarak ele aldığı konulardan biri değildir?

Seçenekler

A
Aşk
B
Kölelik
C
Yanlış Batılılaşma
D
Görücü usulüyle evlilik
E
Şehir hayatı
Açıklama:
Tanzimat romanının ele aldığı konuları ana hatlarıyla şu başlıklar altında toplamak mümkündür:
  • Yanlış Batılılaşma • Aşk • Görücü usulüyle evlilik
  • Köy hayatı • Kölelik • Tarihî dönemlerden seçilmiş kişi ve olaylar • Fen bilimlerine ve tekniğe bağlı gelişmelere dayanan konular.

Soru 16

Türk edebiyatının Batı tarzı ilk romanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Kısadan Hisse
C
Müsameretname
D
Letaf-i Rivayet
E
Hasan Mellah Yahut Sır İçinde Esrar
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanın Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri olduğu kabul edilir. Ahmet Midhat Efendi’nin hikâyelerinin çıkmaya başladığı yıllarda Şemsettin Sami’nin 1872 sonuyla 1873 başında üç cüz olarak yayımladığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın hikâyeden romana doğru yaklaşan karakteriyle bir yenilik getirdiği söylenebilir.

Soru 17

Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra başlayan yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk roman aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Hasan Mellah Yahut Sır İçinde Esrar
C
Felatun Bey ile Rakım Efendi
D
Müşahedat
E
İntibah
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin eserleri içinde en çok tanınmış ve okunmuş, üzerinde en çok inceleme yapılmış eser şüphesiz Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875)’dir. Bu roman, Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra başlayan yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk romandır. Yazar, birbirinin zıddı Râkım Efendi ile Felâtun Bey tipleri etrafında son yüzyıl Osmanlı toplum hayatını gerçekçi bir gözle değerlendirme yoluna gider.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Midhat’ın yazdığı roman çeşitleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Aile romanları
B
Tarihi romanlar
C
Macera romanları
D
Biyografik romanlar
E
Şehir romanları
Açıklama:
İnci Enginün, Olcay Önertoy gibi pek çok araştırmacı Ahmet Midhat’ın romanları için çeşitli tasnif denemeleri yapmışlardır. İnci Enginün’ün Yeni Türk Edebiyatı: Tanzimat’tan Cumhuriyet’e adlı kitabındaki tasnifinden hareketle onun romanları şöyle bir tasnife tabi tutulabilir: Aile romanları, Tarihî romanlar • Macera romanları • Biyografik romanlar • İmparatorluğu oluşturan kavimlerle ilgili Romanlar.

Soru 19

Aşağıdaki eserlerden hangisi Türk edebiyatının ilk tarihi romanıdır?

Seçenekler

A
İntibah
B
Müşahedat
C
Felatun Bey ile Rakım Efendi
D
Cezmi
E
Hasan Mellah Yahut Sır İçinde Esrar
Açıklama:
Namık Kemal’in Türk edebiyatında ilk tarihî roman özelliğini taşıyan Cezmi (1880) adlı eseri iki cilt olarak planlanmış, ancak ikinci cildi yazılamamıştır. Cezmi, konusunu XVI. yüzyılda II. Selim döneminde başlayıp aralıklarla yarım yüzyıl kadar devam eden Osmanlı-İran savaşlarından alır.

Soru 20

I. Türk edebiyatının ilk edebî romanı olarak değerlendirilir, konusunu sosyal hayattan alır. II. Romantik ekole bağlı kalınarak yazılan eserde, klasik edebiyat geleneğinden gelen unsurlara da rastlanır. III. Aşk, kıskançlık, intikam duygularını işleyen psikolojik bir eserdir. Yukarıda bilgiler aşağıdaki eserlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
İntibah
B
Müşahedat
C
Felatun Bey ile Rakım Efendi
D
Cezmi
E
Hasan Mellah Yahut Sır İçinde Esrar
Açıklama:
Batı roman tekniğiyle yazılması, realist tasvirlere ve mekânlara yer verilmesi, psikolojik çözümlemelere gidilmesi bakımından Türk edebiyatının ilk edebî romanı olarak değerlendirilir, konusunu sosyal hayattan alır. Romantik ekole bağlı kalınarak yazılan eserde, klasik edebiyat geleneğinden gelen unsurlara da rastlanır. Aşk, kıskançlık, intikam duygularını işleyen psikolojik bir eserdir.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi romanının ele aldığı konulardan biri değildir?

Seçenekler

A
Yanlış Batılılaşma
B
Görücü Usulu Evlilik
C
Köy Hayatı
D
Kölelik
E
Psikolojik Olaylar
Açıklama:
Tanzimat dönemi romanlarında ele alınan başlıca konulara bakıldığında psikolojik olayların konu olarak ele alınmadığını görebiliriz.

Soru 22

Edebiyatımızda yazılan ilk edebi roman aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Telemak
B
İntibah
C
Taaşuk-u Talat ve Fitnat
D
Kıssadan Hisse
E
Araba Sevdası
Açıklama:
Edebiyatımızda yazılmış olan ilk edebi roman Namık Kemal’in eseri olan İntibah’tır.

Soru 23

Türk edebiyatında edebi roman dendiğinde akla gelen isimdir. Sanatlı söyleyişi ve üslup titizliği ile aydın kesime hitap eder. Divan edebiyatının anlatılarını gerçeklikten uzak görür. Özellikleri verilen ünlü yazarımız kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Midhat Efendi
B
Recaizade Mahmut Ekrem
C
Namık Kemal
D
Ali Suavi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Edebiyatımızda edebi roman dendiği zaman akla ilk gelen isim Namık Kemal’dir.

Soru 24

İlk yerli romanımız aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cezmi
B
İntibah
C
Müşahedat
D
Araba Sevdası
E
Taaşuk-u Talat ve Fitnat
Açıklama:
İlk yerli romanımız Şemsettin Saminin yazdığı Taaşuk-u Talat ve Fitnat adlı romanımızdır.

Soru 25

Türk edebiyatında ilk tarihi roman aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İntibah
B
Müşahedat
C
Felatun Bey ile Rakım Efendi
D
Cezmi
E
Kıssadan Hisse
Açıklama:
Edebiyatımızda ilk tarihi roman Namık Kemal’in yazdığı Cezmi romanıdır.

Soru 26

Ahmet Midhat Efendi, romanlarında aşağıdaki konulardan hangisini diğerlerine göre daha az ele almıştır?

Seçenekler

A
Kültürel Değer Karmaşası
B
Ahlaki Değerler
C
Savaş Sahneleri
D
Görücü Usulü Evlilik
E
Halkın Eğitilmesi
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi romanlarında kültürel değerlerin karmaşasını, ahlakı, görücü usulünü ve halkın eğitilmesi gerekliliği gibi konulardan sıkça bahsetmiştir. Ama savaş sahnelerini genişçe yansıtmamıştır.

Soru 27

Aşağıdaki yazarlardan hangisi ‘’fenni roman’’ yazmıştır?

Seçenekler

A
İbrahim Şinasi
B
Samipaşazade Sezai
C
Namık Kemal
D
Abdülhak Hamit
E
Ahmet Midhat Efendi
Açıklama:
Fenni roman yazan yazarımız Ahmet Midhat Efendidir.

Soru 28

Romanda Türk-İran savaşında gösterdiği kahramanlıklarla yine aynı savaşta tanışıp dost olduğu Adil Giray’ı kurtarma çabası içinde olan kahramanımız idealist bir kişidir. Sözü edilen tema hangi romana aittir?

Seçenekler

A
İntibah
B
Aşk-ı Memnu
C
Mai ve Siyah
D
Cezmi
E
Şemsa
Açıklama:
Türk-İran savaşı ve Adil Giray ifadeleri bize Namık Kemal’in ünlü tarihi romanı olan Cezmi isimli romanı hatırlatmalıdır.

Soru 29

Klasik hikaye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği sayılan hikaye aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhayyelat-ı Aziz Efendi
B
Akabi Hikyayesi
C
Hayalat-ı Dil
D
Müsameretname
E
Temaşa-i Dünya ve Cefakar u Cefakeş
Açıklama:
Klasik hikaye geleneği içinde ortaya çıkan ilk eser Ali Aziz Efendinin Muhayyelat-ı Aziz Efendi isimli eseridir.

Soru 30

Ahmet Midhat Efendinin hikaye ve romanlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hikaye ve romanlarında kendi kişiliğini gizlemez.
B
Ara sıra hikayeyi keser okuyucuya bilgiler verir.
C
Romanlarında okuyucuyu adeta bir seyahate çıkarır, değişik mekanları olayları göstermek ister.
D
Sadece olayları anlatmakla yetinmez, kahramanların psikolojik dünyalarını, istek ve arzularını anlatır.
E
Hikaye ve romanlarında natüralist akımdan çok fazla yararlanır.
Açıklama:
İlk 4 seçenekte Ahmet Midhat Efendinin hikaye ve romanlarının özellikleri doğru verilmişken son şıkta natüralist akımdan etkilendiği bilgisi yanlış verilmiştir. Ahmet Midhat Efendi romantizm akımından etkilenen bir yazardır ve natüralizmi eleştirir.

Soru 31

Batı edebiyatlarında, 17. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkan roman türü, genellikle aşağıdaki eserlerden hangisiyle başlatılır?

Seçenekler

A
Don Kişot
B
Gulliver'in Seyahatnamesi
C
Genç Werther'in Istırapları
D
Robenson Crusoe
E
Manon Lescaut
Açıklama:
Batı edebiyatlarında roman, 17. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkar. Roman türü, genellikle Miguel de Cervantes (1547-1616)’in ünlü Don Kişot (1605) adlı eseriyle başlatılır. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
18. yüzyıla gelindiğinde Fransa, İngiltere ve Almanya’da psikolojik ve duygusal yönü ağır basan romanlar görülür. Bu alanda anılabilecek ilk roman Contesse de La Fayette’in Princesse de Cleves (1678)’dir. Ardından Fenelon (1651-1715)’un Türkçeye de çevrilen Telemaque (1699), Lesage’nin Gil-Blas (1715-1735), Daniel Defoe’nun Robenson Crusoe (1719), Jonathan Swift’in Gulliver’in Seyahatnamesi (1726), Prevost’un Manon Lescaut (1731) adlı romanları yazılır.
Fransa’da Voltaire (1694-1778)’in Candide ve Micromega gibi kısa romanlarına benzer şekilde konusu uzak mekânlarda geçen, döneminin inanışlarıyla ve insanlarıyla alay eden serüvenler anlatılır. Jean Jacgues Rousseau (1718-1778) Julie-yahut-Nouvelle Héloise (1761)’le, Almanya’da Goethe (1749-1832) Genç Werther’in Istırapları (1774)’yla toplum üzerinde etkide bulunan eserler oluşturur.

Soru 32

Aşağıda verilen yazar ve eser eşleştirmesinden hangisi, Türk edebiyatında modern hikaye ve romana geçişteki ara anlatılar arasında, klasik hikaye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olarak değerlendirilir?

Seçenekler

A
Ali Aziz Efendi - Muhayyelât-ı Aziz Efendi
B
Vartan Paşa- Akabi Hikyayesi
C
Hasan Tevfik Efendi - Hayâlât-ı Dil
D
Emin Nihat - Müsameretname
E
Evangelinos Misailidis - Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş
Açıklama:
Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi (Muhayyelât-ı Ledünn-i İlahî, 1796-1797) adlı eseri, eski hikâye geleneği içinde varlık kazanan fakat kimi özellikleriyle bu gelenekten ayrılan bir yapıda belirir. Muhayyelât-ı Aziz Efendi’yi klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olarak değerlendirmek mümkündür.

Soru 33

Ali Aziz Efendi'nin "Muhayyelât-ı Aziz Efendi" adlı eseri klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olarak değerlendirilir. Muhayyelât-ı Aziz Efendi, üç bölüm üzerine kurulmuştur. Birbirinden bağımsız olan her bölümde iç içe girmiş hikâyeler bulunur.
Muhayyelât-ı Aziz Efendi üzerine yapılan araştırmalar, burada geçen kimi hikâyelerin konuları ile aşağıdaki eserlerden hangisi arasında benzerlikler olduğunu ortaya koymuştur?

Seçenekler

A
Romeo ve Juliet
B
Binbir Gece ve Binbir Gündüz Masalları
C
Robenson Crusoe
D
Gulliver'in Seyahatnamesi
E
Genç Werther'in Istırapları
Açıklama:
Ali Aziz Efendi, Muhayyelât-ı Aziz Efendi adlı eserinin ön sözünde, eserinin Bin Bir Gece Masalları’na benzediğini, parlak ibretler, uyarıcı öğütler, hikmetler, manevi haberler taşıdığını belirtir. Nitekim, Muhayyelât-ı Aziz Efendi üzerine yapılan araştırmalar, kimi hikâyelerin konuları ile Bin Bir Gece ve Bin Bir Gündüz Masalları’ndakiler arasında benzerlikler olduğunu ortaya koymuştur.

Soru 34

Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniği aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

Seçenekler

A
Üst-kurmaca
B
Hâkim bakış açısı
C
Tardiye
D
Sebk-i Hindî
E
Türkî-i Basit
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Nitekim, üst Kurmaca (Meta-Fiction), bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen addır.
Hâkim bakış açısı, hikâye ve romanda olayları ve kişileri her yönüyle görüp aktaran anlatıcının anlatım tarzına verilen addır.
Türkî-i Basit, Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Sebk-i Hindî, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.
Tardiye ise, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 35

I. Letâif-i Rivâyat
II. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
III. Cezmi
IV. Müsameretname
Türk edebiyatında Batı tarzında ilk hikâye ve roman, ilk çevirilerden ancak on yıl kadar sonra görülür.
Buna göre, yukarıdakilerden hangisi/hangileri Türk edebiyatındaki Batı tarzı ilk hikâye ve roman örnekleri arasında gösterilebilir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzında ilk hikâye ve roman, ilk çevirilerden ancak on yıl kadar sonra görülür. Bunlar, Ahmet Midhat Efendi (1844-1912)’nin 1870’te yayımlanmaya başlanan Kıssadan Hisse ile Letâif-i Rivâyat serisinde yer alan uzun hikâyeleri, Şemsettin Sami (1850-1904)’nin 1872-1873’te çıkan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı ile Namık Kemal (1840-1888)’in 1876’da yayımlanan İntibah ve 1880’de baskısı yapılan Cezmi romanlarıdır.
Dolayısıyla, doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 36

Aşağıda verilen eserlerden hangisi Türk edebiyatında Batı tarzı ilk roman örneği olarak kabul edilir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Cezmi
C
İntibah
D
Kıssadan Hisse
E
Letâif-i Rivâyat
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzında ilk hikâye ve roman, ilk çevirilerden ancak on yıl kadar sonra görülür. Bunlar, Ahmet Midhat Efendi (1844-1912)’nin 1870’te yayımlanmaya başlanan Kıssadan Hisse ile Letâif-i Rivâyat serisinde yer alan uzun hikâyeleri, Şemsettin Sami (1850-1904)’nin 1872-1873’te çıkan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı ile Namık Kemal (1840-1888)’in 1876’da yayımlanan İntibah ve 1880’de baskısı yapılan Cezmi romanlarıdır. Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri, Türk edebiyatında Batı tarzı ilk roman olarak kabul edilir.

Soru 37

............... ; hikâye ve romanda olayları ve kişileri her yönüyle görüp aktaran anlatıcının anlatım tarzına verilen addır.
Yukarıdaki cümleden boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Hâkim Bakış Açısı
B
Üst Kurmaca
C
Tardiye
D
Türkî-i Basit
E
Sebk-i Hindî
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Nitekim, hâkim bakış açısı, hikâye ve romanda olayları ve kişileri her yönüyle görüp aktaran anlatıcının anlatım tarzına verilen addır.
Üst Kurmaca (Meta-Fiction), bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen addır.
Türkî-i Basit, Osmanlı Türkçesinin Eski Anadolu Türkçesinin yerini almaya başladığı XV. yüzyılın ikinci yarısı ve XVI. yüzyılın başlarında bazı şairler tarafından bilinçli bir şekilde başlatılan dilin sadeliğini koruma hareketidir.
Sebk-i Hindî, Hint tarzı anlamına gelen sebk-i hindî Hindistan’da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilmiştir. Edebiyatımızda XVII. yüzyıldan başlamak üzere etkisini göstermeye başlamış kimi şairlerimizde bütün özellikleri görülürken kimi şairlerimizi kısmen etkilemiştir.
Tardiye ise, Türk edebiyatında pek az kullanılmış nazım biçimidir. Yalnız 18. yy. şairi Şeyh Galib çok önem vermiştir. Muhammesin özel bir biçimidir. Muhammes aruzun her kalıbıyla yazıldığı hâlde tardiye aruzun Mef’ûlü, Mefâilün, Feûlün kalıbıyla yazılır.

Soru 38

Tanzimat Dönemi Türk hikâyeciliğinin gelişiminde önemli yeri olan Ahmet Midhat Efendi'nin hangi eseri, meddah hikâyeleriyle modern hikâye arasında geçiş ürünü olarak değerlendirilir?

Seçenekler

A
Letâif-i Rivâyât
B
Müsameretname
C
Kıssadan Hisse
D
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
E
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
Açıklama:
Letâif-i Rivâyât serisi meddah hikâyeleriyle modern hikâye arasında geçiş ürünü olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, doğru cevap A'dır.

Soru 39

Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra başlayan yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk roman aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
B
İntibah
C
Cezmi
D
Hasan Mellah yahut Sır İçinde Esrar
E
Letâif-i Rivâyat
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi'nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi adlı romanı, Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra başlayan yanlış Batılılaşmayı konu alan ilk romandır. Dolayısıyla doğru cevap A'dır.

Soru 40

I. Hâkim anlatıcının fazlaca öznel tavır takınması
II. Uzun bahar tasvirlerinin romanın başında eğreti durması
III. Edebi dil kullanma çabası
IV. Psikolojik çözümlemelere yer verilmesi
Türk edebiyatının ilk edebi romanı olma özelliği taşıyan Namık Kemal'in İntibah adlı eserinin zayıf tarafları da olduğu öne sürülmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri bu zayıf taraflar arasında gösterilmektedir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
Yalnız III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Döneme uygunluğu, roman kişilerinin psikolojik dünyasını yansıtmadaki başarısı ve edebî dil kullanma çabasıyla Türk edebiyatının ilk edebî romanı olma özelliğini kazanan İntibah, bazı problemleri de bünyesinde taşır. Hâkim anlatıcının olayları ve kişileri aktarmada zaman zaman fazlaca öznel tavır içine girdiği görülür. Ayrıca, olay örgüsüyle ilgisi zayıf kalan uzun bahar tasvirlerinin romanın başında eğreti duruşu, İntibah’ın zayıf taraflarından biridir.
Dolayısıyla, doğru cevap A'dır.

Soru 41

Osmanlı Devleti’nde üst düzey devlet görevleri almış, Türkçe ve Ermenice Mecmua-i Havadis gazetesini çıkarmış Ermeni asıllı Osmanlı yurttaşı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vartan Paşa
B
Muallim Naci
C
Ahmet Midhat Efendi
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Ali Aziz Efendi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde üst düzey devlet görevleri almış, Türkçe ve Ermenice Mecmua-i Havadis gazetesini çıkarmış Ermeni asıllı Osmanlı yurttaşı, Vartan Paşa'dır.

Soru 42

Boccaccio tarafından yazılmıştır. 1348’de Avrupa’da baş gösteren veba salgını sırasında önce bir evde sonra bir şatoda on gün boyunca anlatılan yüz hikâyeden oluşur. 1351’de tamamlanmıştır. Salgın günlerinin Floransa’sı anlatılır.
Yukarıda bahsedilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dècamèron
B
Canterbury Hikâyeleri
C
Romeo ve Juliet
D
Müsameretname
E
Hüsn-ü Aşk
Açıklama:
Boccaccio tarafından yazılmıştır. 1348’de Avrupa’da baş gösteren veba salgını sırasında önce bir evde sonra bir şatoda on gün boyunca anlatılan yüz hikâyeden oluşur. 1351’de tamamlanmıştır. Salgın günlerinin Floransa’sı anlatılır. Söz konusu eser Dècamèron'dur.

Soru 43

Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Üst Kurmaca
B
Geri Dönüş
C
Montaj
D
Mektuplaşma
E
Metinlerarasılık
Açıklama:
Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine üst kurmaca denir.

Soru 44

Türk edebiyatında Batı tarzı ilk roman olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Letâif-i Rivâyât
C
Müsameretname
D
Kıssadan Hisse
E
Şair Evlenmesi
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzı ilk roman olarak kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'tır.

Soru 45

Meddah hikâyeleriyle modern hikâye arasında geçiş ürünü olarak değerlendirilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Letâif-i Rivâyât
B
Müşahedât
C
Don Kişot
D
Monte Kristo
E
Hasan Mellah yahut Sır İçinde Esrar
Açıklama:
Letâif-i Rivâyât, Meddah hikâyeleriyle modern hikâye arasında geçiş ürünü olarak değerlendirilen eserdir.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal'in romanlarından biridir?

Seçenekler

A
İntibah
B
Cezayir
C
Hasan Mellah
D
Müşahedat
E
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Açıklama:
İttihad-ı İslam

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi ilk yerli romandır?

Seçenekler

A
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B
Cezmi
C
Müşahedat
D
Seyit Mehmet Numan
E
Hasan Mellah yahut Sır İçinde Esrar
Açıklama:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, ilk yerli romandır.

Soru 48

Ali Aziz Efendi’nin 1211 (1796-1797)’de tamamlanmasına rağmen 1852’de Takvim-i Vekâyi Matbaası’nda basılan klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örneği olan ve erken dönem Türk romanının hazırlayıcısı ve müjdeleyicisi olabilecekken geç yayımlanması sebebiyle bu fırsatı kaçıran eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
B
Bin Bir Gece Masalları
C
Bin Bir Gündüz Masalları
D
Üçüncü Hayal
E
Müsameretname
Açıklama:
Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi (Muhayyelât-ı Ledünn-i İlahî, 1796-1797) adlı eseri, eski hikâye geleneği içinde varlık kazanan fakat kimi özellikleriyle bu gelenekten ayrılan bir yapıda belirir. Muhayyelât-ı Aziz Efendi’yi klasik hikâye geleneği içinde ortaya çıkan değişmenin ilk örne- ği olarak değerlendirmek mümkündür. Dönemine göre sade bir dilin kullanıldığı eserde, kahramanlar mensup oldukları sosyal tabakaya uygun biçimde konuşturulmuşlardır. Eser, bu özellikleriyle erken dönem Türk romanının hazırlayıcısı ve müjdeleyicisi olabilecekken geç yayımlanması sebebiyle bu fırsatı kaçırır.

Soru 49

Ahmet Midhat Efendi'nin roman ve tiyatro oyunu olarak kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Üçüncü Hayal
B
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
C
Bin Bir Gece
D
Bin Bir Gündüz
E
Çengi
Açıklama:
Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Tanzimat Dönemi Türk edebiyatı üzerinde etkili olmuştur. Ahmet Midhat Efendi, Çengi (roman ve tiyatro oyunu) adlı eserinde aklını cinlerle ve perilerle bozan kahramanına bol bol Muhayyelât-ı Aziz Efendi okutur.

Soru 50

Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan yirmi altı bölümden oluşan Divan edebiyatından gelme kurgu tekniği, halk hikâyelerinden gelen ögeler ve kendi içerisinde orijinal bir yapıya sahip olmasıyla bilinen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çengi
B
Hayâlât-ı Dil
C
Bin Bir Gündüz
D
Bin Bir Gece
E
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
Açıklama:
Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan Hayâlât-ı Dil’de görünürde bir aşk macerası vardır.Yirmi altı bölümden oluşan Hayâlât-ı Dil’de halk hikâyesi kurgusunun kullanıldığı görülür. Fakat birtakım anlatım ve kurgu özellikleriyle halk hikâyesinden ayrılır. Divan edebiyatından (pend-nâmeler ve Hüsn ü Aşk) gelme kurgu tekniği, halk hikâyelerinden gelen ögeler ve Tercüme-i Telemak’tan bazı özelliklerin eklenmesiyle kendi içerisinde orijinal bir yapıya kavuşur. Hayâlât-ı Dil, bir yandan aşk hikâyesi anlatırken diğer yandan Osmanlı Devleti’nin, devri içindeki içte ve
dışta karşılaştığı problemleri konu edinen alegorik bir eser görünümü kazanır. Bu yönüyle eser, imparatorluğun son döneminde yaşanan siyasi gelişmelerin ironik bir anlatımını sunar.

Soru 51

Tanzimat romanının ele aldığı konuları ana hatlarıyla topladığımızda aşağıdakilerden hangi konularda eserler görülmemektedir?

Seçenekler

A
Aşk
B
Evlilik
C
Köy hayatı
D
Din
E
Tarih
Açıklama:
Tanzimat romanının ele aldığı konuları ana hatlarıyla şu başlıklar altında toplamak mümkündür:
• Yanlış Batılılaşma • Aşk • Görücü usulüyle evlilik • Köy hayatı • Kölelik • Tarihî dönemlerden seçilmiş kişi ve olaylar • Fen bilimlerine ve tekniğe bağlı gelişmelere dayanan konular

Soru 52

Şemsettin Sami’nin Batı tarzında yazılan ilk roman olarak da bilinen eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayâlât-ı Dil
B
Çengi
C
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
D
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
E
Bin Bir Gece
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanın Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri olduğu kabul edilir. Ahmet Midhat Efendi’nin hikâyelerinin çıkmaya başladığı yıllarda Şemsettin Sami’nin 1872 sonuyla 1873 başında üç cüz olarak yayımladığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın hikâyeden romana doğru yaklaşan karakteriyle bir yenilik getirdiği söylenebilir

Soru 53

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ta evlilikle birlikte dönemin başka problemlerine de dikkat çekilir. Aşağıdakilerden hangisi bu problemlerden değildir?

Seçenekler

A
Kölelik
B
Özgürlük
C
Eğitim
D
Bilim
E
Aile
Açıklama:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ta evlilikle birlikte dönemin başka problemlerine de dikkat çekilir. Kölelik, özgürlük düşüncesi, kız çocuklarının eğitim görmesi ve terbiyesi, aile konusuna kadınının bakış açısından da yaklaşılması gerektiği bunlar arasındadır.

Soru 54

Ahmet Midhat, sanat değeri yüksek eserler yerine halkı eğitecek, onların kültür seviyelerini yükseltecek, onlara okuma zevki aşılayacak eserler yazmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu tür eserlerdendir?

Seçenekler

A
Hayâlât-ı Dil ve Bin Bir Gece
B
Bin Bir Gece ve Üç Hayal
C
Bin Bir Gece ve Letâif-i Rivâyât
D
Letâif-i Rivâyât ve Çengi
E
Kıssadan Hisse ve Letâif-i Rivâyât
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında hikâye, roman, tiyatro ve gazete yazılarıyla önemli bir yer tutan Ahmet Midhat Efendi, halkın bilgi ve kültür seviyesini yükseltmek düşüncesiyle hareket eden Ahmet Midhat, sanat değeri yüksek eserler yerine halkı eğitecek, onların kültür seviyelerini yükseltecek, onlara okuma zevki aşılayacak eserler yazmıştır. Onun Kıssadan Hisse ve Letâif-i Rivâyât serisinde yer alan hikâyeleri, romanları bu yolda yazılmış kalem ürünleridir.

Soru 55

İntibah ve Cezmi olmak üzere iki roman kaleme alan Tanzimat Dönemi yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şemsettin Sami
C
Ahmet Midhat Efendi
D
Yaşar Kemal
E
Nabizade Nazım
Açıklama:
Namık Kemal, biri İntibah, diğeri Cezmi olmak üzere iki roman kaleme almıştır. “Ön söz”de konusunu sade tuttuğunu söylediği İntibah’la roman türünde bir örnek ortaya koymak istemiştir

Soru 56

Konusunu XVI. yüzyılda II. Selim döneminde başlayıp aralıklarla yarım yüzyıl kadar devam eden Osmanlı-İran savaşlarından alan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhayyelât-ı Aziz Efendi
B
Bin Bir Gece
C
Savaş ve Barış
D
Çengi
E
Cezmi
Açıklama:
Namık Kemal’in Türk edebiyatında ilk tarihî roman özelliğini taşıyan Cezmi (1880) adlı eseri iki cilt olarak planlanmış, ancak ikinci cildi yazılamamıştır. Cezmi, konusunu XVI. yüzyılda II. Selim döneminde başlayıp aralıklarla yarım yüzyıl kadar devam eden Osmanlı-İran savaşlarından alır.

Soru 57

İçerisinde “Zâbitân-i Askeriyyeden (...) Paşazâde Binbaşı Rifat Bey’in Sergüzeşti: Zâbitân-i Askeriyyeden (...) “ bulunan Müsameretname aşağıdakilerden hangisi tarafından kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
Ahmet Midhat Efendi
B
Emin Nihat
C
Namık Kemal
D
Aziz Efendi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Emin Nihat’ın eseridir. Eser, dil ve üslup bakımından daha çok divan edebiyatı hikâyelerinin dil ve üslubunu yansıtan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında halk söyleyişine yaklaşan, hatta konuşma diline kadar varan ifadelerle de karşılaşılır. Müsameretname şu hikâyelerden oluşur: Zâbitân-i Askeriyyeden (...) Paşazâde Binbaşı Rifat Bey’in Sergüzeşti....

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi'nin başlamasıyla Türk edebiyatına giren edebi türler arasındadır?

Seçenekler

A
Şiir
B
Makale
C
Deneme
D
Hikaye
E
Biyografi
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nin başlamasıyla Türk edebiyatına tiyatroyla birlikte yeni giren türler arasında modern hikâye ve roman da yer alır. Doğru cevap D'dir.

Soru 59

Batı edebiyatında roman ne zaman ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
17. yüzyılın başları
B
17. yüzyılın sonlarında
C
16. yüzyılın sonlarında
D
18. yüzyılın başlarında
E
19. yüzyılda
Açıklama:
Batı edebiyatlarında roman, 17. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkar. Doğru cevap A'dır.

Soru 60

Başta Fransız edebiyatı olmak üzere İngiltere, Almanya, İspanya ve Rusya’da romantiklerin ve realistlerin kaleminde bugünkü formuna kavuşan roman türünün asıl gelişme gösterdiği ve atılım yaşadığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
17. yüzyılın başları
B
17. yüzyılın sonları
C
18. yüzyılın başları
D
18. yüzyılın sonları
E
19. yüzyıl
Açıklama:
Roman türünün asıl gelişme göstermesi ve atılım yaşaması 19. yüzyılda olur. Doğru cevap E'dir.

Soru 61

18. yüzyılda Avrupa'da psikolojik ve duygusal yönü ağır basan ilk romanın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Daniel Defoe
B
Jonathan Swift
C
Contesse de La Fayette
D
Voltaire
E
Jean Jacques Rousseau
Açıklama:
18. yüzyıla gelindiğinde Fransa, İngiltere ve Almanya’da psikolojik ve duygusal yönü ağır basan romanlar görülür. Bu alanda anılabilecek ilkroman Contesse de La Fayette’in Princesse de Cleves (1678)’dir. Buna göre doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 62

Akabi Hikyayesi kime aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Vartan Paşa
D
Muallim Naci
E
Ali Aziz Efendi
Açıklama:
Asıl adı Hovsep Vartanyan olan Vartan Paşa tarafından Ermeni harfleriyle 1851’de Türkçe yazılan Akabi Hikyayesi (Hikâye), Muhayyelât’tan sonra baskısı yapılan anlatıların ilkidir. Doğru cevap C'dir.

Soru 63

Hayâlât-ı Dil kim tarafından yazılmıştır?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Hasan Tevfik Efendi
C
Vartan Paşa
D
Ali Aziz Efendi
E
Emin Nihat
Açıklama:
“Bahriye Mektubi Odası hulefasından” Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan Hayâlât-ı Dil’de görünürde bir aşk macerası vardır. Doğru cevap B'dir.

Soru 64

Müsameretname kimin eseridir?

Seçenekler

A
Emin Nihat
B
Hasan Tevfik Efendi
C
Namık Kemal
D
Vartan Paşa
E
Ali Aziz Efendi
Açıklama:
Müsameretname Emin Nihat’ın eseridir. 1872-1875 yılları arasında yayımlanan Müsameretname, kelime olarak gece sohbetleri anlamına gelir. Doğru cevap A'dır.

Soru 65

Aşağıdaki seçeneklerdekilerden hangisi Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelât-ı Aziz Efendi (Muhayyelât-ı Ledünn-i İlahî, 1796-1797) adlı eserindeki kahramanlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Gülruh
B
Kamercan
C
Asil
D
Hagop
E
Ferruh
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerindeki kişiler bu eserin kahramanlarıdır. Fakat Hagop, Akabi Hikyayesi'nin bir kahramanıdır. Buna göre doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 66

Bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Alt kurmaca
B
Kurmaca
C
Üst kurmaca
D
Yan kurmaca
E
Üst anlatım
Açıklama:
Üst Kurmaca (Meta-Fiction), bir romanda anlatılan olaylar dizisinin yanı sıra romanın yazılışını da konu edinen anlatım tekniğine verilen addır. Doğru cevap C'dir.

Soru 67

Ahmet Hamdi Tanpınar, bizde hikâye/roman türünün başlamasını aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilendirir?

Seçenekler

A
Çeviri
B
Şiir
C
Destan
D
Deneme
E
Tiyatro
Açıklama:
Batı dillerinden yapılan çevirilerle başlayan Batı edebiyatı örnekleri şiir, hikâye, roman, tiyatro ve öteki türlerde ilk örneklerini vermeye devam ederken etkileri de Türk yazarlarının eserlerinde kendisini gösterir. Bu etki kimi zaman taklit, kimi zaman uyarlama, kimi zaman da millî ve mahallî unsurlarla bir araya gelerek yeni bir birleşim hâlinde Tanzimat sonrası Türk edebiyatında önemli rol oynar. Ahmet Hamdi Tanpınar, bizde hikâye/roman türünün başlamasını çeviriye bağlar. Doğru cevap A'dır.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat romanının ele aldığı konu başlıklarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Yanlış Batılılaşma
B
Aşk
C
Kölelik
D
Şehir hayatı
E
Tarihî dönemlerden seçilmiş kişi ve olaylar
Açıklama:
Tanzimat romanının ele aldığı konuları ana hatlarıyla şu başlıklar altında toplamak mümkündür:
• Yanlış Batılılaşma
• Aşk
• Görücü usulüyle evlilik
• Köy hayatı
• Kölelik
• Tarihî dönemlerden seçilmiş kişi ve olaylar
• Fen bilimlerine ve tekniğe bağlı gelişmelere dayanan konular
Doğru cevap D'dir.

Soru 69

Akabi Hikyayesi olay örgüsü bakımından basit bir anlatı olmasına rağmen eserin hangi özelliği ona renkli bir yapı kazandırır?

Seçenekler

A
Mezhepler arası düşmanlığı anlatması
B
Sadece başkişilerin serüvenlerinin aktarılması
C
Döneminin İstanbul Ermenilerinin yaşayışına tanıklık etmesi
D
Trajik bir sonu olması
E
Ermeni harfleriyle Türkçe yazılması
Açıklama:
Akabi Hikyayesi olay örgüsü bakımından basit bir anlatı olmasına rağmen sadece başkişilerin serüvenlerinin aktarılması esere renkli bir yapı kazandırır. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 70

Kıssadan Hisse kimin eseridir?

Seçenekler

A
Ali Aziz Efendi
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Vartan Paşa
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Hasan Tevfik Efendi
Açıklama:
Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında hikâye, roman, tiyatro ve gazete yazılarıyla önemli bir yer tutan Ahmet Midhat Efendi, İstanbul’da dünyaya gelmiş, ağabeyinin memuriyeti dolayısıyla Balkanlar’da, Bağdat’ta ve Basra’da bulunmuş, çeşitli işlerde çalışmış, kendi kendini yetiştirmiş biridir. Öğrenme ve öğretme arzusuyla hareket eden yazar, İstanbul’da kurduğu matbaada kalem ürünlerini yayımlama yoluna gitmiştir. Halkın bilgi ve kültür seviyesini yükseltmek düşüncesiyle hareket eden Ahmet Midhat, sanat değeri yüksek eserler yerine halkı eğitecek, onların kültür seviyelerini yükseltecek, onlara okuma zevki aşılayacak eserler yazmıştır. Onun Kıssadan Hisse ve Letâif-i Rivâyât serisinde yer alan hikâyeleri, romanları bu yolda yazılmış kalem ürünleridir. Doğru cevap B'dir.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi Hasan Tevfik Efendi tarafından 1285/1868’de yazılan Hayâlât-ı Dil’in özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşanan siyasi gelişmelerin ironik bir anlatımını sunar.
B
Eser, Türk sözlü geleneğinden çok, Batı’nın yazılı geleneğinin ilk dönemlerinin izlerini taşır.
C
Anlatılan hikâyelerin kimi uzun kimi kısadır ama her biri diğerinden ayrı, orijinal ve gerçekçidir.
D
Favini adındaki başkahramanın serüvenlerinin anlatıldığı bir eserdir.
E
Rum alfabesiyle Türkçe olarak yazılmıştır.
Açıklama:
A seçeneği Hayâlât-ı Dil’in özelliklerinden birisidir. Hayâlât-ı Dil, bir yandan aşk hikâyesi anlatırken diğer yandan Osmanlı Devleti’nin, devri içindeki içte ve
dışta karşılaştığı problemleri konu edinen alegorik bir eser görünümü kazanır. Bu yönüyle eser, imparatorluğun son döneminde yaşanan siyasi gelişme
lerin ironik bir anlatımını sunar. Diğer dört seçenek Temaşa-i Dünya ve Cefakâr u Cefakeş adlı eserin özellikleridir. Doğru cevap A'dır.

Soru 72

Boccaccio tarafından yazılan Dècamèron adlı eserde hangi Avrupa şehrinde geçen olaylar anlatılmaktadır?

Seçenekler

A
Canterbury
B
Paris
C
Roma
D
Venedik
E
Floransa
Açıklama:
Dècamèron, Boccaccio tarafından yazılmıştır. 1348’de Avrupa’da baş gösteren veba salgını sırasında önce bir evde sonra bir şatoda on gün boyunca anlatılan yüz hikâyeden oluşur. 1351’de tamamlanmıştır. Salgın günlerinin Floransa’sı anlatılır. Doğru cevap E'dir.

Soru 73

Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eserin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Midhat Efendi
B
Şinasi
C
Şemsettin Sami
D
Namık Kemal
E
Ahmet Hamdi Tanpınar
Açıklama:
Türk edebiyatında Batı tarzı ilk romanın Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseri olduğu kabul edilir.

Soru 74

Seçeneklerden hangisi Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eserin özelliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Eski hikâye geleneğinden gelen bazı motiflerle karşılaşılır.
B
Roman, ebcet usulü ile işaretlenmiş otuz altı küçük bölümden meydana gelmektedir.
C
Görmeden evlenmenin sakıncaları eleştirel bir bakışla sergilenmiştir.
D
Romandaki kişiler, renkli karakterler olarak anlatılmışlardır.
E
Romanın kuruluşu düzenli ve simetrik bir yapı gösterir.
Açıklama:
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanında kişiler, düz karakterler olarak anlatılmışlardır. Kendi içlerinde önemli değişim yaşamazlar. Buna göre doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 75

Ahmet Midhat Efendi'nin Letâif-i Rivâyât serisindeki hikâyelerinde konu birliği olmamasının sebebi nedir?

Seçenekler

A
Hikâyelerin yaklaşık yirmi beş yılda yazılmış olması.
B
Yazarın hikâye ile roman ayrımına gitmemesi.
C
Eserlerin içerisinde çeviri ve uyarlama olanların önemli yer tutması.
D
Yazarın hikâyelerinde meddah tarzı anlatıma bağlı laubali bir üslup kurma yoluna gitmesi.
E
Yazarın, halkın büyük çoğunluğunun cahil olduğu bir toplumda sanat değeri yüksek eser vermenin gereğine inanmaması.
Açıklama:
Bu hikâyeler yaklaşık yirmi beş yılda yazıldığı için seride konu birliğinden söz etmek güçtür. Buna göre doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 76

Ahmet Midhat Efendi’nin eserleri içinde en çok tanınmış ve okunmuş, üzerinde en çok inceleme yapılmış eser hangisidir?

Seçenekler

A
Letâif-i Rivâyat
B
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
C
Hasan Mellah
D
Zeyl-i Hasan Mellah
E
Müşahedat
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin eserleri içinde en çok tanınmış ve okunmuş, üzerinde en çok inceleme yapılmış eser şüphesiz Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875)’dir. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 77

Seçeneklerdekilerden hangisi Namık Kemal'in Cezmi adlı romanının kahramanlarından birisidir?

Seçenekler

A
Dilaşup
B
Âtıf Bey
C
Perihan
D
Mehpeyker
E
Ali Bey
Açıklama:
Cezmi romanında Âdil Giray hem güzel hem de gerektiğinde erkekler gibi savaşabilen bir hanım olan Perihan’a âşık olmuştur. Dilaşup, Ali Bey, Mehpeyker ve Âtıf Bey Namık Kemal'in İntibah adlı romanındaki kahramanlardır. Buna göre doğru cevap C seçeneğidir.

Ünite 7

Soru 1

Tanzimat birinci kuşak edebiyatının genel ilkesi olan ve tiyatro türü için de geçerli olan sanat anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sanat için sanat
B
Zarafet için sanat
C
Toplum için sanat
D
Sanatçı için sanat
E
Eğlence için sanat
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak edebiyatının genel ilkesi olan toplum için sanat görüşü tiyatro türü için de geçerlidir. Dönem sanatçıları bu ilkeden hareketle eserlerini verirler. Bu nedenle eserlerin konuları genellikle sosyal mesaj içeriklidir. Eserlerin genelinde toplumsal yapının aksayan tarafları eleştirel gözle verilirken bireylerin nasıl davranışlarda bulunmaları gerektiği üzerinde de durulur.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi gençlerin istedikleri kişilerle evlendirilmemesi sonucunda yaşanan intiharlar ve hastalıklar konusunu, dramatik bir kurgu içinde doğrudan işleyen eserlerden biridir?

Seçenekler

A
Zavallı Çocuk
B
Gülnihal
C
Besa
D
Seydi Yahya
E
Yalan Tükendi
Açıklama:
Şair Evlenmesi’nin açtığı yolda yazılan eserlerde geleneksel yapıdaki aksaklıkların toplumda ne gibi facialara sebep olduğu gösterilir. Özellikle gençlerin istedikleri kişilerle evlendirilmemesi sonucunda yaşanan intiharlar ve hastalıklar dramatik kurgu içine yerleştirilir. Zavallı Çocuk, Açıkbaş, Ecel-i Kaza, İnatçı yahut Çöpçatan, Felaket bu konuyu doğrudan işleyen eserlerdir.

Soru 3

Namık Kemal “Vatan Yahut Silistre” adlı tiyatro eserinde aşağıdaki konulardan hangisini işlemiştir?

Seçenekler

A
Görücü usulü evlenmeler
B
Geçim sıkıntısı
C
Fen ve teknoloji alanında ortaya çıkan gelişmeler
D
Yanlış Batılılaşma
E
Vatan sevgisi
Açıklama:
Dönem eserlerinde, özellikle de Namık Kemal’de görülen diğer bir önemli tema ise vatan sevgisidir. Vatan Yahut Silistre’nin tiyatro sahnesinde oynanması ile toplumda bir refleks hâline gelen vatan bilinci başka eserlerde de kendine yer bulur. Namık Kemal’in Gülnihal, Âkif Bey, Celâleddin Harzemşah; Ahmed Midhat’ın Fürs-i Kadîmde Bir Facia Yahut Siyavuş; Şemsettin Sami’nin Besa, Seydi Yahya; Mehmet Rifat’ın Ya Gazi Ol Ya Şehit eserlerinde vatan sevgisi ya doğrudan ya da ikincil olarak işlenen temalardandır.

Soru 4

Aşağıdaki eserlerden hangisinde batıl inançların toplum üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur?

Seçenekler

A
Vatan yahut Silistre
B
Açıkbaş
C
İntibah
D
Şair Evlenmesi
E
Kırk Yalan Köse
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak tiyatrosunda sıklıkla işlenen bir diğer tema ise batıl inançlardır. Toplumsal yapı içerisine yerleşen ve insanların sömürülmesine yol açan batıl inançlar, özellikle Ahmet Midhat’ın oyunlarında görülür. Ahmet Midhat’ın Açıkbaş ve Çengi yahut Daniş Çelebi ile Feraizcizâde’nin Evhâmi adlı oyunları tamamıyla batıl inançların toplum üzerindeki etkisi üzerine kurgulanır.

Soru 5

Aşağıda verilen eser ve yazar eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Şair Evlenmesi - Ahmet Mithat Efendi
B
İntibah - Şinasi
C
Gülnihal - Şemsettin Sami
D
Celâleddin Harzemşah - Namık Kemal
E
Âkif Bey - Mehmet Rifat
Açıklama:
Şair Evlenmesi adlı eserin yazarı Şinasi’dir. İntibah, Gülnihal, Celâleddin Harzemşah ve Âkif Bey ise Namık Kemal’in eserleridir.

Soru 6

Abdülhâk Hâmid'in hangi eserinde millî tiyatronun tanımı yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Sahra
B
Makber
C
Duhter-i Hindû
D
İlham-ı Vatan
E
Sardanapal
Açıklama:
Abdülhâk Hâmid, Duhter-i Hindû Hatimesi’nde millî tiyatronun tanımını yapmaktadır.

Soru 7

Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmeye başlanması hangi padişah döneminde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
I. Abdülmecid
B
I. Mahmut
C
III. Selim
D
II. Mahmut
E
II. Abdülhamit
Açıklama:
III. Selim döneminde, Batı tiyatrosu bilinmektedir. Ancak tiyatroya olan ilgi II. Mahmut döneminde artmaya başlar. Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ise Sultan Abdülmecit döneminde gerçekleşir. Abdülmecit döneminde oluşturulan saray tiyatrosunda, Türk gençleri opera öğrenirler.

Soru 8

Metine dayalı ilk yerli tiyatro eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vatan Yahut Silistre
B
Ecel-i Kaza
C
Zavallı Çocuk
D
Yalan Tükendi
E
Şair Evlenmesi
Açıklama:
İbrahim Şinasi’nin 1859 yılında yazıp Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde 1860 yılında yayımladığı Şair Evlenmesi adlı eseri metne dayalı ilk tiyatrodur. Şair Evlenmesi’nden önce beş piyesin varlığı daha sonra tespit edilse de bu eserler, ilk tiyatro oyununun Şair Evlenmesi olduğu görüşünü değiştirmez.

Soru 9

Yabancı bir eserin içeriğinin korunarak yer ve kişi adlarının, deyimlerin ve gelenek göreneklerin yerli hayata uyarlanarak aktarılmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
İmitasyon
B
Adaptasyon
C
Konsültasyon
D
Konsolidasyon
E
Kombinasyon
Açıklama:
Yabancı bir eserin içeriğinin korunarak yer ve kişi adlarının, deyimlerin ve gelenek göreneklerin yerli hayata uyarlanarak aktarılması işlemine adaptasyon (uyarlama) adı verilir. Tanzimat Dönemi’nde Şinasi’nin açtığı modern tiyatronun yolunda yürüyen Ahmet Vefik Paşa, Moliére’den yaptığı adaptasyonlarla (uyarlamalarla) Türk tiyatrosuna katkı sağlar.

Soru 10

Aşağıdaki yazarlardan hangisi Moliére’den L’Avare (Cimri) adlı oyunu Pinti Hamit adıyla Türkçe'ye uyarlamıştır?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Namık Kemal
C
Ahmet Mithat Efendi
D
Teodor Kasap
E
Direktör Âli Bey
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nin ilk mizah gazetesi olan Diyojen’i (1870-1873) çıkaran ve Kayserili bir Rum olan Teodor Kasap, özellikle Karagöz ve orta oyununun geliştirilmesinden yana bir tavır sergiler. Teodor Kasap, Moliére’den L’Avare (Cimri) adlı oyunu "Pinti Hamit" adıyla Türkçe'ye uyarlar. 6 Nisan 1873 yılında sahneye konulan oyun, orta oyunu biçiminde kurgulanır. Pinti Hamit tipi Moliére’in Cimri eserinden ilham alır. Ancak Türk kültüründe de Fatih devrine kadar giden bir Pinti Hamit tipi bulunmaktadır.

Soru 11

Ahmet Midhat’ın “Açıkbaş” eseri Tanzimat dönemi birinci kuşak tiyatrosunda işlenen temalardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Dram
B
Vatan sevgisi
C
Batıl inançlar
D
Görgüsüzlük
E
Cimrilik
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak tiyatrosunda sıklıkla işlenen bir diğer tema ise batıl inançlardır. Toplumsal yapı içerisine yerleşen ve insanların sömürülmesine yol açan batıl inançlar, özellikle Ahmet Midhat’ın oyunlarında görülür. Ahmet Midhat’ın Açıkbaş̧ ve Çengi yahut Daniş Çelebi ile Feraizcizâde’nin Evhâmi adlı oyunları tamamıyla batıl inançların toplum üzerindeki etkisi üzerine kurgulanır.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat dönemi birinci kuşak tiyatrosuna ait özelliklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Dönem eserlerinde görülen en önemli unsurlardan biri de bir tez içermeleridir.
B
Tanzimat birinci kuşak tiyatrosunda işlenen konulara paralel olarak dil ve üslubun devrine göre daha karmaşıktır.
C
Tanzimat birinci kuşak edebiyatının genel ilkesi olan toplum için sanat görüşü tiyatro türü için de geçerlidir.
D
Bu dönem tiyatrosunda Tanzimat prensiplerine uygun olarak sosyal eğitim ön plana çıkar.
E
Bu dönemde eserlerin konuları genellikle sosyal mesaj içeriklidir.
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak tiyatrosunda işlenen konulara paralel olarak dil ve üslubun devrine göre sade ve anlaşılır olduğu görülür. Şinasi’nin Şair Evlenmesi ile başlattığı bu sadelik, diğer yazarlar tarafından devam ettirilir.

Soru 13

1868 yılında Gedikpaşa’da kurulan Osmanlı Tiyatrosu kim tarafından kurulmuştur?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Agop Vartovyan
C
Hamid Tarhan
D
İbrahim Şinasi
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Çözüm: Türk tiyatrosunun gelişmesinde Güllü Agop (Agop Vartovyan) önemli bir yere sahiptir. 1868 yılında Güllü Agop tarafından Gedikpaşa’da Osmanlı Tiyatrosu kurulur.

Soru 14

Metne dayalı ilk tiyatro eseri olan “Şair Evlenmesi” aşğıdaki sanatçılardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ahmet Midhat
C
Mehmet Rifat
D
İbrahim Şinasi
E
Celaleddin Harzemşah
Açıklama:
İbrahim Şinasi’nin 1859 yılında yazıp Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde 1860 yılında yayımladığı Şair Evlenmesi adlı eseri metne dayalı ilk tiyatrodur.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Moliere uyarlamaları yapan ve komedi türünde eserler veren yazarlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Teodor Kasap
B
Ahmet Vefik Paşa
C
Direktör Ali Bey
D
Ahmet Midhat
E
Feraizcizade Mehmet Şakir
Açıklama:
Ahmet Midhat, Moliere uyarlamaları yapan ve komedi türünde eserler veren yazarlar arasında yer almamaktadır.

Soru 16

Moliere uyarlamaları arasında Zoraki Tabib, Zor Nikah ve Azarya’nın da olduğu eserler kim tarafından uyarlanmıştır?

Seçenekler

A
Teodor Kasap
B
Ahmet Mithad
C
Direktör Ali Bey
D
Ahmet Vefik Paşa
E
Feraizcizade Mehmet Şakir
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa’nın tiyatro alanındaki Moliére’den yaptığı on çeviri, altı da adaptasyon (uyarlama) olmak üzere toplam 16 eseri bulunmaktadır. Uyarlamaları ise Tabib-i Aşk, Zoraki Tabip, Azarya, Zor Nikâhı, Merâki ve Dekbazlık’tır.

Soru 17

Tanzimat Dönemi’nin ilk yerli mensur (düzyazılı) romantik dramları arasında yer alan Ecel-i Kaza (1872) adlı eserin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Ebuzziya Tevfik
B
Şemsettin Sami
C
İbrahim Şinasi
D
Ahmet Midhad
E
Teodor Kasap
Açıklama:
Ebuzziya Tevfik’in Ecel-i Kaza (1872) adlı eseri Tanzimat Dönemi’nin ilk yerli mensur (düzyazılı) romantik dramları arasında yer alır.

Soru 18

İlk tiyatro eseri Besa yahut Ahde Vefa; (1875) Arnavutlar arasındaki besa (yemin) kavramından konusunu alır. Bu eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ebuzziya Tevfik
B
Şemsettin Sami
C
İbrahim Şinasi
D
Ahmet Midhad
E
Teodor Kasap
Açıklama:
İlk tiyatro eseri Besa yahut Ahde Vefa (1875) Arnavutlar arasındaki besa (yemin) kavramından konusunu alır. Eserin giriş̧ kısmında Şemsettin Sami kendisinin de Arnavut asıllı olduğunu belirtmiştir.

Soru 19

Namık Kemal’in Magosa’da sürgün olduğu yıllarda kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vatan yahut Silistre
B
Zavallı Çocuk
C
Celal Mukaddimesi
D
Gülnihal
E
Celaleddin Harzemşah
Açıklama:
Zavallı Çocuk, Namık Kemal’in Magosa’da sürgün olduğu yıllarda yazdığı eseridir. Eserde geleneksel aile yapısı içerisinde görülen aksaklıkların gençlerin hayatında trajik bir faciaya sebep olabileceği üzerinde durulur. Çocuklarının gelecekleri ile ilgili karar alırken onların fikirlerini önemsemeyen bir ailenin kızlarının ölümüne sebep oluşları anlatılır (Namık Kemal, 1960).

Soru 20

Aşağıdakilerden hangileri Namık Kemal’in hem kendi hem de sonraki dönemleri etkileyen görüşleri arasında yer almaktadır?
  1. Tiyatro bir eğlencedir; eğlencelerin en faydalısıdır.
  2. Edebiyatın en büyük kısmı olan tiyatro, kitap ve gazetelerden daha etkilidir.
  3. Tiyatro aracılığıyla halk eğitilebilir.
  4. Yabancı dilden tiyatro eseri çevirmenin bir sakıncası söz konusu değildir.

Seçenekler

A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
II ve IV
D
I, II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Soruda verilen maddelerin hepsi Namık Kemal’in hem kendi hem de sonraki dönemleri etkileyen görüşleri arasında yer almaktadır.

Soru 21

İstanbul ilk tiyatro binasına ne zaman sahip olmuştur?

Seçenekler

A
1840
B
1841
C
1842
D
1843
E
1844
Açıklama:
İstanbul’da tiyatro binalarının eksik olmasından dolayı hemen tiyatro binaları yapılmaya başlanır. 1840’ta İstanbul, bir tiyatro binasına sahip olur.

Soru 22

Tanzimat dönemi sanatçılarının tiyatrolarında hangi konular ağırlıklıdır?

Seçenekler

A
Aşk
B
Doğa
C
Toplumsal yapı
D
Siyaset
E
Çocuk
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak edebiyatının genel ilkesi olan toplum için sanat görüşü tiyatro türü için de geçerlidir. Dönem sanatçıları bu ilkeden hareketle eserlerini verirler. Bu nedenle eserlerin konuları genellikle sosyal mesaj içeriklidir. Eserlerin genelinde toplumsal yapının aksayan tarafları eleştirel gözle verilirken bireylerin nasıl davranışlarda bulunmaları gerektiği üzerinde de durulur.

Soru 23

Hangisi özellikle gençlerin istedikleri kişilerle evlendirilmemesi sonucunda yaşanan intiharlar vehastalıkları doğrudan konu alan eserlerden değildir?

Seçenekler

A
Zavallı Çocuk
B
Gülnihal
C
Açıkbaş
D
Ecel-i Kaza
E
İnatçı yahut Çöpçatan
Açıklama:
Şair Evlenmesi’nin açtığı yolda yazılan eserlerde geleneksel yapıdaki aksaklıkların toplumda ne gibi facialara sebep olduğu gösterilir. Özellikle gençlerin istedikleri kişilerle evlendirilmemesi sonucunda yaşanan intiharlar ve hastalıklar dramatik kurgu içine yerleştirilir. Zavallı Çocuk, Açıkbaş, Ecel-i Kaza, İnatçı yahut Çöpçatan, Felaket bu konuyu doğrudan işleyen eserlerdir. Gülnihal ise vatan sevgisini işler. Doğru cevap B'dir.

Soru 24

Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi hangi padişah döneminde başlamıştır?

Seçenekler

A
III. Selim
B
II. Mahmut
C
III. Murad
D
Sultan Abdülmecit
E
I. Ahmed
Açıklama:
III. Selim döneminde, Batı tiyatrosu bilinmektedir. Ancak tiyatroya olan ilgi II. Mahmut
döneminde artmaya başlar. Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ise Sultan Abdülmecit döneminde gerçekleşir. Doğru cevap D'dir.

Soru 25

11 maddelik Şûra-yı Devlet Umumi Tezkeresi ile büyük ayrıcalıklar verilen tiyatro hangisidir?

Seçenekler

A
Güllü Agop
B
Hasköy Tiyatrosu
C
Naum Tiyatrosu
D
Şark Tiyatrosu
E
Ortaköy Tiyatrosu
Açıklama:
11 maddelik Şûra-yı Devlet Umumi Tezkeresi ile Güllü Agop tiyatrosuna birtakım yetkiler ve ayrıcalıklar verilir. Güllü Agop, bu ayrıcalıkların da etkisiyle tiyatrosunu büyük bir okul hâline getirir ve burada pek çok Türk tiyatro sanatçısının yetişmesine gayret eder (And, 2014, s.85).

Soru 26

Batı tarzında yazılmış ve yayımlanmış ilk Türk tiyatro yapıtı kime aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Midhat
D
Mehmet Rifat
E
Şinasi
Açıklama:
Batı tarzında yazılmış ve yayımlanmış ilk Türk tiyatro yapıtını Şinasi kaleme alır. Tercüman-ı Ahvâl’de tefrika edilen Şair Evlenmesi, tek perdelik komedidir.

Soru 27

Hangisi Moliére uyarlamaları yapan ve komedi türünde eser veren sanatçılardan biri değildir?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Teodor Kasap
C
Direktör Âli Bey
D
Feraizcizâde Mehmet Şakir
E
Ali Haydar Bey
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa, Teodor Kasap, Direktör Âli Bey ve Feraizcizâde Mehmet Şakir Moliére uyarlamaları yapan ve komedi türünde eser veren sanatçılardır.

Soru 28

Türk edebiyatında manzum tiyatro (şiir şeklinde) türünün ilk örneği olan Sergüzeşt-i Perviz kimin eseridir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ali Haydar Bey
C
Namık Kemal
D
Ebuzziya Tevfik
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Türk edebiyatında manzum tiyatro (şiir şeklinde) türünün ilk örneği, 1866 yılında yayımlanan Ali
Haydar Bey’in “üç fasıldan ibaret trajedi” olarak kurgulanan Sergüzeşt-i Perviz adlı eseridir.

Soru 29

Türkiye’de Türk halkına karşı sahnelenen ilk telif eser olması bakımından da önem taşıyan eser hangisidir?

Seçenekler

A
Ecel-i Kaza
B
Sergüzeşt-i Perviz
C
Teehhül Yahut İlk Göz Ağrısı
D
Kırk Yalan Köse
E
Yalan Tükendi
Açıklama:
Ebuzziya Tevfik’in Ecel-i Kaza (1872) adlı eseri Tanzimat Dönemi’nin ilk yerli mensur (düzyazılı) romantik dramları arasında yer alır. Bu eser, aynı zamanda Türkiye’de Türk halkına karşı sahnelenen ilk telif eser olması bakımından da önem taşır (Gür, 2000, s. 3). Eserde aralarında kan davası bulunan iki ailenin birbirlerini çok seven çocuklarının birbirlerine kavuşamamaları ve sonu ölümle biten romantik aşkları işlenir.

Soru 30

Oyunun oynanmasının mümkün olmadığını söyleyen Namık Kemal, eserleri içerisinde en üstünü
olarak hangisini görür?

Seçenekler

A
Gülnihâl
B
Kara Bela
C
Zavallı Çocuk
D
Celâleddin Harzemşah
E
Vatan yahut Silistre
Açıklama:
Oyunun oynanmasının mümkün olmadığını söyleyen Namık Kemal, eserleri içerisinde en üstünü
olarak da Celâleddin Harzemşah’ı görür. Namık Kemal, olayların anlatımında siyasi akışı bakımından tarihî gerçeklikten ayrılmadığını özellikle vurgular. Bu bağlamda Harzemşahlar Devleti’nin son hükümdarı olan Celâleddin Harzemşah’ın Moğollara karşı savaşı ele alınırken Türk-İslam tarihinin kahraman tipolojisi de bu eserle gözler önüne serilir. Çünkü Namık Kemal İslam birliğini, idealize eden kahramanı Celâleddin Harzemşah ile zamanına taşır. Bu nedenle oyunun her perdesi Celâl’in başka bir meziyetini övmek için düzenlenmişe benzer (Enginün, 2013, s. 673).

Soru 31

İstanbul'da ilk tiyatro salonu kaç yılında inşa edilmiştir?

Seçenekler

A
1789
B
1808
C
1826
D
1840
E
1858
Açıklama:
İstanbul'da ilk tiyatro salonu 1840 yılında inşa edilir.

Soru 32

Zavallı Çocuk, Akif Bey ve Kara Bela gibi tiyatro oyunları aşağıdaki hangi yazarımız tarafından kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Güllü Agop
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Bu eserler, Namık Kemal tarafından yazılmıştır.

Soru 33

Ahz-ı Sâr yahut Avrupa’nın Eski Medeniyeti ve Fürs-i Kadîmde Bir Facia yahut Siyavuş adlı tiyatro oyunlarının yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Ahmet Mithat Efendi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Bu iki eser Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılmıştır.

Soru 34

Besa ve Seydi Yahya gibi tiyatro eserlerinin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Yahya Kemal
D
Şemsettin Sami
E
Recaizade Mahmut Ekrem
Açıklama:
Bu eserlerin yazarı Şemsettin Sami'dir.

Soru 35

Açıkbaş ve Çengi yahut Daniş Çelebi adlı tiyatro oyunlarının yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ahmet Mithat Efendi
D
Yahya Kemal
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Bu iki eser Ahmet Mithat tarafından yazılmıştır.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat dönemi tiyatro yazarlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Yahya Kemal
D
Ahmet Mithat
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Yahya Kemal, Tanzimat dönemi tiyatro yazarlarından biri değildir.

Soru 37

Celaleddin Harzemşah kimin eseridir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ahmet Mithat
D
Ziya Gökalp
E
Recaizade Mahmut Ekrem
Açıklama:
Celaleddin Harzemşah, Namık Kemal'in eseridir.

Soru 38

Duhter-i Hindu kimin eseridir?

Seçenekler

A
Abdülhak Hamid
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Recaizade Mahmud Ekrem
E
Ahmed Vefik Paşa
Açıklama:
Duhter-i Hindu, Abdülhak Hamid'in eseridir.

Soru 39

Osmanlı Tiyatrosu kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1789
B
1826
C
1840
D
1868
E
1908
Açıklama:
Osmanlı Tiyatrosu 1868 yılında kurulur.

Soru 40

Şair Evlenmesi kimin eseridir?

Seçenekler

A
Ahmed Vefik Paşa
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Şinasi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Şair Evlenmesi'ni Şinasi yazmıştır.

Soru 41

Türk kültür ve edebiyatında; tiyatronun metne dayalı bir biçimde ve oyuncuların diyaloglarının önceden yazılarak belirli kurallar içinde oynanması, ilk kez aşağıdaki dönemlerin hangisinde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
Lale Devri Dönemi
B
Nizamı Cedit Dönemi
C
I. Meşrutiyet Dönemi
D
Tanzimat Dönemi
E
II. Meşrutiyet Dönemi
Açıklama:
Türk kültür ve edebiyatında; tiyatronun metne dayalı bir biçimde ve oyuncuların diyaloglarının önceden yazılarak belirli kurallar içinde oynanması, ilk kez Tanzimat Dönemi’nde gerçekleşir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat birinci kuşak tiyatrosunun genel özelliklerinden biri değildir.

Seçenekler

A
Milli kültüre aykırı gördükleri eserleri de çevirmişlerdir
B
Konu seçiminde yerli ve millî olana yönelirler
C
Toplum için sanat görüşü tiyatro türü için de geçerlidir
D
Eserlerin konuları genellikle sosyal mesaj içeriklidir
E
Toplumsal yapının aksayan tarafları eleştirel gözle vermişdir
Açıklama:
İslam ve Türk geleneklerine aykırı gördükleri eserleri ya çevirmezler ya da millî kültüre uyarlama yoluna giderler. Doğru cevap A dır.

Soru 43

Tanzimat Dönemi’nde değişen sosyal hayat ile birlikte evlilik kurumunun algısında da değişimlerin görülmeye başlanması edebî eserlerde kendisine konu olarak yer bulur. Gençleri kendi rızası olmadan ya da görücü usulüyle, istemedikleri kişilerle evlendirmenin sakıncaları da bu doğrultuda Tanzimat tiyatrosunun önemli konularından biri olur. Aşağıdaki eserlerden hangisi bu konunun işlenmesi yolunu açmış ilk eser niteliğindedir?

Seçenekler

A
Zavallı Çocuk
B
Açıkbaş
C
Ecel-i Kaza
D
İnatçı yahut Çöpçatan
E
Şair Evlenmesi
Açıklama:
Şair Evlenmesi’nin açtığı yolda yazılan eserlerde geleneksel yapıdaki aksaklıkların toplumda ne gibi facialara sebep olduğu gösterilir. Özellikle gençlerin istedikleri kişilerle evlendirilmemesi sonucunda yaşanan intiharlar ve hastalıklar dramatik kurgu içine yerleştirilir. Zavallı Çocuk, Açıkbaş, Ecel-i Kaza, İnatçı yahut Çöpçatan, Felaket bu konuyu doğrudan işleyen eserlerdir. Doğru cevap E dir.

Soru 44

Vatan sevgisi dönem eserlerinde, özellikle de Namık Kemal’de görülen önemli bir temadır. Vatan yahut Silistre’nin tiyatro sahnesinde oynanması ile toplumda bir refleks hâline gelen vatan bilinci başka eserlerde de kendine yer bulur. Vatan sevgisi ya doğrudan ya da ikincil olarak işlenen temalardandır. Bu temayı işleyen aşağıdaki hangi eser Şemsettin Sami tarafından kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
Gülnihal
B
Ya Gazi Ol Ya Şehit
C
Seydi Yahya
D
Celâleddin Harzemşah
E
Fürs-i Kadîmde Bir Facia yahut Siyavuş
Açıklama:
Dönem eserlerinde, özellikle de Namık Kemal’de görülen diğer bir önemli tema ise vatan sevgisidir. Vatan yahut Silistre’nin tiyatro sahnesinde oynanması ile toplumda bir refleks hâline gelen vatan bilinci başka eserlerde de kendine yer bulur. Namık Kemal’in Gülnihal, Âkif Bey, Celâleddin Harzemşah; Ahmed Midhat’ın Fürs-i Kadîmde Bir Facia yahut Siyavuş; Şemsettin Sami’nin Besa, Seydi Yahya; Mehmet Rifat’ın Ya Gazi Ol Ya Şehit eserlerinde vatan sevgisi ya doğrudan ya da ikincil olarak işlenen temalardandır. Doğru cevap C dir.

Soru 45

Osmanlı saraylarındaki düğün, sünnet gibi eğlencelerde yer alan cambazlar, hokkabazlar ve sihirbazlar tiyatronun kökenine ilişkin ipuçları sunmaktadırlar. Düğün, sünnet gibi saray eğlenceleri ve şenlikleri Osmanlı toprakları içinde gösteri sanatlarının gelişmesine etki eder. Aşağıdaki padişahlardan hangisinin hazırlattığı sünnet düğünü şenliklerindeki gösteriler, tiyatronun gelişmesine ve tiyatro zevkinin oluşumuna hizmet etmiştir?

Seçenekler

A
II.Mehmet
B
III. Murat
C
I. Selim
D
II.Osman
E
I. Ahmet
Açıklama:
Osmanlı saraylarındaki düğün, sünnet gibi eğlencelerde yer alan cambazlar, hokkabazlar ve sihirbazlar tiyatronun kökenine ilişkin ipuçları sunmaktadırlar. Düğün, sünnet gibi saray eğlenceleri ve şenlikleri Osmanlı toprakları içinde gösteri sanatlarının gelişmesine etki eder. Kanunî Sultan Süleyman’ın 1530’da, III. Murat’ın 1582’de, IV. Mehmet’in 1675’te ve III. Ahmet’in 1720’de hazırlattıkları şenliklerdeki gösteriler, tiyatronun gelişmesine ve tiyatro zevkinin oluşumuna hizmet eder. Doğru cevap B dir.

Soru 46

Bu padişah döneminde sosyopolitik yapı tiyatroya da yansır. Sarayda tiyatroya önem verilir ancak tiyatrolarla ilgili bazı kısıtlamalar getirilir, siyasi ve politik koşullar neticesinde bazı eserlere sansür uygulanır.
Yukarıda hangi padişah döneminden bahsedilmektedir?

Seçenekler

A
V. Mehmet Reşat
B
II. Mahmut
C
Sultan Abdülmecit
D
II. Abdülhamit
E
Sultan Abdülaziz
Açıklama:
II. Abdülhamit zamanında devrin sosyopolitik yapısı tiyatroya da yansır. Bu dönemde sarayda tiyatroya önem verilir ancak tiyatrolarla ilgili bazı kısıtlamalar getirilir (Sevinçli, 1991, s. 3). Siyasi ve politik koşullar neticesinde bazı eserlere sansür uygulanır. Doğru cevap D dir.

Soru 47

İbrahim Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseri metne dayalı ilk tiyatrodur. Aşağıdakilerden hangisi bu eserin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde 1860 yılında yayımlanmıştır.
B
Şair Evlenmesi, iki perde olarak yayımlanmıştır.
C
Şinasi’nin yenilikçi bakış açısının her bakımdan bu esere yansıdığı görülür.
D
Tercüman-ı Ahvâl basımhanesinde kitap olarak yayımlanmıştır.
E
Eserde görücü usulü evliliğin sakıncaları ironik ve mizahi bir üslupla ele alınmıştır.
Açıklama:
İbrahim Şinasi’nin 1859 yılında yazıp Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde 1860 yılında yayımladığı Şair Evlenmesi adlı eseri metne dayalı ilk tiyatrodur. Şair Evlenmesi, önce iki perde olarak düşünülür ancak bir perde olarak yayımlanır. Doğru cevap B dir.

Soru 48

Aşağıdaki tiyatro yazarlarından hangisinin tiyatro alanında Moliére’den yaptığı on çeviri, altı da adaptasyon (uyarlama) olmak üzere toplam 16 eseri bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Direktör Âli Bey
B
Ebuzziya Tevfik
C
Feraizcizâde Mehmet Şakir
D
Teodor Kasap
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa’nın tiyatro alanındaki Moliére’den yaptığı on çeviri, altı da adaptasyon (uyarlama) olmak üzere toplam 16 eseri bulunmaktadır. Doğru cevap E dir.

Soru 49

Tiyatro izlemeyi seven bir sanatkâr olarak dikkati çeker. Tıpkı romanlarında olduğu gibi tiyatro eserlerinde de okurunu eğitmek amacındadır. Namık Kemal’in düşüncesine paralel olarak o da ahlaki gayeyi amaç olarak görür. Bu Tanzimat yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet Midhat Efendi
B
Şemsettin Sami
C
Ali Haydar Bey
D
Ebuzziya Tevfik
E
Feraizcizâde Mehmet Şakir
Açıklama:
Tiyatro izlemeyi seven bir sanatkâr olarak dikkati çeken (Enginün, 2013, s.678) Ahmet Midhat Efendi, tıpkı romanlarında olduğu gibi tiyatro eserlerinde de okurunu eğitmek amacındadır. Namık Kemal’in düşüncesine paralel olarak o da ahlaki gayeyi amaç olarak görür. Doğru cevap A dır.

Soru 50

Namık Kemal’in Magosa’da yazdığı bir oyunudur. Hindistan’da Babürlüler Devleti zamanında yaşanan bir olayı anlatan eserde sınıf farklılığı yüzünden kavuşamayan gençlerin dramı anlatılır. Namık Kemal'in bu eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âkif Bey
B
Gülnihâl
C
Kara Bela
D
Zavallı Çocuk
E
Celâleddin Harzemşah
Açıklama:
Namık Kemal’in Magosa’da yazdığı oyunlardan biri Kara Bela’dır. Tek taraflı bir aşkı konu edinen eser, Tanpınar tarafından Namık Kemal’in en zayıf eseri olarak görülür. Hindistan’da Babürlüler Devleti zamanında yaşanan bir olayı anlatan eserde sınıf farklılığı yüzünden kavuşamayan gençlerin dramı anlatılır. Doğru cevap C dir.

Soru 51

Şair Evlenmesi adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şemsettin Sami
C
Şinasi
D
Ahmet Midhat
E
Mehmet Rıfat
Açıklama:
Şair Evlenmesi Şinasi'nin eseridir. Doğru cevap C'dir.

Soru 52

Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ve Dolmabahçe Sarayı’nda tiyatro binasının inşa edilmesi aşağıdaki padişahlardan hangisinin döneminde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
III. Selim
B
Abdülmecit
C
II. Mahmut
D
III. Murat
E
Kanunî Sultan Süleyman
Açıklama:
Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ve Dolmabahçe Sarayı’nda tiyatro binasının inşa edilmesi Sultan Abdülmecit döneminde gerçekleşmiştir. Doğru cevap B'dir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Şair Evlenmesi adlı eser için söylenemez?

Seçenekler

A
Türkçe olarak sahnelenen ilk eserdir.
B
1860 yılında kitap olarak yayımlanmıştır.
C
Vambéry tarafından Almanca’ya çevrilmiştir.
D
Önce iki perde olarak düşünülmüş, ancak bir perde olarak yayımlanmıştır.
E
İlk olarak 1860 yılında Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde yayımlanmıştır.
Açıklama:
Türkçe olarak sahnelenen ilk eserler İtalyan yazar Goldoni’nin yazdığı Don Grigorio isimli komediyle birlikte tek perdelik Odun Kılıç adlı oyunlardır. Dolayısıyla doğru cevap A'dır.

Soru 54

İstemediği kişi ile evlendirilmeye çalışılan kızın sahte doktor olan Oduncu İvaz sayesinde sevdiği adamla evlenmesini konu edinen Ahmet Vefik Paşa eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zoraki Tabip
B
Zor Nikâhı
C
Tabib-i Aşk
D
Azarsa
E
Merâki
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa'nın Zoraki Tabip eserinde istemediği kişi ile evlendirilmeye çalışılan kızın sahte doktor olan Oduncu İvaz sayesinde sevdiği adamla evlenmesi konu edinilir. Bu konu, Tanzimat Dönemi tiyatro eserlerinde sıklıkla işlenen görücü usulü evliliğe tepki niteliğindedir. Doğru cevap A'dır.

Soru 55

Moliére’in L’Avare (Cimri) adlı oyunundan ilham alıp Pinti Hamit karakterini yaratan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Teodor Kasap
C
Direktör Ali Bey
D
Feraizcizâde Mehmet Şakir
E
Ali Haydar Bey
Açıklama:
Moliére’in L’Avare (Cimri) adlı oyunundan ilham alıp Pinti Hamit karakterini yaratan yazar Teodor Kasap’tır. Doğru cevap B'dir.

Soru 56

Şemsettin Sami’nin konusunu Endülüs tarihinden alan tiyatro oyunu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İhtiyar Onbaşı
B
Galatée
C
Seydi Yahya
D
Gave
E
Besa yahut Ahde Vefa
Açıklama:
Şemsettin Sami’nin Seydi Yahya adlı oyunu konusunu Endülüs tarihinden almıştır. Eserde İspanya’daki Müslümanlarla Hristiyanlar arasındaki savaşlarda kahramanlık gösterip sonrasında büyük acılara maruz kalan korkusuz ve sorumluluk sahibi Seydi Yahya’nın macerası anlatılır. Doğru cevap C'dir.

Soru 57

Ahmet Midhat’ın hangi eseri konu olarak Racine'in Phédre adlı eserine benzemektedir?

Seçenekler

A
Eyvah
B
Açıkbaş
C
Çengi yahut Daniş Çelebi
D
Ahz-ı Sâr yahut Avrupa’nın Eski Medeniyeti
E
Fürs-i Kadîmde Bir Facia yahut Siyavuş
Açıklama:
Konu itibarıyla Ahmet Midhat’ın Fürs-i Kadîmde Bir Facia yahut Siyavuş eseri, Racine’in Phédre adlı eserine benzemektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Direktör Âli Bey tarafından yazılan eserlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Misafiri İstiskal
B
Kokona Yatıyor
C
Geveze Berber
D
Çıngırak
E
İnatçı yahut Çöpçatan
Açıklama:
İnatçı yahut Çöpçatan eserinin yazarı Feraizcizâde Mehmet Şakir'dir. Doğru cevap E'dir.

Soru 59

Aşağıda verilen eserlerden hangisi Namık Kemal’ in ilk tiyatro oyunudur?

Seçenekler

A
Zavallı Çocuk
B
Gülnihal
C
Celâleddin Harzemşah
D
Vatan yahut Silistre
E
Kara Belâ
Açıklama:
Vatan yahut Silistre, Namık Kemal’in ilk tiyatro oyunudur. Doğru cevap D'dir.

Soru 60

Ecel-i Kaza adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ali Haydar Bey
B
Ebuzziya Tevfik
C
Şemsettin Sami
D
Ahmet Midhat Efendi
E
Namık Kemal
Açıklama:
Ecel-i Kaza eserinin yazarı Ebuzziya Tevfik’tir. Doğru cevap B'dir.

Soru 61

Tiyatro’nun metne dayalı bir biçimde ve oyuncuların diyaloglarının önceden yazılarak belirli bir kurallar içinde oynanması ilk kez ne zaman gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
Tanzimat Dönemi
B
Selçuklular Dönemi
C
Cumhuriyet Dönemi
D
Islahat Dönemi
E
Meşrudiyet Dönemi
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nde, edebiyatımıza yeni edebî türlerin girişiyle birlikte modern tiyatro da kendine yer bulur. Gerçi geleneksel kültür içerisinde, seyirlik oyunlar, meddah geleneği, orta oyunu, Karagöz ve benzeri oyunlar bulunmaktadır. Ancak Türk kültür ve edebiyatında; tiyatronun metne dayalı bir biçimde ve oyuncuların diyaloglarının önceden yazılarak belirli kurallar içinde oynanması, ilk kez Tanzimat Dönemi’nde gerçekleşir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 62

İstanbul’da ilk yerli tiyatro binası ne zaman inşa edilmiştir?

Seçenekler

A
1845
B
1840
C
1843
D
1848
E
1850
Açıklama:
Tiyatro’nun Osmanlı’da yayılmasından sonra İstanbul’da tiyatro binalarının eksik olmasından dolayı hemen tiyatro binaları yapılmaya başlanır. 1840’ta İstanbul, bir tiyatro binasına sahip olur. Üç yıl sonra bir Fransız tiyatrosu inşa edilir, ardından yerli bir girişim olarak 1845’te Hacı Naum tarafından bir tiyatro yaptırılır. Doğru seçenek A’dır.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal tarafında yazılmış vatan temasını işleyen tiyatro serlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Ya Gazi Ol Ya Şehit
B
Vatan Yahut Silistre
C
Gülnihal
D
Akif Bey
E
Celâleddin Harzemşah
Açıklama:
Ya Gazi Ol Ya Şehit, Mehmet Rıfat’ın bir eseridir, diğerleri ise Namık Kemal’e aittir. Dolayısıyla doğru seçenek A’dır.

Soru 64

I- Vatan Sevgisi II- Batıl İnançlar III- Kutsal Aşk Yukarıdaki temalardan hangisi ya da hangileri Tanzimat dönemi birinci kuşak tiyatrosunun sıklıkla işlediği temalardandır?

Seçenekler

A
I-II-III
B
Yalnız I
C
I-II
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Vatan Yahut Silistre, vatan sevgisine, Açıkbaş, batıl inançlara ve Zavallı Çocuk, kutsal aşk temalarına örnek verilebilir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 65

Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ilk defa hangi padişah döneminde olmuştur?

Seçenekler

A
II. Mahmut
B
Aldülmecit
C
III. Selim
D
II. Abdülhamit
E
Abdülaziz
Açıklama:
III. Selim döneminde, Batı tiyatrosu bilinmektedir. Ancak tiyatroya olan ilgi II. Mahmut döneminde artmaya başlar. Tiyatronun Türk gençleri tarafından icra edilmesi ise Sultan Abdülmecit döneminde gerçekleşir. Abdülmecit döneminde oluşturulan saray tiyatrosunda, Türk gençleri opera öğrenirler. Doğru seçenek B’dir.

Soru 66

Türk tiyatrosunun gelişmesinden önemli bir yer edinen, Gedikpaşa’da Osmanlı Tiyatrosu’nu kuran tiyatrocu kimdir?

Seçenekler

A
Güllü Agop
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Ahmet Vefik Paşa
E
Ahmet Mithat
Açıklama:
Türk tiyatrosunun gelişmesinde Güllü Agop (Agop Vartovyan) önemli bir yere sahiptir. 1868 yılında Güllü Agop tarafından Gedikpaşa’da Osmanlı Tiyatrosu kurulur. 1870-1871 ramazan ayında Türkçe olarak tercüme, telif opera, operet, trajedi ve komedi repertuvarıyla işe başlanır. Doğru seçenek A’dır.

Soru 67

Batı tarzında yazılmış ve yayınlanmış ilk Türk tiyatro yapıtı hangisidir?

Seçenekler

A
Şair Evlenmesi
B
Gülnihal
C
Açıkbaş
D
Zavallı Çocuk
E
Vatan Yahut Silistre
Açıklama:
İbrahim Şinasi’nin 1859 yılında yazıp Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde 1860 yılında yayımladığı Şair Evlenmesi adlı eseri metne dayalı ilk tiyatrodur. Şair Evlenmesi’nden önce beş piyesin varlığı daha sonra tespit edilse de bu eserler, ilk tiyatro oyununun Şair Evlenmesi olduğu görüşünü değiştirme. Doğru seçenek A’dır.

Soru 68

Şair Evlenmesi Vambery tarafından hangi dile çevirilmiştir?

Seçenekler

A
Almanca
B
Fransızca
C
İngilizce
D
Rusça
E
İtalyanca
Açıklama:
Şair Evlenmesi Vambery tarafından Almancaya çevirilmiştir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 69

Moliére’den on çeviri ve altı da uyarlama yaparak Türk tiyatrosuna katkı sağlayan yazar kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Ziya Paşa
C
İrfan Paşa
D
Ahmet Midhat Efendi
E
Recaizâde Mahmut Ekrem
Açıklama:
Ahmet Vefik Paşa’nın tiyatro alanındaki Moliére’den yaptığı on çeviri, altı da adaptasyon (uyarlama) olmak üzere toplam 16 eseri bulunmaktadır. Çevirileri, Savruk, İnfiâl-i Aşk, Dudukuşları, Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Tartüf, Don Civani, Adamcıl, Yorgaki Dandini ve Okumuş Kadınlar’dır. Uyarlamaları ise Tabib-i Aşk, Zoraki Tabip, Azarya, Zor Nikâhı, Merâki ve Dekbazlık’tır. Doğru seçenek A’dır.

Soru 70

Türk edebiyatının ilk manzum tiyatro örneği hangi eserdir?

Seçenekler

A
Sergüzeşt-i Perviz
B
Gülnihal
C
Ecel-i Kaza
D
Rüya Oyunu
E
İkinci Ersas
Açıklama:
Türk edebiyatında manzum tiyatro (şiir şeklinde) türünün ilk örneği, 1866 yılında yayımlanan Ali Haydar Bey’in “üç fasıldan ibaret trajedi” olarak kurgulanan Sergüzeşt-i Perviz adlı eseridir. Doğru seçenek A’dır.

Ünite 8

Soru 1

Şinasi hangi gazetenin ön sözünde halkın genelinin kolayca anlayabileceği sade bir dil anlayışını ve sosyal fayda prensibini ön plana çıkarmıştır?

Seçenekler

A
Tercümân-ı Ahvâl
B
Tasvir-i Efkâr
C
Ruzname-i Ceride-i Havadis
D
Diyojen
E
Hakayık
Açıklama:
Şinasi’nin Tercümân-ı Ahvâl gazetesinin yayımlanmasından dolayı yazdığı mukaddimedeki görüşleri, Tanzimat döneminin eleştiri anlayışını içeren sosyal fayda prensibine dayanır ve eski zihniyete karşı bir tavrı barındırır. Zira Şinasi 1860 yılında Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercümân-ı Ahvâl gazetesinin ön sözünde halkın genelinin kolayca anlayabileceği sade bir dil anlayışını ve sosyal fayda prensibini ön plana çıkarır. Mukaddime’de “halka hitap” ilkesi esas tutulur. Yeni Türkçe fikri de gazetecilik anlayışı içinde yer edinir ve dil daha önceki dönemlerden farklı olarak genişler.

Soru 2

Basın yoluyla yapılan ilk edebi tartışma hangisidir?

Seçenekler

A
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
B
Tercüme-iSâlifü’z Zikr
C
Fatin Tezkiresi
D
İrfan Paşa’ya Mektup
E
Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşir. Tartışmanın temelini dil meselesi ve Arapçanın özellikleri oluşturmaktadır.

Soru 3

Şinasi'nin Fatin Tezkeresi ile ilgili değişikliklerinin tamamı hangi yıldaki baskıda gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1864
B
1853
C
1855
D
1859
E
1870
Açıklama:
Şinasi, Fatin Tezkiresi’yle ilgili değişikliklerin neredeyse tamamını 1280 (1864) yılındaki baskıda gerçekleştirmiştir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal'in dilin ıslahı için saydığı maddelerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Türkçe diğer dillerden gelen kelimelerle güçlendirilmeli
B
Türkçe kurallar mükemmel bir şekilde düzenlenmeli
C
Türkçeye özgü, mümkün mertebe muntazam ve mükemmel bir lügat hazırlanmalı
D
Lisanımıza özgü bir belagat kitabı hazırlanmalı
E
Galat-ı meşhur denilen genel kullanımlar tercih edilmeli
Açıklama:
Eski edebiyatın söz sanatlarıyla, söz oyunlarıyla anlaşılmaz ve külfetli bir hâle gelmesini, anlamın geri plana itilmesini ve Türkçenin asli özelliklerini kaybetmesini eleştiren Namık Kemal, dilin ıslahı için beş madde sayar.
  1. Türkçe kurallar mükemmel bir şekilde düzenlenmeli
  2. Türkçeye özgü, mümkün mertebe muntazam ve mükemmel bir lügat hazırlanmalı
  3. Galat-ı meşhur denilen genel kullanımlar (yani kelimelerin Türkçede kullanılan şekilleri) tercih edilmeli
  4. Tabii ifadelerin güzelliğini yansıtan eserlerden oluşan bir antoloji hazırlanmalı ve okullarda okutulmalı
5. Lisanımıza özgü bir belagat kitabı hazırlanmalı

Soru 5

Namık Kemal'e göre 1600'lı yılların sonuna kadar edebiyatımızda taklit ettiğimiz ülke hangisidir?

Seçenekler

A
İran
B
Fransa
C
İtalya
D
Hindistan
E
Arabistan
Açıklama:
Namık Kemal eski edebiyatı anlamak için İran’ın edebî dilinin bilinmesi gerektiğini söyler. 1600’lı yılların sonuna gelinceye kadar neredeyse İran taklitçiliğinden başka bir şey yapmamış olduğumuzu, Farsçadan tamamen ilişkimizi kesersek lisanımızın tarihini bilmekten aciz kalacağımızı, tarihe dair yazılmış kitaplarımızı Farsça ile münasebette bulunmadan anlayamayacağımızı dile getiren Namık Kemal, bu görüşleriyle eskiyi yok saymadığını ilan eder.

Soru 6

Namık Kemal İrfan Paşa'ya Mektup isimli eserini hangi şehirdeyken yazmıştır?

Seçenekler

A
Magosa
B
Hanya
C
Rodos
D
Lefke
E
Midilli
Açıklama:
Namık Kemal, bu mektubunu Magosa’da sürgündeyken yazmıştır. Eski edebiyata ilişkin eleştirileri içermektedir.

Soru 7

Namık Kemal'in İrfan Paşa'ya Mektup isimli eseri ilk olarak nerede yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
Mecmua-i Ebuzziya
B
Tasvir-i Efkâr
C
Tercüman-ı Ahval
D
Ruzname-i Ceride-i Havadis
E
Mecmua-i İrfan Paşa
Açıklama:
Eski edebiyata ilişkin eleştirileri içermektedir. İrfan Paşa, yeni edebiyatı eleştiren ve divan edebiyatı tarzında şiirler yazan, eski edebiyat savunucusudur. Namık Kemal, İrfan Paşa’ya hitaben yazdığı mektubunda Tanzimat birinci kuşak sanatçılarının görüşlerini örneklerle temellendirmeye çalışır. İlk olarak Mecmua-i Ebuzziya’da yayımlanan bu mektupta Namık Kemal, İrfan Paşa’nın Mecmua-i İrfan Paşa adıyla yayımlanan eski tarzdaki şiirlerini ve divan edebiyatını eleştirir.

Soru 8

Namık Kemal'in Recaizâde Mahmut Ekrem'in Mes Prison adlı eserini tercümesine yaptığı temel eleştiri nedir?

Seçenekler

A
Tercümede Acem üslubu kullanması
B
Tercümede az teşbih yapması
C
Tercümede cinas ve kafiyeden kaçınması
D
Tercümeyi basit bir dille çevirmesi
E
Tercümede kısa cümleler kullanılması
Açıklama:
Recaizâde Mahmut Ekrem, İtalyan şairi Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan Mes Prison adlı eserini tercüme eder. Namık Kemal, Ekrem’in bu tercümesini eleştirir. Silvio Pellico’nun hayatı ile kendi hayatı arasında benzerlikler bulunduğunu dile getiren Namık Kemal, hem Silvio Pellico’nun anlattığı bazı hususlara hem de Recaizâde Mahmut Ekrem’in tercümede Acem üslubunu kullanmasına itiraz eder. Bununla birlikte bazı gereksiz kullanılan kelimeleri, yanlış yapılan terkipleri gösteren Namık Kemal, aynı zamanda bazı cümlelerin de daha fasih ve açık ifadelerle düzeltilmesini önerir. Tercümenin bazı kısımlarında dilin sade olmadığını ifade eder.

Soru 9

Namık Kemal Tahrib-i Harâbât isimli eleştirisinde hangi yazarı eleştirmektedir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Recaizâde Mahmut Ekrem
C
Şinasi
D
Tevfik Fikret
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı bu eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir. Harâbât’ın birinci cildi çıktığı zaman Tahrib-i Harâbât’ı kaleme alarak itirazlarını dile getiren Namık Kemal’e göre, Ziya Paşa siyasi ve edebî tutumundan vazgeçmiştir ve Sultan Aziz’in gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla ona kasideler yazarak bağlılığını bildirmiştir.

Soru 10

Namık Kemal Celal Mukaddimesi'ni hangi yazarın önsözünden ilham alarak kaleme almıştır?

Seçenekler

A
Victor Hugo
B
Voltaire
C
Emile Zola
D
Honore de Balzac
E
Anatole France
Açıklama:
“Celal Mukaddimesi”, Victor Hugo’nun Cromwell önsözünden ilham alınarak yazılmıştır. Mukaddime’de Namık Kemal, edebiyat meselelerine yeni edebiyatın inşa etmeye çalıştığı sosyal fayda anlayışı çerçevesinden baktığı gibi Türk edebiyatını değerlendirirken
Avrupa edebiyatından da örnekler verir.

Soru 11

“Fenn-i edeb (edebiyat) bir ma’rifettir ki insana haslet-âmuz-ı edeb olduğu için (edep hasletini öğrettiği için) edeb ve ehl-i edîb tesmiye kılınmıştır (adlandırılmıştır).” cümlesi ile edebiyat ve ahlakı aynı paydada birleştiren yazar kimdir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Namık Kemal
C
Fatin Efendi
D
Ziya Paşa
E
Ömer Seyfettin
Açıklama:
Şinasi’nin Türk şiirinde yaptığı yenilikler, devrin yeni ve modern bir edebiyat inşa etmek isteyen şair ve yazarlarına yol gösterir, ufuk açar. Namık Kemal’in dille ilgili görüşlerinde ve eski zihniyete ilişkin değerlendirmelerinde Şinasi’nin belirgin bir etkisini görmek mümkündür. Şinasi’nin özellikle edebiyat ve ahlakı aynı paydada birleştiren “fenn-i edeb (edebiyat) bir ma’rifettir ki insana haslet-âmuz-ı edeb olduğu için (edep hasletini öğrettiği için) edeb ve ehl-i edîb tesmiye kılınmıştır (adlandırılmıştır).” cümlesi Namık Kemal’den itibaren sıklıkla tekrarlanır. Bu cümle ile Şinasi, edebiyat ve edep arasında bir bağ kurarak edebiyatın ahlaki yönüne vurgu yapar.

Soru 12

I- Tasvir-i Efkâr
II- Ruzname-i Ceride-i Havadis
III- Tercümân-ı Ahvâl
Yukarıda verilen gazetelerden hangisi ya da hangilerinde Şinasi fikirlerini savunmuştur?

Seçenekler

A
I, III
B
I, II, III
C
I, II
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Şinasi hem Tercümân-ı Ahvâl’de hem de Tasvir-i Efkâr’da halkın anlayabileceği sade bir dil kullanarak dille ilgili görüşlerini pratikte de gerçekleştiren bir sanatçıdır. Ruzname-i Ceride-i Havadis gazetesi ise onun bu tavrına karşı çıkmıştır.

Soru 13

Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Fatin Efendi
B
Şinasi
C
Said Bey
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinden oluşur.

Soru 14

I- Tezkireye çeşitli edebî konularla ilgili açıklamalar eklenmelidir.
II- Tezkirelere örnek alınan manzumelerde intihal varsa gösterilmelidir.
III- Tezkire, ifade ve anlam yanlışları bakımından düzeltilmelidir.
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri Şinasi’nin Fatin Tezkeresi’nde mutlaka düzeltilmesi gereken konular arasında saydıklarındandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Şinasi, söz konusu eserde mutlaka düzenlenmesi gereken konuları beş madde olarak sıralar. Buna göre;
  1. Tezkireye çeşitli edebî konularla ilgili açıklamalar eklenmelidir.
  2. Tezkirede öz geçmişlere yer verilirken makam sahibi kişilerle ilgili dile getirilen mübalağalı hüküm ve sözler çıkarılmalıdır (Zira bu ifadeler objektifliğe zarar verdiği gibi aynı zamanda rüşvet hükmüne de geçmektedir.).
  3. Tezkirede özellikle her şairin ilim, fen ve sanat gibi çeşitli alanlardaki başarıları ve kaleme aldıkları eserlerle topluma hizmetleri belirtilmelidir.
  4. Tezkirelere örnek alınan manzumelerde intihal (başka şairlerin eserlerinden alıntılar) varsa gösterilmelidir. Kim olursa olsun makam ve mevkiine, şöhretine ve unvanına bakılmadan tespit edilen intihalin açıklanması esere objektif bir yaklaşım getirecektir.
5. Tezkire, ifade ve anlam yanlışları bakımından düzeltilmelidir

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Mukaddime-i Harâbât
B
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
C
İrfan Paşa’ya Mektup
D
Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi
E
Tahrib-i Harâbât
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk eleştirmen olarak gösterilen Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserleri şunlardır: “Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir”, “Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi”, İrfan Paşa’ya Mektup, Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze, Tahrib-i Harâbât, Ta’kib, “Son Pişmanlık Mukaddimesi”, “Celal Mukaddimesi”, “Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi”, Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi.

Soru 16

I- Farsçanın etkisi ile oluşturulan yazı dili lisanımızı bozmaktadır.
II- Sosyal fayda prensibinden ve edebiyatın hakikate uygun olması gerekmektedir.
III- Divan edebiyatının en ünlü şairleri ve yazarları ya tamamen âlimlerin dilini kullanmışlardır.
Yukarıda verilen eleştirilerden hangisi ya da hangileri Namık Kemal’im Türk edebiyatı hakkındaki eleştirileridir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılabilecek bu makalede Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meseleleri oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir). Sosyal fayda prensibinden ve edebiyatın hakikate uygun olması gerektiği tezlerinden hareket eden Namık Kemal, makalesinde Farsçanın etkisi ile oluşturulan yazı dilinin lisanımızı bozduğuna ısrarla vurgu yapar. Ona göre divan edebiyatının en ünlü şairleri ve yazarları ya tamamen Acemleri taklit etmişlerdir ya da âlimlerin dilini kullanmışlardır. Bu nedenle anlaşılır ve özgün bir eser bırakmamışlardır.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in edebiyatımıza getirdiği eleştiri noktalarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Edebiyatımızda çok az süsleme yapmaktayız.
B
Halk, edebiyat dilini anlamamaktadır.
C
Lisanımızda edebî hataların bulunmadığı eser sayısı oldukça azdır.
D
Edebiyatın millî bağlara hizmetinden yoksunuz.
E
Kitap olarak yazılan eserler söz süslemelerine yer vermediklerinde beğenilmiyorlar.
Açıklama:
Namık Kemal Türkçe’nin sadeleşmesini ve güçlenmesini savunmuştur. Eleştirilerinde de süslü dilden kurtulmak gerektiğine işaret etmiştir.

Soru 18

I- Türkçe kurallar mükemmel bir şekilde düzenlenmeli
II- Lisanımıza özgü bir belagat kitabı hazırlanmalı
III- Galat-ı meşhur denilen genel kullanımlar tercih edilmeli
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Namık Kemal’in dilin ıslahı için saydığı maddelerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Eski edebiyatın söz sanatlarıyla, söz oyunlarıyla anlaşılmaz ve külfetli bir hâle gelmesini, anlamın geri plana itilmesini ve Türkçenin asli özelliklerini kaybetmesini eleştiren Namık Kemal, dilin ıslahı için beş madde sayar.

  1. Türkçe kurallar mükemmel bir şekilde düzenlenmeli

  2. Türkçeye özgü, mümkün mertebe muntazam ve mükemmel bir lügat hazırlanmalı

  3. Galat-ı meşhur denilen genel kullanımlar (yani kelimelerin Türkçede kullanılan şekilleri) tercih edilmeli

  4. Tabii ifadelerin güzelliğini yansıtan eserlerden oluşan bir antoloji hazırlanmalı ve okullarda okutulmalı

  5. Lisanımıza özgü bir belagat kitabı hazırlanmalı

Soru 19

Namık Kemal’e göre eski edebiyatı anlamak için hangi dil bilinmelidir?

Seçenekler

A
Farsça
B
Hintçe
C
Fransızca
D
Latince
E
Yunanca
Açıklama:
Namık Kemal Sinan Paşa’nın, Fuzuli’nin, Veysi’nin, Naima’nın, Asım’ın, Akif Paşa’nın, Baki’nin, Nedim’in ve pek çok edibin eserlerini yok sayıp Türkçe şiiri ve nesri yeni edebiyatçıların ortaya çıkardıklarını söylemenin küstahlık olduğu düşüncesindedir. Bu çerçevede eski edebiyatı anlamak için İran’ın edebî dilinin bilinmesi gerektiğini söyler. 1600’lı yılların sonuna gelinceye kadar neredeyse İran taklitçiliğinden başka bir şey yapmamış olduğumuzu, Farsçadan tamamen ilişkimizi kesersek lisanımızın tarihini bilmekten aciz kalacağımızı, tarihe dair yazılmış kitaplarımızı Farsça ile münasebette bulunmadan anlayamayacağımızı dile getiren Namık Kemal, bu görüşleriyle eskiyi yok saymadığını ilan eder.

Soru 20

Türk edebiyatının tek mensur hamse örneği hangisidir?

Seçenekler

A
Hamse-i Nergisi
B
Yusuf u Züleyha
C
Sedd-i İskender
D
Süheylü Nevbahar
E
Heft Peyker
Açıklama:
Yukarıda verilen eserlerin hepsi hamse örneği olmakla beraber Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneği Hamse-i Nergisi’dir.

Soru 21

Şinasi’nin, “Münacât”ını divan şairleri gibi kaside şeklinde değil mesnevi şeklinde düzenlemesi de onun hangi tutumuna örnektir ?

Seçenekler

A
Gelenekçi
B
Gerçekçi
C
Yenilikçi
D
Klasik
E
Milliyetçi
Açıklama:
Divan şiirine ilişkin net bir eleştiri yazısı olmayan
Şinasi’nin nesir ve nazımda benimsediği yol, onun
zihnen ve ruhen eski geleneğe bütün kurumlarıyla
birlikte karşı olduğunu gösterir. “Münacât”ını divan
şairleri gibi kaside şeklinde değil mesnevi şeklinde
düzenlemesi de onun yenilikçi tutumuna örnektir

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır ?

Seçenekler

A
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
B
Tezkire-ü Hâtimet'ül eş'ar
C
Tasvir-i Efkâr-u Hâtimet
D
Bahâr-ı Dâniş
E
Mecmua-i Ebuzziya
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşir.

Soru 23

Osmanlı’nın son klasik tezkiresi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar
B
Tezkiretü'l-evliya
C
Tezkiretü'l-hattâtîn
D
Tezkiretü'ş-şu'arâ
E
Tezkiretü'ş-fukâra
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinden oluşur.

Soru 24

Namık Kemal’in aşağıdaki makalelerinden hangisinde Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meseleleri oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir ve Farsçanın etkisi ile oluşturulan yazı dilinin lisanımızı bozduğuna ısrarla vurgu yapılmıştır ?

Seçenekler

A
Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir
B
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
C
Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze
D
Son Pişmanlık Mukaddimesi
E
Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi
Açıklama:
Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılabilecek bu makalede Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meseleleri oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir (Tanpınar, 2003, s.
348). Sosyal fayda prensibinden ve edebiyatın hakikate uygun olması gerektiği tezlerinden hareket eden Namık Kemal, makalesinde Farsçanın etkisi ile oluşturulan yazı dilinin lisanımızı bozduğuna ısrarla vurgu yapar.

Soru 25

17. yüzyıl divan edebiyatı sanatçısı. Nesirlerinde; süslü/sanatlı bir üslup kullanmış, zincirleme tamlamalara, karmaşık terkiplere oldukça fazla yer vermiştir. Bu nedenle divan edebiyatını eleştirenler genellikle bu sanatçının üslubunu örnek gösterirler.
Yukarıda bahsi geçen sanatçı kimdir ?

Seçenekler

A
Nergisi
B
Nefi
C
Namık Kemal
D
Nesimi
E
Şinasi
Açıklama:
17. yüzyıl divan edebiyatı sanatçısı. Nesirlerinde; süslü/sanatlı bir üslup kullanmış,
zincirleme tamlamalara, karmaşık terkiplere oldukça fazla yer vermiştir. Bu nedenle divan edebiyatını eleştirenler genellikle Nergisi’nin üslubunu örnek gösterirler.

Soru 26

Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneği olan ve beş mensur eserden oluşan hamse kime aittir ?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Nabi
C
Ziya Paşa
D
Namık Kemal
E
Nergisi
Açıklama:
Hamse-i Nergisi
Nergisi’nin beş mensur eserden oluşan
hamsesidir. Eser, Türk edebiyatındaki tek
mensur hamse örneğidir.

Soru 27

Namık Kemal, Tahrib-i Harâbât’ın manzum kısımlarında kime serzenişte bulunmuştur ?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Ziya Paşa
D
Nabi
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Namık Kemal, eserinin manzum kısmında eski edebiyat örneklerinin olduğu bir antoloji hazırlanmasının gerekli olup olmadığını sorgular ve birlikte çıktıkları yoldan ayrıldığı için Ziya Paşa’yı suçlar. Tahrib-i Harâbât’ın manzum kısımlarında Ziya Paşa’ya serzenişte bulunur.

Soru 28

-Tanzimat edebiyatının en üretken yazarlarından biridir, -Eleştiri tarihi açısından önemi, dil hakkındaki görüşleri, romantizm ve realizmle ilgili düşünceleri, klasikler ve dekadanlar tartışmalarındaki tutumudur. -Hayat felsefesi bakımından Doğu-Batı sentezcisidir. Yukarıda bahsi geçen yazar kimdir ?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Yahya Kemal Beyatlı
C
Ziya Paşa
D
Ahmet Midhat Efendi
E
Şinasi
Açıklama:
Tanzimat edebiyatının en üretken yazarlarından
olan Ahmet Midhat Efendi’nin eleştiri tarihi açısından önemi, dil hakkındaki görüşleri, romantizm ve realizmle ilgili düşünceleri, klasikler ve dekadanlar
tartışmalarındaki tutumudur. “Hayat felsefesi bakımından Doğu-Batı sentezcisi olan Ahmet Midhat Efendi, Batı’nın tekniğiyle Doğu’nun erdemlerini
eleştirileri gibi eserlerinde de birleştirmeye çalışır”

Soru 29

Ahmet Midhat Efendi’nin başlattığı tartışmalardan birisi olup, Servet-i Fünûn şair ve yazarları ile dört yıl sürecek bir tartışmaya sebep olan makalesi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Osmanlıcanın Islahı
B
Dekadanlar
C
Harâbât
D
Müşehedat-ı Osmanlı
E
Mukaddime
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin başlattığı tartışmalardan birisi, Dekadanlar tartışmasıdır. Onun Sabah gazetesinde yayımlanan “Dekadanlar” başlıklı
makalesinden itibaren Servet-i Fünûn şair ve yazarları “dekadan” olarak nitelendirilmiş ve dört yıl
sürecek bir tartışma başlamıştır. Dekadanlık tartışmasının temelini, bazı şair ve yazarların eserlerinin
okuyucular tarafından anlaşılmaması oluşturmaktadır

Soru 30

Namık Kemal’in "İntibah" adlı romanının asıl adı nedir ?

Seçenekler

A
Son Pişmanlık
B
Islah Olmalı
C
Vatan Sevgisi
D
Son Muhabbet
E
Tarihçiler
Açıklama:
Namık Kemal’in İntibah adlı romanının asıl adı Son Pişmanlık’tır. Ancak sansür nedeniyle romanın adını İntibah olarak değiştirir.

Soru 31

Tanzimat birinci kuşak sanatçıları edebiyatı hangi çerçevede değerlendirmişlerdir?

Seçenekler

A
Batılılaşma
B
Doğuya yakınlaşma
C
Sosyal fayda
D
Siyasi fayda
E
Modernleşme
Açıklama:
Tanzimat birinci kuşak sanatçıları edebiyatı “sosyal fayda prensibi” çerçevesinde değerlendirirler. Batı etkisinde gelişen edebî anlayışla birlikte yeni türlerin girmeye başlaması ve edebiyatın “sosyal fayda prensibi” çerçevesinde değerlendirilmesi, Tanzimat birinci kuşak sanatçılarının üzerinde durdukları konulardır.

Soru 32

Namık Kemal’in dille ilgili görüşlerinde ve eski zihniyete ilişkin değerlendirmelerinde hangi şairin belirgin etkisi bir olmuştur?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Fatin Efendi
C
Fuzuli
D
Veysi
E
Naima
Açıklama:
Şinasi’nin Türk şiirinde yaptığı yenilikler, devrin yeni ve modern bir edebiyat inşa etmek isteyen şair ve yazarlarına yol gösterir, ufuk açar. Namık Kemal’in dille ilgili görüşlerinde ve eski zihniyete ilişkin değerlendirmelerinde Şinasi’nin belirgin bir etkisini görmek mümkündür.

Soru 33

Tercümân-ı Ahvâl gazetesi kim tarafından çıkarılmıştır?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Fatin Efendi
D
Veysi
E
Agâh Efendi
Açıklama:
Şinasi’nin Tercümân-ı Ahvâl gazetesinin yayımlanmasından dolayı yazdığı mukaddimedeki görüşleri, Tanzimat Dönemi'nin eleştiri anlayışını içeren sosyal fayda prensibine dayanır ve eski zihniyete karşı bir tavrı barındırır. Zira Şinasi 1860 yılında Agâh Efendi’nin çıkardığı Tercümân-ı Ahvâl gazetesinin ön sözünde halkın genelinin kolayca anlayabileceği sade bir dil anlayışını ve sosyal fayda prensibini ön plana çıkarır.

Soru 34

İç ve dış politikadan seçilmiş olayların ve diğer yararlı konuların halka duyurulması için aracı olarak nitelendirilen gazete aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr
B
Ruzname-i Ceride-i Havadis
C
Tercümân-ı Ahvâl
D
Mukaddime
E
Bahâr-ı Dâniş
Açıklama:
Şinasi, Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi’nde toplumsal yaşam içinde kanuni yükümlülüklerle sorumlu olan halkın kendi vatanının menfaatine ilişkin fikirleri açıklamasını bir hak olarak görür. Bunun için de medeni milletlerin politika gazetelerinin örnek gösterilebileceğini dile getirir. İç ve dış politikadan seçilmiş olayların ve diğer yararlı konuların halka duyurulması için de Tercümân-ı Ahvâl gazetesini aracı olarak nitelendirir.

Soru 35

Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül Eş’ar’ın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Agâh Efendi
B
Fatin Efendi
C
Naima
D
Şinasi
E
Nergisi
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül Eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinden oluşur.

Soru 36

Hangisi Türk edebiyatında ilk eleştirmen olarak gösterilen Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
B
Son Pişmanlık Mukaddimesi
C
Celal Mukaddimesi
D
Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi
E
Harâbât Mukaddimesi
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk eleştirmen olarak gösterilen Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserleri şunlardır: “Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir”, “Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi”, İrfan Paşa’ya Mektup, Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze, Tahrib-i Harâbât, Ta’kib, “Son Pişmanlık Mukaddimesi”, “Celal Mukaddimesi”, “Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi”, Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi.

Soru 37

Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneği hangisidir?

Seçenekler

A
Hamse-i Nergisi
B
Tasvir-i Efkâr
C
Bahâr-ı Dâniş
D
Mecmua-i Ebuzziya
E
Celal Mukaddimesi
Açıklama:
Hamse-i Nergisi Nergisi’nin beş mensur eserden oluşan hamsesidir. Eser, Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneğidir.

Soru 38

Namık Kemal, Magosa’da yazdığı Tahrib-i Harâbât eserinde kimin Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir?

Seçenekler

A
Fatin Efendi
B
Agâh Efendi
C
Şinasi
D
Ziya Paşa
E
Veysi
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı bu eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir. Harâbât’ın birinci cildi çıktığı zaman Tahrib-i Harâbât’ı kaleme alarak itirazlarını dile getiren Namık Kemal’e göre, Ziya Paşa siyasi ve edebî tutumundan vazgeçmiştir ve Sultan Aziz’in gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla ona kasideler yazarak bağlılığını bildirmiştir.

Soru 39

Victor Hugo’nun Cromwell önsözünden ilham alınarak yazılan mukaddime hangisidir?

Seçenekler

A
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
B
Son Pişmanlık Mukaddimesi
C
Celal Mukaddimesi
D
Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi
E
Harâbât Mukaddimesi
Açıklama:
“Celal Mukaddimesi”, Victor Hugo’nun Cromwell önsözünden ilham alınarak yazılmıştır. Mukaddime’de Namık Kemal, edebiyat meselelerine yeni edebiyatın inşa etmeye çalıştığı sosyal fayda anlayışı çerçevesinden baktığı gibi Türk edebiyatını değerlendirirken Avrupa edebiyatından da örnekler verir.

Soru 40

Özellikle nesir alanındaki eserleriyle tanınan ve nesirlerinde zincirleme tamlamalar, uzun cümleler, sanatlı ifadeler kullanan divan edebiyatı sanatçısı kimdir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Veysi
C
Agâh Efendi
D
Namık Kemal
E
Hâfız-ı Şirazi
Açıklama:
VEYSİ (1561-62/1628): Özellikle nesir alanındaki eserleriyle tanınan divan edebiyatı sanatçısı. Nesirlerinde zincirleme tamlamalar, uzun cümleler, sanatlı ifadeler kullanan Veysi’nin nesir dili oldukça külfetlidir.

Soru 41

Namık Kemal’in Tahrib-i Harabat adlı eleştirisi hangi yazarın Harabat adlı üç ciltlik antolojisini ele almaktadır?

Seçenekler

A
Recaizâde Mahmut Ekrem
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Mithat Efendi
D
Şemsettin Sami
E
Ebuzziya Tevfik
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı bu eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir. Harâbât’ın birinci cildi çıktığı zaman Tahrib-i Harâbât’ı kaleme alarak itirazlarını dile getiren Namık Kemal’e göre, Ziya Paşa siyasi ve edebî tutumundan vazgeçmiştir ve Sultan Aziz’in gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla ona kasideler yazarak bağlılığını bildirmiştir.

Soru 42

Basın yoluyla yapılan ilk edebi tartışma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi
B
Hamse-i Nergisi
C
Tahrib-i Harâbât
D
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
E
Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşir. Tartışmanın temelini dil meselesi ve Arapçanın özellikleri oluşturmaktadır.

Soru 43

Namık Kemal’in Türkçe’nin roman yazmaya uygunluğunu göstermek için yazdığı romanının adı nedir?

Seçenekler

A
Vatan yahut Silistre
B
Son Pişmanlık
C
Cezmi
D
İrfan Paşa’ya Mektup
E
Tahrib-i Harâbât
Açıklama:
Son Pişmanlık romanını Türkçenin roman yazmaya uygunluğunu göstermek için yazdığını vurgulayan Namık Kemal, tasavvur ve tasvirde zorlanmamak için konuyu gayet sade tuttuğu hâlde istediği gibi olmadığını ifade eder.

Soru 44

Namık Kemal’in tiyatro tanımları ve tiyatro ile ilgili düşüncelerini oldukça detaylı bir şekilde anlattığı eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İntibah
B
Tahrib-i Harâbât
C
Hamse-i Nergisi
D
Celal Mukaddimesi
E
Üzerine Muaheze
Açıklama:
Namık Kemal, “Celal Mukaddimesi’nde tiyatro ile ilgili düşüncelerini oldukça detaylı bir şekilde anlatır.

Soru 45

1868 yılında Hürriyet gazetesinde yayımladığı “Şiir ve İnşa” makalesinde divan edebiyatını mukallitlikle (taklitçilikle) suçlayan ve devrinin diğer yenilikçi eleştirmenleri gibi klasik anlayışı sorgulan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Mithat Efendi
D
İbrahim Şinasi
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Ziya Paşa, 1868 yılında Hürriyet gazetesinde yayımladığı “Şiir ve İnşa” makalesinde divan edebiyatını mukallitlikle (taklitçilikle) suçlar ve devrinin diğer yenilikçi eleştirmenleri gibi klasik anlayışı sorgular.

Soru 46

Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlanan “Müsâbaka-i Kalemiyye İkrâm-ı Aklâm” başlıklı eleştiri yazısı aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Mithat Efendi
D
İbrahim Şinasi
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Çözüm: Ahmet Mithat Efendi’nin eleştiri tarihindeki önemi, klasikler tartışmasında da açıkça görülür. Onun Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımladığı “Müsabaka-i Kalemiyye İkrâm-ı Aklâm” (1897) başlıklı yazısıyla başlayan tartışmanın esasını, dünyaca ünlü klasik eserlerin Türkçeye çevrilmesine ilişkin farklı görüşler oluşturmaktadır.

Soru 47

Asıl şiirimizin halk şiiri olduğunu savunan, divan edebiyatının karşısına halk şiirini ve dolayısıyla da hece veznini çıkaran yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Mithat Efendi
D
İbrahim Şinasi
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Ziya Paşa’ya göre “Bizim şiirimiz, hani şairlerin nâmevzun (vezinsiz) diye beğenmedikleri avâm şarkıları ve taşradaki çöğür şairleri arasında “deyiş” “üçleme” “kayabaşı” tabir olunan nazımlardır” (Ziya Paşa, 1868, s. 7). Bu ifadeleriyle asıl şiirimizin halk şiiri olduğunu savunan Ziya Paşa, divan edebiyatının karşısına halk şiirini ve dolayısıyla da hece veznini çıkarır.

Soru 48

Mikro-Mega Tercümesi Muahezesi’nde Namık Kemal aşağıdakilerden hangisinin tercümesini eleştirmiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Ziya Paşa
C
Ahmet Midhad Efendi
D
İbrahim Şinasi
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Voltaire’in Micro Mega adlı eserinin Ahmet Vefik Paşa tarafından Diyojen gazetesinde tercüme edilmesi üzerine yazdığı bir yazıdır. Namık Kemal, bu tercümenin dilinde gazetelerin ilan sütunlarında görülen en önemsiz bölümler kadar bile letafet olmadığını iddia eder.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
B
İrfan Paşa’ya Mektup
C
Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze
D
Ta’kib
E
Son Mektup
Açıklama:
Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserleri şunlardır: “Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hak- kında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir”, “Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi”, İrfan Paşa’ya Mektup, Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze, Tahrib-i Harâbât, Ta’kib, “Son Pişmanlık Mukaddimesi”, “Celal Mukaddimesi”, “Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi”, Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi.

Soru 50

Basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi
B
Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi
C
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
D
Fatin Tezkiresi
E
Ruzname-i Ceride-i Havadis
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşir. Tartışmanın temelini dil meselesi ve Arapçanın özellikleri oluşturmaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 51

Aşağıdaki yazarlardan hangisi Osmanlı'nın son klasik tezkiresi olan Fatin Tezkiresi üzerinde çalışarak objektif ve yeni bir tezkire örneği vermek istemiştir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Namık Kemal
D
Sadullah Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Şinasi, Osmanlı edebiyat tarihi içindeki mevcut tezkirelerin sonuncusu üzerinde çalışarak objektif ve yeni bir tezkire örneği vermek ister. Şinasi, Fatin Tezkiresi’yle ilgili değişikliklerin neredeyse tamamını 1280 (1864) yılındaki baskıda gerçekleştirmiştir. Şinasi’nin zihniyet ve mahiyet bakımından düzeltmek istediği tezkirede yaptığı değişiklikler, onun Türk nesrinde gerçekleştirmek istediği yenilikleri açıkça göstermektedir. Doğru cevap A'dır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Şinasi’nin eleştiri türündeki eserlerinden biridir?

Seçenekler

A
Şair Evlenmesi
B
Eşek ile Tilki Hikâyesi
C
Kıssadan Hisse
D
Sergüzeşt-i Perviz
E
Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi
Açıklama:
Şinasi’nin Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi, Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi, Fatin Tezkiresi’nin yeniden yayımlanacak olması üzerine dile getirdiği görüşleri ve Ruzname-i Ceride-i Havadis yazarı Said Bey ile yaşadığı “Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha” tartışması yeni edebiyatın inşa sürecindeki önemli eleştirel unsurları içermektedir. Doğru cevap E'dir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserlerinden biridir?

Seçenekler

A
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
B
İrfan Paşa’ya Mektup
C
Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi
D
Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi
E
Fatin Tezkiresi
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk eleştirmen olarak gösterilen Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserleri şunlardır:
“Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir”, “Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi”, İrfan Paşa’ya Mektup, Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze, Tahrib-i Harâbât, Ta’kib, “Son Pişmanlık Mukaddimesi”, “Celal Mukaddimesi”, “Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi”, Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi. Doğru cevap B'dir.

Soru 54

Namık Kemal Mes-Prison (Me Prizon) Muâhezesi'nde aşağıdaki yazarlardan hangisinin İtalyan şairi Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan Mes Prison adlı eserinin tercümesini eleştirmektedir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Fatin Efendi
D
Recaizâde Mahmut Ekrem
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Recaizâde Mahmut Ekrem, İtalyan şairi Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan Mes Prison adlı eserini tercüme eder. Namık Kemal, Ekrem’in bu tercümesini eleştirir. Silvio Pellico’nun hayatı ile kendi hayatı arasında benzerlikler bulunduğunu dile getiren Namık Kemal, hem Silvio Pellico’nun anlattığı bazı hususlara hem de Recaizâde Mahmut Ekrem’in tercümede Acem üslubunu kullanmasına itiraz eder. Bununla birlikte bazı gereksiz kullanılan kelimeleri, yanlış yapılan terkipleri gösteren Namık Kemal, aynı zamanda bazı cümlelerin de daha fasih ve açık ifadelerle düzeltilmesini önerir. Tercümenin bazı kısımlarında dilin sade olmadığını ifade eder. Doğru cevap D'dir.

Soru 55

Namık Kemal'in Tahrib-i Harâbât eserinde eleştirmiş olduğu Harâbât adlı üç ciltlik antolojiyi aşağıdaki yazarlardan hangisi kaleme almıştır?

Seçenekler

A
Recaizâde Mahmut Ekrem
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Ahmet Midhat Efendi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı Tahrib-i Harâbât eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir. Harâbât’ın birinci cildi çıktığı zaman Tahrib-i Harâbât’ı kaleme alarak itirazlarını dile getiren Namık Kemal’e göre, Ziya Paşa siyasi ve edebî tutumundan vazgeçmiştir ve Sultan Aziz’in gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla ona kasideler yazarak bağlılığını bildirmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 56

Namık Kemal'in aşağıda yer alan eleştirel eserlerinden hangisi Victor Hugo'nun Cromwell önsözünden alınarak yazılmıştır?

Seçenekler

A
Celal Mukaddimesi
B
Son Pişmanlık- İntibah Mukaddimesi
C
Ta’kib
D
Tahrib-i Harâbât
E
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
Açıklama:
Mukaddime-i Celal (Celal Mukaddimesi) Victor Hugo’nun Cromwell önsözünden ilham alınarak yazılmıştır. Mukaddime’de Namık Kemal, edebiyat meselelerine yeni edebiyatın inşa etmeye çalıştığı sosyal fayda anlayışı çerçevesinden baktığı gibi Türk edebiyatını değerlendirirken Avrupa edebiyatından da örnekler verir. Doğru cevap A'dır.

Soru 57

Namık Kemal, Celal Mukaddimesi’nde yer alan “Baykara zamanına dönüş” ifadeleriyle hangi yazarın Çağatayca kelimeler kullanmasına itiraz etmiştir?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
Ahmet Midhat Efendi
C
Şinasi
D
Şemsettin Sami
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Namık Kemal, “Baykara zamanına dönüş” ifadeleriyle Ahmet Vefik Paşa’nın Çağatayca kelimeler kullanmasına itiraz eder. Namık Kemal, yeni edebiyatçıların imla bilmediklerine dair eleştirilerin yeni edebiyat taraftarlarından değil Türkçe kelimeleri asıl köklerinden ayırmamak için Nevâî tarzının taklit edilmesi gerektiğini savunanlardan geldiğini söyler. Namık Kemal’e göre Baykara zamanına dönüş ve İstanbul’u Buhara’ya çevirmek mümkün değildir. Zira ileri gitmek için yedi sekiz asır evvelki hâllere dönmeye uğraşılırsa ortaya bir tezat çıkar. Doğru cevap E’dir.

Soru 58

Namık Kemal'in sansür nedeniyle İntibah adıyla yayınladığı eserinin asıl adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zavallı Çocuk
B
Son Pişmanlık
C
Telemak
D
Karabibik
E
Araba Sevdası
Açıklama:
Namık Kemal’in İntibah adlı romanının asıl adı Son Pişmanlık’tır. Ancak sansür nedeniyle romanın adını İntibah olarak değiştirir. Son Pişmanlık romanını Türkçenin roman yazmaya uygunluğunu göstermek için yazdığını vurgulayan Namık Kemal, tasavvur ve tasvirde zorlanmamak için konuyu gayet sade tuttuğu hâlde istediği gibi olmadığını ifade eder. Doğru cevap B'dir.

Soru 59

Harâbât Mukaddimesi adlı eleştirel eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ahmet Midhat Efendi
D
Ziya Paşa
E
Ahmet Vefik Paşa
Açıklama:
Ziya Paşa, geleneksel şiir anlayışı ile yeni şiir anlayışı arasında ikilemlere düşen, zaman zaman tereddütler yaşayan ve bu ikilemleri yazılarına da yansıtan bir sanatçıdır. Ziya Paşa’nın edebiyat ve şiir hakkındaki düşünceleri ve tenkitleri “Şiir ve İnşa” makalesi ile “Harâbât Mukaddimesi”nde açıkça görülmektedir. Harâbât, Ziya Paşa’nın “Şiir ve İnşa” makalesinde reddettiği ve bizim olmamakla itham ettiği klasik Türk şiirinden yaptığı bir derlemedir. Antolojisine aldığı örnekler de Arap, İran, Çağatay ve divan şiirine ait eserlerdir. “Harâbât Mukaddimesi”, içerdiği bilgilerden dolayı edebiyat tarihi olarak da sayılmaktadır. Doğru cevap D'dir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi Tanzima Dönemi'nde Namık Kemal'in kaleme aldığı eleştiriler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Bahar-ı Danış Mukaddimesi
B
İrfan Paşa'ya Mektup
C
Fatin Tezkiresi
D
Ta'kip
E
Mukaddime-i Celal (Celal Mukaddimesi)
Açıklama:
Verilen seçenekler arasında sadece Fatin Tezkiresi Şinasi'ye aittir. Diğer eleştirileri kaleme alan Namık Kemal'dir.

Soru 61

Basın yoluyla yapılan Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha ilk edebi tartışması hangi yılda ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
1853
B
1855
C
1860
D
1864
E
1866
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında ortaya çıkan Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha ilk edebi tartışması 1864 yılında ortaya çıkmıştır.

Soru 62

“Fenn-i edeb bir ma’rifettir ki insana hasletâmuz-ı edeb olduğu için edeb ve ehl-i edîb tesmiye kılınmıştır’’ cümlesiyle edebiyat ve edep arasında bir bağ kurarak edebiyatın ahlaki yönünü vurgulayan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Agah Efendi
B
Fatin Efendi
C
Namık Kemal
D
Said Bey
E
Şinasi
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Edebiyat ve ahlakı aynı paydada birleştiren “fenn-i edeb (edebiyat) bir ma’rifettir ki insana hasletâmuz-ı edeb olduğu için (edep hasletini öğrettiği için) edeb ve ehl-i edîb tesmiye kılınmıştır (adlandırılmıştır)” cümlesinin yazarı Şinasi'dir.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi yazar Fatin Efendi için söylenemez?

Seçenekler

A
“Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir” makalesinin yazarıdır
B
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarıdır
C
Kaside türünde eserleri vardır
D
Gazel ve şarkı türünde eserleri vardır
E
Hem şair hem devlet adamıdır
Açıklama:
Doğru cevap A dır. “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir” makalesinin yazarı Namık Kemal’dır.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisine Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ı yeniden düzenlemek için Fatin Efendi’nin verdiği ilanda yer verilmişti?

Seçenekler

A
Tezkireye çeşitli edebî konularla ilgili açıklamalar eklenilmelidir
B
Şiirlerine örnek verilen şairler, eğer şiirlerini değiştirmek isterlerse seçtikleri başka şiirlerini göndermelidirler
C
Tezkirede özellikle her şairin ilim, fen ve sanat gibi çeşitli alanlardaki başarıları ve kaleme aldıkları eserlerle topluma yaptıkları hizmetleri belirtilmelidir
D
Tezkirelere örnek alınan manzumelerde intihal varsa gösterilmelidir
E
Tezkire, ifade ve anlam yanlışları bakımından düzeltilmelidir
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Şiirlerine örnek verilen şairlerin eğer şiirlerini değiştirmek isterlerse seçtikleri başka şiirlerini göndermeleri Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın ikinci baskısının yapılması için Fatin Efendi’nin en geç dört ay içinde kendisine ulaştırılmasını istediği hususlardan birisidir. Diğer seçeneklerde verilen hususlar Şinasi’nin söz konusu eserde mutlaka düzenlenmesi gereken konuların maddeleridir.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi dil meselesi üzerinde ısrarla durduğu Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr makalesinde söylediklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Düşünceleri anlatma işlevi gören söz ‘’tanrı hediyesi’’dir
B
Söz insanlık tarihi açısından önemlidir
C
İnsanlığın inşa ettiği eserler içinde sözden daha sağlam bir hediye yoktur
D
Edebiyatsız millet dilsiz insana benzer
E
Geleceğe bırakılacak eserlerin hem anlam hem de içerik bakımından eşit güzelliklere sahip olması gerekir
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Düşünceleri anlatma işlevi gören söz ‘’tanrı hediyesi’’dir fikrini Şinasi Tercümân-ı Ahvâl gazetesi için söylemiştir.

Soru 66

1853 yılında kaleme alınan fakat 1855 yılında yayımlanan eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tasvir-i Efkâr - Namık Kemal
B
İrfan Paşa’ya Mektup - Namık Kemal
C
Harâbât - Ziya Paşa
D
Tahrib-i Harâbât - Namık Kemal
E
Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ - Fatin Efendi
Açıklama:
Doğru cevap E dir. 1853 yılında kaleme alınan fakat 1855 yılında yayımlanan eser Fatin Efendi’nin Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ eseridir.

Soru 67

Gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla kasideler yazarak Ziya Paşa kime olan bağlılığını bildirmiştir?

Seçenekler

A
Namık Kemal
B
Sultan Aziz
C
Enderunlu Vasıf
D
Recaizâde Mahmut Ekrem
E
Reşâd
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmak için Harâbât aracılığıyla kasideler yazarak Ziya Paşa, Sultan Aziz’e bağlılığını bildirmiştir

Soru 68

Namık Kemal’in hangi eserinde İbretnüma, Muhayyelât, Aslı ile Kerem, Ferhad ile Şirin gibi eski eserlerimizden ve hikâyelerimizden örnekler bulunmaktadır?

Seçenekler

A
İrfan Paşa’ya Mektup
B
Tahrib-i Harâbât
C
Mukaddime-i Celal
D
İntibah Mukaddimesi
E
Tâ’kib-i Harâbât
Açıklama:
Doğru cevap C dir. İbretnüma, Muhayyelât, Aslı ile Kerem, Ferhad ile Şirin gibi eski eserlerimizden ve hikâyelerimizden örnekler Namık Kemal’ın “Celal Mukaddimesi”nde bulunmaktadır.

Soru 69

Namık Kemal hangi edebi türü diğer edebi türlerinden üstün tutmaktadır?

Seçenekler

A
Gazel
B
Tiyatro
C
Kaside
D
Kıta
E
Rubai
Açıklama:
Cevap B dir. Tiyatroyu diğer edebî türlerden daha üstün tutan Namık Kemal’e göre hayatın gerçek lezzetini bilenler, Karagöz ile Hacivat ya da ortaoyunu gibi oyunları izlemek ya da kahvelerde, komşularda laklak ile vakit geçirmek yerine ne kadar kusurlu olursa olsun tiyatroya gitmeyi tercih etmektedirler.

Soru 70

“Şiir ve İnşa’’ makalesinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şinasi
B
Fatin Efendi
C
Namık Kemal
D
Ahmet Midhat
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Doğru cevap E dir. “Şiir ve İnşa’’ makalesinin yazarı Ziya Paşadır.

Soru 71

Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha tartışması Şinasi ile kimin arasında olmuştur?

Seçenekler

A
Said Bey
B
Agâh Efendi
C
Namık Kemal
D
Ziya Paşa
E
Ahmet Midhat Efendi
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşir. Tartışmanın temelini dil meselesi ve Arapçanın özellikleri oluşturmaktadır. Ruzname-i Ceride-i Havadis gazetesinde yazılar yazan Said Bey’in yazılarında Tasvir-i Efkâr’ın dilini eleştirmesi bu tartışmayı başlatır.

Soru 72

Fatin Efendi'nin yazdığı Osmanlı'nın son klasik tezkiresinin ismi nedir?

Seçenekler

A
Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar
B
Tasvir-i Efkâr Mukaddimesi
C
Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi
D
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
E
Ruzname-i Ceride-i Havadis
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinde oluşur.

Soru 73

Fatin Tezkiresi hangi tarihte yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
1853
B
1855
C
1858
D
1860
E
1864
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinden oluşur.

Soru 74

Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meselelerini oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendiren Namık Kemal eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir
B
İrfan Paşa’ya Mektup
C
Son Pişmanlık Mukaddimesi
D
Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi
E
Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi
Açıklama:
Namık Kemal’in Tasvir-i Efkâr’da yayımladığı ve yeni Türk edebiyatının beyannamesi sayılabilecek Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir isimli makalesinde Türkçede ilk defa dil ve edebiyat meseleleri oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir.

Soru 75

Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şamildir adlı eserinde Namık Kemal'in düzenlemeler yapılmasını önerdiği dil hangisidir?

Seçenekler

A
Türkçe
B
Farsça
C
Arapça
D
Yunanca
E
Fransızca
Açıklama:
Namık Kemal Türkçe'nin gelişmesi için sunduğu önerileri bu eserinde dile getirmiştir.

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal'in Fars edebiyatının güzel yazılmış eserlerinden birisi olarak tanımladığı eserlerdendir?

Seçenekler

A
Gülistan
B
Şahname
C
Baburname
D
Rubaiyat
E
Siyasetname
Açıklama:
Farsçanın dünyada edebiyatı en bozuk lisanlardan birisi olmasına rağmen içinde güzel yazılmış kitapların da olduğunu dile getiren Namık Kemal. Bu eserlere örnek olarak Gülistan ve Mesnevi’yi gösterir ve, Osmanlı şiirinde bu başarının tam olarak yakalanmadığı kanaatindedir.

Soru 77

Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan Mes Prison adlı eserini aşağıdakilerden ilk kim tercüme etmiştir?

Seçenekler

A
Recaizâde Mahmut Ekrem
B
Namık Kemal
C
İrfan Paşa
D
Şinasi
E
Said Bey
Açıklama:
Recaizâde Mahmut Ekrem, İtalyan şairi Silvio Pellico’nun hapishane anılarından oluşan Mes Prison adlı eserini tercüme etmiştir.

Soru 78

Namık Kemal'in Ziya Paşa'nın eserini eleştirmek için kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tahrib-i Harâbât
B
Mes-Prison Muâhezesi
C
Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi
D
Mukaddime-i Celal
E
Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı Tahrib-i Harâbât isimli eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir.

Soru 79

Namık Kemal'in, Türkçenin roman yazmaya uygunluğunu göstermek için kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Son Pişmanlık
B
Gülnihal
C
Kara Bela
D
Cezmi
E
Vatan Yahut Silistre
Açıklama:
Son Pişmanlık romanını Türkçenin roman yazmaya uygunluğunu göstermek için yazdığını vurgulayan Namık Kemal, tasavvur ve tasvirde zorlanmamak için konuyu gayet sade tuttuğu hâlde istediği gibi olmadığını ifade eder.

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi Ziya Paşa tarafından eserlerinde çok az Türkçe kullandığı için eleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Veysi
B
Nergisi
C
Nabi
D
Nef'i
E
Nedim
Açıklama:
Ziya Paşa’nın eleştirilerinden divan nesri de nasibini alır. Nitekim Feridun’un Münşeat’ında, Veysi ve Nergisi’nin eserlerinde ya da diğer önemli nesir kitaplarında üçte bir Türkçe kelime bulunmadığından yakınır.

Soru 81

Osmanlıda basın yoluyla yapılan ilk edebi tartışma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha
B
Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi
C
Tasvir-i Efkâr
D
Ruzname-i Ceride-i Havadis
E
Fatin Tezkiresi
Açıklama:
Mes’ele-i Mebhûsetü’n Anha, basın yoluyla yapılan ilk edebî tartışmadır. 1864 yılında ortaya çıkan söz konusu tartışma, Tasvir-i Efkâr ile Ruzname-i Ceride-i Havadis gazeteleri arasında gerçekleşmiştir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 82

Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül Eş’ar’ın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fatin Efendi
B
Şinasi
C
Said Bey
D
Ziya Paşa
E
Namık Kemal
Açıklama:
Osmanlı’nın son klasik tezkiresi olan Tezkire-i Hâtimet’ül eş’ar’ın yazarı Fatin Efendi’dir. 1853 yılında biten ancak 1855 yılında yayımlanan bu tezkire, hâl tercümeleri (öz geçmiş) ve şiir örneklerinden oluşur. Doğru seçenek A’dır.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisi Şinasi'nin Fatin Tezkiresi’yle ilgili değişiklikleri yaptığı zamanı gösterir?

Seçenekler

A
1864
B
1855
C
1852
D
1860
E
1868
Açıklama:
Şinasi, Fatin Tezkiresi’yle ilgili değişikliklerin neredeyse tamamını 1280 (1864) yılındaki baskıda gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla doğru seçenek A’dır.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Vatan Yahut Silistre
B
Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi
C
İrfan Paşa’ya Mektup
D
Tahrib-i Harâbât
E
Son Pişmanlık Mukaddimesi
Açıklama:
Namık Kemal’in eleştirel düşüncelerini içeren eserleri şunlardır: “Lisân-i Osmânî’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazâtı Şâmildir”, “Bahâr-ı Dâniş Mukaddimesi”, İrfan Paşa’ya Mektup, Mes Prison Tercümesi Üzerine Muâheze, Tahrib-i Harâbât, Ta’kib, “Son Pişmanlık Mukaddimesi”, “Celal Mukaddimesi”, “Tercüme-i Hâl-i Emir Nevruz Mukaddimesi”, Mikro Mega Tercümesi Muâhezesi. Doğru seçenek A’dır.

Soru 85

I- Arap
II- Fars
III- Rus
Yukarıdaki edebiyatlardan hangisi ya da hangileri Namık Kemal’e kadar Osmanlıdaki yazarları etkilemiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Eskilerin, Arap ve Fars edebiyatının etkisinde kalmalarını, topluma ve bireye fayda sağlayacak eserler bırakmamalarını büyük bir eksiklik olarak gören Namık Kemal Türkçe’ye ağırlık vermektedir. Doğru seçenek B’dir.

Soru 86

Türk edebiyatının tek mensur hamse örneğinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nergisi
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Nef'i
E
Nedim
Açıklama:
Hamse-i Nergisi Nergisi’nin beş mensur eserden oluşan hamsesidir. Eser, Türk edebiyatındaki tek mensur hamse örneğidir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 87

Namık Kemal İrfan Paşa’ya Mektup isimli eserini aşağıdakilerden hangisinde yazmıştır?

Seçenekler

A
Magosa
B
Girit
C
Rodos
D
Yemen
E
Selanik
Açıklama:
Namık Kemal, bu mektubunu Magosa’da iken yazmıştır. Bu mektubunda eski edebiyata ilişkin eleştirileri içermektedir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 88

Namık Kemal Tahrib-i Harâbât isimli eserini aşağıdakilerden hangisine eleştiri için kaleme almıştır?

Seçenekler

A
Ziya Paşa
B
İrfan Paşa
C
Recaizâde Mahmut Ekrem
D
Şinasi
E
Said Bey
Açıklama:
Namık Kemal, Magosa’da yazdığı bu eserinde Ziya Paşa’nın Harâbât adlı üç ciltlik antolojisini ve bu antolojinin mukaddime kısmını eleştirir. Doğru seçenek A’dır.

Soru 89

Namık Kemal "Baykara zamanına dönüş" ifadesiyle aşağıdakilerden hangisinin Çağatayca kelimeler kullanmasına itiraz eder?

Seçenekler

A
Ahmet Vefik Paşa
B
Ziya Paşa
C
İrfan Paşa
D
Ahmet Midhat Efendi
E
Recaizâde Mahmut Ekrem
Açıklama:
Namık Kemal, “Baykara zamanına dönüş” ifadeleriyle Ahmet Vefik Paşa’nın Çağatayca kelimeler kullanmasına itiraz eder. Doğru seçenek A’dır.

Soru 90

Namık Kemal’in İntibah adlı romanının asıl adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Son Pişmanlık
B
Gülnihal
C
Kara Bela
D
Cezmi
E
Vatan Yahut Silistre
Açıklama:
Namık Kemal’in İntibah adlı romanının asıl adı Son Pişmanlık’tır. Ancak sansür nedeniyle romanın adını İntibah olarak değiştirir. Doğru seçenek A’dır.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.