⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
2. Dönem EDB102U

Halk Edebiyatına Giriş II

Toplam 355 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Halk Edebiyatına Giriş II - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

I. İkinci bölüm türkülerin asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür.
II. Yedili, sekizli ve on birli hece ölçüsünün daha yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir.
III. Türküler, çoğunlukla 7 ile 15 arasındaki heceli kalıplarla oluşturulurlar.
IV. Türkülerin bir çok bakımdan en önemli kısmı kavuştaklarıdır.
Türkülere şekil yönünden bakıldığında yukarıdakilerden hangisi/hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
Hece ölçüsü bakımından türküler, duraklı veya duraksız, çoğunlukla 7 ile 15 arasındaki heceli kalıplarla oluşturulurlar. Ancak gelenekte yaşamakta olan türkü örneklerine bakılırsa bunun da kesin bir sınırlama olmadığı anlaşılır. Örneklere göre, türküler, hece ölçüsünün bütün kalıplarıyla söylenebilir. Fakat yedili, sekizli ve on birli hece ölçüsünün daha yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu durum da türkünün bir nazım şekli olmamasının bir kanıtı olarak kabul edilir.
Türkülerde kıt’alar yapı bakımından iki bölümden oluşur. Birinci bölüm türkülerin asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür. Bu bölüme “bent” adı verilir. İkinci bölüm ise bendin sonunda tekrarlanan “nakarat” kısmıdır. Nakarat kısmına, “bağlama” veya “kavuştak” da denir. Bentler ve kavuştaklar kendi aralarında kafiyelenirler. Türkülerin bir çok bakımdan en önemli kısmı kavuştak veya nakaratlarıdır. Yapı veya şekil olarak taşıdıkları özelliklerin başında “tekrar” gelir.

Soru 2

Türküler iki kaynaktan beslenirler. Birincisi, ilk söyleyenleri (yakıcıları) bilinmeyen ve “...........” de denen .......... türkülerdir. İkinci kaynak ise yaratıcıları belli olan türkülerdir.
Yukarıdaki cümlede boşlukları en uygun şekilde dolduracak kelimeler hangileridir?

Seçenekler

A
Asıl türküler/anonim
B
Küy/bilinen
C
Şar/şehire ait
D
Ağırlama/anonim
E
Anonim/halka ait
Açıklama:
Türküler iki kaynaktan beslenirler. Birincisi, ilk söyleyenleri (yakıcıları) bilinmeyen ve “asıl türküler” de denen anonim türkülerdir. Hiç şüphesiz bu türkülerin bir ilk söyleyeni vardır. Ancak ya adını türküye koymamıştır ya da zamanla bu ad unutulmuş ve türkü anonimleşerek topluma mal olmuştur. Türküleri besleyen ikinci kaynak ise yaratıcıları belli olan türkülerdir. Bu türkülerde bir âşık veya bilinen bir kişinin söylediği bir eser, türkü hâline dönüştürülür.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi türkülerde “usullü ezgi” çeşitlerindendir?

Seçenekler

A
Bozlak
B
Garip
C
Zeybek
D
Kayabaşı
E
Hoyrat
Açıklama:
Ezgilerine Göre Türküler: Türküler ezgileri bakımından “usulsüz ezgiler” ve “usullü ezgiler” olarak ikiye ayrılır.
a. Usulsüz ezgiler:Bunlar uzun havalardır ve “kayabaşı”, “divan”, “maya”, “bozlak”, “koşma”, “garip”, “hoyrat”, “kerem”, “kesik kerem”, “müstezad”, “Türkmani”, ve “Çukurova”, “Aydos”, “Eğin” gibi çeşitleri vardır.
b. Usullü ezgiler: Genellikle oyun havaları olup bu tür ezgiler bölgelere göre değişik adlar alır: Ege’de “zeybek”, Karadeniz’de “horon” ya da “yalı havası”, Ordu, Giresun, Marmara ve Trakya’da “karşılama”, Erzurum yöresinde “Sümmani”, Harput yöresinde “şıkıltım”, Isparta ve yöresinde “dattiri”, Konya’da “oturak”, Şanlıurfa’daysa “kırık” adı verilir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi türkülerde işlenen konulara göre yapılan sınıflandırmalardan değildir?

Seçenekler

A
Gurbet türküleri
B
Doğal afet türküleri
C
Esnaf türküleri
D
Askerlik türküleri
E
Serhat türküleri
Açıklama:
Konularına Göre Türküler: Türkülerin işlediği konulara göre tematik bir sınıflandırması şu şekilde yapılabilir:
  1. Aşk ve sevda türküleri.
  2. Gurbet türküleri.
  3. Mizahi türküler.
  4. Serhat türküleri.
  5. Kahramanlık türküleri.
  6. Eşkiya türküleri.
  7. Tören türküleri.
  8. Esnaf türküleri.
  9. Çocuk ve Oyun türküleri.
  10. Askerlik türküleri.
  11. Çoban türküleri.

Soru 5

Dörtlüklerle Kurulan Türküler için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Bentlerinde birinci, ikinci ve dördüncü mısralar kendi aralarında kafiyelidir.
B
Dörtlüklerinin ilk üç mısrası kendi aralarında kafiyelidir.
C
Bu tür türkülerin kafiye örgüsü xaxa, bbba, ccca.. şeklindedir.
D
Arka arkaya mâniler sıralanarak ve bir ezgiye bağlanarak oluşturulan türkülerdir.
E
Bu tür türkülerin kafiye örgüsü aaxa, bbxb, ccxc.. şeklindedir.
Açıklama:
Dörtlüklerle Kurulan Türküler: Dörtlüklerden oluşturulan bu türkülerin kavuştakları yoktur. Çoğunlukla 11 heceli kalıpla oluşturulurlar. Bu tür türkülerin kafiye örgüsü xaxa, bbba, ccca.. şeklindedir.
Bahar olup yaz ayları gelince
Türlü çiçekleri açtı sılanın
Lâle ile sümbül boynun eğince
Sarı bülbülleri öttü sılanın
...
Gurbet ilde kimse yoktur ağlaya
Dertli yoktur benim gönlüm eğleye
Ala karlı mor sümbüllü yaylaya
Güzelleri sökün etti sılanın

Soru 6

Türk toplumunda ağıt yakmanın çok eski bir geçmişi vardır. Aşağıdakilerden hangisi Eski Türklerin takvime bağlı üç önemli töreninden biridir?

Seçenekler

A
Sığıt
B
Sagu
C
Yuğ
D
Töz
E
Küy
Açıklama:
Türk toplumunda ağıt yakmanın çok eski bir geçmişi vardır. Eski Türklerin takvime bağlı üç önemli töreni vardı. Bu takvime bağlı törenler “sığır”, “şölen” ve “yuğ” adını taşırlardı. Dahası, İslâmiyetten önceki dönemde ünlü bir kişinin ölümünden sonra yapılan ve “yuğ” adı verilen dinsel yas törenlerinde “sagu” denen şiirler söylenirdi.

Soru 7

Dîvânu Lugâti’t-Türk’te kullanılan “balu balu” kelimesinin karşılığı nedir?

Seçenekler

A
Türkü
B
Ağıt
C
Mani
D
Ninni
E
Şarkı
Açıklama:
Tarihsel olarak da, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te “ninni” karşılığı olarak “balu balu” ifadesi kullanılmaktadır. Ninni karşılığındaki Dîvânu Lugâti’t-Türk’te geçen bu kullanım Türkçede bilinen en eski kullanımdır. Türkçenin yanısıra Hintçe “nanna”, Arapça “ninna”, İtalyanca “ninna”, Fransızca “nâni”, İspanyolca “nana” Yunanca, “nâni” gibi başka dillerde de benzerleri kullanılan “ninni” sözcüğünün XI. yüzyıldan itibaren Türkçede kullanıldığı düşünülmektedir.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi ninnilerin içerdikleri konular arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Şikâyet ve Üzüntü
B
Askerlik ve Gurbet
C
Övgü ve Yergi
D
Tehdit ve Korkutma
E
Dinî-kutsal
Açıklama:
Ninniler içerdikleri konular ve ninniyi söyleyenin anlatım tutumuna göre on başlık altında toplanabilir:

  1. Dinî-kutsal Nitelikli Ninniler

  2. Efsane, Ağıt Türünden Ninnile

  3. Dilek ve Temenni Ninniler

  4. Sevgi ve İlgi Anlatan Ninnile

  5. Övgü ve Yergi Nitelikli Ninnile

  6. Şikâyet ve Üzüntü Anlatan Ninnile

  7. Ayrılık ve Gurbet Anlatan Ninnile

  8. Vaat Ninniler

  9. Tehdit ve Korkutma Ninnileri

  10. Ninni Olarak Söylenen Tekerlemeler

Soru 9

I. Yedi heceden daha az kafiye kullanılır.
II. “Azizim”, “âşık der”, “ay balam” gibi hitap ifadeleriyle başlamaktadır.
III. Dört veya beşten fazla mısrayla kurulur.
IV. Kesik mânilerde cinas kullanılmaz.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri cinaslı/kesik mânilerin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve III
D
I, II, III
E
II, III, IV
Açıklama:
Cinaslı mâni/Kesik mâni: Yaygın olarak dört-beş mısradan oluşan, ilk mısraı yedi heceden daha az ve cinaslı kafiyelerin kullanıldığı mânilere “cinaslı mâni” veya “kesik mâni” adı verilmektedir. Geçmişte daha çok İstanbul semaî kahvehanelerinde, Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de söylenen bu tür mâniler çoğunlukla “adam aman”, “azizim”, “âşık der”, “ay balam” gibi hitap ifadeleriyle başlamaktadır. Kesik veya cinaslı mâni denilen bu tip mânilere “doldurmalı kesik mâni” veya “ayaklı mâni” de denilmiştir.

Soru 10

Mâniler ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Bazı satıcılar sattıklarının reklamını yapmak için mânileri kullanmışlardır.
B
Değişik iş kollarındaki insanlar kendileri hakkında bilgilendirmek için mâni söylerler.
C
İstanbul’da âşıklık geleneği zayıflayınca, kahvelerde müşteriler atışarak mâni söylerler.
D
Birbirini seven insanlar mektuplarında birbirlerine mâniler yazmışlardır.
E
Mâniler sadece anonim olarak veya sıradan insanlar tarafından oluşturulur.
Açıklama:
Bilindiği gibi mâniler sadece anonim olarak veya sıradan insanlar tarafından meydana getirilmez. Âşıklar tarafından meydana getirilen mâniler de vardır. Ayrıca, bazı halk hikâyelerinde de pek çok mâni kullanılmıştır.
Mâniler, icra ve ibda edildikleri (yaratılma) sosyo-kültürel bağlamlara dayalı olarak şu şekilde tasnif edilmişlerdir:
6. Semai Kahvelerinin Cinaslı Mânileri: İstanbul’da âşıklık geleneği zayıflayınca, tulumbacılara istinaden oluşan çalgılı mahalle kahvelerinde müşterilerin birbirleriyle atışmayı bir hobi haline getirmesiyle gittikçe yaygınlaşan cinaslı mâni söyleme ve bu yolla atışma geleneğinin ürünü olan cinaslı mânilerin bir çoğu kaydedilmiştir (24. sayfa)

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Türk Halk Edebiyatının söylemelik türlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Türküler
B
Ağıtlar
C
Tekerlemeler
D
Mâniler
E
Ninniler
Açıklama:
Türk Halk Edebiyatının söylemelik türleri olarak türküler, ağıtlar, mâniler ve ninniler bu ünitenin konusunu oluşturmaktadır.

Soru 12

Ruhla ilgili, ruhi, ruhsal anlamı gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Küy
B
Psişik
C
Töz
D
Sığır
E
Mersiye
Açıklama:
Psişik: Ruhla ilgili, ruhi, ruhsal anlamındadır.

Soru 13

Halk Edebiyatının en eski kaynaklarından olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’te türkü terimi aşağıdaki kelimelerin hangisiyle karşılanmıştır?

Seçenekler

A
Türki
B
Nahşa
C
Eldik ır
D
“ır” ve “yır”
E
Halık cır
Açıklama:
Halk Edebiyatının en eski kaynaklarından olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’te “ır” ve “yır” kelimeleriyle karşılanan türkü terimi yerine Azerbaycan Türkçesinde “mahnı”, Başkurt Türkçesinde “halk yırı”, Kazak Türkçesinde “türki” (türik halık anı), Kırgız Türkçesinde “eldik ır”, Tatar Türkçesinde “halık cır”, Özbek Türkçesinde “türki” veya “halk koşigi”, Uygur Türkçesinde “nahşa” veya “koça nahşisi”, Türkmen Türkçesinde “halk aydımı” terimleri kullanılmaktadır.

Soru 14

Türkiye Türkçesinde sözlü kültür ortamında geleneksel ezgilerle söylenilen her nazım parçası ne olarak adlandırılır?

Seçenekler

A
Türkü
B
Ağıt
C
Ninni
D
Mani
E
Tekerleme
Açıklama:
Türkiye Türkçesinde sözlü kültür ortamında geleneksel ezgilerle söylenilen her nazım parçası “türkü” diye adlandırılır.

Soru 15

Türk Anonim Halk Edebiyatının en yaygın olarak icra edilen türlerinin başında aşağıdakilerden hangisi gelmektedir?

Seçenekler

A
Ninni
B
Ağıt
C
Mani
D
Türkü
E
Tekerleme
Açıklama:
Türk Anonim Halk Edebiyatının en yaygın olarak icra edilen türlerinin başında “mani”ler gelmektedir.

Soru 16

Türkülerde kıt’alar yapı bakımından kaç bölümden oluşurlar?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Türkülerde kıt’alar yapı bakımından iki bölümden oluşur. Birinci bölüm türkülerin asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür. Bu bölüme “bent” adı verilir. İkinci bölüm ise bendin sonunda tekrarlanan “nakarat” kısmıdır. Nakarat kısmına, “bağlama” veya “kavuştak” da denir.

Soru 17

Böyle ikrar ilen böyle yolunan
Mihnetli yâr bana lâzım değilsin
Deli gönül sevmiş vazgeçmek olmaz
Cefâlı yâr bana lâzım değilsin
Gönül kalk gidelim sılaya doğru
Yukarıda verilen türkü hangi grupta yer almaktadır?

Seçenekler

A
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları Tek Mısra Olan Türküler
B
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları İki Mısra Olan Türküler
C
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları Üç Mısra Olan Türküler
D
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları Dört Mısra Olan Türküler
E
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları Beş Mısra Olan Türküler
Açıklama:
Bentleri Dörtlük, Kavuştakları Tek Mısra Olan Türküler:
Böyle ikrar ilen böyle yolunan
Mihnetli yâr bana lâzım değilsin
Deli gönül sevmiş vazgeçmek olmaz
Cefâlı yâr bana lâzım değilsin
Gönül kalk gidelim sılaya doğru
(kavuştak)

Soru 18

I. Sığır
II. Şölen
III. Sagu
IV. Yuğ
Eski Türklerin takvime bağlı önemli törenleri vardı. Yukarıdakilerden hangileri bu takvime bağlı törenlerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I,II,III
D
I,II,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Eski Türklerin takvime bağlı üç önemli töreni vardı. Bu takvime bağlı törenler “sığır”, “şölen” ve “yuğ” adını taşırlardı. Dahası, İslâmiyetten önceki dönemde ünlü bir kişinin ölümünden sonra yapılan ve “yuğ” adı verilen dinsel yas törenlerinde “sagu” denen şiirler söylenirdi.

Soru 19

Türkiye Türkçesindeki “ninni” sözcüğüyle ifade edilen bu kavram ve olgu,
Azerbaycan Türkçesinde nasıl ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Nenne
B
Ediy
C
Besik jırı
D
Besik cırı
E
Laylay
Açıklama:
Türkiye Türkçesindeki “ninni” sözcüğüyle ifade edilen bu kavram ve olgu, Azerbaycan Türkçesinde “laylay”, “Çuvaş Türkçesinde “nenne”, Kazak Türkçesinde “eldiy”, “besik jırı”, Kerkük Türkçesinde “leyle” ve “hüvdi”, Kırım Türkçesinde “ayya”, Kırgız Türkçesinde “alday-alday”, Özbek Türkçesinde “allö”, Tatar Türkçesinde “bişik cırı”, “bölü cırı”, Uygur Türkçesinde “allay” sözleriyle ifade edilmektedir.

Soru 20

Maniler yapıları bakımından kaç gruba ayrılmaktadırlar?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Yapıları bakımından mânilerin “düz mâni”, “cinaslı mâni” ve “yedekli mâni” adında üç şekli bulunmaktadır.

Soru 21

Ninnilerde hangi konular yer almaz?

Seçenekler

A
Aşk
B
Dilek
C
Temenni
D
Üzüntü
E
Vaat
Açıklama:
Ninni kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 22

Türkülerin işlediği konulara göre tematik bir sınıflandırması mevcuttur. Buna göre aşağıda yer alan hangi seçenek bu sınıflandırdırmaya uymaz?

Seçenekler

A
Gurbet Türküleri
B
Serhat Türküleri
C
Eşkıya Türküleri
D
Çocuk Türküleri
E
Paşa Türküleri
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 23

Türküler ezgileri bakımından “usulsüz ezgiler” ve“usullü ezgiler” olarak ikiye ayrılır. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi “usulsüz ezgiler” arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Kayabaşı
B
Dattiri
C
Garip
D
Aydos
E
Kerem
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 24

Henüz kokunun, rengin bile farkında olmayan çocuklar için duydukları ve aşina oldukları anne sesine olan güvenle daha rahat ve korkusuzca uyumalarını veya sakinleşmelerini sağlayan manzum-mensur sözlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ninni
B
Mani
C
Kesik
D
Mahnı
E
Deyiş
Açıklama:
Ninni kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 25

Mâniler, icra ve ibda edildikleri sosyo-kültürel bağlamlara dayalı olarak tasnif edilmişlerdir. Söz konusu tasnife, aşağıdaki seçeneklerden hangisi uymaz?

Seçenekler

A
Niyet, Fal (yorum) Mânileri:
B
Sevgi Mânileri
C
İş Mânileri
D
Bekçi ve Davulcu Mânileri
E
Sokak Satıcılarının Mânileri
Açıklama:
Mâni türünün temel özelliklerini açıklayabilecek ve tanımlayabileceksiniz.

Soru 26

Eski Türkçede “türkü, ezgi” anlamında kullanılan bir kelimeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Psişik.
B
Küy.
C
Töz.
D
Nahça.
E
Koca Nahşisi.
Açıklama:
Söylemelik türler kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 27

Tören ve tören dışı geleneksel icra ortamlarında, icracı tarafından dinleyicilere “söyleme” etkinliğine dayalı olarak meydana getirilen bu sözlü edebiyat oluşumlarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Söylemelik Türler.
B
Söylemelik.
C
Ağıt.
D
Mani.
E
Türkü.
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 28

Eski Türklerin takvime bağlı üç önemli töreni vardı. Hangi kavram söz konusu takvimde geçmektedir?

Seçenekler

A
Yuğ.
B
Yiğit.
C
Sagu.
D
Hoşnut.
E
Agı.
Açıklama:
Söylemelik türler kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 29

Divan şiirinde ölen bir kişinin ardından yazılan şiirlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Yuğ.
B
Mersiye.
C
Töz.
D
Psişik.
E
Boyrat.
Açıklama:
Ağıtların temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi ağlatmak ve yas tutturmak anlatım tutumuyla söylenilen veya yazılan şiirdir?

Seçenekler

A
Türkü.
B
Ağıt.
C
Ninni.
D
Mani.
E
Tuyuğ.
Açıklama:
Ağıtların temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 31

Türkülerde kavuştak ya da bağlama bölümünün diğer adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Türkü.
B
Ağıt.
C
Şarkı.
D
Nakarat.
E
Gazel.
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi türkü çeşitlerinden biridir?

Seçenekler

A
Muhavere Türküleri.
B
Fasıl Türküleri.
C
Yoğ Türküleri.
D
Meddah Türküleri.
E
Esnaf Türküleri.
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 33

Mânilerden birkaçı (2’den 5’e kadar mâni) arka arkaya getirilerek hangi nazım şekli oluşturulur?

Seçenekler

A
Türkü.
B
Koşma.
C
Varsağı.
D
Semai.
E
Ninni.
Açıklama:
Mâni türünün temel özelliklerini açıklayabilecek ve tanımlayabileceksiniz.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi, Halk Edebiyatında söylemelik türler grubuna girer?

Seçenekler

A
Karagöz.
B
Meddah.
C
Orta oyunu.
D
Mani.
E
Köy seyirlik Oyunları.
Açıklama:
Mâni türünün temel özelliklerini açıklayabilecek ve tanımlayabileceksiniz.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi yapı bakımından manilerin şekillerinden biridir?

Seçenekler

A
Cinaslı Mani
B
Sav Manisi
C
Koşuk manileri
D
Baksı Manisi
E
Yuğ Manileri
Açıklama:
Söylemelik türler kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 36

Ağıt kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nakarat
B
Seci
C
Küy
D
Bent
E
Sığıt
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.
Sığıt

Soru 37

İki kişinin veya grubun biri birlerine soru-cevap veya karşılıklı atışma şeklinde söyledikleri türkülere ne denir?

Seçenekler

A
Mani
B
Varsağı
C
Ağıt
D
Destan
E
Atma Türküler
Açıklama:
Türkülerin temel özelliklerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 38

Yaygın bilimsel kabüllere göre ezgiler veya Eski Türkçedeki söylenilişiyle “..........,” milletlerin mitolojik döneminde sözlerden önce oluşturulmaya başlanılmış kültürel yaratmalarıdır. Çeşitli duyguları dışa vurmaya yönelik bir kültürel araç ve gereç olarak ezgiler, zamanla çeşitlenmiş ayinler ya da törenlerde bir örnek üzere kalıplaşarak geleneksel havaları, bunların icra bağlamlarını ve anlatım tutumlarını oluşturmuşlardır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Küy
B
Psişik
C
Töz
D
Nahşa
E
Şar
Açıklama:
Yaygın bilimsel kabüllere göre ezgiler veya Eski Türkçedeki söylenilişiyle “küyler,” milletlerin mitolojik döneminde sözlerden önce oluşturulmaya başlanılmış
kültürel yaratmalarıdır. Çeşitli duyguları dışavurmaya yönelik bir kültürel araç ve
gereç olarak ezgiler, zamanla çeşitlenmiş ayinler ya da törenlerde bir örnek üzere
kalıplaşarak geleneksel havaları, bunların icra bağlamlarını ve anlatım tutumlarını oluşturmuşlardır.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi usullü ezgilerdendir?

Seçenekler

A
hoyrat
B
horon
C
bozlak
D
koşma
E
müstezad
Açıklama:
Usullü ezgiler: Genellikle oyun havaları olup bu tür ezgiler bölgelere
göre değişik adlar alır: Ege’de “zeybek”, Karadeniz’de “horon” ya da “yalı
havası”, Ordu, Giresun, Marmara ve Trakya’da “karşılama”, Erzurum
yöresinde “Sümmani”, Harput yöresinde “şıkıltım”, Isparta ve yöresinde
“dattiri”, Konya’da “oturak”, Şanlıurfa’daysa “kırık” adı verilir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi usulsüz ezgilerdendir?

Seçenekler

A
horon
B
karşılama
C
hoyrat
D
şıkıltım
E
oturak
Açıklama:
Usulsüz ezgiler: Bunlar uzun havalardır ve “kayabaşı”, “divan”, “maya”,
“bozlak”, “koşma”, “garip”, “hoyrat”, “kerem”, “kesik kerem”, “müstezad”, “Türkmani”, ve “Çukurova”, “Aydos”, “Eğin” gibi çeşitleri vardır.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi konularına göre türkülerden biri değildir?

Seçenekler

A
Askerlik türküleri
B
Çocuk ve Oyun türküleri
C
Esnaf türküleri
D
Evlilik türküleri
E
Çoban türküleri
Açıklama:
Konularına Göre Türküler: Türkülerin işlediği konulara göre tematik bir sınıflandırması şu şekilde yapılabilir.
a. Aşk ve sevda türküleri.
b. Gurbet türküleri.
c. Mizahi türküler.
d. Serhat türküleri.
e. Kahramanlık türküleri.
f. Eşkiya türküleri.
g. Tören türküleri.
h. Esnaf türküleri.
k. Çocuk ve Oyun türküleri.
l. Askerlik türküleri.
m.Çoban türküleri.

Soru 42

Türk halk şiirinde başta insanlar olmak üzere ölen canlılar (hayvanlar) ve kaybedilip uzağına düşülen özlenen mekânlar (sıla, yurt, memleket, vatan) için ağlatmak ve yas tutturmak anlatım tutumuyla söylenilen veya yazılan şiirlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Destan
B
Varsağı
C
Semai
D
Koşma
E
Ağıt
Açıklama:
Türk halk şiirinde başta insanlar olmak üzere ölen canlılar (hayvanlar) ve kaybedilip uzağına düşülen özlenen mekânlar (sıla, yurt, memleket, vatan) için ağlatmak ve yas tutturmak anlatım tutumuyla söylenilen veya yazılan şiirlere “ağıt”
denilir

Soru 43

Divan şiirinde ölen bir kişinin ardından yazılan şiirlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Mersiye
B
Hicviye
C
Tevriye
D
Nebeviyye
E
Iydiyye
Açıklama:
Mersiye: Divan şiirinde ölen
bir kişinin ardından yazılan
şiirlere verilen isimdir

Soru 44

Beş oğlum var beş taburda
Silahı doldu kuburda
Sabreyle kızım sabreyle
Çok keramet var sabırda
Yukarıdaki ağıt konusuna göre aşağıdakilerden hangisine girer?

Seçenekler

A
Kişiler İçin Yakılan Ağıtlar
B
Kaybedilen Vatan Toprağına Yakılan Ağıtlar
C
Gelin Ağıtları
D
Sosyal Olaylar Üzerine Yakılan Ağıtlar
E
Asker Uğurlama ve Karşılama Ağıtları
Açıklama:
Kaybedilen Vatan Toprağına Yakılan Ağıtlar

Soru 45

Türkiye Türkçesindeki “.........” sözcüğüyle ifade edilen bu kavram ve olgu, Azerbaycan Türkçesinde “laylay”, “Çuvaş Türkçesinde “nenne”, Kazak Türkçesinde “eldiy”, “besik jırı”, Kerkük Türkçesinde “leyle” ve “hüvdi”, Kırım Türkçesinde “ayya”, Kırgız Türkçesinde “alday-alday”, Özbek Türkçesinde “allö”, Tatar Türkçesinde “bişik cırı”, “bölü cırı”, Uygur Türkçesinde “allay” sözleriyle ifade edilmektedir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Şarkı
B
Ağıt
C
Mani
D
Ninni
E
Türkü
Açıklama:
Türkiye Türkçesindeki “ninni” sözcüğüyle ifade edilen bu kavram ve olgu,
Azerbaycan Türkçesinde “laylay”, “Çuvaş Türkçesinde “nenne”, Kazak Türkçesinde “eldiy”, “besik jırı”, Kerkük Türkçesinde “leyle” ve “hüvdi”, Kırım Türkçesinde
“ayya”, Kırgız Türkçesinde “alday-alday”, Özbek Türkçesinde “allö”, Tatar Türkçesinde “bişik cırı”, “bölü cırı”, Uygur Türkçesinde “allay” sözleriyle ifade edilmektedir

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi yapılarına göre manilerden değildir?

Seçenekler

A
Düz Mâni
B
Cinaslı Mâni
C
Yedekli Mâni
D
Kesik Mâni
E
Kafiyeli Mâni
Açıklama:
Kafiyeli Mâni diye bir mâni çeşiti yoktur.

Soru 47

Mâniler, icra ve ibda edildikleri (yaratılma) sosyo-kültürel bağlamlara dayalı olarak tasnif edilmişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu tasniflerden biri değildir?

Seçenekler

A
Niyet, Fal (yorum) Mânileri
B
Sevda Mânileri
C
Atma Mâniler
D
İş Mânileri
E
Bekçi ve Davulcu Mânileri
Açıklama:
Atma Mâniler bu tasnifte yer almamaktadır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Türk Halk Edebiyatının söylemelik türlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Türkü
B
Ağıt
C
Mani
D
Ninni
E
Sonat
Açıklama:
Sonat, Avrupa müzik türlerinden biridir.

Soru 49

Bugün "Türkü" diye nitelediğimiz eserler eski Türklerde ne şekilde adlandırılırlardı?

Seçenekler

A
Küy
B
Töz
C
Kök
D
Cura
E
Cevher
Açıklama:
Eski Türkler türküleri küy diye adlandırırlardı.

Soru 50

Türkülerin asıl sözlerinin bulunduğu bölüm ne şekilde adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Durak
B
Bent
C
Bağlama
D
Kavuştak
E
Nakarat
Açıklama:
Türkülerde kıt’alar yapı bakımından iki bölümden oluşur. Birinci bölüm türkülerin asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür. Bu bölüme “bent” adı verilir.

Soru 51

Aşağıda verilen şehirlerden hangisinin türküden ziyade şarkı üretimi konusunda daha ileride olduğu söylenebilir?

Seçenekler

A
Malatya
B
Sivas
C
Erzurum
D
Gaziantep
E
Bursa
Açıklama:
Bir yandan, İstanbul ve belki Bursa merkezli olarak “şar” (şehir) havalarıyla “şarkı”lar oluşurken, Malatya, Sıvas, Erzurum, Gaziantep gibi şehirlerde de bu şehirlerin adıyla adeta şehrin “marşı” imişcesine, şehrin adıyla “Malatya karşılaması”, “Malatya ağırlaması” veya “Malatya uğurlaması” gibi yerel kimliği yapan, taşıyan ve temsil eden havalar (ezgiler) oluşmuş ve bunlar şehirlinin icra ettiği halk oyunlarıyla bütünleşmiştir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi usulsüz ezgilere bir örnektir?

Seçenekler

A
Bozlak
B
Zeybek
C
Horon
D
Yalı havası
E
Karşılama
Açıklama:
Bozlaklar usulsüz türkü türlerindendir.

Soru 53

Aşağıdaki türlerden hangisi diğerlerinden farklı bir kategorileştirme sonucu ortaya çıkmış bir türdür.

Seçenekler

A
Gurbet türküsü
B
Serhat türküsü
C
Çoban türküsü
D
Kavuştaksız türkü
E
Mizahi türkü
Açıklama:
Diğerleri konularına göre ayrılmışken kavuştaksız türkü yapılarına göre ayrılan türküler arasında bulunur.

Soru 54

Eski Türklerde hangi tören sırasında ağıtların duyulması beklenir?

Seçenekler

A
Sığır
B
Şölen
C
Yuğ
D
Kurban
E
Evlilik
Açıklama:
Yuğ Töreni: Eski Türklerde cenaze töreni anlamındadır. Ağıtların bu törenlerde duyulması beklenir.

Soru 55

Dokuz kardeşi ölenin
Benim gib’olur bacısı
Sivas’ta tabur dökülmüş
Beşi anamın kuzusu
Yukarıda verilen ağıdın hangi durum için yakıldığı söylenebilir?

Seçenekler

A
Sosyal olaylar için
B
Bir gelin için
C
Bir hayvan için
D
Doğal afetler için
E
Asker için
Açıklama:
Söz konusu ağıt, asker için yakılmış bir ağıttır.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi ninninin diğer Türk kültürlerindeki eşdeğerlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Toy
B
laylay
C
Beşik cırı
D
Ayya
E
Eldiy
Açıklama:
A şıkkındaki toy ninninin bir karşılığı değildir.

Soru 57

Aşağıdaki türkülerden hangisinin sipariş üzerine yazılmış olma ihtimali daha yüksektir?

Seçenekler

A
Kuloğlu dostların yüzü ağ olsun
Düşman olanların bağrı bağ olsun
Kardaşım Sultan İbrahim sağ olsun
Oturduğu taht ü saray elvedâ
B
Bir yanda Tılan da Garalar özü
Enerdi pungara gelini kızı
Saçları uzunda sürmeli gözü
Hepin gara toprak yeding efendim
C
Beş oğlum var beş taburda
Silahı doldu kuburda
Sabreyle kızım sabreyle
Çok keramet var sabırda
D
Eniğimin adı ala
Çağırdım gelmedi yola
Dedim gudurdu mu ola
Enik enik öksüz enik
E
Çanakkale’de oldum onbaşı
Yüreğime değdi süngünün başı
Yanıma geliyor dokdur binbaşı
Yol verin geçeyim dumanlı dağlar
Açıklama:
Bir kişiye övgüler içermesi bakımından A şıkkındaki türkünün büyük ihtimalle siparişle yazılmış olduğu söylenebilir.

Ünite 2

Soru 1

  1. Seyirlik türler tamamen “göstermeci” tiyatro özelliği gösterir.
  2. Seyirlik türler harekete (aksiyon) daha az önem verir.
  3. Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge “taklit”tir.
  4. Seyirlik türlerde önceden yazılmış ve ezberlenmiş sabit bir metinleri yoktur.
Seyirlik türler ile ilgili yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
I-II
C
I-II-III
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Seyirlik türler tamamen “göstermeci” tiyatro özelliği gösterir. Seyirlik türler harekete (aksiyon) daha az önem verir. Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge “taklit”tir. Seyirlik türlerde önceden yazılmış ve ezberlenmiş sabit bir metinleri yoktur. verilenlerin hepsi seyirlik türlerin özellikleri arasındadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 2

Köy Seyirlik oyunları ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Efekt ve ışık konusu oyunlarda önem taşır.
B
Müzik ve dans önemli unsurlardır.
C
Oyunlarda rejisörlük görevini kam (şaman) yapar.
D
Konuları anonimdir.
E
Özel olarak tasarlanması gereken bir dekor yoktur.
Açıklama:
Köy seyirlik oyunlarında belirli bir rejisör yoktur, en yetenekli kişiler rejisör görevini görür. Doğru cevap C'dir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi ritüel (Kuttören) oyunlardan değildir?

Seçenekler

A
Yılın Değişmesiyle İlgili Oyunlar
B
Masallara Bağlı Oyunlar
C
Mücerret Fikirlerle İlgili Oyunlar
D
Hayvan Kültüne Bağlı Oyunlar
E
Bitki Kültüne Bağlı Oyunlar
Açıklama:
Masallara Bağlı Oyunlar, "Din Dışı (Profan) Oyunlar" arasındadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 4

Aşağıdaki seyirlik türlerden hangisinde “tasvir” olarak adlandıran iki boyutlu kuklalar kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
Köy seyirlik oyunları
B
Karagöz oyunu
C
Meddah
D
Orta oyunu
E
Köçek
Açıklama:
Karagöz oyununda “tasvir” olarak adlandırlan iki boyutlu kuklalar, saydamlaştırılabilen, sıcağa dayanıklı ve kolayca eğilip
bükülmeyen derilerden yapılmaktadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 5

  1. Muhâvere
  2. Fasıl
  3. Giriş
  4. Girizgah
  5. Bitiş
Yukarıda verilenlerden hangisi Karagöz oyunlarını meydana getiren bölümler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Karagöz oyunları “Giriş”, “Muhâvere”, “Fasıl” ve “Bitiş” olarak adlandırılan dört bölümden meydana gelir. Doğru cevap D'dir.

Soru 6

"Şeyh Küşterî Meydanı" Karagöz oyunlarında aşağıdakilerden hangisi için söylenmektedir?

Seçenekler

A
Tasvirler
B
Hayâlî
C
Perde
D
Nevrekân
E
Dayrezen
Açıklama:
Günümüzde de karagöz perdesine “Şeyh Küşterî Meydanı” denir. Doğru cevap C'dir.

Soru 7

Karagöz oyunun icrası sırasında şarkı ve türküleri okuyana verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayâlî
B
Sandıkâr
C
Dayrezen
D
Yardak
E
Nevrekân
Açıklama:
Karagöz oyunun icrası sırasında şarkı ve türküleri okuyana “yardak” denir. Doğru cevap D'dir.

Soru 8

Karagözcünün yardımcısına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yardak
B
Dayrezen
C
Hayalbaz
D
Hayâlî
E
Sandıkâr
Açıklama:
Karagözcünün yardımcısına Sandıkar denir. Doğru cevap E'dir.

Soru 9

Karagöz oyunlarında oyuna adını veren bölüm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fasıl bölümü
B
Muhâvere bölümü
C
Giriş bölümü
D
Bitiş bölümü
E
Gel geç muhâveresi
Açıklama:
Karagöz oyunlarında oyuna adını veren bölüm Fasıl bölümüdür. Doğru cevap A'dır.

Soru 10

Karagöz oyunları esnasında tef çalan yardımcıya verilen ada aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sandıkâr
B
Yardak
C
Dayrezen
D
Hayalbaz
E
Hımhım
Açıklama:
Karagöz oyunları esnasında tef çalan yardımcıya dayrezen adı verilir. Doğru cevap C'dir.

Soru 11

I- Meddah
II- Karagöz
III- Orta Oyunu
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk sözlü edebiyatında yer alan seyirlik türler arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Türk sözlü edebiyatında yer alan seyirlik türler Köy Seyirlik Oyunları, Meddah, Karagöz, Orta Oyunu ve Kukla şeklinde sıralanabilir.

Soru 12

Seyir türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge hangisidir?

Seçenekler

A
Taklit
B
Senaryo
C
Müzik
D
Dans
E
Hikaye
Açıklama:
Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge “taklit”tir. Taklit kelimesi sözlü edebiyat ve sanat geleneklerinde “temsil” ile eş anlamlıdır. Bir oyunun taklidi bu geleneklerde temsili yani oynanması anlamına gelir. Aynı şekilde, bir aktörün Acem, Kastamonulu, Tiryaki, Çelebi, Frenk gibi çeşitli şiveleri ve karakterleri aynen canlandırmasına da “taklit” denilir.

Soru 13

Eski Türk hayatındaki geleneksel dram ve örnekleri hakkında bilgi veren kaynaklar hangi ülkeye aittir?

Seçenekler

A
Çin
B
Yunanistan
C
Roma
D
İran
E
Japonya
Açıklama:
Eski Türk hayatındaki geleneksel dram ve örnekleri hakkında Çin kaynakları bilgi vermektedir. Türk dram sanatı hakkında en eski kayıt M.Ö. 2000 yılından kalmadır. Bu bilgi o dönemde oynanan iki Türk seyirlik oyunu hakkındadır. Bu dünya tiyatro tarihi açısından da önemli bir bilgidir. Tarihî kaynaklardaki bilgiler dram sanatının Türklerden Çin’e geçtiği yönündedir.

Soru 14

Eski Türklerde dram geleneğinin güçlü olmasının en önemli nedeni neydi?

Seçenekler

A
Şamanizm dini
B
Eğlence kültürü
C
Destanlar
D
Sert kışlar
E
Göçebe kültürü
Açıklama:
Eski Türklerdeki dram sanatı hakkında pek çok nedene bağlı olarak fazla bilgiye ulaşılamamaktadır. Ancak Türk toplumunda komşularını etkileyecek kadar güçlü bir dram geleneği mevcuttur. Bu geleneğin en önemli varlık nedeni şamanizm (kamlık dini) olarak adlandırılan dinî sistemdir. Gök Tanrı dini olarak da adlandırılan bu inanç sitemi doğrultusunda eski Türk hayatında temsilî karakter taşıyan “Şölen” denilen kurban töreni ve ziyafeti, “Sığır” denilen toplumun bütün fertlerinin gerçekleştirdiği sürek avları için yapılan kutlamalar ve “Yuğ” adı verilen matem ve cenaze törenleri şeklinde, belirli tarihlerde ve bir sistem içinde kutlanılan törenler vardı.

Soru 15

I- Tulum
II- Çan
III- Tef
Yukarıda verilen çalgılardan hangisi ya da hangileri köy seyirlik oyunlarında kullanılırlar?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Müzik ve dans köy seyirlik oyunlarında önemli unsurlardır. Oyunlarda, davul, zurna, keman, tef, çan, zil, tulum, darbuka, daire, teneke ve kaval gibi çalgılar çalınır

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi hayvan kültüne bağlı oyunlardandır?

Seçenekler

A
Saya Gezme Oyunu
B
Beylerin Kini Oyunu
C
Köse-Gelin Oyunu
D
Tarla Sınırı Oyunu
E
Cemalcik Oyunu
Açıklama:
Erzincan ve Ilıç çevresinde oynanan Saya Gezme Oyunu bu külte örnektir.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Eskişehir ve köylerinde oynanan bir seyirlik oyundur?

Seçenekler

A
İstiklâl Savaşı Oyunu
B
Göçebe Oyunu
C
Tarla Sınırı Oyunu
D
Saya Gezme Oyunu
E
Beylerin Kini Oyunu
Açıklama:
Beylerin Kini Oyunu, Kayseri civarında, Saya Gezme Oyunu, Erzincan çevresinde, Tarla Sınırı Oyunu Çorum civarında, Göçebe oyunu Kahramanmaraş civarında oynanmaktadır. Eskişehir ve civarında oynanan oyun ise İstiklal Savaşı Oyunu'dur.

Soru 18

I- Çin
II- Japonya
III- Hindistan
Yukarıdaki ülkelerden hangisi ya da hangileri gölge oyununun ilk ortaya çıktığı yerler arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Gölge oyunun Çin, Japonya, Hindistan veya Endonezya gibi Uzakdoğu ülkelerinin birinde ortaya çıktığı ve oradan XIII. yüzyıldan itibaren Araplar eliyle Yakındoğu’ya getirildiği ve buradan Batı’ya yayıldığı yaygın olarak kabul edilen görüştür.

Soru 19

Türk gölge oyununun baş kahramanları olan Karagöz ve Hacıvat'ın nerede yaşayıp öldüklerine inanılmaktadır?

Seçenekler

A
Bursa
B
İstanbul
C
Edirne
D
Eskişehir
E
Konya
Açıklama:
Oyununun kahramanları Karagöz ve Hacıvat’ın kimliklerini araştırdığımızda çok yaygın anlatılan bir Bursa efsanesi ile karşılaşmaktayız. Sultan Orhan devrinde (1324-1362) Ulucami’nin yapımında demirci ustası Kambur Bâli Çelebi (Karagöz) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvaz (Hacıvat) çalışmaktadır. Mukallit tipler olan ikilinin arasında geçen nükteli konuşmalar diğer işçilerin dikkatini toplayıp, işlerini aksatmalarına sebep olur. Cami inşaatı yavaş ilerler. Durumu öğrenen padişah hiddetlenip her ikisini de idam ettirir. Bursa’nın Çekirge semtindeki mezarlığa gömülürler. Günümüzde mezarlarının yanına bir de anıt dikilmiştir.

Soru 20

I- Sarı Ahmet
II- Şerbetçi Emin
III- Kasımpaşalı Hafız
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri XVIII. yüzyılda yetişmiş ünlü karagözcülerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Karagöz XVII. yüzyılda kesin biçimini almıştır. Karagözün varlığı ve içeriği Evliya Çelebi başta olmak üzere pek çok yabancı seyyahın kayıtlarında da açıkça yer alır. XVII. yüzyılda, İstanbul’da Kör Hasanzâde Mehmet Çelebi, Şengül Çelebi Erzurum’daysa Kandillioğlu devrin ünlü karagözcüleridir. XVIII. yüzyılda yetişen ünlü karagözcüler arasında Sarı Ahmet, Şerbetçi Emin, Kasımpaşalı Hafız yer alır.

Soru 21

Karagözcülüğün pîri -kurucusu- olarak kabul edilene kişi kimdir?

Seçenekler

A
Halil Hacı
B
Şeyh Küşterî
C
Kambur Bali
D
Bali Celebi
E
Hacı İvaz
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 22

Evrensel olarak, “gölge oyunu” hatta “gölge tiyatrosu” (shadow theatre) olarak da adlandırılan bir tekniğin ve bu teknikle meydana getirilen sözlü edebiyat türlerinin genel adına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Lal Oyunu
B
Samit Oyunu
C
Karagöz Oyunu
D
Kartal Oyunu
E
Göçebe Oyunu
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 23

Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge “taklit”tir. Taklit kelimesi sözlü edebiyat ve sanat geleneklerinde …. ile eş anlamlıdır. Söz konusu boşluğa aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?

Seçenekler

A
Meddah
B
Temsil
C
Kukla
D
Sosyo
E
Kültür
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 24

Mimiklerle yapılan hareket, tavra ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mimetik
B
Sığır
C
Yuğ
D
İrticalen
E
Kubbeli
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 25

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi Karagöz oyunlarının en çok eleştirilen yönlerinden biridir?

Seçenekler

A
Sana Ne Oyunları
B
Bitiş Bölümü
C
Fasıl Bölümü
D
Müstehcenlik
E
Dayak Faslı
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 26

Törenleri gerçekleştirip idare eden dinî ve ruhani liderlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Şam
B
Kam
C
Mime
D
Seyir
E
Yuğ
Açıklama:
Köy Seyirlik Oyunu kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 27

Karagöz oyununda deriler üzerine kalıplar yardımıyla tasvirler çizilmesine yardımcı olan sivri uçlu bıçağa ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tablalı
B
Muslu
C
Nevrekân
D
Eğinli
E
Kalyon
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 28

Türk sözlü edebiyatının doğrudan doğruya seyretmek amacıyla bir gösteri olarak hazırlanan, geleneksel ürünlerinin oluşturulduğu sosyo-kültürel ve edebî geleneklere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tiryaki
B
Halk Tiyatrosu
C
Seyirlik Türler
D
Karagöz Oyunu
E
Orta Oyunu
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi karagözün bölümlerinden biridir?

Seçenekler

A
Karagözün Senaryo Bölümü
B
Karagözün Muhâvere (Diyalog) Bölümü
C
Karagözün Dua Bölümü
D
Karagözün Seyirci ile Söyleşme Bölümü
E
Karagözün Gelişme bölümü
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.
Karagözün Muhâvere (Diyalog) Bölümü

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi köy seyirlik oyunlarının özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Gerçekçi oyunculukla oynanması
B
Bu oyunları köylerde yaşlılar tarafından yönlendirilmesi
C
Aralarından en yeteneklilerinin rejisör görevini görmesi
D
Oyunların ev içlerinde oynanmaması
E
Oyunların sabit metinlere dayanması
Açıklama:
Köy Seyirlik Oyunu kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi köy seyirlik oyunlarının kökenleri ve taşıdıkları konusal özelliklerine bağlı olarak yapılmış sınırlandırmasında yer alır?

Seçenekler

A
Sportif oyunlar
B
Gelecek kaygısı oyunları
C
Politik oyunlar
D
Hayvan kültüne bağlı oyunlar
E
Askerlik oyunları
Açıklama:
Köy Seyirlik Oyunu kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi köy seyirlik oyunlarında kullanılan teknik araç-gereç kategorisinde yer alır?

Seçenekler

A
İdeal aksesuarlar
B
Gerçek aksesuarlar
C
Yapma dekor
D
Dikilmiş kostümler
E
Yapay müzik aletleri
Açıklama:
Köy Seyirlik Oyunu kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi tek aktörlü Türk seyirlik oyunlarından biridir?

Seçenekler

A
Tuluat
B
Meddah
C
Orta Oyunu
D
Taziye
E
Köy Seyirlik Oyunları
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Türk sözlü edebiyatında yer alan seyirlik türlerden biridir?

Seçenekler

A
Orta oyunu
B
Mesnevi
C
Mani
D
Karşılama
E
Destan
Açıklama:
Seyirlik türler kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi köy seyirlik oyunlarının kategorilerinden biridir?

Seçenekler

A
Fasıl
B
Muhavere
C
Giriş
D
Sağu
E
Samıt
Açıklama:
Köy Seyirlik Oyunu kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Karagöz oyunu icrası sırasında şarkı ve türküleri okuyan kişiye verilen addır?

Seçenekler

A
Yardak
B
Sandıkar
C
Dayrezen
D
Çengi
E
Tasbaz
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 37

Karagöz oyununda oynatılan iki boyutlu, saydamlaştırılabilen, sıcağa dayanıklı ve kolayca eğilip bükülmeyen, derilerden yapılan kuklalara ne denir?

Seçenekler

A
Göstermelik
B
Tasvir
C
Zenne
D
Nevrekan
E
Mandıra
Açıklama:
Karagöz Oyunu kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 38

Seyirlik türler için aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Gerçekçiliğe ve özdeşleştirmeye dayanmayan bir kişileştirme yöntemi izler.
B
Göstermeci tiyatro ile taban tabana zıtlık gösterir.
C
Harekete çok önem verir.
D
Oyunlarda yer alan hareketler birbiriyle organik bütünlük gösterir.
E
Oyun konuları karmaşık ve anlaşılması zordur.
Açıklama:
Seyirlik türler, gerçekçiliğe ve özdeşleştirmeye dayanmayan bir kişileştirme yöntemi izler.

Soru 39

Eski Türklerin matem ve cenaze törenlerine ne ad verilir?

Seçenekler

A
şölen
B
yuğ
C
kam
D
kamlık
E
etlik
Açıklama:
Eski Türklerin matem ve cenaze törenlerine yuğ adı verilir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 40

Köy seyirlik oyunları ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Sadece güldürücü niteliktedir.
B
Kapalı yerde oynanmaya uygundur.
C
Özel bir dekor gerektirir.
D
Oyun alanı özel olarak aydınlatılır.
E
Anonimdir.
Açıklama:
Köy seyirlik oyunları anonimdir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi mücerret fikirlerle ilgili oyunlardandır?

Seçenekler

A
Köse-Gelin Oyunu
B
Beylerin Kini Oyunu
C
Saya Gezme Oyunu
D
Koç Katımı Oyunu
E
Cemalcik Oyunu
Açıklama:
Beylerin Kini Oyunu mücerret fikirlerle ilgili oyunlardandır. Doğru yanıt B’dir.

Soru 42

“Ağustos ayında, harmanların dövüldüğü sırada geceleyin delikanlılar toplanırlar. İçlerinden birisi kız kılığına girer. Teke adını alan diğer bir genç bulabildiği çanları beline bağlar. İriyarı bir adam olan Teke yanında kız olduğu halde kol kola bütün evleri dolaşırlar. Arkalarında köyün gençleri vardır. İlk uğradıkları evin önünde bir tekerleme söylerler.”
Yukarıda tanımı verilen köy seyirlik oyunu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tarla Sınırı
B
Koç Katımı
C
Keloğlan
D
Göçebe
E
Cemalcik
Açıklama:
Cemalcik oyununda, ağustos ayında, harmanların dövüldüğü sırada geceleyin delikanlılar toplanırlar. İçlerinden birisi kız kılığına girer. Teke adını alan diğer bir genç bulabildiği çanları beline bağlar. İriyarı bir adam olan Teke yanında kız olduğu halde kol kola bütün evleri dolaşırlar. Arkalarında köyün gençleri vardır. İlk uğradıkları evin önünde bir tekerleme söylerler. Doğru yanıt E’dir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi samıt veya lal oyununa bir örnektir?

Seçenekler

A
Ali ile Fatoş Oyunu
B
Kartal Oyunu
C
İstiklal Savaşı Oyunu
D
Göçebe Oyunu
E
Saya Gezme Oyunu
Açıklama:
Ali ile Fatoş Oyunu samıt veya lal oyununa bir örnektir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 44

Karagöz oyunu ile aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Kalıplaşmış geleneğin dışına çıkmaz.
B
Belli bir oyun dağarcığına sahip değildir.
C
Yazılı sabit bir metin yoktır.
D
Konularının gerçekle ilişkisi yoktur.
E
Oyun takımında en fazla 4 kişi vardır.
Açıklama:
Karagöz oyununun yazılı sabit bir metni yoktır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 45

Karagöz oyunu esnasında tef çalan yardımcıya ne ad verilir?

Seçenekler

A
dayrezen
B
sandıkar
C
hayalbaz
D
hayali
E
yardak
Açıklama:
Karagöz oyunu esnasında tef çalan yardımcıya “dayrezen” adı verilir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi Karagöz Oyunundaki marazi tiplerdendir.

Seçenekler

A
Frenk
B
Sivrikoz
C
Muslu
D
Hımhım
E
Matiz
Açıklama:
Hımhım, Karagöz Oyunundaki marazi tiplerdendir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 47

Karagöz ile Hacivat’ın birbirine ters düşen yaratılışlarının sergilendiği oyun bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
muhavere
B
fasıl
C
ibret aynası
D
hayal gölgesi
E
fellah
Açıklama:
Karagöz ile Hacivat’ın birbirine ters düşen yaratılışlarının sergilendiği oyun bölümü muhaveredir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Türk sözlü edebiyatında yer alan seyirlik türlerden değildir?

Seçenekler

A
Meddah
B
Karagöz
C
Orta oyunu
D
Kukla
E
Bale
Açıklama:
Türk sözlü edebiyatında yer alan seyirlik türler Köy Seyirlik Oyunları, Meddah, Karagöz, Orta Oyunu ve Kukla şeklinde sıralanabilir.

Soru 49

Türk dram sanatı hakkında en eski kayıt hangi yıldan kalmadır?

Seçenekler

A
M.Ö. 3500
B
M.Ö. 2000
C
1299
D
1470
E
1890
Açıklama:
Türk dram sanatı hakkında en eski kayıt M.Ö. 2000 yılından kalmadır.

Soru 50

Türk halk tiyatrosunda da son derece önemli bir yere sahip olan Karagöz ve Hacivat hangi padişah döneminde ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Sultan Orhan
B
1. Murat
C
Yıldırım Beyazıt
D
Çelebi Mehmet
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Türk halk tiyatrosunda da son derece önemli bir yere sahip olan Karagöz ve Hacivat Sultan Orhan döneminde ortaya çıkmıştır.

Soru 51

Karagöz oyunun icrası sırasında şarkı ve türküleri okuyana ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hayalbaz
B
Sandıkâr
C
Yardak
D
Dayrezen
E
Hayâlî
Açıklama:
Karagöz oyunun icrası sırasında şarkı ve türküleri okuyana yardak denir.

Soru 52

Karagöz oyunun icrası sırasında tef çalan yardımcıya ne ad verilir?

Seçenekler

A
Dayrezen
B
Sandıkâr
C
Yardak
D
Hamal
E
Hayalbaz
Açıklama:
Karagöz oyunun icrası sırasında tef çalan yardımcıya dayrezen denir.

Soru 53

Hangisi Karagöz ustasına verilen addır?

Seçenekler

A
Yardak
B
Hamal
C
Dayrezen
D
Sandıkâr
E
Hayalbaz
Açıklama:
Karagöz ustasına Hayalbaz veya Hayâli denir.

Soru 54

Türk Halk Edebiyatı çalışmalarında seyirlik türler yaygın olarak hangi adla bilinirler?

Seçenekler

A
Meddah
B
Kukla
C
Karagöz
D
Halk tiyatrosu
E
Köy seyirlik oyunları
Açıklama:
Türk Halk Edebiyatı çalışmalarında seyirlik türler yaygın olarak Halk Tiyatrosu adıyla bilinir.

Soru 55

Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge hangisidir?

Seçenekler

A
Taklit
B
Sahne
C
Konu
D
Anlatıcı
E
Seyirci
Açıklama:
Seyirlik türlerin ürettiği oyunlarda en önemli öge taklittir.

Soru 56

Seyirlik türlerin icralarında değişmeyen kaç öge vardır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Seyirlik türlerin icralarında değişmeyen 2 öge vardır:seyirci ve oyuncular.

Soru 57

Karagöz hangi yüzyılda kesin biçimini almıştır?

Seçenekler

A
XV. yüzyıl
B
XVI. yüzyıl
C
XVII. yüzyıl
D
XVIII. yüzyıl
E
XIX. yüzyıl
Açıklama:
Karagöz XVII. yüzyılda kesin biçimini almıştır. Karagözün varlığı ve içeriği Evliya Çelebi başta olmak üzere pek çok yabancı seyyahın kayıtlarında da açıkça yer alır. XVII. yüzyılda, İstanbul’da Kör Hasanzâde Mehmet Çelebi, Şengül Çelebi Erzurum’daysa Kandillioğlu devrin ünlü karagözcüleridir.

Ünite 3

Soru 1

Eski Türkçede, el kuklasına ne ad verilirdi ?

Seçenekler

A
Kol korçak
B
Çadır-hayal
C
Kudhurcuk
D
Hemecik
E
Çadır-meddah
Açıklama:
Eski Türkçede, el kuklasına “kol korçak” adı verilirdi. İpli kuklaya ise “Çadır-hayal” denilmekteydi.

Soru 2

Eski Türkçede, ipli kuklaya ne ad verilirdi ?

Seçenekler

A
Çadır-meddah
B
Çadır-hayal
C
Suretbaz
D
Kol korçak
E
Beberuhi
Açıklama:
Eski Türkçede, el kuklasına “kol korçak” adı verilirdi. İpli kuklaya ise “Çadır-hayal” denilmekteydi

Soru 3

Aşağıda verilen kuklaların hangisinin yapımında daha çok ahşap malzeme kullanılmıştır ?

Seçenekler

A
İpli kukla
B
El kuklası
C
İskemle kuklası
D
Araba kuklası
E
Dev kuklası
Açıklama:
İpli Kukla: İpli kuklanın yapımında en çok kullanılan malzeme ahşaptır. İpli
kukla yapımında hem yumuşak ve hafif hem de dayanıklı olan ıhlamur gibi ağaçlar kullanılır. İpli kukla yapımlarında, kol, el, bacak başta olmak üzere pek çok
eklem yeri vardır. Bu kısımlar için ahşaptan sonra, tel, levha ve metal malzeme de
kullanılır.

Soru 4

Türk kukla seyirlik oyun geleneğindeki oyuncu tiplerinden "İbiş" her zaman hangi roldedir ?

Seçenekler

A
İhtiyar
B
Dalkavuk
C
Uşak
D
Şeytan
E
Laz
Açıklama:
Türk kukla seyirlik oyun geleneğindeki oyuncu tipleri ve bunların tipolojik özellikleri şöylece sıralanabilir:
İbiş: Her zaman uşak rolündedir. Asıl adı “Sadık” olmasına karşılık çoğunlukla
“İbiş” olarak çağırılır. İhtiyar’ın uşağıdır, kurnaz ve hazır cevaptır. İbiş kaba saba,
açık saçık ve iki anlamlı sözler söyleyerek oyunun gelişmesini sağlar. O, kukla
oyunlarının baş komiğidir. Eğri büğrü, püskülü devamlı oynayan biçimsiz bir fesi
vardır. İbiş oyunlarda Tombul, Fıstık, Kıvrak, Kışkış, Guguk, Gaytan, Gelecek, Köstebek, Mutlu, Cümbüş, Toplu, Altın Bülbül, Durmuş gibi adlar da alır

Soru 5

Meddah hikayesinin hangi bölümünde anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik
durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir ?

Seçenekler

A
Senaryo bölümü
B
Giriş bölümü
C
Açıklama bölümü
D
Bitiş bölümü
E
Sunuş bölümü
Açıklama:
Açıklama Bölümü: Meddah bu bölümde ölçülü veya ölçüsüz sözlü kalıp ifadeler kullanarak anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik
durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir. Geçmişte bu kısımda bazen
icranın yapıldığı devrin padişahına övgülerin yer aldığı da olurdu

Soru 6

Dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Rakkas
B
Meddah
C
Beberuhi
D
Rakkas-ı curcuna
E
Curcuna-baz
Açıklama:
Curcuna-baz: Curcuna içinde
dans edip soytarılıklar yapan
sivri külahlı, bazen yüzleri
maskeli oyunculara verilen
isimdir.

Soru 7

Orta oyununun hangi bölümünde kendi içinde arzbar ve tekerleme denilen iki alt bölüm vardır ?

Seçenekler

A
Fasıl
B
Prolog
C
Muhâvere
D
Giriş
E
Bitiş
Açıklama:
Muhâvere (Diyalog): Zurnacının Kavuklu havasını çalmasıyla birlikte Kavuklu ve Kavuklu-arkası meydana gelirler. Oyunun muhâvere bölümü “arzbar” ve “tekerleme” denilen iki alt bölümden oluşur

Soru 8

Aşağıdaki karakterlerden hangisi orta oyununun baş komiği olup, tıpkı Karagöz'e benzer bir şekilde her entrikanın içinde yer alır ?

Seçenekler

A
Kavuklu
B
Pişekâr
C
Zenne
D
Köçek
E
Beberuhi
Açıklama:
Kavuklu: Orta oyununun baş komiğidir. Kavuklu orta oyunundaki iki ana
tipten birisidir. Kavuklu başındaki büyük kavuğu bir baş hareketiyle yere düşürmeden oynatmak, biniş (cübbe) eteklerini bele sokmak, arka eteklerini kaldırmak, papuç sektirmek, sendelemek tam düşecekken toparlanıvermek gibi ustalıkla yaptığı gülünç hareketlerle meydanı dolduran ve seyirciyi güldüren bir tiptir.
Kavuklu’ya, Pişekâr tarafından iş bulunarak, dükkan veya ev kiralanarak devamlı
meydanda kalması sağlanır. Kavuklu’nun Pişekâr ve diğer tiplerle olan ilişkileri, orta oyununun güldürme amaçlı yapısının temelidir. Kavuklu tıpkı Karagöz’e
benzer bir şekilde, her entrikanın içinde yer alır

Soru 9

Orta oyununda seyirci oyuna çok ilgi gösterirse hangi karakter oyuna daha çok taklit sokarak oyunu uzatır ?

Seçenekler

A
Pişekâr
B
Kavuklu
C
Zenne
D
Çelebi
E
Dalkavuk
Açıklama:
Canlı, dinamik ve istekli bir seyirci kitlesi karşısında meydana çıkan bir orta oyunu kolu bu tür bir seyirciden aldığı elektriği (olumlu ve teşvik edici etkiyi) doğrudan doğruya icra
ettiği ve doğaçlama olarak yaratıp oynadığı oyuna yansıtacaktır. Eğer seyirci oyuna çok ilgi gösterirse Pişekâr, oyuna daha çok taklit sokarak oyunu uzatacaktır.
Seyircinin ilgisi oynayanların icralarını da olumlu yönde etkileyecektir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel anlayışla yapılmış bir "orta oyunu meydanı" bölümlerinden biri değildir ?

Seçenekler

A
Sandık Odası
B
Kapı
C
Çalgıcıların yeri
D
Dükkan
E
Pazat
Açıklama:
Geleneksel anlayışla
yapılmış bir “orta oyunu meydanı” şu bölümlerden oluşurdu:
1. Sandık Odası (Pusat Odası): Oyuncuların kostümlerinin bulunduğu ve giyinip soyundukları çadır ya da perdeyle kapatılmış bir yer.
2. Kapı: Oyuncuların meydana girip çıktıkları kısım.
3. Çalgıcıların Yeri: Orta oyununda genellikle zurna ve çifte-nara gibi müzik
aletlerini çalan müzisyenlerin oturduğu yer.
4. Dükkan: Neredeyse bütün oyunlarda “Pişekâr”ın yardımıyla bir işe başlayan “Kavuklu”nun dükkan olarak kullandığı 70 cm yüksekliğinde iki kanatlı bir paravana.
5. Meydan: Oyuncuların oynadığı yaklaşık 15x25 metrelik alan.
6. Yenidünya: Oyuna göre ev, hamam gibi mekânlar olarak kullanılan yaklaşık
1,5 m yüksekliğinde tahtadan yapılmış 2-4 kanatlı kafes veya paravanadır.
Yenidünya’nın içinde 2-3 tane iskemle vardır.
7. Mevki: Erkek seyircilerin oturduğu bölümdür.
8. Kafes: Kadın seyircilerin oturduğu bölümdür.
9. Parmaklık: Çoğunlukla 1,5 m yüksekliğindeki kazıklara çekilen iplerle
oluşturulan seyirci kısmı ile oyun meydanını birbirinden ayıran bölümdür

Soru 11

Kukla oyunun aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortaya çıktığı düşünülmektedir?

Seçenekler

A
Çin
B
Türkistan
C
İran
D
Yunanistan
E
İtalya
Açıklama:
İlk kuklanın ne zaman yapıldığına ilişkin kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kukla oyununun da gölge oyunu gibi Çin ve Hindistan’da ortaya çıktığı, önce Endonezya ve Japonya’ya daha sonra da Türkistan ve İran yoluyla Batı’ya geçtiği görüşü yaygın olarak kabul edilmektedir.

Soru 12

Daha önceden “kol korçak” (el kuklası), ve “çadır hayal” (ipli kukla) adı verilen kukla oyununa hangi yüzyıldan itibaren "kukla" denilmeye başlanmıştır?

Seçenekler

A
XVII.
B
XVIII.
C
XVI.
D
XV.
E
XIV.
Açıklama:
Anadolu ve Rumeli Türklerinde, ilk dönemelerde “kol korçak” (el kuklası), ve “çadır hayal” (ipli kukla) adı verilen kukla oyununa daha sonraları farklı adlar verilmiştir. Selçuklular ve Osmanlılar döneminde son derece önemli bir kültürel etkinlik olarak karşımıza çıkan bu geleneksel seyirlik oyunlar, XVII. yüzyıldan sonra “kukla” olarak adlandırılmaya başlanılmıştır. Kuklacılara da “Kuklabaz”, “Başkuklabaz”, “Hayalbaz”, “Suretbaz” gibi adlar verilmiştir.

Soru 13

I- İskemble kuklası
II- Araba kuklası
III- Ayak kuklası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk kukla sanatında rastlanılan kukla oynatma teknikleri arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Türk kukla seyirlik oyun geleneğinde değişik tekniklerle oluşturulup oynatılan çeşitli kukla oyunu tipleri vardır. Bu kukla oyunu tipleri çoğunlukla oynatıldıkları teknikten hareketle adlandırılırlar. Bunlar, el kuklası, ipli kukla, iskemle kuklası, araba kuklası, köy kuklası, dev kukla, ayak kuklası, yer kuklası ve canlı kukla gibi adlar ile anılmaktadır.

Soru 14

Anadolu'da oynatılan ayak kuklasının baş kahramanına ne denilirdi?

Seçenekler

A
Keçel Pehlivan
B
Gelin Gok
C
Kepçe Başı
D
Çaput Adam
E
Bodi Bostan
Açıklama:
Daha çok Anadolu’da yaygın olan ayak kuklası tekniği, kuklacının iki ayak başparmağına taktığı kuklaları oynatmasına ve konuşturmasına dayanan ayak kuklasının baş kahramanına “Keçel Pehlivan” denilir.

Soru 15

I- İki Garip Kardeşler
II- Sahte Esirci
III- Üvey Anne
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bilinen kukla oyunları arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız II
Açıklama:
Bilinen bazı kukla oyunları olarak İki Garip Kardeşler, Anadolu Köyünde Düğün, Sahte Esirci, Cinli Yazıcı, Gül ile Fidan, Üvey Anne, İncili Çavuş, Arabistan’dan Gelen Esirci, Kahyanın Hilesi, Hain Kız, Anadolu Köyünde Düğün sıralanabilir.

Soru 16

Geleneksel Türk seyirlik oyunları arasında birçok kişinin içinde bulunduğu bir olayı tek başına canlandıran oyuncuya ne ad verilir?

Seçenekler

A
Meddah
B
Kukla
C
Orta Oyunu
D
Tiyatro
E
Opera
Açıklama:
Meddah, birçok kişinin içinde bulunduğu bir olayı tek başına canlandıran bir oyuncu (aktör)dur. Mimik ve şive taklitleriyle birçok kişinin, bir kişi tarafından canlandırılması demek olan meddahlık en önemli dramatik sözlü sanat türlerimizden birisidir. Bu sanatın, sanatkârı olan meddah, bir sandalyeye oturarak dinleyicilerine hikâye anlatır. Bu hikâyelerin bir kısmı anonim eserlerdir; bazılarının yazarları bellidir. Karagöz ve orta oyununda olduğu gibi günlük hayat olayları, masallar, destanlar, hikâye ve efsaneler meddahın da repertuarını oluşturur.

Soru 17

Meddah bir gösteride hangi bölüme 'Hak dostum Hak!' nidası ile başlar?

Seçenekler

A
Başlangıç
B
Açıklama
C
Senaryo
D
Gelişme
E
Bitiş
Açıklama:
Meddah başlangıç bölümünde “Hak dostum Hak!” nidasıyla oyuna başlar. Meddah bir divanî veya bir tekerleme söyleyerek seyircinin dikkatini icrasına çeker.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi bilinen meddah oyunlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Hain Kız
B
Ondokuz Halil
C
Sudan Köprü
D
Kara Kadı
E
Hacı Kadın
Açıklama:
Meddah hikâyelerinin yazılı kaynakları son derece azdır. Bugün elimizde bulunan ve çoğunun sadece adı bilinen bazılarının ise meddahların bir hikâyeyi anlatmak için aldıkları notlar veya çok genel hatlarıyla özetleri vardır. Sadece adları bilinenler dahil meddah hikâyelerinden bazıları, Mahmut Sebüktekin, Hazinedar, Yusuf, Celâl Cemal, Kadı Hüseyin, Konevî Derviş Halil, Acebnûş, Tanburî, Burusavî, Ebe Hallac, Hafız Çelebi, Hacı Kadın, Bilgiç Subaşı, Fıçı, Abdi Ağa, Murat Ağazade, Beşboynuz, Yasakçılar, Kayıkçılar, Yağlıkçı İsmail, Hacı Bıçak, Bağdadi Hulle, Söylemez Sultan, Peremeci Baba Ahmet, Sudan Köprü, Dayızade Mermeris, Ondokuz Halil, Hüdadad Cemşid, Hatem-i Tay, Kuyumcubaşı, Sefer Beyzade, Nallıhan, Baba Mahi, Baht-ı Hammal, Bağdadi Süleyman Ağa, Cüce Çeşmesi, Hümayun Şah, Kaptanzade, Gavri Ağa, Hoca Abdurrahman, Dâyezade Yusuf, Tiryaki Ayyaş Bengi, Hacı Nasr, Bekir Kaptan, Boşnak Kadı, Hüsn-i Dünya, Kol Kethüdasızade, Hacı Himmetzade, Recep Paşa Yarımcalar, Mansur-i Define-gir, Selim-i Cevher-furuş, Şemse Banu, Mustafa Cafer-i Tayyar, Seyfi Ağa, Kafazade, Âşık Garip, Seyfülmülük, Şahbur Çelebi, Hüsrev Şah ve Gül Banu, Mahmud ile Elif, Tıflî Efendi, Şah İsmail, Şah-ı Bigam, Şah-ı Acem, Merdüm-har, Mahmud ve Ayaz, Alca Han, Kara Kadı şeklinde sıralanabilir.

Soru 19

I- Pişekar
II- Kavuklu
III- İbiş
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri orta oyunundaki klasik roller arasındadır?

Seçenekler

A
I, II
B
I, II, III
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Hep Türkler tarafından oynanan “Pişekâr” ve “Kavuklu” rolleri orta oyunu ile özdeşleşmiştirler. İbiş rolü ise kukla oyununun bir parçasıdır.

Soru 20

Orta oyunlarının asıl ele aldığı konunun anlatıldığı bölüm hangisidir?

Seçenekler

A
Fasıl
B
Tekerleme
C
Arzbar
D
Muhavere
E
Giriş
Açıklama:
Orta oyunlarının asıl ele aldığı konunun anlatıldığı bölüm fasıl bölümüdür. Bu nedenle, orta oyunu geleneğinde oyunlar fasıl bölümünde işlenen konuya göre adlandırılır.

Soru 21

Kişileri temsil eden yapma bebeklerin oynatıldığı geleneksel seyirlik oyuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kukla
B
Meddah
C
Orta oyunu
D
Tiyatro
E
Opera
Açıklama:
Kukla, konuşmaları ve ses taklitlerini tek bir sanatçının üstlendiği ve kişileri temsil eden yapma bebeklerin oynatıldığı geleneksel bir seyirlik oyundur. Tahta, alçı, mukavva veya bezden yapılmış; elle, iple veya sopayla oynatılan bu küçük bebeklere “kukla”, bu bebeklerle yapılan gösteriye “kukla oyunu” veya “kukla” ve kuklayı oynatan kişiye de “kuklacı” adı verilir.

Soru 22

Kız çocuklarının oynadıkları insan şeklindeki yapma bebeklere “kudhurcuk” denildiğini yazan eser hangisidir?

Seçenekler

A
Dîvânu Lügâti’t Türk
B
Kutadgu Bilig
C
Atabetü'l-Hakayık
D
Divan-ı Hikmet
E
Muhakemetü'l-Lugateyn
Açıklama:
Güney Sibirya ormanlarıyla Altay dağları arasında Şamanist dünya görüşüne sahip bir toplum olarak ortaya çıkan Türklerde doğal olarak kukla oyunun çok eski bir geçmişi vardır. Bu konuda en eski Türkçe kaynak olan Dîvânu Lügâti’tTürk adlı eserinde Kaşgarlı Mahmut, kız çocuklarının oynadıkları insan şeklindeki yapma bebeklere “kudhurcuk” denildiğini yazmaktadır.

Soru 23

I- Hayalbaz
II- Suretbaz
III- Çadırbaz
Yukarıdaki isimlerden hangisi ya da hangileri tarih boyunca kuklacılara verilen isimlerdendir?

Seçenekler

A
I, II
B
I, II, III
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Kuklacılara da “Kuklabaz”, “Başkuklabaz”, “Hayalbaz”, “Suretbaz” gibi adlar verilmiştir.

Soru 24

Göğüslerinden yatay biçiminde bir ip geçirilen gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılan kukla çeşidine ne ad verilir?

Seçenekler

A
İskemle Kuklası
B
Araba Kuklası
C
Dev Kuklası
D
Köy Kuklası
E
El Kuklası
Açıklama:
Göğüslerinden yatay biçiminde bir ip geçirilen iskemle kuklası gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılırlar. İskemle kuklaları daha çok sokak eğlenceleri içindir. Bu kuklalar dört köşe bir tahta iskemle üstüne dizilmiş iki veya dört bebeğin dönerek ve zıplayarak oynatılmasından ibaret olduğu için bu adı almıştı.

Soru 25

Türk kukla seyirlik oyununda İhtiyar’ın uşağı rolündeki karakter hangisidir?

Seçenekler

A
İbiş
B
Cümbüş
C
Kışkış
D
Fıstık
E
Kıvrak
Açıklama:
Asıl adı “Sadık” olmasına karşılık çoğunlukla “İbiş” olarak çağırılan İhtiyar’ın uşağı olan karakter, kurnaz ve hazır cevaptır. İbiş kaba saba, açık saçık ve iki anlamlı sözler söyleyerek oyunun gelişmesini sağlar. O, kukla oyunlarının baş komiğidir. Eğri büğrü, püskülü devamlı oynayan biçimsiz bir fesi vardır.

Soru 26

I- Açıklama
II- Senaryo
III- Bitiş
Yukarıdaki bölümlerden hangisi ya da hangileri Türk meddah geleneğinin icralarında anlatımlar ve gösterilerin kalıplaşmış bölümleri arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Türk meddah geleneğinin icralarında anlatım ve gösteriler “Başlangıç”, “Açıklama”, “Senaryo” ve “Bitiş” gibi kalıplaşmış bölümlerden meydana gelmektedir.

Soru 27

I- Şah-ı Acem
II- Alca Han
III- Hacı Nasr
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bilinen Meddah oyunları arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Meddah hikâyelerinin yazılı kaynakları son derece azdır. Bugün elimizde bulunan ve çoğunun sadece adı bilinen bazılarının ise meddahların bir hikâyeyi anlatmak için aldıkları notlar veya çok genel hatlarıyla özetleri vardır. Sadece adları bilinenler dahil meddah hikâyelerinden bazıları, Mahmut Sebüktekin, Hazinedar, Yusuf, Celâl Cemal, Kadı Hüseyin, Konevî Derviş Halil, Acebnûş, Tanburî, Burusavî, Ebe Hallac, Hafız Çelebi, Hacı Kadın, Bilgiç Subaşı, Fıçı, Abdi Ağa, Murat Ağazade, Beşboynuz, Yasakçılar, Kayıkçılar, Yağlıkçı İsmail, Hacı Bıçak, Bağdadi Hulle, Söylemez Sultan, Peremeci Baba Ahmet, Sudan Köprü, Dayızade Mermeris, Ondokuz Halil, Hüdadad Cemşid, Hatem-i Tay, Kuyumcubaşı, Sefer Beyzade, Nallıhan, Baba Mahi, Baht-ı Hammal, Bağdadi Süleyman Ağa, Cüce Çeşmesi, Hümayun Şah, Kaptanzade, Gavri Ağa, Hoca Abdurrahman, Dâyezade Yusuf, Tiryaki Ayyaş Bengi, Hacı Nasr, Bekir Kaptan, Boşnak Kadı, Hüsn-i Dünya, Kol Kethüdasızade, Hacı Himmetzade, Recep Paşa Yarımcalar, Mansur-i Define-gir, Selim-i Cevher-furuş, Şemse Banu, Mustafa Cafer-i Tayyar, Seyfi Ağa, Kafazade, Âşık Garip, Seyfülmülük, Şahbur Çelebi, Hüsrev Şah ve Gül Banu, Mahmud ile Elif, Tıflî Efendi, Şah İsmail, Şah-ı Bigam, Şah-ı Acem, Merdüm-har, Mahmud ve Ayaz, Alca Han, Kara Kadı şeklinde sıralanabilir

Soru 28

Osmanlı’da dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen isim nedir?

Seçenekler

A
Curcuna-baz
B
Çengi
C
Meddah
D
Çalgıcı
E
Taklitçi
Açıklama:
Çengilerin yanısıra “köçek” ve “curcuna-baz” olarak adlandırılan sanatçıların da çok eski zamanlardan beri danstan başka taklitli oyunlar da ortaya koydukları bilinmektedir. Curcuna-bazlar içlerinde kıyafetleri ile diğerlerinden ayrılırla.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Evliya Çelebi tarafından döneminde yaşayan en meşhur 12 oyuncu topluluğunun oynadığı oyunlar arasında değildir?

Seçenekler

A
Sultan taklidi
B
Haraççı taklit
C
Bahçe taklidi
D
Çingene taklidi
E
Yuvacı taklidi
Açıklama:
XVII. yüzyılda Evliya Çelebi, döneminde yaşayan en meşhur 12 oyuncu topluluğunu anlatırken bunların oynadığı “Haraççı taklidi”, “Yuvacı taklidi”, “Gümüş arayıcı taklidi”, “Bahçe taklidi”, “Bahçevan Gürcü taklidi”, “Çingene taklidi” gibi oyunları saymaktadır.

Soru 30

Orta oyunu meydanında erkek seyircilerin oturduğu bölüme ne isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Mevki
B
Kafes
C
Meydan
D
Parmaklık
E
Yenidünya
Açıklama:
Erkeklerin oturduğu bölüme mevki, kadınların oturduğu bölüme kafes ismi verilmektedir.

Soru 31

Konuşmaları ve ses taklitlerini tek bir sanatçının üstlendiği ve kişileri temsil eden yapma bebeklerin oynatıldığı geleneksel bir seyirlik oyuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Orta oyunu
B
Meddah
C
Gölge oyunu
D
Kukla oyunu
E
Cümbüş
Açıklama:
Kukla, konuşmaları ve ses taklitlerini tek bir sanatçının üstlendiği ve kişileri temsil eden yapma bebeklerin oynatıldığı geleneksel bir seyirlik oyundur. Tahta, alçı, mukavva veya bezden yapılmış; elle, iple veya sopayla oynatılan bu küçük bebeklere “kukla”, bu bebeklerle yapılan gösteriye “kukla oyunu” veya “kukla” ve kuklayı oynatan kişiye de “kuklacı” adı verilir.

Soru 32

Göğüslerinden yatay biçiminde bir ip geçirilen bu kuklalar gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılırlar. Daha çok sokak eğlenceleri içindir. İki veya dört bebeğin dönerek ve zıplayarak oynatılmasından ibarettir.
Yukarıda özelliği verilen kukla türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
El kuklası
B
İpli kukla
C
İskemle kukla
D
Köy kuklası
E
Anlı kukla
Açıklama:
İskemle Kuklası: Göğüslerinden yatay biçiminde bir ip geçirilen bu kuklalar gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılırlar. İskemle kuklaları daha çok sokak eğlenceleri içindir. Bu kuklalar dört köşe bir tahta iskemle üstüne dizilmiş iki veya dört bebeğin dönerek ve zıplayarak oynatılmasından ibaret olduğu için bu adı almıştır.

Soru 33

Her zaman uşak rolündedir. Asıl adı “Sadık” olmasına karşılık çoğunlukla bu adla olarak çağırılır. İhtiyar’ın uşağıdır, kurnaz ve hazır cevaptır. Bu tipleme kaba saba, açık saçık ve iki anlamlı sözler söyleyerek oyunun gelişmesini sağlar. O, kukla oyunlarının baş komiğidir. Eğri büğrü, püskülü devamlı oynayan biçimsiz bir fesi vardır.
Yukarıda verilen kukla oyuncu tiplemesine ne denir?

Seçenekler

A
İbiş
B
İhtiyar
C
Meddah
D
Kız Fatma
E
Pişekâr
Açıklama:
İbiş: Her zaman uşak rolündedir. Asıl adı “Sadık” olmasına karşılık çoğunlukla “İbiş” olarak çağırılır. İhtiyar’ın uşağıdır, kurnaz ve hazır cevaptır. İbiş kaba saba, açık saçık ve iki anlamlı sözler söyleyerek oyunun gelişmesini sağlar. O, kukla oyunlarının baş komiğidir. Eğri büğrü, püskülü devamlı oynayan biçimsiz bir fesi vardır. İbiş oyunlarda Tombul, Fıstık, Kıvrak, Kışkış, Guguk, Gaytan, Gelecek, Köstebek, Mutlu, Cümbüş, Toplu, Altın Bülbül, Durmuş gibi adlar da alır.

Soru 34

Sözlü kültür ortamında, olup biteni ya da hayal edilip kurgulanarak oluşturulan anlatıyı yüz yüze bir iletişimle, seyirci kitlesinin önünde, hareket ve taklitle anlatma sanatı insanlık tarihi kadar eski ve evrenseldir. Birçok kişinin içinde bulunduğu bir olayı tek başına canlandıran bir oyuncu (aktör) olup mimik ve şive taklitleriyle birçok kişinin, bir kişi tarafından canlandırılan en önemli dramatik sözlü sanat türüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Orta oyunu
B
Meddah
C
Gölge oyunu
D
Kukla oyunu
E
Cümbüş
Açıklama:
Meddah, birçok kişinin içinde bulunduğu bir olayı tek başına canlandıran bir oyuncu (aktör)dur. Mimik ve şive taklitleriyle birçok kişinin, bir kişi tarafından canlandırılması demek olan meddahlık en önemli dramatik sözlü sanat türlerimizden birisidir. Bu sanatın, sanatkârı olan meddah, bir sandalyeye oturarak dinleyicilerine hikâye anlatır. Bu hikâyelerin bir kısmı anonim eserlerdir; bazılarının yazarları bellidir. Karagöz ve orta oyununda olduğu gibi günlük hayat olayları, masallar, destanlar, hikâye ve efsaneler meddahın da repertuarını oluşturur.

Soru 35

Aşağıdakilerden meddah için söylenenlerin hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Meddah oyununun anlatı bölümlerinin aralarına söyleşmeli, taklitli, kişileştirmeli kısımlar yerleştirildiği için kolaylıkla dramatik türlerden sayılabilir.
B
Meddah çok daha zengin kaynaklara dayanan daha çeşitli hikâye dağarcığına sahiptir ve gülmecenin yanısıra her türlü havayı, mizacı veya değişik anlatım tutumlarıyla işlenen pek çok konuyu ele alabilir.
C
Meddah anlatıyı dinleyicide merak uyandırıcak bir biçimde sunar, onu heyecanlandıracak kurgusal gecikmelere baş vurur, bu tutumuyla dinleyicide farklı farklı duygular uyandırır.
D
Meddahbseçtiği konulara göre benzetmeci ve gerçekçi modern tiyatroya daha yakındır.
E
Meddah da seyirci ile oyun arasında belli bir mesafe yoktur. Seyircinin tepkisi buna bağlı olarak mesafeli ve soğukkanlı bir tepkidir.
Açıklama:
Meddah, birçok kişinin içinde bulunduğu bir olayı tek başına canlandıran bir
oyuncu (aktör)dur. Mimik ve şive taklitleriyle birçok kişinin, bir kişi tarafından
canlandırılması demek olan meddahlık en önemli dramatik sözlü sanat türlerimizden birisidir. Bu sanatın, sanatkârı olan meddah, bir sandalyeye oturarak dinleyicilerine hikâye anlatır. Bu hikâyelerin bir kısmı anonim eserlerdir; bazılarının
yazarları bellidir. Karagöz ve orta oyununda olduğu gibi günlük hayat olayları,
masallar, destanlar, hikâye ve efsaneler meddahın da repertuarını oluşturur.
Meddah bir anlatı türü olarak karagöz ve orta oyunu gibi dramatik seyirlik
türlerden kolayca ayrılabilir. Ancak, meddah oyununun anlatı bölümlerinin aralarına söyleşmeli, taklitli, kişileştirmeli kısımlar yerleştirildiği için kolaylıkla dramatik türlerden sayılabilir. Nitekim modern tiyatroda, tek kişilik oyunların varlığı
da bunu kanıtlıyor. Meddah ile karagöz ve orta oyunu arasında drama bakımından bu yakınlık başka yönlerden bakıldığında yoktur. Karagöz ve orta oyunu bir
güldürmece tiyatrosudur. Meddah ise çok daha zengin kaynaklara dayanan daha
çeşitli hikâye dağarcığına sahiptir ve gülmecenin yanısıra her türlü havayı, mizacı
veya değişik anlatım tutumlarıyla işlenen pek çok konuyu ele alabilir. Oysa, karagöz ve orta oyunu Hançerli Hanım ve Binbirdirek gibi gerçekçi halk hikâyelerini
bile bir güldürmece olarak sunabilmiştir. Meddah ise anlatısında izlediği anlatım
tekniğinde yönteminde, anlatıyı dinleyicide merak uyandırıcak bir biçimde sunar,
onu heyecanlandıracak kurgusal gecikmelere baş vurur, bu tutumuyla dinleyicide farklı farklı duygular uyandırır. Bu anlatı tekniğinin doğal sonucu; bir yiğitlik
destanıyla ağıt özelliği taşıyan Kerbela gibi dinî bir olayı ele alan hikâyelerin dinleyicide yaratacağı duygular farklı olacaktır.
Bu bağlamda, karagöz ve orta oyunu sadece güldürmeceyi amaçlayan birer
göstermeci tiyatro olmasına karşılık meddah seçtiği konulara göre benzetmeci ve
gerçekçi modern tiyatroya daha yakındır. Orta oyunu ve karagözde seyirci açısından oyunla kaynaşma, onun havasına kendini kaptırma ve kişilerle kendini
özdeşleştirme ilişkisi yoktur. Tam tersine, seyirci ile oyun arasında belli bir mesaf vardır ve seyircinin tepkisi buna bağlı olarak mesafeli ve soğukkanlı bir tepkidir. Meddah ise, seçtiği konulara göre seyircide coşkunluk, üzüntü, merak, acıma
duyguları yaratır. Meddahın canlandırdığı ve anlattığı kişilerle seyirci arasında bir duygudaşlık bağı ve bir özdeşleştirme ilişkisi kurulabilir. N

Soru 36

Meddah oyununun “açıklama” bölümünde aşağıdakilerden hangisine yer verilir?

Seçenekler

A
Bu bölümde asıl anlatacağı hikâyeyi anlatmaya başlar. Meddah bütün ustalığını bu bölümde gösterir.
B
Meddah bu bölümde ölçülü veya ölçüsüz sözlü kalıp ifadeler kullanarak anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir.
C
Meddah bir divanî veya bir tekerleme söyleyerek seyircinin dikkatini icrasına çeker.
D
Meddahların icralarının başlangıcında okudukları divanîlere ve onu takip eden tekerlemelere manzumelere yer verilebilir
E
Meddahlar anlattıkları hikâyeleri uygun bir yerinde keserler. Bu hareketleriyle hem dinleyicilerin kahve, çay ve tütün içerek dinlenmelerini sağlar hem de elde dolaştırılan bir tepsiyle dinleyicilerden para toplatırlardı
Açıklama:
Açıklama Bölümü: Meddah bu bölümde ölçülü veya ölçüsüz sözlü kalıp ifadeler kullanarak anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir. Geçmişte bu kısımda bazen icranın yapıldığı devrin padişahına övgülerin yer aldığı da olurdu. Bu tür geleneksel olarak kalıplaşmış açıklama sözlerine örnek olarak “İsim isme, cisim cisme, semt semte benzer, geçmiş zaman söylenir, yalan gerçek vakit geçer demişler. ...” şeklindeki kısa ifade verilebilir.

Soru 37

Dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın ortasında, belli bir konu çerçevesinde, herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama olarak oynanan geleneksel seyirlik bir oyuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kukla oyunu
B
Tiyatro
C
Meddah
D
Orta oyunu
E
Gölge oyunu
Açıklama:
ORTA OYUNU Geleneksel seyirlik oyunlarımızın şehirlerde oluşan ve gelişen türlerinden birisi de orta oyunudur. Orta oyunu dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın ortasında, belli bir konu çerçevesinde fakat herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama (irticalen/tulûat) olarak oynanan geleneksel seyirlik bir oyundur.

Soru 38

Orta oyununda genellikle zurna ve çifte-nara gibi müzik aletlerini çalan müzisyenlerin oturduğu yere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kapı
B
Dükkan
C
Mevki
D
Kafes
E
Çalgıcıların yeri
Açıklama:
Çalgıcıların Yeri: Orta oyununda genellikle zurna ve çifte-nara gibi müzik aletlerini çalan müzisyenlerin oturduğu yer.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi meddah sopasının görevlerinden değildir?

Seçenekler

A
Meddah sopasını yere vurarak oyunun başladığını haber vermek
B
Kapı çalındığını bildirmek
C
Onu yerine göre saz yerine de kullanmak
D
Süpürge yerine kullanak
E
Oyunun bitişini haber vermek
Açıklama:
Meddah sopasını yere vurarak oyunun başladığını haber vermek, kapı çalındığını bildirmek gibi çeşitli sesler çıkarmada kullandığı gibi onu yerine göre saz, tüfek ve süpürge gibi çeşitli araçların yerine de kullanır.

Soru 40

Orta oyunlarının asıl ele aldığı konunun anlatıldığı bölümdür. Bu nedenle, orta oyunu geleneğinde oyunlar bu bölümünde işlenen konuya göre adlandırılır. Bu bölümde işlenen konuların büyük bir kısmı karagöz geleneğinden alınmıştır.
Yukarıda bahsedilen orta oyunu bölümü aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Giriş
B
Muhavere
C
Fasıl
D
Zuhurî
E
Bitiş
Açıklama:
Orta oyunlarının asıl ele aldığı konunun anlatıldığı bölümdür. Bu nedenle, orta oyunu geleneğinde oyunlar fasıl bölümünde işlenen konuya göre adlandırılır. Fasıl bölümünde işlenen konuların büyük bir kısmı karagöz geleneğinden alınmıştır.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Türk kukla oyun geleneğindeki oynatım tekniklerinden biridir?

Seçenekler

A
Gölge Kuklası
B
Cüce Kuklası
C
İskemle Kuklası
D
Su Kuklası
E
Parmak Kuklası
Açıklama:
Kukla kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde oyuncuların meydana getirdikleri topluluklara verilen addır?

Seçenekler

A
Kol
B
Curcunabaz
C
Han
D
Palanka
E
Pastav
Açıklama:
Orta oyunu kavramını tanıyabileceksiniz.

Soru 43

Oyuncunun tek başına hazırlayıp yürüttüğü seyirlik oyun aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tuluat Tiyatrosu
B
Meddah
C
Orta Oyunu
D
Kam
E
Köy Seyirlik Oyunu
Açıklama:
Meddah kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi “bebek, çömçe gelin” ve “karaçör” olarak da adlandırılan oyun türüdür?

Seçenekler

A
Kukla
B
Orta Oyunu
C
Meddah
D
Köy Tiyatrosu
E
Karagöz
Açıklama:
Kukla kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 45

Aşağıdaki hangi oyun kişisi Orta Oyununun oyunbaşısı veya bir anlamda yönetmeni kabul edilir?

Seçenekler

A
Şeyh Küşteri
B
Pişekar
C
Kavuklu
D
Zenne
E
Hacivat
Açıklama:
Orta oyunu kavramını tanıyabileceksiniz.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi Orta Oyununun bölümlerinden biridir?

Seçenekler

A
Selamlama
B
Tartışma
C
Fasıl
D
Zuhuri
E
Uğurlama
Açıklama:
Orta oyunu kavramını tanıyabileceksiniz.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi meddahın aksesuarlarından biridir?

Seçenekler

A
Kavuk
B
Tasvir
C
Davul
D
Tef
E
Baston
Açıklama:
Meddah kavramını tanımlayabileceksiniz.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Türk kukla sanatında kuklacılara verilen isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Kuklabaz
B
Başkuklabaz
C
Hayalbaz
D
Suretbaz
E
Korçakbaz
Açıklama:
Selçuklular ve Osmanlılar döneminde son derece önemli bir kültürel etkinlik olarak karşımıza çıkan geleneksel seyirlik oyunlar, XVII. yüzyıldan sonra “kukla” olarak adlandırılmaya başlanılmıştır. Kuklacılara da “Kuklabaz”, “Başkuklabaz”, “Hayalbaz”, “Suretbaz” gibi adlar verilmiştir.

Soru 49

Türk kukla seyirlik oyun geleneğinde değişik tekniklerle oluşturulup oynatılan çeşitli kukla oyunu tipleri vardır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Masa kuklası
B
İskemle kuklası
C
İpli kukla
D
Araba kuklası
E
Yer kuklası
Açıklama:
Türk kukla seyirlik oyun geleneğinde değişik tekniklerle oluşturulup oynatılan çeşitli kukla oyunu tipleri vardır. Bu kukla oyunu tipleri çoğunlukla oynatıldıkları teknikten hareketle adlandırılırlar. Bunlar, el kuklası, ipli kukla, iskemle kuklası, araba kuklası, köy kuklası, dev kukla, ayak kuklası, yer kuklası ve canlı kukla gibi adlar ile anılmaktadır.

Soru 50

Daha çok sokak eğlencelerinde kullanılan, göğüslerinden yatay biçimde bir ip geçirilen, gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılan kuklalar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
El kuklası
B
İskemle kuklası
C
İpli kukla
D
Araba kuklası
E
Köy kuklası
Açıklama:
İskemle Kuklası: Göğüslerinden yatay biçiminde bir ip geçirilen bu kuklalar gayda ve benzeri çalgıların eşliğinde aşağıdan ipleri çekilmek suretiyle oynatılırlar. İskemle kuklaları daha çok sokak eğlenceleri içindir. Bu kuklalar dört köşe bir tahta iskemle üstüne dizilmiş iki veya dört bebeğin dönerek ve zıplayarak oynatılmasından ibaret olduğu için bu adı almıştır.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi ayak kuklasının baş kahramanıdır?

Seçenekler

A
Çaput adam
B
Kepçe kadın
C
Keçel pehlivan
D
Bodi bostan
E
Kepçe başı
Açıklama:
Daha çok Anadolu’da yaygın olan ayak kuklası tekniği, kuklacının iki ayak başparmağına taktığı kuklaları oynatmasına ve konuşturmasına dayanır. Ayak kuklasının baş kahramanına “Keçel Pehlivan” denilir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın ortasında, belli bir konu çerçevesinde fakat herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama (irticalen/tulûat) olarak oynanan geleneksel seyirlik bir oyundur?

Seçenekler

A
Kukla
B
Meddah
C
Karagöz
D
Orta oyunu
E
Tiyatro
Açıklama:
Geleneksel seyirlik oyunlarımızın şehirlerde oluşan ve gelişen türlerinden birisi de orta oyunudur. Orta oyunu dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın ortasında, belli bir konu çerçevesinde fakat herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama (irticalen/tulûat) olarak oynanan geleneksel seyirlik bir oyundur.

Soru 53

Orta oyunu kelimesi XIX. yüzyıldan beri kullanılmakla beraber bu geleneksel sanat dalına verilen tek ad değildir. Aşağıdakilerden hangisi orta oyununa verilen diğer adlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Cümbüş oyunu
B
Taklit oyunu
C
Zuhuri
D
Meydan oyunu
E
Kol oyunu
Açıklama:
Orta oyunu kelimesi XIX. yüzyıldan beri kullanılmakla beraber bu geleneksel sanat dalına verilen tek ad değildir. “Taklit Oyunu” da denilen orta oyunu yerine kullanılan adlardan biri de ortaya çıkıp gelişen anlamında “Zuhurî”dir. Orta oyunu, oynandığı mekân bakımından “Meydan Oyunu” ve bu oyunu oynayan takım veya oyuncu topluluğu anlamında da “Kol Oyunu” olarak da adlandırılmıştır. “Kol Oyunu” ifadesi aynı zamanda “Komedya” anlamında da kullanılmıştır.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel anlayışla yapılmış bir "orta oyunu meydanı"nın bölümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sandık odası
B
Muhavere
C
Kapı
D
Yeni dünya
E
Kafes
Açıklama:
Geleneksel anlayışla yapılmış bir “orta oyunu meydanı” şu bölümlerden oluşurdu:
1. Sandık Odası (Pusat Odası): Oyuncuların kostümlerinin bulunduğu ve giyinip soyundukları çadır ya da perdeyle kapatılmış bir yer.
2. Kapı: Oyuncuların meydana girip çıktıkları kısım.
3. Çalgıcıların Yeri: Orta oyununda genellikle zurna ve çifte-nara gibi müzik aletlerini çalan müzisyenlerin oturduğu yer.
4. Dükkan: Neredeyse bütün oyunlarda “Pişekâr”ın yardımıyla bir işe başlayan “Kavuklu”nun dükkan olarak kullandığı 70 cm yüksekliğinde iki kanatlı bir paravana.
5. Meydan: Oyuncuların oynadığı yaklaşık 15x25 metrelik alan.
6. Yenidünya: Oyuna göre ev, hamam gibi mekânlar olarak kullanılan yaklaşık 1,5 m yüksekliğinde tahtadan yapılmış 2-4 kanatlı kafes veya paravanadır. Yenidünya’nın içinde 2-3 tane iskemle vardır.
7. Mevki: Erkek seyircilerin oturduğu bölümdür.
8. Kafes: Kadın seyircilerin oturduğu bölümdür.
9. Parmaklık: Çoğunlukla 1,5 m yüksekliğindeki kazıklara çekilen iplerle oluşturulan seyirci kısmı ile oyun meydanını birbirinden ayıran bölümdür.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi orta oyunlarında asıl ele alınan konunun anlatıldığı bölümdür?

Seçenekler

A
Giriş
B
Bitiş
C
Fasıl
D
Muhavere
E
Senaryo
Açıklama:
Fasıl: Orta oyunlarının asıl ele aldığı konunun anlatıldığı bölümdür. Bu nedenle, orta oyunu geleneğinde oyunlar fasıl bölümünde işlenen konuya göre adlandırılır.

Soru 56

Orta oyununun oyunbaşısı veya bir anlamda yönetmeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kavuklu
B
Meddah
C
Zenne
D
Pişekar
E
Köçek
Açıklama:
Pişekâr: Orta oyununun oyunbaşısı veya bir anlamda yönetmenidir.

Soru 57

Orta oyununun tek sabit aksesuarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Masa
B
Sandalye
C
Kavuk
D
Kapı
E
Pastav
Açıklama:
Orta oyununun tek sabit aksesuarı “pastav”dır (şakşak/tahta maşa). “Pastav” veya “Şakşak” adı da verilen bu aksesuar oyunda, Pişekâr tarafından efektin yaratılmasında, izleyicinin dikkatinin çekilmesinde, sözün vurgulanmasında, zurnacıya çal komutunun verilmesinde ve bir anlamda oyunun yönetilmesinde kullanılır. Pastav çoklu işleve sahip bir araçtır bu çoklu işlevsel özelliğiyle de pastav orta oyunun olmazsa olmazı konumundadır. Bu nedenle orta oyununun sembolüdür.

Soru 58

Hangisi doğaçlama anlamındadır?

Seçenekler

A
Meddah.
B
Tuluat.
C
Kukla.
D
Orta oyunu.
E
Drama.
Açıklama:
Tuluat. Cevap B'dir.

Soru 59

Hangisi ipli kukla manasındadır?

Seçenekler

A
Tuluat.
B
Drama.
C
Meddah.
D
Orta oyunu.
E
Çadır- hayal.
Açıklama:
Çadır hayal . Cevap E'dir.

Soru 60

Bodi Bostan, Gelin gok isimli kuklalar hangi kategoride yer alır?

Seçenekler

A
Dev kuklası.
B
EL kuklası.
C
Köy kuklası.
D
Ayak kuklası.
E
Canlı kukla.
Açıklama:
Köy kuklası. Cevap C'dir.

Soru 61

Keçel Pehlivan hangi kategoride değerlendirilmelidir?

Seçenekler

A
Köy kuklası.
B
El kuklası.
C
Ayak kuklası.
D
Canlı kukla.
E
Dev kuklası.
Açıklama:
Ayak kuklası. Cevap C'dir.

Soru 62

Baş tipleri İbiş ve İhtiyar olan kuklalar hangi kategoride değerlendirilmelidir?

Seçenekler

A
Canlı kukla.
B
El kuklası.
C
Dev kuklası.
D
Köy kuklası.
E
Yer kuklası.
Açıklama:
Canlı kukla. Cevap A'dır.

Soru 63

Hangisi methedici, övücü anlamındadır?

Seçenekler

A
Meddah.
B
Tuluat.
C
Orta oyunu.
D
Destan.
E
Kukla.
Açıklama:
Meddah. Cevap A'dır.

Soru 64

Sivri külahlı bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Meddah.
B
Curcuna-baz.
C
Karaçör.
D
Hemecik.
E
Keçel pehlivan.
Açıklama:
Curcuna- baz. cevap B'dir.

Soru 65

Hangisi hendekle çevrilmiş küçük hisar anlamındadır?

Seçenekler

A
Meddah.
B
Keçel pehlivan.
C
Tuluat.
D
Palanka.
E
Curcuna-baz.
Açıklama:
Palanka. Cevap D'dir.

Soru 66

Muhavere aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Meddah.
B
Kukla.
C
Tuluat.
D
Orta oyunu.
E
Palanka.
Açıklama:
Orta oyunu. Cevap D'dir.

Soru 67

Pişekar aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Meddah.
B
İpli kukla.
C
El kuklası.
D
Ayak kuklası.
E
Orta oyunu.
Açıklama:
Orta oyunu. Cevap E 'dir.

Soru 68

Tulûat'ın anlamı nedir?

Seçenekler

A
Güzel anlamındadır.
B
Doğru anlamındadır.
C
Yanlış anlamındadır.
D
Doğaçlama anlamındadır.
E
Ezber anlamındadır.
Açıklama:
Tulûat: Doğaçlama
anlamındadır.

Soru 69

İpli kuklanın yapımında en çok kullanılan malzeme aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sudur.
B
Plastiktir.
C
Süngerdir.
D
Demirdir.
E
Ahşaptır.
Açıklama:
İpli kuklanın yapımında en çok kullanılan malzeme ahşaptır.

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi İbiş karakteriyle ilgili yanlış bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
İbiş: Her zaman uşak rolündedir.
B
İhtiyar’ın uşağıdır.
C
Asıl adı Ali'dir.
D
Kurnaz ve hazır cevaptır.
E
Kukla oyunlarının baş komiğidir.
Açıklama:
İbiş: Her zaman uşak rolündedir. Asıl adı “Sadık” olmasına karşılık çoğunlukla
“İbiş” olarak çağırılır. İhtiyar’ın uşağıdır, kurnaz ve hazır cevaptır. İbiş kaba saba,
açık saçık ve iki anlamlı sözler söyleyerek oyunun gelişmesini sağlar. O, kukla
oyunlarının baş komiğidir. Eğri büğrü, püskülü devamlı oynayan biçimsiz bir fesi
vardır.

Soru 71

Türk meddah geleneğinin icralarında anlatım ve gösteriler ile ilgili bölümlerinden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Örnekleme
B
Senaryo
C
Başlangıç
D
Açıklama
E
Bitiş
Açıklama:
Türk meddah geleneğinin icralarında anlatım ve gösteriler “Başlangıç”, “Açıklama”, “Senaryo” ve “Bitiş” gibi kalıplaşmış bölümlerden meydana gelmektedir.

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi Türk meddah geleneğinin Senaryo bölümüyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Meddah, başlangıç ve açıklama bölümlerinde dikkatlerini çekerek etrafına topladığı seyircilere, bu bölümde asıl anlatacağı hikâyeyi anlatmaya başlar.
B
Anlatılan hikâyedeki düğümün çözüldüğü ve anlatımın bittiği bölümdür.
C
Meddah bu bölümde ölçülü veya ölçüsüz sözlü kalıp ifadeler kullanarak anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir.
D
Meddah “Hak dostum Hak!” nidasıyla oyuna başlar.
E
Meddah bir divanî veya bir tekerleme söyleyerek seyircinin dikkatini icrasına çeker
Açıklama:
Senaryo Bölümü: Meddah, başlangıç ve açıklama bölümlerinde dikkatlerini çekerek etrafına topladığı seyircilere, bu bölümde asıl anlatacağı hikâyeyi anlatmaya başlar. Meddah bütün ustalığını bu bölümde gösterir. Meddahın ustalığı demek, Türkçeyi yeri geldiğinde bütün ağızlarıyla kullanmak, Osmanlı toplum
yapısı içinde yer alan ve bir çoğunu karagözde de gördüğümüz azınlık tiplerini konuşma biçimleriyle taklit etmek, sözlerini deyim ve atasözlerinden argoya kadar kalıp ifade ve sözlerle süslemek ve sözlü anlatımını jest ve mimiklerle desteklemektir. Meddahlar senaryo bölümünde farklı kökenden gelen tipleri dans, müzik ve dil özellikleriyle birlikte canlandırırak icralarını zenginleştirip anlatımı monotonluktan da kurtarırlar. Meddahlık geleneğinde taklitler ne kadar zengin olursa olsun asıl olan hikâyedir. Bu özellik belki de karagözün sözel cephesiyle meddahın sözel cephesi arasındaki en önemli farklılıktır. Karagözde derine inmeyen hikâye, meddahta üzerinde göreceli olarak daha çok durulan, derinleştirilen ve asıl dinlenilerek zevk alınan, merak edilen ve anlatıcıdan istenilen durumundadır. Meddah seyircilerinin niteliklerini göz önünde bulundurarak anlattığı hikâyeyi geliştirir. Tıpkı sözlü kültür ortamında epik destan anlatan destancı veya kahvehanede halk hikâyesi anlatan âşık gibi seyircinin tavrı hikâyesini anlatan meddahı doğrudan
doğruya etkiler. Seyirciden meddaha gelen bu etkiler hikâyenin uzunluğunu veya kısalığını belirler. Usta ve yaratıcı bir meddah, hikâyesini ezberlemez ve ezberden kelimesi kelimesine anlatmaz. O, hikâyenin ana olaylar dizisini ve karakterlerin niteliklerini bilir. Dikkatli, istekli ve destekleyen bir dinleyici karşısında meddah asıl anlatı içerisine bağımsız sayılabilecek hikâyecikler veya asıl anlatının uygun yerlerine yeni şive ve taklitler ekleyerek hikâyesini istediği kadar uzatabilir. İsteksiz ve dikkatsiz bir seyirci kitlesi karşısında da hikâyeyi kısaltabileceği gibi hikâyenin anlatımını kesip bir anısını ya da bir fıkra anlatarak onların dikkatini toplamayı deneyebilir. Meddahın anlattığı hikâye çok uzunsa hikâyede anlatılan olayın çok merak uyandıran bir yerinde çay, kahve, tütün içmek için ihtiyaç molası verebilir.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi Türk meddah geleneğinin Başlangıç bölümüyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Meddah bir divanî veya bir tekerleme söyleyerek seyircinin dikkatini icrasına çeker.
B
Meddah bu bölümde ölçülü veya ölçüsüz sözlü kalıp ifadeler kullanarak anlatacağı hikâyenin kahramanlarının ailesi, sosyo-ekonomik
durumu, mekânı, zamanı hakkında bilgiler verir.
C
Meddah, başlangıç ve açıklama bölümlerinde dikkatlerini çekerek etrafına topladığı seyircilere, bu bölümde asıl anlatacağı hikâyeyi anlatmaya başlar.
D
Meddah bütün ustalığını bu bölümde gösterir.
E
Anlatılan hikâyedeki düğümün çözüldüğü ve anlatımın bittiği bölümdür.
Açıklama:
Başlangıç Bölümü: Meddah “Hak dostum Hak!” nidasıyla oyuna başlar.
Meddah bir divanî veya bir tekerleme söyleyerek seyircinin dikkatini icrasına çeker. İcranın başlangıcını sağlayan manzumelere örnek olarak;
“Hak dostum Hak!”
Yanıldım ben çırak aldım yanıma
Eve gelmez külhan dükkanda yatır
Kovsam o da düşmez şanıma
Ki vardır çarşafsız yorganda yatır
Haşa huzurdan ustası çırağını sever
Bir eşek aldı pazardan, eşek göze geldi çatladı nazardan
Eşek çıktı mezardan, eşeğin aşkından ormanda yatır
Bizim çırak da hırtıyı pırtıyı toplamış külhanda yatır
Zaman-ı evailde...”
şeklindeki Hayalî Küçük Ali’nin söylediği tekerleme verilebilir. Tekerlemenin
veya bir divanînin okunmaya başlaması bir yandan dinleyicilerin meddahın etrafında toplanmasını sağlarken diğer yandan da toplanmış olan dinleyicilerin kendi
aralarında konuşmayı keserek, anlatım sessizliği sağlamak gibi icra ortamını düzenlemeye yönelik gizli işlevleri de vardır.
Meddahların icralarının başlangıcında okudukları divanîlere ve onu takip
eden tekerlemelere de örnek olarak şu manzume verilebilir:
“Hak dostum Hak!”
Bâkî Efendi’nin Divanı’ndan
3. Ünite - Halk Edebiyatında Seyirlik Türler: Kukla, Meddah, Orta Oyunu 63
Ey gönül a’yan-ı devlet içre himmet kalmadı
Kimden umarsın kerem, ehl-i mürüvvet kalmadı
***
Nefse nefsî oldu dünya, hep alem hayrettedir
Kimseden hiç kimseye zerre inâyet kalmadı
***
Gel zuhûr et handesin ey mehdi-i sahip-kıran!
Kim cihanda zahir olmadık alâmet kalmadı
***
Ey dirîğâ lutf u ihsanı kapusun yaptılar
Zikri hayr olsun diyen sâhib-saâdet kalmadı
***
Câhil ü nâdân ola gör ister isen mertebe
Kim kemal ehline Baki şimdi rağbet kalmadı
şeklindeki divanîyi okuduktan sonra, “Sühensâz-ı gülistan-ı nezâket, nihâl-i
konca-i bâğ-ı zerâfet, dinledikçe verir tab’a letâfet, dinleyiniz efendim. İşte bu âciz
köleleri, oturun bey efendilere nakl eylesin hoşça bir hikâye. Efendim râviyân-ı ahbâr
ve nâkilân-ı âsâr, muhaddisân-ı rûzigâr nakl-i beyan ider ki, zamân-ı evâilde...”
gibi girişlerle meddahlar anlatacakları hikâyeye başlarlardı. Meddah hikâyelerinin
başlangıç ve bitiriş kısımlarındaki bu manzume ve tekerlemeler, tıpkı masalların
açılış ve kapanış tekerlemelerine benzer şekilde sözlü anlatıyı ve icrasını düz ve
gündelik konuşmadan ayıran bir çerçeve işlevindedirler

Soru 74

Dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın ortasında, belli bir konu çerçevesinde fakat herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama (irticalen/tulûat) olarak oynanan geleneksel seyirlik bir oyun aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Halk oyunları
B
Çocuk oyunu
C
Kukla oyunu
D
Meddah oyunu
E
Orta oyunu
Açıklama:
Orta oyunu dört bir yanı seyircilerle dolu bir meydanın
ortasında, belli bir konu çerçevesinde fakat herhangi bir yazılı metne bağlı kalmadan, canlı oyuncular tarafından doğaçlama (irticalen/tulûat) olarak oynanan
geleneksel seyirlik bir oyundur.

Soru 75

Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen isime ne denir?

Seçenekler

A
Komedyen
B
Oyuncu
C
Tiyatrocu
D
Meddah
E
Curcuna-baz
Açıklama:
Curcuna-baz: Curcuna içinde
dans edip soytarılıklar yapan
sivri külahlı, bazen yüzleri
maskeli oyunculara verilen
isimdir.

Soru 76

Palanka nedir?

Seçenekler

A
Doğaçlama anlamındadır.
B
Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen isimdir.
C
Orta oyununda sürekli Kavuklu’nun arkasında dolaşan kişi.
D
Kelimenin gerçek anlamı ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş küçük hisardır.
E
Bir değnek ile çalınan koltuk altı davuluna verilen isimdir.
Açıklama:
Palanka: Kelimenin gerçek
anlamı ağaç ve toprakla
yapılmış, hendekle çevrilmiş
küçük hisardır.

Soru 77

Geleneksel anlayışla yapılmış bir “orta oyunu meydanında” hangi bölüm yoktur?

Seçenekler

A
Sandık Odası
B
Kapı
C
Çalgıcıların Yeri
D
Kameralar
E
Parmaklık
Açıklama:
Geleneksel anlayışla
yapılmış bir “orta oyunu meydanı” şu bölümlerden oluşurdu:
1. Sandık Odası (Pusat Odası): Oyuncuların kostümlerinin bulunduğu ve giyinip soyundukları çadır ya da perdeyle kapatılmış bir yer.
2. Kapı: Oyuncuların meydana girip çıktıkları kısım.
3. Çalgıcıların Yeri: Orta oyununda genellikle zurna ve çifte-nara gibi müzik
aletlerini çalan müzisyenlerin oturduğu yer.
4. Dükkan: Neredeyse bütün oyunlarda “Pişekâr”ın yardımıyla bir işe başlayan “Kavuklu”nun dükkan olarak kullandığı 70 cm yüksekliğinde iki kanatlı bir paravana.
5. Meydan: Oyuncuların oynadığı yaklaşık 15x25 metrelik alan.
6. Yenidünya: Oyuna göre ev, hamam gibi mekânlar olarak kullanılan yaklaşık
1,5 m yüksekliğinde tahtadan yapılmış 2-4 kanatlı kafes veya paravanadır.
Yenidünya’nın içinde 2-3 tane iskemle vardır.
7. Mevki: Erkek seyircilerin oturduğu bölümdür.
8. Kafes: Kadın seyircilerin oturduğu bölümdür.
9. Parmaklık: Çoğunlukla 1,5 m yüksekliğindeki kazıklara çekilen iplerle
oluşturulan seyirci kısmı ile oyun meydanını birbirinden ayıran bölümdür

Ünite 4

Soru 1

Türk edebiyatı tarihinde "sözlü edebiyat" hangi dönemde ele alınmaktadır?

Seçenekler

A
İslamiyet öncesi Türk edebiyatı
B
İslam uygarlığı etkisindeki Türk edebiyatı
C
Halk edebiyatı
D
Divan edebiyatı
E
Hiçbiri
Açıklama:
Türk edebiyatı
tarihi üç döneme ayrılmıştır:
1) İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı
a) Sözlü Edebiyat
b) Yazılı Edebiyat
2) İslâm Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
A) Halk Edebiyatı
a) Anonim Halk Edebiyatı
b) Dinî Tasavvufî Halk Edebiyatı
c) Âşık Tarzı Halk Edebiyatı
B) Divan Edebiyatı
3) Batı Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet öncesi Türk edebiyatında "atasözü" anlamındadır?

Seçenekler

A
Sagu
B
Ağıt
C
Kam
D
Ozan
E
Sav
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının “sav” (atasözü) ve “sagu” (ağıt) gibi anonim
türleriyse zaten adlandırmada kullanılan terimlerin değişmesinin ötesinde tarih
boyunca kendi gelişim çizgilerinde yaşamaya devam ettiler. Böyle eksik bir sınıflandırmaya bağlı bir ayırım onlar açısından hiçbir zaman hiçbir anlam taşımadı.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet öncesi Türk edebiyatında "ağıt" anlamındadır?

Seçenekler

A
Sav
B
Sagu
C
Kam
D
Ozan
E
Hiçbiri
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının “sav” (atasözü) ve “sagu” (ağıt) gibi anonim
türleriyse zaten adlandırmada kullanılan terimlerin değişmesinin ötesinde tarih
boyunca kendi gelişim çizgilerinde yaşamaya devam ettiler. Böyle eksik bir sınıflandırmaya bağlı bir ayırım onlar açısından hiçbir zaman hiçbir anlam taşımadı.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet öncesinde kabul ettiği dinlerden biridir?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Musevilik
E
Hepsi
Açıklama:
Türkler İslamiyetten önce Şamanizm, Maniheizm, Budizm, Musevilik ve Hristiyanlık gibi dinleri tarihin çeşitli dönemlerinde kabul etmişlerdir.

Soru 5

Tarihte kadını üstün cins, erkeği ikincil bir cins olarak kabul eden ve küçük gruplar hâlinde yaşayan ve dinî, siyasi ve ruhani liderleri Türkçe “kam” adı verilen kadınlar olan Türk toplulukları hangi dine inanmaktaydı?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Hristiyanlık
E
Musevilik
Açıklama:
Türklerin tarih sahnesine çıktıkları Güney Sibirya Ormanları ile Altay Dağları
arasındaki üçgende, tarih öncesi dönemde önce kadınların hakim olduğu anaerkil
bir toplum yapısı içinde yaşadıkları bilinmektedir. Kadını üstün cins, erkeği ikincil bir cins olarak kabul eden ve küçük gruplar hâlinde yaşayan bu toplulukların
dinî, siyasi ve ruhani liderleri Türkçe “kam” adı verilen kadın şamanlardı.

Soru 6

Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı kimdir?

Seçenekler

A
Asıg Tutung
B
Çısuya Tutung
C
Aprunçır Tigin
D
Kalım Keyşi
E
Seli Tutung
Açıklama:
Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı Aprunçır Tigin’dir. Budizm ve Maniheizm döneminden adını bildiğimiz ozan-baksılarsa; Kül Tarkan, Çuçu, Kiki, Prataya Şiri, Seli Tutung, Asıg Tutung, Çısuya Tutung ve Kalım Keyşi’dir

Soru 7

Günümüzde de yaygın olarak kullanılan koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçimdir. "......." terimi “şiir”, “nazım”, ve “beyit” anlamlarını da karşılamıştır.
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Küg
B
Takşut
C
Takmak
D
Koşug
E
Kojan
Açıklama:
Koşug: Günümüzde de yaygın olarak kullanılan koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçimdir. Koşug terimi “şiir”, “nazım”, ve “beyit” anlamlarını
da karşılamıştır. Bir edebiyat terimi olarak “koşug” günümüzde de Tıva, Şor, Altay, Kırgız, Kazak, Hakas, Karakalpak, Saha (Yakut) gibi Türk boylarının halk şiiri
geleneklerinde “koşık”, “koşak”, “koşok” ve “kosık” şekillerinde yaşamaya devam
etmektedir. Koşuk dörtlüklerle kurulu şiir demektir.

Soru 8

İslâmiyet öncesi Türk edebiyatında "Kojan" olarak bilinen şiir türü, Altay Türkleri arasında “şarkı, türkü” anlamına gelen “...........” şekliyle Altay Türkçesinde günümüzde yaşamaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Koşug
B
Küg
C
Ir
D
Yır
E
Kojong
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatında Kojan olarak bilinen şiir türü, Altay Türkleri arasında "şarkı, türkü" anlamına gelen "kojong" şekliyle Altay Türkçesinde günümüzde yaşamaktadır.

Soru 9

On iki hikâyeden meydana gelen ve tam adıyla “Kitâb-ı Dedem Korkut AlâLisân-ı Tâife-i Oğuzan” olan Dede Korkut Hikâyeleri ilk defa hangi yılda günümüz Türkçesine çevrilmiştir?

Seçenekler

A
1916
B
1917
C
1918
D
1919
E
1920
Açıklama:
On iki hikâyeden meydana gelen ve tam adıyla “Kitâb-ı Dedem Korkut AlâLisân-ı Tâife-i Oğuzan” olan Dede Korkut Hikâyeleri’nin bilinen iki yazma nüshası
vardır. Birincisi, on iki hikâyeden oluşmaktadır ve Berlin Dresden Kütüphanesi’ndedir. Türkiye’de ilk defa 1916 yılında Kilisli Rıfat Bilge tarafından yayınlanmıştır. Dede
Korkut Hikâyeleri bu yayından sonra Türkiye’de tanınmış ve dünyada da pek çok
araştırmacının dikkatini çekmiştir. İkinci Dede Korkut yazmasıysa, altı hikâyeden
oluşmakta ve “Hikâyet-i Oğuznâme-i Kazanbey ve Gayri” başlığını taşımaktadır.
Bu yazma Vatikan kütüphanesindedir. Dede Korkut pek çok bakımdan araştırmacıların dikkatini çekmekte ve devamlı olarak değişik yönleriyle araştırılmaktadır.
Dede Korkut üzerine Türkçe ve pek çok dilde yapılan araştırmalar bini aşkın olmakla birlikte iki nüshayı da karşılaştırarak okuyan Muharrem Ergin ve Orhan Şaik
Gökyay’ın çalışmaları en dikkate değer okunmuş metinler durumdadır

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Türk dünyasında “ses”, “müzik”, “beste”, “hava” veya “ezgi” anlamında kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
Küg
B
Ir
C
Yır
D
Kojan
E
Koşug
Açıklama:
Küg: Ozan Aprunçır’ın bir şiirinde “şiir” anlamında kullanıldığı düşünülen bu
kelime şiirin bestesi ve ezgisi anlamındadır. Günümüzde de bu kelimeden türetilen “küy”, “küglemek” ve “küylemek” şekilleri, Türk dünyasında “ses”, “müzik”,
“beste”, “hava” veya “ezgi” anlamında kullanılmaktadır.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri İslâm uygarlığı etkisindeki Türk Edebiyatının ana başlıklarındandır?
  1. Sözlü Edebiyat
  2. Divan Edebiyatı
  3. Halk Edebiyatı
  4. Yazılı Edebiyat

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
İslâm Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
  1. Halk Edebiyatı
  2. Anonim Halk Edebiyatı
  3. Dinî Tasavvufî Halk Edebiyatı
  4. Âşık Tarzı Halk Edebiyatı
  5. Divan Edebiyatı

Soru 12

  1. İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı
  2. İslâm Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
  3. Batı Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri, Türkiye’de Türk edebiyatı tarihinin ilk tasnif denemesini yapan Mehmed Fuad Köprülü’nün yaptığı tasniflerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türkiye’de Türk edebiyatı tarihini ilk tasnif denemesini Mehmed Fuad Köprülü
yapmıştır. Buna göre Türk edebiyatı tarihi üç döneme ayrılmıştır:
1) İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı
2) İslâm Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
3) Batı Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı

Soru 13

Türk edebiyatının ilk yaratıcılarından olarak görülen, olağanüstü güçlere sahip olan, şiir söyleyen, musiki ve sihir ile tedavi yapan hekime verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ozan
B
Baksı
C
Dede Korkut
D
Sagu
E
Çuvaş
Açıklama:
Baksı: Türk edebiyatının ilk yaratıcılarından olan, olağanüstü güçlere sahip şiir söyleyen, musiki ve sihir ile tedavi yapan hekim, kam.

Soru 14

İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının anonim türlerinden olan ve günümüzde de hala kullanımı süren “ağıt'a”, İslamiyet öncesi dönemde verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sav
B
Otağ
C
Sagu
D
Şaman
E
Kam
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatında anonim türlerden olan “ağıt’ a” verilen ad “sagu” dur.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Türklerin İslâmiyet’ten önce kabul ettiği dinlerdendir?
  1. Şamanizm
  2. Şintoizm
  3. Budizm
  4. Bahailik

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve II
D
I ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Türkler, İslâmiyetten önce pek çok dini kabul etmişlerdir. Bunlar:
1: Şamanizm 2: Maniheizm 3: Budizm 4: Musevilik 5: Hristiyanlık

Soru 16

İnsanla hayvan ve bitkiler arasında bir akrabalık ilişkisi olduğuna dair inanç aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Totemizm
B
Şamanizm
C
Budizm
D
Taoizm
E
Hinduizm
Açıklama:
Totemizm: İnsanla hayvan ve bitkiler arasında bir akrabalık ilişkisi olduğuna dair inanç.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi, İslamiyet’ten önceki dönemde “yug” denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profesyonel ağıt söyleyen kişilere verilen addır?

Seçenekler

A
Otaçı
B
Emçi
C
Sınıkçı
D
Sığıtçı
E
Baksı
Açıklama:
Sığıtçı” (yug denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profesyonel ağıt söyleyicilere verilen addır.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi, Türk edebiyatında adı bilinen en eski Türk ozanıdır?

Seçenekler

A
Prataya Siri
B
Aprunçır Tigin
C
Kül Tarkan
D
Kalım Keyşi
E
Asıg Tutung
Açıklama:
Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı Aprunçır Tigin’dir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında şiir tür ve şekillerinden birisi değildir?

  1. Koşug

  2. Küg

  3. Yug

  4. Takmak

  5. Takşut

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve IV
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki şiir tür ve şekilleri:
1: Koşug - 2: Kojan - 3: Ir/Yır - 4: Küg - 5: Takşut - 6: Takmak
Yug: Cenaze Töreni

Soru 20

Oğuzların kahramanlıklarının anlatıldığı on iki öyküden oluşan, bilinen iki yazma nüshası Berlin Dresten ve Vatikan kütüphanelerinde bulunan eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Manas Destanı
B
Köroğlu Destanı
C
Saltuk Buğra Han Destanı
D
Keşanlı Ali Destanı
E
Dede Korkut Hikâyeleri
Açıklama:
Bilinen iki yazma nüshası Berlin Dresten ve Vatikan kütüphanelerinde bulunan, Oğuzların kahramanlıklarının anlatıldığı on iki öyküden oluşan eser: Dede Korkut Hikayeleridir.

Soru 21

Türkiye’de Türk edebiyatı tarihini ilk tasnif denemesini kim yapmıştır?

Seçenekler

A
Âşık Veysel
B
Aşık Seyranî
C
Şeref Taşlıova
D
Murat Çobanoğlu
E
Mehmed Fuat Köprülü
Açıklama:
Türkiye’de Türk edebiyatı tarihini ilk tasnif denemesini Mehmed Fuad Köprülü yapmıştır. Bu tasnifinde Köprülü, İslâmiyetin Türklerin büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilmesini temel ölçüt olarak kullanmıştır.

Soru 22

Türk edebiyatının ilk yaratıcıları olan “kam”ların (şamanların), toplumsal iş bölümünün gelişmesiyle ortaya çıkan “ozan”lar ve “baksı”ların oluşturduğu sözlü edebiyat geleneğine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ozan-baksı edebiyat geleneği
B
Tekke ve tasavvufî halk edebiyatı geleneği
C
Âşık tarzı edebiyat geleneği
D
Ağıt yakma geleneği
E
Meddah geleneği
Açıklama:
Türk edebiyatının ilk yaratıcıları olan “kam”ların (şamanların), toplumsal iş bölümünün gelişmesiyle ortaya çıkan “ozan”lar ve “baksı”ların oluşturduğu sözlü edebiyat geleneği, “Ozan-Baksı Edebiyat Geleneği” olarak adlandırılmaktadır. Başlangıçtan İslâmiyetin kabulüne ve yeni edebiyat geleneklerinin ortaya çıkmasına kadar olan dönemin “Ozan-Baksı Edebiyat Geleneği” olarak ele alınması son derece doğru ve yararlıdır. Böylece, bu geleneğin üzerine daha sonraki yüzyıllarda oluşacak olan “Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı” ve “Âşık Tarzı Halk Edebiyatı” gelenekleri arasındaki sürekliliği anlamak kolaylaşacaktır. Daha da önemlisi, günümüzde de sözlü edebiyatları kamlar (şaman) tarafından sürdürülen Türk boylarının bu tür edebî verimlerini bu başlık altında ele alıp işlemek mümkün olacaktır. İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının “sav” (atasözü) ve “sagu” (ağıt) gibi anonim türleriyse zaten adlandırmada kullanılan terimlerin değişmesinin ötesinde tarih boyunca kendi gelişim çizgilerinde yaşamaya devam ettiler. Böyle eksik bir sınıflandırmaya bağlı bir ayırım onlar açısından hiçbir zaman hiçbir anlam taşımadı.

Soru 23

Hangi inanç sistemine bağlı olarak kutsal kabul edilen cisim ve varlıklar etrafında tapınma amaçlı inanç ve düşünce örüntüsü olan kültler oluşmuştur?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Ataizm
E
Musevilik
Açıklama:
Tarih öncesi dönemde önce kadınların hakim olduğu anaerkil bir toplum yapısı içinde yaşadıkları bilinmektedir. Kadını üstün cins, erkeği ikincil bir cins olarak kabul eden ve küçük gruplar hâlinde yaşayan bu toplulukların dinî, siyasi ve ruhani liderleri Türkçe “kam” adı verilen kadın şamanlardı. “Ak Ana” da dedikleri, Umay Tanrıça’ya kâinatın yaratıcısı olarak inanıyorlardı. Önceleri kadınlara tabi olarak toplayıcılık, avcılık, balıkçılık yapan erkekler hayvanları evcilleştirerek avcılığın yanında hayvancılık da yapmaya başladılar. Demir ve benzeri metallerden silah yapmaya başlayan yeryüzündeki ilk üç bölgeden birisi olan Altay’daki bu Ön-Türkler (Proto-Türkler) demircilerin de kadınlar gibi kam (şaman) olabilmesiyle, kadın hakimiyetininin yerine erkek hakimiyetini oluşturdular. Bu yeni oluşan ataerkil erkek egemen yapıda Umay Tanrıça’nın yerini eril niteliklere sahip “Kök Tenri” veya “Gök Tanrı” aldı. Bütün bu değişim süreçlerinde dünya görüşünü oluşturan “animist” anlayış ve “totemist” anlayışlarla birleşmiş “şamanist” kavrayış ve yorumlayış eski Türk inanç sisteminin esasını teşkil etmiştir. Bu inanç sistemine bağlı olarak kutsal kabul edilen cisim ve varlıklar etrafında tapınma amaçlı inanç ve düşünce örüntüsü olan kültler oluşmuştur.

Soru 24

Aşağıdaki dinlerin hangisinde temel inancı olan tenasüh (ruh göçü) gereğince canlılar Nirvana’ya (sonsuz mutluluk) ulaşıncaya kadar öldükten sonra değişik bedenlerde bir çok kez dünyaya gelinmesine inanılır?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Ataizm
E
Musevilik
Açıklama:
Budizm Türklerin kabul ettiği ve onları en çok etkileyen dinlerden birisi de Budizm’dir. Budizm, yaklaşık 2500 yıl önce Buda olarak bilinen Prens Siddhata Gomata tarafından kurulmuştur. Temel inancı olan tenasüh (ruh göçü) gereğince canlılar Nirvana’ya (sonsuz mutluluk) ulaşıncaya kadar öldükten sonra değişik bedenlerde bir çok kez dünyaya gelirler.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi kamların işlevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Liderlik yaptıkları 15 ile 150 kişilik toplulukların dinî ayinlerini yönetmek,
B
Hasta olanlarını iyileştirmek
C
Ava çıkanların avlarının bol ve bereketli olması için büyü yapmak
D
İlaç yapmak
E
Misyonerlik yapmak
Açıklama:
OZAN-BAKSI EDEBİYATI Mitolojik dönemde Türk edebiyatının en eski yaratıcıları kamlar (şamanlar) olmalıdır. Kamlar liderlik yaptıkları 15 ile 150 kişilik toplulukların dinî ayinlerini yönetmek, hasta olanlarını iyileştirmek gibi ve ava çıkanların avlarının bol ve bereketli olması için büyü yapmak başta olmak üzere bir çok toplumsal görevi üstlenmişlerdi. Kamların olağanüstü güçlerle ve ruhlarla iletişime geçme yeteneklerine inanılması, onların en temel özelliğiydi. Bu bağlamda, kamların olağanüstü güçlerle kurduklarını düşündükleri iletişimlere dair memoratlar ve iletişime geçmek için şiir şeklinde söyledikleri “alkış”lar (dua) da en eski sözlü edebiyat türlerimiz olarak düşünülebilir.

Soru 26

Kutsal kağanlık demek bozkırda kurulan ilk Türk devleti demektir. Bu tür bir toplumsal yapı değişikliği çok daha eski zamanlarda başlamış olan toplumsal iş bölümünün belirginleşmesi ve vaktiyle hepsini kamların üstlendiği görevlerin ayrı uzmanlık alanları hâlinde yeniden örgütlenmesi sonucunu doğurmuştur. Kamlıktan ayrılarak oluşan bu yeni uzmanlıklardan emçi denilen kişilerin görev tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kırık ve çıkıkları tedavi eden, ortopedisyen
B
İyi veya kötü büyü yapan kişiler
C
İlaç yapan, eczacı
D
Yug denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profosyonel ağıt söyleyiciler
E
Kayıp olanı, suya ve aynaya bakarak bulan, falcılık yapan, gelecekten haber verenler
Açıklama:
Türklerin toplayıcılık, avcılık ve balıkçılık yaparak geçindikleri ormanlardan hayvancılık yapmaya başlayarak bozkıra çıkan ve göçerevli hayat tarzını benimseyenleri, otlaklarını, hayvanlarını ve hayatlarını koruyabilmek için birleşme zorunluluğu duyarlar. Bu ihtiyaç o güne kadar kamların idare ettiği küçük toplulukların idaresi altında birleştiği kutsal kağanlık kurumunun oluşma nedenidir. Kutsal kağanlık demek bozkırda kurulan ilk Türk devleti demektir. Bu tür bir toplumsal yapı değişikliği çok daha eski zamanlarda başlamış olan toplumsal iş bölümünün belirginleşmesi ve vaktiyle hepsini kamların üstlendiği görevlerin ayrı uzmanlık alanları hâlinde yeniden örgütlenmesi sonucunu doğurmuştur. Kamlıktan ayrılarak oluşan bu yeni uzmanlıklardan bazıları “otaçı” (doktor), “emçi” (ilaç yapan, eczacı), “sınıkçı” (kırık ve çıkıkları tedavi eden, ortopedisyen), “büyücü” (iyi veya kötü büyü yapan kişiler), “sığıtçı” (yug denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profosyonel ağıt söyleyiciler), “bakıcı” (kayıp olanı, suya ve aynaya bakarak bulan, falcılık yapan, gelecekten haber verenler) ve “ozan” olarak sayılabilir. Bu yeni uzmanlık alanları da sırları ailece saklanılan işlerdi ve ailelerin yaptığı çoğunlukla soy yoluyla aktarılan yetiler ve yetenekler olarak düşünülmekte ve bu ailelere “ocak” veya “ocaklı” adı verilmekteydi.

Soru 27

İslâmiyet öncesi Türk edebiyatında tür ve şekiller başta Reşit Rahmeti Arat’ın “Eski Türk Şiiri” adlı çalışmasından hareketle aşağıdakilerden hangisi yer alan tür ve şekillerden biri değildir?

Seçenekler

A
Koşug
B
Kojan
C
Yır
D
Tahmis
E
Takşut
Açıklama:
Koşug: Günümüzde de yaygın olarak kullanılan koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçimdir. Koşug terimi “şiir”, “nazım”, ve “beyit” anlamlarını da karşılamıştır. Bir edebiyat terimi olarak “koşug” günümüzde de Tıva, Şor, Altay, Kırgız, Kazak, Hakas, Karakalpak, Saha (Yakut) gibi Türk boylarının halk şiiri geleneklerinde “koşık”, “koşak”, “koşok” ve “kosık” şekillerinde yaşamaya devam etmektedir. Koşuk dörtlüklerle kurulu şiir demektir.
Kojan: En eski şekli “koşag”tan “koşan”a ve “kojong” dönüştüğü düşünülen bir edebiyat terimidir. Koşag şekli doğrudan “koşug”la ilişkili olmalıdır. Altay Türkleri arasında “kojong” şekliyle günümüzde yaşamaktadır. Kojong Altay Türkçesinde “şarkı, türkü” anlamına gelmektedir.
Ir/Yır: Bu sözcüğün her iki şekli de ozan-baksı döneminde kullanılmıştır. Bu kullanım şekilleri Dîvânu Lügâti’t-Türk’te “yır koşmak : koşma, türkü oluşturmak, yır koşulmak : şiir oluşturulması”, “yırlamak” veya “ırlamak”: her ikisi de şarkı söylemek anlamına gelmekteydi. Bu kökten
yıragu: çalgıcı, şarkıcı ve çağırıcı” kelimesi türetilmişti. Ir/yır kelimesinin “ırlamak, yırlamak” ve “cırlamak” şeklindeki kullanımları Türk dünyasında günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktır. Bu köklerden türetilen “ırçı”, “yırçı” ve “cırçı” şair anlamındadır.
Küg: Ozan Aprunçır’ın bir şiirinde “şiir” anlamında kullanıldığı düşünülen bu kelime şiirin bestesi ve ezgisi anlamındadır. Günümüzde de bu kelimeden türetilen “küy”, “küglemek” ve “küylemek” şekilleri, Türk dünyasında “ses”, “müzik”, “beste”, “hava” veya “ezgi” anlamında kullanılmaktadır.
Takşut: Budist Uygur metinlerinde karşımıza çıkan “takşut” kelimesi “şiir, nazım, beyit” anlamında kullanılmıştır. Takmak: Takşut kelimesiyle aynı kökten geldiği düşülen bu kelime “kalabalık karşısında ezbere söylenen şiir” anlamındadır. Tıpkı “koşug” gibi “dörtlüklerden oluşan şiir” anlamını da içermektedir. Günümüzde, Altay Türkçesi’nde “takpakçı: şarkıcı ve şakacı” anlamlarıyla yaşamaktadır.

Soru 28

Ozan Aprunçır’ın bir şiirinde “şiir” anlamında kullanıldığı düşünülen ve şiirin bestesi ezgisi anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Koşug
B
Kojan
C
Küg
D
Yır
E
Takşut
Açıklama:
Küg: Ozan Aprunçır’ın bir şiirinde “şiir” anlamında kullanıldığı düşünülen bu kelime şiirin bestesi ve ezgisi anlamındadır. Günümüzde de bu kelimeden türetilen “küy”, “küglemek” ve “küylemek” şekilleri, Türk dünyasında “ses”, “müzik”, “beste”, “hava” veya “ezgi” anlamında kullanılmaktadır.

Soru 29

On iki hikâyeden meydana gelen ve tam adıyla “Kitâb-ı Dedem Korkut AlâLisân-ı Tâife-i Oğuzan” olan Dede Korkut Hikâyeleri’nin bilinen iki yazma nüshası vardır. Birincisi, on iki hikâyeden oluşmaktadır ve Berlin Dresden Kütüphanesi’ndedir. Türkiye’de ilk defa 1916 yılında kim tarafından yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
Mahmet Fuat Köprülü
B
Muharrem Ergin
C
Kilisli Rıfat Bilge
D
Şeref Taşlıova
E
Murat Çobanoğlu
Açıklama:
On iki hikâyeden meydana gelen ve tam adıyla “Kitâb-ı Dedem Korkut AlâLisân-ı Tâife-i Oğuzan” olan Dede Korkut Hikâyeleri’nin bilinen iki yazma nüshası vardır. Birincisi, on iki hikâyeden oluşmaktadır ve Berlin Dresden Kütüphanesi’ndedir. Türkiye’de ilk defa 1916 yılında Kilisli Rıfat Bilge tarafından yayınlanmıştır.

Soru 30

Destan geleneğinden halk öykücülüğüne geçiş dönemi ürünü olan, on iki öyküden oluşan ve Oğuzların kahramanlıklarının anlatıldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Manas Destanı
B
Köroğlu Destanı
C
Saltuk Buğra Han Destanı
D
Dede Korkut Hikâyeleri
E
Battal Gazi Destanı
Açıklama:
Dede Korkut Hikâyeleri’nin Anadolu’nun doğusunda XII, XIII, XIV. yüzyıllarda buraya yerleşip burayı vatanlaştıran Oğuz Türkleri özellikle de bölgede devlet kuran Akkoyunlular arasında yaşananların ozanlarca anlatılarak destan geleneğince işlenip yayıldığına dair düşünceler hakimdir. Korkut Ata adıyla bilinen Dede Korkut bütün Türkistan’da Kıpçak Türkleri arasında da tanınan ve hakkında mitler, efsane, menkıbe ve memoratlar anlatılan mitolojik bir kişiliktir. Ancak metnin içine yerleştirilen sunum içinde başka çerçeveler ve sunulan başka Dede Korkut’lar da vardır. İkinci Dede Korkut gelmiş geçmiş en büyük ve mükemmel ozandır. Bir başka cephesiyle, bu ozan âdeta Oğuz Türklerinin tanrısal olarak görevlendirilmiş koruyucu ruhudur

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi Şamanizm’de kainatın yaratıcısı olarak inanılan Umay Tanrıça’ya verilen diğer bir isimdir?

Seçenekler

A
Ak Ana
B
Ak Baba
C
Şaman Ana
D
Umay Ana
E
Yerlik Baba
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatı kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatında kullanılan kelimelerden “ilahi” anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Şlok
B
Başik
C
Padak
D
Kavi
E
Haki
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatı kavramını açıklayabileceksiniz.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi “ - yug- denilen cenaze törenlerinde yas ve matem tutturmak amacıyla profesyonel ağıt söyleyiciler” anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Emçi
B
Sığıtçı
C
Ozan
D
Otacı
E
Kamçı
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri dinleri tanımlayabileceksiniz.

Soru 34

Türkiye'de Türk edebiyatı tarihini ilk tasnif denemesini yapan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mehmed Fuad Köprülü
B
Recaizade Mahmud Ekrem
C
Ziya Gökalp
D
Mehmet Emin Yurdakul
E
Falih Rıfkı Atay
Açıklama:
Türkiye’de Türk edebiyatı tarihini ilk tasnif denemesini Mehmed Fuad Köprülü yapmıştır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet öncesi Türk edebiyatının başlıklarından birisidir?

Seçenekler

A
Anonim halk edebiyatı
B
Sözlü edebiyat
C
Divan edebiyatı
D
Aşık tarzı halk edebiyatı
E
Dini Tasavvufi halk edebiyatı
Açıklama:
Türk edebiyatı tarihi üç döneme ayrılmıştır:
1) İslâmiyet Öncesi Türk Edebiyatı
a) Sözlü Edebiyat
b) Yazılı Edebiyat
2) İslâm Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı
A) Halk Edebiyatı
a) Anonim Halk Edebiyatı
b) Dinî Tasavvufî Halk Edebiyatı
c) Âşık Tarzı Halk Edebiyatı
B) Divan Edebiyatı
3) Batı Uygarlığı Etkisindeki Türk Edebiyatı

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi olağanüstü güçlere sahip, şiir söyleyen, musiki ile sihir ve tedavi yapan hekimdir?

Seçenekler

A
Ozan
B
Aşık
C
Baksı
D
Takmak
E
Sığıtçı
Açıklama:
Baksı: Olağanüstü güçlere sahip şiir söyleyen musiki ile sihir ve tedavi yapan hekim, kam.

Soru 37

Büyü ve durugörüye dayalı ve tek tanrılı olabilen bir kabile dini aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Totemizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Şamanizm
E
Musevilik
Açıklama:
Şamanizm: Büyü ve durugörüye dayalı ve tek tanrılı olabilen bir kabile dini.

Soru 38

Türklerin kabul ettiği ve en çok etkilendiği dinlerden biri olan, yaklaşık 2500 yıl önce Prens Siddhata Gomata tarafından kurulan din aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Totemizm
B
Musevilik
C
Maniheizm
D
Hristiyanlık
E
Budizm
Açıklama:
Türklerin kabul ettiği ve onları en çok etkileyen dinlerden birisi de Budizm’dir. Budizm, yaklaşık 2500 yıl önce Buda olarak bilinen Prens Siddhata Gomata tarafından kurulmuştur.

Soru 39

Budizmin Türkler arasında uzun süre kalıcı olduğu yer aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğu Türkistan
B
Türkmenistan
C
Kırgizistan
D
Moğolistan
E
Mezopotamya
Açıklama:
Budizm M.S. III-IV. yüzyıllarda Doğu Türkistan’da kurulan manastırlarla önce Karluk Türkleri arasında yayılmaya başlamıştır. Daha sonraları Göktürk Kağanı Topo Han Budizmi kabul etmiş ve Budizmin Türkler arasında yayılması yaygınlaşmıştır. Ancak Budizmin Türkler arasında uzun süre kalıcı olduğu yer Manihesit Uygurların 840’tan sonra yoğun olarak yerleştiği Doğu Türkistan’dır.

Soru 40

Budizmin ve Maniheizmin, Türk kültür yapısı içinde, kamlık, bakıcılık ve ozanlık kurumlarını kendi öğretileri doğrultusunda karıştırarak oluşturduğu yeni ve melez yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aşıklık
B
Baksılık
C
Takmaklık
D
Sığıtçı
E
Savlık
Açıklama:
Budizmin ve Maniheizmin, Türk kültür yapısı içinde, kamlık, bakıcılık ve ozanlık kurumlarını kendi öğretileri doğrultusunda karıştırarak oluşturduğu yeni ve melez yapı “baksı”lıktır.

Soru 41

Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kül Tarkan
B
Prataya Şiri
C
Aprunçır Tigin
D
Seli Tutung
E
Kalım Keyşi
Açıklama:
Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı Aprunçır Tigin’dir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi günümüzde de yaygın olarak kullanılan koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçimdir?

Seçenekler

A
Kojan
B
Yır
C
Küg
D
Koşug
E
Takşut
Açıklama:
Koşug: Günümüzde de yaygın olarak kullanılan koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçimdir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Budist Uygur metinlerinde karşımıza çıkan, “şiir, nazım, beyit” anlamında kullanılan kelimedir?

Seçenekler

A
Takmak
B
Kojan
C
Koşug
D
Küg
E
Takşut
Açıklama:
Takşut: Budist Uygur metinlerinde karşımıza çıkan “takşut” kelimesi “şiir, nazım, beyit” anlamında kullanılmıştır.

Soru 44

İki prensip iyi-kötü, karanlık-aydınlık, nur-zulmet üzerine kurulmuş olan ve buna göre yaşadığımız dünyanın iyi ve kötü unsurların birleşmesinden meydana geldiğine inanılan, Uygur Türklerinin kabul ettiği din aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Budizm
C
Maniheizm
D
Totemizm
E
Hinduizm
Açıklama:
Maniheizm
Mani adlı bir kişi M.S. III. yüzyılda Mezopotamya’da kendi adıyla anılan bir din
kurmuştur. Mani dini, iki prensip iyi-kötü, karanlık-aydınlık, nur-zulmet üzerine
kurulmuştur. Buna göre yaşadığımız dünya iyi ve kötü unsurların birleşmesinden
meydana gelmiştir. Bu dinin mensupları İpek Yolu’yla gittikleri Orta Asya’da onu,
Türk İmparatorluğu’nu yönetmekte olan Uygur Türklerine tanıtmışlardır. Uygurlar, Maniheizmi, VIII. yüzyılda Böğü Kağan zamanında 762 yılında resmî devlet dini olarak kabul etmişlerdir. M.S. 840 yılında Kırgızlar tarafından iktidardan indirilen Uygur Türkleri Doğu Türkistan’a, Hoço bölgesinde yaşayan Türklerin yanına yerleşerek zaman içinde Mani din ve dünya görüşüne dayalı pek çok tercüme eser içeren zengin bir “Maniheist Türk edebiyatı” meydana getirmişlerdir. Bu edebiyat geleneğinden pek çok tercüme mensur eserin yanında birkaç tane şiir günümüze kadar gelebilmiştir.

Soru 45

Türklerin kabul ettiği dinlerden hangisine göre Temel inancı olan tenasüh (ruh göçü) gereğince canlıların Nirvana’ya (sonsuz mutluluk) ulaşıncaya kadar öldükten sonra değişik bedenlerde bir çok kez dünyaya geldiklerine inanılır?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Budizm
C
Totemizm
D
Maniheizm
E
Hinduizm
Açıklama:
Budizm
Türklerin kabul ettiği ve onları en çok etkileyen dinlerden birisi de Budizm’dir.
Budizm, yaklaşık 2500 yıl önce Buda olarak bilinen Prens Siddhata Gomata tarafından kurulmuştur. Temel inancı olan tenasüh (ruh göçü) gereğince canlılar
Nirvana’ya (sonsuz mutluluk) ulaşıncaya kadar öldükten sonra değişik bedenlerde bir çok kez dünyaya gelirler. Budizm M.S. III-IV. yüzyıllarda Doğu Türkistan’da kurulan manastırlarla önce Karluk Türkleri arasında yayılmaya başlamıştır. Daha sonraları Göktürk Kağanı Topo Han Budizmi kabul etmiş ve Budizmin Türkler arasında yayılması yaygınlaşmıştır. Ancak Budizmin Türkler arasında uzun süre kalıcı olduğu yer Manihesit Uygurların 840’tan sonra yoğun olarak yerleştiği Doğu Türkistan’dır. Buraya yerleşen Uygur Türkleri burada yerleşik Budist Türklerin dinini benimsemişlerdir. Bu Burkancı (Budist) Türk kültür merkezinde pek çok kitap Türkçeye çevrilmiş IX. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar süren bir “Budist Türk edebiyatı” meydana getirilmiştir. Bu edebî gelenekten pek çok tercüme ve mensur eserin yansıra yüzden fazla şiir günümüze kadar gelebilmiştir.

Soru 46

Musevî Türklerinin hangi harflerle Türkçe yazılmış zengin bir edebiyat gelenekleri vardır?

Seçenekler

A
İbrani harfleri
B
Ermeni harfleri
C
Latin harfleri
D
Yunan harfleri
E
Kiril harfleri
Açıklama:
Musevilik
Peygamber Hz. Musa ve Tevrat’a inanca dayanan bu din, Türkler arasında yoğun
olarak sadece M.S. VIII-X yüzyıllarda Kafkaslar’dan Moskova yakınlarına, Hazar Denizi’nden Macaristan sınırlarına kadar uzanan geniş bir Türk devleti olan
Hazar İmparatorluğu’nda özellikle yönetici sınıflar tarafından 740 yılında kabul
edilmiştir. Bu Musevî Türklerin soyu, sayıları çok azalsa da günümüzde Karay
Türkleri ve Kırımçak Türkleri adlarıyla, Kırım, Ukrayna, Polonya, İsrail, ABD,
Fransa ve Litvanya’da yaşamaktadırlar. Musevî Türklerin İbrani harfleriyle Türkçe
yazılmış zengin bir edebiyat gelenekleri vardır.
Hrsitiyan Türklerin M.S. XII. yüzyıldan başlayarak Ermeni, Latin, Gotik, Yunan ve
Kiril harfleriyle Türkçe olarak yazılmış son derece zengin bir edebiyatları vardır.

Soru 47

Sözlü edebiyat ile ilgili verilen eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Baksı- Saz çalan halk şairi
B
Ozan- sihirle tedavi yapan hekim
C
Sagu- anonim atasözü
D
Sav- anonim ağıt
E
Alkış - şiir şeklinde söylenen dua
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk edebiyatının “sav” (atasözü) ve “sagu” (ağıt) gibi anonim
türleriyse zaten adlandırmada kullanılan terimlerin değişmesinin ötesinde tarih
boyunca kendi gelişim çizgilerinde yaşamaya devam ettiler.
Ozan: Şiirlerini saz eşliğinde söyleyen olağanüstü güçlere sahip halk şairi, kam.
Baksı: Olağanüstü güçlere sahip şiir söyleyen musiki ile sihir ve tedavi yapan hekim, kam.
Kamların olağanüstü güçlerle kurduklarını düşündükleri iletişimlere dair memoratlar ve iletişime geçmek için şiir şeklinde söyledikleri “alkış”lar (dua) da en eski sözlü edebiyat türlerimiz olarak düşünülebilir.

Soru 48

Toplumsal iş bölümünün belirginleşmesi ve vaktiyle hepsini kamların üstlendiği görevlerin ayrı uzmanlık alanları hâlinde yeniden örgütlenmesi sonucunda kırık ve çıkıkları tedavi eden ortopedisyenlere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Otacı
B
Emçi
C
Sınıkçı
D
Sığıtçı
E
Bakıcı
Açıklama:
Türklerin toplayıcılık, avcılık ve balıkçılık yaparak geçindikleri ormanlardan
hayvancılık yapmaya başlayarak bozkıra çıkan ve göçerevli hayat tarzını benimseyenleri, otlaklarını, hayvanlarını ve hayatlarını koruyabilmek için birleşme zorunluluğu duyarlar. Bu ihtiyaç o güne kadar kamların idare ettiği küçük toplulukların idaresi altında birleştiği kutsal kağanlık kurumunun oluşma nedenidir. Kutsal kağanlık demek bozkırda kurulan ilk Türk devleti demektir. Bu tür bir toplumsal yapı değişikliği çok daha eski zamanlarda başlamış olan toplumsal iş bölümünün belirginleşmesi ve vaktiyle hepsini kamların üstlendiği görevlerin ayrı uzmanlık alanları hâlinde yeniden örgütlenmesi sonucunu doğurmuştur. Kamlıktan ayrılarak oluşan bu yeni uzmanlıklardan bazıları “otaçı” (doktor), “emçi” (ilaç yapan, eczacı), “sınıkçı” (kırık ve çıkıkları tedavi eden, ortopedisyen), “büyücü” (iyi veya kötü büyü yapan kişiler), “sığıtçı” (yug denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profosyonel ağıt söyleyiciler), “bakıcı” (kayıp olanı, suya ve aynaya bakarak bulan, falcılık yapan, gelecekten haber verenler) ve “ozan” olarak sayılabilir.

Soru 49

Maniheizmin ve Budizmin etkisi altına girmeyen, bu din ve dünya görüşünü benimsemeyen, geleneksel uzmanlıklarla birlikte eski dünya görüşü doğrultusunda yaşamaya devam eden Türk topluluklarına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Bağşı
B
Otacı
C
Emçi
D
Ocaklı
E
Sığıtçı
Açıklama:
Budizmin ve Maniheizmin, Türk kültür yapısı içinde, kamlık, bakıcılık ve ozanlık kurumlarını kendi öğretileri doğrultusunda karıştırarak oluşturduğu yeni ve melez yapı “baksı”lıktır. Bu yeni kurumun mensupları bir yönüyle “bağşı” idiler. Bağşı “öğretmen” veya “eğitmen” anlamıyla Budizmle birlikte gelirken, “kam”, “ozan” ve “bakıcı”yla karışarak “baksı”yı oluşturmuştu. Baksılar, tıpkı kamlar gibi
olağanüstü güçler ve ruhlarla iletişim kurabiliyor, ozanlar gibi kahramanlara dair
destanlar söyleyebiliyor “bakıcı”lar gibi fal bakıp kayıp şeyleri buluyor ve gelecekten haber verebiliyordu. Ancak, inanç ve dünya görüşü olarak çok yüzeysel de olsa Budizme ve daha sonraları da Maniheizme bağlıydılar. Baksı sözcüğü değişik Türk topluluklarında “bahşi”, “bakşi” ve “bağşı” şeklinde telaffuz edilmiştir. Maniheizmin ve Budizmin etkisi altına girmeyen, bu din ve dünya görüşünü benimsemeyen Türk topluluklarında ozan, kam ve kamlıktan ayrılmış olan diğer “ocaklı”, geleneksel uzmanlıklarla birlikte eski dünya görüşü doğrultusunda yaşamaya devam ettiler.

Soru 50

Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kül Tarkan
B
Prataya Şiri
C
Seli Tutung
D
Kalım Keyşi
E
Aprunçır Tigin
Açıklama:
Ozan-baksı edebiyat geleneğinin ürettiği pek çok eser günümüze ulaşabilmiştir. Bunlar Türk edebiyatının bilinen en eski örnekleri arasındadır. Adını bildiğimiz en eski Türk ozanı Aprunçır Tigin’dir. Budizm ve Maniheizm döneminden adını bildiğimiz ozan-baksılarsa; Kül Tarkan, Çuçu, Kiki, Prataya Şiri, Seli Tutung, Asıg Tutung, Çısuya Tutung ve Kalım Keyşi’dir.

Soru 51

Altay Türkçesinde “şarkı, türkü” anlamına gelen edebiyat terimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Koşug
B
Kojan
C
Yır
D
Küg
E
Takşut
Açıklama:
Kojan: En eski şekli “koşag”tan “koşan”a ve “kojong” dönüştüğü düşünülen bir
edebiyat terimidir. Koşag şekli doğrudan “koşug”la ilişkili olmalıdır. Altay Türkleri arasında “kojong” şekliyle günümüzde yaşamaktadır. Kojong Altay Türkçesinde
“şarkı, türkü” anlamına gelmektedir.

Soru 52

“Irçı”, “yırçı” ve “cırçı ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Şiir
B
Şair
C
Beste
D
Müzik
E
Şakacı
Açıklama:
Ir/Yır: Bu sözcüğün her iki şekli de ozan-baksı döneminde kullanılmıştır. Bu
kullanım şekilleri Dîvânu Lügâti’t-Türk’te “yır koşmak : koşma, türkü oluşturmak,
yır koşulmak : şiir oluşturulması”, “yırlamak” veya “ırlamak”: her ikisi de şarkı
söylemek anlamına gelmekteydi. Bu kökten “yıragu: çalgıcı, şarkıcı ve çağırıcı”
kelimesi türetilmişti. Ir/yır kelimesinin “ırlamak, yırlamak” ve “cırlamak” şeklindeki kullanımları Türk dünyasında günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktır. Bu köklerden türetilen “ırçı”, “yırçı” ve “cırçı” şair anlamındadır.

Soru 53

Kalabalık karşısında ezbere söylenen şiir” anlamında kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takmak
B
Kojan
C
Yır
D
Küg
E
Padak
Açıklama:
Takmak: Takşut kelimesiyle aynı kökten geldiği düşülen bu kelime “kalabalık
karşısında ezbere söylenen şiir” anlamındadır. Tıpkı “koşug” gibi “dörtlüklerden
oluşan şiir” anlamını da içermektedir. Günümüzde, Altay Türkçesi’nde “takpakçı:
şarkıcı ve şakacı” anlamlarıyla yaşamaktadır.

Soru 54

Şamanizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Seçenekler

A
Kadını üstün cins, erkeği ikincil bir cins olarak kabul ederdi.
B
Ruhani liderlerine "kam" adı verilirdi.
C
Güney Sibirya Ormanları ile Altay Dağları arasındaki üçgende, tarih öncesi dönemde sahneye çıkmıştır.
D
Önceleri ataerkil bir topluluğun diniydi.
E
Umay Tanrıça’yı kainatın yaratıcısı olarak kabul ederdi.
Açıklama:
Şamanizm önceleri anaerkil bir topluluğun diniydi. Doğru yanıt D’dir.

Soru 55

Şaman inancına göre bireyleri ve toplumunu, kötü ruhların etki ve eylemlerinden koruyan, hastalıkları iyi edebilen, Gök Tanrı’yla ve Erlik adlı yeraltında yaşayan kötülük ruhuyla görüşüp anlaşabilen, ata ruhları ve Tanrı’nın verdiği yeteneklerle olağanüstü özelliklere sahip olduğuna inanılan kişiye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
şaman
B
totem
C
Nirvana
D
Ak Ana
E
Kök Tenri
Açıklama:
Şaman inancına göre bireyleri ve toplumunu, kötü ruhların etki ve eylemlerinden koruyan, hastalıkları iyi edebilen, Gök Tanrı’yla ve Erlik adlı yeraltında yaşayan kötülük ruhuyla görüşüp anlaşabilen, ata ruhları ve Tanrı’nın verdiği yeteneklerle olağanüstü özelliklere sahip olduğuna inanılan kişiye verilen ad "şaman" idi. Doğru yanıt A’dır.

Soru 56

İnsanla hayvan ve bitkiler arasında bir akrabalık ilişkisi olduğuna dair inanç aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
şamanizm
B
totemizm
C
animizm
D
Maniheizm
E
Budizm
Açıklama:
İnsanla hayvan ve bitkiler arasında bir akrabalık ilişkisi olduğuna dair inanç totemizmdir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 57

İyi-kötü, karanlık-aydınlık, nur-zulmet şeklinde iki prensip üzerine kurulu olan din aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şamanizm
B
Maniheizm
C
Budizm
D
Musevilik
E
Hıristiyanlık
Açıklama:
İyi-kötö, karanlık-aydınlık, nur-zulmet şeklinde iki prensip üzerine kurulu olan din maniheizmdir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 58

Eski Türklerde “yug” denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profosyonel ağıt söyleyicilerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
otacı
B
sınıkçı
C
emci
D
otaçı
E
sığıtçı
Açıklama:
Eski Türklerde “yug” denilen cenaze törenlerinde, yas ve matem tutturmak amacıyla profosyonel ağıt söyleyicilerine “sığıtçı” adı verilirdir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 59

Adı bilinen en eski Türk ozanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kiki
B
Asıg Tutung
C
Aprunçır Tigin
D
Kül Tarkan
E
Çuçu
Açıklama:
Adı bilinen en eski Türk ozanı Aprunçır Tigin’dir. Doğru yanıt C’dir.

Soru 60

Koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü biçim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
koşug
B
kojan
C
yır
D
takmak
E
takşut
Açıklama:
Koşma şeklinin Türk edebiyatında ilk görüldüğü bçim koşug’tur. Doğru yanıt A’dır.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi “kalabalık karşısında ezbere söylenen şiir” anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
koşug
B
kojan
C
yır
D
takmak
E
takşut
Açıklama:
Takmak, “kalabalık karşısında ezbere söylenen şiir” anlamına gelmektedir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 62

Ozan-baksı döneminde kullanılan ve Dîvânu Lügâti’t-Türk’te “şiir” anlamına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
yır
B
küg
C
kojan
D
yakşut
E
takmak
Açıklama:
Ozan-baksı döneminde kullanılan ve Dîvânu Lügâti’t-Türk’te “şiir” anlamına gelen sözcük “yır” idir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 63

Dede Korkut Hikayeleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
On iki hikâyeden oluşmaktadır.
B
İki yazma nüshası vardır.
C
On hikâyeden oluşmaktadır.
D
Hikâyelerinde Oğuzların kendi aralarındaki mücadeleler anlatılmaktadır.
E
Dede Korkut Destanı, 15. ve 16. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.
Açıklama:
Dede Korkut Destanı, 12 hikayeden oluşmaktadır. Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destanlarından olan Dede Korkut Destanı, 15. ve 16. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. İki yazma nüshası vardır. Hikâyelerinde oğuzların kendi aralarındaki mücadeleler anlatılmaktadır.

Ünite 5

Soru 1

Türk evliya menakıp-nâmelerinin ilk örneği ve aynı zamanda İslâm içerikli ilk Türk epik destanı olarak kabul edilen destan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Satuk Buğra Han Destanı
B
Edigey Destanı
C
Alpamış Destanı
D
Köroğlu Destanı
E
Manas Destanı
Açıklama:
Geleneksel alperen tipinin İslâmiyet sonrası adlandırılışıyla Allah dostu “veli”lerin veya yaygın söyleyişiyle “evliya”ların olağanüstü olay ve kahramanlıklar içeren hayat hikâyeleri etrafında oluşan “menâkıp-nâme”ler Türk edebiyatında ortaya çıkan türlerdendir. Bunların ilk örneklerinden birisi yeni dinin kitleler hâlinde kabul edilmesini konu edinen “Satuk Buğra Han Destanı”dır. Türk evliya menakıpnâmelerinin ilk örneği de kabul edilen bu destan aynı zamanda İslâm içerikli ilk Türk
epik destanlarındandır. Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatının nesir türü eserleri bu tür İslâmiyet öncesinin İslâmileştirilen veya İslâmi bir şevk ve heyecanla oluşturulan ilk dönem eserlerinin meydana getirdiği edebî temeller üzerinde yükselecektir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı mensur türlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Danişmend-nâme
B
Mirac-nâmeler
C
Hamza-nâmeler
D
Ebû Müslim-nâmeler
E
Battal-nâme
Açıklama:
Na’t (Hz. Muhammed’i övmek ona duyulan saygı ve sevgi konulu), Sîretü’n-Nebi (Hz. Peygamberin doğumdan ölümüne kadar hayatını, erdemlerini konu edinen), Mucîzât-ı Nebi (Hz. Muhammed’in gösterdiği mucize ve kerâmetleri konulu), Hicret-nâme (Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesini konu edinen), Mirac-nâme (Hz. Muhammed’in Miraca çıkması konulu) Mevlid (Hz. Muhammed’in doğumu başta olmak üzere hayatını konu edinen), Hilye (Hz. Peygamber ve diğer peygamberlerle,
dört halifenin iç ve dış güzellikleri konulu), Gevher-nâme (Allah’ın birliğini, Peygamberin ahlakını konu edinen) ve Dolap-nâme (Su dolaplarının yapıldığı ağacın kişileştirilmesi yoluyla onların ağzından Tanrı aşkının ifade edilmesi konulu) şeklindedir

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı şiir geleneğinde Allah hakkında yazılan
türlerden değildir?

Seçenekler

A
Âyin
B
Tapuğ
C
Na’t
D
Nefes
E
İlâhi
Açıklama:
Na’t (Hz. Muhammed’i övmek ona duyulan saygı ve sevgi konulu), eserlerdir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı şiir geleneğini meydana getiren şiirlerin toplandığı ana başlıklardan biri değildir?

Seçenekler

A
Dinî inançlar ve tasavvufi düşünceler hakkında yazılan türler
B
Din ve tasavvuf büyükleri hakkında yazılan türler
C
Peygamber hakkında yazılan türler
D
Tarikatlar hakkında yazılan türler
E
Allah hakkında yazılan türler
Açıklama:
Burada ana hatlarına işaret ettiğimiz bu tarikatlar ve tekkelerindeki ortak amaca yönelik ortak yaşayış, anlayış ve yorumlayışların dışa vurumu, ortak bir edebî anlayışı da ortaya çıkarmıştır. Zamanla bu yeni edebî anlayışın tür ve şekil özellikleri gelenekselleşerek kalıplaşmıştır. Büyük bir kısmı doğrudan ayin ve törenlerde okunmaya ve eşliklerinde tarikata has ritüel ve pratiklerin (ayin ve duaların) yapılması için üretilmiş olan ve bu tür sosyo-kültürel bağlamlarda tüketilen manzum ve mensur edebî ürün ve süreçlerin tamamı “Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği” olarak adlandırılır

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Tekke (Tasavvuf) edebiyatının özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Nazım birimi, beyittir
B
Şiirlerde daha çok yarım uyak kullanılmıştır
C
En çok kullanılan nazım türleri ilahi, nefes, deme, şathiye gibi şiirlerdir
D
Genelde hece ölçüsü kullanılmış, bazı şiirler aruzla yazılmıştır.
E
Ürünlerin hemen hepsinde tanrı sevgisi işlenmiştir.
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatında Divan Edebiyatının aruzlu nazım şekilleriyle ozanbaksı ve âşık tarzı geleneklerin heceli nazım şekilleri kullanılır. Özellikle de eserlerinin geniş halk kitlelerince daha iyi anlaşılmasını isteyen mutasavvıf (tasavvuf öğretisini takip eden) şairler heceli şekillerden “koşma”yı çok daha fazla kullanmışlardır. Nazım birimi olarak da tercih edilen nazım şekline bağlı olarak beyit veya dörtlük yer alır.

Soru 6

Tekke (Tasavvuf) edebiyatına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Tanrı sevgisi, ona ulaşmanın vasıtaları, benliğin öldürülmesi, dünyanın geçiciliği işlenen konulardır.
B
Didaktik şiirlerin yanı sıra lirik şiirler de görülür.
C
Kurucusu Ahmet Yesevi’dir.
D
İlahi, nefes, deme, nutuk, devriye, şathiye gibi nazım türleri kullanılmıştır.
E
Daha çok sözlü olarak gelişen bir edebiyattır.
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneği hem sözlü kültür hem de yazılı kültür ortamlarında üretilmiş eserlere sahiptir. Bu nedenle de bir yönüyle yazılı diğer yönüyle de sözlü edebiyat özellikleri gösterir. Bu durum bu edebiyat geleneğinin diline de yansımış gibidir. Genel olarak bu edebiyat geleneğinin dili Halk Edebiyatı ürünlerinde kullanılan dile yakınsa da onda yüksek tahsili olmayan orta seviyedeki halkın kullandığı Arapça ve Farsça kelimelere de rastlanır. Bu edebiyat geleneğinin kendine has bir nazım şekli, vezni ve kâfiye sistemi yoktur.

Soru 7

Kendisinden sonra gelen şairlere zemin hazırlayan Tekke ve Tasavvufî Edebiyatı geleneğinin bilinen ilk şairleri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Kaşgarlı Mahmut-Alpunçur Tigin
B
Hakim Süleyman Ata-Yusuf Has Hacib
C
Hoca Ahmed Yesevî-Hakim Süleyman Ata
D
Yusuf Has Hacib-Kaşgarlı Mahmut
E
Edip Ahmed Yükneki-Hoca Ahmed Yesevi
Açıklama:
Hoca Ahmed Yesevî’nin kurduğu düşünüş ve yaşayış yolu “Yesevîlik” adı ve şekliyle yayılmış ve tasavvuf çoğunlukla bu adla bilinmiştir. Yesevîliğin kurucusu Hoca Ahmed Yesevî ile onun Hakim Süleyman Ata gibi halifeleri, Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinin bilinen ilk şairleridir. Bu bağlamda bu şairleri Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud ve Edib Ahmed Yügneki’nin ortaya çıkış zeminini hazırlayanlar arasında görmek gerekir. Özellikle de Edip Ahmed Yügneki’yi, Yesevî’yle benzeşen bir oluş içinde bulunan ve onun çağdaşı olan bir başka “Hak âşığı” olarak düşünmek mümkündür.

Soru 8

Büyük bir kısmı doğrudan ayin ve törenlerde okunmaya ve eşliklerinde tarikata has ritüel ve pratiklerin
yapılması için üretilmiş olan ve bu tür sosyo-kültürel bağlamlarda tüketilen manzum ve mensur edebi ürün ve süreçlerin tamamı olarak adlandırılan edebiyat geleneği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âşık Tarzı Rüya Motifi Geleneği
B
Klasik Edebiyat Geleneği
C
Divan Edebiyatı Geleneği
D
Tekke ve Tasavvuf Halk Edebiyatı Geleneği
E
Ozan-baksı Edebiyat Geleneği
Açıklama:
Zaman zaman şehirlerde yüksek kültüre mensup kişilerin kullandığı Arapça ve Farsça tesiri altında kalsa da sade ve işlek bir düzyazı dili tekke kurumu çevresinde gelişmiştir. Şiirde olduğu gibi nesirde de tekke çevresinin amacı geniş halk kitleleri tarafından rahatça anlaşılmak ve onlara ulaştırılmak istenilen mesajın olabildiğince rahat anlaşılmasını sağlamaktı. Bu nedenle, Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneği çevresinde oluşan düzyazı (mensur) ürünleri, geniş halk kitleleri olan okuyucuyu hedefleyen sade nesir dilinde meydana getirilmiştir.

Soru 9

Şeriat esaslarının hakim olduğu medreselerden yetişen edebiyata meraklı bilginlerin Arap ve Fars
edebiyatından tür, şekil, aruz ve mevzularıyla birlikte mazmunlar da alarak meydana getirdikleri manzum ve mensur eserlerle oluşturduğu edebiyata ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fecr-i Ati Edebiyatı
B
Divan Edebiyatı
C
Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı
D
Halk Edebiyatı
E
Aşık Edebiyatı
Açıklama:
Medrese, “Her kim öğrenir ise lisân-ı Fârisi / südûr eder ondan dinin yarısı” (Kim Farsça öğrenirse, dinin yarısı gider) diyerek Farsça öğrenmeye karşı savaş açmışsa da, edebiyata meraklı bilginler özellikle de Mevlevi meşrep olanlar Farsçayı da öğrenmiş ve öğretmişlerdir. Şeriat (İslâm hukuku) esaslarının öğretiminin hakim olduğu medreselerden yetişen edebiyata meraklı bilginler Arap ve Fars edebiyatlarından tür, şekil, aruz ve mevzularıyla birlikte mazmunlar da alarak meydana getirdikleri manzum ve mensur eserlere “Divan Edebiyatı” veya “Eski Türk Edebiyatı” ya da “Klasik Edebiyat” gibi adlar verilmektedir

Soru 10

Medrese öğrencilerine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Danişment
B
Muallim
C
Sofu
D
Müderris
E
Softa
Açıklama:
Medrese, eğitim ve öğretimin merkezi ve kültürel hayatın kaynağı konumundaydı. Medreselere giden öğrencilere “softa” adı verilirdi.

Soru 11

I. Sanatçı kişiliğe geçişi sağladığına inanılan rüya motifi veya ilahî bir ilhamla eser yaratma inancı
II. Hece ölçüsü, bu ölçüyle yaratılan koşuk/koşma adıyla bilinen dörtlüklerin esas olduğu nazım şekilleri
III. Şiirleri müzik eşliğinde ve gerektiğinde irticalen icra ve hatta bu icralara eşlik eden raks
IV. Dinî veya din dışı şiirler söyleyerek insanları eğlendirme, onlara hoşça zaman geçirtme amacı
Yukarııdakilerden hangisi/hangileri Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı'nda ozan-baksı edebiyat geleneğinden alınan geleneksel unsurlardandır?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
I, II, III
D
II, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinin Yesevî başta olmak üzere Hakim Süleyman Ata ve diğer takipçileri olan bu ilk şâirlerin ozan-baksı edebiyat geleneğinden pek çok geleneksel unsuru aldıkları görülür. Ozan-baksı edebiyat geleneğinden alınan bu geleneksel unsurlar arasında sanatçı kişiliğe geçişi sağladığına inanılan rüya motifi veya ilahî bir ilhamla eser yaratma inancı; hece ölçüsü, bu ölçüyle yaratılan koşuk/koşma adıyla bilinen dörtlüklerin esas olduğu nazım şekilleri; şiirleri müzik eşliğinde ve gerektiğinde irticalen icra ve hatta bu icralara eşlik eden raks (dini dans) sayılabilir.

Soru 12

Yesevî’yle benzeşen bir oluş içinde bulunan ve onun çağdaşı olan bir başka “Hak âşığı” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Edib Ahmed Yügneki
B
Yusuf Has Hacib
C
Kaşgarlı Mahmud
D
Hakim Süleyman Ata
E
Ümmî Sinan
Açıklama:
Yesevîliğin kurucusu Hoca Ahmed Yesevî ile onun Hakim Süleyman Ata gibi halifeleri, Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinin bilinen ilk şairleridir. Bu bağlamda bu şairleri Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud ve Edib Ahmed Yügneki’nin ortaya çıkış zeminini hazırlayanlar arasında görmek gerekir. Özellikle de Edip Ahmed Yügneki’yi, Yesevî’yle benzeşen bir oluş içinde bulunan ve onun çağdaşı olan bir başka “Hak âşığı” olarak düşünmek mümkündür.

Soru 13

Arapça ve Farsça kelimelerdeki uzun hecelerin vezin gereği kısaltılması sonucu ortaya çıkan aruz hatalarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kaside
B
Zihâf
C
İmâle
D
Gazel
E
Murabba
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinde aruzla yazılan şiirlerde aruz hatalarına çok sık rastlanılır. Bu edebiyatı meydana getiren şairlerin çoğunun çok fazla eğitim görmemiş olduğu düşünülürse, bu doğal bir sonuçtur. Bu tür aruz hataları çoğunlukla Türkçe kelimelerin kısa hecelerinin vezin gereği uzatılmasıyla ortaya çıkan “imâle” ve aynı şekilde Arapça ve Farsça kelimelerdeki uzun hecelerin vezin gereği kısaltılması sonucu ortaya çıkan “zihâf”lardır.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğindeki nazım şekilleri ile ilgili olarak söylenemez?

Seçenekler

A
Bu edebiyat geleneğinin kendine has bir nazım şekli, vezni ve kâfiye sistemi yoktur.
B
Bu gelenekte orta seviyedeki halkın kullandığı Arapça ve Farsça kelimelere de rastlanır.
C
Mutasavvıf şairler heceli şekillerden “koşma”yı çok daha fazla kullanmışlardır.
D
Heceli şiirlerde kullanılan nazım biçimleri güzelleme, koşma ve ağıttır.
E
Kopuz, ney ve benzeri geleneksel çalgılar ve ezgiler eşliğinde icra edilmişlerdir.
Açıklama:
Hece ile meydana getirilen Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı şiirlerinde daha çok yedili, sekizli ve onbirli hece ölçüleri kullanılmıştır. Yedili şiirlerde duraklar bazen 4+3=7 bazen de 3+4=7 olabilir. Sekiz heceli şiirler de bazen 4+4=8 bazen de duraksızdır. Onbirli şiirlerde ise 6+5=11 veya 4+4+3=11 bazen de duraksız mısralar yer almaktadır. Heceli şiirlerde kullanılan nazım biçimleriyse mâni, koşma ve destandır. Kafiye örgüleri mâni ve koşma şeklindedir.

Soru 15

Aşağıdaklerden hangisi Allah hakkında yazılan şiir türlerinde ele alınan temel konular arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Mevlid
B
Hilye
C
Sîretü’n-Nebi
D
Gevher-nâme
E
Tapuğ
Açıklama:
Bu türlerin adları ve bu türlerde ele alınan temel konular Tevhid (Allah’ın birliği, yüceliği ve sıfatlarını konu edinen), İlahi (Tanrı’yı öven ve ona yalvarma konulu), Âyin (Mevlevî tarikatının ilahileri), Tapuğ (Gülşenî tarikatının ilahileri), Nefes (Alevi-Bektaşîlerin ilahileri), Durak (Halvetîlerde iki fasıl arası okunan ilahiler), Cumhur (Mevlevî ve Bektaşi dışındaki tarikatlerde ilahiye verilen ad), Münacat (Allah’a yakarış, esirgenmeyi, bağışlanışı, dua konu edinen) ve Esma-i Hüsna (Tanrı’nın esasen 99 olan sonradan yapılan eklemelerle 1001’e çıkarılan en güzel ve şerefli adlarını ve kapsadıkları vasıflarını işleyen) şeklinde sıralanabilir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi dört halifeyi, ashab-ı kirâmı, velileri övmeyi konu edinen şiir türüdür?

Seçenekler

A
Medhiye
B
Maktel-i Hüseyin
C
Mersiye
D
Düvazimam
E
Şathiye
Açıklama:
Din ve Tasavvuf Büyükleri Hakkında Yazılan Türler: Bu türlerin adları ve bu türlerde ele alınan temel konular Medhiye (Dört halifeyi, ashab-ı kirâmı, velileri övmeyi konu edinen), Mersiye (Tekke ve tasavvuf ulularının ölümü konulu) ve Maktel-i Hüseyin (Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilişini konu edinen) şeklinde sıralanabilir.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi esnaf teşkilatının uyması gereken dürüstlük ve terbiye konulu şiir türüdür?

Seçenekler

A
Nasihat-nâme
B
Fütüvvet-nâme
C
Tahassür-nâme
D
Meded- nâme
E
İstihrac-nâme
Açıklama:
Dini İnançlar ve Tasavvufi Düşünceler Hakkında Yazılan Türler: Bu türlerin adları ve bu türlerde ele alınan temel konular Vücut-nâme (insanın yaratılışını konu edinen), Nasihat-nâme (İnsanlara öğüt vermeyi, yol gösterme konulu), İbret-nâme, (kötü bir olaydan ders alma ve kötülükten arınma konulu), Fazilet-nâme (Hz. Peygamber ve dört halifenin davranışlarındaki yücelik ve erdemleri konu edinen) Fütüvvet-nâme (Esnaf teşkilatının uyması gereken dürüstlük ve terbiye konulu), Gazavat-nâme (Din düşmanlarıyla yapılan savaşları konu edinen), Mansur-nâme (Büyük mutasavvıf Hallac-ı Mansur’un hayatı ve kerametleri konulu) Minber-nâme (Hatiplerin minberden bildiklerini halka anlatmalarını konu edinen), İstihrac-nâme (Geleceğe ait herhangi bir olayın üstü kapalı bir biçimde bildirilmesi konulu) şeklinde sıralanabilir.

Soru 18

Kaynağını Arap ve Fars edebiyatlarından alır, ancak Türk destan geleneğinin ölçütleri ve icra töresine göre oluşturulur. .............. manzum, mensur ve manzum-mensur karışık olarak meydana getirilmiştir. Konusu Hz. Ali, atı Düldül, kılıcı Zülfikâr, Hz. Ali’nin oğlu Muhammed Hanefi etraflarında gelişen olaylarda gösterilen kahramanlıklarıdır.
Yukarıdaki parçada verilen boşluğa getirilecek en uygun kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hamza-nâme
B
Danişmend-nâme
C
Cenk-nâmeler
D
Menâkıp-nâmeler
E
Fetih-nâmeler
Açıklama:
Cenk-nâmeler: Anadolu’da XIII. yüzyıldan itibaren Türk toplumunun sosyo- kültürel yapısı ve dünya görüşüne uygun olarak tercüme ve adapte etmek suretiyle Türk edebiyatında oluşturulan eserlerdir. Kaynağını Arap ve Fars edebiyatlarından alan ancak Türk destan geleneğinin ölçütleri ve icra töresine göre oluşturulan Cenk-nâmeler manzum, mensur ve manzum-mensur karışık olarak meydana getirilmişlerdir. Cenk-nâmelerin konusu Hz. Ali, atı Düldül, kılıcı Zülfikâr, Hz. Ali’nin oğlu Muhammed Hanefi etraflarında gelişen olaylarda gösterilen kahramanlıklarıdır. Çoğunlukla manzum örneklerine rastlanılan “Kesikbaş Hikâyeleri” de Hz. Ali’nin etrafında oluşmaları nedeniyle bu gruba girmektedir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Türk Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı'nın XV. yüzyılda yaşayan temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Eşrefoğlu Rûmî
B
Sâid Emre
C
Şeyyâd Hazma
D
Mevlâna Celaleddin Rumî
E
Pir Sultan Abdal
Açıklama:
XV. yüzyılda Anadolu’da yaşayan eserleri veya tesirleri günümüze gelen şâir mutasavvıflar olarak Hacı Bayram Veli, Akşemseddin, Eşrefoğlu Rûmî, Kemal Ümmî, Emir Sultan, Rûşenî ve İbrahim Tennûrî sayılabilir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Türk Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı'nın XVIII. yüzyılda yaşayan temsilcilerinden değildir?

Seçenekler

A
Neccarzade Şeyh Rıza
B
Erzurumlu İbrahim Hakkı
C
Üsküdarlı Haşim
D
Kul Şükrü
E
Bitlisli Müştak Baba
Açıklama:
XVIII. yüzyılda Anadolu’da yaşayan eserleri veya tesirleri günümüze gelen mutasavvıflardan bazıları Bursalı İsmail Hakkı, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mahdum Kulu, Neccarzade Şeyh Rıza, Cemalî, Üsküdarlı Haşim, Kul Şükrü, Nasuhi, Senâyî, Mehdî, Mahvî’dir.

Soru 21

I. Medreseye giden öğrencilere softa adı verilirdi
II. Medresedeki en yüksek makam müdderistir
III. Eğitim dili farsçadır
IV. Medreselerden yalnızca din adamlarının yetiştiği kurumlardır
Medreselerle ilgili olarak yukarıdaki yargılardan hangisi veya hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
I ve III
B
II ve IV
C
II ve III
D
I ve IV
E
I ve II
Açıklama:
Medreselerin eğitim dili arapçadır. Medreslerde din adamları, hakimler, savcılar ve bilginler yetişmektedir. Dolayısıyıla doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 22

I. Tekkeler tek tip olarak dergah şeklinde adlandırılmışlardır
II. Hemen her tarikatın bir tekkesi bulunmaktaydı
III. Selçuklu döneminde kısa süre de olsa siyasete bulaşmışlardır
IV. Tekkelerdeki en yüksek makam müritlerindi
Yukarıda Tekke'ler ile ilgili yargılardan hangisi veya hangileri doğrudur

Seçenekler

A
II ve III
B
I ve IV
C
I ve II
D
II ve IV
E
I ve III
Açıklama:
Tekkeler bulundukları yere, küçüklük büyükleri ve işlevlerine göre dergah, zaviye ve hangah olarak adlandırılmaktaydı. Tekkelerdeki en büyük makam şeyhlerindi. Dolayısıyla doğru cevap II ve III'tür.

Soru 23

"İbret ve öğüt verici çoğunlukla dini ve ahlaki konuları ele alan anlatılardır"
yukarıda açıklanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kıssa
B
El vermek
C
Zikir çekmek
D
Sohbet
E
Dua
Açıklama:
Kıssa: İbret ve öğüt verici çoğunlukla dinî ve ahlâkî konuları ele alan anlatılar. dolayısıyla doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 24

I. Mesnevihanlar tekke şeyhleridir
II. Kudüm üflemeli bir çalgıya verilen isimdir
III. Mevlevihaneler mevlevi tekkeleridir
IV. Semah dini ritüel mahiyetindeki bir rakstır
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
Mesnevihanlar mesnevi okuyucularıdır. kudüm ise vurmalı bir çalgıya verilen isimdir. Bu bağlamda doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 25

Hoca Ahmet Yesevi hakkında aşağıda yer alan bilgilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Tekke kurumu etrafında odaklanan yepyeni bir yaşayış biçimi başlatmıştır
B
Kurduğu yol "Yesevilik" adı ve şekliyle yayılmıştır
C
Halifelerinden biri Hakim Süleyman Ata'dır.
D
Ozan-baksı geleceğini dışarda bırakıp başka bir tarz yaratmıştır.
E
Takipçileri kendilerini "Aşık" olarak adlandırmıştır
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinin Yesevî başta olmak üzere Hakim Süleyman Ata ve diğer takipçileri olan bu ilk şâirlerin ozan-baksı edebiyat gelene- ğinden pek çok geleneksel unsuru aldıkları görülür. Ozan-baksı edebiyat geleneğinden alınan bu geleneksel unsurlar arasında sanatçı kişiliğe geçişi sağladığına inanılan rüya motifi veya ilahî bir ilhamla eser yaratma inancı; hece ölçüsü, bu ölçüyle yaratılan koşuk/koşma adıyla bilinen dörtlüklerin esas olduğu nazım şekilleri; şiirleri müzik eşliğinde ve gerektiğinde irticalen icra ve hatta bu icralara eşlik eden raks (dini dans) sayılabilir.

Soru 26

I. Hem yazılı hem de sözlü edebiyat özellikleri gösterir
II. Koşma çok daha fazla kullanılmıştır.
III. Dilinde Türkçe harici kelimelere rastlanmaz
IV. Kendine has bir nazım şekli vardır
Tekke ve Tasavvuf Edebiyatı ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı içerisinde yüksek tahsili olmayan orta seviyedeki halkın kullandığı Arapça ve Farsça kelimelere de rastlanır. Bu edebiyatın kendine has bir nazım şekli, hece ölçüsü bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 27

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Şiirlerde daha çok yedili, sekizli ve onbirli hece ölçüleri kullanılmıştır
B
Heceli şiirlerde kullanılan nazım biçimleri mani, koşma ve destandır.
C
Kafiye örgülerinde yalnızca koşma kullanılmıştır
D
Şiirler kopuz, ney ve benzeri geleneksel çalgılar kullanılarak icra edilmiştir
E
Heceli nazım şekilleri ve kafiye örgüsü gibi özelliklerini ozan-baksı edebiyat geleneğinden almıştır.
Açıklama:
Heceli şiirlerde kullanılan kafiye örgülerinde yalnızca koşmadan ziyade mani de kullanılmıştır. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatında Allah hakkında yazılan şiir türlerindendir?

Seçenekler

A
Hilye
B
Mevlid
C
Mirac-name
D
Hicret-name
E
Tapuğ
Açıklama:
A, b, c ve d şıklarında yer alan türler peygamber hakkında yazılan türlerdendir. E şıkkı ise Allah hakkında yazılan türlerdendir. Dolayısıyla doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatında Peygamber hakkında yazılan türlerden biridir?

Seçenekler

A
Tevhid
B
İlahi
C
Tapuğ
D
Durak
E
Dolap-nâme
Açıklama:
A, b, c ve d şıklarında yer alan türler peygamber hakkında yazılan türlerken e şıkkında Allah hakkında yazılan tür örneği yer almaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
A, b, c ve d şıklarında yer alan türler Allah hakkında yazılan türlerken e şıkkında Peygamber hakkında yazılan bir tür örneği yer almaktadır.

Soru 30

I. Dort halifeyi, ashab-ı kiramı ve velileri övmeyi konu eder
II. Dini ve tasavvuf büyükler hakkında yazılan türler arasındadır
Yukarıda yer alan bilgiler aşağıdaki türlerden hangisini tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Mersiye
B
Maktel-i Hüseyin
C
Medhiye
D
Hicret-name
E
Dolap-name
Açıklama:
Medhiyeler din ve tasavvuf büyükleri hakkında yazılan türler arasındadır. Dört halifeyi, ashab-ı kiramı, velileri övmeyi konu edinmektedir. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 31

Medreselerin eğitim dili aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Farsça
B
Osmanlıca
C
Arapça
D
Türkçe
E
Fransızca
Açıklama:
Medresenin eğitim dili Arapçadır.
Medreselerden yetişmiş ünlü bilginlerin büyük bir çoğunluğu eserlerini Arapça
olarak kaleme almışlardır.

Soru 32

Tarikatin icra töresine göre belli bir ezgiyle belirli sayıda kalıplaşmış dini ifadeleri topluca tekrar etmek nasıl adlandırılır?

Seçenekler

A
Zikir çekmek
B
El almak
C
Kıssa
D
İlahi söylemek
E
Sema yapmak
Açıklama:
Tarikatin icra töresine göre belli bir ezgiyle belirli sayıda kalıplaşmış dini ifadeleri topluca tekrar etmek "zikir çekmek" olarak bilinir.

Soru 33

İbret ve öğüt verici çoğunlukla dinî ve ahlâkî konuları ele alan anlatılara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Zikir
B
Masal
C
Destan
D
Kıssa
E
Öykü
Açıklama:
İbret ve öğüt verici çoğunlukla dinî ve ahlâkî konuları ele alan anlatılar "kıssa" olarak bilinmektedir.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Arapça ve Farsça kelimelerdeki uzun hecelerin vezin gereği kısaltılması sonucu ortaya çıkan aruz hatalarındandır?

Seçenekler

A
imale
B
zihaf
C
murabba
D
müstezat
E
tuyuğ
Açıklama:
Arapça ve Farsça kelimelerdeki uzun hecelerin vezin gereği kısaltılması sonucu ortaya çıkan aruz hatalarına "zihaf" denir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Türkçe kelimelerin kısa hecelerinin vezin gereği uzatılmasıyla
ortaya çıkan aruz hatasıdır?

Seçenekler

A
zihaf
B
murabba
C
müstezat
D
tuyuğ
E
imâle
Açıklama:
Türkçe kelimelerin kısa hecelerinin vezin gereği uzatılmasıyla ortaya çıkan aruz hatası "imâle"dir.

Soru 36

Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinde Allah’ın birliği, yüceliği ve sıfatlarını konu edinen eserlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tevhid
B
İlahi
C
Nefes
D
Tapuğ
E
Durak
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinde Allah’ın birliği, yüceliği ve sıfatlarını konu edinen eserlere "Tevhid" denir.

Soru 37

Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinde Allah’a yakarış, esirgenmeyi, bağışlanışı, dua konu edinen eserlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Nefes
B
Tevhid
C
Tapuğ
D
Münacat
E
Cumhur
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı geleneğinde Allah’a yakarış, esirgenmeyi, bağışlanışı, dua konu edinen eserlere "münacat" denir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği'nde Din ve Tasavvuf Büyükleri hakkında yazılan türlerdendir?

Seçenekler

A
Mersiye
B
Hilye
C
Mevlid
D
Cumhur
E
Nefes
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği'nde Din ve Tasavvuf Büyükleri hakkında yazılan türler "Mersiye" olarak adlandırılır.

Soru 39

Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği'nde Başta tasavvuf büyüklerinin şiirleri olmak üzere çeşitli manzumeleri tasavvufî bakış açılarıyla yorumlayan çoğunluğu mensur olan düzyazı eserleri hangileridir?

Seçenekler

A
Gazavat-nâmeler
B
Fetih-nâmeler
C
Tevarihler
D
Fıkralar
E
Şerhler
Açıklama:
Tekke ve Tasavvufî Halk Edebiyatı Geleneği'nde Başta tasavvuf büyüklerinin şiirleri olmak üzere çeşitli manzumeleri tasavvufî bakış açılarıyla yorumlayan çoğunluğu mensur olan düzyazı eserleri "şerhler"dir.

Soru 40

Hangisi XIII. yüzyılda Anadolu’da yaşayan ve eserleri günümüze gelen şair mutasavvıflardandır?

Seçenekler

A
Yunus Emre
B
Abdal Musa
C
Hacı Bayram Veli
D
Emir Sultan
E
Pir Sultan Abdal
Açıklama:
Yunus Emre XIII. yüzyılda Anadolu’da yaşayan ve eserleri günümüze gelen şair mutasavvıflardandır.

Ünite 6

Soru 1

I. Tekke
II. Dergah
III. Kahvehane
Yukarıda sıralananlardan hangisi ya da hangileri aşık edebiyatının merkezi konumunda yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
I ve III

Soru 2

Aşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısrasında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemeye ne denir?

Seçenekler

A
kol açma
B
el açma
C
göz açma
D
ayak açma
E
kafa açma
Açıklama:
ayak açma

Soru 3

I. Mühür
II. Mahlas
III. İcazet
Çırağının yetiştiğine ve onun kendi başına bu sanatı icra edebileceğine inanan usta, çırağına ne vererek onu mezun eder?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
II ve III

Soru 4

Âşık Kolu”na Azerbaycan’da ne adı verilmektedir?

Seçenekler

A
okul
B
mektep
C
merkez
D
akım
E
ekol
Açıklama:
mektep

Soru 5

Koşma şekli uyak düzeni kaç hece ölçülüdür?

Seçenekler

A
8 ve 11
B
8 ve 12
C
8 ve 10
D
8 ve 9
E
7 ve 8
Açıklama:
8 ve 11

Soru 6

Âşık tarzı heceli şiir türleri inşa olundukları nazım şeklinden hareketle kalıplaşmış konu ve ezgi özelliklerine göre kaç çeşittir?

Seçenekler

A
3
B
4
C
5
D
2
E
6
Açıklama:
3

Soru 7

Yaratıcı veya icracının dinleyicide uyandırmak istediği duygu ve düşünceleri ger- çekleştirme amacına yönelik olarak konuya karşı takındığı (övme, yerme, yerinme “şikâyet”, öğüt verme, bilgilendirme “didaktik”, eğlendirme “güldürme”, yas tutturma “ağlatma”) gibi geleneksel tavırlar ve bunlara bağlı olarak konuyu işleyiş tarzlarının her birine ne denilir?

Seçenekler

A
Sada
B
Eda
C
Cefa
D
Sefa
E
Nida
Açıklama:
Eda

Soru 8

“Savaş” konusunu ele alan bir âşık bunu aşağıdaki anlatım tutumlarına göre isterse ve gücü yeterse ayrı ayrı kaç biçimde ele alabilir?

Seçenekler

A
2
B
4
C
6
D
8
E
10
Açıklama:
8

Soru 9

I. Kul Çulha
II. Ruşen Ali
III. Pir Sultan Abdal
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 16. yüzyıl aşık edebiyatının temsilcileri arasında yer alır?

Seçenekler

A
I ve II
B
Yalnız I
C
I ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
I ve III

Soru 10

Tanburî Mustafa hangi yüzyıl aşığıdır?

Seçenekler

A
17. yüzyıl
B
18. yüzyıl
C
19. yüzyıl
D
20. yüzyıl
E
21. yüzyıl
Açıklama:
19. yüzyıl

Soru 11

Tekke kurumu etrafında ozan-baksı geleneğine ait edebî tür, biçim ve formların propoganda (irşat) amacıyla İslâmi bir muhteva yüklenmek suretiyle kullanılmasıyla oluşan edebî geleneğe Tekke Tarzı Aşık Geleneği denilmektedir. Bu gelenek kiminle birlikte ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Ahmed Yesevi
B
Yunus Emre
C
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
D
Şems-i Tebrîzî
E
Hacı Bektaş-ı Veli
Açıklama:
Tekke Tarzı Âşık Geleneği, Ahmed Yesevî ile birlikte tekke kurumu etrafında ozan-baksı geleneğine ait edebî tür, biçim ve formların propoganda (irşat) amacıyla İslâmi bir muhteva yüklenmek suretiyle kullanılmasıyla oluşan edebî gelenektir. Bu geleneğin mensuplarının büyük bir kısmı kendilerini XIII. yüzyıldan itibaren “Allah’a âşık”, “Hak âşığı” veya “âşık” olarak adlandırmışlardır. Bu geleneğe mensup âşıkların eser yaratma ve icralarının amacı kurumsal bağlamda inançlarını dışa vurup ifade etme ve bu yolla propagandasını yaparak yeni insan kazanma veya inançlarına kazanılmış insanların, imanlarını tazeleyerek inanılan dogmalara yönlendirmedir.

Soru 12

“Kahvehane Tarzı Âşık Geleneği” veya yaygın olarak “Âşık Tarzı Edebiyat Geleneği” hangi yüzyılda ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
XVI.
B
XVII.
C
XV.
D
XIV.
E
XVIII.
Açıklama:
“Kahvehane Tarzı Âşık Geleneği” veya yaygın olarak “Âşık Tarzı
Edebiyat Geleneği” yahut sadece “Âşık Tarzı” olarak adlandırılan bu edebiyat geleneği, ilk adlandırmadan da anlaşılacağı üzere XVI. yüzyıl ortalarından itibaren ortaya çıkıp yaygınlaşan bir Türk-Müslüman kurumu olan kahvehanelerde teşekkül etmiş bir gelenektir.

Soru 13

I- Tokatlı Nuri
II- Sümmanî
III- Dertli
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Anadolu'da bilinen âşık kolları arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Usta-çırak ilişkisi geleneğin oluşup devam etmesi bakımından büyük önem taşır. Geçmiş yüzyıllarda usta-çırak ilişkisine bağlı olarak oluşan ekoller “âşık kolu” olarak adlandırılmıştır. Âşıklık geleneğinde en fazla bilinen âşık kolları arasında “Erzurumlu Emrah”, “Tokatlı Nuri”, “Ruhsatî”, “Sümmanî”, “Dertli”, “Huzuri” ve “Şenlik Kolu” sayılabilir. “Âşık Kolu”na Azerbaycan’da “mektep” adı verilmektedir. Âşık kolları “Elesker mektebi”, “Âşık Ali mektebi” gibi adlarla adlandırılmaktadır.

Soru 14

Âşıklık geleneğinde üçüncü defa içirilen bade kimin adına içirilir?

Seçenekler

A
Sevdiği aşkına
B
Allah aşkına
C
Pirler aşkına
D
Peygamberler aşkına
E
Aşık aşkına
Açıklama:
Âşıklık geleneğinde bazı âşıklar maddi aşktan manevi aşka geçerken, saz çalıp söylemeye başlarken ilahî aracılarla yani bir mürşidin, bir pirin veya Hızır’ın rüyasına girmesiyle, âşık olup saz çalmaya başladıklarını söylerler. Halk inançlarına göre bunlar ilahî ilhama sahiptirler bu nedenle de “badeli” veya “Hak âşığı” diye adlandırılırlar. Hızır, İlyas veya pirlerden birisi bazen uyanıkken çoğunlukla uyurken âşığın rüyasına girer ve “kudret gülü” denilen kollarıyla âşığa uzattığı “bade”yi aşığa içirir. Üç defa sunulan badenin birincisi “kendi bir, adı bin adına”, yani Allah aşkına, ikincisi “pirler aşkına”, üçüncüsü de “sevdiği aşkına” içirilir. Bundan sonra âşığa “buta gösterme” adı verilen genç güzel bir kızın yüzü gösterilir bu kız onun o andan itibaren sevgilisidir. Aynı anda o kıza da aynı şekilde âşığın gösterildiğine ve onların birbirini sevdiklerine inanılır. Âşık kendisine gösterilen güzele doğru yönelince pir ortadan kaybolur.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi aşık atışmalarının yapıldığı yerler arasında değildir?

Seçenekler

A
Saray
B
Konak
C
Düğün
D
Panayır
E
Pazar
Açıklama:
Sistemli deyişler de denilen bu tür âşık karşılaşmaları, kahvehane, köy odası, konak, düğün, pazar, panayır gibi yerlerde yapılmaktaydı.

Soru 16

I- Destan
II- Koşma
III- Mani
Yukarıdaki biçimlerden hangisi ya da hangilerine aşık şiirinde rastlanılmaktadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız II
Açıklama:
Nazım birimi (dörtlük) sayısına bağlı olarak uzunluk ve kısalık veyahut hacim açısından uzun olan destan biçimiyle kısa olan biçimlerin (koşma ve mâni) ayırt edilişini sağlayan ölçüttür. Uzun biçim (destan) en az 5 veya 7 dörtlükten oluşan konuya ve konuyu işleyen âşığın gücüne göre 100 dörtlüğü aşabilen başka bir ifadeyle uzunluk bakımından sınırsız olan biçimdir. Kısa biçimler; koşma en az 2 ve en fazla 5 dörtlükten ibaret olan biçimdir. Mâni biçimi ise bir dörtlükten oluşur.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi aşık tarzı heceli şiirde koşma şeklinde görülen ama destan şeklinde görülmeyen bir türdür?

Seçenekler

A
Semailer
B
Koçaklamalar
C
Güzellemeler
D
Ağıtlar
E
Taşlamalar
Açıklama:
Âşık tarzı heceli şiir türleri inşa olundukları nazım şeklinden hareketle kalıplaşmış konu ve ezgi özelliklerine göre şu şekilde tasnif edilebilir:
A. Koşma Şekli
1) Koçaklama koşmalar
2) Güzelleme koşmalar
3) Ağıt koşmalar
4) Taşlama koşmalar
5) Semaîler
6) Varsağılar
7) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer koşmalar
B. Destan Şekli
1) Koçaklama destanlar
2) Güzelleme destanlar
3) Ağıt destanlar
4) Taşlama destanlar
5) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer destanlar
C. Mâni (Bayatı) Şekli

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi XVI. yüzyılda yaşamış aşıklardandır?

Seçenekler

A
Köroğlu
B
Türabî
C
Kul Süleyman
D
Pîroğlu
E
Demircioğlu
Açıklama:
XVI. yüzyıldan kalan eserlerinden hareketle bu yüzyılda yaşamış belli başlı
âşıklar olarak Bahşî, Ozan, Kul Mehmed, Öksüz Dede, Köroğlu, Gedâ Muslu, Çırpanlı, Armudlu, Kul Çulha, Oğuz Ali ve Pir Sultan Abdal. XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şekillenen gelenekte tasavvufî ve aruzla murabba şeklinde düzenlenen divanlar başta olmak üzere divan edebiyatı tesirleri görülür.

Soru 19

Aşağıdaki aşıklardan hangisi Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi’ne ilişkin destanını söylemiştir?

Seçenekler

A
Bahşi
B
Köroğlu
C
Pir Sultan Abdal
D
Piroğlu
E
Oğuz Ali
Açıklama:
Bahşi mahlaslı şair XVI. yüzyılda Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferine ilişkin destanını söylemiştir.

Soru 20

I- Emrah
II- Zihni
III- Gedayi
Yukarıdaki şairlerden hangisi ya da hangileri XIX. yüzyıl şairleri arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
XIX. yüzyılda âşık tarzı edebiyat ve kültür geleneğinin belli başlı mensupları arasında, Emrah, Dertli Bayburtlu Zihnî, Develili Seyrânî, Tokatlı Nurî, Ruhsatî gibi ulusal ve Minhâcî, Ispartalı Seyrânî, Âşık Ali, Gedayî, Devamî, Sürûrî, Figanî, Zehrî, Micmerî, Bezlî, Sabrî, Sümmanî, Âşık Şenlik, Celâlî, Zülâlî, Muhibbî, Ceyhunî, Remzî, Nâzi, Kemalî, Meydanî, Tanburî Mustafa, Hengâmî, Pesendî, Mehmed Ali, Gülzârî, Niyazî, Bedrî, Bahrî, Ferdî, Lûtfî, Tıflî, Cemâlî, İkrarî, Rıza, Meslekî, Pinhanî, Hezarî, Serdarî, Dadaloğlu, Deli Boran, Beyoğlu, Gündeşlioğlu gibi yerel veya bölgesel şöhrete kavuşmuş pek çok isim yer almaktadır.

Soru 21

Aşıklıkların yetiştirme süreçlerinden ilki hangisidir?

Seçenekler

A
Çıraklık
B
Bade İçme
C
İcazet Alma
D
Mahlas Alma
E
Ustalık
Açıklama:
Usta âşık saza söze yeteneği olan bir genci çırak olarak kabul eder ve onu yanında gezdirir. Çırak, ustasının yanında gezerken onun yaptığı fasılları irticalen söylediği şiirleri izler ve bunları öğrenir. Bu aşama yetiştirme süreçlerinin ilkidir.

Soru 22

Aşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısrasında şiire uyak olabilecek kafiyeli söz söylemeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ayak Açma
B
El Tutma
C
Avuç Kapama
D
Dirsek Atma
E
Kafa Bırakma
Açıklama:
Ayak Açma (ayak verme) olarak da adlandırılan bu uygulama, âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısraında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemeye “ayak açma” denilir. Âşık karşılaşmalarında (atışma) rakip âşığın, diğer âşık tarafından açılan ayakla cevap vermesi geleneğin icra töresinin esaslarındandır. Bunun aksi uygulamalar kabul edilmez.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Azerbaycan’da bilinen âşık ekolleri arasındadır?

Seçenekler

A
Elesker
B
Sümmanî
C
Dertli
D
Huzuri
E
Ruhsatî
Açıklama:
Usta-çırak ilişkisi geleneğin oluşup devam etmesi bakımından büyük önem taşır. Geçmiş yüzyıllarda usta-çırak ilişkisine bağlı olarak oluşan ekoller “âşık kolu” olarak adlandırılmıştır. Âşıklık geleneğinde en fazla bilinen âşık kolları arasında “Erzurumlu Emrah”, “Tokatlı Nuri”, “Ruhsatî”, “Sümmanî”, “Dertli”, “Huzuri” ve “Şenlik Kolu” sayılabilir. “Âşık Kolu”na Azerbaycan’da “mektep” adı verilmektedir. Âşık kolları “Elesker mektebi”, “Âşık Ali mektebi” gibi adlarla adlandırılmaktadır.

Soru 24

I- Deyişme
II- Atışma
III- Karşılama
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri âşık fasıllarına verilen isimlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Âşıklık geleneğinde bazı yörelerde “karşılaşma”, “deyişme” bazı yörelerde “atışma” da denilen “âşık fasılları”nda iki ya da daha fazla âşığın dinleyici huzurunda herhangi bir yerde karşı karşıya gelerek birbirlerini sazda ve sözde belli kurallar içinde deneyerek yarışmalarıdır. Sistemli deyişler de denilen bu tür âşık karşılaşmaları, kahvehane, köy odası, konak, düğün, pazar, panayır gibi yerlerde yapılmaktaydı.

Soru 25

Aşık atışmalarında rakibi cevap veremez ve doğru cevabı bilemez hale getirmeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Bağlamak
B
Kitlemek
C
Tutmak
D
Kapatmak
E
Savurmak
Açıklama:
Aşık atışmalarında amaç, rakibi cevap veremez ve doğru cevabı bilemez hâle getirerek “bağlamak” olduğu için sorabileceği en zor soruları sorar. Doğru cevabı alamaması durumunda rakibini yenmiş, “bağlamış” veya mat etmiş sayılır.

Soru 26

I- abab-cccb-dddb
II- abxb-dddb-eeeb
III- aaxa-ccxc-eexe
Yukarıdaki uyak düzenlerinden hangisi âşık tarzı şiirlerde görülen koşma şekli uyak düzenidir?

Seçenekler

A
I, II
B
I, II, III
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Âşık tarzı şiirinin nazım birimi dörtlüktür. Âşık tarzı edebiyat geleneğinde heceli mâni, koşma ve destan olmak üzere üç nazım şekli vardır. Bu şiir geleneğinde “koşma şekli” uyak düzeni ve “mâni şekli” uyak düzeni olmak üzere iki çeşit uyak düzeni vardır. Koşma şekli uyak düzeni 8 ve 11 hece ölçülü şiirlerde ya abab-cccb-dddb ya da abxb-dddb-eeeb şeklindedir. Mâni şekli uyak düzeni ise 7 ve 8 hece ölçülü şiirlerde aaxa-ccxc-eexe şeklindedir.

Soru 27

I- Şikâyet Etmeye Yönelik Anlatım Tutumu
II- Öğüt Vermeye Yönelik Anlatım Tutumu
III- Övmeye Yönelik Anlatım Tutumu
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri aşıkların kullanabileceği anlatım tutumları arasındadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Bir âşık istediği konuyu aşağıdaki anlatım tutumlarına göre isterse ve gücü yeterse ayrı ayrı 8 biçimde ele alabilir.
1) Güldürmeye/Eğlendirmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Güldürücü, Parodi, Mizahî Edayla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
2) Övmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Koçaklama, Yiğitleme, Methiye ve Güzelleme Edasıyla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
3) Yermeye Yönelik Anlatım Tutumu (Taşlama, Sicilleme ve Eleştirel Edayla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
4) Şikâyet Etmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Şikayet-nâme ve Dilekçe Edasıyla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
5) Öğüt Vermeye Yönelik Anlatım Tutumu (Öğüt verici, Mâniler, KoşmalarAtasözü Destanları):
6) Bilgilendirmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Bilgilendirici, Didaktik/HaberMâniler-Koşmalar- Destanlar):
7) Yas Tutturmaya Yönelik Anlatım Tutumu (Ağlatıcı, Ağıt-KoşmalarDestanlar-Mâniler):
8) Hüner Göstermeye-Öğünmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Elifbalar, Atasözü Destanları, Dudakdeğmez, Satranç, Tecnis, Mâniler-Koşmalar-Destanlar)

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi XVII. yüzyılda yaşamış aşıklardandır?

Seçenekler

A
Kuloğlu
B
Kul Mehmed
C
Öksüz Dede
D
Gedâ Muslu
E
Köroğlu
Açıklama:
XVII. yüzyılda, Gevherî, Âşık Ömer ve Karacoğlan gibi en velût ve etkin temsilcilerini yetiştiren âşık tarzı kültür geleneği, klasikleşen formlarına ve tekke-tasavvuftan ayrımı belirgenleşen icra ve tematik muhteva çizgisine kavuşur. Bu yüzyılın belli başlı temsilcileri arasında Kâmil, Kuloğlu, İbrahim, Türabî, Edhemî, Afife Sultan, Kul Deveci, Kul Süleyman, Temaşvarlı Gazi Hasan, Âşık Mustafa, Kayıkçı Kul Mustafa, Kâtibî, Zaîfî, Âşık Eroğlu, Pîroğlu, Hâkî, Gedâyî, Şah Bende, Şermî, Demircioğlu, Üsküdârî, Bursalı Âşık Halil, Keşfî, Koroğlu, Benli Ali gibi isimler sıralanabilir.

Soru 29

I- Seferlioğlu
II- Şermi
III- Kara Hamza
Yukarıdaki aşıklardan hangisi ya da hangileri XVIII. yüzyılda eser vermişlerdir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
II, III
D
I, III
E
Yalnız III
Açıklama:
XVIII. yüzyılda yetişen belli başlı âşıklar arasında Ravzî, Ali, Hocaoğlu, Kabasakal Mehmed, Nakdî, Seferlioğlu, Mağribli Oğlu, Şermî ve Kara Hamza sayılabilir.

Soru 30

Âşık Veysel hangi yüzyılda yaşamış şairlerimiz arasındadır?

Seçenekler

A
XX. yy
B
XIX. yy
C
XVIII. yy
D
XVII. yy
E
XVI. yy
Açıklama:
XX. Yüzyıl şairleri arasında bulunan Aşık Veysel bu çağın en ünlü şairleri arasındadır.

Soru 31

Aşık tarzı edebiyat geleneği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
XVI. yüzyılda ortaya çıkmıştır
B
Bu edebiyatın icracılarına "aşık" adı verilmektedir.
C
Aşık tarzı edebiyat tekke ve kahvehanelerde icra edilmiştir
D
Tekke ve kahvehane tarzı arasında birçok paralellikler gözlenmektedir
E
Tekke aşıklarına "halk aşığı" olarak adlandırılmaktadır.
Açıklama:
Gelenekse, geçmişten gelen bir “Hak Âşığı” ve “Halk Âşığı” ayırımı yaparak “tekke” ve “kahvehane” merkezli edebî gelenekleri birbirinden ayırmaktadır. Kısaca, “Âşık Edebiyatı” terimi kullananın yüklediği anlama bağlı olarak daralıp genişleyebilmektedir.

Soru 32

Aşıkların yetişmeleri ve icra töresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Görme özürlü erkek çocukları aşıklık eğitimine alınmaları yasaktı
B
Eğitimin başında her çırağa mahlas verilirdi
C
Aşığın eski mahlasını bırakarak yeni mahlas almasına "mahlas tapşırma" adı verilirdi
D
İcazet alma aşık adayının eğitime kabulünü ifade etmektedir.
E
Aşıklar çıraklıktan başlayarak "usta aşık" oluncaya kadar eğitimden geçerlerdi
Açıklama:
Görme özürlü erkek çocukları aşıklık veya hafızlık eğitimine alınırdı. Mahlas eğitimini tamamlayan aşıklara verilirken bu aşamaya mahlas tapşırma adı verilirdi. İcazet alma aşığın eğitiminin tamamlanması sonrasında verilirdi. Bu şartlar altında doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 33

"bu uygulama, âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısraında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemek olarak tanımlanmaktadır"
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İcazet alma
B
Mahlas tapşırma
C
Bade içme
D
Rüya görme
E
Ayak açma
Açıklama:
Ayak Açma (ayak verme) olarak da adlandırılan bu uygulama, âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısraında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemeye “ayak açma” denilir. Doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Azerbaycan'daki aşık kolları arasında sayılabilir?

Seçenekler

A
Ruhsatı
B
Summani
C
Dertli
D
Şenlik kolu
E
Elesker mektebi
Açıklama:
A, b, c ve d şıkları anadoludaki aşık kollarına örnekken Elesker mektebi Azerbaycan'daki aşık kollarına örnek olarak söylenebilir.

Soru 35

"Bade içme anında dili çözülüp sırrını saklayamayıp açanlara denir"
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Buta gösterme
B
Er dolusu
C
Murdarlanmış
D
Tutuk
E
Deyişme
Açıklama:
bade içme düşü anında şok geçirerek dili çözülmeyenlere “tutuk”; sırrını saklamayıp açılanlara “murdarlanmış” adı verilir.

Soru 36

"âşık uyku ile uyanıklık arasında iken bir düş görür. Düşünde bir pir gelir başında durur. Âşığa üç dolu aşk badesi sunar. Bazı anlatılarda pir âşığa saz veya elma verir ya da ona nasihat eden bir deyiş söyler."
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Er dolusu
B
Pir dolusu
C
Tutuk
D
Murdarlanmış
E
Mahlas tapşırma
Açıklama:
Pir dolusu, âşık uyku ile uyanıklık arasında iken bir düş görür. Düşünde bir pir gelir başında durur. Âşığa üç dolu aşk badesi sunar. Bazı anlatılarda pir âşığa saz veya elma verir ya da ona nasihat eden bir deyiş söyler. Doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 37

"bir tepsinin seyirci arasında dolaştırılması esnasında her- kes memnuniyetine göre parayı tepsiye atılması"
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Parsa toplamak
B
Ayak açma
C
Divan açma
D
Atışma
E
Bade içme
Açıklama:
Seyirci memnuniyeti “parsa toplamak” tabir edilen bir tepsinin seyirci arasında dolaştırılması esnasında herkes memnuniyetine göre parayı tepsiye atarak gösterecektir. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 38

I. Aşık toplantılarında, aşıkların sezgi güçlerini, kültürel birikimlerini ve sanatsal yeterliliklerini göstermek ve ölçmek için hazırlanmış bir bilmecedir.
II. Aşık töresinde kendine has bir icra tekniğine sahiptir
III. Aşık tarafından kısa bir şiir şeklinde söylenip hazırlanır.
Yukarıda özellikleri sıralanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muamma
B
Lügaz
C
Atışma
D
Aşık faslı
E
Deyişme
Açıklama:
Muammalarda genelikle iç ve dış olmak üzere iki anlam vardır. Muamma, âşık toplantılarında, âşıkların sezgi güçlerini, kültürel birikimlerini ve sanatsal yeterliliklerini göstermek ve ölçmek için hazırlanmış ve yazılmış bir bilmecedir. Muamma, âşıklık geleneğinde kendine has bir icra töresine sahiptir. Muammada, herhangi bir somut veya somut kavramın çeşitli özellikleri, âşık tarafından kısa bir şiir şeklinde söylenilip hazır- lanır yazıya geçirilir ve kahvehanenin bir duvarına süslü bir çerçeve içine asılır.

Soru 39

"Dinleyiciler karşılaşmada sunulacak şiirlerin kimi zaman redifleri de içerecek şekilde kafiye yapısını belirleyerek âşıklara bildirirler ve bu kafiye ve rediflerle şiirler oluşturarak yarışmalarını isterler."
Yukarıda anlatılan olay aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Ayak verme
B
Bade içme
C
Divan açma
D
Buta gösterme
E
Askı indirme
Açıklama:
Âşık karşılaşmalarını dinleyen ve izleyen insanlar bazen ortaya konulacak manzumenin şekillenmesinde etkin rol alırlar. Bu âşıklara “ayak verme” şeklinde gerçekleşir. Dinleyiciler karşılaşmada sunulacak şiirlerin kimi zaman redifleri de içerecek şekilde kafiye yapısını belirleyerek âşıklara bildirirler ve bu kafiye ve rediflerle şiirler oluşturarak yarışmalarını isterler. Bu uygulamaya “ayak verme” denilir. Ayak verme yoluyla karşılaşma yapan âşıkların hazırlıksız şiir söyleme yeteneği ölçülebilir.

Soru 40

"İnsan dedikleri duvara benzer
Hele suvakları dökülsün de gör
Gördüğün her güzele aldanma
Saç ağarsın bel bükülsün de gör"
yukarıdaki dörtlük aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Murat Çobanoğlu
B
Kemal Demir
C
İhsan Yavuzer
D
Zeki Erdalı
E
Şemsi Denizer
Açıklama:
Dörtlük incelendiğinde Aşık Murat Çobanoğlu'na aittir. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 41

"Koçaklama" hangi aşık tarzı heceli şiir türüne girer

Seçenekler

A
Koşma
B
Destan
C
Mani
D
Taşlama
E
Ağıt
Açıklama:
Âşık tarzı heceli şiir türleri inşa olundukları nazım şeklinden hareketle kalıplaşmış konu ve ezgi özelliklerine göre şu şekilde tasnif edilebilir:
A. Koşma Şekli
1) Koçaklama koşmalar
2) Güzelleme koşmalar
3) Ağıt koşmalar
4) Taşlama koşmalar
5) Semaîler
6) Varsağılar
7) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer koşmalar
B. Destan Şekli
1) Koçaklama destanlar
2) Güzelleme destanlar
3) Ağıt destanlar
4) Taşlama destanlar
5) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer destanlar
C. Mâni (Bayatı) Şekli

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Divani kalıbıdır?

Seçenekler

A
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün
B
fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün
C
fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün
D
mef ’ûlü/mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün
E
Hiçbiri
Açıklama:
Âşık tarzı şiir geleneğinde kullanılan aruzlu tür ve nazım şekilleri arasında en
çok kullanılanların başında fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün kalıbıyla yazılan divan veya divanî; fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün kalıbıyla yazılan selîs;
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün kalıbıyla yazılan semaî ve mef ’ûlü/
mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün kalıbıyla yazılan kalenderî gelmekte olup, hepsinin özel
ve geleneksel ezgileri (âşık havaları) vardır. Bütün bu şekiller, gazel, murabba, muhammes ve müseddes biçiminde söylenip yazılılabilir. Ayrıca müfte’ilün/müfteilün/müfte’ilün/müfteilün kalıbıyla yazılan satranç veya şatranç ve müstef ’ilâtün/
müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün kalıbıyla yazılan vezn-i âher, âşık tarzı
şiir geleneğinde göreceli olarak daha az kullanılan aruzlu nazım şekilleridir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Selis kalıbıdır?

Seçenekler

A
fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün
B
fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün
C
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün
D
mef ’ûlü/mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün
E
Hiçbiri
Açıklama:
Âşık tarzı şiir geleneğinde kullanılan aruzlu tür ve nazım şekilleri arasında en
çok kullanılanların başında fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün kalıbıyla yazılan divan veya divanî; fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün kalıbıyla yazılan selîs;
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün kalıbıyla yazılan semaî ve mef ’ûlü/
mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün kalıbıyla yazılan kalenderî gelmekte olup, hepsinin özel
ve geleneksel ezgileri (âşık havaları) vardır. Bütün bu şekiller, gazel, murabba, muhammes ve müseddes biçiminde söylenip yazılılabilir. Ayrıca müfte’ilün/müfteilün/müfte’ilün/müfteilün kalıbıyla yazılan satranç veya şatranç ve müstef ’ilâtün/
müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün kalıbıyla yazılan vezn-i âher, âşık tarzı
şiir geleneğinde göreceli olarak daha az kullanılan aruzlu nazım şekilleridir.

Soru 44

âşık tarzı şiir geleneğinde göreceli olarak daha az kullanılan aruzlu nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
kalenderi
B
divani
C
semai
D
gazel
E
Vezn-i Aher
Açıklama:
vezn-i âher, âşık tarzı şiir geleneğinde göreceli olarak daha az kullanılan aruzlu nazım şekilleridir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi destan türüne aittir?

Seçenekler

A
Koçaklama koşmalar
B
Güzelleme koşma
C
Ağıt koşma
D
Varsağılar
E
Taşlama destanlar
Açıklama:
Âşık tarzı heceli şiir türleri inşa olundukları nazım şeklinden hareketle kalıplaşmış konu ve ezgi özelliklerine göre şu şekilde tasnif edilebilir:
A. Koşma Şekli
1) Koçaklama koşmalar
2) Güzelleme koşmalar
3) Ağıt koşmalar
4) Taşlama koşmalar
5) Semaîler
6) Varsağılar
7) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer koşmalar
B. Destan Şekli
1) Koçaklama destanlar
2) Güzelleme destanlar
3) Ağıt destanlar
4) Taşlama destanlar
5) Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer destanlar
C. Mâni (Bayatı) Şekli

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi kalenderi kalıbıdır?

Seçenekler

A
fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün
B
mef ’ûlü/mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün
C
fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün
D
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün
E
hiçbiri
Açıklama:
Âşık tarzı şiir geleneğinde kullanılan aruzlu tür ve nazım şekilleri arasında en
çok kullanılanların başında fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilatün/fâ’ilün kalıbıyla yazılan divan veya divanî; fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilâtün/fe’ilün kalıbıyla yazılan selîs;
mefâ’îlün/mefâ’îlün/mefâ’îlün/ mefâ’îlün kalıbıyla yazılan semaî ve mef ’ûlü/
mefâ’îlü/ mefâ’îlü/fe’ûlün kalıbıyla yazılan kalenderî gelmekte olup, hepsinin özel
ve geleneksel ezgileri (âşık havaları) vardır. Bütün bu şekiller, gazel, murabba, muhammes ve müseddes biçiminde söylenip yazılılabilir. Ayrıca müfte’ilün/müfteilün/müfte’ilün/müfteilün kalıbıyla yazılan satranç veya şatranç ve müstef ’ilâtün/
müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün/müstef ’ilâtün kalıbıyla yazılan vezn-i âher, âşık tarzı
şiir geleneğinde göreceli olarak daha az kullanılan aruzlu nazım şekilleridir.

Soru 47

aşağıdakilerden hangisi öğüt vermeyle ilgilidir?

Seçenekler

A
didaktik
B
güldürme
C
şikayet
D
ağlatöa
E
hiçbiri
Açıklama:
Yaratıcı veya icracının dinleyicide uyandırmak istediği duygu ve düşünceleri gerçekleştirme amacına yönelik olarak konuya karşı takındığı (övme, yerme, yerinme
“şikâyet”, öğüt verme, bilgilendirme “didaktik”, eğlendirme “güldürme”, yas tutturma
“ağlatma”) gibi geleneksel tavırlar ve bunlara bağlı olarak konuyu işleyiş tarzlarının
her birine “anlatım tutumu” veya “eda” denilir

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi hüner göstermeye yönelik bir anlatım tutumudur?

Seçenekler

A
Şikayetname
B
Öğüt verici mani
C
güldürücü koşma
D
Satranç
E
Ağlatıcı Destan
Açıklama:
Meselâ “savaş” konusunu ele alan bir âşık bunu aşağıdaki anlatım tutumlarına
göre isterse ve gücü yeterse ayrı ayrı 8 biçimde ele alabilir.
1) Güldürmeye/Eğlendirmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Güldürücü, Parodi,
Mizahî Edayla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
2) Övmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Koçaklama, Yiğitleme, Methiye ve Güzelleme Edasıyla İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
3) Yermeye Yönelik Anlatım Tutumu (Taşlama, Sicilleme ve Eleştirel Edayla
İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
4) Şikâyet Etmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Şikayet-nâme ve Dilekçe Edasıyla
İşleyişle Yaratılan Mâniler-Koşmalar-Destanlar):
5) Öğüt Vermeye Yönelik Anlatım Tutumu (Öğüt verici, Mâniler, KoşmalarAtasözü Destanları):
6) Bilgilendirmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Bilgilendirici, Didaktik/HaberMâniler-Koşmalar- Destanlar):
7) Yas Tutturmaya Yönelik Anlatım Tutumu (Ağlatıcı, Ağıt-KoşmalarDestanlar-Mâniler):
8) Hüner Göstermeye-Öğünmeye Yönelik Anlatım Tutumu (Elifbalar, Atasözü
Destanları, Dudakdeğmez, Satranç, Tecnis, Mâniler-Koşmalar-Destanlar):

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi 16. yüzyıl aşık edebiyatı temsilcilerindendir?

Seçenekler

A
Kul Mehmed
B
Gevheri
C
Aşık Ömer
D
Karacaoğlan
E
Hiçbiri
Açıklama:
XVI. yüzyıldan kalan eserlerinden hareketle bu yüzyılda yaşamış belli başlı
âşıklar olarak Bahşî, Ozan, Kul Mehmed, Öksüz Dede, Köroğlu, Gedâ Muslu,
Çırpanlı, Armudlu, Kul Çulha, Oğuz Ali ve Pir Sultan Abdal. XVI. yüzyılın
ikinci yarısından itibaren şekillenen gelenekte tasavvufî ve aruzla murabba şeklinde düzenlenen divanlar başta olmak üzere divan edebiyatı tesirleri görülür

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl aşık edebiyatı temsilcisidir?

Seçenekler

A
Ravzi
B
Hocaoğlu
C
Mağribli Oğlu
D
Şermi
E
Kul Deveci
Açıklama:
XVII. yüzyılda, Gevherî, Âşık Ömer ve Karacoğlan gibi en velût ve etkin
temsilcilerini yetiştiren âşık tarzı kültür geleneği, klasikleşen formlarına ve
tekke-tasavvuftan ayrımı belirgenleşen icra ve tematik muhteva çizgisine
kavuşur. Bu yüzyılın belli başlı temsilcileri arasında Kâmil, Kuloğlu, İbrahim, Türabî, Edhemî, Afife Sultan, Kul Deveci, Kul Süleyman, Temaşvarlı
Gazi Hasan, Âşık Mustafa, Kayıkçı Kul Mustafa, Kâtibî, Zaîfî, Âşık Eroğlu,
Pîroğlu, Hâkî, Gedâyî, Şah Bende, Şermî, Demircioğlu, Üsküdârî, Bursalı
Âşık Halil, Keşfî, Koroğlu, Benli Ali gibi isimler sıralanabilir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi aşık tarzı heceli tür olup diğerlerinden farklıdır?

Seçenekler

A
Mani
B
Taşlama destanlar
C
Ağıt destanlar
D
Semailer
E
Güzelleme koşmalar
Açıklama:
Koşma şekli, nazım şekli ve mani şekli olarak üçe ayrılmış olup mani şekli diğer şıklarda yazanlardan farklı başlıkta yer alır. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi XVI. yüzyılda yaşamış âşıklar arasındadır?

Seçenekler

A
Köroğlu
B
Karacaoğlan
C
Gevheri
D
Ziya Paşa
E
Beyoğlu
Açıklama:
XVI. yüzyıldan kalan eserlerinden hareketle bu yüzyılda yaşamış belli başlı
âşıklar olarak Bahşî, Ozan, Kul Mehmed, Öksüz Dede, Köroğlu, Gedâ Muslu,
Çırpanlı, Armudlu, Kul Çulha, Oğuz Ali ve Pir Sultan Abdal'dır. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 53

Mevlid İhsanî, Nuri Çıragî, Hüseyin Çırakman, Âşık Ali Gürbüz, Erol Erganî,
Mustafa Aydın, Kemal Demir, Kul Nurî gibi âşıklar hangi dönemde yaşamışlardır?

Seçenekler

A
XVI. yüzyılda
B
XVII. yüzyılda
C
XVIII. yüzyılda
D
XIX. yüzyılda
E
XX. yüzyıl
Açıklama:
Mevlid İhsanî, Nuri Çıragî, Hüseyin Çırakman, Âşık Ali Gürbüz, Erol Erganî,
Mustafa Aydın, Kemal Demir, Kul Nurî gibi aşıklar XX. yüzyıla damga vurmuşlardır. Doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 54

“Tekke Tarzı Âşık Geleneği” özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

Seçenekler

A
İslâmi bir muhteva üstlenir.
B
Hoşça vakit geçirmeyi amaçlar.
C
Amaç sosyalleşmektir.
D
Din dışı unsurlar içerir.
E
Türk-müslüman kurumu olarak ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Tekke Tarzı Âşık Geleneği, Ahmed Yesevî ile birlikte tekke kurumu etrafında ozan-baksı geleneğine ait edebî tür, biçim ve formların propoganda (irşat) amacıyla İslâmi bir muhteva yüklenmek suretiyle kullanılmasıyla oluşan edebî gelenektir. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 55

Aşıkların yetişmesi ve icra töresi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Âşıklar belli bir eğitimden geçerler.
B
Ustalaşan âşıklara ustaları kullanacakları bir “mahlas” verirler.
C
Aşıklık belli bir meslek olarak kabul edilir.
D
Âşığın şiirinde mahlasını alması, “mahlas tapşırma” olarak adlandırılır.
E
Âşıklık geleneğinde usta âşık tarafından öğretilerin sürdürülmesine gerek yoktur.
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır. Âşıklık geleneği sadece çalıp söylemeye dayanmayan bir usta tarafından öğretilmesi gereken bir sanattır.

Soru 56

Âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısrasında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemeye ne denir?

Seçenekler

A
Lügaz
B
Mahlas
C
Ayak açma
D
Bağlama
E
Askı asma
Açıklama:
Âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıkların biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısrasında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söylemeye ayak açma denir. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 57

Âşık geleneğinden bir ismi işaret eden söz, mısra veya beyite ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ayak verme
B
Muamma
C
Deyişme
D
Askı indirme
E
Atışma
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Muamma bir ismi işaret eden söz, mısra veya beyittir. Muammalarda genelikle iç ve dış olmak üzere iki anlam vardır. Muamma, âşık toplantılarında, âşıkların sezgi güçlerini, kültürel birikimlerini ve sanatsal yeterliliklerini göstermek ve ölçmek için hazırlanmış ve yazılmış bir bilmecedir.

Soru 58

Aşık tarzı şiirlerin anlatım tutumu türleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Güldürmeye/eğlendirmeye yönelik anlatım tutumu
B
Öğüt vermeye yönelik anlatım tutumu
C
Şikâyet etmeye yönelik anlatım tutumu
D
Yas tutturmaya yönelik anlatım tutumu
E
Konuşmaya yönelik anlatım tutumu
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır. Aşık tarzı şiirlerin anlatım tutumu türleri Güldürmeye/Eğlendirmeye Yönelik, Övmeye Yönelik, Yermeye Yönelik, Şikâyet Etmeye Yönelik, Öğüt Vermeye Yönelik, Bilgilendirmeye Yönelik, Yas Tutturmaya Yönelik , Hüner Göstermeye-Öğünmeye Yönelik olmak üzere 8 türe ayrılır.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi XVII. yüzyılın önde gelen âşıkları arasıda yer alır?

Seçenekler

A
Gevherî, Âşık Ömer ve Karacoğlan
B
Hüseyin Çırakman, Âşık Ali Gürbüz, Erol Erganî
C
Bahşî, Kul Mehmed, Öksüz Dede
D
Ravzî, Ali, Hocaoğlu, Kabasakal Mehmed
E
Nakdî, Seferlioğlu, Mağribli Oğlu
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. XVII. yüzyılda, Gevherî, Âşık Ömer ve Karacoğlan gibi temsilciler dönemin önde gelen âşıklarıdır.

Soru 60

Âşık tarzı şiir geleneğinde kullanılan heceli tür ve nazım şekilleri arasında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Nazım birimi dörtlüktür.
B
Heceli mâni, koşma ve destan olmak üzere üç şekildedir.
C
Uzun biçim (destan) en az 5 veya 7 dörtlükten oluşur.
D
Kısa biçimler; koşma en az 2 ve en fazla 3 dörtlükten ibaret olan biçimdir.
E
Anlatım tutumu açısından türü belirleyen geleneksel âşık havalarına “ezgi” denir.
Açıklama:
Doğru cevap D şıkkıdır. Kısa biçimler; koşma en az 2 ve en fazla 5 dörtlükten ibaret olan biçimdir.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi Âşık tarzı heceli şiir türlerinden koşma şekli içinde yer almaz?

Seçenekler

A
Ninniler
B
Semailer
C
Koçaklama koşmalar
D
Varsağılar
E
Ezgi, şekil ve konuya bağlı diğer koşmalar
Açıklama:
AşıkTarzı Edebiyat geleneğinde kullanılan tür ve şekilleri tanıyabileceksiniz.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.