⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
6. Dönem TDE306U

Genel Dilbilim II

Toplam 531 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Genel Dilbilim II - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde yüklemcil ad öbeği vardır?

Seçenekler

A
Bu, doğru bir karardı.
B
Düşündüm ve bir karara vardım.
C
Düşünmekten tüm gece uyuyamadım.
D
Bu konuda uzun uzun düşündüm.
E
Bir kenara geçip düşünüyor ama bir karara varamıyor.
Açıklama:
Doğru yanıt (A)'dır. Doğru bir karar AÖ'dir ve yüklemcildir.

Soru 2

Aşağıdaki eylemlerden hangisinin yanulamlama çerçevesi şu şekildedir?
[AÖ/T__ ]

Seçenekler

A
koş-
B
yüz-
C
söyle-
D
ye-
E
çık-
Açıklama:
söyle- [AÖ/T__ ] Adını söyledi. Bugün geleceğini söyledi

Soru 3

Ayşe'nin doğum günü pastasını sınıftaki öğrenciler hep birlikte afiyetle yediler.
Aşağıdakilerden hangisi tümce ögesi DEĞİLDİR?

Seçenekler

A
Ayşe'nin doğum günü pastasını
B
sınıftaki öğrenciler
C
afiyetle yediler
D
sınıftaki öğrenciler afiyetle
E
hep birlikte
Açıklama:
Tümcenin ögelerini bulmak için sorulan sorulardan yola çıkarak:
Öge
Kim? [Sınıftaki öğrenciler]
Ne yapıyordu? [afiyetle yediler]
Nerede? [Sınıfta]
Neyi?[Ayşe'nin doğum günü pastasını]
Nasıl?[hep birlikte]sınıftaki öğrenciler afiyetle
Bu durumda "sınıftaki öğrenciler afiyetle" yapısal ve anlamsal bir bütün oluşturmadığı için doğru yanıt (D)'dir.

Soru 4

Seçeneklerden hangisinde araç gösteren İÖ belirtecisimsi vardır?

Seçenekler

A
Ahmet Nermin ile dans ediyor.
B
Ben kapıyı anahtarla açtım.
C
Adana’ya endişeyle gittim.
D
Deniz mutlulukla gülümsedi.
E
Seyirciler coşkuyla alkışlıyorlardı.
Açıklama:
İlgeç öbekleri (İÖ) başı ilgeç olan öbeklerdir. İlgeçler, zorunlu öge olarak bir Ad Öbeği ya da ad tümceciği seçen sözcüklerdir. İÖ, tümcedeki başka bir öbekle anlamsal bir ilişki gösterir. Örneğin, Eylem Öbeğini niteleyebilir. Eylemin araçla yapıldığını bildiren İÖ B şıkkında bulunmaktadır.

Soru 5

Aşağıdaki ögelerin hangisi eklenti-baş yapısı içerir?

Seçenekler

A
denize düşkün
B
kitabı yazdı
C
kardeş gibi
D
okul için
E
çok akıllı
Açıklama:
Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi tümleç -baş yapılarında, baş tümlecine ad durumu verebilir. Öte yandan eklenti - baş yapılarında böyle bir şey söz konusu değildir. Bu yüzden, Chomsky’nin (1983) yönetim-bağlama kuramına göre baş, tümleci yönetir. Bu nedenle, tümleç ve baş arasındaki ilişki, eklenti baş arasındaki ilişkiden daha yakındır. Ayrıca, tümleç - baş gerek anlamsal olarak gerek yapısal olarak daha bağlantılıdır

Soru 6

Aşağıdaki örneklerden hangisi adlardan türemiş sıfat değildir?

Seçenekler

A
Şapkalı çocuk
B
Masadaki kitap
C
Umutlu bir insan
D
Siyahlaşmış deri
E
Gururlu öğretmen
Açıklama:
İlk bakışta Türkçede ad ve eylemlerden türemiş sıfatlar olduğu gibi sıfattan türemiş eylemler de bulunmaktadır:
44. a. Şapkalı çocuk
b. Masadaki kitap
c. Umutlu bir insan
d. Gururlu öğretmen
e. Sarsıcı haberler
f. Yünlü elbise
Yukarıdaki örneklerdeki sıfatlar, adlardan türemiştir; aşağıdaki eylemler ise sıfatlardan türemiştir:
45. a. Beyazlaşmak
b. Siyahlaşmak

Soru 7

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde koşaç bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Nurcan öğretmen tatile gitti.
B
Bu kitabı sana aldım.
C
Selim çok başarılı bir iş adamıdır.
D
Kertenkele sevimli bir hayvan olarak bilinir.
E
Geçen yıl yaz tatilinde Ayvalik'a gittim.
Açıklama:
Daha önce de belirttiğimiz gibi tümcenin mutlaka bir yüklem, yüklemin de eylem içermesi gereklidir. Aşağıdaki tümcelere baktığımızda eylemi olmadığı gibi bir izlenim edinilebilir:
Bu kitap senin için.
Bu tümcelerin tümünün yükleminde görünmese bile bir eylem vardır. Bu eyleme koşaç denir.

Soru 8

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde bütün tümceyi niteleyen bir Belirteç Öbeği bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Senin için her şeyi yaparım.
B
Yalnızca yeni öğrenciler geldi.
C
Çok güzel giyinir.
D
Maalesef Hasan sınıfta kaldı.
E
Hasan çok akıllı.
Açıklama:
[Yalnızca] yeni öğrenciler geldi. BÖ AÖ (yeni öğrenciler) niteleyicisi
[Senin için] her şeyi yaparım. İÖ EÖ (her şeyi yaparım) niteleyicisi
[Çok güzel] giyinir. BÖ EÖ (giyinir) tümleci
[Maalesef] Hasan sınıfta kaldı. BÖ Tümce niteleyicisi
Hasan [çok] akıllı. BÖ Derece bildiren Sıfat (akıllı) niteleyicisi

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi yanulamlama özelliğine göre çift geçişli bir eylemdir?

Seçenekler

A
Koşuyor.
B
Kitabı okudu.
C
Ali’ye mektubu yolladı.
D
Çikolatadan hoşlanır.
E
Aynaya baktı.
Açıklama:
Eylem
Geçişsiz
(koş, yürü, uyu, dinlen, gez, yüz, vs) Koşuyor
Geçişli
(oku, anla, yaz, pişir, sırala, vs.) kitabı okudu
Çift Geçişli
(yolla, gönder, anlat, vs.) Ali’ye mektubu yolladı.
Nesnelerine
-e, -den durum eki atayan eylemler
(bak, hoşlan, nefret et, vs.)
Aynaya baktı
Çikolatadan hoşlanır
Ütüden nefret etti.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi SÖ’dür?

Seçenekler

A
Deniz kadar
B
Koyu mavi
C
Portakal ve diğer vitaminli meyveler
D
Bir genç
E
Orman gibi
Açıklama:
Boyut uzun, kısa, dar, geniş
Yaş Eski, yeni, yaşıl, genç
Değer iyi, kötü, değerli, mükemmel
Renk kırmızı, siyah, mor
Fiziksel özellik ağır, haifif
İnsan özellikleri kıskanç, dışa dönük,
Hız hızlı, yavaş
Zaman gösteren
sıfatlar
önceki araba
yeni araba
eski sevgili
Olasılık olası, muhtemel, mümkün, kesin

Soru 11

‘Ben pastayı yedim’ örneğinde ad öbeği yapısında bir nesne gerektirmektedir. Bu durumu aşağıdakilerden hangisi ile açıklayabiliriz?

Seçenekler

A
Araç
B
Kılıcı
C
Etkilenen
D
Yanulamlama
E
Deneyimleyen
Açıklama:
Araç: Bir işi yapabilmek için kullanılacak alettir. Kılıcı: Özne, tümcedeki eylemde gösterilen işi yapan kişi olarak tanımlanabilir. Yine evrensel olarak tipik bir özne genelde bir Ad Öbeği’dir. Bir işi bilerek ve isteyerek yapan kişiye kılıcı denir. Etkilenen: Yapılan iş ya da olaydan etkilenen kişi ya da varlığa verilen anlamsal rol. Yanulamlama: Bazı sözcükler öbek oluşturmak için başka ögelere gerek duyarlar. Bir sözcük-örneğin bir eylem geçişli ise mutlaka bir nesne alır. Öyleyse geçişli eylemler Ad Öbeği ya da yan tümcecik olan nesneleri seçerler ya da yanulamlar. Deneyimleyen: Psikolojik durum deneyimleyen ögedir.

Soru 12

Yanulam çerçevesi Eylem Öbeği koş - __ Koştu ye - __ Pastayı yedi söyle - AÖ/T__ Adını söyledi. Bugün geleceğini söyledi “koş”, “ye”, ve “söyle” eylemlerinin yanulam çerçeveleri, sağda ise eylem öbeği örnekleri verilmiştir. Geleneksel olarak sözdizimde yanulam çerçevesi hangi işaret içinde temsil edilir?

Seçenekler

A
koş- ( ), ye- ( ), söyle- ( )
B
koş- [ ], ye- [ ], söyle- [ ]
C
koş- { }, ye- { }, söyle- { }
D
koş- / /, ye- / /, söyle- / /
E
koş- “ “, ye- “ “, söyle- “ “
Açıklama:
Geleneksel olarak sözdizimde yanulam çerçevesi köşeli ayraç içinde koş- [ __ ] , koş- [ __ ] , söyle- [AÖ/T__] temsil edilir. İçindeki çizgi söz konusu sözcüğü, buradaki örneklerdeki eylemleri, AÖ ad öbeğini, T ise (yan) tümceyi göstermektedir.

Soru 13

Tümcenin değişik dilbilgisi kitaplarında çeşitli tanımları yapılmıştır. Bu tanımlar “tümce yargı bildiren sözcük dizileridir” tanımını kabul ederler. Oysa bu tanımda sorunlu olan bir kelime vardır. Bu kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yargı
B
Tümce
C
Sözcük
D
Bildiren
E
Dizileridir
Açıklama:
Tümcenin değişik dilbilgisi kitaplarında çeşitli tanımları yapılmıştır (Ergin 1993: 376, Ediskun 1999: 322). Bu tanımlar “tümce yargı bildiren sözcük dizileridir” tanımını kabul ederler. Oysa yargı terimi sorunludur, çünkü ‘Dikkat!’ gibi tek bir sözcük yargı belirtir ama tümce değildir. Tümce, tüm dillerde bir özne ve bir yüklemden oluşan bir dilbilgisi birimi olarak tanımlanabilir. Bir başka deyişle, her dilde bir tümcede özne ve yüklem bulunduğu gözlenmiştir. Özne ya da yüklemin yeri bir dilden diğerine değişse de bu iki öge tümcede mevcuttur.

Soru 14

Aşağıdaki tümcelerin hangisinde duygusal durum deneyimlenmektedir?

Seçenekler

A
Sedat hasta oldu.
B
Erhan ders çalıştı.
C
Ahmet yere düştü.
D
Ahmet Ayşe’yi seviyor.
E
Nermin arabasını yıkıyor.
Açıklama:
Özne, ruhsal durum deneyimleyen bir öge de olabilir.

Soru 15

Öznelerin hangi anlamsal rollerde bulunabileceğine baktıktan sonra özneyi belirlemek için kullanılabilecek ölçütleri sıralayabiliriz: Adın yalın durumu, Kim/Ne soru sözcükleri, Özne-Eylem uyumu, Gizli Özne, Özne olarak adıl kullanımı. Bu bağlamda “Ben geldi.” tümcesi bu ölçütlerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Gizli Özne
B
Adın yalın durumu
C
Özne-Eylem uyumu
D
Kim/Ne soru sözcükleri
E
Özne olarak adıl kullanımı
Açıklama:
Türkçe gibi bazı dillerin zengin çekim ekleri vardır ve tümcedeki eylem özne ile uyumlu çekim ekleri taşır. Özne ve eylem arasındaki uyum tekillik / çoğulluk gibi sayı ile birinci, ikinci ve üçüncü kişi ekleri şeklindedir. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi öznedeki kişi ve sayıyı çok iyi ayırt eden uyum ekleri kullanılmaktadır.

Soru 16

“Akın trafik kazası geçirdi.” tümcesinde yüklemin gösterdiği anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Oluş
B
Hareket, İş
C
Zihinsel işlem
D
Ruhsal durum
E
Özneyi etkileyen
Açıklama:

Soru 17

“Kadın doktora tahlilleri gösterdi.” tümcesi bulanık anlamlıdır. Tümcedeki bu bulanıklığı gidermek için hangi noktalama işareti kullanılmalıdır?

Seçenekler

A
,
B
.
C
;
D
:
E
!
Açıklama:
Bu tümce konuşma dilinde vurgu ve ezgi gibi ses özellikleri sayesinde, yazılı dilde ise virgül gibi noktalama işaretleri sayesinde anlamlandırılabilir. “Kadın, doktora tahlilleri gösterdi.” “Kadın doktora tahlilleri gösterdi.” İkincisinde erkek olan değil kadın olan doktora tahlilleri gösterdi.

Soru 18

“pek akıllıca” dediğimizde “akıllıca” kelimesini aşağıdakilerden hangisi tanımlar?

Seçenekler

A
Ad Öbeği
B
Sıfat Öbeği
C
İlgeç Öbeği
D
Eylem Öbeği
E
Belirteç Öbeği
Açıklama:

Soru 19

“Denize doğru yürüyüş yaptık.” tümcesinde “doğru” kelimesi hangi anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Zamanda sürerlilik
B
Aidiyet/ilişkili olma
C
Benzerlik/ yaklaşıklık
D
Yön/zamanda yaklaşma
E
Beklentiyi olumsuzlama
Açıklama:
Zamanda sürerlik Kirpiler [kış boyunca] uyurlar. Aidiyet, ilişkili olma [Çocuklara dair] endişelerimi belirteceğim. Benzerlik / yaklaşıklık [Ali gibi] davranıyor. Yön / zamanda yaklaşma [Denize doğru] yürüyüş yaptık. Beklentiyi olumsuzlama Ali Bey [yaşına karşın] çok iyi koşuyor.

Soru 20

Yükleminde AÖ (Ad Öbeği), İÖ (İlgeç Öbeği), SÖ (Sıfat Öbeği) olan tümcelerde bulunan bazen -İmEk eylemi ile ifade edilen bazen de açıkça görülmeyen eyleme ne denir?

Seçenekler

A
Üye
B
Koşaç
C
Eklenti
D
Tümleç
E
Belirtecimsi
Açıklama:
Üye: Eylemin nesne ve öznesi eylemin üyesidir. Üye yapısı özne ve nesne üzerine olan sözlükçe ve dilbilgisel bilgidir (sayfa 22). Koşaç: Yükleminde AÖ, İÖ, SÖ olan tümcelerde bulunan bazen -İmEk eylemi ile ifade edilen bazen de açıkça görülmeyen eylem (sayfa 23). Eklenti: Bir öbekte bulunması zorunlu olmayan, seçimlik ve niteleyici ögedir ( sayfa 11). Tümleç: Bir öbekte başın yanulamladığı zorunlu ögedir (sayfa 11). Belirtecimsi: Belirteç öbeğinin de içinde bulunduğu işlev olarak belirteç işlevi gören her öge belirtecimsidir: Ad Öbeği, İlgeç Öbeği, Belirteç tümcecikleri de belirteç işlevleri olduğu zaman belirtecimsi adıyla anılırlar ( sayfa 21).

Soru 21

Dilbilimde bir dilin sözcük varlığına ve ana dili konuşucularının içsel/bilişsel sözcük dağarcığına _____ adı verilir.

Seçenekler

A
sözlükçe
B
kütük
C
yanulamlama
D
budak
E
sözlük
Açıklama:
Dilbilimde bir dilin sözcük varlığına ve ana dili konuşucularının içsel / bilişsel sözcük dağarcığına sözlükçe adı verilir. Sözlük ise geleneksel dil bilgisinde kullanılan bir kavramdır. Doğru cevap A’ dır.

Soru 22

Bir sözcüğe ait bilgileri göz önünde bulundurduğumuzda, çeşitli ses, biçimbilimsel, yapısal ve anlamsal özellikleri sözlükçe kütüğünde yer alır. Buna göre Türkçede gör sözcüğünün sözlükçe kütüğünde aşağıdaki bilgilerden hangisi BULUNMAMAKTADIR?

Seçenekler

A
/gœɾ/
B
"gör" sözcüğü bu şekilde yazılır: "GÖR"
C
eylem
D
‘Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak’
E
[AÖ __ ]
Açıklama:
Dilbilimde bir dilin sözcük varlığına ve ana dili konuşucularının içsel / bilişsel sözcük dağarcığına sözlükçe adı verilir. Sözlükçede o dilin bir sözlük listesinin yanı sıra her sözcüğün bir sözcüksel kütüğü bulunmaktadır. Bu kütükte o sözcüğe ait sözcük türü bilgisinin yanı sıra, sesbilgisel, biçimbirimsel, yapısal ve anlamsal özelliklerine ilişkin bilgi bulunur. Benzer şekilde, her sözcüğün sözdizimsel konum ve işlevleri ile anlamsal ve sesbilimsel bilgisi ana dili konuşucusunun zihninde bulunmaktadır. Sözlüksel kütük içerisinde ayrıca yanulamlama bilgileri de yer almaktadır. Verilen örnekte, A şıkkı sözcüğü oluşturan sesleri, C şıkkı sözcük türü bilgisini, D şıkkı anlamsal özelliklerini ve E şıkkı ise yanulamlama bilgisini içermektedir. Bunlar sözlükçenin bir parçası olduğu halde, sözcüğün nasıl yazıldığı bu kütükte yer almaz. Öyleyse, sözlüğün yazılışını gösteren B şıkkı doğru cevaptır.

Soru 23

Aşağıdaki örnekler doğrultusunda bilmek eyleminin yanulamlama çerçevesi hangisidir?
Bunu bilmiyordum.
Geldiğini bilmiyordum.

Seçenekler

A
bil- [(AÖ/T) __ ]
B
bil- [AÖ/T __ ]
C
bil- [AÖ __ ]
D
bil- [T __ ]
E
bil- [ __ ]
Açıklama:
Sözdizimde yanulam çerçevesi köşeli ayraç içinde temsil edilir. İçindeki çizgi söz konusu sözcüğü, buradaki örneklerdeki eylemleri, AÖ ad öbeğini, T ise (yan) tümceyi göstermektedir. AÖ ve T’ye göre eylemin sağda yer alması gerektiği çizgi ile de belirtilmiştir. Ayraç ise öbek oluştururken bu eylemin nesnesinin seçimlik olduğunu gösterir. Yani, bir eylem hem geçişli hem de geçişsiz olarak kullanılabiliyorsa AÖ, T veya her ikisi de ayraç içinde gösterilir. Örneklerde verilen bilmek eylemi geçişli olup zorunlu olarak AÖ (bunu bilmiyordum /cevabı bilmiyordum) ve T (geldiğini bilmiyordum) biçiminde nesne almaktadır. Öyleyse doğru cevap B’ dir.

Soru 24

Aşağıdaki örneğe ilişkin olarak seçeneklerden hangisi doğrudur?
Çok iyisin.

Seçenekler

A
Tümce değildir çünkü eylemi yoktur.
B
Tümce değildir çünkü öznesi yoktur.
C
Koşaç tümcesidir.
D
Sıfat öbeğidir.
E
Yüklemcil ad öbeğidir.
Açıklama:
Özne ve Yüklem: Evrensel olarak her tümcede özne ve yüklem bulunur. Özneyi çıkardıktan sonra geri kalan bölümü yüklem olarak adlandıracağız. Buradaki yüklem kavramı, geleneksel dilbilgisindeki yüklem kavramından farklıdır. Geleneksel dilbilgisinde yüklem tümcedeki eylem ile eşdeğer olarak görülür. Oysa burada yüklem, tümcede özne dışında kalan tüm bölümdür. Bu tanımıyla da yüklem, her zaman evrensel olarak bir eylem içerir. Yüklemcil Ad Öbeği, Sıfat Öbeği gibi ögeler taşıyan tümceler de gizil bir eylem (koşaç) içerir. Verilen örnekte de sen sözcüğü özneve geriye kalan çok iyisin de yüklemcil sıfat öbeğidir. Yani, bu örnek, gizil eylem içeren bir koşaç tümcesidir. Doğru cevap C’ dir.

Soru 25

Aşağıdaki tümcenin yüklemi seçeneklerden hangisidir?
Toksinlerden arınma, vücudun savunma sistemini güçlendirerek hücre yenilenmesini hızlandırır.

Seçenekler

A
hızlandırır
B
hücre yenilenmesini hızlandırır
C
güçlendirerek hızlandırır
D
vücudun savunma sistemi güçlendirerek
E
vücudun savunma sistemini güçlendirerek hücre yenilenmesini hızlandırır
Açıklama:
Özne ve Yüklem: Evrensel olarak her tümcede özne ve yüklem bulunur. Özneyi çıkardıktan sonra geri kalan bölümü yüklem olarak adlandıracağız. Buradaki yüklem kavramı, geleneksel dilbilgisindeki yüklem kavramından farklıdır. Geleneksel dilbilgisinde yüklem tümcedeki eylem ile eşdeğer olarak görülür. Oysa burada yüklem, tümcede özne dışında kalan tüm bölümdür. Bu tanımıyla da yüklem, her zaman evrensel olarak bir eylem içerir. Verilen tümcenin öznesi toksinlerden arınma olduğuna göre bundan arta kalan kısım yüklem olacaktır. Öyleyse, doğru cevap E’ dir.

Soru 26

Aşağıdaki öznelerden hangisi diğerlerinden farklı bir anlamsal rolün taşıyıcısıdır?

Seçenekler

A
Bu fırın yemekleri yakıyor.
B
Bu makine iyi yıkıyor.
C
Bu makine iyi kurutuyor.
D
Bu maşa çok güzel tutuyor.
E
Bu arabanın fiyatı düşmüş.
Açıklama:
Özneler, kılıcı, etkilenen, deneyimleyen, araç gibi anlamsal rollerin taşıyıcısı olabilirler.
Kılıcı : Bir eylemi bilinçli olarak yapandır.
Etkilenen: Yapılan iş ya da olaydan etkilenen kişi ya da varlığa verilen anlamsal roldür.
Deneyimleyen: Psikolojik durum deneyimleyen ögedir.
Araç: Bir işi yapabilmek için kullanılacak alettir.
Arabanın fiyatı bilerek bir iş yapmamış ancak olaya maruz kalmıştır. Zaten fiyat cansız bir özne olarak bir eylemi gerçekleştirebilme yetisine sahip değildir. Öyleyse, söz konusu olaydan etkilenendir. Diğer şıklarda yer alan öznelerin hepsi araç rolündedir: fırın yemek pişirmek için, makine yıkamak ve kurutmak için, maşa da tutmak için kullanılan gereçlerdir. Doğru cevap E’ dir.

Soru 27

Aşağıdaki gösterimlere ilişkin olarak seçeneklerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız (i) doğrudur.
B
Yalnız (ii) doğrudur.
C
(i) 'kapağı açık olan sarı kitap' anlamındadır.
D
(i) 'rengi açık sarı olan kitap' anlamındadır.
E
(ii) 'rengi açık sarı olan kitap' anlamındadır.
Açıklama:
Açık sarı kitap iki anlam taşımaktadır ve her biri verilen gösterimlerde modellenmektedir. Yani, her iki çözümleme de doğru olup farklı anlamları ifade etmektedir. Açık sarı (renkli) kitap anlamı (i)’ deki, (kapağı) açık, sarı (renkli) kitap anlamı ise (ii)’ deki gösterimde modellenmiştir. Doğru cevap D’ dir.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisinde eklenti-baş ilişkisi vardır?

Seçenekler

A
ilginç soru
B
bana göre
C
seni gördü
D
müziğe düşkün
E
iyi davrandı
Açıklama:
Tümleç ve baş arasındaki ilişki, eklenti-baş arasındaki ilişkiden daha yakındır. Ayrıca, tümleç-baş gerek anlamsal olarak gerek yapısal olarak daha bağlantılıdır. Tümleç atılırsa ya kuralsız yapı elde edilir ya da anlam tamamen değişir. B ve C şıklarındaki örneklerde tümleç atıldığı zaman yalnızca baş içeren bir öbek oluşturulamaz: *göre, *gördü. Bunun yanı sıra D ve E şıklarında olduğu gibi, kimi durumlarda da tümleç atılabilir, ancak anlam değişir: düşkün, davrandı.Müziğe düşkün’ öbeğinde ‘müziğe olan bir tutku’ söz konusudur; oysa ‘düşkün’, ‘sağlık ya da maddi açıdan zayıflık, çökkünlük’ anlamına gelir. ‘İyi davrandı’ öbeğinde davranmak ‘tavır takınmak’ anlamındayken, eylem yalnız başına kullanıldığında ‘acele etmek’ anlamına gelir. Oysa eklentilerin hepsi öbekten atılabilir ve öbek yine de kurallı olur: hem ilginç soru, hem de yalnız başına soru da kurallıdır. Öyleyse, ilginç sözcüğü eklenti, sor sözcüğü ise baştır. Doğru cevap A’ dır.

Soru 29

Aşağıdaki öbek yapı kuralı seçeneklerden hangisini türetir?
İÖ --> AÖ İ

Seçenekler

A
tam karşıda
B
hemen arkasında
C
oldukça yakınında
D
arkadaşlarıyla
E
hep beraber
Açıklama:
Verilen öbek yapı kuralı, ilgeç öbeklerinin yapısını genellemektedir. Buna göre, ilgeç öbekleri bir ad öbeği ve onu takip eden bir ilgeçle kurulmaktadır. Bu tanıma uyan arkadaşlarıyla örneğidir: İÖ --> AÖ (arkadaşları) İ (ile). Doğru cevap D’ dir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi ad öbeğidir?

Seçenekler

A
oraya kadar
B
çok çalışkan
C
hızlı tren
D
kaskatı kesildi
E
çok hızlıca
Açıklama:
Öbekler baş merkezli oldukları için başın sözcük türü öbeğin türünü belirler. Öyleyse, başı ad olan bir öbek Ad Öbeği (hızlı tren), başı ilgeç olan bir öbek ilgeç öbeği (oraya kadar), başı sıfat olan sıfat öbeği (çok çalışkan), başı eylem olan eylem öbeği (kaskatı kesildi) ve başı zarf olan zarf öbeği (çok hızlıca) olur. Türkçe baş sonlu bir dil olduğundan bu öbeklerdeki son sözcüklerin baş konumunda olduğunu hatırlayalım. Doğru cevap C’ dir.

Soru 31

Aşağıdaki tümcelerden hangisi kılıcı türünden bir özne içerir?

Seçenekler

A
Hava çok güzel oldu.
B
Ayşe utançtan kızardı.
C
Sezen hiç iyi hissetmiyor.
D
Ahmet merdivenleri hızla çıktı.
E
Balık fiyatları arttı.
Açıklama:
Bir eylemi bilinçli olarak yapan, bir işi bilerek ve isteyerek yapan kişiye kılıcı denir. Yukarıdaki tümcelerde Ayşe ve Sezen bilerek bir iş yapmamışlardır. Hava ve balık fiyatları cansız bir özne olarak bir eylemi gerçekleştirebilme yetisine sahip değildir. Ahmet ise bilerek ve isteyerek merdivenleri çıkmıştır. Doğru yanıt D’dir.

Soru 32

Seçeneklerdeki tümcelerden hangisinin öznesi, türü ile doğru eşleştirilmiştir?

Seçenekler

A
I - c
B
II - d
C
III - e
D
IV - a
E
V - b
Açıklama:
Kılıcı: Bir eylemi bilinçli olarak yapandır.
Etkilenen: Yapılan iş ya da olaydan etkilenen kişi ya da varlığa verilen anlamsal roldür.
Deneyimleyen: Psikolojik durum deneyimleyen ögedir.
Araç: Bir işi yapabilmek için kullanılacak alettir.
Adıl: Gizli öznedir ve eylemdeki uyumdan anlaşılır. Beşinci tümcenin gizli öznesi ‘Ben’dir.
Bu durumda doğru eşleştirilmiş özneler aşağıdaki gibidir:

  1. Senem teknolojiden çok hoşlanıyor. - Deneyimleyen

  2. Çocuk kapıyı yavaşça açtı. - Kılıcı

  3. Bıçak ekmeği kesmiyor. - Araç

  4. Annem aniden hastalandı. - Etkilenen

  5. Ne demek istediğini biliyorum. - Adıl


Doğru eşleştirilen seçenek C’dir.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel dilbilgisindeki yüklemi tanımlar?

Seçenekler

A
Yüklem, tümcede eylem belirten ve genelde en sonda yer alan sözcüktür.
B
Yüklem, her zaman evrensel olarak bir eylem içerir.
C
Yüklem, tümcede özneyi çıkardıktan sonar geri kalan bölümdür.
D
Yüklem, tümcede tipik olarak ‘ne yaptı?’ sorusuna yanıt veren bölümdür.
E
Yapısal olarak yüklemler temelde Eylem Öbekleridir.
Açıklama:
Geleneksel dilbilgisinde yüklem tümcedeki eylem ile eşdeğer olarak görülür. Oysa günümüz dilbilimsel bakış açısıyla yüklem, tümcede özne dışında kalan tüm bölümdür. Örneğin, ‘Ahmet bu olaya çok sevindi’ tümcesinde, Ahmet (özne) çıktıktan sonra geriye kalan tümce bölümünün tamamı (bu olaya çok sevindi) yüklemdir. Doğru yanıt A’dir.

Soru 34

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde işlevi ilgeç nesnesi olan bir AÖ vardır?

Seçenekler

A
Ali tatilde yeni kitaplar okudu.
B
Dün yaptığımız piknik çok eğlenceliydi.
C
Onun babası emekli bir öğretmen.
D
Matematik ödevlerinizi yarın mutlaka getirin.
E
Otel müdürü yeni konukları için hazırlık yaptı.
Açıklama:
E seçeneğindeki “Otel müdürü [[[yeni konukları]için] hazırlık yaptı.” tümcesindeki “yeni konukları için” AÖ, ilgeç nesnesi olan bir ad öbeğidir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 35

Aşağıdaki tümcelerden hangisi bulanık anlamlıdır?

Seçenekler

A
Hepimiz büyük bir iştahla yemekleri yedik.
B
Yabancı öğretmenin anlattıklarını anlamadı.
C
Dünkü filmden oldukça çok etkilendin.
D
Emre yine sonunda kendi bildiğini yaptı.
E
Hiç kimse doğru yanıtı bilemedi.
Açıklama:
B seçeneğindeki tümce konuşma dilinde vurgu ve ezgi gibi ses özellikleri sayesinde, yazılı dilde ise virgül gibi noktalama işaretleri sayesinde anlamlandırılabilirse de soyut düzeyde bulanık anlamlıdır ve iki farklı ayrıştırma söz konusu olabilir:
- [Yabancı] [öğretmenin anlattıklarını anlamadı]
- [adıl] [yabancı öğretmenin anlattıklarını anlamadı]
İlk ayrıştırmada öğretmenin anlattıklarını anlamayan ‘yabancı’ öznesi iken, ikinci ayrıştırmada gizli özne adıl, yabancı olan öğretmenin anlattıklarını anlamamış olarak yorumlanabilir.
Doğru yanıt B’dir.

Soru 36

Şekildeki ağaç ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
yaz- eylemi bir AÖ yanulamlamıştır.
B
2’deki ‘mektubu,’ tümcenin sonuncul ögesidir.
C
… ile boş bırakılan yere EÖ gelmelidir.
D
1’deki Yusuf, Eylem Öbeğindeki iç üyedir.
E
2 ile E kardeş budaklardır.
Açıklama:
Eylem Öbeği, Tümce olabilmek için Ad Öbeği olan bir özne gerektirir. Ağaca baktığımız zaman AÖ1 ve AÖ2 yaz- eyleminin üyeleridir. Bir başka deyişle, yaz- eylemi anlamı gereği yazılacak bir nesne ve yazacak bir özne ister. Eylem Öbeğinde yanulamlanan üye iç üye, özne ise dış üye olarak adlandırılır. Bu durumda AÖ1’deki Yusuf iç değil, dış ögedir. Yanlış olan ifade D seçeneğidir.

Soru 37

Aşağıdaki ögelerden hangisi tümleç-baş yapısı içerir?

Seçenekler

A
siyah yün kazak
B
fizik öğretmeni
C
çok ilgili
D
dün gördüğümüz kırmızı araba
E
değerli misafirler
Açıklama:
Her öbekte bir sözcük öbek kurucudur, anlam ve yapı olarak öbekteki en önemli-merkezi- rolü olan sözcüktür. Buna öbekte baş denir. Baş olan bir sözcük, öbek oluşturmak için tümleç ya da eklenti alabilir. Tümleç tamamlayıcı ve zorunlu bir öge iken, eklenti bir öbekte bulunması zorunlu olmayan, seçimlik ve niteleyici ögedir. Bir eklenti, bir ögeden atıldığı zaman, o öge kuralsız olmaz. Eklentiler, arka arkaya dizilebilir. Yani birden fazla eklenti olabilir. Ancak tümleçler bu şekilde dizilemez. Seçeneklerdeki koyu renkli sözcükler atıldığında öbek yine anlamlı olur: (A) siyah yün kazak, (C) çok ilgili, (D) dün gördüğümüz kırmızı araba, (E) değerli misafirler. Oysa B seçeneğinde başın önündeki kısım atılırsa öbek kuralsız olur: (C) fizik öğretmeni → *öğretmeni. Bu yüzden ‘fizik’ sözcüğü tümleçtir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 38

Şekildeki AÖ ağacında A’1, A’2, A’3 şeklinde etiketlenen yansımalar, bir başka deyişle A’ içinde başka A’ bulunabilmesi, insan dillerinin hangi özelliğini yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Özyineleme
B
Yönetim-bağlama
C
Üretici dilbilgisi
D
Ortaç
E
Belirtecimsi
Açıklama:
A’ (A üssü) sözcüksel olan A (ad) ile öbeksel olan AÖ (Ad Öbeği) arasında başka bir yansıma ulamı olduğunu belirtir. Yani bu ulam, sözcüksel ve sonuncul öge olmadığı gibi en üstteki tüm bileşenlerin ana budağı olan öge de değildir. Yani, X’in herhangi bir sözcük türü olduğu durumda baş sözcüksel öge olarak X’tir ve ağaçtaki en üst yansıma XÖ olarak etiketlenir. Ancak X ve XÖ arasındaki her tür yansıma X’ (X üssü) olarak etiketlenir. X’ içinde bir başka X’ bulundurabilir, yani özyinelemelidir yani A’ içinde A’ bulunabilir. Soruda verilen ağaçtaki yapı özyinelemelidir ve özyineleme insan dillerinde ortak bir özelliktir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 39

Aşağıdaki tümcelerden hangisi yüklemi SÖ olan koşaç içerir?

Seçenekler

A
Haydi eve gidelim.
B
Onur gelmek istiyor.
C
Evim denize karşı.
D
Bu fikir harika.
E
Flamingo bir kuş.
Açıklama:
Koşaç, yükleminde AÖ, İÖ, SÖ olan tümcelerde bulunan bazen -İmEk eylemi ile ifade edilen bazen de açıkça görülmeyen eylemdir. C, D ve E seçenekleri koşaç içermektedir. Ancak SÖ olan koşaç D’de (harika) vardır. C’deki koşaç İÖ, E’deki ise AÖ’dür. Doğru yanıt D’dir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi tümce belirteci içerir?

Seçenekler

A
Çocuklar akıllı akıllı oturdular.
B
Akşama kadar gezdiler.
C
Doğrusu, o haklı.
D
Ağaçları çok severim.
E
Selin için hediye aldım.
Açıklama:
Belirteçler genellikle tümce ve Eylem Öbeği (EÖ) belirteçleri olarak ikiye ayrılır. ‘Doğrusu’ tümce niteleyicisidir. Doğru yanıt C’dir

Soru 41

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde değer bildiren sıfat kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Uzun sarı saçlarını taradı.
B
Mükemmel bir akşam yemeği düzenledi.
C
Kırmızı şişme montuna çay döktü.
D
Yeni arabasıyla kaza yaptı.
E
Muhtemelen, bu saatlerde Ankara'dadır.
Açıklama:
iyi, kötü, değerli, mükemmel sözcükleri değer bildiren sıfatlardandır.

Soru 42

Bir dilin tüm sözcükleriyle on- ların yapısal, anlamsal ve ses özelliklerini kapsayan envanterine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözlükçe
B
Yanumlama
C
Kaynakça
D
Öbek
E
Ad Öbeği
Açıklama:
Sözlükçe: Bir dilin tüm sözcükleriyle onların yapısal, anlamsal ve ses özelliklerini kapsayan envanteridir.

Soru 43

Aşağıdaki eylemlerden hangisinin yanumlama çerçevesi
[ AÖ__ ] şeklindedir?

Seçenekler

A
Bugün geleceğini söyledi.
B
Pastayı yedi.
C
Koştu.
D
Düşünüyor.
E
Onun haksız olduğunu düşünüyorum.
Açıklama:
'Pastayı yedi' cümlesi ye- [ AÖ__ ] çerçevesindedir.

Soru 44

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kılıcı özne bulunmamaktadır?

Seçenekler

A
Seçil yüzüyor.
B
Nermin arabasını yıkıyor.
C
Sedat hasta oldu.
D
Osman okula gitti.
E
Sedat, arkadaşıyla sinemaya gitti.
Açıklama:
'Sedat hasta oldu' cümlesinde özne, yüklemde dile getirilen olaydan etkilenendir.

Soru 45

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne deneyimlenen bir ögedir?

Seçenekler

A
Meral aldığı habere çok sevindi.
B
Seçil yüzüyor.
C
Nermin yemek yaptı.
D
Ahmet yere düştü.
E
Sebze fiyatları düştü.
Açıklama:
Deneyimleyen: Psikolojik durum deneyimleyen ögedir.
'Meral aldığı habere çok sevindi' cümlesinde olduğu gibi.

Soru 46

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem oluş bildirmektedir?

Seçenekler

A
Öğrenciler sınavda başarılı oldular.
B
Çocuklar oyun oynuyorlar.
C
Akın trafik kazası geçirdi.
D
Annesini görmek için Bursa' ya gitti.
E
Bebek, ağlamaya başladı.
Açıklama:
Başarılı olmak, oluş bildiren eylemdir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi eklentiyi tümleçten ayıran bir özelliktir?
Eklenti.......

Seçenekler

A
Zorunlu değil, seçimlik bir ögedir.
B
Baş tarafından yönetilir.
C
sözcük kütüğündeki zorunlu ögelerden gelir.
D
tümceden atılamaz.
E
başka bir ögeyi tamamlar.
Açıklama:
Tümleç - baş arasındaki yönetilen-yöneten ilişkisini ve tümlecin atılması durumunda ya kuralsız yapı oluştuğunu ya da anlamın değiştiğini gördük. Bu özelliklerin eklenti - baş arasında bulunmaması, bize tümleç ve baş ilişkisinin anlamsal ve yapısal olarak daha yakın bir bağ oluşturduğunu göstermektedir.

Soru 48

Aşağıdaki öbeklerin hangisinde eklenti bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Kıyafetlerini giydi
B
Odanın kapısını açtı.
C
Hep sağlıklı yaşadı.
D
Sebzeleri haşladı.
E
Çantamı getirdi.
Açıklama:
Hep sözcüğü bir belirteçtir ve "sağlıklı yaşamak" öbeğini niteler. Bu nedenle bir eklentidir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisinde eklenti- baş yapısında sıfat- ad bulunmaktadır?

Seçenekler

A
felsefe öğretmeni
B
kırmızı ev
C
benim güzel evim
D
Ev
E
tuğla ev
Açıklama:
doğru cevap B dir.

Soru 50

Aşağıdaki cümlelerden hangisi çift geçişli eylem içermektedir?

Seçenekler

A
Ali'ye mektubu yolladı.
B
Kitabı okudu.
C
Aynaya baktı.
D
Ütüden nefret ederim.
E
Çikolatadan hoşlanır.
Açıklama:
Çift Geçişli (yolla, gönder, anlat, vs.) eylemlerdir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi sözlükçede bulunmaz?

Seçenekler

A
Sözcük türü bilgisi
B
Sesbilgisel özellikler
C
Biçimbirimsel özellikler
D
Anlamsal özellikler
E
Örnek tümceler
Açıklama:
Sözlükçede bir dilin bir sözlük listesinin yanı sıra her sözcüğün bir sözcüksel kütüğü bulunmaktadır. Bu kütükte o sözcüğe ait sözcük türü bilgisinin yanı sıra, sesbilgisel, biçimbirimsel, yapısal ve anlamsal özelliklerine ilişkin bilgi bulunur. Doğru cevap E'dir.

Soru 52

Aşağıdaki tümcelerin hangisinde özne kılıcıdır?

Seçenekler

A
Çocuk hastalandı.
B
Çok heyecanlanmış.
C
Kumanda çalışmıyor.
D
Yemek yedi.
E
Çiçekler açtı.
Açıklama:
Bir işi bilerek ve isteyerek yapan kişiye kılıcı denir. Doğru cevap D'dir.

Soru 53

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde eğik durum eki vardır?

Seçenekler

A
Kadın aynaya baktı.
B
Kadın pastayı pişirdi.
C
Çocuk topu getirdi.
D
Çalışanlar komplo kurmuş.
E
Ahmet araba aldı.
Açıklama:
Eğik durum özne, nesne, dolaylı tümleç dışındaki adların eylemle ilişkisini gösteren durum türüdür.

Soru 54

Aşağıdaki tümcelerden hangisi çift anlamlıdır?

Seçenekler

A
Ali sınavı başarıyla geçti.
B
Genç öğretmene soru sordu.
C
Çocuklar seyir tepesine çıktı.
D
İşçiler grev kararı aldı.
E
Sana çay sevdiğimi söylemiştim.
Açıklama:
Genç öğretmene soru sordu tümcesi iki anlama gelebilir:
[Genç] [öğretmene soru sordu.]
[adıl] [genç öğretmene soru sordu.]
Doğru cevap B'dir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi bir ad öbeğidir?

Seçenekler

A
Sarışın çocuk
B
Oldukça haylaz
C
Hızlıca uzaklaştı
D
Güldüğü için
E
Pek umursamadan
Açıklama:
Her öbekte bir sözcük öbek kurucudur, anlam ve yapı olarak öbekteki en önemli-merkezi- rolü olan sözcüktür. Buna öbekte baş denir. Türkçe eylem-sonlu ve baş sonlu bir dildir. Sarışın çocuk öbeğinde çocuk baştır ve bu sözcük ad olduğu için bu öbeği ad öbeği olarak adlandırırız. Doğru cevap A'dır.

Soru 56

Aşağıdaki öbeklerden hangisinde eklenti bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Rüzgardan dolayı
B
Ayranı içti
C
Benim gibi
D
Ödevini yaptı.
E
Sessizce uyudu.
Açıklama:
Tümleç, bir başın sözlükçede bulunan yanulamlamanın gerektirdiği koşulları yerine getirmek amacıyla kullanılan ögedir. Örneğin geçişli bir eylemin gerektirdiği dolaylı ya da dolaysız nesne, tümleçtir. Öte yandan zorunlu olmayan eklentiler, dilbilgisel bir tümce kurmak için bulunması mutlaka gerekli olmayan ögelerdir ve bu yüzden bir eklenti, bir ögeden atıldığı zaman, o öge kuralsız olmaz. Sessizce uyudu öbeğinde sessizce sözcüğü öbekten çıkarılsa bile öbek kuralsız olmaz, bundan dolayı bu sözcük eklentidir. Doğru cevap E'dir.

Soru 57

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşaç vardır?

Seçenekler

A
Bütün güllerin beyaz olduğunu sanıyor.
B
Beyaz güller bu dönemde güzel açtı.
C
Gülleri sevdiğini söyledi.
D
Bazı güller beyazdır.
E
Beyaz renkli boyası kalmamış.
Açıklama:
Yükleminde AÖ, İÖ, SÖ olan tümcelerde bulunan bazen -İmEk eylemi ile ifade edilen bazen de açıkça görülmeyen eyleme koşaç denir. Bazı güller beyazdır tümcesinin yükleminde Ad Öbeği vardır. Bundan dolayı bu seçenekte koşaç da vardır. Doğru cevap D'dir.

Soru 58

Aşağıdaki tümcelerin hangisinde boş koşaç yoktur?

Seçenekler

A
Bu yaptıklarımın hepsi senin için.
B
Bu adamın anlattıklarının hepsi boş.
C
Karadeniz'in sahil kesmi genellikle yağmurlu olur.
D
Gördüğün sporcuların hepsi gayet yetenekli.
E
Ersin çok hareketli bir çocuk.
Açıklama:
Karadeniz'in sahil kesmi genellikle yağmurludur tümcesinin yüklemindeki yağmurludur sözcüğünde -dur eki açıkça görünmektedir. Bundan dolayı bu seçenekte boş koşaç yoktur. Doğru cevap C'dir.

Soru 59

Aşağıdaki tümcelerin hangisinde özne tümleci vardır?

Seçenekler

A
Hikmet uzun bir mesafeyi kısa bir sürede koşmuş.
B
En sevdiği yemek yaprak sarmasıymış.
C
Kar yağınca çocuklar gibi poşetle kaymış.
D
Bunca şeyin üstüne o da öyle yapmasaymış.
E
Çok önemli bir devlet sırrını yabancılara söylemiş.
Açıklama:
Koşaçlar ne geçişli ne de geçişsiz eylemlerdir. Tamamen farklı bir grup oluştururlar ve yüklemcil bir AÖ, SÖ, İÖ öge ile birlikte özneye ilişkin bir özellik belirtirler. Bu yüzden yüklemcil AÖ, SÖ, İÖ özneyi tamamlayan ögedir ve özne tümleci olarak bilinir. En sevdiği yemek yaprak sarmasıymış tümcesinde yüklemcil bir Ad Öbeği vardır. Bundan dolayı doğru cevap B'dir.

Soru 60

'Bu adamın sayısız şampiyonlukları var.' tümcesindeki bu adamın öbeğinin bağlı olduğu budağın kardeş budağı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
sayısız şampiyonlukları var
B
sayısız
C
şampiyonlukları
D
sayısız şampiyonlukları
E
var
Açıklama:
Bir tümcenin temel ögeleri özne ve yüklemdir. 'Bu adamın sayısız şampiyonlukları var.' tümcesinin öznesi bu adamın, yüklemi ise sayısız şampiyonlukları var öbeğidir. Bundan dolayı bu iki budak, üst budak olan bütün cümleye bağlıdır ve kardeştirler. Doğru cevap A'dır.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi sözlükçede yer ALMAZ?

Seçenekler

A
Bir dilin sözcük varlığına ilişkin bilgi.
B
Anadil konuşucularının içsel/bilişsel sözcük dağarcığına ilişkin bilgi.
C
Her sözcüğün sözcüksel kütüğü.
D
Her sözcüğün oluşumuna, etimilojisine ilişkin tarihsel bilgi.
E
Her sözcüğün anlamsal ve sesbilimsel özellikleri.
Açıklama:
Sözlük ve Sözlükçe
Sözcüklerin kökenlerine, ortaya çıkış tarihine ilişkin bilgi sözlükçede yer ALMAZ.

Soru 62

'Kitabı okudu.' tümcesinin yanulam çerçevesi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
oku-[AÖ_]
B
oku-[T_]
C
oku-[_SÖ]
D
oku-[_ BÖ]
E
oku-[_AÖ/T]
Açıklama:
Yanulamlama
'Kitabı' bu tümcede bir Ad Öbeğidir (AÖ). Eylem ise onun sağ tarafında yer alır ve yanulam çerçevesinde alt çizgi olarak belirtilir. Dolayısıyla doğru seçenek [AÖ_] şeklinde olmalıdır.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisinde özne, araç rolündedir?

Seçenekler

A
Derya'nın başı ağrıyor.
B
Babam ekmek aldı.
C
Su borusu patladı.
D
Apartmanın sigortaları attı.
E
Bu fırın güzel pişirmiyor.
Açıklama:
(A) seçeneğinde özne deneyimleyen, (B) seçeneğinde kılıcı, (C) ve (D) seçeneklerinde etkilenen, (E) seçeneğindeyse özne 'bir işi yapabilmek için kullanılacak alet' anlamında kullanılmıştır.

Soru 64

Verilen tümcelerden hangisi yalnızca bir anlam taşımaktadır?

Seçenekler

A
Çocuk doktoruna soru sordu.
B
Annemle alışverişe çıktık.
C
Sürücü hocasına 'Hazırım' dedi.
D
Terzi yamağından yardım istedi.
E
Genç kadın yardımcısını odaya çağırdı.
Açıklama:
Öğe Ayrıştırma ve Çözümleme
A, C, D ve E seçeneklerindeki tümceler soyut düzeyde çıft anlamlıdır. (B) tümcesiyse yalnızca bir anlama gelmektedir.

Soru 65

Noam Chomsky'nin yönetim-bağlama kuramına göre BAŞ, hangisini yönetir?

Seçenekler

A
Ad öbeğini
B
Tümleci
C
Yüklemi
D
Eklentiyi
E
Eylem öbeğini
Açıklama:
Baş, Tümleç, Eklenti
Tümleç - baş yapılarında, tümlecin ad durumu baş tarafından verilir. Eklenti - baş yapılarındaysa böyle bir şey söz konusu değildir. Chomsky’nin (1983) yönetim-bağlama kuramında belirttiği gibi baş, tümleci yönetir.

Soru 66

Dilbilimdeki tümlecin tanımı geleneksel dilbilgisi kitaplarındaki tanımdan farklıdır. Bu dilbilimsel tanıma göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Tümleç, öbeğin en merkezi ögesidir.
B
Tümleç, zorunlu olmayan, seçimlik niteleyici ögedir.
C
Tümleç, tamamlayıcı ve zorunlu ögedir.
D
Tümleç, baştan anlamsal ve yapısal olarak bağımsızdır.
E
Tümleç atıldığında öge kuralsız olmaz.
Açıklama:
Baş, tümleç, eklenti
Dilbilgisel tanıma göre tümleç bir öbeğin zorunlu, tamamlayıcı, baş ile yapısal ve anlamsal ilişki içinde olan, tümceden atıldığında onu anlamsız ve kuralsız bırakan ögedir.

Soru 67

'Benim küçük kardeşim' örneğinin yapısal ulamı ve öbekteki işlevleri hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Belirleyici sıfat - sıfat - ad/tamlayan - eklenti - baş
B
Ortaç - sıfat - ad/eklenti - eklenti - baş
C
Sıfat - sıfat - ad/eklenti - eklenti - baş
D
Belirleyici sıfat - ortaç - ad/tamlayan - eklenti - ad
E
Sıfat - belirleyici sıfat - ad/tümleç - eklenti - ad
Açıklama:
Ad Öbeği
Benim küçük kardeşim öbeğinde 'benim' belirleyici sıfat ve tamlayan, 'küçük' sıfat ve eklenti, 'kardeşim' ise ad ve baş.

Soru 68

Zorunlu öge olarak bir Ad Öbeği ya da tümceciği seçen, ad durum ekleriyle ortak yönleri bulunan ve tümcedeki başka bir öbekle anlamsal bir bağlantı kuran öbek, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ad Öbeği
B
Sıfat Öbeği
C
Eylem Öbeği
D
İlgeç Öbeği
E
Belirteç Öbeği
Açıklama:
Belirtilen nitelikler İlgeç Öbeğinde bulunur.

Soru 69

Verilen örneklerden hangisi belirtecimsi işlevini yerine getiren bir yapı içerir?

Seçenekler

A
Çamurda bata çıka yürüdü.
B
Koşarak içeriye girdi.
C
Birden düşündü.
D
Belki yarın gelebilirim.
E
Ödevi bitirince çay içeriz.
Açıklama:
Belirteç Öbekleri
'Ödevi bitirince' yapısı sözcük türü olarak belirteç olmamakla birlikte tümcede belirteç işlevini yerine getirir, yani belirtecimsidir.

Soru 70

Verilen ağaç yapısı hangi tümceye uygundur?

Seçenekler

A
Şükran öğretmen.
B
Hüseyin okuldaydı.
C
Çocuk hasta olmuş.
D
Merve eve döndü.
E
Çaylar içildi.
Açıklama:
Eylem Öbeği
Boş koşacı 'Şükran öğretmen' örneğinde görmekteyiz. Bu örnekte eylem yokmuş gibi bir izlenim oluşur.

Soru 71

Aşağıdaki örenklerden hangisinde anlamsal rol olarak Etkilenen bir özne yer almaktadır?

Seçenekler

A
Ali, Ayşe'ye hayran oldu.
B
Kedim balkondan kaçtı.
C
Kedim yerde zıpladı.
D
Kedim yere düştü.
E
Kaplanlar ormanda yaşar.
Açıklama:
Etkilenen: Yapılan iş ya da olaydan etkilenen kişi ya da varlığa verilen anlamsal rol

Soru 72

Aşağıdaki örneklerden hangisinde kılıcı bir özne bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Komite yeni yönetmeliği onayladı.
B
Vazo sehpadan yere düştü.
C
Bu mermer heykel ziyaretçileri büyüledi.
D
Rüzgardan kapı kapandı.
E
Bu kalem yazmıyor.
Açıklama:
"Komite", yönetmeliği bilerek onaylamıştır. Kılıcı öznedir.

Soru 73

Salih, yıllardan beri çok iyi bir tarih öğrencisi olarak bilinir.
Aşağıdakilerden hangisi bu örnekte bir tümleçtir?

Seçenekler

A
yıllardan beri
B
çok iyi
C
bir
D
tarih
E
bilinir
Açıklama:
"öğrencisi" sözcüğünü tamamlayan "tarih" tir ve Ad Tümlecidir.

Soru 74

Ahmet kitabı dün bitirdi.
Yukarıdaki tümcenin ilk ögeleri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
[[Ahmet] [kitabı dün bitirdi]]
B
[[Ahmet [kitabı] dün bitirdi]]
C
[[Ahmet [kitabı dün] bitirdi]]
D
[[Ahmet kitabı] dün] bitirdi]]
E
[[Ahmet] [kitabı] [dün] [bitirdi]]
Açıklama:
Bir tümceyi özne ve yüklem olarak tanımlarız. Bu durumda Özneyi çıkardıktan sonra geriye kalan kısım yüklemdir. Tümcenin ilk yani en büyük ögeleri Özne (Ad Öbeği) ve yüklem (Eylem Öbeği) dir. Doğru yanıt (A)'dır.

Soru 75

Aşağıdaki öbeklerin hangisinde eklenti bulunmaktadır?

Seçenekler

A
bilim insanları
B

mevcut teoriler

C

hayrete düşürdü

D
bu keşif için
E
sınava başvurdu
Açıklama:
"mevcut teoriler" öbeğinde niteleyici bir eklenti bulunmaktadır.

Ünite 2

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi yalın bir tümcedir?

Seçenekler

A
Ali okulu bitirdi.
B
Ali okulu bitirdi ve işe başladı
C
Leyla çayını içip ödevlerini yapmaya başladı.
D
Babası dişlerini fırçalamadan yatan Osman'ı kaldırdı ve banyoya götürdü.
E
Kaçtıklarımız hep peşimizdeymiş!
Açıklama:
Yanıt A. Yalın cümleler uzunlukları ile değil bağlaç ve tümleyicilerle bağlanmış olup olmadıklarına göre belirlenirler. Buna göre bağlaç ve tümleyici içermeyen Ahmet okulu bitirdi tümcesi yalın tümcedir.

Soru 2

yan tümcecik oluşturmak amacıyla İngilizce, Farsça gibi dillerde kullanılan (that, which, who... gibi) bağımsız sözcükler yerine hangisi Türkçe de kullanılan tümleyicilerdir?

Seçenekler

A
-dık/dik eki
B
ve bağlacı
C
ile bağlacı
D
-lar/ler eki
E
ama edatı
Açıklama:
Tümleyici yan tümcecik oluşturmak ama- cıyla İngilizce, Farsça gibi dillerde kullanılan bağımsız sözcükler (İngilizcedeki that, who, which, vd. ve Farsçadaki ki gibi sözcükler). Türkçede ise yan tümcecik eyemine bitiştirilen -DIK gibi eklerdir.

Soru 3

"Ahmet'in bu işi başaracağı zaten belliydi." tümcesindeki ad tümceciğinin ana tümcedeki işlevi nedir?

Seçenekler

A
Özne
B
Nesne
C
Yüklem
D
Sıfat
E
Zarf
Açıklama:
"Ahmet'in bu işi başaracağı" yan tümceciği ana tümcenin öznesi konumundadır.

Soru 4

Bir cümlede aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisine ne denir?

Seçenekler

A
Eş gönderim
B
Ortak nokta
C
Özne denetleme
D
Sıralı cümle
E
Bağlı Cümle
Açıklama:
Eş gönderim: Aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisi eş gönderim olarak adlandırılır.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi nesne denetleme eylemlerinden biridir?

Seçenekler

A
zorla-
B
becer-
C
başla-
D
unut-
E
vazgeç-
Açıklama:
A şıkkı dışındaki eylemler özne denetleme eylemleridirler.

Soru 6

Hangi şıkta verilenlerden ikisi de özne denetleme eylemlerindendir?

Seçenekler

A
başla- / unut-
B
başla- / zorla-
C
başla- / yasakla-
D
zorla- / hoşlan-
E
izin ver- / niyet et-
Açıklama:
izin ver-, yasakla-, zorla- nesne denetleme eylemleridir. Yanıt A'dır.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi ortaç oluşturma eklerinden değildir?

Seçenekler

A
-en
B
-dık
C
-muş
D
-acak
E
-lar
Açıklama:
Ortaçlar da ad tümcecikleri gibi eyleme eklenen ek ile yan tümceciğe dönüştürülerek elde edilirler. En yaygın olarak bulunan ortaç ekleri -En ve -DIK’tır. Bunun yanı sıra -(y)AcAK ve -mIş ekleri de vardır. Bunlardan son ikisi olan ile birlikte kullanılabilir.
En yaygın ortaç ekleri şunlardır:
-En şiir okuyan çocuk
-Dık çocuğun okuduğu şiir
-AcAk (olan) şiir okuyacak (olan) çocuk
-mIş (olan) şiir okumuş olan çocuk
Yanıt E'dir

Soru 8

Hangi şıkta tezlik anlamı içeren bir belirteç tümcesi vardır?

Seçenekler

A
Yatağa yatar yatmaz uyudu.
B
Yatağa yatınca uyudu.
C
Odasına gidip gidip uyur.
D
Yattıkça güzelleşiyor.
E
Koşa koşa yatağa gitti.
Açıklama:
E şıkkı tarz bildirir ancak iyi bir çeldiricidir. Yanıt A'dır.

Soru 9

Hangi şıkta sürerlik anlamı içeren bir belirteç tümcesi vardır?

Seçenekler

A
Çayları içip içip uykumu kaçırdım.
B
Çayları içmesem uykum kaçmazdı.
C
Çayları içer içmez uykum kaçtı.
D
Çayımı içip gazetemi okudum.
E
Çaya gelince, o da uyku kaçırırmış.
Açıklama:
Yanıt A'dır

Soru 10

"Aziz sınavda [ bir şey bilmediğini ] anladı." tümcesindeki ad tümceciği ana tümcede hangi işlevi üstlenmiştir?

Seçenekler

A
Özne
B
Nesne
C
Zarf
D
Sıfat
E
Yüklem
Açıklama:
Yanıt B'dir. köşeli parantez içindeki ad tümceciği ana cümlenin nesnesi konumundadır.

Soru 11

"Ayşe hesabı ödedi ve kasiyer ona bilgi fişi verdi."
şeklindeki cümle aşağıdaki tümce türlerinden hangisinin örneğidir?

Seçenekler

A
Basit Tümce
B
Yan Tümce
C
Zincirleme Tümce
D
Birleşik Tümce
E
Karmaşık Tümce
Açıklama:
Verilen örnek iki bağımsız tümce içerdiği için birleşik tümce örneğidir.

Soru 12

Yapı ve anlam açısından ana tümcenin bir parçası olan ve dilbilgisel özerkliği olmayan tümce türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yan Tümce
B
Basit Tümce
C
Birleşik Tümce
D
Sıralı Tümce
E
Karmaşık Tümce
Açıklama:
Yan tümcecik, yapı ve anlam açısından ana tümcenin bir parçası olan ve dilbilgisel
özerkliği olmayan tümceciktir. Bir başka deyişle,
yan tümcecik ana tümceden bağımsız olarak bir
öğe oluşturamaz.

Soru 13

Aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisi nasıl adlandırılır?

Seçenekler

A
Eş Sesletim
B
Eşleştirme
C
Adıllık
D
Yan Tümce
E
Eş Gönderim
Açıklama:
Eş gönderim: Aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisi eş
gönderim olarak adlandırılır.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi özne denetleme eylemlerinden değildir?

Seçenekler

A
başar-
B
dene-
C
reddet-
D
yasakla-
E
uğraş
Açıklama:
Özne
denetleme
eylemleri
başar-, başla-, becer-, dene- , bitir-,
hatırla-, hoşlan-, iste-, kalkış, kork-,
reddet-, söz ver-, tercih et-, ısrar et-,
nefret et-niyet et-, uğraş-, unut-, vazgeç-,
Nesne
denetleme
eylemleri
izin ver-, yasakla-, zorla

Soru 15

  1. mecbur et-
  2. razı et
  3. ikna ol-
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri nesne denetleme eylemlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Olmak ek eylemiyle
kullanılan
ikna ol-, mecbur ol-, razı ol- Özne denetleme
eylemleri
Etmek ek eylemiyle
kullanılan
ikna et-, mecbur et-, razı et- Nesne denetleme
eylemleri

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi bir devinim tümceciği örneğidir?

Seçenekler

A
Hasan parka gittiğini inkâr etti.
B
Toplantının Eskişehir’de olması kesinleşti.
C
Füsun’un parti vereceğini söylediler.
D
Yıllardır sağlıklı beslendiği gerçek.
E
Senin her gün bana destek oluşunu takdir ediyorum.
Açıklama:
Devinim tümceciği -mAk ve -mA ekleriyle elde edilen ad tümcecikleridir
ve önermedeki olayın gerçekleşmiş olma olasılığı değil, hareket / devinim
önemlidir. B seçeneğindeki tümcede böyle bir durum mevcuttur.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisinde dolaylı bir aktarım vardır?

Seçenekler

A
Kübra, Ramazan'ın işe gittiğini söyledi.
B
Kübra, Ramazan'ın işe gittiğini fark etti.
C
Kübra, Ramazan'dan bir bardak su getirmesini rica etti.
D
Kübra okuduğu kitabı bitirmeyi başardı.
E
Kübra misafirler için dört dörtlük bir sofra hazırladı.
Açıklama:
söyle- fiili dolaylı aktarım yaratmıştır ve doğru seçenek A'dır.

Soru 18

Sıfat tümceciği içinde nitelenen adın boş izi yerine kullanılan adıla ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ad Öbeği
B
Sıfat Tümceciği
C
Ayrışık Gönderim
D
Soyut Adıl
E
Artık Adıl
Açıklama:
Artık adıl, sıfat tümceciği içinde nitelenen adın boş izi yerine kullanılan adıldır. Artık adıl, Türkçede basit sıfat tümceciklerinde bulunmaz. Ancak ilgeç öbeğinde ilgeç tamlayanı AÖ artık adıl olabilir. Türkçede artık adıl kendi olarak görülür

Soru 19

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir amaç belirtecine yer verilmiştir?

Seçenekler

A
Çalışırken hep kahve içer.
B
Çalıştıkça başarılı oluruz.
C
Geç kalmamak için erken kalkmak gerekli.
D
Artık tatile gittiklerine göre biraz dinlenebilirler.
E
Çayları içip içip uykumu kaçırdım.
Açıklama:
İlgili cümlede yer alan 'için' ifadesi, cümleye amaç anlamı katmaktadır

Soru 20

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir koşul içermektedir?

Seçenekler

A
Yağmur yağmasaydı pikniğe gidecektik.
B
Odaya girip televizyonu açtı.
C
Çalışırken hep kahve içer.
D
Kitabı bitirdiğimde sana veririm.
E
Murat evden koşarcasına çıktı.
Açıklama:
Verilen ifadede yer alan -saydı eki koşul belirtmektedir.

Soru 21

Aşağıdaki metinde geçen tümcelerden hangisi yalın tümcedir? 1944’te Lancaster’da ABD’li yetkililerle Kızılderili temsilciler arasında bir anlaşma görüşülüyor. ABD’li yetkililer, Kızılderililerin erkek çocuklarını üniversiteye göndermeleri halinde masrafları devletin üstleneceğini söylediler. Kızılderililer teşekkür ederek bu teklifi reddettiler ve şöyle dediler: “Biz gençlerin eğitimi konusunda sizden farklı düşünüyoruz. Bazı gençlerimiz kuzey eyaletlerinizde üniversite eğitimi gördü. Geri döndüklerinde onların iyi koşamadıklarını gördük. Avcılık ve savaşçılık konularında hiçbir şey bilmediklerine tanık olduk. Yani ABD’nin eğittiği erkekler Kızılderililer için hiçbir işe yaramıyor. Teşekkür ediyorlar ABD’lilere ve şükranlarımızın ifadesi olarak bazı Virginia’lı gençleri eğitim için bize göndermenizi öneriyoruz. Onlara bildiğimiz her şeyi öğretiriz. Birer erkek olarak sizlere geri göndeririz.”

Seçenekler

A
Bazı gençlerimiz kuzey eyaletlerinizde üniversite eğitimi gördü.
B
Geri döndüklerinde onların iyi koşamadıklarını gördük.
C
Avcılık ve savaşçılık konularında hiçbir şey bilmediklerine tanık olduk.
D
ABD’nin eğittiği erkekler Kızılderililer için hiçbir işe yaramıyor.
E
Onlara bildiğimiz her şeyi öğretiriz.
Açıklama:
Yalın tümce tek başına kullanılan bir AÖ ve EÖ içerir. Birleşik tümcede iki ayrı bağımsız tümce vardır ve bunlar bir bağlaç ile bağlanırlar. Birleşik tümce içinde bileşen olarak yer alan tümcecikler aynı düzeyde yer alırlar ve anlamsal açıdan da eşit önemdedirler. Öte yandan, karmaşık tümceler, bir bağımsız tümcenin içinde en az bir bağımlı tümceden oluşurlar. Bu tür cümlelerde, yan tümcecik ana tümceciğinin içinde bulunur ve onun bir parçası olarak işlev görür. Bir diğer deyişle, yan tümce ana tümcenin içine yerleştirilmiş, yani altına dizinlenmiştir. Dilbilgisel olarak içe yerleştirilen yan tümce, ana tümcenin aşamalı yapısında daha aşağıda bulunur; anlamsal açıdan da ana tümcenin anlamına karşıt önerme yapmaz. Verilen örneklerde de B, C, D, E şıklarında yer alan tümceler karmaşık tümcedir ve aşağıda köşeli ayraçla gösterilen yan tümcecikleri içerirler:
[Geri döndüklerinde] [onların iyi koşamadıklarını] gördük.
[Avcılık ve savaşçılık konularında hiçbir şey bilmediklerine] tanık olduk.
[ABD’nin eğittiği] erkekler Kızılderililer için hiçbir işe yaramıyor.
Onlara [bildiğimiz] her şeyi öğretiriz.
Doğru cevap A’ dır.

Soru 22

Hint-Avrupa dillerinde görülen ve aşağıdaki İngilizce örnekte kullanılan that gibi yan tümce kurucu sözcüklere ne ad verilir?
We know [that theworld is round].
biz bil- ki dünya ek eylem yuvarlak
‘Biz biliyoruz ki dünya yuvarlak(tır).”

Seçenekler

A
Tümleç
B
Tümleyici
C
Eylemsi
D
Biçimbirimsel ek
E
Koşaç
Açıklama:
Yan Tümcecik Oluşturma: Her dilde farklı yan tümce oluşturma yöntemleri vardır. Hint-Avrupa dillerinde yan tümcecik, tümleyici denilen sözcük gruplarından birinin yalın tümcenin başına yerleştirilmesiyle oluşturulur. Örneğin, İngilizcede that, who gibi sözcükler tümleyicidir ve tümcenin önüne getirilerek yan tümce kurulur. Aşağıdaki örnekte that yan tümcecik oluşturan bir tümleyicidir:
We know [that the world is round].
Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyoruz.
Doğru cevap B’ dir.

Soru 23

Türkçede yan tümcecik oluşturma süreci düşünüldüğünde aşağıdaki tümcede kullanılan eklenti yan tümceciği için aşağıdakilerden hangisi doğru olur? Annesi çocuk eve girer girmez hemen ellerini yıkamasını söyledi.

Seçenekler

A
Tümleyici yoluyla oluşturulmuştur.
B
Eylemi zaman-görünüş-kiplik taşır.
C
Eylemi özne-yüklem uyumu taşır.
D
Öznesi yalın durumdadır.
E
Öznesi tamlayan durumdadır.
Açıklama:
Buradaki eklenti yan tümceciği, ardıllık bildiren [çocuk eve girer girmez]' dir.-IncE ve -ken ekleri ile elde edilmiş ve zaman belirteci işlevi olan eklenti tümceciklerinde olduğu gibi ekler yoluyla oluşturulmuştur, özne ve eylem uyumu yoktur, eylemi çekimli değildir, öznesi olan [çocuk] sözcüğü bağımsız tümce öznesi gibi yalın durumdadır. Öyleyse, doğru cevap D’ dir.

Soru 24

Aşağıdaki ad tümceciklerinden hangisinde denetleme ADILı vardır?

Seçenekler

A
Sınavın test olması için talepte bulunduk.
B
Sınavın test olacağı duyuruldu.
C
Sınavın test olacağını duyduk.
D
Sınavların test olması önerisi kabul edildi.
E
Sınavı test yapmak istedi.
Açıklama:
Şıklardaki ad tümcecikleri ve özneleri şunlardır:
[Sınavın test olması] için talepte bulunduk.
[Sınavın test olacağı] duyuruldu.
[Sınavın test olacağı]nı duyduk.
[Sınavların test olması] önerisi kabul edildi.
adıl [ADIL Sınavı test yapmak] istedi.
Görüldüğü gibi, A, B, C, D şıklarında ad tümceciklerin açık özne (sınav/ların) bulunduğundan ADIL yoktur. E şıkkında ise temel tümcenin öznesi tarafından denetlenen bir özne denetleme ADILı vardır. Doğru cevap E’ dir.

Soru 25

Aşağıdaki ad tümceciklerinin hangisinde soyut ADIL vardır?

Seçenekler

A
Su içmeye alışıyorum.
B
Su içmek istedim.
C
Su içtiğini görmedim.
D
Doktor bol su içmeyi tavsiye etti.
E
Doktor bana su içmeyi tavsiye etti.
Açıklama:
Verilen cümlelerdeki ad tümceciklerin özne türleri şöyledir:
adıli [ADILi Su içmeye] alışıyorum.
adıli [ADILi Su içmek] istedim.
adıli [adılj Su içtiğini] görmedim.
Doktor [ADILsoy bol su içmeyi] tavsiye etti.
Doktor banai [ADILi su içmeyi tavsiye etti.
Görüldüğü üzere, verilen ad tümceciklerinin öznesi A ve B şıklarında temel tümcenin öznesiyle eş gönderimli olduğu için özne denetlemeli ADIL, E şıkkında ise temel tümcenin nesnesiyle eş gönderimli olduğu için nesne denetlemeli ADIL biçimindedir. C şıkkındaki ad tümceciğinin öznesi ise kişi ve sayı eki almış olduğundan küçük adıldır. D şıkkındaki ad tümceciğinin öznesi de denetlenmeyen ancak herhangi biri olarak yorumlanan soyut ADILdır. Doğru cevap D’ dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisinde olgu tümceciği vardır?

Seçenekler

A
İstanbul’a gitmek istedi.
B
İstanbul’a gitmeyi planladı.
C
İstanbul’a gittiğine pişman oldu.
D
İstanbul’a gitmeyi unuttu.
E
İstanbul’u çok sevdi.
Açıklama:
Olgu tümceciği, olgusal ad tümceciğidir. Yani bu tümcecikteki önerme doğrulanıp yanlışlanabilir. Gerçekleştiği ya da gerçekleşecek olması önemlidir. -DIK, -(y)AcAK, -(y)Iş ekleri ile oluşturulur. E şıkkındaki tümce yalın bir tümcedir ve içinde bir ad tümceciği barındırmaz. Diğer şıklardaki ad tümceciklerinin görünümleri ise şöyledir:
[İstanbul’a git-mek] istedi.
[İstanbul’a git-me-yi] planladı.
[İstanbul’a git-tiğ-ine] pişman oldu.
[İstanbul’a git-me-yi] unuttu.
Görüldüğü üzere, A şıkkı -mAK, B ve D şıkları -mA, C şıkkı ise -DIK ekiyle oluşturulmuş bir ad tümceciği içermektedir. Öyleyse, doğru cevap C’ dir.

Soru 27

Ad öbeği ulaşılabilirlik hiyerarşisine göre, Türkçe öğrenen birisi aşağıdakilerden hangisini en erken öğrenir?

Seçenekler

A
Okuduğum kitap
B
Okunan kitap
C
Kitabı okunan yazar
D
hakkında konuşulan kitap
E
kitap verilen çocuk
Açıklama:
Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi: Keenan ve Comrie (1977) yaklaşık 50 dünya diline bakarak evrensel olarak ortaçlara ilişkin şu sonuca vardılar: Her dilde ortaç özneyi niteleyebilir. Yani evrensel olarak en yaygın ortaç özneyi niteleyendir. Bundan sonra sırasıyla dolaysız nesne, dolaylı nesne, ilgeç nesnesi ve iyelik yapılarıdır: Özne > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne > İlgeç Nesnesi > İyelik tamlayanı >Diğer. Burada “>” işaretinin solundaki öge daha ulaşılabilir demektir. Yani özne, nesneye göre, dolaysız nesne ise dolaylı nesneye göre daha ulaşılabilirdir. Bu durumda Keenan ve Comrie’nin iddiasına göre iyelik en az ulaşılabilir ögelerden biridir. Keenan ve Comrie’nin Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi, birinci dil ediniminde ve yabancı dil öğreniminde de incelenmiştir. Her iki durumda da hiyerarşide soldaki ulamların sağdaki ulamlara göre daha erken edinildiği gözlenmiştir. Sorumuzda verilen örneklerdeki ortaçların başı olan adlar sırasıyla şu konumlardadır: dolaysız nesne, özne, iyelik, ilgeç nesnesi, dolaylı nesne. Bunlardan erişilebilirliği en sık ve en kolay olan özne olduğuna göre, doğru cevap B’ dir.

Soru 28

Aşağıdaki tümcelerden hangisi genişletici ortaç içerir?

Seçenekler

A
Dün aldığım laleler umduğumdan çok pahalıydı.
B
Osmanlı’nın tutkusu olan lale bir devre adını vermiştir.
C
Anneme aldığım laleler uzun süre çok canlı kaldı.
D
Bahçeye diktiğim laleler kısa zamanda çok büyüdü.
E
Topladığım laleleri odalardaki vazolara yerleştirdim.
Açıklama:
Kısıtlayıcı ortaçlar gönderimi çok geniş olan bir kümenin üyesini daraltmak için kullanılır. Verilen örneklerde A, C, D ve E şıklarındaki ortaçlar (sırasıyla dün aldığım, anneme aldığım, bahçeye diktiğim, topladığım) kısıtlayıcıdır. Çünkü bir bitki sınıfı olan LALE içinden belli bir grubu ayırt etmemizi, yani kısıtlamamızı, sağlamaktadırlar. Bir insanın ya da bir varlığın bir grup içinde hangisi olduğunu belirlemek için onun bir şekilde diğerlerinden ayrılması gereklidir. Bu ayrım, işaret ederek yapılabileceği gibi, kısıtlayıcı bir sıfat ya da ortaç ile de olabilir. Oysa B şıkkındaki ortaç, LALE sınıfında her hangi bir kısıtlama yapmamakta, tüm laleleri kapsamaktadır. Yani, laleyi her hangi bir özelliği doğrultusunda daraltıp tanımlamamakta, bu ad hakkında daha fazla bilgi vermek için kullanılmaktadır. Öyleyse, bu örnekte genişletici ortaç kullanılmıştır. Doğru cevap B’ dir.

Soru 29

Başsız ortaçlara ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Çoğul eki almazlar.
B
Durum eki almazlar.
C
Niteledikleri bir ad vardır.
D
Atfettikleri nitelik önemsizidir.
E
Baş ad belirginse kullanılırlar.
Açıklama:
Başsız ortaçlarda AÖ’ nin başı olan ad yoktur. Bunun yerine tümcecik adlaşmış gibi davranır, varsa çoğul eki ve durum ekleri alabilir. Baş ad ile gönderimde bulunulacak kişi ya da varlık belirli bir kişi değildir ve kim olduğu önemli değildir. Ortaç ile atfedilen nitelik baş adın belirlenmesinden daha önemliyse ya da baş ad daha önceden söz edilerek belirgin hale getirildiyse başsız ortaç kullanılır. Doğru cevap E’ dir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisinde belirteç tümceciğinin diğerlerinden farklı bir işlevi vardır?

Seçenekler

A
Odadan çıkıp kapıyı kapattı.
B
Ahmet ıslık çalarak yürüyordu.
C
Etrafına baka baka yürüyordu.
D
Çocuk ağlayarak odadan çıktı.
E
Soru sorarcasına yüzüme baktı.
Açıklama:
B, C, D ve E şıklarındaki belirteç tümcecikleri tarz bildirirken (sırasıyla ıslık çalarak, etrafına baka baka, ağlayarak, soru soracasına), A şıkkındaki (odadan çıkıp) ardıllık bildirmektedir. Doğru cevap A’ dır.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi birleşik tümcedir?

Seçenekler

A
Ben senin bu konuyu çok iyi anladığını düşünüyorum.
B
Biz ona bir sürü rengarenk oyuncak aldık.
C
Öğretmen dönemi bitirdi ve öğrenciler karnelerini aldı.
D
Herkes Selim’in Emine’yi sevdiğini biliyor.
E
Onlar bütün eski eşyalarını öğrencilere verdiler.
Açıklama:
A ve D seçenekleri karmaşık tümce, B ve E seçenekleri yalın tümce içerir. C seçeneğinde ise ‘ve’ bağlacı ile bağlanmış iki bağımsız tümce içeren birleşik tümce vardır. Doğru yanıt C’dir.

Soru 32

Aşağıdaki yan tümceciklerden hangisi Belirteç işlevi görmektedir?

Seçenekler

A
Karınca kışa hazırlık yaparken Ağustos Böceği bütün yaz yattı.
B
Garson müşterinin sipariş verdiği yemeği beğenmediğini anladı.
C
Öğretmen öğrencilerin sınavda kopya çekmediklerini biliyordu.
D
Bütün öğrencilerin başarıyla dönemi bitiremediği gerçeği öğretmeni üzdü.
E
Bazı ebeveynler çocuklarının her istediğini anında yapmaktadırlar.
Açıklama:
A seçeneğindeki -ken eki ile elde edilmiş, zaman belirteci işlevi olan ve burada köşeli ayraç içinde verilen yan tümcecik ‘[Karıncalar kışa hazırlık yaparken] Ağustos Böceği bütün yaz yattı’ eklendir. Bu yan tümceciklerde özne ve eylem uyumu yoktur. Bu örnekte özne de bağımsız tümce öznesi gibi yalın durumdadır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 33

Hangi tümcede ADIL vardır?

Seçenekler

A
Müdür tüm çalışanların maaşına zam yapacağını söyledi.
B
Ben bu hafta sonu erken kalkmak istemiyorum.
C
Kapıdaki adamın kim olduğunu anlayamadık.
D
Bugün yeğenimin karnesinin çok iyi olduğunu öğrendim.
E
Öğretmenin dersi akıcı işleyişi öğrencilerin hoşuna gitti.
Açıklama:
ADIL ya da büyük ADIL kişi ve sayı uyum eki almamış olan yan tümceciklerde belirtilmemiş ama anlaşılan öznedir. B seçeneğindeki tümce şu aşağıdaki gibidir:
Beni [ADILi bu hafta sonu erken kalkmak] istemiyorum.
-mAK’lı ad tümceciklerinin eyleminde özneye bağlı kişi ve sayı uyum ekleri yoktur. Bu tümcede ADIL, ana tümcenin öznesi ile aynı kişi olarak algılanır. Erken kalkmak istemeyen kişinin ‘Ben’ olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, adıl ya da küçük adıl kişi ve sayı eki alarak özneyle kişi uyumu gösteren eylemin bulunduğu ana tümce ya da yan tümcecikteki öznedir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 34

'Ahmet [yeni bir araba almak] istiyor' tümcesinin içinde yer alan ad tümceciği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Ana tümce ve yan tümcedeki öznelerde ayrışık gönderim bulunmaktadır.
B
Yan tümcenin öznesi özne denetleme ADILı’dır.
C
Köşeli ayraç içerisindeki yapı nesne denetleme yapısıdır.
D
Yan tümcenin içerisindeki eylemde kişi uyumu eki vardır.
E
Yan tümcecikteki özne, soyut ADIL olarak adlandırılabilir.
Açıklama:
Bu örnekte ayrışık gönderim söz konusu değildir. Mastarlı yan tümcenin öznesi özne denetlemeli ADIL'dır.
Ahmeti [ADILi yeni bir araba almak] istiyor.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangi örnekte nesne denetleme ADIL'ı bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Sebzeyle beslenmeye ikna oldum.
B
Ayşe, buluşmaya zamanında gelmeye söz verdi.
C
Sercan, kapıyı kilitlemeyi unuttu.
D
Müdür, çalışanlara mesaiden önce çıkmayı yasakladı.
E
Serap, ütü yapmaktan nefret eder.
Açıklama:
Özne denetleme, yan tümcecikteki ADIL öznesinin üst tümcedeki özne ile aynı kişiye gönderimi olarak yorumlamasıdır. Nesne denetleme ise yan tümcecikteki ADIL öznesinin üst tümcedeki nesne ile aynı kişi olarak yorumlanmasıdır. Özne denetleme eylemlerinden bazıları, iste-, keyif al-, nefret et-, hoşlan-, memnun ol-, kork- gibi duygu durum belirten eylemler ile çaba ve emek gösteren çabala-, dene-, becer-, cebelleş-, uğraş-, razı ol- eylemleridir. Nesne denetleme eylemleri ise izin verme, yasaklama ve yükümlülük gösteren eylemlerdir. D seçeneği doğrudur. Nesne denetleme eylemine ayrıca aşağıdaki şekilde örnek verebiliriz:
Yönetim, çalışanlarai [ADILi iş yerinde elektrikli soba kullanmayı] yasakladı.
Doğru yanıt D’dir.

Soru 36

Hangi tümcede soyut ADIL vardır?

Seçenekler

A
Yeni bir eve taşınmaya ikna olduk.
B
Olaylar bizi anlaşmaya mecbur etti.
C
Ben sizin evlenmenize izin veriyorum.
D
Misafirlerin eve gelmesini istemiyorum.
E
Müzik dinlemek strese iyi gelir.
Açıklama:
‘[ADIL Müzik dinlemek] strese iyi gelir’ tümcesindeki ADIL denetlenmemektedir. Kim müzik dinleyecek sorusuna verilecek yanıt herhangi bir insandır. Bu tür denetlenmeyen ancak her hangi bir insan olarak yorumlanan ADIL, soyut ADIL olarak adlandırılır ve ADILsoy olarak gösterilir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisinde devinim tümceciği vardır?

Seçenekler

A
Yolcular polise şoförün uyuduğunu söylediler.
B
Düzenli olarak ödevlerini yapmanı rica ediyorum.
C
Her sabah annesine özenle kahvaltı hazırlayışı övgüye değer.
D
Sebze fiyatlarında yeni bir düzenleme yapacaklarını duyurdular.
E
Emniyet kemerini bağlamadığın dikkatimi çekti.
Açıklama:
Olgu tümceciği, olgusal ad tümceciğidir. Yani bu tümcecikteki önerme doğrulanıp yanlışlanabilir. Gerçekleştiği ya da gerçekleşecek olması önemlidir. Devinim tümceciği -mAk ve -mA ekleriyle elde edilen ad tümcecikleridir ve önermedeki olayın gerçekleşmiş olma olasılığı değil, hareket / devinim önemlidir. Örneğin, A, C, D ve E tümcelerinde gerçek yüklemi kullanarak sınama yapabiliriz. Eğer yan tümcecik olgusal ise gerçek yüklemiyle kurallı bir tümce oluştururken, devinimsel tümce aynı yüklemle birlikte kuralsız olur:
Yolcular polise [şoförün uyuduğunu] söylediler.
[Şoförün uyuduğu] gerçek.
Doğru yanıt B’dir.

Soru 38

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde dolaylı aktarım vardır?

Seçenekler

A
Sedat Mehmet’in ev aldığını söyledi.
B
Sedat Mehmet’in ev aldığını zannetti.
C
Sedat Mehmet’i ev almaya zorladı.
D
Sedat Mehmet’in ev almasına mutlu oldu.
E
Sedat Mehmet’in ev aldığını fark etti.
Açıklama:
Dolaylı aktarım bir tümcenin başkasına aktarımında kullanılır. Örneğin Ali: Ben geldim ve Ali geldiğini söyledi tümcelerinden ikincisi birincisinin dolaylı aktarımıdır. Örnekte Mehmet: Ben ev aldım demiştir ve Sedat onun söylediğini aktarmıştır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 39

'[İmparator Justinianos tarafından yaptırılmış olan] Ayasofya İstanbul’un en ilgi çeken yapılarından birisidir.' tümcesinde, köşeli ayraç içindeki tümceciğin türü nedir?

Seçenekler

A
Başsız ortaç
B
Devinim tümceciği
C
Kısıtlayıcı ortaç
D
Belirteç tümceciği
E
Genişletici ortaç
Açıklama:
Genişletici ortaçlar, ortaç olmaksızın da baş adın ayırt edilebildiği durumlarda görülür. Örnekte, Ayasofya özel bir addır ve bu yapının İstanbul’da ilgi çeken bir yapı olduğunu hepimiz biliriz. Böyle özel adların gönderimlerinin daraltılmasına gerek yoktur. Ancak bu ad hakkında daha fazla bilgi vermek için sıfat tümceciği kullanılabilir. Örnekte, Ayasofya’nın kimin tarafından yaptırıldığı ek bir bilgidir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisinde tarz gösteren belirteç tümceciği vardır?

Seçenekler

A
Yağmur yağarsa piknik iptal.
B
Yağmur durmaksızın yağıyor.
C
Yağmur yağarken pencereden batık.
D
Yağmur yağmadan önce işimizi bitirelim.
E
Yağmur yağar yağmaz içeri kaçtık.
Açıklama:
A seçeneğinde (Yağmur yağarsa) koşul, C’de (Yağmur yağarken) eş zamanlılık, D’de (Yağmur yağmadan önce) öncelik, E’de (Yağmur yağar yağmaz) ardıllık (tezlik) gösteren belirteç tümcecikleri vardır. B seçeneğinde ise ‘durmaksızın yağıyor’ tarz belirtmektedir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi karmaşık tümce içerir?

Seçenekler

A
Oraya bu yıl bir daha gitmeyeceğim.
B
Ne oraya gittim, ne onu gördüm.
C
Oraya gittim ve onu gördüm.
D
Oraya gittim ama onu görmedim.
E
Geldiğini duydum ama arayamadım.
Açıklama:
Karmaşık tümcede, ana tümce içinde bir yan tümcecik bulunur. Geldiğini duydum tümcesi içinde geldiğini bir yan tümceciktir. Öyleyse, geldiğini duydum bir karmaşık tümcedir. Doğru cevap E’ dir.

Soru 42

Aşağıdaki ağaç hangi tür bir tümcenin gösterimidir?
I: Yalın tümce
II: Birleşik tümce
III: Karmaşık tümce

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II, III
E
I, II
Açıklama:
Yalın tümce tek başına kullanılan bir ad öbeği (AÖ) ve eylem öbeğini (EÖ) içerir. Birleşik tümcelerin dizim ağacında iki ayrı bağımsız tümce vardır ve bunlar bir bağlaç ile bağlanırlar. Birleşik tümcelerde yer alan ve bağlaçla bağlanan T1 ve T2 tümcecikleri aynı düzeyde yer alırlar. Bu iki tümce anlamsal açıdan da eşit önemde olur. Öte yandan, bir bağımsız tümcenin içinde en az bir bağımlı tümce varsa bu yapıyı karmaşık tümce olarak adlandırılır. T2 yan tümceciği, T1 ana tümceciğinin içinde bulunur ve onun bir parçası olarak işlev görür. Verilen dizim ağacı tek başına kullanılan bir ad öbeği ve eylem öbeğinden oluştuğuna göre, doğru cevap A’ dır.

Soru 43

Tümleyiciler aşağıdakilerden hangisi için kullanılır?

Seçenekler

A
Basit tümce kurmak
B
Yan tümcecik kurmak
C
Birleşik tümce kurmak
D
Eylemcil çekim yüklemek
E
Yalın ad durumu yüklemek
Açıklama:
Yan Tümcecik Oluşturma: Her dilde farklı yan tümce oluşturma yöntemleri vardır. Hint-Avrupa dillerinde yan tümcecik, tümleyici denilen sözcük gruplarından birinin yalın tümcenin başına yerleştirilmesiyle oluşturulur. Doğru cevap B’ dir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi doğru bir gösterimdir?

Seçenekler

A
adıl [Ali eve gitmek] istiyor.
B
Ali [adıl eve gitmek] istiyor.
C
Ali [ADILSOY eve gitmek] istiyor.
D
Ali [ADIL eve gitmek] istiyor.
E
ADIL [adıl eve gitmek] istiyor.
Açıklama:
Ad tümceciklerinde açık özne kullanılmaz (s. 40); A şıkkı yanlıştır. Uyum eki almayan bir eylemin öznesi adıl olamaz (s. 40); B şıkkı yanlıştır. Denetlenen bir özne ADILSOY olamaz (s. 42); C şıkkı yanlıştır. ADIL yalnızca yan tümce öznesi olabilir (s. 40); E şıkkı yanlıştır. Doğru cevap D’ dir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi altı çizili yapının öznesidir?
Temiz olmak, temizliğe dikkat etmek bir terbiye, bir görgü, bir kültür ve bir eğitim meselesidir.

Seçenekler

A
adıl
B
özne denetleme ADILı
C
nesne denetleme ADILı
D
ADILSOY
E
Ad tümceciği
Açıklama:
Örnekteki ADIL denetlenmemektedir. Ancak kim temiz olacak, kim temizliğine dikkat edecek sorularına verilecek yanıt, herhangi bir insandır. Bu tür denetlenmeyen ancak her hangi bir insan olarak yorumlanan ADIL soyut ADIL olarak adlandırılır ve ADILsoy olarak gösterilir. Doğru cevap D’ dir.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi olgu tümceciği içerir?

Seçenekler

A
Eski dostlarını unutmak ihanettir.
B
Eski dostlarını unuttuğunu söyledi.
C
Sızlanmayı unutup mutlu olmak gerek.
D
Eski sevgilisine “beni artık unut” dese bile kendisi onu hiç unutmadı.
E
Öğrenciler, ödevlerini evde unutmanın cezasını çekerler.
Açıklama:
Olgu tümceciği, olgusal ad tümceciğidir. Yani bu tümcecikteki önerme doğrulanıp yanlışlanabilir. Gerçekleştiği ya da gerçekleşecek olması önemlidir. Olgu tümcecikleri (-DIK, -(y)AcAK, (y)Iş) Eki alırlar. Doğru cevap B’ dir.

Soru 47

Ad öbeği ulaşılabilirlik hiyerarşisi aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
I: Ortaçlar
II: Belirteç tümcecikleri
III: Ad tümcecikleri

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II, III
E
I, III
Açıklama:
Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi: Keenan ve Comrie (1977) yaklaşık 50 dünya diline bakarak evrensel olarak ortaçlara ilişkin şu sonuca vardılar: Her dilde ortaç özneyi niteleyebilir. Yani evrensel olarak en yaygın ortaç özneyi niteleyendir. Bundan sonra sırasıyla dolaysız nesne, dolaylı nesne, ilgeç nesnesi ve iyelik yapılarıdır. Doğru cevap A’ dır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi kısıtlayıcı ortaç içerir?

Seçenekler

A
Ekonomik başarılarıyla ulusal sanayinin simgesi haline gelen Eskişehir, artık Anadolu aydınlanmasının da kültürel simgesi oluyor.
B
Yeniden evlenen Murat işinde son derece başarılı eşiyle mutlu bir yuva kurar.
C
Ölümü anlattığı sanılan Sessiz Gemi şiiri aslında ayrılığı anlatıyor.
D
Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün anlatıldığı bu kitapta çok nesnel açıklamalar bulmak mümkün.
E
Dün Marmaris Aksaz Deniz Üssüne giden Genelkurmay Başkanı’nın deniz altıyla daldığı belirtildi.
Açıklama:
Kısıtlayıcı ortaçlar gönderimi çok geniş olan bir kümenin üyesini daraltmak için kullanılır. Örneğin, [AÖ Kitap] iyi bir dosttur tümcesindeki kitap çok genel bir addır; belli bir kitaba gönderimde bulunmayıp konuşucu ve dinleyici tarafından paylaşılan belli bir kitap yorumu taşımamaktadır. Oysa belli bir kitap söz konusu ise o zaman bu nesnenin daraltılması için belli araçlar kullanmamız gerekir. Örneğin, masadaki kitap diyebiliriz. Ancak masada birden fazla kitap varsa masadaki kırmızı kitap diyebiliriz. Masada birden fazla kırmızı kitap varsa masadaki kırmızı kalın kitap diyebiliriz. Kısıtlayıcı ortaçlar da aynı işlevi görür. Dolayısıyla, aşağıdaki AÖ’de kısıtlayıcı bir ortaç vardır: [[T Dün aldığım] kitap] çok güzel. Bunun nedeni de dün aldığım tümceciğinin kitap adı verilen nesneler arasından bir tanesinin belirlenmesini sağlamasıdır. Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün anlatıldığı bu kitapta çok nesnel açıklamalar bulmak mümkün tümcesinde de benzer bir daraltma vardır. Doğru cevap D’ dir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi başsız ortaç içerir?

Seçenekler

A
Steve Mc Queen kendi ahlak anlayışına göre yaşayan bir asiydi.
B
Filmleri gişe yapan saygın bir oyuncuydu.
C
Başarılı olanlar, başlarının çaresine bakabilenlerdi.
D
Karakterleri başlarının çaresine bakmasını bilen adamlardı.
E
Başarıları başlarının çaresine bakabilmelerindendi.
Açıklama:
Başsız ortaçlarda AÖ’nin başı olan ad yoktur. Bunun yerine tümcecik adlaşmış gibi davranır, varsa çoğul eki ve durum ekleri alabilir. Aşağıdaki köşeli partezlerle belirtilen yapılar başsız ortaçlardır: [Acıkan] doymam sanır; [Anlayana] sivrisinek saz, [anlamayana] davul zurna az; [Çok okuyan] [çok gezen] mi bilir?; [Denize düşen] yılana sarılır; [Tepebaşı’nda inecek] var. Benzer şekilde, [Başarılı olanlar], [başlarının çaresine bakabilenler]di tümcesinde yer alan köşeli parantezler, başsız ortaçları göstermektedir. Doğru cevap C’ dir.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi tarz bildiren belirteç tümceciği içerir?

Seçenekler

A
Kardeşleriyle bile helalleşmeden yola çıkmıştı.
B
Yağlı ellerini şalvarlarına sürerek temizliyorlardı.
C
Kuşlar, ılık yeller dünyaya çiçek kokuları saçtığında geri dönerlerdi.
D
Ahırdaki atlar iplerini koparıp kaçtı.
E
Sevdiklerinden ayrılmanın hüznü yüzünden okunuyordu.
Açıklama:
Tarz bildiren belirteç tümcecikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılır: Ayhan koşa koşa gitti, Serap ölesiye çalışır, Bebek gülerek uyandı, Murat evden koşarcasına çıktı, Durmaksızın çalışıyor. Doğru cevap B’ dir.

Soru 51

Müjgan kitabı bitirdi ve Hasan onu kutladı cümlesinin tümce türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Birleşik tümce
B
Karmaşık tümce
C
Yalın tümce
D
Bağımsız tümce
E
Alt sıralamalı yan tümce
Açıklama:
Tümceler, evrensel olarak aşağıda örnekleri görünen üç türde olabilir:
3. Müjgan kitabı bitirdi.
(bir bağımsız tümce
Yalın
tümce
4. Müjgan kitabı bitirdi ve Hasan
onu kutladı.
(Bağlaç ile bağlanmış, eş
dizinli iki bağımsız tümce)
Birleşik
Tümce
5. Hasan Müjgan’ın kitabı
bitirdiğini öğrendi.
(Alt sıralamalı yan tümce ve
bağımsız ana tümce)

Soru 52

Seçeneklerden hangisi ad tümcecikleri eklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
-DIk
B
-IncE
C
-(y)AcAk
D
-mA
E
-(y)Iş
Açıklama:
Türkçede ad tümcecikleri yan tümcecikteki eyleminin üzerinde aşağıdaki ekler kullanılarak elde edilir:
-DIk, -(y)AcAk, -mA, -mAk, -(y)Iş

Soru 53

Seçeneklerden hangisinde -in tamlayan eki, -u ve -i ise ses uyumuna bağlı olarak değişen iyelik eki bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Selin Can’ın pazara gittiğini söyledi
B
Hasan yemek yaparken Güliz salatayı hazırladı.
C
Bebeğin uyuduğu yatak içeridedir.
D
Ben Ahmet’in geldiğini biliyorum.
E
Müjgan kitabı bitirdi.
Açıklama:
Aşağıdaki örnekte -in tamlayan eki, -u ve -i ise ses uyumuna bağlı olarak değişen iyelik ekidir.
a. Bebeğ-in uyuduğ-u
b. Bebeğ-in oyuncağ-ı

Soru 54

Aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisi ne olarak adlandırılır?

Seçenekler

A
Soyut Adıl
B
Küçük adıl
C
Özne denetleme
D
Eş gönderim
E
Olgu tümcecikleri
Açıklama:
Eş gönderim: Aynı kişiye/varlığa gönderimde bulunan iki Ad Öbeğinin ilişkisi eş
gönderim olarak adlandırılır.

Soru 55

Seçeneklerden hangisinde nesne denetleme adılı bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Ben sütlü çikolatayı yemek istiyorum.
B
Seçil çalışmaktan keyif alır.
C
Yürümek insana iyi gelir.
D
Zeynep Bursa’ya gitmeye karar verdi.
E
Müdür çalışma arkadaşlarına iş yerinde sigara içmeyi yasakladı.
Açıklama:
30. Serap bebeği süt içmeye zorladı.
31. Arkadaşım beni hediyeyi paketlemeye ikna etti.
32. Müdür çalışma arkadaşlarına iş yerinde sigara içmeyi yasakladı.
(30)-(32) örneklerinde görüldüğü gibi bu kez ADIL ana tümcedeki belirtili nesne ile eş gönderimseldir. (30)’da ‘kim süt içecek?’ sorusuna ‘bebek’ yanıtı verilebilir ki bu da ana tümcenin nesnesidir. Bu durum diğer örneklerde de görülmektedir. (30)-(32)’deki gibi yapılara nesne denetleme yapıları denir.

Soru 56

Seçeneklerin hangisinde ana tümce eylemi bilişsel işlem anlamı katmıştır?

Seçenekler

A
Seçil Ayça’nın uyuduğunu fark etti.
B
Zuhal nihayet kitabı bitirmeyi başardı.
C
Sedat Nermin’in kitabı getirmesini rica etti.
D
Nermin dün çarşıya çıktığını söyledi.
E
Ben Zeynep’in sinemaya gitmesini tercih ederim.
Açıklama:
Bilişsel işlem anla-, düşün-, zannet-, san-, inan-, fark et-,dikkat et-, vd.
Seçil Ayça’nın uyuduğunu fark etti.

Soru 57

Seçeneklerden hangisi ortaç eklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
-En
B
-mAk
C
-Dık
D
-AcAk
E
-mIş
Açıklama:
En yaygın ortaç ekleri şunlardır:
-En şiir okuyan çocuk
-Dık çocuğun okuduğu şiir
-AcAk (olan) şiir okuyacak (olan) çocuk
-mIş (olan) şiir okumuş olan çocuk

Soru 58

Seçeneklerden hangisinde başsız ortaç bulunmamaktadır?

Seçenekler

A
Acıkan doymam sanır.
B
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
C
Can çocuğun kadına gülleri verdiğini biliyor.
D
Çok okuyan mı çok gezen mi bilir?
E
Denize düşen yılana sarılır.
Açıklama:
Başsız ortaçlarda AÖ’nin başı olan ad yoktur. Bunun yerine tümcecik adlaşmış gibi davranır, varsa çoğul eki ve durum ekleri alabilir. Aşağıdaki yapılar başsız ortaçlardır:
67. [Acıkan] doymam sanır.
68. [Anlayana] sivrisinek saz, [anlamayana] davul zurna az.
69. [Çok okuyan] mı [çok gezen] mi bilir?
70. [Denize düşen] yılana sarılır.
71. [Tepebaşı’nda inecek] var.
72. [Beni arayan] oldu mu?

Soru 59

Seçeneklerden hangisi belirteç tümceciklerinin taşıdığı anlamlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Zaman
B
Koşul, tarz
C
Neden-sonuç
D
Miktar
E
Koşul
Açıklama:
Belirteç tümcecikleri zaman, koşul, tarz, neden-sonuç, koşul vs. anlamı taşırlar.

Soru 60

Seçeneklerden hangisinde Ardıllık zamansal sıralama ilişkisi vardır?

Seçenekler

A
Sen buraya gelmeden ben bu sorunu halletmiştim.
B
Çalışırken hep kahve içer.
C
Çalıştıkça başarılı oluruz.
D
Kitabı bitirince sana veririm.
E
Odaya girip televizyonu açtı.
Açıklama:
Öncelik Sen buraya gelmeden (önce) ben bu sorunu halletmiştim.
Eşzamanlılık (örtüşme) Çalışırken hep kahve içer.
Eşzamanlılık Çalıştıkça başarılı oluruz.
Ardıllık (Tezlik)
Seran gelir gelmez annesi yemeğini hazırladı.
Sen buradan çıkar çıkmaz biletini almalısın.
Tam seni arayacakken tatile gittiğini öğrendim.
Ardıllık zamansal
sıralama ilişkisi Odaya girip televizyonu açtı.
Bitmişlik
Kitabı bitirdiğimde sana veririm.
Kitabı bitirince sana veririm.
Hırsız bu kadar eşyayı çaldıktan sonra mutlaka cezalandırılacaktır.
Sürerlik Çayları içip içip uykumu kaçırdım.
Kahveyi döke döke getirdi.

Soru 61

I don't know where he lives (Onun nerede yaşadığını bilmiyorum) tümcesinde italik olarak belirtilmiş where sözcüğüne verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümleç
B
Koşaç
C
Yan tümcecik
D
Tümleyici
E
Bağlaç
Açıklama:
Yan Tümcecik Oluşturma
İngilizce gibi Hint-Avrupa dillerinde yan tümcecikler, tümleyici adı verilen who, that, where, when gibi sözcükler yardımıyla yapılır.

Soru 62

Hangi örnekte yan tümcecik ana tümcede eklenti işlevi görür?

Seçenekler

A
İnci'nin çok kitap okuduğunu biliyorum.
B
Biz konuştukça olay gitgide netleşiyordu.
C
Nilüfer, Emre'nin başarılı olduğunu düşünüyor.
D
Canan'nın bugün resim yaptığından eminim.
E
Gülay'ın doktoru durumunun iyi olduğunu söyledi.
Açıklama:
Yan tümcecik oluşturma
Ana tümcede eklenti işlevini gören yan tümceciklerde özne ve yüklem uyumu görülmez, özne yalın durumda olur. 'Biz konuştukça...' ifadesi bunun bir örneğidir.

Soru 63

Hangi örnekte yan tümce, ÖZNE işlevini görür?

Seçenekler

A
Bu sene kışın çetin geçtiği doğru.
B
Herkes Sevil'in çok iyi bir doktor olacağını söylüyor.
C
Bülent'in yanıtı doğru.
D
Çocuklar bütün gün oynadıkları için yorgun.
E
Göreviniz, bu konuyu derinlemesine araştırmaktır.
Açıklama:
Ad Tümcecikleri
'Bülent'in yanıtı doğru.' tümcesinde [Bülent'in yanıtı] özne işlevini yerine getirir ancak bu bir yan tümce değil, ad öbeğidir. '[Bu sene kışın çetin geçtiği] doğru.' örneğindeyse yan tümce özne işlevindedir.

Soru 64

Eş gönderim ilişkisi hangi örnekte gösterilmiştir?

Seçenekler

A
Arkadaşı, Nurr'un filmi izlemek istemediğini söyledi.
B
İdil Ali'nin bu filmi izlemeyeceğini söyledi.
C
Ziya Tayfun'a evi toplamasını söyledi.
D
Öğretmen öğrencilerin sunum yapması gerektiğini hatırlattı.
E
Ben bu filmi izlemek istemiyorum.
Açıklama:
Adıl
Eş gönderim ilişkisi, tümce içindeki iki Ad Öbeğinin de aynı kişiye gönderimde bulunduğunda görülür. Örneğin, E seçeneğinde filmi izleyecek olan kişi ve istemediğini söyleyen kişi aynı (ben).

Soru 65

'Ebru eşini sigarayı bırakma konusunda ikna etti.' Bu örnekte görülen durum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özne Denetleme
B
Soyut Adıl
C
Nesne Denetleme
D
Yalın Tümce
E
Birleşik Tümce
Açıklama:
Adıl
Bu örnekte 'kim sigara bırakacak?' sorusunda 'eşi' yanıtı verilebilir ki bu da ana tümcenin nesnesidir. Dolayısıyla burada Nesne Denetleme durumu görülmektedir.

Soru 66

Devinim tümceciğini hangi örnekte görmekteyiz?

Seçenekler

A
Onur hata yaptığını kabul etti.
B
Güliz'in biraz geç kalacağını ilettiler.
C
Sağlıklı yaşam için stresten kaçınmak gerekir.
D
Sağlığına çok dikkat ettiği doğru.
E
Aldığın kararı saygıyla karşılıyorum.
Açıklama:
Olgu ve Devinim Tümcecikleri
Devinim tümcecikleri -mAk ve -mA ekleri alırlar ve olayın somut gerçekleşmesini değil, hareketi/devinimi ön plana koyarlar. Dolayısıyla 'Sağlıklı yaşam için stresten kaçınmak gerekir.' tümcesi bu duruma bir örnektir.

Soru 67

Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Özne > Dolaylı Nesne >Dolaysız Nesne > İlgeç Nesnesi > İyelik tamlayanı
B
İyelik tamlayanı > Özne > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne > İlgeç Nesnesi
C
Özne > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne > İlgeç Nesnesi
D
Özne > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne > İlgeç Nesnesi > İyelik tamlayanı
E
Özne > İlgeç Nesnesi > İyelik tamlayanı > Dolaysız Nesne > Dolaylı Nesne
Açıklama:
Ad Öbeği Ulaşılabilirlik Hiyerarşisi, ortacın hangi tümce ögesini daha yaygın olarak nitelediği ile ilgilidir. Keenan ve Comrie'ye (1977) göre ortaç en yaygın kullanım şekliyle özneyi niteler. Daha sonra sırayla dolaysız nesne, dolaylı nesne, ilgeç nesnesi ve iyelik tamlayanı gelir. Dolayısıyla doğru sıralama D seçeneğinde verilmiştir.

Soru 68

Sıfat tümceciği içinde nitelenen adın boş izi yerine kullanılır. Türkçede basit sıfat tümceciklerinde bulunmaz, ilgeç öbeğinde ilgeç tamlayanı AÖ ('kendi') olarak görülür.
Bu tanım hangisi için verilmiştir?

Seçenekler

A
Artık Adıl
B
Soyut Adıl
C
Birincil İlgeç
D
İkincil İlgeç
E
Özne Denetleme Adılı
Açıklama:
Ortaçlarda Diğer Özellikler
Tanım, Artık Adıl için verilmiştir.

Soru 69

Genişletici Ortaç örneği hangi seçenekte verilmiştir?

Seçenekler

A
Dün izlediğimiz film tam bir vakit kaybıydı.
B
Geçen yaz tatilinde kaldığımız oteli size gönül rahatlığıyla önerebilirim.
C
Bu hastanenin baş hekimi olan kadın benim en yakın arkadaşımdır.
D
Dün size telefon eden kişi bu sabah yine aradı.
E
Eski adı İçel olan Mersin Türkiye'nin güneyinde bulunan bir liman kentidir.
Açıklama:
Kısıtlayıcı ve Genişletici Ortaçlar
Genişletici ortaç, bir ad hakkında daha fazla bilgi vermek için kullanılır. Aslında genişletici ortaç kullanılmasa da söz konusu ad ayırt edilebilirdi. Örneğin, 'Mersin Türkiye'nin güneyinde bulunan bir liman kentidir.' tümcesi anlamlı ve kurallı bir tümcedir; 'eski adı İçel olan' ortacı ise Mersin hakkında verilen bilgileri genişletmek için kullanılmıştır.

Soru 70

Konu değiştirme amacıyla kullanılan belirteç tümceciği hangi örnekte verilmiştir?

Seçenekler

A
Kadın kaşlarını çatarak bize baktı.
B
Bu olaya gelince, bence bu kadar önemsemeyin.
C
Durum değişirse size mutlaka haber veririm.
D
Projeyi yazınca kontrol için sana gönderirim.
E
Hava birden soğuduğu için hemen kalktılar.
Açıklama:
'Bu olaya gelince' gibi yapılar konuyu değiştirmek amaçlı kullanılabilir. Diğer seçenekler ise sırayla tarz, koşul, bitmişlik ve neden anlamını taşıyan belirteç tümceciklerine birer örnektir.

Ünite 3

Soru 1

Okulu yıkıp yerine park yapmışlar. → “BELİRLİ BİR OKUL” Okullar haftaya tatil olacak. → “GENEL OLARAK EĞİTİM ÖĞRETİM” O nesilden okullu olmayan birisi yoktur. → “EĞİTİMLİ” “Okul” sözcüğünün yer aldığı cümleler, herhangi bir dili anadili olarak konuşan birisinin anlam hakkında neler bildiğini gösterir. Bu gösterdiği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anadili konuşucuları sözcüklerin anlamlı olup olmadığını bilirler.
B
Anadili konuşucuları tümcelerin anlamlı olup olmadığını bilirler.
C
Anadili konuşucuları bir sözcüğün birden fazla anlam taşıyabileceğini bilirler.
D
Anadili konuşucuları iki ayrı sözcüğün tek bir anlamı yansıtabileceğini bilirler.
E
Anadili konuşucuları sözcüklerin anlamsal karşıtlık taşıyıp taşımadığını bilirler.
Açıklama:
Anadili konuşucuları bir sözcüğün birden fazla anlam taşıyabileceğine ilişkin sezgilere sahip olabildiği gibi bir tümcenin birden fazla anlamı olabileceğini de bilirler. İlkini örneklemek gerekirse, ‘okul’ sözcüğü (a-c)’deki tümcelerde birbiriyle ilişkili ama birbirinden farklı anlamların taşıyıcısı durumundadır.

Soru 2

Dili, içinde yaşadığımız evren hakkında konuşmak (ve tabii ki düşünmek) üzere kullandığımız savını merkeze koyduğumuzda, sözcüklerin içinde yaşadığımız evrenle nasıl bir ilişki kurduğu konusu da sözcük anlamı tartışmasının merkezine yerleşir. Bu konuya bir yaklaşım getirebilmek amacıyla oluşturulmuş olan farklı kuramlar vardır. Bu kurama göre bir sözcüğün anlamı, en basit biçimiyle, onun dünyadaki karşılığıdır.Bu kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İçsellik Kuramı
B
Gösterge Kuramı
C
Anlamsal Ağlar Kuramı
D
Gönderimsellik Kuramı
E
Anlamsal Özellikler Kuramı
Açıklama:
Gönderimsellik kuramına göre bir sözcüğün anlamı, en basit biçimiyle, onun dünyadaki karşılığıdır. Diğer bir deyişle, bir sözcüğün anlamı onun dış dünyada gönderim yaptığı şey, yani onun göndergesidir. Buna tipik bir örnek olarak özel adları vermek mümkündür. Her özel ad dünya gerçekliğinde varolan biricik ve tek bir ‘şey’e (varlık, nesne) göndermede bulunur. Albert Einstein dediğimizde aklımıza gelen ünlü kuramsal fizikçi, Görelilik Kuramını ortaya atan kişi Albert Einstein’dır. Öte yandan dünya üzerinde Albert Einstein adını taşıyan başka bireyler de yaşamış olabilir ya da yaşamaktadır ancak bu diğer ‘Albert Einstein’ları, kuramsal fizikçi olan ‘Albert Einstein’dan daha az biricik ve tek yapmaz; aynı adı taşısalar da Albert Einstein özel adını taşıyan her bir birey dünya üzerinde eşi olmayan bir bireyi temsil etmektedir.

Soru 3

Aristo’nun (MÖ 384-322) On Interpretation adlı kitabında söylediği ‘sözcüklerin, zihinsel deneyimlerin simgesi’ olduğuna ilişkin düşüncelerine kadar geri götürülebilecek bu yaklaşım John Locke’ın 17. yüzyılda ve Noam Chomsky’nin 20. yüzyılda farklı biçimlerde ortaya koyduğu öznelci (subjectivist) felsefede kendine yer bulduğu bu kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İçsellik Kuramı
B
Gösterge Kuramı
C
Anlamsal Ağlar Kuramı
D
Gönderimsellik Kuramı
E
Anlamsal Özellikler Kuramı
Açıklama:
İçsellik Kuramı (Zihinselci Anlam Kuramı), en basit biçimiyle, anlamın insan zihninin bir ürünü olduğunu ve bu açıdan kavram ya da düşüncelerle bir tutulabileceğini savunur. Locke’a göre “sözcükler temel anlamlarıyla onları kullananların zihinlerinden başka bir yerde bulunamazlar.”. Chomsky’nin dil kuramında yine öznelci felsefenin ilkeleriyle uyumlu olarak dil psikolojik, yani insan zihninin/beyninin ürünü olan bir yeti olarak kabul edilir. Chomsky’ye göre bir sözcüğün anlamı sözcüğün kendisinden bağımsız bir şey değildir ve ne sözcük ne de anlamı insan zihninin dışında varolabilir.

Soru 4

İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) adlı kitabında dili tanımladığı kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İçsellik Kuramı
B
Gösterge Kuramı
C
Anlamsal Ağlar Kuramı
D
Gönderimsellik Kuramı
E
Anlamsal Özellikler Kuramı
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) adlı kitabında dili bir göstergeler dizgesi/sistemi olarak belirledikten sonra göstergeyi zihindeki bir kavram (= gösterilen) ve onunla eşleşen bir ses imgesinden (= gösteren) oluşan bir birlik olarak tanımlamıştır.

Soru 5

Tavuk, horoz, inek, boğa gibi sözcükler ‘hayvan’ başlığı altında toplayabileceğimiz ortak bir anlam taşır. Daha teknik bir dille, tüm bu sözcüklerin ortak özelliğinin HAYVAN olduğunu söyleyelim. Ortak HAYVAN özelliğinden başka mesela tavuk ve inek sözcüklerinin DİŞİL olma özelliği açısından ortak oldukları ve horoz ve boğa sözcüklerinin de ERİL olma özelliği açısından ortak oldukları söylenebilir. Bunu aşağıdaki kuramlardan hangisi ile açıklayabiliriz?

Seçenekler

A
İçsellik Kuramı
B
Gösterge Kuramı
C
Anlamsal Ağlar Kuramı
D
Gönderimsellik Kuramı
E
Anlamsal Özellikler Kuramı
Açıklama:
Bu yaklaşımın temelinde sözcük anlamının daha basit anlamların birleşimi yoluyla oluşturulduğu iddiası yatar. Daha ‘basit’ anlamların neler olduğunu anlamak üzere sözcüklerin anlamsal özelliklerini belirleriz. Anlamsal özellikler, bir sözcüğün kullanımsal uygunluk taşıyabilmesi için yerine getirilmesi gereken koşulları belirler.

Soru 6

Fransızca - İngilizce abajur < ‘abat-jour’ frikik < ‘free-kick’ gazoz < ‘gazeuse’ tişört < ‘T-shirt’ gişe < ‘guichet’ miting < ‘meeting’ gerçeküstücülük < surréalisme morötesi < ‘ultraviolet’ kızılötesi < ‘infrared’ Her dilde yeni sözcük yaratmaya dönük çok sayıda yol bulunur. Yukarıdaki tabloda dilimize Fransızcadan ve İngilizceden girmiş sözcükler bulunmaktadır. Dilimize giren bu sözcükler aşağıdaki yollardan hangisi ile girmiştir?

Seçenekler

A
Ödünçleme
B
Alfabetik kısaltmalar
C
Baş harflere dayanan kısaltmalar
D
Özel adların genel adlara dönüştürülmesi
E
Dilin bağımlı ve bağımsız biçimbirimlerine dayanmadan yaratılan tümüyle yeni sözcükler
Açıklama:
Alfabetik kısaltmalar (TDK, AYM vb.), Dilin bağımlı ve bağımsız biçimbirimlerine dayanmadan yaratılan tümüyle yeni sözcükler, Baş harflere dayanan kısaltmalar (İngilizcede radar sözcüğü, radio detecting and ranging sözcüklerinin başharfleri), Özel adların genel adlara dönüştürülmesi (bir kağıt mendil markası olarak ‘Selpak’ın genel olarak kağıt mendili anlatır duruma gelmesi), Ödünçleme diye adlandırılan, başka dillerden sözcüklerin alınıp bir (sesbilimsel) yerlileştirme sürecinden geçerek kullanılması durumu ya da öbeğin tam çevirisinin yapılması yoluyla ödünçlenmesi.

Soru 7

Yan anlamların oluşumunda en etkili yol ‘eğretileme’lerdir. “Dağ gibi adam” dediğimiz zaman aşağıdakilerden hangisini ifade etmiş oluruz?

Seçenekler

A
Eşadlılık
B
Eşanlamlılık
C
Benzetmeler
D
Ad Aktarmaları
E
Karşıtanlamlılık
Açıklama:
Niteliği anlatılmak istenen bir nesnenin ya da bir özelliği anlatılmak istenen bir eylemin başka bir nesne ya da eylemle olan benzerliklerine dayanılarak anlatılmasıdır benzetme.

Soru 8

Eğretilemelerden ayrı olarak değerlendirilen bir diğer aktarım türüdür. Genel olarak herhangi bir kavramın, olgu ya da olayın anlatımını doğrudan araçlarla gerçekleştirmek yerine ilişkili oldukları başka kavram, olgu ya da olaylardan yararlanma yoluna başvurur. Aksan’ın (1998:121-122) ‘ölüm’ kavramını/’ölmek’ eylemini anlatmak üzere Türkçede kullandığı örneklerine baktığımızda aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenir? can vermek - son nefesini vermek - eceli gelmek - gözlerini yummak - son uykusuna yatmak - gözlerini (dünyaya) kapamak - vadesi yetmek vadesi tamam olmak - öbür dünyaya gitmek

Seçenekler

A
Eşadlılık
B
Eşanlamlılık
C
Benzetmeler
D
Ad Aktarmaları
E
Karşıtanlamlılık
Açıklama:
Eğretilemelerden ayrı olarak değerlendirilen bir diğer aktarım türü ad aktarmalarıdır (İng. metonymy). Ad aktarmaları genel olarak herhangi bir kavramın, olgu ya da olayın anlatımını doğrudan araçlarla gerçekleştirmek yerine ilişkili oldukları başka kavram, olgu ya da olaylardan yararlanma yoluna başvurur. Aksan (1998:121-122) ‘ölüm’ kavramını/’ölmek’ eylemini anlatmak üzere Türkçede kullanılan şu ad aktarması örneklerini sunar:
namazı kılınmak - Rahmeti Rahmana kavuşmak - Allahın rahmetine kavuşmak - göçmek - sonsuzluğa intikal etmek - ahirete intikal etmek - kuyruğu titremek - öbür/öteki dünyayı boylamak - dört kolluya binmek - gebermek - tahtalı köyü boylamak - mortoyu çekmek

Soru 9

‘balık’ ses dizisinin günümüz Türkçesinde karşıladığı kavram (‘omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı’), Orhun Yazıtlarında karşımıza çıkan ‘balık’ (Kültigin, Doğu 12) ses dizisinden bambaşka bir kavrama göndermede bulunur (‘şehir’). Bu iki sözcüğün birbirinden türediğini ya da birbiriyle anlamsal bir ilişki içinde olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. BU durum aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Eşadlılık
B
Eşanlamlılık
C
Benzetmeler
D
Ad Aktarmaları
E
Karşıtanlamlılık
Açıklama:
Eşadlılık, aynı ses dizisinin (/ses imgesinin) birden fazla anlam taşıması durumuna işaret eder. Bu nedenle, ilk bakışta eşadlılığın çokanlamlılıkla aynı türde bir durumu anlattığı düşünülebilir. Bu ikisinin birbirinden farklı durumları kodladığını düşünmemizi güdüleyen temel ölçüt farklı anlamlarla ilişki kurma biçimlerini ilgilendirir.

Soru 10

“Hedefi vurdum ama ne yazık ki kaçırdım.” Cümlesi bize aşağıdakilerden hangisini anlatmaktadır?

Seçenekler

A
Eşadlılık
B
Eşanlamlılık
C
Benzetmeler
D
Ad Aktarmaları
E
Karşıtanlamlılık
Açıklama:
Bütünleyici/Basit Karşıtanlamlılar: Olumlusunun olumsuz olanı sezdirdiği sözcük çiftleri bu tür bir ilişkiyi sunar.

Soru 11

Anlambilim çalışmaları geleneksel olarak aşağıdakilerden hangisi üzerinde yoğunlaşmaktadır?

Seçenekler

A
Olumlu ve olumsuz anlamı
B
Sözcük ve tümce düzeyi anlamı
C
Sözcük ve tümcelerin sıralanış biçimi
D
Her sözcüğün sadece bir anlamı olabileceği
E
Her tümcenin birden fazla anlam içermeyeceği
Açıklama:
Anlambilim çalışmaları geleneksel olarak bu iki düzey üzerine yoğunlaştığından, anlambilimin ele alındığı bu iki bölümde sırasıyla sözcük ve tümce düzeylerinde anlamın ne olduğu konusuna yoğunlaşılacaktır. Bunu yaparken, anadili konuşucusu ve onun dilsel yetileri tartışmanın merkezine yerleştirecektir çünkü dilsel ifadelerden anlam çıkarma ve/ya dilsel ifadeleri anlamlı kılma yetisi insanın bilişsel becerileri arasında çok önemli bir yer tutmaktadır.

Soru 12

I Biçimbilimsel
II Deneyimsel
III Sözdizimsel
IV Anlambilimsel
V Sosyobilimsel
Yukarıdakilerden hangi ölçütlerle sözcük farklı biçimlerle tanımlanabilmektedir?

Seçenekler

A
I- II- III
B
III-IV-V
C
II- III-IV
D
I-III-IV
E
I-II-IV
Açıklama:
Diğer yandan, konu, sözcüğü belirleyecek dilsel ölçütlerin neler olduğunu betimlemeye geldiğinde, düşünülenin çok ötesinde karmaşık bir sorunla karşı karşıya kalırız çünkü sözcük biçimbilimsel, sözdizimsel veya anlambilimsel ölçütlerle farklı biçimlerde tanımlanabilir.

Soru 13

Albert Einstein dediğimizde aklımıza gelen ünlü kuramsal fizikçi, Albert Einsteindır. Öte yandan dünya üzerinde Albert Einstein adını taşıyan başka bireyler de yaşamış olabilir ya da yaşamaktadır, ancak bu diğer Albert Einstein’ları, kuramsal fizikçi olan Albert Einstein’dan daha az biricik ve tek yapmaması aşağıdakilerden hangi kuramla açıklanabilir?

Seçenekler

A
İçsellik kuramı
B
Gönderimsel kuram
C
Gösterge kuramı
D
Anlamsal ağlar kuramı
E
Anlamsal özellikler kuramı
Açıklama:
Albert Einstein dediğimizde aklımıza gelen ünlü kuramsal fizikçi, Görelilik Kuramını ortaya atan kişi Albert Einsteindır. Öte yandan dünya üzerinde Albert Einstein adını taşıyan başka bireyler de yaşamış olabilir ya da yaşamaktadır ancak bu diğer Albert Einstein’ları, kuramsal fizikçi olan Albert Einstein’dan daha az biricik ve tek yapmaz; aynı adı taşısalar da Albert Einstein özel adını taşıyan her bir birey dünya üzerinde eşi olmayan bir bireyi temsil etmektedir. Bu açıdan bakıldığında, Albert Einstein’ adını taşıyan farklı göndergelerden söz edebiliriz ancak yine de bu kuramda Albert Einstein’ özel adının anlamı gönderimde bulunduğu Albert Einstein’ adını taşıyan bireyin kendisi olarak kabul edilmektir.

Soru 14

Dil kuramcılarından olan Ferdinand de Saussure'un zihindeki bir kavram ve onunla eşleşen bir ses imgesinden oluşan bir birlik olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gösterge
B
Değer
C
Gösterilen
D
Gösteren
E
Anlam
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) adlı kitabında dili bir göstergeler dizgesi/sistemi olarak belirledikten sonra göstergeyi zihindeki bir kavram (= gösterilen) ve onunla eşleşen bir ses imgesinden (= gösteren) oluşan bir birlik olarak tanımlamıştır. Saussure’ün kavram/gösterilen ile kastettiği, dış gerçeklikte gönderimde bulunulan bir nesnenin (= gönderge) anadili konuşucusunun zihninde oluşturduğu bir tasarım ya da imgeden başka bir şey değildir.

Soru 15

Genel anlamıyla sözcüklerin çağrışımlarının bir küme oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, önceki yaklaşımlarda çağrışımsal ağların bir yapı barındırmamasını, eleştirir. Sonraki versiyonlarında ise bağlantılarla birlikte gerçekleşme sıklıklarının ötesinde bir rol üstlenilen ve bağlantıların kendisi bir anlam değeri taşıyacak biçimde organize edilen kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gönderimsellik kuramı
B
İçsellik kuramı
C
Anlamsal ağ kuramı
D
Gösterge kuramı
E
Anlamsal özellikler kuramı
Açıklama:
Anlamsal ağ kuramı, genel anlamıyla sözcüklerin çağrışımlarının bir küme oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, önceki yaklaşımlarda çağrışımsal ağların bir yapı barındırmamasını, yani sözcükler arasında bir ilişki kodlaması yapılmıyor olmasını eleştirir. Klasik çağrışımsal ağ yaklaşımları bir ilişki kodlaması yapsa da bu bağlantı/çağrışım kodlaması daha çok sözcüklerin birlikte gerçekleşme sıklıklarını öne çıkarır. Anlamsal ağ kuramlarının sonraki versiyonlarında ise bağlantılar birlikte gerçekleşme sıklıklarının ötesinde bir rol üstlenirler ve bağlantıların kendisi bir anlam değeri taşıyacak biçimde organize edilir.

Soru 16

Bir dilin etkin olarak kullanılan sözlükbirimleri ile dilin türetimsel olanakları yoluyla oluşturulabilecek yeni sözlükbirimler arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözcüğün kavramsal dünyamızda yerinin olması.
B
İlkinin uzlaşımsal düzeyde kullanımsal işlevsellik taşımasıyken ikincisinde bunun gerçekleşmemiş olması
C
Konuşucunun zihninde kavramsal bir karşılığının olması.
D
Dil dışı bir düzeyi ilgilendirmesi.
E
İyi biçimlendirilmemiş olduğu halde kavramsal dünyamızda yeri olması.
Açıklama:
Bir dilin etkin olarak kullanılan söz- lükbirimleri ile dilin türetimsel olanakları yoluyla oluşturulabilecek yeni sözlükbirimler arasındaki temel fark, ilkinin uzlaşımsal düzeyde kullanımsal işlevsellik taşımasıyken ikincisinde henüz bunun gerçekleşmemiş olmasıdır.

Soru 17

Her sözcüğün çağrıştırdığı kavramların oluşturduğu küme olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İmge
B
Yan anlam
C
Çok anlam
D
Dilsel birim
E
Biçim
Açıklama:
Tasarım ya da imgelerden kastedilen aslında çağrışım alanı adı da verilen, her sözcüğün çağrıştırdığı diğer imgelerin, kavramların oluşturduğu kümedir.

Soru 18

Yan anlamların oluşumunda eğretilemelerden yararlanılmaktadır. Benzetmelerin de eğretilemenin ilk aşaması olarak değerlendirilmesi aşağıdakilerden hangisinin kazanması sürecini başlatır?

Seçenekler

A
Zıt anlamlılık
B
Ad aktarması
C
Benzetme yönü
D
Eş anlamlılık
E
Çok anlamlılık
Açıklama:
Eğretilemeler de benzetmeler gibi iki anlamsal alanın birbiriyle ilişkilendirilmesi sürecini barındırır, ancak eğretilemelerde benzetme ilgeci kullanımdan tümüyle düşer ve dolayısıyla benzetmeyi teşhis etmemizi sağlayan biçimbirim artık yoktur. Sözkonusu biçimbirimin yokluğu eğretileme adını verdiğimiz örnekleri yaratır ve bu da kendisine anlamsal aktarım yapılan sözcüğün çokanlamlılık kazanması sürecini başlatır.

Soru 19

Günümüz Türkçesinde yaygınlıkla kullanılan beyaz yakalılar, mavi yakalılar, bordo bereliler kullanımları ad aktarmasının hangi yönünü belirtmektedir?

Seçenekler

A
Parça yerine bütünün kullanıldığını
B
İç-dış ilişkisini
C
Olgulardan yararlanmayı
D
Bütün yerine parçanın kullanıldığını
E
Kavramlardan yararlanma
Açıklama:
Günümüz Türkçesinde yaygınlıkla kullanılan beyaz yakalılar, mavi yakalılar, bordo bereliler kullanımları bütün yerine parçanın kullanıldığı durumlara örnek olarak verilebilir.

Soru 20

Kaygı-endişe sözcükleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Seçenekler

A
Eşadlıdır.
B
İşteş karşıt anlamlıdır.
C
Eşanlamlıdır.
D
Ad aktarmasıdır.
E
Çok yönlü karşıt anlamlıdır.
Açıklama:
Dillerin sözvarlığı çok farklı biçimlerde genişleyebilir. Başka dillerden giren sözcükler yerlileşme (özellikle sesbilimsel uyum) sürecini tamamladıkları sürece anadili konuşucuları tarafından ayrım gözetmeksizin kullanılırlar.

Soru 21

Anlam ve anadil konuşucularıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Anadili konuşucuları sözcüklerin anlamlı olup olmadığını bilirler.
B
Anadili konuşucuları tümcelerin anlamlı olup olmadığını bilirler.
C
Anadili konuşucuları bir sözcüğün birden fazla anlam taşıyabileceğini bilirler.
D
Anadil konuşucuları bir tümcenin birden fazla anlamı olabileceğini bilirler.
E
Anadil konuşucuları anlam bulanıklığı oluşturabilecek tümceler kurmazlar.
Açıklama:
Anlam bulanıklığı tüm dillerde yaygın bir şekilde yer alır. Anadil konuşucularının bir cümledeki farklı anlamları tespit edebilme yeteneği de bu durumla defalarca karşılaşmış olmalarından kaynaklanır. Dolayısıyla E şıkkı yanlıştır.

Soru 22

I. Anadili konuşucuları iki ayrı sözcüğün tek bir anlamı yansıtabileceğini bilirler.
II. Anadili konuşucuları tümcelerin anlamsal karşıtlık ilişkisi içinde olup olmadığına dair sezgilere sahiptirler.
III. Anadili konuşucuları gözlemlenebilir dünyada var olmayan nesneleri barındıran tümceleri anlama yetisine sahiptir.
IV. Anadil konuşucularının tümcesel anlam bilgisi, sözcüklere ilişkin anlam bilgisinden daha kapsamlıdır.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Anadil konuşucularının tümcesel anlam bilgisinin sözcüksel anlam bilgisinden daha kapsamlı olduğu iddia edilemez. Bununla birlikte, diğer tüm ifadeler doğrudur. Doğru cevap B'dir.

Soru 23

Gönderimsellik Kuramı'na göre sözcükler nasıl ele alınmaktadır?

Seçenekler

A
Sözcükler, kendilerinin dünyadaki karşılıklarıdır.
B
Sözcükler, zihinsel deneyimlerin simgesidir.
C
Sözcükler, zihindeki bir kavram ve onunla eşleşen bir ses imgesinden oluşan bir
birliktir.
D
Sözcükler, çağrıştırdıkları her şeyin bir toplamıdır.
E
Sözcükler, daha basit anlamların birleşimidir.
Açıklama:
Gönderimsellik Kuramı'na göre sözcükler, kendilerinin dünyadaki karşılıklarıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 24

"Bir sözcüğün anlamı sözcüğün kendisinden bağımsız bir şey değildir ve ne sözcük ne de anlamı insan zihninin dışında var olabilir." Bu sav, hangi sözcük kuramını yansıtır?

Seçenekler

A
Gönderimsellik Kuramı
B
Gösterge Kuramı
C
İçsellik Kuramı
D
Anlamsal Ağlar Kuramı
E
Anlamsal Özellikler Kuramı
Açıklama:
Verilen sav, İçsellik Kuramını yansıtmaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 25

Her anadili konuşucusunun belleğindeki sözcük envanteri bir diğerininkinden farklıdır. Bu envantere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözcük hazinesi
B
Sözcük varlığı
C
Sözcük dağarcığı
D
Zihin sözlüğü
E
Zihin envanteri
Açıklama:
Doğru cevap zihin sözlüğü, D'dir.

Soru 26

I. İyi biçimlendirilmişlik II. Anlamlılık III. Uzlaşımsallık Yukarıdakilerden hangileri yeni bir sözcüğün türetilmesinde uyulması gereken ilkelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bir sözcüğün türetilmesinde iyi biçimlendirilmişlik ve anlamlılık ilkelerine uyulması zorunludur. Uzlaşımsallık ise daha çok o türetilen sözcüğün toplum tarafından benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasıyla ilişkilidir. Dolayısıyla doğru cevap I ve IIi yani C'dir.

Soru 27

Frikik, miting ve tişört sözcükleri hangi tür türetmeye örnek teşkil eder?

Seçenekler

A
Alfabetik kısaltmalar
B
Baş harflere dayanan kısaltmalar
C
Özel adların genel adlara dönüştürülmesi
D
Sesbilimsel yerlileştirme
E
Tümüyle baştan yaratma
Açıklama:
Yukarıdaki sözcükler sesbilimsel açıdan yerlileştirmeye tabi tutularak dilimize girmiş ödünç sözcüklerdir. Cevap D'dir.

Soru 28

Her sözcüğün çağrıştırdığı diğer imgelerin, kavramların oluşturduğu kümeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Çağrışım alanı
B
Sözcük dağarcığı
C
Sözcük varlığı
D
Zihinsel sözlük
E
Zihinsel envanter
Açıklama:
Her sözcüğün çağrıştırdığı diğer imgelerin, kavramların oluşturduğu kümeye çağrışım alanı denir.

Soru 29

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde benzetme yapılmıştır?

Seçenekler

A
Kaza mahallinde hemencecik can vermiş.
B
Sapsarı saçları güneş gibi parlıyordu.
C
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak!
D
Orhan Kemal'i dün gece bitirdim.
E
Mavi yakalılar bu yıl iyi bir zam alacaklar.
Açıklama:
B şıkkındaki "güneş gibi" ifadesi bir benzetmedir. Doğru cevap B'dir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi derecelendirilebilen karşıtanlamlı değildir?

Seçenekler

A
Uzun - Kısa
B
Kuru - Yaş
C
Zengin - Yoksul
D
İnce - Kalın
E
Gece - Gündüz
Açıklama:
Gece ve gündüz zıt anlamlı olsa da derecelendirilebilir değildir. Doğru cevap E.

Soru 31

Anadili konuşucularının anlam hakkındaki bilgisi düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi doğru olur? i. Sözcüklerin anlamlı olup olmadığını bilirler. ii. Sözcüklerin yalnızca tek bir anlam taşıdığını bilirler. iii. İki ayrı sözcüğün tek bir anlamı yansıtabileceğini bilirler. iv. Gözlemlenebilir dünyada var olan nesneleri barındıran tümceleri anlarlar.

Seçenekler

A
i, iii, iv
B
Yalnız ii
C
Yalnız iv
D
Yalnız ii, iv
E
Yalnız i, iv
Açıklama:
Anlam Hakkında Ne Biliyoruz? Bu soruya dilbilimciler genel hatlarıyla şöyle yaklaşmaktadırlar:

  1. Anadili konuşucuları sözcüklerin anlamlı olup olmadığını bilirler.

  2. Anadili konuşucuları tümcelerin anlamlı olup olmadığını bilirler.

  3. Anadili konuşucuları bir sözcüğün birden fazla anlam taşıyabileceğine ilişkin sezgilere sahip olabildiği gibi bir tümcenin birden fazla anlamı olabileceğini de bilirler.

  4. Anadili konuşucuları iki ayrı sözcüğün tek bir anlamı yansıtabileceğini ya da birbirinden farklı şekilde yapılandırılmış iki tümcenin aynı anlamda olabileceğini bilirler.

  5. Anadili konuşucuları sözcüklerin anlamsal karşıtlık taşıyıp taşımadığını bildikleri gibi tümcelerin de anlamsal karşıtlık ilişkisi içinde olup olmadığına dair sezgilere sahiptirler.

  6. Anadili konuşucuları gözlemlenebilir dünyada var olmayan nesneleri barındıran tümceleri de anlama yetisine sahiptir.


Doğru cevap A’dır.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisinde anlam bulanıklığına sebep olan bir sözcük vardır?

Seçenekler

A
Murat mektup yazıyor. / Fatma şiir yazıyor.
B
Ahmet eve gidiyor. / Sabiha İstanbul ’a gidiyor.
C
Sevgi uçağa biniyor. / Suzan otobüse biniyor.
D
Fevzi koşuyor. / Ahmet yürüyor.
E
Ali kitap okuyor. / Ayşe üniversitede okuyor.
Açıklama:
Anadili konuşucuları bir sözcüğün birden fazla anlam taşıyabileceğine ilişkin sezgilere sahiptir. Örneğin, E şıkkında görüldüğü gibi, Türkçede ‘oku-’ sözcüğü birbiriyle ilişkili ama birbirinden farklı anlamların taşıyıcısı olabilir: (i) yazıyı veya yazılmış bir metni seslendirmek, (ii) öğrenim görmek. Bu ve benzeri örnekler dilbilimde genellikle anlam bulanıklığı (ambiguity) başlığı altında ele alınır. Bu tür anlam bulanıklıkları tüm doğal dillerde yaygın bir biçimde bulunur. Anadili konuşucuları bu tür çokanlamlı tümceleri doğru koşullarda ilgili anlamla sorunsuz bir biçimde eşleştirebilirler. Yani anlam bulanıklığını anlayabilme de anadili konuşucularının anlama ilişkin bilgileri sayesindedir. Doğru cevap E’ dir.

Soru 33

Anlamın aşağıda verilmiş olan tanımı hangi kurama dayanmaktadır?
‘Mustafa Kemal’ adının anlamı bu adı taşıyan bireyin kendisidir.

Seçenekler

A
İçsellik kuramı
B
Anlamsal özellikler kuramı
C
Gönderimsellik kuramı
D
Gösterge kuramı
E
Anlamsal ağlar kuramı
Açıklama:
Gönderimsellik Kuramı: Gönderimsellik kuramına göre bir sözcüğün anlamı, en basit biçimiyle, onun dünyadaki karşılığıdır. Diğer bir deyişle, bir sözcüğün anlamı onun dış dünyada gönderim yaptığı şey, yani onun göndergesidir. Buna tipik bir örnek olarak özel adları vermek mümkündür. Her özel ad dünya gerçekliğinde var olan biricik ve tek bir ‘şey’e (varlık, nesne) göndermede bulunur. Albert Einstein dediğimizde aklımıza gelen ünlü kuramsal fizikçi, Görelilik Kuramını ortaya atan kişi Albert Einstein’dır. Mustafa Kemal dediğimizde de aklımıza gelen büyük kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal Paşa’ nın kendisidir. Bu kurama göre, bir sözcüğün anlamı, gerçek dünyada işaret ettiği varlıktır. Doğru cevap C’ dir.

Soru 34

Ferdinand de Saussure hangi kuramın savunucusudur?

Seçenekler

A
İçsellik kuramı
B
Anlamsal özellikler kuramı
C
Gönderimsellik kuramı
D
Gösterge kuramı
E
Anlamsal ağlar kuramı
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) adlı kitabında Gösterge kuramını anlatmış ve dili bir göstergeler dizgesi/sistemi olarak belirledikten sonra göstergeyi zihindeki bir kavram (= gösterilen) ve onunla eşleşen bir ses imgesinden (= gösteren) oluşan bir birlik olarak tanımlamıştır. Doğru cevap D’ dir.

Soru 35

Zihin sözlüğü _____ .

Seçenekler

A
toplumsal bir olgudur
B
idealize edilmiş söz varlığıdır
C
somut bir olgudur
D
söz varlığının bir alt kümesidir
E
herkes için aynı sözcükleri içerir
Açıklama:
Her anadili konuşucusunun belleğindeki sözcük envanteri bir diğerininkinden farklıdır. Bu kitapta, her bir anadili konuşucusunda var olan bu sözcük deposuna zihin sözlüğü adı verildi Dikkat edilirse, zihin sözlüğü bireysel bir olgunun adıdır. Her Türkçe konuşucusunun zihin sözlüğünde çok sayıda benzer sözcük yer almakla birlikte, yine aynı konuşucuların zihin sözlüklerinin kendine özgü olmasını sağlayanın kendi zihin sözlüklerinde çok sayıda farklı sözcüğün yer alması olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu açıdan bakıldığında, Türkçenin sözvarlığı dediğimizde, aslında kastettiğimiz, idealize edilmiş soyut bir bilgi yüküdür, çünkü Türkçenin sözvarlığı tek tek bireylerin sözcük envanterlerinin ötesinde çok büyük bir sözcük listesine işaret eder. Bu öyle bir bilgi yüküdür ki yalnızca belli konuşucuların bildiği (teknik) terimleri, jargonları ve argo sözcükleri de içine alır ve tüm bunları zihninde depolayan bir konuşucu bulmak ilke olarak olanaksızdır. Bu söylenenler ışığında, zihin sözlüğünün bir dilin ideal sözvarlığının bir alt kümesi olduğu söylenebilir. Doğru cevap D’ dir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi, Türkçede karsambaç sözcüğünün anlamsız olarak algılanması için yeterli bir sebeptir?

Seçenekler

A
İyi-biçimlendirilmiş olmaması
B
Kavramsal dünyamızda bir kavramla eşlemiş olmaması
C
Gerçek dünyada bir varlığa karşılık gelmemesi
D
Gerçek dünyada bir olguya karşılık gelmemesi
E
Gerçek dünyada bir olaya karşılık gelmemesi
Açıklama:
Herhangi bir sözcüğün bizim için anlamlı olabilmesi için çoğu zaman kavramsal dünyamızda bir yerinin olması yeterli olabilmektedir. Anlamın zihnimizde olduğunu ya da kavramsal dünyamızın bir uzantısı olduğunu söylemek bir sözcüğün ‘anlamsız olması’nın nasıl bir şey olacağı sorusunu getirir akla. Kabaca söylemek gerekirse, burada anlamsızlıktan kastettiğimiz, bir sözcüğün bir anadili konuşucusunun zihninde herhangi bir kavramla eşleşmemiş olması durumudur. Öte yandan, ejderha gibi zihnimizde kavramsal bir karşılığı olan ama dünyasal gerçekliği olmayan sözcükler de mevcuttur dilde ve bu sözcükler de anlamlı olarak kabul edilir. Bu durumda herhangi bir ses dizisinin anlamlı olarak nitelendirilmesi için, gerçek dünyada bir varlığa/olguya/olaya karşılık gelsin veya gelmesin, anadili konuşucusunun zihninde bir kavramsal karşılığının olması gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu da bir ses dizisinin anlamsızlığından söz edebilmemiz için o ses dizisine karşılık gelen bir kavramın yokluğunun bir önkoşul olduğu imasında bulunmaktadır. Doğru cevap B’ dir.

Soru 37

Aşağıdaki sözcüklerden hangisi iğne sözcüğünün çağrışım alanına girer?
i. iğde
ii. iplik
iii. zor bulunan
iv. ağrı
v. hastalık

Seçenekler

A
Yalnız i
B
Yalnız ii
C
Yalnız iii
D
i, ii, iii, iv
E
ii, iii, iv, v
Açıklama:
Çağrışım alanı her sözcüğün çağrıştırdığı diğer imgelerin, kavramların oluşturduğu kümedir. İğne sözcüğü ‘hastane’ bağlamında ağrı ve hastalığı, ‘samanlık’ bağlamında zor bul(un)mayı, ‘dikiş’ bağlamında da iplik sözcüğünü çağrıştırır. İğde ise bunlarla bağdaşmayan bir sözcüktür. Doğru cevap E’ dir.

Soru 38

Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin duygu değeri diğerlerinden farklıdır?

Seçenekler

A
ilkbahar
B
zafer
C
ayrılık
D
vatan
E
yavru
Açıklama:
Her sözcüğün ilgili konuşucu ve/ya ilgili dil topluluğu için bir duygu değeri veya duygusal anlam taşıdığını söyleyebiliriz. Lyons (1968) duygu değeri kavramını tartışırken sözcüklerin ‘duygusal çağrışımlar’ ından söz eder. Sözcüklerin çağrışımları ve konuşucuların zihninde oluşturduğu tasarımlar/ imgeler açık bir duygusal boyut da barındırırlar. Kimi sözcüklerin diğerlerinden daha öznel duygusal çağrışımlar yarattığı, daha öznel duygu durumlarını tetiklediği tartışma götürmez. Örneğin, hem ‘ölüm’ hem de ‘doğum’ sözcükleri güçlü duygusal çağrışımları olan sözcüklerdir ve bir dilbirliğindeki uzlaşımlar açısından bakıldığında da ilkinin olumsuz ikincisininse olumlu duygusal çağrışımları olduğu söylenebilir. Benzer şekilde, kimi zaman bireysel konuşucularda yarattığı duygusal çağrışımlar farklı olsa da, A, B, D, E şıklarında verilen sözcüklerin genellikle iyimser bir hava yaratarak olumlu duygular oluşturduğu; ayrılık sözcüğünün ise tedirginlik, karamsarlık, üzüntü, hasret gibi olumsuz çağrışımlar yarattığı söylenebilir. Doğru cevap C’ dir.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisinde eğretileme vardır?

Seçenekler

A
Ocağını tüttüren adam
B
Ceylan gözlü kız
C
Beyaz perde haberleri
D
Sahneye çıkan kız
E
Yelken yarışları
Açıklama:
Eğretilemeler de benzetmeler gibi iki anlamsal alanın birbiriyle ilişkilendirilmesi sürecini barındırır, ancak eğretilemelerde benzetme ilgeci kullanımdan tümüyle düşer ve dolayısıyla benzetmeyi teşhis etmemizi sağlayan biçimbirim artık yoktur. Söz konusu biçimbirimin yokluğu eğretileme adını verdiğimiz örnekleri yaratır. Ceylan gibi gözleri olan kız, ilgeçle (gibi) kullanıldığı için bir benzetmeyken, ceylan gözlü kız bir eğretilemedir artık. Diğer şıklarda ise parçanın bütünü anlattığı ad aktarması örnekleri görülmektedir: ev yerine evin bir parçası olan ocak, sinema yerine sinemanın bir parçası olan beyaz perde, tiyatro yerine tiyatronun bir parçası olan sahne, yelkenli tekne yerine teknenin bir parçası olan yelken. Doğru cevap B’ dir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi çay sözcüğünün eşadlılıdır?

Seçenekler

A
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaç
B
Bu ağacın özel işlemlerle kurutulan yaprağı
C
Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
D
Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
E
Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu
Açıklama:
Eşadlılık, aynı ses dizisinin birden fazla anlam taşıması durumuna işaret eder. Bir başka deyişle, aynı yazım ve telaffuza sahip olabilen ancak çok farklı anlamlara sahip iki sözcük eşadıldır. Bu yüzden, A, B, C, D şıklarındaki çay sözcüğünün çay bitkisiyle bir şekilde ilişkili olması bu kullanımları çokanlamlılık örneği olarak kodlarken, E şıkkındaki çay sözcüğünün çay bitkisi ile herhangi bir anlamsal bağının bulunmaması eşadlılığa bir örnek oluşturur. Doğru cevap E’ dir.

Soru 41

'Kız arkadaşını yemek yerken düşündü' tümcesi birden fazla anlam aktarabilir (örn. kız yemek yiyen arkadaşını düşündü, bir erkek kendisi yemek yerken kız arkadaşını düşündü, …). Anadili konuşucularının böyle bir tümceyi doğru koşullarda ilgili anlamda sorunsuz anlayabilmeleri hangi bilgiye sahip olmalarından kaynaklanır?

Seçenekler

A
Çokanlamlılık
B
Anlambulanıklığı
C
Anlamsal karşıtlık
D
Anlambilim kuramları
E
Biçimbilim
Açıklama:
Örnekteki gibi tümcelerin de birden fazla anlam aktarabildiği gerçeği anadili konuşucuları için oldukça sıradan bir bilgidir. Bu gibi örnekler dilbilimde genellikle anlambulanıklığı (ambiguity) başlığı altında ele alınır. Anadili konuşucuları bu tür çokanlamlı tümceleri doğru koşullarda ilgili anlamla sorunsuz bir biçimde eşleştirebilirler. Yani anlambulanıklığını anlayabilme de anadili konuşucularının anlama ilişkin bilgileri sayesindedir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 42

Bir sözcüğün anlamının, onun dünyadaki karşılığı olduğu, örneğin Charlie Chaplin dendiğinde bu özel adın dünya gerçekliğinde var olan biricik ve tek bir kişiye karşılık geldiğini savunan kuram hangisidir?

Seçenekler

A
Anlamsal ağlar kuramı
B
Gösterge kuramı
C
İçsellik kuramı
D
Gönderimsellik kuramı
E
Zihinselci Anlam kuramı
Açıklama:
Gönderimsellik kuramına göre bir sözcüğün anlamı, en basit biçimiyle, onun dünyadaki karşılığıdır. Diğer bir deyişle, bir sözcüğün anlamı onun dış dünyada gönderim yaptığı şey, yani onun göndergesidir. Buna tipik bir örnek olarak özel adları vermek mümkündür. Her özel ad dünya gerçekliğinde varolan biricik ve tek bir ‘şey’e (varlık, nesne) göndermede bulunur. Charlie Chaplin dediğimizde aklımıza gelen kişi ünlü komedyendir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 43

Gösterge kuramı aşağıdakilerden hangisi tarafından ortaya atılmıştır?

Seçenekler

A
Aristo
B
Locke
C
Chomsky
D
Saussure
E
Platon
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) adlı kitabında dili bir göstergeler dizgesi/sistemi olarak belirledikten sonra göstergeyi zihindeki bir kavram (= gösterilen) ve onunla eşleşen bir ses imgesinden (= gösteren) oluşan bir birlik olarak tanımlamıştır. Doğru yanıt D’dir.

Soru 44

Gösteren ile gösterilen arasındaki bağlantının tümüyle rastlantısal olmasına, örneğin görseldeki nesnesinin belirli bir gösteren yerine Türkçe olarak çiçek, İngilizce olarak flower, Almanca olarak blume gibi ses imgeleriyle gösterilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Göstergenin dışavurumu
B
Göstergenin imgeselliği
C
Göstergenin nedensizliği
D
Göstergenin zihinsel tasarımı
E
Göstergenin evrensel uzlaşımı
Açıklama:
Gösterge kuramının en temel kavramdan birisi göstergenin nedensizliği kavramıdır. Saussure’e göre, gösteren ve gösterilen arasındaki bağlantı tümüyle rastlantısaldır. Soru kökündeki çiçek şeklindeki doğanın veya fiziksel dünyanın bir dayatmasıyla çiçek ses dizisi (göstereni) ile bağlantılı duruma gelmemiştir. Gösterilen ile gösteren arasındaki ilişki bir dilin anadili konuşucularının örtük uzlaşımının bir sonucudur. Doğru yanıt C’dir.

Soru 45

Şekilde, aşağıya doğru yönelmiş oklar, hem anlamlar arasındaki ilişkinin hiyerarşik düzenini, hem de budaklar arasındaki ilişki türünü kodlar. Bu anlambilim kuramına göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Alt düzeydeki bir budak, üst düzeydeki budağın bir türüdür.
B
Dır- ilişkisine göre, ‘SANDALYE MOBİLYA-DIR’ anlamı kodlanmıştır.
C
Şekilde temsil edilen model, Anlamsal Ağlar kuramı ile ilişkilidir.
D
SANDALYE ve BUZDOLABI aynı düzeyde yer alsa da, belli özellikleri ile ondan farklıdır.
E
Şemanın devamında, SANDALYE ve EV TEKSTİL ÜRÜNLERİ aynı budak düzeyinde yer alır.
Açıklama:
Anlamsal ağ kuramı, genel anlamıyla sözcüklerin çağrışımlarının bir küme oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, önceki yaklaşımlarda çağrışımsal ağların bir yapı barındırmamasını, yani sözcükler arasında bir ilişki kodlaması yapılmıyor olmasını eleştirir. Anlamsal ağ kuramlarının sonraki versiyonlarında ise bağlantılar birlikte gerçekleşme sıklıklarının ötesinde bir rol üstlenirler ve bağlantıların kendisi bir anlam değeri taşıyacak biçimde organize edilir. A, B, C, ve D seçeneklerinin tamamı bu kuram ve şemaya göre doğrudur. Şemaya göre yanlış olan seçenek E seçeneğidir çünkü EV TEKSTİLİ ÜRÜNLERİ bir üst hiyerarşik düzeyde, MOBİLYALAR, BEYAZ EŞYALAR ve KÜÇÜK EV ALETLERİ’nin yer aldığı budak düzeyinde olmalıdır. SANDALYE ile aynı düzeyde yer alabilecek EV TEKSTİLİ ÜRÜNLERİ'ne örnek PERDE olabilir. Doğru yanıt E’dir.

Soru 46

‘!Ördek masal kitabını okudu’ tümcesindeki anlamsal garipliği gidermek için, ördek yerine kullanılacak sözcüğün anlamını oluşturan özellikler arasından hangisi en önemlisidir?

Seçenekler

A
İNSAN
B
DİŞİL
C
YETİŞKİN
D
HAYVAN
E
NEFES ALMA
Açıklama:
Kitap okuyabilmek için en önemli özellik İNSAN olmasıdır. DİŞİL, YETİŞKİN, NEFES ALMA gibi özellikler havyanlar ve ördek sözcüğü için de ortaktır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi çeviri yoluyla dile girmiş ödünçlemelere örnektir?

Seçenekler

A
TDK - Türk Dil Kurumu
B
radar - radio detecting and ranging sözcüklerinin başharfleri
C
Nescafe
D
miting < meeting
E
balayı < honeymoon
Açıklama:
Her dilde yeni sözcük yaratmaya dönük çok sayıda yol bulunur. Bunlardan ödünçleme diye adlandırılan, başka dillerden sözcüklerin alınıp bir (sesbilimsel) yerlileştirme sürecinden geçerek kullanılması durumu ya da yine başka bir dilden bir sözcüğün ya da öbeğin tam çevirisinin yapılması yoluyla ödünçlenmesi de birer sözcük yaratma yoludur. D seçeneğinde yerlileştirme, E’de ise çeviri yoluyla dile girmiş bir ödünçleme örneği vardır. Doğru yanıt E’dir.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisinde eğretileme vardır?

Seçenekler

A
Teyzesi yeğeni ile konuşurken: Şeker bu şeker!
B
Kadın bir arkadaşı ile konuşurken: Onun taş gibi kalbi var.
C
Antrenör sporcuya: Karın kasların çelik gibi olmalı.
D
Müteahhit ev sahiplerine: Evlerinizi kale gibi sağlam yaptım.
E
Adam akrabalarına: Babam son nefesini verdi.
Açıklama:
Eğretilemeler ve benzetmeler iki anlamsal alanın birbiriyle ilişkilendirilmesi sürecini barındırır, ancak eğretilemelerde benzetme ilgeci kullanımdan tümüyle düşer ve dolayısıyla benzetmeyi teşhis etmemizi sağlayan biçimbirim artık yoktur. B, C, D şıklarındaki taş gibi (katı, duygusuz) kalp, çelik gibi (sert) kas, kale gibi sağlam ev benzetme örnekleridir ve benzetme ilgeci ‘gibi’ bu seçeneklerde mevcuttur. A şıkkında ise benzetme ilgecinin düşmesiyle şekerin tatlı olma özelliği yeğen için kullanılmış ve ‘şeker’ yeğeni anlatır duruma gelmiştir. Eğretileme olan seçenek budur. E seçeneğinde ise ad aktarması vardır. Ad aktarmasında herhangi bir kavramın, olgu ya da olayın anlatımını doğrudan araçlarla gerçekleştirmek yerine ilişkili oldukları başka kavram, olgu ya da olaylardan yararlanma yoluna başvurulur. E seçeneğinde ‘ölüm’ kavramını/’ölmek’ eylemini anlatmak üzere ‘son nefesini vermek’ kullanılmıştır. Bu durumda eğretileme olan doğru seçenek A’dır.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi parça yerine bütünün kullanıldığı ad aktarması içermektedir?

Seçenekler

A
Arabayı evin karşısına bıraktım.
B
Bordo bereliler yine başarılı oldular.
C
Şu duvardaki bir Picasso mu?
D
Yarın Deniz Cafe’de buluşacağız.
E
Köpek sucuğu iştahla yedi.
Açıklama:
Ad aktarmalarıdır (İng. metonymy), genel olarak herhangi bir kavramın, olgu ya da olayın anlatımını doğrudan araçlarla gerçekleştirmek yerine ilişkili oldukları başka kavram, olgu ya da olaylardan yararlanma yoluna başvurur. Ad aktarmasında farklı kavramlardan yararlanma durumuna örneklerden birisi parça yerine bütün kullanılmasıdır. Parça yerine bütünün kullanıldığı durumlara örnek olarak yaratıcı meslek gruplarının üyeleri, sanatçılar, yazarlar ile ilgili sözcükler verilebilir. Picasso tarafından yapılmış bir eseri işaret ederek ‘Bu, bir Picasso mu?’ denebilir. Doğru yanıt C’dir.

Soru 50

Aşağıdaki tümcelerin hangisinde derecelendirilebilen karşıtanlamlı sözcük ikilisi vardır?

Seçenekler

A
Bir kentin kültürü yükselirken kaldırımı alçalır.
B
Zengin, yoksul fark etmez, önemli olan iyi insan olmak.
C
Amir, memura arkadaş gibi davranmalı mı?
D
Evli olmasına rağmen bekar olduğunu söyledi.
E
Ölü ya da diri, onu bana getirin.
Açıklama:
Derecelendirilebilen karşıtanlamlıları bütünleyici karşıtanamlılardan ayırmak üzere başvurulabilecek bir dilsel test aracı, sıfatlarda üstünlük derecesini imleyen daha veya en üstünlük derecesini imleyen en belirteçlerinin kullanılabilip kullanılamamasıdır. B seçeneğindeki zengin-yoksul çifti daha zengin, en zengin/daha yoksul, en yoksul gibi daha ve en belirteçleri ile kullanılabilir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 51

‘‘Dil, bütün öğeleri dayanışık, birinin değeri yalnızca öbürlerinin de süremdeş varlığından doğan bir dizgedir.’’ ifadesi kime aittir?

Seçenekler

A
Noam Chomsky
B
Ferdinand de Saussure
C
John Locke
D
Aristo
E
Nadir Engin Uzun
Açıklama:
Gösterge Kuramı
Söz konusu ifade, İsviçreli dilbilimci, yapısalcı yaklaşımın öncüsü ve Genel Dilbilim Dersleri (Cours de Linguistique Generale) kitabının yazarı Ferdinand de Saussure'e aittir.

Soru 52

F. de Saussure'ün 'zihnindeki bir kavram ve onunla eşleşen bir ses imgesinden oluşan birlik' şeklinde tanımladığı olgu dilbilim terminolojisinde hangi isimle bilinir?

Seçenekler

A
Gösterge
B
Gösteren
C
Gösterilen
D
Gönderge
E
Gönderim
Açıklama:
Gösterge Kuramı
F. de Saussure'ün önerdiği terimler şöyle: Zihinsel kavram için gösterilen, onunla eşleşen ses imgesi için gösteren ve bu iki öğenin birleşimi için gösterge. Böylelikle doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.

Soru 53

Bir tartışmaya göre, herhangi bir sözcüğün anlamı, onun dünyadaki karşılığıdır. Eğer bu iddiayı kabul edersek, o zaman cins adların, soyut nesnelerin ya da eylemlerin dış dünyada neye karşılık geldiği, bir diğer deyişle, göndergelerinin ne olduğu sorusu gündeme gelir.
Bu tartışma hangi kurama ilişkindir?

Seçenekler

A
Anlamsal Ağlar Kuramı
B
Anlamsal Özellikler Kuramı
C
İçsellik Kuramı
D
Gönderimsellik Kuramı
E
Gösterge Kuramı
Açıklama:
Gönderimsellik Kuramına göre, bir sözcüğün anlamı, onun gerçek dünyadaki gönderim yaptığı şeydir. Dolayısıyla yukarıda özetlenen tartışma bu kurama ilişkindir.

Soru 54

Aşağıdaki savlardan hangisi Anlamsal Özellikler Kuramına uygundur?

Seçenekler

A
Sözcüğün anlamı, onun dış dünyadaki karşılığıdır.
B
Sözcükler temel anlamlarıyla onları kullananların zihinlerinden başka bir yerde bulunamazlar.
C
Sözcüğün anlamı, daha basit anlamlı birimlerin birleşiminden oluşur.
D
Anlam, belli bir ses dizisinin zihinsel tasarımıdır.
E
Sözcüklerin anlamları, çağrışımların bir kümesidir.
Açıklama:
Anlamsal Özellikler Kuramına göre anlam, çözümleme yöntemiyle daha küçük anlamsal birimlere (özelliklere) bölünebilir.

Soru 55

Herhangi bir ses dizisinin anlamlı olarak kabul edilmesi için onun anadil konuşucusunun zihinsel dünyasında gerçek olması yeterlidir.
Bu düşünceyi en iyi biçimde örneklendiren tümce aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bugün bir Gulyabani ile saklambaç oynadık.
B
Çelik çomak oynarken Ahmet Gökalp'e küstü.
C
İçini kavuran bu acıyla yıllarca yaşadı.
D
Kandili söndürüp dışarıya çıktı.
E
Köpek hüznümü hissetmiş gibi baktı.
Açıklama:
Biçimbilim-Anlambilim Ekseninde Sözcük
Gulyabani gerçek bir varlık değildir ancak Türkçe anadil konuşucusunun zihninde somut bir biçime, görünüme sahiptir. Bu nedenle bu tümceyi, Gulyabani gerçek olmasa da anlamlı olarak kabul edebiliriz.

Soru 56

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde Ad Aktarması (İng. metonymy) kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Altın gibi bir kalbi var.
B
Bu şalı pamuk elleriyle babaannem ördü.
C
'Ne işin var burada?' der gibi baktı.
D
Emekli olalı köşe kırlenti oldun.
E
Sabaha kadar Tanpınar okudum.
Açıklama:
Ad Aktarması (İng. metonymy) genel hatlarıyla şöyle açıklanabilir: Herhangi bir kavramı doğrudan anlatmak yerine onun ilişkili olduğu başka kavramlardan yararlanmasıdır. Bu farklı kavramlardan yararlanma durumu iki ayrı biçimde görülür: (i) Bütün yerine parçanın kullanılması (ii) Parça yerine bütün kullanılması. E seçeneğinde 'Tanpınar'ın romanını okudum' yerine 'Tanpınar'ı okudum' bu duruma bir örnektir.

Soru 57

Aşağıdaki örneklerden hangisinde benzetme ya da eğretileme KULLANILMAMIŞTIR?

Seçenekler

A
Gencecik aslanlar savundu bu ülkeyi.
B
Şipşirin bir kız çocuğu odaya girdi.
C
Yazık, gül gibi bir kızdı.
D
Kömür karası gözleri neşeyle parladı.
E
Mangal gibi yüreğimiz var.
Açıklama:
'Şipşirin bir kız çocuğu' ifadesinde betimleme kullanılmıştır. Diğer örneklerdeyse ya benzetme (gibi) ya da eğretileme söz konusu.

Soru 58

Hangi seçenekte eşadlılık örneği verilmiştir?

Seçenekler

A
Salona yeni bir masa aldık. / Kardeşi Cinayet Masasında çalışıyor.
B
Geçen hafta köyümüzün yolu yapıldı. / Kendini bu zorlu yola adadı.
C
Yatak, yorgan gibi eşyanın bağlanmış biçimine denk denir. / Oğlan bir türlü dengini bulamadı.
D
Sınavda öğrencilere kalem ve silgi verildi. / Birkaç kalem erzak alınacak.
E
Odamda zaman geçirmeyi çok seviyorum. / Yarın sabahtan Ticaret Odasına uğramam gerekiyor.
Açıklama:
Eşadlılık
Çokanlamlı sözcüklerin farklı anlamları arasında bir ilişki, bir benzerlik sezilebilir. Eşadlı sözcüklerde ise böyle bir bağlantı bulunmaz, anlamları birbirinden tümüyle bağımsızdır.

Soru 59

Derecelendirilemeyen karşıtanlamlılar örneği hangi seçenekte verilmiştir?

Seçenekler

A
Pişmiş - Çiğ
B
Düşünceli - Düşüncesiz
C
Boğucu - Ferah
D
Çocuklu - Çocuksuz
E
Sert - Yumuşak
Açıklama:
Derecelendirilemeyen karşıtanlamlılar daha ve en belirteçleriyle öbek oluşturamaz. Buna göre Çocuklu - Çocuksuz doğru yanıttır.

Soru 60

İşteş/İlişkisel Karşıtanlamlılar örneği hangi seçenekte verilmiştir?

Seçenekler

A
Bu çatışmada Almanlar Fransızları yendi. / Bu çatışmada Fransızlar Almanlara yenildi.
B
Merdiveni hızlıca çıktı. / Merdiveni hızlıca indi.
C
Kavgada arkadaşını sertçe itti. / Kavgada arkadaşını sertçe çekti.
D
Genç doktor ameliyatını başarıyla yaptı. / Yaşlı doktor ameliyatını başarıyla yaptı.
E
Ayşegül bugün bütün evi dağıttı. / Ayşegül bugün bütün evi topladı.
Açıklama:
İşteş / İlişkisel Karşıtanlamlılar iki sözcük arasındaki ilişkinin farklı bakış açılarıyla gösterildiği durumlara işaret eder.

Soru 61

Aşağıdaki örneklerden hangisinde Eşadlılık bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Koltukların yüzünü değiştireceğim. Suçlu, suçunu itiraf ederken yüzünü sakladı.
B
Can, yüz metre koşu yarışında birinci oldu. Şehrin bir ucundan diğerine yüz kilometredir.
C
Yüz liraya kahvaltılık aldım. Konferansı dinleyen yaklaşık yüz kişi vardı.
D
Sandaldan atlayarak karaya yüzerek ulaştı. Dün epey yüzerek güzel bir spor yapmış oldum.
E
Genç kızın çok güzel bir yüzü vardı. Serkan'ın yüzü güzel bşr haberle aydınlandı.
Açıklama:
"Koltukların yüzünü değiştireceğim. Suçlu, suçunu itiraf ederken yüzünü sakladı. " Bu örneklerde "yüz" sözcüğü aynı şekilde yazılıp telaffuz edilmekle birlikte farklı anlamlarda kullanılmaktadır.

Ünite 4

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi tümcenin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Fiziksel gerçekliğe sahiptirler.
B
Belli bir zamanda ortaya çıkarlar.
C
Belli bir yerde ortaya çıkarlar.
D
Bir söyleyicisi vardır.
E
Ses dalgaları olarak bilgisayara yüklenemezler.
Açıklama:
Tümceler sesletilemez, duyulamaz, kaydedilemez ya da ses dalgaları olarak bilgisayara yüklenemezler; bunlar yalnızca tümcelerin dışavurulan biçimleri için yani sözceler için geçerli olabilir.

Soru 2

Düşünmek için kullandığımız soyut parçalar olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düşünme
B
Önerme
C
Sözce
D
Tümce
E
Nesne
Açıklama:
Düşünceler zihinsel süreçlerdir ve bu açıdan bireyseldirler. Önermeler ise bireyler/zihinler-üstü kavramlardır, evrenseldirler ve bu nedenle tek tek dillere özgü değildirler. Bu anlamıyla önermeler bilişsel bir olguya gönderimde bulunurlar. Diğer bir deyişle önermeler düşünmek için kullandığımız soyut parçalardır.

Soru 3

Herhangi bir dilsel ifadenin (gerçek veya yalnızca zihinde karşılığı olan) bir varlıkla ilişki kurmasını sağlayan bilgiyi barındıran anlam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Betimsel anlam
B
Gönderimsel anlam
C
Özel anlam
D
Dilsel ifade
E
Cins isim
Açıklama:
Betimsel anlam, bir bakıma herhangi bir dilsel ifadenin (gerçek veya yalnızca zihinde karşılığı olan) bir varlıkla ilişki kurmasını sağlayan bilgiyi barındırır.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi betimsel bir anlam taşıyan ama gönderimi olmayan dilsel ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Kimse
B
İnsan
C
Çocuk
D
Venüs
E
Cem
Açıklama:
Tümcelerin ilgili anlamları yüklenmesini sağlama konusunda ve’, ‘bazı’, ‘kimse’ sözcüklerinin önemli bir rol oynadığı tartışma götürmez. Gönderimden yoksun olsalar da bu sözcükleri anlamlı kılan bir betimlemelerinin (betimsel anlam) varlığıdır. Diğer bir deyişle, bir tümcede her bir sözcüğün gönderimsel anlamı olmayabilir ama bu, tümcenin toplamda anlamlılığına engel değildir.

Soru 5

Montague'ye göre anlambilimin temel hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözcüklerden oluşan tümcelerin doğruluk değerinin olmadığını açıklamak.
B
İyi biçimlendirilmemiş tümcelerin anlamlılığını belirtmek.
C
Bir tümcenin 'doğru' olmasından ne anladığımızı ortaya koymaktır.
D
Anadili konuşucularının daha önce duydukları sözceleri anlamlandırma becerisi sergilemeleri.
E
Anadili konuşucularına tümcenin doğruluğu hakkında yorum yaptırmak.
Açıklama:
Montague'ye göre anlambilimin temel hedefi bir tümcenin 'doğru' olmasından ne anladığımızı ortaya koymaktır.

Soru 6

“Sahte kimlik” ad öbeğinde “sahte” sıfatı, sıfatların anlamsal katkılarından hangisine girer?

Seçenekler

A
Özellik ekleyen sıfatları
B
Sıfırlayan sıfatlar
C
Sıralayan sıfatlar
D
Görecelilik sıfatları
E
Nitelik sıfatları
Açıklama:
Sıfırlayan sıfatlar: Etkileşime girdiği adın anlamını ‘sıfırlayan’ sıfatlardır bunlar. Örneğin sahte para ad öbeğinde sahte sıfatı birleştiği para adının, para olma özelliği sergileyen öğeler kümesinde bulunmasının önüne geçer; yani, sahte para aslında dünyasal gerçeklikte para olarak kabul ettiğimiz nesneye gönderimde bulunmaz.

Soru 7

Çanta ve kırmızı üyeleri olan iki ayrı küme olarak görülür ve bu kümeler çanta ve kırmızı sözcüklerinin gönderimsel anlamını işaretler. Buna göre çanta ve kırmızı özelliği taşıyan şeylerin kesişim kümesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kırmızı şeyler
B
Çantalar
C
Kırmızı çantalar
D
Kırmızı araba
E
Her model çanta
Açıklama:
Çanta kümesi (Ç), çanta olarak belirlenebilecek, çanta özelliği taşıyan şeylerin kümesidir. Kırmızı kümsei (K) ise kırmızı özelliği taşıyan şeylerin kümesidir. Kırmızı kümesinin yalnızca çantaları değil kırmızı olan her şeyi barındırması gerektiğine dikkat ediniz. Kırmızı çanta, bu iki kümenin kümesinde yer alır; yani, Ç n K

Soru 8

Örtüşmeme ilişkisi aşağıdakilerden hangisine işaret eder?

Seçenekler

A
İki kümenin bir kesişimi olmamasını
B
İki kümenin kesişim kümesi olması
C
Tümcenin doğruluk koşullarının belirlenmesine
D
Tümcenin doğru sayılabilmesi için zorunlu bir koşul olduğu.
E
Niceleyicinin eylem öbeği ile örtüştüğünü.
Açıklama:
Hiçbir niceleyicisini barındıran bir ad öbeğinin gönderimini belirleyen küme, ilgili tümcenin eylem öbeğinin gönderimsel anlamını belirleyen küme ile örtüşmeme-ilişkisi içinde olmalıdır. Örtüşmeme-ilişkisi, iki kümenin bir kesişim kümesi olmaması durumuna işaret eder

Soru 9

“Pelin elma yedi.” tümcesinin gerektirimi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Pelin muz yedi.
B
Pelin elma yemedi.
C
Pelin sebze yedi.
D
Pelin meyve yedi.
E
Pelinin arkadaşı da elma yedi.
Açıklama:
Pelin elma yedi önermesinin doğru olduğu her durumda Pelin meyve yedi önermesinin de doğru olduğunu söylemek zorundayız. Bu zorunluluk, bir bakıma, mantıksal çıkarımların dikte ettiği bir zorunluluktur.

Soru 10

Gerektirim kuramının ön varsayım ve çelişki kuramından farkı nedir?

Seçenekler

A
Dilsel bir ifadenin ne tür bir durumda doğru ya da yanlış olacağına ilişkin çıkarım yapabilmesi.
B
Yer aldıkları önermenin doğruluk değerinden bağımsız olarak varlıklarını sürdürmesi.
C
Bir A önermesinin mantıksal bir ilişki ile birbirine bağlanmış olması
D
Birbirine bağlanan tümcelerde ne dizilişin ne olduğundan bağımsız olarak ortaya çıkması.
E
Gerektirim ilişkisinin mantıksal olarak yanlışlarının iptal edilemez olması.
Açıklama:
Gerektirim, bir tümcenin anlamına baktığımızda diğerinin doğruluk koşulu ve değeri hakkında da bilgi sahibi olmamızı sağlayan mantıksal bir ilişkilendirmedir.

Soru 11

Anadili konuşucusunun zihninde biçimlendirilen bir tümcenin konuşma eyleminin nesnesi olmasına yani sessel biçime bürünmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözcük
B
Sözce
C
Tümce
D
Tümleç
E
İyi biçimlendirilmişlik
Açıklama:
Anadili konuşucusunun zihninde biçimlendirilen bir tümcenin konuşma eyleminin nesnesi olmasına yani sessel biçime bürünmesine sözce adı verilir.

Soru 12

Bilişsel bir olguya gönderimde bulunan ve düşünmek için kullandığımız soyut parçalara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözcük
B
Sözce
C
Tümce
D
Önerme
E
Düşünce
Açıklama:
Bilişsel bir olguya gönderimde bulunan ve düşünmek için kullandığımız soyut parçalara önerme denir.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisinde birinci önerme ikinci önermenin doğruluğunu gerektirmez?

Seçenekler

A
Melih ve Özge dün tiyatroya gitti.
Özge dün bir tiyatrodaydı.
B
Semih, Ayşe'nin abisidir.
Ayşe, Semih'in kardeşidir.
C
Ali bugün bir bilet aldı.
Ali para harcadı.
D
Zeliha hiç Marmara Bölgesinde bulunmamıştır.
Zeliha hiç İstanbul'a gitmemiştir.
E
Osman ve Hakan dün sinemaya gitti.
Osman ve Hakan dün birlikteydi.
Açıklama:
Osman ve Hakan, ayrı ayrı sinemaya gitmiş olabilirler. Bu nedenle doğru cevap E'dir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi ilgili sözcük için doğru ilişki biçimini kodlamaktadır?

Seçenekler

A
Venüs -gönderimi var, betimsel anlamı yok
B
veya - gönderimi var, betimsel anlamı yok
C
doktor - gönderimi var, betimsel anlamı yok
D
Orhan Pamuk - gönderimi var, betimsel anlamı var
E
Japon kralı - gönderimi var, betimsel
anlamı yok
Açıklama:
Venüs'ün gönderimi olmasına rağmen betimsel anlamı yoktur. Cevap A'dır.

Soru 15

Aşağıdaki tümcelerden hangisinde aynı betimsel anlamı taşıyan ama gönderimleri farklı olan bir ifade yer almaktadır?

Seçenekler

A
Azra Akın 2002'de Dünya Güzellik Yarışmasını kazandı.
B
Cumhurbaşkanı, televizyondan ulusa seslendi.
C
Öğretmen İhsan, öğrencilerine karnelerini verdi.
D
Annem yarın bize gelecek.
E
Arzu'yla ne zamandır buluşamadık.
Açıklama:
B şıkkında geçen cumhurbaşkanı ifadesinin hangi cumhurbaşkanı kast ettiği bilinmemektedir. Dolayısıyla farklı gönderimleri olabilir. Doğru cevap B'dir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisinde gönderimsel anlamı tek olan bir ifade bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Nobel Kimya Ödülü sahibi olmak oldukça prestijlidir.
B
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Türk yazar yeni romanını yayınladı.
C
Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır!
D
Dün gelmedi ama bugün gelecek.
E
İngiltere Kraliçesi'ne çok saygı duyulur.
Açıklama:
İngiltere Kraliçesi (E) olarak hangi kraliçeden bahsedildiği belli değildir. Benzer şekilde öğretmenler (C şıkkı) ifadesi de betimsel anlama sahiptir. A şıkkında da betimsel anlam içeren ad tamlaması varken B'deki Türk yazar ifadesi tek bir gönderimsel anlama sahiptir. Çünkü Nobel Edebiyat Ödülü alan tek bir Türk yazar vardır.

Soru 17

I. Ekşi mayalı ev ekmeği, sağlığa oldukça faydalı.
II. Ekşi mayalı ev köpeği, sağlığa oldukça faydalı.
III. Ekmeği ev sağlığa mayalı faydalı ekşi oldukça.
Yukarıdaki tümcelerden hangisi veya hangileri iyi biçimlendirilmişlik özelliğini taşımaktadırlar?

Seçenekler

A
Sadece I
B
Sadece II
C
I ve III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
I ve II nolu tümceler iyi biçimlendirilmiştir. II.tümcenin garip bir cümle olmasına rağmen iyi biçimlendirildiğini söyleyebiliriz.

Soru 18

I. Orhan, tek boynuzlu atına binerek gözden kayboldu. II. Elflerin dünyasında ölüm yoktu. III. Tek Orhan atına gözden boynuzlu kayboldu binerek. Yukarıdaki tümcelerden hangisi veya hangileri doğruluk değeri taşımaz?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
I ve II nolu tümceler doğru veya yanlış bir anlama gelmektedir. Doğrulukları dış dünyayla karşılaştırılarak ortaya çıkarılabilir. Ancak III.tümce hiç bir anlam ifade etmemekte, dış dünyada hiçbir olgu veya olaya dair bir bildirimde bulunmamaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 19

I. Bugün seninle kahve içmek istiyorum.
II. Anadolu, Asya'da yer alır.
III. İki iki daha dört etmez.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri "önerme" olarak adlandırılabilir?

Seçenekler

A
Sadece I
B
Sadece II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
I. tümce önerme niteliği taşımaz. III.tümce doğru olmasa da bir önermedir.

Soru 20

Aşağıdaki ifadelerden hangisi "Umut dans ediyor" tümcesinin anlamını bileşimsel anlambilim yöntemleriyle doğru betimlemiştir?

Seçenekler

A
Umut dans ediyor tümcesi doğruluk koşullarını karşıladığı sürece doğrudur.
B
Umut dans ediyor tümcesinin gönderimi Umut'un yaşadığı durumlardır.
C
Umut dans ediyor tümcesi gerçek dünyada Umut'un dans etmesini gerektirmez.
D
Umut dans ediyor tümcesinin gönderimi yoktur.
E
Umut dans ediyor tümcesi ancak ve ancak Umut'un dans edenler kümesinin bir üyesi olması durumunda doğrudur.
Açıklama:
Doğru cevap E'dir.

Soru 21

Şu anda televizyonu açtığınızı ve canlı yayın izlediğinizi düşünün. Görüntüdeki sunucunun, o anda ve o yerde söyledikleri, fiziksel gerçeklik ve ses dalgalarına bürünen ifadeler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümce
B
Önerme
C
Sözce
D
Gönderim
E
Gerektirim
Açıklama:
Sözceler tümcelerden farklı olarak fiziksel bir gerçekliğe sahiptir çünkü sözceler belli bir zamanda, belli bir yerde ve belli bir iletişim durumunda ortaya çıkarlar ve hepsinden öte sözcenin bir söyleyicisi vardır. Bu açıdan bakıldığında, sözceler belli bir dilsel ve dildışı bağlam içinde gerçekleşir. Tümceler ise sesletilemez, duyulamaz, kaydedilemez ya da ses dalgaları olarak bilgisayara yüklenemezler; bunlar yalnızca tümcelerin dışavurulan biçimleri için, yani sözceler için geçerli olabilir. Doğru yanıt C’dir

Soru 22

Başkan toplantıyı iptal etti - Toplantı başkan tarafından iptal edildi tümceleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Seçenekler

A
İyi-biçimlendirilmiş olan ve olmayan iki tümce örneği
B
Biri soyut ve zihinsel, diğeri somut ve fiziksel olan biçimler
C
Biri doğruluk değerine, diğeri doğruluk koşuluna sahip tümceler
D
Aynı önermenin farklı iki tümce tarafından ifade edilmesi
E
Aynı sözcük dizisinin farklı iki anlam taşıyarak muğlak olması
Açıklama:
Bir önerme birden fazla tümce veya ses dizisi ile ifade edilebilir. Bunun en bilinen örneği etken tümcelerin edilgen karşılıklarıdır. Doğru yanıt D’dir.

Soru 23

Anlamın betimsel ve gönderimsel iki boyutu vardır. Aşağıdakilerden hangisi sadece gönderimsel anlama sahiptir?

Seçenekler

A
Ütü masası
B
Ejderha
C
Antalya
D
Kumpir
E
Aşk
Açıklama:
Özel adlar, yalnızca gönderimsel anlam taşırlar ve betimsel anlam taşımamaları bakımından özel bir statüye sahiptirler. Gerçek dünyada Antalya özel adı tek, kesin ve değişmez bir şekilde ülkemizin güneyinde bir kente gönderimde bulunur. Doğru yanıt C’dir.

Soru 24

Aşağıdaki tümcelerden hangisi totolojiktir?

Seçenekler

A
Araba arabadır.
B
Eros aşk tanrısıdır.
C
Yumurta akı beyaz değildir.
D
Platon Eflatun’dur.
E
Çimen yeşildir ama çimen yeşil değildir.
Açıklama:
Totoloji (=Eşsöz), tanımı gereği kendi içinde mutlak doğru içeren önermedir. A tümcesi mantıksal olarak totolojik, yani reddedilemeyecek kadar açık, kendini tekrar eden, bir bildirim değeri olmayan) olarak kabul edilebilir. Ona en yakın olan B ve D tümceleri mantıksal olarak totolojik olmayıp bir bildirim ya da bilgi değeri taşırlar ve iki farklı dilsel ifadeyi değerlendirirler ve farklı adlandırılsalar da aslında aynı varlığa gönderimde bulunmaktadır. Dolayısıyla, her iki tümcede de gönderim(sel anlam) aynıdır ama betim(sel anlam) farklıdır. Doğru yanıt A’dır.

Soru 25

Amasya elması küçük ve suludur tümcesinde hangi sözcüğün yalın halinin gönderimsel anlamı yoktur?

Seçenekler

A
Amasya
B
elma
C
küçük
D
ve
E
sulu
Açıklama:
Betimsel bir anlam taşıyan ama gönderimi olmayan dilsel ifadelerin en güzel örneklerini dilbilgisel işlev taşıyan sözcükler ve eklerde bulabiliriz. Örneğin, ‘ve’, ‘her’, ‘kimse’ gibi dilsel birimlerin dünyasal gerçeklikte bir gönderimi olmasa da bir betimsel anlam taşırlar ve tümcelerin ilgili anlamları yüklenmesini sağlama konusunda önemli bir rol oynarlar. Doğru yanıt D’dir.

Soru 26

Spor yapan televizyon sehpaları daha zinde hissederler tümcesindeki garipliğin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümce kötü-biçimlendirilmiş bir tümcedir.
B
Tümcenin doğruluk değeri 1’dir.
C
Tümce Bileşimsellik ilkesine uygundur.
D
Tümcede çokanlamlılık vardır.
E
Tümcenin tümcesel olarak kaplamı yoktur.
Açıklama:
Yukarıdaki tümce iyi-biçimlendirilmiş olmasına rağmen, içinde yaşadığımız dünyada bir gerçekliği olmadığı açıktır. Bu, bize böyle bir tümcenin gerçeklikte bir gönderimi, yani kaplamı olmadığını söyler ve doğruluk değeri 0’dır. Doğru yanıt E’dir.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi çelişki içermektedir?

Seçenekler

A
Bazı memurlar tatilde ama bütün memurlar tatilde değil.
B
Yağmur bugün gazete okudu ve Yağmur bugün gazete okumadı.
C
Ocak ayı soğuktur ama bazı ülkelerde Ocak ayı soğuk değildir.
D
Muzun kabuğu sarıdır ama muzun içi sarı değildir.
E
Ayşe ablasıyla dün pazara gitti ve Ayşe meyve almadı.
Açıklama:
B seçeneğinde ve bağlayıcısının solundaki ilk önermenin doğru olduğu bir durumda bağlayıcının sağındaki ikinci önermenin de doğru olması çelişki yaratır. Doğru yanıt B'dir.

Soru 28

Aşağıdaki notasyonlardan hangisi geçişli bir eylemin gönderimini ifade eder?

Seçenekler

A
düş- 〛= {Pelin, Hasan, Aydın, …}
B
oku- 〛= {{Sibel, dergi}, {Selim, roman}, {Nalan, gazete}, …}
C
koş- 〛= {x: x koşmakta olan bireylerin kümesinin bir üyesi}
D
bak- 〛=
E
ağla- 〛= {x, y: x bir birey ve y ağlamak ve x ağladı xy}
Açıklama:
A, C, D ve E seçeneklerindeki eylemler geçişsizdir. E notasyonu ayrıca doğru değildir. Geçişli eylem olan oku-‘yu doğru biçimini ifade den notasyon B seçeneğidir.

Soru 29

Şekilde ? ile belirtilen yere gelecek üyeler hangi notasyon ile ifade edilir?

Seçenekler

A
M = K
B
X ∈ B
C
M ∉ D
D
Y ⇒ F
E
K ∩ M
Açıklama:
Sıfatlar tipik olarak ad öbeklerinin bir parçası olarak kendilerini gösterirler. Mavi türündeki sıfatlar bir adla etkileşime girip o ada bir özellik yükledikleri için farklı bir ilişki türü sunuyor olarak kabul edilir. Biz bu ilişki, anlambilim alan yazınında kesişim kümesi ilişkisi olarak sunulur. Buna göre, şekilde kalem ve mavi üyeleri olan iki ayrı küme olarak görülür ve bu kümeler kalem ve mavi sözcüklerinin gönderimsel anlamını işaretler. Kalem kümesi (K), kalem olarak belirlenebilecek şeylerin kümesidir. Mavi kümesi (M) ise mavi özelliği taşıyan şeylerin kümesidir. Soru işareti yerine gelecek mavi kalem, bu iki kümenin kesişim kümesinde yer alır; yani, K ∩ M. Doğru yanıt E’dir.

Soru 30

Aslı’nın erkek kardeşi üç at satın aldı tümcesinin önvarsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aslı’nın erkek kardeşi var.
B
Aslı’nın erkek kardeşi bir hayvansever.
C
Aslı’nın kardeşi iki ata bakıyor.
D
Aslı’nın kardeşi zengin.
E
Aslı’lar iki kardeştir.
Açıklama:
Bir tümcenin savladığı önerme dışında kalan ama yine o tümcenin üzerine inşa edildiği diğer önermelere önvarsayım adını veriyoruz. Önvarsayımlar, içinde yer aldıkları önermenin doğruluk değerinden, yani doğru olup olmamasından bağımsız olarak varlıklarını sürdürürler. Seçeneklerde önvarsayım içeren tümce A olup, farklı biçimlerde test edilebilir. Örneğin, olumsuzlama yapıp ‘Aslı’ın erkek kardeşi üç at satın almadı’ desek bile Aslı’nın bir erkek kardeşi olduğu sabittir. B seçeneğine göre hayvansever olup olmadığı bilinemez. C’ye göre üç at alması, iki ata bakmasını kapsar, ancak bekli de önceden alınmış başka atları olabilir. D’de ise, üç at alması onun zengin olduğunu göstermediği gibi, başkasının parasıyla almış olabilir. E’deki sorun ise Aslı’nın birden fazla erkek veya kız kardeşleri olabileceğidir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 31

Geleneksel dilbilgisi çalışmalarının merkezinde duran büyük dilsel birim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözce
B
Tümce
C
Önerme
D
Bileşimsellik
E
Doğruluk koşulu
Açıklama:
Geleneksel dilbilgisi çalışmalarının merkezinde duran büyük dilsel birim tümce dir.

Soru 32

Anadili konuşucusunun zihninde biçimlendirilen bir tümce konuşma eyleminin nesnesi olduğunda yani sessel biçime büründüğünde ona ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
İyi biçimlendirilmiş birim
B
Eylem öbeği
C
Önerme
D
Bileşimsellik
E
Sözce
Açıklama:
Anadili konuşucusunun zihninde biçimlendirilen bir tümce konuşma eyleminin nesnesi olduğunda, yani sessel biçime büründüğünde, ona sözce adını veriyoruz.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisinde tek bir önermenin farklı iki tümce/sözce tarafından ifade edilmesine bir örnek vardır?

Seçenekler

A
Can ile Mehmet geçen ay Avrupa'ya gitti.
Can ile Mehmet geçen ay Ayşe ve Fatma ile Avrupa'ya gitti.
B
Ben geçen yıl 35 ülke gezdim.
Ben geçen yıl 30’un üzerinde ülke gezdim.
C
Sınava giren tüm öğrenciler bu soruyu çözdü.
Bu soru sınava giren tüm öğrenciler tarafından çözüldü.
D
Dün derse kimse gelmedi.
Dün derse herkes gelmedi.
E
Ali akşam meyve yedi.
Ali akşam elma yedi.
Açıklama:
Dünya dillerinde başka tür örneklerini bulmak olanaklıysa da en bilinen örnek etken tümcelerin edilgen karşılıklarıdır. Aşağıdaki iki tümcenin ilke olarak aynı önermenin tümcesel karşılığı olduklarını söyleyebiliriz:
(7) a. Kurt elmayı yedi. b. Elma kurt tarafından yendi.

Soru 34

"Mert'in eski plakları" sözcük dizisinin "tümce" olarak değerlendirilememesinin sebebi nedir?

Seçenekler

A
İyi biçimlendirilmiş olmaması
B
Ad öbeği içermemesi
C
Eylem öbeği içermemesi
D
Belli bir dilsel ve dıldışı bağlam içerisinde gerçekleşmemesi
E
Konuşucunun olmaması
Açıklama:
Tümce, bir AÖ (ad öbeği) ile bir EÖ’den (eylem öbeği) oluşan iyi-biçimlendirilmiş bir sözcük dizisidir. "Mert'in plakları" sözcük dizisi eylem öbeği içermemektedir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi, önermelerle ilgili doğru bir bilgidir?

Seçenekler

A
Bireyseldirler
B
Dillere özgüdürler
C
Düşüncelerle birebir aynı şeylerdir.
D
Birden fazla önerme tek bir tümceyle sunulabilir.
E
Birden fazla önermenin olduğu durumlarda tek bir sözce vardır.
Açıklama:
Önermelerin, düşüncelerle ilgili olduklarını kabul etmekle birlikte düşüncelerle birebir aynı şeyler olduğunu varsayma yanlışına düşmemek gerekir. Düşünceler zihinsel süreçlerdir ve bu açıdan bireyseldirler. Önermeler ise bireyler/zihinler-üstü kavramlardır, evrenseldirler ve bu nedenle tek tek dillere özgü değildirler. Bu anlamıyla önermeler bilişsel bir olguya gönderimde bulunurlar. Diğer bir deyişle önermeler düşünmek için kullandığımız soyut parçalardır. Öte yandan, bir tümce birden fazla önermenin taşıyıcısı olabilir. Bu ifadeyi onaylamak için yukarıdaki tabloya yeniden bakmanız yeterli olacaktır. Biçimsel olarak tek bir tümce ile sunulsa bile her önerme bir sözce olarak gerçekleşebilir. Buna göre, birden fazla önermenin olduğu her durumda birden fazla sözce vardır, ilgili önermenin tek bir ses dizisi ya da birden fazla ses dizisi ile ifade edilip edilmediğine bakılmaksızın.

Soru 36

Tanımı gereği kendi içinde mutlak doğru içeren önermeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Totoloji
B
Betimsel anlam
C
Gönderim
D
Sözce
E
Tümce
Açıklama:
Totoloji (=Eşsöz) Tanımı gereği kendi içinde mutlak doğru içeren önerme.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi, gönderimsel anlam taşımasına rağmen betimsel anlam taşımaz?

Seçenekler

A
Cins isimler
B
Özel isimler
C
Topluluk isimleri
D
Tekil isimler
E
Çoğul isimler
Açıklama:
Özel adlar, yalnızca gönderimsel anlam taşımaları ve betimsel anlam taşımamaları bakımından özel bir statüye sahiptirler. Bu açıdan bakıldığında gönderimsellik kuramı özel adlar için tasarlanmış bir kuram gibi bile düşünülebilir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi sıfırlayan sıfatlara örnektir?

Seçenekler

A
Kırmızı
B
Küçük
C
Dar
D
Uzun
E
Sahte
Açıklama:
(iii) Sıfırlayan sıfatlar: Etkileşime girdiği adın anlamını ‘sıfırlayan’ sıfatlardır bunlar. Örneğin sahte para ad öbeğinde sahte sıfatı birleştiği para adının, para olma özelliği sergileyen öğeler kümesinde bulunmasının önüne geçer; yani, sahte para aslında dünyasal gerçeklikte para olarak kabul ettiğimiz nesneye gönderimde bulunmaz.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi, diğerlerine oranla daha karmaşık bir küme sunuluşu gerektririr?

Seçenekler

A
Özel adlar
B
Cins adları
C
Geçişli eylemler
D
Geçişsiz eylemler
E
Sıfatlar
Açıklama:
Geçişli eylemler iyi-biçimlendirilmiş tümceler kurabilmek için özneden başka bir nesneye de gereksinim duyarlar. Geçişli eylemler bu anlamıyla daha karmaşık bir yapı oluştururlar ve geçişli eylemlerin gönderimsel anlamları şu ana dek gördüğümüz örneklerden daha ‘karmaşık’ bir küme sunuluşu gerektirir. Ye- eyleminin gönderimsel anlamı en basit biçimiyle yiyen (özne) şeyler ve yenilen şeylerden oluşan çiftlerin kümelerini üye olarak alan bir küme olarak belirlenebilir.

Soru 40

[AÖ EÖ] yapısındaki bir tümcenin doğruluk değerinin D/1 olabilmesi için özne konumundaki AÖ’nün anlamı olan özel adın, EÖ’nün anlamını belirleyen kümenin üyelerinden birisi olması gerekir.
Yukarıdaki ifade, tümcenin anlamıyla ilgili, aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

Seçenekler

A
Bileşimsellik ilkesi
B
Yüklem Kuralı
C
Niceleme Kuralı
D
Alt-küme ilişkisi
E
Kesişim ilişkisi
Açıklama:
(36) Yüklem(leme) Kuralı Özne ad öbeğinin bir özel ad olduğu durumda, [AÖ EÖ] yapısındaki bir tümce ancak ve ancak 〚AÖ〛∈〚EÖ〛ise doğrudur. Diğer bir deyişle, [AÖ EÖ] yapısındaki bir tümcenin doğruluk değerinin D/1 olabilmesi için özne konumundaki AÖ’nün anlamı olan özel adın, EÖ’nün anlamını belirleyen kümenin üyelerinden birisi olması gerekir.

Soru 41

I. Olumsuzlama Testi II. Sorgulama Testi III. Koşullu Yapı Testi Yukarıdakilerden hangileri, önvarsayımın varlığını göstermek üzere anlambilimciler tarafından kullanılan tetslerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Önvarsayımın varlığını göstermek üzere anlambilimciler farklı türde testlerden yararlanırlar. Bunlar olumsuzlama testi, sorgulama testi ve koşullu yapı testidir.

Soru 42

Aşağıdakilerin hangisinde önvarsayım yanlış belirtilmiştir?

Seçenekler

A
Ankara'dan ağabeyim geldi.
Bir ağabeyim var.
B
Bu sınav da iptal oldu.
Daha önce de sınav iptal oldu.
C
Sınıftaki ısıtıcı çalışmıyor.
Sınıfta ısıtıcı var.
D
Bu filmi de izlemedim.
Başka filmleri de izledim.
E
Bugünkü son otobüsü kaçırdım.
Bugün başka otobüs yok.
Açıklama:
İlk cümle başka filmleri de izlediğimi değil izlemediğimi gösterir.

Soru 43

Bir dilsel ifadenin anlamının yalnızca dünyadaki gönderimi ile ilgili olmayabileceği ve çok yönlü bir olgu olarak ele alınması gerektiğine ilişkin ilk berlirlemeleri yapan matematikçi ve mantıkçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Immanuel Kant
B
Gottlob Frege
C
Ferdinand de Saussure
D
Noam Chomsky
E
Richard Dedekind
Açıklama:
Bir dilsel ifadenin anlamının yalnızca dünyadaki gönderimi ile ilgili olmayabileceği ve çok yönlü bir olgu olarak ele alınması gerektiğine ilişkin ilk berlirlemeler Alman matematikçi ve mantıkçı Gottlob Frege (1848-1925) tarafından yapılmıştır.

Soru 44

Frege’ye göre anlam tek boyutlu bir olgu olarak ele alınamaz ve anlamın bir yanıyla zihnimizdeki sözcüklerin ya da sözcüklerden oluşan öbek ve tümcelerin gerçek dünyadaki nesnelerle arasındaki ilişkiyi yansıttığını iddia eder. Ferge bu düşüncesini hangi başlık altında ele almaktadır?

Seçenekler

A
Sözce
B
Tümce
C
Önerme
D
Betim
E
Gönderim
Açıklama:
Bir ayrım yapmış olmasından da anlaşılacağı gibi, Frege’ye göre anlam tek boyutlu bir olgu olarak ele alınamaz. Frege, gönderimsellik kuramı bölümünde de tartıştığımız gibi, anlamın bir yanıyla zihnimizdeki sözcüklerin ya da sözcüklerden oluşan öbek ve tümcelerin gerçek dünyadaki nesnelerle arasındaki ilişkiyi yansıttığını iddia eder ve bunu gönderimsel anlam başlığı altında ele alır. Gerçek dünyadaki nesnelerden kastedilen, bireyler (dilde tipik olarak özel adlar ve cins adlarla ifade edilir), nitelikler (dilde tipik olarak sıfatlarla ifade edilir), durumlar ve olaylardır (dilde tipik olarak eylemlerle ifade edilir).

Soru 45

Frege anlamı incelerken, bir dilsel ifadenin bir varlıkla ilişki kurmasını sağlayan niteliklere ne ad vermektedir?

Seçenekler

A
Önerme
B
Tümce
C
Betim
D
Sözce
E
Gönderim
Açıklama:
Betimsel anlam Bir dilsel ifadenin bir varlıkla ilişki kurmasını sağlayan nitelikleridir.

Soru 46

Tanımı gereği kendi içinde mutlak doğru içeren önermeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Totoloji
B
Sözce
C
Tümce
D
Gönderimsel anlam
E
Bileşimsellik ilkesi
Açıklama:
Totoloji (=Eşsöz) Tanımı gereği kendi içinde mutlak doğru içeren önerme.

Soru 47

Üretici Dilbilgisi modelini ortaya atan ve söz dizim bileşenini bu modelin merkezine alan dilbilimci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Peter W. Culicover
B
Monica Cantero
C
Ferdinand de Saussure
D
Noam Chomsky
E
Gottlob Frege
Açıklama:
Üretici Dilbilgisi modelini ortaya atan ve sözdizim bileşenini bu modelin merkezine alan Amerikalı dilbilimci Noam Chomsky insan dillerinin sözdiziminin, formal dillerin (yani, matematik/ mantık temeline dayanan dillerin, örneğin bilgisayar dillerinin) sözdizimlerine benzer bir şekilde ele alınabileceğini öne sürmüştür.

Soru 48

İnsan dillerinde anlamın Chomsky’nin savladığına benzer bir biçimde ele alınabileceğini düşünen ve Chomsky'nin söz dizim çalışmalarına uyguladığı matematiksel yöntemlerin anlam bilim çalışmalarında kullanılmasının önünü açan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ferdinand de Saussure
B
Richard Montague
C
Gottlob Frege
D
Monica Cantero
E
Karl Bühler
Açıklama:
Amerikalı felsefeci ve matematikçi Richard Montague (1930-1971) de insan dillerinde anlamın Chomsky’nin savladığına benzer bir biçimde ele alınabileceğini düşünüyordu. Bu açıdan bakıldığında, Chomsky matematiksel yöntemleri sözdizim çalışmalarına getiren kişiyse Montague da aynı yöntemlerin anlambilim çalışmalarında kullanılmasının önünü açan kişi olarak kabul edilebilir.

Soru 49

Anlam ve Doğruluk Üzerine başlıklı çalışması ile bir tümcenin ne ifade ettiğini anlayabilmemiz için o tümceyi oluşturan sözcükler ve genel sözdizim kuralları hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğini öne süren kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bertrand Russell
B
Noam Chomsky
C
Ferdinand de Saussure
D
Gottlob Frege
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Bertrand Russell’ın anlam ve Doğruluk Üzerine başlıklı çalışması bir tümcenin ne ifade ettiğini anlayabilmemiz için o tümceyi oluşturan sözcükler ve genel söz dizim kuralları hakkında bilgi sahibi olmamız gerektiğini öne sürer.

Soru 50

‘Salih topunu abisine verdi.’ tümcesinin önvarsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Top oynamak eğlencelidir.
B
Salih'in abisi top oynamayı sever.
C
Salih futbolcudur.
D
Salih abisini seviyor.
E
Salih'in topu var.
Açıklama:
Bir tümcenin savladığı önerme dışında kalan ama yine o tümcenin üzerine inşa edildiği diğer önermelere önvarsayım adını veriyoruz. Bu açıdan bakıldığında, her önermenin birtakım önvarsayımlar barındırdığını söylemek yanlış olmaz. Doğru cevap E'dir.

Soru 51

Tümceden farklı olarak belli bir yerde, zamanda ve bağlamda, belli bir söyleyicisi tarafından dile getirilir, sessel biçim kazanır.
Bu tanım aşağıdakilerden hangisi için yapılmıştır?

Seçenekler

A
Önerme
B
Betim
C
Gönderim
D
Sözce
E
Totoloji (Eşsöz)
Açıklama:
Tümce, Sözce, Önerme
Sözce, tümcenin belli bir dilsel bağlamda seslendirilmiş halidir. Sözcenin her zaman bir söyleyicisi vardır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi ÖNERME için SÖYLENEMEZ?

Seçenekler

A
Önermeler, bireyler/zihinler-üstü kavramlardır.
B
Önermeler evrenseldir.
C
Önermeler dillerüstüdür, bütün diller için geçerlidir.
D
Önermeler bireysel zihin süreçleridir.
E
Önermeler, düşünmek için kullandığımız soyut parçalardır.
Açıklama:
Önermelerde bireysellik yoktur; bütün bireyler ve diller için geçerlidir.

Soru 53

'Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı' ad öbeğinin 2011 ve 2016 yılında söylendiğini düşünün. Bu süre içinde söz konusu başkanlığı yürüten kişi değişmiştir. Böylece bu ad öbeğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Betimsel anlamı aynı kalmış, gönderimi değişmiştir.
B
Gönderimsel ve betimsel anlamları değişmiştir.
C
Gönderimi ve betimi aynı kalmıştır.
D
Yalnızca gönderimsel anlamı taşır, betimsel anlam taşımaz.
E
Yalnızca betimsel anlamı vardır, gönderimi yoktur.
Açıklama:
Anlam ve Gönderim
'Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı' ad öbeğinin betimsel anlamı, 'Topkapı Sarayı Müzesinin başındaki kişi'. Gönderimsel anlamı ise o dönemdeki bu görevi yürüten belli bir kişi.

Soru 54

Herhangi bir dilsel ifadenin bir varlık, nesne, nitelik, durum ve olaylarla (gerçek ya da hayal gücü ürünü) ilişki kurmamızı sağlayan genel bilgi; bu ifadenin gönderimini belirleyebilmemiz için bilmemiz gereken şeyler.
Bu tanım aşağıdakilerden hangisi için yapılmıştır?

Seçenekler

A
Gönderimsel anlam
B
Düz anlam
C
Betimsel anlam
D
Kaplam
E
Önerme
Açıklama:
Anlam ve Gönderim
Bu tanım betimsel anlam için yapılmıştır.

Soru 55

Bir tümcenin doğruluk değerinden ne anlaşılır?

Seçenekler

A
Onun iyi-biçimlendirilmiş olması.
B
Onun somut dünya gerçekliğiyle uyumlu olması.
C
Onun kurgusal gerçekliğe gönderimde bulunması.
D
Onun içlemi, betimsel anlamı.
E
Onun belli bir bağlamdaki gönderimi.
Açıklama:
Bileşimsel Anlambilim
Kısaca anlatmak gerekirse, bir tümcenin doğruluk değeri, onun belli bir dilsel ve durumsal bağlamdaki gönderimidir.

Soru 56

Aşağıdaki tümcelerden hangisinin doğruluk değeri Y/0'dır?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp İstanbul Üniversitesinde ilk Sosyoloji kürsüsünü kuran kişidir.
B
Can Yücel hayatının bir kısmını Datça'da geçirmiştir.
C
Rübâb-ı Şikeste, Tevfik Fikret'in en önemli yapıtlarından biridir.
D
Murtaza, Fakir Baykurt'un kaleminden çıkmıştır.
E
Safiye Ali, Türk tıp tarihinin ilk kadın doktorudur.
Açıklama:
Bilişimsel Anlambilim
Doğruluk değerinin Y/0 olması tümcenin yanlış bilgi içerdiği anlamına gelir. Murtaza, Orhan Kemal'in romanıdır.

Soru 57

Bir tümcenin doğruluk değerini bilmenin önkoşulu nedir?

Seçenekler

A
Onun betimsel anlamını bilmektir.
B
Onun gönderimsel anlamını bilmektir.
C
Onun doğruluk koşullarını bilmektir.
D
Onun düz anlamını bilmektir.
E
Onun içlemini bilmektir.
Açıklama:
Bileşimsel Anlambilim
Doğruluk koşulları, tümcenin gerçek dünyada karşılığının olup olmamasından bağımsız olarak anadili konuşucuları için bu tümcenin anlamlı olmasını sağlar. Dolayısıyla, doğruluk koşullarını bilmek, tümcenin doğruluk değerini bilmek için önkoşuldur.

Soru 58

Aşağıdaki örneklerden hangisinde bileşimsellik ilkesine göre öngörülemeyen anlamlar mevcuttur?

Seçenekler

A
Beyaz bayrak
B
Yeni ev
C
Ahşap masa
D
Taze çay
E
Mavi gökyüzü
Açıklama:
Bileşimsellik İlkesi
Bileşimsellik ilkesi, bir ifadeyi oluşturan birimlerin anlamının ve bu birimlerin sözdizimsel olarak biraraya getiriliş biçimlerinin bir işlevidir. Yananlamlar, bir ifadeyi oluşturan ögelerin anlamlarının toplamından daha fazlasına işaret eder, yani bileşimsellik ilkesine göre öngörülemez, kültürel ve toplumsal gelenek içinde gelişir. Beyaz bayrak, 'beyaz renkli bir bayrak' anlamı dışında 'teslim olmanın/ateşkesin işareti' anlamında da kullanılır.

Soru 59

Mavi Kümesi (M) ve Kupa Kümesi (K) adlı iki kümenin var olduğunu düşünelim. 'Mavi Kupa' ad öbeğinin gösterilme biçimi hangi seçenekte verilmiştir?

Seçenekler

A
m ∈ K
B
M ∩ K
C
m ∉ K
D
M ⊂ K
E
k ∉ M
Açıklama:
Küme Kuramı
'Mavi Kupa' söz konusu iki kümenin kesişiminde yer alır. Küme notasyonu kurallarına göre kesişim ilişkisi ∩ işaretiyle imlenir.

Soru 60

A: Serap, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesidir.
B: Hacettepe Üniversitesinde Tıp Fakültesi var.
A ve B tümcesi arasındaki anlamsal ilişki türü nedir?

Seçenekler

A
Gerektirim
B
Kesişim
C
Çelişki
D
Olumsuzlama
E
Önvarsayım
Açıklama:
Tümcelerarası Anlamsal İlişkiler
A tümcesi B tümcesindeki anlamı örtük olarak, yani bir önerme olarak barındırır. Bir diğer deyişle A ile B arasında bir önvarsayım ilişkisi söz konusudur.

Ünite 5

Soru 1

Sözce için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Belli bir yerde söylenen birimdir.
B
Kuramsal soyut birimdir.
C
Dil dışı bağlamdan tümüyle bağımsızdır.
D
Belirsiz bir zamanda söylenen birimdir.
E
Her zaman bir tümceden oluşan bir birimdir.
Açıklama:
Sözce ise bağlam içinde kullanılan bir tümce ya da onun bir parçası olabilir. Bir sözce belli bir yerde, belli bir zaman diliminde belli bir konuşucu tarafından dinleyicisine söylenen birimdir.

Soru 2

Edimbilim aşağıdakilerden hangisini inceler?

Seçenekler

A
Dilsel anlamı inceler.
B
Önermelerin doğruluk değerini inceler.
C
Konuşucunun sözcesini kullanırken bağlam içinde niyet ettiği anlamı inceler.
D
Dil içi anlamı inceler.
E
Önermenin anlamını açıklar.
Açıklama:
Anlambilim, sözcük anlamını ve önermelerin doğruluk değerini; edimbilim ise konuşucunun sözcesinde dile getirmeyi amaçladığı anlamı incelemeye yöneliktir. Bir başka deyişle, edimbilimde sözcükler aracılığıyla dile getirilmeyen, yüzeyde görülmeyen anlam incelenir. Öyleyse, anlambilim dilsel anlamı, edimbilim ise konuşucunun sözcesini kullanırken bağlam içinde niyet etiği anlamı inceler.

Soru 3

Aynı sözler farklı bağlamlarda değişik biçimlerde yorumlanabilmektedir. Anlambilim dil içi anlamla; edimbilim ise dil ötesi bağlama dayalı anlamla ilgilidir. Bu açıklamaya göre '' yarın sinemaya gideceğiz.'' tümcesinde anlambilim aşağıdakilerden hangisini açıklar?

Seçenekler

A
Sözcenin davet mi olduğunu.
B
Sözcenin öneri mi olduğunu.
C
Sinemaya gidecek kişilerin kim olduğunu açıklar.
D
Gizli öznenin konuşucuyu da içeren birincil çoğul kişi olduğunu açıklar.
E
Yarının hangi gün olduğunu açıklar.
Açıklama:
Anlambilim, dil içi anlamla; edimbilim ise dil ötesi bağlama dayalı anlamla ilgilidir. Bağlama dayalı anlam Örnek (2)’de de görülmektedir:
  1. Yarın sinemaya gideceğiz.
Burada bir önerme ve bir sözce vardır. Anlambilim önermenin anlamını açıklarken, ‘sinemaya gidecek kişilerin kim olduğu’ ve ‘yarının hangi gün olduğu’ sorularıyla ilgilenmez. En fazla gizli öznenin konuşucuyu da içeren birinci çoğul kişi olduğunu ve yarın belirteciyle sözcenin söylendiği günden bir sonraki güne işaret edildiğini belirtir. Anlambilim, bu sözcenin hangi amaçla söylendiği ile de ilgilenmez. Bu sözcenin davet mi, öneri mi, vs. olduğu soruları da anlambilimin konusu değildir. Bu soruların yanıtı, edim bilim kapsamında araştırılır.

Soru 4

Bir sözcenin içinde yer aldığı dilbilimsel unsurlar ile sözcenin üretilmesi, anlaşılması ve çözümlenmesinde rol oynayan bilişsel, durumsal ve toplumsal-kültürel unsurlar olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözce
B
Bağlam
C
Anlambilim
D
Tümce
E
Önerme
Açıklama:
Bağlam, bir sözcenin içinde yer aldığı dilbilimsel unsurlar ile sözcenin üretilmesi, anlaşılması ve çözümlenmesinde rol oynayan bilişsel, durumsal ve toplumsal-kültürel unsurlardır.

Soru 5

Sözcelerin anlaşılmasında konuşucu ve dinleyiciler farklı bağlamlardan yararlanırlar. Bu bağlamlardan biri olan söylemsel bağlamı aşağıdakilerden hangisi açıklamaktadır?

Seçenekler

A
Bir sözcenin içinde yer aldığı sözlü söylem ya da yazılı metnin yakınında ya da uzağında bulunan her türlü dil öğesidir.
B
Konuşucu ve dinleyicinin dil kullanarak birlikte oluşturdukları, sürekli değişen, güncellenen bir bağlamdır.
C
Sözcenin içinde yer aldığı toplumsal ve kültürel unsurları içeren bağlamdır.
D
Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır.
E
Söylem varlığı, üzerinde konuşulan, sözü edilen öğedir.
Açıklama:
Söylemsel bağlam, bir sözcenin içinde yer aldığı sözlü söylem ya da yazılı metnin yakınında ya da uzağında bulunan her türlü dil öğesidir. Bir sözcenin hemen önünde ya da arkasındaki sözce, gönderimsel ifadeler (yani adıllar, işaret sıfat ve adılları), zaman ve kip kullanımları söylemsel bağlamın içindeki bazı öğelerdir.

Soru 6

Senin bana bu kitabı getirmen gerek’ gibi bir sözcenin dile getirilmesi ve anlaşılması için sen ve bana adıllarının ve bu kitap gibi bir ad öbeğinin gönderimsel özelliklerinin anlaşılması, yalnızca konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları ve hangi kitabın söz konusu edildiğinin bilinmesi örneği aşağıdaki bağlamlardan hangisine bir örnektir?

Seçenekler

A
Durumsal bağlam
B
Bilişsel bağlam
C
Toplumsal kültürel bağlam
D
Toplumsal bağlam
E
Söylemsel bağlam
Açıklama:
Durumsal Bağlam: Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır. ‘Senin bana bu kitabı getirmen gerek’ gibi bir sözcenin dile getirilmesi ve anlaşılması için sen ve bana adıllarının ve bu kitap gibi bir Ad Öbeğinin gönderimsel özelliklerinin anlaşılması, yalnızca konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları ve hangi kitabın söz konusu edildiğinin bilinmesi ile gerçekleşebilir. Bunun için de bu kişilerle söz konusu kitabı durumsal bağlam içinde konumlandırabilmek gereklidir.

Soru 7

Konuşucular, konuşmanın hedef ve kapsamı doğrultusunda doğru olduklarına inandıkları bilgiyi verdikleri, konuşucunun niyetine bağlı olan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağıntı ilkesi
B
Tarz ilkesi
C
Nicelik ilkesi
D
Sezdirim ilkesi
E
Nitelik ilkesi
Açıklama:
Nitelik İlkesi doğruluk değerleri gibi birebir dünyadaki gerçeklerle örtüşmek zorunda değildir. Konuşucuların niyetlerine bağlı bir ilkedir.
Konuşucular, konuşmanın hedef ve kapsamı doğrultusunda doğru olduklarına inandıkları bilgiyi verirler. Bu, konuşucu için yalan yanlış bilgi vermekten daha kolay ve daha ekonomiktir. Ancak daha sonra göreceğimiz gibi bu ilke de bazen çiğnenebilir.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi tarz ilkesine uygun bir örnektir?

Seçenekler

A
Sema'nın: '' Brezilyanın başkenti neresidir?'' sorusuna Serhat'ın: ''Bresilia'' yanıtını vermesi.
B
Eskişehir'e yeni taşınan öğrencinin, Ahmet'in: ''Nerede oturuyorsun?'' sorusuna : ''Türkiye'de'' cevabını vermesi.
C
Birisinin okuduğu kitaptan bahsetmesi üzerine karşısındaki kişinin de kitap üzerine konuşması.
D
Önce pirinci ayıklayıp yıkamalı, sonra yağda kavurmalı, daha sonra da pirincin çekebileceği kadar sıcak suda haşlamalıyız.
E
Denize kek yaparken üç yumurta yerine iki ya da daha fazla yumurta verilmesi.
Açıklama:
İnsanlar, bir öykü anlatacaklarsa ya da bir yemek tarifi vereceklerse olayların oluş sırasına göre bir düzenleme yaparlar. Örneğin pilav tarifi verirken, önce pirinci ayıklayıp yıkamalı, sonra yağda kavurmalı, daha sonra da pirincin çekebileceği kadar sıcak suda haşlamalıyız ve bu tarifi bu sırada vermeliyiz. Yoksa “önce pilavı haşlamalı, sonra pirinci ayıklayıp yıkamalı” sırasında bir yemek tarifi yapmak Tarz ilkesine uygun değildir.

Soru 9

Sözceyi kullanarak gerçekleştirilmek istenen amaç olarak tanımlanan söz eylem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düzsöz eylemi
B
Edimsöz eylemi
C
Etkisöz eylemi
D
Dolaylı söz eylemi
E
Dolaysız söz eylemi
Açıklama:
Edimsöz eylemi: Sözceyi kullanarak gerçekleştirilmek istenen amaca edimsöz denir.

Soru 10

Searle'nin ölçütleri kullanarak önerdiği beş çeşit sözeylem grubunun örneklerle eşleşmesinde aşağıdakilerden hangisi doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
İddia ifadeleri. Seni işe alıyorum.
B
Yönlendirici:Paranın zamanında ödeneceğini garanti ederim.
C
Yükümleyici: Nermin'in bugün geleceğini belirtiyorum.
D
Yansıtıcı: Yardımların için teşekkür ederim.
E
İlan edici: Sana televizyon seyretmeyi yasaklıyorum.
Açıklama:
Yansıtıcı: Konuşucu, bir psikolojik durumunu dışa vurur: teşekkür etmek, başsağlığı dilemek, mutluluk dilemek, teselli etmek, tebrik etmek, gibi.

Soru 11

Edimbilim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Sözcüklerin ve önermelerin anlamını inceler.
B
Konuşucunun niyetine ve bağlama dayalı anlamı inceler.
C
Dilsel işaretleri (sözcük gibi) birbirine bağlayan biçimsel ilişkileri inceler.
D
Dilsel işaretler ile işaretlerin gönderimleri arasındaki ilişkileri inceler.
E
Ses ve hece dizilimi ilişkisini inceler.
Açıklama:
Anlambilimin kapsamı, önermenin içeriğindeki sözlüksel anlamdır; edimbilimin kapsamı ise konuşucunun niyetine ve bağlama Sözdizim, dilsel işaretleri (sözcük gibi) birbirine bağlayan biçimsel ilişkilerin, anlambilim dilsel işaretler ile işaretlerin gönderimleri arasındaki ilişkilerin ve edimbilim dilsel işaretler ile bu işaretleri kullanan ve yorumlayanlar arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Edimbilim, anlamın önerme içeriğinden ayrı, bağlama dayalı anlam unsurlarını inceleyen bir daldır.dayalı anlamdır.

Soru 12

Belli bir bağlam içinde, belli bir zamanda bir konuşucu tarafından dinleyiciye belli bir yerde söylenen sözcük, nida, onaylama sesleri veya bir ifadeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Önerme
B
Edim
C
Edinç
D
Sözce
E
Tümce
Açıklama:
Belli bir bağlam içinde, belli bir zamanda bir konuşucu tarafından dinleyiciye belli bir yerde söylenen sözcük, nida, onaylama sesleri veya bir ifadeye sözce denir. Bir sözce, bir tümce olabildiği gibi “Evet”, “olabilir”, “ya”, “öyle mi?”, vs. gibi tek ya da birkaç sözcük ya da bir nidadan ibaret olabilir.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi anlambilim kapsamında incelenir?

Seçenekler

A
Konuşucu X sözcesi ile ne demek istedi?
B
Bağlam bağımlı anlam
C
İşleve dayalı anlam
D
Önerme anlamı
E
Örtük iletişimsel anlam
Açıklama:
Anlam çözümlemesine yönelik iş bölümünde anlambilim, iletişim ve bağlamdan bağımsız yapıya dayalı anlamı inceler. Anlambilim, bağlama ve işleve dayalı örtük anlamla ilgili değildir. Öte yandan, edimbilim de önerme anlamından ziyade sözce anlamını ve konuşan kişinin niyet ettiği anlamı incelemeye yönelik bir alandır. Dolayısıyla doğru yanıt (D)'dır.

Soru 14

Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlara dayalı anlama ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Söylemsel Bağlam
B
Durumsal Bağlam
C
Bilişsel Bağlam
D
Toplumsal-kültürel Bağlam
E
Kişisel Bağlam
Açıklama:
Durumsal Bağlam: Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır. ‘Senin bana bu kitabı getirmen gerek’ gibi bir sözcenin dile getirilmesi ve anlaşılması için sen ve bana adıllarının ve bu kitap gibi bir Ad Öbeğinin gönderimsel özelliklerinin anlaşılması, yalnızca konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları ve hangi kitabın söz konusu edildiğinin bilinmesi ile gerçekleşebilir.

Soru 15

Konuşmalarımızı düzenleyen bazı ilkeler vardır. Grice, insanların genelde davranışlarını ve özelde dil kullanımlarını belirleyen ve insan aklı tarafından düzenlenen kurallara ne ad vermiştir?

Seçenekler

A
Edim İlkesi
B
Edinç İlkesi
C
İşbirliği İlkesi
D
Biliş İlkesi
E
Sözce İlkesi
Açıklama:
Grice, insanların genelde davranışlarını ve özelde dil kullanımlarını belirleyen ve insan aklı tarafından düzenlenen ve İşbirliği İlkesi adını verdiği düzenleyici kuralların varlığını önermiştir

Soru 16

  • Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi söylemeyin.
  • Yeterince kanıtınız olmadan bir şey söylemeyin.
Yukarıdaki açıklamalar Grice'ın hangi ilkesine yöneliktir?

Seçenekler

A
Nitelik İlkesi
B
Nicelik İlkesi
C
Tarz İlkesi
D
Bağıntı İlkesi
E
Sezdirim İlkesi
Açıklama:
Nitelik ilkesinde konuşucular, konuşmanın hedef ve kapsamı doğrultusunda doğru olduklarına inandıkları bilgiyi verirler. Bu, konuşucu için yalan yanlış bilgi vermekten daha kolay ve daha ekonomiktir.

Soru 17

“Önce pilavı haşlamalı, sonra terayağında kavurmalı ve son olarak pirinci ayıklayıp yıkamalı ” ifadesinde aşağıdaki ilkelerden hangisi çiğnenmiştir?

Seçenekler

A
Nicelik İlkesi
B
Nitelik İlkesi
C
Sezdirim İlkesi
D
Bağıntı İlkesi
E
Tarz İlkesi
Açıklama:
İnsanlar, bir öykü anlatacaklarsa ya da bir yemek tarifi vereceklerse olayların oluş sırasına göre bir düzenleme yaparlar. Örneğin pilav tarifi verirken, önce pirinci ayıklayıp yıkamalı, sonra yağda kavurmalı, daha sonra da pirincin çekebileceği kadar sıcak suda haşlamalıyız ve bu tarifi bu sırada vermeliyiz. Bu şekilde bir yemek tarifi yapmak tarz İlkesine uygun değildir.

Soru 18

Bir şey söylemek aynı zamanda bir şey yapmaktır. Bir sözce doğrultunda aynı zamanda bir eylem gerçekleştirdiğimiz bu işleme ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözce Eylem
B
Söz Eylem
C
Bağlam Eylem
D
Söylev Eylem
E
Dil Eylem
Açıklama:
Bizler konuşurken yalnızca dünya hakkında bir takım gerçekleri ve olguları dile getirmeyiz: Soru sorarız, emir veririz, rica ederiz. Yani, bazı sözceleri kullanarak bir edimde bulunuruz. Öyleyse, bir şey söylemek aynı zamanda bir şey yapmaktır. Bir sözce doğrultunda aynı zamanda bir eylem gerçekleştirdiğimiz bu işleme söz eylem denir.

Soru 19

“Saat 10’da okula gel” sözcesinin dinleyicinin üzerinde bu işi gerçekleştirmesi doğrultusunda yaptırım gücü. Yukarıda örneği verilen söz eylem türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düzsöz Eylemi
B
Edimsöz Eylemi
C
Etkisöz Eylemi
D
Yansıtıcı Eylemi
E
İlan Edici Eylemi
Açıklama:
Sözkonusu örnekte verilen ifade etkisözdür. Etkisöz eylemleri, konuşucu, dinleyici ya da diğerlerinin duygu, düşünce, görüş ve hareketlerinde sözceler sonucunda yaratılan etkidir.

Soru 20

Searle'nin eylem grubu sınıflamasına göre 'emretmek, rica etmek, yalvarmak, izin vermek, yasaklamak, önermek, bir şey dilemek, niyaz etmek, ısrar etmek' gibi ifadeler hangi söz eylem grubuna girerler?

Seçenekler

A
İddia İfadeleri (Belirtici)
B
Yükümleyici
C
Yönlendirici
D
Yansıtıcı
E
İlan edici (Bildirici)
Açıklama:
Amacı dinleyicinin bir iş yapmasını sağlamak olan edimlere yönlendirici denir. Emretmek, rica etmek, yalvarmak, izin vermek, yasaklamak, önermek, bir şey dilemek, niyaz etmek, ısrar etmek, gibi.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi yalnızca edimbilimin inceleme alanlarını içerir? I- Dil içi ve dil dışı bağlama dayalı anlam II- Örtük iletişimsel anlam III- Sözce anlamı IV- Belli bir zaman dilimine ve konuşucuya bağlı olarak yorumlanan anlam

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
E seçeneğinde edimbilimine özgü olan alanlar vardır. Doğru yanıt E’dir.

Soru 22

Bir konuşucunun bir dinleyiciye “Merhabalar efendim. Nasılsınız?” yerine “Hey kanka, n'aber?” demesi hangi bağlam kavramı ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Söylemsel bağlam
B
Bilişsel bağlam
C
Toplumsal-kültürel bağlam
D
Söylem modeli
E
Durumsal bağlam
Açıklama:
Toplumsal-kültürel Bağlam, sözcenin içinde yer aldığı toplumsal ve kültürel unsurları içeren bağlamdır. Sözcenin kullanıldığı ortamdaki konuşucu ve dinleyici arasındaki resmiyet veya samimiyet ilişkileri, konuşucu ve dinleyicinin cinsiyeti, yaşları, eğitim düzeyleri, içinde bulunulan kurumsal ortam (okul, hastane, banka, gibi). Türkçede sen/siz adıllarının seçimi, konuşucu ve dinleyici arasındaki ilişkinin yakın ya da mesafeli olmasıyla ve dinleyicinin görece toplumsal konumu ile ilgilidir. Doğru yanıt C’dir.

Soru 23

Söz Eylem Kuramı, kim/kimler tarafından ortaya konmuştur?

Seçenekler

A
Austin ve Searle
B
Grice
C
Hymes
D
Brown ve Lewinson
E
Frege
Açıklama:
Söz Eylem Kuramı, İngiliz dil felsefecisi John L. Austin (1955, 1962) tarafından ortaya konmuş ve daha sonra Austin’in Harvard Üniversitesi’nde öğrencisi olan Amerikalı felsefeci John Searle (1969) tarafından geliştirilmiştir. Doğru yanıt A’dır.

Soru 24

Görseldeki örneklerde çiğnenen işbirliği ilkeleri hangi seçenekte sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Tarz - Nitelik - Bağıntı - Nicelik
B
Bağıntı - Nicelik - Tarz - Nitelik
C
Nicelik - Tarz - Nitelik - Bağıntı
D
Nitelik - Bağıntı - Nicelik - Tarz
E
Tarz - Nicelik - Nitelik - Bağıntı
Açıklama:
I. örnekte konuşmacı yanlış olduğunu bildiğini paylaşarak Nitelik İlkesini, II. örnekte Tunç Harun’un sorusu ile ilişkin bir yanıt vermeyerek Bağıntı İlkesini, III. örnekte doktor hastanın sorusuna yeterli yanıt vermeyerek Nicelik İlkesini, sonuncu örnekte yaşlı hanıma yardımda bulunan diğer kadın ATM’den para çekme sırasını doğru vermeyerek Tarz İlkesini çiğnemiştir. Doğru sıralama içeren yanıt D’dir.

Soru 25

Aşağıdaki bağlam ve konuşucuya göre sözcelerin hangisi büyük olasılıkla mutsuzdur/mutsuz olacaktır?

Seçenekler

A
Mahkeme salonundaki hakim sanığa: Seni 10 yıl hapis cezasına mahkum ediyorum.
B
Bir nikâh memuru yolda gördüğü iki arkadaşına ayaküstü: Sizi karı koca ilan ediyorum.
C
Niyetinde samimi olan bir arkadaş: Söz veriyorum bana verdiğin borcu yarın ödeyeceğim.
D
Davet için hazırlık yapan ev sahibi çok sevdiği arkadaşına: Yarın mutlaka gel bak, çok hazırlandım.
E
Kendisine kötü davranan birisi sevgilisine: Bu şekilde davranmaya devam edersen ilişkimiz biter.
Açıklama:
Bir edimin başarı ile gerçekleşmesi için belli koşullar gereklidir. Bu koşullar gerçekleşmezse, yukarıdaki sözceler ile bir edim gerçekleştirmek söz konusu olamayacağı için sözce geçersiz, Austin’in terimiyle mutsuz ya da uygunsuz sözce olur. Bir sözce ile eylem gerçekleştirmek için gerekli olan ön şartlar uygunluk ya da mutluluk koşullarıdır. Örneğin C’deki gibi birisine söz vermek için samimi olmak ve gelecekte söz verilen eylemi gerçekleştirme niyeti olmak, şaka yapmıyor ya da söz verme eylemini yazdığımız bir şiir ya da roman için kullanıyor olmamamız gereklidir. A’daki gibi yetki sahibi de olmak gereklidir. Diğer bir koşul da bu edimlerin eksiksiz biçimde gerçekleştirilmesidir.Seçeneklerden A şıkkı hariç, diğerlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği her ne kadar yukarıdaki bağlamlardan bilinemese de, normal koşullarda görevi başında olmayan bir nikâh memurunun arkadaşlarına “Sizi karı koca ilan ediyorum” demesi onları resmi olarak evlendirmez. Eylemin gerçekleşmeyecek olması nedeniyle doğru yanıt B’dir.

Soru 26

Bir yolda bir çukur olduğunu düşünelim. Ali, yoldan geçen adama “Dikkat edin! Önünüzde çukur var” der. Adam da onun uyarısını dikkate alıp yolun kenarından geçerek çukura düşmekten kurtulur. Bu olayda adamın Ali’nin uyarısını dikkate alması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Edimsöz eylemi
B
Etkisöz eylemi
C
Düzsöz eylemi
D
Dolaysız söz eylemi
E
Dolaylı söz eylemi
Açıklama:
Etkisöz eylemi bir sözceyi dile getirmenin sonucunda ortaya çıkan etkidir. Austin’e göre etkisöz eylemleri, konuşucu, dinleyici ya da diğerlerinin duygu, düşünce, görüş ve hareketlerinde sözceler sonucunda yaratılan etkidir. Verilen örnekte, Ali uyarı içeren sözce kullanarak adamı çukura düşmekten kurtarmıştır, onu dikkat etmeye ikna etmiştir. Adamın onun uyarısını dikkate alıp o doğrultuda eylemde bulunması etkisöz eylemidir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 27

Aşağıdaki konuşmaların hangisinde sezdirim vardır?

Seçenekler

A
Taner: Bu akşam Esra’nın doğum günü partisine gidelim mi?
Merve: Yarın çok önemli bir sınavım var.
B
Tekin: Yarın başkan toplantıya gelecek mi?
Mehmet: Hayır, çok kötü üşüttüğü için gelemeyecek durumda.
C
Seda: Sence kim şampiyon olacak?
Ali: Sonuçlara göre Denizlispor önde ve kesin şampiyon oluyor.
D
Yener: Dün maça neden gelmedin?
Hasan: Kusura bakma, ayağımı incittiğimden gelemedim.
E
Suna: Filmi beğendin mi?
Emel: Evet, gerçekten muhteşem sahneler ve oyunculuk vardı.
Açıklama:
Sezdirim, sözcelerin belirli bir şekilde kullanılması ya da ilkelere uyulmaması sonucu ortaya çıkar; bir sözcede açıkça dile getirilmeyen, ama konuşma ilkeleri doğrultusunda konuşucunun iletmeyi hedeflediği örtük anlamdır, dile getirilmeyen ama yine de anlaşılan bilgidir. A seçeneğinde Merve, yarın sınavı olduğunu söyleyerek partiye gidemeyeceğini iletmek istemiştir. Doğru yanıt A’dir.

Soru 28

“Lafı uzatmadan hemen konuya gireyim, müşteriler çok memnun” diyen bir konuşucu, özellikle hangi işbirliği ilkesi konusunda dikkatli olmaya çalışmaktadır?

Seçenekler

A
Bağıntı ilkesi
B
Nitelik ilkesi
C
Nicelik ilkesi
D
Söz eylem
E
Yükümleyici
Açıklama:
Nicelik ilkesine göre a) konuşmaya katkınızı (konuşmanın amacı doğrultusunda) yeterince bilgilendirici olacak şekilde yapın b) konuşmaya katkınızda gereğinden çok bilgi vermeyin. Doğru yanıt C’dir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisinde dolaysız söz eylem vardır?

Seçenekler

A
Peçete alabilir miyim lütfen?
B
Beyefendi, ayağıma basıyorsunuz.
C
Şu formu doldurmama yardım edebilir misiniz rica etsem?
D
Derhal o telefonu kapat.
E
Ben bir orta kahve alayım.
Açıklama:
Açıkça dile getirilen söz eylemlere dolaysız söz eylemler, edimin açıkça dile getirilmediği durumlardaki söz eylemlere ise dolaylı söz eylemler denir. D seçeneğinde açıkça dile getirilen bir emir görüyoruz. Bu dolaysız bir söz eylemdir. Öte yandan A ve C seçeneğindekiler soru tümceleridir. Normal şartlar altında, soru bir bilgi edinmek amacıyla sorulur ama burada bir rica edimi gerçekleştirildiği için bu sözceler dolaylı söz eylemleridir. B seçeneği dinleyicinin çıkarımına dayalı bilgi içerdiği için dolaylı söz eylemidir. Konuşucu, dinleyicinin bu sözcesini rica veya emir olarak yorumlayıp, ayağını çekmesi yönünde etkisöz edimi gerçekleştirmesini beklemektedir. E’de konuşucu bir işin yapılması konusunda kendi isteğini belirttiğinden dolaylı söz eylemdir. Doğru yanıt D’dir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi yansıtıcı bir edimsöz içerir?

Seçenekler

A
Kapıyı açar mısın lütfen?
B
Tanıştığımıza çok memnun oldum.
C
Sizi karı koca ilan ediyorum.
D
Söz veriyorum sana zarar vermeyeceğim.
E
Bu, bugüne kadar gördüğüm en güzel bahçe.
Açıklama:
Yansıtıcı edimsözlerde konuşucu, bir psikolojik durumunu dışa vurur, teşekkür etmek, başsağlığı dilemek, mutluluk dilemek, teselli etmek, tebrik etmek, gibi. B seçeneğinde konuşucu memnun olma gibi duygu belirten bir ifade kullanarak yansıtıcı edimsöz gerçekleştirmiştir. Doğru yanıt B’dir.

Soru 31

I. Tümce - Anlambilim
II. Önerme - Sözdizim
III. Sözce - Edimbilim
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Tümce, önerme ve sözce terimleri, sırasıyla sözdizim, anlambilim ve edimbilimin inceleme konusu olan kavramlardır. Hem tümce hem de önerme kuramsal soyut birimlerdir.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangi, anlambilimin inceleme kapsamına girer?

Seçenekler

A
Belli bir zaman dilimine ve konuşucuya bağlı olarak yorumlanan anlam
B
Birleşimsel anlam
C
Gizil, dolaylı, çıkarıma dayalı olabilen anlam
D
Dil içi ve dil dışı bağlama dayalı anlam
E
İşleve dayalı anlam
Açıklama:
Tablo 5.1'e (sayfa 121) bakınız.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi, anlambilim ve edimbilim arasındaki farklarla ilgili olarak doğru bir bilgi değildir?

Seçenekler

A
Anlambilim önerme anlamını; edimbilim sözce anlamını inceler.
B
Anlambilim birleşimsel anlamı; edimbilim çıkarıma dayalı olabilen anlamı inceler.
C
Anlambilim dilsel anlamı; edimbilim ise konuşucunun sözcesini kullanırken bağlam içinde niyet etiği anlamı inceler.
D
Anlambilim, dil içi ve dil dışı bağlama dayalı anlamı; edimbilim, bağlamdan bağımsız anlamı inceler.
E
Anlambilim yapıya dayalı anlamı; edimbilim işleve dayalı anlamı inceler.
Açıklama:
Tablo 5.1'e (sayfa 121) bakınız.

Soru 34

Bir sözcenin içinde yer aldığı sözlü söylem ya da yazılı metnin yakınında ya da uzağında bulunan her türlü dil öğesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Söylemsel bağlam
B
Bilişsel bağlam
C
Durumsal bağlam
D
Toplumsal bağlam
E
Kültürel bağlam
Açıklama:
bir sözcenin içinde yer aldığı sözlü söylem ya da yazılı metnin yakınında ya da uzağında bulunan her türlü dil öğesidir. Bir sözcenin hemen önünde ya da arkasındaki sözce, gönderimsel ifadeler (yani adıllar, işaret sıfat ve adılları), zaman ve kip kullanımları söylemsel bağlamın içindeki bazı öğelerdir.

Soru 35

Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Söylemsel bağlam
B
Bilişsel bağlam
C
Durumsal bağlam
D
Toplumsal bağlam
E
Kültürel bağlam
Açıklama:
Durumsal Bağlam: Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır. ‘Senin bana bu kitabı getirmen gerek’ gibi bir sözcenin dile getirilmesi ve anla- şılması için sen ve bana adıllarının ve bu kitap gibi bir Ad Öbeğinin gönderimsel özelliklerinin anlaşılması, yalnızca konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları ve hangi kitabın söz konusu edildiğinin bilinmesi ile gerçekleşebilir. Bunun için de bu kişilerle söz konusu kitabı durumsal bağlam içinde konumlandırabilmek gereklidir. Dün sinemaya yeni bir film geldi sözcesinde dün belirtecini anlamak için sözcenin zamanını bilmek önemlidir. Benzer şekilde, bana şu kitabı uzatıver sözcesinde hangi kitabın kastedildiği durumsal bağlamdan anlaşılır. Durumsal bağlam, iletişim sırasında işaret adılları, işaret sıfatları ve işaret eden zaman ve yer belirteçlerini (bu ay, bu ülkede, sen, ben, gelecek yıl, geçen hafta, burası, böyle bir yer, vd.) işlemlemek için önemlidir.

Soru 36

a) Konuşmaya katkınızı (konuşmanın amacı doğrultusunda) yeterince bilgilendirici olacak şekilde yapın
b) Konuşmaya katkınızda gereğinden çok bilgi vermeyin.
Yukarıdaki maddeler, Grice'nin işbirliği ilkesinin hangi alt ilkesiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Nicelik İlkesi
B
Nitelik İlkesi
C
Tarz ilkesi
D
Bağıntı İlkesi
E
Sezdirim
Açıklama:
Nicelik İlkesi
Nicelik ilkesi

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi, Grice'nin işbirliği ilkesinin tarz ilkelerinden biridir?

Seçenekler

A
Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi söylemeyin.
B
Yeterince kanıtınız olmadan bir şey söylemeyin.
C
Konuşmanızı bağıntılandırın. (Diğer söylenenlerle ilişkilendirin).
D
Konuşmaya katkınızda gereğinden çok bilgi vermeyin.
E
Kısa ve öz konuşun (Gereksiz söz kullanıp lafı uzatmayın).
Açıklama:
Tarz İlkesi Açık olun.
a. İfadede belirsizliği önleyin.
b. Bulanık anlamlılığı önleyin.
c. Kısa ve öz konuşun (Gereksiz söz kullanıp lafı uzatmayın)
d. Düzenli olun.

Soru 38

Bir sözceyi, ses, sözcük ve tümce olarak dilbilgisel kurallara uygun bir bi- çimde dile getirme edimine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Saptayıcı sözce
B
Betimleyici sözce
C
Düzsöz eylemi
D
Edimsöz eylemi
E
Etkisöz eylemi
Açıklama:
Düzsöz eylemi: Bir sözceyi, ses, sözcük ve tümce olarak dilbilgisel kurallara uygun bir biçimde dile getirme edimidir.

Soru 39

Aşağıdakilerde hangisi, yükümleyici söz eylem grubuna örnektir?

Seçenekler

A
Bu kitabı okumanı öneriyorum.
B
Bu gece dışarı çıkmana izin veriyorum.
C
Eve vaktinde döneceğime söz veriyorum.
D
Yardımların için teşekkür ediyorum.
E
Sizi karı koca ilan ediyorum.
Açıklama:
Yönlendirici: Amacı dinleyicinin bir iş yapmasını sağlamak olan edimlere yönlendirici denir. Emretmek, rica etmek, yalvarmak, izin vermek, yasaklamak, önermek, bir şey dilemek, niyaz etmek, ısrar etmek, gibi.
34.Sana televizyon seyretmeyi yasaklıyorum.
Örnek (34)’teki sözce ile konuşucu, dinleyiciye bir işi yapmaması konusunda yasak getirmektedir.
Yükümleyici: Konuşucu gelecekte gerçekleştirmeye yönelik bir yükümlülüğü üstlendi- ğinde bu edimsöze yükümleyici denir: Söz vermek, yemin etmek, garanti etmek, temin etmek, tehdit etmek, istifa etmek, gibi.

Soru 40

Aşağıdaki eylemlerden hangisi yönlendiricidir?

Seçenekler

A
Belirtmek
B
Rica etmek
C
Yemin etmek
D
Teselli etmek
E
İlan etmek
Açıklama:
Yönlendirici: Amacı dinleyicinin bir iş yapmasını sağlamak olan edimlere yönlendirici denir. Emretmek, rica etmek, yalvarmak, izin vermek, yasaklamak, önermek, bir şey dilemek, niyaz etmek, ısrar etmek, gibi.
34.Sana televizyon seyretmeyi yasaklıyorum.
Örnek (34)’teki sözce ile konuşucu, dinleyiciye bir işi yapmaması konusunda yasak getirmektedir.

Soru 41

‘Özne ve yüklemden oluşan ve konuşucunun edincinde bulunan soyut kuramsal ve biçimsel bir yapı’ tanımının karşılığı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Tümce
B
Önerme
C
Sözce
D
Bağlam
E
Sezdirim
Açıklama:
Tümce özne ve yüklemden oluşan ve konuşucunun edincinde bulunan soyut kuramsal ve biçimsel bir yapıdır

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi tümce ile önermenin ortak noktalarından biridir?

Seçenekler

A
Tümce ile önerme sözdizimsel kavramlardır.
B
Hem tümce hem de önerme bağlamdan bağımsız kavramlardır.
C
Tümce ile önerme anlambilimsel kavramlardır.
D
Hem tümce hem önerme her dilde aynı anlamı taşırlar.
E
Hem tümce hem de önerme kuramsal somut birimlerdir
Açıklama:
Hem tümce hem de önermenin ortak noktası bağlamdan bağımsız kavramlar olmalarıdır.

Soru 43

“Burası çok sıcak” önermesiyle kişinin pencere ya da klima açılması yönünde bir ricada bulunduğunun yorumunun yapılması neye bir örnektir?

Seçenekler

A
Anlambilim
B
Bağlam
C
Söz-eylem
D
Edimbilim
E
Nicelik
Açıklama:
Edimbilim konuşucunun sözcesinde dile getirmeyi amaçladığı anlamı incelemeye yöneliktir. Bir başka deyişle, edimbilimde sözcükler aracılığıyla dile getirilmeyen, yüzeyde görülmeyen anlam incelenir. Dolayısıyla “Burası çok sıcak” ifadesi için yapılan çıkarım edimbilime bir örnektir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi anlambilimin anlamı incelemeye yönelik iş bölümünde yer almaktadır?

Seçenekler

A
İşleve dayalı anlam
B
Örtük iletişimsel anlam
C
Zamana ve konuşucuya bağlı olmayan ve her zaman geçerli olan anlam
D
Konuşucu ya da dinleyici üzerinde yaptırımı olabilen anlam
E
Dil içi ve dil dışı bağlama dayalı anlam
Açıklama:
a,b,d ve e şıkları edimbilimin iş bölümünde yer almaktadır. Zamana ve konuşucuya bağlı olmayan ve her zaman geçerli olan anlam ise Anlambilim kapsamındadır.

Soru 45

___________ : Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır. Boşluğa getirilmesi gereken ifadeyi işaretleyiniz.

Seçenekler

A
Söylemsel Bağlam
B
Bilişsel Bağlam
C
Söylem Modeli
D
Toplumsal-kültürel Bağlam
E
Durumsal Bağlam
Açıklama:
Durumsal Bağlam: Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi İşbirliği ilkesinin alt ilkelerinden biridir?

Seçenekler

A
Tarz ilkesi
B
Yönetim ilkesi
C
Bağlam ilkesi
D
Sözce ilgesi
E
Önerme ilkesi
Açıklama:
İşbirliği ilkesinin alt ilkeleri, Nicelik İlkesi, Nitelik İlkesi, Bağıntı İlkesi ve Tarz İlkesidir. Dolayısıyla Tarz ilkesi İşbirliği ilkesinin alt ilkelerinden biridir

Soru 47

“Nerede oturuyorsun?” sorusuna, yalnızca “Türkiye’de” cevabı verilirse hangi ilke çiğnenmiş olur?

Seçenekler

A
Tarz ilkesi
B
Nitelik ilkesi
C
Nicelik ilkesi
D
Bağıntı ilkesi
E
Bağlam ilkesi
Açıklama:
‘Türkiye’ yanıtı geniş bir alanı kapsamakta ve yeterli bilgi vermemektedir. Gereğinden az ya da çok bilgi vererek Nicelik ilkesi çiğnenmiş olur.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel sezdirime ait örneklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Ayşe Ali’ye hakaret eti ve Ali evi terk eti.
B
Bazı arkadaşlarım partiye geldiler
C
Ayşe’nin bebeği oldu ve evlendi.
D
Cin: Tek bir dilek hakkın var.
Ahmet: Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum.
E
Emre evlendi ve çocukları oldu
Açıklama:
'Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum’ ifadesi tekmiş gibi görünen bir istek içinde başka birkaç isteği daha barındırmaktadır. Dolayısıyla burada konuşmaya dayalı sezdirim bulunmaktadır.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi dolaylı söz eylemlerine bir örnek değildir?

Seçenekler

A
Çikolatan var mı?
B
Canım çikolata istiyor.
C
Keşke çikolata olsa…
D
Çikolata mı o?
E
Bana çikolatanı ver.
Açıklama:
Normal şartlar altında, soru bir bilgi edinmek amacıyla sorulur ama burada bir rica edimi gerçekleştirildiği için bu sözceler dolaylı söz eylemleridir. b ve c şıkkı dinleyicinin çıkarımına dayalı bilgi içerdikleri için dolaylı söz eylemlerdir. A şıkkı emir cümlesi olduğundan dolaysız bir söz eylemidir.

Soru 50

Söz vermek, garanti etmek, temin etmek, istifa etmek gibi ifadeler, Searle’ın beş çeşit söz eylem grubundan hangisine örnektir?

Seçenekler

A
İddia İfadeleri (Belirtici)
B
Yönlendirici
C
Yansıtıcı
D
Yükümleyici
E
İlan edici (Bildirici)
Açıklama:
Konuşucu gelecekte gerçekleştirmeye yönelik bir yükümlülüğü üstlendiğinde bu edimsöze yükümleyici denir: Söz vermek, yemin etmek, garanti etmek, temin etmek, tehdit etmek, istifa etmek, gibi.

Soru 51

I. Edimbilimin kapsamı, önermenin içeriğindeki sözlüksel anlamdır.
II. Edimbilim, anlamın önerme içeriğinden ayrı, bağlama dayalı anlam unsurlarını inceleyen bir daldır.
III. Edimbilim, 1930’larda Amerikalı felsefeciler Morris ve Peirce ile Viyana Çevresi felsefe ekolünden Alman asıllı felsefeci Carnap’ın çalışmalarıyla başlamıştır.
Edimbilim ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hem anlambilimin hem de edimbilimin konusu anlamdır. Dilbilimin bu iki alt dalı, birbirleriyle bağlantılı olsalar da dilin farklı anlam boyutlarını araştırırlar. Anlambilimin kapsamı, önermenin içeriğindeki sözlüksel anlamdır; edimbilimin kapsamı ise konuşucunun niyetine ve bağlama dayalı anlamdır. Bu anlam farkları aşağıda daha ayrıntılı anlatılacaktır. Edimbilim, 1930’larda Amerikalı felsefeciler Morris ve Peirce ile Viyana Çevresi felsefe ekolünden Alman asıllı felsefeci Carnap’ın çalışmalarıyla başlamıştır. Edimbilimi bir çalışma alanı olarak ilk kez ortaya koyan bu felsefeciler, dilbilimin alt alanlarını şu şekilde ayırmışlardır: Sözdizim, dilsel işaretleri (sözcük gibi) birbirine bağlayan biçimsel ilişkilerin, anlambilim dilsel işaretler ile işaretlerin gönderimleri arasındaki ilişkilerin ve edimbilim dilsel işaretler ile bu işaretleri kullanan ve yorumlayanlar arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Edimbilim, anlamın önerme içeriğinden ayrı, bağlama dayalı anlam unsurlarını inceleyen bir daldır.
Doğru cevap D'dir.

Soru 52

"Konuşucuların iletişim boyutunda dilin kullanımına ilişkin soyut bilgileri" aşağıdaki terimlerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
Bilişsel Bağlam
B
Önerme
C
İletişimsel edinç
D
Bağlam
E
Söylem Modeli
Açıklama:
Önerme: Bir tümce kullanılarak ifade edilen ve konuşucu, dinleyici, yer ve zaman gibi dil dışı bağlamdan tümüyle bağımsız ve soyut bir anlambilimsel birimdir.
Sözce: Belli bir bağlam içinde, belli bir zamanda bir konuşucu tarafından dinleyiciye belli bir yerde söylenen sözcük, nida, onaylama sesleri, bir ifade gibi bir birimdir.
Söylem modeli ya da Bilişsel bağlam iletişim kuran kişiler arasında ortak bilişsel bir bilgi envanteridir.
İletişimsel Edinç: Konuşucuların iletişim boyutunda dilin kullanımına ilişkin soyut bilgileridir. İletişimsel edinç, dilbilgisel edinci de kapsar.
Doğru cevap C'dir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi edimbilimde anlam çözümlemesine yönelik iş bölümünde yer alır?

Seçenekler

A
Gizil, dolaylı, çıkarıma dayalı olabilen anlam
B
Bağlamdan bağımsız bağlam
C
Önerme anlamı
D
Doğruluk değerine dayalı anlam
E
Yapıya dayalı anlam
Açıklama:
Anlambilim ve edimbilimde anlam çözümlemesine yönelik iş bölümü şu şekilde özetlenebilir:
Anlambilim;
  • Tümce (ve sözcük) anlamı X sözcüğü/tümcesi ne demek?
  • Zamana ve konuşucuya bağlı olmayan ve her zaman geçerli olan anlam
  • Birleşimsel anlam
  • Bağlamdan bağımsız anlam
  • Önerme anlamı
  • Doğruluk değerine dayalı anlam
  • Yapıya dayalı anlam
  • İletişimden bağımsız ele alınan anlam
  • Konuşucu ya da dinleyici üzerinde yaptırımı bulunmayan anlam
Edimbilim;
  • Konuşucu (niyetine bağlı) anlam Konuşucu X sözcüğü ya da sözcesi ile ne demek istedi?
  • Belli bir zaman dilimine ve konuşucuya bağlı olarak yorumlanan anlam
  • Gizil, dolaylı, çıkarıma dayalı olabilen anlam
  • Dil içi ve dil dışı bağlama dayalı anlam
  • Sözce anlamı
  • Doğruluk değerinin ötesinde anlam
  • İşleve dayalı anlam
  • Örtük iletişimsel anlam
  • Konuşucu ya da dinleyici üzerinde yaptırımı olabilen anlam (Örneğin, söz verme, emretme, rica etme, vd.)
Doğru cevap A'dır.

Soru 54

" Bana şu kalemi uzatıver" sözcesinde hangi kalemin kastedildiği hangi bağlamdan anlaşılır?

Seçenekler

A
Söylemsel bağlam
B
Bilişsel bağlam
C
Toplumsal-kültürel bağlam
D
Durumsal Bağlam
E
Söylem Modeli
Açıklama:
Durumsal Bağlam: Bir sözcenin içinde yer aldığı zaman, mekân ile konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları gibi unsurlardır. ‘Senin bana bu kitabı getirmen gerek’ gibi bir sözcenin dile getirilmesi ve anlaşılması için sen ve bana adıllarının ve bu kitap gibi bir Ad Öbeğinin gönderimsel özelliklerinin anlaşılması, yalnızca konuşucu ve dinleyicinin kim oldukları ve hangi kitabın söz konusu edildiğinin bilinmesi ile gerçekleşebilir. Bunun için de bu kişilerle söz konusu kitabı durumsal bağlam içinde konumlandırabilmek gereklidir. Dün sinemaya yeni bir film geldi sözcesinde dün belirtecini anlamak için sözcenin zamanını bilmek önemlidir. Benzer şekilde, bana şu kitabı uzatıver sözcesinde hangi kitabın kastedildiği durumsal bağlamdan anlaşılır.
Doğru cevap D'dir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi İşbirliği İlkelerinin Nicelik ilkesine uygun bir davranıştır?

Seçenekler

A
Bulanık anlamlılığı önleyin
B
Konuşmaya katkınızda gereğinden çok bilgi vermeyin.
C
İfadede belirsizliği önleyin.
D
Düzenli olun.
E
Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi söylemeyin.
Açıklama:
İşbirliği İlkesi
Nicelik İlkesi :
a) Konuşmaya katkınızı (konuşmanın amacı doğrultusunda) yeterince bilgilendirici olacak şekilde yapın
b) Konuşmaya katkınızda gereğinden çok bilgi vermeyin.
Nitelik İlkesi:
a) Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi söylemeyin.
b) Yeterince kanıtınız olmadan bir şey söylemeyin.
Tarz İlkesi :
a. İfadede belirsizliği önleyin.
b. Bulanık anlamlılığı önleyin.
c. Kısa ve öz konuşun (Gereksiz söz kullanıp lafı uzatmayın)
d. Düzenli olun.
Bağıntı İlkesi:
Konuşmanızı bağıntılandırın. (Diğer söylenenlerle ilişkilendirin).
Doğru cevap B'dir.

Soru 56

Bir doktorun bir meslektaşı, hastası, arkadaşı ve eşiyle konuşurken kullandığı dil, farklılıklar gösterecektir.Bu durum hangi bağlam ile ilişkilendirilebilir?

Seçenekler

A
Söylemsel Bağlam
B
Bilişsel Bağlam
C
Söylem Modeli
D
Durumsal Bağlam
E
Toplumsal-Kültürel Bağlam
Açıklama:
Toplumsal-kültürel Bağlam: Sözcenin içinde yer aldığı toplumsal ve kültürel unsurları içeren bağlamdır. Sözcenin kullanıldığı ortamdaki konuşucu ve dinleyici arasındaki resmiyet veya samimiyet ilişkileri, konuşucu ve dinleyicinin cinsiyeti, yaşları, eğitim düzeyleri, içinde bulunulan kurumsal ortam (okul, hastane, banka, gibi). Örneğin, bir doktorun bir meslektaşı, hastası, arkadaşı ve eşiyle konuşurken kullandığı dil, farklılıklar gösterecektir. Hatta bu doktorun eşi de aynı işyerinde çalışan bir başka doktorsa aynı kişiye hastanede ve evde kullandığı dil farklı olacaktır.
Doğru yanıt E'dir.

Soru 57

"Kişinin konuşma sırasında bir sözceyi dile getirdiğinde onunla amaçladığı örtük anlam" aşağıdaki terimlerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
Sezdirim
B
Bağıntı
C
İşbirliği ilkesi
D
İletişimsel Edinç
E
Öneri
Açıklama:
Sezdirim, kısaca kişinin konuşma sırasında bir sözceyi dile getirdiğinde onunla amaçladığı örtük anlam demektir.
İşbirliği ilkesi: İnsanların genelde davranışlarını ve özelde dil kullanımlarını belirleyen ve insan aklı tarafından düzenlenen düzenleyici kuralların varlığı.
İletişimsel Edinç: Konuşucuların iletişim boyutunda dilin kullanımına ilişkin soyut bilgileridir. İletişimsel edinç, dilbilgisel edinci de kapsar.
Önerme: Bir tümce kullanılarak ifade edilen ve konuşucu, dinleyici, yer ve zaman gibi dil dışı bağlamdan tümüyle bağımsız ve soyut bir anlambilimsel birimdir.
Doğru cevap A'dır.

Soru 58

Söz Eylem Kuramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Söz Eylem Kuramı, kişilerin inanç, amaç, isteklerine dayalı niyetlerine bağlı olarak edimsel anlam taşıyan sözcelerin konuşucu ve dinleyiciyi eyleme geçiren etkilerini inceler.
B
Söz Eylem Kuramı, İngiliz dil felsefecisi John L. Austin (1955, 1962) tarafından ortaya konmuştur.
C
Austin, söz eylemleri Şekilde görülen üçlü yapıya ayırmıştır; Düz söz eylemi, Edimsöz eylemi ve Etkisöz eylemi.
D
Düzsöz eylemi, bir sözceyi, ses, sözcük ve tümce olarak dilbilgisel kurallara uygun bir biçimde dile getirme edimidir.
E
Edimsöz eylemi, bir sözceyi dile getirmenin sonucunda ortaya çıkan etkidir.
Açıklama:
Söz Eylem Kuramı, kişilerin inanç, amaç, isteklerine dayalı niyetlerine bağlı olarak edimsel anlam taşıyan sözcelerin konuşucu ve dinleyiciyi eyleme geçiren etkilerini inceler. Söz Eylem Kuramı, İngiliz dil felsefecisi John L. Austin (1955, 1962) tarafından ortaya konmuş ve daha sonra Austin’in Harvard Üniversitesi’nde öğrencisi olan Amerikalı felsefeci John Searle (1969) tarafından geliştirilmiştir. Austin, söz eylemleri Şekilde görülen üçlü yapıya ayırmıştır:
Düzsöz eylemi: Bir sözceyi, ses, sözcük ve tümce olarak dilbilgisel kurallara uygun bir biçimde dile getirme edimidir.
Edimsöz eylemi: Sözceyi kullanarak gerçekleştirilmek istenen amaca edimsöz denir. Örneğin birisini yemeğe davet etme amacını bir sözce ile dile getirmek bir edimsöz eylemidir.
Etkisöz eylemi: Bir sözceyi dile getirmenin sonucunda ortaya çıkan etkidir. Austin’e göre etkisöz eylemleri, konuşucu, dinleyici ya da diğerlerinin duygu, düşünce, görüş ve hareketlerinde sözceler sonucunda yaratılan etkidir.
Doğru cevap E'dir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi dolaysız bir söz eylemdir?

Seçenekler

A
Canım çikolata istiyor.
B
Keşke kahve olsa...
C
Çay içsek ne iyi olur.
D
Tuzu uzat.
E
Kapıyı kapatman mümkün mü?
Açıklama:
Searle (1975) söz eylemleri dolaysız ve dolaylı söz eylemler olarak ikiye ayırmıştır. Söz eylemlerdeki edim açıkça dile getirilebildiği gibi konuşucu niyetini dolaylı olarak da ifade edebilir. Açıkça dile getirilen söz eylemlere dolaysız söz eylemler, edimin açıkça dile getirilmediği durumlardaki söz eylemlere ise dolaylı söz eylemler denir. Dolaylı söz eylemde konuşucu dinleyiciye paylaştıkları bağlama bağlı olarak onun akılcı yetilerine güvenerek çıkarımda bulunması amacıyla bir söz eylem iletir.
24. a. Bana çikolata ver.
b. Bana çikolata verir misin?
c. Çikolatan var mı?
d. Canım çikolata istiyor.
e. Keşke çikolata olsa...
Örnek (24a)’da açıkça dile getirilen bir emir görüyoruz. Bu dolaysız bir söz eylemdir. Öte yandan (24b-c) soru tümceleridir. Normal şartlar altında, soru bir bilgi edinmek amacıyla sorulur ama burada bir rica edimi gerçekleştirildiği için bu sözceler dolaylı söz eylemleridir. Benzer şekilde (24 d-e) örnekleri de dinleyicinin çıkarımına dayalı bilgi içerdikleri için dolaylı söz eylemlerdir. Konuşucu, dinleyicinin bu sözceleri rica olarak yorumlayıp, çikolata isteği yönünde etkisöz edimi gerçekleştirmesini beklemektedir. Dolaysız söz eylemlerin bir tek anlamı vardır; oysa dolaylı söz eylemlerde çok lu anlam söz konusudur.
Doğru cevap D'dir.

Soru 60

"Başarılarından dolayı seni kutlarım."
Yukarıdaki sözce hangi söz eylem grubuna girer?

Seçenekler

A
Belirtici
B
Yönlendirici
C
Yükümleyici
D
Yansıtıcı
E
İlan edici
Açıklama:
İddia İfadeleri (Belirtici): Konuşucunun dünyada gerçekleşmiş olan, gerçekleşmesi olası olan olayları, vuku bulduğundan emin olduklarını, varsayımlarını, tahminlerini belirtiği sözcelerdir.
Yönlendirici: Amacı dinleyicinin bir iş yapmasını sağlamak olan edimlere yönlendirici denir.
Yükümleyici: Konuşucu gelecekte gerçekleştirmeye yönelik bir yükümlülüğü üstlendiğinde bu edimsöze yükümleyici denir.
Yansıtıcı: Konuşucu, bir psikolojik durumunu dışa vurur: teşekkür etmek, başsağlığı dilemek, mutluluk dilemek, teselli etmek, tebrik etmek, gibi.
İlan edici (Bildirici): Bu edimsözler aracılığıyla dünyada bir durum değişikliğine yol açılır: Seni işe alıyorum, Bu bebeğin adını “Gülsüm” koyuyorum, gibi.
Doğru cevap D'dir.

Soru 61

Chomsky’nin edinç terimini, dilin iletişimsel düzeydeki bilgisini de kapsayacak
şekilde genişleterek iletişimsel edinç kavramını öneren dilbilimci kimdir?

Seçenekler

A
Gotlob Frege
B
Dell Hymes
C
Herbert Paul Grice
D
John Searl
E
John Austin
Açıklama:
İletişimsel edinç kavramını öneren kişi, Amerikalı toplumdilbilimci Dell Hymes'tır.

Soru 62

Edimbilim hangisiyle ilgilenir?

Seçenekler

A
Örtük iletişimsel anlam
B
İletişimden bağımsız ele alınan anlam
C
Birleşimsel anlam
D
Doğruluk değerine dayalı anlam
E
Zamana ve konuşucuya bağlı olmayan ve her zaman geçerli olan anlam.
Açıklama:
Edimbilim-Anlambilim İlişkisi
A seçeneği dışındaki anlam türleri, anlambilimin inceleme alanına girer. Edimbilimde sözcükler aracılığıyla dile getirilmeyen, yüzeyde görülmeyen, yani örtük anlam incelenir.

Soru 63

Aşağıdaki örneklerden hangisi yalnızca anlambilimsel açıdan incelenebilir?

Seçenekler

A
Hava biraz serinledi.
B
Saat da geç olmuş.
C
Yarın iş var.
D
Bana tuzluğu uzatır mısın, lütfen?
E
Şu elbise ne kadar güzel!
Açıklama:
Edimbilim-Anlambilim İlişkisi
D seçeneği dışındaki tümceler farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşıyabilir ve bu nedenle anlambilimin yanı sıra edimbilimsel açıdan da incelenebilir.

Soru 64

Konuşulan varlıklar, onlara atfedilen özellik, eylem, nitelikler ve bunların arasındaki bağların bulunması. Bu tanım, aynı anlamı taşıyan hangi iki kavram için kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Söylem Modeli - Bilişsel Bağlam
B
Söylem Modeli - Durumsal Bağlam
C
Toplumsal-kültürel Bağlam - Bilişsel Bağlam
D
Söylemsel Bağlam - Bilişsel Bağlam
E
Söylemsel Bağlam - Durumsal Bağlam
Açıklama:
Söz konusu tanım, eşanlamlı olarak kullanılan Söylem Modeli ya da Bilişsel Bağlam kavramları için verilmiştir.

Soru 65

Uzun süreli bellekte depolanan ortak bilgi açısından Bilişsel Bağlamla etkileşen bağlam hangisidir? Bu etkileşim aynı zamanda gönderimsel ifade ve sözce seçimini belirler.

Seçenekler

A
Durumsal Bağlam
B
Söylemsel Bağlam
C
Dilbilimsel Bağlam
D
Söylem Modeli
E
Toplumsal-kültürel Bağlam
Açıklama:
Konuşucu ve dinleyicinin paylaştıkları ortak bilgi açısından Toplumsal-kültürel ve Bilişsel
Bağlamlar yakından ilişkilidir. Bir diğer deyişle, konuşucu dinleyicinin neyi bilip neyi bilmediğini önceden tahmin eder; edimbilimdeki eski-yeni bilgi kavramları da buna ilişkindir.

Soru 66

Yalnızca dili doğru kullanmayı ve anlamayı değil, genel olarak insan davranışlarını akılcılık ve iyi niyet çerçevesinde biçimlendiren kavram hangi isimle bilinir ve onu öneren dilbilimci kimdir?

Seçenekler

A
Söz Eylem Mutluluk Koşulları , J. L. Austin
B
Dolaylı ve dolaysız söz eylemler, J. Searl
C
İşbirliği İlkesi, H.P. Grice
D
Üretici-dönüşümsel Dilbilim Kuramı, N. Chomsky
E
Göstergebilim, F. de Saussure
Açıklama:
Grice, insanların genelde davranışlarını ve özelde dil kullanımlarını belirleyen ve insan aklı tarafından düzenlenen İşbirliği İlkesini önermiştir. İşbirliği ilkesinin alt ilkeleri ise şunlardır: Nicelik İlkesi, Nitelik İlkesi, Bağıntı İlkesi ve Tarz İlkesi.

Soru 67

- Dün Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü satın aldım.
- Oo, ben de Tanpınar'ı çok severim.
Bu diyalog hangi ilkeyi en iyi biçimde örneklendirir?

Seçenekler

A
Nitelik İlkesi
B
Tarz İlkesi
C
Bağıntı İlkesi
D
Sezdirim
E
Nicelik İlkesi
Açıklama:
'Konuşmanızı bağıntılandırın. (Diğer söylenenlerle ilişkilendirin)' şeklinde ifade edilebilecek Bağıntı İlkesi, konuşma sırasında daha önce söylenmiş olanlara bağıntılı katkı yapmamızı salık verir.

Soru 68

Bir sözcede açıkça dile getirilmeyen, ama konuşma ilkeleri doğrultusunda konuşucunun iletmeyi hedeflediği örtük anlamdır; doğrudan ifade edilmese de anlaşılan bilgidir. Genellikle sözcelerin ilkelere uyulmaması sonucu ortaya çıkar.
Bu tanım, hangi kavram için verilmiştir?

Seçenekler

A
Toplumsal-kültürel Bağlam
B
Sezdirim
C
Söylemsel Bağlam
D
Bağıntı İlkesi
E
Bilişsel Bağlam
Açıklama:
Bu tanım, Grice tarafından önerilen ve (1) konuşmaya dayalı, (2) geleneksel olmak üzere ikiye ayrılan Sezdirim kavramı için verilmiştir.

Soru 69

Bazı sözceler dile getirilirken aynı zamanda bir eylem gerçekleştirir. Örneğin, onları söyleyerek toplantı açabiliriz, af dileyebiliriz ya da yemin edebiliriz. Bu sözceler söylemek, belirtmek, dile getirmek, iddiaya girmek, söz vermek, yemin etmek, özür dilemek, affetmek, yasaklamak, vb. eylemlerle kullanılır.
Bu sözceler hangi isimle bilinir?

Seçenekler

A
Etkisöz
B
Düzsöz
C
Saptayıcı sözce
D
Edimsel sözce
E
Dolaysız söz eylem
Açıklama:
Söz Eylem Kuramı
Bu tür sözceler edimsöz ya da edimsel sözce olarak bilinir.

Soru 70

Odanın biraz karanlık olduğunu düşünüyorsunuz ve Ahmet'in kalkıp ışık yakmasını istiyorsunuz. Bunu sağlayacak dolaylı söz eylem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet, bir kalkıp ışığı yaksan.
B
Burası biraz karanlık mı?
C
Hava da nasıl serinledi birden.
D
Rica etsem ışığı yakar mısın?
E
Işığı yak, lütfen.
Açıklama:
Dolaylı ve dolaysız söz eylemler
Dolaylı söz eylem dinleyicinin çıkarım gücüne güvenerek, yapılması istenilen eylemi ima eden sözcelerdir. Bağlama uygun dolaylı söz eylem B seçeneğinde verilmiştir.

Ünite 6

Soru 1

“Dün bir adam gördüm” dediğimizde, dinleyicinin hangi söylem varlıkları kategorilerinden hangisini kullanmış oluruz?

Seçenekler

A
Yepyeni Bilgi
B
Çıkarımsal Bilgi
C
Söylemsel Eski Bilgi
D
Durumsal Eski Bilgi
E
Kullanılmamış Yeni Bilgi
Açıklama:
Dinleyicinin bilişsel bağlamında (söylem modelinde) bulunmayan yepyeni söylem varlıklarıdır: “Dün bir adam gördüm” örneğindeki bir adam gibi.

Soru 2

“Gelin ve damat dans ettikten sonra düğün pastasını kestiler.' cümlesindeki gelin, damat, düğün gibi söylem varlığına ilişkin bilgiler varsayılan tanıdıklık gruplarından hangisinin altında yer alır?

Seçenekler

A
Söylemsel Eski Bilgi
B
Çıkarımsal Bilgi
C
Kullanılmamış Yeni Bilgi
D
Yepyeni bilgi
E
İliştirilmiş Bilgi
Açıklama:
Dinleyicinin söylem modelinde bulunan bir söylem varlığıyla ilgili olarak çıkarım yoluyla ulaşılabilecek bilgi çıkarımsal bilgidir. Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu». Burada şoför, taksi gibi bir söylem varlığına ilişkin olarak çıkarım aracılığıyla ulaşılabilir bilgidir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi kullanılmamış yeni bilgiye örnektir?

Seçenekler

A
Dün bir kazak almıştım. Leyla onu çok beğendi.
B
Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu.
C
Zeki Müren, sanat güneşi olarak anılmaktadır.
D
Ben, duvardaki asılı tablomu anneme verdim.
E
Dün bir adam gördüm.
Açıklama:
“Dün bir adam gördüm” örneğindeki bir adam gibi.Dinleyicinin bilişsel bağlamında (söylem modelinde) bulunmayan yepyeni söylem varlıklarıdır.
Ben, duvardaki asılı tablomu anneme verdim.Durumsal bağlamda bulunduğu için eski bilgidir. Örneğin, konuşucu ve dinleyici olarak kullandığımız adıllar, ben, sen, odadaki duvarda asılı tablo, içinde bulunduğumuz yıl , dün gibi.
“Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu». Burada şoför, taksi gibi bir söylem varlığına ilişkin olarak çıkarım aracılığıyla ulaşılabilir bilgidir.
Sözlü ya da yazılı söylemde daha önce dile getirilmiş olan, yani söylem bağlamında bulunan bir varlık söylemsel eski bilgiyi oluşturur: “Dün bir kazak almıştım. Leyla onu çok beğendi.” Bu örnekte “onu” adılı daha önce söz edilen bir varlıkla eş gönderimseldir ve söylemsel eski bilgi içerir.
Konuşucu ve dinleyici tarafından toplumsal kültürel bağlam kapsamında bilinen ama dinleyicinin o anda bilişinde etkin olmayan söylem varlığı. Örneğin, Zeki Müren.

Soru 4

I. Konu
II. Odak
III. Karşıtsallık
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri bilgi yapısının farklı bileşenlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bilgi yapısının farklı bileşenleri konu, odak ve karşıtsallıktır.

Soru 5

Ayşe: Bu pastayı kim yedi?
Serap: Pastayı Can yedi.
yukarıdaki dialoga bakıldığında sırasıyla cümlelerdeki odak ögeler nedir?

Seçenekler

A
pasta- yedi
B
pasta- Can
C
kim- Can
D
yedi- Can
E
bu- pasta
Açıklama:
Odak yeni bilgi ta- şıdığı için soru tümcelerindeki soru sözcükleri ve onlara verilen yanıt odak ögeleridir (Gundel, 1998; Büring, 1997:44). Aşağıdaki örneklerde odak bü- yük harflerle gösterilmiştir:
Ayşe: Bu pastayı KİM yedi?
Serap: Pastayı CAN yedi.
Burada hem soru sözcüğü hem de onun yanı- tı olan Can odak alan ögelerdir.

Soru 6

Robin Lakoff (1973) oluşturduğu kibarlık ilkelerinden değildir?

Seçenekler

A
Dil kullanımında açık ol
B
Kibar ol
C
Resmiyet
D
Saygı
E
Karşındakinin öz imgesini tehdit etme
Açıklama:
Robin Lakoff (1973) dil çözümlemelerinde dilbilgisel ve anlambilimsel kuralların yanı sıra edimbilimsel kuralların da eklenmesi gerektiğini savunmuştur. Bunlar Grice’ın konuşma ilkelerin- den esinlenen kibarlık ilkeleridir:
a. Dil kullanımında açık ol (Grice anlamında yani dilde bulanıklığa izin verme).
b. Kibar ol
Karşıdakine dayatmada bulunma. Seçe- nek tanı.
Dinleyicinin kendisini iyi hissetmesini sağla; arkadaşça davran
d. Resmiyet: Mesafeli davran.
e. Saygı: Seçenek tanı.
f. Dostluk / samimiyet: Duygudaşlık, dostluk göster.

Soru 7

Emretme, isteme, rica etme gibi söylemler edimsözün hangi sınıfını yansıtır?

Seçenekler

A
Rekabetçi Edimsözler
B
Dost ve yakınlık edimsözleri
C
İşbirlikçi edimsözler
D
Çatışmacı edimsözler
E
Edimsözler
Açıklama:
Edimsözün amacı sosyal amaçla rekabet halindedir: emretme, isteme, rica etme, talep etme, vs.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi çatışmacı edimsöz sınıfından değildir?

Seçenekler

A
Tehdit etme
B
Suçlama
C
Emretme
D
Azarlama
E
Küfretme
Açıklama:
Emretme, rekabetçi edimsöz sınıfındadır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Leech' in (1983) kibarlık ilkeleri arasında değildir?

Seçenekler

A
Nezaket İlkesi
B
Cömertlik İlkesi
C
Tevazu İlkesi
D
İşbirlikçi İlkesi
E
Duygudaşlık İlkesi
Açıklama:
Nezaket, cömertlik, övgü, tevazu, uyuşum ve duygudaşlık kibarlık ilkelerindendir.

Soru 10

(a) Kendine övgüyü azalt.
(b) Kendine eleştiriyi artır.
Leech' in kibarlık ilkelerinden hangisine işaret etmektedir?

Seçenekler

A
Nezaket İlkesi
B
Cömertlik İlkesi
C
Tevazu ilkesi
D
Duygudaşlık İlkesi
E
Uyuşum İlkesi
Açıklama:
'(a) Kendine övgüyü azalt. (b) Kendine eleştiriyi artır.' tevazu ilkesini yansıtmaktadır.

Soru 11

Daha önce sözünü etiğimiz gibi söylem varlıkları sözlü ve yazılı dilde sözünü etiğimiz ve gönderim yaptığımız ve genellikle Ad Öbeği ile kodlanan varlıklardır. İstanbul, Ali, bizim okul vs. gibi öğeler söylem varlığı olabilir. Hâlihazırda dinleyicinin zihninde bulunan söylem varlıkları eski, dinleyicinin zihninde bulunmayan söylem varlıkları ise dinleyici için yenidir. Prince (1981) gönderimsel öğeleri tanıdıklık (eski) ya da tanıdık olmama (yeni) bilgi olma durumlarına göre sınıflandırır. Bu doğrultuda “Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu». örneğinde aşağıdaki hangi bilgi verilmek istenmiştir?

Seçenekler

A
Yepyeni bilgi
B
Çıkarımsal bilgi
C
Söylemsel eski bilgi
D
Yepyeni (İliştirilmiş) bilgi
E
Kullanılmamış yeni bilgi
Açıklama:
Dinleyicinin söylem modelinde bulunan bir söylem varlığıyla ilgili olarak çıkarım yoluyla ulaşılabilecek bilgi. “Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu». Burada şoför, taksi gibi bir söylem varlığına ilişkin olarak çıkarım aracılığıyla ulaşılabilir bilgidir. Benzer şekilde bir düğünden söz edildiğinde gelin, damat, takılar, davetliler, vd. kişinin bilişinde çağrışımsal olarak oluşturulur.

Soru 12

Aşağıdaki sorulardan hangisi karşıtsallık oluşturur?

Seçenekler

A
Bu pastayı kim yedi?
B
Can yemek pişiriyor.
C
Bebeği Suzan uyuttu.
D
Ali mi Ayşe mi geldi?
E
Sinemaya kim gidiyor?
Açıklama:
Ali mi Ayşe mi geldi? Ali geldi. Burada “Ali” ve “Ayşe” benzer varlıklardır çünkü her ikisi de gelme olasılığı bulunan kişilerdir ve bu eylemi gerçekleştirme açısından karşıtsallık oluştururlar. Yapılan eylemler de diğerlerine göre karşıtsallık oluşturabilir.

Soru 13

Dilbilimde kibarlığı ilk kez araştıran Amerikalı dilbilimci kimdir?

Seçenekler

A
Grice
B
Leech
C
Erving
D
Robin Lakoff
E
Brown ve Levinson
Açıklama:
Daha önce gördüğümüz gibi Grice, insanların sağduyulu bireyler olarak iletişimi etkin biçimde iletmek için işbirliği yaptığını belirtmiştir. Dilbilimde kibarlığı ilk kez araştıran Amerikalı dilbilimci Robin Lakoff (1973, 1977) Grice’tan etkilenerek kibarlık ilkeleri önermiştir. Daha sonra Leech (1983) yine Grice’tan etkilenerek kibarlık ilkelerini genişletmiş, Brown ve Levinson (1978, 1987) ise Amerikalı toplumbilimci Erving Goffman’ın yüz kavramı açısından bir kibarlık modeli önermişlerdir.

Soru 14

Aşağıdaki örneklerde dinleyiciden istenen işin, (a)’da olduğu gibi doğrudan ifadesinden başlayarak (e)’ye doğru gittikçe daha dolaylı biçimde dile getirilen sözceler en az kibardan en kibara doğru sıralanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu sıralamaya uymaz? a-Telefona cevap vermeni istiyorum. b-Telefona cevap verir misin? c-Telefona cevap ver. d-Telefona cevap verebilir misin? e-Zahmet olmazsa telefona cevap verebilir misin?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
a. Telefona cevap ver. b. Telefona cevap vermeni istiyorum. c. Telefona cevap verir misin? d. Telefona cevap verebilir misin? e. Zahmet olmazsa telefona cevap verebilir misin? Şeklinde sıralanmalıdır.

Soru 15

Leech’e göre, dolaylı dil kullanımı karşıdakine yaptırım uygulamayıp, seçenek sunması nedeniyle daha kibardır. Bazı edimsözler, içsel olarak konuşucu için bazıları da dinleyici için yarar (ya da zarar) sağlayan ya da çaba gerektiren özelliğe sahiptir ve edimsözün amacı kişilerarası ilişkideki sosyal amaçla uyumlu veya uyumsuzdur. Edimsözün amacının sosyal amaçla rekabet halinde olduğunu aşağıdakilerden hangisinden anlayabiliriz?

Seçenekler

A
İlan etme
B
Talep etme
C
Davet etme
D
İkram etme
E
Tehdit etme
Açıklama:

Soru 16

Leech’in kibarlık ilkelerine göre (a) Kendine yararı azalt. (b) Kendi çabanı artır. ifadeleri aşağıdaki ilkelerden hangisidir?

Seçenekler

A
Övgü İlkesi
B
Tevazu İlkesi
C
Uyuşum İlkesi
D
Nezaket ilkesi
E
Cömertlik İlkesi
Açıklama:

Soru 17

Brown ve Levinson’a göre bazı eylemler, yüz tehdit edici, diğerleri yüz koruyucu ya da artırıcı niteliktedir. Aşağıdakilerden hangisi konuşucunun olumlu yüzünü tehdit edebilecek eylemler arasında yer alır?

Seçenekler

A
İnanç
B
Kişilik
C
Eleştirme
D
Özür dileme
E
Teşekkür etme
Açıklama:

Soru 18

Eğer dinleyicinin yüzü tehdit edilmeyecekse ya da bu konuşucu bunu umursamıyorsa tümceden de anlaşılacağı gibi “Bu mektubu postaneye götür.” son derece dolaysız veya buyruk veren sözceler seçilebilir. Bu örnekten yola çıkarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Kayıt dışı
B
Olumlu yüz
C
Olumlu kibarlık
D
Olumsuz kibarlık
E
Kayıtlı doğrudan edim
Açıklama:
Bir edimi en açık biçimde lafı dolandırmadan ve doğrudan gerçekleştirmek gibi kayıtlı doğrudan edimdir.

Soru 19

Culpeper (1996), Brown ve Levinson’ın (1987) modeline paralel olarak kabalık stratejileri önerir. Karşıdaki kişinin yüzünü korumak yerine yüze saldırı söz konusudur. Bu doğrultuda “Kişinin yüzüne dil aracılığıyla doğrudan yapılan saldırıdır. Burada yüz tehdit edici söz eylemler ve dayatmalar kullanılır. “Konuşma!”, “işine bak!”” olarak verilen açıklama aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Sözde kibarlık
B
Kibarlık uygulamamak
C
Doğrudan kayıtlı kabalık
D
Olumlu yüze yapılan saldırı
E
Olumsuz yüze yapılan saldırı
Açıklama:
Doğrudan kayıtlı kabalık

Soru 20

Tabu sözcükler bir kültürden diğerine değişiklik gösterse de her kültürde farklı konulara ilişkin sözcükler tabuyu oluşturur. “kötü hastalık”, “uzun süren bir hastalık” gibi kavramlar aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Cinsellik
B
Hastalık ve Ölüm
C
Doğaüstü yer, varlık ve güçler
D
Vücut salgıları ve vücut organları
E
Farklı topluluklara ilişkin önyargı
Açıklama:
Hastalık ve Ölüm: Bu iki kavram da insanda korku ve olumsuz duygular uyandıran iki kavramdır. Almanya’da konuşulan eski İbranicede (Yidiş) bir insana bela okumak amacıyla: “Cholerya!” (kolera ol) denebilir. Türkçede ise birisine “Geber” diyerek ona ilişkin olumsuz duygularımızı dile getirebiliriz. Çağımızın hastalığı olan kanser sözcüğünün tabu olduğunu ve “kötü hastalık”, “uzun süren bir hastalık” gibi kavramlarla yumuşatılmaya çalışıldığını, ölümün “hakkın rahmetine kavuşmak”, “birisini kaybetmek” gibi yumuşatarak dile getirildiğini biliyoruz.

Soru 21

“Hani Ayşe teyze var ya.." varsayılan tanıdıklık gruplarından hangisine örnektir?

Seçenekler

A
Yepyeni bilgi
B
Yepyeni (İliştirilmiş) bilgi
C
Kullanılmamış yeni bilgi
D
Çıkarımsal bilgi
E
Söylemsel eski bilgi
Açıklama:
Kullanılmamış yeni bilgi Konuşucu ve dinleyici tarafından toplumsal kültürel bağlam kapsamında bilinen ama dinleyicinin o anda bilişinde etkin olmayan söylem varlığı. Örneğin, Zeki Müren, İstanbul, Eskişehir, gibi. Türkçede ayrıca hatırlatma kullandığımız “hani Ayşe teyze var ya...” gibi örnekler. Bir kiplik söylem belirteci olan hani sözcüğü uzun süreli bellekte paylaşılan ama konuşma anında dinleyicinin bilişinde olmayan (kullanılmamış) bilgiye işaret eder.

Soru 22

"Masanın üzerindeki pastayı kim yedi?" Bu sorudaki odak aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Masanın
B
Üzerindeki
C
Pastayı
D
Kim
E
Yedi
Açıklama:
Odak yeni bilgi taşıdığı için soru tümcelerindeki soru sözcükleri ve onlara verilen yanıt odak ögeleridir (Gundel, 1998; Büring, 1997:44). Aşağıdaki örneklerde odak büyük harflerle gösterilmiştir:
Ayşe: Bu pastayı KİM yedi?
Serap: Pastayı CAN yedi.

Soru 23

"Ali Ayşe’ye dün kitap mı verdi?" Verilen sorudaki odak aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ali
B
Ayşe'ye
C
dün
D
kitap
E
verdi
Açıklama:
Örnekte mI soru biçimbiriminin önünde bulunan ögeler odaktır.

Soru 24

I.Konu belirgin ise eksiltilebilir.
II. Odak belirgin ise eksiltilebilir.
III. Konu karşıtsal konu dışında vurgu almaz.
Yukarıda Türkçede Bilgi Yapısının Özellikleri hakkında verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Odak hiç bir durumda eksiltilemez.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi kaba olarak nitelendirilebilir?

Seçenekler

A
Yaşasın! İkimiz de sınavı kazandık. Hadi bunu kutlayalım.
B
Hem sen, hem de ben sınavı kazandık. Oysa sen benim kadar çalışmamıştın bile. Haksızlık bu! Yoksa torpilin mi vardı?
C
Biliyor musun? Ben sınavı kazandım.
D
Sen sınava geç kaldın ama yine de kazandın.Tebrikler.
E
Hem sen, hem de ben sınavı kazandık. Zaten ikimiz de çok çalışmıştık. Tebrikler.
Açıklama:
B seçeneği arkadaşını küçümseyip, ona hakaret ederek onun öz imgesini tehdit etmektedir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi İşbirlikçi edimsözler'e örnektir?

Seçenekler

A
Rica etme
B
Tebrik etme
C
Teşekkür etme
D
Rapor verme
E
Tehdit etme
Açıklama:
İşbirlikçi edimsözler Edimsözün amacı sosyal amaçla bağlantılı değildir: rapor verme, ilan etme, öykü anlatma, vs.

Soru 27

"Kendine eleştiriyi artır." Kibarlık ilkerinden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Nezaket İlkesi
B
Cömertlik İlkesi
C
Övgü İlkesi
D
Tevazu İlkesi
E
Uyuşum İlkesi
Açıklama:
Tevazu İlkesi (a) Kendine övgüyü azalt. (b) Kendine eleştiriyi artır.

Soru 28

"Bana arabanı verebilirsin." Aşağıda verilen cümleyle ilgili yapılan açıklamalardan hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Karşıdakinin çabasını kendi yararını artırdığı için kibar bir sözce değildir.
B
Kendi çabanı artırıp karşıdakinin yararını artırdığı için kibar bir sözcedir
C
Karşıdakini eleştirdiği için kibar bir sözce değildir.
D
Tevazu gösterdiği için kibar bir sözcedir.
E
Tevazu göstermediği için kibar bir sözce değildir.
Açıklama:
Nezaket Üst ilkesi Beni eve götür. Karşıdakinin çabasını kendi yararını artırdığı için kibar bir sözce değildir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Dinleyicinin olumlu yüzünü tehdit eden eylemlerden biridir?

Seçenekler

A
Emir ve ricalar
B
İsteksizce söz vermek zorunda kalma
C
İltifatları kabul etme
D
İtiraf etme
E
Eleştirme
Açıklama:
Dinleyicinin olumlu yüzünü tehdit eden eylemler fiikayet etme, eleştirme, diğerinin fikrine karşı çıkma,tabu olan konularda konuşma, kişilik, inanç, sahip oldukları ve değerlerine karşı nefret gösterme.

Soru 30

"Bu mektubu postaneye götür." Verilen örnek aşağıdaki hangi kavrama aittir?

Seçenekler

A
Olumsuz Kibarlık
B
Kayıtlı doğrudan edim
C
Olumlu Kibarlık
D
Yüz tehdit eden eylem
E
Yüz tehdit eden eylemi dile getirmeme
Açıklama:
Öte yandan, bir edimi en açık biçimde lafı dolandırmadan ve doğrudan gerçekleştirmek Örnek ’deki gibi kayıtlı doğrudan edimdir:Bu mektubu postaneye götür.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi bilgi değeri bakımından diğerlerinden farklıdır?

Seçenekler

A
Bir adam kaçırılmış.
B
Suzan kayıt yaptırdı.
C
Ayşe henüz kaydını yaptırmadı.
D
Adam toplantıyı terk etmiş.
E
Çocuk bisikletini kaybetmiş.
Açıklama:
Gönderimsel bilgi değeri söylem varlıklarının özelliğidir. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:
  1. Ali dün bir kitap aldı.
  2. Bir arkadaşım dün bir kitap aldı.
  3. Bir adam dün bir kitap aldı.
Bu örneklerde “Ali “, “bir arkadaşım”, “birisi “, vs. gibi öğeler eski ya da yeni bilgi değeri taşıyabilirler: “Ali”, “bir arkadaşım” ve “bir adam” farklı eski yeni bilgi değerleri taşırlar. Bilgi değerinin seçimi, konuşucunun zihnindeki dinleyicinin neyi bilip neyi bilmediğine ilişkin “tanıdıklık varsayımı”na dayanır: “Ali” derken dinleyicinin de o kişiyi tanıdığını biliyor ya da varsayıyordur. “Bir arkadaşım” dediği zaman o arkadaşını dinleyicinin tanımadığını, “bir adam” dediği zaman ise bu kişinin ne konuşan ne de dinleyen tarafından tanınmadığını düşünüyordur. Öyleyse söylem varlıklarına ilişkin farklı farklı eski yeni bilgi değerleri bulunmaktadır. Bu tür eski yeni bilgiyi (gönderimsel) bilgi değeri olarak adlandıracağız. Öte yandan, (a)’daki sözcede “Ali” ve “bir kitap” öğelerinin de sözcede bir diğerine göre eski yeni bilgi yapısı vardır: “Ali” eski, “bir kitap” yeni bilgidir. Bu bağlamda, seçeneklerde geçen bir adam yeni bilgi taşırken, diğerleri eski bilgi içermektedir. Doğru cevap A’ dır.

Soru 32

Göreceli eski bilgi olan konunun genelde gönderimsel olarak da eski bilgi olması aşağıdakilerden hangisini kanıtlar?

Seçenekler

A
Bilgi değeri ve bilgi yapısı bağımsızdır.
B
Bilgi değeri ve bilgi yapısı örtüşebilir.
C
Bilgi değeri görecelidir.
D
Bilgi yapısı gönderimseldir.
E
Bilgi yapısı tanıdıklık varsayımına dayanır.
Açıklama:
Örneğin, daha sonra görüleceği gibi göreceli eski bilgi olan konu, genelde gönderimsel olarak da eski bilgidir. Doğru cevap B’ dir.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi bilgi yapısının bileşenidir?
I. Konu
II. Odak
III. Karşıtsallık

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
Yalnız I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Bilgi yapısının farklı bileşenleri konu, odak ve karşıtsallıktır. Doğru cevap E’ dir.

Soru 34

Seçeneklerden hangisi aşağıdaki soru tümcesi için odak olarak tanımlanır?
Dün yaptığım pastayı kim yedi?

Seçenekler

A
Dün
B
Yaptığım
C
Pastayı
D
Kim
E
Yedi
Açıklama:
Odak: Odak söylem bağlamı kapsamında en yeni bilgi olarak tanımlanabilir. Odak yeni bilgi taşıdığı için soru tümcelerindeki soru sözcükleri ve onlara verilen yanıt odak ögeleridir. Verilen örnekteki soru sözcüğü kim olduğuna göre, doğru cevap D’ dir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi dilde bilgi yapısını kodlayan unsurlardandır?

Seçenekler

A
Edimbilimsel özellikler
B
Anlambilimsel özellikler
C
Sözdizimsel özellikler
D
Sözcükbilimsel özellikler
E
Tarihsel özellikler
Açıklama:
Bilgi yapısı her dilde bulunan bir ulamdır. Evrensel olarak bilgi yapısını kodlayan üç unsur bulunmaktadır: biçimbirimsel özellikler, sesbilimsel özellikler, sözdizimsel özellikler. Döğru cevap C’ dir.

Soru 36

Türkçedeki bilgi yapısının özellikleri düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

Seçenekler

A
Konu eksiltilebilir.
B
Odak eksiltilebilir.
C
Karşıtsallık eksiltilebilir.
D
Odak vurgu almaz.
E
Karşıtsallık vurgu almaz.
Açıklama:
Doğru cevap A’ dır.

Soru 37

Kibarlık ilkelerine göre aşağıdakilerden hangisi kibar bir sözcedir?

Seçenekler

A
Size çaya geleceğim bu akşam.
B
Bu eşsiz mücevheri kabul edin.
C
Bu çam sakızı çoban armağanını kabul edin.
D
Bu yemek tuzlu olmuş.
E
Bana su getir.
Açıklama:
A ŞIKKI: Kendi yararını artırıp karşıdakinin çabasını artırdığı için kibar bir sözce değildir.
B ŞIKKI: Tevazu göstermediği için kibar bir sözce değildir.
C ŞIKKI: Tevazu gösterdiği için kibar bir sözcedir.
D ŞIKKI: Karşıdakini eleştirdiği için kibar bir sözce değildir.
E ŞIKKI: Karşıdakinin çabasını kendi yararını artırdığı için kibar bir sözce değildir.
Doğru cevap C’ dir.

Soru 38

Aşağıdaki hitap şekillerinden hangisi olumsuz kibarlık belirtir?

Seçenekler

A
Hayatım
B
Dostum
C
Kardeşim
D
Ahmet Bey
E
Ahmet
Açıklama:
Kayıtlı edimler ikiye ayrılır: Olumlu kibarlık ve olumsuz kibarlık. Olumlu kibarlık, dinleyicinin acısını paylaşmak, dayanışma, paylaşma ve ortak yönleri vurgulamak, iyimser tavır göstermek için söylenen sözler olumlu kibarlık stratejileridir. Yakınlık, dostluk, arkadaşlık ve dayanışma gösteren ‘Ayşeciğim, tatlım, canım, güzelim, hey yakışıklı, aslan kardeşim’, gibi hitap şekilleri ile dinleyicinin hoşlanacağını düşündüğümüz sözcükleri kullanarak paylaşım sağlamaktır. Olumlu kibarlık, aile bireyleri arasında, yakın arkadaşlarla birlikteyken kullanılır çünkü olumlu kibarlık yakınlık göstergesidir. Olumlu kibarlık, aynı camiadan olmaktır; “senin neyin varsa benim, benim neyin varsa senindir”. Olumlu kibarlık yakınlık göstergesidir. Öte yandan olumsuz kibarlık mesafe ve resmiyet göstergesidir. Olumsuz kibarlık stratejileri dolaylı dil kullanımını ve saygı dolu hitap ifadelerini içerir. Diğer kişiye baskı uygulamaktan kaçınmak, ona seçenekler sunmak, olası yüz tehdit edici edimlere özür dileyerek başlamak, olumsuz kibarlık stratejileridir: Siz, Doktor Hanım gibi hitap tarzları olumsuz kibarlık stratejilerine örnek oluşturur. Öyleyse, Ahmet Bey de olumsuz kibarlık gösterir. Doğru cevap D’ dir.

Soru 39

Aşağıdaki sözce için seçeneklerden hangisi doğrudur?
Senden ne köy olur, ne kasaba!

Seçenekler

A
Doğrudan kayıtlı kabalık
B
Olumlu yüze yapılan saldırı
C
Olumsuz yüze yapılan saldırı
D
Sözde kibarlık
E
Kayıt dışı kabalık
Açıklama:
Olumsuz yüze yapılan saldırı: Kişinin olumsuz yüzüne yapılan sözel şiddeti içerir: Korkutmak, azarlamak, dalga geçmek, küçümsemek, itibarsızlaştıran sözler kullanmak, diğer kişinin kişisel alanına saldırı, vd. “Sen bu işten ne anlarsın? “ gibi. Doğru cevap C’ dir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi tabu konusudur?
I. Doğa üstü güçler
II. Vücut organları
III. Hastalık

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
Yalnız I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Tabu sözcükler bir kültürden diğerine değişiklik gösterse de her kültürde aşağıdaki konulara ilişkin sözcükler tabuyu oluşturur:
  • Doğaüstü yer, varlık ve güçler
  • Vücut salgıları ve vücut organları
  • Hastalık ve Ölüm
  • Cinsellik
  • Farklı topluluklara ilişkin önyargı, nefret ve aşağılama gösteren sözcükler
Doğru cevap E’ dir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi tanıdıklık varsayımına dayanır?

Seçenekler

A
Yeni evler pahalı
B
İnşaat sektörü yavaşladı
C
Ev dekorasyonu zahmetli
D
Canan yeni bir ev aldı
E
Ev satışları arttı
Açıklama:
Bilgi değerinin seçimi, konuşucunun zihnindeki dinleyicinin neyi bilip neyi bilmediğine ilişkin “tanıdıklık varsayımı”na dayanır: “Canan” derken dinleyicinin de o kişiyi
tanıdığını biliyor ya da varsayıyordur.

Soru 42

"Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu" cümlesi hangi varsayılan tanıdıklık grubuna örnektir?

Seçenekler

A
Yepyeni bilgi
B
Kullanılmamış yeni bilgi
C
Çıkarımsal bilgi
D
Söylemsel eski bilgi
E
Durumsal eski bilgi
Açıklama:
“Bugün bir taksiye bindim. Şoför çok yorgun görünüyordu.“ Burada şoför, taksi gibi bir söylem varlığına ilişkin olarak çıkarım aracılığıyla ulaşılabilir bilgidir.

Soru 43

-Dersini kim çalıştı?
-Dersini Arif çalıştı.
Yukarıdaki yanıtta hangisi odaktır?

Seçenekler

A
Arif
B
Arif çalıştı
C
Dersini
D
Çalıştı
E
Dersini Arif çalıştı
Açıklama:
Yanıtta “kim” sorusunun yanıtı “Arif” yeni bilgi ve odaktır; odak eksiltilemez ancak diğer ögeler eksiltilebilir. Odak vurgulanarak öne çıkartılır ve bu yüzden sesbilimsel vurguyu üzerine çeker ve eksiltilemez.

Soru 44

  1. Biçimbirimsel özellikler
  2. Sesbilimsel özellikler
  3. Sözdizimsel özellikler
  4. Karşıtsal özellikler
Yukarıdakilerden hangileri evrensel olarak bilgi yapısını kodlayan unsurlardandır?

Seçenekler

A
I, II, III, IV
B
II, III, IV
C
I, III, IV
D
I, II, III
E
I, II, IV
Açıklama:
Bilgi yapısı her dilde bulunan bir ulamdır. Evrensel olarak bilgi yapısını kodlayan üç unsur bulunmaktadır:
• Biçimbirimsel özellikler
• Sesbilimsel özellikler
• Sözdizimsel özellikler

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi cümlenin en kibar ifade ediliş biçimidir?

Seçenekler

A
Telefona cevap ver.
B
Telefona cevap vermeni istiyorum.
C
Telefona cevap verir misin?
D
Telefona cevap verebilir misin?
E
Zahmet olmazsa telefona cevap verebilir misin?
Açıklama:
Dolaylı dil kullanımı karşıdakine yaptırım uygulamayıp, seçenek sunması nedeniyle daha kibardır. Bu nedenle seçenekler arasındaki en kibar cümle Zahmet olmazsa telefona cevap verebilir misin? dir.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi edimsöz sınıflarından biri değildir?

Seçenekler

A
Rekabetçi edimsözler
B
Dost ve yakınlık edimsözleri
C
Sosyolojik edimsözler
D
İşbirlikçi edimsözler
E
Çatışmacı edimsözler
Açıklama:
  1. Rekabetçi edimsözler: Edimsözün amacı sosyal amaçla rekabet halindedir: emretme, isteme, rica etme, talep etme, vs.
  2. Dost ve yakınlık edimsözleri: Edimsözün amacı sosyal amaçla örtüşür: davet etme, ikram etme, selam verme, teşekkür etme, tebrik etme, vs.
  3. İşbirlikçi edimsözler: Edimsözün amacı sosyal amaçla bağlantılı değildir: rapor verme, ilan etme, öykü anlatma, vs.
  4. Çatışmacı edimsözler: Edimsözün amacı sosyal amaçla çatışır: tehdit etme, suçlama, küfretme, azarlama, vs

Soru 47

Kendine övgüyü azaltmak hangi kibarlık ilkesine örnektir?

Seçenekler

A
Nezaket ilkesi
B
Tevazu İlkesi
C
Cömertlik İlkesi
D
Övgü İlkesi
E
Uyuşum İlkesi
Açıklama:
Tevazu İlkesi (a) Kendine övgüyü azalt. (b) Kendine eleştiriyi artır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi kibarlık ilkelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sırdaşlık ilkesi
B
Cömertlik ilkesi
C
Övgü ilkesi
D
Nezaket ilkesi
E
Duygudaşlık ilkesi
Açıklama:
Leech, altı adet kibarlık ilkesi önermiştir:
  1. Nezaket İlkesi
  2. Cömertlik İlkesi
  3. Övgü İlkesi
  4. Tevazu İlkesi
  5. Uyuşum İlkesi
  6. Duygudaşlık İlkesi

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi konuşucunun olumsuz yüzünü tehdit edebilecek eylemlerdendir?

Seçenekler

A
İtiraf etme
B
Şikayet etme
C
Diğerinin fikrine karşı çıkma
D
Emir ve ricalar
E
İsteksizce söz vermek zorunda kalma
Açıklama:
  • Diğerinin olumsuz yüzünü tehdit eden eylemler: Dinleyiciye bir işi yapması ya da yapmaması konusunda baskı oluşturan eylemler, Emir ve ricalar, Dinleyiciye bir işi yapma konusunda hatırlatmalar, Tehdit, uyarı ve bir işin yapılmaması sonucu cezai yaptırımlar
  • Dinleyicinin olumlu yüzünü tehdit eden eylemler: Şikayet etme, eleştirme, diğerinin fikrine karşı çıkma, tabu olan konularda konuşma, kişilik, inanç, sahip oldukları ve değerlerine karşı nefret gösterme,
  • Konuşucunun olumsuz yüzünü tehdit edebilecek eylemler: Teşekkür etme, isteksizce söz vermek zorunda kalma
  • Konuşucunun olumlu yüzünü tehdit edebilecek eylemler: Özür dileme, iltifatları kabul etme, itiraf etme

Soru 50

Kişi karşısındakine “Sen bu işten ne anlarsın?” gibi bir cümle kurduğunda aşağıdaki kabalık stratejilerinden hangisini kullanmış olur?

Seçenekler

A
Doğrudan kayıtlı kabalık
B
Olumlu yüze yapılan saldırı
C
Olumsuz yüze yapılan saldırı
D
Sözde kibarlık
E
Kibarlık uygulamamak
Açıklama:
Olumsuz yüze yapılan saldırı: Kişinin olumsuz yüzüne yapılan sözel şiddeti içerir: Korkutmak, azarlamak, dalga geçmek, küçümsemek, itibarsızlaştıran sözler kullanmak, diğer kişinin kişisel alanına saldırı, vd. “Sen bu işten ne anlarsın? “, gibi.

Soru 51

Bu diyalogda hangi Varsayılan Tanıdıklık Grubu örneği gösterilmiştir?
“ - Hani Eskişehir'de açılan yeni OMM Müzesi var ya?
- Hm, evet, duydum.
- Bence mutlaka gitmelisin, çok güzel.”

Seçenekler

A
Yepyeni bilgi
B
İliştirilmiş yepyeni bilgi
C
Çıkarımsal bilgi
D
Kullanılmamış yeni bilgi
E
Durumsal eski bilgi
Açıklama:
Bilgi Değeri: Varsayılan Tanıdıklık Sınıflandırılması
Kullanılmamış yeni bilgi, hem konuşucunun hem dinleyicinin toplumsal kültürel bağlam çerçevesinde bildiği ama dinleyicinin bilişinde o anda etkin olmayan bilgi türüdür. Buradaki hani sözcüğü uzun süreli bellekte paylaşılan ama konuşma anında dinleyicinin bilişinde olmayan (kullanılmamış) bilgiye işaret eder.

Soru 52

“Sözce içinde bir ögenin diğerine göre eski ya da yeni olma durumu ve bu eski-yeni bilginin sözce içinde düzenlenmesi.”
Bu tanım aşağıdaki hangisi için verilmiştir?

Seçenekler

A
(Göreceli) bilgi yapısı
B
(Gönderimsel) bilgi değeri
C
Söylemsel eski bilgi
D
Çıkarımsal bilgi
E
Durumsal eski bilgi
Açıklama:
BİLGİ DEĞERİ VE BİLGİ YAPISI
(Göreceli) Eski yeni bilgi yapısı: Sözcede bir ögenin diğerine göre eski ya da yeni olma durumu ve konuşucunun tümcesini dinleyicisinin bildiğini sandığı bilgiye göre düzenlemesidir. Yeni bilginin dinleyicinin bilişinde etkin olan bilgi doğrultusunda tümce içinde paketlenmesidir (Chafe, 1976).

Soru 53

“ - Ferda NEREYE gitti?
- MARKETE. (Ferda MARKETE gitti.)”
Bu diyalogda büyük harflerle yazılmış sözcükler, bilgi yapısının hangi bileşenidir?

Seçenekler

A
Konu
B
Karşıtsallık
C
Odak
D
Yorum
E
Karşıtsal odak
Açıklama:
Bilgi Yapısının Bileşenleri: Konu, Odak, Karşıtsallık
Odak söylem bağlamı kapsamında en yeni bilgi olarak tanımlanabilir. Soru tümcelerindeki soru sözcükleri ve onlara verilen yanıt odak ögeleridir. Odak vurgulanarak öne çıkartılır ve bu yüzden sesbilimsel vurguyu üzerine çeker ve eksiltilemez.

Soru 54

Türkçenin temel söz dizilimi özne-nesne-eylemdir. Verilen seçeneklerden hangisi bunun bir kanıtı niteliğinde DEĞİLDİR?

Seçenekler

A
Türkçede odak olan yeni bilginin tümcenin başında verilmesi uygun değildir.
B
Pinto'ya (1997) göre bir dilin temel söz dizilimi “Ne oldu?” sorusuna verilen yanıt ile belirlenir. Türkçede bu yanıt özne-nesne-eylem dizilimindedir.
C
Ad durum eki almamış nesneleri bulunan tümcelerde temel söz dizilimi anlamı belirler.
D
Türkçede tümcelerin çoğunluğu temel söz dizilimine göre yapılır.
E
Tüm ögelerin belirtisiz olduğu durumda söz dizilimi özne-nesne-eylem şeklinde olur.
Açıklama:
Türkçede Bilgi Yapısı: Söz Dizilimi ve Diğer Özellikler
Türkçede odak olan yeni bilgi tümcenin sonuna doğru kaydırılır. Bu aynı zamanda evrensel olarak dünya dilleri için de geçerlidir. Ancak bu kural dilin temel söz dizilimini değiştirmez.

Soru 55

(a) Dinleyicinin çabasını azalt.
(b) Dinleyiciye yararı artır.
Bu ifadeler hangi Kibarlık İlkesini (Leech, 1983) temsil eder?

Seçenekler

A
Duygudaşlık İlkesi
B
Tevazu İlkesi
C
Cömertlik İlkesi
D
Uyuşum İlkesi
E
Nezaket İlkesi
Açıklama:
Kibarlık İlkeleri
Leech'e (1983) göre bu iki alt-ilke, Nezaket İlkesini açıklar.

Soru 56

“Git bir ekmek al!” örneğinde hangi türden edimsöz kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Dost ve Yakınlık
B
Rekabetçi
C
Çatışmacı
D
İşbirlilkçi
E
Yükümleyici
Açıklama:
Edimsöz Sınıfları
Leech (1983) sosyal amaçla uyum/uyumsuzluk açısından dört sınıf edimsöz önermişti. Bu sınıflandırmaya göre emretme, isteme, rica etme, talep etme amacını güden tümceler Rekabetçi Edimsözler sınıfına girer.

Soru 57

Seçeneklerden hangisi, dinleyicinin OLUMLU YÜZÜNÜ TEHDİT EDEN eylemlerden biridir?

Seçenekler

A
Tehdit
B
Eleştirme
C
Uyarı
D
Teşekkür etme
E
İtiraf etme
Açıklama:
Yüz Tehdit Edici Eylemler
Tehdit ve uyarı, diğerinin olumsuz yüzünü tehdit eden eylemler örnekleridir.
Teşekkür etme, konuşucunun olumsuz yüzünü tehdit edebilecek eylemler sınıfına girer.
İtiraf etme, konuşucunun olumlu yüzünü tehdit edebilecek eylemlerden biridir.
Eleştirme ise doğrudan dinleyicinin olumlu yüzünü tehdit eden eylemdir.

Soru 58

“Bana bir bardak su getirebilir misin, aslan oğlum?” sözcesinde hangi kibarlık stratejisi kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Kayıtlı yumuşatılmış edim, Olumsuz Kibarlık
B
Kayıtlı doğrudan edim, Olumsuz Kibarlık
C
Kayıtdışı edim, Olumsuz Kibarlık
D
Kayıtdışı edim, Olumlu Kibarlık
E
Kayıtlı yumuşatılmış edim, Olumlu Kibarlık
Açıklama:
Yüz Kavramı ve Kibarlık Stratejileri
Kayıtlı stratejilerde anlatılmak istenen konu doğrudan ifade edilir.
Kayıtlı yumuşatılmış stratejilerde ise kişinin yüzüne saygı göstererek emir yerine, örneğin, rica sorusu kullanılır.
Yakınlık, dostluk, arkadaşlık ve dayanışmayı gösteren sözceler, hitap şekilleri ise Olumlu kibarlık stratejisinin örnekleridir.
Dolayısıyla verilen örnekte Kayıtlı yumuşatılmış edim, Olumlu Kibarlık stratejisi kullanılmıştır.

Soru 59

“Sinem: - Oğuz, kolileri taşımama yardım eder misin?
Oğuz: - Edemem, şu anda vaktim yok.
Sinem: - Canım, ne kadar da yardımseversin.”
Sinem’in Oğuz’un cevabına verdiği tepkide hangi kabalık stratejisi kullanılmıştır (Culpeper, 1996)?

Seçenekler

A
Olumsuz yüze yapılan saldırı
B
Kibarlık uygulamamak
C
Sözde kibarlık
D
Doğrudan kayıtlı kabalık
E
Olumlu yüze yapılan saldırı
Açıklama:
Dilde kabalık
Olumlu sözleri, iltifatları, övgüleri samimi olmayan biçimde, alay etmek
amacıyla kullanıp aslında tam tersini kast etme uygulaması Sözde Kibarlık stratejisidir.

Soru 60

“Sürüm sürüm sürünesin!” Bu yöresel beddua aşağıdaki Tabu Sözcük ve Küfür sınıflarından hangisine girer?

Seçenekler

A
Hastalık ve Ölüm
B
Vücut salgıları ve vücut organları
C
Doğaüstü yer, varlık ve güçler
D
Cinsellik
E
Farklı topluluklara ilişkin önyargı, nefret ve aşağılama
Açıklama:
Tabu Sözcük ve Küfür
Bu bedduayla bir kişiye muhtaç düşmesini, hasta, yoksul olmasını dileğinde bulunuruz. Dolayısıyla Hastalık ve Ölüm sınıfına girdiği söylenebilir.

Ünite 7

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri dizge tümcelerinin özelliklerindendir?
I- Kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir.
II- İçlerindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez.
III- Üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz.
IV- Birlikte kullanıldıkları diğer metin tümceleri ile sınırlandırılmış kullanımsal birimlerdir.
V- İçlerindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II, V
C
II, III, IV
D
III, IV, V
E
IV ve V
Açıklama:
Dizge Tümceleri
• Tümceler kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir. • Tümceler içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez. • Tümceler üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gib

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi bir dizge tümcesidir?

Seçenekler

A
Çok üzgünüm ama elimizde bu kitaptan kalmadı.
B
Ahmet bugün okula gelmedi.
C
Bu harika bir haber.
D
Korkarım o da kaza geçiren otobüsteymiş.
E
"Benimle bu tonda konuşamazsın" tümcesinde gizli özne yer almaktadır.
Açıklama:
Dizge tümceleri, dilin yapısına ve işlevlerine yönelik konulardaki kuramsal tartışmalarda sunulur ve bir dilin dilbilgisel betimlemeleri yapılırken kullanılır. Buna karşın dilin doğal kullanımında metinler içinde metin tümceleri yer almaktadır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere ilk dört tümce metin tümcesi, (E) şıkkında yer alan tümce ise dizge tümcesidir.

Soru 3

±Kurmaca nedir?

Seçenekler

A
Farklı parçalardan oluşan bütünlüğün çözümlenerek sunulması ya da gerçekliğin simgelerle verilmesidir.
B
Farklı şekildeki öznelliği ifade eden durumdur.
C
Bir bilgiyi olgusal olarak sunmadır.
D
Dış gerçekliğin doğrudan sunulmadığı, üreticinin yaratıcığını, kişisel bakış açısını simgeleyen, gerçek ya da hayal edilmiş bir evrene ait gerçeklik duygusunu uyandıran olayların anlatımıdır.
E
Metin üreticisi ile alıcı arasındaki toplumbilimsel, ruhbilimsel ve(ya) etkileşimsel yakınlık ya da uzaklıktır
Açıklama:
±Kurmaca: Dış gerçekliğin doğrudan sunulmadığı, üreticinin yaratıcığını, kişisel bakış açısını simgeleyen, gerçek ya da hayal edilmiş bir evrene ait gerçeklik duygusunu uyandıran olayların anlatımıdır

Soru 4

Söylem sınıflaması yapılırken aşağıdakilerden hangisi temel türlerden biri değildir?

Seçenekler

A
İzlenimsel betimleme
B
Betimleyici söylem
C
Anlatısal söylem
D
Açıklayıcı söylem
E
Savlayıcı söylem
Açıklama:
Temel Türler: Betimleyici söylem Anlatısal söylem Açıklayıcı söylem Savlayıcı söylem Öğretici-bilgilendirici söylem

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Werlich'in söylem sınıflamasında temel söylem türlerinde öznellik değişkenlerindendir?

Seçenekler

A
Akademik savlama
B
Teknik açıklama
C
İzlenimsel betimleme
D
Haber öyküleri
E
Teknik betimleme
Açıklama:
Öznel: zlenimsel betimleme, Günlük kişisel öyküler, Deneme, Eleştiri, Bilgilendirme

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Werlich'in söylem sınıflamasında temel söylem türlerinde nesnellik değişkenlerindendir?

Seçenekler

A
Eleştiri
B
Deneme
C
Günlük kişisel öyküler
D
Kurallar, talimatlar, yasalar
E
İzlenimsel betimleme
Açıklama:
Nesnel: Teknik betimleme, Haber öyküleri, Teknik açıklama, Akademik savlama, Kurallar, talimatlar, yasalar

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Dilsel Topluluğa aittir?

Seçenekler

A
Söylem topluluğunun paylaştığı ortak amaçlarla biçimlenir.
B
Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır.
C
Söylem topluluğuna katılım irade ve istekle gerçekleştirilen ve topluluk üyelerince kabulü öngören aşamalı bir süreçtir
D
Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır
E
Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır.
Açıklama:
Dilsel Topluluk: Dil kullanımı toplumsal bir davranıştır. Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır. Dilsel topluluğa katılım doğal süreç içinde kendiliğinden gerçekleşir; çevre ve duygusal koşullara bağlı olarak belirlenir. Örneğin grup dayanışması, bireysel beklentiler gibi daha pek çok günlük yaşama ilişkin bireysel ihtiyaçlarla biçimlenir

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Söylem Topluluğuna aittir

Seçenekler

A
Örneğin grup dayanışması, bireysel beklentiler gibi daha pek çok günlük yaşama ilişkin bireysel ihtiyaçlarla biçimlenir.
B
Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır.
C
Dilsel topluluğa katılım doğal süreç içinde kendiliğinden gerçekleşir; çevre ve duygusal koşullara bağlı olarak belirlenir.
D
Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır
E
Dil kullanımı toplumsal bir davranıştır.
Açıklama:
Söylem Topluluğu: Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır. Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır. Söylem topluluğuna katılım irade ve istekle gerçekleştirilen ve topluluk üyelerince kabulü öngören aşamalı bir süreçtir. Söylem topluluğunun paylaştığı ortak amaçlarla biçimlenir.

Soru 9

Metinde eşgönderimsel gönderim kuran temel öğeler hangileridir?
I- Ø ile işaretlenen boş adıllar (Türkçe gibi bağlantılı dillerde çekimli eylem üzerindeki kişi ekleri boş adılları ulaşılır kılar.) Ayşe ve ben dışarı çıkıyoruz. Ø Alış veriş yapacağız.
II- Kişi adılları(= ben, sen, o, biz, siz, onlar)
III- Gösterme adılları(= bu, şu, o)
IV- Göstermesıfatları(= bu kadın, o adam vb.)
V- Dönüşlülük adılları(= kendi, kendisi vb.)

Seçenekler

A
I, II, IV, V
B
I, II, III, IV, V
C
III, IV, V
D
I, III, IV
E
I ve V
Açıklama:
Metinde eşgönderimsel gönderim kuran temel öğeler şunlardır: • Burada Ø ile işaretlenen boş adıllar (Türkçe gibi bağlantılı dillerde çekimli eylem üzerindeki kişi ekleri boş adılları ulaşılır kılar.) Ayşe ve ben dışarı çıkıyoruz. Ø Alış veriş yapacağız. • Kişi adılları(= ben, sen, o, biz, siz, onlar) • Gösterme adılları(= bu, şu, o) • Göstermesıfatları(= bu kadın, o adam vb.) • Dönüşlülük adılları(= kendi, kendisi vb.)

Soru 10

Estetik metinlerin temel özellikleri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
±bakış açısı, +uzaklık, anlatısal
B
±uzaklık, ±bakış açısı, duyuşsallık
C
+uzaklık, +nesnel, duyuşsallık
D
+kurmaca, -sembolik, +nesnel
E
+kurmaca, -sembolik, savlayıcı
Açıklama:
±uzaklık, ±bakış açısı, duyuşsallık

Soru 11

  1. Metin dilbilgisi metinlerin dilbilgisel yapılar yoluyla betimlenmesine katkıda bulunacak bir model geliştirmeyi hedeflemiştir.
  2. Metindilbilim yaklaşımı metinlerin nasıl üretildiği ve anlaşıldığı konusu üzerine yoğunlaşmıştır.
  3. Metindilbilim yaklaşımıyla yapılan çalışmalarda metinselliğin, yani metin olmayı sağlayan bileşenlerin özelliklerinin belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
  4. Söylem çözümlemesi yaklaşımıyla yapılan metin çalışmalarında, geleneksel olarak temelde yazılı metinlerin toplumsal etkileşim gücü ortaya konmaya çalışılmaktadır.
  5. Yazarın, bir konuda yazarken metninde yaptığı hangi düzenlemelerle okuyucusu üzerinde yönlendirici olabildiğini açıklamak üzere yapılan bir çözümleme söylem çözümlemesi yaklaşımını içermektedir.
Metindilbilim alanında yapılan çalışmalarda benimsenen yaklaşımlara ilişkin olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II, III ve IV
D
I, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Metindilbilim alanında yapılan çalışmalarda, dilbilimsel bakış açısıyla ve fakat farklı yaklaşımlarla çalışıldığı görülür. Yaklaşım farklılıkları metin dilbilgisi, metindilbilim, söylem çözümlemesi gibi farklı terimleri de ortaya çıkarmıştır. Ancak, bir metin çalışmasında bu yaklaşımların yalnızca birinin seçilip kullanılması güçtür. Bu nedenle, aşağıda özetle tanıtılan yaklaşımlar, alanda yapılan çalışmalarda çoğu zaman çeşitli düzeylerde birlikte kullanılmaktadır:
  • Metin dilbilgisi (Van Dijk, 1972) metinlerin dilbilgisel yapılar yoluyla betimlenmesine katkıda bulunacak bir model geliştirmeyi hedeflemiştir.
  • Metin dilbilgisi yaklaşımının tam tersine, metindilbilim yaklaşımı (de Beaugrande ve Dressler, 1981; de Beaugrande, 1984) metinlerin nasıl üretildiği ve anlaşıldığı konusu üzerine yoğunlaşmıştır. Bu yaklaşımla yapılan çalışmalarda metinselliğin, yani metin olmayı sağlayan bileşenlerin özelliklerinin belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
  • Söylem çözümlemesi yaklaşımıyla yapılan metin çalışmalarındaysa (Renkema, 1993; Schiffrin, 1994) geleneksel olarak temelde yazılı metinlerin toplumsal etkileşim gücü ortaya konmaya çalışılmaktadır. Örneğin yazarın, bir konuda yazarken metninde yaptığı hangi düzenlemelerle okuyucusu üzerinde yönlendirici olabildiğini açıklamak üzere yapılan bir çözümleme bu yaklaşımı içermektedir.
Verilen bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir. Metindilbilim alanında yapılan çalışmalarda benimsenen yaklaşımlara ilişkin olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur.

Soru 12

  1. Dizge tümceleri, kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir.
  2. Dizge tümceleri içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez.
  3. Dizge tümceleri, üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz.
  4. Metin tümceleri, birlikte kullanıldıkları diğer metin tümceleri ile sınırlandırılmış kullanımsal birimlerdir.
  5. Metin tümceleri içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.
  6. Metin tümcelerine üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorular yöneltilebilir.
Dizge tümceleri ve metin tümcelerine ilişkin olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, III ve IV
C
II, IV ve VI
D
I, II, V ve VI
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Dizge tümceleri, dilin yapısına ve işlevlerine yönelik konulardaki kuramsal tartışmalarda sunulur ve bir dilin dilbilgisel betimlemeleri yapılırken kullanılır. Buna karşın dilin doğal kullanımında metinler içinde metin tümceleri yer almaktadır. Özetle dizge tümcesi ve metin tümcesi kavramları, aşağıdaki farklar nedeniyle metin çalışması açısından ayırt edilmesi çok önemli kavramlara işaret etmektedir:
Dizge Tümceleri
  • Tümceler kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir.
  • Tümceler içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez.
  • Tümceler üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz.
Metin Tümceleri
  • Metin tümceleri, birlikte kullanıldıkları diğer metin tümceleri ile sınırlandırılmış kullanımsal birimlerdir.
  • Metin tümceleri içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.
  • Metin tümcelerine üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorular yöneltilebilir.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi, dizge tümceleri ve metin tümcelerine ilişkin olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur, dolayısıyla doğru cevap E’dir.

Soru 13

  1. Dizge tümceleri dile ilişkin açıklama ve betimlemelerde kullanılan soyut içerikli tümcelerdir.
  2. Metin tümceleri, doğal iletişim ortamlarında, metinler içinde geçen tümcelerdir.
  3. Sözce, somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir.
  4. Sözce bütünüyle somut dil kullanımına ilişkin bir kavramdır.
  5. Bir sözce tek bir sözcükten oluşabileceği gibi, bir ya da bir kaç metin tümcesinden de oluşabilir.
Metindilbilimin temel kavramlarına ilişkin olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, III ve IV
C
II, IV ve V
D
I, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Dizge tümceleriyle metin tümcelerini bu özellikleriyle birbirinden ayırdıktan sonra şimdi de kullanım çalışmalarının bir diğer kavramını tanımlayalım. Sözce, dili doğal bağlamlarında ele alan dilbilim çalışmalarının, örneğin metindilbilimin bir diğer temel kavramıdır. Sözce, bir iletişim ortamında, örneğin bir konuşma anında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir. Bütünüyle somut dil kullanımına ilişkin bir kavramdır. Bir sözce aşağıdaki örnekte de görüldüğü gibi, tek bir sözcükten oluşabileceği gibi, bir ya da bir kaç metin tümcesinden de oluşabilir. Aşağıda bir sözce örneği görülmektedir.
Örnek (Nil) -Günaydın! (dikkat çekici bir coşku ve sevinç tonlamasıyla) (Ahmet) -Ohhh bugün çok neşelisin!
Örnekte, Nil’in tek sözcükten oluşan sözcesi karşısında, Ahmet’in bir metin tümcesinden oluşan sözcesi yer almaktadır.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir. Metindilbilimin temel kavramlarına ilişkin olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur.

Soru 14

  1. Tümcelerin kimileri birleştirilir.
  2. Kimi sözcük ve öbekler eklenir.
  3. Kimi sözcükler silinir.
  4. Kimi sözcükler onları işaret eden başka sözcüklerle yer değiştirir.
  5. Tümcelerde anlatılanlar, neden ilişkileri, zıtlık ilişkileri, zaman ilişkileri gibi ilişkiler kullanılarak mantıksal-anlamsal açıdan bağıntılı bir bütünlük haline getirilir.
Tek tek sesler, tek tek sözcükler, tek tek metin tümcelerinin; üreticisinin iletişimsel amaçlarına hizmet eden biçimsel ve anlamsal bir bütünlük, yani metin durumuna getirilmiş olması için metin tümceleri yukarıdaki hangi işlevler doğrultusunda değiştirilebilir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve V
C
I, III ve IV
D
II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Dilin kullanımında, yani dile dayalı iletişimde ne tek tek sesler, ne tek tek sözcükler ne de tek tek metin tümceleri görev üstlenmektedir. Bir başka deyişle dile dayalı iletişimi, yalnızca adını andığımız bu birimlerle açıklayamayız. Bu durumu aşağıda yer alan iki örneği birlikte inceleyerek açıklamaya çalışalım. Açıklamamızı yönlendirecek temel soru şu olmalı: Bir dizi olayı arkadaşlarımıza anlattığımız herhangi bir anı düşünelim ve ilk örnekteki gibi mi yoksa ikinci örnekteki gibi mi anlatırız diye kendimize soralım. Sonra da bu soruya “neden” sorusunu ekleyip yanıtını arayalım.
Örnek
  • Ali eve erken geldi.
  • Ali hastaydı.
  • Ali’nin ateşi vardı.
  • Ayşe Hanım çok şaşırdı.
  • Ayşe Hanım Ali’nin annesidir.
  • Ateş iyice yükseldi.
  • Ayşe Hanım aile doktoru Selim Beyi aradı.
  • Selim Bey evde yoktu.
  • Ayşe Hanım uğraştı.
  • Ali’nin ateşi düşmedi.
  • Ayşe Hanım, Ali’yi hastaneye götürdü.
Ali eve erken geldi. ÇÜNKÜ hastaydı VE ateşi DE vardı. AnneSİ Ayşe Hanım BUNA çok şaşırdı. BİR KAÇ SAAT SONRA, ANNESİ, Ali’nin ateşi iyice yükselDİĞİ İÇİN aile doktorLARI Selim Beyi aradı AMA Selim Bey evde yoktu. BUNUN ÜZERİNE Ayşe Hanım, ONUN ATEŞİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN uğraştı. ANCAK ateşi düşmedi. Ayşe Hanım, ALİ’NİN ATEŞİNİ DÜŞÜREMEYİNCE Ali’yi hastaneye götürdü.
Verilen örnekler yukarıdaki başlangıç sorularıyla gözden geçirildiğinde yanıtımız, bir dizi olayı anlatırken elbette ikinci örnekteki durumu gerçekleştiririm olacaktır. Seçimimizin neden ikinci örnekten yana ortaya çıktığını ise şöyle açıklayabiliriz: Bu iki örneği karşılaştırdığımızda, ikinci örnekte ilk örnekteki tümcelerin kimilerinin birleştirildiğini, kimi sözcük (çünkü, ama gibi) ve öbeklerin (bir kaç saat sonra gibi) eklendiğini, kimi sözcüklerin (yinelenen Ali’ler gibi) silindiğini, kimi sözcüklerin de onları işaret eden başka sözcüklerle (Ali’nin yerine Onun gibi) yer değiştirdiğini vb. gözlemekteyiz. Öyle ki, bu ayrılıklar sonucunda son örnek, bir öncekine göre tümce sayısı açısından kısalmasına karşın daha çok bilgi vermektedir. Çünkü, bir yandan ilgili tümcelerde anlatılanlar, neden ilişkileri (Ali eve erken geldi. ÇÜNKÜ hastaydı...), zıtlık ilişkileri (Ayşe Hanım, onun ateşini düşürmek için uğraştı. ANCAK ateşi düşmedi...), zaman ilişkileri (Annesi Ayşe Hanım buna çok şaşırdı. BİR KAÇ SAAT SONRA, annesi, Ali’nin ateşi iyice yükseldiği için aile doktorları Selim Beyi aradı...) gibi ilişkiler kullanılarak mantıksal-anlamsal açıdan bağıntılı bir bütünlük haline getirilirken öte yandan da ilk örnekte yinelenen bir çok öğe ikinci örnekte işlevsel bir biçimde silinmektedir. Böylece ikinci örnek biçimsel ve anlamsal olarak kesintisiz bir bütünlük oluşturulmaktadır. Öyleyse, bu iki örnek arasındaki temel ayrılık, ikinci örneğin üreticisinin iletişimsel amaçlarına hizmet eden biçimsel ve anlamsal bir bütünlük, yani metin durumuna getirilmiş olmasıdır.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir.

Soru 15

  1. Bağlaşıklık
  2. Tutarlılık
  3. Amaçlılık
  4. Kabuledilebilirlik
  5. Durumsallık
  6. Bilgisellik
  7. Metinlerarası ilişki
Bir tümce dizisinin metin olması için yukarıdaki hangi ölçütlere uyması gerekir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, IV, V ve VI
C
III, IV, V ve VII
D
I, IV, V, VI ve VII
E
I, II, III, IV, V, VI ve VII
Açıklama:
Bir tümce dizisinin metin olması için bağlaşıklık, tutarlılık, amaçlılık, kabuledilebilirlik, durumsallık, bilgisellik ve metinlerarası ilişki ölçütlerine uyması gerekir. Metin üretimi sürecinde gerçekleştirilen zihinsel tasarım ile ürün metnin uyumluluğu, ürün metinde özellikle metin merkezli metinsellik ölçütleri olan bağlaşıklık ve tutarlılık düzenlemeleriyle yakından ilişkilidir.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi, doğru cevap E’dir.

Soru 16

  1. Bağlaşıklık
  2. Tutarlılık
  3. Amaçlılık
  4. Durumsallık
  5. Kabuledilebilirlik
  6. Bilgisellik
  7. Metinlerarası ilişki
Yukarıdakilerden hangileri kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleridir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II, III ve V
D
I, II, IV ve VI
E
III, IV, V, VI ve VII
Açıklama:
Bir ürün metni, metin yapan özellikler alanyazınında metinsellik başlığı altında ele alınmaktadır. Bu özellikleri belirleyen ölçütlerse metinsellik ölçütleri olarak adlandırılmaktadır. Metinsellik, metin merkezli metinsellik ölçütleri ve kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri ile ilişkilidir.
  • Metin merkezli metinsellik ölçütleri: Metin merkezli metinsellik ölçütleri bağlaşıklık ve tutarlılıktır.
    • Bağlaşıklık: Bağlaşıklık metin tümceleri arasındaki bağı sağlayan dilbilgisel ve sözcüksel bağıntıdır.
      • Dilbilgisel Bağlaşıklık: Bu ilişki yoluyla metin tümceleri birbiriyle birleşerek bir birim-bütün olarak metni biçimlendirir. Metindeki öbekler ve tümceler arasında kurulan dilbilgisel bağıntılar metnin bağlaşıklık sergilemesinde önemli bir rol oynar. Bu dilbilgisel bağlar şu temel türler altında kümelenmektedir:
        • Gönderim: Gönderim, ardışık metin tümcelerindeki sözcükler arasında kurulan ve bu tümceler boyunca aynı metin varlığının (örneğin Ali) farklı dil öğeleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak yinelenmesini sağlayan bağıntıdır.
        • Eksilme ve değiştirme: Eksiltme, metinde daha önce bütüncül bir yapı içinde geçen bir metinsel öğenin yüzey metinden çıkarılmasıdır. Metinsel ilişkiler, örneğin, gönderim bağıntısı atılan öğenin alıcı tarafından çıkarımsal olarak tamamlanmasını öngörür. Bu nedenle eksiltme bütünüyle diliçi bağlamın varlığına dayalı bir dilsel düzenlemedir.
        • Bağlaçlı bağlaşıklık: Bağlaçlar metindeki öbekleri, tümceleri ya da tümce öbeklerini birbirine dilsel olarak eklemlerken metinler içinde ayrıntılandırma, genişletme ve güçlendirme işlevlerine yönelik olarak kullanılır. Bu işlevleriyle kullanılırken metin alıcısı için metindeki tutarlılık ilişkilerini de açık hale getirirler.
      • Sözcüksel Bağlaşıklık: Metin bağlaşıklığında, sözcükler arasında kurulan anlam ilişkileriyle oluşan bağlar yoluyla sağlanan yinelemeler de önem kazanır. Sözcüksel bağlaşıklık, birbirini izleyen metin tümcelerinin, sözcükler arasındaki anlam ilişkilerine dayalı gönderimlerle birbirine bağlanmasıdır.
    • Tutarlılık: Bağlantılılığı açıklamaktaki en güçlü ölçüt tutarlılıktır. Her metin, metin tümcelerinin ve örneğin yazılı metindeki paragraflar gibi daha büyük parçaların birbirine mantıksal ve anlamsal olarak bağlanması yoluyla bütün olarak algılanan bir metinsel anlam yaratır. Metnin alıcısı (okuyucu ve(ya) dinleyici) etkileşime girdiği dil ürününün metin olduğu algısına ulaşabilmek için metin tümceleri ve metnin tümceden daha büyük parçaları arasında bir anlam sürekliliği oluşturmaya çabalar. Bu nedenle tutarlılık metnin hem küçük yapısında, yani ardışık tümceler arasında, hem de büyük yapısında, yani metnin konu ve alt konularını sunan ve içerik şemasıyla biçimlenen parçaları arasında oluşur. Bölgesel tutarlılık küçük yapıda, bütüncül tutarlılıksa büyük yapıda oluşur.
  • Kullanıcı Merkezli Metinsellik Ölçütleri: Kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri; amaçlılık, durumsallık, kabuledilebilirlik, bilgisellik, metinlerarası ilişkidir.
    • Amaçlılık, her metnin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulması gereğine işaret eder.
    • Durumsallık, metnin kullanıldığı belli bir durumda, o duruma özgü iletişimsel amaçlara hizmet etmesidir.
    • Kabuledilebilirlik, metnin bağlaşık ve tutarlı olmasının yanı sıra kullanıldığı bağlamın gerektirdiği özellikleri de taşımasıdır.
    • Bilgisellik, metnin alıcısı için yeni bilgi içermesi koşuluna işaret eder.
    • Metinlerarası ilişki ise bir metnin önceki diğer metinlerle kurduğu ilişkidir. Her metin, önceki diğer metinlerle ilişkiye girer. Bu metnin anlamlandırılması sırasında alıcının o metni, ilişkili olduğu diğer metinleri de düşünerek kavramasını sağlar. Bir bilimsel yazıdaki alıntılar, bir gazete köşe yazısındaki göndermeler ya da bir karşılıklı konuşmada geçen önceki sözlere yönelik hatırlatmalar metinlerarası ilişkinin örnekleridir.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi, kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri amaçlılık, durumsallık, kabuledilebilirlik, bilgisellik ve metinlerarası ilişkidir, dolayısıyla doğru cevap E’dir.

Soru 17

  1. Bağlaşıklık metin tümceleri arasındaki bağı sağlayan dilbilgisel ve sözcüksel bağıntıdır.
  2. Bağlaşıklık ölçütü yoluyla metin tümceleri birbiriyle birleşerek bir birim-bütün olarak metni biçimlendirir.
  3. Bir dil kullanıcısının dilin sözdizimine ilişkin bilgisi metinde bağlaşıklık bağıntısını yapılandırmasında önemli bir rol oynar.
  4. Tümceler birbirine bağlandığı için bir tümcenin yorumu, ya bir önceki tümcedeki bazı öğelerle bağıntılıdır ya da önceki öğeler genellikle de önceki tümce hakkında bilgi verir.
  5. Tutarlılık, metnin önermelerinin birbiriyle mantıksal anlamsal olarak bir bütünlük oluşturmasıdır.
  6. Bölgesel tutarlılık, metinde birbirini izleyen tümceler arasında; bütüncül tutarlılık ise metnin örneğin paragraflar gibi konu ve alt konuları belirleyen tümceden daha büyük parçaları arasında oluşur.
Metin merkezli metinsellik ölçütleri olan bağlaşıklık ve tutarlılıkla ilgili olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II, III ve IV
C
I, IV, V ve VI
D
III, IV, V ve VI
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Metin merkezli metinsellik ölçütleri bağlaşıklık ve tutarlılıktır:
  • Bağlaşıklık metin tümceleri arasındaki bağı sağlayan dilbilgisel ve sözcüksel bağıntıdır. Bu ilişki yoluyla metin tümceleri birbiriyle birleşerek bir birim-bütün olarak metni biçimlendirir. Bağlaşıklık doğası gereği, metin tümcelerinin parçalarını hem dilbilgisel hem de sözcüksel olarak iki yönlü birbirine bağlar. Ürün metindeki bileşenler dilbilgisel biçimler ve uzlaşmalarla birbirine bağlıdır. Bir diğer deyişle, bir dil kullanıcısının dilin sözdizimine ilişkin bilgisi metinde bağlaşıklık bağıntısını yapılandırmasında önemli bir rol oynar. Tümceler birbirine bağlandığı için bir tümcenin yorumu, ya bir önceki tümcedeki bazı öğelerle bağıntılıdır ya da önceki öğeler genellikle de önceki tümce hakkında bilgi verir. Halliday ve Hassan (1976) bu olgunun anlambilimsel bir doğası olduğuna işaret eder. Bağlaşıklık metindeki bir öğeyle, onun yorumlanması için gerekli olan diğer öğe arasındaki anlamsal bir ilişkidir. Diğer metin merkezli metinsellik ölçütü olan tutarlılık ile yakından ilişkilidir.
  • Tutarlılık, metnin önermelerinin birbiriyle mantıksal anlamsal olarak bir bütünlük oluşturmasıdır. Bölgesel tutarlılık, metinde birbirini izleyen tümceler arasında; bütüncül tutarlılık ise metnin örneğin paragraflar gibi konu ve alt konuları belirleyen tümceden daha büyük parçaları arasında oluşur. Bağlantılılığı açıklamaktaki en güçlü ölçüt tutarlılıktır. Her metin, metin tümcelerinin ve örneğin yazılı metindeki paragraflar gibi daha büyük parçaların birbirine mantıksal ve anlamsal olarak bağlanması yoluyla bütün olarak algılanan bir metinsel anlam yaratır. Metnin alıcısı (okuyucu ve(ya) dinleyici) etkileşime girdiği dil ürününün metin olduğu algısına ulaşabilmek için metin tümceleri ve metnin tümceden daha büyük parçaları arasında bir anlam sürekliliği oluşturmaya çabalar. Bu nedenle tutarlılık metnin hem küçük yapısında, yani ardışık tümceler arasında, hem de büyük yapısında, yani metnin konu ve alt konularını sunan ve içerik şemasıyla biçimlenen parçaları arasında oluşur. Bölgesel tutarlılık küçük yapıda, bütüncül tutarlılıksa büyük yapıda oluşur.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi, metin merkezli metinsellik ölçütleri olan bağlaşıklık ve tutarlılıkla ilgili olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur dolayısıyla doğru cevap E’dir.

Soru 18

  1. Amaçlılık, her metnin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulması gereğine işaret eder.
  2. Durumsallık, metnin kullanıldığı belli bir durumda, o duruma özgü iletişimsel amaçlara hizmet etmesidir.
  3. Kabuledilebilirlik, metnin bağlaşık ve tutarlı olmasının yanı sıra kullanıldığı bağlamın gerektirdiği özellikleri de taşımasıdır.
  4. Bilgisellik, metnin alıcısı için yeni bilgi içermesi koşuluna işaret eder.
  5. Metinlerarası ilişki, her metnin önceki diğer metinlerle kurduğu bağlarla ilişkilidir.
Kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerine ilişkin olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III, IV ve V
D
I, II, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Kullanıcı merkezli metinsellik ölçütleri şunlardır:
  • Amaçlılık, her metnin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulması gereğine işaret eder.
  • Durumsallık, metnin kullanıldığı belli bir durumda, o duruma özgü iletişimsel amaçlara hizmet etmesidir.
  • Kabuledilebilirlik, metnin bağlaşık ve tutarlı olmasının yanı sıra kullanıldığı bağlamın gerektirdiği özellikleri de taşımasıdır.
  • Bilgisellik, metnin alıcısı için yeni bilgi içermesi koşuluna işaret eder.
  • Metinlerarası ilişki, her metnin önceki diğer metinlerle kurduğu bağlarla ilişkilidir.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir. Kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerine ilişkin olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur.

Soru 19

  1. Dil kullanımı toplumsal bir davranıştır.
  2. Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır.
  3. Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır.
  4. Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır.
  5. Katılım irade ve istekle gerçekleştirilen ve topluluk üyelerince kabulü öngören aşamalı bir süreçtir.
  6. Örneğin grup dayanışması, bireysel beklentiler gibi daha pek çok günlük yaşama ilişkin bireysel ihtiyaçlarla biçimlenir.
Yukarıda yer alan ifadelerden hangileri söylem topluluğuna ait özelliklerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II, III ve V
C
III, IV ve V
D
I, II, IV ve VI
E
II, III, V ve VI
Açıklama:
Metin Türü ve Söylem Topluluğu İlişkisi
Metnin iletişimsel amaçları ve işlevleri, tür içinde belirginleşir. Metnin iletişimsel amaçları, metnin türünü; metin türü de o metne özgü söylem şemasını ve dil kullanımlarını belirler. Swales’in (1990) belirtiği gibi, tür belli bir iletişimsel olay sınıfıdır ve belli iletişimsel amaçları taşıyan üyeleri, yani söylem topluluğunun üyelerini kapsar. Türün beklentileri, o türü kullanan söylem topluluğu üyelerinin amaçları doğrultusunda oluşmaktadır. Bir diğer deyişle, bu amaçlarla önce söz konusu türün ne olduğu ve ne olmadığı, yani mantığı tanımlanır. Ardından da tanımlanan bu tür, söylem topluluğunun tüm üyeleri tarafından tanınır. Swales’e göre türün mantığı, bir yandan söylemin şematik yapısını biçimlendirir, bir yandan da içeriğe ve biçeme yönelik seçimleri etkiler. İletişimsel amaç, belli bir sözbilimsel eylemin gerçekleştirilmesine yönelik olarak türün sınırını çizer. Bir türün örnekleri kendi aralarında yapı, biçem, içerik, hedef alıcılar gibi özellikler açısından benzerlik gösterir. Türün tüm olası beklentilerini yerine getiren bir örnek ortaya çıkarsa, yani üretilirse bu örneği ön tip kabul edilir. Swales, yukarıda yer verdiğimiz tür tanımını yaparken söylem topluluğu kavramının dilsel topluluk kavramından nasıl ayrıldığını açıklamaktadır. Bu iki topluluğun dil kullanım koşulları şu açılardan birbirinden farklıdır:
Dilsel topluluk-Söylem topluluğu ayrımı
Dilsel Topluluk
  • Dil kullanımı toplumsal bir davranıştır.
  • Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır.
  • Dilsel topluluğa katılım doğal süreç içinde kendiliğinden gerçekleşir; çevre ve duygusal koşullara bağlı olarak belirlenir.
  • Örneğin grup dayanışması, bireysel beklentiler gibi daha pek çok günlük yaşama ilişkin bireysel ihtiyaçlarla biçimlenir.
Söylem Topluluğu
  • Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır.
  • Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır.
  • Söylem topluluğuna katılım irade ve istekle gerçekleştirilen ve topluluk üyelerince kabulü öngören aşamalı bir süreçtir.
  • Söylem topluluğunun paylaştığı ortak amaçlarla şekillenir.
Bu farklılaşmaları okurken Türkçe konuşanlar kümesi ile Türkçe bilim dilini kullananlar kümesinin birbirine olan konumlanışını düşünürsek dilsel topluluğunun ilk kümeye, söylem topluluğununsa ikinci kümeye örnek oluşturduğunu hemen görebiliriz.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap C’dir. Seçenek III’de yer alan “Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır.” ifadesi, seçenek IV’de yer alan “Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır.” ifadesi ve seçenek V’de yer alan “Katılım irade ve istekle gerçekleştirilen ve topluluk üyelerince kabulü öngören aşamalı bir süreçtir.” ifadesi söylem topluluğuna ait özelliklerdendir. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler ise dil topluluğunun özelliklerindendir.

Soru 20

  1. Betimleyici söylem özellikleri içeren metinler durağan, zamansal tempo taşımayan durumsal görünümler sunar.
  2. Anlatısal söylem özellikleri içeren metinlerde olaylar arasındaki geçici ilişkilere tematik olarak yapılan gönderimler yer alır.
  3. Açıklayıcı söylem özellikleri içeren metinler, bir konunun ya da düşüncenin nedenlenerek ve gerekçelendirilerek ele alındığı metinlerdir.
  4. Savlayıcı söylem özellikleri taşıyan metinlerde bir iddia ya da karşı iddianın savunusu yapılır.
  5. Öğretici-bilgilendirici söylem özellikleri sergileyen metinler alıcıya bilgi aktarma amacına hizmet eder.
Werlich’in yaptığı söylem sınıflaması kapsamında temel söylem türlerine ilişkin olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Tür çözümlemesinin metindilbilim içinde giderek önem kazanmasıyla birlikte alanyazınında ortaya çıkan temel soru, metin türlerinin tanımlanmasında hangi söylemsel ölçütlerin kullanılabileceği olmuştur. Bu soru çerçevesinde metin türleri için tanımlamalar geliştirmeye çalışan araştırmacılar, bir yandan metnin iletişimsel amaçlarının ve dolayısıyla farklı söylem bağlamlarının dilbilgisel düzenlemelere nasıl yansıdığını, dil kullanımını nasıl biçimlendirdiğini tanımlamaya çalışmışlardır.
Diğer yandan da farklı metin türlerine özgü yapı çözümlemeleri ortaya koyabilmek üzere çalışmalar yapmışlardır. Metnin iletişimsel amaçlarının ve dolayısıyla farklı söylem bağlamlarının dilbilgisel düzenlemelere nasıl yansıdığını, dil kullanımını nasıl biçimlendirdiğini tanımlamak amacıyla ilk çalışmalarda söylem türlerinin sınıflanmasına gidilmiştir. Örneğin Werlich (1982) söylem sınıflamasını yapmakta ve temel söylem türlerinde öznellik ve nesnellik algısı değişkenini kullanarak alt ayrımlara gitmektedir. Temel söylem türleri şunlardır:
  • Betimleyici söylem: Betimleyici söylem özellikleri içeren metinler durağan, zamansal tempo taşımayan durumsal görünümler sunar. Betimleyici söylem özellikleri içeren metinler, izlenimsel betimleme ya da teknik betimleme metinlerinde olduğu gibi öznel ya da nesnel görüş açısı kuran metinlerdir.
  • Anlatısal söylem: Anlatısal söylem özellikleri içeren metinlerde olaylar arasındaki geçici ilişkilere tematik olarak yapılan gönderimler yer alır. Olay ve hareket sıralaması yapılan metinlerde anlatım anlatısallık taşır.
  • Açıklayıcı söylem: Açıklamalı söylem özellikleri içeren metinler, bir konunun ya da düşüncenin nedenlenerek ve gerekçelendirilerek ele alındığı metinlerdir. Bu tür metinlerde, olaylara onları birleştirerek ya da tematik olarak yapılan gönderimler tipiktir.
  • Savlayıcı söylem: Savlayıcı söylem özellikleri taşıyan metinlerde bir iddia ya da karşı iddianın savunusu yapılır. İddianın doğruluğu tanıtlanmaya çalışılır. Bu süreç sav oluşturma sürecidir. Ürün metinlere bakıldığında, kimi örneklerde sav oluşturma sürecinin tamamını izlemek mümkün olmaktadır. Örneğin akademik metinler bu özelliği sergiler. Bir iddia oluşturabilmek için bu iddianın oluşturulmasını haklı çıkaracak ve bizim dışımızdaki herkes için geçerlilik taşıyacak bir verimizin olması gerekir. Savlayıcı söylemi, açıklayıcı söylemden ayıran en temel özellik budur. Verisi olmayan bir kişisel düşünce, iddiaya dönüşemez ve savlanamaz.
  • Öğretici-bilgilendirici söylem: Öğretici-bilgilendirici söylem özellikleri sergileyen metinler alıcıya bilgi aktarma amacına hizmet eder.
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir. Werlich’in yaptığı söylem sınıflaması kapsamında temel söylem türlerine ilişkin olarak seçeneklerde yer alan ifadelerin tümü doğrudur.

Soru 21

  1. Gönderim
  2. Bakış Açısı
  3. Durum
  4. Amaç/İşlev
Yukarıdakilerden hangileri Saukkonen tarafından saptanan, metnin üreticisi ile alıcısı ve bu üretici ile alıcının, gönderimsel gerçeklik ile ilişkilerini analiz ederek bir metnin yakın sistematik çevresini ya da bağlamını gösteren ilişkilerdir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Saukkonen (1983), metnin üreticisi ile alıcısı ve bu üretici ile alıcının, gönderimsel gerçeklik ile ilişkilerini analiz ederek bir metnin yakın sistematik çevresini ya da bağlamını gösteren dört ilişki (türü) saptamaktadır:
  • Gönderim
  • Bakış açısı
  • Durum
  • Amaç/işlev
Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi doğru cevap E’dir.

Soru 22

Somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sözce
B
Cümle
C
Tümce
D
Özne
E
Söylem
Açıklama:
Sözce

Soru 23

I. Bağlaşıklık
II. Tutarlılık
III. Metinsellik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri metin merkezli metinsellik ölçütleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
I ve II

Soru 24

Dilbilgisel bağlar kaç tanedir?

Seçenekler

A
6
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
3

Soru 25

Ardışık metin tümcelerindeki sözcükler arasında kurulan ve bu tümceler boyunca aynı metin varlığının (örneğin Ali) farklı dil ögeleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak yinelenmesini sağlayan bağıntının adı nedir?

Seçenekler

A
Gönderim
B
İlişkilendirilmiş gönderim
C
Bilgisellik
D
Tutarlılık
E
Amaçlılık
Açıklama:
Gönderim

Soru 26

Kaç tane kullanıcı merkezli ölçüt vardır?

Seçenekler

A
3
B
5
C
6
D
7
E
9
Açıklama:
5

Soru 27

Her metnin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulması gereğine aşağıdakilerden hangisi işaret eder?

Seçenekler

A
Amaçlılık
B
Durumsallık
C
Bilgisellik
D
Kabuledilebilirlik
E
Metinlerarası ilişki
Açıklama:
Amaçlılık

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Werlich'in söylem gruplamasında haber öyküleri içinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Betimleyici söylem
B
Anlatısal söylem
C
Açıklayıcı söylem
D
Savlayıcı söylem
E
Öğretici-bilgilendirici söylem
Açıklama:
Anlatısal söylem, öznel boyutta Günlük kişisel öyküler ve nesnel boyutta Haber öyküleri içerir.

Soru 29

I. Sonuç
II. Bakış açısı
III. Alım
IV. Amaç
Yukarıdakilerden hangileri Saukkonen'in metnin üreticisi ile alıcısı ve bu üretici ile alıcının, gönderimsel gerçeklik ile ilişkilerini analiz ederek bir metnin yakın sistematik çevresini ya da bağlamını gösteren ilişkiler arasındadır?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
II ve IV

Soru 30

Bakış açısı ulamı kaç adet alt özelliklerle etkileşim içindedir?

Seçenekler

A
2
B
4
C
6
D
3
E
5
Açıklama:
4

Soru 31

Biber'ın yaptığı model kaç boyutludur?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
8
Açıklama:
5

Soru 32

Metni oluşturan ögelerin ve metindeki dilsel düzenlerin çözümlenmesiyle ilgili dilbilim dalına ne denir?

Seçenekler

A
Metindilbilim
B
Yazıbilim
C
Anlambilim
D
Sesbilim
E
Göstergebilim
Açıklama:
Metindilbilim çalışması, metin nedir ve metni metin yapan özellikler nedir sorularına yanıt arayan bir dilbilim çalışması türüdür.
Metindilbilim, metni oluşturan öğelerin ve metindeki dilsel düzenlerin çözümlenmesiyle ilgili dilbilim dalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 33

Somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimine ne denir?

Seçenekler

A
Sözce
B
Dizge
C
Cümle
D
Tümce
E
Söz
Açıklama:
Sözce, dili doğal bağlamlarında ele alan dilbilim çalışmalarının, örneğin metindilbilimin bir diğer temel kavramıdır.
Sözce, somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 34

Metni metin yapan bileşenlerin oluşturduğu bütünlüğe ne denir?

Seçenekler

A
Bağlaşıklık
B
Tutarlılık
C
Metinsellik
D
Sözce
E
Tümce
Açıklama:
Söz konusu bu bağlantılılık, Beaugrande ve Dressler’de (1981) metin merkezli metinsellik ölçütleri olarak sunulan bağlaşıklık ve tutarlılık kavramları ile açıklanmaktadır.
Metinsellik, metni metin yapan bileşenlerin oluşturduğu bütündür. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 35

Metin tümceleri arasındaki dilsel, dilbilgisel bağlantıya ne denir?

Seçenekler

A
Tutarlılık
B
Bağlaşıklık
C
Metinsellik
D
Ürün
E
Metin
Açıklama:
Söz konusu bu bağlantılılık, Beaugrande ve Dressler’de (1981) metin merkezli metinsellik ölçütleri olarak sunulan bağlaşıklık ve tutarlılık kavramları ile açıklanmaktadır.
Bağlaşıklık, metin tümceleri arasındaki dilsel, dilbilgisel bağlantıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 36

Metnin tümceleri ve tümceden daha büyük parçaları (örneğin yazılı metinlerde paragraflar) arasındaki mantıksal, anlamsal bağlantıya ne denir?

Seçenekler

A
Tutarlılık
B
Paragraf
C
Bağlaşıklık
D
Metinsellik
E
Tümce
Açıklama:
Ürün metindeki bileşenler dilbilgisel biçimler ve uzlaşmalarla birbirine bağlıdır. Bir diğer deyişle, bir dil kullanıcısının dilin sözdizimine ilişkin bilgisi metinde bağlaşıklık bağıntısını yapılandırmasında önemli bir rol oynar.
Tutarlılık, metnin tümceleri ve tümceden daha büyük parçaları (örneğin yazılı metinlerde paragraflar) arasındaki mantıksal, anlamsal bağlantıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 37

Ardışık metin tümcelerindeki sözcükler arasında kurulan ve bu tümceler boyunca aynı
metin varlığının farklı dil ögeleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak yinelenmesini sağlayan bağıntıya ne denir?

Seçenekler

A
Bağlaşıklık
B
Tutarlılık
C
Bilgisellik
D
Gönderim
E
Metinlerarası İlişki
Açıklama:
Gönderim, metinde gönderim aracı ile göndergesi arasında gerçekleşir.
Gönderim, ardışık metin tümcelerindeki sözcükler arasında kurulan ve bu tümceler boyunca aynı metin varlığının (örneğin Ali) farklı dil öğeleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak yinelenmesini sağlayan bağıntıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 38

Metinde daha önce bütüncül bir yapı içinde geçen bir metinsel ögenin yüzey metinden çıkarılmasına ne denir?

Seçenekler

A
Gönderge
B
Gönderim
C
Bağlaşıklık
D
Metinsellik
E
Eksiltme
Açıklama:
Metinsel ilişkiler, örneğin, gönderim bağıntısı atılan öğenin alıcı tarafından çıkarımsal olarak tamamlanmasını öngörür. Bu nedenle eksiltme bütünüyle diliçi bağlamın varlığına dayalı bir dilsel düzenlemedir.
Eksiltme, metinde daha önce bütüncül bir yapı içinde geçen bir metinsel öğenin yüzey metinden çıkarılmasıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 39

Örneğin, “öyle” gibi işlevsel metin öğelerinin, metinde kendilerinden önce geçen adların, eylemlerin ya da bir metin bölümünün tamamının yerine kullanılmasına ne denir?

Seçenekler

A
Bağlaşıklık
B
Gönderge
C
Gönderim
D
Değiştirme
E
Eksiltme
Açıklama:
Değiştirme de eksiltme gibi bütünüyle diliçi bağlama bağlıdır. Yani, değiştirme bağıntısı ile birbirine bağlanan kurucu parçaların her ikisi de metinde bulunur.
Değiştirme, örneğin “öyle” gibi işlevsel metin öğelerini, metinde kendinden önce geçen adlar, eylemler ya da bir metin bölümünün tamamının yerine kullanmaktır. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 40

Sözcüklerin eşdizimsel kullanımları nasıl bir ilişki türüdür?

Seçenekler

A
Bütüncül tutarlılık
B
Sözcüksel bağlaşıklık
C
Bölgesel tutarlılık
D
Parça-bütün ilişkisi
E
Karşıt anlamlılık
Açıklama:
Dilbilimde metinsel eşdizimli sözcükler olarak adlandırılan bu tür sözcükler, örneğin bebek-biberonemzik üçlüsündekine benzer olarak birlikte sıklıkla kullanıldıkları için alıcının zihninde özel bir sahnenin katılımcıları olarak yer alırlar.
Sözcüklerin eşdizimsel kullanımları da sözcüksel bağlaşıklığı sağlayan ilişki türlerinden biridir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 41

Metnin iletişimsel amaçlarına uygun biçimde bağlaşık ve tutarlı kılınmasına ne denir?

Seçenekler

A
Durumsallık
B
Amaçlılık
C
Bilgisellik
D
Kabuledilebilirlik
E
Metinlerarası ilişki
Açıklama:
Çeşitli dilbilim çalışmaları, bilişsel ruhbilimdeki gelişmeler ve toplumdilbilimin ortaya koyduğu betimlemeler, iletişimde iletinin içeriğinin yalnızca dil düzeneği ile sınırlı tutulamayacağını göstermektedir.
Amaçlılık, her metnin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulması gereğine işaret eder. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 42

  1. Kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir.
  2. İçindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez.
  3. Üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz.
Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri dizge tümceleri ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yanlız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Dizge tümceleri, dilin yapısına ve işlevlerine yönelik konulardaki kuramsal tartışmalarda sunulur ve bir dilin dilbilgisel betimlemeleri yapılırken kullanılır.
• Tümceler kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimlerdir.
• Tümceler içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilemez.
• Tümceler üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz. Doğru cevap E'dir.

Soru 43

  1. Birlikte kullanıldıkları diğer metin tümceleri ile sınırlandırılmış kullanımsal birimlerdir.
  2. İçindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.
  3. Üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi
    amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorular yöneltilebilir.
Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri metin tümceleri ile yakından ilgilidir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II ve III
E
II ve III
Açıklama:
Metin Tümceleri
• Metin tümceleri, birlikte kullanıldıkları diğer metin tümceleri ile sınırlandırılmış kullanımsal birimlerdir.
• Metin tümceleri içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.
• Metin tümcelerine üreteninin kim olduğu, nerede ve ne zaman üretildiği ve hangi
amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorular yöneltilebilir. Doğru cevap D'dir.

Soru 44

"Somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Bağlaşıklık
B
Tutarlılık
C
Sözce
D
Dizgi
E
Tümce
Açıklama:
Sözce, dili doğal bağlamlarında ele alan dilbilim çalışmalarının, örneğin metindilbilimin bir diğer temel kavramıdır. Sözce, bir iletişim ortamında, örneğin bir konuşma anında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir. Bütünüyle somut dil kullanımına ilişkin bir kavramdır. Doğru cevap C'dir.

Soru 45

  1. Metinsellik
  2. Bağlaşıklık
  3. Tutarlılık
Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri metinsellik ölçütleri arasındadır?

Seçenekler

A
II ve III
B
I, II ve III
C
I ve II
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Bir ürün metni, metin yapan özellikler alanyazınında metinsellik başlığı altında ele alınmaktadır. Bu özellikleri belirleyen ölçütlerse metinsellik ölçütleri olarak adlandırılmaktadır.
  • Metinsellik, metni metin yapan bileşenlerin oluşturduğu bütündür.
  • Bağlaşıklık, metin tümceleri arasındaki dilsel, dilbilgisel bağlantıdır.
  • Tutarlılık, metnin tümceleri ve tümceden daha büyük parçaları (örneğin yazılı metinlerde paragraflar) arasındaki mantıksal, anlamsal bağlantıdır. Doğru cevap B'dir.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi metin merkezli ölçütlerden birisidir?

Seçenekler

A
Tutarlılık
B
Amaçlılık
C
Durumsallık
D
Kabuledilebilirlik
E
Bilgisellik
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.

Soru 47

Görseldeki metinde koyu renkli yazılanların aşağıdakilerden hangisine işaret ettiği söylenebilir?

Seçenekler

A
Eksiltme
B
Gönderim
C
İlişkilendirilmiş Gönderim
D
Bilgisellik
E
Metinlerarası İlişki
Açıklama:
Eksiltme, metinde daha önce bütüncül bir yapı içinde geçen bir metinsel öğenin yüzey metinden çıkarılmasıdır. Metinsel ilişkiler, örneğin, gönderim bağıntısı atılan öğenin alıcı tarafından çıkarımsal olarak tamamlanmasını öngörür. Bu nedenle eksiltme bütünüyle diliçi bağlamın varlığına dayalı bir dilsel düzenlemedir. Olası bütüncül yapılar şunlardır:
• Yüklemi kuran çekimlieylem özne gerektirir.
• İyelik öğesi tamlayan öğe gerektirir.
• Geçişli çatıdaki yüklemcil öğe nesne gerektirir.
• Belirteç yüklemcil öğe gerektirir.
Doğru cevap A'dır.

Soru 48

"Bağlaçlar metindeki öbekleri, tümceleri ya da tümce öbeklerini birbirine dilsel olarak eklemlerken metinler içinde ayrıntılandırma, genişletme ve güçlendirme işlevlerine yönelik olarak kullanılır". Aşağıdakilerden hangisi çeliştirici bağlaçlara örnek olabilir?

Seçenekler

A
Ve
B
Ama
C
Çünkü
D
Sonra
E
Bu nedenle
Açıklama:
Bağlaçlar metindeki öbekleri, tümceleri ya da tümce öbeklerini birbirine dilsel olarak eklemlerken metinler içinde ayrıntılandırma, genişletme ve güçlendirme işlevlerine yönelik olarak kullanılır. Bu işlevleriyle kullanılırken metin alıcısı için metindeki tutarlılık ilişkilerini de açık hale getirirler. Halliday ve Hasan, bağlaçları en yalın biçimde şu alt türlere ayırmaktadır:
• Ekleyiciler: ve, bunlara ekolarak
• Çeliştiriciler: fakat, ama
• Nedenleyiciler: çünkü, bunedenle
• Zamansal bağlaçlar: sonra, sonradan
Doğru cevap B'dir.

Soru 49

Sözcüksel bağlaşıklık dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklıdır?

Seçenekler

A
Genel sözcükleri kullanarak yineleme
B
Zıt anlamlı sözcükleri kullanarak yineleme
C
Parça-bütün ilişkisi kuran sözcükleri kullanarak yineleme
D
Aynı sözcüğü tekrarlama
E
Eşdizimli sözcükleri kullanarak yineleme
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.

Soru 50

"Metnin iletişimsel amaçlarının belli bir durum bağlamı içinde belirginleşmesidir" tanımı kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerinden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Amaçlılık
B
Bilgisellik
C
Durumsallık
D
Kabuledilebilirlik
E
Metinlerarası ilişki
Açıklama:
  • Amaçlılık, metnin iletişimsel amaçlarına uygun biçimde bağlaşık ve tutarlı kılınmasıdır.
  • Durumsallık, metnin iletişimsel amaçlarının belli bir durum bağlamı içinde belirginleşmesidir
  • Kabuledilebilirlik, metnin hem bağlaşık ve tutarlı hem de durum bağlamı ile uyumlu olmasıdır. Kabuledilebilirlik taşıyan bir metin, iletişimsel amaçlarına uygun bir biçimde bağlaşık ve tutarlı kılınmış ve uygun bir durum bağlamında kullanılmıştır.
  • Bilgisellik, metnin alıcısı için yeni bilgi taşımasıdır. Yeni bilgi değeri taşımayan tümce yığınlarının metinsellik değerleri çok azalır ya da yoktur.
  • Metinlerarası ilişki ise bir metnin önceki diğer metinlerle kurduğu ilişkidir.
Doğru cevap C'dir.

Soru 51

  1. Dil kullanımı işlevsel bir davranıştır
  2. Dil kullanımı toplumsal bir davranıştır
  3. Dil temel toplumsallaşma sürecinden ayrıdır
  4. Dil temel toplumsallaşma sürecinin bir parçasıdır
Öncülerde yer alanlardan hangi/hangileri söylem topluluğu ile ilgilidir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
V ve I
E
I ve III
Açıklama:
Doğru cevap E'dir.

Soru 52

"Dünyanın sorunu, akıllı insanlar şüphelerle doluyken, aptalların özgüvenle dolu olması.'' Yukarıdaki sözcede hangi ifade eksiltme içermektedir?

Seçenekler

A
akıllı insanlar
B
aptalların
C
Dünyanın sorunu
D
şüphelerle doluyken
E
özgüvenle dolu
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Eksiltme, metnin akışında daha önce bütüncül bir yapıda geçen bir ögenin metinden çıkarılmasıdır. Çıkarılan bu öge alıcı tarafından çıkarımsal olarak tamamlanabilir. Tümcede "Aptal insanların" yerine "aptalların" sözcüğü kullanılarak eksiltme yapılmıştır.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Durumsallık
B
Kabuledilebilirlik
C
Amaçlılık
D
Tutarlılık
E
Bilgisellik
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Tutarlılık, metin merkezli ölçütlerdendir.

Soru 54

Bitmişlik gösteren bir dizi olayın öncelik sonralık sırası içinde aktarılması, hangi tür söylemin temel özelliğidir?

Seçenekler

A
Savlayıcı söylem
B
Betimleyici söylem
C
Öğretici-bilgilendirici söylem
D
Açıklayıcı söylem
E
Anlatı söylemi
Açıklama:
Metin söylem metin türü ilişkisini açıklayabileceksiniz.
Söylem özellikleri olan metinlerde olaylar arasındaki geçici ilişkilere tematik olarak yapılan gönderimler yer alır. Olay ve hareket sıralaması yapılan metinlerde anlatım, anlatısallık taşır.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Amaçlılık
B
Açıklık
C
Durumsallık
D
Kabuledilebilirlik
E
Bilgisellik
Açıklama:
Metin söylem metin türü ilişkisini açıklayabileceksiniz.
Açıklık, kullanıcı merkezli metinsellik ölçütlerinden değildir.

Soru 56

Metinde kullanıldığı yere göre, gönderim aracının metin sonrası gönderimine ne denir?

Seçenekler

A
Artgönderim
B
Durumsal gönderim
C
Araçsal gönderim
D
Metindışı gönderim
E
Öngönderim
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Gönderim aracının, metinde kullanıldığı yere göre metnin sonrasına gönderimi metin içi gönderim (metinsel gönderim) olarak adlandırılır. Örn. (O) > Bugün gelmedi. Ayhan hastaymış.

Soru 57

Metin içinde gönderimin üye-alt küme, iyelik ilişkileri gibi yollarla çağrışımsal olarak yapılmasına ne denir?

Seçenekler

A
Bağlaşıklık
B
Gönderim
C
Metiniçi gönderim
D
İlişkilendirilmiş gönderim
E
Dilbilgisel bağlaşıklık
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Metin içinde gönderimin üye-alt küme, iyelik içerikleri gibi yollarla çağrışımsal olarak yapılması, ilişkilendirilmiş gönderim olarak tanımlanır.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi ilişkilendirilmiş gönderim bağıntısına örnektir?

Seçenekler

A
Arkadaşım ve ben, sonunda karar verdik. Yarın sabah tatile çıkıyoruz.
B
Mert 3 yaşına basmıştı. Babası üzerine titriyordu.
C
Hırsız suçüstü yakalandı. Söylediği yalana kendi de inanmıyordu.
D
Füsun suskundu. Konuşmalara hiç katılmadı.
E
Mehmet ilk kez uçağa biniyordu. Karmaşık duygular içindeydi.
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Metin içinde gönderimin üye-alt küme, iyelik ilişkileri vb. yollarla çağrışımsal olarak yapılması, ilişkilendirilmiş gönderim olarak adlandırılmaktadır. Mert ve babası arasında böyle bir gönderim söz konusudur.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisinde gönderim bağıntısı yoktur?

Seçenekler

A
Hepsini içine gömdü. Hiçbir şey söylemedi Ayşe.
B
Nurten sokağa çıkar çıkmaz ağlamaya başladı. Annesi de üzgündü.
C
Arkadaşım Ankara’ya trenle gidecek. Ben otobüsle İzmir’e gitmeyi düşünüyorum.
D
Sevda uzun ve yorucu bir yolculuk yaptı. Erkenden uyudu.
E
Çok yorulmuştu. Mehtap alnındaki teri elinin tersiyle sildi.
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Gönderim, ardışık metin tümcelerindeki sözcükler arasında kurulan ve bu tümceler boyunca aynı metin varlığının (örneğin. Ayşe) farklı dil ögeleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak yinelenmesini sağlayan bağıntıdır. Tümcede "arkadaşım" ve "ben" farklı metin varlıklarıdır.

Soru 60

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde gönderim ilişkisi, artgönderim bağıntısıyla kurulmuştur?

Seçenekler

A
İsmail, önünde uzun bir yol olduğunu biliyordu. Hızla yola koyuldu.
B
Seni gerçekten çok özledim. Görüşmeyeli ne kadar oldu kardeşim?
C
Eve geldi. Yıldırım hızıyla merdivenleri tırmandı Cemal.
D
Yaşar metal fabrikasında çalışıyor. Kemal şeker fabrikasından emekli oldu.
E
Oldukça sevinçliydi. Semra ehliyetine kavuşmuştu.
Açıklama:
Metni, metin yapan temel ölçütleri açıklayabileceksiniz.
Gönderim aracının (örneğin "o"), metinde kullanıldığı yere göre metnin öncesine gönderimi artgönderimdir.

Soru 61

Metindilbilim alanında yapılan bazı çalışmalar, yazılı metinlerin toplumsal etkileşim gücünü mercek altına alır. 'Bir metnin hangi ögeleri/teknikleri okuru istenilen yönde etkilemiştir, okur üzerinde yönlendirici olmuştur?' gibi sorulara yanıt bulmaya çalışır.
Bu tür çalışmalara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Akademik savlama
B
Metindilbilim yaklaşımı
C
Metin dilbilgisi
D
Söylem çözümlemesi
E
Metinlerarası ilişki
Açıklama:
Tümceden metne
Söylem çözümlemesi yaklaşımı özellikle yazılı metinlerin toplumsal etkileşim gücünü inceler ve bir yazının birey ve toplum üzerindeki etkisini oluşturan ögeleri, teknikleri, düzenlemeleri ayrıştırarak anlamaya çalışır.

Soru 62

Aşağıdaki tanımlardan hangisi DİZGE TÜMCELERİ için verilmiştir?

Seçenekler

A
Tümceler, birlikte kullanıldıkları diğer tümcelerle sınırlandırılmış kullanımsal
birimlerdir.
B
Tümceler üreteninin kim olduğu, nerede, ne zaman ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz.
C
Tümceler üreteninin kim olduğu, nerede, ne zaman ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşır.
D
Tümceler içindeki varlıklar ve olaylar için bilindiklik ve tanıdıklıktan söz edilebilir.
E
Somut dil kullanımında bir konuşucunun iki susma arasında ürettiği söz birimidir.
Açıklama:
Tümceden metne
Dizge tümceleri, üreteninin kim olduğu, nerede, ne zaman ve hangi amaçla üretildiği gibi kullanımsal sorulara duyarlılık taşımaz. Bunun yanı sıra kendileriyle sınırlandırılmış yapısal birimler olup, dile ilişkin açıklama ve betimlemelerde kullanılan soyut içerikli tümcelerdir.

Soru 63

- Akşam oldu, biz güya çalışma odasını toparlayıp, kitaplığın tozunu alıp, bütün kitapları konulara göre düzenleyecektik.
- Ben sabah hallettim bile.
'Ben sabah hallettim bile' cevabında hangi dilbilgisel bağlaşıklık türü kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Eksiltme
B
Değiştirme
C
Bağlaçlı bağlaşıklık
D
Metindışı durumsal gönderim
E
Öngönderim
Açıklama:
Dilbilgisel Bağlaşıklık
Değiştirme, bazı gibi işlevsel metin öğelerini metinde kendinden önce geçen adlar, eylemler ya da bir metin bölümünün tamamının yerine kullanmaktır. Bu örnekte 'hallettim' eylemi 'çalışma odasını toparlamak, kitaplığın tozunu almak, bütün kitapları konulara göre düzenlemek' yerine kullanılmıştır.

Soru 64

Aşağıdaki tanımlardan hangisi, Kullanıcı Merkezli Metinsellik Ölçütlerinden biri olan Amaçlılıkla ilgilidir?

Seçenekler

A
Her metin, iletişimin doğası gereği üreticisi tarafından bağlaşık ve tutarlı bir bütün olarak oluşturulmalıdır.
B
Her metin bağlaşık ve tutarlı olmasının yanı sıra kullanıldığı bağlamın gerektirdiği
özellikleri de taşımalıdır.
C
Her metin iletişimsel amaçları belli bir durum bağlamı içinde belirginlik kazanmalıdır.
D
Her metin alıcısı için yeni bilgi içermelidir.
E
Her metnin tümceleri ve tümceden daha büyük parçaları (örneğin paragraflar)
arasında mantıksal, anlamsal bağlantı bulunmalıdır.
Açıklama:
Kullanıcı Merkezli Metinsellik Ölçütleridir
B seçeneğindeki tanım Kabuledilebilirlik, C seçeneğindeki - Durumsallık, D - Bilgisellik, ve E - Metin Merkezli Metinsellik Ölçütlerinden biri olan Tutarlılıkla ilgilidir.

Soru 65

'Lübnanlılar, özellikle siviller ve gönüllüler, en az 171 kişinin hayatını kaybettiği, 6 bin kişinin de yaralandığı, Beyrut limanındaki patlamanın kentte yol açtığı yıkım ve enkazın toplanması için canla başla çalışıyor. […]
Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun, Daily Star gazetesine yaptığı açıklamada, 4 Ağustos’ta, 2 bin 750 ton amonyum nitrat maddesinin yol açtığı patlamanın, yaklaşık 12 milyar 700 milyon euroluk bir zarara yol açtığı bilgisini paylaştı.’
Lübnan Yaralarını Sarmaya Çalışıyor. Milliyet, 19.08.2020
Bu haber metni, Werlich söylem sınıflandırmasına göre hangi söylem türüne aittir?

Seçenekler

A
Anlatısal Söylem - Öznel
B
Savlayıcı Söylem - Nesnel
C
Anlatısal Söylem - Nesnel
D
Açıklayıcı Söylem - Öznel
E
Betimleyici Söylem - Nesnel
Açıklama:
Söylem ve Metin Türü Sınıflamaları
Werlich sınıflandırmasına göre haber metinleri Anlatısal Söylem - Nesnel sınıfına girer.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi Werlich'in anlatısal söylem örneklerinden biri olarak kabul edilir?

Seçenekler

A
Betimleyici söylem
B
Anlatısal söylem
C
Açıklayıcı söylem
D
Savlayıcı söylem
E
Öğretici-bilgilendirici söylem
Açıklama:
Anlatısal söylem, öznel boyutta Günlük kişisel öyküler ve nesnel boyutta Haber öyküleri içermektedir.

Ünite 8

Soru 1

Sözlü anlatılar için geliştirilen anlatı metni öntipi, geleneksel halk masalları, macera romanları, hasta görüşmeleri gibi farklı anlatı durumları ve anlatı alt türlerinden söz edebilmemizde çok kullanışlı bir araç sunar. Bütünüyle biçimlenmiş tipik bir anlatı metni aşağıdaki kurucu öğeleri içerir:Özet, Yönlendirme, Karmaşık olay dizisi, Değerlendirme, Dış değerlendirme, İçe yerleşik değerlendirme, Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme, Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme, Güçlendiriciler, Karşılaştırıcılar, Bağıntılayıcılar, Açımlayıcılar, Sonuç(lar), Bitiş. Bu doğrultuda tanımı “Anlatı metninin seçimlik parçalarındandır. Ana hatlarıyla anlatı olaylarını içerir.” olarak verilen bu kurucu öğe aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özet
B
Yönlendirme
C
Değerlendirme
D
Dış değerlendirme
E
Karmaşık olay dizisi
Açıklama:
Özet: Bir anlatı metninin isteğe bağlı bölümlerinden biridir. Anlatıcı anlatısına olup bitenin kısa bir özetini vererek başlar. Anlatının neye ilişkin olduğunu söyleyerek öyküyü genel çizgileriyle tanıtır. Özet, genellikle anlatı metninin hemen başında yer alan bölümdür.

Soru 2

Sözlü anlatılar için geliştirilen anlatı metni öntipi, geleneksel halk masalları, macera romanları, hasta görüşmeleri gibi farklı anlatı durumları ve anlatı alt türlerinden söz edebilmemizde çok kullanışlı bir araç sunar. Bütünüyle biçimlenmiş tipik bir anlatı metni aşağıdaki kurucu öğeleri içerir:
Özet, Yönlendirme, Karmaşık olay dizisi, Değerlendirme, Dış değerlendirme, İçe yerleşik değerlendirme, Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme, Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme, Güçlendiriciler, Karşılaştırıcılar, Bağıntılayıcılar, Açımlayıcılar, Sonuç(lar), Bitiş. Bu doğrultuda “Yaa işte böyle! Ben anlattım. Hadi biraz da sen anlat!” örneğinde verilmek istenen hangi kurucu öğelerdendir?

Seçenekler

A
Bitiş
B
Sonuç(lar)
C
Açımlayıcılar
D
Karşılaştırıcılar
E
Bağıntılayıcılar
Açıklama:
Bitiş: Metin alıcısına, anlatının bittiğini, artık yeniden aktarım zamanına dönüldüğünü sezdirir.

Soru 3

“Gece yan apartmandan gelen çocuk çığlıklarıyla uyandım. Hemen üstüme bir şey giyip sokağa fırladım. Apartmanın ikinci katından koyu bir duman ve alevler yükseliyordu. Sokakta meraklı bir kalabalık toplanmıştı. İtfaiye, dedim. Birazdan gelir, dediler. Çığlıklar kulaklarımı parçalıyordu. Neredeyse 20 dakika geçmişti. Herkes öylece yangını izliyordu. Yaşanan şey dayanılacak gibi değildi. İtfaiye bir türlü gelmedi. Daha fazla dayanamayıp alevler içindeki eve girdim. İki çocuğu da dışarı çıkardım.” Bu hikaye ile aşağıdaki anlatılardan hangisi verilmiştir?

Seçenekler

A
Düşünce Aktarımı
B
Dil Aktarımının Boyutları
C
Kişisel Deneyim Anlatıları
D
Anlatı Metinleri ve Dil Aktarımları
E
Dil Aktarımları Sınıflaması Konuşma Aktarımı
Açıklama:
Kişisel Deneyim Anlatıları: Bir kişisel deneyim anlatısı, değerlendirici işleviyle konuşucunun biyografisinin gözlenmesini sağlayan ve gerçek olaylarla uyumlu bir sıra içerecek biçimde sıralanan bir dizi olayın kaydıdır. Düşünce Aktarımı (sayfa 214), Dil Aktarımının Boyutları (sayfa 215), Anlatı Metinleri ve Dil Aktarımları (sayfa 212), Dil Aktarımları Sınıflaması Konuşma Aktarımı (sayfa 212)

Soru 4

“Metinlerde olay aktarımının yanı sıra konuşma ve düşüncenin sunumu sırasında ortaya çıkan dilsel düzenlemelerin tümünü gösterir. “ açıklaması aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Dil aktarımları
B
Anlatısal güvenilirlik
C
Anlatısal nesnellik stratejisi
D
Anlatısal nedensellik stratejisi
E
Anlatısal değerlilik taşıyan olay
Açıklama:
Dil aktarımları, iletişimde olaylar ile konuşma ve düşüncelerin aktarılması sırasında ortaya çıkan dilsel düzenlemeleri gösterir. Anlatısal güvenilirlik, anlatı öyküsünde yer alan olayların metin alıcısı tarafından ne ölçüde “gerçekten olmuş olaylar” olarak kabuledilebildiği ile ilgilidir. Anlatısal nesnellik stratejisi, anlatıcının, anlattığı olayların gerçekte de bu biçimde olduğunu iddia edebilmek amacıyla anlatısında, tercihen kendi duyduğu, gördüğü olaylara dayanarak olay aktarımı yapmasıdır. Anlatısal nedensellik stratejisi, anlatıcının, en yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olaya, hangi nedenle bu niteliği yüklediğini olayın ortaya çıkış koşullarını sunarak açıklamasıdır. En yüksek anlatısal değerlilik taşıyan olay, anlatıcının en çok önemsediği ve anlatısında metin alıcısı üzerinde en yüksek etkiyi yaratmak üzere öne çıkardığı olaydır.

Soru 5

Konuşma aktarımı, bir anlatıcının kendisine ait olmayan ya da kendisine ait olsa da anlatım anından daha önce söylemiş olduğu bir sözü aktarmasıdır. Bu durumda biri aktarılan söz, biri de aktaran söz olmak üzere iki ayrı söz iç içe geçmiştir. Konuşma aktarımı biçimleri şunlardır: Anlatı aktarımı, Sözeylem anlatı aktarımı, Dolaylı konuşma aktarımı, Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı, Bağımsız konuşma aktarımı, Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı. Bu doğrultuda “Ayşe: “Yarın senedi imzalamaya geleceğim.” dedi.” örneğinde sözün herhangi bir değişiklik yapılmadan, sözcüğü sözcüğüne söylendiği aktarım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sözeylem anlatı aktarımı
B
Dolaylı konuşma aktarımı
C
Bağımsız konuşma aktarımı
D
Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı
E
Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı
Açıklama:
Bağımsız konuşma aktarımı, sözün herhangi bir değişiklik yapılmadan, sözcüğü sözcüğüne söylendiği gibi (Ayşe: “Yarın senedi imzalamaya geleceğim.” dedi.) aktarılmasıdır. Bu aktarım türü, aktarımın nesnel olmasını sağlar. Bu tür aktarımda, anlatıcı kendi sözünü keserek metinde kimliğini bir şekilde belirttiği diğer bir sese yer verir. Bağımsız konuşma aktarımı, aktaran kişinin varlığını gösteren tırnak işareti ya da aktarım tümcesi içerir.

Soru 6

Düşünce aktarımında ana eylem “düşünmek” eylemidir. Ancak, düşünmek eyleminin yanında bu eylemin anlamını içinde bulunduran merak etmek, sormak, aklından geçirmek, içinden geçirmek gibi eylemler de kullanılabilir. Düşünce aktarım biçimleri şunlardır: Anlatı, “Düşünce eylem” anlatı aktarımı, Dolaylı düşünce aktarımı, Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı, Bağımsız düşünce aktarımı, Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı. Bu doğrultuda “Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu.” örneğinde verilmek istenen düşünce aktarım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dolaylı düşünce aktarımı
B
Bağımsız düşünce aktarımı
C
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
D
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
E
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
Açıklama:

Soru 7

Dil aktarımlarının ses, ileti, işaret ve tutum olmak üzere dört boyutu vardır. Ses (Aktarılan ifadenin kaynağı olarak kim ya da ne gösterilmektedir?) •İleti (Özgün içeriğin metin alıcısına hangi aktarım yoluyla sunulduğudur.) •İşaret (Anlatıcının bir dilsel aktarım yaptığını gösterme şeklidir.) •Tutum (İleti ya da özgün konuşmacıya ilişkin olarak metin üreticisinin-aktarımı yapanın yaptığı yorumlardır.) Birine gönderim yapılacağı belirlendikten sonra ilk soru: Bunun kimin sesi olduğudur. Olası sesler beş ana grup altında toplanır. Bu doğrultuda, “Önce ışığı gördü. Ardından patlama sesini duydu. O an, aklımdan geçen ne varsa hepsini söylemeye başladım.” örneğinde verilmek istenen “metindeki ses” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Topluluk
B
Anlatıcı Sesi
C
Belirli diğerleri
D
Belirsiz diğerleri
E
Belirlenemez özellikteki diğerleri
Açıklama:

Soru 8

İletinin ele alınma yollarına baktığımızda bunları beş ana başlık altında toplamak mümkündür: Anlatı, alıntılama, yansıtma, yeniden dile getirme ve özetleme. Tanımı “Bağımsız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında” olarak verilen iletinin sunuş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anlatı
B
Yansıtma
C
Alıntılama
D
Özetleme
E
Yeniden dile getirme
Açıklama:
  • Anlatı (Gerçekleşmiş bir dizi eylemin zaman sırası içinde aktarımı yapıldığında)
  • Alıntılama (Bağımsız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
  • Yansıtma (Bağımsız dolaysız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
  • Yeniden dile getirme (Dolaylı ya da bağımsız dolaylı konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
  • Özetleme (Sözeylem anlatı aktarımı ve “düşünce eylem” anlatı aktarımı yapıldığında)

Soru 9

Tanıtsallık, konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araçtır. Tanıtsal yapıları içeren ifadelerin, diğer ifadelerden ayrılması tanıt türlerinin tanımlanmasını gerektirir. Çünkü tanıtsal yapı içeren her ifadenin bir tanıt türü vardır. Dolaylı tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, bilgi kaynağının anlatıcı olmadığını ancak anlatıcının bu bilgiyi birinden öğrendiğini gösterir. Dolaylı tanıtlar şu farklı alt türlerde olabilir: Aktarım ve çıkarım. “Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.” örneği aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Akla vurma
B
Folklorik tanıt
C
Eşsüremli çıkarım
D
Artsüremli çıkarım
E
İkinci-elden edinilen tanıt
Açıklama:
Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, bir rüyâ, deneyim ya da başka bir zihinsel oluşum ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir. [Ali çok yorulmuş olmalı. Geçen hafta beş tane sınavı vardı.] Folklorik tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, aktarılan bilginin kaynağının anonim olduğunu gösterir. [Erken kalkan yol alır.] Eşsüremli çıkarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi bir olayın gözlemlenebilir sonucuna dayandırarak çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösterir (Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.) Artsüremli çıkarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının, aktardığı bilgiyi bir olayın bıraktığı izi gözlemleyerek (Burada sigara kokusu var.) çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösterir. [Burada sigara kokusu var. Biri sigara içmiş.] İkinci-elden edinilen tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi, söz konusu olayı ya da durumu görmüş birisinden duyarak öğrendiğini gösterir. [Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.]

Soru 10

Tanıtsallık, konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araçtır. Tanıtsal yapıları içeren ifadelerin, diğer ifadelerden ayrılması tanıt türlerinin tanımlanmasını gerektirir. Çünkü tanıtsal yapı içeren her ifadenin bir tanıt türü vardır. Dolaylı tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, bilgi kaynağının anlatıcı olmadığını ancak anlatıcının bu bilgiyi birinden öğrendiğini gösterir. Dolaylı tanıtlar şu farklı alt türlerde olabilir: Aktarım ve çıkarım. “Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.” örneği aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Akla vurma
B
Folklorik tanıt
C
Eşsüremli çıkarım
D
Artsüremli çıkarım
E
İkinci-elden edinilen tanıt
Açıklama:
Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, bir rüyâ, deneyim ya da başka bir zihinsel oluşum ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir. [Ali çok yorulmuş olmalı. Geçen hafta beş tane sınavı vardı.] Folklorik tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, aktarılan bilginin kaynağının anonim olduğunu gösterir. [Erken kalkan yol alır.] Eşsüremli çıkarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi bir olayın gözlemlenebilir sonucuna dayandırarak çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösterir (Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.) Artsüremli çıkarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının, aktardığı bilgiyi bir olayın bıraktığı izi gözlemleyerek (Burada sigara kokusu var.) çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösterir. [Burada sigara kokusu var. Biri sigara içmiş.] İkinci-elden edinilen tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi, söz konusu olayı ya da durumu görmüş birisinden duyarak öğrendiğini gösterir. [Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.]

Soru 11

Geçmişle ilgili bir dizi olayın, belli bir zaman sırasına göre aktarıldığı bir söylem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zaman
B
Anlatı
C
Söz
D
Dilsel özellik
E
Çözümleme
Açıklama:
Metindilbilim Ünitesi’nde anlatının geçmişle ilgili bir dizi olayın, belli bir zaman sırasına göre aktarıldığı bir söylem türü olduğunu görmüştük. Dilbilim alanında genel kabul gören bu tanım çerçevesinde, anlatı söyleminin birincil özelliği, daha önce de açıkladığımız gibi, anlatılan olayların za- manda sıralanma yapısı içermesidir.

Soru 12

Zamanda sıralanarak aktarılan olaylar dizisinin bütünü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Karmaşık olay dizisi
B
Yönlendirme
C
Değerlendirme
D
Dış değerlendirme
E
Karşılaştırıcılar
Açıklama:
Zamanda sıralanarak aktarılan olayların bütünüdür. Karmaşık olay dizisi anlatı metninde anlatı öyküsünü içeren kurucu öğedir. Bu nedenle, bir anlatının anlatı olabilmesi için zorunlu kurucu öğe niteliğindedir. Anlatı yapısındaki bu önemli yeri ile karmaşık olay dizisi diğer kuruculardan kendini ayırmaktadır.

Soru 13

Sözlü anlatı aözümlemesinin ilkelerine göre, hangi özellikler anlatının işlevlerini ortaya koyar?

Seçenekler

A
Anlatılı özellikler
B
Kişisel özellikler
C
Dilsel özellikler
D
Sözlü özellikler
E
Kanıtsal özellikler
Açıklama:
Sözlü Anlatı Çözümlemesinin ilkelerine göre, dilsel özellikler, anlatının işlevlerini ortaya koyar. Birinci işlev anlatının gönderge işlevi olarak adlandırılır. Bu işleviyle anlatı metni, metin alıcısını bir konuda bilgilendirmektedir.

Soru 14

İletişimde olaylar ile konuşma ve düşüncelerin aktarılması sırasında ortaya çıkan dilsel düzenlemeleri aşağıdakilerden hangisi gösterir?

Seçenekler

A
Anlatı aktarımı
B
Dil aktarımları
C
Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı
D
Sözeylem anlatı aktarımı
E
Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı
Açıklama:
Dil aktarımları, iletişimde olaylar ile konuşma ve düşüncelerin aktarılması sıra- sında ortaya çıkan dilsel düzenlemeleri gösterir. Dil aktarımları, metinlerde olay aktarımının yanı sıra konuşma ve düşüncenin sunumu sırasında ortaya çıkan dilsel düzenlemelerin tümünü gösterir.

Soru 15

Konuşucunun aktardığı önermedeki bilgiye nasıl ulaştığını gösteren dilbilgisel ulam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çıkarım
B
Tanıtsallık
C
Aktarım
D
Nesnellik
E
Kuruculuk
Açıklama:
Tanıtsallık, konuşucunun aktardığı önermedeki bilgiye nasıl ulaştığını gösteren dilbilgisel ulamdır. Konuşucu aktardığı önermedeki bilgiye kişisel gözlemiyle ulaşabildiği gibi (Dün yağmur yağdı.) bu bilgiye çıkarım yoluyla sonuç çıkararak da (Yağmur yağmış. Yerler ıslak.) ulaşabilir.

Soru 16

"Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu."
Cümlesi aşağıdakilerden hangi düşünce aktarımı biçimindedir?

Seçenekler

A
Dolaylı düşünce aktarımı
B
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
C
Bağımsız düşünce aktarımı
D
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
E
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Açıklama:
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Ayşe: “Böyle giderse daha fazla birlikte olamayız. Ayrılmamız gerekebilir”
Ayşe beni terk etmeyi düşünüyordu. (Düşünce eylem anlatı aktarımı)
Dolaylı düşünce aktarımı
Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu.
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
Genç kız acaba ertesi gün senedi imzalamaya gelecek miydi?
Bağımsız düşünce aktarımı
“Acaba genç kız senedi imzalamaya gelecek mi?” diye düşündü.
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
Acaba yarın senedi imzalamaya gelecek mi?

Soru 17

"Acaba yarın senedi imzalamaya gelecek mi?"
Cümlesi aşağıdakilerden hangi düşünce aktarım biçimindedir?

Seçenekler

A
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
B
Bağımsız düşünce aktarımı
C
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
D
Dolaylı düşünce aktarımı
E
Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Açıklama:
Anlatı
Sonunda uzun zamandır istediğim şeyi yapıp Ankara’dan ayrıldım.
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Ayşe: “Böyle giderse daha fazla birlikte olamayız. Ayrılmamız gerekebilir”
Ayşe beni terk etmeyi düşünüyordu. (Düşünce eylem anlatı aktarımı)
Dolaylı düşünce aktarımı
Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu.
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
Genç kız acaba ertesi gün senedi imzalamaya gelecek miydi?
Bağımsız düşünce aktarımı
“Acaba genç kız senedi imzalamaya gelecek mi?” diye düşündü.
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
Acaba yarın senedi imzalamaya gelecek mi?

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi dil aktarımlarının dört boyutundan bir tanesi değildir?

Seçenekler

A
Ses
B
İleti
C
İşaret
D
Tutum
E
Anlatım
Açıklama:
Dil aktarımları, aktarımı yapanın tercihinin birbiriyle ilişkili, ancak birbirinden kısmen bağımsız dört boyutunu içerir.
Ses (Aktarılan ifadenin kaynağı olarak kimya da ne gösterilmektedir?)
İleti (Özgün içeriğin metin alıcısına hangi aktarım yoluyla sunulduğudur.)
İşaret (Anlatıcının bir dilsel aktarım yaptığını gösterme şeklidir.)
Tutum (İleti ya da özgün konuşmacıya ilişkin olarak metin üreticisinin-aktarımı ya- panın yaptığı yorumlardır.)

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi tipik bir anlatı metninin, anlatı olarak algılanmasını sağlayan birbiriyle ilişkili işlevsel parçalarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Özet
B
Değerlendirme
C
Karmaşık olay dizisi
D
Değerlendirme
E
Aktarım
Açıklama:
Tipik bir anlatı metninin, anlatı olarak algılanmasını sağlayan birbiriyle ilişkili işlevsel parçaları vardır. Bu parçalar şunlardır: Özet, değerlendirme, karmaşık olay dizisi, değerlendirme, sonuç(lar) ve bitiş.

Soru 20

Ayşe “Yarın İstanbul’a gideceğim.” dedi.
Cümlesinde aşağıdakilerden hangi tür dil aktarımı yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Bağımsız Dolaysız Konuşma Aktarımı
B
Bağımsız Konuşma Aktarımı
C
Sözeylem Anlatı Aktarımı
D
Dolaylı Düşünce Aktarımı
E
Bağımsız Düşünce Aktarımı
Açıklama:
Anlatı
Sonunda uzun zamandır istediğim şeyi yapıp Ankara’dan ayrıldım.
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Ayşe: “Böyle giderse daha fazla birlikte olamayız. Ayrılmamız gerekebilir”
Ayşe beni terk etmeyi düşünüyordu. (Düşünce eylem anlatı aktarımı)
Dolaylı düşünce aktarımı
Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu.
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
Genç kız acaba ertesi gün senedi imzalamaya gelecek miydi?
Bağımsız düşünce aktarımı
“Acaba genç kız senedi imzalamaya gelecek mi?” diye düşündü.
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
Acaba yarın senedi imzalamaya gelecek mi?

Soru 21

I.Anlatı söylemi, bitmişlik gösteren bir dizi olayın öncelik sonralık içeren oluş sırası
içinde sunulduğu söylem türüdür.
II. Anlatı metinleri sadece yazılı olarak üretilebilir.
III.Kurmaca içeren anlatılar günlük anlatılardan ayrılır.
Yukarıda anlatı söylemi ve anlatı metni hakkında verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Anlatı metinleri sözlü ya da yazılı olarak üretilebilir.

Soru 22

"Hem anlatılan olayların yeri, zamanı ve gerçekleşme koşulları hem de anlatıda geçen kişilerin kimlikleri ve davranış biçimleri hakkındaki bilgileri içerir." Verilen tanım anlatı metninin hangi kurucu öğesine aittir?

Seçenekler

A
Özet
B
Yönlendirme
C
Değerlendirme
D
Karmaşık olay dizisi
E
Güçlendiriciler
Açıklama:
Yönlendirme: Hem anlatılan olayların yeri, zamanı ve gerçekleşme koşulları hem de anlatıda geçen kişilerin kimlikleri ve davranış biçimleri hakkındaki bilgileri içerir. Anlatının önplanını kuran karmaşık olaylar dizisiyle aktarılan anlatı öyküsünün, arkaplanını oluşturarak metin alıcısının olaylar, durumlar, kişiler arasında ilişkiler kurabilmesine yardımcı olur.

Soru 23

"Nasıl telaşlandım... Çok tuhaf bir şeydi yaşadığım." Verilen örnek hangi anlatı metni kurucu öğesidir?

Seçenekler

A
Özet
B
Yönlendirme
C
Değerlendirme
D
Güçlendiriciler
E
Karşılaştırıcılar
Açıklama:
Güçlendiriciler: Bir anlatıcı, metin alıcısına anlatmak istediklerinin anlamını güçlendirmek için vurgudan, nicelik bildiren sözcüklerden, yinelemelerden, kültürel anlam taşıyan sözcelerden ve ünlemlerden yararlanabilir.

Soru 24

"Yaa işte böyle! Ben anlattım. Hadi biraz da sen anlat." Verilen örnek anlatı metinlerinin hangi kurucu öğesine aittir?

Seçenekler

A
Açımlayıcılar
B
Bitiş
C
Bağıntılayıcılar
D
Karşılaştırıcılar
E
Yönlendirme
Açıklama:
Bitiş: Metin alıcısına, anlatının bittiğini, artık yeniden aktarım zamanına dönüldüğünü sezdirir.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi konuşma aktarımı biçimlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Anlatı Aktarımı
B
Sözeylem anlatı aktarımı
C
Dolaylı konuşma aktarımı
D
Dolaysız anlatı aktarımı
E
Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı
Açıklama:
Anlatı aktarımı-Sözeylem anlatı aktarımı-Dolaylı konuşma aktarımı-Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı-Bağımsız konuşma aktarımı-Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı

Soru 26

"Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu." Verilen örnek düşünce anlatım biçimlerinden hangisine aittir?

Seçenekler

A
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
B
Dolaylı düşünce aktarımı
C
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
D
Bağımsız düşünce aktarımı
E
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
Açıklama:
“Düşünce eylem” anlatı aktarımı
Ayşe: “Böyle giderse daha fazla birlikte olamayız. Ayrılmamız gerekebilir”
Ayşe beni terk etmeyi düşünüyordu.
(Düşünce eylem anlatı aktarımı)
Dolaylı düşünce aktarımı Genç kızın ertesi gün senedi imzalamaya gelip gelmeyeceğini düşünüyordu.
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı Genç kız acaba ertesi gün senedi imzalamaya gelecek miydi?
Bağımsız düşünce aktarımı “Acaba genç kız senedi imzalamaya gelecek mi?” diye düşündü.
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı Acaba yarın senedi imzalamaya gelecek mi?

Soru 27

Aşağıdaki örneklerden hangisi metindeki seslerden belirli diğerlerine aittir?

Seçenekler

A
Önce ışığı gördü. Ardından patlama sesini duydu.
B
Ayşe evdeki kadınlardan biri caddedeki kalabalığın üzerine kaynar su döktü dedi.
C
İddiaya göre evdeki kadınlardan biri caddedeki kalabalığın üzerine kaynar su dökmüş.
D
Derdini söylemeyen derman bulamaz.
E
Bu arada hayranlarına duyuralım: Brooke Shields’in en büyük filmi yakında gösterimde.
Açıklama:
Belirli diğerleri (Çoğu durumda başka bir zaman ve yerdeki bir başka konuşmacının sesidir. Metinde yer verilen sözcenin bilgi açısından sorumlusunun anlatıcı dışında belirli biri olduğu bu yolla işaretlenir.)

Soru 28

"Ali çok yorulmuş olmalı.Geçen hafta beş tane sınavı vardı." Verilen örnek aşağıdaki hangi kavramla ilgilidir?

Seçenekler

A
İkinci-elden edinilen tanıt
B
Üçüncü-elden edinilen tanıt
C
Eşsüremli çıkarım
D
Artsüremli çıkarım
E
Akla vurma
Açıklama:
Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, bir rüyâ, deneyim ya da başka bir zihinsel oluşum ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir. [Ali çok yorulmuş olmalı.Geçen hafta beş tane sınavı vardı.]

Soru 29

"Ali memlekete dönmüş.Mehmet, arkadaşlarından duymuş." Verilen örnek aşağıdaki hangi kavrama aittir?

Seçenekler

A
İkinci-elden edinilen tanıt
B
Üçüncü-elden edinilen tanıt
C
Eşsüremli çıkarım
D
Artsüremli çıkarım
E
Akla vurma
Açıklama:
Üçüncü-elden edinilen tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi [birisinden] duyduğunu, ancak o kişinin söz konusu olaya ya da duruma şahit olmadığını gösterir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi iletinin sunuluş biçimlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Anlatı
B
Alıntılama
C
Yansıtma
D
Çıkarım
E
Yeniden dile getirme
Açıklama:
İletinin sunuluş biçimleri şunlardır:
• Anlatı (Gerçekleşmiş bir dizi eylemin zaman
sırası içinde aktarımı yapıldığında)
• Alıntılama (Bağımsız konuşma ve düşünce
aktarımı yapıldığında)
• Yansıtma (Bağımsız dolaysız konuşma ve
düşünce aktarımı yapıldığında)
• Yeniden dile getirme (Dolaylı ya da bağımsız
dolaylı konuşma ve düşünce aktarımı
yapıldığında)• Özetleme (Sözeylem anlatı aktarımı ve “düşünce
eylem” anlatı aktarımı yapıldığında)

Soru 31

_____________, günlük yaşamın doğallığı içinde üretilen sözlü anlatı metinlerinden, ürün metnin yazılı olarak sunulduğu kurmaca anlatıya kadar uzanan çok çeşitli anlatı metni alt türlerinde karşımıza çıkar.

Seçenekler

A
Anlatı söylemi
B
Anlatı metni
C
Duvar resimleri
D
Dilbilim
E
Anlatı çözümlemesi
Açıklama:
Anlatı söylemi, günlük yaşamın doğallığı içinde üretilen sözlü anlatı metinlerinden, ürün metnin yazılı olarak sunulduğu kurmaca anlatıya (örneğin öyküler, romanlar vb.) kadar uzanan çok çeşitli anlatı metni alt türlerinde karşımıza çıkar. Dilbilimde, anlatı söylemi ve anlatı metni üzerine yapılan çalışmalar öncelikle sözlü anlatıların özelliklerini ortaya koymayı amaçlamıştır.

Soru 32

"Ne şans... Hırsız cüzdanımı nasıl olduysa çalıp çıkmış okuldan. İçine bakmış... Sonra da İzmir Caddesi’nde
bir apartmanın üçüncü katındaki bir avukat bürosunun kapısının önündeki paspasın altına bırakmış. İnanılır gibi değil, değil mi? Kimliklerim... Her şeyim... Paradan vazgeçtim. Bir avukata teslim edilmiş! Allah dağına göre kar verir diye boşuna dememişler!" anlatı metni hangi kurucu öge olabilir?

Seçenekler

A
Özet
B
Değerlendirme
C
Yönlendirme
D
Karmaşık olay dizisi
E
Açımlayıcılar
Açıklama:
Değerlendirme, anlatının anlatıcı tarafından neden anlatılmaya değer bulunduğunu, anlatıcı için önemini sezdiren kurucu parçasıdır.

Soru 33

Sözlü anlatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Sözlü anlatının tek işlevi göndergedir.
B
Anlatıcının anlatıyı biyografisine dönüştürmesine kurgu denir.
C
Sıradan günlük anlatılar birden çok işlevi barındırır.
D
Gönderge sözlü bir aktarımdır.
E
Sözel anlatıda olay sırası önemli değildir.
Açıklama:
Sözlü Anlatı Çözümlemesinin ilkelerine göre, dilsel özellikler, anlatının işlevlerini ortaya koyar. Anlatının iki temel işlevi vardır: Birinci işlev anlatının gönderge işlevi olarak adlandırılır. Bu işleviyle anlatı metni, metin alıcısını bir konuda bilgilendirmektedir. Bu işlevi kullanarak anlatıcı, bir deneyimini zaman sırası içinde, bu sırayla uyumlu bir tümce kümesi biçiminde özetler ve sözel olarak metin alıcısına aktarır.
Ancak, anlatı aynı zamanda metin üreticisi için yaşadığı olayları aktarırken onları yorumlamasını da sağlayan bir araç veya bir kaynaktır. Anlatının ikinci işlevi bu olgu çerçevesinde ortaya çıkar. İkinci işlev anlatının değerlendirici işlevidir. Bu işlev, anlatıcının belirli olayları, belirli bir düzen içinde ve belirli bir amaç doğrultusunda anlatarak anlattığı olayları kendi biyografisine dönüştürebilmesine olanak verir.
Kimi sözlü anlatı örnekleri sadece birinci işlevi yerine getirir. Çünkü her anlatı doğal olarak bu işlevi yerine getirir. Örneğin sıradan günlük anlatılar çoğu zaman böylesi örneklerdir. Kimi anlatı örneklerindeyse ikinci işleve yönelik düzenlemeler ortaya çıkar. Bu tür örnekler anlatıcının biyografisini sunar. Sıradan günlük anlatılardan ayrılır ve kişisel deneyim anlatıları olarak adlandırılır.

Soru 34

Anlatı öyküsünde yer alan olayların metin alıcısı tarafından ne ölçüde “gerçekten olmuş olaylar” olarak kabul edilebildiği ile ilgili olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anlatısal değerlilik
B
Anlatısal nedensellik stratejisi
C
Anlatısal güvenilirlik
D
Anlatısal öznellik
E
Anlatısal nesnellik
Açıklama:
Anlatısal güvenilirlik, anlatı öyküsünde yer alan olayların metin alıcısı tarafından ne ölçüde “gerçekten olmuş olaylar” olarak kabul edilebildiği ile ilgilidir.

Soru 35

"Olanları anlamak için dışarı çıktım.Etrafa bakındım. Birden Ahmet’i gördüm." sözlerini söyleyen bir anlatıcı konuşma aktarım biçimlerinden hangisini kullanmıştır?

Seçenekler

A
Bağımsız dolaysız konuşma aktarımı
B
Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı
C
Dolaylı konuşma aktarımı
D
Sözeylem anlatı aktarımı
E
Anlatı aktarımı
Açıklama:
Anlatı aktarımı, anlatı metninde anlatıcının aktarımlarında konuşma ve düşünceyi belirten hiçbir eylem bulunmadığı durumlarda gerçekleşir (Özünlü, 2001). Bu tür aktarımda, anlatıcı sadece eylem anlatımı yapar (Olanları anlamak için dışarı çıktım. Etrafa bakındım. Birden Ahmet’i gördüm.). Bu nedenle anlatı aktarımında anlatıcının rolü baskındır. Anlatı metninin karmaşık olaylar kurucu parçası, anlatı aktarımı içerir.

Soru 36

Sözeylem anlatı aktarımı ve “düşünce eylem” anlatı aktarımı yapıldığında iletinin sunuluş biçimi aşağıdakilerden hangisi olur?

Seçenekler

A
Özetleme
B
Anlatı
C
Alıntılama
D
Yansıtma
E
Yeniden dile getirme
Açıklama:
İletinin sunuluş biçimleri şunlardır:
• Anlatı (Gerçekleşmiş bir dizi eylemin zaman sırası içinde aktarımı yapıldığında)
• Alıntılama (Bağımsız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Yansıtma (Bağımsız dolaysız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Yeniden dile getirme (Dolaylı ya da bağımsız dolaylı konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Özetleme (Sözeylem anlatı aktarımı ve “düşünce eylem” anlatı aktarımı yapıldığında)

Soru 37

______________ aktarılan bilginin güvenilirliğini, bilgiyi içeren tümcenin dayandığı bilgi kaynağını, bilginin kesinlik derecesini, önermenin doğruluk olasılığını ya da bu olasılığa yönelik beklentiyi niteleyen birimlerdir.

Seçenekler

A
Nesnellik stratejisi
B
Tanıtsal yapılar
C
Değerlendirme kurucu öğesi
D
Anlatı çözümlemesi
E
Dil aktarımı
Açıklama:
Tanıtsal yapılar, aktarılan bilginin güvenilirliğini, bilgiyi içeren tümcenin dayandığı bilgi kaynağını, bilginin kesinlik derecesini, önermenin doğruluk olasılığını ya da bu olasılığa yönelik beklentiyi niteleyen birimlerdir.

Soru 38

"Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, bir rüyâ, deneyim ya da başka bir zihinsel oluşum ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir." açıklamasına örnek olarak kullanılabilecek örnek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Evde bir sessizlik olduğuna göre kimse yok.
B
Burada sigara kokusu var. Biri sigara içmiş.
C
Ali çok yorulmuş olmalı. Geçen hafta beş tane sınavı vardı.
D
Ali memlekete dönmüş. Kahvede konuştuk.
E
Ali memlekete dönmüş.Mehmet, arkadaşlarından duymuş.
Açıklama:
Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, bir rüyâ, deneyim ya da başka bir zihinsel oluşum ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir. [Ali çok yorulmuş olmalı.
Geçen hafta beş tane sınavı vardı.]

Soru 39

Metin alıcısı Kül Tigin yazıtındaki bu bölümü okuduğunda hangi sorunun cevabını bulamaz?

Seçenekler

A
Bu seferle ilgili Kül Tigin'in düşünceleri nelerdir?
B
Kırgızlara yapılan sefer neden anlatılıyor?
C
Anlatılanların hepsi doğru mudur?
D
Anlatıda diğer sesler ne söylemektedirler?
E
Anlatıyla ilgili ne gibi değerlendirmeler yapılmıştır?
Açıklama:
Örnek anlatıda metnin iletişimsel amacını belirginleştiren değerlendirme sözceleri yoktur. Ayrıca, bu anlatıyı metin üreticisinin biyografisine dönüştürecek herhangi bir anlatısal değerlilik düzenlemesi de yapılmamıştır. Metin alıcısı Kül Tigin yazıtındaki bu bölümü okuduğunda, Kırgızlara yapılan seferin neden anlatıldığı sorusunun yanıtını bulamamaktadır.
Metne dil aktarımları açısından baktığımızda, aktarılan içeriğin, yani iletinin anlatı biçiminde sunulduğu; anlatıcının tüm sözcelerde anlatı aktarımı yaptığı görülmektedir. Aktarımlarında konuşma ve düşünceyi belirten hiçbir eylem yoktur. Bu nedenle metin alıcısı bu anlatıda tek bir sesle (anlatıcı sesiyle) karşı karşıyadır. Aktarıma konu olan olaylar bütünüyle anlatıcının denetimi altında sunulmuştur. Tamamı anlatıcının doğru olduğu iddiasını kendi tanıklığıyla (doğrudan tanıtgörsel) sunduğu olaylardır. Bütün bu özellikleriyle Kül Tigin yazıtındaki bu satırlar bize sadece gönderge işlevi taşıyan bir anlatı sunmaktadır.

Soru 40

Tunyukuk metinleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Sadece kendi sesini kullanmıştır.
B
Anlattığı her şeyin sorumluluğunu kendi üstüne almıştır.
C
Anlatıya duygusal tepkisini katmamıştır.
D
Sadece gönderge işlevine sahiptir.
E
Karmaşık olay dizisi kullanmıştır.
Açıklama:
Sadece kendi sesini kullanmayıp dolaylı anlatımda yapmıştır.
Anlattığı her şeyin sorumluluğunu, diğer Türk Kağanlarının seslerini de ekleyerek, kendi üstüne almamıştır.
Anlatıya iç değerlendirmeler yaparak duygusal tepkisini de katmıştır.
Metin sadece gönderge işlevine sahip değil karmaşık olay dizisi ile beraber bir çok değerlendirmeyi de içinde barındırmaktadır.

Soru 41

I. Labov
II. Sosür
III. Waletsky
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sözlü anlatı çözümlemesi modeli temel çıkış noktasını oluşturur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
I ve III

Soru 42

Anlatı metninin iletişimsel anlamını belirginleştiren kurucu öğesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Değerlendirme
B
Yönlendirme
C
Karmaşık Olay Dizisi
D
İçe Yerleşik Değerlendirme
E
Karşılaştırıcılar
Açıklama:
Değerlendirme

Soru 43

Hem anlatılan olayların yeri, zamanı ve gerçekleşme koşulları hem de anlatıda geçen kişilerin kimlikleri ve davranış biçimleri hakkındaki bilgileri içeren anlatı metni yapısı seçeneklerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yönlendirme
B
Özet
C
Değerlendirme
D
Karmaşık olay dizisi
E
Dış değerlendirme
Açıklama:
Yönlendirme: Hem anlatılan olayların yeri, zamanı ve gerçekleşme koşulları hem de anlatıda geçen kişilerin kimlikleri ve davranış biçimleri hakkındaki bilgileri içerir. Anlatının önplanını kuran karmaşık olaylar dizisiyle aktarılan anlatı öyküsünün, arkaplanını oluşturarak metin alıcısının olaylar, durumlar, kişiler arasında ilişkiler kurabilmesine yardımcı olur.

Soru 44

Anlatı metninin iletişimsel anlamını belirginleştiren kurucu öğesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Yönlendirme
B
Değerlendirme
C
Karmaşık olay dizisi
D
Güçlendiriciler
E
Bağıntılayıcılar
Açıklama:
Değerlendirme: Anlatı metninin iletişimsel anlamını belirginleştiren kurucu öğesidir.

Soru 45

Seçeneklerden hangisi değerlendirmenin bir anlatı metninde gerçekleşme şekillerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Dış değerlendirme
B
İçe yerleşik değerlendirme
C
Karmaşık olay dizisiyle değerlendirme
D
Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme
E
Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme
Açıklama:
Değerlendirme bir anlatı metninde aşağıdaki dört biçimde gerçekleşir:
Dış değerlendirme
İçe yerleşik değerlendirme
Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme
Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi zamanda sıralanarak aktarılan olayların bütünüdür?

Seçenekler

A
Değerlendirme
B
Yönlendirme
C
Karmaşık olay dizisi
D
Dış değerlendirme
E
Karşılaştırıcılar
Açıklama:
Karmaşık olay dizisi

Soru 47

Seçeneklerden hangisi dil aktarımının boyutlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Ses
B
İleti
C
İşaret
D
Zaman
E
Tutum
Açıklama:
Bu çerçevede dil aktarımları, aktarımı yapanın tercihinin birbiriyle ilişkili, ancak birbirinden kısmen bağımsız dört boyutunu içerir (Thompson,1996):
• Ses (Aktarılan ifadenin kaynağı olarak kim ya da ne gösterilmektedir?)
• İleti (Özgün içeriğin metin alıcısına hangi aktarım yoluyla sunulduğudur.)
• İşaret (Anlatıcının bir dilsel aktarım yaptığını gösterme şeklidir.)
• Tutum (İleti ya da özgün konuşmacıya ilişkin olarak metin üreticisinin-aktarımı yapanın yaptığı yorumlardır.)

Soru 48

Seçeneklerden hangisi iletinin sunuluş biçimlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Anlatı
B
Alıntılama
C
Yansıtma
D
Yeniden dile getirme
E
Örneklendirme
Açıklama:
İletinin sunuluş biçimleri şunlardır:
• Anlatı (Gerçekleşmiş bir dizi eylemin zaman sırası içinde aktarımı yapıldığında)
• Alıntılama (Bağımsız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Yansıtma (Bağımsız dolaysız konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Yeniden dile getirme (Dolaylı ya da bağımsız dolaylı konuşma ve düşünce aktarımı yapıldığında)
• Özetleme (Sözeylem anlatı aktarımı ve “düşünce eylem” anlatı aktarımı yapıldığında)

Soru 49

Konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araca ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tanıtsallık
B
Yansıtma
C
Çıkarım
D
Değerlendirme
E
Özet
Açıklama:
Tanıtsallık, konuşucunun aktardığı bilginin bilgi kaynağının kim ya da ne olduğunu gösteren dilbilgisel araçtır.

Soru 50

Anlatıcının aktardığı bilgiyi, söz konusu olayı ya da durumun görmüş birisinden duyarak öğrendiğini gösteren aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Artsüremli çıkarım
B
Eşsüremli çıkarım
C
İkinci-elden edinilen tanıt
D
Üçüncü-elden edinilen tanıt
E
Belirsiz tanıtsal yapı
Açıklama:
• İkinci-elden edinilen tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi, söz konusu olayı ya da durumun görmüş birisinden duyarak öğrendiğini gösterir. [Ali memlekete dönmüş. Ayşe söyledi.]

Soru 51

Anlatıcının aktardığı bilgiyi bir olayın gözlemlenebilir sonucuna dayandırarak çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösteren tanıtsal yapı hangisidir?

Seçenekler

A
Akla vurma
B
Eşsüremli çıkarım
C
İkinci-elden edinilen tanıt
D
Artsüremli çıkarım
E
İkinci-elden edinilen tanıt
Açıklama:
Eşsüremli çıkarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi bir olayın gözlemlenebilir sonucuna dayandırarak çıkarım yoluyla oluşturduğunu gösterir.

Soru 52

"ol üç kagan ögleşip altun yış üze kabışalım temiş
ança ögleşmiş"
Yukarıdaki sözcede hangi tür dil aktarımı yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Belirlenemez özellikteki diğerleri
B
Topluluk
C
Anlatıcı sesi
D
Belirli diğerleri
E
Belirsiz diğerleri
Açıklama:
Belirli diğerlerinden konuşma aktarımı yaptığı tümcelerde dolaylı aktarım biçimini (ol üç kagan ögleşip altun yış üze kabışalım temiş) kullanmayı tercih etmiştir. Aktardığı içeriği, yani iletiyi yeniden dile getirerek sunmaktadır.

Soru 53

ol sabın eşidip tün yeme udısıkım kelmez erti olursıkım kelmez erti
Yukarıdaki sözcede hangi tür dil aktarımı yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Dolaylı düşünce aktarımı
B
Bağımsız dolaysız düşünce aktarımı
C
Bağımsız dolaylı düşünce aktarımı
D
Bağımsız düşünce aktarımı
E
Anlatı
Açıklama:
Yukarıdaki ilk iki satırda [(Türgiş kağanının) bu sözlerini işitince gece uyuyasım gelmiyordu. (Gündüz) oturasım gelmiyordu.] Tunyukuk’un bir iç değerlendirme yaptığı görülmektedir. Bu sözcede, Tunyukuk olay anından anlatım yaparak duydukları karşısındaki duygusal tepkilerini okuyucuya aktarmaktadır. Sözcede anlatıcı sesi hakimdir. Anlatı aktarımı yapılmaktadır.

Soru 54

Anlatının kaç temel işlevi vardır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
2

Soru 55

"Dil aktarımları, iletişimde olaylar ile konuşma ve düşüncelerin aktarılması sırasında ortaya çıkan ............. düzenlemeleri gösterir." tümcesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
görsel
B
işitsel
C
duysal
D
dilsel
E
bedensel
Açıklama:
dilsel

Soru 56

Kaç tane konuşma aktarımı biçimi vardır?

Seçenekler

A
2
B
4
C
6
D
8
E
10
Açıklama:
6

Soru 57

I. Güven
II. Ses
III. İşaret
IV. Giyim
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dil aktarımlarının arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve IV
E
II ve III
Açıklama:
II ve III

Soru 58

İletinin kaç tane sunuş biçimi vardır?

Seçenekler

A
2
B
5
C
3
D
6
E
4
Açıklama:
5

Soru 59

Tanıt türleri kaç ana başlık altında toplanır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
2

Soru 60

Tunyukuk aşağıdakilerden hangi cümleyi söyleyerek iç değerlendirme yapmıştır?

Seçenekler

A
"O zaman anladım ki..."
B
"O zaman düşündüm işte..."
C
"Her kimesne bu sözü unuta..."
D
"Ol sebepten Çin'den uzakta..."
E
"Şunu diyebilirler ki...."
Açıklama:
"O zaman düşündüm işte..."

Soru 61

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğrudan tanıt tümcesi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Alt kattaki yaşlı kadının gittiğini görenler olmuş.
B
Burada biri ateş yakmış.
C
Hırsızın şu eve girdiğini gördüm.
D
Belli ki yalan söylüyor.
E
Yüzünün haline bakılırsa canın sıkkın.
Açıklama:
Aktarım tümcelerindeki tanıt türlerini sıralayabileceksiniz.
Doğrudan tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, bilgi kaynağının doğrudan anlatıcı olduğunu gösterir. Tümcede anlatıcı "ben"dir, doğrudan tanıt sözkonusudur.

Soru 62

Anlatı metninde ana hatlarıyla anlatı olaylarını içeren kurucu öğe aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sonuç(lar)
B
Yönlendirme
C
Özet
D
Karmaşık olaylar
E
Değerlendirme
Açıklama:
Anlatı söylemi ile anlatı metni arasındaki ilişkiyi tanımlayabileceksiniz.
Özet, anlatı metninin seçimlik parçalarındandır. Ana hatlarıyla anlatı olaylarını içerir.

Soru 63

Anlatıcının, aktardıklarına en az müdahale ettiği konuşma aktarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağımsız konuşma aktarımı
B
Anlatı aktarımı
C
Dolaylı konuşma aktarımı
D
Bağımsız dolaylı konuşma aktarımı
E
Sözeylem anlatı aktarımı
Açıklama:
Kişisel deneyim anlatılarının diğer anlatılardan ayrılan yönünü açıklayabileceksiniz.
Bağımsız konuşma aktarımı, sözün herhangi bir değişiklik yapmadan, sözcüğü sözcüğüne söylendiği gibi aktarılmasıdır.

Soru 64

Fatma, “ne telefonum ne de bilgisayarım var” dedi. Yukarıdaki sözcede hakim ses, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anlatıcı sesi
B
Belirli diğerleri
C
Belirsiz diğerleri
D
Topluluk
E
Belirlenemez özellikteki diğerleri
Açıklama:
Kişisel deneyim anlatılarının diğer anlatılardan ayrılan yönünü açıklayabileceksiniz.
Belirli Diğerleri; çoğu durumda başka bir zaman ve yerdeki bir başka konuşmacının sesidir. Metinde yer verilen sözcenin bilgi açısından sorumlusunun, anlatıcı dışında belirli biri olduğu, bu yolla işaretlenir.

Soru 65

Erken kalkan yol alır!... Yukarıdaki sözcede hakim ses, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anlatıcı sesi
B
Belirli diğerleri
C
Belirsiz diğerleri
D
Topluluk
E
Belirlenemez özellikteki diğerleri
Açıklama:
Kişisel deneyim anlatılarının diğer anlatılardan ayrılan yönünü açıklayabileceksiniz.
Topluluk, içeriğin anlatıcıya ait olmadığını, anlatıcının ve dinleyenin zaten bildiği durumlarda kullanılır. Bilgi açısından sorumluluk herkese aittir.

Soru 66

Duydum. Kimseyle konuşmuyormuşsun… Yukarıdaki sözce hangi türde bir tanıttır?

Seçenekler

A
Dolaylı tanıt- aktarım- belirsiz
B
Dolaylı tanıt- aktarım- folklorik
C
Dolaylı tanıt- çıkarım- eşsürmeli
D
Dolaylı tanıt- çıkarım- artsürmeli
E
Dolaylı tanıt- çıkarım- akla vurma
Açıklama:
Aktarım tümcelerindeki tanıt türlerini sıralayabileceksiniz.
Dolaylı tanıt; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, bilgi kaynağının anlatıcı olmadığı ancak anlatıcının bu bilgiyi birinden duyduğunu gösterir. "Duydum". Belirsiz Aktarım; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi biriyle konuşurken öğrendiğini gösterir. Bilgi kaynağı belirsizdir."Kimseyle konuşmuyormuşsun".

Soru 67

Dün gece hiç uyumadı. Sabah erkenden işe gitti. Çok uykusuz ve yorgun olmalı… Yukarıdaki sözce hangi türde bir tanıttır?

Seçenekler

A
Dolaylı tanıt- aktarım- belirsiz
B
Dolaylı tanıt- aktarım- folklorik
C
Dolaylı tanıt- çıkarım- eşsürmeli
D
Dolaylı tanıt- çıkarım- artsürmeli
E
Dolaylı tanıt- çıkarım- akla vurma
Açıklama:
Aktarım tümcelerindeki tanıt türlerini sıralayabileceksiniz.
Dolaylı tanıt, aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, bilgi kaynağının anlatıcı olmadığı, anlatıcının bu bilgiyi birinden öğrendiğini gösterir. Çıkarım-Akla vurma; aktarılan ifadenin içerdiği tanıtsal yapı, anlatıcının aktardığı bilgiyi önsezi, mantık yürütme, rüya, deneyim vb. ile çıkarımsal olarak oluşturduğunu gösterir. "... Çok uykusuz ve yorgun olmalı...".

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi değerlendirme gerçekleşme biçimlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Dış değerlendirme
B
İçe yerleşik değerlendirme
C
Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme
D
Yönlendirme yoluyla değerlendirme
E
Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme
Açıklama:
Anlatı söylemi ile anlatı metni arasındaki ilişkiyi tanımlayabileceksiniz.
Yönlendirme yoluyla değerlendirme, değerlendirme biçimlerinden değildir.

Soru 69

Doğruca odaya çıktım. Telefonumu prize taktım. Yatağa uzandım. Uyku tutmuyordu. Çıktım yataktan ve mutfağa yöneldim… Yukardaki metinde hangi türde bir değerlendirme yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Dış Değerlendirme
B
İçe yerleşik değerlendirme
C
Eylem aktarımı yoluyla değerlendirme
D
Yönlendirme yoluyla değerlendirme
E
Olayların geciktirilmesi yoluyla değerlendirme
Açıklama:
Anlatı söylemi ile anlatı metni arasındaki ilişkiyi tanımlayabileceksiniz.
Anlatıcının, anlatı öyküsünde yer alan kişilerin söylediklerini değil, yaptıklarını aktararak gerçekleştirdiği değerlendirme biçimidir. Tümcede yapılan eylemler aktarılmaktadır.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.