Eleştiri Kuramları - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde incelemiştir?
Seçenekler
A
Platon
B
Sokrates
C
Aristoteles
D
Théophraste
E
Kafka
Açıklama:
Aristoteles, “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde inceledi. Şiir sanatı ve ifade sanatının nitelikleri hakkında üzerinde hâlâ düşünülüp tartışılan felsefî ve derin fikirler geliştirdi. Doğru yanıt C'dir.
Soru 2
Aristoteles'in sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sanatın Öyküsü
B
Poetika
C
Dönüşüm
D
Poétique
E
Rhétorique
Açıklama:
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser Aristoteles’in Poetika’sıdır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 3
Platon ve Aristoteles'e göre sanatta taklit kaç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Sanatta taklit üç farklı şekilde karşımıza çıkar:
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır.
Bu konuda Platon da Aristoteles de aynı görüştedir. Doğru yanıt C'dir.
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır.
Bu konuda Platon da Aristoteles de aynı görüştedir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 4
- Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
- Sanat geneli yansıtır.
- Sanat ideali yansıtır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Sanatta taklit üç farklı şekilde karşımıza çıkar:
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır.
Doğru yanıt D'dir.
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır.
Doğru yanıt D'dir.
Soru 5
- Zihin,
- Duyarlılık,
- Hayal,
- Zevk.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlar:
- Zihin,
- Duyarlılık,
- Hayal,
- Zevk.
Soru 6
"Bir eseri güzel ya da kötü olarak değerlendirebilme yeteneğidir. Kendiliğinden, doğuştan var olan bir yetenek değildir. Eleştirmenlerin genel kanısına göre, sağlam bir yargılama yeteneğine, gelişmiş bir duyarlılığa ve yeterli bir hayal gücüne dayanmak zorundadır. İnsanlar tabiî olarak ona sahiptir, ancak o eğitim aracılığıyla incelir. Estetik duygular eğitimle gelişebilen duygulardır. Bu duygularının gelişmesi için klasik yazarların, değerli eleştiri yazılarının okunması ve bir estetik kültürü gerekir." açıklaması aşağıdaki sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Zevk
B
Duyarlılık
C
Hayal
D
Zihin
E
Konuşabilme
Açıklama:
Zevk: Bir eseri güzel ya da kötü olarak değerlendirebilme yeteneğidir. Zevk, kendiliğinden, doğuştan var olan bir yetenek değildir. Eleştirmenlerin genel kanısına göre zevk, sağlam bir yargılama yeteneğine, gelişmiş bir duyarlılığa ve yeterli bir hayal gücüne dayanmak zorundadır. İnsanlar tabiî olarak bir zevk duygusuna sahiptir, ancak bu zevk eğitim aracılığıyla incelir. Estetik duygular eğitimle gelişebilen duygulardır. Bu duygularının gelişmesi için klasik yazarların, değerli eleştiri yazılarının okunması ve bir estetik kültürü gerekir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 7
Açıklık, Saflık, Tabiilik, Vecizlik, Asalet, Ahenk, Çeşitlilik, Uygunluk. Yukarıdakilerden hangisi / hangileri üslubun genel nitelikleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve V
C
Yalnız III
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Üslubun genel nitelikleri de şunlardır:
Doğru yanıt D'dir.
- Açıklık,
- Saflık,
- Tabiilik,
- Vecizlik,
- Asalet,
- Ahenk,
- Çeşitlilik,
- Uygunluk.
Doğru yanıt D'dir.
Soru 8
"Düşüncenin en kısa, tam ve en güzel tarzda ifade edilmesidir." tanımı aşağıdaki üslubun genel niteliklerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Saflık
C
Vecizlik
D
Asalet
E
Ahenk
Açıklama:
Vecizlik (kesinlik; précision): Düşüncenin en kısa, tam ve en güzel tarzda ifade edilmesidir. Gereksiz kelimelerden ve sözlerden, süslerden arındırılmış söze veciz denir. Veciz bir ifadeye ulaşmak için en uygun kelimelerin bulunup kullanılması gerekir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 9
"Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir. Aslında ise yazarı ve eseri
yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...)." tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...)." tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Kuralcı anlayış
B
Görgücü anlayış
C
Yorumlayıcı anlayış
D
Negatif estetik
E
Öznel estetik
Açıklama:
Görgücü anlayış (l’illusion empirique): Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir. Aslında ise yazarı ve eseri yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...). Doğru yanıt B'dir.
Soru 10
- Nesnel Estetik
- Pozitif Estetik
- Negatif Estetik
- Öznel Estetik
- Doğrulama Estetiği
Seçenekler
A
II ve III
B
I ve IV
C
Yalnız V
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Eleştiri tarihi boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik
anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğru yanıt E'dir.
anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 11
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Mimesis
B
Poetika
C
Catharsis
D
Tragedya
E
Peripeti
Açıklama:
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser Aristoteles’in Poetika’sıdır. Aristoteles Lycée’de verdiği derslerin notlarından oluşan bu kitabında edebiyat ve eleştiri biliminin temellerini atmıştır.
Soru 12
İskenderiye Okulu’nda dil ve kültür öğeleri üzerinde derin, sistemli görüşler geliştirenlerin başında gelen isim şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Plutarque
B
Denys d’Halicarnasse
C
Platon
D
Aristoteles
E
Aristarque de Samothrace
Açıklama:
Dil ve kültür öğeleri üzerinde derin, sistemli görüşler geliştirdiler. Başlıca temsilcileri Aristarque de Samothrace’tı. Aristarque, bütün ilkçağın en meşhur eleştirmen ve gramercilerinden birisiydi.
Soru 13
Eski el yazılarını okuma bilimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Epigraphie
B
Paléographie
C
Critique textuel
D
Philologie
E
Biyografi
Açıklama:
eski el yazılarını okuma bilimi (paléographie)
Soru 14
Sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Ahenk
B
Zihin
C
Duyarlılık
D
Hayal
E
Zevk
Açıklama:
Ahenk, Sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlardan değildir.
Soru 15
Hangi şık Üslubun Genel Niteliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Saflık
C
Tabiîlik
D
Karşıtlık
E
Vecizlik
Açıklama:
Karşıtlık, Üslubun Genel Niteliklerinden değildir.
Soru 16
Adorno ve Horkheimer’ın Frankfurt Okulundan etkilenerek kurdukları estetiğe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Doğrulama Estetiği
B
Öznel Estetik
C
Negatif Estetik
D
Pozitif Estetik
E
Pozitif Dönem
Açıklama:
Negatif Estetik: Adorno ve Horkheimer Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiği kurmuşlardır. Bu estetik Kant’ın aklın eleştirisi kuramına dayanır, bununla birlikte Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez. Adorno’ya göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından alır.
Soru 17
“Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir. Aslında ise yazarı ve eseri yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...).” cümleleri Macherey’in genel bir değerlendirmesini yaptığı, eleştirinin hangi temel eğilimidir?
Seçenekler
A
Görgücü anlayış
B
Kuralcı anlayış
C
Yorumlayıcı anlayış
D
Kültürel anlayış
E
Yargıç eleştirisi
Açıklama:
Görgücü anlayış (l’illusion empirique): Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir. Aslında ise yazarı ve eseri yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...).
Soru 18
Tefsirler, göstergebilimsel ve psikolojik yorumların girdiği eleştiri temel eğilimi şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Görgücü anlayış
B
Kuralcı anlayış
C
Yorumlayıcı anlayış
D
Eleştirel anlayış
E
Görgülü anlayış
Açıklama:
Yorumlayıcı anlayış
Soru 19
Üslupta uygunluk ne anlama gelir?
Seçenekler
A
Açık ve seçik bir anlatıma sahip olma
B
Can sıkıcı olmama
C
Ahenkli ve akıcı olma
D
Üslubu konuya uygun hale getirme
E
Tabiî olma
Açıklama:
Üslubu konuya uygun hale getirme, Üslupta uygunluk anlamına gelir.
Soru 20
Görgücü anlayışa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tümevarımı uygular.
B
Eseri yazarla açıklar.
C
Edebiyatı yaratan yazardır.
D
Yazarları incelemek gerekir.
E
Tümdengelimi uygular.
Açıklama:
Tümdengelimi uygular, ifadesi yanlıştır.
Soru 21
"Duyularımızla kavradığımız çevremizdeki dünya, yıldızlar, dağlar, denizler, ağaçlar, insanlar, kendilerine ait olan biçimlerin birer kopyası, birer taklididir" tanımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vecd
B
İlham
C
Mimesis
D
İdea
E
Arınma
Açıklama:
Platon, bir düşünür olarak her şeyin göreceli olduğuna inanan Sofistlerin aksine, değişmeyen, insandan bağımsız, yetkin bir gerçekliğin olduğuna inanıyordu. Duyularımızla kavradığımız ve değişkenlikleri karşısında şaşırdığımız dünyanın yanında duyularla değil düşüncemizle kavrayabileceğimiz değişmez bir biçimler dünyası vardır. Asıl olan, biçimler dünyasıdır. Duyularımızla kavradığımız çevremizdeki dünya, yıldızlar, dağlar, denizler, ağaçlar, insanlar, kendilerine ait olan biçimlerin birer kopyası, birer taklididir (mimesis). Durmadan değişen duyularımızdan gelen bilgiler gerçek bilgi değildir, gerçek bilgi, değişmeyen hep aynı kalan “İdea”ların bilgisidir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi estetikçiler ve kuramcılar tarafından çağlar boyunca, edebî eser veren sanatçılarda bulunması gereken niteliklerden biri olarak görülmemiştir?
Seçenekler
A
Zihinsel güç
B
Üslup
C
Duyarlılık
D
Hayal
E
Zevk
Açıklama:
Estetikçiler ve kuramcılar çağlar boyunca, edebî eser veren sanatçılarda bulunması gereken temel niteliklerin, zihinsel güç, duyarlılık, hayal ve zevk olduğuna inanmışlardır. Aynı özelliklerin edebî eserleri değerlendirecek olan eleştirmenlerde de bulunması gerektiğini düşünmüşlerdir.
Soru 23
Bir eseri güzel ya da kötü olarak değerlendirebilme yeteneğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hayal
B
zihin
C
duyarlılık
D
zevk
E
idea
Açıklama:
Zevk: Bir eseri güzel ya da kötü olarak değerlendirebilme yeteneğidir. Zevk, kendiliğinden, doğuştan var olan bir yetenek değildir. Eleştirmenlerin genel kanısına göre zevk, sağlam bir yargılama yeteneğine, gelişmiş bir duyarlılığa ve yeterli bir hayal gücüne dayanmak zorundadır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi üslubun genel niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Saflık
C
Tabiilik
D
Vecizlik
E
Duyarlılık
Açıklama:
Üslup, düşünceyi özel bir biçimde ifade etme sanatıdır. Buffon’a göre üslup, bizzat insanı yansıtır: “İyi yazmak, aslında iyi düşünmek, iyi hissetmek ve iyi ifade etmektir”. Üslubun genel nitelikleri de şunlardır:
1) Açıklık
2) Saflık
3) Tabiîlik
4) Vecizlik
5) Asalet
6) Ahenk
7) Çeşitlilik
8) Uygunluk
1) Açıklık
2) Saflık
3) Tabiîlik
4) Vecizlik
5) Asalet
6) Ahenk
7) Çeşitlilik
8) Uygunluk
Soru 25
Ahenk nedir?
Seçenekler
A
Nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelir
B
Anlatımda can sıkıcılığı önlemek için farklı üslup türlerinin bir arada kullanılması, çeşitliliğe yer verilmesidir
C
Üslupla anlatılan şey arasında bir uygunluğun olmasıdır. Kısaca, anlatılan şeyle anlatımın uyuşmasına uygunluk denir
D
Üslupta bayağı ifadelere, kaba hayallere yer vermeme ilkesidir
E
Düşünceleri, hiçbir özel çaba sarf etmeden, düşünüldüğü gibi, yapmacıksız bir ifadeyle anlatmaktır
Açıklama:
Ahenk (harmonie): Nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelir. Üslupta iki çeşit ahenk vardır: 1) Mekanik ahenk (harmonie mécanique), 2) Taklide dayalı ahenk (harmonie imitative).
Soru 26
Bir konuyla ilgili fikirleri toplamak, düzenlemek ve düşünceleri konuya uygun olan bir üslupla ifade etmek sanatına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kompozisyon
B
Benzeşim
C
Üslup
D
Eleştiri
E
Mimesis
Açıklama:
Kompozisyon, bir konuyla ilgili fikirleri toplamak, düzenlemek ve düşünceleri konuya uygun olan bir üslupla ifade etmek sanatıdır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi öğretici eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Lirik
B
Epik
C
Fabl
D
Koşma
E
Balad
Açıklama:
Öğretici eserler, fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır.
Soru 28
Öznel Estetik, hangi filozofun kuramıdır?
Seçenekler
A
Bacon
B
Galilée
C
Kant
D
Nietzche
E
Marcuse
Açıklama:
Öznel Estetik (esthétique subjective): Marcuse’un kuramıdır. Bu görüşe göre sanat, nesnelliğin dönüşümünü ifade eder ve bu haliyle devrimci bir güce sahiptir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi kuralcı anlayışa örnektir?
Seçenekler
A
Tefsirler
B
Göstergebilimsel yorumlar
C
Psikolojik Yorumlar
D
Yargıç eleştiricisi
E
Sanat
Açıklama:
Yorumlayıcı anlayış, Kültürel anlayış (l’illusion interprétative, culturelle): Bu eleştiri, ikili estetik yahut metafizik ayırımına dayanır: İçerik / biçim, yahut iç/dış gibi. Böylece eser, eser yardımıyla, eser aracılığıyla yorumlanmış olur. Eser yorumlanırken onun bir anlam taşıdığı, ayrıca gizli, örtülü anlamları bulunabileceği varsayımından hareket edilir. Okuyucunun yahut eleştirmenin görevi, bu anlamları keşfetmek, açıklamak ve göstermektir. Bu durumda yorumcu âdeta bilimsel bir “tâbirci” olur. Tefsirler, göstergebilimsel ve psikolojik yorumlar bu tipe girer. (Lemelin)
Soru 30
"Sosyolojinin kurucularından olan ve pozitif felsefeye bağlanan filozof, bilgilerin gelişim çizgisi, insanlığın geçirdiği üç evreyi yansıtır. Filozafa göre bilimin gelişimi, somuttan soyuta doğru bir ilerleme göstermiştir. O, insanlık tarihini sosyolojik olarak ve bilginin gelişimi açısından üç evreye ayırmıştır" görüşü hangi filozofa aittir
Seçenekler
A
Hegel
B
Comte
C
Descartes
D
Kant
E
Nietzche
Açıklama:
Auguste Comte, insanlık tarihini sosyolojik olarak ve bilginin gelişimi açısından üç evreye ayırmıştır:
1) Tanrıbilimsel Dönem
2) Metafizik Dönem
3) Pozitif Dönem
1) Tanrıbilimsel Dönem
2) Metafizik Dönem
3) Pozitif Dönem
Soru 31
Aşağıdakilerde hangisi “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir Sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir sşekilde incelemiştir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Platon
C
Plutarque
D
Aristarque
E
Cicéron
Açıklama:
Aristoteles, “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir Sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde incelemiştir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 32
Aristoteles’e göre sanatın yararı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
“güzel-ideası”nın akisleri olması
B
okuyucu ve seyircinin duygularında bir arınma sağlaması
C
akla dayanması
D
gerçekliği yansıtması
E
okuyucunun yahut dinleyicinin aklına seslenmesi
Açıklama:
Aristoteles’e göre sanatın yararı okuyucu ve seyircinin duygularında bir arınma sağlamasıdır. Doğru yanıt B’dir.
Soru 33
Aristoteles’in “sanat nedir?” sorusuna verdiği yanıt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sanat gerçekdışıdır.
B
Sanat tabiatın ve olayların birebir taklididir.
C
Sanat olanı aynen anlatandır.
D
Sanat taklittir.
E
Sanat ideal olanın bire bir kopyasıdır.
Açıklama:
Aristoteles’in “sanat nedir?” sorusuna verdiği yanıt; “Sanat taklittir” şeklindedir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 34
Platoncu kuramcılar ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
“Sanat genel ve ideal olanı anlatmalıdır” tezinden hareket etmişlerdir.
B
Aşkın bir gerçekliğe ulaşmada sanatı araç olarak görmüşlerdir.
C
Sanatı gerçekleri yansıtma aracı olarak görmüşlerdir.
D
Sanatı tarih ile eş değer görmüşlerdir.
E
İdeaları duyu dünyasının içinde aramışlardır.
Açıklama:
Platoncu kuramcılar, aşkın bir gerçekliğe ulaşmada sanatı araç olarak görmüşlerdir. Doğru yanıt B’dir.
Soru 35
İskenderiye Okulu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Seçenekler
A
Platon’un ve Aristoteles’in felsefi görüşlerini reddetmekteydi.
B
Dil bilgisi ağırlıklı çalışmalara yönelmişti.
C
Başlıca temsilcileri Aristarque de Samothrace’tı.
D
Eski Yunan yazarlarının ortaya koyduğu ilkeleri, kuralları araştırmaktaydı.
E
Hitabet sanatının kurallarını araştırmaktaydı.
Açıklama:
İskenderiye Okulu Platon’un ve Aristoteles’in felsefîgörüşlerine bağlıydı. Doğru yanıt A’dır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi çalışmalarında ahlakçı bir eleştirinin örneklerini vermiştir?
Seçenekler
A
Varron
B
Elius Stilo
C
Denys d’Halicarnasse
D
Plutarque
E
Cicéron
Açıklama:
Plutarque çalışmalarında ahlakçı bir eleştirinin örneklerini vermiştir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisine göre edebiyat, sadece eğlediren ve zevk veren bir sanat değildir; onun eğitici bir yönü de vardır?
Seçenekler
A
Sir Philip Sidney
B
Cicéron
C
Quintilien
D
Horace
E
Tacitus
Açıklama:
Sir Philip Sidney’e göre edebiyat, sadece eğlediren ve zevk veren bir sanat değildir; onun eğitici bir yönü de vardır. Doğru yanıt A’dır
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Descartes’ın etkisiyle aklı, tabiatı, sağduyuyu sanatın hareket noktası olarak ilan etmiştir?
Seçenekler
A
Thomas Rymer
B
Charles Perrault
C
Racine
D
La Fontaine
E
Boileau
Açıklama:
Boileau, Descartes’ın etkisiyle aklı, tabiatı, sağduyuyu sanatın hareket noktası olarak ilan etmiştir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi tarihsel eleştiri kuramını geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Schlegel
B
Schelling
C
Novalis
D
Madame de Stael
E
Boileau
Açıklama:
Madame de Stael tarihsel eleştiri kuramını geliştirmiştir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 40
Nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelen üslup biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
açıklık
B
uygunluk
C
vecizlik
D
asalet
E
ahenk
Açıklama:
Ahenk, nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelen üslup biçimidir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 41
Ağadakilerden hangisi sanat ve şiir hakkında, iyi ve güzelin ne olduğu konusunda oldukça önemli estetik kuramlar geliştiren ilk çağ filozofudur?
Seçenekler
A
Soktrat
B
Aristoteles
C
Platon
D
Théophraste
E
Plutarque
Açıklama:
Platon, sanat ve şiir hakkında, iyi ve güzelin ne olduğu konusunda oldukça önemli estetik kuramlar geliştirmiş ilk çağ filozoflarından biridir. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Lycée’de verdiği derslerin notlarından oluşan Poetika kitabında, edebiyat ve eleştiri biliminin ilk önemli ve sistemli temellerini atmış olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Sokrat
C
Aristoteles
D
Aristarque
E
d’Halicarnasse
Açıklama:
Aristoteles, “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde incelemiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi edebi araştırmalarda hala kullanılmakta olan temel kavramları ortaya koyduğu "Taklit" eserinin diğer bir adı nedir?
Seçenekler
A
Sublime
B
Rhetorique
C
Catharsis
D
Mimesis
E
Poetique
Açıklama:
Aristoteles, bu eserinde edebî türleri (forme) tanımladı, sınıflandırdı ve çağının sanat eserlerinin eleştirisini yaptı. Taklit (Mimesis) ve Arınma (Catharsis) gibi edebî araştırmalarda hâlâ kullanılmakta olan temel kavramları ortaya koymuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 44
"Tarih, daha çok özeli, edebî eser daha çok geneli anlatır" cümlesi aşağıdaki filozoflardan hangisi tarafından ortaya koyulmuştur?
Seçenekler
A
Sokrat
B
Aristoteles
C
Platon
D
Aristarque
E
Plutarque
Açıklama:
Aristoteles bize tarih türü ile hikaye ve tragedya arasındaki temel farkı, temel karşıtlığı gösterir. Tarih, daha çok özeli, edebî eser daha çok geneli anlatır. Bu, edebî eserlerde özelin ele alınamayacağı manasına gelmez, birçok tragedyada özel, tarihî kişiler kahraman olarak yer almaktadır. Bilim ve felsefe de genelin peşindedir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Romalılar döneminde söylev sanatı eleştirisi üzerine çalışmalar yapan bir filozof değildir?
Seçenekler
A
Marcus Tullius Cicero
B
Publius Cornelius Tacitus
C
Marcus Fabius Quintilianus
D
Quintus Horatius Flaccus
E
Philip Sidney
Açıklama:
Romalılar döneminde eleştiri, Elius Stilo’nun (MÖ. 154-74), Varron’un (Marcus Terentius Varro) (MÖ. 116-27) ve Jules César’ın (MÖ. 100-44) dilbilgisi çalışmalarıyla devam etti. Cicéron (Marcus Tullius Cicero) (MÖ. 106-43), Quintilien (Marcus Fabius Quintilianus) ve Publius Cornelius Tacitus (MS. 56-117) gibi sanatçılar edebiyatın bütünü üzerinde değil, daha çok söylev sanatı üzerinde çalıştılar. Quintus Horatius Flaccus (Horace M.Ö. 65- MS. 27), eski Yunan sanatına yöneldi. Doğru cevap E'dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi bir sanatçının sorgulanacak dört temel niteliği arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Tabiilik
B
Hayal
C
Zihin
D
Zevk
E
Duyarlılık
Açıklama:
Zihin, duyarlılık, hayal ve zevk sanatçının sorgulanacak dört temel niteliğidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi üslupta, ifade edilmiş bir düşüncenin hemen ve zahmetsizce anlaşılır olması niteliğini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Asalet
B
Saflık
C
Vecizlik
D
Açıklık
E
Ahenk
Açıklama:
Açıklık (clarté), ifade edilmiş bir düşüncenin hemen ve zahmetsizce anlaşılır nitelikte olmasıdır. Bu, iyi bir edebî ifadenin en temel kuralıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
Nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelen nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asalet
B
Ahenk
C
Uygunluk
D
Vecizlik
E
Saflık
Açıklama:
Ahenk (harmonie), nesirde olsun şiirde olsun, kulağa hoş gelen seslerin bir arada kullanılması anlamına gelir. Üslupta iki çeşit ahenk vardır: 1) Mekanik ahenk (harmonie mécanique), 2) Taklide dayalı ahenk (harmonie imitative). Doğru cevap B'dir.
Soru 49
Gerçek veya hayali olayları anlatan bütün eserleri kapsayan düzyazı türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatı türü
B
Öğretici tür
C
Hitabet türü
D
Dramatik tür
E
Pastoral tür
Açıklama:
Nesir (düzyazı) türünde yazılmış eserlerde yazarın amacı hikâye etmek, bilgi vermek ve ikna etmektir. Bu türe ait eserler üç sınıfa ayrılır: anlatı türü (narratif), Öğretici tür (didactique), hitabet ya da söylev türü (oratoire). Anlatı türü (narratif), gerçek veya hayalî olayları anlatan bütün eserler bu sınıfa girmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi insanın doğaya ruhi nitelikler verdiği Tanrıbilimsel dönem içerisinde yer alan bir dönem adıdır?
Seçenekler
A
Çoktanrıcılık dönemi
B
Pozitif Dönem
C
Putçuluk dönemi
D
Metafizik Dönem
E
Tektanrıcılık dönemi
Açıklama:
Tanrıbilimsel dönemde sanat, hayal gücüne dayanır. Kendi içinde ayrıca üç safhaya ayrılır: a) Putçuluk dönemi: Bu aşamada insan, doğaya ruhî nitelikler verir. Onu insanmış gibi algılar (teşhis ve intak). b) Çoktanrıcılık dönemi: Olguların kaynağı olarak tabiî olan şeyler görüleceğine, onun yerine yüksek bir âlem hayal edilir. c) Tektanrıcılık dönemi: Tek Tanrıcılık, metafizik döneme bir geçiş sürecedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 51
“Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) kitaplarının yazarı, ünlü ilkçağ filozof ve eleştirmeni kimdir?
Seçenekler
A
Sokrat
B
Platon
C
Aristoteles
D
Théophraste
E
Aristarque de Samothrace
Açıklama:
İlkçağda, büyük eleştirmenler yetişti. Bunların en meşhurları, Sokrat, Platon ve Aristoteles’tir. Platon, sanat ve şiir hakkında, iyi ve güzelin ne olduğu konusunda oldukça önemli estetik kuramlar geliştirdi. Aristoteles, “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde inceledi. Şiir sanatı ve ifade sanatının nitelikleri hakkında üzerinde hâlâ düşünülüp tartışılan felsefî ve derin fikirler geliştirdi. Aristoteles’ten sonra Théophraste birçok eleştiri kitabı yazdı.
Soru 52
Catharsis ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Taklit
B
Tür
C
Biçim
D
Arınma
E
İlham
Açıklama:
Arınma (Catharsis)
Soru 53
Aşağıdaki isimlerden hangisi; İskenderiye Okulu temsilcilerinden olup, eserlerinde ahlakçı bir eleştirinin örneklerini vermiş, görüşlerini herkesin anlayabileceği bir dille ortaya koymuş olandır?
Seçenekler
A
Plutarque
B
Aristarque
C
Denys d’Halicarnasse
D
Longin
E
Ciceron
Açıklama:
Eleştiri çalışmaları daha sonra İskenderiye Okulu tarafından geliştirildi. Burada yapılan çalışmalar, Platon’un ve Aristoteles’in felsefî görüşlerine dayanmakla birlikte esas olarak dil bilgisi ağırlıklıydı, yani dil ve kültür öğeleri üzerinde derin, sistemli görüşler geliştirdiler. Başlıca temsilcileri Aristarque de Samothrace’tı. Aristarque, bütün ilkçağın en meşhur eleştirmen ve gramercilerinden birisiydi. Ciceron ve Horace, onu eleştirmenlerin eleştirmeni olarak görüyorlardı. İskenderiyeli araştırmacılar eski Yunan yazarlarının ortaya koyduğu ilkeleri, kuralları araştırdılar. Denys d’Halicarnasse, üslup ve dilbilgisi çalışmalarını derinleştirdi, hitabet sanatının kurallarını araştırdı. Plutarque, eserlerinde ahlakçı bir eleştirinin örneklerini verdi, görüşlerini herkesin anlayabileceği bir dille ortaya koydu. MÖ. I. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen Yüce Üzerine (Traité de Sublime), çok önemli bir eleştiri kitabıdır. Yazarı bilinmemektedir. (Bu kitabın önceleri Longin “Cassius Dionysius Longinus -M.S. 213-273- “ tarafından yazıldığı kabul ediliyordu. Örneğin Boileau, bu görüştedir. Fakat sonraları bunun doğru olmadığı görüşü benimsemiştir.) Bu eserde eski Yunanistan’da ortaya çıkan eleştiriler ele alınmış, üslup üzerine önemli fikirler ileri sürülmüştür. Kitapta “Yüce üslup” nedir sorusunun cevabı aranmıştır. Bu kitap, Aristoteles’in Poetika adlı eseriyle birlikte ilkçağın en önemli eleştiri kitabı sayılmaktadır. Eser Rönesans döneminde basılmış ve büyük ilgi görmüştür. Eserin ilk baskısı Francesco Robortello (1516- 1567) tarafından yapılmıştır. Barok döneminde sanatta “yüce” kavramı üzerinde tartışmalar başlamıştı, daha sonra Boileau, 1674’te bu eseri tercüme ederek yayınladı. “Yüce Üzerine” adlı eserin etkileri günümüze kadar ulaşmıştır (Thomas Weiskel, Harold Bloom, Laura Quiiney üzerinde etkileri vardır.).
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi; yazılı eserleri inceleyerek geçmiş uygarlıkları tanımayı amaçlayan, eski metinlerin gün ışığına çıkarılması, tarihlendirilmesi, çözülmesi, karşılaştırılması, eleştirel açıdan değerlendirilmesi gibi sorunlarıyla ilgilenen bilim dalıdır?
Seçenekler
A
Paléographie
B
Philologie
C
Epigraphie
D
Critique textuel
E
Tefsir
Açıklama:
Doğru bir eleştiri, ancak doğru bir metne dayanılarak yapılabileceği için, daha Ortaçağda metin eleştirisi (critique textuel) bilimi doğmuş ve bu bilim dalı sonraki yüzyıllarda gelişimini sürdürmüştür. Metin eleştirisi, tarih, edebiyat ve eleştiri bilimlerinin ortak çalışma alanıdır.Yazıt bilimi (epigraphie) ve eski el yazılarını okuma bilimi (paléographie) metin eleştirisine yardımcı olan bilim dallarıdır.
Tefsir: 1)Yorum, 2) Kur’ân-ı Kerîm’in anlam bakımından açıklanması.
Filoloji (Betikbilim / philologie): Yazılı eserleri inceleyerek geçmiş uygarlıkları tanımayı amaçlayan, eski metinlerin gün ışığına çıkarılması, tarihlendirilmesi, çözülmesi, karşılaştırılması, eleştirel açıdan değerlendirilmesi gibi sorunlarıyla ilgilenen bilim dalı.
Tefsir: 1)Yorum, 2) Kur’ân-ı Kerîm’in anlam bakımından açıklanması.
Filoloji (Betikbilim / philologie): Yazılı eserleri inceleyerek geçmiş uygarlıkları tanımayı amaçlayan, eski metinlerin gün ışığına çıkarılması, tarihlendirilmesi, çözülmesi, karşılaştırılması, eleştirel açıdan değerlendirilmesi gibi sorunlarıyla ilgilenen bilim dalı.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi üslubun genel niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Çeşitlilik
B
Duyarlılık
C
Ahenk
D
Asalet
E
Açıklık
Açıklama:
Üslubun Genel Nitelikleri Üslup, düşünceyi özel bir biçimde ifade etme sanatıdır. Buffon’a göre üslup, bizzat insanı yansıtır: “İyi yazmak, aslında iyi düşünmek, iyi hissetmek ve iyi ifade etmektir”. Üslubun genel nitelikleri de şunlardır:
- 1) Açıklık (clarté)
- 2) Saflık (düzgün ifade; pureté, correction)
- 3) Tabiîlik (doğallık; naturel)
- 4) Vecizlik (kesinlik; précision)
- 5) Asalet (noblesse)
- 6) Ahenk (harmonie)
- 7) Çeşitlilik (variété)
- 8) Uygunluk (convenance)
Soru 56
Öğretici eserler, hangi şiir sanatı (Poétique) türüne dahildir?
Seçenekler
A
Büyük türler
B
Orta türler
C
Küçük türler
D
Epik tür
E
Hiçbiri
Açıklama:
Şiir Sanatı (Poétique) Şiire has kurallar bütününe şiir sanatı (poetika) denir. Bu kurallar, en iyi şiir örneklerinin gözlemlenmesiyle elde edilmiştir. Şiir sanatı ile ilgili başlıca türler şunlardır: a) Büyük türler, lirik tür, epik tür ve dramatik tür olarak üçe ayrılır. b) Orta türler, Eğitici tür yahut felsefi tür, pastoral tür ve ağıtlardır. Öğretici eserler, fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır. c) Küçük türler, koşma, balad ve sone tarzında şiirlerdir. Bu ayırım edebiyat tarihlerinde göz önünde bulundurulan en önemli sınıflandırmalardan biridir. Edebî türler genel olarak bu çerçeve içinde ele alınmıştır. XIX. yüzyılda ve XX. yüzyıl başlarında Fransa’da edebiyat ve eleştiri, işte bu çerçevede ele alınıyordu. İkinci Dünya savaşından sonra bu çerçeve çok genişleyecektir.
Soru 57
"Bu anlayışa göre sanat, bağlı olduğu dönemin ve çevrenin ürünüdür; dönemini ve çevresini yansıtır. Bu yansıtmada bir benzeşim (analogie) ilişkisinden çok, bir türdeşlik (homologue) ilişkisi vardır. Sanattaki değişim ve gelişimler, zihnin değişimine, düşüncenin gelişimine, tarihin akışına göre biçimlenir."
Yukarıdaki açıklama, aşağıda verilen estetik anlayışlarından hangisine aittir?
Yukarıdaki açıklama, aşağıda verilen estetik anlayışlarından hangisine aittir?
Seçenekler
A
Nesnel Estetik
B
Pozitif Estetik
C
Negatif Estetik
D
Öznel Estetik
E
Doğrulama Estetiği
Açıklama:
Eleştiri kuramları ile estetik kuramları arasında sıkı bir ilişki vardır. Eleştiri tarihi boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir.
- I) Nesnel Estetik (esthétique objective): Düşüncelerimizin dışında bir dış gerçeklik vardır. Sanat ya da edebiyat, bu nesnel gerçekliği yansıtır. Yansıtma ne kadar doğruysa, eser aktif veya pasif bir biçimde bu gerçekliği ne ölçüde dile getiriyorsa, kısaca ne kadar gerçekçi ise o kadar değerlidir.
- II) Pozitif Estetik (esthétique positive): Bu anlayışa göre sanat, bağlı olduğu dönemin ve çevrenin ürünüdür; dönemini ve çevresini yansıtır. Bu yansıtmada bir benzeşim (analogie) ilişkisinden çok, bir türdeşlik (homologue) ilişkisi vardır. Sanattaki değişim ve gelişimler, zihnin değişimine, düşüncenin gelişimine, tarihin akışına göre biçimlenir.
- III) Negatif Estetik: Adorno ve Horkheimer Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiği kurmuşlardır. Bu estetik Kant’ın aklın eleştirisi kuramına dayanır, bununla birlikte Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez. Adorno’ya göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından alır.
- IV) Öznel Estetik (esthétique subjective): Marcuse’un kuramıdır. Bu görüşe göre sanat, nesnelliğin dönüşümünü ifade eder ve bu haliyle devrimci bir güce sahiptir.
- V) Doğrulama Estetiği (esthétique affirmative): Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilmiştir. Bu estetiğe göre sanat, bir amaç değil, amaçlılıktır. Sanat, arzuların, “libido”nun, kuvvetin, yapma iradesinin doğrulanması gücüdür. Bu estetik, hem Platon’un nesnel estetiğine hem de Hegel’in pozitif estetiğine karşıttır; aynı zamanda negatif estetik ve öznel estetiğin de karşıtıdır.
Soru 58
"Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir."
Aşağıdakilerden hangisi; yukarıda açıklaması verilen, Macherey tarafından yapılan edebi eleştiri anlayışılarındandır?
Aşağıdakilerden hangisi; yukarıda açıklaması verilen, Macherey tarafından yapılan edebi eleştiri anlayışılarındandır?
Seçenekler
A
Görgücü anlayış
B
Kuralcı anlayış
C
Yargıç eleştirisi
D
Yorumlayıcı anlayış
E
Kültürel anlayış
Açıklama:
Macherey eleştirinin genel bir değerlendirmesini yapmıştır. Macherey’e göre bütün edebî eleştiriler, üç tip kuruntuya, vehme (illusion) veya saplantıya dayanır. Bunlar, görgücü anlayış, kuralcı anlayış ve yorumlayıcı anlayıştır : 1) Görgücü anlayış (l’illusion empirique): Tümevarıma dayanan bir anlayıştır. Edebiyatı metin olarak algılar ve eseri yazarla açıklar. Doğal eleştiri taraftarlarına göre edebiyatı yaratan, yazar ve eserdir. Aslında ise yazarı ve eseri yaratan edebiyat geleneğidir (sanat, dil, eleştiri...). 2) Kuralcı anlayış (l’illusion normative, virtuelle): Tümdengelime dayanan bir anlayıştır. Bu anlayışta eser estetik, ahlakî, ideolojik bir modele göre değerlendirilir. Eleştiri, bir ölçüte, bir “kod”a, bir “kip”e dayanılarak yapılır. Bu ise eserin ideolojik bir okuma ve değerlendirme ile sınırlandırılması demektir, bu durumda edebiyat bir ideolojiye indirgenir. Böylece bir yargıç eleştirisi (gazeteci, dergici...) doğar ve yargıç, yazarın efendisi olur. Bazen onu cezalandırır, bazen ona ödüller, Nobeller verir. 3) Yorumlayıcı anlayış, Kültürel anlayış (l’illusion interprétative, culturelle): Bu eleştiri, ikili estetik yahut metafizik ayırımına dayanır: İçerik / biçim, yahut iç/dış gibi. Böylece eser, eser yardımıyla, eser aracılığıyla yorumlanmış olur. Eser yorumlanırken onun bir anlam taşıdığı, ayrıca gizli, örtülü anlamları bulunabileceği varsayımından hareket edilir. Okuyucunun yahut eleştirmenin görevi, bu anlamları keşfetmek, açıklamak ve göstermektir. Bu durumda yorumcu âdeta bilimsel bir “tâbirci” olur. Tefsirler, göstergebilimsel ve psikolojik yorumlar bu tipe girer. (Lemelin)
Soru 59
"Adorno ve Horkheimer Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiği kurmuşlardır. Bu estetik Kant’ın aklın eleştirisi kuramına dayanır, bununla birlikte Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez. Adorno’ya göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından alır."
Açıklaması verilen estetik anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklaması verilen estetik anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nesnel Estetik
B
Pozitif Estetik
C
Negatif Estetik
D
Öznel Estetik
E
Doğrulama Estetiği
Açıklama:
Negatif Estetik: Adorno ve Horkheimer Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiği kurmuşlardır. Bu estetik Kant’ın aklın eleştirisi kuramına dayanır, bununla birlikte Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez. Adorno’ya göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından alır.
Soru 60
"Bir çeşit tümevarım yoludur, fakat tam olmayan veya eksik bir tümevarımdır. Genel dış görünüşleriyle birbirine tamamen benzemeyen iki şey arasındaki kısmî uyum ve benzerliktir."
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Türdeşlik (homologue)
B
Benzeşim (analogie)
C
Öznel estetik (esthétique subjective)
D
Söylev türü (oratoire)
E
Düzenleme (disposition)
Açıklama:
Benzeşim (analogie): Bir çeşit tümevarım yoludur, fakat tam olmayan veya eksik bir tümevarımdır. Genel dış görünüşleriyle birbirine tamamen benzemeyen iki şey arasındaki kısmî uyum ve benzerliktir. Yani iki nesne arasında mevcut olan fakat tam olmayan bir benzerliktir. Analoji yoluyla akıl yürütme (raisonnement), aralarında mevcut bir dış görünüş veya bir zahirî görünüş benzerliğinden hareket ederek bilinenden bilinmeyene gidip hükümde bulunmaktır. Örnek: Voltaire, şöyle düşünür: “Nasıl saat bir saatçının varlığını gerektirirse dünya da onu yaratan bir yaratıcının varlığını gerektirir.” Burada saat ile dünya arasında bir benzerlik kurulmuş, bilinenden bilinmeyene ulaşılmıştır.
Soru 61
“Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde inceleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrat
B
Platon
C
Aristoteles
D
Théophraste
E
Cicéron
Açıklama:
Aristoteles, “Poétique” ve “Rhétorique” (Şiir sanatı ve İfade Sanatı) adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde inceledi. Şiir sanatı ve ifade sanatının nitelikleri hakkında üzerinde hâlâ düşünülüp tartışılan felsefî ve derin fikirler geliştirdi. Aristoteles’ten sonra Théophraste birçok eleştiri kitabı yazdı.
Soru 62
"“İdea”lar bizi gerçeklere götürür, sanatçılar, şairler heyecan veren güzel eserler yaratsalar da insanları gerçeklerden uzaklaştırırlar. Sanat ve edebiyat eserleri aslında gerçekliği yansıtmaz. Şair ve yazarlar, akla dayanmazlar, bilgiden yola çıkmazlar, vecd içinde, ilahi bir ilhamla yazarlar. Okuyucunun yahut dinleyicinin aklına değil, duygularına seslenirler. Dolayısıyla onları asıl olan biçimlerden uzaklaştırırlar. Şairlerin uzmanı olduğu bir konu da yoktur ve eserlerinde çok zaman gençlere kötü örnek olacak konuları ele alırlar. " Bu düşünce aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Sokrat
B
Platon
C
Aristoteles
D
Théophraste
E
Cicéron
Açıklama:
Platon’a göre “İdea”lar bizi gerçeklere götürür, sanatçılar, şairler heyecan veren
güzel eserler yaratsalar da insanları gerçeklerden uzaklaştırırlar. Sanat ve edebiyat eserleri aslında gerçekliği yansıtmaz. Şair ve yazarlar, akla dayanmazlar, bilgiden yola çıkmazlar, vecd içinde, ilahi bir ilhamla yazarlar. Okuyucunun yahut dinleyicinin aklına değil, duygularına seslenirler. Dolayısıyla onları asıl olan biçimlerden uzaklaştırırlar. Şairlerin uzmanı olduğu bir konu da yoktur ve eserlerinde çok zaman gençlere kötü örnek olacak konuları ele alırlar. (Moran, 1972, s. 19)
Platon’a göre “İdea”lar bizi gerçeklere götürür, sanatçılar, şairler heyecan veren güzel eserler yaratsalar da insanları gerçeklerden uzaklaştırırlar. Sanat ve edebiyat eserleri aslında gerçekliği yansıtmaz. Şair ve yazarlar, akla dayanmazlar, bilgiden yola çıkmazlar, vecd içinde, ilahi bir ilhamla yazarlar. Okuyucunun yahut dinleyicinin aklına değil, duygularına seslenirler. Dolayısıyla onları asıl olan biçimlerden uzaklaştırırlar. Şairlerin uzmanı olduğu bir konu da yoktur ve eserlerinde çok zaman gençlere kötü örnek olacak konuları ele alırlar. (Moran, 1972, s. 19)
güzel eserler yaratsalar da insanları gerçeklerden uzaklaştırırlar. Sanat ve edebiyat eserleri aslında gerçekliği yansıtmaz. Şair ve yazarlar, akla dayanmazlar, bilgiden yola çıkmazlar, vecd içinde, ilahi bir ilhamla yazarlar. Okuyucunun yahut dinleyicinin aklına değil, duygularına seslenirler. Dolayısıyla onları asıl olan biçimlerden uzaklaştırırlar. Şairlerin uzmanı olduğu bir konu da yoktur ve eserlerinde çok zaman gençlere kötü örnek olacak konuları ele alırlar. (Moran, 1972, s. 19)
Platon’a göre “İdea”lar bizi gerçeklere götürür, sanatçılar, şairler heyecan veren güzel eserler yaratsalar da insanları gerçeklerden uzaklaştırırlar. Sanat ve edebiyat eserleri aslında gerçekliği yansıtmaz. Şair ve yazarlar, akla dayanmazlar, bilgiden yola çıkmazlar, vecd içinde, ilahi bir ilhamla yazarlar. Okuyucunun yahut dinleyicinin aklına değil, duygularına seslenirler. Dolayısıyla onları asıl olan biçimlerden uzaklaştırırlar. Şairlerin uzmanı olduğu bir konu da yoktur ve eserlerinde çok zaman gençlere kötü örnek olacak konuları ele alırlar. (Moran, 1972, s. 19)
Soru 63
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poetika
B
Traité de Sublime
C
Orator et De Oratore
D
L’institution Oratoire
E
L’art Poetique
Açıklama:
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser Aristoteles’in Poetika’sıdır. Aristoteles Lycée’de verdiği derslerin notlarından oluşan bu kitabında edebiyat ve eleştiri biliminin temellerini atmıştır. Aristoteles’in sanat ve edebiyat üzerine ortaya koyduğu tanımlar, tasnifler, prensipler, kurallar yüzyıllarca aynen benimsendi ve temel bilgiler olarak kabul edildi. Edebiyat ve eleştiri üzerine öne sürdüğü fikirler, büyük ölçüde günümüz bilim dünyasında dahi araştırmaların hareket noktasını oluşturmakta, tanımladığı kavramlar üzerinde hâlâ tartışılmaktadır. O, bu kitabıyla kendisinden sonraki iki bin yıldan uzun süren edebiyat ve eleştiri araştırmalarının programını hazırlamış gibidir.
Soru 64
Aristoteles’e göre yazarın ister özeli anlatsın ister geneli anlatsın, olguların tasvirinde zorunlu olarak uyacağı aşağıdaki hangi yöntem idealist akımların genel niteliğini ifade eder?
Seçenekler
A
Ya nasıl idiyseler veya nasılsalar
B
Ya insanların inançlarına veya mitoslara (mythos) göre
C
Ya da nasıl olmaları gerekiyorsa
D
Sanat görünüş dünyasını yansıtır
E
Sanat geneli yansıtır
Açıklama:
Aristoteles’e göre yazarın ister özeli anlatsın ister geneli anlatsın, olguların tasvirinde zorunlu olarak uyacağı üç yöntem vardır:
Sanatçı nesneleri:
1) Ya nasıl idiyseler veya nasılsalar,
2) Ya insanların inançlarına veya mitoslara (mythos) göre,
3) Ya da nasıl olmaları gerekiyorsa
öyle anlatabilir.
Aristo bu ayırımıyla -sırasıyla- realist, hayalci ve idealist edebiyat akımlarının ilkelerini de ortaya koymuş olur. Birinci ilke realist, ikinci ilke hayalci, üçüncü
ilke idealist akımların genel niteliğini ifade eder.
Özetlenecek olursa sanatta taklit üç farklı şekilde karşımıza çıkar:
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır
Sanatçı nesneleri:
1) Ya nasıl idiyseler veya nasılsalar,
2) Ya insanların inançlarına veya mitoslara (mythos) göre,
3) Ya da nasıl olmaları gerekiyorsa
öyle anlatabilir.
Aristo bu ayırımıyla -sırasıyla- realist, hayalci ve idealist edebiyat akımlarının ilkelerini de ortaya koymuş olur. Birinci ilke realist, ikinci ilke hayalci, üçüncü
ilke idealist akımların genel niteliğini ifade eder.
Özetlenecek olursa sanatta taklit üç farklı şekilde karşımıza çıkar:
1) Sanat görünüş dünyasını yansıtır.
2) Sanat geneli yansıtır.
3) Sanat ideali yansıtır
Soru 65
Klasisizm, XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir edebî akımın adıdır. Bu akımın fikrî temellerini aşağıdaki hangi filozof ortaya koymuştur?
Seçenekler
A
Sir Philip Sidney
B
Thomas Rymer
C
Charles Perrault
D
Madame de Staël
E
Descartes
Açıklama:
Klasisizm, XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir edebî akımın adıdır. Bu
terim, zamanla XVI. ve XVIII. yüzyılların büyük yazarlarını ifade etmek için de
kullanılmıştır. Klasisizm, mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü
yansıtıyordu. Bu akımın fikrî temellerini filozof Descartes, Metot Üzerine Konuşma (1637) adlı eseriyle atmıştır.
Klasisizm, XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir edebî akımın adıdır. Bu terim, zamanla XVI. ve XVIII. yüzyılların büyük yazarlarını ifade etmek için de kullanılmıştır. Klasisizm, mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü yansıtıyordu. Bu akımın fikrî temellerini filozof Descartes, Metot Üzerine Konuşma (1637) adlı eseriyle atmıştır.
terim, zamanla XVI. ve XVIII. yüzyılların büyük yazarlarını ifade etmek için de
kullanılmıştır. Klasisizm, mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü
yansıtıyordu. Bu akımın fikrî temellerini filozof Descartes, Metot Üzerine Konuşma (1637) adlı eseriyle atmıştır.
Klasisizm, XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir edebî akımın adıdır. Bu terim, zamanla XVI. ve XVIII. yüzyılların büyük yazarlarını ifade etmek için de kullanılmıştır. Klasisizm, mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü yansıtıyordu. Bu akımın fikrî temellerini filozof Descartes, Metot Üzerine Konuşma (1637) adlı eseriyle atmıştır.
Soru 66
“Gençlik, hayatın baharıdır” dendiği zaman nasıl bir hayal kurulmuştur?
Seçenekler
A
Pasif hayaller
B
Yaratıcı hayaller
C
Şairâne hayaller
D
Üslup hayaller
E
Zevk hayaller
Açıklama:
Üslup hayalleri: Soyut olan fikirler somut, maddi ve hissedilebilir biçimlerle ifade
edildiğinde, ortaya üsluba ait bir hayal çıkar. “Gençlik, hayatın baharıdır”
dendiği zaman bir üslup hayali kurmuş olur.
edildiğinde, ortaya üsluba ait bir hayal çıkar. “Gençlik, hayatın baharıdır”
dendiği zaman bir üslup hayali kurmuş olur.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi sanatçının sorgulanacak temel niteliği değildir?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Zevk
C
Hayal
D
Duyarlılık
E
Zihin
Açıklama:
Kısaca özetleyecek olursak zihin, duyarlılık, hayal ve zevk sanatçının sorgulanacak dört temel niteliğidir.
Soru 68
Üslubun genel niteliklerinden olan açıklığın başlıca şartlarından biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dilde bilinen kelimeleri kullanmak.
B
Dilde kullanılan kelimeleri, alışılagelmiş anlamında kullanmak.
C
Sözdizimi kurallarını çiğnememek.
D
Yabancı dillerden alınmış kelimelerin aşırı kullanmamak.
E
Cümleler, kısa ve düzenli olmalı.
Açıklama:
Açık bir şekilde ifade etmenin başlıca şartları şunlardır: a) Açık bir şekilde
anlatmanın ilk şartı, anlatılacak şeyin önce anlatan tarafından iyice anlaşılmış
olmasıdır. Anlatıcı ne diyeceğini iyi bilmezse, bu kararsızlığı ifadesine de yansır, açık bir şekilde anlatamaz. b) Fikirleri, doğal ve mantıksal düzenleri içinde
sunmak gerekir. Fikirler sebep sonuç ilişkisi içinde anlatılmalıdır. c) Cümleler,
kısa ve düzenli olduğu ölçüde açık olur. d) Doğru kelimelerin seçilmesi, anlaşılmayı kolaylaştırır. Bu dört niteliğe sahip olan söz, açık sözdür
Açık bir şekilde ifade etmenin başlıca şartları şunlardır: a) Açık bir şekilde anlatmanın ilk şartı, anlatılacak şeyin önce anlatan tarafından iyice anlaşılmış olmasıdır. Anlatıcı ne diyeceğini iyi bilmezse, bu kararsızlığı ifadesine de yansır, açık bir şekilde anlatamaz. b) Fikirleri, doğal ve mantıksal düzenleri içinde sunmak gerekir. Fikirler sebep sonuç ilişkisi içinde anlatılmalıdır. c) Cümleler, kısa ve düzenli olduğu ölçüde açık olur. d) Doğru kelimelerin seçilmesi, anlaşılmayı kolaylaştırır. Bu dört niteliğe sahip olan söz, açık sözdür.
anlatmanın ilk şartı, anlatılacak şeyin önce anlatan tarafından iyice anlaşılmış
olmasıdır. Anlatıcı ne diyeceğini iyi bilmezse, bu kararsızlığı ifadesine de yansır, açık bir şekilde anlatamaz. b) Fikirleri, doğal ve mantıksal düzenleri içinde
sunmak gerekir. Fikirler sebep sonuç ilişkisi içinde anlatılmalıdır. c) Cümleler,
kısa ve düzenli olduğu ölçüde açık olur. d) Doğru kelimelerin seçilmesi, anlaşılmayı kolaylaştırır. Bu dört niteliğe sahip olan söz, açık sözdür
Açık bir şekilde ifade etmenin başlıca şartları şunlardır: a) Açık bir şekilde anlatmanın ilk şartı, anlatılacak şeyin önce anlatan tarafından iyice anlaşılmış olmasıdır. Anlatıcı ne diyeceğini iyi bilmezse, bu kararsızlığı ifadesine de yansır, açık bir şekilde anlatamaz. b) Fikirleri, doğal ve mantıksal düzenleri içinde sunmak gerekir. Fikirler sebep sonuç ilişkisi içinde anlatılmalıdır. c) Cümleler, kısa ve düzenli olduğu ölçüde açık olur. d) Doğru kelimelerin seçilmesi, anlaşılmayı kolaylaştırır. Bu dört niteliğe sahip olan söz, açık sözdür.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi şiir sanatının orta türüdür?
Seçenekler
A
Lirik tür
B
Epik tür
C
Dramatik tür
D
Pastoral tür
E
Sone
Açıklama:
Şiire has kurallar bütününe şiir sanatı (poetika) denir. Bu kurallar, en iyi şiir örneklerinin gözlemlenmesiyle elde edilmiştir. Şiir sanatı ile ilgili başlıca türler şunlardır: a) Büyük türler, lirik tür, epik tür ve dramatik tür olarak üçe ayrılır. b)
Orta türler, Eğitici tür yahut felsefi tür, pastoral tür ve ağıtlardır. Öğretici eserler,
fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır. c) Küçük türler, koşma, balad
ve sone tarzında şiirlerdir. Bu ayırım edebiyat tarihlerinde göz önünde bulundurulan en önemli sınıflandırmalardan biridir. Edebî türler genel olarak bu çerçeve içinde ele alınmıştır.
Şiire has kurallar bütününe şiir sanatı (poetika) denir. Bu kurallar, en iyi şiir örneklerinin gözlemlenmesiyle elde edilmiştir. Şiir sanatı ile ilgili başlıca türler şunlardır: a) Büyük türler, lirik tür, epik tür ve dramatik tür olarak üçe ayrılır. b) Orta türler, Eğitici tür yahut felsefi tür, pastoral tür ve ağıtlardır. Öğretici eserler, fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır. c) Küçük türler, koşma, balad
ve sone tarzında şiirlerdir. Bu ayırım edebiyat tarihlerinde göz önünde bulundurulan en önemli sınıflandırmalardan biridir. Edebî türler genel olarak bu çerçeve içinde ele alınmıştır.
Orta türler, Eğitici tür yahut felsefi tür, pastoral tür ve ağıtlardır. Öğretici eserler,
fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır. c) Küçük türler, koşma, balad
ve sone tarzında şiirlerdir. Bu ayırım edebiyat tarihlerinde göz önünde bulundurulan en önemli sınıflandırmalardan biridir. Edebî türler genel olarak bu çerçeve içinde ele alınmıştır.
Şiire has kurallar bütününe şiir sanatı (poetika) denir. Bu kurallar, en iyi şiir örneklerinin gözlemlenmesiyle elde edilmiştir. Şiir sanatı ile ilgili başlıca türler şunlardır: a) Büyük türler, lirik tür, epik tür ve dramatik tür olarak üçe ayrılır. b) Orta türler, Eğitici tür yahut felsefi tür, pastoral tür ve ağıtlardır. Öğretici eserler, fabllar, masallar, satirler bu tür içinde yer alır. c) Küçük türler, koşma, balad
ve sone tarzında şiirlerdir. Bu ayırım edebiyat tarihlerinde göz önünde bulundurulan en önemli sınıflandırmalardan biridir. Edebî türler genel olarak bu çerçeve içinde ele alınmıştır.
Soru 70
Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilen estetik kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nesnel estetik
B
Pozitif estetik
C
Negatif estetik
D
Öznel estetik
E
Doğrulama estetiği
Açıklama:
Eleştiri kuramları ile estetik kuramları arasında sıkı bir ilişki vardır. Eleştiri tarihi
boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik
anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğrulama Estetiği (esthétique affirmative): Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilmiştir. Bu estetiğe göre sanat, bir amaç değil, amaçlılıktır. Sanat, arzuların, “libido”nun, kuvvetin, yapma iradesinin doğrulanması gücüdür. Bu estetik, hem Platon’un nesnel estetiğine hem de Hegel’in pozitif estetiğine karşıttır; aynı zamanda negatif estetik ve öznel estetiğin de karşıtıdır.
Eleştiri kuramları ile estetik kuramları arasında sıkı bir ilişki vardır. Eleştiri tarihi boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğrulama Estetiği (esthétique affirmative): Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilmiştir. Bu estetiğe göre sanat, bir amaç değil, amaçlılıktır. Sanat, arzuların, “libido”nun, kuvvetin, yapma iradesinin doğrulanması gücüdür. Bu estetik, hem Platon’un nesnel estetiğine hem de Hegel’in pozitif estetiğine karşıttır; aynı zamanda negatif estetik ve öznel estetiğin de karşıtıdır.
boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik
anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğrulama Estetiği (esthétique affirmative): Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilmiştir. Bu estetiğe göre sanat, bir amaç değil, amaçlılıktır. Sanat, arzuların, “libido”nun, kuvvetin, yapma iradesinin doğrulanması gücüdür. Bu estetik, hem Platon’un nesnel estetiğine hem de Hegel’in pozitif estetiğine karşıttır; aynı zamanda negatif estetik ve öznel estetiğin de karşıtıdır.
Eleştiri kuramları ile estetik kuramları arasında sıkı bir ilişki vardır. Eleştiri tarihi boyunca edebî eserler, genel bir bakışla değerlendirildiğinde beş değişik estetik anlayışına göre yorumlanmıştır. Bunlar, nesnel estetik, pozitif estetik, negatif estetik, öznel estetik ve doğrulama estetiğidir. Doğrulama Estetiği (esthétique affirmative): Nietzche, Lyotard ve Delouze tarafından geliştirilmiştir. Bu estetiğe göre sanat, bir amaç değil, amaçlılıktır. Sanat, arzuların, “libido”nun, kuvvetin, yapma iradesinin doğrulanması gücüdür. Bu estetik, hem Platon’un nesnel estetiğine hem de Hegel’in pozitif estetiğine karşıttır; aynı zamanda negatif estetik ve öznel estetiğin de karşıtıdır.
Soru 71
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ve edebiyat ve eleştiri biliminin temellerinin atıldığı ilk önemli ve sistemli eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Horace’ın L’art Poetique’ sı
B
Cicéron’un Orator et De Oratore’ sı
C
Aristoteles’in Rhetorique’ sı
D
Aristoteles’in Poetique’ sı
E
Quintilien’in L’institution Oratoire’ sı
Açıklama:
Sanat ve edebiyat üzerine yazılmış ilk önemli ve sistemli eser Aristoteles’in Poetika’sıdır. Aristoteles Lycée’de verdiği derslerin notlarından oluşan bu kitabında edebiyat ve eleştiri biliminin temellerini atmıştır
Soru 72
Eserlerinde ahlakçı bir eleştirinin örneklerini veren, görüşlerini herkesin anlayabileceği bir dille ortaya koyan İskenderiyeli araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristarque
B
Ciceron
C
Horace
D
Denys d’Halicarnasse
E
Plutarque
Açıklama:
İskenderiyeli araştırmacılar eski Yunan yazarlarının ortaya koyduğu ilkeleri, kuralları araştırdılar. Denys d’Halicarnasse, üslup ve dilbilgisi çalışmalarını derinleştirdi, hitabet sanatının kurallarını araştırdı. Plutarque, eserlerinde ahlakçı bir eleştirinin örneklerini verdi, görüşlerini herkesin anlayabileceği bir dille ortaya koydu.
Soru 73
Mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü yansıtan Klasisizm ve bu akımın fikrî temellerini Metot üzerine konuşmaları ile atan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ciceron
B
Aristoteles
C
Quintilien
D
Descartes
E
Boileau
Açıklama:
Klasisizm, mutlak monarşi rejiminin ideolojik ve estetik görüşünü yansıtıyordu. Bu akımın fikrî temellerini filozof Descartes, Metot Üzerine Konuşma (1637) adlı eseriyle atmıştır.
Soru 74
Ona göre pozitif demek, gerçek, sürekli, yararlı, itiraz edilemez, kesin, görülebilir ve dokunulabilir olan şeydir. Pozitif estetik, sanatın ve edebiyatın böyle bir bilim anlayışından yola çıkılarak yorumlanması olarak ifade eden felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bacon
B
Galilée
C
Nietzche
D
Descartes
E
Comte
Açıklama:
Pozitif Dönem (l’état scientifique / positive): Bu dönemde hayal gücü ve ispatlama yerini tamamen “gözlem”e bırakır. Pozitifçilik, görgücülükten olduğu kadar mistisizmden de uzaktır. Comte’a göre pozitif demek, gerçek, sürekli, yararlı, itiraz edilemez, kesin, görülebilir ve dokunulabilir olan şeydir. Pozitif estetik, sanatın ve edebiyatın böyle bir bilim anlayışından yola çıkılarak yorumlanmasıdır.
Soru 75
Ona göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından aldığını düşünen ve Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiğin kurucularından olan Negatif Estetikçi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adorno
B
Marcuse
C
Nietzche
D
Lyotard
E
Delouze
Açıklama:
Negatif Estetik: Adorno ve Horkheimer Frankfurt Okulundan etkilenerek bu estetiği kurmuşlardır. Adorno’ya göre sanatın gerçeklik değeri vardır, ancak bu değerini hür oluşundan, gerçeği, toplumu, yabancılaşmayı ve aşırı akımları inkarından alır.
Soru 76
Eleştirinin genel bir değerlendirmesini yapan ve ona göre bütün edebî eleştiriler, üç tip kuruntuya, vehme (illusion) veya saplantıya dayandığını ifade ederek bunların, görgücü anlayış, kuralcı anlayış ve yorumlayıcı anlayış olduğu sınıflamasını yapan eleştirici aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Macherey
B
Marcuse
C
Horkheimer
D
Lyotard
E
Delouze
Açıklama:
Macherey eleştirinin genel bir değerlendirmesini yapmıştır. Macherey’e göre bütün edebî eleştiriler, üç tip kuruntuya, vehme (illusion) veya saplantıya dayanır. Bunlar, görgücü anlayış, kuralcı anlayış ve yorumlayıcı anlayıştır.
Soru 77
Üslup, düşünceyi özel bir biçimde ifade etme sanatı olarak düşünüldüğünde aşağıdakiler arasında uslubun genel niteliklerini taşıyan seçenek hangisidir?
Seçenekler
A
Hitabet
B
Söylev
C
Biyografi
D
Asalet
E
Fabl
Açıklama:
Üslup, düşünceyi özel bir biçimde ifade etme sanatıdır. Buffon’a göre üslup, bizzat insanı yansıtır: “İyi yazmak, aslında iyi düşünmek, iyi hissetmek ve iyi ifade etmektir”. Üslubun genel nitelikleri de şunlardır: 1) Açıklık, 2) Saflık, 3) Tabiîlik, 4) Vecizlik, 5) Asalet, 6) Ahenk, 7) Çeşitlilik, 8) Uygunluk,
Soru 78
Aristoteles’in okul kitaplarında hikâye ve romanın bölümlenmesinde hâlâ öğretilen “serim, düğüm, çözüm” formülünün kaynağını oluşturan tragedyada bütünlük tanımındaki belirtilen ana unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kahramanlar
B
Zaman
C
Mekan
D
Hareket
E
Uzam
Açıklama:
Aristoteles’e göre tragedya bütünlüğü olan bir hareketin taklididir. Tragedyada bütünlüğü sağlayan ne kahramanlar ne de zamandır, bu bütünlük başı, ortası ve sonu anlatılan hareket sayesinde sağlanır. Aristoteles’in bu tanımı, okul kitaplarında hikâye ve romanın bölümlenmesinde hâlâ öğretilen “serim, düğüm, çözüm” formülünün kaynağını oluşturur.
Soru 79
Aristoteles Tragedya nedir sorusuna “taklittir” , neden anlatır sorusuna aşağıdaki hangi seçenek ile cevap vermektedir?
Seçenekler
A
İnsan hareketlerini anlatır
B
Sözle ritimle, harmoni ile anlatır
C
Hikaye ederek, hareket halinde anlatır
D
Uyandırdığı duygularla ruhları arındırdığı için
E
Taklit içtepisine sahip olduğu için
Açıklama:
Aristoteles Tragedya nedir sorusuna “taklittir”, neyi anlatır sorusuna “insan hareketlerini”, neyle anlatır sorusuna “sözle, ritimle, harmoni ile”, nasıl anlatır sorusuna “hikâye ederek, hareket halinde” neden anlatır sorusuna “taklit içtepisine, güdüsüne sahip olduğu için”, hangi amaçla anlatır sorusuna “uyandırdığı duygularla ruhları tutkularından arındırmak için” (catharsis) cevaplarını verir. (Aristoteles, Poetika, çev.: Tunalı)
Soru 80
Hegel, sanatı tarih içinde oluşmuş bir hiyerarşi içinde ele alır. Sanat tarihi, maddi olandan manevi olana, somuttan soyuta doğru bir gelişim çizgisi izlemiştir. Maddi olan madde ve tabiattır, manevi olan şiirdir. Sanat tarihi diyalektiğin “tez, antitez ve sentez” üçlüsüne bağlı bir gelişim gösterir buna göre aşağıdaki sanatlar içinde tez’i karşılayan sanat türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şiir
B
Müzik
C
Tiyatro
D
Mimari
E
Klasik heykel
Açıklama:
Hegel, sanatı tarih içinde oluşmuş bir hiyerarşi içinde ele alır. Sanat tarihi, maddi olandan manevi olana, somuttan soyuta doğru bir gelişim çizgisi izlemiştir. Maddi olan madde ve tabiattır, manevi olan şiirdir. Sanat tarihi diyalektiğin “tez, antitez ve sentez” üçlüsüne bağlı bir gelişim gösterir: Mimari, sembolik bir sanattı (tez), onu klasik bir heykel sanatı izledi (antitez), nihayet onları romantik birer sanat olarak şiir, müzik, tiyatro izledi (sentez).
Soru 81
“Poétique” ve “Rhétorique” adlı kitaplarında edebiyatı ilk defa sistemli ve bilimsel bir şekilde inceleyen ilk çağ düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Sofokles
C
Platon
D
Aristarque
E
Plutarque
Açıklama:
Kitabımızın üçüncü sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 82
I. Poétique: İfade Sanatı
II. Rhétorique: Şiir sanatı
III. Mimesis: Taklit
IV. İdea: Fikir
V. Catharsis: Arınma
Yukarıdaki seçeneklerden hangilerinde kavram ve Türkçe karşılığı doğru olarak eşleştirilmiştir?
II. Rhétorique: Şiir sanatı
III. Mimesis: Taklit
IV. İdea: Fikir
V. Catharsis: Arınma
Yukarıdaki seçeneklerden hangilerinde kavram ve Türkçe karşılığı doğru olarak eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, III ve V
D
III, IV ve V
E
II, III ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 3 ve 4. sayfalarında verilen bilgilere göre, D seçeneği doğru yanıttır.
Soru 83
Aristoteles’e göre yazar ister özeli anlatsın ister geneli anlatsın, olguların tasvirinde zorunlu olarak uyacağı üç yöntemden biri olan "insanların inançlarına veya mitoslara (mythos) göre" anlatma yöntemi, aşağıdaki akımlardan hangisinin genel niteliğini ifade eder?
Seçenekler
A
Realist
B
Hayalci
C
İdealist
D
Ahlakçı
E
Naturalist
Açıklama:
Kitabımızın 6. sayfasında verilen bilgilere göre, doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Romalılar döneminde eleştiri üzerine çalışanlardan biridir?
Seçenekler
A
Denys d’Halicarnasse
B
Cassius Dionysius Longinus
C
Jules César
D
Charles Perrault
E
Descartes
Açıklama:
Kitabımızın 6. sayfasında verilen bilgiye göre, C seçeneği doğrudur.
Soru 85
Göz önünde bulunmayan maddî nesneleri belirgin nitelikleriyle zihinde canlandırma yetisidir. "Pasif", "yaratıcı/şairâne" ve "üslup ile ilgili" olmak üzere üç grupta incelenebilir.
Yukarıdaki tanım, sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlardan hangisine uymaktadır?
Yukarıdaki tanım, sanatçıların ve eserlerin değerlendirilmesinde genellikle göz önünde bulundurulan kavramlardan hangisine uymaktadır?
Seçenekler
A
Zihin
B
Duyarlılık
C
Zevk
D
Açıklık
E
Hayal
Açıklama:
Kitabımızın 10. sayfasında tanımlanan bu kavram "hayal" olduğu için doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 86
"Düşünceleri, hiçbir özel çaba sarf etmeden, düşünüldüğü gibi, yapmacıksız bir ifadeyle anlatmak" olarak tanımlanabilecek üslup niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Naturellik
B
Açıklık
C
Saflık
D
Asalet
E
Kesinlik
Açıklama:
Kitabımızın 11. sayfasında tanımlanan bu üslup niteliği "natürellik (doğallık, tabiîlik)"tir. Bu nedenle çözüm A seçeneğidir.
Soru 87
İkna etmek, inandırmak amacıyla söylenen bütün sözleri ifade eden, nesir sanatına ait anlatı türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öğretici
B
Pastoral
C
Lirik
D
Hitabet
E
Epik
Açıklama:
Kitabımızın 13. sayfasına göre, doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 88
Sanatı bağlı olduğu dönemin ve çevrenin ürünü olarak gören estetik anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nesnel estetik
B
Doğrulama estetiği
C
Öznel estetik
D
Negatif estetik
E
Pozitif estetik
Açıklama:
Kitabımızın 14. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 89
I. Kurucuları Bacon, Galilee ve Descartes'tır.
II. Frankurt okulundan etkilenilerek kurulmuştur.
III. Kant'ın aklın eleştirisi kuramına dayanır.
IV. Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez.
Negatif estetik ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Frankurt okulundan etkilenilerek kurulmuştur.
III. Kant'ın aklın eleştirisi kuramına dayanır.
IV. Kant’a ait “yücenin aşkın estetiği” görüşünü benimsemez.
Negatif estetik ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 15. sayfasında verilen bilgiye göre, C seçeneği doğrudur.
Soru 90
I. Tümdengelime dayanan bir anlayıştır.
II. Bu anlayışta eser estetik, ahlakî, ideolojik bir modele göre
değerlendirilir.
III. Eleştiri, bir ölçüte, bir “kod”a, bir “kip”e dayanılarak yapılır.
IV. Bu ise eserin ideolojik bir okuma ve değerlendirme ile sınırlandırılması
demektir, bu durumda edebiyat bir ideolojiye indirgenir.
Yukarıda çeşitli nitelikleriyle tanımlanan edebi eleştiri anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
II. Bu anlayışta eser estetik, ahlakî, ideolojik bir modele göre
değerlendirilir.
III. Eleştiri, bir ölçüte, bir “kod”a, bir “kip”e dayanılarak yapılır.
IV. Bu ise eserin ideolojik bir okuma ve değerlendirme ile sınırlandırılması
demektir, bu durumda edebiyat bir ideolojiye indirgenir.
Yukarıda çeşitli nitelikleriyle tanımlanan edebi eleştiri anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Görgücü
B
Kuralcı
C
Yorumlayıcı
D
Kültürel
E
Psikolojik
Açıklama:
Kitabımızın 16. sayfasında verilen bilgiye göre, yanıt B seçeneğidir.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi, metafizik döneme geçiş sürecinin adıdır?
Seçenekler
A
Çoktanrıcılık dönemi
B
Putçuluk dönemi
C
Tanrıbilimsel dönem
D
Tektanrıcılık dönemi
E
Pozitif dönem
Açıklama:
Eleştirinin doğuşu ve gelişimini açıklayabileceksiniz.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi, “Metot Üzerine Konuşma” adlı eseriyle klasisizm akımının temellerini atan filozoftur?
Seçenekler
A
Descartes
B
Platon
C
Aristotales
D
Boileau
E
Schlegel
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi, Şiir Sanatının (Poetique) “Büyük Türler”idir?
Seçenekler
A
Satir, masal, pastoral
B
Lirik, epik, dramatik
C
Fabl, masal, satir
D
Dramatik, pastoral, fabl
E
Dramatik, pastoral, masal
Açıklama:
Eleştirinin doğuşu ve gelişimini açıklayabileceksiniz.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi anlatı türüne bağlıdır?
Seçenekler
A
Siyasal söylevler
B
Adli söylevler
C
Dinsel konuşmalar
D
Öz yaşam öyküleri
E
Bilimsel bildiriler
Açıklama:
Eleştirinin doğuşu ve gelişimini açıklayabileceksiniz.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi estetikçilerin ve kuramcıların çağlar boyunca inandıkları, edebî eser veren sanatçılarda bulunması gereken temel niteliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zihinsel güç
B
Duyarlılık
C
Hayal
D
Düzenlilik
E
Zevk
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 96
Üslupta hangi genel nitelik yer almaz?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Asalet
C
Melodi
D
Ahenk
E
Saflık
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 97
Aîşağıdakilerden hangisi, sözlü edebiyat eleştirisinin başladığı yüzyıldır?
Seçenekler
A
14. yüzyıl
B
15. yüzyıl
C
16. yüzyıl
D
17. yüzyıl
E
18. yüzyıl
Açıklama:
XX. yüzyıla kadar oluşmuş başlıca eleştiri kavramları ve sınıflandırmalarını açıklayabileceksiniz.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi sanatçılarda bulunması gereken temel niteliklerden değildir?
Seçenekler
A
Zihin
B
Duyarlılık
C
Hayal
D
Yalnızlık
E
Zevk
Açıklama:
Eleştirilerin hangi temel eğilimler çevresinde toplandığını çözümleyebileceksiniz.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi, romantizm etkilerinin başladığı ilk ülkelerdir?
Seçenekler
A
Fransa ve Rusya
B
İngiltere ve Almanya
C
İtalya ve Fransa
D
İspanya ve İtalya
E
Yunanistan ve Meksika
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi üslup türlerindendir?
Seçenekler
A
İlk
B
Orta
C
Ara
D
Yazılı
E
Sade
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 101
Asağıdakilerden hangisi, “insandan bağımsız, yetkin bir gerçeklik" olduğunu savunur?
Seçenekler
A
Socrates
B
Platon
C
Aristotales
D
Descartes
E
Schlegel
Açıklama:
Eleştiri akımlarının hangi estetik ilkelere dayandığını tartışabileceksiniz.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi, sanatı üretildiği dönemle çevreye göre değerlendirmekedir?
Seçenekler
A
Nesnel estetik
B
Pozitif estetik
C
Negatif estetik
D
Öznel estetik
E
Doğrulama estetiği
Açıklama:
Eleştirilerin hangi temel eğilimler çevresinde toplandığını çözümleyebileceksiniz.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi, Nietzche, Lyotard ve Deleuze tarafından geliştirilen "Sanat arzuların, libidonun, gücün, kuvvetin ve yönetme hırsının doğrulanması gücüdür.” görüşüne dayanan estetik anlayışıdır?
Seçenekler
A
Nesnel estetik
B
Pozitif estetik
C
Negatif estetik
D
Öznel estetik
E
Doğrulayıcı estetik
Açıklama:
Eleştirilerin hangi temel eğilimler çevresinde toplandığını çözümleyebileceksiniz.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi metin yorumlamaları, tefsir çalışmaları, metin eleştirisi, yazıt bilimi, el yazıları bilimine ilişkin ilk örneklerin verildiği dönemdir?
Seçenekler
A
Antik Yunan Dönemi
B
Romalılar Dönemi
C
Barok Dönem
D
Rönesans Dönemi
E
Ortaçağ Dönemi
Açıklama:
Eleştirinin doğuşu ve gelişimini açıklayabileceksiniz.
Soru 105
Aşağıdakilerden hangisi, edebî türleri değerlendirip tanımlayarak sanat eserlerini eleştiren ilk düşünürdür?
Seçenekler
A
Aristotales
B
Tacitus
C
Horace
D
Quintilien
E
Cicero
Açıklama:
Eleştirinin doğuşu ve gelişimini açıklayabileceksiniz.
Ünite 2
Soru 1
Retorik ve Poetika kitaplarında sözbilim ve edebiyat kuramı üzerine görüşler geliştiren filozof kimdir?
Seçenekler
A
Aristotales
B
Platon
C
Descartes
D
Hegel
E
Kant
Açıklama:
Aristotales Retorik ve Poetika kitaplarında sözbilim ve edebiyat kuramı üzerine görüşler geliştirir. Bu bilgilerden bazıları hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Bu kitaplardaki açıklamalara göre sözbilim, mahkeme gibi kamusal alanda ya da politik sahada ikna etmeyle ilgileniyordu.
Soru 2
Hangisi/leri Martinius Capella'nın iki dereceli öğretim düzeninin ilk aşamasında okutulan derslerdendir?
I- Müzik
II- Sözbilim
III- Eytişim (Diyalektik)
I- Müzik
II- Sözbilim
III- Eytişim (Diyalektik)
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Ortaçağda Martinius Capella bilimin çeşitli kollarını ortaya koymaya çalışır ve
bunları kümelere ayırarak iki dereceli bir öğretim düzeni oluşturur. Bu sınıflandırmadan sonra ilköğretimde üç ders okutulur: Dilbilgisi, sözbilim (retorik) ve Sözbilim ve Edebiyat İncelemeleri eytişim (diyalektik). İkinci aşamada ise aritmetik, geometri, astronomi ve müzik okutulur. Bu sıralamada sözbilimin ilk öğrenilmesi gereken bilimler arasında olduğunu görüyoruz.
bunları kümelere ayırarak iki dereceli bir öğretim düzeni oluşturur. Bu sınıflandırmadan sonra ilköğretimde üç ders okutulur: Dilbilgisi, sözbilim (retorik) ve Sözbilim ve Edebiyat İncelemeleri eytişim (diyalektik). İkinci aşamada ise aritmetik, geometri, astronomi ve müzik okutulur. Bu sıralamada sözbilimin ilk öğrenilmesi gereken bilimler arasında olduğunu görüyoruz.
Soru 3
Hangisi sözbilimin temel aşamalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Sunuş
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Sözbilimsel dizge (sistem) bir sınıflandırma işidir. Quintilien’den bu yana sözbilimin temel olarak beş aşamasından söz edilir. Bu beş kısım söylemin temel özelleridir ve oluşum sürecinde göz önünde bulundurulması gereken kısımlardır. Bunlar buluş, düzenleyiş, anlatma biçimi, bellek ve harekettir
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi söz sanatının kullanıldığı Türklere ait en eski yazıttır?
Seçenekler
A
Ani Harabeleri
B
Yazılıkaya
C
Göktürk Yazıtları
D
Kadeş Antlaşması
E
Topkapı Sarayı Kitabeleri
Açıklama:
Türk toplumunun da sözbilim ile ilgili bilgiler çok eski dönemlere dayanır. Sözbilimi dilin etkili kullanımı olarak tanımladığımızda, Türklere ait en eski yazıtlarda, Göktürk yazıtlarında birçok söz sanatının kullanıldığını biliyoruz. Doğru yanıt C'dir.
Soru 5
Sözbilimin kaynağı Milattan Önce hangi tarihe dayanmaktadır?
Seçenekler
A
M.Ö. 300
B
M.Ö. 465
C
M.Ö. 121
D
M.Ö. 329
E
M.Ö. 432
Açıklama:
Sözbilimin kaynağı çok eskilere dayanır. Özerk bir bilimsel disiplin olarak doğması M. Ö. 465 yılında Sicilya’da, yönetimi ele geçiren Gelon ve Hiéron adındaki iki zorba, halkın elindeki toprakları askerlere dağıtmak üzere almış ve toprak sahiplerinin bir kısmını da adadan sürmüşlerdir. Halk tekrar eski topraklarına ve eski olanaklarına sahip çıkmak isterler. Bu isteğin savunulması büyük bir halk kitlesi önünde yapılır. Halk kendi topraklarına ve özgürlüklerine sahip olabilmek için çok iyi bir savunma yapmak zorundadırlar. Sözbilim bu savunmayla ortaya çıkmıştır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 6
- Buluş,
- Düzenleyiş,
- Anlatma Biçimi,
- Bellek,
- Hareket.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
Yalnız III
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Sözbilimsel dizge (sistem) bir sınıflandırma işidir. Quintilien’den bu yana sözbilimin temel olarak beş aşamasından söz edilir. Bu beş kısım söylemin temel özel likleridir ve oluşum sürecinde göz önünde bulundurulması gereken kısımlardır. Bunlar buluş, düzenleyiş, anlatma biçimi, bellek ve harekettir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 7
Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşama hangisidir?
Seçenekler
A
Hareket
B
Bellek
C
Anlatma biçimi
D
Düzenleyiş
E
Buluş
Açıklama:
Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşamayı belirtir. Konuşmayla ilgili söylem türünü belirleme, bir buluş durumudur.
Soru 8
Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı sözbilimin aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Bellek
C
Hareket
D
Düzenleyiş
E
Anlatma Biçimi
Açıklama:
Buluş: Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşamayı belirtir. Konuşmayla ilgili söylem türünü belirleme, bir buluş durumudur. İyi bir konu bulmak, doğru kanıtları ve kanıtlama biçimlerini seçmek de bu aşamada düşünülür. Doğru yanıt A'dır.
Soru 9
Alıcıyı eğlendirmek ve sonuçtan önce onu oyalamak için yapılan düzenleyiş aşaması hangisidir?
Seçenekler
A
Söylem girişi
B
Anlatma
C
Uzatı
D
Somut sunum
E
Söylem sonu
Açıklama:
Uzatının amacı, alıcıyı eğlendirmek ve sonuçtan önce onu oyalamaktır. Bunları yapabilmek için somut sunum ve alıcının gözü önünde gerçekleştirilen canlı
betimleme gibi söz sanatlarına başvurulur
betimleme gibi söz sanatlarına başvurulur
Soru 10
Alıcı için hazırlanan söylemin sesletilmesi, alıcıya söylenmesini kapsayan sözbilim aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Bellek
C
Hareket
D
Düzenleyiş
E
Anlatma Biçimi
Açıklama:
Hareket: Eylem ya da hareket, alıcı için hazırlanan söylemin sesletilmesi, alıcıya söylenmesi aşamasını belirtir. Bu süreçte vericinin sözel bildiri yanında yaptığı her türlü bürünsel (fr. prosodiqne) ve bedensel özellikler de önemli bir yer tutar. Doğru yanıt C'dir.
Soru 11
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi geleneksel sözbilimde kullanılacak söyleme türü olarak, yargılayıcı/savunmacı söylem, tartışma söylemi ve övgü-yergi söylemi olmak üzere üç tür söylemden söz etmiştir?
Seçenekler
A
Platon
B
Aritoteles
C
Sokrates
D
Kafka
E
Nietzsche
Açıklama:
Geleneksel sözbilimde kullanılacak söylem türü olarak, Aristoteles üç tür söylemden söz eder: yargılayıcı/savunmacı söylem, tartışma söylemi ve övgü-yergi söylemi. Doğru yanıt B'dir.
Soru 12
- Övgü - Yergi Söylemi,
- Yargılayıcı / Savunmacı Söylem,
- Tartışma Söylemi.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
Yalnız II
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Geleneksel sözbilimde kullanılacak söylem türü olarak, Aristoteles üç tür söylemden söz eder: yargılayıcı/savunmacı söylem, tartışma söylemi ve övgü-yergi söylemi. Doğru yanıt E'dir.
Soru 13
- Sözcük Düzeyi,
- Dizim Düzeyi,
- Tümcecik Düzeyi,
- Metin Düzeyi.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve IV
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Çağdaş dilbilim kuramları sözbilim betilerini dört düzeyde ele alır:
- Sözcük Düzeyi,
- Dizim Düzeyi,
- Tümcecik Düzeyi,
- Metin Düzeyi.
Soru 14
- Anlam Betileri,
- Sözcük Betileri,
- Düşünce Betileri,
- Kuruşla İlgili Betiler.
Seçenekler
A
I ve III
B
Yalnız III
C
Yalnız I
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Farklı araştırmacılar söylemde/metinde kullanılan betilerle ilgili bazı sınıflandırılmalar yapmışlardır. En bilineni şudur: anlam betileri, sözcük betileri, düşünce betileri ve kuruluşla ilgili betiler. Doğru yanıt E'dir.
Soru 15
- Yarı Mantıksal Kanıtlar,
- Görgül Kanıtlar,
- Zorlayıcı ya da Kötü İnancın Kanıtları,
- Etkileyim Üzerine Kurulan Kanıtlar.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Metindeki Farklı Kanıtlama Türleri
- Yarı Mantıksal Kanıtlar,
- Görgül Kanıtlar,
- Zorlayıcı ya da Kötü İnancın Kanıtları,
- Etkileyim Üzerine Kurulan Kanıtlar.
Soru 16
Söylem türlerinin hangisi/lerinin zamanı şimdiki zamandır?
I- Yargılayıcı/savunmacı
II-Karar almaya yönelik/tartışmacı
III-Övgü/yergi
I- Yargılayıcı/savunmacı
II-Karar almaya yönelik/tartışmacı
III-Övgü/yergi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Yargılayıcı/savunmacı - Geçmiş zaman
Karar almaya yönelik/tartışmacı - Gelecek zaman
Övgü/yergi - Şimdiki zaman
Karar almaya yönelik/tartışmacı - Gelecek zaman
Övgü/yergi - Şimdiki zaman
Soru 17
Söylemdeki düşünce, kanı ve duyguların yaygın ve yalın anlatımından uzaklaşan, az ya da çok değerli bir buluş olan az ya da çok çarpıcı biçime, deyişe ne denir?
Seçenekler
A
Sözbilim
B
Beti
C
Biçem
D
Söylem
E
Kanıtlama
Açıklama:
Söylemdeki düşünce, kanı ve duyguların yaygın ve yalın anlatımından uzaklaşan, az ya da çok değerli bir buluş olan az ya da çok çarpıcı biçime, deyişe beti denir
Soru 18
"Sözbilimin en önemli kuramından birisi olan .......... , ............ ve ........... üçlü
yapısı bir sanat, teknik ve bilim olan sözbilimin yapılanma biçimini ortaya koymaktadır."
cümlesinde boş bırakılan yerlere hangileri gelmelidir?
yapısı bir sanat, teknik ve bilim olan sözbilimin yapılanma biçimini ortaya koymaktadır."
cümlesinde boş bırakılan yerlere hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
özbakım - etkileşim - ulama
B
hareket - bellek - söylem
C
düzenleyiş - buluş- anlatma
D
özsunum -etkileyim - uslamlama
E
sözcük -dizim - tümcecik
Açıklama:
Sözbilimin en önemli kuramından birisi olan özsunum (ethos), etkileyim (pathos) ve uslamlama (logos) üçlü yapısı bir sanat, teknik ve bilim olan sözbilimin yapılanma biçimini ortaya koymaktadır
Soru 19
Bir kavrama anlam vermek için denklik ya da eşdeğerlik ilişkisi sağlayan yarı mantıksal kanıt hangisidir?
Seçenekler
A
Tanımlar
B
Karşılaştırma
C
Bağdaşmazlık
D
Görgül kanıtlar
E
Etkileyim kanıtları
Açıklama:
Yarı mantıksal kanıtlar: Sözbilim temelde yalnızca yarı mantıksal kanıtlara dayanır. Bazıları kanıtları ikiye ayırır: yarı mantıksal kanıtlar ve biçimsel mantık alanına dayalı kanıtlar. İkincisi için matematikteki kanıtlamalar örnek verilebilir. Jean-Jacques Robrieux kanıtları üçe ayırır:
Tanımlar: Bir kavrama anlam vermek için denklik ya da eşdeğerlik ilişkisi
sağlar.
Karşılaştırma: Ortak özellikleri olan birden çok kavram arasında yakınlaştırarak ya da ayırarak bir nesne ya da kavramı açıklar ya da betimleme yapar.
Bağdaşmazlık: Aynı sistem içinde bir arada bulunmayacak iki kesinlemeyi belirtir. Diğerini mantıksal olarak yadsımaz, ama ikisi aynı sistem içinde bir arada bulunmaz.
Tanımlar: Bir kavrama anlam vermek için denklik ya da eşdeğerlik ilişkisi
sağlar.
Karşılaştırma: Ortak özellikleri olan birden çok kavram arasında yakınlaştırarak ya da ayırarak bir nesne ya da kavramı açıklar ya da betimleme yapar.
Bağdaşmazlık: Aynı sistem içinde bir arada bulunmayacak iki kesinlemeyi belirtir. Diğerini mantıksal olarak yadsımaz, ama ikisi aynı sistem içinde bir arada bulunmaz.
Soru 20
"Bütün canlılar nefes alır. Bitkiler de canlıdır. Bitkiler de nefes alır." cümlesindeki küçük önerme nedir?
Seçenekler
A
Bütün canlılar
B
Bitkiler
C
Bütün canlılar nefes alır
D
Bitkiler de canlıdır
E
Bitkiler de nefes alır
Açıklama:
Tasım, kanıtlamalarda sıklıkla başvurulan bir akıl yürütme biçimidir. Anlatımlarda, kanıtlara dayanarak sonuçlar çıkarma tümdengelimsel akıl yürütme işini belirtir. Herkesin bildiği
“Tüm insanlar ölümlüdür”. (Büyük önerme)
“Sokrates insandır”. (Küçük önerme)
“Sokrates de ölümlüdür.” (Çıkarım)
üçlü yapısı bir tasımdır. İlk iki önerme üçüncü önermenin öncülleridir. Birincisine büyük önerme denir, genel bir kuralı, durumu ya da ilkeyi belirtir (Her
insan ölümlüdür). İkincisine küçük önerme denir, çünkü genel önermeden yola
çıkarak tikel bir durumu belirtir (Sokrat da insandır). Sonuncu önerme ise bir
çıkarım ve sonuçtur (Sokrat da ölümlüdür). Olası öncüller üzerine kurulur ve yalnızca gerçeğe benzer bir sonuca ulaşır. Tasım iki biçimde olabilmektedir: evrensel
- tikel karşıtlığı üzerine ya da olumlu- olumsuz karşıtlığı üzerine.
“Tüm insanlar ölümlüdür”. (Büyük önerme)
“Sokrates insandır”. (Küçük önerme)
“Sokrates de ölümlüdür.” (Çıkarım)
üçlü yapısı bir tasımdır. İlk iki önerme üçüncü önermenin öncülleridir. Birincisine büyük önerme denir, genel bir kuralı, durumu ya da ilkeyi belirtir (Her
insan ölümlüdür). İkincisine küçük önerme denir, çünkü genel önermeden yola
çıkarak tikel bir durumu belirtir (Sokrat da insandır). Sonuncu önerme ise bir
çıkarım ve sonuçtur (Sokrat da ölümlüdür). Olası öncüller üzerine kurulur ve yalnızca gerçeğe benzer bir sonuca ulaşır. Tasım iki biçimde olabilmektedir: evrensel
- tikel karşıtlığı üzerine ya da olumlu- olumsuz karşıtlığı üzerine.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi sözbilimin aşamalarından değildir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Figür
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Sözbilimin aşamaları buluş, düzenleyiş, anlatma biçimi, bellek ve harekettir. Cevap C'dir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi sözbilimin "söylemin teması ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı" aşamasıdır?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Anlatım biçimi
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşama buluş aşamasıdır.
Soru 23
I. Neden bu konu seçildi?
II. Hangi metin türü kullanılacak?
III. Ne tür bir kanıtlama biçimi kullanılacak?
IV. Bu metinde düşünme düzeni nasıl olacak?
Yukarıdakilerden hangileri sözbilimin buluş aşamasında sorulacak sorulardandır?
II. Hangi metin türü kullanılacak?
III. Ne tür bir kanıtlama biçimi kullanılacak?
IV. Bu metinde düşünme düzeni nasıl olacak?
Yukarıdakilerden hangileri sözbilimin buluş aşamasında sorulacak sorulardandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Bu soruların hepsi buluş aşamasında sorulur. Cevap D'dir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi sözbilimin "sunulacak bildirinin yapısını, tutarlılığını ve düzenlenişini inceleyen" aşamasıdır?
Seçenekler
A
Sunuş
B
Düzenleyiş
C
Anlatım biçimi
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Sunulacak bildirinin yapısını, tutarlılığını ve düzenlenişini inceleyen sözbilim aşaması, düzenleyiştir.
Soru 25
Alıcıyı eğlendirmek ve sonuçtan önce onu oyalamaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Düzenleyiş
B
Söylem girişi
C
Uzatı
D
Anlatma
E
Söylem sonu
Açıklama:
Alıcıyı eğlendirmek ve sonuçtan önce onu oyalamaya uzatı denir.
Soru 26
Sözbilimin sesletim, ton, sesin yüksekliği ya da alçaklığı ile ilgilenen aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Anlatım biçimi
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Söylemin sesletimi (telaffuzu), tonu, sesin yüksekliği ya da alçaklığı ile hareket aşaması ilgilenir.
Soru 27
I. Yargılayıcı/savunmacı söylem
II. Ahlaki söylem
III. Tartışma söylemi
IV. Övgü-yergi söylemi
Yukarıdakilerden hangileri Aristoteles'in bahsettiği söylemlerdendir?
II. Ahlaki söylem
III. Tartışma söylemi
IV. Övgü-yergi söylemi
Yukarıdakilerden hangileri Aristoteles'in bahsettiği söylemlerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Aristoteles yargılayıcı/savunmacı söylem, tartışma söylemi ve övgü-yergi söyleminden bahseder.
Soru 28
Aşağıdaki edebi türlerden hangisi yergi söylemine örnektir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Güzelleme
C
Taşlama
D
Koçaklama
E
Kinaye
Açıklama:
Taşlama yergi söylemine örnektir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi karar almaya yönelik bir söylemin edimi olabilir?
Seçenekler
A
Öğüt vermek
B
Savunmak
C
Suçlamak
D
Övmek
E
Kınamak
Açıklama:
Karar almaya yönelik bir söylemin edimi öğüt vermek ya da vermemektir.
Soru 30
Atatürk’ün Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku aşağıdaki söylem biçemlerinden hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Karar Almaya Yönelik ya da Tartışmacı Söylem
B
Kısa Anlatı Ya da Gülmeceyi Öne Çıkaran Hoşlanılacak Biçem
C
Bilgi Verme ve Açıklama Amaçlı İnce Ya da Yalın Biçem
D
Heyecanlandırmayı Amaçlayan Soylu Biçem
E
Yargılayıcı/Savunmacı Söylem
Açıklama:
Onuncu Yıl Nutku heyecanlandırmayı amaçlayan soylu biçeme örnektir.
Soru 31
Sözbilim özerk bir bilimsel disiplin olarak nerede doğmuştur?
Seçenekler
A
Sicilya
B
Marsilya
C
Kastilya
D
Samos
E
İzmir
Açıklama:
Sözbilimin kaynağı çok eskilere dayanır. Özerk bir bilimsel disiplin olarak doğması M. Ö. 465 yılında Sicilya’da, yönetimi ele geçiren Gelon ve Hiéron adındaki iki zorba, halkın elindeki toprakları askerlere dağıtmak üzere almış ve toprak sahiplerinin bir kısmını da adadan sürmüşlerdir. Halk tekrar eski topraklarına ve eski olanaklarına sahip çıkmak isterler. Bu isteğin savunulması büyük bir halk kitlesi önünde yapılır. Halk kendi topraklarına ve özgürlüklerine sahip olabilmek için çok iyi bir savunma yapmak zorundadırlar. Sözbilim bu savunmayla ortaya çıkmıştır.
Soru 32
"Sözbilim, konuşan bir kişinin söylemidir ve dinleyiciyi ikna etmeyi ya da heyecanlandırmayı amaçlar" fikri hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Eflatun
C
Aristoteles
D
Parmenides
E
Herakleitos
Açıklama:
Aristoteles’e göre, sözbilim, konuşan bir kişinin söylemidir ve dinleyiciyi ikna etmeyi ya da heyecanlandırmayı amaçlar. Bu yaklaşım her dönemde geçerlidir.
Soru 33
Metin ya da söylem oluşturan kişiye ne denir?
Seçenekler
A
Alıcı
B
Verici
C
Aktarıcı
D
Hazırlayıcı
E
Konuşmacı
Açıklama:
Metin ya da söylem oluşturan kişiye verici denir.
Soru 34
Söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşamayı belirten ifade hangisidir?
Seçenekler
A
uluş
B
Düzenleyiş
C
Anlatma biçimi
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Buluş, söylemin izleği (teması) ile ilgili her türlü ikna yolunun araştırıldığı aşamayı belirtir.
Soru 35
Söylem türlerinden hangisi öncelikle adalet görevlilerine ait bir söylemdir?
Seçenekler
A
Övgü-yergi söylemi
B
Yargılayıcı/savunmacı söylem
C
Karar almaya yönelik söylem
D
İdareci söylem
E
Politik söylem
Açıklama:
Yargılayıcı/savunmacı öncelikle adalet görevlilerine ait bir söylemdir.
Soru 36
Anlatma ve söylemdeki durumu açısından bakıldığında var olan biçemler arasında hangisi alıcı üzerinde bir etkileyim yaratarak onu heyecanlandırmayı amaçlamaktadır?
Seçenekler
A
Heyecanlandırmayı amaçlayan soylu biçem
B
Bilgi verme ve açıklama amaçlı ince ya da yalın biçem
C
Kısa anlatı ya da gülmeceyi öne çıkaran hoşlanılacak biçem
D
Tasviri bir anlatımla yetinen biçem
E
Hitabetin öne çıktığı aldatıcı biçem
Açıklama:
Heyecanlandırmayı amaçlayan soylu biçemde amaç, alıcı üzerinde bir etkileyim yaratarak onu heyecanlandırmaktır.
Soru 37
Sözcüksel katkı sağlayan beti hangisidir?
Seçenekler
A
Anlam betileri
B
Sözcük betileri
C
Düşünce betileri
D
Kuruluşla ilgili betiler
E
Kanıtlayıcı betiler
Açıklama:
Anlam betileri sözcüksel bir katkı sağlar; dile yeni sözcükler katarak değil de, sözcüklere yeni anlamlar katarak bu zenginliği sağlar.
Soru 38
Alıcı üzerinde güven sağlamak için konuşanın almak zorunda olduğu ve göz önünde bulundurduğu tüm özelliklere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Özsunum
B
Etkileyim
C
Uslamlama
D
Mantık
E
Akıl
Açıklama:
Özsunum, alıcı üzerinde güven sağlamak için konuşanın almak zorunda olduğu ve göz önünde bulundurduğu tüm özellikleri belirtir.
Soru 39
Sözbilimin özerk bir bilimsel disiplin olarak doğuşu kabul edilen tarih kaç yılıdır?
Seçenekler
A
MÖ 465
B
MÖ 412
C
MÖ 342
D
MÖ 221
E
MÖ 112
Açıklama:
Sözbilimin kaynağı çok eskilere dayanır. Özerk bir bilimsel disiplin olarak doğması M. Ö. 465 yılında Sicilya’da, yönetimi ele geçiren Gelon ve Hiéron adındaki iki zorba, halkın elindeki toprakları askerlere dağıtmak üzere almış ve toprak sahiplerinin bir kısmını da adadan sürmüşlerdir.
Soru 40
Ortaçağdan sonra sözbilimin toplumsal saygınlığını yitirmesinin nedeni nedir?
Seçenekler
A
Dine dair anlatımların önemsenmesi
B
Yalan söyleme sanatı olarak görülmesi
C
Söze değer verilmemeye başlanması
D
Sözün yerini resmin alması
E
Yasakların etkili olması
Açıklama:
Ortaçağdan sonra sözbilim toplumsal saygınlığını yitirir, uzunca bir süre kimsenin adını anmak istemediği bir alan olarak görülür. Bunun nedeni de, sözbilimin yalan söyleme sanatı olarak görülmesidir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Quintilien’in sözbilimin temel beş aşamasından biri değildir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Duruş
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Quintilien’den bu yana sözbilimin temel olarak beş aşamasından söz edilir. Bu beş kısım söylemin temel özellikleridir ve oluşum sürecinde göz önünde bulundurulması gereken kısımlardır. Bunlar buluş, düzenleyiş, anlatma biçimi, bellek ve harekettir.
Soru 42
Sözbilimin güzel konuşma ve ikna etme sanatı olduğunu en çok hangi söylemle ilişkilendirilerek anlatılır?
Seçenekler
A
Anlatma biçimi
B
Hareket
C
Yargılayıcı/savunmacı söylem
D
Övgü-yergi söylemi
E
Tartışma söylemi
Açıklama:
Sözbilim için güzel konuşma ve ikna etme sanatı olduğu söylenir. Bu iki durum da en çok övgü-yergi söylemini ilgilendirir.
Soru 43
Yargılayıcı/savunmacı söylemi öncelikli olarak hangi meslek grubu kullanır?
Seçenekler
A
Öğretmen
B
Sanatçı
C
Tıp
D
Mühendislik
E
Hukuk
Açıklama:
Öncelikle adalet görevlilerine ait bir söylemdir. Amacı birisini suçlamak ya da savunmaktır. Yargılayıcı söylemde genellikle geçmiş zaman kullanılır. Bu tür söylemlerde akıl yürütme biçimi olarak tasım ya da örtük tasım kullanılır.
Soru 44
Atatürk’ün Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku hangi söylem biçemi içinde değerlendirilir?
Seçenekler
A
Heyecanlandırmayı Amaçlayan Soylu Biçem
B
Bilgi Verme ve Açıklama Amaçlı İnce Ya da Yalın Biçem
C
Kısa Anlatı Ya da Gülmeceyi Öne Çıkaran Hoşlanılacak Biçem
D
Karar Almaya Yönelik ya da Tartışmacı Söylem
E
Övgü-Yergi Söylemi
Açıklama:
Atatürk’ün Cumhuriyetin Onuncu Yıl Nutku alıcıyı heyecanlandırmaya yönelik, soylu bir biçemi olan söylem olarak görülür. Metnin içindeki coşkulu anlatımın yanında söylemin sonundaki seslenmeler de heyecanlandırmaya yönelik anlatımlardır.
Soru 45
Söylemdeki düşünce, kanı ve duyguların yaygın ve yalın anlatımından uzaklaşan, az ya da çok değerli bir buluş olan az ya da çok çarpıcı biçime, deyişe ne denir?
Seçenekler
A
Konuşma
B
Beti
C
Okuma
D
Düşünce
E
İmla
Açıklama:
Söylemdeki düşünce, kanı ve duyguların yaygın ve yalın anlatımından uzaklaşan, az ya da çok değerli bir buluş olan az ya da çok çarpıcı biçime, deyişe beti denir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi sözcük betilerinin sözcüklerle yapılan oyunlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Söz yaratma
B
Eskillik
C
Frekans
D
Kökenbilimcilik
E
Cinas
Açıklama:
Sözcük betileri, söz yaratma, eskillik, kökenbilimcilik, cinas gibi betiler yoluyla sözcüklerle yapılan oyunları ilgilendirir.
Soru 47
Sözbilimin en önemli kuramı içinde kullanılan ethos, pathos ve logos kavramlarına karşılık gelen kavramlar sırasıyla hangileridir?
Seçenekler
A
Hikaye, doğa, insan
B
Ahlak, heyecan, düşünce
C
Çevre, büyüme, öğrenme
D
Özsunum, etkileyim, uslamlama
E
Anlama, yargılama, düşünme
Açıklama:
Sözbilimin en önemli kuramından birisi olan özsunum (ethos), etkileyim (pathos) ve uslamlama (logos) üçlü yapısı bir sanat, teknik ve bilim olan sözbilimin yapılanma biçimini ortaya koymaktadır.
Soru 48
İkna edici bir kanıtlama kuramı olarak bilinen alan hangisidir?
Seçenekler
A
Etkileyim
B
Tasım
C
Tümdengelim
D
Tümevarım
E
Sözbilim
Açıklama:
Sözbilim ikna edici bir kanıtlama kuramı olarak bilinir. Sözbilimsel sistem, alıcıyı ikna etmek (fr. persuader) ve inandırmak (fr. convaincre) amacıyla söylemi yapılandırma tekniklerinin tümü demektir.
Soru 49
I. Sözbilim, retorik ya da belagat olarak da bilinir. II. Sözbilim batı toplumu içinde çok eskilerden bu yana bilinen bir dil uygulama alanı, tekniği ya da sanatıdır. III. Sözbilim dilin etkili kullanımı olarak tanımlandığında, Türklerde dilin bu anlamda kullanımı ilk olarak Osmanlılarda başlamıştır. IV. Sözbilim, MÖ. 465 yılında Sicilya’da ortaya çıkmış; Aristotales, Platon, Quintilien gibi Antik Yunan filozofları da sözbilimin gelişimine katkı sağlamışlardır. Sözbilim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 23. sayfasında verilen bilgilere göre, I, III ve IV numaralı seçenekler doğrudur. Bu nedenle çözüm C seçeneğidir.
Kitabımızın 23. sayfasında verilen bilgilere göre, sözbilim dilin etkili kullanımı olarak tanımlandığında Türklerde dilin bu anlamda kullanımı ilk olarak Göktürk yazıtlarında ortaya çıkmıştır. Buna göre sorudaki, III numaralı ifade yanlıştır. Geriye kalan I, II ve IV numaralı seçenekler doğru olduğuna göre, çözüm C seçeneğidir.
Kitabımızın 23. sayfasında verilen bilgilere göre, sözbilim dilin etkili kullanımı olarak tanımlandığında Türklerde dilin bu anlamda kullanımı ilk olarak Göktürk yazıtlarında ortaya çıkmıştır. Buna göre sorudaki, III numaralı ifade yanlıştır. Geriye kalan I, II ve IV numaralı seçenekler doğru olduğuna göre, çözüm C seçeneğidir.
Soru 50
Aristotales hangi kitaplarında sözbilim ve edebiyat kuramı üzerine görüşler geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Retorik, Poetika
B
Metafizik, Politika
C
Poetika, Politika
D
Retorik, Metafizik
E
Poetika, Metafizik
Açıklama:
Kitabımızın 23. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 51
Sözbilimin beş temel aşaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Buluş, anlatma biçimi, bellek, düzenleyiş, hareket
B
Düzenleyiş, hareket, buluş, anlatma biçimi, bellek
C
Anlatma biçimi, bellek, düzenleyiş, hareket, buluş
D
Buluş, düzenleyiş, anlatma biçimi, bellek, hareket
E
Hareket, bellek, anlatma biçimi, düzenleyiş, buluş
Açıklama:
Kitabımızın 26. sayfasında verilen bilgiye göre doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 52
Geleneksel sözbilimde bir söylemin yazılması ya da sözlü olarak sunulmasına; çağdaş dilbilim kuramında bir söylemin sözceleme aşamasına denk düşen aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Buluş
B
Anlatma biçimi
C
Hareket
D
Bellek
E
Düzenleyiş
Açıklama:
Kitabımızın 28. sayfasında verilen bilgiye göre doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 53
I. Sözbilimin genellikle özdeşleştiği söylem türüdür.
II. Bu tür söylemde genellikle şimdiki zaman kullanılır.
III. Bu tür söylemlerde akıl yürütme biçimi olarak "genişletme" kullanılır.
IV. Bu söylemde düzdeğişmece, eğretileme ve kapsamlayış betileri öne çıkar.
Burada çeşitli özellikleriyle tanımlanan söylem türü aşağıdakilerden hangisidir?
II. Bu tür söylemde genellikle şimdiki zaman kullanılır.
III. Bu tür söylemlerde akıl yürütme biçimi olarak "genişletme" kullanılır.
IV. Bu söylemde düzdeğişmece, eğretileme ve kapsamlayış betileri öne çıkar.
Burada çeşitli özellikleriyle tanımlanan söylem türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karar almaya yönelik-tartışmacı söylem
B
Yargılayıcı-savunmacı söylem
C
Yargılayıcı söylem-övgü söylemi
D
Karar almaya yönelik söylem-yergi söylemi
E
Övgü-yergi söylemi
Açıklama:
Kitabımızın 29. sayfasında tanımlanan bu söylem "övgü-yergi söylemi"dir. Bu nedenle çözüm E seçeneğidir.
Soru 54
I. Politikacıların yaygın olarak kullandığı bir türdür.
II. Amacı alıcıyı karar almaya ya da eylem yapmaya zorlamaktır.
III. Bu tür söylemlerde gelecek zaman kullanılır, akıl yürütme biçimi olarak örnek kullanılır.
IV. Alıcının sunulan durumdan bir sonuç ya da yargı çıkarabilmesi, gerekli ise bir görüş oluşturabilmesi için somut ve özel bir durum olarak sunulur.
Burada özellikleri tanımlanan söylem türü aşağıdakilerden hangisidir?
II. Amacı alıcıyı karar almaya ya da eylem yapmaya zorlamaktır.
III. Bu tür söylemlerde gelecek zaman kullanılır, akıl yürütme biçimi olarak örnek kullanılır.
IV. Alıcının sunulan durumdan bir sonuç ya da yargı çıkarabilmesi, gerekli ise bir görüş oluşturabilmesi için somut ve özel bir durum olarak sunulur.
Burada özellikleri tanımlanan söylem türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Övgü söylemi
B
Yergi söylemi
C
Yargılayıcı söylem
D
Savunmacı söylem
E
Karar almaya yönelik söylem
Açıklama:
Kitabımızın 30. sayfasında verilen bilgiye göre, bu söylem türü "karar almaya yönelik söylem"dir. Bu nedenle sorunun çözümü E seçeneğidir.
Soru 55
"Türk Milleti! Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim."
Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'ndan alınan yukarıdaki parça, anlatma ve söylemdeki durumu açısından hangi biçem türüne dahildir?
Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'ndan alınan yukarıdaki parça, anlatma ve söylemdeki durumu açısından hangi biçem türüne dahildir?
Seçenekler
A
Bilgi verme ve açıklama amaçlı ince ya da yalın biçem
B
Kısa anlatı ya da gülmeceyi öne çıkaran hoşlanılacak biçem
C
Heyecanlandırmayı amaçlayan soylu biçem
D
Düşünce betileri
E
Kuruluşla ilgili betiler
Açıklama:
Kitabımızın 31. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 56
Söylemdeki düşünce, kanı ve duyguların yaygın ve yalın anlatımından uzaklaşan, az ya da çok değerli bir buluş olan az ya da çok çarpıcı biçime, deyişe ... denir.
Yukarıdaki ifade aşağıdaki seçeneklerden hangisiyle doldurulmalıdır?
Yukarıdaki ifade aşağıdaki seçeneklerden hangisiyle doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
Değişmece
B
Beti
C
Tersinleme
D
Zıtlaşma
E
Örnekseme
Açıklama:
Kitabımızın 32. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 57
Alıcı üzerinde güven sağlamak için konuşanın almak zorunda olduğu ve göz önünde bulundurduğu tüm özellikleri belirten terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özsunum
B
Etkileyim
C
Uslamlama
D
Karşılaştırma
E
Bağdaşmazlık
Açıklama:
Kitabımızın 35. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 58
I. Yarı mantıksal kanıtlar
II. Görgül kanıtlar
III. Zorlayıcı ya da kötü inancın kanıtları
IV. Etkileyim üzerine kurulan kanıtlar
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri metindeki farklı kanıtlama türlerindendir?
II. Görgül kanıtlar
III. Zorlayıcı ya da kötü inancın kanıtları
IV. Etkileyim üzerine kurulan kanıtlar
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri metindeki farklı kanıtlama türlerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 37. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi bir zıtlaşma örneğidir?
Seçenekler
A
Açık hava
B
Temiz el
C
Kapalı kapı
D
Orta yol
E
Karanlık güneş
Açıklama:
Sözbilimde kullanılan betilerin neler olduğunu sıralayabileceksiniz.
Soru 60
Atatürk’ün “Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Nutku” hangi söylem biçimine örnek olarak görülür?
Seçenekler
A
Heyecanlandırmayı amaçlayan soylu biçem
B
Bilgi verme ve açıklama amaçlı ince ya da yalın biçem
C
Kısa anlatı ya da gülmeceyi öne çıkaran hoşlanılacak biçem
D
Yargılamayı amaçlayan soylu biçem
E
Tartışmayı amaçlayan soylu biçem
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 61
1915-1930 yılları arasında Rusya’da ortaya çıkan ve edebiyat yapıtlarını kendi başına bir dizge olarak alıp öğeleri arasındaki bağlantıya göre inceleyen eleştiri akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Biçimcilik
C
Gerçekçilik
D
Sentimentalizm
E
Klasisizm
Açıklama:
Sözbilimin kısa tarihi hakkında açıklama yapabileceksiniz.
Soru 62
Sözbilim ile kanıtlama arasındaki en büyük fark aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözbilim etkili söz söyleme sanatıdır; kanıtlama ise akıl yürütmedir.
B
Kullandıkları teknikler birbirinden farklıdır.
C
Kanıtlama daha mantıksal bir yaklaşım sergiler.
D
Sözbilim yanıta, dolayısıyla soruya yaklaşır; kanıtlama ise sorudan yola çıkar.
E
Sözbilim, kanıtlamadan farklı olarak hem aklı hem de eylemi dikkate alır.
Açıklama:
Kanıtlamanın ne olduğunu ve kaç tür kanıtlama olduğunu açıklayabileceksiniz.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi Türk Edebiyatında övgü söylemlerinin baskın olarak kullanıldığı şiir türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Tasım
B
Güzelleme
C
Uslamlama
D
Eglog
E
Mersiye
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
E şıkkındaki "Mersiye", övgü türlerinden biri olan "Methiye" ile karıştırılmamalıdır. Methiye, övgü şiiridir; mersiye ise bir ölünün ardından duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir.
E şıkkındaki "Mersiye", övgü türlerinden biri olan "Methiye" ile karıştırılmamalıdır. Methiye, övgü şiiridir; mersiye ise bir ölünün ardından duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir.
Soru 64
Özerk bir bilimsel disiplin olarak sözbilim (yani retorik)………… doğmuştur.
Seçenekler
A
Roma’da
B
Atina’da
C
Mısır’da
D
Babil’de
E
Sicilya’da
Açıklama:
Sözbilimin kısa tarihi hakkında açıklama yapabileceksiniz.
Soru 65
Tartışılan sorun çerçevesi içinde uygun kanıtlar bulma aşamasına…………. denir.
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Anlatı
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 66
Sözbilimin hangi aşamasında ekonomik kaygılar ön plandadır?
Seçenekler
A
Buluş
B
Düzenleyiş
C
Anlatı
D
Bellek
E
Hareket
Açıklama:
Sözbilimin temel bölümlerinin neler olduğunu açıklayabileceksiniz.
Soru 67
Her söylem akla yatkın olmalıdır ve ikna etmelidir. Buna ………. denir
Seçenekler
A
Özsunum
B
Etkileyim
C
Uslamlama
D
Eksilti
E
Eksik Kapama
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 68
6) Birini övmek için yazılan şiire ne ad verilir?
Seçenekler
A
Koçaklama
B
Koşma
C
Taşlama
D
Ağıt
E
Methiye
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 69
Bir söylem oluşturmak isteyen kişi hangi temel özelliğe sahip olmalıdır?
Seçenekler
A
Soylu bir aileden gelmelidir.
B
Küçük yaşta eğitilmiş olmalıdır.
C
Dile bütün yönleriyle hakim olmalıdır.
D
Çok yabancı ülkeler gezmiş olmalıdır.
E
Çok iyi tarih bilmelidir.
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 70
Söylemin başarısını arttırmak amacıyla geliştirilen anlatım biçimlerine ………. denir.
Seçenekler
A
Anlatı
B
Söylem
C
Savlama
D
Biçem
E
Öyküleme
Açıklama:
Sözbilimde kullanılan betilerin neler olduğunu sıralayabileceksiniz.
Soru 71
Üretilen söylemi akılda tutma işi en etkili biçimde nasıl yapılır?
Seçenekler
A
Şiir haline getirilir.
B
Şarkı haline getirilir.
C
Efsaneye dönüştürülür.
D
Kaydedilir.
E
Unutulmaması için çaba harcanır.
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Soru 72
Karar almaya yönelik söylemi en çok kim kullanır?
Seçenekler
A
Politikacılar
B
Tüccarlar
C
Bankacılar
D
Öğretmenler
E
Güvenlik görevlileri
Açıklama:
Farklı söylem türleri hakkında yorum yapabileceksiniz.
Ünite 3
Soru 1
Edebiyat yapıtlarına ve / ya da yazarların, şairlerin yaratıcılıklarına, özgünlüklerine ilişkin belli bir yargıda bulunmak, yorum ve açıklama getirmek veya açımlama yapmak amacıyla gerçekleştirilen özgün ve özenli okuma ve incelemelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Göstergebilim
B
Edebiyat eleştirisi
C
Edebiyat Çözümlemesi
D
İzlenimcilik
E
Dilbilim
Açıklama:
Edebiyat eleştirisi, edebiyat yapıtlarına ve / ya da yazarların, şairlerin yaratıcılıklarına, özgünlüklerine ilişkin belli bir yargıda bulunmak, yorum ve açıklama getirmek veya açımlama yapmak amacıyla gerçekleştirilen özgün ve özenli okuma ve incelemeler sonucu oluşur.
Soru 2
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mefhum
B
Kavram
C
İzlek
D
Görüngü
E
Tema
Açıklama:
Kavram (Fr. concept) , genel anlamda “bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı” (Türk Dili Kurumu -TDK-, 1983) olarak tanımlanır.
Soru 3
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kategori
B
Yananlam
C
İzlek
D
Simge
E
Görüngü
Açıklama:
İzlek (tema), TDK sözlüğünde kısaca şöyle tanımlanmıştır: “Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim”.
Soru 4
Özgün bir imge yaratmada anlamsal ve sözdizimsel sapmalar söz konusudur; bunu gerçekleştirmek için en yaygın olarak kullanılan yol şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Dizge
B
Yerdeşlik
C
İmgelem
D
Eğretileme
E
Örtük anlam
Açıklama:
Özgün bir imge yaratmada anlamsal ve sözdizimsel sapmalar söz konusudur; bunu gerçekleştirmek için en yaygın olarak kullanılan yol ise eğretilemedir, öyle ki, kimi zaman imge ile eğretileme eşanlamlı olarak bile kullanılır.
Soru 5
Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayışa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kategori
B
Yananlam
C
Örtük anlam
D
Simge
E
İmge
Açıklama:
TDK Sözlüğünde imge şu şekilde tanımlanır: “Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayış”.
Soru 6
Yapıtlarını Aristo’nun izinde, dört temel element -toprak, su, hava, ateş- üzerine yoğunlaştırmış, İzlekçi girişimin öncüsü olarak kabul edilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Georges Poulet
B
Baudelaire
C
Jean-Pierre Richard
D
Roland Barthes
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
İzlekçi girişimin öncüsü olarak kabul edilen Gaston Bachelard, yapıtlarını Aristo’nun izinde, dört temel element -toprak, su, hava, ateş- üzerine yoğunlaştırmıştır.
Soru 7
En çok “zaman” ve “uzam”la ilgilenmiş, bu amaçla Molière, Proust, Flaubert, Montaigne, René Char, Baudelaire gibi yazar ve şairlerde zamansallık ve edebî bilinç üzerine eğilmiş İzlekçi eleştirmen şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Poulet
B
Jean-Pierre Richard
C
Roland Barthes
D
Gaston Bachelard
E
Baudelaire
Açıklama:
Georges Poulet, en çok “zaman” ve “uzam”la ilgilenmiştir. Bu amaçla Molière, Proust, Flaubert, Montaigne, René Char, Baudelaire gibi yazar ve şairlerde zamansallık ve edebî bilinç üzerine eğilmiştir.
Soru 8
Yaratıcı bilinci ve yazınsal yaratının nasıl doğduğunu anlamaya çalışırken “düşünce”den çok, duyulardan, algılardan yola çıkan İzlekçi eleştirmen şıklardan hangisidir?
Seçenekler
A
Roland Barthes
B
Georges Poulet
C
Jean-Pierre Richard
D
Gaston Bachelard
E
Baudelaire
Açıklama:
Fransız eleştirmen Richard da benzer biçimde yaratıcı bilinci ve yazınsal yaratının nasıl doğduğunu anlamaya çalışır. Ancak, bunu yaparken “düşünce”den çok, duyulardan, algılardan yola çıkar.
Soru 9
Şıklardan hangisi izlek anlamındadır?
Seçenekler
A
Mefhum
B
Tema
C
Kavram
D
Biçem
E
Yananlam
Açıklama:
Tema
Soru 10
İzlek ile ilgili şıklardaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Konu izlekten daha genel bir kavramdır.
B
İzlek konudan daha genel bir kavramdır.
C
Bir edebiyat yapıtında birden çok izlek olabilir.
D
İzlekler karşıt çiftlerden oluşabilir.
E
İzlek, anlam alanlarıyla ilintilidir.
Açıklama:
İzlek konudan daha genel bir kavramdır, ifadesi yanlıştır.
Soru 11
Ulam sözcüğü aşağıdakilerden hangisiyle eşanlamlıdır?
Seçenekler
A
Ek
B
Birleşme
C
Kategori
D
Sesleme
E
Alegori
Açıklama:
Ulam sözcüğü kategori sözcüğüyle eş anlamlıdır.
Soru 12
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelime ne ad verilir?
Seçenekler
A
İzlek
B
Konu
C
Beti
D
Biçem
E
Ulam
Açıklama:
İzlek (tema), TDK sözlüğünde kısaca şöyle tanımlanmıştır: “Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim”. Bir yapıttaki izlek(ler) çoğu zaman yapıtın “konu”su ile karıştırılır; birinin yerine diğerinin kullanıldığı olur.“Konu” yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; oysa izlekçilere göre, izlek her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır. İzlek, bir (yaratıcı) öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır.
Soru 13
1915-1930 yılları arasında, Rusya’da ortaya çıkan ve edebiyat yapıtlarını
kendi başına bir dizge olarak alıp öğeleri arasındaki bağlantılara göre inceleyen dilbilim ve eleştiri akımına ne ad verilir?
kendi başına bir dizge olarak alıp öğeleri arasındaki bağlantılara göre inceleyen dilbilim ve eleştiri akımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yapısalcılık
B
Postyapısalcılık
C
Biçimcilik
D
İzlekçilik
E
Fenomenoloji
Açıklama:
Biçimcilik, 1915-1930 yılları arasında, Rusya’da ortaya çıkan ve edebiyat yapıtlarını kendi başına bir dizge olarak alıp öğeleri arasındaki bağlantılara göre inceleyen, bugünkü yapısalcılık akımının gelişmesinde de etkileri bulunan, bir dilbilim ve eleştiri akımıdır.
Soru 14
I. Yananlamlar
II. Örtük anlamlar
III. Simgeler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinden bir metnin izleğini ortaya çıkarırken yararlanılır?
II. Örtük anlamlar
III. Simgeler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinden bir metnin izleğini ortaya çıkarırken yararlanılır?
Seçenekler
A
Sadece I
B
Sadece II
C
Sadece III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Hepsinden yararlanılır.
Soru 15
Anlam ulamlarının yinelenmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kategori
B
Yerdeşlik
C
Dizge
D
Töz
E
Simge
Açıklama:
Anlam ulamlarının yinelenmesine yerdeşlik denir.
Soru 16
Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Eğretileme
B
Dizge
C
Ulam
D
İzlek
E
İmgelem
Açıklama:
Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılmasına eğretileme denir.
Soru 17
Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayışa ne ad verilir?
Seçenekler
A
İmgelem
B
İmge
C
Dizge
D
Ulam
E
Methiye
Açıklama:
Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayışa imge denir.
Soru 18
Özellikle Fransa’da gelişen, temel bir gerçeklik olarak yapıya dayanan, yapı üzerine kurulan bilim kuramına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Fenomenoloji
B
Postyapısalcılık
C
Yapısalcılık
D
Biçimcilik
E
İzlekçi eleştiri
Açıklama:
Özellikle Fransa’da gelişen, temel bir gerçeklik olarak yapıya dayanan, yapı üzerine kurulan bilim kuramına yapısalcılık adı verilir.
Soru 19
I. Gaston Bachelard
II. Georges Poulet
III. Jean-Pierre Richard
Yukarıdaki eleştirmenlerden hangisi veya hangileri izlekçi eleştirmenler arasında yer alır?
II. Georges Poulet
III. Jean-Pierre Richard
Yukarıdaki eleştirmenlerden hangisi veya hangileri izlekçi eleştirmenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Sadece I
B
Sadece II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Verilen yazarların hepsi izlekçi eleştirmenler arasında yer alır.
Soru 20
Yapıtlarını Aristo’nun izinde, dört temel element -toprak, su, hava, ateş- üzerine yoğunlaştıran eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roland Barthes
B
Terry Eagleton
C
Jean Pierre Richard
D
Gaston Bachelard
E
Georges Poulet
Açıklama:
Gaston Bachelard doğru cevaptır.
Soru 21
Aşağıdaki açıklamalardan hangisi sanat yapıtını tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Bir yapı ile bir düşüncenin aynı anda ortaya çıkması, bir biçimle bir deneyimin alaşımıdır.
B
Okuyucuda estetik (güzelduyusal) bir haz yaratmayı amaçlayan, dilsel bir sanat alanı ve bu alanda yaratılmış yapıtların tümüdür.
C
Öncelikle bir yazı, biçem (stil, tarz) çalışması olup, roman, öykü, tiyatro metni gibi yaratıcı bir anlatıdaki ya da farklı bir alan oluşturan şiirdeki gibi özgün bir biçim-anlam bütünüdür.
D
kendine özgü bir sezgisi ve imgelem gücü, dilsel biçemi, dünyayı algılama, kurgulama ve yazıyla bunu yansıtabilme becerisi olan bir “yaratıcı özne” tarafından oluşturulandır.
E
Bir bir, tek tek elden geçirmek, seçmek
Açıklama:
Sanat yapıtı ise, genel anlamı ve tanımıyla, “bir yapı ile bir düşüncenin aynı anda ortaya çıkması, bir biçimle bir deneyimin alaşımıdır”.
Soru 22
Bir varlık, oluşum, düşünce, söylem ya da ürünün olumlu ve olumsuz yönlerini, nitelik ve eksikliklerini irdeleyip anladıktan sonra, tam değerini ortaya çıkarma, bir yargıya ulaşma çabası ve yetisi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Seçenekler
A
Edebiyat
B
Eleştiri
C
İzlenimci
D
Mefhum
E
İzlek
Açıklama:
Eleştiri genel anlamıyla, bir varlık, oluşum, düşünce, söylem ya da ürünün olumlu ve olumsuz yönlerini, nitelik ve eksikliklerini irdeleyip anladıktan sonra, tam değerini ortaya çıkarma, bir yargıya ulaşma çabası ve yetisidir.
Soru 23
Bir edebiyat metni tarih, toplumbilim, ruhbilim gibi farklı bilim dallarından yararlanılarak ve edebiyat dışı ölçütler kullanılarak yapılmış ise aşağıdakilerden hangisinden bahsetmek doğru olur?
Seçenekler
A
Sanat yapıtı
B
Yorum
C
Çözümleme
D
İzlenimci
E
Dış eleştiri
Açıklama:
Edebiyat eleştirisi, edebiyat yapıtlarına ve / ya da yazarların, şairlerin yaratıcılıklarına, özgünlüklerine ilişkin belli bir yargıda bulunmak, yorum ve açıklama getirmek veya açımlama yapmak amacıyla gerçekleştirilen özgün ve özenli okuma ve incelemeler sonucu oluşur. Bu eleştiriler edebiyat tarihi içinde kimi zaman, ele alınan metinleri edebiyat dışından, yani tarih, toplumbilim, ruhbilim gibi farklı bilim
dallarından yararlanılarak ve edebiyat dışı ölçütler kullanılarak yapılmıştır. Buna “dış eleştiri” adı verilir.
dallarından yararlanılarak ve edebiyat dışı ölçütler kullanılarak yapılmıştır. Buna “dış eleştiri” adı verilir.
Soru 24
İzlekçilik, yapısalcılık, yazınbilim, yazınsal göstergebilim ve şiir göstergebilimi gibi yöntemlerle yapılan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İzlek
B
Kavram
C
İzlenimci
D
İç eleştiri
E
Dış eleştiri
Açıklama:
İzlekçilik, yapısalcılık, yazınbilim, yazınsal göstergebilim ve şiir göstergebilimi gibi yöntemlerle yapılan bu eleştiri türü “iç eleştiri” olarak adlandırılır ve bu tür eleştiri, yöntemli ve öncelikli olarak dilsel bir “çözümleme”ye dayanır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi felsefi bakış açısıyla "kavram" ı tanımlamaktadır.
Seçenekler
A
Kişisel izlenime, kişisel algıya dayanan.
B
Bir şey hakkında edinilmiş temel, bütüncül bilgi.
C
Nesnelerin ya da olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım.
D
Bir şeyi kendiliğinden, bir anda tanıma, bilme.
E
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı.
Açıklama:
Kavramın felsefedeki tanımı ise şudur: “Nesnelerin ya da olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım”. Örneğin gerçeklik, uzam, zaman, neden-sonuç, özgürlük, aşk, cesaret... kavramı.
Soru 26
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Seçenekler
A
İzlek
B
Konu
C
Çözümleme
D
Mefhum
E
Kavram
Açıklama:
İzlek (tema), TDK sözlüğünde kısaca şöyle tanımlanmıştır: “Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim”.
Soru 27
Bir sözcüğün belli bir toplulukta yaygın olarak çağrıştırdığı anlam ya da anlamlar tanımlaması aşağıdakilerden hangisiyle örtüşür?
Seçenekler
A
Töz
B
Yerdeşlik
C
Yananlam
D
Simge
E
Örtük anlam
Açıklama:
Yananlam: Düzanlam karşıtı. Bir sözcüğün belli bir toplulukta yaygın olarak çağrıştırdığı anlam ya da anlamlar.
Soru 28
Her türden benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki bir söz sanatı tanımlaması aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
İzlek
B
İmge
C
Töz
D
Dizge
E
Yerdeşlik
Açıklama:
Öncelikle görsel anlatımın birimi olan imge, sözel, yani dilsel alanda farklı bir anlamda kullanılır. Edebiyatta imge en genel tanımıyla, her türden benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki bir söz sanatıdır. TDK Sözlüğünde imge şu şekilde tanımlanır: “Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayış”.
Soru 29
Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılması aşağıdakilerden hangisini anlatır?
Seçenekler
A
Dizge
B
Yerdeşlik
C
İmgelem
D
İmge
E
Eğretileme
Açıklama:
Eğretileme: İstiare (Osm.), métaphore (Fr.). Bir sözcüğün alışılmış anlamı dışında kalan bir anlamda kullanılması.
Soru 30
Soyut bir şeyi gözünün önüne getirme, zihinde canlandırma, tasarım yetisi, gücü açıklaması aşağıdakilerden hangisini doğrular?
Seçenekler
A
Örtük anlam
B
Yananlam
C
İmgelem
D
İmge
E
Eğretileme
Açıklama:
İmgelem öncelikle soyut bir şeyi gözünün önüne getirme, zihinde canlandırma, tasarım yetisi, gücüdür.
Soru 31
Bir bütünün parçalarıyla olan ilişkileri göz önüne alınarak yapılan, mesafeli, nesnel ve bilimsel dayanakları olan bir değerlendirme işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yorum
B
Çözümleme
C
Eleştiri
D
Subjektif
E
İzlenimci
Açıklama:
“Çözümleme” bir bütünün parçalarıyla olan ilişkileri göz önüne alınarak
yapılan, mesafeli, nesnel ve bilimsel dayanakları olan bir değerlendirme işlemidir.
yapılan, mesafeli, nesnel ve bilimsel dayanakları olan bir değerlendirme işlemidir.
Soru 32
"........ yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; ......... her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır." boşlukları aşağıdaki ifadelerden hangisi ile doldurulur?
Seçenekler
A
Konu-İzlek
B
Yananlam-Konu
C
Konu- Örtükanlam
D
Yananlam-Örtükanlam
E
Konu-Simge
Açıklama:
“Konu” yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; oysa izlekçilere göre, izlek
her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır.
her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır.
Soru 33
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde izlekler hakkında verilen bilgi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kavramlardan yola çıkar.
B
Her zaman metnin yüzeyinde bulunur.
C
Simgelerle de oluşturulabilir.
D
Bir yapıtta birden fazla olabilir.
E
Yinelenen öge ve kavramları ifade eder.
Açıklama:
İzlekler mefhumlardan ve kavramlardan yola çıkar. Bu nedenle, bir metindeki
kavramları ortaya çıkarabilmek için yöntemli bir okumayla metin içinde iz sürmek
gerekir. İzleksel eleştiri bu anlamda, kavramsal eleştiri olarak da kabul edilebilir.
İzlek bir yapıtta yinelenen öğeler, olgular ya da kavramlardır. Yinelenen
izlek, kimi zaman yananlamlarla, simgelerle (sembol), örtük anlamlarla da oluşturulmuş olabilir.
kavramları ortaya çıkarabilmek için yöntemli bir okumayla metin içinde iz sürmek
gerekir. İzleksel eleştiri bu anlamda, kavramsal eleştiri olarak da kabul edilebilir.
İzlek bir yapıtta yinelenen öğeler, olgular ya da kavramlardır. Yinelenen
izlek, kimi zaman yananlamlarla, simgelerle (sembol), örtük anlamlarla da oluşturulmuş olabilir.
Soru 34
Aşağıdaki sözcüklerden hangisi anlam ulamlarının yinelenmesi anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Konu
B
Dizge
C
Yerdeşlik
D
Kavram
E
Mefhum
Açıklama:
Yerdeşlik: anlam ulamlarının yinelenmesi.
Soru 35
Her türden benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki bir söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simge
B
Konu
C
Örtükanlam
D
Ulam
E
İmge
Açıklama:
Edebiyatta imge en genel tanımıyla, her türden benzerlik ya
da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla
değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki
bir söz sanatıdır.
da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla
değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki
bir söz sanatıdır.
Soru 36
Aşağıdaki izlekçi eleştirmenlerden hangisi dilsel ve yapısalcı yaklaşıma yakındır?
Seçenekler
A
Gaston Bachelard
B
Georges Poulet
C
Jean Pierre Richard
D
Roland Barthes
E
Charles Baudelaire
Açıklama:
Bachelard ve Poulet psikoloji (ruhbilim), psikanaliz (ruhçözümleme) ve
fenomonolojiden (görüngübilim) yararlanırken, Richard dilsel yaklaşıma ve yapısalcılığa
daha yakındır
fenomonolojiden (görüngübilim) yararlanırken, Richard dilsel yaklaşıma ve yapısalcılığa
daha yakındır
Soru 37
İzlekçi eleştirinin öncüsü olan Gaston Bachelard hakkında verilen hangi bilgi yanlıştır?
Seçenekler
A
İmgelemin durağan bir alan olduğu kanısına varmıştır.
B
Yapıtlarını -toprak, su, hava, ateş- üzerine yoğunlaştırmıştır.
C
İmgenin değerini belli bir anlam ağından aldığı kanısındadır.
D
Bir metinden hareketle genellemelere varır.
E
Bilim edebiyat ve şiirin “yaratıcılık” ekseninde buluştuğuna inanır.
Açıklama:
Bachelard dört elementin çok kısıtlayıcı bir alan oluşturduğunu
düşünmüştür. Ayrıca bu elementler birbirleriyle bağlantılıdır ve birbirlerine
karışabilir: su ve ateş, su ve gece, su ve toprak. Eleştirmen bu düşünceyle,
imgelemin durağan değil, hareketli bir alan olduğu kanısına varmıştır.
düşünmüştür. Ayrıca bu elementler birbirleriyle bağlantılıdır ve birbirlerine
karışabilir: su ve ateş, su ve gece, su ve toprak. Eleştirmen bu düşünceyle,
imgelemin durağan değil, hareketli bir alan olduğu kanısına varmıştır.
Soru 38
"Ona göre, zaman kavramında “süre” değil, “an”lar önemlidir: sevinç, kızgınlık, öfke, intikam arzusu gibi duygu durumları hep kısacık anlarda gerçekleşir." ifadesinde hangi eleştirmen anlatılmaktadır?
Seçenekler
A
Arthur Rimbaud
B
Jean-Pierre Richard
C
Gaston Bachelard
D
Georges Poulet
E
Charles Baudelaire
Açıklama:
Poulet en çok “zaman” ve “uzam”la ilgilenmiştir.
Soru 39
Fransız eleştirmen Jean-Pierre Richard hakkında verilen hangi bilgi doğrudur?
Seçenekler
A
Yazınsal yaratının doğuşunu anlamada düşünceden yola çıkar.
B
Yapıtları açıklamayı ve yorumlamayı öncelikli hedefler.
C
Yapıttan insana ulaşmaya çalışır.
D
Belli başlı takıntılı izlekleri vardır.
E
Ayrıntılara çok önem vermektedir.
Açıklama:
Richard “ayrıntı” üzerinde durmayı tercih etmiştir; yapıttaki
ufacık bir ayrıntıyı didiklemek, yapıtın tamamı ve yazarın kendisi hakkında da
bir fikir oluşturur ona göre.
ufacık bir ayrıntıyı didiklemek, yapıtın tamamı ve yazarın kendisi hakkında da
bir fikir oluşturur ona göre.
Soru 40
Dünyadaki olgu ve kavramları esenlikli (iyicil) ve esenliksiz (kötücül) olarak
iki büyük ulama ayırdığımızda aşağıdakilerden hangisi esenlikli kavramlara örnektir?
iki büyük ulama ayırdığımızda aşağıdakilerden hangisi esenlikli kavramlara örnektir?
Seçenekler
A
Hastalık
B
Tehlike
C
Karanlık
D
Umut
E
Başarısızlık
Açıklama:
Dolayısıyla, bir metindeki izlekleri ararken en çok gereksinim duyulan bilgi,
genel olarak anlambilim adı verilen bilimin bize sunduğu bilgilerdir. Her şeyden
önce, dünyadaki olgu ve kavramları esenlikli (iyicil) ve esenliksiz (kötücül) olarak
iki büyük ulama ayırabilmemiz gerekir. Örneğin sağlık, başarı, ışık, güven... esenlikli
kavramlardır; buna karşılık, hastalık, başarısızlık, karanlık, tehlike... esenliksiz
kavramlardır.
genel olarak anlambilim adı verilen bilimin bize sunduğu bilgilerdir. Her şeyden
önce, dünyadaki olgu ve kavramları esenlikli (iyicil) ve esenliksiz (kötücül) olarak
iki büyük ulama ayırabilmemiz gerekir. Örneğin sağlık, başarı, ışık, güven... esenlikli
kavramlardır; buna karşılık, hastalık, başarısızlık, karanlık, tehlike... esenliksiz
kavramlardır.
Soru 41
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ulam
B
Yerdeşlik
C
İzlek
D
Dizge
E
İmgelem
Açıklama:
İzlek (tema), TDK sözlüğünde kısaca şöyle tanımlanmıştır: “Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim”.
Soru 42
Bir yapıttaki izlek ya da izlekler çoğu zaman hangisi ile karıştırılır?
Seçenekler
A
Mefhum
B
Simge
C
İmgelem
D
Konu
E
Eğretileme
Açıklama:
Bir yapıttaki izlek(ler) çoğu zaman yapıtın “konu”su ile karıştırılır; birinin yerine diğerinin kullanıldığı olur. “Konu” yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; oysa izlekçilere göre, izlek her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır. İzlek, bir (yaratıcı) öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır.
Soru 43
I. “Konu” yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; oysa izlekçilere göre, izlek her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır.
II. İzlekler her zaman metnin yüzeyinde bulunmaz, çoğu zaman derin yapıda, örtük olarak yer alırlar.
III. Bir yapıtta çoğunlukla birden çok izlek yer alır, yani her yapıt için bir izlekler bütününden söz etmek gerekir.
IV. İzlekler her zaman sözcüklerle somutlaşır, kimi zaman örtük olarak (yerdeşlik), hatta bilinçaltı veya bilinçdışı ile ilişkili olarak da metinde yer alabilirler.
Bir edebiyat yapıtının konusu ve izlekleri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
II. İzlekler her zaman metnin yüzeyinde bulunmaz, çoğu zaman derin yapıda, örtük olarak yer alırlar.
III. Bir yapıtta çoğunlukla birden çok izlek yer alır, yani her yapıt için bir izlekler bütününden söz etmek gerekir.
IV. İzlekler her zaman sözcüklerle somutlaşır, kimi zaman örtük olarak (yerdeşlik), hatta bilinçaltı veya bilinçdışı ile ilişkili olarak da metinde yer alabilirler.
Bir edebiyat yapıtının konusu ve izlekleri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I ve III
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
IV numaralı ifadede yer alan bilginin bir kısmı yanlış olduğundan bu ifadenin yer almadığı seçenek olan B seçeneği sorunun doğru yanıtıdır. Doğrusu, "izlekler her zaman sözcüklerle somutlaşmaz, kimi zaman örtük olarak (yerdeşlik), hatta bilinçaltı veya bilinçdışı ile ilişkili olarak da metinde yer alabilirler" şeklindedir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi bir edebiyat yapıtının konusu olabilir?
Seçenekler
A
Yalnızlık
B
Dostluk
C
İki arkadaşın yol macerası
D
Yaşam mücadelesi
E
Özgürlük
Açıklama:
İzlek bir yapıtta yinelenen öğeler, olgular ya da kavramlardır. Yinelenen izlek, kimi zaman yananlamlarla, simgelerle (sembol), örtük anlamlarla da oluşturulmuş olabilir. Dolayısıyla izlekler her zaman metnin yüzeyinde bulunmaz, çoğu zaman derin yapıda, örtük olarak yer alırlar; dikkatli bir metin çözümlemesi de bu nedenle gerekli, hatta zorunludur. Bir yapıtta çoğunlukla birden çok izlek yer alır, yani her yapıt için bir izlekler bütününden söz etmek gerekir. Bu izlekler de kendi aralarında bir bağıntı içindedir. Çeşitli izlekler: yalnızlık, dostluk, sahiplenme, yaşam mücadelesi, sevinç, piş- manlık, geçmiş, özgürlük, özlem, hasret...
Soru 45
İzlekçi eleştiride çoğu zaman yazarın adı yerine kullanılan terimler arasında hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Yaratıcı ben
B
Yaratıcı bilinç
C
Yaratıcı kişi
D
Yaratıcı töz
E
Yaratıcı özne
Açıklama:
İzlekçi eleştiride çoğu zaman yazarın adı yerine, “yaratıcı ben”, “yaratıcı özne”, “yaratıcı kişi”, “yaratıcı bilinç” terimleri kullanılır. Bunlar arasında "yaratıcı töz" yer almaz.Töz, temelde olan, kurucu öz anlamındadır.
Soru 46
İzlekçi eleştiri türünün önkoşulu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğretileme
B
İmgelem
C
İç eleştiri
D
Yapısalcılık
E
Algılama
Açıklama:
“İzlekçi eleştiri metinlere bütüncül, düzenli ve mantıksal bir bakış sunar; bunu algılama, düşünme ve yazınsallık boyutlarında gerçekleştirir. (...) İzlekçi eleştiri anlama, dengeleme, sınıflama ve düzene koymaya yönelik bir çalışmadır”. Algılama, bu eleştiri türünde önemli bir konu ve önkoşuldur.
Soru 47
Hangisi Bachelard'ın yapıtlarında üzerine yoğunlaştığı öğelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zaman
B
Ateş
C
Toprak
D
Su
E
Hava
Açıklama:
Bachelard, yapıtlarını Aristo’nun izinde, dört temel element -toprak, su, hava, ateş- üzerine yoğunlaştırmıştır. Bu doğrultuda Ateşin Psikanalizi (1937), Su ve Düşler (1940), Hava ve Hayaller (1942) ve Toprak ve İradenin Düşlemleri (1947) gibi yapıtlar vermiştir.
Soru 48
Bilinçdışı göndermeleriyle zaman zaman psikanalize kayan, diğer yandan fenomenolojik (olaybilim, görüngübilim), dilsel ve dilbilimsel çalışmaları ayrıntılı bir biçimde gerçekleştiren izlekçi eleştirmen hangisidir?
Seçenekler
A
Poulet
B
Richard
C
Baudelaire
D
Barthes
E
Bachelard
Açıklama:
Bilinçdışı göndermeleriyle zaman zaman psikanalize kayan Richard, diğer yandan fenomenolojik (olaybilim, görüngübilim), dilsel ve dilbilimsel çalışmaları ayrıntılı bir biçimde gerçekleştirir. Gerçekten de, dilsel çözümlemeler Bachelard ve Poulet’de hiç yer almazken, Richard’da ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu açıdan Richard yapısalcılığa daha yakındır ve bir yazınbilim (poetika) oluşturmak ister.
Soru 49
Hangisi Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim" şiirinde yer alan esenlikli bir kavramdır?
Seçenekler
A
Cehennem
B
Pranga
C
Yalan
D
Akan yıldız
E
Dipsiz kuyular
Açıklama:
Şiirde yer alan 93 sözcükten 23’ü, yani dörtte biri doğrudan esenliksiz bir değer taşımaktadır: namussuz, haldan bilmez, kahpe, yalan, zemheri, kurt, zindan, uyumadım, leylim, hasret, pranga, eskittim, kan, dipsiz kuyular, ıssız dalgalar, düşmüş, yitirmiş (2 kez yinelenmiş), yokluğun, cehennem, üşüyorum. Şiirdeki esenlikli bir-iki kavram ise, zaten yaratıcı öznenin evreninde yer almamaktadır (iyi çocuklar, kahramanlar, kuş, bahar, saçların, gözlerin, akan yıldız). Şair “içeride”dir ve onun için /dışarısı/ esenlikli (“gürül-gürül akan (bir dünya)”, “Akan (yıldıza)”), /içerisi/ ise esenliksiz bir değer taşımaktadır.
Soru 50
Hangisi Yahya Kemal Beyatlı'nın " Bir Başka Tepeden" isimli şiirine hâkim olan izleklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Hayranlık
B
Yücelik
C
Masalsılık
D
Bütünlük
E
Yalnızlık
Açıklama:
İki dörtlükten oluşan bu kısa şiirin “konusu” İstanbul’a övgüdür. Şiirin “izlekler”ine ulaşabilmek içinse, yine öncelikle dilden hareket etmek gerekir. Şiire hâkim olan izlekler şu şekilde sıralanabilir: Yaratıcı özne açısından: /hayranlık/, /sevgi/, /yüceltme/; Şiire konu edilen kent açısından: /bütünlük/, /masalsılık/, /yücelik/.
Soru 51
Okuyucuda estetik bir haz yaratmayı amaçlayan, dilsel bir sanat alanı ve bu alanda yaratılmış yapıtların tümü aşağıdakilerden hangi sanat dalına ait bir açıklamadır?
Seçenekler
A
Müzik
B
Heykel
C
Resim
D
Edebiyat
E
Sinema
Açıklama:
Edebiyat ya da yazın, okuyucuda estetik (güzelduyusal) bir haz yaratmayı amaçlayan, dilsel bir sanat alanı ve bu alanda yaratılmış yapıtların tümüdür. Sanat yapıtı ise, genel anlamı ve tanımıyla, “bir yapı ile bir düşüncenin aynı anda ortaya çıkması, bir biçimle bir deneyimin alaşımıdır”
Soru 52
Hangisi “kesin olarak yargılamak” anlamına gelmez?
Seçenekler
A
Eleştiri
B
Critique
C
Kritikos
D
Criticus
E
İzlek
Açıklama:
Türkçede “eleştiri” adı “elemek” fiilinden gelmektedir. “Elemek” fiili ise “el” adından türetilmiş olup, “bir bir, tek tek elden geçirmek, seçmek” anlamı taşır (Eyuboğlu 2004). Batı dillerinde ise bu anlamda kullanılan “critique” (Fr.) sözcüğünün
kökeni Latince criticus, Yunanca kritikos sözcüklerinden gelip, ilk anlamı “kesin olarak yargılamak”tır.
kökeni Latince criticus, Yunanca kritikos sözcüklerinden gelip, ilk anlamı “kesin olarak yargılamak”tır.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi izlek anlamındadır?
Seçenekler
A
Yananlam
B
Mefhum
C
Tema
D
Kavram
E
Biçem
Açıklama:
İzlek (tema), TDK sözlüğünde kısaca şöyle tanımlanmıştır: “Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim”
Soru 54
İzlek ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İzlek konudan daha genel bir kavramdır.
B
Bir edebiyat yapıtında birden çok izlek olabilir.
C
İzlekler karşıt çiftlerden oluşabilir.
D
İzlek, anlam alanlarıyla ilintilidir.
E
Konu izlekten daha genel bir kavramdır.
Açıklama:
Bir yapıttaki izlek(ler) çoğu zaman yapıtın “konu”su ile karıştırılır; birinin yerine diğerinin kullanıldığı olur. “Konu” yapıtın dışında da var olan kavramları anlatır; oysa izlekçilere göre, izlek her yapıtın içinde yeniden yaratılan bir anlam ulamıdır. İzlek, bir (yaratıcı) öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır. Bu açıdan izlekçilik, biçimcilik akımının tersine bir yöntemden hareket eder ve fenomenolojiden yararlanır.
Soru 55
İzlekçi eleştiri aşağıdakilerden hangisi ile ortak yöntemleri kullanır?
Seçenekler
A
Ruhbilim
B
Biçimcilik
C
Göstergebilim
D
Toplumbilim
E
Yapısalcılık
Açıklama:
İzlekçi eleştirmenler ruhbilimden esinlenmişlerdir, ancak ruhbilimsel eleştirmenler ile aralarındaki fark şudur: İzlekçiler, ruhçözümcü (psikanalist) değil, çeşitli felsefe akımlarına bağlı kişilerdir
Soru 56
Şiirsel imge ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayanır.
B
Gündelik dilde sıklıkla başvurulur.
C
Şairin imgelem gücüne bağlıdır.
D
Anlamsal sapmaların ürünüdür.
E
Sözdizimsel sapmaların ürünüdür
Açıklama:
Özgün bir imge yaratmada anlamsal ve sözdizimsel sapmalar söz konusudur; bunu gerçekleştirmek için en yaygın olarak kullanılan yol ise eğretilemedir, öyle ki, kimi zaman imge ile eğretileme eşanlamlı olarak bile kullanılır. İmgelerin en çok kullanıldığı edebiyat türü şiirdir. Pierre Reverdy şiirsel imge için şöyle der: “Birbirine yaklaştırılan iki gerçeklik arasındaki ilişki ne kadar uzak ve yerindeyse, imge o kadar güçlü olur”.
Soru 57
Yazarın özyaşam öyküsüne az çok mesafe koymaya çalışması, izlekçi eleştiriyi hangi kuramına yaklaştırır?
Seçenekler
A
Göstergebilim
B
Toplumbilim
C
Yapısalcılık
D
Ruhbilim
E
Biçimcilik
Açıklama:
Edebî yapıtlar, yaratıcısının gerçek dünyayla ve kendi dünyasıyla ilişkisini, yaşama, çevresine ve kendisine bakışını ortaya koyar. Ancak, her yapıt, yaratıcısının
yaşam öyküsünden bağımsız olarak ele alınmalıdır, çünkü yazarlar yazmaya başladıklarında bir anlamda kendilerini yeniden oluştururlar. “Yazar yapıtında kendini inkâr eder, aşar ve dönüştürür” (Starobinski). Yazarın özyaşam öyküsüne az çok mesafe koymaya çalışması, izlekçi eleştiriyi yapısalcılık kuramına yaklaştırır.
Bu nedenle de, izlekçi eleştiride çoğu zaman yazarın adı yerine, “yaratıcı ben”, “yaratıcı özne”, “yaratıcı kişi”, “yaratıcı bilinç” terimleri kullanılır. İzlekçi eleştiride
özellikle zaman, uzam ve çeşitli izlenimlerin, duyguların algılanmasına ve bunlar arasında ilişkiler kurulmasına özen gösterilir.
yaşam öyküsünden bağımsız olarak ele alınmalıdır, çünkü yazarlar yazmaya başladıklarında bir anlamda kendilerini yeniden oluştururlar. “Yazar yapıtında kendini inkâr eder, aşar ve dönüştürür” (Starobinski). Yazarın özyaşam öyküsüne az çok mesafe koymaya çalışması, izlekçi eleştiriyi yapısalcılık kuramına yaklaştırır.
Bu nedenle de, izlekçi eleştiride çoğu zaman yazarın adı yerine, “yaratıcı ben”, “yaratıcı özne”, “yaratıcı kişi”, “yaratıcı bilinç” terimleri kullanılır. İzlekçi eleştiride
özellikle zaman, uzam ve çeşitli izlenimlerin, duyguların algılanmasına ve bunlar arasında ilişkiler kurulmasına özen gösterilir.
Soru 58
Hangi eleştirmen dilsel yaklaşıma ve yapısalcılığa daha yakındır?
Seçenekler
A
Richard
B
Poulet
C
Bachelard
D
Proust
E
Flaubert
Açıklama:
İzlekçi eleştirmenler ruhbilimden esinlenmişlerdir, ancak ruhbilimsel eleştirmenler ile aralarındaki fark şudur: İzlekçiler, ruhçözümcü (psikanalist) değil, çeşitli felsefe akımlarına bağlı kişilerdir. Fransız ve Belçikalı izlekçi eleştirmenlerden en önemli sayılanları Gaston Bachelard, Georges Poulet ve Jean-Pierre Richard’dır. Her üç eleştirmen de izlekçi eleştirmen, ya da bilincin eleştirmenleri olarak anılır. Ancak Bachelard ve Poulet psikoloji (ruhbilim), psikanaliz (ruhçözümleme) ve fenomonolojiden (görüngübilim) yararlanırken, Richard dilsel yaklaşıma ve yapısalcılığa daha yakındır.
Soru 59
Hangisi zamansallık ve edebî bilinç üzerine eğeilmemiştir?
Seçenekler
A
Molière
B
Proust
C
Montaigne
D
Bachelard
E
Baudelaire
Açıklama:
Poulet en çok “zaman” ve “uzam”la ilgilenmiştir. Bu amaçla Molière, Proust, Flaubert, Montaigne, René Char, Baudelaire gibi yazar ve şairlerde zamansallık ve edebî bilinç üzerine eğilmiştir.
Soru 60
Hangisi için her ânın mutlak bir değeri vardır?
Seçenekler
A
Rimbaud
B
Baudelaire
C
Montaigne
D
René Char
E
Poulet
Açıklama:
İzlekçi eleştirmen Poulet, iki önemli Fransız şairi Baudelaire ve Rimbaud’nun özgünlüklerini ortaya koymuştur. Geçmiş ve pişmanlık Baudelaire’de bir takıntı halini almıştır ve onu kısıtlar. Rimbaud ise tam tersine, her an dünyasını ve benliğini yeniden yaratma peşindedir ve özgürdür; her ânın mutlak bir değeri vardır onun için.
Soru 61
Bir varlık, oluşum, düşünce, söylem ya da ürünün olumlu ve olumsuz yönlerini, nitelik ve eksikliklerini irdeleyip anladıktan sonra, tam değerini ortaya çıkarma, bir yargıya ulaşma çabası ve yetisine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yargı
B
Çözümleme
C
Yorum
D
Eleştiri
E
Yergi
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin amaç ve yöntemlerini tanımlayabileceksiniz.
Soru 62
Bir bütünün parçalarıyla olan ilişkileri göz önüne alınarak yapılan, mesafeli, nesnel ve bilimsel dayanakları olan değerlendirme yöntemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Eleştiri
B
Çözümleme
C
Yorumlama
D
Analiz
E
Sentez
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin amaç ve yöntemlerini tanımlayabileceksiniz.
Soru 63
Aşağıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur.I. Yorum nesnel, Eleştiri öznel, Çözümleme bilimseldirII. Yorum öznel, Eleştiri öznel, Çözümleme nesneldirIII. Yorum öznel, Eleştiri nesnel/öznel, Çözümleme bilimsel/nesneldirIV. Yorum nesnel, Eleştiri nesnel, Çözümleme öznel/nesneldir.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca IV
C
Yalnızca III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 64
Edebi eserlerde yöntemli ve dilsel bir çözümlemeye dayanan "iç eleştiri" hangi yöntemlerle yapılır?
Seçenekler
A
Göstergebilim, yazınbilim, izlekçilik, yapısalcılık
B
Yazınbilim, yapısalcılık, göstergebilim
C
Göstergebilim, yazınbilim, izlekçilik
D
İzlekçilik, yazınbiklim, yapısalcılık
E
İzlekçilik, yapısalcılık, göstergebilim
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin amaç ve yöntemlerini tanımlayabileceksiniz.
Soru 65
Tarih, sosyoloji, psikoloji gibi bilimlerden yardım alınarak yapılan kimi edebiyat eleştirileri hangi başlıkta toplanır?
Seçenekler
A
Çözümleme
B
Yorumlama
C
İç eleştiri
D
Değerlendirme
E
Dış eleştiri
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 66
Bir şeyi kendiliğinden, bir anda tanıma, bilme ve o şey hakkında edinilmiş temel, bütüncül bilgiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
İzlek
B
Kavram
C
Mefhum
D
Biçem
E
Yananlam
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtının konusu ile izleklerini birbirinden ayırt edebileceksiniz.
Soru 67
İzlekçilik neden biçimcilik akımının tersine bir yöntemden hareket eder ve fenomenolojiden yararlanır?
Seçenekler
A
İzlek, eser sahibinin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır.
B
İzlek, kavramlar ve mefhumlardan ayrı olarak ele alınır.
C
İzlek eserde doğrudan yer alır ve yananlamlar içermez.
D
İzlek, yapısal ve formel olanla ilgilidir.
E
İzlek bir eserde doğrudan konunun kendisidir.
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 68
Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelime ne ad verilir?
Seçenekler
A
İmge
B
Yananlam
C
Örtük anlam
D
İzlek
E
Görüngü
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 69
Şiirsel imge için "Birbirine yaklaştırılan iki gerçeklik arasındaki ilişki ne kadar uzak ve yerindeyse, imge o kadar güçlü olur" ifadesini kim kullanmıştır?
Seçenekler
A
Gaston Bachelard
B
Georges Poulet
C
Jean-Pierre Richard
D
Laurent Dubreuil
E
Pierre Reverdy
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin öncülerini tanıyabilecek ve karşılaştırabileceksiniz.
Soru 70
Ateşin Psikanalizi (1937), Su ve Düşler (1940), Hava ve Hayaller (1942) ve Toprak ve İradenin Düşlemleri (1947) hangi izlekçi eleştirmene aittir?
Seçenekler
A
Pierre Reverdy
B
Jean Poul Satre
C
Jean-Pierre Richard
D
Georges Poulet
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin öncülerini tanıyabilecek ve karşılaştırabileceksiniz.
Soru 71
Yapıta ve yazara çok yaklaşmanın da, yapıttan ve yaratıcısından çokuzaklaşmanın da aynı derecede tehlikeli olduğunu savunan ve hem izlenimci eleştiriyi hem de yapısalcı eleştiriyi birlikte kullanan eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bachelard
B
Puoulet
C
Satre
D
Richard
E
Richard ve Poulet
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin öncülerini tanıyabilecek ve karşılaştırabileceksiniz.
Soru 72
Düşünce'den çok, duyulardan, algılardan yola çıkan, insandan yapıta ulaşmayı hedefleyen, yapıtları açıklamak, yorumlamak değil, yazınsal “manzaralar”ın betimlemesini yapmaktan ve her yazara özgü olan algısal alanın dökümünü yapmaktan yana olan izlekçi eleştirmen Richard hangi yötem/yöntemleri kullanır?I. Yapıtı, yaratıcısının kişiliğini ortaya çıkaran bir yapı olarak değerlendirirII. Yapıttan yola çıkarak, yazarın derin duyarlılığına varmak ister; bu nedenle, yazarın her türlü yazısını gözden geçirirIII. Yapıtın nasıl oluşturulduğunu, son biçimini aldığını, izlekler arasında bağıntılar kurarak keşfetmeye çalışırIV. Ayrıntılar üzerinde durmayı tercih eder
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve IV
C
II, III, IV
D
I, II ,III, IV
E
II ve IV
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin amaç ve yöntemlerini tanımlayabileceksiniz.
Soru 73
İzleksel eleştirinin belli bir yöntem oluşturamamasına neden olan sebep aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dilsel bir okumadan çok, yapıtla ve yazarla yakınlık, hatta özdeşlik kurmak.
B
Dilsel bir okumadan çok, yapısalcı yaklaşım ve izleklerin seçiminde nesnelliğin ön plana çıkması.
C
Dilsel bir okumadan çok, göstergeler ve fenomenlerden hareketle dış dünyayı açıklamaya çalışmak.
D
Dilsel bir okumadan çok, ruhçözümsel (psikanalitik) yaklaşımı ve izleklerin seçiminde öznelliğin ön plana çıkması, yazarla, şairle özdeşlik kurmanın güçlüğü ve belirsizliği.
E
Dilsel okumadan çok, sadece yazarla, şairle yakınlık hatta özdeşlik kurmak.
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 74
Art-arda kaç zemheri ,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu .
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Yukarıdaki şiir metninde yer alan altı çizili sözcükler hangi izlekle ilişkilendirilebilir?
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu .
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Yukarıdaki şiir metninde yer alan altı çizili sözcükler hangi izlekle ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
/Uzam/
B
/Zaman/
C
/Uzun esaret/
D
/Yalnızlık/
E
/Hasret/
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Çözümlemeye, bu şiirde yer alan sözcük ve sözcük öbeklerinden yola çıkarak,
çeşitli anlam alanlarını bir araya getirip sınıflandırmakla başlanabilir. Metinden hareketle yapacağımız bu dilsel araştırmanın sonucunda belli izleklere varılacaktır.
/Uzam/: “zindan”; “dışarda”; “dünya”; “kuyu”; “okyanus”; “cehennem”
/Zaman/: “zemheri” (= kara kış); “leyli” (= gece ile ilgili; leyla: karanlık gece)
;”bahar”; “akşam” (“akan yıldıza”; “Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu”)
/Esaret/: “pranga”
/Uzun esaret/: “art-arda kaç zemheri”; “kaç leylim bahar”; “prangalar eskittim”
/Haksız esaret/: “Namussuza, haldan bilmez / Kahpe yalana”
/Yalnızlık/: “Bir ben uyumadım”; “ıssız”; “yokluğun” (burada, “ben” ve “sen”
arasında bir uzam farkı vardır: “sen” dışarıda, “ben” içeride.)
/Hasret/: “Hasretinden prangalar eskittim”; “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır”
/Soğuk/: “zemheri”; “Dipsiz kuyulara”; “Üşüyorum, kapama gözlerini...”
/Işıksızlık/: “zindan”; “Dipsiz kuyulara”; “leylim”; “akşam”; “kapama gözlerini
Çözümlemeye, bu şiirde yer alan sözcük ve sözcük öbeklerinden yola çıkarak,
çeşitli anlam alanlarını bir araya getirip sınıflandırmakla başlanabilir. Metinden hareketle yapacağımız bu dilsel araştırmanın sonucunda belli izleklere varılacaktır.
/Uzam/: “zindan”; “dışarda”; “dünya”; “kuyu”; “okyanus”; “cehennem”
/Zaman/: “zemheri” (= kara kış); “leyli” (= gece ile ilgili; leyla: karanlık gece)
;”bahar”; “akşam” (“akan yıldıza”; “Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu”)
/Esaret/: “pranga”
/Uzun esaret/: “art-arda kaç zemheri”; “kaç leylim bahar”; “prangalar eskittim”
/Haksız esaret/: “Namussuza, haldan bilmez / Kahpe yalana”
/Yalnızlık/: “Bir ben uyumadım”; “ıssız”; “yokluğun” (burada, “ben” ve “sen”
arasında bir uzam farkı vardır: “sen” dışarıda, “ben” içeride.)
/Hasret/: “Hasretinden prangalar eskittim”; “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır”
/Soğuk/: “zemheri”; “Dipsiz kuyulara”; “Üşüyorum, kapama gözlerini...”
/Işıksızlık/: “zindan”; “Dipsiz kuyulara”; “leylim”; “akşam”; “kapama gözlerini
Soru 75
BİR BAŞKA TEPEDENSana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul!Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul!Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.Nice revnaklı şehirler görülür dünyâda,Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rü’yâdaSende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.Yahya Kemal BEYATLI (1884-1958)Yukarıda verilen şiirin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İstanbul'un yüceliği
B
İstanbul'a övgü
C
İstanbul'u yaşamak
D
İstanbul'u özlemek
E
İstanbu'un değeri
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtının konusu ile izleklerini birbirinden ayırt edebileceksiniz.
Soru 76
Anlam ulamlarının yinelenmesi aşağıdakilerden hangisinin karşılığıdır?
Seçenekler
A
Töz
B
Dizge
C
Yerdeşlik
D
İzlek
E
Mefhum
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 77
Edebi eserlerde dilsel çözümlemelerden yoruma ulaşan eleştirmen kimdir?
Seçenekler
A
Richard
B
Bachelard
C
Poulet
D
Freud
E
Marx
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin öncülerini tanıyabilecek ve karşılaştırabileceksiniz.
Soru 78
Zaman kavramını “an” lara sığdıran aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Montaigne
B
Baudelaire
C
Poulet
D
Rimbaud
E
Rene’ Char
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtını izlek açısından çözümleyebileceksiniz.
Soru 79
İzlekçi sanat eleştirisi eseri.......yorumlamaya çalışır.
Seçenekler
A
İdeolojik açıdan
B
Felsefi açıdan
C
Kendi iç yapısına göre
D
Psikanalize göre
E
Psikolojiye göre
Açıklama:
İzlekçi eleştirinin amaç ve yöntemlerini tanımlayabileceksiniz.
Soru 80
Hangi felsefeciden yola çıkılarak adına eleştiri kuramı atfedilmiştir?
Seçenekler
A
Kant
B
Hegel
C
Schopenhauer
D
Marx
E
Engels
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 81
Yapıtın dışında var olan kavrama……………. denir.
Seçenekler
A
Tema
B
Konu
C
Biçim
D
Biçem
E
Sembol
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 82
Eleştiri bir ürünün......ortaya çıkarma çabasıdır.
Seçenekler
A
Sadece olumsuz yönlerini
B
Sadece olumlu yönlerini
C
Niteliklerini
D
Eksikliklerini
E
Tam değerini
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 83
“ Sessiz akar zaman “ cümlesinde hangi söz sanatı cümlesi kullanılmıştır?
Seçenekler
A
İmge
B
Simge
C
Yineleme
D
Abartma
E
Zıtlaşma
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 84
“ Kesin olarak yargılamak “ kavramının karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Logos
B
Sophia
C
Criticus
D
Illustrare
E
Laudare
Açıklama:
Bir edebiyat yapıtında “izlek” kavramını açıklayabilecek ve ortaya çıkarabileceksiniz.
Soru 85
Genel anlamıyla, "bir varlık, oluşum, düşünce, söylem ya da ürünün olumlu ve olumsuz yönlerini, nitelik ve eksikliklerini irdeleyip anladıktan sonra, tam değerini ortaya çıkarma, bir yargıya ulaşma çabası ve yetisi" olarak tanımlayabileceğimiz terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çözümleme
B
Eleme
C
Yorum
D
Yargılama
E
Eleştiri
Açıklama:
Kitabımızın 47. sayfasında tanımlanan bu terim, "eleştiri"dir. Bu nedenle çözüm E seçeneğidir.
Soru 86
I. İzlek, bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelimdir.
II. Bir yapıttaki izlek(ler) çoğu zaman yapıtın “konu”su ile karıştırılır.
III. İzlek, bir (yaratıcı) öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır.
IV. İzlek terimi, yan anlam olarak da adlandırılabilir.
İzlek ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Bir yapıttaki izlek(ler) çoğu zaman yapıtın “konu”su ile karıştırılır.
III. İzlek, bir (yaratıcı) öznenin dünya ile olan öznel ilişkisini anlatır.
IV. İzlek terimi, yan anlam olarak da adlandırılabilir.
İzlek ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
I, II ve III
D
III ve IV
E
Yalnızca IV
Açıklama:
Kitabımızın 49. sayfasında verilen bilgilere göre, IV no'lu ifade yanlış olduğu için sorunun çözümü C seçeneğidir.
Soru 87
Edebiyatta ......... en genel tanımıyla, her türden benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirme anlamındaki bir söz sanatıdır.
Yukarıdaki boşluğu doldurması gereken uygun terim aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğu doldurması gereken uygun terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmge
B
İmgelem
C
Söylem
D
Retorik
E
Yaratıcılık
Açıklama:
Kitabımızın 50. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 88
Yazarın özyaşam öyküsüne az çok mesafe koymaya çalışması, izlekçi eleştiriyi aşağıdaki hangi kurama yaklaştırır?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Yapısalcılık
C
Varoluşçuluk
D
Sürrealizm
E
Realizm
Açıklama:
Kitabımızın 51. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 89
İzlekçi girişimin öncüsü olarak kabul edilen eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Poulet
B
Jean-Pierre Richard
C
Gaston Bachelard
D
Jean Paul Sartre
E
Tahsin Yücel
Açıklama:
Kitabımızın 53. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 90
Bachelard yapıtlarını hangi düşünürün etkisiyle dört temel element üzerine yoğunlaştırmıştır?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Sophokles
C
Euripides
D
Heraklit
E
Epikür
Açıklama:
Kitabımızın 53. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 91
Yaratıcı bilinçle yakından ilgilenen, edebiyat yapıtlarındaki imge ağlarını ortaya çıkarmaya çalışan, her sanatçının kendine özgü dünyasını, imgelerin nasıl doğduğunu hem “öznel”, hem de “nesnel” bir tutumla anlatmak isteyen, en çok “zaman” ve “uzam”la ilgilenen ve bu amaçla Molière, Proust, Flaubert, Montaigne, René Char, Baudelaire gibi yazar ve şairlerde zamansallık ve
edebî bilinç üzerine eğilen eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
edebî bilinç üzerine eğilen eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gaston Bachelard
B
Georges Poulet
C
Jean-Pierre Richard
D
Tahsin Yücel
E
Jean Starobinski
Açıklama:
Kitabımızın 53. sayfasında verilen bilgiye göre, yanıt B seçeneğidir.
Soru 92
Yaratıcı bilinci ve yazınsal yaratının nasıl doğduğunu anlamaya çalışır. Ancak, bunu yaparken “düşünce”den çok, duyulardan, algılardan yola çıkar. İnsandan yapıta ulaşmayı hedefler. Yapıtları açıklamak, yorumlamak değil, yazınsal “manzaralar”ın betimlemesini yapmak, her yazara özgü algısal alanın dökümünü yapmak ister. Anlatılar kadar şiir eleştirisi ile de çokça ilgilenir. İimgelerle oluşan duyumsal deneyime, edebiyat yapıtında kullanılan dilin altında yatan, örtük anlamla ulaşmak ister.
Yukarıda çeşitli özellikleriyle tanımlanan izlekçi eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda çeşitli özellikleriyle tanımlanan izlekçi eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poulet
B
Fayolle
C
Baudelaire
D
Richard
E
Rimbaud
Açıklama:
Kitabımızın 54. sayfasında verilen açıklamalara göre, bu eleştirmen Jean-Pierre Richard’dır. Bu nedenle çözüm D seçeneğidir.
Soru 93
Bachelard ve Poulet’de hiç yer almazken, Richard’da ayrıcalıklı bir yere sahip olan çözümleme türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dilsel çözümleme
B
Ruhbilimsel çözümleme
C
Yapısalcı çözümleme
D
Eleştirel çözümleme
E
Hiçbiri
Açıklama:
Kitabımızın 55. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 94
En genel tanımıyla, edebiyatta her türden benzerlik ya da benzeşim ilişkisine dayalı olarak gerçekleştirilen, ancak bunu alışılmış yollarla değil de, iki varlık ya da nesneyi özgün bir biçimde bir araya getirerek gerçekleştiren söz sanatının adı nedir?
Seçenekler
A
İmgelem
B
Eğretileme
C
Kavram
D
İmge
E
Tasarım
Açıklama:
Kitabımızın 50. sayfasında tanımlanan bu terim “imge” olduğu için sorunun çözümü D seçeneğidir.
Ünite 4
Soru 1
Yazınsal bir etki yaratmak amacıyla oluşturulmuş bir metni, biçimi ve içeriği ile açıklama çabasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ruhçözümleyim
B
Yazınsal eleştiri
C
Refleksif düşünce
D
Bilinçdışı
E
Psikokritik
Açıklama:
Ruhçözümleyimden ve yazınsal eleştiriden ayrı ayrı söz edilebilir. Örneğin ilki için, “insan davranışlarında bilinçdışının incelenmesi”; diğeri için, “yazınsal bir etki yaratmak amacıyla oluşturulmuş bir metni, biçimi ve içeriği ile açıklama çabasıdır” denebilir.
Soru 2
Yazın dünyasında ruhçözümleyimci eleştirinin başlangıcı, Avrupa sanatında hangi akımın etkisini hissettirdiği döneme dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Gerçeküstücülük
B
Dışavurumculuk
C
Gelecekçilik
D
Yapısalcılık
E
Minimalizm
Açıklama:
Ruhçözümleyimci (Psikanalitik) eleştiri, yirminci yüzyılın ilk yarısında kendini güçlü bir biçimde hissettiren, ruhbilim alanının ünlü ruhbilimci ve hekimlerinin, sırasıyla Sigmund Freud, Carl G. Jung ve daha sonra Jacques Lacan’ın öğretilerinin yazınsal yapıtların çözümlenmesi ve yorumlanmasında yararlanılan gerçek bir yönteme dö- nüştürülerek ortaya çıkan bir eleştiridir. Bununla birlikte, onlarca yıldır var olan geleneksel eleştirinin, her fırsatta ruhbilimsel verilerden yararlanırken, bunu kuramsal olarak bir temele oturtmadığı gözlemlenmektedir. Bu konuda ilk örnekleri Sigmund Freud ve onun öğrencisi Otto Rank (1884-1839) verir. Yazın dünyasında ise ruhçö- zümleyimci eleştiri’nin başlangıcı, aslında, Avrupa sanatında “Gerçeküstücü” akımın etkisini hissettirdiği döneme (1918-1940) dayanmaktadır. Özellikle, Fransa’da “İkinci Gerçeküstü Bildiri”nin yayınlandığı 1930’lu yıllarında, bu yaklaşım, René Laforgue’un Baudelaire’in Başarısızlığı (L’échec de Baudelaire, 1931), sayrıl çizgeler biçiminde, bir ruhçözümselyaşamöyküsü olan Marie Bonaparte’ın, Edgar Poe (1933) ve Dr. Jean Delay’ın, André Gide’in Gençliği (La jeunesse d’André Gide, 1937) yapıtlarında somut olarak kendini göstermektedir. Bu eleştirinin gerçekleştirmek istediği şey, marksçı eleştirinin en iyi örneklerinde görüldüğü biçimde, yapıtın yapısıyla toplumsal yapılar arasında kurduğu koşutluğu, yapıtla birey arasında kurmak, bir başka deyişle yapıtın oluşumunun yazarın ruhsal oluşumunun bir yansıması olduğu varsayımıdır
Soru 3
Sanatçının yaşantısını, kişiliğinin nevrozunu ruhçözümleyim yoluyla keşfetmenin, yapıtın anlamını açıklamakta, yapıtı değerlendirmekte yeterli olmamasının temel nedeni nedir?
Seçenekler
A
Yazarı, yazmaya iten şeyin, açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda olduğu istekleri olması.
B
Yazarın bastırılmış isteklerinin simgesel olarak eserlerinde ortaya çıkması.
C
Sanatçının dehasının, ya da yaratma yeteneğinn yalnızca ruhsal bozukluklarla açıklanamaması.
D
Sanatçıyı sanatçı yapanın yeteneğinden çok ruhsal bozukluklarının olması.
E
Açık ve gizli anlam oyununun yakından incelenememesi.
Açıklama:
Freud, bir anlamda, sanatçıyı da bir ruh hastası olarak kabul eder. Madem ki yazarı, yazmaya iten şey, açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda olduğu istekleridir, o halde bunlar kendilerini bir şekide yazarın yapıtında, tıpkı rüyalarda (düşlerde) olduğu gibi, simgesel olarak göstereceklerdir. Bu nedenle bir yazınsal sanat yapıtına, yazarın bilinçdışı bastırılmış isteklerinin, tepilerinin, korkularının vb. simgelerini taşıyan bir belge olarak bakılarak, yazarın yapıtıyla yaşantısının bilinmezliklerini ortaya koymaya çalışan ruhçözümleyici eleştiri yaklaşımı yazın dünyasında heyecan yaratmış, büyük kabul görmüştür. Ancak, sanatçının dehasını, ya da yaratma yeteneğini ruhsal bozukluklarla açıklayamayız. Başka bir deyişle, sanatçıyı sanatçı yapan ruhsal bozukluğu değil, bir çe- şit yeteneğidir. O halde sanatçının yaşantısını, kişiliğinin nevrozunu ruhçözümleyim yoluyla keşfetmenin, yapıtın anlamını açıklamakta, yapıtı değerlendirmekte yeterli olmayacağı bir gerçektir.
Soru 4
1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini yaratan kimdir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Carl G. Jung
C
Charles Mauron
D
Otto Rank
E
Charles Baudouin
Açıklama:
Charles Mauron (1899-1966), kendinden öncekilerin yaklaşımlarına uzak durarak, birçoklarına göre, Baudouin’ın yaklaşımını geliştirerek, 1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini yaratacaktır.
Soru 5
1895'de Sigmund Freud ve Breuer'in birlikte yazdıkları, tıp çevresinde tepki ile karşılanan yapıt hangisidir?
Seçenekler
A
Histeri Üzerine İncelemeler
B
Rüyalar ve Yorumları
C
Cinsellik Üzerine Üç Deneme
D
Haz İlkesinin Ötesinde
E
Libido'nun Değişimleri ve Simgeleri
Açıklama:
Freud, 1895 yılında Breuer ile ortaklaşa hazırladıkları Histeri Üzerine İncelemeler adlı, tıp çevresinde tepkiyle karşılanan çalışmayı yayınlamıştır.
Soru 6
Bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde de düşünen düşünce demek olan, başka bir deyişle kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşünce de demek olan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Dil ve bilinçdışı
B
Konuşan tedavi
C
Refleksif düşünce
D
Gerçeklik ilkesi
E
Ruh Çözümleme
Açıklama:
Refleksif düşünce, bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde
de düşünen düşünce demektir. Refleksif düşünceye, kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşünce de diyebiliriz.
de düşünen düşünce demektir. Refleksif düşünceye, kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşünce de diyebiliriz.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Jıng'a göre libidonon tanımıdır?
Seçenekler
A
Bireysel bilinçdışından ayrı olarak kollektif bir bilinçdışıdır.
B
Yaşam içgüdülerinin tüm psişik enerjisidir.
C
Başkalığın söylemidir.
D
Çocukluğun yetişkinlerde ruhsal rahatsızlıklarda belirleyicisidir.
E
Rüyalar, masal, efsane ve evren doğum öyküleri,bireysel bilinçdışını niteleyen düşsel imgelerdir.
Açıklama:
Libido: Yaşam içgüdülerinin tüm psişik enerjisi (Jung)
Soru 8
Tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt duygular geliştirmesi. Hasta anne ve babasına duyduğu duygularını, yeniden bir çocuk olduğu psikanalitik tedavi sırasında doktoruna döndürerek onu ebeveynleriyle özdeşleştirmesidir şeklinde tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinç dışı
B
Freudgil şey
C
Enerji
D
Simgesel düzen
E
Yansıtma
Açıklama:
Yansıtma: Tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt duygular geliştirmesi. Hasta anne ve babasına duyduğu duygularını, yeniden bir çocuk olduğu psikanalitik tedavi sırasında doktoruna yansıtarak, onu ebeveynleriyle özdeşleştirir.
Soru 9
Yazınsal ruh çözümlenmesi yöntemi için aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Dil terimlerinin yanı sıra fiziksel ve biyolojik terim olan enerji terimiyle söz edilir.
B
Her imgenin bir anlamı olması mümkün değildir.
C
Sanat bir şeyi alıp başka bir bağlama oturtamaz.
D
Bir yapıtın gizil içeriğinin çözümlenmesi olarak tanımlanır ve eleştirinin ilgi alanına girer.
E
Düşüncelerdeki düşten çok, anlatım aşırı belirginleşir
Açıklama:
Yazınsal ruhçözümleyimci yöntemi, bir yapıtın gizil içeriğinin çözümlenmesi olarak tanımlanır ve eleştirinin ilgi alanına girer.
Soru 10
Ruhçözümleyimci yöntemde simgelerin kaynağı nerededir?
Seçenekler
A
Bilinçdışındadır.
B
İçe bakıştır.
C
Simgelerdedir.
D
Bilinçöncesindedir.
E
Sözel imgelerdedir.
Açıklama:
Ruhçözümleyimci yöntemde simgelerin kaynağı bilinçdışındadır.
Soru 11
Ruh çözümleyim yöntemi yazar-yapıt denklemi yaklaşımları için aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yazar/Yapıt Denkleminde yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar.
B
Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşamöyküsünü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derin anlamından söz edilmez.
C
Dr Laforgue ve Marie Bonaparte'a, sanatçının yapıtını, yaratma eylemini estetik bağlamda değerlendirmeyi amaçlarlar.
D
Ruhçözümleyim yöntemini, yazarın özyaşam öyküsüne ulaşmanın ötesinde, yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri açıklamak için kullanır.
E
Baudouin, bir yazarın yaşam öyküsünü ve yapıtını inceleyerek,her ikisinin de ortak ögesi olan "gizli içerik"i bulmaya, arkalarında gizlenen temel "karmaşaları" ortaya çıkarmaya çalışır.
Açıklama:
Yazar/Yapıt Denklemi birinci yaklaşım yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar.
Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşam öyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derin anlamından söz edilmez.
Ruhçözümleyim yöntemini, yazarın özyaşam öyküsüne ulaşmanın ötesinde, yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri açıklamak için kullanır.
Dr. Laforgue ve Marie Bonaparte ise bir yazınsal ürünün yazarın ruhsal derinliklerinin araştırılmasını sağlayan bir gereç olarak nasıl kullanılabileceğini göstermek isterler: amaçları bir yapıt aracılığıyla, “hasta” ların (Freud sanatçı ya da yazara bir ruh hastası gözüyle bakar) bir çözümlemesini yapmaktır. Sanatçının yapıtını, yaratma eylemini estetik bağlamda değerlendirmeyi amaçlamazlar.
Baudouin, bir yandan yazarın yaşam öyküsünü, bir yandan yapıtını inceleyerek, her ikisinin de ortak öğesi olan “gizli içerik”i bulmaya, arkalarında gizlenen temel “karmaşaları” ortaya çıkarmaya çalışır.
Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşam öyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derin anlamından söz edilmez.
Ruhçözümleyim yöntemini, yazarın özyaşam öyküsüne ulaşmanın ötesinde, yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri açıklamak için kullanır.
Dr. Laforgue ve Marie Bonaparte ise bir yazınsal ürünün yazarın ruhsal derinliklerinin araştırılmasını sağlayan bir gereç olarak nasıl kullanılabileceğini göstermek isterler: amaçları bir yapıt aracılığıyla, “hasta” ların (Freud sanatçı ya da yazara bir ruh hastası gözüyle bakar) bir çözümlemesini yapmaktır. Sanatçının yapıtını, yaratma eylemini estetik bağlamda değerlendirmeyi amaçlamazlar.
Baudouin, bir yandan yazarın yaşam öyküsünü, bir yandan yapıtını inceleyerek, her ikisinin de ortak öğesi olan “gizli içerik”i bulmaya, arkalarında gizlenen temel “karmaşaları” ortaya çıkarmaya çalışır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Bachelard'ın köktenlik eleştirisi için doğrudur?
Seçenekler
A
Yazınsal yapıtların gizli içeriğinin açıklanması ile uğraşmaz.
B
Eleştirmen ya yapıtı yazarla, ya da yazarı yapıtla açıklar.
C
Ruhçözümsel eleştiri yöntemi sadece yapıta yöneliktir.
D
Yazın incelemeleri için geliştirilmiş bir bilgi kaynağı olarak eleştirmenin kendisini kullanır
E
Eleştirmen yararlandığı dalın uzmanıdır.
Açıklama:
Bir eleştirmenden çok, bir ozan olan Bachelard öncelikle geliştirilmemiş bir bilgi alanını kullanır, üstelik eleştirmen yararlandığı dalın uzmanı değildir, her an büyük yanılgılara düşebilir; ikincisi, ruhbilimsel ya da ruhçözümsel eleştiri, araştırma nesnesiyle araştırma aracını sürekli olarak birbirine karıştırır: eleştirmen ya yapıtı yazarla açıklar, ya da yazarı yapıtla. Bu sürekli gidiş geliş, içinden çıkılmaz bir karışıklık öğesi olarak, yirminci yüzyılın ikinci yarısında da, yazın eleştirmenlerinin arasında varlığını sürdürmüş, karşıt çıkışlara ya da yeni eğilimlere yol açmıştır.
Soru 13
Ruhsalyaşamöyküsü ne demektir?
Seçenekler
A
Düş ya da nevrozun verdiği bilgidir.
B
Bir kuram ve bir yöntemdir.
C
Bilinçdışı olan şey, konuşan öznelerin, bireylerin dilidir.
D
Yazınsal dildir, sözcüklerden oluşan uyumların simgesel bütünüdür.
E
İnsanla yapıt arasındaki etkileşimin incelenmesidir.
Açıklama:
Ruhsalyaşamöyküsü: bir yaşamın olayları ile yapıtların ruhsal evrimi arasındaki koşutluğun ya da kısaca insanla yapıt arasındaki etkileşimin incelenmesidir.
Soru 14
“Konuşan tedavi” yöntemini keşfederek ve bu yöntemi bilinçdışı adını verdiği, insanın bu - ben - üstben’ini oluşturan kişiliğinin, cinsellik yaralanmalarının ilk çocukluk döneminin simgelerinin düş ya da imgelem evrenin izdüşümüyle açıklanabilir olduğunu ilk kez ortaya koyan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Josef Breuer
B
Carl Gustav Jung
C
Sigmund Freud
D
Charles Mauron
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
Sigmund Freud’un Psikanalizi “konuşan tedavi” yöntemini keşfederek ve bu yöntemi bilinçdışı adını verdiği, insanın bu - ben - üstben’ini oluşturan kişiliğinin, cinsellik yaralanmalarının ilk çocukluk döneminin simgelerinin düş ya da imgelem evrenin izdüşümüyle açıklanabilir olduğunu ilk kez ortaya koymuştur.
Soru 15
1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini oluşturan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Josef Breuer
B
Carl Gustav Jung
C
Sigmund Freud
D
Charles Mauron
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
Charles Mauron (1899-1966), kendinden öncekilerin yaklaşımlarına uzak durarak, birçoklarına göre, Baudouin’ın yaklaşımını geliştirerek, 1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini ortaya koymuştur.
Soru 16
Tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt duygular geliştirmesi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Nevroz
B
Bilinçdışı
C
Yansıtma
D
Dürtü
E
Ruhsal savunma
Açıklama:
Yansıtma, tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt duygular geliştirmesidir. Hasta anne ve babasına duyduğu duygularını, yeniden bir çocuk olduğu psikanalitik tedavi sırasında doktoruna yansıtarak, onu ebeveynleriyle özdeşleştirir.
Soru 17
Davranış üzerine etki yapan, ama pek farkına varılamayan süreçlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dürtü
B
Bilinçdışı
C
Yansıtma
D
Güdülenme
E
İçselleştirme
Açıklama:
Bilinçdışı, davranış üzerine etki yapan, ama pek farkına varılamayan süreçlere verilen addır. Eğilimler, otomatik alışkanlıklar gibi bilinci etkileyen ya da doğa ötesi ile ilişkilerin kurulduğu, öznelliğin eksik olduğu alan.
Soru 18
Yazarın “bilinçdışı” kişiliğinden kaynaklanan, metnin derin yapısını oluşturan ve o zamana değin gözden kaçmış olan “olgular” ve “bağıntılar”ın bulunup ortaya çıkarılmasını, dolayısıyla yazınsal yapıtların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlayan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Köktenlik eleştirisi
B
Sosyolojik eleştiri kuramı
C
Çözümleyici ruhbilim yöntemi
D
Ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemi
E
Ruhçözümleyimci (psikanalitik) eleştiri yöntemi
Açıklama:
Charles Mauron (1899-1966), kendinden öncekilerin yaklaşımlarına uzak durarak, birçoklarına göre, Baudouin’ın yaklaşımını geliştirerek, 1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini yaratacaktır. Bu yöntemle, yazarın “bilinçdışı” kişiliğinden kaynaklanan, metnin derin yapısını oluşturan ve o zamana değin gözden kaçmış olan “olgular” ve “bağıntılar”ın bulunup ortaya çıkarılmasını, dolayısıyla yazınsal yapıtların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Soru 19
Hastanın yaşadığı olayları, sıkıntıları, gördüğü düşleri anlatırken, sırf konuşmakla bile sıkıntılarından, bilinmezliğin tutsaklığından kurtulabildiğini, rahatlayabildiğini fark eden Breuer ve Freud, “konuşan tedavi” adını taktıkları yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Köktenlik eleştirisi
B
Bilimsel eleştiri kuramı
C
Çözümleyici ruhbilim yöntemi
D
Ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemi
E
Ruhçözümleyimci (psikanalitik) eleştiri yöntemi
Açıklama:
Psikanaliz (ruhçözümleyim) “konuşan tedavi” olarak doğmuştur. Terim, Freud’un ilk çalışma arkadaşlarından Josef Breuer’in kadın hastalarından birine aittir. Bu hasta, yaşadığı olayları, sıkıntıları, gördüğü düşleri anlatırken, sırf konuşmakla bile sıkıntılarından, bilinmezliğin tutsaklığından kurtulabildiğini, rahatlayabildiğini fark edince, Breuer ve Freud, henüz sistematikleştirmeden uygulamakta oldukları bu serbest çağrışım yöntemine “konuşan tedavi” adını takmıştır.
Soru 20
Freud’un 1901 yılında ortaya koyduğu ve rüyanın ilk kez bilimsel incelemenin konusu olduğu yapıt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ruh Tipleri
B
Haz İlkesinin Ötesinde
C
Rüyalar ve Yorumları
D
Histeri Üzerine İncelemeler
E
Ruhbilim ve Simya
Açıklama:
Freud, 1901 yılında temel çalışması olan Rüyalar ve yorumları adlı yapıtını yayınlar. Bu çalışmayla, rüya, ilk kez, bilimsel incelemenin konusu olur.
Soru 21
Freud’un 1920 yılında yayınladığı, yaşam dürtüsü (Eros) ile ölüm dürtüsü (Thanatos) kavramlarını, gerçeklik ilkesi ile haz ilkesini ortaya koyarak, ruhsal mekanizmanın işleyişinde bu (altben), ben ve üstben (kültürel) kavramlarını çevirime sokan yeni bir model önererek geliştirdiği yapıtı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ruh Tipleri
B
Haz İlkesinin Ötesinde
C
Rüyalar ve Yorumları
D
Histeri Üzerine İncelemeler
E
Ruhbilim ve Simya
Açıklama:
Freud, 1920 yılında yayınladığı, Haz İlkesinin Ötesinde adlı yapıtında, yaşam dürtüsü (Eros) ile ölüm dürtüsü (Thanatos) kavramlarını, gerçeklik ilkesi ile haz ilkesini ortaya koyarak, ruhsal mekanizmanın işleyişinde bu (altben), ben ve üstben (kültürel) kavramlarını çevirime sokan yeni bir model önererek, kuramını geliştirir.
Soru 22
Bireysel bilinçdışından ayrı olarak kolektif bir bilinçdışının varlığını öne süren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Josef Breuer
B
Carl Gustav Jung
C
Sigmund Freud
D
Charles Mauron
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
Jung bireysel bilinçdışından ayrı olarak kolektif bir bilinçdışının varlığını öne sürer. Ruh Tipleri (1920) adlı yapıtında, insanlığın binlerce yıllık deneyim birikimini simgeleyen kolektif bilinçdışına örnekler vererek, rüyalar kadar, masal, efsane ve evrendoğum öykülerinde de hiç değişmeden karşımıza çıkan, bireysel bilinçdışını niteleyen düşsel imge’ lere özel bir yer verir.
Soru 23
- Es
- Ego
- Superego
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Freud’e göre, bilinçdışı ya da ruhsal mekanizma, es (bu), ego (ben) ve superego (üstben)’dan oluşur.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi, ruhçözümleyimci eleştirinin, yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak ortaya çıkarmayı amaçladığı şeylerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini
B
Yazarın insel eğilimlerini ve saplantılarını
C
Yazarın ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını
D
Yazarın moda anlayışını
E
Yazarın güdülerini ve dürtülerini
Açıklama:
Birinci yaklaşım yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar; bu ruhçözümleyimci eleştiri, yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak, yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini, cinsel eğilimlerini, saplantılarını, ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını (travmalar), güdülerini, dürtülerini, ortaya çıkartmayı amaçlayan incelemeleri kapsar. Ruhçözümleyimin bu yolda kullanılması, yapıttan hareketle yazarı açıklayan eleştiri türüdür. Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşamöyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derin anlamından söz edilmez.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi, Freud'un Oidipus karmaşasıyla çözümlenebileceğini işaret ettiği eserlerden birisidir?
Seçenekler
A
Romeo ve Juliet
B
Hamlet
C
Othello
D
Bir Yaz Gecesi Rüyası
E
Macbeth
Açıklama:
Freud, Hamlet ’in Oidipus teması ile çözümlenebileceğini işaret eder. Bu tragedya üzerinde, 1955 yılında ruhçözümleyim yöntemini kullanarak derin bir inceleme yapan Ernest Jones olmuştur. Freud, oyun karakteri Hamlet’in ruhsal durumunun yazar Shakespeare’le özdeş olduğuna ilişkin kimi gözlemlerinde olduğu gibi, Dostoyevski ve Baba Katilliği adlı incelemelerinde, Dostoyevski’nin yaşamı hakkındaki bilgileri, yazarın yapıtlarında kurguladığı olaylara, kişilere dayandırarak, yazarın sara hastalığına, babasının ölümünü arzulamasına, belirmemiş eşcinselliğine dair sonuçlar çıkararak verir.
Soru 26
Verhaeren’de İmge (1924), Sanatın Ruhçözümleyimi (1929) ve Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi (1943) gibi çalışmalarında yazınsal ruhçözümleyimin, ruhsal açıklama içinde, yeni yorum ve değerlendirme öğelerini ortaya koyması gerektiği üzerinde duran yazar kimdir?
Seçenekler
A
Freud
B
Otto Rank
C
Carl Jung
D
Charles Mauron
E
Charles Baudouin
Açıklama:
İkinci yaklaşım ise ruhçözümleyim yöntemini, yazarın özyaşam öyküsüne ulaş- manın ötesinde, yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri açıklamak için kullanır. Bu bağlamda, Charles Baudouin, Verhaeren’de İmge (1924), Sanatın Ruh- çözümleyimi (1929) ve Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi (1943) gibi çalışmalarında yazınsal ruhçözümleyimin, ruhsal açıklama içinde, yeni yorum ve değerlendirme öğelerini ortaya koyması gerektiği üzerinde durur. Baudouin, bir yandan yazarın yaşamöyküsünü, bir yandan yapıtını inceleyerek, her ikisinin de ortak öğesi olan “gizli içerik”i bulmaya, arkalarında gizlenen temel “karmaşaları” ortaya çıkarmaya çalışır.
Soru 27
I. Rüyaların Yorumu II. Mallarmé’nin Ruhçözümleyimine Giriş III. Sanatın Ruhçözümleyimi IV. Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söylene Yukarıdakilerden hangileri, Charles Mauron'un ruhçözümsel eleştiri yöntemiyle kaleme aldığı eserlerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Mauron, Mallarmé’nin Ruhçözümleyimine Giriş (Introduction à la psychanalyse de Mallarmé, 1950), Racine’in Yapıtında ve Yaşamında Bilinçaltı (L’Inconscient dans l’oeuvre et la vie de J. Racine, 1957), Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söylene (Des métaphores obsédantes au mythe personel, 1963) gibi yapıtlarında, o güne dek Freud’la başlayan, Jung ve diğer ruhçözümcülerle gelişen ruhçözümleyim “hasta” tedavi yöntemine geniş yer verir. Mauron, ele aldığı yazar ve yapıtlarda, bol bol ruh- çözümleyim bilim alanı terimler kullanır, ve yazarın “bilinçdışı” kişiliğinden kaynaklanan, metnin derin yapısını oluşturan ve gözden kaçan olguları ve durumları bulur; ilk çocukluk, cinsellik, “bu”, “ben”, “üstben”, “bilinçdışı”, Oidipus/Elektra karmaşası, yaşam-ölüm dürtüleri, vb. Bütün bunlarla, Mauron, yalnızca yapıtın ya da yazarın aydınlatılmasında, insanı aydınlatmayı hedefleyen ruhçözümleyimin “bilimsel” gerçekleriyle ileri sürülen tüm savları örnekçelerle ortaya çıkartır. Böylece yazınsal yapıtların gizli içeriğinin açıklanmasına da katkıda bulunur
Soru 28
Ozan ya da anlatıcıların imge ve eğretilemelerinin okura ulaşması için, derin bir “düş gerçeği”ne dalmaları gerektiğini vurgulayan ve yazın yapıtlarında etken olan şiirleştirici güçler (eğretilemeler) için “imgelemin devingen niteliğini yeniden canlandıracak bir ruhbilimsel eleştiri” yi öneren yazar kimdir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Carl Jung
C
Charles Baudouin
D
Charles Mauron
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
Yapıtların derin anlamının aydınlatılması açısından Mauron’un yöntemiyle bağdaşan Gaston Bachelard’ın ruhçözümleyimine bakış açısına değinmeden geçemeyiz. Temel öğelerden -su, ateş, hava, toprak- oluşturulan imgelere ayırdığı kitaplarında, Bachelard bir yazınsal metnin değerlendirilmesinde karmaşa çözümlemesinin ne denli önemli bir araştırma ilkesi olabileceğinin üzerinde ısrarla durur. Bir eleştirmenden çok, bir ozan olan Bachelard, ozan ya da anlatıcıların imge ve eğretilemelerinin okura ulaşması için, derin bir “düş gerçeği”ne dalmaları gerektiğini vurgular ve yazın yapıtlarında etken olan şiirleştirici güçler (eğretilemeler) için “imgelemin devingen niteliğini yeniden canlandıracak bir ruhbilimsel eleştiri” yi önerir. Böylelikle okura “yaşanmış bir yorum” sunarak, okurun yazınsal imgeleri “yaşamasına” olanak sağlar.
Soru 29
Mauron’un mirasçılarından biri olarak kabul edilen ve onun hiç değinmediği, okuyucunun metin karşısındaki pozisyonunu (aktarım/karşıt-aktarım) inceleyen günümüz psikanalisti kimdir?
Seçenekler
A
Martha Robert
B
Anne Clancier
C
Yves Gohin
D
Serge Doubrovsky
E
Jean Bellemin-Noël
Açıklama:
Bugün, ruhçözümsel eleştiri, ruhçözümleyim bilimi gibi, insanlık kültürüne mal olmuş bir tarihçeye sahiptir. Bu eleştiri, zaman içinde, yazınsal metin üretimi konusunda yeni yaklaşımların, yeni metin açıklama kuramlarının ortaya çıkmasıyla ve sosyal bilimlerin farklı alanlarında kaydedilen ilerlemeyle doğan yeni yazınsal metin okuma biçimleriyle karşı karşıya kalmıştır. Charles Mauron’un mirasçıları, onun yöntemine sadık kalarak, diğer bakış açılarına yönlendiler. Örneğin, ünlü germanist Martha Robert, Cervantes’in Don Quichot romanını incelerken, Freud’u tanımanın verdiği kolaylıkla, belirlediğimiz iki eğilimin arasında bir ara tür olan yeni bir ruhçözümlemesini benimser. Anne Clancier, Psikanaliz ve Yazınsal Eleştiri (1973) adlı yapıtında bilinçdışı kişilikle, yazınsal dilin simgeselliği arasındaki bağıntıyı değerlendirir. Mauron’un hiç değinmediği, okuyucunun metin karşındaki pozisyonunu (aktarım/karşıt-aktarım) inceler. Yine, Yves Gohin ve Serge Doubrovsky, “ruhçözümsel okuma” terimini oluşturarak, metnin bilincini oluşturan yapılarla, metnin bilinçdışı yapılar arasındaki bağıntıları ortaya çıkarmaya hasretmişlerdir kendilerini.
Soru 30
Flaubert’i çözümlediği Ailenin Aptalı adlı denemesiyle, Freud’un kuramının insan-oluş yanı kadar, bireyi, şimdinin olduğu gibi geleceğinde de var olan ruhsal oluşanlarıyla inceleyen ve “Varoluşçu Ruhçözümleyim” eleştiri akımının öncüsü olan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Jean Paul Sartre
B
Albert Camus
C
Franz Kafka
D
Milan Kundera
E
Andre Gide
Açıklama:
Bu eleştiri girişimleri, sanatçının çocukluk dönemi cinselliğinin gizlendiği bilinçdışı kişiliğinin bastırılmış yönlerini ortaya çıkarmayı amaçladığı ölçüde, izleksel metin okuma biçimlerinden ayrılırlar. Bu arada, varoluşçuluk felsefesinin temsilcisi yazar Jean Paul Sartre’ın, Flaubert’i çözümlediği Ailenin Aptalı adlı denemesi, Freud’un kuramının insan-oluş yanı kadar, bireyi, şimdinin olduğu gibi geleceğinde de var olan ruhsal oluşanlarıyla inceler ve “Varoluşçu Ruhçözümleyim” eleştiri akımının öncüsü olur.
Soru 31
"Histeri Üzerine İncelemeler" adlı çalışma hangi bilim adamları tarafından ortaklaşa hazırlanarak yayınlaşmıştır?
Seçenekler
A
Sigmund Freud - Otto Rank
B
Josef Breuer - Sigmund Freud
C
Otto Rank - Carl G. Jung
D
Marie Bonoparte - Josef Breuer
E
Erich Fromm - Otto Rank
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Freud, Ruhçözümleyim Kuramı ve Bilinçdışı konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 32
Rüyanın ilk kez bilimsel bir çalışmanın konusu olduğu "Rüyalar ve Yorumlar" adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Josef Breuer
B
Mélannie Klein
C
Sigmund Freud
D
Carl Gustav Jung
E
Otto Rank
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Freud, Ruhçözümleyim Kuramı ve Bilinçdışı konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 33
Öğretisini Freud'un kuramının "bilinç dışı ötekinin söylemi" ve "bilin dışı bir dil ile kurulur" söylemine dayandıran . bilim adamı kimdir?
Seçenekler
A
Josef Breuer
B
Eric Fromm
C
Charles Baudouin
D
Otto Rank
E
Jacgues Lacan
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Jung ve Lacan’ın Freud Kuramına Yaklaşımları konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 34
Libidonun yapısı konusunda Freud ile ayrı düşen Carl Gustov Jung'un görüşleri hakkında hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Yetişkinlerdeki ruhsal rahatsızlıklarda çocukluğa belirleyici bir yer vermez.
B
Oidupus ve Elektra karmaşalarını tanımayarak, rahatsızlıkları kişi ile dünya arasındaki diyalektiğe göre tanımlar.
C
Jung kendi yöntemine "çözümleyici ruh bilim" adını verdi
D
Bireysel bilinç dışından ayrı olarak kolektif bir bilinç dışının varlığını öne sürer.
E
Yetişkinlerdeki ruhsal rahatsızlıklarda çocukluğa belirleyici bir yer verir.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Jung ve Lacan’ın Freud Kuramına Yaklaşımları konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 35
"Bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde düşünen düşünce" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Süperego
B
Refleksif
C
Yaşam Dürtüsü
D
Ölüm Dürtüsü
E
Ego
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen Freud, Ruhçözümleyim Kuramı ve Bilinçdışı konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 36
Hastanın anne ve babasına duyduğu duygularını, yeniden bir çocuk olduğu psikanalitik tedavi sırasında doktoruna yansıtarak onu ebeveynleriyle özleştirmesi sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dışa vurum
B
İçselleştirme
C
Özdeşleşme
D
Yansıtma
E
Güdülenme
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen Jung ve Lacan’ın Freud Kuramına Yaklaşımları konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 37
Freud'a göre çözümlemenin bilinçüstüne çıkardığı şey nedir?
Seçenekler
A
Libido
B
Öfke
C
Bilinçöncedinde bastırılmış çocukluk deneyimleri.
D
Sözel imge
E
İşitsel İmge
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen RUHÇÖZÜMLEYİMCİ ELEŞTİRİDE YAZAR/YAPIT DENKLEMİ
Yazınsallık ve Ruhçözümleyim konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Yazınsallık ve Ruhçözümleyim konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 38
1955 yılında ruhçözümleyim yöntemini kullanarak inceleme yapan bilim adamı kimdir?
Seçenekler
A
Freud
B
Otto Rank
C
Charles Boudvin
D
Ernest Jones
E
Charles Mouron
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise YAPIT DENKLEMİ konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 39
İnsan ruhunun anlatım yollarını ele almanın yeni bir biçimi olarak bir yazınsal metnin derin anlamını ortaya çıkartmakta kullanılan kavram nedir?
Seçenekler
A
Çift Anlam
B
Köktenlik
C
Üstben
D
Bilinçdışı
E
Eğretilemeler
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise İlgili konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 40
İnsanla yapıt arasındaki etkileşimin incelenmesi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisdir?
Seçenekler
A
Travma
B
Ruhsal yaşam öyküsü
C
Bilinçdışı güdü
D
Metin bilinçdışı
E
Ruh çözümleme
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise ilgili konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 41
Ruhçözümleyimci eleştiride ruhbilimsel verilerden yararlanarak ve bunu kuramsal bir temele oturtarak verilen ilk örnekler kim tarafından gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Jacques Lacan
B
Jean Delay
C
Sigmund Freud
D
Charles Mauron
E
Victor Hugo
Açıklama:
Ruhçözümleyimci (Psikanalitik) eleştiri, yirminci yüzyılın ilk yarısında kendini güçlü bir biçimde hissettiren, ruhbilim alanının ünlü ruhbilimci ve hekimlerinin, sırasıyla Sigmund Freud, Carl G. Jung ve daha sonra Jacques Lacan’ın öğretilerinin yazınsal yapıtların çözümlenmesi ve yorumlanmasında yararlanılan gerçek bir yönteme dö- nüştürülerek ortaya çıkan bir eleştiridir. Bununla birlikte, onlarca yıldır var olan geleneksel eleştirinin, her fırsatta ruhbilimsel verilerden yararlanırken, bunu kuramsal olarak bir temele oturtmadığı gözlemlenmektedir. Bu konuda ilk örnekleri Sigmund Freud ve onun öğrencisi Otto Rank (1884-1839) verir.
Soru 42
I. Yapıtın oluşumunun yazarın ruhsal oluşumunun bir yansıması olduğu varsayımına dayanır. II. Yazarın yaşam öyküsünü ve yapıtını inceleyerek, her ikisinin de ortak öğesi olan “gizli içerik”i bulmaya, aralarında gizlenen temel “karmaşaları” ortaya çıkarmaya çalışır. III. Ruhçözümleme ve yazınsal eleştiri arasındaki etkileşimsel ilişki -soru ve yanıt- tek bir biçimde dile getirilemez. IV. Yazın dünyasında ruhçözümleyimci eleştirinin başlangıcı, Avrupa sanatında “Gerçeküstücü” akımın etkisini hissettirdiği döneme dayanmaktadır. Ruhçözümleyimci eleştiri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I ve IV
D
I, II, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Ruhçözümleyimci (Psikanalitik) eleştiri ile ilgili olarak verilen ifadelerin hepsi doğrudur.
Soru 43
"Sanatın Ruhçözümleyimi" ve "Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi" yapıtları hangi ruhçözümleyimci eleştiri temsilcisi tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Charles Baudouin
B
Charles Mauron
C
René Laforgue
D
Marie Bonaparte
E
Otto Rank
Açıklama:
Charles Baudouin, Sanatın Ruhçözümleyimi (Psychanalyse de l’art, 1929) ve Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi (Pyschanalyse de Victor Hugo, 1943) gibi yapıtlarda, bir yandan yazarın yaşam öyküsünü, bir yandan da yapıtını inceleyerek, her ikisinin de ortak öğesi olan “gizli içerik”i bulmaya, aralarında gizlenen temel “karmaşaları” ortaya çıkarmaya çalışır.
Soru 44
Freud’un etkisiyle, ruhçözümleyime dayanan eleştiri yönteminde hedeflenen amaçlar arasında hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Sanatçının bilinçdışı dünyasını ortaya çıkarmak
B
Sanatçının yapıtlarını yorumlamak
C
Yapıtlardaki kahramanların davranışlarını açıklamak
D
Yapıtlardaki kahramanların nasıl davranması gerektiğini açıklamak
E
Sanatçının cinsel karmaşalarını ortaya çıkarmak
Açıklama:
Yirminci yüzyılda, Freud’le oluşan, Jung ve Lacan’ın bakış açılarıyla zenginleşen ruhçözümleyim bilimsel yöntemi, etkisini yazın dünyasında yazarın yaşamına ve kişiliğine ilgi gösteren, yaşamöykücü yazarlar tarafından coşkuyla uygulanmıştır. Böylelikle Freud’un etkisiyle, ruhçözümleyime dayanan yeni eleştiri yöntemi, sanat eleştirisinde önemli bir yer almıştır. Freud’un bilinçdışı yöntemine dayanan uygulamalarında, bazıları sanatçının bilinçdışı dünyasını, cinsel karmaşalarını ortaya çıkarmak, bazıları yapıtlarını yorumlamak, bazıları da yapıtlardaki kahramanların davranışlarını açıklamak için kullanmışlardır. Ruhçözümleyimde “yaratma”nın bilinçaltı kaynaklarını açıklamak iddasında olan bir görüşte de, sanatçının yapıtını niçin ve nasıl yarattığı sorularını aydınlatılması temel oluşturur.
Soru 45
Ruhçözümleyim ve yazınsal eleştiri ilişkisi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Freud’un yapıtları, sanatsal eğilimleri içerse de, temelde yazınsal eleştiri alanında değerlendirilemez.
B
Freud, sanatçının yaratıcı gücünü düşleme yolu ile ilişkilendirir. Yazar, şair, ona göre, gündüz düşleyendir.
C
Yazarı, yazmaya iten şey, açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda olduğu istekleridir, o halde bunlar kendilerini bir şekide yazarın yapıtında, tıpkı rüyalarda olduğu gibi, simgesel olarak göstereceklerdir.
D
Her yazın ve sanat yapıtı bir eğretilemedir; sanat bir şeyi alıp başka bir bağlama oturtur.
E
Her yapıt, tıpkı düş gibi, bir ruhsal nedenliğin sonucudur, yalnızca “gizli içeriği” vardır.
Açıklama:
Seçeneklerde verilen ifadelerden E seçeneği dışındakiler ruhçözümleyim ve yazınsal eleştiri ilişkisi ile ilgili olarak doğru bilgi içermektedir. E seçeneğindeki bilginin doğrusu,"Her yapıt, tıpkı düş gibi, bir ruhsal nedenliğin sonucudur, bir “açık içeriği” bir de “gizli içeriği” vardır" şeklindedir. Yazarın iç evreninin ve onu hazırlarken çoğu kez hiç bilincinde olmadığı güdülenmelerinin bir “yansıtması”dır. Böylelikle yazınsal ruhçözümleyimci yöntemi, bir yapıtın gizil içeriğinin çözümlenmesi olarak tanımlanır ve eleştirinin ilgi alanına girer.
Soru 46
Çözümlemelerde Freud öğretisine dayanarak dilbilim ve ruhçözümleyim ilişkisini açıklayan Jacques Lacan, "sözcük, bir sözel betimleme, tasarım değil, bir imgedir" derken neyi anlatmak istemiştir?
Seçenekler
A
Sözcük, artık kendi dışında, değişmez bir anıya gönderen bir göndergedir.
B
Sözcükler metin bilincinden bağımsızdırlar.
C
Çözümleyicinin inceleme konusu olan bilinçdışı artık “dil”in dışındadır.
D
Bilinçdışı, sözcüğün arka yüzü ya da maskesidir, yani “Ötekinin söylemi”dir, ya da “ben söylemde” eksik olandır.
E
Sözcükler bilinçdışından bağımsızdır.
Açıklama:
Freud öğretisini dilbilimle pekiştirmek isteyen Jacques Lacan’a göre sözcük, artık “bir sözel betimleme, tasarım” değil, bir imgedir; artık kendi dışında, değişmez bir anıya gönderen bir gönderge değildir. Sözcük, başka sözcüklere, onlar da başka sözcüklere gönderir ve böylece metin bilincini oluştururlar. O andan itibaren, çözümleyicinin inceleme konusu olan bilinçdışı artık “dil”in dışında değil, içindedir; bilinçdışı, sözcüğün arka yüzü ya da maskesidir, yani “Ötekinin söylemi”dir, ya da “ben söylemde” eksik olandır. Bu durumda, “bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır ve dilbilim yöntemlerinin ilgi alanına girer”. Böylelikle çözümlemelerde, dilbilim ve ruhçözümleyim birbirlerini açıklarlar.
Soru 47
1955 yılında ruhçözümleyim yöntemini kullanarak "Hamlet" üzerine derin bir inceleme yapan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sigmond Freud
B
Ernest Jones
C
Otto Rank
D
Marie Bonaparte
E
Charles Baudouin
Açıklama:
Freud sanat yapıtlarına eğilmekle bu yöntemin nasıl uygulanabileceğini gösteren ilk örnekleri vermiştir. Freud’e göre çocuğun ilk cinsel istekleri anaya yönelir ve babayı rakip bildiği için onun ölümünü ister. Freud, Hamlet ’in de bu tema ile çözümlenebileceğini işaret eder. Ancak, bu tragedya üzerinde, 1955 yılında ruhçözümleyim yöntemini kullanarak derin bir inceleme yapan Ernest Jones olmuştur.
Soru 48
Ruhçözümleyimci eleştiride yazar/yapıt denklemindeki birinci yaklaşımın ortaya çıkartmayı amaçladığı unsurlar arasında hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Yazarın ilk çocukluk dönemi travmaları
B
Yazarın bilinçaltı dünyası ve gizli istekleri
C
Yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri
D
Yazarın cinsel eğilimleri
E
Yazarın güdüleri
Açıklama:
Birinci yaklaşım yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar; bu ruhçö- zümleyimci eleştiri, yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak, yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini, cinsel eğilimlerini, saplantılarını, ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını (travmalar), güdülerini, dürtülerini, ortaya çıkartmayı amaçlayan incelemeleri kapsar. Ruhçözümleyimin bu yolda kullanılması, yapıttan hareketle yazarı açıklayan eleştiri türüdür. Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşamöyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derin anlamından söz edilmez. İkinci yaklaşım ise ruhçözümleyim yöntemini, yazarın özyaşam öyküsüne ulaşmanın ötesinde, yapıtın derin anlamsal yapısını, yapıta ait özellikleri açıklamak için kullanır.
Soru 49
Hangisi Mauron’un çözümlemelerinin, uygulama teknikleri açısından içerdiği eksikliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Okurun yazınsal imgeleri yaşamasına olanak sağlaması
B
Yazın incelemeleri için geliştirilmemiş bir bilgi alanını kullanması
C
Eleştirmenin yararlandığı dalın uzmanı olmaması
D
Araştırma nesnesiyle araştırma aracını sürekli olarak birbirine karıştırması
E
Ya yapıtı yazarla, ya da yazarı yapıtla açıklamaya çalışarak karışıklığa sebep olması
Açıklama:
Mauron’un çözümlemeleri aydınlatıcı gözlemler içermekle birlikte, yöntemin uygulama teknikleri açısından birtakım eksikler içerir. Öncelikle, yazın incelemeleri için geliştirilmemiş bir bilgi alanını kullanır, üstelik eleştirmen yararlandığı dalın uzmanı değildir, her an büyük yanılgılara düşebilir; ikincisi, ruhbilimsel ya da ruhçözümsel eleştiri, araştırma nesnesiyle araştırma aracını sürekli olarak birbirine karıştırır: eleştirmen ya yapıtı yazarla açıklar, ya da yazarı yapıtla. Bu sürekli gidiş geliş, içinden çıkılmaz bir karışıklık öğesi olarak, yirminci yüzyılın ikinci yarısında da, yazın eleştirmenlerinin arasında varlığını sürdürmüş, karşıt çıkışlara ya da yeni eğilimlere yol açmıştır.
Soru 50
Flaubert’i çözümlediği "Ailenin Aptalı" adlı denemesi ile Freud’un kuramının insan-oluş yanı kadar, bireyi, şimdinin olduğu gibi geleceğinde de var olan ruhsal oluşanlarıyla inceleyen ve “Varoluşçu Ruhçözümleyim” eleştiri akımının öncüsü olan kimdir?
Seçenekler
A
Jean Bellemin-Noël
B
Martha Robert
C
Dominique Fernandez
D
Jean Paul Sartre
E
Jean-Michel Garet
Açıklama:
Varoluşçuluk felsefesinin temsilcisi yazar Jean Paul Sartre’ın, Flaubert’i çözümlediği Ailenin Aptalı adlı denemesi, Freud’un kuramının insan-oluş yanı kadar, bireyi, şimdinin olduğu gibi geleceğinde de var olan ruhsal oluşanlarıyla inceler ve “Varoluşçu Ruhçözümleyim” eleştiri akımının öncüsü olur.
Soru 51
Baudelaire’in Başarısızlığı, kimin eseridir?
Seçenekler
A
René Laforgue
B
Marie Bonaparte
C
Dr. Jean Delay
D
Charles Baudouin
E
Charles Mauron
Açıklama:
Baudelaire’in Başarısızlığı, René Laforgue’un eseridir. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
Freud'un, 1895 yılında Breuer ile ortaklaşa hazırladıkları Histeri Üzerine İncelemeler adlı, tıp çevresinde tepkiyle karşılanan çalışmasında hangi kavram yer almaz?
Seçenekler
A
Değiştirme
B
Dışavurum
C
Evrim
D
Bastırma
E
Bilinçdışı
Açıklama:
Freud, 1895 yılında Breuer ile ortaklaşa hazırladıkları Histeri Üzerine İncelemeler adlı, tıp çevresinde tepkiyle karşılanan çalışmayı yayınlamıştır. Bu yapıtta, ruhçözümleyimin temel ilkeleri olan bilinçdışı, değiştirme, dışavurum, bastırma kavramlarına daha o zamandan rastlanır. Doğru cevap C'dir.
Soru 53
Davranış üzerine etki yapan, ama pek farkına varılamayan süreçleri adlandıran ve eğilimler, otomatik alışkanlıklar gibi bilinci etkileyen ya da doğa ötesi
ile ilişkilerin kurulduğu, öznelliğin eksik olduğu alan hangi kavramla adlandırılır?
ile ilişkilerin kurulduğu, öznelliğin eksik olduğu alan hangi kavramla adlandırılır?
Seçenekler
A
Ego
B
İçgüdü
C
Bilinçaltı
D
Bilinçdışı
E
Libido
Açıklama:
Bilinçdışı: Davranış üzerine etki yapan, ama pek farkına varılamayan süreçlere verilen ad. Eğilimler, otomatik alışkanlıklar gibi bilinci etkileyen ya da doğa ötesi
ile ilişkilerin kurulduğu, öznelliğin eksik olduğu alan.Doğru cevap D'dir.
ile ilişkilerin kurulduğu, öznelliğin eksik olduğu alan.Doğru cevap D'dir.
Soru 54
I. İstek Öteki’ni istemektir.
II. Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır.
III. İstek ile bilinçdışının bir ilintisi yoktur.
Fransız Jacques Lacan, 1966 yıllarında kendi okulunu kurdu ve derslerinde, ruhçözümleyim klinik tedavisiyle sınırlı kalmayarak, öğretisini Freud’un kuramının şu iki söylemine dayandırdı: “bilinçdışı Öteki’nin söylemi” ve “bilinçdışı bir dil ile kurulur”. Hangisi Lacan'ın, düşüncesinin ana dayanaklarıarasında yer alır?
II. Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır.
III. İstek ile bilinçdışının bir ilintisi yoktur.
Fransız Jacques Lacan, 1966 yıllarında kendi okulunu kurdu ve derslerinde, ruhçözümleyim klinik tedavisiyle sınırlı kalmayarak, öğretisini Freud’un kuramının şu iki söylemine dayandırdı: “bilinçdışı Öteki’nin söylemi” ve “bilinçdışı bir dil ile kurulur”. Hangisi Lacan'ın, düşüncesinin ana dayanaklarıarasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Fransız Jacques Lacan, 1966 yıllarında kendi okulunu kurdu ve derslerinde, ruhçözümleyim klinik tedavisiyle sınırlı kalmayarak, öğretisini Freud’un kuramının şu iki söylemine dayandırdı: “bilinçdışı Öteki’nin söylemi” ve “bilinçdışı bir dil ile kurulur”. Lacan, düşüncesinin ana dayanaklarını üç ilke çerçevesinde kurar: 1- “İstek Öteki’ni istemektir”; insanoğlu ancak Öteki’nde kendisini bulur. 2- Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır. 3- İstek bilinçdışının kilit taşıdır; isteğin nedeni eksikliktir ve özne ancak bu eksiklik nedeniyle var olmaya olanak tanır. Doğru cevap C'dir.
Soru 55
Hamlet ve Oidipus incelemesini kim yayınlamıştır?
Seçenekler
A
Freud
B
Jacques Lacan
C
Carl Gustav Jung
D
Josef Breuer
E
Ernest Jones
Açıklama:
Freud’un yapıtları, sanatsal eğilimleri içerse de, temelde yazınsal eleştiri alanında değerlendirilemez. Düşlerin Yorumu kitabında Oidipus kompleksi temasının bir örneğini Sophokles’in Kral Oidipus oyununda bulmuştur. Hamlet’in de Oidipus sorunu ile çözümlenebileceğini ortaya koymuştur. Fakat bu tragedyaya ruhçözümleyim yöntemini uygulayarak, Hamlet ve Oidipus (1910) incelemesini yayınlayan Ernest Jones olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 56
I. Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi
II. Mallarmé’nin Ruhçözümleyimine Giriş
III. Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söylene
Hangisi Charles Mauron'un eserlerindendir?
II. Mallarmé’nin Ruhçözümleyimine Giriş
III. Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söylene
Hangisi Charles Mauron'un eserlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Mauron, Mallarmé’nin Ruhçözümleyimine Giriş (Introduction à la psychanalyse de Mallarmé, 1950), Racine’in Yapıtında ve Yaşamında Bilinçaltı (L’Inconscient dans l’oeuvre et la vie de J. Racine, 1957), Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söylene (Des métaphores obsédantes au mythe personel, 1963) eserlerini yazmıştır. Victor Hugo’nun Ruhçözümleyimi (1943), Charles Baudouin'a aittir. Doğru cevap D'dir.
Soru 57
Tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt
duygular geliştirmesi hangi kavramla adlandırılır?
duygular geliştirmesi hangi kavramla adlandırılır?
Seçenekler
A
Açık içerik
B
Nevroz
C
Yüceltme
D
İmgeleme
E
Yansıtma
Açıklama:
Yansıtma: Tedavi sürecinde hastanın doktoruna karşı sevgi ve düşmanlık gibi, karşıt duygular geliştirmesi. Hasta anne ve babasına duyduğu duygularını, yeniden bir çocuk olduğu psikanalitik tedavi sırasında doktoruna
yansıtarak, onu ebeveynleriyle özdeşleştirir. Doğru cevap E'dir.
yansıtarak, onu ebeveynleriyle özdeşleştirir. Doğru cevap E'dir.
Soru 58
Rüyaların Yorumu adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Charles Mauron
C
Dominique Fernandez
D
Jean-Michel Garet
E
Ferdinand de Saussure
Açıklama:
Freud sanat yapıtlarına eğilmekle bu yöntemin nasıl uygulanabileceğini gösteren ilk örnekleri vermiştir. Rüyaların Yorumu kitabında, sonradan çok işlenen Oidipus karmaşası temasını Sophokles’in Kıral Oidipus oyununda bulgular. Freud’e göre çocuğun ilk cinsel istekleri anaya yönelir ve babayı rakip bildiği için onun ölümünü ister. Doğru cevap A' dır.
Soru 59
Aşağıdaki eserlerden hangisi Jean-Michel Garet' e aittir?
Seçenekler
A
Mallarmé’nin Ruh çözümleyimine Giriş
B
Yazınsal Tipte Estetik Bir İnceleme: Robinson Cruosé
C
Racine’in Yapıtında ve Yaşamında Bilinçaltı
D
Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söyleme
E
Rüyaların Yorumu
Açıklama:
Jean-Michel Garet, Yazınsal Tipte Estetik Bir İnceleme: Robinson Cruosé (Une étude esthétique d’un type littéraire, 1973) adlı çalışmasında, ruhçözümleyim yönteminin katkısına bir bölüm ayırır. Doğru cevap B' dir.
Soru 60
Aşağıdaki eserlerden hangisi Dominique Fernandez' e aittir?
Seçenekler
A
Saplantı Eğretilemelerden Kişisel Söyleme
B
Racine’in Yapıtında ve Yaşamında Bilinçaltı
C
Ruhçözümleyimin Yansılamaları
D
Rüyaların Yorumu
E
Yazınsal Tipte Estetik Bir İnceleme: Robinson Cruosé
Açıklama:
Fernandez, Ruhçözümleyimin Yansılamaları (Incidences de la psychanalyse, 1970) başlıklı incelemesinde, ruhsalyaşamöyküsü adını verdiği yazınsal bir eleştiri türü karşısında eleştirmenlerin ve yazarların oluşturduğu karşıtlar birliğini aydınlatmaya ve yöntemini savunmaya çalışır. Doğru cevap C' dir.
Soru 61
Ruhçözümleyimci eleştiri Avrupa sanatında hangi sanat akımı ile ilişkilendirilir?
Seçenekler
A
Dışavurumculuk
B
Gerçeküstücülük
C
İzlenimcilik
D
Gerçekçilik
E
Gelecekçilik
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 62
Ruhçözümleyimci eleştiri temelde eseri incelerken hangi kriterleri baz alır?
Seçenekler
A
Eser ile sanatçısı arasındaki bağı
B
Eser ile İzleyicisi arasındaki bağı
C
Eser ile toplumsal yapı arasındaki bağı
D
Sanatçı ile izleyicşi arasındaki bağı
E
Sanatçı ile toplumsal yapı arasındaki bağı
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 63
Ruhçözümleyimci terimini açıklayan eşdeğerde diğer kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Nevroz
C
Psikosomatik
D
Psikanaliz
E
Terapi
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Freud ve Breuer'in 1895 yılında ortaklaşa yazdıkları "Histeri Üzerine İncelemeler" adlı eserde üzerinde durulan kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Bilinçdışı
B
Libido
C
Değiştirme
D
Dışavurum
E
Bastırma
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
Soru 65
Kişinin davranışını belirleyen etmen sadece kişisel güdülenme değil, aynı zamanda ………….. algılama biçimidir.
Seçenekler
A
Kendisini
B
Çevresini
C
Tarihini
D
Geleneklerini
E
Benliğini
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 66
Eserlerde yer alan simgelerin kaynağı…………..
Seçenekler
A
Bilinçaltıdır
B
Bilinçüstüdür
C
Bilinçdışıdır
D
Bilinçötesidir
E
Bilinçiçidir
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
Soru 67
Psikanaliz yöntemi ilk evrelerinde neye dayandırılmıştır?
Seçenekler
A
Söze
B
Düşlere ve rüyalara
C
Sözsüz iletişime
D
Beden diline
E
Duygusal zekaya
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 68
Yazarı, yazmaya iten şey, açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda kaldığı ….
Seçenekler
A
Duygu ve düşünceleridir
B
Hayalleridir
C
Beklentileridir
D
Korku ve istekleridir
E
Hepsi
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
Soru 69
Freudcu savlardan ilk önce ayrı düşen bilim adamı kimdir?
Seçenekler
A
Otto Rank
B
Josef Breuer
C
Dr.Jean Delay
D
Lacan
E
Carl Gustav Jung
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Soru 70
Sanatçının yaratıcı eğilimlerini ve eserin içerik ve temel öğesinin çocukluk döneminde yattığını söyleyen eleştirmen kimdir?
Seçenekler
A
Mauron
B
Mallarme
C
Racine
D
Fernandes
E
Sartre
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 71
Haz ilkesinin adı nedir?
Seçenekler
A
Venüs
B
Olympos
C
Zeus
D
Eros
E
Medusa
Açıklama:
Ruhçözümleyim ve yazınsal eleştiri arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu ve Charles Mauron’un ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini açıklayabileceksiniz.
Soru 72
Yaratma sürecini dehanın dışa vurumu olarak gören hangi bilim adamıdır?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Otto Rank
C
Lacan
D
Friedrich Nietzsche
E
Carl Gustav Jung
Açıklama:
Ruhçözümleyim ve yazınsal eleştiri arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu ve Charles Mauron’un ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini açıklayabileceksiniz.
Soru 73
Psikanalitik düşüncenin ana merkezi hangi şehir olmuştur?
Seçenekler
A
Roma
B
Viyana
C
Paris
D
Londra
E
Berlin
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 74
Dominique Fernandez ruhsalyaşamöyküsel incelemenin ilgi alanını tanımlarken aşağıdakilerden hangisine başvurur? I Yapıtın kimi özelliklerinde çocukluktaki ruhsal yaralanmaların (travmalar) yansımalarının bulunması II Yapıtın kaynağında yer alan insan unsuru III İnsanla yapıt arasındaki etkileşimin incelenmesi IV Sanatçının bilinçaltı
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve III
C
I ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangileri refleksif düşünce için geçerlidir? 1. Refleksif düşünce, bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde de düşünmektir. 2. Refleksif düşünce, aynı zamanda kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşüncedir. 3. Refleksif düşünce, kendi içindeki bir şeyi, kendi kendine yorumlamaya ve anlamlandırmaya çalışan düşüncenin keşfidir.
Seçenekler
A
1 ve 2
B
1 ve 3
C
2 ve 3
D
1, 2 ve 3
E
Yalnızca 3
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Refleksif düşünce, bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde de düşünen düşünce demektir. Refleksif düşünceye, kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşünce de diyebiriz. Başka bir deyişle, bilinçdışın keşfi, Freud’un başkasının söyleminde, kendi içindeki bir şeyi, kendi kendine yorumlamaya, anlamlandırmaya çalışan düşüncenin keşfi olarak ifade edilebilir.
Refleksif düşünce, bir şey üzerinde düşünürken aynı zamanda kendi üzerinde de düşünen düşünce demektir. Refleksif düşünceye, kendi nesnesinin oluşumunda bir payı olan, döngüsel ya da bakışık düşünce de diyebiriz. Başka bir deyişle, bilinçdışın keşfi, Freud’un başkasının söyleminde, kendi içindeki bir şeyi, kendi kendine yorumlamaya, anlamlandırmaya çalışan düşüncenin keşfi olarak ifade edilebilir.
Soru 76
1- "İstek Öteki’ni istemektir”; insanoğlu ancak Öteki’nde kendisini bulur. 2- Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır. 3- İstek bilinçdışının kilit taşıdır; isteğin nedeni eksikliktir ve özne ancak bu eksiklik nedeniyle var olmaya olanak tanır". Yukarıda sıralanan görüşleri ortaya atan bilim insanı aşağıdakilerden hangiisidir?
Seçenekler
A
Carl Gustav Jung
B
Sigmon Freud
C
Josef Breuer
D
Mélanie Klein
E
Jacques Lacan
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Freud’un düşüncelerini benimseyen Fransız Jacques Lacan, 1966 yıllarında kendi okulunu kurdu ve derslerinde, ruhçözümleyim klinik tedavisiyle sınır›ı kalmayarak, öğretisini Freud’un kuramının şu iki söylemine dayandırdı: “bilinçdışı Öteki’nin söylemi” ve “bilinçdışı bir dil ile kurulur”. Lacan, düşüncesinin ana dayanaklarını üç ilke çerçevesinde kurar: 1- “istek Öteki’ni istemektir”; insanoğlu ancak Öteki’nde kendisini bulur. 2- Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır. 3- istek bilinçdışının kilit taşıdır; isteğin nedeni eksikliktir ve özne ancak bu eksiklik nedeniyle var olmaya olanak tanır.
Freud’un düşüncelerini benimseyen Fransız Jacques Lacan, 1966 yıllarında kendi okulunu kurdu ve derslerinde, ruhçözümleyim klinik tedavisiyle sınır›ı kalmayarak, öğretisini Freud’un kuramının şu iki söylemine dayandırdı: “bilinçdışı Öteki’nin söylemi” ve “bilinçdışı bir dil ile kurulur”. Lacan, düşüncesinin ana dayanaklarını üç ilke çerçevesinde kurar: 1- “istek Öteki’ni istemektir”; insanoğlu ancak Öteki’nde kendisini bulur. 2- Simgesel düzen, insanın var olabildiği kendi öz düzeni, yani söz alanıdır. 3- istek bilinçdışının kilit taşıdır; isteğin nedeni eksikliktir ve özne ancak bu eksiklik nedeniyle var olmaya olanak tanır.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Freud'a göre ruhçözümleyimin nesnesinin, yani insan oluşunun kendisini oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Güdülenme ve dürtüler.
B
İçgüdüsel eğilimler ve içgüdüsel tepkiler.
C
Yansıtma, bastırma ve ruhsal savunma.
D
Özdeşleşme, içselleştirme, dışavurum.
E
Hepsi
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Freud’un kuramında uzun uzadıya anlatığı bütün o “güdülenme”,“dürtüler” “bastırma”, “ruhsal savunma”, “özdeşleşme”, “içselleştirme”, “dışa vurum”, “yansıtma”, “içgüdüsel eğilimler” ve “içgüdüsel tepiler” gibi süreçler, ruhçözümleyimin nesnesinin, yani insan oluşunun kendisini oluşturmaktadır.
Freud’un kuramında uzun uzadıya anlatığı bütün o “güdülenme”,“dürtüler” “bastırma”, “ruhsal savunma”, “özdeşleşme”, “içselleştirme”, “dışa vurum”, “yansıtma”, “içgüdüsel eğilimler” ve “içgüdüsel tepiler” gibi süreçler, ruhçözümleyimin nesnesinin, yani insan oluşunun kendisini oluşturmaktadır.
Soru 78
Freud, "İnsanların bazı istekleri, itileri vardır; fakat toplum içinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bu yüzden insan, gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır." diyerek aşağıdakilerden hangisini tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Libido
B
Nevroz
C
İçtepi
D
Yaratma
E
Dışavurum
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin tanımını, temelini, Freud Kuramıyla bağıntısını açıklayabileceksiniz.
Yaratma, bilinci aşan ve bilmediğimiz içsel bir gücün (dehanın) dışa vurumudur. Freud’un sanat kuramında açıkladığı bu ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz: İnsanların bir takım istekleri, itileri vardır, fakat toplumiçinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bundan ötürü insan gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır.
Yaratma, bilinci aşan ve bilmediğimiz içsel bir gücün (dehanın) dışa vurumudur. Freud’un sanat kuramında açıkladığı bu ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz: İnsanların bir takım istekleri, itileri vardır, fakat toplumiçinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bundan ötürü insan gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi "Belli bir anda bir bireyin düşünceleri, duyguları, duygusal edimleri yalnızca kişisel “güdülenme” lerine değil, çevresini algılama biçimine de bağlıdır." açıklamasının karşılığıdır?
Seçenekler
A
İçgüdüsel eğilimlerin
B
İç çatışmaların
C
Davranışın belirlenmesinin
D
Yüceltmenin
E
Üstbenin
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştiri yöntemini, gelişim süreci içinde uygulanma alanlarını ve temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
”Davranışın”ın belirlenmesi: Belli bir anda bir bireyin düşünceleri, duyguları,duygusal edimleri yalnızca kişisel “güdülenme” lerine değil, çevresini algılama biçimine de bağlıdır.
”Davranışın”ın belirlenmesi: Belli bir anda bir bireyin düşünceleri, duyguları,duygusal edimleri yalnızca kişisel “güdülenme” lerine değil, çevresini algılama biçimine de bağlıdır.
Soru 80
1. Yön değişimi 2. Simgesel doyma 3. Ussallaştırma 4. Yüceltme
Yukarıdakilerden hangileri, iç çatışmaların, özellikle engellemelerin çözüme ulaşması için kullanılan yöntemlerdir?
Yukarıdakilerden hangileri, iç çatışmaların, özellikle engellemelerin çözüme ulaşması için kullanılan yöntemlerdir?
Seçenekler
A
1 ve 3
B
1, 2 ve 4
C
2, 3 ve 4
D
1 ve 4
E
1, 2, 3 ve 4
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
İç çatışmaların, özellikle de engellemelerin önemli rolü: Genellikle yön değişimi, simgesel doyma, ussallaştırma, yüceltme gibi işlemler yoluyla bu çatışmalar çözüme ulaştırılır.
İç çatışmaların, özellikle de engellemelerin önemli rolü: Genellikle yön değişimi, simgesel doyma, ussallaştırma, yüceltme gibi işlemler yoluyla bu çatışmalar çözüme ulaştırılır.
Soru 81
Yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak, yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini, cinsel eğilimlerini, saplantılarını, ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını (travmalar), güdülerini, dürtülerini, ortaya çıkartmayı amaçlayan inceleme yöntemi Ruhçözümleyimin hangi yöntemiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Yazardan hareketle yapıtı açıklayan eleştiri yöntemi.
B
Yazarın imge ve simgeleri kullanarak okuyucuya ulaşma yöntemi.
C
Yapıtta gizli verilmiş olan anlam ve iç yaşantı deneyimleri ile yazarı çözümleme yöntemi.
D
Yazarın öz yaşantısından hareketle okuyucuya ulaşma yöntemi olarak seçtiği sembollerin açıklanması yöntemi.
E
Yapıttan hareketle yazarı açıklayan eleştiriyöntemi.
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
Birinci yaklaşım yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar; bu ruhçözümleyimci eleştiri, yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak, yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini, cinsel eğilimlerini, saplantılarını, ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını (travmalar), güdülerini, dürtülerini, ortaya çıkartmayı amaçlayan incelemeleri kapsar. Ruhçözümleyimin bu yolda kullanılması, yapıttan hareketle yazarı açıklayan eleştiri türüdür. Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşam öyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derinanlamından söz edilmez.
Birinci yaklaşım yapıttan hareket ederek yazarı açıklamayı amaçlar; bu ruhçözümleyimci eleştiri, yazarın yapıtını, klinik tedavi sürecindeki bir hastanın sözleri gibi ele alarak, yazarın bilinçaltı dünyasını ve gizli isteklerini, cinsel eğilimlerini, saplantılarını, ilk çocukluk dönemi yaralanmalarını (travmalar), güdülerini, dürtülerini, ortaya çıkartmayı amaçlayan incelemeleri kapsar. Ruhçözümleyimin bu yolda kullanılması, yapıttan hareketle yazarı açıklayan eleştiri türüdür. Yazarın bilinaçaltının çözümlenmesiyle, yazarın yaşam öyküsü oluşturulur; yapıttan, yapıtın derinanlamından söz edilmez.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi, metnin derin yapısını oluşturan ilk çocukluk, cinsellik, “bu”, “ben”, “üstben”, “bilinçdışı”, Oidipus/Elektra karmaşası, yaşam-ölüm dürtüleri, vb. olguları ve durumları yazarın “bilinçdışı” kişiliğinde arayarak açıklamaya çalışan ruhçözümleyimi yöntemini kullanmıştır?
Seçenekler
A
Charles Mauron
B
Otto Rank
C
Marie Bonaparte
D
Charles Baudouin
E
Jacques Lacan
Açıklama:
Ruhçözümleyim ve yazınsal eleştiri arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu ve Charles Mauron’un ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini açıklayabileceksiniz.
Mauron, ele aldığı yazar ve yapıtlarda, bol bol ruhçözümleyim bilim alanı terimler kullanır, ve yazarın “bilinçdışı” kişiliğinden kaynaklanan, metnin derin yapısını oluşturan ve gözden kaçan olguları ve durumları bulur; ilk çocukluk, cinsellik, “bu”, “ben”, “üstben”, “bilinçdışı”, Oidipus/Elektrakarmaşası, yaşam-ölüm dürtüleri, vb. Bütün bunlarla, Mauron, yalnızca yapıtın ya da yazarın aydınlatılmasında, insanı aydınlatmayı hedefleyen ruhçözümleyimin “bilimsel” gerçekleriyle ileri sürülen tüm savları örnekçelerle ortaya çıkartır. Böylece yazınsal yapıtların gizli içeriğinin açıklanmasına da katkıda bulunur.
Mauron, ele aldığı yazar ve yapıtlarda, bol bol ruhçözümleyim bilim alanı terimler kullanır, ve yazarın “bilinçdışı” kişiliğinden kaynaklanan, metnin derin yapısını oluşturan ve gözden kaçan olguları ve durumları bulur; ilk çocukluk, cinsellik, “bu”, “ben”, “üstben”, “bilinçdışı”, Oidipus/Elektrakarmaşası, yaşam-ölüm dürtüleri, vb. Bütün bunlarla, Mauron, yalnızca yapıtın ya da yazarın aydınlatılmasında, insanı aydınlatmayı hedefleyen ruhçözümleyimin “bilimsel” gerçekleriyle ileri sürülen tüm savları örnekçelerle ortaya çıkartır. Böylece yazınsal yapıtların gizli içeriğinin açıklanmasına da katkıda bulunur.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi, yazın yapıtlarındaki şiirleştirici güçler (eğretilemeler) için “imgelemin devingen niteliğini yeniden canlandıracak bir ruhbilimsel eleştiri” yi önererek okura “yaşanmış bir yorum” sunulmasını savunmaktadır?
Seçenekler
A
Dominique Fernandez
B
Jean-Michel Garet
C
Martha Robert
D
Serge Doubrovsky
E
Gaston Bachelard
Açıklama:
Ruhçözümleyimci eleştirinin inceleme alanı olarak yazar/ yapıt denklemi içinde yaklaşımları tartışabileceksiniz.
Temel öğelerden -su, ateş, hava, toprak oluşturulan imgelere ayırdığı kitaplarında, Bachelard bir yazınsal metnin değerlendirilmesindekarmaşa çözümlemesinin ne denli önemli bir araştırılma ilkesi olabileceğinin üzerinde ısrarla durur. Bir eleştirmenden çok, bir ozan olan Bachelard, ozan ya da anlatıcıların imge ve eğretilemelerinin okura ulaşması için, derin bir “düş gerçeği”ne dalmaları gerektiğini vurgular ve yazın yapıtlarında etken olan şiirleştirici güçler (eğretilemeler) için “imgelemin devingen niteliğini yeniden canlandıracak bir ruhbilimsel eleştiri” yi önerir. Böylelikle okura “yalanmış bir yorum” sunarak, okurun yazınsal imgeleri “yaşamasına” olanak sağlar.
Temel öğelerden -su, ateş, hava, toprak oluşturulan imgelere ayırdığı kitaplarında, Bachelard bir yazınsal metnin değerlendirilmesindekarmaşa çözümlemesinin ne denli önemli bir araştırılma ilkesi olabileceğinin üzerinde ısrarla durur. Bir eleştirmenden çok, bir ozan olan Bachelard, ozan ya da anlatıcıların imge ve eğretilemelerinin okura ulaşması için, derin bir “düş gerçeği”ne dalmaları gerektiğini vurgular ve yazın yapıtlarında etken olan şiirleştirici güçler (eğretilemeler) için “imgelemin devingen niteliğini yeniden canlandıracak bir ruhbilimsel eleştiri” yi önerir. Böylelikle okura “yalanmış bir yorum” sunarak, okurun yazınsal imgeleri “yaşamasına” olanak sağlar.
Soru 84
Edebiyat dünyasında ruhçözümleyici eleştirinin başlangıcı, hangi akımın etkisini hissettirdiği döneme dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Gerçeküstücü
B
Gerçekçi
C
Romantik
D
Post-modern
E
Dadaist
Açıklama:
Kitabımızın 67. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 85
Ruhçözümleyimin temel ilkeleri olan bilinçdışı, değiştirme, dışavurum, bastırma kavramlarına ilk olarak aşağıdaki hangi eserde rastlanır?
Seçenekler
A
Rüyalar ve Yorumları
B
Histeri Üzerine İncelemeler
C
Cinsellik Üzerine Üç Deneme
D
Ruh Tipleri
E
Ruhbilim ve Simya
Açıklama:
Kitabımızın 68. sayfasında adı geçen bu eser B şıkkında verilmiştir.
Soru 86
"Ruh Tipleri" adlı yapıtında, insanlığın binlerce yıllık deneyim birikimini simgeleyen "kollektif bilinçdışı" kavramını öne süren ruhbilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erich Fromm
B
Melanie Klein
C
Josef Breuer
D
Carl Gustav Jung
E
Jacques Lacan
Açıklama:
Kitabımızın 69. sayfasında değinilen bu ruhbilimci D seçeneğinde doğru olarak verilmiştir.
Soru 87
I. Freud, sanatçının yaratma eylemi ile nevroz arasında sıkı bir ilişki bulur.
II. Freud, sanatçının yaratıcı gücünü düşleme yolu ile ilişkilendirir.
III. Freud, sanatçıyı bir anlamda ruh hastası olarak kabul eder.
IV. Freud'a göre, yazarın açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda olduğu istekleri, yazarın yapıtında kendisini simgeler şeklinde gösterir.
Freud'un sanatçıya bakışı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Freud, sanatçının yaratıcı gücünü düşleme yolu ile ilişkilendirir.
III. Freud, sanatçıyı bir anlamda ruh hastası olarak kabul eder.
IV. Freud'a göre, yazarın açığa vuramadığı ve bastırmak zorunda olduğu istekleri, yazarın yapıtında kendisini simgeler şeklinde gösterir.
Freud'un sanatçıya bakışı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
II, III ve IV
D
I, II ve Iv
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 70 ve 71. sayfalarında verilen bilgiye göre, sorudaki bütün ifadeler doğru olduğu için çözüm E seçeneğidir.
Soru 88
I. Ruhçözümleyici yöntemde simgelerin kaynağı bilinçdışındadır.
II. Yazınsal sözde, sözel imge ile görsel ve işitsel simgeler yan yana konur.
III. Çözümlemenin bilinçüstüne çıkardığı şey, bilinçöncesinde bastırılmış çocukluk deneyimleridir.
IV. Yazarın imgesel dil yaratımı çözümlenemez.
Yazınsallık ve ruhçözümleyim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Yazınsal sözde, sözel imge ile görsel ve işitsel simgeler yan yana konur.
III. Çözümlemenin bilinçüstüne çıkardığı şey, bilinçöncesinde bastırılmış çocukluk deneyimleridir.
IV. Yazarın imgesel dil yaratımı çözümlenemez.
Yazınsallık ve ruhçözümleyim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 72. sayfasında verilen bilgilere göre, D seçeneği doğru cevap olmalıdır.
Soru 89
Shakespeare'in Hamlet adlı tragedyası üzerine ruhçözümleyim yöntemini kullanarak derin bir inceleme yapan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ernest Jones
B
Sigmund Freud
C
Otto Rank
D
Marie Bonaparte
E
Charles Baudouin
Açıklama:
Kitabımızın 74. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 90
Mauron'un ruhçözümsel eleştirisinde insan ruhunun anlatım yollarını ele almanın yeni bir biçimi olarak, bir yazınsal metni ortaya çıkarmayı tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ben
B
Üst ben
C
Çift anlam
D
Yan anlam
E
Köktenlik
Açıklama:
Kitabımızın 75. sayfasında verilen bilgiye göre, çözüm C seçeneğidir.
Soru 91
1973 yılındaki çalışmasıyla Daniel Dafoe'nin Robinson karakterini ötekilerden ayıran davranışların belirtilerini ruhçözümleyim yöntemiyle ortaya koyan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dominigue Fernandez
B
Charles Mauron
C
Jean-Michel Garet
D
Cesare Pavese
E
Martha Robert
Açıklama:
Kitabımızın 76. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 92
İtalyan yazarı Cesare Pavese üzerine yaptığı "Cesare'ın Başarısızlığı" adlı yapıtında ruhsalyaşamöyküsü yöntemini örnekleyen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean-Michel Garet
B
Dominique Fernandez
C
Gaston Bachelard
D
Charles Mauron
E
Martha Robert
Açıklama:
Kitabımızın 77. sayfasında verilen bilgiye göre, yanıt B seçeneğidir.
Soru 93
Jean Bellemin-Noel'in içkin metin çözümlemesine ağırlık veren çağdaş eleştiri yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yazınsal eleştiri
B
Göstergeçözümleyim
C
Gösteren kuramı
D
Yüceltme mekanizması
E
Metin bilinçdışı
Açıklama:
Kitabımızın 78. sayfasında verilen bilgiye göre yanıt E seçeneğidir.
Soru 94
1948’de ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini ortaya çıkaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Charles Baudouin
B
Charles Mauron
C
René Laforgue
D
Marie Bonaparte
E
Jean Delay
Açıklama:
Charles Mauron (1899-1966), kendinden öncekilerin yaklaşımlarına uzak durarak, birçoklarına göre, Baudouin’ın yaklaşımını geliştirerek, 1948 yılında ruhçözümsel eleştiri (psikokritik) yöntemini yaratacaktır.
Soru 95
"Bilinçdışı, sözcüğün arka yüzü ya da maskesidir, yani “Ötekinin söylemi”dir, ya da “ben söylemde” eksik olandır. Bu durumda, “bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır ve dilbilim yöntemlerinin ilgi alanına girer”. Böylelikle çözümlemelerde, dilbilim ve ruhçözümleyim birbirlerini açıklarlar."
Yukarıdaki düşünce hangi psikanalitik kuram temsilcisi tarafından dile getirilmiştir?
Yukarıdaki düşünce hangi psikanalitik kuram temsilcisi tarafından dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Jacques Lacan
B
Carl Gustav Jung
C
Charles Mauron
D
Marta Robert
E
Dominique Fernandez
Açıklama:
Bu bilgilerden şu sonuçları çıkarabiliriz: Bir yazınsal metin, ergin bir kişi olan yazar tarafından yaratılıyorsa ve anlaşılıyorsa, bu “yazma edimi” bir davranış olduğundan, yazın (imgesel dil) yaratımı da öteki davranışlar gibi çözümlenebilir. Nasıl ki ruhçözümcü ergin hastasını, çok eski, unutulmuş, ancak simgelerle ulaşılabilen çocukluk dilinin deneyimleriyle uyandırıyorsa, ergin yazarın da yapıtında çocukluk döneminin kavrayışını bulmak gerekir. Bu, ergin kişinin çocukluğunu hâlâ içinde saklıyor anlamına gelir; simge, erginlerden oluşan bir toplumda, çocukluktan kalma bir sözcüktür. Freud öğretisini dilbilimle pekiştirmek isteyen Jacques Lacan’a göre sözcük, artık “bir sözel betimleme, tasarım” değil, bir imgedir; artık kendi dışında, değişmez bir anıya gönderen bir gönderge değildir. Sözcük, başka sözcüklere, onlar da başka sözcüklere gönderir ve böylece metin bilincini oluştururlar. O andan itibaren, çözümleyicinin inceleme konusu olan bilinçdışı artık “dil”in dışında değil, içindedir; bilinçdışı, sözcüğün arka yüzü ya da maskesidir, yani “Ötekinin söylemi”dir, ya da “ben söylemde” eksik olandır. Bu durumda, “bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır ve dilbilim yöntemlerinin ilgi alanına girer”. Böylelikle çözümlemelerde, dilbilim ve ruhçözümleyim birbirlerini açıklarlar.
Soru 96
İnsanların bir takım istekleri, itileri vardır, fakat toplum içinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bundan ötürü insan gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır. Ancak bu hayal kurma eylemi aşırı kaçar, normal sınırları aşarsa bir nevi ruh hastalığı olarak nitelendirilir.
Yukarıdaki açıklamalarda Freud, sanatçının yaratma eylemi ile hangi kavram arasında bir ilişki olduğunu vurgulamaktadır?
Yukarıdaki açıklamalarda Freud, sanatçının yaratma eylemi ile hangi kavram arasında bir ilişki olduğunu vurgulamaktadır?
Seçenekler
A
libido
B
yansıtma
C
nevroz
D
yüceltme
E
bilinçdışı
Açıklama:
Hayal kurma eyleminin aşırıya kaçması ve bir ruh hastalığı olarak nitelendirilmesi ifadeleri doğrudan nevroz terimine göndermede bulunmaktadır.
Freud, sanatçının yaratma eylemi ile nevroz arasında sıkı bir ilişki bulur ve
‘yaratma’daki rolünü belirlemeye çalışır. Yaratma, bilinci aşan ve bilmediğimiz içsel bir gücün (dehanın) dışa vurumudur. Freud’un sanat kuramında açıkladığı
bu ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz: İnsanların bir takım istekleri, itileri vardır, fakat
toplum içinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bundan ötürü insan gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır.
Ancak bu hayal kurma eylemi aşırı kaçar, normal sınırları aşarsa ruh hastalığı, bir
bağlamda nevroz için ortam hazırlamış olur. Freud, kuramında, sanatçının yaratıcı gücünü düşleme yolu ile ilişkilendirir.
Freud, sanatçının yaratma eylemi ile nevroz arasında sıkı bir ilişki bulur ve
‘yaratma’daki rolünü belirlemeye çalışır. Yaratma, bilinci aşan ve bilmediğimiz içsel bir gücün (dehanın) dışa vurumudur. Freud’un sanat kuramında açıkladığı
bu ilişkiyi şöyle özetleyebiliriz: İnsanların bir takım istekleri, itileri vardır, fakat
toplum içinde yaşadığından, dış gerçekliğe uymak zorunluluğu duyar ve bu isteklerini bastırma, örtme yoluna gider. Bundan ötürü insan gerçek hayatta kavuşamadığı bu istekleri hayal kurma (düşleme-imgelem) yolu ile elde etmeğe çalışır.
Ancak bu hayal kurma eylemi aşırı kaçar, normal sınırları aşarsa ruh hastalığı, bir
bağlamda nevroz için ortam hazırlamış olur. Freud, kuramında, sanatçının yaratıcı gücünü düşleme yolu ile ilişkilendirir.
Ünite 5
Soru 1
Vico'nun Homeros’u psikolojik ve sosyal açıdan yorumlamaya çalıştığı eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Edebiyat Kuramları
B
Yeni Bilim
C
İngiliz Edebiyatı Tarihine Giriş
D
Edebiyata Dair
E
Fransız Edebiyatı Dersleri
Açıklama:
Vico bu eserinde Homeros’u psikolojik ve sosyal açıdan yorumlamaya çalışmıştır. Vico’nun Yeni Bilim adlı eseri sosyolojik eleştirinin temelini oluşturmaktadır.
Soru 2
Ona göre eser, ancak çevre, ülke ve uygarlıkların çözümlenmesiyle anlaşılabilir. Ancak bir eseri aydınlığa kavuşturabilmek için, edebiyatın toplumun törelerini yansıttığını söylemek de yeterli değildir. Edebiyat, farklı tür ve görünümleriyle de topluma bağlı bir sanattır.
Bu görüşe sahip Fransız tarihçi, edebiyat eleştirmeni ve siyasetçi aşağıdakilerden hangisidir?
Bu görüşe sahip Fransız tarihçi, edebiyat eleştirmeni ve siyasetçi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gustave Lanson
B
Hippolyte Taine
C
Abel François Villemain
D
Friedrich Engels
E
Karl Marks
Açıklama:
Abel François Villemain
Soru 3
Irk kavramı üzerinde dururken, biyolojik üstünlük kavramına yönelmez. Bu terimle daha çok bir milletin millî özelliklerini kasteder. Her milletin kendine has duyarlılıkları olduğunu belirtir. Millî karakterin doğuştan geldiğini vurgular. Dönem (moment) kavramı tam olarak tanımlanmış değildir. Her zaman aynı anlamda kullanılmamaktadır. Bazen an anlamında da kullanıldığı olur. Çevre edebî metni açıklamada en önemli rolü oynar. Edebî metnin üretildiği çevreye özellikle dikkati çekmiştir. Çevreyi veya ortamı iklim, toprak, coğrafi durum ve toplumsal koşullar belirler. Bu unsurlar insanın karakterine ve mizacına yön verir.
Metne göre, düşünceleri betimlenen Fransız düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Metne göre, düşünceleri betimlenen Fransız düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lucien Goldmann
B
George Lukacs
C
Gustave Lanson
D
Abel François Villemain
E
Hippolyte Taine
Açıklama:
Hippolyte Taine
Soru 4
Edebî eseri, birey ile toplum arasında bir bildirişim aracı olarak kabuleder. Edebî esere bakışta üç noktayı özellikle vurgulamıştır. Bunlar gerçeklikle ilgili zevk, araştırma ve bireysel sezgilerdir. Aşağıdakilerden hangisi yukarıda tanımlanan Fransız edebiyatı tarihçisi ve eleştirmenidir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Abel François Villemain
C
Karl Marks
D
Gustave Lanson
E
Friedrich Engels
Açıklama:
Gustave Lanson
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Maksist düşüncenin kurucularından biridir?
Seçenekler
A
Friedrich Engels
B
Peter V. Zima
C
Theodor Adorno
D
Walter Benjamin
E
George Lukacs
Açıklama:
Friedrich Engels
Soru 6
1923’te Tarih ve Sınıf Bilinci başlıklı diğer eserinde Hegelci diyalektik materyalizme ters düşen görüşler ileri süren edebiyat kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
George Lukacs
B
Lucien Goldmann
C
Friedrich Engels
D
Karl Marks
E
Walter Benjamin
Açıklama:
George Lukacs
Soru 7
Edebî eser incelemelerine yönelik yeni bir kavram anlamlı yapı (İng. signififying structure, Fr. structure significative) kavramını geliştiren edebiyat kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Theodor Adorno
B
Lucien Goldmann
C
George Lukacs
D
Walter Benjamin
E
Peter V. Zima
Açıklama:
Lucien Goldmann
Soru 8
Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında, Marksist eleştirmenler kadar olmasa da, edebiyatta toplumsallığı göz önünde bulundurmuşlardır. Bu bakımdan Frankfurt Okulu, çoğu edebiyat kuramı ile ilgili kitaplarda Marksist edebiyat eleştirmenleriyle birlikte ele alınmışlardır. Frankfurt Okulu kuramcıları, bazı kavramları Marksist eleştirmenlerle ortaklaşa
kullanmışlardır. Ancak, söz konusu kavramlara Frankfurt Okulu eleştirmenlerinin yükledikleri anlam ile Marksist eleştirmenlerin yükledikleri anlam
arasında farklar vardır.
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardan biri değildir?
kullanmışlardır. Ancak, söz konusu kavramlara Frankfurt Okulu eleştirmenlerinin yükledikleri anlam ile Marksist eleştirmenlerin yükledikleri anlam
arasında farklar vardır.
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
kapitalizm
B
maddileşme
C
sosyalizm
D
yabancılaşma
E
hükmetme
Açıklama:
sosyalizm
Soru 9
Toplum, tarihsel süreçte sınıf hakimiyetinden kurtulmak için mücadelesini sürdürmektedir. Fakat bu mücadele Marksist düşüncede olduğu gibi iyiye doğru değil, insanlığı felakete doğru sürükleyen bir seyir izlemektedir. Toplumda sınıf çatışması devamlılık göstermez. Buna karşılık bireyler belirli değer ve ilgilerden uzaklaşır. Bu uzaklaşmanın sebebi kapitalizmin küresel sonuçlarıdır.
Yukarıdaki düşünceleri savunan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki düşünceleri savunan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Walter Benjamin
B
George Lukacs
C
Lucien Goldmann
D
Theodor W. Adorno
E
Gustave Lanson
Açıklama:
Theodor W. Adorno
Soru 10
Geliştirdiği kuramlarda zıtlıkların diyalektik birliğinden yola çıkan, aynı
zamanda akıldışılığı keşfeden ilk kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
zamanda akıldışılığı keşfeden ilk kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Theodor W. Adorno
B
Walter Benjamin
C
George Lukacs
D
Lucien Goldmann
E
Mikhail M. Bakhtin
Açıklama:
Mikhail M. Bakhtin
Soru 11
Yeni Bilim adlı eser aşağıdaki filozoflardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Giambastista Vico
B
Karl Marks
C
Abel François Villemain
D
Hippolyte Taine
E
Gustave Lanson
Açıklama:
Vico’nun Yeni Bilim adlı eseri sosyolojik eleştirinin temelini oluşturmaktadır.
Soru 12
Dinin, âdetlerin, kanunların edebiyat üzerinde, edebiyatın da din, âdetler ve kanunlar üzerinde ne gibi tesirleri olduğunu anlatan edebiyat toplum ilişkisine dayalı eseri kaleme alan isim kimdir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Gustave Lanson
C
Madame de Staël
D
Aber François Villemain
E
Lucien Goldmann
Açıklama:
Sosyolojik eleştiri tarihi içerisinde, Vico’dan sonra üzerinde durulması gereken diğer bir isim Madame de Staël’dir. 1766-1817 yılları arasında yaşayan Staël, 1800 yılında Edebiyata Dair (De la Littérature...) adlı eserini yayımlamıştır. Madame de Staël’in bu eseri edebiyat-toplum ilişkisini inceleme amacına yöneliktir. Söz konusu eserinde Madame de Staël dinin, âdetlerin, kanunların edebiyat üzerinde, edebiyatın da din, âdetler ve kanunlar üzerinde ne gibi tesirleri olduğunu söyler.
Soru 13
Fransız tarihçi, edebiyat eleştirmeni ve siyasetçisi olan Villemain'ın yayımladığı eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Edebiyata Dair (De la Littérature...)
B
La Scienza Nuova (Yeni Bilim)
C
Tarih ve Sınıf Bilinci
D
Roman Kuramı
E
Cours de littérature française (Fransız Edebiyatı Dersleri)
Açıklama:
Fransız tarihçi, edebiyat eleştirmeni ve siyasetçisi olan Villemain 1790-1870 yılları arasında yaşamıştır. En önemli eseri 1828’de yayımlanan Cours de littérature française (Fransız Edebiyatı Dersleri) adlı eseridir. Villemain, eleştiri anlayışı bakımından Staël’e yakındır. Eleştiride nesnelliğin önemi üzerinde durmuştur. Ona göre eser, ancak çevre, ülke ve uygarlıkların çözümlenmesiyle anlaşılabilir. Ancak bir eseri aydınlığa kavuşturabilmek için, edebiyatın toplumun törelerini yansıttığını söylemek de yeterli değildir
Soru 14
İklim, toprak, coğrafi durum ve toplumsal koşullar belirlediği Hippolyte Taine'in ortaya attığı kategori ne ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Irk
B
Dönem
C
Bireysel sezgiler
D
Çevre
E
Zevk
Açıklama:
Çevre edebî metni açıklamada en önemli rolü oynar. Bu bakımdan Taine, edebî metnin üretildiği çevreye özellikle dikkati çekmiştir. Çevreyi veya ortamı iklim, toprak, coğrafi durum ve toplumsal koşullar belirler. Bu unsurlar insanın karakterine ve mizacına yön verir.
Soru 15
Nietzsche’nin daimî dönüş ilkesi hangi filozofun hangi görüşü ile benzerlik göstermektedir?
Seçenekler
A
Bakhtin’in karnaval dünyasındaki ruh göçü
B
Bakhtin’in akıldışılığı
C
Benjamin’in uyumsuzluğu
D
Goldmann'ın anlamlı yapısı
E
Benjamin havanın bozulması
Açıklama:
Nietzsche’nin kullandığı bazı kavramlar Bakhtin’in kuramlarının de anahtar kavramalarını oluşturmaktadır. Örneğin Nietzsche’nin üzerinde durduğu daimî dönüş miti Bakhtin’in karnaval dünyasındaki ruh göçü (reenkarnasyon) fikri ile benzerlik gösterir. Bakhtin’in ifade ettiği reenkarnasyon anı Nietzsche’nin daimî dönüş ilkesini hatırlatır.
Soru 16
Bakhtin’in keşfettiği kavramlardan birisi de çoksesliliktir. Bakhtin bu kavram ile neyi anlatıyor olabilir?
Seçenekler
A
Tek yanlılığa, tipikliğe, uyumlu bütünlüğe ve ciddiyete meydan okumak.
B
Bilinç ile bilinçsizlik, rüya ile uyanıklık arasındaki kaynaşmadan ileri gelen eleştirel ve özgür bir ilkedir.
C
Bütünün parçalarla ve parçaların bütünle açıklandığı diyalektik bir ilişki.
D
Sosyal bütünlüğe işaret eden tarihsel bir olgudur.
E
Edebî metnin her bağımsız bölümünün ayrı ayrı açıklanması
Açıklama:
Çokseslilik ve karnavallaşma her romanda var olan bir özellik değildir. Çok seslilik ancak büyük romanlarda görülür. Örneğin Türk edebiyatında “angaje roman” diye adlandırdığımız belirli bir ideolojiyi ve dünya görüşünü savunmak üzere yazılmış olan romanlar teksesli (İng. monophonic) romanlardır. Çok seslilik aynı zamanda tek yanlılığa, tipikliğe, uyumlu bütünlüğe ve ciddiyete meydan okumadır. Çok seslilik esasında Marksist-Leninist sistemin katı tutumuna gizliden gizliye bir meydan okuma ve bu sisteme karşı demokratik bir açılımdır. Bu düşünceler Bakhtin’in Stalin tarafından sürgüne gönderilme nedenini de açıklar niteliktedir.
Soru 17
Frankfurt Okulu'nun en önemli temsilcileri kimlerdir?
Seçenekler
A
Staël ve Bakhtin
B
Villemain ve Vico
C
Lukacs ve Goldmann
D
Adorno ve Benjamin
E
Taine ve Lanson
Açıklama:
Frankfurt Okulunun en önemli isimleri Theodor W. Adorno ve Walter Benjamin’dir. Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında, Marksist eleştirmenler kadar olmasa da, edebiyatta toplumsallığı göz önünde bulundurmuşlardır. Bu bakımdan Frankfurt Okulu, çoğu edebiyat kuramı ile ilgili kitaplarda Marksist edebiyat eleştirmenleriyle birlikte ele alınmışlardır. Bu okulun temsilcilerinin Marksistlerle beraber değerlendirilmesinin ve sosyolojik eleştiri çalışmaları bağlamında ele alınmasının bazı haklı nedenleri vardır. Frankfurt Okulu kuramcıları, bazı kavramları Marksist eleştirmenlerle ortaklaşa kullanmışlardır. Kapitalizm, maddileşme, yabancılaşma, değişen değerler ve hükmetme kavramları Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardır
Soru 18
Geliştirdiği edebi kuramda bütünün parçalarla ve parçaların bütünle açıklandığı diyalektik bir ilişkiyi savunan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Adorno
B
Marx
C
Goldmann
D
Benjamin
E
Bakhtin
Açıklama:
Edebî metindeki bir öğenin anlamı, bir bütünlük olarak düşündüğümüz eserin yapısının bütünlüğüne bağlıdır. Goldmann, geliştirdiği edebî kuramda, bütünün parçalarla ve parçaların bütünle açıklandığı diyalektik bir ilişkiyi savunmuştur.
Soru 19
Birçok dile çevrilen; Rus biçimciliği, Çek yapısalcılığı, hermeneutik, okur tepkisi eleştirisi, fenomenolojik eleştiri, Marksist estetik, göstergebilimsel eleştiri, yapısökücü eleştiri ve postmodern estetik üzerinde duran kuramcı ve eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Lukacs- Tarih ve Sınıf Bilinci
B
Zima-Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi
C
Taine- İngiliz Edebiyatı Tarihine Giriş
D
Karl Mannheim- İdeoloji ve Ütopya
E
Berna Moran-Edebiyat Kuramları
Açıklama:
Peter V. Zima’nın en önemli eseri Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi (The Philosopy of Modern Literary Theory) başlıklı çalışmasıdır. Bu kitap İtalyanca, Arapça, Çince, Korece, İspanyolca, Çekçe ve Türkçe dâhil olmak üzere, dünyanın belli başlı dillerine tercüme edilmiştir. Söz konusu kitabında Peter V. Zima, Yeni eleştiri, Rus biçimciliği, Çek yapısalcılığı, hermeneutik, okur tepkisi eleştirisi, fenomenolojik eleştiri, Marksist estetik, göstergebilimsel eleştiri, yapısökücü eleştiri ve postmodern estetik üzerinde durduktan sonra, eleştirel edebiyat teorisi veya teoretik teori adını verdiği yeni bir anlayışı önermektedir. Zima, önerdiği bu anlayışı, edebî gerçeklik -eğer böyle bir gerçeklik varsa-, çokanlamlılık ile tekanlamlılık, anlatım düzeyi ile içerik düzeyi, kapalılık ile açıklık, sözmerkezcilik ile sesmerkezcilik arasında bir yerde aramaktadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Adorno'nun düşünceleri kapsamında değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Bazı kavramları Marksist eleştirmenlerle ortaklaşa kullanmışlardır.
B
İşçi sınıfının mücadelesiyle devrimci mücadelenin gerçekleşeceğine ve sosyalist devrimin başarılı olacağına inanmaz.
C
Sanat ve edebiyat anlayışına göre, sanat ve edebiyat toplumsal gerçekliğin aynısı değildir
D
Hâkim tröst ve karteller kitle sanatını insanlara dayatmıştır.
E
Edebî metinlerdeki belirsizlik, çirkinlik ve grotesk unsurlarla ilgili bir kuram geliştirmiştir.
Açıklama:
Rus edebiyat kuramcısı Mikhail M. Bakhtin (1895-1975), Marksist estetiği oldukça farklı bir şekilde yorumlamıştır. Bakhtin’in geliştirdiği edebiyat kuramı, edebî metinlerdeki belirsizlik, çirkinlik ve grotesk unsurlarla ilgili bir kuramdır.
Soru 21
Sosyolojik eleştirinin başlangıcı hangi edebi eser ile başlamıştır?
Seçenekler
A
La Scienza Nuova
B
De la Littérature
C
Cours de littérature française
D
İngiliz Edebiyatı Tarihine Giriş
E
Edebiyat ve Toplum
Açıklama:
Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, sosyolojik eleştirinin başlangıcı Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır.
Soru 22
Edebiyat eleştiriciliğinde sosyolojik yöntemi hangi yazar başlatmıştır?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Gustave Lanson
C
Giambastista Vico
D
Madame de Staël
E
Abel François Villemain
Açıklama:
Madame de Staël dinin, âdetlerin, kanunların edebiyat üzerinde, edebiyatın da din, âdetler ve kanunlar üzerinde ne gibi tesirleri olduğunu (Alver 2003: 241) söyler. Böylece Staël edebiyat eleştiriciliğinde sosyolojik yöntemi başlatmıştır.
Soru 23
Sosyolojik eleştiri anlayışını sistemli bir yapıya kavuşturan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Abel François Villemain
B
Hippolyte Taine
C
Gustave Lanson
D
Karl Marks
E
Friedrich Engels
Açıklama:
Fransız düşünürü, eleştirmeni ve tarihçisi olan Hippolyte Taine 1828-1893 yılları arasında yaşamıştır. Taine, sosyolojik eleştiri anlayışını sistemli bir yapıya kavuşturan isim olarak bilinir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi George Lukacs'ın eserlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Roman Kuramı
B
Edebiyat Kuramı
C
Eleştiri Kuramı
D
Sosyoloji Kuramı
E
Felsefe Kuramı
Açıklama:
Lukacs’ın en önemli eserlerinden birisi 1920’de yayımlanan Roman Kuramı başlıklı eseridir.
Soru 25
Goldmann eserlerinde hangi yapıyı savunmuştur?
Seçenekler
A
Eklektik
B
Diyalektik
C
Hermeneutik
D
Ayrımsal
E
Dönüşümlü
Açıklama:
Edebî metindeki bir öğenin anlamı, bir bütünlük olarak düşündüğümüz eserin yapısının bütünlüğüne bağlıdır. Goldmann, geliştirdiği edebî kuramda, bütünün parçalarla ve parçaların bütünle açıklandığı diyalektik bir ilişkiyi savunmuştur.
Soru 26
Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında hangi görüşü savunmuşlardır?
Seçenekler
A
Toplumsallık
B
Bireysellik
C
Estetik
D
Faydacılık
E
Realistik
Açıklama:
Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında, Marksist eleştirmenler kadar olmasa da, edebiyatta toplumsallığı göz önünde bulundurmuşlardır.
Soru 27
Mikhail M. Bakhtin'in geliştirdiği edebiyat kuramı hangi olgulardan etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Estetik
B
Karmaşa
C
Belirsizlik
D
Akıl
E
Sanat
Açıklama:
Rus edebiyat kuramcısı Mikhail M. Bakhtin (1895-1975), Marksist estetiği oldukça farklı bir şekilde yorumlamıştır. Bakhtin’in geliştirdiği edebiyat kuramı, edebî metinlerdeki belirsizlik, çirkinlik ve grotesk unsurlarla ilgili bir kuramdır.
Soru 28
Akıldışılığı keşfeden ilk kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
George Lukacs
B
Theodor W. Adorno
C
Walter Benjamin
D
Mikhail M. Bakhtin
E
Nietzsche
Açıklama:
Geliştirdiği kuramlarda zıtlıkların diyalektik birliğinden yola çıkan Bakhtin, aynı zamanda akıldışılığı keşfeden ilk kuramcıdır.
Soru 29
Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi kimin eseridir?
Seçenekler
A
Peter V. Zima
B
Lucien Goldmann
C
George Lukacs
D
Theodor W. Adorno
E
Walter Benjamin
Açıklama:
Peter V. Zima’nın en önemli eseri Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi (The Philosopy of Modern Literary Theory) başlıklı çalışmasıdır.
Soru 30
Gustave Lanson hangi yaklaşımı benimsemiştir?
Seçenekler
A
Marksist
B
Hegelci
C
Estetik
D
Diyalektik
E
Toplumsal
Açıklama:
Lanson, edebiyatı hem sosyolojiye hem de felsefeye yaklaştırmış, böylece edebî metne bakışta kısmen Hegelci bir yaklaşımı benimsemiştir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi sosyolojik eleştirinin genel ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Edebiyat toplum içinde vardır.
B
Dili toplum yaratır.
C
Yazarı, eseri ve okuru toplumsal koşullar belirler
D
Geleneksel edebî sanatlar ve semboller, toplumun ortak mirasından alınır
E
Edebî eser yaratıldıktan sonra, yazar, toplum ve diğer unsurlarla bağını koparır.
Açıklama:
Edebî eser yaratıldıktan sonra, yazar, toplum ve diğer unsurlarla bağını koparır.
Soru 32
Sosyolojik eleştiri aşağıdaki yazar ve eserlerden hangisiyle başlatılır?
Seçenekler
A
Giambastista Vico-La Scienza Nuove
B
Madame de Staël -Edebiyata Dair
C
Emile Zola- Deneysel Roman
D
Berna Moran-Edebiyat Kuramları
E
George Lukacs-Roman Kuramı
Açıklama:
Giambastista Vico-La Scienza Nuove
Soru 33
Sosyolojik eleştiri anlayışını sistematik bir yapıya kavuşturan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Madame de Staël
B
Giambastista Vico
C
Hippolyte Taine
D
Gustave Lanson
E
Lucien Goldmann
Açıklama:
Hippolyte Taine
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi sosyolojik eleştiriden yararlanan eleştiri akımlarından biridir?
Seçenekler
A
Rus Biçimciliği
B
Marksist Eleştiri
C
Çek Yapısalcılığı
D
Yeni Eleştiri
E
Yapısökücü Estetik
Açıklama:
Marksist Eleştiri
Soru 35
Aşağıdaki hükümlerden hangisi George Lukacs’ın Roman Kuramı adlı eserinin önemini ortaya koyar?
Seçenekler
A
Sosyolojiyi edebiyattan ayıran ilk eserdir.
B
Edebiyat sosyolojisinin tarihini açıklayan ilk eserdir.
C
George Lukacs’ın yazdığı son kitaptır.
D
Hegelci felsefeye ait bulguların edebî problemlerin çözümüne yönelik ilk uygulamadır.
E
Yukardaki hükümlerden hiçbirisi doğru değildir.
Açıklama:
Hegelci felsefeye ait bulguların edebî problemlerin çözümüne yönelik ilk uygulamadır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi anlamlı yapı kavramını ve genetik yapısalcılık yöntemini keşfeden edebiyat eleştirmenidir?
Seçenekler
A
Roman Jakobson
B
Lucien Goldmann
C
George Lukacs
D
Mikhail Bakhtin
E
A. J. Greimas
Açıklama:
Lucien Goldmann
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Marksist eleştirmenlerle Frankfurt Okulu temsilcilerinin kullandığı ortak kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Maddileşme
B
Kapitalizm
C
Sosyolek
D
Yabancılaşma
E
Değişen değerler
Açıklama:
Sosyolek
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Adorno’nun düşüncelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplum tarihsel süreç içinde sınıf hakimiyetinden kurtulmak için mücadelesini sürdürmektedir
B
Kapitalizmin olumsuz sonuçlarından dolayı bireyler belirli değer ve ilgilerden uzaklaşmaktadır.
C
Toplumda sınıf çatışması devamlılık göstermez
D
Yirminci yüzyılda Marksizm çökmüş, yerine sosyalizm ikame edilmiştir
E
Bu mücadele iyiye doğru değil, insanlığı felaketlere doğru sürükleyen bir seyir izlemektedir.
Açıklama:
Yirminci yüzyılda Marksizm çökmüş, yerine sosyalizm ikame edilmiştir
Soru 39
Bakhtin’e göre, çoksesli romanın kâşifi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dostoyevski
B
Balzac
C
Halit Ziya Uşaklıgil
D
Turganiev
E
Tolstoy
Açıklama:
Dostoyevski
Soru 40
Peter V. Zima yeni bir eleştirel edebiyat kuramı üzerinde çalışırken aşağıdaki sosyologlardan hangisinden etkilenmiştir?
Seçenekler
A
M. Horkheimer
B
M. Halbswachs
C
J. F. Lyotard
D
Ziya Gökalp
E
Karl Mannheim
Açıklama:
Karl Mannheim
Soru 41
Rus edebiyat kuramcısı Mikhail M. Bakhtin’in edebiyat kuramı edebi metinlerdeki hangi unsurlarla ilgili bir kuramdır?
Seçenekler
A
Belirsizlik, çirkinlik, grotesk
B
Güzellik, netlik, grotesk
C
Grotesk, öznellik, belirsizlik
D
Nesnellik, grotesk, çirkinlik
E
Çirkinlik, öznellik, belirsizlik
Açıklama:
Edebiyat ile toplum arasındaki ilişkiyi kurabileceksiniz.
Soru 42
Sosyolojik eleştirinin başlangıcı aşağıdaki yazar ve eserlerden hangisine dayandırılır?
Seçenekler
A
Berna Moran - Edebiyat Kuramları
B
Giambastista Vico - La Scienza Nouva
C
Madame de Stael - Edebiyata Dair
D
İmmanuel Kant - Hüküm Eleştirisi
E
Ziya Gökalp - Türkçülüğün Esasları
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt ekolü temsilcilerinin Marksistlerle ortak kullandıkları terimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Maddileşme
B
Yabancılaşma
C
Genetik yapısalcılık
D
Kapitalizm
E
Değişen değerler
Açıklama:
Frankfurt Okulunun temsilcileri olan Adorno ve Benjamin’in görüşlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 44
Sosyolojik eleştiri anlayışını sistemli bir yapıya kavuşturan kimdir ?
Seçenekler
A
Vico
B
Madame de Stael
C
Villemain
D
Taine
E
Berna Moran
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 45
Dostoyevski’nin romanlarındaki çok sesliliği keşfeden eleştiri kuramcısı kimdir ?
Seçenekler
A
Adorno
B
Benjamin
C
Goldmann
D
Bakhtin
E
Lukacs
Açıklama:
Sosyolojik eleştiriden yararlanan ve yirminci yüzyılda gelişen eleştiri kuramlarını açıklayabileceksiniz.
Soru 46
Hippolyte Taine’nin ortaya attığı kavramlar ......
Seçenekler
A
Bilimsel değildir
B
Bilimseldir
C
Yöntem bakımından kesindir
D
Mutlaktır
E
Kesinlikle uygulanabilir
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 47
Adorno’ya göre “ toplumsal sınıf çatışması” ……. sonuçlanır.
Seçenekler
A
Başarı ile
B
İşçi sınıfının başarısı ile
C
Felaket ile
D
Toplumsal uzlaşma ile
E
Küreselleşmenin zaferi ile
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 48
Kapalılığa dayalı karmaşık bir sistem hangi eleştiri kuramına zıttır ?
Seçenekler
A
Psikanalitik yaklaşıma
B
Marksist estetik anlayışına
C
Hegelci kurama
D
Eleştirel edebiyat kuramına
E
Gösterge bilimsel kuramına
Açıklama:
Marksist eleştirinin felsefi ve estetik kaynaklarını ve Marksist edebiyat eleştirmenlerinin görüşlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 49
Edebiyatın genetik sorunları üzerine çalışan kimdir ?
Seçenekler
A
Engels
B
Marx
C
Goldmann
D
Lukacs
E
Adorno
Açıklama:
Sosyolojik eleştiriden yararlanan ve yirminci yüzyılda gelişen eleştiri kuramlarını açıklayabileceksiniz.
Soru 50
Hippolyte Taine’nin “ırk anlayışı” nın temelinde ne yatar?
Seçenekler
A
Irkların üstünlüğü
B
Milli özellikler
C
Milli irade
D
Milliyetçilik
E
Şovenizm yatmaktadır
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 51
Benjamin’in geliştirdiği kuramın temelinde ……… vardır.
Seçenekler
A
Parçalanma ve uyumsuzluk
B
Sevgi ve saygı
C
Hoşgörü ve tolerans
D
Anlayış ve ortak değerlerin paylaşımı
E
İyi niyet ve dostluk
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Soru 52
Sosyolojik eleştirinin temelini oluşturan eserin adı : ........
Seçenekler
A
Utopia
B
Yeni Hayat
C
Yeni Bilim
D
Saf aklın eleştirisi
E
Putların Alacakaranlığında
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin ne olduğunu açıklayabileceksiniz.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi sosyolojik eleştirinin kriterlerinden değildir?
Seçenekler
A
Eser nasıl anlatıyor.
B
Eserin doğduğu yer ve zaman.
C
Sanatçı ve sanatçının yaşadığı çevre ve dönem ile olan ilişkisi.
D
Eserde kullanılan semboller.
E
Eser neyi anlatıyor.
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin ne olduğunu açıklayabileceksiniz.
Sosyolojik eleştiri, edebî esere yönelik olarak sorulan “eser neyi anlat›yor?” sorusunun terk edilip, yerine, “eser nasıl anlatıyor?”sorusunun konulmasıyla başlamıştır.
Sosyolojik eleştiri, edebî esere yönelik olarak sorulan “eser neyi anlat›yor?” sorusunun terk edilip, yerine, “eser nasıl anlatıyor?”sorusunun konulmasıyla başlamıştır.
Soru 54
Sosyolojik eleştiri, edebiyatı (edebi eser) nasıl tanımlar?
Seçenekler
A
Toplum içinde gelişen ve toplumun bir ifadesi olan bir durum/alan şeklinde tanımlar.
B
Sanatçının yaşantısından hareketle açıklanabilecek bireysel bir tavır olarak tanımlar.
C
Okuyucunun beğenisini hedefleyerek tanımlar.
D
Tarihsel ve kültürel değerleri göz önünde bulundurarak tanımlar.
E
Eserin dış etkenlerden, sanatçısından ve okuyucusundan bağımsız olduğu düşüncesinden hareketle tanımlar.
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin ne olduğunu açıklayabileceksiniz.
Sosyolojik eleştiri, edebiyatı kendi başına değil toplum içinde gelişen ve toplumun bir ifadesi olan bir durum/alan şeklinde tanımlar.
Sosyolojik eleştiri, edebiyatı kendi başına değil toplum içinde gelişen ve toplumun bir ifadesi olan bir durum/alan şeklinde tanımlar.
Soru 55
Aşağıdaki isimlerden hangisi sosyolojik eleştirinin gelişimine katkı sağlayan belli başlı eleştirmenlerden değildir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Albert Dürer
C
Giambastista Vico
D
Gustave Lanson
E
Aber François Villemain
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin ne olduğunu açıklayabileceksiniz.
Her eleştiri yönteminde olduğu gibi, sosyolojik eleştirinin de belli bir tarihsel gelişim süreci vardır. Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, sosyolojik eleştirinin başlangıcı Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır. Staël’in açtığı yolu daha sonra Aber François Villemain, Hippolyte Taine ve Gustave Lanson gibi önemli isimler, tarihsel, psikolojik ve toplumsal çerçevede devam ettirmişlerdir.
Her eleştiri yönteminde olduğu gibi, sosyolojik eleştirinin de belli bir tarihsel gelişim süreci vardır. Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, sosyolojik eleştirinin başlangıcı Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır. Staël’in açtığı yolu daha sonra Aber François Villemain, Hippolyte Taine ve Gustave Lanson gibi önemli isimler, tarihsel, psikolojik ve toplumsal çerçevede devam ettirmişlerdir.
Soru 56
Marksist eleştiri bir eseri incelerken merkeze neyi koyar?
Seçenekler
A
Eserin sanatçısını.
B
Eserin okuyucusunu.
C
Eserin üretildiği toplumu.
D
Eserin üretildiği zaman dilimini.
E
Eserin kendisini.
Açıklama:
Sosyolojik eleştiriden yararlanan ve yirminci yüzyılda gelişen eleştiri kuramlarını açıklayabileceksiniz.
Marksist eleştirinin topluma dönük bir eleştiri olduğu konusunda bütün eleştiri tarihçileri fikir birliği içindedirler. Bu açıdan bakıldığında, Marksist eleştiri sosyolojik eleştirinin önemli bir ayağını oluşturur.
Marksist eleştirinin topluma dönük bir eleştiri olduğu konusunda bütün eleştiri tarihçileri fikir birliği içindedirler. Bu açıdan bakıldığında, Marksist eleştiri sosyolojik eleştirinin önemli bir ayağını oluşturur.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortaklaşa kullandıkları kavramlar arasındadır I KapitalizmII MaddileşmeIII YabancılaşmaIV Değişen değerlerV Hükmetme
Seçenekler
A
I, III, V
B
III, IV, V
C
II, III, IV,
D
I, II, III, IV, V
E
I, II IV
Açıklama:
Frankfurt Okulunun temsilcileri olan Adorno ve Benjamin’in görüşlerini açıklayabileceksiniz.
Frankfurt Okulu kuramcıları, bazı kavramları Marksist eleştirmenlerle ortaklaşa kullanmışlardır. Kapitalizm, maddileşme, yabancılaşma, değişen değerler ve hükmetme kavramları Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardır.
Frankfurt Okulu kuramcıları, bazı kavramları Marksist eleştirmenlerle ortaklaşa kullanmışlardır. Kapitalizm, maddileşme, yabancılaşma, değişen değerler ve hükmetme kavramları Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardır.
Soru 58
Yazarın psikolojisini, yazarın psikolojisinin de eseri etkilediği düşünülen üç temel faktör "ırk, dönem, ortam" hangi düşünür tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Gustave Lanson
B
Hippolyte Taine
C
George Lukacs
D
Lucien Goldmann
E
Abel François Villemain
Açıklama:
Sosyolojik eleştirinin tarihini ve belli başlı temsilcilerini ayırt edebileceksiniz.
Taine, geliştirdiği eleştiri anlayışında üç kategorinin edebî esere etkisini belirlemeye çalışmıştır. Bunlar Irk, dönem ve çevredir. Taine’ın bu kategorileri onun edebî esere yaklaşımının sosyolojik ve tarihsel bir yaklaşım olduğunu ortaya koymaktadır
Taine, geliştirdiği eleştiri anlayışında üç kategorinin edebî esere etkisini belirlemeye çalışmıştır. Bunlar Irk, dönem ve çevredir. Taine’ın bu kategorileri onun edebî esere yaklaşımının sosyolojik ve tarihsel bir yaklaşım olduğunu ortaya koymaktadır
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Karl Marks ve Friedrich Engels’ in kurduğu Marksist estetiğin temel çerçevesini belirleyen görüşlerdir?I Edebi eserdeki çokanlamlılık ve belirsizlik göz ardı edilir.II Zevk, araştırma ve bireysel sezgiler edebi eserin vazgeçilmezleridir.III Söylenen ile kastedilenin aynılığına dayanan katı bir açıklık vurgulanır.IV Irk, dönem ve çevre edebi eserin tanımlanmasında önemli kriterlerdir.
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
I, III, IV
C
II, IV
D
I, II, IV
E
I, III
Açıklama:
Marksist eleştirinin felsefi ve estetik kaynaklarını ve Marksist edebiyat eleştirmenlerinin görüşlerini açıklayabileceksiniz.
Çünkü Marksist eleştiride edebî eserlerdeki çokanlamlılık ve belirsizlik göz ardı edilmiş; bunun yerine, söylenen ile kastedilenin aynılığına dayanan katı bir açıklık vurgulanmıştır. Buna bağlı olarak, özellikle Friedrich Engels sanat ile ilgili düşüncelerinde tiplere ve tipik karakterlere vurgu yaparken, tam anlamıyla Hegelci açıklık düşüncesinden hareket etmiştir.
Çünkü Marksist eleştiride edebî eserlerdeki çokanlamlılık ve belirsizlik göz ardı edilmiş; bunun yerine, söylenen ile kastedilenin aynılığına dayanan katı bir açıklık vurgulanmıştır. Buna bağlı olarak, özellikle Friedrich Engels sanat ile ilgili düşüncelerinde tiplere ve tipik karakterlere vurgu yaparken, tam anlamıyla Hegelci açıklık düşüncesinden hareket etmiştir.
Soru 60
Bakhtin’in geliştirdiği edebiyat kuramı, edebi esere dair hangi özellikleri ön plana çıkartan kavramları içerir?
Seçenekler
A
Kapitalizm, maddileşme ve yabancılaşma
B
Tarihsellik, haz ve psikoloji
C
Belirsizlik, grotesk ve çirkinlik
D
Zevk, araştırma ve bireysel sezgiler
E
Toplumsallık, manevi değerler ve ahlak
Açıklama:
Bakhtin’in geliştirdiği bazı kavramları açıklayabileceksiniz.
Bakhtin’in geliştirdiği edebiyat kuramı, edebî metinlerdeki belirsizlik, çirkinlik ve grotesk unsurlarla ilgili bir kuramdır.
Bakhtin’in geliştirdiği edebiyat kuramı, edebî metinlerdeki belirsizlik, çirkinlik ve grotesk unsurlarla ilgili bir kuramdır.
Soru 61
Bakhtin'in estetik kuramı hangi estetikçi ve filozoflarınıngörüşlerini esas almaktadır.
Seçenekler
A
Marksist
B
Yeni Hegelci
C
Yeni Nesnelci
D
Yeni Gerçekçi
E
Platoncu
Açıklama:
Bakhtin’in geliştirdiği bazı kavramları açıklayabileceksiniz.
Bakhtin, genel anlamda kabanın (grotesk), gülünçlüğün, popüler kültürdeki karnaval ve karnavallaşmanın üzerinde durmuştur. Böylece Bakhtin, bir bakıma Marksist estetiğin geleneksel uyum, ciddiyet ve tek yanlı birlik anlayışına zıt bir tutum benimsemiştir. Onun kuramları, estetik kaynak bakımından, Theodor Vischer ve Nietzsche gibi XIX. yüzyılın ikinci yarısında yetişen Yeni Hegelci estetikçi ve filozoflarının görüşlerini esas almaktadır.
Bakhtin, genel anlamda kabanın (grotesk), gülünçlüğün, popüler kültürdeki karnaval ve karnavallaşmanın üzerinde durmuştur. Böylece Bakhtin, bir bakıma Marksist estetiğin geleneksel uyum, ciddiyet ve tek yanlı birlik anlayışına zıt bir tutum benimsemiştir. Onun kuramları, estetik kaynak bakımından, Theodor Vischer ve Nietzsche gibi XIX. yüzyılın ikinci yarısında yetişen Yeni Hegelci estetikçi ve filozoflarının görüşlerini esas almaktadır.
Soru 62
Benjamin ve Adorno’nun geliştirdiği sanat ve edebiyat anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sanat bireyin psikolojisi ile var olur.
B
Sanat toplum gerçeğini yansıtır.
C
Sanat ve edebiyatın gerçekliği aynıdır.
D
Sanatın yönü bireye doğrudur.
E
Sanat toplum gerçeğini yansıtmaz.
Açıklama:
Frankfurt Okulunun temsilcileri olan Adorno ve Benjamin’in görüşlerini açıklayabileceksiniz.
Benjamin ve Adorno’nun geliştirdiği sanat ve edebiyat anlayışına göre, sanat ve edebiyat toplumsal gerçekliğin aynısı değildir. Sanat ve edebiyatın gerçekliği farklı bir gerçekliktir. Sanat toplum gerçeğini yansıtmaz. Bunun yerine, topluma örnek olur ve yol gösterir. Bununla beraber sanatın yine de bir toplumsal tarafı vardır. Sanatın yönü topluma doğrudur. Sanat özerkliğini koruyarak ve toplumu sorgulama imkânını canlı tutarak toplum içindeki varlığını sürdürür. Gerçek sanat statükoya direnmenin bir aracı olarak üretilecektir.
Benjamin ve Adorno’nun geliştirdiği sanat ve edebiyat anlayışına göre, sanat ve edebiyat toplumsal gerçekliğin aynısı değildir. Sanat ve edebiyatın gerçekliği farklı bir gerçekliktir. Sanat toplum gerçeğini yansıtmaz. Bunun yerine, topluma örnek olur ve yol gösterir. Bununla beraber sanatın yine de bir toplumsal tarafı vardır. Sanatın yönü topluma doğrudur. Sanat özerkliğini koruyarak ve toplumu sorgulama imkânını canlı tutarak toplum içindeki varlığını sürdürür. Gerçek sanat statükoya direnmenin bir aracı olarak üretilecektir.
Soru 63
I. Gerek yazar, gerek eser, gerekse edebî eserde kullanılan semboller tamamen bireyseldir.
II. Edebî eserin iç yapısını oluşturan geleneksel edebî sanatlar ve semboller (simgeler), toplumsal bir ortam içinde yaratılmıştır.
III. Edebî eserin yaratıcısı olan yazarı, yazarın yarattığı eseri ve söz konusu eseri anlamlandıran okuru toplumsal koşullar belirler.
IV. Edebiyatın ifade vasıtası olan dili toplum yaratmıştır.
Edebiyat-toplum ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Edebî eserin iç yapısını oluşturan geleneksel edebî sanatlar ve semboller (simgeler), toplumsal bir ortam içinde yaratılmıştır.
III. Edebî eserin yaratıcısı olan yazarı, yazarın yarattığı eseri ve söz konusu eseri anlamlandıran okuru toplumsal koşullar belirler.
IV. Edebiyatın ifade vasıtası olan dili toplum yaratmıştır.
Edebiyat-toplum ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
Yalnızca II
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 87. sayfasında verilen bilgilere göre, yazar, eser ve edebî eserde kullanılan sembollerin tek başına bireysel olması mümkün değildir. Bunlar da toplumsaldır. Bu nedenle I no'lu ifade yanlıştır. Geriye kalan üç doğru ifade E seçeneğinde bir arada verildiği için, sorunun çözümü E seçeneğidir.
Soru 64
I. Edebiyat toplumsal hayatı doğrudan yansıtır.
II. Edebiyat tam anlamıyla toplumun ve toplum hayatının bir ifadesidir.
III. Edebiyat toplumsal hayatı belirli bir ölçüde taklit eder.
IV. Edebi bir eserde yazar toplumun bazı yönlerini öne çıkarırken, bazı yönlerini geri planda bırakabilir.
Edebiyat-toplum ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Edebiyat tam anlamıyla toplumun ve toplum hayatının bir ifadesidir.
III. Edebiyat toplumsal hayatı belirli bir ölçüde taklit eder.
IV. Edebi bir eserde yazar toplumun bazı yönlerini öne çıkarırken, bazı yönlerini geri planda bırakabilir.
Edebiyat-toplum ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 87. sayfasında verilen bilgilere göre, edebiyatın tam anlamıyla toplumun ve toplum hayatının bir ifadesi olduğunu kabul etmek doğru değildir ve edebiyat toplumsal hayatı doğrudan yansıtmaz. Buna göre I ve II no'lu seçenekler yanlıştır. Geriye kalan III ve IV no'lu ifadelerin doğruluğu kitabımız aracılığıyla teyit edilebildiğine göre, sorunun çözümü III ve IV no'lu ifadeleri içeren C seçeneğidir.
Soru 65
I. Sosyolojik eleştiri edebî eserin içinde doğduğu yer ve zaman bağlamına yerleştirilmesini teklif eder.
II. Sosyolojik eleştiri, edebî esere yönelik olarak sorulan “eser neyi
anlatıyor?” sorusundan hareket eder.
III. Sosyolojik eleştiri, “eser nasıl anlatıyor?” sorusundan yola çıkar.
VI. Sosyolojik eleştiri, "Edebiyata nasıl yaklaşmak gerekir?" sorusunu "Ortamı göz önünde bulundurmak gerekir." şeklinde yanıtlar.
Sosyoloji-eleştiri ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Sosyolojik eleştiri, edebî esere yönelik olarak sorulan “eser neyi
anlatıyor?” sorusundan hareket eder.
III. Sosyolojik eleştiri, “eser nasıl anlatıyor?” sorusundan yola çıkar.
VI. Sosyolojik eleştiri, "Edebiyata nasıl yaklaşmak gerekir?" sorusunu "Ortamı göz önünde bulundurmak gerekir." şeklinde yanıtlar.
Sosyoloji-eleştiri ilişkisi ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve IV
B
I, III ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 88. sayfasında verilen bilgiye göre, sosyolojik eleştiri, edebî esere yönelik olarak sorulan “eser neyi anlatıyor?” sorusunun terk edilip, yerine, “eser nasıl anlatıyor?” sorusunun konulmasıyla başlamıştır. Buna göre II no'lu ifade yanlıştır. Geriye kalan seçeneklerin doğruluğu kitabımız aracılığıyla teyit edilebilir. I, III ve IV no'lu ifadeleri içeren B şıkkı doğru yanıttır.
Soru 66
Sosyolojik eleştirinin başlangıcı aşağıdaki eserlerden hangisine dayanır?
Seçenekler
A
Berna Moran’ın "Edebiyat Kuramları" adlı eserine.
B
Madame de Staël’in "De la Littérature... (Edebiyata Dair)" adlı eserine.
C
Abel François Villemain'ın "Cours de littérature française (Fransız Edebiyatı Dersleri)" adlı eserine.
D
Giambastista Vico’nun "La Scienza Nuova (Yeni Bilim)" adlı eserine.
E
Hyppolite Taine'ın "Historie de la litterature anglaise (İngiliz Edebiyatı Tarihi)" adlı eserine.
Açıklama:
Kitabımızın 88. sayfasında belirtildiği üzere, Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, sosyolojik eleştirinin başlangıcı Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır. Bu nedenle çözüm D seçeneğidir.
Kitabımızın 88. sayfasında sosyolojik eleştirinin başlangıcı Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır. Bu nedenle çözüm D seçeneğidir.
Kitabımızın 88. sayfasında sosyolojik eleştirinin başlangıcı Berna Moran’ın Edebiyat Kuramları adlı eserinde belirttiği gibi, Giambastista Vico’nun La Scienza Nuova (Yeni Bilim) başlıklı eserine dayandırılır. Bu nedenle çözüm D seçeneğidir.
Soru 67
1828-1893 yılları arasında yaşamıştır. Sosyolojik eleştiri anlayışını sistemli bir yapıya kavuşturan isim olarak bilinir. Onun çalışmalarıyla birlikte sosyolojik eleştiri, eleştiri kategorileri içinde tam anlamıyla yerini almıştır. Geliştirdiği eleştiri anlayışında üç kategorinin edebî esere etkisini belirlemeye çalışmıştır: Irk, dönem ve çevre.
Yukarıda tanımlanan sosyolojik eleştiri kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımlanan sosyolojik eleştiri kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Abel François Villemain
C
Gustave Lanson
D
Karl Marks
E
Friedrich Engels
Açıklama:
Kitabımızın 89. sayfasında tanıtılan bu eleştiri kuramcısı Hippolyte Taine'dır. Bu nedenle çözüm A seçeneğidir.
Soru 68
Marksist düşüncenin kurucuları Karl Marks ve .................’tir. Bu iki kuramcı, sanatın duyulara hitap ettiğini ifade eden ........’in görüşlerini takip etmişlerdir. ............ ve onun takipçisi ............, Marksist estetiği edebiyat eleştiriciliğine uyarlayan iki önemli isimdir.
Yukarıdaki boşlukları doldurması gereken isimlerin sırası aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Yukarıdaki boşlukları doldurması gereken isimlerin sırası aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Lucien Goldmann, Friedrich Hegel, George Lukacs, Friedrich Engels
B
Friedrich Engels, Friedrich Hegel, George Lukacs, Lucien Goldmann
C
George Lukacs, Friedrich Engels, Lucien Goldmann, Friedrich Hegel
D
Friedrich Hegel, George Lukacs, Lucien Goldmann, Friedrich Engels
E
Friedrich Engels, Lucien Goldmann, Friedrich Hegel, George Lukacs
Açıklama:
Kitabımızın 90 ve 91. sayfasında yer alan "Marksist eleştiri: Lukacs ve Goldmann" alt başlığı dikkatle okunduğunda, boşlukları doldurması gereken isimlerin B seçeneğinde doğru olarak sıralandığı anlaşılacaktır.
Soru 69
George Lukacs'ın eserlerinden ikisi, aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Roman Kuramı, İdeoloji ve Ütopya
B
Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi, Eleştirel Edebiyat Kuramına Doğru
C
Roman Kuramı, Tarih ve Sınıf Bilinci
D
İdeoloji ve Ütopya, Tarih ve Sınıf Bilinci
E
Tarih ve Sınıf Bilinci, Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi
Açıklama:
Lukacs’ın en önemli eserlerinden birisi 1920’de yayımlanan "Roman Kuramı" başlıklı eseridir. Lukacs 1923’te "Tarih ve Sınıf Bilinci" başlıklı diğer bir eserini yayımlamıştır. Bu iki eser, C seçeneğinde doğru olarak verilmiştir.
Soru 70
I. Frankfurt Okulunun en önemli isimleri Theodor W. Adorno ve Walter Benjamin’dir.
II. Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında, Marksist eleştirmenler kadar olmasa da, edebiyatta toplumsallığı göz önünde bulundurmuşlardır.
III. "Kapitalizm, maddileşme, yabancılaşma, değişen değerler, hükmetme" kavramları Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardır.
IV. Bu kavramlara Frankfurt Okulu eleştirmenlerinin yükledikleri anlam ile Marksist eleştirmenlerin yükledikleri anlam arasında farklar vardır.
Frankfurt okulu ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Frankfurt Okulu kuramcıları, geliştirdikleri sanat ve edebiyat kuramlarında, Marksist eleştirmenler kadar olmasa da, edebiyatta toplumsallığı göz önünde bulundurmuşlardır.
III. "Kapitalizm, maddileşme, yabancılaşma, değişen değerler, hükmetme" kavramları Frankfurt Okulu kuramcıları ile Marksist eleştirmenlerin ortak kullandıkları kavramlardır.
IV. Bu kavramlara Frankfurt Okulu eleştirmenlerinin yükledikleri anlam ile Marksist eleştirmenlerin yükledikleri anlam arasında farklar vardır.
Frankfurt okulu ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 92. sayfasında verilen bilgilere göre, tüm ifadeler doğru olduğu için çözüm E seçeneğidir.
Soru 71
Nietzsche’nin kullandığı bazı kavramlar Bakhtin’in kuramlarının da anahtar kavramlarını oluşturmaktadır. Nietzsche’nin üzerinde durduğu "daimî dönüş miti" Bakhtin’in hangi fikri/fikirleri ile benzerlik gösterir?
Seçenekler
A
Karnaval dünyasındaki ruh göçü
B
Belirsizlik, çirkinlik ve grotesk
C
Zıtlıkların diyalektik birliği
D
Akıldışılık
E
Tipiklik
Açıklama:
Kitabımızın 94. sayfasında, Nietzsche’nin üzerinde durduğu daimî dönüş mitinin Bakhtin’in "karnaval dünyasındaki ruh göçü" (reenkarnasyon) fikri ile benzerlik gösterdiği ifade edilmiştir. Buna göre çözüm A seçeneğidir.
Soru 72
Modern Edebiyat Kuramlarının Felsefesi (The Philosopy of Modern Literary Theory) kitabıyla tanınan eleştirel edebiyat kuramcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marks
B
Walter Benjamin
C
Karl Mannheim
D
Peter V. Zima
E
Mikhail M. Bakhtin
Açıklama:
Kitabımızın 95. sayfasında verilen bilgiye göre doğru yanıt D seçeneğidir.
Ünite 6
Soru 1
Yazının işleyiş kurallarını tanımlar, bağlı kalınması gereken kuralları çözümler ve belirler. Tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözceleme
B
Biçembilim
C
Yazınbilim (Poetika)
D
Söz Sanatları (Retorik)
E
Söylem
Açıklama:
Bilimsel tasarının uygulanması, yöntem ve araçlarının metin çözümlemede kullanılmasıyla, yazınbilim (poetika) ve yazınsal eleştiri gibi yeni çözümleme ve açıklama biçimleriyle karşılaşılmıştır.
Soru 2
İzlekselleşme ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Belli bir kişinin (ben) belli bir yerde (burada), belli bir zamanda (şimdi) ürettiği dilsel ürün
B
Bir tek oyuncu gibi davranan, düşünen kahramanlar topluluğu
C
Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemi
D
Anlatısal ve anlamsal işlevleri yüklenen, kahraman sözcüğüyle de açıklanabilen terim
E
Ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanması
Açıklama:
Betisel düzeyin anlam bileşkesinde, somut bir süreç olan izlekselleşme ve motifler belirmeye başlar. Betiler saptandıktan sonra, bu anlatının anlam olasılıkları / umut/, /karşılıksız aşk/ ve /arayış/ olarak varsayılabilir. İşte bu olası okuma izlencelerine izlekselleşme ya da izleklerin belirlenmesi denmektedir. Bu izleklerin söyleme (anlatıya) dökülmesi için betiler aracılığıyla motifler oluşur ya da oluşturulur.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangileri göstergebilimin konuları arasında yer almaktadır?
I. Yazılı konular
II. Görsel konular
III. Plastik alanı
IV. İşitsel alanlar
I. Yazılı konular
II. Görsel konular
III. Plastik alanı
IV. İşitsel alanlar
Seçenekler
A
II-IV
B
I-III
C
I-II-III-IV
D
III-IV
E
I-II
Açıklama:
Göstergebilim yazılı (yazınsal olan, olmayan), görsel (resim, fotoğraf, sinema, çizgi roman...), plastik (heykel, yerleştirme...), işitsel (doğal sesler, gürültüler, müzik, şarkı...) nesnelerin yanında tatla (doğal meyveler, sebzeler, bitkiler, yemekler, içecekler...), dokunmayla (yumuşaklık, pütürlülük, kayganlık, yapışkanlık gibi doğal ve olan olmayan nesnelerin dokunsal özellikleri) ilişkili konuları inceleyip, tüm bu alanların örtüşme alanları olan kültürel olguları da ele almıştır: moda, mutfak, siyaset, törenler, kitle iletişim araçları.....
Soru 4
Zamandizimsel anlatılarda genelde öykünün başında bulunan aşama hangisidir?
Seçenekler
A
Sözceleme Öznesi
B
Duygu değeri
C
Yaptırım
D
Eylem
E
Eyletim
Açıklama:
Eyletim: Zamandizimsel anlatılarda genelde öykünün başında bulunur. Anlatıda bir Gönderen varsa, Özneyi nesneler ve değerleri konusunda bilgilendirir, ikna eder ya da edemez; özneye bir görev verir. Bu aşamada öznelerin nesneleri de belirlenebilir
Soru 5
Yazarın masalını oluştururken kendi kültürel, bilimsel birikiminden yararlanmış, kendi metninden önce yazılmış başka metinlere gönderme yaptığı yazınsal özellik hangisidir?
Seçenekler
A
Kalıplaşmış imgeler
B
Kalıplaşmış deyimler
C
Erken anlatım
D
Metinlerarası ilişkiler
E
Söyleşimlilik
Açıklama:
Metinlerarası ilişkiler: Yazar masalını oluştururken kendi kültürel, bilimsel birikiminden yararlanmış, kendi metninden önce yazılmış başka metinlere gönderme yapmıştır. Fransız Dili ve Edebiyatı profesörü olan Yücel, kurmaca anlatıcısına “Çok güzel bir şarkı vardır, bir yıldıza gönül vermiş bir sürüngenden söz eder” (s. 126) dedirtir. Yazarın söz ettiği, Victor Hugo’dan beş dizelik bir benttir. Kendisini saklayan gecenin içinde kaybolmuş sizi seven Bir yıldıza aşık bir solucan gibi acı çeken Gerekirse sizin için canını verecek; Ve siz yükseklerde parlarken ölecek Ayaklarınızın altında, karanlıkta orada bir adam var Hanımefendi.
Soru 6
Émile Benveniste tarafından geliştirilen kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözceleme
B
Edimbilim
C
Yazınbilim
D
Biçembilim
E
Retorik
Açıklama:
Göstergebilim, Fransız dilbilimci Émile Benveniste’in geliştirdiği sözceleme kuramının söylem ve metin çözümlemelerinin vazgeçilemez yardımcısı olduğunu çok çabuk kavrayarak metinleri, anlamlı bütünleri ve yaşayan, canlı söylemleri ele almıştır. Böylece sözceleme eylemi, sözceleme işlemleri, sözceleme öznesi (yazar, yazan, konuşan özne ve bunların temsilcisi olan anlatıcı, bakış açısı ve odaklayım...) göstergebilimin konusu olmuştur.
Soru 7
Eyleyenlerin nesnelere, oyunculara, uzama ve eylemlere verdiği olumlu, olumsuz değerlerin nasıl gerçekleştiğini ele alan anlatısal yapı bileşkesi hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatısal anlam
B
Derin yapı
C
Temel anlam
D
Metinleşme
E
Erken anlatım
Açıklama:
Anlatısal yapıların ayrılmaz bileşkesi olan anlatısal anlam, eyleyenlerin nesnelere, oyunculara, uzama ve eylemlere verdiği olumlu, olumsuz değerlerin nasıl gerçekleştiğini ele alır. B
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Derin Yapı ile ilgili doğru olmaz?
Seçenekler
A
Söylemi oluşturan dilsel ya da dilsel olmayan sözdizimsel ve göstergebilimsel düzenlemeleri ortaya koyar.
B
Terimler arasında hem birbirine karşıt terimler bulunur.
C
Terimler arasında birbirini tamamlayan ve birbiriyle çelişen terimler bulunur.
D
Çözümlemenin yarattığı karmaşık terimler kimi zaman metin yüzeyinde sözcükleşmemiş olduğu için okunamayan, gizli kalan ya da çağrıştırılan kavramlar olabilir.
E
Temel sözdizimin ve anlatısal anlamın tamamlayıcısı ve oluşturucusu olup üretici sürecin en soyut yapısıdır.
Açıklama:
Derin yapı, söylemi oluşturan dilsel ya da dilsel olmayan sözdizimsel ve göstergebilimsel düzenlemeleri ortaya koyar. Bu aşamada terimler arasında hem birbirine karşıt hem birbirini tamamlayan (↔), hem de birbiriyle çelişen (⇔) terimler bulunur. Örneğin /mutluluk/ ve /mutsuzluk/, /duygu/ (karmaşık terim) ekseninde sümüklüböcekte birbirini tamamlayan (↔) iki kavramdır. Buna karşılık, /mavi/ ve /sarı/, /renk/ (karmaşık terim) ekseninde birbirlerini tamamlamasına karşın kelebek ve arının renkleri olarak birbirlerini dışlayan iki çelişkin (⇔) dilsel birimdir. Çözümlemenin yarattığı karmaşık terimler kimi zaman metin yüzeyinde sözcükleşmemiş olduğu için okunamayan, gizli kalan ya da çağrıştırılan kavramlar olabilir. Örneğin sümüklüböcek, /düşünen/ kavramı ile izlekleşen bir oyuncudur. Bu özellik başka hiçbir böcekte bulunmadığı için, diğerleriyle /düşüncesiz/ karşıtlığını (kt) oluşturur (↔)
Soru 9
Retorik neyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanması
B
Bireysel kullanım edimiyle dilin işleyişe geçirilmesi
C
Belli bir kişinin (ben) belli bir yerde (burada), belli bir zamanda (şimdi) ürettiği dilsel ürün.
D
Yazının işleyiş kurallarını tanımlar, bağlı kalınması gereken kuralları çözümler ve belirler
E
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı; belagat.
Açıklama:
Bilimsel tasarının uygulanması, yöntem ve araçlarının metin çözümlemede kullanılmasıyla, yazınbilim (poetika) ve yazınsal eleştiri gibi yeni çözümleme ve açıklama biçimleriyle karşılaşılmıştır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi görsel betiye örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Araba
B
Saat
C
Ayakkabı
D
Sanatçı
E

Açıklama:
Duyularla algılanan doğal dünyayı görsel ya da dilsel olarak yeniden sunan her
türlü göstergedir. E şıkkı görsel betiye örnektir. Gitar
türlü göstergedir. E şıkkı görsel betiye örnektir. Gitar
Soru 11
Aşağıdakilerin hangisinde Biçembilim'in tanımı verilmiştir?
Seçenekler
A
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı; belagat
B
Ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanması
C
Yazının işleyiş kurallarını tanımlar
D
Belli bir kişinin belli bir yerde, belli bir zamanda ürettiği dilsel ürün
E
Bireysel kullanım edimiyle dilin işleyişe geçirilmesi
Açıklama:
Biçembilim: Ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanması.
Soru 12
I. Dilbilim,
II. Edimbilim
III. Retorik
IV. Stilistik)
Yukarıdakilerden hangileri 'Yazınsal göstergebilim'in yararlandığı alanlardır?
II. Edimbilim
III. Retorik
IV. Stilistik)
Yukarıdakilerden hangileri 'Yazınsal göstergebilim'in yararlandığı alanlardır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Yazınsal göstergebilim, bağımsızlığını yitirmeden komşu alanlarla köprüler kurmuş, dilbilim, edimbilim, söz sanatları (retorik), yazınbilim, biçembilim (stilistik), kimi eleştiri yöntemleri, yazın tarihi gibi alanlardan yararlanmıştır.
Soru 13
I. Söylemsel Sözdizim II. Oyunculaştırma III. Uzamsallaştırma IV. Zamansallaştırma Yukarıdakilerden hangileri Üretici Süreç Şemasındaki 'Söylemsel Yapılar'ın Sözdizimsel Bileşkeler ilişkisinin kesişim kümesi içerisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:

Soru 14
Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Motif
B
İzlekselleşme
C
Yerdeşlik
D
Anlam Belleği
E
Anlam İzi
Açıklama:
İzlekselleşme : Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemi
Soru 15
I. Anlatısal İşlevi Yüklenen
II. Anlamsal İşlevleri Yüklenen
III. Kahraman
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Oyuncu'nun özellikleri arasında yer alır?
II. Anlamsal İşlevleri Yüklenen
III. Kahraman
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Oyuncu'nun özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Oyuncu: Anlatısal ve anlamsal işlevleri yüklenen, kahraman sözcüğüyle de açıklanabilen terim
Soru 16
Üretici Süreç aşağıdakilerden hangisinin bir örnekçesi olarak da açıklanabilir?
Seçenekler
A
Anlatı İşlevi
B
Çözümleme Şeması
C
Anlam belleği
D
Söylemsel Yapılar
E
Göstergebilimsel Yapılar
Açıklama:
Üretici süreç, sözceleme öznesinin sözcesini gerçekleştirmesi sırasında oluşan “anlam belleğinin” bir örnekçesidir.
Soru 17
"Temel anlam, temel sözdizimin ve anlatısal anlamın tamamlayıcısı ve oluşturucusu olup üretici sürecin en soyut yapısıdır. Anlamın oluşturucu temel öğelerini birleştirir ve ulamlar biçiminde sıralanmasını sağlar. Bu öğeler göstergebilimsel kare üzerinde eklemlenirler." Bu tanımdan yola çıkarak aşağıda görselleştirilen göstergebilimsel kare için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 

Seçenekler
A
A-B: Karşıtlık İlişkisi
B
B olmayan-A olmayan: Alt Karşıtlık İlişkisi
C
A-A olmayan : Çelişkinlik ilişkisi
D
B - B olmayan: İçerme ilişkisi
E
B-A ve A olmayan-B: İçerme ilişkisi
Açıklama:

Bu nedenle; B-B olmayan: Çelişkinlik ilişkisidir.
Soru 18
I. Karakteri
II. Görünümü
III. Hikayedeki İşlevi
Yukarıdakilerden hangisi "Oyuncu"nun özellikleridir?
II. Görünümü
III. Hikayedeki İşlevi
Yukarıdakilerden hangisi "Oyuncu"nun özellikleridir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
Hepsi
Açıklama:
Oyuncu: Anlatısal ve anlamsal işlevleri yüklenen, kahraman sözcüğüyle de açıklanabilen terim. Eyleyenler kısmında yer aldığı için Hikayede İşlev olarak yer almaz.
Soru 19
I. Zaman
II. Uzam
III. Oyuncu
IV. Dilbilgisel terimler
Yukarıdakilerden hangileri yazılı bir metni bölümlere ayırmak için gereken nesnel ölçütlerdendir?
II. Uzam
III. Oyuncu
IV. Dilbilgisel terimler
Yukarıdakilerden hangileri yazılı bir metni bölümlere ayırmak için gereken nesnel ölçütlerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Yazınsal metni bölümlerine ayırmak için belli, denetlenebilir ve nesnel ölçütler bulmak, bunları gerekçelendirmek gerekir. Bu konuda zaman, uzam, oyuncu, dilbilgisel terimler, betimlemeden karşılıklı konuşmaya, söylemden anlatıya geçiş, ya da tersi... gibi ölçütler kullanılabilir
Soru 20
I.Oyuncular
II. Eyleyenler
III. İzlekler
IV. Motifler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yazınsal bir metinde anlamı oluşturur?
II. Eyleyenler
III. İzlekler
IV. Motifler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yazınsal bir metinde anlamı oluşturur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Üretici süreç, sözceleme öznesinin sözcesini gerçekleştirmesi sırasında oluşan “anlam belleğinin” bir örnekçesidir. Günümüzde çözümlemeler, yazınsal yapıtların değerlendirilmesi ve kuramın öğretim alanında kullanılmasıyla yüzeysel ve somut yapılardan başlatılarak derin ve soyut yapılara doğru gidilerek yapılmaktadır.
Betisel düzeyin anlam bileşkesinde, somut bir süreç olan izlekselleşme ve motifler belirmeye başlar. Betiler saptandıktan sonra, bu anlatının anlam olasılıkları / umut/, /karşılıksız aşk/ ve /arayış/ olarak varsayılabilir. İşte bu olası okuma izlencelerine izlekselleşme ya da izleklerin belirlenmesi denmektedir. Bu izleklerin söyleme (anlatıya) dökülmesi için betiler aracılığıyla motifler oluşur ya da oluşturulur.
Betisel düzeyin anlam bileşkesinde, somut bir süreç olan izlekselleşme ve motifler belirmeye başlar. Betiler saptandıktan sonra, bu anlatının anlam olasılıkları / umut/, /karşılıksız aşk/ ve /arayış/ olarak varsayılabilir. İşte bu olası okuma izlencelerine izlekselleşme ya da izleklerin belirlenmesi denmektedir. Bu izleklerin söyleme (anlatıya) dökülmesi için betiler aracılığıyla motifler oluşur ya da oluşturulur.
Soru 21
Belagat yani diğer bir deyişle güzel söz söyleme, hitabet sanatını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Söylem
B
Retorik
C
Biçembilim
D
Poetika
E
Mimesis
Açıklama:
Söz sanatları (retorik); güzel söz söyleme, hitabet sanatı; belagat anlamına gelmektedir.
Soru 22
Ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Söylem
B
Retorik
C
Biçembilim
D
Poetika
E
Mimesis
Açıklama:
Biçembilim; ölçünlü dile göre, bir metni özgün kılan dilsel öğelerin incelenmesi ve yorumlanmasıdır.
Soru 23
Yazının işleyiş kurallarını tanımlayan, bağlı kalınması gereken kuralları çözümleyen ve belirleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Söylem
B
Retorik
C
Biçembilim
D
Poetika
E
Mimesis
Açıklama:
Yazınbilim (poetika); yazının işleyiş kurallarını tanımlar, bağlı kalınması gereken kuralları çözümler ve belirler.
Soru 24
Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Söylem
B
Sözceleme
C
Söyleşimlilik
D
İzlekselleşme
E
Erken Anlatım
Açıklama:
İzlekselleşme, betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemidir.
Soru 25
- Durum
- Eylem
- Plan
- Yaptırım
- Eyletim
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve V
D
I, II ve III
E
II, IV ve V
Açıklama:
Yüzeysel anlatı sözdizimi düzleminde eyleyenler şemasının belirlenmesinden sonra, anlatı şemasına geçilebilir. Bu şema okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler verir. Günümüzde bu şema üç aşamadan oluşur: eyletim, eylem ve yaptırım. Gerçek yaşamda, romanlarda, öykülerde birinci aşama bittikten sonra eyleyenler ikinci, üçüncü... bir anlatı şeması başlatabilirler.
Soru 26
Bir yapıtın içine aldığı, yapıtın tümüyle benzerlik ilişkisi kuran bölüm aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Yerdeşlik
B
Sözceleme
C
Söyleşimlilik
D
İzlekselleşme
E
Erken Anlatım
Açıklama:
Erken anlatım; bir yapıtın içine aldığı, yapıtın tümüyle benzerlik ilişkisi kuran bölümdür.
Soru 27
Anlatıcı ile yazar, anlatıcı ile oyuncunun seslerinin ve anlam evrenlerinin birbirine karışması sonucu hangisinin konuştuğunun anlaşılamaması durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Yerdeşlik
B
Sözceleme
C
Söyleşimlilik
D
İzlekselleşme
E
Erken Anlatım
Açıklama:
Söyleşimlilik; anlatıcı ile yazar, anlatıcı ile oyuncunun seslerinin ve anlam evrenlerinin birbirine karışması sonucu hangisinin konuştuğunun anlaşılamamasıdır. “Çok güzel bir şarkı vardır, bir yıldıza gönül vermiş bir sürüngenden söz eder” (s. 126). Bu sözcede anlatıcı, geniş zaman kullanarak değişmez bir bilgi sunar gibidir. “Gibidir”, çünkü anlatıcının sözünü ettiği aşk bir şarkıda değil, şiir biçiminde yazılmış bir tiyatro yapıtında geçer. Böylece sözcelem öznesi Yücel biraz da kendini saklayarak, bilgi ve birikimini anlatıcı aracılığıyla sunar; okur tam olarak hangisinin konuştuğunu anlayamaz.
Soru 28
Bir söylem zinciri içinde kesintisizlik etkisi yaratan anlamı oluşturan içerik öğelerinin yinelenmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Yerdeşlik
B
Sözceleme
C
Söyleşimlilik
D
İzlekselleşme
E
Erken Anlatım
Açıklama:
Yerdeşlik, bir söylem zinciri içinde kesintisizlik etkisi yaratan anlamı oluşturan içerik öğelerinin yinelenmesidir.
Soru 29
Duyularla algılanan doğal dünyayı görsel ya da dilsel olarak yeniden sunan her türlü gösterge aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Beti
B
Söylem
C
Retorik
D
Poetika
E
Mimesis
Açıklama:
Beti, duyularla algılanan doğal dünyayı görsel ya da dilsel olarak yeniden sunan her türlü göstergedir.
Soru 30
Anlamın ancak bağlam ve kullanımın bilinmesiyle anlaşılabileceğini ortaya koyan, doğal dil öğeleriyle ilgilenen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Söz sanatları
B
Biçembilim
C
Yazınbilim
D
Edimbilim
E
Gösterge
Açıklama:
Edimbilim, anlamın ancak bağlam ve kullanımın bilinmesiyle anlaşılabileceğini ortaya koyan, doğal dil öğeleriyle ilgilenen dilbilimin bir dalıdır.
Soru 31
Belli bir kişinin belli bir yerde, belli bir zamanda ürettiği dilsel ürün aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Söylem
B
Poetika
C
Biçembilim
D
Retorik
E
Göstergebilim
Açıklama:
Söylem: Belli bir kişinin (ben) belli bir yerde (burada), belli bir zamanda (şimdi) ürettiği dilsel ürün.
Soru 32
Anlamın ancak bağlam ve kullanımın bilinmesiyle anlaşılabileceğini ortaya koyan, doğal dil öğeleriyle ilgilenen dilbilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Betisel yapı
B
Edimbilim
C
Nimesis
D
Yazınbilim
E
Biçembilim
Açıklama:
Edimbilim: Anlamın ancak bağlam ve kullanımın bilinmesiyle anlaşılabileceğini ortaya koyan, doğal dil öğeleriyle ilgilenen dilbilimin bir dalı.
Soru 33
Nimesis kavramının tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir metni özgün kılan dilsel öğelerin yorumlanması
B
Yazının işleyiş kuralları
C
Doğal dünyayı sunan gösterge
D
Sanatta ve yazında taklide dayanan temsil
E
Güzel söz söyleme sanatı
Açıklama:
Mimesis: Doğa ve insan davranışının sanatta ve yazında taklide dayanan temsilidir. Aristoteles mimesinin “doğanın taklidi” olduğunu öne sürer.
Soru 34
Ferdinand de Saussure’ün izinden giden Paris Göstergebilim Okulu'nun geliştirdiği şema aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göstergebilim şeması
B
Çözümleme tablosu
C
Üretici süreç
D
Söylem tablosu
E
Yazınsal şema
Açıklama:
Ferdinand de Saussure’ün izinden giden Paris Göstergebilim Okulu, “üretici süreç” adı verilen bir şema geliştirmiştir.
Soru 35
Bir söylem zinciri içinde kesintisizlik etkisi yaratan anlamı oluşturan içerik öğelerinin yinelenmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözce
B
Sözceleme öznesi
C
İzlekselleşme
D
Motif
E
Yerdeşlik
Açıklama:
Yerdeşlik: Bir söylem zinciri içinde kesintisizlik etkisi yaratan anlamı oluşturan içerik öğelerinin yinelenmesidir.
Soru 36
Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duygu değeri
B
Motif
C
Betileme
D
Yerdeşleşme
E
İzlekselleşme
Açıklama:
İzlekselleşme, betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemi.
Soru 37
I. Yerdeşleme
II. Sözceleme
III. Eyletim
IV. Eylem
V. Yaptırım
Anlatım şemasının aşamaları hangi seçenekte doğru verilmiştir?
II. Sözceleme
III. Eyletim
IV. Eylem
V. Yaptırım
Anlatım şemasının aşamaları hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, III, V
C
III, IV, V
D
II, IV, V
E
I, II, III
Açıklama:
Günümüzde anlatı şeması üç aşamadan oluşur: eyletim, eylem ve yaptırım.
Soru 38
Söylemsel yapıların hemen altında bulunan, anlatının soyut öğelerinin bulunduğu ve eklemlendiği son derece karmaşık ve zengin düzey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatısal sözdizim
B
Eylemsel sözdizin
C
Uygulama
D
Anlatısal anlam
E
Derin yapı
Açıklama:
YÜZEY YAPI: ANLATISAL SÖZDİZİM
Söylemsel yapıların hemen altında bulunan bu katman, anlatının soyut öğeleri- nin bulunduğu ve eklemlendiği son derece karmaşık ve zengin bir düzeydir.
Söylemsel yapıların hemen altında bulunan bu katman, anlatının soyut öğeleri- nin bulunduğu ve eklemlendiği son derece karmaşık ve zengin bir düzeydir.
Soru 39
Göstergebilim ile ilgili olarak 2000'li yıllardan itibaren değişen konu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yöntemi
B
Güvenilirliği
C
Gerekliliği
D
Tutarlılığı
E
Bilimselliği
Açıklama:
Göstergebilim 1980’li yıllara dek, metni yazarından bağımsız bir biçimde, yukarı- da aşamaları gösterilen üretici süreç içinde, nesnel ve yansız olarak incelemek için yöntemler ve araçlar geliştirdi. 2000’li yıllardan sonra, bir nesne olarak metnin yazarıyla ilişkisi, kahramanlar arasındaki duygu ve tutku ilişkileri, yazarın öznel- liği nasıl yarattığı, bunu dilin hangi öğeleriyle gerçekleştirdiği, metinde yaratılan estetik öğeler ve bunların açıklanması gibi pek çok sorun artık göstergebilimin alanına girdi.
Soru 40
Bir yapıtın içine aldığı, yapıtın tümüyle benzerlik ilişkisi kuran bölümü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Temel anlam
B
Kalıplaşmış imge
C
Metinleşme
D
Erken anlatım
E
Derin yapı
Açıklama:
Erken Anlatım: Bir yapıtın içine aldığı, yapıtın tümüyle benzerlik ilişkisi kuran bölümdür.
Soru 41
Göstergebilimin kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Émile Benveniste
B
Umberto Eco
C
Roland Barthes
D
Mihail Bahtin
E
Algirdas Julien Greimas
Açıklama:
Avrupa göstergebiliminin kurucusu Algirdas Julien Greimas’a göre, yazının temel özellikleri bir “yapıtın özgün ve indirgenemez” öğeler barındırmasıdır.
Soru 42
Sunduğu örnekler ve açıklamalar ile metin okumalarını aydınlatan, incelenen yazınsal yapıtın ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız biçimde gösteren, iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/yararsız gibi değer yargıları sunmayan eleştiri kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yazınsal göstergebilim
B
Sosyolojik eleştiri
C
İzlekçi eleştiri
D
Marksist Eleştiri
E
Psikanalitik eleştiri
Açıklama:
Yazınsal göstergebilim sunduğu örnekler, örnekçeler, araçlar ve açıklamalar ile metin okumalarını aydınlatır, anlamlarını bağlam içinde oluşturur ve en önemlisi de incelenen yazınsal yapıtın, ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız bir biçimde gösterir, ancak iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/ yararsız... gibi değer yargıları sunmaz, bunu okura bırakır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi yazınsal göstergebilimin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Sunduğu araç ve açıklamalar ile metin okumalarını aydınlatmak
B
Yapıtın ayırıcı, olağanüstü özelliklerini göstermek
C
Yapıtın topluma faydalı olup olmadığını tespit etmek
D
Yapıtı kesin yargılar sunmadan incelemek
E
Yapıtı incelemek için anlatı şeması oluşturmak
Açıklama:
Yazınsal göstergebilim sunduğu örnekler, örnekçeler, araçlar ve açıklamalar ile
metin okumalarını aydınlatır, anlamlarını bağlam içinde oluşturur ve en önemlisi
de incelenen yazınsal yapıtın, ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız bir biçimde gösterir,
ancak iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/ yararsız... gibi değer yargıları sunmaz, bunu okura bırakır.
metin okumalarını aydınlatır, anlamlarını bağlam içinde oluşturur ve en önemlisi
de incelenen yazınsal yapıtın, ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız bir biçimde gösterir,
ancak iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/ yararsız... gibi değer yargıları sunmaz, bunu okura bırakır.
Soru 44
Yazınsal göstergebilimde “sözceleme” teriminin anlam karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kahramanlar topluluğunun söylemi
B
Bireysel kullanım edimiyle dilin işleyişe geçirilmesi
C
Anlatısal işlevleri yüklenen kahramanın söylemi
D
Eserin dili
E
Eserdeki iletinin taşıyıcısı
Açıklama:
Sözceleme, bireysel kullanımnedimiyle dilin işleyişe geçirilmesidir.
Soru 45
Yazınsal göstergebilimde sözceleme öznesinin sözcesini gerçekleştirmesi sırasında oluşan “anlam belleğinin” örneğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dilsel beti
B
Görsel beti
C
Çözümleme şeması
D
Anlatı şeması
E
Üretici süreç
Açıklama:
Üretici süreç, sözceleme öznesinin sözcesini gerçekleştirmesi sırasında oluşan “anlam belleğinin” bir örnekçesidir
Soru 46
Betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Duygu değeri
B
Eyleyenler
C
Yüzey yapı
D
Sözdizimi
E
İzlekselleşme
Açıklama:
İzlekselleşme, betisel yerdeşliklerden yola çıkarak genel anlamı birleştirme işlemdir.
Soru 47
Bir duruma, bir eyleme etken ya da edilgen olarak katılan diğer eyleyenlerle olan ilişkileriyle tanımlanan dilsel birim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eyleyen
B
Duygu değeri
C
Motif
D
Gönderen
E
Gönderilen
Açıklama:
Eyleye, bir duruma, bir eyleme etken ya da edilgen olarak katılan diğer eyleyenlerle olan ilişkileriyle tanımlanan dilsel birimdir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi anlatı şemasının özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Anlatının iletisini gösterir.
B
Eleştirmenin yargılarını gösterir.
C
Anlatıda olayların sonuç aşamasını gösterir.
D
Anlatıda eyleyenlerin hangi işlevlerde olaylara katıldığını gösterir.
E
Anlatıda eyleyen olarak ana kahramanı gösterir.
Açıklama:
Anlatı şeması, insanlığın ortak belleğine yerleşmiş anlatısal ve kültürel düzenlenmenin soyut bir tablo ile görselleştirilmesidir. Bu şema “yaşamın anlamını”, sanal bir yeniden sunum ile anlaşılır biçime sokar. Bu şema okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler verir. Günümüzde bu şema üç aşamadan oluşur: eyletim, eylem ve yaptırım.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi anlatı şemasında yer alan, öznenin eyleminin değerlendirilerek onun ödüllendirildiği, cezalandırıldığı ya da ona kayıtsız kalındığı aşamadır?
Seçenekler
A
Yaptırım
B
Eylem
C
Eyletim
D
Temel yapı
E
Metin
Açıklama:
Yaptırım, bu aşamada Gönderen ve / ya da Gönderilen, Öznenin eylemini
değerlendirerek onu ödüllendirebilir, beğenmeyerek cezalandırabilir ya da
gerçek yaşamda çok sık görüldüğü gibi kayıtsız kalabilir.
değerlendirerek onu ödüllendirebilir, beğenmeyerek cezalandırabilir ya da
gerçek yaşamda çok sık görüldüğü gibi kayıtsız kalabilir.
Soru 50
Anlatıcı ile yazar, anlatıcı ile oyuncunun seslerinin ve anlam evrenlerinin birbirine karışması sonucu konuştuğunun anlaşılamaması olayına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Derin yapı
B
Kalıplaşmış deyimler
C
Kalıplaşmış imgeler
D
Erken anlatım
E
Söyleşimlilik
Açıklama:
Söyleşimlilik, anlatıcı ile yazar, anlatıcı ile oyuncunun seslerinin ve anlam evrenlerinin birbirine karışması sonucu hangisinin konuştuğunun
anlaşılamamasıdır
anlaşılamamasıdır
Soru 51
Fransız dilbilimci Emile Benveniste’in geliştirdiği kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biçembilim
B
Yazınbilim
C
Yerdeşlik
D
Edimbilim
E
Sözceleme
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Soru 52
Göstergebilim bilim dalı olarak neyi kullanır ?
Seçenekler
A
Altdil
B
Üstdil
C
Paradigmaları
D
Ruhsal durumları
E
İnsan özelliklerini
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin yazınsal eleştiri için geliştirdiği araç ve yöntemleri saptayabileceksiniz.
Soru 53
Anlatı şeması kaç bölümden oluşur ?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin yazınsal eleştiri için geliştirdiği araç ve yöntemleri saptayabileceksiniz.
Soru 54
Göstergebilim hangi yapıtlarla ilgilenmez ?
Seçenekler
A
Otobiyografilerle
B
Anı
C
Günlük
D
Mektup
E
Hepsi
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Soru 55
Göstergebilimde “özne” ne işe yarar ?
Seçenekler
A
Motifleri açıklar
B
Anlatı şemasını çizer
C
Anlatı içindeki işlevleri gösterir
D
Nesneyi açıklar
E
Ögeleri aydınlatır
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Soru 56
Metinler arası ilişkilerde yazar neye gönderme yapmıştır ?
Seçenekler
A
Başka metinlere
B
Başka milletlere
C
Başka ulusların kültürlerine
D
Başka ulusların örf ve geleneklerine
E
Başka ulusların maddi zenginliklerine
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Soru 57
“Yaptırım” aşamasında ne görülebilir ?
Seçenekler
A
Ödüllendirme
B
Duygusal değer
C
Nesnel değer
D
Eylemsizlik
E
Olanaksızlık
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Soru 58
“Türkü yakmak” yazınsal özellik olarak nedir ?
Seçenekler
A
Kalıplaşmış imge
B
Kalıplaşmış deyim
C
Söyleşimlilik
D
Derin yapı
E
Yüzeysel yapı
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Soru 59
En ünlü “Göstergebilim“ ekolü hangisidir ?
Seçenekler
A
Paris
B
Londra
C
Roma
D
Berlin
E
Moskova
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangis,i bir metinde ya da söylemde anlamı oluşturan düzeyler ve bileşkeler arasında kolaydan zora, yalından karmaşığa giden ilişkileri düzenleyen kuramsal süreci açıklayan göstergebilimsel kavramdır?
Seçenekler
A
Temel sözdizim
B
Üretici süreç
C
Söylemsel anlam
D
Anlastısal anlam
E
Anlamsal bileşke
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin yazınsal eleştiri için geliştirdiği araç ve yöntemleri saptayabileceksiniz.
Üretici süreç: Bir metin ya da söylemde anlamı oluşturan düzeyler ve bileşkeler arasında kolaydan zora, yalından karmaşığa giden ilişkileri düzenleyen kuramsal süreci açıklayan göstergebilimsel araç.
Üretici süreç: Bir metin ya da söylemde anlamı oluşturan düzeyler ve bileşkeler arasında kolaydan zora, yalından karmaşığa giden ilişkileri düzenleyen kuramsal süreci açıklayan göstergebilimsel araç.
Soru 61
Yazınsal göstergebilim, bir metnin aşağıdaki hangi özelliklerini yansız bir biçimde ortaya koyar?
Seçenekler
A
doğru - yanlış
B
İyi - kötü
C
belirleyici - ayırıcı
D
yararlı - yararsız
E
okunabilir - okunamaz
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin yazınsal eleştiriye katkısını gözlemleyebilecek bilgi ve becerileri kazanabileceksiniz.
Yazınsal göstergebilim sunduğu örnekler, örnekçeler, araçlar ve açıklamalar ile metin okumalarını aydınlatır, anlamlarını bağlam içinde oluşturur ve en önemlisi de incelenen yazınsal yapıtın, ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız bir biçimde gösterir, ancak iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/ yararsız... gibi değer yargıları sunmaz, bunu okura bırakır.
Yazınsal göstergebilim sunduğu örnekler, örnekçeler, araçlar ve açıklamalar ile metin okumalarını aydınlatır, anlamlarını bağlam içinde oluşturur ve en önemlisi de incelenen yazınsal yapıtın, ayırıcı, belirleyici, olağanüstü özelliklerini, konumunu, onu yazınsal açıdan farklı kılan özelliklerini yansız bir biçimde gösterir, ancak iyi/kötü; okunabilir/okunamaz; yararlı/ yararsız... gibi değer yargıları sunmaz, bunu okura bırakır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi, bir söylem zinciri içinde kesintisizlik etkisi yaratan anlamı oluşturan içerik ögelerinin yinelenmesine verilen addır?
Seçenekler
A
Yerdeşlik
B
Motif
C
Sözce
D
Eyleyen
E
Beti
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Bir metin dikkatle okunduğunda bir tümceden diğerine, bir sözceden diğerine geçilirken anlamsal bir süreklilik oluşturularak ortak bir yerdeşliğe (anlam izi) ulaşılır. Yerdeşlik, bir metin boyunca yinelenen her betiyle anlam taşıyan bir ulam (kategori) oluşturarak anlam bütünlüğünü sağlar.
Bir metin dikkatle okunduğunda bir tümceden diğerine, bir sözceden diğerine geçilirken anlamsal bir süreklilik oluşturularak ortak bir yerdeşliğe (anlam izi) ulaşılır. Yerdeşlik, bir metin boyunca yinelenen her betiyle anlam taşıyan bir ulam (kategori) oluşturarak anlam bütünlüğünü sağlar.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi, bir öyküde ya da masalda oyuncuların kişiliklerindeki dönüşümü ve olayların eklemlenişini anlatan ögeye verilen addır?
Seçenekler
A
uzamlaşma
B
oyunculaşma
C
zamansallaşma
D
sözceleşme
E
yerdeşleşme
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
/zamansallaşma/ oyuncuların kişiliklerindeki dönüşümü ve olayların eklemlenişini anlatan bir öğe olarak bu öykü-masalda önemli bir yer tutmaktadır. Örnek olarak aflağıdaki sözcükler verilmiştir: “geceler” (s. 124), “sabah” (s. 125), “bahar” (s. 125), “gün geçtikçe” (s. 124) “gün”, “birdenbire “ (s. 125), “akşam üstü”...
/zamansallaşma/ oyuncuların kişiliklerindeki dönüşümü ve olayların eklemlenişini anlatan bir öğe olarak bu öykü-masalda önemli bir yer tutmaktadır. Örnek olarak aflağıdaki sözcükler verilmiştir: “geceler” (s. 124), “sabah” (s. 125), “bahar” (s. 125), “gün geçtikçe” (s. 124) “gün”, “birdenbire “ (s. 125), “akşam üstü”...
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi, yapısının düzenliliğiyle hemen saptanabilen, ancak betiselleşmenin verdiği olanaklarla biçimsel değişkenlik gösterebilen, az çok kalıplaşmış, göreceli olarak kendi üzerine kapalı, kısmen özerk dilsel yapılara verilen addır?
Seçenekler
A
Eylem
B
İzlek
C
Eyleyen
D
Sözce
E
Motif
Açıklama:
Göstergebilimsel çözümlemenin dilsel araçlarını tanımlayabileceksiniz.
Motif: Az çok kalıplaşmış, göreceli olarak kendi üzerine kapalı, kısmen özerk yapılardır. Yapısının düzenliliği ile hemen saptanabilir, ancak betiselleşmenin verdiği olanaklarla biçimsel değişkenlik gösterebilen dilsel yapılardır.
Motif: Az çok kalıplaşmış, göreceli olarak kendi üzerine kapalı, kısmen özerk yapılardır. Yapısının düzenliliği ile hemen saptanabilir, ancak betiselleşmenin verdiği olanaklarla biçimsel değişkenlik gösterebilen dilsel yapılardır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi yazınsal bir anlatıda Paris Gösterge Okulu'nun sunduğu eyleyenler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İmge
B
Nesne
C
Yardımcı
D
Gönderen
E
Özne
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Paris Göstergebilim Okulu en fazla altı eyleyen sunar. Özne (Ö)/Nesne (N): Gönderen (G)/Gönderilen (Gn): Yardımcı (Y)/ Engelleyici (E):
Paris Göstergebilim Okulu en fazla altı eyleyen sunar. Özne (Ö)/Nesne (N): Gönderen (G)/Gönderilen (Gn): Yardımcı (Y)/ Engelleyici (E):
Soru 66
Anlatıda olayların nasıl eklemlendiğini, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığını, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğunu anlatan birinci anlatı şemasında kullanılan sıralama hangi seçenekte doğru sırayla verilmiştir?
Seçenekler
A
eylem - eyletim - yaptırım
B
eyletim - yaptırım - eylem
C
eyletim - eylem - yaptırım
D
yaptırım - eyletim - eylem
E
yaptırım - eylem - eyletim
Açıklama:
Yazınsal eleştiriyi çözümlemeden ayıran özellikleri açıklayabileceksiniz.
Yüzeysel anlatı sözdizimi düzleminde eyleyenler şemasının belirlenmesinden sonra, anlatı şemasına geçilebilir. Bu şema okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler verir. Günümüzde bu şema üç aşamadan oluşur: eyletim, eylem ve yaptırım.
Yüzeysel anlatı sözdizimi düzleminde eyleyenler şemasının belirlenmesinden sonra, anlatı şemasına geçilebilir. Bu şema okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler verir. Günümüzde bu şema üç aşamadan oluşur: eyletim, eylem ve yaptırım.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi, söylemi oluşturan dilsel ya da dilsel olmayan sözdizimsel ve göstergebilimsel düzenlemeleri ortaya koyan yapıya verilen addır?
Seçenekler
A
Temel anlam
B
Yüzey yapı
C
Çözümleme
D
Derin yapı
E
Anlatı
Açıklama:
Yazınsal eleştiriyi çözümlemeden ayıran özellikleri açıklayabileceksiniz.
Derin yapı, söylemi oluşturan dilsel ya da dilsel olmayan sözdizimsel ve göstergebilimsel düzenlemeleri ortaya koyar.
Derin yapı, söylemi oluşturan dilsel ya da dilsel olmayan sözdizimsel ve göstergebilimsel düzenlemeleri ortaya koyar.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi, belli bir çevrede bir öznenin önceden kabul ettiği ve taşıdığı, tasarlanmış yapıya verilen addır?
Seçenekler
A
Kalıplaşmış deyim
B
Metinlerarası ilişki
C
Eyletim
D
Kalıplaşmış imge
E
Söyleşimlilik
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Kalıplaşmış imgeler (Stéréotype): Belli bir çevrede bir öznenin önceden kabul ettiği ve taşıdığı, tasarlanmış imge.
Kalıplaşmış imgeler (Stéréotype): Belli bir çevrede bir öznenin önceden kabul ettiği ve taşıdığı, tasarlanmış imge.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi kalıplaşmış deyimlere bir örnek değildir?
Seçenekler
A
Aşk meşk
B
Deli gibi sevmek
C
Türküler yakmak
D
İğne ipliğe dönmek
E
Karnı tok olmak
Açıklama:
Yazınsal eleştiride göstergebilimsel çözümleme sürecini oluşturabileceksiniz.
Kalıplaşmış deyimler: “iğne ipliğe dönmek” (s. 124), “iki gözü iki çeşme ağlamak” (s. 124), “ türküler yakmak” (s. 129), “deli gibi sevmek”, (s. 130), “türküler düzmek” (s. 131), “karnı tok olmak” (s. 131), “yüzüstü bırakmak” (s. 133)...
Kalıplaşmış deyimler: “iğne ipliğe dönmek” (s. 124), “iki gözü iki çeşme ağlamak” (s. 124), “ türküler yakmak” (s. 129), “deli gibi sevmek”, (s. 130), “türküler düzmek” (s. 131), “karnı tok olmak” (s. 131), “yüzüstü bırakmak” (s. 133)...
Soru 70
I. Göstergebilimi kullanan araştırmacı, yazınsal metni (ya da söylemi) bir araştırma nesnesi olarak ele aldıktan sonra, bu nesnenin anlam üretme koşullarını ve bunun nasıl üretildiğini ortaya çıkarmaya çalışır.
II. Göstergebilimin geleneksel “metin açıklama” ve “yazınsal eleştiri” için işlevsel bir yöntembilim olarak kullanılması, araştırmacılara yeni bakış açıları kazandırmıştır.
III. Yazınsal göstergebilim, genel bir eleştiri kuramı özelliği taşımaktadır.
IV. Yazınsal göstergebilim anlatısal yapılar, betisel yapılar (figüratif yapılar), kültürel çeşitlilik, mimesis sorunları, tutku (duygu, heyecan...); yazın tarihinin yazınbilim açısından tasarlanması, duyularla algılanamayan anlatım biçimlerinin çağdaş araştırmalardaki yeri gibi yazınsal pek çok sorunu ele almıştır.
Yazınsal göstergebilim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Göstergebilimin geleneksel “metin açıklama” ve “yazınsal eleştiri” için işlevsel bir yöntembilim olarak kullanılması, araştırmacılara yeni bakış açıları kazandırmıştır.
III. Yazınsal göstergebilim, genel bir eleştiri kuramı özelliği taşımaktadır.
IV. Yazınsal göstergebilim anlatısal yapılar, betisel yapılar (figüratif yapılar), kültürel çeşitlilik, mimesis sorunları, tutku (duygu, heyecan...); yazın tarihinin yazınbilim açısından tasarlanması, duyularla algılanamayan anlatım biçimlerinin çağdaş araştırmalardaki yeri gibi yazınsal pek çok sorunu ele almıştır.
Yazınsal göstergebilim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 103. sayfasında, yazınsal göstergebilimin genel bir eleştiri
kuramı özelliği taşımadan yazınsal pek çok sorunu ele aldığı açıkça belirtilmektedir. Sorumuzun C seçeneğindeki bilgi bunun tam tersini ifade ettiği için yanlıştır. I, II ve IV no'lu ifadelerin doğruluğu, 103. sayfadaki açıklamalar aracılığıyla teyit edilebilir. Buna göre sorunun çözümü D seçeneğidir.
kuramı özelliği taşımadan yazınsal pek çok sorunu ele aldığı açıkça belirtilmektedir. Sorumuzun C seçeneğindeki bilgi bunun tam tersini ifade ettiği için yanlıştır. I, II ve IV no'lu ifadelerin doğruluğu, 103. sayfadaki açıklamalar aracılığıyla teyit edilebilir. Buna göre sorunun çözümü D seçeneğidir.
Soru 71
Bir metin ya da söylemde anlamı oluşturan düzeyler ve bileşkeler arasında kolaydan zora, yalından karmaşığa giden ilişkileri düzenleyen kuramsal süreci açıklayan göstergebilimsel araca ... denir.
Yukarıdaki boşluğu doldurması gereken uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğu doldurması gereken uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
temel sözdizim
B
derin yapı
C
üretici süreç
D
sözceleme
E
odaklayım
Açıklama:
Kitabımızın 104. sayfasında yer alan 6.1 no'lu tabloda tanımlanan,"temel sözdizim, sözceleme, odaklayım, derin yapı" vb. tüm bileşenleri içeren "üretici süreç"tir. Buna göre sorunun çözümü C seçeneğidir.
Soru 72
Bir metin dikkatle okunduğunda bir tümceden diğerine, bir sözceden diğerine geçilirken anlamsal bir süreklilik oluşturularak ortak bir yerdeşliğe (anlam izi) ulaşılır. Yerdeşlik, bir metin boyunca yinelenen her betiyle anlam taşıyan bir ulam (kategori) oluşturarak anlam bütünlüğünü sağlar. Buna göre:
/yükseklik/= “yıldız”, “yüce”, “gökyüzü”, “güneş”, “kelebek" şeklinde sıralanmış bir yerdeşlik dizilimini bozan örnek aşağıdakilerden hangisidir?
/yükseklik/= “yıldız”, “yüce”, “gökyüzü”, “güneş”, “kelebek" şeklinde sıralanmış bir yerdeşlik dizilimini bozan örnek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
yıldız
B
yüce
C
gökyüzü
D
güneş
E
kelebek
Açıklama:
Kitabımızın 106. sayfasında, yerdeşlik kavramı ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Sorumuzda verilen dizilimde "kelebek" sözcüğü hariç, “yıldız”, “yüce”, “gökyüzü” ve “güneş” sözcüklerinin hepsi "yükseklik" kavramıyla ilintilidir. Buna göre sorunun çözümü E seçeneğidir.
Soru 73
Bir edebi metinde bir tek oyuncu gibi davranan, düşünen kahramanlar topluluğuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
yardımcı oyuncu
B
ortak oyuncu
C
baş rol oyuncusu
D
birinci derece kişiler
E
ortak özne
Açıklama:
Kitabımızın 107. sayfasında, bir tek oyuncu gibi davranan, düşünen kahramanlar topluluğu "ortak oyuncu" olarak tanımlanmaktadır. Buna göre çözüm B seçeneğidir.
Soru 74
Bir yazınsal anlatıda, az çok kalıplaşmış, göreceli olarak kendi üzerine kapalı, kısmen özerk, yapısının düzenliliği ile hemen saptanabilen, ancak betiselleşmenin verdiği olanaklarla biçimsel değişkenlik gösterebilen dilsel yapılar motif olarak tanımlanır. Betisel düzeyin anlam bileşkesinde, somut bir süreç olan izlekselleşme ve motifler belirmeye başlar. Bu izleklerin söyleme (anlatıya) dökülmesi için betiler aracılığıyla motifler oluşur ya da oluşturulur. Buna göre, bir yazınsal anlatıda aşağıdaki sözcüklerden hangisinin geçmesi /yalnızlık/ motifini tespit etmemize olanak tanımaz?
Seçenekler
A
sadece
B
yalnızlığın
C
yalnız başına
D
yalnızlar
E
yarı yalnızlık
Açıklama:
Seçeneklerde verilenyalnızlığın, yalnız başına, yalnızlar, yarı yalnızlık gibi sözcükler "yalnızlık" motifini tespit etmemize yarayan dilsel verilerdir. Buna karşın "sadece" sözcüğü bir bağlaçtır. Bu nedenle çözüm A seçeneğidir.
Soru 75
I. Eyleyen, bir duruma, bir eyleme etken ya da edilgen olarak katılan diğer eyleyenlerle olan ilişkileriyle tanımlanan dilsel birimdir.
II. Paris Göstergebilim Okulu en fazla üç eyleyen sunar.
III. Eyleyenler benimsenen bakış açısına göre, birbirleriyle ilişkileri içinde, işlevlerine göre değerlendirilirler.
IV. Özne ile Nesne, bir anlatının olmazsa olmaz eyleyenleridir.
"Eyleyen" ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Paris Göstergebilim Okulu en fazla üç eyleyen sunar.
III. Eyleyenler benimsenen bakış açısına göre, birbirleriyle ilişkileri içinde, işlevlerine göre değerlendirilirler.
IV. Özne ile Nesne, bir anlatının olmazsa olmaz eyleyenleridir.
"Eyleyen" ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Kitabımızın 110. sayfasında verilen bilgilerde, Paris Göstergebilim Okulu'un en fazla üç değil, altı eyleyen sunduğu bilgisine yer verilir. Bunun dışındaki bilgilerin doğruluğu, kitabımız aracılığıyla teyit edilebilir. Bu nedenle çözüm E seçeneğidir.
Soru 76
Okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler veren şemaya, ..... şeması denir.
Yukarıdaki boşluk, aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile doldurulmalıdır?
Yukarıdaki boşluk, aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
anlatı
B
eyleyen
C
eyletim
D
eylem
E
yaptırım
Açıklama:
Kitabımızın 114. sayfasında, okuyucuya, anlatıda olayların nasıl eklemlendiği, eyleyenlerin hangi işlevlerle olaylara katıldığı, olayların değişik aşamalarının nasıl sunulduğu konularında bilgiler veren şema, "anlatı şeması" olarak tanımlanmaktadır. Buna göre çözüm A seçeneğidir.
Soru 77
"Anlatısal yapıların ayrılmaz bileşkesi olan, eyleyenlerin nesnelere,
oyunculara, uzama ve eylemlere verdiği olumlu, olumsuz değerlerin nasıl gerçekleştiğini ele alan, böylece küçük anlam evrenleri yaratarak söylemsel anlamları ortaya çıkarmak" olarak tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
oyunculara, uzama ve eylemlere verdiği olumlu, olumsuz değerlerin nasıl gerçekleştiğini ele alan, böylece küçük anlam evrenleri yaratarak söylemsel anlamları ortaya çıkarmak" olarak tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
söylemsel anlam
B
anlatısal anlam
C
derin yapı
D
göstergebilimsel düzenlemeler
E
temel anlam
Açıklama:
Kitabımızın 116. sayfasında tanımlanan bu terim "anlatısal anlam" olduğu için çözüm B seçeneğidir.
Soru 78
I. Temel anlam, temel sözdizimin ve anlatısal anlamın tamamlayıcısı ve oluşturucusu olup üretici sürecin en soyut yapısıdır.
II. Anlamın oluşturucu temel öğelerini birleştirir ve ulamlar biçiminde sıralanmasını sağlar.
III. Bu öğeler göstergebilimsel kare üzerinde eklemlenirler.
IV. Temel anlam insanı ilgilendiren iki temel karşıtlıktan yola çıkılabileceğini öne sürer: doğa / kültür ve yaşam / ölüm
Temel anlam ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangiler doğrudur?
II. Anlamın oluşturucu temel öğelerini birleştirir ve ulamlar biçiminde sıralanmasını sağlar.
III. Bu öğeler göstergebilimsel kare üzerinde eklemlenirler.
IV. Temel anlam insanı ilgilendiren iki temel karşıtlıktan yola çıkılabileceğini öne sürer: doğa / kültür ve yaşam / ölüm
Temel anlam ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangiler doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 118. sayfasında verilen bilgilere göre, tüm ifadeler doğru olduğu için yanıt E seçeneğidir.
Soru 79
I. Göstergebilim 1980’li yıllara dek, metni yazarından bağımsız bir biçimde, yukarıda aşamaları gösterilen üretici süreç içinde, nesnel ve yansız olarak incelemek için yöntemler ve araçlar geliştirmiştir.
II. 2000’li yıllardan sonra, bir nesne olarak metnin yazarıyla ilişkisi, kahramanlar arasındaki duygu ve tutku ilişkileri, yazarın öznelliği nasıl yarattığı, bunu dilin hangi öğeleriyle gerçekleştirdiği, metinde yaratılan estetik öğeler ve bunların açıklanması gibi pek çok sorun artık göstergebilimin alanına girmiştir.
III. Yazar ve yazarın yapıtı içinde yarattığı anlatıcı kavramı ve tiplerinin açıklanması, göstergebilimin araçlarıyla yapılabilmektedir.
Göstergebilim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. 2000’li yıllardan sonra, bir nesne olarak metnin yazarıyla ilişkisi, kahramanlar arasındaki duygu ve tutku ilişkileri, yazarın öznelliği nasıl yarattığı, bunu dilin hangi öğeleriyle gerçekleştirdiği, metinde yaratılan estetik öğeler ve bunların açıklanması gibi pek çok sorun artık göstergebilimin alanına girmiştir.
III. Yazar ve yazarın yapıtı içinde yarattığı anlatıcı kavramı ve tiplerinin açıklanması, göstergebilimin araçlarıyla yapılabilmektedir.
Göstergebilim ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
Yalnızca III
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Kitabımızın 120. sayfasında verilen bilgilere göre tüm ifadeler doğru olduğu için çözüm E seçeneğidir.
Ünite 7
Soru 1
İki ya da daha çok metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Disiplinlerarası
B
Yazınsallık
C
Çokdillilik
D
Metinlerarası
E
Sözce
Açıklama:
Metinlerarasını, (Fr. intertextualité; Ing. intertextuality) kabaca iki ya da daha çok metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimi olarak tanımlayabiliriz. Kavram kimilerince bir yenidenyazma işlemi olarak da algılanır. Bir yazar başka bir yazarın metninden parçaları kendi metninin bağlamında kaynaştırarak yenidenyazar.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi bir metin ile başka bir metin arasındaki her tür alışveriş işlemi için kullanılan ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kolaj
B
Mozaik
C
Yaptakçılık
D
Palempsest
E
Bütünce
Açıklama:
Bir metin ile başka bir metin arasındaki her tür alışveriş işlemi yenidenyazma dışında alıntı, kolaj mozaik, yaptakçılık, palempsest vb. imgeleri ile gösterilir. Çoğu zaman, söz konusu imgeler bir metinlerarası alışverişi belirtmek için eşanlamlı olarak kullanılır. Bütünce, üzerinde çözümleme yapmak amacıyla benzeşik (homojen) türden metinlerin toplamına verilen addır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi, karşılaştırmalı yazın eleştirisiyle ilgili, yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Karşılaştırmalı yazın eleştirisi, daha çok bir ülkenin kültürünün başka ülkelere ait kültürlerle karşılaştırılmasına dayanır.
B
Karşılaştırmalı yazında, inceleme olarak bir bütünce (corpus) oluşturulur.
C
Karşılaştırma alanı hem çok dar hem de sonsuzdur.
D
Karşılaştırılan metinler bütün özellikleri açısından karşılaştırılır.
E
Karşılaştırmalı yazında anlam karşılaştırmayı yapan eleştirmence yapıtların karşı karşıya konmasına bağlı olarak çıkarılır.
Açıklama:
Karşılaştırmalı yazın eleştirisinde “temel olarak, yazınsal denilen, ya da yazınsal denilebilecek her nesnenin, bir kültürün öteki yapıcı unsurlarıyla ilişkilendirilerek incelenmesi söz konusudur” (Y. Chevrel, 2009: 7). Karşılaştırmalı yazın eleştirisi, daha çok bir ülkenin kültürünün başka ülkelere ait kültürlerle karşılaştırılmasına dayanır. Bunu yapmak için inceleme nesnesi olarak bir bütünce (corpus) oluşturulur. Bütünceden çıkarılan unsurların birbirleriyle benzerlik, koşutluk, aynı zamanda karşıtlık ilişkileri içerisinde oldukları gösterilmeye, böylelikle bir yapıt yorumlanmaya çalışılır. Buna karşın, metinlerarası, bir bütünce oluşturmak kaygısında değildir. Karşılaştırmalı eleştirinin gerektirdiği gibi, belli bir geleneğe ait iki (ya da daha çok) metin arasındaki benzerlikleri ya da ayrımları araştırmaz. Onun araştırma alanı hem çok dar hem de sonsuzdur. Sonsuzdur, çünkü bir metin sonsuz metinler alanından alıntılar yapabilir. Çok dardır, çünkü çoğu zaman, yazarca belirlenen strateji doğrultusunda, bir metne metinlerarası yöntemlerden biriyle sokulan tek bir sözcük, tek bir tümce, tek bir harf metinlerarasının araştırma konusu olabilir.
Soru 4
Aşğıdakilerden hangisi, kaynak eleştiriisyle ilgili, yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Kaynak kavramı parçalanmış, tek bir sözcüğe bile indirgenebilen, ayrışık, çoğu zaman kolaylıkla çıkarılamayan bir unsura ya da metne gönderir.
B
Kaynak eleştirisinin amacı, baskıya gitmeden önce, bir yapıtın geçtiği aşamaları izlemek; böylelikle bir yapıtı aydınlatacak tüm tarihsel bilgileri bir bütün halinde bir araya getirmektir.
C
Kaynak eleştirisinde, metin-öncesi araştırması yapılır.
D
Kaynak eleştirisinde bir göndergeye, alıntıya yeni bir anlam yüklenmemiştir, onun yalnızca ilk (ve son) kökensel anlamı ortaya çıkarılmaya çalışılır.
E
Kaynak eleştirisinde, bir gönderge ya da alıntı zaman geçtikçe yeni anlamlar almaz.
Açıklama:
Kaynak kavramı somut bir bütüne gönderir; metinlerarası ise tersine, parçalanmış, tek bir sözcüğe bile indirgenebilen (kimi zaman bir alıntı, kimi zaman bir yazar ya da kitap adına yalın bir gönderme yapılır, ya da bir anıştırmayla yetinilir) ayrışık, çoğu zaman kolaylıkla çıkarılamayan bir unsura ya da metne gönderir.
Soru 5
Rus Biçimciler, metinlerarası incelemeyi benimsemeden önce metni nasıl inceliyorlardı?
Seçenekler
A
Tarihsel açılardan
B
Dinî açılardan
C
Toplumbilimsel açılardan
D
Özyaşamöyküsel olarak
E
Salt kendi içinde
Açıklama:
Çalışmalarının ilk evrelerinde Rus Biçimcileri, Ferdinand de Saussure’ün Genel Dilbilim Dersleri’ndeki (1998) kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşırlar. Bu amaçla yazınsal metni tarihsel, toplumbilimsel, özyaşamöyküsel vb. verilerden yola çıkarak açıklamayı reddederler.
Soru 6
Kökeninde, bir sözcenin başka sözcelerle ilişki içerisinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olamayacağı görüşü bulunan "söyleşimcilik" kuramını kim ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Julia Kristeva
B
Mihail Bahtin
C
Roland Barthes
D
Michael Riffaterre
E
Gerard Genette
Açıklama:
Üstü kapalı olarak metinlerarası olgusundan söz eden, onun işlevsel alanını salt biçimlerin ve tekniklerin gelişimini izlemek olarak sınırlayan Biçimcilerin tersine, Bahtin açıkça bir yapıtın başka yapıtlarla sürekli alışveriş içerisinde olduğunu düşünür. Ona göre, bir sözce başka sözcelerle ilişki halinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olamaz. Ayrıca her söylem belli bir tarihsel ve toplumsal alan içerisinde konumlanır. Tarihsel ve toplumsal olgulara sıkı sıkıya bağlı kalarak ortaya attığı, söyleşimcilik adını verdiği kuramı metinlerarası alışverişlerin kapısını aralar.
Soru 7
Metinlerarasılığı bir okuma olgusuna bağlayan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Mihail Bahtin
B
Julia Kristeva
C
Roland Barthes
D
Michael Riffaterre
E
Gerard Genette
Açıklama:
Metinlerarası işlem, çağdaş olduğu kadar daha önce yazılmış yapıtlardan alıntı- lanan sözcelerin bir metin içerisinde eritilerek onun yeni bir anlamla donatılması, böylelikle yeni bir metin üretilmesidir. Öyleyse Barthes’a göre metin, eski alıntıların yeni bir örgüsü, metinlerarası her metnin bir koşulu, yazınsallığın temel unsurudur. Ancak Barthes, Kristeva’nın tanımlamasından ayrı olarak metinlerarasılığı bir okuma olgusuna bağlar. Metinlerarası göndermelerin algılanmasında okurun rolü üzerinde durur. Le Plaisir du texte adlı yapıtında kendi metinlerarası tanımı- na ve metinlerarası etkinliğe bir öznellik boyutu katan Barthes’a göre okuma, aynı zamanda bireysel bir uğraştır. Öyleyse, farklı metinler arasında yapılan yaklaştırmalar okumanın zorunlu bir aşamasıdır. Bu bakımdan Barthes, metinlerarasılık konusunda Michael Riffaterre’in görüşlerinin habercidir.
Soru 8
Metinlerarasını büyük ölçüde okur-metin arasındaki ilişkiye göre tanımlayan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Mihail Bahtin
B
Julia Kristeva
C
Roland Barthes
D
Michael Riffaterre
E
Gerard Genette
Açıklama:
Julia Kristeva metin karşısında okurun rolüne hiç değinmez. Ondan ayrı olarak, Riffaterre metinlerarasını büyük ölçüde okur-metin arasındaki ilişkiye göre tanımlar: “Metinlerarası, okurun kendinden önce ya da sonra gelen bir yapıtta başka yapıtlar arasındaki ilişkileri algılamasıdır” (1980). Bir yapıt ile ondan önce ve/ya ondan sonra gelen yapıtlar arasındaki ilişkiyi okur kavrar. Böylelikle Riffaterre tanımlamalarını bir alımlama kuramı çerçevesine oturtur. Riffaterre’e göre, metinlerarası bir izin algılanmasında okurun belleği ve edinci (becerisi) temel ölçütleri oluşturur. Böylelikle ister açık bir alıntılama ister yalın bir anımsama söz konusu olsun, iki ya da daha fazla metin arasında okurun belirlediği her iz metinlerarasılığı başlatır. Okur herhangi bir yapıtı şu ya da bu yazınsal söylemin ışığında okuma olasılığına sahiptir. Çünkü yeni yapıtlar ondan önce ortaya konulan yapıtlardan güçlü bir biçimde etkilenirler. Metinlerarasılıktan söz edebilmek için okurun iki ya da daha fazla metin arasında yaklaştırmalar yapması yeterlidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi, kapalı metinlerarası ilişkilerdendir?
Seçenekler
A
Alıntı
B
Anıştırma
C
Yansılama
D
Alaycı dönüştürüm
E
Öykünme
Açıklama:
Alıntı, gönderge, açık; gizli alıntı ve anıştırma, kapalı metinlerarası ilişkiler; yansılama (parodi), alaycı dönüştürüm, öykünme (pastiş) ise bir türev ilişkisine dayanan ve açık metinlerarası biçimler sayılırlar.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi anlamsal dönüşüm yöntemlerinden biridir?
Seçenekler
A
Çeviri
B
Vezin dönüşümü
C
Biçem dönüşümü
D
Pragmatik dönüşüm
E
Kipsel dönüşüm
Açıklama:
İki tip anlamsal dönüşümden söz edilebilir: Birincisi, bir öyküsel ya da içeriksel değişikliği öne çıkaran öyküsel dönüşüm; ikincisi ise olayları ve eylemi kuran yolların değiştirilmesi olan pragmatik (edimsel) dönüşüm.
Soru 11
Metinlerarası eleştiri yöntemi Fransa’da 1960’lı yıllarda yazınsal eleştiri konusunda bir yenileşmeden söz eden kuramcılar arasından hangisinin çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Julia Kristeva
B
Michel Foucault
C
Jacques Derrida
D
Umberto Eco
E
Roland Barthes
Açıklama:
Metinlerarası eleştiri yöntemi Fransa’da 1960’lı yıllarda yazınsal eleştiri konusunda bir yenileşmeden söz eden kuramcılardan Julia Kristeva’nın çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Kavramın yaratıcısı Kristeva’dır.
Soru 12
Yaratıcısı Julia Kristeva olan metinlerarasılık kuramı özünü hangi düşünürün çalışmalarına borçludur?
Seçenekler
A
Mihail Bahtin
B
Roland Barthes
C
Émile Benveniste
D
Michael Riffaterre
E
Martin Heidegger
Açıklama:
Metinlerarası eleştiri yöntemi Fransa’da 1960’lı yıllarda yazınsal eleştiri konusunda bir yenileşmeden söz eden kuramcılardan Julia Kristeva’nın çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Kavramın yaratıcısı Kristeva’dır. Anılan tarihten başlayarak metinlerarasılık kavramı yazınsal eleştirinin temel araçlarından birisi durumuna gelmiştir. İşlevi her metnin bir ya da birden fazla metni kendi içerisinde erittiği ve dönüştürdüğü süreci belirlemektir. Söz konusu kavram, özünü Rus düşünür Mihail Bahtin’in çalışmalarına borçludur. Metinlerarası kavramının ortaya çıkışında yazınsal metni alışılmışın dışında yeni bir açıdan tanımlamak arayışları vardır. Gerçekten de kimi kuramcılar yazınsal metni kapalı bir bütün olarak ele almaktan kaçınırlar; Julia Kristeva dışında Roland Barthes gibi önde gelen araştırmacılar metinleri tarihe, toplumsal koşullara, yazara, yazarın psikolojisine, amaçlarına vb. göre ele alıp tanımlamak istemezler. Bunun yerine yapıtların birbirleriyle karıştıkları, her yazınsal metnin aslında “çoksesli” özellikte olduğunu varsayım olarak benimserler; yeni varsayıma göre bir metnin, dolayısıyla da metnin anlamının büyük ölçüde önceki metinlerden gelen kesitlerin iç içe geçmelerine bağlı olarak üretildiğini kabul ederler.
Soru 13
“Başka metinlerden alınan sözcelerin bir kesişme yeri” olarak tarif edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözce kesişmesi
B
Başka metinleşme
C
Metinlerarasılık
D
Metinden metine
E
Sözcelerarasılık
Açıklama:
Kristeva’nın “başka metinlerden alınan sözcelerin bir kesişme yeri” olarak tarif ettiği kavram metinlerarasılıktır.
Soru 14
Metinlerarası yaklaşımda eski, önceki bir yapıttan gelen bir unsurun yeni metinde aldığı yazarca verilen- anlamı araştırıp bulmayı söz konusu kılan işlem hangisidir?
Seçenekler
A
Anlamı kaydırma
B
Anlam deformasyonu
C
Anlam sapması
D
Bağlam değiştirme
E
Boyut değiştirme
Açıklama:
Metinlerarası yaklaşımda eski, önceki bir yapıttan gelen bir unsurun uğradığı “bağlam değiştirme” sonucunda yeni metinde aldığı -yazarca verilen- anlamı araştırıp bulmak söz konusudur.
Soru 15
Çalışmalarının ilk evrelerinde, Ferdinand de Saussure’ün Genel
Dilbilim Dersleri’ndeki kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde
kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşan eleştiri akımı hangisidir?
Dilbilim Dersleri’ndeki kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde
kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşan eleştiri akımı hangisidir?
Seçenekler
A
Rus biçimcileri
B
Fransız içerikçileri
C
Alman ruhçuları
D
İngiliz gelenekçileri
E
Amerikan pragmatistleri
Açıklama:
Çalışmalarının ilk evrelerinde Rus Biçimcileri, Ferdinand de Saussure’ün Genel Dilbilim Dersleri’ndeki (1998) kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşırlar. Bu amaçla yazınsal metni tarihsel, toplumbilimsel, özyaşamöyküsel vb. verilerden yola çıkarak açıklamayı reddederler.
Soru 16
Bir söyleşideki karşılıklı alışverişler gibi, söylemin ayrışık sesleri buluşturması olgusuna verilen ada ne denir?
Seçenekler
A
Ayrışımcılık
B
Buluşturumculuk
C
Söyleşimcilik
D
Alışverişçilik
E
Karşılaştırımcılık
Açıklama:
Söyleşimcilik, bir söyleşideki karşılıklı alışverişler gibi, söylemin ayrışık sesleri buluşturması olgusuna verilen addır. Bir sözcenin başka sözcelerle ilişki içerisinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olamayacağı görüşü söyleşimciliğin kökeninde bulunur.
Soru 17
Riffaterre'nin tanımlamalarını çerçevesi içine oturttuğu kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Salınımlama
B
Bakışımlama
C
Kamaşımlama
D
Alımlama
E
Soydaşımlama
Açıklama:
Bir yapıt ile ondan önce ve/ya ondan sonra gelen yapıtlar arasındaki ilişkiyi okur kavrar. Böylelikle Riffaterre tanımlamalarını bir alımlama kuramı çerçevesine oturtur. Riffaterre’e göre, metinlerarası bir izin algılanmasında okurun belleği ve edinci (becerisi) temel ölçütleri oluşturur.
Soru 18
Metin-ötesinin son biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üst-metinsellik
B
Yorumsal üst-metinsellik
C
Yan-metinsellik
D
Ana-metinsellik
E
Metinlerarasılık
Açıklama:
Metin-ötesinin son biçimi yorumsal üst-metin’dir. Bu tür ilişki, bir metni, sözünü ettiği bir başka metne zorunlu olarak alıntı yapmadan, hatta adını anmadan bağlayan bir yorum ilişkisidir. Burada üst-metni ana-metne bağlayan bir eleştiri ilişkisi söz konusudur. Özellikle roman ve özyaşamöyküsel anlatılarda karşımıza çıkar. Yazarlar roman üzerine ileri sürdükleri kuramlara, ya da düşüncelere anlatılarının içerisinde yer verebilirler.
Soru 19
Bir sözcüğün sürekli anlamsal öğelerine ya da düzanlamına kullanım sırasında katılan ve ilk anda algılanamayan, ikincil kavramlara, imgelere, öznel izlenimlere, vb. ilişkin olan duygusal, coşkusal ikincil anlama ne denir?
Seçenekler
A
Tananlam
B
Yananlam
C
Altanlam
D
Dışanlam
E
Ekanlam
Açıklama:
Bir sözcüğün sürekli anlamsal öğelerine ya da düzanlamına kullanım sırasında katılan ve ilk anda algılanamayan, ikincil kavramlara, imgelere, öznel izlenimlere, vb. ilişkin olan duygusal, coşkusal ikincil anlama yananlam denir?
Soru 20
Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesine ne denir?
Seçenekler
A
Eğretileme
B
Düzdeğişmece
C
Altanlamlandırma
D
Metafor
E
Sembol
Açıklama:
Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesine düzdeğişmece denir.
Soru 21
Kendi işlevleri dışında başka bir işlev yerine getirmesi amacıyla unsurların ya da malzemenin yeni bir bütünde bir araya getirilmesi ve montajlanmasıyla oluşan etkinliğe, düşünceye ya da yaratıya verine ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütünce
B
Yaptakçılık
C
Palempsest
D
Söyleşimcilik
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Kendi işlevleri dışında başka bir işlev yerine getirmesi amacıyla unsurların ya da malzemenin yeni bir bütünde bir araya getirilmesi ve montajlanmasıyla oluşan etkinliğe, düşünceye ya da yaratıya verilen ad yaptakçılıktır.
Soru 22
Üzerinde çözümleme yapmak amacıyla benzeşik (homojen) türden metinlerin toplamına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütünce
B
Yaptakçılık
C
Palempsest
D
Söyleşimcilik
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Üzerinde çözümleme yapmak amacıyla benzeşik (homojen) türden metinlerin toplamına verilen ad bütüncedir.
Soru 23
Kristeva’nın, bir göstergeler dizgesinden başka bir dizgeye geçişini belirtmek için metinlerarasılık yerine kullandığı terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütünce
B
Yaptakçılık
C
Palempsest
D
Söyleşimcilik
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Kristeva’nın, bir göstergeler dizgesinden başka bir dizgeye geçişini belirtmek için metinlerarasılık yerine kullandığı terim bağlam değiştirmedir.
Soru 24
Bir söyleşideki karşılıklı alışverişler gibi, söylemin ayrışık sesleri buluşturması olgusuna verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütünce
B
Yaptakçılık
C
Palempsest
D
Söyleşimcilik
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Bir söyleşideki karşılıklı alışverişler gibi, söylemin ayrışık sesleri buluşturması olgusuna verilen ad söyleşimciliktir. Bir sözcenin başka sözcelerle ilişki içerisinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olamayacağı görüşü söyleşimciliğin kökeninde bulunur.
Soru 25
Metinlerarası kavramını ortaya atan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Julia Kristeva
B
Mihail Bahtin
C
Gérard Genette
D
Roland Barthes
E
Michael Riffaterre
Açıklama:
Metinlerarası kavramını ortaya atan Julia Kristeva’dır; le Mot, le dialogue, le roman (1969) adlı bir yazısında ilk kez bu kavramı kullanır.
Soru 26
- Barthes
- Kristeva
- Riffaterre
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Barthes, okumada bir öznellik boyundan söz eder; öğrencisi Kristeva’dan ayrı olarak metinlerarasılığı bir okuma edimine bağlar, okura sorumluluk yükler. Bu bakımdan Michael Riffaterre’in metinlerarası tanımıyla birleşir.
Soru 27
Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Taklit
B
Yansılama
C
Düzdeğişmece
D
Alaycı Dönüştürüm
E
Öykünme
Açıklama:
Düzdeğişmece; bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesidir. Kısacası, bir nesneyi bir başka sözcükle belirtmek. Örneğin “bütün kentte oturanlar” yerine “bütün kent” anlatımı bir düz değişmecedir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi biçimsel dönüşümlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Çeviri
B
Koşuklaştırma
C
Düzyazılaştırma
D
Vezin dönüşümü
E
Pragmatik dönüşüm
Açıklama:
Çeviri, Koşuklaştırma, Düzyazılaştırma, Vezin Dönüşümü, Biçem Dönüşümü, Kipsel Dönüşüm biçimsel dönüşümler altında yer alırlar.
Soru 29
Daha önce var olan yapıtlardan, nesnelerden, iletilerden belli sayıda unsuru alıp yeni bir yaratı içine sokmak olarak tanımlanabilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alıntı
B
Kolaj
C
Yansılama
D
Anıştırma
E
Öykünme
Açıklama:
“Bir metnin başka bir metindeki somut varlığı” tanımlaması kolaj kullanımına uygun düşmektedir. Daha önce var olan yapıtlardan, nesnelerden, iletilerden belli sayıda unsuru alıp yeni bir yaratı içine sokmak olarak tanımlanır.
Soru 30
Bir şeyi doğrudan anmadan belirtme; bir sözcüğün alıntılanması ya da bir başka yapıtın, kimliği söylenmeden ya da açıkça bildirilmeden anılması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Alıntı
B
Kolaj
C
Yansılama
D
Anıştırma
E
Öykünme
Açıklama:
Açık seçik göndermede bulunmadan bir kişi ya da nesne konusunda düşünceyi uyarma biçimi olan anıştırmada söylenmesi gereken şey açıkça, doğrudan belirtilmek yerine yalnızca telkin edilir. Kişi ya da nesne konusunda yarım bilgi verildiğinden, anıştırma örtülü söylemle eşanlamlıdır. “Bir şeyi doğrudan anmadan belirtme. Doğrudan anma bir göndergedir. Anıştırma, bir sözcüğün alıntılanması ya da bir başka yapıtın, kimliği söylenmeden ya da açıkça bildirilmeden anılmasıdır.”
Soru 31
Rus Biçimcilerine göre bir edebiyat eserini diğer eserlerden ayıran temel biçimsel özellik nedir?
Seçenekler
A
Yazınsallık
B
Çok seslilik
C
Çok dillilik
D
Yaptakçılık
E
Söyleşimcilik
Açıklama:
Yazınsallık: Rus Biçimcilerine göre bir edebiyat eserini diğer eserlerden ayıran temel biçimsel özellik
Soru 32
Kendi işlevleri dışında başka bir işlev yerine getirmesi amacıyla unsurların ya da malzemenin yeni bir bütünde bir araya getirilmesi ve montajlanmasıyla oluşan etkinliğe, düşünceye ya da yaratıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mozaik
B
Yaptakçılık
C
Sözce
D
Bütünce
E
Palempsest
Açıklama:
Yaptakçılık: Kendi işlevleri dışında başka bir işlev yerine getirmesi amacıyla unsurların ya da malzemenin yeni bir bütünde bir araya getirilmesi ve montajlanmasıyla oluşan etkinliğe, düşünceye ya da yaratıya verine ad.
Soru 33
"Yüzeyi kazınarak üzeri yeniden yazılan parşömen; metinlerarasılık bağlamında, yazınsal bir metnin altında her zaman başka metinlerin izlerine rastlanır imgesine bağlanır."
Yukarıda verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Yukarıda verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Sözcelem
B
Alımlama
C
Palempsest
D
Değişke
E
Yansılama
Açıklama:
Palempsest: Yüzeyi kazınarak üzeri yeniden yazılan parşömen; metinlerarasılık bağlamında, yazınsal bir metnin altında her zaman başka metinlerin izlerine rastlanır imgesine bağlanır.
Soru 34
Üzerinde çözümleme yapmak amacıyla benzeşik (homojen) türden metinlerin toplamına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Öykünme
B
Yansılama
C
Taklit
D
Bütünce
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Bütünce: Üzerinde çözümleme yapmak amacıyla benzeşik (homojen) türden metinlerin toplamına verilen ad.
Soru 35
Kristeva’nın, bir göstergeler dizgesinden başka bir dizgeye geçişini belirtmek için metinlerarasılık yerine kullandığı terim nedir?
Seçenekler
A
Gönderme
B
Alıntı
C
Düzdeğişmece
D
Alaycı dönüştürüm
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Bağlam değiştirme:
Kristeva’nın, bir göstergeler dizgesinden başka bir dizgeye geçişini belirtmek için metinlerarasılık yerine kullandığı terim.
Kristeva’nın, bir göstergeler dizgesinden başka bir dizgeye geçişini belirtmek için metinlerarasılık yerine kullandığı terim.
Soru 36
Kim kuramına ilk kez söyleşimcilik adını vermiştir?
Seçenekler
A
Mihail Bahtin
B
Julia Kristeva
C
Roland Barthes
D
Michael Riffaterre
E
Gerard Genette
Açıklama:
Üstü kapalı olarak metinlerarası olgusundan söz eden, onun işlevsel alanını salt biçimlerin ve tekniklerin gelişimini izlemek olarak sınırlayan Biçimcilerin tersi- ne, Bahtin açıkça bir yapıtın başka yapıtlarla sürekli alışveriş içerisinde olduğunu düşünür. Ona göre, bir sözce başka sözcelerle ilişki halinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olamaz. Ayrıca her söylem belli bir tarihsel ve top- lumsal alan içerisinde konumlanır. Tarihsel ve toplumsal olgulara sıkı sıkıya bağlı kalarak ortaya attığı, söyleşimcilik adını verdiği kuramı metinlerarası alışverişle- rin kapısını aralar.
Soru 37
“Her metin bir alıntılar mozaiği gibi oluşur, her metin kendi içinde başka bir metnin eritilmesi ve dönüşümüdür”
Yukarıda verilen cümle kime aittir?
Yukarıda verilen cümle kime aittir?
Seçenekler
A
Mihail Bahtin
B
Julia Kristeva
C
Roland Barthes
D
Michael Riffaterre
E
Gerard Genette
Açıklama:
Kristeva’nın ortaya attığı metinlerarası kavramı, Bahtin’in söyleşimcilik kuramın- dan ve onun “söyleşim boyutundan yoksun sözce yoktur” düşüncesinden kaynak- lanır. Bahtin’e göre bir söylem (ya da sözce) hem söyleyenin hem de dinleyenin ortak ürünüdür ve kendinden önceki ya da çağdaş sözcelere gönderir; bu düşün- ceden esinlenen Kristeva metnin de her zaman öteki metinlerin kesiştiği yerde bulunduğu ilkesini benimser. Kristeva böylelikle metni bir alıntılar mozaiği olarak tanımlar: “Her metin bir alıntılar mozaiği gibi oluşur, her metin kendi içinde başka bir metnin eritilmesi ve dönüşümüdür”
Soru 38
1960’ların sonundan bu yana edebiyat eserlerinin anlamı ve yorumu ile ilgili olarak okurun işlevini inceleyen çeşitli kuramlara verilen genel bir ad nedir?
Seçenekler
A
Kolj
B
Anıştırma
C
Alımlama kuramı
D
Kaynak eleştirisi
E
Yeniden yazma
Açıklama:
Alımlama kuramı: Alımlama Estetiği ya da kuramı 1960’ların sonundan bu yana edebiyat eserlerinin anlamı ve yorumu ile ilgili olarak okurun işlevini inceleyen çeşitli kuramlara verilen genel bir addır.
Soru 39
Kaç tip anlamsal dönüşüm vardır?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
İki tip anlamsal dönüşümden söz edilebilir: Birincisi, bir öyküsel ya da içeriksel değişikliği öne çıkaran öyküsel dönüşüm; ikin- cisi ise olayları ve eylemi kuran yolların değiştirilmesi olan pragmatik (edimsel) dönüşüm.
Soru 40
"Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesidir. Kısacası, bir nesneyi bir başka sözcükle belirtmek."
Yukarıda verilen tanım hangisine aittir?
Yukarıda verilen tanım hangisine aittir?
Seçenekler
A
Özlülük
B
Büyültme
C
Yansılama
D
Düzdeğişmece
E
Örge
Açıklama:
Düzdeğişmece: Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesidir. Kısacası, bir nesneyi bir başka sözcükle belirtmek. Örneğin “bütün kentte oturanlar” yerine “bütün kent” anlatımı bir düz değişmecedir. Doğan Günay, Sözcükbilime Giriş, Multilingual, 2007.
Soru 41
"Kabaca iki ya da daha çok metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimi olarak tanımlanır"
Yukarıda belirtilen tanım, aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
Yukarıda belirtilen tanım, aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Kolaj
B
Metinlerarasılık
C
Yazınsallık
D
Bütünce
E
Bağlam değiştirme
Açıklama:
Metinlerarasını, (Fr. intertextualité; Ing. intertextuality) kabaca iki ya da daha çok
metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimi olarak tanımlayabiliriz.
metin arasında bir alışveriş, bir tür konuşma ya da söyleşim biçimi olarak tanımlayabiliriz.
Soru 42
“Temel olarak, yazınsal denilen, ya da yazınsal denilebilecek her nesnenin, bir kültürün öteki yapıcı unsurlarıyla ilişkilendirilerek incelenmesi söz konusudur."
Yukarıda belirtilen ifade aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Yukarıda belirtilen ifade aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Seçenekler
A
Bağlam değiştirme
B
Bütünce
C
Palempsest
D
Karşılaştırmalı yazın eleştirisi
E
Kaynak eleştirisi
Açıklama:
Karşılaştırmalı yazın eleştirisinde “temel olarak, yazınsal denilen, ya da yazınsal
denilebilecek her nesnenin, bir kültürün öteki yapıcı unsurlarıyla ilişkilendirilerek incelenmesi söz konusudur”
denilebilecek her nesnenin, bir kültürün öteki yapıcı unsurlarıyla ilişkilendirilerek incelenmesi söz konusudur”
Soru 43
Palempsest”in metinlerarasılıkta anlam karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir metnin altında her zaman başka bir metnin izlerinin olması
B
Homojen türdeki metinlerin toplamına verilen ad
C
Bir dizgeden başka bir dizgeye geçmek
D
Dilin ve kültürün sabitlenebilir bir yapı olmaması
E
Farklı alanlardaki araştırmacıların geliştirdikleri bakış açısı
Açıklama:
Yüzeyi kazınarak üzeri yeniden yazılan parşömen; metinlerarasılık bağlamında, yazınsal bir metnin altında her zaman başka metinlerin izlerine rastlanır imgesine bağlanır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi metinlerarasılık kuramının ortaya çıkışında etkili olmuştur?
Seçenekler
A
Sosyolojik eleştiri
B
Psikanalitik eleştiri
C
Yansımacılar
D
İzlenimci eleştiri
E
Rus Biçimciler
Açıklama:
Çalışmalarının ilk evrelerinde Rus Biçimcileri, Ferdinand de Saussure’ün Genel
Dilbilim Dersleri’ndeki kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde
kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşırlar.
Dilbilim Dersleri’ndeki kuramlarından esinlenerek metni büyük ölçüde
kendi içerisinde inceler, onun değişmez kurallarını, yapılarını saptamaya uğraşırlar.
Soru 45
Bir sözcenin başka sözcelerle ilişki halinde olmadan, belli oranda birbirlerini etkilemeden var olmadığını, ayrıca her söylemin belli bir tarihsel ve toplumsal alan içerisinde konumlanması gerektiğini, tarihsel ve toplumsal olgulara sıkı sıkıya bağlı kalınarak söyleşimcilik adını verdiği kuramı ile metinlerarası alışverişlerin kapısını aralayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dostoyevski
B
Gérard Genette
C
Mihail Bahtin
D
Roland Barthes
E
Julia Kristeva
Açıklama:
Mihail Bahtin' e göre bir sözce başka sözcelerle ilişki halinde olmadan, belli oranda
birbirlerini etkilemeden var olamaz. Ayrıca her söylem belli bir tarihsel ve toplumsal alan içerisinde konumlanır. Tarihsel ve toplumsal olgulara sıkı sıkıya bağlı kalarak ortaya attığı, söyleşimcilik adını verdiği kuramı metinlerarası alışverişlerin kapısını aralar.
birbirlerini etkilemeden var olamaz. Ayrıca her söylem belli bir tarihsel ve toplumsal alan içerisinde konumlanır. Tarihsel ve toplumsal olgulara sıkı sıkıya bağlı kalarak ortaya attığı, söyleşimcilik adını verdiği kuramı metinlerarası alışverişlerin kapısını aralar.
Soru 46
Metinlerarasılık kavramını öncelikle “çiftdeğerli söylemlere sahip tek tür” olarak tanımladığı roman türü üzerinden önerirken sonradan söyleşimsellik (diyaloglaştırma) ilkesinin “romansaldan çok daha geniş bir alanı kapsadığını” savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gérard Genette
B
Michael Riffaterre
C
Roland Barthes
D
Julia Kristeva
E
Mihail Bahtin
Açıklama:
Kristeva, Bahtin gibi metinlerarasılık kavramını öncelikle “çiftdeğerli söylemlere sahip tek tür” olarak tanımladığı roman türü üzerinden giderek önerir. Sonradan söyleşimsellik (diyaloglaştırma) ilkesinin “romansaldan çok daha geniş bir alanı kapsadığını” düşünür.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Genette’in belirlediği beş tip metinselaşkınlık ya da metin-ötesi ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Açıklayıcı Metinsellik
B
Ana-Metinsellik
C
Yan-Metinsellik
D
Üst-Metinsellik
E
Yorumsal Üst-Metin
Açıklama:
Genette’in belirlediği beş tip metinselaşkınlık (ya da metin-ötesi) ilişkisi şunlardır:
Metinlerarası
Ana-Metinsellik
Yan-Metinsellik
Üst-Metinsellik
Yorumsal Üst-Metin
Metinlerarası
Ana-Metinsellik
Yan-Metinsellik
Üst-Metinsellik
Yorumsal Üst-Metin
Soru 48
Bir metnin başka bir metindeki varlığını en somut biçimde görünür kılan,
ilk akla gelen, en genel ve en sık karşımıza çıkan metinlerarası bir yöntem olarak adlandırılan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
ilk akla gelen, en genel ve en sık karşımıza çıkan metinlerarası bir yöntem olarak adlandırılan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gönderge
B
Alıntı
C
Kolaj
D
Anıştırma
E
Gizli alıntı
Açıklama:
Alıntı, bir metnin başka bir metindeki varlığını en somut biçimde görünür kılan,
ilk akla gelen, en genel ve en sık karşımıza çıkan metinlerarası bir yöntemdir.
ilk akla gelen, en genel ve en sık karşımıza çıkan metinlerarası bir yöntemdir.
Soru 49
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanında “mektup, günce, nüfus cüzdanı, manzum destan vb.” parçaları kullandığı tekniğe metinlerarasılıkta ne ad verilir?
Seçenekler
A
Alaycı dönüştürüm
B
Yansılama
C
Epigraf(tanımlık)
D
Değersel- dönüşüm
E
Kolaj
Açıklama:
Oğuz Atay Tutunamayanlar adlı romanında “manzum, destan, manzum şerh, piyes, mektup, günce, arşiv belgeleri, nüfus cüzdanı sureti gibi birçok kurmaca parçayı kolaj nesnesi olarak kullanır”
Soru 50
Bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu
bir başka göstergeyle dile getirilmesine ne ad verilir?
bir başka göstergeyle dile getirilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Anlatı İçinde Anlatı
B
Biçimsel Dönüşümler
C
Düzdeğişmece
D
Anlamsal Dönüşümler
E
Yenidenyazma
Açıklama:
Düzdeğişmece, bir kavramın doğrudan doğruya onu gösteren göstergeyle değil, ilgili, bağlantılı olduğu bir başka göstergeyle dile getirilmesidir. Kısacası, bir nesneyi bir başka sözcükle belirtmek.
Soru 51
Mihail Bakhtin’in çoksesli romanların yazarı olarak nitelendirdiği yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tolstoy
B
Gonçarov
C
Turgenyev
D
Gogol
E
Dostoyevski
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 52
Düzyazının dizeler halinde yeniden yazma yöntemine ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Çeviri
B
Biçem dönüşümü
C
Vezin dönüşümü
D
Koşuklaştırma
E
Kipsel dönüşüm
Açıklama:
Metinlerarasılığın tanımını yapabileceksiniz.
Soru 53
“Kaynak” nasıl bir kavramdır ?
Seçenekler
A
Durağan
B
Devingen
C
Esnek
D
Seyyar
E
Hareketli
Açıklama:
Metinlerarasılığın tanımını yapabileceksiniz.
Soru 54
Bir metni alıntı yapmadan başka bir metne bağlayan yorum ilişkisine ne denir ?
Seçenekler
A
Alt - metin
B
Orta - metin
C
Üst - metin
D
Ara - metin
E
Üstün - metin
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 55
“Metinlerarasılık” kavramını ortaya atan kimdir ?
Seçenekler
A
Lautréamont
B
Proust
C
Joyse
D
Jenny
E
Kristeva
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 56
“Metinlerarasılık” eleştiri kuramı nereye dayanmaktadır ?
Seçenekler
A
Fransız ekolüne
B
Rus Biçimcilere
C
Alman filozoflarına
D
İtalyan sanatçılarına
E
İngiliz Tarihçilerine
Açıklama:
Metinlerarasılık konusunda öne çıkan temel kuramcıların yöntem konusundaki yaklaşımlarını açıklayabileceksiniz.
Soru 57
“Metinlerarasılık” kuramına göre aslında her metin kendi içinde başka … …….. eritilmesinden oluşmuştur ?
Seçenekler
A
Geleneklerin
B
Şarkıların
C
Türkülerin
D
Metinlerin
E
Şiirlerin
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 58
Metinlerarasılık hangi imge ile gösterilir ?
Seçenekler
A
Beton
B
Taş
C
Mozaik
D
Cam
E
Fresko
Açıklama:
Metinlerarasılığın tanımını yapabileceksiniz.
Soru 59
Romanın sinemaya uyarlanmasına ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Biçimsel dönüşüm
B
Uzamsal değişim
C
Söylemsel dönüşüm
D
İzleksel değişim
E
Kipsel dönüşüm
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 60
Metinlerarasılıkta eski anlamın yerine ne gelmektedir ?
Seçenekler
A
Yeni bir ses
B
Yeni bir kelime
C
Yeni bir cümle
D
Yeni bir anlam
E
Eski yapının bir benzeri
Açıklama:
Metinlerarasılık eleştiri yönteminin karşılaştırmalı yazın eleştirisinden ve kaynak eleştirisinden farkının ne olduğunu ayırt edebileceksiniz.
Soru 61
Metinlerarası eleştiri yöntemi hangi kuramcının çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Julia Kristeva
B
Mihail Bahtin
C
Roland Barthes
D
Laurent Jenny
E
Marc Angenot
Açıklama:
Kitabımızın 129. sayfasında metinler arası eleştiri yönteminin Julia Kristeva adlı kuramcının çalışmalarına bağlı olarak ortaya çıktığı belirtilmiştir. Buna göre yanıt A seçeneğidir.
Soru 62
Metinlerarasılık olgusu hangi türdeki metinlerin öne çıkan bir özelliğidir?
Seçenekler
A
Sürrealist metinlerin
B
Realist metinlerin
C
Romantik metinlerin
D
Divan edebiyatı metinlerinin
E
Postmodern metinlerin
Açıklama:
Kitabımızın 130. sayfasında, metinlerarasılık olgusunun postmodern olarak adlandırılan yazınsal ürünlerin öne çıkan estetik bir özelliği olduğu belirtilmiştir. Buna göre yanıt E seçeneğidir.
Soru 63
Kendi işlevleri dışında başka bir işlev yerine getirmesi amacıyla unsurların ya da malzemenin yeni bir bütünde bir araya getirilmesi ve montajlanmasıyla oluşan etkinliğe, düşünceye ya da yaratıya ................ adı verilir.
Yukarıdaki boşluk aşağıdaki kavramların hangisiyle doldurulmalıdır?
Yukarıdaki boşluk aşağıdaki kavramların hangisiyle doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
alıntı
B
kolaj
C
mozaik
D
yaptakçılık
E
palempsest
Açıklama:
Kitabımızın 131. sayfasında tanımlanan terim. "yaptakçılık" olduğu için yanıt D seçeneğidir.
Soru 64
Metinlerarası, bir ................. işlemidir. Bir başka metne ait bir .............. yeni bir bağlamda bir ............... dönüşümüne uğrar.
Seçenekler
A
anlam, sözce, bağlam değiştirme
B
bağlam değiştirme, sözce, anlam
C
sözce, anlam, bağlam değiştirme
D
anlam, bağlam değiştirme, sözce
E
özce, bağlam değiştirme, anlam
Açıklama:
Kitabımızın 132. sayfasında yer alan "Kaynak Eleştirisi" başlığı altında verilen bilgilere göre, doğru yanıt B seçeneğindeki sıralama olmalıdır.
Soru 65
Üstü kapalı olarak metinlerarası olgusundan söz eden, onun işlevsel alanını salt biçimlerin ve tekniklerin gelişimini izlemek olarak sınırlayan Biçimcilerin tersine, açıkça bir yapıtın başka yapıtlarla sürekli alışveriş içerisinde olduğunu düşünen kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dostoyevski
B
Kristeva
C
Bahtin
D
Genette
E
Todorov
Açıklama:
Kitabımızın 134. sayfasında verilen bilgiye göre, bu kuramcı Mihail Bahtin olduğu için çözüm C seçeneğidir.
Soru 66
“Metin Kuramı” (1968) başlıklı yazısında, büyük ölçüde Kristeva’nın metin konusundaki tanımını izleyerek metni “Her metin bir metinlerarasıdır; onda farklı düzeylerde az çok tanınabilecek biçimler altında öteki metinler yer alır: Daha önce edinilen kültürden gelen metinler ile etrafımızdaki kültürden gelen metinler. Her metin eski alıntıların yeni bir örgüsüdür.” şeklinde tanımlayan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roland Barthes
B
Michael Riffaterre
C
Gerard Genette
D
Kubilay Aktulum
E
Louis Aragon
Açıklama:
Kitabımızın 135. sayfasında verilen bilgiye göre, doğru yanıt A seçeneğidir.
Ünite 8
Soru 1
Tarihin, psikolojinin, sanatın ve edebiyatın bilim ilkeleri ile açıklanabileceğini düşünen ve Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştirinin nasıl yapılabileceği konusunu araştırıp, "sanat, gerçeği olduğu gibi taklit etmez. Sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar" diyen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ferdinand Brunetiere
B
Gustav Lanson
C
Hippolyte Taine
D
Allain
E
Antole France
Açıklama:
Hippolyte Taine (1828-1893), tarihin, psikolojinin, sanatın ve edebiyatın bilim ilkeleri ile açıklanabileceğini düşünüyordu Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştirinin nasıl yapılabileceği konusunu araştırdı. Taine’e göre sanat, gerçeği olduğu gibi taklit etmez. Sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar.
Soru 2
Ferdinand Brunetiere'e göre nesnel bir eleştiri için bilimsel metotlar kullanılabilirken hangi yöntemden yararlanılmalıdır?
Seçenekler
A
Bağlantı kurmak
B
Mukayese yapmak
C
Sentez yapmak
D
Ana karakterin önem derecesini belirlemek
E
Yargılamak ve sınıflandırmak
Açıklama:
Brunetière’e göre nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabilir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır.
Soru 3
"Masal" incelemelerinde her masalda aynı kalan ve değişmeyen unsurları bulan Propp aşağıdakilerden hangisinin temelini oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Dogmatizm
B
Görecelilik
C
Lansonculuk
D
Biçimcilik ve yapısalcılık
E
Kuşkuculuk
Açıklama:
XX. yüzyılda büyük bir başarı elde eden ve yapısalcılığı kuran Propp’un hareket noktası Brunetière’dir. “Masal” incelemelerinde her masalda aynı kalan ve değişmeyen unsurları bulur
Soru 4
Eleştiriyi “kitaplardan zevk almak, onlarla duyumları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı” olarak tanımlayan eleştirmen kimdir?
Seçenekler
A
Jules Lemaitre
B
Andre Suarez
C
Gide
D
Anatole France
E
Nurullah Ataç
Açıklama:
Jules Lemaitre (1853-1914) Eleştiriyi “kitaplardan zevk almak, onlarla duyumları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı” olarak tanımlar.
Soru 5
Temelde okur merkezli olup her eleştirmenin hiçbir kurala bağlı olmadan bir metni kendine göre ve öznel bir tarzda ele alabileceğini savunan eleştiri akımı hangisidir?
Seçenekler
A
Kavrama eleştirisi
B
Bilimsel eleştiri
C
Yaratıcı eleştiri
D
Okura dönük eleştiri
E
İzlenimci eleştiri
Açıklama:
İzlenimci eleştiri temelde okur merkezli bir eleştiri akımıdır, her eleştirmenin hiçbir kurala bağlı olmadan bir metni kendine göre ve öznel bir tarzda ele
alabileceğini savunur.
alabileceğini savunur.
Soru 6
Örnekleri, fikir yazıları, felsefi yazılar, denemeler ve vecizelerin olduğu fikir ağırlıklı yazılar hangi edebi türdür?
Seçenekler
A
Anlatı türü
B
İspatlayıcı türler
C
Öğretici tür
D
Kişisel hayat hikayesi türü
E
Tiyatro türü
Açıklama:
IV.İSPATLAYICI TÜRLER: Fikir ağırlıklı yazılardır.
a) Fikir yazıları,
b) Felsefî yazılar
c) Denemeler
d) Vecizeler
a) Fikir yazıları,
b) Felsefî yazılar
c) Denemeler
d) Vecizeler
Soru 7
Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğan duygu tonu hangisidir?
Seçenekler
A
Trajik ton
B
Lirik ton
C
İronik ton
D
Patetik ton
E
fantastik ton
Açıklama:
Patetik ton: Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık)
okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar.
okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar.
Soru 8
Metnin içinde geliştiği tarihi, sosyal ve kültürel şartlar içinde değerlendirilmesi sırasında, yazarın hayatı ile eserleri arasındaki ilişkinin sorgulanması hangi eleştiri akımının prensiplerinin edebiyat eğitimine yansıması anlamına gelir?
Seçenekler
A
Filolojik araştırmalar
B
Üniversite eleştirisi
C
Edebiyat eleştirisi
D
Okura dönük eleştiri
E
Tarihi ve toplumbilimsel eleştiri
Açıklama:
Metnin içinde geliştiği tarihi, sosyal ve kültürel şartlar içinde değerlendirilmesi ve yazarın hayatı ile eserleri arasındaki ilişki sorgulandığı yaklaşım yazar merkezli eleştiri anlayışlarıyla tarihi ve toplumbilimsel eleştiri akımlarının prensiplerinin edebiyat eğitimine yansıması anlamına gelmektedir
Soru 9
Bir sözün anlaşılabilmesi için onun hangi şartlar altında doğduğunu bilmek ve ona göre yorumlamak gerekir. Doğuş şartları içindeki söze ne denir?
Seçenekler
A
Dış bağlam
B
Edimbilim
C
Yapısalcılık
D
Sözceleme
E
Pragmatik
Açıklama:
Bir sözün anlaşılabilmesi için onun hangi şartlar altında doğduğunu bilmek ve ona göre yorumlamak gerekir. Doğuş şartları içindeki söze "sözceleme" denir.
Soru 10
Metin dışı ilişkiler (eleştiri, şerh, yorum), ürünün takdim kipi ve anlam tabakalarının incelendiği metin çalışması hangisidir?
Seçenekler
A
Kültür nesnesi olarak metin
B
Metnin diğer metinlerle ilişkisi
C
Metnin dilbilimsel bir olgu olarak incelenmesi
D
Metnin edimbilimsel incelenmesi
E
Dilin görevlerinin araştırılması
Açıklama:
Kültür Nesnesi Olarak Metin
1. Metin dışı (métatextuelle) ilişkiler: Bir metnin diğer bir metinle açıklanması: Eleştiri (critique), Şerh (explication), Yorum (exégèse).
2. Ürünün takdim kipi: Yazara has üslûp yahut çağa has üslup.
3. Anlam tabakaları: Eserin sözceye bağlı hakikî anlamı, (sens littéral), tarihî
anlamı (sens historique), eserin zamanında nasıl anlaşılıp algılandığı, sembolik anlamı.
1. Metin dışı (métatextuelle) ilişkiler: Bir metnin diğer bir metinle açıklanması: Eleştiri (critique), Şerh (explication), Yorum (exégèse).
2. Ürünün takdim kipi: Yazara has üslûp yahut çağa has üslup.
3. Anlam tabakaları: Eserin sözceye bağlı hakikî anlamı, (sens littéral), tarihî
anlamı (sens historique), eserin zamanında nasıl anlaşılıp algılandığı, sembolik anlamı.
Soru 11
"Tarihin, psikolojinin, sanatın ve ede- biyatın bilim ilkeleri ile açıklanabileceğini düşünüyordu. Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştirinin nasıl yapılabileceği konusunu araştırdı."
Yukarıda hakkında bilgi verilen kişi kimdir?
Yukarıda hakkında bilgi verilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Ferdinand Brunetière
C
Gustave Lanson
D
Propp
E
Anatole France
Açıklama:
Bir filozof olan Hippolyte Taine (1828-1893), tarihin, psikolojinin, sanatın ve ede- biyatın bilim ilkeleri ile açıklanabileceğini düşünüyordu. Meteoroloji bilimi nasıl önceden asla tahmin edilemez gibi görünen atmosfer olaylarını tahmin edebi- liyorsa, sanat eleştirmeni de eserle yazar arasındaki bağı, sebep-sonuç ilişkileri içinde açıklayabilir diyordu. Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştiri-nin nasıl yapılabileceği konusunu araştırdı.
Soru 12
Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel kaç ölçüt vardır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır:
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Soru 13
"Nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabilir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır. Çünkü hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır."
Yukarıda verilen fikirler kime aittir?
Yukarıda verilen fikirler kime aittir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Gustave Lanson
C
Ferdinand Brunetière
D
Anatole France
E
Rémy de Gourmont
Açıklama:
Eleştiri türünü öznellikten kurtarıp ona nesnel ve bilimsel bir nitelik vermek için çalışanlardan birisi de Brunetière’dir. Brunetière’e göre eleştirinin konusu, “ede- biyat eserlerini yargılamak, sınıflandırmak, açıklamak”tır. Bir eseri açıklamak, eserin edebiyat tarihi içindeki yerini belirlemek, türü ile ilişkisini incelemek, ese- rin yazar ve çevresi ile bağlantılarını göstermektir.
Brunetière’e göre nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabi- lir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır. Çünkü hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır. Bir eseri değerlendirmek, her şeyden önce onu diğer eserlerle mukayese etmektir
Brunetière’e göre nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabi- lir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır. Çünkü hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır. Bir eseri değerlendirmek, her şeyden önce onu diğer eserlerle mukayese etmektir
Soru 14
Gustave Lanson'un kurduğu eleştiri akımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sentez
B
İzlenimcilik
C
Biçimcilik
D
Uzman eleştirisi
E
Yapısalcılık
Açıklama:
XX. yüzyılda Eleştiri ve Edebiyat Tarihi anlayışını etkileyen en önemli bilginler- den birisi Gustave Lanson’dur. Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığın- dan “Uzman Eleştirisi” yahut “Lansonculuk” adı da verilmiştir.
Soru 15
"............... bir edebî eseri değerlendirirken sadece “özenle not edilmiş izlenimler” ini dile getirir. Eleştiriyi “kitaplardan zevk almak, onlarla duyumları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı” olarak tanımlar."
Yukarıda boş bırakılan yere kim gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere kim gelmelidir?
Seçenekler
A
Jules Lemaitre
B
Anatole France
C
Andre Suarez
D
Charles Peguy
E
Maurice Blanchot
Açıklama:
Jules Lemaitre (1853-1914), bir edebî eseri değerlendirirken sadece “özenle not edilmiş izlenimler” ini dile getirir. Eleştiriyi “kitaplardan zevk almak, onlarla duyumları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı” olarak tanımlar. Lemaitre’e göre eleştiri kuramları ve doktrinler bir işe yaramaz. Çünkü zevkler ve bakış açıları durmadan değişir. Eleştiride tek güvenebileceğimiz şey, eseri okuduğumuzda on- dan alacağımız zevktir.
Soru 16
Eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişi kimdir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Roland Barthes
C
Julien Gracq
D
Remy de Gourmont
E
Charles Pierre Baudelaire
Açıklama:
Yaratıcı eleştiri, aşırıya gitmiş bir izlenimci eleştiri olarak tanımlanabilir. Bun- lar, bir eseri vesile ederek şiir, roman, edebiyat hakkındaki fikirlerini ortaya koyar- lar. Eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişi Baudlaire’dir. Baudlaire’e göre eleştiri, bir bilim değildir, sanat eseriyle yapılan bir iş birliğidir. Ancak Baudlaire’in kendisi eleştiri uygulamalarında yaptığı bu tanıma pek uymaz, eleştirdiği eserde bulunmayan güzelliklerden de söz etmeye başlayarak eserin dışına düşer.
Soru 17
"Anlam, okuma boyunca okurda uyanan yaşantılardan başka bir şey değildir. Bundan dolayı her okurun bir metni kendine göre yorumlama hakkı vardır."
Yukarıdaki fikir kime aittir?
Yukarıdaki fikir kime aittir?
Seçenekler
A
Albert Thibaudet
B
Stanley Fish
C
Paul Valery
D
Julien Gracq
E
Maurice Blanchot
Açıklama:
Stanley Fish’e göre anlam, okuma boyunca okurda uyanan yaşantılardan başka bir şey değildir. Bundan dolayı her okurun bir metni kendine göre yorumlama hakkı vardır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi edebî bir eseri tahlil etmek, analiz etmek için cevabı aranması gereken sorulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Eser hangi edebî akıma aittir?
B
Türü nedir?
C
Eserin yazarı ne zaman yaşamıştır?
D
Metin Tipi nedir?
E
Duygu tonu nedir?
Açıklama:
Edebî bir eseri tahlil etmek, analiz etmek için öncelikle şu dört temel sorunun cevabı aranmaktadır:
a. Eser hangi edebî akıma aittir? b. Türü nedir?
c. Metin Tipi nedir?
d. Duygu tonu nedir?
a. Eser hangi edebî akıma aittir? b. Türü nedir?
c. Metin Tipi nedir?
d. Duygu tonu nedir?
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Türk Edebiyatındaki edebi akımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Realizm
C
Sembolizm
D
Natüralizm
E
Klasisizm
Açıklama:
Natüralizm Batı Edebiyatındaki edebi akımlardan biridir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi hikaye etme türü, anlatı türü değildir?
Seçenekler
A
Masallar
B
Hikâyeler
C
Romanlar
D
Biyografiler
E
Dram
Açıklama:
HİKAYE ETME TÜRÜ, ANLATI TÜRÜ: Hayalî yahut gerçek olayları anla- tan eserlerdir.
a) Masallar
b) Hikâyeler
c) Romanlar
d) Biyografiler
bu tür içinde yer alır.
TİYATRO TÜRÜ: Sahneye koymak üzere yazılan eserlerdir. Bu eserler- de anlatma yerini göstermeye bırakır. Metin, karşılıklı konuşmalardan ve açıklamalardan (didascalies) oluşur.
a) Trajedi
b) Komedi
c) Dram
bu tür içinde yer alır.
Soru 21
"Sanatçının ortaya koyduğu olgu ne kadar önemliyse, bu olgu topluma ne kadar yararlıysa, eserdeki unsurlar ne kadar bütünlük gösteriyorsa eser o kadar değerli olacak, eserler sıralamasında da o kadar önde yer alacaktır."
Verilen düşüncelere sahip sanat eleştirmeni aşağıdakilerden hangisidir?
Verilen düşüncelere sahip sanat eleştirmeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anatole France
B
Gustave Lanson
C
Ferdinand Brunetière
D
Hippolyte Taine
E
V. Propp
Açıklama:
Taine’e göre sanat, gerçeği olduğu gibi taklit etmez. Sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar. Bir edebî eseri anlamak için eserde anlatılan şeylere değil, onlar arasında kurulan bağıntıya dikkat etmek gerekir. Büyük sanatçı, nesneler ve olaylar arasında bizim görmediğimiz bağıntılar görür ve onları gösterir. Bu bağıntı, nesnenin yahut olgunun ana karakterini gösterecek tarzda kurulmuştur. Sanatçı, böylece ideal olanı yaratmış olur. Sanatın amacı da budur. Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır:
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Sanatçının ortaya koyduğu olgu ne kadar önemliyse, bu olgu topluma ne kadar yararlıysa, eserdeki unsurlar ne kadar bütünlük gösteriyorsa eser o kadar değerli olacak, eserler sıralamasında da o kadar önde yer alacaktır diye düşünüyordu.
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Sanatçının ortaya koyduğu olgu ne kadar önemliyse, bu olgu topluma ne kadar yararlıysa, eserdeki unsurlar ne kadar bütünlük gösteriyorsa eser o kadar değerli olacak, eserler sıralamasında da o kadar önde yer alacaktır diye düşünüyordu.
Soru 22
"Bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır:1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi, 3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı." Bu ilkeleri tespit ederken botanik ve zooloji bilimlerinin prensiplerinden yola çıkan ünlü filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roman Jakobson
B
Anatole France
C
Gérard Genette
D
André Suarez
E
Hippolyte Taine
Açıklama:
Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır:
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Sanatçının ortaya koyduğu olgu ne kadar önemliyse, bu olgu topluma ne kadar yararlıysa, eserdeki unsurlar ne kadar bütünlük gösteriyorsa eser o kadar değerli olacak, eserler sıralamasında da o kadar önde yer alacaktır diye düşünüyordu.
Taine, bu ilkeleri tespit ederken botanik ve zooloji bilimlerinin prensiplerinden yola çıktı. Botanik ve zoolojide bitkiler ve hayvanlar sınıflandırılırken göze çarpan yüzeysel niteliklerin değil yapının esas alındığını gördü. Bezelye ve akasya bitkileri çok farklı görünüyorlardı ama ikisi de baklagillerdendi.
Aynı fikri edebiyata uygulamaya çalıştı. Aynı şekilde bir toplumun ana karakterlerini yüzeysel olarak yansıtan, orta derecede yansıtan ve en derin yönelimlerini yansıtan eserler vardı. En iyi eserler toplumun en derin niteliklerini yansıtanlardı. İkinci ölçüt, bir eser, ne kadar faydalı ve iyi şeylerden bahsediyorsa o kadar iyiydi. Üçüncü ölçüt, eserin biçimi ile ilgiliydi. Eserde bütün unsurlar bir bütün yaratacak biçimde, olmalı, olaylar, karakterler, üslup belirli bir etki yaratacak biçimde düzenlenmeliydi.
1. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
2. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
3. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Sanatçının ortaya koyduğu olgu ne kadar önemliyse, bu olgu topluma ne kadar yararlıysa, eserdeki unsurlar ne kadar bütünlük gösteriyorsa eser o kadar değerli olacak, eserler sıralamasında da o kadar önde yer alacaktır diye düşünüyordu.
Taine, bu ilkeleri tespit ederken botanik ve zooloji bilimlerinin prensiplerinden yola çıktı. Botanik ve zoolojide bitkiler ve hayvanlar sınıflandırılırken göze çarpan yüzeysel niteliklerin değil yapının esas alındığını gördü. Bezelye ve akasya bitkileri çok farklı görünüyorlardı ama ikisi de baklagillerdendi.
Aynı fikri edebiyata uygulamaya çalıştı. Aynı şekilde bir toplumun ana karakterlerini yüzeysel olarak yansıtan, orta derecede yansıtan ve en derin yönelimlerini yansıtan eserler vardı. En iyi eserler toplumun en derin niteliklerini yansıtanlardı. İkinci ölçüt, bir eser, ne kadar faydalı ve iyi şeylerden bahsediyorsa o kadar iyiydi. Üçüncü ölçüt, eserin biçimi ile ilgiliydi. Eserde bütün unsurlar bir bütün yaratacak biçimde, olmalı, olaylar, karakterler, üslup belirli bir etki yaratacak biçimde düzenlenmeliydi.
Soru 23
Aşağıda verilen düşüncelerden hangisi Brunetière’e ait değildir?
Seçenekler
A
Nesnel bir eleştiri mümkündür.
B
Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabilir.
C
Her bir eserin diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır.
D
Eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kurmuştur.
E
Sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar.
Açıklama:
Brunetière’e göre nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabilir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır. Çünkü hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır. Bir eseri değerlendirmek, her şeyden önce onu diğer eserlerle mukayese etmektir.
Brunetière, eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kurmuştur: Edebî türler, canlı türleri gibi zaman içinde belli kurallara uyarak gelişir. Bir türün içinde yer alan her eser, o türün gelişim evrelerinin bir halkasını oluşturur. Bu yönüyle edebî eserler, hem türünün izlerini taşır, hem türün gelişim ve değişimine katkı yapar. Edebî türler, biyolojik türler gibi zaman içinde değişime uğrar, farklılaşır, daha karmaşık bir yapıya kavuşur. Böylece yeni türler doğar, toplumsal şartlar uygunsa gelişirler, zamanla da ortadan kalkarlar. Bunun en güzel örneği Fransız tragedyasıdır. Bir ara büyük bir gelişme göstermiş, en sevilen tür olmuş ama zamanla yok olup gitmiştir. Bütün edebî türlerin kaderi aynıdır. Eleştirinin ve edebiyat tarihinin yapması gereken iş, türler arasındaki soy bağlarını bulmak, türün edebiyatın evrimi içindeki yerini belirlemektir. İklim ve toplum şartlarının incelenmesi, tür incelemesinin yardımcılarıdır. Öyleyse edebiyat tarihinin ve eleştirinin asıl amacı, türlerin gelişimini ortaya koymaktır.
Brunetière, eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kurmuştur: Edebî türler, canlı türleri gibi zaman içinde belli kurallara uyarak gelişir. Bir türün içinde yer alan her eser, o türün gelişim evrelerinin bir halkasını oluşturur. Bu yönüyle edebî eserler, hem türünün izlerini taşır, hem türün gelişim ve değişimine katkı yapar. Edebî türler, biyolojik türler gibi zaman içinde değişime uğrar, farklılaşır, daha karmaşık bir yapıya kavuşur. Böylece yeni türler doğar, toplumsal şartlar uygunsa gelişirler, zamanla da ortadan kalkarlar. Bunun en güzel örneği Fransız tragedyasıdır. Bir ara büyük bir gelişme göstermiş, en sevilen tür olmuş ama zamanla yok olup gitmiştir. Bütün edebî türlerin kaderi aynıdır. Eleştirinin ve edebiyat tarihinin yapması gereken iş, türler arasındaki soy bağlarını bulmak, türün edebiyatın evrimi içindeki yerini belirlemektir. İklim ve toplum şartlarının incelenmesi, tür incelemesinin yardımcılarıdır. Öyleyse edebiyat tarihinin ve eleştirinin asıl amacı, türlerin gelişimini ortaya koymaktır.
Soru 24
XX. yüzyılda büyük bir başarı elde eden ve yapısalcılığı kuran Propp’un hareket noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roman Jakobson
B
Gérard Genette
C
Ferdinand Brunetière
D
A. Gide
E
Gustave Lanson
Açıklama:
XX. yüzyılda büyük bir başarı elde eden ve yapısalcılığı kuran Propp’un hareket noktası Brunetière’dir. Propp, onun gibi biyolojiden, morfolojiden (biçimbilim) yola çıkar ve “masal” incelemelerinde her masalda aynı kalan ve değişmeyen unsurları bulur. Onun bu buluşu, biçimcilik (formalisme) ve yapısalcılığın (structralisme) temelini oluşturacaktır.
Soru 25
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Gustave Lanson'un savunduğu düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığından “Uzman Eleştirisi” adı da verilmiştir.
B
Yöntemi bilimsel bir nitelik göstermesine rağmen dogmatizmden tamamen kurtulamamıştır.
C
Art zamanlı ve eş zamanlı olarak iki düzlemde birden yürütülen geniş bir mukayese anlayışını benimsedi.
D
Edebî olayları ve eserleri esas alıp onları siyaset tarihi, düşünce tarihi ve toplumbilimi çerçevesinde değerlendirdi.
E
Edebî olguları, özelden genele, eserden edebiyatın bütününe giderek açıkladı.
Açıklama:
XX. yüzyılda Eleştiri ve Edebiyat Tarihi anlayışını etkileyen en önemli bilginlerden birisi Gustave Lanson’dur. Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığından “Uzman Eleştirisi” yahut “Lansonculuk” adı da verilmiştir.
Çok ciddî bir araştırmaya ve sağlam bir mantığa dayanan bir yöntem geliştirdi. Edebiyat tarihi ve eleştiri çalışmalarını seçilmiş, sağlam ve anlamı kavranmış metinlere dayandırdı. Orijinal olanı geleneksel olandan, ferdî olanı ortak olandan ayırmaktan ibaret olan dar bir mukayese anlayışının yerine art zamanlı ve eş zamanlı olarak iki düzlemde birden yürütülen geniş bir mukayese anlayışını benimsedi. Edebî olayları hem tarihî gelişimi içinde hem eş zamanlı küresel yayılımı içinde ele aldı. Edebî olguları, özelden genele, eserden edebiyatın bütününe giderek açıkladı. Toplumbilimciler gibi toplumbilimin genel hükümlerinden edebiyata yönelmedi, edebiyattan toplumbilime ulaştı. Edebî olayları ve eserleri esas alıp onları siyaset tarihi, düşünce tarihi ve toplumbilimi çerçevesinde değerlendirdi. Sanatçıyı, içinde yaşadığı kültür ortamının, zamanın ve mekanın ürünü olarak açıkladı, aynı zamanda sanatçının çevreye etkileri üzerinde de durdu. Metodu, başarılı ve ayrıntılı bir analiz düşüncesiyle hayranlık uyandıran bir senteze dayanıyordu. Üniversite eleştirisinin en iyi örneklerini vermiştir. Lanson’a göre edebiyat öğretiminin amacı, öğrencilere sadece edebiyatı tanımaları ve anlamaları için gereken temel bilgileri vermekten ibaret değildir, edebiyat tarihi ve eleştiri, öğrenciye farklı devirlerde ortaya çıkan zihniyet ve fikir değişimlerini sergilemeli ve hissettirmeli, elde ettiği bilgiler yardımıyla edebî olayları yorumlamayı öğrenmeli, yeni keşifler yapabilmelidir.
Çok ciddî bir araştırmaya ve sağlam bir mantığa dayanan bir yöntem geliştirdi. Edebiyat tarihi ve eleştiri çalışmalarını seçilmiş, sağlam ve anlamı kavranmış metinlere dayandırdı. Orijinal olanı geleneksel olandan, ferdî olanı ortak olandan ayırmaktan ibaret olan dar bir mukayese anlayışının yerine art zamanlı ve eş zamanlı olarak iki düzlemde birden yürütülen geniş bir mukayese anlayışını benimsedi. Edebî olayları hem tarihî gelişimi içinde hem eş zamanlı küresel yayılımı içinde ele aldı. Edebî olguları, özelden genele, eserden edebiyatın bütününe giderek açıkladı. Toplumbilimciler gibi toplumbilimin genel hükümlerinden edebiyata yönelmedi, edebiyattan toplumbilime ulaştı. Edebî olayları ve eserleri esas alıp onları siyaset tarihi, düşünce tarihi ve toplumbilimi çerçevesinde değerlendirdi. Sanatçıyı, içinde yaşadığı kültür ortamının, zamanın ve mekanın ürünü olarak açıkladı, aynı zamanda sanatçının çevreye etkileri üzerinde de durdu. Metodu, başarılı ve ayrıntılı bir analiz düşüncesiyle hayranlık uyandıran bir senteze dayanıyordu. Üniversite eleştirisinin en iyi örneklerini vermiştir. Lanson’a göre edebiyat öğretiminin amacı, öğrencilere sadece edebiyatı tanımaları ve anlamaları için gereken temel bilgileri vermekten ibaret değildir, edebiyat tarihi ve eleştiri, öğrenciye farklı devirlerde ortaya çıkan zihniyet ve fikir değişimlerini sergilemeli ve hissettirmeli, elde ettiği bilgiler yardımıyla edebî olayları yorumlamayı öğrenmeli, yeni keşifler yapabilmelidir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi "Eleştiri, her şeyden önce okumadan elde edilen izlenimler üzerine kurulur." düşüncesine sahip değildir?
Seçenekler
A
V. Propp
B
A.Gide
C
A. France
D
Lemaître
E
Gourmont
Açıklama:
XIX. yüzyılda bilimsel bir eleştirinin gelişmesi, bütün sanat çevrelerinde memnuniyetle karşılanmadı, özellikle yazarlar, bilgiye boğulan bu eleştiri anlayışına karşı çıktılar. Eleştirmenin görevinin eser karşısında hissettiklerini, düşündüklerini ifade etmekten ibaret olduğunu savundular. XIX. yüzyılın sonlarında Fransa’da bütün sanat alanlarında, resimde, müzikte, edebiyat ve eleştiri alanlarında izlenimcilik en gözde akımdı. 1885-1915 yılları arasında üzerinde en çok durulan akımlardan birisi izlenimcilik oldu.
Anatole France, nesnel bir eleştirin olamayacağını ve eleştirinin diğer edebî türler gibi bir tür olduğunu ilan etti. A.Gide, A. France, Lemaître ve Gourmont’a göre eleştiri, her şeyden önce okumadan elde edilen izlenimler üzerine kurulur.
Eleştiri, eserin sistemini, düzenini ortaya çıkarmaktan çok ondan elde edilen izlenimlerin tespit edilmesi işidir. Eleştirmen, eseri yargılamak ve açıklamak zorunda da değildir.
Anatole France, nesnel bir eleştirin olamayacağını ve eleştirinin diğer edebî türler gibi bir tür olduğunu ilan etti. A.Gide, A. France, Lemaître ve Gourmont’a göre eleştiri, her şeyden önce okumadan elde edilen izlenimler üzerine kurulur.
Eleştiri, eserin sistemini, düzenini ortaya çıkarmaktan çok ondan elde edilen izlenimlerin tespit edilmesi işidir. Eleştirmen, eseri yargılamak ve açıklamak zorunda da değildir.
Soru 27
Aşağıda verilen düşüncelerden hangisi Rémy de Gourmont’a ait değildir?
Seçenekler
A
Bir eseri değerlendirmek, her şeyden önce onu diğer eserlerle mukayese etmektir.
B
Mutlak güzel diye bir şey de yoktur, her şey görelidir yani bize göre güzel yahut çirkindir.
C
Eleştirmenin ilgileneceği en önemli şey, yazarın farklılıklarıdır yani orijinalliği ve ferdîliğidir
D
Kendi eğilimleri, kanıları ve alışkanlıklarıyla savaşır, eleştirmen şüphe eden ve şüphe uyandıran bir kişidir.
E
Eleştirinin uymak zorunda olduğu hiçbir kural ve estetik prensibi yoktur.
Açıklama:
Rémy de Gourmont’a göre mutlak güzel diye bir şey de yoktur, her şey görelidir yani bize göre güzel yahut çirkindir. Her yazar sadece kendine has olan bir estetik yaratır. Gourmont, eserin iç düzenini ortaya koyan bir kavrama eleştirisine yönelmiştir. Eleştirmenin ilgileneceği en önemli şey, yazarın farklılıklarıdır yani orijinalliği ve ferdîliğidir. Gourmont için orijinallik, sanatta en büyük değerdir, basmakalıp ve klişe olan her şey değersizdir. Eleştirinin uymak zorunda olduğu hiçbir kural ve estetik prensibi yoktur. Eleştirmen, özellikle meraklı, her şeye ve her fikre açık, sadece anlamaya çalışan iyi ve dürüst bir
okuyucu olmak zorundadır. O, okuduğunu beğenmeyebilir ama onu reddedemez ve yargılayamaz. Kendi eğilimleri, kanıları ve alışkanlıklarıyla savaşır, eleştirmen şüphe eden ve şüphe uyandıran bir kişidir. Kısaca Gourmont’un eleştirisi, bir özgürlük, bir kuşkuculuk, bir görecelik eleştirisidir.
okuyucu olmak zorundadır. O, okuduğunu beğenmeyebilir ama onu reddedemez ve yargılayamaz. Kendi eğilimleri, kanıları ve alışkanlıklarıyla savaşır, eleştirmen şüphe eden ve şüphe uyandıran bir kişidir. Kısaca Gourmont’un eleştirisi, bir özgürlük, bir kuşkuculuk, bir görecelik eleştirisidir.
Soru 28
Aşağıda verilen düşüncelerden hangisi Jules Lemaitre'a aitdir?
Seçenekler
A
Eleştirisi, bir özgürlük, bir kuşkuculuk, bir görecelik eleştirisidir.
B
Eleştiride tek güvenebileceğimiz şey, eseri okuduğumuzda ondan alacağımız zevktir.
C
Sanatçıyı, içinde yaşadığı kültür ortamının, zamanın ve mekanın ürünü olarak açıkladı.
D
İncelemelerinde her masalda aynı kalan ve değişmeyen unsurları bulur.
E
Eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kurmuştur.
Açıklama:
Jules Lemaitre, bir edebî eseri değerlendirirken sadece “özenle not edilmiş izlenimler” ini dile getirir. Eleştiriyi “kitaplardan zevk almak, onlarla duyumları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı” olarak tanımlar. Lemaitre’e göre eleştiri kuramları ve doktrinler bir işe yaramaz. Çünkü zevkler ve bakış açıları durmadan değişir. Eleştiride tek güvenebileceğimiz şey, eseri okuduğumuzda ondan alacağımız zevktir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişidir?
Seçenekler
A
A. Gide
B
Baudlaire
C
Jules Lemaitre
D
André Suarez
E
Anatole France
Açıklama:
Yaratıcı eleştiri, aşırıya gitmiş bir izlenimci eleştiri olarak tanımlanabilir. Bunlar, bir eseri vesile ederek şiir, roman, edebiyat hakkındaki fikirlerini ortaya koyarlar. Eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişi Baudlaire’dir. Baudlaire’e göre eleştiri, bir bilim değildir, sanat eseriyle yapılan bir iş birliğidir. Ancak Baudlaire’in kendisi eleştiri uygulamalarında yaptığı bu tanıma pek uymaz, eleştirdiği eserde bulunmayan güzelliklerden de söz etmeye başlayarak eserin dışına düşer.
Soru 30
Edebî bir eseri tahlil etmek, analiz etmek için aran temel sorunun cevablarından biri değildir?
Seçenekler
A
Eser hangi edebî akıma aittir?
B
Türü nedir?
C
Yaratıcı fikir nedir?
D
Metin Tipi nedir?
E
Duygu tonu nedir?
Açıklama:
Edebî bir eseri tahlil etmek, analiz etmek için öncelikle şu dört temel sorunun cevabı aranmaktadır:
a. Eser hangi edebî akıma aittir?
b. Türü nedir?
c. Metin Tipi nedir?
d. Duygu tonu nedir?
a. Eser hangi edebî akıma aittir?
b. Türü nedir?
c. Metin Tipi nedir?
d. Duygu tonu nedir?
Soru 31
Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştirinin nasıl yapılabileceği konusunu araştıran bilgin kimdir?
Seçenekler
A
Anatole France
B
Hippolyte Taine
C
Ferdinand Brunetiére
D
Suut Kemal Yetkin
E
Gustave Lanson
Açıklama:
Hippolyte Taine. Sanat Felsefesi (1865) adlı eserinde bilimsel eleştirinin nasıl yapılabileceği konusunu araştırdı.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Hippolyte Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüttür?
I. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
II. Sanatçının bulunduğu tüm karakterlerin önem derecesi,
III. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
IV. Sanat gerçeği olduğu gibi taklit etmelidir,
V. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı,
I. Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
II. Sanatçının bulunduğu tüm karakterlerin önem derecesi,
III. Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
IV. Sanat gerçeği olduğu gibi taklit etmelidir,
V. Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı,
Seçenekler
A
I, III ve IV
B
I, II ve III
C
I, III ve V
D
II, III ve IV
E
II, III ve V
Açıklama:
Taine’e göre bir edebî eserin değerini tespit ederken kullanacağımız nesnel üç ölçüt vardır:
- Sanatçının bulduğu ana karakterin önem derecesi,
- Bu ana karakterin topluma sağlayacağı fayda derecesi,
- Ana karakter ortaya çıkarılırken eserdeki her türlü ayrıntının bir bütünlük içinde birleştirilme başarısı.
Soru 33
Eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kuran bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
Gustave Lanson
B
Jules Lemaitre
C
Albert Thibaudet
D
Hippolyte Taine
E
Ferdinand Brunetiére
Açıklama:
Brunetière, eleştiri anlayışını “tür” kavramı üzerine kurmuştur.
Soru 34
Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığından “Uzman Eleştirisi” adı da verilen bilim adamı kimdir?
Seçenekler
A
Gustave Lanson
B
André Suarez
C
Ferdinand Brunetiére
D
Jules Lemaitre
E
Paul Veléry
Açıklama:
Gustave Lanson. Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığından “Uzman Eleştirisi” yahut “Lansonculuk” adı da verilmiştir.
Soru 35
Aşırıya gitmiş bir izlenimci eleştiri olarak tanımlanan eleştiri akımı hangisidir?
Seçenekler
A
İzlenimci Eleştiri.
B
Uzman Eleştirisi.
C
Yaratıcı Eleştiri.
D
Okura Dönük Eleştiri.
E
Sezgi Eleştirisi.
Açıklama:
Yaratıcı eleştiri, aşırıya gitmiş bir izlenimci eleştiri olarak tanımlanabilir.
Soru 36
Fikir yazıları, Felsefi yazılar, Denemeler, Vecizeler hangi edebi tür içinde yeralır?
Seçenekler
A
İspatlayıcı Türler.
B
Kişisel Hayat Hikayesi Türü.
C
Öğretici Tür.
D
Mektup Türü.
E
Tiyatro Türü.
Açıklama:
- İSPATLAYICI TÜRLER: Fikir ağırlıklı yazılardır.
- a) Fikir yazıları,
- b) Felsefî yazılar
- c) Denemeler
- d) Vecizeler
Soru 37
Bilinmeyen bir konu hakkında bilgi veren ve o konunun anlaşılmasını sağlayan metin tipi hangisidir?
Seçenekler
A
İspatlama Metinleri
B
Gazete Fıkrası.
C
Hikaye Etme Metinleri.
D
Tasvir Metinleri.
E
Bilgi Veren Metinler.
Açıklama:
BİLGİ VEREN METİNLER: Bilinmeyen bir konu hakkında bilgi veren ve o konunun anlaşılmasını sağlayan metinlerdir.
Soru 38
Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğan duygu tonu hangisidir?
Seçenekler
A
Trajik Ton.
B
İronik Ton.
C
Lirik Ton.
D
Patetik Ton.
E
Fantastik Ton.
Açıklama:
Patetik ton: Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar.
Soru 39
Yazarın derin heyecan ve tutkularını dile getiren metinlerin tonudur. Bu tonda, acı, pişmanlık, melankoli, nostalji gibi duygular olduğu kadar sevinçler, mutluluklar da ifade edilir. Tanımı yapılan duygu tonu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İronik Ton.
B
Lirik Ton.
C
Komik Ton.
D
Patetik Ton.
E
Fantastik Ton.
Açıklama:
Lirik ton: Yazarın derin heyecan ve tutkularını dile getiren metinlerin tonudur. Bu tonda, acı, pişmanlık, melankoli, nostalji gibi duygular olduğu kadar sevinçler, mutluluklar da ifade edilir.
Soru 40
Ahmet Haşim’ in “Süvari” Şiirinin “edebi türü” nedir?
Seçenekler
A
Lirik Şiir.
B
Dram.
C
Didaktik Şiir.
D
Destani Şiir.
E
Vecizeler.
Açıklama:
Haşim’in “Süvari” adlı bu metni, lirik bir şiirdir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi gerçeği olduğu gibi taklit etmez.ve sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar?
Seçenekler
A
Kemal Yetkin
B
Gustave
C
Lanson
D
Ferdinand
E
Taine
Açıklama:
Taine’e göre sanat, gerçeği olduğu gibi taklit etmez. Sanatçı, seçer ve olgular arasında yeni bağlantılar kurar.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisine göre edebî eserlerin sınıflandırılması ve yargılanması tamamen nesnel bir çalışmadır?
Seçenekler
A
Gustave
B
Gabrielle
C
Lanson
D
Brunetière
E
Taine
Açıklama:
Brunetière’e göre edebî eserlerin sınıflandırılması ve yargılanması tamamen nesnel bir çalışmadır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisinin eleştiri akımı Uzman Eleştirisi adını almıştır?
Seçenekler
A
Gustave
B
Engel
C
Propp
D
Brunetière
E
Taine
Açıklama:
XX. yüzyılda Eleştiri ve Edebiyat Tarihi anlayışını etkileyen en önemli bilginler- den birisi Gustave Lanson’dur. Kurduğu eleştiri akımına derin bilgiye dayandığın- dan “Uzman Eleştirisi” yahut “Lansonculuk” adı da verilmiştir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi nesnel bir eleştirin olamayacağını ve eleştirinin diğer edebî türler gibi bir tür olduğunu ilan etti?
Seçenekler
A
Taine
B
Anatole
C
Gustave
D
Propp
E
Todorov
Açıklama:
Anatole France, nesnel bir eleştirin olamayacağını ve eleştirinin diğer edebî türler gibi bir tür olduğunu ilan etti.
Soru 45
Eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Taine
B
Todorov
C
Baudlaire
D
Gustave
E
Propp
Açıklama:
Eleştirmeyi bir “yaratma” olarak gören ilk kişi Baudlaire’dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi bir metnin bir anlamı vardır, ancak bu anlam, bütünlüğüne ancak okuyucunun zihninde kavuşur?
Seçenekler
A
Alımlama estetiğini savunan eleştirmenler
B
Yaratıcı gözü savunan eleştirmenler
C
Yaratıcı eleştiri
D
İzlenimci eleştiri
E
Kavrama eleştirisi
Açıklama:
Alımlama Estetiğini savunan eleştirmenlere göre, bir metnin bir anlamı vardır, ancak bu anlam, bütünlüğüne ancak okuyucunun zihninde kavuşur.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi “İyi bir eleştirmen, şaheserler arasında kendi ruhunun serüvenlerini anlatır. Nesnel sanat olmadığı gibi nesnel eleştiri de yoktur.” der?
Seçenekler
A
Taine
B
Anatole France
C
Gustave
D
Vladimir Propp
E
Carloni
Açıklama:
Anatole France, öznel eleştiri dışında bir eleştirinin mümkün olmadığına inanır, “İyi bir eleştirmen, şaheserler arasında kendi ruhunun serüvenlerini anlatır. Nesnel sanat olmadığı gibi nesnel eleştiri de yoktur.” der.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangileri bu farklı eğilimleri göz önünde bulundurarak ve onların genel bir şekilde üzerinde anlaştıkları esaslardan yola çıkarak bir metnin nasıl incelenebileceği konusunda görüşler geliştirmişler, edebiyat eğitimini bu yaklaşımlar üzerine kurmuşlardır?
Seçenekler
A
Edebiyat eleştiricileri
B
Edebiyatçılar
C
Edebiyat eğitimcileri
D
Eğitimciler
E
Eleştiriciler
Açıklama:
Edebiyat eğitimcileri, bu farklı eğilimleri göz önünde bulundurarak ve onların genel bir şekilde üzerinde anlaştıkları esaslardan yola çıkarak bir metnin nasıl incelenebileceği konusunda görüşler geliştirmişler, ede- biyat eğitimini bu yaklaşımlar üzerine kurmuşlardır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi biçimi ve içeriği (tem) ile birbirine benzeyen eserler topluluğunun adıdır?
Seçenekler
A
Tür
B
Eleştiri
C
Egitmen
D
Edebiyatta tür
E
Eğitim
Açıklama:
Edebiyatta tür ,biçimi ve içeriği (tem) ile birbirine benzeyen eserler topluluğunun adıdır.
Soru 50
Aşağıdakilerden ahngisi yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar?
Seçenekler
A
Komik
B
Lirik
C
İronik
D
Trajik
E
Patetik
Açıklama:
Patetik ton: Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar.
Soru 51
Hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır diyerek "Mukayyese" yöntemini savunan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hippolyte Taine
B
Ferdinand Brunetière
C
Gustave Lanson
D
Vladimir Propp
E
Roman Jakobson
Açıklama:
Ferdinand Brunetière’e göre nesnel bir eleştiri mümkündür ve eleştirinin nesnel olması aynı zamanda bir gerekliliktir. Edebiyat alanında da bilimsel metotlar kullanılabilir. Bilhassa “mukayese” yönteminden yararlanılmalıdır. Çünkü hiçbir eser, hiçbir tür, hiçbir varlık tek başına değildir, onların diğer eserlere, diğer türlere ve diğer varlıklara göre bir anlamı vardır. Bir eseri değerlendirmek, her şeyden önce onu diğer eserlerle mukayese etmektir.
Soru 52
Edebiyattan toplumbilime giden ve edebî olayları ve eserleri esas alıp onları siyaset tarihi, düşünce tarihi ve toplumbilimi çerçevesinde değerlendiren kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gustave Lanson
B
Roman Jakobson
C
Gérard Genette
D
Ferdinand Brunetière
E
Hippolyte Taine
Açıklama:
Gustave Lanson, toplumbilimciler gibi toplumbilimin genel hükümlerinden edebiyata yönelmedi, edebiyattan toplumbilime ulaştı. Edebî olayları ve eserleri esas alıp onları siyaset tarihi, düşünce tarihi ve toplumbilimi çerçevesinde değerlendirdi.
Soru 53
Anlamlandırma bir süreçtir ve bu süreç yazma işi ile bitmez, okuyucunun okumasıyla tamamlanır görüşü aşağıdaki eleştiri biçimlerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Yaratıcı Eleştiri
B
Yaratıcı Gözü
C
Alımlama Estetiği
D
Sezgi Eleştirisi
E
Empati Eleştirisi
Açıklama:
Alımlama Estetiğini savunan eleştirmenlere göre, bir metnin bir anlamı vardır, ancak bu anlam, bütünlüğüne ancak okuyucunun zihninde kavuşur. Metinde yazar her şeyi söyleyemez, bunun sonucunda okuyucu, yazarın söylemek fırsatını bulamadığı şeyleri zihninden tamamlar ve üstelik her okuyucu başka bir biçimde tamamlar. Bunun manası şudur: Anlamlandırma bir süreçtir ve bu süreç yazma işi ile bitmez, okuyucunun okumasıyla tamamlanır. İkincisi, bir eserin okur sayısınca farklı anlamlandırması vardır.
Soru 54
Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucuyu etkilemesi edebi eser tahlilindeki hangi sorunun karşılığıdır?
Seçenekler
A
Eser hangi edebî akıma aittir?
B
Türü nedir?
C
Metin tipi nedir?
D
Hangi topluma aittir?
E
Duygu tonu nedir?
Açıklama:
Duygu tonu sınıflandırılmasında edebî türler, gülmekten ağlamaya kadar uzanan bir çizgi üzerinde yerlerini almaktadır. Birçok duygu tonları vardır. Patetik ton, Yazarın ıstırap veren temler yardımıyla (ölüm, hastalık, ayrılık) okuyucunun duygularını harekete getirmesinden doğar.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi öğretici metin türü arasında yer alır?
Seçenekler
A
Trajedi
B
Dram
C
Hatıra
D
Deneme
E
Roman
Açıklama:
Öğretici tür (Didactique), edebiyatta bilgi verme amacıyla yazılan yazılar öğretici türe girer. Bu yazıların çoğunun amacı doğrudan doğruya edebiyat ve sosyal bilimler üzerinde bilgi vermektir. Bu türün alt dalları şunlardır: a) Deneme b) Biyografi c) Gazete Fıkrası d) Edebî akım bildirileri, edebî eser önsözleri e) Ahlâkî türler: Vecizeler, fabller, portreler f) Felsefî yazılar: Fikir yazıları, Diyaloglar, Sözlükler, edebî tenkit yazıları.
Soru 56
Şu bakır zirvelerin ardından/Bir süvârî geliyor kan rengi;/Başlıyor şimdi melûl akşamda/Son ışıklarla bulutlar cengi... dörtlüğüne göre aşağıdakilerden hangisi edebi türe göre bir değerlendirmedir?
Seçenekler
A
Sanatçı, tabiat karşısında hayâller kurmuştur, ama bu hayaller birer semboldür.
B
Haşim’in “Süvari” adlı bu metni, lirik bir şiirdir.
C
Eserdeki temel metin tipinin “tasvir” olduğunu söylenebilir.
D
Bu akşam peyzajı “melûl”dür yani hüzünlüdür, mahzundur, sıkıntılıdır.
E
Eserdeki ahenk ve hayaller okuyucu üzerinde lirik, fantastik ve trajik duygular yaratır.
Açıklama:
Şiiri “EDEBİ TÜRLER”e göre bir değerlendirdiğimizde Haşim’in “Süvari” adlı bu metni, lirik bir şiirdir.
Soru 57
Oldukça ahenkli, mecazlı, saf ve kapalı bir şiir, edebi akımlar açısından değerlendirildiğinde ne söylenebilir?
Seçenekler
A
Şiir Romantizm akımı içinde yorumlanır.
B
Şiir İzlenimci akımı içinde yorumlanır.
C
Şiir Sembolist akımı içinde yorumlanır.
D
Şiir Natüralizm akımı içinde yorumlanır.
E
Şiir Sürrealizm akımı içinde yorumlanır.
Açıklama:
Edebî anlamda sembolizm, şiirde üstü kapalı ifadelerin bulunması, bazı sırları saklaması anlamına gelir. Şiirin dili, oldukça ahenkli, mecazlı, saf ve kapalıysa “sembolizm” akımı içinde yorumlanmak zorundadır.
Soru 58
Metin analizinde eserin dış bağlamının araştırılması neyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Metni Tanıma Çalışmaları
B
Metnin Edimbilimsel (Pragmatik) İncelenmesi
C
Metnin Tarihî ve Sosyal Şartları İçinde Anlaşılması
D
Dilin Görevlerinin (Fonksiyonlar) Araştırılması
E
Metnin Dilbilimsel Bir Olgu Olarak İncelenmesi
Açıklama:
Metnin içinde geliştiği tarihî, sosyal ve kültürel şartlar içinde değerlendirilmesidir. Buna eserin dış bağlamı denir. Böyle bir araştırma yapılırken metnin hangi şartlar atında üretildiği araştırılır.
Soru 59
Kültür nesnesi olarak "metin dışı ilişkiler" nedir?
Seçenekler
A
Eserin sözceye bağlı hakikî anlamının açıklanması
B
Yazara has üslûp yahut çağa has üslupun incelenmesi
C
Metin içinde yer alan diğer metinlerin incelenmesi
D
Bir metnin diğer bir metinle açıklanması
E
Bir metnin başka bir metinden hareket edilerek yazılması.
Açıklama:
Kültür nesnesi olarak "metin dışı (métatextuelle) ilişkiler", bir metnin diğer bir metinle açıklanmasıdır.
Soru 60
“Sanattaki en büyük değer ………. (Gourmont)
Seçenekler
A
Eleştiridir
B
Özgürlüktür
C
Kuşkuculuktur
D
Orjinalliktir
E
Göreceliliktir
Açıklama:
Bilimsel Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.
Soru 61
Eleştirmeyi bir “yaratma süreci” olarak gören kimdir ?
Seçenekler
A
Sartre
B
Blanchot
C
Baudelaire
D
Gracq
E
Peguy
Açıklama:
Bilimsel Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.
Soru 62
Eleştiri anlayışını “tür” üzerine kuran kimdir?
Seçenekler
A
Taine
B
Brunetiere
C
Propp
D
Lanson
E
Todorov
Açıklama:
Edebiyat eğitiminde yararlanılan eleştirel yaklaşım yollarını sıralayabileceksiniz.
Soru 63
“Mutlak güzel diye bir şey yoktur; her şey görecelidir”, diyen sanat adamı kimdir?
Seçenekler
A
France
B
Gide
C
Lemaitre
D
Gourmont
E
Jacobson
Açıklama:
İzlenimci Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.
Soru 64
“Her edebi eser hem türünün izlerini taşır, hem türün gelişim ve …….. sağlar ? Cümledeki noktaları yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Gerilemesini
B
İlerlemesini
C
Değişimini
D
Ünlü olmasını
E
Tanınmasını
Açıklama:
Bilimsel Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.
Soru 65
Masalda aynı kalan ve değişmeyen unsurları bulan ünlü bilim adamı kimdir ?
Seçenekler
A
Propp
B
Lanson
C
Todorov
D
Bakhtine
E
Genette
Açıklama:
Bilimsel Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.
Soru 66
………. içinde yaşadığı kültür ortamının, zamanın ve mekanın ürünüdür. Cümede noktalı bölüme aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Politikacı
B
Sanatçı
C
İşadamı
D
Esnaf
E
Zanaatkar
Açıklama:
Bilimsel Eleştiri konusunu açıklayabileceksiniz.