Batı Edebiyatında Akımlar II - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
İzlenimcilerin müstakil bir grup olarak ortaya çıkmalarında en önemli etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Resmi "salon"lara kabul edilmemeleri
B
Toplumsal zevki değiştirmek istemeleri
C
Yepyeni bir estetik önermeleri
D
Topluma ve değerlerine saldırma isteği
E
Geleneği yıkma isteği
Açıklama:
İzlenimci resme karşı toplumun gösterdiği tepki, izlenimcilerin topluma saldırmak gibi bir tercihleri olmadığı için pek anlaşılır değildir. İzlenimcilerin ortaya çıkmalarına sebep olan belki de en önemli etken, o yılların resmi sanat görüşü olan akademik resim anlayışının, onları Salonlarına kabul etmemeleridir. Hâlbuki onlar da kendilerinden öncekiler gibi geleneğe bağlı kalmak istiyorlardı. Üstelik izlenimcilerin toplumsal zevki değiştirmek için çabaları kendilerinden önceki romantik ve natüralistlere göre daha azdır.
Soru 2
1863 yılında Salon’a başvurusu yapılan 3000 kadar yapıtın reddi sonucunda resmi Salon’a alternatif bir sergi düzenlenmiş, başta Edouard Manet’nin “Kırda Kahvaltı” (1863) resmi olmak üzere sergi büyük bir skandal yaratmıştır.
Sözü edilen serginin adı nedir?
Sözü edilen serginin adı nedir?
Seçenekler
A
İzlenimci salon
B
Reddedilenler Salonu
C
Alternatif salon
D
Mitolojik salon
E
Gerçeküstü salon
Açıklama:
Özellikle 1863 yılında Salon’a başvurusu yapılan 3000 kadar yapıtın reddi sonucunda salon karşıtı bir protesto kampanyası başlamış, sonuç olarak o yıl ilk kez “Reddedilenler Salonu” adı altında resmi Salon’a alternatif bir sergi düzenlenmiştir.
Soru 3
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında izlenimciliğin gücü temelde neye dayanır?
Seçenekler
A
Yalnızca bireysel gerçekliği konu edinmesine
B
Dönüşüm ve hareketi yansıtmasına
C
Geleneğe başkaldırı şeklinde ortaya çıkmasına
D
Evrensel bir üslup ve estetik anlayışını temsil etmesine
E
Bu dönemde resim sanatının öne çıkmasına
Açıklama:
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında izlenimciliğin gücü, bir dönem sanatı olmasından değil, evrensel geçerliğe sahip bir üslup ve estetik anlayışını temsil ediyor olmasından gelir.
Soru 4
Empresyonistler küçük, kısa, birbirinden ayrı fırça vuruşlarıyla, prizmatik renkler kullanma tekniğiyle açık havada resim yaptılar. Amaçları ışığın değişen etkilerini yakalayarak yansıtmaktı.
Bu teknikleri kullanmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bu teknikleri kullanmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Maddenin değişkenliğini yansıtabilmek
B
Doğayı temel malzeme olarak görmek
C
Gerçekçi olmayan görüntüler yaratmak
D
Bireysel üslup yaratma endişesi
E
O zamanın resim geleneğine karşı çıkmak
Açıklama:
Empresyonistler resimlerinde resmettikleri şeyin yapısı kadar, maddenin değişkenliği içinde onu nasıl algıladıklarına da vurgu yaptılar. Bu değişkenliği ifade eden küçük, kısa, birbirinden ayrı fırça vuruşlarıyla, prizmatik renkler kullanma tekniğiyle açık havada resim yaptılar. Amaçları ışığın değişen etkilerini yakalayarak yansıtmaktı.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi empresyonist resmin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Doğadaki değişkenliği yansıtma
B
Rastgele ve kayıtsızca yapılmış gibi görünme
C
Işık oyunlarına yer verme
D
Zihindeki idealize dünyayı yansıtma
E
Kısa fırça darbelerinin kullanılması
Açıklama:
Yansıyan ışıkların ve ışıklı gölgelerin oyunu, titreşen, hareket eden noktacıklar ve sürekli, gevşek ve ansız vurulmuş fırça darbeleri, hızlı ve kabaca yapılmış taslakları ile tümüyle içten geldiği gibi resim yapma tekniği empresyonist prensipler arasındadır. Empresyonizme göre nesne çabucak, dikkatsizce kavranmalı, resme rastgele ve kayıtsızca yapıldığı izlenimi verilmeli ve perspektifin kullanılmasıyla yeni bir form almış olan resim ile başlayan dinamik, hiç durmadan değişen ve kaynaşan gerçeklik duygusunun ifadesi sayılmalıdır.
Soru 6
Ekspresyonizmin temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsanın iç dünyasını dışavurmak
B
Derinlemesine gözlemler yapmak
C
Doğanın değişkenliğini vurgulamak
D
Salt güzelliği amaçlamak
E
İnsan psikolojisini incelemek
Açıklama:
Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Onlar empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir. Oysa sanatçı insanın acılarını anlatmalıdır. O yüzden empresyonizmin dış gözleme ve bakışın niteliğine önem veren anlayışına karşılık ekspresyonizm insanın iç dünyasının mümkün olduğunca dışavurumunu esas alır.
Soru 7
Ekspresyonizmle birlikte anılan primitivizm akımı modernitenin argümanlarına ve sonuçlarına bir çeşit itirazı temsil eder. Bu bakımdan primitivizm aşağı akımlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Realizm
B
Klasisizm
C
Romantizm
D
Empresyonizm
E
Parnasizm
Açıklama:
Hem primitivizm hem de ekspresyonizm bu bakımdan yeni romantik ruhun doğuşu anlamına gelmektedir. Çünkü primitivizm modernitenin argümanlarına ve sonuçlarına bir çeşit itirazdır. Akımın romantizmle ilgisi de bu aykırılıktan, itirazdan kaynaklanmaktadır. Çünkü romantik ruh daima mevcut değerler sistemine itirazı içermektedir.
Soru 8
Pablo Picasso’nun 1907 tarihli bu tablosu dışavurumcu ve primitif sanatın en tanınmış örneklerindendir. Picasso’nun bu resmi yaparken Afrika maskları, İberya heykelcikleri gibi bir yığın primitif dönem malzemesinden faydalandığı bilinmektedir.
Söz konusu resim aşağıdakilerden hangisidir?
Söz konusu resim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mandolinli Kız
B
Avignonlu Kızlar
C
Guernica
D
Ağlayan Kadın
E
Don Kişot
Açıklama:
Pablo Picasso’nun “Avignonlu Kızlar” isimli tablosu dışavurumcu ve primitif sanatın en tanınmış örneklerindendir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonist bir sanatçı değildir?
Seçenekler
A
Egon Schiele
B
Oskar Kokoschka
C
Wassilly Kandinsky
D
Paul Cezanne
E
Edward Munch
Açıklama:
Cezanne empresyonist bir sanatçıdır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonistlerin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Soyutlama
B
İç gözlem
C
Savaş karşıtlığı
D
Birey-toplum karşıtlığı
E
Nesnellik
Açıklama:
Ekspresyonizm öznel bir akımdır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisinde on dokuzuncu yüzyılda görülen ve yaşanan edebiyat ve sanat akımların sıralanması doğru şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
romantizm, realizm, natüralizm, sembolizm, empresyonizm
B
romantizm, empresyonizm, realizm, natüralizm, sembolizm
C
romantizm, sembolizm, empresyonizm, realizm, natüralizm
D
romantizm, natüralizm, sembolizm, empresyonizm, realizm
E
realizm, romantizm, natüralizm, sembolizm, empresyonizm
Açıklama:
Doğru cevap A dır. On dokuzuncu yüzyılda görülen ve yaşanan edebiyat ve sanat akımların doğru sıralanması: romantizm, realizm, natüralizm, sembolizm, empresyonizm.
Soru 12
“İzlenim: Gündoğumu” başlıklı resim aşağıdaki ressamlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Pissarro'a
B
Claude Monet’e
C
Degas'a
D
Cezanne'e
E
Renoir'a
Açıklama:
Doğru cevap B dir. “İzlenim: Gündoğumu” başlıklı resim Claude Monet’e aittir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi anlık ve bireysel duyumları öznel bakış açısıyla resmetmek gerektiğini savunur?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Determinizm
C
Empresyonizm
D
Sembolizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Empresyonizm anlık ve bireysel duyumları öznel bakış açısıyla
resmetmek gerektiğini savunur.
resmetmek gerektiğini savunur.
Soru 14
Hangi akımının ressamları eserlerinde hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi gösteritorlardı?
Seçenekler
A
Emresyonizm
B
Romantizm
C
Determinizm
D
Natüralizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Natüralizm akımının ressamları eserlerinde hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi gösteritorlardı.
Soru 15
“Gerçekçilik Manifestosu” adlı yazı aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Gustave Flaubert'e
B
Emile Zola'ya
C
Rimbaud'a
D
Villiers de L’Isle-Adam'a
E
Gustave Courbet'e
Açıklama:
Doğru cevap E dir. “Gerçekçilik Manifestosu” adlı yazı Gustave Courbet'e aittir.
Soru 16
“Reddedilenler Salonu” adı altında resmi Salon’a alternatif olan bu sergi ne zaman düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
1863 yılında
B
1874 yılında
C
1884 yılında
D
1895 yılında
E
1903 yılında
Açıklama:
Doğru cevap A dır. “Reddedilenler Salonu” adı altında resmi Salon’a alternatif olan bu sergi 1863 yılında düzenlenmiştir.
Soru 17
Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paul Cezanne
B
Sisley
C
Caillebotte
D
Renoir
E
Delacroix
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek ressam Sisley’dir.
Soru 18
1839 tarihli Renklerin Eşzamanlı Zıtlıkları Kuralı Üzerine adlı kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Seurat
B
Eugene Delacroix
C
Michel Eugene Chevreul
D
Diego Velazquez
E
Arnold Hauser
Açıklama:
Doğru cevap C dir. 1839 tarihli Renklerin Eşzamanlı Zıtlıkları Kuralı Üzerine adlı kitabın yazarı Michel Eugene Chevreul'dur.
Soru 19
Cehennemde Bir Mevsim adlı eser hangi empresyonist yazara aittir?
Seçenekler
A
Paul Verlaine
B
Rainer Maria Rilke
C
Marcel Proust
D
Arthur Rimbaud
E
Théodore de Banville
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Cehennemde Bir Mevsim adlı eser Arthur Rimbaud'a aittir.
Soru 20
Aşağıdaki ekspersyonist yazarlardan hangisi Sanatçının Bir Genç AdamOlarak Portresi adını taşıyan otobiyografik romanının yazarıdır?
Seçenekler
A
Alfred Döblin
B
Franz Kafka
C
Ernst Weiss
D
Hugo Ball
E
James Joyce
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi adını taşıyan otobiyografik romanının yazarı James Joyce'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiş olduğu düşünülen akımlardan bir tanesidir?
Seçenekler
A
Empresyonizm
B
Rasyonalizm
C
Ekspresyonizm
D
Romantizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Pozitivizm ve rasyonalizm gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiştir. Doğru cevap B’dir.
Soru 22
“İzlenim: Gündoğumu” başlıklı resim aşağıdaki sanatçılardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Gustave Courbet
B
Emile Zola
C
Claude Monet
D
Eugene Delacroix
E
Auguste Rodin
Açıklama:
“İzlenim: Gündoğumu” başlığı taşıyan resim Claude Monet’ye ait bir eserdir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardn biridir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Romantizm
C
Empresyonizm
D
Ekspresyonizm
E
Nihilizm
Açıklama:
Pozitivizm, rasyonalizm ve determinizm realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardır. Doğru cevap A’dır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi empresyonistlerin söylemlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Varlığı bir ide olarak aktarmak gerekir.
B
Gerçek; ışığın ve gölgenin, rengin ve çizginin algılanmasına bağlıdır.
C
Işık her an değiştiğine göre, sabit bir gerçeklik yoktur
D
Gerçeklik sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilir
E
Ressam anı yakalamalı, hızlı fırça darbeleriyle, kısa bakışlarla yakaladığı görüntüyü tuvale aktarmalıdır
Açıklama:
Çünkü pozitivizm ve rasyonalizm gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiştir. Bu sebeple, yüzyılın ikinci yarısında, sanat ve edebiyat akımları insanın iç dünyasını yansıtmak iddiasıyla ortaya çıkar. Örneğin resimde ve edebiyatta sadece dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışan realistlerin ve natüralistlerin yerini, dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan empresyonizm alır. Dış gerçekliği önemseyen realist ve natüralistler, gerçeğin aktarılmasında akla uygunluk arıyorlardı. Bu yüzden resim ve edebiyat bir yansıtma (mimesis) idi. Oysa empresyonistler, Platoncu bir yaklaşımla varlığın aynen aktarılmasının imkânsızlığını görüyorlar ve varlığı bir ide olarak aktarmak gerektiğini savunuyorlardı. Onlara göre gerçek ışığın ve gölgenin, rengin ve çizginin algılanmasına bağlıdır. Işık her an değiştiğine göre, sabit bir gerçeklik yoktur. Ressam bu yüzden anı yakalamalı, hızlı fırça darbeleriyle, kısa bakışlarla yakaladığı gö
Gerçeklik sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilir
Gerçeklik sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilir
Soru 25
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız romantik sanat geleneği ve devrin en çok beğenilen sanat anlayışına öncülük etmiş olan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Edouard Manet
B
Gustave Courbet
C
Emile Zola
D
Claude Monet
E
Eugene Delacroix
Açıklama:
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği hala etkisini sürdürmektedir. Eugene Delacroix’nın (1798-1863) öncülük ettiği Fransız romantik sanat geleneği, devrin en çok beğenilen sanat anlayışıdır. Doğru cevap E’dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır?
Seçenekler
A
Nihilizm
B
Determinizm
C
Rasyonalizm
D
Pozitivizm
E
Realizm
Açıklama:
Nihilizm, Latince nihil yani hiç anlamındaki kelimeden türetilen nihilizm 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır. Doğru cevap A’dır.
Soru 27
Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Renoir
B
Caillebotte
C
Monet
D
Sisley
E
Cezanne
Açıklama:
Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isim Sisley’dir. Onun resimlerinde suyun özel bir yeri vardır. Aralıksız sudaki yansımaları resmeden Sisley’de zaman zaman tekrarlar da görülmektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi empresyonist yazarlardan bir tanesidir?
Seçenekler
A
Franz Kafka
B
Marcel Proust
C
Heinrich Mann
D
Alfred Döblin
E
Hugo Ball
Açıklama:
Paul Verlaine (1844-1896), Arthur Rimbaud (1854-1891), Rainer Maria Rilke (1875-1926) ve Marcel Proust (1871-1922) empresyonist yazarlar arasındadır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Esrik Gemi (1871), Cehennemde Bir Mevsim (1873) ve Illuminations (1874) adlı şiir kitaplarının yazarıdır?
Seçenekler
A
Rainer Maria Rilke
B
Franz Kafka
C
Paul Verlaine
D
Marcel Proust
E
Arthur Rimbaud
Açıklama:
Fransa’nın kuzeyinde Ardenler bölgesinde Charleville kasabasında doğan empresyonist yazar Arthur Rimbaud (1854-1891), Esrik Gemi (1871), Cehennemde Bir Mevsim (1873), Illuminations (1874) adlı şiir kitaplarının yazarıdır. Doğru cevap E’dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonist bir yazardır?
Seçenekler
A
James Joyce
B
Arthur Rimbaud
C
Paul Verlaine
D
Rainer Maria Rilke
E
Marcel Proust
Açıklama:
Heinrich Mann (1871-1950), Alfred Döblin (1878-1957), James Joyce (1882-1941), Franz Kafka (1883-1924), Ernst Weiss (1884-1940), Hugo Ball (1886-1927), Arp Hans (1887-1966), Eugene Gladstone O’Neill (1888-1953) ve Ernst Ludwig Krichner (1880-1938) ekspresyonist yazarlar arasındadır. Doğru cevap A’dır.
Soru 31
Tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm olan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hugo Ball
B
Alfred Döblin
C
Franz Kafka
D
Heinrich Mann
E
Ernst Weiss
Açıklama:
Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alan Franz Kafka’nın tanınmış eserleri arasında Dava, Şato ve Dönüşüm bulunmaktadır. Doğru cevap C’dir.
Soru 32
Determinizmi, aklı ve akılcılığı önemseyen, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eden pozitivizmin yerini on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında hangisi almıştır?
Seçenekler
A
Sezgicilik
B
Realizm
C
Natüralizm
D
Sembolizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Yüzyılın ikinci yarısından itibaren pozitivizm ve rasyonalizm yavaş yavaş gücünü kaybederken realizm ve natüralizm de gücünü kaybetmiştir. Determinizmi, aklı ve akılcılığı önemseyen, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eden pozitivizmin yerini on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, sezgicilik alırken, realizmin ve natüralizmin yerini de sembolizm ve empresyonizm alır.
Soru 33
Resimde ve edebiyatta sadece dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışan realistlerin ve natüralistlerin yerini, dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan hangi akım alır?
Seçenekler
A
Sezgicilik
B
Pozitivizm
C
Empresyonizm
D
Sembolizm
E
Romantizm
Açıklama:
Bilim ve siyaset alanındaki gelişmelerin hızı, on dokuzuncu yüzyıl insanını bir süre sonra bunalıma sürekler. Çünkü pozitivizm ve rasyonalizm gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiştir. Bu sebeple, yüzyılın ikinci yarısında, sanat ve edebiyat akımları insanın iç dünyasını yansıtmak iddiasıyla ortaya çıkar. Örneğin resimde ve edebiyatta sadece dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışan realistlerin ve natüralistlerin yerini, dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan empresyonizm alır.
Soru 34
Hangisi yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumudur?
Seçenekler
A
Realizm
B
Natüralizm
C
Romantizm
D
Ekspresyonizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Yüzyılın sonuna doğru bir yandan insanın ruhsal yanını önemseyen sezgicilik diğer yandan Sigmund Freud’un psikoloji konusundaki çalışmaları, ekspresyonizmi ortaya çıkarmıştır. Ekspresyonizm yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumudur. Artık hem resim hem edebiyat sadece acı çeken, sistemin bunalttığı, nesneleştirdiği ve yabancılaştırdığı insanı anlatmalıdır.
Soru 35
“Adsız Sanatçılar Birliği” adı altında bir araya gelen otuz sanatçının resmî Salon’a alternatif olarak düzenledikleri sergi hangi sanatçının stüdyosunda açılmıştır?
Seçenekler
A
Emile Zola
B
Edvard Munch
C
Camille Corot
D
Claude Monet
E
Felix Nadar
Açıklama:
Türkçede intiba/izlenim anlamına gelen empresyon ilk defa Paris’te 1874 yılında fotoğrafçı Nadar’ın (1820-1910) stüdyosunda “Adsız Sanatçılar Birliği” adı altında bir araya gelen otuz sanatçının resmî Salon’a alternatif olarak düzenledikleri sergide geçer.
Soru 36
Romantizmden sonra ortaya çıkan hangi akım daha çok hayatın sefil ve sefih yanlarını, aşağı sınıfların hayatını anlatmaları bakımından, insan hayatı karşısında dış gerçekliği önemsemiştir?
Seçenekler
A
Realist ve natüralist
B
Pragmatizm
C
Empresyonizm
D
Determinizm
E
Rasyonalizm
Açıklama:
Romantizmden sonra ortaya çıkan realist ve natüralist akım daha çok hayatın sefil ve sefih yanlarını, aşağı sınıfların hayatını anlatmaları bakımından, insan hayatı karşısında dış gerçekliği önemsemiştir. Natüralistler, ele aldıkları konular bakımından aynı zamanda maddecidirler. Realist roman olay örgüsünü mantık çerçevesinde ve zamanı da kronolojik şekilde düzenlerken aslında determinist ve rasyonalist ilkeleri savunmakta ve böylece sanatkârın hayal gücünü sınırlamaktadır.
Soru 37
Eugene Delacroix’nın (1798-1863) öncülük ettiği hangi sanat geleneği, devrin en çok beğenilen sanat anlayışıdır?
Seçenekler
A
Alman romantik
B
Fransız romantik
C
Pozitivizm
D
Rasyonalizm
E
İzlenimcilik
Açıklama:
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği hala etkisini sürdürmektedir. Eugene Delacroix’nın (1798-1863) öncülük ettiği Fransız romantik sanat geleneği, devrin en çok beğenilen sanat anlayışıdır.
Soru 38
Yeni resim anlayışının savunmasını hangi realist ressam 1850 yılında kaleme aldığı “Gerçekçilik Manifestosu” adlı yazısıyla yapar?
Seçenekler
A
Egon Schiele
B
Wassilly Kandinsky
C
Claude Monet
D
Gustave Courbet
E
Vincent van Gogh
Açıklama:
Klasik ve romantik sanatçılar idealisttirler yani sanatçının gördüğünü değil zihninde canlandırdığını aktarması gerektiğini savunurlar; oysa yeni resim anlayışı sıradan insanları ve gündelik hayatı yüceltmek, modern dünyanın olgularını yansıtmak taraftarıdırlar. Yeni resim anlayışının savunmasını realist ressam Gustave Courbet (1819-1877) 1850 yılında kaleme aldığı “Gerçekçilik Manifestosu” adlı yazısıyla yapar. Courbet’nin görüşleri “Yaşayan sanat yapmak... Hedefim budur!” cümlelerinde özetlenebilir.
Soru 39
I. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da başlamıştır.
II. İzlenimcilik adıyla da anılır.
III. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdürmüştür.
Yukarıda empresyonizm ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. İzlenimcilik adıyla da anılır.
III. Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdürmüştür.
Yukarıda empresyonizm ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Empresyonizm (İzlenimcilik) on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da başlayıp, yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdüren ve dünyanın başka ülkelerine de yayılan resim akımına verilen addır.
Soru 40
Hangisi 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Determinizm
C
Nihilizm
D
Pragmatizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Nihilizm: Latince nihil yani hiç anlamındaki kelimeden türetilen nihilizm 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır.
Soru 41
Hangisi aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir
Seçenekler
A
Rasyonalizm
B
Natüralizm
C
Realizm
D
Pragmatizm
E
Determinizm
Açıklama:
Determinizm: Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir.
Soru 42
Hangi akımın ressamları doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir?
Seçenekler
A
Romantikler
B
Empresyonistler
C
Realistler
D
Natüralistler
E
Rasyonalistler
Açıklama:
Empresyonistlerin özellikleri şöyle maddeleştirilebilir:
- Doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir.
- İzlenimciler zamanla yerel renk diye bir şey olmadığını, her nesnenin göze kendin- den çıkan renk altında göründüğünü anlamışlardır.
- Bilhassa atmosferin nesnelerin görünümünde etkili bir rol oynadığını kavramışlar ve resimlerinde atmosfere özel önem vermişlerdir.
- İzlenimciler bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir.
Soru 43
I. Doğayı gözlemleyerek gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir.
II. Bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir.
III. Her şey manzaraya dayanır, nesneler adeta bir manzara resmi yapılıyormuş gibi boyanır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonistlerin özellikleri arasındadır?
II. Bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir.
III. Her şey manzaraya dayanır, nesneler adeta bir manzara resmi yapılıyormuş gibi boyanır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonistlerin özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Doğayı gözlemleyerek gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir. Bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir. Her şey manzaraya dayanır, nesneler adeta bir manzara resmi yapılıyormuş gibi boyanır.
Soru 44
I. Empresyonizmin toplumsal zevkin şekillenmesindeki rolüyle düşünce tarihinde edebiyatın önemli ve ayrıcalıklı bir etkisi vardır.
II. Empresyonizmin ifade etmek istediği modern teknolojinin gündelik hayata getirdiği görülmedik dinamizmin kendisi ve duygusal karşılığıdır.
III. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında empresyonizmin gücü, bir dönem sanatı olmasından gelir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonizmin özellikleri için doğrudur?
II. Empresyonizmin ifade etmek istediği modern teknolojinin gündelik hayata getirdiği görülmedik dinamizmin kendisi ve duygusal karşılığıdır.
III. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında empresyonizmin gücü, bir dönem sanatı olmasından gelir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonizmin özellikleri için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Toplumsal zevkin şekillenmesindeki rolüyle düşünce tarihinde edebiyatın önemli ve ayrıcalıklı bir etkisi vardır. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında izlenimciliğin gücü, bir dönem sanatı olmasından değil, evrensel geçerliğe sahip bir üslup ve estetik anlayışını temsil ediyor olmasından gelir.
Soru 45
I. Tutucu cumhuriyetçilerin yerini liberaller almıştır.
II. Teknolojik gelişmeler, üretim artışı, konforun yayılma hızı, toplumsal sınıflar arasında doğal olarak zevk değişmesine sebep olmuştur.
III. Yüzyıl ortalarına kadar bilhassa romantizm, realizm ve natüralizm daha çok köy ve kır hayatını konu olan eserler üretiyordu.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonizmin dönemindeki siyasal ve sosyal ortam için doğrudur?
II. Teknolojik gelişmeler, üretim artışı, konforun yayılma hızı, toplumsal sınıflar arasında doğal olarak zevk değişmesine sebep olmuştur.
III. Yüzyıl ortalarına kadar bilhassa romantizm, realizm ve natüralizm daha çok köy ve kır hayatını konu olan eserler üretiyordu.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonizmin dönemindeki siyasal ve sosyal ortam için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Liberallerin yerini tutucu cumhuriyetçiler almıştır. Teknolojik gelişmeler, üretim artışı, konforun yayılma hızı, toplumsal sınıflar arasında doğal olarak zevk değişmesine sebep olmuştur. Yüzyıl ortalarına kadar bilhassa romantizm, realizm ve natüralizm daha çok köy ve kır hayatını konu olan eserler üretiyordu.
Soru 46
“Her şey mizaç aracılığıyla görülür.” Empresyonistlerin temel anlayışı budur. Bu nedenle realizmde göremediğimiz ______ ve ______ bu akımda görülür.
Seçenekler
A
bireysellik / öznellik
B
bireysellik / nesnellik
C
kararlılık / bireysellik
D
nesnellik / kararlılık
E
öznellik / tasvir
Açıklama:
“Her şey mizaç aracılığıyla görülür” (Bally vd, 1936). Empresyonistlerin temel anlayışı budur. Bu nedenle realizmde göremediğimiz bireysellik ve öznellik bu akımda görülür.
Soru 47
I. Hugo Ball
II. Arp Hans
III. Paul Verlaine
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonistler arasında yer alır?
II. Arp Hans
III. Paul Verlaine
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri empresyonistler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Paul Verlaine empresyonistler arasında yer alır.
Soru 48
I. Ekspresyonizm, 1911 yılında, Londra'da dönemin avangard sanatını destekleyen galerilerde doğmuştur.
II. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir.
III. Empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmle ilgili doğrudur?
II. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir.
III. Empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmle ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Ekspresyonizm, 1911 yılında, Berlin’de dönemin avangard sanatını destekleyen galerilerde doğmuştur. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir.
Soru 49
I. Venedik geleneğine özgü dramatik ışık, zengin renkler ve coşkulu fırça darbeleri ekspresyonist bir geleneğin yansımasıdır.
II. Sigmund Freud’un psikoloji alanında gerçekleştirdiği keşifler ile ekspresyonizmin doğuşu arasında bir ilişki vardır.
III. Daha çok kötümserlik felsefesinin temsilcisi sayılan Frederic Nietzsche düşünceleri itibarıyla bilhassa Alman sanatçılar üzerindeki etkisiyle ekspresyonizmi besleyen önemli bir isimdir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin ortaya çıktığı siyasal ve sosyal ortam için söylenebilir?
II. Sigmund Freud’un psikoloji alanında gerçekleştirdiği keşifler ile ekspresyonizmin doğuşu arasında bir ilişki vardır.
III. Daha çok kötümserlik felsefesinin temsilcisi sayılan Frederic Nietzsche düşünceleri itibarıyla bilhassa Alman sanatçılar üzerindeki etkisiyle ekspresyonizmi besleyen önemli bir isimdir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin ortaya çıktığı siyasal ve sosyal ortam için söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Venedik geleneğine özgü dramatik ışık, zengin renkler ve coşkulu fırça darbeleri ekspresyonist bir geleneğin yansımasıdır. Sigmund Freud’un psikoloji alanında gerçekleştirdiği keşifler ile ekspresyonizmin doğuşu arasında bir ilişki vardır. Daha çok kötümserlik felsefesinin temsilcisi sayılan Frederic Nietzsche düşünceleri itibarıyla bilhassa Alman sanatçılar üzerindeki etkisiyle ekspresyonizmi besleyen önemli bir isimdir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Der Blaue Reiter grubu içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Andre Derain
B
Edward Munch
C
Mikhail Larionov
D
Pablo Picasso
E
Robert Delaunay
Açıklama:
Der Blaue Reiter grubu Paul Klee, Robert Delaunay, David Burliuk, Elizabeth Epstein, Georges Braque, Andre Derain, Natalia Goncharova, Mikhail Larionov, Maurice de Vlaminck, Pablo Picasso gibi farklı ülkelerden farklı isimleri bir araya getirmiştir.
Soru 51
I. Ekspresyonistlerin soyutlamacı tavrı onları, sosyolojik ve bireysel gerçeklerden uzaklaştırmıştır.
II. Ekspresyonistler psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır.
III. Ekspresyonizmde iç gerçeklikten ziyade dış gerçeklik önemlidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin ilkeleri arasındadır?
II. Ekspresyonistler psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır.
III. Ekspresyonizmde iç gerçeklikten ziyade dış gerçeklik önemlidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin ilkeleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Ekspresyonistlerin soyutlamacı tavrı onları, sosyolojik ve bireysel gerçeklerden uzaklaştırmıştır. Ekspresyonistler psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır. Ekspresyonizmde dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir.
Soru 52
Ekspresyonizmin ortaya çıkmasında aşağıdaki isimlerden hangisinin rol oynadığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Friedrich Nietzsche
B
Sigmund Freud
C
Bertrand Russell
D
Sokrates
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Sanat tarihinin realizmden natüralizme ve daha sonra da sembolizm ve empresyonizme geçişi, aslında insan bakışının dıştan içe doğru bir yönelişini göstermektedir. Sonuçta bu bakışın varacağı yer insan psikolojisidir. Yüzyılın sonuna doğru bir yandan insanın ruhsal yanını önemseyen sezgicilik diğer yandan Sigmund Freud’un psikoloji konusundaki çalışmaları, ekspresyonizmi ortaya çıkarmıştır.
Soru 53
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rasyonalizm
B
Realizm
C
Determinizm
D
Romantizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Determinizm: Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir.
Soru 54
Büyük sanayi kentlerinin ve sanayileşmenin ürettiği bireysel hayat ve bireysel bakış açısı, hangi sanat akımıyla beraber sanata dâhil olmuştur?
Seçenekler
A
Empresyonizm
B
Romantizm
C
Realizm
D
Natüralizm
E
Determinizm
Açıklama:
Modern sanat, sanayileşmenin ortaya çıkardığı bu büyük kentlerde doğmuştur; dolayısıyla sembolizm ve empresyonizm başta olmak üzere sonraki akımlar öncelikle kent sanatıdır. Yüzyıl ortalarına kadar bilhassa romantizm, realizm ve natüralizm daha çok köy ve kır hayatını konu olan eserler üretiyordu. Büyük sanayi kentlerinin ve sanayileşmenin ürettiği bireysel hayat ve bireysel bakış açısı, empresyonizmle beraber sanata dâhil olmuştur.
Soru 55
Ünlü heykeltıraş Brancusi’ye göre “modern heykelin başlangıç noktası” hangi heykeldir?
Seçenekler
A
Michelangelo/Pieta
B
Edvard Eriksen/Küçük Deniz Kızı
C
Ram V Sutar/Birlik
D
Rodin/ Balzac
E
Paul Landowski/Kurtarıcı İsa
Açıklama:
Paris Dünya Fuarı’nda (1900) sergilediği heykelleriyle büyük bir ün kazanan Rodin’in ısmarlama bir yapıt olmasına karşın reddedi- 10 Batı Edebiyatında Akımlar II len “Balzac” (1891) heykeli, anıt heykel tarzına sıra dışı yaklaşımı ve biçimsel serbestliğiyle yüzyılın en önemli heykeli olarak nitelendirilmiştir. Rodin’in Balzac heykeli, ünlü heykeltıraş Brancusi’ye göre “modern heykelin başlangıç noktası”dır.
Rodin/ Balzac
Rodin/ Balzac
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi empresyonizm akımının özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
On dokuzuncu yüzyılın başlangıcından itibaren bilhassa edebiyatta ve resimde görülen sanat akımlarına karşı ortaya çıkmıştır
B
Resimde resmedilen şeyin yapısı kadar, maddenin değişkenliği içinde onu nasıl algılandığıda önemlidir.
C
Resimde küçük, kısa, birbirinden ayrı fırça vuruşlarıyla, prizmatik renkler kullanılmıştır.
D
Amaçları ışığın değişen etkilerini yakalayarak yansıtmaktır.
E
Hepsi
Açıklama:
Resim sanatında gerçek bir devrim olarak nitelendirilen empresyonizm akımı, on dokuzuncu yüzyılın başlangıcından itibaren bilhassa edebiyatta ve resimde görülen sanat akımlarına karşı ortaya çıkmıştır. Empresyonistler resimlerinde resmettikleri şeyin yapısı kadar, maddenin değişkenliği içinde onu nasıl algıladıklarına da vurgu yaptılar. Bu değişkenliği ifade eden küçük, kısa, birbirinden ayrı fırça vuruşlarıyla, prizmatik renkler kullanma tekniğiyle açık havada resim yaptılar. Amaçları ışığın değişen etkilerini yakalayarak yansıtmaktı.
Hepsi
Hepsi
Soru 57
Sanat ve felsefede hazzın, mutluluğun, neşenin olduğu hayatı amaçlayan kişiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Romantik
B
Epikürcü
C
Determinist
D
Pozitivist
E
Materyalist
Açıklama:
Epikürcü: Hazzın, mutluluğun, neşenin olduğu hayatı amaçlayan kişidir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi empresyonistler ressamların özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir.
B
Bilhassa atmosferin nesnelerin görünümünde etkili bir rol oynadığını kavramışlar ve resimlerinde atmosfere özel önem vermişlerdir.
C
Bakışın kesinlikle bireysel olduğunu, bu yüzden nesnelerin sabit bir formunun olmadığını savunmuşlar ve tablolarında eşyayı kendi gördükleri biçimde resmetmişlerdir.
D
Açık havada resim yapma yöntemini getirmişlerdir.
E
Hepsi
Açıklama:
1. Doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir.
2. İzlenimciler zamanla yerel renk diye bir şey olmadığını, her nesnenin göze kendinden çıkan renk altında göründüğünü anlamışlardır.
3. Bilhassa atmosferin nesnelerin görünümünde etkili bir rol oynadığını kavramışlar ve resimlerinde atmosfere özel önem vermişlerdir.
4. İzlenimciler bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir.
5. On dokuzuncu yüzyılda başlayan biçimi bozma yöntemini daha da ileri götürmüşlerdir.
6. Resmin asıl konusunun ışık olduğunu ilk savunan Delacroix olmakla beraber izlenimciler bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmışlardır.
7. Bakışın kesinlikle bireysel olduğunu, bu yüzden nesnelerin sabit bir formunun olmadığını savunmuşlar ve tablolarında eşyayı kendi gördükleri biçimde resmetmişlerdir. Bu düşünce onlara göre sabit bir gerçek olmadığı anlamına da gelmektedir.
8. Açık havada resim yapma yöntemini getirm
Hepsi
2. İzlenimciler zamanla yerel renk diye bir şey olmadığını, her nesnenin göze kendinden çıkan renk altında göründüğünü anlamışlardır.
3. Bilhassa atmosferin nesnelerin görünümünde etkili bir rol oynadığını kavramışlar ve resimlerinde atmosfere özel önem vermişlerdir.
4. İzlenimciler bütünleyici renkler konusunu da benimsemişlerdir.
5. On dokuzuncu yüzyılda başlayan biçimi bozma yöntemini daha da ileri götürmüşlerdir.
6. Resmin asıl konusunun ışık olduğunu ilk savunan Delacroix olmakla beraber izlenimciler bu kurala sıkı sıkıya bağlı kalmışlardır.
7. Bakışın kesinlikle bireysel olduğunu, bu yüzden nesnelerin sabit bir formunun olmadığını savunmuşlar ve tablolarında eşyayı kendi gördükleri biçimde resmetmişlerdir. Bu düşünce onlara göre sabit bir gerçek olmadığı anlamına da gelmektedir.
8. Açık havada resim yapma yöntemini getirm
Hepsi
Soru 59
Öncüsü Henri Matisse olan, yirminci yüzyılın ilk dışavurumcu akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fovizm
B
Köprü
C
Nihilizm
D
Epikürcülük
E
Post pozitivizm
Açıklama:
Dışavurumculuk başlığı altında ele alınabilecek bir başka grup ise, akademik sanat anlayışına karşı çıkan bir tavırla, 1905 yılında Paris’te açılan ve sergiye katılan sanatçıların resimlerini Fransız eleştirmen Louis Vauxcelles’in (1879-1943) ifadesiyle “vahşi yaratıklar” denilen “Fovlar”dır. Fovlar yirminci yüzyılın ilk dışavurumcu akımıdır. Fovizm bir akım sayılamaz, birkaç sanatçının bir sergide bir araya gelmesinden ibarettir.
Fovistlerin öncüsü, grubtaki diğer ressamlardan yaşça büyük olan Henri Matisse’in sergilendiğinde büyük tepki çeken “Mavi Çıplak” (1907) ya da “Madam Matisse’nin Portresi” (1905) gibi resimleri, bu bağlamda değerlendirilebilir. Matisse “Mavi Çıplak”ta tümüyle biçim bozmacı bir tavır içinde akademik çıplak geleneğini yerle bir eden bir biçim ve renk deneyselliği sergilemiş, “Yeşil Şerit” olarak da anılan “Madam Matisse’in Portresi” adlı ünlü resminde, bir kişinin portresinden çok kendi renk duygusunu ve dışavurumunu ortaya koymuştur.
Fovistlerin öncüsü, grubtaki diğer ressamlardan yaşça büyük olan Henri Matisse’in sergilendiğinde büyük tepki çeken “Mavi Çıplak” (1907) ya da “Madam Matisse’nin Portresi” (1905) gibi resimleri, bu bağlamda değerlendirilebilir. Matisse “Mavi Çıplak”ta tümüyle biçim bozmacı bir tavır içinde akademik çıplak geleneğini yerle bir eden bir biçim ve renk deneyselliği sergilemiş, “Yeşil Şerit” olarak da anılan “Madam Matisse’in Portresi” adlı ünlü resminde, bir kişinin portresinden çok kendi renk duygusunu ve dışavurumunu ortaya koymuştur.
Soru 60
Vincent van Gogh hangi akıma ait bir sanatçıdır?
Seçenekler
A
Natüralizm
B
Ekspresyonizm
C
Realizm
D
Determinizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Vincent van Gogh, Egon Schiele, Oskar Kokoschka, Wassilly Kandinsky, Paul Klee, Edward Munch, Ernst Ludwig Kirchner en tanınmış ekspresyonist ressamlardan birkaçıdır.
Ekspresyonizm
Ekspresyonizm
Soru 61
Empresyonizmle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gerçekliğin sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebildiğini savunur.
B
1789 Fransız ihtilali sonrasındaki gelişmeler arasında yer alır.
C
Dış gerçekliği mümkün olduğunca detaylı olarak aktarmaya çalışır.
D
Gerçeğin aktarılmasında akla uygunluğun benimsenmesi gerektiğini söyler.
E
İnsanın ruh hallerinde sabitlik olmadığı düşüncesinden doğmuştur.
Açıklama:
Empresyonizme göre ruh hallerimiz ışığın etkisiyle dış gerçekliğin değişmesi gibi her an değişir. Gerçeklik bakış/göz ile bilince aktarılır ve bilinçte kayıtlı olan başka deneyimlerin ışığında yeniden yorumlanır. Dolayısıyla gerçeğin/nesnelerin resim ya da edebiyat/dil yoluyla yeniden üretilmesi de bireylere göre değişir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi empresyonizm akımının temelini oluşturur?
Seçenekler
A
Geleneksel semboller
B
Rasyonalist bakış
C
Pragmatik görüş
D
Klasisizm ögeleri
E
Bireysel duyumlar
Açıklama:
Empresyonizm, sanatkârın zihinsel sürecini de hesaba katan bir sanat anlayışıdır. Bu anlayışa göre bireysel bakış açısı da sanat dahil edilmelidir.
Soru 63
".......... gerçeğin sürekliliğini savunurken, .......... ise an’ları önemini ortaya çıkarma uğraşındadır."
Yukarıdaki cümle sırasıyla hangi sözcüklerle tamamlanabilir?
Yukarıdaki cümle sırasıyla hangi sözcüklerle tamamlanabilir?
Seçenekler
A
Ekpresyonizm - empresyonizm
B
Realizm - romantizm
C
Natüralizm - romantizm
D
Natüralizm - empresyonizm
E
Empresyonizm - realizm
Açıklama:
İçine doğdukları sosyal ve ekonomik durum aynı olsa da natüralizm ve empresyonizm eşyanın nasıl görüldüğüne ve nasıl aktarıldığına ilişkin görüşleriyle birbirinden ayrılır. Natüralistler hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi resmederken, empresyonistler hareket halinde bir dünyayı resmetmişlerdir.
Soru 64
Edebiyatta empresyonizmi nasıl tanımlayabiliriz?
Seçenekler
A
Dış gerçeklik yerine anlık ruh halleri
B
Anlık gerçeklik
C
Geçici gerçeklik
D
Sembolik gerçekliğin yansımaları
E
Dış gerçekliği önemseyen realizm
Açıklama:
Edebiyatta ise empresyonizm dış gerçeklik yerine anlık ruh hallerini anlatmayı denedi.
Soru 65
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde hangi sanat geleneği hala etkisini sürdürmektedir?
Seçenekler
A
Fransız romantizmi
B
Fransız klasik sanat
C
İzlenimci sanat
D
Nihilizm
E
Akademik sanat anlayışı
Açıklama:
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği hala etkisini sürdürmektedir. Eugene Delacroix’nın (1798-1863) öncülük ettiği Fransız romantik sanat geleneği, devrin en çok beğenilen sanat anlayışıdır. Sağlam bir desen anlayışından çok renk olgusuna yönelen klasiklerle yeni resim anlayışı arasındaki tartışmanın kökü on sekizinci yüzyıla kadar uzanır.
Soru 66
....‘nin başlattığı, kent hayatına sanatkâr gözüyle bakmak ve toplumsal tepki karşısında, izlenimci ressamların güçlerini birleştirmeleri, akımın etkisini artırır. Paragrafta boş kalan kısma gelmesi gereken isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cezanne
B
Monet
C
Manet
D
Delacroix
E
Flaubert
Açıklama:
Manet’nin başlattığı, kent hayatına sanatkâr gözüyle bakmak ve toplumsal tepki karşısında, izlenimci ressamların güçlerini birleştirmeleri, akımın etkisini artırır.
Soru 67
1881’de Delacroix gibi önce Cezayir’e gider, oradan da İtalya’ya geçer. Raffaello’nun fresklerine hayran kalan sanatçı, kendi resim anlayışından şüphe eder. Bu yüzden bir süre sonra resimlerinde rengi geriye atıp, çizgiye önem vermeye başlar. Açık havada çalışmayı da önemseyen büyük ebatlı tablolar yapar. Paragrafta hangi ressamdan bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Cezanne
B
Rimbaud
C
Degas
D
Renoir
E
Monet
Açıklama:
Renoir, 1881’de Delacroix gibi önce Cezayir’e gider, oradan da İtalya’ya geçer. Raffaello’nun fresklerine hayran kalan Renoir, kendi resim anlayışından şüphe eder. Bu yüzden Renoir, bir süre sonra resimlerinde rengi geriye atıp, çizgiye önem vermeye başlar. Açık havada çalışmayı da önemseyen Renoir, büyük ebatlı tablolar yapar.
Soru 68
Başta Monet olmak üzere pek çok ressam, doğanın bizzat içinde çalışabilmek ve resimlerde ışığın anlık değişimlerini, doğadaki farklı renkleri olanca çabuklukla kaydetmeye çalışırken hangi ilginç yöntemi kullanmışlardır?
Seçenekler
A
Renk tuvalini en geniş biçimde kullanmak
B
Saatlerce aynı manzarayı seyretmek
C
Dağa çıkarak gözlem yapmak
D
Açık havada yürürken çizim
E
Sandallarda resim yapmak
Açıklama:
Başta Monet olmak üzere pek çoğu, doğanın bizzat içinde çalışabilmek için yüzen birer atölye haline getirdikleri kiralık sandallarda yaptıkları resimlerde ışığın anlık değişimlerini, doğadaki farklı renkleri olanca çabuklukla kaydetmeye çalışmıştır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi empresyonist eserlerde ele alınan konular arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kent hayatı
B
Duygusal kırılmalar
C
Yazarların iç dünyaları
D
Kalıtsal kişilik özellikleri
E
İnsanların yalnızlığı
Açıklama:
Kalıtımın insan davranışları üzerindeki etkisi gibi rasyonel konular empresyonizmde yer almaz.
Soru 70
I. Kısa fırça vuruşları
II. Prizmatik renkler
III. Keskin hatlı figürler
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri empresyonist resimin özellikleri rasında yer alır?
II. Prizmatik renkler
III. Keskin hatlı figürler
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri empresyonist resimin özellikleri rasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Keskin hatlar empresyonist resimlerde görülen özellikler arasında yer almaz.
Soru 71
Empresyonizmle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
19. yüzyılda gelişen bir sanat akımıdır.
B
Sanayileşme süreci sonucunda ortaya çıkmıştır.
C
Tema olarak köy ve kır hayatı benimsenmiştir.
D
Bireysel hayat ve bireysel bakış açısı temel alınır.
E
Monet, Manet ve Cezanne en önemli temsilcilerindendir.
Açıklama:
Köy ve kır hayatı realizm ve natüralizmde çalışılan konular arasındadır. Empresyonizmle büyük sanayi kentlerinin ve sanayileşmenin ürettiği bireysel hayat ve bireysel bakış açısı anlatılmaktadır.
Soru 72
I. Eserlerinde kimi zaman tekrarlar görünür.
II. Sudaki yansımalar eserlerinde sıklıkla yer alır.
III. Empresyonist başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isimdir.
Yukarıda verilen özellikler hangi ressama aittir?
II. Sudaki yansımalar eserlerinde sıklıkla yer alır.
III. Empresyonist başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isimdir.
Yukarıda verilen özellikler hangi ressama aittir?
Seçenekler
A
Claude Monet
B
Alfred Sisley
C
Paul Cezanne
D
Edgar Degas
E
Auguste Renoir
Açıklama:
Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isim Sisley’dir. Onun resimlerinde suyun özel bir yeri vardır. Aralıksız sudaki yansımaları resmeden Sisley’de zaman zaman tekrarlar da görülür.
Soru 73
Aşağıdaki isimlerden hangisi empresyonistlerdendir?
Seçenekler
A
Franz Kafka
B
James Joyce
C
Hugo Ball
D
Heinrich Mann
E
Paul Verlaine
Açıklama:
EMPRESYONİSTLER Paul Verlaine (1844-1896): Düzenli bir eğitim görmeyen Verlaine başıboş bir hayatı tercih etti. Kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Parnasyenlerle yakın ilişkisi bulunan Verlaine’in şiirleri hem empresyonizmin hem de sembolizmin ana metinlerindendir. Şiirlerinde hayal gücünün, musikinin ve renkli anlatımın özel bir önemi vardır. Eserleri Zuhal Şiirleri, Güzel Şarkı, Şiir Sanatı, Sözsüz Romanlar ve Usluluk’tur. Arthur Rimbaud (1854-1891): Fransa’nın kuzeyinde Ardenler bölgesinde Charleville kasabasında doğar. Babası bir subaydır. Rimbaud sekiz yaşında okula verilir. Daha sonra dini eğitim verilen bir okula yerleştirilen Rimbaud aynı senelerde Le Parnasse Contemporain (Çağdaş Parnasse) dergisini takip etmiştir. Théophile Gauiter, Théodore de Banville, Léon Dierx ve Paul Verlaine gibi o yılların tanınmış şairlerinin şiirleri ile bu dergi aracılığıyla tanışır. Esrik Gemi (1871), Cehennemde Bir Mevsim (1873), Illuminations (1874) adlı şiir kitapları vardır.
Soru 74
Aşağıdaki eser-yazar eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Cehennemde Bir Mevsim-Rainer Maria Rilke
B
Görüntüler Kitabı-James Joyce
C
Geçmiş Zaman Peşinde-Marcel Proust
D
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi-Hugo Ball
E
Zamandan Kaçış-Paul Verlaine
Açıklama:
Marcel Proust (1871-1922): Asıl adı Valentin Louis Georges Eugène Marcel Proust’dur. Romanları, denemeleri ve eleştiri yazıları vardır. 1913-1927 yılları arasında yayınlanan ve Türkçeye Geçmiş Zaman Peşinde adıyla çevrilen yedi ciltlik À la recherche du temps perdu en tanınmış eseridir.
Soru 75
Aşağıdaki eserlerden hangisi Ekspresyonist döneme aittir?
Seçenekler
A
Uyruk
B
Güzel Şarkı
C
Geçmiş Zaman Peşinde
D
Orpheus’a Soneler
E
Esrik Gemi
Açıklama:
EMPRESYONİSTLER Paul Verlaine (1844-1896): Düzenli bir eğitim görmeyen Verlaine başıboş bir hayatı tercih etti. Kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Parnasyenlerle yakın ilişkisi bulunan Verlaine’in şiirleri hem empresyonizmin hem de sembolizmin ana metinlerindendir. Şiirlerinde hayal gücünün, musikinin ve renkli anlatımın özel bir önemi vardır. Eserleri Zuhal Şiirleri, Güzel Şarkı, Şiir Sanatı, Sözsüz Romanlar ve Usluluk’tur. Arthur Rimbaud (1854-1891): Fransa’nın kuzeyinde Ardenler bölgesinde Charleville kasabasında doğar. Babası bir subaydır. Rimbaud sekiz yaşında okula verilir. Daha sonra dini eğitim verilen bir okula yerleştirilen Rimbaud aynı senelerde Le Parnasse Contemporain (Çağdaş Parnasse) dergisini takip etmiştir. Théophile Gauiter, Théodore de Banville, Léon Dierx ve Paul Verlaine gibi o yılların tanınmış şairlerinin şiirleri ile bu dergi aracılığıyla tanışır. Esrik Gemi (1871), Cehennemde Bir Mevsim (1873), Illuminations (1874) adlı şiir kitapları vardır. Rainer Maria Rilke (1875-1926): Babası Josef Rilke (1838-1906) Alman kökenli bir demiryolu memuru, annesi ise Praglı zengin bir aileye mensuptur. Rilke dokuz yaşına geldiğinde annesi ile babası boşanır ve Rilke annesiyle birlikte Viyana’ya yerleşir. 1896-1899 yılları arasında öğrenimine Münih ve Berlin’de devam eden Rilke, burada Lou AndreasSalome ile tanıştı. Rilke’nin sanatçı kişiliğinde Salome’nin etkisinin büyük olduğu söylenir. Rodin’in yaşamını yazmak üzere Paris’e gider. Rodin’in yaşamından ziyade kendisinin Paris’teki hayatını dile getiren Auguste Rodin adlı ilk mensur eserini yayınlar. Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı ilk romanını tamamladıktan sonra Kuzey Afrika seyahatine çıkar. 1909’da Duino Ağıtları’nı, 1919’da Orpheus’a Soneler’i yazar. 1926’da ölür. Eserleri: Yaşam ve Şiirler (1894), Erken Şiirler (1902), Görüntüler Kitabı (1902), Saatler Kitabı (1905), Yeni Şiirler (1907), Duino Ağıtları (1923), Orpheus’a Soneler (1923). Marcel Proust (1871-1922): Asıl adı Valentin Louis Georges Eugène Marcel Proust’dur. Romanları, denemeleri ve eleştiri yazıları vardır. 1913-1927 yılları arasında yayınlanan ve Türkçeye Geçmiş Zaman Peşinde adıyla çevrilen yedi ciltlik À la recherche du temps perdu en tanınmış eseridir
Soru 76
Aşağıdaki eserlerden hangisi Empresyonist döneme aittir?
Seçenekler
A
Alman Aydınlarının Eleştirisi
B
Şato
C
Saatler Kitabı
D
Sürgünler
E
Mavi Melek
Açıklama:
Rainer Maria Rilke (1875-1926): Babası Josef Rilke (1838-1906) Alman kökenli bir demiryolu memuru, annesi ise Praglı zengin bir aileye mensuptur. Rilke dokuz yaşına geldiğinde annesi ile babası boşanır ve Rilke annesiyle birlikte Viyana’ya yerleşir. 1896-1899 yılları arasında öğrenimine Münih ve Berlin’de devam eden Rilke, burada Lou AndreasSalome ile tanıştı. Rilke’nin sanatçı kişiliğinde Salome’nin etkisinin büyük olduğu söylenir. Rodin’in yaşamını yazmak üzere Paris’e gider. Rodin’in yaşamından ziyade kendisinin Paris’teki hayatını dile getiren Auguste Rodin adlı ilk mensur eserini yayınlar. Malte Laurids Brigge’nin Notları adlı ilk romanını tamamladıktan sonra Kuzey Afrika seyahatine çıkar. 1909’da Duino Ağıtları’nı, 1919’da Orpheus’a Soneler’i yazar. 1926’da ölür. Eserleri: Yaşam ve Şiirler (1894), Erken Şiirler (1902), Görüntüler Kitabı (1902), Saatler Kitabı (1905), Yeni Şiirler (1907), Duino Ağıtları (1923), Orpheus’a Soneler (1923).
Soru 77
Aşağıdaki eserlerden hangisi Heinrich Mann'a ait değildir?
Seçenekler
A
Profesör Unrat
B
Mavi Melek
C
Uyruk
D
Ulysses
E
Yoksullar
Açıklama:
Heinrich Mann (1871-1950): Zengin bir ailenin çocuğu olan Mann, Thomas Mann’ın ağabeyidir. Tembeller Ülkesinde (1900) başta olmak üzere ilk eserlerinde toplumun üst kesimlerindeki çöküşü anlatır. Eserlerinde en çok rastlanan temalar para, mevki ve iktidar tutkusudur. Profesör Unrat (1905) adlı romanı Mavi Melek (1928) adıyla sinemaya uyarlandıktan sonra büyük ün kazandı. Uyruk (1918), Yoksullar (1917) ve Kafa (1925)’dan oluşan İmparatorluk adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının sonuçlarını anlatır.
Soru 78
I. Derinlik çizgilerle değil, renklerin açık-koyu tonlarıyla verilir.
II. Parlak renkler yerine karanlık tonlar tercih edilir.
III. Çabuk ve kesik fırça vuruşları kullanılan en önemli tekniktir.
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri empresyonist resmin özellikleri arasındadır?
II. Parlak renkler yerine karanlık tonlar tercih edilir.
III. Çabuk ve kesik fırça vuruşları kullanılan en önemli tekniktir.
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri empresyonist resmin özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Empresyonist resimde karanlık tonların yerini aydınlık, parlak renkler almış; ışık sanki başlı başına bir konu haline gelmiştir.
Soru 79
Aşağıdaki eserlerden hangisi James Joyce'a ait değildir?
Seçenekler
A
Sürgünler
B
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
C
Zamandan Kaçış
D
Ulysses
E
Finnegans Wake
Açıklama:
James Joyce (1882-1941): Asıl adı James Augustine Aloysius Joyce’dur. İrlandalıdır. Edebiyatta anlatım biçimleri alanında yaptığı yeniliklerle yirminci yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir. Cizvit okullarında eğitim gördü. Dublin’deki University College’da felsefe ve modern diller okudu. Sürgünler adlı tek piyesini 1915’te yazdı. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi adını taşıyan otobiyografik romanı 1916’da yayınlandı. En tanınmış eseri Ulysses ilk kez 1922’de Paris’te basıldı. Anlatım teknikleri konusunda birçok yenilikler içeren bu iki roman, dünya edebiyatının adeta seyrini değiştirdi. Bugün bilinç akışı adıyla bilinen ve daha çok psikanalizden etkilenen yazma tekniği Joyce’un bu eserleri ile başlamıştır denebilir. 1939’da, Finnegans Wake adlı eserini yayınladı ve 13 Ocak1941’de öldü.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonistlerin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Açık havada resim yapma yöntemini kullanmışlardır.
B
Gerçeğin sadece beş duyuyla algılanabileceğine inanmışlardır.
C
İç gözlem yoluyla kişisel gerçekliği aktarmak istemişlerdir.
D
Anlık izlenimleri aktarmak istemişlerdir.
E
Resmin asıl konusunun ışık olduğunu savunmuşlardır
Açıklama:
EKSPRESYONİZMİN İLKELERİ Ekspresyonizmin ilkelerini kavrayabilmek için gerçeğin herkese göre değiştiğini iddia eden ve bakışı/görmenin biçimlerini önemseyen empresyonizmi, mevcut dilin gerçeği anlatmakta yetersiz olduğunu savunan sembolizmi, başta Dostoyevski olmak üzere psikolojik gerçekçilik anlayışının önemli romancılarını, 1883’ten itibaren Avrupa felsefesine bambaşka bir bakış açısı getiren ve gerçekliği yeniden yorumlayan Bergsonculuğu -intuition felsefesi-ve bilhassa psikanalizdeki gelişmeleri hatırlamakta fayda vardır. Çünkü Descartes’dan itibaren gerçeğin tanımı aklı esas alan Avrupa fikir ve sanat hayatı, sembolizm ve empresyonizmle beraber, bu kanaatini sorgulamaya başlamıştır. Beş duyu insan bilincine sadece nesnelerin formları hakkında bilgi verir. Ancak bireyler gerçeği kendi bilinçlerinin içeriğine göre kavrarlar. Buradan bir değil en az iki gerçeğin olduğu anlaşılmalıdır. Birisi fizik gerçek diğeri de metafizik gerçek. Fizik gerçek pozitivistlerin kabul ettikleri gerçektir ve onu kavrama yolu, zekâdır. Ancak metafizik gerçek zekâ ile kavranamaz, sezgi ile kavranabilir. Sezgici felsefenin esasını teşkil eden bu tez, sanat ve edebiyat alanında da etkisini göstermiş ve aynı senelerde edebiyatta sembolizm ve empresyonizm, biraz sonra da ekspresyonizm ortaya çıkmıştır. İnsan doğası sadece dış gerçeklikten değil, aynı zamanda iç gerçeklikten ibarettir. İç gerçekliği anlamanın yolu ise kendimizi gözlemlemekle mümkündür. Başkalarının psikolojik dünyasını anlamak için de jestlerin ve mimiklerin anlamını kavramak gerekir. Öte yandan insanı kavrayabilmek için, onun geçmişte kalmış tecrübeleri de önemlidir. Resimde ya da edebiyatta gerçekliği anlatmanın yolu demek ki bir çeşit psikanaliz yapmaktır. Dışavurumcular, psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır. Bu konudaki bilgileri ise yine on dokuzuncu yüzyıl sonunda yoğunlaşan psikoloji ve eski kültürler hakkındaki çalışmalardan gelmektedir.
Soru 81
Ekspresyonist sanatçılar eserde (şiir, resim, heykel vb.) özgünlük yaratmak için aşağıdaki tekniklerden hangisini kullanmışlardır?
Seçenekler
A
Sadece insan figürlerini resmetmek
B
Harflerle şiir yazmak
C
Resimlere sembolik anlamlar yüklemek
D
Kara kalem çizimler yapmak
E
Şiir dilini somutlaştırmak
Açıklama:
Bireysellik bütün sanatçılarda önemli bir özellik olduğu gibi ekspresyonistlerde de önemlidir. Kendine özgülüğün yanında, dışavurumcular, biçimi bozmak, renklere simgesel anlam yüklemek, psikolojik gerekçeleri resme yansıtmak bakımlarından ortak bir tavır sergilerler. Onların renklerin simgesel anlamlarından faydalanıyor olmaları, kendilerinden önceki sembolistlerden de etkilendiklerini gösterir. Diğer yandan izlenimciliğin dış gerçeği gözlemleme prensibini ekspresyonistler iç halleri gözlemlemek şeklinde değiştirmek bakımından da empresyonist sanatın prensibini değiştirmişler. Bu tercihler, onların hem sembolizmden hem de empresyonizmden etkilendiğini göstermektedir. Natüralizmin resimde boya kullanma yöntemine itiraz ederek renkleri özgürleştiren bu akımın temsilcileri, perspektif ve desene önem vermek bakımından da ortak özelliklere sahiptirler. Çünkü sanat eserindeki her türlü argüman, malzemenin kullanılış biçimi ve hatta oranı, simgesel anlamlarıyla birlikte, sanatçı ile seyirci arasında bir çeşit psikolojik iletişim kurulmasını sağlar.
Soru 82
Ekspresyonizmin savı nedir?
Seçenekler
A
Sanatçı dış gözlemi esas almalıdır.
B
Sanat eseri gerçeğin değişmez anlatımıdır.
C
Sanat eseri sokaktaki gerçeği esas almalıdır.
D
İnsanın her eylemi bir çeşit dışavurumdur.
E
Sanatçı nesneyi bilimsel gerçekleriyle anlatmalıdır.
Açıklama:
Sanat tarihinin realizmden natüralizme ve daha sonra da sembolizm ve empresyonizme geçişi, aslında insan bakışının dıştan içe doğru bir yönelişini göstermektedir. Sonuçta bu bakışın varacağı yer insan psikolojisidir. Yüzyılın sonuna doğru bir yandan insanın ruhsal yanını önemseyen sezgicilik diğer yandan Sigmund Freud’un psikoloji konusundaki çalışmaları, ekspresyonizmi ortaya çıkarmıştır. Ekspresyonizm yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumudur. Artık hem resim hem edebiyat sadece acı çeken, sistemin bunalttığı, nesneleştirdiği ve yabancılaştırdığı insanı anlatmalıdır. Ekspresyonist resimde kullanılan renkler, çizgiler ve eski kültürlerden öğrenilen simgesel eşyalar sadece acı çeken insanın iç dünyasını yansıtacaktır. Şüphesiz ekspresyonizm sadece empresyonizmin değil aynı zamanda sembolizmin de birikimini devralmıştır. Bu yüzden sembolizm gibi ekspresyonizmde simgeler kullanmıştır. Fakat bu simgeler bildiğimiz geleneksel simgeler değil, renkler ve geometrik formlardır. Söz konusu simgesel figürler, yirminci yüzyıl başında, yalnızlaşmış insanın iç hallerinin temsilleridir.
Soru 83
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Realizm
B
Pragmatizm
C
Romantizm
D
Pozitivizm
E
Determinizm
Açıklama:
Determinizm: Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir.
Soru 84
"....... maddeden zihne doğru bir akış vardır,....... ise zihinden maddeye."
Yukarıdaki cümle sırasıyla hangi sözcüklerle tamamlanabilir?
Yukarıdaki cümle sırasıyla hangi sözcüklerle tamamlanabilir?
Seçenekler
A
Empresyonizm - ekpresyonizm
B
Ekpresyonizm - empresyonizm
C
Empresyonizm - natüralizm
D
Naturalizm - ekpresyonizm
E
Ekpresyonizm - natüralizm
Açıklama:
Ekspresyonizmde anlatılan ya da resmedilen madde, sanatçının duygularının, ruh halinin ve bakış açısının şekillendirdiği bir maddeyken, empresyonizmde öznellik daha çok gözlemci/sanatçı ile okuyucu/seyirci arasındaki ilişkiden doğar.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi ekpresyonist yazarlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
James Joyce
B
Marcel Proust
C
Rainer Maria Rilke
D
Gustave Flaubert
E
Alexandre Dumas
Açıklama:
Ekpresyonist yazarlardan biri olan Joyce, bugün bilinç akışı adıyla bilinen ve daha çok psikanalizden etkilenen yazma tekniğiyle yirminci yüzyıl edebiyatını da derinden etkilemiştir.
Soru 86
“Her şey mizaç aracılığıyla görülür”. Empresyonistlerin temel anlayışı budur. Bu nedenle realizmde göremediğimiz bireysellik ve ..........bu akımda görülür. ........yani kişisel duyuş ve algılayışı sanatta ilk ve esas ilke olarak kabul etmek, her şeyden önce pozitivizmin ve natüralizmin gerçeği sadece beş duyunun algıladıkları ile sınırlayan anlayışına aykırıdır.Boş kalan koşma en uygun kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznellik
B
Realistik
C
Duygu
D
Bağlamsallık
E
Dünya görüşü
Açıklama:
“Her şey mizaç aracılığıyla görülür” (Bally vd, 1936). Empresyonistlerin temel anlayışı budur. Bu nedenle realizmde göremediğimiz bireysellik ve öznellik bu akımda görülür. Öznelliği, yani kişisel duyuş ve algılayışı sanatta ilk ve esas ilke olarak kabul etmek, her şeyden önce pozitivizmin ve natüralizmin gerçeği sadece beş duyunun algıladıkları ile sınırlayan anlayışına aykırıdır. İzlenimcilik böylece hislerin/bireysel algıların sanatsal yaratmadaki etkisini yeni- den devreye sokmuştur.
Soru 87
Eğer insana ait her türlü davranış, bireyin iç dünyasının bir çeşit dışavurumu ise, insanlık tarihi boyunca bütün sanatlar, esasında insan davranışları üzerinden insanı anlamaya ve anlatmaya çalışmaktadır.Bu bağlamda ekspresyonizmin hangi alanla ilgili olduğunu hatta doğuşuna sebep olduğunu söylemek mümkündür?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Psikoloji
C
Apokaliptik
D
Fovizm
E
Edebiyat
Açıklama:
Eğer insana ait her türlü davranış, bireyin iç dünyasının bir çeşit dışavurumu ise, insanlık tarihi boyunca bütün sanatlar, esasında insan davranışları üzerinden insanı anlamaya ve anlatmaya çalışmaktadır. Davranışların çözümlenmesi ise bilindiği gibi psikoloji biliminin alanına girer. Bu yüzden Sigmund Freud’un psikoloji alanında gerçekleştirdiği keşifler ile ekspresyonizmin doğuşu arasında bir ilişki vardır.
Soru 88
Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyrden oluşan dört kişilik bir mimar grubunun 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek kurdukları ve dışavurumcu sayılan bir başka grup Die Brücke’dür. Die Brücke ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Çığlık
B
Heykel
C
Köprü
D
Kirpi
E
Mavi Süvari
Açıklama:
Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyrden oluşan dört kişilik bir mimar grubunun 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek kurdukları ve dışavurumcu sayılan bir başka grup ise Die Brücke (Köprü)dür.
Soru 89
Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması, Franz Marc ve August Macke’nin ölümü gibi sebepler yüzünden Mavi Süvari grubu kısa süre sonra sona ermiş, sadece Kandinsky tarafından devam ettirilmiştir. Bilhassa felsefe alanında on dokuzuncu yüzyıl başından itibaren büyük bir birikime sahip olan dışavurumculuğun hangi ülkeye ait olduğunu söylemek mümkündür?
Seçenekler
A
Hollanda
B
Belçika
C
Britanya
D
Almanya
E
İtalya
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması, Franz Marc ve August Macke’nin ölümü gibi sebepler yüzünden kısa süre sonra sona ermiş, sadece Kandinsky tarafından devam ettirilmiştir. Bilhassa felsefe alanında on dokuzuncu yüzyıl başından itibaren büyük bir birikime sahip olan Alman kültürünün yirminci yüzyıl başlarında ekspresyonizm başlığı altında ele alınabilecek Die Brücke ve Der Blaue Reiter gibi gruplar ortaya çıkarması normaldir. Bu yüzden dışavurumculuk, daha çok Almanya’da etkin olmuş sanat akımı olarak kabul edilir.
Soru 90
Dışavurumcular, psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır. Bu konudaki bilgileri hangi çalışmalardan ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Sezgici felsefe anlayışı
B
Dış gözlem ve Edebiyat
C
Şekiller ve duygular
D
Doğa ve İnsan
E
Psikoloji ve Eski kültürler
Açıklama:
Dışavurumcular, psikolojik gerçekçiliğe doğru giden sanat şekillerinde gerçeğin aktarılma biçimini değiştirmişler, yer yer klasik değilse bile, renklerden ve geometrik şekillerden faydalanmışlardır. Bu konudaki bilgileri ise yine on dokuzuncu yüzyıl sonunda yoğunlaşan psikoloji ve eski kültürler hakkındaki çalışmalardan gelmektedir.
Demek ki ekspresyonizmde dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir. İç gerçekliği anlatmak için renklerin ve geometrik formların simgesel anlamları kullanılmalıdır.
Demek ki ekspresyonizmde dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir. İç gerçekliği anlatmak için renklerin ve geometrik formların simgesel anlamları kullanılmalıdır.
Soru 91
Aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
On dokuzuncu yüzyılın ikinci çeyreğinde etkili bir düşünce hareketi olarak ortaya çıkan pozitivizm ve rasyonalizm, sembolizm ve empresyonizm akımlarının ortaya çıkışını etkilemiştir.
B
Realizm ve natüralizm; determinizmi, aklı ve akılcılığı önemser, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eder.
C
Bilim ve siyaset alanındaki gelişmelerin hızı, on dokuzuncu yüzyıl insanını bir süre sonra bunalıma sürekler çünkü realizm ve natüralizm gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiştir.
D
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışma uğraşı egemen olur.
E
Dış gerçekliği önemseyen realist ve natüralistler, gerçeğin aktarılmasında akla uygunluk arıyorlardı.
Açıklama:
- On dokuzuncu yüzyılın ikinci çeyreğinde etkili bir düşünce hareketi olarak ortaya çıkan pozitivizm ve rasyonalizm, realist ve natüralist sanat hareketlerinin arka planını teşkil etmiştir. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren pozitivizm ve rasyonalizm yavaş yavaş gücünü kaybederken realizm ve natüralizm de gücünü kaybetmiştir. Determinizmi, aklı ve akılcılığı önemseyen, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eden pozitivizmin yerini on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, sezgicilik alırken, realizmin ve natüralizmin yerini de sembolizm ve empresyonizm alır. Bilim ve siyaset alanındaki gelişmelerin hızı, on dokuzuncu yüzyıl insanını bir süre sonra bunalıma sürekler. Çünkü pozitivizm ve rasyonalizm gerçekliği sadece beş duyu çapına indirgemekle insanın iç dünyasını ihmal etmiştir.
- Bu sebeple, yüzyılın ikinci yarısında, sanat ve edebiyat akımları insanın iç dünyasını yansıtmak iddiasıyla ortaya çıkar. Örneğin resimde ve edebiyatta sadece dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışan realistlerin ve natüralistlerin yerini, dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan empresyonizm alır. Dış gerçekliği önemseyen realist ve natüralistler, gerçeğin aktarılmasında akla uygunluk arıyorlardı. Bu yüzden resim ve edebiyat bir yansıtma (mimesis) idi. Oysa empresyonistler, Platoncu bir yaklaşımla varlığın aynen aktarılmasının imkânsızlığını görüyorlar ve varlığı bir ide olarak aktarmak gerektiğini savunuyorlardı. Onlara göre gerçek ışığın ve gölgenin, rengin ve çizginin algılanmasına bağlıdır. Işık her an değiştiğine göre, sabit bir gerçeklik yoktur. Ressam bu yüzden anı yakalamalı, hızlı fırça darbeleriyle, kısa bakışlarla yakaladığı görüntüyü tuvale aktarmalıdır.
Soru 92
- Edebiyatta empresyonizm, dış gerçeklik yerine anlık ruh hallerini anlatmayı denedi.
- Edebiyatçı empresyonistlere göre insan gerçekliği beş duyunun verileri ile kavranabilirdi.
- Edebiyatçı empresyonistler, bakışa ve bakana göre değişen bir görüntüler alemi olduğunu savunurdu.
Seçenekler
A
I-II
B
I-III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Edebiyatta empresyonizm, dış gerçeklik yerine anlık ruh hallerini anlatmayı denedi. Edebiyatçı empresyonistlere göre, insan gerçekliği beş duyunun verileri ile kavrayamaz. Çünkü dış gerçeklikte olduğu gibi insanın ruh hallerinde de sabitlik yoktur. Ruh hallerimiz de, ışığın etkisiyle dış gerçekliğin değişmesi gibi her an değişir. Gerçeklik bakış/göz ile bilince aktarılır ve bilinçte kayıtlı olan başka deneyimlerin ışığında yeniden yorumlanır. Dolayısıyla gerçeğin/nesnelerin resim ya da edebiyat/dil yoluyla yeniden üretilmesi de bireylere göre değişir. Öyleyse bakışa ve bakana göre değişen bir görüntüler alemi vardır.
Soru 93
Ekspresyonist resim aşağıdakilerden hangisinin sanat yoluyla dışavurumudur?
Seçenekler
A
Doğanın
B
Mutlu insanın
C
Acı çeken insanın
D
Nesnelerin
E
Şehirleşmenin
Açıklama:
Ekspresyonizm yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumudur. Artık hem resim hem edebiyat sadece acı çeken, sistemin bunalttığı, nesneleştirdiği ve yabancılaştırdığı insanı anlatmalıdır. Ekspresyonist resimde kullanılan renkler, çizgiler ve eski kültürlerden öğrenilen simgesel eşyalar sadece acı çeken insanın iç dünyasını yansıtacaktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 94
Fotoğrafçı Nadar’ın stüdyosundaki sergi,
- Devrin sanat anlayışına uymayan tabloların sergilendiği bir stüdyodur.
- Sergiye katılan sanatçıların ortak yanı, tablolarındaki üslup benzerliğidir.
- Mitolojiden ve dinden alınan konuları anlatan ve bir hikâye içeren tablolar sergilenir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Türkçede intiba/izlenim anlamına gelen empresyon ilk defa Paris’te 1874 yılında fotoğrafçı Nadar’ın (1820-1910) stüdyosunda “Adsız Sanatçılar Birliği” adı altında bir araya gelen otuz sanatçının resmî Salon’a alternatif olarak düzenledikleri sergide geçer. On dokuzuncu yüzyıl Fransa’sında, toplumca onaylanmış ressamların tablolarının sergilendiği yerlere Salon adı verilirdi. Sanat akademisinden mezun olan öğrencilerin eserlerini sergilemek için 1673 yılında açılan ve 1725 yılından itibaren gelenekselleşen Salon’lar, 1748 yılından itibaren akademik sanatçılardan oluşan bir jürinin denetiminde düzenlenmeye başlamıştır. Bu salonlara, o yılların sanat eleştirmenlerince kabul görmemiş ressamların eserleri kabul edilmez, daha çok geleneksel resim anlayışını sürdüren, mitolojiden ve dinden alınan konuları anlatan ve bir hikâye içeren tablolar kabul edilirdi. Bu yüzden fotoğrafçı Nadar’ın stüdyosundaki sergi, devrin sanat anlayışına uymayan tabloların sergilendiği bir stüdyodur. Sergiye katılan sanatçıların ortak yanı, tablolarındaki üslup benzerliği değil; sadece akademik resme alternatif arıyor olmaları ve akademik anlayışa karşı durmalarıdır.
Soru 95
- Pozitivizm
- Rasyonalizm
- Determinizm
- Pragmatizm
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
On dokuzuncu yüzyıl başında bilhassa Almanya’da romantik felsefe ve onun etkisinde de romantik edebiyat popülerdir. 1840’lardan itibaren Fransa’da romantizmin yerini realizm almaya başlar. Aynı senelerde Avrupa’da en etkili düşünce akımı pozitivizmdir. Pozitivizmin esasını ise beş duyu çapındaki gerçeklik teşkil eder. Determinizm ve rasyonalizm pozitivist akımın ilkeleri arasında belirleyicidir. Pozitivizm, rasyonalizm ve determinizm realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 96
Natüralizm ile empresyonizm arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisine ilişkindir?
Seçenekler
A
Renklere
B
Seçilen temalara
C
Kullanılan nesnelere
D
Eşyanın nasıl aktarıldığına
E
Figürlere
Açıklama:
Natüralizm ile empresyonizm arasındaki temel fark, eşyanın nasıl görüldüğüne ve nasıl aktarıldığına ilişkindir. Natüralistler hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi resmederken, empresyonistler hareket halinde bir dünyayı resmetmişlerdir. Çünkü dünya oluş halinde bir süreçtir. Doğru cevap D'dir.
Soru 97
- Natüralistler hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi resmeder.
- Empresyonistler hareket halinde bir dünyayı resmetmişlerdir çünkü dünya oluş halinde bir süreçtir.
- Empresyonizm gerçeğin sürekliliğini önemser.
- Natüralizm anları önemser.
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
I-III
D
II-IV
E
III-IV
Açıklama:
Natüralizm ile empresyonizm arasındaki temel fark, eşyanın nasıl görüldüğüne ve nasıl aktarıldığına ilişkindir. Natüralistler hayatı donmuş ve bitmiş, tamamlanmış eylemlerden ibaret gibi resmederken, empresyonistler hareket halinde bir dünyayı resmetmişlerdir. Çünkü dünya oluş halinde bir süreçtir. Empresyonizmin bu ilkesini unutmadan, 1874’ten kısa bir süre sonra, 1880’lerde felsefede sezgiciliğin ortaya çıktığını ve aynı senelerde sembolizmin de popüler bir sanat ve edebiyat akımı olduğunu hatırlatalım. Empresyonistlerin oluş halinde bir dünya tasavvurunun felsefi izahını, aynı senelerde Henri Bergson sezgicilik olarak bilinen felsefi görüşüyle dile getirmeye başlamıştı. Resmin gerçeğe uygun olabilmesi için ressamın oluş halindeki dünyayı resmetmesi gerekir. Çünkü gerçeğin farklı görünmesinin sebebi fiziki şartlardır. Işık, gölge, hava gibi faktörler nesnenin sürekli değişmesine/değişmiş görünmesine sebep olur. Ressam asıl bu değişme sürecini resmetmelidir. Görülüyor ki natüralizm ile empresyonizm arasındaki fark natüralizmin gerçeğin sürekliliğini, empresyonizmin ise anları önemsemesinden kaynaklanmaktadır.
Soru 98
- Kuraldan ve sağlam bir desen temelinden, hatta biçimden yoksun görünür.
- Karanlık tonların yerini aydınlık, parlak renkler almış, ışık sanki başlı başına bir konu haline gelmiştir.
- Rönesanstan beri kullanılan bilimsel perspektifin yerini çizgiye dayanmayan ve renkle elde edilen derinlik, hava perspektifi almaya başlamış, uzaklıklar da yakınlıklar da renklerle ifade edilmeye başlanmıştır.
- Bir izlenimi aynı etkiyle tuvale aktarabilmek için gereken çabukluk, akademik resimlerdeki ayrıntıcılıktan feragat etmeyi, onun yerine resmin bütüncül etkisine odaklanmayı gerektirmiştir.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Akademik resimlerin kuralcı, neo-klasik üslubuyla karşılaştırıldığında empresyonist resimler kuraldan ve sağlam bir desen temelinden, hatta biçimden yoksun görünür. Karanlık tonların yerini aydınlık, parlak renkler almış, ışık sanki başlı başına bir konu haline gelmiştir. Siyahla elde edilen gölgelendirmeler yok olmuş, açık koyu tonalite farklarıyla elde edilen bambaşka bir hacimsellik anlayışı ortaya çıkmıştır. Rönesanstan beri kullanılan bilimsel perspektifin yerini çizgiye dayanmayan ve renkle elde edilen derinlik, hava perspektifi almaya başlamış, uzaklıklar da yakınlıklar da renklerle ifade edilmeye başlanmıştır. Bir izlenimi aynı etkiyle tuvale aktarabilmek için gereken çabukluk, akademik resimlerdeki ayrıntıcılıktan feragat etmeyi, onun yerine resmin bütüncül etkisine odaklanmayı gerektirmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi, ekspresyonist yazarlardan James Joyce'un yapıtlarından biridir?
Seçenekler
A
Profesör Unrat
B
Şato
C
Sürgünler
D
Die Galeere
E
Zamandan Kaçış
Açıklama:
Heinrich Mann - Profesör Unrat
Franz Kafka - Şato
Ernst Weiss - Die Galeere
Hugo Ball - Zamandan Kaçış
Franz Kafka - Şato
Ernst Weiss - Die Galeere
Hugo Ball - Zamandan Kaçış
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi düzenli bir eğitim görmeyip, başıboş bir hayatı tercih eden; şiirleri hem empresyonizmin hem de sembolizmin ana metinleri olarak değerlendirilen ve Zuhal Şiirleri, Güzel Şarkı, Şiir Sanatı, Sözsüz Romanlar gibi eserleri bulunan kişidir?
Seçenekler
A
Paul Verlaine
B
Arthur Rimbaud
C
Rainer Maria Rilke
D
Marcel Proust
E
James Ensor
Açıklama:
Düzenli bir eğitim görmeyen Paul Verlaine başıboş bir hayatı tercih etti. Kısa bir süre öğretmenlik yaptı. Parnasyenlerle yakın ilişkisi bulunan Verlaine’in şiirleri hem empresyonizmin hem de sembolizmin ana metinlerindendir. Şiirlerinde hayal gücünün, musikinin ve renkli anlatımın özel bir önemi vardır. Eserleri Zuhal Şiirleri, Güzel Şarkı, Şiir Sanatı, Sözsüz Romanlar ve Usluluk’tur. Doğru cevap A'dır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi 1913-1927 yılları arasında yayınlanan ve Türkçeye Geçmiş Zaman Peşinde adıyla çevrilen yedi ciltlik À la recherche du temps perdu eserinin empresyonist yazarıdır?
Seçenekler
A
Paul Verlaine
B
Théophile Gauiter
C
Arthur Rimbaud
D
Marcel Proust
E
Léon Dierx
Açıklama:
Marcel Proust (1871-1922); asıl adı Valentin Louis Georges Eugène Marcel Proust’dur. Romanları, denemeleri ve eleştiri yazıları vardır. 1913-1927 yılları arasında yayınlanan ve Türkçeye Geçmiş Zaman Peşinde adıyla çevrilen yedi ciltlik À la recherche du temps perdu en tanınmış eseridir. Doğru cevap D'dir.
Soru 102
- Sanatçının asıl görevi kendi iç dünyasını gözlemlemektir.
- Duyuş ve düşünüş, bireysel olarak görülür.
- Sanatçı duygularının dışsal sebeplerine odaklanır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi kendi iç dünyasını gözlemlemektir. Daha çok psikolojik analizi gerektiren iç gözlem sonucunda, bireyin iç halleri diyebileceğimiz tespitler, ekspresyonist anlayışın prensipleri doğrultusunda tuvale ya da dile dökülür. Çünkü duyuş ve düşünüş daima bireyseldir; dolayısıyla iç dünyamızdaki halleri tuvale ya da dile dökmek de bireysel bir tarz gerektirir. Böylesi bir anlayış sanatçıyı kavramsallaştırmaya götürür. Sanatçı duygularının dışsal sebeplerini bir yana bırakarak hissettiklerini, somut olgulardan bağımsız olarak kavramsallaştırır.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi on dokuzuncu yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizmin arkasından, bu akımlara tepki olarak doğan akımdır?
Seçenekler
A
Fovizm
B
Ekspresyonizm
C
Kübizm
D
Sürrealizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Sanat ve edebiyat hareketleri/akımları genellikle birbirine tepki olarak doğmuştur. Nitekim on dokuzuncu yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizmin arkasından, bu akımlara tepki olarak ekspresyonizm akımı doğar. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Onlar empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir. Oysa sanatçı insanın acılarını anlatmalıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi olarak değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Doğayı olduğu gibi aktarmakdır.
B
Dış dünyayı aktarmaktır.
C
Kendi iç dünyasını gözlemlemektir.
D
Toplumu iyiye yönlendirmektir.
E
Yüksek sanat yapmaktır.
Açıklama:
Ekspresyonizmde dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir. İç gerçekliği anlatmak için renklerin ve geometrik formların simgesel anlamları kullanılmalıdır. Ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi kendi iç dünyasını gözlemlemektir. Daha çok psikolojik analizi gerektiren iç gözlem sonucunda, bireyin iç halleri diyebileceğimiz tespitler, ekspresyonist anlayışın prensipleri doğrultusunda tuvale ya da dile dökülür. Doğru cevap C'dir.
Soru 105
- Empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir.
- Sanatçı insanın acılarını anlatmalıdır.
- Ekspresyonizm, dış gözleme ve bakışın niteliğine önem verir.
- Empresyonizm, insanın iç dünyasının mümkün olduğunca dışavurumunu esas alır.
- Modernitenin ürettiği toplumsal kuralların ve sanayileşmenin getirdiği tek düze hayatın arasına sıkışmış bireyin iç dünyasını teşhir etmeye dayanır.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-V
C
II-IV-V
D
III-IV-V
E
I-II-V
Açıklama:
Sanat ve edebiyat hareketleri/akımları genellikle birbirine tepki olarak doğmuştur. Ni- tekim on dokuzuncu yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizmin arkasından, bu akımlara tepki olarak ekspresyonizm akımı doğar. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Onlar empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir. Oysa sanatçı insanın acılarını anlatmalıdır. O yüzden empresyonizmin dış gözleme ve bakışın niteliğine önem veren anlayışına karşı- lık ekspresyonizm insanın iç dünyasının mümkün olduğunca dışavurumunu esas alır. Bi- reyin iç dünyasının dışavurumu ise zorunlu olarak soyutlamayı gerektirir. Ekspresyoniz- min doğduğu senelerde Fransa’da ve Almanya’da sanatçılar arasında “Fovizm”, Almanya’da “Die Brücke” (Köprü) ve “Der Blaue Reiter” (Mavi Binici) gibi gruplaşmalar vardır. Eks- presyonizm, 1911 yılında, Berlin’de dönemin avangard sanatını destekleyen galerilerde doğmuştur. Modernitenin ürettiği toplumsal kuralların ve sanayileşmenin getirdiği tek düze hayatın arasına sıkışmış bireyin iç dünyasını teşhir etmeye dayanan ekspresyonizm, aslında insanın her eyleminin bir çeşit dışavurum olduğu tezinden hareket eder.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi sert toplum eleştirileriyle tanınan ve en ünlü eseri Alman romancı Hermann Hesse’in hayatı hakkında yazdığı eleştirel biyografi kitabı olan yazardır?
Seçenekler
A
Alfred Döblin
B
James Joyce
C
Hugo Ball
D
Arp Hans
E
Heinrich Mann
Açıklama:
Hugo Ball (1886-1927); biyografi yazarı, eleştirmen, oyuncu ve piyes yazarı. Sert toplum eleştirileriyle tanınır. Alman romancı Hermann Hesse’in hayatı hakkında yazdığı eleştirel biyografi kitabı en tanınmış eseridir. Münih ve Heidelberg üniversitelerinde (1906-1907) eğitim gördükten sonra, Berlin’e gider. Birinci Dünya savaşı sırasında İsviçre’ye geçerek Zürih’e yerleşir. Orada daha sonra Dadaistlerin toplanma yeri olan Cabaret Voltair adında bir kafe işletir. Bir süre gazetecilik de yapan Ball’ın eserleri şunlardır: Alman Aydınlarının Eleştirisi (1919) ve Zamandan Kaçış (1927). Doğru cevap C'dir.
Soru 107
- Yaşarken yayınlanmış kitaplarının sayısı yedidir.
- Bütün eserlerini Almanca kaleme alan Kafka, modernist yazarlardandır.
- Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alınmıştır.
- Tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm’dür.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Franz Kafka (1883-1924); Prag’da Hermann ve Julie Kafka’nın altı çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya gelir. Küçük yaşta yazmaya başlayan Kafka’nın yazıları 1912 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Yaşarken yayınlanmış kitaplarının sayısı yedidir. Ancak ölümünden sonra başka kitapları da vardır. Bunların arasında günlük, roman ve mektuplar vardır. Bütün eserlerini Almanca kaleme alan Kafka, modernist yazarlardandır. Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alınmıştır. Tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm’dür. Doğru cevap E'dir.
Soru 108
Die Brücke (Köprü) grubu ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yirminci yüzyılın manifestolu ilk ekspresyonist grubudur.
B
Eserleri arasında biçimsel bakımdan bir bütünlük bulunur.
C
Sanatta yenilik yapma amacı taşırlar.
D
Canlı renkleri anti-natüralist bir anlayışla ve serbest fırça darbeleriyle tuvale aktarmışlardır.
E
Akım, ahşap baskı sanatının yirminci yüzyılda yaygınlık kazanmasındaki temel etkenlerden biri olarak değerlendirilmiştir.
Açıklama:
Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyrden oluşan dört kişilik bir mimar grubunun 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek kurdukları ve dışavurumcu sayılan bir başka grup ise Die Brücke (Köprü)dür. Emil Nolde, Max Pechstein ve Otto Müller gibi isimlerin sonradan katıldığı bu grup, yirminci yüzyılın manifestolu ilk ekspresyonist grubudur. Alman dışavurumculuğunun öncüleri sayılan Die Brücke sanatçıları, 1913 yılına kadar birlikte sergiler açmış olmalarına rağmen, eserleri arasında biçimsel bakımdan bir bütünlük yoktur. Onların asıl misyonlarının sanatta yenilik yapmak olduğu anlaşılmaktadır. Grubun kendisine isim olarak seçtiği Köprü (Die Brücke) ismi ise Nietzsche’nin bir sözüyle ilgilidir. Onlar eski sanatla yeni sanat arasında bir köprü olmak istediklerini söylerler: Munch’tan ve Van Gogh’dan etkilenen, Fransız Fovistlerini tanıyan, Batılı kaynakların yanı sıra Afrika’nın ve Okyanusya’nın sanatına ilgi duyan Die Brücke sanatçıları, tıpkı Fovistler gibi canlı renkleri anti-natüralist bir anlayışla ve serbest fırça darbeleriyle tuvale aktarmışlardır. Die Brücke sanatçıları ayrıca, ahşap baskıya da yoğun bir ilgi duymuşlar, hatta Kirchner’in yazdığı Die Brücke Manifestosu ahşap baskı yoluyla çoğaltılmıştır. Akım, ahşap baskı sanatının yirminci yüzyılda yaygınlık kazanmasındaki temel etkenlerden biri olarak değerlendirilmiştir.
Soru 109
Aşağıdaki isimlerden hangisi Der Blaue Reiter (Mavi Süvari) grubu içinde yer alır?
Seçenekler
A
Ernst Ludwig Kirchner
B
Erich Heckel
C
Wassily Kandinsky
D
Karl Schmidt-Rotluff
E
Fritz Bleyr
Açıklama:
Wassily Kandinsky, August Macke ve Franz Marc gibi isimler, Der Blaue Reiter (Mavi Süvari) grubunun üyeleri arasında yer alır. Her biri mimar olan Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyr ise 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek dışavurumcu Die Brücke (Köprü) grubunu kurmuştur.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi, empresyonist yazarlardan Marcel Proust'un bir yapıtıdır?
Seçenekler
A
Geçmiş Zaman Peşinde
B
Orpheus’a Soneler
C
Illuminations
D
Sözsüz Romanlar
E
Usluluk
Açıklama:
Paul Verlaine - Zuhal Şiirleri, Güzel Şarkı, Şiir Sanatı, Sözsüz Romanlar ve Usluluk
Arthur Rimbaud - Esrik Gemi, Cehennemde Bir Mevsim, Illuminations
Rainer Maria Rilke - Auguste Rodin, Malte Laurids Brigge’nin Notları, Duino Ağıtları, Orpheus’a Soneler, Yaşam ve Şiirler, Erken Şiirler, Görüntüler Kitabı, Saatler Kitabı, Yeni Şiirler
Arthur Rimbaud - Esrik Gemi, Cehennemde Bir Mevsim, Illuminations
Rainer Maria Rilke - Auguste Rodin, Malte Laurids Brigge’nin Notları, Duino Ağıtları, Orpheus’a Soneler, Yaşam ve Şiirler, Erken Şiirler, Görüntüler Kitabı, Saatler Kitabı, Yeni Şiirler
Soru 111
İlk defa Paris’te 1874 yılında fotoğrafçı Nadar’ın (1820-1910) stüdyosunda “Adsız Sanatçılar Birliği” adı altında bir araya gelen otuz sanatçının resmî Salon’a alternatif olarak düzenledikleri‑ adı geçen sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Empresyonizm
B
Sembolizm
C
Natüralizm
D
Realizm
E
Romantizm
Açıklama:
Bahsi geçen sanat akımı Empresyonizm’dir. Doğru cevap A'dır.
Soru 112
“İzlenim: Gündoğumu” adlı eserin ressamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Picasso
B
Cezanne
C
Degas
D
Renoir
E
Monet
Açıklama:
“İzlenim: Gündoğumu” adlı eserin ressamı Claude Monet’tir. Doğru cevap E'dir.
Soru 113
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Pragmatizm
C
Pozitivizm
D
Realizm
E
Natüralizm
Açıklama:
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğreti Determinizm’dir. Doğru cevap A'dır.
Soru 114
İkinci İmparatorluk Devrinde Bir Ailenin Tabi‑ ve İçtimai‑Tarihi adlı eserin yazarı‑ aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
James Joyce
B
Emile Zola
C
Rimbaud
D
Franz Kafka
E
Max Jacob
Açıklama:
İkinci İmparatorluk Devrinde Bir Ailenin Tabi‑ ve İçtimai‑Tarihi adlı eserin yazarı Emile Zola’dır. Doğru cevap B'dir.
Soru 115
Hiç anlamına gelen, 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerler‑ ve gerçekleri‑ reddeden felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Sembolizm
C
Nihilizm
D
Pragmatizm
E
Kübizm
Açıklama:
Hiç anlamına gelen, 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerler ve gerçekleri reddeden felsefi akım Doğru cevap C'dir.
Soru 116
İzlenimci sanatçılar ilk bağımsız sergilerini hangi yıl açmışlardır?
Seçenekler
A
1874
B
1855
C
1868
D
1882
E
1898
Açıklama:
İzlenimci sanatçılar ilk bağımsız sergilerini 1874 yılında açmışlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 117
19. Yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizm‑arkasından, bu akımlara tepki‑olarak ortaya çıkan dışavurumculuk anlamına gelen akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Pop Art
C
Sürrealizm
D
Fovizm
E
Ekspresyonizm
Açıklama:
9. Yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizm arkasından, bu akımlara tepki olarak ortaya çıkan dışavurumculuk anlamına gelen akım Ekspresyonizm’dir. Doğru cevap E'dir.
Soru 118
Dışavurumcu ve primitif sanatın en tanınmış örneklerinden kabul edilen Avignonlu Kızlar adlı eserin ressamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
P. Klee
B
Schiele
C
Van Gogh
D
Picasso
E
Munch
Açıklama:
Avignonlu Kızlar adlı eserin ressamı Picasso’dur. Doğru cevap D'dir.
Soru 119
Uyruk (1918), Yoksullar (1917) ve Kafa (1925)’dan oluşan İmparatorluk adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının sonuçlarını anlatan ekspresyonist yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heinrich Mann
B
Franz Kafka
C
Hugo Ball
D
Ernst Ludwig Krichner
E
James Joyce
Açıklama:
Uyruk (1918), Yoksullar (1917) ve Kafa (1925)’dan oluşan İmparatorluk adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının sonuçlarını anlatan ekspresyonist yazar Heinrich Mann’dır. Doğru cevap A'dır.
Soru 120
Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı ‑işlediği suç ve özgürlük gibi‑ temaları ele alan, tanınmış eserleri arasında‑ Dava, Şato ve Dönüşüm gibi eserlerin olduğu yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arp Hans
B
Ernst Weiss
C
Hugo Ball
D
Heinrich Mann
E
Franz Kafka
Açıklama:
Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temaları ele alan, Dava, Şato ve Dönüşüm adlı eserlerin yazarı Franz Kafka’dır. Doğru cevap E'dir.
Soru 121
Empresyonizmle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Fransa’da başlayıp o ülkeyle sınırlı kalmıştır.
B
Tabloların sergilendiği salonlarda başlayan bir harekettir
C
Akademik anlayışın bir yansımasıdır.
D
Diğer bir adı izlenimciliktir
E
Alexandre Cabanel ilk empresyonist sanatçıdır.
Açıklama:
Doğru seçenek D seçeneğinde verilmiştir. Çünkü Fransa’da başlamış olan bu hareket tüm Dünya’ya yayılmıştır. Tabloların sergilendiği salonlara alternatif bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. Akademik anlayışa bir eleştiridir. Alexandre Cabanel akademik resimler çizen bir sanatçıdır.
Soru 122
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefi öğretiye ne denir?
Seçenekler
A
Pragmatizm
B
Determinizm
C
Romantizm
D
Natüralizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Doğru seçenek B şıkkıdır. Çünkü Pragmatizm faydacılık, romantizm gerçekler yerine duyguları ön planda tutan bir felsefi akım, ve natüralizm doğayı amaç edinen bir anlayıştır. Sembolizm ise simgelerle anlatmaya dayalı bir akımdır.
Soru 123
Aşağıdaki belgelerden hangisi edebiyatta kullanılan vesikalardan biri sayılmaz?
Seçenekler
A
Nüfus Cüzdanı
B
Evlilik Cüzdanı
C
Fotoğraf
D
Günlük
E
Bilimsel Makale
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir çünkü A,B,D, ve E şıklarındaki belgeler birer vesika niteliğindedir. Bilimsel makale zaten yayınlanmış olup ilgili alanda yaygın olarak bilinen gerçekleri ve fikirleri kapsar.
Soru 124
Empresyonizmden önce Fransa’daki sanat ve düşünce ortamıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği etkisini yitirmiştir.
B
Klasik ve romantik sanatçılar idealist değildirler.
C
Gustave Courbet resmi otoriteyle çelişmeyen bir sanatçıdır.
D
Yeni resim anlayışı sıradan insanları ve gündelik hayatı yüceltir
E
Klasiklerle yeni resim anlayışlarının kökleri 8. yüzyıla kadar dayanır
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
Çünkü Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği etkisini devam ettirmektedir. Klasik ve romantik sanatçılar idealisttirler. Gustave Courbet resmi otoriteyle çatışan bir ressamdır. Klasiklerle yeni resim anlayışlarının kökleri 18. Yüzyıla kadar dayanır.
Çünkü Empresyonizmin ortaya çıktığı senelerde Fransız klasik sanat geleneği etkisini devam ettirmektedir. Klasik ve romantik sanatçılar idealisttirler. Gustave Courbet resmi otoriteyle çatışan bir ressamdır. Klasiklerle yeni resim anlayışlarının kökleri 18. Yüzyıla kadar dayanır.
Soru 125
Empresyonizm döneminde siyasal ve sosyal ortamla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Fransa’da doğduğu yıllarda liberaller hüküm sürmektedir
B
Bu yıllarda kapitalizm hızla kan kaybetmekteydi.
C
Gizemci ve idealist inançlar önemini kaybetmiştir.
D
İnsanların zevkleri hızla değişmeye başlamıştır.
E
Sanatta natüralizm ve realizm öne çıkmıştır.
Açıklama:
O yıllarda Fransa’da cumhuriyetçiler hüküm sürmekte kapitalizm de giderek ivme kazanmaktadır. Gizemci ve idealist inançlar önemini kaybetmiş sanatta estetik kaygılar yüzünden natüralizm ve realizm önemini kaybetmeye başlamıştır.
Soru 126
Empresyonizmin doğuşu ile ilgili aşağı yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Birdenbire ortaya çıkıp aniden yok olmuştur.
B
Empresyonizm öncesi sanatçılar arasında açık hava ressamları da vardır.
C
Akademik ressamların desteğiyle ortaya çıkmıştır.
D
‘Başyapıt’ empresyonizmle ilgili yapılmış ilk tablodur.
E
Empresyonist sanatçılar sadece ressamlardan oluşmaktaydı.
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Çünkü bu akım birdenbire ortaya çıkıp yok olmamıştır. Açık hava ressamları empresyonistlere katılan bir sanatçı topluluğudur. Akademik ressamlara bir tepki olarak çıkmıştır. Başyapıt empresyonizmle ilgili yazılmış ilk kitaptır. Bu akımın etkisinde sadece ressamlar değil heykeltıraşlarda kalmıştır.
Soru 127
Ekspresyonizmle ortaya çıkışla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Kelime anlamı dışavurumculuk demektir.
B
Nietzsche bu akımı besleyen önemli fikir adamlarındandır.
C
Herkesin başkasının gözüyle yeni bir dünya yaratma çabasıdır.
D
Primitivizm de bir tür ekspresyonizm olarak algılanmaktadır.
E
Bu akımın en tanınmış örneği Picasso’nun Avignonlu Kızlar tablosudur.
Açıklama:
Doğru seçenek C seçeneğidir. Çünkü bu akım herkesin kendi gözüyle bir dünya yaratması çabasıdır. Diğer seçeneklerde tüm bilgiler doğru yargılar içermektedir.
Soru 128
Expresyonizmin ilkeleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gerçek sadece bir tanedir.
B
Psikanaliz bir resim tekniğidir.
C
Bu akım Empresyonistin dışa baktığı gibi kendi içine bakmasıdır.
D
Toplum yararını gözetmekten çok sanat ve sanatçının çıkarlarını gözetir.
E
Arthur Rimbaud önemli ekspresyonistlerden biridir.
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Çünkü, gerçek iki tanedir biri fiziksel diğeri ise sezgisel gerçekliktir. Psikanaliz ekspresyonistlerin kullanabileceği bir psiko-analiz yöntemidir. Toplum çıkarı ön plandadır. Arthur Rimbaud bir empresyonisttir.
Soru 129
Aşağıdaki sanatçı- eser eşleştirmelerinde hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Heinrich Mann -Alexender Platz
B
Alfred Döblin-Profesör Umrat
C
James Joyce-Şato
D
Franz Kafka- Sürgünler
E
Ernst Weiss- Die Galerie
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Heinrich Mann- Profesör Umrat, Alfred Döblin-Alexender Platz, James Joyce-Sürgünler, Franz Kafka-Şato eşleşmesi doğru olan eşleşmedir.
Soru 130
19. Yüzyılda edebiyat ve sanat akımları hangi sıralamayla ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Romantizm, Realizm, Natüralizm, Sembolizm, Empresyonizm
B
Realizm, Empresyonizm, Romantizm, Naturalizm, Sembolizm
C
Romantizm, Naturalizm, Sembolizm, Realizm, Empresyonizm
D
Sembolizm, Empresyonizm, Natüralizm, Romantizm, Realizm
E
Realizm, Sembolizm, Romantizm, Natüralizm, Empresyonizm
Açıklama:
1840’lara kadar Romantizm, 1860’lara kadar Realizm, 1870’lerde Natüralizm, 1880’lerde Sembolizm ve daha sonrada Empresyonizm popüler oluyor. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 131
20. yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın bastırdığı acıların, yalnızlığın sanat yoluyla dışa vurumu akımına ne denir?
Seçenekler
A
Ekspresyonizm
B
Empresyonizm
C
Pozitivizm
D
Determinizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Empresyonizm, 19. Yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da başlayıp 20. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdüren ve dünyanın başka ülkelerine yayılan resim akımıdır. Pozitivizmin esasını beş duyu çapındaki gerçeklik teşkil eder. Determinizm, aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefi öğretidir. Pragmatizm ise faydacılık esasına dayalı felsefi öğretidir. Soruda bahsi geçen akım ise Ekspresyonizmdir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 132
Aşağıdakilerden hangisi empresyonist ressamlardan değildir?
Seçenekler
A
Edouard Monet
B
Paul Cezanne
C
Auguste Renoir
D
Sisley
E
Ernst Ludwig Kirchner
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdr; çünkü Ernst Ludwig Kirchner Alman Ekspresyonizminin önemli örneklerini vermiştir.
Soru 133
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonistlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Heinrich Mann
B
Alfred Doblin
C
James Joyce
D
Franz Kafka
E
Auguste Renoir
Açıklama:
A, b, c, d şıkları ekspresyonist sanat akımında görülen sanatçılardır. Oysa Auguste Renoir empresyonist sanat akımına dahildir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 134
Aşağıdakilerden hangileri realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardır?
Seçenekler
A
Pozitivizm, Rasyonalizm, Determinizm
B
Pozitivizm, Rasyonalizm, Pragmatizm
C
Rasyonalizm, Determinizm, Pragmatizm
D
Pragmatizm, Pozitivizm, Nihilizm
E
Nihilizm, Pozitivizm, Determinizm
Açıklama:
19. Yüzyıl başında bilhassa Almanya’da romantik felsefe ve onun etlisinde de romantik edebiyat popülerdi. 1840’lardan itibaren Fransa’da romantizmin yerini realizm almaya başlar. Aynı senelerde Avrupa’da en etkili düşünce akımı Pozitivizmdir. Nihayet 19. Yüzyılın başında Fransız ihtilalinin kaotik atmosferinde, hayal gücünü esas alan tabiattan alınan ilham çerçevesinde sanat eseri yaratmayı prensip edinen ve üstelik idealist felsefeye dayalı romantik akım doğar. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangisi empresyonistlerin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Resmin asıl konusunu ışık oluşturur
B
Açık havada resim yapma yöntemi söz konusudur
C
Her şey manzaraya dayanır
D
Gözler sadece görüşe çevrilir
E
Dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir.
Açıklama:
E şıkkı hariç diğer şıklar empresyonistlerin özelliğidir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 136
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonistlerin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Sanatın asıl görevi kendi iç dünyasını gözlemlemektir.
B
Bütünleyici renkler konusu benimsenir
C
Resimlerde atmosfere önem verilir
D
Her şey manzaraya dayanır
E
Resmin asıl konusunu ışık oluşturur.
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri empresyonistlerin özelliğidir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 137
“Kırda Kahvaltı” adlı tablo aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Edouard Manet
B
El Greco
C
Marcel Duchamp
D
Francis Goya
E
Pablo Picasso
Açıklama:
Bahsedilen tablo Edouard Manet’ye aittir.
Soru 138
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Zuhal şiirleri: Paul Verlaine
B
Geçmiş zaman peşinde: Marcel Proust
C
Yaşam ve Şiirler: Rainer Mari Rilke
D
Avignonlu kızlar: Velazquez
E
Mavi çıplak: Henri Matisse
Açıklama:
Avignonlu kızlar Pablo Picasso’ya aittir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 139
Aşağıdakilerden hangisi Pablo Picasso’ya ait ve dışavurumcu ve primitif sanatın en önemli örneklerinden biri olan tablodur?
Seçenekler
A
Avignonlu kızlar
B
Çığlık
C
Mavi çıplak
D
Mavi süvari
E
Şemsiyeli kadın
Açıklama:
Çığlık, Edvard Munch’e, Mavi çıplak, Henri Matisse’ye, Şemsiyeli kadın, Monet’e, Mavi süvari ise Kandinsky’e aittir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 140
Esasını beş duyu çapındaki gerçekliğin teşkil ettiği akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
Sembolizm
C
Natüralizm
D
Empresyonizm
E
Romantizm
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Pozitivizm, rasyonalizm ve determinizm realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardır.
Soru 141
Faydacılık anlamındaki akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Pragmatizm
C
Rasyonalizm
D
Realizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Pragmatizm faydacılık anlamına gelmektedir.
Soru 142
Hangi akıma göre, dünya durağan değil, oluş halinde ve hareketli bir süreç içindedir?
Seçenekler
A
Empresyonizm
B
Natüralizm
C
Pragmatizm
D
Determinizm
E
Sezgicilik
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Natüralistlerin aksine Empresyonistler dünyayı sürekli oluşum ve değişim halinde olarak ele alırlar
Soru 143
Aşağıdakilerden hangisi, 19.yy'da sanatta da zevklerin değişmesine neden olan etkenler arasında değildir?
Seçenekler
A
Teknolojik gelişmeler
B
Üretimde artış
C
Konforun yaygınlaşması
D
Refah düzeyinin artması
E
İletişimin gelişmesi
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır. İletişimin zevklerin ve estetik anlayışın değişmesiyle ilgisi yoktur.
Soru 144
Avangart sanatçıların yapıtlarının resmi Salon'da sergilenmemesi üzerine alternatif olarak düzenlenen sergi salonunun adı nedir?
Seçenekler
A
Reddedilenler Salonu
B
Protesto Salonu
C
Alternatif Salon
D
Gayri resmi Salon
E
Atılanlar Salonu
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. 1863 yılında Salon’a başvurusu yapılan 3000 kadar yapıtın reddi sonucunda salon karşıtı bir protesto kampanyası başlamış, sonuç olarak o yıl ilk kez “Reddedilenler Salonu” adı altında resmi Salon’a alternatif bir sergi düzenlenmiştir.
Soru 145
Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paul Cezanne
B
Sisley
C
Caillebotte
D
Renoir
E
Eduard Monet
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Empresyonist ressamlar arasında başlangıçtaki ilkelerine sadık kalan tek isim Sisley’dir. Onun resimlerinde suyun özel bir yeri vardır.
Soru 146
Modernitenin ürettiği toplumsal kuralların ve sanayileşmenin getirdiği tekdüze hayatın arasına sıkışmış bi‑reyin iç dünyasını teşhir etmeye dayanan ekspresyonizm, nerede doğmuştur?
Seçenekler
A
Paris
B
Berlin
C
Roma
D
Viyana
E
Barselona
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Ekspresyonizm, 1911 yılında, Berlin’de dönemin avangart sanatını destekleyen galerilerde doğmuştur.
Soru 147
Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alan ekspresyonist yazar kimdir?
Seçenekler
A
Henrich Mann
B
Alfred Döblin
C
Franz Kafka
D
Ernst Weiss
E
James Joyce
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkıdır. Bütün eserlerini Almanca kaleme alan Kafka, ekspresyonist yazarlardandır.
Soru 148
Ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi nedir?
Seçenekler
A
Kendi iç dünyasını gözetlemek
B
Çevreyi iyi gözlemlemek
C
İnsanların ruh halini araştırmak
D
Toplumu gözlemlemek
E
Doğayı gözlemlemek
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır. Ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi kendi iç dünyasını gözetlemektir.
Soru 149
Die Brücke (Köprü) Manifetosu’nun Ekspresyonist yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Arp Hans
B
Ernst Ludwig Kirchner
C
Ernst Weiss
D
Eugene Gladstone O’Neill
E
Hugo Ball
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Krichner, sokakları konu alan resimleriyle Alman empresyonizminin önemli örneklerini vermiştir.
Soru 150
Realist ve natüralistlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gerçekliğin aktarılmasında akla uygunluğa önem vermişlerdir.
B
Dış gerçekliği önemsememişlerdir.
C
Dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü yansıtmayı amaçlamışlardır.
D
Gerçekliğe beş duyu ile ulaşılamayacağını savunmuşlardır.
E
İnsanın iç dünyasına yönelmişlerdir.
Açıklama:
Realist ve natüralistler, gerçekliğin aktarılmasında akla uygunluğa önem vermişlerdir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 151
Sanat tarihindeki akımların kronolojik sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir.
Seçenekler
A
natüralizm-realizm-sembolizm-empresyonizm
B
realizm-natüralizm-sembolizm-empresyonizm
C
empresyonizm-natüralizm-sembolizm-realizm
D
empresyonizm-sembolizm-natüralizm-realizm
E
realizm-natüralizm-empresyonizm-sembolizm
Açıklama:
Sanat tarihindeki akımların kronolojik sırası realizm-natüralizm-sembolizm-empresyonizm şeklindedir. Doğru yanıt B’dir.
Soru 152
Freud’un psikoloji çalışmaları sonucu ortaya çıkan sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
realizm
B
natüralizm
C
sembolizm
D
empresyonizm
E
ekspresyonizm
Açıklama:
Freud’un psikoloji çalışmaları sonucu ortaya çıkan sanat akımı ekspresyonizmdir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 153
Aşağıdaki ressamlardan hangisi diğerlerinden farklı türde eserler vermiştir?
Seçenekler
A
Monet
B
Renoir
C
Degas
D
Cabanel
E
Cezanne
Açıklama:
Alexandre Cabanel’in resimleri dönemin egemen sanat anlayışını yansıtırken, diğer ressamların resimleri akademik resme birer karşı duruş niteliğindedir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 154
Aşağıdaki akımlardan hangisi kendisinden sonraki dönemlerde yetişen sanatkarların yaşam biçimi ve dünya algısını etkilemiştir?
Seçenekler
A
natüralizm
B
romantizm x
C
sembolizm
D
empresyonizm
E
ekspresyonizm
Açıklama:
Romantizm, natüralizmin arkasından sembolizm ve empresyonizmin etkisinde yetişen sanatkarların yaşam biçimi ve dünya algısını etkilemiştir. Doğru yanıt B’dir.
Soru 155
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefi öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
pragmatizm
B
dogmatizm
C
determinizm
D
natüralizm
E
realizm
Açıklama:
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefi öğreti determinizmdir. Doğru yanıt C’dir.
Soru 156
Aşağıdakilerden hangisi donuk değil, hareket halindeki bir dünyayı resmetmiştir?
Seçenekler
A
empresyonistler
B
ekspresyonistler
C
natüralistler
D
realistler
E
deterministler
Açıklama:
Empresyonistler, donuk değil, hareket halindeki bir dünyayı resmetmiştir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 157
Kent hayatına sanatkâr gözüyle bakma geleneğini ilk başlatan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Delacroix
B
Constable
C
Courbet
D
Seurat
E
Manet
Açıklama:
Kent hayatına sanatkâr gözüyle bakma geleneğini ilk başlatan ressam Manet’tir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 158
İzlenimcilerle ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisine ulaşılamaz?
Seçenekler
A
Yaşama karşı küçümseyici bir tavır takınmışlardır.
B
Hazcı duyumculuğu ön planda tutmuşlardır.
C
Resimde estetiği geri plana itmişlerdir.
D
Çoğu zaman yüksek üslubun temsilcisi olmuşlardır.
E
Kendi çağlarının entelektüel sorunlarıyla ilgilenmemişlerdir.
Açıklama:
İzlenimciler, resimde estetiği ön planda tutmuşlardır. Doğru yanıt C’dir.
Soru 159
Empresyonistlerin özellikleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir.
B
İzlenimciler zamanla yerel renk diye bir şey olduğunu anlamışlardır.
C
Resimlerinde realiteye özel önem vermişlerdir.
D
İzlenimciler bütünleyici renkler konusunu önemsememişlerdir.
E
On dokuzuncu yüzyılda başlayan biçimi bozma yöntemini terk etmişlerdir.
Açıklama:
Empresyonistler, doğayı gözlemleyerek bilhassa gölge bölgelerinin ışıktan yoksun olmadığını fark ederek, gölgenin içerdiği ışığı resmetmişlerdir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 160
Aklı ve akılcılığı önemseyen, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eden pozitivizmin yerini on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, sezgicilik alırken, realizmin ve natüralizmin yerini de __________ ve _________ alır.
Yukarıda verilen boşlukları aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde doldurur?
Yukarıda verilen boşlukları aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde doldurur?
Seçenekler
A
determinizm - empresyonizm
B
determinizm - sembolizm
C
empresyonizm - sembolizm
D
empresyonizm - natüralizm
E
natüralizm - determinizm
Açıklama:
Aklı ve akılcılığı önemseyen, gerçekliği sadece beş duyu aracılığıyla elde edilebilecek veriler düzeyinde kabul eden pozitivizmin yerini on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, sezgicilik alırken, realizmin ve natüralizmin yerini de empresyonizm ve sembolizm alır.
Soru 161
Yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumu olarak adlandırılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Ekspresyonizm
C
Empresyonizm
D
Pozitivizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Yirminci yüzyıl başında, maddeciliğin, rasyonalizmin ve sanayi sonrası toplum yapısının bunalttığı insanın, bastırdığı acılarının, yalnızlığının sanat yoluyla dışavurumu ekspresyonizm olarak adlandırılır.
Soru 162
Platoncu bir yaklaşımla varlığın aynen aktarılmasının imkânsızlığını gören ve varlığı bir ide olarak aktarmak gerektiğini öne sürenler hangi akımın savunucularıdır?
Seçenekler
A
Sembolistler
B
Pragmatistler
C
Natüralistler
D
Empresyonistler
E
Ekspresyonistler
Açıklama:
Platoncu bir yaklaşımla varlığın aynen aktarılmasının imkânsızlığını görenler ve varlığı bir ide olarak aktarmak gerektiğini savunanlar empresyonistlerdir.
Soru 163
I. Teknolojik gelişmeler
II. Üretim artışı
III. Konforun yayılma hızı
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri toplumsal sınıflar arasında sanatsal zevk değişmesine sebep olan maddelerdendir?
II. Üretim artışı
III. Konforun yayılma hızı
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri toplumsal sınıflar arasında sanatsal zevk değişmesine sebep olan maddelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
İnsanlık tarihinin teknolojik üretim bakımından en hızlı yüzyılı olan on dokuzuncu yüzyıldaki değişim, öte yandan sanatta da zevk değişikliğini zorunlu kılar. Her şeyin değiştiği bir atmosferde sanat şekillerinin değişmemesi düşünülemez. Üstelik teknolojik gelişmeler, üretim artışı, konforun yayılma hızı, toplumsal sınıflar arasında doğal olarak zevk değişmesine sebep olmuştur.
Soru 164
Empresyonistlerin dağılma sürecinin de başladığı anlamına gelen Empresyonist ressamlar arasında farklar hangi yıllardan itibaren belirginleşmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1850
B
1860
C
1870
D
1880
E
1890
Açıklama:
Empresyonist ressamlar arasında farklar, 1880’li yıllardan itibaren belirginleşmeye başlar. Bu durum aynı zamanda empresyonistlerin dağılma sürecinin de başladığı anlamına gelmektedir.
Soru 165
Genelden özele, örnekten bireye, soyuttan somuta göre ilerleyen ________ üslubu ile empresyonizmin üslubu yer yer birbirine benzediğinden, çoğu zaman ayırmak zordur. İzlenimcilik aslında __________ mantıksal sonucudur.
Yukarıdaki boşlukları dolduracak kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşlukları dolduracak kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
determinizmin
B
natüralizmin
C
pozitivizmin
D
rasyonalizmin
E
sembolizmin
Açıklama:
Genelden özele, örnekten bireye, soyuttan somuta göre ilerleyen natüralizmin üslubu ile empresyonizmin üslubu yer yer birbirine benzediğinden, çoğu zaman ayırmak zordur. İzlenimcilik aslında natüralizmin mantıksal sonucudur.
Soru 166
I. Paul Verlaine
II. Marcel Proust
III. Franz Kafka
Verilenlerden hangisi ya da hangileri empresyonistlerdendir?
II. Marcel Proust
III. Franz Kafka
Verilenlerden hangisi ya da hangileri empresyonistlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Paul Verlaine, Marcel Proust empresyonistlerdendir. Franz Kafka ekspresyonisttir.
Soru 167
Görüntüler Kitabı, Duino Ağıtları ve Saatler Kitabı gibi eserlerin sahibi olan empresyonist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alfred Döblin
B
Ernst Weiss
C
James Joyce
D
Paul Verlaine
E
Rainer Maria Rilke
Açıklama:
Görüntüler Kitabı, Duino Ağıtları ve Saatler Kitabı gibi eserlerin sahibi olan empresyonist Rainer Maria Rilke'dir.
Soru 168
I. Die Brücke
II. Der Blaue Reiter
III. Fovizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin doğduğu senelerde Fransa’da ve Almanya’da sanatçılar arasında oluşan gruplaşmalara örnek gösterilebilir?
II. Der Blaue Reiter
III. Fovizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ekspresyonizmin doğduğu senelerde Fransa’da ve Almanya’da sanatçılar arasında oluşan gruplaşmalara örnek gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Ekspresyonizmin doğduğu senelerde Fransa’da ve Almanya’da sanatçılar arasında “Fovizm”, Almanya’da “Die Brücke” (Köprü) ve “Der Blaue Reiter” (Mavi Binici) gibi gruplaşmalar vardır.
Soru 169
Mavi Melek, Uyruk, Yoksullar gibi eserlerin sahibi ekspresyonist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arp Hans
B
Franz Kafka
C
Heinrich Mann
D
Hugo Ball
E
James Joyce
Açıklama:
Mavi Melek, Uyruk, Yoksullar gibi eserlerin sahibi ekspresyonist Heinrich Mann'dır.
Soru 170
“İzlenim: Gündoğumu” başlıklı resmi yapan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Claude Monet
B
Pierre Auguste Renoir
C
Edgar Degas
D
Camille Pissarro
E
Paul Cezanne
Açıklama:
“İzlenim: Gündoğumu” başlıklı resim Claude Monet’nin bir eseridir.
Soru 171
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
Pragmatizm
C
Determinizm
D
Epikürcü
E
Nihilizm
Açıklama:
Determinizm: Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir.
Soru 172
1850’li yıllarda Fransa’nın ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel özelliklerine ilişkin verilerle dolu olan “Sanatçının Atölyesi: Gerçek Bir Alegori” adlı tablonun ressamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Claude Monet
B
Edouard Manet
C
Paul Gauguin
D
Edvard Munch
E
Gustave Courbet
Açıklama:
Yeni resim anlayışının savunmasını realist ressam Gustave Courbet (1819-1877) 1850 yılında kaleme aldığı “Gerçekçilik Manifestosu” adlı yazısıyla yapar. Gustave Courbet, bu dönemde yaşanan akademik-avangard çekişmesinin adeta simge ismidir. Onun “Sanatçının Atölyesi: Gerçek Bir Alegori” adlı tablosu söz konusu manifestoda savunulan görüşleri yansıtır. Çünkü “Sanatçının Atölyesi: Gerçek Bir Alegori” adlı tablo, 1850’li yıllarda Fransa’nın ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültürel özelliklerine ilişkin verilerle doludur.
Soru 173
9. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rasyonalizm
B
Pozitivizm
C
Determinizm
D
Nihilizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Nihilizm: Latince nihil yani hiç anlamındaki kelimeden türetilen nihilizm 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır.
Soru 174
Edouard Manet’nin “Kırda Kahvaltı” (1863) resmi hangi Salonda sergilenmiştir?
Seçenekler
A
Resmi Salon
B
Reddedilenler Salonu
C
Bağımsızlar Salonu
D
Sonbahar Salonu
E
Alternatif Salon
Açıklama:
1863 yılında Salon’a başvurusu yapılan 3000 kadar yapıtın reddi sonucunda salon karşıtı bir protesto kampanyası başlamış, sonuç olarak o yıl ilk kez “Reddedilenler Salonu” adı altında resmi Salon’a alternatif bir sergi düzenlenmiştir. Edouard Manet’nin “Kırda Kahvaltı” (1863) resmi “Reddedilenler Salonu'nda” sergilenmiştir.
Soru 175
Yüksek aristokrasiden gelen izlenimci ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toulouse-Lautrec
B
Gustave Courbet
C
Alfred Sisley
D
Claude Monet
E
Gustave Caillebotte
Açıklama:
Toulouse-Lautrec ise yüksek aristokrasiden gelmedir.
Soru 176
İzlenimcilik sonrası hangi ressam “Noktacılık” (Pointillisme) adı verilen teknikle resimler yapmıştır?
Seçenekler
A
Michel Eugene Chevreul
B
Vasiliy Kandinskiy
C
Paul Klee
D
Eugene Delacroix
E
Georges Seurat
Açıklama:
İzlenimcilik sonrası ressamlardan Georges Seurat’nın (1859-1891) “Noktacılık” (Pointillisme) adı verilen teknikle yaptığı resimler, optik ve renk alanındaki bilimsel çalışmaların adeta birer görsel karşılığıdır.
Soru 177
Aşağıdakilerden hangisi ekspresyonizmin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Tabiat manzaralarına önem verilir
B
Maddenin değişkenliği içinde onu nasıl algıladıklarına vurgu yapılır
C
İnsanın iç dünyasının mümkün olduğunca dışavurumunu esas alınır
D
Dış gözleme ve bakışın niteliğine önem verilir
E
Prizmatik renkler kullanma tekniğiyle açık havada resim yaparlar
Açıklama:
Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Onlar empresyonistleri tabiat manzaralarına verdikleri önem bakımından yüzeysel bularak eleştirmişlerdir. Oysa sanatçı insanın acılarını anlatmalıdır. O yüzden empresyonizmin dış gözleme ve bakışın niteliğine önem veren anlayışına karşılık ekspresyonizm insanın iç dünyasının mümkün olduğunca dışavurumunu esas alır. Ekspresyonizm, 1911 yılında, Berlin’de dönemin avangard sanatını destekleyen galerilerde doğmuştur. Modernitenin ürettiği toplumsal kuralların ve sanayileşmenin getirdiği tek düze hayatın arasına sıkışmış bireyin iç dünyasını teşhir etmeye dayanan ekspresyonizm, aslında insanın her eyleminin bir çeşit dışavurum olduğu tezinden hareket eder.
Soru 178
“Mavi Çıplak” adlı esrinde tümüyle biçim bozmacı bir tavır içinde akademik çıplak geleneğini yerle bir eden bir biçim ve renk deneyselliği sergileyen ressam kimdir?
Seçenekler
A
Paul Klee
B
Oskar Kokoschka
C
Egon Schiele
D
Henri Matisse
E
Vincent van Gogh
Açıklama:
Henri Matisse “Mavi Çıplak”ta tümüyle biçim bozmacı bir tavır içinde akademik çıplak geleneğini yerle bir eden bir biçim ve renk deneyselliği sergilemiştir.
Soru 179
Aşağıdakilerden hangisi eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temaları ele alan, Dava, Şato ve Dönüşüm gibi eserlerin yazarı olan bir ekspresyonisttir?
Seçenekler
A
Alfred Döblin
B
Franz Kafka
C
James Joyce
D
Ernst Weis
E
Hugo Ball
Açıklama:
Franz Kafka (1883-1924): Bütün eserlerini Almanca kaleme alan Kafka, modernist yazarlardandır. Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alınmıştır. Tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm’dür.
Soru 180
1789 Fransız ihtilalinin sonuçlarından sadece Fransa değil hemen hemen bütün Avrupa etkilenir. Aristokrasinin yerini ......., monarşinin yerini de ........... almıştır. Yukarıdaki boş yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir.
Seçenekler
A
Burjuva-Saltanat
B
İşçi-Cumhuriyet
C
İşçi-Saltanat
D
Burjuva-Cumhuriyet
E
Avam-Saltanat
Açıklama:
1789 Fransız ihtilalinin sonuçlarından sadece Fransa değil hemen hemen bütün Avrupa etkilenir. Aristokrasinin yerini burjuva, monarşinin yerini de cumhuriyet alımıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 181
On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da başlayıp, yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdüren ve dünyanın başka ülkelerine de yayılan resim akımı aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Ekspresyonizm
B
Empresyonizm
C
Realizm
D
Sürrealizm
E
Natüralizm
Açıklama:
Empresyonizm on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da başlayıp, yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar etkisini sürdüren ve dünyanın başka ülkelerine de yayılan resim akımına verilen addır. Türkçede intiba/izlenim anlamına gelen empresyon ilk defa Paris’te 1874 yılında fotoğrafçı Nadar’ın (1820-1910) stüdyosunda “Adsız Sanatçılar Birliği” adı altında bir araya gelen otuz sanatçının resmî Salon’a alternatif olarak düzenledikleri sergide geçer. Doğru cevap B'dir.
Soru 182
- Pozitivizm
- Rasyonalizm
- Determinizm
- Sosyalizm
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve II
C
I, II ve III
D
II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Pozitivizm, rasyonalizm ve determinizm realizmin düşünsel temelini oluşturan akımlardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 183
Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğreti olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Determinizm
B
Rasyonalizm
C
Pozitivizm
D
Realizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Determinizm: Aynı koşullarda aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağı esasına dayalı felsefî öğretidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 184
Edebiyatta kullanılan nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı, fotoğraf, günlükler, mektuplar gibi belgelerin genel adı nedir.
Seçenekler
A
Form
B
Dilekçe
C
Matbu
D
Yazı
E
Vesika
Açıklama:
Vesika: Belge. Edebiyatta kullanılan vesikalardan bazıları şunlardır: nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı, fotoğraf, günlükler, mektuplar vb. genel adıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 185
İnsanlık tarihinin teknolojik üretim bakımından en hızlı yüzyılı aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
16.yy
B
17.yy
C
18.yy
D
19.yy
E
20.yy
Açıklama:
İnsanlık tarihinin teknolojik üretim bakımından en hızlı yüzyılı olan on dokuzuncu yüzyıldaki bu değişim, öte yandan sanatta da zevk değişikliğini zorunlu kılar. Her şeyin değiştiği bir atmosferde sanat şekillerinin değişmemesi düşünülemez. Üstelik teknolojik gelişmeler, üretim artışı, konforun yayılma hızı, toplumsal sınıflar arasında doğal olarak zevk değişmesine sebep olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 186
19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır. şeklinde tanımlana akım aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
Sembolizm
C
Determinizm
D
Realizm
E
Nihilizim
Açıklama:
Nihilizm: Latince nihil yani hiç anlamındaki kelimeden türetilen nihilizm 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 187
Kendisini epikürcü olarak tanımlayan bir kişinin aşağıda verilernlerden hangisi yaşam amaçları içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Haz
B
Mutluluk
C
Olumsuzluk
D
Neşe
E
Sevgi
Açıklama:
Epikürcü: Hazzın, mutluluğun, neşenin olduğu hayatı amaçlayan kişidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 188
On dokuzuncu yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizmin arkasından, bu akımlara tepki olarak ortaya çıkan akım aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Realizm
B
Ekspresyonizm
C
Determinizm
D
Rasyonalizm
E
Apokaliptik
Açıklama:
Sanat ve edebiyat hareketleri/akımları genellikle birbirine tepki olarak doğmuştur. Nitekim on dokuzuncu yüzyıl sonuna doğru, sembolizm ve empresyonizmin arkasından, bu akımlara tepki olarak ekspresyonizm akımı doğar. Ekspresyonizm kelimesinin anlamı dışavurumculuk demektir. Doğru cevap B'dir.
Soru 189
Apokaliptik tarzı benimsemiş bir sanatçının eserlerinde hangisi olması beklenmez?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Anlaşılmazlık
C
Karanlık
D
Kapalılık
E
Belirsizlik
Açıklama:
Apokaliptik: Anlaşılmaz, kapalı, karanlık (söz veya yazı). Doğru cevap A'dır.
Soru 190
Dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Realizm
C
Natüralizm
D
Sembolizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Resimde ve edebiyatta sadece dış gerçekliği mümkün olduğunca aktarmaya çalışan realistlerin ve natüralistlerin yerini, dış gerçekliğin insan bilincindeki izdüşümünü, bireysel görüntüsünü vermeyi amaçlayan empresyonizm alır.
Soru 191
Aşağıdakilerden romanlardan hangisi Emile Zola'nın kendi hayal gücünden ziyade arşiv vesikalarından faydalandığı bir yapıttır?
Seçenekler
A
Bir Delinin Hatıra Defteri
B
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
C
Gecenin Sonuna Yolculuk
D
İkinci İmparatorluk Devrinde Bir Ailenin Tabii ve İçtimai Tarihi
E
Vilette Geçmişin Gölgesinde
Açıklama:
Roman Emile Zola’nın İkinci İmparatorluk Devrinde Bir Ailenin Tabii ve İçtimai Tarihi adlı eserinde olduğu gibi bir çeşit tarih kitabına döner. Emile Zola söz konusu romanı yazarken kendi hayal gücünden ziyade arşiv vesikalarından faydalanmıştır.
Soru 192
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Fransız romantik sanat geleneğine öncülük etmiştir?
Seçenekler
A
Eugene Delacroix
B
Edouard Manet
C
Claude Monet
D
Edgar Degas
E
Francisco Goya
Açıklama:
Eugene Delacroix’nın (1798-1863) öncülük ettiği Fransız romantik sanat geleneği, devrin en çok beğenilen sanat anlayışıdır.
Soru 193
19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Dadaizm
C
Egzistansiyalizm
D
Nihilizm
E
Kübism
Açıklama:
Nihilizm: Latince nihil yani hiç anlamındaki kelimeden türetilen nihilizm 19. Yüzyılda ortaya çıkmış, var olan bütün varlıkları, değerleri ve gerçekleri reddeden felsefenin adıdır.
Soru 194
Brancusi’ye göre “modern heykelin başlangıç noktası” olan Rodin eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düşünen Adam
B
Öpücük
C
Balzac
D
Cehennem Kapıları
E
Kale Kent Soyluları
Açıklama:
Paris Dünya Fuarı’nda (1900) sergilediği heykelleriyle büyük bir ün kazanan Rodin’in ısmarlama bir yapıt olmasına karşın reddedi- 10 Batı Edebiyatında Akımlar II len “Balzac” (1891) heykeli, anıt heykel tarzına sıra dışı yaklaşımı ve biçimsel serbestliğiyle yüzyılın en önemli heykeli olarak nitelendirilmiştir. Rodin’in Balzac heykeli, ünlü heykeltıraş Brancusi’ye göre “modern heykelin başlangıç noktası”dır.
Soru 195
"Anlaşılmaz, kapalı, karanlık (söz veya yazı)" anlamına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alegorik
B
Apatetik
C
Apokaliptik
D
Antipatik
E
Analojik
Açıklama:
Apokaliptik: Anlaşılmaz, kapalı, karanlık (söz veya yazı).
Soru 196
Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyr'den oluşan dört kişilik bir mimar grubunun 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek kurdukları ve dışavurumcu sayılan grubun adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Köprü
B
Fovlar
C
Mavi Binici
D
Fütüristler
E
Avangardlar
Açıklama:
Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel, Karl Schmidt-Rotluff ve Fritz Bleyrden oluşan dört kişilik bir mimar grubunun 1905 yılında Almanya’nın Dresden şehrinde bir araya gelerek kurdukları ve dışavurumcu sayılan bir başka grup ise Die Brücke (Köprü)dür.
Soru 197
Ekspresyonizmle ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ekspresyonizmde dış gerçeklikten ziyade iç gerçeklik önemlidir.
B
Ekspresyonist sanatkârlara göre sanatçının asıl görevi kendi iç dünyasını gözlemlemektir.
C
Daha çok psikolojik analizi gerektiren iç gözlem sonucunda, bireyin iç halleri diyebileceğimiz tespitler, ekspresyonist anlayışın prensipleri doğrultusunda tuvale ya da dile dökülür.
D
Ekspresyonistlerin soyutlamacı tavrı onları, sosyolojik ve bireysel gerçeklere yaklaştırmıştır.
E
Sanatçı duygularının dışsal sebeplerini bir yana bırakarak hissettiklerini, somut olgulardan bağımsız olarak kavramsallaştırır.
Açıklama:
Ekspresyonistlerin soyutlamacı tavrı onları, sosyolojik ve bireysel gerçeklerden uzaklaştırmıştır.
Soru 198
Tanınmış eserleri arasında "Dava, Şato ve Dönüşüm"ün bulunduğu ünlü ekspresyonist yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
James Joyce
B
Franz Kafka
C
Alfred Döblin
D
Ernst Weiss
E
Hugo Ball
Açıklama:
Bütün eserlerini Almanca kaleme alan Kafka, modernist yazarlardandır. Eserlerinde yabancılaşma başta olmak üzere, insanın kendine karşı işlediği suç ve özgürlük gibi temalar ele alınmıştır. Tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm’dür.
Soru 199
Uyruk (1918), Yoksullar (1917) ve Kafa (1925)’dan oluşan İmparatorluk adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının sonuçlarını anlatan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heinrich Mann
B
Paul Verlaine
C
Rainer Maria Rilke
D
Marcel Proust
E
Arp Hans
Açıklama:
Heinrich Mann Uyruk (1918), Yoksullar (1917) ve Kafa (1925)’dan oluşan İmparatorluk adlı üçlemesinde, otoriter devlet yapısının sonuçlarını anlatır.
Ünite 2
Soru 1
Kübizm akımının adı Braque'ın "L'estaque'da Evler" adlı tablosu hakkındaki bir değerlendirmeden gelir. Buradaki evler için "kübik" ifadesini kullanan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pablo Picasso
B
Henri Matisse
C
Guillaume Apollinaire
D
Paul Valery
E
Claude Monet
Açıklama:
Akımın adı ressam Henri Matisse (1869-1954)’in Braque’ın kübik şekillerden oluşan bir ev resmini (L’Estaque’ta Evler) alaya almak için sarf ettiği “kübik” nitelendirmesinden gelir.
Soru 2
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır.
Bunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Bunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğayı deforme etmek
B
Doğayı olduğu gibi yansıtmak
C
Taklitten uzaklaşmak
D
Geleneksel sanata karşı çıkmak
E
Hayalgücüne yönelmek
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Geleneksel sanatın doğayı olduğu gibi yansıtma (taklit) çabası da söz konusu değildir. Aksine doğa deforme edilir. Elbette yine malzeme doğadır ama doğa, parçalara ayrılmış ve her parça geometrik şekillerle yeniden yorumlanmış ve son olarak tekrar bir araya getirilmiştir.
Soru 3
Picasso'ya ait olan ve kübik yeni üslubun asıl müjdecisi sayılan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
L'Estaque'da Evler
B
Mandolinli Kız
C
Ayçiçekleri
D
Avignonlu Kızlar
E
Yıkananlar
Açıklama:
Kübik yeni üslubun asıl müjdecisi ise her ne kadar tam anlamıyla kübist olmasa da Picasso’nun 1907’de yaptığı “Avignon’lu Kızlar”ıdır.
Soru 4
Kübizmin Analitik Dönemi hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Biçimlerin parçalanıp, çözümlenmesi esastır.
B
Dik açılı ve düz çizgili düzenlemeler tercih edilir.
C
Resmin bazı kısımları heykeli andırır
D
Birçok görünüm karmaşık biçimde iç içe verilir.
E
Parlak ve kontrast renklere yer verilir.
Açıklama:
Yapıtta öncelikle biçimlerin yapısına önem verildiğinden, izleyicinin dikkatini bu yapıdan uzaklaştırmamak için renk kullanımı basitleştirilmiş, taba, kahverengi, gri, krem, yeşil ya da mavinin tonları yeğlenmiştir.
Soru 5
I. Sözdiziminin bozulması
II. Parçalanmış bir evreni hareket noktası yapmak
III. Kolaj
IV. Kaligramlar ve aralıklarla şiiri resme yaklaştırma
V. Akla ve mantığa uygunluk
Yukarıdakilerden hangileri kübist şiirin özelliklerindendir?
II. Parçalanmış bir evreni hareket noktası yapmak
III. Kolaj
IV. Kaligramlar ve aralıklarla şiiri resme yaklaştırma
V. Akla ve mantığa uygunluk
Yukarıdakilerden hangileri kübist şiirin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,II,III,IV,V
E
I,II,III,V
Açıklama:
Kübist resimde akıl ve mantığın reddi esastır. Diğer maddeler ise akımın özelliklerindendir.
C
C
Soru 6
Tzara'nın 1918-Dada Manifestosu’nda "Dada" kelimesine verdiği anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tahta at
B
Küp
C
Anne
D
Masa
E
Hiçbir şey
Açıklama:
DADANIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR
"Eğer işe yaramaz ise ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak… Bu tür kişilerin kafasında dolaşan ilk düşünce bakteriyolojik bir düzendedir: en azından etimolojik, tarihî veya psikolojik kökenini bulmaktır. Krou zencilerinin kutsal bir ineğin kuyruğuna DADA adını verdiklerini gazetelerden biliyoruz. DADA, İtalya’nın bazı yörelerinde ise küp ve anne anlamına geliyor. Rusça’da ve Romence’de tahta at, sütanne, çifte doğrulama demek DADA" (1918 Dada Manifestosu)
Bu alıntıdan da anlaşılacağı gibi dada rastlantısaldır, herhangi bir anlamı yoktur. Birçok farklı anlama gelebilir, amaç anlamsızlıktır.
"Eğer işe yaramaz ise ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak… Bu tür kişilerin kafasında dolaşan ilk düşünce bakteriyolojik bir düzendedir: en azından etimolojik, tarihî veya psikolojik kökenini bulmaktır. Krou zencilerinin kutsal bir ineğin kuyruğuna DADA adını verdiklerini gazetelerden biliyoruz. DADA, İtalya’nın bazı yörelerinde ise küp ve anne anlamına geliyor. Rusça’da ve Romence’de tahta at, sütanne, çifte doğrulama demek DADA" (1918 Dada Manifestosu)
Bu alıntıdan da anlaşılacağı gibi dada rastlantısaldır, herhangi bir anlamı yoktur. Birçok farklı anlama gelebilir, amaç anlamsızlıktır.
Soru 7
Francis Picabia “Bugünün Ressamı-Yamyam Manifestosu"-1920) adlı şiirinde dadayı şöyle tanımlar:
Umutlarınız gibidir o: hiçbir şey.
Cennetiniz gibi: hiçbir şey.
İdolleriniz gibi: hiçbir şey.
Politikacılarınız gibi: hiçbir şey.
Sanatçılarınız gibi: hiçbir şey.
Dininiz gibi: hiçbir şey.
Bu şiire göre sanatçının dadaya nasıl bir anlam verdiği söylenebilir?
Umutlarınız gibidir o: hiçbir şey.
Cennetiniz gibi: hiçbir şey.
İdolleriniz gibi: hiçbir şey.
Politikacılarınız gibi: hiçbir şey.
Sanatçılarınız gibi: hiçbir şey.
Dininiz gibi: hiçbir şey.
Bu şiire göre sanatçının dadaya nasıl bir anlam verdiği söylenebilir?
Seçenekler
A
Hiçlik olması ve nihilizmi
B
Geleneğe karşı olması
C
Din karşıtı olması
D
İdollere karşı olması
E
İlerici olması
Açıklama:
Burada Dadanın nihilist tutumu ve hiçliği ifade edilmiştir.
Soru 8
İlk dadaist metinlerden biri olarak kabul edilen “Bay Antipyrine’in Gökyüzündeki İlk Serüveni (1916)” başlıklı metne göre dadanın temel amacı nedir?
Seçenekler
A
Yıkmak
B
Sanatta devrim
C
Değerlerin reformu
D
Yeni bir dünya önerisi sunmak
E
Yeni bir şiir kurmak
Açıklama:
Metin birbirinden bağımsızmış gibi duran bir sürü fikrin birbiri ardınca sıralanması gibi görünür ama bütünden çıkarılan şey şudur ki tüm değerlerle alay edilmektedir. İnsanlığın içinde kendini de küçümseyen ve “hiç” gören bu tuhaf ses, yıkmak ve yerine bir değer üretmek değil, sadece yıkmak ister.
Soru 9
I. Şiirde organik bütünlük
II. Fonetik şiir
III. Yansıma seslerin kullanılması
IV. Kelimeleri yeni anlamlarla kullanma
V. Biçimsizliği biçime dönüştürme
Yukarıdaki maddelerden hangileri dadaist şiirin özellikleridir?
II. Fonetik şiir
III. Yansıma seslerin kullanılması
IV. Kelimeleri yeni anlamlarla kullanma
V. Biçimsizliği biçime dönüştürme
Yukarıdaki maddelerden hangileri dadaist şiirin özellikleridir?
Seçenekler
A
I,II,III
B
I,II,IV,V
C
II,III,IV
D
II,III,IV,V
E
I,II,III,IV,V
Açıklama:
Dadaist şiirde organik bütünlük ve tema bütünlüğü aranmaz, hatta bunlardan özellikle kaçınılır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizmin temsilcileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Aragon
B
Eluard
C
Ball
D
Tzara
E
Verlaine
Açıklama:
Sembolist bir şair olan Verlaine hariç diğer isimler Dadaizm akımı içinde yer almışlardır.
Soru 11
Aşağıdaki isimlerden hangisi kübizm akımının öncülerindendir?
Seçenekler
A
Georges Braque
B
Tristan Tzara
C
Richard Hülsenbeck
D
Jean Arp
E
Marcel Janco
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 12
Kübizm akımı ilk hangi sanat dalında görülmüştür?
Seçenekler
A
Edebiyat
B
Heykel
C
Şiir
D
Resim
E
Müzik
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Geleneksel sanatın doğayı olduğu gibi yansıtma (taklit) çabası da söz konusu değildir. Aksine doğa deforme edilir. Elbette yine malzeme doğadır ama doğa, parçalara ayrılmış ve her parça geometrik şekillerle yeniden yorumlanmış ve son olarak tekrar bir araya getirilmiştir. Bu bakımdan resimde yer alan her öge, ayrı bir kimlikle karşımıza çıkar. Alımlayıcı tarafından nesnelerin hem ayrı ayrı hem de resmin bütününde yarattığı kompozisyonun fark edilmesi sağlanır
Soru 13
Kübizm akımına öncülük eden sanatçılar kimlerdir?
Seçenekler
A
Pablo Picasso- Georges Braque
B
Tristan Tzara-Andre Breton
C
Andre Salmon-Andre Breton
D
Louis Vauxcelles- Max Jacob
E
Modigliani- Monet
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Kübist akım için geçerli değildir?
Seçenekler
A
Geometrik keskin hatlı şekiller kulanılır
B
Doğadan olduğu gibi esinlenilir
C
Nesnenin yapısını bozar
D
Geleneksel teknikler kullanılmaz
E
İmgeler iki boyutludur
Açıklama:
Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Geleneksel sanatın doğayı olduğu gibi yansıtma (taklit) çabası da söz konusu değildir. Aksine doğa deforme edilir. Elbette yine malzeme doğadır ama doğa, parçalara ayrılmış ve her parça geometrik şekillerle yeniden yorumlanmış ve son olarak tekrar bir araya getirilmiştir. Bu bakımdan resimde yer alan her öge, ayrı bir kimlikle karşımıza çıkar. Alımlayıcı tarafından nesnelerin hem ayrı ayrı hem de resmin bütününde yarattığı kompozisyonun fark edilmesi sağlanır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Dadaist şiirin genel özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Biçimsizliği biçime dönüştürmek
B
“Fonetik şiir” algısı
C
Sürekli aynı kelimenin tekrarı
D
Alaylı, ironik bir söylem yaratmak
E
Doğa ile ilgili kelimeler kullanmak
Açıklama:
Şimdi Dadaist şiirin özelliklerini maddeler hâlinde belirleyelim: 1. Dadaist şiiri diğer şiirlerden ayıran en belirgin özelliklerin başında “Fonetik şiir” algısı gelir. Hugo Ball’la gelişen bu şiir soyuttur ve alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir. Dada şiirinin çıkardığı ses aşina bir ses değildir. Örneğin “Karawane” şiirine “Jolifanto bambla o falli bambla” diye başlayan Ball, boru seslerini ve fil kervanının hareketlerini canlandırmak ister. 2. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik. Biçimsizliği biçime dönüştürmek, 3. Sürekli aynı kelimenin tekrarı, sadece tek harfin dağınık biçimde rastgele sayfayı kaplaması, “HAHAHAHAHA….rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr” vb. yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak, 4. Şaşırtmayı amaçladıkları için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek, 5. Kelimeleri sözlüksel ya da sembolik anlamlarının tamamen dışında bambaşka anlamlarda kullanmak, 6. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak, 7. Alaylı, ironik bir söylem yaratmak, 8. Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmaktır
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin genel özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Şair, dış dünyadan aldığı kavram ve nesneleri tek bir algı içine toplamaya çalışır
B
Şiirde bütüncül bir evren hareket noktası olarak alınır
C
Alışılmış çağrışımları yan yana getirerek hareket ve olayları yeniden canlandırır
D
Cümlenin anlamsal ve göstergesel ögeleri korunur
E
İnsanların konuşmaları, reklam sloganları, reçeteler gibi metinler düz yazıda kullanılır
Açıklama:
Kübist Şiirin Özellikleri 1. Dış Dünyanın Gözlemlenmesi: (3. Düzey) Kübizm esasen bir resim sanatı olduğu için dış dünyanın gözlemlenmesi ve en ufak ayrıntının bile kaçırılmaması çok önemlidir. Apollinaire’e göre şair doğadaki hiçbir hareketi küçümsemez. Kalabalıklar, yıldız kümeleri, okyanuslar, uluslar gibi en geniş ve çapraşık sistemler içinde olduğu kadar, bir cebi karıştıran el, sürtülerek yanan bir kibrit, hayvan sesleri, yağmurdan sonra bahçelerin kokusu, ocakta meydana gelen bir alev gibi, görünüşte en basit olayların içinde bir buluş peşindedir (Göker, 1982, 92). Gözlem aşamasından üretim aşamasına geçildiğinde şair, dış dünyadan aldığı kavram ve nesneleri tek bir algı içine toplamaya çalışır. Parçalardan bütün oluşturulacaktır. 2. Şiir Diliyle Resim Yapma: Kübizm nasıl algısal bütünü parçalar ve bu dağılmış ögelere garip, alışılmadık bir görünüm verirse, yeni şiir de parçalanmış bir evreni kendisine hareket noktası olarak alır. Ressamların çizgi ve renklerle yaptıklarını şairler kaligramlarla, metinlerdeki aralarla denge sağlayarak yapmaya çalışır (İnal, 1991, 154-155). Bir resim oluşturulur. Buradaki disiplinler arası ilişki aslında sembolistlerin şiirle musiki yapmaya çalışmasına benzer. Kübist şiirin resimle ilişkisi onu doğal olarak resmin görselliğini yakalama çabasına itmiştir. Şiir metninin kübist olup olmadığı onu kâğıt üzerinde görmekle daha iyi anlaşılır. Bu şiir dikey ya da yatay eksende sözcüklerin geometrik dizilişleriyle; çapraz, simetrik düzenlenişleriyle bir somut görüntü oluşturur. “Algılanan ya da tasarlanan her şeye bir biçim verilir ve böylece de usun uçsuz bucaksız fantazyaları içerisinde görsel olan gerçekleştirilir… Kübist şiir non-figuratif bir resmin geometrik yapısı gibi özgür sözcük ve biçimlerden bir bütün oluşturur (İnal, 1991, 158). Örneğin Blaise Cendrars şiiri hareketin cesur ve yepyeni yöntemlerle söze dökülmesi ve birçok izlenimin aynı anda, imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi olarak görür. 3. Aklın ve Mantığın Reddi: “Kübistler olaylara, objelere anlam verirken, sanat için senteze varırken, aklın araya girmesini kabul etmezler. Onlara göre, şiir akla ve mantığa dayanmamalıdır (Göker, 1982, 93). Akıl ve mantık duyguları da hayalleri de sınırlayıcı ve denetleyicidir. Akıl devreye girdiği zaman sanatsal yaratımın resim özelinde düşünürsek taklitten, natürmorttan öteye geçmesi imkânsızdır. Oysa dikkat edilirse klasizm sonrası hızla gelişen akımlar çoklukla akla karşı tavır almışlardır. Çünkü akıl düzendir, normaldir, onaylanandır. Dadaizm gibi başkaldırı tavrıyla ortaya çıkmış marjinal bir akımla sırt sırta gelişen kübizmin aklın içinde kalarak “başka olma” ihtimali yoktur. Dadaizm de sürrealizm de aklı öteleyerek başkalaşmıştır. Bunun için kübist şairler aklın baskısından, müdahalesinden kurtulmaya çalışır.Apollinaire’e göre söylenmemiş ve görülmemiş olanı söylemek konusunda dış dünya ile iç dünyayı birleştiren akıl değil hayal gücüdür. Kübist şair bu güç yardımıyla fikir ve imaj çağrışımlarını cesur, çarpıcı bir şekilde sunabilir. Alışılmamış çağrışımları yan yana getirerek hareket ve olayları yeniden canlandırır. “En zengin, en az bilinen, genişliği sonsuz olan alan hayal etme olduğuna göre, yeni zevkler arayanlara hayalde canlandırılan çok büyük sonsuzlukları belirleyenlere özellikle şair adının verilmiş olmasında şaşılacak bir şey yoktur” (Göker, 1982, 93). 4. Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması: Sadece kübist şiir için değil fütürizm, dadaizm, sürrealizm gibi bu dönemin akımlarının hepsinde dil bilgisel kuralların olabildiğince bozulduğu görülür. Geleneksel şiir yapısında cümle büyük ölçüde dizede tamamlanır. Günlük konuşma dilinde anlamın cümlede tamamlanması gibi. Kübistlerse cümlenin anlamsal ve göstergesel ögelerini parçalarlar. Böylelikle yerleşik biçimin yarattığı kanıksanmış güzellik anlayışını da bozmuş olurlar. Sözdizimi bozulduğu ve sözcükler bambaşka bir düzende metne yerleştirildiği için bu defa kendileri başka bir biçim güzelliği elde etmiş olurlar. Sözcükler de sözlükteki birincil ya da ikincil anlamlarının çok uzağında bazen de dışında kullanılır. Dil bilgisel kuralları önemsememelerine örnek olarak Apollinaire’in şu sözleri gösterilebilir: “Şiirde noktalama şart değildir. Şiir noktalamaya muhtaç değildir. O, kendi kendisine yeter. Virgüllere, noktalara, soru ve ünlem işaretlerine ne lüzum var? İyi bir şair şiirine ahenk verebildi mi yeter. Biz çirkini arıyoruz… En bayağı gerçekler de en üstünleri kadar beğenilebilir” (Karaalioğlu, 1965, 123). 5. Kolaj: Kübist ressamlar gazete parçaları, kibrit kutuları gibi materyalleri rastgele ya da düzenli bir şekilde resim içine montajlayarak bir yeni görüntü oluşturur. Buna benzer bir yapıda kübist şiir de insanların konuşmaları, reklam sloganları, reçeteler gibi metinleri şiir içinde kullanır. Dadaizmin de uyguladığı bu yöntemi Tzara çok kullanacaktır. Örnek için Dadaizm bölümüne bakabilirsiniz. Kübizm öncelikle bir resim akımı olduğu için edebiyattaki yansıması kısa soluklu olmuş ve diğer akımlara göre kısır kalmıştır. Kübist anlayış içinde şiir yazan şairler, sanat hayatları boyunca bu akım dâhilinde eser vermez. Bu bakımdan kübizmin temsilcilerini diğer akımların içinde de görebiliriz. Yine de bu yönde şiirler yazmış şairleri yakından tanımak gerekir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Dadaist şiirin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Şiir Diliyle Resim Yapma
B
Aklın ve Mantığın Reddi
C
Söz Dizimin Bozulması
D
Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmak
E
Kolaj kullanmak
Açıklama:
DADAİST ŞİİRİN GENEL ÖZELLİKLERİ Manifestonun içeriğinden kısaca bahsettikten sonra dadaist sanatın neler yaptığını belirlemeye başlayabiliriz. Dadaizm her şeyden önce sınırları yıkan ve özgürlüğe koşan bir “zihniyet değişimi”dir. Sanata da karşı olduklarını düşünürsek sanatsal boyutun ikinci planda kaldığını unutmamalıyız. Uygulama alanında yeni bir estetik yapı getirme amacı olmasa da özellikle şiir sahasında birtakım yenileşmelere yol açtığı gerçeğini de yadsıyamayız. Şimdi Dadaist şiirin özelliklerini maddeler hâlinde belirleyelim: 1. Dadaist şiiri diğer şiirlerden ayıran en belirgin özelliklerin başında “Fonetik şiir” algısı gelir. Hugo Ball’la gelişen bu şiir soyuttur ve alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir. Dada şiirinin çıkardığı ses aşina bir ses değildir. Örneğin “Karawane” şiirine “Jolifanto bambla o falli bambla” diye başlayan Ball, boru seslerini ve fil kervanının hareketlerini canlandırmak ister. 2. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik. Biçimsizliği biçime dönüştürmek, 3. Sürekli aynı kelimenin tekrarı, sadece tek harfin dağınık biçimde rastgele sayfayı kaplaması, “HAHAHAHAHA….rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr” vb. yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak, 4. Şaşırtmayı amaçladıkları için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek, 5. Kelimeleri sözlüksel ya da sembolik anlamlarının tamamen dışında bambaşka anlamlarda kullanmak, 6. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak, 7. Alaylı, ironik bir söylem yaratmak, 8. Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmaktır
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizmle ilgili geçerli değildir?
I-Şiir dışında başka bir sanat dalına yansımamıştır
II-Berlin, Köln, Paris, Zürih, New York, gibi şehirlerde eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır
III-Nihilist ve yıkıcı bir akımdır
IV-Kurucusu Tristan Tzara’dır
V-Savaş karşıtı gençler tarafından kurulur
I-Şiir dışında başka bir sanat dalına yansımamıştır
II-Berlin, Köln, Paris, Zürih, New York, gibi şehirlerde eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır
III-Nihilist ve yıkıcı bir akımdır
IV-Kurucusu Tristan Tzara’dır
V-Savaş karşıtı gençler tarafından kurulur
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Sürrealizm ünitesi ve diğer bazı ünitelerin girişlerinde de akımların ortaya çıkışını hazırlayan toplumsal ve kültürel bağlam ortaya konduğu için burada bunları yeniden aktarmaya gerek yok. Ancak şunu hatırlamakta fayda var ki dadaizmi yaratan şey, her şeyden önce o günün toplumsal ve siyasi ortamıdır. Dada dünyayı mevcut duruma getiren toplumsal, siyasi, kültürel, sanatsal ne varsa yıkmaya çalışır. Anarşist bir ruh taşır. Geleneksel olan, geçmişten gelenlerin yanında çağdaş olandan bile kopuşu ifade eder. Nesneleri ve görüntüleri bozar, saptırır, gülünç duruma düşürür. Bunlardan başka yapmak istedikleri ve yaptıkları pek çok şeyi manifestolarla ortaya koymuşlardır. Şimdi bu manifestolara bakalım.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Almanya'daki Dada hareketinin öncülerindendir?
Seçenekler
A
Andre Salmon
B
Max Müller
C
Johannes Baargeld
D
Andre Breton
E
Apollinaire
Açıklama:
1920’lerin başında Almanya’daki dada hareketinin başında daha sonra gerçeküstücülüğün de içinde göreceğimiz Max Ernst (1891-1976) ve Johannes Baargeld (1892-1927) vardır. Berlin’de Die Schammade, Bulletin D ve Dada W/3 önde gelen dadacı yayınlar arasındadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi kübist bir sanatçı olarak öne çıkar?
Seçenekler
A
Marcel Duchamp
B
Pablo Picasso
C
Jean Arp
D
Kurt Schwitters
E
Tristan Tzara
Açıklama:
Picasso, kübist bir sanatçıdır. Diğer şıklarda verilenler ise kübizm akımı içinde yer almazlar.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi dadaist şiirin özelliklerindendir?
I-Geleneksel biçimler kullanılır
II-Alaylı, bir söylem kullanılır
III-Bilinçaltı gerçek kabul edilir
IV-Doğa betimlemeleri yapılır
V-Didaktizm esas alınır
I-Geleneksel biçimler kullanılır
II-Alaylı, bir söylem kullanılır
III-Bilinçaltı gerçek kabul edilir
IV-Doğa betimlemeleri yapılır
V-Didaktizm esas alınır
Seçenekler
A
V
B
IV
C
III
D
II
E
I
Açıklama:
1. Dadaist şiiri diğer şiirlerden ayıran en belirgin özelliklerin başında “Fonetik şiir” algısı gelir. Hugo Ball’la gelişen bu şiir soyuttur ve alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir. Dada şiirinin çıkardığı ses aşina bir ses değildir. Örneğin “Karawane” şiirine “Jolifanto bambla o falli bambla” diye başlayan Ball, boru seslerini ve fil kervanının hareketlerini canlandırmak ister. 2. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik. Biçimsizliği biçime dönüştürmek, 3. Sürekli aynı kelimenin tekrarı, sadece tek harfin dağınık biçimde rastgele sayfayı kaplaması, “HAHAHAHAHA….rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr” vb. yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak, 4. Şaşırtmayı amaçladıkları için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek, 5. Kelimeleri sözlüksel ya da sembolik anlamlarının tamamen dışında bambaşka anlamlarda kullanmak, 6. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak, 7. Alaylı, ironik bir söylem yaratmak, 8. Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmaktır.
Soru 22
Edebiyat alanında Rus Fütürizmi akımının öncülüğünü kim yapmıştır?
Seçenekler
A
Viladimir Mayakovski
B
Fernand Léger
C
Henri Le Fauconnier
D
Alexandre Archipenko
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
Edebiyat alanında Rus Fütürizmi akımının öncülüğünü Viladimir Mayakovski (1893-1939) yapmıştır.
Soru 23
Sanatta "orfizm" terimini kim ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Paul Fort
B
Max Jacob
C
Guillaumme Apollinaire
D
Jean Cocteau
E
Amedeo Modigliani
Açıklama:
Sanatta "orfizm" terimini Guillaumme Apollinaire ortaya atmıştır.
Soru 24
Aziz Matorel (1909) ve Yüce Özveri (1929) isimli eserler hangi yazara aittir?
Seçenekler
A
Jean Cocteau
B
Raymond Radiguet
C
Blaise Cendrars
D
Andre Salmon
E
Max Jacob
Açıklama:
Aziz Matorel (1909) ve Yüce Özveri (1929) isimli eserler Max Jacob tarafından yazılmıştır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi dadaizmin eş zamanlı olarak ortaya çıktığı şehirlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zürih
B
Roma
C
New York
D
Berlin
E
Köln
Açıklama:
Dadaizm Berlin, Köln, Paris, Zürih, New York, gibi şehirlerde eş zamanlı olarak nihilist ve yıkıcı bir akım olarak ortaya çıkmıştır.
Soru 26
Cabaret Voltaire'i savaş karşıtı gençleri, aydınları, sanatçıları bir araya getirmek üzere açan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Hugo Ball
B
Tristan Tzara
C
Marcel Janco
D
Arthur Rimbaud
E
Marcel Duchamp
Açıklama:
Cabaret Voltaire'i savaş karşıtı gençleri, aydınları, sanatçıları bir araya getirmek üzere açan yazar Hugo Ball'dur.
Soru 27
I. Tristan Tzara
II. Louis Aragon
III. Philippe Soupoult
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dadacı şairlerdendir?
II. Louis Aragon
III. Philippe Soupoult
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dadacı şairlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Verilen şairlerin hepsi dadacıdır, bazıları daha sonra başka akımlar içinde de eserler vermişlerdir.
Soru 28
1918 tarihli Dada Manifestosu'nu kim yazmıştır?
Seçenekler
A
Man Ray
B
Francis Picabia
C
Richard Huelsenbeck
D
Tristan Tzara
E
Jean Arp
Açıklama:
1918 tarihli Dada Manifestosu'nu Tristan Tzara yazmıştır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi dadacı şiirin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Ressamların çizgi ve renklerle yaptıklarını şairler kaligramlarla, metinlerdeki aralarla denge sağlayarak yapmaya çalışırlar.
B
Dadacı şiir dikey ya da yatay eksende sözcüklerin geometrik dizilişleriyle; çapraz, simetrik düzenlenişleriyle bir somut görüntü oluşturur.
C
Dadacı şiir şaşırtmayı amaçladığı için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçer, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanır ve saçma sözlere yönelir.
D
Dadacı şiirin dadacı olup olmadığı onu kâğıt üzerinde görmekle daha iyi anlaşılır.
E
Dadacı şiir, organik bir tema bütünlüğü arar ve anlamdan uzaklaşmaz.
Açıklama:
Dadacı şiir şaşırtmayı amaçladığı için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçer, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanır ve saçma sözlere yönelir. Diğer seçeneklerde verilenlerden bazıları kübist şiirin özellikleridir. E seçeneğinde ise dadacı şiirin bir özelliğinin tam tersi verilmiştir.
Soru 30
1922’de yayımlanan “İnek Manifestosu” kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Jean Arp
B
Marcel Duchamp
C
Man Ray
D
Hugo Ball
E
Kurt Schwitters
Açıklama:
İnek Manifestosu, Kurt Schwitters tarafından yazılmıştır.
Soru 31
İlk kez “kübik” nitelendirmesini kullanarak Kübizm akımının adını bulmuş olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Braque
B
Louis Vauxcelles
C
Guillaume Apollinaire
D
Henri Matisse
E
Andre Salmon
Açıklama:
Akımın adı ressam Henri Matisse (1869-1954)’in Braque’ın kübik şekillerden oluşan bir ev resmini (L’Estaque’ta Evler) alaya almak için sarf ettiği “kübik” nitelendirmesinden gelir. Sonra eleştirmen Louis Vauxcelles (1870-1943)’in de kelimeyi bu manada kullanması yaygınlaşmasına ve genel kabul görmesini sağlar. Guillaume Apollinaire (1880-1918) bu terimi “Kübist” olarak düzeltir. Kelimenin kökeni Fransızcada geometrik bir şeklin adı olan “cube”dur.
Soru 32
İlk kübik resmi ortaya koymuş olan Georges Braque'ın üslubunu hangi ressamdan aldığı bilinir?
Seçenekler
A
Pablo Picasso
B
Paul Cézanne
C
Henri Matisse
D
Paul Gauguin
E
Claude Monet
Açıklama:
Bu resim anlayışının Georges Braque’a empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü olan ve modern sanatın mimarı olarak tanımlanan Paul Cézanne (1839-1906)’dan miras kaldığına dair sanat tarihçilerinin ortak bir görüşü vardır. Cézanne’ın doğadaki her şeyin geometrik bir şekille yansıtılabileceği düşüncesi ile kübizmin ilk evresini etkilediği bilinir.
Soru 33
Picasso'nun Avignonlu Kızlar adlı eseri hangi açıdan devrim yaratan özelliktedir?
Seçenekler
A
Kırmızı, sarı gibi renkleri ön plana çıkarması
B
Üç boyutlu nesneleri iki boyutlu yüzey üzerinde gösterebilmesi
C
Kadın ve insan yüzlerinin asitmetrik bir şekilde betimlenmesi
D
İlkel (primitif) sanattan esinlenmesi
E
Estetik güzelliğin kalıplarını yıkması
Açıklama:
Temsilî olmasına karşın betimlemeci olmayan, geometrik ve stilize bir sadeliğe ulaşan bu tür nesnelerde kendi aradığı çıkış yolunu bulan Picasso, zaman zaman bu tür nesneleri betimlemeye kalkışsa da özünde primitif sanatçıya özgü olduğu varsayımına dayanan saf ve dürtüsel bir üretim sürecine öykünmüştür. Avignonlu Kızlar’ın devrim yaratan özelliği, üç boyutlu nesneleri iki boyutlu yüzey üzerinde gösterebilmenin yeni bir yolunu önermeye başlamasıdır.
Soru 34
I. Dik açılı ve düz çizgili düzenlemeler tercih edilir.
II. Renk kullanımları aşağı seviyeye çekilmiştir.
III. Yapıtlarda biçimlerin bireşimi önem kazanır.
IV. Sık sık kolaj yöntemine başvurulur.
Kübizmin Analitik (çözümsel) dönemi ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Renk kullanımları aşağı seviyeye çekilmiştir.
III. Yapıtlarda biçimlerin bireşimi önem kazanır.
IV. Sık sık kolaj yöntemine başvurulur.
Kübizmin Analitik (çözümsel) dönemi ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve VI
C
I, II, III
D
I, II, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
Kübizm iki evrede değerlendirilir: Analitik ve Sentetik Dönemler. 1910-12 arası Kübizmin analitik (çözümsel) evresidir. Biçimlerin parçalanıp, çözümlenmesi esastır. Dik açılı ve düz çizgili düzenlemeler tercih edilir. Picasso’nun “Mandolinli Kız” tablosunda olduğu gibi resmin bazı kısımları heykeli andırır. Alımlayıcıyı şaşırtmak ve onu biçime yöneltmek esas olduğu için renk kullanımları aşağı seviyeye çekilmiştir. Yapıtta öncelikle biçimlerin yapısına önem verildiğinden, izleyicinin dikkatini bu yapıdan uzaklaştırmamak için renk kullanımı basitleştirilmiş, taba, kahverengi, gri, krem, yeşil ya da mavinin tonları yeğlenmiştir. Tek renkliliğe yaklaşan bu tutum nesnenin birçok görünümünü birden, karmaşık bir düzen içinde vermeye de uygun düşer; üst üste bindirilen saydam ve saydam olmayan renk alanları resmin gerilerinde kalmak yerine yüzeyine çıkar gibi görünür. Resmin ortasında küçük ve sıkışık olan biçimler, tuvalin kenarlarına doğru büyüyüp serbestleşir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Kübist şiirin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Dış dünyanın gözlemlenmesi ve en ufak ayrıntının bile kaçırılmaması çok önemlidir.
B
Parçalanmış bir evreni kendisine hareket noktası olarak alır.
C
Şiir akla ve mantığa dayanmamalıdır.
D
Cümlenin anlamsal ve göstergesel ögeleri parçalanır.
E
Alaylı, ironik bir söylem yaratılır.
Açıklama:
Kübist Şiirin Özellikleri:
1. Dış Dünyanın Gözlemlenmesi
2. Şiir Diliyle Resim Yapma
3. Aklın ve Mantığın Reddi
4. Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması
5. Kolaj
1. Dış Dünyanın Gözlemlenmesi
2. Şiir Diliyle Resim Yapma
3. Aklın ve Mantığın Reddi
4. Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması
5. Kolaj
Soru 36
Aşağıdaki şiirlerden hangisi Max Jacob'a aittir?
Seçenekler
A
Zar Kutusu
B
İnsan Sesi
C
İki Başlı Kartal
D
New York’ta Paskalya
E
Transsibirya’nın ve Fransalı Küçük Jeanne’ın Öyküsü
Açıklama:
Max Jacob önemli şiirlerini sürrealizm içinde kaleme almıştır. Zar Kutusu (1917), Merkez Laboratuvarı (1921), Genç Bir Şaire Öğütler (1945) bunlardan birkaçıdır.
İnsan Sesi (1940) ve İki Başlı Kartal (1949) Jean Cocteau'ya, “New York’ta Paskalya” (1912) ve “Transsibirya’nın ve Fransalı Küçük Jeanne’ın Öyküsü” ise Blaise Cendrars'a aittir.
İnsan Sesi (1940) ve İki Başlı Kartal (1949) Jean Cocteau'ya, “New York’ta Paskalya” (1912) ve “Transsibirya’nın ve Fransalı Küçük Jeanne’ın Öyküsü” ise Blaise Cendrars'a aittir.
Soru 37
1918'de Dada Manifestosu'nu yazan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hugo Ball
B
Marcel Duchamp
C
Tristan Tzara
D
Arthur Rimbaud
E
Jules Laforgue
Açıklama:
Dada, adını, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair Tristan Tzara (1896-1963)’nın Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alır. Fransızca “tahta at” anlamına gelmektedir. 1918-Dada Manifestosu’nda Tzara kelime ile ilgili şunları söyler:
DADANIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR
Eğer işe yaramaz ise ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak... Bu tür kişilerin kafasında dolaşan ilk düşünce bakteriyolojik bir düzendedir: en azından etimolojik, tarihî veya psikolojik kökenini bulmaktır. Krou zencilerinin kutsal bir ineğin kuyruğuna DADA adını verdiklerini gazetelerden biliyoruz. DADA, İtalya’nın bazı yörelerinde ise küp ve anne anlamına geliyor. Rusça’da ve Romence’de tahta at, sütanne, çifte doğrulama demek DADA (1918 Dada Manifestosu)
DADANIN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR
Eğer işe yaramaz ise ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak... Bu tür kişilerin kafasında dolaşan ilk düşünce bakteriyolojik bir düzendedir: en azından etimolojik, tarihî veya psikolojik kökenini bulmaktır. Krou zencilerinin kutsal bir ineğin kuyruğuna DADA adını verdiklerini gazetelerden biliyoruz. DADA, İtalya’nın bazı yörelerinde ise küp ve anne anlamına geliyor. Rusça’da ve Romence’de tahta at, sütanne, çifte doğrulama demek DADA (1918 Dada Manifestosu)
Soru 38
Dadaizmin Berlin'de siyasal bir nitelik kazanmasını sağlayan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Otto Scahmalhausen
B
Richard Hülsenbeck
C
Johannes Beader
D
Raoul Housmann
E
Alfred Stieglitz
Açıklama:
Nazi baskısından dolayı adını sonradan Charles Hulbeck olarak değiştirip Amerika’ya gidecek olan Zürih grubu içindeki Richard Hülsenbeck dadaizmin Berlin’de siyasal bir nitelik kazanmasını sağlar. Raoul Housmann (1886-1971), Johannes Beader (1875-1955), Otto Scahmalhausen (1890-1958) ve Herzfelde kardeşler ve daha pek çok sanatçı yükselen Alman milliyetçiliğine karşı bir cehpe alırlar.
Soru 39
I. “Dada bizim için hiç önemli değildir” diye başlar.
II. Kendisine kadar sanatın basmakalıp biçimler içinde insanları uyuttuğunu düşünür.
III. Burjuva ideolojisine karşıdır.
IV. Bütünden çıkarılan şey şudur ki tüm değerlerle alay edilmektedir.
Bay Antipyrine’in Manifestosu ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Kendisine kadar sanatın basmakalıp biçimler içinde insanları uyuttuğunu düşünür.
III. Burjuva ideolojisine karşıdır.
IV. Bütünden çıkarılan şey şudur ki tüm değerlerle alay edilmektedir.
Bay Antipyrine’in Manifestosu ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, IV
C
I, III, IV
D
II, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
İlk dadaist metinlerden biri olarak kabul edilen “Bay Antipyrine’in Gökyüzündeki İlk Serüveni (1916)” başlıklı metin, “DADA şiddetimizdir bizim” diye başlar. Metin birbirinden bağımsızmış gibi duran bir sürü fikrin birbiri ardınca sıralanması gibi görünür ama bü- tünden çıkarılan şey şudur ki tüm değerlerle alay edilmektedir
Dada aynı zamanda burjuva ideolojisine de karşıdır. Kendisini “Dada ne çılgınlıktır, ne bilgelik, ne de ironi, bana bak, kibar burjuva” diye nitelerken burjuvaya sesleniyor oluşu onu muhatap ve karşısına alması ile ilgilidir.
Kendisine kadar sanatın basmakalıp biçimler içinde insanları uyuttuğunu düşünür. “Çocuklar sonu uyaklı biten sözcükleri toplarlar sonra ağlarlardı ve bağırarak şiir okurlardı.” Sözleriyle sanatın yeknesaklığına ve değişmez yapısının insanları tek tipleştirdiğine işaret eder.
Dada aynı zamanda burjuva ideolojisine de karşıdır. Kendisini “Dada ne çılgınlıktır, ne bilgelik, ne de ironi, bana bak, kibar burjuva” diye nitelerken burjuvaya sesleniyor oluşu onu muhatap ve karşısına alması ile ilgilidir.
Kendisine kadar sanatın basmakalıp biçimler içinde insanları uyuttuğunu düşünür. “Çocuklar sonu uyaklı biten sözcükleri toplarlar sonra ağlarlardı ve bağırarak şiir okurlardı.” Sözleriyle sanatın yeknesaklığına ve değişmez yapısının insanları tek tipleştirdiğine işaret eder.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Dadaist şiirin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmak
B
Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak
C
İmgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek
D
Yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak
E
Dış dünyadan alınan kavram ve nesneleri tek bir algı içine toplamak
Açıklama:
1. Dadaist şiiri diğer şiirlerden ayıran en belirgin özelliklerin başında “Fonetik şiir” algısı gelir. Hugo Ball’la gelişen bu şiir soyuttur ve alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir. Dada şiirinin çıkardığı ses aşina bir ses değildir.
2. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik. Biçimsizliği biçime dönüştürmek,
3. Sürekli aynı kelimenin tekrarı, sadece tek harfin dağınık biçimde rastgele sayfayı kaplaması, “HAHAHAHAHA....rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr” vb. yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak,
4. Şaşırtmayı amaçladıkları için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek,
5. Kelimeleri sözlüksel ya da sembolik anlamlarının tamamen dışında bambaşka an- lamlarda kullanmak,
6. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak,
7. Alaylı, ironik bir söylem yaratmak,
8. Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmaktır.
2. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik. Biçimsizliği biçime dönüştürmek,
3. Sürekli aynı kelimenin tekrarı, sadece tek harfin dağınık biçimde rastgele sayfayı kaplaması, “HAHAHAHAHA....rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr” vb. yansıma seslerin ya da harflerin kullanılması gibi biçim deformasyonları yapmak,
4. Şaşırtmayı amaçladıkları için imgeleri çoğunlukla birbiriyle bağlantısız kavramlardan seçmek, bunun için serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek,
5. Kelimeleri sözlüksel ya da sembolik anlamlarının tamamen dışında bambaşka an- lamlarda kullanmak,
6. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak,
7. Alaylı, ironik bir söylem yaratmak,
8. Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmaktır.
Soru 41
1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Yukarıda sözü edilen akım hangisidir?
Yukarıda sözü edilen akım hangisidir?
Seçenekler
A
Realizm
B
Fütürizm
C
Kübizm
D
Sürrealizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 42
Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso ve Fransız ressam Georges Braque yaptığı akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Realizm
C
Fütürizm
D
Dadaizm
E
Kübizm
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi dadaizm, fütürizm, sürrealizm gibi diğer avangard akımlarının içinde de yer alan, kübizmi şiire uygulayan şairler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Guillaume Apollinaire
B
Max Jacob
C
Andre Salmon
D
Blaise Cendrars
E
Raoul Housmann
Açıklama:
Geleneksel kuralları uygulamadan da resim yapılabileceğinin kanıtı olarak kübizm,
yerleşik görsel teknikleri ortadan kaldıran ve köklü değişiklikler yapan yıkıcı bir akım olarak
diğer sanatlar için de bir yol açıcı olmuş, geleneği yıkmak isteyen ve kendine yeni bir
damar arayan şiiri de etkilemiştir. Başta Guillaume Apollinaire, Max Jacob (1876-1944),
Andre Salmon (1881-1969), Blaise Cendrars (1867-1961) , Pierre Reverdy (1889-1960) olmak
üzere dönemin dadaizm, fütürizm, sürrealizm gibi diğer avangard akımlarının içinde
de yer alan şairler, kübizmi şiire uygulamıştır.
Raoul Housmann
yerleşik görsel teknikleri ortadan kaldıran ve köklü değişiklikler yapan yıkıcı bir akım olarak
diğer sanatlar için de bir yol açıcı olmuş, geleneği yıkmak isteyen ve kendine yeni bir
damar arayan şiiri de etkilemiştir. Başta Guillaume Apollinaire, Max Jacob (1876-1944),
Andre Salmon (1881-1969), Blaise Cendrars (1867-1961) , Pierre Reverdy (1889-1960) olmak
üzere dönemin dadaizm, fütürizm, sürrealizm gibi diğer avangard akımlarının içinde
de yer alan şairler, kübizmi şiire uygulamıştır.
Raoul Housmann
Soru 44
Picasso tarafından yapılan “Avignon’lu Kızlar” adlı eser hangi resimden ilham alınarak yapılmıştır?
Seçenekler
A
Yıkananlar
B
L’Estaque’ta Evler
C
Koltukta Oturan Çıplak
D
Horta’da Fabrika
E
Mandolinli Kız
Açıklama:
Kübik yeni üslubun asıl müjdecisi ise her ne kadar tam anlamıyla kübist olmasa da
Picasso’nun 1907’de yaptığı “Avignon’lu Kızlar”ıdır. Bundan önce, Picasso zaten henüz yirmili
yaşlarındayken 1906’dan itibaren aralarında kendi portrelerinin de olduğu resimlerde
figürlerini birer heykel gibi ele almaya başlamıştır. Bu resme de ilham kaynağı olarak
Cézanne’ın “Yıkananlar” resmi gösterilir.
Picasso’nun 1907’de yaptığı “Avignon’lu Kızlar”ıdır. Bundan önce, Picasso zaten henüz yirmili
yaşlarındayken 1906’dan itibaren aralarında kendi portrelerinin de olduğu resimlerde
figürlerini birer heykel gibi ele almaya başlamıştır. Bu resme de ilham kaynağı olarak
Cézanne’ın “Yıkananlar” resmi gösterilir.
Soru 45
Kübizmle ilgili ilk kuramsal yayın aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kozmos-Kaos-Kübizm
B
Kübist Ressamlar
C
Kübizm Üzerine
D
Sanat Üzerine Düşünceler
E
Kübizmin Yükselişi
Açıklama:
Jean Metzinger (1883-1956) ve Albert Gleizes (1881-1953)’in 1912 tarihli Kübizm
Üzerine adlı çalışmaları kübizmle ilgili ilk kuramsal yayın olarak kabul edilir.
Kübizm Üzerine
Üzerine adlı çalışmaları kübizmle ilgili ilk kuramsal yayın olarak kabul edilir.
Kübizm Üzerine
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dış Dünyanın Gözlemlenmesi
B
Şiir Diliyle Resim Yapma
C
Aklın ve Mantığın Reddi
D
Söz Dizimin Düzgün Olması
E
Kolaj
Açıklama:
Kübist Şiirin Özellikleri
Söz Dizimin Düzgün Olması
- Dış Dünyanın Gözlemlenmesi
- Şiir Diliyle Resim Yapma
- Aklın ve Mantığın Reddi
- Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması
- Kolaj
Söz Dizimin Düzgün Olması
Soru 47
Kübist ressamlar gazete parçaları, kibrit kutuları gibi materyalleri rastgele ya da düzenli bir şekilde resim içine montajlayarak bir yeni görüntü oluşturur. Buna benzer bir yapıda kübist şiir de insanların konuşmaları, reklam sloganları, reçeteler gibi metinleri şiir içinde kullanır.
Yukarıdaki açıklama kübist şiirin hangi özelliğidir?
Yukarıdaki açıklama kübist şiirin hangi özelliğidir?
Seçenekler
A
Dış Dünyanın Gözlemlenmesi
B
Şiir Diliyle Resim Yapma
C
Aklın ve Mantığın Reddi
D
Kolaj
E
Söz Dizimin Bozulması
Açıklama:
Kolaj: Kübist ressamlar gazete parçaları, kibrit kutuları gibi materyalleri rastgele ya
da düzenli bir şekilde resim içine montajlayarak bir yeni görüntü oluşturur. Buna
benzer bir yapıda kübist şiir de insanların konuşmaları, reklam sloganları, reçeteler
gibi metinleri şiir içinde kullanır. Dadaizmin de uyguladığı bu yöntemi Tzara çok
kullanacaktır. Örnek için Dadaizm bölümüne bakabilirsiniz.
da düzenli bir şekilde resim içine montajlayarak bir yeni görüntü oluşturur. Buna
benzer bir yapıda kübist şiir de insanların konuşmaları, reklam sloganları, reçeteler
gibi metinleri şiir içinde kullanır. Dadaizmin de uyguladığı bu yöntemi Tzara çok
kullanacaktır. Örnek için Dadaizm bölümüne bakabilirsiniz.
Soru 48
Aşağıdaki eserlerden hangisi Guillaumme Apollinaire’e ait değildir?
Seçenekler
A
Aziz Matorel
B
Katledilen Şair
C
Calligrammes
D
Hayvan Öyküleri
E
Kokuşmuş Büyücü
Açıklama:
Şairin ilk şiir kitabı Kokuşmuş Büyücü, 1909’da yayımlanır.
Şiirsel düzyazı olarak yazılan bu kitabı Dinsiz ve Şürekası (1910) adıyla yayımladığı sıra
dışı öyküler izler. Daha sonra Hayvan Öyküleri (1911), Katledilen Şair (1916)’i yayımlar.
Apollinaire ile özdeşleşen Calligrammes (Kaligramlar)’ın yayımlanma tarihi ise 1918 olacaktır.
Buradaki şiirler savaş imgeleriyle doludur ve bazı örneklerini de gördüğünüz üzere düzenlenmeleriyle aynı zamanda birer desendir. Apollinaire’in Tiresias’ın Memeleri (1917) adlı oyunu sürrealizmin de müjdeleyicilerindendir.
Aziz Matorel
Şiirsel düzyazı olarak yazılan bu kitabı Dinsiz ve Şürekası (1910) adıyla yayımladığı sıra
dışı öyküler izler. Daha sonra Hayvan Öyküleri (1911), Katledilen Şair (1916)’i yayımlar.
Apollinaire ile özdeşleşen Calligrammes (Kaligramlar)’ın yayımlanma tarihi ise 1918 olacaktır.
Buradaki şiirler savaş imgeleriyle doludur ve bazı örneklerini de gördüğünüz üzere düzenlenmeleriyle aynı zamanda birer desendir. Apollinaire’in Tiresias’ın Memeleri (1917) adlı oyunu sürrealizmin de müjdeleyicilerindendir.
Aziz Matorel
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Jean Cocteau’nun eseridir?
Seçenekler
A
Zar Kutusu
B
Merkez Laboratuvarı
C
La Voix humaine
D
Vie Dangereuse
E
Poèmes, Vers et prose
Açıklama:
Jean Cocteau (1889-1963): Şair, romancı, film yönetmeni, oyunculuk gibi çeşitli yönleriyle
karşımıza çıkan Fransız sanatçı Cocteau, yüzyılın çok yönlü sanatçılarının başında
gelir. Uzun şiiri L’ange Heurtebise (1925)’de ilerideki eserlerinde de zaman
zaman karşımıza çıkacak bir melekle çatışma sahneleri vardır. Cocteau’nun La Voix humaine
(İnsan Sesi, 1940), L’Aigle a deux tetes (İki Başlı Kartal, 1949) eserleri Türkçeye çevrilmiştir.
İlk filmi Le Sang d’un poéte (1930) olan sanatçının başka film çalışmaları da
olmuş, Saatli Bomba (1930) ise en önemli oyunu olarak kabul edilmiştir.
karşımıza çıkan Fransız sanatçı Cocteau, yüzyılın çok yönlü sanatçılarının başında
gelir. Uzun şiiri L’ange Heurtebise (1925)’de ilerideki eserlerinde de zaman
zaman karşımıza çıkacak bir melekle çatışma sahneleri vardır. Cocteau’nun La Voix humaine
(İnsan Sesi, 1940), L’Aigle a deux tetes (İki Başlı Kartal, 1949) eserleri Türkçeye çevrilmiştir.
İlk filmi Le Sang d’un poéte (1930) olan sanatçının başka film çalışmaları da
olmuş, Saatli Bomba (1930) ise en önemli oyunu olarak kabul edilmiştir.
Soru 50
1920 senesinde ilk uluslararası Dada Fuarı nerede açılmıştır?
Seçenekler
A
Paris
B
Berlin
C
İstanbul
D
Viyana
E
Roma
Açıklama:
1920 senesinde ilk uluslararası Dada Fuarı da Berlin’de açılacaktır.
Soru 51
Kübizm sözcüğü özde aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgili bir anlam içermektedir?
Seçenekler
A
Geometri
B
Edebiyat
C
Resim
D
Müzik
E
Mimari
Açıklama:
Kübizm sözcüğü özde geometri ile ilgili bir anlam içerir. Kaynağına ulaşmak isteyenler kendisini bin yıl öncesinde bulur. İranlı Bilge ozan Ömer Hayyam (1048-1131) Fil Berahin el Mesaili el Cebr ve el Mukabele (Cebir Sorunlarına İlişkin Kanıtlar)’ de üçüncü dereceden bilinmeyenler için “kaab” sözcüğünü kullanmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi kübizmi şiire uygulayan şairlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Guillaume Apollinaire
B
Max Jacob
C
Georges Braque
D
Andre Salmon
E
Blaise Cendrars
Açıklama:
Geleneksel kuralları uygulamadan da resim yapılabileceğinin kanıtı olarak kübizm, yerleşik görsel teknikleri ortadan kaldıran ve köklü değişiklikler yapan yıkıcı bir akım olarak diğer sanatlar için de bir yol açıcı olmuş, geleneği yıkmak isteyen ve kendine yeni bir damar arayan şiiri de etkilemiştir. Başta Guillaume Apollinaire, Max Jacob (1876-1944), Andre Salmon (1881-1969), Blaise Cendrars (1867-1961) , Pierre Reverdy (1889-1960) olmak üzere dönemin dadaizm, fütürizm, sürrealizm gibi diğer avangard akımlarının içinde de yer alan şairler, kübizmi şiire uygulamıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 53
- Biçimlerin parçalanıp, çözümlenmesi esastır.
- Dik açılı ve düz çizgili düzenlemeler tercih edilir.
- Alımlayıcıyı şaşırtmak ve onu biçime yöneltmek esas olduğu için renk kullanımları aşağı seviyeye çekilmiştir.
- Resmin ortasında küçük ve sıkışık olan biçimler, tuvalin kenarlarına doğru büyüyüp serbestleşir.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Kübizm iki evrede değerlendirilir: Analitik ve Sentetik Dönemler. 1910-12 arası Kübizmin analitik (çözümsel) evresidir. Biçimlerin parçalanıp, çözümlenmesi esastır. Dik açılı ve düz çizgili düzenlemeler tercih edilir. Picasso’nun “Mandolinli Kız” tablosunda olduğu gibi resmin bazı kısımları heykeli andırır. Alımlayıcıyı şaşırtmak ve onu biçime yöneltmek esas olduğu için renk kullanımları aşağı seviyeye çekilmiştir. Yapıtta öncelikle biçimlerin yapısına önem verildiğinden, izleyicinin dikkatini bu yapıdan uzaklaştırmamak için renk kullanımı basitleştirilmiş, taba, kahverengi, gri, krem, yeşil ya da mavinin tonları yeğlenmiştir. Tek renkliliğe yaklaşan bu tutum nesnenin birçok görünümünü birden, karmaşık bir düzen içinde vermeye de uygun düşer; üst üste bindirilen saydam ve saydam olmayan renk alanları resmin gerilerinde kalmak yerine yüzeyine çıkar gibi görünür. Resmin ortasında küçük ve sıkışık olan biçimler, tuvalin kenarlarına doğru büyüyüp serbestleşir. Doğru cevap E'dir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Kübizmin bireşimsel (sentetik) dönemi ile ilgili olarak söylenemez?
Seçenekler
A
Kübizmin analitik (çözümsel) evresinden farklı konular işlenir.
B
Rengin önemi büyük ölçüde artar.
C
Biçimler parçalanmış ve iki boyutlu olmakla birlikte daha büyük ve bezemeseldir.
D
Düzgün ve kaba yüzeyler karşıtlık oluşturacak biçimde kullanılır.
E
Sık sık kolaj yöntemine başvurulur.
Açıklama:
1912’den sonraki bireşimsel (sentetik) Kübizm Dönemi’nde de gene aynı konular işlenir ama bu dönemdeki yapıtlarda biçimlerin bireşimi önem kazanır. Rengin önemi büyük ölçüde artar. Biçimler parçalanmış ve iki boyutlu olmakla birlikte daha büyük ve bezemeseldir. Düzgün ve kaba yüzeyler karşıtlık oluşturacak biçimde kullanılır ve sık sık kolaj yöntemine başvurulur. Kolaj hem bu karşıtlık duygusunu pekiştirmeye hem de doğada ve resimde dikkati gerçekle yanılsama ayrımına çekmeye yarar (Ana Britannica, “Kübizm”). Braque’ın ve ardından Picasso’nun boyaya kum, talaş vb. maddeler katması, resimlerinde şablon harfler kullanması sentetik Kübizmin tekniklerindendir. Doğru cevap A'dır.
Soru 55
- 1910’larda Rusya’da gelişir.
- Resim sahasında Maleviç’in öncülüğünü yaptığı akım, edebiyatta resimden daha az etkili olmuştur.
- Maleviç, kübizmin parçalanmış düzlemler, Fütürizmin de dinamizm ilkelerini birleştirerek resmi silindirler gibi geometrik şekillerin yer aldığı dinamik renk bloklarına dönüştürür.
- Edebiyat alanında ise Rus Fütürizmi olarak anılır.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Kübizmin fütürizmle ve realizmle sentezlenmesinden de yeni anlayışlar ortaya çıkmıştır. Kübik gelecekçilik (Kübo-fütürizm) 1910’larda Rusya’da gelişir. Resim sahasında Maleviç’in öncülüğünü yaptığı akım edebiyatta daha fazla etkili olmuştur. Maleviç, kübizmin parçalanmış düzlemler, Fütürizmin de dinamizm ilkelerini birleştirerek resmi silindirler gibi geometrik şekillerin yer aldığı dinamik renk bloklarına dönüştürür. Edebiyat alanında ise Rus Fütürizmi olarak anılacak bu akımın öncülüğünü Viladimir Mayakovski (1893-1939) yapacaktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan bir kübizm alt dalının adıdır?
Seçenekler
A
Kübizm
B
Fütürizm
C
Fovizm
D
Orfizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Orfizm, saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan bir kübizm alt dalıdır. Kübizmden soyut sanata geçişte bir köprü olan orfizm terimini Apollinaire ortaya atar. Doğru cevap D'dir.
Soru 57
- Dada dünyayı mevcut duruma getiren toplumsal, siyasi, kültürel, sanatsal ne varsa yıkmaya çalışır.
- Anarşist bir ruh taşır.
- Geleneksel olan, geçmişten gelenlerin yanında çağdaş olandan bile kopuşu ifade eder.
- Nesneleri ve görüntüleri bozar, saptırır, hüzünlü bir duruma sokar.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Dadaizmi yaratan şey, her şeyden önce o günün toplumsal ve siyasi ortamıdır. Dada dünyayı mevcut duruma getiren toplumsal, siyasi, kültürel, sanatsal ne varsa yıkmaya çalışır. Anarşist bir ruh taşır. Geleneksel olan, geçmişten gelenlerin yanında çağdaş olandan bile kopuşu ifade eder. Nesneleri ve görüntüleri bozar, saptırır, gülünç duruma düşürür. Bunlardan başka yapmak istedikleri ve yaptıkları pek çok şeyi manifestolarla ortaya koymuşlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
1918 Dada Manifestosu aşağıdakilerden hangisinin düşüncelerinin dökümünden oluşmaktadır?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Kurt Schwitters
C
Paul Eluard
D
Tristan Tzara
E
Andre Breton
Açıklama:
Tristan Tzara’nın düşüncelerinin dökümü olan Dada manifestosu “dada bizim için hiç önemli değildir” diye başlar. Bu aslında ortaya bir iddia ile atılmadıklarının ifadesidir. Tzara, kişinin bir şey iddia etmesini ve kendi doğrularını dayatmasını da anlamsız bulur. Oysa bütün manifestolar eskinin artık işe yaramadığı noktasından hareketle bir değiştirme tezi ile ortaya çıkmıştır. Dadanın değiştirmek ve yerine koymak gibi bir iddiası yoktur. Doğru cevap D'dir.
Soru 59
- Rumen asıllı Fransız şair ve yazar Tristan Tzara dadacılık hareketinin kurucularından biridir.
- Dadaizmin ilk metinleri olarak kabul edilen Aventure céleste de Monsieur Antipyrine (Bay Antipyrine’in Gökyüzündeki İlk Serüveni, 1916), Vingtcinq poémes (Yirmi Beş Şiir, 1918) ve Dada Manifestosu da şair tarafından kaleme alınmıştır.
- Şapkaya doldurduğu kelimeleri rastgele çekip şiir oluşturmak gibi tekniklerle rastlantısal, düzensiz, biçimsiz şiirler oluşturur.
- Öncülüğünü yaptığı akımın görüşlerini dile getirmek için Sept Manifestos (Yedi Manifesto, 1924)’u yazmıştır.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Rumen asıllı Fransız şair ve yazar Tristan Tzara dadacılık hareketinin kurucularından biridir. Dadaizmin ilk metinleri olarak kabul edilen Aventure céleste de Monsieur Antipyrine (Bay Antipyrine’in Gökyüzündeki İlk Serüveni, 1916), Vingtcinq poémes (Yirmi Beş Şiir, 1918) ve Dada Manifestosu da şair tarafından kaleme alınmıştır. Şapkaya doldurduğu kelimeleri rastgele çekip şiir oluşturmak gibi tekniklerle rastlantısal, düzensiz, biçimsiz şiirler oluşturur. Öncülüğünü yaptığı akımın görüşlerini dile getirmek için Sept Manifestos (Yedi Manifesto, 1924)’u yazmıştır. 1920’lerden sonra dadaizmin yerini gerçeküstücülüğe bırakmasından sonra gerçeküstücü çizgiye yaklaşır ve siyasal kimliği ağırlık kazanır. II. Dünya Savaşı’nda sol görüşlü bir direniş hareketçisidir. Eserleri arasında L’Homme approximatif (Aşağı Yukarı İnsan,1936), Parler Seul (Tek Başına Konuşmak, 1950) ve La Face intérieure (İç Yüz, 1953) akla ilk gelenlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi 20. Yüzyılın öncü sanat akımlarının hemen hepsinin içinde olan; I. Dünya Savaşı sırasında savaştan uzak bir şehir olan Zürih’e sığındığında dadaizmle tanışıp ve öncülerinden biri anılan heykelci, ressam ve şairdir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Louis Aragon
C
Kurt Schwitters
D
Jean Arp
E
Paul Eluard
Açıklama:
Jean Arp (1887-1967), -Hans Arp olarak da bilinen sanatçı- 20. Yüzyılın öncü sanat akımlarının hemen hepsinin içinde olmuştur. Heykelci, ressam ve şairdir. Max, Jacob, Robert Delaunay, Picasso gibi dönemin önemli sanatçılarıyla yakın dostluğu bulunan Arp, I. Dünya Savaşı sırasında savaştan uzak bir şehir olan Zürih’e sığındığında dadaizmle tanışır ve öncülerinden biri olur. 1920’lerden sonra gerçeküstücülüğü benimser. Yazıları Arp on Arp: Poems, Essays, Memories by Jean Arp (Arp, Arp’ı Anlatıyor: Jean Arp’ın Şiirleri, Denemeleri ve Anıları, 1972) ve Arp’s Collected French Writings (Arp’ın Fransızca Toplu Yazıları, 1974) adlarıyla derlenmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 61
- 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde ortaya çıkmıştır.
- Önce edebiyat alanında ortaya çıkmıştır.
- Pablo Picasso, resim alanındaki öncülerindendir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, III
Açıklama:
1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 62
- Geleneksel kurallara ve tekniklere karşıdır.
- İki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar.
- Geleneği yıkmak isteyen şiiri etkiler.
- Doğayı olduğu gibi yansıtmak esastır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I, III
C
II, IV
D
I, II, III
E
I, III, IV
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Geleneksel sanatın doğayı olduğu gibi yansıtma (taklit) çabası da söz konusu değildir. Aksine doğa deforme edilir. Elbette yine malzeme doğadır ama doğa, parçalara ayrılmış ve her parça geometrik şekillerle yeniden yorumlanmış ve son olarak tekrar bir araya getirilmiştir. Bu bakımdan resimde yer alan her öge, ayrı bir kimlikle karşımıza çıkar. Alımlayıcı tarafından nesnelerin hem ayrı ayrı hem de resmin bütününde yarattığı kompozisyonun fark edilmesi sağlanır. Geleneksel kuralları uygulamadan da resim yapılabileceğinin kanıtı olarak kübizm, yerleşik görsel teknikleri ortadan kaldıran ve köklü değişiklikler yapan yıkıcı bir akım olarak diğer sanatlar için de bir yol açıcı olmuş, geleneği yıkmak isteyen ve kendine yeni bir damar arayan şiiri de etkilemiştir.
Soru 63
- Dış dünyanın gözlemlenmesi
- Söz dizimin bozulması
- Akla ve mantığa birebir uyum
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
I, III
E
II, III
Açıklama:
Kübist Şiirin Özellikleri: dış dünyanın gözlemlenmesi, şiir diliyle resim yapma, aklın ve mantığın reddi, söz dizimin bozulması ve sözcüklerin parçalanması, kolaj.
Soru 64
- Başlangıcı yirminci yüzyılın başlarıdır.
- Adını, akımın öncüsü olacak şair Tristan Tzara verir.
- “Dada” kelimesinin anlamı “baba”dır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, III
Açıklama:
Dadaizm yirminci yüzyılın hemen başında Berlin, Köln, Paris, Zürih, New York, gibi şehirlerde eş zamanlı olarak nihilist ve yıkıcı bir akım olarak ortaya çıkmıştır. Dada, adını, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair Tristan Tzara (1896-1963)’nın Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alır. Fransızca “tahta at” anlamına gelmektedir.
Soru 65
- Dadaizm, fütürizmden birkaç yüzyıl önce ortaya çıkmıştır.
- İkisinin de bilişsel ve estetik emsalleri vardır.
- Fütürist şiir daha soyuttur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, III
Açıklama:
Dadaizmin fütürizm gibi bilişsel ve estetik emsalleri de vardır. Aşağı yukarı aynı zamanlarda ortaya çıkmışlardır. Özellikle dadanın fonetik şiirinin fütürist şiirde önceden örnekleri verilmiştir. Ancak dadaist şiir daha soyuttur ve dadacılar mutlak biçimde anti militaristtir ve teknolojik ilerlemeye karşı endişelidir.
Soru 66
- Dadaizmin kurucularındandır.
- Şiirde açık söylemek yerine ima etmeyi savunur.
- Dadaizmi özgürlük olarak niteler.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, III
Açıklama:
Dadaizmin kurucularından biri olan Hugo Ball’a göre Dada sadece “dada” diyerek bile insanlara sonsuz saadeti verebilecek bir özgürlüktür. Şiirde ise asıl yazılması gerekeni yazamayıp onun etrafında dolanıp duran şairlere karşıdır.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi dadaist şiirin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Alaylı bir söylem yaratır.
B
Alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir.
C
Geleneksel şiir biçimini koruyarak geliştirmek ister.
D
Cinsellik içeren kelimeler yer alır.
E
Biçimsizliği biçime dönüştürmeye çalışır.
Açıklama:
Dadaist şiiri diğer şiirlerden ayıran en belirgin özelliklerin başında “Fonetik şiir” algısı gelir. Hugo Ball’la gelişen bu şiir soyuttur ve alışılmış şiir fonetiğine karşı algıyı değiştirir. Dada şiirinin çıkardığı ses aşina bir ses değildir. Her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek hatta biçimsizlik yani biçimsizliği biçime dönüştürmek ister. Organik bir tema bütünlüğü aramamak ve anlamdan uzaklaşmak, Alaylı, ironik bir söylem yaratmak, cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmak da diğer özellikleridir.
Soru 68
- Tristan Tzara tarafından yazılmıştır.
- Dadacı bir şiir yapmanın tekniklerini içerir.
- Ahlaki öğütler yer alır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
I, III
E
II, III
Açıklama:
Tristan Tzara “Sıradan Aşk İle Kalbi Vuran Aşk Üzerine Dada Manifestosu-1920”nun VIII. Bölümünde, biraz da ironik bir dille, dadacı bir şiir yapmanın tekniklerini dilegetirir.
Soru 69
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Dadaizm yalnızca sanatsal bir akımdır.
B
Kübizmin edebiyattaki yansıması kısa soluklu olmuştur.
C
Jean Arp, kübizm akımının önde gelen isimlerindendir.
D
Hem kübizm hem dadaizm yalnızca Fransa’da vücut bulmuştur.
E
Max Jacob, dadaizmin temsilcisidir.
Açıklama:
Kübizm öncelikle bir resim akımı olduğu için edebiyattaki yansıması kısa soluklu olmuş ve diğer akımlara göre kısır kalmıştır. Kübist anlayış içinde şiir yazan şairler, sanat hayatları boyunca bu akım dâhilinde eser vermez. Bu bakımdan kübizmin temsilcilerini diğer akımların içinde de görebiliriz. Dadaizm sanatsal bir akım olmaktan çok, öncelikle toplumsal ve siyasal, ideolojik bir duruşu ifade eder. İnsanca yaşama adına ne varsa altüst eden mevcut sosyokültürel yapıyı yıkmak ve bu yapıyı var eden dinamiklerden biri de sanat olduğuna göre, onu da baştan ayağa değiştirmek ister. Her iki akım da kısa sürede yayılma imkânı bulmuş ve çeşitli ülkelerden farklı sanat kollarından sanatçılar aracılığıyla etki alanlarını genişletmiştir.
Soru 70
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Kübizm Akımının temsilcilerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Pablo Picasso
B
Georges Braque
C
Henri Matisse
D
Jean Metzinger
E
Salvador Dali
Açıklama:
Salvador Dali Sürrealist bir ressamdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 71
1820’lerde, önce askerî bir terim olarak kullanılan daha sonra modern sanatın öncülerini ifade etmek ‑için kullanılan avangard terimini ilk defa kullanan ütopyacı sosyalist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saint-Simon
B
Auguste Comte
C
H. Spencer
D
J. S. Mill
E
Karl Marx
Açıklama:
Avangard terimini ilk defa kullanan ütopyacı Saint-Simon’dur. Doğru cevap A'dır.
Soru 72
Picasso’nun İspanya İç Savaşı’nı konu edindiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Guernica
B
Horta’da Fabrika
C
Koltukta Oturan Çıplak
D
Mandolinli Kız
E
Avignon’lu Kızlar
Açıklama:
Picasso’nun İspanya İç Savaşı’nı konu edindiği eseri Guernica’dır. Doğru cevap A'dır.
Soru 73
Jean Metzinger (1883-1956) ve Albert Gleizes (1881-1953)’in 1912 tarihli kübizmle ilgili ilk kuramsal yayın olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kübist Ressamlar
B
Kübizmin Yükselişi
C
Sanat Üzerine Düşünceler
D
Kübizm Üzerine
E
New York’ta Paskalya
Açıklama:
Jean Metzinger (1883-1956) ve Albert Gleizes (1881-1953)’in 1912 tarihli kübizmle ilgili ilk kuramsal yayın olarak kabul edilen eser Kübizm Üzerine’dir. Doğru cevap D'dir.
Soru 74
Saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan kübizm alt dalı aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Sembolizm
C
Orfizm,
D
Pragmatizm
E
Fovizm
Açıklama:
Saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan kübizm alt dalı Orfizim’dir. Doğru cevap C'dir.
Soru 75
Kübist Ressamlar (1913) adlı çalışması ile kübistlerin tanınırlığını daha da artıran, orfizm akımının da isim babası olan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Salmon
B
Blaise Cendrars
C
Jean Cocteau
D
Max Jacob
E
Guillaumme Apollinaire
Açıklama:
Söz konusu şair Guillaumme Apollinaire’dir. Doğru cevap E'dir.
Soru 76
“…Eğer işe yaramaz işe ve zamanımızı anlamı olmayan bir sözcükle kaybetmek istemiyorsak…. Bu tür kişilerin kafasında dolaşan ilk düşünce bakteriyolojik bir düzendedir: en azından etimolojik, tarihî veya psikolojik kökenini bulmaktır…” şeklinde devam eden manifestoya sahip sanat ve edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
Dadaizm
D
Fovizm
E
Ekspresyonizm
Açıklama:
Söz konusu manifestoya sahip akım Dadaizm’dir. Doğru cevap C'dir.
Soru 77
Fransızca “tahta at” anlamına gelen sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
Sembolizm
D
Fovizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Fransızca “tahta at” anlamına gelen sanat akımı Dadaizm’dir. Doğru cevap E'dir.
Soru 78
“DADA şiddetimizdir bizim” diye başlayan ilk dadaist metinlerden biri olarak kabul edilen manifesto aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bay Antipyrine’in Manifestosu
B
1918 Dada Manifestosu
C
Sıradan Ask ile Kalbi Vuran Aşk Üzerine Dada Manifestosu
D
Sept Manifestos
E
İnek Manifestosu
Açıklama:
Bay Antipyrine’in Manifestosu “DADA şiddetimizdir bizim” diye başlar. Doğru cevap A'dır.
Soru 79
1922’de yayımlanan “İnek Manifestosu” dadaizmin önemli metinlerinden birisi olan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kurt Schwitters
B
Jean Arp
C
Tristan Tzara
D
Wieland Herzfelde
E
Marcel Duchamp
Açıklama:
İnek Manifestosu’nun yazarı Kurt Schwitters’tir. Doğru cevap A'dır.
Soru 80
Aşağıdaki sebeplerden hangisi yeni sanat akımlarının doğması noktasında değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Bilim dünyasında kuantum ve görelilik gibi kuramların doğması
B
Fransız İhtilali’nin gerçekleşmesi
C
Sanatın tüketilen bir ürüne dönüşmesi
D
Geleneksel anlayışın günün ihtiyaçlarına cevap verememesi
E
Sanatçıların ekonomik sıkıntılar içinde olması
Açıklama:
Doğru seçenek E seçeneğinde verilmiştir. Sanatçılar klasik dönemde Aristokrasinin hizmetinde olduğu için ekonomik olarak üst sınıftaydılar. Aksine yeni akımlarla harekete geçen sanatçıların ekonomik sorunları oluşmuştur.
Soru 81
Kübizmle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
19. Yüzyılın başlarında ortaya çıkmış bir akımdır.
B
Bu akım öncelikle mimaride kendini göstermiştir.
C
Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso yapmıştır.
D
Akım ilk çıktığında adı kübizmdir
E
Avangard bir akım olarak değerlendirilemez.
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Kübizm ilk olarak 20. Yüzyıl başlarında ortaya çıkmış ve resimde kendini göstermiş bir akımdır. Bu akımın ilk ismi Kübiktir. Fütürizm ve sürrealizm gibi avangart bir akımdır.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi ilk kübik resmin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kutular gibi birbiri üzerine yığılmış evler vardır.
B
Bu eserin ismi “L’Estaque’ta Evler”dir
C
Ağaçlar silindirik ve taba rengindedir.
D
Bilindik bir manzara resmidir.
E
Sanat çevreleri tarafından ağır eleştirilere maruz kalmıştır.
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir çünkü diğer seçeneklerdeki özellikler mevcut resmi sıra dışı yapmaktadır ve zamanın sanatçıları tarafından ağır eleştirilere uğramıştır.
Soru 83
“Avingnon’lu Kızlar” tablosuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Cezanne tarafından yapılmış bir eserdir.
B
Kübist bir resimdir.
C
“Yıkanan”lar resminden önce yapılmıştır.
D
Resimde kızların güzellikleri vurgulanmıştır.
E
Kübizme giden önemli bir adım taşıdır.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Çünkü bu tablo Pablo Picasso tarafından yapılmıştır. Kübist bir resim değil kübizme öncülük etmiş bir resimdir. Cezanne’nin “Yıkanan”lar resminden esinlenmiş bir eserdir. Resimdeki kızlar estetik olarak güzellik ve çirkinliği bir arada barındırmaktadır.
Çünkü bu tablo Pablo Picasso tarafından yapılmıştır. Kübist bir resim değil kübizme öncülük etmiş bir resimdir. Cezanne’nin “Yıkanan”lar resminden esinlenmiş bir eserdir. Resimdeki kızlar estetik olarak güzellik ve çirkinliği bir arada barındırmaktadır.
Soru 84
Kübizm akımı aşağıdaki durumların hangisi gerçekleştiğinde hedefine ulaşabilir?
Seçenekler
A
Aklın şekillendirdiğini duygular bozar.
B
Üslubun ortaya çıkması için sınırsızlıkla olur.
C
Eski araçlarla yeni konular bulunabilir.
D
İnsan yaratmak istediği her şeyi taklit etmelidir.
E
Sanatta ilerleme ilerlemekten geçmektedir.
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Çünkü Üslubu belirleyen sınırlardır. Yeni konular ancak yeni araçlarla bulunabilir. Ayrıca insan yaratmak istediği her şeyi taklit etmemelidir. Son olarak ta sanatta ilerleme sınırları bilmekten geçmektedir.
Soru 85
Picasso ve Baraque’nin kurduğu yeni görsel dil takipçileri arasında aşağıdaki sanatçılardan hangisi bir heykeltıraştır?
Seçenekler
A
Robert Deleunay
B
Alexandere Archipenko
C
Marcel Duchamp
D
Jean Metzinger
E
Albert Gleizes
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Çünkü Alexandere Archipenko kübist ressamlardan etkilenmiş bir heykeltıraştır.
Soru 86
Dadaizmle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yapıcı bir akım olarak 20. Yüzyılın başında ortaya çıkmıştır.
B
Marcel Duchamp bu akımı protesto eder.
C
Dadaist şiir çok somuttur.
D
Herzfelde Kardeşler dadaizmin etkisiyle Fransız milliyetçiliğine tepki göstermişlerdir.
E
1922’de dada hareketinin söndüğü düşünülür.
Açıklama:
Doğru seçenek E seçeneğidir. Çünkü Dadaism yıkıcı bir akım olarak ortaya çıkmıştır. Marcel Duchamp bu akımın habercisidir. Dadaist şiir çok soyuttur. Herzfelde Kardeşler Alman milliyetçilerini protesto ederler.
Soru 87
Dada manifestolarıyla ilgili aşağıdakilerden hangileri doğrudur?
I. İlk dadaist metin Bay Antipyrine’nin gökyüzündeki İlk Serüveni (1916)’dır.
II. Metin birbirinde bağımsızmış gibi görünen bir sürü fikirden oluşur.
III. Siyasi ve kültürel ortamı çok boğucu bulur.
IV. Geleneksel sanat insanı tek tipleştirir.
V. Amacı normal olan güzeldir anlayışını yerleştirmektir.
VI. Dadaist tiksinti Dadaizme karşı olanların ortaya attığı bir kavramdır.
I. İlk dadaist metin Bay Antipyrine’nin gökyüzündeki İlk Serüveni (1916)’dır.
II. Metin birbirinde bağımsızmış gibi görünen bir sürü fikirden oluşur.
III. Siyasi ve kültürel ortamı çok boğucu bulur.
IV. Geleneksel sanat insanı tek tipleştirir.
V. Amacı normal olan güzeldir anlayışını yerleştirmektir.
VI. Dadaist tiksinti Dadaizme karşı olanların ortaya attığı bir kavramdır.
Seçenekler
A
I, III, V, VI
B
I, II, V, VI
C
I, II, III, VI
D
I, II, III, IV
E
III, IV, V, VI
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Çünkü, normal olan her şey güzeldir anlayışını yok etmeyi hedeflemektedir. Dadaist tiksinti, manifestonun en son kısmında Dadaistler tarafından yazılmış son bölümün ismidir.
Soru 88
Kolaj ve kabartma konstrüksiyonlarıyla daha çok tanınmasına rağmen şiir de yazan ve dadacıların Berlin grubuna kabul edilmeyince Hannover’de kendi grubunu kuran dadacı sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Kurt Schwitters
C
Jean Arp
D
Hans Arp
E
Louis Aragon
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Soru kökündeki tanıma uyan sanatçı Kurt Schwitters’dir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi kübik resmin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar
B
Perspektife karşıdır
C
Hacimlendirme, ışık-gölge uyumu teknikleri önemlidir.
D
Malzeme doğadır
E
Doğa ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar
Açıklama:
Kübizmde gerek hacimlendirme ve gerekse ışık gölge uyumu önemli değildir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi Kübizmin öncülüğünü yapmış iki ressamdan biridir?
Seçenekler
A
Georges Braque
B
Henri Matisse
C
Guillaume Apollinaire
D
Louis Vauxcelles
E
Max Jakob
Açıklama:
Kübik resmin öncülüğünü yapan iki ressam Pablo Picasso ve Georges Braque’dir Doğru ceavap A şıkkıdır.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi kübizmi şiire uygulayan şairlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Max Jacob
B
Andre Salmon
C
Guillaume Apollinaire
D
Pierre Reverdy
E
Georges Braque
Açıklama:
Georges Braque şair değil ressamdır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 92
Picasso’nun kübizme giden yolu açan tablosu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avignonlu kızlar
B
Yıkananlar
C
Horta’da fabrika
D
Koltukta oturan çıplak
E
Mandolinli kız
Açıklama:
Yıkananlar, Cezanne’ye, aittir. Diğer tablolar da Picasso’ya aittir. Ama kübizme giden yolu açan tablosu Avignonlu kızlardır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi kübizmin analitik dönemine ait bir eserdir?
Seçenekler
A
Mandolinli kızlar
B
Guernica
C
İnek manifestosu
D
Sonat
E
Yedi manifesto
Açıklama:
B şıkkı, kübizmin sentetik dönemine ; C, d, ve e şıkkı, dadaizme; aittir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi Kübizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Öncülüğünü yapan ressamlarda biri Pablo Picasso’dur
B
Akımın adı Henri Matisse’nin bir resmi alaya almak için söylediği kübik nitelendirmesinden gelir
C
Yüzyıl resminin en önemli akımlarından biridir
D
Önce şiirde ortaya çıkmış sonra başta resim ve mimari olmak üzere diğer sanat dallarına yayılmıştır.
E
Geleneksel kurallara uyulmadan da resim yapılabileceğinin kanıtıdır.
Açıklama:
Kübizm önce resim sanatında ortaya çıkmış sonra başta şiir ve mimari olmak üzere diğer sanat dallarına yayılmıştır.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi Kübizmin sentetik dönemine ait bir tablodur?
Seçenekler
A
Guernica
B
Mandolinli kız
C
Kaligramlar
D
Newyork’ta Paskalya
E
Aziz Matorel
Açıklama:
B şıkkı analitik döneme aittir; C şıkkı Apollinaire’ye ait şiir kitabıdır; D şıkkı, Blaise Cendras’ a ait bir şiir kitabıdır; E şıkkı, Max Jacob’ ait bir romandır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi dadaizmin önemli temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Max Jacob
C
Andre Salmon
D
Guillaume Apollinaire
E
Jean Cocteau
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri, Kübizme aittir. Doğru cevap A şıkkıdır
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi dadaizmin önemli temsilcilerinden biri olan Tristan Tzara’ya ait bir eser değildir?
Seçenekler
A
Aşağı yukarı insan
B
Yedi manifesto
C
Dada manifestosu
D
Tek başına konuşmak
E
Sonat
Açıklama:
E şıkkı hariç diğerleri Tristan Tzara’ya aittir. D şıkkı Kurt Schvitters’e aittir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Yalnızca edebiyat ve özellikle şiir alanında görülür.
B
Anarşist bir ruh taşır
C
Hem geleneksel hem de çağdaş olandan kopuşu ifade eder
D
Savaş karşıtı gençler tarafından kurulmuştur
E
Nihilist bir akımdır
Açıklama:
Dadaizm daha çok görsel sanatlar alanında görülürken Paris’te edebiyat ve özellikle de şiir alanında ağırlık kazanmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 99
Kübizm etkisini ilk olarak hangi sanat dalı üzerinde göstermiştir?
Seçenekler
A
Resim
B
Heykel
C
Seramik
D
Mimari
E
Edebiyat
Açıklama:
Kübizm 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere diğer sanat kollarına yansımıştır.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi Kübik resmin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Doğayı olduğu gibi yansıtır
B
Kişisel yorum ön planda değildir
C
Doğa geometrik olarak deforme edilir
D
Matematiği temel alır
E
Kare çoğunlukla kullanılır
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Geleneksel tekniklere karşıdır ve taklit çabası yoktur. Aksine deforme ön plandadır
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi Kübizmin evrelerinden biridir?
Seçenekler
A
Geometrik
B
Sentetik
C
Biçimci
D
Minimal
E
İzlenimci
Açıklama:
Kübizm iki evrede değerlendirilir: Analitik ve Sentetik Dönemler. 1910-12 arası kübizmin analitik (çözümsel) evresidir. 1912’den sonra ise kübizmin bireşimsel (sentetik) dönemine işaret eder.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dış dünyanın gözlemlenmesi
B
Aklın ve mantığın reddi
C
Kolaj
D
Geleneksellik
E
Söz diziminin bozulması
Açıklama:
Guillaume, Apollinaire, Andre Salmon gibi şairler ile Picasso kübizmin şiir alanına uygulanıp uygulanamayacağına dair çeşitli görüşlerini paylaşmışlardır. Avangart sanatın öncüleri sayılan bu isimlerin geleneksel sanatın karşısında durmak gibi ortak bir tavırları vardır.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Max Jacob
B
Andre Salmon
C
Jean Cocteau
D
Blaise Cendrars
E
Georges Braque
Açıklama:
Georges Braque ressam ve kübik resim sanatının öncülerinden biridir.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi dadacıların mutlak özelliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Anti militarist olmaları
B
Teknolojiye olan eğilimleri
C
Estetik kıstasları olması
D
Sağduyu yanlısı olmaları
E
Siyasetle iç içe olmaları
Açıklama:
Dadacılar mutlak şekilde anti militaristtir ve teknolojik ilerlemeye karşı endişelidirler. Estetik, sağduyu ve siyaset dadacıların ilgisi dahilinde olmayan kavramlardır.
Soru 105
Dada ilk olarak hangi sanat dalında kendini göstermiştir?
Seçenekler
A
Resim
B
Şiir
C
Heykel
D
Edebiyat
E
Mimari
Açıklama:
Dadaizm’in ilk örnekleri “Cabaret Voltaire” adlı kafede okunan şiirler şeklinde ortaya çıkmıştır.
Soru 106
Dada akımının öncüsü ve isim babası kimdir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Marcel Duchamp
C
Jean Arp
D
Man Ray
E
Paul Cezanne
Açıklama:
Dada, adını, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair Tristan Tzara’nın Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alır.
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi Dadaist şiirin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şiir soyuttur ve alışılmış fonetiğe karşı algıyı değiştirir.
B
Biçimsizliği biçime dönüştürmek
C
Serbest çağrışımlardan yararlanmak ve saçma sözlere yönelmek
D
Geleneksel şiir biçimini geliştirmeye çalışmak
E
Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmak
Açıklama:
Dada şiirlerinde her türlü geleneksel şiir biçimini ortadan kaldırmak ve o güne kadar denenmemiş yeni biçimler geliştirmek: hatta biçimsizlik
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizm’in önemli temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Jean Arp
B
Tristan Tzara
C
Marcel Duchamp
D
Kurt Schwitters
E
Filippo Tomasso Marinetti
Açıklama:
Marinetti, Fütürizm Manifostosu başlığını taşıyan bildirgesi ile fütürist akımın ilk ve öncü sanatçılarından biri olmuştur. Fütürizm, İtalyan Sanatı’nı eski ihtişamlı günlerine döndürmek amacıyla belirli bir felsefi temel çerçevesinde ortaya çıkmış bir sanat akımıdır.
Soru 109
Kübizmin öncülüğünü yapan İspanyol ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pablo Picasso
B
Claude Monet
C
Vincent van Gogh
D
Edvard Munch
E
Andy Warhol
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi kübik resmin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Resmin yüzeyinde derinlikli ve üç boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar
B
Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar
C
Perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel teknikler kullanılır
D
Doğayı olduğu gibi yansıtır
E
Resimde yer alan her öge, aynı bir kimlikle karşımıza çıkar
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Geleneksel sanatın doğayı olduğu gibi yansıtma (taklit) çabası da söz konusu değildir. Aksine doğa deforme edilir. Elbette yine malzeme doğadır ama doğa, parçalara ayrılmış ve her parça geometrik şekillerle yeniden yorumlanmış ve son olarak tekrar bir araya getirilmiştir. Bu bakımdan resimde yer alan her öge, ayrı bir kimlikle karşımıza çıkar. Alımlayıcı tarafından nesnelerin hem ayrı ayrı hem de resmin bütününde yarattığı kompozisyonun fark edilmesi sağlanır.
Soru 111
İlk olarak kübik nitelendirmesi hangi ressamın "L’Estaque’ta Evler" isimli eseri için kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Max Jacob
B
Paul Cezanne
C
Pablo Picasso
D
Henri Matisse
E
Georges Braque
Açıklama:
Akımın adı ressam Henri Matisse (1869-1954)’in Braque’ın kübik şekillerden oluşan bir ev resmini (L’Estaque’ta Evler) alaya almak için sarf ettiği “kübik” nitelendirmesinden gelir. "L’Estaque’ta Evler" isimli eser Georges Braque tarafından yapılmıştır.
Soru 112
Picasso’nun özelde İspanya İç Savaşı’na karşı duyduğu üzüntüsünü genelde de savaşa karşı tepkisini dile getirdiği 3.5 X 7.8 metre ebadındaki, savaşın yarattığı acıları çeşitli simgelerle ortaya koymayı amaçlayan tablosu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mandolinli Kız
B
Horta'da Fabrika
C
Guernica
D
Koltukta Oturan Çıplak
E
Avignonlu Kızlar
Açıklama:
Guernica, Picasso’nun özelde İspanya İç Savaşı’na karşı duyduğu üzüntünün genelde de savaşa karşı tepkisinin dile gelmesidir. 28 Nisan 1937’de küçük bir kasaba olan Guernica, Franco’yu desteklemek için gönderilen Hitler’in uçakları tarafından bombalanır. Geride iki bine yakın ölü ve yaralılar vardır. Tam bu sırada İspanya Hükûmeti, Dünya Fuarı için Picasso’dan bir resim talep eder. Duyarlı bir sanatçı için böyle bir durumda başka konu aramaya gerek yoktur. Picasso da 3.5 X 7.8 metre ebadındaki, savaşın yarattığı acıları çeşitli simgelerle ortaya koymayı amaçlayan bu tabloyu yapar.
Soru 113
Kübizmin fütürizmle ve realizmle sentezlenmesinden ortaya çıkan kübik gelecekçilik (Kübo-fütürizm) akımı hangi ülkede gelişmiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İtalya
D
Rusya
E
İspanya
Açıklama:
Kübizmin fütürizmle ve realizmle sentezlenmesinden de yeni anlayışlar ortaya çıkmıştır. Kübik gelecekçilik (Kübo-fütürizm) 1910’larda Rusya’da gelişir.
Soru 114
Şiirin non-figuratif bir resmin geometrik yapısı gibi özgür sözcük ve biçimlerden bir bütün oluşturması kübist şiirin hangi özelliğidir?
Seçenekler
A
Dış dünyanın gözlemlenmesi
B
Aklın ve mantığın reddi
C
Söz dizimin bozulması ve sözcüklerin parçalanması:
D
Şiir diliyle resim yapma
E
Kolaj
Açıklama:
Kübist şiir non-figuratif bir resmin geometrik yapısı gibi özgür sözcük ve biçimlerden bir bütün oluşturur. (İnal, 1991, 158). Örneğin Blaise Cendrars şiiri hareketin cesur ve yepyeni yöntemlerle söze dökülmesi ve birçok izlenimin aynı anda, imge, duygu, çağrışım ve şaşırtıcı teknikleri içeren karmaşık bir doku içinde, düzensiz ve aksak bir ritimle iletilmesi olarak görür. Bu özellik Kübist şiirin, "şiir diliyle resim yapma" özelliğidir.
Soru 115
Kübizmden soyut sanata geçişte bir köprü olan, saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan Apollinaire'nin ortaya attığı kübizm alt dalı olan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Orfizm
B
Dadaizm
C
Fütürizm
D
Sembolizm
E
Kolaj
Açıklama:
Orfizm, saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan bir kübizm alt dalıdır. Kübizmden soyut sanata geçişte bir köprü olan orfizm terimini Apollinaire ortaya atar.
Soru 116
Dada, adını, Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alan, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Salmon
B
Arthur Rimbaud
C
Francis Picabia
D
Jean Arp
E
Tristan Tzara
Açıklama:
Dada, adını, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair Tristan Tzara (1896-1963)’nın Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alır. Fransızca “tahta at” anlamına gelmektedir
Soru 117
Bir sandalyenin üstüne oturttuğu bisiklet tekerleğinden oluşan “Bisiklet Tekerleği” isimli dadaizmin ilk habercisi olan eseri yapan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Francis Picabia
B
Marcel Duchamp
C
Alfred Stieglitz
D
Pablo Picasso
E
Max Ernst
Açıklama:
Dadaizmin habercisi Marcel Duchamp’ın ilk örneği kaybolan (sonradan birkaç kere daha yeniden yapılır) bir sandalyenin üstüne oturttuğu bisiklet tekerleğinden oluşan adı da “Bisiklet Tekerleği” olan eseridir.
Soru 118
Hulsenbeck'e göre “Dada Nedir?” sorusunun cevabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sanatçı mı?
B
Belki de hiçbir şey, ya da her şey?
C
Felsefe mi?
D
Yangın sigortası poliçesi mi?
E
Devlet dini mi?
Açıklama:
Hulsenbeck “Dada Nedir?-1919” da dadaizmin ne olduğunu merak edenlerle dalga geçerek “sanat mı?”, “felsefe mi?”, “yangın sigortası poliçesi mi?”, “devlet dini mi?” gibi sorular sorar ve dadaizmi “Belki de Hiçbir şey, ya da her şey?” diye açıklar.
Soru 119
Kübizm akımının öncülerinden birisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Blaise Cendrars
B
Jean Cocteau
C
Max Jacob
D
Georges Braque
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında or- taya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımış- tır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar. Doğru cevap D'dir.
Soru 120
Aşağıda gördüğünüz L’Estaque’ta Evler adlı eser hangi ressama aittir?


Seçenekler
A
Pablo Picasso
B
Paul Cézanne
C
Georges Braque
D
Juan Gris
E
Robert Deleunay
Açıklama:
Braque’ın “L’Estaque’ta Evler” eserinde evlerin küp şeklinde kutular gibi birbirinin üstüne yığıldığını, ağaçların silindirik şekilde ve tamamının taba renk tonunda olduğunu görürüz. Kısacası karşımızda bilindik bir manzara resmi yoktur. Zaten Braque’ın bu ve benzer diğer resimleri, sanat çevrelerinde bile yadırganacak ve ağır eleştiriler alacaktır.Doğru cevap C'dir.
Soru 121
Orfizm akımının isim babası olarak bilinen şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Salmon
B
Guillaumme Apollinaire
C
Blaise Cendrars
D
Jean Cocteau
E
Max Jacob
Açıklama:
Kübist Ressamlar (1913) adlı çalışması ile kübistlerin tanınırlığını daha da artıran Guillaumme Apollinaire , orfizm akımının da isim babasıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 122
Aşağıda verilenlerden hangisi 20.yy içerisinde gelişen akımlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
Dadaizm
D
Sürrealizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
20. asrın başında gelişen fütürizm, kübizm, dadaizm, sürrealizm gibi akımlar birbirinin ardınca, birbirine eklemlenerek gelişir ve topyekûn kendilerinden önceki geleneksel sanat anlayışına karşı dururlar. Hatta bazı sanatçılar bu akımların birkaçının içinde yer almış ve bu akımların farklı zevkleri doğrultusunda eserler vermişlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 123
Resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunan resimde kullanılan akım aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Dadaizm
B
Kübizm
C
Empresyonizm
D
Ekspresyonizm
E
Sürrealizm
Açıklama:
Kübik resim, resmin yüzeyinde derinliksiz ve iki boyutlu imgeler yaratmayı amaçlar. Doğanın ve eşyanın yapısını bozarak onları keskin hatlı geometrik şekiller olarak sunar. Bu bakımdan perspektif, hacimlendirme ışık-gölge uyumu gibi geleneksel tekniklere karşıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 124
Kübizmin adının kullanılmasında etkili olan Braque’ın eserinde kübik şekilde olan nesneler aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Arabalar
B
İnsanlar
C
Evler
D
Denizler
E
Hayvanlar
Açıklama:
Braque’ın “L’Estaque’ta Evler” eserinde evlerin küp şeklinde kutular gibi birbirinin üstüne yığıldığını, ağaçların silindirik şekilde ve tamamının taba renk tonunda olduğunu görürüz. Doğru cevap C'dir.
Soru 125
Kübizm gelecek konuları üzerine diğer akımlarla olan sentezine ne ad verilir.
Seçenekler
A
Kübo-Realizm
B
Kübo-Fütürizm
C
Kübo-Dadaizm
D
Kübo-Sembolizm
E
Kübo-Rasyonalizm
Açıklama:
Kübizmin fütürizmle ve realizmle sentezlenmesinden de yeni anlayışlar ortaya çıkmıştır. Kübik gelecekçilik (Kübo-fütürizm) 1910’larda Rusya’da gelişir. Resim sahasında Maleviç’in öncülüğünü yaptığı akım edebiyatta daha fazla etkili olmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 126
- Dış dünyanın gözlemlenmesi
- Şiir dili ile resim yapmak
- Akıl ve mantıktan uzaklaşmamak
- Sözcüklerin parçalanması
- Kolaj
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
II, III, IV ve V
C
III, IV ve V
D
I, II, IV ve V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
- Dış dünyanın gözlemlenmesi
- Şiir dili ile resim yapmak
- Akıl ve mantıktan uzaklaşmak
- Sözcüklerin parçalanması
- Kolaj özellikler arasında yer alır doğru cevap D'dir.
Soru 127
İnsan, hayvan ve tabiat ögeleri gibi nesnel gerçekleri işlemeyen sanat için ............... terimi kullanılır. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir.
Seçenekler
A
Nonfiguratif
B
Portre
C
Avangard
D
Kolaj
E
Tablo
Açıklama:
İnsan, hayvan ve tabiat ögeleri gibi nesnel gerçekleri işlemeyen sanat için nonfiguratif terimi kullanılır. Doğru cevap A'dır.
Soru 128
Saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan kübizm alt dalını benimsemiş sanatçı hangi bakış açısındadır.
Seçenekler
A
Figuratif
B
Kolaj
C
Orfizm
D
Sürrealizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Orfizm, saf soyutlama ve parlak renklere odaklanan bir kübizm alt dalıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 129
Aslında akımın estetik kıstaslarını ya da felsefesini ortaya koyan bir yanı yoktur. Tamamen uydurmadır diyen bir kişi hangi akımı tanımlamaktadır.
Seçenekler
A
Dadaizm
B
Kübizm
C
Sürrealizm
D
Rasyonalizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Dada” kelimesinin Tzara’nın alaycılığından da anlaşıldığı gibi aslında akımın estetik kıstaslarını ya da felsefesini ortaya koyan bir yanı yoktur. Tamamen uydurmadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 130
Anarşist bir ruh taşır. Geleneksel olan, geçmişten gelenlerin yanında çağdaş olandan bile kopuşu amaçlayan akım aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Kübizm
B
Empresyonizm
C
Ekspresyonizm
D
Sürrealizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Dada dünyayı mevcut duruma getiren toplumsal, siyasi, kültürel, sanatsal ne varsa yıkmaya çalışır. Anarşist bir ruh taşır. Geleneksel olan, geçmişten gelenlerin yanında çağdaş olandan bile kopuşu ifade eder. Doğru cevap E'dir.
Soru 131
- Tristan Tzara
- Picasso
- Kurt Schwitters
- Jean Arp
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
- Tristan Tzara
- Kurt Schwitters
- Jean Arp bu akımın temsilcileridir. Doğru cevap D'dir.
Soru 132
Dadaizm ismini rastgele "dada" kelimesiyle ortaya atan Fransız şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marcel Duchamp
B
Francis Picabia
C
Jean Arp
D
Tristan Tzara
E
Marcel Janco
Açıklama:
Dada, adını, akımın öncüsü olacak Romen asıllı Fransız şair Tristan Tzara (1896-1963)’nın Larousse sözlüğünü rastgele açıp bulduğu “dada” kelimesinden alır. Fransızca “tahta at” anlamına gelmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 133
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizmin temsilcilerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Kurt Schwitters
B
Jean Arp
C
Max Jacob
D
Tristan Tzara
E
Louis Aragon
Açıklama:
Max Jacob Kubist şiirin temsilcilerinden birisidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 134
Picasso’nun özelde İspanya İç Savaşı’na karşı duyduğu üzüntüyü genelde de savaşa karşı tepkisini dile getirdiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avignonlu Kızlar
B
Koltukta Oturan Çıplak
C
Horta’da Fabrika
D
Guernica
E
Mandolinli Kız
Açıklama:
Burada Picasso ile özdeşleşen bir resme, Guernica’ya bir parantez açmak gerekir. Guernica, Picasso’nun özelde İspanya İç Savaşı’na karşı duyduğu üzüntünün genelde de savaşa karşı tepkisinin dile gelmesidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 135
Aşağıdaki eserlerden hangisi kübizme giden yolu açmakla brilikte tam anlamıyla kübist değildir?
Seçenekler
A
Horta’da Fabrika
B
Avignonlu Kızlar
C
Koltukta Oturan Çıplak
D
L’Estaque’ta Evler
E
Mandolinli Kız
Açıklama:
Avignonlu Kızlar, kübizme giden yolu açmakla birlikte, tam anlamıyla Kübist değildir. Sonraki yıllarda gelişen Kübist estetiğinin çok uza- ğında bir renkselliğe ve dışavurumculuğa sahiptir... Avignonlu Kızlar’ın Kübizm açısın- dan önemi, o güne kadar hiçbir sanatçının yeterince üstüne gitmediği resimsel sorunların çözümünü göze almasındandır”. Doğru cevap B'dir.
Soru 136
Eserlerinde ağırlıkla palyaçolara, kadınlara, mitolojiye ve efsanelerden alınmış tiplere, yeme içmeye ve boğa güreşine yer veren ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fernand Léger
B
Pablo Picasso
C
Juan Gris
D
Paul Cézanne
E
Georges Braque
Açıklama:
Picasso’nun eserleri palyaçolar, kadınlar, mitoloji ve efsanelerden alınmış tipler, yeme içme ve boğa güreşi sahneleriyle doludur. Bunlar her defasında insanı şaşırtan görsellikler sunar. Doğru cevap B'dir.
Soru 137
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Şiir Diliyle Resim Yapma
B
İç Dünyanın Gözlemlenmesi
C
Aklın ve Mantığın Reddi
D
Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması
E
Kolaj
Açıklama:
Kübist Şiirin Özellikleri; Dış Dünyanın Gözlemlenmesi, Şiir Diliyle Resim Yapma, Aklın ve mantığın Reddi, Söz Dizimin Bozulması ve Sözcüklerin Parçalanması ve kolajdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 138
"Dada sadece “dada” diyerek bile insanlara sonsuz saadeti verebilecek bir özgürlüktür" diyen ve dadaizmin kurucularından birisi olan Alman şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
André Breton
B
Max Ernst
C
Hugo Ball
D
Francis Picabia
E
Johannes Baargeld
Açıklama:
Dadaizmin kurucularından biri olan Hugo Ball’a göre Dada sadece “dada” diyerek bile insanlara sonsuz saadeti verebilecek bir özgürlüktür. Şiirde ise asıl yazılması gerekeni yazamayıp onun etrafında dolanıp duran şairlere karşıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 139
Aşağıdaki akımlardan hangisi 20. asrın başında gelişen ve kendilerinden önceki geleneksel sanat anlayışına karşı duran sanat akımları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
Dadaizm
D
Sürrealizm
E
Romantizm
Açıklama:
Klasisizmden romantizme, oradan realizme geçilen dönemlerdeki geçiş süreçlerinde her yeni akım bir öncekinin estetik ve ideolojik değerlerini yıkmak üzere yapılanırken 20. asrın başında gelişen fütürizm, kübizm, dadaizm, sürrealizm gibi akımlar birbirinin ardınca, birbirine eklemlenerek gelişir ve topyekûn kendilerinden önceki geleneksel sanat anlayışına karşı dururlar.
Soru 140
Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso ve Fransız ressam Georges Braque'un yaptığı sanat akımı aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Dadaizm
C
Kübizm
D
Sürrealizm
E
Romantizm
Açıklama:
Kübizm, 1907-1914 yılları arasında Paris’in sanat çevrelerinde önce resim sanatında ortaya çıkmış, ardından şiire ve başta mimari olmak üzere sanatın diğer kollarına yansımıştır. 20. Yüzyılın resim sahasındaki en önemli akımlarından biridir. Öncülüğünü İspanyol ressam Pablo Picasso (1881-1973) ve Fransız ressam Georges Braque (1882-1963) yapar.
Soru 141
Resimlerinde kullandığı asimetrik yapıyı Afrika masklarından ve ilkel (primitif) sanattan aldığı bilinen ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Braque
B
Henri Matisse
C
Pablo Picasso
D
Paul Cézanne
E
Marcel Duchamp
Açıklama:
Picasso resimlerinde kadın ve insan yüzlerinin asimetrik bir şekilde betimlenmesi ileriki yıllarda da devam edecektir. Picasso’nun bu asimetrik yapıyı Afrika masklarından ve ilkel (primitif) sanattan aldığı bilinmektedir.
Soru 142
Aşağıdaki akımlardan hangisinde sık sık kolaj yöntemine başvurulmuştur?
Seçenekler
A
Kübizm
B
Empresyonizm
C
Sürrealizm
D
Dadaizm
E
Realizm
Açıklama:
Kolaj hem bu karşıtlık duygusunu pekiştirmeye hem de doğada ve resimde dikkati gerçekle yanılsama ayrımına çekmeye yarar. Braque’ın ve ardından Picasso’nun boyaya kum, talaş vb. maddeler katması, resimlerinde şablon harfler kullanması sentetik Kübizmin tekniklerindendir.
Soru 143
Aşağıdakilerden hangisi kübist şiirin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Dış dünyanın gözlemlenmesi
B
Şiir diliyle resim yapma
C
Aklın ve mantığın reddi
D
Sözcüklerin parçalanması
E
İronik bir söylem kullanılması
Açıklama:
Alaylı, ironik bir söylem yaratmak dadaist şiirin genel özellikleri arasındadır.
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi dadaist şiirin özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Dış dünyanın gözlemlenmesi
B
Şiir diliyle resim yapma
C
Cinsellik içeren kelimeler kullanma
D
Kaligramlarla, metinlerdeki aralarla denge sağlama
E
Kolaj tekniğini kullanma
Açıklama:
Cinsellik içeren kelimeler kullanmak ve imgeler kurmak dadaist şiirin genel özellikleri arasında yer almaktadır.
Soru 145
Kübizm akımı ilk olarak aşağıdakilerin hangisinde görülmüştür?
Seçenekler
A
Şiir
B
Heykel
C
Sinema
D
Resim
E
Edebiyat
Açıklama:
Kübizm akımının ilk kez görüldüğü sanat dalı resimdir.
Soru 146
Aşağıdaki sanat akımlarının hangisinin savunucuları özellikle II. Dünya Savaşı öncesinde sosyalizmle yakınlaşmıştır?
Seçenekler
A
Realizm
B
Kübizm
C
Empresyonizm
D
Gerçeküstücülük
E
Dadaizm
Açıklama:
Özellikle II. Dünya Savaşı öncesinde dadaizmin sosyalizmle yakınlaştığı görülür. Örneğin Richard Huelsenbeck tarafından kaleme alınan “Alman Dada Manifestosu- Dadaizm Nedir Almanya’da Ne Yapmak İstiyor”da sosyalizmle dirsek teması içine girmeleri açık şekilde ifade edilir. Tristan Tzara da dada çizgisinden sıyrılıp gerçeküstücü çizgiye geçecek ve bu sırada o da sosyalist düşüncelere yaklaşacaktır. 1936’da Fransız Komünist Partisine girer, II. Dünya Savaşı sırasında da Fransız Direniş Hareketi’ne katılır.
Soru 147
Aşağıdakilerden hangisi dadaizmden vazgeçip gerçeküstücülüğü benimseyen sanatçılar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Max Ernst
B
Johannes Baargeld
C
Tristan Tzara
D
André Breton
E
Pablo Picasso
Açıklama:
1920’lerin başında Almanya’daki dada hareketinin başında daha sonra gerçeküstücülüğün de içinde göreceğimiz Max Ernst (1891-1976) ve Johannes Baargeld (1892-1927) vardır. Başta Tristan Tzara olmak üzere sonradan dadaizmden vazgeçip gerçeküstücülüğü kuracak olan André Breton (1896-1966) ve dadaizm sonrası gerçeküstücülüğü tercih edecek Louis Aragon, Philippe Soupoult (1897-1990) başta gelen isimlerdir.
Soru 148
"Dada manifestosu" aşağıdakilerin hangisi tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Hugo Ball
B
Tristan Tzara
C
Max Ernst
D
Johannes Baargeld
E
Francis Picabia
Açıklama:
Tristan Tzara’nın düşüncelerinin dökümü olan Dada manifestosu “dada bizim için hiç önemli değildir” diye başlar. Bu aslında ortaya bir iddia ile atılmadıklarının ifadesidir. Tzara, kişinin bir şey iddia etmesini ve kendi doğrularını dayatmasını da anlamsız bulur. “Bir manifesto yazıyorum ve hiçbir şey istemiyorum” diyen Tzara, ilkesel olarak manifestolara da hatta ilkelere de karşı olduğunu belirtir.
Ünite 3
Soru 1
Fütürizmin temelindeki üç kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Makine, enerji, hız
B
Hız, parçalanma, değişim
C
Parçalanma, değişim, kolaj
D
Makine, hız, denge
E
Denge, yenilik, hız
Açıklama:
Fütürist akımın düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri vardır. Fütürizmin amacı, dünyadaki dinamikleri-makine, enerji, hız-çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamaktır.
Soru 2
Fütürizm aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
İtalya
D
İspanya
E
Rusya
Açıklama:
20. yüzyıl başında İtalya’da ortaya çıkan ve sonrasında Fransa ve Rusya’da yayılan Fütürizm önce plastik sanatlarda ardından edebiyatta etkili olmuş bir sanat akımıdır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Marinetti'nin Fütürizm Manfestosu'nda ortaya konan temel ilkedir?
Seçenekler
A
Geleneği yenileştirerek yaşatma
B
Sanatta akılcılığı hakim kılma
C
Savaş karşıtlığı
D
Geçmişe ve geçmişe dair her şeye başkaldırı
E
Sanatın evrenselliğini savunma
Açıklama:
Marinetti’nin bildirgesinde dikkati çeken “savaş, devrim, şiddet, saldırgan, korkusuz vb.” kelimeler bu akımın bir “başkaldırı” olduğunu göstermektedir. Geleceği hedefleyen şair geçmişe ve geçmişe ait her şeye karşı bir başkaldırı başlatır.
Soru 4
1914 yılında tüm dünyayı etkileyen I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Fütürizm Avrupa’daki etkisini kaybetmiştir. Bunun temel sebebi nedir?
Seçenekler
A
Fütürist eserlerin sansürle karşılaşması
B
Bazı sanatçıların ölümü ya da başka akımların etkisine girmeleri
C
Akımın bütün Avrupa'ya yayılamamış olması
D
Halkın anlayabileceği eserler verememeleri
E
Politik tutumlarından ötürü eleştiriye uğramaları
Açıklama:
1914 yılında tüm dünyayı etkileyen I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Fütürizm Avrupa’daki etkisini kaybetmiştir. Bunun sebebi fütürist sanatçılardan bazılarının ölümü, bazılarının ise farklı sanat akımlarının etkisi altına girmesidir.
Soru 5
Fütürizmin ikinci en etkili olduğu yer olan Rusya'da akım hangi yönüyle farklılık gösterir?
Seçenekler
A
Yeniliği materyalist ve ideolojik bir yapı üzerine inşa etmeleri
B
Rus milliyetçiliğinin etkisinde kalmaları
C
Gelenek eleştirisinde Avrupalılardan daha radikal olmaları
D
Kübizmden ve yöntemlerinden yararlanmaları
E
İlke ve yöntemlerini bir bildirgeyle duyurmaları
Açıklama:
Geleneğe, var olan değerlere, edebiyatın klasik yapısına karşı çıkan Rus fütüristler yeniliği materyalist ve ideolojik bir yapı üzerine inşa etmek istemişlerdir.
Soru 6
Fütüristlerin eserlerinde tren, uçak, vapur, köprü, fabrika ve tersanelere yer vermelerinin temel nedeni nedir?
Seçenekler
A
Yansıma seslere yer vermek istemeleri
B
Makine sesi ve gürültülerine yer verebilmek
C
Bunların enerjinin, hızın ve gücün kaynakları olması.
D
Şiiri duygusallıktan arındırmak
E
Geleneksel imgelerden uzaklaşmak
Açıklama:
Fütüristlere göre yeni dünyayı anlatacak yeni sanatın ana malzemesi enerji, makine ve hızdır. Trenler, uçaklar, vapurlar; köprüler; fabrikalar,tersaneler enerjinin, hızın ve gücün kaynaklarıdır. Bu kaynaklar yaşamın hareketliliğinin sembolü oldukları gibi insanın gücünün de kanıtıdırlar.
Soru 7
I. Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak
II. Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
III. Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
IV. Sahnede eşzamanlılık yaratmak
V. Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıdaki maddelerden hangileri fütürist tiyatronun özellikleri arasında yer alır?
II. Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
III. Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
IV. Sahnede eşzamanlılık yaratmak
V. Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıdaki maddelerden hangileri fütürist tiyatronun özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
I,II,III
B
I,II,IV
C
I,II,III,IV
D
II,III,IV,V
E
I,II,III,IV,V
Açıklama:
Bu özelliklerin tamamı fütürist tiyatroya aittir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi fütüristlerin yaptığı yeniliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Geleneği modern şiirle sentezlemeleri
B
Sanatçıyı özgür bırakmaları
C
Hız ve dinamizm kavramlarını temel almaları
D
Çağa uygun yeni temalar işlemeleri
E
Şiirin klasik yapısını kırmaları
Açıklama:
Geleneğe ve geçmişe dair her şeye karşı çıkarlar. Sentez söz konusu değildir.
Soru 9
Şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan bir şiir akımıdır.
Yukarıdaki tanım hangi akıma aittir?
Yukarıdaki tanım hangi akıma aittir?
Seçenekler
A
Dadaizm
B
Letrizm
C
Kübizm
D
Sürrealizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Letrizm, Fransızca harf anlamına gelen lettre kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Harfçilik anlamına gelen bu kelime edebî bir akımın adıdır. İsminden de anlaşıldığı üzere bu akım amacı, şiirdeki yeniliği harflerle gerçekleştirmektir. Letrizm, şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan bir şiir akımıdır.
Soru 10
Letrizmin kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Maurice Lemaître
B
Guillaume Apollinaire
C
Isodore Isou
D
François Dufrêne
E
Filippo Marinetti
Açıklama:
II. Dünya Savaşı sonrasında Paris’e yerleşen Isodore Isou şiirde tüm dünyayı etkileyecek bir yenilik yapmak istemiş ve “harf olmayan ya da harf olmayacak hiçbir şeyin tinsel olarak da var olamayacağını” iddia ederek letrist akımı başlatmıştır.
Soru 11
Fütürizm akımı ilk olarak aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Rusya
C
Almanya
D
İtalya
E
İngiltere
Açıklama:
20. yüzyıl başında İtalya’da ortaya çıkan ve sonrasında Fransa ve Rusya’da yayılan Fütürizm önce plastik sanatlarda ardından edebiyatta etkili olmuş bir sanat akımıdır.
Soru 12
Fütürizm aşağıdaki akımlardan hangisine karşı bir çıkış olarak değerlendirilir?
Seçenekler
A
Empresyonizm
B
Ekspresyonizm
C
Dadaizm
D
Konstükrüalizm
E
Minimalizm
Açıklama:
Fütürist akım yaşanan somut gelişmelere, I. Dünya Savaşı, sanayileşme, nüfus artışı vb., rağmen sembolik anlatımda ısrarcı olan empresyonizme karşı bir çıkış olarak da değerlendirilebilir.
Soru 13
Fütürist akımın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
“Sistemleştirme” eğilimini karşılamak
B
“Mantık dışı” bir düzen oluşturmak
C
Herkes için geçerli olan “değer ölçüleri” oluşturmak
D
“Duygu ve iç dünya”yı yansıtmak
E
“Gelecek”i inşa etmek
Açıklama:
Fütürist akımın temel amacı“gelecek”i inşa etmektir.
Soru 14
Fütürist akımın sanat eserlerini hem teknik hem de tematik açıdan etkisi altına aldığı üç temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Süreç, zaman ve reaksiyon
B
Eylem, rastlantı ve gerçeklik
C
Hız, dinamizm ve teknoloji
D
Biçim, doku ve renk
E
Işık, gölge ve perspektif
Açıklama:
Fütürist akımın sanat eserlerini hem teknik hem de tematik açıdan etkisi altına aldığı üç temel unsur hız, dinamizm ve teknolojidir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi fütüristlerin ilke olarak kabul ettikleri şairin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kelimeleri özgürce kullanması
B
Bilinçaltına saklanmadan gerçekçi olması
C
Otomatik yazıdan faydalanması
D
Kuraldan uzak anlatımı tercih etmesi
E
Klasik söz dizimini kırması
Açıklama:
Fütüristlere göre şiirde hareketli bir yapı yaratmak için şiiri aklın ve sözdiziminin klasik kurallarından kurtarmak şarttır. Bunun için fütüristler ilke olarak, şairin
• Kelimeleri özgürce kullanmasını
• Otomatik yazıdan faydalanmasını
• Kuraldan uzak anlatımı tercih etmesini
• Klasik söz dizimini kırmasını
kabul etmişlerdir.
*Otomatik yazı şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir.
• Kelimeleri özgürce kullanmasını
• Otomatik yazıdan faydalanmasını
• Kuraldan uzak anlatımı tercih etmesini
• Klasik söz dizimini kırmasını
kabul etmişlerdir.
*Otomatik yazı şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir.
Soru 16
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Fütürizmin resim ve heykel alanındaki öncüsüdür?
Seçenekler
A
Fausto Zonaro
B
Umberto Boccioni
C
Walter De Maria
D
Amedeo Modigliani
E
Claude Monet
Açıklama:
Umberto Boccioni (1882-1916): İtalyan ressam, heykeltıraş: Fütürizmin resim ve
heykel alanındaki öncüsüdür.
heykel alanındaki öncüsüdür.
Soru 17
Letrizm akımı aşağıdaki alanların hangisinde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Şiir
B
Resim
C
Tiyatro
D
Heykel
E
Roman
Açıklama:
Letrizm ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasındadır. Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır.
Soru 18
Letrizmin ortaya çıkış tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1896
B
1909
C
1927
D
1946
E
1965
Açıklama:
Letrizm ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasındadır. Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Letrizm akımının özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gelenekte var olan her şeye karşı çıkmışlardır
B
Harf ve ses üzerine kurulu bir dil ile uluslararası bir şiir yaratmak amacındadır
C
Dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır
D
Mevcut yirmi dört harften oluşan alfabeye on dokuz harf daha eklemişlerdir
E
Tüketim kültürünü yermek için tüketim kültürü malzemeleri kullanılmışlardır
Açıklama:
LETRİST ŞİİRİN İLKELERİ
• Gelenekte var olan her şeye karşı çıkmak
• Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak
• Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak: Letristler, mevcut
yirmi dört harften oluşan alfabeye on dokuz harf daha eklemişler ve bu haliyle
alfabenin kendilerinden sonra gelecek sanat ve sanatçılara da yol açıcı olacağını
düşünmüşlerdir.
• Dadaizm ve sürrealizmin etkisi: Letrizm dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır.
E şıkkında yer alan "tüketim kültürünü yermek için tüketim kültürü malzemeleri kullanılmışlardır" tanımı, Pop Art akımının temel özelliğidir.
• Gelenekte var olan her şeye karşı çıkmak
• Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak
• Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak: Letristler, mevcut
yirmi dört harften oluşan alfabeye on dokuz harf daha eklemişler ve bu haliyle
alfabenin kendilerinden sonra gelecek sanat ve sanatçılara da yol açıcı olacağını
düşünmüşlerdir.
• Dadaizm ve sürrealizmin etkisi: Letrizm dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır.
E şıkkında yer alan "tüketim kültürünü yermek için tüketim kültürü malzemeleri kullanılmışlardır" tanımı, Pop Art akımının temel özelliğidir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Letrizm akımı temsilcilerinden değildir?
Seçenekler
A
Isodore Isou
B
François Dufrêne
C
Filippo Tommaso Marinetti
D
Gabriel Pomerand
E
Maurice Lemaître
Açıklama:
LETRİZMİN TEMSİLCİLERİ
Isodore Isou (1925-2007)
François Dufrêne (1930-1982)
François Dufrêne (1930-1982)
Maurice Lemaître (1926)
*Filippo Tommaso Marinetti Fütürizmin ilk bildirgesini kaleme almıştır.
Isodore Isou (1925-2007)
François Dufrêne (1930-1982)
François Dufrêne (1930-1982)
Maurice Lemaître (1926)
*Filippo Tommaso Marinetti Fütürizmin ilk bildirgesini kaleme almıştır.
Soru 21
Fütürist akımın düşünsel temeli neye dayanır?
Seçenekler
A
mantıksal zincirlerinin dışına çıkma, geleneği reddetme ve sanatla alay etme
B
varlığın özüne ulaşmaya çalışılır
C
nesnelerin küp, silindir ve koniler gibi ele alınması, doğayı duyusal olmaktan çıkartmaya hizmet eder
D
Eserleri temelde yalın ifade diliyle, sade ve geometrik biçimleriyle ön plana çıkarma
E
Geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri
Açıklama:
XX. yüzyıl başlarında dünyadaki gelişmelerin gerisinde kaldığı düşünülen İtalya’yı canlandırmak ve güçlendirmek için ortaya çıkan Fütürist akımın düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri vardır
Soru 22
Letrizm şiir akımının temeli neye dayanır?
Seçenekler
A
Kelimelerin sıralayışı ve ahenge önem verilir
B
Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verilir
C
Akla ve sağduyuya değer verilir
D
Kelime değil harfler esas alınır
E
İnsana değer vermek esastır
Açıklama:
Letrizm, şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan bir şiir akımıdır.
Soru 23
Fütürizm ne zaman ve nerede ortaya çıkmış bir sanat akımıdır?
Seçenekler
A
18. yüzyıl başında Almanya'da
B
20. yüzyıl başında İtalya’da
C
17. yüzyıl sonunda İtalya'da
D
20. yüzyıl başında Amerika'da
E
19. yüzyıl sonunda İngiltere'de
Açıklama:
20. yüzyıl başında İtalya’da ortaya çıkan ve sonrasında Fransa ve Rusya’da yayılan Fütürizm önce plastik sanatlarda ardından edebiyatta etkili olmuş bir sanat akımıdır.
Soru 24
Letrizm ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Fransız İhtilali sonrasında
B
I. Dünya Savaşı sonrasında
C
Sanayi Devrimi sonrasında
D
II. Dünya Savaşı sonrasında
E
Sovyetler Birliğinin dağılmasının sonrasında
Açıklama:
Letrizm ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasındadır. Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır.
Soru 25
Fütürizmin öncüsü kimdir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Isodore Isou
D
Vincent Van Gogh
E
Pablo Picasso
Açıklama:
Fütürizmin öncüsü Filippo Tommaso Marinetti fütürizmin ilk bildirgesinde (1909) geçmişe karşı tavrını şu cümlelerle ortaya koymuştur: “Yüzyılların son kalesinde duruyoruz!.. Amacımız İmkânsız’ın gizemli kapılarını yerle bir etmekse, o halde neden geçmişe bakalım? Zaman ve mekân dün ölmüştür.” (Antmen, 2014) Marinetti bu cümlesiyle, durağanlaşan, yavaşlayan, mutsuzlaşan dünyayı yıkıp yerine dinamik, yenilenen ve mutlu bir dünya kurmanın sanıldığı gibi imkânsız olmadığına, bunun için geçmişin ölü kabul edilmesinin yeterliliğine vurgu yapmaktadır
Soru 26
Fütürist akımın etkisinde kalan tüm sanatçılar insanı mutlu edecek geleceğin ne sayesinde mümkün olacağı ilkesinde hemfikirdirler?
Seçenekler
A
Hümanizm
B
Doğa
C
Makine
D
Matematik
E
Felsefe
Açıklama:
Fütürist akımın etkisinde kalan tüm sanatçılar insanı mutlu edecek geleceğin makine sayesinde mümkün olacağı ilkesinde hemfikirdirler.
Soru 27
Yaşamın değişken hareketliliğini resme yansıtabilmek için fütürist ressamlar nasıl bir yol izlemişlerdir?
Seçenekler
A
Objenin ait olduğu atmosferin tümünü görünür kılacak şekilde resmetmeye çalışmışlardır
B
Soyut sanatı canlandırma, yeniden hareketlendirme arayışı içindedirler
C
Her sanatçı o anki ruh halini açıkça tuvale aktarmaya çalışmaktadır
D
Resimler afiş tekniği ile çoğaltılmıştır
E
Resimlerde rüyada görülen unsurlar kullanılmıştır
Açıklama:
Yaşamın değişken hareketliliğini resme yansıtabilmek için renk ve biçimden daha farklı malzemeye ihtiyaç duyan fütürist ressamlar obje ne olursa olsun onu ait olduğu atmosferin tümünü görünür kılacak şekilde resmetmeye çalışmışlardır.
Soru 28
Fütürist akımın etkisinde kalan heykeltıraşlar gelecekçi heykelin modernizasyonu nasıl yapmışlardır?
Seçenekler
A
Renk kullanımından kaçınarak
B
Anıtsal heykeller üreterek
C
Kullanılan malzemeyi değiştirerek ve çeşitlendirerek
D
Figüratif eserler üreterek
E
Soyutlamadan kaçınarak
Açıklama:
Fütürist akımın etkisinde kalan heykeltıraşlar gelecekçi heykelin modernizasyonu kullanılan malzemeyi değiştirerek ve çeşitlendirerek yapmışlardır. Umberto Boccioni 1912 yılında kaleme aldığı Gelecekçi Heykel Bildirge’si ile heykel sanatının fütürist ilkelerini ortaya koymuştur. Boccioni’ye göre heykel yapmak için mermer ve bronzun dışında da malzemeler kullanılmalıdır. Kumaş, deri, çimento, çam, ahşap, cam,ayna, demir, elektrik lambaları vb. heykeltıraşların kullanabileceği alternatif malzemelerdir.
Soru 29
Letrizm hangi sanat akımlarının etkisi altında kalmıştır?
Seçenekler
A
Dadaizm ve sürrealizm
B
Empresyonizm ve ekspresyonizm
C
Romantizm ve puantizm
D
Pop sanat ve minimalizm
E
Kübizm ve yapısalcılık
Açıklama:
Letrizm dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır.
Soru 30
Letrist şairler edebi metinlerdeki anlamı ne ile kurmaya çalışmışlardır?
Seçenekler
A
Tekrarlarla
B
Uyaklarla
C
Seslerle
D
Harflerle
E
Kelimelerle
Açıklama:
Letrist şairler edebi metinlerdeki anlamı kelime ile değil seslerle kurmaya çalışmışlardır. Çünkü onlara göre kelimeler ve anlamları mevcut dili bozmuştur. Bu nedenle şiirde anlam ve âhenk seslerle, ses taklitleriyle sağlanmalıdır, Abidin Emre’ye göre(2013), letristlerin dili bu şekildeki çözümleyici tavrı “insanlığın tamamen mitos çağına dönüşünü bir özlem haline getirmesi”ndendir. Letrist sanatçılar, “İmin, el kol hareketinin, sessel bir değer kazandığı o yitik bütünlüğün peşindedir.”
Soru 31
Fütürizm akımı hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İtalya
D
İspanya
E
İngiltere
Açıklama:
Fütürist akım İtalya’da ortaya çıkmıştır. Sebebi ise İtalya’nın siyasî ve ekonomik durumudur. İtalya, 20. yüzyılda sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle güçlenen İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelere göre daha yavaş gelişme göstermiştir. Fütüristlerin bu durum için sunduğu çözüm önerisi, sanayi ve teknolojinin imkânları ile yeni bir dünya yaratmaktır. Bu dünya insanoğlunun pozitif düşünceleriyle ve ümitleriyle kurulacaktır. Hızla ilerleyen sanayileşme ve teknoloji sanat ile bütünleştirildiğinde insanoğlunun mutlu yaşayacağı dünya yaratılmış olacaktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 32
Letrizmin kurucusu kimdir?
Seçenekler
A
Isodore Isou
B
François Dufrêne
C
Gabriel Pomerand
D
Maurice Lemaître
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
Letrizm ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasındadır. Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 33
Kübizm, fütürizm, orfizm ve gerçeküstücülük gibi akımların gelişiminde katkıları bulunan, Kokuşmuş Büyücü (şiir), Alkoller (şiir), Kaligramlar(şiir), Dinsiz ve Şurekası (Öykü) gibi eserlerin sahibi fütürist şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Filippo Tommaso Marinetti
B
Giacomo Balla
C
Gino Severini
D
Guillaume Apollinaire
E
Umberto Boccioni
Açıklama:
Fransız şair, sanat eleştirmeni Guillaume Apollinaire 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan sanat akımlarından kübizm, fütürizm, orfizm ve gerçeküstücülük gibi akımların gelişiminde katkıları olmuştur. Kokuşmuş Büyücü (şiir), Alkoller (şiir), Kaligramlar(şiir), Dinsiz ve Şurekası (Öykü), Hayvan Öyküleri, Katledilen Şair (öykü), Teiresias’ın Memeleri (oyun) gibi öykü, şiir, tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 34
Fütürizm Manifestosu başlığını taşıyan, fütürist akımın ilk ve öncü bildirgesi kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Filippo Tommaso Marinetti
B
Umberto Boccioni
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
David Burlyuk
Açıklama:
Fütürizmin ilk bildirgesi Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944)’nin 1909 yılında Fransa’da yayımladığı Fütürizm Manifestosu’dur. Marinetti’nin kaleme aldığı bu bildirge diğer sanat alanlarında da fütürist bildirgeler yazılmasına yol açmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi fütürist edebiyatın ilkelerinden değildir?
Seçenekler
A
Sanatçıyı özgür bırakmak
B
Geleneksel yapıları bırakmak
C
Geçmişin unutulmuş eserlerine tekrar önem vermek
D
Eserlerde çağa uygun yeni temalar işlemek
E
Şiirin klasik yapısını kırmak
Açıklama:
Fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları, sanatçıyı özgür bıraktıkları, geleneksel yapıları terk ettikleri, çağa uygun yeni temalara işledikleri, şiirin klasik yapısını kırdıkları görülür. Doğru cevap C'dir.
Soru 36
Fütürizmin Rusya'daki en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
David Burlyuk
B
Velimir Hlebnikov
C
Vasily Kamenski
D
Aleksandr Krutçenykh
E
Vladimir Mayakovski
Açıklama:
Fütürizm Rusya’daki temsilci Vladimir Mayakovski(1893-1930) dir. Mayakovski gelecekçi şiirle Marinetti’nin 1912 yılında Moskova ve Petersburg’da yaptığı konuşmalarda tanışır. Doğru cevap E'dir.
Soru 37
Letrizm etkileri görülen Paul Klee’de Uyanmak isimli şiir hangi şairimize aittir?
Seçenekler
A
Nazım Hikmet Ran
B
İlhan Berk
C
Turgut Uyar
D
Cemal Süreya
E
Ece Ayhan
Açıklama:
İlhan Berk bir II. Yeni şairidir. Şiirlerindeki anlam kapalılığı, imge yoğunluğu, kelime kullanımlarındaki farklı tercihleri bunun kanıtıdır. Berk’in Paul Klee’de Uyanmak isimli şiiri şairin sıra dışı üslubuna örnek olabilecek şiirlerinden biridir. Doğru cevap B'dir.
Soru 38
Letrizm aşağıdaki akımların hangisinin etkisinde kalmıştır?
Seçenekler
A
Realizm
B
Empresyonizm
C
Romantizm
D
Dadaizm
E
Natüralizm
Açıklama:
Letrizm dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır. Ancak geleneği reddetme ilkesinde bir etkileşimleri olsa da letrist şiirlerin hiçbir anlam ifade etmemesi bu akımı diğerlerinde ayırmıştır. Letristler şiirin edebiyatla bağının olmadığı savunmuşlar ve ortaya anlamsız eserler koyarak letrizmin sonunu hazırlamışlardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
Pantolonlu Bulut ve Omurga Flüt gibi şiirlerin sahibi fütürist şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vladimir Vladimirovic Mayakovski
B
David Davidoviç Burlyuk
C
Velimir Vladimiroviç Hlebnikov
D
Guillaume Apollinaire
E
Filippo Tommaso Marinetti
Açıklama:
Vladimir Vladimirovic Mayakovski (1893- 1930) Rus fütürizminin öncülerindendir. Eserleri: Pantolonlu Bulut (şiir), Omurga Flüt (şiir), Lenin Destanı (şiir), Amerika’yı Keşfim (gezi yazıları+şiir), Tahtakurusu (oyun), Banyo (şiir), Lili Brik’e Mektuplar. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
Aşağıdaki fütürist sanatçılardan hangisi şiir, öykü ve tiyatro türünde eserler vermiştir?
Seçenekler
A
Gino Severini
B
Carlo Carra
C
Umberto Boccioni
D
Guillaume Apollinaire
E
Giacomo Balla
Açıklama:
A, B, C ve E şıklarındaki sanatçılar resim ve heykel üzerine çalışmış, Apollinaire ise öykü, şiir, tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 41
Fütürizmin temelinde aşağıdaki kavramlardan hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Gelecek
B
Enerji
C
Makine
D
Teknik
E
Statüko
Açıklama:
Doğru seçenek E seçeneğinde verilmiştir. Çünkü fütürizmin amacı, dünyadaki dinamikleri makine, enerji, hız ve çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamaktır.
Soru 42
Fütürizmin ortaya çıkmasıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bu akımın ortaya çıkmasının nedeni Fransa’nın diğer ülkelerin gerisinde kalmasıdır.
B
Sanat ve teknolojinin imkanlarıyla mutlu bir toplum yaratılabileceği düşüncesi hakimdir.
C
Çağı yakalayarak geleceğe varmak isteyen fütüristler için sosyal ve kültürel ortam hazır değildir.
D
Fütürizm manifestosu bir İtalyan gazetesinde yayınlanmıştır.
E
Bu akımın ilk temsilcisi Fransız şair Marinetti’dir.
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Bu akım İtalya’da ortaya çıkmıştır. Çağı yakalayarak geleceğe varmak isteyen fütüristler için sosyal ve kültürel ortam hazırdır. İlk manifesto Le Figaro gazetesinde Fransa’da yayınlanmıştır. Bu akımın ilk temsilcisi İtalyan şair Marinetti’dir
Soru 43
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Fütürist Bildirgeye Rusya’dan destek veren sanatçılar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mayakovski
B
David Burlyuk
C
Velimir Hylebnikov
D
Alexei Kruchenykh
E
Alexander Puşkin
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir çünkü Puşkin gelenekçi bir yazardır. Diğer seçeneklerdeki sanatçılar ise fütüristtir.
Soru 44
Fütürizm bildirgeleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tek kişi tarafından yazılır.
B
Birden fazla bildirge olamaz.
C
Geleceğin sükünet üzerine inşa edileceğini söylerler.
D
Dostoyevski’yi öven söylemleri vardır.
E
Geçmişe tutsak olmamak üzerine yazılmışlardır.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Çünkü bu manifestolar birden fazla kişi tarafından yazılabilir. Fütürizmin kendi özelliği itibariyle farklı alanlarda yazılmış birden fazla manifesto mevcuttur. Dostoyevski gibi gelenekçi yazarlar hakkında olumsuz eleştiriler barındırmaktadır.
Çünkü bu manifestolar birden fazla kişi tarafından yazılabilir. Fütürizmin kendi özelliği itibariyle farklı alanlarda yazılmış birden fazla manifesto mevcuttur. Dostoyevski gibi gelenekçi yazarlar hakkında olumsuz eleştiriler barındırmaktadır.
Soru 45
Fütüristleri “yenilenmiş bir dünya özlemiyle yanıp tutuşan gizemciler” olarak niteleyen Türk sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Nazım Hikmet Ran
B
Tuğrul İnan
C
Ömer Seyfettin
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Orhan Pamuk
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Çünkü bu betimlemeyi 2013 yılında Tuğrul İnan yapmıştır. Nazım Hikmet Ran’da bir fütürist olmasına karşın böyle bir söylemi yoktur. C, D, seçeneklerindeki yazarlar gelenekçi ve modern akımın temsilcileridir.
Soru 46
“ …..modern başkentlerde devrimin çok renkli ve çok sesli dalgalarının; cephaneliklerin ve tersanelerin şiddetli elektrik ışığıyla mehtaplanarak parlamış gece öğesinin; dumanlar saçan yılanları yutan açgözlü tren istasyonlarının; dumanlarıyla asılı duran fabrikaların;” diyen bir söylem aşağıdaki fütürizmin temel ilkelerinden hangisiyle ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Eskiyi Reddetme
B
Dinamizm, Hız ve Teknolojiyi Yansıtan Eser Verme
C
Modern Sanat Yaratma
D
Yeniyi Eleştirme
E
Estetik Kaygısı
Açıklama:
Doğru cevap B şıkkıdır. Çünkü soru kökünde tasvir edilen durum dinamik ve yenilikçi bir yapıyı tasvir etmektedir. D ve E şıklarındaki bilgiler ilke olma niteliğinde değildir.
Soru 47
Fütürist edebiyatı canlandırabilmek için aşağıdakilerde hangisi yapılabilir?
Seçenekler
A
Geçmişte yapılan eserleri iyi anlamak
B
Sanatçıyı sınırlandırmak
C
Geleneksel yapıları yakından takip etmek
D
Çağa uygun temalara odaklanmak
E
Şiirin klasik yapısını kırmak
Açıklama:
Fütürist edebiyatı canlandırmak için geçmişteki eserleri reddetmek, sanatçıyı özgür bırakmak, geleneksel yapılara ilgi göstermemek ve şiirin klasik yapılarını kırmaktır.
Soru 48
Fütürizm akımı içindeki sanatçı- eser eşleştirmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Filippo Tommaso Marinetti- Kral Şölende
B
Guillaume Apollinaire-Dinsiz ve Şurekası
C
Giacomo Balla- Anarşist Galli’nin Cenazesi
D
Vladimir Mayakovski- Tahtakurusu
E
Umberto Boccioni- Şişenin Uzaydaki Gelişimi
Açıklama:
Doğru seçenek C seçeneğidir. Çünkü Anarşist Galli’nin Cenazesi Carlo Carra’ya ait bir eserdir. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
Soru 49
Letrizmle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Diğer bir ismi harfçiliktir.
B
I. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkmıştır.
C
Isodore Isou bu akımı yaratan sanatçıdır.
D
Dadaizm ve sürrealizmden beslenmiştir.
E
Sesle yeni bir anlam evreni kurmaya çalışmışlardır.
Açıklama:
Bu akım II. Dünya Savaşından sonra çıkmıştır. Isou bu akımın önde gelen sanatçılarındandır. Harfçilik (letrizm) bir edebi akımdır. Bu akım dadaizm ve sürrealizmden beslenmiştir. Şiirde anlam harflerle kurulmaya sağlanmıştır.
Soru 50
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Letrist akımını benimsemiş bir sanatçı değildir?
Seçenekler
A
Isodore Isou
B
François Dufrêne
C
Hans Arp
D
Gabriel Pomerand
E
Maurice Lemaître
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Hans Arp fütürist bir sanatçıdır.
Soru 51
Dinamik bir yapı için kurallardan uzak bir dil kullandığı Mafarka le Futuriste isimli romanı ile dikkat çeken ve Fütürist akımını başlatan kişi olarak tanımlanan İtalyan yazar-şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Gino Severini
C
Andre Salmon
D
Tommaso Marinetti
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
Mafarka le Futuriste isimli romanı ile dikkat çeken ve Fütürist akımını başlatan kişi olarak tanımlanan İtalyan yazar-şair Tommaso Marinetti’dir Doğru cevap D'dir.
Soru 52
Amacı, dünyadaki dinamikleri-makine, enerji, hız-çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamak olan sanat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Sembolizm
C
Empresyonizm
D
Pragmatizm
E
Kübizm
Açıklama:
Söz konusu sanat akımı Fütürizm’dir.
Soru 53
Türkçe karşılığı bildirge olan ve toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi olarak yorumlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Manifesto
B
Sürreal
C
Fovizm
D
Dada
E
Nihilizm
Açıklama:
Türkçe karşılığı bildirge olan terim Manifesto’dur. Doğru cevap A'dır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Rus Fütüristlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
V.V. Mayakovski
B
David Burlyuk
C
Velimir Hlebnikov
D
Aleksei Kruchenykh
E
Mihail Bulgakov
Açıklama:
Mihail Bulgakov “Büyülü Gerçeklik Akımının” temsilcilerindendir. Doğru cevap E'dir.
Soru 55
Şiiri kelimeyle değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşiminden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan şiir akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Fovizm
C
Letrizm
D
Pragmatizm
E
Kübizm
Açıklama:
Söz konusu şiir akımı Letrizim’dir. Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Letrizm’in temsilcilerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Maurice Lemaître
B
Gabriel Pomerand
C
François Dufrêne
D
Isodore Isou
E
Tommaso Marinetti
Açıklama:
Tommaso Marinetti Letrizm’in temsilcilerinden birisi değildir Doğru cevap E'dir.
Soru 57
1913 tarihli Fütürist Heykel Teknik Manifestosu başlıklı bildirge ile sanat eserinin yasamdaki hareketliliği yansıtması gerektiğini savunan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gino Severini
B
Andre Salmon
C
Tommaso Marinetti
D
Umberto Boccioni
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
1913 tarihli Fütürist Heykel Teknik Manifestosu başlıklı bildirge ile sanat eserinin yasamdaki hareketliliği yansıtması gerektiğini savunan kişi Umberto Boccioni’dir
Soru 58
Fütürist akımın geleceği teknoloji üzerine kurma fikri üzerine yazılan “Gürültü Sanatı” adlı bildirgenin sahibi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Luigi Russolo
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Andre Salmon
E
Umberto Boccioni
Açıklama:
“Gürültü Sanatı” adlı bildirgenin sahibi Luigi Russolo’dur
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi 1911 tarihinde Fütürist Müzisyenler Manifestosu’nu yazan fütürizmin müzik alanındaki önemli temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Heinrich Mann
B
Viladimir Mayakovski
C
Balilla Pratella
D
Ernst Ludwig Krichner
E
James Joyce
Açıklama:
1911 tarihinde Fütürist Müzisyenler Manifestosu’nu yazan fütürizmin müzik alanındaki önemli temsilcilerinden biri Balilla Pratella’dır
Soru 60
Tasmalı Bir Köpeğin Dinamizmi” adlı fütürist tablonun ressamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Gino Severini
C
Luigi Russolo
D
Giacomo Balla
E
Carlo Carrà
Açıklama:
“Tasmalı Bir Köpeğin Dinamizmi” adlı fütürist tablonun ressamı Giacomo Balla’dır.
Soru 61
I. Yaşanan savaşlar
II. Rejim değişiklikleri
III. Hızlı sanayileşme
IV. Teknolojik gelişmeler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinin Fütürizm ve Letrizm akımlarının oluşmasında katkısı olmuştur?
II. Rejim değişiklikleri
III. Hızlı sanayileşme
IV. Teknolojik gelişmeler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinin Fütürizm ve Letrizm akımlarının oluşmasında katkısı olmuştur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Fütürizm ve letrizmin dünya görüsünün ve sanat anlayışının belirleyicisi, XX. yüzyılın savaşlara ve rejim değişikliklerine sahne olan siyasî yapısı ile hızlı sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin etkilediği ekonomik yapısıdır
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi sembolik dil açısından fütüristlerin tercihidir?
Seçenekler
A
sembolik dilin kendisi
B
değişken olmayanlar
C
sabit ve tekrarlanan unsurlar
D
durağan olan
E
hareketli olanlar
Açıklama:
Fütüristlere göre sembolik dil bir yönüyle akıl tutuculuğudur. Sembol doğası itibariyle değişken olmayan, sabit ve tekrarlanan bir unsurdur. Oysa fütüristler durağanı değil hareketli olanı, tekrar edileni değil çağı yakalayanı tercih ederler.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi fütürizmin edebi alandaki bildirisini yayımlamıştır?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Burlyuk
Açıklama:
Umberto Bocconi resim ve heykel, Guillaume Apollinaire edebiyat, Filippo Tommaso Marinetti tiyatro, Luigi Russolo gürültü sanatı alanlarında, D. Burlyuk Rusya’da bildirilerini yayımlamışlardır.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi fütürist akımın temel ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
hızlı ve teknolojik eserler ortaya koyma
B
dinamizm
C
eskiyi reddetme
D
hız ve teknolojiyi yansıtma
E
modern sanat yaratma
Açıklama:
Eskiyi reddetme, dinamizm, hız ve teknolojiyi yansıtma, modern sanat yaratma fütürist akımın temel ilkeleridir. Ama hızlı ve teknolojik eserler diye bir ilkesi yoktur.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi fütürist edebiyat akımının temel ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Çağı yakalamak
B
Kelimeleri özgürce kullanmak
C
İçerik ve şekilde dinamizm yaratmak
D
Edebiyatı canlandırmak
E
Eserlere farklı bir yorum getirmek
Açıklama:
Çağı yakalamak, kelimeleri özgürce kullanmak, içerik ve şekilde dinamizm yaratmak, edebiyatı canlandırmak fütürist edebiyat akımının temel ilkelerindendir. Ama “eserlere farklı bir yorum getirmek” ilkesi değildir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi fütürizmin temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Giacomo Balla
B
Isodore Isou
C
Carlo Carra
D
Valery Larbaud
E
Gino Severini
Açıklama:
Isodore Isou, letrizm’in temsilcisidir, diğerleri ise fütürizmin temsilcileridir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi letrist şiirin temel ilkesinden biridir?
Seçenekler
A
Gelenekte var olan her şeye karsı çıkmak
B
Gelecekte var olan her şeye karsı çıkmak
C
İçerik ve şekilde dinamizm yaratmak
D
Hız ve teknolojiyi yansıtmak
E
Edebiyatı canlandırmak
Açıklama:
Letrist akımın temel ilkesi gelenekte var olan her şeye karsı çıkmaktır.
Soru 68
Fütürstler; şairin ilke olarak aşağıdakilerden hangisini benimsemiş olamaz?
Seçenekler
A
kelimeleri özgürce kullanma
B
dizgeli metinsel yapı oluşturma
C
kuraldan uzak anlatım
D
klasik söz dizimi kırma
E
otomatik yazıdan faydalanma
Açıklama:
Fütürstler ilke olarak, şairin kelimeleri özgürce kullanmasını, otomatik yazıdan faydalanmasını, kuraldan uzak anlatımı tercih etmesini, klasik söz dizimi kırmasını kabul etmişlerdir.
Soru 69
Letrizm edebiyatın hangi alanında ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Hikâye
B
Roman
C
Şiir
D
Deneme
E
Makale
Açıklama:
Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi letrizm’in temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Giacomo Balla
B
Isodore Isou
C
Carlo Carra
D
Valery Larbaud
E
Gino Severini
Açıklama:
Isodore Isou, letrizm’in temsilcisidir, diğerleri ise fütürizmin temsilcileridir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Fütürizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Türkçe karşılığı gelecekçiliktir
B
İtalya’da ortaya çıkmıştır
C
Öncelikle edebiyatta etkili olmuştur
D
Düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri vardır.
E
20. yüzyıl başlarında ortaya çıkmıştır
Açıklama:
Fütürizm öncelikle plastik sanatlarda etkili olmuştur
Soru 72
Geleceği teknoloji üzerine kurma fikri üzerine yazılmış fütürizm bildirgesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm manifestosu
B
Oyun yazarları
C
Genel beğeniye tokat
D
Fütüristlerde gelenek karşıtı
E
Gürültü sanatı
Açıklama:
A şıkkı ilk fütürizm bildirgesi; B şıkkı tiyatroya ait bildirge; C şıkkı, derleme bir eser; D şıkkı, edebiyat alanındaki bildirgedir. Oysa E şıkkı soruda sorulan bildirgedir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi fütürizmin temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Giacomo Balla
B
Isodero Isou
C
François Dufrene
D
Gabriel Pomerand
E
Maurice Lemaitre
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri Letrizmin temsilcileridir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Letrizmin temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Isodero Isou
B
Giacomo Balla
C
Gino Severini
D
Carlo Carra
E
Umberto Boccioni
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri fütürizmin temsilcileridir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Carla Carra’nın eseridir?
Seçenekler
A
Anarşist Galli’nin cenazesi
B
Şişenin uzaydaki gelişimi
C
Uzayda sürekliliğin benzersiz biçimleri
D
Pantolonlu bulut
E
Tahtakurusu
Açıklama:
B ve c şıkları, Umberto Boccioni’nin; D ve E şıkları, Vladimir Vladimirovic Mayakovski’nin eserleridir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 76
Letrizmin kurucusu kimdir?
Seçenekler
A
Isodero Isou
B
François Dufrene
C
Gabriel Pomerand
D
Maurice Lemaitre
E
Gino Severini
Açıklama:
B, c ve d şıkları letrizmin temsilcileridir; E şıkkı fütürizmin temsilcilerindendir. Isodero Isou 1946 yılında letrizm adı verilen akımı kurmuşur. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi letrist şiirlerin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gelenekte var olan her şeye karşı çıkmak
B
Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak
C
Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak
D
Anlamı sesle kurmak
E
Romantizm ve realizmin etkisinde kalmak
Açıklama:
Letrizm, dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmıştır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Letrizmin Türkçe karşılığıdır?
Seçenekler
A
Harfçilik
B
Gelecekçilik
C
Simgecilik
D
Gerçeküstücülük
E
Dışavurumculuk
Açıklama:
Letrizm Fransızca harf anlamına gelen lettre kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 79
Fütürizmin ilk bildirgesi kim tarafından yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
Filippo Tommaso Marinetti
B
Umberto Boccioni
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Mayakovski
Açıklama:
Fütürizmin ilk bildirgesi Filippo Tommaso Marinetti’nin 1909 yılında yayımladığı Fütürizm manifestosudur. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi letrizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkar
B
Kurucusu Isodero Isou’dur
C
Başlamasının temel nedeni var olanı reddetmektir.
D
Türkçe karşılığı harfçiliktir
E
Bir plastik sanat akımıdır
Açıklama:
Letrizm bir şiir akımıdır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 81
Fütürist eserlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gerçek yaşamdan uzaklaşır.
B
Makine, enerji ve hızın dinamizmini yansıtır.
C
İnsanın iç dünyasına yönelir.
D
Makineleşmeye ve teknolojiye karşıdır.
E
Sembolizmin etkisi altındadır.
Açıklama:
Fütürist eserler, makine, enerji ve hızın dinamizmini yansıtır. Doğru yanıt B’dir.
Soru 82
Fütürist akım ilk hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almaya
C
Rusya
D
Amerika
E
İtalya
Açıklama:
Fütürist akım ilk İtalya’da ortaya çıkmıştır. Doğru yanıt E’dir.
Soru 83
Fütüristlerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Durağanın peşindedirler.
B
Çağı yakalama amacındadırlar.
C
Sembolik bir dil yaratmaya çalışırlar.
D
Empresyonizmin etkisindedirler.
E
Geleneklerin izinden giderler.
Açıklama:
Fütüristler, çağı yakalama amacındadırlar. Doğru yanıt B’dir.
Soru 84
Rus fütürizmi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Geleneği reddetme üzerine kuruludur.
B
Puşkin, Tolstoy ve Dostoyevski’nin etkisindedir.
C
Şiirde yeniliğe karşıdır.
D
Edebiyatın klasik yapını örnek alır.
E
Kelimelerin özgür olmasına karşıdır.
Açıklama:
Rus fütürizmi, geleneği reddetme üzerine kuruludur. Doğru yanıt A’dır.
Soru 85
Tsentrfüg grubunun fütüristlerden farkı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kelimelerin özgür olması gerektiğini savunur.
B
Şiirin dış yapısına büyük önem verir.
C
Geçmişi yok saymaz.
D
Moderni yakalamak için geçmişi reddeder.
E
Var olan değerlere savaş açar.
Açıklama:
Tsentrfüg grubu geçmişi yok saymaz. Doğru yanıt C’dir.
Soru 86
Fütürizmin ilk bildirgesini aşağıdakilerden hangisi kaleme almıştır?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Viladimir Mayakovski
Açıklama:
Fütürizmin ilk bildirgesi Filippo Tommaso Marinetti tarafından kaleme alınmıştır. Doğru yanıt B’dir.
Soru 87
“Gürültü Sanatı” adlı bildirgenin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Balilla Pratella
Açıklama:
“Gürültü Sanatı” adlı bildirgenin yazarı Luigi Russolo’dur. Doğru yanıt D’dir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi fütürizmin müzik alanındaki temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Balilla Pratella
Açıklama:
Balilla Pratella fütürizmin müzik alanındaki temsilcilerindendir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 89
Gelecekçi şiirle Marinetti’nin 1912 yılında Moskova ve Petersburg’da yaptığı konuşmalarda tanışmıştır. Gelenek konusundaki tavrı Marinetti ve diğer fütüristlerle ortaktır. “Ceketimizi değil, iç organlarınızı değştirelim.” söylemi şairin gelecekçi şiir için gelenek ve geçmişi yok saydığını göstermektedir.
Yukarıda bahsi geçen fütürist aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsi geçen fütürist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Filippo Tommaso Marinetti
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Viladimir Mayakovski
Açıklama:
Vladimir Mayakovski gelecekçi şiirle Marinetti’nin 1912 yılında Moskova ve Petersburg’da yaptığı konuşmalarda tanışmıştır. Gelenek konusundaki tavrı Marinetti ve diğer fütüristlerle ortaktır. “Ceketimizi değil, iç organlarınızı değştirelim.” söylemi şairin gelecekçi şiir için gelenek ve geçmişi yok saydığını göstermektedir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 90
Aşağıdaki fütüristlerden hangisine göre antikçağın ölgün, hareketsiz, renksiz, tutkusuz resmi renkler sayesinde dinamik hâle getirilebilir?
Seçenekler
A
Umberto Boccioni
B
Giacomo Balla
C
Guillaume Apollinaire
D
Luigi Russolo
E
Gino Severini
Açıklama:
Luigi Russolo’ya göre antikçağın ölgün, hareketsiz, renksiz, tutkusuz resmi renkler sayesinde dinamik hâle getirilebilir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 91
Dünyadaki dinamikleri-makine, enerji, hız-çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamak hangi edebiyat akımının amacıdır?
Seçenekler
A
İzlenimcilik
B
Dışavurumculuk
C
Gerçeküstücülük
D
Simgecilik
E
Gelecekçilik
Açıklama:
Fütürizmin amacı, dünyadaki dinamikleri-makine, enerji, hız-çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamaktır. Fütürüzmin Türkçe karşılığı "gelecekçilik" tir.
Soru 92
Fütürist akım hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İtalya
D
İspanya
E
İngiltere
Açıklama:
Fütürist akımın İtalya’da ortaya çıkmasının sebebi ise İtalya’nın siyasî ve ekonomik durumudur. İtalya, 20. yüzyılda sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle güçlenen İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelere göre daha yavaş gelişme göstermiştir.
Soru 93
Rus fütürizminin materyalist bakış açısı, devrimci tavrı, kelimeleri özgür kullanımı Türk edebiyatının hangi şairini bir dönem etkilemiştir?
Seçenekler
A
İlhan Berk
B
Nazım Hikmet Ran
C
Cahit Külebi
D
Fazıl Hüsnü Dağlarca
E
Kemalettin Kamu
Açıklama:
Rus fütürizminin materyalist bakış açısı, devrimci tavrı, kelimeleri özgür kullanımı Türk edebiyatının önemli şairlerinden olan Nazım Hikmet Ran’ı da bir dönem etkilemiştir.
Soru 94
Moderni yakalamak için geçmişi yok saymaya gerek olmadığını düşünenler hangi Rus fütüristleri grubuna dahildir?
Seçenekler
A
Tsentrifug
B
Kubo-fütüristler
C
Egofütüristler
D
Etnofütüristler
E
Dadaistler
Açıklama:
Rus fütürizminin üç koldan geliştiği görülür: Kubo-fütürisler, egofütüristler, tsentrfüg. Geleneğe, var olan değerlere, edebiyatın klasik yapısına karşı çıkan Rus fütüristler yeniliği materyalist ve ideolojik bir yapı üzerine inşa etmek istemişlerdir. Özellikle Kubo-fütüristler kelimelerin özgür olması gerektiğini ve şiirin dış yapısının anlamı okura ulaştırmak için daha önemli olduğunu ileri sürerek taraftar toplamışlardır. Kubo-fütüristlerden sonra dikkat çeken diğer grup “tsentrifug”lardır. Tsentrifug grubunun farkı, geçmişi tamamen reddetmemeleridir. Onlara göre moderni yakalamak için geçmişi yok saymaya gerek yoktur.
Tsentrifug grubu, geçmişi tamamen reddetmezler. Onlara göre moderni yakalamak için geçmişi yok saymaya gerek yoktur.
Tsentrifug grubu, geçmişi tamamen reddetmezler. Onlara göre moderni yakalamak için geçmişi yok saymaya gerek yoktur.
Soru 95
1913 tarihli Fütürist Heykel Teknik Manifestosu başlıklı bildirge aşağıdaki hangi sanatçı tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Balilla Pratella
B
Luigo Russolo
C
V.V. Mayakovski
D
Umberto Boccioni
E
Filippo Tommaso Marinetti
Açıklama:
Umberto Boccioni (1882-1916)’nin kaleme aldığı diğer manifesto heykel sanatı ile ilgilidir. 1913 tarihli Fütürist Heykel Teknik Manifestosu başlıklı bildirgenin ana iletisi de sanat eserinin yaşamdaki hareketliliği yansıtması gerektiği fikri üzerine kuruludur.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için benimsediği ilkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Şiirin klasik yapısını kırmak
B
Çağa uygun yeni temalar işlemek
C
Geleneksel yapıları terk etmek
D
Sanatçıyı özgür bırakmak
E
Geçmişte yazılan eserleri yeniden yazmak
Açıklama:
Fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları
görülür.
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları
görülür.
Soru 97
Fütüristlere göre dinamizm ve eserdeki güzelliğin bir şartı da aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Savaş
B
Barış
C
Durağanlık
D
Romatizm
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Fütüristlere göre dinamizm ve eserdeki güzelliğin bir şartı da “savaş”tır.
Soru 98
Fütürist edebi eserlerde sesli harflerin tekrar edilmesine ne denir?
Seçenekler
A
Aliterasyon
B
Asonans
C
Kafiye
D
Redif
E
Uyak
Açıklama:
Asonans: Sesli harflerin tekrar edilmesidir.
Soru 99
“Anarşist Galli’nin Cenazesi” isimli çalışması eserlerindeki fütürist etkinin tipik bir örneği olarak değerlendirilen İtalyan ressam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Luigi Russolo
B
Giacomo Balla
C
Gino Severini
D
Carlo Carra
E
Umberto Boccioni
Açıklama:
Carlo Carra (1881-1966): İtalyan ressam. İtalyan resim sanatının etkili isimlerinden olan Carra, fütürizme dinamizmi, hareketi, modernizmi ve teknolojiyi esas alan ilkeleri nedeniyle ilgi duymuştur. “Anarşist Galli’nin Cenazesi” isimli çalışması eserlerindeki fütürist etkinin tipik bir örneği olarak değerlidir.
Soru 100
Şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan şiir akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simgecilik
B
Sembolcülük
C
Harfçilik
D
Gelecekçilik
E
İzlenimcilik
Açıklama:
Letrizm, Fransızca harf anlamına gelen lettre kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Harfçilik anlamına gelen bu kelime edebî bir akımın adıdır. İsminden de anlaşıldığı üzere bu akım amacı, şiirdeki yeniliği harflerle gerçekleştirmektir. Letrizm, şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan bir şiir akımıdır.
Soru 101
I. XX. yüzyılın sosyal, siyasal, ekonomik, ahlakî yapısı ve bu yapının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri
II. İtalya’nın Avrupa ülkelerinin gerisinde kalması
III. Sanat/edebiyat akımlarının yaygın olması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri fütürizmin doğuş nedenlerindendir?
II. İtalya’nın Avrupa ülkelerinin gerisinde kalması
III. Sanat/edebiyat akımlarının yaygın olması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri fütürizmin doğuş nedenlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I,II,III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Üç öncül de fütürizmin doğuşunda etkili olmuştur.
Soru 102
Fütürizm Manifestosu başlığını taşıyan ve fütürist akımın ilk ve öncü bildirgesi olan metni kaleme alan sanatçı hangisidir ?
Seçenekler
A
Picasso
B
Braque
C
Gleizes
D
Le Fauconnier
E
Marinetti
Açıklama:
“Hız”ın insan için önemini fark eden fütüristlerin ortaya çıkışı Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944) isimli İtalyan şairin20 Şubat 1909 tarihinde Fransa’da çıkan Le Figaro
gazetesinde yayımladığı bildirge ile olmuştur.
gazetesinde yayımladığı bildirge ile olmuştur.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisinin fütürizmin yayılmasında diğerlerinden daha etkili olduğu savunulabilir ?
Seçenekler
A
Dergilerin yaptıkları yayımlar
B
Sanatçıların gerçekleştirdiği seyahatler
C
Şiirde her kaynağı tüketmiş olma hissi
D
Akımın görüldüğü ülkelerin komşu olmaları
E
Radyo yayınlarıyla ulaştırılan bildirgeler
Açıklama:
Fütürizmin hızla yayılmasında bildirgeler kadar dönemin yayınorganlarının da önemli role sahip olduğu görülür. Alman, İngiliz, Fransız dergiler fütürist akımı yayımladıkları yazılarla desteklemişlerdir. Viyana’da çıkanDie Fackel ve Der Brenner, Imago; Floransa’da Lacerba vb...
Soru 104
I. Eskiyi reddetme
II. Teknolojiyi yansıtan eser verme
III. Modern sanat yaratma
IV. Klasizme geri dönüş çabası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri fütürizmin temel ilkelerindendir?
II. Teknolojiyi yansıtan eser verme
III. Modern sanat yaratma
IV. Klasizme geri dönüş çabası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri fütürizmin temel ilkelerindendir?
Seçenekler
A
I,II
B
II,III
C
III,IV
D
I,II,III
E
II,III,IV
Açıklama:
İlk üç öncül fütürizmin temel ilkeleriyken dördüncü öncül fütürizmin ifade ettiğinin tam tersidir.
Soru 105
I. Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak
II. Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
III. Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
IV. Sahnede eşzamanlılık yaratmak
V. Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıdakilerden hangileri fütürizmin tiyatronun gelişimine katkılarındandır?
II. Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
III. Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
IV. Sahnede eşzamanlılık yaratmak
V. Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıdakilerden hangileri fütürizmin tiyatronun gelişimine katkılarındandır?
Seçenekler
A
I,II
B
I,IV,V
C
II,III,IV
D
I,II,III,IV,V
E
I,III,IV,V
Açıklama:
Öncüllerin hepsi fütürizmin tiyatroya katkıları arasında sayılır.
Soru 106
Fütürist akımın şiirdeki en önemli temsilcisi sayılan Fransız şair kimdir?
Seçenekler
A
Apollinaire
B
Aragon
C
Villon
D
Valéry
E
Prévert
Açıklama:
Guillaume Apollinaire fütürist akımın şiirdeki en önemli temsilcisi sayılan Fransız şairdir.
Soru 107
"Sessiz harflerin tekrar edilmesidir."
Yukarıda tanımı verilen şiir sanatı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Yukarıda tanımı verilen şiir sanatı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Metafor
B
Aliterasyon
C
Asonans
D
Otomatik yazı
E
Alegori
Açıklama:
Sessiz harflerin tekrar edilmesi "aliterasyon" sanatıdır.
Soru 108
"Şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir."
Yukarıda tanımı verilen şiir sanatı aşağıdaki şıklardan hangisinde bulunmaktadır?
Yukarıda tanımı verilen şiir sanatı aşağıdaki şıklardan hangisinde bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Metafor
B
Aliterasyon
C
Asonans
D
Otomatik yazı
E
Alegori
Açıklama:
Şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesi otomatik yazıdır.
Soru 109
“Anarşist Galli’nin Cenazesi” isimli çalışması eserlerindeki fütürist etkinin tipik bir örneği olarak değerlendirilen İtalyan ressam kimdir ?
Seçenekler
A
Balla
B
Severini
C
Carra
D
Boccioni
E
Eco
Açıklama:
“Anarşist Galli’nin Cenazesi” isimli çalışması eserlerindeki fütürist etkinin tipik bir örneği olarak değerlendirilen ressam Carra'dır.
Soru 110
Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak amacıyla yola çıkan akımın adı nedir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
A-Z
D
Letrizm
E
Poetizm
Açıklama:
Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak amacıyla yola çıkan akım letrizmdir.
Soru 111
Bu akımın düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu akımdır?
Seçenekler
A
Kübizm
B
Dadaizm
C
Sürrealizm
D
Fütürizm
E
Letrizm
Açıklama:
XX. yüzyıl başlarında dünyadaki gelişmelerin gerisinde kaldığı düşünülen İtalya’yı canlandırmak ve güçlendirmek için ortaya çıkan Fütürist akımın düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri vardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 112
Anlamı, toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadilmesi olan “...........” dır. İfadesinde boş bırakılan yere ne gelmelidir.
Seçenekler
A
Manifesto
B
Söyleşi
C
Deneme
D
Protesto
E
Sergi
Açıklama:
Türkçe karşılığı “bildirge” olan “manifesto”nun anlamı, toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 113
Fütürizm savunuculuğu yapan ilk dergi aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
LET
B
LEF
C
REF
D
SEF
E
LEV
Açıklama:
Fütürizmin savunuculuğunu yapan ilk LEF dergisi 1923-1925 yılları arasında LEF (Sol Sanat Cephesi)ismiyle , diğeri ise Novy LEF ismiyle (1927-1928) yılları arasında yayımlanmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 114
- Eskiyi Reddetme
- Dinamizm, Hız ve Teknolojiyi Yansıtan Eser Verme
- Modern Sanat Yaratma
Seçenekler
A
Kapsamı
B
Tanımı
C
İlkeleri
D
Karşı oldukları
E
Sınırları
Açıklama:
- Eskiyi Reddetme
- Dinamizm, Hız ve Teknolojiyi Yansıtan Eser Verme
- Modern Sanat Yaratma fütürizmin temel ilkeleridir. Doğru cevap C'dir.
Soru 115
• Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak
• Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
• Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
• Sahnede eşzamanlılık yaratmak
• Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıda verilenler fütürizmn hangi sanat dalında etkilerini ortaya koymaktadır.
• Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
• Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
• Sahnede eşzamanlılık yaratmak
• Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak
Yukarıda verilenler fütürizmn hangi sanat dalında etkilerini ortaya koymaktadır.
Seçenekler
A
Resim
B
Şiir
C
Şarkı
D
Tiyatro
E
Mimari
Açıklama:
Fütürizmin tiyatronun gelişi mine ve modernizasyonuna katkısı şu maddelerle anlatılabilir:
• Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak
• Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
• Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
• Sahnede eşzamanlılık yaratmak
• Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlama Doğru cevap D'dir.
• Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak
• Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak
• Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak
• Sahnede eşzamanlılık yaratmak
• Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlama Doğru cevap D'dir.
Soru 116
Fütüristlerin canlandırmak için
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları görülür.
Yukarıdaki ifade hangi sanat alanı ile ilgilidir.
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları görülür.
Yukarıdaki ifade hangi sanat alanı ile ilgilidir.
Seçenekler
A
Resim
B
Tiyatro
C
Sinema
D
Bale
E
Edebiyat
Açıklama:
Fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları
görülür. Doğru cevap E'dir.
• Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
• Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
• Geleneksel yapıları terk ettikleri,
• Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
• Şiirin klasik yapısını kırdıkları
görülür. Doğru cevap E'dir.
Soru 117
................. şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir. ifadesinde boş bırakılan yere hanigisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Mekanik yazı
B
Otomatik yazı
C
Düz yazı
D
Somut yazı
E
Eleştirel yazı
Açıklama:
Otomatik yazı şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 118
İsminden de anlaşıldığı üzere bu akım amacı, şiirdeki yeniliği harflerle gerçekleştirmektir. Olarak tanımlanan akım aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Letrizm
B
Dadaizm
C
Fütürizm
D
Realizm
E
Sembolizm
Açıklama:
Letrizm, Fransızca harf anlamına gelen lettre kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Harfçilik anlamına gelen bu kelime edebî bir akımın adıdır. İsminden de anlaşıldığı üzere bu akım amacı, şiirdeki yeniliği harflerle gerçekleştirmektir. Doğru cevap A'dır.
Soru 119
- Isodore Isou
- François Dufrêne
- Gabriel Pomerand
- Maurice Lemaître
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Sembolizm
C
Letrizm
D
Dadaizm
E
Ekspresyonizm
Açıklama:
- Isodore Isou
- François Dufrêne
- Gabriel Pomerand
- Maurice Lemaître letrizmin temsilcileridir. Doğru cevap C'dir.
Soru 120
Seçeneklerden hangisi fütürizmin Türkçe karşılığıdır?
Seçenekler
A
Makinecilik
B
Dışavurumculuk
C
Nedensellik
D
Maddecilik
E
Gelecekçilik
Açıklama:
Gelecekçilik
Soru 121
Seçeneklerden hangisi letrizmin Türkçe karşılığıdır?
Seçenekler
A
Gelecekçilik
B
Nedensellik
C
Yazınsallık
D
Harfçilik
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Harfçilik
Soru 122
Seçeneklerden hangisi Letrizmin temsilcilerinden değildir?
Seçenekler
A
Maurice Lemaître
B
Gabriel Pomerand
C
François Dufrêne
D
Isodore Isou
E
André Gide
Açıklama:
André Gide
Soru 123
Seçeneklerden hangisi Fütürizmin temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Guillaume Apollinaire
B
Carlo Goldoni
C
Carlo Carra
D
Umberto Boccioni
E
Filippo Tommaso Marinetti
Açıklama:
Carlo Goldoni
Soru 124
Seçeneklerdeki ifadelerden hangisi Fütürizmin tiyatronun gelişimine ve modernizasyonuna katkısı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Sahnede eşzamanlılık yaratmak
B
Oyuncu ve seyirci arasındaki ilişkiyi mekanikleştirmek
C
Tiyatro sanatından yönetmeni çıkarmak
D
Tiyatro sanatından yazarı çıkarmak
E
Sahnede oyuncudan başka hiçbir estetik unsura yer vermemek
Açıklama:
Sahnede eşzamanlılık yaratmak
Soru 125
Seçeneklerden hangisi Fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için yaptıklarıyla ilişkilendirilemez?
Seçenekler
A
Geçmişte yazılan eserleri yok saymaları
B
Sanatçıyı özgür bırakmaları
C
Geleneksel yapıları terk etmeleri
D
Şiirin klasik yapısını kırmaları
E
Gelenekle bağları güçlendirmeleri
Açıklama:
Gelenekle bağları güçlendirmeleri
Soru 126
Seçeneklerden hangisi Fütüristlerin şiirde hareketli bir yapı yaratmak için kabul ettiği ilkeler arasında değildir?
Seçenekler
A
Klasik söz dizimini kırmak
B
Kuraldan uzak anlatımı tercih etmek
C
Otomatik yazıdan faydalanmak
D
Noktalama işaretlerini kullanmak
E
Kelimeleri özgürce kullanmak
Açıklama:
Noktalama işaretlerini kullanmak
Soru 127
Seçeneklerden hangisi Letrist şiirin ilkelerinden biridir?
Seçenekler
A
Şiirde ritim kullanımı üzerinde durmak
B
Şiirin ulusal niteliğine ulaşmak
C
Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak
D
Geleneksel yapılardan yararlanmak
E
Anlamı kelime ile kurmak
Açıklama:
Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak
Soru 128
Seçeneklerden hangisi letrizmin kurucusudur?
Seçenekler
A
Vladimir Mayakovski
B
Isodore Isou
C
Tristan Tzara
D
Filippo Tommaso Marinetti
E
André Martel
Açıklama:
Isodore Isou
Soru 129
Filippo Tommaso Marinetti imzalı Fütürizm Manifestosu hangi tarihte yazılmıştır?
Seçenekler
A
1908
B
1946
C
1860
D
1909
E
1912
Açıklama:
1909
Ünite 4
Soru 1
I. I. Dünya Savaşı'nın etkileri
II. Yükselen milliyetçilik
III. Freud'un teorileri
IV. Dış gerçeklikten kaçış isteği
Yukarıdakilerden hangileri sürrealizmin doğuşunda etkili olmuştur?
II. Yükselen milliyetçilik
III. Freud'un teorileri
IV. Dış gerçeklikten kaçış isteği
Yukarıdakilerden hangileri sürrealizmin doğuşunda etkili olmuştur?
Seçenekler
A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,IV
D
I,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Sayılanların hepsi akımın doğmasında etkili olmuştur.
Soru 2
Freud'un tedavide kullandığı ........... yöntemi sürrealist sanatın da temel tekniğini oluşturur.
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Hipnoz
B
Serbest çağrışım
C
Psikanaliz
D
Katarsis
E
Otomatizm
Açıklama:
Serbest çağrışım, hastanın kendi hâline bırakılıp aklından geçenleri anlamlı ya da anlamsız, uygun ya da değil, önemli ya da önemsiz fark etmeksizin sıralamasını sağlamaktır. Böylelikle problem ortaya çıkacaktır. Sürrealistler de buna benzer bir yöntemi kullanmış bir anlamda Freud’un hastaları gibi davranmışlardır.
Soru 3
....... dürtüsel ilkel benliktir. Bilinçdışı alanı ifade eder ve hazzın doyumu ilkesine göre çalışır. Yüzbinlerce yıldır, insan var oldukça değişmeyen birtakım dürtüleri vardır. Kişiden kişiye değişmeyen cinsel arzuları, libidoyu, hayatta kalma, tehlikeden kaçınma ve şiddet dürtüsünü kapsayan insan ruhunun en ilkel parçasıdır.
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
İd
B
Öteki benlik
C
Ego
D
Süperego
E
Bilinçaltı
Açıklama:
Tanımlanan kavram iddir.
Soru 4
Sürrealizmin hangi akımın mirasını devralarak ileriye taşıdığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Romantizm
C
Dadaizm
D
Realizm
E
Letrizm
Açıklama:
Dadaizm, en büyük mirasını gerçeküstü akıma bırakmıştır. Bu miras da akılcılığı yadsımak ve karşı sanat oluşturmaktır. Gerçeküstü akımsa ondan devraldığı mirası daha sistemli ve uzun soluklu bir hâle getirecek ve estetize edecektir.
Soru 5
I. Dadaizmin mirası
II. Özgürlük talebi
III. Ekim Devrimi'nin etkileri
IV. Sosyalizm ve anarşizm
Yukarıdakilerden hangileri Breton'un ve sürrealizmin niteliklerini belirleyen etkileri açıklar?
II. Özgürlük talebi
III. Ekim Devrimi'nin etkileri
IV. Sosyalizm ve anarşizm
Yukarıdakilerden hangileri Breton'un ve sürrealizmin niteliklerini belirleyen etkileri açıklar?
Seçenekler
A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,II,IV
E
II,III,IV
Açıklama:
Dadaizmin felsefesini belirleyen temel çıkış noktası burjuva ideolojisine ve milliyetçiliğe karşı olmalarıdır. Breton bunlara daha çok özgürlük talebini ekler. Sosyalizmin, anarşizmin ve tam da bu sıralarda gerçekleşen (Ekim 1917) Rus Devrimi’nin Breton üzerinde etkisi olmuştur.
c
c
Soru 6
Breton ve Soupault’nun birlikte yazdıkları ilk gerçeküstü yapıt olan ...... 1920’de yayımlanır.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Manyetik Alanlar
B
Teiresias’ın Memeleri
C
Büyülü Sanat
D
Nadja
E
Çılgın Aşk
Açıklama:
Manyetik Alanlar ilk gerçeküstücü yapıt olarak kabul edilir.
Soru 7
Gerçeküstücü sanatçılar için temel amaç, bilincin ötesine bir yolculuğa çıkarak bilinç ötesini keşfetmek ve insanın asıl gerçekleri olan arzuların, korkuların, kaygıların, endişelerin dünyasını imajlara dönüştürmektir.
Buna göre gerçeküstücü bir eserde aşağıdakilerden hangisinin hâkim olması beklenir?
Buna göre gerçeküstücü bir eserde aşağıdakilerden hangisinin hâkim olması beklenir?
Seçenekler
A
simgesel anlatım
B
gerçekçi betimlemeler
C
sadelik
D
akla uygunluk
E
açık ve anlaşılırlık
Açıklama:
İnsanın asıl gerçekleri olan arzuların, korkuların, kaygıların, endişelerin dünyasını imajlara dönüşebilmesi simgesel anlatım ile mümkündür.
Soru 8
Andre Breton 1924 tarihli ilk bildirgeye mevcut insan zihniyetini tahlille işe başlar. Toplumun kendi değerleri çerçevesinde bireyi ne şekilde sınırladığından bahseder. Buna göre çocukluğunu geçirdikten sonra insan artık ruhen ve bedenen sürekli dikkatini vermesini talep eden zorunlu bir pratik gerekliliğe aittir. Hareketlerinden hiçbiri taşkın, fikirlerinden ise hiçbiri cömert veya ileriye yönelik olmayacaktır.
Breton'un burada bahsettiği sınırlayıcılık aşağıdakilerden hangisidir?
Breton'un burada bahsettiği sınırlayıcılık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Superego
B
Ego
C
İd
D
Ahlâk
E
Töre
Açıklama:
Breton’un, insanın çevreyle iletişime geçince kendisini de sınırlamaya başladığına dair görüşü, Freud’un süperego olgusudur.
Soru 9
Breton'un özgürlük talebinin temel nedeni hangisidir?
Seçenekler
A
Yeni bir ahlâk önermek
B
Sosyalizmin yaygınlaşmasını sağlamak
C
Toplumsal düzeni reddetmek
D
Orijinal eserler ortaya koyabilmek
E
Geleneği eleştirmek
Açıklama:
Hayal gücünün engellenmesi, insanı sıradanlaştırdığı gibi yazarları da sınırlayarak sıradanlaştırır. Buna göre Breton, geleneksel edebiyatın aynı biçim içerisinde (benzer yapılar, olay örgüleri, tasvirler, karakterler vb.) devamlı bir surette eser vererek tek tipleştiğini ve bir noktadan sonra yazarın tutkularının şiddetli şekilde kısıtlanması ile son bulduğunu düşünür. Yazarın kısıtlanması ise onu aynı fasit daire içinde eser vermeye sevk edecektir. Orijinal bir ürün ortaya koyamayacaktır.
Soru 10
İkinci sürrealist manifestonun birinciden ayrıldığı en önemli nokta nedir?
Seçenekler
A
Sürrealist düşünce ile sosyalizmin sentezlenmesi
B
Özgürlük talebinden vazgeçilmesi
C
Sürrealist sanatın gerçeğe yaklaştırılması
D
Güdümlü bir sanat anlayışına yönelinmesi
E
Gerçekçi bir yöntemin benimsenmesi
Açıklama:
Breton İkinci Sürrealist Manifesto’da diyalektik materyalizmi kabul eder ve bu dönemde daha önce de belirttiğimiz üzere Marksist ideolojiyi savunan bir de dergi kurar: Le Surréealisme au Service de la Révolution (Sürrealizm Devrimin Hizmetinde). Sürrealist düşünce ile devrim romantizmini bir araya getirmeye çalışır.
Soru 11
Sürrealizm ki tarafından kuramlaştırılmıştır?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
André Breton
C
Adolf Hitler
D
Josef Breuer
E
Max Ernst
Açıklama:
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılır.
Soru 12
Freud, ruhsal aygıtı, üçe ayırır. Aşağıdakilerden hangisinde bu üçü doğru olarak bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
İd, ego, süperego
B
İd, gelenek, ego
C
Alışkanlık, id, süperego
D
Rüya, sanrı, ego
E
Sanrı, id, ego
Açıklama:
Freud, ruhsal aygıtı, üçe ayırır: İd, ego ve süperego
İd, ego, süperego
İd, ego, süperego
Soru 13
1914-18’in yarattığı trajik ortam, gerçeküstü akımın kurucularında mevcut siyasi ve kültürel ortamı meydana getiren değerlere karşı bir tiksinti oluşturmuştur. Aynı psikolojik altyapı gerçeküstücü akımdan önce hangi akımın yıkıcı kimliğini belirlemiştir?
Seçenekler
A
Klasikler
B
Romantikler
C
İzlenimciler
D
Yeni-izlenimciler
E
Dadaistler
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı ve onun yarattığı toplumsal ve siyasi
ortam, insanlar üzerinde nasıl olumsuz bir etki bıraktıysa, duygulanım seviyelerinin yüksek olduğunu bildiğimiz sanatçıları çok daha derinden etkilemiştir. 1914-18’in yarattığı trajik ortam, gerçeküstü akımın kurucularında mevcut siyasi ve kültürel ortamı meydana getiren değerlere karşı bir tiksinti oluşturmuştur. Aynı psikolojik altyapı gerçeküstücü akımdan önce dadaizmin de yıkıcı kimliğini belirlemiştir. Bu bakımdan gerçeküstücülüğü dadaizmin bir devamı ya da yeniden dirilişi gibi görebiliriz.
Dadaistler
ortam, insanlar üzerinde nasıl olumsuz bir etki bıraktıysa, duygulanım seviyelerinin yüksek olduğunu bildiğimiz sanatçıları çok daha derinden etkilemiştir. 1914-18’in yarattığı trajik ortam, gerçeküstü akımın kurucularında mevcut siyasi ve kültürel ortamı meydana getiren değerlere karşı bir tiksinti oluşturmuştur. Aynı psikolojik altyapı gerçeküstücü akımdan önce dadaizmin de yıkıcı kimliğini belirlemiştir. Bu bakımdan gerçeküstücülüğü dadaizmin bir devamı ya da yeniden dirilişi gibi görebiliriz.
Dadaistler
Soru 14
Dada sanatı ile özdeşleşen isim kimdir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Marquis de Sade
C
Gerard de Nerval
D
Comte de Lautréamount
E
Arthur Rimbaud
Açıklama:
Tristan Tzara (1896-1963) ile özdeşleşip bütünüyle yıkıcı ve muhalif olan, geleneksel sanata karşıyken sanata ve hatta kendine bile karşı olmakla sonlanan macerasında “dada”, en büyük mirasını gerçeküstü akıma bırakmıştır.
Soru 15
Oneirizm nedir?
Seçenekler
A
Uyanıkken düş görme
B
Gerçekçi olma
C
Uykuda düş görme
D
Rüyaları önemsememe
E
Nihilist tavır
Açıklama:
Oneirizm: Uyanıkken düş görme; oneirik ise rüyalarla ilgili olan anlamındadır
Soru 16
Gerçeküstücülük terimi akımdan daha önce ilk defa kim tarafından sarf edilmiştir?
Seçenekler
A
Guillaume Apollinaire
B
Salvador Dali
C
André Breton
D
Tristan Tzara
E
Marc Chagall
Açıklama:
Gerçeküstücülük terimi ise -akımdan daha önce- kısa yaşamına rağmen yüzyılın başındaki öncü akımların neredeyse hepsinin içinde yer almış olan Guillaume Apollinaire (Wilhelm Apollinaris de Kostrowitzky, 1880-1918) tarafından ilk defa sarf edilmiştir. Sanatçının 1917 yılında ölümünden bir yıl önce sahnelenen “Les Mamelles de Tirésias” (Teiresias’ın Memeleri) adlı oyununu tarif ederken “gerçeküstü” terimini kullandığı bilinir.
Soru 17
André Breton Birinci Sürrealist Manifestoyu hangi yıl yayınlamıştır?
Seçenekler
A
1923
B
1924
C
1925
D
1926
E
1927
Açıklama:
1924 yılında Breton Birinci Sürrealist Manifestoyu yayımlar
Soru 18
André Breton gerçeküstücülüğün üçüncü bildirgesini ''Les Prolégoménes a un
Troisiéme Manifeste du Surrealisme ou Non''- (Gerçeküstücülük’ün Üçüncü Bildirisine Giriş ya da Değil)’u hangi ülkede yayımlamıştır?
Troisiéme Manifeste du Surrealisme ou Non''- (Gerçeküstücülük’ün Üçüncü Bildirisine Giriş ya da Değil)’u hangi ülkede yayımlamıştır?
Seçenekler
A
Paris
B
Hollanda
C
İtalya
D
İngiltere
E
Amerika
Açıklama:
II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ise çoğu Fransa’da toplanan bu sanatçıların dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmasına sebep olur. Bir müddet ülkesinde kaldıktan sonra Breton Amerika’ya gider. Amerika’ya gidenler arasında Dali de vardır. Breton burada Gerçeküstücülüğün Üçüncü Bildirisi Les Prolégoménes a un Troisiéme Manifeste du Surrealisme ou Non- (Gerçeküstücülük’ün Üçüncü Bildirisine Giriş ya da Değil)’u yayımlar.
Soru 19
Sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeleri Yves Duplessis’in “Gerçeküstücü Teknikler”inden de yararlanarak,açıklanmaya çalışılırsa aşağıdakilerin hangisi bunun dışında kalır?
Seçenekler
A
Başkaldırı ve Uyumsuzluk
B
Akla ve Düzene Karşı Oluş
C
Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk
D
Alaycılık ve İroni
E
Uyum ve sadakat
Açıklama:
sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeleri Yves Duplessis’in “Gerçeküstücü Teknikler”inden de yararlanarak, maddeler hâlinde kısaca toplayalım:
Başkaldırı ve Uyumsuzluk, Akla ve Düzene Karşı Oluş, Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk, Bilinçaltının Kaynağı Düşler, Çocukluk Özlemi-Çocukluğa Dönüş, Alaycılık ve İroni ,Gerçeküstücü Nesneler, Görüntüler, Çılgınlık, Otomatizm, Le Cadavre Exquis (Nefis Kadavra)
Uyum ve sadakat
Başkaldırı ve Uyumsuzluk, Akla ve Düzene Karşı Oluş, Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk, Bilinçaltının Kaynağı Düşler, Çocukluk Özlemi-Çocukluğa Dönüş, Alaycılık ve İroni ,Gerçeküstücü Nesneler, Görüntüler, Çılgınlık, Otomatizm, Le Cadavre Exquis (Nefis Kadavra)
Uyum ve sadakat
Soru 20
''Elsa’nın Gözleri” ve ''Mutlu Aşk Yoktur'' adlı şiirleriyle de bilinen şair kimdir?
Seçenekler
A
Philippe Soupault
B
Paul Eluard
C
Jacques Prévert
D
Louis Aragon
E
Rene Char
Açıklama:
Ülkemizde romancılığından çok şairliği ile tanınan Aragon’un Büyük Acı (1941) ve Fransız Diana’sı (1945) gibi şiir kitapları vardır. Şiirleri içinde karısı Triolet’e duyduğu aşkı
dile getirdiği “Elsa’nın Gözleri” (1942) ve “Mutlu Aşk Yoktur”, Türkiye’de en çok tanınan
Fransız şiirlerindendir.
Louis Aragon
dile getirdiği “Elsa’nın Gözleri” (1942) ve “Mutlu Aşk Yoktur”, Türkiye’de en çok tanınan
Fransız şiirlerindendir.
Louis Aragon
Soru 21
Dilimize gerçeküstücülük olarak da geçen akım hangisidir?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Romantizm
C
Natüralizm
D
Klasisizm
E
Realizm
Açıklama:
Sürrealizm (Fr. surréalisme) kelimesi dilimize “gerçeküstücülük” olarak çevrilmiş ve genel kabul görmüştür. Bazı edebiyat bilimcileri ise “üst-gerçekçilik” ya da “gerçekötecilik” karşılıklarını önerirler. Gerçeküstü çevirisinin, morfolojisinden dolayı gerçek dışılık, saçmalık gibi anlamlara geldiğini; oysa sürrealizmin, gerçeğin bir başka biçimi olarak bir başka gerçekliği ifade ettiğini öne sürerler.
Soru 22
Sigmund Freud'un fikirlerinden yola çıkarak sürrealist manifestoyu yayınlayarak bu akımı kurumsallaştıran kişi kimdir?
Seçenekler
A
André Breton
B
Max Ernst
C
Paul Éluard
D
Tristan Tzara
E
Louis Aragon
Açıklama:
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılır. Yakından takip ettiği Sigmund Freud (1856-1939)’un psikanalitik kuramını ve görüşlerini benimseyen Breton, Freud’un özellikle bilinçaltına dair görüşlerinden beslenir ve bu kaynağı edebiyata aktarmak ister. Breton geleneksel sanat ve onun statükocu yapısına bir başkaldırı niteliğinde 1924’te ilkini, 1930’da ikincisini yayımladığı sürrealist manifesto ile birlikte sanatla yapmak istediği, sürrealizmin ne olduğu, sanatın toplum hayatı içindeki işlevi gibi konuları ortaya koyar.
Soru 23
Sürrealizm akımı hangi savaş sonrasında ortaya çıkan havanın etkisiyle ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı
B
Napolyon Savaşları
C
Soğuk Savaş
D
Otuz Yıl Savaşları
E
Yedi Yıl Savaşları
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan trajik, kaygılı, çoğu zaman umut kırıcı ortamda, her çağda olduğu gibi insanoğlu, varoluşuna yeni bir anlam ve çekidüzen vermek ister. Savaşın ve bunalımların ardından yeni bir hümanizma, yeni bir edebiyat ve estetik anlayışı gelir. Bu akım da Sürrealizmdir.
Soru 24
I- İd
II- Ego
III- Süperego
Yukarıdaki kavramlardan hangisi ya da hangileri Sigmund Freud tarafından ruhsal aygıtın elemanları olarak ortaya çıkmaktadır?
II- Ego
III- Süperego
Yukarıdaki kavramlardan hangisi ya da hangileri Sigmund Freud tarafından ruhsal aygıtın elemanları olarak ortaya çıkmaktadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Freud, ruhsal aygıtı, üçe ayırır: İd, ego ve süperego. İd kısaca dürtüsel ilkel benliktir. Dürtülerin tatmin edilmesi temel amaçtır ve amacına ulaşmak için “ego”yu zorlar. Fakat doyumsuz ve sonsuz arzuları frenleyen bir mekanizma vardır: o da “süperego”dur. Süperegoya geçmeden egonun ne olduğuna ve işlevine bakmak gerekir.
Soru 25
I- Sentezm
II- Fütürizm
III- Ünanimizm
Yukarıdaki akımlardan hangisi ya da hangileri Sürrealizm akımının estetik alt yapısını hazırlayan akımlar arasındadır?
II- Fütürizm
III- Ünanimizm
Yukarıdaki akımlardan hangisi ya da hangileri Sürrealizm akımının estetik alt yapısını hazırlayan akımlar arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Tristan Tzara (1896-1963) ile özdeşleşip bütünüyle yıkıcı ve muhalif olan, geleneksel sanata karşıyken sanata ve hatta kendine bile karşı olmakla sonlanan macerasında “dada”, en büyük mirasını gerçeküstü akıma bırakmıştır. Bu miras da akılcılığı yadsımak ve karşı sanat oluşturmaktır. Gerçeküstü akımsa ondan devraldığı mirası daha sistemli ve uzun soluklu bir hâle getirecek ve estetize edecektir. Gerçeküstü akımın estetik alt yapısını hazırlayan bazıları küçük çaplı da olsa başka akımlar da vardır. Bunlar arasında ünanimizm, sentetizm, fütürizm öne çıkanlardır.
Soru 26
Gerçeküstü sanatçıların geneline hakim olan görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Nasyonalizm
C
Liberalizm
D
Faşizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Dadaizmin felsefesini belirleyen temel çıkış noktası burjuva ideolojisine ve milliyetçiliğe karşı olmalarıdır. Breton bunlara daha çok özgürlük talebini ekler. Sosyalizmin, anarşizmin ve tam da bu sıralarda gerçekleşen (Ekim 1917) Rus Devrimi’nin Breton üzerinde etkisi olmuştur. Yine yozlaşmış ve çürümüş mevcudun karşısında Marksizm, yükselen bir değer olarak iki cihan harbi arasında ciddi bir alternatif oluşturmaktadır. Hatta dönemin pek çok muhalifinin Marksizmi ilk seçenek olarak gördüğü bilinen bir şeydir.
Soru 27
Aşağıdaki eserlerden hangisi ilk gerçeküstü yapıt olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Manyetik Alanlar
B
Nadja
C
Parisli Köylü
D
Sonsuz Hareket
E
Katiller Zamanı
Açıklama:
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları ilk gerçeküstü yapıt olan Les Champs Magnétiques (Manyetik Alanlar) 1920’de yayımlanır.
Soru 28
I- Antonin Artaud
II- Robert Desnos
III- Pierre Naville
Yukarıda ismi verilen sanatçılardan hangisi ya da hangileri sürrealistler grubundan çeşitli nedenlerden çıkarılmış ya da ayrılmışlardır?
II- Robert Desnos
III- Pierre Naville
Yukarıda ismi verilen sanatçılardan hangisi ya da hangileri sürrealistler grubundan çeşitli nedenlerden çıkarılmış ya da ayrılmışlardır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Sürrealizme göre sanat insanı özgürleştiren en önemli kurumken diğer cephe için sanat, belirli bir sınıfın (proletarya) çıkarlarına hizmet etmelidir. Breton her ne kadar sosyalizme meyletse de akımın politikanın içinde olmasına karşıdır. Gerçeküstücü bazı sanatçılar siyasi, sanatsal ya da kişisel çeşitli sebeplerden dolayı Breton tarafından bu sırada gruptan çıkarılacaktır. Örneğin Antonin Artaud (1896-1948), Robert Desnos (1900-1945) topluluktan ayrılırlar. Daha önce de zaten güdümlülük konusundaki tartışmanın ardından Pierre Naville ayrılmıştır.
Soru 29
Türk edebiyatında hangi akımın sürrealist manifestodan ve Andre Breton'un fikirlerinden etkilendiği söylenebilir?
Seçenekler
A
İkinci Yeni
B
Beş Hececiler
C
Yedi Meşaleciler
D
Geripçiler
E
Mavi Anadolucular
Açıklama:
Türk şiirinin 1950’lerden sonra gelişen İkinci Yeni Hareketinin de anlamsızlıkla suçlanan pek çok şiirinin imaj yapısı, tıpkı Breton’un bahsettiği gibi uzak anlam alanlarının serbest çağrışım yoluyla bir araya getirildiği imgelerden oluşan şiirlerdir.
Soru 30
Aşağıdaki eserlerden hangisi Louis Aragon'a ait değildir?
Seçenekler
A
Özgür Birleşme
B
Gerçek Dünya
C
Parisli Köylü
D
Sevinç Ateşi
E
Sonsuz Hareket
Açıklama:
Louis Aragon’un eserleri şunlardır: Sevinç Ateşi (1920), Sonsuz Hareket (1925), Parisli Köylü (1926), Gerçek Dünya (1968), Kutsal Hafta (1958), Ölüme Gönderme (1965), Blanche ya da Unutuş (1967), Komünistler (1948), Büyük Acı (1941), Fransız Diana’sı (1945).
Soru 31
Sürrealizm kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Gerçeküstücülük
B
Gerçekçilik
C
Sahtecilik
D
Sahteüstücülük
E
Sanatçılık
Açıklama:
Sürrealizm (Fr. surréalisme) kelimesi dilimize “gerçeküstücülük” olarak çevrilmiş ve genel kabul görmüştür. Bazı edebiyat bilimcileri ise “üst-gerçekçilik” ya da “gerçekötecilik” karşılıklarını önerirler. Gerçeküstü çevirisinin, morfolojisinden dolayı gerçek dışılık, saçmalık gibi anlamlara geldiğini; oysa sürrealizmin, gerçeğin bir başka biçimi olarak bir başka gerçekliği ifade ettiğini öne sürerler.
Soru 32
Sürrealizm akımını kurumlaştıran André Breton kimin görüşlerini edebiyata aktararak bu akımı başlatmıştır?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Carl Gustav Jung
C
Friedrich Nietzsche
D
Jacques Lacan
E
Karl Marx
Açıklama:
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılır. Yakından takip ettiği Sigmund Freud (1856-1939)’un psikanalitik kuramını ve görüşlerini benimseyen Breton, Freud’un özellikle bilinçaltına dair görüşlerinden beslenir ve bu kaynağı edebiyata aktarmak ister. Breton geleneksel sanat ve onun statükocu yapısına bir başkaldırı niteliğinde 1924’te ilkini, 1930’da ikincisini yayımladığı sürrealist manifesto ile birlikte sanatla yapmak istediği, sürrealizmin ne olduğu, sanatın toplum hayatı içindeki işlevi gibi konuları ortaya koyar.
Soru 33
I- Rüyalar ve Yorumları
II- Psikanalize Giriş Dersleri
III- Uygarlığın Huzursuzluğu
Yukarıdakilerden eserlerden hangisi ya da hangileri Sigmund Freud tarafından kaleme alınmıştır?
II- Psikanalize Giriş Dersleri
III- Uygarlığın Huzursuzluğu
Yukarıdakilerden eserlerden hangisi ya da hangileri Sigmund Freud tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız II
Açıklama:
Psikanalize Giriş Dersleri 1933, Rüyalar ve Yorumları 1900 ve Uygarlığın Huzursuzluğu 1930 yılında Sigmund Freud tarafından kaleme alınmıştır
Soru 34
Sürrealizmin hangi sanat akımının mirasçısı olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Dadaizm
B
Klasisizm
C
Natüralizm
D
Realizm
E
Romantizm
Açıklama:
Tristan Tzara (1896-1963) ile özdeşleşip bütünüyle yıkıcı ve muhalif olan, geleneksel sanata karşıyken sanata ve hatta kendine bile karşı olmakla sonlanan macerasında “dada”, en büyük mirasını gerçeküstü akıma bırakmıştır. Bu miras da akılcılığı yadsımak ve karşı sanat oluşturmaktır. Gerçeküstü akımsa ondan devraldığı mirası daha sistemli ve uzun soluklu bir hâle getirecek ve estetize edecektir. Gerçeküstü akımın estetik alt yapısını hazırlayan bazıları küçük çaplı da olsa başka akımlar da vardır. Bunlar arasında ünanimizm, sentetizm, fütürizm öne çıkanlardır.
Soru 35
I- Hieronymus Bosch
II- Francisco Goya
III- Marc Chagall
Yukarıdaki ressamlardan hangisi ya da hangileri Sürrealist resmin arka planını oneirik yapıtlarıyla oluşturan ressamlar arasındadır?
II- Francisco Goya
III- Marc Chagall
Yukarıdaki ressamlardan hangisi ya da hangileri Sürrealist resmin arka planını oneirik yapıtlarıyla oluşturan ressamlar arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız II
Açıklama:
Sürrealist resmin de arkasında oneirik yapıtlarıyla Hieronymus Bosch (1450-1516), Francisco Goya (1746-1828), Marc Chagall (1887-1985) gibi aşina olunmayan, gerçekdışı görsellikler sunan ressamların çalışmaları vardır.
Soru 36
Gerçeküstücülük terimini ilk defa sarf eden sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Guillaume Apollinaire
B
Louis Aragon
C
Arthur Rimbaud
D
Paul Verlaine
E
Tristan Tzara
Açıklama:
Gerçeküstücülük terimi ise -akımdan daha önce- kısa yaşamına rağmen yüzyılın başındaki öncü akımların neredeyse hepsinin içinde yer almış olan Guillaume Apollinaire (Wilhelm Apollinaris de Kostrowitzky, 1880-1918) tarafından ilk defa sarf edilmiştir. Sanatçının 1917 yılında ölümünden bir yıl önce sahnelenen “Les Mamelles de Tirésias” (Teiresias’ın Memeleri) adlı oyununu tarif ederken “gerçeküstü” terimini kullandığı bilinir.
Soru 37
André Breton’un Louis Aragon ve Philippe Soupault gibi isimlerle çıkardığı ve sürrealist fikirlerini ortaya koyduğu dergi isim hangisidir?
Seçenekler
A
Littérature
B
Minotaure
C
L’art Magique
D
Moniteur
E
La Gazette
Açıklama:
André Breton 1922 itibarıyla daha önceden kendisiyle beraber olan, Littérature adlı dergiyi çıkardıkları Louis Aragon (1897-1912) ve Philippe Soupault (1897-1990) gibi isimlerin yanına Max Ernst (1891-1976), Paul Eluard (1895- 1952), Benjamin Peret (1899-1959), Robert Desnos (1900-1945), René Crevel (1900- 1935)’in başı çektiği çağın önemli sanatçıları dâhil olur. Littérature dergisi bu dönemde seslerini duyurdukları dergidir.
Soru 38
Aşağıdaki eserlerden hangisi gerçeküstücülükten çıkarılan üyelerin yayınladığı yerginin ismidir?
Seçenekler
A
Bir Kadavra
B
Parisli Köylü
C
Katiller Zamanı
D
Can Çekişenler
E
Kutsal Hafta
Açıklama:
1930’lardan itibaren akımın ileri gelenleri Breton’un yanında Louis Aragon, Pierre Unik ve Paul Eluard’dır. Yine Louis Bunuel, René Char ve belki de en önemlisi Salvador Dali de Breton’un etrafındadır. Breton, 1939’da Eluard’la birlikte L’immaculée Conception’u yayımlar. Bu sırada gerçeküstücülükten çıkarılan üyeler Un Cadavre (Bir Kadavra) adlı bir yergi yayımlar.
Soru 39
I- Başkaldırı ve uyumsuzluk
II- Akla ve düzene karşı oluş
III- Alaycılık ve İroni
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin ilke ve nitelikleri arasındadır?
II- Akla ve düzene karşı oluş
III- Alaycılık ve İroni
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin ilke ve nitelikleri arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız II
Açıklama:
Sürrealizmin ilke ve nitelikleri arasında başkaldırı ve uyumsuzluk, akla ve Düzene karşı oluş, Freud’un psikanaliz yöntemi ve bilinçaltına yolculuk, bilinçaltının kaynağı düşler, çocukluk özlemi ve çocukluğa dönüş, alaycılık ve ironi, gerçeküstücü nesneler ve görüntüler, çılgınlık, otomatizm, Le Cadavre Exquis (Nefis Kadavra) sayılabilir.
Soru 40
Aşağıdaki eserlerden hangisi Louis Aragon tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Sevinç Ateşi
B
Özgür Birleşme
C
Katiller Zamanı
D
Can Çekişenler
E
Acının Başkenti
Açıklama:
Louis Aragon’un eserleri şunlardır: Sevinç Ateşi (1920), Sonsuz Hareket (1925), Parisli Köylü (1926), Gerçek Dünya (1968), Kutsal Hafta (1958), Ölüme Gönderme (1965), Blanche ya da Unutuş (1967), Komünistler (1948), Büyük Acı (1941), Fransız Diana’sı (1945).
Soru 41
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak aşağıdakilerden hangisi tarafından kuramlaştırılmıştır?
Seçenekler
A
Paul Verlaine
B
André Breton
C
Gérard de Nerval
D
Christina Rossetti
E
Gustave Flaubert
Açıklama:
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılır.
Soru 42
Breton geleneksel sanat ve onun statükocu yapısına bir başkaldırı niteliğinde ilk sürrealist manifestoyu ne zaman yayımlamıştır?
Seçenekler
A
1924
B
1926
C
1928
D
1930
E
1932
Açıklama:
Breton geleneksel sanat ve onun statükocu yapısına bir başkaldırı niteliğinde 1924’te ilkini, 1930’da ikincisini yayımladığı sürrealist manifesto ile birlikte sanatla yapmak istediği, sürrealizmin ne olduğu, sanatın toplum hayatı içindeki işlevi gibi konuları ortaya koyar.
Soru 43
Gerçeküstücülük, aşağıdaki akımlardan hangisinin bir devamı ya da yeniden dirilişi gibi görülmektedir?
Seçenekler
A
Sembolizm
B
Realizm
C
Fütürizm
D
Dadaizm
E
Empresyonizm
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı ve onun yarattığı toplumsal ve siyasi ortam, insanlar üzerinde nasıl olumsuz bir etki bıraktıysa, duygulanım seviyelerinin yüksek olduğunu bildiğimiz sanatçıları çok daha derinden etkilemiştir. 1914-18’in yarattığı trajik ortam, gerçeküstü akımın kurucularında mevcut siyasi ve kültürel ortamı meydana getiren değerlere karşı bir tiksinti oluşturmuştur. Aynı psikolojik altyapı gerçeküstücü akımdan önce dadaizmin de yıkıcı kimliğini belirlemiştir. Bu bakımdan gerçeküstücülüğü dadaizmin bir devamı ya da yeniden dirilişi gibi görebiliriz.
Soru 44
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları ilk gerçeküstü yapıt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Manyetik Alanlar
B
Bir Kadavra
C
Gerçeküstücülüğün Siyasî Konumu
D
Gerçeküstücülük’ün Üçüncü Bildirisine Giriş ya da Değil
E
Büyülü Sanat
Açıklama:
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları ilk gerçeküstü yapıt olan Les Champs Magnétiques (Manyetik Alanlar) 1920’de yayımlanır.
Soru 45
1930'da yayımlanan İkinci Sürrealist Manifesto sürrealizmin bir taraftan dağılma sürecine girdiğini işaret etmektedir. Gerçeküstücü bazı sanatçılar siyasi, sanatsal ya da kişisel çeşitli sebeplerden dolayı Breton tarafından bu sırada gruptan çıkarılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi gruptan çıkarılan isimlerden biridir?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Pierre Unik
C
Antonin Artaud
D
Louis Bunuel
E
Salvador Dali
Açıklama:
1924 yılında Breton Birinci Sürrealist Manifestoyu, 1930 yılında ise ikinciyi yayımlar. İkinci bildiri artık sürrealizmin bir taraftan dağılma sürecine girdiğinin de işaretidir. Sürrealizmin dağılma sürecinde çatışma daha çok politik meselelerden çıkar. Çünkü sürrealizmin sınırları yıkma felsefesinin karşısında Breton’un meylettiği sosyalizm güdümlü (engagé) bir sanat öngörmektedir ve bazı temsilciler bu yönde tartışmaların içine gireceklerdir. Komünist Parti sanatı bir propaganda aracı olarak görürken, sürrealistler için sanat bağımsız olmak zorundadır ve sınırları olamaz. Sürrealizme göre sanat insanı özgürleştiren en önemli kurumken diğer cephe için sanat, belirli bir sınıfın (proletarya) çıkarlarına hizmet etmelidir. Breton her ne kadar sosyalizme meyletse de akımın politikanın içinde olmasına karşıdır. Gerçeküstücü bazı sanatçılar siyasi, sanatsal ya da kişisel çeşitli sebeplerden dolayı Breton tarafından bu sırada gruptan çıkarılacaktır. Örneğin Antonin Artaud (1896-1948), Robert Desnos (1900-1945) topluluktan ayrılırlar. Daha önce de zaten güdümlülük konusundaki tartışmanın ardından Pierre Naville ayrılmıştır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Louis Aragon’un 1925 yılında yayımlanan “Gerçeküstücü Araştırmalar Bürosu Deklarasyonu” düşüncelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bizim edebiyatla ilgimiz yoktur; ancak gerektiğinde, herkes kadar edebiyattan yararlanmasını biliriz.
B
Gerçeküstücülük yeni ya da daha kolay bir ifade biçimi değildir, bir şiir metafiziği bile değildir. Gerçeküstücülük ustan ve ussallığa benzer her şeyden tümüyle bağımsızlaşmanın bir yoludur.
C
Topluma şu resmî uyarıyı fırlatmak istiyoruz: Sapkınlıklarınıza ve falsolarınıza dikkat edin, bir tanesi bile gözümüzden kaçmaz.
D
Her düşünce dönüşümünde, toplum bizimle karşılaşacaktır.
E
İnsanoğlunun âdetlerini değiştirmek gibi bir iddiamız vardır.
Açıklama:
Akımın en iyi ve popüler şairlerden biri olarak öne çıkan Louis Aragon’un 1925 yılında yayımlanan “Gerçeküstücü Araştırmalar Bürosu Deklarasyonu” da bu yönde değerlendirilmelidir. Bu metin de Breton’un ikinci manifestosu gibi eleştiriler karşısında savunma ağırlıklıdır ve sosyalist devrimle yakınlaşma sezilir. Aragon’un maddeler hâlinde beyan ettiği gerçeküstü akıma dair düşünceler, akımın ne yapmak istediği sorusuna da iyi bir cevap olabilir. Aragon şunları söylemektedir: Etkinliklerimizin, kamuoyunda aptalca ve yanlış bir şekilde yorumlanması nedeniyle, edebiyat, tiyatro, felsefe ve teoloji alanlarındaki tüm anırmalardan oluşan çağdaş eleştiri dünyasına açıklıyoruz ki;
1. Bizim edebiyatla ilgimiz yoktur; ancak gerektiğinde, herkes kadar edebiyattan yararlanmasını biliriz.
2. Gerçeküstücülük yeni ya da daha kolay bir ifade biçimi değildir, bir şiir metafiziği bile değildir. Gerçeküstücülük ustan ve ussallığa benzer her şeyden tümüyle bağımsızlaşmanın bir yoludur.
3. Bizler bir Devrim yapmaya kararlıyız.
4. Devrim sözcüğüyle gerçeküstücülük sözcüğünü birleştirmemizin nedeni, bu devrimin ilgisiz, tarafsız ve hatta umutsuz karakterini ortaya koyabilmektir.
5. İnsanoğlunun âdetlerini değiştirmek gibi bir iddiamız yoktur, amacımız düşüncenin ne kadar kırılgan olduğunu ve titrek yuvalarımızı ne denli değişken temeller ne denli büyük mağaralar üzerine inşa ettiğimizi gösterebilmektir.
6. Topluma şu resmî uyarıyı fırlatmak istiyoruz: Sapkınlıklarınıza ve falsolarınıza dikkat edin, bir tanesi bile gözümüzden kaçmaz.
7. Her düşünce dönüşümünde, toplum bizimle karşılaşacaktır.
8. Bizler, Başkaldırı’nın uzmanlarıyız. Gerektiğinde elimizden gelmeyecek hiçbir eylem biçimi yoktur.
9. Özellikle Batı dünyasına sesleniyoruz: gerçeküstücülük diye bir şey vardır. Ya bizimle özdeşleştirilen bu yeni “izm” nedir? Gerçeküstücülük şiirsel bir üslûp değildir. Aklın kendi içine dönük çığlığıdır ve her türlü engelden, gerekirse baltalarla parçalayarak da olsa, kurtulmaya azmetmiştir.
1. Bizim edebiyatla ilgimiz yoktur; ancak gerektiğinde, herkes kadar edebiyattan yararlanmasını biliriz.
2. Gerçeküstücülük yeni ya da daha kolay bir ifade biçimi değildir, bir şiir metafiziği bile değildir. Gerçeküstücülük ustan ve ussallığa benzer her şeyden tümüyle bağımsızlaşmanın bir yoludur.
3. Bizler bir Devrim yapmaya kararlıyız.
4. Devrim sözcüğüyle gerçeküstücülük sözcüğünü birleştirmemizin nedeni, bu devrimin ilgisiz, tarafsız ve hatta umutsuz karakterini ortaya koyabilmektir.
5. İnsanoğlunun âdetlerini değiştirmek gibi bir iddiamız yoktur, amacımız düşüncenin ne kadar kırılgan olduğunu ve titrek yuvalarımızı ne denli değişken temeller ne denli büyük mağaralar üzerine inşa ettiğimizi gösterebilmektir.
6. Topluma şu resmî uyarıyı fırlatmak istiyoruz: Sapkınlıklarınıza ve falsolarınıza dikkat edin, bir tanesi bile gözümüzden kaçmaz.
7. Her düşünce dönüşümünde, toplum bizimle karşılaşacaktır.
8. Bizler, Başkaldırı’nın uzmanlarıyız. Gerektiğinde elimizden gelmeyecek hiçbir eylem biçimi yoktur.
9. Özellikle Batı dünyasına sesleniyoruz: gerçeküstücülük diye bir şey vardır. Ya bizimle özdeşleştirilen bu yeni “izm” nedir? Gerçeküstücülük şiirsel bir üslûp değildir. Aklın kendi içine dönük çığlığıdır ve her türlü engelden, gerekirse baltalarla parçalayarak da olsa, kurtulmaya azmetmiştir.
Soru 47
Gerçeküstücülerin kullandıkları en önemli yazım tekniğidir. Bu yazım tekniğinin amacı insanı olduğu gibi ilkel doğası içinde gösterebilmek için, onda uygarlıktan kazanılmış ne varsa atmaktır. Kısacası hiçbir denetime tabi tutmadan akla ilk gelen şeylerin kâğıda dökülmesidir. Bu açıklama sürrealizmin hangi ilke ya da niteliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Çılgınlık
B
Gerçeküstücü Nesneler, Görüntüler
C
Otomatizm
D
Alaycılık ve İroni
E
Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk
Açıklama:
Otomatizm: Sürrealist Manifesto’yu değerlendirirken Andre Breton’un otomatizm/ otomatik yazımdan ne anladığına dair bilgi verdiysek de burada ilkeler arasında yeniden görmek ve kısaca hatırlamak gerekir. Şüphesiz Otomatik Yazım gerçeküstücülerin kullandıkları en önemli yazım tekniğidir. Bu yazım tekniğinin amacı insanı olduğu gibi ilkel doğası içinde gösterebilmek için, onda uygarlıktan kazanılmış ne varsa atmaktır. Bu yolla insan bütün ruhsal gücünü yeniden kazanacak ve gerçek anlamda özgür olacaktır. Çılgınlık ve düş durumlarında her türlü denetimden arındırılan bilinçdışı kendiliğinden belirir ve otomatik yazı bilinçdışının bildirilerini yazıya dönüştürür. Kısacası hiçbir denetime tabi tutmadan akla ilk gelen şeylerin kâğıda dökülmesidir.
Soru 48
Breton 1925’te kaleme aldığı “Gerçeküstücülük ve Resim” başlık makalesinde aşağıdaki isimlerden hangisinin farkında olmasa da gerçeküstücü olduğunu belirtmektedir?
Seçenekler
A
Claude Monet
B
Edgar Degas
C
Gian Lorenzo Bernini
D
Joseph Vernet
E
Giorgio Chirico
Açıklama:
Breton 1925’te kaleme aldığı “Gerçeküstücülük ve Resim” başlık makalesinde Pablo Picasso (1881-1973) ve Giorgio Chirico (1888-1978) ’nun farkında olmasalar da gerçeküstücü olduklarını kaleme almıştır.
Soru 49
1928’de ilk sürrealist film olarak kabul edilen La Coquille et le Clergyman’ı aşağıdaki isimlerden hangisi çekmiştir?
Seçenekler
A
Georges Meliés
B
Germaine Dulac
C
Luis Bunuel
D
Man Ray
E
Jean Cocteau
Açıklama:
Sinemanın henüz ilk meyvelerini veriyor olmasına rağmen sürrealist bir filmin çekilmesi, sürrealistler için sinemanın yeni ve ilgi çekici bir alan olmasındadır. 1928’de Germaine Dulac (1882-1942) ilk sürrealist film olarak kabul edilen La Coquille et le Clergyman’ı çeker.
Soru 50
Türkiye’de en çok tanınan şiirlerinden, karısı Triolet’e duyduğu aşkı dile getirdiği “Elsa’nın Gözleri” (1942) ve “Mutlu Aşk Yoktur” aşağıdakilerden hangisi tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Andre Breton
C
Philippe Soupault
D
Paul Eluard
E
Jacques Prévert
Açıklama:
Louis Aragon (1897-1982): Şair, romancı, düşünce ve siyaset adamı olarak karşımıza çıkan Aragon sanatsal faaliyetlerine dönemin birçok sanatçısı gibi Dadaizm içinde başlar. Breton ve Soupault’la tanışmasından sonra sürrealist eserler vermeye başlar. Ülkemizde romancılığından çok şairliği ile tanınan Aragon’un Büyük Acı (1941) ve Fransız Diana’sı (1945) gibi şiir kitapları vardır. Şiirleri içinde karısı Triolet’e duyduğu aşkı dile getirdiği “Elsa’nın Gözleri” (1942) ve “Mutlu Aşk Yoktur”, Türkiye’de en çok tanınan Fransız şiirlerindendir.
Soru 51
Psikanalizin kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Josef Breuer
C
Hegel
D
Andre Breton
E
Norbert Lynton
Açıklama:
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’dur.
Soru 52
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları ve ilk gerçeküstü yapıt olarak tanımlanan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Büyülü Sanat
B
Manyetik Alanlar
C
Sürrealizm Devrimin Hizmetinde
D
Nadja-1928
E
Çılgın Ask
Açıklama:
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları ve ilk gerçeküstü yapıt olarak tanımlanan eser Manyetik Alanlar’dır. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
Gerçeküstü akımın kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Benjamin Peret
B
Max Ernst
C
Andre Breton
D
Guillaume Apollinaire
E
Tristan Tzara
Açıklama:
Gerçeküstü akımın kurucusu Andre Breton’dur.
Soru 54
Belleğin Azmi adlı sürrealist tablonun ressamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Giorgio Chirico
C
Max Ernst
D
Salvador Dali
E
Germaine Dulac
Açıklama:
Belleğin Azmi adlı sürrealist tablonun ressamı Salvador Dali‘dir.
Soru 55
Ahşap, taş, dokuma vb. dokulu bir yüzey üstüne yerleştirilen kâğıda, kalem ya da sert bir cisim sürtülerek dokunun kağıda geçmesinin sağlandığı resim tekniği aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Fresko
B
Litografi
C
Kolaj
D
Dekalkomani
E
Frotaj
Açıklama:
Söz konusu resim tekniği Frotaj’dır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Sürrealizmin akımının en önemli temsillerinden birisi olan Andre Breton’a ait eserlerden değildir?
Seçenekler
A
Akvaryum
B
Dünya Isığı
C
Nadja
D
Özgür Birleşme
E
Suyun Havası
Açıklama:
Akvaryum Philippe Soupault’un eseridir.
Soru 57
Şiirleri arasında “Elsa’nın Gözleri” ve “Mutlu Ask Yoktur” gibi eserleri bulunan Fransız şair, romancı, düşünce ve siyaset adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Philippe Soupault
B
Louis Aragon
C
Paul Eluard
D
Jacques Prévert
E
Robert Desnos
Açıklama:
Söz konusu şair Louis Aragon’dur.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Sürrealizmin sinemadaki temsillerinden birisidir?
Seçenekler
A
Gerçek Dünya
B
Dünya Isığı
C
Aya Yolculuk
D
Manyetik Alanlar
E
Anka
Açıklama:
Aya Yolculuk Sürrealizmin sinemadaki temsillerindendir.
Soru 59
İlk sürrealist film olarak kabul edilen La Coquille et le Clergyman’ın yönetmeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Georges Meliés
B
Jean Cocteau
C
Jan Svankmajer
D
Germaine Dulac
E
Andre Breton
Açıklama:
La Coquille et le Clergyman’ın yönetmeni Germaine Dulac’dır.
Soru 60
İlk sürrealist sergi olan “La Peinture Surréaliste”, 1925 yılında hangi şehirde gerçekleştirilmiştir ?
Seçenekler
A
Amsterdam
B
Madrid
C
Londra
D
Berlin
E
Paris
Açıklama:
“La Peinture Surréaliste”, 1925 yılında Paris’te gerçekleştirilmiştir
Soru 61
Sürrealizm ile ilgili aşağıdaki cümlelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
geleneksel sanat görüşlerini savunur.
B
gerçek dışılık, saçmalık anlamındadır.
C
sadece şiir alanında etkili olmuştur.
D
bilinçaltını bir kaçış olarak görür.
E
salt aklın egemen olmasını ister.
Açıklama:
Sürrealizm, salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak ortaya çıkar ve Sigmund Freud’un özellikle bilinçaltına dair görüşlerinden beslenir ve bu kaynağı edebiyata aktarmak ister. Sürrealistlerin nesnel dünyanın anlamsızlığından, trajikliğinden, kaosundan kaçtıkları yer, insanın iç dünyası, bilinçaltı ve düşleri olur.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi modern insanın gerçeklik algısını bozan sebeplerden biri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Dünya savaşları
B
Milliyetçilik
C
Sömürgecilik
D
Sanayileşme
E
Geleneksel değerler
Açıklama:
Dönemin sanatçılarının bazısı çağdaş teknolojinin yıktığı geleneksel değerleri korumak, eskiyi yeniden canlandırmak ister, bazısı da yıkıntı hâlindeki bir uygarlık içinde, eskiden, geleneksel olandan tümüyle kopar. Ne var ki, eski değerlere bağlananlarla yeni değerler ve yeni bir dünya yaratma eylemine girişenler arasında “organik” farklılıklara karşın, temelde kesin ayrılıklar yoktur.
Soru 63
Sürrealistlerin savunduğu “anlamlı olup olmadığına bakılmaksızın akıldan geçenlerin ifade edilmesi” görüşü psikanalizin hangi yönteminden esinlenmiştir?
Seçenekler
A
hipnoz
B
boşalma
C
serbest çağrışım
D
nevroz
E
bastırma
Açıklama:
Serbest çağrışım, hastanın kendi hâline bırakılıp aklından geçenleri anlamlı ya da anlamsız, uygun ya da değil, önemli ya da önemsiz fark etmeksizin sıralamasını sağlamaktır. Sürrealistler de buna benzer bir yöntemi kullanarak bir anlamda Freud’un hastaları gibi davranırlar.
Soru 64
Freud’un “insan var oldukça değişmeyen kişiden kişiye değişmeyen cinsel arzuları, libidoyu, hayatta kalma, tehlikeden kaçınma ve şiddet dürtüsünü kapsayan, insan ruhunun en ilkel parçası” olarak tanımladığı ruhsal aygıt hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinçaltı
B
İd
C
Ego
D
Süperego
E
Nevroz
Açıklama:
İnsan var oldukça değişmeyen birtakım dürtüleri vardır. Kişiden kişiye değişmeyen cinsel arzuları, libidoyu, hayatta kalma, tehlikeden kaçınma ve şiddet dürtüsünü kapsayan “id”, insan ruhunun en ilkel parçasıdır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Dadaizm felsefesinin savunduğu görüşler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Sosyalizm
C
Diyalektik materyalizm
D
Yapıcı başkaldırı
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Dadaizm felsefesini belirleyen temel çıkış noktası burjuva ideolojisine ve milliyetçiliğe karşı olmalarıdır.
Soru 66
1920 yılında Breton ve Soupault tarafından yazılan ve ilk gerçeküstü eser olarak bilinen eser hangisidir?
Seçenekler
A
Les Champs Magnétiques (Manyetik Alanlar)
B
Un Cadavre (Bir Kadavra)
C
L’immaculée Conception (Günahsız Doğum)
D
Position Politique du Surréalisme (Gerçeküstücülüğün Siyasî Konumu)
E
Les Mamelles de Tirésias (Teiresias’ın Memeleri)
Açıklama:
Breton ve Soupault’un birlikte yazdıkları, ilk gerçeküstü yapıt olan Les Champs Magnétiques (Manyetik Alanlar) 1920’de yayımlanmıştır.
Soru 67
Rüyaların, düşlerin, fantezilerin ve en temelde bilinçaltının gerçeküstü dünyasının imgesini oluşturma çabasıyla şiirde sözcüklerin rastlantısal bir biçimde bir araya getirilmesi tekniği hangisidir?
Seçenekler
A
Oneirizm
B
Otomatik yazım
C
Frotaj
D
Dekalkomani
E
Eleştirel paranoya
Açıklama:
Dada etkisiyle sanatsal faaliyetlerine başlayan ve gelenek dışı bir edebiyatla tanışan genç şairler, Freud’un “ruhsal otomatizm” tekniğinden yola çıkarak otomatik yazı yöntemleriyle deneysel çalışmalar yaparak rüyaların, düşlerin, fantezilerin ve en temelde bilinçaltının gerçeküstü dünyasının imgesini oluşturmaya çalışırlar.
Soru 68
Sanatı o günün dünyasının kaotik yapısını yaratan bir ideolojik araç olması nedeniyle suçlu gören ve bu nedenle yıkılması gerektiğini savunan ilke hangisidir?
Seçenekler
A
Akla ve düzene karşı oluş
B
Çılgınlık
C
Bilinçaltına yolculuk
D
Başkaldırı ve Uyumsuzluk
E
Alaycılık ve ironi
Açıklama:
Gerçeküstücülük her şeyden evvel geleneksel, alışıldık, sıradan olana karşıdır. Çünkü o günün dünyasını (İki Dünya Savaşı arasının kaotik yapısı) yaratan ideolojik araçlar bütünüyle bu durumdan dolayı suçludur, sanat da bu araçlardan biri olduğuna göre mevcut sanat anlayışı da yıkılmalıdır. Bu yüzden mevcut toplumsal kurallara uymak istemez ve sürekli değişimden (dinamizm) yana bir tavır sergilerler. Başkaldırma gerçeküstücülük felsefesinin çekirdeğini oluştur.
Soru 69
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi sürrealizmin sinema alanındaki temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Germaine Dulac
B
Max Ernst
C
Andre Masson
D
Jean Arp
E
Joan Miro
Açıklama:
1928’de Germaine Dulac (1882- 1942) ilk sürrealist film olarak kabul edilen La Coquille et le Clergyman’ı çeker.
Soru 70
Tıp öğrenimi görürken psikiyatriye ilgi duymaya başlayan ve sonrasında Gerçeküstücülük Bildirgesi ile akımın temel ilkelerini belirleyen sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Lois Aregon
B
Philippe Soupault
C
Andre Breton
D
Paul Eluard
E
Jacques Prevert
Açıklama:
Fransız şair ve yazar Andre Breton tıp öğrenimi görürken psikiyatriye ilgi duymaya başlamış, Freud ve yöntemi ile tanıştıktan sonra sürrealizme yönelmiştir. Sürrealizmin kurucusu konumundaki Breton, 1919’da Littérature dergisini kurmuş ve 1924’te ise Gerçeküstücülük Bildirgesi ile akımın temel ilkelerini belirlemiştir.
Soru 71
Sürrealizm akımının kurucusu kimdir?
Seçenekler
A
Andre Breton
B
Sigmund Freud
C
Tristan Tzara
D
Jacques Vache
E
Guillaume Apollinaire
Açıklama:
B şıkkı kübizmin öncülüğünü yapmış kişilerden biri; C şıkkı dadaizmin önemli temsilcilerinden biri; D şıkkı, Breton’un nihilist görüşlerinden etkilendiği kişi; E şıkkı, Andre Breton’un etkilendiği kişidir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi sürrealizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Geleneksel, alışıldık ve sıradan olandan yanadır
B
Akla ve düzene karşıdır
C
Alaycılık ve ironi görülür
D
Alt yapısını Dadaizm hazırlamıştır
E
Otomatik yazım tekniği vardır
Açıklama:
Sürrealizm geleneksel, alışıldık ve sıradan olana karşı olup başkaldırı ve uyumsuzluk söz konusudur.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi resim sanatında sürrealizmin önde gelen temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Max Ernst
B
Andre Masson
C
Joan Miro
D
Salvador Dali
E
Andre Breton
Açıklama:
Andre Breton ressam değil şair ve yazardır Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 74
Sevinç Ateşi adlı kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Andre Breton
C
Philippe Soupault
D
Paul Eluard
E
Jacques Prevert
Açıklama:
Louis Aragon 1920 yılında Sevinç Ateşi adlı kitabı yayımlamıştır.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi birinci sürrealist manifesto için söylenebilir?
Seçenekler
A
Mevcut insan zihniyetini tahlille işe başlar
B
Breton bu manifestoda diyalektik materyalizmi kabul eder
C
Bu dönemde marksist ideolojiyi savunan bir dergi kurulur
D
Siyasal bir söylem söz konusudur
E
Breton sürrealizm ve sosyalizmi sentezlemeye çalışır gibi görünür
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri ikinci sürrealist manifesto için söylenebilir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi ikinci sürrealist manifesto için söylenebilir?
Seçenekler
A
1924 yılında hazırlanmıştır
B
Mevcut insan zihnini tahlille işe başlar
C
Otomatik yazım tekniğinin nasıl ortaya çıktığı anlatılır
D
Breton bu manifestoda diyalektik materyalizmi kabul eder
E
Sürreel bir eser ortaya koymak için gereken motivasyon anlatılır
Açıklama:
D şıkkı hariç diğerleri birinci sürrealist manifestoya aittir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 77
Sürrealist sinema denince akla gelen ilk isim hangisidir?
Seçenekler
A
Luis Bunuel
B
Germaine Dulac
C
Jan Svankmajer
D
Georges Melies
E
Man Ray
Açıklama:
Diğerleri de sürrealist sinemaya dahildir ama akla gelen ilk isim Luis Bunuel’dir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 78
Sürrealizmin sanat yolculuğu için hangi sıralama doğrudur?
Seçenekler
A
Edebiyat-Resim-Sinema
B
Edebiyat-Sinema-Resim
C
Resim-Edebiyat-Sinema
D
Resim-Sinema-Edebiyat
E
Sinema-Edebiyat-Resim
Açıklama:
Sürrealizm önce edebiyat, sonra resim ve sonra da sinemada yerini bulmuştur.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Andre Breton’un eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Çılgın aşk
B
Paris’li köylü
C
Elsa’nın gözleri
D
Cennetin çocukları
E
Sisler rıhtımı
Açıklama:
B ve c şıkkı Louis Aragon’a, d ve e şıkkı Jacques Prevert’e aittir. Andre Breton çılgın aşk’ı 1973 yılında yazmıştır.
Soru 80
Sürrealizmin türkçe karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Gerçeküstücülük
B
Bilinçaltı
C
Uyanıkken düş görme
D
Harfçilik
E
Gelecekçilik
Açıklama:
B şıkkı, şuuraltı ve tahta şuur; C şıkkı, Oneirizm; D şıkkı, letrizm; e şıkkı, fütürizm anlamlarına gelir Sürrealizm ise gerçeküstücülüktür. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 81
Sürrealizm ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı öncesinde ortaya çıkmıştır.
B
Sigmund Freud tarafından kuramlaştırılmıştır.
C
Psikanalizimden beslenmiştir.
D
Rasyonalizmin temel ilkelerinden hareket etmiştir.
E
Kelime anlamı gerçekçiliktir.
Açıklama:
Sürrealizm psikanalizimden beslenmiştir. Doğru yanıt C’dir.
Soru 82
Hastanın kendi haline bırakılıp aklından geçenleri anlamlı ya da anlamsız, uygun ya da değil, önemli ya da önemsiz fark etmeksizin sıralamasını sağlamaya verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
boşalma
B
serbest çağrışım
C
bastırma
D
direnme
E
megalomani
Açıklama:
Hastanın kendi haline bırakılıp aklından geçenleri anlamlı ya da anlamsız, uygun ya da değil, önemli ya da önemsiz fark etmeksizin sıralamasını sağlamaya verilen ad serbest çağrışımdır. Doğru yanıt B’dir.
Soru 83
İd ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Toplumsallaşan egonun bir parçasıdır.
B
Temel ilkesi gerçekliktir.
C
Toplumsal değerler sisteminden beslenir.
D
Dış dünya ile uyumlu birlikteliği sağlamak için vardır.
E
Dürtüsül ilkbenliktir.
Açıklama:
İd, dürtüsel ilkbenliktir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 84
Uyanıkken düş görmeye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
oneirizm
B
dadaizm
C
sürrealizm
D
fütürizm
E
empresyonizm
Açıklama:
Uyanıkken düş görmeye verilen ad oneirizmdir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 85
Aşağıdaki ressamlardan hangisi oneirik yapıtlar yaratmıştır?
Seçenekler
A
Hieronymus Bosch
B
Comte de Lautréamount
C
Gerard de Nerval
D
Arthur Rimbaud
E
Marquis de Sade
Açıklama:
Hieronymus Bosch oneirik yapıtlar yaratmıştır. Doğru yanıt A’dır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi anarşist nihilizmin temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Tristan Tzara
B
Andre Breton
C
Jacques Vaché
D
Gerard de Nerval
E
Francisco Goya
Açıklama:
Tristan Tzara anarşist nihilizmin temsilcilerindendir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 87
“Gerçeküstücülük yok edicidir, ama yalnızca hayal gücümüzü sınırlayan kelepçeleri yok eder.” sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Salvador Dali
B
Guillaume Apollinaire
C
Paul Eluard
D
René Crevel
E
Tristan Tzara
Açıklama:
“Gerçeküstücülük yok edicidir, ama yalnızca hayal gücümüzü sınırlayan kelepçeleri yok eder.” Sözü Salvador Dali’ye aittir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 88
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi 1930’dan itibaren Breton’un yanında yer almaz?
Seçenekler
A
Louis Aragon
B
Pierre Unik
C
Paul Eluard
D
Salvador Dali
E
Pierre Naville
Açıklama:
Pierre Naville 1930’dan itibaren Breton’un yanında yer almaz. Doğru yanıt E’dir.
Soru 89
Breton, bir kahramanın her ne kadar eylemleri ve tepkileri abartılsa da değiştirme ve standardın dışına çıkma kabiliyetine ulaşamayacağını ve imalat ürünü insan tipi olarak kalacağını ve bunun için nesnel mantık bağlarından kurtulması gerektiğini düşünür. Breton’un sanatçının kurtulması gereken nesnel mantık bağları ile kastettiği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
id
B
ego
C
süperego
D
bilinç
E
bilinçaltı
Açıklama:
Breton’un sanatçının kurtulması gereken nesnel mantık bağları ile kastettiği süperegodur. Doğru yanıt C’dir.
Soru 90
Sürrealizmin ilkeleri ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Geleneksel, alışıldık, sıradan olana karşıdır.
B
Akla ve düzene uyumludur.
C
Bilinçaltını yok sayar.
D
Çocukluğu kaçılması gereken bir dönem olarak görür.
E
Toplumsal denetim mekanizmasının destekçisidir.
Açıklama:
Sürrealizm, geleneksel, alışıldık, sıradan olana karşıdır. Doğru yanıt A’dır.
Soru 91
Salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Natüralizm
C
Pozitivizm
D
Realizm
E
Sürrealizm
Açıklama:
Salt aklın, rasyonalizmin boğduğu insanlığın bir haykırışı olarak kendisi de bir psikiyatrist olan André Breton (1896-1966) tarafından kuramlaştırılan akım sürrealizmdir.
Soru 92
I. Birinci Dünya Savaşı
II. Irkçılığa varan milliyetçilik
III. İkinci Dünya Savaşı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin çıkışına zemin hazırlayan gelişmelerdendir?
II. Irkçılığa varan milliyetçilik
III. İkinci Dünya Savaşı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin çıkışına zemin hazırlayan gelişmelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Sürrealizmin çıkışına 1.Dünya Savaşı ve ırkçılığa varan milliyetçilik zemin hazırlamıştır.
Soru 93
I. Pragmatizm
II. Sentetizm
III. Fütürizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri gerçeküstü akımın estetik alt yapısını hazırlayan akımlar arasında gösterilebilir?
II. Sentetizm
III. Fütürizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri gerçeküstü akımın estetik alt yapısını hazırlayan akımlar arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Gerçeküstü akımın estetik alt yapısını hazırlayan bazıları küçük çaplı da olsa başka akımlar da vardır. Bunlar arasında ünanimizm, sentetizm, fütürizm öne çıkanlardır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi Littérature dergisinde faaliyet gösteren sanatçılar arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Alfred Döblin
B
Benjamin Peret
C
Louis Aragon
D
Max Ernst
E
Robert Desnos
Açıklama:
Littérature adlı dergiyi çıkardıkları Louis Aragon (1897-1912) ve Philippe
Soupault (1897-1990) gibi isimlerin yanına Max Ernst (1891-1976), Paul Eluard (1895-1952), Benjamin Peret (1899-1959), Robert Desnos (1900-1945), René Crevel (1900-1935)’in başı çektiği çağın önemli sanatçıları dâhil olur.
Soupault (1897-1990) gibi isimlerin yanına Max Ernst (1891-1976), Paul Eluard (1895-1952), Benjamin Peret (1899-1959), Robert Desnos (1900-1945), René Crevel (1900-1935)’in başı çektiği çağın önemli sanatçıları dâhil olur.
Soru 95
Andre Breton tarafından gerçeküstücülüğün ilk bildirgesi hangi yılda yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
1920
B
1924
C
1930
D
1934
E
1940
Açıklama:
Andre Breton tarafından gerçeküstücülüğün ilk bildirgesi 1924 tarihinde yayımlanmıştır.
Soru 96
Breton İkinci Sürrealist Manifesto (Second Manifeste du Surréalisme)’de __________ kabul eder ve bu dönemde Marksist ideolojiyi savunan bir de dergi kurar.
Aşağıdakilerden hangisi boşluğa getirilecek doğru ifadedir?
Aşağıdakilerden hangisi boşluğa getirilecek doğru ifadedir?
Seçenekler
A
diyalektik materyalizmi
B
diyalektik pragmatizmi
C
eklektik natüralizmi
D
eklektik realizmi
E
sürrealist determinizmi
Açıklama:
Breton İkinci Sürrealist Manifesto (Second Manifeste du Surréalisme)’de diyalektik materyalizmi kabul eder ve bu dönemde Marksist ideolojiyi savunan bir de dergi kurar.
Soru 97
İkinci Manifesto’da dile getirilenlere genel olarak bakıldığında ilkindeki sanatsal söylemin yerini daha _______ bir söylemin aldığı görülür. Öyle ki Breton’un devrimi savunan düşünceleri idealizmi yıkmak ve materyalizm ilkesine tam bağlı olduğunu deklare etmek gibi ifadelerle beslenir.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki boşluğa getirilebilecek doğru ifadedir?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki boşluğa getirilebilecek doğru ifadedir?
Seçenekler
A
idealist
B
naturel
C
pragmatik
D
rasyonel
E
siyasal
Açıklama:
İkinci Manifesto’da dile getirilenlere genel olarak bakıldığında ilkindeki sanatsal söylemin yerini daha siyasal bir söylemin aldığı görülür. Öyle ki Breton’un devrimi savunan düşünceleri idealizmi yıkmak ve materyalizm ilkesine tam bağlı olduğunu deklare etmek gibi ifadelerle beslenir.
Soru 98
I. Akla ve düzene karşı oluş
II. Alaycılık ve ironiye karşı oluş
III. Çocukluk özlemi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeler arasındadır?
II. Alaycılık ve ironiye karşı oluş
III. Çocukluk özlemi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeler arasında alaycılık ve ironiye karşı oluş gösterilemez. Aksine sürrealizm için ironi ve mizah önemlidir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi resim sanatında sürrealizmin önde gelen temsilcileri arasında ilk akla gelenler arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
André Masson
B
Joan Miro
C
Max Ernst
D
Paul Cézanne
E
Salvador Dali
Açıklama:
Resim sanatında sürrealizmin önde gelen temsilcileri arasında ilk akla gelenler Max Ernst (1891-1976), André Masson (1896-1987) , Jean Arp (1887-1966), Salvador Dali (1904-1989), Joan Miro (1893-1983) vb. dir.
Soru 100
Cennetin Çocukları, Ay Operası, Sisler Rıhtımı gibi eserler aşağıdakilerden hangi sürrealiste aittir?
Seçenekler
A
Andre Breton
B
Jacques Prévert
C
Louis Aragon
D
Paul Eluard
E
Robert Desnos
Açıklama:
Cennetin Çocukları, Ay Operası, Sisler Rıhtımı gibi eserler Jacques Prévert'e aittir.
Soru 101
André Breton'un yayımladığı ilk sürrealist manifestonun tarihi nedir?
Seçenekler
A
1894
B
1914
C
1924
D
1944
E
1954
Açıklama:
Breton geleneksel sanat ve onun statükocu yapısına bir başkaldırı niteliğinde 1924’te ilkini, 1930’da ikincisini yayımladığı sürrealist manifesto ile birlikte
sanatla yapmak istediği, sürrealizmin ne olduğu, sanatın toplum hayatı içindeki işlevi gibi konuları ortaya koyar.
sanatla yapmak istediği, sürrealizmin ne olduğu, sanatın toplum hayatı içindeki işlevi gibi konuları ortaya koyar.
Soru 102
"Dürtüsel ilkel benliktir. Bilinçdışı alanı ifade eder ve hazzın doyumu ilkesine
göre çalışır."
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
göre çalışır."
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sürreel benlik
B
İd
C
Ego
D
Süper ego
E
Alter ego
Açıklama:
Dürtüsel ilkel benlik "İd" dir. Bilinçdışı alanı ifade eder ve hazzın doyumu ilkesine
göre çalışır.
göre çalışır.
Soru 103
Oyuncağını arkadaşı ile paylaşmayan çocuk, babasının “o da seninle paylaşmaz” dediği anda hangi kavramın etkisi altına girer denilebilir?
Seçenekler
A
Sürreel ego
B
İd
C
Ego
D
Süper ego
E
Alter ego
Açıklama:
Oyuncağını arkadaşı ile paylaşmayan çocuk, babasının “o da seninle paylaşmaz” dediği anda toplumsal baskı ve yönlendirmenin yani süper egonun etkisi altına girer.
Soru 104
Uyanıkken düş görme anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Kübizm
C
Sürrealizm
D
Dadaizm
E
Oneirizm
Açıklama:
Oneirizm: Uyanıkken düş görme; oneirik ise rüyalarla ilgili olan anlamındadır.
Soru 105
Sayıklamalardaki çeşitli çağrışımların ve yorumların eleştirel ve dizgesel biçimde nesnelleştirilmesine dayalı, kendiliğinden oluşan akıldışılık olarak değerlendirilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eleştirel paranoya yöntemi
B
Bilinç akışı yöntemi
C
Otomatik yazı yöntemi
D
Sürrealist eleştiri yöntemi
E
Fütürist anlatı yöntemi
Açıklama:
Sayıklamalardaki çeşitli çağrışımların ve yorumların eleştirel ve dizgesel biçimde nesnelleştirilmesine dayalı, kendiliğinden oluşan akıldışılık olarak değerlendirilen kavram, eleştirel paranoya yöntemidir.
Soru 106
I. Başkaldırı ve Uyumsuzluk
II. Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk
III. Alaycılık
IV. Eski kaynakları kullanma isteği
Yukarıdakilerden hangileri sürrealizmin ilke ve niteliklerindendir?
II. Freud’un Psikanaliz Yöntemi ve Bilinçaltına Yolculuk
III. Alaycılık
IV. Eski kaynakları kullanma isteği
Yukarıdakilerden hangileri sürrealizmin ilke ve niteliklerindendir?
Seçenekler
A
I,II,III
B
II,III,IV
C
I,III,IV
D
I,II,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
İlk üç öncül sürrealizmin ilkeleri arasında yer alır.
Soru 107
Nefis kadavra oyununun temelini oluşturan süreç aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yazarın otomatik yazı ile yazması
B
Kolektif bir hikaye oluşturulması
C
Sadece özneler kullanılması
D
Günlük hayatta karşılaşılmayan nesnelerin yan yana konulması
E
Ses benzerliği olan kelimelerin bir araya getirilmesi
Açıklama:
Nefis kadavra oyununda birden fazla kişi ortak bir hikaye yazımına katılırlar.
Soru 108
" Ahşap, taş, dokuma vb. dokulu bir yüzey üstüne yerleştirilen kâğıda, kalem ya da sert bir cisim sürtülerek dokunun kâğıda geçmesinin sağlandığı bir tekniktir. Böylelikle rastlantısal desenler elde edilir."
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dekalkomani
B
Kolaj
C
Polisaj
D
Rölyef
E
Frotaj
Açıklama:
Ahşap, taş, dokuma vb. dokulu bir yüzey üstüne yerleştirilen kâğıda, kalem ya da sert bir cisim sürtülerek dokunun kâğıda geçmesinin sağlandığı tekniğe frotaj adı verilir.
Soru 109
Sürrealizmin en önemli eserleri arasında bulunan Nadja (1928) eserini ortaya koyan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aragon
B
Soupault
C
Eluard
D
Breton
E
Desnos
Açıklama:
Nadja (1928) eseri Breton'a aittir.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi sürrealizmin Türk şiirindeki temsilcilerinden biri olarak değerlendirilmez?
Seçenekler
A
Ercüment Behzat Lav
B
İlhan Berk
C
Ece Ayhan
D
Oktay Rifat Horozcu
E
Can Yücel
Açıklama:
Can Yücel sürrealist şairler arasında yer almaz.
Soru 111
André Breton ilk sürrealist manifestoyu hangi tarihte yazmıştır?
Seçenekler
A
1960
B
1824
C
1905
D
1924
E
1934
Açıklama:
1924
Soru 112
Seçeneklerden hangisi sürrealizmin estetik yapısını belirleyen temel ilkeler arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Geometri
B
Başkaldırı ve uyumsuzluk
C
Bilinçaltının kaynağı düşler
D
Le Cadavre Exquis
E
Otomatizm
Açıklama:
Geometri
Soru 113
Seçeneklerden hangisi sürrealizmin önemli temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
La Bruyere
B
Louis Aragon
C
Gustave Courbet
D
Caravaggio
E
Descartes
Açıklama:
Louis Aragon
Soru 114
Seçeneklerden hangisi André Breton'un etkilendiği sanatçılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Paul Auster
B
Arthur Rimbaud
C
Tristan Tzara
D
Jacques Vaché
E
Appolinaire
Açıklama:
Paul Auster
Soru 115
Seçeneklerden hangisi sürrealist sinemacılar arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Man Ray
B
Jean Cocteau
C
Ken Loach
D
Luis Bunuel
E
Jan Svankmajer
Açıklama:
Ken Loach
Soru 116
Dekalkomani nedir?
Seçenekler
A
Dekalkomani, boyalı bir yüzeyin üstüne yine bir kâğıt bastırılarak bilinmeyen bir imge üremesini sağlayan tekniktir.
B
Sayıklamalardaki çeşitli çağrışımların ve yorumların eleştirel ve dizgesel biçimde
nesnelleştirilmesine dayalı, kendiliğinden oluşan akıldışılıktır.
nesnelleştirilmesine dayalı, kendiliğinden oluşan akıldışılıktır.
C
Bilinçaltı imgeleri yorumlamaya yarayan tekniktir.
D
Uyanıkken düş görme tekniğidir.
E
Ahşap, taş, dokuma vb. dokulu bir yüzey üstüne yerleştirilen kâğıda, kalem ya da sert bir cisim sürtülerek dokunun kâğıda geçmesinin sağlandığı bir tekniktir.
Açıklama:
Dekalkomani, boyalı bir yüzeyin üstüne yine bir kâğıt bastırılarak bilinmeyen bir imge üremesini sağlayan tekniktir.
Soru 117
Seçeneklerden hangisi sürrealizmin temellerini hazırlayan akımlardan biridir?
Seçenekler
A
Post-modernizm
B
Hümanizm
C
Romantizm
D
Neo-klasisizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Dadaizm
Soru 118
Seçeneklerdeki ifadelerden hangisi ikinci sürrealist menifestoda yer almamıştır?
Seçenekler
A
Bizim edebiyatla ilgimiz yoktur.
B
Bizler, Başkaldırı’nın uzmanlarıyız.
C
Özellikle Batı dünyasına sesleniyoruz: gerçeküstücülük diye bir şey vardır.
D
Gerçeküstücülük ustan ve ussallığa benzer her şeyden tümüyle bağımsızlaşmanın bir yoludur.
E
Bizlerin asıl ilgisi edebiyattır.
Açıklama:
Bizlerin asıl ilgisi edebiyattır.
Soru 119
Nadja-1928 adlı kısa anlatının yazarı seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
André Malraux
B
Jacques Prévert
C
André Breton
D
Philippe Soupault
E
André Gide
Açıklama:
André Breton
Soru 120
Otomatizm ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hiçbir denetime tabi tutmadan akla ilk gelen şeylerin kâğıda dökülmesidir.
B
Amacı insanı toplum içinde bir değer olarak gösterebilmektir.
C
Otomatik yazı bilinçdışının bildirilerini yazıya dönüştürür.
D
Amacı insanı olduğu gibi ilkel doğası içinde gösterebilmek için, onda uygarlıktan
kazanılmış ne varsa atmaktır.
kazanılmış ne varsa atmaktır.
E
Bu yolla insan bütün ruhsal gücünü yeniden kazanacak ve gerçek anlamda özgür olacaktır.
Açıklama:
Amacı insanı toplum içinde bir değer olarak gösterebilmektir.
Ünite 5
Soru 1
Varoluşu ilk kez felsefedeki anlamıyla kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Søren Kierkegaard
B
Jean-Paul Sartre
C
Martin Heidegger
D
Friedrich Nietzsche
E
Karls Jasper
Açıklama:
Varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanılışına Kierkegaard’da rastlıyoruz. Düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılan Kierkegaard’a göre varoluş, bütün varolanlardan, bütün doğal ya da düşünsel olarak verilmiş varlık düzenlerinden ve varlık bağlarından sıyrılarak tek başına kalmayı, tanrı ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanın varoluşu demektir. Bunun yanında hiçbir zaman bir nesne gibi verilmemiş olan, hiçbir zaman olmuş bitmiş bir varlık olarak hazır bulunmayan; tersine yalnız özgürce bir kendini gerçekleştirme yoluyla gerçek ve yaşanabilir olan bir olgudur.
Soru 2
Kierkegaard felsefesindeki anahtar kavramlardan biri olan ve kendi varoluşunu düşünen insanın sahip olduğunu savunduğu olgu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Korku
B
Kaygı
C
Bilgi
D
Aydınlanma
E
Varolma
Açıklama:
Kierkegaard’da “kaygı” kavramının önemli bir yeri vardır. Kendi varoluşunu düşünen bir insanın dünyadaki yalnızlığı; belirsizlik, çelişki, mutlak iradeyle seçim yapma sorumluluğu karşısındaki kaygısı kaçınılmazdır. Kierkegaard tanrı fikri ve tanrıya yöneliş olmadan bu çelişkilerin çözülemeyeceğine inanır.
Soru 3
İnsan ve insan varlığı yerine Dasein kelimesini kullanan Varlık ve Zaman isimli önemli eserin sahibi Varoluşçu filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Soren Kierkegaard
C
Albert Camus
D
Jean-Paul SArtre
E
Karl Jaspers
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder
Soru 4
Varoluşçuluğun önemli önermelerinden biri olan varoluşun özden önce geldiğine ilk kez değinen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Albert Camus
C
Jean-Paul Sartre
D
Friedrich Nietzsch
E
Soren Kierkegaard
Açıklama:
Varoluşun özden önce gelişine ilk değinen Kierkegaard’dır. Ona göre insan ne olmadığını seçer önce. Seçimler yaparak kendini (özünü) oluşturur. İnsan özgürdür, kendi seçimlerini kendisi yapar, bunu kaygılı varoluşundan ötürü nedensellik ilesiyle belirlenmiş bir şekilde değil özgür iradesiyle yapar. Özgür olduğuna göre sorumludur da.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Soren Kierkegaard'ın özgürlüğü kullandığı dört temel anlamdan birisi değildir?
Seçenekler
A
Zorlayıcı bir dış güçten muaf olmak
B
Seçme özgürlüğü
C
Kendi içine dönmek ve kendini bilmek
D
Toplumsal baskılardan kurtulma
E
İsa ve onun vahiyleri
Açıklama:
Kierkegaard özgürlüğü dört temel anlamda kullanır. Bunlardan ilki zorlayıcı bir dış güçten muaf olmaktır. Öyleyse insan özgür olduğunda onu şu ya da bu seçimi yapmaya zorlayacak bir dış güç yoktur. İnsan içine dönerek seçimleri için orada bir dayanak arar. Kierkegaard için ikinci özgürlük, seçme özgürlüğü kavramıdır. Ona göre özgürlük keyfiyetten doğmaz. İçe dönerek düşünmekten, kaygıdan doğar. Eğer bir seçim düşünmeden kaynaklanmıyorsa özgür bir seçim olamaz, ancak nedensellikle açıklanabilir. Kierkegaard Kaygı Kavramı adlı eserinde “kendilik özgürlüktür” der. Kendi içine dönmek ve kendini bilmek özgürlüktür. Birinci anlamıyla kendinin farkında olmak, yani seçme özgürlüğüne sahip olduğunun, muktedir olduğunun farkında olmak özgürlükken ikinci anlamıyla kendilik özgürlüktür. Burada özgürlük, kendini gerçekleştirme anlamına gelir. Bu anlamıyla özgürlük, kişi kendi olmayı seçerek kendi olması sonucu ortaya çıkar. Eğer kişi özgürlüğünü yanlış kullanıp kendinden başka bir şey olmayı seçerse bunun sonucu suçluluk duygusudur. Özgürlük kavramının dördüncü şekli ise İsa ve onun vahiyleridir.
Soru 6
Hıristiyan ahlakına karşı çıkan ve Tanrı öldü söylemiyle tanınan Alman filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Soren Kierkegaard
B
Jean-Paul Sartre
C
Friedrich Nietzsche
D
Martin Heidegger
E
Karl Jaspers
Açıklama:
Nietzsche, yeni değerlerin ortaya konması ve insanın kendini bu yolla bir ahlâka bağlaması konusunda özgürlük kavramına özel bir önem yükler. İnsan ancak özgür olarak kendisi olabilir, kendi ahlâkını kurabilir ve iradeergileyebilir. Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün özgürlüklerinden fedakârlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar. Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır. Hıristiyan Tanrı’nın ölümü, Avrupa insanını evrensel bir hedef olmadan bırakır. Amaç, asil ve özgür ruhları, “sürü ahlâkı”nın prangalarını kırmaya ve kendi değerlerini belirlemeye teşvik etmektir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Varoluşçu felsefede sıkça karşımıza çıkan kavramlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Bunaltı
C
Sorumluluk
D
Bilinç
E
Saçma
Açıklama:
Kaygı, bunaltı, sorumluluk ve saçma Varoluşçu felsefede sıkça karşılaşılan kavramlarken bilincin özel bir yeri yoktur.
Soru 8
Duvar, Bulantı ve Sinekler gibi edebi eserlerin de sahibi olan Varoluşçu filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Soren Kierkegaard
B
Friedrich Nietzsche
C
Martin Heidegger
D
Albert Camus
E
Jean-Paul Sartre
Açıklama:
Sartre 1938’de Bulantı (La Nausée)’yı yayımladığında büyük ilgi görür. Romanın kahramanı 35 yaşlarında, bekar ve yalnız yaşamakta olan Antoine Roquentin’dir. Ardından öykü kitabı Duvar (1939) gelir. İnsanın ölüm ve varoluş karşısındaki konumu, seçimleri, özgürlük, sorumluluk, saçma gibi kavramlar bu kitapta zengin psikolojik çözümleme ve gözlemler eşliğinde anlatılır. Sinekler (1943) adlı oyununda Oreste ile Jupiter arasındaki uzun konuşmada özgürlük konusu ele alınır. Sartre çok sayıda edebi eser de kaleme almıştır
Soru 9
Sisifos Söyleni, Yabancı ve Düşüş gibi önemli kitapların yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Martin Hediegger
C
Milan Kundera
D
Albert Camus
E
Karl Jaspers
Açıklama:
Albert Camus, akımın popülerleşmesinde en etkili olan yazarlardandır. Kendini varoluşçu olarak görmediğini söylese de Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) adını verdiği deneme kitabında “saçma”nın felsefesini yapar ve bütün eserlerinde bu felsefenin izi görülür. Onun varoluşuna anlam vermeye çalışan, yabancılaşmış, varoluş kaygısı yaşayan kahramanları ve eserlerindeki genel hava, varoluşçu olarak kabul edilmesine yol açmıştır. 1942 tarihli Yabancı (l’Étranger) ile büyük ilgi görür. Romanın başkişisi Meursault yabancılaşmanın ve “saçma”nın kavranmasının simgesi olur. Sisifos Söyleni’ndeki varoluşçu
önermeleri ve “saçma” (anlamsızlık/uyumsuzluk) felsefesini, Caligula ve Le Malentendu adlı tiyatro oyunlarına uyarlar. Veba (La Peste) (1947) ve Düşüş (La Chute)(1956) adlı romanlarında da “saçma”yı imgelere dökmeye devam eder. 1957 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülür.
önermeleri ve “saçma” (anlamsızlık/uyumsuzluk) felsefesini, Caligula ve Le Malentendu adlı tiyatro oyunlarına uyarlar. Veba (La Peste) (1947) ve Düşüş (La Chute)(1956) adlı romanlarında da “saçma”yı imgelere dökmeye devam eder. 1957 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görülür.
Soru 10
Sovyet İşgali sırasında Prag'da geçen Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği romanının yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Milan Kundera
B
Jean-Paul Sartre
C
Albert Camus
D
Martin Heidegger
E
Karl Jaspers
Açıklama:
Akımın etkilediği çağdaş yazarlardan bir diğeri Milan Kundera’dır. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı romanıyla büyük ün kazanan Kundera, Sovyet işgali sırasında Prag’da geçen romanında, varoluşa dair pek çok soruna yer verir. Sovyet işgaline karşı çıkıp mücadele etmek ve bedel ödemek ile baskıyı sessizce kabullenip suçluluk duygusuyla yaşamak, insanın sorumluluğu ve kaçışı, varolmanın hafifliğine karşılık varolmanın eziyeti gibi ikilemleri başarılı psikolojik gözlemlerle ele alır.
Soru 11
Varoluşçuluk ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Tek başına ve özgür olan insan tasavvurundan doğmuştur.
B
Dünya Savaşlarının yarattığı güvensizlik ile ortaya çıkmıştır.
C
Bir edebiyat akımı olarak kabul edilmiştir.
D
Akılla dünyayı açıkladığını düşünme eğilimindedir.
E
Varoluşun özden önce geldiği ilkesi ile hareket edilir.
Açıklama:
Varoluşçuluk yalnızca romanlarda ele alınan nitelikleri yönünden değil; bu nitelikler romanın biçimine de etki ettiği için bir edebiyat akımı olarak kabul edilmiştir. Çağımızda birey ne Orta Çağ’ın kolektivist, din, töre ve gelenekle belirlenen kuralcılığının yol açtığı “irade devri (devredilmesi)”nin ne de modernizmin getirdiği ve sonrasında Aydınlanma Çağı’yla beraber güçlenen “akılla dünyayı açıkladığını düşünme”nin konforuna sahip değildir. Varoluşçuluk öncelikle tek başına ve özgür olan insan tasavvurundan doğan bir felsefî öğretidir. Özellikle I. ve II. Dünya Savaşlarının yarattığı güvensizlik, yalnızlık ve Avrupalı değerlerin yıkılışına tanık olmanın verdiği hayal kırıklığı, bu akımın sistemleşmesi ve yaygınlaşmasında etkendir.
Varoluşçular, kendi içlerinde Hıristiyan varoluşçular ve tanrıtanımaz varoluşçular
olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke, varoluşun özden önce geldiği ilkesidir.
Varoluşçular, kendi içlerinde Hıristiyan varoluşçular ve tanrıtanımaz varoluşçular
olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke, varoluşun özden önce geldiği ilkesidir.
Soru 12
Aşağıdaki kavramlardan hangisi varoluşçuluk akımının dışında kalır?
Seçenekler
A
Akıl
B
Öznellik
C
Sorumluluk
D
Bunaltı
E
Bırakılmışlık
Açıklama:
Varoluşçulukta insan varoluşunun anlamı temel alınır; insan varoluşunun rastlantısallığı, ölümlülüğü, bırakılmışlığı… Aydınlanma karşıtı bir felsefe olarak da değerlendirilmiştir çünkü varoluşçuluk varoluşun kavranması için akla güvenmez. Çok genel bir tanım yaparsak, “insan varoluşunu temel alan, öznellikten hareket eden, insanı temelde özgürlük, bırakılmışlık, sorumluluk, bunaltı kavramlarıyla ilişkisi bakımından ele alan felsefe akımı” ve “1930’larda güçlenerek İkinci Dünya Savaşı yıllarında asıl gücüne ulaşmış, varoluşçu felsefeyi ve onun temel kavramlarını ele alan edebiyat akımı” olduğunu söyleyebiliriz.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Varoluşçu felsefenin öncüsü sayılır?
Seçenekler
A
Sartre
B
Scheler
C
Nietzsche
D
Bergson
E
Kierkegaard
Açıklama:
Varoluş üzerine düşünmek ve onu tanımlamaya çalışmak insan varoluşu kadar eskidir kuşkusuz. Ancak biz onun varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanılışına Kierkegaard’da rastlıyoruz. Düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılan Kierkegaard’a göre varoluş, bütün varolanlardan, bütün doğal ya da düşünsel olarak verilmiş varlık düzenlerinden ve varlık bağlarından sıyrılarak tek
başına kalmayı, tanrı ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanın varoluşu demektir. Bunun yanında hiçbir zaman bir nesne gibi verilmemiş olan, hiçbir zaman olmuş bitmiş bir varlık olarak hazır bulunmayan; tersine yalnız özgürce bir kendini gerçekleştirme yoluyla gerçek ve yaşanabilir olan bir olgudur. Varoluş, insanın kendi kendisi olma ya da olmama dayanağıdır; çünkü kişinin kendisi olarak, kendisi ya da tanrı önünde, saltık bir sorumluluğun ciddiyetiyle düşünmesine ve eylemlerde bulunmasına yol açan bir kaynaktır.
başına kalmayı, tanrı ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanın varoluşu demektir. Bunun yanında hiçbir zaman bir nesne gibi verilmemiş olan, hiçbir zaman olmuş bitmiş bir varlık olarak hazır bulunmayan; tersine yalnız özgürce bir kendini gerçekleştirme yoluyla gerçek ve yaşanabilir olan bir olgudur. Varoluş, insanın kendi kendisi olma ya da olmama dayanağıdır; çünkü kişinin kendisi olarak, kendisi ya da tanrı önünde, saltık bir sorumluluğun ciddiyetiyle düşünmesine ve eylemlerde bulunmasına yol açan bir kaynaktır.
Soru 14
1943’te Varlık ve Hiçlik adlı felsefe yapıtını, ardından da varoluşçuluğun uluslararası alanda tartışılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan oyun, roman, deneme ve senaryolarını yayımlayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Sartre
C
Heidegger
D
Blonder
E
Nietzsche
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı ertesi ve İkinci Dünya Savaşı öncesinin bunalımlı yıllarında Varoluşçuluk öğretisi geniş bir yaygınlık kazanır. İkinci Dünya savaşı yılları ve ertesinde varoluşçuluk en popüler dönemini yaşar. Sartre 1943’te Varlık ve Hiçlik adlı felsefe yapıtını, ardından da her biri ayrı bir gürültü kopararak varoluşçuluğun uluslararası alanda tartışılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan oyun, roman, deneme ve senaryolarını yayımlar. Varoluşçuluk bu dönemde özellikle Fransa’da adeta bir modadır.
Soru 15
Kierkegaard'a göre aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemli bir yeri vardır ve bu kavram insanın özgür olmasının bir kanıtıdır?
Seçenekler
A
İrade
B
Çelişki
C
Kaygı
D
Yalnızlık
E
Öznellik
Açıklama:
Kierkegaard var olmanın bilmekten farklı bir şey olmasından hareket ederek varoluşu felsefenin merkezine koyar. Ona göre varoluşun esas sorunu bilgi ve bilme sorunu değil var olmanın bizzat kendisidir. Çünkü bunun aksi olan her durum, insan olarak var olmanın anlamını unutturur. İnsanın varoluşuyla karşılaşması, onun farkında olması insanı yalnız olduğu gerçeğiyle yüz yüze getirir. Kendi varoluşuna şekil vermekte özgürdür. Özgür olmasının kanıtı kaygısıdır. İnsan kendisine ve tanrıya karşı sorumludur. Kaygı da sorumluluktan ileri gelir. Kierkegaard’da “kaygı” kavramının önemli bir yeri vardır. Kendi varoluşunu düşünen bir insanın dünyadaki yalnızlığı; belirsizlik, çelişki, mutlak iradeyle seçim yapma sorumluluğu karşısındaki kaygısı kaçınılmazdır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Bergson
C
Kierkegaard
D
Nietzsche
E
Scheler
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Soru 17
Aşağıdaki kavramlardan hangisi Sartre'nin savunduğu varoluş felsefesine aykırıdır?
Seçenekler
A
Özgür irade
B
Sorumluluk
C
Bilinç
D
Yazgı
E
Öznellik
Açıklama:
Sartre’a göre, insan, ancak kendini yaptığı gibi olacaktır. Buna göre insan doğası yoktur, zîrâ onu tasarlayan bir tanrı yoktur. Herhangi bir insanın hayatı bir projedir: Tasarımı o hayatı yaşayan kişi tarafından yapılmış bir proje. “Varoluş özden önce gelir.” Bu insanın önce var olduğunu, sonra da kendini tanımladığını ortaya koyar. Birey kendini ancak bir faaliyet esnasında tanımlar. Tanrı’nın onun üzerinden elini çekmesiyle insan, varoluşunun bütün yük ve sorumluluğunu yüklenmiştir. Sartre bunu “insan, hiçbir dayanağı ve yaratanı olmaksızın, her an insanı (yeniden) icâd etmeye mahkûmdur” sözüyle açıklamaya çalışır. Tanrı ya da yazgı diye bir şey bulunmadığına göre, bireyin öznelliği ve eylemi ön plandadır. İnsan kendi yazgısını kendi özgür iradesiyle yaratır; bilinçli ve sorumluluğu
bütünüyle kendisine ait olarak hareket eder, seçer ve bağlanır.
bütünüyle kendisine ait olarak hareket eder, seçer ve bağlanır.
Soru 18
Camus’ye göre hangisinin kavranmasıyla sonsuz özgürlük ortadan kalkar?
Seçenekler
A
Saçma
B
Öznellik
C
İrade
D
Yazgı
E
Kaygı
Açıklama:
Camus “öz olarak özgürlük” sorununu anlamsız bulur. Bunun tanrı sorununa bağlı olduğunu; bir insanın özgür olup olmadığını bilmenin, bir efendisi olup olamayacağının bilinmesini gerektirdiğini söyler. “Bildiğim tek özgürlük, düşünce ve eylem özgürlüğüdür” der. Ona göre saçma, insanın bütün ölümsüz özgürlük şanslarını sıfıra indirirken, ona eylem özgürlüğünü verir, onun etkinliğini arttırır. Umut ve gelecek yoksunluğu, insanın her şeye açık oluşunda bir artış anlamına gelir. Camus’ye göre “saçma”nın kavranmasıyla sonsuz özgürlük ortadan kalkar. Özgürlük varsayımları ancak “saçma”dan kaçınılan gündelik yaşam içinde gizlidir. Heidegger’in “varolmayı unutma” durumu dediği biçimde yaşayan insanın özgürlük varsayımı vardır.
Soru 19
Camus “Saçma’nın Uslamlaması” adlı denemesinde, hangi felsefî problemi ele alır?
Seçenekler
A
Suçluluk
B
Kaygı
C
İntihar
D
Bilinçsizlik
E
İradesizlik
Açıklama:
Camus “Saçma’nın Uslamlaması” adlı denemesinde, yalnızca tek bir felsefî problem olduğunu, bunun da intihar olduğunu söyler. Ona göre yaşamın yaşamaya değer olup olmadığının sorgulanması, felsefenin temelindeki sorunun yanıtlanmasına karşılık gelir. Cevaplanması en acil olan soru yaşamın anlamıdır. Kötü sebeplerle de olsa açıklanabilen dünya, tanıdık bir dünyadır. Diğer yandan ilüzyonlar ve ışıklarla aydınlanan dünyada insan kendini bir yabancı olarak görür. İnsan ve yaşamı, aktörle sahne arasındaki bu ayrılık, saçma duygusudur (1955, s. 5). Saçma (anlamsızlık) kavramı, birey ile dış dünya arasındaki kapatılması olanaksız uçurumu, ikiliği belirler. Bilinmeyen bir gücün dünyaya fırlattığı
insanlar, bu duruma karşın o dünyanın bir parçası değildirler. Dünyada kendilerini “evde” hissetmezler.
insanlar, bu duruma karşın o dünyanın bir parçası değildirler. Dünyada kendilerini “evde” hissetmezler.
Soru 20
“İlk varoluşçu roman” olarak görülen Yeraltından Notlar kimin eseridir?
Seçenekler
A
Albert Camus
B
Marcel Proust
C
Simone de Beauvoir
D
Jean-Paul Sartre
E
Fyodor Dostoyevski
Açıklama:
Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ı pek çok eleştirmen tarafından “ilk varoluşçu roman” olarak görülür.
Soru 21
İnsanın nedensellikle değil de özgür iradeyle karar vermesinin kanıtı Kierkegaard’a göre nedir?
Seçenekler
A
tanrı
B
bunaltı
C
bilinç
D
kaygı
E
insan doğası
Açıklama:
Varoluşun özden önce gelişine ilk değinen Kierkegaard’dır. Ona göre insan ne olmadığını seçer önce. Seçimler yaparak kendini (özünü) oluşturur. İnsan özgürdür, kendi seçimlerini kendisi yapar, bunu kaygılı varoluşundan ötürü nedensellik ilesiyle belirlenmiş bir şekilde değil özgür iradesiyle yapar. Özgür olduğuna göre sorumludur da.
Soru 22
"İnsan sadece kendisinden değil tüm insanlıktan sorumludur.” sözü hangi varoluşçu ilke ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
İnsan, dünyayla yapısal olarak uyumsuz olduğu için bunaltı yaşar.
B
Yaşama anlamını veren şey başkaldırıdır.
C
İnsan, dünyayla yapısal olarak uyumsuz olduğu için bunaltı yaşar.
D
İnsan özgür seçimler yoluyla kendini inşa eder
E
İnsan her seçimiyle bütün insanlık için meşru bir ilke ortaya koyar.
Açıklama:
İnsan yalnızca kendisinden değil bütün insanlıktan da sorumludur. Olmak istediğimiz kimseyi yaratırken, herkesin nasıl olması gerektiğini de tasarlarız. Sartre’a göre bireysel edimler bütün insanlığı bağlar. Örneğin evlenmek ve çocuk yetiştirmek isteyen bir birey, kendi aşk ve tutkusundan hareketle bir seçim yapmaz sadece, bütün insanlığı tekeşliliğe yöneltmiş olur. Yani bütün insanlık için meşruiyetini savunacağı eylemleri seçer kendisi için de.
Soru 23
Nietzsche Hıristiyan ahlâkına ve tanrı fikrine karşı çıkmasının temel nedeni nedir?
Seçenekler
A
Yıkımlara yol açması
B
İnsanın özgürlüğünü elinden alması
C
İnsanlar tarafından yanlış yorumlanması
D
Nesnel bir ahlâk olması
E
Devletlerin çıkarına kullanılması
Açıklama:
Nietzsche, yeni değerlerin ortaya konması ve insanın kendini bu yolla bir ahlâka bağlaması konusunda özgürlük kavramına özel bir önem yükler. İnsan ancak özgür olarak kendisi olabilir, kendi ahlâkını kurabilir ve irade sergileyebilir. Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün özgürlüklerinden fedakârlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar
Soru 24
Varoluşçu bir romanda aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?
Seçenekler
A
İç konuşma
B
Psikolojik çözümleme
C
Aksiyona dayalı kurgu
D
Uyumsuz, yalnız kahraman
E
Gözlemcilik
Açıklama:
Varoluşçular için nesnel gerçeklik diye bir şey yoktu. Varoluşçuluk etkisinde yazılan edebî eserlerde öznel gerçeklik bireysel deneyimlerle verilir. Birey ve insan yaşantısı merkezdedir. Kendini gözlemleyen, sorgulayan, varoluşunun farkında olan, bu fark edişle yalnızlığıyla yüzleşmiş, seçimler yapma yükümlülüğünde olan, özgürlüğünü idrak eden ve bu özgürlük karşısında kaygılı, uyumsuz kahraman ve anti kahramanlara rastlanır. Varoluşçu edebiyat “içe bakış”ı çok kullandığı için merak unsuruna dayanan kurguyu ve olayı silikleştirir. Daha çok anlar, durumlar ve varoluşun kavranması üzerinde durur. İç
konuşma ve iç çözümleme teknikleri sıkça kullanılır, psikolojik çözümlemelere yer verilebilir. Detaycıdır. İnsanın varoluşunu ve dünyada bulunuşunu fark etmesi ve bunun ardından dünyayla, diğer insanlarla ve varlıklarla kurduğu ilişkinin doğası belli başlı temalardandır. Bu yönüyle varoluşçuluk sadece bir devri değil bütün bir modern ve postmodern edebiyatı etkilemiştir
konuşma ve iç çözümleme teknikleri sıkça kullanılır, psikolojik çözümlemelere yer verilebilir. Detaycıdır. İnsanın varoluşunu ve dünyada bulunuşunu fark etmesi ve bunun ardından dünyayla, diğer insanlarla ve varlıklarla kurduğu ilişkinin doğası belli başlı temalardandır. Bu yönüyle varoluşçuluk sadece bir devri değil bütün bir modern ve postmodern edebiyatı etkilemiştir
Soru 25
Sartre’ın varoluşu özünden önce gelen varlık için kullandığı terim hangisidir?
Seçenekler
A
insan
B
dasein
C
otantik varlık
D
kendisi için varlık
E
kendisinde varlık
Açıklama:
Sartre’a göre, insan, ancak kendini yaptığı gibi olacaktır. Buna göre insan doğası yoktur, zîrâ onu tasarlayan bir tanrı yoktur. Herhangi bir insanın hayatı bir projedir: Tasarımı o hayatı yaşayan kişi tarafından yapılmış bir proje. “Varoluş özden önce gelir.” Bu insanın önce var olduğunu, sonra da kendini tanımladığını ortaya koyar. Birey kendini ancak bir faaliyet esnasında tanımlar. Tanrı’nın onun üzerinden elini çekmesiyle insan, varoluşunun bütün yük ve sorumluluğunu yüklenmiştir. Sartre bunu “insan, hiçbir dayanağı ve yaratanı olmaksızın, her an insanı (yeniden) icâd etmeye mahkûmdur” sözüyle açıklamaya
çalışır. Tanrı ya da yazgı diye bir şey bulunmadığına göre, bireyin öznelliği ve eylemi ön plandadır. İnsan kendi yazgısını kendi özgür iradesiyle yaratır; bilinçli ve sorumluluğu bütünüyle kendisine ait olarak hareket eder, seçer ve bağlanır.
çalışır. Tanrı ya da yazgı diye bir şey bulunmadığına göre, bireyin öznelliği ve eylemi ön plandadır. İnsan kendi yazgısını kendi özgür iradesiyle yaratır; bilinçli ve sorumluluğu bütünüyle kendisine ait olarak hareket eder, seçer ve bağlanır.
Soru 26
Heidegger' e göre "varoluşunun farkında olan ve onu kendisi
için bir ilgi nesnesi haline getiren varlığa" nedir?
için bir ilgi nesnesi haline getiren varlığa" nedir?
Seçenekler
A
zeitgeist
B
kendisinde varlık
C
kendisi için varlık
D
übermensch
E
dasein
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder
Soru 27
Hristiyan varoluşçularla tanrıtanımaz varoluşçuları birleştiren ortak ilke hangisidir?
Seçenekler
A
Varoluş özden önce gelir.
B
İnsan kaygıdan tanrıya yönelerek kurtulabilir.
C
Nesnel bir ahlâk mümkündür
D
Tanrının olmadığı yerde her şey mübahtır
E
İnsan bütün insanlığa karşı sorumludur.
Açıklama:
“Varoluş özden önce gelir.” Bu insanın önce var olduğunu, sonra da kendini tanımladığını ortaya koyar. Birey kendini ancak bir faaliyet esnasında tanımlar. Tanrı’nın onun üzerinden elini çekmesiyle insan, varoluşunun bütün yük ve sorumluluğunu yüklenmiştir. Sartre bunu “insan, hiçbir dayanağı ve yaratanı olmaksızın, her an insanı (yeniden) icâd etmeye mahkûmdur” sözüyle açıklamaya çalışır. Tanrı ya da yazgı diye bir şey bulunmadığına göre, bireyin öznelliği ve eylemi ön plandadır. İnsan kendi yazgısını kendi özgür iradesiyle yaratır; bilinçli ve sorumluluğu bütünüyle kendisine ait olarak hareket eder, seçer ve bağlanır.
Soru 28
Hangisi saçmanın nedeni olamaz?
Seçenekler
A
İnsanın ölümlülüğünü bilmesi
B
Başkalarına karşı sorumluluk duygusu
C
İnsanın dünyaya bırakılmışlığı
D
İnsanın varoluşunun rastlantısallığı
E
İnsanın dünyaya uyumsuzluğu
Açıklama:
“Saçma”, varoluşçulukta insanın dünyaya bırakılmışlığından ve uyumsuzluğundan doğan anlamsızlıkla eş anlamlı olarak kullanılmıştır.
Soru 29
Varoluşçuluğun temel özelliği nedir?
Seçenekler
A
Özden önce gelmesi
B
Özgür seçimlerle oluşması
C
Kaygılı olması
D
Ölümlü olması
E
Oluş halinde olması
Açıklama:
Varoluşçular, kendi içlerinde Hıristiyan varoluşçular ve tanrıtanımaz varoluşçular olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke, varoluşun özden önce geldiği ilkesidir.
Soru 30
Hangisi varoluşçuluğun çıkış noktasını belirlemiştir?
Seçenekler
A
Camus
B
Kierkegaard
C
Nietzche
D
Sartre
E
Dostoyevski
Açıklama:
“Dostoyevski, Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu, diye yazmıştı. (İşte bu söz varoluşçuluğun çıkış noktasıdır.) Gerçekten de, Tanrı yoksa her şey mübahtır, hiçbir şey yasak değildir. Bu demektir ki, insan kendi başına bırakılmıştır. Ne içinde dayanacak bir destek vardır, ne de dışında tutunacak bir dal. Artık, hiçbir özür, dayanak bulamayacaktır yaptıklarına. Varoluş özden önce gelince, verilmiş ve donmuş bir insandan söz edilemez elbet. Önceden belirlenmiş, donmuş bir doğa açıklanamaz çünkü. Başka bir deyişle, gerekircilik (déterminisme), kadercilik yoktur burada, kişioğlu özgürdür, insan özgürlüktür”
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi varoluşçuların ele aldıkları konularından birisi değildir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Varoluş
C
Öznellik
D
İnsanın seçim yapabilme özgürlüğü
E
Yalnızlık
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Bilgi, varoluşçuların merkez aldığı konulardan birisi değildir.
Soru 32
Varoluşculukla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
kendi içinde Hıristiyan ve tanrıtanımaz olarak ikiye ayrılır;
B
insanların akılla dünyayı açıklayabileceği düşüncesini savunuyordur;
C
tam bir tanımı yoktur;
D
eserlerinde insan varoluşunun raslantısallığı, ölümlülüğü, bırakılmışlığı temel alınır;
E
insanların özden önce geldiği düşüncesini açıklıyordur;
Açıklama:
Doğru cevap B dir. İnsanların akılla dünyayı açıklayabileceği düşüncesi Varoluşculukla ilgili değildir.
Soru 33
Aşağıdaki filozoflardan hangisi insanın bu dünyada “özgür olmaya mahkum” olduğunu söylemiştir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Nietzsche
C
Sartre
D
Scheler
E
Bergson
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Sartre, insanın bu dünyada “özgür olmaya mahkum” olduğunu söylemiştir.
Soru 34
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılıyordur?
Seçenekler
A
Sartre
B
Scheler
C
Nietzsche
D
Kierkegaard
E
Blondel
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Kierkegaard düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılıyordur.
Soru 35
Varlık ve Zaman adlı kitabın yazarı aşağıdaki düşünürlerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Kierkegaard
C
Simone de Beauvoir
D
Nietzsche
E
Heidegger
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Varlık ve Zaman adlı kitabın yazarı Heidegger'dir.
Soru 36
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Kaygı Kavramı adlı eseri yazmıştır?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Sartre
C
Heidegger
D
Camus
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Kierkegaard, Kaygı Kavramı adlı eseri yazmıştır.
Soru 37
“Bildiğim tek özgürlük, düşünce ve eylem özgürlüğüdür” ifadesi kime aittir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Camus
C
Heidegger
D
Sartre
E
Nietzsche
Açıklama:
Doğru cevap B dir. “Bildiğim tek özgürlük, düşünce ve eylem özgürlüğüdür” ifadesi Camus'a aittir.
Soru 38
Sartre, “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “.... bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler.
Boş bırakılan yere hangi kelimenin gelmesi cümleyi doğru şekilde tamamlayacaktır?
Boş bırakılan yere hangi kelimenin gelmesi cümleyi doğru şekilde tamamlayacaktır?
Seçenekler
A
Zaman
B
Varoluş
C
İnsanlık
D
Kaygı
E
Bilgi
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Sartre, “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler.
Soru 39
“Varoluşçuluk Nedir?'' eserinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Kierkegaard
C
Camus
D
Simone de Beauvoir
E
Milan Kundera
Açıklama:
Doğru cevap D dir. “Varoluşçuluk Nedir?” eserinin yazarı Simone de Beauvoir'dır.
Soru 40
Huzur adlı eseri aşağıdaki yazarlardan hangisi yazmıştır?
Seçenekler
A
Yusuf Atılgan
B
Leyla Erbil
C
Oğuz Atay
D
Bilge Karasu
E
Ahmet Hamdi Tanpınar
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Huzur adlı eseri Ahmet Hamdi Tanpınar yazmıştır.
Soru 41
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın varoluşçu felsefeye göndermelerde bulunduğu 1949 tarihli romanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bunaltı
B
Huzur
C
Soluma
D
Aylak Adam
E
Anayurt Otel
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır.
Soru 42
Varoluşçu felsefenin etkisi gözlendiği aşağıdaki eserlerden hangisi Demir Özlü'ye aittir?
Seçenekler
A
Bunaltı
B
Huzur
C
Anayurt Oteli
D
Aylak Adam
E
Tutunamayanlar
Açıklama:
Türk edebiyatında varoluşçu felsefeden en fazla etkilenen isim olarak Demir Özlü’yü gösterebiliriz. 1958 tarihli Bunaltı ve 1963 tarihli Soluma adlı öykü kitaplarında varoluşçu felsefenin etkisi gözlenebilir.
Soru 43
Oreste ile Jupiter arasındaki uzun konuşmada özgürlük konusu ele alındığı varoluşçuluk temalı eserin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akıl Çağı
B
Gizli Oturum
C
Sinekler
D
Özgürlüğün Yolları
E
İş İşten Geçti
Açıklama:
Sinekler (1943) adlı oyununda Oreste ile Jupiter arasındaki uzun konuşmada özgürlük konusu ele alınır. Oreste tanrının olmadığını, insanın yalnız olduğunu, umutsuzluğa düşme ve acı çekme özgürlüğüne mahkum edilmiş olduğunu keşfettiğinde gerçek büyüklüğe erişir. Oreste, yalnızlığının kıvrımları içinde yaşamasının tek nedenini kendi aydın görüşünde ve uyanık/farkında olan bilincinde bulan modern kahramanı canlandırır. Dünyaya terk edildiğini ve ona yön gösterecek hiçbir dinî gerçeğin olmadığını keşfeder
Soru 44
Sartre’ın 1945’te yayımladığı ve Özgürlüğün Yolları (Les Chemins de la Liberté) adlı üçlemesinin ilk kitabı hangisidir?
Seçenekler
A
Akıl Çağı
B
Gizli Oturum
C
İş İşten Geçti
D
Duvar
E
İkinci Cins
Açıklama:
Sartre’ın 1945’te yayımladığı ve Özgürlüğün Yolları (Les Chemins de la Liberté) adlı üçlemesinin ilk kitabı olan Akıl Çağı (l’Âge de Raison)’nda özgürlük, aşk, bağlanma, sorumluluk temalarını işler.
Soru 45
"Sisifos Söyleni" adını verdiği deneme kitabında “saçma”nın felsefesini yapan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Albert Camus
C
Franz Kafka
D
André Malraux
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Albert Camus, akımın popülerleşmesinde en etkili olan yazarlardandır. Kendini varoluşçu olarak görmediğini söylese de Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) adını verdiği
deneme kitabında “saçma”nın felsefesini yapar ve bütün eserlerinde bu felsefenin izi görülür.
deneme kitabında “saçma”nın felsefesini yapar ve bütün eserlerinde bu felsefenin izi görülür.
Soru 46
Feminist düşünceyle varoluşçuluğu birleştiren "İkinci Cins" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Albert Camus
C
Milan Kundera
D
Franz Kafka
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Simone de Beauvoir feminist düşünceyle varoluşçuluğu birleştirir. İkinci Cins adlı kitabında varoluşçuluğun belirsiz ve saçma bir dünya karşısında varoluşun anlamını çözmeye çalışan öznesinin eril bir özne, erkeğin varoluşunun da norm olduğunu yazar. Böylelikle varoluşçuluk kadının varoluş tartışmasını ihmal eder.
Soru 47
Milan Kundera'nın Sovyet işgali sırasında Prag’da geçen ve varoluşa dair pek çok soruna yer verilen romanının ismi nedir?
Seçenekler
A
Sessiz Bir Ölüm
B
Başkalarının Kanı
C
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
D
Karamazof Kardeşler
E
Böyle Buyurdu Zerdüşt
Açıklama:
Milan Kundera’nın "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" adlı romanıyla büyük ün kazanan Kundera, Sovyet işgali sırasında Prag’da geçen romanında, varoluşa dair pek çok soruna yer verir. Sovyet işgaline karşı çıkıp mücadele etmek ve bedel ödemek ile baskıyı sessizce kabullenip suçluluk duygusuyla yaşamak, insanın sorumluluğu ve kaçışı, varolmanın hafifliğine karşılık varolmanın eziyeti gibi ikilemleri başarılı psikolojik gözlemlerle ele alır
Soru 48
Köy Öğretmeni, Babaya Mektup, Dava, Şato, Dönüşüm gibi eserlerin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Soren Kierkegaard
C
Jean-Paul Sartre
D
Franz Kafka
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Köy Öğretmeni, Babaya Mektup, Dava, Şato, Dönüşüm gibi eserlerin yazarı Franz Kafka (1883-1924)'dır.
Soru 49
Ecinniler, Budala, Suç ve Ceza, Karamazof Kardeşler, Kumarbaz adlı eserlerin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Soren Kierkegaard
C
Albert Camus
D
Friendrich Nietzsche
E
Fyodor Mikhailovic Dostoyevski
Açıklama:
Fyodor Mikhailovic Dostoyevski (1821-1881), modernizmle ilişkili pek çok akımın ilham kaynağı olan Rus yazardır. Yeraltından Notlar pek çok eleştirmence ilk büyük varoluşçu roman kabul edilir. Romanlarında insanı ve varoluşunu ele alış biçimiyle varoluşçuluğun öncülerinden kabul edilir. Bazı eserleri: Ecinniler, Budala, Suç ve Ceza, Karamazof Kardeşler, Kumarbaz.
Soru 50
Aşağıdakiler eserlerden hangisi Friendrich Nietzsche'ye aittir?
Seçenekler
A
Kumarbaz
B
Yabancı
C
Akıl Çağı
D
Böyle Buyurdu Zerdüşt
E
Varoluşçuluk ve Ulusların Bilgeliği
Açıklama:
Friendrich Nietzsche (1844-1900), Alman şair ve düşünürdür. Bazı eserleri ise Trajedinin Doğuşu, Zamansız Düşünceler, Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ecce Homo, İyinin ve
Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü Üzerine'dir.
Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü Üzerine'dir.
Soru 51
I. Avrupalı değerlerin sorgulanması
II. Düşünürlerin dünyayı "akıl ve bilimle" yorumlamaları
III. Dünya savaşlarının yarattığı bunalım ortamı
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri "varoluşçuluk" akımının ortaya çıkmasına neden olan etmenler arasında yer alır?
II. Düşünürlerin dünyayı "akıl ve bilimle" yorumlamaları
III. Dünya savaşlarının yarattığı bunalım ortamı
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri "varoluşçuluk" akımının ortaya çıkmasına neden olan etmenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Dünyanın "akıl ve bilimle" yorumlanması gerekliliği varoluşçu değil, determinist düşünürler tarafından savunulmuştur.
Soru 52
Varoluşçuluk felsefesi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Daha çok edebî eserler üzerinden yaygınlık kazanmıştır.
B
İnsan varoluşunun raslantısallığını temel alır.
C
Dünya Savaşlarının yarattığı güvensizlik ortamı sonucunda ortaya çıkmıştır.
D
Özgürlük, bırakılmışlık, sorumluluk, bunaltı gibi kavramlar irdelenir.
E
Aydınlanma felsefesinin bir uzantısı olarak kabul edilir.
Açıklama:
Varoluşçuluk, aydınlanma karşıtı bir felsefe olarak değerlendirilmektedir; çünkü bu görüş varoluşun kavranması için aklı temel almaz.
Soru 53
"İnsan özgürlüğe mahkumdur." sözü hangi yazara aittir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Camus
C
Kafka
D
Sartre
E
Ionesco
Açıklama:
Sartre’a göre Tanrı yoktur ve Tanrı olmadığına göre insan doğası diye bir şey olamaz. Özsüz, doğasız ve yazgısız kalan kişi ne olduğuna, kim olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır.
Soru 54
Tanrının varlığını özgürlüğün tek koşulu olara gören ve insanın kendisine ve tanrıya karşı sorumlu olduğunu söyleyen varoluşçu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Marcel
C
Camus
D
Kierkegaard
E
Heidegger
Açıklama:
Kierkegaard'a göre kendi varoluşunu düşünen bir insanın dünyadaki yalnızlığı; belirsizlik, çelişki, mutlak iradeyle seçim yapma sorumluluğu karşısındaki kaygısı kaçınılmazdır. Bu nedenle, Tanrı fikri ve tanrıya yöneliş olmadan bu çelişkilerin çözülemeyeceğine inanır.
Soru 55
Heidegger "insanın kendi olanaklarını ve sınırlılıklarını kabul etmesi; mutlak özgürlük ve yoklukla yüzleşmesi" durumunu nasıl adlandırmaktaır?
Seçenekler
A
Var olmayı unutma durumu
B
Var olmayı seçme durumu
C
Var olmayı düşünme durumu
D
Var oluşu "saçma" bulma durumu
E
Varlığını üstün kılma durumu
Açıklama:
Heidegger'e göre, “Var olmayı düşünen” kişi var olmanın farkındadır, sadece var olmanın kırılganlığını değil, kendi varoluşuna ait sorumluluğunu da düşünür. İnsan kendi olanaklarını ve sınırlılıklarını kabul eder; mutlak özgürlük ve yoklukla yüzleşir ve onlar karşısında endişelenir.
Soru 56
Heidegger'ın kullandığı "dasein" ifadesi ne anlama gelir?
Seçenekler
A
Tanrının varlığını kabul etme
B
Varoluşun raslantısal olduğunu reddetme
C
Kendi varoluşunun bilincinde olma
D
Varoluşun özden önce geldiğini kabul etme
E
Toplumsal kimliğinin farkında olma
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Soru 57
Sartre "insanın özgür olma durumunu" neye bağlamaktadır?
Seçenekler
A
Tanrının olmayışına
B
Kendi var oluşunun farkında olmasına
C
Kendi var oluşunu kabul etmesine
D
Seçim yapmayı reddetmesine
E
Kendi varoluşuyla ilişkide olabilmesine
Açıklama:
Sartre’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar. Tanrı olmadığına göre insan doğası diye bir şey olamaz. Özsüz, doğasız ve yazgısız kalan kişi ne olduğuna, kim olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır.
Soru 58
Heidegger'e göre varoluş bunaltısının çözümü neye bağlıdır?
Seçenekler
A
Var oluşunun farkında olmak
B
Dini inançlara sahip olmak
C
Toplumsal rollerini benimsemek
D
Kaygılarını kabul etmek
E
Kendi ahlakını kurmak
Açıklama:
Heidegger, insanın varoluşun farkında olarak otantik bir yaşam sürmesini önemser. Bu nedenle, kendi durumunu idrakle saçmanın üstesinden gelebileceği sonucuna varır.
Soru 59
"Varoluşçu düşünceye göre varoluş ________ önce gelir."
Yukarıdaki cümle hangi sözcükle tamamlanabilir?
Yukarıdaki cümle hangi sözcükle tamamlanabilir?
Seçenekler
A
bilinçten
B
özden
C
sorumluluktan
D
özgürlükten
E
inançtan
Açıklama:
Varoluşçuluk insanı olduğu ve olabileceği şeyin sahibi ve varlığının tek sorumlusu olarak konumlandırır. Bu nedenle insanın kendi kendini seçtiğini savunur.
Soru 60
Camus'ye göre "saçma"ya karşı yapılması gereken eylem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İntihar etmek
B
Başkaldırmak
C
Tanrıyı reddetmek
D
Var oluşu unutmaya çalışmak
E
Ötekilerin dünyasında kaybolmak
Açıklama:
Camus, tutarlı olan ender felsefî durumlardan birinin “başkaldırı” olduğunu söyler. Başkaldırı her saniyesinde dünyayı yeniden tartışma konusu eder. İntihar, içerdiği razı oluş dolayısıyla, başkaldırının tam tersidir. İntihar bir kabullenmedir. Başkaldırı, yaşama, değerini verir
Soru 61
I. varoluşun özden önce geldiğini düşünmeleri
II. varoluş kavramına özel bir önem vermeleri ve felsefenin temel meselesi haline getirmeleri
III. bireyci ve öznel olmaları
IV. kaygı, özgürlük, seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri varoluşçuluğun-varoluşçuların belli başlı ortak noktalarındandır?
II. varoluş kavramına özel bir önem vermeleri ve felsefenin temel meselesi haline getirmeleri
III. bireyci ve öznel olmaları
IV. kaygı, özgürlük, seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri varoluşçuluğun-varoluşçuların belli başlı ortak noktalarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
I. ve II.
C
II. ve III.
D
III. ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Öncelikle varoluşun özden önce geldiğini düşünmeleri, bunun yanı sıra varoluş kavramına özel bir önem vermeleri ve felsefenin temel
meselesi haline getirmeleri, bireyci ve öznel olmaları ve nihayet kaygı, özgürlük, seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri belli başlı ortak noktalardır.
Doğru cevap e'dir.
meselesi haline getirmeleri, bireyci ve öznel olmaları ve nihayet kaygı, özgürlük, seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri belli başlı ortak noktalardır.
Doğru cevap e'dir.
Soru 62
Sartre’da özgürlük kavramı aşağıdakilerden hangisinden doğar?
Seçenekler
A
tanrının görünmezliğinden
B
tanrının varlığından
C
tanrının olmayışından
D
çoktanrılıktan
E
tektanrılıktan
Açıklama:
Sartre’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar. Tanrı olmadığına göre insan doğası diye bir şey olamaz. Özsüz, doğasız ve yazgısız kalan kişi ne olduğuna, kim
olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır. Sahipsizdir, yeryüzüne bırakılmış gibidir. Kendi kendisinin sahibi, inşa
edicisi, seçicisi, kurucusu olma iddiasındadır. “Hiçbir şey değildir. Kendisini nasıl yaparsa
öyle olacaktır.”
Doğru cevap c'dir.
olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır. Sahipsizdir, yeryüzüne bırakılmış gibidir. Kendi kendisinin sahibi, inşa
edicisi, seçicisi, kurucusu olma iddiasındadır. “Hiçbir şey değildir. Kendisini nasıl yaparsa
öyle olacaktır.”
Doğru cevap c'dir.
Soru 63
“İnsan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramının kullanıldığı, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan "Varlık ve Zaman" aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Kierkegaard
C
Nietzsche
D
Heidegger
E
Camus
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein”
kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Doğru cevap d'dir.
kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Doğru cevap d'dir.
Soru 64
Varoluşun özden önce gelişine ilk değinen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Sartre
C
Heidegger
D
Camus
E
Beauvoir
Açıklama:
Varoluşun özden önce gelişine ilk değinen Kierkegaard’dır. Ona göre insan ne olmadığını seçer önce. Seçimler yaparak kendini (özünü) oluşturur. İnsan özgürdür, kendi seçimlerini kendisi yapar, bunu kaygılı varoluşundan ötürü nedensellik ilesiyle belirlenmiş
bir şekilde değil özgür iradesiyle yapar. Özgür olduğuna göre sorumludur da.
doğru cevap a'dır.
bir şekilde değil özgür iradesiyle yapar. Özgür olduğuna göre sorumludur da.
doğru cevap a'dır.
Soru 65
Kierkegaard özgürlüğü dört temel anlamda kullanır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
zorlayıcı bir dış güçten muaf olmak
B
seçme özgürlüğü
C
kendilik
D
çoktanrıcılık
E
İsa ve onun vahiyleri
Açıklama:
Kierkegaard özgürlüğü dört temel anlamda kullanır. Bunlardan ilki zorlayıcı bir dış güçten muaf olmaktır. Öyleyse insan özgür olduğunda onu şu ya da bu seçimi yapmaya zorlayacak bir dış güç yoktur. İnsan içine dönerek seçimleri için orada bir dayanak arar.
Kierkegaard için ikinci özgürlük, seçme özgürlüğü kavramıdır. Ona göre özgürlük
keyfiyetten doğmaz. İçe dönerek düşünmekten, kaygıdan doğar. Eğer bir seçim düşünmeden kaynaklanmıyorsa özgür bir seçim olamaz, ancak nedensellikle açıklanabilir.
Kierkegaard Kaygı Kavramı adlı eserinde “kendilik özgürlüktür” der. Kendi içine
dönmek ve kendini bilmek özgürlüktür. Birinci anlamıyla kendinin farkında olmak, yani
seçme özgürlüğüne sahip olduğunun, muktedir olduğunun farkında olmak özgürlükken
ikinci anlamıyla kendilik özgürlüktür. Burada özgürlük, kendini gerçekleştirme anlamına
gelir. Bu anlamıyla özgürlük, kişi kendi olmayı seçerek kendi olması sonucu ortaya çıkar.
Eğer kişi özgürlüğünü yanlış kullanıp kendinden başka bir şey olmayı seçerse bunun sonucu suçluluk duygusudur.
Özgürlük kavramının dördüncü şekli ise İsa ve onun vahiyleridir. Eğer onun bağışlayıcılığı olmasaydı günahlar affedilmez ve özgürlüğün kötüye kullanımı ortadan kalkamazdı.
Kierkegaard kendisinden sonraki varoluşçular gibi özgürlük, kaygı ve sorumluluk
kavramları arasında ilişki kurar.
Doğru cevap d'dir.
Kierkegaard için ikinci özgürlük, seçme özgürlüğü kavramıdır. Ona göre özgürlük
keyfiyetten doğmaz. İçe dönerek düşünmekten, kaygıdan doğar. Eğer bir seçim düşünmeden kaynaklanmıyorsa özgür bir seçim olamaz, ancak nedensellikle açıklanabilir.
Kierkegaard Kaygı Kavramı adlı eserinde “kendilik özgürlüktür” der. Kendi içine
dönmek ve kendini bilmek özgürlüktür. Birinci anlamıyla kendinin farkında olmak, yani
seçme özgürlüğüne sahip olduğunun, muktedir olduğunun farkında olmak özgürlükken
ikinci anlamıyla kendilik özgürlüktür. Burada özgürlük, kendini gerçekleştirme anlamına
gelir. Bu anlamıyla özgürlük, kişi kendi olmayı seçerek kendi olması sonucu ortaya çıkar.
Eğer kişi özgürlüğünü yanlış kullanıp kendinden başka bir şey olmayı seçerse bunun sonucu suçluluk duygusudur.
Özgürlük kavramının dördüncü şekli ise İsa ve onun vahiyleridir. Eğer onun bağışlayıcılığı olmasaydı günahlar affedilmez ve özgürlüğün kötüye kullanımı ortadan kalkamazdı.
Kierkegaard kendisinden sonraki varoluşçular gibi özgürlük, kaygı ve sorumluluk
kavramları arasında ilişki kurar.
Doğru cevap d'dir.
Soru 66
"Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır. Hıristiyan Tanrı’nın ölümü, Avrupa insanını evrensel bir hedef olmadan bırakır. Amaç, asil ve özgür ruhları, “sürü ahlâkı”nın prangalarını kırmaya ve kendi değerlerini belirlemeye teşvik etmektir."
Özgülük sorununu "tanrı öldü" sözleriyle ele alan varoluşçu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Özgülük sorununu "tanrı öldü" sözleriyle ele alan varoluşçu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nietzsche
B
Beauvoir
C
Dostoyevsk
D
Sartre
E
Kierkegaard
Açıklama:
Tanrı Öldü: Nietzsche’de Özgürlük Sorunu
Nietzsche, yeni değerlerin ortaya konması ve insanın kendini bu yolla bir ahlâka bağlaması konusunda özgürlük kavramına özel bir önem yükler. İnsan ancak özgür olarak kendisi
olabilir, kendi ahlâkını kurabilir ve irade sergileyebilir. Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün
özgürlüklerinden fedakârlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar. Püriten köklerine karşı
bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır. Hıristiyan Tanrı’nın ölümü, Avrupa insanını evrensel bir hedef olmadan bırakır. Amaç, asil ve özgür ruhları, “sürü
ahlâkı”nın prangalarını kırmaya ve kendi değerlerini belirlemeye teşvik etmektir.
Doğru cevap a'dır.
Nietzsche, yeni değerlerin ortaya konması ve insanın kendini bu yolla bir ahlâka bağlaması konusunda özgürlük kavramına özel bir önem yükler. İnsan ancak özgür olarak kendisi
olabilir, kendi ahlâkını kurabilir ve irade sergileyebilir. Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün
özgürlüklerinden fedakârlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar. Püriten köklerine karşı
bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır. Hıristiyan Tanrı’nın ölümü, Avrupa insanını evrensel bir hedef olmadan bırakır. Amaç, asil ve özgür ruhları, “sürü
ahlâkı”nın prangalarını kırmaya ve kendi değerlerini belirlemeye teşvik etmektir.
Doğru cevap a'dır.
Soru 67
Kaygı Kavramı adlı eserinde, kaygı kavramını tanımlayan, kaygı türlerini ve kaygının özgürlükle zorunlu ilişkisini açıklayan varoluşçu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Camus
B
Kierkegaard
C
Nietzsche
D
Beauvoir
E
Sartre
Açıklama:
Kaygı kavramını en derinlikli işleyenlerden biri kuşkusuz Kierkegaard’dır. Kaygı Kavramı
adlı eserinde, kaygı kavramını tanımlar, kaygı türlerini, kaygının özgürlükle zorunlu ilişkisini
açıklar ve insanın hangi koşullarda kaygı duyduğu üzerinde derinlikli bir şekilde durur.
Doğru cevap b'dir.
adlı eserinde, kaygı kavramını tanımlar, kaygı türlerini, kaygının özgürlükle zorunlu ilişkisini
açıklar ve insanın hangi koşullarda kaygı duyduğu üzerinde derinlikli bir şekilde durur.
Doğru cevap b'dir.
Soru 68
........................... “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler. Çünkü ona göre bağlanan ve yalnızca olmak istediği kimseyi değil bütün insanlığı seçen kişi, o derin ve tümel sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Bu da insanı bunaltı, iç daralması gibi duygulara götürür. Bu bunaltı, yaşanmıyor gibi göründüğünde yalnızca maskelenmektedir ancak o zaman bile kendini gösterir.
Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan kısma yazılması doğru olan varoluşçu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan kısma yazılması doğru olan varoluşçu düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Camus
C
Sartre
D
Kierkegaard
E
Nietzsche
Açıklama:
Bunaltı
Sartre, “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler. Çünkü ona göre bağlanan ve yalnızca olmak istediği kimseyi değil bütün insanlığı seçen kişi, o derin ve tümel sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Bu da insanı bunaltı,
iç daralması gibi duygulara götürür. Bu bunaltı, yaşanmıyor gibi göründüğünde yalnızca
maskelenmektedir ancak o zaman bile kendini gösterir (Sartre,1996, s. 66-67).
Doğru cevap c'dir.
Sartre, “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler. Çünkü ona göre bağlanan ve yalnızca olmak istediği kimseyi değil bütün insanlığı seçen kişi, o derin ve tümel sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Bu da insanı bunaltı,
iç daralması gibi duygulara götürür. Bu bunaltı, yaşanmıyor gibi göründüğünde yalnızca
maskelenmektedir ancak o zaman bile kendini gösterir (Sartre,1996, s. 66-67).
Doğru cevap c'dir.
Soru 69
Camus dünya ile insan arasındaki ilişkiyi, insanın dünyaya “fırlatılmışlığını” aşağıdaki kavramlardan hangisi ile niteler?
Seçenekler
A
uzak
B
gereksiz
C
boş
D
saçma
E
bunaltı
Açıklama:
Camus dünya ile insan arasındaki ilişkiyi, insanın dünyaya “fırlatılmışlığını” “saçma”
olarak niteler. Ona göre özgürlüğü belirleyen de saçma ve ölümdür. Camus, saçma’nın
kavranmasıyla, yaşamın anlamına inanmakla birlikte varsayılan değerler basamağı, seçmeler ve tercihler varsayımlarının ortadan kaktığını düşüncesindedir.
Doğru cevap d'dir.
olarak niteler. Ona göre özgürlüğü belirleyen de saçma ve ölümdür. Camus, saçma’nın
kavranmasıyla, yaşamın anlamına inanmakla birlikte varsayılan değerler basamağı, seçmeler ve tercihler varsayımlarının ortadan kaktığını düşüncesindedir.
Doğru cevap d'dir.
Soru 70
"1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır. Sartre’ın varlık kategorileri, Nietzsche ve özgürlük sorunu doğrudan göndermelerle romanda yer alır. Huzur’un genelinde de varoluşçu felsefenin benlik, özgürlük, kaygı, sorumluluk gibi kavramları etkilidir."
Yukarıda bahsi geçen Türk edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsi geçen Türk edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sait Faik Abasıyanık
B
Edip Cansever
C
Yusuf Atılgan
D
Oğuz Atay
E
Ahmet Hamdi Tanpınar
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır. Sartre’ın varlık kategorileri, Nietzsche ve özgürlük sorunu
doğrudan göndermelerle romanda yer alır. Huzur’un genelinde de varoluşçu felsefenin
benlik, özgürlük, kaygı, sorumluluk gibi kavramları etkilidir.
Doğru cevap e'dir.
doğrudan göndermelerle romanda yer alır. Huzur’un genelinde de varoluşçu felsefenin
benlik, özgürlük, kaygı, sorumluluk gibi kavramları etkilidir.
Doğru cevap e'dir.
Soru 71
Varlık ve Hiçlik kimin eseridir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Sartre
C
Hegel
D
Wittgenstein
E
Heidegger
Açıklama:
Sartre 1943’te Varlık ve Hiçlik adlı felsefe yapıtını yayımlamıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 72
Varoluşçuluğun temeline kaygıyı koyan, Kaygı Kavramı adlı eserin sahibi düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Nietzsche
C
Camus
D
Heidegger
E
Sartre
Açıklama:
Kaygı kavramını en derinlikli işleyenlerden biri kuşkusuz Kierkegaard’dır. Kaygı Kavramı adlı eserinde, kaygı kavramını tanımlar, kaygı türlerini, kaygının özgürlükle zorunlu ilişkisini açıklar ve insanın hangi koşullarda kaygı duyduğu üzerinde derinlikli bir şekilde durur. Doğru cevap A'dır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi ilk varoluşçu roman olarak bilinir?
Seçenekler
A
Camus - Düşüş
B
Sartre - Bulantı
C
Gogol - Palto
D
Dostoyevski - Yeraltından Notlar
E
Nietzsche - Tragedyanın Doğuşu
Açıklama:
Varoluşçu edebiyatı Sartre’la başlatmak doğru olmaz. Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ı pek çok eleştirmen tarafından “ilk varoluşçu roman” olarak görülür. Doğru cevap D'dir.
Soru 74
Kanton’da İsyan ve Kâğıttan Aylar gibi eserlerin sahibi Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Albert Camus
B
Jean Paul Sartre
C
Andre Malraux
D
Franz Kafka
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Fransız romancısı ve eleştirmeni Andre Malraux'un (1901-1976) bazı eserleri: Kanton’da İsyan, Kâğıttan Aylar, Altenburg’un Ceviz Ağaçları, ve Sanat Psikolojisi'dir. Doğru cevap C'dir.
Soru 75
Özgürlük karşısında duyduğu kaygı ve anlamsızlık duygusuyla intihara sürüklenen Zebercet karakteri hangi Türk romanında konu edilmiştir?
Seçenekler
A
Aylak Adam
B
Tutunamayanlar
C
Tehlikeli Oyunlar
D
Anayurt Oteli
E
Soluma
Açıklama:
Varoluşçuluktan etkilenen yazarlardan Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam (1959) ve Anayurt Oteli (1973) gibi romanlarında bu felsefenin yoğun etkisi görülür. Özellikle Anayurt Oteli'nde yabancılaşma, saçma/anlamsızlık, bunaltı, intihar, seçim yapma temaları roman boyunca işlenir. Romanın kahramanı Zebercet’in intihar etmeye karar verdikten sonra, omuzlarından, baş edemediği seçim yapma özgürlüğünün ağırlığı kalkmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi varoluşçu edebiyatın özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Kurgu kaotik ve karmaşık olabilir.
B
İç konuşma, iç çözümleme gibi tekniklere çokça yer verilir.
C
Uyumsuzluk, anlamsızlık, kaygı gibi kavramlar derinlemesine incelenir.
D
Öznelden çok nesnel gerçekliklere yer verilir.
E
Üslupları genellikle sade ve açıktır.
Açıklama:
Varoluş, insanın ölüm karşısındaki tutumu, toplumsal ahlâk, insanın kendi önerdiği ahlâk, tutarlılık, saçma/anlamsızlık/uyumsuzluk karşısında seçimler, özgürlük ve sorumluluk gibi varoluşçu felsefenin temel kavramları bu eserlerde derinlemesine incelenir. Varoluşçular için nesnel gerçeklik diye bir şey yoktu. Varoluşçuluk etkisinde yazılan edebî eserlerde öznel gerçeklik bireysel deneyimlerle verilir. Birey ve insan yaşantısı merkezdedir. Varoluşçu edebiyat “içe bakış”ı çok kullandığı için merak unsuruna dayanan kurguyu ve olayı silikleştirir. Daha çok anlar, durumlar ve varoluşun kavranması üzerinde durur. İç konuşma ve iç çözümleme teknikleri sıkça kullanılır, psikolojik çözümlemelere yer verilebilir. Detaycıdır. Saçma, anlamsızlık, tutarsızlık yalnızca bir tema olarak görülmez eserlerde, aynı zamanda biçimi de etkiler. Kurgu karmaşık, kaotik, parçalı ve beklenmedik olabilir. Üslûpları genel olarak açık ve sadedir. Özellikle Simone de Beauvoir ve Albert Camus’de minimal
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 77
Kadınlara “özne” rolünü veren ve onların varoluş ve felsefî sorunlar karşısındaki durumlarına eğilen ve onları “öteki” olarak gören bir tanıma hapsetmeye meyilli toplumla yüzleştiren ilk yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Miguel de Unamuno
C
Milan Kundera
D
Jean Paul Sartre
E
Albert Camus
Açıklama:
Kadınlara “özne” rolünü veren ve onların varoluş ve felsefî sorunlar karşısındaki durumlarına eğilen ve onları “öteki” olarak gören bir tanıma hapsetmeye meyilli toplumla yüzleştiren ilk yazar Simone de Beauvoir'dir. Bu nedenle hem varoluşçu felsefe açısından hem de feminist hareket açısından önemli bir yere sahiptir. Doğru cevap A'dır.
Soru 78
Yabancılaşmanın ve “saçma”nın kavranmasının simgesi olan başkarakter Meurseult, Albert Camus'nün hangi varoluşçu eserinde karşımıza çıkar?
Seçenekler
A
Düşüş
B
Yabancı
C
Sisifos Söyleni
D
Caligula
E
Veba
Açıklama:
Camus 1942 tarihli Yabancı (l’Étranger) ile büyük ilgi görür. Romanın başkişisi Meursault yabancılaşmanın ve “saçma”nın kavranmasının simgesi olur. Doğru cevap B'dir.
Soru 79
Varoluşçular, kendi içlerinde Hıristiyan varoluşçular ve tanrıtanımaz varoluşçular olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varoluş özden önce gelir.
B
İnsan toplumdan sorumludur.
C
İnsan iradesi Tanrının yokluğuna bağlıdır.
D
İnsanın nihai amacı kendi ahlâkını üretmektir.
E
Özgürlük varoluşun temelidir.
Açıklama:
Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke, varoluşun özden önce geldiği ilkesidir.
Soru 80
Varoluş kavramının varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegel
B
Sartre
C
Kierkegaard
D
Heidegger
E
Nietzsche
Açıklama:
Kierkegaard varoluş kavramını varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kullanan kişidir.
c
c
Soru 81
Franco rejimi tarafından ölüme mahkum edilmiş olan Pablo ve arkadaşı Roman Gris'i konu edinen varoluşçu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bulantı
B
Sinekler
C
Duvar
D
Gizli Oturum
E
Akıl Çağı
Açıklama:
Sartre'nin öykü kitabı Duvar'da (1939) insanın ölüm ve varoluş karşısındaki konumu, seçimleri, özgürlük, sorumluluk, saçma gibi kavramlar zengin psikolojik çözümleme ve gözlemler eşliğinde anlatılır. Kitapla aynı adı taşıyan öyküde, Franco rejimi tarafından ölüme mahkum edilmiş olan Pablo’ya, arkadaşı Roman Gris’nin yerini bildirmesi karşılığında hayatının bağışlanacağı söylenir. Öneriyi düşünmesi için verilen on beş dakika sırasında Pablo’nun aklından geçenler, insanın ölüm ve değerler karşısındaki konumuna ilişkin çarpıcı tespitler içerir. Doğru cevap C'dir.
Soru 82
Sartre insan doğasının olmadığını söylerken bunu neye dayandırır?
Seçenekler
A
İnsanın özgürlüğüne
B
Varoluşun belirsizliğine
C
Varoluş kaygısına
D
Tanrının olmayışına
E
Seçme özgürlüğüne
Açıklama:
Sartre’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar. Tanrı olmadığına göre insan doğası diye bir şey olamaz. Özsüz, doğasız ve yazgısız kalan kişi ne olduğuna, kim olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır.
Soru 83
Heidegger'in kullandığı bir kategori olarak dasein'ı diğer varlıklardan ayıran şey nedir?
Seçenekler
A
Kendi varoluşunu konu edinmesi
B
Kendiliğinden oluşu
C
Kendine has bir doğası olması
D
Otantik oluşu
E
Özgür iradesinin oluşu
Açıklama:
Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Soru 84
Aşağıdakilerden Kierkegaard'ın özgürlük tanımları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Zorlayıcı bir dış güçten muaf olmak
B
Seçme özgürlüğü
C
Kendinin farkında olmak
D
Tanrı ve onun bağışlayıcılığı
E
İnsan doğasının zorlayıcılığı
Açıklama:
Kierkegaard insan doğası diye bir şeyin varlığına inanmaz. Dolayısıyla insan doğasına bağlı bir nedenselik söz konusu değildir.
Soru 85
Aşağıdaki varoluşçu yazar ve eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar
B
Milan Kundera - Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
C
Demir Özlü - Soluma
D
Miguel de Unamuno - Yaman Adam
E
Andre Malraux - Bir Tutkunun Öyküsü
Açıklama:
Bir Tutkunun Öyküsü, Miguel de Unamuno'nun eseridir. Dolayısıyla doğru cevap E'dir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi varoluşçu "saçma" kavramının kapsamı içinde yer almaz?
Seçenekler
A
Anlamsızlık
B
Uyumsuzluk
C
Yabancılaşma
D
Başkaldırı
E
Varoluşun farkında olma
Açıklama:
Başkaldırı saçmanın içeriğinde yer almaz, bilakis Camus tarafından ona karşı bir çözüm olarak önerilmiştir.
Soru 87
Varoluşçu romanlarda aşağıdaki özelliklerden hangisinin yer alması beklenmez?
Seçenekler
A
Öznel deneyimlere dayalı gerçeklik anlayışı
B
Aksiyonun azalması
C
İç konuşma
D
İdeal kahramanlar
E
Parçalı ve kaotik bir kurgu
Açıklama:
Varoluşçu romanlarda ideal kahramanlara değil özgürlük karşısında kaygılı, uyumsuz kahraman ve anti kahramanlara rastlanır.
Soru 88
Feminizm ve varoluşçuluğu birleştirmiştir. Bazı eserleri, Konuk Kız, Başkalarının Kanı, Varoluşçuluk ve Ulusların Bilgeliği ve İkinci Cins'tir. Tanımlanan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Malraux
B
Simone de Beauvoir
C
Jean-Paul Sartre
D
Albert Camus
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Tanımlanan yazar Simone de Beauvoir'dır.
Soru 89
Varoluşçu edebiyat varoluşçu felsefeyi temel alır. Buna bağlı olarak varoluş, varoluşu fark etme, ölümlülük, insanın ölüm karşısındaki tutumu, toplumsal ahlâk, insanın kendi önerdiği ahlâk, tutarlılık, saçma/anlamsızlık/uyumsuzluk karşısında insan (saçma’nın kavranması ve onunla savaşma), seçimler, özgürlük ve sorumluluk gibi varoluşçu felsefenin temel kavramları bu eserlerde derinlemesine incelenir.
Bu durum aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?
Bu durum aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?
Seçenekler
A
Edebiyatın felsefe yapma aracı olarak görülmesi
B
Geleneksel içeriklerin değiştirilmek istenmesi
C
Edebiyatın bireysel bir uğraş olarak görülmesi
D
Edebiyatın kaygı ve bunaltının dışavurumu olması
E
Edebiyatın kurguya değil gerçeğe dayandırılması
Açıklama:
Varoluşçu düşünür ve yazarlar edebiyatı felsefe yapma aracı olarak görmüşler ve edebiyat eserlerini varoluşçu kavramları anlatmak için kullanmışlardır.
Soru 90
Çağdaş varoluşçu yazarlardandır. Eserlerinden bazıları Gülünesi Aşklar, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Kimlik'tir.
Tanımlanan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Tanımlanan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Malraux
B
Albert Camus
C
Miguel de Unamuno
D
Milan Kundera
E
Franz Kafka
Açıklama:
Milan Kundera
Soru 91
Aşağıda Kierkegaard hakkında verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kierkegaard’da “kaygı” kavramının önemli bir yeri vardır.
B
Kierkegaard tanrı fikri ve tanrıya yöneliş olmadan bu çelişkilerin çözülemeyeceğine inanır.
C
Kierkegaard bu varoluşsal seçimin inançla ilgili olduğunu söyler.
D
Kierkegaard’a göre varoluş tam olarak tanımlanamaz.
E
Kierkegaard’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar.
Açıklama:
Kierkegaard var olmanın bilmekten farklı bir şey olmasından hareket ederek varoluşu felsefenin merkezine koyar.
Kierkegaard’da “kaygı” kavramının önemli bir yeri vardır.
Kierkegaard tanrı fikri ve tanrıya yöneliş olmadan bu çelişkilerin çözülemeyeceğine inanır.
Kierkegaard bu varoluşsal seçimin inançla ilgili olduğunu söyler.
Kierkegaard’a göre varoluş tam olarak tanımlanamaz.
Sartre’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar.
Kierkegaard’da “kaygı” kavramının önemli bir yeri vardır.
Kierkegaard tanrı fikri ve tanrıya yöneliş olmadan bu çelişkilerin çözülemeyeceğine inanır.
Kierkegaard bu varoluşsal seçimin inançla ilgili olduğunu söyler.
Kierkegaard’a göre varoluş tam olarak tanımlanamaz.
Sartre’da özgürlük kavramı tanrının olmayışından doğar.
Soru 92
“Varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır.” Bahsedilen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Heidegger
C
Nietzsche
D
Scheler
E
Sartre
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanmıştır.
Soru 93
“1943’te Varlık ve Hiçlik adlı felsefe yapıtını, ardından da her biri ayrı bir gürültü kopararak varoluşçuluğun uluslararası alanda tartışılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan oyun, roman, deneme ve senaryolarını yayımlar.” Bahsedilen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Heidegger
C
Sartre
D
Nietzsche
E
Scheler
Açıklama:
Sartre 1943’te Varlık ve Hiçlik adlı felsefe yapıtını, ardından da her biri ayrı bir gürültü kopararak varoluşçuluğun uluslararası alanda tartışılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayan oyun, roman, deneme ve senaryolarını yayımlar.
Soru 94
Varoluşçuluk en popüler dönemini ne zaman yaşamıştır?
Seçenekler
A
İkinci Dünya savaşı yılları ve ertesinde
B
Birinci Dünya savaşı sırasında
C
Rönesans’tan önceki dönemde
D
Matbaanın bulunmasıyla
E
Haçlı seferleri sırasında
Açıklama:
İkinci Dünya savaşı yılları ve ertesinde varoluşçuluk en popüler dönemini yaşar.
Soru 95
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Heidegger dünyada iki türlü temel varoluş şekli bulunduğunu öne sürer: 1.Var olmayı unutma durumu ya da 2. Var olmayı düşünme durumu.
B
Varoluşun farkında olunan ve öznel zamanı oluşturan anlara Kierkegaard “varoluş anları” der.
C
Kierkegaard, Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır.
D
Camus “öz olarak özgürlük” sorununu anlamsız bulur.
E
Heidegger’in “varolmayı unutma” durumu dediği biçimde yaşayan insanın özgürlük varsayımı vardır.
Açıklama:
Heidegger dünyada iki türlü temel varoluş şekli bulunduğunu öne sürer: 1.Var olmayı unutma durumu ya da 2. Var olmayı düşünme durumu.
Varoluşun farkında olunan ve öznel zamanı oluşturan anlara Kierkegaard “varoluş anları” der.
Nietzsche, Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır.
Camus “öz olarak özgürlük” sorununu anlamsız bulur.
Heidegger’in “varolmayı unutma” durumu dediği biçimde yaşayan insanın özgürlük varsayımı vardır.
Varoluşun farkında olunan ve öznel zamanı oluşturan anlara Kierkegaard “varoluş anları” der.
Nietzsche, Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır.
Camus “öz olarak özgürlük” sorununu anlamsız bulur.
Heidegger’in “varolmayı unutma” durumu dediği biçimde yaşayan insanın özgürlük varsayımı vardır.
Soru 96
“Varlığı, “l’être-pour -soi (kendisi-için-varlık)” ile “l’être-en-soi (kendisinde varlık)” olmak üzere iki kategoriye ayırır.” Verilen bilgide hangi düşünürden bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Heidegger
C
Scheler
D
Sartre
E
Nietzsche
Açıklama:
Sartre, varlığı, “l’être-pour -soi (kendisi-için-varlık)” ile “l’être-en-soi (kendisinde varlık)” olmak üzere iki kategoriye ayırır.
Soru 97
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sartre, Dasein’ın ‘varlık’ının temeline tedirginlik ve tasa kavramlarını yerleştirir.
B
Varoluş kaygısının tanımlanmasında Heidegger Kierkegaard’dan, Sartre da büyük ölçüde Heidegger’den yararlanır.
C
Kierkegaard’a göre kaygı özgürlüğün bir belirtisi ve doğal sonucudur.
D
Kaygı kavramını en derinlikli işleyenlerden biri kuşkusuz Kierkegaard’dır.
E
Heidegger’in kullandığı “bırakılmışlık” ifadesini, Sartre, tanrının olmadığı bir dünyada, insanın ne olacağını seçmek ve kendi ahlâkını kurmak üzere kendi haline bırakılmış olması olarak açıklar.
Açıklama:
Heidegger, Dasein’ın ‘varlık’ının temeline tedirginlik ve tasa kavramlarını yerleştirir.
Varoluş kaygısının tanımlanmasında Heidegger Kierkegaard’dan, Sartre da büyük ölçüde Heidegger’den yararlanır.
Kierkegaard’a göre kaygı özgürlüğün bir belirtisi ve doğal sonucudur.
Kaygı kavramını en derinlikli işleyenlerden biri kuşkusuz Kierkegaard’dır.
Heidegger’in kullandığı “bırakılmışlık” ifadesini, Sartre, tanrının olmadığı bir dünyada, insanın ne olacağını seçmek ve kendi ahlâkını kurmak üzere kendi haline bırakılmış olması olarak açıklar.
Varoluş kaygısının tanımlanmasında Heidegger Kierkegaard’dan, Sartre da büyük ölçüde Heidegger’den yararlanır.
Kierkegaard’a göre kaygı özgürlüğün bir belirtisi ve doğal sonucudur.
Kaygı kavramını en derinlikli işleyenlerden biri kuşkusuz Kierkegaard’dır.
Heidegger’in kullandığı “bırakılmışlık” ifadesini, Sartre, tanrının olmadığı bir dünyada, insanın ne olacağını seçmek ve kendi ahlâkını kurmak üzere kendi haline bırakılmış olması olarak açıklar.
Soru 98
“ “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler. Çünkü ona göre bağlanan ve yalnızca olmak istediği kimseyi değil bütün insanlığı seçen kişi, o derin ve tümel sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Bu da insanı bunaltı, iç daralması gibi duygulara götürür. Bu bunaltı, yaşanmıyor gibi göründüğünde yalnızca maskelenmektedir ancak o zaman bile kendini gösterir.” Verilen paragrafta bahsedilen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Heidegger
C
Nietzsche
D
Scheler
E
Sartre
Açıklama:
Sartre, “Bunaltı nedir” sorusuna varoluşçuların, “İnsanlık bunaltıdır” diye yanıt vereceğini söyler. Çünkü ona göre bağlanan ve yalnızca olmak istediği kimseyi değil bütün insanlığı seçen kişi, o derin ve tümel sorumluluk duygusundan kurtulamaz. Bu da insanı bunaltı, iç daralması gibi duygulara götürür. Bu bunaltı, yaşanmıyor gibi göründüğünde yalnızca maskelenmektedir ancak o zaman bile kendini gösterir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kierkegaard- Baştan Çıkarıcının Günlüğü
B
Milan Kundera -Yabancı
C
Sartre-Duvar
D
Simone de Beauvoir -İkinci Cins
E
Milan Kundera- Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Açıklama:
Kierkegaard’ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü
Camus’nün Yabancı
Sartre’ın Duvar’ı
Simone de Beauvoir İkinci Cins
Milan Kundera’dır. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Camus’nün Yabancı
Sartre’ın Duvar’ı
Simone de Beauvoir İkinci Cins
Milan Kundera’dır. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Soru 100
“1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır.” Bahsedilen yazar kimdir?
Seçenekler
A
Demir Özlü
B
Yusuf Atılgan
C
Ahmet Hamdi Tanpınar
D
Bilge Karasu
E
Leyla Erbil
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır.
Soru 101
Varoluşçuluk hakkında aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Aydınlanma düşüncesini esas almaktadır
B
Önemli temsilcileri edebiyatçılardan oluşmaktadır
C
Bir edebiyat akımı olarak da kabul edilmektedir
D
Hristiyan ve tanrıtanımaz olmak üzere ikiye ayrılırlar
E
Özgür insan tasavvurundan doğan bir felsefedir
Açıklama:
Aydınlanma karşıtı bir felsefe olarak da değerlendirilmiştir çünkü varoluşçuluk varoluşun kavranması için akla güvenmez. Çok genel bir tanım yaparsak, “insan varoluşunu temel alan, öznellikten hareket eden, insanı temelde özgürlük, bırakılmışlık, sorumluluk, bunaltı kavramlarıyla ilişkisi bakımından ele alan felsefe akımı” dır. Yanıt A’dır.
Soru 102
Varoluşçuluğu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanan ve düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Martin Heidegger
C
Soren Kierkegaard
D
Simone de Beauvoir
E
Fyodor Mikhailovic Dostoyevski
Açıklama:
Varoluş üzerine düşünmek ve onu tanımlamaya çalışmak insan varoluşu kadar eskidir kuşkusuz. Ancak biz onun varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanılışına Kierkegaard’da rastlıyoruz. Düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılan Kierkegaard’a göre varoluş, bütün varolanlardan, bütün doğal ya da düşünsel olarak verilmiş varlık düzenlerinden ve varlık bağlarından sıyrılarak tek başına kalmayı, tanrı ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanın varoluşu demektir. Yanıt C’dir.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi Kierkegaard’ın varoluşçuluğa dair görüşleri arasında yer almaz ?
Seçenekler
A
İnsanın özgür olmasının kanıtı kaygısıdır
B
Seçme özgürlüğünün koşulu tanrının varlığıdır
C
Varoluş tam olarak tanımlanamaz
D
Varoluş bir akış ve oluş halindedir, dinamiktir
E
Varoluşun esas sorunu bilgi ve bilme sorunudur
Açıklama:
Kierkegaard var olmanın bilmekten farklı bir şey olmasından hareket ederek varoluşu felsefenin merkezine koyar. Ona göre varoluşun esas sorunu bilgi ve bilme sorunu değil var olmanın bizzat kendisidir. Çünkü bunun aksi olan her durum, insan olarak var olmanın anlamını unutturur. Yanıt E’dir.
Soru 104
- Var olmayı unutma durumu
- Var olmayı düşünme durumu
- Var olmayı arzulama durumu
- Var olmayı reddetme durumu
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Heidegger dünyada iki türlü temel varoluş şekli bulunduğunu öne sürer: 1.Var olmayı unutma durumu ya da 2. Var olmayı düşünme durumu. Var olmayı unutan kişi kendini sıradan dünyaya, işlerin gidiş şekliyle ilgili kaygılara teslim etmiş ve “ötekiler”in dünyasında kaybolmuştur. Heidegger bunu “otantik olmayan varoluş” olarak nitelendirir. “Var olmayı düşünen” kişi var olmanın farkındadır, sadece var olmanın kırılganlığını değil, kendi varoluşuna ait sorumluluğunu da düşünür. İnsan kendi olanaklarını ve sınırlılıklarını kabul eder; mutlak özgürlük ve yoklukla yüzleşir ve onlar karşısında endişelenir. Yanıt A’dır.
Soru 105
Kierkegaard özgürlüğü dört temel anlamda kullanır, aşağıdakilerden hangisi bu anlamlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Zorlayıcı bir dış güçten muaf olma
B
seçim yapabilme
C
Kendini bilme
D
Aklını kullanabilme
E
İsa ve vahiyleri
Açıklama:
Kierkegaard özgürlüğü dört temel anlamda kullanır. Bunlardan ilki zorlayıcı bir dış güçten muaf olmaktır. Öyleyse insan özgür olduğunda onu şu ya da bu seçimi yapmaya zorlayacak bir dış güç yoktur. Kierkegaard için ikinci özgürlük, seçme özgürlüğü kavramıdır. Ona göre özgürlük keyfiyetten doğmaz. İçe dönerek düşünmekten, kaygıdan doğar. Üçüncü olarak Kierkegaard Kaygı Kavramı adlı eserinde “kendilik özgürlüktür” der. Kendi içine dönmek ve kendini bilmek özgürlüktür. Birinci anlamıyla kendinin farkında olmak, yani seçme özgürlüğüne sahip olduğunun, muktedir olduğunun farkında olmak özgürlükken ikinci anlamıyla kendilik özgürlüktür.Özgürlük kavramının dördüncü şekli ise İsa ve onun vahiyleridir. Eğer onun bağışlayıcılığı olmasaydı günahlar affedilmez ve özgürlüğün kötüye kullanımı ortadan kalkamazdı. Yanıt D’dir.
Soru 106
"Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu" sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Franz Kafka
B
Fyodor Mikhailovic Dostoyevski
C
Albert Camus
D
Milan Kundera
E
Lev Tolstoy
Açıklama:
"Tanrı olmasaydı her şey mübah olurdu" sözü Dostoyevski'ye aittir. Yanıt B'dir.
Soru 107
- İnsan dünya ile uyumludur
- İnsanın dünyaya karşı konumu fazladanlıktır
- Bulantı, varlığın bu dünyayla karşılaştığında verdiği tepkidir
- Bunaltı insanı eylemsizliğe götürür
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Sartre’a göre dünya, insanla uyumsuz bir yerdir ve insanın dünyaya karşı konumu fazladanlıktır. Bulantı, varlığın bu dünyayla karşılaştığında verdiği tepkidir ve bu bunaltı insanı eylemsizliğe değil, tam tersine, eylemliliğe götürür. Yanıt C'dir.
Soru 108
Sartre 1938’de yazdığı ve ana kahramanı Antoine Roquentin olan kitabının adı nedir?
Seçenekler
A
Bulantı
B
Duvar
C
Sinekler
D
Gizli Oturum
E
Özgürlüğün Yolları
Açıklama:
Sartre 1938’de Bulantı (La Nausée)’yı yayımladığında büyük ilgi görür. Romanın kahramanı 35 yaşlarında, bekar ve yalnız yaşamakta olan Antoine Roquentin’dir. Roquentin işinden ayrılmış, kira geliriyle yaşamını sürdürmektedir. Yanıt A'dır.
Soru 109
- Varoluşun özden önce geldiği ilkesini savunurlar.
- Geleneksel felsefenin aksine, bilgiyi değil varoluşu merkez alırlar.
- Öznellikten hareket ederler.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Varoluşçular, kendi içlerinde Hıristiyan varoluşçular ve tanrıtanımaz varoluşçular olarak ikiye ayrılırlar. Bu iki kanadın temsilcilerini varoluş felsefesi açısından birleştiren temel ilke, varoluşun özden önce geldiği ilkesidir. Geleneksel felsefenin aksine varoluşçular, bilgiyi değil varoluşu merkez alırlar ve öznellikten hareket ederler. Doğru cevap E'dir.
Soru 110
Ana karakteri Selim’in varoluş kaygısı, yabancılaşma ve uyumsuzluk içinde oluşunu anlatan Oğuz Atay romanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Huzur
B
Aylak Adam
C
Tutunamayanlar
D
Anayurt Oteli
E
Soluma
Açıklama:
Varoluşçu düşünceden etkilenmiş bir diğer önemli yazar da Oğuz Atay’dır. 1972 tarihli ilk romanı Tutunamayanlar’ın Selim’i varoluş kaygısı, yabancılaşma ve uyumsuzluk içindedir; kendini bilme benlik, özgürlük konularında kendisiyle bitmeyen bir hesaplaşma içindedir. Yanıt C’dir.
Soru 111
Aşağıdakilerden hangisi varoluşçu olarak bilinen filozofların ortak noktaları arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Varoluşun özden önce geldiğini düşünmeleri
B
Varoluş kavramına özel bir önem vermeleri
C
Toplumcu ve nesnel olmaları
D
Kaygı, özgürlük kavramlarına eğilmeleri
E
Seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri
Açıklama:
Varoluşçuluğun tam bir tanımı yoktur. Varoluşçu olarak bilinen filozofların bir kısmı varoluşçu kelimesini kullanmaz bile. Ancak birtakım ortak noktalar nedeniyle bu başlık altında toplanırlar. Nedir bu ortak noktalar? Öncelikle varoluşun özden önce geldiğini düşünmeleri, bunun yanı sıra varoluş kavramına özel bir önem vermeleri ve felsefenin temel meselesi haline getirmeleri, bireyci ve öznel olmaları ve nihayet kaygı, özgürlük, seçim, sorumluluk kavramlarına eğilmeleri belli başlı ortak noktalardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 112
Aşağıdakilerden hangisi 'varoluş' kavramını, varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanan kişidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Blondel
C
Nietzsche
D
Kierkegaard
E
Bergson
Açıklama:
Varoluş üzerine düşünmek ve onu tanımlamaya çalışmak insan varoluşu kadar eskidir kuşkusuz. Ancak biz onun varoluşçu felsefedeki anlamıyla ilk kez kullanılışına Kierkegaard’da rastlıyoruz. Düşünceleriyle varoluşçuluğun babası sayılan Kierkegaard’a göre varoluş, bütün varolanlardan, bütün doğal ya da düşünsel olarak verilmiş varlık düzenlerinden ve varlık bağlarından sıyrılarak tek başına kalmayı, tanrı ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanın varoluşu demektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 113
Feminizm ve varoluşçuluğu birleştirmiş Fransız yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Simone de Beauvoir
C
Albert Camus
D
Friendrich Nietzsche
E
Milan Kundera
Açıklama:
Simone de Beauvoir Feminizm ve varoluşçuluğu birleştirmiş Fransız kadın yazardır. Milan Kundera Çek, Friendrich Nietzsche veMartin Heidegger Alman, Albert Camus ise Cezayirlidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 114
- Var olmayı unutma durumu
- Var olmayı hatırlama durumu
- Var olmayı düşünme durumu
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Heidegger dünyada iki türlü temel varoluş şekli bulunduğunu öne sürer: 1.Var olmayı unutma durumu ya da 2. Var olmayı düşünme durumu. Var olmayı unutan kişi kendini sıradan dünyaya, işlerin gidiş şekliyle ilgili kaygılara teslim etmiş ve “ötekiler”in dünyasında kaybolmuştur. Heidegger bunu “otantik olmayan varoluş” olarak nitelendirir. “Var olmayı düşünen” kişi var olmanın farkındadır, sadece var olmanın kırılganlığını değil, kendi varoluşuna ait sorumluluğunu da düşünür. Doğru cevap C'dir.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi Kierkegaard'ın kaygı ile ilgili düşünceleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kaygı, melankolinin ifadesidir.
B
Gelecekteki bir olasılığa duyulan çekim ve ondan itilme/nefretin aynı anda hissedilmesidir.
C
İnsan özgürlüğünün belirtisidir.
D
Bir duygudan fazlasıdır.
E
Olasılığın olasılığının belirtisidir.
Açıklama:
Kaygı Kierkegaard için melankolinin ifadesi değildir. Gelecekteki bir olasılığa duyulan çekim ve ondan itilme/nefretin aynı anda hissedilmesidir. Bir duygudan fazlasıdır; insan özgürlüğünün belirtisidir. Eğer insan gelecekteki bu olasılığa karşı yalnızca çekim hissetseydi, örneğin bir karıncanın şekere yaklaşımındaki gibi, davranışı nedensel olarak belirlenmiş olurdu çünkü nesne davranışı belirlerdi. Eğer yalnızca itilme hissetseydi, bir geyiğin kaplandan korkması gibi, yine nesne davranışı belirlemiş olacağından davranış nedensel olarak belirlenmiş olurdu. Ama insan, çekici gelen bir şeye yaklaşırken uzaklaşabilir ya da itici ya da iğrenç bulduğu bir şeyden kaçarken bile geri dönüp bakmak için gizli bir arzu duyar. Bir şeye yaklaşırken uzaklaşabilir ya da gerek olmadığı halde birşeyden kaçabiliriz. Kaygı olasılığın olasılığının belirtisidir ki bu da gerçek özgür seçim demektir. Doğru cevap A'dır.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi Sartre'ın 1938’de yayınlanan Bulantı (La Nausée) romanı ile ilgili yanlış bilgi içermektedir?
Seçenekler
A
Romanın kahramanı 35 yaşlarında, bekar ve yalnız yaşamakta olan Antoine Roquentin’dir.
B
İnsanın yabancılığı, seçme zorunluluğu, varoluş kaygısı bu eserde başarıyla işlenir.
C
Romanın kahramanı Roquentin varlıklı bir aileden gelen, iyi eğitimli bir kadındır.
D
Roman çok büyük ilgi görür ve olumlu olumsuz pek çok eleştiri alır.
E
Sartre bu romanla birlikte önemli bir yazar olarak görülmeye başlar.
Açıklama:
Sartre 1938’de Bulantı (La Nausée)’yı yayımladığında büyük ilgi görür. Romanın kah- ramanı 35 yaşlarında, bekar ve yalnız yaşamakta olan Antoine Roquentin’dir. Roquentin işinden ayrılmış, kira geliriyle yaşamını sürdürmektedir. 19. Yüzyıl aristokratlarından Marquis de Rollebon’un hayatını anlatan bir eser üzerinde çalışmaktadır. Roman onun tuttuğu günlüklerden oluşur. Bu günlüklerden, çevresindeki şeylere nasıl yabancılaştığı, giderek herkesten ve her şeyden nasıl uzaklaştığı görülür. İnsanın yabancılığı, seçme zorunluluğu, varoluş kaygısı bu eserde başarıyla işlenir. Roman çok büyük ilgi görür ve olumlu olumsuz pek çok eleştiri alır. Sartre bu romanla birlikte önemli bir yazar olarak görülmeye başlar. Doğru cevap C'dir.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi feminist düşünceyle varoluşçuluğu birleştirmiştir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Albert Camus
C
Marcel Proust
D
Simone de Beauvoir
E
Jean-Paul Sartre
Açıklama:
Simone de Beauvoir feminist düşünceyle varoluşçuluğu birleştirir. İkinci Cins adlı kitabında varoluşçuluğun belirsiz ve saçma bir dünya karşısında varoluşun anlamını çözmeye çalışan öznesinin eril bir özne, erkeğin varoluşunun da norm olduğunu yazar. Böylelikle varoluşçuluk kadının varoluş tartışmasını ihmal eder. Kierkegaard’ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü, Camus’nün Yabancı’sı, Sartre’ın Duvar’ı gibi varoluşçu edebiyat eserilerinde kadınların, başkişinin hikâyesini ilerletmeye yarayan nesneler olarak sunulduğunu söyler. Doğru cevap D'dir.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi 'Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği' adlı romanıyla büyük ün kazanan yazardır?
Seçenekler
A
Milan Kundera
B
Franz Kafka
C
André Malraux
D
Miguel de Unamuno
E
Dostoyevski
Açıklama:
Akımın etkilediği çağdaş yazarlardan biri Milan Kundera’dır. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği adlı romanıyla büyük ün kazanan Kundera, Sovyet işgali sırasında Prag’da geçen romanında, varoluşa dair pek çok soruna yer verir. Sovyet işgaline karşı çıkıp mücadele etmek ve bedel ödemek ile baskıyı sessizce kabullenip suçluluk duygusuyla yaşamak, insanın sorumluluğu ve kaçışı, varolmanın hafifliğine karşılık varolmanın eziyeti gibi ikilemleri başarılı psikolojik gözlemlerle ele alır. Doğru cevap A'dır.
Soru 119
- Varoluş, varoluşu fark etme
- Ölümlülük, insanın ölüm karşısındaki tutumu
- Toplumsal ahlâk, insanın kendi önerdiği ahlâk
- Saçma/anlamsızlık/uyumsuzluk karşısında insan
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Varoluşçu edebiyat varoluşçu felsefeyi temel alır. Buna bağlı olarak şu özellikleri gösterir: Varoluş, varoluşu fark etme, ölümlülük, insanın ölüm karşısındaki tutumu, toplumsal ahlâk, insanın kendi önerdiği ahlâk, tutarlılık, saçma/anlamsızlık/uyumsuzluk karşısında insan (saçma’nın kavranması ve onunla savaşma), seçimler, özgürlük ve sorumluluk gibi varoluşçu felsefenin temel kavramları bu eserlerde derinlemesine incelenir. Doğru cevap E'dir.
Soru 120
Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler bulunan romanıdır?
Seçenekler
A
Aydaki kadın
B
Huzur
C
Sahnenin Dışındakiler
D
Saatleri ayarlama enstitüsü
E
Mahur beste
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1949 tarihli romanı Huzur’da varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre’a göndermeler vardır. Sartre’ın varlık kategorileri, Nietzsche ve özgürlük sorunu doğrudan göndermelerle romanda yer alır. Huzur’un genelinde de varoluşçu felsefenin benlik, özgürlük, kaygı, sorumluluk gibi kavramları etkilidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 121
Varolusçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Nietzsche
C
Hegel
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
“Dasein” kavramını kullanan düşünür Heidegger’dir.
Soru 122
Tanrı olmadıgına göre insan dogası diye bir sey olamaz. Özsüz, doğasız ve yazgısız kalan kişi ne olduğuna, kim olduğuna, nereye gideceğine, kim olacağına kendisi karar vermek, böylece kendini yaratmak zorundadır..........“Hiçbir şey degildir. Kendisini nasıl yaparsa öyle olacaktır.” derken özgürlük kavramın tanrının olmayışından doğduğunu ileri süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nietzsche
B
Sartre
C
Hegel
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Söz konusu fikri ileri süren Sartre’dir.
Soru 123
Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün özgürlüklerinden fedakârlık etmesi‑ anlamına geldiği için karsı çıkan; püriten köklerine karsı bir tepki olarak ateizmi benimseyerek “Tanrı öldü” sonucuna ulaşan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegel
B
Sartre
C
Nietzsche
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Söz konusu düşünür Nietzsche’dir.
Soru 124
“Bildiğim tek özgürlük, düsünce ve eylem özgürlüğüdür” sözünün sahibi düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Nietzsche
C
Hegel
D
Camus
E
Blondel
Açıklama:
“Bildiğim tek özgürlük, düsünce ve eylem özgürlüğüdür” sözünün sahibi Camus’tur.
Soru 125
Varolusçulukta insanın dünyaya bırakılmıslığından ve uyumsuzluğundan doğan anlamsızlıkla eş anlamlı olarak kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dasein
B
Bunaltı
C
Uyumsuzluk
D
Dekalkomani
E
Saçma
Açıklama:
Varolusçulukta insanın dünyaya bırakılmıslığından ve uyumsuzluğundan doğan anlamsızlıkla eş anlamlı olarak kullanılan terim "saçma"dır.
Soru 126
Franco rejimi tarafından ölüme mahkûm edilen Pablo’nun, bunu öğrendikten sonra hücresinde geçirdiği son gece hayatının muhasebesini yapışını anlattığı Duvar adlı öykünün yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Nietzsche
C
Hegel
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Duvar adlı öykünün yazarı Sartre’dir.
Soru 127
“Saçma’nın Uslamlaması” adlı denemesinde, yalnızca tek bir felsefî problem olduğunu, bunun da intihar olduğunu söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Nietzsche
C
Hegel
D
Camus
E
Blondel
Açıklama:
“Saçma’nın Uslamlaması” adlı denemenin yazarı Camus’tur.
Soru 128
“Sisifos Miti” adlı denemesinde, eski Yunan mitlerinden birini yeniden ele alarak, saçma düsüncesini bu hikaye çerçevesinde ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Nietzsche
C
Hegel
D
Blondel
E
Camus
Açıklama:
“Sisifos Miti” adlı deneme Camus’un eseridir.
Soru 129
Oreste ile Jupiter arasındaki uzun konusmada özgürlük konusunun ele alındığı oyun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinekler
B
Gizli Oturum
C
Akıl Çağı
D
Özgürlüğün Yolları
E
Yabancı
Açıklama:
Oreste ile Jupiter arasındaki uzun konuşmada özgürlük konusunun ele alındığı oyun Sinekler’dir.
Soru 130
Genelinde varoluşçu felsefenin, benlik, özgürlük, kaygı ve sorumluluk gibi kavramların etkili olduğu 1949 tarihli Huzur adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilge Karasu
B
Oğuz Atay
C
Yusuf Atılgan
D
Demir Özlü
E
Ahmet Hamdi Tanpınar
Açıklama:
Huzur adlı eserin yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar’dır
Soru 131
Aşağıdakilerden hangisi "Dasein" kavramını kullanmıştır?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Soren Kierkegaard
C
Jean Paul Sartre
D
Simon de Beauvoir
E
Albert Camus
Açıklama:
Martin Heigedder, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı "Varlık ve Zaman" da, "insan" ya da "insan varlığı" demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden "Dasein" kavramını kullanmıştır.Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi var oluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Soru 132
Aşağıdaki yazarlardan hangisi "İnsan ancak kendi yaptığı gibi olacaktır. Buna göre insan doğası yoktur, zira onu tasarlayan bir tanrı yoktur." ifadesini kullanmıştır?
Seçenekler
A
Dostoyevski
B
Jean Paul Sartre
C
Friedrich Nietzche
D
Albert Camus
E
Franz Kafka
Açıklama:
Sartre'a göre "insan ancak kendi yaptığı gibi olacaktır. Buna göre insan doğası yoktur, zira onu tasarlayan bir tanrı yoktur. Herhangi bir insanın hayatı projesidir" der. Ona göre Tanrı'nın insan üzerinden elini çekmesiyle insan, varoluşunun bütün yük ve sorumluluğunu yüklenmiştir.
Soru 133
Aşağıdakilerden hangi yazar "Tanrı öldü" sonucuna varır?
Seçenekler
A
Milan Kundera
B
Frans Kafka
C
Friedrich Nietsche
D
Andre Malraux
E
Dostoyevski
Açıklama:
Friedrich Nietsche, Hristiyan ahlakına, insanın bütün özgürlüklerinden fedakarlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar. İnsan ancak özgür olarak kendisi olabilir, kendi ahlakını kurabilir ve irade sergileyebilir. Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve "Tanrı öldü" sonucuna varır.
Soru 134
Aaşağıdaki yazarlardan hangisi "dünyaya düşmüşlük" kavramını kullanır?
Seçenekler
A
Soren Kierkegaard
B
Jean Paul Sartre
C
Simon de Beauvoir
D
Martin Heidegger
E
Dostoyevski
Açıklama:
"Dünyaya düşmüşlük" kavramını kullanan Martin Heidegger'dir. Desein'in varlığın olanaklılıklarını ve sınırlarını anlayabilme çabası, onu, kendi varlığının dünya içindeki konumlanışı problemiyle yüzyüze bırakır. Bu noktada Martin Heidegger "dünyaya düşmüşlük" kavramını kullanır.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangi ifade "varoluşçulukta insanın dünyaya bırakılmışlığından ve uyumsuzluğundan doğan anlamsızlıkla eş anlamlı olarak kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Bunaltı
B
Kurmaca
C
Kaygı
D
Dünyaya düşmüşlük
E
Saçma
Açıklama:
Saçma, varoluşçulukta insanın dünyaya bırakılmışlığından ve uyumsuzluğundan doğan anlamsızlıkla eş anlamlı olarak kullanılmıştır. İnsanın dünyada olması nedensiz ve anlamsız olmasaydı ne özgürlük problemine, ne sorumluluğa, ne kaygıya gerek olurdu. Saçma bütün bunların nedeni değil sonucudur.
Soru 136
Aşağıdakilerden hangisi "Saçmanın Uslaması" denemesini yazan yazardır?
Seçenekler
A
Albert Camus
B
Franz Kafka
C
Andra Malraux
D
Milan Kundera
E
Dostoyevski
Açıklama:
Albert Camus, "Saçmanın Uslaması" denemesinde, yalnızca tek bir felsefi problam olduğunu, bunun da intihar olduğunu söyler. Ona göre yaşamın yaşamaya değer olup olmadığının sorgulanması, felsefenin temelindeki sorunun yanıtlanmasına karşılık gelir. Cevaplanması en acil soru yaşamın anlamıdır.
Soru 137
Aşağıdakilerden hangisi feminist düşünce ile varoluşçuluğu birleştiren yazardır?
Seçenekler
A
Soren Kierkegaard
B
Simon de Beauvoir
C
Albert Camus
D
Friedrich Nietzsche
E
Andre Malraux
Açıklama:
Simon de Beauvoir, feminist düşünce ile varoluşçuluğu birleştirir. "İki Cins" adlı kitabında, " varoluşçuluğun belirsiz ve saçma bir dünya karşısında varoluşun anlamını çözmeye çalışan öznesinin eril bir özne, erkeğin varoluşunun da norm olduğunu yazar.
Soru 138
Aşağıdakilerden hangisi "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" romanıyla ün kazanan yazardır?
Seçenekler
A
Albert Camus
B
Jean Paul Sartre
C
Milan Kundera
D
Franz Kafka
E
Dostoyevski
Açıklama:
Milan Kundera, Varoluşçuluk akımının çağdaş yazarlarından biridir. "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" adlı romanıyla ün kazanmıştır. Sovyet işgal, sırasında Prag'da geçen romanında, varoluşa ait pek çok sorunu ele alır. Sovyet işgaline karşı çıkıp mücadele etmek ve bedel ödemek ile baskıyı sesizce kabullanip suçluluk duygusu ile yaşamak, insanın sorumluluğu ve kaçışı, varolmanın hafifliğine karşılık varolmanın eziyeti gibi ikilemleri başarılı psikolojik gözlemlerle ele alır.
Soru 139
Aşağıdaki yazarlardan hangisi "Huzur" romanında varoluşçu felsefeye göndermeler yapar?
Seçenekler
A
Demir Özlü
B
Yusuf Atılgan
C
Oğuz Atay
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Edip Cansever
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar, "Huzur" romanında varoluşçu felsefeye göndermeler yapar. Tanpınar bu romanda varoluşçu felsefeye, özellikle Sartre'a göndermeler yapar. Sartre'nin varlık kategoriler,, Nietzsche ve özgürlük sorunu doğrudan göndermelerle romanda yer alır. Huzur'un genelinde de varoluşçu felsefenin benlik, özgürlük, kaygı, sorumluluk gibi kavramları etkilidir.
Soru 140
Aşağıdakilerden hangi yazar "Varlık ve Zaman" kitabını yazmıştır?
Seçenekler
A
Soren Kierkegaard
B
Jean Paul Sartre
C
Simon de Beauvoir
D
Alber Camus
E
Martin Heidegger
Açıklama:
Alman düşünür Martin Heideggerİn "Varlık ve Zaman" adlı eseri, varolşçuluk akımında temel bir eser olup, başta Sartre olmak üzere kendisinden sonra gelen varoluşçu filozoflara önemli bir kaynak olmuştur.
Soru 141
Varoluşçuluğun öncüsü kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Nietzsche
C
Scheler
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Kierkegaard varoluşçuluğun öncüsü iken, 19. Yüzyıl sonlarında Almanya’da Nietzsche ve Scheler, Fransa’da Bergson, Blondel gibi düşünürler varoluşçuluk düşüncesini geliştirirler.
Soru 142
Varoluşun esas sorunu bilgi ve bilme sorunu değil var olmanın bizzat kendisidir. Çünkü bunun aksi olan her durum, insan olarak var olmanın anlamını unutturur düşüncesi kime aittir?
Seçenekler
A
Nietzsche
B
Kierkegaard
C
Scheler
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Kierkegaard var olmanın bilmekten farklı bir şey olmasından hareket ederek varoluşu felsefenin merkezine koyar. Ona göre varoluşun esas sorunu bilgi ve bilme sorunu
değil var olmanın bizzat kendisidir. Çünkü bunun aksi olan her durum, insan olarak var
olmanın anlamını unutturur.
değil var olmanın bizzat kendisidir. Çünkü bunun aksi olan her durum, insan olarak var
olmanın anlamını unutturur.
Soru 143
Varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein” kavramını kullanan kimdir?
Seçenekler
A
Nietzsche
B
Scheler
C
Bergson
D
Heidegger
E
Blondel
Açıklama:
Heidegger, varoluşçuluğun önemli kaynaklarından biri olan kitabı Varlık ve Zaman’da, “insan” ya da “insan varlığı” demek yerine, varlığın dünyada oluşunu temsil eden “Dasein”
kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
kavramını kullanmıştır. Dasein, diğer varlıklardan farklı olarak kendi varoluşunu konu edinen insan varlığına işaret eder.
Soru 144
Varoluşun özden önce gelişini “insan, hiçbir dayanağı ve yaratanı olmaksızın, her an insanı (yeniden) icâd etmeye mahkûmdur” sözleriyle açıklayan kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Nietzsche
C
Scheler
D
Bergson
E
Sartre
Açıklama:
“Varoluş özden önce gelir.” Bu insanın önce var olduğunu, sonra da kendini tanımladığını ortaya koyar. Birey kendini ancak bir faaliyet esnasında tanımlar. Tanrı’nın onun üzerinden elini çekmesiyle insan, varoluşunun bütün yük ve sorumluluğunu yüklenmiştir. Sartre bunu “insan, hiçbir dayanağı ve yaratanı olmaksızın, her an insanı (yeniden) icâd etmeye mahkûmdur” sözüyle açıklamaya çalışır.
Soru 145
Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimseyen ve “Tanrı öldü” sonucuna varan kimdir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Nietzsche
C
Scheler
D
Bergson
E
Blondel
Açıklama:
Nietzsche Hıristiyan ahlâkına, insanın bütün özgürlüklerinden fedakârlık etmesi anlamına geldiği için karşı çıkar. Püriten köklerine karşı bir tepki olarak ateizmi benimser ve “Tanrı öldü” sonucuna varır.
Soru 146
Kaygı Kavramı adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Sartre
B
Camus
C
Kierkegaard
D
Heidegger
E
Nietzsche
Açıklama:
Kaygı Kavramı adlı eser Kierkegaard'a aittir.
Soru 147
Türk edebiyatında varoluşçu felsefeden en fazla etkilenen isim kimdir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Yusuf Atılgan
C
Demir Özlü
D
Oğuz Atay
E
Bilge Karasu
Açıklama:
Türk edebiyatında varoluşçu felsefeden en fazla etkilenen isim olarak Demir Özlü’yü gösterebiliriz. 1958 tarihli Bunaltı ve 1963 tarihli Soluma adlı öykü kitaplarında varoluşçu
felsefenin etkisi gözlenebilir.
felsefenin etkisi gözlenebilir.
Soru 148
Sartre'ın Özgürlüğün Yolları (Les Chemins de la Liberté) adlı üçlemesinin ilk kitabı olan Akıl Çağı (l’Âge de Raison)’nda İşlenen temalardan biri değildir?
Seçenekler
A
özgürlük
B
aşk
C
bağlanma
D
aile
E
sorumluluk
Açıklama:
1945’te yayımladığı ve Özgürlüğün Yolları (Les Chemins de la Liberté) adlı üçlemesinin ilk kitabı
olan Akıl Çağı (l’Âge de Raison)’nda özgürlük, aşk, bağlanma, sorumluluk temalarını işler.
olan Akıl Çağı (l’Âge de Raison)’nda özgürlük, aşk, bağlanma, sorumluluk temalarını işler.
Soru 149
Hangi eser Franz Kafka'ya ait değildir?
Seçenekler
A
Yaman Adam
B
Köy Öğretmeni
C
Babaya Mektup
D
Dava
E
Şato
Açıklama:
Yaman Adam adli eser Miguel de Unamuno'ya aittir.
Soru 150
Hangi eser Albert Camus'a aittir?
Seçenekler
A
Böyle Buyurdu Zerdüşt
B
Yabancı
C
Ecinniler
D
Kâğıttan Aylar
E
Gülünesi Aşklar
Açıklama:
Yabancı adlı eser Albert Camus'a aittir.
Ünite 6
Soru 1
Büyülü gerçekçilik terimi değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için ilk olarak aşağıdakilerden hangisi tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Arturo Uslar-Petri
C
Franz Roh
D
Massimo Bontempelli
E
Wendy Faris
Açıklama:
Bilindiği kadarıyla büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçilik akımının ikinci dönemi olan 1930-1950 yılları arasını kapsayan dönemde eser veren Kuzey Amerikalı ve Avrupalı ressamlar arasındadır?
Seçenekler
A
Amaryll Chanady
B
Ivan Albright
C
Lois Parkinson Zamora
D
Seymour Menton
E
Wendy Faris
Açıklama:
Akımın ikinci dönemi, 1930-1950 yılları arasını kapsar. Bu dönemde Bettina ShawLawrence, Paul Cadmus, Ivan Albright, Philip Evergood, George Tooker ve Andrew Wyeth gibi Kuzey Amerikalı ve Avrupalı ressamlar tarafından, genellikle Roh’un “olağanüstü” adını verdiği şeyi barındıran, gündelik gerçekliğe değil, daha çok biçem bozukluklarının ve abartıların kullanıldığı gerçeküstü dekora sahip “büyülü gerçekçi” resimler yapılmıştır.
Soru 3
I. Sömürgecilik-sonrası yazarlar
II. Feminist yazarlar
III. Postmodernist yazarlar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1950’lerden sonra büyülü gerçekçillik akımını kullanan yazarlar arasındadır?
II. Feminist yazarlar
III. Postmodernist yazarlar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1950’lerden sonra büyülü gerçekçillik akımını kullanan yazarlar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
1950’lerden sonra akım özellikle sömürgecilik-sonrası, feminist ve postmodernist yazarlar tarafından kullanılmıştır.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi 1923 yılında Gustav Hartlaub'un, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine önerdiği kavramdır?
Seçenekler
A
Anlatımcı Gerçekçilik
B
Anlatımcı Kavramcılık
C
Gerçekçi Nesnecilik
D
Yeni Nesnellik
E
Yeni Öznecilik
Açıklama:
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir.
Soru 5
Büyülü gerçekçilik kavramı Massimo Bontempelli (1878-1960) tarafından ilk kez hangi alanda kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Edebiyat
B
Felsefe
C
Heykel
D
Psikoloji
E
Resim
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır.
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır.
Soru 6
"Büyülü gerçekçilik, içinde büyülü öğeleri barındıran gerçeklik anlayışı çerçevesinde, 'düşsel/gerçekdışılık ile gerçekçiliği birbirine bağlayan' gerçekliğin ______ bir görüntüsüdür." Yukarıdaki boşluğa getirilecek doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
irrasyonel
B
modern
C
nesnel
D
postmodern
E
psikolojik
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, içinde büyülü öğeleri barındıran gerçeklik anlayışı çerçevesinde, “düşsel/gerçekdışılık ile gerçekçiliği birbirine bağlayan” (Faris, 2005, s. 163) gerçekliğin postmodern bir görüntüsüdür.
Soru 7
I. Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir.
II. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır.
III. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın niteliklerindendir?
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir.
II. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır.
III. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın niteliklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir. Verilenlerin hepsi büyülü gerçekçi romanın niteliklerindendir.
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir. Verilenlerin hepsi büyülü gerçekçi romanın niteliklerindendir.
Soru 8
Yere Düşen Dualar adlı romanı ile düşsel gerçekçi Türk yazarları arasında sayılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayfer Tunç
B
Latife Tekin
C
Nazlı Eray
D
Sema Kaygusuz
E
Tezer Özlü
Açıklama:
Sema Kaygusuz da düşsel gerçekçi Türk yazarları arasında anılabilir. Kaygusuz’un 2006 yılında yayımladığı Yere Düşen Dualar adlı romanı, üzüm ve altın başlıklı iki bölümden oluşmaktadır. Romanda bir adada annesi tarafından terk edilmiş bir kızın, alkolik babasının ve ada halkının baskısı karşısında yaşadığı duygusal sarsıntılar öykülenir. Anlatıda, üzüm ve altın imgeleri büyülü gerçekçi bir dille öyküye anlatı kişisi olarak katılarak, çok katmanlı bir yapı oluşturulur.
Soru 9
I. Gabriel García Márquez
II. Julio Cortazar
III. Italo Calvino
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçilik akımının temsilcilerindendir?
II. Julio Cortazar
III. Italo Calvino
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçilik akımının temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Üç isim de bu akımın temsilcilerindendir.
Soru 10
"Sevgili Arsız Ölüm" adlı romanı ile büyülü gerçekçi akımına örnek oluşturan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayfer Tunç
B
Latife Tekin
C
Nazlı Eray
D
Sevgi Soysal
E
Tezer Özlü
Açıklama:
"Sevgili Arsız Ölüm" adlı romanı ile büyülü gerçekçi akımına örnek oluşturan yazar Latife Tekin'dir.
Soru 11
Jorge Luis Borges'in ilk büyülü gerçekçi yapıtı hangisidir?
Seçenekler
A
Alçaklığın Evrensel Tarihi
B
Yedi Gece
C
Sonsuzluğun Tarihi
D
Kum Kitabı
E
Yaratan
Açıklama:
Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935), Jorge Luis Borges 'in ilk büyülü gerçekçi yapıtıdır.
Soru 12
"Büyülü gerçekçilik" terimi, ilk olarak 18. yüzyılda kim tarafından, felsefî bir konuyu açıklamak amacıyla kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Otto Dix
C
Julio Cortázar
D
Novalis
E
Franz Roh
Açıklama:
"Büyülü gerçekçilik", ilk olarak 18. yüzyılda yazar takma adı Novalis olan Friedrich Leopold Freiherr von Hardenberg (1772-1801) tarafından, felsefî bir konuyu açıklamak amacıyla kullanılır.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, "yeni nesnellik" kavramını önermiştir?
Seçenekler
A
Otto Dix
B
Gustav Hartlaub
C
George Grosz
D
Max Beckman
E
Massimo Bontempelli
Açıklama:
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir.
Soru 14
"Guatemala Efsaneleri" aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Arturo Uslar Pietri
C
Miguel Angel Asturias
D
Massimo Bontempelli
E
Curzio Malaparte
Açıklama:
Kızılderili-Maya söylencelerini (Fr. épopé) konu alan Guatemala Efsaneleri (1930)’ni yazan Guatemala’dan Miguel Angel Asturias’dır
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi, Avrupalı aydın ve yazarları imlediği “okullu” tip ile Latin Amerikalıları betimleyen söylensel ve folklorik tip olmak üzere büyülü gerçekçilikte iki ayrı tip belirlemiştir?
Seçenekler
A
Gonzáles Echevaría
B
Juan Rulfo
C
Carlos Fuentes
D
Jacques Stephen Alexis
E
Jean Weisgerber
Açıklama:
Jean Weisgerber, kurgul bir evren yaratan ve kendilerini sanatta yitiren Avrupalı aydın ve yazarları imlediği “okullu” (İng. scholarly type) tip ile Latin Amerikalıları betimleyen söylensel ve folklorik tip (İng. mythic and folkloric type) olmak üzere büyülü gerçekçilikte iki ayrı tip belirler.
Soru 16
Anlatıcı ve anlatı kişilerinin, fantastikten farklı olarak, doğaüstünü doğal bir durum olarak karşılamaları,
Anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması,
Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar.
Büyülü gerçekçiliğin bu üç ölçütünü kim ortaya atmıştır?
Anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması,
Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar.
Büyülü gerçekçiliğin bu üç ölçütünü kim ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Roland Walter
B
Brenda Cooper
C
Alejo Carpentier
D
Tzvetan Todorov
E
Mary-Ellen Ross
Açıklama:
Roland Walter’a göre, ilk ölçüt anlatıcı ve anlatı kişilerinin, fantastikten farklı olarak, doğaüstünü doğal bir durum olarak karşılamaları gerekir. Buna bağlı olarak okur da, kurmacasal temsil bağlamında bu doğallığı sorgulamamalıdır.
Büyülü gerçekçiliğin ikinci ölçütü, anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması gerekmektedir. Bu durumda gerçekçi ve büyülü düzeyler arasındaki çatışkı sonra ermiş olur.
Walter’a göre, büyülü gerçekçi metinlerin sağlaması gereken üçüncü ölçüt, yazarın ağız sıkılığıdır (Fr. authorial reticence). Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar.
Büyülü gerçekçiliğin ikinci ölçütü, anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması gerekmektedir. Bu durumda gerçekçi ve büyülü düzeyler arasındaki çatışkı sonra ermiş olur.
Walter’a göre, büyülü gerçekçi metinlerin sağlaması gereken üçüncü ölçüt, yazarın ağız sıkılığıdır (Fr. authorial reticence). Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçiliğin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Büyülü gerçekçilik, fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür.
B
Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik gibi iki farklı niteliğin melez bir bireşimidir.
C
Büyülü gerçekçi yazında okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr. poétique) yorumları reddetmelidir.
D
Düşlemin tersine, büyülü gerçekçi romanlarda içinde yaşanılan dünya ayrıntılı olarak betimlenir, bu ayrıntılara içkin büyülü doğa ise metni gerçeklikten uzaklaştırır.
E
Büyülü gerçekçi romanlarda, anlatı kişilerinin ruhsal durumlarına değil, eylemlerine ağırlık verilir.
Açıklama:
Okurun metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr. poétique) yorumları reddetmeli olduğuna dayanan özellik, Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği üç koşuldan biridir.
Soru 18
"Sevgili Arsız Ölüm", hangi yazara aittir?
Seçenekler
A
Julio Cortázar
B
Latife Tekin
C
Gabriel García Márquez
D
Nazlı Eray
E
Sema Kaygusuz
Açıklama:
Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin'in 1983 yılında yayımlanan romanıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Sema Kaygusuz'un romanlarından biridir?
Seçenekler
A
Sevgili Arsız Ölüm
B
Aşkı Giyinen Adam
C
Mavi Bir Köpeğin Gözleri
D
Yüzyıllık Yalnızlık
E
Yere Düşen Dualar
Açıklama:
Yere Düşen Dualar, Kaygusuz’un 2006 yılında yayımlanan romanıdır.
Soru 20
"Aşkı Giyinen Adam", aşağıdaki yazarlardan hangisinin kitabıdır?
Seçenekler
A
Sema Kaygusuz
B
Angela Carter
C
Mikhail Bulgakov
D
Nazlı Eray
E
Janet Frame
Açıklama:
Aşkı Giyinen Adam, Nazlı Eray'ın kitabıdır.
Soru 21
I. Modern edebiyatın içinde bir yönelimdir.
II. “büyüleyici gerçekçilik” ya da “olağanüstü gerçekçilik” diye de tanımlanır.
III. Terim ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından kullanılmıştır.
Büyülü gerçekçilik ile ilgili olarak yukarıda söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. “büyüleyici gerçekçilik” ya da “olağanüstü gerçekçilik” diye de tanımlanır.
III. Terim ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından kullanılmıştır.
Büyülü gerçekçilik ile ilgili olarak yukarıda söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, Postmodern edebiyatın içinde bir yönelimdir.
Soru 22
I. Dışavurumculuk ve kübizm gibi akımlara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
II. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçılar başlatmıştır.
III. Büyülü gerçekçilik terimini ilk kez 1925 yılında Roh, kullanmıştır.
Resimde Büyülü gerçekçilik ile ilgili söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçılar başlatmıştır.
III. Büyülü gerçekçilik terimini ilk kez 1925 yılında Roh, kullanmıştır.
Resimde Büyülü gerçekçilik ile ilgili söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
I ve III
D
I ve II
E
Hepsi
Açıklama:
Dışavurumculuk, kübizm gibi önde gelen akımlara bir tepki olarak ortaya çıkan büyülü gerçekçiliğin hangi ülkede ne zaman başladığını belirlemek kolay değildir. Ancak büyülü gerçekçiliğin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı bir yirminci yüzyıl hareketi olduğu söylenebilir. ilk kez 1925 yılında Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır.
Soru 23
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Gustav Hartlaub
B
Otto Dix
C
Massimo Bontempelli
D
Franz Roh
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır.
Soru 24
Alçaklığın Evrensel Tarihi isimli büyülü gerçekçilik akımın diline uygun olarak yazılmış yapıt kime aittir?
Seçenekler
A
Bettina Shaw - Lawrence
B
Alejo Carpentier
C
Ivan Albright
D
Jorge Luis Borges
E
George Tooker
Açıklama:
Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açmıştır.
Soru 25
Romanına yazdığı önsözde “lo real maravilloso” “harika gerçekçilik” terimini türeten yazar kimdir?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Jorge Luis Borges
C
Floyd Merrel
D
Massimo Bontempelli
E
Miguel Angel Asturias
Açıklama:
Kübalı yazar Alejo Carpentier, Bu Dünyanın Krallığı, (1949) adlı romanına yazdığı önsözde “lo real maravilloso” “harika gerçekçilik” terimini türetmiştir.
Soru 26
I. Gerçekliğin postmodern bir görüntüsüdür
II. Yazar, yerel dili modern kurgu içinde harmanlayarak okurla buluşturur.
III. Anlatımda olağanüstü öğelerin sıradanmış gibi sunulması yeterlidir
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekliğin genel nitelikleri arasında yer alır?
II. Yazar, yerel dili modern kurgu içinde harmanlayarak okurla buluşturur.
III. Anlatımda olağanüstü öğelerin sıradanmış gibi sunulması yeterlidir
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekliğin genel nitelikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Genellikle fantastik türle karıştırılan bu akım, kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir. Bu bağlamda, daha önce 1985 yılında Mary-Ellen Ross’un Jacques Ferron’un olağanüstü gerçekçiliği başlıklı doktora tezinde verdiği örneği geliştiren David Punter’in bu ayrıma ilişkin verdiği örneği burada anımsamak oldukça açıklayıcı görünmektedir: ‘Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur ve siz de korkar, dehşete düşerseniz bu [türce] korku ya da fantastik olur. Ancak eğer, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın? derseniz büyülü gerçekçilik olur. David Punter, bu örneği büyülü gerçekçiliğin önemli niteliklerinden yalnızca birisini belirtmesi açısından yeterli bulmayarak şu eklemeyi yapar: “Ancak siz, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın?’ dedikten sonra hayalet: ‘Benim büyükannem çok güzel soğan reçeli yapardı’ der ve siz buna karşılık ‘saçmalama, soğanın reçeli yapılmaz!’ derseniz, işte o zaman anlatı büyülü gerçekçi olur’ (Erdem, 2011). Bu örnekten de anlaşılacağı gibi, büyülü gerçeklik için olağanüstü öğelerin sıradanmış gibi sunulması yeterli gelmemekledir. Yukarıda andığımız örnek, büyülü gerçekçi metinlerin düşsel, bilimkurgu ve korku türlerinden rahatlıkla ayrıt edilmesini sağlayacak bir niteliktedir. Bu nitelik gerçekte, anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabasıdır. Hayalet kahvaltı masasında, bir yandan reçeli almaya çalışırken, bir yandan da soğandan reçel yapılmasını saçma ve olanaksız bulur ve bu ilişki de anlatıyı gerçeklik ile kurmaca arasında yer alan bir düzleme taşır.
Soru 27
Tzvetan Todorov’un yazdığı,ve fantastik türün netliklerini ortaya koyan yapıt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çağdaş Chicano Kurmacasında Büyülü Gerçekçilik,
B
Sayın Başkan
C
Fantastik: Edebi Bir Türe Yapısal Bir Yaklaşım
D
Bu Dünyanın Krallığı
E
Yüzyıllık Yalnızlık
Açıklama:
Tzvetan Todorov’un yazdığı, Fantastik: Edebi Bir Türe Yapısal Bir Yaklaşım (1970) adlı yapıt, fantastik türün netliklerini ortaya koymuştur. Todorov bu yapıtında, fantastik türün şaşırtıcı ve ikircikli (Eng. hesitation) yönüne vurgu yaparak, bu türün en önemi niteliğini, doğa yasalarına göre yaşayan bir kişinin, beklenmedik bir anda doğaüstü bir olayla karşılaşması durumunda nasıl davranması gerektiğini bilememesi durumu olarak açıklar.
Soru 28
I. Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
II. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
III. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerine ve şiirsel yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği koşullardır?
II. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
III. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerine ve şiirsel yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği koşullardır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Todorov, fantastik anlatı için üç koşul belirler:
1. Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
2. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
3. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr. poétique) yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
1. Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
2. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
3. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr. poétique) yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
Soru 29
Büyülü gerçekçi yazarı, gerçek ve düşlemin arasındaki farkın ayırt edildiği bir çağda, Batı eğitimi almış bir kişi olarak tanımlayan ve bu nedenle, olası olmadığını ileri süren, bu bağlamda yazarın bu tutumunun “yazara özgü alaysılama” (Eng. auctorial irony) ile “yazarın ağız sıkılığı”nın gerilime dayalı bir karışımı olduğunu gösteren kişi kimdir?
Seçenekler
A
Mary-Ellen Ross
B
David Punter
C
Roland Walter
D
Brenda Cooper
E
Tzvetan Todorov
Açıklama:
Brenda Cooper, büyülü gerçekçi yazarı, gerçek ve düşlemin arasındaki farkın ayırt edildiği bir çağda, Batı eğitimi almış bir kişi olarak tanımlar. Bu nedenle, olası olmadığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda yazarın bu tutumunun “yazara özgü alaysılama” (Eng. auctorial irony) ile “yazarın ağız sıkılığı”nın gerilime dayalı bir karışımı olduğu görülmektedir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçi romanın nitelikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Büyülü gerçekçilik, fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür.
B
Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik gibi iki farklı niteliğin melez bir bireşimidir
C
Düşlemin tersine, büyülü gerçekçi romanlarda içinde yaşanılan dünya ayrıntılı olarak betimlenmez
D
Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır
E
Anlatılarda doğa yasalarıyla açıklamanın olası olmadığı ve gündelik neden-sonuç bağıntısı mantığını tersyüz eden büyülü olaylar gerçekleşir
Açıklama:
Düşlemin tersine, büyülü gerçekçi romanlarda içinde yaşanılan dünya ayrıntılı olarak betimlenir
Soru 31
Büyülü gerçekçilik terimi ilk kez kaç yılında ve hangi sanatçı tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
1905 Andrew Wyeth
B
1910-Geoarge Tooker
C
1920 Seymour Menton
D
1925-Franz Koh
E
1930- Paul Cadmus
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Resimde Büyülü Gerçekçilik ve Büyülü Gerçekçiliğin Hazırlayıcıları konusunu yeniden gözden geçiriniz.
İlk kez 1925 yılında Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır.
İlk kez 1925 yılında Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır.
Soru 32
- Eleştirmenlerce ilk büyülü gerçekçi örnekçe olarak benimsenmiştir.
- Eski masalların ve gerçek yaşam öykülerinin yapısını bozmuştur.
- Kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülemiştir.
- Alçaklık kavramını herşeyin üzerinde evrensel bir değer olarak okura sunmuştur.
Seçenekler
A
Jorge Louis Borges-Alçaklığın Evrensel Tarihi
B
Miguel Angel Asturias-Guatemala Efsaneleri
C
Alejo Carpentier- Bu Dünyanın Krallığı
D
Gabriel Garcia Marquez-Yüzyıllık Yalnızlık
E
Salman Rüşdi- Gece Yarısı Çocukları
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Tarihsel Gelişimi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Büyülü gerçekçilik akımı, edebiyat alanında da etkisini kısa sürede gösterir. Arjantinli yazar Jorge Luis Borges (1899-1988) 1935 yılında Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtını yayımlar. Borges, edebiyat eleştirmenlerince ilk büyülü gerçekçi örnekçe olarak benimsenen bu yapıtında, eski masalların ve gerçek yaşamöykülerinin yapısını bozup kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülemiştir. Borges anlatısında, alçaklık kavramını her şeyin üzerinde evrensel bir değer olarak okura sunmuş, bu kavramı büyülü gerçekçi bir yaklaşımla okurla buluşturmuştur.
Büyülü gerçekçilik akımı, edebiyat alanında da etkisini kısa sürede gösterir. Arjantinli yazar Jorge Luis Borges (1899-1988) 1935 yılında Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtını yayımlar. Borges, edebiyat eleştirmenlerince ilk büyülü gerçekçi örnekçe olarak benimsenen bu yapıtında, eski masalların ve gerçek yaşamöykülerinin yapısını bozup kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülemiştir. Borges anlatısında, alçaklık kavramını her şeyin üzerinde evrensel bir değer olarak okura sunmuş, bu kavramı büyülü gerçekçi bir yaklaşımla okurla buluşturmuştur.
Soru 33
Büyülü gerçekliğin özellikle Latin Amerika'da gelişmesinin temelinde aşağıdakilerden hangisinin yattığı söylenemez?
Seçenekler
A
Batının sömürgeciliğine karşı yerli halkın kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür.
B
Batının gerçekçi romanı karşısında yerli kültürün doğallığını yansıtır.
C
Bu akım yeniliği benimserken geleneği tamamen eleştirir.
D
Yenilik ve gelenek arasında sıkışmış melezleşmenin çelişki ve çatışması durumunda doğmuştur.
E
Bu akım gelenekselle yeniliği fantastik bir düzlemde birleştirmiştir.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Genel Nitelikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Büyülü gerekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temelinde, Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısı ve yönetimine karşı, yerli halkın, yıllarca maruz kaldığı sömürgeci ve ırkçı eylemlere direnerek, kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür. Doğal olarak, Batı’nın gerçekçi romanının karşısında, özünde saklı kalmış yerli ekinin doğallığını yansıtan büyülü gerçekçilik akımı durmaktadır. Büyülü gerçekçilik akımı, yeniliğin gelişiminin etkisinin gelişmiş ülkelerden sonra üçüncü dünya ülkelerine ulaşması ile birlikte, toplum kendisini gelenek ile yenilik arasında sıkışmış biçimde, melezleşme durumunda bulur. Bu duruma bir tepki olarak, bu insanlar geleneklerine sarılarak, gerçeklikle geleneği bir arada var etmeye, bir yandan yeniliğe uymaya çalışırken, bir yandan da onun olumsuz etkilerine direnerek çatışmaya girişirler. Bu melezlik içinde deneyimlenen çelişki ve çatışma durumundan “büyülü gerçekçilik” doğar. Bu akım, gelenekselle yeniliği fantastik bir düzlemde birleştiren -hatta bir bağlamda geleneği ve yeniyi aynı anda eleştiren- bir akımdır. Bu bilgilerden yola çıkarak söz konusu akımın yeniliği tamamen benimserken geleneği tamamen eleştirdiğini söyleyemeyiz.
Büyülü gerekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temelinde, Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısı ve yönetimine karşı, yerli halkın, yıllarca maruz kaldığı sömürgeci ve ırkçı eylemlere direnerek, kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür. Doğal olarak, Batı’nın gerçekçi romanının karşısında, özünde saklı kalmış yerli ekinin doğallığını yansıtan büyülü gerçekçilik akımı durmaktadır. Büyülü gerçekçilik akımı, yeniliğin gelişiminin etkisinin gelişmiş ülkelerden sonra üçüncü dünya ülkelerine ulaşması ile birlikte, toplum kendisini gelenek ile yenilik arasında sıkışmış biçimde, melezleşme durumunda bulur. Bu duruma bir tepki olarak, bu insanlar geleneklerine sarılarak, gerçeklikle geleneği bir arada var etmeye, bir yandan yeniliğe uymaya çalışırken, bir yandan da onun olumsuz etkilerine direnerek çatışmaya girişirler. Bu melezlik içinde deneyimlenen çelişki ve çatışma durumundan “büyülü gerçekçilik” doğar. Bu akım, gelenekselle yeniliği fantastik bir düzlemde birleştiren -hatta bir bağlamda geleneği ve yeniyi aynı anda eleştiren- bir akımdır. Bu bilgilerden yola çıkarak söz konusu akımın yeniliği tamamen benimserken geleneği tamamen eleştirdiğini söyleyemeyiz.
Soru 34
Büyülü gerçekçi romanda anlatıcının, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması aşağıdakilerden hangisine dikkat etmelidir?
Seçenekler
A
Okurun kendisini anlatıcıyla özdeşleştirmesine
B
Doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamaya
C
Akılcı dünya görüşünün üstünlüğünü vurgulamaya
D
Gözlemci bakış açısıyla açıklamalar getirmeye
E
Gerçek ile düşlemi olağandışı bir şekilde anlatılamaya
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Genel Nitelikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden ya da alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır. Bu ağız sıkılığı aracılığıyla öykülenen olaylar ile bu olayların sunumu önem kazanmış olur. Walter’a göre, büyülü gerçekçi metinlerin sağlaması gereken üçüncü ölçüt, yazarın ağız sıkılığıdır. Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar. Anlatıcı, büyülü gerçekçi olayların gerçekliğini sorgulamadan korumak için, bu olaylara bir gözlemci bakış açısıyla açıklamalar getirmemelidir. Tersi durumunda, inandığı akılcı dünya görüşünün üstünlüğünü vurgularsa, doğaüstüne yer veren öteki dünya görüşü gerçeklik karşısında ikincil düzeye inecek ve denge ve uyum bozulacaktır. Bundan kaçınmak için de anlatıcı, büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir anlatı kişisinin bakış açısını benimsemelidir. Bu bilgilerden yola çıkarak romanda anlatıcının, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmaması gerektiğini söyleyebiliriz.
Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden ya da alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır. Bu ağız sıkılığı aracılığıyla öykülenen olaylar ile bu olayların sunumu önem kazanmış olur. Walter’a göre, büyülü gerçekçi metinlerin sağlaması gereken üçüncü ölçüt, yazarın ağız sıkılığıdır. Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar. Anlatıcı, büyülü gerçekçi olayların gerçekliğini sorgulamadan korumak için, bu olaylara bir gözlemci bakış açısıyla açıklamalar getirmemelidir. Tersi durumunda, inandığı akılcı dünya görüşünün üstünlüğünü vurgularsa, doğaüstüne yer veren öteki dünya görüşü gerçeklik karşısında ikincil düzeye inecek ve denge ve uyum bozulacaktır. Bundan kaçınmak için de anlatıcı, büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir anlatı kişisinin bakış açısını benimsemelidir. Bu bilgilerden yola çıkarak romanda anlatıcının, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmaması gerektiğini söyleyebiliriz.
Soru 35
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye'deki ilk temsilcisi olan Latife Tekin'i bu akıma yönlendiren temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Türkiye'de diğer edebi akımların artık doyum noktasına ulaşmış olması.
B
Genel okuyucu kitlesinin ilgisini çekmek için folklorik doğa üstü ögelere başvurmak.
C
Batının akılcılığına karşı eleştirel bir dil ve anlatı geliştirmek.
D
Çocuklara edebiyatı sevdirmeye yönelik masalsı ögelerle anlatıyı zenginleştirmek
E
Toplumun içinde bulunduğu ikilem ve varoluşsal sıkıntıyı okura etkin bir şekilde aktarmak
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Türkiye'de Büyülü Gerçekçilik konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Türkiye Latin Amerika ülkeleri gibi yenilikçiliğin etkisi altına girerek geleneksel ile yeninin karşılaşması ile kültürel bir melezleşme süreci yaşar. Kuşkusuz bu süreci tetikleyen etmenlerden birisi de Türkiye’nin türlü nedenlerle maruz bırakıldığı darbeler sürecidir. Toplumsal düzlemde yıkıcı etkilere yol açan bu süreçlere en etkili yanıt, Latife Tekin, Nazlı Eray ve Sema Kaygusuz gibi yazarların büyülü gerçekçi romanları ile verilir. ‘Edebiyatın toplumun bir anlatımı’ olduğu savı, bu süreçte bir kez daha doğrulanmıştır. Bu yazarlar kalemlerine sarılarak ülkelerinin içinde bulunduğu bu acıklı ikilemleri büyülü gerçekçi yazma biçemi ile okura sunma görevi üstlenmişlerdir. Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman evreni yaratmasına yol açar.
Türkiye Latin Amerika ülkeleri gibi yenilikçiliğin etkisi altına girerek geleneksel ile yeninin karşılaşması ile kültürel bir melezleşme süreci yaşar. Kuşkusuz bu süreci tetikleyen etmenlerden birisi de Türkiye’nin türlü nedenlerle maruz bırakıldığı darbeler sürecidir. Toplumsal düzlemde yıkıcı etkilere yol açan bu süreçlere en etkili yanıt, Latife Tekin, Nazlı Eray ve Sema Kaygusuz gibi yazarların büyülü gerçekçi romanları ile verilir. ‘Edebiyatın toplumun bir anlatımı’ olduğu savı, bu süreçte bir kez daha doğrulanmıştır. Bu yazarlar kalemlerine sarılarak ülkelerinin içinde bulunduğu bu acıklı ikilemleri büyülü gerçekçi yazma biçemi ile okura sunma görevi üstlenmişlerdir. Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman evreni yaratmasına yol açar.
Soru 36
Aşağıdaki yazar ve eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier-Bu Dünyanın Krallığı
B
Ben Okri- Aç Yol
C
Curzio Malaparte- Teneke Trampet
D
Gabriel Garcia Marquez- Yüzyıllık Yalnızlık
E
Julio Cortazar-Marelle
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçilik Akımının Temsilcileri konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Teneke Trampet eseri Günter Grass tarafından yazılmış ve 1999 Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. Curzio Malaparte yapıtının adı Kaputt'dur.
Teneke Trampet eseri Günter Grass tarafından yazılmış ve 1999 Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. Curzio Malaparte yapıtının adı Kaputt'dur.
Soru 37
Büyülü gerçekçilik akımının ortaya çıkışıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'da öncelikle mimari alanında ortaya çıkmıştır.
B
Akımın etkisi Avrupa'yla sınırlı kalmıştır.
C
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı, özellikle resimde düşsel dünya ve somut nesnelerin gerçek dünyasının bir arada sunulmasını ifade eden akımdır.
D
19. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmıştır ve doğadaki nesnelerin kişide yarattığı duygusal izleri yansıtmayı hedefler.
E
Büyülü gerçekçilik akımının resimden edebiyata geçişi 1960lı yıllardan sonra modernist üslupların terk edilmesiyle gerçekleşmiştir.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Resimde Büyülü Gerçekçilik ve Büyülü Gerçekçiliğin Hazırlayıcıları konusunu yeniden gözden geçirin.
Büyülü gerçekçiliğin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı bir yirminci yüzyıl hareketi olduğu söylenebilir. İlk dönem 1920’lerde Almanya’da başlamıştır. İlk kez 1925 yılında Alman sanat eleştirmeni Franz Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır. Bu akımla birlikte resim sanatında doğaüstü olayların yerine tamamen gerçek dünyaya ait örneklerin geçtiği bir tarz kullanılmıştır. Büyülü gerçekçi resimler, büyülü gerçekçiliğin düşsel dünyası ile gerçek dünyanın bir araya gelmesiyle oluşur. Büyülü gerçekçilik akımının etkileri Avrupa'yla sınırlı kalmayıp Latin Amerika başta olmak üzere, dünyanın pek çok bölgesine yayıldığı gibi, edebiyattaki örneklerini de 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren vermeye başlamıştır.
Büyülü gerçekçiliğin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı bir yirminci yüzyıl hareketi olduğu söylenebilir. İlk dönem 1920’lerde Almanya’da başlamıştır. İlk kez 1925 yılında Alman sanat eleştirmeni Franz Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır. Bu akımla birlikte resim sanatında doğaüstü olayların yerine tamamen gerçek dünyaya ait örneklerin geçtiği bir tarz kullanılmıştır. Büyülü gerçekçi resimler, büyülü gerçekçiliğin düşsel dünyası ile gerçek dünyanın bir araya gelmesiyle oluşur. Büyülü gerçekçilik akımının etkileri Avrupa'yla sınırlı kalmayıp Latin Amerika başta olmak üzere, dünyanın pek çok bölgesine yayıldığı gibi, edebiyattaki örneklerini de 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren vermeye başlamıştır.
Soru 38
Büyülü gerçekçiliği edebiyatta ilk kez kullanan İtalyan yazar ve eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Massimo Bontempelli
B
Franz Roh
C
Gabriel Garcia Marquez
D
Alejo Carpentier
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Tarihsel Gelişimi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. 1926 yılında İtalyan yazar ve gazeteci Curzio Malaparte ile birlikte kurdukları Revue 900 adlı Fransız-İtalyan oluşumu dergide büyülü gerçekçilik üzerine düşüncelerini paylaşmıştır.
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. 1926 yılında İtalyan yazar ve gazeteci Curzio Malaparte ile birlikte kurdukları Revue 900 adlı Fransız-İtalyan oluşumu dergide büyülü gerçekçilik üzerine düşüncelerini paylaşmıştır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi eserlerinde Haiti’deki yerli köleler ve Fransız sömürgeciler arasındaki savaşımı, kölelerin duygu ve anlam dünyasının gerçekliğinin tarafında durarak anlatmış Kübalı yazardır?
Seçenekler
A
Gabriel Garcia Marquez
B
Jorge Luis Borges
C
Ernst Jünger
D
Alejo Carpentier
E
Louis Aragon
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Tarihsel Gelişimi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Alejo Carpentier 1949’da yayımladığı Bu Dünyanın Krallığı adlı romanında Haitili yerlilerin inanışlarını, söylen ve masallarlar bezeyerek öykülemiştir. Carpentier’e göre; ‘bir yanda söylenlerle yaşayan,doğaüstünü günlük gerçekliklerinin bir parçası olarak benimseyerek gerçekliği gerçeküstücülerin savladıkları gibi bir “bütün” olarak algılayan köleleşmiş yerliler, öte yanda ise usçuluğun temsilcisi olan, yerli halkı ezerek onların ekinlerini yozlaştıran Avrupalı efendiler’ bir arada yaşamaktadır. Yerliler doğaüstüyle barışık bir yaşam sürerken, Avrupalılar moderniteyi temsil etmektedir. Carpentier, Haiti’deki Fransız efendiler ile yerli köleler arasındaki savaşımı öykülemek için,
yerlilerin ve efendilerin bakış açılarından anlatırken kölelerin duygularından yana tutum
takınmıştır.
Alejo Carpentier 1949’da yayımladığı Bu Dünyanın Krallığı adlı romanında Haitili yerlilerin inanışlarını, söylen ve masallarlar bezeyerek öykülemiştir. Carpentier’e göre; ‘bir yanda söylenlerle yaşayan,doğaüstünü günlük gerçekliklerinin bir parçası olarak benimseyerek gerçekliği gerçeküstücülerin savladıkları gibi bir “bütün” olarak algılayan köleleşmiş yerliler, öte yanda ise usçuluğun temsilcisi olan, yerli halkı ezerek onların ekinlerini yozlaştıran Avrupalı efendiler’ bir arada yaşamaktadır. Yerliler doğaüstüyle barışık bir yaşam sürerken, Avrupalılar moderniteyi temsil etmektedir. Carpentier, Haiti’deki Fransız efendiler ile yerli köleler arasındaki savaşımı öykülemek için,
yerlilerin ve efendilerin bakış açılarından anlatırken kölelerin duygularından yana tutum
takınmıştır.
Soru 40
Büyülü gerçekçiliğin temel niteliği aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Batı’nın gerçekçi ve akılcı modernist düşüncesinden etkilenmiştir.
B
Yalnızca doğaüstü olayları konu edinir.
C
Yazar gerçek dışı olaylarla gerçek olayları birbirinden ayırması için okuyucuya açıklamalar sunar.
D
Gerçekçi olmayan, mantık dışı öğelere akılcı dünya görüşünün üstünlüğünü göstermek amacıyla yer verilir.
E
Büyülü gerçekçi metinler gerçek ve düşsel öğeleri dengede tutarak alışıldık gerçekliği tartışmaya açmayı amaçlar.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Büyülü Gerçekçiliğin Temel Nitelikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Büyülü gerçekçi metinlerin temel özelliği nitelik gerçekte, anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabasıdır. Gerçekliği tartışılabilir kılmak, gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarmak için düşsel imgelerden, mit ve efsanelerden yararlanılır. Gerçek ve düşsel dünyaların bir araya getirildiği bir atmosfer yaratılır.
Büyülü gerçekçi metinlerin temel özelliği nitelik gerçekte, anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabasıdır. Gerçekliği tartışılabilir kılmak, gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarmak için düşsel imgelerden, mit ve efsanelerden yararlanılır. Gerçek ve düşsel dünyaların bir araya getirildiği bir atmosfer yaratılır.
Soru 41
Büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Resim alanında değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Franz Roh tarafından
B
Massimo Bontempelli tarafından
C
Ernst Jünger tarafından
D
Gilbert Keith Chesterton tarafından
E
Miguel Angel Asturias tarafından
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Resim alanında değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için Franz Roh tarafından kullanılmıştır.
Soru 42
Dışavurumculuk Sonrası: Büyülü Gerçekçilik: Yeni Avrupa Resminin Sorunları başlıklı kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Ivan Albright
B
Franz Roh
C
Philip Evergood
D
George Tooker
E
Andrew Wyeth
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Dışavurumculuk Sonrası: Büyülü Gerçekçilik: Yeni Avrupa Resminin Sorunları başlıklı kitabın yazarı Franz Roh'tur.
Soru 43
Bu Dünyanın Krallığı adlı romanı kim yazmıştır?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Floyd Merrel
C
Alejo Carpentier
D
Arthur Rimbaud
E
Emile Zola
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Bu Dünyanın Krallığı adlı romanı Alejo Carpentier yazmıştır.
Soru 44
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için aşağıdaki kavramlardan hangisini önermiştir?
Seçenekler
A
Büyülü Gerçekçilik
B
Gizemli Gerçekçilik
C
Olağanüstü Gerçeklik
D
Yeni Nesnellik
E
Harika Gerçeklik
Açıklama:
Doğru cevap D dir. 1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için Yeni Nesnellik önermiştir.
Soru 45
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Curzio Malaparte tarafından
B
Jorge Luis Borges tarafından
C
Miguel Angel Asturias tarafından
D
Ernst Jünger tarafından
E
Massimo Bontempelli tarafından
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez Massimo Bontempelli tarafından kullanılmıştır.
Soru 46
“Flaman Büyülü Gerçekçiliği” başlıklı makaleyi kim yazmıştır?
Seçenekler
A
Johan Daisne
B
Arturo Uslar Pietri
C
Alejo Carpentier
D
André Breton
E
Louis Aragon
Açıklama:
Doğru cevap A dır. “Flaman Büyülü Gerçekçiliği” başlıklı makaleyi Johan Daisne yazmıştır.
Soru 47
İspanyol Amerikan Kurmacasında Büyülü Gerçekçilik adlı çalışma kime aittir?
Seçenekler
A
Luis Leal’e
B
Angel Flores'e
C
Strindberg'e
D
Stifter'e
E
Melville'e
Açıklama:
Doğru cevap B dir. İspanyol Amerikan Kurmacasında Büyülü Gerçekçilik adlı çalışma Angel Flores aittir.
Soru 48
Belçika’da Flaman eleştirmen Christiane Van de Putte’ün çalışmaları ile Bruxelles Üniversitesinde yayınlanan çalışma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düşlem ve Büyülü Gerçekçilik
B
Büyülü Gerçekçi Kurmaca
C
Büyülü Gerçekçilik: Roman, Resim ve Sinema
D
Büyülü Gerçekçilik
E
Büyülü Gerçekçilik ve Kanada Edebiyatı
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Belçika’da Flaman eleştirmen Christiane Van de Putte’ün çalışmaları ile Bruxelles Üniversitesinde yayınlanan çalışma Büyülü Gerçekçilik: Roman, Resim ve Sinema çalışmasıdır.
Soru 49
Çağdaş Chicano Kurmacasında Büyülü Gerçekçilik adlı yapıtının yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Tzvetan Todorov
B
David Punter
C
Mary-Ellen Ross
D
Roland Walter
E
Brenda Cooper
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Çağdaş Chicano Kurmacasında Büyülü Gerçekçilik adlı yapıtının yazarı Roland Walter'dır.
Soru 50
Büyülü Gerçekçiliği akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi aşağıdaki yazarlardan hangisidir?
Seçenekler
A
Sema Kaygusuz
B
Nazlı Eray
C
Feridun Andaç
D
Salman Rüşdi
E
Latife Tekin
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Büyülü Gerçekçiliği akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir.
Soru 51
“Değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini 1925 yılında ilk kez kim kullanmıştır?
Seçenekler
A
Ernst Jünger
B
Julio Cortázar
C
Franz Roh
D
Massimo Bontempelli
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
İlk dönem 1920’lerde Almanya’da başlamıştır. Amaryll Chanady, Seymour Menton, Lois Parkinson Zamora ve Wendy Faris, Weimar Cumhuriyeti sırasında, Alman sanat eleştirmeni Franz Roh’un dışavurumculuk-sonrası resmin yeni bir biçimini anlatmak için bu terimi kullandığı konusunda aynı düşüncededir. Roh’a
göre büyülü gerçekçi resmin en önemli niteliği, somut nesnenin gizemi gerçekçi bir biçimde resimlendirilerek yakalanmasıdır. Bu biçimde Roh sanatçının, Sigmund Freud ve Carl Jung’un ruhçözümleme etkilerini gerçeküstücülükten alıp nesneyi olağanüstü anlamı içinde betimleyebileceğini umuyordu (Bowers, 2004, ss. 10-12). Daha önce de belirtildiği üzere ilk kez 1925 yılında Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır.
göre büyülü gerçekçi resmin en önemli niteliği, somut nesnenin gizemi gerçekçi bir biçimde resimlendirilerek yakalanmasıdır. Bu biçimde Roh sanatçının, Sigmund Freud ve Carl Jung’un ruhçözümleme etkilerini gerçeküstücülükten alıp nesneyi olağanüstü anlamı içinde betimleyebileceğini umuyordu (Bowers, 2004, ss. 10-12). Daha önce de belirtildiği üzere ilk kez 1925 yılında Roh, “değiştirilmiş gerçeklik”i gösteren bir tabloyu tanımlamak için ve gerçekçiliğe yakın yeni, güçlü bir akımı anlatmak için “magischer realismus (büyülü gerçekçilik)” terimini kullanmıştır.
Soru 52
Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla diğer Latin Amerikalı yazarlara da yol açan ve bu nedenle Flores tarafından büyülü gerçekçiliğin 1935’te onunla başladığı ve 1940’lar ve 1950’lerde yayıldığı savunulan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Jorge Luis Borges
C
Gabriel García Márquez
D
Massimo Bontempelli
E
Miguel Angel Asturias
Açıklama:
Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açmıştır. Bu yüzden olsa
gerek, Flores büyülü gerçekçiliğin 1935’te Borges’le başladığını ve 1940’lar ve 1950’lerde yayıldığını savunmaktadır.
gerek, Flores büyülü gerçekçiliğin 1935’te Borges’le başladığını ve 1940’lar ve 1950’lerde yayıldığını savunmaktadır.
Soru 53
Kübalı yazar Alejo Carpentier, hangi romanına yazdığı önsözde “lo real maravilloso” “harika gerçekçilik” terimini türetmiştir?
Seçenekler
A
Yeni Avrupa Resminin Sorunları
B
Alçaklığın Evrensel Tarihi
C
Guatemala Efsaneleri
D
Bu Dünyanın Krallığı
E
Sayın Başkan
Açıklama:
1940- 1950 yılları arasında büyülü gerçekçilik Latin Amerikalı yazarları oldukça etkilediği görülmektedir. Kübalı yazar Alejo Carpentier, Bu Dünyanın Krallığı, (1949) adlı romanına yazdığı önsözde “lo real maravilloso” “harika gerçekçilik” terimini türetmiştir. Aslına bakılırsa yirminci yüzyıl boyunca İspanyolca konuşulan dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal olaylar, yazarların toplumsal bilincini uyandırmaya hizmet edip, bu dille yazılan edebiyatın patlamasına yol açmıştır.
Böyle çalkantılı bir dönemde sanatın amacı, ciddi düşünmek ve amaçlı hareketleri anlatmak olarak görülmektedir. Edebiyat gizemli dünyayı sunarak düş dünyasıyla insanları etkilemenin ve toplumsal sorunları göstermenin bir aracı durumuna gelmiştir. Fantastik, söylence, yansılama (Fr. parodie), büyülü gerçekliğin kullanımı, yazarla korku ve umutsuzluk dolu gerçekler arasında bir örtü oluşturmuştur. Yani gerçeklik sıra dışı ve olağanüstü bir dekorla anlatılmıştır.
Böyle çalkantılı bir dönemde sanatın amacı, ciddi düşünmek ve amaçlı hareketleri anlatmak olarak görülmektedir. Edebiyat gizemli dünyayı sunarak düş dünyasıyla insanları etkilemenin ve toplumsal sorunları göstermenin bir aracı durumuna gelmiştir. Fantastik, söylence, yansılama (Fr. parodie), büyülü gerçekliğin kullanımı, yazarla korku ve umutsuzluk dolu gerçekler arasında bir örtü oluşturmuştur. Yani gerçeklik sıra dışı ve olağanüstü bir dekorla anlatılmıştır.
Soru 54
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine aşağıdaki kavramlardan hangisini önermiştir?
Seçenekler
A
Dışavurumculuk
B
Gerçekdışıcılık
C
Gelecekçilik
D
Harika gerçekçilik
E
Yeni Nesnellik
Açıklama:
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir ve Max Beckman, Rudolf Schlichter, Oscar Kokoschka, Ludvig Meidner, Karl Hubbuch, Christian Schad, Georg Scholz, Otto Dix ve George Grosz gibi o dönemin ressamları ve eleştirmenleri bundan böyle resimlerini bu kavramla tanımlamaya başlarlar. Bir süre sonra büyülü gerçekçilik kavramı, görsel sanatların yerine edebiyat alanında kullanılmaya başlar. Yeni nesnellik, 1933’lerde Weimar Cumhuriyeti’nin düşmesi sonucunda Nazilerin yükselişiyle serüvenini tamamlar.
Soru 55
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Massimo Bontempelli
B
Curzio Malaparte
C
Pierre Mabille
D
Pierre Mabille
E
Gabriel Garcia Marquez
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. 1926 yılında İtalyan yazar ve gazeteci Curzio Malaparte ile birlikte kurdukları Revue 900 adlı Fransız-İtalyan oluşumu dergide büyülü gerçekçilik üzerine düşüncelerini paylaşmıştır.
Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. 1926 yılında İtalyan yazar ve gazeteci Curzio Malaparte ile birlikte kurdukları Revue 900 adlı Fransız-İtalyan oluşumu dergide büyülü gerçekçilik üzerine düşüncelerini paylaşmıştır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Walter’a göre, Büyülü gerçekçilik ile ilgili savunulan görüşlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Okur öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
B
Anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması gerekir.
C
Anlatıcı ve anlatı kişileri Doğaüstünü doğal bir durum olarak karşılamalıdırlar.
D
Doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama
yapılmamalıdır.
yapılmamalıdır.
E
Anlatıcı, büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir anlatı kişisinin bakış açısını benimsemelidir.
Açıklama:
Büyülü gerçekçiliğe gelince; Walter’a göre, ilk ölçüt anlatıcı ve anlatı kişilerinin, fantastikten farklı olarak, doğaüstünü doğal bir durum olarak karşılamaları gerekir. Buna bağlı olarak okur da, kurmacasal temsil bağlamında bu doğallığı sorgulamamalıdır. Büyülü gerçekçiliğin ikinci ölçütü, anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması gerekmektedir. Bu durumda gerçekçi ve büyülü düzeyler arasındaki çatışkı sonra ermiş olur. Walter’a göre, büyülü gerçekçi metinlerin sağlaması gereken üçüncü ölçüt, yazarın ağız sıkılığıdır (Fr. authorial reticence). Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdırlar. Anlatıcı, büyülü gerçekçi olayların gerçekliğini sorgulamadan korumak için, bu olaylara bir gözlemci bakış açısıyla açıklamalar getirmemelidir. Tersi durumunda, inandığı akılcı dünya görüşünün üstünlüğünü vurgularsa, doğaüstüne yer veren öteki dünya görüşü gerçeklik karşısında ikincil düzeye inecek ve denge ve uyum
bozulacaktır. Bundan kaçınmak için de anlatıcı, büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir anlatı kişisinin bakış açısını benimsemelidir.
bozulacaktır. Bundan kaçınmak için de anlatıcı, büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir anlatı kişisinin bakış açısını benimsemelidir.
Soru 57
Tarihsel olarak var olagelen yaşam ile ölüm; gerçeklik ile büyü, bilim ile batıl inanç gibi çelişkili karşıtlıkların, büyülü gerçekçi anlatıların yapı, olay örgüsü ve izleklerinde belli bir uzlaşıyla birlikte var olması anlamında yorumlanabilen, Cooper’ın öne çıkardığı en önemli kavramlardan birisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alaysılama
B
Melezleşme
C
İkircik
D
Çatışkı
E
Yansıma
Açıklama:
Cooper’ın öne çıkardığı en önemli kavramlardan birisi de melezleşmedir (Eng. hybridity). Melezleşme kavramından, tarihsel olarak var olagelen yaşam ile ölüm; gerçeklik ile büyü, bilim ile batıl inanç gibi çelişkili karşıtlıkların, büyülü gerçekçi anlatıların yapı, olay örgüsü ve izleklerinde belli bir uzlaşıyla birlikte var olması anlaşılabilir. Bunun yanında kentli ile köylü, Batılı ile yerli, siyah, beyaz ve melez ırklar, değişik siyasal ve kültürel değerler büyülü gerçekçi anlatıların kuruluş öğeleridir. Bu teknik ile gerçekçi romanlara göre, büyülü gerçekçi romanlar gerçekliği daha doğru ve tutarlı bir biçimde anlatabilir. Melezleşme aynı zamanda, anlatıların zaman ve uzam birliğini bozarak, çevrimsel söylensel zamanı çizgisel süredizimsel zamanla harmanlar. Uzama gelince, coğrafi olarak saptamanın pek olası olmadığı, bunun yanında sınırsız bir imgelemeden doğan fantastik bir uzam değil, gizemli bir uzam söz konusudur. Genel anlamda benimsenmiş zaman ve uzam kavramlarına ek olarak büyülü gerçekçilik kimlik duygumuzu da yeniden düzenler. Bu melez yapıları, yerliler ile Avrupalıların yaşam biçimleri ve dünya görüşlerinin birlikte yer aldığı Latin Amerika romanlarında gözlemlemek olasıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Büyülü Gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin'in bir eseridir?
Seçenekler
A
Yere Düşen Dualar
B
Aşkı Giyinen Adam
C
Sevgili Arsız Ölüm
D
Yüzyıllık Yalnızlık
E
Gece Yarısı Çocukları
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman
evreni yaratmasına yol açar.
evreni yaratmasına yol açar.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Büyülü Gerçekçilik akımının temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Italo Calvino
B
Julio Cortazar
C
Latife Tekin
D
Milan Kundera
E
Emile Zola
Açıklama:
Emile Zola natüralizm akımının temsilcilerindendir.
Soru 60
Hem fantastik hem de büyülü gerçeklik öğeleri birlikte kullanan çağdaş yazarlardan birisi olan, Aşkı Giyinen Adam romanının yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Latife Tekin
B
Sema Kaygusuz
C
Yusuf Atılgan
D
Nazlı Eray
E
Oğuz Atay
Açıklama:
Nazlı Eray, romanlarında büyülü gerçekçi ile fantastik öğeleri kullanan çağdaş yazarlarımızdan birisidir. Romanlarında kullandığı fal, cin, medyum ve büyü gibi batıl inanç örgeleri ile hem doğal evrenden doğaüstüne geçişi sağlar hem de zaman ve uzam yerlemlerini tersyüz eder. Örneğin, Aşkı Giyinen Adam romanında anlatı kişisinin, kahve falına bakarken söyledikleri anında gerçekleşir:
“Fincanı elime almış, usul usul döndürerek içindeki kahverengi telve dünyasına bakıyordum. ‘Çok kalabalık Mihri Abla. Kalabalığın içindesin. Bak, şurada da bir adam görünüyor,’ dedim. ‘Benimki mi?’ diye sordu Mihri Abla. ‘Bilmem ki,’ dedim. Fincanın içindeki kahve telvesinin arasından bir adam bize doğru koşuyordu. Gittikçe yakınlaşıyordu. Yüzünü seçebilmek için fincanı hafifçe kaldırdım” (Eray 2001, s. 213).
“Fincanı elime almış, usul usul döndürerek içindeki kahverengi telve dünyasına bakıyordum. ‘Çok kalabalık Mihri Abla. Kalabalığın içindesin. Bak, şurada da bir adam görünüyor,’ dedim. ‘Benimki mi?’ diye sordu Mihri Abla. ‘Bilmem ki,’ dedim. Fincanın içindeki kahve telvesinin arasından bir adam bize doğru koşuyordu. Gittikçe yakınlaşıyordu. Yüzünü seçebilmek için fincanı hafifçe kaldırdım” (Eray 2001, s. 213).
Soru 61
'' Bizler müzeleri , kütüphaneleri yerle bir edip törelcilik gibi bütün yararcı korkaklıklarla savaşacağız.'' cümlesiyle geçmişin kalıtını bütünüyle yadsımış buna karşı bilimsel yeniliği yüceltmiş yaklaşım aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Melezleşme.
B
Geleneksel sözlü edebiyat.
C
Dışavurumculuk.
D
Fütürizm.
E
Kübizm.
Açıklama:
Fütürizm. Cevap D'dir.
Soru 62
Büyülü gerçekçilik akımı noktasında ilk gerçekçi örnekçe olarak gösterilen '' Alçaklığın Evrensel Tarihi '' adlı yapıt hangisine aittir?
Seçenekler
A
Borges.
B
Otto Dix.
C
Flippo Tommaso.
D
Ernst Jünger.
E
Alejo Carpentier.
Açıklama:
Borges. Cevap A'dır.
Soru 63
Latin Amerika kökenli büyülü gerçekçiliğin önemli temsilcilerinden, Kızılderili- Maya söylencelerini konu alan ''Guatemala Efsaneleri '' eserinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Borges.
B
Miguel Angel Asturias.
C
Flippo Tommaso.
D
Ernst Jünger.
E
Alejo Carpentier.
Açıklama:
Miguel Angel Asturias. Cevap B'dir.
Soru 64
Akıl yoluyla kavranamayan doğa üstü güçlerin varlığına inanarak bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan dinsel düşünsel öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütürizm.
B
Kübizm.
C
Dışavurumculuk.
D
Büyülü Gerçekçilik.
E
Gizemcilik.
Açıklama:
Gizemcilik. Cevap E 'dir.
Soru 65
Yüzyıllık Yalnızlık romanı hangisine aittir?
Seçenekler
A
Borges.
B
Ernst Jünger.
C
Marguez.
D
Alejo Carpentier.
E
Flippo Tommaso.
Açıklama:
Marguez. Cevap C'dir.
Soru 66
''Fantastik öğelerden beslenen post modern edebiyatın yeni ürünü.'' tanımlaması aşağıdakilerden hangisi için yapılmıştır?
Seçenekler
A
Büyülü Gerçekçilik.
B
Fütürizm.
C
Dışavurumculuk.
D
Kübizm.
E
Realizm.
Açıklama:
Büyülü Gerçekçilik. Cevap A'dır.
Soru 67
Büyülü Gerçekçiliğin Türkiyedeki karşılığı bağlamında değerlendirilebilecek '' Sevgili Arsız Ölüm '' eseri aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Sema Kaygusuz.
B
Latife Tekin.
C
Nazlı Eray.
D
Adalet Ağaoğlu.
E
Füruzan.
Açıklama:
Latife Tekin. Cevap B'dir.
Soru 68
Türkiyede Büyülü gerçekçi edebiyat eserleri bağlamında ''Yere Düşen Dualar'' eseri aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Latife Tekin.
B
Sema Kaygusuz.
C
Nazlı Eray.
D
Füruzan.
E
Adalet Ağaoğlu.
Açıklama:
Sema Kaygusuz. Cevap B'dir.
Soru 69
Aşk Giyinen Adam Romanı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Nazlı Eray.
B
Sema Kaygusuz.
C
Latife Tekin.
D
Adalet Ağaoğlu.
E
Füruzan .
Açıklama:
Nazlı Eray. Cevap A'dır.
Soru 70
Teneke Trampet eseriyle bilinen Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Günter Grass.
B
Marguez.
C
Borges.
D
Cortazar.
E
Alejo Carpentier.
Açıklama:
Günter Grass. Cevap A'dır.
Soru 71
"Bilindiği kadarıyla büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak sanat eleştirmeni __________ tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır."
Yukarıdaki boşluğa getirilecek isim aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa getirilecek isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arturo Uslar-Petri
B
Alejo Carpentier
C
Ernst Jünger
D
Franz Roh
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
Bilindiği kadarıyla büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır.
Soru 72
1923 yılında anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını öneren aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Floyd Merrel
B
Georg Schrimpf
C
Gustav Hartlaub
D
Otto Dix
E
Rudolf Schlichter
Açıklama:
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Charles W. Scheel’e göre büyülü gerçekçiliğin, tarihsel olarak 4 büyük dönemi arasında değildir?
Seçenekler
A
1915 - 1947 Dönemi
B
1925-1940 Dönemi
C
1948-1973 Dönemi
D
1974-1987 Dönemi
E
1988 Sonrası Dönem
Açıklama:
Charles W. Scheel’e göre büyülü gerçekçiliği, tarihsel olarak 4 büyük dönemde incelemek gerekir:
1. 1925-1940 Dönemi
2. 1948-1973 Dönemi
3. 1974-1987 Dönemi
4. 1988 Sonrası Dönem
1. 1925-1940 Dönemi
2. 1948-1973 Dönemi
3. 1974-1987 Dönemi
4. 1988 Sonrası Dönem
Soru 74
I. Büyülü gerçekçilik, içinde büyülü öğeleri barındıran gerçeklik anlayışı çerçevesinde, gerçekliğin postmodern bir görüntüsüdür.
II. Bu akım, düşsel ile kurmaca arasında gerçekliğin üzerinde oynanan masalımsı bir oyunu andırmaktadır.
III. Yazar, büyülü gerçekçilik aracılığıyla iç döken bir anlatıcı olarak, iye olduğu ekin ve geleneğin yoğurduğu gizem ögeleriyle örülü yerel dili, modern kurgu içinde harmanlayarak okurla buluşturur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçilik için söylenebilir?
II. Bu akım, düşsel ile kurmaca arasında gerçekliğin üzerinde oynanan masalımsı bir oyunu andırmaktadır.
III. Yazar, büyülü gerçekçilik aracılığıyla iç döken bir anlatıcı olarak, iye olduğu ekin ve geleneğin yoğurduğu gizem ögeleriyle örülü yerel dili, modern kurgu içinde harmanlayarak okurla buluşturur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçilik için söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, içinde büyülü öğeleri barındıran gerçeklik anlayışı çerçevesinde, “düşsel/gerçekdışılık ile gerçekçiliği birbirine bağlayan” (Faris, 2005, s. 163) gerçekliğin postmodern bir görüntüsüdür. Bu akım, düşsel ile kurmaca arasında gerçekliğin üzerinde oynanan masalımsı bir oyunu andırmaktadır. Yazar, büyülü gerçekçilik aracılığıyla iç döken bir anlatıcı olarak, iye olduğu ekin ve geleneğin yoğurduğu gizem ögeleriyle örülü yerel dili, modern kurgu içinde harmanlayarak okurla buluşturur.
Soru 75
I. Büyülü gerçeklik için olağanüstü öğelerin sıradanmış gibi sunulması yeterli gelmektedir.
II. Kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir.
III. Anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası vardır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçiliğin genel nitelikleri arasındadır?
II. Kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir.
III. Anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası vardır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçiliğin genel nitelikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Genellikle fantastik türle karıştırılan büyülü gerçekçilik, kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir. Büyülü gerçeklik için olağanüstü öğelerin sıradanmış gibi sunulması yeterli gelmemektedir. Anlatıda gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası vardır.
Soru 76
I. Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir.
II. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır.
III. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden yada alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın nitelikleri arasındadır?
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir.
II. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır.
III. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden yada alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın nitelikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden yada alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır.
gibi iki farklı niteliğin melez bir birleşimidir. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden yada alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır.
Soru 77
I. Nazlı Eray
II. Latife Tekin
III. Buket Uzuner
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi roman yazarlarındandır?
II. Latife Tekin
III. Buket Uzuner
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi roman yazarlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Latife Tekin, Nazlı Eray ve Sema Kaygusuz gibi yazarların büyülü gerçekçi
romanları vardır.
romanları vardır.
Soru 78
2006 yılında yayımlanan Yere Düşen Dualar adlı düşsel gerçekçi roman aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Buket Uzuner
B
Latife Tekin
C
Nazlı Eray
D
Sema Kaygusuz
E
Sevgi Soysal
Açıklama:
Sema Kaygusuz da Tekin’in açtığı yoldan ilerleyen düşsel gerçekçi Türk yazarları arasında anılabilir. Kaygusuz’un 2006 yılında yayımladığı Yere Düşen Dualar adlı romanı örnektir.
Soru 79
I. Jorge Luis Borges
II. Italo Calvino
III. Julio Cortazar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekcilik akımının temsilcileri arasında gösterilebilir?
II. Italo Calvino
III. Julio Cortazar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekcilik akımının temsilcileri arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Üç isim de büyülü gerçekcilik akımının temsilcileri arasındadır.
Soru 80
Gabriel García Márquez'in hangi romanıyla birlikte büyülü gerçekçilik bir biçem (üslup) olmaktan öteye geçerek yazınsal bir akım olarak değerlendirilmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Yüzyıllık Yalnızlık
B
Sevgiden Öte Sürekli Ölüm
C
Kırmızı Pazartesi
D
Kolera Günlerinde Aşk
E
Benim Hüzünlü Orospularım
Açıklama:
Bu akımın en çok tanınan yazarlarından birisi de, 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın yazarı, Kolombiyalı romancı Gabriel García Márquez’dir. Marquez’in bu yapıtının yayımlandığı zamana kadar, büyülü gerçekçilik bir biçem (üslup) olmaktan öteye geçememiştir. Bu romanın yayınlamasından sonra, bu yazma biçemi yazınsal bir akım olarak değerlendirilmeye başlar.
Soru 81
Büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak kim tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Alman Franz Roh
B
Venezuellalı Arturo Uslar-Petri
C
Kübalı yazar Alejo Carpentier
D
Arjantinli Jorge Luis Borges
E
İngiliz Gilbert Keith Chesterton
Açıklama:
Bilindiği kadarıyla büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır. Ardından Venezuellalı Arturo Uslar-Petri, bazı Latin Amerikalı yazarların eserlerini bu akım altında sınıflandırmıştır. Kübalı yazar Alejo Carpentier, olağanüstü gerçeklik te- rimini Bu Dünyanın Krallığı (1949) romanının ön sözünde kullanmıştır. Carpentier’in önerdiği kavram, içinde doğal ve zorlamasız görünen ancak mucizevi ögeler barındıran bir tür yükseltilmiş gerçekliktir. Terim 1960’larda Latin Amerikan edebiyatının yükselişiyle dikkat çekmiştir.
Soru 82
1950’lerden sonra büyülü gerçeklik akımı özellikle hangi düşünce yapısı ile yazan yazarlar tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
İzlenimci
B
Feminist, Post-modernist
C
Gerçekçi
D
Post-klasik
E
Hümanist, Realist
Açıklama:
1950’lerden sonra akım özellikle sömürgecilik-sonrası, feminist ve postmodernist yazarlar tarafından kullanılmıştır.
Soru 83
Metafizik ve büyülü gerçekdışıcılık arasında Birinci Dünya Savaşı sonunda klasik gerçekçilik anlayışının yıkılmasına bağlı olarak kullanılmaya başlayan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışavurumculuk
B
Dadaizm
C
Gelecekçilik
D
Kübizm
E
Neo-klasizim
Açıklama:
Gelecekçilik (Fr. futurisme), metafizik ve büyülü gerçekdışıcılık (Fr. irréalisme magique) arasında Birinci Dünya Savaşı sonunda klasik gerçekçilik anlayışının yıkılmasına bağlı olarak kullanılmaya başlayan bu terim, Faşizmin gelişimi ile birlikte belli bir süre gündemden düşer. Bontempelli’ye göre; “gerçekliği bütünüyle betimleyebilmek için edebiyatın görevi, gerçek ve düşsel dünyaların bir araya getirildiği yeni bir atmosfer yaratmaktır. Gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarabilmek için mitler ve efsaneler imgelem aracılığıyla anlatı sürecinde yer almalıdır” (akt. Walter, 1993, s. 13). Bu tanım, büyülü gerçekçiliğin günümüzde kazandığı anlamın en önemli yapı taşlarından birisidir.
Soru 84
Latin Amerika’dan Kübalı yazar Alejo Carpentier, El Nacional de Caracas adlı gazetede büyülü gerçekçilik yerine, Amerika’ya özgü gelişen başka bir kavramı kullanır, bu kavram nedir?
Seçenekler
A
Bu Dünyanın Krallığı
B
Latin gerçeklik
C
Göreceli gerçeklik
D
Olağanüstü gerçeklik
E
Olağan gerçeklik
Açıklama:
Latin Amerika’dan Kübalı yazar Alejo Carpentier, El Nacional de Caracas adlı gazetede büyülü gerçekçilik yerine, Amerika’ya özgü gelişen olağanüstü gerçeklik (es. real maravilloso) kavramını kullanarak bu akımın Latin Amerika’daki bildirisini yayımlar. Bu bildiri ile yazar, Avrupa’da gelişen akımı geliştirme ve aşma eğilimindedir. Ona göre; Avrupa savaşlarla yorgun düşmüş ve özgün kültürel değerlerini yitirmiştir. Bu nedenle çökmüş Avrupa anlayışına karşı, Latin Amerika kültürel değerleri öne çıkarılmalıdır.
Soru 85
Olağanüstü gerçekçilik akımının en çok tanınan yazarlarından olan ve 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın da yazarı, Kolombiyalı romancı kimdir?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Cabeza de Vaca
C
Angel Flores
D
Louis Aragon
E
Gabriel García Márquez
Açıklama:
Bu akımın en çok tanınan yazarlarından birisi de, 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın yazarı, Kolombiyalı romancı Gabriel García Márquez’dir.
Soru 86
Gonzáles Echevaría, olağanüstü kavramını, gözlemcinin bakış açısına bağlı olarak ortaya çıkan bilgibilimsel tip ile Carpentier’in de Latin Amerika’nın kendisinin olağanüstü olduğu savında da dile getirdiği.......... tip olmak üzere iki çeşit büyülü gerçekçilik belirler. Paragrafta boş kalan kısma gelmesi gereken sözcük hangisidir?
Seçenekler
A
Varlıkbilimsel
B
Metafiziksel
C
Futurist
D
İleri gerçekçilik
E
Fantastik
Açıklama:
Gonzáles Echevaría ise, olağanüstü kavramını, gözlemcinin bakış açısına bağlı olarak ortaya çıkan bilgibilimsel tip (İng. epistemological type) ile Carpentier’in de Latin Amerika’nın kendisinin olağanüstü olduğu savında da dile getirdiği varlıkbilimsel tip (İng. ontological type) olmak üzere iki çeşit büyülü gerçekçilik belirler.
Soru 87
Genellikle fantastik türle karıştırılan büyülü gerçekçilik akımı, kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir. Bu bağlamda 1985 yılında Mary-Ellen Ross’un Jacques Ferron’un olağanüstü gerçekçiliği başlıklı doktora tezinde verdiği örneği geliştiren David Punter’in bu ayrıma ilişkin verdiği çarpıcı örnek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Damda Keman çalan eşek
B
Kahvaltı masasına oturan hayalet
C
Suda kendini gören Narcissos
D
Gölde yüzen ve konuşabilen balık
E
Günbatımında ortaya çıkan Aksakallı Dede
Açıklama:
Genellikle fantastik türle karıştırılan bu akım, kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir. Bu bağlamda, daha önce 1985 yılında Mary-Ellen Ross’un Jacques Ferron’un olağanüstü gerçekçiliği başlıklı doktora tezinde verdiği örneği geliştiren David Punter’in bu ayrıma ilişkin verdiği örneği burada anımsamak oldukça açıklayıcı görünmektedir: ‘Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur ve siz de korkar, deh- şete düşerseniz bu [türce] korku ya da fantastik olur. Ancak eğer, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın? derseniz büyülü gerçekçilik olur. David Punter, bu örneği büyülü gerçekçiliğin önemli niteliklerinden yalnızca birisini belirtmesi açısından yeterli bulma- yarak şu eklemeyi yapar: “Ancak siz, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın?’ dedikten sonra hayalet: ‘Benim büyükannem çok güzel soğan reçeli yapardı’ der ve siz buna karşılık ‘saçmalama, soğanın reçeli yapılmaz!’ derseniz, işte o zaman anlatı büyülü gerçekçi olur’ (Erdem, 2011).
Soru 88
Genel anlamda benimsenmiş zaman ve uzam kavramlarına ek olarak büyülü gerçekçilik kimlik duygumuzu da yeniden düzenler. Bu melez yapıları, yerliler ile Avrupalıların yaşam biçimleri ve dünya görüşlerinin birlikte yer aldığı hangi ülke romanlarında gözlemlemek olasıdır?
Seçenekler
A
Rusya
B
Hindistan
C
Latin Amerika ülkeleri
D
Japonya
E
Çin
Açıklama:
Genel anlamda benimsenmiş zaman ve uzam kavramlarına ek olarak büyülü gerçekçilik kimlik duygumuzu da yeniden düzenler (Arar- güç, 2016, s. 159). Bu melez yapıları, yerliler ile Avrupalıların yaşam biçimleri ve dünya görüşlerinin birlikte yer aldığı Latin Amerika romanlarında gözlemlemek olasıdır.
Soru 89
Yeni doğan bebeğin göbeğini toprağa gömme, ağzına tükürme, nazar boncuğu takma, kapıya sarımsak asma, ocakta saman tüttürme ve kurşun dökme’ gibi törel ve geleneksel batıl inançlar ile İslam’dan kaynaklanan ‘cin, şeytan, melek, muska’ gibi öğeler birlikte kullanılır. Bütün bu olgular, insanların ruhsal durumunu etkileyerek büyülü bir yaşama yani büyülü gerçekçiliğe kapıyı aralar. Türkiye’de bu şekilde yansıması olan büyülü gerçekçilik hangi inanıştan gelir?
Seçenekler
A
Totemcilik
B
Göktürk inanışı
C
Hinduizm
D
Gök Tanrı
E
Şamanizm
Açıklama:
Gök Tanrı inanışından gelen ‘yeni doğan bebeğin göbeğini toprağa gömme, ağzına tükürme, nazar boncuğu takma, kapıya sarımsak asma, ocakta saman tüttürme ve kurşun dökme’ gibi törel ve geleneksel batıl inançlar ile İslam’dan kaynaklanan ‘cin, şeytan, melek, muska’ gibi öğeler birlikte kullanılır. Bütün bu olgular, insanların ruhsal durumunu etkileyerek büyülü bir yaşama yani büyülü gerçekçiliğe kapıyı aralar.
Soru 90
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’de karşılık bulmuş yazarı Latife Tekin’in 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışmasını anlattığı romanının adı nedir?
Seçenekler
A
Gece Dersleri
B
Parfümün Dansı
C
Geceyarısı Çocukları
D
Kırmızı Pazartesi
E
Sevgili Arsız Ölüm
Açıklama:
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman evreni yaratmasına yol açar
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçeklik terimini romanının ön sözünde kullanmış Kübalı yazara ait kitabın adıdır?
Seçenekler
A
Yüzyıllık Yalnızlık
B
Bu Dünyanın Krallığı
C
Taşa Kazınmış
D
Gece Yarısı Çocukları
E
Düşler Tarlası
Açıklama:
Kübalı yazar Alejo Carpentier, olağanüstü gerçeklik terimini Bu Dünyanın Krallığı (1949) romanının ön sözünde kullanmıştır. Doğru cevap B’dir.
Soru 92
Büyülü gerçeklik terimi 1960’larda aşağıdakilerden hangisinin edebiyatının yükselişi ile dikkat çekmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Avrupa
C
Asya
D
Uzak Doğu
E
Afrika
Açıklama:
Büyülü gerçeklik terimi 1960’larda Latin Amerikan edebiyatının yükseli- şiyle dikkat çekmiştir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçeklik akımının ikinci döneminde yer alan bir ressamdır?
Seçenekler
A
Lois Parkinson Zamora
B
Seymour Menton
C
Amaryll Chanady
D
Wendy Faris
E
George Tooker
Açıklama:
Akımın ikinci dönemi, 1930-1950 yılları arasını kapsar. Bu dönemde Bettina Shaw- Lawrence, Paul Cadmus, Ivan Albright, Philip Evergood, George Tooker ve Andrew Wyeth gibi Kuzey Amerikalı ve Avrupalı ressamlar tarafından, genellikle Roh’un “olağanüstü” adını verdiği şeyi barındıran, gündelik gerçekliğe değil, daha çok biçem bozukluklarının ve abartıların kullanıldığı gerçeküstü dekora sahip “büyülü gerçekçi” resimler yapılmıştır. Doğru cevap E’dir.
Soru 94
Jorge Luis Borges ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara yol açmış olduğu eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yüzyıllık Yalnızlık
B
Düşler Tarlası
C
Alçaklığın Evrensel Tarihi
D
Gece Yarısı Çocukları
E
Bu Dünyanın Krallığı
Açıklama:
Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açmıştır. Doğru cevap C’dir.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi “Subway” adını taşıyan eserinde, büyük modern bir şehri cehennemin ilk halkası olan Limbus’a benzettiğini dile getiren ressamdır?
Seçenekler
A
George Tooker
B
Paul Cadmus
C
Otto Dix
D
Giorgio de Chiricio
E
Rob Gonsalves
Açıklama:
George Tooker Subway adlı resmini açıklarken, büyük modern bir şehri cehennemin ilk halkası olan Limbus’a benzettiğini söylemektedir. Doğru cevap A’dır.
Soru 96
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez aşağıdaki hangi İtalyan yazar tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Gustav Hartlaub
B
Georg Schrimpf
C
Jorge Luis Borges
D
Massimo Bontempelli
E
Pierre Mabille
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. Doğru cevap D’dir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçilik akımının en çok tanınan Kolombiyalı yazarlarından biridir?
Seçenekler
A
Massimo Bontempelli
B
Gabriel Garcia Marquez
C
Georg Schrimpf
D
Luis Leal
E
Alejo Carpentier
Açıklama:
Bu akımın en çok tanınan yazarlarından birisi de, 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın yazarı, Kolombiyalı romancı Gabriel García Márquez’dir. Doğru cevap B’dir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçi romancılar arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Latife Tekin
C
Angela Carter
D
Paul Auster
E
Gabriel Garcia Marquez
Açıklama:
Dünya yazınından, Jorge Luis Borges (Arjantin), Italo Calvino (İtalya), Alejo Carpentier (Küba), Angela Carter (İngiltere), Jeanette Winter- son (İngiltere), Janet Frame (Yeni Zellanda), Carlos Fuentes (Meksika), Jacques Stephen Alexis (Haiti), Juan Rulfo (Meksika), Mikhail Bulgakov (Rusya), Salman Rushdie (İngil- tere), Günter Grass (Almanya), Ernst Junger (Almanya), Arturo Uslar Pietri (Venezuela), Gabriel Garcia Marquez (Kolombiya), Isabel Allende (Şili), Laura Esquivel (Meksika), Sil- vina Occampo (Arjantin), Eduardo Mallea (Arjantin), Ernesto Sabato (Arjantin), Bianco ve Julio Cortazar (Arjantin), Maria Luisa Bombal (Şili), Navas Calvo, Ramon Ferreira ve Labrador Ruiz (Küba), Jose Arreola, Francisco Tario, Maria Luisa Hidalgo ve Juan Rulfo (Meksika), Juan Carlos Onetti (Uruguay), Latife Tekin (Türkiye) (Leal, 1995, s. 121) büyülü gerçekçi romancılar arasında gösterilmektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçeklik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’e ait bir romandır?
Seçenekler
A
Gece Yarısı Çocukları
B
Yere Düşen Dualar
C
Sevgili Arsız Ölüm
D
Aşkı Giyinen Adam
E
Beyaz Ölüm
Açıklama:
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açmaktadır. Doğru cevap C’dir.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi üzüm ve altın imgelerinin büyülü gerçekçi bir dille öyküye anlatı kişisi olarak katıldığı Sema Kaygusuz tarafından yazılmış romanın adıdır?
Seçenekler
A
Yere Düşen Dualar
B
Aşkı Giyinen Adam
C
Beyaz Ölüm
D
Gece Yarısı Çocukları
E
Sevgili Arsız Ölüm
Açıklama:
Sema Kaygusuz da Tekin’in açtığı yoldan ilerleyen düşsel gerçekçi Türk yazarları arasında anılabilir. Kaygusuz’un 2006 yılında yayımladığı Yere Düşen Dualar adlı romanı, üzüm ve altın başlıklı iki bölümden oluşmaktadır. Romanda bir adada annesi tarafından terk edilmiş bir kızın, alkolik babasının ve ada halkının baskısı karşısında yaşadığı duygusal sarsıntılar öykülenir. Anlatıda, üzüm ve altın imgeleri büyülü gerçekçi bir dille öyküye anlatı kişisi olarak katılarak, çok katmanlı bir yapı oluşturulur. Doğru cevap A’dır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi, magical realism akımının Türk edebiyatındaki adlarından biridir?
Seçenekler
A
Düşünce akışı.
B
Bilim-kurgu.
C
Olağanüstü gerçekçilik.
D
Serbest çağrışım.
E
Fantezi.
Açıklama:
Sayfa 137.
Bu akım Türk edebiyatına geçerken bir tanım karmaşasını da beraberinde getirmiştir: “Büyülü gerçekçilik”, “büyüleyici gerçekçilik”, “olağanüstü gerçekçilik” diye tanımlanan “magic realism”, “magical realism” ve “marvellous realism” tanımlarını sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu durum, terimlerin yalnızca karmaşık geçmişlerinden değil, birçok ortak noktalarının olmasından da kaynaklanmaktadır.
Akım 1985’li yıllara kadar Türkçe’de büyülü gerçekçilik (Lat. realismo mágico/ Fr. réalisme magique / İng. magical realism); ya da olağanüstü gerçekçilik (Fr. réalisme merveilleux / Eng. marvelous realism) olarak çevrilebilecek iki farklı kavramla birlikte anılmış (Scheel, 2005), ancak 80’li yıllardan sonra büyülü gerçekçilik kavramı akımın genel adı olarak benimsenmiştir.
Dolayısıyla, doğru yanıt C'dir.
Bu akım Türk edebiyatına geçerken bir tanım karmaşasını da beraberinde getirmiştir: “Büyülü gerçekçilik”, “büyüleyici gerçekçilik”, “olağanüstü gerçekçilik” diye tanımlanan “magic realism”, “magical realism” ve “marvellous realism” tanımlarını sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu durum, terimlerin yalnızca karmaşık geçmişlerinden değil, birçok ortak noktalarının olmasından da kaynaklanmaktadır.
Akım 1985’li yıllara kadar Türkçe’de büyülü gerçekçilik (Lat. realismo mágico/ Fr. réalisme magique / İng. magical realism); ya da olağanüstü gerçekçilik (Fr. réalisme merveilleux / Eng. marvelous realism) olarak çevrilebilecek iki farklı kavramla birlikte anılmış (Scheel, 2005), ancak 80’li yıllardan sonra büyülü gerçekçilik kavramı akımın genel adı olarak benimsenmiştir.
Dolayısıyla, doğru yanıt C'dir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi, büyülü gerçekçiliğin tepki olarak çıktığı akımlar arasındadır?
Seçenekler
A
Barok.
B
Romantizm.
C
Klasisizm.
D
Modernizm.
E
Dışavurumculuk.
Açıklama:
Sayfa 138.
Dışavurumculuk, kübizm gibi önde gelen akımlara bir tepki olarak ortaya çıkan büyülü gerçekçiliğin hangi ülkede ne zaman başladığını belirlemek kolay değildir. Ancak büyülü gerçekçiliğin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı bir yirminci yüzyıl hareketi olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, doğru yanıt E'dir.
Dışavurumculuk, kübizm gibi önde gelen akımlara bir tepki olarak ortaya çıkan büyülü gerçekçiliğin hangi ülkede ne zaman başladığını belirlemek kolay değildir. Ancak büyülü gerçekçiliğin Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sanatçıların başlattığı bir yirminci yüzyıl hareketi olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, doğru yanıt E'dir.
Soru 103
1950’lerden sonra, aşağıdaki akımlardan hangisi büyülü gerçekçiliği kullanmıştır?
Seçenekler
A
Sömürgecilik-sonrası.
B
Modernizm.
C
Dışavurumculuk.
D
Kübizm.
E
Natüralizm.
Açıklama:
Sayfa 139.
Aslına bakılırsa yirminci yüzyıl boyunca İspanyolca konuşulan dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal olaylar, yazarların toplumsal bilincini uyandırmaya hizmet edip, bu dille yazılan edebiyatın patlamasına yol açmıştır. Böyle çalkantılı bir dönemde sanatın amacı, ciddi düşünmek ve amaçlı hareketleri anlatmak olarak görülmektedir. Edebiyat gizemli dünyayı sunarak düş dünyasıyla insanları etkilemenin ve toplumsal sorunları göstermenin bir aracı durumuna gelmiştir. Fantastik, söylence, yansılama (Fr. parodie), büyülü gerçekliğin kullanımı, yazarla korku ve umutsuzluk dolu gerçekler arasında bir örtü oluşturmuştur. Yani gerçeklik sıra dışı ve olağanüstü bir dekorla anlatılmıştır.
1950’lerden sonra akım özellikle sömürgecilik-sonrası, feminist ve postmodernist yazarlar tarafından kullanılmıştır. Bir yanda doğaüstü olanı gerçek gibi benimseyip yaşayan köleleştirilmiş yerliler, diğer yanda yerlileri ezen Avrupalı efendiler, Latin Amerika da iki farklı dünyanın birleşmesi gibidir. Sonuçta büyülü gerçekçilik, olağanüstü oluşları ya da bilinen gerçekçilik görüşünün karşıtı olan bir şeyin oluşunu dile getirir; gerçekçilikten kopmuş değildir ve doğaüstü olaylar, Avrupalı usçulukla bir arada olan büyülü yerli anlayışına dayandırılır. Aynı biçimde Floyd Merrel de, büyülü gerçekçiliğin dünyanın iki resmi arasındaki çelişkiden kaynaklandığını açıklamaktadır. Bu yüzden büyülü gerçekçilik, gerçeğe ya da yazarın bilincinde olduğu dünyaya dayanmaktadır. Amerikalı yerlilerin batıl inançlarını ve söylencelerini anlatırken, gerçekliğin olağan koşullarda farkında olmadığımız boyutlarının görülmesini sağlamaktadır.
Dolayısıyla, doğru yanıt A'dır.
Aslına bakılırsa yirminci yüzyıl boyunca İspanyolca konuşulan dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal olaylar, yazarların toplumsal bilincini uyandırmaya hizmet edip, bu dille yazılan edebiyatın patlamasına yol açmıştır. Böyle çalkantılı bir dönemde sanatın amacı, ciddi düşünmek ve amaçlı hareketleri anlatmak olarak görülmektedir. Edebiyat gizemli dünyayı sunarak düş dünyasıyla insanları etkilemenin ve toplumsal sorunları göstermenin bir aracı durumuna gelmiştir. Fantastik, söylence, yansılama (Fr. parodie), büyülü gerçekliğin kullanımı, yazarla korku ve umutsuzluk dolu gerçekler arasında bir örtü oluşturmuştur. Yani gerçeklik sıra dışı ve olağanüstü bir dekorla anlatılmıştır.
1950’lerden sonra akım özellikle sömürgecilik-sonrası, feminist ve postmodernist yazarlar tarafından kullanılmıştır. Bir yanda doğaüstü olanı gerçek gibi benimseyip yaşayan köleleştirilmiş yerliler, diğer yanda yerlileri ezen Avrupalı efendiler, Latin Amerika da iki farklı dünyanın birleşmesi gibidir. Sonuçta büyülü gerçekçilik, olağanüstü oluşları ya da bilinen gerçekçilik görüşünün karşıtı olan bir şeyin oluşunu dile getirir; gerçekçilikten kopmuş değildir ve doğaüstü olaylar, Avrupalı usçulukla bir arada olan büyülü yerli anlayışına dayandırılır. Aynı biçimde Floyd Merrel de, büyülü gerçekçiliğin dünyanın iki resmi arasındaki çelişkiden kaynaklandığını açıklamaktadır. Bu yüzden büyülü gerçekçilik, gerçeğe ya da yazarın bilincinde olduğu dünyaya dayanmaktadır. Amerikalı yerlilerin batıl inançlarını ve söylencelerini anlatırken, gerçekliğin olağan koşullarda farkında olmadığımız boyutlarının görülmesini sağlamaktadır.
Dolayısıyla, doğru yanıt A'dır.
Soru 104
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine aşağıdakilerden hangisini önermiştir?
Seçenekler
A
Gelecekçilik.
B
Yeni Nesnellik.
C
Dışavurumculuk.
D
Gizemcilik.
E
Bireysellik.
Açıklama:
Sayfa 142.
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir ve Max Beckman, Rudolf Schlichter, Oscar Kokoschka, Ludvig Meidner, Karl Hubbuch, Christian Schad, Georg Scholz, Otto Dix ve George Grosz gibi o dönemin ressamları ve eleştirmenleri bundan böyle resimlerini bu kavramla tanımlamaya başlarlar. Bir süre sonra büyülü gerçekçilik kavramı, görsel sanatların yerine edebiyat alanında kullanılmaya başlar. Dolayısıyla, doğru yanıt B'dir.
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir ve Max Beckman, Rudolf Schlichter, Oscar Kokoschka, Ludvig Meidner, Karl Hubbuch, Christian Schad, Georg Scholz, Otto Dix ve George Grosz gibi o dönemin ressamları ve eleştirmenleri bundan böyle resimlerini bu kavramla tanımlamaya başlarlar. Bir süre sonra büyülü gerçekçilik kavramı, görsel sanatların yerine edebiyat alanında kullanılmaya başlar. Dolayısıyla, doğru yanıt B'dir.
Soru 105
Aşağıdakilerden hangisi akıl yoluyla kavranamayan doğaüstü güçlerin varlığına inanarak, bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan, kökleri Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi eski dinlere uzanan dinsel-düşünsel öğretidir?
Seçenekler
A
Gerçeküstücülük.
B
Gerçekçilik.
C
Dışavurumculuk.
D
Gizemcilik.
E
Yeni nesnelcilik.
Açıklama:
Sayfa 144.
Gizemcilik: Akıl yoluyla kavranamayan doğaüstü güçlerin varlığına inanarak, bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan, kökleri Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi eski dinlere uzanan dinsel-düşünsel öğretidir. Dolayısıyla, doğru yanıt D'dir.
Gizemcilik: Akıl yoluyla kavranamayan doğaüstü güçlerin varlığına inanarak, bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan, kökleri Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi eski dinlere uzanan dinsel-düşünsel öğretidir. Dolayısıyla, doğru yanıt D'dir.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi, büyülü gerçekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temel nedenlerindendir?
Seçenekler
A
Batı edebiyatında romantizmin önemini kaybetmesi.
B
Sömürgeci ülkelerin, kendi edebiyatlarını sömürge ülkelerde sanatın merkezine koymaları.
C
Amerika'da Büyük Buhran sonrası gelişen dünya algısı.
D
Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısına karşı, yerli halkın kendi kimliğini oluşturma çabası.
E
Asimilasyon politikaları çerçevesinde ortaya çıkan siyasi atmosferin sömürgelerdeki olumsuz etkileri.
Açıklama:
Sayfa 148.
Büyülü gerekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temelinde, Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısı ve yönetimine karşı, yerli halkın, yıllarca maruz kaldığı sömürgeci ve ırkçı eylemlere direnerek, kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür. Doğal olarak, Batı’nın gerçekçi romanının karşısında, özünde saklı kalmış yerli ekinin doğallığını yansıtan büyülü gerçekçilik akımı durmaktadır. Büyülü gerçekçilik akımı, yeniliğin gelişiminin etkisinin gelişmiş ülkelerden sonra üçüncü dünya ülkelerine ulaşması ile birlikte, toplum kendisini gelenek ile yenilik arasında sıkışmış biçimde, melezleşme durumunda bulur. Dolayısıyla, doğru yanıt D'dir.
Büyülü gerekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temelinde, Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısı ve yönetimine karşı, yerli halkın, yıllarca maruz kaldığı sömürgeci ve ırkçı eylemlere direnerek, kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür. Doğal olarak, Batı’nın gerçekçi romanının karşısında, özünde saklı kalmış yerli ekinin doğallığını yansıtan büyülü gerçekçilik akımı durmaktadır. Büyülü gerçekçilik akımı, yeniliğin gelişiminin etkisinin gelişmiş ülkelerden sonra üçüncü dünya ülkelerine ulaşması ile birlikte, toplum kendisini gelenek ile yenilik arasında sıkışmış biçimde, melezleşme durumunda bulur. Dolayısıyla, doğru yanıt D'dir.
Soru 107
I. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır,
II. Anlatıcı, alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır,
III. Öğeler, tamamen çağdaş kültürel öğelerden beslenir,
IV. Fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın nitelikleri arasında yer alır?
II. Anlatıcı, alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır,
III. Öğeler, tamamen çağdaş kültürel öğelerden beslenir,
IV. Fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri büyülü gerçekçi romanın nitelikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnızca IV.
B
I & IV.
C
I, II & III.
D
I, III & IV.
E
I, II & IV.
Açıklama:
Sayfa 151.
Büyülü gerçekçi romanın niteliklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1. Büyülü gerçekçilik, fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür. Özellikle Latin Amerika’daki üçüncü dünya ülkelerinde ortaya çıkması, Batı’nın akılcı ve kapitalist sisteminin, onların özgünlüklerini ve geleneklerini yok etmesi tehlikesine karşı, kendilerini savunma hakkını kullanmalarına bağlanabilir.
2. Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik gibi iki farklı niteliğin melez bir bireşimidir.
3. Anlatılarda doğa yasalarıyla açıklamanın olası olmadığı ve gündelik neden-sonuç bağıntısı mantığını tersyüz eden büyülü olaylar gerçekleşir. Bu gerçekleşen olaylar kimi zaman okura gülünç ve saçma gelse de anlatı kişilerine şaşkınlık ya da korku vermez, tersine olup biten tüm büyülü olaylar sıradan ve olağan bulunur. Olaylar, inandırıcılığının bozulmaması için yazar tarafından yansız ve dengeli bir biçimde öykülenir, yazar gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası içindedir.
4. Düşlemin tersine, büyülü gerçekçi romanlarda içinde yaşanılan dünya ayrıntılı olarak betimlenir, bu ayrıntılara içkin büyülü doğa ise metni gerçeklikten uzaklaştırır. Anlatılara konu olan tarihsel olaylar yeniden kurgulanır ve yapıbozuma uğratılarak sorunsallaştırılır.
5. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir. Yüzyıllık Yalnızlık, Gece Yarısı Çocukları, Beyaz Otel gibi büyülü gerçekçi romanlarda, yaşayanların ve ölülerin iki dünyası arasında kesişme ve sınır ihlali, her iki yönden de görülebilen bir ayna durumu ile değişik varlıkbilimsel tartışmalar söz konusudur.
6. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır.
7. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden ya da alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır. Bu ağız sıkılığı aracılığıyla öykülenen olaylar ile bu olayların sunumu önem kazanmış olur.
8. Melezleşme aynı zamanda, anlatıların zaman ve uzam birliğini bozarak, çevrimsel söylensel zamanı çizgisel süredizimsel zamanla harmanlar. Uzama gelince, coğrafi olarak saptamanın pek olası olmadığı, bunun yanında sınırsız bir imgelemeden doğan fantastik bir uzam değil, gizemli bir uzam söz konusudur.
9. Büyülü gerçekçi romanlarda, anlatı kişilerinin ruhsal durumlarına değil, eylemlerine ağırlık verilir. Bu romanlar, söylen, söylence, halk öyküleri, masalların değişik niteliklerinden yaralanırken varlıkbilimsel, siyasal, uzamsal ve türsel sınırları görmezden gelir, yaşam ile ölüm, düşünce ile beden, madde ile ruh, gerçek ile düş, kendi ile öteki, erkek ile dişi arasındaki sınırlar ortadan kalkar. Bir arada olmalarının olası olabileceği düşünülmeyen dizgeler, yapılar ve evrenler kolaylıkla bir arada olabilir.
Dolayısıyla, doğru yanıt E'dir.
Büyülü gerçekçi romanın niteliklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
1. Büyülü gerçekçilik, fantastik öğelerden beslenen postmodern edebiyatın yeni bir ürünüdür. Özellikle Latin Amerika’daki üçüncü dünya ülkelerinde ortaya çıkması, Batı’nın akılcı ve kapitalist sisteminin, onların özgünlüklerini ve geleneklerini yok etmesi tehlikesine karşı, kendilerini savunma hakkını kullanmalarına bağlanabilir.
2. Büyülü gerçekçilik anlatısı sömürgecilik-sonrası söylemde, düşlem ve gerçeklik gibi iki farklı niteliğin melez bir bireşimidir.
3. Anlatılarda doğa yasalarıyla açıklamanın olası olmadığı ve gündelik neden-sonuç bağıntısı mantığını tersyüz eden büyülü olaylar gerçekleşir. Bu gerçekleşen olaylar kimi zaman okura gülünç ve saçma gelse de anlatı kişilerine şaşkınlık ya da korku vermez, tersine olup biten tüm büyülü olaylar sıradan ve olağan bulunur. Olaylar, inandırıcılığının bozulmaması için yazar tarafından yansız ve dengeli bir biçimde öykülenir, yazar gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası içindedir.
4. Düşlemin tersine, büyülü gerçekçi romanlarda içinde yaşanılan dünya ayrıntılı olarak betimlenir, bu ayrıntılara içkin büyülü doğa ise metni gerçeklikten uzaklaştırır. Anlatılara konu olan tarihsel olaylar yeniden kurgulanır ve yapıbozuma uğratılarak sorunsallaştırılır.
5. Okur, gerçek ile kurmaca, düşsel ile olgusal, doğa ile doğaüstü, tekinsiz ile olağanüstü, alışılmış ile alışılmamış arasında kalır. Ancak bu kusursuz bileşim, okuru şaşırtmadan gerçekleştirilir. Yüzyıllık Yalnızlık, Gece Yarısı Çocukları, Beyaz Otel gibi büyülü gerçekçi romanlarda, yaşayanların ve ölülerin iki dünyası arasında kesişme ve sınır ihlali, her iki yönden de görülebilen bir ayna durumu ile değişik varlıkbilimsel tartışmalar söz konusudur.
6. Büyülü gerçekçi bir romanlar sözlü edebiyat içinden doğan fantastik söylensel geleneğin bir yansıması olarak, cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerinden yararlanır.
7. Büyülü gerçekçi romanın anlatıcısı, okurun büyülü ve tuhaf olandaki mantıksızlığın bilincine varmaması için, olaylar üzerinde hiçbir açıklayıcı bilgi vermeden ya da alaysılama tekniğine başvurarak, okur ile metin arasında bir uzaklık duygusu yaratır. Bu ağız sıkılığı aracılığıyla öykülenen olaylar ile bu olayların sunumu önem kazanmış olur.
8. Melezleşme aynı zamanda, anlatıların zaman ve uzam birliğini bozarak, çevrimsel söylensel zamanı çizgisel süredizimsel zamanla harmanlar. Uzama gelince, coğrafi olarak saptamanın pek olası olmadığı, bunun yanında sınırsız bir imgelemeden doğan fantastik bir uzam değil, gizemli bir uzam söz konusudur.
9. Büyülü gerçekçi romanlarda, anlatı kişilerinin ruhsal durumlarına değil, eylemlerine ağırlık verilir. Bu romanlar, söylen, söylence, halk öyküleri, masalların değişik niteliklerinden yaralanırken varlıkbilimsel, siyasal, uzamsal ve türsel sınırları görmezden gelir, yaşam ile ölüm, düşünce ile beden, madde ile ruh, gerçek ile düş, kendi ile öteki, erkek ile dişi arasındaki sınırlar ortadan kalkar. Bir arada olmalarının olası olabileceği düşünülmeyen dizgeler, yapılar ve evrenler kolaylıkla bir arada olabilir.
Dolayısıyla, doğru yanıt E'dir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi, Dede Korkut öykülerinin büyülü gerçekçilik akımı bakımından günümüz Türk edebiyatına etki eden nitelikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Eski Türk inançları.
B
Siyasi gelişmeler.
C
Tarihsel devlet geleneği.
D
Fetih ve işgal hissiyatı.
E
Yunan mitolojisi ile benzerlikler.
Açıklama:
Sayfa 152.
Şaman Türk inancı ile Dede Korkut öyküleri, Anadolu büyülü gerçekçilik akımının temel göndergelerini oluşturur. Şaman inancında doğaüstü öğeler ile dinsel törenler, cin, peri, Hızır, nazar gibi büyülü ve gizemli olgu ve varlıklar halkın günlük yaşamının ve etkinliklerinin doğal bir bütünleyeni olduğu için, tüm bunlar büyülü gerçekçi Türk romancıları için doğal bir kaynak olmuştur. Bu gizemli olgular, İslamiyetin benimsenmesinden sonra da halk içinde etkisini sürdürmüş, değişik biçim ve görünümlerle karma bir ekine dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır. Gök Tanrı inanışından gelen ‘yeni doğan bebeğin göbeğini toprağa gömme, ağzına tükürme, nazar boncuğu takma, kapıya sarımsak asma, ocakta saman tüttürme ve kurşun dökme’ gibi törel ve geleneksel batıl inançlar ile İslam’dan kaynaklanan ‘cin, şeytan, melek, muska’ gibi öğeler birlikte kullanılır. Bütün bu olgular, insanların ruhsal durumunu etkileyerek büyülü bir yaşama yani büyülü gerçekçiliğe kapıyı aralar.
Türk edebiyatının, Dede Korkut öyküleri, halk söylenceleri ve masallar gibi sözlü gelenekten kaynaklandığı düşünüldüğünde, bu sözlü anlatım tutumunun dil ve anlatım bakımından büyülü gerçekçiliğe ortam hazırladığı kolaylıkla anlaşılabilir. Büyülü gerçekçi romanlar, geçmişten günümüze Anadolu’da kültürel ve uzamsal olarak Batı ile Doğu ekini ve yaşam biçimi arasında sıkışmış ve arada kalmış insanların yaşamını öyküler. Bu arada kalmışlık sonucunda, Türkiye Latin Amerika ülkeleri gibi yenilikçiliğin etkisi altına girerek geleneksel ile yeninin karşılaşması ile kültürel bir melezleşme süreci yaşar. Kuşkusuz bu süreci tetikleyen etmenlerden birisi de Türkiye’nin türlü nedenlerle maruz bırakıldığı darbeler sürecidir. Toplumsal düzlemde yıkıcı etkilere yol açan bu süreçlere en etkili yanıt, Latife Tekin, Nazlı Eray ve Sema Kaygusuz gibi yazarların büyülü gerçekçi romanları ile verilir. ‘Edebiyatın toplumun bir anlatımı’ olduğu savı, bu süreçte bir kez daha doğrulanmıştır. Bu yazarlar kalemlerine sarılarak ülkelerinin içinde bulunduğu bu acıklı ikilemleri büyülü gerçekçi yazma biçemi ile okura sunma görevi üstlenmişlerdir.
Dolayısıyla, doğru yanıt A'dır.
Şaman Türk inancı ile Dede Korkut öyküleri, Anadolu büyülü gerçekçilik akımının temel göndergelerini oluşturur. Şaman inancında doğaüstü öğeler ile dinsel törenler, cin, peri, Hızır, nazar gibi büyülü ve gizemli olgu ve varlıklar halkın günlük yaşamının ve etkinliklerinin doğal bir bütünleyeni olduğu için, tüm bunlar büyülü gerçekçi Türk romancıları için doğal bir kaynak olmuştur. Bu gizemli olgular, İslamiyetin benimsenmesinden sonra da halk içinde etkisini sürdürmüş, değişik biçim ve görünümlerle karma bir ekine dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır. Gök Tanrı inanışından gelen ‘yeni doğan bebeğin göbeğini toprağa gömme, ağzına tükürme, nazar boncuğu takma, kapıya sarımsak asma, ocakta saman tüttürme ve kurşun dökme’ gibi törel ve geleneksel batıl inançlar ile İslam’dan kaynaklanan ‘cin, şeytan, melek, muska’ gibi öğeler birlikte kullanılır. Bütün bu olgular, insanların ruhsal durumunu etkileyerek büyülü bir yaşama yani büyülü gerçekçiliğe kapıyı aralar.
Türk edebiyatının, Dede Korkut öyküleri, halk söylenceleri ve masallar gibi sözlü gelenekten kaynaklandığı düşünüldüğünde, bu sözlü anlatım tutumunun dil ve anlatım bakımından büyülü gerçekçiliğe ortam hazırladığı kolaylıkla anlaşılabilir. Büyülü gerçekçi romanlar, geçmişten günümüze Anadolu’da kültürel ve uzamsal olarak Batı ile Doğu ekini ve yaşam biçimi arasında sıkışmış ve arada kalmış insanların yaşamını öyküler. Bu arada kalmışlık sonucunda, Türkiye Latin Amerika ülkeleri gibi yenilikçiliğin etkisi altına girerek geleneksel ile yeninin karşılaşması ile kültürel bir melezleşme süreci yaşar. Kuşkusuz bu süreci tetikleyen etmenlerden birisi de Türkiye’nin türlü nedenlerle maruz bırakıldığı darbeler sürecidir. Toplumsal düzlemde yıkıcı etkilere yol açan bu süreçlere en etkili yanıt, Latife Tekin, Nazlı Eray ve Sema Kaygusuz gibi yazarların büyülü gerçekçi romanları ile verilir. ‘Edebiyatın toplumun bir anlatımı’ olduğu savı, bu süreçte bir kez daha doğrulanmıştır. Bu yazarlar kalemlerine sarılarak ülkelerinin içinde bulunduğu bu acıklı ikilemleri büyülü gerçekçi yazma biçemi ile okura sunma görevi üstlenmişlerdir.
Dolayısıyla, doğru yanıt A'dır.
Soru 109
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisidir?
Seçenekler
A
Nazlı Eray.
B
Latife Tekin.
C
Elif Şafak.
D
Duygu Asena.
E
Sema Kaygusuz.
Açıklama:
Sayfa 153.
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman evreni yaratmasına yol açar. Dolayısıyla, doğru yanıt B'dir.
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar. Daha yeni darbe sürecini yaşamış olan bir toplumun varoluşsal sıkıntısını, gerçekçi ya da sosyalist gerçekçi bir yaklaşımla öykülemek olası değildir. Bu varoluşsal sorgulamadan yola çıkan Tekin, büyülü gerçeklik akımına başvurarak, kendisini tüm bu sıkıntılı durumlardan uzaklaştıracak olan eski Türk kültür ve geleneğine yönelir. Bu yöneliş onun, düşsel ile gerçekliği belli bir denge içinde birbirine karıştırarak, büyülü bir roman evreni yaratmasına yol açar. Dolayısıyla, doğru yanıt B'dir.
Soru 110
Dede Korkut öykülerinde sıklıkla değinilen, hala Türk yaşamının özelliklerinden birisi olan ve günümüz Türk romanının önemli temalarından birisi olmaya devam eden öğe aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İslam yaşam biçiminin kutsallığı ve öncülüğünün sürdürülmesi.
B
Gök Tanrı inancı ve Türk ahlak kurallarının evrenselliği.
C
Batı ile Doğu ekini ve yaşam biçimi arasında sıkışmış ve arada kalmış insanların yaşamı.
D
Türk devlet ekininin köklülüğü ve bu ekinin dünya ve özellikle Anadolu coğrafyasındaki egemenliği.
E
Kağanlık sistemi ve adaletli uygulanışı.
Açıklama:
Sayfa 152.
Türk edebiyatının, Dede Korkut öyküleri, halk söylenceleri ve masallar gibi sözlü gelenekten kaynaklandığı düşünüldüğünde, bu sözlü anlatım tutumunun dil ve anlatım bakımından büyülü gerçekçiliğe ortam hazırladığı kolaylıkla anlaşılabilir. Büyülü gerçekçi romanlar, geçmişten günümüze Anadolu’da kültürel ve uzamsal olarak Batı ile Doğu ekini ve yaşam biçimi arasında sıkışmış ve arada kalmış insanların yaşamını öyküler. Dolayısıyla, doğru yanıt C'dir.
Türk edebiyatının, Dede Korkut öyküleri, halk söylenceleri ve masallar gibi sözlü gelenekten kaynaklandığı düşünüldüğünde, bu sözlü anlatım tutumunun dil ve anlatım bakımından büyülü gerçekçiliğe ortam hazırladığı kolaylıkla anlaşılabilir. Büyülü gerçekçi romanlar, geçmişten günümüze Anadolu’da kültürel ve uzamsal olarak Batı ile Doğu ekini ve yaşam biçimi arasında sıkışmış ve arada kalmış insanların yaşamını öyküler. Dolayısıyla, doğru yanıt C'dir.
Soru 111
- Düşülkesel (Fr. utopique) bir kurgu düzlemindedir
- Akıl sınırları içerisinde mantıklı öğeler barındırır
- 1960larda Latin Amerika edebiyatının yükselişi ile dikkat çekmiştir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, akıl sınırlarını zorlayan, mantık dışı öğeleri, sihirli şeyleri içinde barındıran ve bunları düşülkesel (Fr. utopique) ya da karşı-düşülkesel (Fr. dystopique) bir kurgu düzleminde ortaya koyan bir akımdır. Terim 1960’larda Latin Amerikan edebiyatının yükselişiyle dikkat çekmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 112
Aşağıdaki yazarlardan hangisi büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika'daki temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Julio Cortázar
C
Ernst Jünger
D
Miguel Angel Asturias
E
Gabriel García Márquez
Açıklama:
Ernst Jünger, büyülü gerçekçilik akımının Avrupa'daki temsilcilerindendir. Doğru cevap C'dir.
Soru 113
Alçaklığın Evrensel Tarihi başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gabriel García Márquez
B
Julio Cortázar
C
Jorge Luis Borges
D
Miguel Angel Asturias
E
Alejo Carpentier Carlos
Açıklama:
Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 114
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Massimo Bontempelli
B
Friedrich Leopold Freiherr von Hardenberg
C
Jorge Luis Borges
D
Alejo Carpentier
E
Floyd Merrel
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 115
Latin Amerika kökenli büyülü gerçekçiliğin önemli yazarlarından birisi olan ve Kızılderili-Maya söylencelerini (Fr. épopé) konu alan Guatemala Efsaneleri (1930)’ni yazan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Miguel Angel Asturias
B
Jorge Luis Borges
C
Julio Cortázar
D
Gabriel García Márquez
E
Alejo Carpentier
Açıklama:
Latin Amerika kökenli büyülü gerçekçiliğin önemli yazarlarından birisi de, Kızılderili-Maya söylencelerini (Fr. épopé) konu alan Guatemala Efsaneleri (1930)’ni yazan Guatemala’dan Miguel Angel Asturias’dır. Doğru cevap A'dır.
Soru 116
Akıl yoluyla kavranamayan doğaüstü güçlerin varlığına inanarak, bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan, kökleri Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi eski dinlere uzanan dinsel-düşünsel öğreti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gelecekçilik
B
Büyülü gerçekçilik
C
Dışavurumculuk
D
Gizemcilik
E
Kübizm
Açıklama:
Gizemcilik: Akıl yoluyla kavranamayan doğaüstü güçlerin varlığına inanarak, bunlara sevgi ve sezgi yoluyla ulaşılabileceğini savunan, kökleri Konfüçyüsçülük ve Taoculuk gibi eski dinlere uzanan dinsel-düşünsel öğretidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 117
- Batı'nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısına karşı gösterilen direniş
- Yerli halkın maruz kaldığı ırkçılık
- Kendi kimliğini oluşturma çabası
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Büyülü gerçekliğin özellikle Latin Amerika’da gelişmesinin temelinde, Batı’nın akılcı ve gerçekçi sömürgeci dünya algısı ve yönetimine karşı, yerli halkın, yıllarca maruz kaldığı sömürgeci ve ırkçı eylemlere direnerek, kendi kimliğini oluşturmasında bu güçlü söylensel geleneğin etkisi büyüktür (Erdem, 2011). Doğru cevap E'dir.
Soru 118
- Dinsel törenler
- Periler
- Nazar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Şaman inancında doğaüstü öğeler ile dinsel törenler, cin, peri, Hızır, nazar gibi büyülü ve gizemli olgu ve varlıklar halkın günlük yaşamının ve etkinliklerinin doğal bir bütünleyeni olduğu için, tüm bunlar büyülü gerçekçi Türk romancıları için doğal bir kaynak olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 119
1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nazlı Eray
B
Latife Tekin
C
Şule Gürbüz
D
Nedim Gürsel
E
Sema Kaygusuz
Açıklama:
Türkiye’de Büyülü Gerçeklik akımının ilk önemli temsilcisi olan Latife Tekin, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar. Doğru cevap B'dir.
Soru 120
Artemio Cruz’un Ölümü (La muerte de Artemio Cruz, 1962) adlı romanı yazan Meksikalı yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Julio Cortázar
B
Carlos Fuentes
C
Gabriel García Márquez
D
Francisco Tario
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
Carlos Fuentes'tir (11 Kasım 1928 - ö. 15 Mayıs 2012). Doğru cevap B'dir.
Soru 121
I. Ruhçözümleme teknikleri
II. Gerçeküstücülüğün mirası
III. Değiştirilmiş gerçekliğin ifadesi
IV. Doğaüstü ve doğalın yan yanalığı
Büyülü gerçekçilik yukarıdaki maddelerden hangilerini bünyesinde barındırır?
II. Gerçeküstücülüğün mirası
III. Değiştirilmiş gerçekliğin ifadesi
IV. Doğaüstü ve doğalın yan yanalığı
Büyülü gerçekçilik yukarıdaki maddelerden hangilerini bünyesinde barındırır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,III,IV
E
I,II,IV
Açıklama:
Yukarıdaki maddelerin tamamı büyülü gerçekçi akımın özelliklerini yansıtır.
c
c
Soru 122
Yirminci yüzyıl boyunca İspanyolca konuşulan dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal olaylar, yazarların toplumsal bilincini uyandırmaya hizmet edip, bu dille yazılan edebiyatın patlamasına yol açmıştır. Edebiyat gizemli dünyayı sunarak düş dünyasıyla insanları etkilemenin ve toplumsal sorunları göstermenin bir aracı durumuna gelmiştir.
Yukarıdaki parça büyülü gerçekçiliğin hangi özelliğine gönderme yapmaktadır?
Yukarıdaki parça büyülü gerçekçiliğin hangi özelliğine gönderme yapmaktadır?
Seçenekler
A
Düşsel ve gerçek olanın yan yana sunulması
B
Olağanüstü dekorlara yer verilmesi
C
İnsan ruhunun ve bilincinin konu edilmesi
D
Akılcılığa karşı çıkması
E
Mitoloji ve söylencelerden yararlanılması
Açıklama:
Edebiyat sosyal sorunları anlatırken düşsel bir atmosferle okuyucuyu bir parçası olduğu söylencelere ve kültüre bağlar.
Soru 123
Büyülü gerçekçilik terimini edebiyat alanında ilk defa kullanan Bontempelli’ye göre; “gerçekliği bütünüyle betimleyebilmek için edebiyatın görevi, gerçek ve düşsel dünyaların bir araya getirildiği yeni bir atmosfer yaratmaktır. Gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarabilmek için mitler ve efsaneler imgelem aracılığıyla anlatı sürecinde yer almalıdır.”
Bu tanımdan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Bu tanımdan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
Seçenekler
A
I. Dünya Savaşı sonrasında klasik gerçekçilik anlayışı yıkılmıştır.
B
Büyülü gerçekçilik İtalya'da faşizmin gelişiyle yükselmiştir.
C
I. Dünya Savaşı'nın sonuçları sanat anlayışını değişimine etki etmiştir.
D
Sanat doğrudan ve nesnel olma ilkesini terk etmeye başlamıştır.
E
Gerçeğin aktarımında kültürel derin yapı çözümlemesi temel olur.
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik faşizmin gelişiyle kesintiye uğramıştır. Diğer bütün maddeler doğrudur.
Soru 124
1948 yılında Alejo Carpentier'in öne attığı olağanüstü gerçekçilik terimiyle Latin Amerika'ya özgü bir akım tanımlanarak Avrupa'daki akımdan ayrılır. Ona göre; Avrupa savaşlarla yorgun düşmüş ve özgün kültürel değerlerini yitirmiştir. Bu nedenle çökmüş Avrupa anlayışına karşı, Latin Amerika kültürel değerleri öne çıkarılmalıdır.
Carpentier'in tanımından hareketle Latin Amerika'da akımın hangi özelliği öne çıkar?
Carpentier'in tanımından hareketle Latin Amerika'da akımın hangi özelliği öne çıkar?
Seçenekler
A
Kültürel mitoloji
B
Nesnel gerçekçilik
C
Ruh çözümlemesi
D
Akılcılık eleştirisi
E
Bağımsızlık vurgusu
Açıklama:
Avrupa akılcılığına karşı Latin Amerika inançları, gelenekleri, söylenceleri, masal ve mitolojisi akımın Latin Amerika'daki örneklerinde öne çıkar.
Soru 125
Büyülü gerçekçilik bu yapıtın yayımlandığı zamana kadar, bir üslup olmaktan öteye geçememiştir. Bu romanın yayınlamasından sonra yazınsal bir akım olarak değerlendirilmeye başlamıştır.
Sözü edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?
Sözü edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yüzyıllık Yalnızlık
B
Bu Dünyanın Krallığı
C
Sayın Başkan
D
Guatemela Efsaneleri
E
Kırmızı Pazartesi
Açıklama:
Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanı büyülü gerçekçiliği bir üslup olmanın ötesinde bir akım olarak değerlendirilmesine yol açmıştır.
Soru 126
Akıl sınırlarını zorlayan, mantık dışı öğeleri, sihirli şeyleri içinde barındıran ve bunları düşülkesel (Fr. utopique) ya da karşı-düşülkesel (Fr. dystopique) bir kurgu düzleminde ortaya koyan akımdır. Postmodern edebiyatın içinde bir yönelim ve bazı durumlarda bir teknik olarak da karşımıza bu akım, kendine özgü nitelikleri ve bu nitelikler çevresinde üretilen sanat yapıtlarının doğası dikkate alınarak birçok eleştirmen tarafından özgün bir sanat akımı olarak değerlendirilir. Bu şekilde tanımlanan edebi kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Sanal gerçeklik
C
Büyülü gerçekçilik
D
Distopya
E
Ütopya
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, akıl sınırlarını zorlayan, mantık dışı öğeleri, sihirli şeyleri içinde barındıran ve bunları düşülkesel (Fr. utopique) ya da karşı-düşülkesel (Fr. dystopique) bir kurgu düzleminde ortaya koyan bir akımdır. Postmodern edebiyatın içinde bir yönelim ve bazı durumlarda bir teknik olarak da karşımıza çıkan büyülü gerçekçilik, kendine özgü nitelikleri ve bu nitelikler çevresinde üretilen sanat yapıtlarının doğası dikkate alınarak birçok eleştirmen tarafından özgün bir sanat akımı olarak değerlendirilir
Soru 127
Büyülü gerçeklik kavramını resim alanında kullanan ilk kişi kimdir?
Seçenekler
A
Gabriel García Márquez
B
Franz Roh
C
Alejo Carpentier
D
Jorge Luis Borges
E
Ernst Jünger
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, ilk olarak 18. yüzyılda yazar takma adı Novalis olan Friedrich Leopold Freiherr von Hardenberg (1772-1801) tarafından, felsefî bir konuyu açıklamak amacıyla kullanılır. Daha sonra 1925 yılında Alman tarihçi ve sanat eleştirmeni Franz Roh, Dışavurumculuk-sonrası Büyülü Gerçekçilik: Judean Avrupa Resminin Sorunları adlı yapıtında resim alanında kullanmıştır.
Soru 128
Büyülü gerçekliği edebiyat alanında kullanan ilk yazar kimdir?
Seçenekler
A
Miguel Angel Asturias
B
Jorge Luis Borges
C
Pierre Mabille
D
Massimo Bontempelli
E
Curzio Malaparte
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik edebiyat alanında ilk kez İtalyan yazar ve eleştirmen Massimo Bontempelli (1878-1960) tarafından kullanılmıştır. 1926 yılında İtalyan yazar ve gazeteci Curzio Malaparte ile birlikte kurdukları Revue 900 adlı Fransız-İtalyan oluşumu dergide büyülü gerçekçilik üzerine düşüncelerini paylaşmıştır.
Soru 129
Eski masalların ve gerçek yaşamöykülerinin yapısını bozup kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülediği Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtıyla büyülü gerçekliğin ilk örneklerinden birini sunan Arjantinli yazar kimdir?
Seçenekler
A
Rob Gonsalves
B
Gustav Hartlaub
C
Estado Caberra
D
Miguel Angel Asturias
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik akımı, edebiyat alanında da etkisini kısa sürede gösterir. Arjantinli yazar Jorge Luis Borges (1899-1988) 1935 yılında Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtını yayımlar. Borges, edebiyat eleştirmenlerince ilk büyülü gerçekçi örnekçe olarak benimsenen bu yapıtında, eski masalların ve gerçek yaşamöykülerinin yapısını bozup kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülemiştir. Borges anlatısında, alçaklık kavramını her şeyin üzerinde evrensel bir değer olarak okura sunmuş, bu kavramı büyülü gerçekçi bir yaklaşımla okurla buluşturmuştur.
Soru 130
Hangisi 1988 sonrası dönemin büyülü gerçeklik üzerine yapılan çalışmalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Büyülü Gerçekçilik: Kuram, Tarih, Topluluk
B
Olağanüstü Gerçekçilik
C
Yansıtma, Türler ve Sömürgecilik-Sonrası Söylem: Yapıbozumcu Büyülü Gerçekçilik
D
Dışavurumculuk-sonrası Büyülü Gerçekçilik: Judean Avrupa Resminin Sorunları
E
Çağdaş Sömürgecilik-sonrası Söylem
Açıklama:
"Dışavurumculuk-sonrası Büyülü Gerçekçilik: Judean Avrupa Resminin Sorunları" adlı eser, büyülü gerçekliği resim alanında kullanan ilk kişi, Alman tarihçi ve sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından 1925 yılında kaleme alınmıştır.
Soru 131
Hangisi büyülü gerçekçi romancılar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Jacques Stephen Alexis
B
Jose Saramago
C
Mikhail Bulgakov
D
Juan Carlos Onetti
E
Latife Tekin
Açıklama:
Dünya yazınından, Jorge Luis Borges (Arjantin), Italo Calvino (İtalya), Alejo Carpentier (Küba), Angela Carter (İngiltere), Jeanette Winterson (İngiltere), Janet Frame (Yeni Zellanda), Carlos Fuentes (Meksika), Jacques Stephen Alexis (Haiti), Juan Rulfo (Meksika), Mikhail Bulgakov (Rusya), Salman Rushdie (İngiltere), Günter Grass (Almanya), Ernst Junger (Almanya), Arturo Uslar Pietri (Venezuela), Gabriel García Márquez (Kolombiya), Isabel Allende (Şili), Laura Esquivel (Meksika), Silvina Occampo (Arjantin), Eduardo Mallea (Arjantin), Ernesto Sabato (Arjantin), Bianco ve Julio Cortazar (Arjantin), Maria Luisa Bombal (Şili), Navas Calvo, Ramon Ferreira ve Labrador Ruiz (Küba), Jose Arreola, Francisco Tario, Maria Luisa Hidalgo ve Juan Rulfo (Meksika), Juan Carlos Onetti (Uruguay), Latife Tekin (Türkiye) (Leal, 1995, s. 121) büyülü gerçekçi romancılar arasında gösterilmektedir.
Soru 132
Büyülü gerçekliğin niteliğine ilişkin verilen "hayalet" örneğine göre kahvaltı masasında karşılaşılan hayaletten korkulması büyülü gerçekçi romanı hangi roman türünden ayırır?
Seçenekler
A
Polisiye
B
Tarihi
C
Fantastik
D
Romantik
E
Postmodern
Açıklama:
Genellikle fantastik türle karıştırılan bu akım, kimi yönleriyle fantastiği andırsa da temeldeki ayrım çok açık ve kesindir. Bu bağlamda, daha önce 1985 yılında Mary-Ellen Ross’un Jacques Ferron’un olağanüstü gerçekçiliği başlıklı doktora tezinde verdiği örneği geliştiren David Punter’in bu ayrıma ilişkin verdiği örneği burada anımsamak oldukça açıklayıcı görünmektedir: ‘Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur ve siz de korkar, dehşete düşerseniz bu [türce] korku ya da fantastik olur. Ancak eğer, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın? derseniz büyülü gerçekçilik olur. David Punter, bu örneği büyülü gerçekçiliğin önemli niteliklerinden yalnızca birisini belirtmesi açısından yeterli bulmayarak şu eklemeyi yapar: “Ancak siz, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın?’ dedikten sonra hayalet: ‘Benim büyükannem çok güzel soğan reçeli yapardı’ der ve siz buna karşılık ‘saçmalama, soğanın reçeli yapılmaz!’ derseniz, işte o zaman anlatı büyülü gerçekçi olur’
Soru 133
Büyülü gerçekçi bir roman için hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Olaylar, inandırıcılığının bozulmaması için yazar tarafından yansız ve dengeli bir biçimde öykülenir, yazar gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası içindedir.
B
Anlatılarda yalnızca doğa yasalarıyla açıklanabilen ya da gündelik neden-sonuç bağıntısı mantığıyla kavranabilen sıradan olaylar gerçekleşir.
C
Gerçekleşen olaylar kimi zaman okura gülünç ya da saçma gelse de çoğunlukla şaşkınlık ve korku yaratır
D
Anlatılara konu olan tarihsel olaylar anokranizme kaçmaksızın ve yapıbozuma uğratılmaksızın aslına sadık kalınarak sorunsallaştırılır.
E
Anlatıda cin, peri, hayalet ve değişik doğaüstü varlıkların örüntülediği söylenceler, törensel gelenekler ve halk öykülerine yer verilmez
Açıklama:
Büyülü gerçekçi bir romanda olaylar, inandırıcılığının bozulmaması için yazar tarafından yansız ve dengeli bir biçimde öykülenir, yazar gerçekdışı/düşsel olanla gerçek olanı dengeleme çabası içindedir. Bu itibarla diğer şıklarda ifade edilenlerin tam tersini düşünmek gerekir.
Soru 134
Büyülü gerçekçiliğin Türkiye'deki ilk temsilcisi kimdir?
Seçenekler
A
Nilgün Marmara
B
Nazlı Eray
C
Leyla Erbil
D
Sema Kaygusuz
E
Latife Tekin
Açıklama:
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir.
Soru 135
Hangisi romanlarında büyülü gerçekçi ile fantastik öğeleri beraber kullanan Nazlı Eray romanlarından biridir?
Seçenekler
A
Sevgili Arsız Ölüm
B
Aşkı Giyinen Adam
C
Yere Düşen Dualar
D
Ortadan Yarısından
E
Sandık Lekesi
Açıklama:
Aşkı Giyinen Adam, Nazlı Eray romanlarındandır. Sandık Lekesi, Ortadan Yarısından ve Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz, Sevgili Arsız Ölüm ise Latife Tekin'e ait eserlerdir.
Soru 136
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçeklik resmi için " somut nesnenin gizemi gerçekçi bir biçimde resimlendirilerek yakalanmasıdır" diyen kişidir?
Seçenekler
A
Franz Roh
B
Amaryll Chanady
C
SEymour Menton
D
Lois Parkinson Zamora
E
Wendy Faris
Açıklama:
Franz Roh, büyülü gerçeklik resmi için " somut nesnenin gizemi gerçekçi bir biçimde resimlendirilerek yakalanmasıdır" diyen kişidir. Ona göre, büyülü gerçekçi resimler, büyülü gerçekliğin düşsel dünyası ile gerçek dünyanın bir araya gelmesiyle oluşur. Çünkü resimlerde gerçek dünya olağan bir manzara gibi görünürken, birdenbire resmin düşsel dünyayı ve gerçek olmayan bir şeyi yansıttığını da görebiliriz. Gerçek ile düş, edebiyatta olduğu gibi iç içedir.
Soru 137
Aşağıdaki yazarlardan hangisi "büyülü gerçekliğin dünyanın iki resmi arasındaki çelişkiden kaynaklandığını" açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Bettina Shaw Lawrence
B
Floyd Merrel
C
Paul Cadmus
D
Ivan Albright
E
Philip Evergood
Açıklama:
Floyd Merrel, büyülü gerçekliğin dünyanın iki resmi arasındaki çelişkiden kaynaklandığını" açıklamaktadır. Bu nedenle büyülü gerçeklik, gerçeğe ya da yazarın bilincinde olduğu dünyaya dayanmaktadır. Amerikalı yerlilerin batıl inançlarını ve söylencelerini anlatırken, gerçekliğin olağan koşullarda farkında olmadığımız boyutlarının görülmesini sağlamaktadır.
Soru 138
Aşağıdakilerden hangi yazar, "gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarabilmek için mitler ve efsaneler imgelem aracılığıyla anlatı sürecinde yer almaktadır" ifadesini kullanmıştır?
Seçenekler
A
Max Beckman
B
Rudolf Schlichter
C
Massimo Bontempelli
D
Oscar Kokoschka
E
Ludvig Meidner
Açıklama:
Massimo Bontempelli, gerçekliğin daha derin bir tabakasını ortaya çıkarabilmek için mitler ve efsaneler imgelem aracılığıyla anlatı sürecinde yer almaktadır ifadesini kullanmıştır.
Soru 139
Aşağıdaki yazarlardan hangisi "büyülü gerçeklik yerine olağanüstü gerçeklik" kavramını kullanmıştır?
Seçenekler
A
Julio Cortazar
B
George Borges
C
Miguel Angel Asturias
D
Alejo Carpentier
E
Erns Jünger
Açıklama:
Alejo Carpentier, büyülü gerçeklik yerine olağanüstü gerçeklik" kavramını kullanmıştır. Ona göre Avrupa savaşlarla yorgun düşmüş kültürel değerlerini yitirmiştir. Bu nedenle çökmüş Avrupa anlayışına karşı, Latin Amerika kültürel değerleri öne çıkmaktadır.
Soru 140
Aşağıdakilerden hangisi Carpentier'in büyük ölçüde gerçeküstücü akımdan etkilenerek oluşturduğu olağanüstü gerçeklik kavramının sürülen yaşamsal gerçeklikten doğduğu kıtadır?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Asya
C
Okyanusya
D
Kuzey Amerika
E
Latin Amerika
Açıklama:
Carpentier'in büyük ölçüde gerçeküstücü akımdan etkilenerek oluşturduğu olağanüstü gerçeklik kavramı, Latin Amerika'da sürülen yaşamsal gerçeklikten doğar. Bir zamanlar Portekiz ve İspanya gibi ülkelerin sömürgesi olarak yerli ve Avrupalı nüfusun kendi gelenek ve ekinleriyle bir arada yaşadığı bu coğrafya gerçeküstücülerin savlarını kanıtlaması için varsıl olanaklar sunmuştur.
Soru 141
Aşağıdaki yazarlardan hangisi "büyülü gerçekliği,fantastik, ruhsal ve gerçeküstücü edebiyattan ayırır?"
Seçenekler
A
Luis Leal
B
Alejo Carpentier
C
André Breton
D
Arturo Uslar Pietri
E
Gabriel Garcia Marquez
Açıklama:
Luis Leal, büyülü gerçekliği,fantastik, ruhsal ve gerçeküstücü edebiyattan ayırır. BU akım, gerçeküstücüler gibi düş motiflerine yer vermez, fantastik ve bilim kurgu gibi düşsel evrenler yaratarak gerçekliği bozmaz, anlatı kişilerinin ruhsal çözümlemesini yapmaya girişmez ve davranışlarının nedenlerini sorgulamaz.
Soru 142
Aşağıdakilerden hangisi "Yüzyıllık Yalnızlık" romanını yazan kişidir?
Seçenekler
A
Donald Yates
B
Gabriel Garcia Marquez
C
Irlemar Chiampi
D
Michael Dash
E
André Breton
Açıklama:
Gabriel Garcia Marquez, "Yüzyıllık Yalnızlık" romanının yazarıdır. Marquez'in bu yapıtının yayımlandığı zamana kadar, büyülü gerçeklik bir biçem (uslup) olmaktan öteye geçememiştir. Bu romanın yayınlanmasından sonra, bu yazma biçemi, yazınsal bir akım olarak değerlendirilmeye başlar.
Soru 143
Aşağıdakilerden hangisi "gerçekliğin postmodern bir görüntüsünü" ifade eder?
Seçenekler
A
Korku
B
Fantastik
C
Büyülü Gerçeklik
D
Sanal Gerçeklik
E
Artırılmış Gerçeklik
Açıklama:
Büyülü gerçeklik, içinde büyülü öğeleri barındıran gerçeklik anlayışı çerçevesinde, "düşsel/gerçekdışılık ile gerçekliği birbirine bağlayan" gerçekliğin postmodern bir görüntüsüdür.
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi fantastik anlatı için belirlenen koşullardan biridir?
Seçenekler
A
Anlatıcı ve anlatı kişilerinin, doğaüstünü doğal bir durum olarak karşılamaları gerekir.
B
Okur, kurmacasal temsil bağlamında doğallığı sorgulamamalıdır
C
Anlatılarda sunulan gerçekliğin gerçekçi ve büyülü düzeylerinin dengeli ve uyumlu bir bütünlük sağlaması gerekmektedir
D
Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddüte bırakılmalıdır
E
Anlatıcı-yazar ile anlatı-kişileri, anlatıda öykülenen doğaüstü ile gerçekçi olayların uyumlu bütünlüğünü bozacak biçimde açıklama yapmamalı ve yaklaşmamalıdır
Açıklama:
Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü yasalara uygunluğu arasında tereddüte bırakılmalıdır. Bu durum fantastik anlatı için belirlenen koşullardan biridir.
Soru 145
Aşağıdakilerden hangisi Sevgili Arsız Ölüm'ün yazarıdır?
Seçenekler
A
Nazlı Eray
B
Sema Kaygusuz
C
Oğuz Atay
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Latife Tekin
Açıklama:
Latife Tekin, Sevgili Arsız Ölüm'ün yazarıdır. Roman, 1960'lı yıllarda Anadolu'nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar.
Soru 146
Aşağıdaki yazarlardan hangisi büyülü gerçekçilik terimini ilk olarak değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanmıştır?
Seçenekler
A
Arturo Uslar-Petri
B
Franz Roh
C
Alejo Carpentier
D
Massimo Bontempelli
E
Gilbert Keith Chesterton
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Alman sanat eleştirmeni Franz Roh büyülü gerçekçilik terimini ilk olarak değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanmıştır.
Soru 147
Aşağıdakilerden yazarlardan hangisi Bu Dünyanın Krallığı romanın yazarıdır?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Luis Borges
C
Emile Zola
D
Alejo Carpentier
E
Arthur Rimbaud
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Bu Dünyanın Krallığı romanın yazarı Alejo Carpentier'dir.
Soru 148
Aşağıdaki ressamlardan hangisi 1923 yılında resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, yeni nesnellik kavramını önermiştir?
Seçenekler
A
Max Beckman
B
Rudolf Schlichter
C
Oscar Kokoschka
D
Ludvig Meidner
E
Gustav Hartlaub
Açıklama:
Doğru cevap E dir. 1923 yılında Gustav Hartlaub resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, yeni nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önermiştir.
Soru 149
Aşağıdakilerden hangisi Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtın yazarıdır?
Seçenekler
A
Curzio Malaparte
B
Massimo Bontempelli
C
Pierre Mabille
D
Jorge Luis Borges
E
Miguel Angel Asturias
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtın yazarıdır.
Soru 150
Yıllarca hakkettiği değeri görmeyen “Haitililerin Büyüleyici Gerçekçiliği” bildirisinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Angel Flores
B
Jacques Stephen Alexis
C
Alejo Carpentier
D
Heinrich von Kleist
E
Luis Leal
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Yıllarca hakkettiği değeri görmeyen “Haitililerin Büyüleyici Gerçekçiliği” bildirisinin yazarı Jacques Stephen Alexis'tir.
Soru 151
“Latin Amerika Büyülü Gerçekçiliği” çalışmasının yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irlemar Chiampi
B
Donald Yates
C
Michael Dash
D
Jacques Stephen Alex
E
Amaryll Chanady
Açıklama:
Doğru cevap A dır. “Latin Amerika Büyülü Gerçekçiliği” çalışmasının yazarı Irlemar Chiampi'dir.
Soru 152
Aşağıdaki yazarlardan hangisi ve hangi eserinde, kurgusal bir öyküsel biçim olarak büyülü gerçekçilik ile fantastik arasında kuramsal bir ayrım önermiştir?
Seçenekler
A
Christiane Van de Putte - Büyülü Gerçekçilik: Roman, Resim ve Sinema, başlıklı çalışmasında
B
Irlemar Chiampi - “Latin Amerika Büyülü Gerçekçiliği” başlıklı çalışmasında
C
Jacques Stephen Alex - Büyüleyici Gerçekçilik adlı yapıtında
D
Stephen Slemon - “Sömürgecilik-sonrası Söylem Olarak Büyülü Gerçekçilik” başlıklı makalesinde
E
Amaryll Chanady - Büyülü Gerçekçilik ve Fantastik: Çözülmüş ve Çözülmemiş Karşıtlık başlıklı karşılaştırmalı tezinde
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Amaryll Chanady, Büyülü Gerçekçilik ve Fantastik: Çözülmüş ve Çözülmemiş Karşıtlık başlıklı karşılaştırmalı tezinde, kurgusal bir öyküsel biçim olarak büyülü gerçekçilik ile fantastik arasında kuramsal bir ayrım önermiştir.
Soru 153
Aşağıdaki yazarlardan hangisi fantastik türün en önemi niteliğini, doğa yasalarına göre yaşayan bir kişinin, beklenmedik bir anda doğaüstü bir olayla karşılaşması durumunda nasıl davranması gerektiğini bilememesi durumu olarak açıklamıştır?
Seçenekler
A
Roland Walter
B
Tzvetan Todorov
C
Mary-Ellen Ross
D
Jean Pierre Durix
E
Stephen Slemon
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Tzvetan Todorov, fantastik türün en önemi niteliğini, doğa yasalarına göre yaşayan bir kişinin, beklenmedik bir anda doğaüstü bir olayla karşılaşması durumunda nasıl davranması gerektiğini bilememesi durumu olarak açıklamıştır?
Soru 154
Melezleşme kavramını öne çıkaran yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tzvetan Todorov
B
Alejo Carpentier
C
Brenda Cooper
D
Roland Walter
E
Mary-Ellen Ross
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Melezleşme kavramını öne çıkaran yazar Brenda Cooper'dir.
Soru 155
"Büyülü gerçekçilik" terimi ilk olarak kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Franz Roh
B
Arturo Uslar-Petri
C
Alejo Carpentier
D
Massimo Bontempelli
E
Ernst Jünger
Açıklama:
Bilindiği kadarıyla büyülü gerçekçilik terimi ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından değiştirilmiş gerçekliği gösteren bir tabloyu tanımlamak için kullanılmıştır.
Soru 156
Büyülü gerçekçilik akımı hangi yıldan itibaren özellikle Latin Amerika ülkelerinde büyük gelişme göstermiştir?
Seçenekler
A
1980
B
1970
C
1960
D
1985
E
1990
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik akımı 1960’lı yıllardan itibaren özellikle Latin Amerika ülkelerinde büyük gelişme göstermiştir.
Soru 157
Aşağıdakilerden hangisi Büyülü gerçekçilik akımının ikinci yarısını kapsayan dönemin ressamlarından birisidir?
Seçenekler
A
Paul Cadmus
B
Amaryll Chanady
C
Seymour Menton
D
Lois Parkinson Zamora
E
Wendy Faris
Açıklama:
Akımın ikinci dönemi, 1930-1950 yılları arasını kapsar. Bu dönemde Bettina ShawLawrence, Paul Cadmus, Ivan Albright, Philip Evergood, George Tooker ve Andrew Wyeth gibi Kuzey Amerikalı ve Avrupalı ressamlar tarafından, genellikle Roh’un “olağanüstü” adını verdiği şeyi barındıran, gündelik gerçekliğe değil, daha çok biçem bozukluklarının ve abartıların kullanıldığı gerçeküstü dekora sahip “büyülü gerçekçi” resimler yapılmıştır.
Soru 158
Charles W. Scheel’e göre büyülü gerçekçiliği, tarihsel olarak kaç dönemde incelemek gerekir?
Seçenekler
A
3
B
2
C
5
D
4
E
6
Açıklama:
Charles W. Scheel’e göre büyülü gerçekçiliği, tarihsel olarak 4 büyük dönemde incelemek gerekir
Soru 159
1923 yılında anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını öneren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rudolf Schlichter
B
Gustav Hartlaub
C
Oscar Kokoschka
D
Karl Hubbuch
E
Otto Dix
Açıklama:
1923 yılında Gustav Hartlaub, anlatımcılığa tepki olarak resim sanatı için büyülü gerçekçilik yerine, Yeni Nesnellik (İng. New Objectivism) kavramını önerir
Soru 160
Edebiyat eleştirmenlerince ilk büyülü gerçekçiliğe örnekçe olarak benimsenen yapıt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sayın Başkan
B
Guatemala Efsaneleri
C
Bu Dünyanın Krallığı
D
Alçaklığın Evrensel Tarihi
E
Miroir du merveilleux (Olağanüstünün aynası)
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik akımı, edebiyat alanında da etkisini kısa sürede gösterir. Arjantinli yazar Jorge Luis Borges (1899-1988) 1935 yılında Alçaklığın Evrensel Tarihi adlı yapıtını yayımlar. Borges, edebiyat eleştirmenlerince ilk büyülü gerçekçi örnekçe olarak benimsenen bu yapıtında, eski masalların ve gerçek yaşam öykülerinin yapısını bozup kurmaca ile gerçekliği aynı anda iç içe geçirerek yeniden öykülemiştir.
Soru 161
Büyülü gerçekçilik akımın en çok tanınan yazarlarından birisi ve 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın yazarı olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gabriel García Márquez
B
Arturo Uslar Pietri
C
Alejo Carpentier
D
Miguel Angel Asturias
E
Jorge Luis Borges
Açıklama:
Bu akımın en çok tanınan yazarlarından birisi, 1967 yılında yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık adlı romanın yazarı, Kolombiyalı romancı Gabriel García Márquez’dir.
Soru 162
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi olan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yener Gökçe
B
Sema Kaygusuz
C
Nazlı Eray
D
Latife Tekin
E
Onat Kutlar
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir.
Soru 163
Aşağıdakilerden hangisi büyülü gerçekçilik akımının Türk Edebiyatındaki ilk örneğidir?
Seçenekler
A
Sevgili Arsız Ölüm
B
Yere Düşen Dualar
C
Aşkı Giyinen Adam
D
Rüzgarın gölgesi
E
Yüzyıllık yalnızlık
Açıklama:
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’de, 1960’lı yıllarda Anadolu’nun kırsal bölgesinde yer alan bir köyden, büyük bir kente (İstanbul) göç eden Aktaş ailesinin karşılaştığı sorunları ve bunalımları, köy-kent kültürel çatışması bağlamında tartışmaya açar
Soru 164
Türk Edebiyatında büyülü gerçekçilik kavramı kullanılırken aşağıdaki imgelerden hangisinden yararlanılamaz?
Seçenekler
A
Masal
B
Fal
C
Nazar
D
Büyü
E
bilim
Açıklama:
Yazarlar Türk kültüründe geleneksel olarak var olan masal, hurafe, cin, medyum ve fal gibi imgeleri kullanarak, büyülü gerçekçi dekoru kurarlar. Büyülü gerçekçiliğin amacı, olağanüstü olanı olabildiğince sıradanlaştırarak, onu gerçekle harmanlayıp okura sunmaktır.
Soru 165
I. Akıl sınırlarını zorlayan ögeler taşır.
II. Düşülkesel veya karşı-düşülkesel olabilir.
III. Postmodern edebiyat içinde bir yönelimdir.
Yukarıda büyülü gerçekçilik hakkında verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Düşülkesel veya karşı-düşülkesel olabilir.
III. Postmodern edebiyat içinde bir yönelimdir.
Yukarıda büyülü gerçekçilik hakkında verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I,II
C
Yalnız II
D
Yalnız III
E
I,II,III
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik, akıl sınırlarını zorlayan, mantık dışı öğeleri, sihirli şeyleri içinde barındıran ve bunları düşülkesel (Fr. utopique) ya da karşı-düşülkesel (Fr. dystopique) bir kurgu düzleminde ortaya koyan bir akımdır. Postmodern edebiyatın içinde bir yönelim ve bazı durumlarda bir teknik olarak da karşımıza çıkan büyülü gerçekçilik, kendine özgü nitelikleri ve bu nitelikler çevresinde üretilen sanat yapıtlarının doğası dikkate alınarak birçok eleştirmen tarafından özgün bir sanat akımı olarak değerlendirilir
Soru 166
Büyülü gerçekçilik akımı Türk edebiyatına geçerken hangi sorunla karşılaşılmıştır?
Seçenekler
A
Akımın çıktığı güney Amerika ülkelerine olan uzaklık
B
Akımın modern edebiyata ait olarak düşünülmesi
C
Büyülü ve büyüleyici sözcükleri arasındaki farkın gözden kaçırılması
D
Gerçekçilik hakkında yeteri birikim bulunmaması
E
Akımın anlatı tarzının Türk edebiyatına uygun olmayışı
Açıklama:
Bu akım Türk edebiyatına geçerken bir tanım karmaşasını da beraberinde getirmiştir:
“Büyülü gerçekçilik”, “büyüleyici gerçekçilik”, “olağanüstü gerçekçilik” diye tanımlanan
“magic realism”, “magical realism” ve “marvellous realism” tanımlarını sıklıkla birbirinin
yerine kullanılmaktadır.
“Büyülü gerçekçilik”, “büyüleyici gerçekçilik”, “olağanüstü gerçekçilik” diye tanımlanan
“magic realism”, “magical realism” ve “marvellous realism” tanımlarını sıklıkla birbirinin
yerine kullanılmaktadır.
Soru 167
Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açan edebiyatçı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Jorge Luis Borges
B
Julio Cortázar
C
Miguel Angel Asturias
D
Alejo Carpentier Carlos
E
Gabriel García Márquez
Açıklama:
Jorge Luis Borges Alçaklığın Evrensel Tarihi (1935) başlığını taşıyan ilk büyülü gerçekçi yapıtıyla öteki Latin Amerikalı yazarlara da yol açmıştır.
Soru 168
Büyülü gerçekçiliğin aşağıda verilen kavramlardan hangisiyle olan ilişkisinin daha zayıf bir ilişki olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Fütürizm
B
Dadaizm
C
Gizemcilik
D
Sürrealizm
E
Klasizm
Açıklama:
Büyülü gerçekçilik gerçekliğin yerini onu çok fazla bozmadan alan bir postmodern akım olduğu için eski bir akım olan klasizmle daha zayıf bir bağ taşır.
Soru 169
‘Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur ve siz de korkar, dehşete düşerseniz bu [türce] korku ya da fantastik olur. Ancak eğer, ‘Ah, bir hayalet; lütfen şu reçeli bana uzatır mısın? derseniz büyülü gerçekçilik olur.'
Yukarıdaki açıklama büyülü gerçekçiliğin hangi özelliğini vurgulamaktadır.
Yukarıdaki açıklama büyülü gerçekçiliğin hangi özelliğini vurgulamaktadır.
Seçenekler
A
Fantastik ögeler barındırması
B
Gerçek dekorlar kullanması
C
Günlük hayatla ilgili olaylarla ilgili olması
D
Düşsel ve gerçek ögeleri dengelemesi
E
Gerçek olmayana değer vermemesi
Açıklama:
Verilen durum fantastik ve gerçekçi ögelerin dengede sunulmasını vurgulamaktadır.
Soru 170
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye'deki temsilcisi olan yazar aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Aziz Nesin
B
Selim İleri
C
Bilge Karasu
D
Latife Tekin
E
Füruzan
Açıklama:
Latife Tekin, büyülü gerçekçiliğin Türkiye'deki edebi temsilcisidir.
Soru 171
1. Okur, anlatı kişilerinin öykülerinin geçtiği uzamı, içinde yaşanan gerçek uzamla
örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü
yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
2. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi
okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini
bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
3. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr.
poétique) yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da
anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği koşullardandır?
örtüştürmek zorunda kalmalı ve bu öykülerin açıklamasının doğal ile doğaüstü
yasalara uygunluğu arasında tereddütte bırakılmalıdır.
2. Anlatı kişilerinden birisi, bu tereddüdü deneyimler ve bunun sonucunda bu kişi
okurun rolünü üstlenmiş olduğundan, saf bir okuma durumunda okur kendisini
bu anlatı kişisiyle özleştirmiş olur.
3. Okur, metne karşı belirli bir tutum takınarak, yerinel (Fr. allégorique) ve şiirsel (Fr.
poétique) yorumları reddetmelidir. Bu bağlamda, anlatıcı-yazar, anlatıcı-kişi ya da
anlatı kişileri öykünün sonuna ilişkin önsel bilgiler vermekten kaçınmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği koşullardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Öncüllerden hepsi de Todorov'un fantastik anlatı için belirlediği koşullardandır.
Soru 172
Büyülü gerçekçi eserlerde gizemli bir uzam söz konusudur diyen biri türe kaynaklık eden hangi özelliğe atıfta bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Neden-sonuç bağlantısının ters yüz olması
B
Melezleşme sonucu coğrafi saptamanın zorlaşması
C
Fantastik ögelerin gerçek dünyaya taşınması
D
Söylensel geleneğin takip edilmesi
E
Okurla metin arasında uzaklık duygusu yaratılması
Açıklama:
Melezleşme, anlatıların zaman ve uzam birliğini bozarak, çevrimsel söylensel zamanı çizgisel süredizimsel zamanla harmanlar. Uzama gelince, coğrafi olarak saptamanın pek olası olmadığı, bunun yanında sınırsız bir imgelemeden doğan fantastik bir uzam değil, gizemli bir uzam söz konusudur.
Soru 173
Büyülü gerçekçilik akımının Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’in 1983 yılında yayımladığı ilk romanı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Buzdan kılıçlar
B
Gece dersleri
C
Berci Kristin Çöp Masalları
D
Sevgili Arsız Ölüm
E
Ormanda Ölüm Yokmuş
Açıklama:
Bu akımın Türkiye’deki ilk önemli temsilcisi Latife Tekin’dir. Yazar, 1983 yılında yayımladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’dür.
Soru 174
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi büyülü gerçekçilik akımına katılmış yazarlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Alejo Carpentier
B
Ben Okri
C
Günter Grass
D
Italo Calvino
E
Yaroslav Hasek
Açıklama:
E şıkkı hariç diğer şıklardaki yazarlar büyülü gerçekçilik yazarlarıdır.
Ünite 7
Soru 1
''Rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir” fikrini aşağıdaki düşünürlerden hangisi savunuyordu?
Seçenekler
A
Hegel
B
Descartes
C
Kant
D
Foucault
E
Habermas
Açıklama:
Doğru cevap A dır. ''Rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir” fikrini Hegel savunuyordu .
Soru 2
Hapishanenin Doğuşu adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Foucault
C
Habermas
D
Baudrillard
E
Lyotard
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Hapishanenin Doğuşu adlı eserin yazarı Foucault'tır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisine göre göre 18. yüzyılda Aydınlanma filozofları tarafından formüle edilen modernite projesi, nesnel bilim, evrensel ahlak ve hukuk ve kendi iç mantığına göre özerk sanatın geliştirilmesi çabalarına dayanıyordu?
Seçenekler
A
Descartes’a göre
B
Lyotard'a göre
C
Habermas’a göre
D
Klages'a göre
E
Proust'a göre
Açıklama:
Doğru cevap C dir. Habermas’a göre 18. yüzyılda Aydınlanma filozofları tarafından formüle edilen modernite projesi, nesnel bilim, evrensel ahlak ve hukuk ve kendi iç mantığına göre özerk sanatın geliştirilmesi çabalarına dayanıyordu.
Soru 4
Habermas, “Modernite, Bitmemiş Bir ...” başlıklı konuşmasında, estetik modernitenin ruh ve disiplininin kendini Baudelaire’in çalışmalarında bulduğunu, daha sonra da ve sürrealistlerle zirveye çıktığını söyler. Cümledeki boşluğa hangi kelime gelmelidir?
Seçenekler
A
Şiir
B
Yazı
C
Sanat eseri
D
Proje
E
Roman
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Habermas, “Modernite, Bitmemiş Bir Proje” başlıklı konuşmasında, estetik modernitenin ruh ve disiplininin kendini Baudelaire’in çalışmalarında bulduğunu, daha sonra da ve sürrealistlerle zirveye çıktığını söyler.
Soru 5
Tarihçi Mark Poster'e göre, modernist düşüncenin insanlığa mutluluk getireceği fikrinin 20. Yüzyılın ikinci yarısında sorgulanmaya başlanmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yaşayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulanması;
B
Feminist hareketin güç kazanması;
C
Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi;
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Sıralanan hepsi Tarihçi Mark Poster'e göre, modernist düşüncenin insanlığa mutluluk getireceği fikrinin 20. Yüzyılın ikinci yarısında sorgulanmaya başlanmasının nedenleridir.
Soru 6
Simülasyonlar adlı eseri kim yazmıştır?
Seçenekler
A
Descartes
B
Baudrillard
C
Foucault
D
T.S. Eliot
E
Niall Lucy
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Simülasyonlar adlı eseri Baudrillard yazmıştır.
Soru 7
“Düşünüyorum öyleyse varım” sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Sartre’a
B
Kant’a
C
Descartes'a
D
Foucault'a
E
Jameson'a
Açıklama:
Doğru cevap C dir. “Düşünüyorum öyleyse varım” sözü Descartes'a aittir.
Soru 8
Zamansız Düşünceler adlı eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Foucault'a
B
Niall Lucy'e
C
Lyotard'a
D
Nietzsche’e
E
Eagleton'a
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Zamansız Düşünceler adlı eser Nietzsche’e aittir.
Soru 9
Büyük Anlatı (“Grand Récit”) kavramını aşağıdakilerden hangisi öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Niall Lucy
B
Eagleton
C
Jameson
D
Toynbee
E
Lyotard
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Büyük Anlatı (“Grand Récit”) kavramını Lyotard öne sürmüştür.
Soru 10
Calinescu (1985), (bugünkü anlamına yakınlığı açısından )“postmodernizm” terimini türetenin kim olduğunu söyler?
Seçenekler
A
Toynbee
B
Calinescu
C
Lyotard
D
Nietzsche
E
Baudrillard
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Calinescu (1985), (bugünkü anlamına yakınlığı açısından )“postmodernizm” terimini türetenin Toynbee olduğunu söyler.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyıl Modernizminin kurucularından biri değildir?
Seçenekler
A
Pound
B
Eliot
C
Joyce
D
Woolf
E
Comte
Açıklama:
Modernizm 20. Yüzyılda Batıda sanat hakkında öne sürülen fikirlerle aşağı yukarı aynı sınırlara sahiptir. (Bu fikirlerin ilk izlerine 19. Yüzyılda da rastlanır.) Modernizm, görsel sanatlarda, müzikte, edebiyatta ve tiyatroda, sanatın nasıl yapılması, tüketilmesi ve ne anlama gelmesi gerektiğiyle ilgili Viktorya dönemi ölçülerini reddeden bir harekettir. 1910lardan 1930lara kadar süren “yüksek modernizm” döneminde, modernizmin önde gelen isimleri, şiir ve edebiyatın ne olabileceğini ve ne yapabileceğini kökten değiştirerek yeniden tanımlar. Woolf, Joyce, Eliot, Pound, Stevens, Proust, Mallarme, Kafka ve Rilke gibi isimler yirminci yüzyıl modernizminin kurucusu olurlar.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi edebiyat açısından modernizmin belli başlı özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İzlenim ve öznelliğe vurgu.
B
Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlaki konumların sağladığı tavra yakın durma.
C
Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel, düzyazının daha şiirsel olması.
D
Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
E
Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
Açıklama:
Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özellikleri şunlardır:
• Yazıda (ve görsel sanatlarda) izlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok “görme”nin (ya da okumanın ya da algılamanın kendisinin) nasıl gerçekleştiğine vurgu. Buna bilinç-akışı tarzındaki yazı örnek verilebilir.
• Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma
• Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel (T.S. Eliot ve EE Cummings’deki gibi) ve düzyazının daha şiirsel olması (Woolf ve Joyce’da olduğu gibi.)
• Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
• Sanat eserinin üretimine yönelik bir öz-bilinç (kendini bilme, kendini yansıtma) eğiliminin oluşması. Böylece her bir sanat eseri bir üretim olarak, yapılan ve çeşitli şekillerde tüketilen bir şey olarak kendi durumuna dikkat çeker.
• Minimalist tasarımların, spontanlığın ve yaratımdaki keşfin karmaşık biçim estetiğine tercih edilmesi,
• Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
• Yazıda (ve görsel sanatlarda) izlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok “görme”nin (ya da okumanın ya da algılamanın kendisinin) nasıl gerçekleştiğine vurgu. Buna bilinç-akışı tarzındaki yazı örnek verilebilir.
• Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma
• Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel (T.S. Eliot ve EE Cummings’deki gibi) ve düzyazının daha şiirsel olması (Woolf ve Joyce’da olduğu gibi.)
• Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
• Sanat eserinin üretimine yönelik bir öz-bilinç (kendini bilme, kendini yansıtma) eğiliminin oluşması. Böylece her bir sanat eseri bir üretim olarak, yapılan ve çeşitli şekillerde tüketilen bir şey olarak kendi durumuna dikkat çeker.
• Minimalist tasarımların, spontanlığın ve yaratımdaki keşfin karmaşık biçim estetiğine tercih edilmesi,
• Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
Soru 13
Habermas'ın, “Modernite, Bitmemiş Bir Proje” başlıklı konuşmasında ifade ettiğine göre, estetik modernitenin ruh ve disiplini kendini kimin çalışmalarında bulmaktadır?
Seçenekler
A
Joyce
B
Pound
C
Baudelaire
D
Stevens
E
Proust
Açıklama:
Habermas, “Modernite, Bitmemiş Bir Proje” başlıklı (daha sonradan yayımlanan) konuşmasında, estetik modernitenin ruh ve disiplininin kendini Baudelaire’in çalışmalarında bulduğunu, daha sonra dada ve sürrealistlerle zirveye çıktığını söyler.
Soru 14
“Modernizm muhalif sanattı, orta sınıfın utanç verici ya da saldırgan bulacağı şekilde ortaya çıkıyordu: çirkin, ahenksiz, bohem, cinsel açıdan şok edici. Alay edilecek bir şeydi: yüksek zevke ve sağduyuya bir saldırıydı ya da yirminci yüzyıl başlarındaki orta sınıfın çalışma ilkelerine ve hakim gerçekliğe bir meydan okumaydı. Yerleşik düzene karşı tehlikeli ve yıkıcıydı."
Bu sözler aşağıdakilerden hangisine aittir?
Bu sözler aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Wolf
B
Eliot
C
Kafka
D
Jameson
E
Joyce
Açıklama:
Jameson'a aittir.
Soru 15
Modernist düşüncenin insanlığa mutluluk getireceği düşüncesinin 20. Yüzyılın ikinci yarısında sorgulanmaya başlandığını söyleyen ve bunu üç ana neden ile açıklayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Habermas
B
Poster
C
Jameson
D
Joyce
E
Eliot
Açıklama:
Tarihçi Mark Poster, modernist düşüncenin insanlığa mutluluk getireceği düşüncesinin 20. Yüzyılın ikinci yarısında sorgulanmaya başlandığını söyler (akt. Doltaş, 2003). Bunun üç ana nedeni vardır:
1. Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yaşayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulamaya başladı. Bu düşünce insanların değil belli toplumların ve grupların çıkarlarına hizmet ediyordu.
2. Feminist hareketin güç kazanması: Kadın hareketi Batı toplumlarının yapısının ve ilkelerinin, kadın erkek eşitliğine ve herkesin mutluluğuna değil ataerkil sisteme ve özelde beyaz ve orta sınıf erkeğin çıkar ve mutluluğuna hizmet ettiğini göstermişlerdi.
3. Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi.
1. Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yaşayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulamaya başladı. Bu düşünce insanların değil belli toplumların ve grupların çıkarlarına hizmet ediyordu.
2. Feminist hareketin güç kazanması: Kadın hareketi Batı toplumlarının yapısının ve ilkelerinin, kadın erkek eşitliğine ve herkesin mutluluğuna değil ataerkil sisteme ve özelde beyaz ve orta sınıf erkeğin çıkar ve mutluluğuna hizmet ettiğini göstermişlerdi.
3. Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi.
Soru 16
"Simülasyonlar" adlı eserinde modernite dönemini, “sanayi üretiminin ön plana çıktığı burjuva sınıfı dönemi” olarak tanımladıktan sonra, bu dönemde daha sonra teknoloji devrimiyle birlikte yeniden üretimin (kopyalama, reproduction) toplumun düzenlenme ilkesi olarak üretimin yerini aldığını söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Habermas
C
Foucault
D
Lyotard
E
Acker
Açıklama:
Baudrillard Simülasyonlar adlı eserinde modernite dönemini, “sanayi üretiminin ön plana çıktığı burjuva sınıfı dönemi” olarak tanımladıktan sonra, bu dönemde daha sonra teknoloji devrimiyle birlikte yeniden üretimin (kopyalama, reproduction) toplumun düzenlenme ilkesi olarak üretimin yerini aldığını söyler.
Soru 17
"Zamansız Düşünceler" adlı eser aşağıdaki düşünülerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Foucault
B
Habermas
C
Nietzsche
D
Kant
E
Joyce
Açıklama:
"Zamansız Düşünceler" adlı eser Nietzsche’ye aittir.
Soru 18
Yaşamı boyunca aklın dışladıklarıyla (delilik, rastlantı, kesiklilik/devamsızlık) ilgilenen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Foucault
B
Kant
C
Eliot
D
Wolf
E
Habermas
Açıklama:
Foucault, yaşamı boyunca aklın dışladıklarıyla ilgilenir: delilik, raslantı, kesiklilik/devamsızlık. Edebiyat metinlerinin “başkalığın” konuşmasına olanak tanıdığına inanır. Aynı zamanda bu grupların söylemlerini kullanarak iktidarın dayattığı/dayattığı bilgi ve ideolojilerin yapıbozuma uğratılabileceğini düşünür.
Soru 19
"Büyük anlatı" kuramı kim tarafından öne sürülmüştür?
Seçenekler
A
Foucault
B
Kant
C
Joyce
D
Lyotard
E
Eliot
Açıklama:
Büyük Anlatı (“Grand Récit”) Lyotard’ın öne sürdüğü bir kavramdır. Büyük anlatılar, bilginin kurumsal ve ideolojik biçimleridir ve modernizmin araçlarıdır. Büyük anlatıların bittiği, inanılırlığını yitirdiği noktada postmodernizm başlar. Bir başka deyişle, modernizmin gelişme, akılcılık ve bilimsel nesnellik iddialarının bittiği noktada post-modernizm başlamıştır. Lyotard’a göre, modernite bilgiyi büyük anlatı senaryolarına ya da büyük anlatılara (grandsrécits)(örneğin Fransız Devrimi’nin aydınlanma ve özgürleşme büyük hikâyesine) dönüştürerek meşrulaştırmıştır. Günümüzde kimse bu tip felsefî “büyük anlatı”lara inanmamaktadır ve postmodernite bilgiye ancak küçük, yerel, paradoksal, mantıkötesi (paralogic) anlatılara meşruiyet sağlar. Lyotard yıkılan büyük anlatıların yerine küçük anlatıları önerir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizmin Hassan tarafından ifade edilen özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dekanonizasyon
B
Parçalanma (Fragmantasyon)
C
Belirlilik
D
İroni
E
Karnavallaştırma
Açıklama:
Doğru cevap Belirsizlik ilkesi olmalıdır.
Belirsizlik: Bu kavram, bilgiyi ve toplumu etkileyen her türlü belirsizlik, kopukluk, yer değiştirmeyi içerir. Heisenberg’in belirsizlik ilkesini, Gödel’in eksiklik teoremini, Kuhn’un paradigmalarını ve Feyerabend’in bilimsel dadaizmini düşünebiliriz. Belirsizlikler eylemlerimize, fikirlerimize ve yorumlamalarımıza nüfuz eder; dünyamızı oluşturur. Hassan’ın bu maddesi, postmodern düşüncenin ve edebiyatın en ayırıcı özelliklerindendir. Postmodern bir dünyada insan ne kendinden ve üretimlerinden, ne de kendisi dışındaki dünyadan emin değildir.
Belirsizlik: Bu kavram, bilgiyi ve toplumu etkileyen her türlü belirsizlik, kopukluk, yer değiştirmeyi içerir. Heisenberg’in belirsizlik ilkesini, Gödel’in eksiklik teoremini, Kuhn’un paradigmalarını ve Feyerabend’in bilimsel dadaizmini düşünebiliriz. Belirsizlikler eylemlerimize, fikirlerimize ve yorumlamalarımıza nüfuz eder; dünyamızı oluşturur. Hassan’ın bu maddesi, postmodern düşüncenin ve edebiyatın en ayırıcı özelliklerindendir. Postmodern bir dünyada insan ne kendinden ve üretimlerinden, ne de kendisi dışındaki dünyadan emin değildir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi zamanın ruhu anlamına gelen terimdir?
Seçenekler
A
Kodlar
B
Simülasyon
C
Zeitgeist
D
Hipergerçeklik
E
Simulacra
Açıklama:
Zeitgeist terimi Almanca zamanın ruhu anlamına gelmektedir. Doğru cevap C’dir.
Soru 22
Modernizmin norm, değer ve yöntemlerini sorgular ve bunların dışına çıkmaya çalışan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Determinizm
B
Empresyonizm
C
Ekspresyonizm
D
Realizm
E
Postmodernizm
Açıklama:
Postmodernizm yeni bir kuram ya da sistemli bir yapı sunmaz, daha çok modernizmin norm, değer ve yöntemlerini sorgular ve bunların dışına çıkmaya çalışır. Postmodernizmi anlayabilmek için içinden çıktığı modernizmi anlamak gerekir. Doğru cevap E’dir.
Soru 23
Dünyayı bütün yönleriyle açıklama iddiasında olan her türlü evrensel kuramsallaştırmaya karşı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Michel Foucault
B
Niall Lucy
C
Kathy Acker
D
Andy Warhol
E
Terry Eagleton
Açıklama:
Michel Foucault (1926-1984), dünyayı bütün yönleriyle açıklama iddiasında olan her türlü evrensel kuramsallaştırmaya karşıdır. Doğru cevap A’dır.
Soru 24
1979’da yayımlanan Postmodern Durum adlı eserinde değişen toplumla birlikte bilginin niteliğinin ve konumunun da değiştiğini savunan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Foucault
B
Acker
C
Eagleton
D
Lyotard
E
Warhol
Açıklama:
Lyotard, ilk olarak 1979’da yayımlanan Postmodern Durum adlı eserinde değişen toplumla birlikte bilginin niteliğinin ve konumunun da değiştiğini savunur. Ona göre, bilgiyi kullanan ve üretenlerin ürettikleri ve kullandıkları bilgiyle olan ilişkileri, bir malı üreten ve tüketenlerin o malla ilişkisine benzemektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişidir?
Seçenekler
A
Andy Warhol
B
Ihab Hassan
C
Terry Eagleton
D
Michel Foucault
E
Niall Lucy
Açıklama:
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi, Ame- rikalı eleştirmen Ihab Hassan’dır. Doğru cevap B’dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi daha çok romanda görülen, anlatının kurmacalığını vurgulayan teknikler bütününe verilen addır?
Seçenekler
A
Üstkurmaca
B
İçkinlik
C
İnşa etme
D
İroni
E
Belirsizlik
Açıklama:
Üstkurmaca anlatının kurmacalığını vurgulayan teknikler bütünüdür. Daha çok roman türünde görülmektedir. Doğru cevap A’dır.
Soru 27
Kelime anlamı olarak “bir şeyi kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fragmantasyon
B
Hibridizasyon
C
Constructionism
D
Dekanonizasyon
E
Metafiction
Açıklama:
Kelime anlamı olarak “(bir şeyi) kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen dekanonizasyon terimi, artık sorgulanmaz bir şekilde kabul edilen doğruların ve bunları telkin eden kurumların inanılırlıklarını kaybetmiş olmalarını ifade etmektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmi temsil eden filozoflardan bir tanesidir?
Seçenekler
A
Paul Auster
B
Jerzy Kosinski
C
Friedrich Nietzsche
D
Robert Rauschenberg
E
Sam Mendes
Açıklama:
Friedrich Nietzsche(1844-1900), postmodernizmin filozof temsilcilerinden Alman şair ve düşünürdür. Bazı eserleri: Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Tragedyanın Doğuşu. Doğru cevap C’dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmi temsil eden müzisyenlerden bir tanesidir?
Seçenekler
A
Sigmar Polke
B
Jeff Koons
C
David Lynch
D
Jacques Derrida
E
John Cage
Açıklama:
Postmodernizmin müzisyen temsilcilerinden John Cage (1912-1992), Amerikalı besteci, filozof ve yazardır. Seslerin kurallı bir şekilde örgütlenmesine karşı olan sanatçı modern müziğin kural koyucu yapısına meydan okumaktadır. Doğru cevap E’dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmi temsil eden yönetmenlerden bir tanesidir?
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Quentin Tarantino
C
Chuck Palahniuk
D
Andy Warhol
E
John Cage
Açıklama:
Postmodernizmin yönetmen temsilcilerinden Quentin Tarantino (1963-...), Amerikalı film yönetmeni, oyuncu ve iki Oscar ödüllü senaristti. Bazı filmleri: Ucuz Roman, Kill Bill, Günah Şehri, Zincirsiz, Rezervuar Köpekleri. Doğru cevap B’dir.
Soru 31
1910’lardan 1930’lara kadar süren dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Premodernizm
B
Yüksek modernizm
C
Modernizm
D
Postmodernizm
E
Modernite
Açıklama:
1910lardan 1930lara kadar süren “yüksek modernizm” döneminde, modernizmin önde gelen isimleri, şiir ve edebiyatın ne olabileceğini ve ne yapabileceğini kökten değiştirerek yeniden tanımlar.
Soru 32
- Mutlak orjinallik
- Çoğulculuk
- Nesnel bilgi
Seçenekler
A
Postmodernizm - Postmodernizm- Modernizm
B
Modernizm - Modernizm - Postmodernizm
C
Postmodernizm - Modernizm- Postmodernizm
D
Modernizm - Postmodernizm- Modernizm
E
Modernizm - Postmodernizm- Postmodernizm
Açıklama:
Modernizmin sanatsal ürünleri başka hiçbir şeyin değil salt kendilerinin göstergeleri olarak düşünülür. Modernizmde mutlak bir orijinallik arzusu vardır.
Modernist düşünce özne-nesne, sanatsal olan-sanatsal olmayan, gerçek taklit/kopya gibi karşıtlıklar kurar ve bunları evrensel kategoriler olarak sunarken postmodernist düşünce bu ayrımları reddeder. Bu da postmodernizmin çoğulcu ve özgürlükçü yapısını açıklayan niteliklerdendir.
Postmodern edebiyatta,
• Çoğulculuk esastır: Sanat eseri de tıpkı dünyanın ve öznenin kendisi gibi geçici,
süreksiz, bulanık, muğlak, çoğulcu, belirsiz, parçalanmış, kaotik ve eklektiktir.
Modernizmin temeli olan nesnel bilgi ve onu edinen akıl sahibi insanı merkezine
alan dünya görüşü yıkılmıştır. Nesnel bilgi yoktur. Onu algılayan stabil, özerk, evrensel bir insan da yoktur. Bilgi ve özne karşılıklı etkileşim halindedirler, öyleyse gerçek de değişken, geçici, süreksiz ve çoğuldur. Postmodern edebiyatta eserin yapısı bunları yansıtır
Modernist düşünce özne-nesne, sanatsal olan-sanatsal olmayan, gerçek taklit/kopya gibi karşıtlıklar kurar ve bunları evrensel kategoriler olarak sunarken postmodernist düşünce bu ayrımları reddeder. Bu da postmodernizmin çoğulcu ve özgürlükçü yapısını açıklayan niteliklerdendir.
Postmodern edebiyatta,
• Çoğulculuk esastır: Sanat eseri de tıpkı dünyanın ve öznenin kendisi gibi geçici,
süreksiz, bulanık, muğlak, çoğulcu, belirsiz, parçalanmış, kaotik ve eklektiktir.
Modernizmin temeli olan nesnel bilgi ve onu edinen akıl sahibi insanı merkezine
alan dünya görüşü yıkılmıştır. Nesnel bilgi yoktur. Onu algılayan stabil, özerk, evrensel bir insan da yoktur. Bilgi ve özne karşılıklı etkileşim halindedirler, öyleyse gerçek de değişken, geçici, süreksiz ve çoğuldur. Postmodern edebiyatta eserin yapısı bunları yansıtır
Soru 33
Postmodernizm gerçeğin ……………..olduğunu iddia eder.
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Vazgeçilmez
B
Kurgu
C
Akılcı
D
Tutarlı
E
Stabil
Açıklama:
Postmodernizm felsefenin üzerine oturduğu “büyük anlatılar”ı reddeder ve
gerçeğin kurgu olduğunu iddia eder.
gerçeğin kurgu olduğunu iddia eder.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizmin reddettiği kavramlardan biridir?
Seçenekler
A
Metinlerarasılık
B
Tüketim
C
Büyük anlatılar
D
Kolaj
E
Kurgu
Açıklama:
Postmodernizm felsefenin üzerine oturduğu “büyük anlatılar”ı reddeder ve
gerçeğin kurgu olduğunu iddia eder.
gerçeğin kurgu olduğunu iddia eder.
Soru 35
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan Amerikalı eleştirmen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alan Wilde
B
Jean Baudrillard
C
Michel Foucault
D
Jean Francois Lyotard
E
Ihab Hassan
Açıklama:
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi, Amerikalı eleştirmen Ihab Hassan’dır.
Soru 36
Bir şeyin imgesi veya kopyası, modelin kendisi kadar meşru ve geçerlidir, hatta onu daha da güçlendirebilir görüşü postmodern durumun aşağıdaki seçeneklerden hangi özelliği olarak görülür?
Seçenekler
A
İçkinlik
B
Dekanonizasyon
C
Kolaj
D
Melezleme
E
Çoklu anlatım
Açıklama:
Melezleme (Hibridizasyon): Melezleme veya türlerin dönüşmüş kopyaları, parodi, komik taklit, pastiş. Klişe ve intihal, parodi ve pastiş, pop ve kitsch yeniden sunumu zenginleştirir. Bu görüşte, bir şeyin imgesi veya kopyası, modelin kendisi
kadar meşru ve geçerlidir, hatta onu daha da güçlendirebilir. Bu, süreklilik ve süreksizliğin, yüksek ve alçak kültürün, taklit etmek için değil, geçmişi günümüzde genişletmek için karıştığı farklı bir gelenek oluşturur.
kadar meşru ve geçerlidir, hatta onu daha da güçlendirebilir. Bu, süreklilik ve süreksizliğin, yüksek ve alçak kültürün, taklit etmek için değil, geçmişi günümüzde genişletmek için karıştığı farklı bir gelenek oluşturur.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Postmodern edebiyatın özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dil ile anlam arasındaki ilişki güçlenir
B
Nesnel bilgi yoktur
C
Parodi ve pastiş yaygındır
D
Yüksek kültür-kitle kültürü ayrımı ortadan kalkmıştır
E
Kopya ile gerçek arasındaki mesafe ortadan kalkmıştır
Açıklama:
Postmodern edebiyatta;
Anlam tasarlanamaz: Anlam yazarın kontrolünde değildir, çünkü dil konuşanın
kontrolünde değildir. Dil ile anlam arasında doğrudan ve nesnel bir ilişki yoktur.
Lucy’nin belirttiği gibi dilbilimsel anlam, dili kullanan herhangi birinin niyetleri
tarafından kontrol edilemeyeceği gibi, hiçbir türden anlam da akılcılıkla kontrol
edilemez.
Anlam tasarlanamaz: Anlam yazarın kontrolünde değildir, çünkü dil konuşanın
kontrolünde değildir. Dil ile anlam arasında doğrudan ve nesnel bir ilişki yoktur.
Lucy’nin belirttiği gibi dilbilimsel anlam, dili kullanan herhangi birinin niyetleri
tarafından kontrol edilemeyeceği gibi, hiçbir türden anlam da akılcılıkla kontrol
edilemez.
Soru 38
Postmodern edebiyatın bütünlüklü ve tutarlı olmaya çalışmaması aşağıdaki ifadedelerden hangisini kapsamaz?
Seçenekler
A
Pastiş
B
Kolaj
C
Biriciklik
D
Montaj
E
Metinlerarasılık
Açıklama:
Postmodern edebiyat çoğulcudur, eserlerde de türler arası geçişlilik vardır, gerçekliğin yitirilişinin bir yansıması olarak kurmaca, kurmaca olduğunu yansıtır. Bütünlüklü ve tutarlı olmaya çalışmaz, parodi, pastiş, kolaj, montaj, metinlerarasılık belli başlı teknikleridir.
Taklit ettiği bir gerçek yoktur, taklit ve gerçek aynı şeye dönüşmüştür, gerçek artık gerçekdışıdır, her şey kopyadır. Bu yönü ile "Biriciklik" postmodern düşünceyi kapsamaz.
Taklit ettiği bir gerçek yoktur, taklit ve gerçek aynı şeye dönüşmüştür, gerçek artık gerçekdışıdır, her şey kopyadır. Bu yönü ile "Biriciklik" postmodern düşünceyi kapsamaz.
Soru 39
Romandaki bir karakterin roman/öykü yazması Postmodern bir kurguda aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Üstkurmaca
B
Çoğul gerçeklik
C
Anlatı evreni
D
Yabancılaştırma
E
Anlatıcı konumu
Açıklama:
Üstkurmaca anlatının kurmacalığını vurgulayan teknikler bütünüdür. Daha çok
romanda görülür. Okura anlatının kurmaca olduğunu sürekli hatırlatan, yani bir
gerçeği simüle etmeye çalışmayan (çünkü artık bildiğimiz gibi öyle bir gerçeğe
inanmayan) bir eser vardır karşımızda.
Birkaç farklı yolla yapılır:
1. Romanın yazılış öyküsünün romanlaştırılması: Öykünün okur eşliğinde ve onun
gözü önünde yazılması.
2. Anlatıcının kurmaca olduğunun bilincinde olması: Bu yöntemde anlatıcı kendisinin kurmaca bir karakter olduğunun farkındadır.
3. Roman içinde roman, kurmaca içerisinde kurmaca: Bu yöntemle yazar romanın içerisinde birden fazla kurmacaya yer verir. Asıl öykünün içinde başka öyküler anlatılır
4. Romandaki bir karakterin roman/öykü yazması.
5. Olayların düz ve ilerlemeci bir çizgide gelişmemesi, eş zamanlı çoğul anlatımlı ya da
geriye dönüşlerle anlatılması. Bazı durumlarda yazarın bunu yaparken okurla konuşması ya da olayların gelişme biçimi ya da olasılıkları hakkında yorumlar yapması
romanda görülür. Okura anlatının kurmaca olduğunu sürekli hatırlatan, yani bir
gerçeği simüle etmeye çalışmayan (çünkü artık bildiğimiz gibi öyle bir gerçeğe
inanmayan) bir eser vardır karşımızda.
Birkaç farklı yolla yapılır:
1. Romanın yazılış öyküsünün romanlaştırılması: Öykünün okur eşliğinde ve onun
gözü önünde yazılması.
2. Anlatıcının kurmaca olduğunun bilincinde olması: Bu yöntemde anlatıcı kendisinin kurmaca bir karakter olduğunun farkındadır.
3. Roman içinde roman, kurmaca içerisinde kurmaca: Bu yöntemle yazar romanın içerisinde birden fazla kurmacaya yer verir. Asıl öykünün içinde başka öyküler anlatılır
4. Romandaki bir karakterin roman/öykü yazması.
5. Olayların düz ve ilerlemeci bir çizgide gelişmemesi, eş zamanlı çoğul anlatımlı ya da
geriye dönüşlerle anlatılması. Bazı durumlarda yazarın bunu yaparken okurla konuşması ya da olayların gelişme biçimi ya da olasılıkları hakkında yorumlar yapması
Soru 40
Herhangi bir sesin müzik meydana getirebileceği düşüncesinden hareketle 1952 yılında bestelediği üç bölümden oluşan 4’33 isimli eserin sahibi aşağıdaki sanatçılardan hangisidir?
Seçenekler
A
Igor Fyodorovich Stravinsky
B
John Cage
C
Robert Rauschenberg
D
Jeff Koons
E
Andy Warhol
Açıklama:
John Cage (1912-1992): Amerikalı besteci, filozof ve yazar. Seslerin kurallı bir şekilde örgütlenmesine karşı olan sanatçı modern müziğin kural koyucu yapısına meydan okur. Herhangi bir sesin müzik meydana getirebileceği düşüncesinden hareketle 1952 yılında bestelediği üç bölümden oluşan 4’33 isimli müzik yapıtı çevreden alınan seslerle oluşturulmuştur. Bazı eserleri: 4’33, 0’00, Six Melodies
Soru 41
Aşağıda postmodernizm ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Başlangıcı tam kestirilemeyen ama genellikle 1960’lı yıllara dayandırılan bir akımdır
B
Her türlü üretime, iletişim biçimine, üretim ilişkilerine sızan ve onları yeniden yorumlayan bir bakış açısına sahiptir
C
Postmodernizm Descartes’la başlayan modern felsefenin kurgularına ve kategorilerine karşı çıkar
D
Postmodernizm temelde felsefenin başlangıcından beri ön plana çıkartılan logos merkezci düşünceyi savunur
E
Postmodernizm belirsizlik ve heterojenlik üzerine kurulmuştur
Açıklama:
Postmodernizm temelde felsefenin başlangıcından beri ön plana çıkartılan logos merkezci düşünceye itiraz eder. Batı dillerinde “post-” “sonrası” anlamı veren bir ön ektir, yani postmodernizmin kelime anlamı “modernizm sonrası” dır. Ancak postmodernizmin modernizmle ilişkisi bundan çok daha karmaşıktır.
Soru 42
Modernizm hangi dönemin şekillenmesinde etkili olmuştur?
Seçenekler
A
1500lerden 1960lara kadar olan dönemin
B
1600lardan 1960lara kadar olan dönemin
C
1700lerden 1960lara kadar olan dönemin
D
1800lerden 1960lara kadar olan dönemin
E
1900lerden 2000lere kadar olan dönemin
Açıklama:
Modernizm biri genel biri ise daha özel olmak üzere iki anlamda kullanılır. Modernizm denince çoğunlukla kastedilen genel anlamı Descartes’la başlayan modern felsefe geleneği; nesnel bilgi ve bilen/akıl sahibi öznenin hakim olduğu felsefedir. 1600lerden 1960lara kadar olan dönemin şekillenmesinde modernizm etkili olmuştur.
Soru 43
Hangi dönem “yüksek modernizm” olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
1910lardan 1930lara
B
1920lerden 1930lara
C
1910lardan 1940lara
D
1920lerden 1940lara
E
1930lardan 1960lara
Açıklama:
Modernizm 20. Yüzyılda Batıda sanat hakkında öne sürülen fikirlerle aşağı yukarı aynı sınırlara sahiptir. (Bu fikirlerin ilk izlerine 19. Yüzyılda da rastlanır.) Modernizm, görsel sanatlarda, müzikte, edebiyatta ve tiyatroda, sanatın nasıl yapılması, tüketilmesi ve ne anlama gelmesi gerektiğiyle ilgili Viktorya dönemi ölçülerini reddeden bir harekettir. 1910lardan 1930lara kadar süren “yüksek modernizm” döneminde, modernizmin önde gelen isimleri, şiir ve edebiyatın ne olabileceğini ve ne yapabileceğini kökten değiştirerek yeniden tanımlar. Woolf, Joyce, Eliot, Pound, Stevens, Proust, Mallarme, Kafka ve Rilke gibi isimler yirminci yüzyıl modernizminin kurucusu olurlar.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan yeni topluma verilen tanımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Çokuluslu kapitalizm
B
Tüketim toplumu
C
Medya toplumu
D
Sanayi sonrası toplum
E
İdeal toplum
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan yeni topluma, “sanayi sonrası (postendüstriyel) toplum”, “çokuluslu kapitalizm”, “tüketim toplumu”, “medya toplumu” gibi farklı tanımlar getirilmiştir. Yeni tüketim tarzları oluşur: planlı eskime; moda ve modaya uygun hale getirmeye yönelik değişikliklerin çok hızlı olması, topluma şimdiye kadar görülmemiş ölçüde reklamcılığın, televizyon ve medyanın girmesi; otoban ağlarının büyümesi ve otomobil kültürünün gelmesi bunda etkilidir (Jameson, 1998, 19-20). Bu toplumu, modernizmin hala etkin bir güç olduğu savaş öncesi toplumundan ayıran bazı nitelikler bunlardır. Frederic Jameson, postmodernizmi “geç kapitalizmin kültürel mantığı” olarak görür.
Soru 45
"Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopya" anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hibridizasyon
B
Dekanonizasyon
C
Simülakra
D
Fragmantasyon
E
Hipergerçeklik
Açıklama:
Simülakra (simulacra): Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopya.
Soru 46
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Michel Foucault
B
Descartes
C
Jean Baudrillard
D
Ihab Hassan
E
Arnold J. Toynbee
Açıklama:
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi, Amerikalı eleştirmen Ihab Hassan’dır. Hassan 1985’te Paris’te yapılan Karşılaştırmalı Edebiyat Kongresinde sunduğu “Postmodern Perspektifte Çoğulculuk” başlıklı bildirisinde postmodernizmin özelliklerini sıralar ve tanımlar.
Soru 47
Kelime anlamı olarak “(bir şeyi) kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen terim hangisidir?
Seçenekler
A
Zeitgeist
B
Dekanonizasyon
C
Pastiş
D
Fragmantasyon
E
Simülakra
Açıklama:
Dekanonizasyon /kutsallığını alma: Kelime anlamı olarak “(bir şeyi) kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen dekanonizasyon terimi, artık sorgulanmaz bir şekilde kabul edilen doğruların ve bunları telkin eden kurumların inanılırlıklarını kaybetmiş olmalarını ifade eder.
Soru 48
'Böyle Buyurdu Zerdüşt', 'Ahlakın Soykütüğü Üzerine' ve 'Tragedyanın Doğuşu' adlı eserlerin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
John Cage
B
Andy Warhol
C
David Lynch
D
Umberto Eco
E
Friedrich Nietzsche
Açıklama:
Friedrich Nietzsche(1844-1900): Alman şair ve düşünür. Bazı eserleri: Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Tragedyanın Doğuşu.
Soru 49
Herhangi bir sesin müzik meydana getirebileceği düşüncesinden hareketle 1952 yılında bestelediği üç bölümden oluşan 4’33 isimli müzik yapıtını çevreden alınan seslerle oluşturmuş müzisyen kimdir?
Seçenekler
A
Jacques Derrida
B
Samuel Beckett
C
Quentin Tarantino
D
John Cage
E
Igor Fyodorovich Stravinsky
Açıklama:
John Cage (1912-1992): Amerikalı besteci, filozof ve yazar. Seslerin kurallı bir şekilde örgütlenmesine karşı olan sanatçı modern müziğin kural koyucu yapısına meydan okur. Herhangi bir sesin müzik meydana getirebileceği düşüncesinden hareketle 1952 yılında bestelediği üç bölümden oluşan 4’33 isimli müzik yapıtı çevreden alınan seslerle oluşturulmuştur. Bazı eserleri: 4’33, 0’00, Six Melodies
Soru 50
Bazı eserleri 'Marilynler', 'Double Elvis', 'Campbell’in Çorba Konserveleri' olan, Pop-art akımının en önemli temsilcilerinden Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncısı kimdir?
Seçenekler
A
Andy Warhol
B
Robert Rauschenberg
C
John Cage
D
Sigmar Polke
E
Jeff Koons
Açıklama:
Andy Warhol (1928-1987): Pop-art akımının en önemli temsilcilerinden olan Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncısı. Bazı eserleri: Marilynler, Double Elvis, Campbell’in Çorba Konserveleri.
Soru 51
“Düşünüyorum öyleyse varım” sözüyle bilinen ünü düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Foucault
B
Kant
C
Descartes
D
Baudrillard
E
Jameson
Açıklama:
Descartes “Düşünüyorum öyleyse varım” sözüyle bir özne ortaya koyar: Düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu
olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden Descartes’a göre bütün
bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünme’dir. Doğru cevap C şıkkıdır.
olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden Descartes’a göre bütün
bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünme’dir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 52
1979’da yayımlanan Postmodern Durum adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Niall Lucy
C
Foucault
D
Jameson
E
Eagleton
Açıklama:
Lyotard (1990), ilk olarak 1979’da yayımlanan Postmodern Durum adlı eserinde değişen toplumla birlikte bilginin niteliğinin ve konumunun da değiştiğini savunur. Ona göre,
bilgiyi kullanan ve üretenlerin ürettikleri ve kullandıkları bilgiyle olan ilişkileri, bir malı üreten ve tüketenlerin o malla ilişkisine benzemektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
bilgiyi kullanan ve üretenlerin ürettikleri ve kullandıkları bilgiyle olan ilişkileri, bir malı üreten ve tüketenlerin o malla ilişkisine benzemektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi Michel Foucault' un yaşamı boyunca irdelediği, ilgilendiği konular arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Delilik
B
Raslantı
C
Kesinlilik
D
Kadercilik
E
Devamlılık
Açıklama:
Foucault, yaşamı boyunca aklın dışladıklarıyla ilgilenir: delilik, raslantı, kesiklilik/devamsızlık. Edebiyat metinlerinin “başkalığın” konuşmasına olanak tanıdığına inanır. Aynı
zamanda bu grupların söylemlerini kullanarak iktidarın dayattığı/dayattığı bilgi ve ideolojilerin yapıbozuma uğratılabileceğini düşünür. Doğru cevap D şıkkıdır.
zamanda bu grupların söylemlerini kullanarak iktidarın dayattığı/dayattığı bilgi ve ideolojilerin yapıbozuma uğratılabileceğini düşünür. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 54
Kelime anlamı olarak “(bir şeyi) kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen terimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Temsil edilemez olan
B
Kendiliksizlik derinliksizlik
C
Melezleme
D
Parçalanma
E
Dekanonizasyon
Açıklama:
Dekanonizasyon /kutsallığını alma: Kelime anlamı olarak “(bir şeyi) kutsal olmaktan/kanun olmaktan çıkarma” anlamına gelen dekanonizasyon terimi, artık sorgulanmaz bir şekilde kabul edilen doğruların ve bunları telkin eden kurumların inanılırlıklarını kaybetmiş olmalarını ifade eder. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 55
Zihnin, kendini semboller aracılığıyla genelleştirme kapasitesinin giderek artmasına işaret eden terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Karnavallaştırma
B
İçkinlik
C
İnşa etme
D
Melezleme
E
Dekanonizasyon
Açıklama:
İçkinlik (Her yerde bulunma): Bu kavram, zihnin, kendini semboller aracılığıyla genelleştirme kapasitesinin giderek artmasına işaret eder. Şimdi her yerde sorunlu yayılmalar, dağılımlar ve yaygınlaştırmaya tanık oluyoruz; yeni medya ve teknolojiler aracılığıyla duyularımızın genişlediğini görüyoruz. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 56
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine ve Tragedyanın Doğuşu adlı eserler aşağıdaki hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Michel Foucault
B
Jacques Derrida
C
Friedrich Nietzsche
D
Jean François Lyotard
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
Friedrich Nietzsche(1844-1900): Alman şair ve düşünür. Bazı eserleri: Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Tragedyanın Doğuşudur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi, Jean François Lyotard' ın eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Meşruluk Üzerine Notlar
B
Hapishanenin Doğuşu
C
Cinselliğin Tarihi
D
Üretimin Aynası
E
Tragedyanın Doğuşu
Açıklama:
Jean François Lyotard (1924-1998): Fransız filozof, edebiyat teorisyeni, postmodernizmin ve postmodern felsefenin öncülerinden çağdaş Fransız düşünürü. 1979 tarihli eseri Postmodern Durum ile postmodernizmin ilk kuramcılarından olmuştur. Modernitenin geçerliliği üzerine kuşkuların izlerini sürmüş ve bu süreci anlamlandırmaya çalışmıştır. Eserleri: Meşruluk Üzerine Notlar, Postmodern Durum' dur. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 58
1906-1989 yılları arasında yaşamış, Godot’yu Beklerken, Soluk, Krapp’ın Son Bandı ve Ben Değil gibi eserlerin sahibi olan İrlandalı yazar, eleştirmen ve yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Chuck Palahniuk
B
Jerzy Kosinski
C
Kathy Acker
D
Paul Auster
E
Samuel Beckett
Açıklama:
Samuel Beckett (1906-1989): İrlandalı yazar, eleştirmen ve şair. Bazı eserleri: Godot’yu Beklerken, Soluk, Krapp’ın Son Bandı, Ben Değil, Sıradan Kadınlar Düşü, Murphy' dir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 59
Eserlerinde kara mizahla düş dünyasını birleştirerek insanın yabancılaşmasını anlatmış olan Amerikalı yazar kimdir?
Seçenekler
A
Kathy Acker
B
Thomas Pynchon
C
Italo Calvino
D
Jerzy Kosinski
E
Chuck Palahniuk
Açıklama:
Thomas Pynchon (1937-…): Amerikalı yazar. Eserlerinde kara mizahla düş dünyasını birleştirerek insanın yabancılaşmasını anlatmıştır. Bazı eserleri: V. , Yerçekiminin Gökkuşağı, 49 Numaralı Parçanın Nidası, Mason ve Dixon' dır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 60
Alien, Amerikan Gansteri, Gladyatör, Hannibal, Thelma ve Louise, Cennetin Krallığı gibi filmleri olan üç kez oskar ödüllerine aday olmuş İngiliz yönetmen ve yapımcı kimdir?
Seçenekler
A
Jean-Luc Godard
B
Wim Wenders
C
David Lynch
D
Ridley Scott
E
Quentin Tarantino
Açıklama:
Ridley Scott (1937-…): Üç kez Oscar ödüllerine aday gösterilmiş İngiliz yönetmen ve yapımcı. Tüm zamanların en büyük bilim-kurgu filmi olarak kabul edilen Bıçak Sırtı filminin yönetmenliğini yapmıştır. Bazı filmleri: Alien, Amerikan Gansteri, Gladyatör, Hannibal, Thelma ve Louise, Cennetin Krallığı' dır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 61
- Kitle kültürü ayrımını reddeder; parodi, ironi ve oyunbazlığa yönelir
- Süreksizliği, muğlaklığı ve eşzamanlılığı tercih eder
- Yapısı bozulmuş, merkezsizleşmiş özneye vurgu yapar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Postmodernizm de yüksek kültür kitle kültürü ayrımını, türler arasında katı ayrımları reddeder, pastiş, parodi, ironi ve oyunbazlığa yönelir. Postmodern sanat ve düşünce, dönüşlülüğü, öz bilinci (kendini bilme, kendinin farkında olma), parçalanmayı, (özellikle anlatısal yapılarda) süreksizliği, muğlaklığı, eşzamanlılığı tercih eder ve yapısı bozulmuş, merkezsizleşmiş, makineleşmiş özneye vurgu yapar. Doğru cevap E'dir.
Soru 62
- Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulama
- Feminist hareketin güç kazanması
- Teknolojinin gelişmesi ile bilgi edinme ve aktarma yöntemlerinin değişmesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tarihçi Mark Poster, modernist düşüncenin insanlığa mutluluk getireceği düşüncesinin 20. Yüzyılın ikinci yarısında sorgulanmaya başlandığını söyler (akt. Doltaş, 2003). Bunun üç ana nedeni vardır:
- Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yaşayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulamaya başladı. Bu düşünce insanların değil belli toplumların ve grupların çıkarlarına hizmet ediyordu.
- Feminist hareketin güç kazanması
- 3Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi.
Soru 63
“Düşünüyorum öyleyse varım” sözüyle ünlü, düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne ortaya koyan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Descartes
C
Foucault
D
Noam Chomsky
E
Jean-Paul Sartre
Açıklama:
Descartes “Düşünüyorum öyleyse varım” sözüyle bir özne ortaya koyar: Düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 64
- Nesnelliğe dayandırılarak üretilen evrensel kuralların inandırıcılığını yitirmesi
- Toplumsal ve siyasal yapıların değişmesi, demokratikleşme
- Enformatik devrim sonrası doğalı yapaydan, gerçeği kopyadan ayırmanın imkansız hale gelmiş olması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Lyotard, Postmodern Durum’da özetle, modernizmden postmodernizme geçişi üç ana nedene bağlar:
- Büyük anlatıların çöküşü, nesnel bilgi ya da bilginin nesnelliğine dayandırılarak üretilmiş genel/evrensel kuralların inandırıcılığını yitirmesi. Modernizmin gelişme, akılcılık ve bilimsel nesnellik iddialarının inandırıcılığını yitirdiği noktada post-modernizm başlamıştır.
- Toplumsal ve siyasal yapıların değişmesi, toplumun heterojenleşmesi, demokratikleşme. Yüksek kültür-kitle kültürü arasındaki ayrımların bu demokratikleşmeye bağlı olarak ortadan kalkması.
- Değişen üretim ilişkileri ve enformatik devrim sonrası doğalı yapaydan, gerçeği kopyadan ayırmanın imkansız hale gelmiş olması. Dahası gerçek-kopya karşıtlığının ortadan kalkması.
Soru 65
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Ihab Hassan
B
Calinescu
C
Eagleton
D
Niall Lucy
E
Lyotard
Açıklama:
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kişi, Amerikalı eleştirmen Ihab Hassan’dır. Doğru cevap A'dır.
Soru 66
- İroni
- Karnavallaştırma
- Melezleme
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Verilenlerin tamamı on bir maddelik sıralamada yer alan özelliklerdendir. Doğru cevap E'dir.
Soru 67
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Tragedyanın Doğuşu adlı eserlerin sahibi Alman şair ve düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Friedrich Nietzsche
B
Jacques Derrida
C
Umberto Eco
D
Don DeLillo
E
Quentin Tarantino
Açıklama:
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlakın Soykütüğü Üzerine, Tragedyanın Doğuşu adlı eserlerin sahibi Alman şair ve düşünür Friedrich Nietzsche'dir. Doğru cevap A'dır.
Soru 68
Ucuz Roman, Kill Bill, Günah Şehri, Zincirsiz, Rezervuar Köpekleri gibi filmlerin yönetmeni, iki Oscar ödüllü Amerikalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ridley Scott
B
Quentin Tarantino
C
David Fincher
D
Sam Mendes
E
David Lynch
Açıklama:
Ucuz Roman, Kill Bill, Günah Şehri, Zincirsiz, Rezervuar Köpekleri gibi filmlerin yönetmeni, iki Oscar ödüllü Amerikalı Quentin Tarantino'dur. Doğru cevap B'dir.
Soru 69
Marilynler, Double Elvis, Campbell’in Çorba Konserveleri gibi eserleri ilePop-art akımının en önemli temsilcilerinden olan Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andy Warhol
B
Jeff Koons
C
Sigmar Polke
D
Robert Rauschenberg
E
Pablo Picasso
Açıklama:
Marilynler, Double Elvis, Campbell’in Çorba Konserveleri gibi eserleri ilePop-art akımının en önemli temsilcilerinden olan Amerikalı ressam, film yapımcısı ve yayıncısı Andy Warhol'dur. Doğru cevap A'dır.
Soru 70
- Rus kökenli Amerika ve Fransa vatandaşıdır
- Besteci, piyanist ve orkestra şefidir
- Bahar Ayini, Pulcinella, Abanoz Konçertosu gibi eserler vermiştir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Igor Fyodorovich Stravinsky (1882-1971): Rus kökenli Amerika ve Fransa vatandaşı olan besteci, piyanist ve orkestra şefi. 20. Yüzyıl müziğinin en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilir. 1913 yılında tamamladığı Bahar Ayini isimli eseri armonik yapısı, asimetrik ve değişken ritmik yapısıyla müziğe marjinal ve yıkıcı yenilikler getirmiştir. Vurmalı çalgıları şiddetli ritim teknikleri kullanması ve coşkusu ile Postmodernist müziğin habercisi olarak görülür. Bazı eserleri: Bahar Ayini, Pulcinella, Abanoz Konçertosu, Üç Bölümlü Senfoni. Doğru cevap E'dir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Kelime anlamı modernizm öncesidir
B
Logos merkezci düşünceye itiraz eder
C
Belirsizlik ve heterojenlik üzerine kurulmuştur
D
Modern felsefenin kurgularına ve kategorilerine karşı çıkar
E
Postmodern filozoflara göre nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur
Açıklama:
Kelime anlamı modernizm sonrasıdır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin edebiyat alanındaki temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Umberto Eco
B
Friedrich Nietzsche
C
Michel Foucault
D
Jacques Derida
E
Jean François Lyotard
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri postmodern filozoflardır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi postmodern yönetmenlerden biridir?
Seçenekler
A
Quentin Tarantino
B
Orhan Pamuk
C
Do De Lillo
D
Italo Calvino
E
Samuel Beckett
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri postmodern edebiyatçılardır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin resim alanındaki temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Andy Warhol
B
Quentin Tarantino
C
Wim Wenders
D
Sam Mendes
E
Ridley Scott
Açıklama:
A şıkkı hariç diğerleri postmodern yönetmenlerdir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi postmodern edebiyat için söylenemez?
Seçenekler
A
Çoğulculuk esastır
B
Kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar içerir
C
Yazar ölmüştür
D
Üstkurmacı egemendir
E
Anlam tasarlanabilir
Açıklama:
E şıkkı hariç diğerleri postmodern edebiyat için söylenebilir ama e şıkkı söylenemez çünkü, postmodern edebiyatta anlam tasarlanamaz.
Soru 76
“Simülasyonlar” adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Deskartes
C
Nietzsche
D
Umberto Eco
E
Michel Foucault
Açıklama:
Simülasyonlar adlı eser Baudrillard’a aittir.
Soru 77
Postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu anlatan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarihin Ölümü
B
Simülakra
C
Zeitgeist
D
Büyük Anlatı
E
Büyük Anlatıların Çöküşü
Açıklama:
Simülakra, orjinalliği olmayacak eksiksiz bir kopya; Büyük Anlatı, bilginin kuramsal ve ideolojik biçimleri; Zeitgest, zamanın ruhu; Büyük Anlatıların Çöküşü, bilginin niteliğinin ve konumunun değişmesidir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi “Büyük Anlatı” kuramını öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Woolf
C
Eliot
D
Kafka
E
Pound
Açıklama:
Büyük Anlatı kavramını öne süren kişi Lyotard’dır
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin ortaya çıkışına neden olan unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sömürgelerin bağımsızlık kazanması
B
Feminist hareketin yavaş yavaş ortadan kalkması
C
Hümanist düşüncenin sorgulanmaya başlanması
D
Sosyal yapının değişmesi
E
Bilgi aktarma yöntemlerinin değişmesi
Açıklama:
Feminis Hareket, söylenenin aksine güç kazanmıştır.
Soru 80
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kimdir?
Seçenekler
A
Ihab Hassan
B
Michal Foucault
C
Jacques Derrida
D
Jean François Lyotard
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
Ihab Hassan, 1985’te Paris’te yapılan Karşılaştırmalı Edebiyat kongresinde sunduğu “Postmodernizm Perspektifte Çoğulculuk” başlıklı makalesinde Postmodernizmin özelliklerini sıralar ve tanımlar. Diğer şıklar postmodern filozoflardır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi modernizm kavramının tanımıdır?
Seçenekler
A
Ortaçağ sonrası Avrupa’da yaşanan dönem
B
1850 ile 20. yüzyılın ilk yarısını kapsayan estetik
hareketlere gönderme yapan bir terim
hareketlere gönderme yapan bir terim
C
İlerlemeci, akılcı, bilgiyi merkez alan felsefe
D
Şimdiyi geçmişten ayırmak
E
Nesnel bilginin olmadığını iddia eden düşünce
Açıklama:
1850’lerden sonra temeli atılan ve 20. yüzyılın ilk yarısını kapsayan estetik hareketlere gönderme yapmak üzere kullanılan bir terimdir.
Soru 82
- Nesnelliği koruma
- Algıya değil görmenin kendisine yönelme
- İzlenim ve öznelliğe vurgu
- III. Tekil şahıs anlatıcılar
Yukarıdakilerden hangileri Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I, II ve III
C
I ve II
D
Yalnız II
E
II, III ve IV
Açıklama:
Algıya değil görmenin kendisine yönelme vardır, izlenim ve öznelliğe vurgu yapılır ve lll. tekil şahıs anlatıcılar mevcuttur.
Soru 83
- Sömürgelerin bağımsızlığını kazanması
- Hümanizmin sorgulanması
- Feminist hareketlerin güç kazanması
- Teknolojik gelişmeler
Yukarıdakilerden hangileri postmodernizmi hazırlayan koşullardır?
Seçenekler
A
I, II ve IV
B
I, II ve III
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yasayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulamaya başladı. Feminist hareketin güç kazanması, Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi “simülakra” kavramının tanımdır?
Seçenekler
A
Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopya
B
Orijinalden elde edilen kopya
C
Kopyadan elde edilen kopya
D
Kopyadan elde edilen yeni orijinal
E
Orijinalliği olmayan eksik bir kopya
Açıklama:
Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopyadır.
Soru 85
Kunstwollen (yaratma istenci) ile Eco’nun anlatmak istediği nedir?
Seçenekler
A
Kişilerin tarihsel koşullanma ile geçmişi değerlendirdiklerini
B
Tarihin pek çok farklı anlam taşıyan karmaşık bir gösteren olduğunu
C
Geçmişin bizi koşullandırdığını, bize eziyet ettiğini, şantaj yaptığını
D
Modernizmn araçlarının tükenmesi ile birlikte postmodernizmin başladığını
E
Sanatçının tarihsel koşullanma ile değil kendi istenci ile hareket ettiği
Açıklama:
Kunstwollen: Yaratma İstenci. Eco bununla, sanatçının tarihsel koşullanma ile değil kendi istenci ile hareket ettiğini ifade etmek ister.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi büyük anlatılar (grand recit) ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Lyotard öne sürmüştür
B
İngiliz dilinde sömürgecilik sonrası söylemdir.
C
Bilginin kurumsal biçimleridir
D
Modernizmin araçlarıdır
E
Bittikleri noktada postmodernizm başlar
Açıklama:
Büyük anlatılar, bilginin kurumsal ve ideolojik biçimleridir ve modernizmin araçlarıdır. Büyük anlatıların bittiği, inanılırlığını yitirdiği noktada postmodernizm başlar
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizme yöneltilen eleştirilerden değildir?
Seçenekler
A
Düşünüyor gibi yapıp düşünmemek
B
Çok ayrıntılı incelemeler yapıyor olması
C
Her şeyi söylemle, dil oyunlarıyla açıklamak
D
Gerçek hayatta bir eylem gücünün olmayışı
E
Düşünce ile eylemin bağlantısını kesmek
Açıklama:
Bu eleştiriler geniş bir çeşitlilik gösteriyor olsa da birkaç temel baslık su şekilde sıralanabilir: Düşünüyor gibi yapıp düşünmemek, her şeyi söylemle, dil oyunlarıyla açıklamak, bu tartışmalar bir yere kadar anlamlı olsa da nihayet gerçek hayatta bir eylem gücünün olmayışı, yani düşünce ile eylemin bağlantısını kesmek.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi postmodern edebiyatın özelliklerinden biri olarak sayılamaz?
Seçenekler
A
Çoğulculuk esastır
B
Anlamlar tasarlanabilir
C
Kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar vardır
D
Tür ayrımları ortadan kalkar
E
Yazar ölmüştür
Açıklama:
Postmodern edebiyatta çoğulculuk esastır, anlam tasarlanamaz, yazar ölmüştür, kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar vardır, üst kurmaca egemendir, tür ayrımları ortadan kalkar.
Soru 89
Aşağıdaki yazarlardan hangisi postmodern edebiyatında eserler vermiş bir yazardır?
Seçenekler
A
Jean François Lyotard
B
Jacques Derrida
C
Umberto Eco
D
Jean Baudrillard
E
Michel Foucault
Açıklama:
Umberto Eco dışındakiler filozof olarak geçerler.
Soru 90
“ Aslında öylesine heterojen ve çok parçalıdır ki, klasik anlamda bir akım olabilecek ortak özellikleri çoğu kez göstermez. Daha çok her türlü üretime, iletişim biçimine, üretim ilişkilerine sızan ve onları yeniden yorumlayan bir bakış açısı olduğu söylenebilir.” Bu tanımlama aşağıdaki seçeneklerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Postmodernizme
B
Modernizme
C
Moderniteye
D
Perspektivizme
E
Rasyonelizme
Açıklama:
1980'lerin ortasından itibaren giderek artan bir ilgi gören postmodernizm, günümüzde hakkında yazılmış yüzlerce kitap, makale ve yapılmış sayısız tartışmayla çağımızın en ilgi çekici akımı olarak görünüyor. Aslında postmodernizm öylesine heterojen ve çok parçalıdır ki, klasik anlamda bir akım olabilecek ortak özellikleri çoğu kez göstermez. Daha çok her türlü üretime, iletişim biçimine, üretim ilişkilerine sızan ve onları yeniden yorumlayan bir bakış açısı olduğu söylenebilir.
Soru 91
Postmodernizm ortaya çıktığı yıllardan bugüne giderek farklılaşmış ve değişmiştir. Postmodernizmin temelinde var olan ve giderek daha da eğemen hale gelmiş olan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Çoğulculuk
C
Estetik
D
Dogmatizm
E
Hümanizm
Açıklama:
Postmodernizm ortaya çıktığı yıllardan bugüne giderek farklılaşmış, çeşitlenmiş ve temelindeki çoğulculuk düşüncesi daha da egemen hale gelmiştir. Temellerini Derrida, Lyotard, Baudrillard gibi Fransız postyapısalcılardan alan akım özellikle son otuz yılın her türlü sanatsal üretimine sızmıştır.
Soru 92
Postmodernizm Filozofları aşağıda belirtilen düşüncelerden hangisine karşı çıkmaz?
Seçenekler
A
Modern felsefenin kurgularına
B
Evrensel ve aydınlanmacı akıl düşüncesine
C
Nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur.
D
Descartes’in Kartezyen özne anlayışına
E
Hegel’in rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir" ilkesine
Açıklama:
Kimi zaman modernizmin tükenişinden sonra doğan yeni bir felsefe, kimi zaman ona itiraz eden bir yapı (anti-modernizm) ola¬rak karşımıza çıkar. Bu anlamda postmodernizm Descartes'la başlayan modern felsefenin kurgularına ve kategorilerine karşı çıkar. Descartes'ın kartezyen özne anlayışına, Kant'ın evrensel ve aydınlanmacı akıl düşüncesine, Hegel'in "rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir" ilkesine karşı çıkan postmodern filozoflara göre nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur.
Soru 93
Modernite Aydınlanma Çağı'yla birlikte ulaştığı sentezde akıl, bilim ve sanat yoluyla "insan"ın mutluluğunu temin edecek sistemlerin kurulmasını vadediyordu. “Ancak Modernizmin yanlış uygulamaları sonucu bu alanlar hem birbirinden hem de hayattan koptu. Bu bağların yeniden kurularak yarım kalmış modernite projesinin ve ideallerinin gerçekleştirilebileceğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klages
B
Kafta
C
Eliot
D
Habermas
E
Mallarme
Açıklama:
20. yüzyılın yok ettiği iyimserliği ,Bilim, ahlak ve sanatın farklılaşması, uzmanlarca ele alınan bölümlerin özerkliğine ve bunların gündelik iletişimin yorumlamasından ayrılması anlamına gelmeye başladı Habermas, Modernizmin yanlış uygulamaları sonucu bu alanların hem birbirinden hem de hayattan koptuğunu, bu bağların yeniden kurularak yarım kalmış modernite projesinin ve ideallerinin gerçekleştirilebileceğini savunur.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi edebiyat açısından modernizmin özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yazıda izlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok görme"nin nasıl gerçekleştiğine vurgu.
B
Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel ve düzyazının daha şiirsel olması
C
Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
D
Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma
E
Spontanlığın ve yaratımdaki keşfin karmaşık biçim estetiğine tercih edilmesi
Açıklama:
Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özellikleri şunlardır:
- Yazıda izlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok "görme"nin nasıl gerçekleştiğine vurgu. Buna bilinç-akışı tarzındaki yazı örnek verilebilir.
- Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma
- Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel ve düzyazının daha şiirsel olması
- Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
- Sanat eserinin üretimine yönelik bir öz-bilinç eğiliminin oluşması. Böylece her bir sanat eseri bir üretim olarak, yapılan ve çeşitli şekillerde tüketilen bir şey olarak kendi durumuna dikkat çeker.
- Minimalist tasarımların, spontanlığın ve yaratımdaki keşfin karmaşık biçim estetiğine tercih edilmesi,
- Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
Soru 95
Postmodernizm de tıpkı modernizm gibi aynı ilkelere uyduğunu ancak, bu ilkeleri değerlendirişinin farklı olduğunu söyleyen edebiyatçı-düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Klages
B
Habermas
C
Baudelaire
D
Bergson
E
Avangard
Açıklama:
Klages'a göre postmodernizm de tıpkı modernizm gibi bu ilkelere uyar. Ancak bu ilke¬leri değerlendirişi farklıdır. Postmodernizm de yüksek kültür kitle kültürü ayrımını, türler arasında katı ayrımları reddeder, pastiş, parodi, ironi ve oyunbazlığa yönelir. Postmodern sanat ve düşünce, dönüşlülüğü, öz bilinci (kendini bilme, kendinin farkında olma), parça-lanmayı, (özellikle anlatısal yapılarda) süreksizliği, muğlaklığı, eşzamanlılığı tercih eder ve yapısı bozulmuş, merkezsizleşmiş, makineleşmiş özneye vurgu yapar
Soru 96
Aşağıdaki yazarlardan hangisine göre “artık dünya doğrudan doğruya bağlantı içinde olduğumuz bir şey değil, televizyon ekranlarından verilendir. Televizyon yaşam içerisinde yaşamsa televizyon içerisinde çözelmektedir. Kurgu gerçekleştirilir ve böylelikle gerçek kurgusal olur. Televizyon ve kitle iletişiminin işlevi tepkiyi önlemek, bireyi özelleştirmek, ve görüntüyle gerçek arasında bir ayrım yapabilmenin olanaksızlaştığı bir taklit (simülasyon) evrenine yerleştirmektir.”
Seçenekler
A
Klages
B
Baudrillard
C
Habermas
D
Bergson
E
Avangard
Açıklama:
Baudrillard'a göre artık dünya doğrudan doğruya bağlantı içinde olduğumuz bir şey değil, televizyon ekranlarından verilendir. Televizyon yaşam içerisinde yaşamsa televizyon içerisinde çözelmektedir. Kurgu gerçekleştirilir ve böylelikle gerçek kurgusal olur. Televizyon ve kitle iletişiminin işlevi tepkiyi önlemek, bireyi özelleştirmek, ve görüntüyle gerçek arasında bir ayrım yapabilmenin olanaksızlaştığı bir taklit (simülasyon) evrenine yerleştirmektir.
Soru 97
"Düşünüyorum öyleyse varım" sözüyle bir özne ortaya koyan: Düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden düşünür-yazar'a göre bütün bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünme'dir. Bu düşüncelerin sahibi kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Foucault
C
Descartes
D
Jameson
E
Klages
Açıklama:
Descartes "Düşünüyorum öyleyse varım" sözüyle bir özne ortaya koyar: Düşünen, dü¬şündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden Descartes'a göre bütün bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünme'dir.
Kant, Descartesçı düşünen, bilen özne (cogito) kavramını devam ettirir ancak o, bilen özne ile bilinen nesne arasındaki ilişkiyi tersine çevirerek, artık bilen öznenin nesneyi belirlediği bir bilgi teorisinden söz eder.
Kant, Descartesçı düşünen, bilen özne (cogito) kavramını devam ettirir ancak o, bilen özne ile bilinen nesne arasındaki ilişkiyi tersine çevirerek, artık bilen öznenin nesneyi belirlediği bir bilgi teorisinden söz eder.
Soru 98
Tarihin sonu ya da tarihin ölümü ifadesi, ile ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu ifade eder. Geleneksel tarih yazımının dışladığı kişi, grup ve olayları ele alır, daha önce söz hakkı olmayan bu kişilerin tarihini yazarlar. Postmodernist Geleneksel tarih yazımının kendisini büyük anlatılar yoluyla nesnel olarak toplumlara sunduğu her türlü çıktısından kuşku duyar ve bunu yıkmaya çalışırlar. Bu görüşler aşağıdaki düşünce akımlarından hangisine aittir?
Seçenekler
A
Perspektivizme
B
Modernizme
C
Moderniteye
D
Postmodernizme
E
Rasyonelizme
Açıklama:
Tarih aynı zamanda anlam açısından bakıldığında gösterge ve gösterilen arasındaki kurgusal ilişkinin nesnel bir ilişkiymiş gibi gözükmesine, tarih anlatısının bir gerçeğin yansıması olduğu yanılgısına yol açan bir zemindir. Tarihin sonu ya da tarihin ölümü ifadesi, postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu ifade eder. Geleneksel tarih yazımının dışladığı kişi, grup ve olayları ele alır, daha önce söz hakkı olmayan bu kişilerin tarihini yazarlar. Geleneksel tarih yazımının kendisini büyük anlatılar yoluyla nesnel olarak toplumlara sunduğu her türlü çıktısından kuşku duyar ve bunu yıkmaya çalışırlar.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Edebiyat alanında Postmodernizmin dünyadaki temsilcilerinden biri olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Jean François Lyotard
C
Sam Mendes
D
David Fincher
E
Orhan Pamuk
Açıklama:
Sam Mendes ve David Fincher (yönetmendir) , Jean Baudrillard ve Jean François Lyotard ( Filozoftur), Orhan Pamuk Edebiyat alanında Postmodernizmin dünyadaki temsilcilerinden biri olarak kabul edilir
Soru 100
Genel olarak belirsizlik ve heterojenlik üzerine kurulmuş akım hangisidir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Büyülü gerçeklik
C
Varoluşçuluk
D
Postmodernizm
E
Gerçeküstücülük
Açıklama:
Postmodernizm belirsizlik ve heterojenlik üzerine kurulmuştur.
Soru 101
Gerçeklik ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi postmodern görüşü yansıtır?
Seçenekler
A
Özne aklıyla gerçeğe ulaşabilir.
B
Nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur.
C
Rasyonel olan gerçektir, gerçek olan ise rasyoneldir.
D
Gerçek özneden bağımsız bir haldedir.
E
Gerçeklik öznelci bir yapıda değildir.
Açıklama:
Postmodernizm Descartes’ın Kartezyen özne anlayışına, Kant’ın evrensel ve aydınlanmacı akıl düşüncesine, Hegel’in “rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir” ilkesine karşı çıkan postmodern filozoflara göre nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur. Postmodernizm öznelcidir, ancak modernizmdeki güvenilir, stabil, tutarlı, özerk, kendini bilen ve aklıyla gerçeğe ulaşabilen özne tanımını reddettiği için bu öznellik de modernist öznellikten farklıdır. Çünkü postmodernler “orada bir yerde” özneden bağımsız bir gerçek olduğuna inanmazlar.
Soru 102
Aşağıdaki ifadelerden hangisi modernizm felsefesine uygun değildir?
Seçenekler
A
Nesnel bilgi ve bilen/ akıl sahibi özne hakimdir.
B
Geleneğe ve yerleşik estetik ölçülere meydan okur.
C
Yıkıcı ve yenilikçi bir estetik harekettir.
D
Akılcılık ve mutlak bilgiyi temel alır.
E
Bilim de diğer bilgi türleri gibi bir anlatıdır.
Açıklama:
Bilimin diğer bilgi türleri gibi bir anlatı olduğunu savunan düşünce postmodernist felsefenin görüşüdür.
Soru 103
Aşağıdaki yazarlardan hangisi modernizm akımına bağlı değildir?
Seçenekler
A
Mallarme
B
Kafka
C
Rilke
D
Beckett
E
Proust
Açıklama:
Beckett Postmodernizm akımına bağlı bir yazar, eleştirmen ve şairdir.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin vurguladığı konulardan biri olamaz?
Seçenekler
A
Büyük anlatılar
B
Demokratikleşme
C
Kadın hareketi
D
Heterojenleşme
E
Enformatik devrimi
Açıklama:
Postmodernizm büyük anlatıları reddeder ve temelde demokratikleşme, heterojenleşme, kadın hareketi ve enformatik devrim konuları üzerinde durur.
Soru 105
“Simülasyonlar” hangi yazarın eseridir??
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Frederick Jameson
C
Mark Poster
D
Umberto Eco
E
Michel Foucault
Açıklama:
Simulasyonlar Jean Baudrillard’ın eseridir.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizm’ in reddettiği konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Birey
B
Tarih
C
Büyük anlatı
D
Logos merkezci düşünce
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Postmodernizm temelinde çoğulculuk düşüncesini savunur. Diğer taraftan birey, tarih, büyük anlatı ve logos merkezci düşünceye karşı çıkar.
Soru 107
Postmodernistlerin “ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu” açıklayan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Bireyin ölümü
B
Tarihin ölümü
C
Büyük anlatıların çöküşü
D
Demokratikleşme
E
Heterojenleşme
Açıklama:
Tarihin ölümü ifadesi Postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu ifade eder.
Soru 108
Hassan’a göre postmodernizmin montaj, kolaj, kurulmuş veya kesilmiş edebi nesne gibi şeylere eğilmesinin sebebi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Kutsallığını alma
B
Derinliksizlik
C
Parçalanma
D
Temsil edilemezlik
E
Melezleme
Açıklama:
Postmodernist yalnızca parçalar, sadece parçalara güvenir gibi görünür. Yıkmak istediği şey “bütünlük”tür, sosyal, epistemik, hatta şiirsel, ne tür bir sentez olursa olsun bütünlüğü yıkmak ister. Montaj, kolaj, kurulmuş̧ veya kesilmiş̧ edebi nesne gibi şeylere eğilimi bundandır.
Soru 109
Bir yazarın eserini yazma sürecini öyküleştirmesi hangi kavramla ifade edilir?
Seçenekler
A
İçkinlik
B
İnşa etme
C
Üstkurmaca
D
Karnavallaştırma
E
Melezleme
Açıklama:
Romanın yazılış̧ öyküsünün romanlaştırılması, öykünün okur eşliğinde ve onun gözü önünde yazılması. üstkurmaca yöntemlerinden biridir.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi modernizm kavramının tanımıdır?
Seçenekler
A
Ortaçağ sonrası Avrupa’da yaşanan dönem
B
1850 ile 20. yüzyılın ilk yarısını kapsayan estetik hareketlere gönderme yapan bir terim
C
İlerlemeci, akılcı, bilgiyi merkez alan felsefe
D
Şimdiyi geçmişten ayırmak
E
Nesnel bilginin olmadığını iddia eden düşünce
Açıklama:
1850’lerden sonra temeli atılan ve 20. yüzyılın ilk yarısını kapsayan estetik hareketlere gönderme yapmak üzere kullanılan bir terimdir.
Soru 111
I. Nesnelliği koruma
II. Algıya değil görmenin kendisine yönelme
III. İzlenim ve öznelliğe vurgu
IV. Üçüncü tekil şahıs anlatıcılar
Yukarıdakilerden hangileri Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özelliklerindendir?
II. Algıya değil görmenin kendisine yönelme
III. İzlenim ve öznelliğe vurgu
IV. Üçüncü tekil şahıs anlatıcılar
Yukarıdakilerden hangileri Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I, II ve III
C
I ve II
D
Yalnız II
E
II, III ve IV
Açıklama:
İzlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok “görme”nin nasıl gerçekleştiğine vurgu. Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma.
Soru 112
I. Sömürgelerin bağımsızlığını kazanması
II. Hümanizmin sorgulanması
III. Feminist hareketlerin güç kazanması
IV. Teknolojik gelişmeler
Yukarıdakilerden hangileri postmodernizmi hazırlayan koşullardır?
II. Hümanizmin sorgulanması
III. Feminist hareketlerin güç kazanması
IV. Teknolojik gelişmeler
Yukarıdakilerden hangileri postmodernizmi hazırlayan koşullardır?
Seçenekler
A
I, II ve IV
B
I, II ve III
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sömürgelerin bağımsızlığını kazanmaya başlamasıyla birlikte burada yasayanlar Batı merkezli hümanist düşünceyi sorgulamaya başladı. Feminist hareketin güç kazanması, Elektronik iletişim sistemlerinin ve teknolojilerinin icadı ve yaygınlaşması sonucu bilgi edinme, aktarma yöntemlerinin ve sosyal yapının değişmesi.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi “simülakra” kavramının tanımdır?
Seçenekler
A
Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopya
B
Orijinalden elde edilen kopya
C
Kopyadan elde edilen kopya
D
Kopyadan elde edilen yeni orijinal
E
Orijinalliği olmayan eksik bir kopya
Açıklama:
Orijinalliği olmayan eksiksiz bir kopyadır.
Soru 114
Kunstwollen (yaratma istenci) ile Eco’nun anlatmak istediği nedir?
Seçenekler
A
Kişilerin tarihsel koşullanma ile geçmişi değerlendirdiklerini
B
Tarihin pek çok farklı anlam taşıyan karmaşık bir gösteren olduğunu
C
Geçmişin bizi koşullandırdığını, bize eziyet ettiğini, şantaj yaptığını
D
Modernizmin araçlarının tükenmesi ile birlikte postmodernizmin başladığını
E
Sanatçının tarihsel koşullanma ile değil kendi iradesi ile hareket ettiği
Açıklama:
Kunstwollen: Yaratma iradesi. Eco bununla, sanatçının tarihsel koşullanma ile değil kendi istenci ile hareket ettiğini ifade etmek ister.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi büyük anlatılar (grand recit) ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Lyotard öne sürmüştür
B
İngiliz dilinde sömürgecilik sonrası söylem
C
Bilginin kurumsal biçimleridir
D
Modernizmin araçlarıdır
E
Bittikleri noktada postmodernizm başlar
Açıklama:
Büyük anlatılar, bilginin kurumsal ve ideolojik biçimleridir ve modernizmin araçlarıdır. Büyük anlatıların bittiği, inanılırlığını yitirdiği noktada postmodernizm başlar.
Soru 116
I. Büyük anlatıların çöküşü
II. Toplumun heterojenleşmesi
III. Gerçek-kopya karşıtlığının ortadan kalkması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Lyotard’ın modernizmden postmodernizme geçişi bağladığı nedenlerdendir?
II. Toplumun heterojenleşmesi
III. Gerçek-kopya karşıtlığının ortadan kalkması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Lyotard’ın modernizmden postmodernizme geçişi bağladığı nedenlerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız I
E
I, II, III
Açıklama:
Lyotard’ın modernizmden postmodernizme geçişi, Büyük anlatıların çöküşü, toplumun heterojenleşmesi, gerçek- kopya karşıtlığının ortadan kalkmasına bağlar.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizme yöneltilen eleştirilerden değildir?
Seçenekler
A
Düşünüyor gibi yapıp düşünmemek
B
Çok ayrıntılı incelemeler yapıyor olması
C
Her şeyi söylemle, dil oyunlarıyla açıklamak
D
Gerçek hayatta bir eylem gücünün olmayışı
E
Düşünce ile eylemin bağlantısını kesmek
Açıklama:
Bu eleştiriler geniş bir çeşitlilik gösteriyor olsa da birkaç temel başlık su şekilde sıralanabilir: Düşünüyor gibi yapıp düşünmemek, her şeyi söylemle, dil oyunlarıyla açıklamak, bu tartışmalar bir yere kadar anlamlı olsa da nihayet gerçek hayatta bir eylem gücünün olmayışı, yani düşünce ile eylemin bağlantısını kesmek
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi postmodern edebiyatın özelliklerinden biri olarak sayılamaz?
Seçenekler
A
Çoğulculuk esastır
B
Anlamlar tasarlanabilir
C
Kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar içerir
D
Tür ayrımları ortadan kalkar
E
Yazar ölmüştür
Açıklama:
Postmodern edebiyatta çoğulculuk esastır, anlam tasarlanamaz, yazar ölmüştür, kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar vardır, üst kurmaca egemendir, tür ayrımları ortadan kalkar.
Soru 119
Aşağıdaki yazarlardan hangisi postmodern edebiyatında eserler vermiş bir yazardır?
Seçenekler
A
Jean François Lyotard
B
Jacques Derrida
C
Umberto Eco
D
Jean Baudrillard
E
Michel Foucault
Açıklama:
Umberto Eco dışındakiler filozof olarak geçerler.
Soru 120
“ Aslında öylesine heterojen ve çok parçalıdır ki, klasik anlamda bir akım olabilecek ortak özellikleri çoğu kez göstermez. Daha çok her türlü üretime, iletişim biçimine, üretim ilişkilerine sızan ve onları yeniden yorumlayan bir bakış açısı olduğu söylenebilir.” Bu tanımlama aşağıdaki seçeneklerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Postmodernizm
C
Modernite
D
Perspektivizm
E
Rasyonalizm
Açıklama:
1980lerin ortasından itibaren giderek artan bir ilgi gören postmodernizm, günümüzde hakkında yazılmış yüzlerce kitap, makale ve yapılmış sayısız tartışmayla çağımızın en ilgi çekici akımı olarak görünüyor. Aslında postmodernizm öylesine heterojen ve çok parçalıdır ki, klasik anlamda bir akım olabilecek ortak özellikleri çoğu kez göstermez. Daha çok her türlü üretime, iletişim biçimine, üretim ilişkilerine sızan ve onları yeniden yorumlayan bir bakış açısı olduğu söylenebilir.
Soru 121
Postmodernizm ortaya çıktığı yıllardan bugüne kadar giderek farklılaşmış ve değişmiştir. Postmodernizmin temelinde var olan ve giderek daha da egemen hale gelen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Estetik
C
Doğmatizm
D
Hümanizm
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Postmodernizm ortaya çıktığı yıllardan bugüne giderek farklılaşmış, çeşitlenmiş ve temelindeki çoğulculuk düşüncesi daha da egemen hale gelmiştir. Temellerini Derrida, Lyotard, Baudrillard gibi Fransız postyapısalcılardan alan akım özellikle son otuz yılın her türlü sanatsal üretimine sızmıştır.
Soru 122
Postmodernizm filozofları aşağıda belirtilen düşüncelerden hangisine karşı çıkmaz?
Seçenekler
A
Modern felsefenin kurgularına
B
Evrensel ve aydınlanmacı akıl düşüncesine
C
Nesnel ve akıldan bağımsız gerçekliğin yokluğuna
D
Descartes’in “Kartezyen Özne” anlayışına
E
Hegel’in “Rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir.” ilkesine
Açıklama:
Postmodernizm, kimi zaman modernizmin tükenişinden sonra doğan yeni bir felsefe, kimi zaman ona itiraz eden bir yapı (anti-modernizm) olarak karşımıza çıkar. Bu anlamda postmodernizm Descartes'la başlayan modern felsefenin kurgularına ve kategorilerine karşı çıkar. Descartes'ın kartezyen özne anlayışına, Kant'ın evrensel ve aydınlanmacı akıl düşüncesine, Hegel'in "rasyonel olan gerçektir, gerçek olan rasyoneldir" ilkesine karşı çıkar ve postmodern filozoflar tarafından nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçekliğin olmadığı öne sürülür.
Soru 123
Modernite Aydınlanma Çağı'yla birlikte ulaştığı sentezde akıl, bilim ve sanat yoluyla "insan"ın mutluluğunu temin edecek sistemlerin kurulmasını vadediyordu. Ancak Modernizmin yanlış uygulamaları sonucu bu alanlar hem birbirinden hem de hayattan koptu. Bu bağların yeniden kurularak yarım kalmış modernite projesinin ve ideallerinin gerçekleştirilebileceğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klages
B
Kafka
C
Habermas
D
Eliot
E
Mallarme
Açıklama:
Habermas, 20. yüzyılın yok ettiği iyimserliği bilim, ahlak ve sanatın farklılaşması, uzmanlarca ele alınan bölümlerin özerkliğine ve bunların gündelik iletişimin yorumlamasından ayrılması anlamına gelmeye başladığını ifade ederek, Modernizmin yanlış uygulamaları sonucu bu alanların hem birbirinden hem de hayattan koptuğunu, bu bağların yeniden kurularak yarım kalmış modernite projesinin ve ideallerinin gerçekleştirilebileceğini savunur.
Soru 124
Aşağıdakilerden hangisi Edebiyat açısından modernizmin özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yazıda izlenim ve öznelliğe vurgu
B
Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar
C
Parçalanmış biçimler, kesintili anlatılar, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajları
D
Yüksek kültürle kitle kültürü arasındaki sınırları ve ayrılıkları silme
E
Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşteki nesnellikten uzaklaşma
Açıklama:
Edebiyat açısından modernizmin belli başlı özellikleri şunlardır:
Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
Yüksek kültürle kitle kültürü arasındaki sınırların ve ayrılıkların silinmesi ise postmodern edebiyatın bir özelliğidir. Postmodernizm ikinci sınıf filmlerden, edebî olmayan (paraliterature) kurgudan, gotik ve romanslardan, popüler biyografiden, polisiye, bilimkurgu ve fantezi romandan etkilenmiştir.
- Yazıda izlenim ve öznelliğe vurgu; algılananın ne olduğundan çok "görme"nin nasıl gerçekleştiğine vurgu. Buna bilinç-akışı tarzındaki yazı örnek verilebilir.
- Her şeyi bilen üçüncü tekil şahıs anlatıcıların, sabit bakış açılarının ve kesin ahlâkî konumların sağladığı görünüşte nesnellikten uzaklaşma.
- Edebî türler arasında bulanıklaşan ayrımlar, şiirin daha belgesel ve düzyazının daha şiirsel olması.
- Parçalanmış biçimlere, kesintili anlatılara, farklı malzemelerin rastgele görünümlü kolajlarına vurgu.
- Sanat eserinin üretimine yönelik bir öz-bilinç eğiliminin oluşması. Böylece her bir sanat eseri bir üretim olarak, yapılan ve çeşitli şekillerde tüketilen bir şey olarak kendi durumuna dikkat çeker.
- Minimalist tasarımların, spontanlığın ve yaratımdaki keşfin karmaşık biçim estetiğine tercih edilmesi,
Sanat eseri üretmede kullanılan materyallerin seçiminde olsun, sanat eserini sergileme, dağıtma ve tüketmede olsun, yüksek ve alt kültür, ya da kitle kültürü gibi ayrımların reddedilmesi.
Yüksek kültürle kitle kültürü arasındaki sınırların ve ayrılıkların silinmesi ise postmodern edebiyatın bir özelliğidir. Postmodernizm ikinci sınıf filmlerden, edebî olmayan (paraliterature) kurgudan, gotik ve romanslardan, popüler biyografiden, polisiye, bilimkurgu ve fantezi romandan etkilenmiştir.
Soru 125
Postmodernizm de tıpkı modernizm gibi aynı ilkelere sahip olduğunu ancak, bu ilkeleri değerlendirişinin farklı olduğunu söyleyen edebiyetçı-düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Klages
B
Habermas
C
Baudelaire
D
Bergson
E
Avangard
Açıklama:
Klages'a göre postmodernizm modernizmle aynı ilkelere uyar. Ancak bu ilkeleri değerlendirişi farklıdır. Postmodernizm de yüksek kültür kitle kültürü ayrımını, türler arasında katı ayrımları reddeder, pastiş, parodi, ironi ve oyunbazlığa yönelir. Postmodern sanat ve düşünce, dönüşlülüğü, öz bilinci (kendini bilme, kendinin farkında olma), parçalanmayı, (özellikle anlatısal yapılarda) süreksizliği, muğlaklığı, eşzamanlılığı tercih eder ve yapısı bozulmuş, merkezsizleşmiş, makineleşmiş özneye vurgu yapar.
Soru 126
Aşağıdaki yazarlardan hangisine göre “artık dünya doğrudan doğruya bağlantı içinde olduğumuz bir şey değil, televizyon ekranlarından verilendir. Televizyon yaşam içerisinde yaşamsa televizyon içerisinde çözelmektedir. Kurgu gerçekleştirilir ve böylelikle gerçek kurgusal olur. Televizyon ve kitle iletişiminin işlevi tepkiyi önlemek, bireyi özelleştirmek, ve görüntüyle gerçek arasında bir ayrım yapabilmenin olanaksızlaştığı bir taklit (simülasyon) evrenine yerleştirmektir.”
Seçenekler
A
Klages
B
Habermas
C
Bergson
D
Baudrillard
E
Avangard
Açıklama:
Baudrillard'a göre artık dünya doğrudan doğruya bağlantı içinde olduğumuz bir şey değil, televizyon ekranlarından verilendir. Televizyon yaşam içerisinde yaşamsa televizyon içerisinde çözelmektedir. Kurgu gerçekleştirilir ve böylelikle gerçek kurgusal olur. Televizyon ve kitle iletişiminin işlevi tepkiyi önlemek, bireyi özelleştirmek, ve görüntüyle gerçek arasında bir ayrım yapabilmenin olanaksızlaştığı bir taklit (simülasyon) evrenine yerleştirmektir.
Soru 127
"Düşünüyorum öyleyse varım" sözüyle bir özne ortaya koyan: Düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden düşünür-yazara göre bütün bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünmedir. Bu düşüncelerin sahibi kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Descartes
C
Foucault
D
Jameson
E
Klages
Açıklama:
Descartes "Düşünüyorum öyleyse varım" sözüyle bir özne ortaya koyar: Düşünen, düşündüğünü bilen, kendinin farkında olan, hedefleri olan, özgür iradesi ve sorumluluğu olan bir özne. Bu özne şüphe eden, onaylayan, yargılayan, kısacası düşünen, akıl sahibi bir öznedir. Öncelikle düşünen özne olarak varlığını ispat eden Descartes'a göre bütün bilgimizin kaynağı da akıldır, düşünme'dir. Kant, Descartesçı düşünen, bilen özne (cogito) kavramını devam ettirir ancak o, bilen özne ile bilinen nesne arasındaki ilişkiyi tersine çevirerek, artık bilen öznenin nesneyi belirlediği bir bilgi teorisinden söz eder.
Soru 128
“Tarihin Sonu” tezinden hareket eden düşünürler geleneksel tarih yazımının dışladığı kişi, grup ve olayları ele alır, daha önce söz hakkı olmayan bu kişilerin tarihini yazarlar. Bu kavram aşağıdaki düşünce akımlarından hangisine aittir?
Seçenekler
A
Postmodernizm
B
Perspektivizim
C
Modernizm
D
Modernite
E
Rasyonalizm
Açıklama:
Tarih aynı zamanda anlam açısından bakıldığında gösterge ve gösterilen arasındaki kurgusal ilişkinin nesnel bir ilişkiymiş gibi gözükmesine, tarih anlatısının bir gerçeğin yansıması olduğu yanılgısına yol açan bir zemindir. Tarihin sonu ya da tarihin ölümü ifadesi, postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu ifade eder. Geleneksel tarih yazımının dışladığı kişi, grup ve olayları ele alır, daha önce söz hakkı olmayan bu kişilerin tarihini yazarlar. Geleneksel tarih yazımının kendisini büyük anlatılar yoluyla nesnel olarak toplumlara sunduğu her türlü çıktısından kuşku duyar ve bunu yıkmaya çalışırlar
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi edebiyat alanında postmodernizmin dünyadaki temsilcilerinden biri olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Jean François Lyotard
C
Sam Mendes
D
David Fincher
E
Orhan Pamuk
Açıklama:
Sam Mende ve David Fincher yönetmendir. Jean Baudrillard ve Jean François Lyotard filozoftur. Orhan Pamuk ise edebiyat alanında postmodernizmin dünyadaki temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
Soru 130
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizm için söylenemez?
Seçenekler
A
Kelime anlamı modernizm öncesidir.
B
Logos merkezci düşünceye itiraz eder.
C
Belirsizlik ve heterojenlik üzerine kurulmuştur.
D
Modern felsefenin kurgularına ve kategorilerine karşı çıkar.
E
Postmodern filozoflara göre nesnel ve akıldan bağımsız bir gerçek yoktur.
Açıklama:
Batı dillerinde “post-” “sonrası” anlamı veren bir ön ektir, yani postmodernizmin kelime anlamı “modernizm sonrası” dır.
Soru 131
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin edebiyat alanındaki temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Umberto Eco
B
Friedrich Nietzsche
C
Michel Foucault
D
Jacques Derrida
E
Jean François Lyotard
Açıklama:
Friedrich Nietzsche, Michel Foucault, Jacques Derrida, Jean François Lyotard postmodern filozoflardır. Umberto Eco ise postmodern edebiyatçıdır. Umberto Eco’nun bazı eserleri: Gülün Adı, Foucault Sarkacı, Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti, Ortaçağı Düşlemek ve Sıfır Sayı’dır.
Soru 132
Aşağıdakilerden hangisi postmodern yönetmenlerden biridir?
Seçenekler
A
Quentin Tarantino
B
Orhan Pamuk
C
Do De Lillo
D
Italo Calvino
E
Samuel Beckett
Açıklama:
Orhan Pamuk, Do De Lillo, Italo Calvino ve Samuel Beckett postmodern edebiyatçılardır. Quentin Tarantino ise postmodern yönetmenlerden biridir. Tarantino Amerikalı film yönetmeni, oyuncu ve iki Oscar ödüllü senaristtir. Bazı filmleri: Ucuz Roman, Kill Bill, Günah Şehri, Zincirsiz, Rezervuar Köpekleri’dir.
Soru 133
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin resim alanındaki temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Sam Mendes
B
Quentin Tarantino
C
Wim Wenders
D
Andy Warhol
E
Ridley Scott
Açıklama:
Sam Mendes, Quentin Tarantino, Wim Wenders ve Ridley Scott postmodern yönetmenlerdir. Andy Warhol ise postmodern ressamlardan biridir.
Soru 134
Aşağıdakilerden hangisi postmodern edebiyat için söylenemez?
Seçenekler
A
Çoğulculuk esastır.
B
Kurgu tutarsızlaşır ve boşluklar içerir.
C
Yazar ölmüştür.
D
Üstkurmaca egemendir.
E
Anlam tasarlanabilir.
Açıklama:
Postmodern edebiyatta anlam yazarın kontrolünde değildir, çünkü dil konuşanın kontrolünde değildir. Dil ile anlam arasında dogrudan ve nesnel bir ilişki yoktur. Lucy’nin belirttiği gibi dilbilimsel anlam, dili kullanan herhangi birinin niyetleri tarafından kontrol edilemeyeceği gibi, hiçbir türden anlam da akılcılıkla kontrol edilemez. Dolayısıyla anlam tasarlanamaz.
Soru 135
“Simülasyonlar” adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Rene Descartes
B
Jean Baudrillard
C
Friedrich Nietzsche
D
Umberto Eco
E
Michel Foucault
Açıklama:
Simülasyonlar adlı eser Baudrillard’a aittir. Baudrillard Simülasyonlar adlı eserinde modernite dönemini, “sanayi üretiminin ön plana çıktığı burjuva sınıfı dönemi” olarak tanımladıktan sonra, bu dönemde daha sonra teknoloji devrimiyle birlikte yeniden üretimin (kopyalama, reproduction) toplumun düzenlenme ilkesi olarak üretimin yerini aldığını ifade eder.
Soru 136
Postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu anlatan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simülakra
B
Tarihin Ölümü
C
Zeitgeist
D
Büyük Anlatı
E
Büyük Anlatıların Çöküşü
Açıklama:
Simülakra, orjinalliği olmayacak eksiksiz bir kopya; büyük anlatı, bilginin kuramsal ve ideolojik biçimleri; zeitgest, zamanın ruhu; büyük anlatıların çöküşü, bilginin niteliğinin ve konumunun değişmesidir. Tarihin sonu ya da tarihin ölümü ifadesi, postmodernistlerin ilerleme fikrine duydukları kuşkuyu ifade eder. Geleneksel tarih yazımının dışladığı kişi, grup ve olayları ele alır, daha önce söz hakkı olmayan bu kişilerin tarihini yazarlar. Geleneksel tarih yazımının kendisini büyük anlatılar yoluyla nesnel olarak toplumlara sunduğu her türlü çıktısından kuşku duyar ve bunu yıkmaya çalışırlar.
Soru 137
Aşağıdakilerden hangisi “Büyük Anlatı” kuramını öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Eliot
B
Woolf
C
Lyotard
D
Kafka
E
Pound
Açıklama:
Eliot, Woolf, Kafka ve Pound postmodern edebiyatçılardır. Büyük Anlatı kavramını öne süren kişi postmodern filozof Lyotard’dır. Büyük anlatılar, bilginin kurumsal ve ideolojik biçimleridir ve modernizmin araçlarıdır. Büyük anlatıların bittiği, inanılırlığını yitirdiği noktada postmodernizm başlar. Bir başka deyişle, modernizmin gelişme, akılcılık ve bilimsel nesnellik iddialarının bittiği noktada postmodernizm baslamıştır.
Soru 138
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin ortaya çıkışına neden olan unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sömürgelerin bağımsızlık kazanması
B
Feminist hareketin yavaş yavaş ortadan kalkması
C
Hümanist düşüncenin sorgulanmaya başlanması
D
Sosyal yapının değişmesi
E
Bilgi aktarma yöntemlerinin değişmesi
Açıklama:
Feminist Hareket, ortadan kalkmamış söylenenin aksine güç kazanmıştır.
Soru 139
Postmodernizmi edebiyat ve sanatla ilgili bir terim olarak ilk kez kullanan kimdir?
Seçenekler
A
Ihab Hassan
B
Michal Foucault
C
Jacques Derrida
D
Jean François Lyotard
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
Ihab Hassan, 1985’te Paris’te yapılan Karşılaştırmalı Edebiyat kongresinde sunduğu “Postmodernizm Perspektifte Çoğulculuk” başlıklı makalesinde Postmodernizmin özelliklerini sıralar ve tanımlar. Diğer şıklar postmodern filozoflardır.
Ünite 8
Soru 1
Osmanlının kültürel anlamda Avrupa’ya, özellikle Fransa’ya açılmasında başlangıç hangi padişah dönemidir?
Seçenekler
A
II. Mahmut
B
II. Bayezid
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
Yavuz Sultan Selim
E
Fatih Sultan Mehmed
Açıklama:
Osmanlının kültürel anlamda Avrupa’ya, özellikle Fransa’ya açılmasında başlangıç, Kanuni’nin 1525 yılında Osmanlı’dan yardım isteyen annesinin mektubu üzerine I.François’ya yazdığı mektup ve onun sonuçlarıyla olur.
Soru 2
"1650 ile 1660 yılları arasında genellikle aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları yaşam sanatı" anlamına gelen "Presiozite" hangi ülkede yaşanmış bir akımdır?
Seçenekler
A
İtalya
B
İspanya
C
Almanya
D
Fransa
E
Hollanda
Açıklama:
Presiozite (Fr. Préciosité),1650 ile 1660 yılları arasında genellikle Parisli aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir. Zamanla abartılan davranış biçimleri Molière gibi kimi yazarların yapıtlarında eleştiri malzemesi olmuştur.
Soru 3
Babıâli’de Tercüme Odası kaç yılında açılmıştır?
Seçenekler
A
1822
B
1832
C
1842
D
1852
E
1862
Açıklama:
Babıâli’de Tercüme Odası 1832’de açılmış ve bu sayede yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi artmaya başlamıştır.
Soru 4
Tanzimat Edebiyatı hangi yazarın çalışmalarıyla başlar?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Ali Suavi
E
Ahmet Mithat Efendi
Açıklama:
Edebiyata adını veren Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi’nin çalışmalarıyla başlar. Şinasi’nin kaleme aldığı ilk yapıt olan Şair Evlenmesi adlı oyunu 1859’da yazılıp, 1860 yılında tefrika olarak yayınlanır.
Soru 5
Tanzimat Edebiyatı hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanzimat edebiyatının kendisine özgü kuralları, ilkeleri ve yöntemleri yoktur.
B
Tanzimat bir anlayışı ya da akımı değil, öncelikle siyasal ve toplumsal alanda yapılan yenileşme çalışmalarını ifade eder.
C
Tanzimat her alanda “dışa dönüş, dışa açılış” hareketidir.
D
Bu edebiyata göre, Avrupa edebiyatı model alınmamalıdır.
E
Tanzimat edebiyatında insan katılımcı ve varlığını belli eder niteliktedir.
Açıklama:
Tanzimat edebiyatının kendisine özgü kuralları, ilkeleri ve yöntemleri yoktur. Bu nedenle bu kavram bir anlayışı ya da akımı değil, öncelikle siyasal ve toplumsal alanda yapılan Batı tarzı yenileşme çalışmalarını kasteder ve farklı özellik ve akımlardaki edebî ürünleri de kapsayan bir kavramdır.
Tanzimat, her alanda “dışa dönüş, dışa açılış” hareketidir. Bu anlayışla getirdiği yeni değer ve kavramlar doğrultusunda eski edebiyatın düşler ve masallar evreninden insanların gerçek evrenine geçişini sağlar (Özdemir, 1991, s. 133) Eski edebiyatta yaşam karşısında edilgen, dünyaya seyirci olan içe dönük insan, Tanzimat edebiyatında tersi yönde etken, katılımcı ve varlığını belli eder niteliktedir.
Tanzimat yazarlarına göre Avrupa edebiyatı, model alınması gereken tek edebiyattır: “Yirmi otuz senedir muvaffak olduğumuz terakkiyatı lisaniyye ve edebiyeyi Avrupa’yı taklit ile peyda eylediğimizi” (A.Mithat, 2015, s. 90-91) söyleyen Ahmet Mithat, yalnız edebiyatımızın değil, dilimizin bile Avrupa edebiyatıyla olan yakın teması sayesinde geliştiği inancındadır.
Tanzimat, her alanda “dışa dönüş, dışa açılış” hareketidir. Bu anlayışla getirdiği yeni değer ve kavramlar doğrultusunda eski edebiyatın düşler ve masallar evreninden insanların gerçek evrenine geçişini sağlar (Özdemir, 1991, s. 133) Eski edebiyatta yaşam karşısında edilgen, dünyaya seyirci olan içe dönük insan, Tanzimat edebiyatında tersi yönde etken, katılımcı ve varlığını belli eder niteliktedir.
Tanzimat yazarlarına göre Avrupa edebiyatı, model alınması gereken tek edebiyattır: “Yirmi otuz senedir muvaffak olduğumuz terakkiyatı lisaniyye ve edebiyeyi Avrupa’yı taklit ile peyda eylediğimizi” (A.Mithat, 2015, s. 90-91) söyleyen Ahmet Mithat, yalnız edebiyatımızın değil, dilimizin bile Avrupa edebiyatıyla olan yakın teması sayesinde geliştiği inancındadır.
Soru 6
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
İmpresyonizm
C
Natüralizm
D
Klasisizm
E
Ekspresyonizm
Açıklama:
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir.
Soru 7
Edebiyatımızda Zola ve Gerçekçilik konusunu ilk defa gündeme getiren Victor Hugo adlı biyografik eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Muallim Naci
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Şinasi
E
Beşir Fuad
Açıklama:
Edebiyatımızda ilk defa Beşir Fuad’ın Victor Hugo adlı biyografik eseriyle gündeme gelen Zola ve Gerçekçilik, daha sonra gazete sayfalarında ve dergi sütunlarında günlerce sürecek “hayaliyyun-hakikiyyun” (romantizm- realizm) kavgalarına yol açar (Yılmaz, 2002, s. 62).
Soru 8
Edebiyatımızda roman türünün ve romantik romanın ilk örneği sayılan "İntibah" aşağıdaki yazarlaradan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Peyami Safa
C
Şinasi
D
Namık Kemal
E
Muallim Naci
Açıklama:
Namık Kemal’in ilk romanı İntibah, bizde roman türünün ve romantik romanın ilk örneği sayılır.
Soru 9
Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Araba Sevdası
B
İntibah
C
Mai ve Siyah
D
Yeniçeriler
E
Çalıkuşu
Açıklama:
Recaizade Ekrem’in tek romanı olan Araba Sevdası (1889) Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kabul edilir.
Soru 10
Modern anlamda ilk Türk romanı kabul edilen Mai ve Siyah'ın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Melih Cevdet Anday
B
Orhan Veli
C
Halit Ziya Uşaklıgil
D
Oktay Rifat
E
Cahit Sıtkı Tarancı
Açıklama:
Modern anlamda ilk Türk romanı Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı romanı kabul edilir.
Soru 11
III. Selim döneminde Avrupa’daki gelişmeleri yakından izlemek için Avrupa başkentlerine elçilikler açılmaya başlanır. İlk elçiliklerden biri nerede açılmıştır?
Seçenekler
A
Paris
B
Roma
C
Madrid
D
Berlin
E
Viyana
Açıklama:
III. Selim döneminde Avrupa’daki gelişmeleri yakından izlemek için Avrupa başkentlerine elçilikler açılmaya başlanır. İlk elçiliklerden biri Paris’te açılır ve ilk elçi Yirmisekiz Mehmed Efendi tayin edilir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi 1650 ile 1660 yılları arasında genellikle Parisli aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir?
Seçenekler
A
Ampirizm
B
Presiozite
C
Sansüalizm
D
Levanten
E
Narsizm
Açıklama:
Presiozite (Fr. Préciosité),1650 ile 1660 yılları arasında genellikle Parisli aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve
farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir. Zamanla abartılan
davranış biçimleri Molière gibi kimi yazarların yapıtlarında eleştiri malzemesi olmuştur.
farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir. Zamanla abartılan
davranış biçimleri Molière gibi kimi yazarların yapıtlarında eleştiri malzemesi olmuştur.
Soru 13
Aydınlanma Çağı Fransa’ya oranla yaklaşık bir yüzyıl öncesinde İngiltere’de başlar ve ilk olarak ampirizmi uygulamaya koyan savunuculardan birisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Voltaire
C
Hobbes
D
Toland
E
Tindol
Açıklama:
Aydınlanma Çağı Fransa’ya oranla yaklaşık bir yüzyıl öncesinde İngiltere’de başlar. Newton, Locke, Bacon ve Hobbes ilk olarak ampirizmi uygulamaya koyar, ardından Toland ve Tindol’ün sansüalizmi devreye girer.
Soru 14
Babıâli’de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin öneminin artması hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1830
B
1920
C
1979
D
1832
E
1836
Açıklama:
1832’de Babıâli’de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi
artar.
artar.
Soru 15
Edebiyata adını veren Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen aşağıdaki şairlerden hangisinin çalışmalarıyla başlar?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim
B
Ziya Gökalp
C
Yahya Kemal
D
Yaşar Kemal
E
Şinasi
Açıklama:
Edebiyata adını veren Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi’nin çalışmalarıyla başlar.
Soru 16
Aşağıdaki yazarlardan hangisi Fransız edebiyatında gerçekçiliğin kurucusu ve öncüsüdür?
Seçenekler
A
Balzac
B
Maupassant
C
Stendhal
D
Gustave Flaubert
E
Emile Zola
Açıklama:
Fransız edebiyatında gerçekçiliğin kurucusu ve öncüsü Balzac’tır.
Soru 17
Simgeciliği basit bir anıştırma olarak görmeyen Mallarmé hakkında: “Onun şiiri bir akşam manzarası gibi akisler, silik şekiller ve baygın renklerle doldu ve tatlı bir alacalığın istilası altında kaldı” tanımı çerçevesinde kendi simgeci anlayışını geliştiren şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yakup Kadri
B
Ahmet Haşim
C
Refik Halit Karay
D
Mehmet Fuat
E
Ali Canip
Açıklama:
Simgeciliği basit bir anıştırma olarak görmeyen Ahmet Haşim, Mallarmé hakkında: “Onun şiiri bir akşam manzarası gibi akisler, silik şekiller ve baygın renklerle doldu ve tatlı bir alacalığın istilası altında kaldı” (Okay, 1990, s. 200) tanımı çerçevesinde kendi simgeci anlayışını geliştirir.
Soru 18
Hececi şiir geleneğinden olan şiirlerinde ‘sıkıntı’, ‘ölüm’, ‘bıkkınlık’, ‘ölüm karşısındaki çaresizlik’ ve ‘hoşnutsuzluk’ gibi izlekler sıkça karşılaşılan izlekler olan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Orhan Veli
B
Oktay Rifat
C
Cahit Sıtkı Tarancı
D
Melih Cevdet Anday
E
Ahmet Muhip Dıranas
Açıklama:
Hececi şiir geleneğinden olan Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirlerinde ‘sıkıntı’, ‘ölüm’, ‘bıkkınlık’, ‘ölüm karşısındaki çaresizlik’ ve ‘hoşnutsuzluk’ gibi izlekler sıkça karşılaşılan izleklerdir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi modern anlamda ilk Türk romanı olan Mai ve Siyah adlı romanın yazarıdır?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Faruk Naz Çamlıbel
C
Sait Faik Abasıyanık
D
Halit Ziya Uşaklıgil
E
Atilla İlhan
Açıklama:
modern anlamda ilk Türk romanı Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı romanı kabul edilir.
Soru 20
Servet-i Fünûn döneminin önderi ve en güçlü şairi olan Parnas şiir anlayışının etkisi altında yazdığı şiirlerinde, şekil açısından grubunun hedeflediği noktaya gelen şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mehmet Rauf
B
Cenap Sahabettin
C
Hüseyin Cahit Yalçın
D
Süleyman Nazif
E
Tevfik Fikret
Açıklama:
Servet-i Fünûn döneminin önderi ve en güçlü şairi olan Tevfik Fikret, Parnas şiir anlayışının etkisi altında yazdığı şiirlerinde, şekil açısından grubunun hedeflediği noktaya gelir.
Soru 21
I. Edebiyat artık sadece İstanbula değil, tüm ülkeye özgü bir değerdir.
II. Ulusal bir kimlik oluşturma çabaları ön plana çıkmıştır.
III. Yedi Meşaleciler, I. Yeniciler, Maviciler, II. Yeniciler ve Toplumsal Gerçekçiler adları altında farklı edebî gruplar oluşmuştur.
Yukarıda verilen gelişmeler hangi edebiyat döneminde gerçekleşmiştir?
II. Ulusal bir kimlik oluşturma çabaları ön plana çıkmıştır.
III. Yedi Meşaleciler, I. Yeniciler, Maviciler, II. Yeniciler ve Toplumsal Gerçekçiler adları altında farklı edebî gruplar oluşmuştur.
Yukarıda verilen gelişmeler hangi edebiyat döneminde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet dönemi edebiyatı
B
Servet-i Fünun Edebiyatı
C
Tanzimat dönemi edebiyatı
D
Fecr-i Ati dönemi edebiyatı
E
Milli edebiyat
Açıklama:
Cumhuriyetin ilke ve devrimlerinin savunuculuğunu ve topluma tanıtılma görevini üstlenmiş olan aydınlar bu doğrultuda edebî etkinliklerini sürdürmekle işe koyulur. Böylesi bir anlayışla ülkenin her bir yöresindeki aydın kalem oynatmaya başlar ve giderek edebiyat yalnızca İstanbul’a özgü bir değer olmaktan çıkar ve tüm ülkenin edebiyatı haline gelir. Batı ülkelerinin işgaline uğramış bir devletin yazarları bu dönem itibarıyla daha ulusalcı bir çizgide durarak ‘Batılı gibi olma’ düşüncesinden uzaklaşarak ‘Batıyı takip eden Türk olma’ çizgisine gelirler. Bu bakımdan Batı taklitçiliğinde ve uyarlamalarında büyük ölçüde düşüş gözlenir.
Soru 22
I. Türk şiirinin tek simgeci şairi olarak bilinir.
II. Şiirlerinde akşam, yalnızlık, gerçekten kaçış ve kadın gibi izlekler görülür.
III. Eserlerinde Verlaine ve Rimbaud'nun etkisi görülür.
Yukarıda verilen ilgiler hangi Türk şairine aittir?
II. Şiirlerinde akşam, yalnızlık, gerçekten kaçış ve kadın gibi izlekler görülür.
III. Eserlerinde Verlaine ve Rimbaud'nun etkisi görülür.
Yukarıda verilen ilgiler hangi Türk şairine aittir?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim
B
Orhan Veli
C
Faruk Nafiz Çamlıbel
D
Cenap Şahabettin
E
Tevfik Fikret
Açıklama:
Ahmet Haşim Türk şiirinin belki de tek simgeci şairi olarak bilinir. Şiirlerinde çok okuduğu ve sevdiği Fransız simgeci şairlerin izlerini görmek mümkündür. Ahmet Haşim ve Fecr-i Âti grubunda Simgecilik; kendi yaşam anlayışından, Türk şiir geleneğinden ve Fransız simgecilerden gelen öğelerle oluşur. Şiirlerinde ‘akşam’, ‘gece’, ‘anne’ ve ‘kadın’, ‘gerçekten kaçış’, ‘yalnızlık’ izlekleri ağırlıklı olarak göze çarpar.
Soru 23
Türk edebiyatının ilk gerçekçi (realist) romanıdır?
Seçenekler
A
Cezmi
B
Araba Sevdası
C
İntibah
D
Tercüme-i Telemak
E
Eylül
Açıklama:
Recaizade Ekrem’in tek romanı olan Araba Sevdası (1889) Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kabul edilir. Yazarın yaşamından kesitlerin yer aldığı roman, devrin romantik gerçekçiliğini tek başına temsil eder ve yanlış Batılılaşmanın örneği olarak da kabul edilir.
Soru 24
I. Türk roman türünün ve romantik romanın ilk örneğidir.
II. Bir takım mirasyedi gencin uğradıkları yıkımı konu alır.
III. Türk edebiyatında kişi psikolojilerine ilk defa bu eserde yer verilmiştir.
Yukarıda verilen bilgiler hangi romana aittir?
II. Bir takım mirasyedi gencin uğradıkları yıkımı konu alır.
III. Türk edebiyatında kişi psikolojilerine ilk defa bu eserde yer verilmiştir.
Yukarıda verilen bilgiler hangi romana aittir?
Seçenekler
A
Araba Sevdası
B
İntibah
C
Eylül
D
Cezmi
E
Mai ve Siyah
Açıklama:
Namık Kemal’in ilk romanı İntibah, bizde roman türünün ve romantik romanın ilk örneği sayılır. İntibah’ta zengin, bir takım mirasyedi gençlerin kendilerini içki ve kadınlara kaptırmaları yüzünden nasıl bir yıkıma uğradıkları gösterilerek, toplum ahlakının düzeltilmesine çalışılır. Namık Kemal kişileri somutlaştırmaya çalışır, ruhsal ve toplumsal çevreleriyle onları işler ve çoğunu işlenmiş bir dış görünüşle ortaya koyarak Türk edebiyatında kişi psikolojilerine ilk defa o yer verir.
Soru 25
"Şair evlenmesi" eseri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Türk edebiyatının ilk tiyatro oyunudur.
B
Şinasi tarafından kaleme alınmıştır.
C
Servet-i Fünun döneminde yazılmıştır.
D
Görücü usulü evlenmenin yanlışlıklarını konu alır.
E
Güldürü türünde bir eserdir.
Açıklama:
Eser Servet-i Fünun değil, Tanzimat dönemine aittir.
Soru 26
Beşir Fuad'ın savunduğu edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasisizm
B
Romantizm
C
Realizm
D
Sembolizm
E
Natüralizm
Açıklama:
Beşir Fuad, Klasisizm ve Romantizmi bir kenara bırakıp bütün ilgisini pozitif bilime yöneltir, edebiyatta gerçekçiliğin esas alınması gerektiğini savunur. Ona göre gerçek edebiyat, gerçekçiliğe dayanmalıdır ve bir romancının hayal etmek yerine, gözlemlemesi, araştırması ve gördüğünü değiştirmeden nitelendirmesi ve tarif etmesi gerekir.
Soru 27
Tanzimat dönemi edebiyatı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dil sadeleşmiştir ve yeni Türkçe kelimeler kullanılmıştır.
B
Çeviriler ve uyarlama eserler önemli yer tutmaktadır.
C
Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kavramları ön plana çıkmıştır.
D
Dönemin eserleri büyük ölçüde Klasisizmden etkilenmiştir.
E
Batılı yaşam biçimine özlem sıklıkla dile getirilir.
Açıklama:
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Romantizm, klasisizmin getirdiği kurallara karşı bir tepki olarak doğar, toplumsal yapı ve yaşamdaki değişikliklerden beslenir.
Soru 28
I. Ulusun kendine özgü terim ve kavramlarını oluşturmayı ilke olarak benimsenir.
II. Divan edebiyatının ve Batı edebiyatının etkisinden kurtulmak hedeflenmiştir.
III. Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp önemli temsilcileri arasındadır.
Yukarıda verilen özellikler hangi döneme aittir?
II. Divan edebiyatının ve Batı edebiyatının etkisinden kurtulmak hedeflenmiştir.
III. Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp önemli temsilcileri arasındadır.
Yukarıda verilen özellikler hangi döneme aittir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet dönemi edebiyatı
B
Tanzimat dönemi edebiyatı
C
Servet-i Fünun edebiyatı
D
Milli edebiyat
E
Fecr-i Ati edebiyatı
Açıklama:
Özellikle dilde sadeleştirmeyi, Arapça ve Farsça tamlama ve gramer kurallarından sıyrılmayı, gerekirse tarihsel geçmişteki kaynaklardan yararlanarak ulusun kendine özgü terim ve kavramlarını oluşturmayı öncelikli ilke olarak benimseyen Ömer Seyfettin ve Ali Canip’e Ziya Gökalp, Hamdullah Suphi, Yakup Kadri gibi edebiyatçılar eserlerinde olabildiğince yabancı etkiden kurtulmayı hedeflemişlerdir.
Soru 29
Osmanlı döneminde yayınlanan ilk özel gazete aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Takvîm-i Vekâyi
B
Tercüman-i Hakikat
C
Cerîde-i Havâdis
D
Takvim-i Vekayi
E
Tercüman-ı Ahval
Açıklama:
Tanzimat edebiyatının ilk şahsiyetlerinden olan Şinasi, Agah Efendi ile birlikte ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval'ı çıkarmışlardır.
Soru 30
Şinasi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İlk özel gazeteyi çıkaran kişidir.
B
Halkın anlayacağı duru, anlaşılır bir dil benimsemiştir.
C
Halkı yeni ufuklar konusunda bilinçlendirmeye çalışmıştır.
D
"Şair evlenmesi" isimli eseri yazmıştır.
E
Servet-i Fünûn döneminde eserler vermiştir.
Açıklama:
Şinasi Servet-i Fünûn değil, Tanzimat dönemi edebiyatçılarındandır. Edebiyata adını veren Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi’nin çalışmalarıyla başlamıştır.
Soru 31
Sadrazam İbrahim Paşa’nın öngörüsüyle III. Selim döneminde Avrupa’daki gelişmeleri yakından izlemek için Avrupa başkentlerine elçilikler açılmaya başlanır. İlk tayin edilen elçilerden biri olan Yirmisekiz Mehmed Efendi hangi şehrin elçisi olmuştur?
Seçenekler
A
Madrid
B
Moskova
C
Paris
D
Londra
E
Berlin
Açıklama:
İlk elçiliklerden biri Paris’te açılır ve ilk elçi Yirmisekiz Mehmed Efendi tayin edilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 32
- II. Mehmet
- III. Ahmet
- III. Selim
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Lâle Devri, Osmanlılar için kültürel bir uyanma devri olur. Toplumsal ve siyasi boyutlarda Fransa taklit edilen ülke haline gelir. III. Ahmet ve III. Selim dönemleri Osmanlının ilk kez Avrupa’yı bu kadar yakından tanıdığı dönem olur. Doğru cevap D'dir.
Soru 33
- Newton
- Locke
- Tindol
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Aydınlanma Çağı Fransa’ya oranla yaklaşık bir yüzyıl öncesinde İngiltere’de başlar. Newton, Locke, Bacon ve Hobbes ilk olarak ampirizmi uygulamaya koyar, ardından Toland ve Tindol’ün sansüalizmi devreye girer. Doğru cevap D'dir.
Soru 34
- Yakın doğu ülkelerine yerleşir
- Yerleştiği yerde yaşayan ayrı ırktan ve dinden kimse ile evlenir
- Avrupa asıllıdır
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Levanten (Fr. Levantin), Yakındoğu ülkelerine yerleşmiş, oralarda yaşayan ayrı ırktan, ayrı dinden kimselerle evlenerek soyu karışmış Avrupa asıllı kimsedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
Şair Evlenmesi adlı oyunu 1859’da yazılıp, 1860 yılında tefrika olarak yayınlanan Tanzimat edebiyatının öncüsü kabul edilen yazar kimdir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Namık Kemal
C
Ahmet Mithat
D
Şinasi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Edebiyata adını veren Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi’nin çalışmalarıyla başlar. Şinasi’nin kaleme aldığı ilk yapıt olan Şair Evlenmesi adlı oyunu 1859’da yazılıp, 1860 yılında tefrika olarak yayınlanır. Doğru cevap D'dir.
Soru 36
- Dil anlaşılır, sade ve herkesin kullandığı biçimi alır
- Ağırlıklı olarak öne çıkan edebi akım Romantizmdir.
- Romanlarda Batılı yaşam biçimi bir özlem olarak dile getirilir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Edebiyatta Tanzimat’ın en önemli getirilerinden biri; edebiyat dilindeki değişmedir. Tanzimat edebiyatının başlangıç yıllarında yayınlanan ilk metinlerin ardından, edebiyat sarayın dışına çıkmaya başlar, artık konakların, yalıların, evlerin ve sokakların edebiyatına dönüşür. Dil, anlaşılır, sade ve herkesin kullandığı biçimi alır.
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Romantizm, klasisizmin getirdiği kurallara karşı bir tepki olarak doğar, toplumsal yapı ve yaşamdaki değişikliklerden beslenir.
Tanzimat romanlarında Batılı yaşam biçimi bir özlem olarak dile getirilirken, kişiler arasında geleneksel yaşam biçimiyle Batılı tarz arasındaki bocalama biçimleri de romanların konusunu oluşturur. Doğru cevap E'dir.
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Romantizm, klasisizmin getirdiği kurallara karşı bir tepki olarak doğar, toplumsal yapı ve yaşamdaki değişikliklerden beslenir.
Tanzimat romanlarında Batılı yaşam biçimi bir özlem olarak dile getirilirken, kişiler arasında geleneksel yaşam biçimiyle Batılı tarz arasındaki bocalama biçimleri de romanların konusunu oluşturur. Doğru cevap E'dir.
Soru 37
Duru bir Türkçe ve başarılı bir teknikle yazdığı oyunlardan ötürü Türk Molière’i olarak anılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feraizcizâde Mehmed Şakir
B
R. Mahmut Ekrem
C
Muallim Naci
D
Samipaşazade S.
E
Abdülhak Hamit
Açıklama:
Edebiyat tarihinde adı çok sık geçmese de, Tanzimat’ın başlangıç yıllarından itibaren oyun yazarlığı yapan Feraizcizâde Mehmed Şakir (1853-1911), duru bir Türkçe ve başarılı bir teknikle yazdığı oyunlardan ötürü “Türk Molière’i” olarak anılır. Oyunlarının içeriği çoğunlukla toplumsal ve tarihsel konulardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 38
Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu ve Kırık Hayatlar gibi tanınmış romanları olan, Türk öykü ve romanına Batılı görünüm kazandıran yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halit Ziya Uşaklıgil
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Mehmet Rauf
E
Tevfik Fikret
Açıklama:
Türk öykü ve romanına Batılı görünüm kazandıran kişi olarak Halit Ziya Uşaklıgil, yapıtlarını gerçekçi ve doğacı anlayış doğrultusunda oluşturur. Başlangıç yapıtlarında kullandığı ağır ve sanatlı dil, son dönem yapıtlarında yerini sade bir Türkçeye bırakır. Romanlarının konusu tümüyle İstanbul’la ilintili Anadolu izlekleri içerir. Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu ve Kırık Hayatlar en tanınmış romanlarıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 39
- Mürebbiye, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç gibi eserler vermiştir
- Yazdığı ilk romanlarında Fransız Romantizmin izlerini taşısa da, daha sonraki yapıtlarında gerçekçi ve doğacı akımların özelliklerini yansıtır
- Türk toplumunun farklı özelliklerini kimi kez abartarak kimi kez de gülmece bir unsur olarak ele alır
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İyi bir gözlemci olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, yazdığı ilk romanlarında Fransız Romantizmin izlerini taşısa da, daha sonraki yapıtlarında gerçekçi ve doğacı akımların özelliklerini yansıtır.
Türk insanı ve toplumunun farklı özelliklerini anlatır, yeri geldiğinde bir özelliği kimi kez abartarak, kimi kez gülmece bir unsur olarak ele alır.
Mürebbiye adlı romanında, dönemin modası olan Fransız mürebbiyeler hakkındaki yergi vardır. Ahlak yoksunu Anjel adındaki mürebbiyenin neden olduğu sonuçlar gözler önüne serilir. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, dönemin güncel ve kamuoyunu meşgul eden bir olayını ele alır. Bunların dışında kalan diğer romanları da İstanbul uzamındaki toplumsal konuları içerir. Doğru cevap E'dir.
Türk insanı ve toplumunun farklı özelliklerini anlatır, yeri geldiğinde bir özelliği kimi kez abartarak, kimi kez gülmece bir unsur olarak ele alır.
Mürebbiye adlı romanında, dönemin modası olan Fransız mürebbiyeler hakkındaki yergi vardır. Ahlak yoksunu Anjel adındaki mürebbiyenin neden olduğu sonuçlar gözler önüne serilir. Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, dönemin güncel ve kamuoyunu meşgul eden bir olayını ele alır. Bunların dışında kalan diğer romanları da İstanbul uzamındaki toplumsal konuları içerir. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
- Orhan Veli
- Oktay Rıfat
- Melih Cevdet Anday
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday gibi şairler yeni bir girişimle ‘Garip Hareketi’ ortaya çıkarır. Garip Hareketi, Divan şiiri ve diğer XIX. Yüzyıl şiir anlayışlarını yadsır. Her türlü metafor ve imgeyi reddeden bu anlayış, gelişmekte olan ülkenin sorunlarını kendi gerçeklikleri içinde anlatmaya çalışır. Hareketin lideri konumunda olan Orhan Veli’nin erken ölümü, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday, beyni daha az yoran ama daha az kışkırtıcı bir şiire yönelirler. Doğru cevap E'dir.
Soru 41
XIX. yüzyılın ortalarına kadar Arap ve Fars edebiyatının edebî tür ve izleklerinden beslenen Türk edebiyatı, bu dönem itibarıyla neden yüzünü Batıya dönme gereği duymuştur?
Seçenekler
A
Avrupa'ya gönderilen Türk gençlerin ve ülkeye çağrılan yabancıların getirdikleri kültürel canlılık
B
Arap ve İran kültürel eğemenliği altına girmek istememeleri
C
Arap ve Fars edebiyatının geri kalmışlığı
D
Batı ile dostça ilişkiler kurma isteği
E
Batının zorlaması
Açıklama:
Mısır savaşları sonucunda devlet ve ordunun etkin işleyişinin sağlanabilmesi için teknik ve eğitimsel eksikliklerin giderilmesine yönelik olarak yetiştirilmek amacıyla Avrupa'ya gönderilen Türk gençler ve ülkeye çağrılan yabancıların farklı alanlarda getirdikleri kültürel canlılık sayesinde Avrupa, Osmanlının gözünde daha ilgi çeken bir hal alır ve yüzünü Batıya dönme gereği duyar. Doğru yanıt A’dır.
Soru 42
"Batı edebiyatının Türk edebiyatına etkisi"nde özellikle XX. yüzyıl ortalarına kadar ezici bir üstünlüğe sahip olan batı ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İngiltere
D
Hollanda
E
İsviçre
Açıklama:
Rönesans hareketi dâhil, her türlü toplumsal, siyasal, düşünsel ya da edebî akımın Fransa üzerinden diğer coğrafyalara yayıldığı bir gerçektir. Bunda Fransa'nın Orta Avrupa gibi merkezi bir konumda yer alıp her yönden gelen entelektüel esintiyi toplayıp başka taraflara yönlendirecek konum ve yeteneğe sahip bir ülke olmasının payı büyüktür. Doğru yanıt B’dir.
Soru 43
1720 yılı sonlarında Paris’e ilk elçi olarak atanan Yirmisekiz Mehmed Efendi, Parislilerin sosyal yaşamlarını, kurumlarının işleyişini, tiyatro ve opera gibi görsel sanatlara verdikleri önem konusunda duyduğu hayranlığını yazdığı bir kitapta dile getirir. Mehmet Efendi’nin yazdığı bu kitap hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa izlenimleri
B
Paris’de sosyal hayat
C
Fransız Sefaretnamesi
D
Fransız akşamları
E
Paris’de hayat başkadır
Açıklama:
1721 yılı Mart ayında büyük ilgiyle karşılandığı Paris'e ulaşan Mehmed Efendi, Parislilerin sosyal yaşamları, kurumlarının işleyişi, tiyatro ve opera gibi görsel sanatlara verdikleri önem konusunda duyduğu hayranlığı yazdığı mektup ve Fransa Sefaretnamesi adlı kitabında dile getirir. Doğru yanıt C’dir.
Soru 44
”XVIII. yüzyıl düşünce ve sorgulama akımlarından yeterince pay alamamış olan Türk aydını ve ülke yöneticileri, zorlayıcı unsurların gerektirdiği kurumsal yenilik çalışmalarından öte pek fazla bir şey gerçekleştiremez. Toplumun tüm katmanlarını ilgilendiren yenilikler ancak XIX. yüzyılda hayatın her safhasında görülmeye başlanır.” diyerek dönemin analizini yapan Türk aydını hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim
B
Cemal Süreyya
C
Namık Kemal
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“XVIII. Yüzyıl düşünce ve sorgulama akımlarından yeterince pay alamamış olan Türk aydını ve ülke yöneticileri, zorlayıcı unsurların gerektirdiği kurumsal yenilik çalışmalarından öte pek fazla bir şey gerçekleştiremez. Toplumun tüm katmanlarını ilgilendiren yenilikler ancak XIX. yüzyılda hayatın her safrasında görülmeye başlanır.” düşüncesi Ahmet Hamdi Tanpınar’a aittir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 45
1832'de Babıâli'de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi artar. Belli bir süre sonra Tercüme Bürosunun yanına her biri bir dil okulu niteliğinde yeni dil bürolarının açılması eklenir. Osmanlı devletinin gençlerin dil öğrenmesine ve dilde uzmanlaşmalarına katkı verirken, amaçladığı temel düşünce neydi?
Seçenekler
A
Osmanlı aydınlarını donanımlı kılmak
B
Batıyla biran önce bütünleşmek
C
Batı edebiyatını yaygınlaştırmak
D
Matbaada basılacak çeşitli yabancı kitapların tercümesini yapacak eleman yetiştirmek
E
Devletin tercümanlık işlerine hakim Rum ve Ermeni vatandaşların yerine yabancı dilde yetkin Türk gençlerini görevlendirmek
Açıklama:
1832'de Babıâli'de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi artar. Belli bir süre sonra Tercüme Bürosunun yanına her biri bir dil okulu niteliğine bürünen Mabeyn Kalemi, Tophane Kalemi ve Gümrük Kalemi gibi yeni dil bürolarının açılması, bir yandan Osmanlı gençlerinin dil öğrenmesine ve dilde uzmanlaşmalarına katkı sağlarken, bir yandan da her türlü casusluk olasılığına karşılık devletin tercümanlık işlerine hâkim Rum ve Ermeni kökenli vatandaşların yerine yabancı dilde yetkin Türk gençlerin görevlendirilmesini amaçlar. O günkü devlet, milliyetçilik hareketlerinin hızlandığı böylesi bir zamanda bu önlemi gerekli görür. Doğru yanıt E’dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi günümüze değin gelen Türk edebiyatının dönemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Meşrutiyet Dönemi
B
Servet-I Fünun Dönemi
C
Fecr-I Ati Dönemi
D
Milli Edebiyat Dönemi
E
Cumhuriyet Dönemi
Açıklama:
Batı etkisindeki Türk edebiyatını, edebî dönemler ve yaklaşımları dikkate alarak değinmek yerinde olur. Bu bakımdan günümüze değin Türk edebiyatı; Tanzimat Dönemi, Servet-i Fünûn Dönemi, Fecr-i Âti Dönemi, Milli Edebiyat Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere beş başlık altında toplanabilir. Meşrutiyet Dönemi Osmanlılar zamanındaki siyasi bir dönemdir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 47
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatının önemli eserlerinden olan Şair Evlenmesi adlı oyun kime aittir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Agah Efendi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi'nin çalışmalarıyla başlar. Şinasi'nin kaleme aldığı ilk yapıt olan Şair Evlenmesi adlı oyunu 1859'da yazılıp, 1860 yılında tefrika olarak yayınlanır. Doğru yanıt B’dir.
Soru 48
Türk aydınları özellikle bu dönemde Romantizmle tanışır. Bu dönem edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Bu bahsedilen Edebi dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Dönemi
B
Fecr-I Ati Dönemi
C
Tanzimat Dönemi
D
Servet-I Fünun Dönemi
E
Milli Edebiyat Dönemi
Açıklama:
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Romantizm, klasisizmin getirdiği kurallara karşı bir tepki olarak doğar, toplumsal yapı ve yaşamdaki değişikliklerden beslenir. Türk aydınları özellikle bu dönemde 1840'lı yıllar itibarıyla hem yurt dışında, hem de yurt içinde yaptıkları okuma ve çeviriler yoluyla Romantizmle tanışırlar. Doğru yanıt C’dir.
Soru 49
Recaizade Mahmut Ekrem'in katkısıyla, 1895 yılında bir dergi çatısı altında toplanan ve Tevfik Fikret'i derginin yazı işleri müdürlüğüne getiren bir grup genç Türk şair ve yazarın oluşturduğu bir harekettir. Kesin çizgilerle Tanzimatçılardan ayrılmadıkları için bazen Tanzimat edebiyatının devamı olarak da kabul edilirler. Yeni bir anlayış olarak ortaya çıktıkları için Edebiyat-ı Cedîde adıyla da anılırlar. Türk Edebiyatında ki bu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Dönemi
B
Fecr-I Ati Dönemi
C
Tanzimat Dönemi
D
Servet-I Fünun Dönemi
E
Milli Edebiyat Dönemi
Açıklama:
Servet-i Fünun’da denilen Edebiyat-ı Cedîde içinde Fransız varlığı, Osmanlı'daki Fransız okullarında eğitim görmüş ve o kültürü almış gençlerin katkısıyla salt edebî form olarak karşımıza çıkar. Artık bu gençlerin ilgisini ne herhangi bir konunun Türk edebiyatına aktarılması, ne de okuru bilgilendirmek ve eğitmek çeker. Onlar için her şeyden önemli olan, sanatı sanat için yapmaktır. Servet-i Fünûn döneminin önderi ve en güçlü şairi olan Tevfik Fikret, Recaizade Mahmut Ekrem'in katkısıyla, 1895 yılında bir grup Edebiyatçının çatısı altında toplandığı Servet-i Fünûn Dergisinin yazı işleri müdürüdür. Doğru yanıt D’dir.
Soru 50
“Hececi şiir geleneğinden olan şairin şiirlerinde 'sıkıntı', 'ölüm', 'bıkkınlık', 'ölüm karşısındaki çaresizlik' ve 'hoşnutsuzluk' gibi düşüncelere sıkça rastlanır. Özellikle 'ölüm korkusu', ölümün günün birinde her şeyi yok edeceği ve bu durumda yaşamanın anlamsızlığı düşüncesi eserlerin de çokça işlenir. En bildik şiirlerinden biri Otuz Beş Yaş şiiridir.” Edebi özelliklerinden bahsedilen bu Cumhuriyet dönemi şairi kimdir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Mahmut Şevket Esendal
C
Melih Cevdet Anday
D
Orhan Veli
E
Cahit Sıtkı Tarancı
Açıklama:
Özellikle 'ölüm korkusu', ölümün günün birinde her şeyi yok edeceği ve bu durumda yaşamanın anlamsızlığı düşüncesi Tarancı'da Albert Camus'nün 'Saçma felsefesi'ni çağrıştırır. Hececi şiir geleneğinden olan Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirlerinde 'sıkıntı', 'ölüm', 'bıkkınlık', 'ölüm karşısındaki çaresizlik' ve 'hoşnutsuzluk' gibi izlekler sıkça karşılaşılan iz- leklerdir. En bildik şiirlerinden biri olan Otuz Beş Yaş şiiri de benzer iletileri veren şiir- lerindendir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda Batı hayranlığının göstergesi değildir?
Seçenekler
A
İnşa edilen köşk ve saraylar
B
Geleneklerini batı değerleri ile harmanlama
C
Yenileşme çalışmaları
D
Batılıların taklidi
E
Sadâbad ortamı
Açıklama:
Yenileşme çalışmaları sırasında etkilenme ve öykünmeyle Kâgıthane Deresi etrafında inşa edilen köşkler, kurulan saray ve oluşturulan Sadâbad ortamı ve bununla gelen Lâle Devri’nin Batılı hemcinslerini taklidi, Osmanlıda Batı hayranlığını tetikler. Doğru cevap B’dir.
Soru 52
Aydınlanma Çağının Türklere geçişi neden ancak 19. Yüzyılda olabilmiştir?
Seçenekler
A
Dönemde savaşlar ile uğraşılması
B
Batıya olan ilginin azlığı
C
İletişim araçlarının gelişmemiş olması
D
Ekonomik sıkıntılar
E
Yeterli çevirilerin olmaması
Açıklama:
Bu gecikmenin nedeni, XVIII. Yüzyılda İngiliz edebiyatıyla doğrudan temasın olmaması ve Fransız edebiyatından çevirilerin daha geç dönemde başlamasıdır. Doğru cevap E’dir.
Soru 53
Batı etkisindeki Türk edebiyatını, edebî dönemler ve yaklaşımları dikkate alarak değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden biri olarak sayılamaz?
Seçenekler
A
Tanzimat Dönemi
B
Serveti Fünûn Dönemi
C
Fecri Âti Dönemi
D
Sadâbad Dönemi
E
Cumhuriyet Dönemi
Açıklama:
Türk edebiyatı; Tanzimat Dönemi, Serveti Fünûn Dönemi, Fecri Âti Dönemi, Milli Edebiyat Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere beş baslık altında toplanabilir. Doğru cevap D’dir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi I. Kuşak Tanzimat Dönemi yazarlarından biridir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Nabide Nazım
C
Muallim Naci
D
Ali Bey
E
Abdülhak Hamit
Açıklama:
Nabide Nazım, Muallim Naci, Ali Bey, Abdülhak Hamit II. Kuşak Tanzimat Dönemi yazarlarındandır. Doğru cevap A’dır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Serveti Fünûn Döneminin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Toplum için sanat yapmak
B
Batıdan bağımsız eserler ortaya koymak
C
Edebiyatı Cedîde akımından etkilenmiştir
D
Tanzimat dönemi bu dönemin devamıdır
E
Sanat için sanat yapmak
Açıklama:
Onlar için her şeyden önemli olan, sanatı sanat için yapmaktır. Doğru cevap E’dir.
Soru 56
Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kimin hangi romanı kabul edilir?
Seçenekler
A
Recaizade Ekrem, Atala
B
Recaizade Ekrem, Araba Sevdası
C
Abdülhak Hamit, Eşber
D
Abdülhak Hamit, Makber
E
Namık Kemal, Celâl
Açıklama:
Recaizade Ekrem’in tek romanı olan Araba Sevdası (1889) Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kabul edilir. Doğru cevap B’dir.
Soru 57
I. Batı edebiyatını yakından izlemek
II. Edebi çalışmalara Batıdaki yenilikler doğrultusunda yön vermek
III. Batıdaki eserlerin çevirilerini yapmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Fecri Âti Döneminin ilkeleri olarak sayılabilir?
II. Edebi çalışmalara Batıdaki yenilikler doğrultusunda yön vermek
III. Batıdaki eserlerin çevirilerini yapmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Fecri Âti Döneminin ilkeleri olarak sayılabilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız II
E
I, II, III
Açıklama:
Bu grubun ilkeleri arasında da Batı edebiyatını yakından izlemek, edebî çalışmalara Batıdaki yenilikler doğrultusunda yön vermek, Batı edebiyatının yapıtlarını Türkçeye kazandırmak gibi hususlar vardır. Doğru cevap E’dir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Milli Edebiyattaki etkilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dilde sadeleştirmeye gitmek
B
Fransızca dil yapılarından sıyrılmak
C
Ulusun kendine özgü kavramlarını oluşturmak
D
Arapça dil yapılarından sıyrılmak
E
Farsça dil yapılarından sıyrılmak
Açıklama:
Özellikle dilde sadeleştirmeyi, Arapça ve Farsça tamlama ve gramer kurallarından sıyrılmayı, gerekirse tarihsel geçmişteki kaynaklardan yararlanarak ulusun kendine özgü terim ve kavramlarını oluşturmayı öncelikli ilke olarak benimseyen akımdır. Doğru cevap B’dir.
Soru 59
Türk şiir tarihinde ilk kez serbest dizeyi kullanan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Nazım Hikmet
C
Orhan Veli Kanık
D
Cahit Sıtkı Tarhancı
E
Sait Faik Abasıyanık
Açıklama:
Nazım Hikmet, Türk şiir tarihinde ilk kez serbest dizeyi kullanan şairdir. Doğru cevap B’dir.
Soru 60
Toplumcu Gerçekçiler’ adı altında ele alınan yazar grubunun temel ilkesi nedir?
Seçenekler
A
Toplumcu dünya görüşü temelli olmak
B
Gerçekçi dünya görüşü temelli olmak
C
Marksist dünya görüşü temelli olmak
D
Milliyetçi dünya görüşü temelli olmak
E
İdealist dünya görüşü temelli olmak
Açıklama:
Toplumcu Gerçekçilik; insan ve doğayı Marksist dünya görüsü temelinde açıklamaya çalışan edebî ve düşünsel akımdır. Doğru cevap C’dir.
Soru 61
Fransa Sefaretnamesi adlı kitabında Parislilerin sosyal yaşamı, kurumların işleyişi vb konular hakkında izlenimlerini paylaşan Paris Elçisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Said Mehmet
B
İbrahim Müteferrika
C
Sadrazam İbrahim Paşa
D
Yirmisekiz Mehmet Efendi
E
III.Selim
Açıklama:
III.Selim Döneminde Sadrazam İbrahim Paşanın önerisiyle Avrupayla ilişkileri kurmak/geliştirmek amacıyla Avrupa kentlerinde elçilikler açılır. Paris’e atanan elçi Yirmisekiz Mehmet Efendidir.1728 yılında İbrahim Müteferrika ile ilk matbaayı kuran kişi Said Mehmettir. Bu matbaada Fransızca sözlük ve gramer kitabı gibi basılan eserler ile iki ülke arasında kültürel ilişkiler başlamıştır. Doğru cevap D dir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi III. Selim döneminde meydana gelmemiştir?
Seçenekler
A
Bahriye Okulunun açılması
B
Fransız Devriminin getirdiği kavramları Osmanlıya uyarlama
C
Yabancı askeri uzmanların orduyu yenileme çalışmaları için çağırılması
D
Mühendishanenin açılması
E
Topçu Okulunun açılması
Açıklama:
19. Yüzyıl Osmanlının Batıya kendini uyarlama yılı olarak anılır. Doğru cevap B dir.
Soru 63
Tüm düşüncelerin insan duyularından ortaya çıktığını savunan öğretiye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nihilizm
B
Ampirizm
C
Büyülü gerçeklik
D
Doğaçlama
E
Sansüalizm
Açıklama:
Soruda tanımı verilen öğreti Sansüalizm olarak adlandırılmaktadır. Doğru cevap E dir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi 1832 de Babıali’ce açılan Tercüme Bürosunun etkileri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Devlette casusluk olasılığının artması
B
Yabancı dilin ve dil bilenlerin öneminin artması
C
Yeni dil bürolarının açılması
D
Osmanlı gençlerinin dilde uzmanlaşması
E
Yeni siyasal kavramların Türkçeye girmesi
Açıklama:
Ermeni ve Rum çevirmenler kullanmak yerine devlet tercümelerinden dile hakim Osmanlı gençleri kullanılarak olası casusluk olaylarına engel olunmak istenmiştir. Doğru cevap A dır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Fransızcanın Osmanlı yaşamında yer tutmasının sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Pariste elçilik olması
B
Galatasaray lisesinin açılması
C
Türkçe eserlerin Fransızcaya çevrilmesi
D
Fransızca yayınlanan dergiler
E
Tercüme bürosunun açılması
Açıklama:
Bir çok Fransızca eser Türkçeye çevrilmiş, Fransızca sanatsal ve edebi eserler yayınlayan dergiler çıkarılmış ve hatta Fransızca öğrenilmesini öğütleyen bir dergi bile yayınlanmıştır. Doğru cevap C dir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi birinci kuşak Tanzimat dönemi yazarlarından değldir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Ahmet Mithat
Açıklama:
Bu dönemdeki yazarlar toplumsal ve siyasal yenilikleri savunur ve eski ile yeninin karşılaştırmasını yaparak eski yaşam biçimini eleştirirler. Doğru cevap D dir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemini tanımlayan bir ifadedir?
Seçenekler
A
Eskiye olan bağlılık
B
İçe kapalılık
C
Dışa dönüş
D
Gözlemcilik
E
Doğu tarzı yaşam
Açıklama:
Dışa dönüş ve dışa açılış hareketi olan Tanzimat dönemi katılımcı, batılı yeniliklere açık bir dönemin adıdır. Doğru cevap C dir.
Soru 68
Gerçekçi ve doğacı Fransız yazar ve şairleri model alan ve Fransız edebiyatı ile yarışacak eserler vermeyi amaç edinen edebiyat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Servet-i Fünun edebiyatı
B
Fecri Ati Edebiyatı
C
1. Kuşak Tanzimat Dönemi Edebiyatı
D
Milli Edebiyat
E
Cumhuriyet Edebiyatı
Açıklama:
Yukarıda verilen tanım Servet-i Fünun edebiyatına aittir. Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret gibi temsilcileri vardır. Doğru cevap A dir.
Soru 69
Fransız simgeci şairlerin izlerine şiirlerinde rastladığımız şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Orhan Okay
B
Ahmet Haşim
C
Hüseyin Rahmi
D
Mehmet Fuat
E
Ali Canip
Açıklama:
Şiirlerinde akşam, anne, gece, kadın, gerçekten kaçış ve yalnızlık gibi izlekleri görülen Ahmet Haşim simgecilik akımının temsilcisi olarak görülür. Doğru cevap B dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi modern anlamda ilk Türk romanları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mai ve Siyah
B
Kiralık Konak
C
Yaprak Dökümü
D
Üç İstanbul
E
Tutunamayanlar
Açıklama:
Modernizmin kendi kurallarını reddedişi olarak değerlendirilebilecek olan postmodernizme örnek olarak Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı romanı verilebilir. Doğru cevap E dir.
Soru 71
Tanzimat döneminde edebiyat alanında etkilenme genel olarak hangisinden olmuştur?
Seçenekler
A
Arap edebiyatı
B
Fars edebiyatı
C
Fransız edebiyatı
D
İngiliz edebiyatı
E
Alman edebiyatı
Açıklama:
XVIII ve XIX. Yüzyıllarda Batı denildiğinde, belki de XVII. Yüzyılın getirdiği “Avrupa’nın her alanda en güçlü ülkesi” Fransa’dır, anlayışından hareketle akla gelen şey Fransa ve onun değerleridir.
Soru 72
Parisli aristokrat kadınların dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek başlattıkları yaşam sanatına ne denir?
Seçenekler
A
Sensüalizm
B
Levanten
C
Frankafon
D
Presiozite
E
Amprizm
Açıklama:
Presiozite 1650 ile 1660 yılları arasında genellikle Parisli aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir.
Soru 73
Bilgilerin yaşanmış deneyimlerden kaynaklandığını savunan öğreti hangisidir?
Seçenekler
A
Amprizm
B
Sensüalizm
C
Presiozite
D
Levanten
E
Romantizm
Açıklama:
Tüm bilgilerimizin yasanmış̧ deneyimlerimizden kaynaklandığını savunan öğretiye Ampirizm denir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde Osmanlıdaki kültürel birikimi etkileyen en önemli yeniliklerden biridir?
Seçenekler
A
Tercüme büroları
B
Elçilikler
C
Tiyatro
D
Askeri okullar
E
Gazeteler
Açıklama:
Tercüme Bürolarının kurulması ve yapılan Fransızca tercümelerle gelişen kültürel birikim, 1839 Tanzimat Fermanıyla ülkeye getirilmek istenen reformların da kaynağını oluşturur. Bu sayede Türkiye’de yavaş̧ yavaş̧ tanınmaya başlayan Fransız kültürü, Türk edebiyatını da etkisi altına almaya başlar.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı toplum yaşamında Fransız dili ve kültürünü yerleştirmekte katkıları olan dergilerden biridir?
Seçenekler
A
Gazette Française de Constantinople
B
La Revue Orientale
C
Bullettin de Nouvelles
D
Le Courrier de Smyrne
E
Le Spectateur Oriental
Açıklama:
Gazette Française de Constantinople, Bullettin de Nouvelles, Le Courrier de Smyrne ve Le Spectateur Oriental Fransızca yayın yapan gazeteler iken, La Revue Orientale Fransızca yayın yapan bir dergidir.
Soru 76
Şair Evlenmesi adlı oyun kimin eseridir?
Seçenekler
A
Agah Efendi
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Ali Suavi
E
Şinasi
Açıklama:
1859 yılında yayınlanan Şair Evlenmesi Şinasi’nin kaleme aldığı ilk yapıttır.
Soru 77
İkinci Meşrutiyet hangi yılda ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1839
B
1859
C
1876
D
1895
E
1908
Açıklama:
İkinci Meşrutiyet 1908 yılında ilan edilmiştir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Fransızcadan çeviri yoluyla Tanzimat edebiyatı döneminde kazandırılmış eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mağdurin
B
Atala
C
Muhayyelat
D
Telemak
E
Hikaye-i Hikkemiyye-i Mikromega
Açıklama:
Mağdurin, Atala, Telemak ve Hikaye-i Hikkemiyye-i Mikromega Fransızcadan tercüme yoluyla kazandırılmış eserlerdir. Muhayelat ise Tanzimat edebiyatı öncesinde Osmanlı geleneğinde var olan hikaye türündeki eserin ismidir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun yazarlarından biridir?
Seçenekler
A
Recaizade Mahmut Ekrem
B
Halit Ziya Uşaklıgil
C
Abdülhak Hamit Tarhan
D
Muallim Naci
E
Nabizade Nazım
Açıklama:
Halit Ziya Uşaklıgil Servet-i Fünun yazarlarından biridir.
Soru 80
Türk şiirinde simgeci olarak bilinen tek şair kimdir?
Seçenekler
A
Cenap Şahabettin
B
Tevfik Fikret
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Ahmet Haşim
E
Süleyman Nazif
Açıklama:
Ahmet Haşim Türk şiirinin belki de tek simgeci şairi olarak bilinir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda Batı ayranlığının göstergesi değildir?
Seçenekler
A
İnşa edilen köşk ve saraylar
B
Geleneklerini batı değerleri ile harmanlama
C
Yenileşme çalışmaları
D
Batılıların taklidi
E
Sadâbad ortamı
Açıklama:
Yenileşme çalışmaları sırasında etkilenme ve öykünmeyle Kâgıthane Deresi etrafında inşa edilen köşkler, kurulan saray ve oluşturulan Sadâbad ortamı ve bununla gelen Lâle Devri’nin Batılı hemcinslerini taklidi, Osmanlıda Batı hayranlığını tetikler.
Soru 82
Aydınlanma Çağının Türklere geçişi neden ancak 19. Yüzyılda olabilmiştir?
Seçenekler
A
Dönemde savaşlar ile uğraşılması
B
Batıya olan ilginin azlığı
C
İletişim araçlarının gelişmemiş olması
D
Ekonomik sıkıntılar
E
Yeterli çevirilerin olmaması
Açıklama:
Bu gecikmenin nedeni, XVIII. Yüzyılda İngiliz edebiyatıyla doğrudan temasın olmaması ve Fransız edebiyatından çevirilerin daha geç dönemde başlamasıdır.
Soru 83
Batı etkisindeki Türk edebiyatını, edebî dönemler ve yaklaşımları dikkate alarak değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden biri olarak sayılamaz?
Seçenekler
A
Tanzimat Dönemi
B
Serveti Fünûn Dönemi
C
Fecri Âti Dönemi
D
Sadâbad Dönemi
E
Cumhuriyet Dönemi
Açıklama:
Türk edebiyatı; Tanzimat Dönemi, Serveti Fünûn Dönemi, Fecri Âti Dönemi, Milli Edebiyat Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere beş baslık altında toplanabilir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi I. Kuşak Tanzimat Dönemi yazarlarından biridir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Nabide Nazım
C
Muallim Naci
D
Ali Bey
E
Abdülhak Hamit
Açıklama:
Nabide Nazım, Muallim Naci, Ali Bey, Abdülhak Hamit II. Kuşak Tanzimat Dönemi yazarlarındandır.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi Serveti Fünûn Döneminin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Toplum için sanat yapmak
B
Batıdan bağımsız eserler ortaya koymak
C
Edebiyatı Cedîde akımından etkilenmiştir
D
Tanzimat dönemi bu dönemin devamıdır
E
Sanat için sanat yapmak
Açıklama:
Onlar için her şeyden önemli olan, sanatı sanat için yapmaktır.
Soru 86
Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kimin hangi romanı kabul edilir?
Seçenekler
A
Recaizade Ekrem, Atala
B
Recaizade Ekrem, Araba Sevdası
C
Abdülhak Hamit, Eşber
D
Abdülhak Hamit, Makber
E
Namık Kemal, Celâl
Açıklama:
Recaizade Ekrem’in tek romanı olan Araba Sevdası (1889) Türk edebiyatının ilk gerçekçi romanı olarak kabul edilir.
Soru 87
- Batı edebiyatını yakından izlemek
- Edebi çalışmalara Batıdaki yenilikler doğrultusunda yön vermek
- Batıdaki eserlerin çevirilerini yapmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Fecri Âti Döneminin ilkeleri olarak sayılabilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız II
E
I, II, III
Açıklama:
Bu grubun ilkeleri arasında da Batı edebiyatını yakından izlemek, edebî çalışmalara Batıdaki yenilikler doğrultusunda yön vermek, Batı edebiyatının yapıtlarını Türkçeye kazandırmak gibi hususlar vardır
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Milli Edebiyattaki etkilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dilde sadeleştirmeye gitmek
B
Fransızca dil yapılarından sıyrılmak
C
Ulusun kendine özgü kavramlarını oluşturmak
D
Arapça dil yapılarından sıyrılmak
E
Frasça dil yapılarından sıyrılmak
Açıklama:
Özellikle dilde sadeleştirmeyi, Arapça ve Farsça tamlama ve gramer kurallarından sıyrılmayı, gerekirse tarihsel geçmişteki kaynaklardan yararlanarak ulusun kendine özgü terim ve kavramlarını oluşturmayı öncelikli ilke olarak benimseyen akımdır.
Soru 89
Türk şiir tarihinde ilk kez serbest dizeyi kullanan şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Nazım Hikmet
C
Orhan Veli Kanık
D
Cahit Sıtkı Tarhancı
E
Sait Faik Abasıyanık
Açıklama:
Nazım Hikmet, Türk şiir tarihinde ilk kez serbest dizeyi kullanan sair olur.
Soru 90
Toplumcu Gerçekçiler’ adı altında ele alınan yazar grubunun temel ilkesi nedir?
Seçenekler
A
Toplumcu dünya görüşü temelli olmak
B
Gerçekçi dünya görüşü temelli olmak
C
Marksist dünya görüşü temelli olmak
D
Milliyetçi dünya görüşü temelli olmak
E
İdealist dünya görüşü temelli olmak
Açıklama:
Toplumcu Gerçekçilik; insan ve doğayı Marksist dünya görüsü temelinde açıklamaya çalışan edebî ve düşünsel akımdır.
Soru 91
Fransa Sefaretnamesi adlı kitabında Parislilerin sosyal yaşamı, kurumların işleyişi vb konular hakkında izlenimlerini paylaşan Paris Elçisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Said Mehmet
B
İbrahim Müteferrika
C
Sadrazam İbrahim Paşa
D
Yirmisekiz Mehmet Efendi
E
III.Selim
Açıklama:
III.Selim Döneminde Sadrazam İbrahim Paşanın önerisiyle Avrupayla ilişkileri kurmak/geliştirmek amacıyla Avrupa kentlerinde elçilikler açılır. Paris’e atanan elçi Yirmisekiz Mehmet Efendidir.1728 yılında İbrahim Müteferrika ile ilk matbaayı kuran kişi Said Mehmettir. Bu matbaada Fransızca sözlük ve gramer kitabı gibi basılan eserler ile iki ülke arasında kültürel ilişkiler başlamıştır.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi III. Selim döneminde meydana gelmemiştir?
Seçenekler
A
Bahriye Okulunun açılması
B
Fransız Devriminin getirdiği kavramları Osmanlıya uyarlama
C
Yabancı askeri uzmanların orduyu yenileme çalışmaları için çağırılması
D
Mühendishanenin açılması
E
Topçu Okulunun açılması
Açıklama:
19. Yüzyıl Osmanlının Batıya kendini uyarlama yılı olarak anılır.
Soru 93
Tüm düşüncelerin insan duyularından ortaya çıktığını savunan öğretiye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nihilizm
B
Ampirizm
C
Büyülü gerçeklik
D
Doğaçlama
E
Sansüalizm
Açıklama:
Soruda tanımı verilen öğreti Sansüalizm olarak adlandırılmaktadır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi 1832 de Babıali’ce açılan Tercüme Bürosunun etkileri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Devlette casusluk olasılığının artması
B
Yabancı dilin ve dil bilenlerin öneminin artması
C
Yeni dil bürolarının açılması
D
Osmanlı gençlerinin dilde uzmanlaşması
E
Yeni siyasal kavramların Türkçeye girmesi
Açıklama:
Ermeni ve Rum çevirmenler kullanmak yerine devlet tercümelerinden dile hakim Osmanlı gençleri kullanılarak olası casusluk olaylarına engel olunmak istenmiştir.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi Fransızcanın Osmanlı yaşamında yer tutmasının sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Pariste elçilik olması
B
Galatasaray lisesinin açılması
C
Türkçe eserlerin Fransızcaya çevrilmesi
D
Fransızca yayınlanan dergiler
E
Tercüme bürosunun açılması
Açıklama:
Birçok Fransızca eser Türkçeye çevrilmiş, Fransızca sanatsal ve edebi eserler yayınlayan dergiler çıkarılmış ve hatta Fransızca öğrenilmesini öğütleyen bir dergi bile yayınlanmıştır.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi birinci kuşak Tanzimat dönemi yazarlarından değildir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Namık Kemal
C
Şinasi
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Ahmet Mithat
Açıklama:
Bu dönemdeki yazarlar toplumsal ve siyasal yenilikleri savunur ve eski ile yeninin karşılaştırmasını yaparak eski yaşam biçimini eleştirirler.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemini tanımlayan bir ifadedir?
Seçenekler
A
Eskiye olan bağlılık
B
İçe kapalılık
C
Dışa dönüş
D
Gözlemcilik
E
Doğu tarzı yaşam
Açıklama:
Dışa dönüş ve dışa açılış hareketi olan Tanzimat dönemi katılımcı, batılı yeniliklere açık bir dönemin adıdır.
Soru 98
Gerçekçi ve doğacı Fransız yazar ve şairleri model alan ve Fransız edebiyatı ile yarışacak eserler vermeyi amaç edinen edebiyat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Servet-i Fünun edebiyatı
B
Fecri Ati Edebiyatı
C
1.Kuşak Tanzimat Dönemi Edebiyatı
D
Milli Edebiyat
E
Cumhuriyet Edebiyatı
Açıklama:
Yukarıda verilen tanım Servet-i Fünun edebiyatına aittir. Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret gibi temsilcileri vardır.
Soru 99
Fransız simgeci şairlerin izlerine şiirlerinde rastladığımız şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Orhan Okay
B
Ahmet Haşim
C
Hüseyin Rahmi
D
Mehmet Fuat
E
Ali Canip
Açıklama:
Şiirlerinde akşam, anne, gece, kadın, gerçekten kaçış ve yalnızlık gibi izlekleri görülen Ahmet Haşim simgecilik akımının temsilcisi olarak görülür.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi modern anlamda ilk Türk romanları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mai ve Siyah
B
Kiralık Konak
C
Yaprak Dökümü
D
Üç İstanbul
E
Tutunamayanlar
Açıklama:
Modernizmin kendi kurallarını reddedişi olarak değerlendirilebilecek olan postmodernizme örnek olarak Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı romanı verilebilir.
Soru 101
XIX. yüzyılın ortalarına kadar Arap ve Fars edebiyatının edebî tür ve izleklerinden beslenen Türk edebiyatı, bu dönem itibarıyla yüzünü neden Batıya dönme gereği duymuştur?
Seçenekler
A
Avrupa'ya gönderilen Türk gençlerinin farklı alanlarda getirdikleri kültürel canlılık
B
Arap ve İran kültürel eğemenlği altına girmek istememeleri
C
Arap ve Fars edebiyatının geri kalmışlığı
D
Batı ile dostça ilişkiler kurma isteği
E
Batının zorlaması
Açıklama:
Mısır savaşları sonucunda devlet ve ordunun etkin işleyişinin sağlanabilmesi için teknik ve eğitimsel eksikliklerin giderilmesine yönelik olarak yetiştirilmek amacıyla Avrupa'ya gönderilen Türk gençler ve ülkeye çağrılan yabancıların farklı alanlarda getirdikleri kültürel canlılık sayesinde Avrupa, Osmanlının gözünde daha ilgi çeken bir hal alır ve yüzünü Batıya dönme gereği duyar.
Soru 102
"Batı edebiyatının Türk edebiyatına etkisi"nde özellikle XX. yüzyıl ortalarına kadar ezici bir üstünlükle etkin olan batı ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İngiltere
D
Hollanda
E
İsviçre
Açıklama:
Rönesans hareketi dâhil, her türlü toplumsal, siyasal, düşünsel ya da edebî akımın Fransa üzerinden diğer coğrafyalara yayıldığı bir gerçektir. Bunda Fransa'nın Orta Avrupa gibi merkezi bir konumda yer alıp her yönden gelen entelektüel esintiyi toplayıp başka taraflara yönlendirecek konum ve yeteneğe sahip bir ülke olmasının payı büyüktür.
Soru 103
1720 yılı sonlarında Paris’e ilk elçi olarak atanan Yirmisekiz Mehmed Efendi, Parislilerin sosyal yaşamları, kurumlarının işleyişi, tiyatro ve opera gibi görsel sanatlara verdikleri önem konusunda duyduğu hayranlığı yazdığı bir kitapla dile getirir. Mehmet efendinin yazdığı bu kitap hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa İzlenimlerim
B
Paris'te Sosyal Hayat
C
Fransa Sefaretnamesi
D
Fransız Akşamları
E
Paris'te Hayat Başkadır
Açıklama:
1721 yılı Mart ayında büyük ilgiyle karşılandığı Paris'e ulaşan Mehmed Efendi, Parislilerin sosyal yaşamları, kurumlarının işleyişi, tiyatro ve opera gibi görsel sanatlara verdikleri önem konusunda duyduğu hayranlığı yazdığı mektup ve Fransa Sefaretnamesi adlı kitabında dile getirir.
Soru 104
"XVIII. Yüzyıl düşünce ve sorgulama akımlarından yeterince pay alamamış olan Türk aydını ve ülke yöneticileri, zorlayıcı unsurların gerektirdiği kurumsal yenilik çalışmalarından öte pek fazla bir şey gerçekleştiremez. Toplumun tüm katmanlarını ilgilendiren yenilikler ancak XIX. yüzyılda hayatın her safrasında görülmeye başlanır.” Diyerek dönemin analizini yapan Türk aydını hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim
B
Cemal Süreyya
C
Namık Kemal
D
Ahmet Hamdi Tanpınar
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dediği gibi, XVIII. Yüzyıl düşünce ve sorgulama akımlarından yeterince pay alamamış olan Türk aydını ve ülke yöneticileri, zorlayıcı unsurların gerektirdiği kurumsal yenilik çalışmalarından öte pek fazla bir şey gerçekleş-tiremez. Toplumun tüm katmanlarını ilgilendiren yenilikler ancak XIX. yüzyılda hayatın her safrasında görülmeye başlanır
Soru 105
1832'de Babıâli'de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi artar. Belli bir süre sonra Tercüme Bürosunun yanına her biri bir dil okulu niteliğinde yeni dil bürolarının açılması eklenir. Osmanlı devletinin gençlerin dil öğrenmesine ve dilde uzmanlaşmalarına katkı verirken, amaçladığı temel düşünce neydi?
Seçenekler
A
Osmanlı Aydınlarını donanımlı kılmak
B
Batıyla biran önce bütünleşmek
C
Batı Edebiyatını yaygınlaştırmak
D
Matbaada basılacak çeşitli yabancı kitapların tercümesini yapacak eleman yetiştirmek
E
Devletin tercümanlık işlerine hâkim Rum ve Ermeni vatandaşların yerine yabancı dilde yetkin Türk gençlerini görevlendirmek.
Açıklama:
1832'de Babıâli'de Tercüme Odasının açılmasıyla yabancı dilin ve dil bilenlerin önemi artar. Belli bir süre sonra Tercüme Bürosunun yanına her biri bir dil okulu niteliğine bü¬rünen Mabeyn Kalemi, Tophane Kalemi ve Gümrük Kalemi gibi yeni dil bürolarının açılması, bir yandan Osmanlı gençlerinin dil öğrenmesine ve dilde uzmanlaşmalarına katkı verirken, bir yandan da her türlü casusluk olasılığına karşılık devletin tercümanlık işlerine hâkim Rum ve Ermeni kökenli vatandaşların yerine yabancı dilde yetkin Türk gençlerin görevlendirilmesini amaçlar. O günkü devlet, milliyetçilik hareketlerinin hızlandığı böy-lesi bir zamanda bu önlemi gerekli görür.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi günümüze değin gelen Türk edebiyatının dönemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Meşrutiyet dönemi
B
Servet-i Fünun dönemi
C
Fecr-i Ati dönemi
D
Milli Edebiyat dönemi
E
Cumhuriyet dönemi
Açıklama:
Batı etkisindeki Türk edebiyatını, edebî dönemler ve yaklaşımları dikkate alarak değinmek yerinde olur. Bu bakımdan günümüze değin Türk edebiyatı; Tanzimat Dönemi, Servet-i Fünûn Dönemi, Fecr-i Âti Dönemi, Milli Edebiyat Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere beş başlık altında toplanabilir.
Soru 107
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatının önemli eserlerinden olan Şair Evlenmesi adlı oyun kime aittir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Agah Efendi
E
Şemsettin Sami
Açıklama:
Tanzimat, yenileşme hareketinin öncüsü kabul edilen Şinasi'nin çalışmalarıyla başlar. Şinasi'nin kaleme aldığı ilk yapıt olan Şair Evlenmesi adlı oyunu 1859'da yazılıp, 1860 yılında tefrika olarak yayınlanır.
Soru 108
Türk aydınları özellikle bu dönemde Romantizmle tanışır. Bu dönem edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Bu bahsedilen Edebi dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Dönemi
B
Fecr-i Ati Dönemi
C
Tanzimat Dönemi
D
Servet-i Fünun Dönemi
E
Milli Edebiyat Dönemi
Açıklama:
Tanzimat edebiyatında ağırlıklı olarak öne çıkan edebî akım Romantizmdir. Romantizm, klasisizmin getirdiği kurallara karşı bir tepki olarak doğar, toplumsal yapı ve yaşamdaki değişikliklerden beslenir.Türk aydınları özellikle bu dönemde 1840'lı yıllar itibarıyla hem yurt dışında, hem de yurt içinde yaptıkları okuma ve çeviriler yoluyla Romantizmle tanışırlar.
Soru 109
Recaizade Mahmut Ekrem'in katkısıyla, 1895 yılında bir dergi çatısı altında toplanan ve Tevfik Fikret'i derginin yazı işleri müdürlüğüne getiren bir grup genç Türk şair ve yazarın oluşturduğu bir harekettir. Kesin çizgilerle Tanzimatçılardan ayrılmadıkları için bazen Tanzimat edebiyatının devamı olarak da kabul edilirler. Yeni bir anlayış olarak ortaya çıktıkları için Edebiyat-ı Cedîde adıyla da anılırlar.”Türk Edebiyatında ki bu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Dönemi
B
Fecr-i Ati Dönemi
C
Tanzimat Dönemi
D
Servet-i Fünun Dönemi
E
Milli Edebiyat Dönemi
Açıklama:
Edebiyat-ı Cedîde içinde Fransız varlığı, Osmanlı'daki Fransız okullarında eğitim görmüş ve o kültürü almış gençlerin katkısıyla salt edebî form olarak karşımıza çıkar. Artık bu gençlerin ilgisini ne herhangi bir konunun Türk edebiyatına aktarılması, ne de okuru bilgilendirmek ve eğitmek çeker. Onlar için her şeyden önemli olan, sanatı sanat için yapmaktır. Servet-i Fünûn döneminin önderi ve en güçlü şairi olan Tevfik Fikret, Recaizade Mahmut Ekrem'in katkısıyla, 1895 yılında bir grup Edebiyatçının çatısı altında toplandığı Servet-i Fünûn Dergisinin yazı işleri müdürüdür.
Soru 110
”Hececi şiir geleneğinden olan şairin şiirlerinde 'sıkıntı', 'ölüm', 'bıkkınlık', 'ölüm karşısındaki çaresizlik' ve 'hoşnutsuzluk' gibi düşüncelere sıkça raslanır. Özellikle 'ölüm korkusu', ölümün günün birinde her şeyi yok edeceği ve bu durumda yaşamanın anlamsızlığı düşüncesi eserlerin de çokça işlenir. En bildik şiirlerinden biri Otuz Beş Yaş şiiridir.” Edebi özelliklerinden bahsedilen bu Cumhuriyet dönemi şairi kimdir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Mahmut Şevket Esendal
C
Melih Cevdet Anday
D
Orhan Veli
E
Cahit Sıtkı Tarancı
Açıklama:
Özellikle 'ölüm korkusu', ölümün günün birinde her şeyi yok edeceği ve bu durumda yaşamanın anlamsızlığı düşüncesi Tarancı'da Albert Camus'nün 'Saçma felsefesi'ni çağrıştırır. Hececi şiir geleneğinden olan Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirlerinde 'sıkıntı', 'ölüm', 'bıkkınlık', 'ölüm karşısındaki çaresizlik' ve 'hoşnutsuzluk' gibi izlekler sıkça karşılaşılan iz- leklerdir. En bildik şiirlerinden biri olan Otuz Beş Yaş şiiri de benzer iletileri veren şiirlerindendir.
Soru 111
Tanzimat döneminde edebiyat alanında etkilenme genel olarak hangisinden olmuştur?
Seçenekler
A
Arap edebiyatı
B
Fars edebiyatı
C
Fransız edebiyatı
D
İngiliz edebiyatı
E
Alman edebiyatı
Açıklama:
XVIII ve XIX. Yüzyıllarda Batı denildiğinde, belki de XVII. Yüzyılın getirdiği “Avrupa’nın her alanda en güçlü ülkesi” Fransa’dır, anlayışından hareketle akla gelen şey Fransa ve onun değerleridir.
Soru 112
Parisli aristokrat kadınların dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek başlattıkları yaşam sanatına ne denir?
Seçenekler
A
Sensüalizm
B
Levanten
C
Frankafon
D
Presiozite
E
Amprizm
Açıklama:
Presiozite 1650 ile 1660 yılları arasında genellikle Parisli aristokrat kadınların, dönemin yazar ve sanatçılarını bir araya getirerek, halktan ve sıradan kişilerden farklı davranmak, farklı bir söylem biçimi kullanmak ve farklı giyinmek amacıyla sosyete salonlarında başlattıkları bir yaşam sanatı, bir güzelduyu biçimidir.
Soru 113
Bilgilerin yaşanmış deneyimlerden kaynaklandığını savunan öğreti hangisidir?
Seçenekler
A
Amprizm
B
Sensüalizm
C
Presiozite
D
Levanten
E
Romantizm
Açıklama:
Tüm bilgilerimizin yasanmış̧ deneyimlerimizden kaynaklandığını savunan öğretiye Ampirizm denir.
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde Osmanlıdaki kültürel birikimi etkileyen en önemli yeniliklerden biridir?
Seçenekler
A
Tercüme büroları
B
Elçilikler
C
Tiyatro
D
Askeri okullar
E
Gazeteler
Açıklama:
Tercüme Bürolarının kurulması ve yapılan Fransızca tercümelerle gelişen kültürel birikim, 1839 Tanzimat Fermanıyla ülkeye getirilmek istenen reformların da kaynağını oluşturur. Bu sayede Türkiye’de yavaş̧ yavaş̧ tanınmaya başlayan Fransız kültürü, Türk edebiyatını da etkisi altına almaya başlar.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı toplum yaşamında Fransız dili ve kültürünü yerleştirmekte katkıları olan dergilerden biridir?
Seçenekler
A
Gazette Française de Constantinople
B
La Revue Orientale
C
Bullettin de Nouvelles
D
Le Courrier de Smyrne
E
Le Spectateur Oriental
Açıklama:
Gazette Française de Constantinople, Bullettin de Nouvelles, Le Courrier de Smyrne ve Le Spectateur Oriental Fransızca yayın yapan gazeteler iken, La Revue Orientale Fransızca yayın yapan bir dergidir.
Soru 116
Şair Evlenmesi adlı oyun kimin eseridir?
Seçenekler
A
Agah Efendi
B
Namık Kemal
C
Ziya Paşa
D
Ali Suavi
E
Şinasi
Açıklama:
1859 yılında yayınlanan Şair Evlenmesi Şinasi’nin kaleme aldığı ilk yapıttır.
Soru 117
İkinci Meşrutiyet hangi yılda ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1839
B
1859
C
1876
D
1895
E
1908
Açıklama:
İkinci Meşrutiyet 1908 yılında ilan edilmiştir.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi Fransızcadan çeviri yoluyla Tanzimat edebiyatı döneminde kazandırılmış eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mağdurin
B
Atala
C
Muhayyelat
D
Telemak
E
Hikaye-i Hikkemiyye-i Mikromega
Açıklama:
Mağdurin, Atala, Telemak ve Hikaye-i Hikkemiyye-i Mikromega Fransızcadan tercüme yoluyla kazandırılmış eserlerdir. Muhayelat ise Tanzimat edebiyatı öncesinde Osmanlı geleneğinde var olan hikaye türündeki eserin ismidir.
Soru 119
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun yazarlarından biridir?
Seçenekler
A
Recaizade Mahmut Ekrem
B
Halit Ziya Uşaklıgil
C
Abdülhak Hamit Tarhan
D
Muallim Naci
E
Nabizade Nazım
Açıklama:
Halit Ziya Uşaklıgil Servet-i Fünun yazarlarından biridir.
Soru 120
Türk şiirinde simgeci olarak bilinen tek şair kimdir?
Seçenekler
A
Cenap Şahabettin
B
Tevfik Fikret
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Ahmet Haşim
E
Süleyman Nazif
Açıklama:
Ahmet Haşim Türk şiirinin belki de tek simgeci şairi olarak bilinir.