Temel Sağlık ve Hastalık Bilgisi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi cinsel yolla bulaşan bakteri enfeksiyonuna bağlı hastalıklardan değildir?
Seçenekler
A
Gonore
B
Klamidya Trokomatis
C
Sifiliz
D
Gardnerella vajinalis
E
Genital Herpes
Açıklama:
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara neden olan mikrobiyolojik etkenler genel olarak iki sınıfta yer alır.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi hastalığa neden olan virüsün ya da bakterinin (hastalık yapıcı etkileri zayıflatılmış/baskılanmış) laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilen aşılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hepatit B aşısı
B
Sarı humma aşısı
C
Oral polio aşısı
D
Kabakulak aşısı
E
Rotavirus aşısı
Açıklama:
Canlı Aşılar: Hastalığa neden olan virüsün ya da bakterinin (hastalık yapıcı etkileri zayıflatılmış/baskılanmış) laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilen aşılardır. Canlı aşılar, gebelere ve bağışıklık sistemi zayıflamış ya da baskılanmış kişilere uygulanmamalıdır. Sarı humma, rotavirus aşısı, BCG, oral polio aşıs, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği aşıları vb.
İnaktif aşılar: a) Mikroorganizmanın toksin yapısı değiştirilerek oluşturulan aşı (difteri, tetanos gibi); b) Mikroorganizmanın tamamen öldürülmesi ile sentezlenen tam hücre aşı (Hepati A, inaktifpolio gibi); c) Mikroorganizmanın inaktivasyonu sonrasında belirli kısımlarını içeren aşı fraksiyone aşı (İnaktif grip aşısı, Hepatit B aşısı, HPV, Pnömokok aşısı, meningokok aşı) lardır.
İnaktif aşılar: a) Mikroorganizmanın toksin yapısı değiştirilerek oluşturulan aşı (difteri, tetanos gibi); b) Mikroorganizmanın tamamen öldürülmesi ile sentezlenen tam hücre aşı (Hepati A, inaktifpolio gibi); c) Mikroorganizmanın inaktivasyonu sonrasında belirli kısımlarını içeren aşı fraksiyone aşı (İnaktif grip aşısı, Hepatit B aşısı, HPV, Pnömokok aşısı, meningokok aşı) lardır.
Soru 3
2008 Dünya Sağlık Raporu’na göre beş temel yetersizlik alanı başlığı altında açıklanmış olan "Ters Orantılı Hizmet" aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal güvenceleri sınırlı olan ya da sosyal güvencesi olmayan kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmak için kendilerinin para ödedikleri ve bu sebeple fakirleştikleri hizmettir.
B
En fazla imkânı olan kişilerin sağlık hizmetlerinden en fazla yararlanması ve hizmetlere en fazla ihtiyacı olanların ise hizmetlerden en az yararlanması durumudur.
C
Artan hastane enfeksiyonu, yanlış tedaviler, hekim hataları, bakım uygulamalarındaki eksiklikler, olmaması gereken ama önlenebilir istenmeyen durumlar, hastalıklar ve ölümlerin altında toplandığı hizmettir.
D
Tıp alanında aşırı derecede uzmanlaşma ve branşlaşma olduğundan bireylere ve ailelere bütüncül yaklaşımın ihmal edildiği hizmettir.
E
Tedavi edici hizmetlere harcanan aşırı maliyetler nedeniyle koruyucu ve sağlığı geliştirici hizmetlerin ihmal edildiği hizmettir.
Açıklama:
2008 Dünya Sağlık Raporu’na göre beş temel yetersizlik alanı başlığı altında açıklanmıştır.
Ters Orantılı Hizmet: En fazla imkânı olanların sağlık hizmetlerinden en fazla yararlanmasıdır. Hizmetlere en fazla ihtiyacı olanlar ise hizmetlerden en az yararlanmaktadır.
Ters Orantılı Hizmet: En fazla imkânı olanların sağlık hizmetlerinden en fazla yararlanmasıdır. Hizmetlere en fazla ihtiyacı olanlar ise hizmetlerden en az yararlanmaktadır.
Soru 4
2008 yılında yayımlanan Dünya Sağlık Raporu’nda olası yeni sağlık tehditlerine karşı etkili olabilecek, beklentilerini karşılayabilecek reformlar dört ana başlıkta toplanmıştır. Hangisi bunların dışında kalır?
Seçenekler
A
Evrensellik
B
Hizmet Sunumu
C
Kamu Politikası
D
Koruyucu Sağlık
E
Liderlik Reformları
Açıklama:
2008 yılında yayımlanan Dünya Sağlık Raporu’nda olası yeni sağlık tehditlerine karşı etkili olabilecek, beklentilerini karşılayabilecek reformlardan bahsedilmektedir. Bu reformlar dört ana başlıkta toplanmıştır.
1. Evrensellik: Herkesi içine alan ve gözeten bir sosyal sağlık güvencesi
2. Hizmet Sunumu: Ortaya çıkacak/çıkabilecek yeni sorunlara, ihtiyaç ve beklentilere yanıt veren, karşılayabilen hizmet sunumu
3. Kamu Politikası: Sağlıkla ilgili olsun olmasın ilgili bütün sektörlerin görev ve sorumluluklarını dikkate alan ve iş birliğini arttıran kamu düzeni reformları
4. Liderlik Reformları: Katı merkeziyetçi yönetim yerine katılımcı, tartışmaya dayalı liderlik reformları
1. Evrensellik: Herkesi içine alan ve gözeten bir sosyal sağlık güvencesi
2. Hizmet Sunumu: Ortaya çıkacak/çıkabilecek yeni sorunlara, ihtiyaç ve beklentilere yanıt veren, karşılayabilen hizmet sunumu
3. Kamu Politikası: Sağlıkla ilgili olsun olmasın ilgili bütün sektörlerin görev ve sorumluluklarını dikkate alan ve iş birliğini arttıran kamu düzeni reformları
4. Liderlik Reformları: Katı merkeziyetçi yönetim yerine katılımcı, tartışmaya dayalı liderlik reformları
Soru 5
Hastalık ve kazalardan dolayı oluşan kalıcı ya da geçici bozuklukların ve engellerin kişilerin gündelik yaşamı etkilememesi ya da en az etkilemesi başkalarına bağımlı olmadan yaşamını devam ettirmek amacıyla sunulan sağlık hizmeti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri
B
Rehabilitasyon Hizmetleri
C
Koruyucu Sağlık Hizmetleri
D
Temel Düzeyde Korunma
E
Tersiyer Düzeyde Korunma
Açıklama:
Sadece hastalık değil kazalardan sonra da bireylerde ortaya çıkan kalıcı rahatsızlıklar kişilerin yaşama aktif bir şekilde katılmalarını engeller. Yaşama aktif bir şekilde katılamayan kişiler hayata küser, sosyalleşmesi gerileri mental yönden sıkıntılı durumlara düşer. Fiziksel yetersizlikler sosyal ve ruhsal sorunlara da yol açabilir. Bu nedenle rehabilitasyon hizmetleri hastalık ve kazalardan dolayı oluşan kalıcı ya da geçici bozuklukların ve engellerin kişilerin gündelik yaşamı etkilememesi ya da en az etkilemesi başkalarına bağımlı olmadan yaşamını devam ettirmek amacıyla sunulan sağlık hizmetleridir.
Soru 6
Her yeni doğan bebeğe en geç kaç saat içinde yenidoğan tarama testlerinin yapılması gerekmektedir?
Seçenekler
A
24
B
48
C
72
D
96
E
120
Açıklama:
Yenidoğan tarama testleri sonucunda hızlı ve erken tanı sayesinde koruyucu ve önleyici tedavi uygulanarak iyileşme sağlanır ya da hastalığın ilerlemesi ve olumsuz etkileri azaltılır.
Her yeni doğan bebeğe ilk 72 saat içinde bu tarama testlerinin yapılması gereklidir.
Her yeni doğan bebeğe ilk 72 saat içinde bu tarama testlerinin yapılması gereklidir.
Soru 7
Bebeğin topuğundan alınan kan örneği ile erken teşhisi yapılabilen, tiroit hormon yetersizliğinin söz konusu olduğu, bebeklerde fiziksel gelişim yetersizliğine ve zekâ geriliğine yol açan, diğer bulguları sarılık, kabızlık ve şişkinlik olan endokrin hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fenilketonüri
B
Konjenital Hipotiroidi
C
Biyotinidaz Eksikliği
D
Kistik Fibrosiz
E
Gelişimsel Kalça Displazisi
Açıklama:
Konjenital hipotiroidi: Topuk kanından alınan kan örneği ile erken teşhisi yapılabilen bu endokrin (hormonal sistem) hastalığında tiroit hormon yetersizliği söz konusudur. Tiroit hormonu sentez yetersizliği bebeklerde fiziksel gelişim yetersizliğine ve zekâ geriliğine yol açar. Sarılık, kabızlık ve şişkinlik diğer bulgulardır. Tedavisi tiroit hormon verilerek yapılır ancak erken tanı ve müdahale şarttır.
Soru 8
Anne sütünde olmakla birlikte gereksinimi karşılayacak düzeyde olmadığı için 15. günden itibaren doktor tavsiyesi ile yeni doğan bir bebeğe aşağıdakilerden hangisi verilebilir?
Seçenekler
A
Su
B
Whey proteini
C
Laktoz
D
D vitamini
E
Kalsiyum
Açıklama:
Anne sütünde D vitamini olmakla birlikte bebeklerde gereksinimi karşılayacak düzeyde olmadığı için, 15. günden itibaren doktor tavsiyesi ile D vitamini verilebilir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi etkisizleştirilmiş virüs içeren inaktif bir aşıdır?
Seçenekler
A
Biontech
B
Sputnik-V
C
Turkovac
D
Moderna
E
Rotavirüs
Açıklama:
COVID 19 ile mücadele kapsamında geliştirilen yerli ve millî aşımız olan TURKOVAC etkisizleştirilmiş virüs içeren inaktif bir aşıdır.
Soru 10
Kolun üst kısmına deltoid kas içine uygulanan, Difteri, Boğmaca, Tetanos, İnaktif Polio, Hemofilus İnfluenza Tip b’yi içeren ve “Beşli Karma Aşı” olarak bilinen aşı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) Aşısı
B
BCG Aşısı
C
DaBT-İPA-Hib Aşısı
D
Konjuge Pnömokok Aşısı (KPA)
E
Oral Polio Aşısı (OPV)
Açıklama:
DaBT-İPA-Hib Aşısı: Kolun üst kısmına deltoid kas içine uygulanan bu aşı Difteri, Boğmaca, Tetanos, İnaktif Polio, Hemofilus İnfluenza Tip b’yi içeren ve “Beşli Karma Aşı” olarak bilinen aşıdır.
Soru 11
Bireylerin sağlığı olumsuz etkilenir, bozulursa yapılması gereken en önemli müdahaleler aşağıdakilerden hangileridir?
I. Erken dönemde tespit etmek.
II. Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak.
III. Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
IV. Sosyo-ekonomik durumu iyileştirilmek.
I. Erken dönemde tespit etmek.
II. Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak.
III. Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
IV. Sosyo-ekonomik durumu iyileştirilmek.
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Toplumu oluşturan bireylerin sağlığı olumsuz etkilenir, bozulursa yapılması gereken en önemli müdahaleler;
a) Erken dönemde tespit etmek,
b) Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak,
c) Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
I. Erken dönemde tespit etmek.
II. Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak.
III. Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
a) Erken dönemde tespit etmek,
b) Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak,
c) Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
I. Erken dönemde tespit etmek.
II. Tespit edilir edilmez gerekli müdahalelerde bulunmak ve etkin tedavi yöntemlerini uygulamak.
III. Hastalığa ya da diğer etkenlere bağlı ortaya çıkan tıbbi ya da sosyal engellilik oluşursa kişiye yönelik olarak kişileri rehabilite etmektir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangileri tüm sağlık tanımlarının temelinde yer almaktadır?
I. Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama.
II. Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme.
III. Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma.
IV. Hastalığın olmaması
I. Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama.
II. Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme.
III. Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma.
IV. Hastalığın olmaması
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Sağlığı etkileyen birçok faktör olduğundan sağlıkla ilgili çok sayıda tanım yapılmaktadır. Bu tanımların temelinde;
a) Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama,
b) Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme,
c) Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma,
d) Hastalığın olmaması
yer alır.
I. Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama.
II. Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme.
III. Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma.
IV. Hastalığın olmaması
a) Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama,
b) Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme,
c) Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma,
d) Hastalığın olmaması
yer alır.
I. Yaşamlarını kendi başlarına sürdürebilme; kimseye muhtaç olmama.
II. Hasta ya da rahatsız olmama; kendini iyi hissetme.
III. Sosyal ve ruhsal açıdan mutlu olma.
IV. Hastalığın olmaması
Soru 13
Kalbin dakikada atım hızı olan “nabız” kalbin sağlıklı çalıştığının önemli fizyolojik göstergelerindendir. Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde 60-100 atım/dakika olmalıdır. Bu sınırın altında olan duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bradikardi
B
Taşikardi
C
Hipoventilasyon
D
Hiperventilasyon
E
Dehidratasyon
Açıklama:
Kalbin dakikada atım hızı olan “nabız” ise kalbin sağlıklı çalıştığının önemli fizyolojik göstergelerindendir. Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde 60-100 atım/dakika olmalıdır. Bu sınırın altında ise “bradikardi”; bu sınırların üstünde ise “taşikardi” denir.
Soru 14
Beden kitle indeksi (BKİ) hesabında “kişinin giysisiz/hafif giysili saf beden ağırlığı, dik ve ayakta pozisyonda iken ölçülen boyun karesine bölünür ve birimi “kg/m2” olarak hesaplanır. Buna göre 200 cm boyunda ve 70 kilogram ağırlığında olan bir yetişkinin BKİ değeri kaçtır?
Seçenekler
A
35
B
17.50
C
1.75
D
3.5
E
175
Açıklama:
Beden kitle indeksi hesabında “kişinin giysisiz/hafif giysili saf beden ağırlığı, dik ve ayakta pozisyonda iken ölçülen boyun karesine bölünür ve birimi “kg/m2” olarak hesaplanır.
170 cm = 1.7 m
1.7x1.7=2.89 70/2.89=24,22
kg/m2
vücut ağırlığı 70 kg
boy uzunluğu 200 cm yani 2 metre, karesi ise 4 metre karedir
vücut ağırlığı/boy uzunluğunun karesi=70/4=17.5 kg/m2
170 cm = 1.7 m
1.7x1.7=2.89 70/2.89=24,22
kg/m2
vücut ağırlığı 70 kg
boy uzunluğu 200 cm yani 2 metre, karesi ise 4 metre karedir
vücut ağırlığı/boy uzunluğunun karesi=70/4=17.5 kg/m2
Soru 15
170 cm boyunda ve 70 kilogram ağırlığında olan bir yetişkin aşağıdaki tabloya göre hangi grupta yer alır?
“BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 ))
“BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 ))
Gruplar | Yetişkinler |
(BKİ, kg/m2) | |
Zayıf | < 18,5 |
Normal | 18,5 - 24,99 |
Fazla kilolu | 25,0 − 29,99 |
Obez (Şişmanlık) | ≥ 30,0 |
Hafif obez | 30,0 − 34,99 |
Orta derecede obez | 35,0 − 39,99 |
Morbid (ağır, sorunlu) obez | 40,0 - 49,99 |
Süper obez ≥ 50,0 |
Seçenekler
A
Zayıf
B
Normal
C
Fazla kilolu
D
Obez
E
Morbid obez
Açıklama:
Tablo 1.1 Yetişkinler, Çocuklar ve Adolesanlarda BKİ’ye göre Andropometrik Değerlendirme (TEMD Kılavuzundan uyarlanmıştır, 2018; BKİ: Beden kitle indeksi, SD: standart deviasyon;
“BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 ))
“BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 ))
Gruplar | Yetişkinler | Çocuk ve Adolesanlar |
(BKİ, kg/m2) | BKİ-persantil (yüzdelik düzey) | |
Zayıf | < 18,5 | < %5 |
Normal | 18,5 - 24,99 | ≥ %5 ile < %85 arasında |
Soru 16
“Hastalığın oluşum sürecinin geçilip klinik bulgu ve belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra hastalığın tedavi edilmesi, tedavide başarılı olunması, tedavide başarısız olunması durumunda yeni tedavi yöntemlerine geçilmesi, tedavi sonrası ortaya çıkan sağlık ve sosyal sorunların rehabilite edilmesi” tanımı Leavell ve Clark’ın sağlığın korunması basamaklarından hangisine karşılık gelir?
Seçenekler
A
Birincil (Primer) Düzeyde Korunma
B
İkincil (Sekonder) Düzeyde Korunma
C
Üçüncül (Tersiyer) Düzeyde Korunma
D
Dördüncül Düzeyde Korunma
E
Primordiyal korunma
Açıklama:
Hastalığın oluşum sürecinin geçilip klinik bulgu ve belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra hastalığın tedavi edilmesi, tedavide başarılı olunması, tedavide başarısız olunması durumunda yeni tedavi yöntemlerine geçilmesi, tedavi sonrası ortaya çıkan sağlık ve sosyal sorunların rehabilite edilmesi üçüncül korunmanın temelidir.
Verilen tanım üçüncül (Tersiyer) Düzeyde Korunma tanımına karşılık gelir.
Verilen tanım üçüncül (Tersiyer) Düzeyde Korunma tanımına karşılık gelir.
Soru 17
Aşağıda verilen cinsel yolla bulaşan hastalık etkenlerinden hangisi viral kökenlidir?
Seçenekler
A
Gonore
B
Klamidya
C
Sifiliz
D
Şankroid
E
Hepatit C
Açıklama:
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara neden olan mikrobiyolojik etkenler genel olarak iki sınıfta yer alır.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
Soru 18
Aşağıda verilen cinsel yolla bulaşan hastalık etkenlerinden hangisi viral kökenli değildir?
Seçenekler
A
Genital Herpes
B
AIDS
C
Sifiliz
D
Hepatit B
E
Hepatit C
Açıklama:
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara neden olan mikrobiyolojik etkenler genel olarak iki sınıfta yer alır.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
a) Bakteri enfeksiyonuna bağlı bazı hastalıklar: Gonore, Klamidya Trokomatis, Sifiliz, Şankroid, Granuloma inguinale, Gardnerella vajinalis (bekteriyel vajinit).
b) Viral enfeksiyona bağlı bazı hastalıklar: Genital Herpes, Hepatit B, Hepatit C, AIDS, Human Papilloma Virüsüne bağlı ortaya çıkan siğiller, kanserler.
Soru 19
Doğumla birlikte bebekten alınan topuk kanında hangi potansiyel hastalıklara bakılır?
I. fenilketonüri
II. konjenital hipotiroidi
III. biyotinidaz eksikliği
IV. kistik fibrozis
V. Gelişimsel kalça displazisi (GKD)
I. fenilketonüri
II. konjenital hipotiroidi
III. biyotinidaz eksikliği
IV. kistik fibrozis
V. Gelişimsel kalça displazisi (GKD)
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II, III, IV ve V
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ülkemizde doğumla birlikte bebeklerden topuk kanı alınır. Topuk kanı ile bebeklerde olası zekâ geriliğine yol açabilecek hastalıkların (fenilketonüri, konjenital hipotiroidi, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis gibi hastalıklar) potansiyeline bakılır. Gelişimsel kalça displazisi ise kalça ekleminin stabil olmayışından, tam çıkığa kadar çok farklı şekillerde karşılaşılabilen ve erken tespit edildiğinde çoğunlukla tedavisi olan ortopedik bir sorundur. Kalça ultrasonografisi ile tespit edilir.
I. fenilketonüri
II. konjenital hipotiroidi
III. biyotinidaz eksikliği
IV. kistik fibrozis
topuk kanında bakılan hastalıklardır.
I. fenilketonüri
II. konjenital hipotiroidi
III. biyotinidaz eksikliği
IV. kistik fibrozis
topuk kanında bakılan hastalıklardır.
Soru 20
Aşağıdaki aşılardan hangisi doğumda ve ilk ay sonunda uygulanmalıdır?
Seçenekler
A
Hepatit B aşısı
B
BCG (Verem) aşısı
C
DaBT-İPA-Hib aşısı
D
Konjuge Pnömokok (KPA) aşısı
E
Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısı
Açıklama:

Hepatit B aşısı
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi sağlığı etkileyen bireysel etkenlerden değildir?
Seçenekler
A
Yaş
B
Genetik yapı
C
Irk
D
Cinsiyet
E
Fiziksel çevre
Açıklama:
Fiziksel aktivite davranışsal özelliktir.
Fiziksel çevre
Fiziksel çevre
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi sağlığı etkileyen davranışsal etkenlerden değildir?
Seçenekler
A
Yeterli ve dengeli beslenme
B
Stres
C
Bağımlılık
D
İnanış ve din
E
Fiziksel aktivite
Açıklama:
İnanış ve din sağlığı etkileyen bireysel faktörlerdendir.
İnanış ve din davranışsal değil bireysel etkenlerdendir.
İnanış ve din davranışsal değil bireysel etkenlerdendir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi çevre kavramının ele alındığı ana başlıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Mesleki çevre
B
Fiziksel Çevre
C
Kimyasal Çevre
D
Biyolojik Çevre
E
Sosyokültürel Çevre
Açıklama:
Genel olarak da çevre kavramı 4 başlıkta ele alınır:
• Fiziksel Çevre • Kimyasal Çevre • Biyolojik Çevre • Sosyokültürel Çevre
Mesleki çevre
• Fiziksel Çevre • Kimyasal Çevre • Biyolojik Çevre • Sosyokültürel Çevre
Mesleki çevre
Soru 24
Gen mutasyonundan kaynaklanan ve doğumdan itibaren solunum sistemi, sindirim sistemi ve üreme sisteminde yer alan mukus ve ter bezlerini etkileyen kalıtsal aşağıdakilerden hastalık hangisidir?
Seçenekler
A
Fenilketonüri
B
Biyotinidaz eksikliği:
C
Gelişimsel kalça displazisi
D
Konjenital hipotiroidi
E
Kistik fibrosiz
Açıklama:
Kistik fibrosiz: Gen mutasyonundan kaynaklanan bu kalıtsal hastalık doğumdan itibaren solunum sistemi, sindirim sistemi ve üreme sisteminde yer alan mukus ve ter bezlerini etkiler.
Soru 25
Hastalığa neden olan virüsün ya da bakterinin laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilen aşılar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnaktif aşılar
B
Canlı aşılar
C
KKK aşıları
D
Vektör aşıları
E
Hepatit aşıları
Açıklama:
Canlı Aşılar: Hastalığa neden olan virüsün ya da bakterinin (hastalık yapıcı etkileri zayıflatılmış/baskılanmış) laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilen aşılardır.
Soru 26
Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde nabız 60-100 atım/dakika olmalıdır. Değerlerin bu sınırın üstünde olması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Aritmi
B
Taşikardi
C
Bradikardi
D
Hipotermi
E
Dehidratasyon
Açıklama:
Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde 60-100 atım/dakika olmalıdır. Bu sınırın altında ise “bradikardi”; bu sınırların üstünde ise “taşikardi” denir.
Soru 27
Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde nabız 60-100 atım/dakika olmalıdır. Değerlerin bu sınırın altında olması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bradikardi
B
Taşikardi
C
Aritmi
D
Hipotermi
E
Dehidrasyon
Açıklama:
Yetişkin bir insanda dinlenim hâlinde 60-100 atım/dakika olmalıdır. Bu sınırın altında ise “bradikardi”; bu sınırların üstünde ise “taşikardi” denir.
Soru 28
Bireyin kendi durumunu iyi veya kötü olarak tanımlamasına neden olan duygusu ve algısına ne denir?
Seçenekler
A
Objektif sağlık
B
Subjektif sağlık
C
Biyolojik sağlık
D
Psikolojik sağlık
E
Birincil sağlık
Açıklama:
Subjektif sağlık ise bireyin kendi durumunu iyi veya kötü olarak tanımlamasına neden olan duygusu ve algısıdır.
Soru 29
Hekimlerce belirlenen güncel ve yenilenen bilimsel ölçütlere göre normal olarak tanımlanan değerlerin içinde olması, yani anormallik, patolojik durum, sapma saptanmamasına ne denir?
Seçenekler
A
Subjektif sağlık
B
Genel sağlık
C
Objektif sağlık
D
Normal sağlık
E
Averaj sağlık
Açıklama:
Objektif sağlık, hekimlerce belirlenen güncel ve yenilenen bilimsel ölçütlere göre normal olarak tanımlanan değerlerin içinde olması, yani anormallik, patolojik durum, sapma saptanmamasıdır.
Soru 30
Kişinin kendinde olumsuz olarak
tanımladığı hislere ............. denilmektedir. Başının
ağrıması, bunalma, sıkılma, bulantı vb. yakınmalarla
kendini gösteren bu durum kişiyi sağlık
açısından çare arama davranışına yönlendirebilir.
Boşluk olan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
tanımladığı hislere ............. denilmektedir. Başının
ağrıması, bunalma, sıkılma, bulantı vb. yakınmalarla
kendini gösteren bu durum kişiyi sağlık
açısından çare arama davranışına yönlendirebilir.
Boşluk olan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Huzursuzluk
B
Mutsuzluk
C
Hastalık
D
Rahatsızlık
E
Sıkılma
Açıklama:
Kişinin kendinde olumsuz olarak tanımladığı hislere rahatsızlık denilmektedir. Başının ağrıması, bunalma, sıkılma, bulantı vb. yakınmalarla kendini gösteren bu durum kişiyi sağlık açısından çare arama davranışına yönlendirebilir.
Kişinin kendinde olumsuz olarak
tanımladığı hislere rahatsızlık denilmektedir. Başının
ağrıması, bunalma, sıkılma, bulantı vb. yakınmalarla
kendini gösteren bu durum kişiyi sağlık
açısından çare arama davranışına yönlendirebilir.
Kişinin kendinde olumsuz olarak
tanımladığı hislere rahatsızlık denilmektedir. Başının
ağrıması, bunalma, sıkılma, bulantı vb. yakınmalarla
kendini gösteren bu durum kişiyi sağlık
açısından çare arama davranışına yönlendirebilir.
Soru 31
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre "Sağlık" nasıl tanımlanır?
Seçenekler
A
Bireyin hastane hizmetlerine ulaşabilme düzeyidir.
B
Kişinin yalnızca fiziksel olarak iyi hissetmesidir.
C
Bireyin toplum içindeki üretkenliği ile ölçülür.
D
Fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.
E
Ruhsal açıdan herhangi bir sorun yaşamamasıdır.
Açıklama:
DSÖ'ye göre sağlık, yalnızca hastalık veya sakatlık olmaması değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir.
Soru 32
Sağlık hizmetlerinin temel fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sadece tedavi edici hizmetler sunmaktır.
B
Sadece yaşlı bireylere hizmet vermektir.
C
İnsan sağlığını korumak ve geliştirmektir.
D
Sosyal yardımların dağıtımını organize etmektir.
E
Rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştırmaktır.
Açıklama:
Açıklama: Sağlık hizmetlerinin temel amacı insan sağlığını korumak ve geliştirmektir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi primer koruma düzeyine örnektir?
Seçenekler
A
Hipertansiyon hastasına ilaç başlanması
B
Meme kanseri için mamografi yapılması
C
Rehabilitasyon merkezine sevk yapılması
D
Sağlık eğitimi ve aşılama faaliyetleri
E
Felçli bireyin fizyoterapiye alınması
Açıklama:
: Primer koruma, hastalık oluşmadan önce alınan önlemleri kapsar (aşılama, sağlık eğitimi v
Primer koruma, hastalık oluşmadan önce alınan önlemleri kapsar (aşılama, sağlık eğitimi vb).
Primer koruma, hastalık oluşmadan önce alınan önlemleri kapsar (aşılama, sağlık eğitimi vb).
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi fiziksel aktivitenin olumlu etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kas kuvvetini artırır
B
Kan basıncını düzenler
C
Depresyonu azaltır
D
Kilo artışına neden olur
E
Sosyal uyumu geliştirir
Açıklama:
Doğru cevap: D
Açıklama: Fiziksel aktivite kilo artışı değil, kilo kontrolü sağlar.
Sayfa: 13
Açıklama: Fiziksel aktivite kilo artışı değil, kilo kontrolü sağlar.
Sayfa: 13
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi sağlık okuryazarlığının bir özelliğidir?
Seçenekler
A
Kişinin reçetesiz ilaç almasını kolaylaştırır
B
Sağlık çalışanlarının eğitim düzeyini ölçer
C
Bireyin sağlık bilgilerini anlayıp kararlarında kullanmasıdır
D
Tıbbi cihaz kullanım becerisini belirler
E
Hastalıkların sınıflandırılmasını sağlar
Açıklama:
Sağlık okuryazarlığı, bireyin sağlık bilgilerini anlayarak kullanma yeterliliğidir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi sağlığı etkileyen bireysel faktörlerden biridir?
Seçenekler
A
Sağlık kuruluşlarının fiziki yapısı
B
Bireyin genetik özellikleri
C
Ulaşım sistemlerinin gelişmişliği
D
Hava kirliliği düzeyi
E
Sağlık politikalarının yaygınlığı
Açıklama:
Doğru cevap: B
Açıklama: Bireysel faktörler arasında genetik yapı önemli bir etkendir.
Sayfa: 10
Sağlığı Etkileyen Bireysel Etkenler;
-Genetik yapı
-Yaş
-Cinsiyet
-Irk
-İnanış ve Din
Açıklama: Bireysel faktörler arasında genetik yapı önemli bir etkendir.
Sayfa: 10
Sağlığı Etkileyen Bireysel Etkenler;
-Genetik yapı
-Yaş
-Cinsiyet
-Irk
-İnanış ve Din
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi sağlığın sosyal belirleyicileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Eğitim düzeyi
B
Gelir durumu
C
Aile ve sosyal destek
D
Fiziksel aktivite ✅
E
Güvenli toplum
Açıklama:
Doğru cevap: D
Açıklama: Fiziksel aktivite davranışsal bir faktördür, sosyal belirleyici değildir.
Sayfa: 6
Açıklama: Fiziksel aktivite davranışsal bir faktördür, sosyal belirleyici değildir.
Sayfa: 6
Soru 38
Obeziteye neden olabilecek durum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeterli ve dengeli beslenme
B
Fiziksel aktivitenin düzenli yapılması
C
Aşırı kalori alımı ve hareketsizlik
D
Düzenli uyku alışkanlığı
E
Stresten uzak yaşam
Açıklama:
Doğru cevap: C
Açıklama: Hareketsizlik ve fazla kalori alımı obeziteye neden olur.
Sayfa: 14
Açıklama: Hareketsizlik ve fazla kalori alımı obeziteye neden olur.
Sayfa: 14
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi üçüncül korunma düzeyine örnek olamaz?
Seçenekler
A
A) Protez takılması
B
B) Rehabilitasyon programına katılım
C
C) Kanser hastasının kemoterapi alması
D
D) Aşı kampanyası yapılması ✅
E
E) Görme kaybı olan bireyin gözlük kullanması
Açıklama:
Doğru cevap: D
Açıklama: Aşı kampanyası primer korunmadır; üçüncül korunma değildir.
Sayfa: 7
Açıklama: Aşı kampanyası primer korunmadır; üçüncül korunma değildir.
Sayfa: 7
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi sekonder (ikincil) korunma düzeyine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
A) Bireylere yönelik bağışıklama programları
B
B) Yeni doğan bebeklerde işitme taraması yapılması
C
C) Sağlıklı bireylerde fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi
D
D) Kas iskelet sorunu olan bireylerin fizik tedavi alması
E
E) Protez uygulamaları ile işlevsel eksikliklerin giderilmesi
Açıklama:
Açıklama: Sekonder korunma, hastalıkların erken evrede teşhisi ve ilerlemesinin önlenmesine yönelik tarama gibi uygulamaları içerir.
Soru 41
Aşağıdaki sağlık koruma düzeylerinden hangisi hastalık ortaya çıkmadan önce yapılan çalışmaları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Birincil (Primer) Düzeyde Korunma
B
İkincil (Sekonder) Düzeyde Korunma
C
Üçüncül (Tersiyer) Düzeyde Korunma
D
Radikal Tedavi
E
Semptomatik tedavi
Açıklama:
Birincil (Primer) Düzeyde Korunma: Hastalıklar için gerçek önleme stratejisi olup hastalık kişide başlamadan önce alınan proaktif önlemlerle sağlığın korunmasıdır.
Soru 42
Aşağıda yer alan sağlığı etkileyen faktörler arasından hangisi bireysel etkenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Sağlık politikaları
B
Genetik Yapı
C
koruyucu sağlık hizmetlerinin varlığı
D
Sosyoekonomik durum
E
Sağlık hizmetlerine erişim
Açıklama:
Sağlığı Etkileyen Faktörler Bireysel Etkenler;
-Genetik yapı
-Yaş
-Cinsiyet
-Irk
-İnanış ve Din
-Bağışıklık Sistemi
-Fiziksel Aktivite
-Yeterli ve Dengeli Beslenme
-Bağımlılık
-Çevresel Etkenler
-Stres
-Genetik yapı
-Yaş
-Cinsiyet
-Irk
-İnanış ve Din
-Bağışıklık Sistemi
-Fiziksel Aktivite
-Yeterli ve Dengeli Beslenme
-Bağımlılık
-Çevresel Etkenler
-Stres
Soru 43
Aşağıdaki durumlardan hangisi “üçüncül korunma” kapsamında yer alır?
Seçenekler
A
Aşı yaptırmak
B
Kanser taraması yaptırmak
C
Protez kullanmak
D
Sağlık eğitimi almak
E
Sigara içmemek
Açıklama:
Hastalığın oluşum sürecinin geçilip klinik bulgu ve belirtilerinin ortaya çıkmasından sonra hastalığın tedavi edilmesi, tedavide başarılı olunması, tedavide başarısız olunması durumunda yeni tedavi yöntemlerine geçilmesi, tedavi sonrası ortaya çıkan sağlık ve sosyal sorunların rehabilite edilmesi üçüncül korunmanın temelidir. Bu önlemlerde amaç var olan durumdan sağlık ve sosyal açıdan daha kötüye gidişi önlemek, hastalıkla ilgili komplikasyonları veya zararları azaltmak, kaybedilen fonksiyonların yerine konulabilmesi için yardımcı araç-gereç ile cihazlar kullanılmasını sağlamak; bireysel ve toplumsal üretkenliğini devam ettirebilecek sosyal olanakların sağlanmasıdır. Görme kusuru olan bir kişinin gözlük kullanması, işitme kaybı olan kişilerde işitme cihazı takılması, herhangi bir uzvu olmayan kişiye protez takılması tıbbı rehabilitasyon, hastalığı ya da rahatsızlığına bağlı olarak iş kaybı yaşayan bir kişinin hastalığına uygun bir işte örneğin masa başı işinde görevlendirilmesi sosyal rehabilitasyondur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi bireyin sağlık durumu hakkında subjektif bir değerlendirmedir?
Seçenekler
A
Kan basıncının 120/80 mmHg olması
B
MR görüntüsünde normal bulguların görülmesi
C
Vücut ısısının 36,5°C olması
D
Hastanın kendisini iyi hissettiğini ifade etmesi
E
Kan şekeri düzeyinin normal aralıkta olması
Açıklama:
Objektif sağlık, hekimlerce belirlenen güncel ve yenilenen bilimsel ölçütlere göre normal olarak
tanımlanan değerlerin içinde olması, yani anormallik, patolojik durum, sapma saptanmamasıdır.
Subjektif sağlık ise bireyin kendi durumunu iyi veya kötü olarak tanımlamasına neden olan duygusu ve algısıdır.
tanımlanan değerlerin içinde olması, yani anormallik, patolojik durum, sapma saptanmamasıdır.
Subjektif sağlık ise bireyin kendi durumunu iyi veya kötü olarak tanımlamasına neden olan duygusu ve algısıdır.
Soru 45
"Belirli bir bölgedeki toplumun bireyleri ortak atasından aldığı genlerinde hastalık oluşturacak belirli bir mutasyon oluşmuşsa o toplumu oluşturan bireylerde bu mutasyona bağlı hastalığın oluşumuna yatkınlık oluşmaktadır."
Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdaki hastalıklardan hangisi örnek olarak verilebilir?
Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdaki hastalıklardan hangisi örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Diabetes mellitus
B
Hipertansiyon
C
Huntington hastalığı
D
Tüberoskleroz
E
Talasemi
Açıklama:
Belirli bir bölgedeki toplumun bireyleri ortak atasından aldığı genlerinde hastalık oluşturacak belirli bir mutasyon oluşmuşsa o toplumu oluşturan bireylerde bu mutasyona bağlı hastalığın oluşumuna yatkınlık oluşacaktır. Bu tür hastalıklara örnek olarak Akdeniz Anemisi Talasemi verilebilir.
Soru 46
Beden kitle indeksi (BKİ) 37 olan bir yetişkin aşağıdaki gruplardan hangisinde yer alır?
Seçenekler
A
Morbid (ağır, sorunlu) obez
B
Fazla kilolu
C
Orta derecede obez
D
Hafif obez
E
zayıf
Açıklama:
Orta derecede obez: 35,0 − 39,99 (BKİ)
Soru 47
Temel sağlık hizmetleri kavramı ilk kez hangi belgede tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Ottawa Bildirgesi
B
Alma Ata Bildirgesi
C
Lizbon Antlaşması
D
Helsinki Protokolü
E
Paris Sözleşmesi
Açıklama:
Sağlık hizmetleri sunumunda dünyadaki ülkeler arasında da maalesef bir standart yoktur. Standardizasyon için Dünya Sağlık Örgütü çalışmalar yapsa da (1978 Alma Ata; Temel Sağlık Hizmetleri Bildirgesi gibi) ülkelerin eğitim seviyesi, sosyokültürel farklılıklar, ekonomik durumlar, siyasi bakışları birçok iyi uygulamanın önüne geçmektedir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi ikincil (sekonder) basamak tedavi edici sağlık hizmetleri kapsamında yer alır?
Seçenekler
A
Aile hekiminin reçete yazması
B
Evde sağlık hizmetleri
C
Aşı uygulaması
D
Rehabilitasyon hizmetleri
E
Uzman hekimin poliklinik hizmeti vermesi
Açıklama:
İkincil Basamak Sağlık Kurumları; Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan devlet
hastaneleri ve dal hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, E1 kodlu entegre ilçe hastanesi, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, kamu kurumlarına ait olup Bakanlıkça ruhsatlandırılmış olan hastaneler, tıp merkezleri ve dal merkezleri, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne göre ruhsat almış özel hastaneler, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan tıp merkezleri ve dal merkezleri, ağız ve diş sağlığı hastaneleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi merkezleri, hiperbarik oksijen tedavi merkezleri, tıbbi laboratuvarlar gibi müstakil olarak ruhsatlandırılan tanı ve tedavi merkezleridir.
hastaneleri ve dal hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, E1 kodlu entegre ilçe hastanesi, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, kamu kurumlarına ait olup Bakanlıkça ruhsatlandırılmış olan hastaneler, tıp merkezleri ve dal merkezleri, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne göre ruhsat almış özel hastaneler, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan tıp merkezleri ve dal merkezleri, ağız ve diş sağlığı hastaneleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi merkezleri, hiperbarik oksijen tedavi merkezleri, tıbbi laboratuvarlar gibi müstakil olarak ruhsatlandırılan tanı ve tedavi merkezleridir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi cinsel yolla bulaşan hastalıklara örnektir?
Seçenekler
A
İnsan Papilloma Virüs (HPV) Enfeksiyonu
B
Hemoroid
C
Meme kanseri
D
Anemi
E
Kistik fibrosiz
Açıklama:
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklara Örnekle;
-İnsan Papilloma Virüs (HPV) Enfeksiyonu
-Genital Herpes
-AIDS
-İnsan Papilloma Virüs (HPV) Enfeksiyonu
-Genital Herpes
-AIDS
Soru 50
Gebeliğin 42. Haftasından sonra doğanlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Küçük prematüre
B
Orta-geç prematüre
C
Prematüre
D
Postmature bebek
E
Miad Yenidoğan
Açıklama:
Gebeliğin 42. Haftasından sonra doğanlara da postmature bebek denir.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdaki ifadelerin hangisinde fiziksel aktivite ile egzersiz arasındaki fark doğru bir şekilde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Herhangi bir bedensel faaliyet fiziksel aktivite iken egzersiz daha planlı ve programlıdır.
B
Fiziksel aktivite planlı ve programlıdır.
C
Günlük ev işleri, merdiven çıkma, ütü yapma egzersiz örneğidir.
D
Fiziksel aktivite ile eklem, kemik ve kas dokusunda olumlu değişiklikler meydana gelirken, egzersiz ile enerji harcanır.
E
Fiziksel aktivite aynı zamanda kişilerde ruhsal olarak da rahatlama ve memnuniyet oluşturur.
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Dinlenim hâlinden farklı olarak vücudun stabil olmadığı harekete geçtiği ve normal şartlardan daha fazla enerji harcandığı durumların ya da faaliyetlerin hepsine fiziksel aktivite denir. Evde ütü yapmak, temizlik yapmak, alışveriş yapmak, çiçek dikmek, araba yıkamak bu tür faaliyetlere örnek verilebilir. Egzersiz ise fiziksel aktiviteye göre daha planlı ve programlıdır. Herhangi bir faaliyet sonucunda iskelet kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel aktivite sonucunda enerji harcanırken; egzersizde temel amaçlar ise yapılan fiziksel aktivitelerle sağlıklı kalmak, vücut performansını ve kapasitesini arttırmak ve var olan sağlık iyi olma durumunu devam ettirmektir. Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Egzersiz aynı zaman da kişilerde ruhsal olarak da rahatlama ve memnuniyet oluşturur. Etkili, hedefe yönelik doğru egzersiz yapan kişi kendine güvenen, sağlıklı, mutlu, kuvvetli bireyler hâline dönüşür. Bu kişilerde hastalıklara karşı direnç, stresle mücadele kapasitesi ve duygusal şoklara karşı tolerans artar. Egzersizin beden yapı ve fonksiyonları üzerine olumlu etkileri oldukça fazladır. Düzenli ve doğru egzersiz yapan kişilerin eklem, kemik ve kas dokusunda olumlu değişiklikler meydana gelir; akciğer ve kalp kapasiteleri artar.
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Dinlenim hâlinden farklı olarak vücudun stabil olmadığı harekete geçtiği ve normal şartlardan daha fazla enerji harcandığı durumların ya da faaliyetlerin hepsine fiziksel aktivite denir. Evde ütü yapmak, temizlik yapmak, alışveriş yapmak, çiçek dikmek, araba yıkamak bu tür faaliyetlere örnek verilebilir. Egzersiz ise fiziksel aktiviteye göre daha planlı ve programlıdır. Herhangi bir faaliyet sonucunda iskelet kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel aktivite sonucunda enerji harcanırken; egzersizde temel amaçlar ise yapılan fiziksel aktivitelerle sağlıklı kalmak, vücut performansını ve kapasitesini arttırmak ve var olan sağlık iyi olma durumunu devam ettirmektir. Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Egzersiz aynı zaman da kişilerde ruhsal olarak da rahatlama ve memnuniyet oluşturur. Etkili, hedefe yönelik doğru egzersiz yapan kişi kendine güvenen, sağlıklı, mutlu, kuvvetli bireyler hâline dönüşür. Bu kişilerde hastalıklara karşı direnç, stresle mücadele kapasitesi ve duygusal şoklara karşı tolerans artar. Egzersizin beden yapı ve fonksiyonları üzerine olumlu etkileri oldukça fazladır. Düzenli ve doğru egzersiz yapan kişilerin eklem, kemik ve kas dokusunda olumlu değişiklikler meydana gelir; akciğer ve kalp kapasiteleri artar.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi egzersiz planlanırken dikkat edilmesi gereken hususlardan değildir?
Seçenekler
A
Egzersizin çeşidine
B
Egzersizin süresine
C
Egzersizin sıklığına
D
Egzersizin yoğunluğuna
E
Egzersizin popülerliğine
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Her ne kadar egzersiz her yaşta kadın ve erkek için çok yararlı olarak bilinse de egzersizden beklentiler ve egzersizin çeşidi, süresi, sıklığı ve yoğunluğu farklıdır. Kişisel özellikler dikkate alınarak uzmanlarca programlanmış (reçetelendirilmiş) egzersizler çok daha yararlı ve güvenlidir. egzersizin popülerliği dikkat edilmesi gereken bir özellik değildir.
Her ne kadar egzersiz her yaşta kadın ve erkek için çok yararlı olarak bilinse de egzersizden beklentiler ve egzersizin çeşidi, süresi, sıklığı ve yoğunluğu farklıdır. Kişisel özellikler dikkate alınarak uzmanlarca programlanmış (reçetelendirilmiş) egzersizler çok daha yararlı ve güvenlidir. egzersizin popülerliği dikkat edilmesi gereken bir özellik değildir.
Soru 3
Düzenli egzersiz yapmanın yararları nelerdir?
Seçenekler
A
Solunum kapasitesini artırır
B
Yaşam kalitesini artırır
C
Kilo kontrolünü sağlar
D
Hastalıklardan korur
E
Hepsi
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Egzersiz yaşamın sadece belli bir dönemi için düşünülmemelidir. Egzersize doktor ve alanında çalışan diğer uzmanların tavsiyesi ya da reçetelendirmesi doğrultusunda ne kadar erken yaşta başlanırsa ileriki yaşam için sağlık açısından özellikle otuzlu yaşlardan sonra bir sermaye oluşturulmuş olur. Sağlıklı-düzenli-dengeli beslenen ve egzersiz yapan kişiler benzer bireysel özellikte olup egzersiz yapmayan kişilere göre daha sağlıklı olmaktadır. Düzenli egzersiz yapan kişilerde yaşlanma süreçleri yavaşlayacak, yaşlanmanın etkilerinden daha hafif etkilenecektir. Solunum, dolaşım gibi yaşamsal fonksiyonların kapasitelerinin artması bireylerde yaşama daha etkin katılmaya yol açacak, hareketsizliğe bağlı ortaya çıkan rahatsızlıklardan ve hastalıklardan daha az etkileneceklerdir. Tüm bunları değerlendirdiğimizde düzenli, kontrollü ve etkili egzersizin beden üzerine olumlu etkileri şu şekilde özetlenebilir. Öncelikle bireyin yaşamda karşılaşabileceği değişkenlerden ve tüm olumsuzluklardan (kazalar, intihar, cinayet, travmalar, çok ciddi hastalıklar gibi) bağımsız bir şekilde egzersiz kişilerin sağlıklı olmalarına yol açar, yaşam sürelerinin ve yaşam kalitesinin artışını sağlar. Egzersiz kişilerdeki bedensel zindeliği ve ruhsal dinginliği geliştirirken günlük yaşamda gereksinim duyduğu hareketliliği de kazandırır. Çalıştığı iş ortamında hareketlilik aktiflik söz konusu ise denge yeteneğini arttırarak işe uyumunu kolaylaştırır. Beden kilo kontrolünü sağlayarak aşırı kilolu ya da obez olmayı önler. Hatta kişilerin mevcut kilolarının korunmasını sağlar. Genç bireylerde sosyalleşmeyi sağlar. Yaşlılarda da sosyalleşmeyi sağladığı gibi yaşlılığın fiziksel, ruhsal ve sosyal etkilerinin olumsuz etkilerini kısıtlar. Yaşlı bireylerin kendi kendilerine yetecek fiziksel yeterlilikte olmasına katkıda bulunur. Birçok hastalığın (şeker hastalığı, kalp hastalıkları, damar hastalıkları, tansiyon problemleri, iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi) önlenmesine ya da kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Egzersiz çağımızın hastalıkları olan stresle baş edememe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır, kişinin yaşamdan zevk almasını sağlar. Eğitim öncesi ve eğitim yaşındaki çocukların sosyalleşmesi, birlikte hareket etmesi, problemlere odaklanma, problemle çözme becerilerini geliştirir.
Egzersiz yaşamın sadece belli bir dönemi için düşünülmemelidir. Egzersize doktor ve alanında çalışan diğer uzmanların tavsiyesi ya da reçetelendirmesi doğrultusunda ne kadar erken yaşta başlanırsa ileriki yaşam için sağlık açısından özellikle otuzlu yaşlardan sonra bir sermaye oluşturulmuş olur. Sağlıklı-düzenli-dengeli beslenen ve egzersiz yapan kişiler benzer bireysel özellikte olup egzersiz yapmayan kişilere göre daha sağlıklı olmaktadır. Düzenli egzersiz yapan kişilerde yaşlanma süreçleri yavaşlayacak, yaşlanmanın etkilerinden daha hafif etkilenecektir. Solunum, dolaşım gibi yaşamsal fonksiyonların kapasitelerinin artması bireylerde yaşama daha etkin katılmaya yol açacak, hareketsizliğe bağlı ortaya çıkan rahatsızlıklardan ve hastalıklardan daha az etkileneceklerdir. Tüm bunları değerlendirdiğimizde düzenli, kontrollü ve etkili egzersizin beden üzerine olumlu etkileri şu şekilde özetlenebilir. Öncelikle bireyin yaşamda karşılaşabileceği değişkenlerden ve tüm olumsuzluklardan (kazalar, intihar, cinayet, travmalar, çok ciddi hastalıklar gibi) bağımsız bir şekilde egzersiz kişilerin sağlıklı olmalarına yol açar, yaşam sürelerinin ve yaşam kalitesinin artışını sağlar. Egzersiz kişilerdeki bedensel zindeliği ve ruhsal dinginliği geliştirirken günlük yaşamda gereksinim duyduğu hareketliliği de kazandırır. Çalıştığı iş ortamında hareketlilik aktiflik söz konusu ise denge yeteneğini arttırarak işe uyumunu kolaylaştırır. Beden kilo kontrolünü sağlayarak aşırı kilolu ya da obez olmayı önler. Hatta kişilerin mevcut kilolarının korunmasını sağlar. Genç bireylerde sosyalleşmeyi sağlar. Yaşlılarda da sosyalleşmeyi sağladığı gibi yaşlılığın fiziksel, ruhsal ve sosyal etkilerinin olumsuz etkilerini kısıtlar. Yaşlı bireylerin kendi kendilerine yetecek fiziksel yeterlilikte olmasına katkıda bulunur. Birçok hastalığın (şeker hastalığı, kalp hastalıkları, damar hastalıkları, tansiyon problemleri, iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi) önlenmesine ya da kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Egzersiz çağımızın hastalıkları olan stresle baş edememe, depresyon, aşırı sinirlilik gibi durumlarla başa çıkmayı kolaylaştırır, kişinin yaşamdan zevk almasını sağlar. Eğitim öncesi ve eğitim yaşındaki çocukların sosyalleşmesi, birlikte hareket etmesi, problemlere odaklanma, problemle çözme becerilerini geliştirir.
Soru 4
Vücut Kitle İndeksi-Beden Kitle İndeksi gruplandırmasında aşağıdakilerden hangisi "normal" gruba karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
30 üstü
B
25 üstü
C
18.5-24.99 arası
D
18.5 altı
E
16 altı
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Tablo 2.1. Vücut Kitle İndeksi-Beden Kitle İndeksi
Tablo 2.1. Vücut Kitle İndeksi-Beden Kitle İndeksi
GRUPLAMA | VKİ (kg/m2) |
Obez | 30 üstü (genel ifade) |
Fazla kilolu | 25 üstü (genel ifade) |
Normal | 18,50-24,99 |
Zayıf | 18,50 altı (genel ifade) |
Aşırı derece zayıflık | 16 alt |
Soru 5
Orta şiddette bir egzersiz yapacak bir bireyin maksimum nabız değeri hangi aralıkta olmalıdır?
Seçenekler
A
%50 ile %75 arasında
B
%55 ile %75 arasında
C
%50 ile %85 arasında
D
%50 ile %70 arasında
E
%70 ile %85 arasında
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Tahmini maksimum nabız hızı egzersiz tipine ve şiddetine göre ayarlanmalıdır. Eğer orta şiddette bir egzersiz yapacaksınız nabız değerinin maksimum nabız değeri %50 ile %70 arasında olmalıdır.
Tahmini maksimum nabız hızı egzersiz tipine ve şiddetine göre ayarlanmalıdır. Eğer orta şiddette bir egzersiz yapacaksınız nabız değerinin maksimum nabız değeri %50 ile %70 arasında olmalıdır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Egzersiz tiplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dayanıklılık egzersizleri
B
Kuvvet egzersizleri
C
Esneklik egzersizleri
D
Boy uzatma egzersizleri
E
Denge egzersizleri
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Egzersiz Tipleri
Egzersiz kavramı genelde fiziksel aktivite ve spor ile birlikte akla gelen bir kavramdır. Gün içerisinde enerji harcaması sonucu ortaya çıkan her türlü bedensel aktiviteye fiziksel aktivite denir. Spor ise belirli kurallar dâhilinde kişinin gerek kendi hedeflerini gerekse rakiplerini yenme ya da aşma amacıyla bireysel ya da takım olarak yaptığı aktivitedir. Sporda en büyük ayrım rekabet duygusudur. Sporcuların gerek kendisini gerekse rakiplerini geçmek için yapmış olduğu hedefe yönelik aktiviteler ise antremandır. Egzersizin temelinde ise sağlığı geliştirmek, zindelik kazanmak vardır. Egzersizin de nihai amacı spora ve bireyin kendini bu yönde geliştirmesine katkı sağlamaktır. Egzersiz, tedavi amaçlı olarak özellikle kas ve iskelet sistemine yönelik olarak bozulmuş ya da yetersiz fonksiyona sahip bir yapıyı düzeltmek için de kullanılır. Buna tedavi edici ya da terapötik egzersiz de denir. Egzersiz yapılma ve hedefe göre 4 başlık altında ele alınır.
Dayanıklılık egzersizleri, dayanma, karşı koyma egzersizleri olarak da ele alınır. Canlı bedeninin uzun süren ağır yüklenmelere fiziksel ve zihinsel olarak karşı koyabildiği oksijen kullanılan egzersiz tipidir. Daha çok geniş kas gruplarını hedefleyen dayanıklılık egzersizleri bedenin oksijen alma kapasitesini arttıran, potansiyelini güçlendiren egzersizlerdir. Uzun mesafe koşular, bisiklete binme, yürüyüş, yüzme, tenis oynama gibi dayanıklılık egzersizleri sonucunda dolaşım sistemi ve solunum sistemi kapasiteleri artarken iskelet sistemi yapı ve fonksiyonları da gelişir.
Kuvvet egzersizleri, kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipidir. Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme, ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Esneklik egzersizleri, ısınma egzersizleri olarak da bilinir ve eklemlerin hareket yeteneklerini geliştirir. Sadece egzersiz ya da spor öncesi değil aynı zamanda egzersiz sonrasında da yapılacak olan esnetme egzersizlerini de içerir. Esneme egzersizleri ile birlikte eklem hareketlerinin yapılışı kolaylaşır, hareket açıları artar. Ayakta duruyorken yavaş yavaş ayak başparmağa dokunmak, ayak yanlarına uzanmak, oturur pozisyonda ise öne doğru esnemek bu hareketlere örnek olarak verilebilir. Egzersize başlamadan önce ve sonra mutlaka ısınma ve soğuma (esneme-germe-esneme) hareketleri yapılmalıdır.
Denge egzersizleri, bedenin sabit durumda kalabilme yeteneğini arttırma egzersizleridir. Tek ayak üzerinde durmak, tek ayak üzerinde çömelip kalkmak, ayak ucunda yürümek gibi hareketler ile eklemlerin uyumlu bir şekilde çalışmasını arttıran egzersizlerdir. Bu egzersizler kişinin denge ve esnekliğini arttırarak çevik olmasını ve düşerek yaralanmasını engeller.
Kişilerin egzersize başlamadan önce programları yapılmalı ve bu programlar ilgili uzmanlar tarafından onaylandıktan sonra egzersize başlanmalıdır. Bireyler tek bir egzersiz tipine yönelik değil tüm egzersiz tiplerini de içeren programlara önem vermeli ve bunu uygulamalıdırlar.
Egzersiz Tipleri
Egzersiz kavramı genelde fiziksel aktivite ve spor ile birlikte akla gelen bir kavramdır. Gün içerisinde enerji harcaması sonucu ortaya çıkan her türlü bedensel aktiviteye fiziksel aktivite denir. Spor ise belirli kurallar dâhilinde kişinin gerek kendi hedeflerini gerekse rakiplerini yenme ya da aşma amacıyla bireysel ya da takım olarak yaptığı aktivitedir. Sporda en büyük ayrım rekabet duygusudur. Sporcuların gerek kendisini gerekse rakiplerini geçmek için yapmış olduğu hedefe yönelik aktiviteler ise antremandır. Egzersizin temelinde ise sağlığı geliştirmek, zindelik kazanmak vardır. Egzersizin de nihai amacı spora ve bireyin kendini bu yönde geliştirmesine katkı sağlamaktır. Egzersiz, tedavi amaçlı olarak özellikle kas ve iskelet sistemine yönelik olarak bozulmuş ya da yetersiz fonksiyona sahip bir yapıyı düzeltmek için de kullanılır. Buna tedavi edici ya da terapötik egzersiz de denir. Egzersiz yapılma ve hedefe göre 4 başlık altında ele alınır.
Dayanıklılık egzersizleri, dayanma, karşı koyma egzersizleri olarak da ele alınır. Canlı bedeninin uzun süren ağır yüklenmelere fiziksel ve zihinsel olarak karşı koyabildiği oksijen kullanılan egzersiz tipidir. Daha çok geniş kas gruplarını hedefleyen dayanıklılık egzersizleri bedenin oksijen alma kapasitesini arttıran, potansiyelini güçlendiren egzersizlerdir. Uzun mesafe koşular, bisiklete binme, yürüyüş, yüzme, tenis oynama gibi dayanıklılık egzersizleri sonucunda dolaşım sistemi ve solunum sistemi kapasiteleri artarken iskelet sistemi yapı ve fonksiyonları da gelişir.
Kuvvet egzersizleri, kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipidir. Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme, ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Esneklik egzersizleri, ısınma egzersizleri olarak da bilinir ve eklemlerin hareket yeteneklerini geliştirir. Sadece egzersiz ya da spor öncesi değil aynı zamanda egzersiz sonrasında da yapılacak olan esnetme egzersizlerini de içerir. Esneme egzersizleri ile birlikte eklem hareketlerinin yapılışı kolaylaşır, hareket açıları artar. Ayakta duruyorken yavaş yavaş ayak başparmağa dokunmak, ayak yanlarına uzanmak, oturur pozisyonda ise öne doğru esnemek bu hareketlere örnek olarak verilebilir. Egzersize başlamadan önce ve sonra mutlaka ısınma ve soğuma (esneme-germe-esneme) hareketleri yapılmalıdır.
Denge egzersizleri, bedenin sabit durumda kalabilme yeteneğini arttırma egzersizleridir. Tek ayak üzerinde durmak, tek ayak üzerinde çömelip kalkmak, ayak ucunda yürümek gibi hareketler ile eklemlerin uyumlu bir şekilde çalışmasını arttıran egzersizlerdir. Bu egzersizler kişinin denge ve esnekliğini arttırarak çevik olmasını ve düşerek yaralanmasını engeller.
Kişilerin egzersize başlamadan önce programları yapılmalı ve bu programlar ilgili uzmanlar tarafından onaylandıktan sonra egzersize başlanmalıdır. Bireyler tek bir egzersiz tipine yönelik değil tüm egzersiz tiplerini de içeren programlara önem vermeli ve bunu uygulamalıdırlar.
Soru 7
Aşağıdaki spor branşlarından hangisi "Anaerobik egzersiz"için bir örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Yüksek hızda tempolu koşu
B
Tempolu yürüyüş
C
İp atlama
D
Zıplama egzersizleri
E
Yüzme
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
- a) Aerobik egzersiz: Besin maddeleri olan enerji kaynağı şeker ve yağların oksijen tarafından parçalanmasıyla enerjinin elde edildiği egzersiz türüdür. Aerobik egzersizler dayanıklılığı arttırırken, iskelet kaslarını geliştirir, solunum ve dolaşım sistemi kapasitesini yükseltir. Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme örnek olarak verilebilir.
- a) Anaerobik egzersiz: Enerji kaynağı olarak glikozun kullanıldığı oksijenin kullanılmadığı kısa süreli egzersiz türüdür. Yüksek hızda tempolu koşu, ağır halter kaldırma örnek olarak verilebilir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi mikro besin ögesi grubunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Karbonhidratlar
B
Vitaminler
C
Yağlar
D
Proteinler
E
Monosakkaritler
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Günlük beslenme ile yüksek miktarlarda alınan besinler (karbonhidratlar, yağlar ve proteinler) makro besinler; az miktarda alınmasına rağmen gereksinimi yüksek olan besinlere mikro besinler (vitaminler ve mineraller gibi) denir. Doğru yanıt mineraller yani b seçeneğidir.
Günlük beslenme ile yüksek miktarlarda alınan besinler (karbonhidratlar, yağlar ve proteinler) makro besinler; az miktarda alınmasına rağmen gereksinimi yüksek olan besinlere mikro besinler (vitaminler ve mineraller gibi) denir. Doğru yanıt mineraller yani b seçeneğidir.
Soru 9
1 gram yağ kaç kkal enerji sağlar?
Seçenekler
A
7 kkal
B
8 kkal
C
9 kkal
D
6 kkal
E
4 kkal
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
…………..1 gram yağ 9 kkal enerji sağlar. Proteinler yapı taşları olduğu için ihtiyaç olmadıkça …………….
…………..1 gram yağ 9 kkal enerji sağlar. Proteinler yapı taşları olduğu için ihtiyaç olmadıkça …………….
Soru 10
Yağlar hangi vitaminin/vitaminlerin ince bağırsaktan emilmelerini sağlamaktadır?
Seçenekler
A
A
B
D
C
E
D
K
E
Hepsi
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Yağlar aynı zamanda A, D, E, K vitaminlerinin ince bağırsaktan emilmelerini sağladığı için önemlidir.
Yağlar aynı zamanda A, D, E, K vitaminlerinin ince bağırsaktan emilmelerini sağladığı için önemlidir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisinde egzersizin özellikleri verilmiştir?
I.Programlıdır
II.Düzenlidir
III.Tekrarlıdır
IV.Yapılandırılmıştır
V.Rastgele yapılır
I.Programlıdır
II.Düzenlidir
III.Tekrarlıdır
IV.Yapılandırılmıştır
V.Rastgele yapılır
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 12
Dünya Sağlık Örgütü ve diğer sağlık birimleri "obezite" tanımlamasında aşağıdaki hangi durum ya da durumları temel alır?
I.Kronik rahatsızlık durumunu
II.Enerji metabolizması sorununu
III.Kişilerin sağlığına zarar verici olması durumunu
IV.Kişinin tükettiği enerji düzeyinin düşük olması durumunu
V.Ruhsal sorunlara ve hastalıklara yol açan durumları
I.Kronik rahatsızlık durumunu
II.Enerji metabolizması sorununu
III.Kişilerin sağlığına zarar verici olması durumunu
IV.Kişinin tükettiği enerji düzeyinin düşük olması durumunu
V.Ruhsal sorunlara ve hastalıklara yol açan durumları
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
İdeal Vücut Kilosu
Dünya Sağlık Örgütü ve diğer sağlık birimleri obezite tanımlamasında a. Kişilerin sağlığına zarar verici b. Beden yağının aşırı olmasından dolayı depolanmasına bağlı olarak ortaya çıkan c. Fiziksel sorunlara ve hastalıklara yol açan d. Ruhsal sorunlara ve hastalıklara yol açan e. Kişinin tüketmiş olduğu enerjiden daha fazla enerji (besin alması) durumu f. Kişinin tükettiği enerji düzeyinin düşük olması durumu g. Kronik rahatsızlık durumu h. Enerji metabolizması sorunu durumlarını temel alır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Dünya Sağlık Örgütü ve diğer sağlık birimleri obezite tanımlamasında a. Kişilerin sağlığına zarar verici b. Beden yağının aşırı olmasından dolayı depolanmasına bağlı olarak ortaya çıkan c. Fiziksel sorunlara ve hastalıklara yol açan d. Ruhsal sorunlara ve hastalıklara yol açan e. Kişinin tüketmiş olduğu enerjiden daha fazla enerji (besin alması) durumu f. Kişinin tükettiği enerji düzeyinin düşük olması durumu g. Kronik rahatsızlık durumu h. Enerji metabolizması sorunu durumlarını temel alır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 13
Aşağıdaki vücut kitle indekslerinden (VKİ) hangisi normal VKİ grubuna girer?
Seçenekler
A
15
B
19
C
26
D
27
E
30
Açıklama:
Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve İdeal Kilonun Saptanması
Normal VKİ grubu 18,50-24,99 arasındadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Normal VKİ grubu 18,50-24,99 arasındadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 14
Isınma egzersizleri olarak da bilinen ve eklemlerin hareket yeteneklerini geliştiren egzersiz tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Denge
B
Dayanıklılık
C
Esneklik
D
Kuvvet
E
Gerilim
Açıklama:
Egzersiz Tipleri
Isınma egzersizleri olarak da bilinen ve eklemlerin hareket yeteneklerini geliştiren egzersizler esneklik egsersizleridir. Sadece egzersiz ya da spor öncesi değil aynı zamanda egzersiz sonrasında da yapılacak olan esnetme egzersizlerini de içerir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Isınma egzersizleri olarak da bilinen ve eklemlerin hareket yeteneklerini geliştiren egzersizler esneklik egsersizleridir. Sadece egzersiz ya da spor öncesi değil aynı zamanda egzersiz sonrasında da yapılacak olan esnetme egzersizlerini de içerir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi çocuklarda kemik kuvvetlendirme egzersizlerindendir?
Seçenekler
A
Koşu
B
Basketbol
C
Hızlı tempolu yürüme
D
Yüzme
E
Bisiklet sürme
Açıklama:
Çocuk ve Gençlerde Egzersiz
Çocuklarda kemik kuvvetlendirme egzersizleri: Kort tenisi, ip atlama, hentbol, basketbol ‘dur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Çocuklarda kemik kuvvetlendirme egzersizleri: Kort tenisi, ip atlama, hentbol, basketbol ‘dur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 16
Kişiye yönelik egzersiz programı yapılırken aşağıdaki sorulardan hangisi ya da hangilerinin sorulması doğru olur?
I.Beden kitle indeksi kaçtır?
II.Herhangi bir rahatsızlığınız var mı?
III.Günlük sıvı alım miktarınız ne kadar?
IV.Düzenli spor ya da egzersiz yapıyor musunuz?
V.Kaç çocuğunuz var?
I.Beden kitle indeksi kaçtır?
II.Herhangi bir rahatsızlığınız var mı?
III.Günlük sıvı alım miktarınız ne kadar?
IV.Düzenli spor ya da egzersiz yapıyor musunuz?
V.Kaç çocuğunuz var?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I,II, III, IV, V
Açıklama:
Egzersiz Planlaması ve Yapılandırmasında Dikkate Alınması Gereken Durumlar
Kişiye yönelik egzersiz programı yapılırken “ Beden kitle indeksi kaçtır, Herhangi bir rahatsızlığınız var mı, Günlük sıvı alım miktarınız ne kadar ve Düzenli spor ya da egzersiz yapıyor musunuz” gibi soruların sorulması doğru olur. Doğru seçenek D seçeneğidir.
Kişiye yönelik egzersiz programı yapılırken “ Beden kitle indeksi kaçtır, Herhangi bir rahatsızlığınız var mı, Günlük sıvı alım miktarınız ne kadar ve Düzenli spor ya da egzersiz yapıyor musunuz” gibi soruların sorulması doğru olur. Doğru seçenek D seçeneğidir.
Soru 17
Besin maddelerinin en küçük yapı taşlarına ayrılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Katabolizma
B
Metabolizma
C
Dengeli beslenme
D
Anabolizma
E
Aerobik solunum
Açıklama:
Besin, Besin Ögeleri ve Vücuttaki İşlevleri
Besin maddelerinin en küçük yapı taşlarına ayrılmasına katobolizma, yapı taşlarının birleştirilerek yeni maddeler oluşturulmasına anabolizma, her ikisine birden de metabolizma adı verilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Besin maddelerinin en küçük yapı taşlarına ayrılmasına katobolizma, yapı taşlarının birleştirilerek yeni maddeler oluşturulmasına anabolizma, her ikisine birden de metabolizma adı verilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 18
Kemik oluşumunda en önemli olan vitamin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
B12 vitamini
B
Folat
C
D vitamini
D
A vitamini
E
C vitamini
Açıklama:
Vitaminler
Kemik oluşumunda en önemli olan vitamin D vitaminidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Kemik oluşumunda en önemli olan vitamin D vitaminidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 19
Anemi aşağıdaki hangi mineralin eksikliğinde oluşur?
Seçenekler
A
Demir
B
Flor
C
Magnezyum
D
Fosfor
E
Kalsiyum
Açıklama:
Mineraller
Kalsiyum yetersizliğinde kas kasılma bozuklukları, büyüme sorunları, raşitizm, pıhtılaşma sorunu; fosfor yetersizliğinde diş ve kemik yapı bozuklukları, büyüme geriliği; magnezyum yetersizliğinde nörolojik bozukluklar; demir yetersizliğinde anemi, güçsüzlük; flor eksikliğinde diş çürümeleri; iyot eksikliğinde guatr, zekâ geriliği gözlenir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kalsiyum yetersizliğinde kas kasılma bozuklukları, büyüme sorunları, raşitizm, pıhtılaşma sorunu; fosfor yetersizliğinde diş ve kemik yapı bozuklukları, büyüme geriliği; magnezyum yetersizliğinde nörolojik bozukluklar; demir yetersizliğinde anemi, güçsüzlük; flor eksikliğinde diş çürümeleri; iyot eksikliğinde guatr, zekâ geriliği gözlenir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Bulimia nervoza hastalarında olağandışı derecede tekrarlar ve sık ataklar şeklinde gözlenir?
I. İntihar düşünceleri veya intihar girişimleri
II. Çok fazla miktarda yemek yeme isteği
III. Yemek sonrası zorla kusma
IV. Şişmanlama korkusu
V. Benlik saygısı azalması
I. İntihar düşünceleri veya intihar girişimleri
II. Çok fazla miktarda yemek yeme isteği
III. Yemek sonrası zorla kusma
IV. Şişmanlama korkusu
V. Benlik saygısı azalması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Yeme bozuklukları
Bulimia nervoza hastalarında olağandışı derecede tekrarlayan ve sık ataklar şeklinde a. Çok fazla miktarda yemek yeme isteği, b. Yemek yeme isteğini durduramama, kontrol edememe, c. Doymuyorcasına-tıkınırcasına yemek yeme, d. Yemek sonrası zorla kusma, aşırı müshil veya diüretik kullanımı, oruç tutma, aşırı egzersiz veya bunların birçoğunu birlikte yapma gözlenir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Bulimia nervoza hastalarında olağandışı derecede tekrarlayan ve sık ataklar şeklinde a. Çok fazla miktarda yemek yeme isteği, b. Yemek yeme isteğini durduramama, kontrol edememe, c. Doymuyorcasına-tıkınırcasına yemek yeme, d. Yemek sonrası zorla kusma, aşırı müshil veya diüretik kullanımı, oruç tutma, aşırı egzersiz veya bunların birçoğunu birlikte yapma gözlenir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 21
Düzenli egzersiz eşliğinde sağlıklı ve dengeli beslenmenin birey için sağladığı yararlar aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?
I. Hem fiziksel hem zihinsel sağlık için gereklidir.
II. Aşırı kilo alımını önler veya kilo kaybını korumada etkilidir.
III. Sağlıklı yaşam tarzı geliştirmeyi sağlar.
IV. Daha iyi uyku ve huzurlu bir ruh hâli sağlar.
V. Beyin bağlantılı fonksiyonlar için çok yararlı ve geliştiricidir.
I. Hem fiziksel hem zihinsel sağlık için gereklidir.
II. Aşırı kilo alımını önler veya kilo kaybını korumada etkilidir.
III. Sağlıklı yaşam tarzı geliştirmeyi sağlar.
IV. Daha iyi uyku ve huzurlu bir ruh hâli sağlar.
V. Beyin bağlantılı fonksiyonlar için çok yararlı ve geliştiricidir.
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
I-II-III-IV
C
I-II-IV-V
D
II-III-IV-V
E
III-IV-V
Açıklama:
Giriş
Düzenli egzersiz eşliğinde sağlıklı ve dengeli bir beslenme, sadece fiziksel sağlık için değil zihinsel sağlık için de esastır. Düzenli egzersiz ve dengeli bir beslenme sadece aşırı kilo alımını önlemede veya kilo kaybını korumada etkili olmakla kalmaz, aynı zamanda daha sağlıklı yaşam tarzı geliştirme, daha iyi uyku ve huzurlu bir ruh hâli de sağlar. Fiziksel aktivite özellikle beyin bağlantılı fonksiyonlar için de çok yararlı ve geliştiricidir.
Düzenli egzersiz eşliğinde sağlıklı ve dengeli bir beslenme, sadece fiziksel sağlık için değil zihinsel sağlık için de esastır. Düzenli egzersiz ve dengeli bir beslenme sadece aşırı kilo alımını önlemede veya kilo kaybını korumada etkili olmakla kalmaz, aynı zamanda daha sağlıklı yaşam tarzı geliştirme, daha iyi uyku ve huzurlu bir ruh hâli de sağlar. Fiziksel aktivite özellikle beyin bağlantılı fonksiyonlar için de çok yararlı ve geliştiricidir.
Soru 22
Aşırı kilo ve obezitenin yol açtığı kronik hastalık aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
SMA
B
Lupus
C
Astım
D
Tip 2 diyabet
E
Koah
Açıklama:
Giriş
Obezite seviyeleri bütün dünyada endişe verecek şekilde yükselmektedir. Aşırı kilo ve obezitenin temel nedeni, enerji alımı ve enerji harcaması arasındaki dengesizliktir. Aşırı kilo ve obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kas-iskelet sistemi bozuklukları (özellikle osteoartrit) ve bazı kanserler dâhil olmak üzere bir dizi kronik hastalıklar yaşam için başlıca risk faktörleridir.
Obezite seviyeleri bütün dünyada endişe verecek şekilde yükselmektedir. Aşırı kilo ve obezitenin temel nedeni, enerji alımı ve enerji harcaması arasındaki dengesizliktir. Aşırı kilo ve obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kas-iskelet sistemi bozuklukları (özellikle osteoartrit) ve bazı kanserler dâhil olmak üzere bir dizi kronik hastalıklar yaşam için başlıca risk faktörleridir.
Soru 23
Egzersiz ile fiziksel aktivite arasındaki fark aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Egzersizde fiziksel aktiviteden farklı olarak vücut aşırı hareketlidir ve normal şartlardan daha fazla enerji harcanan faaliyetler gerçekleştirilir.
B
Fiziksel aktivite egzersize göre kişilerde ruhsal olarak daha fazla rahatlama ve memnuniyet oluşturur.
C
Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir.
D
Sürekli fiziksel bir aktivite içinde olan bireyler her zaman kendine güvenli, sağlıklı, mutlu, kuvvetli bireyler olurlar.
E
Fiziksel aktivitede egzersizden farklı olarak vücut performansını ve kapasitesini arttırmak, var olan sağlıklı ve iyi olma durumunu devam ettirmek hedeflenir.
Açıklama:
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Dinlenim hâlinden farklı olarak vücudun stabil olmadığı harekete geçtiği ve normal şartlardan daha fazla enerji harcandığı durumların ya da faaliyetlerin hepsine fiziksel aktivite denir. Evde ütü yapmak, temizlik yapmak, alışveriş yapmak, çiçek dikmek, araba yıkamak bu tür faaliyetlere örnek verilebilir. Egzersiz ise fiziksel aktiviteye göre daha planlı ve programlıdır. Herhangi bir faaliyet sonucunda iskelet kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel aktivite sonucunda enerji harcanırken egzersizde temel amaçlar ise yapılan fiziksel aktivitelerle sağlıklı kalmak, vücut performansını ve kapasitesini arttırmak ve var olan sağlık iyi olma durumunu devam ettirmektir. Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Egzersiz aynı zaman da kişilerde ruhsal olarak da rahatlama ve memnuniyet oluşturur. Etkili, hedefe yönelik doğru egzersiz yapan kişi kendine güvenen, sağlıklı, mutlu, kuvvetli bireyler hâline dönüşür.
Dinlenim hâlinden farklı olarak vücudun stabil olmadığı harekete geçtiği ve normal şartlardan daha fazla enerji harcandığı durumların ya da faaliyetlerin hepsine fiziksel aktivite denir. Evde ütü yapmak, temizlik yapmak, alışveriş yapmak, çiçek dikmek, araba yıkamak bu tür faaliyetlere örnek verilebilir. Egzersiz ise fiziksel aktiviteye göre daha planlı ve programlıdır. Herhangi bir faaliyet sonucunda iskelet kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel aktivite sonucunda enerji harcanırken egzersizde temel amaçlar ise yapılan fiziksel aktivitelerle sağlıklı kalmak, vücut performansını ve kapasitesini arttırmak ve var olan sağlık iyi olma durumunu devam ettirmektir. Egzersiz fiziksel aktiviteden farklı olarak planlı, programlı, düzenli, tekrarlı, yapılandırılmış ve hedefe yöneliktir. Egzersiz aynı zaman da kişilerde ruhsal olarak da rahatlama ve memnuniyet oluşturur. Etkili, hedefe yönelik doğru egzersiz yapan kişi kendine güvenen, sağlıklı, mutlu, kuvvetli bireyler hâline dönüşür.
Soru 24
Kişide aşağıdaki durumlardan hangileri meydana geldiğinde egzersizin bırakılıp tıbbi yardım aranması gerekir?
Seçenekler
A
Göğüs ağrısı
B
Dalak şişmesi, baş dönmesi, karın ağrısı
C
Kas ağrısı, halsizlik, yorgunluk
D
Halsizlik, yorgunluk, vücut ağrısı
E
Baş dönmesi, göğüs ağrısı, mide bulantısı
Açıklama:
Fiziksel Aktivite ve Egzersiz
Obezite, kalp hastalığı, yüksek kan basıncı veya diyabet gibi sağlık problemleri olan kişilerin egzersize başlamadan önce mutlaka hekim muayenesi ve tıbbi değerlendirmeden geçmeleri gerekir. Baş dönmesi, göğüs ağrısı, mide bulantısı hâlleri egzersizin bırakılıp tıbbi yardım aranmasını gerektiren durumlardır.
Obezite, kalp hastalığı, yüksek kan basıncı veya diyabet gibi sağlık problemleri olan kişilerin egzersize başlamadan önce mutlaka hekim muayenesi ve tıbbi değerlendirmeden geçmeleri gerekir. Baş dönmesi, göğüs ağrısı, mide bulantısı hâlleri egzersizin bırakılıp tıbbi yardım aranmasını gerektiren durumlardır.
Soru 25
Egzersize başlamak, devam ettirmek bunu bir alışkanlığa çevirmek için kişinin sahip olması gereken özellikler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerekli ekipmanlara sahip olmak
B
Fiziksel ve zihinsel disiplin
C
Gerekli çevresel koşullara sahip olmak
D
Motivasyon
E
Çevrenin teşviki
Açıklama:
Egzersizin Yararları
Egzersiz tekrarlayan, sürekli olan bir faaliyet olduğu için disiplin de gerektirir. Kişileri egzersizden alıkoyan hareketsizliğe teşvik eden bazı durumlar da vardır. Bu tür davranışlar kişileri tembelliğe iter. Çünkü egzersize başlamak, devam ettirmek bunu bir alışkanlığa çevirmek kişiler için zordur; fiziksel ve zihinsel disiplin gerektirir. Aile içinde yaşanan davranışlar, rol modelleme çocuğun daha aile ortamında iken egzersize yönelmesine ya da uzaklaşmasına yol açar. Hareketli olmayan, spor yapmayan, egzersiz yapmayan anne babaların çocukları da potansiyel olarak bu şekilde davranır. Ev ortamında sürekli olarak televizyon izlemek, bilgisayar/tablet/telefonla meşgul olmak, okullarda çocukların fiziksel aktivite içeren etkinliklere katılmaması, merdiven yerine asansör tercihi, beslenme türleri ve ortamları gibi faktörler kişileri tembelliğe sevk eder, fiziksel aktiviteden uzaklaştırır. Tabii bu tür ortamlarda büyüyen kişilerde bireysel yeteneklerin körelmesi, sosyalliğin tam olarak gelişmemesine bağlı olarak ilerleyen yaşlarda kişi bu tür faaliyetlerde bulunmak istese dahi özgüven eksikliğine bağlı olarak kendini sosyal yönden kısıtlayabilmektedir. Egzersiz yapmamaya bağlı olarak kişiler çeşitli hastalıkların ve rahatsızlıkların da hedefi hâline gelir. Aşırı kilolu olma, hipertansiyon, kalp-damar rahatsızlıkları, iskelet ve kas sistemi rahatsızlıkları, kanser, ruhsal sorunlar gibi durumların öncelikli müşterisi hâline gelebilir.
Egzersiz tekrarlayan, sürekli olan bir faaliyet olduğu için disiplin de gerektirir. Kişileri egzersizden alıkoyan hareketsizliğe teşvik eden bazı durumlar da vardır. Bu tür davranışlar kişileri tembelliğe iter. Çünkü egzersize başlamak, devam ettirmek bunu bir alışkanlığa çevirmek kişiler için zordur; fiziksel ve zihinsel disiplin gerektirir. Aile içinde yaşanan davranışlar, rol modelleme çocuğun daha aile ortamında iken egzersize yönelmesine ya da uzaklaşmasına yol açar. Hareketli olmayan, spor yapmayan, egzersiz yapmayan anne babaların çocukları da potansiyel olarak bu şekilde davranır. Ev ortamında sürekli olarak televizyon izlemek, bilgisayar/tablet/telefonla meşgul olmak, okullarda çocukların fiziksel aktivite içeren etkinliklere katılmaması, merdiven yerine asansör tercihi, beslenme türleri ve ortamları gibi faktörler kişileri tembelliğe sevk eder, fiziksel aktiviteden uzaklaştırır. Tabii bu tür ortamlarda büyüyen kişilerde bireysel yeteneklerin körelmesi, sosyalliğin tam olarak gelişmemesine bağlı olarak ilerleyen yaşlarda kişi bu tür faaliyetlerde bulunmak istese dahi özgüven eksikliğine bağlı olarak kendini sosyal yönden kısıtlayabilmektedir. Egzersiz yapmamaya bağlı olarak kişiler çeşitli hastalıkların ve rahatsızlıkların da hedefi hâline gelir. Aşırı kilolu olma, hipertansiyon, kalp-damar rahatsızlıkları, iskelet ve kas sistemi rahatsızlıkları, kanser, ruhsal sorunlar gibi durumların öncelikli müşterisi hâline gelebilir.
Soru 26
Bireyin zayıf olarak nitelendirilmesi için kabul edilen beden kitle indeksi değeri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beden kitle indeksinin 30'un altında olması
B
Beden kitle indeksinin 20’nin altında olması
C
Beden kitle indeksinin 10’un altında olması
D
Beden kitle indeksinin 25’in altında olması
E
Beden kitle indeksinin 18.5’in altında olması
Açıklama:
İdeal Vücut Kilosu
zayıflık (beden kitle indeksinin 18.5’in altında olması) durumudur.
zayıflık (beden kitle indeksinin 18.5’in altında olması) durumudur.
Soru 27
Bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine bölünmesiyle elde edilen değer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kilonun belirlenmesi
B
Maksimum vücut değeri
C
Vücut kitle indeksi
D
Minimum vücut değeri
E
İdeal kilo
Açıklama:
Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve İdeal Kilonun Saptanması
Vücut kitle indeksi bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.
Vücut kitle indeksi bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine bölünmesiyle elde edilen bir değerdir.
Soru 28
Herhangi bir rahatsızlığı olmayan, sağlık öyküsü olumlu olan 40 yaş altı bireyler için belirlenebilecek risk-egzersiz programı aşağıdakilerden hangisine uygun olmalıdır?
Seçenekler
A
Düşük risk grubunda sayıldıkları için orta ve yüksek şiddette egzersiz yapabilirler.
B
Orta risk grubundadırlar ve mutlaka hekim kontrolünden sonra egzersiz yapmalıdırlar.
C
Yüksek riskli gruptadırlar ve yapacakları egzersiz ilgili hekim ya da egzersizin uzmanları tarafından reçetelendirilmelidir.
D
Risksiz gruptadırlar ve istedikleri her türlü egzersizi rahatlıkla yapabilirler.
E
Orta risk grubundadırlar ve basit ve orta şiddette egzersiz yapabilirler.
Açıklama:
Riskli Durumlarda Egzersiz
Herhangi bir rahatsızlığı olmayan, sağlık öyküsü olumlu olan 40 yaş altı bireyler düşük risk grubunda sayılırlar ve orta ve yüksek şiddette egzersiz yapabilirlerken; 45 yaş üstü erkek ve 55 yaş üstü kadınlar orta risk grubunda olup mutlaka hekim kontrolünden sonra egzersiz yapmalıdırlar. Kalp ve solunum sistemi ile ilgili rahatsızlığı ya da hastalığı olan kişiler ise yüksek riskli grupta olup, yapacakları egzersiz için ilgili hekim ya da ilgili egzersizin uzmanları tarafından reçetelendirilmelidir.
Herhangi bir rahatsızlığı olmayan, sağlık öyküsü olumlu olan 40 yaş altı bireyler düşük risk grubunda sayılırlar ve orta ve yüksek şiddette egzersiz yapabilirlerken; 45 yaş üstü erkek ve 55 yaş üstü kadınlar orta risk grubunda olup mutlaka hekim kontrolünden sonra egzersiz yapmalıdırlar. Kalp ve solunum sistemi ile ilgili rahatsızlığı ya da hastalığı olan kişiler ise yüksek riskli grupta olup, yapacakları egzersiz için ilgili hekim ya da ilgili egzersizin uzmanları tarafından reçetelendirilmelidir.
Soru 29
Kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dayanıklılık egzersizleri
B
Esneklik egzersizleri
C
Denge egzersizleri
D
Kuvvet egzersizleri
E
Zindelik egzersizleri
Açıklama:
Egzersiz Tipleri
Kuvvet egzersizleri, kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipidir. Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme, ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Kuvvet egzersizleri, kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipidir. Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme, ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Soru 30
Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme gibi egzersizler hangi egzersiz türü arasında sayılır?
Seçenekler
A
Anaerobik egzersiz
B
Aerobik egzersiz
C
Kuvvet egzersizi
D
Denge egzersizi
E
Esneklik egzersizi
Açıklama:
Yetişkinlerde Egzersiz
Oksijen kullanım yönüne göre de egzersiz sınıflandırılabilir: (a) Aerobik egzersiz: Besin maddeleri olan enerji kaynağı şeker ve yağların oksijen tarafından parçalanmasıyla enerjinin elde edildiği egzersiz türüdür. Aerobik egzersizler dayanıklılığı arttırırken iskelet kaslarını geliştirir, solunum ve dolaşım sistemi kapasitesini yükseltir. Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme örnek olarak verilebilir. (b) Anaerobik egzersiz: Enerji kaynağı olarak glikozun kullanıldığı oksijenin kullanılmadığı kısa süreli egzersiz türüdür. Yüksek hızda tempolu koşu, ağır halter kaldırma örnek olarak verilebilir.
Oksijen kullanım yönüne göre de egzersiz sınıflandırılabilir: (a) Aerobik egzersiz: Besin maddeleri olan enerji kaynağı şeker ve yağların oksijen tarafından parçalanmasıyla enerjinin elde edildiği egzersiz türüdür. Aerobik egzersizler dayanıklılığı arttırırken iskelet kaslarını geliştirir, solunum ve dolaşım sistemi kapasitesini yükseltir. Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme örnek olarak verilebilir. (b) Anaerobik egzersiz: Enerji kaynağı olarak glikozun kullanıldığı oksijenin kullanılmadığı kısa süreli egzersiz türüdür. Yüksek hızda tempolu koşu, ağır halter kaldırma örnek olarak verilebilir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi düzenli egzersizin fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bağışıklık sistemini güçlendirir
B
Kas-iskelet sistemi sağlığını destekler
C
Uyku kalitesini artırır
D
Kilo kontrolünü zorlaştırır
E
Zihinsel dayanıklılığı artırır
Açıklama:
Kilo kontrolünü kolaylaştırır olmalıdır.
Soru 32
Egzersiz ve fiziksel aktivite arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Egzersiz anlık yapılan aktivitedir, fiziksel aktivite planlıdır
B
Fiziksel aktivite sadece spor salonlarında yapılır
C
Egzersiz planlı, programlı ve hedefe yöneliktir
D
Fiziksel aktivite kasları geliştirmez
E
Egzersiz sadece gençler içindir
Açıklama:
Egzersiz planlı, programlı ve hedefe yöneliktir
Soru 33
Düzenli egzersizin öğrenme ve hatırlama üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Olumsuz etkiler
B
Belirsizdir
C
Sadece yaşlılarda etkilidir
D
Öğrenme ve hafızayı olumlu etkiler
E
Zihinsel yorgunluğu artırır
Açıklama:
Öğrenme ve hafızayı olumlu etkiler
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi egzersiz sırasında dikkat edilmesi gereken hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Isınmadan egzersize başlamak
B
Egzersiz sonrası aktif soğuma yapmak
C
Uygun ayakkabı ve kıyafet seçmek
D
Sıvı kaybını telafi etmek
E
Tempoyu yavaş yavaş artırmak
Açıklama:
Doğru Cevap: Isınmadan egzersize başlamak
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi aerobik egzersiz türüne örnektir?
Seçenekler
A
Ağır halter kaldırma
B
Kısa mesafe sprint
C
Tırmanış
D
Tepmeli yürüyüş
E
Koşu bandında hafif tempo koşu
Açıklama:
Doğru Cevap: Koşu bandında hafif tempo koşu
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi ideal vücut kitle indeks aralığıdır
Seçenekler
A
16 - 18
B
18,5 - 24,9
C
25 - 30
D
30 - 35
E
35 - 40
Açıklama:
Doğru Cevap: 18,5 - 24,9
Soru 37
Egzersiz planlamasında aşağıdaki faktörlerden hangisi dikkate alınmaz?
Seçenekler
A
- Yaş
B
- Sağlık öyküsü
C
- Cinsiyet
D
- Kıyafet rengi
E
- Beslenme alışkanlığı
Açıklama:
Doğru Cevap: Kıyafet rengi
Soru 38
Vitaminlerden hangisinin eksikliğinde kan pıhtılaşması bozulabilir?
Seçenekler
A
- A vitamini
B
- B1 vitamini
C
- K vitamini
D
- D vitamini
E
- C vitamini
Açıklama:
Doğru Cevap: K vitamini
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi mikro besin ögeleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
- Karbonhidrat
B
- Protein
C
- Yağ
D
- Vitamin
E
- Su
Açıklama:
Doğru Cevap: Vitamin
Soru 40
Aşağıdaki durumlardan hangisi, dengeli beslenme ile sağlıklı yaşam arasındaki ilişkiyi en iyi açıklayan bir örnektir?
Seçenekler
A
A) Kişi yalnızca protein ağırlıklı beslenerek kas kütlesini artırabilir.
B
B) Her bireyin aynı oranda karbonhidrat, yağ ve protein alması sağlıklıdır.
C
C) Yeterli ve dengeli beslenme, obezite ve ilişkili hastalıkların önlenmesine katkı sağlar.
D
D) Yağ tüketiminin tamamen kesilmesi kalp sağlığı açısından en ideal yaklaşımdır.
E
E) Besin çeşitliliği yerine sadece düşük kalorili besinler tüketmek en sağlıklısıdır.
Açıklama:
Doğru Cevap:
C) Yeterli ve dengeli beslenme, obezite ve ilişkili hastalıkların önlenmesine katkı sağlar.
C) Yeterli ve dengeli beslenme, obezite ve ilişkili hastalıkların önlenmesine katkı sağlar.
Soru 41
Vücut kitle indeksi (VKİ) 35 olan bir birey hangi sınıfta yer alır?
Seçenekler
A
Normal
B
Zayıf
C
Fazla kilolu
D
Obez
E
Aşırı zayıf
Açıklama:
Obez: 30 üstü (genel ifade)
Fazla kilolu: 25 üstü (genel ifade)
Normal: 18,50-24,99
Zayıf: 18,50 altı (genel ifade)
Aşırı derece zayıflık: 16 altı
Fazla kilolu: 25 üstü (genel ifade)
Normal: 18,50-24,99
Zayıf: 18,50 altı (genel ifade)
Aşırı derece zayıflık: 16 altı
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi esneklik egzersizlerine örnek olabilir?
Seçenekler
A
Ağırlık kaldırmak
B
Tempolu yürüyüş
C
Ayakta duruyorken yavaş yavaş ayak başparmağa dokunmak
D
Bisiklet sürmek
E
Tek ayak üzerinde durmak
Açıklama:
Esneme egzersizleri ile birlikte eklem hareketlerinin yapılışı kolaylaşır, hareket açıları artar. Ayakta duruyorken yavaş yavaş ayak başparmağa dokunmak, ayak yanlarına uzanmak, oturur pozisyonda ise öne doğru esnemek bu hareketlere örnek olarak verilebilir.
Soru 43
40 yaşında bir bireyin orta şiddetli egzersiz yaparken ideal nabız aralığı yaklaşık olarak kaç olmalıdır?
Seçenekler
A
80-110
B
90-126
C
100-130
D
110-140
E
120-150
Açıklama:
Gökhan Bey 40 yaşında ve orta şiddette egzersiz yapmak istiyor.
(220 - YAŞ) ± 10 : Tahmini Maksimum Nabız formülünden maksimum nabız hızı 180’dir.
Orta şiddetli bir egzersizde hedef nabız sayısı 180x50/100= 90 ile 180x70/100= 126 arasında
olmalıdır.
Gökhan Bey 40 yaşında ve orta şiddette egzersiz yapmak istiyor. (220 - YAŞ) ± 10 : Tahmini Maksimum Nabız formülünden maksimum nabız hızı 180’dir. Orta şiddetli bir egzersizde hedef nabız sayısı 180x50/100= 90 ile 180x70/100= 126 arasında olmalıdır.
(220 - YAŞ) ± 10 : Tahmini Maksimum Nabız formülünden maksimum nabız hızı 180’dir.
Orta şiddetli bir egzersizde hedef nabız sayısı 180x50/100= 90 ile 180x70/100= 126 arasında
olmalıdır.
Gökhan Bey 40 yaşında ve orta şiddette egzersiz yapmak istiyor. (220 - YAŞ) ± 10 : Tahmini Maksimum Nabız formülünden maksimum nabız hızı 180’dir. Orta şiddetli bir egzersizde hedef nabız sayısı 180x50/100= 90 ile 180x70/100= 126 arasında olmalıdır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi kuvvet egzersizleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Şınav çekme
B
Uzun mesafe koşular
C
Yüzme
D
Tennis
E
Bisiklete binme
Açıklama:
Kuvvet egzersizleri, kas hacmini artırarak kas gücünü yükseltmeyi amaçlayan egzersiz tipidir.
Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme,
ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden
yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve
kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Kuvvet bir dirence karşı kasın kasılma ve karşı koyma gücü olarak ifade edilebilir. Şınav çekme,
ağırlık kaldırma, dağcılık sporları gibi kuvvet egzersizleri iskelet kas sistemini güçlendirirken beden
yağ miktarını düşürür ve kas kaybını azaltır. Kuvvet egzersizleri dayanıklılığa da katkıda bulunur ve
kaslarda kuvvetsel ve hacimsel artışa yani hipertrofiye yol açar.
Soru 45
Aerobik egzersizlerin temel özelliği nedir?
Seçenekler
A
Glikozun oksijen kullanılmadan parçalanması
B
Kısa sürede yüksek şiddette yapılması
C
Nabız sayısını sabit tutması
D
Sadece kas kütlesini artırması
E
Enerji üretiminde yağ ve şekerin oksijenle parçalanması
Açıklama:
Aerobik egzersiz: Besin maddeleri olan enerji kaynağı şeker ve yağların oksijen tarafından
parçalanmasıyla enerjinin elde edildiği egzersiz türüdür. Aerobik egzersizler dayanıklılığı arttırırken,
iskelet kaslarını geliştirir, solunum ve dolaşım sistemi kapasitesini yükseltir. Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme örnek olarak verilebilir.
parçalanmasıyla enerjinin elde edildiği egzersiz türüdür. Aerobik egzersizler dayanıklılığı arttırırken,
iskelet kaslarını geliştirir, solunum ve dolaşım sistemi kapasitesini yükseltir. Tempolu yürüyüş, ip atlama, zıplama egzersizleri, yüzme, düşük tempolu koşu, bisiklet sürme örnek olarak verilebilir.
Soru 46
Hangi besin ögesi, hücre yenilenmesi ve onarımı gibi yapısal görevlerde en önemli rolü oynar?
Seçenekler
A
Karbonhidrat
B
Protein
C
Vitamin
D
Su
E
Yağ
Açıklama:
Proteinler, hücrelerin yenilenmesi ve hasarlanmış hücrelerin onarılmasını sağlar.
Soru 47
Aşağıdaki vitaminlerden hangisi suda çözünür ve eksikliğinde diş eti kanaması görülebilir?
Seçenekler
A
K vitamini
B
D vitamini
C
B Vitamini
D
A vitamini
E
C Vitamini
Açıklama:
C vitamini yetersizliğinde diş eti ve kılcal damar kanamaları, eklem ağrısı, yara iyileşmesinde gecikme, saç kaybı, demir emiliminde azalma görülebilir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi mikro besin ögelerinden biridir?
Seçenekler
A
Protein
B
Yağ
C
Karbonhidrat
D
Vitamin
E
Su
Açıklama:
Besin ögeleri basitçe iki kısımda ele alınır: makro besin ögeleri ve mikro besin ögeleri. Günlük beslenme ile yüksek miktarlarda alınan besinler (karbonhidratlar, yağlar ve proteinler) makro
besinler; az miktarda alınmasına rağmen gereksinimi yüksek olan besinlere mikro besinler (vitaminler ve mineraller gibi) denir.
besinler; az miktarda alınmasına rağmen gereksinimi yüksek olan besinlere mikro besinler (vitaminler ve mineraller gibi) denir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi doymuş yağ asidi oranı yüksek olan bir yağ türüdür?
Seçenekler
A
Zeytinyağı
B
Ayçiçek yağı
C
Tereyağı
D
Fındık yağı
E
Soya yağı
Açıklama:
Besinlerle alınan yağın, doymuş yağ asidi oranının düşük, doymamış yağ asidi oranı yüksek olmalıdır. Hayvansal yağlarda (tereyağı, iç yağı, balık, balık yağı ve su ürünleri yağları, kırmızı et, süt ve süt ürünleri) ve hindistan cevizi yağı, hurma yağında doymuş yağ asidi oranı yüksekken bitkisel yağlarda (zeytin yağı, mısırözü yağı, ayçiçek yağı, fındık ve soya yağı) bu oran daha düşüktür.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi besin ögesi yetersizliğine bağlı gelişen bir hastalıktır?
Seçenekler
A
Anemi
B
Diyabet
C
Hipertansiyon
D
Kolesterol yüksekliği
E
Obezite
Açıklama:
Demir yetersizliğinde anemi görülmektedir.
Ünite 3
Soru 1
Dolaşım sisteminin başlıca görevleri aşağıdakilerden hangisidir?
I. Besin ögelerini, suyu, oksijeni ve hormonları hücre, doku ve organlara taşımak,
II. Karbondioksiti hücre, doku ve organlardan uzaklaştırarak akciğerlere taşımak,
III. Hücre, doku ve organlarda metabolizma sonucu oluşan bazı atıkları onlardan uzaklaştırarak karaciğere ve böbreklere taşımaktır.
I. Besin ögelerini, suyu, oksijeni ve hormonları hücre, doku ve organlara taşımak,
II. Karbondioksiti hücre, doku ve organlardan uzaklaştırarak akciğerlere taşımak,
III. Hücre, doku ve organlarda metabolizma sonucu oluşan bazı atıkları onlardan uzaklaştırarak karaciğere ve böbreklere taşımaktır.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
II ve III
E
I ve II
Açıklama:
Dolaşım sistemi kalp ve tüm vücuda yaygın ve yoğun şekilde dağılmış birçok damar yardımıyla “yaşam sıvısı” adı verilen kanın organ, doku ve hücrelere ulaşmasını sağlayan bir sistemdir. Dolaşım sisteminin başlıca görevleri şunlardır:
Besin ögelerini, suyu, oksijeni (O ) ve hormonları hücre, doku ve organlara taşımak,
Karbondioksiti (CO2) hücre, doku ve organlardan uzaklaştırarak akciğerlere taşımak,
Hücre, doku ve organlarda metabolizma sonucu oluşan bazı atıkları onlardan uzaklaştırarak karaciğere ve böbreklere taşımaktır.
yani her üçü de doğrudur
Besin ögelerini, suyu, oksijeni (O ) ve hormonları hücre, doku ve organlara taşımak,
Karbondioksiti (CO2) hücre, doku ve organlardan uzaklaştırarak akciğerlere taşımak,
Hücre, doku ve organlarda metabolizma sonucu oluşan bazı atıkları onlardan uzaklaştırarak karaciğere ve böbreklere taşımaktır.
yani her üçü de doğrudur
Soru 2
Aşağıdaki tanımlamalardan hangisi doğrudur?
I. Kan damarlarındaki düz kasların kasılmasına “vazokontrüksiyon” denir.
II. Kan damarlarındaki düz kasların gevşemesi ve damarın iç çapının genişlemesine ise “vazodilatasyon” denir.
III. Soğukta vazodilatasyon olur ve bu nedenle el ve ayakta kan akımı artar.
IV. Otonom sinir sisteminin damara uyarısı ise kasılmalar ve gevşemeler ile gerçekleşir.
I. Kan damarlarındaki düz kasların kasılmasına “vazokontrüksiyon” denir.
II. Kan damarlarındaki düz kasların gevşemesi ve damarın iç çapının genişlemesine ise “vazodilatasyon” denir.
III. Soğukta vazodilatasyon olur ve bu nedenle el ve ayakta kan akımı artar.
IV. Otonom sinir sisteminin damara uyarısı ise kasılmalar ve gevşemeler ile gerçekleşir.
Seçenekler
A
I, II ve IV
B
I, II, III ve IV
C
III ve IV
D
I ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Kan damarlarındaki düz kasların kasılmasına “vazokontrüksiyon” denir.
Kan damarlarındaki düz kasların gevşemesi ve damarın iç çapının genişlemesine ise “vazodilatasyon” denir.
Soğukta vazokontrüksiyon olur ve bu nedenle el ve ayakta kan akımı azalır.
Otonom sinir sisteminin damara uyarısı ise kasılmalar ve gevşemeler ile gerçekleşir.
bu sebeple yanıt I-II-IV yani A şıkkıdır.
Kan damarlarındaki düz kasların gevşemesi ve damarın iç çapının genişlemesine ise “vazodilatasyon” denir.
Soğukta vazokontrüksiyon olur ve bu nedenle el ve ayakta kan akımı azalır.
Otonom sinir sisteminin damara uyarısı ise kasılmalar ve gevşemeler ile gerçekleşir.
bu sebeple yanıt I-II-IV yani A şıkkıdır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Koroner Arter Hastalığı (KAH) için Değiştirilemeyen Risk Faktörlerindendir?
I. KAH 40 yaştan sonra görülür.
II. Hipertansiyon varlığı
III. Alkol tüketiminin fazla olması
IV. Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
I. KAH 40 yaştan sonra görülür.
II. Hipertansiyon varlığı
III. Alkol tüketiminin fazla olması
IV. Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yanlız II
C
I, II, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
KAH İçin Değiştirilemeyen Risk Faktörleri:
- Erkek olmak: Erkeklerde kadınlara göre 4 kat daha fazla görülmektedir. Ancak 70 yaştan sonra cinsiyetler arasındaki bu fark ortadan kalkar.
- Yaş: KAH 40 yaştan sonra görülür.
- Genetik faktörler: Ailede birinci derecede akrabalarda < 55 yaşından önce KAH olması veya erken yaşta KAH nedeniyle ani ölüm görülmesi risktir.
- Irk/etnik yapı: Ülkemizde erken yaşta kalp hastalığının görülme sıklığı, Avrupa ülkelerine göre daha yüksektir. Kalp damar hastalıkları beyaz Amerikalılara göre Afrika, Meksika, Asya kökenli Amerikalılarda, Amerikan ve Hawaii yerlilerinde daha yüksektir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi solunum sisteminin enfeksiyonlarındandır?
I. Sinusitis
II. Akut Tonsilit
III. Pnömoni
I. Sinusitis
II. Akut Tonsilit
III. Pnömoni
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve II
D
I ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Solunum sisteminin enfeksiyonları:
Rinit
Sinusitis
Akut Farenjit ve Tonsillit
Akut Otitis Media
Larenjit ve Akut Laringotrakeabronşit
Pnömoni, Bronkopnömoni
Bronşiyolitis
Tüberküloz
başlıkları altında sınıflandırılmaktadır.
Rinit
Sinusitis
Akut Farenjit ve Tonsillit
Akut Otitis Media
Larenjit ve Akut Laringotrakeabronşit
Pnömoni, Bronkopnömoni
Bronşiyolitis
Tüberküloz
başlıkları altında sınıflandırılmaktadır.
Soru 5
Solunum sırasında dışarıdan aşağıdakilerden hangisi/hangileri alınır?
I. Kimyasal gazlar
II. Organik tozlar
III. İnorganik tozlar
IV. Mikroorganizmalar
I. Kimyasal gazlar
II. Organik tozlar
III. İnorganik tozlar
IV. Mikroorganizmalar
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Solunum sırasında dışarıdan sadece oksijen alınmaz. Solunan havanın içinde yer alan diğer kimyasal gazlar, organik ve inorganik tozlar, mikroorganizmalar da alınır.
Soru 6
Ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata göre mesleki solunum sistemi hastalıkları içinde yer alan hastalıklar aşağıdakilerden hangisidir?
I. Sideroz
II. Silikatoz
III. Silikoz ve silikotuberküloz
III. Asbestoz
I. Sideroz
II. Silikatoz
III. Silikoz ve silikotuberküloz
III. Asbestoz
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata göre mesleki solunum sistemi hastalıkları içinde yer alan hastalıklar şunlardır:
- Silikoz ve silikotuberküloz: Silis tozu ile meydana gelen hastalıktır.
- Asbestoz: Asbest lifleri ile oluşan, akci- ğerlerde fibrozis, kronik bronşit, plevral effüzyon ve plevral mezotelyoma adı ve- rilen kanserlerdir.
- Silikatoz: Asbest dışındaki silikat tozları ile oluşan hastalıktır.
- Sideroz: Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribattır.
- Alümnyum ve bileşikleri ile ( toz veya duman ) bronko-pulmonal hastalıkları.
- Sert metallerin tozları ile olan bronko- pülmoner hastalıklar: Tantal, karbit, kobalt gibi maddelerle oluşur.
- Thomas cürufu ile olan bronkopulmo- nal hastalıklar: Thomas cürufunun ya- pay gübre olarak kullanılması için par- çalanması, öğütülmesi, ambalajlanması, taşınması, depolanması, diğer madde- lerle karıştırılması, serpilmesi ile Tho- mas cürufunun ısı geçirgenliğini azaltıcı tabaka olarak kullanılması.
- Mesleki bronşiyal astım
- Bissinoz: Pamuk ve keten tozları ile olu- şan hastalıktır.
- Doğru yanıt hepsini içeren A seçeneğidir.
Soru 7
Sindirim sistemine aşağıdakilerden hangisi hormonal, salgısal ve yapısal bağlantıları nedeniyle dâhildir?
I. Karaciğer
II. Pankreas
III. Safra kesesi
IV. Bronşiyol
I. Karaciğer
II. Pankreas
III. Safra kesesi
IV. Bronşiyol
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II, III ve IV
C
II, III ve IV
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Sindirim sistemi ağızdan (dişler, dil, tükrük bezleri) başlar, farenks, özofagus (yemek borusu), mide, duodenum, ileum, jejunum, kolon, rektumla devam eder, anal kanal ve anüsle sonlanır. Ayrıca bu sisteme hormonal, salgısal ve yapısal bağlantıları nedeniyle karaciğer, safra kesesi ve pankreas da dâhildir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri Safra Kesesi ve Pankreas Hastalıklarından değildir?
I. Hepatitler
II. Kolelitiazis
III. Divertikül
I. Hepatitler
II. Kolelitiazis
III. Divertikül
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
Yalnız II
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Safra Kesesi ve Pankreas Hastalıkları
Kolesistit: Safra kesesinin enflamasyonuna (ilti- haplanmasına) denir.
Kolelitiazis: Safra kesesinde taş olmasına denir.
Kolanjit: Safra yollarının enflamasyonuna (ilti-
haplanmasına) denir.
Koledok Obstrüksiyonu: Ana safra yolunun taş, tümör vb. nedenlerle tıkanmasıdır.
Pankratit: Pankreasın mikrobik, alkol, travma gibi nedenlerle ortaya çıkan enflamasyonudur (ilti- haplanması).
divertikül özefagus ve hepatit ise karaciğer ilişkilidir, safra kesesi ve pankreas ilişkili değildir.
Kolesistit: Safra kesesinin enflamasyonuna (ilti- haplanmasına) denir.
Kolelitiazis: Safra kesesinde taş olmasına denir.
Kolanjit: Safra yollarının enflamasyonuna (ilti-
haplanmasına) denir.
Koledok Obstrüksiyonu: Ana safra yolunun taş, tümör vb. nedenlerle tıkanmasıdır.
Pankratit: Pankreasın mikrobik, alkol, travma gibi nedenlerle ortaya çıkan enflamasyonudur (ilti- haplanması).
divertikül özefagus ve hepatit ise karaciğer ilişkilidir, safra kesesi ve pankreas ilişkili değildir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi anatomik olarak sinir sisteminde yer alır?
I. Merkezi
II. Çevresel
III. Anensefali
IV. Temporal
I. Merkezi
II. Çevresel
III. Anensefali
IV. Temporal
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sinir sistemi anatomik olarak ikiye ayrılır.
1. Santral (Merkezi) Sinir Sistemi (SSS)
2. Periferik (Çevresel) Sinir Sistemi (PSS)
1. Santral (Merkezi) Sinir Sistemi (SSS)
2. Periferik (Çevresel) Sinir Sistemi (PSS)
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi göz kırma kusurlarındandır?
I. Üveit
II. Miyopi
III. Hipermetropi
IV: Astigmatizm
I. Üveit
II. Miyopi
III. Hipermetropi
IV: Astigmatizm
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I ve IV
E
II ve III
Açıklama:
Kırma Kusurları
- - Miyopi: Görüntünün retina yerine, re- tinanın önüne düşmesidir. Bu nedenle miyoplar uzağı göremezler.
- - Hipermetropi: Görüntünün retina ye- rine, retinanın arkasına düşmesidir. Bu nedenle kişi uzağı görür, yakını göremez.
- - Astigmatizm: Lensin bütün meridyen- leri normalde eşit çaplıdır. Bu merid- yenlerden herhangi birinin farklı çapta olması, görüntünün net olarak retina üzerine düşürülmesine engel olur. As- tigmatı olan birisi yakındaki veya uzak- taki cisimleri net olarak göremez.
Soru 11
Aşağıda hipertansiyon ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi ve/veya hangileri doğrudur?
I- Hipertansiyon 20 yaşından önce görülen bir hastalıktır
II- Diyabet hipertansiyon için önemli bir risk faktörüdür
III- BKİ’nin 19,0-25,0 kg/m2 aralığında olması hipertansiyon riskini arttırır
I- Hipertansiyon 20 yaşından önce görülen bir hastalıktır
II- Diyabet hipertansiyon için önemli bir risk faktörüdür
III- BKİ’nin 19,0-25,0 kg/m2 aralığında olması hipertansiyon riskini arttırır
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I,II
E
I,III
Açıklama:
Diyabetes Mellitus (DM): Şeker hastalığı hipertansiyon için başlı başına önemli risk faktörlerindendir. Hatta DM olmadan da glukoz toleransının bozulması da riski artıran bir durumdur
II
II
Soru 12
Aşağıda yiyeceklerle alınan günlük tuz miktarı ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
I- Yiyeceklerin içindeki tuzun günlük alınan miktarı erişkin bir insan için 5 gr’ı aşmamalıdır
II- Ülkemizde kişi başı günlük alınan tuz miktarı olması gerekenin yarısı kadardır.
III- Bitkisel ve hayvansal gıdalarla icilen suyun icinde bile sodyum ve klor hatta bileşik hâlinde NaCl bulunmaktadır.
I- Yiyeceklerin içindeki tuzun günlük alınan miktarı erişkin bir insan için 5 gr’ı aşmamalıdır
II- Ülkemizde kişi başı günlük alınan tuz miktarı olması gerekenin yarısı kadardır.
III- Bitkisel ve hayvansal gıdalarla icilen suyun icinde bile sodyum ve klor hatta bileşik hâlinde NaCl bulunmaktadır.
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I,II
E
I,III
Açıklama:
Yiyeceklerin içindeki tuzun (NaCl, sodyum klorür) günlük alınan miktarı erişkin bir insan için 5 gr’ı, sodyum ise 2 gr’ı aşmamalıdır. Bu değerleri aşan bir tüketimde kan basıncının yükselmesine, kalp hastalıkları ve inme riskine neden olur.
Erişkinlerde günlük tuz tüketim miktarının günde 1 gr azaltılması felçleri %5, kalp krizlerini %3; günde 9 gr azaltılması ise felçleri %34, kalp krizlerini %24 azaltmaktadır.
Aslında bitkisel ve hayvansal gıdalarla içilen suyun içinde bile sodyum ve klor hatta bileşik hâlinde NaCl bulunmaktadır.
I,III
Erişkinlerde günlük tuz tüketim miktarının günde 1 gr azaltılması felçleri %5, kalp krizlerini %3; günde 9 gr azaltılması ise felçleri %34, kalp krizlerini %24 azaltmaktadır.
Aslında bitkisel ve hayvansal gıdalarla içilen suyun içinde bile sodyum ve klor hatta bileşik hâlinde NaCl bulunmaktadır.
I,III
Soru 13
Akciğer ve solunum yollarından gelen kanın ağızdan çıkmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ortopne
B
Dispne
C
Hemoptizi
D
Atelektazi
E
Mitral Stenoz
Açıklama:
Hemoptizi: Akciğer ve solunum yollarından gelen kanın ağızdan çıkmasıdır. Balgamla birlikte olabileceği gibi doğrudan kanın gelmesi şeklindede olabilir. Halk arasında “kan tükürme” olarak
bilinen durumdur.
bilinen durumdur.
Soru 14
Atriumun kasılma hızının dakikada 100’ün üzerinde olmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ekstrasistol
B
Sinüzal Aritmi
C
Atriyal Fibrilasyon
D
Atriyal Taşikardi
E
Ventriküler Fibrilasyon
Açıklama:
Atriyal Taşikardi (AT): Atriumun kasılma hızının dakikada 100’ün üzerinde olmasıdır
Soru 15
Normal bir ritim sırasında ventrikülde farklı bir kasılma meydana gelmesi durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sinüs taşikardi
B
Ekstrasistol
C
Sinüs bradikardisi
D
Sinüzal aritmi
E
Ventriküler taşikardi
Açıklama:
Ekstrasistol: Normal bir ritim sırasında ventrikülde farklı bir kasılma meydana gelmesi durumudur
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi bir toplardamar hastalığıdır?
Seçenekler
A
Tromboflebit
B
Ateroskleroz
C
Vaskülit
D
Raynaud (Reyno) Hastalığı
E
Anevrizma
Açıklama:
Tromboflebit: Venlerde yani toplardamarlardaki enflamasyon (mikropsuz iltihaplanma) ve bunun sonucunda kanın pıhtılaşması sonucu damarın tıkanmasına denir. Özellikle bacak venlerinde daha fazla görülür.
Soru 17
Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribata ne ad verilir?
Seçenekler
A
Silikoz
B
Asbestoz
C
Silikatoz
D
Sideroz
E
Bissinoz
Açıklama:
Sideroz: Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribattır
Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribat sideroz olarak bilinir.
Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribat sideroz olarak bilinir.
Soru 18
Yutma sırasında peristaltik hareketlerin az veya hiç olmaması sonucu yutma güçlüğünün olması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Aft
B
Gingivit
C
Akalazya
D
Enterit
E
Gastrit
Açıklama:
Akalazya: Yutma sırasında peristaltik hareketlerin az veya hiç olmaması sonucu yutma güçlüğünün olmasıdır.
Soru 19
Doğumsal (konjenital) olarak özellikle frontal olmak üzere kafatası kemikleri ile her iki beyin yarısının (hemisfer) olmaması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hidrosefali
B
Serebral Palsi
C
Epilepsi
D
Anensefali
E
Multiple Skleroz
Açıklama:
Anensefali: Doğumsal (konjenital) olarak özellikle frontal olmak üzere kafatası kemikleri ile her iki beyin yarısının (hemisfer) olmamasıdır.
Doğumsal (konjenital) olarak özellikle frontal olmak üzere kafatası kemikleri ile her iki beyin yarısının (hemisfer) olmaması durumuna anensefali denir.
Doğumsal (konjenital) olarak özellikle frontal olmak üzere kafatası kemikleri ile her iki beyin yarısının (hemisfer) olmaması durumuna anensefali denir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi ve/veya hangileri Diyabetes Mellitus'un semptomlarındandır?
I- Mantar enfeksiyonları
II- Pollaküri
III- Polidipsi
I- Mantar enfeksiyonları
II- Pollaküri
III- Polidipsi
Seçenekler
A
I
B
II
C
I,II
D
I,III
E
I,II ve III
Açıklama:
DM semptomları yani belirtileri şunlardır:
• Ağız kuruluğu, susama, polidipsi (çok su içme)
• Poliüri (çok idrar yapma) ve pollaküri (sık idrara çıkma)
• Açlık ve kilo kaybı
• İştahsızlık, bulantı, kusma, hava açlığı
• Empotans (erkeklerde iktidarsızlık)
• Kabızlık
• Piyelonefrit-sistit
• İdrar yolu enfeksiyonları ve piyüri (idrarda bol lökosit = akyuvar olması)
• Mantar enfeksiyonları
• Vulvovajinit (kadın genital bölgesinde enflamasyon) ve vajinal kaşıntı
• Hematüri
• Periferik Nöropati: Ayaklarda karıncalanma, yanma, uyuşma, yani çorap tarzı duyu bozukluğu,
daha sonra elde benzer şikâyetler (eldiven tarzı duyu kaybı)
• Görme kaybı'dır.
I,II ve III
• Ağız kuruluğu, susama, polidipsi (çok su içme)
• Poliüri (çok idrar yapma) ve pollaküri (sık idrara çıkma)
• Açlık ve kilo kaybı
• İştahsızlık, bulantı, kusma, hava açlığı
• Empotans (erkeklerde iktidarsızlık)
• Kabızlık
• Piyelonefrit-sistit
• İdrar yolu enfeksiyonları ve piyüri (idrarda bol lökosit = akyuvar olması)
• Mantar enfeksiyonları
• Vulvovajinit (kadın genital bölgesinde enflamasyon) ve vajinal kaşıntı
• Hematüri
• Periferik Nöropati: Ayaklarda karıncalanma, yanma, uyuşma, yani çorap tarzı duyu bozukluğu,
daha sonra elde benzer şikâyetler (eldiven tarzı duyu kaybı)
• Görme kaybı'dır.
I,II ve III
Soru 21
Canlıların en küçük yapı ve görev birimi olan ve insanı oluşturan temel yapı taşı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hücre
B
Zigot
C
Heterezigot
D
Doku
E
Sistemler
Açıklama:
Hücre, canlıların en küçük yapı ve görev birimidir. Dolayısıyla insanı oluşturan temel yapıdır. Her bir hücrenin içinde yer aldığı doku ve organa göre yapılaşmış kendine özgü yapısı ve fonksiyonları vardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi bedenimizdeki kanın tüm hücre, doku ve organlara ulaştırılması için çalışan kalp (kardiyak) ve damarlardan (vasküler) oluşan sistemdir?
Seçenekler
A
Solunum sistemi
B
Dolaşım sistemi
C
Sinir sistemi
D
Boşaltım sistemi
E
Sindirim sistemi
Açıklama:
Bedenimizdeki kanın tüm hücre, doku ve organlara ulaştırılması için çalışan kalp (kardiyak) ve damarlardan (vasküler) oluşan sisteme “dolaşım sistemi (kardiyovasküler sistem)” denir. Doğru cevap B'dir.
Soru 23
Nabız sayısının 60’ın altında olma durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Taşikardi
B
Kalp yetmezliği
C
Solunum eksikliği
D
Bradikardi
E
Venül
Açıklama:
Dakikadaki nabız sayısı 60’ın altında ise “bradikardi”, nabız sayısı dakikada 100’ün üzerinde ise
“taşikardi” denir. Doğru cevap D'dir.
“taşikardi” denir. Doğru cevap D'dir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi dolaşım bozukluklarından kaynaklı hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Böbrek yetmezliği
B
Mide hastalıkları
C
Özafagus hashalıkları
D
Kalp yetmezliği
E
Üriner sistem hastalıkları
Açıklama:
Dolaşım bozukluğu hastalıkları kalp yetmezliği, konjetinal damar rahatsızlıkları, akciğer rahatsızlıkları, hipertansiyon gibi hastalıklardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 25
Akciğer dokusunun enflamasyonuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nezle
B
Alerjik rinit
C
Sinüzit
D
Kalp yetmezliği
E
Pnömoni
Açıklama:
Pnömoni, Bronkopnömoni: Akciğer dokusunun enflamasyonuna toplumdaki adıyla zatürre yani pnömoni, olaya bronşların da katılmasına ise “bronkopnömoni” denir. Hastalarda yüksek ateş, balgamlı öksürük, hemoptizi (kanlı balgam), göğüs ağrısı, ciddi düzeyde hâlsizlik ve yorgunluk, nefes darlığı, hırıltılı solunum görülebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 26
Bronşların aşırı duyarlılığı sonucu hava yollarındaki daralma nedeniyle nöbetler şeklinde gelen nefes darlığı, hırıltılı solunum, ıslık sesi, göğüste tıkanıklık veya sıkışma hissi, uykuya dalmada huzursuzluk ve öksürük ile seyreden hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yutak kanseri
B
Respiratuvar Distres Sendromu
C
Astım
D
KOAH
E
Zatürre
Açıklama:
Astım: Astım bronşiale, bronşiyal astma gibi isimlerle de bilinir. Bronşların aşırı duyarlılığı sonucu hava yollarındaki daralma nedeniyle nöbetler şeklinde gelen nefes darlığı, hırıltılı solunum, ıslık sesi, göğüste tıkanıklık veya sıkışma hissi, uykuya dalmada huzursuzluk ve öksürük ile seyreden bir hastalıktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi aktif sigara içilen ortamdaki sigara dumanının kumaş, giysi, perde, halı, koltuk döşeme vb.ne sinen kokunun bir zaman sonra tekrar ortama salınması ve buradakilerin bu dumana maruz kalması durumudur?
Seçenekler
A
Üçüncü el sigara dumanı
B
İkinci el sigara dumanı
C
Birinci el sigara dumanı
D
Sigara İçicisi
E
Kömür ve is dumanı
Açıklama:
“Üçüncü el sigara dumanı” aktif sigara içilen ortamdaki sigara dumanının kumaş, giysi, perde, halı, koltuk döşeme vb.ne sinen kokunun bir zaman sonra tekrar ortama salınması ve uradakilerin bu dumana maruz kalmasına denir. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi ağız bölgesinde görülen sindirim sistemi hastalıklarından biridir?
Seçenekler
A
Varis
B
Akalazya
C
Enterit
D
Gingivit
E
Reflü
Açıklama:
Aft, uçuk, gingivit, diş çürükleri ve ağız kuruluğu sindirim sisteminin ağız bölgesinde görülen hastalıklarındandır. Doğru cevap D'dir.
Soru 29
Spastik kolon, spastik bağırsak, spastik kolit ve hassas bağırsak gibi isimlerle de tanımlanan, bağırsakların yapısal olmayan ama fonksiyonel olan kalın bağırsak hastalığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anal Fistül
B
Anal Fisür
C
Hemoroid
D
Divertükül
E
İrritabl Bağırsak Sendrom
Açıklama:
İrritabl Bağırsak Sendrom, Spastik kolon, spastik bağırsak, spastik kolit ve hassas bağırsak gibi isimlerle de tanımlanan, bağırsakların yapısal olmayan ama fonksiyonel olan kalın bağırsak hastalığıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Omurilikten (medulla spinalis) çıkan ve vücuda yayılan çevresel (periferik) sinirlerden ana sinir ve/veya dallarının etkilenmesi durumudur?
Seçenekler
A
Spina bifida
B
Karpal Tünel Sendromu
C
Astım
D
Fasial Paralizi
E
Preferik Nöropati
Açıklama:
Preferik Nöropati: Omurilikten (medulla spinalis) çıkan ve vücuda yayılan çevresel (periferik) sinirlerden ana sinir ve/veya dallarının etkilenmesi durumudur. Doğru cevap E'dir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi dolaşım sisteminin temel görevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Oksijeni hücrelere taşımak
B
Hormonları doku ve organlara iletmek
C
Karbondioksiti hücrelere ulaştırmak
D
Atık maddeleri karaciğere taşımak
E
Besin ögelerini hücrelere ulaştırmak
Açıklama:
Karbondioksit hücrelerden uzaklaştırılır, hücrelere taşınmaz.
Soru 32
Kalbin sistol evresinde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?
Seçenekler
A
Kalp odacıkları genişler
B
Kan kalbe geri döner
C
Kalp kası gevşer
D
Kan kalpten çıkar
E
Kalp ritmi yavaşlar
Açıklama:
Doğru Cevap: D
Açıklama: Sistol kalbin kasılıp kanı pompaladığı evredir.
Açıklama: Sistol kalbin kasılıp kanı pompaladığı evredir.
Soru 33
Aşağıdaki yapılardan hangisi hücre zarının yapısında yer almaz?
Seçenekler
A
Lipit
B
Protein
C
Ribozom
D
Çift katlı yapı
E
Küçük moleküller
Açıklama:
Doğru Cevap: C
Açıklama: Ribozom hücre zarında değil, sitoplazmada yer alır.
Sayfa: 71
Açıklama: Ribozom hücre zarında değil, sitoplazmada yer alır.
Sayfa: 71
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi esansiyel hipertansiyonun değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Genetik yatkınlık
C
Yaş
D
Günlük yüksek tuz alımı
E
Aile öyküsü
Açıklama:
Doğru Cevap: D
Açıklama: Tuz alımı bireyin değiştirebileceği bir yaşam tarzı faktörüdür.
Sayfa: 74
Açıklama: Tuz alımı bireyin değiştirebileceği bir yaşam tarzı faktörüdür.
Sayfa: 74
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi kalp yetmezliği olan bir hastada beklenen bir bulgu değildir?
Seçenekler
A
Dispne
B
Ortopne
C
Hemoptizi
D
Yüksek ateş
E
Bacaklarda ödem
Açıklama:
Doğru Cevap: D
Açıklama: Kalp yetmezliğinde ateş genellikle görülmez, enfeksiyon belirtisidir.
Sayfa: 76
Açıklama: Kalp yetmezliğinde ateş genellikle görülmez, enfeksiyon belirtisidir.
Sayfa: 76
Soru 36
Mitral yetmezliğinde kanın yanlışlıkla geri döndüğü kalp bölümü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sağ atrium
B
Sol atrium
C
Sağ ventrikül
D
Pulmoner arter
E
Aort
Açıklama:
Doğru Cevap: B
Açıklama: Mitral kapak yetmezliğinde sol ventrikülden sol atriuma kan geri kaçar.
Açıklama: Mitral kapak yetmezliğinde sol ventrikülden sol atriuma kan geri kaçar.
Soru 37
Aşağıdaki aritmi türlerinden hangisi kalbin durmasına yol açabilecek ciddi bir ritim bozukluğudur?
Seçenekler
A
Sinüzal aritmi
B
Atriyal taşikardi
C
Ventriküler taşikardi
D
Ventriküler fibrilasyon
E
Ekstrasistol
Açıklama:
Doğru Cevap: D
Açıklama: VF (ventriküler fibrilasyon) kalbin etkisiz kasılmasıdır, yaşamı tehdit eder.
Açıklama: VF (ventriküler fibrilasyon) kalbin etkisiz kasılmasıdır, yaşamı tehdit eder.
Soru 38
Koroner arter hastalığının tanısında kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biri değildir:
Seçenekler
A
EKG
B
Talyumlu sintigrafi
C
Ekokardiyografi
D
Koroner anjiyografi
E
MR anjiyografi
Açıklama:
Doğru Cevap: E
Açıklama: MR anjiyografi belgede tanı aracı olarak yer almamaktadır.
Sayfa: 79
Açıklama: MR anjiyografi belgede tanı aracı olarak yer almamaktadır.
Sayfa: 79
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi dolaşım sistemi hastalıklarından biri olan aterosklerozun sonucu olarak görülebilir?
Seçenekler
A
A) Nabız sayısında artma
B
B) Arter duvarında daralma
C
C) Kalbin sağa kayması
D
D) Ventriküler fibrilasyon
E
E) Sol atriumun genişlemesi
Açıklama:
Doğru Cevap: B
Açıklama: Ateroskleroz, arter duvarında plak birikimine ve daralmaya neden olur.
Sayfa: 80
Açıklama: Ateroskleroz, arter duvarında plak birikimine ve daralmaya neden olur.
Sayfa: 80
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Fallot tetralojisi içinde yer alan dört anomali arasında değildir?
Seçenekler
A
A) Pulmoner stenoz
B
B) Ventriküler septal defekt
C
C) Sağ ventrikül hipertrofisi
D
D) Aort dekstrapozisyonu
E
E) Mitral kapak yetmezliği
Açıklama:
Doğru Cevap: E
Açıklama: Fallot tetralojisinde mitral kapak değil, aort, pulmoner kapak ve ventriküller etkilenir.
Sayfa: 77
Açıklama: Fallot tetralojisinde mitral kapak değil, aort, pulmoner kapak ve ventriküller etkilenir.
Sayfa: 77
Soru 41
Kalbin sağ atrium ile sağ ventrikülü arasındaki kapak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pulmoner kapak
B
Trikuspit kapak
C
Aort kapağı
D
Atrium kapağı
E
Mitral kapak
Açıklama:
Trikuspit kapak: Kalbin sağ atrium ile sağ ventrikülü arasındaki kapaktır.
Soru 42
Kapillerden gelen CO2 ve atık maddelerden zengin kanı toplayan küçük toplardamarlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kapiller
B
Aort
C
Ven
D
Arteriyol
E
Venül
Açıklama:
Venül: Kapillerden gelen CO2 ve atık maddelerden zengin kanı toplayan küçük toplardamarlardır.
Soru 43
Düz yatar pozisyonda solunum güçlüğünün olması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Hemoptizi
B
Dekstrokardi
C
Ortopne
D
Hernisi
E
Dispne
Açıklama:
Ortopne; düz yatar pozisyonda solunum güçlüğünün olmasıdır. Bu nedenle hasta daha rahat nefes alabilmek için başını ve gövdesini yükseltmek için normalde yattığından daha fazla yastık ile yatmak zorunda kalır.
Soru 44
Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribata ne ad verilir?
Seçenekler
A
Silikatoz
B
Asbestoz
C
Silikoz
D
Sideroz
E
Bissinoz
Açıklama:
Sideroz: Demir tozlarının akciğerde yaptığı tahribattır.
Soru 45
Solunan havadaki zararlı gaz ve tozlara karşı bronş ve bronşiyoller ile akciğerin aşırı inflamatuar (iltihaplı) yanıtı sonucu, hava akımının kısıtlanması yani havanın alveollerde sıkışıp kalması ile karakterize hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı
B
Respiratuvar Distres Sendromu
C
Pnömotoraks
D
Astım
E
Bronşiyolitis
Açıklama:
KOAH (Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı): Solunan havadaki zararlı gaz ve tozlara karşı bronş ve bronşiyoller ile akciğerin aşırı inflamatuar (iltihaplı) yanıtı sonucu, hava akımının kısıtlanması yani havanın alveollerde sıkışıp kalması ile karakterize bir hastalıktır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi safra kesesi ve pankreas hastalıklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kolesistit
B
Kolelitiazis
C
Kolanjit
D
Chron Hastalığı
E
Pankratit
Açıklama:
Chron Hastalığı / Regional Enterit: Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ağız mukozasından başlayarak anüse kadar gastrointestinal sistemin herhangi bir bölgesini etkileyebilen, inflamatuar bir bağırsak hastalığıdır.
Soru 47
Aşağıdaki hastalıklardan hangisi yutma sırasında peristaltik hareketlerin az veya hiç olmaması sonucu yutma güçlüğü olmasını tanımlar?
Seçenekler
A
Akalazya
B
Gingivit
C
Divertikül
D
Kolanjit
E
Enterit
Açıklama:
Akalazya: Yutma sırasında peristaltik hareketlerin az veya hiç olmaması sonucu yutma güçlüğünün olmasıdır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi “Koledok Obstrüksiyonu” tanımlar?
Seçenekler
A
Safra kesesinin enflamasyonudur.
B
Ana safra yolunun taş, tümör vb. nedenlerle tıkanmasıdır.
C
Pankreasın mikrobik, alkol, travma gibi nedenlerle ortaya çıkan enflamasyonudur.
D
Safra kesesinde taş olmasıdır.
E
Safra yollarının enflamasyonudur.
Açıklama:
Koledok Obstrüksiyonu: Ana safra yolunun taş, tümör vb. nedenlerle tıkanmasıdır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi böbreklerin görevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Plazma hacminin düzenlenmesi
B
Vücudun su ve elektrolit (iyon) dengesinin sağlanması
C
İdrar yapılması
D
Kanda sodyum, potasyum ve su dengesini sağlayarak arteriyel kan basıncının düzenlenmesi
E
Uzun süreli açlıkta amino asitlerden protein sentezlenmesi
Açıklama:
Diğer şıkların yanı sıra bir diğer görevi uzun süreli açlıkta amino asitlerden glukoz sentezlenmesidir.
Uzun süreli açlıkta amino asitlerden protein sentezlenmesi
Uzun süreli açlıkta amino asitlerden protein sentezlenmesi
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi ön hipofiz lobu hormonlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Tiroid Stimüle Edici Hormon
B
Prolaktin
C
Oksitosin
D
Folikül Stimule Edici Hormon
E
Melanosit Stimulan Hormon
Açıklama:
Ön hipofiz lobu hormonları:
Oksitosin
- Growth Hormon (Büyüme Hormonu)
- TSH (Tiroid Stimüle Edici Hormon)
- ACTH (Adrenokortikotropin Hormon)
- Gonotropin Hormon
- FSH (Folikül Stimule Edici Hormon)
- LH (Luteinize Edici Hormon)
- Prolaktin
- MSH (Melanosit Stimulan Hormon)
Oksitosin
Ünite 4
Soru 1
Yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları, bu sorunların teşhis ve tedavileriyle ilgilenen tıp dalına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gerontoloji
B
Pediatri
C
Geriatri
D
Periodontoloji
E
Onkoloji
Açıklama:
Yaşlanma ve Yaşlılık Kavramları
Geriatri veya yaşlılık hekimliği; yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları, bu sorunların teşhis ve tedavileriyle ilgilenen tıp dalıdır.
Geriatri veya yaşlılık hekimliği; yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları, bu sorunların teşhis ve tedavileriyle ilgilenen tıp dalıdır.
Soru 2
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'ne göre yaşlılık tanımı hangi yaşda başlar?
Seçenekler
A
50
B
55
C
60
D
65
E
70
Açıklama:
Yaşlanma ve Yaşlılık Kavramları
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşlılığı, 65 yaşında
başlatmış ve çevresel faktörlere uyum sağlayabilme
yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır.
Birleşmiş Milletler (BM) ise yaşlılığı 60 yaşında
başladığını kabul etmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşlılığı, 65 yaşında
başlatmış ve çevresel faktörlere uyum sağlayabilme
yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır.
Birleşmiş Milletler (BM) ise yaşlılığı 60 yaşında
başladığını kabul etmektedir.
Soru 3
Kişinin kendini hissettiği yaş olarak tanımlanan yaşlanma çeşidi hangisidir?
Seçenekler
A
Psikolojik
B
Sosyal
C
Kronolojik
D
Fizyolojik
E
Antropolojik
Açıklama:
Yaşlanma Çeşitleri
Kişinin kendini hissettiği yaş olarak tanımlanan yaşlanma çeşidi psikolojik yaşlanmadır.
Kişinin kendini hissettiği yaş olarak tanımlanan yaşlanma çeşidi psikolojik yaşlanmadır.
Soru 4
Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950'de 46,8 yıldan 2020'de kaç yıla yükselmiştir?
Seçenekler
A
65
B
68
C
70
D
73
E
75
Açıklama:
GİRİŞ
Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir.
Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir.
Soru 5
2020 yılında doğumda beklenen ortalama en uzun yaşamın hangi ülkede olması beklenmektedir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
ABD
C
Çin
D
Nepal
E
Japonya
Açıklama:
GİRİŞ
Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir. Japonya 84,3 ile en uzun yaşam beklentisine sahiptir,
Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir. Japonya 84,3 ile en uzun yaşam beklentisine sahiptir,
Soru 6
"Zaman içinde bireylerde gerçekleşen biyolojik, sosyal ve psikolojik gelişme ve değişimin kapsamının pek çok boyutu ......... olarak tanımlanmaktadır." cümlesinde boşluğa gelebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fizyoloji
B
Yaşlanma
C
Yaşam hızı/Enerji teorisi
D
Otoimmün
E
Genetik
Açıklama:
Yaşlanma Çeşitleri
Zaman içinde bireylerde gerçekleşen biyolojik, sosyal ve psikolojik gelişme ve değişimin kapsamının pek çok boyutu “yaşlanma” olarak tanımlanmaktadır.
Zaman içinde bireylerde gerçekleşen biyolojik, sosyal ve psikolojik gelişme ve değişimin kapsamının pek çok boyutu “yaşlanma” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanma çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Biyolojik
B
Sosyal
C
Kronolojik
D
Psikolojik
E
Kültürel
Açıklama:
"Kültürel yaşlanma" yaşlanma çeşitlerinden biri değildir.
Soru 8
Organ ya da dokunun gelişme evresinden geri kalarak küçülmesi ya da körelmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Pulmoner kompliyans
B
Otoimmün Teorisi
C
Atrofi
D
Perfüzyon
E
Serbest Radikaller Teorisi
Açıklama:
Endokrin Sistem
Atrofi, organ ya da dokunun gelişme evresinden geri kalarak küçülmesi ya da körelmesi olarak tanımlanmaktadır.
Atrofi, organ ya da dokunun gelişme evresinden geri kalarak küçülmesi ya da körelmesi olarak tanımlanmaktadır.
Soru 9
"........ vücuttaki moleküller, hücreler, dokular ve sistemlerde yaş ilerledikçe ortaya çıkan, geriye dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümüdür" cümlesindeki boşluğa gelebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Atrofi
B
Fizyolojik yaşlanma
C
İskemik
D
Endokrin Sistem
E
Büzüşme
Açıklama:
YAŞLANMANIN SİSTEMLER ÜZERİNE ETKİLERİ
Fizyolojik yaşlanma, vücuttaki moleküller, hücreler, dokular ve sistemlerde yaş ilerledikçe ortaya çıkan, geriye dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümüdür.
Fizyolojik yaşlanma, vücuttaki moleküller, hücreler, dokular ve sistemlerde yaş ilerledikçe ortaya çıkan, geriye dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümüdür.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi egzersizin faydaları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Doğru beslenme
B
Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
C
Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
D
Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
E
Mortalitede azalma
Açıklama:
YAŞLILARDA EGZERSİZ
"Doğru beslenme" egzersizin faydaları arasında yer almaz.
"Doğru beslenme" egzersizin faydaları arasında yer almaz.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi 84.3 yaş ile en uzun yaşam beklentisine sahip ülkedir?
Seçenekler
A
Japonya
B
Singapur
C
İspanya
D
Güney Kore
E
İsviçre
Açıklama:
Öğrenci yaşlanma ve yaşlılık kavramlarını, yaşlanma çeşitlerini öğrenmiş olmalıdır.
Doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin uzaması nüfusların yaşlanmasının en önemli belirleyicisi olarak kabul edilmektedir. Nüfus kaybının telafi edilebilmesi için doğurganlık oranlarının kadın başına 2,1 olması beklenmektedir. Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir. Japonya 84,3 ile en uzun yaşam beklentisine sahip iken, Afrika’da yer alan Lesotho’da ise 50’dir. Türkiye ise 78,6 ile 39. sırada yer almaktadır.
Doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin uzaması nüfusların yaşlanmasının en önemli belirleyicisi olarak kabul edilmektedir. Nüfus kaybının telafi edilebilmesi için doğurganlık oranlarının kadın başına 2,1 olması beklenmektedir. Doğumda beklenen ortalama yaşam beklentisi, 1950 yılında 46,8 yıldan 2020 yılında 73 yıla yükselmiştir. Japonya 84,3 ile en uzun yaşam beklentisine sahip iken, Afrika’da yer alan Lesotho’da ise 50’dir. Türkiye ise 78,6 ile 39. sırada yer almaktadır.
Soru 12
“İnsanın yaşlılığını ve yaşlanmasının biyolojik, psikolojik, sosyal gelişimini, tarihsel ve kültürel boyutlarını inceleyen bir bilim dalıdır” ifadesini aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Gerontoloji
C
Pedioloji
D
Psikoloji
E
Psikiyatri
Açıklama:
Öğrenci yaşlanma ve yaşlılık kavramlarını, yaşlanma çeşitlerini öğrenmiş olmalıdır.
Gerontoloji, insanın yaşlılığını ve yaşlanmasının biyolojik, psikolojik, sosyal gelişimini, tarihsel ve kültürel boyutlarını inceleyen bir bilim dalıdır.
Gerontoloji, insanın yaşlılığını ve yaşlanmasının biyolojik, psikolojik, sosyal gelişimini, tarihsel ve kültürel boyutlarını inceleyen bir bilim dalıdır.
Soru 13
Genel olarak yaşlanmanın kaynağının, yaşlılık süreciyle birlikte vücudun hastalıklara, yaralanmalara ve patojen mikroorganizmalara karşı kendini koruyamaması olduğunu iddia eden yaşlanma teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hormon teorisi
B
Otoimmün teorisi
C
İmmünite teorisi
D
Serbest radikaller teorisi
E
Yaşam hızı/enerjisi teorisi
Açıklama:
Öğrenci yaşlanma teorilerini öğrenmiş olmalıdır.
Yetişkinlik döneminden sonra bireylerin hastalıklara karşı savaşan sistemi olan immün sistem fonksiyon kaybına uğramaya başlar. Bağışıklık sistemi olarak da bilinen sistem, gerilemeye ve etkinliğini kaybetmeye başlar. Vücudun dokular arasındaki farkı tanıma özelliği kaybolmaya başlar ve hastalık faktörlerinin vücuda giriş yolu açılmış olur. Teori genel olarak yaşlılık sürecinin birlikte vücudun hastalıklara, yaralanmalara ve patojen mikroorganizmalara karşı kendini koruyamamasından kaynaklandığını iddia etmektedir. Yaşlılıkla birlikte hastalıklara yakalanma durumu kolaylaşmaktadır. İmmün sistemin zayıflamasında stres, beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk gibi faktörler etkili olmaktadır.
Yetişkinlik döneminden sonra bireylerin hastalıklara karşı savaşan sistemi olan immün sistem fonksiyon kaybına uğramaya başlar. Bağışıklık sistemi olarak da bilinen sistem, gerilemeye ve etkinliğini kaybetmeye başlar. Vücudun dokular arasındaki farkı tanıma özelliği kaybolmaya başlar ve hastalık faktörlerinin vücuda giriş yolu açılmış olur. Teori genel olarak yaşlılık sürecinin birlikte vücudun hastalıklara, yaralanmalara ve patojen mikroorganizmalara karşı kendini koruyamamasından kaynaklandığını iddia etmektedir. Yaşlılıkla birlikte hastalıklara yakalanma durumu kolaylaşmaktadır. İmmün sistemin zayıflamasında stres, beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk gibi faktörler etkili olmaktadır.
Soru 14
Yaşlanma ile ilgili teorilerden hormon teorisine göre; uyku düzeninde etkili olan hangi hormon yaşlanmanın nedeni olarak ileri sürülmüştür?
Seçenekler
A
Seratonin
B
Oksitosin
C
Tiroid stimülan hormon
D
Melatonin
E
Prolaktin
Açıklama:
Öğrenci yaşlanma teorilerini öğrenmiş olmalıdır.
Hormon teorisine göre, endokrin bezleri hormon salgılamalarındaki düzensizliklerinin yaşlanmayı harekete geçirmektedir. Uyku düzeninde etkili olan melatonin hormonunun yaşlanmanın nedeni olarak ileri sürülmüştür. Vücuttaki hormon yapımının azalmasının yaşlanmanın olmasında etkili olduğu ifade edilmektedir.
Hormon teorisine göre, endokrin bezleri hormon salgılamalarındaki düzensizliklerinin yaşlanmayı harekete geçirmektedir. Uyku düzeninde etkili olan melatonin hormonunun yaşlanmanın nedeni olarak ileri sürülmüştür. Vücuttaki hormon yapımının azalmasının yaşlanmanın olmasında etkili olduğu ifade edilmektedir.
Soru 15
Kas kitlesinin azalmasındaki en önemli neden büyüme hormonu ile birlikte hangi hormonun miktarının azalmasıdır?
Seçenekler
A
Seratonin
B
Oksitosin
C
Tiroid stimülan hormon
D
Melatonin
E
Testosteron
Açıklama:
Öğrenci yaşlanmanın sistemler üzerindeki etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Kas kaybı insanlarda 30 yaşında başlamakta ve yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Kas kitlesinin azalmasındaki en önemli neden büyüme hormonu ve testosteron miktarının azalmasıdır. İleri yaşlarda fiziksel aktivitenin azalması kas kitlesinin azalmasında etkili olmaktadır.
Kas kaybı insanlarda 30 yaşında başlamakta ve yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Kas kitlesinin azalmasındaki en önemli neden büyüme hormonu ve testosteron miktarının azalmasıdır. İleri yaşlarda fiziksel aktivitenin azalması kas kitlesinin azalmasında etkili olmaktadır.
Soru 16
Yaşlılarda akciğerlerde görülen değişikliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Alveoller daralır.
B
Atrofi görülür.
C
Alveol duvarı incelir.
D
Akciğer elastikiyeti azalır.
E
Solunum kasları zayıflar.
Açıklama:
Öğrenci yaşlanmanın sistemler üzerindeki etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Akciğerler diğer organlar gibi yaşlılık sürecinden yenilenmenin yavaşlaması ve kısmen kaybolması nedeniyle etkilenmektedir. Yaşlılarda akciğerlerde atrofi, alveollerin genişlemesi ve alveol duvarının incelmesi belirgindir. Akciğer elastikiyeti azalmakta, solunum kaslarının zayıflamasıyla akciğer fonksiyonları azalmaktadır.
Akciğerler diğer organlar gibi yaşlılık sürecinden yenilenmenin yavaşlaması ve kısmen kaybolması nedeniyle etkilenmektedir. Yaşlılarda akciğerlerde atrofi, alveollerin genişlemesi ve alveol duvarının incelmesi belirgindir. Akciğer elastikiyeti azalmakta, solunum kaslarının zayıflamasıyla akciğer fonksiyonları azalmaktadır.
Soru 17
Yaşlılarda kalp ve dolaşım sisteminde görülen değişikliklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sol atrium genişliği artar.
B
Sol ventrikül genişliği artar.
C
Sol ventrikül kitlesi azalır.
D
Endokard kalınlığı artar.
E
Kalp kapakçıklarında kalsifikasyon olur.
Açıklama:
Öğrenci yaşlanmanın sistemler üzerindeki etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Yaşlanma ile birlikte koroner arter hastalığının sıklığının artmasının yanında damarların anatomisi de gençlere göre daha kötü bir nitelik göstermektedir. Kırk yaş ile seksen yaşındaki olguların anjiyografileri karşılaştırıldığında yaşlı grupta üç damar ve sol ana koroner arter hastalığının iki kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Sol atrium genişliğinde artış, sol ventrikül genişliğinde azalış, sol ventrikül kitlesinde azalış endokard kalınlığında artış, kalp kapakçıklarında kalsifikasyon şeklinde kendini gösterir. Ayrıca büyük arterial damar duvarlarında kalınlaşma, damarlarda kıvrıntı, uzama ve dilatasyon gibi değişiklikler meydana gelir.
Yaşlanma ile birlikte koroner arter hastalığının sıklığının artmasının yanında damarların anatomisi de gençlere göre daha kötü bir nitelik göstermektedir. Kırk yaş ile seksen yaşındaki olguların anjiyografileri karşılaştırıldığında yaşlı grupta üç damar ve sol ana koroner arter hastalığının iki kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Sol atrium genişliğinde artış, sol ventrikül genişliğinde azalış, sol ventrikül kitlesinde azalış endokard kalınlığında artış, kalp kapakçıklarında kalsifikasyon şeklinde kendini gösterir. Ayrıca büyük arterial damar duvarlarında kalınlaşma, damarlarda kıvrıntı, uzama ve dilatasyon gibi değişiklikler meydana gelir.
Soru 18
Yaşlılıkta günde kaç mg posalı yiyecek tüketilmesi tavsiye edilmektedir?
Seçenekler
A
10-15
B
15-20
C
25-30
D
20-25
E
30-35
Açıklama:
Öğrenci yaşlılıkta beslenmeyi ve önemini öğrenmiş olmalıdır.
Posa: Sindirim sistemi büyük önem taşıyan posalı yiyecekler günde 25-30 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Posa: Sindirim sistemi büyük önem taşıyan posalı yiyecekler günde 25-30 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Soru 19
I. Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesini
II. Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesini
III. Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesini
IV. Hastalıkların önlenmesi ve tedavisini
V. Mortalitede artmaya sebep olur.
Yaşlılıkta egzersizin faydaları ile ilgili yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesini
III. Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesini
IV. Hastalıkların önlenmesi ve tedavisini
V. Mortalitede artmaya sebep olur.
Yaşlılıkta egzersizin faydaları ile ilgili yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
I, II, III ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Öğrenci yaşlılıkta egzersizin önemini öğrenmiş olmalıdır.
Düzenli egzersizin yaşlı bireylerde önemli sağlık faydaları sağladığını ve pek çok kronik hastalık riskini azalttığını göstermektedir. Egzersizin faydaları şu şekilde özetlenebilir:
• Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
• Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
• Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
• Hastalıkların önlenmesi ve tedavisi
• Mortalitede azalmaya sebep olur
Düzenli egzersizin yaşlı bireylerde önemli sağlık faydaları sağladığını ve pek çok kronik hastalık riskini azalttığını göstermektedir. Egzersizin faydaları şu şekilde özetlenebilir:
• Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
• Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
• Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
• Hastalıkların önlenmesi ve tedavisi
• Mortalitede azalmaya sebep olur
Soru 20
30-70 yaş arası fizyolojik değişikliklerden biri olan maksimal kalp atımı dakika kaç değer azalır?
Seçenekler
A
30
B
27
C
35
D
20
E
24
Açıklama:
Öğrenci yaşlılıkta egzersizin önemini öğrenmiş olmalıdır.
30-70 yaş arası fizyolojik değişikliklerden biri olan maksimal kalp atımı dakika 24 değer azalır.
30-70 yaş arası fizyolojik değişikliklerden biri olan maksimal kalp atımı dakika 24 değer azalır.
Soru 21
Yaşlanma, kişilerde psikolojik, zihinsel ve sosyal olarak değişikliklerin meydana geldiği çok boyutlu doğal bir süreçtir. Bu süreç içerisinde aşağıdakilerden hangilerinde yapısal ve fonksiyonel değişimler olmaktadır?
Seçenekler
A
Organizma
B
Doku
C
Hücreler
D
Organlar
E
Hepsi
Açıklama:
Yaşlanma, kişilerde psikolojik, zihinsel ve sosyal olarak değişikliklerin meydana geldiği çok boyutlu doğal bir süreçtir. Bu süreç içerisinde organizma, doku, hücre ve organlarda geri dönüşü olmayan yapısal ve fonksiyonel değişimler olmaktadır.
Hepsi
Hepsi
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları, bu sorunların teşhis ve tedavileriyle ilgilenen tıp dalıdır?
Seçenekler
A
Gerontoloji
B
Geriatri
C
Gastroloji
D
Gastronomi
E
Algoloji
Açıklama:
Geriatri veya yaşlılık hekimliği; yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları, bu sorunların teşhis ve tedavileriyle ilgilenen tıp dalıdır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanma çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kronolojik
B
Psikolojik
C
Genetik
D
Biyolojik
E
Sosyal
Açıklama:
Yaşlanma çeşitleri literatürde çok farklı şekilde ele alınmasına rağmen genellikle yaşlanma; birbiriyle bağlantılı olarak kronolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşlanma olmak üzere dört boyutu üzerinde durulmaktadır.
Genetik
Genetik
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanma ile ilgili teorilerden biridir?
Seçenekler
A
İmmünite Teorisi
B
Ototimmünite Teorisi
C
Serbest Radikaller Teorisi
D
Genetik Yaşlanma Teorisi
E
Hepsi
Açıklama:
Yaşlılık birçok nedenle ortaya çıkmasından kaynaklı olarak yaşlanma konusunu açıklayan birçok farklı
teori bulunmaktadır. Çeşitli kaynaklarda biyolojik yaşlanma sürecini açıklayan 100’den fazla teori bulunmaktadır. Bazı teoriler geçerliliğini yitirmiş olsa da son yıllarda teorilerin büyük bir kısmı genetik üzerinedir. Yaşlanmanın biyolojisi üzerine kuramlar genellikle hücreler arasındaki fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan değişimler üzerine durmaktadır. İç ve dış birçok etkiye maruz kalınarak oluşan yıpranma sürecinin yenilenmeden daha çabuk olması nedeniyle yaşlanma olgusu gerçekleşmektedir
Hepsi
teori bulunmaktadır. Çeşitli kaynaklarda biyolojik yaşlanma sürecini açıklayan 100’den fazla teori bulunmaktadır. Bazı teoriler geçerliliğini yitirmiş olsa da son yıllarda teorilerin büyük bir kısmı genetik üzerinedir. Yaşlanmanın biyolojisi üzerine kuramlar genellikle hücreler arasındaki fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan değişimler üzerine durmaktadır. İç ve dış birçok etkiye maruz kalınarak oluşan yıpranma sürecinin yenilenmeden daha çabuk olması nedeniyle yaşlanma olgusu gerçekleşmektedir
Hepsi
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi organ ya da dokunun gelişme evresinden geri kalarak küçülmesi ya da körelmesi olarak tanımlanmaktadır.
Seçenekler
A
Atrofi
B
Mortalite
C
İskemik
D
Reflü
E
Menopoz
Açıklama:
Atrofi, organ ya da dokunun gelişme evresinden geri kalarak küçülmesi ya da körelmesi olarak tanımlanmaktadır.
Soru 26
Yaşlılıkta günlük beslenmenin yüzde kaçı karbonhidratlardan karşılanmalıdır?
Seçenekler
A
%30-40
B
%10-20
C
%5-10
D
%50-60
E
%80-90
Açıklama:
Karbonhidratlar yaşlılık döneminde önemli bir besin kaynağıdır ve günlük enerjinin %50-60’ının karbonhidratlardan karşılanması tavsiye edilmektedir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılarda egzersizin faydalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
B
Hızlı hareket etmeyi sağlaması
C
Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
D
Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
E
Hastalıkların önlenmesi ve tedavisi
Açıklama:
Düzenli egzersizin yaşlı bireylerde önemli sağlık faydaları sağladığını ve pek çok kronik hastalık riskini azalttığını göstermektedir. Egzersizin faydaları şu şekilde özetlenebilir:
• Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
• Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
• Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
• Hastalıkların önlenmesi ve tedavisi
• Mortalitede azalma
Hızlı hareket etmeyi sağlaması yaşlılarda egzersizin getireceği bir fayda değildir
• Fiziksel ve fizyolojik faktörlerin geliştirilmesi
• Fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi
• Düşme ve düşmeye bağlı yaralanmaların önlenmesi
• Hastalıkların önlenmesi ve tedavisi
• Mortalitede azalma
Hızlı hareket etmeyi sağlaması yaşlılarda egzersizin getireceği bir fayda değildir
Soru 28
Yaşlı bireylerde Düzenli fiziksel aktivite yapılmaması durumunda kas kütlesi oranı hangi oranda azalır?
Seçenekler
A
%50
B
%40
C
%80
D
%20
E
%10
Açıklama:
Direnç ve aerobik egzersizlerinin yaşlılık ile birlikte ortaya çıkan kas yaşlanmasının etkilerini azaltmaktadır. Yaşlı bireylerin haftada birkaç kez en az 30 dakikalık orta yoğunlukta egzersiz yapmaları aynı zamanda kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda kardiyovasküler sistem fonksiyonları %10-30 arasında iyileşmeler olmaktadır. Düzenli fiziksel aktivite yapılmaması durumunda kas kütlesi %40, kas gücü kaybı ise %30 artmaktadır
Direnç ve aerobik egzersizlerinin yaşlılık ile birlikte ortaya çıkan kas yaşlanmasının etkilerini azaltmaktadır.
Yaşlı bireylerin haftada birkaç kez en az 30 dakikalık orta yoğunlukta egzersiz yapmaları aynı zamanda
kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda kardiyovasküler
sistem fonksiyonları %10-30 arasında iyileşmeler olmaktadır. Düzenli fiziksel aktivite yapılmaması durumunda
kas kütlesi %40 azalırken, kas gücü kaybı ise %30 artmaktadır
Direnç ve aerobik egzersizlerinin yaşlılık ile birlikte ortaya çıkan kas yaşlanmasının etkilerini azaltmaktadır.
Yaşlı bireylerin haftada birkaç kez en az 30 dakikalık orta yoğunlukta egzersiz yapmaları aynı zamanda
kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda kardiyovasküler
sistem fonksiyonları %10-30 arasında iyileşmeler olmaktadır. Düzenli fiziksel aktivite yapılmaması durumunda
kas kütlesi %40 azalırken, kas gücü kaybı ise %30 artmaktadır
Soru 29
Hangi yıla kadar yaşlıların oranın gençlerinin oranını geçeceği tahmin edilmektedir?
Seçenekler
A
2030
B
2040
C
2050
D
2060
E
2070
Açıklama:
2050 yılına kadar ilk defa yaşlıların oranın gençlerinin oranını geçeceği tahmin edilmektedir. Yaşlı nüfus oranının artması yaşlanma ve yaşlılık üzerine ilginin artmasını neden olmuştur
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Denham Harman tarafından geliştirilen teoridir?
Seçenekler
A
Otoimmün
B
Genetik Yaşlanma
C
Hormon
D
Serbest Radikaller
E
Yaşam Hızı
Açıklama:
Denham Harman tarafından geliştirilen teoriye göre yaşlanma, kimyasal yapılarında elektron bulundurmaları nedeniyle oldukça
aktif maddeler olan serbest radikallerin dokularda birikmesiyle birlikte oluşan hasarlar nedeniyle olmaktadır. Serbest radikaller
vücutta besinler veya solunum sonucu bulunmaktadır.
aktif maddeler olan serbest radikallerin dokularda birikmesiyle birlikte oluşan hasarlar nedeniyle olmaktadır. Serbest radikaller
vücutta besinler veya solunum sonucu bulunmaktadır.
Soru 31
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşlılığı kaç yaşında başlatmıştır?
Seçenekler
A
A) 55
B
B) 60
C
C) 65
D
D) 70
E
E) 75
Açıklama:
Cevap: C) 65
Açıklama: DSÖ, yaşlılığı 65 yaşında başlatmış ve çevresel faktörlere uyum sağlama yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır.
Açıklama: DSÖ, yaşlılığı 65 yaşında başlatmış ve çevresel faktörlere uyum sağlama yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanma çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kronolojik yaşlanma
B
Biyolojik yaşlanma
C
Psikolojik yaşlanma
D
Sosyal yaşlanma
E
Ekonomik yaşlanma
Açıklama:
Cevap: E) Ekonomik yaşlanma
Açıklama: Yaşlanma çeşitleri kronolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşlanma olarak dört boyutta ele alınır. Ekonomik yaşlanma bu kapsamda yer almaz.
Açıklama: Yaşlanma çeşitleri kronolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşlanma olarak dört boyutta ele alınır. Ekonomik yaşlanma bu kapsamda yer almaz.
Soru 33
"Serbest Radikaller Teorisi" aşağıdaki bilim insanlarından hangisi tarafından geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
A) Max Rubner
B
B) Denham Harman
C
C) Isaac Newton
D
D) Louis Pasteur
E
E) Sigmund Freud
Açıklama:
Cevap: B) Denham Harman
Açıklama: Serbest Radikaller Teorisi, Denham Harman tarafından geliştirilmiştir ve yaşlanmanın serbest radikallerin dokularda birikmesiyle oluşan hasarlar nedeniyle gerçekleştiğini savunur.
Açıklama: Serbest Radikaller Teorisi, Denham Harman tarafından geliştirilmiştir ve yaşlanmanın serbest radikallerin dokularda birikmesiyle oluşan hasarlar nedeniyle gerçekleştiğini savunur.
Soru 34
Yaşlılık döneminde kas kütlesindeki azalmaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
A) Osteoporoz
B
B) Sarkopeni
C
C) Artrit
D
D) Atrofi
E
E) Hipertrofi
Açıklama:
Cevap: B) Sarkopeni
Açıklama: Sarkopeni, yaşlanmaya bağlı olarak kas kütlesinde ve gücünde azalma durumunu ifade eder.
Açıklama: Sarkopeni, yaşlanmaya bağlı olarak kas kütlesinde ve gücünde azalma durumunu ifade eder.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılıkta solunum sisteminde görülen değişikliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
A) Akciğer elastikiyetinin azalması
B
B) Alveollerin genişlemesi
C
C) Solunum kaslarının güçlenmesi
D
D) Oksijen difüzyonunun azalması
E
E) Ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu
Açıklama:
Cevap: C) Solunum kaslarının güçlenmesi
Açıklama: Yaşlılıkta solunum kasları zayıflar, güçlenmez. Diğer seçenekler yaşlılıkta solunum sisteminde görülen değişikliklerdir.
Açıklama: Yaşlılıkta solunum kasları zayıflar, güçlenmez. Diğer seçenekler yaşlılıkta solunum sisteminde görülen değişikliklerdir.
Soru 36
Yaşlılıkta beslenme ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
A) Günlük enerjinin %50-60'ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.
B
B) Protein ihtiyacı yaşlılarda artar.
C
C) Yağ tüketimi toplam enerjinin %30'unu geçmemelidir.
D
D) D vitamini eksikliği sık görülür.
E
E) Günde 8-10 bardak sıvı tüketilmelidir.
Açıklama:
Cevap: B) Protein ihtiyacı yaşlılarda artar.
Açıklama: Yaşlılarda protein ihtiyacı artmaz, vücut ağırlığının kilogram başına 1 gram protein tüketilmesi tavsiye edilir.
Açıklama: Yaşlılarda protein ihtiyacı artmaz, vücut ağırlığının kilogram başına 1 gram protein tüketilmesi tavsiye edilir.
Soru 37
"Yaşam Hızı/Enerjisi Teorisi"ne göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
A) Yaşlanma, genetik faktörlerle belirlenir.
B
B) Metabolizma hızı yüksek olanlarda yaşlanma yavaşlar.
C
C) Her canlı belli bir enerji ile hayata başlar ve bunu tüketir.
D
D) Hormonlar yaşlanmayı kontrol eder.
E
E) Serbest radikaller hücre hasarına neden olur.
Açıklama:
Cevap: C) Her canlı belli bir enerji ile hayata başlar ve bunu tüketir.
Açıklama: Bu teori, Max Rubner tarafından geliştirilmiştir ve canlıların belli bir enerji ile hayata başladığını, bunu tükettikçe yaşlandığını savunur.
Açıklama: Bu teori, Max Rubner tarafından geliştirilmiştir ve canlıların belli bir enerji ile hayata başladığını, bunu tükettikçe yaşlandığını savunur.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılıkta sinir sisteminde görülen değişikliklerden biridir?
Seçenekler
A
A) Nöron sayısının artması
B
B) Beyin ağırlığının artması
C
C) Sinir iletim hızının yavaşlaması
D
D) Bellek fonksiyonlarının güçlenmesi
E
E) Öğrenme kapasitesinin artması
Açıklama:
Cevap: C) Sinir iletim hızının yavaşlaması
Açıklama: Yaşlılıkta sinir iletim hızı yavaşlar, nöron sayısı ve beyin ağırlığı azalır.
Açıklama: Yaşlılıkta sinir iletim hızı yavaşlar, nöron sayısı ve beyin ağırlığı azalır.
Soru 39
Yaşlılıkta deri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
A) Deri hücrelerinin yenilenme hızı artar.
B
B) Kırışıklıklar azalır.
C
C) Deri elastikiyetini kaybeder.
D
D) Yaşlılık lekeleri görülmez.
E
E) Kılcal damar çatlamaları gençlerde daha sıktır.
Açıklama:
Cevap: C) Deri elastikiyetini kaybeder.
Açıklama: Yaşlılıkta deri elastikiyetini kaybeder, kırışıklıklar artar ve hücre yenilenme hızı azalır.
Açıklama: Yaşlılıkta deri elastikiyetini kaybeder, kırışıklıklar artar ve hücre yenilenme hızı azalır.
Soru 40
"Otoimmün Teorisi"ne göre yaşlanma aşağıdakilerden hangisi sonucu gerçekleşir?
Seçenekler
A
A) Serbest radikallerin hücrelere zarar vermesi
B
B) Bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırması
C
C) Hormon salınımındaki düzensizlikler
D
D) Genetik programın zamanla bozulması
E
E) Metabolizma hızının yavaşlaması
Açıklama:
Cevap: B) Bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırması
Açıklama: Otoimmün Teorisi, yaşlanmanın bağışıklık sisteminin hücreleri tanıyamayarak kendi hücrelerini yok etmesi sonucu gerçekleştiğini savunur.
Açıklama: Otoimmün Teorisi, yaşlanmanın bağışıklık sisteminin hücreleri tanıyamayarak kendi hücrelerini yok etmesi sonucu gerçekleştiğini savunur.
Soru 41
“……….., insanın yaşlılığını ve yaşlanmasının biyolojik, psikolojik, sosyal gelişimini, tarihsel ve kültürel boyutlarını inceleyen bir dalıdır” cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Deontoloji
B
Paleontoloji
C
Onkoloji
D
Gerontoloji
E
Antoloji
Açıklama:
Gerontoloji, insanın yaşlılığını ve yaşlanmasının biyolojik, psikolojik, sosyal gelişimini, tarihsel ve kültürel boyutlarını inceleyen bir dalıdır.
Soru 42
Birleşmiş Milletler (BM) yaşlılığın kaç yaşında başladığını kabul etmektedir?
Seçenekler
A
70
B
60
C
65
D
55
E
75
Açıklama:
Birleşmiş Milletler (BM) yaşlılığı 60 yaşında başladığını kabul etmektedir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanma çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Farmakolojik
B
Kronolojik
C
Sosyal
D
Biyolojik
E
Psikolojik
Açıklama:
Yaşlanma çeşitleri literatürde çok farklı şekilde ele alınmasına rağmen genellikle yaşlanma; birbiriyle bağlantılı olarak kronolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşlanma olmak üzere dört boyutu üzerinde durulmaktadır.
Farmakolojik
Farmakolojik
Soru 44
“………….., yaşlılıkta refahı mümkün kılan fonksiyonel yeteneği geliştirme ve sürdürme sürecidir” cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Sosyal yaşlanma
B
Psikolojik yaşlanma
C
Sağlıklı yaşlanma
D
Biyolojik yaşlanma
E
Kronolojik yaşlanma
Açıklama:
Sağlıklı yaşlanma, yaşlılıkta refahı mümkün kılan fonksiyonel yeteneği geliştirme ve sürdürme sürecidir.
Soru 45
Max Rubner tarafından geliştirilmiş olan yaşlanma teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Serbest Radikaller Teorisi
B
İmmünite Teorisi
C
Hormon Teorisi
D
Genetik Yaşlanma Teorileri
E
Yaşam Hızı/Enerjisi Teorisi
Açıklama:
Max Rubner tarafından geliştirilmiş olan Yaşam Hızı/Enerjisi Teorisi, her canlının yaşama başlarken belli bir enerji ile hayata başladığını, yaşam biçimine göre bunları harcadığını ve metabolizma hızının yüksek olanlarda tükenmenin daha çabuk olduğunu ifade etmektedir. Bu durum yaşam süresini kısaltmaktadır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi solunum sisteminde yaşla oluşan yapısal değişimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Pulmoner kompliyans artar.
B
Oksijen difüzyonu artar.
C
Akciğer büzüşme kapasitesi azalır.
D
Ana bronşlardaki siliyer yapının düzensizleşmesi ve seyrelmesi yaşlıda etkin öksürüğün oluşamaması, yabancı cisimlerin atılıp temizlenmesini güçleştirebilir.
E
Küçük hava yollarının kapanması ile ventilasyon- perfüzyon uyumsuzluğu olur.
Açıklama:
Yaşla oluşan yapısal değişimleri Beğer (2008) şu şekilde ifade etmiştir:
Oksijen difüzyonu artar.
- Akciğer büzüşme kapasitesi azalır.
- Pulmoner kompliyans artar.
- Oksijen difüzyonu azalır.
- Küçük hava yollarının kapanması ile ventilasyon- perfüzyon uyumsuzluğu olur.
- Ana bronşlardaki siliyer yapının düzensizleşmesi ve seyrelmesi yaşlıda etkin öksürüğün oluşamaması, yabancı cisimlerin atılıp temizlenmesini güçleştirebilir.
Oksijen difüzyonu artar.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanmanın kas-iskelet sistemi üzerine etkileri açısından doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Kemik yapımı azalırken yıkımı artmaktadır.
B
Boy kısalmakta, diş kayıpları ve kamburlaşma artmaktadır.
C
Kas atrofisi ile kas yapısı ya da çevresinde yağ birikimi azalmaktadır.
D
Kemikler zayıf ve kırılgan olmakta ve vücut postürü bozulmaktadır.
E
Yaşlılıkla birlikte kas dokusunda bir azalma durumu olmaktadır.
Açıklama:
Kas atrofisi ile kas yapısı ya da çevresinde yağ birikimi artmaktadır.
Kas atrofisi ile kas yapısı ya da çevresinde yağ birikimi azalmaktadır.
Kas atrofisi ile kas yapısı ya da çevresinde yağ birikimi azalmaktadır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi yaşlanmanın üriner sistem üzerine etkileri açısından doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Yaşla birlikte idrar konsantrasyon yeteneği azalır.
B
Erişkin bir insanda 270-300 gram olan böbrek ağırlığı yaşla beraber azalır.
C
Böbrekler daha az kan filtre etmeye başlar.
D
Yaşla birlikte mesane kapasitesi artar.
E
İdrar yapma hissi sıklıkla hissedilir.
Açıklama:
Yaşla birlikte mesane kapasitesi de azalır.
Yaşla birlikte mesane kapasitesi artar.
Yaşla birlikte mesane kapasitesi artar.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi tekrarlayan hareketleri içeren büyük kas grupları ile yapılan egzersizlerdir?
Seçenekler
A
Progresif dirençli egzersiz
B
Germe egzersizi
C
Denge egzersizi
D
Egzersiz
E
Aerobik egzersiz
Açıklama:
Aerobik egzersiz; Tekrarlayan hareketleri içeren büyük kas grupları ile yapılan egzersizlerdir (yürüyüş, dans, yüzme gibi).
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılıkta beslenme açısından doğru bir tavsiye olarak değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Posalı yiyeceklerin günde 5-10 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
B
Vücut ağırlığının kilogram başına 1 gram protein tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
C
Günlük enerjinin %50-60’ının karbonhidratlardan karşılanması tavsiye edilmektedir.
D
Günde 2-2,5 litre (8-10 bardak) sıvı tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
E
Yağ tüketiminin toplam alınan enerjinin %8’ini geçmemesi ve günlük enerjinin en fazla %30’unun yağlardan alınması tavsiye edilmektedir.
Açıklama:
Sindirim sistemi büyük önem taşıyan posalı yiyecekler günde 25-30 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Posalı yiyeceklerin günde 5-10 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Posalı yiyeceklerin günde 5-10 mg tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Ünite 5
Soru 1
"Hijyen Eğitimi Yönetmeliği" hangi yılda yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
1990 yılında.
B
1993 yılında.
C
2003 yılında.
D
2010 yılında.
E
2013 yılında.
Açıklama:
Hijyen Eğitimi Yönetmeliği, iş yerlerinde hijyen eğitiminin zorunlu kılındığı yönetmeliktir.
2013 yılında “Hijyen Eğitimi Yönetmeliği” yayımlanmıştır.
2013 yılında “Hijyen Eğitimi Yönetmeliği” yayımlanmıştır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisinin Yunan mitolojisinde sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır?
Seçenekler
A
Hygieia
B
Aesculape
C
Themis
D
Zeus
E
Artemis
Açıklama:
İnanışa göre Hygieia, ruh, vücut ve akıl sağlığını korumakta ve şifa vermektedir.
Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak Aesculape bilinirken, kızı Hygieia’nın da sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır.
Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak Aesculape bilinirken, kızı Hygieia’nın da sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi "kompostlama" işleminin aşamalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Olgunlaştırma
B
Filtrasyon
C
Ayırma
D
Fermantasyon
E
Parçalama
Açıklama:
Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları sayfa 173 de anlatılmaktadır.
Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları vardır.
Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları vardır.
Soru 4
Atık suların arıtılmasında kullanılan kimyasal yöntemin ilk aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Floklaştırma
B
Filtrasyon
C
Klorlama
D
Koagülasyon
E
Ozonlama
Açıklama:
Atık suların arıtılmasında kullanılan kimyasal yöntemin son aşaması Ozonlamadır.
Atık sular ilk önce pıhtılaşmayı artırıcı özellikteki maddeler kullanılarak su içinde bulunan yapışkan ve askıda bulunan maddelerin birleştirilmesi ve floklamaya hazır hale getirilmesi amacıyla koagülasyon aşamasına tabii tutulur.
Atık sular ilk önce pıhtılaşmayı artırıcı özellikteki maddeler kullanılarak su içinde bulunan yapışkan ve askıda bulunan maddelerin birleştirilmesi ve floklamaya hazır hale getirilmesi amacıyla koagülasyon aşamasına tabii tutulur.
Soru 5
I. Fırça üzerine nohut büyüklüğünce macun konulmalıdır.
II. Dişlerin dış yüzeyleri fırçalanırken diş fırçası 2-3 dişi içine alacak şekilde ayarlanır.
III. Dişler 5-6 dakika süreyle fırçalanmalıdır.
IV. Fırçalama işleminde fırça dişlere 45 derece açı ile yerleştirilmelidir.
Yukarıdakilerden hangileri dişler fırçalanırken dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alan doğru ifadelerdir?
II. Dişlerin dış yüzeyleri fırçalanırken diş fırçası 2-3 dişi içine alacak şekilde ayarlanır.
III. Dişler 5-6 dakika süreyle fırçalanmalıdır.
IV. Fırçalama işleminde fırça dişlere 45 derece açı ile yerleştirilmelidir.
Yukarıdakilerden hangileri dişler fırçalanırken dikkat edilmesi gereken hususlar arasında yer alan doğru ifadelerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Dişler fırçalanırken dikkat edilmesi gereken hususlar sayfa 161 de verilmiştir.
III nolu ifade yanlıştır. Doğrusu,
Dişler 2-3 dakika süreyle fırçalanmalıdır.
III nolu ifade yanlıştır. Doğrusu,
Dişler 2-3 dakika süreyle fırçalanmalıdır.
Soru 6
Hammadde ve doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanımı, yönetimi, kalkınma ilkeleri doğrultusunda atık yönetiminin uygulanabilmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 12 Temmuz ……… tarihli “Sıfır Atık Yönetmeliği” ni yayımlamıştır.
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
2014
B
2015
C
2018
D
2019
E
2020
Açıklama:
Sıfır Atık Yönetmeliği ile sıfır atık yönetim sistemi kurulması, yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, izlenmesi, finansmanı, kayıt altına alınması amaçlanmıştır.
Hammadde ve doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanımı, yönetimi, kalkınma ilkeleri doğrultusunda atık yönetiminin uygulanabilmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 12 Temmuz 2019 tarihli “Sıfır Atık Yönetmeliği” ni yayımlamıştır.
Hammadde ve doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanımı, yönetimi, kalkınma ilkeleri doğrultusunda atık yönetiminin uygulanabilmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 12 Temmuz 2019 tarihli “Sıfır Atık Yönetmeliği” ni yayımlamıştır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi inert katı atıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Odun
B
Metal
C
Porselen
D
Kil
E
Taş
Açıklama:
Odun organik katı atıklardandır.
İnert Katı Atıklar: Yanmayan özellikteki katı atıklardır. Bunlar cam, metal, porselen, kil, taş gibi atıklardır.
İnert Katı Atıklar: Yanmayan özellikteki katı atıklardır. Bunlar cam, metal, porselen, kil, taş gibi atıklardır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi organik katı atıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Deri
B
Lastik
C
Odun
D
Kemik
E
Taş
Açıklama:
Taş, inert Katı Atıklardandır.
Organik Katı Atıklar: Bitkisel, hayvansal kökenli maddeler, tekstil ürünleri ve kâğıt gibi yanabilen ve çürüyebilen karakterdeki organik atıklar ile deri, odun, ahşap, lastik, naylon, kemik, plastik gibi biyokimyasal olarak ayrıştırılmaları zor veya imkânsız olan maddelerdir.
Organik Katı Atıklar: Bitkisel, hayvansal kökenli maddeler, tekstil ürünleri ve kâğıt gibi yanabilen ve çürüyebilen karakterdeki organik atıklar ile deri, odun, ahşap, lastik, naylon, kemik, plastik gibi biyokimyasal olarak ayrıştırılmaları zor veya imkânsız olan maddelerdir.
Soru 9
Atık yağlarda bulunan kirletici, partikül ve oksidasyon ürünlerinin ulusal ve uluslararası standartlara göre giderilmesi ile orijinal yağ elde edilmesi işlemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hidrasyon
B
Rejenerasyon
C
Rafinasyon
D
Transmisyon
E
Transformasyon
Açıklama:
Birinci kategori atık yağların ve ikinci kategori atık yağların; rejenerasyon ve rafinasyon yoluyla geri kazanımı yapılabilir.
Rejenerasyon,atık yağlarda bulunan kirletici, partikül ve oksidasyon ürünlerinin ulusal ve uluslararası standartlara göre giderilmesi ile orijinal yağ elde edilmesi işlemidir.
Rejenerasyon,atık yağlarda bulunan kirletici, partikül ve oksidasyon ürünlerinin ulusal ve uluslararası standartlara göre giderilmesi ile orijinal yağ elde edilmesi işlemidir.
Soru 10
I. Gazifikasyon
II. Yakma
III. Kompostlama
IV. Piroliz
Yukarıdakilerden hangi/hangileri termal bertaraf yöntemleri arasında yer alır?
II. Yakma
III. Kompostlama
IV. Piroliz
Yukarıdakilerden hangi/hangileri termal bertaraf yöntemleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Termal Bertaraf Yöntemleri için oldukça yüksek maliyette finansal yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır.
Termal Bertaraf Yöntemleri olarak; yakma, piroliz ve gazifikasyon yöntemlerinden yararlanılmaktadır.
Termal Bertaraf Yöntemleri olarak; yakma, piroliz ve gazifikasyon yöntemlerinden yararlanılmaktadır.
Soru 11
Dünya Sağlık Örgütüne göre “Sağlık halinin korunması, devam ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini birden kapsayan işlemlerin bütünüdür” olarak tanımlanan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Hijyen
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütüne göre “sağlık halinin korunması, devam ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini birden kapsayan işlemlerin bütünüdür” olarak tanımlanan hijyen sağlığı olumsuz etkileyecek mikrobiyolojik etkilerin yanısıra psikolojik, kimyasal ve fiziksel her türlü sağlığı etkileyebilecek faktörlerinde engellenmesini amaçlar.
Soru 12
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıkların tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Hijyen
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır.
Soru 13
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklar içinde bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru olması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Hijyen
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”
Soru 14
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklarda bulaşmanın yönü insanlardan hayvanlara doğru olması durumu aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Hijyen
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”, insanlardan hayvanlara doğru ise “zooantropozoonoz” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 15
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklarda bulaşmanın her iki yönde de olmaya müsait olması durumu aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Hijyen
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”, insanlardan hayvanlara doğru ise “zooantropozoonoz” olarak tanımlanmaktadır. Eğer bulaşma her iki yönde de olmaya müsait ise buna da “amfiksenoz” adı verilmektedir.
Soru 16
Kanada’nın Ontaryo eyaletinin Ottawa kentinde “Yeni Bir Halk Sağlığına Doğru” konulu konferansta kabul edilen “Ottawa Sözleşmesi”nin kabul ediliş tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
17-21 Kasım 1984
B
17-21 Kasım 1985
C
17-21 Kasım 1986
D
17-21 Kasım 1987
E
17-21 Kasım 1988
Açıklama:
- yüzyılda mikrobiyoloji, immünoloji ve beslenmeye ilişkin bilim dallarında gelişmeler oldukça halk sağlığının korunmasına yönelik önlemler alınmaya başlanmıştır. Hastalıklardan korunması ve hastalıkların önlenmesi amacıyla epidemiyolojik araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu sayede kalp hastalıkları ve kanser vakaları gibi birçok hastalığa karşı önlemler alınmaya başlanmıştır. Bu sürecin başlamasında 1986 yılında sağlığın teşvik edilmesi ve geliştirilmesi amacıyla halk sağlığında hayati konuları ele alan “Ottawa Sözleşmesi” nin büyük önemi vardır. Bu sözleşme 17-21 Kasım 1986 tarihleri arasında Kanada’nın Ontaryo eyaletinin Ottawa kentinde “Yeni Bir Halk Sağlığına Doğru” konulu konferansta kabul edilmiştir.
- yüzyılda mikrobiyoloji, immünoloji ve beslenmeye ilişkin bilim dallarında gelişmeler oldukça halk sağlığının korunmasına yönelik önlemler alınmaya başlanmıştır. Hastalıklardan korunması ve hastalıkların önlenmesi amacıyla epidemiyolojik araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu sayede kalp hastalıkları ve kanser vakaları gibi birçok hastalığa karşı önlemler alınmaya başlanmıştır. Bu sürecin başlamasında 1986 yılında sağlığın teşvik edilmesi ve geliştirilmesi amacıyla halk sağlığında hayati konuları ele alan “Ottawa Sözleşmesi” nin büyük önemi vardır. Bu sözleşme 17-21 Kasım 1986 tarihleri arasında Kanada’nın Ontaryo eyaletinin Ottawa kentinde “Yeni Bir Halk Sağlığına Doğru” konulu konferansta kabul edilmiştir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıca’da hijyen kelimesi yerine kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Hıfz
B
Hıfzısıhha
C
Sıhhiye
D
Sıhhat
E
Saklı
Açıklama:
Osmanlıca’da hıfzısıhha kelimesiyle karşılık bulan hijyen kelimesi “sağlığın korunması ve sağlık bilgisi” anlamına gelmektedir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak bilinmektedir?
Seçenekler
A
Galenos
B
Hipokrat
C
Hygieia
D
Aesculape
E
Athena
Açıklama:
Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak Aesculape bilinirken, kızı Hygieia’nın da sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır.
Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak Aesculape bilinirken, kızı Hygieia’nın da sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır.
Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlığın tanrısı olarak Aesculape bilinirken, kızı Hygieia’nın da sağlık tanrıçası olduğuna inanılmaktadır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi organik atıkların oksijenli ya da oksijensiz ortamlarda mikrobiyal parçalanmaya tabi tutulması ile elde edilen zararsız ürünün işleme yöntemi olan kompostlama basamaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Ayırma
B
Parçalama
C
Koagülasyon
D
Fermantasyon
E
Olgunlaştırma
Açıklama:
Organik atıkların oksijenli ya da oksijensiz ortamlarda mikrobiyal parçalanmaya tabi tutulması ile elde edilen zararsız ürüne kompost yapılan işleme de kompostlama adı verilir. Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları vardır.
Soru 20
Atıkların tamamen oksijensiz ortamda termal bozunmasının sağlandığı yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gömme
B
Piroliz
C
Gazifikasyon
D
Kompostlama
E
Rejenerasyon
Açıklama:
Piroliz yönteminde ise atıkların tamamen oksijensiz ortamda termal bozunması sağlanır. İşlemde yüksek sıcaklık ve aşındırıcı gazlara dayanıklı fırınlar kullanılmaktadır. Atıklar gaz, sıvı yakıt ve kömüre dönüştürülür. Bu yöntemde atıkların bertarafı sonrasında katran, uçucu yağlar, su, hidrojen, karbonmonoksit, azot gibi piroliz gazları açığa çıkar.
Piroliz yönteminde ise atıkların tamamen oksijensiz ortamda termal bozunması sağlanır. İşlemde yüksek sıcaklık ve aşındırıcı gazlara dayanıklı fırınlar kullanılmaktadır. Atıklar gaz, sıvı yakıt ve kömüre dönüştürülür. Bu yöntemde atıkların bertarafı sonrasında katran, uçucu yağlar, su, hidrojen, karbonmonoksit, azot gibi piroliz gazları açığa çıkar.
Piroliz yönteminde ise atıkların tamamen oksijensiz ortamda termal bozunması sağlanır. İşlemde yüksek sıcaklık ve aşındırıcı gazlara dayanıklı fırınlar kullanılmaktadır. Atıklar gaz, sıvı yakıt ve kömüre dönüştürülür. Bu yöntemde atıkların bertarafı sonrasında katran, uçucu yağlar, su, hidrojen, karbonmonoksit, azot gibi piroliz gazları açığa çıkar.
Soru 21
Geçici floranın tamamen inhibe edildiği kalıcı floranın ise olabildiğince azaltılmaya çalışıldığı el yıkama tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cerrahi el yıkama
B
Sosyal el yıkama
C
Hijyenik el yıkama
D
Genel el yıkama
E
Basit el yıkama
Açıklama:
Cerrahi El Yıkama: Bu el yıkama tipinde geçici flora tamamen inhibe edilirken kalıcı flora ise olabildiğince azaltılmaya çalışılır.
Soru 22
Diş çürükleri, diş ve diş eti hastalıkları, ağız mukozasındaki yaralar ve ülserler, yemek artıkları, dişlerin yanlış tedavisi ve tükürük salgısındaki azalmaya bağlı olarak gelişebilen ağız kokusu tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fizyolojik ağız kokusu
B
Patolojik ağız kokusu
C
Anatomik ağız kokusu
D
Genel ağız kokusu
E
Basit ağız kokusu
Açıklama:
Patolojik ağız kokusu; diş çürükleri, diş ve diş eti hastalıkları, ağız mukozasındaki yaralar ve ülserler, yemek artıkları, dişlerin yanlış tedavisi ve tükürük salgısındaki azalmaya bağlı olarak gelişebilir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi kendiliğinden yanabilen, parlatıcı ve patlayıcı tarzda özelliğe sahip zararlı gazlar çıkarabilen, zehirli ve kalıntı riski taşıyan atıklar olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Evsel nitelikli katı atıklar
B
Tıbbi atıklar
C
Tehlikeli katı atıklar
D
Genel atıklar
E
Özel atıklar
Açıklama:
Tehlikeli Katı Atıklar: Kendiliğinden yanabilen, parlatıcı ve patlayıcı tarzda özelliğe sahip zararlı gazlar çıkarabilen, zehirli ve kalıntı riski taşıyan atıklardır.
Soru 24
Çevre ve insan sağlığını tehdit edebilecek mikroorganizma yükü taşıyan veya yapısındaki kimyasal bileşenleri ile temas ettiği bölgede devamlı kirliliğe sebep olabilecek özellikteki atıklara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Özel atıklar
B
Evsel katı atıklar
C
Endüstriyel katı atıklar
D
Tıbbi atıklar
E
Genel atıklar
Açıklama:
Tıbbi Atıklar; çevre ve insan sağlığını tehdit edebilecek mikroorganizma yükü taşıyan veya yapısındaki kimyasal bileşenleri ile temas ettiği bölgede devamlı kirliliğe sebep olabilecek özellikteki atıklardır.
Soru 25
Atık yağların ulusal ve uluslararası standartlara göre uygun bazda yağ veya petrol ürünlerine dönüştürülmesi işlemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Rejenerasyon
B
Filtrasyon
C
Emisyon
D
Transmisyon
E
Rafinasyon
Açıklama:
Rafinasyon: Atık yağların ulusal ve uluslararası standartlara göre uygun bazda yağ veya petrol ürünlerine dönüştürülmesi.
Soru 26
Atıkların ayrıştırılması sonrasında geri dönüşüm ile tekrar kullanılması ve kompostlaşması mümkün olmayan atıkların bertaraf edildiği, özellikle de evsel atıkların en güvenli ve ekonomik olarak sorunsuz hale getirildiği yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gömme (Depolama) Metodu
B
Kompost Metodu
C
Termal Bertaraf Yöntemleri
D
Fiziksel yöntem
E
Kimyasal yöntem
Açıklama:
Gömme (Depolama) Metodu:
Atıkların ayrıştırılması sonrasında geri dönüşüm ile tekrar kullanılması ve kompostlaşması mümkün olmayan atıkların bertaraf edildiği, özellikle de evsel atıkların en güvenli ve ekonomik olarak sorunsuz hale getirildiği yöntemdir.
Atıkların ayrıştırılması sonrasında geri dönüşüm ile tekrar kullanılması ve kompostlaşması mümkün olmayan atıkların bertaraf edildiği, özellikle de evsel atıkların en güvenli ve ekonomik olarak sorunsuz hale getirildiği yöntemdir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi termal bertaraf yöntemlerinin dezavantajları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Atıkların depolama hacimleri azaltılmış olur.
B
Külün soğutulması aşamasında kullanılan su ayrıca bir maliyete sebep olmakta ve de atık su sorunu oluşturulmaktadır.
C
Atıkların taşınma masrafları yakma yöntemi ile azaltılmış olur.
D
Özellikle tıbbi atıklar bu şekilde hijyenik açıdan sorun teşkil etmeyecek şekilde bertaraf edilmiş olur.
E
Organik maddeler yanarak katı ve gaz hale dönüşürler.
Açıklama:
Dezavantajları:
• Yakma sonrasında ortaya çıkan kül ve cüruf depolama bölgelerindeki yeraltı sularının
kirlenmesine sebep olurlar.
• Külün soğutulması aşamasında kullanılan su ayrıca bir maliyete sebep olmakta ayrıca bir atık su sorunu oluşturulmaktadır.
• Yakma tesislerinde ortaya çıkan, kül, toz, koku, titreşim, gürültü ve gaz emisyonu
çevreye zarar vermektedir.
• Çok iyi ayrıştırılmamış atıkların tutuşturulması amacıyla hammadde kullanılması
ayrıca bir maliyete neden olmaktadır.
• Diğer yöntemlere göre daha pahalı bir yöntemdir.
• Yakma sonrasında ortaya çıkan kül ve cüruf depolama bölgelerindeki yeraltı sularının
kirlenmesine sebep olurlar.
• Külün soğutulması aşamasında kullanılan su ayrıca bir maliyete sebep olmakta ayrıca bir atık su sorunu oluşturulmaktadır.
• Yakma tesislerinde ortaya çıkan, kül, toz, koku, titreşim, gürültü ve gaz emisyonu
çevreye zarar vermektedir.
• Çok iyi ayrıştırılmamış atıkların tutuşturulması amacıyla hammadde kullanılması
ayrıca bir maliyete neden olmaktadır.
• Diğer yöntemlere göre daha pahalı bir yöntemdir.
Soru 28
Katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gömme metodu
B
Termal bertaraf metodu
C
Kompostlama metodu
D
Fiziksel yöntem
E
Kimyasal yöntem
Açıklama:
Kompostlama metodu;katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemidir.
Soru 29
Atık suların kimyasal yöntemle arıtılmasında atık suyun uygun bir şekilde karıştırıldığı ve küçük taneciklerin birbirleriyle birleşmelerinin sağlandığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ozonlama
B
İyon değiştirme
C
Koagülasyon
D
Floklaştırma
E
Klorlama
Açıklama:
Floklaştırma olarak da bilinen ikinci aşamada atık su uygun bir şekilde karıştırılır ve küçük taneciklerin birbirleriyle birleşmeleri sağlanır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi biyolojik yöntemde kullanılan sistemler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Biyolojik filtreler
B
Aktif çamur ve modifikasyonları
C
Stabilizasyon havuzları
D
Anaerobik sistemler
E
İyon değiştirme
Açıklama:
Biyolojik Yöntem: Atık su içindeki organik maddelerin uzaklaştırılması amacıyla; biyolojik filtreler, aktif çamur ve modifikasyonları, stabilizasyon havuzları ve modifikasyonları ile anaerobik sistemler kullanılmaktadır.
Soru 31
Dünya Sağlık Örgütü tarafından “sağlık halinin korunması, devam ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini birden kapsayan işlemlerin bütünü" şeklinde tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tedavi
B
Hijyen
C
Sağlık
D
Bulaşma
E
Sanitasyon
Açıklama:
Hijyen, Dünya Sağlık Örgütü’nce “sağlık halinin korunması, devam
ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla
yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini
birden kapsayan işlemlerin bütünüdür” olarak tanımlanmıştır.
ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla
yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini
birden kapsayan işlemlerin bütünüdür” olarak tanımlanmıştır.
Soru 32
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklar tanımı aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Zoonoz
B
Antropozoonoz
C
Zooantropozoonoz
D
Amfiksenoz
E
Enfeksiyon
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır. Bu bulaşmanın yönü hayvanlardan insanlara doğru ise “antropozoonoz”, insanlardan hayvanlara doğru ise “zooantropozoonoz” olarak tanımlanmaktadır. Eğer bulaşma her iki yönde de olmaya müsait ise buna da “amfiksenoz” adı verilmektedir.
Soru 33
Sanitasyon işlemleri ile hedeflenen amaçlar aşağıdakilerden hangileridir?
I. İnsan sağlının korunması
II. Tüm sanayi tesislerinde kaliteli ürün elde edilmesi
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi, kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
I. İnsan sağlının korunması
II. Tüm sanayi tesislerinde kaliteli ürün elde edilmesi
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi, kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Sanitasyon işlemleri ile hedeflenen amaçlar:
I. İnsan sağlının korunması
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi, kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
- İnsan sağlının korunması
- Gıda üretim tesislerinde sağlıklı ve kalite ürün elde edilmesi
- Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
- İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi, kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması olarak sıralanabilir.
I. İnsan sağlının korunması
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi, kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri derinin tabakalarını oluşturmaktadır?
I. Epidermis Tabakası
II. Dermis Tabakası
III. Stratum korneum (keratinize tabaka)
IV. Subkutis Tabakası (Hipodermis)
I. Epidermis Tabakası
II. Dermis Tabakası
III. Stratum korneum (keratinize tabaka)
IV. Subkutis Tabakası (Hipodermis)
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Deri üç tabakadan oluşmaktadır.
En dış kısmı epidermis tabakasıdır. Orta tabaka dermis, en alt tabaka ise hipodermis veya subkutis olarak bilinir. Stratum korneum (keratinize tabaka), epidermisin alt tabakasıdır. Keratinize tabaka, yarı geçirgen özelliğe sahiptir. Deri bu yapısı sayesinde mikroorganizmaların vücuda direk girişini engellemeye çalışır. Ayrıca kimyasal maddelerin zarar vermesi de engellenir.
I. Epidermis Tabakası
II. Dermis Tabakası
IV. Subkutis Tabakası (Hipodermis)
En dış kısmı epidermis tabakasıdır. Orta tabaka dermis, en alt tabaka ise hipodermis veya subkutis olarak bilinir. Stratum korneum (keratinize tabaka), epidermisin alt tabakasıdır. Keratinize tabaka, yarı geçirgen özelliğe sahiptir. Deri bu yapısı sayesinde mikroorganizmaların vücuda direk girişini engellemeye çalışır. Ayrıca kimyasal maddelerin zarar vermesi de engellenir.
I. Epidermis Tabakası
II. Dermis Tabakası
IV. Subkutis Tabakası (Hipodermis)
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri epidermisin alt tabakalarını oluşturmaktadır?
I. stratum korneum (keratinize tabaka)
II. stratum granulozum (granüler tabaka)
III. stratum spinozum (malpighi tabakası)
IV. stratum germinativum (bazal tabaka)
I. stratum korneum (keratinize tabaka)
II. stratum granulozum (granüler tabaka)
III. stratum spinozum (malpighi tabakası)
IV. stratum germinativum (bazal tabaka)
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Epidermis Tabakası: Bu tabaka dıştan içe doğru; stratum korneum (keratinize tabaka), stratum granulozum (granüler tabaka), stratum spinozum (Malpighi tabakası), stratum germinativum (bazal tabaka) olmak üzere dört alt tabakadan oluşmaktadır.
I. stratum korneum (keratinize tabaka)
II. stratum granulozum (granüler tabaka)
III. stratum spinozum (Malpighi tabakası)
IV. stratum germinativum (bazal tabaka)
I. stratum korneum (keratinize tabaka)
II. stratum granulozum (granüler tabaka)
III. stratum spinozum (Malpighi tabakası)
IV. stratum germinativum (bazal tabaka)
Soru 36
Ellerde doğumla birlikte oluşan ve kıl folikülleri ile derinin iç katmanlarında bulunan “kalıcı flora” adı verilen bir flora bulunmaktadır. Burayı oluşturan mikroorganizmalar vücutta bulundukları bölgeden başka bir bölgeye geçiş yapamazlar. Bağışıklık sistemi ile bir denge halinde bulundukları sürece bir hastalığa sebep olmazlar. Bu mikroorganizmalar aşağıdakilerden hangileridir?
I. Staphylococcus homini
II. Staphylococcus capitis
III. Staphylococcus epidermitis
IV. Staphylococcus aureus
I. Staphylococcus homini
II. Staphylococcus capitis
III. Staphylococcus epidermitis
IV. Staphylococcus aureus
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ellerde kalıcı ve geçici olarak bilinen iki farklı flora yapısı bulunmaktadır. Ellerde doğumla birlikte oluşan ve kıl folikülleri ile derinin iç katmanlarında bulunan bir flora bulunmaktadır. Bu floraya kalıcı flora adı verilir. Burayı oluşturan mikroorganizmalar vücutta bulundukları bölgeden başka bir bölgeye geçiş yapamazlar. Bağışıklık sistemi ile bir denge halinde bulundukları sürece bir hastalığa sebep olmazlar. Staphylococcus hominis, S. capitis, S. epidermitis, Micrococcus türleri kalıcı florada bulunan ve sosyal el yıkama ile miktarlarında azalma meydana gelmeyen mikroorganizmalardır. Staphylococcus aureus ise patojenik bir türdür.
I. Staphylococcus homini
II. Staphylococcus capitis
III. Staphylococcus epidermitis
I. Staphylococcus homini
II. Staphylococcus capitis
III. Staphylococcus epidermitis
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi görünen kirlerin uzaklaştırılmasının esas amaç olduğu ve bu şekilde yapılan yıkama ile kaba kirler giderilirken geçici floradaki mikroorganizmaların uzaklaştırılmasına karşılık gelen sabun ve su ile ellerin yıkanması işlemidir?
Seçenekler
A
Sosyal El Yıkama
B
Hijyenik El Yıkama
C
Cerrahi El Yıkama
D
Hijyen
E
Sanitasyon
Açıklama:
Sosyal El Yıkama: Sabun ve su ile ellerin yıkanması işlemidir. Görünen kirlerin uzaklaştırılması esas amaçtır. Bu şekilde yapılan yıkama ile kaba kirler giderilirken geçici floradaki mikroorganizmalar uzaklaştırılır.
Sosyal El Yıkama: Sabun ve su ile ellerin yıkanması işlemidir. Görünen kirlerin uzaklaştırılması esas amaçtır. Bu şekilde yapılan yıkama ile kaba kirler giderilirken geçici floradaki mikroorganizmalar uzaklaştırılır.
Sosyal El Yıkama: Sabun ve su ile ellerin yıkanması işlemidir. Görünen kirlerin uzaklaştırılması esas amaçtır. Bu şekilde yapılan yıkama ile kaba kirler giderilirken geçici floradaki mikroorganizmalar uzaklaştırılır.
Soru 38
Tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısının görevleri aşağıdakilerden hangileridir?
I. Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
II. Ağızdaki yiyecek artıklarını ıslatarak bakteriler için uygun ortam sağlar.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkân verir.
IV. Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
I. Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
II. Ağızdaki yiyecek artıklarını ıslatarak bakteriler için uygun ortam sağlar.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkân verir.
IV. Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısının görevleri aşağıda maddeler halinde verilmiştir.
I. Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkân verir.
IV. Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
doğru yanıt b
- Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
- Ağızdaki yiyecek artıklarının bakteriler için uygun ortam sağlamasına engel olur.
- Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkân verir.
- Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
I. Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkân verir.
IV. Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
doğru yanıt b
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri göz hijyeninin sağlanması için yapılması gerekenlerdendir?
I. Gözler dezenfektan ve antiseptik maddelerle yıkanmalıdır.
II. Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
III. Hekim tavsiyesi olamadan asla gözlük kullanılmamalıdır.
IV. Güneşli günlerde ultraviyole ışınlarından koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
I. Gözler dezenfektan ve antiseptik maddelerle yıkanmalıdır.
II. Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
III. Hekim tavsiyesi olamadan asla gözlük kullanılmamalıdır.
IV. Güneşli günlerde ultraviyole ışınlarından koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Kişinin göz hijyeni için bireysel olarak aşağıdakileri yapması gerekmektedir.
II. Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
III. Hekim tavsiyesi olamadan asla gözlük kullanılmamalıdır.
IV. Güneşli günlerde ultraviyole ışınlarından koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
- Göz hekimine göz muayenesi yaptırılmalıdır.
- Gözler temiz suyla yıkanmalıdır.
- Gözleri tahriş edebilecek kimyasal maddelerin temasını engellemek gereklidir.
- Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
- Makyaj malzemeleri ortak kullanılmamalıdır.
- Gece yatmadan önce makyaj, uygun temizleme malzemeleri ile temizlenmelidir.
- Hekim tavsiyesi olamadan asla gözlük kullanılmamalıdır.
- Güneşli günlerde ultraviyole ışınlarından koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
II. Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
III. Hekim tavsiyesi olamadan asla gözlük kullanılmamalıdır.
IV. Güneşli günlerde ultraviyole ışınlarından koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri kaynaklarına göre katı atık değildir?
I. Evsel Katı Atıklar (Çöp)
II. Endüstriyel Katı Atıklar
III. Atık yağlar
IV. Tıbbi Atıklar
I. Evsel Katı Atıklar (Çöp)
II. Endüstriyel Katı Atıklar
III. Atık yağlar
IV. Tıbbi Atıklar
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
II ve IV
Açıklama:
Kaynaklarına Göre Katı Atıklar:
Kaynaklarına Göre Katı Atıklar;
1. Evsel Katı Atıklar (Çöp)
2. Endüstriyel Katı Atıklar
a. Evsel Nitelikli Katı Atıklar
b. Tehlikeli Katı Atıklar
3. Tıbbi Atıklar
4. Arıtma Çamuru şeklindedir. Bu durumda "Atık yağlar" kaynaklarına göre katı bir atık değildir.
- Evsel Katı Atıklar (Çöp)
- Endüstriyel Katı Atıklar a. Evsel Nitelikli Katı Atıklar b. Tehlikeli Katı Atıklar
- Tıbbi Atıklar
- Arıtma Çamuru
Kaynaklarına Göre Katı Atıklar;
1. Evsel Katı Atıklar (Çöp)
2. Endüstriyel Katı Atıklar
a. Evsel Nitelikli Katı Atıklar
b. Tehlikeli Katı Atıklar
3. Tıbbi Atıklar
4. Arıtma Çamuru şeklindedir. Bu durumda "Atık yağlar" kaynaklarına göre katı bir atık değildir.
Soru 41
Katı atık kategorisinde bulunmayıp diğer atıklardan farklı olarak toplanması ve bertaraf edilmesi gereken atıklar aşağıdakilerden hangileridir?
I. Radyoaktif Atıklar
II. Bitkisel Atık Yağlar
III. Atık yağlar
IV. Tıbbi Atıklar
I. Radyoaktif Atıklar
II. Bitkisel Atık Yağlar
III. Atık yağlar
IV. Tıbbi Atıklar
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Özel Atıklar
Bu grupta bulunan atıklar; katı atık kategorisinde bulunmayıp diğer atıklardan farklı olarak toplanması ve bertaraf edilmesi gereken atıkları içermektedir. Bunlar:
I. Radyoaktif Atıklar
II. Bitkisel Atık Yağlar
III. Atık yağlar
Bu grupta bulunan atıklar; katı atık kategorisinde bulunmayıp diğer atıklardan farklı olarak toplanması ve bertaraf edilmesi gereken atıkları içermektedir. Bunlar:
- Radyoaktif Atıklar
- Bitkisel Atık Yağlar
- Atık yağlar
I. Radyoaktif Atıklar
II. Bitkisel Atık Yağlar
III. Atık yağlar
Soru 42
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklara verilen genel ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Veba
B
Bulaşı
C
Sanitasyon
D
Hijyen
E
Zoonoz
Açıklama:
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954)
evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara
doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır.
evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara
doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır
Zoonoz, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre (1951-1954) evcil ya da vahşi omurgalı hayvanlardan insanlara doğal koşullarda bulaşabilen hastalıklardır.
Soru 43
Covid-19, SARS gibi salgınların önüne geçilmesinde ilk alınması gereken tedbir aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğitimin on-line yapılması.
B
Evde izolasyon sağlanması.
C
Hijyen koşullarının iyileştirilmesi.
D
Toplu taşımın yasaklanması.
E
İş yerlerinin kapatılması.
Açıklama:
HAstalıklardan korunmak ve pandemik salgınların önüne geçmede ilk alınması gereken tedbir hijyen koşullarının iyileştirilmesi olmaktadır. Şüphesiz temizlik, maske ve mesafe pandemic süreçlerinde hastalık etkenine karşı alınması gereken en önemli tedbirler arasında sayılmıştır.
Hijyen koşullarının iyileştirilmesi.
Hijyen koşullarının iyileştirilmesi.
Soru 44
Pandemi sürecinden sonra üretim tesisleri, gıda sanayi işletmeleri gibi alanlarda hizmet veren kurum ve kuruluşların güvenli ürün üretebilmeleri, hijyenik standartlarını koruyabilmeleri, gıda kaynaklı hastalıkların engellenmesi amacıyla bir takım sistemlere dahil olmaları gerekmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu sistemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
ISO 22000; Gıda Standardı veya Güvenliği Yönetim Sistemi.
B
HACCP; Tehlike Analizleri ve Kritik Kontrol Noktaları Prensipleri.
C
SQF; Güvenilir Kaliteli Gıda Üretim Programı.
D
ADEP; Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Projesi.
E
IFS; Uluslararası Gıda Üretim Programı.
Açıklama:
Pandemi sürecinden sonra üretim tesisleri, gıda sanayi işletmeleri gibi alanlarda hizmet veren kurum ve kuruluşların güvenli ürün üretebilmeleri, hijyenik standartlarını koruyabilmeleri, gıda kaynaklı hastalıkların engellenmesi amacıyla ISO
22000 Gıda Standardı veya Güvenliği Yönetim Sistemi, Tehlike Analizleri ve Kritik Kontrol Noktaları Prensipleri (HACCP), Güvenilir Kaliteli Gıda
Üretim Programı (SQF), Uluslararası Gıda Üretim Programı (IFS) gibi bir takım sistemlere dahil olmaları gerekmektedir.
ADEP; Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Projesi, bu sistemlerden biri değildir.
22000 Gıda Standardı veya Güvenliği Yönetim Sistemi, Tehlike Analizleri ve Kritik Kontrol Noktaları Prensipleri (HACCP), Güvenilir Kaliteli Gıda
Üretim Programı (SQF), Uluslararası Gıda Üretim Programı (IFS) gibi bir takım sistemlere dahil olmaları gerekmektedir.
ADEP; Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim Projesi, bu sistemlerden biri değildir.
Soru 45
Sanitasyon kavramı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sanitasyon, hijyen ile eş anlamlıdır.
B
Sanitasyon, temizlik demektir.
C
Sanitasyon, hijyenik kuralların oluşturulması ve devamlı hale getirilmesi amacıyla yapılan işlemlerin tamamıdır.
D
Sanitasyon, kir, pas, leke, toz gibi etmenlerin ortadan kaldırılmasını tanımlar.
E
Sanitasyon, İngilizce’den dilimize yerleşen bir tıp bilimidir.
Açıklama:
Sanitasyon, hijyen ile karıştırılır.
Sanitasyon temizlik demek değildir.
Temizlik kir, pas, leke, toz gibi etmenlerin ortadan kaldırılmasını tanımlar.
Sanitasyon, hijyenik kuralların oluşturulması ve devamlı hale
getirilmesi amacıyla yapılan işlemlerin tamamıdır
Sanitasyon, Fransızca'dan dilimize yerleşen bir tıp bilimidir.
Sanitasyon, hijyenik kuralların oluşturulması ve devamlı hale getirilmesi amacıyla yapılan işlemlerin tamamıdır
Sanitasyon temizlik demek değildir.
Temizlik kir, pas, leke, toz gibi etmenlerin ortadan kaldırılmasını tanımlar.
Sanitasyon, hijyenik kuralların oluşturulması ve devamlı hale
getirilmesi amacıyla yapılan işlemlerin tamamıdır
Sanitasyon, Fransızca'dan dilimize yerleşen bir tıp bilimidir.
Sanitasyon, hijyenik kuralların oluşturulması ve devamlı hale getirilmesi amacıyla yapılan işlemlerin tamamıdır
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi işyerlerinde sanitasyon sağlanması amacıyla çalışan kişilerce giyilmek, taşınmak suretiyle bir ya da birden fazla tehlikeyi engellemek için kullanılan kişisel koruyucu donanımlardan biridir?
Seçenekler
A
Aşırı tozlu ortamlarda çalışanlar için maske.
B
Doktorlar için beyaz önlük.
C
Doktorlar için ameliyat bonesi.
D
Hemşireler için üniforma.
E
Veri analistleri için UV geçirmeyen mavi gözlük.
Açıklama:
Kişisel koruyucu donanımlar: Çalışılan iş koluna özel
olarak, çalışan kişilerce giyilmek, taşınmak amacıyla
bir ya da birden fazla tehlikeyi engellemek için tasarlanan cihaz, alet veya ekipmanlardır. Aşırı tozlu
ortamlarda çalışanlar için solunum sistemi koruyucuları, inşaat çalışanları için baş ve ayak koruyucuları
örnek verilebilir.
Aşırı tozlu ortamlarda çalışanlar için maske
olarak, çalışan kişilerce giyilmek, taşınmak amacıyla
bir ya da birden fazla tehlikeyi engellemek için tasarlanan cihaz, alet veya ekipmanlardır. Aşırı tozlu
ortamlarda çalışanlar için solunum sistemi koruyucuları, inşaat çalışanları için baş ve ayak koruyucuları
örnek verilebilir.
Aşırı tozlu ortamlarda çalışanlar için maske
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi derimizi oluşturan tabakalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Epidermis
B
Dermis
C
Hipodermis
D
Subkutis
E
Endodermis
Açıklama:
Deri üç tabakadan oluşmaktadır.
En dış kısmı epidermis tabakasıdır.
Orta tabaka dermis, en alt tabaka ise hipodermis veya subkutis olarak bilinir.
Endodermis
En dış kısmı epidermis tabakasıdır.
Orta tabaka dermis, en alt tabaka ise hipodermis veya subkutis olarak bilinir.
Endodermis
Soru 48
Epidermis tabakası hakkında aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Dokunma duyusu bu tabaka sayesinde gerçekleşmektedir.
B
Deri bu tabaka sayesinde mikroorganizmaların vücuda direk girişini engellemeye çalışır.
C
Bağ dokusundan oluşan elastik yapılı canlı tabakadır.
D
İçerdiği yağ dokusu sayesinde deriyi dışardan gelecek travmalardan korur.
E
Yapısındaki yağ doku gerektiğinde enerji sağlanması amacıyla da kullanılmaktadır.
Açıklama:
Epidermis, Keratinize tabaka, yarı geçirgen özelliğe sahiptir. Deri bu yapısı sayesinde mikroorganizmaların
vücuda direk girişini engellemeye çalışır. Ayrıca kimyasal maddelerin zarar vermesi de engellenir.
Bu yapının üzerinde ince bir lipid tabakası vardır.
Deri bu tabaka sayesinde mikroorganizmaların vücuda direk girişini engellemeye çalışır.
vücuda direk girişini engellemeye çalışır. Ayrıca kimyasal maddelerin zarar vermesi de engellenir.
Bu yapının üzerinde ince bir lipid tabakası vardır.
Deri bu tabaka sayesinde mikroorganizmaların vücuda direk girişini engellemeye çalışır.
Soru 49
Atık suyun oluştuğu kaynağına göre kullanılan arıtma yöntemleri için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hijyenik atık suların arıtılmasında daha çok fiziksel arıtma yöntemleri kullanılır.
B
Endüstriyel atık suların arıtılmasında fiziksel, biyolojik ve kimyasal arıtma yöntemleri kullanılır.
C
Gıda işletmelerinin atık suların arıtılmasında fiziksel arıtma yöntemleri kullanılır.
D
Hastanelerin atık suların arıtılmasında biyolojik arıtma yöntemleri kullanılır.
E
Evsel atık suların arıtılmasında daha çok fiziksel ve biyolojik arıtma yöntemleri kullanılır.
Açıklama:
Atık suyun oluştuğu kaynağına göre değişik arıtma yöntemleri kullanılmaktadır. Evsel atık suların
arıtılmasında daha çok fiziksel ve biyolojik arıtma yöntemleri kullanılırken, endüstriyel atık suların arıtılmasında kimyasal yöntemler tercih edilmektedir.
Evsel atık suların arıtılmasında daha çok fiziksel ve biyolojik arıtma yöntemleri kullanılır.
arıtılmasında daha çok fiziksel ve biyolojik arıtma yöntemleri kullanılırken, endüstriyel atık suların arıtılmasında kimyasal yöntemler tercih edilmektedir.
Evsel atık suların arıtılmasında daha çok fiziksel ve biyolojik arıtma yöntemleri kullanılır.
Soru 50
Katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fermantasyon
B
Kompostlama
C
Piroliz
D
Gazifikasyon
E
Rafinasyon
Açıklama:
Kompostlama;Katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemidir.
Kompostlama; Katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemidir.
Kompostlama; Katı atıkların içinde bulunan organik maddelerin, kontrollü bir şekilde nemli ve ılık ortamlarda saprofit organizmalar aracılığıyla ayrıştırılması ve gübre haline getirilmesi işlemidir.
Soru 51
Sanitasyon işlemleri ile hedeflenen amaçlar aşağıdakilerden hangisi veya hangilerinde doğru olarak verilmiştir?
I.İnsan sağlının korunması
II.Gıda üretim tesislerinde sağlıklı ve kalite ürün elde edilmesi
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV.İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi,
V. kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
I.İnsan sağlının korunması
II.Gıda üretim tesislerinde sağlıklı ve kalite ürün elde edilmesi
III. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması
IV.İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi,
V. kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Sanitasyonun Önemi ve Amacı
Sanitasyon işlemleri ile hedeflenen amaçlar: 1. İnsan sağlının korunması 2. Gıda üretim tesislerinde sağlıklı ve kalite ürün elde edilmesi 3. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması 4. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi 5.kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması olarak sıralanabilir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Sanitasyon işlemleri ile hedeflenen amaçlar: 1. İnsan sağlının korunması 2. Gıda üretim tesislerinde sağlıklı ve kalite ürün elde edilmesi 3. Çevrenin dengesinin korunması ve yaşanılabilir temiz bir çevrenin devamlılığının sağlanması 4. İşletmelerde iş kazalarının azaltılması hatta önlenmesi 5.kaliteli üretim ve azami karlılık oranının arttırılması olarak sıralanabilir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 52
Salgı sıvısının üretilememesi, ağız boşluğuna nakledecek olan kanalın tıkanması gibi durumlarda ağız boşluğunda tükürük salgısının işlevinde olan faaliyetler aksar. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi ya da hangilerinin gözlenmesi muhtemeldir?
I.Diş çürükleri,
II.Diş eti iltihapları ve diğer diş eti sorunları,
III.Ağız kokusu,
IV.Dil üzerinde bakteri üremesi,
V.Yara, ülser, aft ve yanık
I.Diş çürükleri,
II.Diş eti iltihapları ve diğer diş eti sorunları,
III.Ağız kokusu,
IV.Dil üzerinde bakteri üremesi,
V.Yara, ülser, aft ve yanık
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III,IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Ağız Hijyeni
Salgı sıvısının üretilememesi, ağız boşluğuna nakledecek olan kanalın tıkanması gibi durumlarda ağız boşluğunda tükürük salgısının işlevinde olan faaliyetler aksar. Bu durumda; 1. Diş çürükleri, 2. Diş eti iltihapları ve diğer diş eti sorunları, 3. Ağız kokusu, 4. Dil üzerinde bakteri üremesi, 5. Yara, ülser, aft ve yanık gibi durumlar gözlenebilir.Doğru cevap E seçeneğidir.
Salgı sıvısının üretilememesi, ağız boşluğuna nakledecek olan kanalın tıkanması gibi durumlarda ağız boşluğunda tükürük salgısının işlevinde olan faaliyetler aksar. Bu durumda; 1. Diş çürükleri, 2. Diş eti iltihapları ve diğer diş eti sorunları, 3. Ağız kokusu, 4. Dil üzerinde bakteri üremesi, 5. Yara, ülser, aft ve yanık gibi durumlar gözlenebilir.Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 53
Tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısının görevleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
I.Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
II.Ağızdaki yiyecek artıklarının bakteriler için uygun ortam sağlamasına engel olur.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkan verir.
IV.Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
I.Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olur.
II.Ağızdaki yiyecek artıklarının bakteriler için uygun ortam sağlamasına engel olur.
III. Ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkan verir.
IV.Kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Ağız Hijyeni
Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olması, ağızdaki yiyecek artıklarının bakteriler için uygun ortam sağlamasına engel olması, ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkan vermesi, kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenmesi tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısının görevleridir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Alınan gıdaları ıslatır, yumuşatır ve dişlerin gıdaları öğütmesine yardımcı olması, ağızdaki yiyecek artıklarının bakteriler için uygun ortam sağlamasına engel olması, ağız içinin nemli tutulmasını sağlayarak rahat konuşmaya imkan vermesi, kusma öncesi bol miktarda salgılanır ağız boşluğunun ve mukozasının zarar görmesi engellenmesi tükürük bezlerinin ürettiği tükürük salgısının görevleridir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 54
Katı atıkların bileşimine ve miktarına etki eden en önemli etmenler aşağıdalikerden hangisi ya da hangilerinde dooğru olarak verilmiştir?
I.İklimsel şartlar
II.Yapılan tarımsal faaliyetler
III. Hayvancılık faaliyetleri
IV.Coğrafi yapı
V.İnsanların kültürel yapısı
I.İklimsel şartlar
II.Yapılan tarımsal faaliyetler
III. Hayvancılık faaliyetleri
IV.Coğrafi yapı
V.İnsanların kültürel yapısı
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Katı Atıklar ve Katı Atık Türleri
Katı atıkların bileşimine ve miktarına etki eden en önemli etmenleri; İklimsel şartlar, Yapılan tarımsal faaliyetler, Hayvancılık faaliyetleri, Coğrafi yapı, İnsanların kültürel yapısı, Bölgenin veya ülkenin ekonomik yapısı, Tüketicilerin tüketim tercihleri olarak sıralamak mümkündür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Katı atıkların bileşimine ve miktarına etki eden en önemli etmenleri; İklimsel şartlar, Yapılan tarımsal faaliyetler, Hayvancılık faaliyetleri, Coğrafi yapı, İnsanların kültürel yapısı, Bölgenin veya ülkenin ekonomik yapısı, Tüketicilerin tüketim tercihleri olarak sıralamak mümkündür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 55
Yakma işlemi sonrasında katı atıklar kül veya dip külü haline getirilir. Aşağıdakilerden hangisi bu işlemin avantajlarından değildir?
Seçenekler
A
Enerji, mineral madde ve kimyasal içerik geri kazanılabilir
B
Organik maddeler yanarak katı ve gaz hale dönüşürler
C
Atıkların depolama hacimleri azaltılmış olur
D
Özellikle tıbbi atıklar bu şekilde bertaraf edilir
E
Diğer yöntemlere göre daha pahalı bir yöntemdir
Açıklama:
Katı Atıkların Zararları ve Bertaraf Yöntemleri
Yakma işlemi sonrasında katı atıklar kül veya dip külü haline getirilir. Enerji, mineral madde ve kimyasal içerik geri kazanılabilir. Organik maddeler yanarak katı ve gaz hale dönüşürler. Atıkların depolama hacimleri azaltılmış olur. Atıkların taşınma masrafları yakma yöntemi ile azaltılmış olur. Özellikle tıbbi atıklar bu şekilde hijyenik açıdan sorun teşkil etmeyecek şekilde bertaraf edilmiş olur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Yakma işlemi sonrasında katı atıklar kül veya dip külü haline getirilir. Enerji, mineral madde ve kimyasal içerik geri kazanılabilir. Organik maddeler yanarak katı ve gaz hale dönüşürler. Atıkların depolama hacimleri azaltılmış olur. Atıkların taşınma masrafları yakma yöntemi ile azaltılmış olur. Özellikle tıbbi atıklar bu şekilde hijyenik açıdan sorun teşkil etmeyecek şekilde bertaraf edilmiş olur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 56
Organik atıkların oksijenli ya da oksijensiz ortamlarda mikrobiyal parçalanmaya tabi tutulması ile elde edilen zararsız ürüne kompost yapılan işleme de kompostlama adı verilir. Kompostlama işleminde hangi aşamalar bulunur?
I.Ayırma
II.Parçalama
III. Fermantasyon
IV. Olgunlaştırma
I.Ayırma
II.Parçalama
III. Fermantasyon
IV. Olgunlaştırma
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Katı Atıkların Zararları ve Bertaraf Yöntemleri
Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları vardır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Kompostlama işleminde ayırma, parçalama, fermantasyon ve olgunlaştırma (depolama) aşamaları vardır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri atık suların arıtılmasının hedeflerindendir?
I.Su içinde askıda bulunan katı maddeleri uzaklaştırmak
II.Zararlı ağır metalleri uzaklaştırmak
III.Zehirli bileşikleri uzaklaştırmak
IV.Organik maddeleri uzaklaştırmak
V.Patojen mikroorganizmaları uzaklaştırmak
I.Su içinde askıda bulunan katı maddeleri uzaklaştırmak
II.Zararlı ağır metalleri uzaklaştırmak
III.Zehirli bileşikleri uzaklaştırmak
IV.Organik maddeleri uzaklaştırmak
V.Patojen mikroorganizmaları uzaklaştırmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Katı Atıkların Zararları ve Bertaraf Yöntemleri
Atık suların arıtılmasında; su içinde askıda bulunan katı maddeleri uzaklaştırmak, zararlı ağır metalleri uzaklaştırmak, zehirli bileşikleri uzaklaştırmak, organik maddeleri uzaklaştırmak, patojen mikroorganizmaları uzaklaştırmak hedeflenmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir
Atık suların arıtılmasında; su içinde askıda bulunan katı maddeleri uzaklaştırmak, zararlı ağır metalleri uzaklaştırmak, zehirli bileşikleri uzaklaştırmak, organik maddeleri uzaklaştırmak, patojen mikroorganizmaları uzaklaştırmak hedeflenmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir
Soru 58
Katı atıkların yönetiminde “atık yönetimi hiyerarşisi” ve “üretici sorumluluğu” temel ilke olarak değerlendirilmektedir. Bu iki ilke dikkate alınarak atıklar aşağıdaki hangi işlem ya da işlemlere tabi tutulur?
I. Önlenmesi ve azaltılması
II. Yeniden kullanılması
III. Geri dönüşümü
IV. Geri kazanımı
V. Bertaraf
I. Önlenmesi ve azaltılması
II. Yeniden kullanılması
III. Geri dönüşümü
IV. Geri kazanımı
V. Bertaraf
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Katı Atıkların Zararları ve Bertaraf Yöntemleri
Katı atıkların yönetiminde “atık yönetimi hiyerarşisi” ve “üretici sorumluluğu” temel ilke olarak değerlendirilmektedir. Bu iki ilke dikkate alınarak atıkların; önlenmesi ve azaltılması, yeniden kullanılması, geri kazanımı, bertaraf gibi işlemelere abi tutulur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Katı atıkların yönetiminde “atık yönetimi hiyerarşisi” ve “üretici sorumluluğu” temel ilke olarak değerlendirilmektedir. Bu iki ilke dikkate alınarak atıkların; önlenmesi ve azaltılması, yeniden kullanılması, geri kazanımı, bertaraf gibi işlemelere abi tutulur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 59
Atık yağların ulusal ve uluslararası standartlara göre uygun bazda yağ veya petrol ürünlerine dönüştürülmesine ne denir?
Seçenekler
A
Rejenerasyon
B
Rafinasyon
C
Fermantasyon
D
Olgunlaştırma
E
Yenilenme
Açıklama:
Özel Atıklar
Atık yağların ulusal ve uluslararası standartlara göre uygun bazda yağ veya petrol ürünlerine dönüştürülmesine rafinasyon denir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Atık yağların ulusal ve uluslararası standartlara göre uygun bazda yağ veya petrol ürünlerine dönüştürülmesine rafinasyon denir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 60
Kişinin göz hijyeni için bireysel olarak aşağıdakilerden hangisi ya da hangilerini yapması gerekmektedir?
I.Göz hekimine göz muayenesi yaptırılmalıdır.
II.Gözler temiz suyla yıkanmalıdır.
III.Gözleri tahriş edebilecek kimyasal maddelerin temasını engellemek gereklidir.
IV.Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
V.Makyaj malzemeleri ortak kullanılmamalıdır
I.Göz hekimine göz muayenesi yaptırılmalıdır.
II.Gözler temiz suyla yıkanmalıdır.
III.Gözleri tahriş edebilecek kimyasal maddelerin temasını engellemek gereklidir.
IV.Uygun olmayan kalitesiz makyaj malzemeleri kullanılmamalıdır.
V.Makyaj malzemeleri ortak kullanılmamalıdır
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Göz Hijyeni
Ünite 6
Soru 1
Kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşıması yoluyla meydana gelen bulaşma şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Solunum yoluyla bulaşma.
B
Transplasental yolla bulaşma.
C
Vektörler yoluyla bulaşma.
D
Sindirim yoluyla bulaşma.
E
Temas yoluyla bulaşma.
Açıklama:
Vektörler yoluyla bulaşma; kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların yani vektörlerin, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi el hijyeni bağlamında ellerin mutlaka yıkanması gereken riskli durumlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Yemek hazırlamadan önce.
B
Evde kusma veya ishal olan birine bakmadan önce.
C
Yemek yemeden önce.
D
Tuvaleti kullanmadan önce.
E
Kesik veya yarayı tedavi etmeden önce.
Açıklama:
Çöpe dokunduktan sonra eller yıkanmalıdır
Tuvaleti kullandıktan sonra mutlaka eller yıkanmalıdır.
Tuvaleti kullandıktan sonra mutlaka eller yıkanmalıdır.
Soru 3
Toplumda görülen gastrointestinal enfeksiyonların yaklaşık %35’inin kaynağı kirli sulardır. Korunmak için yapılması gerekenlerden bazıları; aşağıdakilerden hangisi/hangileridir?
I. İçme sularının yüzey su kaynaklarından alınmasının sağlanması.
II. Sanitasyon sağlanmalı.
III. Kişisel hijyen ve gıda hijyeni kurallarının uygulanması.
IV. Su kaynaklı enfeksiyonlar konusunda toplum ve sağlık personeli eğitilmeli.
I. İçme sularının yüzey su kaynaklarından alınmasının sağlanması.
II. Sanitasyon sağlanmalı.
III. Kişisel hijyen ve gıda hijyeni kurallarının uygulanması.
IV. Su kaynaklı enfeksiyonlar konusunda toplum ve sağlık personeli eğitilmeli.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
I. maddesindeki İçme sularının yüzey su kaynaklarından alınmasının sağlanması yanlış olup doğrusu İçme sularının temiz kaynaklardan alınmasının sağlanması olmalıdır. Diğerleri doğrudur.
Soru 4
Düzenli tıbbi muayene bağlamında kaç yılda bir genel sağlık muayenesi, temel kan testleri, idrar analizi ve yaşa göre istenebilecek bazı görüntüleme tetkikleri yapılmalıdır?
Seçenekler
A
1 yılda
B
2 yılda
C
3 yılda
D
4 yılda
E
5 yılda
Açıklama:
Düzenli tıbbi muayene: Senede bir kez genel sağlık muayenesi, temel kan testleri, idrar analizi ve yaşa göre istenebilecek bazı görüntüleme tetkikleri yapılmalıdır.
Soru 5
Hastalık bulgu ve belirtilerinden en az biri olan, inkübasyon süresine uygun klinik tablo gösteren, etkenle temas etmiş olma tanımı aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Şüpheli vaka
B
Olası vaka
C
Kesin vaka
D
Sporadik
E
Salgın
Açıklama:
Olası vaka: Hastalık bulgu ve belirtilerinden en az biri olan, inkübasyon süresine uygun klinik tablo gösteren, etkenle temas etmiş olan vakadır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde bulaşıcı hastalıkların artış nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Nüfus artışı.
B
Hayvancılığın doğal ortamlarda yapılamaması sonucu hayvancılıkta endüstrileşme.
C
Yeşil alanların istila edilerek hayvanların yaşam alanlarının yok edilmesi.
D
İlaçlara karşı gelişen direnç.
E
Yeni ilaçların geliştirilmesi.
Açıklama:
Yeni ilaçların geliştirilmesi günümüzde bulaşıcı hastalıkların artış nedenlerinden biri değildir.
Soru 7
Tifo hastalığının etkeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Picornavirus
B
Salmonella typhi
C
Hepevirus
D
Enterovirus
E
Vibrio cholera
Açıklama:
Tifonun etkeni Salmonella typhi bakterisidir.
Soru 8
Shigella’nın neden olduğu hastalık tablosuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Basilli dizanteri
B
Hepatit E
C
Hepatit A
D
Poliomyelitis
E
Kolera
Açıklama:
Shigella’nın neden olduğu hastalık tablosuna basilli dizanteri denir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi COVID-19’da yaygın görülen semptomlardan biridir?
Seçenekler
A
Konjonktivit
B
Döküntü
C
Yorgunluk
D
Titreme
E
Burun kananması
Açıklama:
Yorgunluk COVID-19’da yaygın görülen semptomdur.
Yorgunluk COVID-19’da yaygın görülen bir semptomdur.
Yorgunluk COVID-19’da yaygın görülen bir semptomdur.
Soru 10
Aşağıdaki hastalıklardan hangisinin bildirimi tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılır. Bakanlık hastalık ile ilgili olarak gerektiğinde bizzat veya İl Sağlık Müdürlüğü kanalı ile inceleme yaptırır?
Seçenekler
A
Boğmaca
B
Difteri
C
Kuduz
D
Çocuk felci
E
Kızamık
Açıklama:
Çocuk felcinin bildirimi tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılır. Bakanlık hastalık ile ilgili olarak gerektiğinde bizzat veya İl Sağlık Müdürlüğü kanalı ile inceleme yaptırır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi bulaşıcı hastalıkların “bulaşma” yollarından birisidir?
Seçenekler
A
Vektörler yoluyla bulaşma.
B
Transplasental yolla bulaşma.
C
Temas yoluyla bulaşma.
D
Sindirim yoluyla bulaşma.
E
Hepsi
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Hastalıklarda çok çeşitli bulaşma yolları vardır. Bulaşma;
Hastalıklarda çok çeşitli bulaşma yolları vardır. Bulaşma;
- Solunum yoluyla bulaşma; havada asılı kalan veya hava akımı ile duyarlı konağa ulaşan mikroorganizmaları içeren partiküllerin, toz parçacıklarının veya patojen etkenlerin solunmasıyla meydana gelir. Hava yoluyla bulaşma olarak da bilinir. Örneğin: Covid-19, verem.
- Sindirim yoluyla bulaşma; çiğ veya iyi yıkanmamış yiyeceklerden ya da hayvansal gıdalardan olabilir. Süt ile bulaşma, hasta hayvandan veya sütle uğraşan insanın ellerinden ya da süt kaplarından olabilir. Su ile bulaşma, enfekte suların içilmesi veya enfekte sularla yıkanmış yiyeceklerden olabilir. Örneğin: Dizanteri.
- Temas yoluyla bulaşma; etken insandan insana fiziksel temasla yani doğrudan temas ya da etkenle temas etmiş herhangi bir yüzeyle temasla yani dolaylı temas yoluyla meydana gelir. Ayrıca damlacık yoluyla etrafa bulaşmış ya da havada asılı kalmış olan enfekte damlacıklara temasla da enfeksiyon oluşabilir. Derideki travmalar ve temizlik kurallarına uyulmaması etkenin vücuda girişini kolaylaştırır. Sağlam deriyle bulaşan hastalıklara örnek olarak çiçek, uyuz, mantar, yaralı deriyle bulaşan hastalıklara örnek olarak tetanoz, kuduz, şarbon, genital mukoza ile bulaşan hastalıklara örnek olarak aids, göz mukozası ile bulaşan hastalıklara örnek olarak trahom verilebilir.
- Transplasental yolla bulaşma; enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla bulaş meydana gelmesidir. Doğum kanalında meydana gelen herhangi bir enfeksiyonda anneden bebeğe geçebilir. Örneğin: Sifiliz.
- Vektörler yoluyla bulaşma; kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların yani vektörlerin, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelir. Mikroorganizmalar bu ara taşıyıcılarda gelişimlerini tamamlayarak olgunlaşır ve insanlarda hastalık oluştururlar. Genellikle tropikal bölgelerde yaygındır. Örneğin; sıtma, veba.
Soru 12
Aşağıda verilen bulaşıcı hastalıkların yayılımı ile ilgili kavram ve tanımlardan hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Salgın: Belirli bir alanda, belirli bir grup insan arasında, belirli bir süre boyunca beklenenden daha fazla vaka görülmesidir.
B
Sporadik: Vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesidir. Geniş alanlara yayılım göstermezler. Örneğin; kuduz.
C
Endemik: Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesidir.
D
Pandemik: Sporadik ya da endemik olarak bulunan bir hastalığın, uygun koşullarda hızla yayılarak salgın biçimine dönüşmesidir. Örneğin; kuş gribi.
E
Olası Vaka: Hastalık bulgu ve belirtilerinden en az biri olan, inkübasyon süresine uygun klinik tablo gösteren, etkenle temas etmiş olan vakadır.
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Bulaşıcı Hastalıkların Yayılımı ile İlgili Bazı Kavramlar
Vaka: Vaka tanımı ile uyumlu bir hastalığa ya da sağlık sorununa sahip kişidir.
Şüpheli Vaka: Laboratuvar kriterleri ya da epidemiyolojik kriterler olmadan klinik tanımlamaya uyan vakalardır.
Olası Vaka: Hastalık bulgu ve belirtilerinden en az biri olan, inkübasyon süresine uygun klinik tablo gösteren, etkenle temas etmiş olan vakadır.
Kesin Vaka: Olası vaka tanımına uyan ve doğrulayıcı laboratuvar kriterleri ya da epidemiyolojik kriterler karşılayan vakadır.
Salgın: Belirli bir alanda, belirli bir grup insan arasında, belirli bir süre boyunca beklenenden daha fazla vaka görülmesidir.
Sporadik: Vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesidir. Geniş alanlara yayılım göstermezler. Örneğin; kuduz.
Endemik: Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesidir.
Epidemi: Sporadik ya da endemik olarak bulunan bir hastalığın, uygun koşullarda hızla yayılarak salgın biçimine dönüşmesidir. Örneğin; kuş gribi.
Pandemik: Bir hastalığın birden fazla kıtaya veya dünya çapında yayılmasıyla meydana gelen salgınlardır. Örneğin; domuz gribi, COVID-19.
Bulaşıcı Hastalıkların Yayılımı ile İlgili Bazı Kavramlar
Vaka: Vaka tanımı ile uyumlu bir hastalığa ya da sağlık sorununa sahip kişidir.
Şüpheli Vaka: Laboratuvar kriterleri ya da epidemiyolojik kriterler olmadan klinik tanımlamaya uyan vakalardır.
Olası Vaka: Hastalık bulgu ve belirtilerinden en az biri olan, inkübasyon süresine uygun klinik tablo gösteren, etkenle temas etmiş olan vakadır.
Kesin Vaka: Olası vaka tanımına uyan ve doğrulayıcı laboratuvar kriterleri ya da epidemiyolojik kriterler karşılayan vakadır.
Salgın: Belirli bir alanda, belirli bir grup insan arasında, belirli bir süre boyunca beklenenden daha fazla vaka görülmesidir.
Sporadik: Vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesidir. Geniş alanlara yayılım göstermezler. Örneğin; kuduz.
Endemik: Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesidir.
Epidemi: Sporadik ya da endemik olarak bulunan bir hastalığın, uygun koşullarda hızla yayılarak salgın biçimine dönüşmesidir. Örneğin; kuş gribi.
Pandemik: Bir hastalığın birden fazla kıtaya veya dünya çapında yayılmasıyla meydana gelen salgınlardır. Örneğin; domuz gribi, COVID-19.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi "morbidite" tanımına karşılık gelir?
Seçenekler
A
Bir popülasyonda hastalığa yakalananların sağlamlara oranının yüzde veya binde olarak ifade edilmesidir.
B
Bir popülasyonda ölenlerin, tüm popülasyona oranıdır.
C
Ölenlerin hastalananlara oranıdır.
D
Bir hastalığın belli zaman diliminde bir toplumda görülme sıklığı ve oranıdır.
E
Bir hastalığın bir popülasyon içinde belirli bir süre aralığında eski-yeni vakaların birlikte görülme oranıdır.
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Hastalıkların popülasyonlardaki yayılış oranlarının belirtilmesinde kullanılan terimler:
Hastalıkların popülasyonlardaki yayılış oranlarının belirtilmesinde kullanılan terimler:
- Morbidite: Bir popülasyonda hastalığa yakalananların sağlamlara oranının yüzde veya binde olarak ifade edilmesidir.
- Mortalite: Bir popülasyonda ölenlerin, tüm popülasyona oranıdır.
- Letalite: Ölenlerin hastalananlara oranıdır.
- İnsidans: Bir hastalığın belli zaman diliminde bir toplumda görülme sıklığı ve oranıdır.
- Prevalans: Bir hastalığın bir popülasyon içinde belirli bir süre aralığında eski-yeni vakaların birlikte görülme oranıdır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi sindirim sistemi yolu ile bulaşan hastalıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tifo
B
Poliomyelitis
C
Hepatit A
D
COVID-19
E
Dizanteri
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Sindirim Sistemi Yolu ile Bulaşan Hastalıklar ve Korunma Yolları
Tifo ve Paratifo………
Poliomyelitis (Çocuk Felci) ……………
Hepatit A ……….
Hepatit E ………..
Kolera …………
Dizanteri ………
Besin Zehirlenmeleri………….
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Sindirim Sistemi Yolu ile Bulaşan Hastalıklar ve Korunma Yolları
Tifo ve Paratifo………
Poliomyelitis (Çocuk Felci) ……………
Hepatit A ……….
Hepatit E ………..
Kolera …………
Dizanteri ………
Besin Zehirlenmeleri………….
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi COVID-19’da görülebilen komplikasyonlardan biridir?
Seçenekler
A
Pnömoni ve nefes almada zorluk.
B
Organ yetmezliği.
C
Akut solunum sıkıntısı sendromu.
D
Akut böbrek hasarı.
E
Hepsi
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
COVID-19’da görülebilen komplikasyonlardan bazıları;
COVID-19’da görülebilen komplikasyonlardan bazıları;
- Pnömoni ve nefes almada zorluk
- Organ yetmezliği
- Kalp sorunları
- Akut solunum sıkıntısı sendromu
- Kan pıhtıları
- Akut böbrek hasarı
- Ek viral ve bakteriyel enfeksiyonlar
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Influenza (Grip) A tipi virüsün konakçılarından biri değildir?
Seçenekler
A
İnsan
B
Domuz
C
Köpek
D
Kuş
E
At
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Influenza (Grip)
Etkeni orthomyxoviridae ailesinden Influenzavirus’tur. A, B ve C olmak üzere 3 tipi vardır. İnfluenza A ve B tipi salgınlara, C tipi ise sporadik hastalıklara neden olur. İnfluenza A tipi virüsün konakçıları insan, kuş, domuz ve attır. İnfluenza B tipi virüsün konakçısı insandır. İnfluenza A farklı alt tiplere ayrılırken influenza B alt tiplere ayrılmaz. Geçmişten günümüze birçok influenza pandemisi yaşanmıştır. İnfluenza pandemisi yaşanması için, yeni bir influenza alt tipinin ortaya çıkması gerekmektedir. Çünkü influenza virüslerinin herhangi bir alt tipine karşı bağışıklık oluşması o alt tipe özgü bir durumdur ve yeni varyantlara karşı da bağışıklık geliştireceği anlamına gelmez. Bulaşma nezlede olduğu gibidir. Öksürük, aksırık veya hapşırma ile etrafa saçılan virüslü damlacıklarla, hastayla direkt temasla veya virüs temas etmiş eşyalarla bulaşır. Virüs vücuda girdikten yaklaşık 1-4 gün sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Griple soğuk algınlığı aynı değildir. Soğuk algınlığı başka tür virüslerle bulaşır, ateş çok nadiren görülür, daha hafif atlatılır ve aşısı yoktur. Influenzada hamileliğin ilk üç ayında olan kadınlar ve 6 aydan küçük bebeklere aşılanma önerilmemektedir.
Influenza (Grip)
Etkeni orthomyxoviridae ailesinden Influenzavirus’tur. A, B ve C olmak üzere 3 tipi vardır. İnfluenza A ve B tipi salgınlara, C tipi ise sporadik hastalıklara neden olur. İnfluenza A tipi virüsün konakçıları insan, kuş, domuz ve attır. İnfluenza B tipi virüsün konakçısı insandır. İnfluenza A farklı alt tiplere ayrılırken influenza B alt tiplere ayrılmaz. Geçmişten günümüze birçok influenza pandemisi yaşanmıştır. İnfluenza pandemisi yaşanması için, yeni bir influenza alt tipinin ortaya çıkması gerekmektedir. Çünkü influenza virüslerinin herhangi bir alt tipine karşı bağışıklık oluşması o alt tipe özgü bir durumdur ve yeni varyantlara karşı da bağışıklık geliştireceği anlamına gelmez. Bulaşma nezlede olduğu gibidir. Öksürük, aksırık veya hapşırma ile etrafa saçılan virüslü damlacıklarla, hastayla direkt temasla veya virüs temas etmiş eşyalarla bulaşır. Virüs vücuda girdikten yaklaşık 1-4 gün sonra belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Griple soğuk algınlığı aynı değildir. Soğuk algınlığı başka tür virüslerle bulaşır, ateş çok nadiren görülür, daha hafif atlatılır ve aşısı yoktur. Influenzada hamileliğin ilk üç ayında olan kadınlar ve 6 aydan küçük bebeklere aşılanma önerilmemektedir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Rabies (Kuduz)
B
Tüberküloz (Verem)
C
Difteri (Kuşpalazı)
D
Varicella (Suçiçeği)
E
Mumps (Kabakulak)
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Solunum yoluyla bulaşan hastalıklar şu şekildedir;
Deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklar şu şekildedir;
Solunum yoluyla bulaşan hastalıklar şu şekildedir;
- Koronavirüs Ailesi
- Covid-19 Hastalığı (SARS-CoV-2)
- Nazofarenjit (Nezle, Soğuk Algınlığı)
- Influenza (Grip)
- Tüberküloz (Verem)
- Difteri (Kuşpalazı)
- Pertussis (Boğmaca)
- Varicella (Suçiçeği)
- Measles veya Rubeola (Kızamık)
- Kızıl
- Mumps (Kabakulak)
- Rubella (Kızamıkçık veya Alman Kızamığı)
- Tonsilit (Bademcik İltihabı)
Deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklar şu şekildedir;
- Lepra (Cüzzam)
- Tetanos
- Rabies (Kuduz)
- Trahoma
Soru 18
Çiğ veya pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin yenmesiyle meydana gelen, bakterilerin neden olduğu zoonotik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toksoplazmozis
B
Bruselloz (Malta Humması)
C
Tularemi
D
Leishmaniasis (Tatarcık Humması)
E
Plague (Veba)
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Bruselloz (Malta Humması), brusella bakterilerinin neden olduğu zoonotik bir hastalıktır. Etken hayvanlardan insanlara direkt veya indirekt şekilde bulaşabilir. En yaygın bulaşma çiğ veya pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin yenmesiyle olmaktadır. Bazen bruselloza neden olan bakteriler hava yoluyla veya enfekte hayvanlarla doğrudan temas yoluyla yayılabilir.
Bruselloz (Malta Humması), brusella bakterilerinin neden olduğu zoonotik bir hastalıktır. Etken hayvanlardan insanlara direkt veya indirekt şekilde bulaşabilir. En yaygın bulaşma çiğ veya pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin yenmesiyle olmaktadır. Bazen bruselloza neden olan bakteriler hava yoluyla veya enfekte hayvanlarla doğrudan temas yoluyla yayılabilir.
Soru 19
Vektörlerle bulaşan "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığına hangi hayvanın ısırması neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Yakarca
B
Pire
C
Kene
D
Bit
E
Sivrisinek
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Etkeni Bunyaviridae ailesinden Nairovirus olan kene ısırmasıyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ciddi morbidite ve mortalite ile karakterize zoonoz bir hastalıktır. Hayvanlarla yakın temasta olması gerekenler risk grubunu oluştururlar. KKKA’nın ana rezervuarı ve vektörü Hyalomma cinsi kenelerdir, ancak diğer kene türleri de KKKA virüsünü taşıyabilir. KKKA virüsü insanlara esas olarak kene ısırıkları veya kesim sırasında ya da hemen sonrasında enfekte hayvan kanı veya dokularının teması ile bulaşır.
Etkeni Bunyaviridae ailesinden Nairovirus olan kene ısırmasıyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ciddi morbidite ve mortalite ile karakterize zoonoz bir hastalıktır. Hayvanlarla yakın temasta olması gerekenler risk grubunu oluştururlar. KKKA’nın ana rezervuarı ve vektörü Hyalomma cinsi kenelerdir, ancak diğer kene türleri de KKKA virüsünü taşıyabilir. KKKA virüsü insanlara esas olarak kene ısırıkları veya kesim sırasında ya da hemen sonrasında enfekte hayvan kanı veya dokularının teması ile bulaşır.
Soru 20
Türkiye’deki "Bildirimi Zorunlu Hastalıklar ve Bildirim Sistemi" ve kategorileri için aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
A grubundaki hastalıkların bildirimi nüfus tabanlı sistem ile ülke genelindeki hasta kabul eden ve tedavi düzenleyen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişi ve özel kuruluşlardan yapılır.
B
B grubunda bulunan hastalıkların bildirimi tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılır.
C
C grubundaki hastalıkların bildirimi kurum tabanlı veya sentinal olarak yapılır.
D
D grubundaki hastalıkların bildirimi laboratuvarlardan ve sentinal olarak yapılır.
E
Hepsi doğrudur.
Açıklama:
Açıklama bulunmamaktadır.
Türkiye’deki Bildirimi Zorunlu Hastalıklar ve Bildirim Sistemi
Ülkemizde bulaşıcı hastalıklarla ilk mücadele II. Mahmut’un emriyle başlamıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra yayımlanan ‘Umumi Hıfzısıhha Kanunu’ ile bulaşıcı hastalıklarla mücadeleye detaylı olarak yer verilmiştir. Günümüzde ise T.C. Sağlık Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayımlanan bildirime esas bulaşıcı hastalıklar; akut gastroenterit, SARS, avian influenza (a/h5, a/h7 ve a/h9), Batı Nil virüsü, boğmaca, botulismus, besin kaynaklı, bruselloz, camphylobacter jejuni/coli, chikungunya ateşi, chylamydia trachomatis, clostridium difficile, cryptosporidium spp., çiçek, çocuk felci, dengue virüs enfeksiyonu, difteri, ebola virüs, ekinokokkoz, entamoeba hystolytica, e. coli (verotoksijenik (vtec)/shigatoksijenik (stec)/enterohemorajik (ehec), epidemik tifüs, giardia intestinalis, gonore, hanta virüs, hepatitler (a,b,c,d,e), HIV/ AIDS, influenza, invaziv haemophilus influenza, invaziv menongokokal, invaziv pnömokokkal, kala-azar, kabakulak, kene kaynaklı ensefalit, kırım kongo kanamalı ateşi, kızamık, kızamıkçık, konjenital kızamıkçık sendromu, konkenital sifilis, kolera, kuduz, kuduz riskli temas, lejyoner hastalığı, lepra, leptospiroz, listeria monocytogenez, lyme, MERS, norovirus, q ateşi, rotavirus, salmonella spp., salmonella typhi, sarı humma, shigella spp., sıtma, sifilis, subakut sklerozan panansefalit, konjenital sifiliz, suçiçeği, şarbon, şark çıbanı, tetanoz, neonatal tetanoz, toksoplazmozis, trahom, trişinelloz, tularemi, tüberküloz, veba, viral hemorajik ateş sendromu, yeni varyant creutzfelt jacop, yersinia spp., zikavirus, konjenital zikavirus, antimikrobiyal direnç, sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlar, uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumları ve son eklenen COVID-19’dur. COVID-19 hastalığı T.C. Sağlık Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayımlanan Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğinin “Bildirime Esas Bulaşıcı Hastalıklar Listesi”nde yer alan “Konu Başlıklarına Göre Bildirime Esas Bulaşıcı Hastalıklar Listesi”ne, 22 Nisan 2020 tarihinde eklenmiştir. Bulaşıcı hastalıklarda ihbar ve bildirim sistemi sınıflandırılarak birbirinden ayrılmaktadır. Bu hastalıklar birinci (A), ikinci (B), üçüncü (C) ve dördüncü (D) grup olarak kategorilere ayrılmıştır. A grubundaki hastalıkların bildirimi nüfus tabanlı sistem ile ülke genelindeki hasta kabul eden ve tedavi düzenleyen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişi ve özel kuruluşlardan yapılır. B grubunda bulunan hastalıkların bildirimi tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılır. Bakanlık hastalık ile ilgili olarak gerektiğinde bizzat veya İl Sağlık Müdürlüğü kanalı ile inceleme yaptırır. C grubundaki hastalıkların bildirimi kurum tabanlı veya sentinal olarak yapılır. D grubundaki hastalıkların bildirimi laboratuvarlardan ve sentinal olarak yapılır. Bulaşıcı hastalıklarda ihbar ve bildirim sistemi sınıflandırılması Tablo 6.1’de gösterilmektedir.
Türkiye’deki Bildirimi Zorunlu Hastalıklar ve Bildirim Sistemi
Ülkemizde bulaşıcı hastalıklarla ilk mücadele II. Mahmut’un emriyle başlamıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra yayımlanan ‘Umumi Hıfzısıhha Kanunu’ ile bulaşıcı hastalıklarla mücadeleye detaylı olarak yer verilmiştir. Günümüzde ise T.C. Sağlık Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayımlanan bildirime esas bulaşıcı hastalıklar; akut gastroenterit, SARS, avian influenza (a/h5, a/h7 ve a/h9), Batı Nil virüsü, boğmaca, botulismus, besin kaynaklı, bruselloz, camphylobacter jejuni/coli, chikungunya ateşi, chylamydia trachomatis, clostridium difficile, cryptosporidium spp., çiçek, çocuk felci, dengue virüs enfeksiyonu, difteri, ebola virüs, ekinokokkoz, entamoeba hystolytica, e. coli (verotoksijenik (vtec)/shigatoksijenik (stec)/enterohemorajik (ehec), epidemik tifüs, giardia intestinalis, gonore, hanta virüs, hepatitler (a,b,c,d,e), HIV/ AIDS, influenza, invaziv haemophilus influenza, invaziv menongokokal, invaziv pnömokokkal, kala-azar, kabakulak, kene kaynaklı ensefalit, kırım kongo kanamalı ateşi, kızamık, kızamıkçık, konjenital kızamıkçık sendromu, konkenital sifilis, kolera, kuduz, kuduz riskli temas, lejyoner hastalığı, lepra, leptospiroz, listeria monocytogenez, lyme, MERS, norovirus, q ateşi, rotavirus, salmonella spp., salmonella typhi, sarı humma, shigella spp., sıtma, sifilis, subakut sklerozan panansefalit, konjenital sifiliz, suçiçeği, şarbon, şark çıbanı, tetanoz, neonatal tetanoz, toksoplazmozis, trahom, trişinelloz, tularemi, tüberküloz, veba, viral hemorajik ateş sendromu, yeni varyant creutzfelt jacop, yersinia spp., zikavirus, konjenital zikavirus, antimikrobiyal direnç, sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlar, uluslararası önemi haiz halk sağlığı acil durumları ve son eklenen COVID-19’dur. COVID-19 hastalığı T.C. Sağlık Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayımlanan Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğinin “Bildirime Esas Bulaşıcı Hastalıklar Listesi”nde yer alan “Konu Başlıklarına Göre Bildirime Esas Bulaşıcı Hastalıklar Listesi”ne, 22 Nisan 2020 tarihinde eklenmiştir. Bulaşıcı hastalıklarda ihbar ve bildirim sistemi sınıflandırılarak birbirinden ayrılmaktadır. Bu hastalıklar birinci (A), ikinci (B), üçüncü (C) ve dördüncü (D) grup olarak kategorilere ayrılmıştır. A grubundaki hastalıkların bildirimi nüfus tabanlı sistem ile ülke genelindeki hasta kabul eden ve tedavi düzenleyen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişi ve özel kuruluşlardan yapılır. B grubunda bulunan hastalıkların bildirimi tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılır. Bakanlık hastalık ile ilgili olarak gerektiğinde bizzat veya İl Sağlık Müdürlüğü kanalı ile inceleme yaptırır. C grubundaki hastalıkların bildirimi kurum tabanlı veya sentinal olarak yapılır. D grubundaki hastalıkların bildirimi laboratuvarlardan ve sentinal olarak yapılır. Bulaşıcı hastalıklarda ihbar ve bildirim sistemi sınıflandırılması Tablo 6.1’de gösterilmektedir.
Soru 21
Sıtma ve veba hastalığı aşağıda verilen bulaşma yollarından hangisi ile meydana gelir?
Seçenekler
A
Transplasental yolla bulaşma
B
Vektörler yoluyla bulaşma
C
Temas yoluyla bulaşma
D
Solunum yoluyla bulaşma
E
Sindirim yoluyla bulaşma
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Vektörler yoluyla bulaşma; kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların yani vektörlerin, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelir. Mikroorganizmalar bu ara taşıyıcılarda gelişimlerini tamamlayarak olgunlaşır ve insanlarda hastalık oluştururlar. Genellikle tropikal bölgelerde yaygındır. Örneğin; sıtma, veba.
Vektörler yoluyla bulaşma; kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların yani vektörlerin, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelir. Mikroorganizmalar bu ara taşıyıcılarda gelişimlerini tamamlayarak olgunlaşır ve insanlarda hastalık oluştururlar. Genellikle tropikal bölgelerde yaygındır. Örneğin; sıtma, veba.
Soru 22
Bulaşıcı hastalıklardan biri olan Covid-19 hastalığı hangi yolla bulaşır?
Seçenekler
A
Solunum yoluyla
B
Temas yoluyla
C
Vektörler yoluyla
D
Transplasental yolla
E
Temas yoluyla
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Havada asılı kalan veya hava akımı ile duyarlı konağa ulaşan mikroorganizmaları içeren partiküllerin, toz parçacıklarının veya patojen etkenlerin solunmasıyla meydana gelir. Hava yoluyla bulaşma olarak da bilinir. Örneğin: Covid-19, verem
Havada asılı kalan veya hava akımı ile duyarlı konağa ulaşan mikroorganizmaları içeren partiküllerin, toz parçacıklarının veya patojen etkenlerin solunmasıyla meydana gelir. Hava yoluyla bulaşma olarak da bilinir. Örneğin: Covid-19, verem
Soru 23
Bulaşıcı hastalıklarda enfeksiyon zinciri aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru sıra ile verilmiştir?
I- Duyarlı konak
II- Giriş kapısı
III- Kaynak
IV- Etken
V- Çıkış kapısı
I- Duyarlı konak
II- Giriş kapısı
III- Kaynak
IV- Etken
V- Çıkış kapısı
Seçenekler
A
II, IV, V, I, III
B
II, I, IV, III, V
C
I, II, III, IV, V
D
II, IV, V, III, I
E
V, IV, III, II, I
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Enfeksiyon zinciri doğru sırası II, I, IV, III, V dür.
Enfeksiyon zinciri doğru sırası II, I, IV, III, V dür.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesi kavramını açıklar?
Seçenekler
A
Salgın
B
Sporadik
C
Endemik
D
Epidemi
E
Pandemik
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Yayılımı ile İlgili Bazı Kavramlar
Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesi kavramına endemik denir.
Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesi kavramına endemik denir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Tifo hastalığının etkeni olan bakteridir?
Seçenekler
A
Enterovirus
B
Picornavirus
C
Hepevirus
D
Vibrio cholera
E
Salmonella typhi
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Tifonun etkeni Salmonella typhi bakterisidir.
Tifonun etkeni Salmonella typhi bakterisidir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi genellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır?
Seçenekler
A
Paratifo
B
Hepatit A
C
Poliomyelitis
D
Dizanteri
E
Kolera
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Poliomyelitis (Çocuk Felci) genellikle 5 yaşın altındaki çocukları etkileyen bir hastalıktır.
Poliomyelitis (Çocuk Felci) genellikle 5 yaşın altındaki çocukları etkileyen bir hastalıktır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi solunum yoluyla bulaşan hastalıklar arasında değildir?
Seçenekler
A
Covid-19
B
Kolera
C
Nazofarenjit
D
Influenza
E
Tüberküloz
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Kolera solunum yolu ile bulaşan hastalıklar arasında değildir
Kolera solunum yolu ile bulaşan hastalıklar arasında değildir
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi COVID-19’da yaygın olarak görülen semptomlardan biridir?
Seçenekler
A
Kas ağrıları
B
Bulantı, kusma
C
Konjonktivit
D
Yorgunluk
E
Titreme
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
COVID-19’da yaygın görülen bazı semptomlar: Ateş, öksürük, yorgunluk, COVID-19’un erken belirtileri ise tat veya koku kaybı şeklindedir.
COVID-19’da yaygın görülen bazı semptomlar: Ateş, öksürük, yorgunluk, COVID-19’un erken belirtileri ise tat veya koku kaybı şeklindedir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Kızıl
B
Mumps
C
Rubella
D
Pertussis
E
Tetanos
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Tetanos, deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklar arasındadır.
Tetanos, deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklar arasındadır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Hepatit B
B
Trahoma
C
Rabies
D
Lepra
E
Tonsilit
Açıklama:
BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI
Doğru cevap Hepatit B'dir. Parenteral yolla ve enfekte kan, tükürük, semen gibi vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşabileceği gibi gebelik döneminde anneden bebeğe geçebilir.
Doğru cevap Hepatit B'dir. Parenteral yolla ve enfekte kan, tükürük, semen gibi vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşabileceği gibi gebelik döneminde anneden bebeğe geçebilir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla bulaşmayı ifade eder?
Seçenekler
A
Solunum yoluyla bulaşma
B
Sindirim yoluyla bulaşma
C
Transplasental yolla bulaşma
D
Temas yoluyla bulaşma
E
Vektörler yoluyla bulaşma
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Transplasental yolla bulaşma; enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla bulaş meydana gelmesidir. Doğum kanalında meydana gelen herhangi bir enfeksiyonda anneden bebeğe geçebilir. Örneğin: Sifiliz.
Transplasental yolla bulaşma; enfekte anneden bebeğe plasenta yoluyla bulaş meydana gelmesidir. Doğum kanalında meydana gelen herhangi bir enfeksiyonda anneden bebeğe geçebilir. Örneğin: Sifiliz.
Soru 32
“Bir ortamda sağlık sorununa neden olabilecek tüm hastalık faktörlerinin arındırılması işlemi” aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
hijyen
B
temizlik
C
etken
D
duyarlılık
E
enjeksiyon
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Hijyen, bir ortamda sağlık sorununa neden olabilecek tüm hastalık faktörlerinden arındırılması işlemidir. Hijyen süreci, mikroorganizmaların azaltılması için alınması gereken tüm önlemleri içerir. Patojenlerin hem bilinen hem de bilinmeyen kaynaklardan yayılmasının kontrolü, bulaşmayı önlemede anahtar rol oynar.
Hijyen, bir ortamda sağlık sorununa neden olabilecek tüm hastalık faktörlerinden arındırılması işlemidir. Hijyen süreci, mikroorganizmaların azaltılması için alınması gereken tüm önlemleri içerir. Patojenlerin hem bilinen hem de bilinmeyen kaynaklardan yayılmasının kontrolü, bulaşmayı önlemede anahtar rol oynar.
Soru 33
Sağlıklı ve dengeli beslenme için ilk adım nedir?
Seçenekler
A
Sebze ve meyve tüketmek
B
Düzenli ve temiz su tüketmek
C
Lifli gıdalar tüketmek
D
Egzersiz yapmak
E
Düzenli ve yeterli uyumak
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Sağlıklı ve dengeli beslenme: Sağlıklı ve dengeli beslenme için ilk adım düzenli ve temiz su tüketmektir. Dünya üzerinde gün geçtikçe içilebilir temiz su kaynakları azalmakta, endüstrileşme, çarpık ve plansız kentleşme gibi çevre kirliliği oluşturan unsurlar nedeniyle yer altı ve yerüstü suları hızla kirlenmektedir. Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık %20’si içme suyunu kirli su kaynaklarından elde etmektedir.
Sağlıklı ve dengeli beslenme: Sağlıklı ve dengeli beslenme için ilk adım düzenli ve temiz su tüketmektir. Dünya üzerinde gün geçtikçe içilebilir temiz su kaynakları azalmakta, endüstrileşme, çarpık ve plansız kentleşme gibi çevre kirliliği oluşturan unsurlar nedeniyle yer altı ve yerüstü suları hızla kirlenmektedir. Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık %20’si içme suyunu kirli su kaynaklarından elde etmektedir.
Soru 34
“Hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların çeşitli yöntemlerle yok edilmesi ya da üremesinin engellenmesi işlemine” ne ad verilir?
Seçenekler
A
dezenfeksiyon
B
hijyen
C
sanitasyon
D
izolasyon
E
temizlik
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların çeşitli yöntemlerle (kimyasal, fiziksel) yok edilmesi ya da üremesinin engellenmesi işlemine dezenfeksiyon denir. Bir dekontaminasyon işlemi olan dezenfeksiyon, dezenfektan denen maddelerle yapılır.
Hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların çeşitli yöntemlerle (kimyasal, fiziksel) yok edilmesi ya da üremesinin engellenmesi işlemine dezenfeksiyon denir. Bir dekontaminasyon işlemi olan dezenfeksiyon, dezenfektan denen maddelerle yapılır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi "Prevalans" terimine karşılık gelir?
Seçenekler
A
Bir hastalığın belli zaman diliminde bir toplumda görülme sıklığı ve oranıdır.
B
Ölenlerin hastalananlara oranıdır.
C
Bir popülasyonda ölenlerin, tüm popülasyona oranıdır.
D
Bir hastalığın bir popülasyon içinde belirli bir süre aralığında eski-yeni vakaların birlikte görülme oranıdır.
E
Bir popülasyonda hastalığa yakalananların sağlamlara oranının yüzde veya binde olarak ifade edilmesidir.
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Prevalans: Bir hastalığın bir popülasyon içinde belirli bir süre aralığında eski-yeni vakaların birlikte görülme oranıdır.
Prevalans: Bir hastalığın bir popülasyon içinde belirli bir süre aralığında eski-yeni vakaların birlikte görülme oranıdır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Tifonun etkeni olan bakteridir?
Seçenekler
A
Bacillus anthracis
B
Bacillus cereus
C
Salmonella typhi
D
Staphylococcus aureus
E
Streptococcus pyogenes
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Tifonun etkeni Salmonella typhi bakterisidir.
Tifonun etkeni Salmonella typhi bakterisidir.
Soru 37
Hepeviridae ailesinden Hepevirus virüsü aşağıdaki hastalıklardan hangisinin etkenidir?
Seçenekler
A
Hepatit E
B
Dizanteri
C
Hepatit A
D
Kolera
E
Covid-19
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Hepatit E hastalığı etkeni Hepeviridae ailesinden Hepevirus denilen bir virüstür. Dünyada çok yaygın olan hastalık yetişkinlerde daha fazla görülür.
Hepatit E hastalığı etkeni Hepeviridae ailesinden Hepevirus denilen bir virüstür. Dünyada çok yaygın olan hastalık yetişkinlerde daha fazla görülür.
Soru 38
Türkiye’de 2021 Ekim ayı itibarıyla yaklaşık kaç kişinin COVID-19’a yakalanarak hayatını kaybettiği bilinmektedir?
Seçenekler
A
2 bine yakın
B
10 bine yakın
C
30 bine yakın
D
50 bine yakın
E
80 bine yakın
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Türkiye’de 2021 Ekim ayı itibarıyla yaklaşık 5,5 milyon kişinin COVID-19’a yakalandığı ve 50 bine yakın kişinin ise hayatını kaybettiği bilinmektedir. Hastalık günümüzde hâlâ küresel olarak ortadan kaldırılamamıştır.
Türkiye’de 2021 Ekim ayı itibarıyla yaklaşık 5,5 milyon kişinin COVID-19’a yakalandığı ve 50 bine yakın kişinin ise hayatını kaybettiği bilinmektedir. Hastalık günümüzde hâlâ küresel olarak ortadan kaldırılamamıştır.
Soru 39
Varicella-zoster virüsünün neden olduğu enfeksiyon aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuşpalazı
B
Suçiçeği
C
Grip
D
Verem
E
Boğmaca
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLARIN SINIFLANDIRILMASI” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Varicella (Suçiçeği), varicella-zoster virüsünün (VZV) neden olduğu bir enfeksiyondur. VZV küçük, sıvı dolu, kızarık ve kaşıntılı kabarcıklarla karakterizedir.
Varicella (Suçiçeği), varicella-zoster virüsünün (VZV) neden olduğu bir enfeksiyondur. VZV küçük, sıvı dolu, kızarık ve kaşıntılı kabarcıklarla karakterizedir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi “Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların sınıflandırılmasında Grup A”da yer almaktadır?
Seçenekler
A
Lepra
B
Trişinelloz
C
Norovirus
D
Ekinokokkoz
E
Boğmaca
Açıklama:
Detaylar için “BULAŞICI HASTALIKLARIN BİLDİRİMİ” başlığında yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların sınıflandırılması:
GRUP A
Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların sınıflandırılması:
GRUP A
- Akut Gastroenterit Enfeksiyonu
- Boğmaca
- Botulismus
- Bruselloz
- Difteri
- Gonore
- HIV Enfeksiyonu
- Kabakulak
- Kızamık
- Kızamıkçık
- Kolera
- Kuduz
- Kuduz Riskli Temas
- Meningokoksik Hast.
- Neonatal Tetanoz
- Sarı Humma
- Sifiliz
- Sıtma
- Suçiçeği (Varisella)
- Şarbon
- Şark Çıbanı (Kutanöz leishmaniasis)
- Tetanoz
- Tifo (Enterik ateş)
- Tüberküloz
- Akut Viral Hepatitler
- Hepatit A
- Hepatit B
- Hepatit C
- Hepatit D
- Hepatit E
Soru 41
Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların sınıflandırılması yapılmıştır. Bu sınıflandırmaya göre aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri A grubunda yer almaktadır?
I.Sıtma
II.Şarbon
III.Hepatit B
IV.Çocuk Felci
V.Listeria
I.Sıtma
II.Şarbon
III.Hepatit B
IV.Çocuk Felci
V.Listeria
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV,V
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Bildirimi
Sıtma, Şarbon ve Hepatit B Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklarındandır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Sıtma, Şarbon ve Hepatit B Sağlık Bakanlığı tarafından 4 Mayıs 2019 tarih ve 30764 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklarındandır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların C grubunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Kızamıkçık
B
Lepra
C
Çiçek
D
Entamoeba Histolytica
E
Poliomiyelitis
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Bildirimi
Lepra bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların C grubundandır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Lepra bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıkların C grubundandır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi sindirim yoluyla bulaşan bir hastalıktır?
Seçenekler
A
Verem
B
Trahom
C
Dizanteri
D
Sifiliz
E
Sıtma
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Özellikleri ve Önemi
Dizanteri sindirim yoluyla bulaşan bir hastalıktır.
Dizanteri sindirim yoluyla bulaşan bir hastalıktır.
Soru 44
Aşağıdaki terimlerden hangisi ölenlerin hastalananlara oranını ifade eder?
Seçenekler
A
İnsidans
B
Prevalans
C
Mortalite
D
Letalite
E
Morbidite
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü ve Alınması Gereken Önlemler
Letalite, ölenlerin hastalananlara oranıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Letalite, ölenlerin hastalananlara oranıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 45
Vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sporadik
B
Endemik
C
Pandemik
D
Şüpheli vaka
E
Vaka
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü ve Alınması Gereken Önlemler
Sporadik hastalıklar, vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesidir. Geniş alanlara yayılım göstermezler. Doğru cevap A seçeneğidir.
Sporadik hastalıklar, vakaların nadiren, düzensiz, tesadüfi ve tek tük olgular hâlinde görülmesidir. Geniş alanlara yayılım göstermezler. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır?
Seçenekler
A
Lepra
B
Tetanos
C
Pertussis
D
Rabies
E
Trahom
Açıklama:
Solunum Yoluyla Bulaşan Hastalıklar ve Korunma Yolları
Pertussis (Boğmaca) solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Pertussis (Boğmaca) solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır?
Seçenekler
A
Şarbon
B
Hepatit C
C
Veba
D
Tularemi
E
Sıtma
Açıklama:
Bazı Önemli Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Korunma Yolları
Hepatit C cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır.
Hepatit C cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi önemli bir zoonoz hastalıktır?
Seçenekler
A
Toksoplazmozis
B
Malaria
C
Tonsilit
D
Leishmaniasis
E
Rubella
Açıklama:
Bazı Önemli Zoonoz Hastalıklar ve Korunma Yolları
Toksoplazmozis önemli zoonoz hastalıklardandır.
Toksoplazmozis önemli zoonoz hastalıklardandır.
Soru 49
Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Endemik
B
Pandemik
C
Kesin vaka
D
Salgın
E
Prevalans
Açıklama:
Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü ve Alınması Gereken Önlemler
Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesine endemik denir.
Sabit seviyede oluşan ve alışılagelmiş hastalıkların toplumda veya bir bölgede sürekli görülmesine endemik denir.
Soru 50
Genellikle tropikal bölgelerde, Anofel cinsi sivrisineklerin dişilerinin insanlardan kan emmesi sırasında Plasmodium cinsi parazitleri insanlara bulaştırmasıyla ortaya çıkan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vaka
B
Leishmaniasis
C
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
D
Tularemi
E
Sıtma
Açıklama:
Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar ve Korunma Yolları
Genellikle tropikal bölgelerde görülen sıtma, Anofel cinsi sivrisineklerin dişilerinin insanlardan kan emmesi sırasında Plasmodium cinsi parazitleri insanlara bulaştırmasıyla görülür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Genellikle tropikal bölgelerde görülen sıtma, Anofel cinsi sivrisineklerin dişilerinin insanlardan kan emmesi sırasında Plasmodium cinsi parazitleri insanlara bulaştırmasıyla görülür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 51
Kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelen bulaşma yolu aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
Vektörler yoluyla bulaşma
B
Solunum yoluyla bulaşma
C
Sindirim yoluyla bulaşma
D
Temas yoluyla bulaşma
E
Transplasental yolla bulaşma
Açıklama:
Vektörler yoluyla bulaşma; kene, sivrisinek veya pire gibi ara taşıyıcıların yani vektörlerin, mikroorganizmaları sağlıklı organizmaya taşımasıyla meydana gelir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 52
Hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların çeşitli yöntemlerle yok edilmesi ya da üremesinin engellenmesi işlemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sağlık eğitimi
B
Dezenfeksiyon
C
Sanitasyon
D
Tıbbi muayene
E
Taşıyıcı
Açıklama:
Hastalık yapan virüs, bakteri gibi mikroorganizmaların çeşitli yöntemlerle yok edilmesi ya da üremesinin engellenmesi işlemine dezenfeksiyon denir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 53
Hijyen için gereken tüm koşulların sağlanması ve bu sayede insan sağlığının korunması, iyileştirilmesi bunlara ek olarak sağlığın tekrar kazanılması için yapılması gerekenlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ruhsal stres
B
Dezenfeksiyon
C
Sanitasyon
D
Sağlık eğitimi
E
İzolasyon
Açıklama:
Sanitasyon, hijyen için gereken tüm koşulların sağlanması ve bu sayede insan sağlığının korunması, iyileştirilmesi bunlara ek olarak sağlığın tekrar kazanılması için yapılması gerekenlerin tümüdür. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 54
Bir popülasyonda hastalığa yakalananların sağlamlara oranının yüzde veya binde olarak ifade edilmesine ne denir?
Seçenekler
A
Mortalite
B
Letalite
C
İnsidans
D
Morbidite
E
Prevalans
Açıklama:
Bir popülasyonda hastalığa yakalananların sağlamlara oranının yüzde veya binde olarak ifade edilmesine morbidite denir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 55
Aşağıdakilerin hangisi sindirim yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Nazofarenjit
B
Influenza
C
Difteri
D
Pertussis
E
Kolera
Açıklama:
Nazofarenjit, influenza, difteri, pertussis solunum yoluyla bulaşan hastalıklardır. Kolera ise sindirim yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 56
Aşağıdakilerin hangisi solunum yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Tüberküloz
B
Tifo
C
Hepatit A
D
Dizanteri
E
Kolera
Açıklama:
Tifo, hepatit A, dizanteri ve kolera sindirim sistemi yoluyla bulaşan hastalıklardandır. Tüberküloz ise solunum yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 57
Aşağıdakilerin hangisi deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Kızıl
B
Lepra
C
Tonsilit
D
Rubella
E
Varicella
Açıklama:
Kızıl, tonsilit, rubella ve varicella solunum yoluyla bulaşan hastalıklardandır. Lepra ise deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklardan biridir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 58
Aşağıdakilerin hangisi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Lepra
B
Tetanos
C
Hepatit B
D
Rabies
E
Trahoma
Açıklama:
Lepra, tetanos, rabies ve trahoma deri ve mukoza yoluyla bulaşan hastalıklardandır. Hepatit B ise cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 59
Aşağıdakilerin hangisi zoonoz hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Hepatit B
B
Hepatit C
C
Poliomyelitis
D
Antraks
E
Paratifo
Açıklama:
Hepatit B ve Hepatit C cinsel yolla bulaşan hastalıklardır. Poliomyelitis ve paratifo sindirim yoluyla bulaşan hastalıklardandır. Antraks ise şarbon olarak bilinen zoonoz bir hastalıktır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 60
Aşağıdakilerin hangisi vektörlerle bulaşan hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Veba
B
Kuş gribi
C
Tularemi
D
Bruselloz
E
Tatarcık humması
Açıklama:
Veba, kuş gribi, tularemi ve bruselloz zoonoz hastalıklardandır. Tatarcık humması ise vektörlerle bulaşan hastalıklardan biridir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Ünite 7
Soru 1
Aşağıdaki kronik hastalık risk faktörlerinden hangisi özellikleri bakımından diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Sağlıksız beslenme
B
Hareketsiz yaşam
C
Stres
D
Zararlı oranda alkol ve tütün kullanımı
E
Genetik yatkınlık
Açıklama:
Tablo 7.1 Kronik Hastalıklarda Risk Faktörleri
Dünya Sağlık Örgütüne göre kolesterol yüksekliği, kan basıncı yüksekliği, ağırlık artışı ve obeziteye neden olan sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, zararlı oranda alkol ve tütün kullanımı kronik hastalıkların değiştirilebilir ve kontrol edilebilir risk faktörlerindendir. Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen faktörlerdendir.
Sosyoekonomik, Kültürel, Politik ve Çevresel Belirleyiciler | Kontrol Edilebilir Yaygın Risk Faktörleri | Yatkınlığı Artıran Risk Faktörleri | Yüksek Risk Faktörleri |
Çarpık küreselleşme Çarpık kentleşme Yaşlı nüfus artışı | Sağlıksız beslenme Hareketsiz yaşam Stres Alkol Sigara Tütün mamulleri | Yaşlanma Kalıtım | Diyabet Hipertansiyon Obezite Yüksek kolesterol |
Dünya Sağlık Örgütüne göre kolesterol yüksekliği, kan basıncı yüksekliği, ağırlık artışı ve obeziteye neden olan sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, zararlı oranda alkol ve tütün kullanımı kronik hastalıkların değiştirilebilir ve kontrol edilebilir risk faktörlerindendir. Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen faktörlerdendir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalık oluşumunda kontrol edilemeyen risk faktörlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sağlıksız beslenme
B
Yetersiz fiziksel aktivite
C
Zararlı oranda alkol kullanımı
D
Zararlı oranda tütün kullanımı
E
Yaşlanma
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütüne göre kolesterol yüksekliği, kan basıncı yüksekliği, ağırlık artışı ve obeziteye neden olan sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, zararlı oranda alkol ve tütün kullanımı kronik hastalıkların değiştirilebilir ve kontrol edilebilir risk faktörlerindendir. Bu faktörlerden en az birinin kontrol edilmediği durumlarda kronik hastalıklara yakalanma oranı artmaktadır. Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen faktörlerdendir.
Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen aktörlerdendir.
Doğru cevap yaşlanmadır.
Genetik yatkınlık ve ilerlemiş yaş kontrol edilemeyen aktörlerdendir.
Doğru cevap yaşlanmadır.
Soru 3
“Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilmiştir. Fakat tek sebebinin beslenme olmadığı artık bilinmektedir. Ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür.” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fibromiyalji (Kas Romatizması)
B
Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması)
C
Skleroderma (Bağ Doku Romatizması)
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
Gut Hastalığı
Açıklama:
Gut Hastalığı (Kralların Hastalığı)
Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilmiştir. Fakat tek sebebinin beslenme olmadığı artık bilinmektedir. Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Gut ataklarının tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür. Sebep olan faktörlerden bazıları çok fazla et ürünü, alkollü içecek ve fruktozlu gıda barındıran diyet, kullanılan bazı ilaçlar, fazla kilo ve bunun sonucu olarak böbreklerden yeterli ürik asit atılımının sağlanamaması, kontrol altına alınmayan bazı kronik hastalıklar, genetik, yakın zaman
Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilmiştir. Fakat tek sebebinin beslenme olmadığı artık bilinmektedir. Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Gut ataklarının tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür. Sebep olan faktörlerden bazıları çok fazla et ürünü, alkollü içecek ve fruktozlu gıda barındıran diyet, kullanılan bazı ilaçlar, fazla kilo ve bunun sonucu olarak böbreklerden yeterli ürik asit atılımının sağlanamaması, kontrol altına alınmayan bazı kronik hastalıklar, genetik, yakın zaman
Soru 4
Koroner arterlerde yani kalbi besleyen atardamarlarda oksijen ve besin yetersizliği sonucu aniden ortaya çıkan tıkanmalardan (kazalar, pıhtı oluşumu, damar kesilmesi gibi) kaynaklı kalp kasına yeterince kan pompalanamaması ve buna bağlı olarak kalp kasında hasar oluşması ile karakterize hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Koroner arter hastalığı
B
Miyokardiyal enfarktüs (Kalp krizi)
C
Kronik kalp yetmezliği
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
İnme (Felç)
Açıklama:
Miyokardiyal Enfarktüs (Kalp Krizi)
Kalp krizi olarak bilinen miyokardiyal enfarktüs (MI), koroner arterlerde yani kalbi besleyen atardamarlarda oksijen ve besin yetersizliği sonucu aniden ortaya çıkan tıkanmalardan (kazalar, pıhtı oluşumu, damar kesilmesi gibi) kaynaklı kalp kasına yeterince kan pompalanamaması ve buna bağlı olarak kalp kasında hasar oluşması durumudur. Hasarın ölçüsü tıkanmanın büyüklüğüne göre değişebilir. Kalp krizi büyük bir alanın etkilenmesinden kaynaklandıysa ani ölümler görülebilir.
Kalp krizi olarak bilinen miyokardiyal enfarktüs (MI), koroner arterlerde yani kalbi besleyen
atardamarlarda oksijen ve besin yetersizliği sonucu aniden ortaya çıkan tıkanmalardan (kazalar, pıhtı oluşumu, damar kesilmesi gibi) kaynaklı kalp kasına yeterince kan pompalanamaması ve buna bağlı olarak kalp kasında hasar oluşması durumudur.
Kalp krizi olarak bilinen miyokardiyal enfarktüs (MI), koroner arterlerde yani kalbi besleyen atardamarlarda oksijen ve besin yetersizliği sonucu aniden ortaya çıkan tıkanmalardan (kazalar, pıhtı oluşumu, damar kesilmesi gibi) kaynaklı kalp kasına yeterince kan pompalanamaması ve buna bağlı olarak kalp kasında hasar oluşması durumudur. Hasarın ölçüsü tıkanmanın büyüklüğüne göre değişebilir. Kalp krizi büyük bir alanın etkilenmesinden kaynaklandıysa ani ölümler görülebilir.
Kalp krizi olarak bilinen miyokardiyal enfarktüs (MI), koroner arterlerde yani kalbi besleyen
atardamarlarda oksijen ve besin yetersizliği sonucu aniden ortaya çıkan tıkanmalardan (kazalar, pıhtı oluşumu, damar kesilmesi gibi) kaynaklı kalp kasına yeterince kan pompalanamaması ve buna bağlı olarak kalp kasında hasar oluşması durumudur.
Soru 5
Hangileri koroner arter hastalığında risk faktörlerindendir?
I. Düşük LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve yüksek HDL “iyi” kolesterol düzeyi
II. Yüksek tansiyon
III. Ailede kalp hastalığı öyküsü
IV. Diyabet
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
I. Düşük LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve yüksek HDL “iyi” kolesterol düzeyi
II. Yüksek tansiyon
III. Ailede kalp hastalığı öyküsü
IV. Diyabet
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II, III, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
II. Yüksek tansiyon
III. Ailede kalp hastalığı öyküsü
IV. Diyabet
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
Ayrıca;
Sigara kullanımı
Obezite
Yetersiz fiziksel aktivite
Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi'de risk faktörüdür.
- Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
- Yüksek tansiyon
- Ailede kalp hastalığı öyküsü
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Obezite
- Yetersiz fiziksel aktivite
- Erkeklerde 45 yaşın üzerinde olmak
- Kadınlarda menopoz sonrası dönemde olmak
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
II. Yüksek tansiyon
III. Ailede kalp hastalığı öyküsü
IV. Diyabet
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
Ayrıca;
Sigara kullanımı
Obezite
Yetersiz fiziksel aktivite
Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi'de risk faktörüdür.
Soru 6
Hangileri inme (felç) belirtilerindendir?
I. Konuşmada ve başkalarının ne dediğini anlamada zorlanma
II. Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
III. Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
IV. Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
V. Bilinç değişikliği, koordinasyon kaybı
I. Konuşmada ve başkalarının ne dediğini anlamada zorlanma
II. Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
III. Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
IV. Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
V. Bilinç değişikliği, koordinasyon kaybı
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II, III, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
İnme (Felç) Belirtileri şu şekildedir;
I. Konuşmada ve başkalarının ne dediğini anlamada zorlanma
II. Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
III. Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
IV. Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
V. Bilinç değişikliği, koordinasyon kaybı
- Konuşmada ve başkalarının ne dediğini anlamada zorlanma
- Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
- Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
- Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
- Bilinç değişikliği
- Koordinasyon kaybı
I. Konuşmada ve başkalarının ne dediğini anlamada zorlanma
II. Yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma
III. Aniden bir veya iki gözde bulanık ya da çift görme
IV. Ani ve şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kusma
V. Bilinç değişikliği, koordinasyon kaybı
Soru 7
“Gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle ortaya çıkar. Çocuklarda büyüme ve gelişimle beraber kas tonusunu, hareketi ve postürü etkileyen, ilerleyici olmayan fakat yaşla beraber değişen bir hastalıktır. Hastalarda genellikle yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu (gözler aynı anda aynı nesneye odaklanamaz) ve kas sertliğinden kaynaklanan hareket kabiliyetinde azalma görülür. Görülen işlev bozuklukları çok değişkendir.” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Behçet Hastalığı
B
Sjögren Sendromu
C
Serebral Palsi (Beyin Felci)
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
İnme (Felç)
Açıklama:
Serebral Palsi (Beyin Felci)
Serebral palsi (SP), gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle ortaya çıkar. Çocuklarda büyüme ve gelişimle beraber kas tonusunu, hareketi ve postürü etkileyen, ilerleyici olmayan fakat yaşla beraber değişen bir hastalıktır. Serebral palsili hastalarda genellikle yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu (gözler aynı anda aynı nesneye odaklanamaz) ve kas sertliğinden kaynaklanan hareket kabiliyetinde azalma görülür. Serebral palside görülen işlev bozuklukları çok değişkendir. Örneğin; bazı hastalar yürüyebilirken bazıları yardımsız yürüyemezler. Beynin etkilendiği alana ve büyüklüğe göre bulgular değişmektedir. Çoğu olguda nedeni bilinmemektedir. Bilinen nedenlerden bazıları şu şekildedir;
Serebral palsi (SP), gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle ortaya çıkar. Çocuklarda büyüme ve gelişimle beraber kas tonusunu, hareketi ve postürü etkileyen, ilerleyici olmayan fakat yaşla beraber değişen bir hastalıktır. Serebral palsili hastalarda genellikle yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu (gözler aynı anda aynı nesneye odaklanamaz) ve kas sertliğinden kaynaklanan hareket kabiliyetinde azalma görülür. Serebral palside görülen işlev bozuklukları çok değişkendir. Örneğin; bazı hastalar yürüyebilirken bazıları yardımsız yürüyemezler. Beynin etkilendiği alana ve büyüklüğe göre bulgular değişmektedir. Çoğu olguda nedeni bilinmemektedir. Bilinen nedenlerden bazıları şu şekildedir;
- Genetik bozukluklar
- Annenin gebelik döneminde geçirdiği enfeksiyonlar
- Gelişmekte olan beyindeki kan
Soru 8
Hangileri kanser oluşum mekanizmalarında rol alan gen yolaklarındandır?
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
IV. hormon yolağı
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
IV. hormon yolağı
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II ve III
D
I,II, III ve IV
E
I ve II
Açıklama:
Kanser Oluşum Mekanizmaları
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir. Bu yolaklardaki aktiviteler çeşitli etkenlerle değiştirilerek görevlerini yerine getiremez duruma gelirler ve kanser genetiğine neden olan hücre döngüsü başlatılır. Bunun sonucu olarak normal hücreler kanserleşmeye başlarlar.
Kanser oluşum mekanizmalarında rol alan gen yolakları;
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir. Bu yolaklardaki aktiviteler çeşitli etkenlerle değiştirilerek görevlerini yerine getiremez duruma gelirler ve kanser genetiğine neden olan hücre döngüsü başlatılır. Bunun sonucu olarak normal hücreler kanserleşmeye başlarlar.
Kanser oluşum mekanizmalarında rol alan gen yolakları;
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
Soru 9
Hangileri Tip 2 diyabet belirtilerindendir?
I. Kuru ve kaşıntılı cilt
II. Sık sık ateşli hastalıklar geçirmek
III. Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
IV. Yaraların geç iyileşmesi
I. Kuru ve kaşıntılı cilt
II. Sık sık ateşli hastalıklar geçirmek
III. Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
IV. Yaraların geç iyileşmesi
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II ve III
D
II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Tablo 7.2 Diyabet tiplerine göre sık görülen belirtilerin sınıflandırılması
I. Kuru ve kaşıntılı cilt
II. Sık sık ateşli hastalıklar geçirmek
III. Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
IV. Yaraların geç iyileşmesi
Tip 1 Diyabet Belirtileri | Tip 2 Diyabet Belirtileri |
Bulantı, kusma Görme bozukluğu Kilo kaybı Derin soluk alma Baygınlık hissi, yorgunluk, dalgınlık Kuru cilt Sık idrara çıkmak Karın ağrısı Şiddetli susuzluk ve ağız kuruması Kaslarda güçsüzlük Ağızda aseton kokusu | Kuru ve kaşıntılı cilt Sık sık ateşli hastalıklar geçirmek Yorgunluk Çok yemek yeme ve açlık hissetmek Sık idrara çıkmak Şiddetli susuzluk ve ağız kuruması Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma Yaraların geç iyileşmesi Cinsel sorunlar Görme bozukluğu |
I. Kuru ve kaşıntılı cilt
II. Sık sık ateşli hastalıklar geçirmek
III. Ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma
IV. Yaraların geç iyileşmesi
Soru 10
Hangisi depresyon çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Behçet hastalığı
B
Mevsimsel duygusal durum bozukluğu
C
Psikotik
D
Bipolar bozukluk
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Depresyon Çeşitleri
Majör Depresyon
Kronik Depresyon Hastalığı
Doğum Sonrası Depresyon
Mevsimsel Duygusal Durum Bozukluğu
Psikotik Depresyon
Bipolar Bozukluk
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Behçet hastalığı
Majör Depresyon
Kronik Depresyon Hastalığı
Doğum Sonrası Depresyon
Mevsimsel Duygusal Durum Bozukluğu
Psikotik Depresyon
Bipolar Bozukluk
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Behçet hastalığı
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalıklarda kontrol edilebilir yaygın risk faktörleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yaşlanma
B
Kalıtım
C
Diyabet
D
Stres
E
Obezite
Açıklama:
KRONİK HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Sağlıksız beslenme, Hareketsiz yaşam, Stres, Alkol ,Sigara, Tütün mamulleri kontrol edilebilir yaygın risk faktörleri arasındadır
Sağlıksız beslenme, Hareketsiz yaşam, Stres, Alkol ,Sigara, Tütün mamulleri kontrol edilebilir yaygın risk faktörleri arasındadır
Soru 12
Ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize olan enflamatuar hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Skleroderma
B
Gut hastalığı
C
Fibromiyalji
D
Juvenil İdiyopatik Artrit
E
Sistemik Lupus Eritematozus
Açıklama:
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SIK GÖRÜLEN KRONİK HASTALIKLAR VE ARTIŞ NEDENLERİ
Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur.
Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi genellikle 20-40 yaşlarında başlayan, tekrarlayan ağız içi ve genital ülserler, cilt lezyonları ve sistemik tutulumlar gösteren ve istemik inflamatuar bir vaskülit olan hastalıktır?
Seçenekler
A
Sistemik Lupus Eritematozus
B
Juvenil İdiyopatik Artrit
C
Gut Hastalığı
D
Skleroderma
E
Behçet Hastalığı
Açıklama:
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SIK GÖRÜLEN KRONİK HASTALIKLAR VE ARTIŞ NEDENLERİ
Behçet hastalığında tekrarlayan ağız içi ve genital ülserler, cilt lezyonları ve sistemik tutulumlar görülmektedir. Sistemik inflamatuar bir vaskülit olan Behçet hastalığı, ülkemizde çok yaygın görülmektedir.
Behçet hastalığında tekrarlayan ağız içi ve genital ülserler, cilt lezyonları ve sistemik tutulumlar görülmektedir. Sistemik inflamatuar bir vaskülit olan Behçet hastalığı, ülkemizde çok yaygın görülmektedir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığı oluşumu için doğru değildir?
Seçenekler
A
Yüksek tansiyon
B
Düşük LDL ve yüksek HDL
C
Diyabet
D
Obezite
E
Kadınlarda menopoz sonrası dönemde olmak
Açıklama:
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SIK GÖRÜLEN KRONİK HASTALIKLAR VE ARTIŞ NEDENLERİ
Yüksek LDL ve düşük HDL koroner hastalık riskini arttıran etkenler arasındadır. fakat düşük ldl ve yüksek hdl değildir. yanıt b
Yüksek LDL ve düşük HDL koroner hastalık riskini arttıran etkenler arasındadır. fakat düşük ldl ve yüksek hdl değildir. yanıt b
Soru 15
Gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar sonucu gelişen hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnme
B
Serebral Palsi
C
Miyokardiyal Enfarktüs
D
Sjögren Sendromu
E
Sistemik Lupus Eritematozus
Açıklama:
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SIK GÖRÜLEN KRONİK HASTALIKLAR VE ARTIŞ NEDENLERİ
Serebral palsi (SP), gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle ortaya çıkar.
Serebral palsi (SP), gebelikten hemen önce, gebelik sürecinde veya doğum sonrası ilk aylarda gelişmekte olan beyinde herhangi bir lezyon veya zedelenme sonucu meydana gelen kalıcı hasar nedeniyle ortaya çıkar.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi kronik solunum sistemi hastalıklarından biridir?
Seçenekler
A
Serebral palsi
B
İnme
C
Uyku apnesi
D
Sjögren sendromu
E
Juvenil idiyopatik artrit
Açıklama:
TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA SIK GÖRÜLEN KRONİK HASTALIKLAR VE ARTIŞ NEDENLERİ
Uyku apnesi sendromu, uyku sırasında meydana gelen ve üst solunum yolu daralmasına bağlı olarak gelişen istemsiz solunum durmasıyla karakterize, uzun süreli soluk kesilmesi sonucu ani ölümlere sebep olabilen ciddi bir hastalıktır.
Uyku apnesi sendromu, uyku sırasında meydana gelen ve üst solunum yolu daralmasına bağlı olarak gelişen istemsiz solunum durmasıyla karakterize, uzun süreli soluk kesilmesi sonucu ani ölümlere sebep olabilen ciddi bir hastalıktır.
Soru 17
Kandaki normal açlık kan şeker düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
50-90 mg/100 ml
B
60-100 mg/100 ml
C
80-100 mg/100 ml
D
100-110 mg/100 ml
E
110-120 mg/100 ml
Açıklama:
DİĞER KRONİK HASTALIKLAR
Kandaki normal açlık kan şekeri düzeyi 60-100 mg/100 ml
Kandaki normal açlık kan şekeri düzeyi 60-100 mg/100 ml
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Tip 1 diyabet belirtilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Cinsel sorunlar
B
Görme bozukluğu
C
Sık idrara çıkmak
D
Derin soluk alma
E
Bulantı, kusma
Açıklama:
DİĞER KRONİK HASTALIKLAR
Cinsel sorunlar tip 2 diyabet belirtileri arasında bulunmaktadır.
Cinsel sorunlar tip 2 diyabet belirtileri arasında bulunmaktadır.
Soru 19
Duygu durumunda ani yükselişlerin ve düşüşlerin görüldüğü ve bu ruh hâli değişimlerin kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırdığı depresyon tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Majör Depresyon
B
Kronik Depresyon Hastalığı
C
Psikotik Depresyon
D
Bipolar Bozukluk
E
Doğum Sonrası Depresyon
Açıklama:
Bipolar Bozukluk:
Majör depresyon kadar yaygın görülmez. Kişinin ruh hâli değişkendir. Ani yükselişler ve düşüşler görülmektedir. Bu ruh hâli değişimleri kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır. Tedavide semptomları önlemeye yönelik yaklaşımlar bulunmaktadır
Majör depresyon kadar yaygın görülmez. Kişinin ruh hâli değişkendir. Ani yükselişler ve düşüşler görülmektedir. Bu ruh hâli değişimleri kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır. Tedavide semptomları önlemeye yönelik yaklaşımlar bulunmaktadır
Soru 20
Aşağıdaki ifadelerden hangisi diyabet için doğru değildir?
Seçenekler
A
Tip 1 diyabet insüline bağımlı ya da çocukluk tipi diyabet olarak bilinir.
B
Gestasyonel diyabet gebelik diyabetidir.
C
Kan şekerini düzenleyen hormon insülindir.
D
Tip 2 diyabette insülin hiç salgılanmaz.
E
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ve ergenlik çağındaki bireylerde görülür.
Açıklama:
DİĞER KRONİK HASTALIKLAR
Tip 2 diyabette insülin hormonu salgılanır ancak miktarı veya etkisi yetersizdir.
Tip 2 diyabette insülin hormonu salgılanır ancak miktarı veya etkisi yetersizdir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalıklara yatkınlığı artıran risk faktörlerinden biridir?
Seçenekler
A
Yaşlı nüfus artışı
B
Stres
C
Alkol
D
Yaşlanma
E
Obezite
Açıklama:

Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalıklara neden olan yüksek risk faktörlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sigara
B
Yüksek kolestrol
C
Kalıtım
D
Çarpık küreselleşme
E
Sağlıksız beslenme
Açıklama:

Soru 23
Omuzlar, boyun, sırt ve kalçada yaygın kas-eklem ağrısı ile karakterize, hastada sürekli yorgunluk hâli ve sabah tutukluğunun olduğu, uyku bozuklukları ve bilişsel bozuklukların da eşlik edebildiği kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fibromiyalji
B
İnflamatuar miyopati
C
Romatoid artrit
D
Skleroderma
E
Gut
Açıklama:
Kronik bir kas-iskelet sistemi hastalığı olan fibromiyalji omuzlar, boyun, sırt ve kalçada yaygın kas-eklem ağrısı ile karakterizedir. Hastada sürekli yorgunluk hâli ve sabah tutukluğu vardır. Kas romatizması olarak da bilinen bu hastalığa, uyku bozuklukları ve bilişsel bozukluklar da eşlik etmektedir.
Soru 24
Sjögren sendromu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
I. Tekrarlayan ağız içi ve genital ülserler, cilt lezyonları ve sistemik tutulumlar görülür.
II. Nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır.
III. Lenfositik infiltrasyonuna bağlıdır.
IV. Ağız ve göz kuruluğu görülen otoimmun bir hastalıktır.
I. Tekrarlayan ağız içi ve genital ülserler, cilt lezyonları ve sistemik tutulumlar görülür.
II. Nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır.
III. Lenfositik infiltrasyonuna bağlıdır.
IV. Ağız ve göz kuruluğu görülen otoimmun bir hastalıktır.
Seçenekler
A
I, III
B
II, IV
C
III, IV
D
I, II, III
E
II, III, IV
Açıklama:
Sjögren Sendromu
Tüm ekzokrin bezlerin (özellikle tükürük ve gözyaşı bezleri) olmak üzere lenfositik infiltrasyonuna bağlı ağız ve göz kuruluğuyla beraber sistemik bulguların da görüldüğü kronik ve otoimmun bir hastalıktır. Genetik faktörler, virüsler, hormonlar, anormal immün yanıt ve otoantikorların hastalığı tetiklediği düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda yaş, cinsiyet ve etnik farklılıkların klinik tabloyu çok fazla değiştirmediği gösterilmiştir. Kadınlarda erkeklere göre 9 kat fazla görülmektedir.
Tüm ekzokrin bezlerin (özellikle tükürük ve gözyaşı bezleri) olmak üzere lenfositik infiltrasyonuna bağlı ağız ve göz kuruluğuyla beraber sistemik bulguların da görüldüğü kronik ve otoimmun bir hastalıktır. Genetik faktörler, virüsler, hormonlar, anormal immün yanıt ve otoantikorların hastalığı tetiklediği düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda yaş, cinsiyet ve etnik farklılıkların klinik tabloyu çok fazla değiştirmediği gösterilmiştir. Kadınlarda erkeklere göre 9 kat fazla görülmektedir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığında risk faktörlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yüksek tansiyon
B
Diyabet
C
Yetersiz fiziksel aktivite
D
Sigara kullanımı
E
Yüksek HDL düzeyi
Açıklama:
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
- Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
- Yüksek tansiyon
- Ailede kalp hastalığı öyküsü
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Obezite
- Yetersiz fiziksel aktivite
- Erkeklerde 45 yaşın üzerinde olmak
- Kadınlarda menopoz sonrası dönemde olmak
Soru 26
Beyindeki kan akımının sağlanamadığı, beyin hücrelerinin oksijensiz kalarak hızla öldüğü ve kalıcı beyin hasarının oluştuğu duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Apne
B
Bayılma
C
Beyin felci
D
İnme
E
Miyokardiyal enfarktüs
Açıklama:
Beyindeki kan akımının sağlanamadığı (tamamen veya kısmen) durumlarda beyin hücreleri oksijensiz kalarak hızla ölmeye başlar. Bunun sonucu olarak kalıcı beyin hasarı oluşur. Bu durum inme, felç veya stroke olarak tanımlanır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi ülkemizde en fazla rastlanan kanser türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Ağız kanseri
B
Meme kanseri
C
Böbrek kanseri
D
Cilt kanseri
E
Karaciğer kanseri
Açıklama:
Ülkemizde en fazla rastlanan ilk 5 kanser türü (2020 yılı verilerine göre);
- Akciğer kanseri
- Meme kanseri
- Kolorektal kanser
- Prostat kanseri ve
- Tiroid kanseri olarak bildirilmiştir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Tip 1 diyabetin belirtilerinden biridir?
Seçenekler
A
Yaraların geç iyileşmesi
B
Karın ağrısı
C
Çok yemek yeme
D
Sık sık ateşli hastalık geçirme
E
El ve ayaklarda karıncalanma
Açıklama:

Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Tip 2 diyabetin belirtilerinden biridir?
Seçenekler
A
Ağızda aseton kokusu
B
Bulantı, kusma
C
Kaslarda güçsüzlük
D
Kilo kaybı
E
Yorgunluk
Açıklama:

Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi ikincil hipertansiyona neden olabilecek faktörlerden biridir?
Seçenekler
A
Diyabet
B
KOAH
C
Uyuşturucu madde kullanımı
D
Ayak, ayak bileği ve bacakta ödem
E
Travma
Açıklama:
İkincil hipertansiyona neden olabilecek durumlar;
- Obstrüktif uyku apnesi
- Böbrek hastalığı
- Adrenal bez tümörleri
- Tiroid bezi sorunları
- Kan damarlarında doğuştan gelen bazı kusurlar
- Doğum kontrol hapları, soğuk algınlığı ilaçları, dekonjestanlar, reçetesiz satılan ağrı kesiciler ve bazı reçeteli ilaçlar
- Uyuşturucu madde kullanımı
Soru 31
Sağlıklı olmak aşağıdaki hangi durum/durumları kapsar?
I.psikoloijk olarak iyi olmak
II.sosyal ilişkiler içinde olmak
III.ekonomik açıdan iyi olmak
IV.fiziksel yapının iyi olması
V.kültürel açıdan iyi olmak
I.psikoloijk olarak iyi olmak
II.sosyal ilişkiler içinde olmak
III.ekonomik açıdan iyi olmak
IV.fiziksel yapının iyi olması
V.kültürel açıdan iyi olmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II,IV
C
I,II,IV
D
I,II,III,IV
E
I,II,III,IV,V
Açıklama:
Giriş
I.psikoloijk olarak iyi olmak
II.sosyal ilişkiler içinde olmak
IV.fiziksel yapının iyi olması
I,II,IV; hepsi birlikte sağlıklı olmayı ifade eder.
I.psikoloijk olarak iyi olmak
II.sosyal ilişkiler içinde olmak
IV.fiziksel yapının iyi olması
I,II,IV; hepsi birlikte sağlıklı olmayı ifade eder.
Soru 32
Kronik hastalıkların özellikleri aşağıdakilerden hangisini/hangilerini kapsar?
I.akut belirti göstermesi
II.fazla belirti vermemesi
III.sinsice varlığını sürdürmesi
IV.uzun zaman sürecinde yavaş yavaş ilerlemesi
V.acil tedavi ve müdahaleye muhtaç olması
I.akut belirti göstermesi
II.fazla belirti vermemesi
III.sinsice varlığını sürdürmesi
IV.uzun zaman sürecinde yavaş yavaş ilerlemesi
V.acil tedavi ve müdahaleye muhtaç olması
Seçenekler
A
I,III
B
II,III,IV
C
I,II,III,IV,V
D
Yalnız IV
E
I,V
Açıklama:
Kronik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgiler
II.fazla belirti vermemesi
III.sinsice varlığını sürdürmesi
IV.uzun zaman sürecinde yavaş yavaş ilerlemesi
kronik hastalık kavramı içindedir.
II.fazla belirti vermemesi
III.sinsice varlığını sürdürmesi
IV.uzun zaman sürecinde yavaş yavaş ilerlemesi
kronik hastalık kavramı içindedir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri kronik bir hastalıkta gözlenebilir?
I.Bazıları viral kökenli olabilir.
II.Tedavi edilmezse hayat kalitesini düşürebilir.
III.Bazıları bulaşıcıdır.
IV.Genetik kökenli olabilir.
V.Kontrol alına alınmaması ölümle sonuçlanabilir.
I.Bazıları viral kökenli olabilir.
II.Tedavi edilmezse hayat kalitesini düşürebilir.
III.Bazıları bulaşıcıdır.
IV.Genetik kökenli olabilir.
V.Kontrol alına alınmaması ölümle sonuçlanabilir.
Seçenekler
A
I,III,V
B
II,IV
C
Yalnız III
D
I,V
E
I,II,IV,V
Açıklama:
Kronik Hastalıklar Hakkında Genel Bilgiler
I.Bazıları viral kökenli olabilir.
II.Tedavi edilmezse hayat kalitesini düşürebilir.
IV.Genetik kökenli olabilir.
V.Kontrol alına alınmaması ölümle sonuçlanabilir.
I,II,IV,V; yani e seçeneği doğru seçenektir.
I.Bazıları viral kökenli olabilir.
II.Tedavi edilmezse hayat kalitesini düşürebilir.
IV.Genetik kökenli olabilir.
V.Kontrol alına alınmaması ölümle sonuçlanabilir.
I,II,IV,V; yani e seçeneği doğru seçenektir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi kronik bir hastalık olarak değerlendirilemez?
Seçenekler
A
prostat kanseri
B
astım
C
Tip 2 diyabet
D
soğuk algınlığı (rinit)
E
yüksek tansiyon
Açıklama:
Türkiye’de ve Dünyada Sık Görülen Kronik Hastalıklar Ve Artış Nedenleri
soğuk algınlığı (rinit)
Geçici ve mikrobiyal kökenli enfeksiyon hastalığıdır.
soğuk algınlığı (rinit)
Geçici ve mikrobiyal kökenli enfeksiyon hastalığıdır.
Soru 35
Ekzokrin bezleri etkileyen, "otoimmün karakterli kronik hastalık” ve “cilt, mukoza ve iç organlarda ülserlerle karakterize inflamatuar vaskülit kronik hastalık” ikilisi aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Sjögren sendromu, Behçet hastalığı
B
Sistemik Lupus Eritematozus, Sjögren Sendromu
C
Gut Hastalığı, Behçet Hastalığı
D
Behçet hastalığı, Skleroderma
E
Fibromiyalji, Sistemik Lupus Eritematozus
Açıklama:
Türkiye’de ve Dünyada Sık Görülen Kronik Hastalıklar ve Artış Nedenleri
Sjögren sendromu ve Behçet hastalığı, tariflere uyar (sırasıyla).
Sjögren sendromu ve Behçet hastalığı, tariflere uyar (sırasıyla).
Soru 36
Yenidoğan bir bebekte cilt gri-mavimsi, vücutta ödem, nefes darlığı, yeterli beslenememe görülmektedir, olası kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
kalp ve damar hastalığı
B
diyabet
C
serebral palsi
D
Sjögren sendromu
E
juvenil idiyopatik artrit
Açıklama:
Kalp Damar Hastalıkları
kalp damar hastalığı, doğru cevaptır.
kalp damar hastalığı, doğru cevaptır.
Soru 37
Kalbi besleyen damar(lar) aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arteriyer damar
B
Aort damarı
C
Koroner damar
D
Venöz damar
E
Lenf damarı
Açıklama:
Kalp Damar Hastalıkları
Kalp sadece koroner damar ağından beslenir.
Kalp sadece koroner damar ağından beslenir.
Soru 38
Aşağıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
I.Stroke halinde yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma, görme bozuklukları gözlenebilir.
II.Hemorajik inme omurilikteki herhangi bir kan damarının yırtılmasıyla oluşabilir.
III.İskemik inme, beyin kan damarlarının yağ birikintileri, kan pıhtıları veya diğer kalıntılar nedeniyle daralması veya tıkanmasıyla gerçekleşir.
IV.Serebral palsili hastalarda yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu, kas sertliği ve hareket kabiliyetinde azalma, kronik öksürük görülür.
V.Beyindeki kan akımının sağlanamadığı durumlarda beyin hücrelerinin oksijensiz ve besinsiz kalarak ölümü geri dönüşümsüz kalıcı beyin hasarına sebep olur.
I.Stroke halinde yüz, kol veya bacakta ani uyuşma, hâlsizlik, yürümede zorlanma, görme bozuklukları gözlenebilir.
II.Hemorajik inme omurilikteki herhangi bir kan damarının yırtılmasıyla oluşabilir.
III.İskemik inme, beyin kan damarlarının yağ birikintileri, kan pıhtıları veya diğer kalıntılar nedeniyle daralması veya tıkanmasıyla gerçekleşir.
IV.Serebral palsili hastalarda yutma güçlüğü, göz kası işlev bozukluğu, kas sertliği ve hareket kabiliyetinde azalma, kronik öksürük görülür.
V.Beyindeki kan akımının sağlanamadığı durumlarda beyin hücrelerinin oksijensiz ve besinsiz kalarak ölümü geri dönüşümsüz kalıcı beyin hasarına sebep olur.
Seçenekler
A
I,III,V
B
II,IV
C
Yalnız II
D
I,III
E
I,II,III,IV,V
Açıklama:
İnme (Felç)
I,III; doğru ifadelerdir.
I,III; doğru ifadelerdir.
Soru 39
Akciğerlerin hava kapasitesi ve hasta tarafından havanın ne kadar hızlı ve şiddetli üflenebileceğinin ölçüldüğü test aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spirometri testi
B
Akciğer bilgisayarlı tomografisi
C
Göğüs röntgeni
D
Nabız oksimetresi
E
Tansiyon ölçümü
Açıklama:
Kronik Solunum Sistemi Hastalıkları
Spirometri testi, doğrudur.
Spirometri testi, doğrudur.
Soru 40
Sistemik ve lokalize gelişebilen, doku fibrozuyla karakterize, ciltte kalınlaşma yapan, deride ve iç organlarda gelişen, otoimmün kökenli, diffüz ve kütanöz tipleri olan kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
fibromiyalji
B
romatoid artrit
C
astım
D
inflamatuar miyopati
E
skleroderma
Açıklama:
Türkiye’de ve Dünyada Sık Görülen Kronik Hastalıklar Ve Artış Nedenleri
Tarif edilen hastalık skleroderma hastalığıdır.
Tarif edilen hastalık skleroderma hastalığıdır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalıklarda kontrol edilebilir risk faktörlerinden biridir?
Seçenekler
A
Çarpık küreselleşme
B
Çarpık kentleşme
C
Hareketsiz yaşam
D
Yaşlanma
E
Kalıtım
Açıklama:
Tablo 7.1 Kronik Hastalıklarda Risk Faktörleri
Sosyoekonomik, Kültürel, Politik ve Çevresel Belirleyiciler | Kontrol Edilebilir Yaygın Risk Faktörleri | Yatkınlığı Artıran Risk Faktörleri | Yüksek Risk Faktörleri |
Çarpık küreselleşme Çarpık kentleşme Yaşlı nüfus artışı | Sağlıksız beslenme Hareketsiz yaşam Stres Alkol Sigara Tütün mamulleri | Yaşlanma Kalıtım | Diyabet Hipertansiyon Obezite Yüksek kolesterol |
Soru 42
Genellikle küçük eklemlerde (el-el bileği, ayak-ayak bileği gibi) simetrik olarak başlayan ve uzun süre devam eden kronik enflamatuar (iltihaplı) bir romatizmadır. Yalnızca küçük eklemlerde değil diz, dirsek ve hatta kalça ve omuzlarda yer alan büyük eklemlerde de görülebilir. Eklemlerde sıcaklık artışı, şişkinlik ve ağrı ile karakterize bunun sonucu olarak hastada kemik hasarı ve işlev kaybına neden olan, kontrol altına alınmazsa ilerleyerek kemik, tendon ve bağlarda hasarlara yol açabilen hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fibromiyalji (Kas Romatizması)
B
Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması)
C
Skleroderma (Bağ Doku Romatizması)
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
Gut Hastalığı
Açıklama:
Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması)
Romatoid artrit (RA), genellikle küçük eklemlerde (el-el bileği, ayak-ayak bileği eklemleri) simetrik olarak başlayan ve uzun süre devam eden kronik enflamatuar (iltihaplı) bir romatizmadır. Yalnızca küçük eklemlerde değil diz, dirsek ve hatta kalça ve omuzlarda yer alan büyük eklemlerde de görülebilir. Eklemlerde sıcaklık artışı, şişkinlik ve ağrı görülmektedir. Bunun sonucu olarak hastada kemik hasarı ve işlev kaybına neden olmaktadır. Eklemlerdeki bu durum kontrol altına alınmazsa ilerleyerek kemik, tendon ve bağlarda hasarlara yol açabilir. Daha ileri olgularda kalp ve akciğer gibi hayati öneme sahip iç organlarda ayrıca göz ve deride de işlev kaybına neden olabilir. Dünyada en sık görülen ve en fazla deformiteye sebep olan iltihaplı romatizmalardan biridir. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu otoimmün hastalık, ülkemizde yaklaşık her 1000 kişinin 5’inde görüldüğü tahmin edilmektedir. Kadınlarda daha sık görülen bu hastalıkla he
Romatoid artrit (RA), genellikle küçük eklemlerde (el-el bileği, ayak-ayak bileği eklemleri) simetrik olarak başlayan ve uzun süre devam eden kronik enflamatuar (iltihaplı) bir romatizmadır. Yalnızca küçük eklemlerde değil diz, dirsek ve hatta kalça ve omuzlarda yer alan büyük eklemlerde de görülebilir. Eklemlerde sıcaklık artışı, şişkinlik ve ağrı görülmektedir. Bunun sonucu olarak hastada kemik hasarı ve işlev kaybına neden olmaktadır. Eklemlerdeki bu durum kontrol altına alınmazsa ilerleyerek kemik, tendon ve bağlarda hasarlara yol açabilir. Daha ileri olgularda kalp ve akciğer gibi hayati öneme sahip iç organlarda ayrıca göz ve deride de işlev kaybına neden olabilir. Dünyada en sık görülen ve en fazla deformiteye sebep olan iltihaplı romatizmalardan biridir. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu otoimmün hastalık, ülkemizde yaklaşık her 1000 kişinin 5’inde görüldüğü tahmin edilmektedir. Kadınlarda daha sık görülen bu hastalıkla he
Soru 43
“Yaygın organ tutulumu ile görülebilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır. İlk olarak ateş, eklemlerde şişlik, kilo kaybı, hâlsizlik ve yorgunlukla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe organlar ve sistemlerle ilişkili belirtiler yaygınlaşır. Genellikle cilt, eklemler, böbrekler, akciğer, kalp, sindirim ve sinir sisteminde görülen hasarlarla karakterizedir. Tüm bireylerde görülebilmesine rağmen genellikle 15-35 yaş aralığında bulunan kadınlarda görülür” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fibromiyalji (Kas Romatizması)
B
Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması)
C
Skleroderma (Bağ Doku Romatizması)
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
Gut Hastalığı
Açıklama:
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
Yaygın organ tutulumu ile görülebilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır. İlk olarak ateş, eklemlerde şişlik, kilo kaybı, hâlsizlik ve yorgunlukla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe organlar ve sistemlerle ilişkili belirtiler yaygınlaşır. Genellikle cilt, eklemler, böbrekler, akciğer, kalp, sindirim ve sinir sisteminde görülen hasarlarla karakterizedir. Tüm bireylerde görülebilmesine rağmen genellikle 15-35 yaş aralığında bulunan kadınlarda görülür.
Yaygın organ tutulumu ile görülebilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır. İlk olarak ateş, eklemlerde şişlik, kilo kaybı, hâlsizlik ve yorgunlukla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe organlar ve sistemlerle ilişkili belirtiler yaygınlaşır. Genellikle cilt, eklemler, böbrekler, akciğer, kalp, sindirim ve sinir sisteminde görülen hasarlarla karakterizedir. Tüm bireylerde görülebilmesine rağmen genellikle 15-35 yaş aralığında bulunan kadınlarda görülür.
Soru 44
“Vücudun metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kan pompalayamamasına sebep olan ve yaşam boyu devam eden yapısal ve işlevsel kronik bir bozukluktur. Nefes darlığı, hâlsizlik, ayak bileği veya bacaklarda şişme, çabuk yorulma, gece sık idrara çıkma, öksürük, çarpıntı ve baş dönmesi kalp yetmezliğinde görülebilen bazı belirtilerdir” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Koroner arter hastalığı
B
Miyokardiyal enfarktüs (Kalp krizi)
C
Kronik kalp yetmezliği
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
İnme (Felç)
Açıklama:
Kronik Kalp Yetmezliği
Kalp yetmezliği, vücudun metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kan pompalayamamasına sebep olan ve yaşam boyu devam eden yapısal ve işlevsel kronik bir bozukluktur. Türkiye’de 35 yaşından büyük bireylerde görülme sıklığı %2,9 olarak bildirilmiştir. Nefes darlığı, hâlsizlik, ayak bileği veya bacaklarda şişme, çabuk yorulma, gece sık idrara çıkma, öksürük, çarpıntı ve baş dönmesi kalp yetmezliğinde görülebilen bazı belirtilerdir.
Kalp yetmezliği, vücudun metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kan pompalayamamasına sebep olan ve yaşam boyu devam eden yapısal ve işlevsel kronik bir bozukluktur. Türkiye’de 35 yaşından büyük bireylerde görülme sıklığı %2,9 olarak bildirilmiştir. Nefes darlığı, hâlsizlik, ayak bileği veya bacaklarda şişme, çabuk yorulma, gece sık idrara çıkma, öksürük, çarpıntı ve baş dönmesi kalp yetmezliğinde görülebilen bazı belirtilerdir.
Soru 45
Hangileri koroner arter hastalığında risk faktörlerindendir?
I. Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
II. Düşük tansiyon
III. Obezite
IV. Yetersiz fiziksel aktivite
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
I. Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
II. Düşük tansiyon
III. Obezite
IV. Yetersiz fiziksel aktivite
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II, III, IV ve V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
I. Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
III. Obezite
IV. Yetersiz fiziksel aktivite
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
- Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
- Yüksek tansiyon
- Ailede kalp hastalığı öyküsü
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Obezite
- Yetersiz fiziksel aktivite
- Erkeklerde 45 yaşın üzerinde olmak
- Kadınlarda menopoz sonrası dönemde olmak
I. Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
III. Obezite
IV. Yetersiz fiziksel aktivite
V. Erkeklerde 45 yaşın üzerinde kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde olmak
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri hemorajik inmeye sebep olan faktörlerdendir?
I. Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
II. Anevrizmalar
III. Koagülan (pıhtılaşma arttırıcı) ilaçlar
IV. Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri
V. Kanamaya yol açan iskemik inme
I. Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
II. Anevrizmalar
III. Koagülan (pıhtılaşma arttırıcı) ilaçlar
IV. Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri
V. Kanamaya yol açan iskemik inme
Seçenekler
A
I, II, III ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Hemorajik inmeye sebep olan faktörlerden bazıları;
I. Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
II. Anevrizmalar
IV. Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri
V. Kanamaya yol açan iskemik inme
- Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
- Kan sulandırıcı kullanımı
- Anevrizmalar
- Travma
- Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri
- Kanamaya yol açan iskemik inme
I. Kontrol altında tutulamayan yüksek tansiyon
II. Anevrizmalar
IV. Damar duvarında zayıflığa yol açan protein birikintileri
V. Kanamaya yol açan iskemik inme
Soru 47
“Hava yollarının uzun süreli iltihabı olarak tanımlanan, sıklığının ve yoğunluğunun değişken olduğu, kontrol altına alınabilen fakat tedavi edilemeyen kronik iltihabi bir akciğer hastalığıdır. Temel semptomları nefes darlığı, solunum güçlüğü, öksürük, hırıltı, göğüste sıkışıklık hissi, artmış mukus sekresyonu ve sonuç olarak hava yollarında hassasiyet artışı olarak görülür” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Astım
B
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)
C
Uyku apnesi
D
Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı)
E
İnme (Felç)
Açıklama:
Astım hava yollarının uzun süreli iltihabı olarak tanımlanan, sıklığının ve yoğunluğunun değişken olduğu, kontrol altına alınabilen fakat tedavi edilemeyen kronik iltihabi bir akciğer hastalığıdır. Temel semptomları nefes darlığı, solunum güçlüğü, öksürük, hırıltı, göğüste sıkışıklık hissi, artmış mukus sekresyonu ve sonuç olarak hava yollarında hassasiyet artışı olarak görülür. Astım krizi çok ciddi seviyelerde solunum güçlüğüne neden olmaktadır. Astım hastalığı küresel bir halk sağlığı sorunudur. Türk Toraks Derneğinin yaptığı PARFAIT (Prevalence and Risk Factors of Allergies in Turkey) çalışmasına göre ülkemizdeki görülme sıklığı erkeklerde yaklaşık %7, kadınlarda %9’dur.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri kanser oluşum mekanizmalarında rol alan gen yolaklarındandır?
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
II
E
I,II ve III
Açıklama:
Kanser Oluşum Mekanizmaları
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir. Bu yolaklardaki aktiviteler çeşitli etkenlerle değiştirilerek görevlerini yerine getiremez duruma gelirler ve kanser genetiğine neden olan hücre döngüsü başlatılır. Bunun sonucu olarak normal hücreler kanserleşmeye başlarlar.
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir. Bu yolaklardaki aktiviteler çeşitli etkenlerle değiştirilerek görevlerini yerine getiremez duruma gelirler ve kanser genetiğine neden olan hücre döngüsü başlatılır. Bunun sonucu olarak normal hücreler kanserleşmeye başlarlar.
I. proto-onkogenler
II. tümör supressor (baskılayıcı) genler
III. DNA tamir genleri
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi kronik hastalıklar için kontrol edilebilir yaygın risk faktörlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yaşlı nüfus artışı
B
Alkol
C
Hareketsiz yaşam
D
Sağlıksız beslenme
E
Stres
Açıklama:
Öğrenci kronik hastalık kavramını ve kronik hastalıklardaki risk faktörlerini öğrenmiş olmalıdır.
Cevap Sayfa 219’daki Kronik Hastalıkların Önemi ve Nedenleri başlığındaki Tablo7.1 dedir.
Cevap Sayfa 219’daki Kronik Hastalıkların Önemi ve Nedenleri başlığındaki Tablo7.1 dedir.
Soru 50
“Klinik depresyon olarak da adlandırılan bir duygu-durum bozukluğudur. İştah ve uyku problemlerinin yanı sıra ruh hâli ve davranışları da etkileyen çok ciddi tıbbi bir durumdur. Tanı için yaşanılan depresyon hâli ve duygu-durum değişiklikleri en az 2 hafta veya daha fazla sürmelidir. Bu süreçte ani kilo kaybı veya kilo alımı, uyku bozuklukları, yorgunluk, değersizlik ve suçluluk hissi görülmektedir. İlerlemiş durumlarda birey intihara eğilim göstermektedir” şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Majör Depresyon
B
Kronik Depresyon Hastalığı
C
Psikotik Depresyon
D
Bipolar Bozukluk
E
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Açıklama:
Majör Depresyon: Klinik depresyon olarak da adlandırılan bir duygu-durum bozukluğudur. İştah ve uyku problemlerinin yanı sıra ruh hâli ve davranışları da etkileyen çok ciddi tıbbi bir durumdur. Tanı için yaşanılan depresyon hâli ve duygu-durum değişiklikleri en az 2 hafta veya daha fazla sürmelidir. Bu süreçte ani kilo kaybı veya kilo alımı, uyku bozuklukları, yorgunluk, değersizlik ve suçluluk hissi görülmektedir. İlerlemiş durumlarda birey intihara eğilim göstermektedir. Nedeni bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, stresli yaşam ve hormonal değişiklikler majör depresyona neden olabilir. Ayrıca alkol ve uyuşturucu kullanımı, kanser, çocukluk döneminde istismar ve bazı ilaçlar majör depresyonu tetikleyebilir. İlaçlar ve psikoterapi ile kontrol altına alınabilir.
Majör Depresyon: Klinik depresyon olarak da adlandırılan bir duygu-durum bozukluğudur. İştah ve uyku problemlerinin yanı sıra ruh hâli ve davranışları da etkileyen çok ciddi tıbbi bir durumdur. Tanı için yaşanılan depresyon hâli ve duygu-durum değişiklikleri en az 2 hafta veya daha fazla sürmelidir. Bu süreçte ani kilo kaybı veya kilo alımı, uyku bozuklukları, yorgunluk, değersizlik ve suçluluk hissi görülmektedir. İlerlemiş durumlarda birey intihara eğilim göstermektedir. Nedeni bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, stresli yaşam ve hormonal değişiklikler majör depresyona neden olabilir. Ayrıca alkol ve uyuşturucu kullanımı, kanser, çocukluk döneminde istismar ve bazı ilaçlar majör depresyonu tetikleyebilir. İlaçlar ve psikoterapi ile kontrol altına alınabilir.
Majör Depresyon: Klinik depresyon olarak da adlandırılan bir duygu-durum bozukluğudur. İştah ve uyku problemlerinin yanı sıra ruh hâli ve davranışları da etkileyen çok ciddi tıbbi bir durumdur. Tanı için yaşanılan depresyon hâli ve duygu-durum değişiklikleri en az 2 hafta veya daha fazla sürmelidir. Bu süreçte ani kilo kaybı veya kilo alımı, uyku bozuklukları, yorgunluk, değersizlik ve suçluluk hissi görülmektedir. İlerlemiş durumlarda birey intihara eğilim göstermektedir. Nedeni bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, stresli yaşam ve hormonal değişiklikler majör depresyona neden olabilir. Ayrıca alkol ve uyuşturucu kullanımı, kanser, çocukluk döneminde istismar ve bazı ilaçlar majör depresyonu tetikleyebilir. İlaçlar ve psikoterapi ile kontrol altına alınabilir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de ve dünyada sık görülen kronik romatizmal hastalıklardan biridir?
Seçenekler
A
Miyokardiyal Enfarktüs
B
Sistemik Lupus Eritematozus
C
Serebral Palsi
D
İnme
E
Uyku Apnesi
Açıklama:
Öğrenci Türkiye’de ve dünyada sık görülen kronik hastalıkları sınıflandırmayı öğrenmiş olmalıdır.
Romatizmal Hastalıklar; Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı) Yaygın organ tutulumu ile görülebilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır. İlk olarak ateş, eklemlerde şişlik, kilo kaybı, hâlsizlik ve yorgunlukla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe organlar ve sistemlerle ilişkili belirtiler yaygınlaşır. Genellikle cilt, eklemler, böbrekler, akciğer, kalp, sindirim ve sinir sisteminde görülen hasarlarla karakterizedir. Tüm bireylerde görülebilmesine rağmen genellikle 15-35 yaş aralığında bulunan kadınlarda görülür.
Romatizmal Hastalıklar; Sistemik Lupus Eritematozus (Kelebek Hastalığı) Yaygın organ tutulumu ile görülebilen ve nedeni tam olarak bilinmeyen sistemik otoimmün bir bağ doku hastalığıdır. İlk olarak ateş, eklemlerde şişlik, kilo kaybı, hâlsizlik ve yorgunlukla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe organlar ve sistemlerle ilişkili belirtiler yaygınlaşır. Genellikle cilt, eklemler, böbrekler, akciğer, kalp, sindirim ve sinir sisteminde görülen hasarlarla karakterizedir. Tüm bireylerde görülebilmesine rağmen genellikle 15-35 yaş aralığında bulunan kadınlarda görülür.
Soru 52
“Depresif duygu-durum bozukluğunun 2 yıl ve daha fazla sürmesi hâlidir. Belirtilerin şiddeti değişkendir, dönemsel olarak azalıp artabilir.” şeklinde tanımlanan depresyon hastalığı hangisidir?
Seçenekler
A
Majör Depresyon
B
Kronik Depresyon Hastalığı
C
Psikotik Depresyon
D
Bipolar Bozukluk
E
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Açıklama:
Kronik Depresyon Hastalığı: Depresif duygu-durum bozukluğunun 2 yıl ve daha fazla sürmesi hâlidir. Belirtilerin şiddeti değişkendir, dönemsel olarak azalıp artabilir.
Soru 53
“Doku fibrozu, inflamasyon ve vasküler değişikler ile ilişkili spesifik bir otoimmün yanıtla karakterize, deri ve vücudun diğer organlarını etkileyen, ‘sert deri’ anlamına gelen kronik bir bağ doku hastalığıdır. Temel bulgu cildin kalınlaşması ve gergin bir hâl almasıdır. Sistemik ve lokalize olmak üzere iki gruba ayrılır. Sistemik olan cildi ve iç organları etkiler. Küçük arterlerin tutulumu ile karakterize multisistemik bir hastalıktır. Ayrıca cilt kalınlaşmasına göre diffüz (yaygın) ve kutanöz (sınırlı) olmak üzere iki alt grupta incelenir. Diffüz hastalarda dizlerin ve dirseklerin proksimalinde cilt tutulumu görülmektedir. Bu tutulum bazı durumlarda tüm vücudu da kapsayabilir. Sınırlı hastalarda ise dirsekler ile dizlerin distali ve yüzde cilt tutulumu görülmektedir. Gövdede tutulum gözlenmez. Ayrıca yutma problemleri de görülebilir. Lokalize olanı primer olarak çocuklarda görülür. Cilt ve altta yatan dokuların tutulumu ile karakterizedir. Bu hastalık fiziksel sakatlığa sebep olarak hayati risklere zemin hazırlamaktadır.”
Yukarıda anlatılan kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda anlatılan kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sistemik Lupus Eritematozus
B
Gut Hastalığı
C
Skleroderma
D
Fibromiyalji
E
Romatoid Artrit
Açıklama:
Öğrenci Türkiye’de ve dünyada sık görülen kronik hastalıkları sınıflandırmayı öğrenmiş olmalıdır.
Skleroderma (Bağ Doku Romatizması) Yunanca kökenli bir kelime olan skleroderma ‘sert deri’ anlamına gelmektedir. Skleroderma doku fibrozu, inflamasyon ve vasküler değişikler ile ilişkili spesifik bir otoimmün yanıtla karakterize, deri ve vücudun diğer organlarını etkileyen, kronik bir bağ doku hastalığıdır. Temel bulgu cildin kalınlaşması ve gergin bir hâl almasıdır. Genellikle 25-55 yaş aralığında ve kadınlarda daha fazla görülmektedir. Genellikle doğurganlık çağı sonrasında başlar. Skleroderma, sistemik ve lokalize olmak üzere iki gruba ayrılır. Sistemik skleroderma, cildi ve iç organları etkiler. Küçük arterlerin tutulumu ile karakterize multisistemik bir hastalıktır. Ayrıca cilt kalınlaşmasına göre diffüz (yaygın) ve kutanöz (sınırlı) olmak üzere iki alt grupta incelenir. Diffüz skleroderma hastalarında dizlerin ve dirseklerin proksimalinde cilt tutulumu görülmektedir. Bu tutulum bazı durumlarda tüm vücudu da kapsayabilir. Sınırlı skleroderma hastalarında ise dirsekler ile dizlerin distali ve yüzde cilt tutulumu görülmektedir. Gövdede tutulum gözlenmez. Ayrıca yutma problemleri de görülebilir. Lokalize skleroderma primer olarak çocuklarda görülür. Cilt ve altta yatan dokuların tutulumu ile karakterizedir. Skleroderma, fiziksel sakatlığa sebep olarak hayati risklere zemin hazırlamaktadır.
Skleroderma (Bağ Doku Romatizması) Yunanca kökenli bir kelime olan skleroderma ‘sert deri’ anlamına gelmektedir. Skleroderma doku fibrozu, inflamasyon ve vasküler değişikler ile ilişkili spesifik bir otoimmün yanıtla karakterize, deri ve vücudun diğer organlarını etkileyen, kronik bir bağ doku hastalığıdır. Temel bulgu cildin kalınlaşması ve gergin bir hâl almasıdır. Genellikle 25-55 yaş aralığında ve kadınlarda daha fazla görülmektedir. Genellikle doğurganlık çağı sonrasında başlar. Skleroderma, sistemik ve lokalize olmak üzere iki gruba ayrılır. Sistemik skleroderma, cildi ve iç organları etkiler. Küçük arterlerin tutulumu ile karakterize multisistemik bir hastalıktır. Ayrıca cilt kalınlaşmasına göre diffüz (yaygın) ve kutanöz (sınırlı) olmak üzere iki alt grupta incelenir. Diffüz skleroderma hastalarında dizlerin ve dirseklerin proksimalinde cilt tutulumu görülmektedir. Bu tutulum bazı durumlarda tüm vücudu da kapsayabilir. Sınırlı skleroderma hastalarında ise dirsekler ile dizlerin distali ve yüzde cilt tutulumu görülmektedir. Gövdede tutulum gözlenmez. Ayrıca yutma problemleri de görülebilir. Lokalize skleroderma primer olarak çocuklarda görülür. Cilt ve altta yatan dokuların tutulumu ile karakterizedir. Skleroderma, fiziksel sakatlığa sebep olarak hayati risklere zemin hazırlamaktadır.
Soru 54
“Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilen hastalık, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Atakların tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür. Sebep olan faktörlerden bazıları çok fazla et ürünü, alkollü içecek ve fruktozlu gıda barındıran diyet, kullanılan bazı ilaçlar, fazla kilo ve bunun sonucu olarak böbreklerden yeterli ürik asit atılımının sağlanamaması, kontrol altına alınmayan bazı kronik hastalıklar, genetik, yakın zamanda travma veya cerrahi operasyon geçirmektir.”
Yukarıda anlatılan kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda anlatılan kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sistemik Lupus Eritematozus
B
Fibromiyalji
C
Skleroderma
D
Gut Hastalığı
E
Romatoid Artrit
Açıklama:
Öğrenci Türkiye’de ve dünyada sık görülen kronik hastalıkları sınıflandırmayı öğrenmiş olmalıdır.
Gut Hastalığı (Kralların Hastalığı) Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilmiştir. Fakat tek sebebinin beslenme olmadığı artık bilinmektedir. Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Gut ataklarının tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür. Sebep olan faktörlerden bazıları çok fazla et ürünü, alkollü içecek ve fruktozlu gıda barındıran diyet, kullanılan bazı ilaçlar, fazla kilo ve bunun sonucu olarak böbreklerden yeterli ürik asit atılımının sağlanamaması, kontrol altına alınmayan bazı kronik hastalıklar, genetik, yakın zamanda travma veya cerrahi operasyon geçirmektir.
Gut Hastalığı (Kralların Hastalığı) Orta Çağ’da aşırı beslenme ve alkol alımı ile ilgisi keşfedildikten sonra kralların hastalığı olarak isimlendirilmiştir. Fakat tek sebebinin beslenme olmadığı artık bilinmektedir. Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi ile karakterize enflamatuar bir hastalıktır. Biriken ürik asit kristalleri eklemlerde ağrı, gerginlik ve kızarıklıkla karakterize, şiddetli ve ani ataklara sebep olur. Gut ataklarının tekrarlanmasıyla ürik asit kristalleri eklemlerde kalıcı olarak birikir. Bunun sonucu olarak eklemlerde şekil ve fonksiyon bozukluğuna, hareket kısıtlılığına sebep olan şişlikler oluşur. Hastalık en çok ayak başparmak ekleminde görülür. Sebep olan faktörlerden bazıları çok fazla et ürünü, alkollü içecek ve fruktozlu gıda barındıran diyet, kullanılan bazı ilaçlar, fazla kilo ve bunun sonucu olarak böbreklerden yeterli ürik asit atılımının sağlanamaması, kontrol altına alınmayan bazı kronik hastalıklar, genetik, yakın zamanda travma veya cerrahi operasyon geçirmektir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığında görülen risk faktörlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yüksek tansiyon
B
Erkeklerde 45 yaşın üzerinde olmak
C
Düşük HDL kolesterol düzeyi
D
Yetersiz fiziksel aktivite
E
Düşük LDL kolesterol düzeyi
Açıklama:
Öğrenci Türkiye’de ve dünyada sık görülen kronik hastalıkları sınıflandırmayı öğrenmiş olmalıdır.
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
Koroner arter hastalığında risk faktörleri;
- Yüksek LDL “kötü” kolesterol düzeyi ve düşük HDL “iyi” kolesterol düzeyi
- Yüksek tansiyon
- Ailede kalp hastalığı öyküsü
- Diyabet
- Sigara kullanımı
- Obezite
- Yetersiz fiziksel aktivite
- Erkeklerde 45 yaşın üzerinde olmak
- Kadınlarda menopoz sonrası dönemde olmak
Soru 56
Kanser oluşumuna neden olan üç farklı gen yolağı aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Proto-onkogenler, tümör supressor genler, DNA tamir genler
B
Proto-onkogenler, tümör supressor genler, RNA tamir genler
C
Proto-onkogenler, tümör protector genler, DNA tamir genler
D
Psödo-onkogenler, tümör supressor genler, DNA tamir genler
E
Psödo-onkogenler, tümör protector genler, RNA tamir genler
Açıklama:
Öğrenci kanser kavramını öğrenmiş olmalıdır.
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir.
Kanser oluşumu üç farklı gen yolağından kaynaklanmaktadır. Bunlar proto-onkogenler, tümör supressor (baskılayıcı) genler ve DNA tamir genleridir.
Soru 57
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi 2020 yılı verilerine göre ülkemizde en fazla rastlanan ilk 5 kanser türünden biri değildir?
Seçenekler
A
Akciğer kanseri
B
Karaciğer kanseri
C
Meme kanseri
D
Kolorektal kanser
E
Prostat kanseri
Açıklama:
Öğrenci kanser kavramını öğrenmiş olmalıdır.
Ülkemizde en fazla rastlanan ilk 5 kanser türü (2020 yılı verilerine göre);
Ülkemizde en fazla rastlanan ilk 5 kanser türü (2020 yılı verilerine göre);
- Akciğer kanseri
- Meme kanseri
- Kolorektal kanser
- Prostat kanseri ve
- Tiroid kanseri olarak bildirilmiştir.
Soru 58
Açlık kan şekerinin 100 ml kandaki normal değeri kaç olmalıdır?
Seçenekler
A
70-120 mg
B
75-115 mg
C
60-100 mg
D
65-115 mg
E
60-120 mg
Açıklama:
Öğrenci diyabet kavramını öğrenmiş olmalıdır.
Diyabet ya da şeker hastalığı olarak bilinen diabetes mellitus, pankreas tarafından üretilen ve kan şekerini düzenleyen bir hormon olan insülinin üretimi, kullanımı veya ikisinde birden meydana gelen bozukluk sonucu kandaki şeker düzeyinin (normal açlık kan şekeri, 60-100 mg/100 ml kandadır) yükselmesiyle gelişen kronik ve metabolik bir hastalıktır. Diyabetli hasta hayatı boyunca tıbbi bakım almak zorundadır. Vücut insülin defektlerinden dolayı protein, yağ ve karbonhidratlardan yeterince yararlanamaz. Diyabet kontrol altında tutulabilir.
Diyabet ya da şeker hastalığı olarak bilinen diabetes mellitus, pankreas tarafından üretilen ve kan şekerini düzenleyen bir hormon olan insülinin üretimi, kullanımı veya ikisinde birden meydana gelen bozukluk sonucu kandaki şeker düzeyinin (normal açlık kan şekeri, 60-100 mg/100 ml kandadır) yükselmesiyle gelişen kronik ve metabolik bir hastalıktır. Diyabetli hasta hayatı boyunca tıbbi bakım almak zorundadır. Vücut insülin defektlerinden dolayı protein, yağ ve karbonhidratlardan yeterince yararlanamaz. Diyabet kontrol altında tutulabilir.
Soru 59
“…………………., 18 yaş üstü sağlıklı yetişkinlerde düzenli yapılan ölçümler sonucu arteriyel kan basıncının 140/90 mm Hg veya daha yüksek olması ile kendini gösteren, sistemik ve kronik bir hastalıktır” ifadesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Hipotansiyon
B
Süpertansiyon
C
Düşük tansiyon
D
Hipertansiyon
E
Alçak tansiyon
Açıklama:
Öğrenci diyabet ve onunla ilişkili hipertansiyon kavramını öğrenmiş olmalıdır.
Hipertansiyon, 18 yaş üstü sağlıklı yetişkinlerde düzenli yapılan ölçümler sonucu arteriyel kan basıncının 140/90 mm Hg veya daha yüksek olması ile kendini gösteren, sistemik ve kronik bir hastalıktır.
Hipertansiyon, 18 yaş üstü sağlıklı yetişkinlerde düzenli yapılan ölçümler sonucu arteriyel kan basıncının 140/90 mm Hg veya daha yüksek olması ile kendini gösteren, sistemik ve kronik bir hastalıktır.
Soru 60
“Majör depresyon kadar yaygın görülmez. Kişinin ruh hâli değişkendir. Ani yükselişler ve düşüşler görülmektedir. Bu ruh hâli değişimleri kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır. Tedavide semptomları önlemeye yönelik yaklaşımlar bulunmaktadır.” şeklinde tanımlanan depresyon türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikotik depresyon
B
Travma sonrası stres bozukluğu
C
Mevsimsel duygusal durum bozukluğu
D
Kronik depresyon
E
Bipolar bozukluk
Açıklama:
Öğrenci depresyon kavramını öğrenmiş olmalıdır.
Bipolar Bozukluk: Majör depresyon kadar yaygın görülmez. Kişinin ruh hâli değişkendir. Ani yükselişler ve düşüşler görülmektedir. Bu ruh hâli değişimleri kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır. Tedavide semptomları önlemeye yönelik yaklaşımlar bulunmaktadır.
Bipolar Bozukluk: Majör depresyon kadar yaygın görülmez. Kişinin ruh hâli değişkendir. Ani yükselişler ve düşüşler görülmektedir. Bu ruh hâli değişimleri kişinin günlük hayatını devam ettirmesini zorlaştırmaktadır. Tedavide semptomları önlemeye yönelik yaklaşımlar bulunmaktadır.
Ünite 8
Soru 1
"Efalizumab" tedavi sırasında karşılaşılan hangi güvenlik problemi nedeniyle 2009 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır?
Seçenekler
A
Progresif multifokal lökoensefalopati
B
Glukoz metabolizma bozuklukları
C
Felç
D
Hepatotoksisite
E
Vaskülopati
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Efalizumab tedavi sırasında karşılaşılan “progresif multifokal lökoensefalopati” güvenlik uyarısıyla 2009 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır.
Efalizumab tedavi sırasında karşılaşılan “progresif multifokal lökoensefalopati” güvenlik uyarısıyla 2009 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır.
Soru 2
“…………………., bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır” ifadesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ters ilaç reaksiyonları
B
İlaç yan etkisi
C
İlaç toksik etkisi
D
İlaç farmakolojik etkisi
E
Advers ilaç reaksiyonları
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Ters ilaç reaksiyonları (advers ilaç reaksiyonları), bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen ve genellikle öngörülmeyen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç yan etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç ters reaksiyonları ve ilaç yan etkileri birbirine çok benzer zararlı etkileri ifade ediyor gibi görünse de ufak nüanslar ile birbirinden ayrılmaktadır. Bu noktada halk arasında ilaç istenmeyen etkilerinin ilaç yan etkileri olarak ifade edildiği vurgulanmalıdır. Son olarak ilaç toksik etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. doğru yanıt b şıkkıdır.
Ters ilaç reaksiyonları (advers ilaç reaksiyonları), bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen ve genellikle öngörülmeyen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç yan etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç ters reaksiyonları ve ilaç yan etkileri birbirine çok benzer zararlı etkileri ifade ediyor gibi görünse de ufak nüanslar ile birbirinden ayrılmaktadır. Bu noktada halk arasında ilaç istenmeyen etkilerinin ilaç yan etkileri olarak ifade edildiği vurgulanmalıdır. Son olarak ilaç toksik etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. doğru yanıt b şıkkıdır.
Soru 3
Metotreksat isimli ilaç alındığında istenmeyen etki olarak aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?
Seçenekler
A
Hareket bozuklukları
B
Menoraji
C
Anemi
D
Dislipidemi
E
Sistit
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Metotreksat alındığında istenmeyen etki olarak anemi görülmesi beklenir.
Metotreksat alındığında istenmeyen etki olarak anemi görülmesi beklenir.
Soru 4
1937 yılında aşağıdaki ilaçlardan hangisi ile yaşanan felaket, 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur?
Seçenekler
A
Talidomid
B
Difteri antitoksini
C
Aspirin
D
Sülfanilamid
E
Penisilin
Açıklama:
Öğrenci ilaç güvenliği kavramının tarihsel gelişimini öğrenmiş olmalıdır.
1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Antibakteriyel bir ilaç olan sülfanilamid, streptokok enfeksiyonlarının tedavisinde güvenle kullanılmaktaydı. O dönemde uygulama kolaylığı nedeniyle sıvı formda sülfanilamid formülasyonuna ihtiyaç duyulmuş ve bir ilaç şirketi %70 dietilen glikol ile ahududu aromalı yeni bir formülasyon hazırlamıştır. O tarihte Gıda ve İlaç Yönetmeliği yeni formülasyonlar için güvenlik çalışmalarını zorunlu tutmamaktaydı. Bu nedenle, şirket herhangi bir güvenlik çalışması yapmadan, yani dietilen glikolün ölümcül etkilere neden olabileceğini bilmeden ürünü ABD’de kullanıma sunmuştur. İlacın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, çoğu çocuk 105 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu felaket ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur.
1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Antibakteriyel bir ilaç olan sülfanilamid, streptokok enfeksiyonlarının tedavisinde güvenle kullanılmaktaydı. O dönemde uygulama kolaylığı nedeniyle sıvı formda sülfanilamid formülasyonuna ihtiyaç duyulmuş ve bir ilaç şirketi %70 dietilen glikol ile ahududu aromalı yeni bir formülasyon hazırlamıştır. O tarihte Gıda ve İlaç Yönetmeliği yeni formülasyonlar için güvenlik çalışmalarını zorunlu tutmamaktaydı. Bu nedenle, şirket herhangi bir güvenlik çalışması yapmadan, yani dietilen glikolün ölümcül etkilere neden olabileceğini bilmeden ürünü ABD’de kullanıma sunmuştur. İlacın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, çoğu çocuk 105 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu felaket ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur.
Soru 5
Kloramfenikol isimli ilacın hangi istenmeyen etkisi nedeniyle yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır?
Seçenekler
A
Methemoglobinemi
B
Hiperbilirubinemi
C
Hipertrofik pilor stenozu
D
Ölüm
E
Gri bebek sendromu
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
“Gri bebek sendromu” istenmeyen etkisi nedeniyle kloramfenikolün yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır.
“Gri bebek sendromu” istenmeyen etkisi nedeniyle kloramfenikolün yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır.
Soru 6
I. Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek
II. Gereksiz ilaçların kullanımını kesmek
III. Farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak
IV. Daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek
V. Mümkün olan en yüksek etkili dozu kullanmak
Yukarıdakilerden hangileri yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir?
II. Gereksiz ilaçların kullanımını kesmek
III. Farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak
IV. Daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek
V. Mümkün olan en yüksek etkili dozu kullanmak
Yukarıdakilerden hangileri yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
I, II ve III
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaç tedavisine yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulanmalıdır. Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek, gereksiz ilaçların kullanımını kesmek, farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak, daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek, mümkün olan en düşük etkili dozu kullanmak ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik yaklaşımlar olarak kabul edilmektedir.
Yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaç tedavisine yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulanmalıdır. Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek, gereksiz ilaçların kullanımını kesmek, farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak, daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek, mümkün olan en düşük etkili dozu kullanmak ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik yaklaşımlar olarak kabul edilmektedir.
Soru 7
Ketorolak isimli ilacın hangi istenmeyen etkisi/etkileri nedeniyle yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır?
Seçenekler
A
Santral sinir sistemi depresyonu, bradikardi ve ortostatik hipotansiyon
B
Gastrointestinal kanama, peptik ülser ve akut böbrek hasarı
C
Hiponatremi
D
Bilişsel bozukluk, deliryum, sedasyon
E
Hipoglisemi
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
“Gastrointestinal kanama, peptik ülser ve akut böbrek hasarı” istenmeyen etkisi nedeniyle ketorolakın yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır.
“Gastrointestinal kanama, peptik ülser ve akut böbrek hasarı” istenmeyen etkisi nedeniyle ketorolakın yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır.
Soru 8
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste olumsuz bir etki gözlenmiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir” şeklinde verilen kategori aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
A kategorisi
B
B kategorisi
C
C kategorisi
D
D kategorisi
E
X kategorisi
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste olumsuz bir etki gözlenmiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir” şeklinde verilen kategori “C” dir.
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste olumsuz bir etki gözlenmiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir” şeklinde verilen kategori “C” dir.
Soru 9
Beta-bloker ilaçlarla antidiyabetik ilaçlar arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hangi istenmeyen etki/etkiler görülmektedir?
Seçenekler
A
Hiperkalemi
B
Bradikardi, atriyoventriküler blok
C
Miyopati, rabdomiyoliz
D
Hipoglisemik semptomlar (titreme, terleme, çarpıntı gibi)
E
Kalp krizi, felç gelişim riskinde artış
Açıklama:
Öğrenci klinik olarak önemli ilaç-ilaç etkileşimlerini öğrenmiş olmalıdır.
Beta-bloker ilaçlarla antidiyabetik ilaçlar arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hipoglisemik semptomlar (titreme, terleme, çarpıntı) gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Beta-bloker ilaçlarla antidiyabetik ilaçlar arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hipoglisemik semptomlar (titreme, terleme, çarpıntı) gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Soru 10
Greyfurt/greyfurt suyunun beta-bloker ilaçlarla arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu hangi istenmeyen etki/etkiler görülmektedir?
Seçenekler
A
Bulantı, kusma, baş ağrısı, huzursuzluk
B
Miyopati, rabdomiyoliz
C
Böbrek hasarı
D
Hiperaktivite, hipertansif kriz, felç gelişimi
E
Kalp atış hızında yavaşlama, kan basıncının düşmesi
Açıklama:
Öğrenci klinik olarak önemli gıda-ilaç etkileşimlerini öğrenmiş olmalıdır.
Greyfurt/greyfurt suyunun beta-bloker ilaçlarla arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu kalp atış hızında yavaşlama, kan basıncının düşmesi gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Greyfurt/greyfurt suyunun beta-bloker ilaçlarla arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu kalp atış hızında yavaşlama, kan basıncının düşmesi gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Soru 11
Aşağıdaki istenmeyen etkilerden hangisi geçmişte bazı ilaçların piyasadan çekilmesine sebep olmuştur?
Seçenekler
A
Bulantı
B
Gastrit
C
Psikoz
D
Sistit
E
Hepatotoksisite
Açıklama:
Troglitazon ve trovafloksasin isimli iki ilaç 2000 ve 2001 yıllarında hepatotoksisite sebebiyle piyasadan çekilmiştir.
Yanıt E seçeneği olmalıdır (Bakınız Tablo 8.1)
Yanıt E seçeneği olmalıdır (Bakınız Tablo 8.1)
Soru 12
Geçmişte fokomeli olarak bilinen ciddi deformiteleri olan bebeklerin doğumuyla kendini gösteren, teratojenik etkileri olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sülfanilamid
B
Talidomid
C
Metotreksat
D
Levodopa
E
Karbamazepin
Açıklama:
Talidomid, 1950’li yılların sonlarında ve 1960’lı yılların başlarında hamile 244 kadınlarda sabah bulantılarının tedavisi için yaygın olarak kullanılmıştır. Avrupa, Avustralya ve Japonya’da talidomidin yaygın olarak kullanılmasından sonraki birkaç yıl içinde fokomeli olarak bilinen ciddi deformiteleri olan bebeklerin doğumuyla kendini gösteren teratojenik etkiler tespit edilmiştir.
Yanıt Talidomid olmalıdır.
Yanıt Talidomid olmalıdır.
Soru 13
Asetilsalisilik asidin 16 yaşından küçük çocuklarda grip veya suçiçeği gibi viral enfeksiyonlardan sonra kullanılması aşağıdakilerden hangisine yol açmaktadır?
Seçenekler
A
Gri bebek sendromu
B
Kernikterus
C
Reye's sendromu
D
Dişlerde lekelenme
E
Kusma
Açıklama:
Yanıt C seçeneği olmalıdır. Asetilsalisilik asitin 16 yaşından küçük çocuklarda grip veya suçiçeği gibi viral enfeksiyonlardan sonra kullanılması ‘’Reye’s Sendromu’’na neden olmakta ve bu nedenle bu yaş grubunda kullanılması önerilmemektedir.
Soru 14
Diklofenak isimli ilacının hangi istenmeyen etkileri sebebiyle çocuklarda kullanımı uygun değildir?
Seçenekler
A
Aritmi ve elektrolit seviyelerinde anomaliler
B
İleus ve letarji
C
Kemik büyümesi ve iskelet gelişimi geriliği
D
Böbrek hasarı ve gastrointestinal kanama
E
Nöbet ve aritmi
Açıklama:
Diklofenak ilacı; böbrek hasarı, gastrointestinal kanama gibi istenmeyen etkileri sebebiyle çocuklarda kullanımından kaçınılmalıdır.
Yanıt D seçeneği olmalıdır.
Yanıt D seçeneği olmalıdır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri yaşlılarda hastane yatışlarına en fazla neden olan ilaçlardandır?
I. Varfarin
II. İnsülin
III. Digoksin
I. Varfarin
II. İnsülin
III. Digoksin
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yaşlılarda hastane yatışlarına en fazla neden olan ilaçlar ise varfarin, insülin, oral hipoglisemik ilaçlar, oral antitrombosit ilaçlar ve digoksin olarak belirlenmiştir.
Yanıt E seçeneği olmalıdır.
Yanıt E seçeneği olmalıdır.
Soru 16
Nitrofurantoin isimli ilacın hangi istenmeyen etkileri sebebiyle yaşlılarda kullanımı uygun değildir?
Seçenekler
A
Akciğer ve karaciğer hasarı
B
Hipoglisemi
C
Ateş ve konfüzyon
D
Tremor ve kabızlık
E
Fiziksel bağımlılık
Açıklama:
Nitrofurantoinin özellikle uzun süreli kullanımda akciğer hasarı, karaciğer hasarı ve periferik nöron hasarı sebebiyle yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır.
Yanıt A seçeneği olmalıdır.
Yanıt A seçeneği olmalıdır.
Soru 17
Aşağıda verilen ilaçlardan hangisi/hangileri teratojenik etkilidir?
I.Misoprostol
II. Fenitoin
III. Siklofosfamid
I.Misoprostol
II. Fenitoin
III. Siklofosfamid
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Teratojenik etkili ilaçlar
Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (fosinopril, kaptopril, enalapril), A vitamini ve türevleri (izotretinoin), Fenitoin, Karbamazepin, Sitotoksik ilaçlar (siklofosfamid, busulfan, sisplatin, metotreksat, fluorourasil, vinblastin, paklitaksel, irinotekan, etoposid, doksorubisin, daktinomisin), Tetrasiklin antibiyotikler (tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin), Karbimazol, Misoprostol, Valproik asit, Varfarin
Yanıt hepsi olmalıdır.
Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (fosinopril, kaptopril, enalapril), A vitamini ve türevleri (izotretinoin), Fenitoin, Karbamazepin, Sitotoksik ilaçlar (siklofosfamid, busulfan, sisplatin, metotreksat, fluorourasil, vinblastin, paklitaksel, irinotekan, etoposid, doksorubisin, daktinomisin), Tetrasiklin antibiyotikler (tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin), Karbimazol, Misoprostol, Valproik asit, Varfarin
Yanıt hepsi olmalıdır.
Soru 18
Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiş olup; insanlarda (gebelerde) kontrollü ve yeterli çalışma bulunmayan ilaç kategorisi aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
A
B
B
C
C
D
D
E
X
Açıklama:
A kategorisi: İnsanlarda yeterli ve kontrollü çalışmalar fetüs için herhangi bir riski işaret etmemiştir.
B kategorisi: Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır.
C kategorisi: Hayvan çalışmalarında fetüste olumsuz bir etki gözlenmiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir.
D kategorisi: İnsanlarda yapılan kontrollü ve yeterli çalışmalar fetüste olumsuz etkiyi işaret etmiştir. Özellikle yaşamı tehdit eden bir durumu veya ciddi hastalığı olan hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir.
X kategorisi: Hayvan çalışmaları ve insanlarda yapılan kontrollü ve yeterli çalışmalar, fetüste anomalileri işaret etmiştir. İlacın kullanılmasıyla ilgili fetüsteki potansiyel risk, hamilelikteki potansiyel yarara ağır basmakta
Yanıt B seçeneği olmalıdır.
B kategorisi: Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır.
C kategorisi: Hayvan çalışmalarında fetüste olumsuz bir etki gözlenmiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır. Hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir.
D kategorisi: İnsanlarda yapılan kontrollü ve yeterli çalışmalar fetüste olumsuz etkiyi işaret etmiştir. Özellikle yaşamı tehdit eden bir durumu veya ciddi hastalığı olan hamilelerde potansiyel yarar nedeniyle fetüsteki potansiyel riske rağmen bu ilaçlar kullanılabilir.
X kategorisi: Hayvan çalışmaları ve insanlarda yapılan kontrollü ve yeterli çalışmalar, fetüste anomalileri işaret etmiştir. İlacın kullanılmasıyla ilgili fetüsteki potansiyel risk, hamilelikteki potansiyel yarara ağır basmakta
Yanıt B seçeneği olmalıdır.
Soru 19
Folik asit, tiamin ve levotiroksin gibi ilaçlar gebeler için hangi kategoride yer almaktadırlar ?
Seçenekler
A
A
B
B
C
C
D
D
E
X
Açıklama:
A kategorisi: İnsanlarda yeterli ve kontrollü çalışmalar fetüs için herhangi bir riski işaret etmemiştir. İlaçları; folik asit, levotiroksin, liotironin, liotriks, pridoksin, tiamindir.
Yanıt A seçeneği olmalıdır.
Yanıt A seçeneği olmalıdır.
Soru 20
Laktasyonu baskılayan ve bu sebeple laktasyon döneminde kullanılmaması gereken ilaç hangisidir ?
Seçenekler
A
Diazepam
B
Klorokin
C
Doksisiklin
D
Hormonal kontrasepitfler
E
Kloramfenikol
Açıklama:
Hormonal kontraseptifler Laktasyonu inhibe edebilir. Kullanımından kaçınılmalıdır.
Amilorid, furosemid, hidroklorotiazidLaktasyonu inhibe edebilir. Kullanımından kaçınılmalıdır.
Yanıt D seçeneği olmalıdır.
Amilorid, furosemid, hidroklorotiazidLaktasyonu inhibe edebilir. Kullanımından kaçınılmalıdır.
Yanıt D seçeneği olmalıdır.
Soru 21
İlaçların istenmeyen etkilerine yönelik aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İlaçların neden olduğu hastalıklar, hastalarda sadece belirli semptomlara neden olabilir.
B
Ar-ge sürecinde yapılan çalışmalar, ilacın güvenliği hakkında birden fazla hastalığı olan, birden fazla ilaç kullanan, farklı beslenme alışkanlıkları olan, yaşlı ve çocuk hastalar hakkında yeterli bir fikir vermektedir.
C
İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin önemli bir nedeni, çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmemesidir.
D
İlaçların araştırma-geliştirme sürecinde, ilaçların istenmeyen etkilerinin tümünün tespit edilmesi mümkündür.
E
İlaçların istenmeyen etkilerini en aza indirmek için düzenleyici otoritelerin ve doktorların gerekli özeni göstermesi yeterlidir.
Açıklama:
İlaçların neden olduğu hastalıklar, bir ilacın istenmeyen etkisi olarak ifade edilmekte hastalarda tıbbi müdahale ve/veya hastane yatışı gerektirebilecek semptomlara, kalıcı hasarlara ve hatta ölüme neden olabilmektedir. İlaçların istenmeyen etkilerini en aza indirmek için düzenleyici otoritelerin, ilaç üreticilerinin, doktorların, eczacıların ve hastaların gerekli özeni göstermesi oldukça önemlidir.
İlaçların araştırma-geliştirme süreçleri uzun yıllar ve büyük maliyetler almakta ve bu süreçte ilaçların tedavideki etkinlik ve güvenlik özelliklerinin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Ancak bu süreçlerde ilaçların istenmeyen etkilerinin tümünün tespit edilmesi farklı nedenlerden dolayı pek de mümkün değildir. Bunlardan biri ilaçların piyasaya sürülmeden önce etkinliklerinin ve güvenliklerinin deney hayvanlarında ve az sayıda insanın dahil edildiği çalışmalarla değerlendirilmesidir. İlaçlar piyasaya sürülmeden önce etkinlik ve güvenlik değerlendirilmesinin yapıldığı insan sayısı 100 kadar az olabilirken, 5000’den de fazla değildir. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin diğer bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmemesi ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmalar ilacın güvenliği hakkında birden fazla hastalığı olan, birden fazla ilaç kullanan, farklı beslenme alışkanlıkları olan, yaşlı ve çocuk hastalarda sınırlı bir fikir sağlamaktadır. "C" seçeneği doğru cevaptır.
İlaçların araştırma-geliştirme süreçleri uzun yıllar ve büyük maliyetler almakta ve bu süreçte ilaçların tedavideki etkinlik ve güvenlik özelliklerinin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Ancak bu süreçlerde ilaçların istenmeyen etkilerinin tümünün tespit edilmesi farklı nedenlerden dolayı pek de mümkün değildir. Bunlardan biri ilaçların piyasaya sürülmeden önce etkinliklerinin ve güvenliklerinin deney hayvanlarında ve az sayıda insanın dahil edildiği çalışmalarla değerlendirilmesidir. İlaçlar piyasaya sürülmeden önce etkinlik ve güvenlik değerlendirilmesinin yapıldığı insan sayısı 100 kadar az olabilirken, 5000’den de fazla değildir. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin diğer bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmemesi ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmalar ilacın güvenliği hakkında birden fazla hastalığı olan, birden fazla ilaç kullanan, farklı beslenme alışkanlıkları olan, yaşlı ve çocuk hastalarda sınırlı bir fikir sağlamaktadır. "C" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi hepatotoksik etkisi nedeniyle piyasadan çekilen ilaçlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Nefadazon
B
Pemolin
C
Sitaksentan
D
Lumirakoksib
E
Pergolid
Açıklama:
Hepatotoksisite gösterip piyasadan çekilen ilaçlar arasında Nefazadon, Pemolin, Lumirakoksib ve Sitaksentan yer alır. Ama Pergolid ise vaskülopati nedeniyle piyasadan kaldırılan bir ilaçtır. Doğru cevap "E" seçeneğidir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi felç etkisi nedeniyle piyasadan çekilen ilaçlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Efalizumab
B
Karışık amfetamin tuzları
C
Lumirakoksib
D
Gatifloksasin
E
Natalizumab
Açıklama:
Efalizumab- Progresif multifokal lökoensefalopati
Gatifloksasin-Glukoz metabolizma bozuklukları
Karışık amfetamin tuzları- Felç
Lumirakoksib-Hepatotoksisite ve
Natalizumab- Progresif multifokal lökoensefalopati etkileri nedeniyle piyasadan çekilen ilaçlar arasında yer almaktadır. Buna göre "B" seçeneği doğru cevaptır.
Gatifloksasin-Glukoz metabolizma bozuklukları
Karışık amfetamin tuzları- Felç
Lumirakoksib-Hepatotoksisite ve
Natalizumab- Progresif multifokal lökoensefalopati etkileri nedeniyle piyasadan çekilen ilaçlar arasında yer almaktadır. Buna göre "B" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 24
Aminoglikozit ve makrolid antibiyotiklerin ortak istenmeyen etkileri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hareket bozukluğu
B
Ototoksisite
C
Bulantı
D
Anoreksi
E
böbrek fonksiyon bozuklukları
Açıklama:
Aminoglikozit antibiyotikler (Gentamisin, tobramisin, amikasin) için -Bulantı/kusma, baş dönmesi, nistagmus, böbrek fonksiyon bozuklukları, ototoksisite gibi istenmeyen etkiler sözkonusudur.
Makrolid antibiyotikler (Eritromisin, azitromisin, klaritromisin) için- Bulantı/kusma, karın ağrısı, diyare, anoreksi, tat değişikliği gibi istenmeyen etkiler sözkonusudur. Her 2 antibiyotik grubunun da ortak özelliği her bulantı/kusmaya sebep olmasıdır. "C" seçeneği doğru cevaptır.
Makrolid antibiyotikler (Eritromisin, azitromisin, klaritromisin) için- Bulantı/kusma, karın ağrısı, diyare, anoreksi, tat değişikliği gibi istenmeyen etkiler sözkonusudur. Her 2 antibiyotik grubunun da ortak özelliği her bulantı/kusmaya sebep olmasıdır. "C" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi ilaç güvenliğine ait tedbirlere yönelik neden-sonuç ilişkisini doğru olarak açıklamaktadır?
Seçenekler
A
1901'de difteri salgınını önlemede kullanılan ilaç sonrası çocuklarda ölümler- ABD'de Biyolojik Kontrol Yasası'nın yürürlüğe girmesi
B
1937'de "İksir Sülfanilamid" felaketi-Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası İlaç İzleme Programı’nı başlatması
C
Talidomid felaketi-1938'de ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesi
D
Difteri salgınını önlemede kullanılan ilaç sonrası çocuklarda ölümler-1901'de ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesi
E
1950'de Talidomid felaketi-Farmakovijilans çalışmalarının başlaması
Açıklama:
1901 yılında bir difteri salgını sırasında o dönemde mevcut en iyi tedavi seçeneği olan atlardan hazırlanmış difteri antitoksini çocuklara uygulanmıştır. Ancak serum üretimi için kullanılan atlardan biri tetanoz ile enfekte olmuştur. Uygulamayı takiben tetanozla enfekte difteri antitoksini ile tedavi edilen 7 çocuk hayatını kaybetmiştir. Bu olay sonrasında 1902 yılında biyolojik ürünlerin saflığını, etkinliğini ve güvenliğini sağlamak için hazırlanan Biyolojik Kontrol Yasası ABD’de yürürlüğe girmiştir. 1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu felaket ise ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur. Talidomid felaketinden sonra da 1968 yılında Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası İlaç İzleme
Programı’nı başlatmıştır. 1970’li yılların ortalarında, herhangi bir ilaç tedavisinin istenmeyen etkilerinin risklerini değerlendirmek için farmakovijilans teriminin kullanılması önerilmiştir. "A" seçeneği doğru cevaptır.
Programı’nı başlatmıştır. 1970’li yılların ortalarında, herhangi bir ilaç tedavisinin istenmeyen etkilerinin risklerini değerlendirmek için farmakovijilans teriminin kullanılması önerilmiştir. "A" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 26
Çocuklarda veya bebeklerde güvenli ilaç kullanımına ait aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Özellikle yenidoğan dönemi ilaçların istenmeyen etkilerinin daha az görüldüğü dönemdir.
B
Asetilsalisilik asitin 16 yaşından küçük çocuklarda viral enfeksiyonlardan sonra kullanılmasında sakınca yoktur.
C
Çocuk ve yetişkinler arasında ilaçların biyoyararlanımı farklılık göstermez.
D
Çocuklarda ilaçların reçete edilen veya önerilen dozda kullanılması çok önemlidir.
E
ABD İlaç ve Gıda Dairesi 2 yaşından küçük çocuklarda yüksek dozda antihistaminik kullanılabileceğini belirtmektedir.
Açıklama:
Özellikle yenidoğan dönemi ilaçların istenmeyen etkilerinin daha sık görüldüğü dönemdir. Öte yandan ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin
dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır. Ancak bu yaklaşım çok da doğru değildir. Çünkü ilaçların biyoyararlanımı çocuk ve yetişkin hastalar arasında var olan farmakokinetik, farmakodinamik, organ fonksiyonlarındaki ve hastalık durumundaki farklılıklar nedeniyle belirgin değişiklikler göstermektedir. Yaş ile birlikte özellikle ilaçların absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılım olmak üzere farmakokinetik özellikleri değişmekte ve bu durum ilaçların etkinlik ve güvenlik özelliklerine yansımaktadır. Dolayısıyla çocuklarda güvenli ilaç kullanımı, ilacın farmakokinetiği hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmayı ve çeşitli yaşlardaki fizyolojik özelliklerin anlaşılmasını gerektirmektedir.
Asetilsalisilik asitin 16 yaşından küçük çocuklarda grip veya suçiçeği gibi viral enfeksiyonlardan sonra kullanılması ‘’Reye’s Sendromu’’na neden olmakta ve bu nedenle bu yaş grubunda kullanılması önerilmemektedir. Çocuklarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaçların reçete edilen veya önerilen dozda kullanılması oldukça önemlidir.
Bebeklerde ve çocuklarda sık görülen soğuk algınlığının tedavisi antihistaminik, dekonjestan, antitussif ve balgam söktürücü ilaçlarla yapılmaktadır. Ancak bu ilaçların yüksek dozları ile ilişkili ciddi istenmeyen etkilere yönelik veri yetersizliği göz önüne alındığında, ABD İlaç ve Gıda Dairesi 2008 yılında bu ilaçların 2 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamasını önermiştir. Dolayısıyla "D" seçeneği doğru cevaptır.
dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır. Ancak bu yaklaşım çok da doğru değildir. Çünkü ilaçların biyoyararlanımı çocuk ve yetişkin hastalar arasında var olan farmakokinetik, farmakodinamik, organ fonksiyonlarındaki ve hastalık durumundaki farklılıklar nedeniyle belirgin değişiklikler göstermektedir. Yaş ile birlikte özellikle ilaçların absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılım olmak üzere farmakokinetik özellikleri değişmekte ve bu durum ilaçların etkinlik ve güvenlik özelliklerine yansımaktadır. Dolayısıyla çocuklarda güvenli ilaç kullanımı, ilacın farmakokinetiği hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmayı ve çeşitli yaşlardaki fizyolojik özelliklerin anlaşılmasını gerektirmektedir.
Asetilsalisilik asitin 16 yaşından küçük çocuklarda grip veya suçiçeği gibi viral enfeksiyonlardan sonra kullanılması ‘’Reye’s Sendromu’’na neden olmakta ve bu nedenle bu yaş grubunda kullanılması önerilmemektedir. Çocuklarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaçların reçete edilen veya önerilen dozda kullanılması oldukça önemlidir.
Bebeklerde ve çocuklarda sık görülen soğuk algınlığının tedavisi antihistaminik, dekonjestan, antitussif ve balgam söktürücü ilaçlarla yapılmaktadır. Ancak bu ilaçların yüksek dozları ile ilişkili ciddi istenmeyen etkilere yönelik veri yetersizliği göz önüne alındığında, ABD İlaç ve Gıda Dairesi 2008 yılında bu ilaçların 2 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamasını önermiştir. Dolayısıyla "D" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 27
Uyku hali oluşturması nedeniyle aşağıdaki ilaçlardan hangisinin laktasyon döneminde kullanılması önerilmez?
Seçenekler
A
Klindamisin
B
Atenolol
C
Diazepam
D
Ergotamin
E
Doksisilin
Açıklama:
Atenolol-Siyanoz, bradikardi, hipotansiyon
Diazepam-Uyku hâli
Doksisiklin-Dişlerde renklenme, kemik gelişiminin inhibisyonu
Ergotamin-Kusma, diyare, nöbetler
Klindamisin-Diyare, kanlı dışkılama
Bu bilgilere göre doğru cevap "C" seçeneğidir.
Diazepam-Uyku hâli
Doksisiklin-Dişlerde renklenme, kemik gelişiminin inhibisyonu
Ergotamin-Kusma, diyare, nöbetler
Klindamisin-Diyare, kanlı dışkılama
Bu bilgilere göre doğru cevap "C" seçeneğidir.
Soru 28
Varfarin hangi grup ilaçlarla birlikte alındığında kanama riski oluştururlar?
Seçenekler
A
Antiviral ilaçlar
B
Statin grubu lipit düşürücü ilaçlar
C
Beta-blokerler
D
Anjiyotensin enzim inhibitörleri
E
Fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri
Açıklama:
Varfarin; diklofenak, trimetoprim, sülfametoksazol, rifampin, flukonazol ve metronidazol gibi antimikrobiyal ilaçlar, luvastatin, lovastatin, rosuvastatin ve simvastatin gibi ilaçlarla kanama komplikasyonları gibi istenmeyen yan etkiler oluştururlar. Bunlardan luvastatin, lovastatin, rosuvastatin ve simvastatin gibi ilaçlar ise statin grubu lipit düşürücü ilaçlardır. "B" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 29
Gıda-ilaç etkileşimini önlemek amacıyla aşağıdaki önerilerden hangisi dikkate alınmalıdır?
Seçenekler
A
Greyfurt suyu statin grubu ilaçlarla beraber alınmamalıdır.
B
Muz veya portakal potasyum tutucu diüretiklerle beraber alınırsa hipokalemi ile ilişkili kalp atış hızının yavaşlaması gibi hastada istenmeyen etkiler oluşturur.
C
Süt ve süt ürünleri antidiyabetik ilaçların etkisini azaltacağı için birlikte tüketilmemelidir.
D
Yüksek yağlı gıdalar bronkodilatörlerle beraber kullanılınca felce neden olacağı için birlikte alınmamalıdır.
E
Greyfurt/greyfurt suyu ile siklosporin birlikte tüketilebilir.
Açıklama:
Greyfurt/greyfurt suyu; atorvastatin, lovastatin, simvastatin gibi statin grubu ilaçlarla beraber alındığında miyopati ve rabdomiyolize sebep olmaktadır. O nedenle; ilacın kullanımından 2 saat önce veya 1 saat sonra greyfurt/greyfurt suyu tüketiminden kaçınılmalıdır.
Greyfurt/greyfurt suyu; siklosporin veya takrolimus ile böbrek hasarına sebep olmaktadır İlaçlar ile birlikte greyfurt/greyfurt suyu tüketiminden kaçınılmalıdır.
Süt ve süt ürünleri; siprofloksasin veya levofloksasin ile birlikte alınınca tedavinin etkinliği azalmaktadır. O nedenle bu ilaçlar, süt veya süt ürünlerinden 2 saat önce veya 2 saat sonra kullanılmalıdır.
Yüksek yağlı gıdalar; bronkodilatörler ile beraber tüketilince bulantı, kusma, baş ağrısı, ve huzursuzluğa sebep olurlar. "A" seçeneği doğru cevaptır.
Greyfurt/greyfurt suyu; siklosporin veya takrolimus ile böbrek hasarına sebep olmaktadır İlaçlar ile birlikte greyfurt/greyfurt suyu tüketiminden kaçınılmalıdır.
Süt ve süt ürünleri; siprofloksasin veya levofloksasin ile birlikte alınınca tedavinin etkinliği azalmaktadır. O nedenle bu ilaçlar, süt veya süt ürünlerinden 2 saat önce veya 2 saat sonra kullanılmalıdır.
Yüksek yağlı gıdalar; bronkodilatörler ile beraber tüketilince bulantı, kusma, baş ağrısı, ve huzursuzluğa sebep olurlar. "A" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 30
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde bitki-ilaç etkileşimi ve istenmeyen etki sırasıyla doğru olarak eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Sarımsak-anestezikler-sedasyon
B
Sinameki-digoksin-hipoglisemi
C
Kediotu-oral kontraseptifler-sıvı tutulumu
D
Sarı kantaron- antihipertansifler-sedasyon
E
Meyan kökü-digoksin-hipokalemi
Açıklama:
Kediotu, kava, alıç, şerbetçiotu veya sarı kantaron-benzodiazepinler-sedasyon
Meyan kökü-oral kontraseptifler-sıvı tutulumu, hipertansiyon
Meyan kökü, sinameki veya sarısabır- digoksin-hipokalemi
Sarı kantaron-antihipertansifler-tedavi edici etkinlikte azalma
Kava, alıç, sarı kantaron veya kedi otu-anestezikler -sedasyon ve anestezik etkinin uzaması
Sarımsak veya gingko- steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar- kanama riskinde artma gibi etkiler görülür. "E" seçeneği doğru cevaptır.
Meyan kökü-oral kontraseptifler-sıvı tutulumu, hipertansiyon
Meyan kökü, sinameki veya sarısabır- digoksin-hipokalemi
Sarı kantaron-antihipertansifler-tedavi edici etkinlikte azalma
Kava, alıç, sarı kantaron veya kedi otu-anestezikler -sedasyon ve anestezik etkinin uzaması
Sarımsak veya gingko- steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar- kanama riskinde artma gibi etkiler görülür. "E" seçeneği doğru cevaptır.
Soru 31
İlaçların istenmeyen etkileri ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ters ilaç reaksiyonları, bir ilacın; bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen ve genellikle öngörülmeyen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileridir.
B
İlaçların neden olduğu hastalıkların gelişimini etkileyen faktörler arasında; hastanın yaşı ve yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler, önceden var olan hastalıklar ve komorbid durumlar, genetik farklılıklar, diyet ve beslenme durumu, birlikte kullanılan ilaçlar, tedavi uyuncunun olmaması ve tedavi hataları sayılır.
C
İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmesi ile ilişkilendirilir.
D
İlaç yan etkisi, bir ilacın; bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileridir.
E
İlaç toksik etkisi, bir ilacın; bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileridir.
Açıklama:
İLAÇLARIN İSTENMEYEN ETKİLERİ
İlaçların istenmeyen etkileri ile ilgili olarak verilen ifadelerden C seçeneği yanlıştır. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmesi ile değil, temsil etmemesi ile ilişkilendirilir.
İlaçların araştırma-geliştirme süreçleri uzun yıllar ve büyük maliyetler alır ve bu süreçte ilaçların tedavideki etkinlik ve güvenlik özelliklerinin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilir. Ancak bu süreçlerde ilaçların istenmeyen etkilerinin tümünün tespit edilmesi farklı nedenlerden dolayı pek de mümkün değildir. Bunlardan biri, ilaçların piyasaya sürülmeden önce etkinlik ve güvenliklerinin deney hayvanlarında ve az sayıda insanın dahil edildiği çalışmalarla değerlendirilmesidir. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin diğer bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmemesi ile ilişkilendirilir. Bu çalışmalar ilacın güvenliği hakkında birden fazla hastalığı olan, birden fazla ilaç kullanan, farklı beslenme alışkanlıkları olan, yaşlı ve çocuk hastalarda sınırlı bir fikir sağlar. Bu çalışmalarda en iyi ihtimalle yalnızca 1/1000’den büyük risklerin tespit edildiği vurgulanır. Dolayısıyla bu süreçte, ilaçların etkinlik ve güvenlik potansiyellerinin tam olarak belirlendiğini söylemek mümkün değildir.
İlaçların istenmeyen etkileri ile ilgili olarak verilen ifadelerden C seçeneği yanlıştır. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmesi ile değil, temsil etmemesi ile ilişkilendirilir.
İlaçların araştırma-geliştirme süreçleri uzun yıllar ve büyük maliyetler alır ve bu süreçte ilaçların tedavideki etkinlik ve güvenlik özelliklerinin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilir. Ancak bu süreçlerde ilaçların istenmeyen etkilerinin tümünün tespit edilmesi farklı nedenlerden dolayı pek de mümkün değildir. Bunlardan biri, ilaçların piyasaya sürülmeden önce etkinlik ve güvenliklerinin deney hayvanlarında ve az sayıda insanın dahil edildiği çalışmalarla değerlendirilmesidir. İlaçların istenmeyen etkilerinin piyasaya sürülmeden önce tespit edilememesinin diğer bir önemli nedeni de çalışmalara dahil edilen insanların tüm popülasyonu temsil etmemesi ile ilişkilendirilir. Bu çalışmalar ilacın güvenliği hakkında birden fazla hastalığı olan, birden fazla ilaç kullanan, farklı beslenme alışkanlıkları olan, yaşlı ve çocuk hastalarda sınırlı bir fikir sağlar. Bu çalışmalarda en iyi ihtimalle yalnızca 1/1000’den büyük risklerin tespit edildiği vurgulanır. Dolayısıyla bu süreçte, ilaçların etkinlik ve güvenlik potansiyellerinin tam olarak belirlendiğini söylemek mümkün değildir.
Soru 32
Kinin ilacının istenmeyen etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Trombositopeni
B
Oküler hasar
C
Dislipidemi
D
Hiperürisemi
E
Paralitik ileus
Açıklama:
İLAÇLARIN İSTENMEYEN ETKİLERİ
Kinin ilacının istenmeyen etkisi "trombositopeni"dir.
Kinin ilacının istenmeyen etkisi "trombositopeni"dir.
Soru 33
Red man sendromu, flebit ve tat değişikliği gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Loperamid
B
Vankomisin
C
Metotreksat
D
Prednisolon
E
Olanzapin
Açıklama:
İLAÇLARIN İSTENMEYEN ETKİLERİ
Red man sendromu, flebit ve tat değişikliği gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç "vankomisin"dir.
Red man sendromu, flebit ve tat değişikliği gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç "vankomisin"dir.
Soru 34
-------------- çalışmaları, ilaç kullanımıyla ilgili olarak hasta bakımını ve hasta güvenliğini artırmayı ve ilaçların
risk-fayda profilinin değerlendirilmesi için güvenilir bilgiler sağlayarak halk sağlığı programlarını desteklemeyi hedefler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri, aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
risk-fayda profilinin değerlendirilmesi için güvenilir bilgiler sağlayarak halk sağlığı programlarını desteklemeyi hedefler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri, aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Sülfanilamid
B
Talidomid
C
Farmakovijilans
D
Profilaksi
E
Deflazakort
Açıklama:
İLAÇ GÜVENLİĞİ KAVRAMININ TARİHSEL GELİŞİMİ
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri, C seçeneğinde verilen " farmakovijilans" doğru olarak tamamlar.
Dünya Sağlık Örgütü farmakovijilansı; ilaçların istenmeyen etkilerinin veya ilaçlarla ilgili diğer olası sorunların saptanması, değerlendirilmesi, anlaşılması ve önlenmesi ile ilgili bilimsel çalışmalar olarak tanımlamıştır. Farmakovijilans çalışmaları, ilaç kullanımıyla ilgili olarak hasta bakımını ve hasta güvenliğini artırmayı ve ilaçların risk-fayda profilinin değerlendirilmesi için güvenilir bilgiler sağlayarak halk sağlığı programlarını desteklemeyi hedefler. Bu nedenle güvenli ilaç kullanımı açısından bir öncelik olarak kabul edilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri, C seçeneğinde verilen " farmakovijilans" doğru olarak tamamlar.
Dünya Sağlık Örgütü farmakovijilansı; ilaçların istenmeyen etkilerinin veya ilaçlarla ilgili diğer olası sorunların saptanması, değerlendirilmesi, anlaşılması ve önlenmesi ile ilgili bilimsel çalışmalar olarak tanımlamıştır. Farmakovijilans çalışmaları, ilaç kullanımıyla ilgili olarak hasta bakımını ve hasta güvenliğini artırmayı ve ilaçların risk-fayda profilinin değerlendirilmesi için güvenilir bilgiler sağlayarak halk sağlığı programlarını desteklemeyi hedefler. Bu nedenle güvenli ilaç kullanımı açısından bir öncelik olarak kabul edilir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi, ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanması yaklaşımının çok da doğru olmamasının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Farmakokinetik farklılıklar
B
Farmakodinamik farklılıklar
C
Farmakovijilans farklılıklar
D
Organ fonksiyonlarındaki farklılıklar
E
Hastalık durumundaki farklılıklar
Açıklama:
SPESİFİK HASTA POPÜLASYONLARINDA İLAÇ GÜVENLİĞİ
"Farmakovijilans farklılıklar" ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanması yaklaşımının çok da doğru olmamasının nedenlerinden biri değildir. Farmakovijilans; ilaçların istenmeyen etkilerinin veya ilaçlarla ilgili diğer olası sorunların saptanması, değerlendirilmesi, anlaşılması ve önlenmesi ile ilgili bilimsel çalışmalar olarak tanımlanır.
Çocuklarda tedavide kullanılan ilacın uygun dozunun belirlenmesi oldukça önemli bir noktadır. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanır. Ancak bu yaklaşım çok da doğru değildir. Çünkü ilaçların biyoyararlanımı, çocuk ve yetişkin hastalar arasında var olan farmakokinetik, farmakodinamik, organ fonksiyonlarındaki ve hastalık durumundaki
farklılıklar nedeniyle belirgin değişiklikler gösterir. Yaşla birlikte özellikle ilaçların absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılım olmak üzere farmakokinetik özellikleri değişir ve bu durum ilaçların etkinlik ve güvenlik özelliklerine yansıır. Dolayısıyla çocuklarda güvenli ilaç kullanımı, ilacın farmakokinetiği hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmayı ve çeşitli yaşlardaki fizyolojik
özelliklerin anlaşılmasını gerektirir. Ayrıca prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır. Çünkü bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür. Vücut yüzeyine göre hesaplanan ilaç dozu, vücut ağırlığına göre hesaplanan miktardan daha fazladır.
"Farmakovijilans farklılıklar" ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanması yaklaşımının çok da doğru olmamasının nedenlerinden biri değildir. Farmakovijilans; ilaçların istenmeyen etkilerinin veya ilaçlarla ilgili diğer olası sorunların saptanması, değerlendirilmesi, anlaşılması ve önlenmesi ile ilgili bilimsel çalışmalar olarak tanımlanır.
Çocuklarda tedavide kullanılan ilacın uygun dozunun belirlenmesi oldukça önemli bir noktadır. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanır. Ancak bu yaklaşım çok da doğru değildir. Çünkü ilaçların biyoyararlanımı, çocuk ve yetişkin hastalar arasında var olan farmakokinetik, farmakodinamik, organ fonksiyonlarındaki ve hastalık durumundaki
farklılıklar nedeniyle belirgin değişiklikler gösterir. Yaşla birlikte özellikle ilaçların absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılım olmak üzere farmakokinetik özellikleri değişir ve bu durum ilaçların etkinlik ve güvenlik özelliklerine yansıır. Dolayısıyla çocuklarda güvenli ilaç kullanımı, ilacın farmakokinetiği hakkında kapsamlı bilgiye sahip olmayı ve çeşitli yaşlardaki fizyolojik
özelliklerin anlaşılmasını gerektirir. Ayrıca prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır. Çünkü bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür. Vücut yüzeyine göre hesaplanan ilaç dozu, vücut ağırlığına göre hesaplanan miktardan daha fazladır.
Soru 36
Yaşlılarda, özellikle uzun süreli kullanımda akciğer hasarı, karaciğer hasarı ve periferik nöron hasarı gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ketorolak
B
Meperidin
C
Desmopressin
D
Nitrofurantoin
E
Metildopa
Açıklama:
SPESİFİK HASTA POPÜLASYONLARINDA İLAÇ GÜVENLİĞİ
Yaşlılarda, özellikle uzun süreli kullanımda akciğer hasarı, karaciğer hasarı ve periferik nöron hasarı gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç "nitrofurantoin"dir.
Yaşlılarda, özellikle uzun süreli kullanımda akciğer hasarı, karaciğer hasarı ve periferik nöron hasarı gibi istenmeyen etkilere yol açan ilaç "nitrofurantoin"dir.
Soru 37
Greyfurt ve greyfurt suyu, amiodaron ilacı ile etkileşime girdiğinde, hangi istenmeyen etkilere yol açar?
Seçenekler
A
Kalp atış hızında yavaşlama, kan basıncının düşmesi
B
Hiperkalemi ile ilişkili kalp atış hızının yavaşlaması ve kalp bloğu
C
Azalan kan şekeri kontrolü, B12 vitamin eksikliği, nöron hasarı
D
QT aralığının uzaması, Torsades de Pointes gelişimi
E
Hiperaktivite, hipertansif kriz, felç gelişimi
Açıklama:
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Greyfurt ve greyfurt suyu, amiodaron ilacı ile etkileşime girdiğinde, QT aralığının uzaması, Torsades de Pointes gelişimi gibi istenmeyen etkilere yol açar.
Greyfurt ve greyfurt suyu, amiodaron ilacı ile etkileşime girdiğinde, QT aralığının uzaması, Torsades de Pointes gelişimi gibi istenmeyen etkilere yol açar.
Soru 38
Efedra ve meyan kökü, -------------- ile birlikte kullanıldığında, ortaya çıkabilecek istenmeyen etki, hiperglisemidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Antidepresanlar
B
Antidiyabetik ajanlar
C
Antihipertansifler
D
Antikonvülsanlar
E
Anestezikler
Açıklama:
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri B seçeneği doğru olarak tamamlar. Efedra ve meyan kökü, antidiyabetik ajanlar ile birlikte kullanıldığında, ortaya çıkabilecek istenmeyen etki, hiperglisemidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri B seçeneği doğru olarak tamamlar. Efedra ve meyan kökü, antidiyabetik ajanlar ile birlikte kullanıldığında, ortaya çıkabilecek istenmeyen etki, hiperglisemidir.
Soru 39
İlaç tedavisinin etkili, güvenli ve ekonomik biçimde uygulanmasına olanak sağlayan planlama, yürütme ve izleme sürecine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İlaç güvenliği
B
Doğru ilaç kullanımı
C
Güvenli ilaç tedavisi
D
Etkili ilaç kullanımı
E
Akılcı ilaç kullanımı
Açıklama:
İLAÇLARIN İSTENMEYEN ETKİLERİNİN ÖNLENMESİ
İlaç tedavisinin etkili, güvenli ve ekonomik biçimde uygulanmasına olanak sağlayan planlama, yürütme ve izleme sürecine verilen ad "Akılcı ilaç kullanımı"dır.
İlaç tedavisinin etkili, güvenli ve ekonomik biçimde uygulanmasına olanak sağlayan planlama, yürütme ve izleme sürecine verilen ad "Akılcı ilaç kullanımı"dır.
Soru 40
Doktorların hamilelerde ilaç kullanımını değerlendirirken ilk olarak belirlemeleri gereken unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hamileliğin evresi
B
Hamilenin kronik hastalıkları
C
Hamilelik kaynaklı hastalıklar
D
İlaca duyulan ihtiyaç
E
İlaç-gıda etkileşimi
Açıklama:
SPESİFİK HASTA POPÜLASYONLARINDA İLAÇ GÜVENLİĞİ
Doktorların hamilelerde ilaç kullanımını değerlendirirken ilk olarak belirlemeleri gereken unsur "hamileliğin evresi"dir.
Hamilelik sırasında kullanılan ilaçların fetüse geçmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Embriyonik/fetal dolaşımda bulunan ilaç konsantrasyonları ise fetüste istenmeyen etkilere neden olabilir. Fetüste istenmeyen etkiler yani teratojenik etkiler, gelişmekte olan embriyo/fetüste yapısal veya fonksiyonel kusurlarla karakterizedir. Nöral tüp defektleri, konjenital kalp anomalileri, yarık dudak veya damak, embriyo/fetüs ölümü gibi teratojenik etkiler, teratojenlere hamileliğin erken dönemindeki (2 ile 8 haftalık dönem) maruziyetlerden kaynaklanır. Dolayısıyla doktorların hamilelerde ilaç kullanımını değerlendirirken ilk olarak hamileliğin evresini belirlemesi gerekir.
Doktorların hamilelerde ilaç kullanımını değerlendirirken ilk olarak belirlemeleri gereken unsur "hamileliğin evresi"dir.
Hamilelik sırasında kullanılan ilaçların fetüse geçmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Embriyonik/fetal dolaşımda bulunan ilaç konsantrasyonları ise fetüste istenmeyen etkilere neden olabilir. Fetüste istenmeyen etkiler yani teratojenik etkiler, gelişmekte olan embriyo/fetüste yapısal veya fonksiyonel kusurlarla karakterizedir. Nöral tüp defektleri, konjenital kalp anomalileri, yarık dudak veya damak, embriyo/fetüs ölümü gibi teratojenik etkiler, teratojenlere hamileliğin erken dönemindeki (2 ile 8 haftalık dönem) maruziyetlerden kaynaklanır. Dolayısıyla doktorların hamilelerde ilaç kullanımını değerlendirirken ilk olarak hamileliğin evresini belirlemesi gerekir.
Soru 41
Gatifloksasin tedavi sırasında karşılaşılan hangi güvenlik problemi nedeniyle 2006 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır?
Seçenekler
A
Glukoz metabolizma bozuklukları
B
Progresif multifokal lökoensefalopati
C
Felç
D
Hepatotoksisite
E
Vaskülopati
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Gatifloksasin tedavi sırasında karşılaşılan “glukoz metabolizma bozuklukları” güvenlik uyarısıyla 2006 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır.
Gatifloksasin tedavi sırasında karşılaşılan “glukoz metabolizma bozuklukları” güvenlik uyarısıyla 2006 yılında piyasadan geri çekilmiş bir ilaçtır.
Soru 42
“………………………… bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanır” ifadesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ters ilaç reaksiyonları
B
İlaç toksik etkisi
C
İlaç yan etkisi
D
İlaç farmakolojik etkisi
E
Advers ilaç reaksiyonları
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Ters ilaç reaksiyonları (advers ilaç reaksiyonları), bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen ve genellikle öngörülmeyen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç yan etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç ters reaksiyonları ve ilaç yan etkileri birbirine çok benzer zararlı etkileri ifade ediyor gibi görünse de ufak nüanslar ile birbirinden ayrılmaktadır. Bu noktada halk arasında ilaç istenmeyen etkilerinin ilaç yan etkileri olarak ifade edildiği vurgulanmalıdır. Son olarak ilaç toksik etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır.
Ters ilaç reaksiyonları (advers ilaç reaksiyonları), bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen ve genellikle öngörülmeyen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç yan etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlarda meydana gelen, ilacın farmakolojik özellikleri ile ilgili ve genellikle öngörülen istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır. İlaç ters reaksiyonları ve ilaç yan etkileri birbirine çok benzer zararlı etkileri ifade ediyor gibi görünse de ufak nüanslar ile birbirinden ayrılmaktadır. Bu noktada halk arasında ilaç istenmeyen etkilerinin ilaç yan etkileri olarak ifade edildiği vurgulanmalıdır. Son olarak ilaç toksik etkisi ise bir ilacın bir hastalığın profilaksisi, teşhisi veya tedavisi için kullanıldığı dozlardan daha yüksek dozlarda meydana gelen herhangi bir zararlı istenmeyen etkileri olarak tanımlanmıştır.
Soru 43
Aşağıdaki seçeneklerde verilen “ilaç-istenmeyen etki” eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Essitalopram-Hareket bozuklukları
B
Misoprostol-Menoraji
C
Levodopa-Anemi
D
Olanzapin-Dislipidemi
E
Siklofosfamid-Sistit
Açıklama:
Öğrenci ilaçların istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Levodopa alındığında istenmeyen etki olarak psikoz görülmesi beklenir. Metotreksat alındığında istenmeyen etki olarak anemi görülmesi beklenir.
Levodopa alındığında istenmeyen etki olarak psikoz görülmesi beklenir. Metotreksat alındığında istenmeyen etki olarak anemi görülmesi beklenir.
Soru 44
“İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir ve felaketten bir yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur. Bu felaket hangi yıl yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1901
B
1950
C
1960
D
1937
E
1968
Açıklama:
Öğrenci ilaç güvenliği kavramının tarihsel gelişimini öğrenmiş olmalıdır.
1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Antibakteriyel bir ilaç olan sülfanilamid, streptokok enfeksiyonlarının tedavisinde güvenle kullanılmaktaydı. O dönemde uygulama kolaylığı nedeniyle sıvı formda sülfanilamid formülasyonuna ihtiyaç duyulmuş ve bir ilaç şirketi %70 dietilen glikol ile ahududu aromalı yeni bir formülasyon hazırlamıştır. O tarihte Gıda ve İlaç Yönetmeliği yeni formülasyonlar için güvenlik çalışmalarını zorunlu tutmamaktaydı. Bu nedenle, şirket herhangi bir güvenlik çalışması yapmadan, yani dietilen glikolün ölümcül etkilere neden olabileceğini bilmeden ürünü ABD’de kullanıma sunmuştur. İlacın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, çoğu çocuk 105 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu felaket ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur.
1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Antibakteriyel bir ilaç olan sülfanilamid, streptokok enfeksiyonlarının tedavisinde güvenle kullanılmaktaydı. O dönemde uygulama kolaylığı nedeniyle sıvı formda sülfanilamid formülasyonuna ihtiyaç duyulmuş ve bir ilaç şirketi %70 dietilen glikol ile ahududu aromalı yeni bir formülasyon hazırlamıştır. O tarihte Gıda ve İlaç Yönetmeliği yeni formülasyonlar için güvenlik çalışmalarını zorunlu tutmamaktaydı. Bu nedenle, şirket herhangi bir güvenlik çalışması yapmadan, yani dietilen glikolün ölümcül etkilere neden olabileceğini bilmeden ürünü ABD’de kullanıma sunmuştur. İlacın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, çoğu çocuk 105 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu felaket ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur.
Soru 45
Hangi istenmeyen etkisi nedeniyle makrolid antibiyotiklerin yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır?
Seçenekler
A
Methemoglobinemi
B
Hiperbilirubinemi
C
Gri bebek sendromu
D
Ölüm
E
Hipertrofik pilor stenozu
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
“Hipertrofik pilor stenozu” istenmeyen etkisi nedeniyle makrolid antibiyotiklerin yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır.
“Hipertrofik pilor stenozu” istenmeyen etkisi nedeniyle makrolid antibiyotiklerin yenidoğanda kullanımından kaçınılmalıdır.
Soru 46
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik bir yaklaşım değildir?
Seçenekler
A
Mümkün olan en yüksek etkili dozu kullanmak
B
Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek
C
Gereksiz ilaçların kullanımını kesmek
D
Farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak
E
Daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaç tedavisine yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulanmalıdır. Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek, gereksiz ilaçların kullanımını kesmek, farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak, daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek, mümkün olan en düşük etkili dozu kullanmak ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik yaklaşımlar olarak kabul edilmektedir.
Yaşlılarda ilaçların istenmeyen etkilerinin önlenmesi ya da azaltılması için ilaç tedavisine yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulanmalıdır. Mevcut ilaç tedavisini periyodik olarak gözden geçirmek, gereksiz ilaçların kullanımını kesmek, farmakolojik olmayan alternatif stratejileri göz önünde bulundurmak, daha güvenli alternatif ilaçları düşünmek, mümkün olan en düşük etkili dozu kullanmak ilaçların istenmeyen etkilerini önlemeye veya azaltmaya yönelik yaklaşımlar olarak kabul edilmektedir.
Soru 47
Hangi istenmeyen etkisi/etkileri nedeniyle benzodiazepinlerin yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır?
Seçenekler
A
Santral sinir sistemi depresyonu, bradikardi ve ortostatik hipotansiyon
B
Bilişsel bozukluk, deliryum, sedasyon
C
Hiponatremi
D
Gastrointestinal kanama, peptik ülser ve akut böbrek hasarı
E
Hipoglisemi
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
“Bilişsel bozukluk, deliryum, sedasyon” istenmeyen etkisi nedeniyle benzodiazepinlerin yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır.
“Bilişsel bozukluk, deliryum, sedasyon” istenmeyen etkisi nedeniyle benzodiazepinlerin yaşlılarda kullanımından kaçınılmalıdır.
Soru 48
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır” şeklinde verilen kategori aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
D
B
C
C
B
D
A
E
X
Açıklama:
Öğrenci spesifik hasta popülasyonlarında klinik olarak önemli ilaç istenmeyen etkilerini öğrenmiş olmalıdır.
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır” şeklinde verilen kategori “B” dir.
Amerika Birleşik Devletleri İlaç ve Gıda Dairesi Hamilelik Risk Kategorilerine göre tanımı “Hayvan çalışmalarında fetüste herhangi bir olumsuz etki gözlenmemiştir, ancak insanlarda kontrollü ve yeterli çalışma bulunmamaktadır” şeklinde verilen kategori “B” dir.
Soru 49
İnsülin ile siprofloksasin/levofloksasin arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hangi istenmeyen etki/etkiler görülmektedir?
Seçenekler
A
Hiperkalemi
B
Bradikardi, atriyoventriküler blok
C
Miyopati, rabdomiyoliz
D
Hipoglisemi
E
Kalp krizi, felç gelişim riskinde artış
Açıklama:
Öğrenci klinik olarak önemli ilaç-ilaç etkileşimlerini öğrenmiş olmalıdır.
İnsülin ile siprofloksasin/levofloksasin arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hipoglisemi gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
İnsülin ile siprofloksasin/levofloksasin arasındaki ilaç-ilaç etkileşimi sonucu hipoglisemi gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Soru 50
Greyfurt/greyfurt suyu ile atorvastatin/lovastatin/simvastatin arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu hangi istenmeyen etki/etkiler görülmektedir?
Seçenekler
A
Bulantı, kusma, baş ağrısı, huzursuzluk
B
Kalp atış hızında yavaşlama, kan basıncının düşmesi
C
Böbrek hasarı
D
Hiperaktivite, hipertansif kriz, felç gelişimi
E
Miyopati, rabdomiyoliz
Açıklama:
Öğrenci klinik olarak önemli gıda-ilaç etkileşimlerini öğrenmiş olmalıdır.
Greyfurt/greyfurt suyu ile atorvastatin/lovastatin/simvastatin arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu miyopati, rabdomiyoliz gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Greyfurt/greyfurt suyu ile atorvastatin/lovastatin/simvastatin arasındaki gıda-ilaç etkileşimi sonucu miyopati, rabdomiyoliz gibi istenmeyen etkiler görülmektedir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi ilaçların neden olduğu hastalıkların gelişimini etkileyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Komorbid durumlar
B
Yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler
C
Hastanın yaşı
D
Genetik farklılıklar
E
Hastanın cinsiyeti
Açıklama:
İlaçların neden olduğu hastalıkların gelişimini etkileyen faktörler arasında hastanın yaşı ve yaşa bağlı fizyolojik değişiklikler, önceden var olan hastalıklar ve komorbid durumlar (özellikle karaciğer ve böbrek yetmezliği), genetik farklılıklar, diyet ve beslenme durumu, birlikte kullanılan ilaçlar, tedavi uyuncunun olmaması ve tedavi hataları sayılmaktadır.
Hastanın cinsiyeti
Hastanın cinsiyeti
Soru 52
Antikanser ilaçlarının en sık görülen istenmeyen etkileri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aritmi
B
Kemik iliği depresyonu, lökopeni
C
Diyare
D
Hazımsızlık
E
Trobositopeni
Açıklama:
Antikanser ilaçlarının en sık görülen istenmeyen etkileri Kemik iliği depresyonu, lökopenidir.
Bakınız. Metinde Tablo 8.2. sayfa 242
Bakınız. Metinde Tablo 8.2. sayfa 242
Soru 53
Penisilin türevi antibiyotiklerin insanlarda en sık görülen istenmeyen etkileri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hiperürisemi
B
Ülser
C
Anemi
D
Obezite
E
Döküntü, diyare
Açıklama:
Penisilin türevi antibiyotiklerin (Penisilin, amoksisilin, ampisilin) insanlarda en sık görülen istenmeyen etkileri Döküntü, diyare, alerjik reaksiyonlar
Soru 54
1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olan ve 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmesine yol açan antibakteriyel ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Talidomit
B
Teofilin
C
Sülfanilamid
D
Digoksin
E
Levodopa
Açıklama:
1937 yılındaki “İksir Sülfanilamid” felaketi, 20. yüzyılın en önemli toplu zehirlenmelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Antibakteriyel bir ilaç olan sülfanilamid, streptokok enfeksiyonlarının tedavisinde güvenle kullanılmaktaydı. O dönemde uygulama kolaylığı nedeniyle sıvı formda sülfanilamid formülasyonuna ihtiyaç duyulmuş ve bir ilaç şirketi %70 dietilen glikol ile ahududu aromalı yeni bir formülasyon hazırlamıştır. İlacın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra, çoğu çocuk 105 kişinin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Bu felaket ilaç güvenliğinin önemine dair farkındalığın daha da artmasına ve 1938 yılında ABD Kongresi tarafından Federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası’nın yürürlüğe girmesine neden olmuştur.
Soru 55
Çocuklarda güvenli ilaç kullanımı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır.
II. Bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür.
III. İlaçların farmakokinetik özellikleri yaş ile değil, cinsiyet ile değişir.
IV. Prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır.
I. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır.
II. Bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür.
III. İlaçların farmakokinetik özellikleri yaş ile değil, cinsiyet ile değişir.
IV. Prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır.
Seçenekler
A
I,II,IV
B
I,II,III,IV
C
II,IV
D
I,III
E
II,III,IV
Açıklama:
Çocuklarda güvenli ilaç kullanımı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır.
II. Bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür.
IV. Prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır.
I,II,IV
I. Ağırlık veya yüzey alanı esas alınarak yetişkin dozundan çocuk dozu hesaplanmaktadır.
II. Bebeklerde vücut ağırlığına göre vücut yüzeyi, yetişkinden daha büyüktür.
IV. Prematüre ve yenidoğan döneminde ilaç dozlarını hesaplamak için vücut yüzey alanı kullanılmamaktadır.
I,II,IV
Soru 56
Yenidoğanda kernikterus sendromuna neden olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sülfonamid
B
Diklofenak
C
Kloramfenikol
D
Ampisilin
E
Penisilin
Açıklama:
Çocuklarda var olan fizyolojik değişiklikler ilaçların istenmeyen etkilerine karşı çocukları daha duyarlı kılar. Özellikle yenidoğan dönemi ilaçların istenmeyen etkilerinin daha sık görüldüğü dönemdir. Örneğin, kloramfenikol kaynaklı gri bebek sendromu ve sülfonamid kaynaklı kernikterus yenidoğanda ortaya çıkan ilaçların neden olduğu istenmeyen etkilerdir.
Soru 57
Asetil salisilik asitin çocukların ateşli hastalıklarında kullanılması sonucu oluşabilecek istenmeyen etki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reye’s sendromu
B
Nöbet
C
Alerji
D
Solunum depresyonu,
E
akut böbrek hasarı
Açıklama:
Asetil salisilik asitin çocukların ateşli hastalıklarında kullanılması sonucu oluşabilecek istenmeyen etki
Reye’s sendromu
Reye’s sendromu
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi istenmeyen etkileri nedeniyle yaşlılarda kullanımı uygun olmayan ilaçlar arasında sayılmaz?
Seçenekler
A
Desmopressin
B
Terazosin
C
Ketorolak
D
Meperidin
E
Nalokson
Açıklama:
Bakınız; Metinde 249. sayfa, Tablo 8.4 Yaşlılarda kullanımı uygun olmayan ilaçlar;
Antispazmodikler
Benzodiazepinler
Birinci kuşak antihistaminikler
Desmopressin
Doksazosin, prazosin, terazosin
Ketorolak
Klorpropamid, glimepirid, gliburit
Meperidin
Pentobarbital, fenobarbital, sekobarbital
Trisiklik antidepresanlar (Amitriptilin, nortriptilin, desipramin, imipramin)
Nalokson
Antispazmodikler
Benzodiazepinler
Birinci kuşak antihistaminikler
Desmopressin
Doksazosin, prazosin, terazosin
Ketorolak
Klorpropamid, glimepirid, gliburit
Meperidin
Pentobarbital, fenobarbital, sekobarbital
Trisiklik antidepresanlar (Amitriptilin, nortriptilin, desipramin, imipramin)
Nalokson
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi teratojenik etkili ilaçlardan biridir?
Seçenekler
A
Kinin
B
Salisilik asit
C
Digoksin
D
Paklitaksel
E
Metpamid
Açıklama:
Teratojenik etkili ilaçlar (Bakınız Tablo 8.5 )
Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (fosinopril, kaptopril, enalapril)
Sitotoksik ilaçlar (siklofosfamid, busulfan, sisplatin, metotreksat, fluorourasil, vinblastin, paklitaksel, irinotekan, etoposid, doksorubisin, daktinomisin)
A vitamini ve türevleri (izotretinoin)
Tetrasiklin antibiyotikler (tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin)
Fenitoin Karbimazol Karbamazepin
Misoprostol
Valproik asit
Varfarin
Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (fosinopril, kaptopril, enalapril)
Sitotoksik ilaçlar (siklofosfamid, busulfan, sisplatin, metotreksat, fluorourasil, vinblastin, paklitaksel, irinotekan, etoposid, doksorubisin, daktinomisin)
A vitamini ve türevleri (izotretinoin)
Tetrasiklin antibiyotikler (tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin)
Fenitoin Karbimazol Karbamazepin
Misoprostol
Valproik asit
Varfarin
Soru 60
Sarıkantaron bitkisinin aşağıdaki ilaç gruplarından hangisi ile etkileşimi görülmez?
Seçenekler
A
Varfarin
B
Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar
C
Antikoagülanlar
D
Opioid analjezikler
E
Antihipertansifler
Açıklama:
Klinik olarak önemli bitki-ilaç etkileşimleri (BAkınız Metinde Tablo 8.10)
Sarıkantaron ile etkileşim yapan ilaçlar; Antidiyabetik ilaçlar, Antidepresanlar, Antihipertansifler,digoksin, Benzodiazepinler, Opioid analjezikler, Anestezikler, Varfarin/ antitrombosit/ antikoagülanlar
Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar
Sarıkantaron ile etkileşim yapan ilaçlar; Antidiyabetik ilaçlar, Antidepresanlar, Antihipertansifler,digoksin, Benzodiazepinler, Opioid analjezikler, Anestezikler, Varfarin/ antitrombosit/ antikoagülanlar
Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar