Sağlık Psikolojisi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Eski Hint kültüründen günümüze kadar ulaşan sağlık uygulamalarından biri olan Ayurveda günümüzdeki hangi anlayışı yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
Monistik anlayış
B
Akupunktur temelli anlayış
C
Bütüncül (holistik) anlayış
D
Deterministik anlayış
E
Pragmatik anlayış
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Ayurveda terimi “uzun yaşamaya dair tüm bilgi” ya da “yaşam bilgisi” anlamına gelmektedir. Chraca adındaki bir hekimin MS 2. yüzyılda yazdığı düşünülen bir kitapta günah hastalığın birinci nedeni olmakla birlikte yine de hijyen kurallarına, din ve ahlaka dair önerilerde bulunulmuştur. Bu kitapta yazılanlara göre insan gençliğin ve canlılığın korunması, servetin arttırılması ve barışın tüm dünyaya yerleşmesi şeklinde üç amaç için çaba harcamalıdır. Sağlığın uzun süre korunabilmesi için ise besin, uyku ve sabır gereklidir. Ayurveda’yı uygulayan hekimler beden, zihinsel varlık ve kişiliği birbiriyle etkileşim içindeki bir bütün olarak görmüşlerdir. Bu görüş günümüzün bütüncül (holistik) anlayışını yansıtmaktadır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Ayurveda terimi “uzun yaşamaya dair tüm bilgi” ya da “yaşam bilgisi” anlamına gelmektedir. Chraca adındaki bir hekimin MS 2. yüzyılda yazdığı düşünülen bir kitapta günah hastalığın birinci nedeni olmakla birlikte yine de hijyen kurallarına, din ve ahlaka dair önerilerde bulunulmuştur. Bu kitapta yazılanlara göre insan gençliğin ve canlılığın korunması, servetin arttırılması ve barışın tüm dünyaya yerleşmesi şeklinde üç amaç için çaba harcamalıdır. Sağlığın uzun süre korunabilmesi için ise besin, uyku ve sabır gereklidir. Ayurveda’yı uygulayan hekimler beden, zihinsel varlık ve kişiliği birbiriyle etkileşim içindeki bir bütün olarak görmüşlerdir. Bu görüş günümüzün bütüncül (holistik) anlayışını yansıtmaktadır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 2
Taoizm'de yaşam enerjisi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Chi
B
Yin
C
Ayurveda
D
Yoga
E
Yang
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Taoizm'de Chi yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür. Chi’nin dolaşımı sırasında tıkanması, yetmezliği ya da aşırı akışı Yin ve Yang arasındaki dengesizliğe ve hastalıklara yol açar. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Taoizm'de Chi yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür. Chi’nin dolaşımı sırasında tıkanması, yetmezliği ya da aşırı akışı Yin ve Yang arasındaki dengesizliğe ve hastalıklara yol açar. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
“Hiçbir şey sebepsiz, nedensiz meydana gelemez. Her şey belirli bir sebeple ve zorunlu olarak meydana gelir.” diyen ve sağlığın değişik atom kombinasyonlarına bağlı olduğunu ileri süren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hippokrates
B
Galenos
C
Trakyalı Demokritos
D
Miletoslu Leukippos
E
Aristoteles
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Miletoslu Leukippos ve Trakyalı Demokritos maddenin temel yapısının atomlar olduğunu ve sağlığın da değişik atom kombinasyonlarına bağlı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Leukippos “Hiçbir şey sebepsiz, nedensiz meydana gelemez. Her şey belirli bir sebeple ve zorunlu olarak meydana gelir.” diyerek günümüzdeki determinizm anlayışının temelini atmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Miletoslu Leukippos ve Trakyalı Demokritos maddenin temel yapısının atomlar olduğunu ve sağlığın da değişik atom kombinasyonlarına bağlı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Leukippos “Hiçbir şey sebepsiz, nedensiz meydana gelemez. Her şey belirli bir sebeple ve zorunlu olarak meydana gelir.” diyerek günümüzdeki determinizm anlayışının temelini atmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 4
Tıbbı büyü, kehanet ve dinsel inançlardan kurtaran ve hastalıklara tamamen biyolojik açıdan yaklaşan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hippokrates
B
Leukippos
C
Thales
D
Hygieia
E
Galenos
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
“İnsan sevgisi olan her yerde meslek sevgisi de vardır.” diyen Hippokrates MÖ 460-370 yılları arasında Bodrum’un karşısındaki Kos (İstanköy) adasında yaşamış ve tıbbı büyü, kehanet ve dinsel inançlardan kurtarmıştır. Hastalıklara tamamen biyolojik açıdan yaklaşarak tanrılara dua etmenin ya da diğer doğaüstü güçlerin sağlık ve hastalık alanında etkisinin olmayacağını savunmuştur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
“İnsan sevgisi olan her yerde meslek sevgisi de vardır.” diyen Hippokrates MÖ 460-370 yılları arasında Bodrum’un karşısındaki Kos (İstanköy) adasında yaşamış ve tıbbı büyü, kehanet ve dinsel inançlardan kurtarmıştır. Hastalıklara tamamen biyolojik açıdan yaklaşarak tanrılara dua etmenin ya da diğer doğaüstü güçlerin sağlık ve hastalık alanında etkisinin olmayacağını savunmuştur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
Hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştiren, Şifa Kitabı'nın yazarı kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leukippos
B
Paracelsus
C
Hippokrates
D
Galenos
E
İbn-i Sina
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
İbn-i Sina (980-1037), Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştirmiştir. Yazdığı Şifa Kitabı’nda akıl, akıl ile beden ilişkisi, duyma ve algılama konularını tartışmıştır. Bazı bedensel (somatik) hastalıkların psikolojik açıklamaları olabileceğini belirterek bedensel ve ruhsal hastalıkları bir arada düşünmüştür. Doğru yanıt E seçeneğidir.
İbn-i Sina (980-1037), Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştirmiştir. Yazdığı Şifa Kitabı’nda akıl, akıl ile beden ilişkisi, duyma ve algılama konularını tartışmıştır. Bazı bedensel (somatik) hastalıkların psikolojik açıklamaları olabileceğini belirterek bedensel ve ruhsal hastalıkları bir arada düşünmüştür. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 6
Hastalıkların oluşmasında psikolojik etmenlerin payı olduğu düşüncesini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şamanizm
B
Biyopsikososyal model
C
Kartezyen düalizm
D
Hümanizm
E
Biyomedikal model
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN ÖYKÜSÜ başlıklı bölümden alınmıştır.
Dunbar (1943) ve Alexander (1966) psikosomatik kavramını ileri sürerek hastalıkların oluşmasında psikolojik etmenlerin payı olduğu düşüncesinin gelişmesinde önemli katkılar sağlamışlardır. Böylece biyomedikal model yerine biyopsikososyal model gelişmiştir. Engel’in (1980) tanımladığı biyopsikososyal modele göre insan karmaşık bir sistemdir, hastalığa tek bir etmen değil, çoklu etmen neden olur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Dunbar (1943) ve Alexander (1966) psikosomatik kavramını ileri sürerek hastalıkların oluşmasında psikolojik etmenlerin payı olduğu düşüncesinin gelişmesinde önemli katkılar sağlamışlardır. Böylece biyomedikal model yerine biyopsikososyal model gelişmiştir. Engel’in (1980) tanımladığı biyopsikososyal modele göre insan karmaşık bir sistemdir, hastalığa tek bir etmen değil, çoklu etmen neden olur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 7
Sevebilen ve çalışabilen insanı sağlıklı olarak tanımlayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Witmer
B
Sweeney
C
Winnicott
D
Freud
E
Marks
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN TANIMI başlıklı bölümden alınmıştır.
Marks (1996) sağlığın çok değişkenli bir yapı olduğunu, merkezinde yaş, cinsiyet ve genetik özellikler gibi sabit etmenlerin olduğu bir çekirdek içerdiğini ileri sürmüştür. Bu çekirdeğin etrafında ise bireyin yaşam biçimi (etkin ya da sedanter), sosyal etkiler, yaşam ve çalışma koşulları, kültür ve çevresel etmenler gibi değişebilen etmenler bulunmaktadır. Çekirdekteki ve etraftaki etmenler birbirleriyle sürekli etkileşim halindedirler. Freud için sevebilen ve çalışabilen insan sağlıklıdır. Winnicott (2007) için de “oyun oynayan insan sağlıklıdır”. Witmer ve Sweeney (1992) Freud’un sevme ve çalışma işlevlerine üç görev daha eklemişlerdir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Marks (1996) sağlığın çok değişkenli bir yapı olduğunu, merkezinde yaş, cinsiyet ve genetik özellikler gibi sabit etmenlerin olduğu bir çekirdek içerdiğini ileri sürmüştür. Bu çekirdeğin etrafında ise bireyin yaşam biçimi (etkin ya da sedanter), sosyal etkiler, yaşam ve çalışma koşulları, kültür ve çevresel etmenler gibi değişebilen etmenler bulunmaktadır. Çekirdekteki ve etraftaki etmenler birbirleriyle sürekli etkileşim halindedirler. Freud için sevebilen ve çalışabilen insan sağlıklıdır. Winnicott (2007) için de “oyun oynayan insan sağlıklıdır”. Witmer ve Sweeney (1992) Freud’un sevme ve çalışma işlevlerine üç görev daha eklemişlerdir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 8
Hekimi hastanın biyolojik sağlığına değil, olağan yaşam sürecine tekrar dönmek isteği ve yeteneğine yardımcı olan bir insan olarak tanımlayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hippokrates
B
İbn-i Sina
C
Parsons
D
Marks
E
Freud
Açıklama:
SAĞLIK VE HASTALIĞIN TANIMI başlıklı bölümden alınmıştır.
Psikoloji alan yazınında ise sağlık gibi hastalık kavramının da sosyal boyutları üzerinde durulmaktadır. Bir sosyolog olan Parsons (1958) hekimi hastanın biyolojik sağlığına değil, olağan yaşam sürecine tekrar dönmek isteği ve yeteneğine yardımcı olan bir insan olarak tanımlar. Parsons için hekimler ve tıp alanında çalışanların yaptıkları tekrar-sosyalleştirme biçimidir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Psikoloji alan yazınında ise sağlık gibi hastalık kavramının da sosyal boyutları üzerinde durulmaktadır. Bir sosyolog olan Parsons (1958) hekimi hastanın biyolojik sağlığına değil, olağan yaşam sürecine tekrar dönmek isteği ve yeteneğine yardımcı olan bir insan olarak tanımlar. Parsons için hekimler ve tıp alanında çalışanların yaptıkları tekrar-sosyalleştirme biçimidir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdaki seçeneklerde sağlık psikolojisi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sağlık ve hastalık bir bütündür.
B
Hastalığa uyum aşamasında baş etme, davranış değişikliği, sosyal destek ve ağrı algısı önemlidir.
C
Psikoloji sağlık üzerinde doğrudan ya da dolaylı olarak etkilidir.
D
Sağlık sonuçları olarak yaşam kalitesi ve yaşam süresi dikkate alınır.
E
Sağlık ve hastalık sosyo-demografik değişkenlere göre değişiklik göstermez.
Açıklama:
SAĞLIK PSİKOLOJİSİ başlıklı bölümden alınmıştır.
Sağlık ve hastalık cinsiyet, coğrafi konum, zaman ve sosyal sınıf gibi birçok sosyo-demografik değişkene göre değişir. İki bireyin ikisi de sigaranın zararlı olduğunu bilmesine rağmen sadece biri bırakabilir. Memesinde şişlik hisseden iki kadından sadece biri doktora gidebilir. Kalp krizi geçiren iki kişiden biri altı ay içinde ikinci kez kalp krizi geçirirken diğeri bir ay içinde işine geri dönebilir. Tüm bu örnekler insanlar arasında farklılıkların varlığını göstermektedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Sağlık ve hastalık cinsiyet, coğrafi konum, zaman ve sosyal sınıf gibi birçok sosyo-demografik değişkene göre değişir. İki bireyin ikisi de sigaranın zararlı olduğunu bilmesine rağmen sadece biri bırakabilir. Memesinde şişlik hisseden iki kadından sadece biri doktora gidebilir. Kalp krizi geçiren iki kişiden biri altı ay içinde ikinci kez kalp krizi geçirirken diğeri bir ay içinde işine geri dönebilir. Tüm bu örnekler insanlar arasında farklılıkların varlığını göstermektedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 10
Sağlık psikolojisinin sağlık politikalarının oluşturulması ile ilgili alt alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halk sağlığı psikolojisi
B
Endüstriyel psikoloji
C
Klinik sağlık psikolojisi
D
Eleştirel sağlık psikolojisi
E
İş sağlığı psikolojisi
Açıklama:
SAĞLIK PSİKOLOJİSİ başlıklı bölümden alınmıştır.
Sağlık psikolojisinin sağlık politikalarının oluşturulması ile ilgili alt alanı halk sağlığı psikolojisidir. Sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesini amaç edinen bu alt alan bireyin sağlığını sosyal, ekonomik ve politik belirleyicilerin bir sonucu olarak kabul eder. Bu alanda çalışan psikologlar için sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi tedavilerin etkinliğinden daha önemlidir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Sağlık psikolojisinin sağlık politikalarının oluşturulması ile ilgili alt alanı halk sağlığı psikolojisidir. Sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesini amaç edinen bu alt alan bireyin sağlığını sosyal, ekonomik ve politik belirleyicilerin bir sonucu olarak kabul eder. Bu alanda çalışan psikologlar için sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi tedavilerin etkinliğinden daha önemlidir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 11
- Hasta-hekim ilişkisini geliştirmek
- Hastanın fiziksel sorunlarını tıbbi olarak tedavi etmek
- Hastanın tedaviye uyumunu araştırmak
- Ağrı ile baş etmeyi öğretmek
- Hasta ailesine hastalık hakkında bilgi vermek
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
III ve IV
D
IV ve V
E
V
Açıklama:
Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 12
- Hasta-hekim ilişkisini geliştirmek
- Hastanın fiziksel sorunlarını tıbbi olarak tedavi etmek
- Hastanın tedaviye uyumunu araştırmak
- Ağrı ile baş etmeyi öğretmek
- Hasta ailesine hastalık hakkında bilgi vermek
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II ve III
D
III, IV ve V
E
I,III, IV ve V
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 13
I. Havacılık ve uzay psikolojisi
II. Adli psikoloji
III. Trafik psikolojisi
IV. Klinik sağlık psikolojisi
V. Ekonomi psikolojisi
Sağlık psikolojisinin alt alanı yukarıdakilerden hangisidir?
II. Adli psikoloji
III. Trafik psikolojisi
IV. Klinik sağlık psikolojisi
V. Ekonomi psikolojisi
Sağlık psikolojisinin alt alanı yukarıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
III ve V
E
Yalnız IV
Açıklama:
Sağlık psikolojisinin klinik sağlık psikolojisi, halk sağlığı psikolojisi, toplum sağlığı psikolojisi ve eleştirel sağlık psikolojisi olarak alt alanları bulunmaktadır.
Sağlık ile ilgili tıbbi sosyoloji ve tıbbi antropoloji gibi bazı başka bilim dalları da bulunmaktadır.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Sağlık ile ilgili tıbbi sosyoloji ve tıbbi antropoloji gibi bazı başka bilim dalları da bulunmaktadır.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 14
I. Havacılık ve uzay psikolojisi
II. Adli psikoloji
III. Trafik psikolojisi
IV. Klinik sağlık psikolojisi
V. Ekonomi psikolojisi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sağlık psikolojisinin alt alanları arasındadır?
II. Adli psikoloji
III. Trafik psikolojisi
IV. Klinik sağlık psikolojisi
V. Ekonomi psikolojisi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sağlık psikolojisinin alt alanları arasındadır?
Seçenekler
A
I, II ve V
B
III, IV ve V
C
Yalnız III
D
Yalnız IV
E
IV ve V
Açıklama:
"Klinik sağlık psikolojisi" sağlık psikolojisinin alt alanlarındandır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 15
I. Biyomedikal model
II. Biyopsikososyal model
III. Kartezyen düalizm
IV. Davranışçılık
V. Psikanalitik kuram
Yukarıdaki yaklaşımlardan hangisi sağlığı hastalığın olmaması şekilde tanımlamaktadır?
II. Biyopsikososyal model
III. Kartezyen düalizm
IV. Davranışçılık
V. Psikanalitik kuram
Yukarıdaki yaklaşımlardan hangisi sağlığı hastalığın olmaması şekilde tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Yalnızı I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
IV ve V
E
Yalnız V
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 16
Hastalığın; kan, balgam, sarı safra, kara safra gibi bedende bulunan temel sıvılar olduğu iddiası ile ve bu sıvıların dengesinin bozulmasından kaynaklandığını ileri süren düşünürler aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Hegel ve Kant
B
Sokrates ve Aristoteles
C
İbn-i Sina ve Farabi
D
Bergman ve Zizek
E
Hippokrates ve Bergamalı Galenos
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 17
I. SanitasyonII. FetişIII. RitüelIV. TrepenasyonV. Koterizasyon Şamanlar tarafından yapıldığı düşünülen ilkel beyin ameliyatı yukarıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
Yalnız IV
E
Yalnız V
Açıklama:
Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 18
Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Fetiş: Dini tören veya ayinlerde Şamanların söylediği sözler.
B
Ritüel: Genellikle önceden belirlenmiş bâzı kurallara göre icra edilen dînî tören, ayin.
C
Koterizasyon: Yakmak/dağlamak süretiyle kanamayı durdurmaya çalışmak.
D
Trepanasyonla: Şamanların yapmış olduğu düşünülen ilkel beyin ameliyatı.
E
Sanitasyon: Gıda, temizlik ve mikroorganizmalardan arıdırmak için yapılan sterilizasyon işlemi.
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 19
I. Sağlık fiziksel, psikolojik, toplumsal boyutları
kapsar.
II. Bireyin kendi sağlığını nasıl algıladığı sağlık
kavramı için önemlidir.
III. Koruyucu sağlık davranışları sağlıklı yaşam için
gereklidir.
IV. Sadece hasta olmamak sağlık için yeterlidir.
V. Düzenli uyku ve egzersiz sağlıklı yaşam
sürebilmek için gereklidir.
Günümüzdeki sağlık tanımı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
kapsar.
II. Bireyin kendi sağlığını nasıl algıladığı sağlık
kavramı için önemlidir.
III. Koruyucu sağlık davranışları sağlıklı yaşam için
gereklidir.
IV. Sadece hasta olmamak sağlık için yeterlidir.
V. Düzenli uyku ve egzersiz sağlıklı yaşam
sürebilmek için gereklidir.
Günümüzdeki sağlık tanımı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
Yalnız IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 20
Eski Hintlerde “uzun yaşamaya dair tüm bilgi” ya da “yaşam bilgisi” anlamına gelen uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayurveda
B
Yoga
C
Akapunktur
D
Placebo
E
Hacamat
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 21
Hastalıkların kayıt altına alınmaya başlandığı, böylelikle de anatomi ve fizyoloji bilimlerinin doğduğu uygarlık aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Hititler
B
Eski Hindistan
C
Eski Çin
D
Eski Yunan
E
Mezopotamya
Açıklama:
Tarihsel akışa bakıldığında, yazının Mısır ve Mezopotamya’da keşfi ile hastalıkların kayıt altına alınmaya başlandığı, böylelikle de anatomi ve fizyoloji bilimlerinin doğduğu görülmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 22
Tarihte en geniş tıp kitabı aşağıdaki uygarlıklardan hangisi tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Babiller
B
Persler
C
Mısırlılar
D
Hititler
E
Romalılar
Açıklama:
En geniş tıp kitabı Babilliler zamanında yazılmış Tanı El Kitabı’nda epilepsi ve çeşitleri başta olmak üzere birçok hastalığın tanımı yapılmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda kalıntıları, mikroorganizmalar ve temizlik maddeleri gibi artıkların ortamdan uzaklaştırılması işlemlerinin tamamına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Pastörizasyon
B
Sanitasyon
C
Dehidrasyon
D
Dezenfeksiyon
E
Sterilizasyon
Açıklama:
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda kalıntıları, mikroorganizmalar ve temizlik maddeleri gibi artıkların ortamdan uzaklaştırılması işlemlerinin tamamına sanitasyon denir. Doğru cevap B'dir.
Soru 24
17 ve 18. yüzyılda Avrupa'da görülen en yaygın hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tifo
B
Veba
C
Sıtma
D
Çiçek
E
Dizanteri
Açıklama:
17. ve 18. yüzyılda da başta veba olmak üzere sıtma, tifo, dizanteri salgınları yeniden insanları etkilemiştir. Avrupa’nın en yaygın salgın hastalığı çiçek olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 25
Aşağıdaki sağlık modellerinden hangisine göre tüm hastalıklar hücre yapısının bozulmasından kaynaklanır?
Seçenekler
A
Biyopsikososyal model
B
Çevre modeli
C
Biyomedikal model
D
Holistik model
E
İyilik modeli
Açıklama:
Biyomedikal model, hastalık modeli ya da mekanik model adlarıyla anılmakta olan hastalık modeli, tıp uygulamalarında ve eğitiminde baskın bir model olarak görülmeye başlamıştır. Bu modele göre tüm hastalıklar hücre yapısının bozulmasından kaynaklanır. Bu yaklaşım 20. yy.’da daha da gelişmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 26
Bireyin hastalığa karşı nasıl direnç gösterdiği aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
Toplumsal iyilik hali
B
Fiziksel sağlık
C
Ruh sağlığı
D
Psikososyal sağlık
E
Genel sağlık algısı
Açıklama:
Genel sağlık algısında bireyin sağlığını nasıl algıladığı, hastalığa karşı nasıl direnç gösterdiği gibi konular üzerinde durulmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 27
Dünya sağlık haftası her yıl hangi tarihler arasında kutlanmaktadır?
Seçenekler
A
7-13 Nisan
B
5-11 Ocak
C
15-21 Mart
D
1-7 Aralık
E
22-28 Haziran
Açıklama:
Birleşmiş Milletler’e bağlı olan ve toplum sağlığıyla ilgili uluslararası çalışmalar yapan Dünya Sağlık Örgütü’nün anayasası 26 ülkenin onayı ile 7 Nisan 1948’de yürürlüğe girmiş olup bu tarihe atfen her yıl 7 Nisan’da Dünya Sağlık Günü ve 7-13 Nisan tarihleri arasında da Dünya Sağlık Haftası kutlanmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
Fiziksel ve psikolojik sağlığı birbirinden ayırdığı, sağlıktan çok hastalığa önem verdiği ve tıbbi tedaviyi ön plana çıkardığı için gerek hasta olma gerekse sağlıklı olma durumunu açıklamakta yetersiz kalan sağlık modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tıbbi model
B
Biyomedikal model
C
Çevre modeli
D
İyilik model
E
Biyopsikososyal model
Açıklama:
Biyomedikal model fiziksel ve psikolojik sağlığı birbirinden ayırdığı, sağlıktan çok hastalığa önem verdiği ve tıbbi tedaviyi ön plana çıkardığı için gerek hasta olma gerekse sağlıklı olma durumunu açıklamakta yetersiz kalmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Psikolojinin fizyolojik sistemlerle olan ilişkisi aşağıdaki kavramların hangisiyle açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Psikofizyoloji
B
Psikososyoloji
C
Psikonöroloji
D
Psikonevroloji
E
Psikonöroimmünoloji
Açıklama:
Sağlık psikolojisinin konuları ‘psikonöroimmünoloji’ gibi psikolojinin fizyolojik sistemlerle ilişkisinden, ülkenin yeni sağlık ve eğitim politikalarının oluşturulması, sağlık kurumları ve bakımevlerinin ve bu kurumlarda görevli sağlık personelinin nitelik ve işlevlerinin yeniden tanımlanması ve geliştirilmesine uzanan geniş bir yelpazede yer alır. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
Zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da olayların toplam sayısını gösteren kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dağılım
B
İnsidans
C
Prevalans
D
Epidemiyoloji
E
Klinik tip
Açıklama:
Prevalans zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da olayların toplam sayısını gösterir. Doğru cevap C'dir.
Soru 31
Sülfamidlern ortaya çıkışı hangi tarihlerdedir?
Seçenekler
A
1920ler
B
1930lar
C
1940lar
D
1950ler
E
1960lar
Açıklama:
1930’lu yıllarda antibiyotik olarak bilinen sülfamidlerin ve 1940’lı
yıllarda penisilinin bulunması sayesinde enfeksiyonlar tedavi edilebilir olmuştur. Doğru Cevap B'dir.
yıllarda penisilinin bulunması sayesinde enfeksiyonlar tedavi edilebilir olmuştur. Doğru Cevap B'dir.
Soru 32
Biyomedikal model hastalığı nasıl tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Psikolojik olarak iyi olmama hali
B
Sosyal olarak iyi olmama hali
C
Fiziksel olarak iyi olmama hali
D
Hem fiziksel hem psikolojik olarak iyi olmama hali
E
Hastalığın olması hali
Açıklama:
Biyomedikal model hastalığı “fiziksel olarak iyi olmama hali”, sağlığı ise “hastalığın olmaması” (Brannon ve Feist, 2007) olarak tanımlamaktadır. Biyomedikal modele göre hastalıklar bedenin dışından gelir, bedeni istila eder. Kimyasal dengesizlikler, virüsler, bakteriler, genetik yatkınlık gibi etmenler hastalığa neden olur. Hastalıklar kişinin kontrolü dışında oluştuğu için hastalıktan kişiler sorumlu olamaz. Hastalar iç değişikliklere neden olan bazı dış güçlerin kurbanıdırlar. Doğru Cevap C'dir.
Soru 33
Mezopotamya’nın en eski tıp tabletleri kime aittir?
Seçenekler
A
Akadlar
B
Likyalılar
C
Asurlar
D
Sümerler
E
Babilliler
Açıklama:
Mezopotamya’nın en eski tıp tabletleri Sümerli bir hekim tarafından meslektaşları ve öğrencileri için reçeteleri ve sağaltım yöntemlerini bir araya getirmek suretiyle oluşturulmuştur. Doğru Cevap D'dir.
Soru 34
“uzun yaşamaya dair tüm bilgi” ya da “yaşam bilgisi” anlamına gelen sağlık ve hastalık uygulaması aşağıdakilerden hangisdir?
Seçenekler
A
Yoga
B
Ayurveda
C
Fizyoterapi
D
Fitoterapi
E
Akupunktur
Açıklama:
Eski Hint kültüründen günümüze kadar ulaşan sağlık ve hastalık uygulamalarından Ayurveda ve Yoga bugün Hindistan’da sıklıkla kullanılmaktadır. Ayurveda terimi “uzun yaşamaya dair tüm bilgi” ya da “yaşam bilgisi” anlamına gelmektedir. Chraca adındaki bir hekimin MS 2. yüzyılda yazdığı düşünülen
bir kitapta günah hastalığın birinci nedeni olmakla birlikte yine de hijyen kurallarına, din ve ahlaka dair önerilerde bulunulmuştur. Doğru Cevap B'dir.
bir kitapta günah hastalığın birinci nedeni olmakla birlikte yine de hijyen kurallarına, din ve ahlaka dair önerilerde bulunulmuştur. Doğru Cevap B'dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Eski Çin Uygarlığında tıp alanda etkili olan bir akımdır?
Seçenekler
A
Şamanizm
B
Sosyalizm
C
Hümanizm
D
Taoizm
E
Jainizm
Açıklama:
MÖ 1450 yıllarında eski Çin uygarlığında insanlar özellikle tıp tanrıları olan efsanevi tanrı ve tanrı-insanlara tapmışlar, rahipler aynı zamanda hekimlik yapmışlar; büyü, sihir ve kurban adama din ve sağlık için kullanılan yöntemler olmuştur. Zamanla rahip hekimlere ve büyülere duyulan güven azalarak Budizm, Konfüçyüsçülük ve tıpla ilgili Taoizm egemen akımlar olmuştur. Doğru Cevap D'dir.
Soru 36
MÖ 7. yüzyılda en eski tıp okulu nerede açılmıştır?
Seçenekler
A
Bergama
B
Datça
C
Efes
D
Söke
E
Milet
Açıklama:
MÖ 7. yüzyılda en eski tıp okulu Datça yakınlarındaki Knidos’ta açılmış, Miletoslu (Söke yakınlarındaki Milet) Thales için her şey sudan var olduğu için sağlığı koruma ve hastalığı tedavi etmede suya başvurulmuştur. Doğru Cevap B'dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Dört Sıvı kuramını geliştirerek kan, balgam, sarı safra ve kara safranın birbirleriyle dengede olmalarının sağlığı, bu dört sıvının bedendeki dengesizliğinin ise hastalığı oluşturduğunu iddia etmiştir?
Seçenekler
A
Hipokrat
B
Galenos
C
Demokritos
D
Leukippos
E
Herophilos
Açıklama:
Uygulamalarda mesleki etiğe, özellikle de “Zarar vermeyeceksin.”
ilkesine önem vermiş ve Hipokrat andı tüm dünyada kullanılan bir ant olmuştur. Dört Sıvı kuramını geliştirerek kan, balgam, sarı safra ve kara safranın birbirleriyle dengede olmalarının sağlığı, bu dört sıvının bedendeki dengesizliğinin ise hastalığı oluşturduğunu iddia etmiştir. Doğru Cevap A'dır.
ilkesine önem vermiş ve Hipokrat andı tüm dünyada kullanılan bir ant olmuştur. Dört Sıvı kuramını geliştirerek kan, balgam, sarı safra ve kara safranın birbirleriyle dengede olmalarının sağlığı, bu dört sıvının bedendeki dengesizliğinin ise hastalığı oluşturduğunu iddia etmiştir. Doğru Cevap A'dır.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Farabi
B
El-Buruni
C
İbni Sina
D
Battani
E
Razi
Açıklama:
İbn-i Sina (980-1037), Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini
geliştirmiştir. Yazdığı Şifa Kitabı’nda akıl, akıl ile beden ilişkisi, duyma ve algılama konularını tartışmıştır. Bazı bedensel (somatik) hastalıkların psikolojik açıklamaları olabileceğini belirterek bedensel ve ruhsal hastalıkları bir arada düşünmüştür. Melankoliyi tanımlayan İbn-i Sina tedavide psikolojik
yöntemler de kullanmıştır. Orta Çağ İslam dünyasında İbn-i Sina’dan başka birçok ünlü bilim insanı yetişmiştir. Doğru Cevap C'dir.
geliştirmiştir. Yazdığı Şifa Kitabı’nda akıl, akıl ile beden ilişkisi, duyma ve algılama konularını tartışmıştır. Bazı bedensel (somatik) hastalıkların psikolojik açıklamaları olabileceğini belirterek bedensel ve ruhsal hastalıkları bir arada düşünmüştür. Melankoliyi tanımlayan İbn-i Sina tedavide psikolojik
yöntemler de kullanmıştır. Orta Çağ İslam dünyasında İbn-i Sina’dan başka birçok ünlü bilim insanı yetişmiştir. Doğru Cevap C'dir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da olayların toplam sayısını gösterir?
Seçenekler
A
İnsidans
B
Residans
C
Biyorezonans
D
Prevalans
E
Sanitasyon
Açıklama:
Prevalans zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da
olayların toplam sayısını gösterir. Doğru Cevap D'dir.
olayların toplam sayısını gösterir. Doğru Cevap D'dir.
Soru 40
Sağlık psikolojisinin sağlık politikalarının oluşturulması ile ilgili alt alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halk sağlığı Psikolojisi
B
İş Sağlığı Psikolojisi
C
Çalışma Psikolojisi
D
Tıbbi Psikoloji
E
Klinik Sağlık Psikolojisi
Açıklama:
Sağlık psikolojisinin sağlık politikalarının oluşturulması ile ilgili alt alanı halk sağlığı psikolojisidir. Sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesini
amaç edinen bu alt alan bireyin sağlığını sosyal, ekonomik ve politik belirleyicilerin bir sonucu olarak kabul eder. Bu alanda çalışan psikologlar için
sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi tedavilerin etkinliğinden daha önemlidir. Tıp fakültelerindeki halk sağlığı disiplinine daha yakın olan bu sağlık psikolojisi alt alanında yapılan çalışmalarda yararlanılan bir kuram yoktur. Doğru Cevap A'dır.
amaç edinen bu alt alan bireyin sağlığını sosyal, ekonomik ve politik belirleyicilerin bir sonucu olarak kabul eder. Bu alanda çalışan psikologlar için
sağlığın geliştirilmesi ve hastalıkların önlenmesi tedavilerin etkinliğinden daha önemlidir. Tıp fakültelerindeki halk sağlığı disiplinine daha yakın olan bu sağlık psikolojisi alt alanında yapılan çalışmalarda yararlanılan bir kuram yoktur. Doğru Cevap A'dır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi insanın yarattığı ilk hekimlik deneyimi olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Totem
B
Fetiş
C
Büyü
D
Doğa olayları
E
Ritüeller
Açıklama:
Büyü ve büyücülük insanın yarattığı ilk hekimlik deneyimi olarak kabul edilebilir.
Soru 42
Saçlı kafa derisi kaldırıldıktan sonra kafatasında delik açılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Trepanasyon
B
Ritüel
C
Fetiş
D
Şamanizm
E
Büyücülük
Açıklama:
Trepanasyon saçlı kafa derisi kaldırıldıktan sonra kafatasında delik açılmasıdır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi tümörler ve gebelik hakkında bilgilere sahiptirler?
Seçenekler
A
Eski Hindistan
B
Eski Çin
C
Mezapotamya
D
Eski Mısır
E
Hititler
Açıklama:
Mısırlılar tümörler ve gebelik testi hakkında bilgi sahibidir. Hamile olduğundan şüphelenen bir kadın buğday ve arpa dolu torbalara gün aşırı idrarını yaparak farklılığı gözlemlemektedir.
Soru 44
Aşağıdaki uygarlıkların hangisinde kadın ve erkeğin gerek evlenme gerekse boşanmada eşit haklara sahip olmuşlardır?
Seçenekler
A
Eski Hindistan
B
Mezapotamya
C
Eski Mısır
D
Eski Çin
E
Hititler
Açıklama:
Hitit günlük yaşamında kadınlar ve erkekler eşit haklara sahip olmuşlar, çok kadınla evlilik ve
kardeşler arası evlilik kabul edilmemiştir ve kadın ve erkeğin gerek evlenme gerekse boşanmada eşit haklara sahip olmuşlardır.
kardeşler arası evlilik kabul edilmemiştir ve kadın ve erkeğin gerek evlenme gerekse boşanmada eşit haklara sahip olmuşlardır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi eski Çin'de sağlık ve hastalıkla ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Taoizm sağlık alanındaki ilk akımdır.
B
Eski Çin'de de dört sıvı kuramı vardır.
C
Yin dişi nitelikte bir güçtür.
D
Yang olumsuz ve pasif nitelik taşır.
E
Chi olumlu ve aktif nitelik taşır.
Açıklama:
Yin beden açısından olumsuz, pasif ve dişi nitelikte bir güç olup ruhu temsil etmektedir.
Yang ise olumlu, aktif ve erkek nitelikler taşıyan karşıt bir güç olup kandır. Yin ve Yang insan bedeninde birbirinin tersi, birbiriyle çelişen, fakat aynı zamanda birlikte denge halinde var olan ve yaşam
enerjisini destekleyen güçlerdir. Chi ise yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür.
Yang ise olumlu, aktif ve erkek nitelikler taşıyan karşıt bir güç olup kandır. Yin ve Yang insan bedeninde birbirinin tersi, birbiriyle çelişen, fakat aynı zamanda birlikte denge halinde var olan ve yaşam
enerjisini destekleyen güçlerdir. Chi ise yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür.
Soru 46
Aşağıdaki isimlerden hangisi eski Yunan'da evrende canlı ve cansız her nesnenin dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana geldiğini dile getirmiştir?
Seçenekler
A
Empedokles
B
Hippokrates
C
Asklepios
D
Homeros
E
Thales
Açıklama:
MÖ 455’te Sicilyalı Empedokles’e göre evrende canlı ve cansız her nesne dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana gelmiştir. Bu elementler ateş, hava, toprak ve sudur.
Soru 47
Eski Yunan'da tıbbı büyü, kehanet ve dinsel inançlardan kurtaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leukippos
B
Demokritos
C
Herophilos
D
Hippokrates
E
Galenos
Açıklama:
“İnsan sevgisi olan her yerde meslek sevgisi de vardır.” diyen Hippokrates MÖ 460-370 yılları arasında Bodrum’un karşısındaki Kos (İstanköy) adasında yaşamış ve tıbbı büyü, kehanet ve dinsel inançlardan kurtarmıştır.
Soru 48
Aşağıdaki isimlerden hangisi beyinde hipofiz gibi beyindeki bazı bölgeleri ilk kez tanımlamışıtr?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Galenos
C
Leukippos
D
Demokritos
E
Hippokrates
Açıklama:
Hipofiz gibi beyindeki bazı bölgeleri ilk kez tanımlayan Galenos hayvan anatomisinden elde
ettiği bilgilerin insanlarda da benzer olduğunu söylemesi ve küçük kan dolaşımını görememesi nedeniyle
eleştirilmiştir.
ettiği bilgilerin insanlarda da benzer olduğunu söylemesi ve küçük kan dolaşımını görememesi nedeniyle
eleştirilmiştir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi sağlık psikolojisinin dayandığı temel bakış açılarından biri değildir?
Seçenekler
A
Biyopsikososyal model
B
Sağlık süreklilik gösterir
C
Psikoloji ve sağlık ilişkisi
D
Süreklilik
E
Değişkenlik
Açıklama:
"Süreklilik" sağlık psikolojisinin dayandığı temel bakış açılarından biri değildir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi sağlık psikolojisi alanında çalışan psikologların çalışma alanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Sağlığı geliştirmek ve korumak
B
Hastalığın önlenmesi ve tedavisini yürütmek
C
Hastalık tedavisine uygun ilaç geliştirmek
D
Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
E
Ekibin bir üyesi olarak ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak
Açıklama:
Sağlık psikolojisi alanında çalışan psikologlar dört temel alanda çalışmalarını yürütmektedirler:
1. Sağlığı geliştirmek ve korumak
2. Hastalığın önlenmesi ve tedavisini yürütmek
3. Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
4. Ekibin bir üyesi olarak ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak
1. Sağlığı geliştirmek ve korumak
2. Hastalığın önlenmesi ve tedavisini yürütmek
3. Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
4. Ekibin bir üyesi olarak ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak
Soru 51
I: Şamanizm’de hastalıklar hastanın bedenine giren ve ruhun yerini alan yabancı maddeler olarak görülür.
II: Ritüeller yani dini törenler, kendine özgü danslar, fetişler, şarkılar, davul çalmalar eşliğinde ayinler şamanlar tarafından gerçekleştirilir.
III: Şaman ve büyücü-hekim bireysel sağlık sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışır.
Şamanizm ve büyü ile ilgili olarak yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Ritüeller yani dini törenler, kendine özgü danslar, fetişler, şarkılar, davul çalmalar eşliğinde ayinler şamanlar tarafından gerçekleştirilir.
III: Şaman ve büyücü-hekim bireysel sağlık sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışır.
Şamanizm ve büyü ile ilgili olarak yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Şaman ve büyücü-hekim bireysel sağlık sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışır. Ayrıca şaman ruhlara erişme ve yönlendirme özellikleri olan, mistik bir rahip ve ozan bir kişidir. Şamanizm’de hastalıklar hastanın bedenine giren ve ruhun yerini alan yabancı maddeler olarak görülür. Sibirya ve Orta Asya’da yaygın bir kültür olan Şamanizm’de ritüel tarzındaki törenlerin amacı hastalık tehdidi altındaki kişiyi korumaktır. Kullanılan ilk ilaçlar gözlem yoluyla yararlı olduğuna kanaat getirilen bitkilerdir. Şamanizm’de hastalığı tedavide iki yol izlenmiştir. Bu yollardan ilki hastanın bedeninden kaçan iyi ruhu yakalayıp tekrar bedene yerleştirmek ve ikincisi ise eğer hastalık kötü bir ruhu ya da cini temsil ediyorsa bu durumda kötü ruhu ya da cini bedenden çıkartarak hastayı kurtarmaktır. Bu yöntemler ritüeller yani önceden belirlenmiş bazı kurallara göre gerçekleştirilen dini törenler, kendine özgü danslar, fetişler, şarkılar, davul çalmalar eşliğinde ayinler şeklinde kabilenin şamanı tarafından uygulanmıştır. Bedenden kötü ruhların çıkartılmasına yönelik bir uygulama olan trepanasyonu yani ilkel beyin ameliyatını da şamanların yapmış olması olasıdır.
Soru 52
I: Sarımsak
II: Safran
III: Sarı haşhaş
IV: Antibiyotik
Yukarıdaki yöntemlerden hangisi ya da hangileri Hitiler'de hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla kullanılmıştır?
II: Safran
III: Sarı haşhaş
IV: Antibiyotik
Yukarıdaki yöntemlerden hangisi ya da hangileri Hitiler'de hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla kullanılmıştır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
I, III ve IV
D
II ve III
E
I ve II
Açıklama:
Hititler çeşitli hastalıkların tedavisinde büyünün yanı sıra haşhaş, safran, hardal, sarımsak ve susam gibi bitkilerle tedavi de kullanılmıştır.
Soru 53
I: İnsanlar barışın tüm dünyaya yerleşmesi için çaba harcamalıdır.
II: Sağlığın uzun süre korunabilmesi için egzersiz, müzik ve uyku gereklidir.
III: İnsanlar gençliğin ve canlılığın korunması için çaba harcamalıdır.
Ayurveda felsefesi kapsamında yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri yanlıştır?
II: Sağlığın uzun süre korunabilmesi için egzersiz, müzik ve uyku gereklidir.
III: İnsanlar gençliğin ve canlılığın korunması için çaba harcamalıdır.
Ayurveda felsefesi kapsamında yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri yanlıştır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
Yalnız I
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Ayurveda felsefesine göre insan gençliğin ve canlılığın korunması, servetin arttırılması ve barışın tüm dünyaya yerleşmesi şeklinde üç amaç için çaba harcamalıdır. Sağlığın uzun süre korunabilmesi için ise besin, uyku ve sabır gereklidir.
Soru 54
Mitolojide eski Mısır sağlık tanrısı olarak bilinen tanrı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmhotep
B
Asklepios
C
Hygieia
D
Herakleitos
E
Hippokrates
Açıklama:
Mısır sağlık tanrısı İmhotep'tir.
Soru 55
I: Evrende ateş, hava, toprak ve su elementleri bulunur.
II: Mizaç kuramına göre ateşi olan kişi sıcak yöntemlerle tedavi edilir.
III: Evrende canlı ve cansız her nesne dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana gelmiştir.
Mizaç Kuramına göre yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Mizaç kuramına göre ateşi olan kişi sıcak yöntemlerle tedavi edilir.
III: Evrende canlı ve cansız her nesne dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana gelmiştir.
Mizaç Kuramına göre yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve III
B
Yalnız II
C
Yalnız I
D
Yalnız III
E
I ve II
Açıklama:
MÖ 455’te Sicilyalı Empedokles’e göre evrende canlı ve cansız her nesne dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana gelmiştir. Bu elementler ateş, hava, toprak ve sudur. Bu elementlere sırasıyla karşılık gelen fiziksel nitelikler sıcak, soğuk, kuru ve ıslak; bedenin dört mizacı kan, safra, balgam ve siyah safra; dört renk kırmızı, sarı, beyaz ve siyah; insanın karakter özelliği ise sıcakkanlılık, öfkelilik, soğukkanlılık ve içine kapanıklıktır. Mizaç kuramı adı verilen bu anlayışta ateşi olan kişi soğuk, üşüyen kişi sıcak ile tedavi edilir.
Soru 56
Mizaç Kuramına göre aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bedenin dört mizacı kan, safra, balgam ve siyah safradır.
B
Doğada bulunan elementler toprak ve sudur.
C
Doğada bulunan elementlerin mizacı yumuşak ve sert olarak ikiye ayrılır.
D
İnsanların neşe ve öfkelilik olmak üzere iki mizacı vardır.
E
Üşüyen kişi soğuk yöntemlerle tedavi edilir.
Açıklama:
MÖ 455’te Sicilyalı Empedokles’e göre evrende canlı ve cansız her nesne dört kök ya da elementin değişik oranlarda karışımından meydana gelmiştir. Bu elementler ateş, hava, toprak ve sudur. Bu elementlere sırasıyla karşılık gelen fiziksel nitelikler sıcak, soğuk, kuru ve ıslak; bedenin dört mizacı kan, safra, balgam ve siyah safra; dört renk kırmızı, sarı, beyaz ve siyah; insanın karakter özelliği ise sıcakkanlılık, öfkelilik, soğukkanlılık ve içine kapanıklıktır. Mizaç kuramı adı verilen bu anlayışta ateşi olan kişi soğuk, üşüyen kişi sıcak ile tedavi edilir.
Soru 57
Tıbbi uygulamalarda mesleki etiğe, özellikle de “Zarar vermeme” ilkesine önem veren bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hipokrat
B
Herakleitos
C
Galenos
D
Demokritos
E
Caesar
Açıklama:
Uygulamalarda mesleki etiğe, özellikle de “Zarar vermeyeceksin.” ilkesine önem vermiş ve Hipokrat andı tüm dünyada kullanılan bir ant olmuştur.
Soru 58
Sezeyan doğum ilk defa hangi uygarlık döneminde uygulanmıştır?
Seçenekler
A
Eski Roma Uygarlığı
B
Eski Hitit Uygarlığı
C
Eski Yunan Uygarlığı
D
Eski Hint Uygarlığı
E
Eski Çin Uygarlığı
Açıklama:
Eski Yunan anlayışından etkilenen eski Roma uygarlığında, sürekli savaşan bir ulus olmaları nedeniyle, cerrahi gelişmiştir. İlk hastaneyi kuran Romalılar burada esir ve askerleri tedavi etmişlerdir. Yoksul halk ise büyü ve sihir ile tedavi edilmiştir. Julius Caesar’ın annesi Caesar’ı doğururken ilk kez kullanılan kesi şeklindeki operasyona sezaryen adı verilmiştir.
Soru 59
I: Gasilhane
II: Bimarhane
III: Tımarhane
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Ortaçağ İslam dünyasında günümüz hastanelerine benze yapıdaki hastanelere verilen addır?
II: Bimarhane
III: Tımarhane
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Ortaçağ İslam dünyasında günümüz hastanelerine benze yapıdaki hastanelere verilen addır?
Seçenekler
A
II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
Ortaçağ İslam dünyasında değişik hastalıklar için ayrı koğuşların yer aldığı bu hastanelere “darüşşifa (sağlık yurdu)”, bimarhane ya da tımarhane gibi çeşitli adlar verilmiştir.
Soru 60
Hücreyi keşfeden bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hooke
B
Leeuwenhoek
C
Pinel
D
Lavoisier
E
Friedman
Açıklama:
Hücre ilk kez Hooke’un ölü mantar dokusundaki boş odacıkları fark etmesiyle keşfedilmiştir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi ilkel kabilelerde insanların, totemle ilgili olarak bireylere, hayvanlara ya da nesnelere verdikleri isim olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
Biyopsikososyal
B
Neolitik
C
Fetiş
D
Paleolitik
E
Celsus
Açıklama:
İlkel kabilelerde insanlar çeşitli semboller ya da danslarla yiyeceklerin bollaşmasını teşvik edeceklerine inanmışlar, bunun için yararlı bir hayvan ya da bitkiyi kabilenin totemi haline getirmişlerdir. Totemle ilgili olan bireylere, hayvanlara ya da nesnelere doğaüstü güçler atfetmişlerdir, bu varlıklara fetiş denmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 62
Şamanizm’de ritüel tarzındaki törenlerin amacı aşağıdakilerden hangisi olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
Hastalık tehdidi altında ki kişiyi korumak
B
Dinsel törenlerle iyileştirmeye çalışmak
C
Baş edemedikleri bu doğa olaylarını yok etmek
D
Çeşitli sembol ya da danslarla yiyeceklerin bollaşması sağlamak
E
Farklı konuşan ya da davranan kişileri dinginleştirmek
Açıklama:
Asya’da yaygın bir kültür olan Şamanizm’de ritüel tarzındaki törenlerin amacı hastalık tehdidi altında ki kişiyi korumaktır. Doğru cevap A'dır.
Soru 63
Asurlar zamanında hekimler hastaları hangi yöntemle tedavi etmeye çalışmışlardır?
Seçenekler
A
Totem
B
Dans
C
Bitki
D
Lapa
E
Cerrahi
Açıklama:
Asurlular zamanında saraya tayin edilen hekimler göreve başlarken yemin etmişler, ayinlere önem veren rahip ve büyücülerden farklı olarak hastaları çeşitli iksirler ve lapa gibi ilaçlarla tedavi etmişlerdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi ilk cerrahi girişimin yapıldığı tarih olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
MÖ 2623
B
MÖ 2651
C
MÖ 2698
D
MÖ 2715
E
MÖ 2750
Açıklama:
Hiyeroglif yazıların kullanıldığı papirüslerden ilk cerrahi girişimin MÖ 2750’de yapıldığı, yaralar ve tedavileri üzerinde çok durulduğu ve insan anatomisine ait bilgilerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Hititlerin hastalıkların tedavisinde kullandıkları bitkiler arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Haşhaş
B
Domates
C
Safran
D
Hardal
E
Sarımsak
Açıklama:
Hitit günlük yaşamında kadınlar ve erkekler eşit haklara sahip olmuşlar, çok kadınla evlilik ve kardeşler arası evlilik kabul edilmemiştir. Çeşitli hastalıkların tedavisinde büyünün yanı sıra haşhaş, safran, hardal, sarımsak ve susam gibi bitkilerle tedavi kullanılmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 66
I-Beden
II-Zihinsel varlık
III-Kişilik
IV- Bitkiler
Aşağıdaki hangi seçenekte Ayurveda’yı uygulayan hekimlerin birbiriyle etkileşim içinde olduğunu düşündükleri alanlar doğru olarak verilmiştir?
II-Zihinsel varlık
III-Kişilik
IV- Bitkiler
Aşağıdaki hangi seçenekte Ayurveda’yı uygulayan hekimlerin birbiriyle etkileşim içinde olduğunu düşündükleri alanlar doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I-II ve IV
D
I-II ve III
E
I-II-III ve IV
Açıklama:
Ayurveda’yı uygulayan hekimler beden, zihinsel varlık ve kişiliği birbiriyle etkileşim içindeki bir bütün olarak görmüşlerdir. Bu görüş günümüzün bütüncül (holistik) anlayışını yansıtmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Hippokrates öncesi eski Yunan’da, hekimlerin hastayı tedavi etme yöntemlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Tanrılarla bağlantıya girerek
B
Dua ederek
C
Bitkisel ilaçlar yaparak
D
Hastalık ile tanrıları uzlaştırarak
E
Bedene giren şeytanı ilahilerle uzaklaştırarak
Açıklama:
Hippokrates öncesi eski Yunan’da hastalık tanrıların memnuniyetsizliği sonucu ya da şeytanın bedeni ele geçirmesi olarak kabul edilmiştir. Hekimler hastayı tanrılarla bağlantıya girerek, dua ederek, hastalık ile tanrıları uzlaştırarak ya da bedene giren şeytanı dualar ve ilahilerle uzaklaştırarak tedavi etmeye çalışmışlardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi "Toplumsal sağlık" dediğimizde aklımıza gelen kavramlar arasında yer almaktadır?
Toplumsal sağlık ile bireyler arası ilişkilerin niteliği, sosyal etkinlikler, kastedilmektedir.
Toplumsal sağlık ile bireyler arası ilişkilerin niteliği, sosyal etkinlikler, kastedilmektedir.
Seçenekler
A
Bireyin fiziksel etkinlikleri
B
Kişinin kaygı ve çökkünlük içinde olması
C
Bireyin hastalığa karşı nasıl direnç gösterdiği
D
Kişinin sağlığını nasıl algıladığı
E
Diğer insanlarla birlikte nasıl bir yaşam sürdürüldüğü
Açıklama:
Fiziksel sağlık ile kastedilen bireyin kendine bakım ve fiziksel etkinlikleridir. Psikolojik sağlıktan sadece bunaltı, kaygı ve çökkünlük içinde olmama değil, iyilik halinde olma duygusu gibi kavramlar da anlaşılmaktadır. Toplumsal sağlık ile bireyler arası ilişkilerin niteliği, sosyal etkinlikler, aile, iş ve toplumda diğer insanlarla birlikte nasıl bir yaşam sürdürüldüğü kastedilmektedir. Genel sağlık algısında ise bireyin sağlığını nasıl algıladığı, hastalığa karşı nasıl direnç gösterdiği gibi konular üzerinde durulmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Winnicott'a göre sağlıklı bir bireyde olması gereken özelliklerden birisidir?
Seçenekler
A
Oyun oynayabilmesi
B
Sevebilmesi
C
Çalışabilmesi
D
Kendi kendini yönetmesi
E
Yönetim, medya ve endüstri ile etkileşim içinde olması
Açıklama:
Winnicott için “oyun oynayan insan" sağlıklıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 70
Psikolojinin en yeni alt alanlarından biri olan sağlık psikolojisi hangi yıl kurulmuştur?
Seçenekler
A
1972
B
1978
C
1980
D
1982
E
1985
Açıklama:
Psikolojinin en yeni alt alanlarından biri olan Sağlık Psikolojisi ilk kez Amerikan Psikoloji Birliği tarafından 38. birim olarak 1978 yılında kurulmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 71
Eski Mısır'a ait sağlık ve hastalıkla ilgili uygulamalar dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Mısırlılar tümörler ve gebelik testi hakkında bilgi sahibidir.
B
MÖ 3000 yıllarında diş hekimliği ayrı bir meslek olarak görülmüştür.
C
Tıp alanında Mısır’ın en gelişmiş şehri Teb olup totemi boğadır.
D
Hastalığı ceza olarak veren tanrının tedavisini de vereceğine inanılmıştır.
E
İmhotep adlı tanrı sağlık tanrısı olarak kabul edilmiştir
Açıklama:
Mısırlılar tümörler ve gebelik testi hakkında bilgi sahibidir.
MÖ 3000 yıllarında diş hekimliği ayrı bir meslek olarak görülmüştür.
Tıp alanında Mısır’ın en gelişmiş şehri Teb (Thebes) olup totemi yılandır.
Mısır’da bedendeki her organın özel bir tanrı ile ilgili olduğuna ve hastalığı ceza olarak veren tanrının tedavisini de vereceğine inanılmıştır.
İmhotep adlı tanrı sağlık tanrısı olarak kabul edilmiştir.
Doğru cevap C şıkkıdır.
MÖ 3000 yıllarında diş hekimliği ayrı bir meslek olarak görülmüştür.
Tıp alanında Mısır’ın en gelişmiş şehri Teb (Thebes) olup totemi yılandır.
Mısır’da bedendeki her organın özel bir tanrı ile ilgili olduğuna ve hastalığı ceza olarak veren tanrının tedavisini de vereceğine inanılmıştır.
İmhotep adlı tanrı sağlık tanrısı olarak kabul edilmiştir.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 72
- Yang; beden açısından olumsuz, pasif ve dişi nitelikte bir güç olup ruhu temsil etmektedir.
- Yin; olumlu, aktif ve erkek nitelikler taşıyan karşıt bir güç olup kandır.
- Chi; yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür.
Yukarıda belirtilen Taoizm’in Yin-Yang kuramıyla ilgili kavramlardan hangisi veya hangileri doğru tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Tao felsefesinde beden için önemli üç kavram bulunmaktadır. Yin beden açısından olumsuz, pasif ve dişi nitelikte bir güç olup ruhu temsil etmektedir. Yang ise olumlu, aktif ve erkek nitelikler taşıyan karşıt bir güç olup kandır. Yin ve Yang insan bedeninde birbirinin tersi, birbiriyle çelişen, fakat aynı zamanda birlikte denge halinde var olan ve yaşam enerjisini destekleyen güçlerdir. Chi ise yaşam enerjisi olup nefes alıp verme, ruha ve yaşama dair canlılık ilkesi ya da özüdür
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 73
Hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştiren ünlü bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
İbn-i Sina
B
Paracelsus
C
Lavoisier
D
Hippokrates
E
Galenos
Açıklama:
İbn-i Sina (980-1037), Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştirmiştir. Yazdığı Şifa Kitabı’nda akıl, akıl ile beden ilişkisi, duyma ve algılama konularını tartışmıştır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 74
Dokuma ipliklerini sayarken kullandığı mercekten mikroskobu keşfederek, kılcal damarlarda kan hücrelerinin geçişini gözlemleyen bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
Robert Hooke
B
Van Leeuwenhoek
C
Johannes Faber
D
Philippe Pinel
E
Heinrich Kramer
Açıklama:
Dokumacı olan van Leeuwenhoek ise dokuma ipliklerini sayarken kullandığı mercekten mikroskobu keşfetmiş, kılcal damarlarda kan hücrelerinin geçişini gözlemlemiştir.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 75
- Tüm hastalıklar hücre yapısının bozulmasından kaynaklanır.
- Hastalığı “fiziksel olarak iyi olmama hali”, sağlığı ise “hastalığın olmaması” olarak tanımlar.
- Hastalıklar bedenin dışından gelir, bedeni istila eder.
- Hastalığın oluşmasında, birey sağlığı ve hastalığında davranışın rolü sorumlu tutulur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, ve IV
Açıklama:
Biyomedikal modele göre tüm hastalıklar hücre yapısının bozulmasından kaynaklanır.
Biyomedikal model hastalığı “fiziksel olarak iyi olmama hali”, sağlığı ise “hastalığın olmaması” (Brannon ve Feist, 2007) olarak tanımlamaktadır.
Hastalıklar bedenin dışından gelir, bedeni istila eder.
Biyopsikososyal modele göre; Hastalığa tek bir etmen değil, çoklu etmen neden olur. Birey pasif bir kurban değildir, hastalığın oluşmasında davranışın rolü olduğuna göre birey sağlığından ve hastalığından sorumlu tutulabilir.
Doğru cevap D şıkkıdır
Biyomedikal model hastalığı “fiziksel olarak iyi olmama hali”, sağlığı ise “hastalığın olmaması” (Brannon ve Feist, 2007) olarak tanımlamaktadır.
Hastalıklar bedenin dışından gelir, bedeni istila eder.
Biyopsikososyal modele göre; Hastalığa tek bir etmen değil, çoklu etmen neden olur. Birey pasif bir kurban değildir, hastalığın oluşmasında davranışın rolü olduğuna göre birey sağlığından ve hastalığından sorumlu tutulabilir.
Doğru cevap D şıkkıdır
Soru 76
- Biyomedikal model
- Değişkenlik
- Psikoloji ve sağlık ilişkisi
- Sağlık süreklilik gösterir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Sağlık psikolojisi dört temel bakış açısına dayanmaktadır:
- Biyopsikososyal model
- Sağlık süreklilik gösterir
- Psikoloji ve sağlık ilişkisi
- Değişkenlik
Soru 77
- Hastalıkların etiyolojisinde davranışların rolünü değerlendirmek
- Sağlıksız davranışları yordamak
- Doğa ve fizyoloji arasındaki etkileşimi ele almak
- Hastalık yaşantısında ve hastalığın tedavisinde psikolojinin rolünü ortaya koymak
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sağlık psikolojisinin amacı hastalıkların etiyolojisinde davranışların rolünü değerlendirmek, sağlıksız davranışları yordamak, psikoloji ve fizyoloji arasındaki etkileşimi ele almak ve hastalık yaşantısında ve hastalığın tedavisinde psikolojinin rolünü ortaya koymaktır (Ogden, 2016).
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi sağlık psikolojisinin alt dallarından biri değildir?
Seçenekler
A
Klinik sağlık psikolojisi
B
Halk sağlığı psikolojisi
C
Toplum sağlığı psikolojisi
D
Eleştirel sağlık psikolojisi
E
Çevre sağlığı psikolojisi
Açıklama:
Sağlık psikolojisi alan yazınında yer alan çalışmalar amaç, araç ve hedefleri açısından ele alındığında klinik sağlık psikolojisi, halk sağlığı psikolojisi, toplum sağlığı psikolojisi ve eleştirel sağlık psikolojisi olarak dört farklı alanda (Marks, 2002) yer almaktadır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 79
- Sağlığı geliştirmek ve korumak
- Hastalığın metastaz yapmasının sağlamak
- Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
- Ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sağlık psikolojisi alanında çalışan psikologlar dört temel alanda çalışmalarını yürütmektedirler:
1. Sağlığı geliştirmek ve korumak
2. Hastalığın önlenmesi ve tedavisini yürütmek
3. Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
4. Ekibin bir üyesi olarak ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak (Sarafino, 1998).
Doğru cevap D şıkkıdır.
1. Sağlığı geliştirmek ve korumak
2. Hastalığın önlenmesi ve tedavisini yürütmek
3. Hastalıkların etiyolojisi konusunda araştırmalar yapmak
4. Ekibin bir üyesi olarak ülkenin sağlık politikalarına ve sağlık sistemine katkıda bulunmak (Sarafino, 1998).
Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 80
Kötü koşullarda yaşayan erkek hastaları Bicetre Akıl Hastanesi’nde, kadın hastaları ise Salpetriere Akıl Hastanesi’nde zincirlerinden kurtararak akıl hastalarının bakımına ilk kez insanca bir yaklaşım getiren bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Phineas Gage
B
Daniel Gabriel Fahrenheit
C
Philippe Pinel
D
Antoine-Laurent de Lavoisier
E
John Dalton
Açıklama:
18. yüzyılda hümanizm, sosyal ve düşünsel gelişmelerin sonucu olarak Fransız hekim Philippe Pinel kötü koşullarda yaşayan erkek hastaları Bicetre Akıl Hastanesi’nde, kadın hastaları ise Salpetriere Akıl Hastanesi’nde zincirlerinden kurtarmış (Foucault, 1992), akıl hastalarının bakımına ilk kez insanca bir yaklaşım getirmiştir.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 81
Epilepsi ve çeşitleri başta olmak üzere birçok hastalığın tanımı yapılan ve en geniş tıp kitabı kabul edilen ‘Tanı El Kitabı’ hangi dönemde yazılmıştır?
Seçenekler
A
Babilliler
B
Sümerler
C
Hititler
D
Asurlular
E
Eski mısır
Açıklama:
En geniş tıp kitabı Babilliler zamanında yazılmış. Doğru cevap A'dır.
Soru 82
“Sağlık; kaybedilen ve bir fırsatta hekim tarafından bulunup getirilen, ele geçirilen bir şeydir.” fikri hangi yunan tanrısı ile ilişkilendirilmiştir?
Seçenekler
A
Hipokrates
B
Homeros
C
Asklepios
D
İmhotep
E
Apollon
Açıklama:
“Sağlık; kaybedilen ve bir fırsatta hekim tarafından bulunup getirilen, ele geçirilen bir şeydir.” fikri Asklepios ile ilişkilendirilmiştir. Doğru cevap C'dır.
Soru 83
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda kalıntıları, mikroorganizmalar ve temizlik maddeleri gibi artıkların ortamdan uzaklaştırılması işlemlerinin tamamına ne denir?
Seçenekler
A
Koterizasyon
B
Sanitasyon
C
Trepanasyon
D
Ayurveda
E
Sezaryen
Açıklama:
Halk sağlığını korumak amacıyla gıda kalıntıları, mikroorganizmalar ve temizlik maddeleri gibi artıkların ortamdan uzaklaştırılması işlemlerinin tamamına sanitasyon denir. Doğru cevap B'dir.
Soru 84
17. yüzyılda sağlık ve hastalık alanlarında gelişmelerle birlikte Aydınlanma Dönemi’ne girilmiştir. Başta veba olmak üzere sıtma, tifo, dizanteri salgınları yeniden insanları etkilemiştir. Bu yüzyılda Avrupa’da en yaygın hastalık aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Veba
B
Sıtma
C
Çiçek
D
Tifo
E
Dizanteri
Açıklama:
Avrupa’nın en yaygın salgın hastalığı çiçek olmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 85
- Tıp hizmetlerinin evden çıkıp tedavi merkezlerine kayması
- Sağlık sigortasının başlatılması
- Sağlık uygulamalarında devlet desteğinin artması
Seçenekler
A
1-2
B
1-3
C
2-3
D
1-2-3
E
Yalnız 3
Açıklama:
Tıp hizmetlerinin evden çıkıp tedavi merkezlerine kayması, sağlık sigortasının başlatılması ve sağlık uygulamalarında devlet desteğinin artması da biyomedikal modelin uzun zaman baskın olmasındaki etmenlerdendir. Doğru cevap D'dir.
Soru 86
Sağlık psikolojisi dört temel bakış açısına dayanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Değişkenlik
B
Bir süreklilik olarak sağlık
C
Psikoloji ve sağlık ilişkisi
D
Biyopsikososyal model
E
Biyomedikal model
Açıklama:
Biyomedikal model sağlık psikolojisinin dört temel bakış açılarından biri değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi sağlık psikolojisinin temel amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Sağlıklı yaşamın değer kazanması, sağlığın korunması ve sürdürülmesi
B
Sağlıklı olma durumunun, hastalığın ve hastalığa bağlı yeti yitim nedenlerinin ve teşhis kriterlerinin daha iyi belirlenebilmesi
C
Hastalığın önlenmesi, iyileştirilmesi ve rehabilitasyonu
D
Psikolojik olarak sağlıksız davranışlar sergileyen bireyleri etkisiz hale getirme
E
Sağlık politikalarının ele alınması ve aksayan yanlarının düzeltilmesi
Açıklama:
Psikolojik olarak sağlıksız davranışlar sergileyen bireyleri etkisiz hale getirme sağlık psikolojisinin temel amaçlarından biri değildir. Doğru cevap D'dir.
Soru 88
‘Zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da olayların toplam sayısını gösterir’ tanımı aşağıdaki kavramlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ritüel
B
Psikonöroimmünoloji
C
Antropoloji
D
Etiyoloji
E
Prevelans
Açıklama:
Prevalans zaman içinde belirli bir anda, var olan tüm olguların, epizodların ya da olayların toplam sayısını gösterir. Doğru cevap E'dir.
Soru 89
- Hastalığı, hücre yapısındaki bozulmalara indirgeyerek açıklaması
- Hastalığı, kimyasal dengesizlikler gibi alt düzeye indirgeyerek açıklaması
- Hastalığı, bakteriler ve virüslere indirgeyerek açıklaması
- Hastalığı, genetik yatkınlıklara indirgeyerek açıklaması
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
II-III-IV
D
I-II-III
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Hastalığı hücre yapısındaki bozulmalar, kimyasal dengesizlikler, bakteriler, virüsler ve genetik yatkınlıklar gibi alt düzey süreçlere indirgeyerek açıklaması biyomedikal modelin eleştirilmesine neden olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 90
Biyomedikal model için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hastalığı “fiziksel olarak iyi olmama hali” sağlığı ise “hastalığın olmaması” olarak tanımlaması.
B
Sağlık ve hastalık arasında süreklilik vardır.
C
Kimyasal dengesizlikler, virüsler, bakteriler, genetik yatkınlık gibi etmenler hastalığa neden olur.
D
Hastalıklar kişinin kontrolü dışında oluştuğu için hastalıktan kişiler sorumlu olamaz.
E
Hastalar iç değişikliklere neden olan bazı dış güçlerin kurbanıdırlar.
Açıklama:
Biyomedikal modelde ‘ya sağlıklısındır ya da hasta’ anlayışı söz konusudur, ikisi arasında süreklilik yoktur. Doğru cevap B'dir.
Soru 91
Hangi dönemde bedendeki her organın özel bir tanrı ile ilgili olduğuna inanılmıştır?
Seçenekler
A
Eski Mısır
B
Mezopotamya
C
Hititler
D
Eski Hindistan
E
Eski Çin
Açıklama:
Eski Mısır'da bedendeki her organın özel bir tanrı ile ilgili olduğuna ve hastalığı ceza olarak veren tanrının tedavisini de vereceğine inanılmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 92
Verem için Sanatoryumlar hangi dönemde açılmıştır?
Seçenekler
A
17. ve 18. yüzyıl
B
19. yüzyıl
C
Rönesans dönemi
D
Ortaçağ
E
Eski Roma
Açıklama:
19. yüzyılın sonlarına doğru Verem hastalığına karşı sanatoryumlar kurulmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 93
Hijyen biliminin gelişmesine katkı sağlayan ünlü isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bergamalı Galenos
B
Konfüçyüs
C
İbn-i Sina
D
Aristoteles
E
Hippokrates
Açıklama:
İbn-i Sina (980-1037), Avrupa’da bilinen adıyla Avicenna, hastalıkların hava yoluyla bulaşmış olabileceği fikrini ortaya atarak hijyen bilimini geliştirmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi sağlık psikolojisinin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Sağlıklı yaşamın değer kazanması, sağlığın korunması ve sürdürülmesi.
B
Hastalığın önlenmesi, iyileştirilmesi ve rehabilitasyonu.
C
Sağlıklı olma durumunun, hastalığın ve hastalığa bağlı yeti yitim nedenlerinin ve teşhis kriterlerinin daha iyi belirlenebilmesi.
D
Sağlık personellerini mesleki açıdan geliştirmek ve haklarını korumak.
E
Sağlık politikalarının ele alınması ve aksayan yanlarının düzeltilmesi.
Açıklama:
APA bünyesinde kurulan 38. birimin ilk başkanı olan Matarazzo (1980) sağlık psikolojisi için dört ana hedef belirlemiştir:
Doğru cevap D'dir.
Sağlıklı yaşamın değer kazanması, sağlığın korunması ve sürdürülmesi;
Hastalığın önlenmesi, iyileştirilmesi ve rehabilitasyonu;
Sağlıklı olma durumunun, hastalığın ve hastalığa bağlı yeti yitim nedenlerinin ve teşhis kriterlerinin daha iyi belirlenebilmesi;
Sağlık politikalarının ele alınması ve aksayan yanlarının düzeltilmesi.
Doğru cevap D'dir.
Soru 95
"Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu"na ne denmektedir?
Seçenekler
A
Sanitasyon
B
Biyopsikososyal model
C
Biyomedikal model
D
Sağlık
E
Hastalık
Açıklama:
Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumuna "hastalık" denir. Doğru cevap E'dir.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi stres kavramını ilk kez kullanan kişidir?
Seçenekler
A
Lazarus
B
Hook
C
Folkman
D
Young
E
McGrath
Açıklama:
Alan yazında stres sözcüğünün ilk kez fizik bilimciler tarafından kullanıldığı görülmektedir. 17. yüzyılda stres kavramı elastik nesneyle ona uygulanan dış güç arasındaki ilişkiyi açıklamak üzere ilk kez Robert Hook tarafından kullanılmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
Stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlayan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Robert Hook
B
Walter Bradford Cannon
C
Thomas Curling
D
Claude Bernard
E
Hans Hugo Bruno Selye
Açıklama:
20. yüzyılda stres konusunda çalışmış olan Kanadalı hekim Hans Hugo Bruno Selye stres ve stresör kavramlarını tanımlamıştır. Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 3
Selye’nin öne sürdüğü "Genel Uyum Sendromu" na göre stres 3 aşamada ele alınır. Aşağıdaki hangi seçenekte bu aşamalar doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Alarm tepkisi, Direnç evresi ve Tükenme evresi
B
Alışma evresi, Gelişme evresi ve Son tepki
C
İlk tepki, Uyum evresi ve Alışma evresi
D
Direnç evresi, Kabullenme evresi ve Alışma evresi
E
Tükenme evresi, Alarm tepkisi ve Sonuç evresi
Açıklama:
Kanadalı hekim Selye’nin öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 4
Çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlayan ve kişide tepkiye yol açan stres modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir Tepki Olarak Stres Modeli
B
Etkileşimsel Stres ve Başa Çıkma Modeli
C
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli
D
Genel Uyum Sendromlu Stres Modeli
E
Savaş ya da Kaç Modeli
Açıklama:
Bir Uyaran Olarak Stres Modeline göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır. Araştırmacılar stres üzerine çalışırlarken genellikle stresör denilen stres verici yaşam olayları üzerinde yoğunlaşmışlardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 5
Fizyolojik sistemdeki değişiklikler ................... adı ile alınır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Sempatik Aktivasyon
B
HPA Aksı Aktivasyonu
C
Stresten Kurtulma
D
Stres Tepki Düzeyi
E
Genel Uyum Sendromu
Açıklama:
Fizyolojik sistemdeki değişiklikler Stres Tepki Düzeyi adı ile alınır. Stres tepki düzeyi bireyden bireye büyük oranda değişir. Bazıları yoğun düzeyde terleme, kan basıncı ve kalp atışı artışı gibi tepkiler verirken, bazıları çok düşük düzeyde tepki verir. İki kişi strese benzer psikolojik tepkiler verirken farklı fizyolojik tepkiler verebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi stres ve yemek yeme arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için bakmamız gereken önemli etmenler arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Kortizol aktivitesi
C
Yaş
D
Kilo
E
Beslenme davranışı
Açıklama:
Stres ve yemek yeme arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için cinsiyet, kortizol aktivitesi, kilo, beslenme davranışı ve yeme stili önemli etmenlerdir. “Stres bazen aşırı yemeye yol açar, bazen de az yemeye neden olur.” Buna stres-yemek yeme paradoksu denmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Lazarus'a göre baş etmenin amaçları arasında değildir?
Seçenekler
A
Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak
B
Olumsuz bir kendilik algısı sürdürebilmek
C
Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek
D
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
E
Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmek
Açıklama:
Lazarus'a göre olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek amaçlar arasındadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Roth ve Cohen'e göre baş etmenin kaçınma yöntemi içerisinde değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Sorunla yüzleşme
B
Bilgi toplama
C
Soruna yönelik doğrudan eyleme geçme
D
Olayın anlamını küçümseme ve inkar etme
E
Soruna dair düşünme biçimini değiştirme
Açıklama:
Roth ve Cohen baş etme yolları olarak yaklaşma ya da kaçınma yöntemlerinden söz etmişlerdir. Yaklaşma tarzı baş etmede sorunla yüzleşme, bilgi toplama, soruna yönelik doğrudan eyleme geçme söz konusudur. Kaçınmada ise olayın anlamını küçümseme, inkar etme görülür. İnsanlar stresle baş etme yolu olarak ya birini ya da diğerini sergiler. Doğru cevap D'dir.
Soru 9
Stresli durumun sonucunda ortaya çıkan olumsuz duyguların denetlenmesini ve olumlu bir noktaya yöneltilmesini sağlayan baş etme çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duygu odaklı baş etme
B
Problem odaklı baş etme
C
Kaçınma yoluyla baş etme
D
Yaklaşma yoluyla baş etme
E
Dışsal olarak baş etme
Açıklama:
Duygu odaklı baş etme stresli durumun sonucunda ortaya çıkan olumsuz duyguların denetlenmesini ve olumlu bir noktaya yöneltilmesini sağlar. Duygu odaklı baş etmede problem odaklı baş etmenin aksine, uzaklaşma, kendini kontrol etme, eğer yapılacak bir şey yoksa durumu kabul etme, sosyal destek arama, kaçma-kaçınma, sorumluluğu üstüne alma ve durumu yeniden değerlendirme gibi pasif yöntemler yer alır. Doğru cevap A'dır.
Soru 10
I- Davranışsal kontrol
II-Bilişsel kontrol
III- Bilgisel kontrol
IV-Karar verme kontrolü
V-Geriye dönük kontrol
Hangi seçenekte Thompson'ın kontrol ve stres ilişkisi için kullandığı başlıklar doğru olarak verilmiştir?
II-Bilişsel kontrol
III- Bilgisel kontrol
IV-Karar verme kontrolü
V-Geriye dönük kontrol
Hangi seçenekte Thompson'ın kontrol ve stres ilişkisi için kullandığı başlıklar doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I-III ve V
D
II-IV ve V
E
I-II-III-IV ve V
Açıklama:
Thompson beş tür kontrolden söz etmektedir. Davranışsal kontrol (kaçınma); bilişsel kontrol (baş etme yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi); bilgisel kontrol (stresöre dair bilgiye ulaşma yeteneği); karar verme kontrolü (olası so- nuçlar üzerinde seçim yapma) ve geriye dönük kontrol. Doğru cevap E'dir.
Soru 11
Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Stres
B
Travma
C
Stresör
D
Estrictia
E
Şok
Açıklama:
Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını verilmektedir. Doğru cevap C.
Soru 12
Bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akut stres
B
Optimal stres
C
Yetersiz stres
D
İyi stres
E
Eustress stres
Açıklama:
Optimal stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder. Doğru cevap B.
Soru 13
Üç aşamada ele alınan genel uyum sendromunu modeli aşağıdakilerden hangisi tarafından ileri sürülmüştür?
Seçenekler
A
Walter C.
B
Selye H.
C
Bardavit M.
D
Folkman S.
E
Lazarus RS.
Açıklama:
Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır VE Kanadalı hekim Selye (1956) tarafından öne sürdüğü bilinmektedir. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir. Doğru cevap B.
Soru 14
Stresin meydana getirdiği fizyolojik sistemdeki değişimler aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
Seçenekler
A
Stres tepki düzeyi
B
Parasempatik aktivasyon
C
Savaş-kaç tepkisi
D
HPA aksı aktivasyonu
E
Kronik stres
Açıklama:
Fizyolojik sistemdeki değişiklikler Stres Tepki Düzeyi adı ile alınır. Stres tepki düzeyi bireyden bireye büyük oranda değişir. Doğru cevap A.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi stresin yaşam üzerindeki etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Stres ev, iş, araba kazalarında artışa yol açar
B
Hastalığın ardından gelen stresin önemli sonuçları olur
C
Stres yiyecek tüketimini genel olarak etkiler
D
Stres sağlık üzerinde etkisi olan davranışlara neden olur
E
Stres, egzersiz yapma sıklığını önemli oranda artırır
Açıklama:
Stres egzersiz yapma davranışını azaltır, yani stresli iken egzersiz yapma azalır. Egzersiz yapma stres yönetimi bağlamında kalp-damar sağlığı açısından oldukça fazla olumlu etkiye sahiptir. Doğru cevap E.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Lazarus’a göre stresle baş etmenin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
B
Stresli çevresel koşulları azaltmak
C
Olumsuz olaylara uyum sağlamak
D
Stresin kaynağını yok saymak
E
Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurmak
Açıklama:
Lazarus stresle baş etmeyi kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak görür ve ona göre baş etmenin amacı: Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak, olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek, olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek duygusal dengeyi sürdürebilmek ve diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir. Doğru cevap D.
Soru 17
Hangi destek türü kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu gibi noktaları konu alır?
Seçenekler
A
Yapısal destek
B
Araçsal destek
C
Stratejik destek
D
Özgüven desteği
E
İşlevsel destek
Açıklama:
Yapısal destek (sosyal ağ) kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu noktalarını kapsamaktadır. Doğru cevap A.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi A tipi kişilik özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Rekabetçilik
B
Mükemmeliyetçilik
C
Abartılı oluş
D
Hoşgörülü oluş
E
Gerginlik
Açıklama:
A tipi kişiliğin özellikleri abartılı oluş, rekabetçilik, sabırsızlık, gerginlik, başkalarına karşı hostil (düşmanca) tutum, yüksek sesle konuşma, sürekli karşıdakinin konuşmasını bölme, ‘asla’, ‘mutlaka’ kelimelerini sık kullanma, mükemmeliyetçiliktir. Hoşgörülü olma ise bunlardan biri değildir. Doğru cevap D.
Soru 19
Aşağıda verilen kontrol türlerinden hangisinde olası sonuçlar üzerinde seçim yapma söz konusudur?
Seçenekler
A
Bilişsel kontrol
B
Bilgisel kontrol
C
Davranışsal kontrol
D
Karar verme kontrolü
E
Geriye dönük kontrol
Açıklama:
Beş tür kontrolden söz edilmektedir: davranışsal kontrol (kaçınma); bilişsel kontrol (baş etme yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi); bilgisel kontrol (stresöre dair bilgiye ulaşma yeteneği); karar verme kontrolü (olası sonuçlar üzerinde seçim yapma); geriye dönük kontrol (“Bu olayın olmasını engelleyebilir miydim?”). Doğru cevap D.
Soru 20
En önemli stresle baş etme mekanizması hangisidir?
Seçenekler
A
Kaçma-kaçınma
B
Kabullenme
C
Uzaklaşma
D
İnkâr etme
E
Sosyal destek
Açıklama:
Yaklaşma-kaçınma, duygu odaklı baş etme, problem odaklı baş etme yanında en önemli stresle baş etme mekanizması sosyal destektir. Doğru cevap E.
Soru 21
Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş olan ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlayan kimdir?
Seçenekler
A
Robert Hook
B
Thomas Young
C
Thomas Curling
D
Claude Bernard
E
Hans Hugo Bruno Selye
Açıklama:
Hans Hugo Bruno Selye; Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır
Soru 22
Bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yıkıcı stres
B
Yapıcı stres (eustress)
C
En uygun stres düzeyi ( Optimal stres)
D
Stresör
E
Stres
Açıklama:
En uygun (optimal) stres düzeyi Allen (1984) tarafından şöyle tanımlanmıştır. En uygun stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak yada bir sorunuçözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder
Soru 23
"Korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve psikolojik tepkiler setidir". şeklinde tanımlanan stresi açıklayan model hangisidir?
Seçenekler
A
Genel uyum sendromu
B
Tükenme evresi
C
Alarm tepkisi
D
Direnç evresi
E
Savaş ya da kaç tepkisi
Açıklama:
Savaş ya da kaç tepkisi korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan
kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve
psikolojik tepkiler setidir.
kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve
psikolojik tepkiler setidir.
Soru 24
Bu modele göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır, bu modele göre bazı olayların herkes tarafından stres verici olarak algılandığı varsayılmış ve olayların değerlendirilmesinde meydana gelebilecek kişisel farklılıklar, başa çıkma ve sosyal destek gibi kavramların sürece olan etkileri göz ardı edildiği için model eleştirilen stresle başa çıkma modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir uyaran olarak stres modeli
B
Bir tepki olarak stres modeli
C
Etkileşimsel stres ve başa çıkma modeli
D
Savaş ya da kaç modeli
E
Genel uyum sendromu
Açıklama:
Bir uyaran olarak stres modeli : Bu modele göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır bu modele göre bazı olayların herkes tarafından stres verici olarak algılandığı varsayılmış ve olayların değerlendirilmesinde meydana gelebilecek kişisel farklılıklar, başa çıkma ve sosyal destek gibi kavramların sürece olan etkileri göz ardı edildiği için model eleştirilmiştir.
Soru 25
Sosyal Yeniden Uyumu Derecelendirme Ölçeği stresin ölçülmesinde kullanılan hangi yöntemdir?
Seçenekler
A
Gavanik deri tepkisi ölçümü
B
Öz bildirim ölçümü
C
Akut stres paradigması
D
Katekolamin değişikliği incelemesi
E
Kortizol değişikliği ölçümü
Açıklama:
Öz-bildirim ölçümleri çok sayıda test ya da anket ile yapılır. Daha önce sözü edilen Sosyal Yeniden Uyumu Derecelendirme Ölçeği (Holmes ve Rahe, 1967) bunlardan birisidir.
Soru 26
Stres nedeniyle fizyolojik sistemdeki değişikliklere ne denir?
Seçenekler
A
Sempatik aktivasyon
B
HPA aks aktivasyonu
C
Katlamalı etki
D
Stres tepki düzeyi
E
Yaşam olayları kuramı
Açıklama:
Fizyolojik sistemdeki değişiklikler Stres Tepki Düzeyi adı ile alınır
Soru 27
Stresli yaşam olaylarının hem yaygın anksiyete bozukluğu hem de depresyon için önemli risk etmenleri olduğunu belirten kim(ler)dir?
Seçenekler
A
Folkman ve Lazarus
B
Holahan ve Moos
C
Jenaway ve Paykel
D
Phelan ve diğerleri
E
Kendler, Karkowski ve Prescott
Açıklama:
Kendler, Karkowski ve Prescott (1998) stresli yaşam olaylarının hem yaygın anksiyete bozukluğu hem de depresyon için önemli risk etmenleri olduğunu belirtmişlerdir.
Soru 28
Stres ile baş etmek kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak görülür, buna göre baş etmenin amacı aşağıdakilerden hangisi değildir?
Seçenekler
A
Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak
B
Olumsuz olaylara uyum sağlamamak ya da tolere etmemek
C
Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek
D
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
E
Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir
Açıklama:
Baş etme dinamik bir yapıdır. Lazarus baş etmeyi de kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak
görür ve ona göre baş etmenin amacı:
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki
duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir
görür ve ona göre baş etmenin amacı:
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki
duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir
Soru 29
Stresle başa çıkma stratejilerinden aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Çocuklar ---->problem odaklı stresle baş etme stratejileri
B
Ergenler ------> duygu odaklı stresle baş etme stratejileri
C
Orta yaştaki bireyler ------> problem odaklı stresle baş etme stratejileri
D
Yaşlılar ------> duygu odaklı stresle baş etme stratejileri
E
Kadınlar ------> problem odaklı stresle baş etme stratejileri
Açıklama:
Değerlendirmelere bağlı olarak stres düzeylerinde meydana gelen kişiler arası farklılıklar gibi stresle baş etmede kullanılan yöntemler de farklılık göstermektedir.
Çocuklar problem-odaklı, ergenler duygu-odaklı, orta yaştaki bireyler problem-odaklı, yaşlılar ise duygu-odaklı baş etme stratejilerini daha sık kullanmaktadırlar. Kadınlar genellikle duygu-odaklı, erkekler problem-odaklı olmayı tercih ederler.
Çocuklar problem-odaklı, ergenler duygu-odaklı, orta yaştaki bireyler problem-odaklı, yaşlılar ise duygu-odaklı baş etme stratejilerini daha sık kullanmaktadırlar. Kadınlar genellikle duygu-odaklı, erkekler problem-odaklı olmayı tercih ederler.
Soru 30
Stresle baş etme yöntemlerinden biri olan ve Sosyal Karşılaştırma kuramı ve Rol kuramlarını kullanan hipotez stresin aşağıdakilerden hangisi ile ilişkisini oluşturur?
Seçenekler
A
Sosyal Destek ve Stres ile İlişkisi
B
Ruhsal ve Bedensel Sağlık Arasındaki İlişkiler
C
Kişilik ve Stres ile İlişkisi
D
Kontrol ve Stres ile İlişkisi
E
Stres ve Dayanıklılık
Açıklama:
Sosyal Destek ve Stres ile İlişkisi
Stres destek hipotezi soysal karşılaştırma kuramını kullanır, yani başkalarının varlığı, bireye kendini başkalarıyla karşılaştırma yoluyla uygun baş etme stratejisi seçme imkanı verir. Rol kuramından da yararlanır, yani sosyal destek bireylere rollerini değiştirme ve koşulun gereklerine göre kimlikte değişiklik yapma imkanı verir.
Stres destek hipotezi soysal karşılaştırma kuramını kullanır, yani başkalarının varlığı, bireye kendini başkalarıyla karşılaştırma yoluyla uygun baş etme stratejisi seçme imkanı verir. Rol kuramından da yararlanır, yani sosyal destek bireylere rollerini değiştirme ve koşulun gereklerine göre kimlikte değişiklik yapma imkanı verir.
Soru 31
Aşağıdaki ünlü isimlerden hangisi stresi ''maddenin içinde bulunan bir güç ya da direnç olarak'' tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Robert Hook
B
Thomas Young
C
Aristoteles
D
Hipokrates
E
Claude Bernard
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Thomas Young, stresi ''maddenin içinde bulunan bir güç ya da direnç
olarak'' tanımlamıştır.
olarak'' tanımlamıştır.
Soru 32
Stres sözcüğü ilk kez kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Robert Hook
B
Aristoteles
C
Thomas Young
D
Hipokrates
E
Hans Hugo Bruno Selye
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Stres sözcüğü ilk kez Robert Hook tarafından kullanılmıştır.
Soru 33
Selye stresi nasıl tanımlamıştır?
Seçenekler
A
elastik nesneyle ona uygulanan dış güç arasındaki ilişki olarak
B
maddenin içinde bulunan bir güç ya da direnç olarak
C
organizmanın dengesini bozan uyaranlar olarak
D
organizmaya baskı yapan herhangi bir talebe karşı organizmanın verdiği özgül olmayan bir tepki olarak
E
bir organizmanın üstesinden gelmesi için gereken yeni koşullar karşısında verdiği tepki olarak
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Selye Stresi, organizmaya baskı yapan herhangi bir talebe karşı organizmanın verdiği özgül olmayan bir tepki olarak tanımlamıştır.
Soru 34
Bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hans Hugo Bruno Selye
B
Walter Bradford Cannon
C
Robert Hook
D
Thomas Curling
E
Thomas Young
Açıklama:
Doğru cevap B dir. Bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacı Walter Bradford Cannon'dur.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisinde “savaş ya da kaç tepkisi” sürecinde organlarda yaşanan değişiklikler yanlış şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
gözbebeği genişler
B
tükürük salgısı engellenir
C
akciğerlerde bronşlar genişler
D
Kalp hareketi hızlanır
E
sindirim sistemi faaliyeti hızlanır
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Sindirim sistemi çok enerji tüketen bir sistem olduğu için faaliyeti hızlanmaz, aksine yavaşlar.
Soru 36
“Sosyal Yeniden Uyumu Değerlendirme Ölçeği” kimler tarafından geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Lazarus ve Folkman
B
Meijer ve Hamers
C
Holmes ve Rahe
D
van Vegchel ve de Jonge
E
Siegrist ve Marmot
Açıklama:
Doğru cevap C dir. “Sosyal Yeniden Uyumu Değerlendirme Ölçeği” Holmes ve Rahe tarafından geliştirilmiştir.
Soru 37
Fizyolojik değişim olan uyarılma hissi nedir?
Seçenekler
A
Katekolaminin (Adrenalin, Noradrenalin, Dopamin gibi nörotransmitterler) salınımına yol açması
B
Sinirlerimizin hipotalamusa stresli olaya ilişkin bilgiyi taşıması
C
Hipotalamusun otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü harekete geçirmesi
D
Kalbin atım hızının artması
E
Solunum hızının artması
Açıklama:
Doğru cevap A dır. Katekolaminin (Adrenalin, Noradrenalin, Dopamin gibi nörotransmitterler) salınımına yol açmasına uyarılma hissi denir.
Soru 38
Fizyolojik sistemdeki değişikliklere ne denir?
Seçenekler
A
Alarm Tepkisi
B
Direnç evresi
C
Tükenme evresi
D
Stresten Kurtulma
E
Stres Tepki Düzeyi
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Fizyolojik sistemdeki değişikliklere Stres Tepki Düzeyi denir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Lazarus'a göre stresle baş etmenin amaçlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak;
B
Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek;
C
Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek;
D
Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmek;
E
Sorunla yüzleşmek, bilgi toplamak, soruna yönelik doğrudan eyleme geçmek;
Açıklama:
Doğru cevap E dir. Sorunla yüzleşmek, bilgi toplamak, soruna yönelik doğrudan eyleme geçmek Roth ve Cohen'e göre stresle baş etmenin yollarıdır, Lazarus'a göre stresle baş etmenin amaçlarından birisi değildir.
Soru 40
Aşağıdaki stresle baş etme stratejileriyle ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınlar genellikle duygu-odaklı olmayı tercih eder
B
Çocuklar problem-odaklı olmayı tercih eder
C
Ergenler duygu-odaklı olmayı tercih eder
D
Yaşlılar problem-odaklı olmayı tercih eder
E
Erkekler problem-odaklı olmayı tercih eder
Açıklama:
Doğru cevap D dir. Yaşlılar problem-odaklı değil duygu-odaklı olmayı tercih eder.
Soru 41
Alan yazında stres sözcüğü ilk kez hangi alanda kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Fizik
B
Psikoloji
C
Nöroloji
D
Fizyoloji
E
Sosyoloji
Açıklama:
Alan yazında stres sözcüğünün ilk kez fizik bilimciler tarafından kullanıldığı görülmektedir. 17. yüzyılda stres kavramı elastik nesneyle ona uygulanan dış güç arasındaki ilişkiyi açıklamak üzere ilk kez Robert Hook tarafından kullanılmıştır. Stres sözcüğü zamanla psikoloji, nöroloji, fizyoloji, sosyoloji, antropoloji, biyokimya, endokrinoloji ve immünoloji gibi pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır.
Soru 42
“Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir.”
Stresi açıklayan modeller düşünüldüğünde, yukarıdaki ifade hangi modele işaret eder?
Stresi açıklayan modeller düşünüldüğünde, yukarıdaki ifade hangi modele işaret eder?
Seçenekler
A
Savaş ya da kaç modeli
B
Genel uyum sendromu
C
Bir uyaran olarak stres modeli
D
Bir tepki olarak stres modeli
E
Etkileşimsel stres ve başa çıkma modeli
Açıklama:
Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir.
Soru 43
Bazı olayların herkes tarafından stres verici olarak algılandığı varsayılan stres modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Savaş ya da kaç modeli
B
Genel uyum sendromu
C
Bir uyaran olarak stres modeli
D
Bir tepki olarak stres modeli
E
Etkileşimsel stres ve başa çıkma modeli
Açıklama:
Bir uyaran olarak stres modeline modele göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır. Araştırmacılar stres üzerine çalışırlarken genellikle stresör denilen stres verici yaşam olayları üzerinde yoğunlaşmışlardır. Holmes ve Rahe (1967) tarafından geliştirilen “Sosyal Yeniden Uyumu Değerlendirme Ölçeği (Social Readjustment Rating Scale-SRRS)” ile bireylerin sıkça yaşadığı stresli olaylar incelenmiştir. Dolayısıyla bu modele göre bazı olayların herkes tarafından stres verici olarak algılandığı varsayılmış ve olayların değerlendirilmesinde meydana gelebilecek kişisel farklılıklar, başa çıkma ve sosyal destek gibi kavramların sürece olan etkileri göz ardı edildiği için model eleştirilmiştir
Soru 44
Stres kaynaklarının organizmada oluşturduğu endişe, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi durumların değerlendirildiği stres modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Savaş ya da kaç modeli
B
Genel uyum sendromu
C
Bir uyaran olarak stres modeli
D
Bir tepki olarak stres modeli
E
Etkileşimsel stres ve başa çıkma modeli
Açıklama:
Bir tepki olarak stres modeline göre stres çevreden gelen taleplerin organizma üzerindeki etkisi sonucu organizmanın gösterdiği tepkidir. Dolayısıyla bu modelde stres kaynaklarının organizmada oluşturduğu endişe, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi çok çeşitli tepkiler değerlendirilir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi “yaşam olayları kuramının” stresi açıklamadaki eksikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yaşam deneyimlerini nesnel biçimde değerlendirmesi
B
Birçok yaşam olayının derecelendirilmesini geçmişe dönük yapması
C
Kişiye sadece yaşam olaylarını sorması
D
Oluşturulan listede olayların kısa süreli olduğu düşüncesine dayanması
E
Strese kişi ve çevre arasındaki etkileşim olarak bakması
Açıklama:
Yaşam Olayları Kuramı’nın da stresi açıklamada bazı eksikleri olduğu bilinmektedir. Bu kuramı eleştirenler için yaşam deneyimlerini nesnel biçimde değerlendirmek doğru değildir ve bir yaşam olayına dair kişisel yorumlamalar önemlidir. Boşanma bir kişi için ciddi düzeyde sıkıntı iken bir başkası için bir kurtuluş olabilir. Kişinin olayları olayın istenirliği, olay üzerindeki kontrol ve olaya uyum sağlama derecesi gibi boyutlara göre değerlendirilmesi daha faydalı olacaktır. Bir başka eleştiri ise birçok yaşam olayının derecelendirilmesinin geçmişe dönük olmasınadır. Ayrıca insanlar listeyi doldururken olaylar birbirinden bağımsızmış gibi görünebilir. Oysa yaşam deneyimleri birbiri ile etkileşimde olabilir. İş değiştirme boşanmanın etkisini artırabilir, diğer olumsuz etkileri azaltabilir. Kişiye sadece yaşam olaylarını sormak yerine aynı zamanda sağlıkla ilgili belirtileri de sormak stresi belirlemede yararlı olur. Yeme alışkanlığındaki değişim bir yaşam olayı mı, yoksa yaşam olayının belirtisi midir? Uyku düzenindeki değişim bir stresör mü, yoksa stresin sonucu olarak mı uyku düzeni değişir? Liste olayların kısa süreli olduğu düşüncesine dayanır. Oysa birçok olay uzun süre devam eder ve kroniktir. Fiziksel sağlık, ev ve komşuluk, finansal durum, iş, çocuk, eş, geniş aile ve arkadaşlıkla ilgili stresörler uzun sürelidir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi uzun süreli Adrenalin ve Noradrenalin salınımının sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kan basıncı artışı
B
Kalp atışı artışı
C
Yağ yakma
D
Ateroskleroz
E
Zayıflamış bağışıklık sistemi
Açıklama:
Uzun süreli Adrenalin ve Noradrenalin salınımı sempatik aktivasyonda pıhtılaşma, kan basıncında artış, kalp atışında artış, yağ depolama, düzensiz kalp atışları, ateroskleroza yol açacak olan plak oluşumu ve bağışıklık sistemini baskılama ile sonuçlanır.
Soru 47
Hipotalamusun otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü harekete geçirmesi sonucu aşağıdakilerden hangisi azalır?
Seçenekler
A
Kalp atım hızı
B
Kan basıncı
C
Solunum hızı
D
Kortizol salınımı
E
Sindirim sistemi faaliyetleri
Açıklama:
HPA aksı aktivasyonu: Kronik stres durumunda, sinirlerimiz hipotalamusa stresli olaya ilişkin bilgiyi taşır. Hipotalamus otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü harekete geçirir, kalp atım hızı, kan basıncı, solunum hızı artar ve kaslar gerginleşir, öte yandan sindirim gibi daha az hayati aktiviteler kısıtlanır
Soru 48
- Kronik stres kalbi besleyen damarlarda ateroskleroz ile ilişkilidir.
- Akut stres ani bir kardiyak sorunu tetikler.
- Akut streste egzersiz sırasında MI görülme sıklığı artar.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Stresin hastalıklara kronik ve akut olmak üzere iki mekanizma aracılığıyla yol açtığı kabul edilir. En çok kabul gören kronik süreçler modeline göre fizyolojik, davranışsal ve psikolojik etmenlerin uzun süreli etkileşiminden dolayı stres hastalığa yol açar. Örneğin, kronik iş stresi zamanla kalp damar hasarına yol açar. Kronik stres kalbi besleyen damarlarda ateroskleroz ile ilişkilidir. Kalıtsal yatkınlığı olanlarda daha sık görülür.
Akut süreçlerde ise egzersiz ya da öfke atakları ardından ya da uyanır uyanmaz kalp atışındaki ve kan basıncındaki ani değişimler sırasında MI görülme sıklığı artar. Bu akut olaylar ani damar yırtılması ya da pıhtı atması ile olur. Akut stres ani bir kardiyak sorunu tetikler. Egzersiz uzun vadede koruyucu iken risk altındaki bireylerde tehlikeli olabilmektedir.
Akut süreçlerde ise egzersiz ya da öfke atakları ardından ya da uyanır uyanmaz kalp atışındaki ve kan basıncındaki ani değişimler sırasında MI görülme sıklığı artar. Bu akut olaylar ani damar yırtılması ya da pıhtı atması ile olur. Akut stres ani bir kardiyak sorunu tetikler. Egzersiz uzun vadede koruyucu iken risk altındaki bireylerde tehlikeli olabilmektedir.
Soru 49
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi stresle baş etme yöntemleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Sorunu ortadan kaldırma
B
Soruna dair düşünme biçimini değiştirme
C
Tahammül etmeyi öğrenme
D
Daha fazla bilgi arama
E
Başkalarını suçlama
Açıklama:
Sorunu düzeltme, ortadan kaldırma, soruna dair düşünme biçimini değiştirme, tahammül etmeyi öğrenme ya da olduğu gibi kabul etme, durumu değiştirme, kabullenme, daha fazla bilgi arama, dürtüsel ve zarar verici şekilde davranmaktan kendini sakınma gibi çeşitli baş etme yöntemleri bulunmaktadır.
Soru 50
- Yaklaşma tarzı baş etmede sorunla yüzleşme, bilgi toplama, soruna yönelik doğrudan eyleme geçme söz konusudur.
- Kaçınma türü baş etmede olayın anlamını küçümseme, inkar etme görülür.
- Hangisinin daha etkin olduğu stresörün türüne göre değişir.
- Kaçınma yoluyla baş etme uzun süreli stresörler için etkilidir.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
Roth ve Cohen (1986) baş etme yolları olarak yaklaşma ya da kaçınma yöntemlerinden söz etmişlerdir. Yaklaşma tarzı baş etmede sorunla yüzleşme, bilgi toplama, soruna yönelik doğrudan eyleme geçme söz konusudur. Kaçınmada ise olayın anlamını küçümseme, inkar etme görülür. İnsanlar stresle baş etme yolu olarak ya birini ya da diğerini sergiler. Yaklaşma yoluyla baş etme kaçınmadan daha işlevsel olarak görülür, ama bunu eleştirenler de vardır. Hangisinin daha etkin olduğu stresörün türüne göre de değişir. Kaçınma yoluyla baş etme kısa süreli stresörler için etkili olup uzun süreliler için değildir.
Soru 51
I: Stres ile baş etmede işlevsel olarak optimal stres seviyesi önemlidir.
II: İç ve dış ortamdan kaynaklı olaylar strese neden olabilmektedir.
III: Stres iyi stres, kötü stres gibi kategorilere ayrılabilir.
Stres ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: İç ve dış ortamdan kaynaklı olaylar strese neden olabilmektedir.
III: Stres iyi stres, kötü stres gibi kategorilere ayrılabilir.
Stres ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
Lazarus ve Folkman’a (1984) göre stres iç ve dış ortamdan kaynaklanan etkenlerin birey tarafından tehdit edici veya zararlı olarak değerlendirilmesinin ardından bedensel ve psikolojik boyutlarda ortaya çıkan aşırı uyarılma halidir.
Selye (1956) stresi fazla stres, yetersiz stres, iyi stres ve kötü stres olarak dört kategoriye ayırır. Kişinin amacının kötü stresi alt seviyede, iyi stresi ise yüksek seviyede tutmak olduğunu ve yetersiz stres ile fazla stres arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
Allen (1984) bu durum için “en uygun (optimal) stres düzeyi” kavramını kullanmıştır. En uygun stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder
Selye (1956) stresi fazla stres, yetersiz stres, iyi stres ve kötü stres olarak dört kategoriye ayırır. Kişinin amacının kötü stresi alt seviyede, iyi stresi ise yüksek seviyede tutmak olduğunu ve yetersiz stres ile fazla stres arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
Allen (1984) bu durum için “en uygun (optimal) stres düzeyi” kavramını kullanmıştır. En uygun stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder
Soru 52
Stres ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Alanyazında "fazla stres düzeyinin bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmadan ya da bir sorunu çözmeden gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyde göstermesi olarak belirtilmiştir.
B
Stres kişinin fiziksel ve sosyal çevreden kaynaklanan olumsuz koşullar sebebiyle, bedensel ve psikolojik sınırlarını aşarak harcadığı çabadır.
C
Alanyalında stresin sadece sinir gerilimi olmadığı, stres tepkisinin sinir sistemi olmayan hayvanlarda, hatta bitkilerde bile oluştuğunu bildirilmiştir.
D
Alanyazın stresi fazla stres, yetersiz stres, iyi stres ve kötü stres olarak dört kategoriye ayırır.
E
Alanyazında kişinin amacının kötü stresi alt seviyede, iyi stresi ise yüksek seviyede tutmak olduğunu ve yetersiz stres ile fazla stres arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirtilmiştir.
Açıklama:
Lazarus ve Folkman’a (1984) göre stres iç ve dış ortamdan kaynaklanan etkenlerin birey tarafından tehdit edici veya zararlı olarak değerlendirilmesinin ardından bedensel ve psikolojik boyutlarda ortaya çıkan aşırı uyarılma halidir.
Selye (1956) stresi fazla stres, yetersiz stres, iyi stres ve kötü stres olarak dört kategoriye ayırır. Kişinin amacının kötü stresi alt seviyede, iyi stresi ise yüksek seviyede tutmak olduğunu ve yetersiz stres ile fazla stres arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
Allen (1984) bu durum için “en uygun (optimal) stres düzeyi” kavramını kullanmıştır. En uygun stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Selye (1956) stresi fazla stres, yetersiz stres, iyi stres ve kötü stres olarak dört kategoriye ayırır. Kişinin amacının kötü stresi alt seviyede, iyi stresi ise yüksek seviyede tutmak olduğunu ve yetersiz stres ile fazla stres arasındaki dengenin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
Allen (1984) bu durum için “en uygun (optimal) stres düzeyi” kavramını kullanmıştır. En uygun stres düzeyi bireyi tehdit eden bir durumdan kurtulmak ya da bir sorunu çözmek için gösterilebilecek performansın en iyi olduğu düzeyi ifade eder.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 53
I: Etkileşimsel Model
II: Genel uyum sendromu
III: Savaş ya da kaç
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri stresi açıklayan modellerdendir?
II: Genel uyum sendromu
III: Savaş ya da kaç
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri stresi açıklayan modellerdendir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız I
Açıklama:
Tüm maddeler stresin açıklayan modellerdir.
Soru 54
I: Direnç evresi
II: Alarm tepkisi
III: Tükenme evresi
Selye'nin tanımladığı genel uyum sendromuna göre stresin evrelerinin doğru sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
II: Alarm tepkisi
III: Tükenme evresi
Selye'nin tanımladığı genel uyum sendromuna göre stresin evrelerinin doğru sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
II, I ve III
B
I, II ve III
C
I, III ve II
D
II, III ve I
E
III, II ve I
Açıklama:
Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir.
Soru 55
Selye'nin alarm tepkisi evresi ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Birey organizması “savaş ya da kaç tepkisi” için gerekli olan organların faaliyetlerini azaltır, gerekli olmayan organların faaliyetlerini hızlandırır.
B
Birey stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkar.
C
Alarm tepkisi evresi boyunca beden değişen duruma tepki gösterir.
D
Bu evre şok evresi ve savaş ya da kaç evresi olmak üzere iki basamaktan oluşur.
E
Bireyin strese olan direnci olağan zamanlardakine göre daha düşüktür.
Açıklama:
Alarm Tepkisi evresi stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkar, bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olur, strese olan direnç olağan zamanlardakine göre daha düşüktür. Direncin düşük olduğu ve bireyin gafil avlandığı bu evre iki basamaktan oluşur. İlk basamakta organizma şok içindedir, bedenin homeostatik dengesi bozulur ve gerilim yaşanır. Alarm tepkisi evresi boyunca beden değişen duruma tepki gösterir. Stresör duyu organları tarafından algılanır ve duyusal mesaj talamusa gönderilir. Talamustan mesaj doğrudan hipotalamusa ya da serebral kortekse gönderilir. Serebral kortekste mesaj yorumlanır, yorum duygusal açıdan anlamlı olarak etiketlenirse limbik sistem aktive olur. Bu aşamada organizma ikinci basamak olan “savaş ya da kaç tepkisi” içine girer ve şok karşıtı uyum süreci başlar. Otonom sinir sistemi ve endokrin sistem, onlara bağlı tüm organlar ve kas sistemleri harekete geçerek beden kendini korumaya hazırlanır. Bu aşamada bede- nin daha fazla enerjiye, kan dolaşımına ve oksijene ihtiyacı olduğu için sempatik sistem çalışır. Orga- nizmanın uyarıcıyı daha iyi algılayabilmesi için görsel duyarlılığı artar, gözbebeği genişler, tükürük salgısı engellenir, dolayısıyla ağzı kurur. Daha rahat ve hızlı nefes alıp verebilmesi ve oksijen sağlayabilmek için akciğerlerde bronşlar genişler. Kalp hareketi hızlanır, kalp daha fazla çarpar, daha fazla kan pompalar, böylece ihtiyacı olan organ ya da sistemlere kanın gitmesi sağlanır. Adrenal bezlerden adrenalin salgılanır. Bazı sistemlerde ise faaliyetler azaltılır ya da engellenir, örneğin sindirim sistemi çok enerji tüketen bir sistem olduğu için faaliyeti yavaşlar. Yani sistem “savaş ya da kaç tepkisi” için gerekli olan organların faaliyetlerini arttırır, gerekli olmayan organların faaliyetlerini yavaşlatır.
Soru 56
Kontrol ve stres ilişkisi düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi Thompson'ın 1981 yılında yapmış olduğu sınıflamaya dahil değildir?
Seçenekler
A
Sezgisel Kontrol
B
Bilgisel Kontrol
C
Davranışsal Kontrol
D
Bilişsel Kontrol
E
Geriye Dönük Kontrol
Açıklama:
Stres ile ilişkili son düzenleyici etmen olan kontrol farklı psikoloji kuramlarında ele alınmış bir kavramdır. Thompson (1981) beş tür kontrolden söz eder: davranışsal kontrol (kaçınma); bilişsel kontrol (baş etme yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi); bilgisel kontrol (stresöre dair bilgiye ulaşma yeteneği); karar verme kontrolü (olası sonuçlar üzerinde seçim yapma); geriye dönük kontrol (“Bu olayın olmasını engelleyebilir miydim?”)
Soru 57
Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması olarak tanımlanan sosyal destek türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eşlik etme
B
Araçsal destek
C
Özgüven sağlayıcı destek
D
İşlevsel destek
E
Yapısal destek
Açıklama:
Cohen ve Wills (1985) farklı sosyal destek türleri tanımlamıştır:
• Özgüven sağlayıcı destek: Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması
• Eşlik etme: Aktivitelerde başkalarının yanında bulunması
• Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi
• Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir:
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
• Özgüven sağlayıcı destek: Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması
- Destek: Başka insanların tavsiyelerde bulunması
• Eşlik etme: Aktivitelerde başkalarının yanında bulunması
• Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi
• Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir:
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
Soru 58
Stresle bahsetme stratejileri olarak aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Çocuklar problem-odaklı stratejileri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
B
Orta yaşlı insanlar duygu odaklı stratejileri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
C
Ergenler problem odaklı stratejileri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
D
Yaşlılar problem odaklı stratejileri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
E
Çocuklar duygu-odaklı stratejileri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
Açıklama:
Çocuklar problem-odaklı, ergenler duygu-odaklı, orta yaştaki bireyler problem-odaklı, yaşlılar ise duygu-odaklı baş etme stratejilerini daha sık kul- lanmaktadırlar. Kadınlar genellikle duygu-odaklı, erkekler problem-odaklı olmayı tercih ederler.
Soru 59
Lazarus'a göre baş etme kişi ve stresör arasındaki etkileşimdir. Buradan yola çıkılarak Lazarus'a göre aşağıdakilerden hangisi stresle bahsetmenin amaçlarından değildir?
Seçenekler
A
Stresli çevresel koşulları görmezden gelmek
B
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
C
Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek
D
Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmek
E
Olumsuz olaylara uyum sağlamak
Açıklama:
Lazarus baş etmeyi de kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak görür ve ona göre baş etmenin amacı:
- Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak,
- Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
- Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
- Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
- Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir.
Soru 60
Aşağıdaki mesleklerden hangisi stresli meslekler grubunda yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Öğretmen
B
Pilot
C
Psikolog
D
Hemşire
E
Polis
Açıklama:
Güvenlik güçleri (asker, polis gibi), sağlık çalışanları (hekim, hemşire gibi), ara- ma kurtarma çalışanları (itfaiye vb), hava ulaşımı çalışanları (pilot, hava trafik kontrolü) gibi meslekler yoğun stresli meslekler grubunda yer almaktadır.
Soru 61
"Bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Stres
B
Kaygı
C
Anksiyete
D
Psikoz
E
Nevrotik
Açıklama:
20. yüzyılda stres konusunda çalışmış olan Kanadalı hekim Hans Hugo Bruno Selye stres ve stresör kavramlarını tanımlamıştır. Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır.
Soru 62
Bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
John Dewey
C
Walter Bradford Cannon
D
Alfred Binet
E
Jean Piaget
Açıklama:
Walter Bradford Cannon (1932) bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacıdır. Wisdom of Body adlı kitabında homeostazi (homeostasis/denge, Latince homoios aynı benzer, stasis durum anlamlarına gelmektedir) terimi ile organizmanın kendi iç dengesindeki sürekliliği koruma özelliğini açıklamış ve strese karşı gösterilen tepkileri “savaş ya da kaç” tepkisi olarak tanımlamıştır.
Soru 63
Bir stresör etkili biçimde baş etme yeteneğimizi zorladığında ortaya çıkan gerilim, rahatsızlık ya da fiziksel belirtilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Stres
B
Kaygı
C
Tükenme
D
Uyaran
E
Panik
Açıklama:
Stres bir stresör etkili biçimde baş etme yeteneğimizi zorladığında ortaya çıkan gerilim, rahatsızlık ya da fiziksel belirtilerdir.
Soru 64
Organizmanın kendi iç dengesindeki sürekliliği koruma özelliğini açıklamış ve strese karşı gösterilen tepkiler nasıl tanımlanır?
Seçenekler
A
Kaçınma-kaçınma
B
Savaş ya da Kaç Modeli
C
Yaklaşma-kaçınma
D
Yaklaşma- yaklaşma
E
Genel Uyum Sendromu
Açıklama:
Wisdom of Body adlı kitabında homeostazi (homeostasis/denge, Latince homoios
aynı benzer, stasis durum anlamlarına gelmektedir) terimi ile organizmanın kendi iç dengesindeki sürekliliği koruma özelliğini açıklamış ve strese karşı gösterilen tepkileri “savaş ya da kaç” tepkisi olarak tanımlamıştır.
aynı benzer, stasis durum anlamlarına gelmektedir) terimi ile organizmanın kendi iç dengesindeki sürekliliği koruma özelliğini açıklamış ve strese karşı gösterilen tepkileri “savaş ya da kaç” tepkisi olarak tanımlamıştır.
Soru 65
Direncin düşük olduğu ve bireyin gafil avlandığı evre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tükenme evresi
B
Direnç evresi
C
Alarm tepkisi
D
Genel uyum
E
Etkileşimsel stres
Açıklama:
Alarm Tepkisi evresi stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkar, bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olur, strese olan direnç olağan zamanlardakine göre daha düşüktür. Direncin düşük olduğu ve bireyin gafil avlandığı bu evre iki basamaktan oluşur.
Soru 66
Stresin genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açtığı model hangisidir?
Seçenekler
A
Savaş ya da Kaç Modeli
B
Etkileşimsel (Transaksiyonel) Stres ve Başa Çıkma Modeli
C
Bir Tepki Olarak Stres Modeli
D
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli
E
Yaşam Olayları Kuramı
Açıklama:
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli: Bu modele göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır.
Soru 67
Seçeneklerden hangisi stresi birey ve çevresi arasındaki etkileşim süreci olarak açıklar?
Seçenekler
A
Savaş ya da Kaç Modeli
B
Üçlü Model
C
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli
D
Bir Tepki Olarak Stres Modeli
E
Etkileşimsel (Transaksiyonel) Stres ve Başa Çıkma Modeli
Açıklama:
Etkileşimsel (Transaksiyonel) Stres ve Başa Çıkma Modeli
Strese kişi ve çevre arasındaki etkileşim olarak bakan bu modelin en önemli savunucularından Lazarus ve Folkman’a (1984) göre stresi bir uyaran veya tepki şeklinde tanımlamak yetersizdir; çünkü stres birey ve çevresi arasındaki etkileşim sürecidir.
Strese kişi ve çevre arasındaki etkileşim olarak bakan bu modelin en önemli savunucularından Lazarus ve Folkman’a (1984) göre stresi bir uyaran veya tepki şeklinde tanımlamak yetersizdir; çünkü stres birey ve çevresi arasındaki etkileşim sürecidir.
Soru 68
Stresi 3 aşamada ele alan Genel uyum Yasasına ismini veren kimdir?
Seçenekler
A
Selye
B
Cannon
C
Lazarus
D
Holmes
E
Freud
Açıklama:
Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir.
Soru 69
Hipotalamus otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü harekete geçirdiği fizyolojik değişim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaklaşma-kaçınma
B
HPA aksı aktivasyonu
C
Yaklaşma- yaklaşma
D
Stres Tepki Düzeyi
E
Sempatik aktivasyon
Açıklama:
HPA aksı aktivasyonu: Kronik stres durumunda, sinirlerimiz hipotalamusa stresli olaya ilişkin bilgiyi taşır. Hipotalamus otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü harekete geçirir, kalp atım hızı, kan basıncı, solunum hızı artar ve kaslar gerginleşir, öte yandan sindirim gibi daha az hayati aktiviteler kısıtlanır.
Soru 70
Seçeneklerden hangisi Lazarus'a göre stresle baş etmenin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek
B
Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek
C
Toplumda kabul görmek
D
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
E
Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmek
Açıklama:
Baş etme dinamik bir yapıdır. Lazarus baş etmeyi de kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak görür ve ona göre baş etmenin amacı:
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir
Soru 71
Seçeneklerden hangisi Cohen ve Wills (1985) farklı sosyal destek türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Özgüven sağlayıcı destek
B
Eşlik etme
C
Araçsal destek
D
Algısal destek
E
Destek
Açıklama:
Cohen ve Wills (1985) farklı sosyal destek türleri tanımlamıştır:
• Özgüven sağlayıcı destek: Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması
• Destek: Başka insanların tavsiyelerde bulunması
• Eşlik etme: Aktivitelerde başkalarının yanında bulunması
• Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi
• Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir:
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
• Özgüven sağlayıcı destek: Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması
• Destek: Başka insanların tavsiyelerde bulunması
• Eşlik etme: Aktivitelerde başkalarının yanında bulunması
• Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi
• Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir:
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
Soru 72
Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu gibi etkenlerin yer aldığı destek türü hangisidir?
Seçenekler
A
İşlevsel destek
B
Özgüven sağlayıcı destek
C
Eşlik etme
D
Araçsal destek
E
Yapısal destek
Açıklama:
Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
Soru 73
Çok hücreli organizmalardaki hücrelerin ve dokuların stresten nasıl korunabileceğini resmen açıklamış ve stresi “organizmanın dengesini bozan uyaranlar” olarak tanımlayan kimdir?
Seçenekler
A
Robert Hook
B
Thomas Young
C
Thomas Curling
D
Claude Bernard
E
Hans Hugo Bruno Selye
Açıklama:
17.yüzyılda stres kavramı elastik nesneyle ona uygulanan dış güç arasındaki ilişkiyi açıklamak üzere ilk kez Robert Hook tarafından kullanılmıştır (Hinkle, 1977; akt. Lazarus ve Folkman, 1984). 18. yüzyılda bir fizikçi olan Thomas Young stresi maddenin içinde bulunan bir güç ya da direnç olarak tanımlamıştır. Madde bu dış dirence ancak kendi gücü doğrultusunda tepki gösterebilir ve bu stres tepkisi sayesinde elastik kütle eğilip bükülerek dış dirence uyum sağlar. Eğer dış direnç maddenin kendi içindeki gücünü aşarsa biçimi bozulur ya da madde kırılır (Akman, 2004). 1842’de İngiliz hekim Thomas Curling karşılaştığı ağır yanık vakasında cerrahi müdahaleden sonra hastada stres oluştuğunu bildirmiştir, ancak bu ifade daha çok biyolojik kaynaklı stresi açıklamaktadır (Balcıoğlu, 2005). Claude Bernard 1859’da çok hücreli organizmalardaki hücrelerin ve dokuların stresten nasıl korunabileceğini resmen açıklamış ve stresi “organizmanın dengesini bozan uyaranlar” olarak tanımlamıştır (Yerlikaya, 2009). 20. yüzyılda stres konusunda çalışmış olan Kanadalı hekim Hans Hugo Bruno Selye stres ve stresör kavramlarını tanımlamıştır. Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır (Fink, 2010)
Soru 74
“Stres kişinin fiziksel ve sosyal çevreden kaynaklanan olumsuz koşullar sebebiyle, bedensel ve psikolojik sınırlarını aşarak harcadığı çabadır.” şeklinde stresi tanımlayan kimdir?
Seçenekler
A
Cüceloğlu
B
Thomas Young
C
Thomas Curling
D
Claude Bernard
E
Hans Hugo Bruno Selye
Açıklama:
Cüceloğlu’na (2000) göre stres kişinin fiziksel ve sosyal çevreden kaynaklanan olumsuz koşullar sebebiyle, bedensel ve psikolojik sınırlarını aşarak harcadığı çabadır. Baltaş ve Baltaş’a (2012) göre ise stres organizmadaki bedensel ve ruhsal sınırların tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkar. Thomas Young stresi maddenin içinde bulunan bir güç ya da direnç olarak tanımlamıştır. Madde bu dış dirence ancak kendi gücü doğrultusunda tepki gösterebilir ve bu stres tepkisi sayesinde elastik kütle eğilip bükülerek dış dirence uyum sağlar. Eğer dış direnç maddenin kendi içindeki gücünü aşarsa biçimi bozulur ya da madde kırılır (Akman, 2004). 1842’de İngiliz hekim Thomas Curling karşılaştığı ağır yanık vakasında cerrahi müdahaleden sonra hastada stres oluştuğunu bildirmiştir, ancak bu ifade daha çok biyolojik kaynaklı stresi açıklamaktadır (Balcıoğlu, 2005). Claude Bernard 1859’da çok hücreli organizmalardaki hücrelerin ve dokuların stresten nasıl korunabileceğini resmen açıklamış ve stresi “organizmanın dengesini bozan uyaranlar” olarak tanımlamıştır (Yerlikaya, 2009). 20. yüzyılda stres konusunda çalışmış olan Kanadalı hekim Hans Hugo Bruno Selye stres ve stresör kavramlarını tanımlamıştır. Bireyde bir dizi tepki yaratan çevresel uyaranlara stresör; bireyin bu tür uyaranlara karşı gösterdiği tepkiye ise stres adını vermiş ve stresi “bireyin çeşitli çevresel stresörlere karşı gösterdiği genel bir tepki” olarak tanımlamıştır (Fink, 2010)
Soru 75
Stresin 3 aşamada ele alındığı (alarm tepkisi; direnç evresi; tükenme) Kanadalı hekim Selye tarafından öne sürülen sendrom aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Genel Uyum Sendromu
B
Cushing Sendromu
C
Velokardiyofasiyel Sendromu
D
Obsesif Kompulsif Bozukluk
E
Anoreksi Nevroza
Açıklama:
Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir.
Soru 76
Bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacı kimdir?
Seçenekler
A
Cüceloğlu
B
Thomas Young
C
Thomas Curling
D
Claude Bernard
E
Walter Bradford Cannon
Açıklama:
Walter Bradford Cannon (1932) bedenin stres karşısında gösterdiği tepkileri tanımlayan ilk araştırmacıdır. Wisdom of Body adlı kitabında homeostazi (homeostasis/denge, Latince homoios aynı benzer, stasis durum anlamlarına gelmektedir) terimi ile organizmanın kendi iç dengesindeki sürekliliği koruma özelliğini açıklamış ve strese karşı gösterilen tepkileri “savaş ya da kaç” tepkisi olarak tanımlamıştır. Savaş ya da kaç tepkisi korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve psikolojik tepkiler setidir.
Soru 77
Kanadalı hekim Selye (1956) stresi 3 aşamada ele alır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir. Aşağıdakilerden hangisi bu durumu ele alır?
Seçenekler
A
Üçlü Model
B
Yaşam Olayları Kuramı
C
Genel Uyum Sendromu
D
Savaş ya da Kaç Modeli
E
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli
Açıklama:
Üçlü Model: Stres konusunda çalışan bir başka grup araştırmacı stresi üçlü model olarak ele alır. Bunlardan birincisi stresi bir uyaran olarak, ikincisi bir tepki olarak, üçüncüsü ise bir etkileşim olarak tanımlamaktadır. Genel Uyum Sendromu: Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir. Savaş ya da kaç tepkisi korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve psikolojik tepkiler setidir. Yaşam Olayları Kuramı: Bu kuram stresi ve stresle ilişkili değişimleri yaşam deneyimlerine yönelik tepkiler olarak görür. Holmes ve Rahe (1967) bireyin yaşamının son dönemindeki yaşam olaylarını içeren kapsamlı bir liste geliştirmiş, ‘eşin ölümü’, ‘yakın bir aile üyesinin ölümü’, ‘hapse girmek’ gibi ciddi düzeydeki olaylardan ‘çocuğun evden ayrılması’, ‘hamilelik’ gibi orta düzey ve ‘tatile çıkmak’, ‘uyku düzeninde değişiklik’ gibi hafif düzeyde etki yaratan yaşam olaylarına kadar çeşitli olaylar bu listede yer almıştır. Listeden elde edilen puan ile sağlık durumu arasında bağlantı olduğu kabul edilmektedir. Bir Uyaran Olarak Stres Modeli: Bu modele göre stres genellikle çevre tarafından ortaya çıkarılmış hastalık ve felaket gibi durumları tanımlamakta ve kişide bir tepkiye yol açmaktadır (Lazarus ve Folkman, 1984). Araştırmacılar stres üzerine çalışırlarken genellikle stresör denilen stres verici yaşam olayları üzerinde yoğunlaşmışlardır. Holmes ve Rahe (1967) tarafından geliştirilen “Sosyal Yeniden Uyumu Değerlendirme Ölçeği (Social Readjustment Rating Scale-SRRS)” ile bireylerin sıkça yaşadığı stresli olaylar incelenmiştir.
Soru 78
Kanadalı hekim Selye’nin (1956) öne sürdüğü Genel Uyum Sendromuna göre stres 3 aşamada ele alınır. Stresli bir durum karşısında yaşanan ilk evre alarm tepkisi; ikincisi direnç evresi ve üçüncüsü ise tükenme evresidir. Aşağıdakilerden hangisi direnç evresini gösterir?
Seçenekler
A
Bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olur
B
Strese olan direnç olağan zamanlardakine göre daha düşüktür
C
Organizma strese rağmen var oluşunu, uyumunu sürdürmeye çalışır
D
Sistem sadece dış uyaranlardan değil, kendi içindeki değişimlerden de etkilendiği için bir kısır döngü içine girer
E
Sürekli stres bağışıklık sistemini etkileyerek kardiyovasküler hastalık, artrit, hipertansiyon gibi rahatsızlıklara yol açar
Açıklama:
Alarm Tepkisi evresi stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkar, bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olur, strese olan direnç olağan zamanlardakine göre daha düşüktür. Direncin düşük olduğu ve bireyin gafil avlandığı bu evre iki basamaktan oluşur. İlk basamakta organizma şok içindedir, bedenin homeostatik dengesi bozulur ve gerilim yaşanır. Alarm tepkisi evresi boyunca beden değişen duruma tepki gösterir. Stresör duyu organları tarafından algılanır ve duyusal mesaj talamusa gönderilir. Talamustan mesaj doğrudan hipotalamusa ya da serebral kortekse gönderilir. Serebral kortekste mesaj yorumlanır, yorum duygusal açıdan anlamlı olarak etiketlenirse limbik sistem aktive olur. Bu aşamada organizma ikinci basamak olan “savaş ya da kaç tepkisi” içine girer ve şok karşıtı uyum süreci başlar. Otonom sinir sistemi ve endokrin sistem, onlara bağlı tüm organlar ve kas sistemleri harekete geçerek beden kendini korumaya hazırlanır. Bu aşamada bedenin daha fazla enerjiye, kan dolaşımına ve oksijene ihtiyacı olduğu için sempatik sistem çalışır. Organizmanın uyarıcıyı daha iyi algılayabilmesi için görsel duyarlılığı artar, gözbebeği genişler, tükürük salgısı engellenir, dolayısıyla ağzı kurur. Daha rahat ve hızlı nefes alıp verebilmesi ve oksijen sağlayabilmek için akciğerlerde bronşlar genişler. Kalp hareketi hızlanır, kalp daha fazla çarpar, daha fazla kan pompalar, böylece ihtiyacı olan organ ya da sistemlere kanın gitmesi sağlanır. Adrenal bezlerden adrenalin salgılanır. Bazı sistemlerde ise faaliyetler azaltılır ya da engellenir, örneğin sindirim sistemi çok enerji tüketen bir sistem olduğu için faaliyeti yavaşlar. Yani sistem “savaş ya da kaç tepkisi” için gerekli olan organların faaliyetlerini arttırır, gerekli olmayan organların faaliyetlerini yavaşlatır. Direnç evresinde organizma alarm evresinin etkilerini normale döndürme çabası ile baş etme davranışları arar, sergiler, stresör karşısında kendini korumaya yönelik savunucu tepkiler gösterir ve uyum sağlamaya çalışır. Bu durumda başarılı olamazsa, beden etkinliği ve direnç artmaya başlar. Beden bu savaşı kazanmak için çok fazla güç harcayabilir. Bu da zaman içinde dirençte düşüşe neden olur. Direnç devam ettikçe bedenin savunması zayıflar. Alerji, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, ülser gibi ciddi fiziksel belirtilerin ortaya çıkışı da direnci azaltır. Bu aşamada organizma strese rağmen var oluşunu, uyumunu sürdürmeye çalışır. Stresin kronikleşmesi durumunda sempatik sistemin sürekli uyarılmış durumda olması nedeniyle bazı organların işlevi bozulabilir. Bağışıklık sistemi iyice zayıflar, organizma virüs, bakteri gibi enfeksiyon etmenlerinin olumsuz etkilerine açık hale gelir. Psikosomatik hastalıklar, deri hastalıkları ya da sindirim sorunları bu evrede ortaya çıkmaya başlar. Stres durumu artarak devam ederse organizma tükenme evresine girer. Tükenme evresinde stresör şiddetli, sürekli ve tekrarlı ise bedenin enerji rezervleri tükenir ve direnç kırılır. Bu aşamada parasempatik sistemin devreye girmesi zorlaşır, alarm öncesi döneme göre beden işlevleri iyice düşer ve sistem stresli durumdan önceki haline dönemez. Sistem sadece dış uyaranlardan değil, kendi içindeki değişimlerden de etkilendiği için bir kısır döngü içine girer. Beden yeni duruma uyum sağlamaya çalışırken sempatik sistemin sürekli aktive olması, gerekli enerjinin sağlanamaması, organların hastalanması ve işlevlerinin bozulması ile ciddi fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Sürekli stres bağışıklık sistemini etkileyerek kardiyovasküler hastalık, artrit, hipertansiyon gibi rahatsızlıklara yol açar (akt. Erkan, 2005) ve sonuçta ölüm bile meydana gelebilir (Hisli Şahin, 1994; Selye, 1950).
Soru 79
Stres çok boyutlu bir olgu olduğu için ölçülmesi için gereken yöntemler de çok çeşitlidir. Temelde laboratuvar ya da doğal ortamlarda fizyolojik ölçümler ve öz-bildirim ölçme araçları ile stresin değerlendirilmesi mümkündür. Aşağıdakilerden hangisi öz-bildirim ölçme araçları ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Grup önünde konuşma yapmak
B
Akut stres paradigması kullanılır
C
Çok sayıda test ya da anket ile yapılır
D
Katılımcılardan zihinden aritmetik işlemi yapmak
E
Korku filmi izlemek gibi stresli aktivitede bulunmaları istenir
Açıklama:
Stres çok boyutlu bir olgu olduğu için ölçülmesi için gereken yöntemler de çok çeşitlidir. Temelde laboratuvar ya da doğal ortamlarda fizyolojik ölçümler ve öz-bildirim ölçme araçları ile stresin değerlendirilmesi mümkündür. Laboratuvar ortamında akut stres paradigması kullanılır, yani katılımcılardan zihinden aritmetik işlemi yapmak, grup önünde konuşma yapmak, korku filmi izlemek gibi stresli aktivitede bulunmaları istenir ya da yüksek düzeyde gürültü ya da beyaz ışığa maruz bırakılırlar. Cinsiyet farklılıkları, akut ve kronik stres arasındaki ilişki gibi konular bu yöntemle çalışılır. Sınav öncesi ve sonrası, iş görüşmesi, mülakat gibi olaylar sırasında ölçüm stresin doğal ortamlarda ölçülmesine örnek olarak verilebilir. Bu yöntemle de işle alakalı stres, gündelik stresörler, ekonomik sorunlar, evlilik sorunları gibi süregelen stresörlerin etkileri incelenir. Fizyolojik ölçümler çoğunlukla laboratuvar ortamlarında katılımcıların belli cihazlara bağlanması, belli sıvı örneklerinin alınması ile yapılır ya da gündelik aktivitelerini yerine getirirken yanlarında bulunabilecek cihazlar taşıyabilirler. Böylece solunum sıklığı, kan basıncı ve terlemeden etkilenen galvanik deri tepkisi ölçülebilir. Katekolamin ve kortizol değişikliklerini incelemek için tükürük, idrar veya kan örnekleri alınabilir (Ogden, 2016). Öz-bildirim ölçümleri çok sayıda test ya da anket ile yapılır. Daha önce sözü edilen Sosyal Yeniden Uyumu Derecelendirme Ölçeği (Holmes ve Rahe, 1967) bunlardan birisidir. Algılanan Stres Ölçeği “Geçen ay kendinizi ne sıklıkta gergin ve stresli hissettiniz?” gibi maddelerden; Gündelik Stresör Ölçeği de bireyin geçen ay içinde aradığını bulamama, borç alma, aile üyesinin sağlığı gibi gündelik stresörü ne ölçüde yaşadığı ile ilgili maddelerden oluşmaktadır.
Soru 80
Uzun süreli Adrenalin ve Noradrenalin salınımı sempatik aktivasyonda aşağıdakilerden hangisi ile sonuçlanmaz?
Seçenekler
A
Kan sulanması
B
Yağ depolama
C
Kalp atışında artış
D
Kan basıncında artış
E
Düzensiz kalp atışları
Açıklama:
Sempatik aktivasyon: Bir olay stresli olarak görüldüğünde Merkezi Sinir Sisteminde değişimleri tetikler. Bu da katekolamin (Adrenalin, Noradrenalin, Dopamin gibi nörotransmitterler) salınımına yol açar, buna uyarılma hissi denir. Bu süreç Cannon’un Savaş-Kaç tepkisine benzer. Katekolaminler bağışıklık sisteminde önemli etkilere sahiptir. Uzun süreli Adrenalin ve Noradrenalin salınımı sempatik aktivasyonda pıhtılaşma, kan basıncında artış, kalp atışında artış, yağ depolama, düzensiz kalp atışları, ateroskleroza yol açacak olan plak oluşumu ve bağışıklık sistemini baskılama ile sonuçlanır. Akut stres sempatik aktivasyon ile kalp atışı ve kan basıncında değişikliklere, bu da ateroskleroz ve böbrek hastalıklarına, kalp krizi gibi ani değişimlere neden olur, bedeni enfeksiyonlara açık hale getirir. Stres yaraların iyileşmesini de geciktirebilir.
Soru 81
Roth ve Cohen (1986) baş etme yolları olarak yaklaşma ya da kaçınma yöntemlerinden söz etmişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi kaçınma yoluyla baş etme ile alakalıdır?
Seçenekler
A
Bilgi toplama
B
Sorunla yüzleşme
C
Olayın anlamını küçümseme
D
Uzun süreli stresörler için etkili
E
Soruna yönelik doğrudan eyleme geçme
Açıklama:
Roth ve Cohen (1986) baş etme yolları olarak yaklaşma ya da kaçınma yöntemlerinden söz etmişlerdir. Yaklaşma tarzı baş etmede sorunla yüzleşme, bilgi toplama, soruna yönelik doğrudan eyleme geçme söz konusudur. Kaçınmada ise olayın anlamını küçümseme, inkar etme görülür. İnsanlar stresle baş etme yolu olarak ya birini ya da diğerini sergiler. Yaklaşma yoluyla baş etme kaçınmadan daha işlevsel olarak görülür, ama bunu eleştirenler de vardır. Hangisinin daha etkin olduğu stresörün türüne göre de değişir. Kaçınma yoluyla baş etme kısa süreli stresörler için etkili olup uzun süreliler için değildir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi problem odaklı baş etme ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Uzaklaşma
B
Sosyal destek arama
C
Kendini kontrol etme
D
Eğer yapılacak bir şey yoksa durumu kabul etme
E
Bir ilişkiyi sonlandırmak için psikolojik yardım almak
Açıklama:
Folkman ve Lazarus (1986) problem odaklı davranışların durumu değiştirme amaçlı aktif, mantıklı, serinkanlı ve bilinçli çabalar içerdiğini belirtmektedirler. Bu çabalar sorunu belirleme, çözüm için alternatifler üretme, alternatiflerin yarar ve zararlarını değerlendirme, onlar arasından seçim yapma ve seçilen alternatifi uygulamadan oluşur (Yerlikaya, 2009). Problem-odaklı baş etme stresörün etkisini doğrudan azaltmaya ve var olan kaynakları artırmaya yönelik eylemleri içerir. Plan yapmak, plana bağlı kalmak, gerektiğinde gözden geçirmek, bir ilişkiyi sonlandırmak için psikolojik yardım almak, zaman çizelgesi hazırlamak, mesleki beceriler edinmek şeklinde örneklendirilebilir.
Duygu odaklı baş etmede problem odaklı baş etmenin aksine, uzaklaşma, kendini kontrol etme, eğer yapılacak bir şey yoksa durumu kabul etme, sosyal destek arama, kaçma-kaçınma, sorumluluğu üstüne alma ve durumu yeniden değerlendirme gibi pasif yöntemler yer alır (Folkman, Lazarus, Dunkel-Schetter, Delongis ve Gruen, 1986). Duygu-odaklı baş etme stresli olayın yol açtığı duyguları yönetme anlamına gelmektedir. İnsanlar duygularını kontrol etmek ve düzenlemek için hem bilişsel hem de davranışsal stratejiler kullanır. Arkadaşlarla sorun hakkında konuşma, rahatlamak için alkol ya da ilaç alma, sigara içme, alışverişle dikkat dağıtma, film izleme davranışsal; sorunun önemini inkar etmek, sorun hakkında daha olumlu düşünmeye çalışmak ise bilişsel stratejilerdendir.
Duygu odaklı baş etmede problem odaklı baş etmenin aksine, uzaklaşma, kendini kontrol etme, eğer yapılacak bir şey yoksa durumu kabul etme, sosyal destek arama, kaçma-kaçınma, sorumluluğu üstüne alma ve durumu yeniden değerlendirme gibi pasif yöntemler yer alır (Folkman, Lazarus, Dunkel-Schetter, Delongis ve Gruen, 1986). Duygu-odaklı baş etme stresli olayın yol açtığı duyguları yönetme anlamına gelmektedir. İnsanlar duygularını kontrol etmek ve düzenlemek için hem bilişsel hem de davranışsal stratejiler kullanır. Arkadaşlarla sorun hakkında konuşma, rahatlamak için alkol ya da ilaç alma, sigara içme, alışverişle dikkat dağıtma, film izleme davranışsal; sorunun önemini inkar etmek, sorun hakkında daha olumlu düşünmeye çalışmak ise bilişsel stratejilerdendir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi “başka insanların kişinin özgüvenini arttırması” anlamında verdiği destektir?
Seçenekler
A
Eşlik etme
B
İşlevsel destek
C
Araçsal destek
D
Yapısal destek (sosyal ağ)
E
Özgüven sağlayıcı destek
Açıklama:
Stresle baş etmede önemli bir etmen olan sosyal desteğin farklı tanımları vardır. Sosyal desteği birey için ulaşılabilir olan arkadaş sayısı olarak görenlerin yanında sosyal destek rakamların ötesinde olup bu destekten duyulan memnuniyettir şeklinde değerlendirenler de vardır. Algılanan konfor, güven, bakım, bir kişinin diğerlerinden aldığı yardım olarak sosyal destek tanımlanabilir. Cohen ve Wills (1985) farklı sosyal destek türleri tanımlamıştır: •Özgüven sağlayıcı destek: Başka insanların kişinin özgüvenini arttırması •Destek: Başka insanların tavsiyelerde bulunması • Eşlik etme: Aktivitelerde başkalarının yanında bulunması •Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi •Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir: •Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu •İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
Soru 84
Stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkan, bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olan, strese olan direncin olağan zamanlardakine göre daha düşük olduğu evre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tükenme
B
Direnç
C
Alarm tepkisi
D
Yaklaşma
E
Kaçınma
Açıklama:
Alarm Tepkisi evresi stresli duruma maruz kalır kalmaz ortaya çıkar, bedendeki çeşitli aktivitelerde artış olur, strese olan direnç olağan zamanlardakine göre daha düşüktür. Direncin düşük olduğu ve bireyin gafil avlandığı bu evre iki basamaktan oluşur. İlk basamakta organizma şok içindedir, bedenin homeostatik dengesi bozulur ve gerilim yaşanır
Soru 85
"Bu modele göre stres çevreden gelen taleplerin organizma üzerindeki etkisi sonucu organizmanın gösterdiği tepkidir. Dolayısıyla bu modelde stres kaynaklarının organizmada oluşturduğu endişe, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi çok çeşitli tepkiler değerlendirilir."
Yukarıda detayları verilen stres modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda detayları verilen stres modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir Uyaran Olarak Stres Modeli
B
Bir Tepki Olarak Stres Modeli
C
Etkileşimsel (Transaksiyonel) Stres ve Başa Çıkma Modeli
D
Yaşam Olayları Kuramı
E
Savunma mekanizması
Açıklama:
Bir Tepki Olarak Stres Modeli
Bu modele göre stres çevreden gelen taleplerin organizma üzerindeki etkisi sonucu organizmanın gösterdiği tepkidir. Dolayısıyla bu modelde stres kaynaklarının organizmada oluşturduğu endişe, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi çok çeşitli tepkiler değerlendirilir (Lazarus ve Folkman, 1984).
Bu modele göre stres çevreden gelen taleplerin organizma üzerindeki etkisi sonucu organizmanın gösterdiği tepkidir. Dolayısıyla bu modelde stres kaynaklarının organizmada oluşturduğu endişe, uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi çok çeşitli tepkiler değerlendirilir (Lazarus ve Folkman, 1984).
Soru 86
Stres tepkilerinin ardından sempatik sistem ve HPA aksı aktivasyonu stres öncesi düzeye dönerken bedendeki değişimler de normale döner. Bu sürece verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
HPA aksı aktivasyonu
B
Sempatik aktivasyon
C
Stresten Kurtulma
D
Savaş-kaç Durumu
E
Savunma Mekanizması
Açıklama:
Stresten Kurtulma durumunda stres tepkilerinin ardından sempatik sistem ve HPA aksı aktivasyonu stres öncesi düzeye dönerken bedendeki değişimler de normale döner. Normale dönme sürecinde de bireysel farklılıklar vardır. Bazı insanlarda bu çok hızlı olur. Laboratuvar ortamında üç dakikalık zihinden aritmetik işleminin ardından klasik müzik dinlemenin stresten kurtulup normale dönme sürecini kolaylaştırdığı bildirilmiştir.
Soru 87
Geniş arterlerdeki kolesterol depoları kan akışını sınırlandırarak plak halini alır. Bu hastalığa verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ankilozan Spondilit
B
Alzheimer Hastalığı
C
Parkinson Hastalığı
D
Ateroskleroz
E
Multipl Skleroz
Açıklama:
Geniş arterlerdeki kolesterol depoları kan akışını sınırlandırarak plak halini alır. Ateroskleroz denen bu durum felç ve kalp krizi ile sonuçlanır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi stresle baş etmenin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak
B
Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek
C
Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek
D
Duygusal dengeyi sürdürebilmek
E
Hastalıklardan korunmak
Açıklama:
Baş etme dinamik bir yapıdır. Lazarus baş etmeyi de kişi ve stresör arasındaki etkileşim olarak görür ve ona göre baş etmenin amacı:
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir.
• Stresli çevresel koşulları azaltmak, önceki duruma dönme olasılığını artırmak,
• Olumsuz olaylara uyum sağlamak veya tolere etmek,
• Olumlu bir kendilik algısı sürdürebilmek,
• Duygusal dengeyi sürdürebilmek ve
• Diğer insanlarla doyurucu ilişkiler kurabilmektir.
Soru 89
Cohen ve Wills (1985) farklı sosyal destek türleri tanımlamıştır. "Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi" bu sosyal destek türlerinden hangisidir?
Seçenekler
A
Destek
B
Eşlik etme
C
Araçsal destek
D
Özgüven sağlayıcı destek
E
Maddi destek
Açıklama:
Araçsal destek: Fiziksel yardım içeren desteğin verilmesi
Soru 90
Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu destek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eşlik etme
B
Araçsal destek
C
Özgüven sağlayıcı destek
D
Yapısal destek
E
İşlevsel destek
Açıklama:
• Lett ve diğerleri (2005) ise iki tür sosyal destekten bahsetmişlerdir:
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
• Yapısal destek (sosyal ağ): Kişi için ulaşılabilir insanların oluşturduğu ağdakilerle görüşme sıklığı, yoğunluğu, türü, kaç kişinin olduğu
• İşlevsel destek: Yapıdan dolayı algılanan kazanç
Ünite 3
Soru 1
Aşağıdaki seçeneklerde hangileri ağrı eşiği ile ilişkilidir?
I. Cinsiyet
II. Eğitim düzeyi
III. Yaş
IV. Etnik köken
I. Cinsiyet
II. Eğitim düzeyi
III. Yaş
IV. Etnik köken
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
I ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Yaşın ağrı eşiği ile ilişkisi yoktur.
Soru 2
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına ne denir?
Seçenekler
A
Nosiseptörler
B
Nosisepsiyon
C
Nöromatriks
D
Talamus
E
İnsula
Açıklama:
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına nosiseptörler denilmektedir.
Soru 3
Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneğine (IASP) göre ağrı beş eksenli bir sınıflandırma ile değerlendirilir. Bu sınıflandırmalara göre son eksen ne üzerinedir?
Seçenekler
A
Ağrının yer aldığı vücut bölgesi
B
Ağrının nedenleri/etiyolojisi
C
Ağrının etkilediği sistemler
D
Hastanın ifadesine göre ağrının şiddeti ve süresi
E
Oluşum süresi
Açıklama:
Son eksen ise ağrının nedenleri/etiyolojisi üzerinedir.
Soru 4
Bu ağrı türünde ağrının kökeni organik bir nedene bağlı değildir. Depresyon, anksiyete gibi duygudurum sorunları bedensel bir rahatsızlığa dönüştürülmüştür. Ağrının fizyolojik bir açıklaması yoktur, herhangi bir doku hasarı tanımlanmamaktadır ancak hissedilen ağrı ve tariflenen fiziksel belirtiler, genelde uzun süreli ve şiddetlidir.
Yukarıdaki tanım hangi ağrı türüdür?
Yukarıdaki tanım hangi ağrı türüdür?
Seçenekler
A
Yansıyan Ağrı
B
Nosiseptif Ağrı
C
Psikojenik Ağrı
D
Yüzeysel Ağrı
E
Nöropatik Ağrı
Açıklama:
Bu tanım Psikojenik Ağrıya aittir.
Soru 5
Akut ağrının kaç aydan fazla sürmesine kronik ağrı denir?
Seçenekler
A
Bir ay
B
İki ay
C
Üç ay
D
Altı ay
E
On iki ay
Açıklama:
Kronik Ağrı: Akut ağrının altı aydan uzun sürmesidir.
Soru 6
Belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Parestezi
B
Hiperestezi
C
Hipoaljezi
D
Anestezi
E
Analjezi
Açıklama:
Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya
da uyuşma hissi olarak tanımlanır.
da uyuşma hissi olarak tanımlanır.
Soru 7
Vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı vardır. Deride yer
alan sıcak, soğuk, dokunma ve ağrı duyularını algılayan özelleşmiş alıcılar beyinde temsil edilirler. İlgili yerlere uyaran verilince, beyinde ağrı duyusu oluşmaktadır. Ağrının tipi beyin tarafından tanımlanır.
Yukarıdaki tanım hangi kuramın tanımıdır?
alan sıcak, soğuk, dokunma ve ağrı duyularını algılayan özelleşmiş alıcılar beyinde temsil edilirler. İlgili yerlere uyaran verilince, beyinde ağrı duyusu oluşmaktadır. Ağrının tipi beyin tarafından tanımlanır.
Yukarıdaki tanım hangi kuramın tanımıdır?
Seçenekler
A
Nöromatriks Kuram
B
Kapı-kontrol kuramı
C
Spesifite kuramı
D
Endorfin Modeli
E
İnteraktif Ağrı Modeli
Açıklama:
Bu tanım Spesifite kuramına aittir.
Soru 8
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Bilişsel-Davranışçı modelin basamaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hastayı değerlendirme
B
Beceri kazanımı
C
Genelleme ve sürdürüm
D
Ekip çalışmaları
E
Bilişsel yeniden yapılandırma ve duygu düzenleme
Açıklama:
Ekip çalışmalara bu basamaklardan biri değildir.
Soru 9
Williams ve Thorn tarafından geliştirilen Ağrı İnançları ve Algısı Ölçeği dört boyutlu bir değerlendirme yapmaya olanak tanır.
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu boyutlardan biri değildir?
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu boyutlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kalıcılık boyutu
B
Kendini suçlama boyutu
C
İyileşme boyutu
D
İstikrar boyutu
E
Gizem boyutu
Açıklama:
İyileşme boyutu diye bir boyut yoktur.
Soru 10
_____________ bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel
bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
Seçenekler
A
Nosebo
B
Plasebo
C
Anestezi
D
Nosiseptör
E
Parestezi
Açıklama:
Bu tanım "plasebo"nun tanımıdır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi ağrı eşiğini düşüren sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yorgunluk
B
Kaygı
C
Mutluluk
D
Endişe
E
Stres
Açıklama:
Yorgunluk, kaygı, endişe, depresyon, uykusuzluk ağrı eşiğini düşürürken, dinlenmiş olma, mutluluk hali ağrı eşiğini yükseltir.
Soru 12
İnsan vücudunda aşağıda verilenlerden hangisine yapılan iğne acının daha az olmasına neden olur?
Seçenekler
A
Kemiğe yapılan
B
Sinire yapılan
C
Damardan yapılan
D
Deriye yapılan
E
Kasa yapılan
Açıklama:
Ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır. Bu nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir.
Soru 13
Romatizmal ağrılar ve kanser ağrıları aşağıdakilerden hangi ağrı grubu içine girmektedir?
Seçenekler
A
Nosiseptif ağrı
B
Nöropatik ağrı
C
Psikojenik ağrı
D
Akut ağrı
E
Kronik ağrı
Açıklama:
Nosiseptif ağrı: Nosiseptörler sinir sistemi dışındaki tüm doku ve organlarda bulunan özelleşmiş ağrı reseptörleridir. Romatizmal ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer.
Soru 14
En sık akut ağrı nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sırt ağrısı
B
Omuz ağrısı
C
Ameliyat ağrıları
D
Bel Ağrısı
E
Travma ağrısı
Açıklama:
Omuz ağrısı en sık akut ağrı nedeni iken, bel ağrısı en sık kronik ağrı nedenidir.
Soru 15
Kişinin ağrıyan bölgeyi ovuşturması ile ağrı ile ilgili olmayan akımların sayısını artırması ve ağrı ile ilgili akımların geçişini azaltması bunun sonucunda da ağrı hissinin zayıflamasını ortaya koyan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nöromatriks kuramına
B
Patern Kuramı
C
Spesifite kuramı
D
Kapı-kontrol Kuramı
E
Bensing Kuramı
Açıklama:
Kapı-kontrol Kuramı: Melzack ve Wall (1965) tarafından geliştirilmiştir. kişinin ağrıyan bölgeyi ovuşturması ağrı ile ilgili olmayan akımların sayısını artırır ve ağrı ile ilgili akımların geçişini azaltır. Sonuç olarak, ağrı sinyalleri azaldığından ağrı hissi zayıflar.
Soru 16
İlaçla tedavide en fazla kullanılan ağrı giderici ilaç grubu hangisidir?
Seçenekler
A
Antihistaminik
B
Antidepresan
C
Antidiyareik
D
Antibiyotikler
E
Analjezikler
Açıklama:
Analjezikler en fazla uygulanan ağrı giderme yöntemlerindendir ancak uygun kullanılmadığında, ciddi yan etkileri bulunmaktadır.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi ilaç dışı (nonfarmakolojik) deri uyarım tekniklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sıcak-soğuk uygulama
B
Enjeksiyon
C
Deriye mentol uygulama
D
Egzersiz
E
Masaj
Açıklama:
Deri uyarım teknikleri; Tens uygulamaları, sıcak ve soğuk uygulama, deriye mentol uygulama, egzersiz, masaj gibi uygulamaları içerir.
Soru 18
Bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlanan durum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nosebo
B
Serebral
C
Sekonder
D
Plasebo
E
Limbik
Açıklama:
Plasebo bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
Soru 19
Plasebonun fizyolojik merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Omuz
B
Boyun
C
Bel
D
Sırt
E
Beyin ve Omurilik
Açıklama:
Öğrenme, hafıza, duyusal ve motor yolaklar ile bağışıklık/immün sistemi ve endokrin sistemi arasında rol oynayan merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) plasebonun fizyolojik merkezidir.
Soru 20
Organik temelli olmayan ve dünyada da bir halk sağlığı problemi haline gelen kronik ağrı bireylerin en çok aşağıdaki hangi durumunu etkilemektedir?
Seçenekler
A
İş hayatını
B
Ekonomik durumunu
C
Giyim tarzını
D
Yaşam kalitesini
E
Seyahat etmelerini
Açıklama:
Organik temelli olmayan ve dünyada da bir halk sağlığı problemi haline gelen kronik ağrı bireylerin yaşam kalitesini ve ruhsal durumunu oldukça etkilemektedir.
Soru 21
I. Ağrı sistemi ve acıya verilen tepkiler insanlar ve hayvanlar tarafından yaşamın zorluklarıyla mücadele etmek için kullanılan fizyolojik başa çıkma yöntemlerinin bir parçasıdır.
II. Ağrı bir tür alarm ya da korunma mekanizmasıdır. Herhangi bir hasar ya da sıkıntı durumunda doku ya da organın durumuna işaret ederek çare bulunması ya da önlem alınması için haber vermedir.
III.Vücutta patolojik bir durumun habercisi olan bu ağrı duyumu doku yaralanması ortadan kalktığında düzelir.
IV. Ağrı hem duyusal/duyu organları ile ilgili hem de duygusal bir yaşantıdır.
Ağrı tanımı ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
II. Ağrı bir tür alarm ya da korunma mekanizmasıdır. Herhangi bir hasar ya da sıkıntı durumunda doku ya da organın durumuna işaret ederek çare bulunması ya da önlem alınması için haber vermedir.
III.Vücutta patolojik bir durumun habercisi olan bu ağrı duyumu doku yaralanması ortadan kalktığında düzelir.
IV. Ağrı hem duyusal/duyu organları ile ilgili hem de duygusal bir yaşantıdır.
Ağrı tanımı ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II, IV
D
I, II, III, IV
E
Yalnızca IV
Açıklama:
Ağrı tanımı ile ilgili I, II, III, IV şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 22
Ağrı eşiği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir.
B
Ağrı eşiği eğitim düzeyi, cinsiyet, etnik köken, dil ve coğrafya gibi özellikler ile ilişkilidir. Bu nedenle ağrı eşiği hem kişiden kişiye hem de ağrıdan ağrıya göre değişir.
C
Ağrının türüne göre kişi ağrıyı farklı derecelerde hisseder.
D
Yorgunluk, kaygı, endişe, depresyon, uykusuzluk ağrı eşiğini düşürürken, dinlenmiş olma, mutluluk hali ağrı eşiğini yükseltir.
E
Hepsi
Açıklama:
Ağrı eşiği ile ilgili A, B, C, D şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 23
I. Nosiseptörler sinir sistemi dışındaki tüm doku ve organlarda bulunan özelleşmiş ağrı reseptörleridir.
II. Nosiseptörler ağrıyı önce omuriliğe, ardından talamus üzerinden beynin üst katmanlarına (serebral korteks) aktarırlar.
III. Somatik (yüzeysel) ve visseral (iç organlarla ilgili) olmak üzere ikiye ayrılırlar (Aydın, 2002).
IV. Somatik yani yüzeysel ağrı daha yoğun, acı verici ancak yeri belirgindir.
V. Visseral ağrı yani iç organlar ile ilgili ağrı ise yaygın ve zor tarif edilir bu nedenle daha güç değerlendirme yapılır. Romatizmal ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer.
Nörofizyolojik mekanizmalara göre ağrı türlerinden olan "Nosiseptif Ağrı" ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
II. Nosiseptörler ağrıyı önce omuriliğe, ardından talamus üzerinden beynin üst katmanlarına (serebral korteks) aktarırlar.
III. Somatik (yüzeysel) ve visseral (iç organlarla ilgili) olmak üzere ikiye ayrılırlar (Aydın, 2002).
IV. Somatik yani yüzeysel ağrı daha yoğun, acı verici ancak yeri belirgindir.
V. Visseral ağrı yani iç organlar ile ilgili ağrı ise yaygın ve zor tarif edilir bu nedenle daha güç değerlendirme yapılır. Romatizmal ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer.
Nörofizyolojik mekanizmalara göre ağrı türlerinden olan "Nosiseptif Ağrı" ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I, III, V
C
I, II, III, IV, V
D
II, IV
E
I, II, V
Açıklama:
Nosiseptif Ağrı ile ilgili I, II, III, IV, V şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 24
Süreye göre ağrı türlerinden olan "Kronik Ağrı" ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Akut ağrının altı aydan uzun sürmesidir. Başlangıçta nosiseptif nitelikte olup, sonrasında bu özelliğini kaybeder.
B
Yaşamı tehdit edici nitelikte değildir ancak yaşam kalitesini bozar ve kişinin psikolojik sağlığını olumsuz etkiler. Özellikle sempatik sinir sistemi ile endokrin sistemin de etkilendiği karmaşık bir tabloya dönüşür.
C
Orta yaş, kadın olmak, göçmen olmak ve daha düşük sosyoekonomik düzeyden olmak ise kronik ağrı ile ilişkilendirilen en önemli sosyodemografik belirteçlerdir. Nitekim Bouhassira, Lantéri-Minet, Attal, Laurent ve Touboul (2008) Fransa’da gerçekleştirdikleri çalışmalarında, genel toplum içinde kronik ağrısı olanların oranını %31.7 olarak saptamıştır.
D
Omuz ağrısı en sık akut ağrı nedeni iken, bel ağrısı en sık kronik ağrı nedenidir. Ünde Ayvat, Aydın ve Oğurlu’nun (2011) ağrı polikliniğine başvuran hastalarla gerçekleştirdikleri araştırmalarına göre, hastaların %73’ünde kronik ağrı bulunmaktadır, en sık üç tanı bel, muskuloskeletal/kas-iskelet ve baş ağrısı olup ağrılar genelde sızlama ve zonklama tarzındadır.
E
Hepsi
Açıklama:
Süreye göre ağrı türlerinden olan "Kronik Ağrı" ile ilgili A, B, C, D şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 25
I. Bu kuram ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymuştur.
II. Ağrılı uyaranlar belirli sinir lifleriyle taşınır.
III.Sinir lifleri omurilikte nöral bir kapıda beklemeye, yani değerlendirilmeye alınır ancak, ağrıyla ilgisi olmayan sinir akımlarının (Ör. ağrıyan bölgeyi ovuşturmak, dikkati ağrıyan bölge dışında başka bir aktiviteye odaklamak) beyne ulaşmaya çalışan ağrı akımları (Ör. bel ağrısı, fibromiyalji) ile yarıştığı gözlenir.
IV. Örneğin kişinin ağrıyan bölgeyi ovuşturması ağrı ile ilgili olmayan akımların sayısını artırır ve ağrı ile ilgili akımların geçişini azaltır. Sonuç olarak, ağrı sinyalleri azaldığından ağrı hissi zayıflar.
Ağrı kuramlarından olan "Kapı-kontrol Kuramı"ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
II. Ağrılı uyaranlar belirli sinir lifleriyle taşınır.
III.Sinir lifleri omurilikte nöral bir kapıda beklemeye, yani değerlendirilmeye alınır ancak, ağrıyla ilgisi olmayan sinir akımlarının (Ör. ağrıyan bölgeyi ovuşturmak, dikkati ağrıyan bölge dışında başka bir aktiviteye odaklamak) beyne ulaşmaya çalışan ağrı akımları (Ör. bel ağrısı, fibromiyalji) ile yarıştığı gözlenir.
IV. Örneğin kişinin ağrıyan bölgeyi ovuşturması ağrı ile ilgili olmayan akımların sayısını artırır ve ağrı ile ilgili akımların geçişini azaltır. Sonuç olarak, ağrı sinyalleri azaldığından ağrı hissi zayıflar.
Ağrı kuramlarından olan "Kapı-kontrol Kuramı"ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I, II, III, IV
C
II ve IV
D
I ve III
E
Yalnızca IV
Açıklama:
Ağrı kuramlarından olan "Kapı-kontrol Kuramı"ile ilgili I, II, III, IV şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 26
I.Bu kuram, kapı-kontrol kuramından farklı olarak, ağrının yalnızca omurilik, beyin sapı, talamus ve korteks dışında, beynin daha kapsamlı bölgelerinde ve çağrışım bölgelerinde işlemlendiğini iddia etmektedir.
II.Duygusal alan (limbik sistem), somatosensoriyal alanlar ve bağlantı yerlerinin de ağrı algısını oluşturmakta rolleri olduğunu belirtmektedir.
III.Ağrının fizyolojisi bölümünde anlatıldığı üzere, ağrı bütünlüklüdür.
IV.Talamus, primer somatosensoriyal korteks, sekonder somatosensoriyal korteks ve insulanın posterior bölgeleri duyuların ayrıştırılması; amigdala, anterior singulat korteks ve insulanın anterior bölgeleri ağrının duygusal-motivasyonel-davranışsal bileşenlerini; prefrontal korteks ise ağrının bilişsel değerlendirilmesini oluşturur.
V.Tüm bu bölgelerin etkileşimli çalışması beyin tarafından ağrı duyumunun oluşmasını sağlar.
"Nöromatriks kuramı" ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
II.Duygusal alan (limbik sistem), somatosensoriyal alanlar ve bağlantı yerlerinin de ağrı algısını oluşturmakta rolleri olduğunu belirtmektedir.
III.Ağrının fizyolojisi bölümünde anlatıldığı üzere, ağrı bütünlüklüdür.
IV.Talamus, primer somatosensoriyal korteks, sekonder somatosensoriyal korteks ve insulanın posterior bölgeleri duyuların ayrıştırılması; amigdala, anterior singulat korteks ve insulanın anterior bölgeleri ağrının duygusal-motivasyonel-davranışsal bileşenlerini; prefrontal korteks ise ağrının bilişsel değerlendirilmesini oluşturur.
V.Tüm bu bölgelerin etkileşimli çalışması beyin tarafından ağrı duyumunun oluşmasını sağlar.
"Nöromatriks kuramı" ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
I, II, III, IV, V
D
I, II, IV
E
I, III, V
Açıklama:
"Nöromatriks kuramı" ile ilgili I, II, III, IV, V şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 27
Ağrı yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ağrı bireyin yaşamını fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan etkiler. Genel anlamda bireylerin yaşam kalitesini düşürür, mutsuzluk kaynağı haline gelir. Bu nedenle ağrının çok boyutlu bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
B
Ağrının değerlendirilmesi tedavide izlenilecek yolun saptanması açısından önemli ilk adımdır. Ağrının süresi, yeri, niteliği, ciddiyeti, ağrıyı azaltan ve artıran etmenlerin bulunması gerekmektedir.
C
Sağlık çalışanlarının ağrıyı tanımlamalarından öte, hastaların öznel tanımları daha önemlidir.Gözlem, ağrı öyküsü, fiziksel muayene, tüm belirti ve bulgular kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir.
D
Ağrı ölçekleri ağrının ciddiyetinin tüm sağlık personeli tarafından nesnel bir biçimde belirlenmesi açısından oldukça sık kullanılır. Ölçekler tek boyutlu ve çok boyutlu olarak değişmektedir.
E
Hepsi
Açıklama:
Ağrı yönetimi ile ilgili A, B, C, D şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Bilişsel-Davranışçı Terapi gevşeme tekniklerinin içerdiği yöntemlerden biridir?
Seçenekler
A
Dikkati başka yöne çekme
B
Sosyal beceri kazandırma
C
Hasta rolü ve hastalık ile ilgili düşüncelerin ve davranışların değiştirilmesi
D
Daha etkili başa çıkma mekanizmalarının kazandırılması ve ağrı ile ilgili yanlış inançları değiştirme
E
Hepsi
Açıklama:
A, B, C, D şıklarının hepsi Bilişsel-Davranışçı Terapi gevşeme tekniklerinin içerdiği yöntemlerden biridir.
Soru 29
I.Plasebo bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
II.Ancak son çalışmalar plasebonun aslında ilacın mekanizmasını taklit ettiği ve beyin ile vücut arasındaki yolaklar aracılığıyla etkisini gösterdiğini kanıtlamaktadır.
III.Bu nedenle plasebo, bir tedavinin uygulandığı hasta-hekim ilişkisi, güven duygusu, tedavi ortamı gibi genel terapötik içeriğe atfedilebilecek birçok etmeni içeren sadece psikolojik değil, biyolojik de olabilen bir simülasyon (taklit) olayıdır.
IV.Nörogörüntüleme çalışmaları plasebonun beynin yapısı, işlevi, kimyası ve bağışıklık sistemi ile endokrin sistemi üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur.
V.Plasebonun neden ve nasıl etkilediğini konu edinen araştırmalar pek çok ilişkili psikolojik değişken saptamıştır. Bu değişkenler hastanın kaygı ve endişe düzeyi, ağrının çeşidi ve niteliği, hastanın “iyi bir hasta” olma isteği ve tedaviye gösterdiği uyumdur.
Ağrıda "Plasebo etkisi "ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
II.Ancak son çalışmalar plasebonun aslında ilacın mekanizmasını taklit ettiği ve beyin ile vücut arasındaki yolaklar aracılığıyla etkisini gösterdiğini kanıtlamaktadır.
III.Bu nedenle plasebo, bir tedavinin uygulandığı hasta-hekim ilişkisi, güven duygusu, tedavi ortamı gibi genel terapötik içeriğe atfedilebilecek birçok etmeni içeren sadece psikolojik değil, biyolojik de olabilen bir simülasyon (taklit) olayıdır.
IV.Nörogörüntüleme çalışmaları plasebonun beynin yapısı, işlevi, kimyası ve bağışıklık sistemi ile endokrin sistemi üzerinde etkili olduğunu ortaya koymuştur.
V.Plasebonun neden ve nasıl etkilediğini konu edinen araştırmalar pek çok ilişkili psikolojik değişken saptamıştır. Bu değişkenler hastanın kaygı ve endişe düzeyi, ağrının çeşidi ve niteliği, hastanın “iyi bir hasta” olma isteği ve tedaviye gösterdiği uyumdur.
Ağrıda "Plasebo etkisi "ile ilgili yukarıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve III
C
I, II, III, IV, V
D
II ve IV
E
I, II, IV
Açıklama:
Ağrıda "Plasebo etkisi "ile ilgili I, II, III, IV, V şıklarının hepsi doğrudur.
Soru 30
I.Hastanın kaygı ve endişe düzeyi
II.Ağrının çeşidi ve niteliği
III.Hastanın “iyi bir hasta” olma isteği
IV.Hastanın tedaviye gösterdiği uyum
Yukarıdakilerden hangisi Plasebonun etkilendiği psikolojik değişkenlerden bididir?
II.Ağrının çeşidi ve niteliği
III.Hastanın “iyi bir hasta” olma isteği
IV.Hastanın tedaviye gösterdiği uyum
Yukarıdakilerden hangisi Plasebonun etkilendiği psikolojik değişkenlerden bididir?
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
II ve IV
C
I ve III
D
I ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
I, II, III, IV şıklarının hepsi Plasebonun etkilendiği psikolojik değişkenlerden bididir.
Soru 31
Gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili veya böyle bir hasar ile tanımlanan, tatsız, sıkıntı verici, hoşa gitmeyen duyusal ve duygusal deneyim” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Stres
C
Ağrı
D
Duyum
E
Rahatsızlık
Açıklama:
Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği (International Association for the Study of Pain, IASP) ağrıyı “gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili veya böyle bir hasar ile tanımlanan, tatsız, sıkıntı verici, hoşa gitmeyen duyusal ve duygusal deneyim” olarak tanımlamaktadır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 32
Korku, endişe, stres gibi nedenlerle ortaya çıkan psikolojik bir tepki olarak gelişen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ağrı eşiği
B
Ağrı toleransı
C
Acı eşiği
D
Acı
E
Ağrı
Açıklama:
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir.
Ağrı toleransı ise kişinin ağrı şiddetine dayanma gücünü ifade eder.
Ağrı zararlı bir uyarıcıya verilen fizyolojik tepkidir.
Acı ise ağrı, korku, endişe, stres gibi nedenlerle ortaya çıkan psikolojik bir tepkidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Ağrı toleransı ise kişinin ağrı şiddetine dayanma gücünü ifade eder.
Ağrı zararlı bir uyarıcıya verilen fizyolojik tepkidir.
Acı ise ağrı, korku, endişe, stres gibi nedenlerle ortaya çıkan psikolojik bir tepkidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 33
I. Kadınlarda
II. Orta yaş üzerinde
III. Düşük sosyo-ekonomik düzeye hip olanlarda
Her ne kadar ağrı hissi ağrı türüne göre değişse de tüm dünyada, genel olarak ağrının yukarıdaki gruplardan hangisinde daha fazla görüldüğü söylenebilir.
II. Orta yaş üzerinde
III. Düşük sosyo-ekonomik düzeye hip olanlarda
Her ne kadar ağrı hissi ağrı türüne göre değişse de tüm dünyada, genel olarak ağrının yukarıdaki gruplardan hangisinde daha fazla görüldüğü söylenebilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Her ne kadar ağrı hissi ağrı türüne göre değişse de tüm dünyada, genel olarak kadınlarda, orta yaş ve üzerinde, düşük sosyoekonomik düzeyden gelenlerde daha fazla görülmektedir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi etiyolojik/kökenine göre yer alan ağrı türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kanser ağrısı
B
Postherpetik nevralj
C
Artrit ağrısı
D
Pelvik ağrı
E
Orak hücreli anemiye bağlı ağrı
Açıklama:
Pelvik ağrı, ağrı bölgesine göre yer alan ağrı türlerinden birini oluşturmaktadır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 35
Belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanana ağrı ile ilgili olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Analjezi
B
Anestezi
C
Hipoaljezi
D
Hiperestezi
E
Parestezi
Açıklama:
Ağrı alan yazınında sıklıkla kullanılan bazı kavramlar vardır. Bunlardan en önemlileri olan Analjezi ağrı duyusunun olmaması; Anestezi ağrı da dahil tüm hislerin kaybolması; Hipoaljezi ağrılı uyaranlara azalmış tepki; Hiperestezi ağrılı uyaranlara artmış tepki; Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 36
''Bu kurama göre, vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir. Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir. Beyin bu uyarımları ağrı şeklinde yorumlar.'' Yukarıda açıklaması yapılan ağrı ile ilgili olan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spesifite kuramı
B
Patern kuramı
C
Kapı-kontrol kuramı
D
Nöromatriks kuram
E
Endorfin modeli
Açıklama:
Patern Kuramı ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır.Bu kurama göre, vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir. Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir. Beyin bu uyarımları ağrı şeklinde yorumlar.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 37
Bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddeti aşağıdakilerden hangisidr?
Seçenekler
A
Ağrı eşiği
B
Ağrı toleransı
C
Acı
D
His
E
Ağrı toplamı
Açıklama:
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir. Ağrı eşiği eğitim düzeyi, cinsiyet, etnik köken, dil ve coğrafya gibi özellikler ile ilişkilidir. Doğru cevap A' dır.
Soru 38
Aşağıdaki ağrı giderme yöntemlerinden hangisi ilaç dışı tedaviyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
EMDR
B
Lokal anestezik
C
Nonstereoid antien amatuar
D
Opioidler
E
Analjezikler
Açıklama:
Günümüzde en yaygın tedavi yöntemleri ilaç (farmakolojik) tedavisi ve ilaç dışı (nonfarmakolojik) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
İlaçla tedavide lokal anestezik, nonstereoid antien amatuar, opioidler gibi narkotik ve narkotik olmayan analjezik ilaçlar kullanılmaktadır.
EMDR-Göz Hareketleri ile Duyarsızlaşma ve Yeniden Yapılandırma tekniği gibi farklı psikolojik yaklaşımlar ise ilaç dışı yöntemler arasında yer almaktadır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
İlaçla tedavide lokal anestezik, nonstereoid antien amatuar, opioidler gibi narkotik ve narkotik olmayan analjezik ilaçlar kullanılmaktadır.
EMDR-Göz Hareketleri ile Duyarsızlaşma ve Yeniden Yapılandırma tekniği gibi farklı psikolojik yaklaşımlar ise ilaç dışı yöntemler arasında yer almaktadır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 39
Hastanın bilinçli ya da bilinç dışı ilgi, sempati, hoşgörü, işten kaçınma ya da ilişkilerde baskın olma gibi aslında hastalığın kendisiyle ilgili olmayan, başkalarının hastalığa verdiği tepkilerden kaynaklanan ayrıcalıkları ve kazanımları ifade etmek için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gizil kazanç
B
İkincil kazanç
C
Birincil pekiştireç
D
İkincil pekiştireç
E
Olumsuz pekiştirme
Açıklama:
İkincil (sekonder) kazanç hastanın bilinçli ya da bilinç dışı ilgi, sempati, hoşgörü, işten kaçınma ya da ilişkilerde baskın olma gibi aslında hastalığın kendisiyle ilgili olmayan, başkalarının hastalığa verdiği tepkilerden kaynaklanan ayrıcalıkları ve kazanımları anlamına gelmektedir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 40
Ağrı reseptörleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Ağrı reseptörlerine nosiseptörler denilmektedir.
B
Ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır.
C
Dokudaki nosiseptör sayısı ağrıya duyarlılığı değiştirir.
D
Tüm nosiseptör uyarılar ağrı oluşturmaz.
E
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunur.
Açıklama:
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına nosiseptörler
denilmektedir. Bu ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır. Bu nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir. Her dokunun ağrıya duyarlılığı da aynı değildir. Doğru cevap D' dir.
denilmektedir. Bu ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır. Bu nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir. Her dokunun ağrıya duyarlılığı da aynı değildir. Doğru cevap D' dir.
Soru 41
“İç organlardan kaynaklanan ağrıdır. Ağrı yavaş yavaş artar, yeri kolay tespit edilmez. Yansıma bölgeleri vardır.”
Yukarıda ifade edilen ağrı tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda ifade edilen ağrı tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Somatik ağrı
B
Visseral ağrı
C
Nöropatik Ağrı
D
Psikojenik ağrı
E
Akut ağrı
Açıklama:
Somatik yani yüzeysel ağrı daha yoğun, acı verici ancak yeri belirgindir. Visseral ağrı yani iç
organlar ile ilgili ağrı ise yaygın ve zor tarif edilir bu nedenle daha güç değerlendirme yapılır. Romatizmal
ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer. Doğru cevap B' dir.
organlar ile ilgili ağrı ise yaygın ve zor tarif edilir bu nedenle daha güç değerlendirme yapılır. Romatizmal
ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer. Doğru cevap B' dir.
Soru 42
Bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Plasebo etkisi
B
Halo etkisi
C
Birincil hata
D
İkinci hata
E
Yanlılık hatası
Açıklama:
İyileşmeyi hızlandıran tabloya plasebo denilirken, olumsuz olanına ise nosebo adı verilmektedir.
Plasebo bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Plasebo bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 43
Diyabetik nöropati hastasında hangi tip ağrı görülmektedir?
Seçenekler
A
Viseral ağrı
B
Akut ağrı
C
Nöropatik Ağrı
D
Psikojenik ağrı
E
Nosiseptif Ağrı
Açıklama:
Santral ve çevresel nöropati olarak ikiye ayrılır. Nöropatik ağrı mekanizmasının en belirgin farklılığı, sürekli bir nosiseptif uyarı veren kaynağın bulunmamasıdır. Duyusal bozukluğun yer aldığı bölgede hissedilir. Aralıklı, kısa süreli, batıcı, saplanıcı bir ağrı olarak tariflenir . Eskiden psikojenik, yani psikolojik kökenli ağrı ile karıştırılırken, son araştırmalar, merkezi sinir sistemi ile ilişkili nöropatik ağrı teşhisinde karar kılmıştır. Diyabetik nöropati, cerrahi müdahale, travmatik olay ya da inme sonrası nöropatiler çok yaygındır. Doğru cevap C' dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) kapsamında ağrı yönetimi kapsamında yapılabilecek çalışmalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ağrı yönetimi duygularının düzenlemesi
B
Bilişsel yeniden yapılandırma
C
İşlevsiz inanç ve duyguların sorgulanması
D
Olumsuz erken dönem yaşantılarının ortaya çıkarılması
E
Anlam dünyasını yeniden oluşturma
Açıklama:
Bilişsel Davranışçı model ile ağrı yönetimi duyguların düzenlenmesi, bilişsel yeniden yapılandırma, uygun olmayan ve işlevsiz inançların ve düşüncelerin sorgulanması ve anlam dünyasını yeniden oluşturma üzerine temellenir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 45
Kronik ağrı ile ilgili,
- Akut ağrının altı aydan uzun sürmesidir.
- Başlangıçta nosiseptif nitelikte olup, sonrasında bu özelliğini kaybeder.
- Yaşamı tehdit edici niteliktedir.
- Özellikle sempatik sinir sistemi ile endokrin sistemin de etkilendiği karmaşık bir tabloya dönüşür
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
II, III ve IV
C
I ve III
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Akut ağrının altı aydan uzun sürmesidir. Başlangıçta nosiseptif nitelikte olup, sonrasında bu özelliğini kaybeder. Nedeni nosiseptif bile olsa, ağrıya verilen yanıt çok fazla ve tedaviye verilen yanıt ise çok azdır. Ağrı hücrelerinin duyarlılığı artar ve ateşlenme eşikleri düşer, bu hassasiyet sonucunda, en ufak ağrı uyandırmayan bir uyaran bile ağrıyı başlatabilir. Yaşamı tehdit edici nitelikte değildir ancak yaşam kalitesini bozar ve kişinin psikolojik sağlığını olumsuz etkiler. Özellikle sempatik sinir sistemi ile endokrin sistemin de etkilendiği karmaşık bir tabloya dönüşür. Doğru cevap E' dir.
Soru 46
Ağrı ile ilgili alan yazında dört ana kuram bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi Spesifite kuramını açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Bu kuram ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymuştur.
B
Ağrının yalnızca omurilik, beyin sapı, talamus ve korteks dışında, beynin daha kapsamlı bölgelerinde ve çağrışım bölgelerinde işlemlendiğini iddia etmektedir.
C
Vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı vardır.
D
Ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır.
E
Bu kurama göre, vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir.
Açıklama:
Spesifite kuramına göre vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı vardır. Deride yer alan sıcak, soğuk, dokunma ve ağrı duyularını algılayan özelleşmiş alıcılar beyinde temsil edilirler. İlgili yerlere uyaran verilince, beyinde ağrı duyusu oluşmaktadır. Ağrının tipi beyin tarafından tanımlanır. Doğru cevap C' dir.
Soru 47
Bilişsel-Davranışçı Terapi gevşeme teknikleri ile ilgili,
- Bu model altı basamaktan oluşmaktadır
- Dikkati başka yöne çekme, sosyal beceri kazandırma, hasta rolü ve hastalık ile ilgili düşüncelerin ve
davranışların değiştirilmesi ile ilgilidir. - Hastaların bu tür uyumsuz düşüncelerin rasyonelliğini sorgulamasına yardımcı olmak bilişsel davranışçı tekniklerin özünü oluşturur.
- Hastalara bu yöntemde sık sık analjezik ilaç verilir.
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
II ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Bilişsel-Davranışçı Terapi gevşeme teknikleri, dikkati başka yöne çekme, sosyal beceri kazandırma,
hasta rolü ve hastalık ile ilgili düşüncelerin ve davranışların değiştirilmesi, daha etkili başa çıkma mekanizmalarının kazandırılması ve ağrı ile ilgili yanlış inançları değiştirme üzerine bilişsel yeniden
yapılandırma gibi ağrı üzerinde denetim sahibi olma ve öz-yeterlik duygusunu artırmayı sağlayan yöntemleri içerir. Doğru cevap D' dir.
hasta rolü ve hastalık ile ilgili düşüncelerin ve davranışların değiştirilmesi, daha etkili başa çıkma mekanizmalarının kazandırılması ve ağrı ile ilgili yanlış inançları değiştirme üzerine bilişsel yeniden
yapılandırma gibi ağrı üzerinde denetim sahibi olma ve öz-yeterlik duygusunu artırmayı sağlayan yöntemleri içerir. Doğru cevap D' dir.
Soru 48
Mc Gill-Melzack yöntemi ile ağrıyı ölçeklerken ne kullanılır?
Seçenekler
A
Sözcükler
B
Sayılar
C
Yüz ifadeleri
D
Cetvel
E
İlaç
Açıklama:
Ölçekler tek boyutlu ve çok boyutlu olarak değişmektedir. Görsel Analog Skalası/Görsel Karşılaştırma Ölçeği, Sayısal Ölçekler, Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği/Yüz İfadesi Ölçeği gibi tek boyutlu ölçekler olabildiği gibi McGill Melzack Ağrı Soru Formu, Dartmount Ağrı Soru Formu, Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi gibi ağrının birden fazla boyutuna odaklanan ölçekler de sahada kullanılmaktadır. Doğru cevap A' dır.
Soru 49
Farmakolojik tedavide aşağıdakilerden hangisi en sık kullanılan ilaç grubudur?
Seçenekler
A
Otokoidler
B
Antihistaminikler
C
Antihelmentikler
D
Antidepresanlar
E
Analjezikler
Açıklama:
En fazla uygulanan ağrı giderme yöntemlerindendir ancak uygun kullanılmadığında, ciddi yan etkileri bulunmaktadır. Doğru cevap E' dir.
Soru 50
Bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Acı
B
Ağrı eşiği
C
Ağrı toleransı
D
Izdırap
E
Duygusal tepki
Açıklama:
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 51
Ağrıyı psikolojik tarafı ile tedavi etmek amacıyla aşağıdaki hangi yöntem kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Analjezik tedavi
B
Plasebo tedavi
C
Nosebo tedavi
D
Kronik tedavi
E
Farmakolojik tedavi
Açıklama:
Plasebonun neden ve nasıl etkilediğini konu edinen araştırmalar pek çok ilişkili psikolojik değişken
saptamıştır. Bu değişkenler hastanın kaygı ve endişe düzeyi, ağrının çeşidi ve niteliği, hastanın “iyi bir hasta” olma isteği ve tedaviye gösterdiği uyumdur. Doğru cevap B' dir.
saptamıştır. Bu değişkenler hastanın kaygı ve endişe düzeyi, ağrının çeşidi ve niteliği, hastanın “iyi bir hasta” olma isteği ve tedaviye gösterdiği uyumdur. Doğru cevap B' dir.
Soru 52
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi ağrı için söylenemez?
Seçenekler
A
Ağrı bazen nesneldir.
B
Ağrı hastanın söylediği şeydir.
C
Tatsız, sıkıntı verici, hoşa gitmeyen duyusal ve duygusal deneyimdir.
D
Yaşamın zorluklarıyla mücadele etmek için kullanılan fizyolojik başa çıkma yöntemlerinin bir parçasıdır.
E
En temelde ağrı zararlı bir uyarıcıya verilen fizyolojik bir tepkidir.
Açıklama:
Ağrı her zaman özneldir.Doğru cevap A'dır.
Soru 53
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nosisepsiyon
B
Nöromatriks
C
Nosiseptörler
D
Talamus
E
Korteks
Açıklama:
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına nosiseptörler denilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 54
Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneğine (IASP) göre ağrının hangi ekseni ağrının nedenleri/etiyolojisi üzerinedir?
Seçenekler
A
Birinci eksen
B
İkinci eksen
C
Üçüncü eksen
D
Dördüncü eksen
E
Beşinci eksen
Açıklama:
Son eksen yani beşinci eksen ağrının nedenleri/etiyolojisi üzerinedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 55
Kalp ağrısının sol kol iç yüzeyde, göğüste ve sırtta hissedilmesi hangi ağrı sınıfına örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Derin ağrı
B
Yüzeysel ağrı
C
Refere ağrı
D
Artrit ağrı
E
Nöropetik ağrı
Açıklama:
Yansıyan (refere) ağrı bazı organ ve derin organlardan gelip ağrıya neden olan yerden başka yere yansıyan ağrılardır. Örneğin kalp ağrısı sol kol iç yüzeyde, göğüste ve sırtta hissedilir.Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Romatizmal ağrılar ve kanser ağrıları hangi ağrı grubuna girer?
Seçenekler
A
Nosiseptif Ağrı
B
Nöropatik Ağrı
C
Psikojenik Ağrı
D
Psikosomatik Ağrı
E
Nörofizyolojik Ağrı
Açıklama:
Romatizmal ağrılar, kanser ağrıları nosiseptif ağrı grubuna girer. Doğru cevap A'dır.
Soru 57
Nöropatik ağrı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sadece sinir sistemi değil, tüm somatosensör sistem ile de ilgilidir.
B
Santral ve çevresel nöropati olarak ikiye ayrılır.
C
Duyusal bozukluğun yer aldığı bölgede hissedilir.
D
Nosiseptörler ağrıyı önce omuriliğe, ardından talamus üzerinden beynin üst katmanlarına aktarırlar.
E
Nörolojik bir yapının bozulması ya da işlevinin yerine getirilmemesi ile ilgilidir.
Açıklama:
Nosiseptörler ağrıyı önce omuriliğe, ardından talamus üzerinden beynin üst katmanlarına aktarırlar. Bu nosiseptif ağrı için geçerli bir bilgidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 58
Belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanan ağrı kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Analjezi
B
Anestezi
C
Hipoaljezi
D
Parestezi
E
Hiperestezi
Açıklama:
Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır.Doğru cevap D'dir.
Soru 59
Ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kapı-kontrol Kuramı
B
Patern Kuramı
C
Spesifite Kuramı
D
Nöromatriks Kuramı
E
Endorfin Kuramı
Açıklama:
Kapı-kontrol kuramı ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Bilişsel-Davranışçı Terapi modelinin basamaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hastayı değerlendirme
B
Genelleme ve sürdürüm
C
Etkili başa çıkma mekanizmalarının kazandırılması
D
Beceri kazanımı ve uygulanması
E
Bilişsel yeniden yapılandırma ve duygu düzenleme
Açıklama:
Bilişsel-Davranışçı Terapi Modeli altı basamaktan oluşmaktadır: 1) Hastayı değerlendirme, 2) Bilişsel yeniden yapılandırma ve duygu düzenleme 3) Beceri kazanımı 4) Becerilerin uygulanması 5) Genelleme ve sürdürüm 6) Takip çalışmaları.Doğru cevap C'dir.
Soru 61
Bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ağrı
B
Acı
C
Ağrı eşiği
D
Ağrı toleransı
E
Ağrı yönetimi
Açıklama:
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir. Ağrı eşiği eğitim düzeyi, cinsiyet, etnik köken, dil ve coğrafya gibi özellikler ile ilişkilidir. Bu nedenle ağrı eşiği hem kişiden kişiye hem de ağrıdan ağrıya göre değişir. Doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
Soru 62
Kişinin ağrı şiddetine dayanma gücü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ağrı eşiği
B
Ağrı toleransı
C
Analjezi
D
Parestezi
E
Ağrı yönetimi
Açıklama:
Ağrı toleransı kişinin ağrı şiddetine dayanma gücüdür. Doğru cevap B seçeneğinde verilmiştir.
Soru 63
Aşağıdaki kuramlardan hangisine göre her ne kadar ağrılı uyaranlar beynin en alt katmanlarında ortaya çıksa da ağrı algısı beynin daha üst katmanlarında meydana gelir?
Seçenekler
A
Nöromatriks kuramı
B
Spesifite kuramı
C
Patern kuramı
D
Kapı-kontrol kuramı
E
Psikanalitik kuram
Açıklama:
Nöromatriks kuramına göre her ne kadar ağrılı uyaranlar beynin en alt katmanlarında (beyin sapı, talamus) ortaya çıksa da ağrı algısı beynin daha üst katmanlarında (primer somatosensoriyal korteks, sekonder somatosensoriyal korteks, insula, prefrontal korteks, amigdala ve anterior singulat korteks) meydana gelir.
Soru 64
Aşağıda verilen ağrı çeşitlerinden hangisi deri ve mukozadan gelen ağrıdır?
Seçenekler
A
Derin ağrı
B
Yansıyan ağrı
C
Psikojenik ağrı
D
Yüzeyel ağrı
E
Pelvik ağrı
Açıklama:
Yüzeyel ağrı deri ve mukozadan gelen ağrıdır. Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 65
Aşağıda verilen ağrı çeşitlerinden hangisi genelde zonklayıcı tarzdadır?
Seçenekler
A
Yüzeyel ağrı
B
Yansıyan ağrı
C
Yüz ağrısı
D
Kronik ağrı
E
Derin Ağrı
Açıklama:
Derin Ağrıda eklem, tendon ve kaslardan gelen uyaranlar ince lifler yoluyla taşınır. Genelde zonklayıcı tarzdadır. Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 66
Romatizmal ağrılar ve kanser ağrıları hangi ağrı grubuna dahildir?
Seçenekler
A
Nöropatik ağrı
B
Nosiseptif ağrı
C
Psikojenik ağrı
D
Yansıyan ağrı
E
Kronik ağrı
Açıklama:
Nosiseptörler sinir sistemi dışındaki tüm doku ve organlarda bulunan özelleşmiş ağrı reseptörleridir. Nosiseptörler ağrıyı önce omuriliğe, ardından talamus üzerinden beynin üst katmanlarına (serebral korteks) aktarırlar. Romatizmal ağrılar, kanser ağrıları bu gruba girer. Doğru cevap B seçeneğinde verilmiştir.
Soru 67
Aşağıdaki ağrı türlerinin hangisinde herhangi bir doku hasarı tanımlanmamaktadır ancak hissedilen ağrı ve tariflenen fiziksel belirtiler genelde uzun süreli ve şiddetlidir?
Seçenekler
A
Nöropatik ağrı
B
Baş ağrısı
C
Psikojenik ağrı
D
Akut ağrı
E
Pelvik ağrı
Açıklama:
Psikojenik (Psikosomatik) ağrı türünde ağrının kökeni organik bir nedene bağlı değildir. Ağrının fizyolojik bir açıklaması yoktur, herhangi bir doku hasarı tanımlanmamaktadır ancak hissedilen ağrı ve tariflenen fiziksel belirtiler, genelde uzun süreli ve şiddetlidir.
Soru 68
Dünya Sağlık Örgütü 2002 yılından itibaren hangi ağrı türünü bir belirti değil, kendi başına bir hastalık olarak değerlendirmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Akut ağrı
B
Bel ağrısı
C
Pelvik ağrı
D
Artrit ağrısı
E
Kronik ağrı
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütü 2002 yılından itibaren kronik ağrıyı bir belirti değil, kendi başına bir hastalık olarak değerlendirmeye başlamıştır. Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 69
Aşağıdaki kuramlardan hangisi ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır?
Seçenekler
A
Patern kuramı
B
Spesifite kuramı
C
Kapı-kontrol kuramı
D
Nöromatriks kuramı
E
Psikanalitik kuram
Açıklama:
Patern Kuramı ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır. Modern kuramların alt yapısını oluşturur. Doğru cevap A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 70
Aşağıdaki kuramlardan hangisi ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymuştur?
Seçenekler
A
Patern Kuramı
B
Spesifite Kuramı
C
Kapı-kontrol Kuramı
D
Nöromatriks Kuramı
E
Davranışçı Kuram
Açıklama:
Kapı-kontrol Kuramı ağrı mekanizmasında merkezi sinir sisteminin (omurilik-beyin) ne kadar önemli bir rol üstlendiğini ortaya koymuştur. Doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
Soru 71
I: Ağrı vücutta patolojik bir durumun habercisidir.
II: Ağrı “gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili olabilir.
III: Ağrı bir tür alarm ya da korunma mekanizmasıdır.
Ağrı ile ilgili yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Ağrı “gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili olabilir.
III: Ağrı bir tür alarm ya da korunma mekanizmasıdır.
Ağrı ile ilgili yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
Ağrı sistemi ve acıya verilen tepkiler insanlar ve hayvanlar tarafından yaşamın zorluklarıyla mücadele etmek için kullanılan fizyolojik başa çıkma yöntemlerinin bir parçasıdır (Broom, 2001). Başka bir deyişle ağrı bir tür alarm ya da korunma mekanizmasıdır. Herhangi bir hasar ya da sıkıntı durumunda doku ya da organın durumuna işaret ede- rek çare bulunması ya da önlem alınması için haber vermedir. Vücutta patolojik bir durumun habercisi olan bu ağrı duyumu doku yaralanması ortadan kalktığında düzelir. Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneği (International Association for the Study of Pain, IASP) ağrıyı “gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili veya böyle bir hasar ile tanımlanan, tatsız, sıkıntı verici, hoşa gitmeyen duyusal ve duygusal deneyim” olarak tanımlamaktadır.
Soru 72
“…….. …………” kişinin ağrı şiddetine dayanma gücünü iafde eder. Tanıma göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır?
Seçenekler
A
Ağrı toleransı
B
Ağrı eşiği
C
Ağrı kesici
D
Ağrı şiddeti
E
Ağrı semptomu
Açıklama:
Ağrı toleransı ise kişinin ağrı şiddetine dayanma gücünü ifade eder.
Soru 73
I: Ağrı hastanın söylediği şeydir.
II: Ağrı her zaman özneldir.
III: Ağrı doktorun tespit ettiği şeydir.
Ağrı ile ilgili yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Ağrı her zaman özneldir.
III: Ağrı doktorun tespit ettiği şeydir.
Ağrı ile ilgili yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
En temelde ağrı zararlı bir uyarıcıya verilen fizyolojik bir tepki olsa da çok daha karmaşık bir kavramdır çünkü pek çok kişi temelde fizyolojik bir neden olmadan da ağrı hissettiğini belirtir. Bu nedenle McCaffery’e göre “Ağrı hastanın söylediği şeydir.”. Ağrıyı ifade etme ya da dışa vurma bilişsel/zihinsel, davranışsal ve sosyokültürel boyutların karmaşık etkileşimi ile ilgilidir. Bu nedenle ağrı her zaman özneldir.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B seçeneğidir.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 74
Ağrı konusunda yapılan araştırmalar dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Türkiye genelinde kadınların yaşları düştükçe ağrı sıklığı artmaktadır.
B
Türkiye genelinde kentte ve batı bölgesinde yaşayan kadınların daha fazla ağrısı vardır.
C
Türkiye genelinde kadınlarda, 35-65 yaş aralığında daha fazla ağrı yakınmaları sözkonusudur.
D
Türkiye genelinde evli olanlarda ağrı sıklığı daha fazladır.
E
Türkiye genelinde ilkokul ve daha düşük eğitim düzeyinde olanlarda ağrı sıklığı daha fazladır.
Açıklama:
Erdine, Hamzaoğlu, Özkan, Balta ve Domaç (2001) ağrı deneyimi ve sosyodemografik değiş- kenler ile ilgili olarak Türkiye genelinde gerçek- leştirdikleri araştırmalarında, kadınların, kentte ve batı bölgesinde yaşayanların ağrısının daha fazla olduğunu ve yaş arttıkça ağrıların da arttığını bildirmişlerdir. Koçoğlu ve Özdemir (2011) ise kadınlarda, 35-65 yaş aralığında, evli, ilkokul ve daha düşük eğitim düzeyinde olanlarda ağrı sıklığının daha fazla olduğunu saptamışlardır.
Soru 75
I: Derinin derin alanlarında daha fazladır.
II: Tüm nosiseptör uyarılar ağrı oluşturur.
III: Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptörlerine denilmektedir.
Nosiseptörler için yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Tüm nosiseptör uyarılar ağrı oluşturur.
III: Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptörlerine denilmektedir.
Nosiseptörler için yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
II ve III
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Tam anlamıyla ağrı duyumunu anlamak için bazı kavramları bilmek gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi nosiseptördür. Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına nosiseptörler denilmektedir (Aktümsek, 2006). Bu ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır. Bu nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir. Her dokunun ağrıya duyarlılığı da aynı değildir. Nosisepsiyon ise doku hasarı ile ağrının algılanması arasında geçen elektro-kimyasal bir süreçtir (Aydın, 2002). Tüm nosiseptör uyarılar ağrı oluşturur, ancak tüm ağrıların nedeni nosisepsiyon değildir.
Soru 76
Ağrı çeşitleri gözönüne alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Süreye göre ağrı çeşitleri akut ve kronik ağrı olarak sınıflandırılmaktadır.
B
Yüz ağrısı etiyolojik bir ağrıdır.
C
Nöropatik ağrılar süreli ağrı grubunda yer almaktadır.
D
Kronik ağrılar bölgesel ağrı grubundadır.
E
Bel ağrısı nörofizyolojik ağrı grubundandır.
Açıklama:

Soru 77
Ülkemizde Akut ve kronik ağrılar ile ilgili yapılan araştırmalara göre aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Omuz ağrısı en sık akut ağrı nedenidir.
B
Bel ağrısı en sık akut ağrı nedenidir.
C
Muskuloskeletal/kas-iskelet ağrısı en sık rastlanan ağrı türüdür.
D
Ağrılar genelde yanma şeklinde kendini belli etmektedir.
E
Akut ağrı görülme oranı kronik ağrı görülme oranından daha düşüktür.
Açıklama:
Ülkemizde, Kuru ve diğerlerinin (2011) İstanbul’da yaşayan yaş orta- laması 35.6 olan 250 kişinin katıldığı araştırma larında, farklı vücut bölgelerindeki akut ve kronik olmak üzere toplamda ağrı sıklığını %92.8, kronik ağrı oranını ise %62.5 olarak saptanmıştır. Omuz ağrısı en sık akut ağrı nedeni iken, bel ağrısı en sık kronik ağrı nedenidir. Ünde Ayvat, Aydın ve Oğurlu’nun (2011) ağrı polikliniğine başvuran hastalarla gerçekleştirdikleri araştırmalarına göre, hastaların %73’ünde kronik ağrı bulunmaktadır, en sık üç tanı bel, muskuloskeletal/kas-iskelet ve baş ağrısı olup ağrılar genelde sızlama ve zonklama tarzındadır. Bu araştırmalara paralel olarak Erdine ve diğerleri (2001) gerçekleştirdikleri araştırmalarında kronik ağrı sıklığını %63.7 olarak saptanmıştır. En fazla baş (%34.4), ardından bel (%14.1) ve alt ekstremite (%12.0) ağrıları görülmektedir.
Soru 78
Kişide ağrı duygusunun olmaması aşağıdaki terimlerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Analjezi
B
Parestezi
C
Hiperestezi
D
Anestezi
E
Hipoaljezi
Açıklama:
Ağrı alan yazınında sıklıkla kullanılan bazı kavramlar vardır. Bunlardan en önemlileri olan Analjezi ağrı duyusu- nun olmaması; Anestezi ağrı da dahil tüm hislerin kaybolması; Hipoaljezi ağ- rılı uyaranlara azalmış tepki; Hiperestezi ağrılı uyaranlara artmış tepki; Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır (Ay- dın, 2002).
Soru 79
Aşağıdaki kuramlardan hangisi ağrı kuramı değildir?
Seçenekler
A
Savaş ya da Kaç Kuramı
B
Spesifite kuramı
C
Kapı-kontrol kuramı
D
İnteraktif Ağrı Modeli
E
Nöromatriks Kuram
Açıklama:
Spesifite kuramına göre vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı vardır. Deride yer alan sıcak, soğuk, dokunma ve ağrı duyularını algılayan özelleşmiş alıcılar beyinde temsil edilirler. İlgili yerlere uyaran verilince, beyinde ağrı duyusu oluşmaktadır. Ağrının tipi beyin tarafından tanımlanır.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi ağrının ilaç dışı tedavisinde başvurulan yöntemler arasında değildir?
Seçenekler
A
Opioidler
B
Meditasyon
C
Refleksoloji
D
Akupunktur
E
Aroma terapi
Açıklama:
İlaç dışı (nonfarmakolojik) yöntemler bireysel kontrol duygusunu ve işlevselliği artırır, stres ve anksiyeteyi azaltır ve ağrı davranışını düzenler (De- mir, 2012). Deri uyarım teknikleri, bilişsel/davra- nışçı teknikler ile refleksoloji, müzik terapi, aroma- terapi, akupunktur, meditasyon gibi uygulamalar yaygındır.
Soru 81
İkinci Dünya Savaşında doğrudan doku zedelenmesine bağlı olarak gelişen ağrı yakınması askerlerde %25 iken, sivillerde ağrı yakınması %80 olarak bulunmuştur. Bu örnek ve verilere dayanarak aşağıdaki yorumlardan hangisinin yapılması daha uygundur?
Seçenekler
A
Ağrı görelidir.
B
Ağrıya atfedilen anlam ya da neden önemlidir.
C
Ağrı hem duyusal hem de duygusal bir yaşantıdır.
D
Askerlerin ağrı eşiği, sivillerin ağrı eşiğinden yüksektir.
E
Ağrı fizyolojik değil, psikolojiktir.
Açıklama:
Cinsiyet rollerinin dışında ağrıya atfedilen anlam ya da neden de önemlidir. 2. Dünya Savaşı’nda doğrudan doku zedelenmesine bağlı olarak gelişen ağrı yakınması erkeklerde %25 iken, sivillerde ağrı yakınması %80 olarak bulunmuştur (Demir, 2012). Ağrının şiddeti ve ifadesi bu anlamda oldukça görelidir.
Soru 82
Nöromatriks kuramına göre, "ağrının bilişsel değerlendirilmesi" beyin bölgelerinden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Prefrontal korteks
B
Amigdala
C
Anterior singulat korteks
D
Talamus
E
Primer somatosensöriyal korteks
Açıklama:
Nöromatriks kuramına (Melzack, 2001) göre her ne kadar ağrılı uyaranlar beynin en alt katmanlarında (beyin sapı, talamus) ortaya çıksa da ağrı algısı beynin daha üst katmanlarında (primer somatosensoriyal korteks, sekonder somatosensoriyal korteks, insula, prefrontal korteks, amigdala ve anterior singulat korteks) meydana gelir. Bu beyin bölgelerinin ağrı ile ilişkili özel görevleri vardır;
Talamus, primer somatosensöriyal korteks, sekonder somatosensöriyal korteks ve insulanın posterior bölgeleri duyuların ayrıştırılması; amigdala, anterior singulat korteks ve insulanın anterior bölgeleri ağrının duygusal-motivasyonel-davranışsal bileşenleri; prefrontal korteks ise ağrının bilişsel değerlendirilmesi ile ilgilidir.
Talamus, primer somatosensöriyal korteks, sekonder somatosensöriyal korteks ve insulanın posterior bölgeleri duyuların ayrıştırılması; amigdala, anterior singulat korteks ve insulanın anterior bölgeleri ağrının duygusal-motivasyonel-davranışsal bileşenleri; prefrontal korteks ise ağrının bilişsel değerlendirilmesi ile ilgilidir.
Soru 83
Kenan, arkadaşı Latif ile sohbet ederken; "hiçbir sebep olmamasına rağmen sabahtan beri sol kolum, göğsüm ve sırtım fena halde ağrıyor" demiştir. Latif ise Kenan'a "bu durumu hafife almamalıyız, zaman kaybetmeden bir hastaneye gidip kalp doktoruna muayene ettirelim seni, babam da bu şikayetleri yaşadı ve aynı gün kalp krizi geçirdi, bu bir kriz belirtisi olabilir" demiştir.
Latif'in yaşadığı tecrübeden yola çıkarak yaptığı yoruma göre; Kenan'ın yaşadığı ağrı türüne literatürde ne ad verilir?
Latif'in yaşadığı tecrübeden yola çıkarak yaptığı yoruma göre; Kenan'ın yaşadığı ağrı türüne literatürde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ölümcül ağrı
B
Yüzeyel ağrı
C
Yansıyan ağrı
D
Derin ağrı
E
Kronik ağrı
Açıklama:
Genelde daha yaygın kullanılan nörofizyolojik mekanizmalara göre, süresine göre, kökenine (etiyolojik) göre ve ağrıyan bölgelere göre yapılan ağrı sınıflandırmasıdır (Bk. Merskey, 1994, akt. Aydın, 2002). Bu sınıflandırmadan başka ağrı sınıflandırmaları da mevcuttur (Aydın, 2002). Bunlardan bazıları derin ağrı, yüzeyel ağrı ve yansıyan ağrıdır. Derin Ağrıda eklem, tendon ve kaslardan gelen uyaranlar ince lifler yoluyla taşınır. Genelde zonklayıcı tarzdadır. Yüzeyel ağrı deri ve mukozadan gelen ağrıdır. Yansıyan (refere) ağrı bazı organ ve derin organlardan gelip ağrıya neden olan yerden başka yere yansıyan ağrılardır. Örneğin kalp ağrısı sol kol iç yüzeyde, göğüste ve sırtta hissedilir (Aktümsek, 2006).
Soru 84
I-Orta yaşlı olmak
II-Kadın olmak
III-Göçmen olmak
IV-Sosyoekonomik düzeyi düşük olmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri, kronik ağrı ile ilişkilendirilen sosyodemografik belirteçlerdendir?
II-Kadın olmak
III-Göçmen olmak
IV-Sosyoekonomik düzeyi düşük olmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri, kronik ağrı ile ilişkilendirilen sosyodemografik belirteçlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I-II-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Orta yaş, kadın olmak, göçmen olmak ve daha düşük sosyoekonomik düzeyden olmak ise kronik ağrı ile ilişkilendirilen en önemli sosyodemografik belirteçlerdir.
Soru 85
Selim: Analjezi, ağrılı uyaranlara artmış tepkidir.
Buket: Anestezi, ağrı da dahil tüm hislerin kaybolmasıdır.
Ahmet: Hipoaljezi, ağrılı uyaranlara azalmış tepkidir.
Nehir: Hiperestezi, ağrı duyusunun olmamasıdır.
Faruk: Parestezi, belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissidir.
Öğrencileri ile soru-cevap yöntemi ile ders tekrarı yapan öğretmen, yukarıdaki cevapları almış ve geri dönüt olarak "çocuklar iki arkadaşımız kavramları birbiri ile karıştırdı, şimdi tekrar üzerinden geçmemiz gerekiyor" demiştir. Hangi öğrencilerin cevapları yer değiştirirse tüm tanımlar doğru yapılmış olur?
Buket: Anestezi, ağrı da dahil tüm hislerin kaybolmasıdır.
Ahmet: Hipoaljezi, ağrılı uyaranlara azalmış tepkidir.
Nehir: Hiperestezi, ağrı duyusunun olmamasıdır.
Faruk: Parestezi, belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissidir.
Öğrencileri ile soru-cevap yöntemi ile ders tekrarı yapan öğretmen, yukarıdaki cevapları almış ve geri dönüt olarak "çocuklar iki arkadaşımız kavramları birbiri ile karıştırdı, şimdi tekrar üzerinden geçmemiz gerekiyor" demiştir. Hangi öğrencilerin cevapları yer değiştirirse tüm tanımlar doğru yapılmış olur?
Seçenekler
A
Ahmet-Selim
B
Buket-Faruk
C
Buket-Ahmet
D
Selim-Nehir
E
Nehir-Faruk
Açıklama:
Ağrı alan yazınında sıklıkla kullanılan bazı kavramlar vardır. Bunlardan en önemlileri olan Analjezi ağrı duyusunun olmaması; Anestezi ağrı da dahi tüm hislerin kaybolması; Hipoaljezi ağrılı uyaranlara azalmış tepki; Hiperestezi ağrılı uyaranlara artmış tepki; Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır.
Soru 86
I-Modern kuramların alt yapısını oluşturur.
II-Ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır.
III-Vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir.
IV-Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir.
Yukarıda bazı temel özellikleri verilen ağrı kuramı, aşağıdakilerden hangisidir?
II-Ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır.
III-Vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir.
IV-Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir.
Yukarıda bazı temel özellikleri verilen ağrı kuramı, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spesifite Kuramı
B
Patern Kuramı
C
Kapı-kontrol Kuramı
D
İnteraktif Ağrı Modeli
E
Endorfin Modeli
Açıklama:
Patern Kuramı ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır. Modern kuramların alt yapısını oluşturur. Bu kurama göre, vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir. Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir. Beyin bu uyarımları ağrı şeklinde yorumlar.
Soru 87
I-Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği/Yüz İfadesi Ölçeği
II-Görsel Analog Skalası/Görsel Karşılaştırma Ölçeği
III-McGill Melzack Ağrı Soru Formu
IV-Dartmount Ağrı Soru Formu
V-Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi
Yukarıdaki ağrı ölçeklerinden hangisi ya da hangileri, ağrının birden fazla boyutuna odaklanan, çok boyutlu ölçeklerdendir?
II-Görsel Analog Skalası/Görsel Karşılaştırma Ölçeği
III-McGill Melzack Ağrı Soru Formu
IV-Dartmount Ağrı Soru Formu
V-Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi
Yukarıdaki ağrı ölçeklerinden hangisi ya da hangileri, ağrının birden fazla boyutuna odaklanan, çok boyutlu ölçeklerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız IV
B
II ve V
C
III-IV-V
D
II-IV-V
E
I-II-IV-V
Açıklama:
Ağrı ölçekleri ağrının ciddiyetinin tüm sağlık personeli tarafından nesnel bir biçimde belirlenmesi açısından oldukça sık kullanılır. Ölçekler tek boyutlu ve çok boyutlu olarak değişmektedir.
Görsel Analog Skalası/Görsel Karşılaştırma Ölçeği, Sayısal Ölçekler, Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği/Yüz İfadesi Ölçeği gibi tek boyutlu ölçekler olabildiği gibi; McGill Melzack Ağrı Soru Formu, Dartmount Ağrı Soru Formu, Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi gibi ağrının birden fazla boyutuna odaklanan ölçekler de sahada kullanılmaktadır.
Görsel Analog Skalası/Görsel Karşılaştırma Ölçeği, Sayısal Ölçekler, Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği/Yüz İfadesi Ölçeği gibi tek boyutlu ölçekler olabildiği gibi; McGill Melzack Ağrı Soru Formu, Dartmount Ağrı Soru Formu, Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi gibi ağrının birden fazla boyutuna odaklanan ölçekler de sahada kullanılmaktadır.
Soru 88
I- Birbirini takip eden 6 basamaktan oluşan bir uygulamadır.
II- Kronik ağrı üzerine etkinliği konusunda bilimsel çalışmalar yürütmüştür.
III- Ağrı üzerinde denetim sahibi olma ve öz-yeterlik duygusunu artırmayı sağlayan yöntemdir.
Yukarıda özellikleri verilen ilaç dışı (nonfarmakolojik) tedavi yöntemi hangisidir?
II- Kronik ağrı üzerine etkinliği konusunda bilimsel çalışmalar yürütmüştür.
III- Ağrı üzerinde denetim sahibi olma ve öz-yeterlik duygusunu artırmayı sağlayan yöntemdir.
Yukarıda özellikleri verilen ilaç dışı (nonfarmakolojik) tedavi yöntemi hangisidir?
Seçenekler
A
Müzik terapi
B
Aroma terapi
C
Meditasyon Terapi
D
Deri uyarım teknikleri
E
Bilişsel-Davranışçı Terapi
Açıklama:
Bilişsel-Davranışçı Terapi gevşeme teknikleri, dikkati başka yöne çekme, sosyal beceri kazandırma, hasta rolü ve hastalık ile ilgili düşüncelerin ve davranışların değiştirilmesi, daha etkili başa çıkma mekanizmalarının kazandırılması ve ağrı ile ilgili yanlış inançları değiştirme üzerine bilişsel yeniden yapılandırma gibi ağrı üzerinde denetim sahibi olma ve öz-yeterlik duygusunu artırmayı sağlayan yöntemleri içerir (Ehde, Dillworth ve Turner, 2014). Bilişsel davranışçı model kronik ağrı üzerine etkinliği konusunda bilimsel çalışmalar yürütmüştür.
Bu model (Turk ve Flor, 2006, akt. Gatchel ve Rollings, 2008) altı basamaktan oluşmaktadır;
1) Hastayı değerlendirme,
2) Bilişsel yeniden yapılandırma ve duygu düzenleme
3) Beceri kazanımı
4) Becerilerin uygulanması
5) Genelleme ve sürdürüm
6) Takip çalışmaları.
Bu model (Turk ve Flor, 2006, akt. Gatchel ve Rollings, 2008) altı basamaktan oluşmaktadır;
1) Hastayı değerlendirme,
2) Bilişsel yeniden yapılandırma ve duygu düzenleme
3) Beceri kazanımı
4) Becerilerin uygulanması
5) Genelleme ve sürdürüm
6) Takip çalışmaları.
Soru 89
Yetmiş beş yaşındaki Hasan Bey, romatizma ilacı sanarak torunlarından kalan bonibon dolu kavanozdan her gün bir tane almış ve "bu renkli ilaçlar bana çok iyi geldi, on gündür dizlerim ağrımıyor" demiştir. Gerçek ilaçlarını kullanmamasına rağmen Hasan Bey'in ağrılarının dinmesi, aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
Plasebo Etkisi
B
Nosebo Etkisi
C
Hipnoz Etkisi
D
Kelebek Etkisi
E
Hale Etkisi
Açıklama:
Plasebo bir ilaca yüklenilen ama onun farmakolojik özellikleriyle açıklanamayan tedavi edici etki veya yan etki ya da tedavi edilen durum için özel bir etkinlik göstermeyeceğine inanılan ve simgesel etkisi için yararlanılan tıbbi tedavi biçimi olarak tanımlamaktadır (Broody, 1982) ancak son çalışmalar plasebonun aslında ilacın mekanizmasını taklit ettiği ve beyin ile vücut arasındaki yolaklar aracılığıyla etkisini gösterdiğini kanıtlamaktadır (bkz. Erdem, Akarsu ve Gülsün, 2013). Bu nedenle plasebo, bir tedavinin uygulandığı hasta-hekim ilişkisi, güven duygusu, tedavi ortamı gibi genel terapötik içeriğe atfedilebilecek birçok etmeni içeren sadece psikolojik değil, biyolojik de olabilen bir simülasyon (taklit) olayıdır.
Soru 90
Ağrı çok boyutlu bir kavramdır. Bu kavram üzerine yapılan tüm çalışmalar ve kategoriler düşünüldüğünde; üzerinde en fazla uzlaşılan konu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ağrı nörofizyolojiktir.
B
Ağrı biyokimyasaldır.
C
Ağrı psikolojiktir.
D
Ağrı öznel bir histir.
E
Ağrı bilişseldir.
Açıklama:
Ağrı çok boyutlu bir kavramdır. Nörofizyolojik ve biyokimyasal boyutun yanı sıra, psikolojik, motivasyonel, davranışsal, bilişsel, sosyal ve kültürel boyutların da etkili olduğu bir deneyimdir. Ağrı yoğunluğu bireyden bireye ve ağrının çeşidine göre değişiklik gösterir. Üzerinde en fazla uzlaşılan konu, ağrının öznel bir his olduğu yönündedir.
Soru 91
Bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddeti aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Ağrı toleransı
B
Ağrı fizyolojisi
C
Ağrı eşiği
D
Nöropatik ağrı
E
Psikosomatik ağrı
Açıklama:
Ağrı eşiği bireyin ağrı duyduğu en düşük uyaran şiddetidir. Ağrı eşiği eğitim düzeyi, cinsiyet, etnik köken, dil ve coğrafya gibi özellikler ile ilişkilidir. Bu nedenle ağrı eşiği hem kişiden kişiye hem de ağrıdan ağrıya göre değişir.
Soru 92
Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı/resöptör alıcıları olarak tanımlanan kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Nosiseptörler
B
Resöpterler
C
Nöropatikler
D
Nevralji
E
Lumbolji
Açıklama:
Tam anlamıyla ağrı duyumunu anlamak için bazı kavramları bilmek gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi nosiseptördür. Sinir sistemi dışında kalan tüm doku ve organlarda bulunan ağrı reseptör/alıcılarına nosiseptörler denilmektedir . Bu ağrı reseptörleri derinin yüzeysel alanlarında daha fazladır. Bu
nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir
nedenle, örneğin, kasa yapılan iğne girişi deriye yapılan girişten daha az ağrıya neden olabilir
Soru 93
Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneğine (IASP) göre ağrı beş eksenli bir sınıflandırma ile değerlendirilir. Aşağıdakilerden hangisi bu eksenli sınıflandırmalardan değildir?
Seçenekler
A
Ağrının yer aldığı vücut bölgesi
B
Ağrının etkilediği sistemler
C
Oluşum süreci
D
Ağrının şiddeti ve süreci
E
Ağrının etki mekanizması
Açıklama:
Uluslararası Ağrı Araştırmaları Derneğine (IASP) göre ağrı beş eksenli bir sınıflandırma ile değerlendirilir. Bu sınıflandırmalara göre ilk eksen ağrının yer aldığı vücut bölgesi ile ilgilidir. İkinci eksen ağrının etkilediği sistemler; üçüncü eksen oluşum süresi; dördüncü eksen hastanın ifadesine göre (öznel) ağrının
şiddeti ve süresi; son eksen ise ağrının nedenleri/etiyolojisi üzerinedir. Genelde daha yaygın kullanılan nörofizyolojik mekanizmalara göre, süresine göre, kökenine (etiyolojik) göre ve ağrıyan bölgelere göre yapılan ağrı sınıflandırmasıdır (Bk. Merskey, 1994, akt. Aydın, 2002). Bu sınıflandırmadan başka ağrı sınıflandırmaları da mevcuttur (Aydın, 2002). Bunlardan bazıları derin ağrı, yüzeyel ağrı ve yansıyan ağrıdır. Derin Ağrıda eklem, tendon ve kaslardan gelen uyaranlar ince lifler yoluyla taşınır. Genelde zonklayıcı tarzdadır.
Yüzeyel ağrı deri ve mukozadan gelen ağrıdır. Yansıyan (refere) ağrı bazı organ ve derin organlardan gelip ağrıya neden olan yerden başka yere yansıyan ağrılardır.
şiddeti ve süresi; son eksen ise ağrının nedenleri/etiyolojisi üzerinedir. Genelde daha yaygın kullanılan nörofizyolojik mekanizmalara göre, süresine göre, kökenine (etiyolojik) göre ve ağrıyan bölgelere göre yapılan ağrı sınıflandırmasıdır (Bk. Merskey, 1994, akt. Aydın, 2002). Bu sınıflandırmadan başka ağrı sınıflandırmaları da mevcuttur (Aydın, 2002). Bunlardan bazıları derin ağrı, yüzeyel ağrı ve yansıyan ağrıdır. Derin Ağrıda eklem, tendon ve kaslardan gelen uyaranlar ince lifler yoluyla taşınır. Genelde zonklayıcı tarzdadır.
Yüzeyel ağrı deri ve mukozadan gelen ağrıdır. Yansıyan (refere) ağrı bazı organ ve derin organlardan gelip ağrıya neden olan yerden başka yere yansıyan ağrılardır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisikronik ağrı ile ilişkilendirilen en önemli sosyodemografik belirteçlerden değildir?
Seçenekler
A
İleri yaş
B
Kadın olmak
C
Göçmen olmak
D
Düşük sosyoekonomik düzeyde olmak
E
Orta yaş
Açıklama:
Orta yaş, kadın olmak, göçmen olmak ve daha düşük sosyoekonomik düzeyden olmak ise kronik ağrı ile ilişkilendirilen en önemli sosyodemografik belirteçlerdir. Nitekim Bouhassira, Lantéri-Minet, Attal, Laurent ve Touboul (2008) Fransa’da gerçekleştirdikleri çalışmalarında, genel toplum içinde kronik ağrısı olanların oranını %31.7 olarak saptamıştır.
Soru 95
Ağrı duyusunun olmama durumu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Analjezi
B
Anestezi
C
Hipoaljezi
D
Parestezi
E
Hiperestezi
Açıklama:
Ağrı alan yazınında sıklıkla kullanılan bazı kavramlar vardır. Bunlardan en
önemlileri olan Analjezi ağrı duyusunun olmaması; Anestezi ağrı da dahil
tüm hislerin kaybolması; Hipoaljezi ağrılı uyaranlara azalmış tepki; Hiperestezi
ağrılı uyaranlara artmış tepki; Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran
olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır
önemlileri olan Analjezi ağrı duyusunun olmaması; Anestezi ağrı da dahil
tüm hislerin kaybolması; Hipoaljezi ağrılı uyaranlara azalmış tepki; Hiperestezi
ağrılı uyaranlara artmış tepki; Parestezi belirli bir bölgede, herhangi bir uyaran
olmadan, iğnelenme, karıncalanma ya da uyuşma hissi olarak tanımlanır
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi ağrı ile ilgili kuramlardan değildir?
Seçenekler
A
Spesifite kuramı
B
İmmunite kuramı
C
Patern kuramı
D
Kapı-kontrol kuramı
E
Nöromatriks Kuramı
Açıklama:
Ağrı ile ilgili alan yazında dört ana kuram bulunmaktadır. Bunlar Spesifite kuramı, Patern kuramı ve Kapı-kontrol kuramı ile en son gözden geçirilmiş hali Nöromatriks Kuramdır. Bu kuramlar dışında Endorfin Modeli, İnteraktif Ağrı Modeli gibi henüz kuramsallaşmamış modeller de yer almaktadır.
Soru 97
Ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan kuram aşağıdaki seçeneklerden hangisnde verilmiştir?
Seçenekler
A
Spesifite kuramı
B
Patern kuramı
C
Kapı-kontrol kuramı
D
Nöromatriks Kuramı
E
Endorfin Modeli
Açıklama:
Patern Kuramı ağrının psikolojik yönüne vurgu yapan bir kuramdır. Modern kuramların alt yapısını oluşturur. Bu kurama göre, vücuttan gelen uyarıların süresi ve şiddeti önemlidir. Uyarımlar omurilikte bekletilir, yeterli şiddette ve sürede birikince beyne iletilir. Beyin bu uyarımları ağrı şeklinde yorumlar.
Soru 98
Vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı olduğuna vurgu yapan kuram aşağıda hangi seçenekte verilmiştir?
Seçenekler
A
Spesifite kuramı
B
Kapı-kontrol kuramı
C
Nöromatriks Kuramı
D
Patern kuramı
E
Endorfin Modeli
Açıklama:
Spesifite kuramına göre vücuttaki her uyaranın beyinde temsil edildiği bir reseptörü/alıcısı vardır. Deride yer alan sıcak, soğuk, dokunma ve ağrı duyularını algılayan özelleşmiş alıcılar beyinde temsil edilirler. İlgili yerlere uyaran verilince, beyinde ağrı duyusu oluşmaktadır. Ağrının tipi beyin tarafından tanımlanır.
Soru 99
Özellikle 3-18 yaş arası çocuk ve gençlerde ağrı derecelenmesi ve değerlendirmesi için yaygın olarak kullanılan araç aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Sayısal ölçekler
B
Dartmount Ağrı Soru Formu
C
McGill Melzack Ağrı Soru Formu
D
Wisconsin Kısa Ağrı Çizelgesi
E
Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği
Açıklama:
Wong Baker Yüzler Ağrı Ölçeği özellikle 3-18 yaş arası çocuk ve gençlerde ağrı derecelendirmesi ve değerlendirmesi için kullanılan yaygın bir araçtır.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi ağrı tedavisinde kullanılan ilaç gruplarından değildir?
Seçenekler
A
Lokal Anestezikler
B
Nonstereoid antienflamatuarlar
C
Narkotik olmayan analjezikler
D
Genel Anestezikler
E
Narkotik analjezikler
Açıklama:
Günümüzde en yaygın tedavi yöntemleri ilaç (farmakolojik) tedavisi ve ilaç dışı (nonfarmakolojik) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İlaç tedavileri, ağrının fizyolojik yönünü tedavi ederken; ilaç dışı yöntemler, ağrının duygusal, bilişsel/düşünsel, davranışsal ve sosyal yönüne odaklanır. İlaçla tedavide lokal anestezik, nonstereoid antienflamatuar, opioidler gibi narkotik ve narkotik olmayan analjezik ilaçlar kullanılmaktadır ancak gereksiz ve yoğun analjezik kullanımı önemli yan etkilere ve özellikle narkotiklerin kullanılması ise bağımlılığa ve doz artırımına neden olmaktadır. Analjezikler en fazla uygulanan ağrı giderme yöntemlerindendir ancak uygun kullanılmadığında, ciddi yan etkileri bulunmaktadır.
Ünite 4
Soru 1
The Eatwell Guide sistemine göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır?
Seçenekler
A
Et türleri
B
Bakliyat türleri
C
Sebze- Meyve türleri
D
Süt ürünleri
E
Şekerli yiyecekleri
Açıklama:
The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş
grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse
her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü iyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir.
grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse
her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü iyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir.
Soru 2
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi kontrolsüz diyet yaparken gerçekleşen olumsuzluklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kortizol seviyede düşme
C
Anksiyete
D
Kilo alımı
E
Stres seviyesinde artma
Açıklama:
Kortizol seviyede artma gerçekleşir.
Soru 3
Planlanmış davranış kuramı gerekçeli eylem kuramının bir uzantısıdır ve davranışın en güçlü belirleyicisi olan niyete etki eden önemli yapıyı ele alır.
Aşağıdaki seçeneklerden hangileri bu önemli paylardır?
I. Tutum
II. Öznel normlar
III. Medya
IV. Algılanan davranışsal kontrol.
Aşağıdaki seçeneklerden hangileri bu önemli paylardır?
I. Tutum
II. Öznel normlar
III. Medya
IV. Algılanan davranışsal kontrol.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II,III ve IV
D
I, III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Planlanmış davranış kuramı gerekçeli eylem kuramının bir uzantısıdır ve davranışın en güçlü belirleyicisi olan niyete etki eden üç önemli yapıyı ele alır. Bunlar tutum, öznel normlar ve algılanan davranışsal kontroldür.
Soru 4
Psikiyatrik Hastalıkların Tanı Ölçütleri El Kitabında beslenme ve yeme bozukluklarının tanım ve değerlendirme kriterleri yazmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu tanıma uygun bir hastalık değildir?
Seçenekler
A
Anoreksiya nervoza
B
Tıkanırcasına yeme bozukluğu
C
Pika
D
Obezite
E
Bulimiya nervoza
Açıklama:
Beslenme ve yeme bozukluklarının tanım ve değerlendirme kriterleri Psikiyatrik Hastalıkların Tanı Ölçütleri El Kitabı’nın güncel versiyonunda çeşitli gruplara ayrılmıştır. Bunlar anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkanırcasına yeme bozukluğu, pika, ruminasyon bozukluğu, kaçıngan/ kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu ve tanımlanmış veya
tanımlanmamış diğer beslenme ve yeme bozukluklarıdır.
tanımlanmamış diğer beslenme ve yeme bozukluklarıdır.
Soru 5
Fiziksel aktivitenin bugüne kadar ölçebildiğimiz çok sayıda olumlu etkisi vardır.
Aşağıdaki seçeneklerden hangileri bu faydalardandır?
I. Sosyalleşme
II. Hastalıklardan korunma
III. Depresyonla baş etme
IV. Kilo kaybı
Aşağıdaki seçeneklerden hangileri bu faydalardandır?
I. Sosyalleşme
II. Hastalıklardan korunma
III. Depresyonla baş etme
IV. Kilo kaybı
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
I, III ve IV
D
III ve IV
E
I ve II
Açıklama:
Fiziksel aktivitenin bugüne kadar ölçebildiğimiz çok sayıda olumlu etkisi vardır. Bu etkiler fiziksel ve zihinsel sağlığa faydalar olarak gruplandırılabilir.
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz
duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar.
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz
duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar.
Soru 6
Ölüm sebebi sıralamalarının başlarında yer alan hastalık hangisidir?
Seçenekler
A
Üst solunum enfeksiyonları
B
Tüberküloz
C
Osteoporoz
D
Tip 2 diyabet
E
Kardiyovasküler hastalıklar
Açıklama:
Özellikle ölüm sebebi sıralamalarının başlarında yer alan kardiyovasküler hastalıklar
ve çeşitli kanser türleri için riskin azaltılmasında fiziksel aktivitenin rolünü görmekteyiz.
ve çeşitli kanser türleri için riskin azaltılmasında fiziksel aktivitenin rolünü görmekteyiz.
Soru 7
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği ve Amerikan Kalp Birliği gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlara göre 19- 65 yaş arasındaki bir yetişkinin haftada ortalama kaç dakika yürümesi gerekir?
Seçenekler
A
60 dakika
B
80 dakika
C
100 dakika
D
150 dakika
E
200 dakika
Açıklama:
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği ve Amerikan Kalp Birliği gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlara göre 19- 65 yaş arasındaki bir yetişkinin haftada ortalama 150 dakika yürümesi gerekir.
Soru 8
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi uykuya dalmayı hızlandırır?
Seçenekler
A
Yatakta ders çalışmak
B
Yatakta yemek yemek
C
Kafeinli içecekler
D
Bol sıvı içmek
E
Odanın hafif serin olması
Açıklama:
Odanın hafif serin olması uykuya geçişi kolaylaştırır.
Soru 9
Cinsel olarak aktif kişilerin HIV testini ne kadar sıklıkla yaptırması gerekir?
Seçenekler
A
Ayda bir
B
Üç ayda bir
C
Altı ayda bir
D
Senede bir
E
İki yılda bir
Açıklama:
Cinsel olarak aktif kişilerin HIV testini yılda en az 1 kez düzenli olarak yaptırmaları gerekir.
Soru 10
Prostat problemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Prostat problemleri sadece erkeklerde görülebilir.
B
Prostat problemleri belirti gösterir.
C
Prostat ile ilgili problemler için erken dönemde doktora danışmak yaygın değildir.
D
Genç yaştaki kişilerin prostat kontrolü yaptırmaları gerekir.
E
İleri yaş prostat problemleri için risk etmeni değildir.
Açıklama:
İleri yaş prostat problemleri için risk etmenidir.
Soru 11
İdeal beslenme için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih edilmelidir.
B
Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup en az ölçüde tüketilmelidir.
C
Meyve-sebze grubu gün içinde ve tek bir öğünde ideal tabağımızı oluşturmalıdır.
D
Et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha bol miktarlarda tüketilmelidir.
E
Tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha zararlı olduğu düşünülmektedir.
Açıklama:
Sağlıklı beslenme
Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir. Tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise yağ miktarı fazla olabilir. Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih etmek ve önerilen günlük en az beş porsiyon çeşitli meyve sebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan meyvelerden oluşmaması sistemi doğru kullanmak adına birer adım olabilir.
Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir. Tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise yağ miktarı fazla olabilir. Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih etmek ve önerilen günlük en az beş porsiyon çeşitli meyve sebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan meyvelerden oluşmaması sistemi doğru kullanmak adına birer adım olabilir.
Soru 12
- Maruz kalma
- Sosyal öğrenme
- İlişkisel öğrenme
- Şartlı refleks
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Yeme Davranışının Gelişimsel, Bilişsel ve Kilo Alma Endişesi Modelleri
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir.
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir.
Soru 13
- Yeme bozukluğu
- Depresyon
- Sosyal ilişkilerin bozulması
- Takviye edici gıdaların aşırı tüketimi
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Beden İmgesi ve Beden Memnuniyetsizliği
Beden imgesi ile ilgili problemler yeme bozuklukları ve depresyon gibi klinik durumları ortaya çıkarabilir ve sosyal ilişkiler gibi alanlarda işlevselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Beden imgesindeki problemler, beden görünüşünde değişikliğe yönelik birçok tutum ve davranışı da beraberinde getirmektedir. Böylece kişiler zayıflamak ve kas oranını artırmak için aşırı egzersiz yapma ya da besin alımını kısıtlama, takviye edici ürünleri kontrolsüz tüketme ve sık aralıklarla estetik ameliyatlar yaptırma gibi yollara başvurmaktadır.
Beden imgesi ile ilgili problemler yeme bozuklukları ve depresyon gibi klinik durumları ortaya çıkarabilir ve sosyal ilişkiler gibi alanlarda işlevselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Beden imgesindeki problemler, beden görünüşünde değişikliğe yönelik birçok tutum ve davranışı da beraberinde getirmektedir. Böylece kişiler zayıflamak ve kas oranını artırmak için aşırı egzersiz yapma ya da besin alımını kısıtlama, takviye edici ürünleri kontrolsüz tüketme ve sık aralıklarla estetik ameliyatlar yaptırma gibi yollara başvurmaktadır.
Soru 14
Aşağıda verilenlerden hangileri fiziksel aktivitenin zihinsel sağlığa etkilerindendir?
Seçenekler
A
Kilo artışı
B
Hastalıklardan korunma
C
Normal kilonun korunması
D
Olumsuz duygular ve depresyonla etkin baş etme
E
Kronik hastalıklarla baş etme
Açıklama:
Fiziksel Aktivitenin Fiziksel ve Zihinsel Sağlığa Faydaları
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar.
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar.
Soru 15
- Kas ve iskelet sisteminin aksaklıklıkları
- Enflamasyon (yangı, iltihaplanma)
- Stres
- Uyku bozuklukları
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Fiziksel Aktivitenin Ölçülmesi
Doğru şekilde yapılmayan egzersizler kas ve iskelet sisteminin yanında bağışıklık sistemi aksaklıkları ve enflamasyona (yangı, iltihaplanma) yol açabilmektedir. Olması gereken sınırların üzerinde bir egzersiz programı stres, tükenmişlik, kaygı ve uyku bozuklukları gibi problemlere de yol açabilmektedir.
Doğru şekilde yapılmayan egzersizler kas ve iskelet sisteminin yanında bağışıklık sistemi aksaklıkları ve enflamasyona (yangı, iltihaplanma) yol açabilmektedir. Olması gereken sınırların üzerinde bir egzersiz programı stres, tükenmişlik, kaygı ve uyku bozuklukları gibi problemlere de yol açabilmektedir.
Soru 16
“Değişime hazır olma ya da karar verme modeli olarak da bilinir ve bireylerin beş farklı davranış değişim aşamasından birinde bulunduğu varsayımına dayanır.” Şeklinde tanımlanan fiziksel aktiviteyi artırıcı müdahale aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuramlar arası model
B
Motivasyonel görüşme tekniği
C
Öz-belirleme kuramı
D
Sosyal biliş kuramı
E
Reinhold kuramı
Açıklama:
Fiziksel Aktiviteyi Artırıcı Müdahaleler
Kuramlar arası model değişime hazır olma ya da karar verme modeli olarak da bilinir ve bireylerin beş farklı davranış değişim aşamasından birinde bulunduğu varsayımına dayanır.
Kuramlar arası model değişime hazır olma ya da karar verme modeli olarak da bilinir ve bireylerin beş farklı davranış değişim aşamasından birinde bulunduğu varsayımına dayanır.
Soru 17
Amacı kişinin söz konusu çatışmalarını çözmesini sağlamak ve böylece değişim için ihtiyaç duyduğu motivasyona sahip olmasına yardımcı olmak olan fiziksel aktiviteyi artırıcı müdahale aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuramlar arası model
B
Motivasyonel görüşme tekniği
C
Öz-belirleme kuramı
D
Sosyal biliş kuramı
E
Reinhold kuramı
Açıklama:
Fiziksel Aktiviteyi Artırıcı Müdahaleler
Motivasyonel görüşmenin amacı kişinin söz konusu çatışmalarını çözmesini sağlamak ve böylece değişim için ihtiyaç duyduğu motivasyona sahip olmasına yardımcı olmaktır. Öz yeterliği artırmak, direnmeyle savaşmak ve danışanların şimdiki durumlarıyla hayal ettikleri durum arasındaki uyuşmazlık konusunda farkındalık oluşturmak gibi stratejilerle kişilerin iç çatışmalarından kaynaklanan davranıştaki değişime engel durumların çözümü sağlanır.
Motivasyonel görüşmenin amacı kişinin söz konusu çatışmalarını çözmesini sağlamak ve böylece değişim için ihtiyaç duyduğu motivasyona sahip olmasına yardımcı olmaktır. Öz yeterliği artırmak, direnmeyle savaşmak ve danışanların şimdiki durumlarıyla hayal ettikleri durum arasındaki uyuşmazlık konusunda farkındalık oluşturmak gibi stratejilerle kişilerin iç çatışmalarından kaynaklanan davranıştaki değişime engel durumların çözümü sağlanır.
Soru 18
“Göz hareketlerinin durduğu, ara ara hızlı beyin dalgalarıyla bölünen yavaş beyin dalgalarının gözlendiği evredir. Bu evre ilk uykuya geçiş evresini takiben derin uykuya hazırlık evresi olarak düşünülebilir.” Şeklinde tanımlanan uyku evresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1. Evre
B
2. Evre
C
3. Evre
D
4. Evre
E
5. Evre
Açıklama:
Uyku Döngüsü ve Uyku Evreleri
Uyku bir döngü şeklinde çeşitli evreleri içinde barındıran bir sistemdir. 2. Evre: Göz hareketlerinin durduğu, ara ara hızlı beyin dalgalarıyla bölünen yavaş beyin dalgalarının gözlendiği evredir. Bu evre ilk uykuya geçiş evresini takiben derin uykuya hazırlık evresi olarak düşünülebilir.
Uyku bir döngü şeklinde çeşitli evreleri içinde barındıran bir sistemdir. 2. Evre: Göz hareketlerinin durduğu, ara ara hızlı beyin dalgalarıyla bölünen yavaş beyin dalgalarının gözlendiği evredir. Bu evre ilk uykuya geçiş evresini takiben derin uykuya hazırlık evresi olarak düşünülebilir.
Soru 19
- İnsomnia
- Hipersomnia
- Hiperplazi
- Narkolepsi
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Uykusuzluk ve aşırı uyuma bozukluğu grubunda yer alan uyku-uyanıklık problemleri insomnia (uykusuzluk), aşırı uyuma (hipersomnia) bozukluğu ve narkolepsidir.
Soru 20
Aşağıda verilen doğum kontrol yöntemlerinden hangisi diğerlerine göre daha az güvenilir olanıdır?
Seçenekler
A
Spermisid
B
Diyafram
C
Geri çekme
D
Rahim içi araç
E
Preservatif
Açıklama:
CİNSELLİK
Doğum kontrol yöntemleri bariyer oluşturan, hormonal ve rahim içi teknikler olarak gruplandırılabilir. Bunun yanı sıra takvim ve geri çekme yöntemi gibi güvenilirliği daha az gebelik kontrol yolları da ülkemizde ve dünya genelinde kullanılmaktadır.
Doğum kontrol yöntemleri bariyer oluşturan, hormonal ve rahim içi teknikler olarak gruplandırılabilir. Bunun yanı sıra takvim ve geri çekme yöntemi gibi güvenilirliği daha az gebelik kontrol yolları da ülkemizde ve dünya genelinde kullanılmaktadır.
Soru 21
The Eatwell Guide'a göre aşağıdaki taımlanan yiyecek gruplarından hangisi en az miktarda tüketilmeli ve hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir?
Seçenekler
A
Ekmek, pirinç, patates vb. yiyecekleri oluşturduğu grup
B
Meyve ve sebze grubu
C
Et ve bakliyat grubu
D
Süt ve süt ürünleri grubu
E
Yağ ve şeker içeren yiyecekler grubu
Açıklama:
The Eatwell Plate ve güncellenmiş versiyonu The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yük-sek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 22
Sağlıklı beslenme ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Her bir grup içindeki yiyeceklerin özellikleri aynıdır.
B
İşlenmiş olan yiyeceklerin tam tahıllı olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir.
C
Bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise yağ miktarı fazla olabilir.
D
Her gruptan besini tüketirken yağ oranı yüksek olanları tercih etmek gerekir.
E
Sebze grubunun özellikle şeker oranı en yüksek olan meyvelerden oluşması önerilmektedir.
Açıklama:
Her bir grup içindeki yiyeceklerin belirli özellikleri farklılaşabilmektedir. Örneğin tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif ) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişe- bilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise yağ miktarı fazla olabilir. Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih etmek ve önerilen günlük en az beş porsiyon çeşitli meyve-sebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan meyvelerden oluşmaması sistemi doğru kullanmak adına birer adım olabilir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 23
Çocuklukta sağlıklı yiyecekler ile beslenmesi sağlanılan birisinin ileriki dönemlerde de sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesinde bu durumun etkili olabileceği yeme davranışının gelişimsel modelinde hangi kavram ile açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Alışkanlık
B
Maruz kalma
C
Sosyal öğrenme
D
İlişkisel öğrenme
E
Yaşantısal öğrenme
Açıklama:
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir. Yaşamın erken döneminde maruz kalınan yiyecek türlerinin daha sonraları da tercih edilmesi maruz bırakmanın yeme davranışını nasıl şekillendirebildiğini göstermektedir.
Çocuklukta sağlıklı yiyeceklere maruz kalmanın ileriki dönemlerde de sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmede etkili olabileceği söylenebilir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Çocuklukta sağlıklı yiyeceklere maruz kalmanın ileriki dönemlerde de sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmede etkili olabileceği söylenebilir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 24
Beden memnuniyetsizliğinin yıkıcı psikolojik etkilerinin gelişimsel olarak hangi yaşam dönemindeki bireylerde daha fazla görüldüğü söylenebilir?
Seçenekler
A
Çocukluk
B
Ergenlik
C
Genç yetişkinlik
D
Orta yetişkinlik
E
İleri yetişkinlik
Açıklama:
Olumsuz beden imgesi depresyon, anksiyete, intihar düşünceleri ve problemli sosyal ilişkilere sebep olabilir. Beden memnuniyetsizliğinin yıkıcı psikolojik etkileri ergenlik dönemindeki bireylerde daha fazla görülebilmekte ve uzun vadeli olabilmektedir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 25
Bu yeme bozukluğuna sahip olan kişiler yeme davranışı üzerindeki kontrollerini kaybeder ve aşırı miktarda yemek yerler. Aşırı miktarda yemek yemeyi telafi etmek için aç kalma, kusma, aşırı fiziksel egzersiz yapma ya da müshil başta olmak üzere çeşitli ilaçlar kullanma gibi yollara başvururlar.
Yukarıda ifade edilen yeme bozukluğu türü aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda ifade edilen yeme bozukluğu türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bulimiya nervoza
B
Anoreksiya nervoza
C
Tıkanırcasına yeme bozukluğu
D
Ruminasyon bozukluğu
E
Kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu
Açıklama:
Bulimiya nervozada, kişiler yeme davranışı üzerindeki kontrollerini kaybeder ve aşırı miktarda yemek yerler. Aşırı miktarda yemek yemeyi telafi etmek için aç kalma, kusma, aşırı fiziksel egzersiz yapma ya da müshil başta olmak üzere çeşitli ilaçlar kullanma gibi yollara başvururlar. Telafi niyetiyle yapılan bu davranışların sıklığına ve kişinin işlevselliğindeki bozulma derecesine göre hastalığın şiddeti değişiklik gösterebilir.
Doğru cevap A aseçeneğidir.
Doğru cevap A aseçeneğidir.
Soru 26
Önceleri yeterli fiziksel aktivitede bulunmamayı ifade ederken, artık gün içinde oturarak geçirdiğimiz zamanları anlatmak için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rutin davranış
B
Kaçınmacı davranış
C
Ertelemeci davranış
D
Sedanter davranış
E
Ruminatif davranış
Açıklama:
Sedanter davranış önceleri yeterli fiziksel aktivitede bulunmamayı ifade ederken, artık gün içinde oturarak geçirdiğimiz zamanları anlatmak için kullanılan bir terim haline gelmiştir.
Sedanter (hareketsiz) günlük yaşam aktivitelerinin çoğalmasıyla beraber fiziksel aktiviteye ayrılan zaman sınırlı kalmakta ve sağlığa olumsuz getirileri pahasına söz konusu kısır döngü sürdürülmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Sedanter (hareketsiz) günlük yaşam aktivitelerinin çoğalmasıyla beraber fiziksel aktiviteye ayrılan zaman sınırlı kalmakta ve sağlığa olumsuz getirileri pahasına söz konusu kısır döngü sürdürülmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 27
Fiziksel aktivitenin özellikle aşağıdaki psikolojik rahatsızlıklardan hangisiyle yakından ilgili olduğu ve aynı zamanda bir başa çıkma yöntemi olarak etkili söylenebilir?
Seçenekler
A
Kaygı bozukluğu
B
Depresyon
C
Fobik bozukluklar
D
Takıntı/zorlantı bozukluğu
E
Panik bozukluk
Açıklama:
Fiziksel aktivitenin zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkileri tek bir aktivite yaşantısı ile dahi ortaya çıkabilmektedir. Fiziksel aktivitenin hem depresyona karşı koruyucu hem de depresyonla etkin baş etme üzerindeki etkileri konunun oldukça sık çalışılmasına ve ilgi çekmesine yol açmıştır. Meta-analitik çalışmalar fiziksel aktivitenin depresyonu azaltıcı etkilerini ortaya koymaktadır.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 28
19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama ..... dakika orta düzeyde olmak üzere haftada ortalama ..... dakika olduğu kabul edilmektedir.
Yukarıdaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
60-300
B
60-420
C
30-210
D
30-150
E
20-140
Açıklama:
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği (the British Association of Sport and Exercise Sciences) ve Amerikan Kalp Birliği (the American Heart Association) gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlar 19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama 30 dakika orta düzeyde olmak üzere haftada ortalama 150 dakika olduğunu kabul etmektedir. Orta düzeyden kasıt ise tempolu yürüyüş, yüzme ve orta hızda bisiklet sürme gibi fiziksel aktivitelere denk aktivitelerdir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 29
Organizmalarda bulunan geçici bir programlama, dünyanın güneş etrafında dönmesi sonucu 24 saatlik zaman dilimine uyarlanmış genetik düzenlemelerden davranışa farklı seviyelerde etkili olan otomatik bir adaptasyon süreci hangi kavram ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Sirkadiyen saat
B
Rutin saat
C
Uyku döngüsü
D
Uyku hijyeni
E
Uyku evresi
Açıklama:
Sirkadiyen saat organizmalarda bulunan geçici bir programlama, dünyanın güneş etrafında dönmesi sonucu 24 saatlik zaman dilimine uyarlanmış genetik düzenlemelerden davranışa farklı seviyelerde etkili olan otomatik bir adaptasyon sürecidir.
Doğru cevap A sçeneğidir.
Doğru cevap A sçeneğidir.
Soru 30
Aşağıdaki doğum kontrol yöntemlerinden hangisi diğerlerine göre daha az güvenilir bir yöntemdir?
Seçenekler
A
Kondom kullanımı
B
Diyafram
C
Doğum kontrol hapı
D
Spiral taktırma
E
Geri çekilme
Açıklama:
Doğum kontrol yöntemleri bariyer oluşturan, hormonal ve rahim içi teknikler olarak gruplandırılabilir. Bunun yanı sıra takvim ve geri çekme yöntemi gibi güvenilirliği daha az gebelik kontrol yolları da ülkemizde ve dünya genelinde kullanılmaktadır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 31
Yeme davranışını fiziksel çekicilik, kontrol ve başarı gibi temalar üzerinde etkili olan bir örüntü olarak ele alan davranış kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sezgisel beslenme
B
Kilo alma endişesi modeli
C
Kontrolsüz diyet
D
Planlanmış davranış kuramı
E
Gerekçeli eylem kuramı
Açıklama:
SAĞLIKLI BESLENME başlıklı bölümden alınmıştır.
Kilo alma endişesi modeli ise yeme davranışını fiziksel çekicilik, kontrol ve başarı gibi temalar üzerinde etkili olan bir örüntü olarak ele alır. Kişiler popüler normların dayattığı vücut şekillerini hedef olarak benimser ve bu yolda yeme davranışını çeşitli şekillerde manipüle etme ihtiyacı hissederler. Bu durum olumsuz beden imgesi, kontrolsüz diyet yapma ve yeme bozuklukları geliştirme gibi bir dizi olumsuz sonucu da beraberinde getirebilir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Kilo alma endişesi modeli ise yeme davranışını fiziksel çekicilik, kontrol ve başarı gibi temalar üzerinde etkili olan bir örüntü olarak ele alır. Kişiler popüler normların dayattığı vücut şekillerini hedef olarak benimser ve bu yolda yeme davranışını çeşitli şekillerde manipüle etme ihtiyacı hissederler. Bu durum olumsuz beden imgesi, kontrolsüz diyet yapma ve yeme bozuklukları geliştirme gibi bir dizi olumsuz sonucu da beraberinde getirebilir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 32
Sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflamak ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duyulan endişenin yine de devam etmesi şeklindeki yeme bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bulimiya nervoza
B
Tıkanırcasına yeme bozukluğu
C
Pika
D
Anoreksiya nervoza
E
Ruminasyon bozukluğu
Açıklama:
SAĞLIKLI BESLENME başlıklı bölümden alınmıştır.
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler. Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip çeşitli yollarla (kusma, müshil vb.) yediklerini çıkarabilir (tıkanırcasına yeme/çıkarma türü) ya da sadece yediklerini kısıtlayabilirler (kısıtlayıcı tür). Doğru yanıt D seçeneğidir.
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler. Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip çeşitli yollarla (kusma, müshil vb.) yediklerini çıkarabilir (tıkanırcasına yeme/çıkarma türü) ya da sadece yediklerini kısıtlayabilirler (kısıtlayıcı tür). Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 33
Yeme bozuklukları hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ve aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunur.
B
Bulimiya nervozada kişiler yeme davranışı üzerindeki kontrollerini kaybeder ve aşırı miktarda yemek yerler.
C
Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip yediklerini çıkarırlar.
D
Ruminasyon bozukluğunda hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler.
E
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığıdır.
Açıklama:
SAĞLIKLI BESLENME başlıklı bölümden alınmıştır.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz. Tıkanırcasına yeme döngülerinin sıklığı bulimiya nervozadaki telafi davranış sıklığı skalasına benzer şekilde değerlendirilerek hastalığın şiddeti belirlenir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz. Tıkanırcasına yeme döngülerinin sıklığı bulimiya nervozadaki telafi davranış sıklığı skalasına benzer şekilde değerlendirilerek hastalığın şiddeti belirlenir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 34
Aşağıdaki seçeneklerde sedanter yaşam tarzı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sedanter davranış gün içinde oturarak geçirdiğimiz zamanları ifade eden bir terimdir.
B
Teknolojik yenilikler sedanter davranışa yönelimi artırmaktadır.
C
Yapılan çalışmalarda aralıksız oturarak geçirilen zamandan çok toplamda oturarak geçirilen zamanın zararlı olduğu gösterilmiştir.
D
Fiziksel olarak aktif kişilerde bile televizyon önünde geçirilen zaman fiziksel sağlığı olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
E
Sosyal medya sedanter yaşam tarzına yönelimi artırmaktadır.
Açıklama:
FİZİKSEL AKTİVİTE başlıklı bölümden alınmıştır.
Yapılan çalışmalarda toplamda oturarak geçirilen zamandan çok aralıksız oturarak geçirilen zamanın zararlı olduğu gösterilmiş ve sağlık açısından risk oluşturan söz konusu zararı en aza indirmek için oturarak geçirilen sürenin bölünmesi ve oturmanın etkilerini hafifletecek ortopedik ve ergonomik eşyaların kullanımı önerilmiştir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Yapılan çalışmalarda toplamda oturarak geçirilen zamandan çok aralıksız oturarak geçirilen zamanın zararlı olduğu gösterilmiş ve sağlık açısından risk oluşturan söz konusu zararı en aza indirmek için oturarak geçirilen sürenin bölünmesi ve oturmanın etkilerini hafifletecek ortopedik ve ergonomik eşyaların kullanımı önerilmiştir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 35
19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarı günlük ortalama kaç dakikadır?
Seçenekler
A
60 dakika
B
15 dakika
C
45 dakika
D
30 dakika
E
90 dakika
Açıklama:
FİZİKSEL AKTİVİTE başlıklı bölümden alınmıştır.
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği (the British Association of Sport and Exercise Sciences) ve Amerikan Kalp Birliği (the American Heart Association) gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlar 19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama 30 dakika orta düzeyde olmak üzere haftada ortalama 150 dakika olduğunu kabul etmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği (the British Association of Sport and Exercise Sciences) ve Amerikan Kalp Birliği (the American Heart Association) gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlar 19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama 30 dakika orta düzeyde olmak üzere haftada ortalama 150 dakika olduğunu kabul etmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 36
Gözlerin kapalıyken hızlı bir şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve kalp atım hızının arttığı, kan basıncının yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak görüldüğü uyku evresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uykuya geçiş evresi
B
Derin uyku
C
Derin uykuya hazırlık evresi
D
Hafif uyku
E
REM uykusu
Açıklama:
UYKU başlıklı bölümden alınmıştır.
REM uykusu gözlerin kapalıyken hızlı bir şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve kalp atım hızının arttığı, kan basıncının yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak görüldüğü uyku evresidir. Kol ve bacaklar geçici olarak paralize (felç) durumdadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
REM uykusu gözlerin kapalıyken hızlı bir şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve kalp atım hızının arttığı, kan basıncının yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak görüldüğü uyku evresidir. Kol ve bacaklar geçici olarak paralize (felç) durumdadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 37
Aşağıdaki seçeneklerde verilen kaliteli uyku ile ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gece uykuya kolay dalabilmek kaliteli uykunun bir özelliğidir.
B
Sağlıklı yetişkin bir bireyin günlük ortalama 7-8 saat uykuya ihtiyacı vardır.
C
Yaklaşık 20 dakika içinde uykuya dalma gerçekleşmediyse yataktan çıkmak ve başka şeylerle meşgul olmak gerekmektedir.
D
Gün içinde yapılacak kestirme uykular için öğleden sonra tercih edilmelidir.
E
Sabah uyanmakta zorlanmamak kaliteli uykunun bir göstergesidir.
Açıklama:
UYKU başlıklı bölümden alınmıştır.
Sağlıklı uykuya giden adımlardan biri uyku ve uyanma saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olmasıdır. Sanılanın aksine, hafta içi kısaltılan uyku süresinin hafta sonu geç uyanmayla ya da gün içinde uzun kestirmelerle telafi edilmeye çalışılması sürdürülebilir sağlıklı uyku rutininden uzaktır. Gün içinde kestirmeler nadiren uykusuz geçen geceleri telafi etmek için kullanılabilir ancak öğleden sonra geç saatlerden sonra tercih edilmemesi ve 30 dakikayı geçmemesi önerilmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Sağlıklı uykuya giden adımlardan biri uyku ve uyanma saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olmasıdır. Sanılanın aksine, hafta içi kısaltılan uyku süresinin hafta sonu geç uyanmayla ya da gün içinde uzun kestirmelerle telafi edilmeye çalışılması sürdürülebilir sağlıklı uyku rutininden uzaktır. Gün içinde kestirmeler nadiren uykusuz geçen geceleri telafi etmek için kullanılabilir ancak öğleden sonra geç saatlerden sonra tercih edilmemesi ve 30 dakikayı geçmemesi önerilmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 38
Gün içinde gelen uyku atakları ile karakterize aşırı uyuma bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uyku apnesi
B
Narkolepsi
C
Kataklepsi
D
Hipersomnia
E
İnsomnia
Açıklama:
UYKU başlıklı bölümden alınmıştır.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur. Başka bir tıbbi duruma ikincil olarak var olabileceği gibi diğer uyku-uyanıklık bozukluklarıyla beraber de görülebilmektedir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur. Başka bir tıbbi duruma ikincil olarak var olabileceği gibi diğer uyku-uyanıklık bozukluklarıyla beraber de görülebilmektedir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 39
Aşağıdaki seçeneklerde doğum kontrol yöntemleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bariyer oluşturan yöntemlere doğum kontrol hapları örnek verilebilir.
B
Hormonal doğum kontrol yöntemleri %100 korunma sağlar.
C
Eğitim düzeyi düştükçe doğum kontrol yöntemlerinin tutarlı kullanımı artmaktadır.
D
Birden fazla korunma yönteminin uygun koşullar altında bir arada kullanımı daha fazla korunma sağlar.
E
Diyafram erkek tarafından kullanılan bir doğum kontrol yöntemidir.
Açıklama:
CİNSELLİK başlıklı bölümden alınmıştır.
Doğum kontrol tekniklerinin hiçbirinin güvenirlikleri %100 değildir ancak yine de oldukça yüksektir. Bu nedenle birden fazla korunma yöntemi uygun koşullar altında kullanılabilir ve koruyuculuk artırılabilir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Doğum kontrol tekniklerinin hiçbirinin güvenirlikleri %100 değildir ancak yine de oldukça yüksektir. Bu nedenle birden fazla korunma yöntemi uygun koşullar altında kullanılabilir ve koruyuculuk artırılabilir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 40
Erkek ya da kadınlarda görülebilen ve çeşitli fizyolojik, hormonal, genetik sebeplere bağlı olarak çocuk sahibi olamama durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnfertilite
B
Düşük
C
Prostat
D
Menopoz
E
Kürtaj
Açıklama:
CİNSELLİK başlıklı bölümden alınmıştır.
İnfertilite erkek ya da kadınlarda görülebilen ve çeşitli fizyolojik, hormonal, genetik sebeplere bağlı olarak çocuk sahibi olamamaya yol açan medikal bir durumdur. İnfertilitesi olan çiftler üzerinde yürütülen çalışmalar sonucu erkeklerde sertleşme bozukluğu, kadınlarda ise cinsel ilgi/uyarılma bozukluğu gibi cinsel işlev bozuklukları görülebildiği saptanmıştır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
İnfertilite erkek ya da kadınlarda görülebilen ve çeşitli fizyolojik, hormonal, genetik sebeplere bağlı olarak çocuk sahibi olamamaya yol açan medikal bir durumdur. İnfertilitesi olan çiftler üzerinde yürütülen çalışmalar sonucu erkeklerde sertleşme bozukluğu, kadınlarda ise cinsel ilgi/uyarılma bozukluğu gibi cinsel işlev bozuklukları görülebildiği saptanmıştır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 41
I: Et
II: Pirinç
III: Yağ
IV: Makarna
The Eatwell Guide'a gore yukarıdaki yiyeceklerden hangisi ya da hangileri aynı gruba ait yiyeceklerdir?
II: Pirinç
III: Yağ
IV: Makarna
The Eatwell Guide'a gore yukarıdaki yiyeceklerden hangisi ya da hangileri aynı gruba ait yiyeceklerdir?
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir
Soru 42
The Eatwell Guide'a göre aşağıdaki yiyeceklerden hangisi mümkün olduğunca az tüketilmelidir?
Seçenekler
A
Şeker
B
Et
C
Patates
D
Brokoli
E
Portakal
Açıklama:
The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir
Soru 43
I: Bazı etlerin yağ içeriği fazla olabilir.
II: Bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksektir.
III: Tam tahıllı yiyecekler işlenmiş olanlara göre daha sağlıklıdır.
The Eatwell Guide'a göre yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksektir.
III: Tam tahıllı yiyecekler işlenmiş olanlara göre daha sağlıklıdır.
The Eatwell Guide'a göre yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif ) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise yağ miktarı fazla olabilir.
Soru 44
I: Maruz Kalma
II: Klasik Koşullama
III: Sosyal Öğrenme
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yeme içme davranışlarımızı anlatan gelişimsel modele göre öne çıkan süreçlerdendir?
II: Klasik Koşullama
III: Sosyal Öğrenme
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yeme içme davranışlarımızı anlatan gelişimsel modele göre öne çıkan süreçlerdendir?
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve III
C
I ve II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi yeme davranışlarını açıklayan gelişimsel model süreçlerinden biridir?
Seçenekler
A
İlişkisel Öğrenme
B
Kalsik Koşullama
C
Bilişsel Davranışçı Öğrenme
D
Yaparak yaşayarak öğrenme
E
Sunuş yoluyla öğrenme
Açıklama:
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir.
Soru 46
Yeme davranışları ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sosyal ortamlar yeme davranışlarımızı şekillendirmede yetersizdir.
B
Çocuklukta sağlıklı yiyeceklere maruz kalan bireylerin ileriki dönemlerde de sağlıklı beslenme alışkanlıkları gözlenir.
C
Medyanın yeme davranışları üzerinde etkisi gözlenir.
D
Sağlıklı yiyeceklerin olumlu pekiştreçlerle ilişkilendirilmesi sağlıklı beslenme davranışlarına katkı sağlar.
E
Ebeveyn kontrolünün sağlıklı yeme davranışları üzerinde etkisi bilinmemektedir.
Açıklama:
Çocuklukta sağlıklı yiyeceklere maruz kalmanın ileriki dönemlerde de sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmede etkili olabileceği söylenebilir. Yapılan çalışmalar yiyeceklere karşı yenilik korkusunun sağlıklı beslenme için gerekli çeşitlilikten mahrum kalmayla ilişkisine dikkat çekmektedir. Maruz bırakmaya ek olarak sosyal ortamlar yeme davranışının öğrenilmesine katkı sağlar. Kişiler ebeveynlerini, akranlarını ve medyanın sunduklarını model alarak yeme davranışlarını şekillendirirler. Çalışmalar kişilerin kahvaltı alışkanlıklarından atıştırmalık ru- tinlerine kadar birçok yeme davranışı özelliklerinin ebeveynlerle yüksek benzerlik gösterdiğini rapor etmektedir. Medyanın da yeme davranışının gelişiminde etkisi göz ardı edilemeyecek boyuttadır. Özellikle reklamlarda çocuklar için pazarlanan işlenmiş gıdaların çekici hale getirilmesi çocukların yüksek yağ, şeker ve kalori içeren bu tür gıdaları daha fazla tüketmelerine ve sağlıksız beslenmelerine yol açabilmektedir. İlişkisel öğrenme ilkeleri de yeme davranışının gelişiminde rol oynamaktadır. Sağlıklı yiyeceklerin olumlu pekiştireçlerle ilişkilendirilmesinin çocukların yeme davranışlarının sağlıklı gelişimi açısından önemli olduğu düşünülmektedir ancak pekiştireçlerin çikolata gibi daha fazla tercih edilir yiyecekler olmamasına dikkat edilmesi ve beslenme repertuvarına katılmak istenen yiyeceğin değerini ar- tırıcı pekiştireçlerin tercih edilmesi sağlıklı beslenme davranışının kalıcı olması açısından önemlidir. Yeme davranışı üzerindeki ebeveyn kontrolünün sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmeye etkileri konusundaki bulgular ise karışıktır. Kimi çalışmalar ebeveyn kontrolünün faydalarından kimileri ise zararlarından bahsetmektedir. Gerek açık (Ör. belli yiyecekleri yasaklamak) gerekse örtük (Ör. belli yiyecekleri satın almamak) kontrol yöntemlerinin sağlıklı beslenme davranışını destekleyici etkileri var gibi görünebilir ancak uzun vadede bu tür stratejilerin pek de istenen hedefe hizmet etmediği ve beslenme alışkanlıklarının sağlıklı yönetimi için gerekli becerilerin gelişmesine olumsuz etkide bulunduğu görülmektedir.
Soru 47
Aşağıdaki hangisi olumlu bir beden imgesine sahip bireylerin davranışlarından biridir?
Seçenekler
A
Düzenli egzersiz yapma
B
Aşırı egzersiz yapma
C
Besin alımını kısıtlama
D
Sık sık estetik ameliyat yaptırma
E
Takviye edici ürünler kullanma
Açıklama:
Beden imgesindeki problemler, beden görünüşünde değişikliğe yönelik birçok tutum ve davranışı da beraberinde getirmektedir. Böylece kişiler zayıflamak ve kas oranını artırmak için aşırı egzersiz yapma ya da besin alımını kısıtlama, takviye edici ürünleri kontrolsüz tüketme ve sık aralıklarla estetik ameliyatlar yaptırma gibi yollara başvurmaktadır
Soru 48
Aşağıdaki yeme bozukluklarından hangisi yiyecek olmayan maddeleri yeme davranışlarını içeren bozukluk olarak tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Pika
B
Anoreksiya Nezroza
C
Bulimiya Nevroza
D
Obezite
E
Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu
Açıklama:
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığıdır ve daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir. Yenilen maddelere örnek olarak sabun, tebeşir, duvar boyası ve kağıt verilebilir ancak söz konusu liste oldukça geniştir.
Soru 49
Kilo alımını engellemek için haftalık ortalama yapılması gereken egzersiz süresi ne kadardır?
Seçenekler
A
150-250 dakika
B
200-300 dakika
C
100-200 dakika
D
250-350 dakika
E
350-500 dakika
Açıklama:
Yapılan çalışmalar kilo alımını engellemek için haftalık 150-250 dakika (yaklaşık 1200-2200 kcal.’ye denk) fiziksel aktivitenin gerekli olduğunu göstermektedir.
Soru 50
I: Yetişkinlerde 5-6 saat
II: Okul Öncesi dönem çocuklarda 11- 12 saat
III: Okul çağı çocuklarda ve ergenlerde 7-8 saat
IV: Yeni doğanlarda 16-18 saat
Sağlıklı bireylerin ortalama uyku ihtiyacı yukarıda yazılan sürelerden hangisi ya da hangileri kadar olmalıdır?
II: Okul Öncesi dönem çocuklarda 11- 12 saat
III: Okul çağı çocuklarda ve ergenlerde 7-8 saat
IV: Yeni doğanlarda 16-18 saat
Sağlıklı bireylerin ortalama uyku ihtiyacı yukarıda yazılan sürelerden hangisi ya da hangileri kadar olmalıdır?
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve II
C
I ve III
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Sağlıklı bir bireyin uyku ihtiyacı yeni doğanlarda 16-18 saat, okul öncesi dönemdeki çocuklarda 11-12 saat, okul çağındaki çocuklar ve ergenlerde 10 saat ve yetişkinlerde 7-8 saattir.
Soru 51
Aşağıda verilen yüksek içerikteki gıdalardan hangisinin en az tüketilmesi hatta bazen hiç tüketilmemesi önerilmektedir?
Seçenekler
A
Süt ve süt ürünleri
B
Et ve süt ürünleri
C
Et ve bakliyat ürünleri
D
Yağ ve şeker ürünleri
E
Et ve yağ ürünleri
Açıklama:
The Eatwell Plate ve güncellenmiş versiyonu The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır. Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 52
I. Karbonhidrat
II. Yağ
III. Protein
Yukarıdaki besin maddelerin hangisi/hangilerinin yiyeceklerin içinde bulunmasının kronik hastalıklar ile baş etmede etkili olduğu söylenebilir?
II. Yağ
III. Protein
Yukarıdaki besin maddelerin hangisi/hangilerinin yiyeceklerin içinde bulunmasının kronik hastalıklar ile baş etmede etkili olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yiyeceklerin içinde bulunan yağ, karbonhidrat ve protein gibi makro besin maddeleri de kronik hastalıklarla baş etmede etkilidir.
Örneğin hayvansal yağın kanserle ilişkisi üzerine birçok araştırma yapılmış ve özellikle prostat kanseri ile olan ilişkisine dikkat çekilmiştir. Kardiyovasküler hastalıklar için de başta doymuş ve trans yağ içeren gıdalar olmak üzere, günlük diyetteki yağ oranına dikkat edilmesi önerilmektedir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Örneğin hayvansal yağın kanserle ilişkisi üzerine birçok araştırma yapılmış ve özellikle prostat kanseri ile olan ilişkisine dikkat çekilmiştir. Kardiyovasküler hastalıklar için de başta doymuş ve trans yağ içeren gıdalar olmak üzere, günlük diyetteki yağ oranına dikkat edilmesi önerilmektedir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 53
Olumsuz beden imgesi gibi beden memnuniyetsizliğin psikolojik etkilerinin hangi gelişim döneminde daha yıkıcı etkisinin olabileceği söylenebilir?
Seçenekler
A
Bebeklik
B
İlk çocukluk
C
Son çocukluk
D
Ergenlik
E
İleri yetişkinlik
Açıklama:
Beden memnuniyetsizliğinin yıkıcı psikolojik etkileri ergenlik dönemindeki bireylerde daha fazla görülebilmekte ve uzun vadeli olabilmektedir. Çünkü bu dönemde fiziksel görünüş ve beden görünümü bireyler açısından çok önemlidir. Buna karşın olumlu beden imgesine sahip olmak yakın ilişkilerdeki dinamikleri olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle beden imgesi ile ilgili problemlere müdahale bu durumdan muzdarip kişilerin yaşamlarının birçok alanında işlevselliklerini sürdürebilmeleri için son derece önemlidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 54
Bu bozuklukta hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler. Bu hastalar tıkanırcasına yiyip çeşitli yollarla yediklerini çıkarabilir ya da sadece yediklerini kısıtlayabilirler.
Yukarıda açıklaması yapılan yeme bozukluğu ile ilgili olan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda açıklaması yapılan yeme bozukluğu ile ilgili olan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aşırı Yeme
B
Az yeme
C
Anoreksiya nervoza
D
Bulimiya nervoza
E
Tıkanırcasına yeme
Açıklama:
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler. Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip çeşitli yollarla (kusma, müshil vb.) yediklerini çıka- rabilir (tıkanırcasına yeme/çıkarma türü) ya da sade- ce yediklerini kısıtlayabilirler (kısıtlayıcı tür).
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 55
I. Normal üstünde kilo
II. Obezite
III. Birçok kronik rahatsızlık
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sedanter yaşam tarzına yönelik eğilimin sonucunda ortaya çıkabilecek sorunlar arasında yer almaktadır?
II. Obezite
III. Birçok kronik rahatsızlık
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sedanter yaşam tarzına yönelik eğilimin sonucunda ortaya çıkabilecek sorunlar arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sedanter (hareketsiz) günlük yaşam aktivitelerinin çoğalmasıyla beraber fiziksel aktiviteye ayrılan zaman sınırlı kalmakta ve sağlığa olumsuz getirileri pahasına söz konusu kısır döngü sürdürülmektedir. Bu durum aslında fiziksel aktivite davranışının hayatımıza yerleşmesi için hareket içeren alışkanlıkların kazandırılması ve sürdürülmesinin yanı sıra sedanter alışkanlıkların kısıtlanması için de çaba ve değişimin gerekli olduğuna dikkat çeker.
Soru 56
Dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlar 19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama ne kadar olması gerektiği önerilmektedir?
Seçenekler
A
10 dakika
B
30 dakika
C
60 dakika
D
90 dakika
E
120 dakika
Açıklama:
İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Birliği (the British Association of Sport and Exercise Sciences) ve Amerikan Kalp Birliği (the American Heart Association) gibi dünya genelinde konu ile ilgili ileri gelen kuruluşlar 19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama 30 dakika orta düzeyde olmak üzere haftada ortalama 150 dakika olduğunu kabul etmektedir (Haskell vd., 2007; O’Donovan vd., 2010). Orta düzeyden kasıt ise tempolu yürüyüş, yüzme ve orta hızda bisiklet sürme gibi fiziksel aktivitelere denk aktivitelerdir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 57
Fiziksel aktiviteyi artırmada etkin olarak kullanılan tekniklerden biri olan ve kişilerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını destekleyen ve engelleyen sebepler arasındaki çatışmayı hedef alan teknik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çatışma çözme
B
Problem çözme
C
Motivasyonel görüşme
D
Özgüven oluşturma
E
Özyeterliği artırma
Açıklama:
Fiziksel aktiviteyi artırmada etkin olarak kullanılan bir diğer teknik motivasyonel görüşme tekniğidir. Bu teknikte kişilerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını destekleyen ve engelleyen sebepler arasındaki çatışma hedef alınır. Örneğin kişi daha aktif olursa kilo vereceği için isteklidir ancak bunun yoğun çalışma hayatı için zaman kaybı yaratacağını düşünebilir. Bu gibi çatışmalar kişinin değişim için gerekli içsel motivasyonu elde edememesine yol açarak davranış değişimini sekteye uğratmaktadır. Motivasyonel görüşmenin amacı kişinin söz konusu çatışmalarını çözmesini sağlamak ve böylece değişim için ihtiyaç duyduğu motivasyona sahip olmasına yardımcı olmaktır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 58
Gözlerin kapalıyken hızlı bir şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve kalp atım hızının arttığı, kan basıncının yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak görüldüğü uyku evresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1. evre uykusu
B
2. evre uykusu
C
3. evre uykusu
D
REM uykusu
E
Derin uyku evresi
Açıklama:
REM uykusu gözlerin kapalıyken hızlı bir şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve kalp atım hızının arttığı, kan basıncının yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak görüldüğü uyku evresidir. Kol ve bacaklar geçici olarak paralize (felç) durumdadır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 59
Uyku hijyeni ile ilgili olarak verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Uyku hijyeni sağlıklı miktarda ve kalitede uyku ihtiyacının karşılanmasını ve bunun için gerekli olan tüm davranış/çevre düzenlemelerini ve alışkanlıkları ifade eder
B
Sağlıklı bir bireyin uyku ihtiyacı yeni doğanlarda 16-18 saat, okul öncesi dönemdeki çocuklarda 11-12 saat, okul çağındaki çocuklar ve ergenlerde 10 saat ve yetişkinlerde 7-8 saattir
C
Uykunun miktarı değil, aslında kalitesi sağlığımız için oldukça önemlidir
D
Gece uykuya kolay dalabilmek, sabah uyanmakta zorlanmamak ve uykunun gece boyu kesintisiz sürdürülebilmesi kaliteli uykunun özelliklerindendir.
E
Sağlıklı uykuya giden adımlardan biri uyku ve uyanma saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olmasıdır.
Açıklama:
Uyku hijyeni sağlıklı miktarda ve kalitede uyku ihtiyacının karşılanmasını ve bunun için gerekli olan tüm davranış/çevre düzenlemelerini ve alışkanlıkları ifade eder. Sağlıklı bir bireyin uyku ihtiyacı yeni doğanlarda 16-18 saat, okul öncesi dönemdeki çocuklarda 11-12 saat, okul çağındaki çocuklar ve ergenlerde 10 saat ve yetişkinlerde 7-8 saattir (National Heart Lung and Blood Institute, 2011). Bunlar yaklaşık değerler olmakla ve kişiden kişiye değişiklik gösterebilmekle beraber, sağlıklı bir yaşam için uykuda geçirilen sürenin bu değer- lere yakın olması tavsiye edilir. Sadece uykunun miktarı değil, kalitesi de sağlığımız için oldukça önemlidir. Gece uykuya kolay dalabilmek, sabah uyanmakta zorlanmamak ve uykunun gece boyu kesintisiz sürdürülebilmesi kaliteli uykunun özelliklerindendir.
Sağlıklı uykuya giden adımlardan biri uyku ve uyanma saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olmasıdır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Sağlıklı uykuya giden adımlardan biri uyku ve uyanma saatlerinin mümkün olduğunca düzenli olmasıdır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 60
Aşağıdaki doğum kontrol yöntemlerinden hangisinin daha az güvenilir olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Kondom kullanımı
B
Doğum kontrol hapları kullanımı
C
Spiral taktırma
D
İğne kullanımı
E
Takvim yöntemi
Açıklama:
Doğum kontrol yöntemleri bariyer oluşturan, hormonal ve rahim içi teknikler olarak gruplandırılabilir. Bunun yanı sıra takvim ve geri çekme yöntemi gibi güvenilirliği daha az gebelik kontrol yolları da ülkemizde ve dünya genelinde kullanılmaktadır (Bostancı, 2011; Kaya, Tatlı, Açık ve Deveci, 2008; Newton, 2010).
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 61
The Eatwell Plate ve güncellenmiş versiyonu The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden sistem hangi ülkenin öncülük ettiği bir sistemdir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Fransa
C
İngiltere
D
Almanya
E
Japonya
Açıklama:
The Eatwell Plate ve güncellenmiş versiyonu The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisini diyet ve beslenme alışkanlıklarının yönetimi hakkında söylemek doğru olmaz?
Seçenekler
A
Günümüzde diyet yapmak kilo vermek için birçok kişinin tercihi haline gelmiştir.
B
Yiyecek alımındaki kontrolsüz kısıtlamalar paradoksal biçimde kilo alımına yol açabilmektedir
C
Beslenme alışkanlıklarının sağlıklı yönetiminin zihinsel sağlık açısından da katkısı büyüktür.
D
Diyet yapmanın algılanan stres miktarını ve vücuttaki kortizol seviyesini azalttığına yönelik bulgular da mevcuttur.
E
Sadece kilo vermek için değil, belirli sağlık durumları sebebiyle de kişilerin diyet yaptığını görebiliriz.
Açıklama:
Diyet yapmanın algılanan stres miktarını ve vücuttaki kortizol seviyesini artırdığına yönelik bulgular da mevcuttur
Soru 63
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler doğru olarak verilmiştir?
I- maruz kalma
II-Ebeveyn kontrolü
III- Sosyal öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
V- İlişkisel öğrenme
I- maruz kalma
II-Ebeveyn kontrolü
III- Sosyal öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
V- İlişkisel öğrenme
Seçenekler
A
I- maruz kalma
II-Ebeveyn kontrolü
III- Sosyal öğrenme
II-Ebeveyn kontrolü
III- Sosyal öğrenme
B
III- Sosyal öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
V- İlişkisel öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
V- İlişkisel öğrenme
C
I- maruz kalma
III- Sosyal öğrenme
V- İlişkisel öğrenme
III- Sosyal öğrenme
V- İlişkisel öğrenme
D
I- maruz kalma
II-Ebeveyn kontrolü
V- İlişkisel öğrenme
II-Ebeveyn kontrolü
V- İlişkisel öğrenme
E
I- maruz kalma
III- Sosyal öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
III- Sosyal öğrenme
IV- Beslenme alışkanlığı
Açıklama:
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir.
Soru 64
Kişilerin yeme davranışı üzerindeki "kontrollerini kaybederek", aşırı miktarda yemek yemelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bulimiya Nervoza
B
Anoreksiya Nervoza
C
Pika
D
Ruminasyon Bozukluğu
E
Parasomni
Açıklama:
Bulimiya nervozada kişiler yeme davranışı üzerindeki kontrollerini kaybeder ve aşırı miktarda yemek yerler.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi normal yeme davranışının kazandırılmasında ve korunmasında yararlanılan terapilerden biri değildir?
Seçenekler
A
BDT
B
Diyalektik davranışsal terapi
C
Farkındalık temelli terapi
D
Kişiler arası terapi
E
Takviye edici terapi
Açıklama:
Normal yeme davranışının kazandırılmasında ve korunmasında başta BDT olmak üzere diyalektik davranışsal terapi, farkındalık temelli terapi ve kişiler arası terapi gibi müdahalelerden yararlanılır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi davranış değişimi müdahale tekniklerinin uyarlanması gerektiğini savunan modeldeki aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Düşünme öncesi
B
Düşünme
C
Sürdürme
D
Eylem
E
Vazgeçme
Açıklama:
Bulunulan aşamaya göre davranış değişimi müdahale tekniklerinin uyarlanması gerektiğini savunan modelde söz konusu aşamalar sırasıyla; düşünme öncesi, düşünme, hazırlık, eylem ve sürdürme aşamasıdır.
Soru 67
Kişilerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını destekleyen ve engelleyen sebepler arasındaki çatışmanın hedef alındığı teknik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuramlar arası model
B
Motivasyonel görüşme tekniği
C
Öz belirleme kuramı
D
Sosyal biliş kuramı
E
Davranış değişimi kuramı
Açıklama:
Fiziksel aktiviteyi artırmada etkin olarak kullanılan bir diğer teknik motivasyonel görüşme tekniğidir. Bu teknikte kişilerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını destekleyen ve engelleyen sebepler arasındaki çatışma hedef alınır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi gün içinde gelen uyku atakları ve uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur?
Seçenekler
A
Katapleksi
B
Parasomni
C
Narkolepsi
D
Sirkadiyen
E
Polisomnografi
Açıklama:
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi uyku bozukluğunun alt türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Vardiyalı iş türü
B
Gecikmeli uyku evresi türü
C
Öne kaymış uyku evresi türü
D
Yirmi dört saatlik olmayan uyku-uyanıklık türü
E
Uyurgezer uyku evresi türü
Açıklama:
Uyku bozukluğu için altı farklı alt tür belirlenmiştir: gecikmeli uyku evresi türü, öne kaymış uyku evresi türü, yirmi dört saatlik olmayan uyku-uyanıklık türü, düzensiz uyku-uyanıklık türü, vardiyalı iş türü ve tanımlanmamış tür.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi sirkadiyen saatle ilgili uyku-uyanık bozuklukları yaşayan ancak diğer beş türün tanı kriterlerini sağlayamayan kişilerin değerlendirilmesini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Gecikmeli uyku evresi türü
B
Vardiyalı iş türü
C
Tanımlanmamış tür
D
Öne kaymış uyku evresi türü
E
Düzensiz uyku-uyanıklık türü
Açıklama:
Tanımlanmamış tür sirkadiyen saatle ilgili uyku-uyanık bozuklukları yaşayan ancak diğer beş türün tanı kriterlerini sağlayamayan kişilerin değerlendirilmesini ifade etmektedir.
Soru 71
The Eatwell Guide sistemine göre aşağıdakilerden hangisi günlük olarak mutlaka tüketilmelidir?
Seçenekler
A
ekmek
B
patates
C
pirinç
D
meyve
E
hepsi
Açıklama:
The Eatwell Plate ve güncellenmiş versiyonu The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup ve meyve-sebze grubu gün içinde ve mümkünse her öğünde ideal tabağımızın çoğunluğunu oluşturmalıdır.
Soru 72
The Eatwell'e göre hangi besin diğerlerine göre daha az tüketilmelidir?
Seçenekler
A
bakliyat
B
ekmek
C
pirinç
D
meyve
E
makarna
Açıklama:
Diğer gruplardan et ve bakliyat türü
yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda
tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta
mümkünse hiç tüketilmemelidir
yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda
tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta
mümkünse hiç tüketilmemelidir
Soru 73
aşağıdakilerden hangisi mümkünse hiç tüketilmemelidir?
Seçenekler
A
et ve et ürünleri
B
şeker oranı yüksek gıda
C
balık
D
süt ürünleri
E
makarna
Açıklama:
Diğer gruplardan et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta mümkünse hiç tüketilmemelidir
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçlerden biridir?
Seçenekler
A
maruz kalma
B
sosyal öğrenme
C
ilişkisel öğrenme
D
hepsi
E
hiçbiri
Açıklama:
Yeme davranışının gelişimsel modelinde öne çıkan süreçler maruz kalma, sosyal öğrenme ve ilişkisel öğrenmedir
Soru 75
kişilerin kendi bedenleri ve görünüşleri ile ilgili algı ve tutumlarını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
beden görüşü
B
kişilik algısı
C
beden imgesi
D
içgörü
E
hiçbiri
Açıklama:
Beden imgesi kişilerin kendi bedenleri ve görünüşleri ile ilgili algı ve tutumlarını ifade eder
Soru 76
Olumsuz beden imgesi aşağıdaki bozukluklardan hangisine neden olabilir?
Seçenekler
A
depresyon
B
anksiyete
C
intihar düşünceleri
D
problemli sosyal ilişkiler
E
hepsi
Açıklama:
Olumsuz beden imgesi depresyon, anksiyete, intihar düşünceleri ve problemli sosyal ilişkilere sebep olabilir
Soru 77
"........ yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığıdır" boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
pika
B
nevroz
C
psikoz
D
blumia
E
aneroksia
Açıklama:
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığıdır ve daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Soru 78
Pika daha çok kimlerde görülür?
I. küçük çocuklar
II. zihinsel geriliğe sahip kişiler
III. otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar
I. küçük çocuklar
II. zihinsel geriliğe sahip kişiler
III. otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığıdır ve daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Soru 79
aşağıdakilerden hangisi günümüzde fiziksel aktivite ihtiyacının giderilme yollarından biridir?
Seçenekler
A
yürüyüş
B
fitness
C
spor
D
hiçbiri
E
hepsi
Açıklama:
Günümüzde fiziksel aktivite ihtiyacı çoğunlukla yürüyüş, fitness ve spor gibi egzersiz programlarının takibiyle giderilmeye çalışılır
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi düzenli fiziksel aktivitenin faydalarından biri olarak görülebilir?
Seçenekler
A
Düzenli fiziksel aktivitenin kanser türlerinden özellikle kolon ve meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğuna
yönelik bilimsel kanıtlar mevcuttur
yönelik bilimsel kanıtlar mevcuttur
B
Tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklara, osteoporoz ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da fiziksel aktivitenin koruyucu etkisinden bahsedilmektedir
C
Var olan hastalıkların etkin yönetiminde de fiziksel aktivitenin olumlu etkisi dikkat çekicidir
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Özellikle ölüm sebebi sıralamalarının başlarında yer alan kardiyovasküler hastalıklar
ve çeşitli kanser türleri için riskin azaltılmasında
fiziksel aktivitenin rolünü görmekteyiz (Thune ve
Furberg, 2001; Wannamethee ve Shaper, 2001).
Hu ve diğerleri (2004) fiziksel olarak aktif olmayan
orta yaşlı kadınların aktif yaşıtlarına kıyasla kardiyovasküler hastalığa yakalanma risklerinin iki kat
daha fazla olduğunu bildirmiştir. Yine, düzenli fiziksel aktivitenin kanser türlerinden özellikle kolon
ve meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğuna
yönelik bilimsel kanıtlar mevcuttur (Lee, 2003;
Sternfeld, 1992). Tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklara, osteoporoz ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da fiziksel aktivitenin koruyucu etkisinden bahsedilmektedir (Gleeson, 2007; Grove
ve Londeree, 1992; Warburton, Nicol ve Bredin,
2006). Hastalıklara karşı koruyucu etkisinin yanında var olan hastalıkların etkin yönetiminde de
fiziksel aktivitenin olumlu etkisi dikkat çekicidir
(Warburton vd., 2006). Fiziksel aktivitenin gerek
kardiyovasküler hastalıklar gerekse kanser ve tip
2 diyabet gibi kronik hastalıklara karşı koruyucu
etkilerinin ne tür mekanizmalar sonucu geliştiği
araştırmacıların ilgisini çekmiş ve çok sayıda araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışmalar sonucunda
fiziksel aktivitenin dolaşımın artması, bağışıklık
sistemi fonksiyonunun gelişmesi, bağırsak fonksiyonlarının düzenli çalışması, genetik etkiler ve glukoz toleransının artması gibi birçok biyolojik sürece olumlu etkisi olduğu bulunmuştur (Christensen
vd., 2004; O’Halloran, 2013).
ve çeşitli kanser türleri için riskin azaltılmasında
fiziksel aktivitenin rolünü görmekteyiz (Thune ve
Furberg, 2001; Wannamethee ve Shaper, 2001).
Hu ve diğerleri (2004) fiziksel olarak aktif olmayan
orta yaşlı kadınların aktif yaşıtlarına kıyasla kardiyovasküler hastalığa yakalanma risklerinin iki kat
daha fazla olduğunu bildirmiştir. Yine, düzenli fiziksel aktivitenin kanser türlerinden özellikle kolon
ve meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğuna
yönelik bilimsel kanıtlar mevcuttur (Lee, 2003;
Sternfeld, 1992). Tip 2 diyabet gibi kronik hastalıklara, osteoporoz ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da fiziksel aktivitenin koruyucu etkisinden bahsedilmektedir (Gleeson, 2007; Grove
ve Londeree, 1992; Warburton, Nicol ve Bredin,
2006). Hastalıklara karşı koruyucu etkisinin yanında var olan hastalıkların etkin yönetiminde de
fiziksel aktivitenin olumlu etkisi dikkat çekicidir
(Warburton vd., 2006). Fiziksel aktivitenin gerek
kardiyovasküler hastalıklar gerekse kanser ve tip
2 diyabet gibi kronik hastalıklara karşı koruyucu
etkilerinin ne tür mekanizmalar sonucu geliştiği
araştırmacıların ilgisini çekmiş ve çok sayıda araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışmalar sonucunda
fiziksel aktivitenin dolaşımın artması, bağışıklık
sistemi fonksiyonunun gelişmesi, bağırsak fonksiyonlarının düzenli çalışması, genetik etkiler ve glukoz toleransının artması gibi birçok biyolojik sürece olumlu etkisi olduğu bulunmuştur (Christensen
vd., 2004; O’Halloran, 2013).
Soru 81
The Eatwell Guide tüketilmesi gereken besin grubu ve ortalama miktarları hakkında kılavuzluk eden İngiltere’nin öncülük ettiği bir sistemdir. Bu sisteme göre beş grup yiyecek tanımlanmıştır. Aşağıdakilerden hangisinde bu grup doğru olarak verilmiştir ?
Seçenekler
A
Ekmek, pirinç, patates, makarna , sebze
B
Ekmek , meyve , sebze , buğday , et
C
Ekmek , pirinç , meyve , sebze , et
D
Patates , makarna , sebze , buğday , süt
E
Makarna , sebze , ekmek , süt , et
Açıklama:
Bu sisteme göre beş
grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup
ve meyve-sebze grubu
grup yiyecek tanımlanmıştır. Ekmek, pirinç, patates ve makarna gibi yiyeceklerin oluşturduğu grup
ve meyve-sebze grubu
Soru 82
Sağlıklı beslenmeyle ilgili aşağıda verilen seçeneklerden hangisi yanlıştır ?
Seçenekler
A
Et ve bakliyat türü yiyecekler ile süt ürünleri daha az tüketilmelidir.
B
Yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli.
C
Tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir.
D
Her gruptan besini tüketirken yağ oranı yüksek olanları tercih etmek
E
Günlük en az beş porsiyon çeşitli meyve sebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan meyvelerden oluşmaması.
Açıklama:
Diğer gruplardan et ve bakliyat türü
yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda
tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta
mümkünse hiç tüketilmemelidir (Buttriss, 2016).
Bununla beraber her bir grup içindeki yiyeceklerin belirli özellikleri farklılaşabilmektedir. Örneğin
tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş
karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker
oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise
yağ miktarı fazla olabilir. Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih etmek ve
önerilen günlük en az beş porsiyon çeşitli meyvesebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan
meyvelerden oluşmaması sistemi doğru kullanmak
adına birer adım olabilir
yiyecekler ile süt ürünleri ise daha az miktarlarda
tüketilmeli, son grup olan yağ ve şeker içeriği yüksek gıdalar ise en az miktarda tüketilmeli, hatta
mümkünse hiç tüketilmemelidir (Buttriss, 2016).
Bununla beraber her bir grup içindeki yiyeceklerin belirli özellikleri farklılaşabilmektedir. Örneğin
tam tahıllı yiyeceklerin işlenmiş olanlarına kıyasla daha sağlıklı olduğu düşünülmektedir. İşlenmiş
karbonhidratlar bazı besin değerlerini (Ör. lif) kaybedebildiğinden sağlık üzerindeki etkileri değişebilmektedir. Benzer şekilde bazı meyvelerin şeker
oranı oldukça yüksek, bazı et ve süt ürünlerinin ise
yağ miktarı fazla olabilir. Her gruptan besini tüketirken yağ oranı düşük olanları tercih etmek ve
önerilen günlük en az beş porsiyon çeşitli meyvesebze grubunun sadece şeker oranı en yüksek olan
meyvelerden oluşmaması sistemi doğru kullanmak
adına birer adım olabilir
Soru 83
Beslenme ve Diyet ile ilgili aşağıdaki verilen bilgilerden hangileri doğrudur ?
I- kırmızı et tüketimi kanser riskini arttırır.
II-Hayvansal yağ tüketim oranı prostat kanseri ile ilişkilidir.
III-Doymuş ve trans yağ içeren gıdalar kardiyovasküler hastalıklar ile ilişkilidir.
I- kırmızı et tüketimi kanser riskini arttırır.
II-Hayvansal yağ tüketim oranı prostat kanseri ile ilişkilidir.
III-Doymuş ve trans yağ içeren gıdalar kardiyovasküler hastalıklar ile ilişkilidir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
Yalnız II
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Kanserle ilgili araştırmalar sağlıklı beslenmenin
etkilerini incelerken belirli yiyeceklerin ve içinde
yer alan bazı besin maddelerinin risk ya da faydalarına dikkat çekmişlerdir. Örneğin kırmızı et tüketiminin kanser riskini artırması ihtimali üzerinde
durulmaktadır (Chan vd., 2011). Bu ilişki için birçok olası mekanizma önerilmiş olup detaylı çalışmalara ihtiyaç vardır. Olası mekanizmalar kırmızı
etin içindeki yağın ince bağırsaklarda sindiriminin
zor olması ve çoğunun kalın bağırsaklara geçmesi, yüksek ısıda pişirme sonucu oluşan birtakım
zararlı tetikleyiciler ve/veya hidroksil radikalleri
artırması şeklinde gerçekleşiyor olabilir (Christensen, Martin ve Smyth, 2004). Yiyeceklerin içinde
bulunan yağ, karbonhidrat ve protein gibi makro
besin maddeleri de kronik hastalıklarla baş etmede etkilidir. Örneğin hayvansal yağın kanserle ilişkisi üzerine birçok araştırma yapılmış ve özellikle
prostat kanseri ile olan ilişkisine dikkat çekilmiştir
(Allott vd., 2017). Kardiyovasküler hastalıklar için
de başta doymuş ve trans yağ içeren gıdalar olmak
üzere, günlük diyetteki yağ oranına dikkat edilmesi önerilmektedir. Bunun yanında karbonhidrat
tüketiminde daha yavaş glisemik ve insülinesemik tepkilere yol açan tam buğday, siyah pirinç,
yulaf ve kepekli gıdaların önerilen miktarı aşmadan tüketilmesinin kardiyovasküler hastalıklardan
korunma ve yönetiminde oldukça önemli olduğu
belirtilmektedir (Christensen vd., 2004). Beslenme
alışkanlıklarının sağlıklı yönetiminin zihinsel sağlık
açısından da katkısı büyüktür. Çalışmalar sağlıklı
beslenen kişilerin duygusal açıdan daha sağlıklı olduklarını ve daha az depresif duygudurum deneyimlediklerini rapor etmektedir (Kulkarni,
etkilerini incelerken belirli yiyeceklerin ve içinde
yer alan bazı besin maddelerinin risk ya da faydalarına dikkat çekmişlerdir. Örneğin kırmızı et tüketiminin kanser riskini artırması ihtimali üzerinde
durulmaktadır (Chan vd., 2011). Bu ilişki için birçok olası mekanizma önerilmiş olup detaylı çalışmalara ihtiyaç vardır. Olası mekanizmalar kırmızı
etin içindeki yağın ince bağırsaklarda sindiriminin
zor olması ve çoğunun kalın bağırsaklara geçmesi, yüksek ısıda pişirme sonucu oluşan birtakım
zararlı tetikleyiciler ve/veya hidroksil radikalleri
artırması şeklinde gerçekleşiyor olabilir (Christensen, Martin ve Smyth, 2004). Yiyeceklerin içinde
bulunan yağ, karbonhidrat ve protein gibi makro
besin maddeleri de kronik hastalıklarla baş etmede etkilidir. Örneğin hayvansal yağın kanserle ilişkisi üzerine birçok araştırma yapılmış ve özellikle
prostat kanseri ile olan ilişkisine dikkat çekilmiştir
(Allott vd., 2017). Kardiyovasküler hastalıklar için
de başta doymuş ve trans yağ içeren gıdalar olmak
üzere, günlük diyetteki yağ oranına dikkat edilmesi önerilmektedir. Bunun yanında karbonhidrat
tüketiminde daha yavaş glisemik ve insülinesemik tepkilere yol açan tam buğday, siyah pirinç,
yulaf ve kepekli gıdaların önerilen miktarı aşmadan tüketilmesinin kardiyovasküler hastalıklardan
korunma ve yönetiminde oldukça önemli olduğu
belirtilmektedir (Christensen vd., 2004). Beslenme
alışkanlıklarının sağlıklı yönetiminin zihinsel sağlık
açısından da katkısı büyüktür. Çalışmalar sağlıklı
beslenen kişilerin duygusal açıdan daha sağlıklı olduklarını ve daha az depresif duygudurum deneyimlediklerini rapor etmektedir (Kulkarni,
Soru 84
....... kişilerin kendi bedenleri ve görünüşleri ile ilgili algı ve tutumlarını ifade eder.
yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir ?
yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir ?
Seçenekler
A
Beden İndeksi
B
Kendini Beğenmek
C
Beden İmgesi
D
Kişisel İmge
E
Ayna Etkisi
Açıklama:
Beden imgesi kişilerin kendi bedenleri ve görünüşleri ile ilgili algı ve tutumlarını ifade eder
Soru 85
Beslenme ve yeme bozukluklarının tanım ve değerlendirme kriterleri Psikiyatrik Hastalıkların Tanı Ölçütleri El Kitabı’nın güncel versiyonunda (DSM-5) çeşitli gruplara ayrılmıştır , aşağıdakilerden hangisi bu gruptan biri değildir ?
Seçenekler
A
anoreksiya nervoza
B
sınırsız yiyecek alımı bozukluğu
C
bulimiya nervoza
D
tıkanırcasına yeme bozukluğu
E
ruminasyon bozukluğu
Açıklama:
Beslenme ve yeme bozukluklarının tanım ve
değerlendirme kriterleri Psikiyatrik Hastalıkların
Tanı Ölçütleri El Kitabı’nın güncel versiyonunda
(DSM-5) çeşitli gruplara ayrılmıştır. Bunlar anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkanırcasına yeme
bozukluğu, pika, ruminasyon bozukluğu, kaçıngan/
kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu ve tanımlanmış veya
tanımlanmamış diğer beslenme ve yeme bozukluklarıdır.
değerlendirme kriterleri Psikiyatrik Hastalıkların
Tanı Ölçütleri El Kitabı’nın güncel versiyonunda
(DSM-5) çeşitli gruplara ayrılmıştır. Bunlar anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkanırcasına yeme
bozukluğu, pika, ruminasyon bozukluğu, kaçıngan/
kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu ve tanımlanmış veya
tanımlanmamış diğer beslenme ve yeme bozukluklarıdır.
Soru 86
Anoreksiya Nervozada Vücut kitle indeksi (BMI) kaç olursa aşırı tehlikeli gruba girer ?
Seçenekler
A
x < 15
B
x > 15
C
16-17
D
18-19
E
x > 19
Açıklama:
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit
oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan
ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de
devam ederler. Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip
çeşitli yollarla (kusma, müshil vb.) yediklerini çıkarabilir (tıkanırcasına yeme/çıkarma türü) ya da sadece yediklerini kısıtlayabilirler (kısıtlayıcı tür). Sahip
olunan vücut kitle indeksine (BMI) göre hastalığın
şiddeti değişiklik gösterebilir, örneğin BMI < 15 aşırı, 15-16 ağır, 16-17 orta ve 17 ve üzeri ağır olmayan
anoreksiya nervoza diye sınıflanır.
oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan
ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de
devam ederler. Anoreksik hastalar tıkanırcasına yiyip
çeşitli yollarla (kusma, müshil vb.) yediklerini çıkarabilir (tıkanırcasına yeme/çıkarma türü) ya da sadece yediklerini kısıtlayabilirler (kısıtlayıcı tür). Sahip
olunan vücut kitle indeksine (BMI) göre hastalığın
şiddeti değişiklik gösterebilir, örneğin BMI < 15 aşırı, 15-16 ağır, 16-17 orta ve 17 ve üzeri ağır olmayan
anoreksiya nervoza diye sınıflanır.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi fiziksel aktivitenin fiziksel ve zihinsel sağlığa faydaları arasında yer almaz ?
Seçenekler
A
Kilo kaybı
B
Hastalıklardan korunma
C
Kronik hastalıklarla baş etme
D
Depresyonu engelleme
E
Olumsuz duyguya kapılma
Açıklama:
Fiziksel aktivitenin bugüne kadar ölçebildiğimiz
çok sayıda olumlu etkisi vardır. Bu etkiler fiziksel
ve zihinsel sağlığa faydalar olarak gruplandırılabilir.
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş
etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz
duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar. Şüphesiz fiziksel aktivitenin en somut
faydası kilo kaybı ya da normal kilonun korunması
olarak karşımıza çıkar.
çok sayıda olumlu etkisi vardır. Bu etkiler fiziksel
ve zihinsel sağlığa faydalar olarak gruplandırılabilir.
Fiziksel sağlığa faydalar arasında kilo kaybı, hastalıklardan korunma ya da kronik hastalıklarla baş
etme yer alırken, zihinsel sağlığa faydalar olumsuz
duygular ve depresyonla etkin baş etme gibi etkileri kapsar. Şüphesiz fiziksel aktivitenin en somut
faydası kilo kaybı ya da normal kilonun korunması
olarak karşımıza çıkar.
Soru 88
REM uykusu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur ?
I-Gözler kapalıyken hareket eder
II-Nefes alış-veriş hızı artar
III-Kalp atım hızı artar
IV-Kan basıncı düşer
V-Kol ve bacak sinirleri aktiftir
I-Gözler kapalıyken hareket eder
II-Nefes alış-veriş hızı artar
III-Kalp atım hızı artar
IV-Kan basıncı düşer
V-Kol ve bacak sinirleri aktiftir
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
I-II
C
III-IV-V
D
I-II-III
E
IV-V
Açıklama:
REM uykusu gözlerin kapalıyken hızlı bir
şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve
kalp atım hızının arttığı, kan basıncının
yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak
görüldüğü uyku evresidir. Kol ve bacaklar
geçici olarak paralize (felç) durumdadır.
şekilde hareket ettiği, nefes alış-verişin ve
kalp atım hızının arttığı, kan basıncının
yükseldiği ve rüyaların en yaygın olarak
görüldüğü uyku evresidir. Kol ve bacaklar
geçici olarak paralize (felç) durumdadır.
Soru 89
............ organizmalarda bulunan geçici bir programlama, dünyanın güneş etrafında dönmesi sonucu 24 saatlik zaman dilimine uyarlanmış genetik düzenlemelerden davranışa farklı seviyelerde etkili olan otomatik bir adaptasyon sürecidir.
Yukarıdaki boşluğa hangi kavram gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
Biyolojik Saat
B
Biyolojik Ritm
C
Sirkadyan Ritm
D
Hayat Saati
E
Sulculus Ritm
Açıklama:
Sirkadiyen saat organizmalarda bulunan
geçici bir programlama, dünyanın güneş
etrafında dönmesi sonucu 24 saatlik zaman dilimine uyarlanmış genetik düzenlemelerden davranışa farklı seviyelerde etkili
olan otomatik bir adaptasyon sürecidir
geçici bir programlama, dünyanın güneş
etrafında dönmesi sonucu 24 saatlik zaman dilimine uyarlanmış genetik düzenlemelerden davranışa farklı seviyelerde etkili
olan otomatik bir adaptasyon sürecidir
Soru 90
Cinsellikle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur ?
Seçenekler
A
Cinselliğin biyolojik bir fonksiyon olarak kabul edilmesi 19. yüzyılın başlarına uzanır.
B
19. yy dan önce cinsellikle ilgili üremeye hizmet etmeyen davranışlar normal olarak görülmüştür.
C
20. yüzyılda cinselliğin sonucundan ziyade davranışın kendisine odaklanan bir bakış açısı yoktur.
D
21.yy da cinsellikle ilgili konulara cinselliğin olumsuz etkileri de eklenmiştir.
E
Günümüzde cinsel sağlık cinsellikle ilgili fiziksel, zihinsel ve sosyal kötülük durumu olarak tanımlanmaktadır.
Açıklama:
Cinselliğin biyolojik bir fonksiyon olarak kabul
edilmesi 19. yüzyılın başlarına uzanır. Cinsellik
yaşamın devamı için üremeyi mümkün kılan bir
davranış olarak görülmüş ve cinsellikle ilgili üremeye hizmet etmeyen davranışlar anormallik olarak
kabul edilmiştir (Ogden, 2012). Cinsel davranışı
ortaya çıkaran dürtüler biyolojik bir sürecin ürünü
olarak düşünülmüş ancak sadece ana fonksiyonu
olan üremeye dayalı sınırlar içerisinde ifade edilmesi normal olarak tanımlanmıştır. Bu bakış açısıyla
sürdürülen çalışmalar ve üretilen bilgi birikimi 20.
yüzyılda cinselliğin sonucundan ziyade davranışın
kendisine odaklanan bir bakış açısıyla ele alınması
ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu da biyolojik bir süreç olan cinsel dürtünün cinsel arzu ve haz almaya
uzanan mekanizmaların incelenmesini mümkün
kılmıştır (Hite, 1976, 1981; Kinsey, Pomeroy ve
Martin, 1948; Masters ve Johnson, 1966). Aynı
yüzyılın sonlarına doğru ise cinselliğin riskleri ile
ilgili alan yazın genişlemeye başlamış ve istenmeyen gebelikler ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar
konusunu ele alan araştırmalar artmıştır ancak 21.
yüzyılla beraber, bu konulara cinsel sağlık ve cinselliğin olumlu etkileri gibi meseleler eklenmeye
başlamıştır. Böylece cinsellik üreme, haz ve riskin
ötesinde fiziksel ve zihinsel sağlığa, sosyal ilişkilere
ve kendilik değerini etkileyen süreçlere dokunan
bir kavram haline gelmiştir (Robinson, Bockting,
Simon Rosser, Miner ve Coleman, 2002). Günümüzde cinsel sağlık cinsellikle ilgili fiziksel, zihinsel
ve sosyal iyilik durumu olarak tanımlanmaktadır.
Cinselliğe ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygı çerçevesinde yönelimi gerekli kılan bu tanım aynı
zamanda cinselliği baskı, ayrımcılık ve şiddetten
arınmış haz veren ve güvenli deneyimler olarak değerlendirir (World Health Organization, 2019).
edilmesi 19. yüzyılın başlarına uzanır. Cinsellik
yaşamın devamı için üremeyi mümkün kılan bir
davranış olarak görülmüş ve cinsellikle ilgili üremeye hizmet etmeyen davranışlar anormallik olarak
kabul edilmiştir (Ogden, 2012). Cinsel davranışı
ortaya çıkaran dürtüler biyolojik bir sürecin ürünü
olarak düşünülmüş ancak sadece ana fonksiyonu
olan üremeye dayalı sınırlar içerisinde ifade edilmesi normal olarak tanımlanmıştır. Bu bakış açısıyla
sürdürülen çalışmalar ve üretilen bilgi birikimi 20.
yüzyılda cinselliğin sonucundan ziyade davranışın
kendisine odaklanan bir bakış açısıyla ele alınması
ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu da biyolojik bir süreç olan cinsel dürtünün cinsel arzu ve haz almaya
uzanan mekanizmaların incelenmesini mümkün
kılmıştır (Hite, 1976, 1981; Kinsey, Pomeroy ve
Martin, 1948; Masters ve Johnson, 1966). Aynı
yüzyılın sonlarına doğru ise cinselliğin riskleri ile
ilgili alan yazın genişlemeye başlamış ve istenmeyen gebelikler ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar
konusunu ele alan araştırmalar artmıştır ancak 21.
yüzyılla beraber, bu konulara cinsel sağlık ve cinselliğin olumlu etkileri gibi meseleler eklenmeye
başlamıştır. Böylece cinsellik üreme, haz ve riskin
ötesinde fiziksel ve zihinsel sağlığa, sosyal ilişkilere
ve kendilik değerini etkileyen süreçlere dokunan
bir kavram haline gelmiştir (Robinson, Bockting,
Simon Rosser, Miner ve Coleman, 2002). Günümüzde cinsel sağlık cinsellikle ilgili fiziksel, zihinsel
ve sosyal iyilik durumu olarak tanımlanmaktadır.
Cinselliğe ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygı çerçevesinde yönelimi gerekli kılan bu tanım aynı
zamanda cinselliği baskı, ayrımcılık ve şiddetten
arınmış haz veren ve güvenli deneyimler olarak değerlendirir (World Health Organization, 2019).
Soru 91
Yiyecek olmayan maddeleri yeme hastalığı aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Pika
B
Anoreksiya nevroza
C
Blumiya
D
Tıkınırcasına yeme bozukluğu
E
Ruminasyon
Açıklama:
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler.
Blumiya aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir
Blumiya aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir
Soru 92
Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılan yemek bozukluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Pika
B
Anoreksiya nervoza
C
Blumiya nervoza
D
Ruminasyon
E
Tıkınırcasına yeme
Açıklama:
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler.
Blumiya nervoza; aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme ile karakterizedir. daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Blumiya nervoza; aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme ile karakterizedir. daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 93
Ali Bey kontrolsüz şekilde yemek yemekte ancak sonrasında müshil kullanma ya da kusmaya zorlama suretiyle yediklerini çıkarmaya çalışmaktadır. Ali Bey'in hangi yemek bozukluğuna sahip olduğu söylenebilir ?
Seçenekler
A
Pika
B
Blumiya
C
Tıkınırcasına yeme
D
Anoreksiya
E
Ruminasyon
Açıklama:
Anoreksiya nervozada hastalar sağlık için tehdit oluşturacak derecede zayıflar ancak kilolu olmaktan ve kilo almaktan dolayı duydukları endişe yine de devam ederler.
Blumiya aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme ile karakterizedir. daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir
Blumiya aşırı miktarda yeme ve sonrasında kendisini kusturma ile ilgilidir.
Tıkanırcasına yeme bozukluğundan muzdarip bir kişi bir seferde aşırı miktarda yemek yer ancak diğer iki gruptan farklı olarak aşırı yemeyi telafi edici bir davranışta bulunmaz.
Pika yiyecek olmayan maddeleri yeme ile karakterizedir. daha çok küçük çocuklar, zihinsel geriliğe sahip kişiler, otizm spektrum bozukluğuna sahip olanlar ile hamilelerde görülmektedir.
Ruminasyon bozukluğunda (Geri çıkarma ya da geviş getirme bozukluğu olarak da adlandırılır.) hastalar çiğneyip yuttukları yiyecekleri geri çıkararak yeniden çiğnerler. Çok yaygın bir bozukluk olmamakla beraber bebeklerde katı gıdaya başlamayla birlikte daha sık görülmekte ve erkeklerde daha fazla meydana gelmektedir
Soru 94
Fiziksel aktivite ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
19-65 yaş arası yetişkinlerin genel sağlığı için önerilen fiziksel aktivite miktarının günde ortalama 30 dakika orta düzeyde olmalıdır.
B
5-16 yaş arası çocuk ve ergenlerde günde ortalama 60 dakika orta yoğunlukta olmalıdır.
C
Orta düzeyden kasıt ise tempolu yürüyüş, yüzme ve orta hızda bisiklet sürme gibi fiziksel aktivitelere denk aktivitelerdir.
D
Her gün 30-60 dakika orta ya da yüksek seviyede fiziksel aktivitenin kolon ve meme kanseri riskini azaltmaktadır.
E
Fiziksel aktivite için profesyonel destek alınmalıdır.
Açıklama:
Fiziksel aktivite için profesyonel destek alınmasına gerek yoktur. Profesyonel bir eğitmen ile gerçekleştirilecek spor etkinliklerinin faydası olacağı aşikardır ancak bireyler kendi rutinlerini de takip edebilirler.
Soru 95
Yetişkinler için önerilen uyku süresi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru oalrak verilmiştir ?
Seçenekler
A
16-18 saat
B
10 saat
C
7-8 saat
D
11-12 saat
E
5 -6 saat
Açıklama:
Uyku hijyeni sağlıklı miktarda ve kalitede uyku ihtiyacının karşılanmasını ve bunun için gerekli olan tüm davranış/çevre düzenlemelerini ve alışkanlıkları ifade eder. Sağlıklı bir bireyin uyku ihtiyacı yeni doğanlarda 16-18 saat, okul öncesi dönemdeki çocuklarda 11-12 saat, okul çağındaki çocuklar ve ergenlerde 10 saat ve yetişkinlerde 7-8 saattir
Soru 96
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi aşırı uyuma ile ilgili uyku bozukluğudur?
Seçenekler
A
Hipersomnia
B
İnsomnia
C
Narkolepsi
D
Uyku apnesi
E
Huzursuz bacak sendromu
Açıklama:
Huzursuz bacak sendromu çoğunlukla uykuya geçmeden hemen önce başlayan ve gece sonuna doğru azalan bacakların pozisyonunu değiştirme ve hareket ettirme dürtüsüyle karakterize bir durumdur.
İnsomnia uykuya geçişte ve uykunun devamlılığında problemler ile karakterize bir bozukluk olup kişiler kimi zaman çok erken uyanıp tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur.
Solunumla ilişkili uyku bozuklukları grubunda tıkayıcı uyku apnesi/hipopnesi, merkezi uyku apnesi ve uyku ile ilişkili solunum yavaşlaması karşımıza çıkar. Tıkayıcı uyku apnesinde kişide ağız ve gırtlaktaki dokuların normal hava akışını engellemesiyle solunumda durma ve ardından yüksek sesli horlama görülür. Bu kişiler uyanıkken solunumla ilgili bu tür problemleri yaşamaz ve gün içinde uykulu olduklarını ifade ederler.
Hipersomnia aşırı uyuma problemidir.
İnsomnia uykuya geçişte ve uykunun devamlılığında problemler ile karakterize bir bozukluk olup kişiler kimi zaman çok erken uyanıp tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur.
Solunumla ilişkili uyku bozuklukları grubunda tıkayıcı uyku apnesi/hipopnesi, merkezi uyku apnesi ve uyku ile ilişkili solunum yavaşlaması karşımıza çıkar. Tıkayıcı uyku apnesinde kişide ağız ve gırtlaktaki dokuların normal hava akışını engellemesiyle solunumda durma ve ardından yüksek sesli horlama görülür. Bu kişiler uyanıkken solunumla ilgili bu tür problemleri yaşamaz ve gün içinde uykulu olduklarını ifade ederler.
Hipersomnia aşırı uyuma problemidir.
Soru 97
Gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromu aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Narkolepsi
B
İnsomnia
C
Hipersomnia
D
Uyku apnesi
E
Huzursuz bacak sendromu
Açıklama:
Huzursuz bacak sendromu çoğunlukla uykuya geçmeden hemen önce başlayan ve gece sonuna doğru azalan bacakların pozisyonunu değiştirme ve hareket ettirme dürtüsüyle karakterize bir durumdur.
İnsomnia uykuya geçişte ve uykunun devamlılığında problemler ile karakterize bir bozukluk olup kişiler kimi zaman çok erken uyanıp tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler.
Solunumla ilişkili uyku bozuklukları grubunda tıkayıcı uyku apnesi/hipopnesi, merkezi uyku apnesi ve uyku ile ilişkili solunum yavaşlaması karşımıza çıkar. Tıkayıcı uyku apnesinde kişide ağız ve gırtlaktaki dokuların normal hava akışını engellemesiyle solunumda durma ve ardından yüksek sesli horlama görülür. Bu kişiler uyanıkken solunumla ilgili bu tür problemleri yaşamaz ve gün içinde uykulu olduklarını ifade ederler.
Hipersomnia aşırı uyuma problemidir.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur.
İnsomnia uykuya geçişte ve uykunun devamlılığında problemler ile karakterize bir bozukluk olup kişiler kimi zaman çok erken uyanıp tekrar uykuya dalmakta güçlük çekerler.
Solunumla ilişkili uyku bozuklukları grubunda tıkayıcı uyku apnesi/hipopnesi, merkezi uyku apnesi ve uyku ile ilişkili solunum yavaşlaması karşımıza çıkar. Tıkayıcı uyku apnesinde kişide ağız ve gırtlaktaki dokuların normal hava akışını engellemesiyle solunumda durma ve ardından yüksek sesli horlama görülür. Bu kişiler uyanıkken solunumla ilgili bu tür problemleri yaşamaz ve gün içinde uykulu olduklarını ifade ederler.
Hipersomnia aşırı uyuma problemidir.
Narkolepsi gün içinde gelen uyku atakları, uyku felci (katapleksi), hipokretin (bir nöropeptid türü) eksikliği ve REM uyku evresinde anormalliklerle görülebilen aşırı uyuma sendromudur.
Soru 98
Hangisi doğum kontrolünde kullanılan kimyasal yöntemlerden biridir?
Seçenekler
A
Spermisid
B
Doğum kontrol hapları
C
Diyafram
D
Rahmin alınması
E
Kondom
Açıklama:
Bariyer oluşturan yöntemler kondom, spermisid ve diyafram gibi doğum kontrol araçlarının kullanımını ifade eder. Kondom erkeklerin, diyafram ise kadınların spermlerin yumurtalara erişimini engellemek üzere kullandıkları lateksten yapılan elastik ürünlerdir. Spermisid ise spermlerin vajina içerisinde ölmesini sağlayan bir tür kimyasaldır. Hormonal yöntemler doğum kontrol hapları, enjeksiyonlar ve bantlar gibi hormonal değişimi tetikleyerek gebe kalınmasını engellemektedir. Rahim içi teknikler ise ilgili uzman doktorlar tarafından spiral gibi araçların rahim içine yerleştirilmesiyle spermin yumurtaya ulaşmasını engeller
Soru 99
Prostat ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır ?
Seçenekler
A
Erkeklerde görülür.
B
50 yaş üzeri olmak risk grubunda olmak demektir.
C
Özellikle ailesinde kanser öyküsü olanların prostat bezi ile ilgili problemlere sahip olabilir.
D
Tedavisi yoktur .
E
Bireyler prostatla ilgili problemleri için yardım almayı utanç verici bulduklarından yardımm aramayabilirler.
Açıklama:
Erken tanının öneminin yaşam şansı üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, prostatla ilgili problemlerin vakit kaybetmeden uzman eşliğinde tedavisi oldukça önemlidir. Tedavisi yoktur yanlış bir inanıştır.
Soru 100
Türkiye'de bir gebeliğin düşük olarak tanımlanması kriteri kaç haftadır?
Seçenekler
A
16
B
20
C
24
D
28
E
32
Açıklama:
Düşük yapma gebeliklerin % 10-15’inde görülen ve gebeliğin ilk 20 haftası içinde sonlanmasıyla meydana gelen bir durumdur. Ülkemizde 20 hafta öncesi sonlanan gebelikler düşük kategorisinde ele alınırken, İngiltere 24 haftadan önceyi referans almakta, hatta ABD’nin bazı eyaletlerinde bu süre 28 haftaya kadar çıkabilmektedir . Bu süreleri aşan sonlanmış gebelikler ise ölü doğum olarak nitelendirilmektedir.
Ünite 5
Soru 1
Madde kullanan kişinin maddeyi bırakıp, hayat boyu bir daha kullanmamasına ne denir?
Seçenekler
A
Tolerans
B
Abstinens
C
Craving
D
Yoksunluk
E
Relapse
Açıklama:
Madde kullanan kişinin maddeyi bırakıp, hayat boyu bir daha kullanmamasına ise abstinens denir.
Soru 2
I. İlerleme evresi
II. İlk madde kullanımı
III. Hazırlık evresi
IV. Madde kullanmayı sürdürme
Madde bağımlılığın evreleri vardır. Yukarıdaki evreleri doğru sıralayınız.
II. İlk madde kullanımı
III. Hazırlık evresi
IV. Madde kullanmayı sürdürme
Madde bağımlılığın evreleri vardır. Yukarıdaki evreleri doğru sıralayınız.
Seçenekler
A
I - III- II- IV
B
IV- II- III- I
C
III-II -IV -I
D
II- III- I- IV
E
I-III-IV-II
Açıklama:
Doğru sıralama C şıkkında verilmiştir.
Soru 3
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi halüsinojendir?
Seçenekler
A
Tütün
B
Eroin
C
Morfin
D
LSD
E
Glue
Açıklama:
Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Dietilamid), meskalin, Psilocybin, DMT (dimetiltriptamin), DET (dietiltriptalmin), DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA
(metilendioksi amfetamin.
(metilendioksi amfetamin.
Soru 4
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi alkol bağımlılığının biyolojik nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Aile ilişkileri
C
Akran ilişkileri
D
Depresyon
E
Enzim konfigürasyonu
Açıklama:
Biyolojik Nedenler:
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti de bu bölümde yer almaktadır.
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti de bu bölümde yer almaktadır.
Soru 5
Alkol kullanım sorunu olup olmadığını ölçen ve 25 soru içeren bir kendini değerlendirme ölçeğinin adı nedir?
Seçenekler
A
KESİ
B
DT
C
MAST
D
CAGE
E
AUDIT
Açıklama:
Michigan Alkolizm Tarama Testi (MAST):
Alkol kullanım sorunu olup olmadığını ölçen ve 25 soru içeren bir kendini değerlendirme ölçeğidir.
Alkol kullanım sorunu olup olmadığını ölçen ve 25 soru içeren bir kendini değerlendirme ölçeğidir.
Soru 6
Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek
için masal uydurma durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
Bu belirtiler hangi sendroma ait belirtilerdir?
için masal uydurma durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
Bu belirtiler hangi sendroma ait belirtilerdir?
Seçenekler
A
Deliryum tremens
B
Korsakoff Psikozu
C
Alkol Kesilme Sendromu
D
Akut Alkol Zehirlenmesi
E
Alkol Kullanım Bozuklukları
Açıklama:
Korsakoff psikozu uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur. Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma durumu tipik
olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
Soru 7
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi nikotin bağımlılığı tanı ve değerlendirme ölçeklerinden biridir?
Seçenekler
A
EMASH
B
MDMA
C
DEHB
D
DUDIT
E
BAPİ
Açıklama:
EMASH Testi doğru cevaptır.
Soru 8
Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesine ne denir?
Seçenekler
A
Bailout
B
Kontrol kaybı
C
Zarar görmüş önemli ilişkiler
D
Peşine düşme
E
Tolerans
Açıklama:
Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi.
Soru 9
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı
ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumuna ne denir?
ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumuna ne denir?
Seçenekler
A
Kompulsif
B
Operant
C
Depreşme
D
Bağımlılık Profil İndeksi
E
Remisyon
Açıklama:
Remisyon DSM-IV-TR’ye göre en az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak tanımlanmaktadır.
Soru 10
2018 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerine göre dağılımları incelendiğinde en çok hangi madde kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Esrar
B
Kokain
C
Ekstazi
D
Eroin
E
Metamfetamin
Açıklama:
2018 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerine göre dağılımları incelendiğinde;
• % 62.1’inin (7.031) eroin birinci sıradadır.
• % 62.1’inin (7.031) eroin birinci sıradadır.
Soru 11
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına ................... denir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Bağımlılık
B
Yoksunluk
C
Tolerans
D
Aşerme
E
Başarısız bırakma girişimi
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Tolerans geliştikten sonra aynı miktarda kullanılan madde aynı etkiyi göstermemeye başlar. Beklenen etki ortaya çıkmayınca kişi rahatlama sağlayamaz. Doğru cevap C' dir.
Soru 12
Bireylerde bağımlılık davranışı çeşitli evrelerden oluşur ve “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Relapse
B
Prolapse
C
Hazırlık evresi
D
Lapse
E
İlerleme evresi
Açıklama:
Tekrar madde kullanımı (lapse): İlk madde kullanımına başladığı gibi “bir kereden bir
şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönemdir. Doğru cevap D' dir.
şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönemdir. Doğru cevap D' dir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi bağımlılık yapan maddenin yol açtığı durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İki uçlu ve ilişkili bozukluklar
B
Cinsel işlev bozuklukları
C
Deliryum ve nörobilişsel bozukluklar
D
Esriklik
E
Yüksek tansiyon
Açıklama:
Ruhsal Hastalıkların Teşhis ve İstatistiği El Kitabı 5’e (DSM-V) göre madde ile ilgili bozuklukların madde kullanım bozuklukları ve maddenin yol açtığı bozukluklar olarak ikiye ayrıldığını görürüz. Maddenin yol açtığı durumlar olarak şunlar sıralanabilir: Esriklik (entoksikasyon), yoksunluk ve maddenin/ilacın yol açtığı ruhsal bozukluklar (psikozla giden bozukluklar, iki uçlu ve ilişkili bozukluklar, depresyon bozuklukları, kaygı bozuklukları, takıntı-zorlantı bozuklukları ve ilişkili bozukluklar, uyku bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, deliryum ve nörobilişsel bozukluklar.) Doğru cevap E' dir.
Soru 14
Alkol bağımlılığının oluş nedenleri ile ilgili olarak,
- Biyolojik nedenler
- Psikolojik nedenler
- Sosyal nedenler
- Eğitimsel nedenler
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
II ve III
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
I ve IV
Açıklama:
Alkol bağımlılığı için tek neden aramak yerine çok etkenli bir bozukluk olduğunu kabul etmek
gerekmektedir. Bu nedenleri kabaca biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler olarak üç ana başlık altında incelemek mümkündür. Doğru cevap C' dir.
gerekmektedir. Bu nedenleri kabaca biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler olarak üç ana başlık altında incelemek mümkündür. Doğru cevap C' dir.
Soru 15
Alkol bağımlılığı tanısı konmasında karaciğer enzimlerine bakılmaktadır, bakılan en önemli enzim hangisidir?
Seçenekler
A
Mono amin oksidaz (MAO)
B
Gama glutamil transferazın (GGT)
C
Lipaz
D
Sitokrom P450 oksidaz
E
Asetolaktatdekarboksilaz (ALDC)
Açıklama:
Alkol bağımlılığı tanısı konmasında genellikle bir güçlük yaşanmaz. Hastanın kendisinden ve
yakınından bilgi alınması önemlidir. Bunun yanı sıra iyi bir fizik ve nörolojik muayene yapılması,
karaciğer enzimlerine bakılması uygundur. Bunlardan en önemlisi gama glutamil transferazın (GGT) yükselmesidir. Doğru cevap B' dir.
yakınından bilgi alınması önemlidir. Bunun yanı sıra iyi bir fizik ve nörolojik muayene yapılması,
karaciğer enzimlerine bakılması uygundur. Bunlardan en önemlisi gama glutamil transferazın (GGT) yükselmesidir. Doğru cevap B' dir.
Soru 16
Alkol kullanımına bağlı olarak çeşitli sendromlar görülebilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi en sık görülen durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Akut Alkol Zehirlenmesi
B
Deliryum tremens
C
Korsakoff Psikozu
D
Epilepsi
E
Alkol Kesilme Sendromu
Açıklama:
Alkol kullanımına bağlı olarak çeşitli sendromlar görülebilmektedir. En sık görülen durumlar
şunlardır:
• Akut Alkol Zehirlenmesi
• Alkol Kesilme Sendromu
• Deliryum tremens
• Korsakoff Psikozu (Alkole Bağlı Amnestik Bozukluk) Doğru cevap D' dir.
şunlardır:
• Akut Alkol Zehirlenmesi
• Alkol Kesilme Sendromu
• Deliryum tremens
• Korsakoff Psikozu (Alkole Bağlı Amnestik Bozukluk) Doğru cevap D' dir.
Soru 17
Opiyat bağımlılığı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
EMASH Testi uygulanır
B
Doğal (morfin, kodein) ve sentetik (metadon) olmak üzere iki tür opiyat vardır.
C
Opiyat türü maddelerin alınmasından kısa bir süre sonra etkisi başlar ve yaklaşık 4-6 saat sürer.
D
Bağımlılık gelişimi için yıllarca kullanmak gerekmektedir.
E
Sadece intravenöz yolla (shot) kullanılır.
Açıklama:
Doğal (morfin, kodein), yarı sentetik (eroin) ve sentetik (metadon) olmak üzere üç tür opiyat vardır. Opiyat maddelerine tolerans çok hızlı gelişmektedir. Öfori (coşku) ve sedasyon (uyuşukluk ve uyku hali) hissi veren maddelerdir. Bağımlılık gelişimi için bir, iki kez kullanmak yeterlidir. Sigaraya sarılarak (koreks), burna çekerek (snuff), alüminyum folyo üstünde ısıtılıp buharını soluyarak (kaydırma) ve intravenöz yolla (shot) kullanılabilir.Opiyat türü maddelerin alınmasından kısa bir süre sonra etkisi başlar ve yaklaşık 4-6 saat sürer. Bu nedenle bağımlı kişi günde en az iki, üç kez kullanmak durumunda kalabilmektedir. Madde alındıktan sonra sıcaklık, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, yüzde kırmızılık oluşmaktadır. Doğru cevap C' dir.
Soru 18
Hint kenevirinden elde edilen bağımlılık yapan madde hangisidir?
Seçenekler
A
Esrar
B
Afyon
C
Morfin
D
Amfetamin
E
Kokain
Açıklama:
Esrar genel olarak en çok denenen yasa dışı bir madde olup Hint kenevirinden elde edilmektedir.
Toplumda sarıkız, ot, kuru, joint, derman olarak da isimlendirilmektedir. İşleniş şekillerine göre Marijuana, Gubar, Ganja isimlerini almaktadır. Doğru cevap A' dır.
Toplumda sarıkız, ot, kuru, joint, derman olarak da isimlendirilmektedir. İşleniş şekillerine göre Marijuana, Gubar, Ganja isimlerini almaktadır. Doğru cevap A' dır.
Soru 19
DSM-5 te maddelere bağımlılıkların yanı sıra davranışsal bağımlılıklar sınıfına alınmıştır olan,
- İnternet bağımlılığı
- Temizlik bağımlılığı
- Kumar bağımlılığı
- Seks bağımlılığı
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
I ve IV
D
II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
Hayatta her nesne bağımlılığa yol açabilir. Her şeyin kullanım durumuna göre bağımlılık riski vardır.
Yalnız bazı maddelerin bağımlılık riski daha fazladır. Yukarıda bahsedilen maddelere bağımlılıkların yanı
sıra davranışsal bağımlılıklar adı verilen internet, kumar ve seks bağımlılığı gibi çeşitleri de vardır. Ddoğru cevap B' dir.
Yalnız bazı maddelerin bağımlılık riski daha fazladır. Yukarıda bahsedilen maddelere bağımlılıkların yanı
sıra davranışsal bağımlılıklar adı verilen internet, kumar ve seks bağımlılığı gibi çeşitleri de vardır. Ddoğru cevap B' dir.
Soru 20
Alkol ve madde kullanım bozukluklarının gelişmesinde öğrenme modellerinin üzerinde durmakta olan kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Psikodinamik Kuram
B
Sosyal Öğrenme Kuramı
C
Bilişsel Kuram
D
Öğrenme Kuramı
E
Davranışçı Kuram
Açıklama:
Davranışçı kuram alkol ve madde kullanım bozukluklarının gelişmesinde öğrenme modellerinin
üzerinde durmaktadır. Klasik ve edimsel koşullanma yoluyla, olaylar ve olaylar hakkında edinilen bilgi arasındaki bağlantı madde kullanım davranışını pekiştirmektedir. Doğru cevap E' dir.
üzerinde durmaktadır. Klasik ve edimsel koşullanma yoluyla, olaylar ve olaylar hakkında edinilen bilgi arasındaki bağlantı madde kullanım davranışını pekiştirmektedir. Doğru cevap E' dir.
Soru 21
1. Bağımlılık hem beyni hem de davranışı etkileyen bir durumdur.
2. Bağımlılık genellikle çok hızlı bir şekilde birden gelişir.
3. Bağımlılığın sebepleri davranışsal, sosyal, biyolojik olabilir.
Yukarıda bağımlılık ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Bağımlılık genellikle çok hızlı bir şekilde birden gelişir.
3. Bağımlılığın sebepleri davranışsal, sosyal, biyolojik olabilir.
Yukarıda bağımlılık ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Bağımlılık hem beyni hem de davranışı etkileyen bir durumdur. Bağımlılık yavaş yavaş gelişir; kişi çoğu zaman bağımlılığın olumsuz sonuçlarıyla karşılaşana kadar bağımlı olduğunun farkında olmaz. Bağımlılığın sebepleriyle ilgili yapılan araştırmalarda davranışsal, sosyal, biyolojik ve genetik birçok unsur üzerinde durulmaktadır. Çevre, aile ve genetik etmenler, bağımlılığın nedenleri üzerinde yapılan araştırmaların merkezinde yer almaktadır. Diğer risk etmenleri içerisinde maddenin özellikleri, çevrenin etkisi ve kişilik özellikleri de önemli bir role sahiptir.
Soru 22
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tolerans
B
Bağışıklık
C
Yoksunluk
D
Aşerme
E
Etkisizlik
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Tolerans geliştikten sonra aynı miktarda kullanılan madde aynı etkiyi göstermemeye başlar.
Soru 23
1. Irk farklılıkları
2. Kullanılan maddenin etki süresi
3. Anksiyete
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri alkol bağımlılığının biyolojik nedenleri arasındadır?
2. Kullanılan maddenin etki süresi
3. Anksiyete
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri alkol bağımlılığının biyolojik nedenleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti de biyolojik nedenler arasında yer almaktadır.
Alkol bağımlılığı için özgül bir ruhsal neden ya da doğrudan bir psikolojik neden yoktur. Depresyon ve anksiyete en çok görülen ruhsal belirtilerdir.
Alkol bağımlılığı için özgül bir ruhsal neden ya da doğrudan bir psikolojik neden yoktur. Depresyon ve anksiyete en çok görülen ruhsal belirtilerdir.
Soru 24
1. Alkol zehirlenmesi kalıcı ve alınan alkol miktarı ile ilgili bir durumdur.
2. Konuşmada bozulma, denge kusuru, bellek ve dikkatte bozukluk, denetimsiz ve saldırgan davranışlar gibi belirtiler gözlenebilir.
3. Acil tıbbi bir durumdur ve sağaltımı yoğun bakımda yapılmalıdır.
Yukarıda akut alkol zehirlenmesi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Konuşmada bozulma, denge kusuru, bellek ve dikkatte bozukluk, denetimsiz ve saldırgan davranışlar gibi belirtiler gözlenebilir.
3. Acil tıbbi bir durumdur ve sağaltımı yoğun bakımda yapılmalıdır.
Yukarıda akut alkol zehirlenmesi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Alkol zehirlenmesi geçici ve alınan alkol miktarı ile ilgili bir durumdur. Konuşmada bozulma, denge kusuru, bellek ve dikkatte bozukluk, denetimsiz ve saldırgan davranışlar ve yargılamanın bozulması gibi belirtiler gözlenebilir. Acil tıbbi bir durumdur ve sağaltımı yoğun bakımda yapılmalıdır.
Soru 25
Bağımlılıkla ilgili bir terim olan “tolerans geliştirme” ne anlama gelir?
Seçenekler
A
Madde azaltıldığında veya kesildiğinde fizyolojik ve psikolojik belirtilerin oluşması
B
Kullanılan maddenin kişi üzerine eskisi kadar etki etmemesi veya keyif vermemesi
C
Maddeye ve kullanımına karşı olumsuz ve katı düşüncelerin başlaması
D
“Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanmaya başlanması
E
Madde kullanan kişinin maddeyi bırakıp, hayat boyu bir daha kullanmaması
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Tolerans geliştikten sonra aynı miktarda kullanılan madde aynı etkiyi göstermemeye başlar. Beklenen etki ortaya çıkmayınca kişi rahatlama sağlayamaz.
Soru 26
Bağımlılık yapan maddelerden hangisi opiyatlardan biridir?
Seçenekler
A
Kokain
B
Tiner
C
Esrar
D
Ekstazi
E
Eroin
Açıklama:
Doğal, sentetik, yasal olan ve olmayan olmak üzere bağımlılık yapan birçok madde vardır. Bağımlılık yapıcı özelliği olan bu kimyasal maddeler alındığı zaman ruhsal, fiziksel ve davranışsal değişikliklere neden olmaktadır. Bağımlılık yapıcı bu maddeleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür;
- Sigara (tütün)
- Alkol
- Opiyatlar: morfin, eroin, kodein, metadon, meperidin
- Uyarıcılar: amfetamin, kokain, ekstazi, kafein
- Merkezi sinir sistemini baskılayanlar: barbitüratlar, meprobomat, benzodiazepin (diazem), alkol, akineton
- Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Dietilamid), meskalin, Psilocybin, DMT (dimetiltriptamin), DET (dietiltriptalmin), DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA (metilendioksi amfetamin)
- Uçucu maddeler (Volatile hyrocarbons): tiner, benzen, gazolin, glue (Bali gibi yapıştırıcılar)
- Esrar ve benzerleri
- Fensiklidin (PCP)
Soru 27
1. Deliryum Tremens akut organik bir beyin sendromudur.
2. İçki içmeye devam ederken değil, yalnızca uzun süreli kullanımı bırakmaya bağlı olarak gelişir.
3. Hasta dağınık, ajite ve şaşkın bir görünümdedir ve konuşmada bozukluklar söz konusudur.
Yukarıda Deliryum Tremens ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. İçki içmeye devam ederken değil, yalnızca uzun süreli kullanımı bırakmaya bağlı olarak gelişir.
3. Hasta dağınık, ajite ve şaşkın bir görünümdedir ve konuşmada bozukluklar söz konusudur.
Yukarıda Deliryum Tremens ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Deliryum Tremens akut organik bir beyin sendromudur. Uzun süreli alkol kullanımını bırakmaya bağlı olarak gelişebildiği gibi, içki içmeye devam eden bir alkol bağımlısında da beslenme noksanlığı, sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları, kafa travması ya da enfeksiyon hastalığı nedenleri ile görülebilir. Tıbbi müdahale zorunludur. Hasta dağınık, ajite ve şaşkın bir görünümdedir. Konuşmada bozukluklar söz konusudur. Bunaltı, öfke, taşkın ya da çökkün duygudurum olabilir. Bilinç genellikle bulanık olmakla birlikte, yönelim bozulmuştur, dikkat dağınıktır.
Soru 28
Alkol bağımlılığı sonucunda ortaya çıkan korsakoff psikozunda aşağıdakilerden hangisi görülür?
Seçenekler
A
Yürümede dengesizlik
B
Halüsinasyon görme
C
Yakın geçmişi unutma
D
Konuşmada bozulma
E
Yargılamada bozulma
Açıklama:
Korsakoff psikozu uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur. Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır. Kronik alkol tedavisinde B vitamini verilmesi nedeniyle nadir olarak görülmektedir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi afyon haşhaşından elde edilen bağımlılık yapan maddelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kokain
B
Morfin
C
Kodein
D
Eroin
E
Metadon
Açıklama:
Afyon sakızı, morfin, kodein, eroin, metadon gibi maddeler afyon haşhaşından elde edilir ve uyuşturucu özelliği taşır. “Opium” afyonun karşılığıdır ve afyon ve benzeri maddelerin tümüne birden “opiyat (opioid)” denmektedir.
Soru 30
1. Uzun süre alkol kullanımı sonucu B12 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur.
2. Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir.
3. Hastada dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
Yukarıda Korsakoff Psikozu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir.
3. Hastada dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır.
Yukarıda Korsakoff Psikozu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Korsakoff psikozu uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur. Yakın ve orta geçmişe ait bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır. Kronik alkol tedavisinde B vitamini verilmesi nedeniyle nadir olarak görülmektedir.
Soru 31
Aşağıdaki terimlerden hangisi uyuşukluk ve uyku hali anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Rush
B
Lakrimasyon
C
Rinore
D
Sedasyon
E
Öfori
Açıklama:
Rush: İlk başta gelişen keyif verici dönem
Öfori: coşku
Sedasyon: uyuşukluk ve uyku hali
Lakrimasyon : gözyaşıakması
Rinore: burun akıntısı
Öfori: coşku
Sedasyon: uyuşukluk ve uyku hali
Lakrimasyon : gözyaşıakması
Rinore: burun akıntısı
Soru 32
Esrar ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İşleniş şekillerine göre sarıkız, kuru, joint, derman gibi isimler alır.
B
400’den fazla kimyasal içermektedir ve temel bileşeni THC’dir.
C
Etkisi birkaç dakika içinde ortaya çıkar ve 15-20 dakika sürer.
D
Diğer uyuşturucu maddelere göre bağımlılık potansiyeli yüksektir.
E
Esrara bağlı yoksunluk belirtileri tüm esrar kullananlarda gözükmektedir.
Açıklama:
Esrar genel olarak en çok denenen yasa dışı bir madde olup Hint kenevirinden elde edilmektedir. Toplumda sarıkız, ot, kuru, joint, derman olarak da isimlendirilmektedir. İşleniş şekillerine göre Marijuana, Gubar, Ganja isimlerini almaktadır. En çok kullanılış biçimi sigaraya sarılarak dumanının çekilmesi şeklindedir. Uyuşturucu maddeler arasında yer alan esrarın bağımlılık yapan diğer maddelere göre bağımlılık potansiyeli daha düşüktür. 400’den fazla kimyasal içermektedir. Temel bileşeni THC (Tetra Hidro Cannabinoid)dir ve bunun miktarı vücutta yarattığı etkinin boyutlarını göstermektedir. THC doğrudan sinir hücrelerini etkileyerek fazla kullanımda tahribata sebep olmaktadır.
Esrar genelde sigara şeklinde içilse de (pipo, sigara ya da nargile aracılığı ile), buharlaştırma, oral veya rektal kullanım şekli olduğu da bilinmektedir.
Esrarın etkisini gösterme süresi 1-2 saattir. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar. Herkeste aynı etkiyi oluşturmaz. Bazı kişilerde aşırı sedasyon, kendinden geçme, hissizleşme ve zaman-mekan algısının bozulması gibi etkiler oluştururken bazı kişilerde de şizofreniye benzeyen hezeyanlar (sanrılar), ajitasyon, kendine ve çevresine zarar verme ve gerçeğe yakın hayaller görme gibi belirtilere sebep olabilmektedir. Esrara bağlı yoksunluk belirtileri genelde yoğun esrar kullananlarda gözükmektedir. Esrar kullanımına bağlı yoksunluk belirtileri şunlardır:
Esrar genelde sigara şeklinde içilse de (pipo, sigara ya da nargile aracılığı ile), buharlaştırma, oral veya rektal kullanım şekli olduğu da bilinmektedir.
Esrarın etkisini gösterme süresi 1-2 saattir. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar. Herkeste aynı etkiyi oluşturmaz. Bazı kişilerde aşırı sedasyon, kendinden geçme, hissizleşme ve zaman-mekan algısının bozulması gibi etkiler oluştururken bazı kişilerde de şizofreniye benzeyen hezeyanlar (sanrılar), ajitasyon, kendine ve çevresine zarar verme ve gerçeğe yakın hayaller görme gibi belirtilere sebep olabilmektedir. Esrara bağlı yoksunluk belirtileri genelde yoğun esrar kullananlarda gözükmektedir. Esrar kullanımına bağlı yoksunluk belirtileri şunlardır:
- Aşırı hassaslık, alınganlık
- Sinirlilik
- Huzursuzluk, gerginlik
- İştah azalması
- Uykusuzluk
- Titreme, ürperme
- Terleme ateş, bulantı
- Mide-bağırsak rahatsızlıkları
- Parçalanmış düşünceler
- Yön duygusu kaybı
- Görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi çocuklarda hiperaktivite, depresyon ve narkolepsi tedavisinde kullanılır?
Seçenekler
A
Kodein
B
LSD
C
Morfin
D
Benzodiazepin
E
Amfetamin
Açıklama:
Amfetamin, sentetik uyarıcı ilaçlardır. Özellikle çocukluk çağında gözlenen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), depresyon ve narkolepsi için kullanılır. Tıp alanındaki kullanımı dışında kötüye kullanımı da yaygındır.
Soru 34
Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne süren kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik koşullanma kuramı
B
Bilişsel kuram
C
Psikodinamik kuram
D
Edimsel koşullanma kuramı
E
Sosyal öğrenme kuramı
Açıklama:
Psikodinamik kuram psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duyguyla başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir.
Soru 35
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tolerans
B
Remisyon
C
Depreşme
D
Yoksunluk
E
Aşerme
Açıklama:
Remisyon, DSM-IV-TR’ye göre en az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak tanımlanmaktadır.
Soru 36
2018 yılı verilerine göre, Türkiye’de hastalar en çok hangi madde kullanımı için tedavi almıştır?
Seçenekler
A
Eroin
B
Esrar
C
Uçucu madde
D
Ekstazi
E
Kokain
Açıklama:
2018 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerine göre dağılımları incelendiğinde;
- % 62.1’inin (7.031) eroin,
- % 12.9’unun (1.459) sentetik kannabinoid,
- % 8.3’ünün (941) esrar,
- % 7.8’inin (886) metamfetamin,
- % 2.9’unun (328) kokain,
- % 1.5’inin (172) ekstazi,
- % 1.5’inin (165) uçucu madde
- % 3.1’inin (347) diğer maddelerden tedavi olduğu görülmüştür.
Soru 37
1. Morfin
2. Eroin
3. Esrar
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri opiyatlar grubuna girmektedir?
2. Eroin
3. Esrar
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri opiyatlar grubuna girmektedir?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Afyon sakızı, morfin, kodein, eroin, metadon gibi maddeler afyon haşhaşından elde edilir ve uyuşturucu özelliği taşır. “Opium” afyonun karşılığıdır ve afyon ve benzeri maddelerin tümüne birden “opiyat (opioid)” denmektedir. Esrar ise kannabinoidler grubundadır.
Soru 38
1. Opiyat türü maddelerin etkisi alınmasından yaklaşık iki saat sonra başlar.
2. Bağımlı kişi günde en az iki, üç kez kullanmak durumunda kalabilmektedir.
3. Madde alındıktan sonra sıcaklık, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, yüzde kırmızılık oluşmaktadır.
Opiyat türü maddelerle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Bağımlı kişi günde en az iki, üç kez kullanmak durumunda kalabilmektedir.
3. Madde alındıktan sonra sıcaklık, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, yüzde kırmızılık oluşmaktadır.
Opiyat türü maddelerle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Opiyat türü maddelerin alınmasından kısa bir süre sonra etkisi başlar ve yaklaşık 4-6 saat sürer. Bu nedenle bağımlı kişi günde en az iki, üç kez kullanmak durumunda kalabilmektedir. Madde alındıktan sonra sıcaklık, kol ve bacaklarda ağırlık hissi, yüzde kırmızılık oluşmaktadır.
Soru 39
1. Esrar genelde sigara şeklinde içilse de, buharlaştırma, oral veya rektal kullanım şekli olduğu da bilinmektedir.
2. Esrar etkisini hemen ya da alındıktan çok kısa bir süre sonra hızlı bir şekilde gösterir.
3. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar.
Yukarıda verilen esrar ile ilgili bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Esrar etkisini hemen ya da alındıktan çok kısa bir süre sonra hızlı bir şekilde gösterir.
3. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar.
Yukarıda verilen esrar ile ilgili bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Esrar genelde sigara şeklinde içilse de (pipo, sigara ya da nargile aracılığı ile), buharlaştırma, oral veya rektal kullanım şekli olduğu da bilinmektedir. Esrarın etkisini gösterme süresi 1-2 saattir. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar. Herkeste aynı etkiyi oluşturmaz.
Soru 40
1. Uykusuzluk, kaygı, ağrı gibi problemlerin tedavisi için kullanılan ilaçlardır.
2. Fazla alınması durumlarında komaya, sedasyona ve depresyona sebep olabilmektedirler.
3. Alınması gereken dozun üzerine çıkıldığında 6 aydan kısa sürede bağımlılık oluşturmaktadırlar.
Yukarıda sedatif hipnotikler ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
2. Fazla alınması durumlarında komaya, sedasyona ve depresyona sebep olabilmektedirler.
3. Alınması gereken dozun üzerine çıkıldığında 6 aydan kısa sürede bağımlılık oluşturmaktadırlar.
Yukarıda sedatif hipnotikler ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Sedatif hipnotikler, uykusuzluk, kaygı, ağrı gibi problemlerin tedavisi için kullanılan ilaçlardır. Gerginlik azaltıcı ve uyku tetikleyici etkileri bulunmaktadır ancak fazla alınması durumlarında komaya, sedasyona ve depresyona sebep olabilmektedirler. Bağımlılıkları genellikle kullanılan dozla ilgili olmakla birlikte alınması gereken dozun üzerine çıkıldığında 6 aydan kısa sürede bağımlılık oluşturmaktadırlar. Bu madde grubu içinde en çok kullanılanları ise benzodiazepin ve barbitürattır.
Soru 41
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bağımlılık
B
Tolerans
C
Yoksunluk
D
İntolerans
E
Aşerme
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Tolerans geliştikten sonra aynı miktarda kullanılan madde aynı etkiyi göstermemeye başlar. Beklenen etki ortaya çıkmayınca kişi rahatlama sağlayamaz.
Doğru yanıt B'dir.
Doğru yanıt B'dir.
Soru 42
"Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Prolapse
B
Relaps
C
Lapse
D
Aşerme
E
İntolerans
Açıklama:
İlk madde kullanımına başladığı gibi “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı döneme tekrar madde kullanımı (lapse) denir.
Doğru yanıt C'dir.
Doğru yanıt C'dir.
Soru 43
Amfetamin, kokain, ekstazi, kafein maddeleri özellikleri gereği hangi grupta yer alırlar?
Seçenekler
A
Uyarıcılar
B
Opiyatlar
C
Halüsinojenler
D
Esrar ve benzerleri
E
Merkezi sinir sistemini baskılayanlar
Açıklama:
Uyarıcılar: amfetamin, kokain, ekstazi, kafeindir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi alkol bağımlılığına neden olan biyolojik nedenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kalıtım
B
Irk farklılıkları
C
Maddenin etki süresi
D
Maddenin etki şiddeti
E
Depresif duygudurum
Açıklama:
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti alkol bağımlılığına neden olan biyolojik nedenlerdir. Depresyon ya da depresif duygudurum psikolojik nedenlerden biridir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 45
Uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı kronik bir beyin sendromu olan ve yakın ve orta geçmişe ait
bellek bozukluğu ve bunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumunun gözlendiği bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
bellek bozukluğu ve bunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumunun gözlendiği bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akut Alkol Zehirlenmesi
B
Deliryum Tremens
C
Alkol Kesilme Sendromu
D
Korsakoff Psikozu
E
Beriberi
Açıklama:
Korsakoff psikozu uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur. Yakın ve orta geçmişe ait
bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır. Kronik alkol tedavisinde B vitamini verilmesi nedeniyle nadir olarak görülmektedir. Doğru yanıt D'dir.
bellek bozukluğu ve bellek bozukluğunu gidermek için masal uydurma (konfabülasyon) durumu tipik olarak gözlenir. Uzak geçmiş iyi hatırlanır, yakın geçmişteki olaylar çabuk unutulur ancak dikkat, hesap yapma ve yargılama bozulmamıştır. Kronik alkol tedavisinde B vitamini verilmesi nedeniyle nadir olarak görülmektedir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 46
- 400’den fazla kimyasal içermektedir.
- Toplumda sarıkız, ot, kuru, joint, derman olarak da isimlendirilmektedir.
- Bağımlılık gelişimi için bir, iki kez kullanmak yeterlidir.
- Sıklıkla intravenöz yolla (shot) kullanılabilir.
- Etkileri birkaç dakika içinde ortaya çıkıp 15-45 dakika sürmektedir.
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
II ve IV
E
I, II ve V
Açıklama:
Esrar genel olarak en çok denenen yasa dışı bir madde olup Hint kenevirinden elde edilmektedir. Toplumda sarıkız, ot, kuru, joint, derman olarak da isimlendirilmektedir. Uyuşturucu maddeler arasında yer alan esrarın bağımlılık yapan diğer maddelere göre bağımlılık potansiyeli daha düşüktür. Esrar genelde sigara şeklinde içilse de (pipo, sigara ya da nargile aracılığı ile), buharlaştırma, oral veya rektal kullanım şekli olduğu da bilinmektedir Esrarın etkisini gösterme süresi 1-2 saattir. Kullanıldığında sempatik sinir sisteminin etkinliği artar. Herkeste aynı etkiyi oluşturmaz.
Doğru yanıt A'dır.
Doğru yanıt A'dır.
Soru 47
Kumar bağımlılığının belirtilerinden biri olan bailout kavramının tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
B
Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
C
Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
D
Kişinin para kaybettikten sonra kaybettiklerini kazanmak için tekrar kumar oynaması
E
Kişinin kumar alışkanlığını finanse edebilmesi için yasal olmayan işlere girişmesi
Açıklama:
Kumar oynama davranışının bağımlılık olup olmadığını değerlendirmek için on ölçüt olduğu öne sürülmektedir.
• Zihin meşguliyeti: Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
• Tolerans: Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
• Kaçış: Kişinin sorunlarından kaçması veya kendisini rahatsız edici duygulardan uzaklaşması için kumar oynaması
• Peşine düşme: Kişinin para kaybettikten sonra kaybettiklerini kazanmak için tekrar kumar oynaması, kaybettiklerinin peşine
düşmesi patolojik kumar bağımlılığının en önemli belirtilerinden biridir.
• Yalan söyleme: Kişinin kumar alışkanlığının seviyesini gizlemek için aile üyelerine, danışmana ve diğer kişilere yalan söylemesi
• Yasa dışı eylemler: Kişinin kumar alışkanlığını finanse edebilmesi için yasal olmayan işlere girişmesi
• Zarar görmüş önemli ilişkiler: Kişinin kumar oynama davranışı yüzünden ilişkilerini, mesleğini ve eğitimsel olanaklarını tehlikeye atması veya kaybetmesi
• Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
• Kontrol kaybı: Kişinin kumar alışkanlığını kaybetmesi, kontrol edebilmesi ya da kesebilmesi için tekrar eden başarısız denemelerde bulunması
Doğru yanıt C'dir.
• Zihin meşguliyeti: Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
• Tolerans: Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
• Kaçış: Kişinin sorunlarından kaçması veya kendisini rahatsız edici duygulardan uzaklaşması için kumar oynaması
• Peşine düşme: Kişinin para kaybettikten sonra kaybettiklerini kazanmak için tekrar kumar oynaması, kaybettiklerinin peşine
düşmesi patolojik kumar bağımlılığının en önemli belirtilerinden biridir.
• Yalan söyleme: Kişinin kumar alışkanlığının seviyesini gizlemek için aile üyelerine, danışmana ve diğer kişilere yalan söylemesi
• Yasa dışı eylemler: Kişinin kumar alışkanlığını finanse edebilmesi için yasal olmayan işlere girişmesi
• Zarar görmüş önemli ilişkiler: Kişinin kumar oynama davranışı yüzünden ilişkilerini, mesleğini ve eğitimsel olanaklarını tehlikeye atması veya kaybetmesi
• Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
• Kontrol kaybı: Kişinin kumar alışkanlığını kaybetmesi, kontrol edebilmesi ya da kesebilmesi için tekrar eden başarısız denemelerde bulunması
Doğru yanıt C'dir.
Soru 48
Belirli bir kültür içinde bağımlılık yapıcı madde kullanımı yaygınlığını maddeye ulaşım kolaylığı, maddenin kullanımındaki sınırlamalar ve maddenin kullanımına ilişkin ulusal politikalar gibi etmenlerin etkilediğini öne süren kuramsal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikodinamik Kuram
B
Klasik Koşullanma Kuramı
C
Bilişsel Kuram
D
Sosyal Öğrenme Kuramı
E
Edimsel (Operant) Koşullanma Kuramı
Açıklama:
Sosyal öğrenme kuramı şimdiye kadar açıklanan bütün kuramları kapsamaktadır. Öğrenme ve bilişsel süreçler önemlidir. Bununla birlikte bağımlılık gelişiminde çevre de önemli etkilere sahiptir. Sosyal öğrenme modeli belirli bir kültür içinde bağımlılık yapıcı madde kullanımı yaygınlığını maddeye ulaşım kolaylığı, maddenin kullanımındaki sınırlamalar ve maddenin kullanımına ilişkin ulusal politikalar gibi etmenlerin etkilediğini öne sürmektedir.
Soru 49
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbirinin olmaması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aşerme
B
Tolerans
C
Yoksunluk
D
Depreşme
E
Remisyon
Açıklama:
Remisyon DSM-IV-TR’ye göre en az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak
tanımlanmaktadır. Doğru yanıt E'dir.
tanımlanmaktadır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 50
Depreşme yani bağımlılığın nüks etmesi süreci genellikle olumsuz düşüncelerle başlamaktadır. Depreşmeyi önlemenin temel aracı olan terapi türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Davranışçı Terapi
B
Bilişsel Terapi
C
Psikoanalitik Terapi
D
Aile Terapisi
E
Kendine yardım grupları
Açıklama:
Depreşmeyi önlemede dört ana fikir vardır. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir. Tedavideki amaç erken evreleri bireyin tanımasına yardım ederek başarı şansını artırmaktır.
2. İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir. Her evre kendi içinde depreşme riski taşır.
3. Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir. Buradaki amaç olumsuz düşünceleri değiştirmek ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.
4. Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır.
Doğru yanıt B'dir.
1. Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir. Tedavideki amaç erken evreleri bireyin tanımasına yardım ederek başarı şansını artırmaktır.
2. İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir. Her evre kendi içinde depreşme riski taşır.
3. Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir. Buradaki amaç olumsuz düşünceleri değiştirmek ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.
4. Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır.
Doğru yanıt B'dir.
Soru 51
Kişinin sürekli olarak aynı maddeyi kullanılması sonucu maddenin kişi üzerindeki etkisinin azalmasına ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Tolerans
B
Bağımlılık
C
Yoksunluk
D
Aşerme
E
Bırakamama
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “to- lerans” denir.
Soru 52
" Kişinin maddeden kurtulma isteğinin madde kullanımının önüne geçtiği dönemdir." olarak tanımlanan madde bağımlılığı evresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bırakma evresi
B
Tekrar madde kullanını evresi
C
Hazırlık evresi
D
İlk madde kullanımı evresi
E
Madde kullanmayı sürdürme evresi
Açıklama:
Bırakma evresi: Kişinin maddeden kurtulma isteğinin madde kullanımının önüne geçtiği dönemdir.
Soru 53
I: LSD
II: Kokain
III: Alkol
IV: Kafein
Yukarıda sıralanan bağımlılık yapan maddelerden hangisi ya da hangileri uyarıcılar grubunda yer almaktadır?
II: Kokain
III: Alkol
IV: Kafein
Yukarıda sıralanan bağımlılık yapan maddelerden hangisi ya da hangileri uyarıcılar grubunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
III ve IV
Açıklama:
Bağımlılık yapıcı bu maddeler:
- Sigara (tütün)
- Alkol
- Opiyatlar: morfin, eroin, kodein, metadon, meperidin
- Uyarıcılar: amfetamin, kokain, ekstazi, kafein
- Merkezi sinir sistemini baskılayanlar: barbi- türatlar, meprobomat, benzodiazepin (dia- zem), alkol, akineton, metiltriptamin), DET (dietiltriptalmin), DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA (metilendioksi amfetamin)
- Esrar ve benzerleri
- Fensiklidin (PCP)
- Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Die tilamid), meskalin, Psilocybin, DMT (dUçucu maddeler (Volatile hyrocarbons): tiner, benzen, gazolin, glue (Bali gibi yapıştırıcılar) olarak sıralanmaktadır.
Soru 54
I: İlk iş
II: Eleştiri
III: Suçluluk
IV: Kesmek
Alkolizm tanısı koymada yararlanılan KESİ testinin maddelerinin doğru sıralanması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
II: Eleştiri
III: Suçluluk
IV: Kesmek
Alkolizm tanısı koymada yararlanılan KESİ testinin maddelerinin doğru sıralanması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
IV-II-III-I
B
II-III-I-IV
C
IV-II-I-III
D
III-IV-I-II
E
III-II-I-IV
Açıklama:
Tanı koymada bazı ölçme ve değerlendirme araçlarından da yararlanılmaktadır. Bunlardan en sık olarak kullanılan ölçme ve değerlendirme aracı “KESİ (CAGE)” dir. Kesi dört maddelik, kolay ve hızlı uygulanan bir testtir. Maddelerden herhangi birine verilen “evet” yanıtı alkol kullanımını daha ayrıntılı araştırmak için bir işaret sunmaktadır.
Kesmek: Alkolü Kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
Eleştiri: Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi Eleştirdiler mi?
Suçluluk: İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da Suçlu hissettiniz mi?
İlk iş: Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç İlk iş olarak alkol aldınız mı?
Kesmek: Alkolü Kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
Eleştiri: Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi Eleştirdiler mi?
Suçluluk: İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da Suçlu hissettiniz mi?
İlk iş: Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç İlk iş olarak alkol aldınız mı?
Soru 55
Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testi'ne göre aşağıda yazılan yorumlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kişinin sabah uyanıp ilk 5 dakik içinde sigara içmeye başlaması sigara bağımlılığının zayıf bir göstergesidir.
B
Kişinin sigara içilmeyen yerlerde sigara içmemesi sigara bağımlılığının zayıf bir göstergesidir.
C
Kişinin sabah saatlerinde içilen sigaradan vazgeçebilmesi sigara bağımlılığının zayıf bir göstergesidir.
D
Kişinin günde 10 sigaradan daha az sigara içmesi sigara bağımlılığının zayıf bir göstergesi olabilir.
E
Kişinin sabah uyandıktan yarım saat sonra sigara içmeye başlaması sigara bağımlılığının zayıf bir göstergesi olabilir.
Açıklama:

Soru 56
I: Bulantı- Kusma
II: Ateş
III: Burun akıntısı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri opiyat madde kullanım yoksunluğunda ortaya çıkan belirtilerdendir?
II: Ateş
III: Burun akıntısı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri opiyat madde kullanım yoksunluğunda ortaya çıkan belirtilerdendir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Opiyat yoksunluk belirtileri;
- Disforik duygudurum
- Bulantı ve kusma
- Kas ağrıları
- Gözyaşı akması (lakrimasyon) veya burun akıntısı (rinore)
- Pupiller dilatasyon (göz bebeklerinde büyüme), piloereksiyon (tüylerin dikleşmesi) veya terleme
- İshal
- Esneme
- Ateş
- Uykusuzluk olarak tanımlanmaktadır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi esrar kullanım yoksunluğunda görülen belirtilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gözyaşı akması
B
İştah azalması
C
Yön duygusu kaybı
D
Halüsinasyonlar görme
E
Mide rahatsızlıkları
Açıklama:
Esrara bağlı yoksunluk belirtileri genelde yoğun esrar kullananlarda gözükmektedir. Esrar kullanımına bağlı yoksunluk belirtileri şunlardır:
- Aşırı hassaslık, alınganlık
- Sinirlilik
- Huzursuzluk, gerginlik
- İştah azalması
- Uykusuzluk
- Titreme, ürperme
- Terleme ateş, bulantı
- Mide-bağırsak rahatsızlıkları
- Parçalanmış düşünceler
- Yön duygusu kaybı
- Görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar
Soru 58
Aşağıdaki davranışlardan hangisi internet bağımlılığı olan bireylerde gözlemlenmez?
Seçenekler
A
İhtiyaçları doğrultusunda internetle meşgul olma
B
Zaman yönetiminde başarısızlık
C
İnternet kullanımı yoluyla ruh hali değişimleri
D
Kişinin çevresindekilerin endişeleri
E
Tekrarlanan ve başarısızlıkla sonuçlanan internet kullanımı girişimleri
Açıklama:
Young (1999) internet bağımlılığını belirlemek için sekiz ölçüt tanımlamıştır. Bu ölçütler şunlardır:
- İnternetle meşgul olma
- Daha fazla çevrimiçi zaman ihtiyacı
- Tekrarlanan, internet kullanımını azaltma denemeleri
- İnternet kullanımını azaltırken vazgeçme
- Zaman yönetimi konuları
- Çevresel endişe (aile, okul, iş, arkadaşlar)
- Çevrimiçi harcanan zaman aldatmacası
- İnternet kullanımı yoluyla ruh hali değişimi
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi kumar oynama davranışının bağımlılık olup olmadığının değerlendirilmesinde başvurulan ölçüt davranışlardan değildir?
Seçenekler
A
Aşerme
B
Kaçış
C
Tolerans
D
Bailout
E
Peşine düşme
Açıklama:
Kumar oynama davranışının bağımlılık olup olmadığını değerlendirmek için on ölçüt olduğu öne sürülmektedir.
- Zihin meşguliyeti: Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
- Tolerans: Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
- Kaçış: Kişinin sorunlarından kaçması veya kendisini rahatsız edici duygulardan uzak- laşması için kumar oynaması
- Peşine düşme: Kişinin para kaybettikten sonra kaybettiklerini kazanmak için tekrar kumar oynaması, kaybettiklerinin peşine düşmesi patolojik kumar bağımlılığının en önemli belirtilerinden biridir.
- Yalan söyleme: Kişinin kumar alışkanlığının seviyesini gizlemek için aile üyelerine, danışmana ve diğer kişilere yalan söylemesi
- Yasa dışı eylemler: Kişinin kumar alışkanlığını finanse edebilmesi için yasal olmayan işlere girişmesi
- Zarar görmüş önemli ilişkiler: Kişinin kumar oynama davranışı yüzünden ilişkilerini, mesleğini ve eğitimsel olanaklarını tehlikeye atması veya kaybetmesi
- Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
• Kontrol kaybı: Kişinin kumar alışkanlığını kaybetmesi, kontrol edebilmesi ya da kese- bilmesi için tekrar eden başarısız denemelerde bulunması
Soru 60
Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2019'a göre ülkemizde 2018 yılında madde bağımlılığından tedavi gören kişilere ilişkin aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
2018 yılında madde bağımlılığından tedavi gören erkeklerin sayısı kadınların sayısından fazladır.
B
2018 yılında madde bağımlılığından tedavi gören kişilerin %86.9'u hiç okula gitmemiştir.
C
2018 yılında madde bağımlılığından tedavi gören erkeklerin sayısı kadınların sayısından azdır.
D
2018 yılında madde bağımlılığından tedavi gören kişilerin % 41.3’ünün öğrenci olduğu görülmektedir.
E
2018 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerine göre dağılımları incelendiğinde en çok LSD bağımlısı kişilerin olduğuna rastlanılmaktadır.
Açıklama:
2018 yılında yatarak tedavi görenlerin cinsi- yete göre dağılımları incelendiğinde, % 95.5’inin (10.815) erkek, % 4.5’inin (514) kadın olduğu anlaşılmaktadır. Bu dağılım geçtiğimiz yıllara benzer şekildedir. Cinsiyete özgü resmi bir tedavi kurumu bulunmamaktadır.
2018 yılında tedavi gören hastaların eğitim durumları incelendiğinde (Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2019);
2018 yılında tedavi gören hastaların eğitim durumları incelendiğinde (Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2019);
- % 1.4’ünün (162) hiç okula gitmemiş,
- % 86.9’unun (9.842) 1-8 yıl eğitim aldığı,
- % 8.1’inin (915) 9-12 yıl eğitim aldığı,
- % 3.6’sının (410) yüksekokul mezunu olduğu görülmektedir
2018 yılında tedavi gören kişilerin iş durumlarına göre incelenmesinde (Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2019);
• % 21’inin (2.376) işsiz olduğu,
• % 41.3’ünün (4.678) düzenli bir işinin olmadığı,
• % 34.2’sinin (3.876) düzenli bir işi olduğu,
• % 2.3’ünün (255) öğrenci olduğu,
• % 1.2’sinin (144) ekonomik olarak aktif olmadığı görülmüştür. - 2018 yılında tedavi gören hastaların tedavi gördükleri madde türlerine göre dağılımları incelendiğinde;
- % 62.1’inin (7.031) eroin,
- % 12.9’unun (1.459) sentetik kannabinoid,
- % 8.3’ünün (941) esrar,
- % 7.8’inin (886) metamfetamin,
- % 2.9’unun (328) kokain,
- % 1.5’inin (172) ekstazi,
- % 1.5’inin (165) uçucu madde ve
- % 3.1’inin (347) diğer maddelerden tedavi olduğu görülmüştür.
- % 62.1’inin (7.031) eroin,
Soru 61
Kişinin bir maddeye, kişiye, varlığa ya da bir etkinliğe yönelik duyduğu ve karşı koyamadığı bir isteğe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Alışkanlık
B
Devamlılık
C
Tolerans
D
Bağımlılık
E
Talep
Açıklama:
Bağımlılık kişinin bir maddeye, kişiye, varlığa ya da bir etkinliğe yönelik duyduğu ve karşı koyamadığı bir istektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 62
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Aşerme
B
Talep
C
Bağımlılık
D
Yoksunluk
E
Tolerans
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Doğru cevap E'dir.
Soru 63
Madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı madde bağımlılık evresi hangi evredir ?
Seçenekler
A
Hazırlık evresi
B
İlk madde kullanımı
C
Madde kullanmayı sürdürme
D
İlerleme evresi
E
Tekrar madde kullanmayı düşünme
Açıklama:
İlerleme evresi: Kişi artık daha sık ve yoğun bir şekilde madde kullanmaya başlamıştır. Madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı dönemdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 64
İlk madde kullanımına başladığı gibi “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönem madde bağımlılık evresi hangisidir?
Seçenekler
A
Hazırlık evresi
B
Tekrar madde kullanımı (lapse)
C
Madde kullanmayı sürdürme
D
İlerleme evresi
E
Tekrar madde kullanmayı düşünme
Açıklama:
Tekrar madde kullanımı (lapse): İlk madde kullanımına başladığı gibi “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönemdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 65
Hangisi bağımlılık yapan maddelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Fensiklidin
B
Alkol
C
Metadon
D
Fenolftalin
E
Meskalin
Açıklama:
Bağımlılık yapıcı bu maddeleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
- Sigara (tütün)
- Alkol
- Opiyatlar: morfin, eroin, kodein, metadon, meperidin
- Uyarıcılar: amfetamin, kokain, ekstazi, kafein
- Merkezi sinir sistemini baskılayanlar: barbitüratlar, meprobomat, benzodiazepin (diazem), alkol, akineton
- Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Dietilamid), meskalin, Psilocybin, DMT (dimetiltriptamin),DET (dietiltriptalmin),DOM (dimetoksimetil amfetamin), MDA (metilendioksi amfetamin)
- Uçucu maddeler (Volatile hyrocarbons): tiner,benzen, gazolin, glue (Bali gibi yapıştırıcılar)
- Esrar ve benzerleri
- Fensiklidin (PCP). Doğru cevap D'dir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi merkezi sinir sistemini baskılayan bağımlılık yapan bir maddedir?
Seçenekler
A
Gazolin
B
Meprobomat
C
Amfetamin
D
Kokain
E
Kafein
Açıklama:
Merkezi sinir sistemini baskılayanlar bağımlılık yapan maddeler: barbitüratlar, meprobomat, benzodiazepin (diazem), alkol, akinetondur. Doğru cevap B'dir.
Soru 67
Alkol kimyasal olarak etanol olarak adlandırılan bir maddedir. Aşağıdakilerden hangisi alkol elde edilen bitkilerden birisidir?
Seçenekler
A
Fındık
B
Patlıcan
C
Patates
D
Barbunya
E
Kereviz
Açıklama:
Alkol kimyasal olarak etanol olarak adlandırılan bir maddedir. Patates, tahıl, mısır, pirinç, meyve, şeker pancarı gibi bitkilerden elde edilebilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi alkol bağımlılığın biyolojik nedenlerinin genetik özelliklerinden birisidir ?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Eşik değer
C
Enzim konfigürasyonu
D
Etki süresi
E
Etken maddesi
Açıklama:
Alkol bağımlılığın biyolojik nedenleri kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerindendir. Doğru cevap C'dir.
Soru 69
Akut organik bir beyin sendromudur. Uzun süreli alkol kullanımını bırakmaya bağlı olarak gelişebildiği gibi, içki içmeye devam eden bir alkol bağımlısında da beslenme noksanlığı, sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları, kafa travması ya da enfeksiyon hastalığı nedenleri ile görülebilir. Söz edilen alkol kullanımı ve bağımlılığına bağlı bozuk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akut Alkol Zehirlenmesi
B
Alkol Kesilme Sendromu
C
Deliryum tremens
D
Korsakoff Psikozu
E
Alkole Bağlı Amnestik Bozukluk
Açıklama:
Deliryum Tremens akut organik bir beyin sendromudur. Uzun süreli alkol kullanımını bırakmaya bağlı olarak gelişebildiği gibi, içki içmeye devam eden bir alkol bağımlısında da beslenme noksanlığı, sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları, kafa travması ya da enfeksiyon hastalığı nedenleri ile görülebilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi nikotin bağımlılığı tanı ve değerlendirme ölçeklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testi
B
Sigara Ağırlık İndeksi
C
EMASH Testi
D
Nikotin Yoksunluk Ölçütleri
E
Nikotin Değerlendirme Ölçütleri
Açıklama:
Nikotin bağımlılığı tanı ve değerlendirme ölçekleri:
- Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testi (FNBT): Nikotin bağımlılık şiddetini ölçmekte en sık kullanılan testtir (Heatherton, Kozlowski, Frecker, ve Fagerstrom, 1991). Altı soruya verilen yanıtlarla elde edilen puanın 4’ün üstünde olması bağımlılık olasılığını göstermektedir.
- Sigara Ağırlık İndeksi (SAİ)
- EMASH Testi
- Nikotin Yoksunluk Ölçütleri tanı koymada yararlanılan diğer değerlendirme araçlarıdır.
Soru 71
Madde bağımlılığı konusunda tedavi süreci devam eden Ferhat Bey, sık sık madde kullanmak için istek duyduğunu hatta başka bir ifade ile canının istediğini ifade etmektedir. Bu durum aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir.
Seçenekler
A
Craving
B
Yoksunluk
C
Tolerans
D
Bırakma girişimi
E
Bağımlılık
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur. Bağımlılık kişinin bir maddeye, kişiye, varlığa ya da bir etkinliğe yönelik duyduğu ve karşı koyamadığı bir istektir. Madde kullanan kişinin maddeyi bırakıp, hayat boyu bir daha kullanmamasına ise abstinens denir. Craving ya da diğer bir isimlendirme ile aşermenin Tanımı konusunda kuramsal düzeyde bir fikir birliği yoktur ancak alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ olarak tanımlanabilir.
Soru 72
Bir süredir madde kullanan Mustafa zamanla her seferinde giderek daha fazla madde alma isteği duymaktadır. Mustafa'nın yaşadığı bu durum aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Craving
B
Yoksunluk
C
Tolerans
D
Bağımlılık
E
Abstinens
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur. Bağımlılık kişinin bir maddeye, kişiye, varlığa ya da bir etkinliğe yönelik duyduğu ve karşı koyamadığı bir istektir. Madde kullanan kişinin maddeyi bırakıp, hayat boyu bir daha kullanmamasına ise abstinens denir. Craving ya da diğer bir isimlendirme ile aşermenin Tanımı konusunda kuramsal düzeyde bir fikir birliği yoktur ancak alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ olarak tanımlanabilir.
Soru 73
Aşağıda verilen alkol bağımlılığının nedenleri ikişerli gruplandığında hangi seçenek diğerlerinden farklı bir boyutta olduğu için dışarıda kalır?
Seçenekler
A
Aile ilişkileri
B
İçkiye ulaşabilmenin kolaylığı
C
Depresif duygudurum
D
Anksiyete Problemleri
E
Kalıtım
Açıklama:
Alkol bağımlılığı için tek neden aramak yerine çok etkenli bir bozukluk olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu nedenleri kabaca biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler olarak üç ana başlık altında incelemek mümkündür. Kalıtım biyolojik nedenler, depresyon ve anksiyete psikolojik nedenler , içkiye ulaşımın kolay olması ve aile içi ilişkiler sosyal nedenler başlığı altında değerlendirilebilir. Gruplamada dışarıda kalan kalıtım seçeneğidir.
Soru 74
Kişinin maddeye karşı olumsuz ve katı tutumunun değiştiği, madde kullanımı ile ilgili olumlu düşüncelerin tekrar başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Bırakma dönemi
B
Lapse (tekrar madde kullanımı) dönemi
C
Prolapse (tekrar maddeyi kullanmayı düşünme) dönemi
D
Relapse (tekrar başlama) dönemi
E
Sürdürme dönemi
Açıklama:
Madde kullanımı sekiz evre de ele alınır.
- Hazırlık evresi: Kişinin herhangi bir madde kullanımına dair düşüncelerinin geliştiği dönemdir.
- İlk madde kullanımı: Çeşitli sebeplerden dolayı kişinin maddeyi ilk kullandığı dönemdir. Bu evrede korku ve merak ön plandadır.
- Madde kullanmayı sürdürme: Bağımlı olmayacağı düşüncesi ile kişinin madde kullanımına devam etme sürecidir. Bu dönemde kişinin merak unsuru ortadan kalkmıştır.
- İlerleme evresi: Kişi artık daha sık ve yoğun bir şekilde madde kullanmaya başlamıştır. Madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı dönemdir.
- Bırakma evresi: Kişinin maddeden kurtulma isteğinin madde kullanımının önüne geçtiği dönemdir.
- Tekrar madde kullanmayı düşünme (prolapse): Kişinin maddeye karşı olumsuz ve katı tutumunun değiştiği, madde kullanımı ile ilgili olumlu düşüncelerin tekrar başladığı dönemdir.
- Tekrar madde kullanımı (lapse): İlk madde kullanımına başladığı gibi “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile madde kullanımın tekrar başladığı dönemdir.
- Tekrar başlama (relapse): Madde kullanımın tekrar yoğun bir şekilde başladığı dönemdir (Ögel, 2010).
Soru 75
Aşağıda verilen bağımlılık yapıcı maddeler ikili gruplandığında hangi madde dışarıda kalır?
Seçenekler
A
Amfetamin
B
Kodein
C
Morfin
D
Esrar
E
Marijuana
Açıklama:
Kodein ve morfin opiyatlar grubundadır. Esrar ve marijuana ise kannabinoidler grubunada ele alınır. Amfetamin bir uayrıcı kimyasal olup bu grupların dışındadır.
Soru 76
Aşağıda verilen bağımlılık yapıcı maddeler ikili gruplandırığında hangisi dışarıda kalır?
Seçenekler
A
Amfetamin
B
Kokain
C
Marijuana
D
Afyon sakızı
E
Eroin
Açıklama:
Afyon sakızı ve eroin opiyatlar grubunda değerlendirilmektedir. Kokain ve amfetamin ise uyarıcı maddelerdendir. Marijuana bir esrar ürünü olup bu grupların dışında kalmaktadır.
Soru 77
Hangisi kumar bağımlılığı ölçütlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Zihin meşguliyeti
B
Yalan söyleme
C
Yasa dışı eylemler
D
Yoksunluk
E
Kaçış
Açıklama:
Kumar oynama davranışının bağımlılık olup olmadığını değerlendirmek için on ölçüt olduğu öne sürülmektedir (Ögel, 2010).
Yoksunluk madde kullanımı ile ilgili bir olgu olup bireyin amdde almadığı durumlardaki belirtilerini tanımlamak için kullanılmaktadır.
- Zihin meşguliyeti: Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
- Tolerans: Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
- Kaçış: Kişinin sorunlarından kaçması veya kendisini rahatsız edici duygulardan uzaklaşması için kumar oynaması
- Peşine düşme: Kişinin para kaybettikten sonra kaybettiklerini kazanmak için tekrar kumar oynaması, kaybettiklerinin peşine düşmesi patolojik kumar bağımlılığının en önemli belirtilerinden biridir.
- Yalan söyleme: Kişinin kumar alışkanlığının seviyesini gizlemek için aile üyelerine, danışmana ve diğer kişilere yalan söylemesi
- Yasa dışı eylemler: Kişinin kumar alışkanlığını finanse edebilmesi için yasal olmayan işlere girişmesi
- Zarar görmüş önemli ilişkiler: Kişinin kumar oynama davranışı yüzünden ilişkilerini, mesleğini ve eğitimsel olanaklarını tehlikeye atması veya kaybetmesi
- Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
- Kontrol kaybı: Kişinin kumar alışkanlığını kaybetmesi, kontrol edebilmesi ya da kesebilmesi için tekrar eden başarısız denemelerde bulunması
Yoksunluk madde kullanımı ile ilgili bir olgu olup bireyin amdde almadığı durumlardaki belirtilerini tanımlamak için kullanılmaktadır.
Soru 78
Madde bağımlılığını açıklamada öğrenme yaklaşımlarına odaklanan kuramsal açıklama aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Bilişsel kuram
B
Psikodinamik kuram
C
Sosyal öğrenme
D
Davranışçı kuram
E
Gestalt yaklaşımı
Açıklama:
Davranışçı kuram alkol ve madde kullanım bozukluklarının gelişmesinde öğrenme modellerinin üzerinde durmaktadır. Klasik ve edimsel koşullanma yoluyla, olaylar ve olaylar hakkında edinilen bilgi arasındaki bağlantı madde kullanım davranışını pekiştirmektedir. Bilişsel kuram bireylerin düşüncelerine , dinamik kuram ise erken çocukluk dönemine vurgu yapmaktadır.
Soru 79
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Yoksunluk
B
Remisyon
C
Depreşme
D
Tolerans
E
Relapse
Açıklama:
Tekrar başlama (relapse): Madde kullanımın tekrar yoğun bir şekilde başladığı dönemdir.
Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur. Depreşme ise belirli bir içmeme döneminden yani remisyon sürecinden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma gelmektir.Tolerans ise her seferinde daha fazla maddeye ihtiyaç duymak olarak ifade edilebilir. Soru kökünde yer alan kavram ise remisyon olarak isimlendirilmektedir.
Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur. Depreşme ise belirli bir içmeme döneminden yani remisyon sürecinden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma gelmektir.Tolerans ise her seferinde daha fazla maddeye ihtiyaç duymak olarak ifade edilebilir. Soru kökünde yer alan kavram ise remisyon olarak isimlendirilmektedir.
Soru 80
Hangisi depreşmeyi önleyici ilkeler arasında yer almaz ?
Seçenekler
A
Bireye bağımlılık evrelerinin öğretilmesi
B
Her evredeki risklerin belirlenmesi ve tanımlanması
C
Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir.
D
Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olur.
E
Depreşmenin herkes tarafından bir kez deneyimlenmesi gerektiği konusunda bilgi vermek.
Açıklama:
Depreşmeyi önlemede dört ana fikir vardır. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir. Tedavideki amaç erken evreleri bireyin tanımasına yardım ederek başarı şansını artırmaktır.
- İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir. Her evre kendi içinde depreşme riski taşır.
- Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir. Buradaki amaç olumsuz düşünceleri değiştirmek ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.
- Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır
Soru 81
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına ne denir?
Seçenekler
A
Yoksunluk
B
Tolerans
C
Bağımlılık
D
Etki gücü
E
Aşerme
Açıklama:
Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi kişilerin madde kullanmaya başlandığı ilk zamanlarda tercih ettiklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Alkol
B
Esrar
C
Uçucu maddeler
D
Sigara
E
Eroin
Açıklama:
Madde kullanımına başlandığı ilk zamanlarda alkol, sigara, esrar, uçucu maddeler ve ilaçlar tercih edilirken kullanımın devam etmesiyle beraber, kullanılan maddeler kokain, ekstazi ve eroin gibi daha ağır maddelere dönüşmektedir. Doğru cevap E seçenğidir.
Soru 83
Alkol kullanımına bağlı ruh hali, duygusal durum ve cevap verme yetisindeki bozukluklar; alkolün fizyolojik etkilerinin hangi alanlarla etkileşimi sonucu görülür?
Seçenekler
A
Sosyal ve psikolojik
B
Sosyal ve ekonomik
C
Biyolojik ve davranışsal
D
Davranışsal ve ekonomik
E
Toplumsal ve biyolojik
Açıklama:
Alkol kullanımına bağlı ruh hali, duygusal durum ve cevap verme yetisindeki bozukluklar, değişiklikler alkolün fizyolojik etkilerinin sosyal ve psikolojik etmenlerle etkileşimi sonucu meydana gelmektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 84
Uzun süreli alkol kullanımını bırakmaya bağlı olarak gelişebildiği gibi içki içmeye devam eden bir alkol bağımlısında beslenme noksanlığı, sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları, kafa travması ya da enfeksiyon hastalığı nedenleriyle de görülebilen bozukluk nedir?
Seçenekler
A
Korsakoff psikozu
B
Akut Alkol Zehirlenmesi
C
Deliryum Tremens
D
Siroz
E
Alkol Halüsinozisi
Açıklama:
Deliryum Tremens akut organik bir beyin sendromudur. Uzun süreli alkol kullanımını bırakmaya bağlı olarak gelişebildiği gibi, içki içmeye devam eden bir alkol bağımlısında da beslenme noksanlığı, sıvı ve elektrolit dengesi bozuklukları, kafa travması ya da enfeksiyon hastalığı nedenleri ile görülebilir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 85
Sigaranın içinde bulunup kullanan kişiyi sigaraya bağımlı hale getiren madde nedir?
Seçenekler
A
Amonyak
B
Arsenik
C
Karbonmonoksit
D
Katran
E
Nikotin
Açıklama:
Tütünün içerisinde binlerce zararlı madde bulunmaktadır. Bunların ilkive en önemlisi nikotin maddesidir. Nikotin bağımlılık yapıcı bir uyarıcıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 86
- Doğal, sentetik ve yarı sentetik olmak üzere üç çeşidi vardır
- Öfori ve sedasyon hissi verirler
- Etkisi yaklaşık 18-20 saat sürer
- İntravenöz yolla da kullanılabilir
- Bu maddelere tolerans yavaş gelişir
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II, IV ve V
D
II, III ve IV
E
II, IV ve V
Açıklama:
Opiyat maddelerine tolerans çok hızlı gelişmektedir. Opiyat türü maddelerin alınmasından kısa bir süre sonra etkisi başlar ve yaklaşık 4-6 saat sürer. Bu sebeple III ve V. öncüllerde verilen bilgiler yanlıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 87
İnternet bağımlılığına yol açan etmenlerden göze ilk çarpan hangisidir?
Seçenekler
A
Seçeneğin çok olması
B
Risk almaya yarımcı olması
C
Kişinin sorumluluklarından kaçması
D
Sosyalleşme ihtiyacı
E
Kontrolsüz olması
Açıklama:
İnternet bağımlılığına yol açan etmenler gözden geçirildiğinde ilk göze çarpan sosyalleşme ihtiyacıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 88
Aşağıda verilenlerden hangisi edimsel koşullanma kuramına uygun bir örnektir?
Seçenekler
A
Kişinin yaşadığı yerde bağımlılık yapıcı madde kullanımının yaygın olması ve bunun sonucunda onun da bağımlılık yapıcı madde kullanmaya başlaması.
B
Kişinin kaygı bozukluğunu bağımlılık yapıcı madde ile gidermesi ve sonrasında bağımlılık yapıcı maddeyi tekrar alıp bunu alışkanlık haline getirmesi.
C
Kişinin çocukluğunda sevgi-güven duygularının gelişmemiş olması ve yetişkin yaşamında bu eksikliği gidermek için bağımlılık yapan maddelere yönelmesi.
D
Kişinin sıkıntılarından kurtulmak için bağımlılık yapan madde kullanmaya başlaması ve sonucunda iyi hissettiği için bu maddelerin kişide pekiştireç görevi görüp kullanım sıklığını artırması.
E
Kişinin daha rahat olabilmek ve daha rahat sosyalleşebilmek için bağımlılık yapan madde kullanması ve özgül inançlar üreterek bağımlı hale gelmesi.
Açıklama:
D seçeneğinde verilen örnek operant koşullanma kuramına örnektir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 89
Alkol bağımlılığa karşı uygulanan temel tedavi modelindeki son basamak nedir?
Seçenekler
A
Relapsı engellemek için uygun tedavileri sağlamak.
B
Hastanın yoksunluk belirtilerini kaydetmek.
C
Hastanın aile bireylerini ve yakın çevresini eğitmek.
D
Hastanın fiziksel-ruhsal sorunlarına tedavi uygulamak.
E
Alkolsüz yaşama uyum sağlaması için modifikasyon çalışmaları yapmak.
Açıklama:
Temel tedavi modelindeki son basamakta relapsı engellemeye yönelik psikoterapi yaklaşımları ve ilaç tedavilerinden faydalanılır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 90
Remisyonun tanımı hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Belirli bir içmeme döneminden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski duruma gelmek.
B
Alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden, madde kullanmak için güçlü öznel dürtü.
C
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu.
D
Bağımlılık yapıcı maddelerin bir süre kullanıldıktan sonra bırakıldıklarında bulantı, kusma, halsizlik, şiddetli uykusuzluk gibi rahatsızlıklar oluşması.
E
Maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan sendrom.
Açıklama:
Remisyon DSM-IV-TR’ye göre en az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak tanımlanmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 91
Alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yoksunluk
B
Tolerans
C
Bağımlılık
D
Aşerme
E
Başarısız Bırakma Girişimleri
Açıklama:
Aşerme tanımı konusunda kuramsal düzeyde bir fikir birliği yoktur ancak alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ olarak tanımlanabilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 92
Kişinin maddeden kurtulma isteğinin madde kullanımının önüne geçtiği dönem aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Hazırlık evresi
B
Madde kullanmayı sürdürme
C
İlerleme evresi
D
Bırakma evresi
E
Tekrar madde kullanmayı düşünme
Açıklama:
Bırakma evresi: Kişinin maddeden kurtulma isteğinin madde kullanımının önüne geçtiği dönemdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi sonucu beyindeki normal algı, duygu ve motivasyon süreçlerini etkilenir ?
Seçenekler
A
Sürekli sevdiği yiyecekler ile beslenmek
B
Sevdiğini kaybetmek
C
Kaza geçirmek
D
Yakının vefatı
E
Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı
Açıklama:
Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı beyindeki normal algı, duygu ve motivasyon süreçlerini etkilemektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 94
Hangisi bağımlılık yapıcı bir madde değildir ?
Seçenekler
A
Sigara
B
Alkol
C
Kafeinsiz Kahve
D
Kokain
E
Kafein
Açıklama:
Bağımlılık yapıcı bu maddeleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
- Sigara (tütün)
- Alkol
- Opiyatlar: morfin, eroin, kodein, metadon, meperidin
- Uyarıcılar: amfetamin, kokain, ekstazi, kafein
- Merkezi sinir sistemini baskılayanlar: barbitüratlar, meprobomat, benzodiazepin (diazem), alkol, akineton
- Halüsinojenler: LSD (Liserjik Asid Dietilamid), meskalin, Psilocybin. Doğru cevap C'dir.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi alkol elde edilen bitkilerden birisidir ?
Seçenekler
A
Marul
B
Lahana
C
Patlıcan
D
Mısır
E
Biber
Açıklama:
Alkol kimyasal olarak etanol olarak adlandırılan bir maddedir. Patates, tahıl, mısır, pirinç, meyve, şeker pancarı gibi bitkilerden elde edilebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 96
Uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromu nedir?
Seçenekler
A
Akut Alkol Zehirlenmesi
B
Alkol Kesilme Sendromu
C
Deliryum tremens
D
Korsakoff Psikozu
E
Kansızlık
Açıklama:
Korsakoff psikozu uzun süre alkol kullanımı sonucu B1 vitamini eksikliğinden kaynaklı bir kronik beyin sendromudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 97
Afyon ve benzeri maddelerin tümü aşağıdaki madde türlerinden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Tütün
B
Alkol
C
Opiyatlar
D
Kannabinoidler
E
Kokain
Açıklama:
Afyon sakızı, morfin, kodein, eroin, metadon gibi maddeler afyon haşhaşından elde edilir ve uyuşturucu özelliği taşır. “Opium” afyonun karşılığıdır ve afyon ve benzeri maddelerin tümüne birden “opiyat (opioid)” denmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi esrar kullanımına bağlı yoksunluk belirtilerinden birisi değildir ?
Seçenekler
A
Mide-bağırsak rahatsızlıkları
B
Parçalanmış düşünceler
C
Yön duygusu kaybı
D
Görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar
E
Pupiller dilatasyon
Açıklama:
Esrara bağlı yoksunluk belirtileri genelde yoğun esrar kullananlarda gözükmektedir. Esrar kullanımına bağlı yoksunluk belirtileri şunlardır:
- Aşırı hassaslık, alınganlık
- Sinirlilik
- Huzursuzluk, gerginlik
- İştah azalması
- Uykusuzluk
- Titreme, ürperme
- Terleme ateş, bulantı
- Mide-bağırsak rahatsızlıkları
- Parçalanmış düşünceler
- Yön duygusu kaybı
- Görsel, işitsel ve dokunsal halüsinasyonlar. Doğru cevap E'dir.
Soru 99
Uykusuzluk, kaygı, ağrı gibi problemlerin tedavisi için kullanılan ilaçlar hangisidir ?
Seçenekler
A
Kannabinoidler
B
Sedatif Hipnotikler
C
Halüsinojenler
D
Amfetamin
E
Opiyatlar
Açıklama:
Sedatif Hipnotikler uykusuzluk, kaygı, ağrı gibi problemlerin tedavisi için kullanılan ilaçlardır. Doğru cevap B'dir.
Soru 100
İnternet bağımlılığını belirlemek için sekiz ölçüt tanımlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
İnternetle meşgul olma
B
Daha fazla çevrimiçi zaman ihtiyacı
C
Tekrarlanan, internet kullanımını azaltma denemeleri
D
İnternet kullanımını azaltırken vazgeçme
E
İnternet kullanımı azaltmaya çalışma
Açıklama:
Young (1999) internet bağımlılığını belirlemek için sekiz ölçüt tanımlamıştır. Bu ölçütler şunlardır:
- İnternetle meşgul olma
- Daha fazla çevrimiçi zaman ihtiyacı
- Tekrarlanan, internet kullanımını azaltma denemeleri
- İnternet kullanımını azaltırken vazgeçme
- Zaman yönetimi konuları
- Çevresel endişe (aile, okul, iş, arkadaşlar)
- Çevrimiçi harcanan zaman aldatmacası
- İnternet kullanımı yoluyla ruh hali değişimi. Doğru cevap E'dir.
Soru 101
Bağımlılığın birçok bileşeni vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu bileşenler arasında değildir?
Seçenekler
A
Tolerans
B
Yoksunluk
C
Aşerme
D
Kullanma sıklığı
E
Başarısız Bırakma Girişimleri
Açıklama:
Bağımlılığın birçok bileşeni vardır. Bunları şu şekilde tanımlayabiliriz:
Tolerans: Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir.
Yoksunluk: Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur.
Aşerme: Tanımı konusunda kuramsal düzeyde bir fikir birliği yoktur ancak alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ olarak tanımlanabilir.
Başarısız bırakma girişimleri: Kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanmaya devam etmesi, bunun için zamanının büyük bir bölümünü ayırması ve kontrol edemeyip tasarladığından fazla kullanması diğer bileşenler arasında yer almaktadır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Tolerans: Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasına “tolerans” denir.
Yoksunluk: Yoksunluk genellikle maddenin çok fazla ve uzun süreli kullanımından sonra azaltılmasına ya da sonlandırılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur.
Aşerme: Tanımı konusunda kuramsal düzeyde bir fikir birliği yoktur ancak alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden ‘madde kullanmak için güçlü öznel dürtü’ olarak tanımlanabilir.
Başarısız bırakma girişimleri: Kişinin zarar görmesine rağmen madde kullanmaya devam etmesi, bunun için zamanının büyük bir bölümünü ayırması ve kontrol edemeyip tasarladığından fazla kullanması diğer bileşenler arasında yer almaktadır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 102
'Bu dönemde kişi artık daha sık ve yoğun bir şekilde madde kullanmaya başlamıştır. Bu dönem madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı dönemdir.' Yukarıda açıklaması verilen evre, bağımlılığın hangi evresini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İlk madde kullanımı
B
Madde kullanmayı sürdürme
C
İlerleme evresi
D
Tekrar madde kullanımı
E
Tekrar başlama
Açıklama:
Bireylerde bağımlılık davranışı çeşitli evrelerden oluşur. Bunlardan biri de ilerleme evresidir.
İlerleme: Kişi artık daha sık ve yoğun bir şekilde madde kullanmaya başlamıştır. Madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı dönemdir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
İlerleme: Kişi artık daha sık ve yoğun bir şekilde madde kullanmaya başlamıştır. Madde arayışlarının, doz artışlarının ve madde kullanımı nedeniyle psikososyal sorunlar yaşanmasının başladığı dönemdir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 103
I. Kişinin alkole kolay ulaşabilmesi
II. Alkol kullanımına karşı toplumsal tutum
III. Irk farklılıkları
IV. Aile ve akran ilişkileri
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri alkol bağımlılığının sosyal nedenleri arasında yer almaktadır?
II. Alkol kullanımına karşı toplumsal tutum
III. Irk farklılıkları
IV. Aile ve akran ilişkileri
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri alkol bağımlılığının sosyal nedenleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
II ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Alkol bağımlılığının oluş nedenlerini biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler olarak üç ana başlık altında incelemek mümkündür:
Biyolojik Nedenler
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti de bu bölümde yer almaktadır.
Psikolojik Nedenler
ABS için özgül bir ruhsal neden ya da doğrudan bir psikolojik neden yoktur. Depresyon ve anksiyete en çok görülen ruhsal belirtilerdir.
Sosyal Nedenler
Aile ve akran ilişkileri, alkol kullanımına karşı toplumsal tutum, kişinin içkiye ulaşabilmesi ve temin edebilmesi sosyal nedenler arasında yer almakla birlikte bu durum toplumdan topluma değişebilmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Biyolojik Nedenler
Kalıtım, enzim konfigürasyonu, ırk farklılıkları gibi genetik özelliklerin yanı sıra kullanılan maddenin etki süresi ve şiddeti de bu bölümde yer almaktadır.
Psikolojik Nedenler
ABS için özgül bir ruhsal neden ya da doğrudan bir psikolojik neden yoktur. Depresyon ve anksiyete en çok görülen ruhsal belirtilerdir.
Sosyal Nedenler
Aile ve akran ilişkileri, alkol kullanımına karşı toplumsal tutum, kişinin içkiye ulaşabilmesi ve temin edebilmesi sosyal nedenler arasında yer almakla birlikte bu durum toplumdan topluma değişebilmektedir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 104
Tanı koymada bazı ölçme ve değerlendirme araçlarından da yararlanılmaktadır. Bunlardan en sık olarak kullanılan ölçme ve değerlendirme aracı KESİ (CAGE)'dir; bu araç maddelerden herhangi birine verilen “evet” yanıtı alkol kullanımını daha ayrıntılı araştırmak için bir işaret sunan bir araçtır.
Aşağıdakilerden hangisi bu ölçme aracının sorduğu temel sorular arasında değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu ölçme aracının sorduğu temel sorular arasında değildir?
Seçenekler
A
Alkolü kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
B
Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi eleştirdiler mi?
C
İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da suçlu hissettiniz mi?
D
Alkolü arada sırada kullanırken zamanla sık sık kullanmaya başladığınızı fark ettiniz mi?
E
Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç ilk iş olarak alkol aldınız mı?
Açıklama:
Tanı koymada bazı ölçme ve değerlendirme araçlarından da yararlanılmaktadır. Bunlardan en sık olarak kullanılan ölçme ve değerlendirme aracı “KESİ (CAGE)” dir. Kesi dört maddelik, kolay ve hızlı uygulanan bir testtir. Maddelerden herhangi birine verilen “evet” yanıtı alkol kullanımını daha ayrıntılı araştırmak için bir işaret sunmaktadır.
Kesmek: Alkolü Kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
Eleştiri: Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi Eleştirdiler mi?
Suçluluk: İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da Suçlu hissettiniz mi?
İlk iş: Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç İlk iş olarak alkol aldınız mı?
Doğru cevap D seçeneğidir.
Kesmek: Alkolü Kesmeniz ya da azaltmanız gerektiğini düşündünüz mü?
Eleştiri: Çevrenizdeki insanlar alkol kullanımından dolayı sizi Eleştirdiler mi?
Suçluluk: İçmekten dolayı kendinizi kötü ya da Suçlu hissettiniz mi?
İlk iş: Sabah uyandığınızda kendinize gelmek ya da akşamdan kalma belirtilerini yok etmek için hiç İlk iş olarak alkol aldınız mı?
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 105
''.................... maddeler alındıkları zaman kişinin hayal görmesine neden olan maddeler olup gerçek ile olan ilişkinin kesilmesine, bilincin dağılmasına yol açarlar.''
Yukarıdaki açıklamada verilen boşluğa aşağıdaki kavramlardab hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki açıklamada verilen boşluğa aşağıdaki kavramlardab hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Uyarıcı
B
Uçucu
C
Nikotin içeren
D
Halüsinojenik
E
Sedatif Hipnotikler
Açıklama:
Halüsinojenik maddeler alındıkları zaman kişinin hayal görmesine neden olan maddeler olup gerçek ile olan ilişkinin kesilmesine, bilincin dağılmasına yol açarlar.
Gerçeklikten kopmaya sebep olan halüsinojenik maddelerde yüksek bağımlılık örüntüsü görülmektedir. Alımı kesildikten günler, hatta aylar sonra bile belirtilerini tekrar gösterebilirler.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Gerçeklikten kopmaya sebep olan halüsinojenik maddelerde yüksek bağımlılık örüntüsü görülmektedir. Alımı kesildikten günler, hatta aylar sonra bile belirtilerini tekrar gösterebilirler.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 106
İnternet bağımlılığının aşağıdaki gelişim dönemlerinin hangisinde hem görülme riski hem de olumsuz etkilerinin diğer dönemlere göre daha fazla olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Çocukluk
B
Ergenlik
C
Genç yetişkinlik
D
Orta yetişkinlik
E
İleri yetişkinlik (Yaşlılık)
Açıklama:
Çalışmalar incelendiğinde internet bağımlılığının daha çok ergenler üzerinde araştırıldığı görülmektedir. Ergenler internet bağımlılığının olumsuz etkilerini akademik, sosyal, ilişkisel, ailesel ve sağlıkla ilgili alanlarda yaşamaktadırlar. İnternet bağımlılığının psikolojik ve fiziksel olumsuz etkileri ergenliğin kritik bir dönem olması nedeniyle daha büyük riskler oluşturmaktadır.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 107
Genel olarak bağımlılığın bileşenleri arasında yer alan ve kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynamasını ifade eden ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zihin meşguliyeti
B
Kaçış
C
Yoksunluk
D
Bailout
E
Tolerans geliştirme
Açıklama:
Kumar oynama davranışının bağımlılık olup olmadığını değerlendirmek için on ölçüt olduğu öne sürülmektedir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Zihin meşguliyeti: Kişinin aklında sürekli kumar oynama davranışının olması
Tolerans: Kişinin istediği heyecanı sağlayabilmek için giderek artan miktarlarda parayla kumar oynaması
Kaçış: Kişinin sorunlarından kaçması veya kendisini rahatsız edici duygulardan uzak- laşması için kumar oynaması
Bailout: Kişinin kumar sonucunda yaşadığı mali sıkıntılardan kurtulması için çevresindekilere güvenmesi
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 108
Alkol ve madde kullanım bozukluklarının gelişmesinde öğrenme modellerinin üzerinde duran ve klasik ve edimsel koşullanma yoluyla, alkol ve madde kullanımını açıklamaya çalışan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikodinamik Kuram
B
Davranışçı Kuram
C
Bilişsel Kuram
D
Sosyal Öğrenme Kuramı
E
Bilgi İşleme Kuramı
Açıklama:
Davranışçı kuram alkol ve madde kullanım bozukluklarının gelişmesinde öğrenme modellerinin üzerinde durmaktadır. Klasik ve edimsel koşullanma yoluyla, olaylar ve olaylar hakkında edinilen bilgi arasındaki bağlantı madde kullanım davranışını pekiştirmektedir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 109
En az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Depreşme
B
Nüks
C
Relapse
D
Sönme
E
Remisyon
Açıklama:
Remisyon DSM-IV-TR’ye göre en az 1 ay süreyle madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı ölçütlerinden hiçbiri olmaması durumu olarak tanımlanmaktadır. Depreşme ise belirli bir içme- me döneminden yani remisyon sürecinden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma gelmektir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 110
Depreşmeyi önlemede bazı önemli hususlar vardır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Depreşmeyi önlemede motivasyonel görüşme yapmak önemlidir
B
Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir.
C
İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir.
D
Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir.
E
Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır
Açıklama:
Depreşmeyi önlemede dört ana fikir vardır. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür:
1. Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir. Tedavideki amaç erken evreleri bireyin tanımasına yardım ederek başarı şansını artırmaktır.
2. İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir. Her evre kendi içinde depreşme riski taşır.
3. Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir. Buradaki amaç olumsuz düşünceleri değiştirmek ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.
4. Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır.
Motivasyonel görüşme daha çok bağımlılık konusunda bireylerin farkındalık kazanmaları ve tedavi için isteklilik duymalarını sağlama amacıyla kullanılan bir tekniktir. Doğru cevap A seçeneğidir.
1. Depreşme farklı evreleri olan ve kademeli gelişen bir süreçtir. Tedavideki amaç erken evreleri bireyin tanımasına yardım ederek başarı şansını artırmaktır.
2. İyileşme gelişimsel dönüm noktaları olan kişisel bir büyüme sürecidir. Her evre kendi içinde depreşme riski taşır.
3. Depreşmeyi önlemenin temel araçları bilişsel terapi ve zihin-beden gevşemesidir. Buradaki amaç olumsuz düşünceleri değiştirmek ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.
4. Danışanları bu birkaç kural ile ilgili eğitmek neyin önemli olduğu konusunda onların odaklanmalarına yardımcı olacaktır.
Motivasyonel görüşme daha çok bağımlılık konusunda bireylerin farkındalık kazanmaları ve tedavi için isteklilik duymalarını sağlama amacıyla kullanılan bir tekniktir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi yas süreci ile ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Yaşlı birinin ölümünü kabullenmek her zaman daha kolaydır .
B
Yas tepkileri evrenseldir.
C
Dini inançlar yas tepkilerini şekillendirir.
D
Yas tepkisi en az bir ay sürmelidir.
E
En yoğun yas tepkisi çocuğunu kaybeden ailelerde gözlenir.
Açıklama:
Ölen kişinin yaşı ya da yakınlığı yas tepkileri üzeirnde etkli olsa dahi bunlar kesin kurallar değildir. Örneğin çocuğunu kaybeden birinin en büyük yas sürecini yaşayacağını savunmak doğru değildir. Yas tepkileri evrensel tepkiler değildir. Kültüre özgü farklıklar göstermektedir. Yas tepkisi için en az şeklinde bir süre ifade etmek de doğru değildir.
Ancak yas süreci dini bakış açılarından doprudan etkilenir. Ölümün sonsuzluğa açılan bir yok oluş süreci mi, gerçek yaşamın bir başlangıcı mı ya da yeniden doğum ile defalarca yaşama hakkının elde edildiği bir inanç sistemi (reenkarnasyon) mi olduğu sürecin kendisini değiştirir.
Ancak yas süreci dini bakış açılarından doprudan etkilenir. Ölümün sonsuzluğa açılan bir yok oluş süreci mi, gerçek yaşamın bir başlangıcı mı ya da yeniden doğum ile defalarca yaşama hakkının elde edildiği bir inanç sistemi (reenkarnasyon) mi olduğu sürecin kendisini değiştirir.
Soru 2
Hangisi normal yas tepkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Uyku problemleri
B
İştahsızlık
C
Sinir krizi
D
GÜndelik işlerin aksaması
E
Dİkkat problemleri
Açıklama:
En belirgin yas tepkileri ölen kişi için yoğun bir özlem duygusu, büyük bir üzüntü ve keder, duygusal patlamalar, ölen kişinin anıları ve düşünceleri ile sık sık meşgul olma, dikkat, bellek ve konsantrasyon zorlukları, bedensel yakınmalar, huzursuzluk, kaygı, uyku ve iştahta değişiklikler, bağışıklık sisteminde değişiklikler, gündelik işlerin aksaması ya da askıya alınmasıdır . Bu belirtiler normal ve sağlıklı olup yas tutma süreci ile birlikte giderek azalır ve kişinin yas ile birlikte kaybettiği kişiye zihninde yeni bir yer bularak gündelik hayatına geri dönebilmesi beklenir.
Soru 3
Yakınını kaybeden Ömer Bey kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri ile yasa takılı kalmıştır. Ömer Bey'İn hangi problemi gösterdiği ifade edilebilir?
Seçenekler
A
Gecikmiş yas
B
Hipertrofik
C
Kronik yas
D
Uzamış Yas Bozukluğu
E
Karmaşık yas
Açıklama:
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur .Bu eşlik eden patolojik yanıtlar, depresif ya da travmatik belirtiler, normal yas sürecini olumsuz etkilemekte ve yasın normal bir şekilde sonlanmasının ya da tamamlanmasının önüne geçmektedir. Yasın kendisi stresli bir durum olduğu için çeşitli psikolojik ve fiziksel bozuklukları tetikleme gücüne de sahiptir. Belirtiler arasında, yoğun hasret ve özlem, duygusal acı, ızdırap ve keder, ölen kişi ile ilgili sık sık meşgul edici düşünceler ve hatıralar, gece terörleri, çalışamama, üretememe, hissedememe, öldüğüne bir türlü inanamama ya da kabul edememe ve onsuz anlamlı bir yaşamın olamayacağına inanma ya da vefat eden kişi olmadan anlamlı bir gelecek hayal edememe sayılabilir.
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) ise uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir.
Kronik yas ya da bazı kaynaklarda kronik keder olarak tanımlanan bu örüntüde sıklıkla çok yakın bir kayıp ve bağımlı bir ilişki mevcuttur. Abartılı yıl dönümü tepkileri on yıl ve daha uzun süre devam eder. Hipertrofik (Abartılmış) yas yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir.
Gecikmiş yas kaybın hemen sonrasında yaşanmamış, bastırılmış ya da ertelenmiş yas tepkileridir. Kişi bir şekilde güçlü görünmek ya da güçlü olmaya çalışmak adına veya koşulları yeterince uygun olmadığı için acısını yaşaması gereken dönemde yasını ertelemiş ve yeterince çözüme ulaştıramamıştır.
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) ise uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir.
Kronik yas ya da bazı kaynaklarda kronik keder olarak tanımlanan bu örüntüde sıklıkla çok yakın bir kayıp ve bağımlı bir ilişki mevcuttur. Abartılı yıl dönümü tepkileri on yıl ve daha uzun süre devam eder. Hipertrofik (Abartılmış) yas yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir.
Gecikmiş yas kaybın hemen sonrasında yaşanmamış, bastırılmış ya da ertelenmiş yas tepkileridir. Kişi bir şekilde güçlü görünmek ya da güçlü olmaya çalışmak adına veya koşulları yeterince uygun olmadığı için acısını yaşaması gereken dönemde yasını ertelemiş ve yeterince çözüme ulaştıramamıştır.
Soru 4
Hangisi travmatik olayların sınıflandırılmalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
B
Ölümlü travmatik olaylar
C
Bireysel ya da toplumsal düzlemde travmatik olaylar
D
Kesitsel travmatik olaylar
E
Süreğen travmatik olaylar
Açıklama:
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından üç başlık altında sınıflandırılabilir . Bunlar;
1) Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
2) Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
3) Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar şeklinde ifade edilebilir.
1) Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
2) Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
3) Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar şeklinde ifade edilebilir.
Soru 5
Şefkat yorunluğu olarak da isimlendirilen kavram aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir ?
Seçenekler
A
Empati bozukluğu
B
Travmatik stres bozukluşu
C
Akut travma
D
İkincil travmatik stres
E
Depresif duygudurum
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır
Soru 6
Hangisi tükenmişliğin boyutlarından biridir?
Seçenekler
A
Duyarsızlaşma
B
Stres
C
Üstelnilmiş travma
D
Depresif duygudurum
E
Karamsarlık
Açıklama:
Depresif duygudurum ve karamsarlık tükenmişliğin sonucu olabilir ancak boyutları oalrak değerlendirilemez. Travma ile kavramlarda tükenmişlikle ilgili değildir. Duygusal tükenme duyarsızlaşma ve mesleki yeterlilik duygusunda azalma ya da kişisel başarısızlık olarak üç boyuttan oluşur.
Soru 7
Tükenmişliğin sonuçları gruplandırıldığında hangisi dışarıda kalır ?
Seçenekler
A
Hata yapma
B
Bitkinlik
C
İştahta bozulma
D
İşten kaytarma
E
Huzursuzluk
Açıklama:
Tükenmişliğin psikofiziksel (yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, kronik soğuk algınlığı, uyku ve iştahta bozulmalar, kardiyovasküler bozulmalar vb.); psikolojik (kronik bir sinirlilik hali, tahammülsüzlük, bellek ve bilişlerde hafif dalgalanmalar, anksiyete, huzursuzluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, apati [duygusal donukluk], anlamsızlık ve çaresizlik vb.); davranışsal (hata yapma, işten kaytarma, işe gelmek istememe, istifa etme, işi kaliteli yapmama, alaycı tavırlar, kuruma saygının kaybı vb.) belirtileri bulunmaktadır
Soru 8
Görevleri gereği hastaları ya da danışanlarıyla yoğun ilişki kuran, daha çok ruh sağlığı elemanlarının sergilediği birikimsel travmatik belirtiler aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Şefkat yorgunluğu
B
İkincil travmatik stres
C
Travma sonrası büyüme
D
Üstlenilmiş Travma
E
Tükenmişlik sendromu
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır. Tükenmişlik sendromu (burn-out) ise aslında şefkat yorgunluğuna benzer bir tablodur ancak oluşması için bir travma yaşanmasına gerek yoktur. Travma Sonrası Büyüme (TSB) da yaşanan travmalar bir tür bilgelik sürecine de dönüşebilir. TSB’ye örnek vermek gerekirse, travma ile birlikte birey hayatının artık garanti altında olmadığını anlar ve yaşadığı her güne bir önem ve ayrıcalık atfeder, böylelikle şükran duygusu artar.
Soru 9
Bazı bireyler diğerlerine göre psikolojik açıdan daha dayanıklı ya da sağlamdır. Bu duruma ................. adı verilir.
Seçenekler
A
Şefkat yorgunluğu
B
Psikolojik dayanıklılık
C
Travma sonrası büyüme
D
Tükenmişlik
E
Empati
Açıklama:
Travma Sonrası Büyüme (TSB) bireyin travmatik yaşantıdan önceki uyum işlevselliğinin ve farkındalığının ötesine geçebilme ve bir tür kişisel dönüşüm deneyimi olarak tanımlanmaktadır. İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır. Tükenmişlik sendromu (burn-out) ise aslında şefkat yorgunluğuna benzer bir tablodur ancak oluşması için bir travma yaşanmasına gerek yoktur. Empati kavramı ise bireyin kendisini duygusal ve zihinsel olarak karşısındaki bireyin yerine koyabilme yetisidir.
Soru 10
Normal şartlarda yas sürecinini jkaç ay arasında tamamlanması beklenir ?
Seçenekler
A
6-12
B
6-15
C
3-15
D
6-24
E
1-12
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir ancak bu süreci normal deneyimleyemeyen kişilerde anormal yas tepkileri ortaya çıkar. Yani, yara iyileşemez, enfekte olur.
Soru 11
- Organ kaybı
- Taşınma
- Ölüm
- Sağlık kaybı
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut nitelik de taşıyabilir.
Soru 12
- Özlem duygusu
- Büyük bir üzüntü
- Duygusal patlamalar
- Huzursuzluk
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Yas Süreci
En belirgin yas tepkileri ölen kişi için yoğun bir özlem duygusu, büyük bir üzüntü ve keder, duygusal patlamalar, ölen kişinin anıları ve düşünceleri ile sık sık meşgul olma, dikkat, bellek ve konsantrasyon zorlukları, bedensel yakınmalar, huzursuzluk, kaygı, uyku ve iştahta değişiklikler, bağışıklık sisteminde değişiklikler, gündelik işlerin aksaması ya da askıya alınmasıdır.
En belirgin yas tepkileri ölen kişi için yoğun bir özlem duygusu, büyük bir üzüntü ve keder, duygusal patlamalar, ölen kişinin anıları ve düşünceleri ile sık sık meşgul olma, dikkat, bellek ve konsantrasyon zorlukları, bedensel yakınmalar, huzursuzluk, kaygı, uyku ve iştahta değişiklikler, bağışıklık sisteminde değişiklikler, gündelik işlerin aksaması ya da askıya alınmasıdır.
Soru 13
“Bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur.” Şeklinde tanımlanan yas tepkileri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Komplike yas
B
Patolojik Yas
C
Çözülmemiş Yas
D
Atipik Yas
E
Travmatik Yas
Açıklama:
Yas Süreci
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur.
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur.
Soru 14
Belirtileri hiç bitmeyen acı ve ızdırap dolu nöbetler, ölen kişinin gözün önünden hiç gitmemesi, kaybı hatırlatan ipuçlarıyla ilgili kaçınma ya da aşırı saplanma olan yas türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Komplike yas
B
Travmatik Yas
C
Patolojik Yas
D
Çözülmemiş Yas
E
Atipik Yas
Açıklama:
Anormal Yas Tepkileri
Travmatik yas özellikle cinayet ya da intihara bağlı bir ölüm gerçekleştiğinde ölenin son anlarına ve acı çekmesine tanık olma durumunda ortaya çıkan tekrarlayıcı bir sendromdur. Hiç bitmeyen acı ve ızdırap dolu nöbetler, ölen kişinin gözün önünden hiç gitmemesi, kaybı hatırlatan ipuçlarıyla ilgili kaçınma ya da aşırı saplanma gibi belirtiler en önemli olanlardır.
Travmatik yas özellikle cinayet ya da intihara bağlı bir ölüm gerçekleştiğinde ölenin son anlarına ve acı çekmesine tanık olma durumunda ortaya çıkan tekrarlayıcı bir sendromdur. Hiç bitmeyen acı ve ızdırap dolu nöbetler, ölen kişinin gözün önünden hiç gitmemesi, kaybı hatırlatan ipuçlarıyla ilgili kaçınma ya da aşırı saplanma gibi belirtiler en önemli olanlardır.
Soru 15
Ölümden bir yıl sonra bile ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içeren yas türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Komplike yas
B
Travmatik Yas
C
Süregiden Karmaşık Yas
D
Çözülmemiş Yas
E
Atipik Yas
Açıklama:
Yas Süreci
Bir de karmaşık yas ile uzamış yas bozukluğunun ortak noktası kabul edilen ve Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanılama rehberine giren (DSM-5) Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu tanısı mevcuttur. Bu tanı, ayrı bir kategori olmayıp ilgili rehberin Travma ve Stresör ile İlgili Bozukluklar kısmında yer alır. Bu bozukluk sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içerir.
Bir de karmaşık yas ile uzamış yas bozukluğunun ortak noktası kabul edilen ve Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanılama rehberine giren (DSM-5) Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu tanısı mevcuttur. Bu tanı, ayrı bir kategori olmayıp ilgili rehberin Travma ve Stresör ile İlgili Bozukluklar kısmında yer alır. Bu bozukluk sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içerir.
Soru 16
- Deprem
- Kitlesel terör
- Cinsel saldırı
- Trafik kazası
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
RUHSAL (PSİKOLOJİK) TRAVMA
Doğal afetler (deprem, tsunami, sel, kasırga vb.) kitlesel terör ve şiddet, savaş, zorunlu göçler, işkence, seks ve insan ticareti, cinsel saldırı, tecavüz ve istismar, çocukluk çağı travmaları, teknolojik afetler (nükleer santral kazaları, maden kazaları vb.), motorlu taşıt kazaları (trafik, uçak, gemi vb.), yaşamı tehdit eden tıbbi durumlar ve beklenmedik, ani kayıplar gibi olaylar travmatik niteliktedir.
Doğal afetler (deprem, tsunami, sel, kasırga vb.) kitlesel terör ve şiddet, savaş, zorunlu göçler, işkence, seks ve insan ticareti, cinsel saldırı, tecavüz ve istismar, çocukluk çağı travmaları, teknolojik afetler (nükleer santral kazaları, maden kazaları vb.), motorlu taşıt kazaları (trafik, uçak, gemi vb.), yaşamı tehdit eden tıbbi durumlar ve beklenmedik, ani kayıplar gibi olaylar travmatik niteliktedir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi insan eliyle gerçekleştirilen travmalar sınıfındandır?
Seçenekler
A
Doğal afetler
B
Yangın
C
Savaş
D
İstismar
E
Deprem
Açıklama:
RUHSAL (PSİKOLOJİK) TRAVMA
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır. Doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi özellikle çevresel etkileri yoğun olan teknolojik afetler bu gruba girer.
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır. Doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi özellikle çevresel etkileri yoğun olan teknolojik afetler bu gruba girer.
Soru 18
“Travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır.” şeklinde tanımlanan travma türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şefkat Yorgunluğu
B
Dolaylı Travma
C
Üstlenilmiş Travma
D
Tükenmişlik Sendromu
E
Yoksunluk Sendromu
Açıklama:
İKİNCİL TRAVMATİK STRES, DOLAYLI TRAVMA VE TÜKENMİŞLİK SENDROMU
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır.
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır.
Soru 19
“Aşırı iş yükünden meydana gelen, sıradan bir yorgunluğun ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu duyguyu yaşayan çalışanlar iş yaşantıları ile psikolojik bağlarını koparırlar ve kendi kimlik ve genel yaşam motivasyon düzeylerinde de belirgin olumsuz değişimler yaşarlar.” Şeklinde görülen travma çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şefkat Yorgunluğu
B
Dolaylı Travma
C
Üstlenilmiş Travma
D
Tükenmişlik Sendromu
E
Yoksunluk Sendromu
Açıklama:
İKİNCİL TRAVMATİK STRES, DOLAYLI TRAVMA VE TÜKENMİŞLİK SENDROMU
Tükenmişlik aşırı iş yükünden meydana gelen, sıradan bir yorgunluğun ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu duyguyu yaşayan çalışanlar iş yaşantıları ile psikolojik bağlarını koparırlar ve kendi kimlik ve genel yaşam motivasyon düzeylerinde de belirgin olumsuz değişimler yaşarlar.
Tükenmişlik aşırı iş yükünden meydana gelen, sıradan bir yorgunluğun ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu duyguyu yaşayan çalışanlar iş yaşantıları ile psikolojik bağlarını koparırlar ve kendi kimlik ve genel yaşam motivasyon düzeylerinde de belirgin olumsuz değişimler yaşarlar.
Soru 20
Aşağıda verilenlerden hangisi tükenmişlik sendromunun psikofiziksel belirtilerindendir?
Seçenekler
A
Bitkinlik
B
Tahammülsüzlük
C
Anksiyete
D
Huzursuzluk
E
Eleştiriye aşırı duyarlılık
Açıklama:
İKİNCİL TRAVMATİK STRES, DOLAYLI TRAVMA VE TÜKENMİŞLİK SENDROMU
Tükenmişliğin psikofiziksel (yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, kronik soğuk algınlığı, uyku ve iştahta bozulmalar, kardiyovasküler bozulmalar vb.); psikolojik (kronik bir sinirlilik hali, tahammülsüzlük, bellek ve bilişlerde hafif dalgalanmalar, anksiyete, huzursuzluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, apati [duygusal donukluk], anlamsızlık ve çaresizlik vb.); davranışsal (hata yapma, işten kaytarma, işe gelmek istememe, istifa etme, işi kaliteli yapmama, alaycı tavırlar, kuruma saygının kaybı vb.) belirtileri bulunmaktadır.
Tükenmişliğin psikofiziksel (yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, kronik soğuk algınlığı, uyku ve iştahta bozulmalar, kardiyovasküler bozulmalar vb.); psikolojik (kronik bir sinirlilik hali, tahammülsüzlük, bellek ve bilişlerde hafif dalgalanmalar, anksiyete, huzursuzluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, apati [duygusal donukluk], anlamsızlık ve çaresizlik vb.); davranışsal (hata yapma, işten kaytarma, işe gelmek istememe, istifa etme, işi kaliteli yapmama, alaycı tavırlar, kuruma saygının kaybı vb.) belirtileri bulunmaktadır.
Soru 21
Travma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Her travmatik olay travma sonrası stres bozukluğuna yol açar.
B
İşkence, cinsel saldırı, çocuk istismarı insan eliyle yapılan travmatik olaylardır.
C
Travmatik olaylar bireylerin güvenlik hissiyatını zedeler ve başa çıkılması zor kronik bir korku ve kaygı duyulmasına neden olmaktadır.
D
Travmaya verilen tepkiler anormal duruma ilişkin verilen normal tepkilerdir.
E
Travmatik olay sonucunda bellek faaliyetleri bozulur.
Açıklama:
Doğru seçenek A şıkkında verilmiştir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelir?
Seçenekler
A
Bireysel düzlemdeki olaylar
B
Kronik (uzun süreli) olaylar
C
Kısa süreli olaylar
D
Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Doğru seçenek D şıkkında verilmiştir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi beklenenin ötesinde aşırı ve abartılı bir yas tutma biçimine örnektir?
Seçenekler
A
Gecikmiş yas
B
Hipertrofik/Abartılı yas
C
Maskelenmiş yas
D
Depresyon
E
Kronik yas
Açıklama:
Doru seçenek B şıkkında verilmiştir.
Soru 24
Yas süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kayıptan en az beş yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, uyuşukluk, yalnızlık gibi belirtiler Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu olarak adlandırılır.
B
Cenaze, anma törenleri gibi vedalaşma ritüellerini de içine alan kültürlerde yas daha kolay tutulur.
C
Yas ile birey birtakım biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer.
D
Bebeklikte geçirilen ayrılma tepkileri yetişkinlikteki yas tepkilerine benzer.
E
Genel bir yas tutma biçimi yoktur, her birey farklı biçimde yas tutar.
Açıklama:
Doğru seçenek A şıkkında verilmiştir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi yasın genel özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Anormal yas tepkilerinin karmaşık yas, uzamış yas bozukluğu gibi farklı yas tepkilerini içermesi
B
Yasın şok-inkar, acı çekme ve tamamlanma evrelerini içermesi
C
Yas sürecinin somut ve soyut kayıp ya da kayıp tehditleri sonucunda ortaya çıkan normal bir süreç olması
D
Ani ve beklenmedik bir ölümle yasın travmatik yasa dönüşebilmesi
E
Yas sürecinin yalnızca ölümden sonra deneyimlenmesi
Açıklama:
Doğru seçenek E şıkkında verilmiştir.
Soru 26
Yardım çalışanlarının, meslekleri gereği, travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani
bir şekilde ortaya çıkan, kaçınma, aşırı uyarılmışlık, duygulanım ve bilişsel becerilerde değişiklikler ve yeniden yaşantılama gibi belirtiler göstermesi
durumuna ne ad verilir?
bir şekilde ortaya çıkan, kaçınma, aşırı uyarılmışlık, duygulanım ve bilişsel becerilerde değişiklikler ve yeniden yaşantılama gibi belirtiler göstermesi
durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Travma Sonrası Büyüme
B
Ayna Nöronlar
C
İkincil Travmatik Stres
D
Tükenmişlik
E
Dolaylı Travma
Açıklama:
Doğru seçenek C şıkkında verilmiştir.
Soru 27
“................ kişi-meslek ya da kişi-organizasyon uyumsuzluğundan kaynaklanan ve duyarsızlaşma, duygusal tükenme ve mesleki yeterlilik ya
da yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen kalıcı bir tepkidir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
da yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen kalıcı bir tepkidir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Tükenmişlik
B
Ayna Nöronlar
C
Travma Sonrası Büyüme
D
İkincil Travmatik Stres
E
Dolaylı Travma
Açıklama:
Doğru seçenek A şıkkında verilmiştir.
Soru 28
Belirli bir düzeydeki travmatik yaşantılar ruh sağlığını bozan derin izlerin yanı sıra, acılardan anlam çıkarma ve hayattan yeni dersler çıkarma gibi işlevselliği artıran olumlu bir sürece de yol açmaktadır. Buna göre tanımlanan özelliğe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Disosiasyon
B
Olgunluk
C
Travma Sonrası Büyüme
D
Depresyon
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Doğru seçenek C şıkkında verilmiştir.
Soru 29
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimiz bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki verir. Bu olaydan sorumlu beyindeki sisteme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Travma sonrası büyüme
B
İkincil travmatik stres
C
Tükenmişlik
D
Ayna nöronlar
E
Dolaylı travma
Açıklama:
Doğru seçenek D şıkkında verilmiştir.
Soru 30
Aynı travmatik olay farklı bireylerde farklı etkiler bırakır. Bazı bireyler diğerlerinden daha az etkilenir. Psikososyal işlevsellikleri bozulmaz. Buna
göre tanımlanan özelliğe ne ad verilir?
göre tanımlanan özelliğe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bilgelik
B
Psikolojik sağlamlık (dayanıklılık)
C
Olgunluk
D
Disosiasyon
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Doğru seçenek B şıkkında verilmiştir.
Soru 31
Yas ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Yas ile birey değişim süreci içine girer.
B
Bir duruma yas demek için somut bir kayıp olması gereklidir.
C
Her birey farklı biçimde yas tutar.
D
Yaşlanma ya da boşanma gibi durumlar da yas niteliği taşıyabilir.
E
Herkes belli bir derecede yas deneyimi yaşamaktadır.
Açıklama:
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut
nitelik de taşıyabilir. Kuşkusuz insan doğumundan ölümüne kadar çeşitli somut ve soyut kayıp ya da kayıp tehditleri ile karşı karşıyadır. Böylece aslında herkes belli bir derecede yas deneyimi yaşamaktadır.
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Bu değişim bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir. Bu bakımdan, her birey farklı biçimde yas tutar
nitelik de taşıyabilir. Kuşkusuz insan doğumundan ölümüne kadar çeşitli somut ve soyut kayıp ya da kayıp tehditleri ile karşı karşıyadır. Böylece aslında herkes belli bir derecede yas deneyimi yaşamaktadır.
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Bu değişim bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir. Bu bakımdan, her birey farklı biçimde yas tutar
Soru 32
Kayıpta hemen sonraki yas sürecine ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Durumluk yas
B
Sürekli yas
C
Akut yas
D
Geçici yas
E
İlk yas
Açıklama:
Kayıp her şekilde acı verici ve yıkıcıdır. Bu nedenle yas tepkileri depresyon gibi zihinsel bozukluk belirtilerine çok benzer ancak yas geçici bir durumdur ve nedeni bellidir. O nedenle kayıptan hemen sonraki yas, yani akut yas tek başına zihinsel bozukluk sınıflandırmasının içinde yer almaz.
Soru 33
Seçeneklerden hangisi bir yas türü değildir?
Seçenekler
A
Uzamış Yas Bozukluğu
B
Komplike Yas
C
Çözülmemiş Yas
D
Atipik Yas
E
Geçici yas
Açıklama:
Yas tutan kişilerin ölen kişilerin fiziken içinde olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir. Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd., 2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015; Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
Soru 34
Yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelen yas türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hipertrofik (Abartılmış) yas
B
Kronik yas
C
Gecikmiş/Ertelenmiş Yas
D
Travmatik yas
E
Komplike yas
Açıklama:
Hipertrofik (Abartılmış) yas yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir.
Soru 35
Uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren yas durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hipertrofik yas
B
Gecikmiş yas
C
Kronik yas
D
Uzamış yas bozukluğu
E
Travmatik yas
Açıklama:
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir.
Soru 36
Kişinin uyum halini, kısa bir süre için de olsa başa çıkma kapasitesini beklenmedik ve sert bir şekilde zorlayan ve uzun süreli psikolojik etkilere yol açan yaşantılara ... denmektedir? Metindeki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisinin gelmesi uygun olur?
Seçenekler
A
Ruhsal travma
B
Fiziksel travma
C
Semptomatik travma
D
Psikosomatik travma
E
Bilişsel travma
Açıklama:
İnsanların acı çekmesinin en önemli nedenlerinden olan terör, savaş, doğal afetler, kazalar, istismar ve cinsel suçlar, göç, insan kaçakçılığı gibi olaylar pek çok kitleyi eş zamanlı etkilemekte ve ruhsal sağlığı ciddi biçimde bozabilmektedir. Hatta şiddet içerikli olaylar, 15-44 yaş aralığında dünya çapında en önde gelen ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir (Kirmayer, Kienzler, Afana ve Pedersen, 2010). Tüm bu yaşantılar bireylerin güvenlik hissiyatını zedelemekte ve önüne geçilmesi ya da başa çıkılması zor kronik bir korku ve kaygı duyulmasına neden olmaktadır. Hattabu olaylar kişinin uyum halini, kısa bir süre için de olsa başa çıkma kapasitesini beklenmedik ve sert bir şekilde zorluyor ve uzun süreli psikolojik etkilere yol açıyorsa bu yaşantılara ruhsal travma ya da psikolojik travma adı verilmektedir.
Soru 37
İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi olaylar hangi türden travma sınıflamasında bulunur?
Seçenekler
A
Süreğen travma
B
Kesitsel travma
C
Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
D
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar
E
Bireysel düzlemdeki travmatik olaylar
Açıklama:
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır.
Soru 38
Travma ile ilgili en çok karşılaşılan bozukluklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Anksiyete
C
Travma sonrası stres bozukluğu
D
Obsesif kompülsif bozukluğu
E
Panik bozukluk
Açıklama:
Travma mağduru bireylerin %31’inde en az bir psikiyatrik bozukluğa rastlanmakta ve en sık depresyon ve anksiyete bozuklukları ile Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gözlendiği bildirilmektedir (Bryant vd., 2010; Davis ve Breslau, 1994).
Soru 39
“Başkalarının başına gelen olay(lar)ı doğrudan görme, tanıklık etme” ve “örseleyici olayın sevimsiz ayrıntıları ile yineleyici biçimde ya da aşırı düzeyde karşı karşıya kalma" durumu hangi bozukluğun tanısı kapsamındadır?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Obsesif kompülsif bozukluk
C
Travma sonrası stres bozuklukları
D
Panik bozukluk
E
Depresyon
Açıklama:
Travmanın etkileriyle meydana gelen travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) tanı kriterleri arasında “Başkalarının başına gelen olay(lar)ı doğrudan görme, tanıklık etme” ve “örseleyici olayın sevimsiz ayrıntıları ile yineleyici biçimde ya da aşırı düzeyde karşı karşıya kalma (Ör. felaket sonrası insan kalıntılarını toplayan kişiler, çocuk istismarının ayrıntıları ile yeniden karşılaşan polis memurları)” ifadeleri de yer almaktadır.
Soru 40
“Bir başkasının ayakkabısını giyebilme” şeklinde kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sempati
B
Empati
C
Antipati
D
Telepati
E
Psikopati
Açıklama:
Empati Yunanca kökenli empathia kelimesinden köken almakta ve etimolojik olarak “em” ekinin karşılığı “..in içinde, içerde”; “pathia” ekinin karşılığı ise “hissetme” kelimesidir. Almanca’da empatiye karşılık kullanılan “Einfühlung” kelimesi bir başkasının yerine geçebilme yetisi anlamına gelmekte; İngilizcede ise “bir başkasının ayakkabısını giyebilme” şeklinde kullanılmaktadır (Gerdes ve Segal, 2009).
Soru 41
Yas süreci ile ilgili olarak aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yas süreci bireyseldir, bireyleden bu süreci tek başlarına atlatmaları beklenir.
B
Yas süreci bireyin kendisinin başa çıkma yolları ile doğrudan ilişkilidir.
C
Sosyal desteğin varlığı yas sürecinde etkilidir.
D
Kişinin kaybettiği kişi ile olan bağına göre yas süreci değişkenlik göstermektedir.
E
Kaybın şekli yas sürecinin şekillenmesinde önemli bir etkendir.
Açıklama:
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Bu değişim bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir. Bu bakımdan, her birey farklı biçimde yas tutar. Bu yas süreci bireyin kendisiyle (başa çıkma yolları ve kişilik özellikleri) ve koşullarıyla (sosyal desteğin varlığı, yas tutanların sayısı) ilgili olabildiği gibi kayıp ile olan ilişkisine, bağına ve kaybın özellikleri (yaşına, cinsiyetine vb.) ile kaybın nasıl oluştuğuna (ani ve beklenmedik) da bağlıdır. Örnek verecek olursak aşağı yukarı her kültürde yaşlı bir bireyin ölümü daha anlaşılabilir iken bir çocuğun beklenmedik biçimde ölümü daha acı verici olarak algılanır. Benzer şekilde, bir gencin intiharı ile hastalık sonunda ölümü aynı etkiyi yaratmaz. Geride kalanların ölümü anlamlandırma süreçleri bu etkenler ile büyük ölçüde değişir.
Soru 42
I: Bedensel yakınmalar II: Duygusal patlamalar III: Üzüntü ve keder Yukarıdaki tepkilerden hangisi ya da hangileri bireylerin yas tepkileri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
En belirgin yas tepkileri ölen kişi için yoğun bir özlem duygusu, büyük bir üzüntü ve keder, duygusal patlamalar, ölen kişinin anıları ve düşünceleri ile sık sık meşgul olma, dikkat, bellek ve konsantrasyon zorlukları, bedensel yakınmalar, huzursuzluk, kaygı, uyku ve iştahta değişiklikler, bağışıklık sisteminde değişiklikler, gündelik işlerin aksaması ya da askıya alınmasıdır.
Soru 43
I: Pazarlık
II: Depresyon
III: Kabul
IV: Şok-İnkar
V: Öfke
Kübler-Ross’un önerdiği aşamalı yas modeline göre bireylerin geçmiş oldukları yas evrelerinin doğru sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?
II: Depresyon
III: Kabul
IV: Şok-İnkar
V: Öfke
Kübler-Ross’un önerdiği aşamalı yas modeline göre bireylerin geçmiş oldukları yas evrelerinin doğru sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?
Seçenekler
A
IV-V-I-II-III
B
III-II-I-V-IV
C
I-IV-III-II-V
D
V-I-III-II-IV
E
II-IV-III-I-V
Açıklama:
Belirgin bir dizilimi olan yas tepkisi yoktur. Kübler-Ross’un (1969) önerdiği Şok-İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon, Kabul şeklindeki yas tepki sıralaması günümüzde tartışmalı bir modeldir . Sabit bir dizilimden öte, her birey ölüm olgusuna farklı tepkiler verir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi anormal yas tepkileri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Şok-İnkar Yas
B
Patolojik Yas
C
Çözülmemiş Yas
D
Travmatik Yas
E
Uzamış Yas Bozukluğu
Açıklama:
Yas tutan kişilerin ölen kişilerin fiziken içinde olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir. Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd., 2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015; Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
Soru 45
“……………. ……. ………….” yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama gibi çeşitli belirtileri kapsayan yas bozukluğudur. Tanıma göre boş bırakılan yere aşağıdaki yas bozukluklarından hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Uzamış Yas Bozukluğu
B
Patolojik Yas
C
Çözülmemiş Yas
D
Travmatik Yas
E
Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu
Açıklama:
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) ise uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir. Yas aradan geçen zamana rağmen, adeta ilk günkü gibi acı ve tazedir. Karmaşık yastan farklı olarak, akut dönemde yasın son derece normal bir durum olduğu, sadece fazla sürmesinin ve yoğunluğunun anormallik içerdiği belirtilir (Prigerson vd., 2009). Uzamış yas bozukluğu yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama gibi çeşitli belirtileri kapsar.
Soru 46
I: Kitlesel terör ve savaş
II: Tecavüz ve istismar
III: Trafik kazaları
Yukarıdaki olaylardan hangisi ya da hangileri travmaya neden olabilir?
II: Tecavüz ve istismar
III: Trafik kazaları
Yukarıdaki olaylardan hangisi ya da hangileri travmaya neden olabilir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
Doğal afetler (deprem, tsunami, sel, kasırga vb.), kitlesel terör ve şiddet, savaş, zorunlu göçler, işkence, seks ve insan ticareti, cinsel saldırı, tecavüz ve istismar, çocukluk çağı travmaları, teknolojik afetler (nükleer santral kazaları, maden kazaları vb.), motorlu taşıt kazaları (trafik, uçak, gemi vb.), yaşamı tehdit eden tıbbi durumlar ve beklenmedik, ani kayıplar gibi olaylar travmatik niteliktedir.
Soru 47
Aşağıdaki meslek gruplarından hangisi diğer meslek grubuna göre ikincil tükenmişlik sendromuna yakalanma riski daha azdır?
Seçenekler
A
Mağaza satış müdürleri
B
Paramedik çalışanları
C
Psikososyal müdahalede bulunanlar
D
İtfaiyeciler
E
Arama-Kurtarma ekibi çalışanları
Açıklama:
Travmatik yaşantıları olan bireylere müdahale- de bulunan yardım çalışanlarında (Ör. acil servis çalışanları, paramedik/acil sağlık çalışanları, itfaiyeciler, psikososyal müdahalede bulunmak amacıyla alana giden psikolog, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları ve arama kurtarma gönüllüleri vb.) gözlemlenen bu duygu ve davranış farklılaşmasını açıklamak için alan yazında birkaç benzer ancak farklı kavramlar kullanılmaktadır.
Soru 48
I: Travma sonrası stres bozukluğu
II: Şefkat yorgunluğu sendromu
III: Üstlenilmiş travma
Yukarıdaki sendromlardan hangisi ya da hangileri bireylerin doğrudan yaşantısı olmasa da maruz kaldıkları yaşantılar nedeniyle yaşama olasılı olan sendromlardır?
II: Şefkat yorgunluğu sendromu
III: Üstlenilmiş travma
Yukarıdaki sendromlardan hangisi ya da hangileri bireylerin doğrudan yaşantısı olmasa da maruz kaldıkları yaşantılar nedeniyle yaşama olasılı olan sendromlardır?
Seçenekler
A
II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Travmatik yaşantıları olan bireylere müdahalede bulunan yardım çalışanlarında (Ör. acil servis çalışanları, paramedik/acil sağlık çalışanları, itfa- iyeciler, psikososyal müdahalede bulunmak amacıyla alana giden psikolog, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları ve arama kurtarma gönüllüleri vb.) gözlemlenen bu duygu ve davranış farklılaşmasını açıklamak için alan yazında birkaç benzer ancak farklı kavramlar kullanılmaktadır. Bunlar İkincil Travmatik Stres (Secondary Traumatic Stress) ya da Şefkat Yorgunluğu (Compassion Fatigue), Dolaylı Travma ya da Üstlenilmiş Travma (Vicarious Traumatization) ve Tükenmişlik Sendromu’dur (Burn-out Syndrome). Bu kavramlar birbirleriyle ilişkili ancak ayrı yapılardır
Soru 49
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesi olayına ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Aynalama
B
Yansıma
C
Ayna etkisi
D
Karşılık verme
E
Eşdeğer tepki
Açıklama:
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene aynalama (mirroring) ya da yansıtma denir.
Soru 50
Aşağıda taramaya neden olma olasılığı olan olaylardan hangisi toplumsal düzeyde gerçekleşmektedir?
Seçenekler
A
Doğal afetle
B
Tecavüz
C
İstismar
D
İşkence
E
Seks ticareti
Açıklama:
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır.
Soru 51
Yas sürecinin temelinde aşağıdaki yaşantılardan hangisinin genel olarak yer aldığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Kalıcı yaşantılar
B
Doğrudan yaşantılar
C
Dolaylı yaşantılar
D
Kayıp yaşantıları
E
Erken dönem yaşantılar
Açıklama:
Yaşam boyunca insanlar çeşitli kayıp ve kazançlar yoluyla değişim geçirirler. Her kazanç ya da kayıp onları yeni koşullara uyum sağlamaya sevk eder. Bazen kayıplar çok sevilen bir yakınının ölümü, iflas etmek, sağlığı kaybetmek şeklinde ardından yas tutulmasını gerektiren durumlar olabildiği gibi bazen de depreme, tsunamiye veya terör saldırısına maruz kalmak ya da şiddete uğramak gibi daha dehşet verici olaylarla karşılaşmaktır. Özellikle bu kayıplar aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkarsa uyum sağlamak çok daha zor olur.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 52
I. Sağlık kaybı
II. Ölüm
III. Göç
Yukarıdakilerden hangisi/hangilerinin yas sürecini doğuran bir yaşantı içerdiği söylenebilir?
II. Ölüm
III. Göç
Yukarıdakilerden hangisi/hangilerinin yas sürecini doğuran bir yaşantı içerdiği söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut nitelik de taşıyabilir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 53
Bağlanma Kuramı'na sahip olan ve bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri yetişkinlerin yas tepkilerine çok benzer olduğunu ileri suran kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bowlbye
B
Freud
C
Erikson
D
Piaget
E
Kolberg
Açıklama:
Bowlby’e (1982) göre bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri yetişkinlerin yas tepkilerine çok benzemektedir. Ayrılık sonrası ağlama, öfke nöbetleri, protesto, sitem, isyan ve inatçılık gibi davranışlar aslında kaybın geri döndürülmesi için ortaya çıkan yas tepkileridir. Bu bağlamda yetişkinlik dönemi yas tutma davranışı gelişimsel dönemlerde yani bebeklik ve çocukluk dönemlerinde yasların nasıl tutulduğu ile yakından ilgilidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 54
Yas süreci ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer
B
Kaybı kabullenebilmenin tek bir yolu vardır, o da yas tutmaktır
C
Yas süreci bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir.
D
Her birey yas sürecini benzer etkide benzer bir süreç içerisinde yaşar
E
Yas süreci bireyin kendisiyle ve koşullarıyla ilgili olmakla birlikte kayıp ile olan ilişkisine, bağına ve kaybın özellikleri ile kaybın nasıl oluştuğuna da bağlıdır
Açıklama:
Kaybı kabullenebilmenin tek bir yolu vardır, o da yas tutmaktır.
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Bu değişim bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir. Bu bakımdan, her birey farklı biçimde yas tutar. Bu yas süreci bireyin kendisiyle (başa çıkma yolları ve kişilik özellikleri) ve koşullarıyla (sosyal desteğin varlığı, yas tutanların sayısı) ilgili olabildiği gibi kayıp ile olan ilişkisine, bağına ve kaybın özellikleri (yaşına, cinsiyetine vb.) ile kaybın nasıl oluştuğuna (ani ve beklenmedik) da bağlıdır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Bu değişim bir tür ölenin ölme nedenini anlamlandırma ve onsuz bir yaşamı kabullenme sürecidir. Bu bakımdan, her birey farklı biçimde yas tutar. Bu yas süreci bireyin kendisiyle (başa çıkma yolları ve kişilik özellikleri) ve koşullarıyla (sosyal desteğin varlığı, yas tutanların sayısı) ilgili olabildiği gibi kayıp ile olan ilişkisine, bağına ve kaybın özellikleri (yaşına, cinsiyetine vb.) ile kaybın nasıl oluştuğuna (ani ve beklenmedik) da bağlıdır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 55
Kübler-Ross’un (1969) önerdiği yas tepki sıralaması aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir.
Seçenekler
A
Şok ve İnkar-Öfke-Pazarlık-Depresyon-Kabul
B
Öfke-İnkar-Kabul-Pazarlık-Depresyon
C
Şok ve İnkar-Kabul-Öfke-Pazarlık-Depresyon
D
Şok ve İnkar-Depresyon-Öfke-Pazarlık-Kabul
E
Öfke-İnkar-Kabul-Depresyon-Pazarlık
Açıklama:
Belirgin bir dizilimi olan yas tepkisi yoktur. Kübler-Ross’un (1969) önerdiği Şok-İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon, Kabul şeklindeki yas tepki sıralaması bir modeldir. Aslında sabit bir dizilimden öte, her birey ölüm olgusuna farklı tepkiler verir; ancak genel anlamda, inkar ve şoktan kabule doğru bir süreç mevcuttur.
Soru 56
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin genellikle yaklaşık olarak kaç ay içerisinde 6-24 ay içerisinde tamamlanması beklenir?
Seçenekler
A
1-3 ay
B
3-6 ay
C
6-24 ay
D
9-30 ay
E
12-36 ay
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir. Ancak bu süreci normal deneyimleyemeyen kişilerde anormal yas tepkileri ortaya çıkar. Başka bir ifadeyle, yara iyileşemez, enfekte olur.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 57
''Bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablo söz konusudur''
Yukarıda açıklaması verilen yas tepkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda açıklaması verilen yas tepkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Patolojik Yas
B
Karmaşık ya da Komplike Yas
C
Uzamış Yas Bozukluğu
D
Çözülmemiş Yas
E
Atipik Yas
Açıklama:
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 58
Ruhsal (psikolojik) travma ile ilgili verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Kişinin uyum halini, kısa bir süre için de olsa başa çıkma kapasitesini beklenmedik ve sert bir şekilde zorlamaktadır
B
Uzun süreli psikolojik etkilere yol açan yaşantıları içermektedir
C
Sadece doğrudan yaşantılarla meydana gelmektedir
D
Her yaşta görülebilen klinik bir tablodur
E
Ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma bir tuhsal (psikolojk) travmadır
Açıklama:
Olumsuz olaylar kişinin uyum halini, kısa bir süre için de olsa başa çıkma kapasitesini beklenmedik ve sert bir şekilde zorluyor ve uzun süreli psikolojik etkilere yol açıyorsa bu yaşantılara ruhsal travma ya da psikolojik travma adı verilmektedir. Başka bir deyişle gerçek ya da göz korkutucu bir biçimde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olma, başkalarının başına gelen travmatik olayları doğrudan doğruya görme ya da öğrenme sonrası ortaya çıkabilen özgül belirtilerle kendini gösteren ve her yaşta görülebilen klinik bir tablodur (APA, 2013).
Doğru cevap C seöeneğidir.
Doğru cevap C seöeneğidir.
Soru 59
''Akut ya da kronik olmasıyla ilişkili bir ayrımı içermekle birlikte, özellikle çocukluk dönemi travmaları için bu sınıflandırma daha yaygındır.''
Yukarıda açıklaması yapılan travma türü aşağıdaki sınıflandırmalardan hangisinin içinde yer almaktaddır?
Yukarıda açıklaması yapılan travma türü aşağıdaki sınıflandırmalardan hangisinin içinde yer almaktaddır?
Seçenekler
A
Bireysel düzlemdeki travmatik olaylar
B
Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
C
Doğa yoluyla gerçekleştirilen travmatik olaylar
D
İnsan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
E
Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
Açıklama:
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından üç başlık altında sınıflandırılabilir (Taycan, 2019). Bunlar; 1) Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar 2) Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar 3) Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
Kesitsel ya da süreğen travma travmanın akut ya da kronik olmasıyla ilişkili bir ayrımı içerir. Özellikle çocukluk dönemi travmaları için bu sınıflandırma daha yaygındır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Kesitsel ya da süreğen travma travmanın akut ya da kronik olmasıyla ilişkili bir ayrımı içerir. Özellikle çocukluk dönemi travmaları için bu sınıflandırma daha yaygındır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 60
Ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneği olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özümseme
B
Benimseme
C
Duyarlılaşma
D
Empati
E
Sempati
Açıklama:
Empati Yunanca kökenli empathia kelimesinden köken almakta ve etimolojik olarak “em” ekinin karşılığı “..in içinde, içerde”; “pathia” ekinin karşılığı ise “hissetme” kelimesidir. Almanca’da empatiye karşılık kullanılan “Einfühlung” kelimesi bir başkasının yerine geçebilme yetisi anlamına gelmekte; İngilizcede ise “bir başkasının ayakkabısını giyebilme” şeklinde kullanılmaktadır (Gerdes ve Segal, 2009). Empati ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneği olarak tanımlanabilir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 61
Bowlby’e göre aşağıdaki durumlardan hangisinde verilen tepkiler yetişkinlerin yas tepkilerine benzemektedir?
Seçenekler
A
Ergenliğe giren bir bireyin verdiği tepkiler
B
Bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri
C
Elinden oyuncağı alınmış bir çocuğun verdiği tepki
D
Boşanmış bir bireyin verdiği tepki
E
Evcil hayvanını kaybetmiş bir bireyin verdiği tepki
Açıklama:
Bowlby’e (1982) göre bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri yetişkinlerin yas tepkilerine çok benzemektedir. Ayrılık sonrası ağlama, öfke nöbetleri, protesto, sitem, isyan ve inatçılık gibi davranışlar aslında kaybın geri döndürülmesi için ortaya çıkan yas tepkileridir. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 62
Normal bir yas sürecinin ortalama süresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1 - 3 ay
B
1 - 5 ay
C
3 - 6 ay
D
5 - 6 ay
E
6 - 24 ay
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir ancak bu süreci normal deneyimleyemeyen kişilerde anormal yas tepkileri ortaya çıkar. Yani, yara iyileşemez, enfekte olur. Buna göre doğru cevap E’dir.
Soru 63
Yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kronik Yas
B
Gecikmiş/Ertelenmiş Yas
C
Hipertrofik yas
D
Karmaşık Yas
E
Çözülmemiş Yas
Açıklama:
Hipertrofik (Abartılmış) yas yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 64
Cinayet ya da intihara bağlı bir ölüm gerçekleştiğinde ölenin son anlarına ve acı çekmesine tanık olma durumunda ortaya çıkan tekrarlayıcı sendrom aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gecikmiş Yas
B
Uzamış Yas
C
Çözülmemiş Yas
D
Travmatik Yas
E
Hipertrofik Yas
Açıklama:
Travmatik yas özellikle cinayet ya da intihara bağlı bir ölüm gerçekleştiğinde ölenin son anlarına ve acı çekmesine tanık olma durumunda ortaya çıkan tekrarlayıcı bir sendromdur. Hiç bitmeyen acı ve ızdırap dolu nöbetler, ölen kişinin gözün önünden hiç gitmemesi, kaybı hatırlatan ipuçlarıyla ilgili kaçınma ya da aşırı saplanma gibi belirtiler en önemli olanlardır. Buna göre doğru Cevap D’dir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal düzlemdeki travmatik olaylardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tecavüz
B
Terör eylemleri
C
Doğal afetler
D
Kazalar
E
Savaşlar
Açıklama:
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelmektedir. Doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi özellikle çevresel etkileri yoğun olan teknolojik afetler bu gruba girer.Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 66
Aşağıdaki meslek gruplarından hangisi ikincil travmatik stres ve tükenmişlik sendromu için en büyük risk grubu içerisinde yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal hizmet uzmanları
B
Psikolog ve danışmanlar
C
Doktorlar
D
Acil servis ve kurtarma görevlileri
E
Öğretim görevlileri
Açıklama:
Duygusal yükü ağır olan sosyal hizmet uzmanları, psikolog ve danışmanlar, doktorlar, acil servis ve kurtarma görevlileri, itfaiyeciler, kolluk kuvvetleri, avukat ve hakim ile savcılar dolaylı travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik sendromu için en büyük risk grubunu oluştururlar. Buna göre doğru Cevap E’dir.
Soru 67
Ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sempati
B
Empati
C
Aynalama
D
Duyarlılık
E
Sezgi
Açıklama:
Empati ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 68
Travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şefkat Yorgunluğu
B
Dolaylı Travma
C
Tükenmişlik Sendromu
D
Üstlenilmiş Travma
E
Travma Sonrası Büyüme
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi tükenmişlik sendromunun davranışsal belirtilerinden biridir?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Uyku ve iştahta bozulmalar
C
Yorgunluk
D
Hata yapma
E
Kronik bir sinirlilik hali
Açıklama:
Hata yapma, işten kaytarma, işe gelmek istememe, istifa etme, işi kaliteli yapmama, alaycı tavırlar, kuruma saygının kaybı vb. tükenmişlik sendromunun davranışsal belirtilerindendir. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi tükenmişlik sendromunun psikofiziksel belirtilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yorgunluk
B
Bitkinlik
C
Apati
D
Enerji kaybı
E
Uyku ve iştahta bozulmalar
Açıklama:
Tükenmişliğin psikofiziksel (yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, kronik soğuk algınlığı, uyku ve iştahta bozulmalar, kardiyovasküler bozulmalar vb.); psikolojik (kronik bir sinirlilik hali, tahammülsüzlük, bellek ve bilişlerde hafif dalgalanmalar, anksiyete, huzursuzluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, apati [duygusal donukluk], anlamsızlık ve çaresizlik vb.); davranışsal (hata yapma, işten kaytarma, işe gelmek istememe, istifa etme, işi kaliteli yapmama, alaycı tavırlar, kuruma saygının kaybı vb.) belirtileri bulunmaktadır. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 71
Kayıp sonrası kişilerde aşağıdaki duygulardan hangisi ortaya çıkabilir
Seçenekler
A
suçluluk
B
pişmanlık
C
keder
D
öfke
E
hepsi
Açıklama:
Suçluluk, pişmanlık, utanma, keder, öfke gibi içinden çıkılmaz, karmaşık ve ağır pek çok duygu ortaya çıkarabilir.
Soru 72
Yas ile birey hangi açıdan bir değişim süreci içine girer?
Seçenekler
A
biyolojik
B
psikolojik
C
sosyal
D
hepsi
E
hiçbiri
Açıklama:
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer.
Soru 73
yas tepkileri ve depresyon gibi zihinsel bozukluklar arasındaki fark aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
yas geçicidir ve sebebi bellidir
B
yas kalıcıdır
C
yasın sebebi belli değildir
D
depresyonun sebebi her zaman bellidir yasın ise sebebi belli değildir
E
hiçbiri
Açıklama:
Kayıp her şekilde acı verici ve yıkıcıdır. Bu nedenle yas tepkileri depresyon gibi zihinsel bozukluk belirtilerine çok benzer ancak yas geçici bir durumdur ve nedeni bellidir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi yasa ilişkin kullanılan tanımlamalardan biridir?
Seçenekler
A
atipik yas
B
uzamış yas
C
karmaşık yas
D
hiçbiri
E
hepsi
Açıklama:
Yas tutan kişilerin ölen kişilerin fiziken içinde
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve
en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas
Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA)
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve
en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas
Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA)
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
Soru 75
Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından kullanılan ve anormal yas tepkilerini ifade eden yas tanımlaması aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
karmaşık yas
B
uzamış yas
C
süregiden karmaşık yas bozukluğu
D
komplike yas
E
hiçbiri
Açıklama:
Yas tutan kişilerin ölen kişilerin fiziken içinde
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve
en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas
Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA)
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır. Bunlardan üzerinde en fazla uzlaşılan ve
en geçerli kabul edilen Karmaşık Yas ve Uzamış Yas
Bozukluğu ile Amerikan Psikiyatri Derneği (APA)
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
Soru 76
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından kaç başlık altında sınıflandırılabilir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından üç başlık altında sınıflandırılabilir (Taycan, 2019). Bunlar; 1) Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar 2) Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar 3) Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi travmatik olaylardan biridir?
Seçenekler
A
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
B
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
C
Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
D
Hepsi
E
Hiçbiri
Açıklama:
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından üç başlık altında sınıflandırılabilir (Taycan, 2019). Bunlar; 1) Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar 2) Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar 3) Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
Soru 78
"...................çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelmektedir."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
B
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
C
Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
D
Hiçbiri
E
Hepsi
Açıklama:
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelmektedir.
Soru 79
".............. işkence, istismar, tecavüz, terör faaliyetleri gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylardır."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Bireysel düzlemdeki travmatik olaylar
B
Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
C
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
D
Kesitsel travmatik olaylar
E
Süreğen travmatik olaylar
Açıklama:
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar bu sınıflandırma düzeyi bilimsel
alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır,
denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör
faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik
olaylardır.
alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır,
denilebilir. İşkence, istismar, tecavüz, terör
faaliyetleri ve seks ticareti gibi kasıtlı olarak insan eliyle gerçekleştirilen travmatik
olaylardır.
Soru 80
"İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez
Figley tarafından ........’de kullanılmıştır."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Figley tarafından ........’de kullanılmıştır."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1983
B
1984
C
1985
D
1986
E
1987
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez
Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır
Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır
Soru 81
Kaybı olan birinin kabullenebilmenin yolu aşağıdakilerden hangisi olabilir ?
Seçenekler
A
İntihar
B
Yas tutmak
C
İlaç kullanmak
D
Psikolojik destek
E
Kendine zarar vermek
Açıklama:
Kaybı kabullenebilmenin tek bir yolu vardır, o da yas tutmaktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 82
Hangisi yas tepkilerinden birisi değildir ?
Seçenekler
A
Dikkat problemleri
B
Kaygı
C
Uykusuzluk
D
İştahsızlık
E
Hiperaktiflik
Açıklama:
En belirgin yas tepkileri ölen kişi için yoğun bir özlem duygusu, büyük bir üzüntü ve keder, duygusal patlamalar, ölen kişinin anıları ve düşünceleri ile sık sık meşgul olma, dikkat, bellek ve konsantrasyon zorlukları, bedensel yakınmalar, huzursuzluk, kaygı, uyku ve iştahta değişiklikler, bağışıklık sisteminde değişiklikler, gündelik işlerin aksaması ya da askıya alınmasıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 83
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı kaç ay içerisinde tamamlanması gerekir ?
Seçenekler
A
1-2
B
3-4
C
6-24
D
24-48
E
48-64
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir. Doğru cevap C'dir.
Soru 84
Bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablo aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Patolojik Yas
B
Uzamış Yas Bozukluğu
C
Karmaşık ya da Komplike Yas
D
Çözülmemiş Yas
E
A tipik Yas
Açıklama:
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur. Doğru cevap C'dir.
Soru 85
Uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir. Yas aradan geçen zamana rağmen, adeta ilk günkü gibi acı ve tazedir. Söz edilen yas bozukluğu hangisidir ?
Seçenekler
A
Patolojik Yas
B
Uzamış Yas Bozukluğu
C
Karmaşık ya da Komplike Yas
D
Çözülmemiş Yas
E
A tipik Yas
Açıklama:
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) ise uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir. Yas aradan geçen zamana rağmen, adeta ilk günkü gibi acı ve tazedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 86
Sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içeren yas bozukluğu hangisidir ?
Seçenekler
A
Patolojik Yas
B
Uzamış Yas Bozukluğu
C
Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu
D
Çözülmemiş Yas
E
A tipik Yas
Açıklama:
Karmaşık Yas Bozukluğu tanısı ayrı bir kategori olmayıp ilgili rehberin Travma ve Stresör ile İlgili Bozukluklar kısmında yer alır. Bu bozukluk sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaş ma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içerir. Doğru cevap C'dir.
Soru 87
Travma mağduru bireylerin %31’inde en az bir psikiyatrik bozukluğa rastlanmakta ve en sık gözlenen bozukluk hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Şizofreni
B
Depresyon
C
Yeme bozukluğu
D
Obezite
E
Parkinson
Açıklama:
Travma mağduru bireylerin %31’inde en az bir psikiyatrik bozukluğa rastlanmakta ve en sık depresyon ve anksiyete bozukluklar. Doğru cevap B'dir.
Soru 88
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlayan nöronlar hangisidir?
Seçenekler
A
Motor nöronlar
B
Ara nöronlar
C
Duyusal nöronlar
D
Ayna nöronlar
E
İnternöronlar
Açıklama:
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene aynalama (mirroring) ya da yansıtma denir ve bundan sorumlu beyindeki sisteme ayna nöronlardır. Doğru cdevap D'dir.
Soru 89
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesine ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Aynalama
B
Yansıma
C
Duyarsızlaşma
D
Donuklaşma
E
Tepkisizleşme
Açıklama:
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene aynalama (mirroring) ya da yansıtma denir ve bundan sorumlu beyindeki sisteme ayna nöronlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 90
İlk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Şefkat yorgunluğu
B
Dolaylı Travma
C
Tükenmişlik sendromu
D
Duygusal tükenme
E
Üstlenilmiş Travma
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi Bowlby’e göre yas tepkilerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Ağlama
B
Sitem
C
Öfke nöbetleri
D
Kahkaha krizi
E
İnatçılık
Açıklama:
Bowlby’e göre bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri yetişkinlerin yas tepkilerine çok benzemektedir. Ayrılık sonrası ağlama, öfke nöbetleri, protesto, sitem, isyan ve inatçılık gibi davranışlar aslında kaybın geri döndürülmesi için ortaya çıkan yas tepkileridir. Doğru cevap D'dir.
Soru 92
I-Biyolojik
II-Psikolojik
III- Fizyolojik
IV- Sosyal
Hangi seçenekte bireyin yas ile birlikte yaşadığı değişim süreçleri doğru olarak verilmiştir?
II-Psikolojik
III- Fizyolojik
IV- Sosyal
Hangi seçenekte bireyin yas ile birlikte yaşadığı değişim süreçleri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I-II ve IV
D
II- III ve IV
E
I-II-III ve IV
Açıklama:
Yas ile birey biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer. Doğru cevap C'dir.
Soru 93
Bireyin akut yas dönemi dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri ve takılı kalma durumunun gözlenmesi ......................... olarak adlandırılmaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Karmaşık ya da Komplike yas
B
Uzamış yas
C
Atipik yas
D
Süregiden Karmaşık yas
E
Çözülmemiş yas
Açıklama:
Karmaşık ya da Komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur. Doğru cevap A'dır.
Soru 94
Çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Kesitsel ya da süreğen travmatik olaylar
B
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmatik olaylar
C
Beklenmedik ani kayıplar gibi travmatik olaylar
D
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
E
Ruhsal ya da psikolojik travmatik olaylar
Açıklama:
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelmektedir. Doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi özellikle çevresel etkileri yoğun olan teknolojik afetler bu gruba girer. Doğru cevap D'dir.
Soru 95
Araştırmalara göre terörist saldırıdan bir ay sonra olaya tanık olan kişilerin yüzde kaçının ruhsal durumunda bir bozukluk gözlendiğini tespit edilmektedir?
Seçenekler
A
% 1
B
%3
C
%5
D
%10
E
%12.5
Açıklama:
Eşsizoğlu ve diğerleri araştırmalarında terörist saldırıdan bir ay sonra olaya tanık olan kişilerin % 12.5’inin ruhsal durumunda bir bozukluk gözlendiğini ve olayın merkezinde bulunma, yani fiziksel yaralanmanın TSSB gelişiminde en önemli risk faktörü olduğunu ortaya koymuşlardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi bireyin travmatik yaşantıdan önceki uyum işlevselliğinin ve farkındalığının ötesine geçebilmesi olarak adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Kesitsel ya da süreğen travma
B
Travma sonrası büyüme
C
Travma sonrası stres bozukluğu
D
Yaşam değiştirici olay
E
Psikolojik sağlamlık ya da dayanıklılık
Açıklama:
Travma Sonrası Büyüme, bireyin travmatik yaşantıdan önceki uyum işlevselliğinin ve farkındalığının ötesine geçebilme ve bir tür kişisel dönüşüm deneyimi olarak tanımlanmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 97
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi bir eylemi gördüğümüzde ve ya işittiğimizde, bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesine........................ denir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Empati
B
Tanıklık etme
C
Aynalama
D
Biyofiziksel bileşen
E
Sağ duyu
Açıklama:
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde, bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene aynalama ya da yansıtma denir. Doğru cevap C'dir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi dolaylı travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik sendromu için en büyük risk grubunu oluşturan grup içerisinde yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal hizmet uzmanları
B
Psikologlar
C
Doktorlar
D
Öğretmenler
E
İtfaiyeciler
Açıklama:
Duygusal yükü ağır olan sosyal hizmet uzmanları, psikolog ve danışmanlar, doktorlar, acil servis ve kurtarma görevlileri, itfaiyeciler, kolluk kuvvetleri, avukat ve hakim ile savcılar dolaylı travma, ikincil travmatik stres ve tükenmişlik sendromu için en büyük risk grubunu oluştururlar. Doğru cevap D'dir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi araştırmacı Gürdil'in ambulans görevlileri üzerinde yaptığı çalışmasında gözlemlediği, şiddetli ikincil travmatik stres oranını göstermektedir?
Seçenekler
A
%11.4
B
%13.33
C
%18
D
%44.9
E
%68.67
Açıklama:
Gürdil psikolog, avukat, sosyal hizmet uzmanı ve ambulans görevlileri üzerinde ikincil travmatik stres oranlarını araştırmıştır. Bulgularına göre, örneklemin %18’inde şiddetli, %68.67’sinde orta düzeyde travmatik stres bulguları gözlenirken kalan %13.33’ünde ise herhangi bir belirtiye rastlanmamıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 100
Şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez kaç yılında kullanılmıştır?
Seçenekler
A
1974
B
1983
C
1995
D
2005
E
2016
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi, yas süreci doğuran insan ya da nesne kayıpları arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
İş hayatındaki terfi
B
Organ kaybı
C
Çocukların evden ayrılışı
D
Taşınma
E
Sağlığın kaybı
Açıklama:
YAS SÜRECİ
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut nitelik de taşıyabilir.
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut nitelik de taşıyabilir.
Soru 102
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı ne kadarlık bir süre içerisinde tamamlanması gerekir, belirtiniz?
Seçenekler
A
6-24 ay
B
4-5 yıl
C
5-7 yıl
D
9-10 yıl
E
12-14 yıl
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir ancak bu süreci normal deneyimleyemeyen kişilerde anormal yas tepkileri ortaya çıkar. Yani, yara iyileşemez, enfekte olur.
Soru 103
Dünya Sağlık Örgütü tanı kriterlerinde (ICD-11) ilk kez ayrı bir tanı olarak yer alan bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kronik Yas Bozukluğu
B
Uzamış Yas Bozukluğu
C
Hipertrofik Yas Bozukluğu
D
Abartılmış Yas Bozukluğu
E
Ertelenmiş Yas Bozukluğu
Açıklama:
Uzamış Yas Bozukluğu (UYB) ise uzun süren ve yoğun bedensel ve ruhsal belirtiler içeren bir yas durumu anlamına gelmektedir. Yas aradan geçen zamana rağmen, adeta ilk günkü gibi acı ve tazedir. Karmaşık yastan farklı olarak, akut dönemde yasın son derece normal bir durum olduğu, sadece fazla sürmesinin ve yoğunluğunun anormallik içerdiği belirtilir (Prigerson vd., 2009). Uzamış yas bozukluğu yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama gibi çeşitli belirtileri kapsar (Maciejewski vd., 2016). Çekirdek semptomlar, kayba ilişkin yoğun hasret, keder ve ızdırap duygusu ve ölen kişi ile aşırı zihinsel meşguliyet, sosyal etkinliklere katılmak istememe, dünyadan uzaklaşma, ölümü kabullenmekte zorluklar, derin üzüntü, olumlu duygular hissedememe, duygusal küntlük ya da donukluk söz konusudur. Bu bozukluk Dünya Sağlık Örgütü tanı kriterlerinde (ICD-11) ilk kez ayrı bir tanı olarak yer almıştır.
Soru 104
"Karmaşık yas ile uzamış yas bozukluğunun ortak noktası kabul edilen ve Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanılama rehberine giren (DSM-5) bir tanıdır. Bu tanı, ayrı bir kategori olmayıp ilgili rehberin Travma ve Stresör ile İlgili Bozukluklar kısmında yer alır. Bu bozukluk sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içerir." Açıklamaya göre aşağıdaki hangi yas bozukluğu belirtilmektedir?
Seçenekler
A
Gecikmiş Yas Bozukluğu
B
Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu
C
Hipertrofik Yas Bozukluğu
D
Abartılmış Yas Bozukluğu
E
Kronik Yas Bozukluğu
Açıklama:
Karmaşık yas ile uzamış yas bozukluğunun ortak noktası kabul edilen (bk. Maciejewski vd., 2016) ve Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından tanılama rehberine giren (DSM-5) Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu tanısı mevcuttur. Bu tanı, ayrı bir kategori olmayıp ilgili rehberin Travma ve Stresör ile İlgili Bozukluklar kısmında yer alır. Bu bozukluk sevilen kişinin kaybından en az bir yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, özlem, duygusal uyuşukluk, insanlardan uzaklaşma, ölen kişi ile bir arada olabilmek için ölümü isteme gibi belirtileri içerir.
Soru 105
Aşağıdaki etmenlerden hangisi yas sürecinde soyut nitelik taşımaktadır?
Seçenekler
A
Çocukların evden ayrılışı
B
Ölüm
C
Rol kaybı
D
Taşınma
E
Sağlığın kaybı
Açıklama:
Bizim için önem taşıyan her türlü insan ya da nesnenin kaybı yas sürecini doğurur. Bu kayıplar organ kaybı, sağlığın kaybı, taşınma, çocukların evden ayrılışı, ölüm gibi somut ve fiziksel olabildiği gibi yaşlanma ya da boşanma ile gelen rol kaybı veya göç ile gelen bireysel kimlik değişimi gibi soyut nitelik de taşıyabilir.
Soru 106
Yas süreci hakkında aşağıdakilerden hangisini söylemek doğru olmaz?
Seçenekler
A
Kaybı kabullenebilmenin tek bir yolu vardır, o da yas tutmaktır.
B
Her birey farklı biçimde yas tutar.
C
Bir gencin intiharı ile hastalık sonunda ölümü aynı etkiyi yaratır.
D
Kaybın gerçek olduğunu kabul etmek yas sürecindeki ilk aşamadır.
E
Bebeklerin annelerinden ayrılma tepkileri yetişkinlerin yas tepkilerine çok benzemektedir.
Açıklama:
Bir gencin intiharı ile hastalık sonunda ölümü aynı etkiyi yaratmaz.
Soru 107
Kayıptan hemen sonraki yasa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Akut yas
B
Depresyon
C
Pazarlık
D
Yoğun yas
E
Duygusal yas
Açıklama:
Kayıptan hemen sonraki yas, yani akut yas tek başına zihinsel bozukluk sınıflandırmasının içinde yer almaz.
Soru 108
Bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği yasa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Patolojik yas
B
Uzamış yas
C
Travmatik yas
D
Komplike yas
E
Çözülmemiş yas
Açıklama:
Karmaşık ya da komplike yas bireyin akut yas dönemi de dahil olmak üzere, kültürel bağlamın dışında yas tutmasında uygun olmayan duygu, düşünce, davranış halleri, yası daha yoğun yaşama, yasta bir ilerleme olmaması, takılı kalma ya da yası atlatamama ve işlevselliğin bozulması gibi birtakım klinik belirtilerin eşlik ettiği bir tablodur.
Soru 109
Bireyin travmatik yaşantıdan önceki uyum işlevselliğinin ve farkındalığının ötesine geçebilme ve bir tür kişisel dönüşüm deneyimi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilgelik
B
Disosiasyon
C
Travma sonrası büyüme
D
Empati
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Travma sonrası büyüme (TSB) bireyin travmatik yaşantıdan önceki uyum işlevselliğinin ve farkındalığının ötesine geçebilme ve bir tür kişisel dönüşüm deneyimi olarak tanımlanmaktadır
Soru 110
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlayan fenomene ne ad verilir?
Seçenekler
A
Empati
B
Aynalama
C
Tükenmişlik
D
Dolaylı travma
E
İkincil travmatik stres
Açıklama:
Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki vermesini sağlayan fenomene aynalama (mirrroring) ya da yansıtma denir.
Soru 111
- Travmanın akut ya da kronik olmasıyla ilişkili bir ayrımı içerir.
- Özellikle çocukluk dönemi travmaları için bu sınıflandırma daha yaygındır.
- Çocukluk dönemindeki travmalar çocukların kişilik organizasyonlarını etkiler ve güvensiz bağlanmanın gelişmesine neden olur.
- Travmanın uzun süreli ve devamlılık içermesi, hele de erken yaşta başlaması ve de istismarı uygulayan ile yakınlık derecesi, yetişkinlik hayatını da derinden sarsacak ruhsal belirtilerin daha karmaşık olmasına neden olmaktadır.
Seçenekler
A
Bireysel ya da toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
B
Doğal afetlerle gerçekleşen travma
C
Kesitsel ya da süreğen travma
D
Bölgesel travma
E
Haksızlıktan doğan travma
Açıklama:
Kesitsel ya da süreğen travma
- Travmanın akut ya da kronik olmasıyla ilişkili bir ayrımı içerir.
- Özellikle çocukluk dönemi travmaları için bu sınıflandırma daha yaygındır.
- Çocukluk dönemindeki travmalar çocukların kişilik organizasyonlarını etkiler ve güvensiz bağlanmanın gelişmesine neden olur.
- Travmanın uzun süreli ve devamlılık içermesi, hele de erken yaşta başlaması ve de istismarı uygulayan ile yakınlık derecesi, yetişkinlik hayatını da derinden sarsacak ruhsal belirtilerin daha karmaşık olmasına neden olmaktadır.
Soru 112
"Travma ile birlikte birey hayatının artık garanti altında olmadığını anlar ve yaşadığı her güne bir önem ve ayrıcalık atfeder, böylelikle şükran duygusu artar." Belirtilen durum, aşağıdakilerden hangisine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Dolaylı travma
B
Depresyon
C
Travma Sonrası Büyüme
D
Panik Atak
E
Kronik Atak
Açıklama:
Birey yıkılan kendilik, dünya ve gelecek ile ilgili inanç sistemleri üzerine yeni ve uygun bir inanç sistemi oluşturur. Bu yeni sistemde hayal kırıklığı takdir ve şükretmeye; öngörülemezlik hazırlıklı olmaya; kırılganlık ise kişisel cesaret ve güce dönüşür (Janoff-Bulman, 2004). Bu dönüşme sürecine Travma Sonrası Büyüme (TSB) adı verilmektedir. Yani yaşanan travmalar bir tür bilgelik sürecine de dönüşebilir. TSB’ye örnek vermek gerekirse, travma ile birlikte birey hayatının artık garanti altında olmadığını anlar ve yaşadığı her güne bir önem ve ayrıcalık atfeder, böylelikle şükran duygusu artar.
Soru 113
Son yıllarda sosyal-bilişsel sinirbilim alanında birçok araştırma beyindeki empatiye aracılık eden biyofiziksel bileşenleri tanımlamaya başlamıştır. Bu bileşenler birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyor muşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene ne denir, belirtiniz?
Seçenekler
A
Dikkat
B
Gelişmişlik
C
Tükenmişlik
D
Aynalama
E
Etki
Açıklama:
Son yıllarda sosyal-bilişsel sinirbilim alanında birçok araştırma beyindeki empatiye aracılık eden biyofiziksel bileşenleri tanımlamaya başlamıştır (Decety ve Jackson, 2006). Bu bileşenler birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimizin bu eylemi biz gerçekleştiriyor muşuz gibi tepki vermesini sağlar. Bu fenomene aynalama (mirroring) ya da yansıtma denir ve bundan sorumlu beyindeki sisteme ayna nöronlar adı verilmektedir (Iacoboni, 2009).
Soru 114
Ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneği ne olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Özveri
B
Tevazu
C
Hırs
D
Empati
E
Fedakarlık
Açıklama:
Empati ötekinin neler deneyimlediğini o kișinin düșünce çerçevesi içinde değerlendirerek duygusal olarak anlama ve ötekinin duygularını özümseyebilme yeteneği olarak tanımlanabilir (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010, s.1).
Soru 115
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından kaç yılında kullanılmıştır, belirtiniz?
Seçenekler
A
1958
B
1966
C
1972
D
1975
E
1983
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğu kavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmıştır.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi, McCann ve Pearlman tarafından tanımlanan, görevleri gereği hastaları ya da danışanlarıyla yoğun ilişki kuran, daha çok ruh sağlığı elemanlarının sergilediği birikimsel travmatik belirtilerdir?
Seçenekler
A
Tükenmişlik Sendromu
B
Şefkat Yorgunluğu
C
Gelişimsel Travma
D
Bağlantısal Travma
E
Üstlenilmiş Travma
Açıklama:
Dolaylı Travma ya da Üstlenilmiş Travma McCann ve Pearlman (1990) tarafından tanımlanan, görevleri gereği hastaları ya da danışanlarıyla yoğun ilişki kuran, daha çok ruh sağlığı elemanlarının sergilediği birikimsel travmatik belirtilerdir.
Soru 117
İlk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı strese ne ad verilir?
Seçenekler
A
Empati
B
Tükenmişlik sendromu
C
Şefkat yorgunluğu
D
Üstlenilmiş travma
E
Depresyon
Açıklama:
İkincil travmatik stres ya da şimdilerde daha çok tercih edilen şefkat yorgunluğukavramı ilk kez Figley tarafından 1983’de kullanılmış olup travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan aşırı stres olarak tanımlanmaktadır.
Soru 118
Aynı travmatik olay farklı bireylerde farklı etkiler bırakır. Bazı bireyler diğerlerinden daha az etkilenir ancak kendilerini toparlama güçleri daha yüksektir ve ruhsal bozukluk sergilemezler. Aşağıdaki kavramlardan hangisi bu kavramı tanımlar?
Seçenekler
A
Bilgelik
B
Psikolojik sağlamlık
C
Sismik etkisi
D
Disosiasyon
E
Travma sonrası stres bozukluğu.
Açıklama:
Aynı travmatik olay farklı bireylerde farklı etkiler bırakır. Bazı bireyler diğerlerine göre psikolojik açıdan daha dayanıklıdır. Bu özelliğe psikolojik sağlamlık ya da dayanıklılık (resilience) denmektedir. Bu bireyler de etkilenir ancak kendilerini toparlama güçleri daha yüksektir ve ruhsal bozukluk sergilemezler.
Soru 119
Aşağıdaki travma türlerinden hangisi bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen bir sınıflandırma düzeyidir?
Seçenekler
A
Kesitsel travma
B
Bireysel düzlemdeki travmatik olaylar
C
Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
D
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar
E
Süreğen travma
Açıklama:
Doğa ya da insan eliyle gerçekleştirilen travmalar, bilimsel alan yazında en fazla kabul edilen ayrımdır, denilebilir.
Soru 120
Şiddet içerikli olaylar, hangi yaş aralığında dünya çapında en önde gelen ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir?
Seçenekler
A
10 -35
B
15 - 44
C
18 - 34
D
20- 45
E
24 -54
Açıklama:
İnsanların acı çekmesinin en önemli nedenlerinden olan terör, savaş, doğal afetler, kazalar, istismar ve cinsel suçlar, göç, insan kaçakçılığı gibi olaylar pek çok kitleyi eş zamanlı etkilemekte ve ruhsal sağlığı ciddi biçimde bozabilmektedir. Hatta şiddet içerikli olaylar, 15-44 yaş aralığında dünya çapında en önde gelen ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir.
Soru 121
Şok-İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon, Kabul şeklindeki yas tepki sıralaması kim tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
kübler-Ross
B
Weschler
C
Meyer
D
Freud
E
Jung
Açıklama:
Belirgin bir dizilimi olan yas tepkisi yoktur. Kübler-Ross’un (1969) önerdiği Şok-İnkar, Öfke, Pazarlık, Depresyon, Kabul şeklindeki yas tepki sıralaması günümüzde tartışmalı bir modeldir (akt. Stroebe, Schut, Boerner, 2017).
Soru 122
"Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı .....-..... ay içerisinde tamamlanması gerekir."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
0-4
B
4-8
C
6-24
D
24-48
E
12-48
Açıklama:
Normal şartlarda yas deneyimi kişiden kişiye değişmekle birlikte, sürecin aşağı yukarı 6-24 ay içerisinde tamamlanması gerekir.
Soru 123
Aşağıdakilerden hangisi anormal yas tepkilerine alan yazında verilen isimlerden biridir?
Seçenekler
A
Patolojik Yas
B
Uzamış Yas Bozukluğu
C
Karmaşık ya da Komplike Yas
D
Çözülmemiş Yas
E
Hepsi
Açıklama:
Yas tutan kişilerin ölen kişilerin fiziken içinde
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır.
olmadığı ancak sembolik olarak onları yaşattıkları
yeni hayatlarına yavaş yavaş uyum sağlamaları beklenir. Bu kişiler ölümü inkar ediyor ve üzerinden
aylar, hatta yıllar geçmesine rağmen ölüm sanki
dün gerçekleşmiş gibi hissediyor, davranıyor, onu
düşünmeden edemiyor ve özlem duygusu kişiyi
yiyip bitiriyor ise yas farklı bir seyir izlemektedir.
Bu farklı görünüm alan yazında Patolojik Yas (Volkan, 1970), Uzamış Yas Bozukluğu (Prigerson vd.,
2009), Karmaşık ya da Komplike Yas (Shear, 2015;
Shear vd, 2011), Çözülmemiş Yas, Atipik Yas, Travmatik Yas gibi pek çok iç içe geçen tanımlamalar ile
açıklanır.
Soru 124
Aşağıdakilerden hangisi Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından anormal yas tepkilerine verilen kavramsal isimdir?
Seçenekler
A
Kronik Yas
B
Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu
C
Atipik Yas
D
Anormal Yas
E
Hiçbiri
Açıklama:
Amerikan Psikiyatri Derneği (APA)
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
tarafından tanı kategorisinde yer alan Süregiden
Karmaşık Yas Bozukluğu’dur.
Soru 125
".............. yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir. Genelde ani ve beklenmedik ölümlerden sonra meydana gelir."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kronik yas
B
Gecikmiş yas
C
Ertelenmiş yas
D
Hipertrofik yas
E
Hiçbiri
Açıklama:
Hipertrofik yas yas tepkilerinin olağanüstü yoğun olması anlamına gelmektedir. Genelde ani ve beklenmedik ölümlerden sonra meydana gelir.
Soru 126
"............. yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama gibi çeşitli belirtileri kapsar"
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
uzamış yas bozukluğu
B
kronik yas
C
komplike yas
D
atipik yas
E
çözülmemiş yas
Açıklama:
Uzamış yas bozukluğu yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama gibi çeşitli belirtileri kapsar
Soru 127
Uzamış yas bozukluğu ilk kez ICD'nin hangi sürümünde ayrı bir tanı kriteri olarak girmiştir?
Seçenekler
A
ICD8
B
ICD9
C
ICD10
D
ICD11
E
Hiçbiri
Açıklama:
Uzamış yas bozukluğu yasın üzerinden altı ay geçmesine rağmen, bir
türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama
gibi çeşitli belirtileri kapsar (Maciejewski vd., 2016).
Çekirdek semptomlar, kayba ilişkin yoğun hasret,
keder ve ızdırap duygusu ve ölen kişi ile aşırı zihinsel
meşguliyet, sosyal etkinliklere katılmak istememe,
dünyadan uzaklaşma, ölümü kabullenmekte zorluklar, derin üzüntü, olumlu duygular hissedememe,
duygusal küntlük ya da donukluk söz konusudur.
Bu bozukluk Dünya Sağlık Örgütü tanı kriterlerinde (ICD-11) ilk kez ayrı bir tanı olarak yer almıştır.
türlü giderilemeyen hasret duygusu, yeterli bir sonlanamayış hissi ve yeni duruma uyum sağlayamama
gibi çeşitli belirtileri kapsar (Maciejewski vd., 2016).
Çekirdek semptomlar, kayba ilişkin yoğun hasret,
keder ve ızdırap duygusu ve ölen kişi ile aşırı zihinsel
meşguliyet, sosyal etkinliklere katılmak istememe,
dünyadan uzaklaşma, ölümü kabullenmekte zorluklar, derin üzüntü, olumlu duygular hissedememe,
duygusal küntlük ya da donukluk söz konusudur.
Bu bozukluk Dünya Sağlık Örgütü tanı kriterlerinde (ICD-11) ilk kez ayrı bir tanı olarak yer almıştır.
Soru 128
"..........., 15-44 yaş aralığında dünya çapında en önde gelen ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir"
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
şiddet içerikli olaylar
B
intihar
C
kalp krizi
D
kanser
E
hiçbiri
Açıklama:
şiddet içerikli olaylar, 15-44 yaş aralığında dünya çapında en önde gelen ölüm nedenlerinden biri haline gelmiştir
Soru 129
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından kaç başlık altında sınıflandırılmaktadır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Travmatik olaylar çeşitli karakteristikleri (nitelik, şiddet ve süre) bakımından üç başlık altında sınıflandırılabilir
Soru 130
"Bazı bireyler diğerlerine göre psikolojik açıdan daha dayanıklıdır. Bu özelliğe .............. denmektedir."
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
psikolojik hassasiyet
B
psikolojik dayanıklılık
C
psikolojik travma
D
hiçbiri
E
hepsi
Açıklama:
Bazı bireyler diğerlerine göre psikolojik açıdan daha dayanıklıdır. Bu özelliğe psikolojik sağlamlık ya da dayanıklılık (resilience) denmektedir
Ünite 7
Soru 1
Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için en az kaç hafta sürmesi gerekiyor?
Seçenekler
A
Bir hafta
B
İki hafta
C
Üç hafta
D
Dört hafta
E
Beş hafta
Açıklama:
Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için süreklilik göstermesi (en az iki
hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir.
hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir.
Soru 2
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi pasif bir intihar yöntemidir?
Seçenekler
A
Zehirlenme
B
Kendini asma
C
Ateşli silahla kendini öldürme
D
İlaçla intihar etme
E
Yemek yemeyi reddetme
Açıklama:
Yemek yemeyi, su içmeyi, tedaviyi reddetme gibi pasif intiharlar şekilleri de vardır.
Soru 3
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bir kaygı bozukluğu değildir?
Seçenekler
A
Yükseklik fobisi
B
Kitap okumak
C
Kapalı alan korkusu
D
Kan görmek
E
Yılan görmek
Açıklama:
Kitap okumak kaygı değildir. Kişinin günlük yaşamını kötü etkileyen durumlardır.
Soru 4
Sürekli ocağı, kapıları, pencereleri kapatıp kapatmadığını kontrol eden bir kişinin hastalığının adı nedir?
Seçenekler
A
Yaygın anksiyete bozukluğu
B
Panik bozukluk
C
Özgül fobi
D
Obsesif-kompulsif bozukluk
E
Sosyal fobi
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur.
Soru 5
Trafik kazası geçiren ve yakınlarını kaybeden bir kişi arabayla seyahat etmekten kaçınabilir, kaza anını sürekli hayalleyebilir ya da rüyasında görebilir.Bu kişinin hastalığının adı nedir?
Seçenekler
A
Akut stres bozukluğu
B
Sosyal fobi
C
Yaygın anksiyete bozukluğu
D
Panik bozukluk
E
Özgül fobiler
Açıklama:
Akut stres bozukluğu ile travma sonrası stres bozukluğu ruhsal travma yaşayan kişilerde erken dönemde ortaya çıkan veya uzun süren, travmayla ilişkili yoğun kaygı ve kaçınma ile seyreden ruhsal bozukluklardır.
Soru 6
Konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar gösteren bir kişinin hastalığı nedir?
Seçenekler
A
Lewy cisimcikli demans
B
Vasküler demans
C
Frontotemporal demans
D
Alzheimer
E
Parkinson
Açıklama:
Frontotemporal demans konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar
ile seyreden bir demans nedenidir.
ile seyreden bir demans nedenidir.
Soru 7
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi demans riskinin azaltmaz?
Seçenekler
A
Sağlıklı beslenme
B
Egzersiz
C
Sigarayı bırakmak
D
Kolesterol yüksekliği
E
Hipertansiyon tedavisi
Açıklama:
Kolestrolün yüksek olması demans riskini azaltmaz. Ancak tedavi görünüse veya azaltılırsa risk azalır.
Soru 8
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi psikotik bozukluğu olan hastalarda görülmez?
Seçenekler
A
Hasta başkalarının kendisini izlediğini düşünür.
B
Halüsinasyon
C
Olmayan sesleri duymak
D
Sosyal olarak çok aktif
E
Enerji kaybı
Açıklama:
Sosyal olarak aktif olmazlar aksine içlerine çekilirler.
Soru 9
I. Kadın olmak
II. Yüksek eğitim
III. İleri yaş
IV. Genetik etmenler
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri Alzheimer hastalığı için risk etmenleridir?
II. Yüksek eğitim
III. İleri yaş
IV. Genetik etmenler
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri Alzheimer hastalığı için risk etmenleridir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
I , II ve IV
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Yüksek eğitimin alzheimer ile ilgisi yoktur.
Soru 10
I. Yalnız yaşamak
II. Alkol-madde kullanımı
III. Yaşlı olmak
IV. Evli olmak
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri intihara için risk etmenidir?
II. Alkol-madde kullanımı
III. Yaşlı olmak
IV. Evli olmak
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri intihara için risk etmenidir?
Seçenekler
A
I,II ve III
B
I,III ve IV
C
II, III ve IV
D
II ve IV
E
II ve III
Açıklama:
Evli olmak bir risk etmeni değildir.
Soru 11
Sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk,
değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluk olarak tanımlanan psikolojik durum seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluk olarak tanımlanan psikolojik durum seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kaygı bozukluğu
C
Demans
D
Psikotik bozukluk
E
Anksiyete bozukluğu
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli
ruhsal bir bozukluktur.
ruhsal bir bozukluktur.
Soru 12
Depresyon ile ilgili seçeneklerde verilen ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İlaçla tedavisi olmayan bir ruhsal bozukluktur.
B
Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir.
C
Depresyon hastaları en yüksek oranda tedaviye başvuran grubu oluşturmaktadır.
D
Alkol, depresyon riskini artıran etkenler arasında yer almamaktadır.
E
Kronik rahatsızlıklar ile depresyon arasında anlamlı bir ilişki yoktur.
Açıklama:
300 milyondan fazla insanın depresyon yaşadığı,
depresyonun önde gelen maluliyet nedenlerinden
biri olduğu bildirilmiştir. Bununla beraber depresyon
intihara neden olması açısından da oldukça
önemlidir. Dünyada yaklaşık 800000 kişinin
her yıl intihar ederek öldüğü, 15-29 yaş arasında
ölümlerin en sık ikinci nedeninin intihar olduğu
bilinmektedir.
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık
görülmektedir. Özellikle doğum sonrası dönemde
kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur.
Ayrıca yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas,
yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar
(kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal
ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon
için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır. Alkol-
madde kullanım bozuklukları, anksiyete (kaygı
bozuklukları), şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile
pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da
depresyon riskini arttırabilmektedir.
Depresyon ilaç ve/veya psikoterapi (konuşma
tedavisi) ile tedavi edilebilen bir bozukluktur, bu
nedenle yeterince tanınması oldukça önemlidir ancak
olanakların yetersiz olması, yanlış tanı konması
ya da toplumsal damgalanmadan ötürü psikiyatri
hekimlerine başvurulmaması gibi nedenlerle depresyon
hastalarının yarısından azı yeterince tanı
alıp tedavi görmektedir.
depresyonun önde gelen maluliyet nedenlerinden
biri olduğu bildirilmiştir. Bununla beraber depresyon
intihara neden olması açısından da oldukça
önemlidir. Dünyada yaklaşık 800000 kişinin
her yıl intihar ederek öldüğü, 15-29 yaş arasında
ölümlerin en sık ikinci nedeninin intihar olduğu
bilinmektedir.
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık
görülmektedir. Özellikle doğum sonrası dönemde
kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur.
Ayrıca yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas,
yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar
(kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal
ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon
için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır. Alkol-
madde kullanım bozuklukları, anksiyete (kaygı
bozuklukları), şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile
pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da
depresyon riskini arttırabilmektedir.
Depresyon ilaç ve/veya psikoterapi (konuşma
tedavisi) ile tedavi edilebilen bir bozukluktur, bu
nedenle yeterince tanınması oldukça önemlidir ancak
olanakların yetersiz olması, yanlış tanı konması
ya da toplumsal damgalanmadan ötürü psikiyatri
hekimlerine başvurulmaması gibi nedenlerle depresyon
hastalarının yarısından azı yeterince tanı
alıp tedavi görmektedir.
Soru 13
Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için en az ne kadar sürmesi beklenmektedir?
Seçenekler
A
1 hafta
B
2 hafta
C
3 hafta
D
5 gün
E
10 gün
Açıklama:
Gün içinde yaşanan duygusal tepkiler, üzüntü
ve sıkıntı durumları depresyon olarak düşünülmemelidir.
Depresyonun bir bozukluk olarak kabul
edilebilmesi için süreklilik göstermesi (en az iki
hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal
ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir.
Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli
devam etmekte zorlanırlar, kişiler arası ilişkilerini
sürdüremezler, evde sorumluluklarını yerine
getiremezler, hatta kendine bakımları azalabilir.
ve sıkıntı durumları depresyon olarak düşünülmemelidir.
Depresyonun bir bozukluk olarak kabul
edilebilmesi için süreklilik göstermesi (en az iki
hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal
ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir.
Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli
devam etmekte zorlanırlar, kişiler arası ilişkilerini
sürdüremezler, evde sorumluluklarını yerine
getiremezler, hatta kendine bakımları azalabilir.
Soru 14
Seçeneklerden hangisi intiharın nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Tekdüze yaşam
B
Sosyal statü
C
Din
D
Eğitim düzeyi
E
Kronik hastalık
Açıklama:
İntihar yöntemleri bölgeye ve kültürlere göre
değişiklik göstermekle beraber zehirlenme, ası ve
ateşli silah yoluyla gerçekleştirilmektedir. Erkeklerde
intihar girişimlerinin kadınlara göre daha
ölümcül olduğu izlenmektedir. Önceki girişimler
intihar için önde gelen risk etmeni olmakla beraber
ergenlik-genç erişkinlik ve yaşlılık dönemleri, dul/
boşanmış olmak, yalnız yaşamak, başta depresyon
olmak üzere ruhsal bozukluk/bozuklukları bulunmak,
alkol-madde kullanımı, yeterli psikososyal
desteği bulunmamak, eşlik eden kronik tıbbi hastalıkların
(kanser vb.) varlığı, yeti yitimi gibi risk etmenleri
de tanımlanmıştır. Ayrıca intihar araçlarının
kolay ulaşılabilir olması da riski arttırmaktadır.
Örneğin mesleği gereği silah taşıyan kişilerde silahla,
sağlık personelinde ilaçlarla intihar etme gibi.
Bununla beraber yemek yemeyi, su içmeyi, tedaviyi
reddetme gibi pasif intiharlar da görülebilmektedir.
değişiklik göstermekle beraber zehirlenme, ası ve
ateşli silah yoluyla gerçekleştirilmektedir. Erkeklerde
intihar girişimlerinin kadınlara göre daha
ölümcül olduğu izlenmektedir. Önceki girişimler
intihar için önde gelen risk etmeni olmakla beraber
ergenlik-genç erişkinlik ve yaşlılık dönemleri, dul/
boşanmış olmak, yalnız yaşamak, başta depresyon
olmak üzere ruhsal bozukluk/bozuklukları bulunmak,
alkol-madde kullanımı, yeterli psikososyal
desteği bulunmamak, eşlik eden kronik tıbbi hastalıkların
(kanser vb.) varlığı, yeti yitimi gibi risk etmenleri
de tanımlanmıştır. Ayrıca intihar araçlarının
kolay ulaşılabilir olması da riski arttırmaktadır.
Örneğin mesleği gereği silah taşıyan kişilerde silahla,
sağlık personelinde ilaçlarla intihar etme gibi.
Bununla beraber yemek yemeyi, su içmeyi, tedaviyi
reddetme gibi pasif intiharlar da görülebilmektedir.
Soru 15
Bir nesneye karşı duyulan korkuya ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Travma
C
Anksiyete
D
Fobi
E
Panik
Açıklama:
Kaygı (anksiyete) belirli ya da belirli olmayan stresli durumlar karşısında endişe ve korku hissetme halidir. Fobi ise bir nesneye karşı duyulan korku biçiminde tarif edilmektedir. Örneğin, kan-yaralanma fobisi, yükseklik fobisi, yılan fobisi ve sosyal fobi gibi. Korku ve kaygı her insanda bulunan yaşamın devamı için gerekli emosyonlar (duygular)dır. Kaygı bozukluklarının temel özellikleri kişilerin yaşamlarına engel olacak düzeyde yoğun endişe, kaygı ve korku hissetmeleri ve kaygı yaratan bazı durumlardan kaçınmalarıdır. Örneğin kan-yaralanma fobisi olan bir kişi hasta olduğu halde doktora gidip kan vermekten kaçınabilir. Ruhsal travma bireyin dehşet duygusu uyandıran, yaşamı tehdit eden olaylarla karşılaşması ya da bu tür olaylara tanık olması durumu olup bu kişiler travmanın etkisini uzun süre yaşarlar. Deprem sırasında yakınlarını kaybeden ve göçük altında kalan bir kişi uzun süre yaşadığı bu olayın etkisinden kurtulamayabilir, yoğun sıkıntı ve kaygı yaşayabilir, kapalı alanlara girmekten kaçınabilir ve/veya uykusuzluk çekebilir.
Soru 16
En sık görülen kaygı bozukluğu seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Akut stres bozukluğu
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Özgül fobiler
D
Panik bozukluk
E
Yaygın anksiyete bozukluğu
Açıklama:
Kaygı bozuklukları toplumda en yaygın görülen ruhsal bozukluklardır. Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), panik bozukluk, özgül fobiler, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi farklı türleri bulunmaktadır. En sık görüleni özgül fobilerdir. Özgül fobi kişinin bir nesne ya da duruma karşı yoğun korku duyması ve bunlardan kaçınması halidir. Yükseklik fobisi, örümcek, kedi,
köpek, yılan gibi hayvan fobileri, kapalı alan fobisi, kan-yaralanma fobisi sık görülmektedir.
köpek, yılan gibi hayvan fobileri, kapalı alan fobisi, kan-yaralanma fobisi sık görülmektedir.
Soru 17
Kalp-damar hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü geçiren kişilerde daha sık görülen kaygı bozukluğu hangisidir?
Seçenekler
A
Obsesif-kompulsif bozukluk
B
Yaygın anksiyete bozukluğu
C
Akut stres bozukluğu
D
Sosyal fobi
E
Panik bozukluk
Açıklama:
Panik bozukluk ani başlayan korku, panik hissi
ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi,
bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri
ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde
ortaya çıkması durumudur. Panik bozuklukta hastalar
panik atak yaşamasalar dahi panik atak yaşama
korkusu duyarlar. Bu nedenle panik atak yaşayacakları
ortamlara giremeyebilirler. Kalp-damar
hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü
geçiren kişilerde panik bozukluk sık görülmektedir.
ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi,
bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri
ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde
ortaya çıkması durumudur. Panik bozuklukta hastalar
panik atak yaşamasalar dahi panik atak yaşama
korkusu duyarlar. Bu nedenle panik atak yaşayacakları
ortamlara giremeyebilirler. Kalp-damar
hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü
geçiren kişilerde panik bozukluk sık görülmektedir.
Soru 18
Seçeneklerden hangisi bireyde demans hastalığı ile birlikte bozulma görülen işlevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Tanıma
B
Yön bulma
C
Yemek yeme
D
Konuşma
E
Dikkat
Açıklama:
Demans (bunama) başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır. Bilişsel/zihinsel işlevler bellek, dikkat, konuşma, akıl yürütme, hesap yapma, yer-yön bulma, tanıma, sosyal ilişkileri yürütme, empati kurma gibi işlevlerdir. Her ne kadar ileri yaş demans için bir risk etmeni ise de demans beyni etkileyen çeşitli hastalık ya da bozukluklara bağlı olarak her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Diğer bir deyişle demans yaşlanmanın doğal bir parçası değildir.
Soru 19
Seçeneklerden hangisi konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar ile seyreden bir demans nedenidir?
Seçenekler
A
Frontotemporal demans
B
Alzheimer
C
Parkinson
D
Lewy cisimcikli demans
E
Vasküler demans
Açıklama:
Tüm dünyada yaklaşık olarak 50 milyon demans hastası olduğu bildirilmektedir. Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir, demans olgularının % 60-70’i Alzheimer hastalığına bağlıdır. Sık görülen diğer demans türleri ise vasküler, Lewy cisimcikli ve frontotemporal demanslardır. Vasküler demans beyinde meydana gelen yaygın damarsal hasara bağlı olarak gelişir. Lewy cisimcikli demans ise Parkinson hastalığına benzer bir durum olup motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve
demans ile seyretmektedir. Frontotemporal demans ise konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar ile seyreden bir demans nedenidir.
demans ile seyretmektedir. Frontotemporal demans ise konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar ile seyreden bir demans nedenidir.
Soru 20
Şizofreni hastaları ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Erkeklerde daha sık görülür.
B
Sağlıklı insanlara göre daha uzun yaşarlar.
C
Kesin nedeni genetik etkenlerdir.
D
Psikososyal rehabilitasyon tedavi yöntemlerinden biridir.
E
Çoğu zaman tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır.
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler,
davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda
bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli)
psikotik bir bozukluktur. Şizofrenide belirtiler
alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir. Dünyada
yaklaşık 21 milyon kişinin şizofreniden etkilendiği
bildirilmektedir. Genellikle ergenlik-genç erişkinlik
döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla
daha erken yaşlarda başlayabilir. Şizofrenin kesin
nedeni bilinmemekle beraber bozukluğun gelişiminde
çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin birlikte
rol oynadığı üzerinde durulmaktadır. Şizofreni
tedavi edilebilir bir bozukluk olup hastaların
yarısının uygun tedaviyi alamadığı bilinmektedir.
Şizofreninin sağaltımında ilaç tedavisinin yanı sıra
psikososyal rehabilitasyon ve toplumsal müdahalelerin
rolü büyüktür. Sağlıklı popülasyona kıyasla
şizofreni hastalarının 2-3 kat daha fazla oranlarda
önlenebilir tıbbi hastalıklara (kalp-damar hastalıkları,
metabolik hastalıklar, enfeksiyonlar vb.) bağlı
olarak erken yaşta öldükleri bilinmektedir. Yetersiz
fiziksel aktivite, kötü beslenme, kullanılan ilaçların
yan etkileri, tedaviye ve yaşamsal değişikliklere (diyet
vb.) uyum gösterememe gibi nedenlerle şizofreni
hastalarının bu tür hastalıklara sık yakalandıkları
düşünülmektedir.
davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda
bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli)
psikotik bir bozukluktur. Şizofrenide belirtiler
alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir. Dünyada
yaklaşık 21 milyon kişinin şizofreniden etkilendiği
bildirilmektedir. Genellikle ergenlik-genç erişkinlik
döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla
daha erken yaşlarda başlayabilir. Şizofrenin kesin
nedeni bilinmemekle beraber bozukluğun gelişiminde
çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin birlikte
rol oynadığı üzerinde durulmaktadır. Şizofreni
tedavi edilebilir bir bozukluk olup hastaların
yarısının uygun tedaviyi alamadığı bilinmektedir.
Şizofreninin sağaltımında ilaç tedavisinin yanı sıra
psikososyal rehabilitasyon ve toplumsal müdahalelerin
rolü büyüktür. Sağlıklı popülasyona kıyasla
şizofreni hastalarının 2-3 kat daha fazla oranlarda
önlenebilir tıbbi hastalıklara (kalp-damar hastalıkları,
metabolik hastalıklar, enfeksiyonlar vb.) bağlı
olarak erken yaşta öldükleri bilinmektedir. Yetersiz
fiziksel aktivite, kötü beslenme, kullanılan ilaçların
yan etkileri, tedaviye ve yaşamsal değişikliklere (diyet
vb.) uyum gösterememe gibi nedenlerle şizofreni
hastalarının bu tür hastalıklara sık yakalandıkları
düşünülmektedir.
Soru 21
Sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kaygı bozukluğu
C
Demans
D
Alzheimer
E
Travma
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi depresyon için söylenebilir?
Seçenekler
A
Depresyon erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmektedir.
B
Özellikle doğum öncesi dönemde kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur.
C
Depresyon ilaç ve psikoterapi (konuşma tedavisi) ile tedavi edilebilen bir bozukluktur.
D
Yaş, psikososyal stresörler, kronik tıbbi hastalıklar depresyon için birer risk etmeni oluşturmamaktadır.
E
Anksiyete ve şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da depresyon riskini azaltmaktadır.
Açıklama:
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Özellikle doğum sonrası dönemde kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur. Ayrıca yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas, yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar (kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır. Alkol-madde kullanım bozuklukları, anksiyete (kaygı bozuklukları), şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da depresyon riskini arttırabilmektedir. Depresyon ilaç ve/veya psikoterapi (konuşma tedavisi) ile tedavi edilebilen bir bozukluktur.
Soru 23
- Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için en az iki hafta sürmesi gerekir.
- Kişinin günlük yaşantısını olumsuz etkilemesi gereklidir.
- Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli devam etmekte zorlanırlar.
- Kişiler arası ilişkilerini etkilemez, evde sorumluluklarını yerine getirebilirler.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Gün içinde yaşanan duygusal tepkiler, üzüntü ve sıkıntı durumları depresyon olarak düşünülmemelidir. Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için süreklilik göstermesi (en az iki hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir. Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli devam etmekte zorlanırlar, kişiler arası ilişkilerini sürdüremezler, evde sorumluluklarını yerine getiremezler, hatta kendine bakımları azalabilir.
Soru 24
Ölen kişi tarafından ölümle sonuçlanacağı bilinerek yapılan olumlu ya da olumsuz bir edimin doğrudan veya dolaylı sonucu olan her ölüm olayına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kaygı bozukluğu
C
Demans
D
Özkıyım
E
Travma
Açıklama:
DEPRESYON
Durkheim’a göre “Ölen kişi tarafından ölümle sonuçlanacağı bilinerek yapılan olumlu ya da olumsuz bir edimin doğrudan veya dolaylı sonucu olan her ölüm olayına intihar denir.” ve intiharlar toplumsal kaynaklıdır.
Durkheim’a göre “Ölen kişi tarafından ölümle sonuçlanacağı bilinerek yapılan olumlu ya da olumsuz bir edimin doğrudan veya dolaylı sonucu olan her ölüm olayına intihar denir.” ve intiharlar toplumsal kaynaklıdır.
Soru 25
Kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Panik bozukluk
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Özgül fobiler
D
Sosyal fobi
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
KAYGI BOZUKLUKLARI
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir.
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir.
Soru 26
Sürekli ocağı, kapıları, pencereleri kapatıp kapatmadığını kontrol eden bir kişide aşağıdakilerden hangisi görülebilir?
Seçenekler
A
Panik bozukluk
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Özgül fobiler
D
Sosyal fobi
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
KAYGI BOZUKLUKLARI
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir. Bir başka hasta da sürekli ocağı, kapıları, pencereleri kapatıp kapatmadığını kontrol edebilir.
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir. Bir başka hasta da sürekli ocağı, kapıları, pencereleri kapatıp kapatmadığını kontrol edebilir.
Soru 27
Kişide görülen dikkat dağınıklığı, konuşma kaybı ve hesap yapmada zorluk varsa bu kişi hakkında hangi tanı konulabilir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kaygı bozukluğu
C
Demans
D
Özkıyım
E
Travma
Açıklama:
DEMANS-ALZHEIMER HASTALIĞI
Demans (bunama) başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır. Bilişsel/zihinsel işlevler bellek, dikkat, konuşma, akıl yürütme, hesap yapma, yer-yön bulma, tanıma, sosyal ilişkileri yürütme, empati kurma gibi işlevlerdir.
Demans (bunama) başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır. Bilişsel/zihinsel işlevler bellek, dikkat, konuşma, akıl yürütme, hesap yapma, yer-yön bulma, tanıma, sosyal ilişkileri yürütme, empati kurma gibi işlevlerdir.
Soru 28
Motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve demans ile seyretmekteolan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alzheimer
B
Frontotemporal Demans
C
Lewy cisimcikli Demans
D
Parkinson Hastalığı
E
Hopkins Hastalığı
Açıklama:
DEMANS-ALZHEIMER HASTALIĞI
Lewy cisimcikli demans ise Parkinson hastalığına benzer bir durum olup motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve demans ile seyretmektedir.
Lewy cisimcikli demans ise Parkinson hastalığına benzer bir durum olup motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve demans ile seyretmektedir.
Soru 29
“Düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur.” Şeklinde tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Kaygı bozukluğu
C
Demans
D
Şizofreni
E
Travma
Açıklama:
PSİKOTİK BOZUKLUKLAR
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur.
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur.
Soru 30
- Apati
- Sosyal içe çekilme
- Anhedoni
- Enerji kaybı
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
PSİKOTİK BOZUKLUKLAR
Psikotik hastalarda anormal, dağınık davranışlar ve konuşma ile negatif psikotik belirtiler olarak da bilinen çevreye karşı ilgisizlik hali (apati), sosyal içe çekilme, zevk alamama (anhedoni), konuşma yoksulluğu, enerji kaybı, kişisel bakım ve hijyenin azalması gibi belirtiler de görülebilmektedir.
Psikotik hastalarda anormal, dağınık davranışlar ve konuşma ile negatif psikotik belirtiler olarak da bilinen çevreye karşı ilgisizlik hali (apati), sosyal içe çekilme, zevk alamama (anhedoni), konuşma yoksulluğu, enerji kaybı, kişisel bakım ve hijyenin azalması gibi belirtiler de görülebilmektedir.
Soru 31
Şizofreni ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şizofreni tedavi edilebilir.
B
Şizofreninin sağaltımında ilaç tedavisinin yanı sıra psikososyal rehabilitasyon ve toplumsal müdahalelerin rolü büyüktür.
C
Şizofrenide çocukluk çağı travmaları, göç gibi pek çok psikososyal çevresel etmenin rolü olduğu bilinmektedir.
D
Şizofreni başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır.
E
Şizofreni genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla daha erken yaşlarda başlayabilir.
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur.
Soru 32
Aşağıdaki şıklardan hangisinde ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisinin önündeki en önemli engeller verilmiştir?
Seçenekler
A
damgalanma ve psikososyal destek sistemlerinin yetersiz oluşu
B
bilişsel işlevlerin bozulması ve önlenebilir tıbbi hastalıkların varlığı
C
kullanılan ilaçların yan etkileri ve psikososyal destek sistemlerinin yetersiz oluşu
D
sosyal alanlarda bozulma ve tedaviye ve yaşamsal değişikliklere uyum gösterememe
E
kullanılan ilaçların yan etkileri ve sosyal alanlarda bozulma
Açıklama:
Ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisinin önündeki en önemli engeller damgalanma (stigmatization) ve psikososyal destek sistemlerinin yetersiz oluşudur.
Soru 33
Kişinin içinde bulunduğu çevre ve kültürü ile bağdaşmayan, aksi kanıtlar olduğu halde inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanrı
B
Halüsinasyon
C
Psikoz
D
Apati
E
Anhedoni
Açıklama:
Psikoz gerçeği değerlendirmede bozukluk olmasıdır. Psikotik bozukluğu olan hastalarda sanrı adı verilen, kişinin içinde bulunduğu çevre ve kültürü ile bağdaşmayan, aksi kanıtlar olduğu halde inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlar görülebilir. Örneğin hasta başkalarının kendisini izlediğini, ona zarar vereceklerini, onu aldattıklarını düşünüp bunlara inanabilir ve yaşamını bu inançlarına göre sürdürebilir.
Soru 34
Aşağıdaki hastalıklardan hangisi en sık görülen demans nedenidir?
Seçenekler
A
Alzheimer
B
Parkinson
C
Şizofreni
D
Tükenmişlik sendromu
E
Obsesif-kompulsif bozukluk
Açıklama:
Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir.
Soru 35
Belirli ya da belirli olmayan stresli durumlar karşısında endişe ve korku hissetme hali aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Fobi
C
Sanrı
D
Halüsinasyon
E
Psikoz
Açıklama:
Kaygı (anksiyete) belirli ya da belirli olmayan stresli durumlar karşısında endişe ve korku hissetme halidir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi nesneye karşı duyulan korku biçiminde tarif edilmektedir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Fobi
C
Sanrı
D
Halüsinasyon
E
Psikoz
Açıklama:
Fobi ise bir nesneye karşı duyulan korku biçiminde tarif edilmektedir.
Soru 37
Ruhsal travma yaşayan kişilerde erken dönemde ortaya çıkan veya uzun süren, travmayla ilişkili yoğun kaygı ve kaçınma ile seyreden ruhsal bozukluk olarak tanımlanan kaygı bozukluğu çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
anksiyete bozukluğu
B
panik bozukluk
C
özgül fobiler
D
sosyal fobi
E
akut stres bozukluğu
Açıklama:
Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), panik bozukluk, özgül fobiler, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), akut stres bozuk luğu ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi farklı türleri bulunmaktadır. En sık görüleni özgül fobilerdir.
Soru 38
Kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
anksiyete bozukluğu
B
panik bozukluk
C
özgül fobiler
D
sosyal fobi
E
obsesif-kompulsif bozukluk
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi depresyonun göstergelerinden değildir?
Seçenekler
A
Keyifsizlik
B
Enerji hali
C
Hayatı yaşamaya değer bulmama
D
Zevk alamama
E
Suçluluk düşünceleri
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur.
Soru 40
Bir hastanın elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkaması şeklinde görülen kaygı bozukluğu çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
anksiyete bozukluğu
B
panik bozukluk
C
özgül fobiler
D
sosyal fobi
E
obsesif-kompulsif bozukluk
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Örneğin, obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir.
Soru 41
Tıpta ruhsal bozukluklar ile ilgilenen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikiyatri
B
Nöroloji
C
Patoloji
D
Tramvatoloji
E
Algeloji
Açıklama:
Tıpta ruhsal bozukluklar ile ilgilenen bilim dalı psikiyatri olarak adlandırılır.
Soru 42
I: Umutsuzluk
II: Değersizlik düşünceleri
III: Devam eden mutsuzluk
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri depresyon belirtileri arasında yer almaktadır?
II: Değersizlik düşünceleri
III: Devam eden mutsuzluk
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri depresyon belirtileri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur.
Soru 43
Depresyon ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınlarda erkelerden daha düşük oranda depresyon görülmektedir.
B
Alkol ve madde kullanımı depresyonu tetikler.
C
Kronik hastalıklar depresyon için risk oluşturmaktadır.
D
Kadınlarda doğum sonrası dönemde sık rastlanmaktadır.
E
Boşanma, iflas gibi stresörler depresyon riskini artırmaktadır.
Açıklama:
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Özellikle doğum sonrası dönemde kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur. Ayrıca yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas, yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar (kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır. Alkol-madde kullanım bozuklukları, anksiyete (kaygı bozuklukları), şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da depresyon riskini arttırabilmektedir.
Soru 44
I: Depresyon yaşayan hastaların kendilerine bakımları azalabilir.
II: Depresyon yaşayan hastalar evde sorumluluklarını yerine getiremezler.
III: Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli devam etmekte zorlanırlar.
Depresyon hastalarında yukarıda yazılan durumlardan hangisine ya da hangilerine genel olarak rastlanmaktadır?
II: Depresyon yaşayan hastalar evde sorumluluklarını yerine getiremezler.
III: Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli devam etmekte zorlanırlar.
Depresyon hastalarında yukarıda yazılan durumlardan hangisine ya da hangilerine genel olarak rastlanmaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Depresyon yaşayan hastalar okul/işlerine düzenli devam etmekte zorlanırlar, kişiler arası ilişkilerini sürdüremezler, evde sorumluluklarını yerine getiremezler, hatta kendine bakımları azalabilir.
Soru 45
TUİK İntihar İstatistiklerine göre aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
2018 yılında erkeklerin intihar oranları kadınlardan daha yüksektir.
B
2018 yılında en yüksek intihar oranı 15 yaş altında görülmüştür.
C
2018 yılında aile geçimsizliği nedeniyle intihar eden kadın sayısı erkek sayısının iki katıdır.
D
2018 yılında hastalık nedeniyle intihar eden erkek sayısı intihar eden kadın sayısının yarısı kadardır
E
2018 yılında 50-54 yaş arasında intihar eden erkeklerin sayısı intihar eden kadınların sayısından üç kat daha fazladır.
Açıklama:

Soru 46
Aşağıdaki bozukluklardan hangisi kaygı bozukluklarından değildir?
Seçenekler
A
Yeme bozukluğu
B
Yaygın anksiyete bozukluğu
C
Özgül fobiler
D
Akut stres bozukluğu
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Kaygı bozuklukları toplumda en yaygın görülen ruhsal bozukluklardır. Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), panik bozukluk, özgül fobiler, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi farklı türleri bulunmaktadır.
Soru 47
Aşağıdaki davranış örüntülerinden hangisi sosyal fobisi olan kişilerde gözlemlenemeyebilir?
Seçenekler
A
Kişinin toplantılarda sunum yapması
B
Kişinin başkalarının yanında konuşamaması
C
Kişinin işe gitmeye çekinmesi
D
Kişinin başkalarının yanında yemek yiyememesi
E
Kişinin sosyal ortamlarda yoğun kaygı duyması
Açıklama:
Sosyal fobi sosyal ortamlarda hastaların yoğun kaygı duymaları, bu nedenle belirgin bir şekilde sosyal ortamlardan kaçınmaları hali olarak tanımlanabilir. Hastalar bu nedenle okula ya da işe gidemeyebilir, seyahat edemeyebilirler. Başkalarının yanında konuşmaktan, yemek yemekten, soru sormaktan vs. çekinebilirler. Utanma ve rezil olma korkusuyla toplumdan uzaklaşan bu kişilerde depresyon gibi ruhsal bozukluklar da sık görülür.
Soru 48
I: Hesap yapma
II: Empati kurma
III: Yer-Yön bulma
Demans hastalarında yukarıda yazılan işlevlerden hangisi ya da hangileri bozulur?
II: Empati kurma
III: Yer-Yön bulma
Demans hastalarında yukarıda yazılan işlevlerden hangisi ya da hangileri bozulur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Demans (bunama) başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır. Bilişsel/zihinsel işlevler bellek, dikkat, konuşma, akıl yürütme, hesap yapma, yer-yön bulma, tanıma, sosyal ilişkileri yürütme, empati kurma gibi işlevlerdir.
Soru 49
I: Bilişsel aktivite
II: Fiziksel egzersiz
III: Sağlıklı beslenme
Yukarıdaki müdahalelerden hangisi ya da hangileri bireylerde demans görülme riskini azaltabilir?
II: Fiziksel egzersiz
III: Sağlıklı beslenme
Yukarıdaki müdahalelerden hangisi ya da hangileri bireylerde demans görülme riskini azaltabilir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Her ne kadar kesin bir tedavisi olmasa da sağlıklı beslenme, egzersiz, bilişsel aktivite, vasküler riskin (hipertansiyon,diyabet, obezite, sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği vb.) azaltılması ya da tedavisi ile demans riskinin azaltılabileceği üzerinde durulmaktadır.
Soru 50
I: Şizofreninin kesin nedeni bilinmemektedir.
II: Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar.
III: Şizofrenide belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir.
Şizofreni ile ilgili olarak yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II: Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar.
III: Şizofrenide belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir.
Şizofreni ile ilgili olarak yukarıda yazılanlardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur. Şizofrenide belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir. Dünyada yaklaşık 21 milyon kişinin şizofreniden etkilendiği bildirilmektedir. Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla daha erken yaşlarda başlayabilir. Şizofrenin kesin nedeni bilinmemekle beraber bozukluğun gelişiminde çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin birlikte rol oynadığı üzerinde durulmaktadır. Şizofreni tedavi edilebilir bir bozukluk olup hastaların yarısının uygun tedaviyi alamadığı bilinmektedir.
Soru 51
Sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluğa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Şizofreni
B
Panik Atak
C
Depresyon
D
Demans
E
Stres
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur. Doğru cevap C'dir.
Soru 52
Hangisi depresyon riskini arttıran etmenlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Psikososyal stresörler
B
Yaş
C
Kronik tıbbi hastalıklar
D
Nörolojik hastalıklar
E
Eğitim durumu
Açıklama:
Yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas, yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar(kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır. Alkol-madde kullanım bozuklukları, anksiyete (kaygı bozuklukları), şizofreni gibi ruhsal bozukluklar ile pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar da depresyon riskini arttırabilmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 53
Kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Panik atak
C
Obsesif-kompulsif bozukluk
D
Takıntı
E
Depresyon
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Doğru cevap C'dir.
Soru 54
Hangisi panik bozukluğunda ani başlayan belirtilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ani başlayan korku
B
Kusma
C
Nefes darlığı
D
Öksürme
E
Titreme
Açıklama:
Panik bozukluk ani başlayan korku, panik hissi ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi, bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde ortaya çıkması durumudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi en sık görülen demans nedenidir?
Seçenekler
A
Hafıza kaybı
B
Beyin travması
C
Alzheimer
D
Unutkanlık
E
Parkinson
Açıklama:
Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir, demans olgularının % 60-70’i Alzheimer hastalığına bağlıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Beyinde meydana gelen yaygın damarsal hasara bağlı olarak gelişen demans türü hangisidir?
Seçenekler
A
Lewy cisimcikli demans
B
Frontotemporal demans
C
Alzheımer
D
Paritemporal demans
E
Vasküler demans
Açıklama:
Vasküler demans beyinde meydana gelen yaygın damarsal hasara bağlı olarak gelişir. Doğru cevap E'dir.
Soru 57
Konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar ile seyreden bir demans türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lewy cisimcikli demans
B
Frontotemporal demans
C
Alzheımer
D
Paritemporal demans
E
Vasküler demans
Açıklama:
Frontotemporal demans ise konuşma bozuklukları ya da davranışsal sorunlar ile seyreden bir demans nedenidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi bakım verenlerde tükenmişlik sendromunun önlenmesi için önerilebilir?
Seçenekler
A
Bakıma son vermek
B
Bakım verme işinin paylaşılması
C
Kişiye olan ilgiyi azaltmak
D
Bakımı azaltmak
E
İlgilenme süresini azaltmak
Açıklama:
Bakım verenlerde tükenmişlik sendromunun önlenmesi için bakım verme işinin paylaşılması ve bakım verenin psikososyal açıdan desteklenmesi önerilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 59
Düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demans
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Panik atak
D
Alzheımer
E
Şizofreni
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur. Doğru cevap E'dir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisinin önündeki en önemli engellerden birisidir?
Seçenekler
A
Dinlenmeme
B
Önemsenmeme
C
Saygı görmeme
D
Damgalanma
E
Sevilmeme
Açıklama:
Ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisinin önündeki en önemli engeller damgalanma (stigmatization) ve psikososyal destek sistemlerinin yetersiz oluşudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 61
Sürekli devam eden mutsuzluk, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri ile birlikte görülen ruhsal bozukluk nedir?
Seçenekler
A
Anksiyete bozukluğu
B
Depresyon
C
Manik depresif bozukluk
D
Sosyal fobi
E
Obsesif kompulsif bozukluk
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 62
- İlaç ve/veya psikoterapi ile tedavi edilebilen bir bozukluktur
- Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmektedir
- Tanı koyulması için süreklilik göstermesi ve kişinin sosyal hayatını etkilemelidir
- Egzersiz yapmak depresyonun önlenmesinde etkilidir
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II, III ve IV
C
I ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Depresyon kadınlarda daha sık görülmektedir. Diğer öncüllerdeki ifadeler doğrudur. Doğru seçenek D seçeneğidir.
Soru 63
Aşağıda verilenlerden hangisi pasif intihar olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
Tedaviyi reddetme
B
Çok miktarda ilaç içme
C
Kendini boğma
D
Bileklerini delici aletle kesme
E
Yüksekten atlama
Açıklama:
Yemek yemeyi, su içmeyi, tedaviyi reddetme gibi davranışlar pasif intiharlar olarak adlandırılır.
Soru 64
Serap Hanım evi temiz olmasına rağmen kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce güçlü deterjanlarla temizlik yapmaktadır. Mikrop bulaşma korkusuyla evine misafir kabul etmemektedir. Verilen bilgiye göre Serap Hanım'ın tanısı ne olabilir?
Seçenekler
A
Yaygın anksiyete bozukluğu
B
Panik bozukluk
C
Obsesif-kompulsif bozukluk
D
Akut stres bozukluğu
E
Özgül fobi
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluk kişinin saçma olduğunu bildiği halde düşündüğü ve kişiye rahatsızlık veren, yineleyici takıntılı düşünceler ile kişinin bu düşünceleri engellemek amacıyla yineleyici davranışlarda bulunması durumudur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 65
Kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde sık görülen bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Travma sonrası stres bozukluğu
B
Özgül fobi
C
Depresyon
D
Manik depresif bozukluk
E
Panik bozukluk
Açıklama:
Kalp-damar hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü geçiren kişilerde panik bozukluk sık görülmektedir.
Soru 66
En sık görülen demans nedeni nedir?
Seçenekler
A
Parkinson hastalığı
B
Multiple Skleroz
C
Huntington hastalığı
D
Alzheimer
E
Epilepsi
Açıklama:
Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 67
Demansla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
İlerleyici bir hastalıktır.
B
İleri yaşta ortaya çıkmaktadır.
C
Vasküler, Lewy cisimcikli ve frontotemporal gibi türleri vardır.
D
Bellek, dil, problem çözme gibi becerileri etkiler.
E
Kesin bir tedavisi yoktur.
Açıklama:
İleri yaş demans için bir risk etmeni ise de demans beyni etkileyen çeşitli hastalık ya da bozukluklara bağlı olarak her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 68
Kişinin içinde bulunduğu çevre ve kültürü ile bağdaşmayan, aksi kanıtlar olduğu halde inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlara ne denir?
Seçenekler
A
Sanrı
B
Konversiyon
C
Histeri
D
Nevroz
E
Halüsinasyon
Açıklama:
Psikotik bozukluğu olan hastalarda sanrı adı verilen, kişinin içinde bulunduğu çevre ve kültürü ile bağdaşmayan, aksi kanıtlar olduğu halde inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlar görülebilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 69
Şizofreniyle ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir.
B
Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar.
C
Gelişiminde çeşitli genetik ve çevresel etmenlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.
D
Sağlıklı popülasyona göre önlenebilir tıbbi hastalıklara bağlı daha erken yaşta ölmektedirler.
E
Mevcut şartlarda uygun tedavi yolu bulunmamaktadır.
Açıklama:
Şizofreni tedavi edilebilir bir bozukluktur. E seçeneği doğru cevaptır.
Soru 70
Verilen bozukluklardan hangisi kaygı bozuklukları sınıfına girmez?
Seçenekler
A
Obsesif-kompulsif bozukluk
B
Panik bozukluk
C
Manik depresif bozukluk
D
Özgül fobi
E
Akut stres bozukluğu
Açıklama:
Manik depresif bozukluk haricindeki hastalıklar kaygı ile ilgilidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 71
Dünyada 15-29 yaş arasında ölümlerin en sık ikinci nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaza
B
Savaş
C
Salgın hastalık
D
İntihar
E
Doğal afet
Açıklama:
Dünyada yaklaşık 800000 kişinin her yıl intihar ederek öldüğü, 15-29 yaş arasında ölümlerin en sık ikinci nedeninin intihar olduğu bilinmektedir. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 72
Deprosyanla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir.
B
Doğum sonrası dönemde kadınlarda sık görülür.
C
Pek çok tıbbi hastalık ve kullanılan bazı ilaçlar depresyon riskini arttırabilmektedir.
D
Depresyon ilaç ve/veya psikoterapi ile tedavi edilebilen bir bozukluktur.
E
Gün içinde yaşanan duygusal tepkiler, üzüntü ve sıkıntı durumları deprosyan başlangıcıdır.
Açıklama:
Gün içinde yaşanan duygusal tepkiler, üzüntü ve sıkıntı durumları depresyon olarak düşünülmemelidir. Depresyonun bir bozukluk olarak kabul edilebilmesi için süreklilik göstermesi (en az iki hafta sürmesi) ve kişinin günlük yaşantısını, sosyal ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkilemesi gereklidir. Buna göre doğru cevap E’dir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi depresyonu önlemek için kullanılan yöntemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Egzersiz yapmak
B
Fiziksel sağlığın korunması
C
Alkol ve madde kullanım bozukluklarının önlenmesi
D
Psikososyal destek
E
İlaç tedavisi
Açıklama:
Fiziksel sağlığın korunması, alkol-madde kullanım bozukluklarının önlenmesi ve egzersizin depresyonu önlemede etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca psikososyal desteğin depresyonun önlenmesinde oldukça önemli olduğu söylenebilir. İlaç tedavisi depresyonu önlemek için değil tedavi etmek için kullanılan yöntemlerden biridir. Buna göre doğru cevap E’dir.
Soru 74
Belirli ya da belirli olmayan stresli durumlar karşısında endişe ve korku hissetme haline ne denir?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Fobi
C
Panik
D
Travma
E
Sosyal fobi
Açıklama:
Kaygı (anksiyete) belirli ya da belirli olmayan stresli durumlar karşısında endişe ve korku hissetme halidir. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 75
Elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayan kişi aşağıdaki rahatsızlıklardan hangisine sahiptir?
Seçenekler
A
Anksiyete
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Özgül fobi
D
Panik bozukluk
E
Depresyon
Açıklama:
Obsesif-kompulsif bozukluğu olan bir hasta elleri temiz olduğu halde ellerinin kirli olduğu düşüncesiyle saatlerce ve defalarca elini yıkayabilir. Bir başka hasta da sürekli ocağı, kapıları, pencereleri kapatıp kapatmadığını kontrol edebilir. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 76
Başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Obsesif-kompulsif bozukluk
B
Kaygı Bozukluğu
C
Demans
D
Alzheimer
E
Parkinson
Açıklama:
Demans (bunama) başta bellek olmak üzere bilişsel/zihinsel işlevlerin ilerleyici olarak bozulmasıdır. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 77
Alzheimer hastalığı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hastalığın kesin nedenleri henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.
B
Alzheimer hastalığında unutkanlık-bellek işlevlerinde kayıp söz konusudur.
C
Hastalarda karmaşık-zor işlevlerden başlayıp basit işlevlere doğru ilerleyen bir bozulma meydana gelmektedir.
D
Hastalığın seyri ve süresi her kişide aynıdır.
E
Hastalık ağırlaştıkça idrar/gaita tutamama, yürüyüş ve denge kusurları, yutma güçlüğü gibi nörolojik belirtiler de ortaya çıkmaktadır.
Açıklama:
Hastalığın seyri ve süresi ise kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 78
Gerçeği değerlendirmede yaşanan bozukluğa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanrı
B
Psikoz
C
Nevroz
D
Şizofreni
E
Depresyon
Açıklama:
Psikoz gerçeği değerlendirmede bozukluk olmasıdır. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 79
Algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik psikotik bozukluğa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nevroz
B
Psikoz
C
Şizofreni
D
Depresyon
E
Demans
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 80
Şizofreni ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şizofreni tedavi edilebilir bir bozukluk değildir.
B
Şizofrenide belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir.
C
Dünyada yaklaşık 21 milyon kişinin şizofreniden etkilendiği bildirilmektedir.
D
Şizofrenin kesin nedeni bilinmemektedir.
E
Genellikle ergenlik - genç erişkinlik döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla daha erken yaşlarda başlayabilir.
Açıklama:
Şizofreni tedavi edilebilir bir bozukluk olup hastaların yarısının uygun tedaviyi alamadığı bilinmektedir. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 81
Sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik duyguları ile seyreden ruhsal bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Bipolar
C
Anksiyete
D
Özkıyım
E
Demans
Açıklama:
Depresyon sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bir bozukluktur.
Soru 82
I-Özellikle doğum sonrası dönemde kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur. II- Kronik tıbbi hastalıklar depresyon için birer risk etmenidir. III- Depresyon erkeklerde daha sık görülür.
Depresyon ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Depresyon ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
II ve III
B
II
C
I
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir. Özellikle doğum sonrası dönemde kadınlarda sık karşılaşılan ruhsal bir bozukluktur. Ayrıca yaş, psikososyal stresörler (boşanma, iflas, yakınlarını kaybetme vb.), kronik tıbbi hastalıklar (kanser, diyabet, koroner arter hastalıkları, romatizmal ve nörolojik hastalıklar vb.) da depresyon için birer risk etmeni olarak tanımlanmıştır.
Soru 83
I- İntiharlar toplumsal kaynaklıdır. II- Düşük ve orta gelirli ülkelerde intihar oranları daha yüksektir. III- İntihar yöntemleri kültüre göre değişiklik gösterebilir.
İntihar ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
İntihar ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I
E
I, II ve III
Açıklama:
İntihar (özkıyım), insanın bilerek ve isteyerek yaşamına son vermesi olup tüm dünyada sık görülen önemli bir halk sağlığı sorunudur ve intiharlar toplumsal kaynaklıdır. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde intihar oranları daha yüksek bulunmaktadır. İntihar yöntemleri bölgeye ve kültürlere göre değişiklik göstermekle beraber zehirlenme, ası ve ateşli silah yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Soru 84
Kişinin bir nesne ya da duruma karşı yoğun korku duyması ve bunlardan kaçınması haline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Yoğun anksiyete bozukluğu
C
Özgül fobi
D
Travma sonrası stres bozukluğu
E
Obsesif-kompulsif bozukluk
Açıklama:
Özgül fobi kişinin bir nesne ya da duruma karşı yoğun korku duyması ve bunlardan kaçınması halidir. Yükseklik fobisi, örümcek, kedi, köpek, yılan gibi hayvan fobileri, kapalı alan fobisi, kan-yaralanma fobisi sık görülmektedir.
Soru 85
Aşağıdaki bilgilerden hangisi yaygın anksiyete bozukluğu ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yoğun kaygı duyma sebebiyle sosyal ortamlardan kaçınma halidir.
B
Sürekli endişe ve gerginlik hissi ile seyreden yaygın ve yoğun bir kaygı durumudur.
C
Bir nesneye karşı duyulan korkudur.
D
Kişinin bir nesne ya da duruma karşı yoğun korku duyması ve bunlardan kaçınması halidir.
E
Kişinin yineleyici takıntılı düşüncelerini engellemek amacıyla yenileyici davranışlarda bulunması durumudur.
Açıklama:
Yaygın anksiyete bozukluğu ise sürekli endişe ve gerginlik hissi ile seyreden yaygın ve yoğun bir kaygı durumudur. Hastalarda uyku bozuklukları, kas ağrıları, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler de görülebilir. Kadınlarda daha sıktır.
Soru 86
"Kalp-damar hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü geçiren kişilerde ........... sık görülmektedir." Cümlesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Panik bozukluk
B
Yaygın anksiyete bozukluğu
C
Sosyal fobi
D
Akut stres bozukluğu
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Panik bozukluk ani başlayan korku, panik hissi ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi, bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde ortaya çıkması durumudur. Panik bozuklukta hastalar panik atak yaşamasalar dahi panik atak yaşama korkusu duyarlar. Bu nedenle panik atak yaşayacakları ortamlara giremeyebilirler. Kalp-damar hastalığı bulunan, özellikle de miyokard enfarktüsü geçiren kişilerde panik bozukluk sık görülmektedir.
Soru 87
I- Alzheimer en sık görülen demans türüdür. II- Demans yaşlanmanın doğal bir parçasıdır. III- Konuşma bozukluklarıyla seyreden demans türü frontotemporal demanstır.
Demans ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Demans ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I
E
II
Açıklama:
Her ne kadar ileri yaş demans için bir risk etmeni ise de demans beyni etkileyen çeşitli hastalık ya da bozukluklara bağlı olarak her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Diğer bir deyişle demans yaşlanmanın doğal bir parçası değildir.
Soru 88
".......... demans ise Parkinson hastalığına benzer bir durum olup motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve demans ile seyretmektedir." Cümlesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Frontotemporal
B
Vasküler
C
Alzheimer
D
Lewy cisimcikli
E
Karışık
Açıklama:
Lewy cisimcikli demans Parkinson hastalığına benzer bir durum olup motor koordinasyonda bozulma, görsel halüsinasyonlar (varsanılar) ve demans ile seyretmektedir.
Soru 89
Psikotik bozukluğu olan hastaların inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanrı
B
Halüsinasyon
C
Apati
D
Duyum
E
Anhedoni
Açıklama:
Psikoz gerçeği değerlendirmede bozukluk olmasıdır. Psikotik bozukluğu olan hastalarda sanrı adı verilen, kişinin içinde bulunduğu çevre ve kültürü ile bağdaşmayan, aksi kanıtlar olduğu halde inanmaktan vazgeçmediği yanlış inançlar görülebilir.
Soru 90
I- Uzun süreli psikotik bir bozukluktur. II-Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar. III- Belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir. IV- Sosyal içe çekilme olarak tanımlanır.
Şizofreni ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Şizofreni ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Şizofreni düşünce, algı, lisan, bilişsel işlevler, davranış, sosyal ve mesleki işlevsellik gibi alanlarda bozulmalarla seyreden kronik (uzun süreli) psikotik bir bozukluktur. Şizofrenide belirtiler alevlenmeler ve yatışmalarla seyredebilir.Genellikle ergenlik-genç erişkinlik döneminde başlar, erkeklerde kadınlara oranla daha erken yaşlarda başlayabilir. Sosyal içe çekilme ise psikotik bozukluğu olan hastalarda görülen belirtilerden biridir.
Soru 91
Sürekli devam eden mutsuzluk, isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk, halsizlik, uyku ve iştah değişiklikleri ve intihar düşünceleri ile özellikli ruhsal bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Yaygın anksiyete bozukluğu
C
Panik bozukluğu
D
Sosyal fobi
E
Travma sonrası stres bozukluğu
Açıklama:
Depresyon, sürekli devam eden mutsuzluk, keyifsizlik,
isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk,
değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji
kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya
değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli
ruhsal bir bozukluktur.
isteksizlik, zevk alamama, umutsuzluk,
değersizlik ve suçluluk düşünceleri, halsizlik-enerji
kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, hayatı yaşamaya
değer bulmama ve intihar düşünceleri ile özellikli
ruhsal bir bozukluktur.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi intihar için risk etmenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Boşanmış olmak
B
Takıntılı düşünceler
C
Alkol-madde kullanımı
D
Kronik hastalıkların varlığı
E
Yeti yitimi
Açıklama:
Takıntılı düşünceler obsesif-kompulsif bozukluğuna neden olabilen bir etmendir.
Soru 93
Çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi, bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri ile seyreden ruhsal bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özgül fobi
B
Obsesif-kompulsif bozukluk
C
Panik bozukluk
D
Sosyal fobi
E
Akut stres bozukluğu
Açıklama:
Panik bozukluk ani başlayan korku, panik hissi
ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi,
bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde ortaya çıkması durumudur.
ile beraber çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi,
bulantı, kusma vb. bedensel kaygı belirtileri ile seyreden panik atakların tekrarlayıcı biçimde ortaya çıkması durumudur.
Soru 94
Trafik kazası geçiren ve yakınlarını kaybeden bir kişinin arabayla seyahat etmekten kaçınması aşağıdaki ruhsal bozukluklardan hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Özgül fobi
B
Yaygın anksiyete bozukluğu
C
Panik bozukluk
D
Travma sonrası stres bozukluğu
E
Depresyon
Açıklama:
Travma sonrası stres bozukluğu ruhsal travma yaşayan kişilerde erken dönemde ortaya çıkan veya uzun süren, travmayla ilişkili yoğun kaygı ve kaçınma ile seyreden ruhsal bozukluklardır. Bu kişiler travmaları tekrar tekrar
yaşantılayabilir ve travmayla ilişkili kişi veya ortamlardan kaçınabilirler. Örneğin trafik kazası geçiren
ve yakınlarını kaybeden bir kişi arabayla seyahat etmekten kaçınabilir.
yaşantılayabilir ve travmayla ilişkili kişi veya ortamlardan kaçınabilirler. Örneğin trafik kazası geçiren
ve yakınlarını kaybeden bir kişi arabayla seyahat etmekten kaçınabilir.
Soru 95
Demans(bunama) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bellek ilerleyici olarak bozulur.
B
Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir.
C
Vasküler demans beyinde meydana gelen yaygın damarsal hasara bağlı olarak gelişir.
D
Lewy cisimcikli demans motor koordinasyonda bozulma ile seyreder.
E
Demans yaşlanmanın doğal bir parçasıdır.
Açıklama:
Demans yaşlanmanın doğal bir parçası değildir.
Soru 96
"..........." gerçeği değerlendirmede bozukluk olmasıdır.
Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikoz
B
Demans
C
Fobi
D
Anksiyete
E
Apati
Açıklama:
Psikoz gerçeği değerlendirmede bozukluk olmasıdır.
Soru 97
Şizofreni ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Genellikle yaşlılarda görülür.
B
Kronik (uzun süreli) bir bozukluktur.
C
Kadınlarda daha erken yaşlarda başlayabilir.
D
Tamamen genetik faktörler nedeniyle gelişir.
E
Bilinen bir tedavi yöntemi yoktur.
Açıklama:
Şizofreni, kronik (uzun süreli) bir bozukluktur.
Soru 98
Utanma ve rezil olma korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınan bir bireyde aşağıdaki ruhsal bozukluklardan hangisi görülmektedir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Özgül fobi
C
Sosyal fobi
D
Panik bozukluk
E
Yaygın anksiyete bozukluğu
Açıklama:
Sosyal fobi sosyal ortamlarda hastaların yoğun kaygı duymaları, bu nedenle belirgin bir şekilde sosyal ortamlardan kaçınmaları hali olarak tanımlanabilir.
Soru 99
İntihar en sık hangi yaş aralığında görülür?
Seçenekler
A
10-15 yaş arası
B
15-30 yaş arası
C
30-40 yaş arası
D
40-50 yaş arası
E
50-60 yaş arası
Açıklama:
Dünyada yaklaşık 800000 kişinin her yıl intihar ederek öldüğü, 15-29 yaş arasında ölümlerin en sık ikinci nedeninin intihar olduğu bilinmektedir.
Soru 100
Depresyon ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Depresyon erkeklerde kadınlara göre daha sık
görülmektedir.
görülmektedir.
B
Doğum öncesi dönemde kadınlarda sık karşılaşılır.
C
Günlük üzüntü ve sıkıntı depresyon belirtileridir.
D
Depresyon sadece ilaç ile tedavi edilebilir.
E
Ağır depresyon durumlarında hastalarda psikoz görülebilir.
Açıklama:
Ağır depresyon durumlarında hastalarda psikoz olarak tanımlanan gerçeği değerlendirme bozuklukları da görülebilir.
Ünite 8
Soru 1
Kan basıncı dolaşımdaki kanın damar çeperlerine uyguladığı basınç sonucu oluşan rahatsızlık hangisidir?
Seçenekler
A
Koroner Arter Hastalığı
B
Hipertansiyon
C
Kalp Yetmezliği
D
Kanser
E
Kalp Krizi
Açıklama:
Kan basıncı dolaşımdaki kanın damar çeperlerine uyguladığı basınçtır. Hipertansiyon artmış kan basıncı olarak tanımlanabilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
Kalbin kasılma anında ölçülen kan basıncına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sistolik kan basınç
B
Diastolik kan basınç
C
Venöz basınç
D
Kapiller basınç
E
Arterial basınç
Açıklama:
Kalbin kasılma anında ölçülen sistolik kan basıncı olup diğeri kalbin gevşemesi sırasında ölçülen diastolik kan basıncıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığı bulunan kişilerde görülen belirtilerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Göğüs ağrısı
B
Nefes darlığı
C
Çarpıntı
D
Terleme
E
Unutkanlık
Açıklama:
Koroner arter hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, nefes darlığı, halsizlik, düzensiz kalp atışları, baş dönmesi, bulantı, çarpıntı, terleme gibi belirtiler görülebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 4
Hangisi koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Erkek olmak
B
Kanser
C
İleri yaş
D
Hipertansiyon
E
Diyabet
Açıklama:
Erkek olmak, ileri yaş, ailede koroner kalp hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi gibi diğer vasküler risk etmenlerinin varlığı, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı ile kronik stres koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 5
Hangisi kalp yetmezliği belirtilerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Nefes darlığı
B
Hırıltılı solunum
C
Karında ödem
D
Baş dönmesi
E
Göğüs ağrısı
Açıklama:
Genellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon, miyokard enfarktüsü, kalp kapak hastalıkları sonucu gelişmektedir. Bu hastalarda akciğer ve diğer organlarda ödem-sıvı birikmesi ortaya çıkabilmektedir ve bu durum da başka organ yetmezliklerine neden olabilmektedir. Hastalarda nefes darlığı, halsizlik, çabuk yorulma, hırıltılı solunum, öksürük, bacaklarda-karında ödem, kilo artışı, bulantı, iştahsızlık, baş dönmesi, sersemlik hali gibi belirtiler görülebilmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 6
Anormal hücre yığınları/tümörlerin büyüyerek çevre doku ve diğer organlara yayılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Metaplazi
B
Displazi
C
Metastas
D
Hipertrofi
E
Hiperplazi
Açıklama:
Anormal hücre yığınları/tümörlerin büyüyerek çevre doku ve diğer organlara yayılması metastaz olarak bilinmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Kan şekerinin yüksekliğine ad verilir?
Seçenekler
A
Hipoglisemi
B
Hiperglisemi
C
Normuglisemi
D
Hipertansiyon
E
Diyabet
Açıklama:
Kan şekerinin yüksekliği hiperglisemi olarak bilinmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 8
Beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık ya da kanamaya bağlı olarak beyin dokusunun hasar görmesi ve çeşitli nörolojik belirti ve bulguların gelişmesi durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Menenjit
B
Epilepsi
C
Demans
D
Parkinson
E
İnme
Açıklama:
İnme tüm dünyada gerçekleşen ölümlerin en sık ikinci nedeni olup beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık ya da kanamaya bağlı olarak beyin dokusunun hasar görmesi ve çeşitli nörolojik belirti ve bulguların gelişmesi durumudur.
Soru 9
Beden kitle endeksi hangi değerde obeziteye girmektedir?
Seçenekler
A
≥ 20
B
≥ 25
C
≥30
D
≥15
E
≥10
Açıklama:
Beden kitle endeksi (kg/m2 ) kişinin vücut ağırlığının boyunun karesine bölünmesi ile elde edilmektedir. Buna göre BKE≥ 25 olan erişkinler aşırı kilolu, ≥30 olan kişiler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 10
Bel çevresinde kalınlaşma , kan lipid düzeylerinde bozukluk , kan basıncında yükseklik, açlık kan şekerinde yükseklik gibi belirti ve bulgularla seyreden hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Obezite
B
Diyabet
C
Kan Şekeri
D
Metabolik Sendrom
E
Anoreksiya
Açıklama:
Metabolik sendrom tüm dünyada sık görülen (%10-40) bir durumdur. Bel çevresinde kalınlaşma (kadınlarda≥88 cm, erkeklerde≥102 cm), kan lipid Düzeylerinde bozukluk (HDL düşüklüğü, trigliserid yüksekliği), kan basıncında yükseklik, açlık kan şekerinde yükseklik gibi belirti ve bulgularla seyretmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
I. Biyoloji
II. Psikoloji
III. Sosyal
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Engels tarafından ortaya atılan modele göre sağlık ile ilgili olan bileşenler arasında yer almaktadır?
II. Psikoloji
III. Sosyal
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Engels tarafından ortaya atılan modele göre sağlık ile ilgili olan bileşenler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Günümüzde tıbbi hastalıklar ve tedavileri Engels tarafından ortaya atılan Biyopsikososyal Model çerçevesinde ele alınmaktadır. Buna göre hastalıkların gelişiminde biyolojik etmenler kadar psikolojik ve sosyal etmenler de etkilidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığının riskini artıran başlıca etmenler arasında değildir?
Seçenekler
A
Kadın olmak
B
İleri yaş
C
Ailede koroner kalp hastalığı
D
Hipertansiyon
E
Diyabet
Açıklama:
Erkek olmak, ileri yaş, ailede koroner kalp hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi gibi diğer vasküler risk etmenlerinin varlığı, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı ile kronik stres koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerdir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 13
Sağlıklı beslenmenin hipertansiyon için yine benzer şekilde emzirmenin meme kanseri için nasıl bir etmen olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Risk etmeni
B
Koruyucu etmen
C
Rahatlatıcı etmen
D
Pekiştirici etmen
E
Azaltıcı etmen
Açıklama:
Bir hastalığa yakalanma riskini arttıran her türlü etmen risk etmeni hastalığın gelişmesini önleyici etmenler de koruyucu etmenler olarak tanımlanmaktadır. Örneğin sigara içmek akciğer kanseri için bir risk etmenidir. Emzirme de meme kanseri için koruyucu bir etmendir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi sık görülen kanser türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Akciğer kanseri
B
Meme kanseri
C
Kemik kanseri
D
Kalın bağırsak kanseri
E
Prostat kanseri
Açıklama:
Kanser hücrelerin anormal biçimde çoğalmaları sonucu oluşan malin tümör/neoplazmlara bağlı olarak ortaya çıkan çok sayıda farklı hastalık için kullanılan ortak bir terimdir. En sık görülen kanserler akciğer, meme, kalın bağırsak/kolorektal, prostat, deri ve mide kanserleridir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 15
Meme kanseri ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Meme kanseri nadir görülen kanser türlerinden biridir
B
Meme kanseri sadece kadınlarda gözlenen bir kanser türüdür
C
Geç çocuk sahibi olma, erken adet görme, geç menopoz yaşama meme kanseri için koruyucu bir etmendir
D
Yapılan çalışmalar her yüz kadından birinin meme kanseri riski taşıdığına işaret etmektedir
E
Aile öyküsü, ileri yaş, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara-alkol kullanımı meme kanseri için tanımlanan risk etmenleri arasında yer almaktadır
Açıklama:
Yapılan çalışmalar her sekiz kadından birinin meme kanseri riski taşıdığına işaret etmektedir. Bununla beraber daha nadir de olsa erkeklerde de meme kanser görülebilmektedir. Meme kanseri için tanımlanan diğer risk etmenleri aile öyküsü, ileri yaş, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara-alkol kulla- nımı, hormon replasman tedavileri, yoğun meme dokusu varlığı, çocuk sahibi olmama ya da geç çocuk sahibi olma, erken adet görme, geç menopoz yaşama ve göğüse radyasyon almış olmaktır.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 16
Kan şekerinin yüksekliği aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilemektedir?
Seçenekler
A
Hiperglisemi
B
Metastaz
C
Hipertansiyon
D
Sistolik
E
Diastolik
Açıklama:
Kan şekerinin yüksekliği hiperglisemi olarak bilinmektedir. Diyabet gibi uzun süreli hiperglisemi durumları başta dolaşım ve sinir sistemi olmak üzere vücutta birçok organ ve sistemi olumsuz etkilemektedir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 17
Diyabet ile ilgili olarak aşağıdaki verilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Diyabet yıllar geçtikçe daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir
B
Diyabet pankreasın kan şeker seviyesini düzenleyen insülin hormonunu yeterince salgılayamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek kan şeker düzeyiyle özellikli kronik bir hastalıktır
C
Diyabetin sadece genetik etmenlere bağlı olarak geliştiği bilinmektedir
D
Diyabetin Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet olmak üzere iki farklı çeşidi bulunmaktadır
E
Tip 2 Diyabet aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite ile ilişkili olup, Tip 1 Diyabete kıyasla daha sık görülmektedir.
Açıklama:
Diyabet pankreasın kan şeker seviyesini düzenleyen insülin hormonunu yeterince salgılayamaması ya da insülinin vücutta yeterince kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek kan şeker düzeyiyle özellikli kronik bir hastalıktır. Çeşitli genetik ya da çevresel etmenlere bağlı olarak geliştiği bilinmektedir.
Diyabet yıllar geçtikçe daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir. Tüm dünyada diyabet oranları giderek artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılında tüm dünyada erişkinlerdeki diyabet oranının %8.5’e çıktığını bildirmiştir.
Diyabetin iki farklı çeşidi bulunmaktadır.
Tip 2 Diyabet (Yaklaşık olarak olguların %90-95’ini oluşturur.) aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite ile ilişkili olup, Tip 1 Diyabete kıyasla daha sık görülmektedir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Diyabet yıllar geçtikçe daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir. Tüm dünyada diyabet oranları giderek artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılında tüm dünyada erişkinlerdeki diyabet oranının %8.5’e çıktığını bildirmiştir.
Diyabetin iki farklı çeşidi bulunmaktadır.
Tip 2 Diyabet (Yaklaşık olarak olguların %90-95’ini oluşturur.) aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite ile ilişkili olup, Tip 1 Diyabete kıyasla daha sık görülmektedir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 18
Dünyada gerçekleşen ölümlerin en sık ikinci nedeni olup beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık ya da kanamaya bağlı olarak beyin dokusunun hasar görmesi ve çeşitli nörolojik belirti ve bulguların gelişmesi durumu olarak tanımlanan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diyabet
B
Kanser
C
Kalp yetmezliği
D
Koroner arter hastalığı
E
İnme
Açıklama:
İnme tüm dünyada gerçekleşen ölümlerin en sık ikinci nedeni olup beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık ya da kanamaya bağlı olarak beyin dokusunun hasar görmesi ve çeşitli nörolojik belirti ve bulguların gelişmesi durumudur. Dünyada yılda 17 milyon kişinin inme geçirdiği, Türkiye’de ise bu sayının 2015 yılında 38000 olduğu bildirilmiştir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 19
Kişinin vücut ağırlığının boyunun karesine bölünmesi ile elde edilen Beden kitle endeksine (BKE) göre bir yetişkinin obez olarak sınıflandırma ölçütü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
BKE≥15
B
BKE≥20
C
BKE≥25
D
BKE≥30
E
BKE≥35
Açıklama:
Beden kitle endeksi (kg/m2 ) kişinin vücut ağırlığının boyunun karesine bölünmesi ile elde edilmektedir. Buna göre BKE≥ 25 olan erişkinler aşırı kilolu, ≥30 olan kişiler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 20
I. Düzenli fiziksel aktivite
II. Sağlıklı beslenme
III. Bariatrik cerrahi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri metabolik sendromun önlenmesi ya da sağaltımında öncelikle yaşam stilinde yapacağı değişikler arasında yer almaktadır?
II. Sağlıklı beslenme
III. Bariatrik cerrahi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri metabolik sendromun önlenmesi ya da sağaltımında öncelikle yaşam stilinde yapacağı değişikler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Metabolik sendromun önlenmesi ya da sağaltımında öncelikle yaşam stilinde bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, kalori kısıtlanması-diyetle kilo kaybı sağlanması, gerekli durumlarda da ilaç desteği verilmesi söz konusu olmaktadır. İleri obezite durumlarında bariatrik cerrahi adı verilen kilo kaybı sağlayacak cerrahi girişimler de uygulanabilmektedir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 21
Metabolik sendrom ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hem kalp-damar hastalıkları hem de Tip 1 Diyabet için risk etmenidir.
B
Metabolik sendromu olan hastalar genellikle obez olup hareketsiz bir yaşam süren kişilerdir.
C
Şehirleşme ve beslenme alışkanlıklarındaki değişim, metabolik sendrom yaygınlığını arttıran faktörlerdendir.
D
Düzenli fiziksel aktivite, kalori kısıtlanması-diyetle kilo kaybı sağlanması metabolik sendromun tedavisinde etkilidir.
E
Metabolik sendromda bel çevresinde kalınlaşma, kan lipit düzeylerinde bozukluk, kan basıncında yükseklik gibi belirtiler görülür.
Açıklama:
Hem kalp-damar hastalıkları hem de Tip 2 Diyabet için risk etmenidir.
Soru 22
Beden kitle endeksi 45 olan bir erişkin kişi için hangi sınıfta olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Normal Kilolu
B
Aşırı kilolu
C
Zayıf
D
Çok zayıf
E
Obez
Açıklama:
BKE≥ 25 olan erişkinler aşırı kilolu, ≥30 olan kişiler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru 23
Obezite ile aşağıdaki hastalıklardan hangisinin ilişkisi yoktur?
Seçenekler
A
kalp-damar hastalıkları
B
diyabet
C
kas-iskelet sistemi
D
kanser
E
demans
Açıklama:
Obezitenin başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere, diyabet, kas-iskelet sistemi hastalıkları ve kanser gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca yapılan çalışmalar obezite ile depresyon arasındaki ilişkiye de işaret etmektedir.
Soru 24
- Hipotansiyon
- Kalp-damar hastalıkları
- Diyabet
- Kalp ritim bozuklukları
Seçenekler
A
I, III
B
II, IV
C
I, II, III
D
I, III, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
Kardiyovasküler hastalıklara neden olabilecek risk etmenleri aynı zamanda inme riskini de arttırmaktadır. Bunlar; ileri yaş, hipertansiyon, diyabet, lipid bozuklukları, obezite, kalp hastalıkları-özellikle ritim bozuklukları, sigara ve alkol kullanımıdır.
Soru 25
İnme geçiren bir hastada aşağıdaki belirtilerden hangisi görülmez?
Seçenekler
A
kollarda, bacaklarda güçlenme
B
duyu kaybı
C
yutma güçlükleri
D
bilinç kaybı
E
dengesizlik
Açıklama:
İnme geçiren hastalarda hasar gören beyin dokusunun lokalizasyonuna göre hastalarda güç kaybı, kollarda, bacaklarda tutmama, duyu kaybı, dengesizlik, görme, işitme kayıpları, yutma güçlükleri, bilişsel işlevlerde bozulma (unutkanlık, yer-yön bulamama, hesap yapamama, konuşma bozuklukları vb.), bilinç kaybı gibi belirti ve bulgular görülmektedir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi kan şekerinin yüksekliği anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Hiperglisemi
B
Hipoglisemi
C
Hipertansiyon
D
Hipotansiyon
E
Hipertermi
Açıklama:
Kan şekerinin yüksekliği hiperglisemi olarak bilinmektedir.
Soru 27
Pankreasın kan şeker seviyesini düzenleyen insülin hormonunu yeterince salgılayamaması ya da insülinin vücutta yeterince kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek kan şeker düzeyiyle özellikli kronik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diyabet
B
İnme
C
Obezite
D
Metabolik sendrom
E
Hipertansiyon
Açıklama:
Diyabet pankreasın kan şeker seviyesini düzenleyen insülin hormonunu yeterince salgılayamaması ya da insülinin vücutta yeterince kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek kan şeker düzeyiyle özellikli kronik bir hastalıktır.
Soru 28
“Hücrelerin anormal biçimde çoğalmaları sonucu oluşan malin tümör/neoplazmlara bağlı olarak ortaya çıkan çok sayıda farklı hastalık için kullanılan ortak bir terimdir.” Tanımı yapılan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diyabet
B
İnme
C
Obezite
D
Kanser
E
Hipertansiyon
Açıklama:
Kanser hücrelerin anormal biçimde çoğalmaları sonucu oluşan malin tümör/neoplazmlara bağlı olarak ortaya çıkan çok sayıda farklı hastalık için kullanılan ortak bir terimdir.
Soru 29
I.Göğüs ağrısı
II.Göğüste baskı hissi
III.Nefes darlığı
IV.Çarpıntı
Koroner arter hastalığı bulunan kişide yukarıdaki semptomlardan hangileri görülebilir?
II.Göğüste baskı hissi
III.Nefes darlığı
IV.Çarpıntı
Koroner arter hastalığı bulunan kişide yukarıdaki semptomlardan hangileri görülebilir?
Seçenekler
A
I, II
B
II, III
C
I, III, IV
D
II, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Koroner arter hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, nefes darlığı, halsizlik, düzensiz kalp atışları, baş dönmesi, bulantı, çarpıntı, terleme gibi belirtiler görülebilir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerden değildir?
Seçenekler
A
Hipertansiyon
B
Diyabet
C
Hiperlipidemi
D
Erkek olmak
E
Yeterli fiziksel aktivite
Açıklama:
Erkek olmak, ileri yaş, ailede koroner kalp hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi gibi diğer vasküler risk etmenlerinin varlığı, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı ile kronik stres koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerdir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi meme kanseri için koruyucu etmenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Erken yaşta regl olmak
B
Emzirmek
C
Geç yaşta menopoza girmek
D
Genetik miras
E
Meme büyüklüğü
Açıklama:
Bir hastalığa yakalanma riskini arttıran her türlü etmen risk etmeni hastalığın gelişmesini önleyici etmenler de koruyucu etmenler olarak tanımlanmaktadır. Örneğin sigara içmek akciğer kanseri için bir risk etmenidir. Emzirme de meme kanseri için koruyucu bir etmendir. Risk etmenleri ve koruyucu etmenler ile hastalığa yakalanma ya da yakalanmama arasında doğrudan bir ilişki bulunmayabilir. Diğer bir deyişle her sigara içen kişi akciğer kanseri olmayabilir ancak sigara içenlerde
akciğer kanserine yakalanma oranları içmeyenlere göre daha fazladır. Benzer şekilde emzirme de her kadını meme kanserinden korumaz. Doğru yanıt B seçeneğidir.
akciğer kanserine yakalanma oranları içmeyenlere göre daha fazladır. Benzer şekilde emzirme de her kadını meme kanserinden korumaz. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 32
Aşağıdaki değerlerden hangisi yüksek tansiyon kabul edilir?
Seçenekler
A
Sistolik kan basıncının ≥140 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥90 mmHg
B
Sistolik kan basıncının ≥120 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥90 mmHg
C
Sistolik kan basıncının ≥110 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥90 mmHg
D
Sistolik kan basıncının ≥100 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥70 mmHg
E
Sistolik kan basıncının ≥90 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥60 mmHg
Açıklama:
Kan basıncı dolaşımdaki kanın damar çeperlerine uyguladığı basınçtır. Hipertansiyon artmış kan basıncı olarak tanımlanabilir. Kan basıncı iki aşamada ölçülmektedir; bunlardan biri kalbin kasılma anında ölçülen sistolik kan basıncı olup diğeri kalbin gevşemesi sırasında ölçülen diastolik kan basıncıdır. İki ayrı günde sistolik kan basıncının ≥140 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının ≥90 mmHg üzerinde ölçülmesi hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi kalp kaslarında kalıcı hasara neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Ateroskleroz
B
Anjinapektoris
C
Miyokard enfarktüsü
D
Hipertansiyon
E
Hiperlipidemi
Açıklama:
Koroner arterler kalbi besleyen damarlar olupbu damarların damar sertliği (ateroskleroz) nedeniyle tıkanması sonucu kalbin yeterince kanlanamaması ve işlev görememesi (göğüs ağrısı-anjinapektoris) ya da kalp kaslarının kalıcı hasar görmesi (miyokard enfarktüsü-kalp krizi) gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 34
Nefes darlığı, halsizlik, çabuk yorulma, hırıltılı solunum, öksürük, bacaklarda-karında ödem, kilo artışı, bulantı, iştahsızlık, baş dönmesi, sersemlik hali gibi belirtiler sıklıkla hangi hastalıkta görülmektedir?
Seçenekler
A
Kalp krizi
B
Şeker hastalığı
C
Damar sertliği
D
Yüksek tanssiyon
E
Kalp yetmezliği
Açıklama:
Kalp yetmezliği kalbin yeterince işlev görememesi sonucu akciğer ve diğer organlara yeterli miktarda kan pompalayamaması durumudur. Genellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon, miyokard enfarktüsü, kalp kapak hastalıkları sonucu gelişmektedir. Bu hastalarda akciğer ve diğer organlarda ödem-sıvı birikmesi ortaya çıkabilmektedir ve bu durum da başka organ yetmezliklerine neden olabilmektedir. Hastalarda nefes darlığı, halsizlik, çabuk yorulma, hırıltılı solunum, öksürük, bacaklarda-karında ödem, kilo artışı, bulantı, iştahsızlık, baş dönmesi, sersemlik hali gibi belirtiler görülebilmektedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 35
Ülkemizde kanser taraması hangi kurum tarafından yapılmaktadır?
Seçenekler
A
Yeşilay
B
Kızılay
C
KETEM
D
ASM
E
TSM
Açıklama:
Ülkemizde T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanser Dairesi Başkanlığı’nın çalışmaları dahilinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurulmuştur. Bu merkezlerde Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği üç kanser türünde tarama yapılmaktadır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 36
Dünyadaki ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kalp ve damar hastalıkları
B
Karaciğer hastalıkları
C
Diyabet
D
Solunum yolu hastalıkları
E
Kanser
Açıklama:
Kanser tüm dünyada en sık ikinci ölüm nedenidir, 2018 yılında kansere bağlı olarak 9.6 milyon kişinin yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 37
Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılında tüm dünyada erişkinlerdeki diyabet oranını yüzde kaç olarak bildirmiştir?
Seçenekler
A
% 4.5
B
% 5.5
C
% 6.5
D
% 7.5
E
% 8.5
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılında tüm dünyada erişkinlerdeki diyabet oranının %8.5’e çıktığını bildirmiştir. Özellikle düşük-orta gelirli ülkelerde diyabetin yaygınlığı artmaktadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 38
I. Diyabet hastalarında insülin iğneleri ya da ilaç tedavileri kullanılmaktadır
II. Tip 1 Diyabet yetişkinlerde, Tip 2 diyabet çocukluk çağında görülmektedir
III. Tip 1 Diyabet toplumda daha sık görülmektedir
IV. Gestasyonel Diyabet gebelik döneminde görülmektedir
V. Diyabet hastalarında kalp-damar hastalıkları ve inme gibi durumlar sık görülmektedir.
Diyabet ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
II. Tip 1 Diyabet yetişkinlerde, Tip 2 diyabet çocukluk çağında görülmektedir
III. Tip 1 Diyabet toplumda daha sık görülmektedir
IV. Gestasyonel Diyabet gebelik döneminde görülmektedir
V. Diyabet hastalarında kalp-damar hastalıkları ve inme gibi durumlar sık görülmektedir.
Diyabet ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I , III, IV
C
I, IV, V
D
II, III, IV
E
III, IV, V
Açıklama:
II. ve III. seçenekte verilen bilgiler çeldirici olarak kullanılmıştır. Çocukluk çapında göürlen diyabet Tip 1, yetişkinlik çağında görülen diyabet ise Tip 2'dir.
Tip 2 Diyabet (Yaklaşık olarak olguların %90-95’ini oluşturur.) aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite ile ilişkili olup, Tip 1 Diyabete kıyasla daha sık görülmektedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Tip 2 Diyabet (Yaklaşık olarak olguların %90-95’ini oluşturur.) aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite ile ilişkili olup, Tip 1 Diyabete kıyasla daha sık görülmektedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 39
I. Dünyada yılda 17 milyon kişinin inme geçirmektedir
II. Düşük-orta gelirli ülkelerde erken yaşta gelişen inme sıklığı artmıştır
III. Tıkanıklığa bağlı oluşan inmelere hemorajik inme denmektedir
IV. Kanamaya bağlı oluşan inmelere ise iskemik inme denmektedir
V. Hemorajik inmeler daha fazla ölüme ve sakatlığa yol açmaktadır
VI. İnme hastalarında mümkün olduğunca hızlı-saatler içinde tedaviye erişim çok önemlidir
İnme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
II. Düşük-orta gelirli ülkelerde erken yaşta gelişen inme sıklığı artmıştır
III. Tıkanıklığa bağlı oluşan inmelere hemorajik inme denmektedir
IV. Kanamaya bağlı oluşan inmelere ise iskemik inme denmektedir
V. Hemorajik inmeler daha fazla ölüme ve sakatlığa yol açmaktadır
VI. İnme hastalarında mümkün olduğunca hızlı-saatler içinde tedaviye erişim çok önemlidir
İnme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III, V, VI
B
I, II, V, VI
C
II, III, IV, V
D
II, IV, V, VI
E
III, IV, V, VI
Açıklama:
III. ve IV. seçenekte verilen bilgiler çeldirici olarak kullanılmıştır.
Tıkanıklığa bağlı oluşan inmeler iskemik, kanamaya bağlı oluşanlar hemorajik olarak tanımlanmaktadır. Seçeneklerde ise bu bilgi ters olarak verilmiştir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Tıkanıklığa bağlı oluşan inmeler iskemik, kanamaya bağlı oluşanlar hemorajik olarak tanımlanmaktadır. Seçeneklerde ise bu bilgi ters olarak verilmiştir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 40
Erişkinlerde beden kitle indeksi kaç ve kaçtan büyükler obez olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
≥26
B
≥27
C
≥28
D
≥29
E
≥30
Açıklama:
BKE≥ 25 olan erişkinler aşırı kilolu, ≥30 olan kişiler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 41
Kan basıncının kaç ≥ mmHg üzerinde ölçülmesi hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
≥90
B
≥100
C
≥40
D
≥55
E
≥60
Açıklama:
Kan basıncının ≥90 mmHg üzerinde ölçülmesi hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır.
Soru 42
I.Göğüs ağrısı,
II.Göğüste baskı hissi,
III.Nefes darlığı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri koroner arter hastalığı belirtilerindendir?
II.Göğüste baskı hissi,
III.Nefes darlığı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri koroner arter hastalığı belirtilerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıdaki üç madde de koroner arter hastalığı belirtilerindendir.
Soru 43
2015 yılında Türkiye'de kaç kişi inme geçirmiştir?
Seçenekler
A
40000
B
50000
C
38000
D
70000
E
60000
Açıklama:
2015 yılında Türkiye'de 38000 kişi inme geçirmiştir.
Soru 44
I.Sık idrara çıkma,
II.Çok su içme,
III.Kilo kaybı,
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Tip I diyabette gözlenen özelliklerdendir?
II.Çok su içme,
III.Kilo kaybı,
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Tip I diyabette gözlenen özelliklerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıdaki üç madde de Tip I diyabette gözlenen özelliklerdendir.
Soru 45
Tip 2 diyabet diyabet olgularının yüzde kaçını oluşturur?
Seçenekler
A
%80-85
B
%90-95
C
%50-60
D
%65-75
E
%80-90
Açıklama:
Tip 2 diyabet diyabet olgularının yüzde 90-95 oluşturur.
Soru 46
Aşırı kilolu tanısını almak için Beden Kitle Endeksinin ≥ ... kaç olmalıdır?
Seçenekler
A
BKE≥ 25
B
BKE≥ 80
C
BKE≥ 40
D
BKE≥ 45
E
BKE≥ 50
Açıklama:
şırı kilolu tanısını almak için Beden Kitle Endeksinin ≥ 25 olmalıdır.
Soru 47
I.Diyabet,
II.Kas-iskelet sistemi hastalıkları
III.Kanser gelişimi,
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri obezitenin neden olduğu hastalıklardandır?
II.Kas-iskelet sistemi hastalıkları
III.Kanser gelişimi,
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri obezitenin neden olduğu hastalıklardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıdaki üç madde de obezitenin neden olduğu hastalıklardandır.
Soru 48
2014 yılında erişkin diyabet hastaları oranı % kaçtır?
Seçenekler
A
%8.5
B
%9
C
%10
D
%15
E
%20
Açıklama:
2014 yılında erişkin diyabet hastaları oranı % 8.5'tir.
Soru 49
I.Depresyon,
II.Kaygı bozuklukları,
III.Uyku-iştah değişiklikleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kanser tedavisi gören kişilerde görülen bozukluklardandır?
II.Kaygı bozuklukları,
III.Uyku-iştah değişiklikleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kanser tedavisi gören kişilerde görülen bozukluklardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıdakilerden üç madde de kanser tedavisi gören kişilerde görülen bozukluklardandır.
Soru 50
Rahim ağzı kanseri taraması kaç yılda bir yapılmalıdır?
Seçenekler
A
5 yılda 1
B
6 yılda 1
C
7 yılda 1
D
8 yılda 1
E
9 yılda 1
Açıklama:
Rahim ağzı kanseri taraması 5 yılda bir yapılmalıdır.
Soru 51
Hipertansiyon hastaları için aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dünyada yaklaşık 3 milyar hipertansiyon hastası vardır.
B
Hipertansiyon hastalığı genellikle düşük veya orta gelirli ülkelerde görülmektedir.
C
Hipertansiyon hastalarının büyük çoğunluğu uygun tedavilere erişememektedir.
D
İnsanların erken yaşlarda ölmelerinin en büyük nedeni hipertansiyondur.
E
Hipertansiyon sessiz katil olarak betimlenmektedir.
Açıklama:
Dünyada yaklaşık 1.3 milyar hipertansiyon has- tası olduğu, üçte ikisinin düşük-orta gelirli ülkelerde bulunduğu, hastaların yalnızca beşte birinin uygun tedavi aldığı bildirilmektedir. “Sessiz katil” olarak da bilinen hipertansiyon erken gerçekleşen ölümlerin en sık nedenidir. Hipertansiyon başta kalp olmak üzere vücutta beyin, böbrek, gibi birçok organ/sistemde kalıcı hasara neden olmaktadır.
Soru 52
I: Aile öyküsü
II: Aşırı tuz tüketimi
III: Yetersiz fiziksel aktivite
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hipertansiyon hastalığı için risk etmenleri arasında yer almaktadır?
II: Aşırı tuz tüketimi
III: Yetersiz fiziksel aktivite
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hipertansiyon hastalığı için risk etmenleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Hipertansiyon için aile öyküsü, ileri yaş, diyabet, böbrek yetmezliği gibi diğer hastalıkların varlığı, sağlıksız beslenme (aşırı tuz tüketimi, doymuş/ trans yağlardan zengin beslenme vb.), fiziksel aktivitenin kısıtlı olması, obezite, alkol ve sigara tüketimi gibi risk etmenleri bulunmaktadır.
Soru 53
Koroner Arter Hastalığı için aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınların bu hastalığa yakalanma riski erkeklerden daha yüksektir.
B
Sigara ve alkol kullanımı bu hastalık için risk oluşturmaktadır.
C
Diyabet ve hipertansiyon bu hastalık için risk oluşturmaktadır.
D
Kronik stres bu hastalık için risk oluşturmaktadır.
E
Aile geçmişi bu hastalık için risk oluşturmaktadır.
Açıklama:
Erkek olmak, ileri yaş, ailede koroner kalp hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi gibi diğer vasküler risk etmenlerinin varlığı, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı ile kronik stres koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerdir.
Soru 54
I: İştahsızlık
II: Baş dönmesi
III: Hırıltılı solunum
Kalp yetmezliği hastalarında yukarıdaki belirtilerden hangisi ya da hangileri görülmektedir?
II: Baş dönmesi
III: Hırıltılı solunum
Kalp yetmezliği hastalarında yukarıdaki belirtilerden hangisi ya da hangileri görülmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Hastalarda nefes darlığı, halsizlik, çabuk yorulma, hırıltılı solunum, öksürük, bacaklarda karında ödem, kilo artışı, bulantı, iştahsızlık, baş dönmesi, sersemlik hali gibi belirtiler görülebilmektedir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi kalp yetmezliği hastalarında ilaç tedavisine ek olarak yararlanılan tedavilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Şeker kısıtlaması
B
Tuz kısıtlaması
C
Fiziksel aktivitenin artırılması
D
Sigaranın bırakılması
E
Uygun diyetlerin yapılması
Açıklama:
Kalp yetmezliği hastalarında erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. İlaç tedavisinin yanı sıra diyet, tuz kısıtlaması, sigara-alkolün bırakılması, fiziksel aktivite ve diğer kalp-damar hastalıklarının tedavisi uygulanmaktadır.
Soru 56
I: Pankreas kanseri
II: Kalın bağırsak kanseri
III: Gırtlak kanseri
IV: Akciğer kanseri
En sık görülen kanser türleri yukarıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
II: Kalın bağırsak kanseri
III: Gırtlak kanseri
IV: Akciğer kanseri
En sık görülen kanser türleri yukarıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve II
C
III ve IV
D
II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
En sık görülen kanserler akciğer, meme, kalın bağırsak/kolorektal, prostat, deri ve mide kanserleridir.
Soru 57
Kanser hastalığı ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kanser hastalığı dünyadaki en sık ilk ölüm nedenidir.
B
Kansere bağlı ölümlerin yaklaşık %70’i düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmektedir.
C
Hepatit ve human papiloma virüsü (HPV) gibi enfeksiyonlar da düşük-orta gelirli ülkelerde daha sık görülmektedir.
D
Sigara/tütün kullanımı kansere bağlı ölümlerin %22’sini oluşturan en önemli risk etmenidir.
E
Kansere bağlı ölümlerin üçte birinin yüksek beden kitle endeksinden kaynaklanmaktadır.
Açıklama:
Kanser tüm dünyada en sık ikinci ölüm nedenidir, 2018 yılında kansere bağlı olarak 9.6 milyon kişinin yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir. Kansere bağlı ölümlerin yaklaşık %70’i düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmektedir. Kansere bağlı ölümlerin üçte birinin yüksek beden kitle endeksi, düşük sebze-meyve tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı gibi diyet/davranışsal etmenlere bağlı olarak gerçekleştiği bildirilmektedir. Bunlar içinde sigara/tütün kullanımı kansere bağlı ölümlerin %22’sini oluşturan en önemli risk etmenidir. Hepatit ve human papiloma virüsü (HPV) gibi enfeksiyonlar da düşük-orta gelirli ülkelerde görülen kanserlerin %25’ini oluşturmaktadır.
Soru 58
Ülkemizde kadın ve erkeklere yönelik kanser tarama programlarına göre aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
50-70 yaş arası hem kadın hem erkelere dışkıda gizli kan testi yapılmaktadır.
B
30-65 yaş arası bireylere her yıl HPV testi yapılmaktadır.
C
Smear testi hem kadınlara hem de erkelere her yıl düzenli olarak yapılmaktadır.
D
20-30 yaş arası kadınlara her yıl Mamografi testi yapılmaktadır.
E
40-69 yaş arası kadınlara her beş yılda bir Mamografi testi yapılmaktadır.
Açıklama:

Soru 59
Kilosu 60 ve boyu 1.60 cm olan bir bireyin Beden Kitle endeksi (BKE) düşünüldüğünde bu birey için ne söylenebilir?
Seçenekler
A
BKE, 25 den küçük olduğu için kişi normal kiloludur.
B
BKE, 25 den küçük olduğu için kişi aşırı kiloludur.
C
BKE, 25 den büyük oldun için kişi aşırı kiloludur.
D
BKE, 25 den büyük olduğu için kişi obezdir.
E
BKE, 30 dan küçük olduğu için kişi aşırı kiloludur.
Açıklama:
Kişinin BKE=
(1,60) X (1,60)= 2,56
60/2,56=23,4375 olduğu için BKE 25'den küçüktür ve kişi normal kilolu sayılmaktadır.
(1,60) X (1,60)= 2,56
60/2,56=23,4375 olduğu için BKE 25'den küçüktür ve kişi normal kilolu sayılmaktadır.
Soru 60
I: Bel çevresinde kalınlaşma
II: Düşük fiziksel aktivite
III: Açlık kan şekerinde yükseklik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri metabolik sendrom hastalığının özellikleri arasındadır?
II: Düşük fiziksel aktivite
III: Açlık kan şekerinde yükseklik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri metabolik sendrom hastalığının özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Metabolik sendrom tüm dünyada sık görülen (%10-40) bir durumdur. Bel çevresinde kalınlaşma (kadınlarda≥88 cm, erkeklerde≥102 cm), kan lipid düzeylerinde bozukluk (HDL düşüklüğü, trigliserid yüksekliği), kan basıncında yükseklik, açlık kan şekerinde yükseklik gibi belirti ve bulgularla seyretmektedir. Hem kalp-damar hastalıkları hem de Tip 2 Diyabet için risk etmenidir. Metabolik sendromu olan hastalar genellikle obez olup hareketsiz bir yaşam süren kişilerdir. Şehirleşme ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimin metabolik sendrom yaygınlığını arttırdığı üzerinde durulmaktadır.
Soru 61
Anormal hücre yığınları/tümörlerin büyüyerek çevre doku ve diğer organlara yayılmasına ne denir?
Seçenekler
A
Hiperplazi
B
Hipertrofi
C
Neoplazi
D
Metastaz
E
Hiperkalemi
Açıklama:
Bahsedilen anormal hücre yığınları/tümörlerin büyüyerek çevre doku ve diğer organlara yayılması metastaz olarak bilinmektedir. Kansere bağlı ölümlerin ana nedeni metastazlardır.
Soru 62
I) Obezite
II)Sigara kullanımı
III)Hormon replasman tedavisi
IV)Göğüse radyasyon almış olmak
V)Çocuk sahibi olmamak
Yukarıdakilerden hangileri meme kanseri için risk faktörüdür?
II)Sigara kullanımı
III)Hormon replasman tedavisi
IV)Göğüse radyasyon almış olmak
V)Çocuk sahibi olmamak
Yukarıdakilerden hangileri meme kanseri için risk faktörüdür?
Seçenekler
A
I,II,III,IV
B
II,III,IV,V
C
III,IV,V
D
I,III,V
E
I,II,III,IV,V
Açıklama:
Yapılan çalışmalar her sekiz kadından birinin meme kanseri riski taşıdığına işaret etmektedir. Bununla beraber daha nadir de olsa erkeklerde de meme kanser görülebilmektedir. Meme kanseri için tanımlanan diğer risk etmenleri aile öyküsü, ileri yaş, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara-alkol kullanımı, hormon replasman tedavileri, yoğun meme dokusu varlığı, çocuk sahibi olmama ya da geç çocuk sahibi olma, erken adet görme, geç menopoz yaşama ve göğüse radyasyon almış olmaktır.
Soru 63
I) Biyolojik
II) Psikolojik
III) Sosyal
IV) Finansal
Yukarıdaki etmenlerden hangileri hastalıkların gelişiminde etkilidir?
II) Psikolojik
III) Sosyal
IV) Finansal
Yukarıdaki etmenlerden hangileri hastalıkların gelişiminde etkilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I,II
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Günümüzde tıbbi hastalıklar ve tedavileri Engels tarafından ortaya atılan Biyopsikososyal Model çerçevesinde ele alınmaktadır (Şekil 8.1). Buna göre
hastalıkların gelişiminde biyolojik etmenler kadar psikolojik ve sosyal etmenler de etkilidir.
hastalıkların gelişiminde biyolojik etmenler kadar psikolojik ve sosyal etmenler de etkilidir.
Soru 64
“Ateroskleroz “ un anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Damar Sertliği
B
Kalbin yeterince kanlanamaması
C
Kalp kaslarının kalıcı hasar görmesi
D
Göğüs ağrısı
E
Miyokard enfarktüsü
Açıklama:
Koroner arterler kalbi besleyen damarlar olup bu damarların damar sertliği (ateroskleroz) nedeniyle tıkanması sonucu kalbin yeterince kanlanamaması ve işlev görememesi (göğüs ağrısı-anjina pektoris) ya da kalp kaslarının kalıcı hasar görmesi (miyokard enfarktüsü-kalp krizi) gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Soru 65
I) Balon anjiyoplasti
II) Bypass cerrahisi
III) İlaç tedavisi
Hangisi koroner arter hastalığında girişimsel yöntemlerdendir?
II) Bypass cerrahisi
III) İlaç tedavisi
Hangisi koroner arter hastalığında girişimsel yöntemlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I,II,III
E
I,II
Açıklama:
Koroner arter hastalığının tedavisinde amaç miyokard enfarktüsü ya da inmeyi önlemektir. Koroner arter hastalığı ilaç tedavileri ve girişimsel yöntemlerle (balon anjiyoplasti, bypass cerrahisi gibi) tedavi edilmektedir. Ayrıca diyet, egzersiz, sigara ve alkol kullanımını bırakma gibi yaşam stilindeki değişiklikler de tedaviye eklenmelidir.
Soru 66
Diyabet hastalığı ile ilgili aşağıdaki verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hastalık çeşitli genetik ve çevresel etmenlere bağlıdır.
B
Dünya Sağlık Örgütü 2014 yılında tüm dünyada erişkinlerdeki diyabet oranının %8.5’e çıktığını bildirmiştir.
C
Diyabet hastalarında insülin iğneleri ya da ilaç tedavileri kullanılmaktadır.
D
Diyabet hastalarında depresyon görülme sıklığı normal popülasyon ile aynıdır.
E
Diyabet hastalarında kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığı artmıştır.
Açıklama:
Diyabet pankreasın kan şeker seviyesini düzenleyen insülin hormonunu yeterince salgılayamaması ya da insülinin vücutta yeterince kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan yüksek kan şeker düzeyiyle özellikli kronik bir hastalıktır. Çeşitli genetik ya da çevresel etmenlere bağlı olarak geliştiği bilinmektedir. Bu hastalarda kalp-damar hastalıkları ve inme gibi durumlar sık görülmektedir. Diyabet hastalarında depresyon ve kaygı bozuklukları gibi çeşitli ruhsal bozukluklar sık görülmektedir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi koroner arter hastalığı bulunan kişilerde beklenen belirtilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dizartri
B
Nefes darlığı
C
Göğüs ağrısı
D
Halsizlik
E
Çarpıntı
Açıklama:
Koroner arter hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, nefes darlığı, halsizlik, düzensiz kalp atışları, baş dönmesi, bulantı, çarpıntı, terleme gibi belirtiler görülebilir. "Dizartri "ise konuşma bozukluğudur. Dolayısıyla bu sorunun cevabıdır.
Soru 68
I)Erkek olmak koroner arter hastalığı riskini arttırır
II)Ailede koroner kalp hastalığı bulunması koroner arter hastalığı riskini etkilemez
III)Hiperlipidemi koroner arter hastalığı riskini azaltır
IV)Diyabet hastalığı koroner arter hastalığı riskini arttırır
Yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?
II)Ailede koroner kalp hastalığı bulunması koroner arter hastalığı riskini etkilemez
III)Hiperlipidemi koroner arter hastalığı riskini azaltır
IV)Diyabet hastalığı koroner arter hastalığı riskini arttırır
Yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I,II
B
I,II,III
C
II,III
D
I-II-IV
E
I,IV
Açıklama:
Erkek olmak, ileri yaş, ailede koroner kalp hastalığı bulunması, hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi gibi diğer vasküler risk etmenlerinin varlığı, obezite, yetersiz fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı ile kronik stres koroner arter hastalığı riskini arttıran başlıca etmenlerdir.
Soru 69
İnme ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tüm dünyada gerçekleşen ölümlerin en sık nedenleri arasında inme yer almaktadır.
B
Hemorajik inmeler iskemik inmelere göre daha sık görülmektedir.
C
İskemik inmeler daha fazla ölüme ve sakatlığa yol açmaktadır.
D
Kardiyovasküler hastalıklara neden olabilecek risk etmenleri aynı zamanda inme riskini de arttırmaktadır.
E
İnme tekrar edebilen bir durum değildir.
Açıklama:
İnme tüm dünyada gerçekleşen ölümlerin en sık ikinci nedeni olup beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık ya da kanamaya bağlı olarak beyin dokusunun hasar görmesi ve çeşitli nörolojik belirti ve bulguların gelişmesi durumudur. İskemik inmeler hemorajik olanlara kıyasla daha sık görülmektedir ancak hemorajik inmeler daha fazla ölüme ve sakatlığa yol açmaktadır.
Kardiyovasküler hastalıklara neden olabilecek risk etmenleri aynı zamanda inme riskini de arttırmaktadır. Bunlar; ileri yaş, hipertansiyon, diyabet, lipid bozuklukları, obezite, kalp hastalıkları-özellikle ritim bozuklukları, sigara ve alkol kullanımıdır.
Kardiyovasküler hastalıklara neden olabilecek risk etmenleri aynı zamanda inme riskini de arttırmaktadır. Bunlar; ileri yaş, hipertansiyon, diyabet, lipid bozuklukları, obezite, kalp hastalıkları-özellikle ritim bozuklukları, sigara ve alkol kullanımıdır.
Soru 70
Tıpta kanser çalışmaları ve tedavisi hangi bilim dalı tarafından yürütülmektedir?
Seçenekler
A
Hematoloji
B
Romatoloji
C
Onkoloji
D
Ortopedi
E
Oftalmoloji
Açıklama:
Tıpta kanser çalışmaları ve tedavisi Onkoloji tarafından yürütülmektedir.
Soru 71
Bir kişinin hipertansiyon tanısı alması için ..... ayrı gün ölçüm yapılmalı ve sistolik kan basıncı ≥ ...... mmHg ve/ veya diastolik kan basıncı ≥ ...... mmHg üzerinde ölçülmelidir.
Yukarıdaki cümleyi doğru bir şekilde tamamlamak için boşluklara sırasıyla hangi ifadeler gelmelidir?
Yukarıdaki cümleyi doğru bir şekilde tamamlamak için boşluklara sırasıyla hangi ifadeler gelmelidir?
Seçenekler
A
2, 130, 80
B
3, 130, 80
C
2, 140, 90
D
3, 140, 90
E
3, 145, 95
Açıklama:
İki ayrı günde sistolik kan basıncının ≥140 mmHg ve/ veya diastolik kan basıncının ≥90 mmHg üzerinde ölçülmesi hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır.
Soru 72
Damar duvarlarında kolesterol, yağ ve diğer maddelerin birikmesiyle plaklar oluşmasına ne denir?
Seçenekler
A
Ateroskleroz
B
Aritmi
C
Kalp yetmezliği
D
Kalp krizi
E
Hipertansiyon
Açıklama:
Aterosklerozda damar duvarlarında kolesterol, yağ ve diğer maddelerin birikmesi, plaklar oluşması ve damar duvarının hasar görmesidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 73
Kansere bağlı ölümlerin ana nedeni nedir?
Seçenekler
A
Adenom
B
Emboli
C
Blast
D
Ekimoz
E
Metastaz
Açıklama:
Anormal hücre yığınları/tümörlerin büyüyerek çevre doku ve diğer organlara yayılması metastaz olarak bilinmektedir. Kansere bağlı ölümlerin ana nedeni metastazlardır.
Soru 74
Kanserle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hücrelerin anormal biçimde çoğalmaları sonucu oluşan malin tümörlere
bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
B
Kanser tüm dünyada en sık ikinci ölüm nedenidir.
C
Düşük sebze-meyve tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite, fazla kilo risk faktörleri arasındadır.
D
Yaşlanmanın kanser gelişimine etkisi yoktur, her yaş grubu aynı risk grubundadır.
E
Çeşitli genetik ve çevresel risklerin etkileşiminden kaynaklandığı bilinmektedir.
Açıklama:
Kanser olgularının çoğu geç evrelerde tanı almakta, yeterince tedavi edilememektedir. Kanserin çeşitli genetik ve çevresel (kimyasal, fiziksel ve biyolojik kanserojenler) risklerin etkileşiminden kaynaklandığı bilinmektedir. Ayrıca yaşlanma da kanser gelişimi açısından önemli bir risk etmenidir. D seçeneğinde verilen bilgi yanlıştır.
Soru 75
Uzun süreli hiperglisemi durumlarının en çok etkilediği iki sistem hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Dolaşım ve görme sistemi
B
Dolaşım ve sinir sistemi
C
Sindirim ve boşaltım sistemi
D
Sindirim ve solunum sistemi
E
Solunum ve sinir sistemi
Açıklama:
Uzun süreli hiperglisemi durumları başta dolaşım ve sinir sistemi olmak üzere birçok sistemi olumsuz etkiler. Doğru cevap B seçenğidir.
Soru 76
- Çocukluk çağı başlangıçlıdır
- Tüm olguların %90-95’ini oluşturur
- İnsülinin yetersiz salınımına bağlıdır
- Belirtiler daha hafif düzeyde görülür
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I ve III
D
II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Tip 1 Diyabet çocukluk çağı başlangıçlı diyabet olarak da bilinir. İnsülinin yetersiz salınımı ile ilişkili olup hastaların insülin takviyesi almaları gereklidir. Belirtiler daha şidetli görülür ve tüm olguların %5-10’unu oluşturur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 77
İnmeyle ilgili verilenlerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
İskemik inmeler hemorajik olanlara kıyasla daha sık görülmektedir.
B
Özellikle düşük-orta gelirli ülkelerde erken yaşta gelişen inme sıklığı giderek artmaktadır.
C
Hastalarda hasar gören beyin dokusunun lokalizasyonuna göre farklı semptomlar ortaya çıkmaktadır.
D
Sessiz inme olarak adlandırılıp belirti vermeyen ancak beyinde hasara yol açanları vardır.
E
Etkileri kalıcıdır ve beyinde geri dönülemez hasara yol açar.
Açıklama:
Hastalardaki hasarlar kalıcı olabileceği gibi erken tedaviyle tamamen ya da kısmen
düzelebilmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
düzelebilmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 78
İnme hastalarının üçte birinde, özellikle de sol taraflı inmelerde ve afazi varlığında sıkça görülen bozukluk nedir?
Seçenekler
A
Depresyon
B
Manik depresif atak
C
Obsesif kompulsif bozukluk
D
Uyku bozukluğu
E
Yutma bozukluğu
Açıklama:
İnme sonrası depresyonun olguların üçte birinde görüldüğü bildirilmektedir. Özellikle sol taraflı inmelerde, afazi (konuşma bozukluğu) varlığında, öz geçmişinde ya da ailesinde depresyon/kaygı bozuklukları bulunduğunda risk artmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 79
Bir yetişkinin obez sayılması için beden kitle endeksi kaça eşit veya büyük olmalıdır?
Seçenekler
A
20
B
25
C
30
D
35
E
40
Açıklama:
BKE≥ 25 olan erişkinler aşırı kilolu, ≥30 olan kişiler ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 80
Metabolik sendromla ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tüm dünyada sıkça görülmektedir.
B
Bel çevresinde kalınlaşma, kan basıncında yükseklik gibi belirtilerle seyretmektedir.
C
Bu hastalar genellikle obez olup hareketsiz bir yaşam süren kişilerdir.
D
En sık görülen bulgusu HDL kolestrol yüksekliğidir.
E
Hem kalp-damar hastalıkları hem de Tip 2 Diyabet için risk faktörüdür.
Açıklama:
HDL düşüklüğü bulguları arasındadır. Doğru cevap D seçeneğidir.