Türk Düşünce Tarihi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi bozkır örgütlenme biçimi unsurlarından değildir?
Seçenekler
A
Klan
B
İl
C
Bodun
D
Urug
E
Boy
Açıklama:
Bozkır örgütlenme biçiminde aileden başlayarak, urug (küçük kabile), boy (bod, büyük kabile), bodun (halk, millet), nihayet en yüksek siyasal yapı “il”e ulaşılıyordu.
Soru 2
Her ne kadar tarihi derinliği MÖ 3 binlere kadar gitse de hangi tarihten itibaren üst düzeyde somut bir Türk siyasi teşekkülü görülür?
Seçenekler
A
MÖ 309
B
MÖ 109
C
MÖ 221
D
MÖ 121
E
MÖ 209
Açıklama:
Her ne kadar tarihi derinliği MÖ 3 binlere kadar gitse de MÖ 221’den itibaren üst düzeyde somut bir Türk siyasi teşekkülü görüyoruz. Bilindiği gibi bunun adı Büyük Hun İmparatorluğu idi.
Soru 3
Daha önce Afganistan, bugünkü Pakistan hatta Hindistan civarlarında devlet kuran Türk devleti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Büyük Hun Devleti
B
Akhunlar
C
Göktürkler
D
Hazarlar
E
Harzemşahlar
Açıklama:
İlgili kitabın 3. sayfasında yer alan bilgilere göre doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 4
Orhun yazıtları hangi ülke sınırları içindedir?
Seçenekler
A
Türkmenistan
B
Doğu Türkistan
C
Moğolistan
D
Çin
E
Kazakistan
Açıklama:
Orhun yazıtları, Orta Moğolistan’da Koça-Çaydam gölü dolayındaki Orhon nehrinin eski yatağı yakınında bulunmaktadır.
Soru 5
Bozkırların tarih sahnesine çıkardığı ilk büyük devlet modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tabgaç Hanlığı
B
Sümerler
C
Akadlar
D
Göktürkler
E
Asya Hun İmparatorluğu
Açıklama:
Bozkırların tarih sahnesine çıkardığı ilk büyük devlet modeli Asya Hun İmparatorluğudur.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi hükümdarlık sembolü değildir?
Seçenekler
A
Otağ
B
Yay
C
Kılıç
D
Davul
E
Tuğ
Açıklama:
Kaynaklardan anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi.
Soru 7
Göktürklerde “ayukı” tabiri aşağıdakilerden hangisine karşılık gelir?
Seçenekler
A
Meclis
B
Yargıç
C
Hükümet
D
Ordu
E
Savaş
Açıklama:
Orhun Kitabelerinde geçtiği üzere, Göktürklerde hükümetin karşılığı “ayukı” tabiri idi.
Soru 8
Bakanların yazıtlardaki karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Toy
B
Tigin
C
Buyruk
D
Bodun
E
Başçı
Açıklama:
Çin kaynaklarına göre Göktürk hükümeti 9 bakandan oluşuyordu. Bakanların yazıtlardaki karşılığı ise “buyruk” idi.
Soru 9
Türklerde bitigçiler hangi görevi yaparlardı?
Seçenekler
A
Ulaşım
B
Haberleşme
C
Valilik
D
Askerlik
E
Vekillik
Açıklama:
Bitigçiler haberleşmelerden sorumlu kâtip idiler.
Soru 10
Eski Türklerde Ruha ne isim verilirdi?
Seçenekler
A
Yuğ
B
Tın
C
Büdü
D
Bodın
E
Kemkeş
Açıklama:
Eski Türklerde ruha “tın” denirdi.
Soru 11
Bozkır örgütlenme biçiminde küçük kabilelere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Bod
B
İl
C
Boy
D
Urug
E
Bodun
Açıklama:
Bozkır örgütlenme biçiminde aileden başlayarak, urug (küçük kabile), boy (bod, büyük kabile), bodun (halk, millet), nihayet en yüksek siyasal yapı “il”e ulaşılıyordu. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 12
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan ve Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Huastuanift
B
Divanü Lügati’t Türk
C
Altun Yaruk
D
Sekiz Yükmek
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’tTürk, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 13
Göktürk Devletinde, törenin kesinlikle değişmeyen hükümlerinden biri olan adalet hangi ifadeyle anılırdı?
Seçenekler
A
Uzluk
B
Tüzlük
C
Könilik
D
Kişilik
E
Hakimlik
Açıklama:
Göktürk Devletinde törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 14
Eski Türk devlet yapılanmasında, aşağıdakilerden hangisi boy, ok, bodun gibi büyük insan kitlelerinin yöneticilerine verilen isimlerden değildir?
Seçenekler
A
Oguş
B
Yabgu
C
Erkin
D
Şad
E
İlteber
Açıklama:
Herhangi bir siyasi birliğe dâhil olmuş boylara ok denirdi. Boylar da zamanına göre birleşip üst bir birlik meydana getirirlerdi. Yazıtlardan açıkça anlaşıldığına göre söz konusu boy birliklerine bodun adı verilirdi. Bu büyük insan kitlelerinin yöneticilerinin unvanları yabgu, şad, ilteber ve erkin gibi duruma göre değişiklik gösterirdi. Oguş, aile anlamına gelmektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 15
Göktürklerde siyasi iktidar hangi tabir ile ifade ediliyordu?
Seçenekler
A
Örgin
B
Kut
C
Tuğ
D
Sorguç
E
Köbürge
Açıklama:
Göktürklerde siyasi iktidar “kut” tabiri ile ifade olunuyordu. Otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 16
Kağanın başkanlığının açık göründüğü meclislere, o bulunmadığı vakitlerde başkanlık eden ve hanedana mensup olmayan görevli kimdir?
Seçenekler
A
Buyruk
B
Yabgu
C
Aygucı
D
Şad
E
Kam
Açıklama:
Kağanın başkanlığının açık göründüğü meclislere, o bulunmadığı vakitlerde hanedana mensup olmayan Aygucı ve Ügeler başkanlık ederlerdi. Bu kişiler ayrıca başbakan konumunda idiler. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 17
Göktürk hükümetindeki bakanların yazıtlardaki karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Çor
B
Tudun
C
Tamgacı
D
Buyruk
E
Bitigçi
Açıklama:
Göktürk hükümeti 9 bakandan oluşuyordu. Bakanların yazıtlardaki karşılığı ise “buyruk” idi. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi İslam Öncesi dönemde yaşayan Türklerin inançlarına ait değildir?
Seçenekler
A
Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek
B
Sadece canlı varlıkların ruhu olduğuna inanmak
C
Ataların ruhlarına saygı duymak
D
Gök Tanrı’ya inanmak
E
Kurban sunmak
Açıklama:
Eski Türklerde ruha “tın” dendiği anlaşılır. Tın, 1. Canlı cansız her şeyin ruhu, 2. Türklerin ruhu, 3. Bireysel ruh olmak üzere üçe ayrılır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 19
Göktürkler tarafından dünyanın merkezi kabul edilen ve kutsal başkent seçilen yer neresidir?
Seçenekler
A
Karabalsagun
B
Kaşgar
C
Ötüken
D
Semender
E
İtil
Açıklama:
Göktürkler için dünyanın merkezi Ötükendir. Orada yaşarlarsa mutlu olacaklarına inanırlar. Aynı zamanda dünyanın dört köşesinin birleştiği yerde ve orası terk edilince düzen bozulup devlet yıkılıyordu. Bundan dolayı Ötüken’e kutsal (ıduk) yakıştırması yapılmıştır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 20
Eski Türk inanç sisteminde, Tanrı buyruklarına ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Yarlık
B
Açu
C
Ogan
D
Çalap
E
İdi
Açıklama:
Tanrı buyruklarına “yarlık” denirdi. Ulu varlık anlamına gelen bayat (kadim), açu (baba), idi (sahip), ogan (kaadir), çalap (mevla) aslında Tanrının sıfatlarıdır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 21
I. Aile
II. Urug
III. Boy
IV. Bodun
V. İl
Bozkır örgütlenme biçimini en düşükten en yükseğe olacak şekilde aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?
II. Urug
III. Boy
IV. Bodun
V. İl
Bozkır örgütlenme biçimini en düşükten en yükseğe olacak şekilde aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
I-III-IV-II-V
C
I-IV-III-V-II
D
I-III-II-V-IV
E
IV-V-III-II-I
Açıklama:
Bozkır örgütlenme biçiminde aileden başlayarak, urug (küçük kabile), boy (bod, büyük kabile), bodun (halk, millet), nihayet en yüksek siyasal yapı “il”e ulaşılıyordu. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 22
I. Büyük Kabile - Urug
II. Küçük Kabile - Boy
III. Millet - Bodun
IV. Devlet - İl
Bozkır örgütlenme biçimine ait yukarıda verilen eşleştirmelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Küçük Kabile - Boy
III. Millet - Bodun
IV. Devlet - İl
Bozkır örgütlenme biçimine ait yukarıda verilen eşleştirmelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Bozkır örgütlenme biçiminde aileden başlayarak, urug (küçük kabile), boy (bod, büyük kabile), bodun (halk, millet), nihayet en yüksek siyasal yapı “il”e ulaşılıyordu.
Soru 23
I. İleri gün doğusu - Doğu
II. Geri gün batısı - Batı
III. Yukarı gece ortası - Güney
IV. Beri gün ortası - Kuzey
Yukarıda Türk devletlerinin dünyayı yorumlaması ile ilgili kullandıkları yön eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Geri gün batısı - Batı
III. Yukarı gece ortası - Güney
IV. Beri gün ortası - Kuzey
Yukarıda Türk devletlerinin dünyayı yorumlaması ile ilgili kullandıkları yön eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
1-İleri gün doğusu (doğu), 2-Beri gün ortası (güney), sağ taraf, 3- Geri gün batısı (batı), 4- Yukarı, gece ortası (kuzey), sol taraf (Kül Tegin Yazıtı, güney, 2; Bilge KağanYazıtı, kuzey, 1,2; Ongi Yazıtı, güney, 2. Satırlar). Ayrıca güneşin ve ayın doğduğu battığı yer ile ilgilidir. Avrasya bozkırlarında Türk hakimiyeti genelde doğu batı ekseninde kendini göstermiştir. Türkler dünyayı bu şekilde yorumlamışlardır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 24
I. Sol Bilge Beyliği batıyı temsil etmektedir. II. Sağ Bilge Beyliği doğuyu temsil etmektedir. III. Doğudaki Bilge Beyliği daha üstündür. IV. Tahta geçecek şehzadeler Sol Bilge Beyliğine getirilirdi. Yukarıda yer alan bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız I
C
II ve III
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Sol Bilge Beyliği (prensliği) doğuyu, Sağ Bilge Beyliği (prensliği) merkeze göre batıyı temsil ediyordu. Daha sonra bunlar alt beyliklere bölünüyordu. Hunlarda da doğudaki Bilge Beyliği üstündü. Tahta geçecek şehzadeler Sol Bilge Beyliğine getirilirdi.
Soru 25
I. Devlet, hükümdardan önce gelmektedir.
II. Devletin yıkılması, en büyük felakettir.
III. Devlet, Kağan tarafından verilir.
IV. Kağan ve milletin durumu tanrı tarafından yasanır.
Göktürk ilindeki vatan anlayışı ile ilgili yukarıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri söylenemez?
II. Devletin yıkılması, en büyük felakettir.
III. Devlet, Kağan tarafından verilir.
IV. Kağan ve milletin durumu tanrı tarafından yasanır.
Göktürk ilindeki vatan anlayışı ile ilgili yukarıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri söylenemez?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
III ve IV
Açıklama:
Göktürk ilinde vatan anlayışının bir devlet felsefesi hâlinde geliştiğini görmekteyiz. Devlet, hükümdar yani kağandan önce gelmektedir. Bu sebepten bütün Göktürk yazıtlarında il (devlet) sözü kağandan önce zikredilmiştir. Devletin yıkılması ise, Göktürkler için en büyük felaket olarak telakki ediliyordu. Devlet, Tanrı tarafından verilir, kağanın ve milletin durumu Tanrı tarafından yasanır ve tayin edilirdi: “İl berigme tengri (il veren Tanrı)”. Kötü kağanlar ile yolundan çıkmış Türk milletini Tanrı zaman zaman cezalandırıp devleti elinden alıyordu. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 26
Töre düşüncesi kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Göktürk Devleti’ndeki ka- nunlar bütününe töre deniyordu.
B
Kitabelerde töre kelimesi 11 yerde geçmektedir.
C
Kitabelerde töre kelimesi boy deyimiyle birlikte kullanılmaktadır.
D
Kanun ile törenin arasındaki bağlantı doğrudan siyaset üzerinden sağlanıyordu.
E
Töre ile toplumu birleştirme işi töreye yüklenmişti
Açıklama:
Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre deniyordu. Kitabelerde töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun altısında il (devlet) deyimiyle birlikte kullanılmaktadır. Diğer beş yerde de il ile alakası açıkça belirlidir. Kanun ile törenin arasındaki bağlantı doğrudan siyaset üzerinden sağlanıyordu. Bir başka ifade ile töre ile toplumu birleştirme işi töreye yüklenmişti. Bu da Gök- türk Devleti’nin töreye (kanuna) ne kadar bağlı olduğunu göstermektedir.
Soru 27
I. Könilik - Adalet
II. Uzluk - İyilik
III. Tüzlük - İnsanlık
IV. Kişilik - Eşitlik
Yukarıda verilen töre hükümleri eşleştirmelerinden hangisi ve hangileri doğrudur?
II. Uzluk - İyilik
III. Tüzlük - İnsanlık
IV. Kişilik - Eşitlik
Yukarıda verilen töre hükümleri eşleştirmelerinden hangisi ve hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II ve IV
D
I ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Soru 28
Göktürk devletinde toprak köleleliğinin bulunmamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ziraatin az yer tutması
B
Eli silah tutan herkesin asker olması
C
Devletin dini bir nitelik taşımaması
D
Kağanın görevinin milleti bakıp gözetmek olması
E
Yüksek memuriyetlerin irsî olmaması
Açıklama:
Göktürk devletine baktığımızda şunları görürüz. Her şeyden önce, Göktürklerde ziraatın çok az yer tutmasından dolayı toprak köleliği (servage) söz konusu olamaz. Eli silah tutan herkesin asker olduğu bozkır toplumunda askerliğin ayrı bir meslek olduğu düşünülemez. Zaten Göktürkleri anlatan Çin kaynakları Göktürk ordusundan bahsederken, bunu çoğu kez asker kelimesi yerine kullanmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 29
"Kutadgu Bilig" kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip
B
Kaşgarlı Mahmud
C
Kapgan Kağan
D
Bilge Kağan
E
Kutlug Kağan
Açıklama:
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’tTürk, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır.
Soru 30
Orhun kitabelerinde bildirildiği üzere, Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe .......... deniyordu.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
izin
B
töre
C
yasa
D
dava
E
düzen
Açıklama:
Orhun kitabelerinde bildirildiği üzere, Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre deniyordu.
Soru 31
Göktürk Devletinde yüksek devlet mahkemesine ...... denirdi.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tanımlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tanımlar?
Seçenekler
A
könilik
B
ayukı
C
yargu
D
buyruk
E
kiş
Açıklama:
Göktürk Devletinde yüksek devlet mahkemesine yargu denirdi.
Soru 32
"Divanü Lügati’tTürk" kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip
B
Mukan Kağan
C
Bilge Kağan
D
Kaşgarlı Mahmud
E
Kapgan Kağan
Açıklama:
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’tTürk, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır.
Soru 33
Göktürklerde meclis kelimesinin karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İl
B
Könilik
C
Buyruk
D
Ayukı
E
Toy
Açıklama:
Göktürklerde meclis kelimesinin karşılığı “toy” idi.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Devletinde hukuk sistemi ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Ceza işlemleri devlet adamlarına uygulanmazdı.
B
Göktürk Devletinde yüksek devlet mahkemesine yargu denirdi.
C
Vatana ihanet edenler, ordudan kaçanlar ölüme mahkûm edilirdi.
D
At ve koyun çalanlar on katından fazlasını ödemeye mahkûm edilirdi.
E
Hafif suçlar on günü geçmemek üzere cezalandırılırdı.
Açıklama:
Göktürk Devletinde yüksek devlet mahkemesine yargu denirdi. Yine kaynaklar araştırıldığında, Göktürklerde bir könilik (adliye) müessesesi olduğunu anlıyoruz. Yarguların vazifeleri töreyi ve örfi hukuku uygulamak idi. Ünlü Göktürk devlet adamı Tonyukuk, mahkeme başkanlığı, yani yarganlık yapmıştı. Hükümdarlar da yarganlık yaparlardı. Kaynaklardan anlaşıldığına göre Türk ülkesinde geçerli cezai hükümler şunlardı: Zina yapan evlilerin, adam öldürmenin, soygun yapanın,bağlı at çalanın cezası idamdı. Genç kızları aldatanlar, ağır bir şekilde mal ile tazminat ödemek zorunda bırakılır, sonra o kızla mutlaka evlendirilirdi. Adam yaralayanlar, yaranın derecesine göre mal mülk ödemek suretiyle suçlarını tazmin ederlerdi. At ve koyun çalanlar on katından fazlasını ödemeye mahkûm edilirdi. Diğer hafif suçlar on günü geçmemek üzere cezalandırılırdı. Vatana ihanet edenler, ordudan kaçanlar ise ölüme mahkûm edilirdi. Ceza işlemleri herkese hiçbir fark gözetmeksizin uygulanırdı.
Soru 35
Göktürklerde siyasi iktidar aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Tüzlük
B
Uzluk
C
Kut
D
Töre
E
Urug
Açıklama:
Göktürklerde siyasi iktidar “kut” tabiri ile ifade olunuyordu.
Soru 36
Göktürklerde Devlet başkanı ...... unvanını taşıyordu.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Toy
B
Kut
C
Tuğ
D
Kağan
E
Örgin
Açıklama:
Göktürklerde hükümdarlık, yani, devlet başkanlığı kağanlık ile temsil edilmektedir. Devlet başkanı da kağan unvanını taşıyordu.
Soru 37
Göktürklerde hükümetin karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Töre
B
Toy
C
Kün
D
Ayukı
E
Buyruk
Açıklama:
Göktürklerde hükümetin karşılığı “ayukı” tabiri idi.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi herhangi bir siyasi birliğe dahil olmuş boylara verilen addır?
Seçenekler
A
İlteber
B
Erkin
C
Şad
D
Yabgu
E
Ok
Açıklama:
Bir sonraki halka olan boy, aileler ve uruglar birliği olarak ortaya çıkıyordu. Boyların başında beyler bulunurdu. 7. yüzyılın ortalarından itibaren boyların
idarecilerinin ilteber ve erkin gibi unvanlar taşıdığını görüyoruz. Yine 634/635 yılında başsız kalan boyların İli Irmağı civarında toplanarak yeniden örgütlenmeleri neticesinde boylara “ok” denildiği açıkça anlaşılmaktadır. Herhangi bir siyasi birliğe dâhil olmuş boylara ok denirdi.
idarecilerinin ilteber ve erkin gibi unvanlar taşıdığını görüyoruz. Yine 634/635 yılında başsız kalan boyların İli Irmağı civarında toplanarak yeniden örgütlenmeleri neticesinde boylara “ok” denildiği açıkça anlaşılmaktadır. Herhangi bir siyasi birliğe dâhil olmuş boylara ok denirdi.
Soru 39
Boy sisteminin eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi bakımından çok önemli bir rolü olan, üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-1090 yılları arasında var olan Türk boyu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Peçenekler
B
Karahanlılar
C
Ogurlar
D
Göktürk Kağanlığı
E
Uzlar
Açıklama:
Ogurlar ile Hunların karışımından doğan Bulgarlar, Peçenekler, Uzlar, Hazarlar, nihayet Kumanlar (Kıpçaklar) siyasi olarak varlıklarını sürdürdüler. Bunların içinde Peçenekler çok ilginç bir örnektir. Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-1090 yılları arasında var olabildiler.
Soru 40
Eski Türklerde, bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi, yani halk tabakasına dönüşmesine ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Oguş
B
Urug-boy
C
Bodun
D
Otağ
E
Kabile
Açıklama:
Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi, yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır.
Soru 41
Orhun Kitabelerindeki bilgiye göre, Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tengri
B
Uzluk
C
Tüzlük
D
Töre
E
Toy
Açıklama:
Orhun kitabelerinde bildirildiği üzere, Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre deniyordu.
Soru 42
Göktürklerde törenin kesinlikle değişmez olan hükümleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Adalet, İyilik-Faydalılık, Eşitlik ve İnsanlık
B
Ordu, Boylar halinde yaşam, İnsanlık ve Doğruluk
C
Konar Göçerlik, Adalet, Eşitlik ve İnsanlık
D
Adalet, Boylar halinde yaşam, İnsanlık ve Eşitlik
E
Hayat Ağacı, Konar Göçerlik, Adalet ve İnsanlık
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Göktürklerde hükümdarlık sembolleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Davul
B
Yay
C
Kurt Başlı Sancak
D
Taht
E
Ateş
Açıklama:
Kaynaklardan anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi.
Soru 44
Göktürklerde hükümdarlık, yani devlet başkanlığı hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kağanlığın kişiye Tanrı tarafından verildiğine inanılır.
B
Kağanın icraatı millet tarafından meclis vasıtasıyla kontrol ediliyordu.
C
Kanun (töre) yapıcıdır.
D
Türk hükümdarı kanunları (töre) uygular, onlara kendisi de uyar; fakat kanun yapamazdı.
E
Kağanın görevi millete bakıp gözetmek, doyurmak, boyları bir arada tutmak ve düşmanlara karşı korumaktır.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen “Eski Türk Düşüncesinde Devlet Başkanlığı Makamı” konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 45
Göktürklerde, halkın tahta çıkma töreninde kağanı bir keçe üzerine koyarak havaya kaldırması aşağıdakilerden hangisini gösterir?
Seçenekler
A
Kağanın seçimine halkın katılımı olarak düşünülür.
B
Ataların ruhlarına duyulan saygı olarak düşünülür.
C
Doğaüstü güçlere saygı olarak düşünülür.
D
Kağanlara kulluk görevlerini göstermek olarak düşünülür.
E
Budizm öğreti gereği olarak görülür.
Açıklama:
Göktürklerde, halkın tahta çıkma töreninde kağanı bir keçe üzerine koyarak havaya kaldırması kağanın seçimine halkın katılımı olarak düşünülmüştür.
Soru 46
Eski Türklerin meydana getirdiği destan ve efsaneler, bozkır insanının hayatta kalma mücadele örnekleriyle doludur. Bu edebiyat türünde kurttan türeme, gökten inme, ışıktan olma motiflerinin bulunması aşağıdakilerden hangisini gösterir?
Seçenekler
A
Öteki Dünya İnancına Saygı.
B
Totemizm İnancına Saygı.
C
Budizm Öğretilerine Saygı.
D
Doğa ve Doğa Üstü Güçlere Saygı.
E
Ateşe Saygı.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen “Doğa ve Doğaüstü Güçlere Saygı Gösterme” konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 47
Atalarının mezarlarının, Margos piskoposu tarafından saldırıya uğraması üzerine Avrupa Hun Hükümdarı Atilla’nın I. Balkan Seferine çıkması aşağıdakilerden hangisini gösterir?
Seçenekler
A
Öteki Dünya İnancına Saygı.
B
Ölen Atalara Saygı.
C
Doğa ve Doğa Üstü Güçlere Saygı.
D
Savaş Tanrısına Duyulan Saygı.
E
Şamanizm Öğretilerine Saygı.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise lütfen “Atalar Kültü” konu başlığını tekrar inceleyiniz.
Soru 48
Eski Türklerde Tanrı buyruklarına ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Tengri
B
Bodun
C
Yarlık
D
Uzluk
E
Tüzlük
Açıklama:
Tanrı’nın verdiğine inananlar kut sayesinde hükümdar Tanrı ile uyum halinde olmak zorundadır. Tanrı buyruklarına “yarlık” denirdi.
Soru 49
Tarihteki ilk somut Türk siyasi kuruluşu olan Büyük Hun İmparatorluğu aşağıdaki tarihlerden hangisinde varlık göstermeye başlamıştır?
Seçenekler
A
MÖ 8. yüzyıl
B
MÖ 5. yüzyıl
C
MÖ 3. yüzyıl
D
MÖ 1. yüzyıl
E
MS 2. yüzyıl
Açıklama:
Her ne kadar tarihi derinliği MÖ 3 binlere kadar gitse de MÖ 221’den itibaren üst düzeyde somut bir Türk siyasi teşekkülü görüyoruz. Bilindiği gibi bunun adı Büyük Hun İmparatorluğu idi. Buna Asya Hun İmparatorluğu da deriz. Hun siyasi varlığı M 439’a kadar Orta Asya’nın doğusunda, 558’e kadar Afganistan ve Batı Türkistan, nihayet
469’a kadar Avrupa’da sürmüştür. Hunları Orta Asya’nın doğusunda Tabgaç (386-557), Göktürk (552-745) ve Uygur (745-840) devletleri takip etti.
469’a kadar Avrupa’da sürmüştür. Hunları Orta Asya’nın doğusunda Tabgaç (386-557), Göktürk (552-745) ve Uygur (745-840) devletleri takip etti.
Soru 50
Aşağıdaki Türk hanlarından hangisinin Orhun Yazıtları'nda dikili bir taşı bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Kül Tigin
B
Mete
C
Alparslan
D
İstemi Yabgu
E
Attilla
Açıklama:
Orhun yazıtları, Orta Moğolistan’da Koça-Çaydam gölü dolayındaki Orhon nehrinin eski yatağı yakınında bulunduğu için bu adla anılmaktadırlar. Kül Tigin yazıtının 732, Bilge Kağan’ın 735, Tonyukuk’un (Tunyukuk) 716-734 yılları arasında dikilmiş olduğu tahmin
edilmektedir. Özellikle Bilge Kağan ve Tonyukuk’un yazıtları, II. Doğu Türk Kağanlığı’nın tarihi niteliğindedir.
edilmektedir. Özellikle Bilge Kağan ve Tonyukuk’un yazıtları, II. Doğu Türk Kağanlığı’nın tarihi niteliğindedir.
Soru 51
Asya Türk toplumlarınınen küçük halka olan aileden başlayarak büyüyen sosyal yapısı içinde bir devlet kurulduğunda yani bir halk tabakası oluştuğunda buna verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oğuş
B
Urug
C
Boy
D
İl
E
Bodun
Açıklama:
Sosyal yapıyı aileden (oguş) başlayarak, urug-boy, bodun şeklinde birbirinin içine geçen halkalar şeklinde belirtmek mümkündür. Bozkırdaki Türk topluluklarını her zaman dinamik ve ayakta tutan bu sosyal sistem, en başta insanların birbirine olan
ihtiyaçları (savunma, barınma, yiyecek elde etme) sonucunda doğmuştur. Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır. Küçük kabile dediğimiz sosyal sistem, göçebe hayatı 20. yüzyıla kadar sürdüren topluluklar arasında hâlâ yaşamaktadır. Uruglar, yani küçük kabileler birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi,
yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır. Esasen tarihî kaynakların ışığında bu sosyal sistem halkaları içinde boy birimi ön plana çıkmaktadır. Boyların toplumsal özellik olarak taşıdığı sosyal dayanışma ve dinamizm, bireyleri arasında birlikte hareket etme arzusunu getirmiş; çok uzun mesafeleri yılmadan çetin mücadelelerle aşmalarını sağlamıştır. Bir başka ifade ile Avrasya Türk tarihi aslında
açıklamaya çalıştığımız bu sosyal sistem içinde boyların tarihidir, denebilir.
ihtiyaçları (savunma, barınma, yiyecek elde etme) sonucunda doğmuştur. Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır. Küçük kabile dediğimiz sosyal sistem, göçebe hayatı 20. yüzyıla kadar sürdüren topluluklar arasında hâlâ yaşamaktadır. Uruglar, yani küçük kabileler birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi,
yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır. Esasen tarihî kaynakların ışığında bu sosyal sistem halkaları içinde boy birimi ön plana çıkmaktadır. Boyların toplumsal özellik olarak taşıdığı sosyal dayanışma ve dinamizm, bireyleri arasında birlikte hareket etme arzusunu getirmiş; çok uzun mesafeleri yılmadan çetin mücadelelerle aşmalarını sağlamıştır. Bir başka ifade ile Avrasya Türk tarihi aslında
açıklamaya çalıştığımız bu sosyal sistem içinde boyların tarihidir, denebilir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Devleti'nde kanunların tümünü kapsayan törenin değişmez dört özelliğinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Adalet
B
İyilik
C
Eşitlik
D
İnsanlık
E
Yardımseverlik
Açıklama:
Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre deniyordu. Kitabelerde töre kelimesi
11 yerde geçmekte, bunun altısında il (devlet) deyimiyle birlikte kullanılmaktadır. Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
11 yerde geçmekte, bunun altısında il (devlet) deyimiyle birlikte kullanılmaktadır. Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Soru 53
Bizans, Çin, Tibet ve İran kaynaklarında dahi Türk olarak anılan ilk devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hunlar
B
Göktürkler
C
Uygurlar
D
Karahanlılar
E
Selçuklular
Açıklama:
Göktürk tarihinin başlangıcında devletin kuruluşunu anlatan Çince tarihî kaynakta (Chou Shu 50. bölüm), lider Bumın’ın, o sırada tâbi olduğu Juan-juanları (Moğolları) bozguna uğrattıktan sonra, devlet karşılığı olan il ile hükümdarlık unvanı kağanı birlikte aldığını kaydetmektedir. İl Kağan, devletin hükümdarı demektir. Başka bir ifade ile artık bağımsız hâle gelinmiş, yani il (devlet) seviyesine yükselmiştir. 552 yılında gerçekleşen bu olaydan sonra ortada bir Türk devleti söz konusudur. Göktürk kağanlığı, bu tarihte Türk adını taşıyan ilk devlettir. Nitekim Çin, Tibet, Soğd, İran Sasani), Bizans, Arap kaynaklarında Türk Devleti adıyla anılmıştır. Hatta Bizans kaynaklarında (Menandros kroniği, 582 yılı) Orta Asya’ya Türkiye denilecektir.
Soru 54
Türk yazıtlarında da geçen ve Asya Türk Devletlerince kutsal sayılan bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Horasan
B
Sibirya
C
Ötüken
D
Mezopotamya
E
Anadolu
Açıklama:
Bağımsız olan her devletin varlığını sürdürdüğü bir coğrafi mekâna sahip olması gerektiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Ancak eski Türk ilinde bu coğrafi mekânın korunmasından kağanlar birinci derecede sorumludur. Bu durum ve vatan sevgisi,
yine Orhun Yazıtlarında çok açık bir şekilde anlatılmıştır. Ayrıca merkez Ötüken bölgesi kutsal sayılmıştır (Iduk Ötüken). Aslında oyma yazılı Eski Türkçe yazılı anıtlar (Türk milletinin acı tatlı hatıralarının gelecek nesillerce unutulmaması için taşa yazdırılıp dikilmesi), o toprakların ilelebet Türk vatanı olarak kalacağı düşüncesinin sonucunda
meydana getirilmiştir.
yine Orhun Yazıtlarında çok açık bir şekilde anlatılmıştır. Ayrıca merkez Ötüken bölgesi kutsal sayılmıştır (Iduk Ötüken). Aslında oyma yazılı Eski Türkçe yazılı anıtlar (Türk milletinin acı tatlı hatıralarının gelecek nesillerce unutulmaması için taşa yazdırılıp dikilmesi), o toprakların ilelebet Türk vatanı olarak kalacağı düşüncesinin sonucunda
meydana getirilmiştir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Göktürklerde kullanılan hükümdarlık sembollerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Taht
B
Davul
C
Yay
D
Kılıç
E
Tuğ
Açıklama:
Göktürklerde hükümdarlık, yani, devlet başkanlığı kağanlık ile temsil edilmektedir. Devlet başkanı da kağan unvanını taşıyordu. Kaynaklardan anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi.
Soru 56
Aşağıdaki Türk devletlerinden hangisi yerleşik hayata geçtikten sonra Mani dinini kabul etmiştir?
Seçenekler
A
Göktürkler
B
Uygurlar
C
Hunlar
D
Gazneliler
E
İskitler
Açıklama:
Uygurlar, 762’de Mâni dinine girdiler. Bundan sonra kağanlık unvanları Ay Tengri
olarak değişti. Bu arada alfabeleri değişerek Soğd yazısından kendilerine yeni alfabe aldılar. Neticede Uygurlar yerleşik hayata geçerek farklı kültür ürünleri meydana getirdiler. Irk Bitig (9. yüzyıl), Huastuanift, Altun Yaruk, Sekiz Yükmek gibi eserler
meydana getirildi. Bunun dışında çok sayıda hece vezninde yazılmış ilahiler hazırlandı.
olarak değişti. Bu arada alfabeleri değişerek Soğd yazısından kendilerine yeni alfabe aldılar. Neticede Uygurlar yerleşik hayata geçerek farklı kültür ürünleri meydana getirdiler. Irk Bitig (9. yüzyıl), Huastuanift, Altun Yaruk, Sekiz Yükmek gibi eserler
meydana getirildi. Bunun dışında çok sayıda hece vezninde yazılmış ilahiler hazırlandı.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Devletinde hükümetin karşılığı olarak kullanılan kelimedir?
Seçenekler
A
İlteber
B
Tamgacı
C
Ayukı
D
Könilik
E
Tudunluk
Açıklama:
Orhun Kitabelerinde geçtiği üzere, Göktürklerde hükümetin karşılığı “ayukı” tabiri idi. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, memleket meseleleri devlet meclisi adı verilen toyda görüşülüyordu. Ancak coğrafi şartlar ve ülkenin içinde bulunduğu durum sebebiyle toyun her zaman toplanması mümkün olamıyordu.
Soru 58
Göktürk Devleti'nde meclis kavramının karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayukı
B
Könilik
C
Buyruk
D
Toy
E
Yargu
Açıklama:
Demokrasinin önemli göstergesi meclisin eski Türk devletinde var olduğunu, Çin kaynaklarından ve Orhun Yazıtlarından çok açık bir şekilde anlamaktayız. Yasama kurulu niteliğini taşıyan bu meclis aslında milattan önceki devirlerden beri devam eden bir kurum olarak görünmektedir. Göktürklerde meclis kelimesinin karşılığı “toy” idi. Bütün diğer Türk lehçelerinde ve Türkçeden geçtiği bütün yabancı dillerde de meclis,
toplantı anlamına gelmektedir. Bu meclisin üyelerine Toygun denirdi. Oğuz Destanında da “Toy”dan bahsedilir.
toplantı anlamına gelmektedir. Bu meclisin üyelerine Toygun denirdi. Oğuz Destanında da “Toy”dan bahsedilir.
Soru 59
1069’da yazılan Kutadgu Bilig kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmut
B
Yusuf Has Hacip
C
Bilge Kağan
D
Kapgan Kağan
E
Mukan Kağan
Açıklama:
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’tTürk, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır.
Soru 60
Eski Türk toplumunun sosyal yapısı göze alındığında sosyal yapıların küçükten büyüğe doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Bodun-boy-aile-urug
B
Urug-boy-aile-bodun
C
Aile-urug-boy-bodun
D
Bodun-aile-boy-urug
E
Urug-bodun-boy-aile
Açıklama:
Bu sosyal yapıyı aileden (oguş) başlayarak, urug-boy, bodun şeklinde birbirinin içine geçen halkalar şeklinde belirtmek mümkündür.
Soru 61
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Göktürk Devleti’ndeki ‘töre’ ile ilgili söylenemez?
Seçenekler
A
Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe verilen isimdir.
B
Orhun kitabelerinde töreden bahsedilmemektedir.
C
Törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmezdi.
D
Devletin varlığı törenin varlığına sıkı sıkıya bağlıydı.
E
Töre ile devleti yönetme siyaseti arasında sıkı bir bağlantı vardır.
Açıklama:
Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre deniyordu. Kitabelerde töre kelimesi 11 yerde geçmekte, bunun altısında il (devlet) deyimiyle birlikte kullanılmaktadır. Diğer beş yerde de il ile alakası açıkça belirlidir. Kanun ile törenin arasındaki bağlantı doğrudan siyaset üzerinden sağlanıyordu. Bir başka ifade ile töre ile toplumu birleştirme işi töreye yüklenmişti. Bu da Göktürk Devleti’nin töreye (kanuna) ne kadar bağlı olduğunu göstermektedir. Bir başka deyişle, devletin varlığı törenin varlığına sıkı sıkıya bağlıdır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi devlet düşüncesinin yapılanma şekli ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Sosyal yapının çekirdeğini “boy” oluşturmaktadır.
B
Herhangi bir siyasi birliğe dahil olmamış boylara “şad ” denirdi.
C
7. yüzyılın ortalarından itibaren boyların idarecilerinin ilteber ve erkin gibi unvanlar taşıdığını görüyoruz.
D
En yüksek siyasi kuruluş urug’dur.
E
Devlet felsefesinde hükümdar yani kağan devletten önce gelmektedir.
Açıklama:
İslâmiyet’ten önce ve sonra Orta Asya bozkır sahasında kurulmuş Türk devletlerinde sosyal örgütlenme açısından yukarıda belirttiğimiz birbirine bağlı halkalar zinciri söz konusudur. Sosyal yapının çekirdeğini aile (oguş) oluşturuyordu. Aileler birliğine “urug” denilmesine rağmen, henüz bunun tam fonksiyonu anlaşılamamıştır. Herhangi bir siyasi birliğe dâhil olmuş boylara ok denirdi. Boylar da zamanına göre birleşip üst bir birlik meydana getirirlerdi. Yazıtlardan açıkça anlaşıldığına göre söz konusu boy birliklerine bodun adı verilirdi.Göktürk ilinde vatan anlayışının bir devlet felsefesi hâlinde geliştiğini görmekteyiz. Devlet, hükümdar yani kağandan önce gelmektedir. Bu sebepten bütün Göktürk yazıtlarında il (devlet) sözü kağandan önce zikredilmiştir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi hükümdarlık sembollerinden değildir?
Seçenekler
A
Davul
B
Tuğ
C
Otağ
D
Yay
E
Kalkan
Açıklama:
Anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Devleti’nde hükümetin karşılığıdır?
Seçenekler
A
Tudun
B
Ayukı
C
Tegin
D
Toy
E
Toygun
Açıklama:
Orhun Kitabelerinde geçtiği üzere, Göktürklerde hükümetin karşılığı “ayukı” tabiri idi.
Soru 65
I.Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek
II. Ataların ruhlarına saygı duymak
III. Ataların ruhlarına kurban sunmak
IV. Gök Tanrı’ya inanmak
V. Hac’ca gitmek
Yukarıdakilerden hangileri İslamiyet öncesi dönemde Türklerin inançlarının üzerine kurulduğu temellerdendir?
II. Ataların ruhlarına saygı duymak
III. Ataların ruhlarına kurban sunmak
IV. Gök Tanrı’ya inanmak
V. Hac’ca gitmek
Yukarıdakilerden hangileri İslamiyet öncesi dönemde Türklerin inançlarının üzerine kurulduğu temellerdendir?
Seçenekler
A
I-II-III-V
B
I-III-IV-V
C
I-II-III-IV
D
II-III-IV-V
E
I-II-IV-V
Açıklama:
Bozkırlarda gelişen Eski Türk inanç sistemi çok karmaşık bir yapıya sahip değildir. Ayrıca tarihin ilk devirlerinden itibaren Avrasya bozkırlarının hayat şartlarının izlerini taşır. İslam Öncesi dönemde Türkler yaşadıkları doğal ortam gereği inançlarını üç ana temel üzerine oturtmuşlardır:
- Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek,
- Ataların ruhlarına saygı duymak ve kurban sunmak,
- Gök Tanrı’ya inanmak.
Soru 66
Eski Türklerde ölen kişinin ardından yapılan törenlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ölen kişinin çadırı etrafında dolaşılır.
B
En sevdiği at kurban edilir.
C
Yanına çok sayıda değerli eşya konulurdu.
D
Ölen kişinin öteki dünyada huzur içinde kalmasına gayret edilirdi.
E
Ölen kişi mumyalanırdı.
Açıklama:
Ölen kişinin çadırı etrafında dolaşılır, en sevdiği at kurban edilir, yanına çok sayıda değerli eşya konularak öteki dünyada huzur içinde kalmasına gayret edilirdi. Saçların kesildiği, saçın başın dağıtıldığı, yüzün bıçakla çizilerek kan ve gözyaşının birlikte akıtıldığı törenler yapılırdı. Ölen kişinin atlarının önce kuyruklarının kesildiği sonradan kurban edildiği bildirilir.
Soru 67
Orhun Yazıtlarından anlaşıldığı üzere Göktürk çağında doğa ruhlarına aşağıdaki isimlerden hangisi verilirdi?
Seçenekler
A
Tengri
B
Bayat
C
Açu
D
İdi
E
Yer-sub
Açıklama:
Doğa ruhlarına, Göktürk çağında Orhun Yazıtlarından açıkça anlaşılacağı üzere, Yer-Sub (yer ve su) adı veriliyordu.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi Gök Tanrı dini ile ilgili yanlıştır?
Seçenekler
A
Tengri, Eski Türklerde hem Tanrı hem de Gök karşılığı kullanılmıştır.
B
Tengri ezeli, ebedi, ulu ve güçlü olarak değerlendirilmiştir.
C
Tengri ,Oğuz Kağan Destanında dünyayı kaplayan yüce bir varlıktır.
D
Tabiat olayları Tanrı tanımının içine dahildir.
E
Tört Bulung’da yani dünyanın her tarafında yaşayan insanlar Tengri’ye bağlanmıştır.
Açıklama:
Gök Tanrı dininin merkezinde yer alır. Tanrı, daima Gök Tanrı ile birlikte anılır. Dolayısıyla Gök ile ilgisi açıktır. Konuyla ilgili bütün tarihi metinlerde Gök Tanrı ifadesi kullanılarak yukarıdaki gökte soyut bir tanrıya işaret edilir. Bozkırın hayat şartları icabı ortaya çıktığı yerleşik topluluklarla ilgisi bulunmadığı açıktır. Türkçenin bilinen en eski kelimelerinden olan Tengri, Eski Türklerde hem Tanrı hem de Gök karşılığı kullanılmıştır. Daha sonraki dönemlerde Türklerin girdiği bütün dinlerde varlığını koruyarak günümüze gelmiştir. Tengri ezeli, ebedi, ulu ve güçlü olarak değerlendirilmiştir. Tengri’nin en iyi tanımı Orhun Yazıtlarında bulunur. Yazıtlarda “Üstte Mavi Gök, altta yağız yer yaratıldığında ikisinin arasında insanoğlu yaratılmıştır” ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla evrenin iki unsuru olan gök ve yerin açıkça Tanrı tarafından yaratılması söz konusudur.
“Tanrı gibi Tanrıdan olmuş Türk Bilge Kağan” ifadesiyle yaratılmışlık başka şekilde de anlatılır. Başka seyyah ve Çin kaynaklarının verdiği bilgiye göre Tanrı’nın tek yaratıcı ve tek olduğu açıkça bildirilir. Gökyüzünün anlam olarak karşılamasıyla birlikte Türklerin Tanrı’yı anlamsal olarak yukarıdaki bütün varlıkları kapsayan soyut bir kavram halinde algıladıklarını söylemek mümkündür. Ancak, tabiat olayları Tanrı tanımının içine dahil değildir. Oğuz Kağan Destanında ise dünyayı kaplayan yüce bir varlıktır. Tört Bulung’da yani dünyanın her tarafında yaşayan insanlar ona bağlanmıştır.
“Tanrı gibi Tanrıdan olmuş Türk Bilge Kağan” ifadesiyle yaratılmışlık başka şekilde de anlatılır. Başka seyyah ve Çin kaynaklarının verdiği bilgiye göre Tanrı’nın tek yaratıcı ve tek olduğu açıkça bildirilir. Gökyüzünün anlam olarak karşılamasıyla birlikte Türklerin Tanrı’yı anlamsal olarak yukarıdaki bütün varlıkları kapsayan soyut bir kavram halinde algıladıklarını söylemek mümkündür. Ancak, tabiat olayları Tanrı tanımının içine dahil değildir. Oğuz Kağan Destanında ise dünyayı kaplayan yüce bir varlıktır. Tört Bulung’da yani dünyanın her tarafında yaşayan insanlar ona bağlanmıştır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Kağanlığının devamı olan devlet ya da beyliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Karahanlı Devleti
B
Avarlar
C
Selçuklu Devleti
D
Osmanlı Devleti
E
Gazneliler
Açıklama:
Göktürk devlet sistemini bir şablon haline getirerek bozkırlarda kurulmuş bütün Türk siyasi kuruluşlarını analiz edebiliriz. Müslüman olmasına rağmen Karahanlı Devleti, Göktürklerin devamı sayılır. Göktürklerin Türk tarihine en büyük katkısı gerçekte siyasi tarih açısından olmuştur. Onların siyasi tabakası zayıflayıp tarih sahnesinden çekildikten sonra bünyelerinden çıkan Uygur, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere diğer Türk kökenli devlet ve beylikleri aslında Göktürk Kağanlığının devamıdır.
Soru 70
Göktürk Devleti’ndeki kanunlar bütününe töre denirdi. Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi. Aşağıdakilerden hangisi bu hükümlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Gerçeklik
C
Eşitlik
D
İnsanlık
E
İyilik
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Soru 71
İslamiyet’ten önceki Türk Devletleri’nde, hükümdarın egemenlik hakkı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Büyük devletler tarafından verildiğine
B
Kurultay tarafından verildiğine
C
Halk tarafından verildiğine
D
Seçimle alındığına
E
Tanrı tarafından verildiğine
Açıklama:
Göktürk ilinde vatan anlayışının bir devlet felsefesi hâlinde geliştiğini görmekteyiz. Devlet, hükümdar yani kağandan önce gelmektedir. Bu sebepten bütün Göktürk yazıtlarında il (devlet) sözü kağandan önce zikredilmiştir. Devletin yıkılması ise, Göktürkler için en büyük felaket olarak telakki ediliyordu. Devlet, Tanrı tarafından verilir, kağanın ve milletin durumu Tanrı tarafından yasanır ve tayin edilirdi: “İl berigme tengri (il veren Tanrı)”. Kötü kağanlar ile yolundan çıkmış Türk milletini Tanrı zaman zaman cezalandırıp devleti elinden alıyordu.
Soru 72
Eski Türklerde en yüksek siyasi teşekkül aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oğuş
B
İl
C
Uruğ
D
Kabile
E
Boy
Açıklama:
Eski Türklerde en yüksek siyasi teşekkülün il (devlet) olduğu, Çin tarihleri ve Türkçe Orhun Yazıtlarının verdiği bilgiler sayesinde gayet açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Yani bugünkü anlamda devletin karşılığı olan il, aileden (oguş) başlayıp sırasıyla, aileler birliği (uruğ), boy (kabileler) birliği halkalarının en gelişmiş ve son şekli olarak belirtilmektedir. Bir başka ifade ile en üst siyasi kuruluş il’dir; günümüzdeki karşılığı ise devlettir.
Soru 73
Göktürklerde hükümdarlık yani devlet başkanlığı kağanlık ile temsil edilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi kağanlıkla ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kağanlığın kişiye Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı
B
Türk hükümdarı kanunları (töre) uygular, onlara kendisi de uyar; fakat kanun yapamazdı
C
Kağanın icraatı millet tarafından meclis vasıtasıyla kontrol edilirdi
D
Despotizm ile yönetilen eski bazı kültürlerde olduğu gibi milletin görevi kağana bakmaktı
E
Kağanın görevi millete bakıp gözetmek, doyurmak, boyları bir arada tutmak ve düşmanlara karşı korumaktı
Açıklama:
Despotizm ile yönetilen eski bazı kültürlerde olduğu gibi milletin görevi ona bakmak değil, bilakis kağanın görevi millete bakıp gözetmek, doyurmak, boyları bir arada tutmak ve düşmanlara karşı korumaktır
Soru 74
İlk Türk Devletlerinde devlet meselelerinin görüşülüp karara bağlandığı danışma organına ne denir?
Seçenekler
A
Toygun
B
Aygucı
C
İlteber
D
İl
E
Toy
Açıklama:
Demokrasinin önemli göstergesi meclisin eski Türk devletinde var olduğunu, Çin kaynaklarından ve Orhun Yazıtlarından çok açık bir şekilde anlamaktayız. Yasama kurulu niteliğini taşıyan bu meclis aslında milattan önceki devirlerden beri devam eden bir kurum olarak görünmektedir. Göktürklerde meclis kelimesinin karşılığı “toy” idi. Bütün diğer Türk lehçelerinde ve Türkçeden geçtiği bütün yabancı dillerde de meclis, toplantı anlamına gelmektedir. Bu meclisin üyelerine Toygun denirdi. Oğuz Destanında da “Toy”dan bahsedilir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi bir devletin (yani il’in) bağımsız olabilmesi için sahip olması gereken şartlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kanun
B
Halk
C
Kültür
D
Ülke
E
Siyasi istiklal
Açıklama:
Bir devletin (yani il’in) bağımsız olabilmesi için bazı şartlara sahip olması gerekmektedir. Bunlar siyasi istiklal, ülke, halk ve kanundur.
Soru 76
I. Atalarının ruhlarına saygı duymak
II. Atalarının ruhlarına kurban sunmak
III. Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek
VI. Gök Tanrı’ya inanmak
Yukarıdaki öncüllerden hangisi ya da hangileri Eski Türk inanç sisteminin temelini oluşturur?
II. Atalarının ruhlarına kurban sunmak
III. Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek
VI. Gök Tanrı’ya inanmak
Yukarıdaki öncüllerden hangisi ya da hangileri Eski Türk inanç sisteminin temelini oluşturur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız IV
D
I, II ve III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Doğa ve doğaüstü güçlere saygı göstermek, atalarının ruhlarına saygı duymak ve kurban sunmak, Gök Tanrı’ya inanmak Eski Türk inanç sisteminin temelini oluşturuyordu. Canlı cansız her şeyin ruhu, Türklerin ruhu ve bireysel ruh olmak üzere üç ana temele oturuyordu. Eski Türk inanç sisteminde ata ruhlarına gösterilen saygı büyük önem taşımaktaydı. Hatta ölen atalarının ruhlarına saygı göstermek için belirli zamanlarda onlar için kurban sunuyorlardı. Asya Hunları, Tabgaçlar ve Göktürkler gibi büyük hanedanların ilk çıktıkları ata mağaralarında tören düzenlediklerini öğreniyoruz.
Soru 77
Orta Asya’da kurulan Türk devletlerinde yönetim özellikleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kurultay (Toy, Keneş,kengeş) adı verilen mecliste devlet yönetimiyle ilgili kararların alınması
B
Devleti daha kolay idare edilebilmek için ikili yönetimin benimsenmesi
C
Devlet yönetiminde “töre”lere uyma zorunluluğunun olması
D
Hatunun (hükümdarın eşi) kurultaya katılmaması
E
Devlet yönetme yetkisinin hükümdara Tanrı tarafından verildiğine inanılması
Açıklama:
Hükümdarların eşleri olan Hatunlar da devlet yönetiminde etkilidirler. Hakanın olmadığı durumlarda kurultaya hatun başkanlık ederdi, eğer hatunda katılamıyorsa kurultaya Ayguci (Başbakan) başkanlık ederdi. Hatunlar: Boy beylerini temsilen kurultaya katılırlardı. Elçi kabulünde bulunurlardı. Hakanın bulunmadığı durumlarda Kurultaya başkanlık yaparlardı.
Soru 78
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde vali olarak da görev yapabilen ve vergi toplamaktan sorumlu görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tamgacı
B
Tudun
C
Tegin
D
Erkin
E
Buyruk
Açıklama:
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde vergiye bağlanan diğer devletlerden vergilerin tahsili ve denetimi işi "Tudun" adı verilen memurlar tarafından yapılmıştır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi, hanedanın din değiştirip Museviliğe geçmesine rağmen Türk kültürü özelliklerini korumuştur?
Seçenekler
A
Bulgarlar
B
Kumanlar
C
Uzlar
D
Hazarlar
E
Peçenekler
Açıklama:
Hazarlar hanedanı din değiştirip Museviliğe geçmesine rağmen Türk kültürü özelliklerini korudular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler.
Soru 80
Eski Türk toplumunun sosyal yapısını oluşturan unsurlar içerisinde yer alan “oguş” ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Töre
B
Kurultay
C
Aile
D
Devlet
E
Millet
Açıklama:
İkinci karakteristik özellik eski Türk toplumunun sosyal yapısıdır. Bu sosyal yapıyı aileden (oguş) başlayarak, urug-boy, bodun şeklinde birbirinin içine geçen halkalar şeklinde belirtmek mümkündür. Bozkırdaki Türk topluluklarını her zaman dinamik ve ayakta tutan bu sosyal sistem, en başta insanların birbirine olan ihtiyaçları (savunma, barınma, yiyecek elde etme) sonucunda doğmuştur. Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi Bizans kaynaklarının ifadesine göre Tanrı Ares’in kılıcına sahip olan ve bütün dünyayı idaresi altına almak niyetinde bulunan ünlü Türk şahsiyetidir?
Seçenekler
A
Mete
B
Bilge Kağan
C
Attila
D
Uldız
E
Buku Han
Açıklama:
Bizans kaynaklarının ifadesine göre Tanrı Ares’in kılıcına sahip Attila, bütün dünyayı idaresi altına almak niyetindeydi. Nitekim bu durum Batı Roma elçisi Romulus tarafından dile getirilmiştir. Ancak, daha 409 yılında Hun liderlerinden Uldız Trakya Genel valisine gökyüzünü işaret ederek “güneşin battığı yere her tarafı ele geçireceklerini” söylemişti. Batı Göktürk yöneticilerinden Türk Şad, Bizans elçisi Valentinos’a “Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar dünya önümüzde diz çökecektir” diyerek tehdit ediyordu. Yine Göktürklerden Tardu, 598’de Bizans imparatoruna yolladığı mektupta “yedi iklimin ve yedi ırkın hükümdarından Roma imparatoruna” diyerek dünya hakimi olduğunu bildirmek istiyordu. Yine Divanü Lügati’t-Türk’te, Alper Tunga Acun Beği (dünya hükümdarı) olarak gösterilmiştir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi törenin kesinlikle değişmez hükümleri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Adalet
B
İyilik
C
Eşitlik
D
İnsanlık
E
Saygı
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Soru 83
Aşağıdaki kaynakların hangisinde Orta Asya’ya Türkiye denilmektedir?
Seçenekler
A
Çin
B
Tibet
C
Bizans
D
İran
E
Arap
Açıklama:
Göktürk tarihinin başlangıcında devletin kuruluşunu anlatan Çince tarihi kaynakta (Chou Shu 50. bölüm), lider Bumın’ın, o sırada tabi olduğu Juan-juanları (Moğolları) bozguna uğrattıktan sonra, devlet karşılığı olan il ile hükümdarlık unvanı kağanı birlikte aldığını kaydetmektedir. İl Kağan, devletin hükümdarı demektir. Başka bir ifade ile artık bağımsız hâle gelinmiş, yani il (devlet) seviyesine yükselmiştir. 552 yılında gerçekleşen bu olaydan sonra ortada bir Türk devleti söz konusudur. Göktürk kağanlığı, bu tarihte Türk adını taşıyan ilk devlettir. Nitekim Çin, Tibet, Soğd, İran (Sasani), Bizans, Arap kaynaklarında Türk Devleti adıyla anılmıştır. Hatta Bizans kaynaklarında (Menandros kroniği, 582 yılı) Orta Asya’ya Türkiye denilecektir. Türk tarihi açısından büyük bir ufuk açılımı meydana gelmekte, Türk kimliği yazılı tarih kaynaklarına damga vurmaktadır.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi, MÖ 55’te Çin’e bağlanmak isteyen Hun hükümdarı Hu-han-ye’ye devlet meclisindeki toplantıda karşı çıkılmıştır?
Seçenekler
A
Chih-chih
B
Mo-tu
C
Bilge Kağan
D
Tonyukuk
E
Uldız
Açıklama:
Asya Hunlarında bağımsızlığa verilen değer daha başında bellidir. Mo-tu (Mete) tahta çıkışının hemen sonrasında kendisini baskı altına almak isteyen doğudaki komşuları Tung-hu’ları ağır mağlubiyete uğratmış, Çin’deki Han hanedanına ise zor zamanlar yaşatarak kendi üstünlüğünü tanıtmıştı. Aradan zaman geçip MÖ 55’te Çin’e bağlanmak isteyen Hun hükümdarı Hu-han-ye’ye ise devlet meclisindeki toplantıda kardeşi Chih-chih karşı çıkmış ve “cesarete karşı hayranlık duymak ve bağlılığı yüz kızartıcı saymak bizim geleneğimizdir. Atalarımızdan aldığımız toprakla birlikte devr aldığımız devleti feda edemeyiz. Mücadele ederek savaşçılarımız hala mevcut iken devletimizi korumalıyız” demiştir.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi eski Türk düşüncesinde hükümdarlık sembolleri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Otağ
B
Tuğ
C
Davul
D
Yay
E
At
Açıklama:
Kaynaklardan anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi.
Soru 86
Türk lehçelerinde meclis, toplantı anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İl
B
Urug
C
Toy
D
Beğçor
E
Kut
Açıklama:
Demokrasinin önemli göstergesi meclisin eski Türk devletinde var olduğunu, Çin kaynaklarından ve Orhun Yazıtlarından çok açık bir şekilde anlamaktayız. Yasama kurulu niteliğini taşıyan bu meclis aslında milattan önceki devirlerden beri devam eden bir kurum olarak görünmektedir. Göktürklerde meclis kelimesinin karşılığı “toy” idi. Bütün diğer Türk lehçelerinde ve Türkçeden geçtiği bütün yabancı dillerde de meclis, toplantı anlamına gelmektedir. Bu meclisin üyelerine Toygun denirdi. Oğuz Destanında da “Toy”dan bahsedilir.
Soru 87
Göktürklerde hükümetin karşılığı aşağıdaki tabirlerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayukı
B
Apa
C
Erkin
D
İlteber
E
Tarhan
Açıklama:
Toylara katılan toygunlar tegin, kül-çor, apa, erkin, tudun, ilteber, tarhan gibi unvanlar taşırlardı. Toylarda önce dinî-millî törenler yapılarak başlanır, devletin bütün meseleleri görüşülür, sonra ziyafetler verilirdi. Orhun Kitabelerinde geçtiği üzere, Göktürklerde hükümetin karşılığı “ayukı” tabiri idi.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi, Türklerin dünyaya bakış açılarının en önemli unsurudur?
Seçenekler
A
Kutsal Dağ
B
Dünya Ağacı
C
Gök
D
Duman
E
Alev
Açıklama:
Gök, herşeyi kapsadığı için davranışlarla yer ile iletişim sağlar ve bütün dünyaya düzen verir. Gök, bütün dünyayı kaplayan bir kubbe gibi düşünülmüştür. Demir Kazık, yani Kutup yıldızı Göğün merkezinde yer alır. Kutup yıldızı hükümdarın sarayı, büyük ayı yıldız takımı da hükümdarın akrabası kabul edilirdi. Gök Kubbe, Demir Kazık etrafında dönerken, yıldızları bulunduran Gök Çarkı da dönerdi. Türklerin dünyaya bakış açılarının en önemli unsuru Gök’tür.
Soru 89
Orhun yazıtları hangi devlet döneminde meydana getirilmiştir?
Seçenekler
A
Asya Hun Devleti
B
Avrupa Hun Devleti
C
I.Göktürk Devleti
D
II.Göktürk Devleti
E
Uygurlar
Açıklama:
Orhun yazıtları II.Göktürk Devleti döneminde meydana getirilmiştir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi göçebe hayatta görülen faaliyetlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Tarım
B
Hayvancılık
C
Taşınabilir mimari eserler
D
Ticaret
E
Süt ürünleri
Açıklama:
Göçebe hayatta tarımsal faaliyetlere rastlanmaz.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 91
Göçebe hayatta sosyal hayatı düzenleyen kurallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ferman
B
Tuğra
C
Töre
D
Kanunname
E
Yasa
Açıklama:
Tanımı yapılan kavram töre'dir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 92
Eski Türklerde en yüksek siyasi teşekkül hangisidir?
Seçenekler
A
il
B
Aile
C
Oguş
D
Urug
E
Boy
Açıklama:
En büyük siyasi teşekkül il'dir.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 93
Hangisi eski Türk devletlerinde bir devletin bağımsız olabilmesi şartlarından biri değildir?
Seçenekler
A
İstiklal
B
Demokasi
C
Ülke
D
Halk
E
Kanun
Açıklama:
Demokrasi bu şartlardan biri değildir.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 94
I.Göktürk devleti hangi devlete son vererek kurulmuştur?
Seçenekler
A
Peçenekler
B
Uygurlar
C
Avarlar
D
Bulgarlar
E
Uzlar
Açıklama:
I.Göktürkler 552'de Avar hakimiyetine son vererek kurulmuşlardır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 95
Göktürklerlerde devlet başkanlığı ne ile temsil edilmektedir?
Seçenekler
A
Sultan
B
Padişah
C
Emir
D
Kağan
E
Şad
Açıklama:
Devlet başkanlığı kağan unvanı ile temsil edilmektedir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 96
Göktürlerde meclis kelimesinin karşılığı nedir?
Seçenekler
A
Toygun
B
Tudun
C
Kut
D
Şad
E
Toy
Açıklama:
Meclis toy ile isimlendirilir.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 97
Göktürk devletinde yüksek devlet mahkemesine ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Toy
B
Ayguci
C
Tudun
D
Toygun
E
Yargu
Açıklama:
Yüksek devlet mahkemesine yargu adı verilirdi.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 98
İslamiyet öncesi Türklerde en yaygın görülen dini inanç hangisidir?
Seçenekler
A
Taozim
B
Zerdüştlük
C
Maniheizm
D
Gök Tanrı
E
Budizm
Açıklama:
Gök Tanrı dini Türkler arasında en yaygın dini inançtır.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 99
Kutadgu Bilig kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Ali Şir Nevai
B
Ahmet Hikmet
C
Edip Ahmet
D
Yusuf Has Hacip
E
Kaşgarlı Mahmut
Açıklama:
Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacip tarafından yazılmıştır.
Soru 100
Kaşgarlı Mahmud tarafından kaleme alınan Divanü Lügati’t Türk kaç yılında yazılmıştır?
Seçenekler
A
1071
B
1072
C
1074
D
1075
E
1073
Açıklama:
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’tTürk, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır
Soru 101
Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-1090 yılları arasında var olabildiler. Boy sisteminin Eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi bakımından çok önemlidir. Herhangi bir devletleri ortaya çıkmadı; ama boylar halinde yaşadılar ve Doğu Avrupa tarihinde çok etkili oldular.
Yukarıda sözü edilen boy hangisidir?
Yukarıda sözü edilen boy hangisidir?
Seçenekler
A
Bulgarlar
B
Peçenekler
C
Uzlar
D
Hazarlar
E
Ogurlar
Açıklama:
Doğu Avrupa’da ise Hunlardan sonra Avarlar
uzun sayılabilecek bir kağanlık kurdular (558-805).
Ogurlar ile Hunların karışımından doğan Bulgarlar, Peçenekler, Uzlar, Hazarlar, nihayet Kumanlar
(Kıpçaklar) siyasi olarak varlıklarını sürdürdüler.
Bunların içinde Peçenekler çok ilginç bir örnektir.
Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-
1090 yılları arasında var olabildiler. Boy sisteminin Eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi
bakımından çok önemlidir. Herhangi bir devletleri
ortaya çıkmadı; ama boylar halinde yaşadılar ve
Doğu Avrupa tarihinde çok etkili oldular.
uzun sayılabilecek bir kağanlık kurdular (558-805).
Ogurlar ile Hunların karışımından doğan Bulgarlar, Peçenekler, Uzlar, Hazarlar, nihayet Kumanlar
(Kıpçaklar) siyasi olarak varlıklarını sürdürdüler.
Bunların içinde Peçenekler çok ilginç bir örnektir.
Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-
1090 yılları arasında var olabildiler. Boy sisteminin Eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi
bakımından çok önemlidir. Herhangi bir devletleri
ortaya çıkmadı; ama boylar halinde yaşadılar ve
Doğu Avrupa tarihinde çok etkili oldular.
Soru 102
Hanedanın din değiştirip Museviliğe geçmesine rağmen Türk kültürü özelliklerini korudular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler.
Yukarıda sözü edilen boy hangisidir?
Yukarıda sözü edilen boy hangisidir?
Seçenekler
A
Bulgarlar
B
Hazarlar
C
Peçenekler
D
Uzlar
E
Kumanlar
Açıklama:
Hazarlar ise hanedanın din değiştirip Museviliğe geçmesine
rağmen Türk kültürü özelliklerini korudular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler.
rağmen Türk kültürü özelliklerini korudular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler.
Soru 103
Küçük kabileler birleştiğinde aşağıdakilerden hangisi meydana gelmektedir?
Seçenekler
A
Boy
B
Bodun
C
Urug
D
Aile
E
Toplum
Açıklama:
Uruglar, yani küçük kabileler
birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi,
yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır.
birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi,
yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır.
Soru 104
Aileler biraz büyüdüğünde aşağıdakilerden hangisi oluşur?
Seçenekler
A
Boy
B
Urug
C
Bodun
D
Halk
E
Toplum
Açıklama:
Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır.
Soru 105
Efsanevi ilk Çin yazılı metinlerine göre Türk tarihi ne zamana dayanmaktadır?
Seçenekler
A
MÖ 2250'lere
B
MÖ 2000'lere
C
MÖ 2100'lere
D
MÖ 1500'lere
E
MÖ 2500'lere
Açıklama:
efsanevi ilk Çin yazılı metinlerini
dikkate alırsak Türk tarihini MÖ 2250’lere götürmek mümkündür.
MÖ 2250'lere
dikkate alırsak Türk tarihini MÖ 2250’lere götürmek mümkündür.
MÖ 2250'lere
Soru 106
Oğuz Han'ın “Güneş bayrağımız, gökyüzü otağımızdır” sözü neyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Türk ülkesinin özgürlüğünü
B
Türk ülkesinin sınırlarının sonsuz genişlikte olduğunu
C
Türklerin güneşi ve gökyüzünü kutsal saydığını
D
Türklerin göçebe bir hayat yaşadığını
E
Güneş ve gökyüzü olmadan yaşanamayacağını
Açıklama:
Oğuz Han “Güneş bayrağımız, gökyüzü otağımızdır” diyerek Türk ülkesinin sınırlarını sonsuz genişlikte olduğunu ifade etmiştir.
Türk ülkesinin sınırlarının sonsuz genişlikte olduğunu
Türk ülkesinin sınırlarının sonsuz genişlikte olduğunu
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi törenin kesinlikle değişmeyen hükümlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
adalet
B
iyilik
C
eşitlik
D
insanlık
E
doğruluk
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı
hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
doğruluk
hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
doğruluk
Soru 108
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
könilik (adalet)
B
uzluk (doğruluk)
C
tüzlük (eşitlik)
D
kişilik (insanlık)
E
töre (kanunilik)
Açıklama:
könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
uzluk (doğruluk)
uzluk (doğruluk)
Soru 109
Bozkır örgütlenme biçiminde en yüksek yapı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İl
B
Bodun
C
Boy
D
Aile
E
Urug
Açıklama:
Bozkır örgütlenme biçiminde aileden başlayarak, urug (küçük kabile), boy (bod, büyük kabile), bodun (halk, millet), nihayet en yüksek si- yasal yapı “il”e ulaşılıyordu. Doğru seçenek A'dır.
Soru 110
Din değiştirip Musevi oldular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler. Söz edilen Türk kağanlığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bulgarlar
B
Hazarlar
C
Uzlar
D
Kıpçaklar
E
Peçenekler
Açıklama:
Doğu Avrupa’da ise Hunlardan sonra Avarlar uzun sayılabilecek bir kağanlık kurdular (558-805). Ogurlar ile Hunların karışımından doğan Bulgar- lar, Peçenekler, Uzlar, Hazarlar, nihayet Kumanlar (Kıpçaklar) siyasi olarak varlıklarını sürdürdüler. Bunların içinde Peçenekler çok ilginç bir örnektir. Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860- 1090 yılları arasında var olabildiler. Boy sistemi- nin Eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi bakımından çok önemlidir. Herhangi bir devletleri ortaya çıkmadı; ama boylar halinde yaşadılar ve Doğu Avrupa tarihinde çok etkili oldular. Hazarlar ise hanedanın din değiştirip Museviliğe geçmesine rağmen Türk kültürü özelliklerini korudular. Bazı alanlarda yerleşikliğe dahi adapte olarak şehir kültürünü geliştirdiler. Doğru seçenek B'dir.
Soru 111
Bozkırların tarih sahnesine çıkardığı ilk büyük devlet modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa Hun Devleti
B
Asya Hun Devleti
C
Hititler
D
Göktürk
E
Uygur
Açıklama:
Bozkırların tarih sahnesine çıkardığı ilk büyük devlet mo- deli Asya Hun İmparatorluğudur. Aynı coğrafyada kurulup kendi modelini Kuzey Çin’e taşıyan Tabgaçlar, orada önce kendi kültürleriyle yaşadılarsa da bir süre sonra asimile olarak Çinlileştiler. Doğru seçenek B'dir.
Soru 112
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan --- ve Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074’te kaleme alınan ---, Türk düşünce tarihinin hem İslam öncesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır.
Seçenekler
A
Divanü Lügati’t- Türk, Kutadgu Bilig
B
Orhun Abideleri, Kutadgu Bilig
C
Kutadgu Bilig, Orhun Abideleri
D
Kutadgu Bilig, Divanü Lügati’t- Türk
E
Divanü Lügati’t- Türk, Orhun Abideleri
Açıklama:
Yusuf Has Hacip tarafından 1069’da yazılan Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud tarafın- dan 1074’te kaleme alınan Divanü Lügati’t- Türk, Türk düşünce tarihinin hem İslam ön- cesine hem sonrasına siyasi ve sosyal açıdan ışık tutmaktadır.
Soru 113
I. Yerleşik tarım
II. Türk göçleri
III. Sosyal yapı
IV. Yönetim sistemi
Yukarıdakilerden hangileri eski bozkır Türk kültürün en önemli iki karakteristiğidir?
II. Türk göçleri
III. Sosyal yapı
IV. Yönetim sistemi
Yukarıdakilerden hangileri eski bozkır Türk kültürün en önemli iki karakteristiğidir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
III ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Genel bir bakışla eski bozkır Türk kültüründe dikkate alınması gereken iki önemli karakteristik özellik ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Türk göçleridir. Bununla kastedilen normal bir yay- lak kışlak hayatı değil, çeşitli nedenlerle yaşadıkları bölgeyi kitleler hâlinde terk ederek çok uzun mesa- feler kat etmek suretiyle bir başka alana gitmeleri- dir. Bu yüzden her yıl sürdürülen mevsime göre yer değiştirme ile karıştırılmamalıdır. Kitleler hâlinde başka alanlara kayma, çok önemli tarihî sonuçlar doğurmuştur. Büyük göçlerin siyasi ve ekonomik olmak üzere iki temel sebebi vardır. Ekonomik se- bep denince özellikle nüfusun artması nedeniyle otlakların yetersiz kalması, kuraklık veya ağır kış şartları yüzünden çıkan kıtlık ve benzeri etkenler gösterilebilir. Türklerin özellikle Çin, Hsien-pi, Moğol gibi kavimlerin baskısıyla yerlerini terk edip başka sahalara gitmeleri ise göçlerin siyasi sebebini oluşturur.İkinci karakteristik özellik eski Türk toplumunun sosyal yapısıdır. Bu sosyal yapıyı aileden (oguş) başlayarak, urug-boy, bodun şeklinde birbirinin içine geçen halkalar şeklinde belirtmek mümkündür. Doğru seçenek B'dir.
Soru 114
Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde --- ortaya çıkmaktadır. Küçük kabile dediğimiz sosyal sistem, göçebe hayatı 20. yüzyıla kadar sürdüren topluluklar arasında hâlâ yaşamaktadır. Küçük kabileler birleştiğinde ise --- meydana gelmektedir. Boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Uruglar, Boylar
B
Boylar, Uruglar
C
Bodun, Uruglar
D
Uruglar, Bodun
E
Bodun, Boylar
Açıklama:
Aile toplumun en küçük birimi- dir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır. Küçük kabile dediğimiz sosyal sistem, göçebe hayatı 20. yüzyıla kadar sürdüren topluluklar arasında hâlâ yaşamaktadır. Uruglar, yani küçük kabileler birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Doğru seçenek A'dır.
Soru 115
Eski Türklerde bir devletin (yani il’in) bağımsız olabilmesi için bazı şartlara sahip olması gerekmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Siyasi istiklal
B
Ülke
C
Halk
D
Din
E
Kanun
Açıklama:
Bir devletin (yani il’in) bağımsız olabilme- si için bazı şartlara sahip olması gerekmek- tedir. Bunlar siyasi istiklal, ülke, halk ve kanundur. Doğru seçenek D'dir.
Soru 116
Göktürklerde hükümdarlık, yani, devlet başkanlığı nasıl temsil edilmektedir?
Seçenekler
A
Başkanlık
B
Padişahlık
C
Hükümdarlık
D
Kraliyet
E
Kağanlık
Açıklama:
Göktürklerde hükümdarlık, yani, devlet başkanlığı kağanlık ile temsil edilmektedir. Devlet baş- kanı da kağan unvanını taşıyordu. Doğru seçenek E'dir.
Soru 117
I. Otağ
II. Örgin
III. Tuğ
IV. Kılıç
Göktürk devletinde yukarıdakilerden hangileri kağanlık sembollerindendir?
II. Örgin
III. Tuğ
IV. Kılıç
Göktürk devletinde yukarıdakilerden hangileri kağanlık sembollerindendir?
Seçenekler
A
I, II
B
I, II, IV
C
I, II, III
D
II, III
E
I, IV
Açıklama:
Kaynaklardan anlaşıldığına göre otağ, örgin (taht), tuğ (kurt başlı sancak), davul (sorguç-köbürge) ve yay hükümdarlık sembolleri idi. Doğru seçenek C'dir.
Soru 118
I. Yarlığ
II. Kut
III. Ülug
Göktürk devletinde yukarıdaki ifadeleri neyi temsil etmektedir?
II. Kut
III. Ülug
Göktürk devletinde yukarıdaki ifadeleri neyi temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Göktürk devletinde kağanlara Tanrı tarafından verilmiş özelliklerdir.
B
Göktürk devletinde saygın aile reislerinin adlarıdır.
C
Göktürk devletinde aile yapısını temsil eder.
D
Göktürk devletinde üç ayrı bölgenin adıdır.
E
Göktürk devletinde kağanları temsil eden isimleridir.
Açıklama:
Bir Türk’ün başarılı bir kağan olabilmesi için Tanrı tarafından verilmiş üç özelliği kendinde toplaması gerekiyordu: yarlığ, kut ve ülüg (kısmet). Doğru seçenek A'dır.
Soru 119
Museviliği kabul eden Türk boyu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tabgaçlar
B
Uygurlar
C
Göktürkler
D
Hazarlar
E
Tuna Bulgarları
Açıklama:
Geniş coğrafyalara yayılan Türkler, komşularının etkisi altında kalarak başka dinlere de girmişlerdir. Tabgaçlar, 480’li yıllardan sonra Budizm’e direnemeyip bu dini kabul ettiler. Göktürkler zamanında (542-745) birkaç defa Budizm’e girme teşebbüsleri oldu ise de gerekli kabulü görmediği için yayılmadı. Uygurlar, 762’de Mâni dinine girdiler. Bundan sonra kağanlık unvanları Ay Tengri olarak değişti. Bu arada alfabeleri değişerek Soğ yazısından kendilerine yeni alfabe aldılar. Neticede Uygurlar yerleşik hayata geçerek farklı kültür ürünleri meydana getirdiler. Irk Bitig (9. yüzyıl), Huastuanift, Altun Yaruk, Sekiz Yükmek gibi eserler meydana getirildi. Bunun dışında çok sayıda hece vezninde yazılmış ilahiler hazırlandı. Hazarların, Kafkasya’nın kuzeyinde Museviliği kabul ettiklerini görüyoruz. Aynı sıralarda halkın bir kısmı da Hristiyanlığa girmişti. Tuna Bulgarları ise 864’ten sonra resmen Hristiyanlığa girdiler.
Soru 120
- Üst düzeyde bir siyasi kuruluş oluşturamadan 860-1090 yılları arasında var olabildiler.
- Boy sisteminin Eski Türk tarihinde oynadığı rolü göstermesi bakımından çok önemlidir.
- Herhangi bir devletleri ortaya çıkmadı; bu nedenle de Doğu Avrupa tarihinde etkili olamadılar.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Herhangi bir devletleri ortaya çıkmadı ama boylar halinde yaşadılar ve Doğu Avrupa tarihinde çok etkili oldular.
Soru 121
- Türk göçleri, mevsime göre yer değiştirme anlamında kullanılır.
- Bu göçlerin ekonomik sebepleri arasında, özellikle nüfusun artması nedeniyle otlakların yetersiz kalması, kuraklık veya ağır kış şartları yüzünden çıkan kıtlık ve benzeri etkenler gösterilebilir.
- Bozkırdaki Türk topluluklarını her zaman dinamik ve ayakta tutan bu sosyal sistem, en başta insanların birbirine olan ihtiyaçları (savunma, barınma, yiyecek elde etme) sonucunda doğmuştur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Genel bir bakışla eski bozkır Türk kültüründe dikkate alınması gereken iki önemli karakteristik özellik ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Türk göçleridir. Bununla kastedilen normal bir yaylak kışlak hayatı değil, çeşitli nedenlerle yaşadıkları bölgeyi kitleler hâlinde terk ederek çok uzun mesafeler kat etmek suretiyle bir başka alana gitmeleridir. Bu yüzden her yıl sürdürülen mevsime göre yer değiştirme ile karıştırılmamalıdır. Kitleler hâlinde başka alanlara kayma, çok önemli tarihî sonuçlar doğurmuştur. Büyük göçlerin siyasi ve ekonomik olmak üzere iki temel sebebi vardır. Ekonomik sebep denince özellikle nüfusun artması nedeniyle otlakların yetersiz kalması, kuraklık veya ağır kış şartları yüzünden çıkan kıtlık ve benzeri etkenler gösterilebilir. Türklerin özellikle Çin, Hsien-pi, Moğol gibi kavimlerin baskısıyla yerlerini terk edip başka sahalara gitmeleri ise göçlerin siyasi sebebini oluşturur. İkinci karakteristik özellik eski Türk toplumunun sosyal yapısıdır. Bu sosyal yapıyı aileden (oguş) başlayarak, urug-boy, bodun şeklinde birbirinin içine geçen halkalar şeklinde belirtmek mümkündür. Bozkırdaki Türk topluluklarını her zaman dinamik ve ayakta tutan bu sosyal sistem, en başta insanların birbirine olan ihtiyaçları (savunma, barınma, yiyecek elde etme) sonucunda doğmuştur. Aile toplumun en küçük birimidir, aileler biraz büyüdüğünde uruglar ortaya çıkmaktadır. Küçük kabile dediğimiz sosyal sistem, göçebe hayatı 20. yüzyıla kadar sürdüren topluluklar arasında hâlâ yaşamaktadır. Uruglar, yani küçük kabileler birleştiğinde ise boylar meydana gelmektedir. Herhangi bir devlet (il) kurulduğunda boyların birleşmesi, yani halk tabakasına dönüşmesi bodun olarak adlandırılmaktadır. Esasen tarihî kaynakların ışığında bu sosyal sistem halkaları içinde boy birimi ön plana çıkmaktadır. Boyların toplumsal özellik olarak taşıdığı sosyal dayanışma ve dinamizm, bireyleri arasında birlikte hareket etme arzusunu getirmiş; çok uzun mesafeleri yılmadan çetin mücadelelerle aşmalarını sağlamıştır. Bir başka ifade ile Avrasya Türk tarihi aslında açıklamaya çalıştığımız bu sosyal sistem içinde boyların tarihidir, denebilir.
Soru 122
Aşağıdakilerden hangisi, Göktürklerdeki töre düşüncesinin değişmez hükümleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Özel mülkiyet
B
Könilik
C
Uzluk
D
Tüzlük
E
Kişilik
Açıklama:
Töre hükümleri değişik şartlar altında etkinliğini sürdürebilmek için değişebilirdi. Ancak törenin bazı hükümleri kesinlikle değişmez idi: Bunlar könilik (adalet), uzluk (iyilik, faydalılık), tüzlük (eşitlik), kişilik (insanlık) idi.
Diğer eski Türk devletlerinde olduğu gibi, Göktürk Devleti’ni de yerleşik ve kabilevi devletlerden ayıran başlıca özellikler şunlar idi: Velayet-i amme, özel mülkiyet, serbest çalışma, imtiyazsızlık, hükümranlığın karizmatik oluşu, birleştiricilik, askerî karakter, dinî tolerans, imperium telakkisi, töre (kanunilik), besicilik-çobanlık. Fakat, özellikle vurgulanması gereken nokta ise, Göktürk Devleti’nin kamu hukukuna sahip olmasıdır. Bu, onları diğer kabilevi devletlerden ayıran en önemli özelliktir.
Diğer eski Türk devletlerinde olduğu gibi, Göktürk Devleti’ni de yerleşik ve kabilevi devletlerden ayıran başlıca özellikler şunlar idi: Velayet-i amme, özel mülkiyet, serbest çalışma, imtiyazsızlık, hükümranlığın karizmatik oluşu, birleştiricilik, askerî karakter, dinî tolerans, imperium telakkisi, töre (kanunilik), besicilik-çobanlık. Fakat, özellikle vurgulanması gereken nokta ise, Göktürk Devleti’nin kamu hukukuna sahip olmasıdır. Bu, onları diğer kabilevi devletlerden ayıran en önemli özelliktir.
Soru 123
634/635 yılında başsız kalan boyların İli Irmağı civarında toplanarak yeniden örgütlenmeleri neticesinde boylara ne denmiştir?
Seçenekler
A
İlteber
B
Ok
C
Urug
D
Oguş
E
Bodun
Açıklama:
İslâmiyet’ten önce ve sonra Orta Asya bozkır sahasında kurulmuş Türk devletlerinde sosyal örgütlenme açısından birbirine bağlı halkalar zinciri söz konusudur. Sosyal yapının çekirdeğini aile (oguş) oluşturuyordu. Aileler birliğine “urug” denilmesine rağmen, henüz bunun tam fonksiyonu anlaşılamamıştır. Sonraki devirlerde küçük boy/kabile anlamına kullanılmıştır. Bir sonraki halka olan boy, aileler ve uruglar birliği olarak ortaya çıkıyordu. Boyların başında beyler bulunurdu. 7. yüzyılın ortalarından itibaren boyların idarecilerinin ilteber ve erkin gibi unvanlar taşıdığını görüyoruz. Yine 634/635 yılında başsız kalan boyların İli Irmağı civarında toplanarak yeniden örgütlenmeleri neticesinde boylara “ok” denildiği açıkça anlaşılmaktadır. Herhangi bir siyasi birliğe dâhil olmuş boylara ok denirdi. Boylar da zamanına göre birleşip üst bir birlik meydana getirirlerdi. Yazıtlardan açıkça anlaşıldığına göre söz konusu boy birliklerine bodun adı verilirdi. Bu büyük insan kitlelerinin yöneticilerinin unvanları yabgu, şad, ilteber gibi duruma göre değişiklik gösterirdi.
Soru 124
- Göktürklerde ziraatın çok az yer tutmasından dolayı toprak köleliği (servage) söz konusu olamaz.
- Bozkır sahasında kurulmuş bütün diğer eski Türk devletleri gibi, Göktürk Devleti de siyasi, dini ve askerî karakter taşıyordu.
- Göktürklerde sınıflaşma veya sosyal tabakalaşma olduğuna dair kaynaklarda herhangi bir malumat yoktur.
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
I-III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Bozkır sahasında kurulmuş bütün diğer eski Türk devletleri gibi, Göktürk Devleti de siyasi ve askerî karakter taşıyor, dinî karakter taşımıyordu.
Soru 125
Aşağıdakilerden hangisi, Türklerin dünyaya bakış açılarının en önemli unsuru olan "Gök"ün, gündelik yaşama etki ettiğinin bir kanıtıdır?
Seçenekler
A
Ağaç, dağ, alev, duman yerle gök arasında eksen görevi görürlerdi.
B
Demir Kazık, yani Kutup Yıldızı hükümdarın sarayı, büyük ayı yıldız takımı da hükümdarın akrabası kabul edilirdi.
C
Gök, bütün dünyayı kaplayan bir kubbe gibi düşünülürdü.
D
Gök, kubbe biçiminde olduğu için halkın yaşadığı çadırda bundan etkilenmiş ve Türk çadırı kubbeli şekilde yapılmıştır.
E
Gök Kubbe, Demir Kazık etafında dönerken, yıldızları bulunduran Gök Çarkı da dönerdi.
Açıklama:
Gök, kubbe biçiminde olduğu için halkın yaşadığı çadırda bundan etkilenmiş ve Türk çadırı kubbeli şekilde yapılmıştır. Ayrıca kurganlar da kubbe biçimindedir. Gündelik hayatta göğün etkisi hissedilir. Özellikle çadırların tepesindeki dairesel boşluk dünyanın penceresidir. Çadırın direği dünyayı tutan hayat ağacı, Demir Kazık gibi değerlendirilmiştir.
Soru 126
- Hayvanlar kurban edilerek Tanrı ile ilişki sağlanır.
- Hayvan Tanrı ve hayvana tapma yaygındır.
- İnsan yeryüzündeki tek hâkim canlı olarak görülür.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Hayvanlar Göğün altında aynı düzlemdedir. Aynı haklara sahip olduğu gibi insanla aynı toplumsal yaşama sahiptir. Kuşlar Tanrının habercileri olarak görülmüş; ruhu sembolleştirmede kullanılmıştır. Oğuz Destanında hayvanlar, insanlara rehberlik eder. Yine hayvanlar kurban edilerek Tanrı ile ilişki sağlanır. Ancak, hayvan Tanrı ve hayvana tapma yoktur. Hayvanlarla insanlar bütünleşerek evren tasavvuruna dönüşmüştür. İnsan yeryüzündeki tek hâkim canlı varlık değildir. Çevresiyle uyumlu ve sorumludur.
Soru 127
Kağanlardan, aşağıdakilerden hangisi beklenmezdi?
Seçenekler
A
Kağanların ordusunun başında olması beklenirdi.
B
Kağanın kanunları (töre) uygulaması, onlara uyması ve gerekli durumlarda kanun yapması beklenirdi.
C
Kağanların halkı doyurup giydirmesi beklenirdi.
D
Kağanların halkı kondurup iskân ettirmesi beklenirdi.
E
Kağanın bilge, alp, doğru sözlü ve erdemli olması beklenirdi.
Açıklama:
Türk hükümdarı kanunları (töre) uygular, onlara kendisi de uyar; fakat kanun yapamazdı.
Ünite 2
Soru 1
I.Maniheizm
II. Zerdüştlük
III. Brahmanizm
Yukarıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyeti kabul etmeden önce inandıkları dinlerden biridir?
II. Zerdüştlük
III. Brahmanizm
Yukarıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyeti kabul etmeden önce inandıkları dinlerden biridir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türklerin İslamiyetten önce inandıkları dinler arasında Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Yahudilik olduğu gibi çok tanrılı dinlere mensup olanlar da bulunuyordu.
Soru 2
Aşağıdaki ekollerden hangisini benimseyenler insandaki düşünce gücü sayesinde vahiy gelmeden de Allah’ın varlığı, nesne ve olayların mahiyetleriyle ahlâkî değerlerin bilinebileceği düşüncesini savunmuşlardır?
Seçenekler
A
Mutezile Ekolü
B
Hanefi Ekolü
C
Maliki Ekolü
D
Şafii Ekolü
E
Vehhabi Ekolü
Açıklama:
Bu yeni durum karşısında bazı âlimler İslam düşüncesine girmeye başlayan yabancı kültürlerle, özellikle Yunan felsefesiyle ilgilenmeye başladılar. Mutezile olarak adlandırılan bu ekolün temsilcileri, aslında İslam dininin savunucusu olarak ortaya atılmışlardı. Zira onlar, bu dinin gerektiği gibi savunulmasının, ancak hasımlarının kullandıkları metot ve silahları kullanmakla kabil olabileceğine inanıyorlardı. Bu yüzden yabancı kültürlere ve özellikle Yunan felsefesine karşı büyük bir ilgi göstermişlerdi.
Soru 3
Büyük âlimlerden biri olan Ebu Hanife’nin eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
el-Fıkhü’l-Ekber
B
Divanu Lügati’t Türk
C
Oğuz Kağan Destanı
D
Kutadgu Bilig
E
el-Kanun fi’t-Tıb
Açıklama:
Bu iki büyük âlimden Ebu Hanife, Kûfe’de doğmuştu. Gerek hayatı, gerekse eserleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuş ve özellikle el-Fıkhü’l-Ekber adlı eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Hoca Ahmet Yesevî'nin anıldığı unvanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ehl-i Re’y
B
Pir-i Türkistan
C
Hace-i Türkistan
D
Hazret-i Sultan
E
Sultanu’l-evliya
Açıklama:
Türk düşüncesinin tasavvuf cephesinde gördüğümüz büyük Türk mutasavvıflarından biri ve en önemlisi Ahmed Yesevî’ydi. Pir-i Türkistan, Hace-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Sultanu’l-evliya, Evliyalar serveri gibi unvanlarla anılan Hoca Ahmet Yesevî, tarihi şahsiyetinden ziyade menkıbevî şahsiyeti, fikirleri ve kurduğu Yesevîlik tarikatı ile Türk milletinin manevi hayatında ve Türk düşünce tarihinde derin izler bıraktı.
Soru 5
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci, hangi uygarlığın Türk ülkelerine girmesiyle başlamıştır?
Seçenekler
A
Abbasiler
B
Sasaniler
C
Fatımiler
D
Emeviler
E
Babürlüler
Açıklama:
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci, Emevîlerin Maveraünnehir ve Türkistan’a yani Türk ülkelerine girmeleriyle başladı. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 6
İlk Müslüman Türk Devleti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtil Bulgar Devleti
B
Hun
C
Büyük Selçuklu
D
Uygur
E
Avar
Açıklama:
10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan İtil Bulgar Devleti (920-921), Karahanlılar (945), Gazneliler (963) ve Selçuklular (1040) gibi ilk Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı. Böylece -her ne kadar Türkler arasında İslamlaşma 13 ve 14. yüzyıllara kadar devam edecekse de- artık hem Türk tarihi hem de İslam tarihi için yeni bir dönem, Müslüman Türk devletleri dönemi başlıyordu.
Soru 7
I. Yunus Emre
II. Mevlânâ
III. Hacı Bektaş-ı Veli
IV. Hoca Ahmet Yesevî
Yukarıdakilerden hangisi tasavvuf da denilen mistik felsefenin en önemli temsilcilerinden biridir?
II. Mevlânâ
III. Hacı Bektaş-ı Veli
IV. Hoca Ahmet Yesevî
Yukarıdakilerden hangisi tasavvuf da denilen mistik felsefenin en önemli temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bazı Türk âlimleri İslam felsefesinde, fıkıh-muamelat ve kelam-akaid gibi dinî bilimlerde büyük başarılara imza atarken bazıları da mistik felsefe alanında derin izler bıraktılar. Hatta tasavvuf da dediğimiz bu mistik felsefenin en önemli temsilcileri Türkler arasından çıktı. Bu alanda dünya çapında şöhrete sahip olan Hoca Ahmet Yesevî (ö. 1167), Hacı Bektaş-ı Veli (ö.1270), Mevlânâ (ö.1273) ve Yunus Emre (ö.1320?) gibi büyük Türk düşünürleri, bir anlamda insan felsefesi yaparak Türk düşüncesini renklendirdiler.
Soru 8
Divanü Lügati’t-Türk, aşağıdaki kişilerden hangisi tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmut
B
Farabi
C
Birunî
D
Kindî
E
İbn Sina
Açıklama:
Türk devlet ve siyaset düşüncesine dair bilgilere rastladığımız Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk’ünde, çeşitli siyasetnâmelerde ve başta Oğuz Kağan destanı olmak üzere İslamî dönemde yazıya geçirilen Türk destanlarında da temelinde kadîm Türk düşüncesi bulunan fakat İslami kaide, kavram ve uygulamalara da yer verilen bir devlet ve siyaset düşüncesi mevcuttu.
Soru 9
Türklerin İslamiyeti kabul süreci, hangi Türk devletinin İslamiyeti kabulüyle birey, toplum ve devlet hayatında en yüksek ivmeye ulaşmıştır?
Seçenekler
A
Karahanlılar
B
Oğuzlar
C
Gazneliler
D
İtiller
E
Selçuklular
Açıklama:
İtil Bulgarları, Karahanlılar ve Gazneliler gibi ilk Müslüman Türk devletlerinin kurulmasıyla sadece birey ve toplum hayatında değil, devlet hayatında da kendisini gösteren bu ivme, Oğuzların İslamiyeti kabulüyle en yüksek seviyeye ulaştı. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 10
İslam devlet ve siyaset düşüncesinin el-Maverdî tarafından bir doktrin haline getirildiği eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
el-Ahkamü’s-Sultaniye
B
el-Kanun fi’t-Tıb
C
el-Fıkhü’l-Ekber
D
Divanu Lügati’t Türk
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
İslam devlet ve siyaset düşüncesi, zamanla kurumsallaştı ve en sistemli haline Abbâsîler çağında ulaştı. el-Maverdî tarafından kaleme alınan el-Ahkamü’s-Sultaniyye isimli eserle de bir doktrin haline geldi. Bu arada Abbâsîlerin şahsında beliren bu Sünni devlet/siyaset teorisi karşısında bir de Fatımîlerin şahsında kurumsallaşan Şii devlet/siyaset teorisi mevcuttu.
Soru 11
İslam devlet ve siyaset düşüncesinin, zamanla kurumsallaşarak en sistemli hale gelmesi aşağıdakilerden hangisinin döneminden gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Abbâsî
B
Karahanlı
C
Göktürk
D
Büyük Selçuklu
E
Fatımî
Açıklama:
İslam devlet ve siyaset düşüncesi, zamanla kurumsallaştı ve en sistemli haline Abbâsîler çağında ulaştı.
Soru 12
Fıkıh usulünde “bir sözün bir delilden hareketle zâhir anlamının terk edilerek taşıdığı diğer bir mânaya göre anlaşılması, kapalı lafızların açıklanması” mânasında kullanılan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Te’vil
B
Tefsir
C
Elfaz
D
Mezcetmek
E
Temzic
Açıklama:
Te’vil: Fıkıh usulünde te’vil, “bir sözün bir delilden hareketle zâhir anlamının terk edilerek taşıdığı diğer bir mânaya göre anlaşılması, kapalı lafızların açıklanması” mânasında kullanılmıştır.
Soru 13
Müslümanlar arasında hızla gelişen ilim hareketleri çerçevesinde, halife Me'mun'un 9. yüzyıl başlarında kurduğu ve özellikle tercüme faaliyetlerinin artmasını sağlayan yapının adı nedir?
Seçenekler
A
İskenderiye Kütüphanesi
B
El-Ezher Üniversitesi
C
Asurbanipal Kütüphanesi
D
Karayiyin Üniversitesi
E
Beytü’l-Hikme
Açıklama:
Abbâsîlerin geçmesiyle ilim hareketlerinin ağırlık merkezi artık Bağdat idi. Daha Halife Mansûr döneminde (754-775) başlayan tercüme faaliyetleri devam etti. Özellikle 813’te halife olan Me’mun’un 9. yüzyıl başlarında Beytü’l-Hikme’yi (bilgelik evi) kurması, söz konusu tercüme faaliyetlerinin artmasını sağladı. Me’mun birçok bilgini toplayarak eski Yunan ve Fars (İran) kültürleriyle ilgili birçok eseri Arapçaya tercüme ettirdi. Yunancadan, Süryanîceden ve bazen de Farsçadan yapılan bu tercümeler sayesinde Müslümanlar tıpta, astronomide, matematikte, fizikte ve felsefede büyük bir atılım yaptılar. Adeta bir İslam rönesansı yaşandı. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 14
Fıkıh usulünde , “bir sözün bir delilden hareketle zâhir anlamının terk edilerek taşıdığı diğer bir mânaya göre anlaşılması, kapalı lafızların açıklanması” mânasında kullanılan ifade nedir?
Seçenekler
A
Tefsir
B
Meal
C
Te’vil
D
Tercüme
E
Müfessir
Açıklama:
Fıkıh usulünde te’vil, “bir sözün bir delilden hareketle zâhir anlamının terk edilerek taşıdığı diğer bir mânaya göre anlaşılması, kapalı lafızların açıklanması” mânasında kullanılır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 15
Meşşaî okulunun önemli temsilcilerinden olan ve felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanılan filozof kimdir?
Seçenekler
A
İbn Sina
B
Farabi
C
Birunî
D
Kindî
E
Eflatun
Açıklama:
Meşşaî okulunun diğer önemli temsilcisi olan İbn Sina da felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmıştı. Onun el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 16
İmam Ebu Hanife hangi ünlü eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlarla kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmiştir?
Seçenekler
A
el-Ahkamü’s-Sultaniyye
B
Usûl-ü’l-fıkh
C
Eşbâh ve’n-Nezâir
D
el-Fıkhü’l-Ekber
E
Musnad Abu Hanifa
Açıklama:
Ebu Hanife, gerek hayatı, gerekse eserleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuş ve özellikle el-Fıkhü’l-Ekber adlı eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 17
Öncülük ettiği yeni kelâm ekolüyle İslam düşünce tarihine damgasını vuran ve Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an isimlerinde iki önemli eseri olan alim kimdir?
Seçenekler
A
Ebu Hanife
B
İmam Maturidî
C
Birunî
D
Ahmed Yesevî
E
Şiblî
Açıklama:
İmam Maturidî ise öncülük ettiği yeni kelâm ekolüyle İslam düşünce tarihine damgasını vurmuştu. Onun en önemli iki temel eseri olan Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an’da, kendinden önceki âlimlerin tartışmadığı önemli meseleleri ele alarak bu meseleleri, naklî delillerin yanında tarihî, sosyal ve semantik birtakım akli deliller de kullanarak çözmeye çalıştı. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 18
Hükümdarın sırf kendi iradesine dayanarak, şeriatın şümulüne girmeyen konularda, cemiyetin hayrı için koyduğu kanunlar ve bu kanunları koyma salâhiyetine ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Örf ü âdât
B
Örfi hukuk
C
Örf-i sultanî
D
örf-i osmani
E
Örf-i hâs
Açıklama:
Hükümdarın sırf kendi iradesine dayanarak, şeriatın şümulüne girmeyen konularda, cemiyetin hayrı için koyduğu kanunlar ve bu kanunları koyma salâhiyetine “örf-i sultanî” dendi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 19
Türk devlet ve siyaset düşüncesinde yer alan din ve devlet işlerinin ayrı tutulması meselesinin fiilî, hatta resmî uygulaması hangi Türk uygarlığı zamanında yer almıştır?
Seçenekler
A
Selçuklular
B
Karahanlılar
C
Gazneliller
D
Uygurlar
E
Oğuzlar
Açıklama:
Türk devlet ve siyaset düşüncesinde yer alan din ve devlet işlerinin ayrı tutulması meselesinin fiilî, hatta resmî uygulaması ise Selçuklular dönemine rastlar. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 20
I. Asya’dan güneye Sind Irmağı’na doğru, doğuda Çin sınırından batıda Karadeniz’in kuzeyine kadar uzanan bölge Göktürk Devleti’nin hâkimiyeti altında bulunmaktaydı.
II. Kafkasya’da Dağıstan ile Karadeniz’in kuzey kıyıları Hazar Türklerinin idaresindeydi.
III. Hazar Denizi’nin güney doğusu Sul Türklerinin kurduğu bir beyliğin kontrolü altındaydı.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslamiyet'in doğup geliştiği yıllarda Türklerin coğrafi durumlarıyla ilgili doğrudur?
II. Kafkasya’da Dağıstan ile Karadeniz’in kuzey kıyıları Hazar Türklerinin idaresindeydi.
III. Hazar Denizi’nin güney doğusu Sul Türklerinin kurduğu bir beyliğin kontrolü altındaydı.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslamiyet'in doğup geliştiği yıllarda Türklerin coğrafi durumlarıyla ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler doğrudur.
Soru 21
I. Budizm
II. Maniheizm
III. Zerdüştlük
IV. Hristiyanlık
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türklerin İslamiyetten önce inandıkları dinler arasında yer almaktadır?
II. Maniheizm
III. Zerdüştlük
IV. Hristiyanlık
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türklerin İslamiyetten önce inandıkları dinler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Türklerin İslamiyetten önce inandıkları dinler
arasında Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Yahudilik olduğu gibi çok tanrılı dinlere
mensup olanlar da bulunuyordu.
arasında Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Yahudilik olduğu gibi çok tanrılı dinlere
mensup olanlar da bulunuyordu.
Soru 22
Türklerin İslamiyet ile ilk karşılaşmaları hangi bölgede olmuştur?
Seçenekler
A
Anadolu
B
Hicaz
C
Maveraünnehir
D
Afrika
E
Uzak Doğu
Açıklama:
İlk karşılaşma Maveraünnehir'de gerçekleşmiştir.
Soru 23
Buhara'ya ilk camiyi kim inşa ettirdi?
Seçenekler
A
Kuteybe bin Müslim
B
Ömer bin Abdülaziz
C
Ubeydullâh bin Ziyâd
D
Cerrah bin Abdullah
E
Türgeş Hakanı Sulu
Açıklama:
Kuteybe bin Müslim inşa ettirdi.
Soru 24
I. Faaliyetlerini tasvip etmediği, yolsuzluğa ya da zulme karışan idarecileri görevden aldı
II. Devlet yönetiminde ve fetih harekâtında önceki halifelerden farklı bir siyaset takip etti.
III. Maveraünnehir ve Türkistan’da ganimet elde etmek amacıyla yapılan fetihleri durdurdu.
IV. Cerrah bin Abdullah’a gönderdiği mektupta da İslamiyeti kabul edenlerden alınan cizye ve haracı kaldırmasını istedi.
Yukarıdakilerden hangisi ya hangileri Ömer bin Abdülaziz'in icraatlarındandır?
II. Devlet yönetiminde ve fetih harekâtında önceki halifelerden farklı bir siyaset takip etti.
III. Maveraünnehir ve Türkistan’da ganimet elde etmek amacıyla yapılan fetihleri durdurdu.
IV. Cerrah bin Abdullah’a gönderdiği mektupta da İslamiyeti kabul edenlerden alınan cizye ve haracı kaldırmasını istedi.
Yukarıdakilerden hangisi ya hangileri Ömer bin Abdülaziz'in icraatlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Ömer bin Abdülaziz'in icraatları arasında yer almaktadır.
Soru 25
Abbasiler hangi yılda iktidara geldiler?
Seçenekler
A
720
B
730
C
740
D
750
E
760
Açıklama:
Abbasiler 750 yılında iktidara geldiler.
Soru 26
Talas Savaşı hangi yılda meydana geldi?
Seçenekler
A
731
B
741
C
751
D
761
E
771
Açıklama:
Talas Savaşı 751 yılında meydana geldi.
Soru 27
I. İtil Bulgar Devleti
II. Karahanlılar
III. Gazneliler
IV. Selçuklular
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan ilk devletler arasında yer almaktadır?
II. Karahanlılar
III. Gazneliler
IV. Selçuklular
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan ilk devletler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri
ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan İtil
Bulgar Devleti (920-921), Karahanlılar (945), Gazneliler (963) ve Selçuklular (1040) gibi ilk Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı.
ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan İtil
Bulgar Devleti (920-921), Karahanlılar (945), Gazneliler (963) ve Selçuklular (1040) gibi ilk Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı.
Soru 28
Emevî devleti yıkılıp yerine Abbâsîlerin geçmesiyle ilim hareketlerinin ağırlık merkezi neresi oldu?
Seçenekler
A
Şam
B
Bağdat
C
Medine
D
Kahire
E
Horasan
Açıklama:
Emevî devleti yıkılıp yerine Abbâsîlerin geçmesiyle ilim hareketlerinin ağırlık merkezi artık Bağdat idi.
Soru 29
I. Farabî
II. İbn-i Sina
III. Biruni
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslam felsefesinin ve tabii ki Türk-İslam felsefesinin en büyük filozofları arasında sayılan türk flozoflardandır?
II. İbn-i Sina
III. Biruni
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslam felsefesinin ve tabii ki Türk-İslam felsefesinin en büyük filozofları arasında sayılan türk flozoflardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
İslam felsefesinin ve tabii ki Türk-İslam felsefesinin
en büyük filozofları arasında sayılan Farabî (d.871-
72/ö.950), İbn Sina (d.980-981/ö.1037) ve Birunî
(d.973/ö.1061) Türk’tü.
en büyük filozofları arasında sayılan Farabî (d.871-
72/ö.950), İbn Sina (d.980-981/ö.1037) ve Birunî
(d.973/ö.1061) Türk’tü.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet öncesinde mensup oldukları dinlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Maniheizm
B
Budizm
C
Zerdüştlük
D
Paganizm
E
Hıristiyanlık
Açıklama:
Türklerin İslamiyetten önce inandıkları dinler arasında Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Hristiyanlık ve Yahudilik olduğu gibi çok tanrılı dinlere mensup olanlar da bulunuyordu.
Soru 31
704 yılında Buhara'ya vali atandıktan sonra burada İslamiyet'in kalıcı olması için Arapları buraya yerleştiren ve beklediğinin tersi sonuçlar alan Emevi devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ubeydullâh bin Ziyâd
B
Ömer bin Abdülaziz
C
Kuteybe bin Müslim
D
Ebû Müslim
E
Ali bin Ebu Talib
Açıklama:
Emevî hâkimiyetinin Buhara’da kalıcı olması ve İslamiyetin bölgede yayılmasını hedeflemişti. Bu yüzden Buhara’yı yeniden ele geçirdikten sonra kendisinden önceki Horasan emirleri gibi hemen bölgeden ayrılmadı. Kuteybe bin Müslim’in bölge halkı arasında İslamın yayılmasını sağlamak amacıyla başvurduğu yöntemlerden en önemlisi Buhara halkının evlerinin, bağ ve bahçelerinin yarısına Müslüman Arapların yerleştirilmesi oldu. Bu uygulama bölge halkının İslam’a ısınmasından çok, Araplara ve onların şahsında İslam’a karşı bakışlarını olumsuz etkiledi.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren idareci ve halklarıyla birlikte Müslüman olan Türk devletlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Karahanlılar
B
Gazneliler
C
Selçuklular
D
Bulgar Devleti
E
Sakalar
Açıklama:
10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan İtil Bulgar Devleti (920-921), Karahanlılar (945), Gazneliler (963) ve Selçuklular (1040) gibi ilk Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı. Böylece -her ne kadar Türkler arasında İslamlaşma 13 ve 14. yüzyıllara kadar devam edecekse de- artık hem Türk tarihi hem de İslam tarihi için yeni bir dönem, Müslüman Türk devletleri dönemi başlıyordu.
Soru 33
Tıp, musiki, matematik ve felsefe alanlarında çalışmaları bulunan Meşşaiyye ekolünün tanınmış isimlerinden olan Türk filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Farabî
B
Birunî
C
İbn Sina
D
el-Kindî
E
İmam Maturidî
Açıklama:
Farabî ve İbn Sina, akılcı olup Meşşâiyye ekolünün en tanınmış isimleri, hatta Arap filozofu Kindî’den (ö.866?) sonra kurucularıdır. Farabî tıp, musiki, matematik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendirmiştir.
Soru 34
Meşşaiyye ekolünün önemli temsilcilerinden olan, felsefe, mantık, kimya, matematik ve şöhret kazandığı tıp alanlarında çalışmış Türk filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Farabî
B
Birunî
C
İbn Sina
D
el-Kindî
E
Ebu Hanife
Açıklama:
Meşşaî okulunun diğer önemli temsilcisi olan İbn Sina da felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmıştı. Onun el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Düşünce sistemini büyük ölçüde Farabî’nin görüşleri üzerinde şekillendiren İbn Sina, felsefî düşüncenin gelişimi konusunda da önemli etkiler bıraktı.
Soru 35
el-Fıkhü’l-Ekber isimli eserinde ortaya koyduğu yöntem ve yaklaşımlarla kendi adıyla anılan fıkıh ekolünün de yaratıcısı olan Türk kökenli alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmam Maturidî
B
Ebu Hanife
C
el-Kindî
D
Farabî
E
İbn Sina
Açıklama:
Ebu Hanife, Kûfe’de doğmuştur. Gerek hayatı, gerekse eserleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuş ve özellikle el-Fıkhü’l-Ekber adlı eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti. Fıkıh konusunda akılcı yaklaşımıyla dikkat çeken Ebu Hanife ve onun izinden giden Hanefîler, fıkıh usulünde kıyasa yani Kur’an, sünnet ve veya icmâ ile çözemedikleri meselelerde akla ve düşünceye başvurmayı esas aldılar ve bu yüzden “Ehl-i Re’y” olarak isimlendirildiler.
Soru 36
Öncülük ettiği ve kendi adıyla anılan kelam ekolüyle bilinen, Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an isimli eserlerin yazarı Türk alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmam Hanife
B
İmam Maturidî
C
Farabi
D
Ahmed Yesevî
E
Hacı Bektaş-ı Veli
Açıklama:
Özbekistan’da bulunan Semerkant şehrinin dış mahallelerinden biri olan Maturid’de doğan İmam Maturidî ise öncülük ettiği yeni kelâm ekolüyle İslam düşünce tarihine damgasını vurmuştu. Esasında onun ismine nispetle Maturidîlik olarak adlandırılan bu kelâm ekolünün çatısı ve temel ilkeleri, büyük ölçüde Ebu Hanife’nin yöntem ve yaklaşım temelleri üzerine kurulmuştu. Onun en önemli iki temel eseri olan Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an’da, kendinden önceki âlimlerin tartışmadığı önemli meseleleri ele
alarak bu meseleleri, naklî delillerin yanında tarihî, sosyal ve semantik birtakım akli deliller de kullanarak çözmeye çalıştı.
alarak bu meseleleri, naklî delillerin yanında tarihî, sosyal ve semantik birtakım akli deliller de kullanarak çözmeye çalıştı.
Soru 37
Pir-i Türkistan, Hace-i Türkistan ve Hazret-i Sultan gibi unvanlarla da anılan ve düşüncesinin özü, ahlakî hürriyet olan Divan-ı Hikmet isimli eserin yazarı ünlü Türk alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mevlânâ
B
Hacı Bektaş-ı Veli
C
Hoca Ahmet Yesevî
D
İmam Maturidî
E
Ebu Hanife
Açıklama:
Pir-i Türkistan, Hace-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Sultanu’l-evliya, Evliyalar serveri gibi unvanlarla anılan Hoca Ahmet Yesevî, tarihi şahsiyetinden ziyade menkıbevî şahsiyeti, fikirleri ve kurduğu Yesevîlik tarikatı ile Türk milletinin manevi hayatında ve Türk düşünce tarihinde derin izler bıraktı. Yesevî fikir ve düşüncesinin özü, ahlakî hürriyetti. Ahlaki hürriyete kavuşmak, “Hakkı bilmek için ilk önce kendini bilmek” ve “ölmeden önce ölmek” ilkeleriyle elde edilirdi. O, bunu kâmil insan öğretisiyle sistemleştirmiştir. Divan-ı Hikmet’i, sadece
dil bakımından değil, her yönüyle Türkçe bir eser olup göçer Türk topluluklarına fıkhî ve itikadî hususları basit ve sade bir dil ile anlatılması sebebiyle bütün Türkistan coğrafyasında en fazla okunan kitaplardan biri oldu.
dil bakımından değil, her yönüyle Türkçe bir eser olup göçer Türk topluluklarına fıkhî ve itikadî hususları basit ve sade bir dil ile anlatılması sebebiyle bütün Türkistan coğrafyasında en fazla okunan kitaplardan biri oldu.
Soru 38
Başta Türk-İslam hükümdarı olmak üzere, Müslüman-Türk halkına kutlu olmanın yollarını anlatan Yûsuf Hâs Hacib tarafından yazılan ve İslam sonrası Türk edebiyatının ilk örneği sayılan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Te’vilâtü’l-Kur’an
B
Divan-ı Hikmet
C
Kitâbü’t-Tevhîd
D
Kutadgu Bilig
E
el-Fıkhü’l-Ekber
Açıklama:
Kadîm Türk devlet geleneğinin üzerine inşa edilen Türk-İslam devlet ve siyaset düşüncesi, ilk örneklerini Yûsuf Hâs Hacib tarafından Karahanlılar muhitinde yazılan ve İslami dönem Türk edebiyatının ilk örneği olarak bilinen Kutadgu Bilig’e yansımıştı. Türk kültür tarihinin temel kaynaklarından biri olan
bu dev eserin ismi bile, kadim Türk devlet düşüncesinin temelini oluşturan kut kelimesinden türetilen “kutadmak” yani “kut sahibi kılmak, kut’a erişmek”
fiilinden gelmekte olup “mutluluk veren bilgi” değil, “siyasî otorite bilgisi”, “kutlu yani devletli olma ya da kılma bilgisi” anlamlarına geliyordu. Gerçekten de Kutadgu Bilig, töreye dayanan devlet ve hâkimiyet anlayışının, İslami değer ve kavramlarla yenilenmesinden başka bir şey değildi ve eserde başta Türk-İslam hükümdarı olmak üzere, Müslüman-Türk halkına kut’lu olmanın yolları anlatılmaktaydı.
bu dev eserin ismi bile, kadim Türk devlet düşüncesinin temelini oluşturan kut kelimesinden türetilen “kutadmak” yani “kut sahibi kılmak, kut’a erişmek”
fiilinden gelmekte olup “mutluluk veren bilgi” değil, “siyasî otorite bilgisi”, “kutlu yani devletli olma ya da kılma bilgisi” anlamlarına geliyordu. Gerçekten de Kutadgu Bilig, töreye dayanan devlet ve hâkimiyet anlayışının, İslami değer ve kavramlarla yenilenmesinden başka bir şey değildi ve eserde başta Türk-İslam hükümdarı olmak üzere, Müslüman-Türk halkına kut’lu olmanın yolları anlatılmaktaydı.
Soru 39
Türk devlet ve siyaset düşüncesine dair bilgilere rastladığımız tanınmış Divanü Lügati’t-Türk adlı eseri kaleme alan Türk düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmud
B
İmam Gazali
C
Yûsuf Hâs Hacib
D
Farabi
E
İbn Sina
Açıklama:
Müslüman-Türk halkına kut’lu olmanın yolları anlatılmaktaydı. Türk devlet
ve siyaset düşüncesine dair bilgilere rastladığımız Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk’ünde, çeşitli siyasetnâmelerde ve başta Oğuz Kağan destanı olmak üzere İslamî dönemde yazıya geçirilen Türk destanlarında da temelinde kadîm Türk düşüncesi bulunan fakat İslami kaide, kavram ve uygulamalara da yer verilen bir devlet ve siyaset düşüncesi mevcuttu.
ve siyaset düşüncesine dair bilgilere rastladığımız Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk’ünde, çeşitli siyasetnâmelerde ve başta Oğuz Kağan destanı olmak üzere İslamî dönemde yazıya geçirilen Türk destanlarında da temelinde kadîm Türk düşüncesi bulunan fakat İslami kaide, kavram ve uygulamalara da yer verilen bir devlet ve siyaset düşüncesi mevcuttu.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet’i kabul etme nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gök tanrı ve İslam inancında tek tanrılı inanç sistemi benimsenmekteydi.
B
Ahiret ve ruhun sonsuzluğu ile beraber cennet, cehennem kavramları bulunmaktaydı.
C
Türklerin töreyi hâkim kılmak adına yaptıkları savaşlar, gaza ve cihat inancına benzer nitelikteydi.
D
Arap ve Türk halkı kültürel olarak birbirine benzemekteydi.
E
Türklerde ve İslamiyet’te hoşgörü kavramının olması.
Açıklama:
Doğru cevap: D şıkkı
Soru 41
Türkler ile Müslümanlar arasındaki ilk münasebetler hangi halife zamanında başlamıştır?
Seçenekler
A
HZ. Ali
B
HZ. Ömer
C
HZ. Ebubekir
D
HZ. Osman
E
HZ. Hasan
Açıklama:
Doğru cevap: B şıkkı
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet'i geç kabul etmelerin en önemli sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Gök tanrı inancına sıkıca bağlı olmaları
B
Savaşçı olmaları
C
Emevilerin mevali politikası
D
Hayat tarzı arasındaki farklılıklar
E
Abbasilerin köle politikası
Açıklama:
Doğru cevap: C şıkkı
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi 10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan devletlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Tuna Bulgarları
B
İtil Bulgarları
C
Karahanlılar
D
Gazneliler
E
Selçuklular
Açıklama:
Doğru cevap: A şıkkı
Soru 44
Türkler ile Müslümanlar arasındaki ilk savaş hangisidir?
Seçenekler
A
Zatüssavari savaşı
B
Belencer savaşı
C
Kadiks savaşı
D
Talas savaşı
E
Nesa savaşı
Açıklama:
Doğru cevap: B şıkkı
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet’e hizmetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İslam Halifesini Şii baskısından kurtarmak
B
İslamiyet’i geniş coğrafyalara yaymışlardır
C
İslamiyet’i haçlı seferlerine karşı korudular
D
İslamiyet’i Sünni baskısından kurtardılar
E
Önemli İslam bilim adamları ve sanatkârlar yetiştirdiler
Açıklama:
Doğru cevap D şıkkı
Soru 46
Bu filozof tıp, musiki, matematik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendirmiştir. Hatta Meşşaî okulunun ilk temsilcisi sayabileceğimiz el-Kindî, Aristo’nun bazı eserlerini açıklamıştı. Fakat Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metotla ilk açıklayan bu filozof olmuştur. O, bu çabalarıyla İslam’da yeni bir felsefî akımı temellendirdi ve son derece özgün bir düşünür olarak kendine has felsefî bir sistem kurmayı da başardı. Bu çalışmalarıyla öyle şöhret kazanmıştı ki ona Aristo’dan sonra “muallim-i sânî” unvanı verilmişti.
Yukarıda sözü edilen bilgin aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda sözü edilen bilgin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbni Sina
B
Farabi
C
Ömer Hayyam
D
Biruni
E
Harezmi
Açıklama:
Doğru cevap: B şıkkı
Soru 47
Başlangıçta siyasi ve askeri bir güç olarak ortaya çıkarak kadim Türk-Oğuz geleneğinin bir temsilcisi olarak girdikleri İslam medeniyeti dairesi içinde siyasi, sosyal ve kültürel varlıklarını, bilgi ve görgülerini artırdılar. Buna ilave olarak hâkim oldukları coğrafyaların kadim medeniyetlerinden de ihtiyaç nispetinde istifade ederek Türk ve İslam tarihinin gelişimini farklı ve çok geniş bir mecraya taşıdılar. Onlar, Türkistan’da doğan Türk devlet geleneğini, Horasan, İran ve Orta Doğu tecrübesiyle zenginleştirerek Anadolu’ya kadar taşımak ve bu geleneği, bütün bu coğrafyalarda icra etmek gibi önemli bir tarihi misyonu üstlendiler. Ancak bu süreçte bir yandan kendilerinden önceki Türk-İslam devletlerinden miras aldıkları “eski” Türk devlet geleneği ve müesseselerini hüküm sürdükleri “yeni” coğrafyalarda hâkim kılarken, diğer yandan da karşılaştıkları “yeni” imkân ve şartlara hızlı bir şekilde intibak edebilmiş ve bu suretle son derece başarılı ve düzenli bir devlet mekanizması oluşturabilmişlerdir.
Yukarıdaki paragrafta bahsedilen Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki paragrafta bahsedilen Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karahanlılar
B
Gazneliler
C
Selçuklular
D
Eyyubiler
E
Memlükler
Açıklama:
Doğru cevap C şıkkı
Soru 48
Türkler, İslamiyeti kabul ettikleri andan itibaren başlangıçta hem bir fıkıh hem de bir itikadî mezhep olan …………, sonrasında da Hanefîliğin itikadî alanda devamı olan …………. tercih etmişlerdir.
Yukarıdaki boşluklara gelecek doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluklara gelecek doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hanefilik-Maturidilik
B
Şafilik-Mutezile
C
Hambelilik-Eşariye
D
Haneflik-Eşariye
E
Hanefilik-Mutezile
Açıklama:
Doğru cevap: A şıkkı
Soru 49
Türklerin İslamiyetle "tanışma" döneminin başlaması olarak kabul edilen Ubeydullah bin Ziyad'ın Ceyhun Nehrini geçmesi olayı aşağıda yer alan tarihlerden hangisinde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
673
B
662
C
668
D
678
E
681
Açıklama:
Emevîler (661-750) döneminde artarak devam etti. Özellikle Emevîlerin Horasan valisi Ubeydullâh bin Ziyâd’ın 673 senesinde Ceyhun (Amuderya) Nehrini geçerek Maveraünnehir’e girmesiyle, Türklerin İslamiyetle “tanışma” dönemi başladı. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 50
I. 673-720 yılları arasında yaşanmıştır.
II. İyi bir tanışma olarak tanımlanmaktadır.
III. Emevilerin yıkılışı ile son bulmuştur.
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
II. İyi bir tanışma olarak tanımlanmaktadır.
III. Emevilerin yıkılışı ile son bulmuştur.
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma sü- reci, Emevîlerin Maveraünnehir ve Türkistan’a yani Türk ülkelerine girmeleriyle başladı. Ubeydullâh bin Ziyâd’ın 673 senesindeki ilk akınından Emevîlerin yıkılışına (750) kadar devam eden bu süreç, Kuteybe bin Müslim’in bazı icraatı ve Ömer bin Abdülaziz’in sadece üç yıl süren (717-720) hilafeti dönemi haricinde “kötü bir tanışma” evresi niteliğindeydi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Kuteybe bin Müslim hakkında söylenemez?
Seçenekler
A
Kerkük valiliği yapmıştır.
B
Kendinden önceki valilerden daha şedid bir politika izlemiştir.
C
Buharalılar arasında islamiyetin yayılması için çalışmıştır.
D
Cuma Mescidini yaptırmıştır.
E
Cuma namazlarında iki dirhem dağıtmıştır.
Açıklama:
Bu durum 704 senesinde Kuteybe bin Müslim’in Horasan valisi atanmasıyla kısmen değişti. Esasen Kuteybe’de önceki Horasan valilerini aratmayacaktı. Hatta onlardan daha şedîd bir politika izlemekle bir- likte seleflerinden farklı olarak, Emevî hâkimiyetinin Buhara’da kalıcı olması ve İslamiyetin bölgede yayıl- masını hedeflemişti. Bu yüzden Buhara’yı yeniden ele geçirdikten sonra kendisinden önceki Horasan emirleri gibi hemen bölgeden ayrılmadı. Bir yandan yaptığı bazı düzenlemelerle bölgedeki Emevî hâkimiyetini sağlamlaştırmaya çalışırken, diğer yandan da Buharalılar ara- sında İslamiyetin yayılması için çaba sarf etti. Zira bölge halkı o döneme kadar gerek mantığı, gerekse harekât tarzı bakımından İslami fetih politikasından uzak olan ganimet amaçlı şedîd bir Arap istilasına şahit olmuşlar, bu yapı içerisinde İslamın gerçek yüzünü görememiş- lerdi. Bu yüzden Kuteybe’den önce de olduğu gibi zahiren İslamiyeti kabul etmiş gibi görünseler de aslında eski dinlerine inanmaya devam etmekte ve ülkelerini Arap işgalinden kurtarmak için fırsat beklemektedirler.
Kuteybe’nin bölgede yaptığı işlerden biri de Cuma Mescidinin (Mescid-i Câmi’) inşası oldu. 712-713 senesinde inşa edilen mescidin faaliyet göstermeye başlamasından sonra halk Cuma Mes- cidine davet edilerek Cuma namazlarına gelenlere adam başı iki dirhem dağıtıldı. Böylece Buharalıların Cuma namazlarına gelmelerini, bu vesile ile kalplerinin İslamiyete ısınmasını hedeflemişti. Daha sonra Cuma Mescidinin yanında bulunan alana bir de Bayram Namâzgâhı inşa edildi. Doğru cevap A şıkkıdır.
Kuteybe’nin bölgede yaptığı işlerden biri de Cuma Mescidinin (Mescid-i Câmi’) inşası oldu. 712-713 senesinde inşa edilen mescidin faaliyet göstermeye başlamasından sonra halk Cuma Mes- cidine davet edilerek Cuma namazlarına gelenlere adam başı iki dirhem dağıtıldı. Böylece Buharalıların Cuma namazlarına gelmelerini, bu vesile ile kalplerinin İslamiyete ısınmasını hedeflemişti. Daha sonra Cuma Mescidinin yanında bulunan alana bir de Bayram Namâzgâhı inşa edildi. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi ilk müslüman Türk devletleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
İtil Bulgar Devleti
B
Selçuklular
C
Karahanlılar
D
Gazneliler
E
Göktürkler
Açıklama:
10. yüzyılın ilk yarısından itibaren yöneticileri ve halkının büyük kısmı Müslüman Türk olan İtil Bulgar Devleti (920-921), Karahanlılar (945), Gazneliler (963) ve Selçuklular (1040) gibi ilk Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 53
I. 871-920 yılları arasında yaşamıştır.
II. Aslen Araptır.
III. Aristo ve Eflatun felsefelerini mezcetmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Farabi hakkında söylenebilir?
II. Aslen Araptır.
III. Aristo ve Eflatun felsefelerini mezcetmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Farabi hakkında söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Aslında Türklerin İslam düşüncesi üzerindeki ilk etkileri, İslam ülkelerinde hâkim siyasi güç ve otorite olmalarından daha önce başlamıştı. Zira İslam felsefesinin ve tabii ki Türk-İslam felsefesinin en büyük filozofları arasında sayılan Farabî (d.871- 72/ö.950), İbn Sina (d.980-981/ö.1037) ve Birunî (d.973/ö.1061) Türk’tü. Bunlardan özellikle Farabî ve İbn Sina, akılcı olup Meşşâiyye ekolünün en tanınmış isimleri, hatta Arap filozofu Kindî’den (ö.866?) sonra kurucularıdır.
Bu filozoflardan Farabî tıp, musiki, matema- tik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendir- miştir. Hatta Meşşaî okulunun ilk temsilcisi sayabileceğimiz el-Kindî, Aristo’nun bazı eserlerini açıklamıştı. Fakat Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metodla ilk açıklayan Farabî olmuştu. Doğru cevap C şıkkıdır.
Bu filozoflardan Farabî tıp, musiki, matema- tik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendir- miştir. Hatta Meşşaî okulunun ilk temsilcisi sayabileceğimiz el-Kindî, Aristo’nun bazı eserlerini açıklamıştı. Fakat Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metodla ilk açıklayan Farabî olmuştu. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 54
I. Felsefe, mantık gibi alanlarda derinleştiği alanlardan bazılarıdır.
II. el-Kanun fi't-Tıb adlı bir eseri bulunmaktadır.
III. Descartes, Spinoza gibi batı düşünürlerini etkilemiştir.
Yukarıda sunulan bilgiler aşağıdaki kişilerden hangisine aittir?
II. el-Kanun fi't-Tıb adlı bir eseri bulunmaktadır.
III. Descartes, Spinoza gibi batı düşünürlerini etkilemiştir.
Yukarıda sunulan bilgiler aşağıdaki kişilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
İbn Rüşd
B
İbn Sina
C
Farabi
D
Biruni
E
Kindî
Açıklama:
Meşşaî okulunun diğer önemli temsilcisi olan İbn Sina da felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmıştı. Onun el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Düşünce sistemini büyük ölçüde Farabî’nin görüşleri üzerinde şekillendiren İbn Sina, felsefî düşün- cenin gelişimi konusunda da önemli etkiler bıraktı.
Gerek Albert gerekse de Hristiyanlığın geleceğine yön veren ünlü Hristiyan teoloğu Aquinolu Thomas, Farabî ve İbn Sina üzerinden tanıdıkları Aristoculuğu benimsedikleri gibi, Descartes, Leibniz, Spinoza, Kant ve Bergson’a kadar uzanan birçok Batı düşünürü üzerinde İbn Sina ve Farabî’nin etkisi mevcuttu. Doğru cevap B şıkkıdır.
Gerek Albert gerekse de Hristiyanlığın geleceğine yön veren ünlü Hristiyan teoloğu Aquinolu Thomas, Farabî ve İbn Sina üzerinden tanıdıkları Aristoculuğu benimsedikleri gibi, Descartes, Leibniz, Spinoza, Kant ve Bergson’a kadar uzanan birçok Batı düşünürü üzerinde İbn Sina ve Farabî’nin etkisi mevcuttu. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 55
I. Kûfe'de doğmuştur.
II. el-Fıkhü’l-Ekber adlı bir eseri bulunmaktadır.
III. Fıkıh konusunda akılcı yaklaşımıyla dikkat çekmektedir.
Yukarıda bilgileri sunulan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
II. el-Fıkhü’l-Ekber adlı bir eseri bulunmaktadır.
III. Fıkıh konusunda akılcı yaklaşımıyla dikkat çekmektedir.
Yukarıda bilgileri sunulan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ebu Hanife
B
İmam Maturidî
C
Farabi
D
İbn Sina
E
İbn Rüşd
Açıklama:
Bu iki büyük âlimden Ebu Hanife, Kûfe’de doğ- muştu. Gerek hayatı, gerekse eserleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuş ve özellikle el-Fıkhü’l-Ekber adlı eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar ken- di adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti. Fıkıh konusunda akılcı yaklaşımıyla dikkat çeken Ebu Hanife ve onun izinden giden Hanefîler, fıkıh usulünde kıyasa yani Kur’an, sünnet ve veya icmâ ile çözemedikleri meselelerde akla ve düşünceye başvurmayı esas almışlardır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 56
I. Semerkant şehrinde doğmuştur.
II. Yeni kelâm ekolüne öncülük etmiştir.
III. Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an adlı eserleri bulunmaktadır.
Yukarıda bilgileri sunulan kişi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yer almaktadır?
II. Yeni kelâm ekolüne öncülük etmiştir.
III. Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an adlı eserleri bulunmaktadır.
Yukarıda bilgileri sunulan kişi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
İbn Rüş
B
İbn Sina
C
Farabi
D
İmam Maturidî
E
Ebu Hanife
Açıklama:
Günümüzde Özbekistan’da bulunan Semerkant şehrinin dış mahallelerinden biri olan Maturid’de doğan İmam Maturidî ise öncülük ettiği yeni kelâm ekolüyle İslam düşünce tarihine damgasını vurmuştu. Esasında onun ismine nispetle Maturidîlik olarak adlandırılan bu kelâm ekolünün çatısı ve temel ilke- leri, büyük ölçüde Ebu Hanife’nin yöntem ve yaklaşım temelleri üzerine kurulmuştu. İmam Maturidî, imanın dil ile söylemek ve kalple doğrulamak olduğunu söyleyerek yaşadığı dönemde büyük tartış- malara konu olan “iman” meselesine açıklık getirdi. Bunun dışında akıl ile nakli kaynaştırmağa çalışarak İmam Hanife’nin akıl konusundaki yaklaşımını de- vam ettirdi. Onun en önemli iki temel eseri olan Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vilâtü’l-Kur’an’da, kendinden önceki âlimlerin tartışmadığı önemli meseleleri ele alarak bu meseleleri, naklî delillerin yanında tarihî, sosyal ve semantik birtakım akli deliller de kullanarak çözmeye çalıştı. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 57
I. Kutadgu Bilig - Ahmet Yesevî
II. Kaşgarlı Mahmud - Divanü Lügati't-Türk
III. Divan-ı Hikmet- Yusuf Has Hacip
Aşağıdaki eser yazar eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Kaşgarlı Mahmud - Divanü Lügati't-Türk
III. Divan-ı Hikmet- Yusuf Has Hacip
Aşağıdaki eser yazar eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Ahmet Yesevî Divan-ı Hikmet adlı eseri kaleme alırken Kutadgu Bilig Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınmıştır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 58
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci aşağıdakilerden hangisi ile başlamıştır?
Seçenekler
A
Abbâsîler
B
Sâsânîler
C
Emevîler
D
Karahanlılar
E
Gazneliler
Açıklama:
Türklerin İslamiyetle ilk karşılaşma ve tanışma süreci, Emevîlerin Maveraünnehir ve Türkistan’a yani Türk ülkelerine girmeleriyle başladı. Ubeydullâh bin
Ziyâd’ın 673 senesindeki ilk akınından Emevîlerin yıkılışına (750) kadar devam eden bu süreç, Kuteybe bin Müslim’in bazı icraatı ve Ömer bin Abdülaziz’in
sadece üç yıl süren (717-720) hilafeti dönemi haricinde “kötü bir tanışma” evresi niteliğindeydi.
Ziyâd’ın 673 senesindeki ilk akınından Emevîlerin yıkılışına (750) kadar devam eden bu süreç, Kuteybe bin Müslim’in bazı icraatı ve Ömer bin Abdülaziz’in
sadece üç yıl süren (717-720) hilafeti dönemi haricinde “kötü bir tanışma” evresi niteliğindeydi.
Soru 59
Türklerin İslamiyeti kabul süreci ne zaman başlamıştır?
Seçenekler
A
6. yy.
B
7. yy.
C
8. yy.
D
9. yy.
E
10. yy.
Açıklama:
Böylece Hz. Ömer devrinde Sâsânî Devleti’nin ortadan kaldırdığı 7. yüzyılın ortalarından itibaren başlayan, 9. ve 10. yüzyıla kadar devam eden Türklerin İslamiyeti kabul süreci, sona yaklaşmıştı. Bu süreçte o dönemin şartları içerisinde İslam ülkeleriyle Türk illeri arasında iletişim ve etkileşim imkânlarının doğmasında önemli bir rol icra eden tüccarlar ile âlim ve sufilerin de büyük rolü olmuştu. Ortaya çıkan cami, zaviye, ribat vb yapılarda yürütülen tebliğ faaliyetleri son derece etkili idi.
Soru 60
İslâmda felsefe ile dini uzlaştırmaya çalışan teolojik sistemlerin ilki olarak ortaya çıkmış olan ekol aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tev'il
B
Ülüş
C
Meşşaî
D
Tesfir
E
Mutezile
Açıklama:
Neticede felsefe ile dini uzlaştırmaya çalışan teolojik sistemlerin ilki olarak nitelendirilebilecek olan Mutezile ekolü ortaya çıkmış oldu.
Soru 61
İslami dönem Türk düşüncesinin en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Abbâsîler
B
Oğuzlar
C
Karahanlılar
D
Gazneliler
E
İtil Bulgarları
Açıklama:
Oğuzların İslamiyeti kabulüyle en yüksek seviyeye ulaştı. 10. yy’ın ikinci yarısında İslamiyeti kabul etmeye başlayan Oğuzlar tarafından kurulan Selçuklu Devleti, sadece Türk-İslam tarihinin değil, İslami dönem Türk düşüncesinin de en
önemli temsilcisi konumuna yükseldiler.
önemli temsilcisi konumuna yükseldiler.
Soru 62
Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metodla ilk açıklayan kimdir?
Seçenekler
A
Farabî
B
İbn Sina
C
Birunî
D
Kindî
E
İmam Ebu Hanife
Açıklama:
Bu filozoflardan Farabî tıp, musiki, matematik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendirmiştir. Hatta Meşşaî okulunun ilk temsilcisi sayabileceğimiz el-Kindî, Aristo’nun bazı eserlerini
açıklamıştı. Fakat Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metodla ilk açıklayan Farabî olmuştu.
açıklamıştı. Fakat Aristo ve Eflatun felsefelerini mezceden ve onların görüşlerini yerine göre Yeni Eflatuncu metodla ilk açıklayan Farabî olmuştu.
Soru 63
Özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmış, 17. yy.'a kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanılan el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri ile önemli katkılar sağlayan Türk filozof kimdir?
Seçenekler
A
Birunî
B
Hoca Ahmet Yesevî
C
Kindî
D
İbn Sina
E
Farabî
Açıklama:
Meşşaî okulunun diğer önemli temsilcisi olan İbn Sina da felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmıştı. Onun el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Düşünce sistemini büyük ölçüde Farabî’nin görüşleri üzerinde şekillendiren İbn Sina, felsefî düşüncenin gelişimi konusunda da önemli etkiler bıraktı.
Soru 64
El-Fıkhü’l-Ekber adlı eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar ile bir fıkıh ekolüne öncülük eden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbn Sina
B
İmam Ebu Hanife
C
İmam Maturidî
D
Farabî
E
Hoca Ahmet Yesevî
Açıklama:
Bu iki büyük âlimden Ebu Hanife, Kûfe’de doğmuştu. Gerek hayatı, gerekse eserleriyle haklı bir şöhrete kavuşmuş ve özellikle el-Fıkhü’l-Ekber adlı
eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti.
eserinde dile getirdiği yöntem ve yaklaşımlar kendi adıyla anılan bir fıkıh ekolüne öncülük etmişti.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Türk mistik felsefe alanında derin izler bırakan temsilcilerden değildir?
Seçenekler
A
Hoca Ahmet Yesevî
B
Hacı Bektaş-ı Veli
C
Buranî
D
Mevlânâ
E
Yunus Emre
Açıklama:
Bazı Türk âlimleri İslam felsefesinde, fıkıh-muamelat ve kelam-akaid gibi dinî bilimlerde büyük başarılara imza atarken bazıları da mistik felsefe
alanında derin izler bıraktılar. Hatta tasavvuf da dediğimiz bu mistik felsefenin en önemli temsilcileri Türkler arasından çıktı. Bu alanda dünya çapında
şöhrete sahip olan Hoca Ahmet Yesevî (ö. 1167), Hacı Bektaş-ı Veli (ö.1270), Mevlânâ (ö.1273) ve Yunus Emre (ö.1320?) gibi büyük Türk düşünürleri, bir anlamda insan felsefesi yaparak Türk düşüncesini renklendirdiler.
alanında derin izler bıraktılar. Hatta tasavvuf da dediğimiz bu mistik felsefenin en önemli temsilcileri Türkler arasından çıktı. Bu alanda dünya çapında
şöhrete sahip olan Hoca Ahmet Yesevî (ö. 1167), Hacı Bektaş-ı Veli (ö.1270), Mevlânâ (ö.1273) ve Yunus Emre (ö.1320?) gibi büyük Türk düşünürleri, bir anlamda insan felsefesi yaparak Türk düşüncesini renklendirdiler.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Hoca Ahmet Yesevi'nin sadece dil bakımından değil, göçer Türk topluluklarına fıkhî ve itikadî hususları basit ve sade bir dil ile anlatılan her yönüyle Türkçe olan bir eserdir?
Seçenekler
A
Divan-ı Hikmet
B
el-Fıkhü’l-Ekber
C
Kitâbü’t-Tevhîd
D
el-Kanun fi’t-Tıb
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Hoca Ahmet Yesevi'nin Divan-ı Hikmet’i, sadece dil bakımından değil, her yönüyle Türkçe bir eser olup göçer Türk topluluklarına fıkhî ve itikadî hususları basit ve sade bir dil ile anlatılması sebebiyle bütün Türkistan coğrafyasında en fazla okunan kitaplardan biri oldu. Diğer bir ifadeyle İslamiyeti, tasavvuf ve millî kültür, yani Türk düşüncesi perspektifinden bir bütün olarak sundu. Öyle ki onun Hikmet’leri, temel iman esaslarını kelâm ve felsefenin ayrıntılı ve karmaşık ifadelerine, kelâm-akaid veya fıkıh-muamelat tartışmalarının ayrıntılarına girmeden halka nasıl anlatılabileceğinin, vicdanlara nasıl hitap edilebileceğinin en başarılı örnekleriydi.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi kadîm Türk devlet geleneğinin üzerine inşa edilen Türk-İslam devlet ve siyaset düşüncesi, Yûsuf Hâs Hacib tarafından Karahanlılar muhitinde yazılmış ve İslami dönem Türk edebiyatının ilk örneğidir?
Seçenekler
A
Divanü Lügati’t-Türk
B
Divan-ı Hikmet
C
Kitâbü’t-Tevhîd
D
el-Fıkhü’l-Ekber
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Kadîm Türk devlet geleneğinin üzerine inşa edilen Türk-İslam devlet ve siyaset düşüncesi, ilk örneklerini Yûsuf Hâs Hacib tarafından Karahanlılar muhitinde yazılan ve İslami dönem Türk edebiyatının ilk örneği olarak bilinen Kutadgu Bilig’e yansımıştı.
Soru 68
I. Önceden getirilmiş dini inanışlar
II. Kültürel değerler
III. Yeni din ile tanışma biçimi
IV. Sunulan dinin içeriği
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türklerin İslamiyeti kabul edişlerinde önemli rol oynamıştır?
II. Kültürel değerler
III. Yeni din ile tanışma biçimi
IV. Sunulan dinin içeriği
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türklerin İslamiyeti kabul edişlerinde önemli rol oynamıştır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Türklerin, İslamiyeti kabul edişlerinde, önceden getirmiş oldukları dini inanışlarının, kültürel değerlerinin etkisi olduğu gibi yeni din ile tanışma biçiminin, tanışma zamanının ve sunulan dinin içeriğinin de önemli rolü vardır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 69
Türk ve İslâm dünyasının Kafkasya ve özellikle Maveraünnehir’deki ilk temasının ardından, söz konusu ilişkiler aşağıdaki dönemlerden hangisinde artarak devam etmiştir?
Seçenekler
A
Emevîler dönemi
B
Abbasiler dönemi
C
Hz. Ömer dönemi
D
Hz. Osman dönemi
E
Gazneliler dönemi
Açıklama:
Asıl ilk “karşılaşma”nın Hz. Ömer (634-644) ve Hz. Osman (644-656) dönemlerinde gerçekleştiği söylenebilir. Kafkasya ve özellikle Maveraünnehir’de meydana gelen bu ilk temaslar, Emevîler (661-750) döneminde artarak devam etti. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 70
Emevîlerin Horasan valisi Ubeydullâh bin Ziyâd’ın 673 senesinde Ceyhun (Amuderya) Nehrini geçerek Maveraünnehir’e girmesiyle Türklerin İslamiyetle tanışması kaç yılında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
653
B
673
C
581
D
600
E
622
Açıklama:
Emevîlerin Horasan valisi Ubeydullâh bin Ziyâd’ın 673 senesinde Ceyhun (Amuderya) Nehrini geçerek Maveraünnehir’e girmesiyle, Türklerin İslamiyetle “tanışma” dönemi başladı. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 71
İslamiyetin Türklerle buluşma sürecinde Emevilerin göstermiş oldukları ötekileştirici ve baskıcı tutum aşağıdakilerden hangisinin Horasan valisi olarak atanmasıyla kısmen değişmiştir?
Seçenekler
A
Kuteybe bin Müslim
B
Ubeydullah
C
Ömer bin Abdülaziz
D
Cerrah bin Abdullah
E
Ebû Müslim Horasanî
Açıklama:
Emevilerin göstermiş oldukları ötekileştirici ve baskıcı tutum, 704 senesinde Kuteybe bin Müslim’in Horasan valisi atanmasıyla kısmen değişti. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 72
Maveraünnehir ve Türkistan’da ganimet elde etmek amacıyla yapılan fetihleri durdurdu. Bölge halkını küçük düşürücü, Müslümanlardan nefret ettiren haksız muamelelere ve vergilere son veren Emevî halifesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ubeydullâh bin Ziyâd
B
Ömer bin Abdülaziz
C
el-Kindî
D
Me’mun
E
Mansûr
Açıklama:
Ömer bin Abdülaziz, hilâfet makamına gelince faaliyetlerini tasvip etmediği, yolsuzluğa ya da zulme karışan idarecileri görevden aldı. O, devlet yönetiminde ve fetih harekâtında önceki halifelerden farklı bir siyaset takip etmekte kararlıydı. İlk iş olarak Maveraünnehir ve Türkistan’da ganimet elde etmek amacıyla yapılan fetihleri durdurdu. Bölge halkını küçük düşürücü, Müslümanlardan nefret ettiren haksız muamelelere ve vergilere son verdi. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 73
Aşağıdaki dönemlerin hangisinde mevâlî politikası değiştirilmiş ve Türkler ile diğer topluluklara iyi davranılıp devlet görevlerinde yer verilmiştir?
Seçenekler
A
Emevîler
B
Abbasiler
C
Gazneliler
D
Karahanlılar
E
Persler
Açıklama:
Abbâsîler, Emevîlerin mevâlî politikasını de-
ğiştirdiler. Kendilerini iktidara getiren Türklere ve
diğer topluluklara iyi davranıp devlet görevlerinde
yer verdiler. Doğru yanıt B seçeneğidir.
ğiştirdiler. Kendilerini iktidara getiren Türklere ve
diğer topluluklara iyi davranıp devlet görevlerinde
yer verdiler. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 74
Emevî devleti yıkılıp yerine Abbâsîlerin geçmesiyle ilim hareketlerinin ağırlık merkezi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Şam
B
Cundişapur
C
Bağdat
D
İskenderiye
E
Beyrut
Açıklama:
Emevî devleti yıkılıp yerine Abbâsîlerin geçmesiyle ilim hareketlerinin ağırlık merkezi Bağdat olmuştur. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 75
I. Tıp
II. Musiki
III. Felsefe
IV. Kimya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Farabî'nin çalıştığı alanlar arasında yer almaktadır?
II. Musiki
III. Felsefe
IV. Kimya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Farabî'nin çalıştığı alanlar arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Farabî tıp, musiki, matematik ve felsefede ün yapmış, İslam felsefesini metot, terminoloji ve problemler açısından temellendirmiştir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 76
El-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak okutulan Türk-İslam bilgini aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Farabî
B
el-Kindî
C
Ebu Hanife
D
Ahmed Yesevî
E
İbn Sina
Açıklama:
Meşşaî okulunun önemli temsilcisi olan İbn Sina da felsefe, mantık, kimya, matematik ve tıp alanında derinleşmiş, özellikle tıp alanında büyük şöhret kazanmıştı. Onun el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 77
I. Hoca Ahmet Yesevî
II. Hacı Bektaş-ı Veli
III. Mevlânâ
IV. Yunus Emre
Yukarıdaki tasavvufçulardan hangileri Türk-İslam dönemi mistik felsefesinin temsilcileri arasında yer almaktadır?
II. Hacı Bektaş-ı Veli
III. Mevlânâ
IV. Yunus Emre
Yukarıdaki tasavvufçulardan hangileri Türk-İslam dönemi mistik felsefesinin temsilcileri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Bazı Türk âlimleri İslam felsefesinde, fıkıh-muamelat ve kelam-akaid gibi dinî bilimlerde büyük başarılara imza atarken bazıları da mistik felsefe alanında derin izler bıraktılar. Hatta tasavvuf da dediğimiz bu mistik felsefenin en önemli temsilcileri Türkler arasından çıktı. Bu alanda dünya çapında şöhrete sahip olan Hoca Ahmet Yesevî (ö. 1167), Hacı Bektaş-ı Veli (ö.1270), Mevlânâ (ö.1273) ve Yunus Emre (ö.1320?) gibi büyük Türk düşünürleri, bir anlamda insan felsefesi yaparak Türk düşüncesini renklendirdiler. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 78
Oğuzlar, İslamiyeti kabul ettiklerinde hangi mezhebi benimsemişlerdir?
Seçenekler
A
Şafiilik
B
Hanefilik
C
Haricilik
D
Malikilik
E
Hanbelilik
Açıklama:
İlk Müslüman Türk devletleri olan Karahanlılar, Gazneliler ve aynı kültür ve medeniyet muhitinde filizlenip kısa sürede Selçuklu Devleti gibi büyük bir devleti içinden çıkaran Oğuzlar da Hanefî’liği benimsemişlerdir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Ünite 3
Soru 1
Fuṣûṣü’l-ḥikem kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Dâvûd-i Kayserî
B
Abdürrezzâk el-Kâşânî
C
Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî
D
Muhyiddin Arabi
E
Molla Fenârî
Açıklama:
Fuṣûṣü’l-ḥikem Muhyiddin Arabi tarafından kaleme alınmıştır?
Soru 2
Molla Fenari’nin öğrencisi olan, Mâverâünnehir ve Horasan'a giden, Semerkant’ta, kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’den dersler alan ve Uluğ Bey ile tanışan bilgin kimdir?
Seçenekler
A
Fethullah eş-Şirvânî
B
Sinâneddin Yûsuf
C
Zekeriya el Kazvini
D
Mirim Çelebi
E
Kadızade-i Rumi
Açıklama:
Molla Fenari’nin öğrencilerinden Kadızade-i Rumi hocası Molla Fenari’nin teşvikiyle Merâga
matematik-astronomi okulunun ilmî mirası çerçevesinde canlılığını koruyan Mâverâünnehir ve Horasan bölgesine giderek 1411 senesinden itibaren Semerkant’ta, dönemin önde gelen âlimlerinden kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanışan Kadızâde kısa zamanda hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası oldu.
matematik-astronomi okulunun ilmî mirası çerçevesinde canlılığını koruyan Mâverâünnehir ve Horasan bölgesine giderek 1411 senesinden itibaren Semerkant’ta, dönemin önde gelen âlimlerinden kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanışan Kadızâde kısa zamanda hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası oldu.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Bican'ın eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Dürr-i Meknun
B
Tażʿîfü’l-meẕbaḥ
C
Miftâḥu’l-ḥisâb
D
Fuṣûṣü’l-ḥikem
E
Ahlâk-ı Alâî
Açıklama:
Dürr-i Meknun, Ahmet Bican'ın bir eseridir.
Soru 4
Karahanlı Tabgaç Buğra Han adına, Uygur harfleri ile yazılan eser hangisidir?
Seçenekler
A
Siyasetnâme
B
Kutadgu Bilig
C
Medinetü’l Fazıla
D
Tarih-i Ebü’l-Feth
E
Ahlâk-ı Alâî
Açıklama:
Karahanlı Tabgaç Buğra Han adına, Uygur harfleri ile yazılan eser Kutadgu Bilig'tir.
Soru 5
Tarih-i Ebü’l-Feth kimin eseridir?
Seçenekler
A
Farabi
B
Kâtip Çelebi
C
Tursun Bey
D
Yusuf Has Hacib
E
İbn-i Kemâl
Açıklama:
Tarih-i Ebü’l-Feth, Tursun Bey'in eseridir.
Soru 6
Harname isimli eseriyle ulemayı ve siyasal iktidarı eleştiren ve daha sonra idam edilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Molla Kasım
B
Gazali
C
İbn Rüşd
D
Molla Lütfî
E
Hocazâde
Açıklama:
Molla Lütfî, Harname isimli eseriyle ulemayı ve siyasal iktidarı eleştirmiş ve daha sonra idam edilmiştir.
Soru 7
Osmanlı İslam’ının, imparatorluk ideolojisine dönüşümünde en temel rolü aşağıdakilerden hangisi oynamıştır?
Seçenekler
A
Medreseler
B
Camiler
C
Sıbyan mektepleri
D
Enderun mektebi
E
Dârülmuallimatlar
Açıklama:
Fatih döneminde İslam, Osmanlı Devleti’nde ideolojik bir karaktere bürünüp Sünni hüviyeti ile siyasallaştı. Medreseler, bu genç imparatorluğun ideolojisini üretme görevini üstlendi. Osmanlı İslam’ının böyle bir imparatorluk ideolojisine dönüşümünde hiç şüphe yok ki en temel rol medreselere düşüyor ve en başta da sultanın bizzat kurduğu Sahn-ı Seman medreseleri ideolojik üretimin en temel enstrümanlarından biri hâline geliyordu.
Soru 8
17. yüzyılda Osmanlı’da medrese alimleri arasındaki tartışmalar özellikle hangi konu üzerineydi?
Seçenekler
A
Mezheplerin özellikleri
B
Medrese eğitiminin nasıl olması gerektiği
C
Müslümanlığın nasıl yayılacağı
D
Hangi davranışların insanı dinden çıkaracağı
E
Din felsefesi
Açıklama:
17. yüzyılda Osmanlı’da medrese alimleri arasındaki tartışmalar hangi davranışların insanı dinden çıkaracağı konuları üzerineydi.
Soru 9
III. Murad’ın izniyle Tophane sırtlarında rasathâne kuran bilgin kimdir?
Seçenekler
A
Takıyyüddin
B
Molla Fenarî
C
Çivizâde Mehmed Efendi
D
Molla Lütfî
E
Yusuf Has Hacib
Açıklama:
Takıyyüddin, III. Murad’ın izniyle Tophane sırtlarında rasathâne kurmuştur.
Soru 10
"et-Tarîkatü’l-Muhammediyye" kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Gelibolulu Mustafa Ali
B
Kutbüddinzâde Mehmed Efendi
C
Takıyyüddin
D
Hocazâde
E
Birgivî Mehmed Efendi
Açıklama:
“et-Tarîkatü’l-Muhammediyye", Birgivî Mehmed Efendi’nin 1564 yılında kaleme aldığı bir eserdir.
Soru 11
Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik’teki ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine aşağıdakilerden hangisini tayin etmiştir?
Seçenekler
A
Molla Fenârî
B
Kadızâde-i Rûmî
C
Muslihuddîn-i Lârî
D
Muhyiddin Arabi
E
Dâvûd-i Kayserî
Açıklama:
Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik’teki ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine Dâvûd-i Kayserî’yi 30 akçe maaşla tayin etti.
Soru 12
İlk Osmanlı şeyhülislamı kabul edilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Fenârî
B
İsmâil Hakkı Bursevî
C
Abdullah Bosnevî
D
Kutbüddin İznikî
E
Sofyalı Bâlî Efendi
Açıklama:
Molla Fenârî, 750-843/1350-1431 yılları arasında yaşamıştır. Fenârî, beş Osmanlı padişahının hüküm sürdüğü yıllarda yaşamını sürdürdü. İlk Osmanlı şeyhülislamı kabul edilmektedir.
Soru 13
Osmanlı ilim muhitinde yetişen gerçek anlamda ilk özgün matematikçi ve astronom aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şemseddin Muhammed
B
Kadızade-i Rumi
C
Molla Lütfî
D
Gıyâseddin Cemşîd
E
Cemşîd el-Kâşî
Açıklama:
Osmanlı ilim hayatını hem talebeleri hem eserleriyle zenginleştirip yönlendiren Kadızâde, Osmanlı ilim muhitinde yetişen gerçek anlamda ilk özgün matematikçi ve astronom sayılır.
Soru 14
Ali Kuşçu’nun öğrencilerinden Sinan Paşa olarak bilinen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinâneddin Yûsuf
B
Şemseddin Muhammed
C
Uluğ Bey
D
Seyyid Şerîf el-Cürcânî
E
Rükneddin Ahmet
Açıklama:
Ali Kuşçu’nun öğrencilerinden Sinan Paşa olarak bilinen Sinâneddin Yûsuf (ö.1486), Fâtih’in huzurunda Ali Kuşçu’nun bilmece tarzında sordu- ğu bir geometri sorusuna cevap olarak Risâle fi’z- zâviyeti’l-ḥâdde iẕâ füriżat ḥareketü eḥadi ḍılʿayhâ taḥṣulü zâviye münferice adıyla bir eser yazmıştır.
Soru 15
1564 yılında Şam’da Ahlâk-ı Alâî eseri yazan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Farabi
B
İbn Sina
C
Kınalızâde
D
Nasîrüddin Tûsî
E
Ahmed Bican
Açıklama:
Kınalızâde, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî eserinin sonunda formülleştirdiği Daire-i Adliye, teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Soru 16
Antropomorfik teoriyi "Medinetü’l Fazıla" isimli kitabında ayrıntılı bir biçimde yorumlayan ünlü İslam alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Farabi
C
Tusi
D
Devvani
E
Yusuf Has Hacib
Açıklama:
Farabi’nin Medinetü’l Fazıla isimli kitabında ayrıntılı bir biçimde yorumlanan antropomorfik teori, Nasıreddin Tusi’nin Ahlâk adlı eserinde halkın düzeyine indirilip yaygınlaştırıldı
Soru 17
Kutadgu Bilig'de İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zekeriya el Kazvini
B
Nasıreddin Tusi
C
Neşrî
D
Yusuf Has Hacib
E
Tursun Bey
Açıklama:
Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig de İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele aldı.
Soru 18
Harname isimli eseri yazan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Naima
B
Kâtip Çelebi
C
Molla Lütfi
D
İbn-i Kemâl
E
Molla Kasım
Açıklama:
Molla Lütfi, Harname isimli eserinde “Ey zaman, yazıklar olsun alçaklar yükseklere çıktı, şerefli insanlar aşağılara indi.” diyerek sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştirmekten geri durmadı.
Soru 19
Tehâfüt adlı eseri yazan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbn Rüşt
B
Gazali
C
Muslihuddin Efendi
D
Molla Lütfi
E
Molla Kasım
Açıklama:
Gazali, Tehâfüt adlı eserde yirmi konu ele almıştır.
Soru 20
Selefiyeci yaklaşımın Osmanlı topraklarında uç vermesinde aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?
Seçenekler
A
Çivizâde Mehmed Efendi
B
Molla Abdülkerim Çelebi
C
Kadızâde Ahmed Şemseddin Efendi
D
Muhittin Arabi
E
Birgivî Mehmed Efendi
Açıklama:
Selefiyeci yaklaşımın Osmanlı topraklarında uç vermesinde Birgivî Mehmed Efendi’nin 1564 yı- lında kaleme aldığı “et-Tarîkatü’l-Muhammediyye ve Risale-i Birgivi” isimli eserleri etkili olmuştur.
Soru 21
1336 yılında inşaatı biten ilk Osmanlı medresesi nerede açılmıştır?
Seçenekler
A
Söğüt
B
Domaniç
C
İznik
D
Edirne
E
İstanbul
Açıklama:
Osmanlılar öncesi bilimsel ve düşünsel birikim,
İznik ve Bursa’da kurulan medreselerde Osmanlı biliminin temellerini oluşturmaya devam etti.
Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik’teki
ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine Dâvûd-i
Kayserî’yi 30 akçe maaşla tayin etti.
İznik ve Bursa’da kurulan medreselerde Osmanlı biliminin temellerini oluşturmaya devam etti.
Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik’teki
ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine Dâvûd-i
Kayserî’yi 30 akçe maaşla tayin etti.
Soru 22
Vahdet-i vücûd nazariyesini felsefî mahiyette yorumlayan ve savunan ilk sûfî müellif aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Fenârî
B
Kutbüddin İznikî
C
Sofyalı Bâlî Efendi
D
Abdullah Bosnevî
E
Dâvûd-i Kayserî
Açıklama:
Dâvûd-i Kayserî’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhindeki görüşlerinden etkilenmişlerdir. Onun bu şerhinin etkisi 20. yüzyılın başlarına kadar devam etmiştir. Dâvûd-i Kayserî özellikle İbnü’l-Fârız, İbnü’l-Arabî ve Abdürrezzâk el-Kâşânî gibi büyük sûfîlerin geliştirip sistemleştirdikleri vahdet-i vücûd nazariyesini benimsemiştir. Ayrıca Aristo gibi Yunan filozoflarıyla Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî gibi İslam filozoflarını tenkit edebilecek seviyede felsefe bilgisine sahipti. Vahdet-i vücûd nazariyesini felsefî mahiyette yorumlayan ve savunan ilk sûfî müelliftir. Bu görüş, onun eserleri sayesinde Anadolu’nun dışında özellikle İran’da yayılma imkânı bulmuştur.
Soru 23
Osmanlı ilim muhitinde yetişen gerçek anlamda ilk özgün matematikçi ve astronom sayılan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Fenari
B
Kadızade-i Rumi
C
Seyyid Şerîf el-Cürcânî
D
Uluğ Bey
E
Cemşîd el-Kâşî
Açıklama:
Osmanlı bilim ve düşüncesinin teşekkülünde bir
alim uğraşı olan seyahatinin önemli bir rolü olmuştur. Molla Fenari’nin öğrencilerinden Kadızade-i
Rumi hocası Molla Fenari’nin teşvikiyle Merâga
matematik-astronomi okulunun ilmî mirası çerçevesinde canlılığını koruyan Mâverâünnehir ve Horasan bölgesine giderek 1411 senesinden itibaren
Semerkant’ta, dönemin önde gelen âlimlerinden
kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin
derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile
tanışan Kadızâde kısa zamanda hükümdarın sevgi
ve saygısını kazanarak özel hocası oldu; ardından
Uluğ Bey Medresesi’nin baş hocalığına ve Cemşîd
el-Kâşî’den sonra o dönemde inşa edilen Semerkant Rasathânesi’nin başına getirildi. Kadızâde’nin geometriyle ilgili Şerḥu Eşkâli’t-te’sîs’i ile astronomiye dair Şerḥu’l-Mülaḫḫaṣ fîʿilmi’l-heyʾe’si,
Osmanlı medreselerinde orta seviyede ders kitabı
olarak okutulmuştur. Böylece Osmanlı ilim hayatını hem talebeleri hem eserleriyle zenginleştirip
yönlendiren Kadızâde, Osmanlı ilim muhitinde
yetişen gerçek anlamda ilk özgün matematikçi ve
astronom sayılır
alim uğraşı olan seyahatinin önemli bir rolü olmuştur. Molla Fenari’nin öğrencilerinden Kadızade-i
Rumi hocası Molla Fenari’nin teşvikiyle Merâga
matematik-astronomi okulunun ilmî mirası çerçevesinde canlılığını koruyan Mâverâünnehir ve Horasan bölgesine giderek 1411 senesinden itibaren
Semerkant’ta, dönemin önde gelen âlimlerinden
kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin
derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile
tanışan Kadızâde kısa zamanda hükümdarın sevgi
ve saygısını kazanarak özel hocası oldu; ardından
Uluğ Bey Medresesi’nin baş hocalığına ve Cemşîd
el-Kâşî’den sonra o dönemde inşa edilen Semerkant Rasathânesi’nin başına getirildi. Kadızâde’nin geometriyle ilgili Şerḥu Eşkâli’t-te’sîs’i ile astronomiye dair Şerḥu’l-Mülaḫḫaṣ fîʿilmi’l-heyʾe’si,
Osmanlı medreselerinde orta seviyede ders kitabı
olarak okutulmuştur. Böylece Osmanlı ilim hayatını hem talebeleri hem eserleriyle zenginleştirip
yönlendiren Kadızâde, Osmanlı ilim muhitinde
yetişen gerçek anlamda ilk özgün matematikçi ve
astronom sayılır
Soru 24
"Tażʿîfü’l-meẕbaḥ" adlı geometri çalışmasında “Delos problemi” adıyla bilinen bir küpün iki katına çıkarılması problemini ele alan Osmanlı matematikçisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Lutfî
B
Ali Kuşçu
C
Mirim Çelebi
D
Kadızâde-i Rûmî
E
Fethullah eş-Şirvânî
Açıklama:
Dönemin ünlü isimlerinden biri de
Molla Lutfî’dir. Kısmen derleme kısmen telif olan
Tażʿîfü’l-meẕbaḥ adlı geometri çalışmasında “Delos problemi” adıyla bilinen bir küpün iki katına
çıkarılması problemini ele alır.
Molla Lutfî’dir. Kısmen derleme kısmen telif olan
Tażʿîfü’l-meẕbaḥ adlı geometri çalışmasında “Delos problemi” adıyla bilinen bir küpün iki katına
çıkarılması problemini ele alır.
Soru 25
I. Türk İslam dünyası II. Moğol III. İran IV. Hint Yukarıdaki coğrafyaların hangisi ya da hangileri Osmanlı coğrafyasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Türk İslam dünyası, Moğol, İran, Hint, Bizans Dünyası, Osmanlı coğrafyasında yer almaktadır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı klasik çağındaki düşünce sistemini oluşturan "teorik" yapının mimarları arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristo
C
İbn Sina
D
Farabi
E
İbn Haldun
Açıklama:
Osmanlı klasik çağında düşünce sistemi;
a. Teorik,
b. Geleneksel,
c. Pratik olmak üzere üç değişik kaynaktan beslenmiştir.
Osmanlı sistematiğinde teorik yapının mimarları başta Platon, Aristo,
İbn Sina, Farabi, Nasîrüddin Tûsî ve son olarak Kınalızâde Ali’dir.
a. Teorik,
b. Geleneksel,
c. Pratik olmak üzere üç değişik kaynaktan beslenmiştir.
Osmanlı sistematiğinde teorik yapının mimarları başta Platon, Aristo,
İbn Sina, Farabi, Nasîrüddin Tûsî ve son olarak Kınalızâde Ali’dir.
Soru 27
İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele alan "Kutadgu Bilig" aşağıdakilerden hangisi tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
İbn Sina
B
Farabi
C
Nasîrüddin Tûsî
D
Kınalızâde Ali
E
Yusuf Has Hacib
Açıklama:
Türkistan ve Maveraünnehir’de hüküm süren
Karahanlılar devri Türk kültür ve sanat tarihi bakımından özel bir öneme sahiptir. Balasagun ve
Kaşgar gibi şehirler ilim ve kültür merkezi olarak
ortaya çıktı. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig de İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele aldı.
Karahanlılar devri Türk kültür ve sanat tarihi bakımından özel bir öneme sahiptir. Balasagun ve
Kaşgar gibi şehirler ilim ve kültür merkezi olarak
ortaya çıktı. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig de İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele aldı.
Soru 28
Osmanlı'da teorik ve geleneksel olan aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Mukaddes
B
Antik
C
Kadim
D
Kutsal
E
Geleneksel
Açıklama:
Osmanlı, teorik ve geleneksel olanı “kadim” şeklinde ifade eder. Klasik çağda “kadim olagelenden” ne anlaşılmak gerektiği konusunda hiçbir ihtilaf ve tereddüde rastlanmaz.
Soru 29
1336 yılında inşaatı biten İznik’teki ilk Osmanlı medresesi hangi padişah dönemine aittir?
Seçenekler
A
Osman GAzi
B
Orhan Gazi
C
Yıldırım Beyazıt
D
I. Murat
E
II. Murat
Açıklama:
Orhan Gazi dönemine aittir.
Soru 30
I. Molla Fenârî
II. Kutbüddin İznikî
III. Sofyalı Bâlî Efendi
IV. Abdullah Bosnevî
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Dâvûd-i Kayserî'nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhinden etkilenmiştir?
II. Kutbüddin İznikî
III. Sofyalı Bâlî Efendi
IV. Abdullah Bosnevî
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Dâvûd-i Kayserî'nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhinden etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Molla Fenârî, Kutbüddin
İznikî, Sofyalı Bâlî Efendi, Abdullah Bosnevî ve
İsmâil Hakkı Bursevî gibi Osmanlı âlim ve mutasavvıfları da Dâvûd-i Kayserî’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhindeki
görüşlerinden etkilenmişlerdir.
İznikî, Sofyalı Bâlî Efendi, Abdullah Bosnevî ve
İsmâil Hakkı Bursevî gibi Osmanlı âlim ve mutasavvıfları da Dâvûd-i Kayserî’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhindeki
görüşlerinden etkilenmişlerdir.
Soru 31
Osmanlı uleması arasında zendeka ve mülhidlik suçlamasıyla idam edilen ilk âlim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muslihuddin Efendi
B
Molla Lütfi
C
Ali et-Tûsî
D
Kadı Zeynüddin Ma‘rûf Efendi
E
Kemâleddin İbn Hamza
Açıklama:
Osmanlı uleması arasında ilk zendeka ve mülhidlik suçlamasıyla Molla Lütfi idam edildi.Molla Lütfi, ilk ve son olmadı.
Sonraki dönemlerde de hoşa gitmeyen, diş bilenen rakipler zendeka suçuyla ortadan kaldırıldı.
Sonraki dönemlerde de hoşa gitmeyen, diş bilenen rakipler zendeka suçuyla ortadan kaldırıldı.
Soru 32
Dâvûd-i Kayserî’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhinin etkileri hangi yüzyıla kadar devam etmiştir?
Seçenekler
A
20. yy
B
19. yy
C
18. yy
D
17. yy
E
16. yy
Açıklama:
20. yy başlarına kadar devam etmiştir.
Soru 33
Osmanlı tasavvuf düşüncesinin teşekkülünde Davud-i Kayseri kadar onun da katkısı azımsanmayacak kadar önemlidir. Tasavvuf
kültürüne olan yakın ilgisi bazı eserlerinde açıkça görülür. Tasavvufi düşüncelerinin şekillenmesinde
Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin tesiri vardır ve İbnü’lArabî’ye nisbet edilen Ekberiyye mektebinin görüşlerini Anadolu’da temsil eden âlimler arasında yer almaktadır. Diğer taraftan Fahreddin er-Râzî ekolüne bağlı olup Râzî’nin geliştirdiği İbn Sînâcı sistemin Osmanlı geleneğine taşınmasında önemli rol oynamıştır. Onu sırayla hoca-talebe silsilesi doğrultusunda Molla Yegân (ö.1437), Hızır Bey (ö.
1459), oğlu Sinan Paşa (ö. 1486), meşhur Molla
Lütfî (ö. 1494) ve nihayet İbn Kemal ve Ebussuud Efendi takip etmiştir. Bahsedilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
kültürüne olan yakın ilgisi bazı eserlerinde açıkça görülür. Tasavvufi düşüncelerinin şekillenmesinde
Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin tesiri vardır ve İbnü’lArabî’ye nisbet edilen Ekberiyye mektebinin görüşlerini Anadolu’da temsil eden âlimler arasında yer almaktadır. Diğer taraftan Fahreddin er-Râzî ekolüne bağlı olup Râzî’nin geliştirdiği İbn Sînâcı sistemin Osmanlı geleneğine taşınmasında önemli rol oynamıştır. Onu sırayla hoca-talebe silsilesi doğrultusunda Molla Yegân (ö.1437), Hızır Bey (ö.
1459), oğlu Sinan Paşa (ö. 1486), meşhur Molla
Lütfî (ö. 1494) ve nihayet İbn Kemal ve Ebussuud Efendi takip etmiştir. Bahsedilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sofyalı Bâlî Efendi
B
Molla Fenârî
C
Kutbüddin İznikî
D
İsmâil Hakkı Bursevî
E
Şeyh Bedreddin
Açıklama:
Bahsedilen alim Molla Fenari'dir.
Soru 34
Hocası Molla Fenari’nin teşvikiyle Merâga matematik-astronomi okulunun ilmî mirası çerçevesinde canlılığını koruyan Mâverâünnehir ve Horasan bölgesine giderek 1411 senesinden itibaren Semerkant’ta, dönemin önde gelen âlimlerinden
kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanıştı ve kısa zamanda hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası oldu; ardından Uluğ Bey Medresesi’nin baş hocalığına ve Cemşîd el-Kâşî’den sonra o dönemde inşa edilen Semerkant Rasathânesi’nin başına getirildi. Geometriyle ilgili Şerḥu Eşkâli’t-te’sîs’i ile astronomiye dair Şerḥu’l-Mülaḫḫaṣ fîʿilmi’l-heyʾe’si, Osmanlı medreselerinde orta seviyede ders kitabı olarak okutulmuştur.
Bahsedilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
kelâmcı-matematikçi Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin derslerine devam etti. Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanıştı ve kısa zamanda hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası oldu; ardından Uluğ Bey Medresesi’nin baş hocalığına ve Cemşîd el-Kâşî’den sonra o dönemde inşa edilen Semerkant Rasathânesi’nin başına getirildi. Geometriyle ilgili Şerḥu Eşkâli’t-te’sîs’i ile astronomiye dair Şerḥu’l-Mülaḫḫaṣ fîʿilmi’l-heyʾe’si, Osmanlı medreselerinde orta seviyede ders kitabı olarak okutulmuştur.
Bahsedilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Celaleddin Devvânî
B
Molla Yegân
C
Kadızade-i Rumi
D
Ali Kuşçu
E
Molla Hüsrev
Açıklama:
Bahsedilen alim Kadızade-i Rumi'dir.
Soru 35
Fâtih zamanında Ali Kuşçu ile birlikte Semâniye medreselerinin programını düzenlemeye memur edildiği de rivayet
edilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
edilen alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Gürani
B
Molla Hüsrev
C
Molla Fenari
D
Kadızade-i Rumi
E
Fethullah eş-Şirvânî
Açıklama:
Molla Hüsrev'dir.
Soru 36
I. Platon
II. Aristo
III. İbn Sina
IV. Farabi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı sistematiğinde teorik yapının mimarları arasında yer almaktadır?
II. Aristo
III. İbn Sina
IV. Farabi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı sistematiğinde teorik yapının mimarları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve II
C
Yalnız III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Osmanlı sistematiğinde teorik yapının mimarları başta Platon, Aristo,
İbn Sina, Farabi, Nasîrüddin Tûsî ve son olarak Kınalızâde Ali’dir.
İbn Sina, Farabi, Nasîrüddin Tûsî ve son olarak Kınalızâde Ali’dir.
Soru 37
I. Toprak
II. Su
III. Hava
IV. Tuz
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri anasır-ı erbaa arasında yer almaktadır?
II. Su
III. Hava
IV. Tuz
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri anasır-ı erbaa arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Anâsır-ı erbaa “dört unsur” demek olup
klasik felsefede toprak, su, hava ve ateşten
ibarettir.
klasik felsefede toprak, su, hava ve ateşten
ibarettir.
Soru 38
Osmanlı medreselerindeki felsefi düşüncenin sonunu temsili eden ve Osmanlı’nın "Ortaçağlaşmasını" bereberinde getiren “Tehafüt” tartışması aşağıdakilerden hangisinin iktidarında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
II. Murad
B
Fatih Sultan Mehmed
C
II. Bayezid
D
Yavuz Sultan Selim
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Fatih zamanında Muslihuddin Efendi
“Hocazâde” ile Ali et-Tûsî arasındaki “Tehafüt”
tartışması Osmanlı medreselerindeki felsefi düşüncenin sonunun temsili aynı zamanda Osmanlı’nın “ortaçağlaşması”da demektir.
“Hocazâde” ile Ali et-Tûsî arasındaki “Tehafüt”
tartışması Osmanlı medreselerindeki felsefi düşüncenin sonunun temsili aynı zamanda Osmanlı’nın “ortaçağlaşması”da demektir.
Soru 39
Safevi Devleti’nin Anadolu’daki mistik hareketleri, özellikle de Kızılbaşları desteklemesi karşısında Osmanlı Devleti'nin, Safevi Şiiliğine karşı Sunni İslam’ı devlet dini olarak benimsemesi ve sünni yaklaşımı devletin ideolojisi haline getirmesi aşağıdaki Osmanlı hükümdarlarından hangisinin iktidarında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmed
B
II. Bayezid
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Selim
E
II. Selim
Açıklama:
Yavuz Sultan Selim döneminde, Safevi Devleti’nin
Anadolu’daki mistik hareketleri, özellikle de Kızılbaşları desteklemesi karşısında devlet, Safevi Şiiliğine karşı Sunni İslam’ı devlet dini olarak benimsedi.
Sünni yaklaşımı devletin ideolojisi haline getirdi.
Anadolu’daki mistik hareketleri, özellikle de Kızılbaşları desteklemesi karşısında devlet, Safevi Şiiliğine karşı Sunni İslam’ı devlet dini olarak benimsedi.
Sünni yaklaşımı devletin ideolojisi haline getirdi.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi ilk Osmanlı şeyhülislamı kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Abdürrezzâk el-Kâşânî
B
Dâvûd-i Kayserî
C
Fahreddin er-Râzî
D
Molla Fenârî
E
Kutbüddin İznikî
Açıklama:
Molla Fenârî ilk Osmanlı şeyhülislamı kabul edilmektedir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Molla Fenari’nin öğrencilerinden olup Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanışmış ve hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası olmuştur?
Seçenekler
A
Ali Kuşçu
B
Kadızâde-i Rumi
C
Gıyâseddin Cemşîd
D
Mirim Çelebi
E
Zekeriya el Kazvini
Açıklama:
Molla Fenari'nin öğrencisi olan Kadızâde-i Rumi, Semerkant’ta Uluğ Bey ile tanışmış, kısa zamanda hükümdarın sevgi ve saygısını kazanarak özel hocası olmuştur.
Soru 42
"Ahlâk-ı Alâî" isimli eser kime aittir?
Seçenekler
A
Kınalızâde Ali
B
Molla Fenarî
C
Ali Kuşçu
D
Kâtip Çelebi
E
Fârâbî
Açıklama:
Kınalızâde Ali, Ahlâk-ı Alâî'yi, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme almıştır.
Soru 43
Farabi’nin Medinetü’l Fazıla isimli kitabında ayrıntılı bir biçimde yorumlanan antropomorfik teori, kimin hangi eserinde halkın düzeyine indirilip yaygınlaştırıldı?
Seçenekler
A
Molla Lütfi-Harname
B
Zekeriya el Kazvini-Acaibü’l Mahlûkat
C
Nasıreddin Tusi-Ahlâk
D
Kınalızâde Ali-Ahlâk-ı Alâî
E
Celaleddin Devvânî- Ahlâk-ı Celâlî
Açıklama:
Farabi’nin Medinetü’l Fazıla isimli kitabında ayrıntılı bir biçimde yorumlanan antropomorfik teori, Nasıreddin Tusi’nin Ahlâk adlı eserinde halkın düzeyine indirilip yaygınlaştırıldı.
Soru 44
Hangisi siyasetname tarzının ilk örneğidir?
Seçenekler
A
Tarih-i Ebü’l-Feth
B
Ahlâk
C
Medinetü’l Fazıla
D
Acaibü’l Mahlûkat
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Yusuf Has Hacib'in yazdığı Kutadgu Bilig, siyasetname tarzının ilk örneğidir.
Soru 45
15. yüzyılda gözü yükseklerde olan ve ilmi yeteneği gelişmemiş müderrislerin yetersizliklerini,
intihallerini çekinmeden söyleyen ve yazan aynı zamanda siyasi iktidarı da eleştiren kişi kimdir?
intihallerini çekinmeden söyleyen ve yazan aynı zamanda siyasi iktidarı da eleştiren kişi kimdir?
Seçenekler
A
Ali Kuşçu
B
Molla Lütfi
C
İbn-i Kemâl
D
Molla Fenarî
E
Kâtip Çelebi
Açıklama:
Gözü yükseklerde, ihtirasıyla ilmi yeteneği aynı oranda gelişmemiş müderrislerin ilmi yetersizliklerini, intihallerini çekinmeden söyleyen ve yazan Molla Lütfi sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştirmiştir.
Soru 46
Fatih döneminde kurulan Sahn-ı Seman medreselerinde hangi anlayış hakimdi?
Seçenekler
A
Eşarilik
B
Mutezilelik
C
Cebriyelik
D
Maturidilik
E
Selefilik
Açıklama:
Fatih döneminde kurulan Sahn-ı Seman medreselerinde Eşari anlayış hakimdi.
Soru 47
12. yüzyılda, Endülüs’te İbn Rüşt (1126-1198) Gazali’nin filozoflara yönelik eleştirisine cevap olarak hangi eseri yazmıştır?
Seçenekler
A
Tarih-i Ebü’l-Feth
B
Kutadgu Bilig
C
Acaibü’l Mahlûkat
D
Tahafut Al-Tahafut
E
Ahlâk-ı Alâî
Açıklama:
12. yüzyılda, Endülüs’te İbn Rüşt (1126-1198) Gazali’nin filozoflara yönelik eleştirisine cevap olarak Tahafut Al-Tahafut adlı eseri yazmıştır.
Soru 48
İstanbul Rasathanesi 16. yüzyılda yıkılmadan önce buranın başında kim bulunmaktaydı?
Seçenekler
A
Kutbüddin Efendi
B
Abdülkerim Çelebi
C
Takiyüddin
D
Ali Kuşçu
E
Birgivî Mehmed Efendi
Açıklama:
İstanbul Rasathanesi 16. yüzyılda yıkılmadan önce başında Takiyüddin bulunmaktaydı.
Soru 49
Dinî veya siyasi bir inancı, tarihin bir önceki döneminde sahip olduğu kültür yapısı ve müesseseleriyle özdeşleştirmeye ne denir?
Seçenekler
A
Radikalizm
B
Tehâfüt
C
Fundamentalizm
D
Bid’at
E
Entegrizm
Açıklama:
Entegrizm, dinî veya siyasi bir inancı tarihin bir önceki döneminde sahip olduğu kültür yapısı ve müesseseleriyle özdeşleştirmektir.
Soru 50
......................, daha çok Muhyiddin Arabi’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhiyle kendisinden sonraki sûfîleri etkilemiş, Osmanlı tasavvuf düşüncesinin temel belirleyicisi olmuştur. Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine onu 30 akçe maaşla tayin etmiştir.
Nokta ile belirtilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Nokta ile belirtilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
İbnü’l-Fârız
B
Abdürrezzâk el-Kâşânî
C
Dâvûd-i Kayserî
D
İbnü’l-Arabî
E
Ali Kuşçu
Açıklama:
Orhan Gazi, 1336 yılında inşaatı biten İznik'teki ilk Osmanlı medresesinin müderrisliğine 30 akçe maaşla tayin etmiştir. Dâvûd-i Kayserî, daha çok Muhyiddin Arabi’nin Fuṣûṣü’l-ḥikem şerhiyle kendisinden sonraki sûfîleri etkilemiş, Osmanlı tasavvuf düşüncesinin temel belirleyicisi olmuştur.
Soru 51
Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında Vahdet-i vücûd nazariyesini felsefî mahiyette yorumlayan ve savunan ilk sûfî müellif aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Molla Fenârî
B
Dâvûd-i Kayserî
C
Abdürrezzâk el-Kâşânî
D
İbnü’l-Fârız
E
İbnü’l-Arabî
Açıklama:
Vahdet-i vücûd nazariyesini felsefî mahiyette yorumlayan ve savunan ilk sûfî müelliftir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi ilk Osmanlı kozmografya ve coğrafyasını teşkil eden eserler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Miftâḥu’l-ḥisâb
B
Kitabü’l Acaib ve’l Gara-ib
C
Acaibü’l Mahlûkat
D
Dürr-i Meknun
E
Kitab’ül Hayvan
Açıklama:
Kitabü’l Acaib ve’l Gara-ib, Kazvi’nin, Acaibü’l Mahlûkat ve Garaibü’l-Mevcûdat, Ahmet Bican’ın Dürr-i Meknun ve Acaibü’l Mahlûkatı, Mir’atü’l Avâlim, Kitab’ül Hayvan (Türkay, 1958) gibi eserleri ilk Osmanlı kozmografya ve coğrafyasını teşkil etmektedir.
Soru 53
Osmanlı Devleti kuruluş yılları ve XVI. yüzyıla kadar olan bilim ve düşünce sistemi ele alındığında;
- Ali Kuşcu
- Dâvûd-i Kayserî
- Zekeriya el Kazvini
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Semarkant’ta Kadızade Rumi, Uluğ Bey ve Gıyâseddin Cemşîd’den dersler alan Ali Kuşcu Osmanlı ülkesine gelerek 1473’de Fatih Sultan Mehmet Ayasofya Medresesine müderris olarak tayin edilmiştir. İstanbul’da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getirmiş, hatta Ali Kuşçu’nun derslerini ilim adamları dahi takip etmişlerdir.
Soru 54
Osmanlı siyaset düşüncesinin oluşumunda teorik mimarlar öncü rol oynamışlardır. Kınalızâde, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî eserinin sonunda formülleştirdiği Daire-i Adliye, teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Adı geçen eserde aşağıdaki konulardan hangisi ele alınmamıştır?
Adı geçen eserde aşağıdaki konulardan hangisi ele alınmamıştır?
Seçenekler
A
Amelî ve nazarî ahlâk
B
Ruh ve terbiye meseleler
C
Türk aile reisinin görevleri
D
Devlet idaresi
E
Astronomi ve matematik konuları
Açıklama:
Osmanlı siyaset düşüncesinin oluşumunda teorik mimarlar öncü rol oynamışlardır. Kınalızâde, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî eserinin sonunda formülleştirdiği Daire-i Adliye, teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Eser, bir mukaddime/giriş, üç bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Mukaddimede, ahlâk felsefesi ala-nına giren konular, ahlâk ilmi ile ilgili terimler, ahlâk ilminin faydaları, amelî ve nazarî ahlâk, ruh ve terbiye meseleleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm aile ahlâkına (ilm-i tedbîr-i menzil) ayrıl-mıştır. Kınalızâde, bu bölümde Müslüman Türk ailesinin kuruluşu, aile reisinin görevleri, küçükten büyüğe doğru aile fertlerinin hak, vazife ve mesu-liyetleri hakkında bilgi vermiş, ailede terbiye usul-lerini örneklerle anlatmıştır. Üçüncü bölüm devlet idaresi ve siyasî ahlâk (ilm-i tedbîr-i medîne) ile ilgilidir.
Eser, bir mukaddime/giriş, üç bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Mukaddimede, ahlâk felsefesi ala-nına giren konular, ahlâk ilmi ile ilgili terimler, ahlâk ilminin faydaları, amelî ve nazarî ahlâk, ruh ve terbiye meseleleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm aile ahlâkına (ilm-i tedbîr-i menzil) ayrıl-mıştır. Kınalızâde, bu bölümde Müslüman Türk ailesinin kuruluşu, aile reisinin görevleri, küçükten büyüğe doğru aile fertlerinin hak, vazife ve mesu-liyetleri hakkında bilgi vermiş, ailede terbiye usul-lerini örneklerle anlatmıştır. Üçüncü bölüm devlet idaresi ve siyasî ahlâk (ilm-i tedbîr-i medîne) ile ilgilidir.
Soru 55
İslam felsefesindeki anâsır-ı erbaa anlayışı kaynağını aşağıdaki düşünce sistemlerinin hangisinden alır?
Seçenekler
A
Mısır
B
Antik Yunan
C
Geleneksel Türk siyasal düşüncesi
D
Semerkant matematik-astronomi okulu
E
Ortaçağ felsefesi
Açıklama:
İslam felsefesindeki anâsır-ı erbaa anlayışı antik Yunan düşüncesinden gelmektedir.
Soru 56
Osmanlı İmparatorluğu’nun merkeziyetçi yapısı, mesleğinde parlayan ve başarı gösteren ulemaya cazip bürokratik mevkiler sunuyordu. Yüksek mevkilere gelebilmek için ulema kendi içinde müthiş bir rekabete giriyor bu da onların ilmi performansını olumsuz yönde etkiliyordu. ......................................., Harname isimli eserinde “Ey zaman, yazıklar olsun alçaklar yükseklere çıktı, şerefli insanlar aşağılara indi.” diyerek sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştirmekten geri durmadı.
Belirtilen noktalı yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Belirtilen noktalı yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Molla Lütfi
B
Yunus Emre
C
Çandarlı Halil Paşa
D
Ali Kuşçu
E
Dâvûd-i Kayserî
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nun merkeziyetçi yapısı, mesleğinde parlayan ve başarı gösteren ulemaya cazip bürokratik mevkiler sunuyordu. Yüksek mevkilere gelebilmek için ulema kendi içinde müthiş bir rekabete giriyor bu da onların ilmi performansını olumsuz yönde etkiliyordu. Molla Lütfi, Harname isimli eserinde “Ey zaman, yazıklar olsun alçaklar yükseklere çıktı, şerefli insanlar aşağılara indi.” diyerek sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştirmekten geri durmadı.
Soru 57
Osmanlı uleması arasında ilk zendeka ve mülhidlik suçlamasıyla aşağıdakilerden hangisi idam edilmiştir?
Seçenekler
A
Dâvûd-i Kayserî
B
Nasîrüddin Tûsî
C
Kınalızâde Ali
D
Molla Lütfi
E
Çandarlı Halil Paşa
Açıklama:
Osmanlı uleması arasında ilk zendeka ve mülhidlik suçlamasıyla Molla Lütfi idam edildi.
Soru 58
Osmanlı düşüncesinde ilmi performansın azalmasında;
- Yüksek mevkilere gelebilmek için ulemanın kendi içindeki rekabeti
- Zındıklık ve mülhidlik isnadı
- Osmanlıların Selçuklulardan miras olarak aldıkları bilginin siyasallaşması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Osmanlı düşüncesinde ilmi performansın azalmasının belki de en önemli sebeplerinden biri, Osmanlıların Selçuklulardan miras olarak aldıkları bilginin siyasallaşması meselesidir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun merkeziyetçi yapısı, mesleğinde parlayan ve başarı gösteren ulemaya cazip bürokratik mevkiler sunuyordu. Yüksek mevkilere gelebilmek için ulema kendi içinde müthiş bir rekabete giriyor bu da onların ilmi performansını olumsuz yönde etkiliyordu.
Osmanlı İmparatorluğu’nun merkeziyetçi yapısı, mesleğinde parlayan ve başarı gösteren ulemaya cazip bürokratik mevkiler sunuyordu. Yüksek mevkilere gelebilmek için ulema kendi içinde müthiş bir rekabete giriyor bu da onların ilmi performansını olumsuz yönde etkiliyordu.
Soru 59
Gazali, yazdığı eserde yirmi konu ele almıştır. Üç konuda filozofları küfürle itham etmiştir. Bunlar; Alemin kıdemi, Allah’ın cüz’ileri bilmediği ve Cismanî haşrin inkârı konularıdır. Gazali’ye göre filozoflar bu üç konuda İslam’dan çıkmışlardır. Geri kalan on yedi konuda ise diğer bazı İslam fırkalarının görüşleri ile uygunluk içindedir.
Gazali'nin belirtilen metinde bahsedilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Gazali'nin belirtilen metinde bahsedilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tahafut Al-Tahafut
B
Tehâfüt
C
Et-Tarîkatü’l-Muhammediyye ve Risale-i Birgivi
D
Daire-i Adliye
E
Medinetü’l Fazıla
Açıklama:
Gazali, Tehâfüt adlı eserde yirmi konu ele almıştır. Üç konuda filozofları küfürle itham etmiştir. Bunlar; Alemin kıdemi, Allah’ın cüz’ileri bilmediği ve Cismanî haşrin inkârı konularıdır. Gazali’ye göre filozoflar bu üç konuda İslam’dan çıkmışlardır. Geri kalan on yedi konuda ise diğer bazı İslam fırkalarının görüşleri ile uygunluk içindedir. Gazali’den yaklaşık yüzyıl sonra yani 12. yüzyılda, Endülüs’te İbn Rüşt (1126-1198) Gazali’nin filozoflara yönelik eleştirisine cevap olarak Ta-hafut Al-Tahafut adlı eseri yazmıştır
Soru 60
Kınalızâde Ahlâk-ı Alâî adlı eserini kaç yılında kaleme almıştır?
Seçenekler
A
1553
B
1558
C
1562
D
1564
E
1572
Açıklama:
Kınalızâde, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî eserinin sonunda formülleştirdiği Daire-i Adliye, teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Soru 61
Acaibü’l Mahlûkat adlı kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Bican
B
Molla Lütfi
C
Kâtip Çelebi
D
Ebussuud Efendi
E
Zekeriya el Kazvini
Açıklama:
Zekeriya el Kazvini’nin Acaibü’l Mahlûkat adlı kitabı 1436 senesinde Rükneddin Ahmet tarafından Türkçe’ye çevrilmiş.
Soru 62
Acaibü’l Mahlûkat adlı kitap kaç yılında Türkçeye çevrilmiştir?
Seçenekler
A
1423
B
1436
C
1452
D
1526
E
1572
Açıklama:
Zekeriya el Kazvini’nin Acaibü’l Mahlûkat adlı kitabı 1436 senesinde Rükneddin Ahmet tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.
Soru 63
Anadolu-Semerkant adlı okulun gerçek anlamda ilk temsilcisi sayılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ali Kuşçu
B
Molla Lütfi
C
Mirim Çelebi
D
Kâtip Çelebi
E
Ebussuud Efendi
Açıklama:
Tarih ve edebiyat alanlarında da söz sahibi olan Mîrim Çelebi, ilmî zihniyet itibariyle dedeleri Kadızâde-i Rûmî ile Ali Kuşçu temsilcisi oldukları Semerkant matematik-astronomi okulunun çizgisini takip etmekle birlikte kendilerine has yorumlar getirmeyi de ihmal etmediler. Mirim Çelebi Anadolu-Semerkant okulu olarak adlandıracağımız okulun gerçek anlamda ilk temsilcisidir. Anadolu ve Semerkant birikimi Mirim Çelebi’nin yetiştirdiği öğrencileri ile varlığını devam ettirdi.
Soru 64
Ali Kuşçu’nun bilmece tarzında sorduğu bir geometri sorusuna cevap olarak Risâle fi’zzâviyeti’l-ḥâdde iẕâ füriżat ḥareketü eḥadi ḍılʿayhâ taḥṣulü zâviye münferice adlı eseri yazan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hızır Bey
B
Sinan Paşa
C
Kâtip Çelebi
D
Molla Yegân
E
Ebussuud Efendi
Açıklama:
Ali Kuşçu’nun öğrencilerinden Sinan Paşa olarak bilinen Sinâneddin Yûsuf (ö.1486), Fâtih’in huzurunda Ali Kuşçu’nun bilmece tarzında sorduğu bir geometri sorusuna cevap olarak Risâle fi’zzâviyeti’l-ḥâdde iẕâ füriżat ḥareketü eḥadi ḍılʿayhâ taḥṣulü zâviye münferice adıyla bir eser yazmıştır.
Soru 65
Yusuf Has Hacib’in İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele aldığı eserinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlâk-ı Celâlî
B
Miftâḥu’l-ḥisâb
C
Kutadgu Bilig
D
Dürr-i Meknun
E
Tahafut Al-Tahafut
Açıklama:
Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig de İslamiyet sonrası Türk ideal devlet anlayışını ele aldı. Bu yapıt, Uygur harfleri ile Türkçe olarak yazılan
ve Türk dilinin kitap haline gelmiş abidevi eseridir. Siyasetname tarzının ilk örneği olan eser uzun bir dönem yöneticilerin başucu kitabı olarak okunmuştur. Türk İslam algısı ve kültürel kodlarının en temel metinlerinden biri olan Kutadgu Bilig, Karahanlı Tabgaç Buğra Han adına yazılmıştır. 1072- 1074 arasında yazılan bu eserde (b. 2057, 2958, 2059) Daire-i Adliye’ye ait ifadeler vardır (Köseoğlu, 1995: 12).
ve Türk dilinin kitap haline gelmiş abidevi eseridir. Siyasetname tarzının ilk örneği olan eser uzun bir dönem yöneticilerin başucu kitabı olarak okunmuştur. Türk İslam algısı ve kültürel kodlarının en temel metinlerinden biri olan Kutadgu Bilig, Karahanlı Tabgaç Buğra Han adına yazılmıştır. 1072- 1074 arasında yazılan bu eserde (b. 2057, 2958, 2059) Daire-i Adliye’ye ait ifadeler vardır (Köseoğlu, 1995: 12).
Soru 66
Harname isimli eserinde “Ey zaman, yazıklar olsun alçaklar yükseklere çıktı, şerefli insanlar aşağılara indi.” (Gökyay,1995:39) diyerek sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştiren yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadızâde-i Rûmî
B
Kâtip Çelebi
C
Molla Lütfi
D
Ebussuud Efendi
E
Molla Yegân
Açıklama:
Molla Lütfi, Harname isimli eserinde “Ey zaman, yazıklar olsun alçaklar yükseklere çıktı, şerefli insanlar aşağılara indi.” (Gökyay,1995:39) diyerek sadece muhteris ulemayı değil, siyasal iktidarı da mizahi bir dille eleştirmekten geri durmadı.
Soru 67
Birgivî Mehmed Efendi “et-Tarîkatü’l-Muhammediyye ve Risale-i Birgivi” isimli eserlerini kaç yılında kaleme almıştır?
Seçenekler
A
1556
B
1564
C
1573
D
1576
E
1588
Açıklama:
Selefiyeci yaklaşımın Osmanlı topraklarında uç vermesinde Birgivî Mehmed Efendi’nin 1564 yılında kaleme aldığı “et-Tarîkatü’l-Muhammediyye ve Risale-i Birgivi” isimli eserleri etkili olmuştur.
Soru 68
Antropomorfik teorinin ayrıntılı bir şekilde yorumlandığı Medinetü’l Fazıla isimli kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristo
C
İbn Sina
D
Farabi
E
Nasîrüddin Tûsî
Açıklama:
Farabi’nin Medinetü’l Fazıla isimli kitabında ayrıntılı bir biçimde yorumlanan antropomorfik teori, Nasıreddin Tusi’nin Ahlâk adlı eserinde halkın düzeyine indirilip yaygınlaştırıldı (İnalcık, 1992:55).
Soru 69
Kınalızâde’nin 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı ve teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil eden “Daire-i Adliye” aşağıdaki eserlerden hangisinin sonunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Ahlâk-ı Celâlî
B
Miftâḥu’l-ḥisâb
C
Ahlâk-ı Alâî
D
Dürr-i Meknun
E
Acaibü’l Mahlûkat
Açıklama:
Kınalızâde, 1564 yılında Şam’daki kadılık vazifesi sırasında kaleme aldığı Ahlâk-ı Alâî eserinin sonunda formülleştirdiği Daire-i Adliye, teorik olan ile geleneksel olanın nasıl bir uyum içinde formülleştirildiğine iyi bir örnek teşkil etmektedir.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıların 17. yüzyılda yaşamış olduğu siyasi krizin en büyük sonuçlarından biri olarak sayılabilir?
Seçenekler
A
Ulema ve Seyfiye sınıflarının ittifak yapması
B
II. Osman'ın öldürülmesi
C
Yeniçerilerin isyan etmesi
D
Ordunun padişaha sadakatinin azalması
E
Osmanlı sultanlarının kutsaldan sırana insana geçmesi
Açıklama:
Siyasi (meşruiyet) krizinde Padişah II. Osman’ın katledilmesi başat bir rol oynar. Ulema ve Seyfiye’nin zaman içinde ittifak kurmaları ve bu ittifakın sonucu olarak II. Osman’ın katledilişi Osmanlı hanedanında travmatik bir etki yaptı. Bilindiği gibi dünyanın en güçlü ordusu bile, eğer sadık değilse koruma görevini yapamayacağı açıktır. Sadakatin en önemli temeli de sizin imgesel meşruluğunuza duyduğu imgesel inançtır (Castoriadis, 2001: 67). Yeniçerilerin bu eylemi, yani dokunulmazlığı olan “Allah’ın yeryüzündeki gölgesinin” katledilmesi, bundan sonra Osmanlı sultanlarının kutsaldan sıradan insana geçişinin kapısını aralamıştır. Bu durum aynı zamanda sultanın imgesel meşruiyetinin de sarsılmış olması demektir.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B şıkkıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda 17. yüzyılda yaşanan ekonomik krizin gerekçeleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Atlantik Okyanusu merkezinde yeni ticaret rotalarının oluşması
B
Osmanlı'nın tağşiş politikası
C
Osmanlı akçesinin alım gücünün düşmesi
D
Akdeniz ticaretinden elde edilen gelirlerin düşmesi
E
Avrupa'daki gümüş para bolluğu
Açıklama:
Ekonomik kriz sosyo-ekonomik yapıyı alt üst etmiştir. 16. yüzyıldan itibaren temel ticaret rotalarındaki eksen değişikliği Akdeniz ülkelerinin ticaret gelirlerinde bir değişim yaratmakla sınırlı kalmadı, aynı zamanda, Amerika’da oluşan yeni kolonilerden bolca gümüş tedariki yapılmasının etkisiyle Avrupa’da gümüş para bolluğunu ortaya çıkardı. Bu değişim, Avrupa’da ve Osmanlı’da gıda ürünlerinin fiyatlarının artışına sebep oldu. Ayrıca, fiyat artışları tağşiş gibi dönemin para politikalarının yeni tablo üzerindeki olumsuz etkisiyle de birleşince Osmanlı’yı da içine alan enflasyonist bir dönem açığa çıktı. Dünya sisteminin eksen kayması sonucu ortaya çıkan bu ekonomik kriz mevcut tabloyu daha da derinleştirecek Celali isyanları, demografik hareketlilik, askeri devrim gibi pek çok faktörle iç içe geçerek daha uzun yıllar devletin büyük problemlerinden biri olarak yerini korudu.
Bu bilgiler doğrultusunda C şıkkındaki bilgi krizin gerekçesi değil bir sonucudur. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda C şıkkındaki bilgi krizin gerekçesi değil bir sonucudur. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 3
17. yüzyılın giderek ağırlaşan iktisadi, içtimai ve siyasi şartlarından bir kurtuluş reçetesi olarak IV. Murad’a “Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil” adında bir risale sunan devlet adamı kimdir?
Seçenekler
A
İbn-i Teymiyye
B
Abdülmecid Sivasî
C
Birgivî Mehmed Efendi
D
Kadızâde Mehmed Efendi
E
Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi 17. yüzyılın giderek ağırlaşan iktisadi, içtimai ve siyasi şartlarından bir kurtuluş reçetesi olarak IV. Murad’a “Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil” adında bir risale sunmuştur. Aslında bu risale İbni Teymiyye’nin “es-Siyasetü’ş-şer’iyye” adlı risalesinin bir çevirisidir. Buradan anlaşılıyor ki esasen Kadızâde Mehmed Efendi, İbni Teymiyye’nin ve Birgivî Mehmed Efendi’nin görüşlerini tamamen kabul etmiş, üzerine bir şey eklememiştir.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap D şıkkıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 4
İbn-i Teymiyye mektebinin görüşlerinin Osmanlı'da yerleşmesini sağlayan devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Boynueğri Mehmed Paşa
B
Vezîriâzam Melek Ahmed Paşa
C
Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi
D
Kadızâde Mehmed Efendi
E
Birgivî Mehmed Efendi
Açıklama:
Epistemik krizin ortaya çıkmasında Birgivî Mehmet Efendi’nin etkilendiği İbni Teymiyye Mektebi’nin önemli bir etkisi vardır. İbni Teymiyye Mektebi, Osmanlı dinî düşüncesine hâkim olan Fahr-i Râzî Mektebi’ne karşı bir tepki hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Mektep adını 1328 yılında hapiste ölmüş olan İbni Teymiyye’den alır. İbni Teymiyye özellikle Osmanlı taşra uleması ve cami vaizleri arasında taraftar bulmuştur. Osmanlı Devleti onun düşüncelerini ve ibadet şekillerini sistemsiz ve basitleştirilmiş bir şekilde almıştır. Bu mektep, Fahr-i Râzî Mektebi’nin uygulamalarının İslam’a aykırı olduğu görüşündedir. Bu mektebin Osmanlı’da yerleşmesini sağlayan asıl şahsiyet ise Birgivî Mehmed Efendi olmuştur. Birgivî, kendi görüşlerine ve bakış açısına göre dönemin siyasi, ekonomik, sosyal, ahlakî ve dinî durumu hakkında tahliller yapmış ve tespit ettiği problemler için bir hal çaresi bulmaya çalışmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap E şıkkıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 5
Osmanlıların 17. yüzyılda yaşadığı Epistemik krizde tasavvufu tamamen reddeden devlet adamı kimdir?
Seçenekler
A
Kadızâde Mehmed Efendi
B
Birgivî Mehmed Efendi
C
Saksoncubaşı Ömer Ağa
D
Vezîriâzam Melek Ahmed Paşa
E
Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi
Açıklama:
Kadızâdeliler, tarikat ve tasavvuf konusunda Birgivî Mehmed Efendi’den daha ileri gitmiş; Birgivî tasavvufun yalnızca saptırılmış yönlerini eleştirirken Kadızâdeliler tasavvufu külliyen reddetmişlerdir. Bununla kalmamış, insanın imanını tehlikeye soktuğu gerekçesiyle aklî ve felsefi bilimlerine de şiddetle karşı çıkmışlar, bunlarla uğraşanları Müslüman saymamışlardır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap A şıkkıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 6
"17. yüzyılda İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür."
Aşağıdakilerden hangisi bu kuşak ve çağlar arasında sayılamaz?
Aşağıdakilerden hangisi bu kuşak ve çağlar arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Çelebiler Çağı
B
Alimler Çağı
C
Sefirler ÇAğı
D
Münevverler Çağı
E
Reisülküttaplar Çağı
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür:
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B şıkkıdır.
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 7
Aşağıdaki isimlerden hangisi Çelebiler Çağı içerisine dahil edilemez?
Seçenekler
A
Hezarfen Hüseyin Çelebi
B
İbrahim Müteferrika
C
Ebubekir Ratıp Efendi
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmet
E
Evliya Çelebi
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür:
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap C şıkkıdır.
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 8
Aşağıdaki isimlerden hangisi Sefirler ve Reisilküttaplar çağına dahil edilemez?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit Paşa
B
Mahmut Raif Efendi
C
Ebubekir Ratıp Efendi
D
İbrahim Müteferrika
E
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür:
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap D şıkkıdır.
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 9
Aşağıdaki isimlerden hangisi münevverler çağı içerisine dahil edilemez?
Seçenekler
A
Münif Paşa
B
Fuat Paşa
C
Hayrullah Efendi
D
Mustafa Reşit
E
Ahmet Resmi
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür:
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap E şıkkıdır.
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik-parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Bu bilgiler doğrultusunda doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıla girerken yaşadığı ekonomik kriz süreci ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Avrupa'da gümüş para kıtlığı ortaya çıkmıştır.
B
Temel ticaret rotalarındaki eksen değişikliği Akdeniz ülkelerinin ticaret gelirlerinde bir değişim yaratmıştır.
C
Avrupa’da ve Osmanlı’da gıda ürünlerinin fiyatları artmıştır.
D
Enflasyonist bir dönem açığa çıkmıştır.
E
Celali isyanları ekonomik tabloyu negatif yönlü etkilemiştir.
Açıklama:
Ekonomik kriz sosyo-ekonomik yapıyı alt üst etmiştir. 16. yüzyıldan itibaren temel ticaret rotalarındaki eksen değişikliği Akdeniz ülkelerinin ticaret gelirlerinde bir değişim yaratmakla sınırlı kalmadı, aynı zamanda, Amerika’da oluşan yeni kolonilerden bolca gümüş tedariki yapılmasının etkisiyle Avrupa’da gümüş para bolluğunu ortaya çıkardı. Bu değişim, Avrupa’da ve Osmanlı’da gıda ürünlerinin fiyatlarının artışına sebep oldu. Ayrıca, fiyat artışları tağşiş gibi dönemin para politikalarının yeni tablo üzerindeki olumsuz etkisiyle de birleşince Osmanlı’yı da içine alan enflasyonist bir dönem açığa çıktı. Dünya sisteminin eksen kayması sonucu ortaya çıkan bu ekonomik kriz mevcut tabloyu daha da derinleştirecek Celali isyanları, demografik hareketlilik, askeri devrim gibi pek çok faktörle iç içe geçerek daha uzun yıllar devletin büyük problemlerinden biri olarak yerini korudu.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı dini düşüncesine hakim olan Fahr-i Râzî Mektebi’ne karşı bir tepki hareketi olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti
B
İbni Teymiyye Mektebi
C
Yeni Osmanlı Hareketi
D
İttihat ve Terakki Hareketi
E
Halâskâr Zabitan Grubu
Açıklama:
İbni Teymiyye Mektebi, Osmanlı dini düşüncesine hakim olan Fahr-i Râzî Mektebi’ne karşı bir tepki hareketi olarak ortaya çıkmıştır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi 1703 Edirne Vakası ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek için Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir.
B
1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
C
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresinde üstün başarı göstermesine rağmen 1703 Edirne Vakası yaşanmıştır.
D
II. Mustafa tahttan indirilmiştir.
E
Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir.
Açıklama:
Edirne Vakası: 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyıl başlarında Osmanlı kurumsal yapısı içerisinde sert iktidar mücadeleleri yaşanmıştır. II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek için ilmiye mensuplarının başında bulunan Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir. Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı ise yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
Soru 13
.............. kriz ise Osmanlı sisteminin kurucu öğesi olan ulemanın “bilinen her şeyin bilindiği ve bundan sonra erişilecek yeni bir bilginin olamayacağına” dair edindiği yaklaşımın sonucu Osmanlıların yönetimden mimariye pek çok alanda kendi kendini taklit etmeye başlamasıdır.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Ulema
B
Reaya
C
Siyasi
D
Epistemik
E
Ekonomik
Açıklama:
Epistemik kriz ise Osmanlı sisteminin kurucu öğesi olan ulemanın “bilinen her şeyin bilindiği ve bundan sonra erişilecek yeni bir bilginin olamayacağına” dair edindiği yaklaşımın sonucu Osmanlıların yönetimden mimariye pek çok alanda kendi kendini taklit etmeye başlamasıdır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Eski Yunan ve Roma’dan bahseden ilk tarih kitabı Tarih-i Düvel-i Rumiyye'in yazarıdır?
Seçenekler
A
Mehmet İhlasî
B
Kâtip Çelebi
C
Müneccimbaşı Ahmed Dede
D
Mustafa Reşit Paşa
E
Hüseyin Çelebi
Açıklama:
Hezarfen Hüseyin Çelebi’ye gelince, o Avrupalıların tanıdığı bir dünya tarihçisidir. Hüseyin Çelebi Latince ve Yunanca biliyordu ve yazdığı “Tarih-i Düvel-i Rumiyye” isimli tarih kitabı bizde Eski Yunan ve Roma’dan bahseden ilk tarih kitabı olarak
biliniyordu.
biliniyordu.
Soru 15
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu Çelebiler Çağı'na dahil olarak yer alır?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit Paşa
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Enver Paşa
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Soru 16
Viyana ve Berlin elçiliklerinde bulunmuş olan ......... ........ ........., “Hulasatü’l İtibar” adlı kitabında ısrarla askerî alanda yapılması gereken yeniliklerle birlikte barışın Osmanlı devletinin bekası için önemine dikkat çeker.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratib Efendi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Yusuf Agah Efendi
D
Ahmet Resmi Efendi
E
Mahmud Raif Efendi
Açıklama:
Viyana ve Berlin elçiliklerinde bulunmuş olan Ahmet Resmi Efendi, “Hulasatü’l İtibar” adlı kitabında ısrarla askerî alanda yapılması gereken yeniliklerle birlikte barışın Osmanlı devletinin bekası için önemine dikkat çeker.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Viyana elçiliği sırasında gözlemlerini “Avrupa Ahvaline Dair Risale” adlı eserinde ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratib Efendi
B
Mahmud Raif Efendi
C
Sadık Rıfat Paşa
D
Ahmet Azmi
E
Ahmed Resmi
Açıklama:
Sefirler çağının son halkası kuşkusuz Sadık Rıfat Paşa’dır. Kalemiyenin parlak
bir üyesi olarak Viyana elçiliği sırasında gözlemlerini “Avrupa Ahvaline Dair Risale” de ifade etti.
bir üyesi olarak Viyana elçiliği sırasında gözlemlerini “Avrupa Ahvaline Dair Risale” de ifade etti.
Soru 18
İlk matbanın kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
İbrahim Müteferrika
C
Mustafa Reşit
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
İlk matbaanın kurucusu İbrahim Müteferrika'dır.
Soru 19
............. ............. ........., 1798 yılında Divan’a sunduğu “Muvâzene-i Politikiye” isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer.
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümleyi aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Reisülküttap Atıf Efendi
B
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
C
Ahmet Resmi Efendi
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
Lagari Hasan Çelebi
Açıklama:
Dönemin iz bırakan kişilerinden biri de Reisülküttap Atıf Efendi’dir. Reisülküttap Atıf Efendi, 1798 yılında Divan’a sunduğu “Muvâzene-i Politikiye” isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz
aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer.
aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer.
Soru 20
- Siyasi (meşruiyet) kriz
- Ekonomik kriz
- Sosyal kriz
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Osmanlı Devleti 17. yüzyıla girerken üç önemli sorunla karşı karşıya kaldı. Bunlar siyasi (meşruiyet) krizi, ekonomik kriz ve epistemik krizdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi ilk defa isyancılar arasında devletin Osmanlı hanedanı tarafından idaresi meselesinin tartışıldığı isyandır?
Seçenekler
A
Edirne Vakası
B
Celali İsyanları
C
Atmeydanı Vakası
D
Çınar Vakası
E
Banat İsyanı
Açıklama:
Edirne Vakası sırasında ilk defa Âl-i Osman’a alternatif teşkil edebilecek yeni saltanat arayışları görüldü. İsyancılar arasında devletin Osmanlı hanedanı tarafından idaresi meselesi tartışıldı. Onların yerini alması bakımından Kırım Hanedanı ve hatta Sokullu’nun to- runları İbrahim Hanzadeler gibi başka güçlü aileler öne sürüldü. Doğru cevap A'dır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak anılmaktadır?
Seçenekler
A
Kuyucaklızâde Mehmed Âtıf Efendi
B
Gelenbevî İsmâil Efendi
C
Darendeli Mehmed Efendi
D
Müneccimbaşı Ahmed Dede
E
Hezarfen Hüseyin Çelebi
Açıklama:
1631 senesinde doğan meşhur tarihçi ve düşünür Müneccimbaşı Ahmed Dede klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeker. Kendisi, Osmanlı ilim zihniyetinde merkezî konumda bulunan kelâmî tabiat felsefesiyle bu felsefenin rakibi durumunda bulunan ve eleştirel sebeplerle dikkate alınan İbn Sînâcı doğa felsefesini bir kenara bırakarak, sayı kavramı eksenli (adedî) Pisagorcu teoloji, kozmoloji ve dolayısıyla tabiat felsefesine yöneldi. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabalayanların kişilerin çağına verilen addır?
Seçenekler
A
Dedeler Çağı
B
Çelebiler Çağı
C
Sefirler Çağı
D
Reîsülküttâplar Çağı
E
Münevverler Çağı
Açıklama:
Münevverler (Aydınlar) Çağı”nda Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Doğru cevap E'dir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi “Mîzânü’l- hakk’ta” dinle hayat arasında sağlıklı bir ilişki kurmanın ancak ilim yoluyla olabileceğini belirten kişidir?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratıp Efendi
B
Kâtip Çelebi
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
Reîsülküttâp Atıf Efendi
E
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
Açıklama:
İlmin toplumsal hayatın devamı açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Kâtip Çelebi, “Mîzânü’l- hakk’ta” dinle hayat arasında sağlıklı bir ilişki kurmanın ancak ilim yoluyla olabileceğini belirtir. Doğru cevap B'dir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazardır?
Seçenekler
A
Sadık Rıfat Paşa
B
Reîsülküttâp Atıf Efendi
C
İbrahim Müteferrika
D
Kâtip Çelebi
E
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
Açıklama:
İbrahim Müteferrika, Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazardır. Bu yönüyle değişmez düzen (nizam) karşısında ilk defa yeni düzen anlayışını dile getirir. Doğru cevap C'dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi eserleri, yetiştirdiği öğrenciler, yaptığı görevler ve özellikle felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınan Lale devri'nin önemli ilim ve fikir insanıdır?
Seçenekler
A
Yanyalı Esat Efendi
B
Reisülküttap Atıf Efendi
C
Ahmet Resmi Efendi
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
İbrâhim Kâmi
Açıklama:
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir. Eserleri, yetiştirdiği öğrenciler, yaptığı görevler ve özellikle felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınır. Yanyalı Esat Efendi bilgi ve birikimiyle ulemâ ve devlet adamlarının takdirini kazandı. Doğru cevap A'dır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’nın ilk daimî elçisi Yusuf Agah Efendi’nin sır kâtibi olarak 1793 yılında Londra’ya gidip orada dört yıla yakın görev yapan ve bu görevi sırasında edindiği izlenimleri Fransızca olarak kaleme alan kişidir?
Seçenekler
A
Yanyalı Esat Efendi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Ebubekir Ratib Efendi
D
Ahmet Resmi Efendi
E
Mahmud Raif Efendi
Açıklama:
Mahmud Raif Efendi, Osmanlı’nın ilk daimî elçisi Yusuf Agah Efendi’nin sır kâtibi olarak 1793 yılında Londra’ya gidip orada dört yıla yakın görev yaptı. Bu görevi sırasında edindiği izlenimleri Fransızca olarak kaleme aldı. Eser, güçlü İngiliz donanması, İngiltere’nin maliyesi, ticareti, polis teşkilatı, mahkemeleri ve jüri sistemi, İngiliz halkının durumu, şehirlerin düzeni, Londra’da bulunan hastane, cezaevi, yetimhane ve mektep gibi bazı müesseselerin işleyiş tarzları, ulaşım ve posta hizmetleri, fabrika ve imalathaneler ve İngiliz Anayasası ile Parlamentosu hakkında bilgi verir. Doğru cevap E'dir.
Soru 28
- Teknik bilgi yanında opera ve tiyatro gibi kültürel konulara da ağırlık verir.
- Onun Sefâretnâmesi diğerlerinden farklıdır.
- Avrupa’yı farklı kültür ve yeni tekniklerle kurulmuş, Osmanlı’dan bambaşka bir dünya olarak gözlemler.
- Avrupa'daki yeniliklerin Osmanlı ülkesine girmesini onaylamaz.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Yirmisekiz Çelebi Mehmed, Sefâretnâmesi’nde teknik bilgi yanında opera ve tiyatro gibi kültürel konulara da ağırlık verir. Bu durum onun Sefâretnâmesini diğerlerinden farklı kılar. Avrupa’yı farklı kültür ve yeni tekniklerle kurulmuş, Osmanlı’dan bambaşka bir dünya olarak gözlemler. Kendisi bu yeniliklerden bahsetmekle kalmaz bunları Osmanlı ülkesine taşımak da ister. Doğru cevap A'dır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Sefirler ve Reîsülküttâplar çağının temsilcileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratıp Efendi
B
Mahmut Raif Efendi
C
Sadık Rıfat Paşa
D
Mustafa Reşit Paşa
E
Ziya Paşa
Açıklama:
"Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”; Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıla girerken yaşadığı krizlerle ilişkili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Meşruiyet krizinde Padişah II.Osman’ın katledilmesi başat bir rol oynamıştır.
B
Ulema ve Seyfiye’nin zaman içinde ittifak kurmaları krizlerin doğmasında önemli bir etken olmuştur.
C
II. Osman’ın katledilişi Osmanlı hanedanında travmatik bir etki yapmıştır.
D
II. Osman'ın katledilişiyle Osmanlı sultanlarının
kutsaldan sıradan insana geçişinin kapısı aralanmıştır.
kutsaldan sıradan insana geçişinin kapısı aralanmıştır.
E
Krizler merkezi idarenin gücünün artırmak için Batı'ya yönelmesine yol açmıştır.
Açıklama:
17. yüzyıldaki siyasi (meşruiyet) krizi Osmanlı egemenlik anlayışını zorlamıştır. Yeniçeriler, II.Osman’ı katlettiğinde dokunulmaz sultan imgesini de yıkmışlardır. II. Osman’ın katlinde yeniçeri ile ittifak içinde olan ulemanın hanedan nezdinde konumu tartışılır hâle gelmiş, sultanın kendine sadık yeni ordu arayışları, Osmanlı modernleşmesinin
seyrini belirlemiştir. Bir tarafta kendi varlığını tehlikeye sokan ordu ve diğer tarafta ordu ile ittifak içinde bulunan ulema, sultanın baş etmesi gereken
güç odakları halini almıştı. Sultanın kalemiyeyi merkeze alıp devleti modern anlamda bürokratik devlete dönüştürme isteği, kuşkusuz sözünü ettiğimiz isyan ve ihtilallerden bağımsız düşünülemez.
Krizler merkezi idarenin gücünün artırmak için ulema ve seyfiye sınıfına yaslanma yoluna gitmesine yol açmıştır.
seyrini belirlemiştir. Bir tarafta kendi varlığını tehlikeye sokan ordu ve diğer tarafta ordu ile ittifak içinde bulunan ulema, sultanın baş etmesi gereken
güç odakları halini almıştı. Sultanın kalemiyeyi merkeze alıp devleti modern anlamda bürokratik devlete dönüştürme isteği, kuşkusuz sözünü ettiğimiz isyan ve ihtilallerden bağımsız düşünülemez.
Krizler merkezi idarenin gücünün artırmak için ulema ve seyfiye sınıfına yaslanma yoluna gitmesine yol açmıştır.
Soru 31
Aşağıdakilerin hangisi II. Mustafa'nın devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etme çabalarının sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Padişah, bu olaydan sonra Edirne'de oturmayı tercih etmeye başlamıştır.
B
İlmiye mensuplarının başında bulunan Hocası Şeyhülislam Feyzullah
Efendi’yi yönetimde söz sahibi yapmıştır.
Efendi’yi yönetimde söz sahibi yapmıştır.
C
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı
1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır.
1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır.
D
İktidar mücadelelerine İstanbul halkı ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur.
E
Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
Açıklama:
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı
yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır. Bundan sonra Edirne'de oturmayı tercih ettikleri söylenemez.
Padişah, bu olaydan sonra Edirne'de oturmayı tercih etmeye başlamıştır.
yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır. Bundan sonra Edirne'de oturmayı tercih ettikleri söylenemez.
Padişah, bu olaydan sonra Edirne'de oturmayı tercih etmeye başlamıştır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Kadızade Mehmet Efendi için söylenemez?
Seçenekler
A
Birgivi okulunun düşüncelerinin devlet nazarında bir karşılık bulmasını sağlamıştır.
B
Güzel söz söylemesi ve halkı cezb ve celb etmesiyle saray ve padişaha kendini kabul ettirmiştir.
C
Devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermemesi devlet erkânının ve halkın hoşuna gitmemiştir.
D
Kadızâde Mehmed Efendi, İbni Teymiyye’nin ve Birgivî Mehmed Efendi’nin görüşlerinin üzerine bir şey ekleyememiştir.
E
Ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması, türbe ve kabir ziyareti, tütün ve sigara içilmesi konularının hepsinin haram olduğunu belirtmiştir.
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi’nin devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermesi devlet erkânının hoşuna gitmiş ve Osmanlı tarihine hoca nüfuzu olarak geçen bu
husus halk arasında ciddi oranda huzursuzluk artışına sebep olmuştur.
Devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermemesi devlet erkânının ve halkın hoşuna gitmemiştir.
husus halk arasında ciddi oranda huzursuzluk artışına sebep olmuştur.
Devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermemesi devlet erkânının ve halkın hoşuna gitmemiştir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi Kadızâdelilerin Padişah IV. Murat ve ve genel olarak yönetim üzerinde etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
IV. Murad 1633’te Cibali’de çıkan bir yangın sonrası Kadızâde Mehmed Efendi’nin etkisiyle İstanbul’daki bütün kahvehaneleri yıktırmıştır.
B
Kadızadeliler, Köprülü Mehmed Paşa'yı etkileyerek benimsemedikleri tarikatların gücünü kırmaya çalışmışlardır.
C
IV. Murat, Kadızâde Mehmed Efendi’nin etkisiyle tütün içmeyi yasaklamış, uymayanları katlettirmiştir.
D
Kadızâdeliler tarikat ve tasavvufa bütünüyle karşı çıkmışlardır.
E
Kadızadeliler, insanın imanını tehlikeye soktuğu gerekçesiyle aklî ve felsefi bilimlerine de karşı çıkıp bunlarla uğraşanları Müslüman saymamışlardır.
Açıklama:
Köprülü Mehmed Paşa, devrin âlimlerini Fatih Camii’nde toplayarak Kadızâdeliler hakkındaki fikirlerini sormuş ve daha sonra Padişahtan Kadızâdelilerin katli için ferman almıştır. Bu ceza sürgüne çevrilmiş, Üstüvânî, Türk Ahmed ve Divâne Mustafa Kıbrıs’a sürülmüş, böylece hareketin ikinci safhası sona ermişti
Kadızadeliler, Köprülü Mehmed Paşa'yı etkileyerek benimsemedikleri tarikatların gücünü kırmaya çalışmışlardır.
Kadızadeliler, Köprülü Mehmed Paşa'yı etkileyerek benimsemedikleri tarikatların gücünü kırmaya çalışmışlardır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Vanî Mehmed Efendi dönemi için söylenemez?
Seçenekler
A
Kadızâdeliler hareketi Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp 17. yüzyıla
kadar varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğinden beslenmiştir.
kadar varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğinden beslenmiştir.
B
Mutasavvıf şair Niyâzî-i Mısrî Bursa’dan Limni adasına sürülmüştür.
C
Bazı Mevlevî ve Halvetî dergâhları kapattırılmıştır.
D
Mesihlik iddiası ile ortaya çıkan Sabatay Sevi, Mehmed Efendi huzurunda sorgulanmıştır.
E
1671 yılında meyhaneler yıktırılmış, 1676’da kabir ziyareti Padişah tarafından
yasaklanmıştır.
yasaklanmıştır.
Açıklama:
Kadızâdeliler hareketi, bir bütün olarak, İbn Teymiyye ve Birgivî ekolünün devamı olarak
tekke-medrese ahengini alt üst etmiş, Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp Selçuklu’ya ve Anadolu Beyliklerine taşınan, 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır
Kadızâdeliler hareketi Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp 17. yüzyıla
kadar varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğinden beslenmiştir.
tekke-medrese ahengini alt üst etmiş, Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp Selçuklu’ya ve Anadolu Beyliklerine taşınan, 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır
Kadızâdeliler hareketi Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp 17. yüzyıla
kadar varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğinden beslenmiştir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Kadızâdeliler hareketinin Osmanlılarda yarattığı etkilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Ateşli silahların gelişimi ve savaş tekniğinin değişmesi ile Osmanlı askeri sisteminin değişme zarureti kavranılamamıştır.
B
Osmanlı'nın yeni şartlara adapte olma yeteneğinin önünü kesmiştir.
C
Kelam-Fıkıh, Tekke-Medrese birlikteliğinin yarattığı hoşgörülü yaklaşım yerini taassup ve bağnazlığa bırakmıştır.
D
Sadece fıkıh üzerinden yapılan yorumlar kendisi gibi düşünmeyene hayat hakkı
tanımayan bir şiddete dönüşmüştür.
tanımayan bir şiddete dönüşmüştür.
E
Osmanlının birlik ve beraberliğini bozacak muhalif hareketlerin önünü keserek uzunca bir süre huzurlu bir dönemin yaşanmasını sağlamıştır.
Açıklama:
Kadızâdeliler ve ondan önceki bütün selefiyeci hareketler, devletin sosyo-ekonomik, askerî ve idarî sıkıntılarından açıkça yararlanmış, düşüncelerini bu şekilde uygulamaya koymayı başarmıştır.
İstanbul’da Padişahlara kabul ettirdikleri düşüncelerini halkı ve özellikle tasavvuf ehlini huzursuzluk içinde bırakarak kabul ettirmeye çalışmışlardır.
Kelam-Fıkıh, Tekke-Medrese birlikteliğinin yarattığı hoşgörülü, mutedil yaklaşım yerini taassup ve bağnazlığa bırakmış sadece fıkıh üzerinden yapılan
yorumlar kendisi gibi düşünmeyene hayat hakkı tanımayan bir şiddete dönüşmüştür.
Osmanlının birlik ve beraberliğini bozacak muhalif hareketlerin önünü keserek uzunca bir süre huzurlu bir dönemin yaşanmasını sağlamıştır.
İstanbul’da Padişahlara kabul ettirdikleri düşüncelerini halkı ve özellikle tasavvuf ehlini huzursuzluk içinde bırakarak kabul ettirmeye çalışmışlardır.
Kelam-Fıkıh, Tekke-Medrese birlikteliğinin yarattığı hoşgörülü, mutedil yaklaşım yerini taassup ve bağnazlığa bırakmış sadece fıkıh üzerinden yapılan
yorumlar kendisi gibi düşünmeyene hayat hakkı tanımayan bir şiddete dönüşmüştür.
Osmanlının birlik ve beraberliğini bozacak muhalif hareketlerin önünü keserek uzunca bir süre huzurlu bir dönemin yaşanmasını sağlamıştır.
Soru 36
"Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar." Aşağıdakilerden hangisi metinde sözü edilen kişilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Katip Çelebi
B
Evliya Çelebi
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
Vanî Mehmed Efendi
E
İbrahim Mütefferika
Açıklama:
Vanî Mehmed Efendi, mutasavvıf şair Niyâzî-i Mısrî’yi
Bursa’dan Limni adasına sürdürmüş, Babaeski’de bulunan
bir Bektaşî tekkesini yıktırmış, bazı Mevlevî ve Halvetî
dergâhlarını kapattırmıştır. Kadızadeliler hareketi içinde kabul edilir.
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi,
Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim
Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
Bursa’dan Limni adasına sürdürmüş, Babaeski’de bulunan
bir Bektaşî tekkesini yıktırmış, bazı Mevlevî ve Halvetî
dergâhlarını kapattırmıştır. Kadızadeliler hareketi içinde kabul edilir.
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi,
Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim
Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
Soru 37
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür. Aşağıdaki isimlerden hangisi “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı” olarak adlandırılan ikinci dönem içinde yer almaz?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
B
Ahmet Resmi
C
Ebubekir Ratıp Efendi
D
Sadık Rıfat Paşa
E
Şinasi
Açıklama:
“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ
içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif
Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit
Paşa yer alır.
Şinasi münevverler Çağı içinde yer alır (s. 84)
içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif
Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit
Paşa yer alır.
Şinasi münevverler Çağı içinde yer alır (s. 84)
Soru 38
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür. Aşağıdaki isimlerden hangisi bu sınıfa dahil olan Münevverer sınıfı içinde yer almaz?
Seçenekler
A
Münif Paşa
B
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet
C
Hayrullah Efendi
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit,
Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd.
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Mustafa Reşit Paşa “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı” içinde kabul edilir.
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet, Çeelebiler Çağı içinde değerlendirilir (s.84)
Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd.
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Mustafa Reşit Paşa “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı” içinde kabul edilir.
Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet, Çeelebiler Çağı içinde değerlendirilir (s.84)
Soru 39
"Ona göre tarih ve coğrafya bilgisine sahip olan devlet adamları düşmanın durumundan haberdar vaziyettedir. Onların Nizam-ı Cedit üzere ihdas ettikleri usul ve harp hilelerini öğrenerek İslam ülkelerinin küfre teslimine sebep olan gaflet, taassup, tembellik ve cehaletten yüz çevirip devletin bozulmasına yol açacak olaylara dur demeleri gerekir. Düzenli ordu elzemdir. “Bir devletin askeri, hüsn-i nizam üzere tertip ve tanzim edilirse, o devlet sınırları içinde yaşayan bütün halk sükûnet içinde olur. Halkın isyana yeltenmesi ve huzursuzluk çıkarması mümkün olmaz. Nitekim Avrupa devletlerinin huzuru, bu hüküm için yeterli delildi.” Metinde söz konusu fikirleri ortaya koyan 18 yy Osmanlı aydını aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Müteferrika
B
Katip Çelebi
C
Sadık Rıfat Paşa
D
Namık Kemal
E
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
Açıklama:
Ona göre tarih ve coğrafya bilgisine sahip olan devlet adamları düşmanın durumundan haberdar vaziyettedir. Onların Nizam-ı Cedit üzere ihdas ettikleri usul ve harp hilelerini öğrenerek İslam ülkelerinin küfre teslimine sebep olan gaflet, taassup, tembellik ve cehaletten yüz çevirip devletin bozulmasına yol açacak olaylara dur demeleri gerektiği düşüncesindedir. (İbrahim Müteferrika, 1995: 127). İbrahim Müteferrika, yenilginin sebeplerini de izaha çalışır ve düzenli ordunun elzem olduğu fikrini ortaya koyar.
Soru 40
Sultanların dokunulmaz imgesini yıkan olayda Yeniçeriler tarafından katledilen padişah aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
III. Selim
B
II. Osman
C
V. Ahmed
D
III. Murad
E
Abdülaziz
Açıklama:
17. yüzyıldaki siyasi (meşruiyet) krizi Osmanlı egemenlik anlayışını zorlamıştır. Yeniçeriler, II. Osman’ı katlettiğinde dokunulmaz sultan imgesini de yıkmışlardır. II. Osman’ın katlinde yeniçeri ile ittifak içinde olan ulemanın hanedan nezdinde konumu tartışılır hâle gelmiş, sultanın kendine sadık yeni ordu arayışları, Osmanlı odernleşmesinin seyrini belirlemiştir.
Soru 41
Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin hayatını kaybettiği ve tarihe Edirne Vakası olarak geçen olayda tahttan indirilen padişah aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
IV. Mehmed
B
II. Osman
C
V. Ahmed
D
Abdülhamid
E
II. Mustafa
Açıklama:
17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyıl başlarında Osmanlı kurumsal yapısı içerisinde
sert iktidar mücadeleleri yaşanmıştır. II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek için ilmiye mensuplarının başında bulunan Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir. Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı ise yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye
İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
sert iktidar mücadeleleri yaşanmıştır. II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek için ilmiye mensuplarının başında bulunan Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir. Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı ise yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye
İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
Soru 42
Osmanlı dini düşüncesine hakim olan Fahr-i Râzî Mektebi'ne karşı bir tepki hareketi olarak çıkan ve bu yeni mektebe adını veren ünlü ulema aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbni Teymiyye
B
Kadızâde Mehmed Efendi
C
Birgivî Mehmed Efendi
D
Bahâî Mehmed Efend
E
Vânî Mehmed Efend
Açıklama:
Birgivî Mehmet Efendi’nin etkilendiği İbni Teymiyye Mektebi’nin önemli bir etkisi vardır. İbni Teymiyye Mektebi, Osmanlı dinî düşüncesine hâkim olan Fahr-i Râzî Mektebi’ne karşı bir tepki hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Mektep adını 1328 yılında hapiste ölmüş olan İbni Teymiyye’den alır. İbni Teymiyye özellikle Osmanlı taşra uleması ve cami vaizleri arasında taraftar bulmuştur.
Soru 43
IV. Murad'a içinde bulunulan zor durumdan çıkılması için çözüm olarak sunduğu Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil risalesiyle bilinen saraya yakın alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbni Teymiyye
B
Kadızâde Mehmed Efend
C
Birgivî Mehmed Efend
D
Bahâî Mehmed Efendi
E
Vânî Mehmed Efend
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi ise 1582’de Balıkesir’de doğmuştur. Fatih ve daha sonra da Ayasofya Camii’ne vaiz olmuştur. Güzel söz söylemesi ve halkı cezb ve celb etmesini bilmesi sebebiyle az zamanda meşhur olmuş ve önce saray adamlarına ve daha sonra Padişaha kendisini kabul ettirmiştir. Kadızâde Mehmed Efendi devrin siyasi ve sosyal
bunalımlarını işaretle bütün sıkıntıların şer’-i şerîfe aykırı hareketlerden ileri geldiğini belirterek tarikatlara cephe almıştır. IV. Murad cemiyet hayatını düzeltmek istediğinde, kahvehaneleri ve tütünü yasaklamış; bu sert tedbirleri alması konusunda IV. Murad’a destek veren tek zümre de Kadızâdeliler olmuştur (Zilfi, 1999: 65-79). Kadızâde Mehmed Efendi’nin devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermesi devlet erkânının hoşuna gitmiş ve Osmanlı tarihine hoca nüfuzu olarak geçen bu husus halk arasında ciddi oranda huzursuzluk artışına sebep olmuştur. Kadızâde Mehmed Efendi 17. yüzyılın giderek ağırlaşan iktisadi, içtimai ve siyasi şartlarından bir kurtuluş reçetesi olarak IV.
Murad’a “Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil” adında bir risale sunmuştur. Aslında bu risale İbni Teymiyye’nin “es-Siyasetü’ş-şer’iyye” adlı risalesinin bir çevirisidir.
bunalımlarını işaretle bütün sıkıntıların şer’-i şerîfe aykırı hareketlerden ileri geldiğini belirterek tarikatlara cephe almıştır. IV. Murad cemiyet hayatını düzeltmek istediğinde, kahvehaneleri ve tütünü yasaklamış; bu sert tedbirleri alması konusunda IV. Murad’a destek veren tek zümre de Kadızâdeliler olmuştur (Zilfi, 1999: 65-79). Kadızâde Mehmed Efendi’nin devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermesi devlet erkânının hoşuna gitmiş ve Osmanlı tarihine hoca nüfuzu olarak geçen bu husus halk arasında ciddi oranda huzursuzluk artışına sebep olmuştur. Kadızâde Mehmed Efendi 17. yüzyılın giderek ağırlaşan iktisadi, içtimai ve siyasi şartlarından bir kurtuluş reçetesi olarak IV.
Murad’a “Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil” adında bir risale sunmuştur. Aslında bu risale İbni Teymiyye’nin “es-Siyasetü’ş-şer’iyye” adlı risalesinin bir çevirisidir.
Soru 44
Aralarında Yirmi Sekiz Çelebi Mehmed, Ahmet Resmi ve Mahmut Raif Efendi gibi isimlerin bulunduğu katipler çağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çelebiler Çağı
B
Kadızadeler Çağı
C
Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı
D
Münevverler Çağı
E
Aydınlar Çağı
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür.“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Münevverler (Aydınlar) Çağı'na dahil olan isimlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratıp Efendi
B
Mustafa Reşit Paşa
C
Şinasi
D
Ziya Paşa
E
Namık Kemal
Açıklama:
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür.“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna
Avrupa’dır. Ebubekir Ratıp Efendi bu isimlerden değildir.
Avrupa’dır. Ebubekir Ratıp Efendi bu isimlerden değildir.
Soru 46
Tarih-i Düvel-i Rumiyye isimli ilk Yunan ve Roma tarihi kitabını Osmanlı'da yayınlayan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi
B
İbrahim Müteferrika
C
Evliya Çelebi
D
Kâtip Çelebi
E
Hezarfen Hüseyin Çeleb
Açıklama:
Hezarfen Hüseyin Çelebi, Avrupalıların tanıdığı bir dünya tarihçisidir. Hüseyin Çelebi Latince ve Yunanca biliyordu ve yazdığı “Tarih-i Düvel-i Rumiyye” isimli tarih kitabı bizde Eski Yunan ve Roma’dan bahseden ilk tarih kitabı olarak biliniyordu. İlk defa Yunan ve Roma tarihiyle Kâtip Çelebi, “İrşad-ül Hayaran Fi’t- Tarihi’l-Yunan ve’r Rum ve’n Nasara” adındaki eserinde meşgul olmuştur.
Soru 47
Nizam- Cedit kavramını ilk defa kullanan ve matbaayı Osmanlı'ya getiren isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Katip Çelebi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
İbrahim Müteferrika
D
Şinasi
E
Mustafa Reşit Paşa
Açıklama:
Aynı zamanda ilk matbaayı da kuran İbrahim Müteferrika, Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazardır. Bu yönüyle değişmez düzen (nizam) karşısında ilk defa yeni düzen anlayışını dile getirir. Kâtip Çelebi’nin 17. yüzyılda dile getiremediği yeni kavramı yani yeni düzen anlayışını onun izinden giden Müteferrika 18. yüzyılda dile getirebilmiştir. Müteferrika, tehdit olmaktan çıkan, yenilgilerle tanışan Osmanlı’yı yeniden eski günlerine döndürmenin çarelerini arama noktasında Avrupa’nın askeri düzeni ve ilmi başarılarını model olarak görür.
Soru 48
Fransa'ya elçi olarak da atanan ve orada kaldığı süre boyunca ilmi ve teknik konularda tespitler bulunarak edindiği deneyimleri Sefâretnâme isimli eserinde toplayan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
B
İbrahim Müteferrika
C
Katip Çelebi
D
Ahmet Resmi
E
Mahmut Raif Efendi
Açıklama:
Yirmisekiz Çelebi Mehmed, 1720’de Fransa’ya elçi olarak gönderildiğinde ilk yaptığı işlerden birinin matbaa ile ilgilenmek olduğu bilinmektedir. Yirmisekiz Çelebi Mehmed Paris gözlemlerini anlattığı Sefâretnâmesinde önemle üzerinde durduğu konu, bilim ve tekniktir. Geçtiği kanallar, köprüler, viyadükler Yirmisekiz Çelebi Mehmed’in ilgisini
çeker. Avrupa’nın bambaşka bir dünyayı teknikle kurduğunu fark eder. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, kişisel olarak da teknik şeylere karşı oldukça ilgilidir. Gelgit olayı, sümbül ve menekşelerin vaktinden önce açması, Türkiye’de bilinmeyen bitkiler ve hayvanlar, Çelebi’nin okuyucusu ile paylaşmak istediği konulardır. Sefirlerin, Yirmisekiz Çelebi Mehmed gibi teknik ve mühendislik konulara merakı üzerinde önemle durulması gerekir. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, bilim ve tekniğe dair daha çok somut örneklerden hareketle, köprüler, kanallar ve rasathane gibi teknik Avrupa’yı müşahede eder. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, Sefâretnâmesi’nde teknik bilgi yanında opera ve tiyatro gibi kültürel konulara da ağırlık verir.
çeker. Avrupa’nın bambaşka bir dünyayı teknikle kurduğunu fark eder. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, kişisel olarak da teknik şeylere karşı oldukça ilgilidir. Gelgit olayı, sümbül ve menekşelerin vaktinden önce açması, Türkiye’de bilinmeyen bitkiler ve hayvanlar, Çelebi’nin okuyucusu ile paylaşmak istediği konulardır. Sefirlerin, Yirmisekiz Çelebi Mehmed gibi teknik ve mühendislik konulara merakı üzerinde önemle durulması gerekir. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, bilim ve tekniğe dair daha çok somut örneklerden hareketle, köprüler, kanallar ve rasathane gibi teknik Avrupa’yı müşahede eder. Yirmisekiz Çelebi Mehmed, Sefâretnâmesi’nde teknik bilgi yanında opera ve tiyatro gibi kültürel konulara da ağırlık verir.
Soru 49
Muvâzene-i Politikiye isimli kitabında Voltaire ve Rousseau'dan bahseden ayrıca Fransız İhtilali'ni Osmanlı için bir tehdit olarak gören isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Müteferrika
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Esad Efendi
D
Ahmet Resmi Efendi
E
Reisülküttap Atıf Efendi
Açıklama:
Reisülküttap Atıf Efendi, 1798 yılında Divan’a sunduğu “Muvâzene-i Politikiye” isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz
aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer. İhtilal bildirgesinden hareketle Osmanlı ülkesinde pek çok yerin işgal edileceği öngörüsünde bulunur.
aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer. İhtilal bildirgesinden hareketle Osmanlı ülkesinde pek çok yerin işgal edileceği öngörüsünde bulunur.
Soru 50
Osmanlı Devleti 17. yüzyıla girerken karşı karşıya kaldığı siyasi krize neden olan aşağıdakilerden hangi padişahın katledilmesidir?
Seçenekler
A
ll. Osman
B
ll. Mustafa
C
lll. Murat
D
lll. Selim
E
lV. Murat
Açıklama:
Siyasi (meşruiyet) krizinde Padişah II.Osman’ın katledilmesi baş rol oynar.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi,Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyıla girerken yaşadığı epistemik krizde Kadızâde Mehmed Efendinin kabul ettiği İbni Teymiyye’nin veBirgivî Mehmed Efendi’nin görüşlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Aklî ilimlerin tahsili
B
Ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması
C
Spor müsabakalarının yapılmaması
D
Tütün ve sigara içilmesi, inhina (eğilmek) ve musâfaha (el sıkışmak, tokalaşmak) konularının hepsinin haram olduğu
E
Tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi; sema ve devran, aklî ilimlerin tahsili, ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması, tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti, cemaatle nafile namazları kılma, tütün ve sigara içilmesi, inhina (eğilmek) ve musâfaha (el sıkışmak, tokalaşmak) konularının hepsinin haram olduğunu belirtmiştir.
Soru 52
Köprülü Mehmed Paşa, devrin âlimlerini Fatih Camii’nde toplayarak Kadızâdeliler hakkındaki fikirlerini sormuş ve daha sonra padişahtan Kadızâdelilerin katli için ferman almıştır. Bu ceza sürgüne çevrilmiş, Üstüvânî, Türk Ahmed ve Divâne Mustafa Kıbrıs’a sürülmüştür. Bu hareket aşağıdakilerden hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1653
B
1654
C
1655
D
1656
E
1657
Açıklama:
Bu ceza sürgüne çevrilmiş, Üstüvânî, Türk Ahmed ve Divâne Mustafa Kıbrıs’a sürülmüş. 1656’da hareketin yatıştırılmasının ardından vâiz Vanî Mehmed Efendi döneminde üçüncü safha başlamıştır.
Soru 53
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biridir. Eserleri, yetiştirdiği öğrenciler, yaptığı görevler ve özellikle felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınır. Bilgi ve birikimiyle ulemâ ve devlet adamlarının takdirini kazandı. Arapça, Farsça yanında Grekçe ve Latince de bilmektedir. 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme yapan heyetin başkanlığına getirildi. Sadrazamın ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin isteği üzerine Aristo’nun bazı eserleri ile Porphyrios’un “Îsâgūcî” adlı eserini Arapçaya çevirdi.
Yukarıda sözü edilen kişi kimdir?
Yukarıda sözü edilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi Efendi
B
Kâtip Çelebi
C
Yanyalı Esat Efendi
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
Sait Çelebi
Açıklama:
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir. Eserleri, yetiştirdiği öğrenciler, yaptığı görevler ve özellikle
felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini
Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınır.
Yanyalı Esat Efendi bilgi ve birikimiyle ulemâ ve
devlet adamlarının takdirini kazandı. Arapça, Farsça yanında Grekçe ve Latince de bilen Esad Efendi, 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad
İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme
yapan heyetin başkanlığına getirildi. Sadrazamın ve
Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin isteği
üzerine Aristo’nun bazı eserleri ile Porphyrios’un
“Îsâgūcî” adlı eserini Arapçaya çevirdi.
felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini
Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınır.
Yanyalı Esat Efendi bilgi ve birikimiyle ulemâ ve
devlet adamlarının takdirini kazandı. Arapça, Farsça yanında Grekçe ve Latince de bilen Esad Efendi, 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad
İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme
yapan heyetin başkanlığına getirildi. Sadrazamın ve
Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin isteği
üzerine Aristo’nun bazı eserleri ile Porphyrios’un
“Îsâgūcî” adlı eserini Arapçaya çevirdi.
Soru 54
Devlet adamları yurt dışındaki edindikleri izlenimlerle düşünce ve bilim alanında yeni yaklaşımlar içeren düşünceler ürettiler. Kalemiye mensubu söz konusu isimler düşünce üretmekle kalmadılar, bu düşüncelerini Nizam-ı Cedit gibi bir projeye dönüştürdüler.
Aşağıdakilerden hangisi bu isimler arasında yer almaz?
Aşağıdakilerden hangisi bu isimler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
İbrahim Müteferrika
D
Ahmet Resmi
E
Hezarfen Hüseyin Çelebi
Açıklama:
Kâtip Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed, İbrahim Müteferrika, Ahmet Resmi, Ebubekir Ratib Efendi, Mahmud Raif gibi devlet adamları yurt dışındaki edindikleri izlenimlerle düşünce ve bilim alanında yeni yaklaşımlar içeren düşünceler ürettiler. Kalemiye mensubu söz konusu isimler düşünce üretmekle kalmadılar, bu düşüncelerini Nizam-ı Cedit gibi bir projeye dönüştürdüler.
Hezarfen Hüseyin Çelebi
Hezarfen Hüseyin Çelebi
Soru 55
Osmanlı Devleti’nin askerlik sahasında ortaya koyduğu yenilikleri, Avrupalılara tanıtmaya yönelik hazırladığı “Tableau Des Nouveaux Reglements de L’Empire Ottoman” eserinin dışında Londra’da bulunduğu sırada Fransızca olarak hazırladığı “Ucâletü’l Coğrâfiyye” veya “Coğrafya-yı Cedit” isimli bir eser de hazırladı.
Yukarıda sözü edilen kişi kimdir?
Yukarıda sözü edilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Sadık Rıfat Paşa
B
Kâtip Çelebi
C
Raif Efendi
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
Mahmud Raif
Açıklama:
Raif Efendi, Osmanlı Devleti’nin
askerlik sahasında ortaya koyduğu yenilikleri, Avrupalılara tanıtmaya yönelik hazırladığı “Tableau
Des Nouveaux Reglements de L’Empire Ottoman”
(Mahmud Raif Efendi ve Eseri, 2001) eserinin dışında Londra’da bulunduğu sırada Fransızca olarak
hazırladığı “Ucâletü’l Coğrâfiyye” veya “Coğrafya-yı
Cedit” isimli bir eser de hazırladı
askerlik sahasında ortaya koyduğu yenilikleri, Avrupalılara tanıtmaya yönelik hazırladığı “Tableau
Des Nouveaux Reglements de L’Empire Ottoman”
(Mahmud Raif Efendi ve Eseri, 2001) eserinin dışında Londra’da bulunduğu sırada Fransızca olarak
hazırladığı “Ucâletü’l Coğrâfiyye” veya “Coğrafya-yı
Cedit” isimli bir eser de hazırladı
Soru 56
Kaç yılında meyhaneler yıktırılmıştır?
Seçenekler
A
1671
B
1672
C
1673
D
1674
E
1675
Açıklama:
1671 yılında meyhaneler yıktırılmıştır.
Soru 57
Kaç yılında kabir ziyareti Padişah tarafından yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
1674
B
1675
C
1676
D
1677
E
1678
Açıklama:
1676’da kabir ziyareti Padişah tarafından yasaklanmıştır.
Soru 58
1631 senesinde doğan, klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olan tarihçi ve düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kuyucaklızâde Mehmed Âtıf Efendi
B
Darendeli Mehmed Efendi
C
Mustafa Sıdkı
D
Gelenbevî İsmâil Efendi
E
Müneccimbaşı Ahmed Dede
Açıklama:
1631 senesinde doğan meşhur tarihçi ve düşünür Müneccimbaşı Ahmed Dede klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeker.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi 18. yüzyıl Osmanlı ilim hayatında önem kazanan konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
önerme
B
önermenin unsurları
C
önermenin formu
D
önerme tablosu
E
önerme ile dış dünya ilişkisi
Açıklama:
18. yüzyıl Osmanlı ilim hayatında
çok önem kazanacak; önerme, önermenin unsurları, önermenin formu, önerme ile dış dünya ilişkisi
gibi konular bu yüzyıldaki düşünürlerin temel meseleleri hâline gelecektir.
önerme tablosu
çok önem kazanacak; önerme, önermenin unsurları, önermenin formu, önerme ile dış dünya ilişkisi
gibi konular bu yüzyıldaki düşünürlerin temel meseleleri hâline gelecektir.
önerme tablosu
Soru 60
“Çelebiler Çağı” olarak adlandırılan çağa aşağıdaki isimlerden hangisi dâhil edilemez?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Evliya Çelebi
C
Ahmet Resmi
D
Hezarfen Hüseyin Çelebi
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi,
Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi,
Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim
Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda
yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını
öne çıkarırlar.
Ahmet Resmi
Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi,
Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim
Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda
yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını
öne çıkarırlar.
Ahmet Resmi
Soru 61
Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağında aşağıdaki isimlerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi
B
Ebubekir Ratıp Efendi
C
Reîsülküttâp Atıf Efendi
D
Mahmut Raif Efendi
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ
içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
İbrahim Müteferrika
içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
İbrahim Müteferrika
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Münevverler (Aydınlar) Çağında yer alan isimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit
B
Fuat Paşa
C
Münif Paşa
D
Ahmet Resmi
E
Hayrullah Efendi
Açıklama:
“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit,
Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa
Ahmet Resmi
Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa
Ahmet Resmi
Soru 63
Kadızâdeliler, aşağıdakilerden hangi yüzyıl'da sisteme egemen olmuşlardır?
Seçenekler
A
13. Yüzyılda
B
14. Yüzyılda
C
15. Yüzyılda
D
16. Yüzyılda
E
17. Yüzyılda
Açıklama:
Kadızâdeliler, 17. yüzyılda sisteme egemen olmuş ve bu nedenle Osmanlı toplumu hukuk bilgisi üretememiş; dinin tamamen akıldışı yorumlanması sonucu olarak da toplum gündelik hayatında bunalıma sürüklenmiştir.
Soru 64
Klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeken tarihçi ve düşünür Müneccimbaşı Ahmed Dede hangi tarihte doğmuştur?
Seçenekler
A
1621
B
1631
C
1641
D
1651
E
1661
Açıklama:
1631 senesinde doğan meşhur tarihçi ve düşünür Müneccimbaşı Ahmed Dede klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeker.
Soru 65
Kâtip Çelebi’nin “Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel” adlı risalesinde beşerî cemiyetin temel unsurları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Asker
B
Ulema
C
Hükümdar
D
Reaye
E
Tüccar
Açıklama:
Kâtib Çelebi, reâyânın ahvaline ayrılan birinci fasılda beşerî cemiyetin dört temel unsurdan (ulemâ, asker, tüccar ve reâyâ) oluştuğunu belirterek insanın bio-psişik yapısı ile cemiyetin sosyal yapısı arasında ilişki kurar.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı" na dahil edilemez?
Seçenekler
A
Divâne Mustafa
B
Evliya Çelebi
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
E
İbrahim
Müteferrika
Müteferrika
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi, “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı” içersinde yer almaz?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
B
Katip Çelebi
C
Ahmet Resmi
D
Ebubekir Ratıp Efendi
E
Mahmut Raif Efendi
Açıklama:
“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı İmparatorluğunu askerî bir imparatorluktan
bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabalayanlardan birisi değildir?
bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabalayanlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit Paşa
B
Münif Paşa
C
Namık Kemal
D
Evliya Çelebi
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar.
Soru 69
Müslümanları yaşadıkları gaflet uykusundan uyandırmak gibi bir misyonu
kendine ilke edinen çelebi aşağıdakilerden hangisidir?
kendine ilke edinen çelebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Evliya Çelebi
B
Katip Çelebi
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
Kâtip Çelebi Müslümanları yaşadıkları gaflet uykusundan uyandırmak gibi bir misyonu kendine ilke edinmiştir.
Soru 70
17. yüzyılda dokunulmaz sultan imgesinin yıkılmasına sebep olan olayda Yeniçeriler tarafından katledilen padişah aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
II. Ahmed
B
III. Selim
C
Abdülhamid
D
II. Osman
E
IV. Murad
Açıklama:
17. yüzyıldaki siyasi (meşruiyet) krizi Osmanlı egemenlik anlayışını zorlamıştır. Yeniçeriler, II.
Osman’ı katlettiğinde dokunulmaz sultan imgesini de yıkmışlardır. II. Osman’ın katlinde yeniçeri ile ittifak içinde olan ulemanın hanedan nezdinde konumu tartışılır hâle gelmiş, sultanın kendine sadık yeni ordu arayışları, Osmanlı modernleşmesinin seyrini belirlemiştir.
Osman’ı katlettiğinde dokunulmaz sultan imgesini de yıkmışlardır. II. Osman’ın katlinde yeniçeri ile ittifak içinde olan ulemanın hanedan nezdinde konumu tartışılır hâle gelmiş, sultanın kendine sadık yeni ordu arayışları, Osmanlı modernleşmesinin seyrini belirlemiştir.
Soru 71
Aşağıdaki isimlerden hangisi Osmanlı'da Çelebiler Çağı olarak bilinen dönem içinde değerlendirilen isimlerden birisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Müteferrika
B
Ahmet Resmi
C
Ebubekir Ratıp Efendi
D
Mahmut Raif Efendi
E
Münif Paşa
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
Soru 72
Aşağıdaki isimlerden hangisi Osmanlı'da Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı olarak bilinen dönem içinde değerlendirilen isimlerden birisidir?
Seçenekler
A
Hayrullah Efendi
B
Münif Paşa
C
Mustafa Reşit Paşa
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
Soru 73
Aşağıdaki isimlerden hangisi Osmanlı'da Münevverler Çağı olarak bilinen dönem içinde değerlendirilen isimlerden birisidir?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Namık Kemal
C
Çelebi Mehmed
D
Sadık Rıfat Paşa
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Soru 74
Kurucusu olduğu zümre Osmanlı'da uzun süre sarayda etkili olan ve IV. Murad'a bir risale de sunan din alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadızâde Mehmed Efendi
B
İbni Teymiyye
C
Birgivî Mehmet Efendi
D
Müneccimbaşı Ahmed Dede
E
Mustafa Sıdkı
Açıklama:
Güzel söz söylemesi ve halkı cezb ve celb etmesini bilmesi sebebiyle az zamanda meşhur olmuş ve önce saray adamlarına ve daha sonra Padişaha kendisini kabul ettirmiştir. Kadızâde Mehmed Efendi devrin siyasi ve sosyal bunalımlarını işaretle bütün sıkıntıların şer’-i şerîfe aykırı hareketlerden ileri geldiğini belirterek tarikatlara cephe almıştır. IV. Murad cemiyet hayatını düzeltmek istediğinde, kahvehaneleri ve tütünü yasaklamış; bu sert tedbirleri alması konusunda IV. Murad’a destek veren tek zümre de Kadızâdeliler olmuştur (Zilfi, 1999: 65-79). Kadızâde Mehmed Efendi’nin devlet idarecilerinin istediği tarzda vaazlar vermesi devlet erkânının hoşuna gitmiş ve Osmanlı tarihine hoca nüfuzu olarak geçen bu husus halk arasında ciddi oranda huzursuzluk artışına sebep olmuştur. Kadızâde Mehmed Efendi 17. yüzyılın giderek ağırlaşan iktisadi, içtimai ve siyasi şartlarından bir kurtuluş reçetesi olarak IV. Murad’a “Tacu’r-Resâil fi Minâhici’l-Vesâil” adında bir risale sunmuştur. Aslında bu risale İbni Teymiyye’nin “es-Siyasetü’ş-şer’iyye” adlı risalesinin bir çevirisidir.
Soru 75
1720 yılında Fransa'ya elçi olarak gönderilen ve döndüğünde oradaki teknik gelişmelerden söz eden Sefâretnâme isimli eseri kaleme alan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
İbrahim Müteferrika
E
Ahmet Resmi
Açıklama:
Yirmisekiz Çelebi Mehmed, 1720’de Fransa’ya elçi olarak gönderildiğinde ilk yaptığı işlerden birinin matbaa ile ilgilenmek olduğu bilinmektedir. Yirmisekiz Çelebi Mehmed Paris gözlemlerini anlattığı Sefâretnâmesinde önemle üzerinde durduğu konu, bilim ve tekniktir. Geçtiği kanallar, köprüler, viyadükler Yirmisekiz Çelebi Mehmed’in ilgisini
çeker.
çeker.
Soru 76
Nizam-ı Cedit terimini ilk kez kullanan ve matbaayı kuran kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi
B
Kâtip Çelebi
C
İbrahim Müteferrika
D
Namık Kemal
E
Şinasi
Açıklama:
İbrahim Müteferrika, Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazardır. Bu yönüyle değişmez düzen (nizam) karşısında ilk defa yeni düzen anlayışını dile getirir. Kâtip Çelebi’nin 17. yüzyılda dile getiremediği yeni kavramı yani yeni düzen anlayışını onun izinden giden Müteferrika 18. yüzyılda dile getirebilmiştir. Müteferrika, tehdit olmaktan çıkan,
yenilgilerle tanışan Osmanlı’yı yeniden eski günlerine döndürmenin çarelerini arama noktasında Avrupa’nın askeri düzeni ve ilmi başarılarını model olarak görür.
yenilgilerle tanışan Osmanlı’yı yeniden eski günlerine döndürmenin çarelerini arama noktasında Avrupa’nın askeri düzeni ve ilmi başarılarını model olarak görür.
Soru 77
Aristo'nun bazı eserleri de olmaz üzere çeşitli kitapları Grekçe'den Arapça'ya çevirerek bunları Osmanlı'ya kazandıran Lale Devri alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Reîsülküttâp Atıf Efendi
C
İbrahim Müteferrika
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
E
Yanyalı Esat Efendi
Açıklama:
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir. Eserleri, yetiştirdiği öğrenciler, yaptığı görevler ve özellikle felsefe-mantık alanında Aristo’nun bazı eserlerini Grekçeden Arapçaya çevirip şerh etmesi ile tanınır. Yanyalı Esat Efendi bilgi ve birikimiyle ulemâ ve devlet adamlarının takdirini kazandı. Arapça, Farsça
yanında Grekçe ve Latince de bilen Esad Efendi, 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme yapan heyetin başkanlığına getirildi. Sadrazamın ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin isteği üzerine Aristo’nun bazı eserleri ile Porphyrios’un
“Îsâgūcî” adlı eserini Arapçaya çevirdi.
yanında Grekçe ve Latince de bilen Esad Efendi, 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme yapan heyetin başkanlığına getirildi. Sadrazamın ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi’nin isteği üzerine Aristo’nun bazı eserleri ile Porphyrios’un
“Îsâgūcî” adlı eserini Arapçaya çevirdi.
Soru 78
Voltaire ve Rousseau'dan söz eden ve Fransız İhtilali'ni Osmanlı için açık bir tehdit olarak gören Lale Devri alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reisülküttap Atıf Efendi
B
Ebubekir Ratib Efendi
C
Ahmet Resmi Efendi
D
Yanyalı Esat Efendi
E
Namık Kemal
Açıklama:
Reisülküttap Atıf Efendi, 1798 yılında Divan’a sunduğu “Muvâzene-i Politikiye”
isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer. İhtilal bildirgesinden hareketle Osmanlı ülkesinde pek çok yerin işgal edileceği öngörüsünde bulunur.
isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer. İhtilal bildirgesinden hareketle Osmanlı ülkesinde pek çok yerin işgal edileceği öngörüsünde bulunur.
Soru 79
Avrupa Ahvaline Dair Risale isimli eserinde Viyana elçiliği sırasındaki gözlemlerini aktaran Osmanlı diplomatı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit Paşa
B
Sadık Rıfat Paşa
C
Ziya Paşa
D
Münif Paşa
E
Reîsülküttâp Atıf Efendi
Açıklama:
Sadık Rıfat Paşa, Kalemiyenin parlak bir üyesi olarak Viyana elçiliği sırasında gözlemlerini “Avrupa Ahvaline Dair Risale” de ifade etti. Paşa’nın bu risalesi “Müntehabat-ı Âsâr” isimli kitabındaki yazılarının temelini teşkil eder. Paşa, Avrupa gözlemlerini devletin kurtuluşu için bir reçeteye dönüştürmeyi bilir.
Soru 80
Edirne Vakası ile ilgili olarak biline siyasi krizde aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bu mücadeleye İstanbul halkı, hariç askerî devlet erkânı dâhil olmuştur.
B
İlk defa Âl-i Osman’a alternatif teşkil edebilecek yeni saltanat arayışları görüldü.
C
II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek istemiştir.
D
II. Mustafa, Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi yapmıştır.
E
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin katli gerçekleşti.
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 79’da KRİZ VE ARAYIŞLAR İÇİNDE OSMANLI DÜŞÜNCESİ ana konu başlığında ki açıklamalarda “Bu mücadeleye İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir.” açıklanmıştır.
Soru 81
I.İbni Teymiyye Mektebi’nin düşüncelerinin devlet nazarında bir karşılık bulmasını sağlayan Kadızâde Mehmed Efendidir.
II.Kadızâde Mehmed Efendi 1582’de Balıkesir’de doğmuştur.
III. IV. Murad’a kahvehaneleri ve tütünü yasaklaması konusunda destek veren tek zümre de Kadızâdeliler olmuştur.
IV Kadızâdeliler tasavvufu külliyen reddetmemişler tasavvufun yalnızca saptırılmış yönlerini eleştirmiştir.
Osmanlıda ki Kadızâdeliler hareketi ile ilgili yukarıda verilen açıklamalardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II.Kadızâde Mehmed Efendi 1582’de Balıkesir’de doğmuştur.
III. IV. Murad’a kahvehaneleri ve tütünü yasaklaması konusunda destek veren tek zümre de Kadızâdeliler olmuştur.
IV Kadızâdeliler tasavvufu külliyen reddetmemişler tasavvufun yalnızca saptırılmış yönlerini eleştirmiştir.
Osmanlıda ki Kadızâdeliler hareketi ile ilgili yukarıda verilen açıklamalardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
I-II-IV
D
I-III-IV
E
Yalnız II
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 80’de KRİZ VE ARAYIŞLAR İÇİNDE OSMANLI DÜŞÜNCESİ ana konu başlığında ki açıklamalarda “Epistemik Kriz “alt başlıkta “Kadızâdeliler ile Sivasîler arasında yaşanan bu tartışma şeriat-tarikat çekişmesi olarak da yorumlanabilir. Kadızâdeliler, tarikat ve tasavvuf konusunda Birgivî Mehmed Efendi’den daha ileri gitmiş; Birgivî tasavvufun yalnızca saptırılmış yönlerini eleştirirken Kadızâdeliler tasavvufu külliyen reddetmişlerdir.” açıklanmıştır.
Soru 82
I.Genel olarak Kadızâdelilerin Padişah IV. Murat üzerinde etkili olduğu görülür.
II.Kadızâdelilerin saray nüfuzu Çınar Vak’a’sına kadar sürmüştür.
III. Kadızâdeli vâizlerin hiçbiri resmi ulemâ hiyerarşisi içerisinde yer almamıştır
IV Kadızâdeliler 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini sürdürmüşlerdir.
Osmanlıda ki Kadızâdeliler hareketi ile ilgili yukarıda verilen açıklamalardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
II.Kadızâdelilerin saray nüfuzu Çınar Vak’a’sına kadar sürmüştür.
III. Kadızâdeli vâizlerin hiçbiri resmi ulemâ hiyerarşisi içerisinde yer almamıştır
IV Kadızâdeliler 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini sürdürmüşlerdir.
Osmanlıda ki Kadızâdeliler hareketi ile ilgili yukarıda verilen açıklamalardan hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
II-III-IV
C
I-II-III
D
I-III-IV
E
Yalnız II
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 82’de KRİZ VE ARAYIŞLAR İÇİNDE OSMANLI DÜŞÜNCESİ ana konu başlığında ki açıklamalarda “Epistemik Kriz “alt başlıkta “Kadızâdeliler hareketi, bir bütün olarak, İbn Teymiyye ve Birgivî ekolünün devamı olarak tekke-medrese ahengini alt üst etmiş, Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp Selçuklu’ya ve Anadolu Beyliklerine taşınan, 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır.” açıklanmıştır.
Soru 83
Osmanlı düşünce sisteminde “Çelebiler Çağı” olarak bilinen kâtip sınıfı içinde aşağıdaki kişilerden hangisi yer alır?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi
B
Ebubekir Ratıp Efendi
C
Reîsülküttâp Atıf Efendi
D
İbrahim Müteferrika
E
Mahmut Raif Efendi
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Sayfa 84’te OSMANLI DÜŞÜNCESİNİN YENİ AKTÖRLERİ: KATİPLER ana konu başlığında ki açıklamalarda “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. “ Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 84
Osmanlı düşünce sisteminde “Münevverler (Aydınlar) Çağı” olarak bilinen kâtip sınıfı içinde aşağıdaki kişilerden hangisi yer alır?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi
B
Reîsülküttâp Atıf Efendi
C
Mustafa Reşit
D
Sadık Rıfat Paşa
E
Ebubekir Ratıp Efendi
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 84’te OSMANLI DÜŞÜNCESİNİN YENİ AKTÖRLERİ: KATİPLER ana konu başlığında ki açıklamalarda “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 85
Çelebiler çağının ilk temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Müteferrika
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Hezarfen Hüseyin Çelebi
D
Evliya Çelebi
E
Kâtip Çelebi
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 84’te OSMANLI DÜŞÜNCESİNİN YENİ AKTÖRLERİ: KATİPLER ana konu başlığında ki açıklamalarda “Çelebiler çağının ilk temsilcisi şüphesiz Kâtip Çelebidir.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 86
Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mahmut Raif Efendi
B
Hezarfen Hüseyin Çelebi
C
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
D
İbrahim Müteferrika
E
Kâtip Çelebi
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Sayfa 88’te DÜŞÜNCEDEN EYLEME: GÖZLEMDEN TEŞHİSE, TEŞHİSTEN ÖNERİYE, ÖNERİDEN UYGULAMAYA, NİZAM-I CEDİT’TEN TANZİMAT’A ana konu başlığında ki açıklamalarda “İbrahim Müteferrika, Nizam-ı Cedit terimini ilk kullanan yazardır. Bu yönüyle değişmez düzen (nizam) karşısında ilk defa yeni düzen anlayışını dile getirir.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 87
“İbrahim Müteferrika’nın matbaasının kurulmasında sefirler çağının ilk temsilcisi olan …………….. ve oğlu Sait Çelebi’nin katkısı büyüktür. “
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi ile doğru şekilde tamamlarız?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi ile doğru şekilde tamamlarız?
Seçenekler
A
Mahmut Raif Efendi
B
Hezarfen Hüseyin Çelebi
C
Kâtip Çelebi
D
İbrahim Müteferrika
E
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 88’te DÜŞÜNCEDEN EYLEME: GÖZLEMDEN TEŞHİSE, TEŞHİSTEN ÖNERİYE, ÖNERİDEN UYGULAMAYA, NİZAM-I CEDİT’TEN TANZİMAT’A ana konu başlığında ki açıklamalarda “İbrahim Müteferrika’nın matbaasının kurulmasında sefirler çağının ilk temsilcisi olan Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve oğlu Sait Çelebi’nin katkısı büyüktür.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 88
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri olan ve 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme yapan heyetin başkanlığına getirilen kişi kimdir?
Seçenekler
A
Reisülküttap Atıf Efendi
B
Yanyalı Esat Efendi
C
Ebubekir Ratib Efendi
D
Sadık Rıfat Paşa
E
Ahmet Resmi Efendi
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Sayfa 90’da DÜŞÜNCEDEN EYLEME: GÖZLEMDEN TEŞHİSE, TEŞHİSTEN ÖNERİYE, ÖNERİDEN UYGULAMAYA, NİZAM-I CEDİT’TEN TANZİMAT’A ana konu başlığında ki açıklamalarda “Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir. Yanyalı Esat Efendi bilgi ve birikimiyle ulemâ ve devlet adamlarının takdirini kazandı. Arapça, Farsça yanında Grekçe ve Latince de bilen Esad Efendi, 18. yüzyılın ilk çeyreğinde Sadrazam Damad İbrâhim Paşa’nın öncülüğünde başlatılan yenileşme hareketleri çerçevesinde Grekçeden tercüme yapan heyetin başkanlığına getirildi.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 89
Büyük Lâyiha’da aydınlanma dönemi düşünürleri Voltaire, Rousseau, Montesquieu ve Reinhold’tan bahseden , aydınlanma düşüncesi ve düşünürlerinden ilk bahseden Osmanlı devlet adamı olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ebubekir Ratib Efendi
B
Ahmet Resmi Efendi
C
Mahmud Raif Efendi
D
Sadık Rıfat Paşa
E
Reisülküttap Atıf Efendi
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 91’de DÜŞÜNCEDEN EYLEME: GÖZLEMDEN TEŞHİSE, TEŞHİSTEN ÖNERİYE, ÖNERİDEN UYGULAMAYA, NİZAM-I CEDİT’TEN TANZİMAT’A ana konu başlığında “Aydınlanma düşüncesi ve düşünürlerinden ilk bahseden Osmanlı devlet adamı da Ebubekir Ratib Efendi olmuştur. Büyük Lâyiha’da aydınlanma dönemi düşünürleri Voltaire, Rousseau, Montesquieu ve Reinhold’tan bahseder” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 90
I. Osman’ın katledilmesi II.Edirne Vakası III. Temel ticaret rotalarındaki eksen değişikliği Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devletinde Sultanın meşruiyetini sarsan önemli gelişmedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I,II
E
I,II,III
Açıklama:
III. seçenekte belirtilen durum ekonomiyi etkilemiştir.Ekonomik krizde de 16. yüzyıldan itibaren Atlantik Okyanusu merkezinde yeni ticaret rotalarının oluşması, Dünya’nın temel ticaret rotalarının,Akdeniz’den Atlantik Okyanusu’na kayması ile bir dizi global ölçekli ekonomik değişimin ortaya çıkması önemli yer tutmaktadır. Doğru cevap " D" .
Soru 91
I. Sema ve devran,
II. Aklî ilimlerin tahsili,
III. Ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması,
IV. Tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti,
Yukarıdakilerin hangilerini Kadızâde Mehmed Efendi haram olarak belirtmiştir?
II. Aklî ilimlerin tahsili,
III. Ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması,
IV. Tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti,
Yukarıdakilerin hangilerini Kadızâde Mehmed Efendi haram olarak belirtmiştir?
Seçenekler
A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,IV
D
I,II,III,IV
E
III,IV
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi; sema ve devran, aklî ilimlerin tahsili, ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması, tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti, cemaatle nafile namazları kılma, tütün ve sigara içilmesi, inhina (eğilmek) ve musâfaha (el sıkışmak, tokalaşmak) konularının hepsinin haram olduğunu belirtmiştir (Semiramiz, 2012: 100-102).
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi Kadızâdeliler hareketi için söylenemez?
Seçenekler
A
İbn Teymiyye ve Birgivî ekolünün devamıdır.
B
Tekke-medrese ahengini alt üst etmiştir.
C
- yüzyılda sisteme egemen olmuştur.
D
Bu dönemde Osmanlı toplumu hukuk bilgisi üretememiştir.
E
Kadızâdeli vâizlerin hiçbiri resmi ulemâ hiyerarşisi içerisinde yer almamıştır.
Açıklama:
Kadızâdeliler, 17. yüzyılda sisteme egemen olmuşlardır. Doğru cevap “C” dir.
Soru 93
Kâtip Çelebi için hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Müslümanları yaşadıkları gaflet uykusundan uyandırmak gibi bir misyonu kendine ilke edinmiştir.
B
Müslümanların bakışlarını dünyaya çevirmek için özellikle coğrafya ve tarih ile ilgilenir.
C
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladı.
D
Aklî ilimlerin dışlandığı bir zamanda ilmin cemiyet hayatı için ne denli önemli olduğunun altını çizmeye çalışmıştır.
E
İlk matbaanın kurucusudur.
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin fikirlerinin savunucusu ve yayıcısı şüphesiz İbrahim Müteferrika olmuştur. İlk matbaanın kurucusu olan İbrahim Müteferrika, ustası Kâtip Çelebi’nin üç eserini matbaasında basmıştır.
Soru 94
“Tarih-i Düvel-i Rumiyye” isimli tarih kitabı kim yazmıştır?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Hezarfen Hüseyin Çelebi
C
Evliya Çelebi
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
E
Reîsülküttâp Atıf Efendi
Açıklama:
Hezarfen Hüseyin Çelebi’ye gelince, o Avrupalıların tanıdığı bir dünya tarihçisidir. Hüseyin Çelebi Latince ve Yunanca biliyordu ve yazdığı “Tarih-i Düvel-i Rumiyye” isimli tarih kitabı bizde Eski Yunan ve Roma’dan bahseden ilk tarih kitabı olarak biliniyordu (Ortaylı, 1986: 170).
Soru 95
İbrahim Müteferrika’nın matbaasının kurulmasında sefirler çağının ilk temsilcisi olan …………………………………………….ve oğlu Sait Çelebi’nin katkısı büyüktür.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Kâtip Çelebi
B
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
C
Hezarfen Hüseyin
D
İbn Haldun
E
Evliya Çelebi
Açıklama:
İbrahim Müteferrika’nın matbaasının kurulmasında sefirler çağının ilk temsilcisi olan Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve oğlu Sait Çelebi’nin katkısı büyüktür.
Soru 96
I. Meşrutiyet döneminde tarihçiler tarafından konulmuş bir adlandırmadır.
II. Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir.
III. Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen bir dönemdir.
Yukarıdakilerden hangisi Lale Devri’ne ilişkin doğru bilgilerdir?
II. Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir.
III. Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen bir dönemdir.
Yukarıdakilerden hangisi Lale Devri’ne ilişkin doğru bilgilerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I,II
E
I,II,III
Açıklama:
Lale Devri, Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen bir dönemdir.
Lâle Devri” tanımlaması Osmanlıların kullandığı bir tabir değildir. Bu tabir daha sonra II. Meşrutiyet döneminde tarihçiler tarafından konulmuş bir adlandırmadır
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir.
Seçeneklerde verilen bilgilerin tümü doğrudur.
Lâle Devri” tanımlaması Osmanlıların kullandığı bir tabir değildir. Bu tabir daha sonra II. Meşrutiyet döneminde tarihçiler tarafından konulmuş bir adlandırmadır
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir insanlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir.
Seçeneklerde verilen bilgilerin tümü doğrudur.
Soru 97
490 sayfadan oluşan ve Ebubekir Ratib Efendi’nin Viyana sefareti esnasındaki gözlemlerini ve araştırmalarını içeren eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Hulasatü’l İtibar
B
Büyük Lâyiha
C
Sefâretnâme
D
Cihannümâ
E
Mîzânü’lhakk
Açıklama:
Selim veliaht iken Fransa Kralı Louis’le mektuplaşmalarına aracılık etmiş (Uzunçarşılı, 1938: 192-246), amedî hulefalığından reisülküttaplığa kadar yükselmiş diğer bir kalemiye mensubu olan Ebubekir Ratib Efendi de Osmanlı yenileşme hareketlerinin öncü isimlerinden biridir. 1791 yılında elçi olarak gittiği Viyana üzerinden hazırladığı Büyük Lâyiha, esasen III. Selim’e sunulmuş yirmi iki ıslahat lâyihasından biridir.
Soru 98
………………………..’nın/ nin görüşleri hem Tanzimat hem de Islahat Fermanı’nın temelini oluşturur. Bu yönüyle Tanzimat’ın ideolojisini kurgular.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakiler- den hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakiler- den hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Sadık Rıfat Paşa
B
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
C
Ahmet Resmi
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
Sait Çelebi
Açıklama:
Sadık Rıfat Paşa’nın görüşleri hem Tanzimat hem de Islahat Fermanı’nın temelini oluşturur. Bu yönüyle Tanzimat’ın ideolojisini kurgular. Paşa’nın metinleri kendisinden önceki metinlerin bir devamı niteliğinde olmakla beraber kendisinden sonraki Genç Osmanlıların düşüncelerinin de temel kaynaklarından biri olmuştur.
Soru 99
Ulemanın siyasi anlamda nüfuzunun doruk noktasını temsil eden Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin katli (1703) ile sonuçlanan Edirne Vak'ası'nın Osmanlı Devleti üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osmanlı Devleti’nin Akdeniz ticaretinden elde ettiği gelirlere olumsuz bir tesirde bulunmuştur
B
Bir dizi global ölçekli ekonomik değişim ortaya çıkmıştır
C
Epistemik bir kriz ortaya çıkmıştır
D
Sultanın siyasi meşruiyeti sarsılmıştır
E
Hilafet ve Saltanat kurumları birbirinden ayrılmak istenmiştir
Açıklama:
Sultanın meşruiyetini sarsan önemli gelişme Edirne Vak'ası'dır. Ulemanın siyasi anlamda nüfuzunun doruk noktasını temsil eden Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin katli (1703) ile sonuçlanan Edirne Vakasında sultanın meşruiyet krizi doruğa çıktı (Rıfa’at Ali Abou-El -Haj, 1984). Bu isyan sırasında ilk defa Âl-i Osman’a alternatif teşkil edebilecek yeni saltanat arayışları görüldü. İsyancılar arasında devletin Osmanlı hanedanı tarafından idaresi meselesi tartışıldı. Onların yerini alması bakımından Kırım Hanedanı ve hatta Sokullu’nun torunları İbrahim Hanzadeler gibi başka güçlü aileler öne sürüldü.
Soru 100
Görünürdeki hedefi Peygamber zamanındaki (Asr-ı saadetteki) İslam anlayışını topluma ikame etmek, diğer bir ifadeyle Kuran ve Sünnet dışındaki bütün yenilik ve uygulamaları kaldırıp saf ve orijinal İslam anlayışını toplumda ve devlet kademelerinde yerleştirmek olan, Selefi düşünceye dayanan Kadızadeliler hareketinin fikri seviyedeki lideri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Müneccimbaşı Ahmed Dede
B
Birgivi Mehmed Efendi
C
Şeyhülislâm Bahâî Mehmed Efendi
D
Abdülmecid Sivasî
E
IV. Murad
Açıklama:
Selefi bir dünya görüşüne sahip olan, Türk tarihinin en tutucu ve bağnaz dini hareketlerinden biri olan Kadızadeliler hareketi, Kuran ve Sünnet dışında olan her türlü gelişmeye tutucu bakan, aklın ön plana çıktığı pozitif bilimleri reddeden, asrı saadet olarak adlandırılan dönemin tekrar yaşanması hedefinde olan bir grup olarak karşımıza çıkmaktadır. Sünneti Hz. Peygamberi anlamak yerine taklit etmek olarak gören, devinim halinde bulunan içtimai süreçleri göremeyen, var olunan zamandan bağımsız düşünceler geliştiren Birgivi Mehmed Efendi önderliğinde oluşan bu hareket, Osmanlı sarayına kadar sirayet ederek halk ve devlet nezdinde huzursuzlukların çıkmasına neden olmuştur.
Soru 101
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür. Aşağıdakilerden hangisi Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı” içerisinde bulunan temsilcilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Evliya Çelebi
B
Hezarfen Hüseyin Çelebi
C
Mustafa Reşit Paşa
D
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
E
İbrahim Müteferrika
Açıklama:
Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşısında “yeni” yaklaşımı öne çıkarırlar.
Soru 102
“Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel” adlı eserinde, İbn Haldûncu bir yaklaşımla fertler gibi cemiyetlerin ömrünün de gelişme, duraklama ve gerileme şeklinde üç merhalesi bulunduğu, ancak çeşitli tedbirlerin alınması ile bu ömrün uzatılabileceğini savunan Çelebiler çağının ilk temsilcisi olan isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hezarfen Hüseyin Çelebi
B
Evliya Çelebi
C
Mahmut Raif Efendi
D
İbrahim Müteferrika
E
Kâtip Çelebi
Açıklama:
Kâtip Çelebi, “Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel” adlı eserinde İbn Haldûncu bir yaklaşımla fertler gibi cemiyetlerin ömrünün de gelişme, duraklama ve gerileme şeklinde üç merhalesi bulunduğu, ancak çeşitli tedbirlerin alınması ile bu ömrün uzatılabileceği belirtilir. Kâtib Çelebi, reâyânın ahvaline ayrılan birinci fasılda beşerî cemiyetin dört temel unsurdan (ulemâ, asker, tüccar ve reâyâ) oluştuğunu belirterek insanın bio-psişik yapısı ile cemiyetin sosyal yapısı arasında ilişki kurar. Tıpkı beden gibi sosyal unsurlar arasında da bir âhenk sağlanması, her sınıf ve zümrenin kendisinden beklenen fonksiyonları gerçekleştirebilmesi için mevcut imkân ve fırsatların adalete uygun şekilde hazırlanması gerektiğini ifade eder.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi sefirler çağının ilk temsilcisidir?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Çelebi Mehmed
B
Şinasi
C
Namık Kemal
D
İbrahim Müteferrika
E
Ziya Paşa
Açıklama:
“Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
Soru 104
Aydınlanma düşüncesi ve düşünürlerinden ilk bahseden Osmanlı devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Resmi Efendi
B
İbrahim Müteferrika
C
III. Selim
D
Ebubekir Ratib Efendi
E
Sadık Rıfat
Açıklama:
Aydınlanma düşüncesi ve düşünürlerinden ilk bahseden Osmanlı devlet adamı Ebubekir Ratib Efendi olmuştur. Büyük Lâyiha’da aydınlanma dönemi düşünürleri Voltaire, Rousseau, Montesquieu ve Reinhold’tan bahseder.
Soru 105
Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen yüz kadar şair ve yazarın yetiştiği, bir çeviri heyetinin kurulduğu, matbaanın açıldığı ve Batı’nın hiç olmazsa yüzyıl önceki ilmiyle temasa geçildiği, Avrupa ile bilimsel anlamda da bir ilişkinin başladığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çelebiler Çağı
B
Aydınlar Çağı
C
Reîsülküttâplar Çağı
D
Sefirler Çağı
E
Lale Devri
Açıklama:
Lale Devri, Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen bir dönemdir. Bu dönemde yüz kadar şair ve yazar yetişmiş, bir çeviri heyeti kurulmuş, matbaa açılmış ve Batı’nın hiç olmazsa yüzyıl önceki ilmiyle temasa geçilmiş, Avrupa ile bilimsel anlamda da bir ilişki başlamıştır.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir adamlarından biridir?
Seçenekler
A
Yanyalı Esat Efendi
B
Mustafa Reşit
C
IV. Murat
D
Abdülmecid Sivasî
E
Kadızâde Mehmed Efendi
Açıklama:
Lâle Devri’nin en önemli ilim ve fikir adamlarından biri Yanyalı Esat Efendi’dir. Yanyalı Esat Efendi’nin geleneksel yaklaşımı benimsemiş ve o çerçevede eserler kaleme almış olmasına karşın kalemiye mensubu sefirler ise Avrupa bilgisine yakınen şahitlik etmiş olmanın avantajı ile yeni yaklaşımları benimseyip onları eserlerine yansıtmışlardır.
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi Kadızâdeliler hareketinin en önemli sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
Atlantik Okyanusu merkezinde yeni ticaret rotalarının oluşması, Dünya’nın temel ticaret rotalarının, Akdeniz’den Atlantik Okyanusu’na kayması ile bir dizi global ölçekli ekonomik değişimin ortaya çıkması
B
Aklî ilimlerin gereksiz olduğuna dair yaklaşımın büyük bir kesim tarafından benimsenmesi, medrese çevrelerinde aklî ilimlerin neredeyse tamamen dışlanması
C
Hilafet ve Saltanat kurumları birbirinden ayrılmak istenmesi
D
Bürokrasi içindeki ittifaklar neticesinde siyasi meşruiyet krizi yaşanması
E
Osmanlı sultanlarının kutsaldan sıradan insana geçişinin kapısını aralanması
Açıklama:
Kadızâdeliler hareketinin en önemli sonuçlarından biri aklî ilimlerin gereksiz olduğuna dair yaklaşımın büyük bir kesim tarafından benimsenmesi, medrese çevrelerinde aklî ilimlerin neredeyse tamamen dışlanması olmuştur. Osmanlı bilim ve düşüncesinin üretiminde tek merkez medrese ve ulema sınıfı değildi. Kalemiye de ulema kadar bilgi üretiminde etkili idi. Kadızâde hareketi bir anlamda kalemiyenin öne çıkmasında etkili oldu. Kâtip sınıfı ulemanın aksine naklî ilimlerden çok akli (seküler) bilgi üretiminde etkiliydi. Ulemanın seyfiye ile yaptığı ittifak, vakıflar sayesinde elde ettiği ekonomik bağımsızlık, Osmanlı iktidarının meşruiyeti açısından tehlike arz ediyordu. Ulemanın Osmanlı sultanlarının meşruluğunu pekiştiren konumu gittikçe onu sarsan bir noktaya ulaştı. Kâtip sınıfının ulemanın yerine hem bilgi üretici hem de hanedanı meşrulaştıran bir konum kazanmasında Kadızadeliler hareketinin etkisi vardır. Kalemiye mensupları, 17. yüzyıldan itibaren İmparatorluğun içinde bulunduğu krizi aşma noktasında yaptıkları düşünce üretiminde, kendi sınıflarını merkeze alarak İmparatorluğu dönüştürmeyi hedefliyorlardı.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi Münevverler çağının temsilcileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Enver Paşa
B
Ziya Paşa
C
Namık Kemal
D
Şinasi
E
Mustafa Reşit Paşa
Açıklama:
“Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Soru 109
Edirne Vakası ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyıl başlarında Osmanlı kurumsal yapısı içerisinde geçmiştir.
B
II. Mustafa Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir.
C
Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı Edirne Vakasını alevlendirmiştir.
D
Mücadeleye sadece sivil halk dahil olmuştur.
E
Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiştir.
Açıklama:
Edirne Vakası: 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyıl başlarında Osmanlı kurumsal yapısı içerisinde sert iktidar mücadeleleri yaşanmıştır. II. Mustafa, devlet yönetiminde söz sahibi olan Köprülüleri tasfiye etmek için ilmiye mensuplarının başında bulunan Hocası Şeyhülislam Feyzullah Efendi’yi yönetimde söz sahibi hâline getirmiştir. Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet idaresindeki kayırmacı ve tahakkümcü yaklaşımı ise yeni bir mücadeleye ve 1703 Edirne Vakası’nın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu mücadeleye İstanbul halkı, sivil ve askerî devlet erkânı da dâhil olmuştur. Meydana gelen mücadelede II. Mustafa, babası IV. Mehmed gibi tahttan indirilmiş, Şeyhülislam Feyzullah Efendi hayatını kaybetmiştir. Köprülülerin uzun uğraşları neticesinde 1703’te III. Ahmed tahta çıkarılmıştır.
Soru 110
Amerika’da oluşan yeni kolonilerden bolca hangi madenin tedariki yapılmasının etkisiyle Osmanlı'da gıda ürünlerinin fiyatları artmıştır?
Seçenekler
A
Altın
B
Gümüş
C
Bakır
D
Elmas
E
Kömür
Açıklama:
Ekonomik kriz sosyo-ekonomik yapıyı alt üst etmiştir. 16. yüzyıldan itibaren temel ticaret rotalarındaki eksen değişikliği Akdeniz ülkelerinin ticaret gelirlerinde bir değişim yaratmakla sınırlı kalmadı, aynı zamanda, Amerika’da oluşan yeni kolonilerden bolca gümüş tedariki yapılmasının etkisiyle Avrupa’da gümüş para bolluğunu ortaya çıkardı. Bu değişim, Avrupa’da ve Osmanlı’da gıda ürünlerinin fiyatlarının artışına sebep oldu.
Soru 111
Epistemik kriz döneminde Kadızâde Mehmed Efendi aşağıdaki konulardan hangisinin haram olduğunu belirtmemiştir?
Seçenekler
A
Aklî ilimlerin tahsili
B
Sema ve devran
C
Kur'an'ın makamlı okunması
D
Türbe ve kabir ziyareti
E
Namaz kılmak
Açıklama:
Kadızâde Mehmed Efendi; sema ve devran, aklî ilimlerin tahsili, ezan, mevlid ve Kur’an’ın makamlı okunması, tasliye ve tarziye, türbe ve kabir ziyareti, cemaatle nafile namazları kılma, tütün ve sigara içilmesi, inhina (eğilmek) ve musâfaha (el sıkışmak, tokalaşmak) konularının hepsinin haram olduğunu belirtmiştir (Semiramiz, 2012: 100-102). Bu konular aynı zamanda Kadızâde Mehmed Efendi ve Abdülmecid Sivasî arasındaki tartışmaların odak noktasını oluşturur.
Soru 112
Devrin âlimlerini Fatih Camii’nde toplayarak Kadızâdeliler hakkındaki fikirlerini sormuş ve daha sonra Padişahtan Kadızâdelilerin katli için ferman alan kimdir?
Seçenekler
A
Yirmisekiz Mehmet Çelebi
B
Köprülü Mehmed Paşa
C
II. Murat
D
Ziya Paşa
E
Enver Paşa
Açıklama:
Köprülü Mehmed Paşa’nın sadaretinin 8. günü, Fatih Camii’nde “na’t-ı şerif” okunurken Kadızâdeliler müezzinlere engel olmaya çalışmıştır; daha sonra İstanbul’daki tekkeleri yıkmaya, dervişleri “tecdid-i imân”a davet edip kabul etmeyenleri öldürmeye, Padişahtan bid’atleri kaldırmak için izin istemeye ve camilerde tek minare kalacak şekilde diğer minareleri yıkmaya karar vermişlerdir. Bunun üzerine, Köprülü Mehmed Paşa, devrin âlimlerini Fatih Camii’nde toplayarak Kadızâdeliler hakkındaki fikirlerini sormuş ve daha sonra Padişahtan Kadızâdelilerin katli için ferman almıştır. Bu ceza sürgüne çevrilmiş, Üstüvânî, Türk Ahmed ve Divâne Mustafa Kıbrıs’a sürülmüş, böylece hareketin ikinci safhası sona ermiştir
Soru 113
Kadızâdeliler hareketi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır
B
İbn Teymiyye ve Birgivî ekolünün devamı olarak tekke-medrese ahengini alt üst etmiştir.
C
Fikrî alanda zayıf kalmış fakat uygulamada saldırgan bir tutum izlemiştir.
D
Dinin tamamen akıldışı yorumlanması sonucu olarak toplum gündelik hayatında bunalıma sürüklenmiştir.
E
Din ve toplumsal kurallar üzerindeki etkileri kısa sürmüş ve padişahlar tarafından bertaraf edilmiştir.
Açıklama:
Kadızâdeliler hareketi, bir bütün olarak, İbn Teymiyye ve Birgivî ekolünün devamı olarak tekke-medrese ahengini alt üst etmiş, Türklerin, İslam’a giriş süreciyle başlayıp Selçuklu’ya ve Anadolu Beyliklerine taşınan, 17. yüzyıla kadar da Osmanlı’da varlığını devam ettiren fikir ve düşünce geleneğini yok saymıştır. 17. yüzyıl, Osmanlı düşüncesi ve bilim zihniyetinde bir yol ayrımıdır. Bu dönemi eski usul ile yeni yaklaşımlar arasında bir bocalama dönemi, bir arayış dönemi olarak nitelendirmek mümkündür.17. yüzyıldaki birçok devlet adamı ve aydın, Kadızâdeliler hareketinin tesirinde kalmıştır.Kadızâdeliler, 17. yüzyılda sisteme egemen olmuş ve bu nedenle Osmanlı toplumu hukuk bilgisi üretememiş; dinin tamamen akıldışı yorumlanması sonucu olarak da toplum gündelik hayatında bunalıma sürüklenmiştir.
Soru 114
Klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeken,sayı kavramı eksenli (adedî) Pisagorcu teoloji, kozmoloji ve dolayısıyla tabiat felsefesine yönelen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Müneccimbaşı Ahmed Dede
B
İbn Sînâ
C
İbnü’l-Heysem
D
Fârâbî
E
İbn Rüşd
Açıklama:
1631 senesinde doğan meşhur tarihçi ve düşünür Müneccimbaşı Ahmed Dede klasik dönemin son, arayış döneminin ilk ismi olarak dikkat çeker. Kendisi, Osmanlı ilim zihniyetinde merkezî konumda bulunan kelâmî tabiat felsefesiyle bu felsefenin rakibi durumunda bulunan ve eleştirel sebeplerle dikkate alınan İbn Sînâcı doğa felsefesini bir kenara bırakarak, sayı kavramı eksenli (adedî) Pisagorcu teoloji, kozmoloji ve dolayısıyla tabiat felsefesine yöneldi. Osmanlı ilim zihniyetinin temel bilgi formu olan önerme ve önermenin dış dünya ile ilişkisini ve nisbetin varlıkça yerini tartışan Müneccimbaşı Ahmed Dede mensup olduğu geleneksel bilgi anlayışının temellerini sorguladı.
Soru 115
İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik bir devlete dönüştürmek isteyen kâtip sınıfını üç kuşak ve çağ üzerinden okumak mümkündür. Buna göre aşağıdaki isimlerden hangisi Münevverler Çağı'nda yer almaz?
Seçenekler
A
İbrahim Müteferrika
B
Şinasi
C
Ziya Paşa
D
Mustafa Reşit Paşa
E
Namık Kemal
Açıklama:
1. Kâtip Çelebi’nin de içinde bulunduğu “Çelebiler Çağı”: Bu çağa başta Kâtip Çelebi, Evliya Çelebi, Hezarfen Hüseyin Çelebi, Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve İbrahim Müteferrika’yı dâhil etmek mümkündür. Bu isimlerin yazın dünyasına baktığımızda yeni dünyaya karşı meraklı; Osmanlı dünyası dışında olup biteni kavramaya ve anlamaya çalışan bir ortak tavır içinde oldukları anlaşılır. Kadim karşında “yeni” yaklaşımını öne çıkarırlar.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
2. “Sefirler ve Reîsülküttâplar Çağı”: Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile başlayan bu çağ içinde Ahmet Resmi, Ebubekir Ratıp Efendi, Reîsülküttâp Atıf Efendi, Mahmut Raif Efendi, Sadık Rıfat Paşa ve Mustafa Reşit Paşa yer alır.
3. “Münevverler (Aydınlar) Çağı”: Tercüme Odasında yetişmiş başta Mustafa Reşit, Âli ve Fuat Paşalar, Münif Paşa, Hayrullah Efendi, Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa vd. İmparatorluğu askerî bir imparatorluktan bürokratik -parlamenter- monarşiye dönüştürmek için çabaladılar. Bu söz konusu kuşakların yazın dünyasının ortak teması imparatorluğu kurtarmak ve dönüştürmektir. Bu dönüşümde kendilerine tuttukları ayna Avrupa’dır.
Soru 116
İlmin toplumsal hayatın devamı açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Kâtip Çelebi, hangi eserinde dinle hayat arasında sağlıklı bir ilişki kurmanın ancak ilim yoluyla olabileceğini belirtir?
Seçenekler
A
Mîzânü’l-hakk
B
Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel
C
Bid’at-ı hasene
D
Bid’at-ı seyyie
E
Cihannüma
Açıklama:
İlmin toplumsal hayatın devamı açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Kâtip Çelebi, “Mîzânü’lhakk’ta” dinle hayat arasında sağlıklı bir ilişki kurmanın ancak ilim yoluyla olabileceğini belirtir. Kâtip Çelebi, “Düstûrü’l-amel li-ıslâhi’l-halel” adlı eserinde İbn Haldûncu bir yaklaşımla fertler gibi cemiyetlerin ömrünün de gelişme, duraklama ve gerileme şeklinde üç merhalesi bulunduğu, ancak çeşitli tedbirlerin alınması ile bu ömrün uzatılabileceği belirtilir.Devrin tartışılan en önemli konularından biri olan bid’at hakkında da Kâtip Çelebi görüşlerini belirtmiştir. Ona göre, bid’at, din ve dünya işlerinde peygamberden sonra gelen dört halife zamanında yahut daha sonra çıkmış şeylerdir. Bid’atler iki kısımdır. İlk zamanlarda olmayıp sonradan gerektiği için din ulularının caiz gördükleridir mesela minareler yapmak, kitaplar yazmak gibi şeyler ‘bid’at-ı hasene’dir. Diğeri de ‘bid’at-ı seyyie’dir. Bunlar itikat işlerinde sünnet ehlinden başka koldan azmış olan bölüklerin akaidi ve dinin amel ile ilgili konularında halkın kendi asılsız inancına göre ibadetler ortaya koymak gibi şeylerdir. Hristiyan bir misyoner olarak Osmanlı ülkesine gelip Müslüman olan Mehmet İhlasî, Kâtip Çelebi’nin Avrupa kaynaklarına ulaşmasını sağlar. Kâtip Çelebi’nin de ünlü coğrafya eseri “Cihannüma’nın” kaynakları arasında “Atlas Minor” adlı Batı kökenli eserin varlığı bilinmektedir.
Soru 117
Lale Devri, __________ve ___________ etkisinde gelişen bir dönemdir. Bu dönemde yüz kadar şair ve yazar yetişmiş bir çeviri heyeti kurulmuş, matbaa açılmış ve Batı’nın hiç olmazsa yüzyıl önceki ilmiyle temasa geçilmiş, Avrupa ile bilimsel anlamda da bir ilişki başlamıştır. Nizam-ı Cedit fikri bu dönemin bir ürünü olarak gelişecektir.
Boşluğa hangi iki kişinin ismi gelmelidir?
Boşluğa hangi iki kişinin ismi gelmelidir?
Seçenekler
A
Mahmud Raif ve Sadık Rıfat
B
Ahmet Resmi Efendi ve Esad Efendi
C
Yirmisekiz Çelebi Mehmed ve Müteferrika
D
Yanyalı Esat Efendi ve Sadrazam Damad İbrâhim Paşa
E
Sadrazam ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi
Açıklama:
Yirmisekiz Çelebi Mehmed, Sefâretnâmesi’nde teknik bilgi yanında opera ve tiyatro gibi kültürel konulara da ağırlık verir. Bu durum onun Sefâretnâmesini diğerlerinden farklı kılar. Avrupa’yı farklı kültür ve yeni tekniklerle kurulmuş, Osmanlı’dan bambaşka bir dünya olarak gözlemler. Kendisi bu yeniliklerden bahsetmekle kalmaz bunları Osmanlı ülkesine taşımak da ister. Döndüğünde yanında getirdiği eşyalar arasında şehir planlarının bulunması bu açıdan önemlidir. Onun getirdiği planlarla Kâğıthane’de yaptırılan köşkler, bahçeler, parklar bir anlamda döneme damgasını vuracak ve bu dönem, Lale Devri diye anılacaktır. Lale Devri, Çelebi Mehmet ve Müteferrika’nın etkisinde gelişen bir dönemdir. Bu dönemde yüz kadar şair ve yazar yetişmiş bir çeviri heyeti kurulmuş, matbaa açılmış ve Batı’nın hiç olmazsa yüzyıl önceki ilmiyle temasa geçilmiş, Avrupa ile bilimsel anlamda da bir ilişki başlamıştır. Nizam-ı Cedit fikri bu dönemin bir ürünü olarak gelişecektir.
Soru 118
Aşağıda Mahmud Raif Efendi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yenileşme ve Nizam-ı Cedit’in ateşli taraftarlarından birisidir.
B
1800-1805 tarihleri arasında 5 sene süre ile reisülküttablık yapmıştır.
C
Gündeminde eşitlik, adalet ve kanunların yanında, eğitim de vardır.
D
“Muvâzene-i Politikiye” isimli lâyihada Fransız İhtilali'nin tehdit oluşturmasından bahseder.
E
Osmanlı’nın ilk daimî elçisi Yusuf Agah Efendi’nin sır kâtibi olarak görev yapmıştır.
Açıklama:
Dönemin iz bırakan kişilerinden biri de Reisülküttap Atıf Efendi’dir. Reisülküttap Atıf Efendi, 1798 yılında Divan’a sunduğu “Muvâzene-i Politikiye” isimli lâyihada Voltaire ve Rousseau gibi aydınlanma düşünürlerinden bahsetmekle kalmaz aynı zaman da Fransız İhtilali’nin Osmanlılar için açık bir tehdit olduğunu öne sürer. İhtilal bildirgesinden hareketle Osmanlı ülkesinde pek çok yerin işgal edileceği öngörüsünde bulunur.Mahmud Raif Efendi, Osmanlı’nın ilk daimî elçisi Yusuf Agah Efendi’nin sır kâtibi olarak 1793 yılında Londra’ya gidip orada dört yıla yakın görev yaptı.Raif Efendi’nin gündeminde eşitlik, adalet ve kanunların yanında, eğitim meselesi de vardır.Mahmud Raif Efendi, Londra’dan dönüşünde 1800-1805 tarihleri arasında 5 sene süre ile reisülküttablık yaptı.
Ünite 5
Soru 1
Osmanlıda Avrupa ülkelerinde sürekli elçilikler açan padişah hangisidir?
Seçenekler
A
III. Ahmed
B
III. Mustafa
C
III. Selim
D
II. Mahmud
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
Sürekli elçilikler III.Selim döneminde açılmıştır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 2
İlk resmi gazete, posta sistemi,ilk nüfus sayımı, il karantina gibi ilk uygulamalar hangi dönemde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
III. Selim
B
IV. Mustafa
C
II. Mahmud
D
I. Abdülhamit
E
II. Abülhamit
Açıklama:
Soruda geçen ilk uygulamalar II. Mahmud döneminde gerçekleşmiştir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 3
Fransa'da ortaya çıkan ve halkın aydınlar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunan yaklaşıma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Sekülerizm
C
İntelijansiya
D
Kameralizm
E
Fundamentalizm
Açıklama:
Aydınların en iyi yönetimi gerçekleştireceği düşüncesi Kameralizm'dir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 4
Gayrimüslimlere devlet memuru olma, askerlik yapma, askeri okula girme hakları ne ile verilmiştir?
Seçenekler
A
Lale Devri Ilahatları
B
Sened-i İttifak
C
Tanzimat Fermanı
D
Islahat Fermanı
E
I. Meşrutiyet
Açıklama:
Gayrimüslimler adı geçen hakları Islahat Fermanı ile elde etmişlerdir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 5
Osmanlı Türkçesiyle yayınlanan ilk resmi gazete hangisidir?
Seçenekler
A
Takvim-i Vekayi
B
Ceride-i Havadis
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvir-i Efkâr
E
Vekayi-i Tıbbiye
Açıklama:
İlk resmi gazete Takvim-i Vekayi'dir.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 6
Sahipleri Osmanlı vatandaşı olan ilk özel gazete hangisidir?
Seçenekler
A
Vekayi-i Tıbbiye
B
Ceride-i Havadis
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvir-i Efkâr
E
Takvim-i Vekayi
Açıklama:
İlk özel gazete Ceride-i Havadis'tir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde muhalefet hareketi olan Yeni Osmanlıların üyelerinden biridir?
Seçenekler
A
Ahmed Cevdet Paşa
B
Şemsettin Sami
C
Ahmet Mithat
D
Fatma Aliye
E
Namık Kemal
Açıklama:
Namık Kemal bu hareketin içerisinde yer alan bir isimdir.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 8
Osmanlı Medeni Kanunu (Mecelle) kim tarafından oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Bekir Cevdet
C
Ahmet Mithat
D
Ahmet Cevdet
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Mecelle Ahmet Cevdet Paşa tarafından hazırlanmıştır.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 9
Reformların ivme kazandığı, milliyetçilik hareketlerinin güçlendiği ve Tanzimatın olgunluk evresinin yaşandığı dönem hangisidir?
Seçenekler
A
II. Mahmud
B
Sultan Abdülaziz
C
IV. Mustafa
D
I.Abdülhamid
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
Bahsi geçen uygulamalar II. Abdülhamid dönemine aittir.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 10
Bir milleti dil, din, soy ve ülkü birliğinin oluşturduğunu ve devletin de ancak bu noktalarda birlik içinde olan bir topluma dayanarak ayakta duracağını savunan düşünce akımı hangisidir?
Seçenekler
A
Batıcılık
B
Osmanlıcılık
C
İslamcılık
D
Türkçülük
E
Adem-i Merkeziyetçilik
Açıklama:
Soruda açıklaması yapılan akım Türkçülük'tür.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Fransız İhtilali’nin başladığı sırada tahta çıkan, öncelikli olarak, mevcut askerî birlikleri yenilemek, teknik hizmetlerin düzeyini yükseltmek ve Nizâm-ı Cedit adıyla bilinen Avrupa tipi bir ordu kurmak olan Osmanlı Padişahı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
I. Mahmud
B
II. Mahmud
C
I. Selim
D
II. Selim
E
III. Selim
Açıklama:
Fransız İhtilali’nin başladığı sırada tahta çıkan III. Selim, Rusya, Avusturya
ve Prusya’ya elçiler göndererek ve kendisine geniş çaplı reform önerileri sunan yirmi küsur danışmanına raporlar sipariş ederek hazırlıklarını genişletir. Barış yeniden sağlandıktan sonra politikalarını uygulamaya koyar. Birinci öncelik mevcut askerî birlikleri yenilemek, teknik hizmetlerin düzeyini yükseltmek ve Nizâm-ı Cedit (Yeni Düzen anlamına gelen bu ifade zamanla Selim’in bütün programlarının adı olacaktır.) adıyla bilinen Avrupa tipi bir ordu kurmaktır. Doğru cevap E'dir.
ve Prusya’ya elçiler göndererek ve kendisine geniş çaplı reform önerileri sunan yirmi küsur danışmanına raporlar sipariş ederek hazırlıklarını genişletir. Barış yeniden sağlandıktan sonra politikalarını uygulamaya koyar. Birinci öncelik mevcut askerî birlikleri yenilemek, teknik hizmetlerin düzeyini yükseltmek ve Nizâm-ı Cedit (Yeni Düzen anlamına gelen bu ifade zamanla Selim’in bütün programlarının adı olacaktır.) adıyla bilinen Avrupa tipi bir ordu kurmaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 12
III.Selim döneminde, Batılı devletlerin Osmanlı devletine yönelik politikalarını daha yakından izlemek ve onlara karşı izlenecek politikayı belirlemek maksadıyla açılan elçiliklerden ilki nerede faaliyete geçmiştir?
Seçenekler
A
Berlin
B
Londra
C
Münih
D
Paris
E
Viyana
Açıklama:
III.Selim döneminde, Batılı devletlerin Osmanlı devletine yönelik politikalarını daha yakından izlemek ve onlara karşı izlenecek politikayı belirlemek üzere
Paris, Londra, Berlin ve Viyana gibi önemli Avrupa başkentlerinde daimi elçilikler açılır. İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı sefâretnâmeyi kaleme alır. Doğru cevap B'dir.
Paris, Londra, Berlin ve Viyana gibi önemli Avrupa başkentlerinde daimi elçilikler açılır. İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı sefâretnâmeyi kaleme alır. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi II.Mahmud döneminde gerçekleşen olaylardan biridir?
Seçenekler
A
İrad-ı Cedit hazinesinin kurulması
B
Kabakçı Mustafa ayaklanması
C
Nizam-ı Cedit ordusunun kurulması
D
Batı dillerinde yazılmış önemli eserlerin Türkçeye çevrilmesi
E
Vaka-i Hayriye olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması
Açıklama:
III. Selim Nizâm-ı Cedit (Yeni Düzen anlamına gelen bu ifade zamanla Selim’in bütün programlarının adı olacaktır.) adıyla bilinen Avrupa tipi bir ordu kurmuştur Bu ordunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere İrad-ı Cedit hazinesi de kurulur. 1795’te Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Mühendis Okulu) açılır. Aynı zamanda III. Selim döneminde Batı dillerinde yazılmış önemli eserler Türkçeye çevrilerek Batı düşüncesinin ülkeye girişine hız verilir. Ancak yeniliklere karşı güçler Kabakçı Mustafa önderliğinde bir araya gelip isyan ederek III. Selim’i tahttan indireceklerdir. III. Selim’in yerine padişah olan IV. Mustafa uzun süre bu makamda kalamamıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın darbesiyle tahta çıkan II. Mahmud (1808-1839) III. Selim’in yolundan ilerler. Öncelikle yine orduyu ele alarak Sekban-ı Cedit adında bir ocak kurar. Ancak bu da öncekinin akıbetine uğrayarak Yeniçerilerin ayaklanmasıyla son bulur. Alemdar da bu ayaklanma
sırasında öldürülür. Bunun üzerine, ıslahatlar gerçekleştirebilmek için Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud bu yönde
çalışarak 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır.Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar. Doğru cevap E'dir.
sırasında öldürülür. Bunun üzerine, ıslahatlar gerçekleştirebilmek için Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud bu yönde
çalışarak 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır.Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar. Doğru cevap E'dir.
Soru 14
II. Mahmud dönemindeki yeniliklerden biri olan Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete hangi tarihte yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
1821
B
1826
C
1827
D
1831
E
1834
Açıklama:
II.Mahmud döneminde Uluslararası ilişkilerle birlikte tercümanların
dış politikadaki etkinliğinin de artması üzerine 1821’de dil ve diplomasi bilen Müslümanlar yetiştirmek amacıyla Tercüme Odası kurulur. Yabancı uzmanların yardımıyla Mekteb-i Harbiye (1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî
okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi
alır. İlköğretim zorunlu hale getirilir. Medrese dışındaki tüm okullar Nafia Nezareti’ne bağlanır. Ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de
Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Doğru cevap d'dir.
dış politikadaki etkinliğinin de artması üzerine 1821’de dil ve diplomasi bilen Müslümanlar yetiştirmek amacıyla Tercüme Odası kurulur. Yabancı uzmanların yardımıyla Mekteb-i Harbiye (1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî
okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi
alır. İlköğretim zorunlu hale getirilir. Medrese dışındaki tüm okullar Nafia Nezareti’ne bağlanır. Ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de
Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Doğru cevap d'dir.
Soru 15
- Ülkede ilk kez nüfus sayımı yapılması
- Fes ve pantolon uygulaması
- Posta sisteminin kurulması
- İlköğretimin zorunlu hale gelmesi
- Avrupa’ya öğrenci gönderilmeye başlanması
Seçenekler
A
II.Selim
B
III.Selim
C
IV.Mustafa
D
I. Mahmud
E
II. Mahmud
Açıklama:
II.Mahmud döneminde ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de
Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Posta sistemi kurulur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilir. Sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır. Kıyafette yenilik yapılarak fes ve pantolon giyilmeye başlanır. II. Mahmud Avrupa hükümdarları gibi doğum
günlerini kutlamaya devlet dairelerine resimlerini astırmaya, elçiliklerde davetlere gitmeye başlar. Kıyafet değiştirmeden şehir içi hatta yurt içi inceleme
gezileri gerçekleştirir. Doğru cevap E'dir.
Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Posta sistemi kurulur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilir. Sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır. Kıyafette yenilik yapılarak fes ve pantolon giyilmeye başlanır. II. Mahmud Avrupa hükümdarları gibi doğum
günlerini kutlamaya devlet dairelerine resimlerini astırmaya, elçiliklerde davetlere gitmeye başlar. Kıyafet değiştirmeden şehir içi hatta yurt içi inceleme
gezileri gerçekleştirir. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi II. Mahmud döneminde hükümet teşkilatında yapılan değişikliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Nezaretler (bakanlıklar) kurulması
B
Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilmesi
C
Ayanların etkinliğinin kırılması ve kanunlar hazırlamaları amacıyla kurullar oluşturulması
D
Ülkede yapılacak yenilikleri belirlemek ve uygulamak amacıyla meclisler kurulması
E
Sadrazamın gücünün zayıflatılarak padişahın gücü ve otoritesinin daha da kuvvetlendirilmesi
Açıklama:
II. Mahmud döneminde hükümet teşkilatında değişiklikler yapılmıştır. Nezaretler (bakanlıklar) kurulmuş, merkezî otoriteyi güçlendirmek adına ayanların etkinliği kırılmış, ve kanunlar hazırlamaları amacıyla kurullar oluşturulmuştur. Sadrazamın gücü zayıflatılarak padişahın gücü ve otoritesi daha da kuvvetlendirilmiştir. Ülkede yapılacak
yenilikleri belirlemek ve uygulamak amacıyla meclisler kurulmuştur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilmesi hükümet teşkilatı bünyesindeki değişiklikler aerasında yer almaz. Doğru cevap B'dir.
yenilikleri belirlemek ve uygulamak amacıyla meclisler kurulmuştur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilmesi hükümet teşkilatı bünyesindeki değişiklikler aerasında yer almaz. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Aşağıdaki 1856 tarihli Islahat Fermanı'nın öne çıkan kararlarına dair ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gayri müslimlerin yargı ve hapishane şartlarının sıkılaştırılarak, gayri müslimlere yönelik daha caydırıcı hükümler getirilmesi
B
Gayrimüslimlere vergi konusunda eşitlik sağlanarak, iltizam yöntemi ve cizye vergisinin kaldırılması
C
Gayrimüslimlerin ibadethane, okul,mezarlık gibi yapıları tamir etmelerine ve yenilerini inşa etmelerine izin verilmesi
D
Gayrimüslimlerin eyalet meclislerine seçilebilmesi ve kendi işlerini görebilmeleri için cemaat meclisleri oluşturabilmesi
E
Gayrimüslimlere devlet görevine girme, askerlik yapma ve
askerî okullara girme gibi konularda Müslümanlarla aynı hakların tanınması
askerî okullara girme gibi konularda Müslümanlarla aynı hakların tanınması
Açıklama:
Kırım Savaşı sonrasında Avrupa’nın hâkim güçleri nezdinde konumunu güçlendirmeye çalışan Osmanlı Devleti, gayrimüslimlere tanınan hakları teyit edip vurgulayan yeni bir resmî belge yayımladı. 1856 tarihli Islahat Fermanı ile :
Gayrimüslimlere devlet görevine girme, askerlik yapma ve askerî okullara girme gibi konularda Müslümanlarla aynı hakların tanınması; vergi konusunda eşitlik
sağlanarak, iltizam yöntemi ve cizye vergisinin kaldırılması; tüm dinî gruplara din ve ibadet özgürlüğü sağlanması, gayrimüslimlerin ibadethane, okul,mezarlık gibi yapıları tamir etmelerine ve yenilerini inşa etmelerine izin verilmesi; halka açık ve adil yargılama sağlanması, işkence ve kötü muamelenin yasaklanarak cezalar ve hapishane şartlarının iyileştirilmesi; gayrimüslimlerin eyalet meclislerine seçilebilmesi ve kendi işlerini görebilmeleri için cemaat meclisleri oluşturabilmesi yönündeki kararlar fermanda ön plana çıkan kararlardan bazıları oldu. Doğru cevap A'dır.
Gayrimüslimlere devlet görevine girme, askerlik yapma ve askerî okullara girme gibi konularda Müslümanlarla aynı hakların tanınması; vergi konusunda eşitlik
sağlanarak, iltizam yöntemi ve cizye vergisinin kaldırılması; tüm dinî gruplara din ve ibadet özgürlüğü sağlanması, gayrimüslimlerin ibadethane, okul,mezarlık gibi yapıları tamir etmelerine ve yenilerini inşa etmelerine izin verilmesi; halka açık ve adil yargılama sağlanması, işkence ve kötü muamelenin yasaklanarak cezalar ve hapishane şartlarının iyileştirilmesi; gayrimüslimlerin eyalet meclislerine seçilebilmesi ve kendi işlerini görebilmeleri için cemaat meclisleri oluşturabilmesi yönündeki kararlar fermanda ön plana çıkan kararlardan bazıları oldu. Doğru cevap A'dır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde yayına başlayan ve William
Churchill’in imtiyaz sahibi olduğu ilk özel gazetenin adıdır?
Churchill’in imtiyaz sahibi olduğu ilk özel gazetenin adıdır?
Seçenekler
A
Ceride-i Havadis
B
Encümen-i Daniş
C
Tasvir-i Efkar
D
Tercüman-ı Ahval
E
Vekayi-i Mısriyye
Açıklama:
İlk resmî gazete, II. Mahmud’un (Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın
Vekayi-i Mısriyye’sini takiben) 1831’de yayımlattırdığı Takvim-i Vekayi idi. Bunu Tanzimat dönemi içinde 1840’ta yayına başlayan ve William Churchill’in imtiyaz sahibi olduğu Ceride-i Havadis adlı ilk özel gazete izledi. Ancak Osmanlı gazeteciliğinin esas atılımı 1860’larda oldu. Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval de 1860’ta Şinasi’nin başyazarlığında yayın
hayatına girdi. 1862’de bu gazeteden ayrılan Şinasi Tasvir-i Efkar’ı çıkarmaya başladı. Doğru cevap A'dır.
Vekayi-i Mısriyye’sini takiben) 1831’de yayımlattırdığı Takvim-i Vekayi idi. Bunu Tanzimat dönemi içinde 1840’ta yayına başlayan ve William Churchill’in imtiyaz sahibi olduğu Ceride-i Havadis adlı ilk özel gazete izledi. Ancak Osmanlı gazeteciliğinin esas atılımı 1860’larda oldu. Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval de 1860’ta Şinasi’nin başyazarlığında yayın
hayatına girdi. 1862’de bu gazeteden ayrılan Şinasi Tasvir-i Efkar’ı çıkarmaya başladı. Doğru cevap A'dır.
Soru 19
Tanzimat döneminde 1850'de yayımlanmaya başlayan ilk Türk dergisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mecmua-i Fünun
B
Tasvir-i Efkar
C
Tercüman-ı Ahval
D
Vekayi-i Mısriyye
E
Vekayi-i Tıbbiye
Açıklama:
İlk Türk dergisi ise, 1850’de yayınlanmaya başlayan Vekayi-i Tıbbiye’dir. Meslek
dergisi özelliğinde olan bu dergiden başka Temmuz 1862’de Münif Paşa tarafından ilk Osmanlı bilim dergisi, Mecmua-i Fünun yayımlanmaya başladı. Doğru cevap E'dir.
dergisi özelliğinde olan bu dergiden başka Temmuz 1862’de Münif Paşa tarafından ilk Osmanlı bilim dergisi, Mecmua-i Fünun yayımlanmaya başladı. Doğru cevap E'dir.
Soru 20
Darülfünun gibi yüksek düzey okullara öğrenci yetiştirmek amacıyla açılan Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) hangi yılda faaliyete geçmiştir?
Seçenekler
A
1848
B
1857
C
1859
D
1868
E
1870
Açıklama:
Tanzimat döneminde pek çok okul faaliyete geçer. Mekteplerin ıslahı ve bu mekteplerde görev alacak muallimlerin yetiştirilmesi meselesi bağlamında 1848 tarihinde açılan Dârü’l-Muallimin, Osmanlı Devleti’nde yeni tarzda ve medrese dışında öğretmen yetiştiren ilk eğitim müessesesi olmuştur. Dârü’l-Mualliminin ilk müdürü ve nizâmnâmesini hazırlayan kişi devrin tanınmış devlet ve fikir adamı olan Ahmed Cevdet Paşa’dır. Kadın öğretmen yetiştiren ilk okul olan Dârü’l-Muallimat ise 26 Nisan 1870 tarihinde açılmıştır. Paris’e gönderilen askerî okul öğrencilerinin bir çatı altında öğrenim görmeleri ve disiplinli
bir şekilde eğitilmeleri hedefiyle 1857’de Paris’te Mekteb-i Osmani, 1859 tarihinde ise kaymakamlık ve müdürlük gibi mülki kadrolarda istihdam
edilecek memurların yetiştirilmesi için Mekteb-i Mülkiye kurulur.
Bunun yanı sıra Darülfünun gibi yüksek düzey okullara öğrenci yetiştirmek amacıyla 1868’de Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) açılır. Doğru cevap D'dir.
bir şekilde eğitilmeleri hedefiyle 1857’de Paris’te Mekteb-i Osmani, 1859 tarihinde ise kaymakamlık ve müdürlük gibi mülki kadrolarda istihdam
edilecek memurların yetiştirilmesi için Mekteb-i Mülkiye kurulur.
Bunun yanı sıra Darülfünun gibi yüksek düzey okullara öğrenci yetiştirmek amacıyla 1868’de Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) açılır. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
17. yüzyıl ortasında merkezî otoriteyi yeniden kurmuş olan Köprülü vezirlerinin zamanından beri uygulanagelen geleneksel reform teşebbüsleri ile 19. yüzyıl Tanzimat reformları arasında yahut kısa ve özlü bir tespitle “eski ile yeni arasında” yer alan isim Osmanlı sultanı kimdir?
Seçenekler
A
III. Selim
B
II. Abdülhamid
C
II. Mahmud
D
Abdülmecit
E
Abdülaziz
Açıklama:
17. yüzyıl ortasında merkezî otoriteyi yeniden kurmuş olan Köprülü vezirlerinin zamanından beri uygulanagelen geleneksel reform teşebbüsleri ile 19. yüzyıl Tanzimat reformları arasında yahut kısa ve özlü bir tespitle “eski ile yeni arasında” yer alan isim III. Selim’dir.
Soru 22
İlk daimî elçilik 1793’te nerede hizmete girer?
Seçenekler
A
Paris
B
Londra
C
Moskova
D
Berlin
E
Roma
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi 1850 yılında Fransız Bilimler Akademisi’nden ilhamla oluşturulan “Encümen-i Daniş” adlı bir bilim kurulunda yer almaz?
Seçenekler
A
Osmanlı fikir adamları
B
Bürokratlar
C
Yabancı elçiler
D
Avrupalı şarkiyatçılar
E
Ulema temsilcileri
Açıklama:
1850 yılında Fransız Bilimler Akademisi’nden ilhamla “Encümen-i Daniş” adlı bir bilim kurulu oluşturuldu. Kurulda Osmanlı fikir adamları, bürokratlar ve Avrupalı şarkiyatçıların yanı sıra ulema temsilcileri de vardı.
Soru 24
Türk aydınlarının, modern bilim ve kültürü yaymak için kendi aralarında kurdukları ilk cemiyet hangisidir?
Seçenekler
A
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane-i Osmaniye
B
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
C
Cemiyet-i Kitabet
D
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
E
Kararname-i Âlî
Açıklama:
Türk aydınlarının, modern bilim ve kültürü yaymak için kendi aralarında kurdukları ilk cemiyet, Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’dir.
Soru 25
Tanzimat seçkinlerinin reform çabalarını yüzeysel ve taklitçi bulan Yeni Osmanlılar, modernleşmenin nerede aranması gerektiğine inanıyorlardı?
Seçenekler
A
Ortaasya geleneklerinde
B
Modern Batı düşüncesinde
C
Selçuklu Çağı kültüründe
D
Kant, Hegel ve Marx'ın düşüncesinde
E
Yerel ve İslami kaynaklarda
Açıklama:
Tanzimat seçkinlerinin reform çabalarını yüzeysel ve taklitçi bulan Yeni Osmanlılar, modernleşmenin yerel ve İslami kaynaklara dönerek yeniden tanımlanması gerektiğine inanıyorlardı.
Soru 26
Bâb-ı Âlî, Osmanlı Devleti’nde hangi dairenin adıdır?
Seçenekler
A
Sadrazamlık
B
Birun
C
Şehremini
D
Hazine-i Hassa
E
Reisülküttap
Açıklama:
“Yüce Kapı” anlamına gelen Bâb-ı Âlî, Osmanlı Devleti’nde Sadrazamlık dairesinin adıdır. Giderek hem Türkçede hem de Batı dillerinde “Osmanlı Hükümeti” anlamında kullanılır olmuştur.
Soru 27
Mekteb-i Harbiye’ye hoca olarak hangi ülkeden subaylar getirtilmiş, 1895’ten sonra öğrenci gönderilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Fransa
D
İtalya
E
Rusya
Açıklama:
Mekteb-i Harbiye’ye hoca olarak Alman subaylar getirtilmiş, 1895’ten sonra Almanya’ya öğrenci gönderilmiş ve tüm askerî okullar bir çatı altında düzenlenmiştir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı materyalizmini belirleyen başlıca düşünce kaynaklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Auguste Comte’un pozitivist teorisi
B
Claude Bernard’ın fizyolojist akımı
C
Immanuel Kant'ın transendental idealizmi
D
Charles Darwin’in evrim teorisi
E
Ludwig Büchner’in biyolojik materyalizmi
Açıklama:
Osmanlı materyalizmini belirleyen başlıca düşünce kaynakları: Auguste Comte’un pozitivist teorisi, Claude Bernard’ın fizyolojist akımı, Charles Darwin’in evrim teorisi ve Ludwig Büchner’in biyolojik materyalizmidir.
Soru 29
Kültürel Türkçülük hareketindeki önemli bir aşama olan 1876’da basılan Târîh-i Âlem adlı kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Mizancı Murad
B
Tunalı Hilmi
C
Ahmed Vefik Paşa
D
Süleyman Hüsnü Paşa
E
Gaspıralı İsmâil Bey
Açıklama:
Kültürel Türkçülük hareketindeki önemli bir aşama da Süleyman Hüsnü Paşa’nın Târîh-i Âlem adlı kitabının 1876’da yayımlanmasıdır.
Soru 30
II. Meşrutiyet sonrası Batıcılık adını alacak hareketin önde gelen isimlerin birisi kimdir?
Seçenekler
A
Hüseyin Avni Paşa
B
Midhat Paşa
C
Süleyman Paşa
D
Cevdet Paşa
E
Abdullah Cevdet
Açıklama:
II. Meşrutiyet sonrası Batıcılık adını alacak hareketin önde gelen isimlerinden Abdullah Cevdet, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencisidir.
Soru 31
İlk daimî elçilik nerede hizmete girmiştir?
Seçenekler
A
Londra
B
Moskova
C
Viyana
D
Berlin
E
Paris
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer.
Soru 32
İlk daimî büyükelçi kimdir?
Seçenekler
A
Alemdar Mustafa Paşa
B
Yusuf Agâh Efendi
C
Mustafa Reşit Paşa
D
Mehmet Ali Paşa
E
Şemseddin Sami
Açıklama:
İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendidir.
Soru 33
Yeniçeri Ocağı ne zaman kaldırılmıştır?
Seçenekler
A
1825
B
1826
C
1827
D
1828
E
1829
Açıklama:
II. Mahmud 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır.
Soru 34
Tanzimat dönemi hangi yılları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
1839-1877
B
1838-1877
C
1839-1876
D
1838-1876
E
1836-1876
Açıklama:
1839’da Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı
Hümayunu)’nın ilanından 1876’da I. Meşrutiyet’in
ilanına kadar olan süre Tanzimat dönemi olarak
adlandırılır.
1839-1876
Hümayunu)’nın ilanından 1876’da I. Meşrutiyet’in
ilanına kadar olan süre Tanzimat dönemi olarak
adlandırılır.
1839-1876
Soru 35
Hangi padişah döneminde sağlık meselelerine el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanmıştır?
Seçenekler
A
Sultan Abdülaziz
B
V. Murat
C
II. Abdulhamit
D
III. Selim
E
II. Mahmut
Açıklama:
II. Mahmut döneminde sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır.
Soru 36
Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Takvim-i Vekayi
B
Vekayi-i Mısriyye
C
Tercüman-ı Ahval
D
Ceride-i Havadis
E
Tasvir-i Efkar
Açıklama:
Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete olan Tercüman-ı
Ahvaldır.
Tercüman-ı Ahval
Ahvaldır.
Tercüman-ı Ahval
Soru 37
Araştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde edilebileceğini savunan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
idealizm
B
materyalizm
C
natüralizm
D
pozitivizm
E
kameralizm
Açıklama:
PozitivizmAraştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde
edilebileceğini savunan felsefe öğretisi
ve akımı olup önde gelen temsilcisi
Fransız Sosyolog ve Filozof Auguste
Comte’tur.
edilebileceğini savunan felsefe öğretisi
ve akımı olup önde gelen temsilcisi
Fransız Sosyolog ve Filozof Auguste
Comte’tur.
Soru 38
Gerçekliğin nihayetinde maddesel olmayan bir şeyden oluştuğu ve bunun zihin, zihnin içeriği, tinler veya tek bir tin olabileceği görüşünü savunan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
İdealizm
C
Materyalizm
D
Natüralizm
E
Kameralizm
Açıklama:
İdealizm: Gerçekliğin nihayetinde maddesel olmayan bir şeyden oluştuğu ve bunun zihin, zihnin içeriği, tinler veya tek
bir tin olabileceği görüşü.
bir tin olabileceği görüşü.
Soru 39
Beşir Fuat’ın 1885 tarihli Victor Hugo adlı çalışması, hangi akımı işleyen temel kaynaktır?
Seçenekler
A
idealizm
B
materyalizm
C
natüralizm
D
realizm
E
pozitivizm
Açıklama:
Beşir Fuat’ın 1885 tarihli Victor Hugo adlı
çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk
defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır
çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk
defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır
Soru 40
İlk Osmanlı ressamlarının da ortaya çıktığı bu dönemde, 1881’de Âsâr-ı Âtika (Eski Eserler) Müzesi ve 1883’te Sanayi-i Nefîse Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) gibi önemli kültür kurumları açılmıştır.
Yukarıda sözü edilen dönem hangisidir?
Yukarıda sözü edilen dönem hangisidir?
Seçenekler
A
II. Abdülhamit döneminde
B
II. Mahmud döneminde
C
V. Murat döneminde
D
III. Selim döneminde
E
Sultan Abdülmecit döneminde
Açıklama:
II. Abdülhamit döneminde;
İlk Osmanlı ressamlarının da ortaya çıktığı bu dönemde, 1881’de
Âsâr-ı Âtika (Eski Eserler) Müzesi ve 1883’te
Sanayi-i Nefîse Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) gibi önemli kültür kurumları açılmıştır.
İlk Osmanlı ressamlarının da ortaya çıktığı bu dönemde, 1881’de
Âsâr-ı Âtika (Eski Eserler) Müzesi ve 1883’te
Sanayi-i Nefîse Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) gibi önemli kültür kurumları açılmıştır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi " Nizâm-ı Cedit" i tarif eder?
Seçenekler
A
Adil Düzen
B
Yeni Düzen
C
Eski Düzen
D
Eskimiş Düzen
E
Dağınık Düzen
Açıklama:
Nizâm-ı Cedit (Yeni Düzen anlamına gelen bu ifade zamanla Selim’in bütün programlarının adı olacaktır.)
Soru 42
Mühendishane-i Berri-i Hümayun günümüzde aşağıdakilerden hangisinin karşılığıdır?
Seçenekler
A
Kara Mühendis Okulu
B
Hava Mühendis Okulu
C
Deniz Mühendis Okulu
D
Jandarma Mühendis Okulu
E
Denizaltı Mühendis Okulu
Açıklama:
1795’te Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Mühendis Okulu) açılır.
Soru 43
Osmanlı Devletinde, Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara
Mühendis Okulu) aşağıdakilerden hangi tarihte açılmıştır?
Mühendis Okulu) aşağıdakilerden hangi tarihte açılmıştır?
Seçenekler
A
1791
B
1793
C
1795
D
1797
E
1799
Açıklama:
1795’te Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Mühendis Okulu) açılır.
Soru 44
Osmanlı Devleti ilk daimi elçiliğini hangi ülkede hizmete açmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
İtalya
D
İspanya
E
İngiltere
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer.
Soru 45
Osmanlı Devleti ilk kez hangi tarihte bir ülkeye daimi elçilik açmıştır?
Seçenekler
A
1784
B
1787
C
1790
D
1793
E
1796
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer.
Soru 46
İlk daimi elçilik kaç yılında hizmete girmiştir?
Seçenekler
A
1793
B
1794
C
1795
D
1796
E
1797
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı sefâretnâmeyi kaleme alır. Bu sefâretnâme diğer sefâretnâmelerden farklıdır. Büyükelçinin Londra’da yaptığı diplomatik iliş- kileri konu edinmektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 47
I. Sekban-ı Cedit adında bir ocak kurmuştur.
II. V. Mustafa'nın yerine padişah olmuştur.
III. Kabakçı Mustafa ayaklanması ile tahttan indirilmiştir.
II. Mahmud ile ilgili aşağıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. V. Mustafa'nın yerine padişah olmuştur.
III. Kabakçı Mustafa ayaklanması ile tahttan indirilmiştir.
II. Mahmud ile ilgili aşağıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Kabakçı Mustafa ayaklanmasıyla tahttan indirilen III. Selim’in yerine padişah olan IV. Mustafa uzun süre bu makamda kalamamıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın darbesiyle tahta çıkan II. Mah- mud (1808-1839) III. Selim’in yolundan ilerler. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 48
I. 1830'da kurulmuştur.
II. Yabancılara Osmanlıca öğretmek amacıyla oluşturulmuştur.
III. Osmanlı reform sürecine damga vuracak kişilerin yetiştiği yer olarak anılacaktır.
Tercüme odası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
II. Yabancılara Osmanlıca öğretmek amacıyla oluşturulmuştur.
III. Osmanlı reform sürecine damga vuracak kişilerin yetiştiği yer olarak anılacaktır.
Tercüme odası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Uluslararası ilişkilerle birlikte tercümanların dış politikadaki etkinliğinin de artması üzerine 1821’de dil ve diplomasi bilen Müslümanlar yetiştirmek amacıyla Tercüme Odası kurulur. Tercüme Odası, Osmanlı reform sürecine damga vuracak kitlenin yetiştiği yer olacaktır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 49
I. Mekteb-i Harbiye'nin açılması - 1830
II. Mekteb-i Tıbbiye'nin açılması - 1822
III. Yeniçeri ocağının kaldırılması -1826
Yukarıda sunulan olay-tarih eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Mekteb-i Tıbbiye'nin açılması - 1822
III. Yeniçeri ocağının kaldırılması -1826
Yukarıda sunulan olay-tarih eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Yabancı uzmanların yardımıyla Mekteb-i Harbiye (1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi alır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi lll.Selim'in yaptığı yeniliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Nizam-ı Cedit ordusunu kurmak
B
Kara Mühendis Okulunu açmak
C
Mühendishane Matbaası kurmak
D
Avrupa Ülkelerine daimi elçilikler açmak
E
Sekban-ı Cedit Ocağı açmak
Açıklama:
Nizâm-ı Cedit (Yeni Düzen anlamına gelen bu ifade zamanla Selim’in bütün programlarının adı olacaktır.) adıyla bilinen Avrupa tipi bir ordu kurmaktır. Bu ordunun ihtiyaçlarını karşılamak üzere İrad-ı Cedit hazinesi de kurulur. 1795’te Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Mühendis Okulu) açılır. Mühendishane’nin zemin katında hizmete giren Mühendishane Matbaası da eğitim, bilim ve matbaacılık tarihinde önemli bir
yer edinecektir. Batılı devletlerin Osmanlı devletine yönelik politikalarını daha yakından izlemek ve onlara karşı izlenecek politikayı belirlemek üzere Paris, Londra, Berlin ve Viyana gibi önemli Avrupa başkentlerinde daimi elçilikler açılır.
yer edinecektir. Batılı devletlerin Osmanlı devletine yönelik politikalarını daha yakından izlemek ve onlara karşı izlenecek politikayı belirlemek üzere Paris, Londra, Berlin ve Viyana gibi önemli Avrupa başkentlerinde daimi elçilikler açılır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi lll.Selim'i tahtından indiren ayaklanmanın önderidir?
Seçenekler
A
Köprülüler
B
Kabakçı Mustafa
C
Alemdar Mustafa Paşa
D
ll. Mahmud
E
Mustafa Reşit Paşa
Açıklama:
Ancak yeniliklere karşı güçler Kabakçı Mustafa önderliğinde bir araya gelip isyan
ederek III. Selim’i tahttan indireceklerdir.
ederek III. Selim’i tahttan indireceklerdir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Sekban-ı Cedit adındaki ocağı kurmuştur?
Seçenekler
A
Köprülüler
B
lll.Selim
C
Kabakçı Mustafa
D
II. Mahmud
E
Alemdar Mustafa Paşa
Açıklama:
Alemdar Mustafa Paşa’nın darbesiyle tahta çıkan II. Mahmud (1808-1839) III. Selim’in yolundan ilerler. Öncelikle yine orduyu ele alarak Sekban-ı Cedit adında bir ocak kurar.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi Vaka-i Hayriye anlamına gelir?
Seçenekler
A
Hayırlı Olay
B
Hayret verici
C
Şaşırılacak olay
D
Zor Olay
E
Anlamsız olay
Açıklama:
Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud bu yönde çalışarak 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır. Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın.....
Soru 54
II. Mahmud'un kurduğu ikinci ordunun adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sekban-ı Cedit
B
Nizâm-ı Cedit
C
Asakir-i Mansure-i Muhammediye
D
Usul-i Cedid
E
Mühendishane-i Berri-i Hümayun
Açıklama:
Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi II. Mahmud döneminde doğrudan askeri alanda yapılan reformlar arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Mekteb-i Tıbbiye okullarının açılması
B
İlköğretimin zorunlu hale gelmesi
C
Takvim-i Vekayi'nin yayımlanması
D
Karantina usulünün uygulanması
E
Nezaretlerin kurulması
Açıklama:
Yabancı uzmanların yardımıyla Mekteb-i Harbiye (1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi alır. İlköğretim zorunlu hale getirilir. Medrese dışındaki tüm okullar Nafia Nezareti’ne bağlanır. Ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Posta sistemi kurulur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilir. Sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır. Kıyafette yenilik yapılarak fes ve pantolon giyilmeye başlanır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 56
I. 1836 yılında yayımlanmıştır.
II. Birinci nesil bürokratlar tarafından kaleme alınmıştır.
III. İltizam yönetimi ve cizye vergisinin kaldırılması gibi kararları içermektedir.
Islahat fermanı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
II. Birinci nesil bürokratlar tarafından kaleme alınmıştır.
III. İltizam yönetimi ve cizye vergisinin kaldırılması gibi kararları içermektedir.
Islahat fermanı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Kırım Savaşı sonrasında Avrupa’nın hâkim güçleri nezdinde konumunu güçlendirmeye çalışan Osmanlı Devleti, gayrimüslimlere tanınan hakları teyit edip vurgulayan yeni bir resmî belge yayımladı. 1856 tarihli Islahat Fermanı, ikinci nesil Tanzimat bürokratları tarafından Avrupalı elçilerin yoğun baskıları altında kaleme alındı. Gayrimüslimlere devlet görevine girme, askerlik yapma ve askerî okullara girme gibi konularda Müslümanlarla aynı hakların tanınması; vergi konusunda eşitlik sağlanarak, iltizam yöntemi ve cizye vergisinin kaldırılması gibi kararları içermektedir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 57
Tanzimat döneminde yayıncılığın gelişimi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İlk Türk dergisi 1845' yılında kurulmuştur.
B
Ceride-i Havadis kurulan ilk Resmi gazetedir.
C
Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete Tercüman-ı Ahval'dir.
D
Tasvir-i Efkar 1850 senesinde çıkmıştır.
E
Osmanlı gazeteciliğinin atılımı 1870 yılında olmuştur.
Açıklama:
Osmanlı Türkçesiyle yayınlanan ilk resmî gaze- te, II. Mahmud’un (Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Vekayi-i Mısriyye’sini takiben) 1831’de yayımlat- tırdığı Takvim-i Vekayi idi. Bunu Tanzimat dönemi içinde 1840’ta yayına başlayan ve William Churchill’in imtiyaz sahibi olduğu Ceride-i Havadis adlı ilk özel gazete izledi. Ancak Osmanlı ga- zeteciliğinin esas atılımı 1860’larda oldu. Türkler tarafından çıkarılan ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval de 1860’ta Şinasi’nin başyazarlığında yayın hayatına girdi. 1862’de bu gazeteden ayrılan Şinasi Tasvir-i Efkar’ı çıkarmaya başladı. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 58
I. Meclis-i Muvakkat'ın açılması
II. Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye açılması
III. Dârü’l-Muallimat'ın açılması
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Tanzimat dönemindeki eğitim alandaki yeniliklerden biri değildir?
II. Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye açılması
III. Dârü’l-Muallimat'ın açılması
Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Tanzimat dönemindeki eğitim alandaki yeniliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye, 1838’de II. Mahmud’un kurduğu, reformları planlayıp icrasını denetleyen yüksek yasama ve yargı organıdır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 59
I. Samipaşazade Sezai- Sergüzeşt
II. Recaizade Ekrem - Mürebbiye
III. Hüseyin Rahmi - Eylül
II. Abdülhamid döneminde yazılan yazar eser eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Recaizade Ekrem - Mürebbiye
III. Hüseyin Rahmi - Eylül
II. Abdülhamid döneminde yazılan yazar eser eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Osmanlı edebiyatına 1870’li yılların başında giren roman türünün ilk olgun örnekleri yüzyılın sonlarında yazılmıştır. Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt (1889), Recaizade Ekrem’in Araba Sevdası (1896), Hüseyin Rahmi’nin Mürebbiye (1899), Halit Ziya’nın Aşk-ı Memnu (1900) ve Mehmet Rauf’un Eylül (1901) adlı romanları toplumsal yaşam alanında görülen değişimin edebiyat alanındaki yansımasıdır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 60
Osmanlıda İlk daimî elçilik ne zaman ve nerede hizmete girmiştir?
Seçenekler
A
1783 - Londra
B
1793 - Londra
C
1793 - Paris
D
1795 - Londra
E
1795 - Paris
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Sayfa 101’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı sefâretnâmeyi kaleme alır. Bu sefâretnâme diğer sefâretnâmelerden farklıdır. Büyükelçinin Londra’da yaptığı diplomatik ilişkileri konu edinmektedir.” açıklanmıştır.
Soru 61
Uluslararası ilişkilerle birlikte tercümanların dış politikadaki etkinliğinin de artması üzerine dil ve diplomasi bilen Müslümanlar yetiştirmek amacıyla “Tercüme Odası“ hangi yıl kurulmuştur?
Seçenekler
A
1793’de
B
1820’de
C
1834’de
D
1821’de
E
1876’da
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Sayfa 102’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Uluslararası ilişkilerle birlikte tercümanların dış politikadaki etkinliğinin de artması üzerine 1821’de dil ve diplomasi bilen Müslümanlar yetiştirmek amacıyla Tercüme Odası kurulur. Tercüme Odası, Osmanlı reform sürecine damga vuracak kitlenin yetiştiği yer olacaktır.” açıklanmıştır.
Soru 62
Islahatlar gerçekleştirebilmek için Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır. ………………….. olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi ile doğru şekilde tamamlarız?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi ile doğru şekilde tamamlarız?
Seçenekler
A
Vaka-i Selimiyye
B
Edirne Vakası
C
Vaka-i Hayriye
D
Kuleli Vakası
E
Vaka-i Vakvakiye
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 102’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud bu yönde çalışarak 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır. Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar.” açıklanmıştır.
Soru 63
Osmanlıda Fransız Bilimler Akademisi’nden ilhamla kurulması planlanan modern üniversitenin (Darülfünun) altyapısını oluşturmak amacıyla 1850 yılında aşağıda verilen yeniliklerden hangisi gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Mekteb-i Harbiye
B
Mızıka-i Hümayun Mektebi
C
Takvim-i Vekayi
D
Vekayi-i Tıbbiye
E
Encümen-i Daniş
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 104’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Devlet, bilimsel üretimin desteklenmesi ve bu konudaki bilincin yaygınlaştırılması için yeni girişimlerde bulundu. Kurulması planlanan modern üniversitenin (Darülfünun) altyapısını oluşturmak amacıyla 1850 yılında Fransız Bilimler Akademisi’nden ilhamla “Encümen-i Daniş” adlı bir bilim kurulu oluşturuldu.” açıklanmıştır.
Soru 64
İlk kadın yazar aynı zamanda ilk kadın romancı olan Fatma Aliye Hanım kimin kızıdır?
Seçenekler
A
Ahmet Mithat
B
Cevdet Paşa
C
Mustafa Reşit Paşa
D
Fuat Paşa
E
Ali Paşa
Açıklama:
Sayfa 104’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Ahmet Mithat ve Şemseddin Sami gibi isimlerin, kadın haklarını özellikle de eğitim hakkını savunduğu ortamda ilk kadın yazar aynı zamanda ilk kadın romancı olan Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye Hanım’dır. “ Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 65
Kadın hakları ve seçimden söz eden ilk yayın aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Terakki gazetesi
B
Vekayi-i Tıbbiye
C
Mecmua-i Fünun
D
Ceride-i Havadis
E
Tercüman-ı Ahval
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 104’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Kadın hakları ve seçimden söz eden ilk gazete ise 1868’de çıkmaya başlayan Terakki gazetesi olup Muhadderat adı ile kadınlar için haftalık ek de verilmiştir. “ Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 66
Mekteplerin ıslahı ve bu mekteplerde görev alacak muallimlerin yetiştirilmesi meselesi bağlamında açılan ,Osmanlı Devleti’nde yeni tarzda ve medrese dışında öğretmen yetiştiren ilk eğitim müessesesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mekteb-i Sultani
B
Mekteb-i Mülkiye
C
Mekteb-i Osmani
D
Dârü’l-Muallimat
E
Dârü’l-Muallimin
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 105’de II. MAHMUD VE TANZİMAT DÖNEMİ REFORMLARI ana konu başlığında ki açıklamalarda “Mekteplerin ıslahı ve bu mekteplerde görev alacak muallimlerin yetiştirilmesi meselesi bağlamında 1848 tarihinde açılan Dârü’l-Muallimin, Osmanlı Devleti’nde yeni tarzda ve medrese dışında öğretmen yetiştiren ilk eğitim müessesesi olmuştur.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 67
Sağır, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dâhil olmalarını sağlama amacıyla Sağır ve Dilsiz Mektebi ne zaman hangi padişah tarafından açılmıştır?
Seçenekler
A
30 Eylül 1880 V. Murat
B
30 Eylül 1850 II. Mahmud
C
30 Eylül 1889 II. Abdülhamid
D
30 Mayıs 1876 Sultan Abdülaziz
E
3 Ekim 1889 II. Abdülhamid
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 113’te II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE REFORM ana konu başlığında ki açıklamalarda “Türk eğitiminin en büyük adımlarından biri atılmış; sağır, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dâhil olmalarını sağlama amacıyla 30 Eylül 1889’da Sağır ve Dilsiz Mektebi açılmış, okula 1891’de de körler sınıfı ilave edilmiştir.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 68
Osmanlıda yenileşme hareketleri kapsamında “Osmanlı Arkeolojisi” aşağıdaki kişilerden hangisinin öncülüğünde doğmuştur?
Seçenekler
A
Ahmed Rıza
B
Abdullah Cevdet
C
Beşir Fuad
D
Recaizade Ekrem Bey
E
Osman Hamdi Bey
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 114’te II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE REFORM ana konu başlığında ki açıklamalarda “Osman Hamdi Bey’in önderliğinde Osmanlı arkeolojisi doğmuş, bu alanda da 1884’te çıkarılan Âsâr-ı Âtika Nizâmnâmesi ile kurumsallaşma süreci başlamıştır..” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 69
19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen temel kaynak kime aittir?
Seçenekler
A
Beşir Fuat
B
Ahmed Şuayb
C
Abdullah Cevdet
D
Ali Suavi
E
Namık Kemal
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 116’da II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE REFORM ana konu başlığında “Beşir Fuat’ın 1885 tarihli Victor Hugo adlı çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 70
Sekban-ı Cedit ordusunun kurucusu olan Osmanlı padişahı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
II. Mahmud
B
IV. Mustafa
C
II. Ahmed
D
II. Abdülhamid
E
Abdülaziz
Açıklama:
Kabakçı Mustafa ayaklanmasıyla tahttan indirilen III. Selim’in yerine padişah olan IV. Mustafa
uzun süre bu makamda kalamamıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın darbesiyle tahta çıkan II. Mahmud (1808-1839) III. Selim’in yolundan ilerler. Öncelikle yine orduyu ele alarak Sekban-ı Cedit adında bir ocak kurar.
uzun süre bu makamda kalamamıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın darbesiyle tahta çıkan II. Mahmud (1808-1839) III. Selim’in yolundan ilerler. Öncelikle yine orduyu ele alarak Sekban-ı Cedit adında bir ocak kurar.
Soru 71
Yeniçeri Ocağının kapatılması, Mekteb-i Harbiye ve Tıbbiye'nin kurulması ve ilköğretimin zorunlu hale getirilmesiyle ilk nüfus sayımı gibi gelişmeler aşağıdaki padişahlardan hangisinin saltanatında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
III. Selim
B
II. Ahmed
C
II. Mahmud
D
IV. Murad
E
Abdülhamid
Açıklama:
II. Mahmud döneminde 19. Yüzyılda Reformlar ve Düşüncenin Gelişimi öncekinin akıbetine uğrayarak Yeniçerilerin ayaklanmasıyla son bulur. Alemdar da bu ayaklanma sırasında öldürülür. Bunun üzerine, ıslahatlar gerçekleştirebilmek için Yeniçeri Ocağı’nın bertaraf edilmesi gerektiğini anlayan II. Mahmud bu yönde çalışarak 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı ortadan kaldırır. Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırılan bu olayın ardından onun yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni ve modern bir ordu kurar. Ardından yeniliklere hız verir. Avrupa’ya ilk kez öğrenci gönderilmesi bu dönemde gerçekleşir. Yabancı uzmanların yardımıyla Mekteb-i Harbiye
(1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması
ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi
alır. İlköğretim zorunlu hale getirilir. Medrese dışındaki tüm okullar Nafia Nezareti’ne bağlanır. Ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Posta sistemi kurulur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilir. Sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır. Kıyafette yenilik yapılarak fes ve pantolon giyilmeye başlanır.
(1834) ve Tıbbiye (1827) gibi yeni askerî okullar açılır. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması
ile eski Mehterhane de ortadan kalkmıştır ve yerini 1834’te açılan Mızıka-i Hümayun Mektebi
alır. İlköğretim zorunlu hale getirilir. Medrese dışındaki tüm okullar Nafia Nezareti’ne bağlanır. Ülkede ilk kez nüfus sayımı gerçekleştirilir. 1831’de Takvim-i Vekayi adıyla ilk resmî gazete yayımlanır. Posta sistemi kurulur. Yurtdışına çıkışlara pasaport uygulaması getirilir. Sağlık meselelerine de el atılarak ilk defa karantina usulü uygulanır. Kıyafette yenilik yapılarak fes ve pantolon giyilmeye başlanır.
Soru 72
Aşağıdaki Osmanlı devlet adamlarından hangisi Tanzimat Fermanı'nın mimarı olarak anılan isimdir?
Seçenekler
A
Mustafa Reşit Paşa
B
Alemdar Mustafa Paşa
C
Kılıç Ali Paşa
D
Âli ve Fuat Paşalar
E
Cevdet Paşa
Açıklama:
Resmî alanda o ana dek gerçekleşen en yoğun ve kapsamlı batılılaşma hamlesinin başlangıcı olan Tanzimat, Osmanlı toplumsal ve kültürel hayatında da kalıcı ve derin değişimlere neden olmuştur. Bu sürecin merkezinde kendi içinde farklılıklar gösteren Osmanlı bürokrat seçkinleri, diğer tarafında ise türlü beklenti ve talepleriyle Avrupa güçleri, yerel (muhafazakâr) muhalefet ve çeşitli Müslüman gayrimüslim güç odakları yer almıştır. Mimarı Mustafa Reşit Paşa olan Tanzimat Fermanı, dili ve yapısı bakımından geleneksel Osmanlı yönetim anlayışı ile seçkin bürokrasinin yeni devlet ve toplum fikirleri arasında ustaca mekik dokuyan bir metindir. Fermanın giriş kısmında geride kalmış parlak bir ihtişam ve refah çağına gönderme yapılır ve şeriata uygun bazı pratik kanuni düzenlemelerle bu ideal düzenin yeniden canlandırılabileceği belirtilir.
Soru 73
Yeni Osmanlılar hareketinin önde gelen fikir adamlarından olan ve Vatan Yahut Silistre eseriyle tanınan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp
B
Namık Kemal
C
Yahya Kemal Beyatlı
D
Yaşar Kemal
E
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Açıklama:
Yeni Osmanlılar hareketinin önderlerinden, fikir adamı. Çocukluk ve gençliğinde Afyon, İstanbul, Kars ve Sofya’da okudu, özel derslerle Arapça ve Farsça öğrendi. İlk şiirinden sonra Namık takma ismini kullanmaya başladı. 1857’de Tercüme Odası’nda çalışmaya başladı. Fransızca öğrendi ve başkentin seçkin edebiyat çevrelerine girdi. 1862’de Şinasi’nin çıkardığı Tasvir-i Efkarda yayımlanan, anayasal yönetime geçilmesi yolundaki yazılarıyla Yeni Osmanlılar hareketinin düşünsel temellerini attı. Hükümetin baskısı sonucunda 1867’de Batı Avrupa’ya kaçıp mücadelesine oradan devam etti, 1870’te yurda döndü. Yazıları yüzünden 1873’te Kıbrıs’a
sürüldü. 1876’da İstanbul’a dönüp Kanun-ı Esasi’nin hazırlanıp kabul edilmesinde önemli
rol oynadı. 1877’de Midhat Paşa’nın tutuklanmasıyla Namık Kemal de Midilli’ye sürüldü,
ömrünün geri kalanını Midilli, Rodos ve Sakız adalarında çeşitli memurluklarda bulunarak
geçirdi. Siyasi mücadelesinin yanı sıra tiyatro, roman, eleştiri, şiir, tarihi biyografi ve tarih
alanında verdiği onlarca eserle gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu.
sürüldü. 1876’da İstanbul’a dönüp Kanun-ı Esasi’nin hazırlanıp kabul edilmesinde önemli
rol oynadı. 1877’de Midhat Paşa’nın tutuklanmasıyla Namık Kemal de Midilli’ye sürüldü,
ömrünün geri kalanını Midilli, Rodos ve Sakız adalarında çeşitli memurluklarda bulunarak
geçirdi. Siyasi mücadelesinin yanı sıra tiyatro, roman, eleştiri, şiir, tarihi biyografi ve tarih
alanında verdiği onlarca eserle gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu.
Soru 74
Hüseyin Avni Paşa, Midhat Paşa ve Süleyman Paşa’nın düzenledikleri darbe sonrasında tahta geçen V. Murat'ın akli sebeplerle alaşağı edilmesi üzerine aşağıdaki padişahlardan hangisinin saltanatı başlamıştır?
Seçenekler
A
III. Selim
B
Abdülaziz
C
II. Abdülhamid
D
Abdülmecid
E
II. Ahmed
Açıklama:
Hüseyin Avni Paşa, Midhat Paşa ve Süleyman Paşa’nın düzenledikleri bir saray darbesiyle 30 Mayıs
1876’da Sultan Abdülaziz tahttan indirilip yerine Yeni Osmanlılar Hareketine yakınlığıyla tanınan
V. Murat padişah ilan edilmişti. Ancak birkaç gün sonra Abdülaziz’in Feriye Sarayı’nda ölü bulunması, Haziran ayı ortasında da birkaç kabine üyesinin Midhat Paşa’nın konağında toplantı hâlindeyken suikaste kurban gitmeleri gibi olayların etkisiyle yeni Sultan’ın ruh sağlığı ciddi bir şekilde bozuldu. Bunun üzerine saray darbesinin arkasındaki en önemli amaç olan anayasa ilanını gerçekleştirmek için yeni bir yol bulundu. Akli dengesinin yerinde olmadığına dair şeyhülislamdan alınan fetva sonrasında V. Murat tahttan indirildi ve anayasa ilan etmeyi kabul eden Veliaht Abdülhamid, 31 Ağustos 1876’da Sultan II. Abdülhamid olarak tahta çıktı.
1876’da Sultan Abdülaziz tahttan indirilip yerine Yeni Osmanlılar Hareketine yakınlığıyla tanınan
V. Murat padişah ilan edilmişti. Ancak birkaç gün sonra Abdülaziz’in Feriye Sarayı’nda ölü bulunması, Haziran ayı ortasında da birkaç kabine üyesinin Midhat Paşa’nın konağında toplantı hâlindeyken suikaste kurban gitmeleri gibi olayların etkisiyle yeni Sultan’ın ruh sağlığı ciddi bir şekilde bozuldu. Bunun üzerine saray darbesinin arkasındaki en önemli amaç olan anayasa ilanını gerçekleştirmek için yeni bir yol bulundu. Akli dengesinin yerinde olmadığına dair şeyhülislamdan alınan fetva sonrasında V. Murat tahttan indirildi ve anayasa ilan etmeyi kabul eden Veliaht Abdülhamid, 31 Ağustos 1876’da Sultan II. Abdülhamid olarak tahta çıktı.
Soru 75
II. Abdülhamid tarafından onaylanan Osmanlı Devletinin ilk anayasası niteliğindeki Kanun-i Esasi aşağıdaki tarihlerden hangisidne yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1865
B
1869
C
1872
D
1876
E
1881
Açıklama:
Kasım 1876 başında, aralarında Yeni Osmanlıların önemli isimlerinden Namık Kemal ve Ziya
Paşa’nın yanı sıra Cevdet Paşa gibi muhafazakâr kişilerin de bulunduğu 28 üyeden oluşan komisyon, bir anayasa taslağı hazırlamak için çalışmaya başladı. Hazırlanan iki taslağı, yetkilerinin daha geniş tutulmasında ısrar eden sultan reddetti. Anayasayı Tersane Konferansı’nın açılışına yetiştirme telaşında olan Midhat Paşa, yakın çevresinin karşı çıkmasına rağmen, 113. maddesi padişaha istediği kişileri sürgüne gönderme yetkisi veren üçüncü bir anayasa taslağını sultana sundu. Bu son metin, bazı küçük değişikliklerle, 23 Aralık’ta Kanun-ı Esasi olarak ilan edildi.
Paşa’nın yanı sıra Cevdet Paşa gibi muhafazakâr kişilerin de bulunduğu 28 üyeden oluşan komisyon, bir anayasa taslağı hazırlamak için çalışmaya başladı. Hazırlanan iki taslağı, yetkilerinin daha geniş tutulmasında ısrar eden sultan reddetti. Anayasayı Tersane Konferansı’nın açılışına yetiştirme telaşında olan Midhat Paşa, yakın çevresinin karşı çıkmasına rağmen, 113. maddesi padişaha istediği kişileri sürgüne gönderme yetkisi veren üçüncü bir anayasa taslağını sultana sundu. Bu son metin, bazı küçük değişikliklerle, 23 Aralık’ta Kanun-ı Esasi olarak ilan edildi.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi II. Abdülhamid'in eğitim reformları kapsamında açılan okullardan birisidir?
Seçenekler
A
Mekteb-i Osmani
B
Mekteb-i Sultani
C
Sıbyan Mektebi
D
Sağır ve Dilsiz Mektebi
E
Enderun Mektebi
Açıklama:
1876-1909 arasında rüştiye, idadi, öğretmen okulları ve ibtidailerin sayısı dikkat çekici ölçüde arttırılmıştır. Bunların yanı sıra, ders müfredatlarında ciddi değişiklikler yapılmış, okulların
maddi olanakları iyileştirilmiş, modern eğitim araç ve gereçleri satın alınmıştır. Kız okullarının sayısı hızla artarken, Türk eğitiminin en büyük adımlarından biri atılmış; sağır, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dâhil olmalarını sağlama amacıyla 30 Eylül 1889’da Sağır ve Dilsiz Mektebi açılmış, okula 1891’de de körler sınıfı ilave edilmiştir. Bütün bunlar için gereken mali kaynağı sağlamak amacıyla 1884’te Maarif hisse-i iânesi adıyla yeni bir vergi konmuştur. Ayrıca Müslümanların eğitim ve öğretimleri için özel okullar da açılmıştır.
maddi olanakları iyileştirilmiş, modern eğitim araç ve gereçleri satın alınmıştır. Kız okullarının sayısı hızla artarken, Türk eğitiminin en büyük adımlarından biri atılmış; sağır, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dâhil olmalarını sağlama amacıyla 30 Eylül 1889’da Sağır ve Dilsiz Mektebi açılmış, okula 1891’de de körler sınıfı ilave edilmiştir. Bütün bunlar için gereken mali kaynağı sağlamak amacıyla 1884’te Maarif hisse-i iânesi adıyla yeni bir vergi konmuştur. Ayrıca Müslümanların eğitim ve öğretimleri için özel okullar da açılmıştır.
Soru 77
Tanzimat Dönemi aydınının insan tasarımına karşı çıkarak yeni bir yaklaşım öneren ve Osmanlı'da materyalizmin kurucusu kabul edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Şuayb
B
Beşir Fuad
C
Abdullah Cevdet
D
Mehmet Rauf
E
Halit Ziya
Açıklama:
Osmanlı materyalizminin kurucusu ise Beşir Fuad’dır. Yazı hayatı 1883’ten intihar ettiği 1887’ye kadar süren oldukça kısa bir dönemi kapsar. Beşir Fuad’ı insan gerçeğini incelemeye yönelten, Divan geleneğinin soyut insanı yerine Tanzimat edebiyatının getirdiği somut insan anlayışı, varlığın gerçek niteliklerini kapsamakta mıdır; yoksa toplum içinden seçilmiş bu örnek tip, sanatın çarpıttığı düşsel bir imge midir? sorusudur. Bu soruyla birlikte Beşer adlı eserinde insan varlığına bedenin maddi işlevleri açısından eğilen Beşir Fuad, Tanzimat aydınının gerçekle örtüşmeyen insan tasarımına karşı çıkmıştır. İnsan gerçeğinin ancak bilim aracılığıyla kavranabileceğini ve bu bilimin de fizyoloji olduğunu savunmaktadır. Herbert Spencer’ın bilimsel disiplinler arasında yaptığı sıralamada fizyolojiyi en başa, sanatı ise en sona yerleştirmesini de görüşünü destekleyen kanıt olarak sunar.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemiyle birlikte Osmanlı'da ortaya çıkan düşünce akımlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Mandacılık
B
İslamcılık
C
Türkçülük
D
Osmanlıcılık
E
Batıcılık
Açıklama:
Osmanlı ıslahat hareketlerinin özellikle Tanzimat döneminde hız kazanmasıyla birlikte, Batı fikirleri
de Osmanlı aydınları üzerindeki etkisini arttırmıştır. Devletin bütünlüğünü koruma isteği ise,
resmî ideoloji Osmanlıcılıktan başlayıp İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülüğe uzanacak ölçüde çeşitli fikir akımlarının ön plana çıkmasında etkili olmuştur.
de Osmanlı aydınları üzerindeki etkisini arttırmıştır. Devletin bütünlüğünü koruma isteği ise,
resmî ideoloji Osmanlıcılıktan başlayıp İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülüğe uzanacak ölçüde çeşitli fikir akımlarının ön plana çıkmasında etkili olmuştur.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Kırım Türkçesiyle yayınlanan ve Osmanlı aydınları tarafından destek gören gazetedir?
Seçenekler
A
Tercüman
B
Muhbir
C
Hürriyet
D
Ceride-i Havadis
E
Takvim-i Vekayi
Açıklama:
1883’ten itibaren Bahçesaray’da Kırım Türkçesiyle yayımlanarak Osmanlı entelektüelleri tarafından okunan Tercüman gazetesinin oynadığı role değinmek gerekir. Kültürel Türkçülük hareketindeki önemli bir aşama da Süleyman Hüsnü Paşa’nın Târîh-i Âlem adlı kitabının 1876’da yayımlanmasıdır. Joseph de Guignes’ten etkilenen Süleyman Paşa, değişik Türk kavimlerinin tarihini ayrıntılı biçimde ele alarak Osmanlı tarih yazımında genel kabul gören tarih metodolojisinin oldukça dışına çıkıyordu.
Soru 80
Osmanlı'da ilk daimi elçilik hangi şehirde hizmete girmiştir?
Seçenekler
A
Londra
B
Paris
C
Tokyo
D
Berlin
E
Atina
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı
sefâretnâmeyi kaleme alır. Bu sefâretnâme diğer sefâretnâmelerden farklıdır. Büyükelçinin Londra’da yaptığı diplomatik ilişkileri konu edinmektedir.
sefâretnâmeyi kaleme alır. Bu sefâretnâme diğer sefâretnâmelerden farklıdır. Büyükelçinin Londra’da yaptığı diplomatik ilişkileri konu edinmektedir.
Soru 81
"Mülkî idareyi ıslah ve yeniden organize etme" manasına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Meşrutiyet
B
Tanzimat
C
Sekban-ı Cedit
D
Nezaret
E
İhtilal
Açıklama:
Tanzimat ifadesi, sözlükte “düzenlemek, sıraya koymak, ıslah etmek” anlamına gelen tanzim kelimesinin çoğulu olup literatürde “mülkî idareyi ıslah ve yeniden organize etme” mânasında kullanılır.
Soru 82
Batı’da 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir düşünce olan halkın, halk için neyin iyi olduğunu sadece kendilerinin bildiğini düşünen aydınlar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunan yaklaşıma verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Kemalizm
B
Ulusculuk
C
Kameralizm
D
Demokrasi
E
Teokrasi
Açıklama:
Kameralizm: Batı’da 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir düşünce olan halkın, halk için neyin iyi olduğunu sadece kendilerinin bildiğini düşünen aydınlar tarafından yönetilmesi gerektiğini savunan yaklaşıma verilen ad.
Soru 83
- 1857’de Tercüme Odası’nda çalışmaya başladı.
- Kanun-ı Esasi’nin kabul edilmesine karşı protestolarda önemli rol oynadı.
- Yeni Osmanlılar hareketinin düşünsel temellerini attı.
- 1873’te Fransa’ya sürüldü.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve IV
D
I ve III
E
Sadece III
Açıklama:
Namık Kemal: Yeni Osmanlılar hareketinin önderlerinden, fikir adamı. Çocukluk ve gençliğinde Afyon, İstanbul, Kars ve Sofya’da okudu, özel derslerle Arapça ve Farsça öğrendi. İlk şiirinden sonra Namık takma ismini kullanmaya başladı. 1857’de Tercüme Odası’nda çalışmaya başladı. Fransızca öğrendi ve başkentin seçkin edebiyat çevrelerine girdi. 1862’de Şinasi’nin çıkardığı
Tasvir-i Efkarda yayımlanan, anayasal yönetime geçilmesi yolundaki yazılarıyla Yeni Osmanlılar hareketinin düşünsel temellerini attı. Hükümetin baskısı sonucunda 1867’de Batı Avrupa’ya kaçıp mücadelesine oradan devam etti, 1870’te yurda döndü. Yazıları yüzünden 1873’te Kıbrıs’a sürüldü. 1876’da İstanbul’a dönüp Kanun-ı Esasi’nin hazırlanıp kabul edilmesinde önemli rol oynadı. 1877’de Midhat Paşa’nın tutuklanmasıyla Namık Kemal de Midilli’ye sürüldü, ömrünün geri kalanını Midilli, Rodos ve Sakız adalarında çeşitli memurluklarda bulunarak geçirdi. Siyasi mücadelesinin yanı sıra tiyatro, roman, eleştiri, şiir, tarihi biyografi ve tarih alanında verdiği onlarca eserle gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu.
Tasvir-i Efkarda yayımlanan, anayasal yönetime geçilmesi yolundaki yazılarıyla Yeni Osmanlılar hareketinin düşünsel temellerini attı. Hükümetin baskısı sonucunda 1867’de Batı Avrupa’ya kaçıp mücadelesine oradan devam etti, 1870’te yurda döndü. Yazıları yüzünden 1873’te Kıbrıs’a sürüldü. 1876’da İstanbul’a dönüp Kanun-ı Esasi’nin hazırlanıp kabul edilmesinde önemli rol oynadı. 1877’de Midhat Paşa’nın tutuklanmasıyla Namık Kemal de Midilli’ye sürüldü, ömrünün geri kalanını Midilli, Rodos ve Sakız adalarında çeşitli memurluklarda bulunarak geçirdi. Siyasi mücadelesinin yanı sıra tiyatro, roman, eleştiri, şiir, tarihi biyografi ve tarih alanında verdiği onlarca eserle gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu.
Soru 84
Araştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefe öğretisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Emperyalizm
B
Materyalizm
C
Liberalizm
D
İdealizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Pozitivizm: Araştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefe öğretisi ve akımı olup önde gelen temsilcisi Fransız Sosyolog ve Filozof Auguste Comte’tur
Soru 85
19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen çalışma aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Victor Hugo
B
Seyahatname
C
Tarihi Alem
D
Beşer
E
Kanunların Ruhu
Açıklama:
Beşir Fuat’ın 1885 tarihli Victor Hugo adlı çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda Osmanlı düşünce akımlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Osmanlıcılık
B
İslamcılık
C
Türkçülük
D
Doğruculuk
E
Batıcılık
Açıklama:
Osmanlı ıslahat hareketlerinin özellikle Tanzimat döneminde hız kazanmasıyla birlikte, Batı fikirleri de Osmanlı aydınları üzerindeki etkisini arttırmıştır. Devletin bütünlüğünü koruma isteği ise, resmî ideoloji Osmanlıcılıktan başlayıp İslamcılık,
Batıcılık ve Türkçülüğe uzanacak ölçüde çeşitli fikir akımlarının ön plana çıkmasında etkili olmuştur.
Batıcılık ve Türkçülüğe uzanacak ölçüde çeşitli fikir akımlarının ön plana çıkmasında etkili olmuştur.
Soru 87
II. Mahmud’un 1826’da ifade ettiği, “Ben tebaamın Müslümanını camide, Hristiyanını kilisede, Musevisini havrada fark ederim, aralarında başka bir fark yoktur” şeklindeki sözleri hangi kavramın ana ilkesini teşkil eder?
Seçenekler
A
Türkçülük
B
Batıcılık
C
Materyalizm
D
Pozitivizm
E
Osmanlıcılık
Açıklama:
II. Mahmud’un 1826’da ifade ettiği, “Ben tebaamın Müslümanını camide, Hristiyanını kilisede, Musevisini havrada fark ederim, aralarında başka bir fark yoktur” şeklindeki sözleri Osmanlıcılık kavramının ana ilkesini teşkil eder.
Soru 88
Celal Nuri ve Abdullah Cevdet'in içinde bulunduğu düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osmanlıcılık
B
Batıcılık
C
Türkçülük
D
İslamcılık
E
Naturalizm
Açıklama:
...II. Meşrutiyet sonrası Batıcılık adını alacak hareketin önde gelen isimlerinden Abdullah Cevdet, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencisidir.
Batıcılar, özellikle İslamcılarla sürekli tartışma içinde bulunurken beklenmeyen bir tartışma, onları ikiye ayırır. Celal Nuri, İçtihad mecmuasında yayınlanan bir yazısında, Batı’nın Osmanlı toplumuyla hiçbir zaman dost olmadığını ve bundan dolayı, Batılılaşma gayretlerinin Batı’ya rağmen sürdürülmesi gerektiğini ileri sürer.
Batıcılar, özellikle İslamcılarla sürekli tartışma içinde bulunurken beklenmeyen bir tartışma, onları ikiye ayırır. Celal Nuri, İçtihad mecmuasında yayınlanan bir yazısında, Batı’nın Osmanlı toplumuyla hiçbir zaman dost olmadığını ve bundan dolayı, Batılılaşma gayretlerinin Batı’ya rağmen sürdürülmesi gerektiğini ileri sürer.
Soru 89
Aşağıdaki isimlerden hangisi 19. yüzyılda Türkçülük akımının içinde bulunmuştur?
Seçenekler
A
Ahmed Midhat Efendi
B
Abdullah Cevdet
C
Mehmet Emin Yurdakul
D
Beşir Fuat
E
Recaizade Ekrem
Açıklama:
Aynı şekilde Bursalı Mehmed Tâhir, Türklerin İslâm medeniyetinin yükselişindeki rolünü ortaya koyarken daha sonra “millî şair”
unvanını alacak olan Mehmet Emin (Yurdakul) edebiyat alanında Türkçülüğün gelişmesine öncülük etti.
unvanını alacak olan Mehmet Emin (Yurdakul) edebiyat alanında Türkçülüğün gelişmesine öncülük etti.
Soru 90
Osmanlı ilk daimi elçiliğini hangi kentte açmıştır?
Seçenekler
A
Londra
B
Paris
C
Berlin
D
Viyana
E
Roma
Açıklama:
İlk daimî elçilik 1793’te Londra’da hizmete girer. İlk daimî büyükelçi olan Yusuf Agâh Efendi, “Havadisname-i İngiltere” adlı sefâretnâmeyi kaleme alır.
Soru 91
Osmanlı tarihinde “mülkî idareyi ıslah ve yeniden organize etme” mânasında kullanılan ve tarihsel süreci de tanımlayan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Islahat
B
Tanzimat
C
Hürriyet
D
Reform
E
Devrim
Açıklama:
Tanzimat ifadesi, sözlükte “düzenlemek, sıraya koymak, ıslah etmek” anlamına gelen tanzim kelimesinin çoğulu olup literatürde “mülkî idareyi ıslah ve yeniden
organize etme” mânasında kullanılır.
organize etme” mânasında kullanılır.
Soru 92
Osmanlı'da ilk kadın yazar kimdir?
Seçenekler
A
Fatma Nesibe Hanım
B
Selma Rıza
C
Fatma Aliye Hanım
D
Halide Edip
E
Mihri Müşfik
Açıklama:
Ahmet Mithat ve Şemseddin Sami gibi isimlerin, kadın haklarını özellikle de eğitim hakkını savunduğu ortamda ilk kadın yazar aynı zamanda ilk kadın romancı olan Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye Hanım’dır.
Soru 93
Türk aydınlarının, modern bilim ve kültürü yaymak için kendi aralarında kurdukları ilk cemiyet hangisidir?
Seçenekler
A
Meclis-i Maarif-i Umûmiye
B
Dârü’l-Muallimin
C
Cemiyet-i Kitabet
D
Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye
E
Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane
Açıklama:
Türk aydınlarının, modern bilim ve kültürü yaymak için kendi aralarında kurdukları ilk cemiyet ise, Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye’dir.
Soru 94
İslam fıkhını Avrupa hukukuna uyarlayarak oluşturduğu “Osmanlı Medeni Kanunu” (Mecelle) kaleme alan isim kimdir?
Seçenekler
A
Mithat Paşa
B
Mustafa Fazıl
C
Mehmet Ali Paşa
D
Reşit Paşa
E
Ahmet Cevdet Paşa
Açıklama:
Tanzimat dönemine ilişkin daha çok gözden kaçan ise, seküler ve din odaklı iki kutup arasındaki gri alanda yer alan farklı, sentezci arayışlardır. Tanınmış âlim ve bürokrat Ahmet Cevdet Paşa’nın İslam fıkhını Avrupa hukukuna uyarlayarak oluşturduğu “Osmanlı Medeni Kanunu” (Mecelle), bu uzlaşmacı tavrın en bariz örneklerinden biridir.
Soru 95
Abdülaziz hangi sarayda ölü bulunmuştur?
Seçenekler
A
Feriye Sarayı
B
Topkapı Sarayı
C
Dolmabahçe
D
Yıldız Sarayı
E
Çırağan Sarayı
Açıklama:
1876’da Sultan Abdülaziz tahttan indirilip yerine Yeni Osmanlılar Hareketine yakınlığıyla tanınan V. Murat padişah ilan edilmişti. Ancak birkaç gün sonra Abdülaziz’in Feriye Sarayı’nda ölü bulunması, Haziran ayı ortasında da birkaç kabine üyesinin Midhat Paşa’nın konağında toplantı hâlindeyken suikaste kurban gitmeleri gibi olayların etkisiyle yeni Sultan’ın ruh sağlığı ciddi bir şekilde bozuldu.
Soru 96
Fransızca kökenli olup gazete anlamına gelen sözcük sonradan ihbar, şikâyet ve insanı kötüleyerek verilen haber yahut rapor anlamı kazanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
İhbar
B
Jurnal
C
Pochette
D
Moniteur
E
Ajans
Açıklama:
Jurnalcilik: Fransızca kökenli olup gazete anlamına gelen sözcük sonradan ihbar, şikâyet ve insanı kötüleyerek verilen haber yahut rapor anlamı kazanmıştır.
Soru 97
Beşir Fuat’ın 1885 tarihli hangi adlı çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır?
Seçenekler
A
Emil Zola
B
Gustave Courbet
C
Victor Hugo
D
Charles Dickens
E
Alphonse Daudet
Açıklama:
Beşir Fuat’ın 1885 tarihli Victor Hugo adlı çalışması, 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatında ilk defa natüralizmi işleyen temel kaynaktır.
Soru 98
“Ben tebaamın Müslümanını camide, Hristiyanını kilisede, Musevisini havrada fark ederim, aralarında başka bir fark yoktur” şeklindeki sözleri Osmanlıcılık kavramının ana ilkesini teşkil eden sözleri hangi Osmalı Sultanı söylemiştir?
Seçenekler
A
III. Selim
B
Abdülaziz
C
Abdülmecit
D
II. Mahmud
E
II. Abdülhamit
Açıklama:
II. Mahmud’un 1826’da ifade ettiği, “Ben tebaamın Müslümanını camide, Hristiyanını kilisede, Musevisini havrada fark ederim, aralarında başka bir fark yoktur” şeklindeki sözleri Osmanlıcılık kavramının ana ilkesini teşkil eder.
Soru 99
Başta hangi Sultan olmak üzere yönetim, Avrupa/Batı kültürünün olumsuz ve zarar verici olduğu konusunda hemfikirdir ve geleneksel değerlerin işlenmesine büyük önem verilmektedir?
Seçenekler
A
Mehmed Vahdeddin
B
Mehmed Reşad
C
V. Murad
D
Abdülmecid
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
II. Abdülhamid dönemi Batılılaşma hareketleri bakımından oldukça önemli bir zaman dilimini oluşturur. Başta sultan olmak üzere yönetim, Avrupa/Batı kültürünün olumsuz ve zarar verici olduğu konusunda hemfikirdir ve geleneksel değerlerin işlenmesine büyük önem verilmektedir.
Ünite 6
Soru 1
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine hangi tarihte son verilmiştir?
Seçenekler
A
23 Temmuz 1906
B
23 Temmuz 1908
C
23 Temmuz 1910
D
23 Temmuz 1912
E
23 Temmuz 1914
Açıklama:
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine 23 Temmuz 1908’de son verildi ve Meşrutiyet ikinci kez ilan edildi. Doğru cevap B’dir.
Soru 2
İttihad-ı Osmanî Cemiyeti hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
3 Haziran 1881
B
3 Haziran 1883
C
3 Haziran 1885
D
3 Haziran 1887
E
3 Haziran 1889
Açıklama:
İbrahim Temo, İshak Sükûtî, Abdullah Cevdet ve Mehmed Reşit adında dört öğrenci, 3 Haziran 1889’da İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Doğru cevap E’dir.
Soru 3
Birinci Jön Türk Kongresi hangi tarihte düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
4-9 Şubat 1896
B
4-9 Şubat 1898
C
4-9 Şubat 1900
D
4-9 Şubat 1902
E
4-9 Şubat 1904
Açıklama:
Avrupalılarca “prens” olarak nitelendirilecek Sabahaddin Bey’in çabasıyla, uzun süreden beri bir araya gelemeyen muhalif gruplar, 4-9 Şubat 1902’de bir araya gelerek Birinci Jön Türk Kongresi düzenlemiştir. Doğru cevap D’dir.
Soru 4
Birinci Jön Türk Kongresi’nden sonra kaç ana akım ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
1902 deki Birinci Jön Türk Kongresi’nden sonra iki ana akım ortaya çıktı. Tartışmanın taraflarından biri liberal ve âdem-i merkeziyetçi fikirleriyle bilinen Prens Sabahaddin’dir. Diğeri de pozitivist ve merkeziyetçi Ahmed Rıza grubudur. Doğru cevap A’dır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Jön Türkler’in 27-29 Aralık 1907’de Paris’te toplandıkları ikinci kongrede aldıkları kararlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Halkın sivil itaatsizliğe çağrılması
B
Ordu içinde propagandaya ağırlık verilmesi
C
Sultan II. Abdülhamid’in tahtta kalmasının sağlanması
D
Meşruti rejimin tekrar kurulması
E
Mutlakiyetçi rejimin değiştirilmesi
Açıklama:
Sultan II. Abdülhamid rejimine muhalif olan Jön Türkler, 27-29 Aralık 1907’de Paris’te bir araya gelerek ikinci kongreyi topladılar. Görüş ayrılıkları giderilemedi ancak Sultan II. Abdülhamid’in tahtan inmeye zorlanması, mutlakiyetçi rejimin değiştirilmesi ve meşruti rejimin tekrar kurulması gibi kararlar alındı. Bunun yapılması için de ordu içinde propagandaya ağırlık verilmesi, halkın vergi ödememesi gibi yöntemlerle sivil itaatsizliğe çağrılması, silahlı direniş yapılması ve grevler tertip edilmesi biçiminde eylem planları üzerinde duruldu. Diğer bir ifadeyle genel ayaklanma ortamı hazırlanacaktı. Doğru cevap C’dir.
Soru 6
Islahat Fermanı hangi tarihte yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
18 Şubat 1854
B
18 Şubat 1856
C
18 Şubat 1858
D
18 Şubat 1860
E
18 Şubat 1862
Açıklama:
Müslüman ve Müslüman olmayanların eşitliğini sağlamak ve çeşitli alanlarda bu niyeti pratiğe dökmek Tanzimat’ın en önemli hedefiydi. Bunu tamamlayan diğer bir belge de 18 Şubat 1856 tarihli Islahat Fermanı’ydı. Doğru cevap B’dir.
Soru 7
Meclis-i Umumî hangi tarihte açılmıştır?
Seçenekler
A
19 Mart 1871
B
19 Mart 1873
C
19 Mart 1875
D
19 Mart 1877
E
19 Mart 1879
Açıklama:
19 Mart 1877’de Meclis-i Umumî açılmıştır. Doğru cevap D’dir.
Soru 8
Meclis-i Mebusan hangi tarihte feshedilmiştir?
Seçenekler
A
13 Şubat 1870
B
13 Şubat 1872
C
13 Şubat 1874
D
13 Şubat 1876
E
13 Şubat 1878
Açıklama:
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshetmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 9
Şerif Mardin, İslamcılık düşüncesine ait ilk kıpırtıların 17. yüzyılda nerede ortaya çıktığını öne sürmektedir?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Rusya
C
Avusturya
D
Yunanistan
E
Almanya
Açıklama:
Türk modernleşmesi, İslam ve laiklik üzerine çalışmalarıyla tanınan Şerif Mardin, İslamcılık düşüncesine ait ilk kıpırtıların 17. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıktığını öne sürmektedir. Doğru cevap A’dır.
Soru 10
Hilmi Ziya Ülken, İslamcıları kaç gruba ayırmıştır
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Hilmi Ziya Ülken, İslamcıları dört gruba ayırmıştır;
1. Gelenekçi-muhafazakâr (Babanzâde Ah- med Naim gibi),
2. Modernistler-Medrese ile mektebi; Doğu ile Batı’yı birleştirmek isteyenler (İsmail Hakkı İzmirli ve M. Şemseddin (Günaltay) gibi),
3. Gelenekçi-Muhafazakâr İslamcılar ile Modernist İslamcılar arasında orta bir yol izleyenler (Musa Kazım gibi),
4. Modernizme, Modernist İslamcılara karşı olanlar (Mustafa Sabri gibi).
Doğru cevap C’dir.
1. Gelenekçi-muhafazakâr (Babanzâde Ah- med Naim gibi),
2. Modernistler-Medrese ile mektebi; Doğu ile Batı’yı birleştirmek isteyenler (İsmail Hakkı İzmirli ve M. Şemseddin (Günaltay) gibi),
3. Gelenekçi-Muhafazakâr İslamcılar ile Modernist İslamcılar arasında orta bir yol izleyenler (Musa Kazım gibi),
4. Modernizme, Modernist İslamcılara karşı olanlar (Mustafa Sabri gibi).
Doğru cevap C’dir.
Soru 11
Birinci Jön Türk Kongresi, hangi yıl düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
1900
B
1902
C
1904
D
1906
E
1908
Açıklama:
4-9 Şubat 1902’de Birinci Jön Türk Kongresi düzenlenmiştir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Mustafa Kemal Atatürk ile doğrudan ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Terakki ve İttihad Cemiyeti
B
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti
C
Terâkki gazetesi
D
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti
E
Teşebbüs-i Şahsi ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti
Açıklama:
Jön Türkler'den Prens Sabahaddin Bey ve grubu, Teşebbüs-i Şahsi ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurdu ve yayın organı olarak da Terâkki gazetesini çıkardı. Selanik’te 1906’da aralarında Bursalı Mehmed Tahir, Rahmi, Ömer Naci ve Talat Bey’in bulunduğu on kişi Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti ise Mustafa Kemal (Atatürk)’in Şam’da bulunduğu sıralarda kuruluşuna önderlik yaptığı bir cemiyettir. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Fransız Devrimi’nin milliyetçilik ilkesinin Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı ağır tahribatı önlemek ve gittikçe artan ayrılıkçı hareketleri etkisiz hale getirmek üzere ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
İslamcılık
B
Türkçülük
C
Sosyalizm
D
Osmanlıcılık
E
Batıcılık
Açıklama:
Osmanlıcılık düşüncesi, Fransız Devrimi’nin milliyetçilik ilkesinin Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı ağır tahribatı önlemek ve gittikçe artan ayrılıkçı hareketleri etkisiz hale getirmek üzere ortaya atılmıştır.
Soru 14
“Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makale kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Yusuf Akçura
B
Namık Kemal
C
Tunalı Hilmi Bey
D
Ahmet Ferit
E
Ali Kemal
Açıklama:
“Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makale Yusuf Akçura tarafından yazılmıştır.
Soru 15
"Âdem-i merkeziyet" düşüncesini aşağıdaki isimlerden hangisi savunmuştur?
Seçenekler
A
Yusuf Akçura
B
Hüseyin Cahit
C
Ziya Gökalp
D
Prens Sabahaddin
E
Kavalalı Mehmet Ali Paşa
Açıklama:
Âdem-i merkeziyet düşüncesi, Prens Sabahaddin tarafından savunulmuştur.
Soru 16
I. Sırat-ı Müstakîm
II. İctihad
III. Sebilü’r Reşad
IV. Beyanü’l Hak
Yukarıdaki dergilerden hangisi ya da hangileri İslamcılık düşüncesinin yayım organlarıdır?
II. İctihad
III. Sebilü’r Reşad
IV. Beyanü’l Hak
Yukarıdaki dergilerden hangisi ya da hangileri İslamcılık düşüncesinin yayım organlarıdır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
II, III ve IV
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
İctihad, Batıcılık düşüncesinin, diğerlerleri ise İslamcılık düşüncesinin yayım organlarıdır.
Soru 17
Yusuf Akçura, Necip Asım, Veled Çelebi, Bursalı Mehmed Tahir gibi isimleri birleştiren kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İttihad ve Terakki Cemiyeti
B
İctihad Dergisi
C
Türk Derneği
D
Teârüf-i Müslimin Dergisi
E
Teşebbüs-i Şahsi ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti
Açıklama:
Yusuf Akçura, Necip Asım, Veled Çelebi, Bursalı Mehmed Tahir, Türk Derneği'ni kuran isimlerdendir.
Soru 18
Hangi dergi Batıcılık düşüncesinin en önemli yayım organı olmuştur?
Seçenekler
A
İctihad
B
Türk Yurdu
C
Hikmet
D
Tasavvuf
E
Mehtap
Açıklama:
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Batıcılar, İstanbul’da yayımlanan Mehtap adlı derginin (kapatılınca Şebtab) etrafında toplanmışlardır ancak İctihad, Batıcılık düşüncesinin en önemli yayım organı olmuştur.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Tam Batıcılık düşüncesinin temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp
B
Celâl Nuri Bey
C
Prens Sabahaddin
D
Yusuf Akçura
E
Kılıçzâde Hakkı
Açıklama:
Tam Batıcıların temsilcilerinden biri, Kılıçzâde Hakkı’dır.
Soru 20
Aşağıdaki dergilerden hangisi sol düşünceye sahip aydınların toplandığı önemli bir platform olmuştur?
Seçenekler
A
Türk Yurdu
B
İştirak
C
Mehtap
D
İctihad
E
Genç Kalemler
Açıklama:
İştirak dergisi sol düşünceye sahip aydınların toplandığı önemli bir platform olmuştur.
Soru 21
Amacı 1876 Kanûn-ı Esasi’sine işlerlik kazandırmak, Meclis-i Mebusan’ın tekrar açılmasını sağlamak olan İttihad-ı Osmanî Cemiyeti'nin kuruluş tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
3 Haziran 1892
B
3 Haziran 1889
C
23 Temmuz 1908
D
5 Ekim 1895
E
5 Ekim 1889
Açıklama:
Padişahın rejimine ilk örgütlü muhalefet hareketleri de bu okullarda çıktı. Tıbbiye-i Şahâne de (Askerî Tıbbiye) İbrahim Temo, İshak Sükûtî, Abdullah Cevdet ve Mehmed Reşit adında dört öğrenci, 3 Haziran 1889’da İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Cemiyet’in amacı 1876 Kanûn-ı Esasi’sine (Anayasasına) işlerlik kazandırmak, Meclis-i Mebusan’ın tekrar açılmasını sağlamaktı (Hanioğlu, 1985: 173-175). Doğru cevap B'dir.
Soru 22
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyet’i üyelerinden Ahmed Rıza’nın çıkardığı ve cemiyetin yayın organı olan gazetenin adı nedir?
Seçenekler
A
Cemiyet
B
Hürriyet
C
Meşveret
D
Milliyet
E
Muhalefet
Açıklama:
Dr. Nazım, Paris’te yaşayan ve sonraki yıllarda pozitivizmin en önemli temsilcilerinden biri olacak olan Ahmed Rıza ile temasa geçti ve bu ünlü pozitivisti Cemiyet’e katılmaya ikna etti. Ahmed Rıza’nın katılma sırasında öne sürdüğü koşul, Cemiyet’in isminin Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyet’i olarak
değiştirilmesidir. İsim değişikliğinde pozitivist etkileri görmek mümkündür. Ahmed Rıza’nın Meşveret gazetesi Cemiyet’in yayın organı oldu. Doğru cevap C' dir.
değiştirilmesidir. İsim değişikliğinde pozitivist etkileri görmek mümkündür. Ahmed Rıza’nın Meşveret gazetesi Cemiyet’in yayın organı oldu. Doğru cevap C' dir.
Soru 23
1902 yılındaki Birinci Jön Türk Kongresi sonrasında kurulan Teşebbüs-i Şahsi ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Rıza
B
Bursalı Mehmed Tahir
C
İbrahim Temo
D
Ömer Naci
E
Prens Sabahaddin
Açıklama:
Birinci Jön Türk Kongresi’nden sonra iki ana akım ortaya çıktı. Tartışmanın taraflarından biri liberal ve âdem-i merkeziyetçi fikirleriyle bilinen Prens Sabahaddin’dir. Diğeri de pozitivist ve merkeziyetçi Ahmed Rıza grubudur (Tunaya, 1984: 21). Prens Sabahaddin Bey ve grubu, Teşebbüs-i Şahsi
ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurdu ve yayın organı olarak da Terâkki gazetesini çıkardı. Ahmed Rıza grubu ise, Terakki ve İttihad Cemiyeti (Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti’nin değişikliğe uğramış hali) çatısı altında çalışmalarını sürdürdü. Doğru cevap E'dir.
ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurdu ve yayın organı olarak da Terâkki gazetesini çıkardı. Ahmed Rıza grubu ise, Terakki ve İttihad Cemiyeti (Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti’nin değişikliğe uğramış hali) çatısı altında çalışmalarını sürdürdü. Doğru cevap E'dir.
Soru 24
Mustafa Kemal (Atatürk)’in Şam’da bulunduğu sıralarda kuruluşuna önderlik yaptığı cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İttihad ve Terâkki Cemiyeti
B
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti
C
Terakki ve İttihad Cemiyeti
D
Teşebbüs-i Şahsi ve Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti
E
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti
Açıklama:
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti adıyla politik mücadele sürdürüldü. Bu yapıya Mustafa Kemal (Atatürk)’in Şam’da bulunduğu sıralarda kuruluşuna önderlik yaptığı Vatan ve Hürriyet Cemiyeti de katıldı. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
II. Abdülhamid'in, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde meylettiği düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Batıcılık
B
İslamcılık
C
Liberalizm
D
Osmanlıcılık
E
Sosyalizm
Açıklama:
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde İslamcılık düşüncesine meyletti. Doğru cevap B'dir.
Soru 26
“Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesinde Osmanlıcılık, İslamcılık, ve Türk milliyetçiliği adında üç düşünce akımı üzerinde duran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Rıza
B
Dr. Abdullah Cevdet
C
Enver Ziya Karal
D
Prens Sabahaddin
E
Yusuf Akçura
Açıklama:
Hiç kuşkusuz 1908 Devrimi’nden önce ülkenin kurtarılmasına ilişkin ideolojik arayışta Yusuf Akçura ve onunla özdeşleşen “Üç Tarz-ı Siyaset” başlıklı makale özel bir yere sahiptir. Enver Ziya Karal’a göre bu makale tez niteliğindedir.
“Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makale, üç düşünce akımı üzerinde durmaktadır.
Yusuf Akçura’nın ele aldığı ana konular veya düşünce akımları şunlardı:
1. Bir Osmanlı milleti meydana getirmek,
2. Osmanlı Devleti şemsiyesi altında İslam
birliği meydana getirmek,
3. Irk esasına dayalı Türk milliyetçiliği meydana getirmek.
Doğru cevap E'dir.
“Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makale, üç düşünce akımı üzerinde durmaktadır.
Yusuf Akçura’nın ele aldığı ana konular veya düşünce akımları şunlardı:
1. Bir Osmanlı milleti meydana getirmek,
2. Osmanlı Devleti şemsiyesi altında İslam
birliği meydana getirmek,
3. Irk esasına dayalı Türk milliyetçiliği meydana getirmek.
Doğru cevap E'dir.
Soru 27
II. Meşrutiyet döneminin en etkili siyasal partileri arasında yer alan, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskıcı, merkeziyetçi ve Türkçü eğilimlerine karşı kurulan parti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hürriyet ve İtilâf Partisi
B
İttihad ve Terakki Partisi
C
Mutedil Hürriyetperveran Partisi
D
Osmanlı Ahrar Partisi
E
Osmanlı Demokrat Partisi
Açıklama:
II. Meşrutiyet döneminin en etkili siyasal partilerinden biri olan Hürriyet ve İtilâf Partisi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskıcı, merkeziyetçi ve Türkçü eğilimlerine karşı kurulmuştu. Parti’nin siyasi programına Osmanlıcılık ideolojisi egemendir. Partinin esas amacının meşruti düzenin bütün kurum ve kuruluşlarına işlerlik kazandırmak ve anasır-ı muhtelife-i Osmaniye arasında (her unsurun sahip olduğu sosyal, kültürel vb. özellikler saklı olmak üzere) gerçek bir siyasi birlik oluşturmak olduğu açıklandı. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Hürriyet gazetesini çıkaran ve İslamcılık düşüncesini savunan düşünürdür?
Seçenekler
A
Ali Kemal
B
Namık Kemal
C
Prens Sabahaddin
D
Yusuf Akçura
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
1860’larda Osmanlı Devleti’nin başkentinde İslam’ın ideolojileştirilmesi yönünde etkili adımlar atılmaya başlandı. Namık Kemal’in çıkardığı Hürriyet gazetesinde ve başka bazı gazetelerde “İttihad-ı İslam” başlıklı yazılar yayımlandı ve
Müslüman toplumların geri kalmasının nedenleri üzerinde duruldu. Ayrıca bu yazılarda Müslüman toplumların bir araya gelmesi ve ilerlemesi (terâkki) konusu da işlendi. Namık Kemal’in yazılarında İslam’ın ideolojileştirilmesinin derin izleri
görülmektedir. “Usûl-u Meşveret Hakkında Mektuplar” başlıklı yazılarında tasavvur ettiği toplumun yönetim anlayışını açıkladı. Namık Kemal, İslam ülkeleri arasında en güçlü devletin Osmanlı Devleti olduğunu tespit ederek, Müslümanların halife etrafında toplanması gerektiğini öne sürdü. Doğru cevap B'dir.
Müslüman toplumların geri kalmasının nedenleri üzerinde duruldu. Ayrıca bu yazılarda Müslüman toplumların bir araya gelmesi ve ilerlemesi (terâkki) konusu da işlendi. Namık Kemal’in yazılarında İslam’ın ideolojileştirilmesinin derin izleri
görülmektedir. “Usûl-u Meşveret Hakkında Mektuplar” başlıklı yazılarında tasavvur ettiği toplumun yönetim anlayışını açıkladı. Namık Kemal, İslam ülkeleri arasında en güçlü devletin Osmanlı Devleti olduğunu tespit ederek, Müslümanların halife etrafında toplanması gerektiğini öne sürdü. Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük düşüncesini savunan dergilerden biridir?
Seçenekler
A
Beyanü’l Hak
B
Genç Kalemler Dergisi
C
Livâü’l İslam
D
Hikmet
E
Volkan
Açıklama:
Türk Derneği, başlangıçta Ağustos 1908’den beri yayınlanmakta olan Sırat-ı Müstakîm’i yayın organı olarak kullandı, ardından da 1911’de kendi adıyla
(Türk Derneği Dergisi) adlı bir dergi yayınladı. II. Meşrutiyet’in ilk Türkçü örgütü olan Türk Derneği, üyeleri arasında çeşitli fikir ayrılıklarının olmasından dolayı başarılı olamadı. Ancak Türkçülük düşüncesi ivme kazanmaya devam etti. Nitekim Selânik’te, Ali Canip, Ömer Seyfettin, Kazım Nami(Duru) ve Ziya Gökalp gibi dönemin tanınan dil ve edebiyatçıları tarafından Genç Kalemler Dergisi çıkarıldı. Dergide “yeni lisan” konusu ele alındı. Doğru cevap B'dir.
(Türk Derneği Dergisi) adlı bir dergi yayınladı. II. Meşrutiyet’in ilk Türkçü örgütü olan Türk Derneği, üyeleri arasında çeşitli fikir ayrılıklarının olmasından dolayı başarılı olamadı. Ancak Türkçülük düşüncesi ivme kazanmaya devam etti. Nitekim Selânik’te, Ali Canip, Ömer Seyfettin, Kazım Nami(Duru) ve Ziya Gökalp gibi dönemin tanınan dil ve edebiyatçıları tarafından Genç Kalemler Dergisi çıkarıldı. Dergide “yeni lisan” konusu ele alındı. Doğru cevap B'dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi 31 Ağustos 1911’de kurulan Türk Yurdu Cemiyeti'nin kurucularından biri değildir?
Seçenekler
A
Ahmed Naim
B
Ahmed Ağaoğlu
C
Hüseyinzâde Ali
D
Mehmet Emin (Yurdakul)
E
Yusuf Akçura
Açıklama:
Bu dönemin Türkçülük düşüncesinin yaygınlaştırılmasında ve çok boyutlu hâle
getirilmesinde Türk Yurdu Cemiyeti’nin ve Türk Ocağı’nın payı büyüktür. Türk Yurdu Cemiyeti, 31 Ağustos 1911’de Mehmet Emin (Yurdakul), Ahmed Hikmet (Müftüoğlu), Ahmed Ağaoğlu, Hüseyinzâde Ali, Âkil Muhtar (Özden) ve Yusuf
Akçura tarafından kuruldu. Doğru cevap A'dır.
getirilmesinde Türk Yurdu Cemiyeti’nin ve Türk Ocağı’nın payı büyüktür. Türk Yurdu Cemiyeti, 31 Ağustos 1911’de Mehmet Emin (Yurdakul), Ahmed Hikmet (Müftüoğlu), Ahmed Ağaoğlu, Hüseyinzâde Ali, Âkil Muhtar (Özden) ve Yusuf
Akçura tarafından kuruldu. Doğru cevap A'dır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi 1902 yılındaki Birinci Jön Türk Kongresi’nden sonra ortaya çıkan liberal ve âdem-i merkeziyetçi grubun başında yer almıştır?
Seçenekler
A
Ahmed Rıza
B
Ali Şefkati Bey
C
Ali Suavi
D
Prens Sabahaddin
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
1902 deki Birinci Jön Türk Kongresi’nden sonra iki ana akım ortaya çıktı. Tartışmanın taraflarından biri liberal ve âdem-i merkeziyetçi fikirleriyle bilinen Prens Sabahaddin’dir. Diğeri de pozitivist ve merkeziyetçi Ahmed Rıza grubudur.
Soru 32
Fransız Devrimi’nin milliyetçilik ilkesinin Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı ağır tahribatı önlemek ve gittikçe artan ayrılıkçı hareketleri etkisiz hale getirmek üzere ortaya atılmış olan fikir akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Türkçülük
C
Osmanlıcılık
D
İslamcılık
E
Batıcılık
Açıklama:
Osmanlıcılık düşüncesi, Fransız Devrimi’nin milliyetçilik ilkesinin Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı ağır tahribatı önlemek ve gittikçe artan ayrılıkçı hareketleri etkisiz hale getirmek üzere ortaya atılmıştı.
Soru 33
İslamcılık düşüncesi II. Abdülhamid döneminde iç ve dış siyasette etkili bir araç olarak kullanılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu doğrultuda yapılanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sultan-hükümdar vasfı yerine “halifelik” vasfının kullanılmasına önem verilmesi
B
Uzakdoğu’daki İslam toplumlarına dinî kitaplar ve özellikle özel baskı Kur’an-ı Kerim satın alınarak gönderilmesi
C
Ülke içerisinde sosyal dayanışmayı arttırmak için, tarikatlara özel bir ilgi gösterilmesi
D
İstanbul’un Müslüman mahallelerinde içki satışının yasaklanması
E
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan vatandaşları ırk, din ve dil ayrımı yapmadan eşit kabul eden düşünce anlayışı
Açıklama:
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan vatandaşları ırk, din ve dil ayrımı yapmadan eşit kabul eden düşünce anlayışına Osmanlıcılık denir. Bu anlayışa göre devletin bütünlüğünü korumak için dil, ırk ve din farkı gözetilmemeli, herkes aynı hak ve yetkilere sahip olmalıdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi II. Meşrutiyet döneminde İslamcılık düşüncesini savunan yayın organları arasında değildir?
Seçenekler
A
Hikmet
B
Tasavvuf
C
Hakimiyet
D
Volkan
E
Sırat-ı Müstakîm
Açıklama:
Meşrutiyet dönemi zengin bir siyasi-ideolojik tartışmanın yapıldığı dönemdir. Bu dönemde İslamcılık düşüncesini savunan yayın organları arasında Sırat-ı Müstakîm dergisinin yanı sıra Sebilü’r Reşad, Beyanü’l Hak, Volkan, İttihad-ı İslam, Livâü’l İslam, Hikmet, Tasavvuf, Teârüf-i Müslimin gibi dergiler vardı.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Türkçülük düşüncesinin ilk öncülerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Seyyid Bey
B
Abdünnâsır Kursavî
C
Kayyum Nâsırî
D
İsmail Gaspıralı
E
Şehabettin Mercanî
Açıklama:
Abdünnâsır Kursavî, Şehabettin Mercanî ve Kayyum Nâsırî gibi aydınlar Türkçülük düşüncesinin ilk öncüleridir. Şehabettin Mercanî, dinden başka milliyete de dikkat çekmişti ve laikliği telâfuz eden ilk aydın grubunda yer almıştı. Bu sürecin müstesna kişilerinden biri İsmail Gaspıralı’dır.
Soru 36
İsmail Gaspıralı’nın 1883’te çıkarmaya başladığı, Türkler arasında kültürel Türkçülüğün sesi olan gazete aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İctihad
B
Tercüman
C
Volkan
D
Beyanü’l Hak
E
Sırat-ı Müstakîm
Açıklama:
İsmail Gaspıralı’nın 1883’te çıkarmaya başladığı Tercüman gazetesi, Türkler arasında kültürel Türkçülüğün sesi oldu.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde Türkçülük düşüncesinin doğmasına etki eden hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Osmanlı Devleti’nin sürekli toprak kaybetmesi
B
Gayrimüslimlerin ayrılıkçı (milliyetçi) hareketlerinin artması
C
Hilafet makamına atfedilen değerin anlaşılması
D
Rusya'daki Türkçü aydınların eski gücünün artması
E
Batı’daki Türkoloji çalışmalarının Türk aydınlarını etkilemesi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin sürekli toprak kaybetmesi, reformların Osmanlı toplumunu sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan değiştirmeye başlaması, gayrimüslimlerin ayrılıkçı (milliyetçi) hareketlerinin artması, Türklerin dışındaki Müslüman unsurların milliyetçi arzularının artması, Batı’daki Türkoloji çalışmalarının Türk aydınlarını etkilemesi ve Rusya’daki Türkçü aydınların etki gücünün artması gibi hususlar Türkçülük düşüncesinin doğmasına etki yapmıştır.
Soru 38
1904’te Mısır’daki Türk gazetesinde yayımladığı “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesiyle Türk Düşünce Tarihini olağanüstü bir şekilde etkileyen aydın aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Ağaoğlu
B
Hüseyinzade Ali Bey
C
Şehabettin Mercanî
D
Elmalılı Hamdi Yazır
E
Yusuf Akçura
Açıklama:
Hiç kuşkusuz 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Türkçülük akımında çığır açan kişi Yusuf Akçura’dır. Eserleri ve çözümlemeleriyle kültürel Türkçülüğün siyasi bir boyut kazanmasını sağladı. Özellikle 1904’te Mısır’daki Türk gazetesinde yayımladığı “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesiyle Türk Düşünce Tarihini olağanüstü bir şekilde etkiledi.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Batıcılık fikir akımının en önemli temsilcisidir?
Seçenekler
A
Abdullah Cevdet
B
Yusuf Akçura
C
Ziya Gökalp
D
Ahmed Ağaoğlu
E
Celâl Nuri Bey
Açıklama:
Abdullah Cevdet’in Batıcılık düşüncesinin en etkili temsilcilerinden biri olduğu muhakkaktır.
Soru 40
Türkiye'de II. Meşrutiyet döneminde öncüsü Prens Sabahattin olan ve devletin merkezi gücünün azaltılarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Batıcılık
C
Ümmetçilik
D
Âdem-i Merkeziyetçi
E
İslamcılık
Açıklama:
Prens Sabahaddin’in sunduğu kurtuluş yolu, âdem-i merkeziyetçi yönetim anlayışından geçiyordu. Zira bu yönetim anlayışı, yerel yönetimlerden geçmekteydi.
Soru 41
Birinci Jön Türk Kongresi, hangi yıl düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
1910
B
1908
C
1906
D
1904
E
1902
Açıklama:
Avrupalılarca “prens” olarak nitelendirilecek Sabahaddin Bey’in çabasıyla, uzun süreden beri bir araya gelemeyen muhalif gruplar, 4-9 Şubat 1902’de bir araya gelerek Birinci Jön Türk Kongresi düzenlendi. Ancak bu kongre istenilen güç birliğini sağlayamadı.
Soru 42
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti, 1906 yılında aralarında Bursalı Mehmed Tahir, Rahmi, Ömer Naci ve Talat Bey’in bulunduğu 10 kişi tarafından nerede kurulmuştur?
Seçenekler
A
Şam
B
Selanik
C
Dobruca
D
Plevne
E
Bağdat
Açıklama:
Hiç kuşkusuz Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte Rumeli’deki örgütlenme ve İttihad ve Terâkki Cemiyeti’nin bu bölgedeki eylemleri belirleyici bir role sahip olmuştur. Selanik’te 1906’da aralarında Bursalı Mehmed Tahir, Rahmi, Ömer Naci ve Talat Bey’in bulunduğu 10 kişi Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Selanik kentinin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapısı Cemiyet’in daha yaygın bir şekilde örgütlenmesini kolaylaştırdı.
Soru 43
Avrupalı güçlerin baskısı sonucunda Islahat Fermanı’yla Hristiyan topluluklara aşırı haklar ve imtiyazlar tanındığı görüşünde olan ve uygarlık düzeninin adaletle sağlanabileceğine inanan, Yeni Osmanlıların popüler ismi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Prens Sabahaddin
B
Namık Kemal
C
Ömer Seyfettin
D
Yusuf Akçura
E
İbrahim Temo
Açıklama:
Avrupalı güçlerin baskısı sonucunda Islahat Fermanı’yla Hristiyan topluluklara aşırı haklar ve imtiyazlar tanındığı görüşünde olan Yeni Osmanlıların popüler ismi olan Namık Kemal, Osmanlıcılığı savunmaktadır. Ona göre uygarlık düzeni adaletle sağlanabilirdi. Adalet ise “Osmanlı ümmetinin hukuki müsavatı” ile gerçekleşebilirdi. Tüm bu siyasal modernleşmenin kilit kavramı ise meşveretti. Namık Kemal’in söyleminde bir parlamentonun açılması ve ülkedeki çeşitli unsurların bu parlamentoda temsil edilmesi önemli bir yer tutuyordu.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi 1908 Devrimi’nden önce ülkenin kurtarılmasına ilişkin ideolojik arayışta “Üç Tarz-ı Siyaset” başlıklı makalesi ile özel bir yere sahiptir?
Seçenekler
A
Dr. Abdullah Cevdet
B
Tevfik Fikret
C
Ahmed Rıza
D
Yusuf Akçura
E
Sadrazam Said Paşa
Açıklama:
1908 Devrimi’nden önce ülkenin kurtarılmasına ilişkin ideolojik arayışta Yusuf Akçura ve onunla özdeşleşen “Üç Tarz-ı Siyaset” başlıklı makale özel bir yere sahiptir. Enver Ziya Karal’a göre bu makale tez niteliğindedir.
Soru 45
Türk modernleşmesi, İslam ve laiklik üzerine çalışmalarıyla tanınan Şerif Mardin İslamcılık düşüncesine ait ilk kıpırtıların 17. yüzyılda nerede ortaya çıktığını öne sürmektedir?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Libya
C
Selanik
D
Şam
E
İşkodra
Açıklama:
Türk modernleşmesi, İslam ve laiklik üzerine çalışmalarıyla tanınan Şerif Mardin, İslamcılık düşüncesine ait ilk kıpırtıların 17. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıktığını öne sürmektedir (Mardin, 1985: 1404-1405). Ancak bu düşüncenin bir ideoloji hâline gelmesinin 19. yüzyılın ikinci yarısını bulduğunu iddia etmektedir. Batı’nın Osmanlı Devleti’ne saldırması İslamcılık düşüncesinin bir akım/ideoloji hâline dönüşmesini hızlandırmıştır.
Soru 46
İslamcılık düşüncesi hangi Osmanlı padişahı döneminde iç ve dış siyasette etkili bir araç olarak kullanılmıştır?
Seçenekler
A
II. Mahmud
B
Abdülmecid
C
Abdülaziz
D
Mehmed Reşad
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
İslamcılık düşüncesi II. Abdülhamid döneminde iç ve dış siyasette etkili bir araç olarak kullanıldı. II. Abdülhamid, sultan-hükümdar vasfı yerine “halifelik” vasfının kullanılmasına önem verdi. Halifelik makamının itibarını arttırmaya çalıştı. Ona göre “halifenin” bir sözü bütün Müslümanları harekete geçirmeye yeterli olacaktı. Hindistan’da bir sözü ile İngiltere’nin egemenliğini sarsacağını iddia etmekteydi.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi eserlerinde, Türk, Macar, Fin ve Estonyalıların Turan dil ve ırk gruplarına bağlı olduğunu öne sürmüş, Türklerin dil, kültür ve medeniyet konusundaki ürünlerini ele almıştır?
Seçenekler
A
Antoine Isaac Silvestre de Sacy
B
Arminius Vambery
C
Wilhelm Radloff
D
Wilhelm Thomsen
E
Abdünnâsır Kursavî
Açıklama:
Macar Türkoluğu Arminius Vambery’in eserlerinde, Türk, Macar, Fin ve Estonyalıların Turan dil ve ırk gruplarına bağlı olduğunu öne sürmüş, Türklerin dil, kültür ve medeniyet konusundaki ürünlerini ele almıştır. Fransız Antoine Isaac Silvestre de Sacy, Alman Wilhelm Radloff ve Orhun nehri yakınlarındaki eski Türk yazıtlarını çözen Danimarkalı Wilhelm Thomsen’un Türk aydınları üzerinde izler bırakarak, Türkçülük düşüncesinin ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenebilir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi Abdullah Cevdet’in 1904’ten itibaren çıkarmaya başladığı ve Batıcılık akımının en önemli yayın organı olan dergidir?
Seçenekler
A
İctihad
B
Madde ve Kuvvet
C
Serbest Fikir
D
İslam Mecmuası
E
Türk Yurdu
Açıklama:
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Batıcılar İstanbul’da yayımlanan Mehtap adlı derginin (kapatılınca Şebtab) etrafında toplanmışlar ve Batılılaşmanın zorunlu olduğunu savunmuşlardır. Hiç kuşkusuz Abdullah Cevdet’in 1904’ten itibaren çıkarmaya başladığı İctihad dergisi bu akımın en önemli yayın organı olmuştur.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisinin formüle ettiği yönetim tarzında Vilâyet Umumî Meclisleri, yerel yönetim, inzibat (güvenlik), adliye, bayındırlık, maliye, mülk edinme (mülkiyet) ve eğitim konularında geniş yetkilere sahip olacaktı?
Seçenekler
A
Yusuf Akçura
B
Ziya Gökalp
C
Prens Sabahaddin
D
Cemaleddin Afgani
E
Muhammed Abduh
Açıklama:
Prens Sabahaddin formüle ettiği yönetim tarzında Vilâyet Umumî Meclislerinin, yerel yönetim, inzibat (güvenlik), adliye, bayındırlık, maliye, mülk edinme (mülkiyet) ve eğitim konularında geniş yetkilere sahip olacaktı. Âdem-i merkeziyetçi yönetimde vilayetlerin birkaçının bir araya getirilmesiyle bölgesel taksimata gidilecekti ve bu çerçevede yerel yönetim örgütleri kurulacaktı.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi 1911’de uğradığı takibat ve siyasi baskı nedeniyle çalışmalarını Paris’e kaydırmış ve burada Dr. Refik Nevzat’ın çabalarıyla bir şube oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Osmanlı Amele Cemiyeti
B
Cemiyet-i İnkılabiye
C
Nesl-i Cedit Kulübü
D
Osmanlı Sosyalist Partisi
E
Hürriyet ve İtilaf Partisi
Açıklama:
Osmanlı Sosyalist Partisi, İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin baskıcı tutumu nedeniyle etkili bir siyasi çalışma yürütemedi. Yayın organı sıkıyönetim mahkemesi tarafından sık sık kapatıldı ve bazı üyeleri sürgüne gönderildi. İştirak dergisinin kapatılması üzerine Sosyalist, İnsaniyet ve Medeniyet gazeteleri partinin yayın organı olmuşlardı. Osmanlı Sosyalist Partisi 1911’de uğradığı takibat ve siyasi baskı nedeniyle çalışmalarını Paris’e kaydırmış ve burada Dr. Refik Nevzat’ın çabalarıyla bir şube oluşturmuştur. Ayrıca bir “Islahat Programı” yayımlamıştır.
Soru 51
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine hangi yılda son verilmiştir?
Seçenekler
A
1902
B
1906
C
1908
D
1913
E
1915
Açıklama:
Osmanlı İttihad ve Terâkki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine 23 Temmuz 1908’de son verildi ve Meşrutiyet ikinci kez ilan edildi.
Soru 52
20 Mayıs 1878’de meydana gelen Çırağan Sarayı Baskını kim tarafından başlatılmıştır?
Seçenekler
A
Ali Suavi
B
Cleanthi Scalieri
C
Aziz Bey
D
Ali Şefkati Bey
E
Dr. Nazım
Açıklama:
II. Abdülhamid’in yönetim anlayışına iki darbe girişimiyle karşılık verildi. İlki, ünlü Jön Türk liderlerinden Ali Suavi’nin 20 Mayıs 1878’de giriştiği Çırağan Sarayı baskınıdır. İkincisi ise Cleanthi Sca- lieri ve Aziz Bey Komitesi’nin Temmuz 1878 girişimidir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi 3 Haziran 1889’da rejime muhalefet olarak ortaya çıkan İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni kuran öğrenciler arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
İbrahim Temo
B
İshak Sükûtî
C
Abdullah Cevdet
D
Mehmed Tahir
E
Mehmed Reşit
Açıklama:
Tıbbiye-i Şahâne de (Askerî Tıbbiye) İbrahim Temo, İshak Sükûtî, Abdullah Cevdet ve Mehmed Reşit adında dört öğrenci, 3 Haziran 1889’da İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni kurmuşlardır.
Soru 54
Bülent Tanör'e göre “Türk ve Türk olmayan unsurların demokratik ve liberal bir anlaşma zemini içinde giriştikleri ilk ve son hareket" aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Meşrutiyetin ikinci kez ilan edilmesi
B
Âdem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurulması
C
İttihad ve Terâkki Cemiyeti'nin kurulması
D
Rus-Japon Savaşı'nın çıkması
E
İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’nin kurulması
Açıklama:
Bülent Tanör’e göre, Meşrutiyet’in ikinci kez ilân edilmesi, “Türk ve Türk olmayan unsurların demokratik ve liberal bir anlaşma zemini içinde giriştikleri ilk ve son hareketti”.
Soru 55
Fransa’nın devrimden sonra Avusturya'yı diz çöktürerek Avrupa’nın yükselen gücü olmasına ve dolaylı olarak Osmanlı'da Osmanlıcılık görüşünün güç kazanmasına neden olan anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ziştovi Antlaşması
B
Campo Formio Antlaşması
C
Amiens Antlaşması
D
Karlofça Antlaşması
E
Sykes-Picot Antlaşması
Açıklama:
Fransa’nın devrimden sonra Avusturya'yı diz çöktürerek Avrupa’nın yükselen gücü olmasına ve dolaylı olarak Osmanlı'da Osmanlıcılık görüşünün güç kazanmasına neden olan anlaşma 17 Ekim 1797 tarihli Campo Formio Antlaşması'dır.
Soru 56
Kanun-i Esasi kaç yılında yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1856
B
1866
C
1876
D
1880
E
1889
Açıklama:
Kanun-i Esasi 1876 yılında yürürlüğe konulmuştur.
Soru 57
Fransız ordusunun parlak generali olan Napolyon Bonapart’ın birlikleriyle 1799’da nereye çıkartma yapıp bildiri yayınlayarak Osmanlı Devletini doğuda köşeye sıkıştırmıştır?
Seçenekler
A
Viyana
B
Cezayir
C
Tunus
D
Mısır
E
Libya
Açıklama:
Fransız ordusunun parlak generali olan Napolyon Bonapart’ın birlikleriyle 1799’da Mısır’a çıkması ve bir bildiri yayımlaması Osmanlı Devletini doğuda köşeye sıkıştırdı.
Soru 58
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde aşağıdaki düşüncelerden hangisine yönelmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Osmanlıcılık
B
Türkçülük
C
İslamcılık
D
Batıcılık
E
Sosyalizm
Açıklama:
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde İslamcılık düşüncesine meyletti.
Soru 59
Liberalizm ile Osmanlıcılığı sentezlemeye çalışan ve 1901 tarihli “Umûm Osmanlı Vatandaşlarına Beyannâme” başlıklı bildirisinde ülkede bulunan bütün etnik unsurların özgürlük isteyen temsilcilerinin mensup bulundukları topluluklar adına Padişah’a karşı güç birliğine gitmeleri çağrısında bulunan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Prens Sabahattin
B
Ahmed Rıza
C
Namık Kemal
D
Necip Draga
E
Galip Bey
Açıklama:
Prens Sabahaddin liberalizm ile Osmanlıcılığı sentezlemeye çalıştı. 1901 tarihli “Umûm Osmanlı Vatandaşlarına Beyannâme” başlıklı bildirisinde ülkede bulunan bütün etnik unsurların özgürlük isteyen temsilcilerinin mensup bulundukları topluluk adına Padişah’a karşı güç birliğine gitmeleri çağrısında bulunmuştu.
Soru 60
Çağataycadan Osmanlı Türkçesine Ebûl Gazi Bahadır Han’ın “Eşâl-ı Şecere-i Türkî”sini tercüme eden Yusuf Akçura'nın Osmanlı Türkleri içinde ilk Türkçü” diye takdim ettiği kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Süleyman Hüsnü Paşa
B
Ahmet Vefik Paşa
C
Ali Suavi
D
Ahmed Mithat Efendi
E
Şemseddin Sami
Açıklama:
Yusuf Akçura’nın “Osmanlı Türkleri içinde ilk Türkçü” diye takdim ettiği Ahmet Vefik Paşa, 1863- 1864’te Çağataycadan Osmanlı Türkçesine Ebûl Gazi Bahadır Han’ın “Eşâl-ı Şecere-i Türkî”sini tercüme etti.
Soru 61
Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine kaç yılında son verilmiştir?
Seçenekler
A
1878
B
1883
C
1901
D
1908
E
1913
Açıklama:
Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti başta olmak üzere çeşitli muhalif grupların baskısı sonucu, “istibdatçı” olarak nitelendirilen II. Abdülhamid rejimine 23 Temmuz 1908’de son verildi ve Meşrutiyet ikinci kez ilan edildi. Doğru cevap D'dir.
Soru 62
- Mekteb-i Harbiye
- Mekteb-i Tıbbiye
- Mekteb-i Mülkiye
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sultan II. Abdülhamid, eğitime verdiği özel önemin sonucunda bu alandaki kurumların her kademesinde önemli reformlar gerçekleştirdi. Bu çerçevede Mekteb-i Harbiye, Mekteb-i Tıbbiye ve Mekteb-i Mülkiye gibi yüksek okulların müfredatını Batılı tarzda değiştirmeye çalıştı. Padişah’ın eğitim alanındaki reformlarının temel yansımalarından biri de pozitivist, biyolojik ve materyalist felsefi akımlarının yüksek okul öğrencilerini etkilemesidir (Hanioğlu, 1985: 51-56; Mardin, 2006). Padişahın rejimine ilk örgütlü muhalefet hareketleri de bu okullarda çıktı. Doğru cevap E'dir.
Soru 63
- Ordu içinde propagandaya ağırlık verilmesi
- Halkın vergi ödememesi
- Silahlı direniş yapılması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Sultan II. Abdülhamid rejimine muhalif olan Jön Türkler, 27-29 Aralık 1907’de Paris’te bir araya gelerek ikinci kongreyi topladılar. Görüş ayrılıkları giderilemedi ancak Sultan II. Abdülhamid’in tahtan inmeye zorlanması, mutlakiyetçi rejimin değiştirilmesi ve meşruti rejimin tekrar kurulması gibi kararlar alındı. Bunun yapılması için de ordu içinde propagandaya ağırlık verilmesi, halkın vergi ödememesi gibi yöntemlerle sivil itaatsizliğe çağrılması, silahlı direniş yapılması ve grevler tertip edilmesi biçiminde eylem planları üzerinde duruldu. Doğru cevap E'dir.
Soru 64
- 1877'de açılmıştır
- Meclisin bir kanadını Meclis-i Mebusan oluşturmaktadır
- Gayrimüslimler nüfuslarına oranla daha fazla milletvekiline sahiptir
Yukarıda Meclis-i Umumi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
19 Mart 1877’de Meclis-i Umumî açılmıştır. Meclis-i Umumi’nin bir kanadını oluşturan Meclis-i Mebusan’daki milletvekillerinin dağılımı gayrimüslimlerin lehinedir. Çünkü gayrimüslimler nüfuslarına oranla daha fazla milletvekiline sahip olmuşlardı. Doğru cevap E'dir.
Soru 65
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde aşağıdaki düşüncelerden hangisine meyletmiştir?
Seçenekler
A
Osmanlıcılık
B
İslamcılık
C
Türkçülük
D
Batıcılık
E
Sosyalizm
Açıklama:
II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan’ı 13 Şubat 1878’de feshettikten sonra kurduğu mutlakiyet rejiminde İslamcılık düşüncesine meyletti. Doğru cevap B'dir.
Soru 66
- Hikmet
- Tasavvuf
- Genç kalemler
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İslamcılık düşüncesini savunan yayın organları arasında Sırat-ı Müstakîm dergisinin yanı sıra Sebilü’r Reşad, Beyanü’l Hak, Volkan, İttihad-ı İslam, Livâü’l İslam, Hikmet, Tasavvuf, Teârüf-i Müslimin gibi dergiler vardı.
Genç Kalemler Dergisi Türkçülük düşüncesini savunan bir dergiydi. Doğru cevap D'dir.
Genç Kalemler Dergisi Türkçülük düşüncesini savunan bir dergiydi. Doğru cevap D'dir.
Soru 67
- Rumlar
- Sırplar
- Bulgarlar
- Hıristiyan Araplar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ortodoks milleti içerisinde Rumlar, Sırplar, Bulgarlar ve Hristiyan Araplar yer almıştı. Doğru cevap E'dir.
Soru 68
Osmanlı Devleti’ni çöküşten kurtarmak için 1913’te kaleme alınan ve ilk kez Türk Yurdu’nda yayınlanan “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” adlı sentezci bir yaklaşıma sahip olan makale aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ahmed Naim
B
Süleyman Nazif
C
Ziya Gökalp
D
Namık Kemal
E
Yusuf Akçura
Açıklama:
Ziya Gökalp’ın Osmanlı Devleti’ni çöküşten, kurtarmak için, 1913’te kaleme aldığı ve ilk kez Türk Yurdu’nda yayınladığı “Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak” adlı makalesi sentezci bir yaklaşıma sahipti. Hiç kuşkusuz, Gökalp, önceliği Türkçülüğe vermektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 69
- Turancı bir bakış açısına sahipti
- Türklüğe hizmet etmeyi birincil amaç olarak belirlemiştir
- Osmanlıcı tezleri savunurdu
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
30 Kasım 1911’de yayın organı olarak Türk Yurdu dergisini çıkardı. Dergi, “Türklüğe hizmet etmeyi” birincil amaç olarak belirlemiştir. Derginin dili sade olacaktı ve “Türk ırkının” çoğunluğu tarafından okunması sağlanacaktı. Dergide, Türklerin tanışmalarına, iktisad ve ahlâkça yükselmelerine ve fen bilgileriyle zenginleşmelerine hizmet eden konulara yer verilecekti. Ayrıca Türk millî ruhunu geliştirilmesi ve Türk dünyasındaki topluluklarla ilişki kurulması, derginin temel hedefleri arasında yer alacaktı (Sarınay, 1994: 113-115). Derginin bu yönüyle Osmanlıcı tezleri reddeden ve Turancı (Pan-Türkist) bir bakış açısına sahip olduğu söylenebilir (Arai, 1992: 85-110). Doğru cevap D'dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Abdullah Cevdet’in 1904’ten itibaren çıkarmaya başladığı ve batılılaşma düşüncesini savunan dergidir?
Seçenekler
A
İctihad
B
Türk Yurdu
C
Genç kalemler
D
Müstakim
E
Sebilü’r-Reşad
Açıklama:
II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Batıcılar İstanbul’da yayımlanan Mehtap adlı derginin (kapatılınca Şebtab) etrafında toplanmışlar ve Batılılaşmanın zorunlu olduğunu savunmuşlardır. Hiç kuşkusuz Abdullah Cevdet’in 1904’ten itibaren çıkarmaya başladığı İctihad dergisi bu akımın en önemli yayın organı olmuştur. Doğru cevap A'dır.
Ünite 7
Soru 1
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında gözlemlenen üç farklı bütünleşme stratejisi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
İslâmcılık / Türkçülük / Enternasyonalizm
B
Osmanlıcılık / Türkçülük / Sosyalizm
C
Osmanlıcılık / İslâmcılık / Türkçülük
D
Kapitalizm / İslâmcılık / Türkçülük
E
Türkçülük / İslamcılık / Modernizm
Açıklama:
1839 ile 1876 yılları arasında yer alan Tanzimat dönemi Osmanlıcılık
stratejisiyle, 1876 ile 1908 yılları arasındaki Abdülhamid dönemi İslâmcılık veya Pan İslâmizm ile ve son olarak, 1908 ile 1918 yılları arası İttihad
Terakki dönemi de Türkçülük veya Pan-Türkizm stratejisi ile özdeşleştirilebilir. Devletin varlığının devamı ve kurtuluşu için önerilen Osmanlıcılık, İslâmcılık, Türkçülük gibi politikalar ve bunlar aracılığıyla yürütülmeye çalışılan modernleşme çabaları devleti kurtarmak yerine imparatorluğun batırılmasıyla sonuçlandı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında gözlemlenen üç farklı bütünleşme stratejisi Osmanlıcılık / İslâmcılık / Türkçülük olarak verilebilir.
stratejisiyle, 1876 ile 1908 yılları arasındaki Abdülhamid dönemi İslâmcılık veya Pan İslâmizm ile ve son olarak, 1908 ile 1918 yılları arası İttihad
Terakki dönemi de Türkçülük veya Pan-Türkizm stratejisi ile özdeşleştirilebilir. Devletin varlığının devamı ve kurtuluşu için önerilen Osmanlıcılık, İslâmcılık, Türkçülük gibi politikalar ve bunlar aracılığıyla yürütülmeye çalışılan modernleşme çabaları devleti kurtarmak yerine imparatorluğun batırılmasıyla sonuçlandı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında gözlemlenen üç farklı bütünleşme stratejisi Osmanlıcılık / İslâmcılık / Türkçülük olarak verilebilir.
Soru 2
......, daha çok Batılı devletlerin zorlamaları sonucu birtakım idarî/hukukî düzenlemelerle yetinmişlerken, ......, siyasi yapının meşrutiyet düzenine evrilmesi yönünde mücadele vermişlerdir.
Yukarıdaki boşluklara aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Yukarıdaki boşluklara aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
Tanzimatçılar / İslamcılar
B
Tanzimatçılar / Genç Osmanlılar
C
Türkçüler / Genç Osmanlılar
D
İslamcılar / Türkçüler
E
İttihatçılar / Tanzimatçılar
Açıklama:
Batılılaşma sürecinin başındaki Tanzimat paşaları ile Genç Osmanlılar ve Jön Türkler (İttihatçılar) arasında saptadıkları nedenler ve önerdikleri çözüm açısından birtakım farklılıklar vardır. Tanzimatçılar, daha çok Batılı devletlerin zorlamaları sonucu birtakım idarî/hukukî düzenlemelerle
yetinmişlerken, Genç Osmanlılar, siyasi yapının meşrutiyet düzenine evrilmesi yönünde mücadele vermişlerdir.
Tanzimatçılar, daha çok Batılı devletlerin zorlamaları sonucu birtakım idarî/hukukî düzenlemelerle yetinmişlerken, Genç Osmanlılar, siyasi yapının meşrutiyet düzenine evrilmesi yönünde mücadele vermişlerdir.
yetinmişlerken, Genç Osmanlılar, siyasi yapının meşrutiyet düzenine evrilmesi yönünde mücadele vermişlerdir.
Tanzimatçılar, daha çok Batılı devletlerin zorlamaları sonucu birtakım idarî/hukukî düzenlemelerle yetinmişlerken, Genç Osmanlılar, siyasi yapının meşrutiyet düzenine evrilmesi yönünde mücadele vermişlerdir.
Soru 3
İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin önceki adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Terakkiperver Cemiyeti
B
İttihad Cemiyeti
C
Jön-Türkler Cemiyeti
D
İttihad-ı Osmanî Cemiyeti
E
Genç Osmanlılar Cemiyeti
Açıklama:
Sultan II. Abdülhamid’in rejimine karşı mücadele eden Askeri Tıbbiye öğrencileri 1889 yılında İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Ünlü pozitivist Ahmet Rıza Bey’in isteğiyle Cemiyetin adını Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti olarak değiştirmişlerdir.
İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin önceki adı İttihad-ı Osmanî Cemiyeti'dir.
İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin önceki adı İttihad-ı Osmanî Cemiyeti'dir.
Soru 4
Harsı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlayan kişi, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Mithat
B
Ziya Gökalp
C
Hüseyin Cahit Yalçın
D
Ali Fuat Başgil
E
Sabahattin Eyüboğlu
Açıklama:
Batılılaşma söz konusu olduğunda sıklıkla karşılaşılan önemli bir tartışma konusu ise Batı’dan nelerin alınıp alınmayacağı veya Batı’nın olumlu ve olumsuz niteliklerinin neler olduğu meselesidir. Ziya Gökalp bu tartışmalarda en önde gelen figürlerden birisidir. Gökalp, harsı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlar.
Harsı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlayan kişi, Ziya Gökalp'tir.
Harsı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlayan kişi, Ziya Gökalp'tir.
Soru 5
........, ‘Batı’dan daha Batılı olma’ iddiasının fikri ve akademik düzeyde taşıyıcısı olmuş bir akımdır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kemalizm
B
Türkçülük
C
Batıcılık
D
Hümanizm
E
Mavi Anadoluculuk
Açıklama:
Batı karşısında nasıl bir tutum alınacağı erken Cumhuriyet döneminde dikkat çekici düşünce eğilimlerinin uç vermesine yol açmıştır. Bunların önde gelenlerinden biri ise Mavi Anadoluculuk olarak adlandırılan eğilimdir. Mavi Anadoluculuk ‘Batı’dan daha Batılı olma’ iddiasının fikri ve akademik düzeyde taşıyıcısı olmuş bir akımdır.
Soru 6
Batıya meydan okuyarak “Biz ilk çağ kültürlerinin doğrudan doğruya mirasçılarıyız. Ne yazık ki Avrupa bu kültür mirasımızı elimizden almış, bizi bu mirasa yabancı kılmak için elinden geleni yapmış" fikrinin savunucusu düşünür ve bu düşüncelerin ait olduğu akım, aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp / Harçılık
B
Azra Erhat / Mavi Anadoluculuk
C
Hüseyin Cahit Yalçın / Batıcılık
D
Ali Fuat Başgil / Kemalizm
E
Mina Urgan / Hümanizm
Açıklama:
Azra Erhat da Batıya meydan okur, “Biz ilk çağ kültürlerinin doğrudan doğruya mirasçılarıyız. Ne yazık ki Avrupa bu kültür mirasımızı elimizden almış, bizi bu mirasa yabancı kılmak için elinden geleni yapmış” (Erhat’tan aktaran Bora, 2017: 90).
Batıya meydan okuyarak “Biz ilk çağ kültürlerinin doğrudan doğruya mirasçılarıyız. Ne yazık ki Avrupa bu kültür mirasımızı elimizden almış, bizi bu mirasa yabancı kılmak için elinden geleni yapmış" fikrinin savunucusu düşünür Azra Erhat, bu düşüncelerin ait olduğu akım ise Mavi Anadoluculuk'tur.
Batıya meydan okuyarak “Biz ilk çağ kültürlerinin doğrudan doğruya mirasçılarıyız. Ne yazık ki Avrupa bu kültür mirasımızı elimizden almış, bizi bu mirasa yabancı kılmak için elinden geleni yapmış" fikrinin savunucusu düşünür Azra Erhat, bu düşüncelerin ait olduğu akım ise Mavi Anadoluculuk'tur.
Soru 7
Anadoluculara göre ........., ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. .......... ise bir hanedanın azamet ve şerefi uğruna bir ulusun tarihini ve bir halkın geleceğini kenara bırakmışlardır.
Seçenekler
A
Osmanlıcılar / Turancılar
B
Turancılar / Osmanlıcılar
C
İslamcılar / Turancılar
D
Batıcılar / İslamcılar
E
İslamcılar / Osmanlıcılar
Açıklama:
Anadoluculuk, Turancılığın yanı sıra İslamcılık ve Osmanlıcılığı da Anadolu halkını coğrafyanın yarattığı gerçeğini göz ardı etmekle eleştirir. İslamcılar, ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. Osmanlıcılar ise bir hanedanın azamet ve şerefi uğruna bir ulusun tarihini ve bir halkın geleceğini kenara bırakmışlardır.
Anadoluculara göre İslamcılar, ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. Osmanlıcılar ise bir hanedanın azamet ve şerefi uğruna bir ulusun tarihini ve bir halkın geleceğini kenara bırakmışlardır.
Anadoluculara göre İslamcılar, ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. Osmanlıcılar ise bir hanedanın azamet ve şerefi uğruna bir ulusun tarihini ve bir halkın geleceğini kenara bırakmışlardır.
Soru 8
Türk- İslam sentezi temelli muhafazakâr milliyetçilik fikrinin yayılımında etkisi olan iki dergi, aşağıdaki şıkların hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Büyük Doğu / Yücel
B
Çığır / Yücel
C
Büyük Doğu / Serdengeçti
D
Hareket / Büyük Doğu
E
Millet / Çığır
Açıklama:
Türk- İslam sentezi temelli muhafazakâr milliyetçilik kitlelere ulaşma fırsatı bulmuş ve siyasi bir görüş olarak ortaya çıkma hazırlıklarına başlamıştır. Bunlardan biri şüphesiz Necip Fazıl Kısakürek ve onun Büyük Doğu dergisi, diğeri ise Osman Yüksel ve Serdengeçti dergileridir.
Türk- İslam sentezi temelli muhafazakâr milliyetçilik fikrinin yayılımında etkisi olan iki dergi, Büyük Doğu ve Serdengeçti dergileridir.
Türk- İslam sentezi temelli muhafazakâr milliyetçilik fikrinin yayılımında etkisi olan iki dergi, Büyük Doğu ve Serdengeçti dergileridir.
Soru 9
“Kökü mâzide olan âtiyim" sözü, aşağıdaki akımlardan hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Muhafazakarlık
B
Türkçülük
C
Batıcılık
D
İslamcılık
E
Turancılık
Açıklama:
Muhafazakâr düşüncenin temel “düstur”larından biri olarak kabul edilen “Kökü mâzide olan âtiyim” sözü birçok konuda farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen Beyatlı ile Ziya Gökalp’in Büyükada’da gerçekleştirdikleri sohbetlerinden birinde doğmuştur.
“Kökü mâzide olan âtiyim" sözü, muhafazakarlık akımını tanımlamaktadır.
“Kökü mâzide olan âtiyim" sözü, muhafazakarlık akımını tanımlamaktadır.
Soru 10
Milliyetçilik tanımında ırk, soy ve kan kavramlarını merkeze oturtan, Türklüğü ‘kan bağı’ ile açıklayan ve Türk kanı taşımayanları yabancı kabul eden teorisyen, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hüseyin Nihal Atsız
B
Şevket Süreyya Aydemir
C
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
D
Peyami Safa
E
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Açıklama:
Milliyetçilik tanımında ırk, soy ve kan kavramları merkezî bir yer tutar. Türklüğü ‘kan bağı’ açıklar, Türk kanı taşımayanları yabancı kabul eder. Bununla birlikte, “melezleşmiş” kişiler, gruplar ve halklar hakkında ikircikli görüşler öne sürer; kimi zaman bunların yabancılığını öne çıkarıp onlara düşmanca bir tavır takınırken, kimi durumlarda da kültürel yakınlığın, “Türklük şuuru”nun ulusal kimliğin başlıca unsurlarından biri olarak kabul edilebileceğini belirtir ve Türkler dâhil pek çok milletin ırksal saflığa sahip olmadığını savunur.
Milliyetçilik tanımında ırk, soy ve kan kavramlarını merkeze oturtan, Türklüğü ‘kan bağı’ ile açıklayan ve Türk kanı taşımayanları yabancı kabul eden teorisyen, Hüseyin Nihal Atsız'dır.
Milliyetçilik tanımında ırk, soy ve kan kavramlarını merkeze oturtan, Türklüğü ‘kan bağı’ ile açıklayan ve Türk kanı taşımayanları yabancı kabul eden teorisyen, Hüseyin Nihal Atsız'dır.
Soru 11
Osmanlı Devleti'nde Batı kapitalizminin de etkisiyle var olan ideal düzenle ilgili ilk kaygılar hangi alandaki sarsılma ile başlamıştır.
Seçenekler
A
Toplumsal alanda
B
Eğitim-öğretim alanında
C
Siyasal alanda
D
Mali alanda
E
Hukuksal alanda
Açıklama:
Batılılaşmaya Yönelim ile 19. Yüzyılda Osmanlı’da Düşünce Eğilimleri başlığı altında.
Osmanlı’nın ideal düzeniyle ilgili ilk sarsıntılar 16. yüzyılda o sıralar hızla bir dünya sistemi olmaya doğru evrilen Batı kapitalizminin Osmanlı’nın mali düzenini sarsmasıyla yaşandı. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hem iç hem dış kökenli askeri, siyasi ve iktisadi gelişmeler bir araya gelince Osmanlı maliyesi için yüzyıllar sürecek bunalımlar dönemi başlamış oldu. Mali bunalımın ve 16. yüzyılın ikinci yarısında ağırlığını duyuran diğer gelişmelerin ekonomi üzerindeki en önemli sonucu, tımar düzeninin çözülmesi olmuştur. Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Osmanlı’nın ideal düzeniyle ilgili ilk sarsıntılar 16. yüzyılda o sıralar hızla bir dünya sistemi olmaya doğru evrilen Batı kapitalizminin Osmanlı’nın mali düzenini sarsmasıyla yaşandı. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hem iç hem dış kökenli askeri, siyasi ve iktisadi gelişmeler bir araya gelince Osmanlı maliyesi için yüzyıllar sürecek bunalımlar dönemi başlamış oldu. Mali bunalımın ve 16. yüzyılın ikinci yarısında ağırlığını duyuran diğer gelişmelerin ekonomi üzerindeki en önemli sonucu, tımar düzeninin çözülmesi olmuştur. Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 12
Osmanlı Devleti'nde devletin yenilik ve yenileşme çabalarına damgasını vuran en temel siyasal kaygı hangi sorunsal üzerine kurulmuştur?
Seçenekler
A
Devletin nasıl kurtulacağı
B
Gaza politikanın nasıl canlandırılacağı
C
Tımar sisteminin nasıl yenileneceği
D
Ekonomik darboğazın nasıl aşılacağı
E
Fetih politikasının karşısındaki engellerin nasıl kaldırılacağı
Açıklama:
Batılılaşmaya Yönelim ile 19. Yüzyılda Osmanlı’da Düşünce Eğilimleri başlığı altında.
Yenilik ve yenileşme çabalarına damgasını vuracak en temel siyasal kaygının devletin nasıl kurtarılacağı sorunsalı olduğu söylenebilir. Bu temel kaygı, ortaya atılan düşünce her ne kadar birbirlerinden farklı olsa da yinelemek gerekirse devletin varlığının sürdürülebilmesi üzerineydi. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Yenilik ve yenileşme çabalarına damgasını vuracak en temel siyasal kaygının devletin nasıl kurtarılacağı sorunsalı olduğu söylenebilir. Bu temel kaygı, ortaya atılan düşünce her ne kadar birbirlerinden farklı olsa da yinelemek gerekirse devletin varlığının sürdürülebilmesi üzerineydi. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 13
Osmanlı Devleti'nin 1839 ile 1876 yılları arasındaki Tanzimat Dönemi'nde benimsediği bütünleşme stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İslamcılık
B
Türkçülük
C
Osmanlıcılık
D
Batıcılık
E
Yerinden Yönetimcilik
Açıklama:
Batılılaşmaya Yönelim ile 19. Yüzyılda Osmanlı’da Düşünce Eğilimleri başlığı altında.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılını üç farklı bütünleşme stratejisi etrafında yapılabilecek mümkündür. Buna göre, 1839 ile 1876 yılları arasında yer alan Tanzimat dönemi Osmanlıcılık
stratejisiyle, 1876 ile 1908 yılları arasındaki Abdülhamid dönemi İslâmcılık veya Pan İslâmizm ile ve son olarak, 1908 ile 1918 yılları arası İttihad Terakki dönemi de Türkçülük veya Pan-Türkizm stratejisi ile özdeşleştirilebilir. Doğru yanıt C seçeneğinde verilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılını üç farklı bütünleşme stratejisi etrafında yapılabilecek mümkündür. Buna göre, 1839 ile 1876 yılları arasında yer alan Tanzimat dönemi Osmanlıcılık
stratejisiyle, 1876 ile 1908 yılları arasındaki Abdülhamid dönemi İslâmcılık veya Pan İslâmizm ile ve son olarak, 1908 ile 1918 yılları arası İttihad Terakki dönemi de Türkçülük veya Pan-Türkizm stratejisi ile özdeşleştirilebilir. Doğru yanıt C seçeneğinde verilmiştir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi 1925 yılına kadar geçen sürede ulusalcıların cumhuriyet devletini kurma yolunda attıkları adımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Saltanatın kaldırılması
B
Anayasa'dan devlet dininin İslam olduğu ibaresinin kaldırılması
C
Ankara'nın başkent yapılması
D
Halifeliğin kaldırılması
E
Yasama gücünün bölünmezliğine dayalı yeni bir anayasa kabul edilmesi
Açıklama:
ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ başlığı altında.
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgaller ve buna karşı gösterilen ulusal direniş yeni bir devletin temellerini müjdeliyordu. Saltanatın kaldırılması, yeni devleti apaçık ortaya çıkardı. Ankara’nın başkent olmasına karar veren TBMM, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etti ve Mustafa Kemal Paşa’yı cumhurbaşkanı seçti. 3 Mart 1924’te de Halifeliği kaldırmaya karar verdi. Ardından da 20 Nisan 1924’te yeni anayasayı kabul etti. Böylece yasama gücünün bölünmez halk egemenliğinin tek temsilcisi olduğu bir cumhuriyet yönetimi kurulmuş ve bir cumhuriyet devletinin kurulması işi tamamlanmış oldu.Anayasa’dan “Türkiye Devleti’nin dini din-i İslâmdır” maddesinin kaldırılması 10 Nisan 1928'de gerçekleşti. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgaller ve buna karşı gösterilen ulusal direniş yeni bir devletin temellerini müjdeliyordu. Saltanatın kaldırılması, yeni devleti apaçık ortaya çıkardı. Ankara’nın başkent olmasına karar veren TBMM, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etti ve Mustafa Kemal Paşa’yı cumhurbaşkanı seçti. 3 Mart 1924’te de Halifeliği kaldırmaya karar verdi. Ardından da 20 Nisan 1924’te yeni anayasayı kabul etti. Böylece yasama gücünün bölünmez halk egemenliğinin tek temsilcisi olduğu bir cumhuriyet yönetimi kurulmuş ve bir cumhuriyet devletinin kurulması işi tamamlanmış oldu.Anayasa’dan “Türkiye Devleti’nin dini din-i İslâmdır” maddesinin kaldırılması 10 Nisan 1928'de gerçekleşti. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
Soru 15
Cumhuriyet Türkiyesinde yeni Belediye Kanunu ile kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması hangi yılda olmuştur?
Seçenekler
A
1934
B
1933
C
1932
D
1931
E
1930
Açıklama:
Modernleşme ve Batılılaşma: Kurumsal-Yapısal İnşa ve Devrimler başlığı altında.
Yeni Belediye Kanununda kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi 3 Nisan 1930'da olmuştur. Türk kadınlarına milletvekili seçmek ve seçilmek hakkının yasayla tanınması ise 5 Aralık 1934'te olmuştur. Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Yeni Belediye Kanununda kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi 3 Nisan 1930'da olmuştur. Türk kadınlarına milletvekili seçmek ve seçilmek hakkının yasayla tanınması ise 5 Aralık 1934'te olmuştur. Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet'in yeni düşünce sistemi olan Kemalizm'in öne çıkardığı değerlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireyin önemi
B
Toplumun refahı
C
Tam bağımsızlık
D
Toplumsal dayanışma
E
Ümmetçilik
Açıklama:
Kemalizm başlığı altında.
Cumhuriyetçi - yeni düşünce sistemi, bireyin önemi, toplumun refahı, tam bağımsızlık, toplumsal dayanışma, ilerleme, ulusallık, çağdaşlık gibi değerleri öne çıkarmaktadır. Ümmetçilik değil ulusallık egemendir. Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Cumhuriyetçi - yeni düşünce sistemi, bireyin önemi, toplumun refahı, tam bağımsızlık, toplumsal dayanışma, ilerleme, ulusallık, çağdaşlık gibi değerleri öne çıkarmaktadır. Ümmetçilik değil ulusallık egemendir. Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 17
1920'li yıllarda kullanılmaya başlanan Kemaliz kavramı CHP programına hangi yıl girmiştir?
Seçenekler
A
1935
B
1927
C
1931
D
1930
E
1937
Açıklama:
Kemalizm başlığı altında.
Kemalizm’in, bir parti ideolojisi olarak gündeme gelmesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında yapılan İkinci Büyük Kurultayı’nda olmakla birlikte, bu kurultayda açık veya örtülü olarak, “Kemalizm” bir kavram olarak kullanılmamıştır. 1935 Dördüncü Büyük Kurultay’da “Kemalizm (Kamâlizm)” kavramı ilk defa olarak parti programında kullanılmaya başlanmış, bu kurultayın 13 Mayıs 1935’te yapılan oturumunda kabul edilen parti programının giriş bölümünde; “Yalnız birkaç sene için değil, istikbale de şâmil olan tasavvurlarımızın ana hatları burada toplu bir halde yazılmıştır. Partiye esas olan bütün bu prensipler (Kamâlizm) yoludur” denilerek, altı ilkenin son bir defa tanımları yapılmıştır. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Kemalizm’in, bir parti ideolojisi olarak gündeme gelmesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında yapılan İkinci Büyük Kurultayı’nda olmakla birlikte, bu kurultayda açık veya örtülü olarak, “Kemalizm” bir kavram olarak kullanılmamıştır. 1935 Dördüncü Büyük Kurultay’da “Kemalizm (Kamâlizm)” kavramı ilk defa olarak parti programında kullanılmaya başlanmış, bu kurultayın 13 Mayıs 1935’te yapılan oturumunda kabul edilen parti programının giriş bölümünde; “Yalnız birkaç sene için değil, istikbale de şâmil olan tasavvurlarımızın ana hatları burada toplu bir halde yazılmıştır. Partiye esas olan bütün bu prensipler (Kamâlizm) yoludur” denilerek, altı ilkenin son bir defa tanımları yapılmıştır. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 18
Mavi Anadoluculuk akımını benimseyenler temel olarak iki ana önermeyi ve bu önermeler etrafında çeşitlenen bir dizi düşünce ileri sürmüşlerdir. Bunlardan ilki Türklerin kökenlerinin ve Anadolu uygarlıkları arasında Hitit, Frig, Lidya, Likya, Troya, Pers, İyon, Bizans, Selçuklu ve Osmanlıların birbirleriyle kaynaşan uygarlıklar olduğu önermesidir. Bununla bağlantılı olan ikinci önerme ise .................... fikridir.
Yukarıdaki boşluk hangi fikir ile doldurulabilir?
Yukarıdaki boşluk hangi fikir ile doldurulabilir?
Seçenekler
A
Batıcılık
B
Hümanizm
C
Dayanışmacılık
D
Pozitivizm
E
Kemalizm
Açıklama:
Mavi Anadoluculuk başlığı altında.
Mavi Anadoluculuk, ‘Batı’dan daha Batılı olma’ iddiasının fikri ve
akademik düzeyde taşıyıcısı olmuş bir akımdır. Temel olarak iki ana önermeyi ve bu önermeler etrafında çeşitlenen bir dizi düşünceyi ileri sürmüşlerdir: ilki Türklerin kökenlerinin ve Anadolu uygarlıkları arasında
olan Hitit, Frig, Lidya, Likya, Troya, Pers, İyon, Bizans, Selçuklu ve Osmanlıların birbirleriyle kaynaşan uygarlıklar olduğu önermesi ve bununla bağlantılı ikinci önerme de Hümanizm fikridir. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
Mavi Anadoluculuk, ‘Batı’dan daha Batılı olma’ iddiasının fikri ve
akademik düzeyde taşıyıcısı olmuş bir akımdır. Temel olarak iki ana önermeyi ve bu önermeler etrafında çeşitlenen bir dizi düşünceyi ileri sürmüşlerdir: ilki Türklerin kökenlerinin ve Anadolu uygarlıkları arasında
olan Hitit, Frig, Lidya, Likya, Troya, Pers, İyon, Bizans, Selçuklu ve Osmanlıların birbirleriyle kaynaşan uygarlıklar olduğu önermesi ve bununla bağlantılı ikinci önerme de Hümanizm fikridir. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Anadoluculuk akımını savunanların düşünceleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ulusun oluşumunda coğrafyanın önemine inanmaları
B
Milliyetçiliği bir tarih bilinci olarak ele almaları
C
Anadolu kavimlerinin yabancı kavimlerle yaşadığı karışımın Türklüğü bozacak bir nitelik taşımadığı
D
Anadolu halkı ile Turani halklar arasında tarihsel bir kader birliği bulunduğu
E
İslamcıların coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unuttuklarını savunmaları
Açıklama:
Anadoluculuk başlığı altında.
Anadolucular, vatanın ve ulusun oluşumunda ulusal coğrafyanın önemine inanmışlardır. Bir ulusu yaratan ruhun işlevsel bir niteliğe dönüşebilmesi, her şeyden evvel yerleşik bir düzene geçişle birlikte, ulusal bir coğrafya ve bu coğrafya üzerinde yaşayan kader birliğine bağlıdır. Anadoluculuğun milliyetçilik anlayışı, kutsal bir vatan olarak temel aldığı coğrafyayı, ulusal gelişimin her düzeydeki kaynağı olarak görür. Milliyetçiliği bir tarih bilinci olarak ele alan Anadoluculuk, Anadolu toprakları üzerinde gelişen Türk tarihini esas alır. Anadolucular, Anadolu Türklerinin farklı ve yabancı kavimlerle karıştığını, fakat bu karışmanın hiçbir zaman “Türklüğü bozacak” nitelikte olmadığını söylerler. Anadoluculuk kendini kültürel bir milliyetçilik olarak vazeder. Anadolucular, Turancılığın Anadolu halkı ile aralarında hiçbir tarihsel kader birliği bulunmayan Turani topluluklara bilinç götürmeye kalkmasını eleştirmişlerdir. Anadoluculuk Turancıların anladığı anlamda ırkçılığı reddeder. Anadolucular, Turancılığın soy ile ulusu karıştırdığı kanısındadırlar. Anadoluculuk, Turancılığın yanı sıra İslamcılık ve Osmanlıcılığı da Anadolu halkını coğrafyanın yarattığı gerçeğini göz ardı etmekle eleştirir. İslamcılar, ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. Turani halkların Anadolu halkı ile tarihsel bir kader birliği olduğunu değil olmadığını savunmuşlardır. Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Anadolucular, vatanın ve ulusun oluşumunda ulusal coğrafyanın önemine inanmışlardır. Bir ulusu yaratan ruhun işlevsel bir niteliğe dönüşebilmesi, her şeyden evvel yerleşik bir düzene geçişle birlikte, ulusal bir coğrafya ve bu coğrafya üzerinde yaşayan kader birliğine bağlıdır. Anadoluculuğun milliyetçilik anlayışı, kutsal bir vatan olarak temel aldığı coğrafyayı, ulusal gelişimin her düzeydeki kaynağı olarak görür. Milliyetçiliği bir tarih bilinci olarak ele alan Anadoluculuk, Anadolu toprakları üzerinde gelişen Türk tarihini esas alır. Anadolucular, Anadolu Türklerinin farklı ve yabancı kavimlerle karıştığını, fakat bu karışmanın hiçbir zaman “Türklüğü bozacak” nitelikte olmadığını söylerler. Anadoluculuk kendini kültürel bir milliyetçilik olarak vazeder. Anadolucular, Turancılığın Anadolu halkı ile aralarında hiçbir tarihsel kader birliği bulunmayan Turani topluluklara bilinç götürmeye kalkmasını eleştirmişlerdir. Anadoluculuk Turancıların anladığı anlamda ırkçılığı reddeder. Anadolucular, Turancılığın soy ile ulusu karıştırdığı kanısındadırlar. Anadoluculuk, Turancılığın yanı sıra İslamcılık ve Osmanlıcılığı da Anadolu halkını coğrafyanın yarattığı gerçeğini göz ardı etmekle eleştirir. İslamcılar, ümmet devrinin artığı ile ulus yarattıklarını zannetmişler, coğrafyanın ve ekonominin yaşattığı ulusal tarihi unutmuşlardır. Turani halkların Anadolu halkı ile tarihsel bir kader birliği olduğunu değil olmadığını savunmuşlardır. Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 20
Türk devriminin ideolojisini yapma işinin Kadroculara kalmadığını. devrime bir teori gerekiyorsa bunun Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından yapılabileceğini vurgulayan CHF Genel Sekreteri kimdir?
Seçenekler
A
Recep Peker
B
Celal Bayar
C
Mehmet Ali Aybar
D
Şevki Yazman
E
Vedat Nedim Tör
Açıklama:
Kadro Hareketi/Dergisi başlığı altında.
Şevket Süreyya Aydemir, İsmail Hüsrev Tökin, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, Şevki Yazman ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi isimlerin olduğu Kadro isimli dergi 1932 başında yayımlanmaya başladı.Kadrocular, savundukları ideolojinin merkezine kapitalizmin de sosyalizmin de dışında olduğunu ileri sürdükleri, üçüncü dünya ülkelerine özgü bir devletçilik anlayışı koymuşlardı. Bunu da henüz Türkiye’de (ve benzer sömürge ya da yarı-sömürge ülkelerde) toplumsal sınıfların belirginleşmemiş olduğu iddiasına dayandırıyorlardı. Türk devriminin ideologluğuna soyunan Kadrocular ve onların ‘radikal’ düşünceleri rahatsız yaratmıştı. CHF’nin genel sekreteri ve teorisyeni konumundaki Recep Peker, devrimin teorisini yapma işinin Kadroculara kalmadığını söylüyordu. Devrime bir teori gerekiyorsa bunu bizzat CHF yapabilirdi. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Şevket Süreyya Aydemir, İsmail Hüsrev Tökin, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, Şevki Yazman ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi isimlerin olduğu Kadro isimli dergi 1932 başında yayımlanmaya başladı.Kadrocular, savundukları ideolojinin merkezine kapitalizmin de sosyalizmin de dışında olduğunu ileri sürdükleri, üçüncü dünya ülkelerine özgü bir devletçilik anlayışı koymuşlardı. Bunu da henüz Türkiye’de (ve benzer sömürge ya da yarı-sömürge ülkelerde) toplumsal sınıfların belirginleşmemiş olduğu iddiasına dayandırıyorlardı. Türk devriminin ideologluğuna soyunan Kadrocular ve onların ‘radikal’ düşünceleri rahatsız yaratmıştı. CHF’nin genel sekreteri ve teorisyeni konumundaki Recep Peker, devrimin teorisini yapma işinin Kadroculara kalmadığını söylüyordu. Devrime bir teori gerekiyorsa bunu bizzat CHF yapabilirdi. Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 21
Osmanlı bir zamanlar tepeden baktığı Batı’yı hayret ve nefret karışımı bir hayranlıkla izliyordu ve anlama gereksinimi duyuyordu. Bu gereksinim üzerine Batı’ya gönderilen elçilerin verdikleri bilgiler ışığında ilk yenileşme çabaları hangi alanda olmuştur?
Seçenekler
A
Askeri
B
İdari
C
Sanayi
D
Hukuki
E
Siyasi
Açıklama:
Batı’ya gönderilen elçilerin verdikleri bilgiler ışığında ilk yenileşme çabaları askeri alanda başlatılarak hızla hukuki, siyasi ve idari alanlara yayıldı.
Soru 22
Hars'ı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Mithat
B
Ziya Gökalp
C
Ali Fuad Başgil
D
Beşir Fuad
E
Hüseyin Cahid Yalçın
Açıklama:
Gökalp, harsı yüksek kültürden ayırarak, onu gelenek, görenek, örf, âdet, din, ahlak, müzik gibi antropolojik ögelerle tanımlar.
Soru 23
Akımın önde gelen figürleri arasında Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu’nun olduğu ve Batı karşısında nasıl bir tutum alınacağı erken Cumhuriyet döneminde dikkat çekici düşünce eğilimlerinden olan düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hümanizm
B
Kemalizm
C
Mavi Anadoluculuk
D
Anadoluculuk
E
Resmi Milliyetçilik
Açıklama:
Batı karşısında nasıl bir tutum alınacağı erken Cumhuriyet döneminde dikkat çekici düşünce eğilimlerinin uç vermesine yol açmıştır. Bunların önde gelenlerinden biri ise Mavi Anadoluculuk olarak adlandırılan eğilimdir
Soru 24
Atabay’a göre Anadoluculuk ile Atatürk milliyetçiliği arasındaki tek ortak nokta aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modernleşme yolunda köklü ve kalıcı devrimlere yönelmek
B
Kırsal hayatın ve kültürün korunması gerekliliği.
C
Milliyetçiliği bir tarih bilinci olarak ele almak
D
Milliyetçiliğin Anadolu’nun coğrafi gerçekliğine oturtulması.
E
Kültürel bir milliyetçiliğe yönelmek
Açıklama:
Atabay’a göre Anadoluculuk ile Atatürk milliyetçiliği arasında
milliyetçiliğin Anadolu’nun coğrafi gerçekliğine oturtulması dışında
ortak bir nokta bulunmamaktadır
milliyetçiliğin Anadolu’nun coğrafi gerçekliğine oturtulması dışında
ortak bir nokta bulunmamaktadır
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Anadoluculuk akımının temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Remzi Oğuz Arık
B
Nurettin Topçu
C
Sadi Irmak,
D
Mehmet Kaplan
E
Hüseyin Cahit Yalçın
Açıklama:
bu akım içinde Remzi Oğuz Arık, Hıfzı Oğuz Bekata, Nurettin Topçu, Sadi Irmak, Mehmet Kaplan, Nihat Erim, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Samet
Ağaoğlu, Mümtaz Turhan, Osman Turan gibi isimler sayılabilir
Ağaoğlu, Mümtaz Turhan, Osman Turan gibi isimler sayılabilir
Soru 26
Milliyetçi-muhafazakâr çevreler üzerinde etkisi olmasına karşılık özellikle Fransız milliyetçiliğine olan hayranlığı ile dikkat çeken aydın-edib-fikir adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yahya Kemal Beyatlı
B
Halikarnas Balıkçsı
C
Ali Fuad Başgil
D
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
E
Peyami Safa
Açıklama:
Milliyetçi-muhafazakâr çevreler üzerinde etkisi
olan Beyatlı, özellikle Fransız milliyetçiliğine olan hayranlığı ile dikkat çekmektedir. Bu konuda onun yaklaşımını en iyi anlatan cümle: “Fransız toprağı bir senede Fransız milleti yarattı” sözüdür
olan Beyatlı, özellikle Fransız milliyetçiliğine olan hayranlığı ile dikkat çekmektedir. Bu konuda onun yaklaşımını en iyi anlatan cümle: “Fransız toprağı bir senede Fransız milleti yarattı” sözüdür
Soru 27
Kendisi muhafazakar düşünce sistemine bağlı olmasının yanında 1942-50 yılları arasında da CHP milletvekilliği de yapan ve birbirinden çok farklı çalışma alanları içerisinde yayıncılık faaliyetleri yürüten ve Dergâh dergisinin kurucuları arasında yer alan fikir adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mustafa Şekip Tunç
B
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
C
Peyami Safa
D
Nihal Atsız
E
Rıza Nur
Açıklama:
1886 yılında İstanbul’da doğan İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, 1942-50 yılları arasında da CHP milletvekilliği yapmıştır. Birbirinden çok farklı çalışma
alanları içerisinde yayıncılık faaliyetleri yürütmüş ve Dergâh dergisinin kurucuları arasında yer almıştır.
alanları içerisinde yayıncılık faaliyetleri yürütmüş ve Dergâh dergisinin kurucuları arasında yer almıştır.
Soru 28
Türkiye üniversite tarihindeki sağ-sol temelli bölünmenin ilk örneklerinden olan olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Peyami Safa-Nazım Hikmet Kavgası
B
Necip Fazıl-Nazım Hikmet Kapışması
C
Sabahattin Ali-Nihal Atsız Kapışması
D
Nihal Atsız-Hüseyin Cahit Yalçın Kapışması
E
Peyami Safa-Sebahattin Ali Kapışması
Açıklama:
Atsız, Sabahattin Ali ve Pertev Naili Boratav da olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapan pek çok kişinin Marksist
faaliyetlerde bulunduğunu iddia etti. Sabahattin Ali’nin açtığı hakaret davasında sanık olarak yargılandı; “vatan haini” ifadesi hakaret olarak kabul edilse de cezası ertelendi. Bu dönemde üniversite öğrencileri Sabahattin Ali’ciler ve Nihal Atsız’cılar olarak ikiye bölünmüş durumdaydı; bu bölünme Türkiye üniversite tarihindeki sağ-sol temelli bölünmenin ilk örneklerinden biriydi
faaliyetlerde bulunduğunu iddia etti. Sabahattin Ali’nin açtığı hakaret davasında sanık olarak yargılandı; “vatan haini” ifadesi hakaret olarak kabul edilse de cezası ertelendi. Bu dönemde üniversite öğrencileri Sabahattin Ali’ciler ve Nihal Atsız’cılar olarak ikiye bölünmüş durumdaydı; bu bölünme Türkiye üniversite tarihindeki sağ-sol temelli bölünmenin ilk örneklerinden biriydi
Soru 29
Milliyetçiliği asla bir kültür meselesi olarak değil de ırk, kan meselesi olarak gören ve Dil, zihniyet, edebiyat ve emsali gibi kültür unsurları milliyet binasının ikinci derece malzemeleri olarak gören ve 'Bozkurt' isimli dergiyi de çıkaran fikir adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nihal Atsız
B
Peyami Safa
C
Reha Oğuz Türkkan
D
Rıza Nur
E
Nurettin Topçu
Açıklama:
Rıza Nur’a göre milliyet asla bir kültür meselesi değildir. Milliyet ırk, kan meselesidir. Dil, zihniyet, edebiyat ve emsali gibi kültür unsurları milliyet binasının ikinci derece malzemeleridir. Nur, millet ve milliyetçilik konusunda kanı yani ırkı ilk plana almaktadır.
Soru 30
Hümanist söylemin Türkiye’deki başlıca yayın organlarından biri olan dergi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadro
B
Kareket
C
Sebilü'r-Reşad
D
Hisar
E
Yücel
Açıklama:
Hümanist söylemin Türkiye’deki başlıca yayın organlarından biri olan Yücel dergisi, 1930’lu yılların ortalarından itibaren hümanist söylemin gündeme gelmesini sağlarken hümanizme bakışlarını da bir
tür ‘‘Neo-Hümanizm’’ adı altında oluşturacaktır
tür ‘‘Neo-Hümanizm’’ adı altında oluşturacaktır
Soru 31
Aşağıdakilerden hangileri Türk düşünce akımlarının özellikleri arasında yer alır?
1-Genellikle faydacı-araçsalcı bir yaklaşım söz konusudur
2-Çoğunda siyasi koşullanmışlık gözlemlenir
3-Çoğunluğunun temelinde siyasal kaygı ve endişeler vardır
4-Çoğunluğu Spekülatiftir
1-Genellikle faydacı-araçsalcı bir yaklaşım söz konusudur
2-Çoğunda siyasi koşullanmışlık gözlemlenir
3-Çoğunluğunun temelinde siyasal kaygı ve endişeler vardır
4-Çoğunluğu Spekülatiftir
Seçenekler
A
1 ve 2
B
2 ve 3
C
3 ve 4
D
1,2 ve3
E
2, 3 ve 4
Açıklama:
Türk düşünce dünyası üzerine değerlendirmeler yapan sosyal bilimcilerin çoğu, Türk aydın ve düşünürlerinin ağırlıklı olarak siyasal kaygı ve endişeler üzerine temellenmiş fikirlerin öne çıktığını vurgularlar. sıklıkla düşünce tarihimizde spekülatif veya daemonik düşüncenin yokluğuna ve mevcut düşünce üretiminin de siyasal koşullanmışlık temelli yalınkatlığına dikkat çekilir. Siyasal kaygıların damgasını vurduğu başka bir özellik ise dünya bilgisine yönelik acilci ve faydacı-araçsalcı yaklaşımdır. Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 32
Osmanlı devletinde batının gelişmişliği ile karşılaştığında çeşitli sorunlar yaşamaya başlamıştır. Sorunlar yapısal olsa da ilk olarak askeri alanda reformlar yapılmıştır. Aşağıdakilerden hangileri bu durumun nedenlerindendir?
Seçenekler
A
Devletin temel politikasının gaza olması
B
Çok geniş topraklarının olması
C
İç isyanların bu süreçte artması
D
Farklı etnik unsurlardan oluşması
E
Vergi sisteminin zayıf olması
Açıklama:
Osmanlı düzenini bir arada tutan harç olarak gaza politikasıydı. “Batı”, bu dönemde Osmanlı’ya her nasılsa üstün bir askeri teknoloji geliştirmiş Hristiyanlar olarak görünüyordu. Bundan dolayı ilk reformları askeri alanda yapıldığı görülmektedir. Doğru cevap A seçeneğinde verişmiştir.
Soru 33
Aşağıdaki değişimlerden hangisi Osmanlı devletinde gaza politikasının etkisiyle gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Matbaanın gelmesi
B
Askeri reformların yapılması
C
Tanzimat fermanının ilanı
D
Parona Halil İsyanı
E
Kanuni Esasinin ilanı
Açıklama:
Osmanlı düzenini bir arada tutan harç olarak gaza politikasıydı. “Batı”, bu dönemde Osmanlı’ya üstün bir askeri teknoloji geliştirmiş Hristiyanlar olarak görünmekteydi. Bundan dolayı gaza politikasının etkisi ile ilk reformlar askeri alanda yapılmıştır.
Soru 34
Saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırılması ile fiilen cumhuriyet rejimine geçilmesine rağmen cumhuriyet 1923 yılında ilan edilmiştir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşgal güçlerinin saltanatı istemesi
B
Saltanat ve halifeliğin aynı kişide olması
C
Ulusal desteğin yitirilme korkusu
D
Devletin ekonomik olarak güçsüz olması
E
Bürokrasinin modern olmaması
Açıklama:
Saltanat ve halifeliğin birbirlerinden ayrı görevler taşıyıp taşımadığı sorunu epey tartışıldı. Bu iki kurumun görevleri ve ikisini de ortadan kaldırma kararı, tamamen politik yoldan alındı. Halifeliğe önceleri dokunulmadı. Saltanat, 1 Kasım 1922’de kaldırıldı. Cumhuriyet yönetimi fiilen uygulanmaya başlanmış olmasına rağmen, açıkça telaffuz edilmiyordu. Çünkü mevcut kamu bilinci henüz bu olgunluğa ulaşamamıştı. Ulusal hareketin başarısını ve arkasındaki desteği yitirmeme kaygısı/zorunluluğu geçmişle olan bağların “koparılması”nı yavaşlatıyordu. DOğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
Soru 35
Cumhuriyet sistemi yasama gücünün halk egemenliğine dayalı bir sistemdir. Buna göre aşağıdaki gelişmelerden hangisi cumhuriyet rejiminin tam anlamıyla gerçekleştiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Saltanatın kaldırılması
B
Halifeliğin kaldırılması
C
Cumhuriyetin ilan edilmesi
D
1924 anayasasının kabul edilmesi
E
TBMM kurulması
Açıklama:
20 Nisan 1924’te yeni anayasayı kabul etti. Böylece yasama gücünün bölünmez halk egemenliğinin tek temsilcisi olduğu bir cumhuriyet yönetimi kurulmuş ve bir cumhuriyet devletinin kurulması işi tamamlanmış oldu. Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 36
.............. katı doktriner bir kavrama, ................. ise daha çok pratik düzeydeki bir anlayışa veya tarza tekabül etmektedir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Medeniyetçilik-Milliyetçilik
B
Kemalizm-Medeniyetçilik
C
Milliyetçilik-Atatürkçülük
D
Atatürkçülük-Medeniyetçilik
E
Kemalizm-Atatürkçülük
Açıklama:
Kemalizm katı doktriner bir kavrama, Atatürkçülük ise daha çok pratik düzeydeki bir anlayışa veya tarza tekabül etmektedir. Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 37
Kemalizm katı doktriner bir kavrama, Atatürkçülük ise daha çok pratik düzeydeki bir anlayışa veya tarza tekabül etmektedir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kemalizm'e örnek olarak verilebilir?
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kemalizm'e örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Hars ile medeniyet ayrımına gidilmemesi
B
Latin alfabesinin kabul edilmesi
C
Şapkanın kabul edilmesi
D
Tekke ve zaviyelerin kapatılması
E
Uluslararası takvimin kabul edilmesi
Açıklama:
Atatürkçülük pratik düzeyde bir anlayıştır. Medeniyet ve hars ayrımı ise ideolojik bir yaklaşım örneğidir. Doğru cevap A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 38
Türk hümanist hareketi "Neo-Hümanizm" adı altında topladığı görüşlerin temelinde Türkiye'nin yozlaşmaya uğramamış edebi dönemlerine dönerek oradan ilham alınarak hümanizmin geliştirilebileceğini öne sürmektedir. Bu görüşü benimseyen bir düşünürün okurlarına aşağıdaki sanatçılardan hangilerini önermesi beklenebilir?
1-Karacaoğlan
2-Yunus Emre
3-Kaşgarlı Mahmut
4-Fuzuli
1-Karacaoğlan
2-Yunus Emre
3-Kaşgarlı Mahmut
4-Fuzuli
Seçenekler
A
1 ve 2
B
2 ve 3
C
3 ve 4
D
1, 2 ve 3
E
2, 3 ve 4
Açıklama:
Fuzuli Arapça ve Farsça eserler veren bir sanatçıdır. Diğerleri ise öz Türkçe eserler verdiklerinden yozlaşmamış sayılacağından Türk hümanist yaklaşıma daha uygundur. Doğru cevap D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Türkçülük-Turancılık düşüncesi ile uyumlu değildir?
Seçenekler
A
Ortak soy
B
Ortak dil
C
Ortak din
D
Ortak ülkü
E
Ortak adet
Açıklama:
Türkçülük-Turancılık düşünce akımı etnik milliyetçiliğe dayalıdır. Bundan dolayı ortak soy, dil, ülkü ve adet temel kavramları üzerinde durulur. Doğru cevap C seçeneğinde verilmişitir.
Soru 40
Aşağıdaki isimlerden hangisi Nihal Atsız ile aynı düşünce akımında yer alır?
Seçenekler
A
Sabahattin Ali
B
Peyami Safa
C
Ahmet Hamdi Tanpınar
D
Melih Cevdet Anday
E
Rıza Nur
Açıklama:
Nihal Atsız Türkçü-Turancı düşünce akımının kurucularından olup, Rıza Nur ve Reha Oğuz Türkkan gibi isimler ise hareketin önemli isimlerindendir. Doğru cevap E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 41
Ünlü tarihçi Suraiya Faroqhi, 18. yüzyılın başlarındaki ..................(1718-1730) Osmanlı tarihinde üst sınıfların geniş kesimlerinin Avrupa ile kültürel temas kurmaya ilgi duyduğu ilk dönem olarak işaret etmektedir.
yukarıdaki boş yere gelecek uygun kelime aşağıdakilerden hangisidir?
yukarıdaki boş yere gelecek uygun kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lale Devri
B
Yükseliş dönemi
C
Duraklama dönemi
D
Çöküş dönemi
E
Fetret devri
Açıklama:
Ünlü tarihçi Suraiya Faroqhi, 18. yüzyılın başlarındaki Lale Devrini (1718-1730) Osmanlı tarihinde üst sınıfların geniş kesimlerinin Avrupa ile kültürel temas kurmaya ilgi duyduğu ilk dönem olarak işaret etmektedir.
Soru 42
Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılını üç farklı bütünleşme stratejisi etrafında yapılabilecek bir dönemleştirme çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden biridir?
Seçenekler
A
Batıcılık
B
Osmanlıcılık
C
Doğuculuk
D
Kapitalist
E
Komünist
Açıklama:
Devletin varlığının devamı ve kurtuluşu için önerilen Osmanlıcılık, İslâmcılık, Türkçülük gibi politikalar ve bunlar aracılığıyla yürütülmeye çalışılan modernleşme çabaları devleti kurtarmak yerine imparatorluğun batırılmasıyla sonuçlandı.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Mutlakiyet ve Meşrutiyetten Cumhuriyete geçiş sürecinde toplumsal, kültürel ve düşünsel uygulamalardan biri olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Hilafetin saltanattan ayrılarak saltanatın kaldırılması
B
Tekke ve zaviyelerin, ziyaret maksadıyla türbelerin kapatılması
C
Partilerin kapatılması
D
Uluslararası takvimin kabulü
E
İsviçre Medeni Kanunu üzerine kurulu Türk Medeni Kanunu’nun kabulü
Açıklama:
Mutlakiyet ve Meşrutiyetten Cumhuriyete geçiş sürecinde toplumsal, kültürel ve düşünsel kimi uygulama ve sonuçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: Hilafetin saltanattan ayrılarak saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922), Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923), Halifeliğin, Şer’iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırılması ve eğitimin devletin birliğini sağladığı bir alan olarak tanımlanması (3 Mart 1924), Tekke ve zaviyelerin, ziyaret maksadıyla türbelerin kapatılması (2 Eylül 1925), Uluslararası takvimin kabulü (26 Aralık 1925), İsviçre Medeni Kanunu üzerine kurulu Türk Medeni Kanunu’nun kabulü (17 Şubat 1926) vb.
Partilerin kapatılması
Partilerin kapatılması
Soru 44
Milliyetçilik ve medeniyetçilik,.................iki aslî öğesi kabul edilmektedir.
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangi kavram gelmelidir?
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
Atatürkçülük
B
Laiklik
C
Devrimcilik
D
Kemalizmin
E
Halkçılık
Açıklama:
Milliyetçilik ve medeniyetçilik, Kemalizmin iki aslî öğesi kabul edilmektedir.
Soru 45
II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük düşüncesini ideoloji haline getiren en önemli düşünürlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Namık Kemal
B
Ahmet Rıza
C
Nurullah Ataç
D
Yahya Kemal
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Ziya Gökalp, II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük düşüncesini ideoloji haline getiren en önemli düşünürlerden biridir.
Soru 46
Batı karşısında nasıl bir tutum alınacağı erken Cumhuriyet döneminde dikkat çekici düşünce eğilimlerinin uç vermesine yol açmıştır. Bunların önde gelenlerinden biri ise Mavi Anadoluculuk olarak adlandırılan eğilimdir. Aşağıdakilerden hangisini bu eğilimin önde gelen figürleri arasında sayamayız?
Seçenekler
A
Mehmet Akif Ersoy
B
Cevat Şakir Kabaağaçlı
C
Melih Cevdet Anday,
D
Vedat Günyol,
E
Orhan Burian,
Açıklama:
Bu akımın önde gelen figürleri arasında Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu’nu sayabiliriz. Ayrıca Bedri Rahmi Eyüboğlu, Adalet Cimcoz, Melih Cevdet Anday, Vedat Günyol, Orhan Burian, Mina Urgan, Nurullah Ataç gibi birçok kişi de bugruba dâhil isimler arasında sayılabilir.
Mehmet Akif Ersoy
Mehmet Akif Ersoy
Soru 47
Entelektüel kişiliğiyle edebiyat dünyasında önemli izler bırakan Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), eserlerinde ................... vurgusunu hep taşımış ve Anadolu’nun medeniyetler beşiği olduğunu dirayetle savunmuştur.
yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardam hangisi gelmelidir?
yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardam hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Anadolu Hümanizmi
C
Dışavurum
D
Romantizm
E
Realizm
Açıklama:
Entelektüel kişiliğiyle edebiyat dünyasında önemli izler bırakan Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), eserlerinde Anadolu Hümanizmi vurgusunu hep taşımış ve Anadolu’nun medeniyetler beşiği olduğunu dirayetle savunmuştur.
Soru 48
Türk- İslam sentezi temelli muhafazakâr milliyetçilik kitlelere ulaşma fırsatı bulmuş ve siyasi bir görüş olarak ortaya çıkma hazırlıklarına başlamıştır. Bunun gerçekleşmesinde aşağıdakilerden hangi edebiyatçının rolü büyüktür?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Necip Fazıl Kısakürek
D
Yahya Kemal Beyatlı
E
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek ve onun Büyük Doğu dergisi
Soru 49
İstanbul’un fethi, Osmanlı tarihi ve inkılâplara yönelik çalışmalar yapmış önemli bir isimdir. Osmanlı tarih ve kültürüyle Cumhuriyet arasında köprü kurma misyonuyla kültürel muhafazakârlıkta bir idol olarak değerlendirilmiştir. Milliyetçi-muhafazakâr çevreler üzerinde etkisi olan ve özellikle Fransız milliyetçiliğine olan hayranlığı ile de dikkat çekmektedir.
yukarıda özellikleri verilen erken dönem muhafazakâr edebiyatçımız aşağıdakilerden hangisidir?
yukarıda özellikleri verilen erken dönem muhafazakâr edebiyatçımız aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mehmet Akif Ersoy
B
Mustafa Şekip Tunç
C
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
D
Yahya Kemal Beyatlı
E
Peyami Safa
Açıklama:
Erken dönem muhafazakârları arasında yer alan Yahya Kemal Beyatlı, İstanbul’un fethine oradan da Osmanlı tarihine yönelik çalışmaları, inkılâplar ve Mustafa Kemal ile ilişkisi açısından önemli bir isimdir. Yahya Kemal, Osmanlı tarih ve kültürüyle Cumhuriyet arasında köprü kurma misyonuyla kültürel muhafazakârlıkta bir idol olarak değerlendirilmiştir. Milliyetçi-muhafazakâr çevreler üzerinde etkisi olan Beyatlı, özellikle Fransız milliyetçiliğine olan hayranlığı ile dikkat çekmektedir.
Soru 50
........................göre Türkçülük, Türk ülküsü, yani Türklerin her alanda her milletten üstün olması düşüncesidir. Turancılık ise, yeryüzündeki bütün Türklerin geçmişte olduğu gibi tek devlet halinde birleşmesidir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Remzi Oğuz Arık
B
Nurettin Topçu
C
Rıza Nur
D
Reha Oğuz Türkkan
E
Hüseyin Nihal Atsız
Açıklama:
Hüseyin Nihal Atsız’a göre Türkçülük, Türk ülküsü, yani Türklerin her alanda her milletten üstün olması düşüncesidir. Turancılık ise, yeryüzündeki bütün Türklerin geçmişte olduğu gibi tek devlet halinde birleşmesidir.
Ünite 8
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi çok partili hayata geçişin dinamiklerinden biri sayılamaz?
Seçenekler
A
Savaş koşulları nedeniyle
savunma harcamalarında yaşanan artış
savunma harcamalarında yaşanan artış
B
Bazı temel ihtiyaç mallarının yokluğu
C
Hayat pahalılığı
D
Harp zenginleri sınıfının ortaya çıkması
E
Batıya karşı güvenin azalması
Açıklama:
Türkiye, 1939-1945 yılları arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış olsa da savaşın ekonomik ve siyasi alandaki olumsuz etkilerini dramatik
bir biçimde hissetmiştir. Savaş koşulları nedeniyle savunma harcamalarında yaşanan artış, bazı temel ihtiyaç mallarının yokluğu ve hayat pahalılığı gibi etkenler, yurttaşları oldukça olumsuz biçimde etkilemiştir. Bu sorunları aşmak için birçok önlem
alınmış olsa da savaşın yıkıcılığı karşısında bunlar etkili olmamıştır. “Harp zenginleri” adı verilen yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır. u olumsuz koşullarda, yurttaşlar ve harp zenginleri
arasında tek parti yönetimine yönelik hoşnutsuzluk artmış ve bu hoşnutsuzluk çok partili hayata geçişin iç dinamiğini oluşturmuştur.
Batıya karşı güvenin azalması
bir biçimde hissetmiştir. Savaş koşulları nedeniyle savunma harcamalarında yaşanan artış, bazı temel ihtiyaç mallarının yokluğu ve hayat pahalılığı gibi etkenler, yurttaşları oldukça olumsuz biçimde etkilemiştir. Bu sorunları aşmak için birçok önlem
alınmış olsa da savaşın yıkıcılığı karşısında bunlar etkili olmamıştır. “Harp zenginleri” adı verilen yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır. u olumsuz koşullarda, yurttaşlar ve harp zenginleri
arasında tek parti yönetimine yönelik hoşnutsuzluk artmış ve bu hoşnutsuzluk çok partili hayata geçişin iç dinamiğini oluşturmuştur.
Batıya karşı güvenin azalması
Soru 2
1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda
önemli bir yer tutmaktadır. Aşağıdaki isimlerden hangisi bu takriri verenler arasında değildir?
önemli bir yer tutmaktadır. Aşağıdaki isimlerden hangisi bu takriri verenler arasında değildir?
Seçenekler
A
Celal Bayar
B
Refik Koraltan
C
Cemal Gürsel
D
Adnan Menderes
E
Fuat Köprülü
Açıklama:
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran
1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda
önemli bir yer tutmaktadır.
Cemal Gürsel
1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda
önemli bir yer tutmaktadır.
Cemal Gürsel
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi 1960 ihtilalini hazırlayan şartlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Modernleşme sürecinde dini eksenli politik bir söylemin yükselişi
B
DP'nin özellikle kentli grupların desteğini kaybetmeye başlaması
C
DP’nin muhalif kesimlere, basın ve üniversitelere yönelik
olumsuz tutumu
olumsuz tutumu
D
Ordu ve bürokrasinin itildiği konumdan rahatsızlığı
E
Batı'nın kendine yakın güçleri iktidara getirme arzusu
Açıklama:
Kırsal kesim ve küçük kentler bir yandan modernleşme sürecinden etkilenip dönüşürken öte yandan siyasal bakımdan dinî eksenli politik söylemin de yükselişi söz konusudur. DP, başlangıçta siyasi desteğini ve rızasını aldığı özellikle kentli grupların desteğini kaybetmeye başladı. DP’nin muhalif kesimlere, basın ve üniversitelere yönelik
olumsuz tutumu bu partiye verilen desteği zayıflatan temel nedenlerdendir. Ordu ve bürokrasi de itildiği konumdan rahatsızdı.
Batı'nın kendine yakın güçleri iktidara getirme arzusu
olumsuz tutumu bu partiye verilen desteği zayıflatan temel nedenlerdendir. Ordu ve bürokrasi de itildiği konumdan rahatsızdı.
Batı'nın kendine yakın güçleri iktidara getirme arzusu
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi 1965’te iktidara gelen AP'nin etkili olmasını sağlayan uygulamalarından birisi değildir?
Seçenekler
A
İktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etmiştir.
B
İthal ikameci sanayileşme politikaları yoluyla
hızla genişleyen bir iç pazar yaratmıştır.
hızla genişleyen bir iç pazar yaratmıştır.
C
Toprak reformu yapmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur.
D
Arzı emebilecek bir ücret artışının gerçekleştirerek kentli sınıfların
düzene umutla bakmalarını sağlamıştır.
düzene umutla bakmalarını sağlamıştır.
E
Montaj sanayisinde üretilen beyaz ev eşyası gibi ürünler gündelik yaşamı etkilemiştir.
Açıklama:
AP iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etti. Öte yandan, 60’lı yıllarda izlenen ithal ikameci sanayileşme politikaları yoluyla hızla genişleyen bir iç pazar ve bu arzı emebilecekbir ücret artışının gerçekleşmesi kentli sınıfların
düzene umutla bakmalarını sağlıyordu. Bu dönemde montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı.
Toprak reformu yapmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur.
düzene umutla bakmalarını sağlıyordu. Bu dönemde montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı.
Toprak reformu yapmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir'i veren 4 kişiden birisi değildir?
Seçenekler
A
Fuad Köprülü
B
Andan Menderes
C
Refik Koraltan
D
Celal Bayar
E
Hasan Polatkan
Açıklama:
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, “yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri” istenmiştir.
Soru 6
1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başaran parti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adalet Partisi
B
CHP
C
Millet Partisi
D
Türkiye İşçi Partisi
E
Yeni Türkiye Partisi
Açıklama:
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir çekim merkezi hâline gelmiştir.
Soru 7
Kapatılan DP mirasını devralan Adalet Partisi (AP) .............. yılında iktidara geldi. AP geçmiş dönemde DP’nin tersine iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etti.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
1961
B
1963
C
1965
D
1967
E
1969
Açıklama:
Kapatılan DP mirasını devralan Adalet Partisi (AP) 1965’te iktidara geldi. AP geçmiş dönemde DP’nin tersine iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etti.
Soru 8
Kamuoyunda 24 Ocak kararları olarak adlandırılan ve bir takım ekonomik gelişmeleri ihtiva eden kararlar hangi yılda alınmıştır?
Seçenekler
A
1961
B
1971
C
1980
D
1997
E
2007
Açıklama:
Kamuoyunda 24 Ocak kararları olarak adlandırılan kararlar 24 Ocak 1980 tarihinde alınmıştır.
Soru 9
2001 Şubatında Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşanmasının ardından ............ ................. ve ............... oluşan koalisyon hükümeti IMF yönlendiriciliğinde hazırlanan ve dalgalı döviz kuru ve sıkı mali politikalarına dayalı bir dizi ekonomik önlemi devreye soktu. Bu sıkı ekonomik politikaların yönetimi parlamento dışından bir teknokrata yani Kemal Derviş’e bırakıldı.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
DSP, MHP ve ANAP
B
DYP, MHP ve ANAP
C
CHP, DSP ve DYP
D
DYP, CHP ve MHP
E
Ak Parti, DYP ve DSP
Açıklama:
2001 krizi sırasında iktidarda üçlü koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP vardı.
Soru 10
27 Mayıs’tan sonra sosyalist solda üç ana akım belirmiştir. Bunlar hangileridir?
Seçenekler
A
Yön-Devrim Hareketi, Millî Demokratik Devrim akım ve Komünist Akım
B
Türkiye İşçi Partisi, Yön-Devrim Hareketi ve Millî Demokratik Devrim akımı
C
Türkiye İşçi Partisi, Yön-Devrim Hareketi ve Komünist Hareket
D
Türkiye İşçi Partisi, Millî Demokratik Devrim akımı ve Komünist Hareket
E
Türkiye İşçi Partisi, Millî Demokratik Devrim akımı ve Sosyalist Hareket
Açıklama:
27 Mayıs’tan sonra sosyalist solda üç ana akım belirdi. Bunlardan birincisi Türkiye İşçi Partisi, ikincisi YönDevrim Hareketi ve üçüncüsü de Millî Demokratik Devrim akımıydı.
Soru 11
Yön dergisi hangi görüşe yönelik yayınlar yapmıştır?
Seçenekler
A
Sağcı
B
Solcu
C
Milliyetçi
D
Muhafazakar
E
Devletçi
Açıklama:
Çok partili yaşama geçişten 1960’lı yıllara değin öne çıkan düşünsel eğilimler söz konusu olduğunda özellikle öne çıkan önemli bir eğilim olarak Kemalizmin sol olarak tarif edilen yanını görüyoruz. Esas olarak Yön ve Devrim dergileri etrafında ve ağırlıklı olarak Doğan Avcıoğlu’nun öncülüğünde ortaya çıkan bir politik ve entelektüel hareket söz konusudur.
Soru 12
27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön, bazı radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden, sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu.
Aşağıdakilerden hangisi bu eğilime sahip birisi değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu eğilime sahip birisi değildir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
İlhan Selçuk
C
Mümtaz Soysal
D
Osman Bölükbaşı
E
Cemal Eyüboğlu
Açıklama:
27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön, Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden, sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu.
D seçeneğinde verilen Osman Bölükbaşı ise milliyetçi bir dünya görüşüne sahipti.
D seçeneğinde verilen Osman Bölükbaşı ise milliyetçi bir dünya görüşüne sahipti.
Soru 13
1938-1983 yılları arasında yaşamıştır. Memleketi Kırşehir’de bir ulema ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Kırşehir’deki Ahi tekkesinin son şeyhi olan dedesi Hacı Hafızoğlu’ndan ve babasından çok etkilenen yazar, ailenin İslami ilim ve manevi havası içinde yetişmiş, Taberi tarihini ezberlemiş ve Osmanlıca öğrenmiştir. Üniversite eğitimi sırasında Mümtaz Turhan’ın tavsiyesiyle sosyal psikolojiye yönelmiş ve onun asistanı olmuştur. Türk Kültürü ve Milliyetçilik (1975) adlı eseri yetmişli yılların en etkili kitaplarından biri olmuştur.
Hakkında bilgi verilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Hakkında bilgi verilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Osman Bölükbaşı
B
Alparslan Türkeş
C
Erol Güngör
D
Osman Yüksel Serdengeçti
E
Ahmet Kabaklı
Açıklama:
Hakkında bilgi verilen kişi Erol Güngör'dür.
Soru 14
Aşağıdaki partilerden hangisi Milliyetçi Hareket Partisi'nin öncülüdür?
Seçenekler
A
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi
B
Yeni Türkiye Partisi
C
Muhafazakar milliyetçi parti
D
Adalet Partisi
E
Demokrat Parti
Açıklama:
Bir akım, bir düşünce eğilimi olmasına rağmen milliyetçiliği adıyla ve sıfatıyla bu akım veya düşünceyi temsil eden bir siyasi parti 1960’ların sonlarına değin yoktu. Sonradan Milliyetçi Hareket Partisi adını alacak olan Cumhuriyetçi Köylü Millet Parti (CKMP) tabanı daha çok Orta ve Doğu Anadolu’da olan muhafazakâr ve sağ popülist bir partiydi. Soğuk savaş atmosferinde merkez sağın yanında taşralı, milliyetçi-muhafazakâr seçmene hitap eden bir özelliğe sahipti.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi 1960'lı yılların düşünce dünyasını belirleyen etkenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Sendikalaşma ve grevlerin hızla artması
B
Ülke ekonomisinin küçük üreticilere dayalı olması
C
Öğrenci gençliğinin büyük oranda taşradan gelmesi
D
Sola duyulan tepkinin bir kesimce dini ve milliyetçi örgütlenmelerle sergilenmeye başlanması
E
Serbest piyasa anlayışının ülkeye hâkim olmaya başlaması
Açıklama:
1960’lar sendikalaşmanın ve grevlerin hızla arttığı yıllar oldu.
Öte yandan, ülke ekonomisi hâlâ küçük üreticilere
dayanıyordu. Öğrenci gençliğin büyük bir
kısmını artık taşradan gelenler oluşturuyordu. Öğrencilerin büyük bir kısmı, sol söylemi geleneksel öğelerle bezerken, bir kısmı da modern yaşamın çelişkilerine
ve yükselen sola duydukları tepkiyi milliyetçi veya
dini politik tutum ve örgütlenmeler aracılığıyla ifade ediyordu. Türkiye’de dönüşümün
ruhunu ifade eden şey serbest piyasanın “görünmez elinin” toplumsal ilişkilerin her alanına serbestçe uzanarak önündeki engelleri yıkması ve siyasal,
ideolojik ve kültürel alanın bu doğrultuda yeniden
yapılandırılması 1980 sonrasıdır.
Serbest piyasa anlayışının ülkeye hâkim olmaya başlaması
Öte yandan, ülke ekonomisi hâlâ küçük üreticilere
dayanıyordu. Öğrenci gençliğin büyük bir
kısmını artık taşradan gelenler oluşturuyordu. Öğrencilerin büyük bir kısmı, sol söylemi geleneksel öğelerle bezerken, bir kısmı da modern yaşamın çelişkilerine
ve yükselen sola duydukları tepkiyi milliyetçi veya
dini politik tutum ve örgütlenmeler aracılığıyla ifade ediyordu. Türkiye’de dönüşümün
ruhunu ifade eden şey serbest piyasanın “görünmez elinin” toplumsal ilişkilerin her alanına serbestçe uzanarak önündeki engelleri yıkması ve siyasal,
ideolojik ve kültürel alanın bu doğrultuda yeniden
yapılandırılması 1980 sonrasıdır.
Serbest piyasa anlayışının ülkeye hâkim olmaya başlaması
Soru 16
1980 ile 2002 arasında Türkiye ekonomisinin genel eğilimleri arasında aşağıdakilerden hangisi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
İthal ikamesi temelindeki birikim mekanizmaları yerini spekülatif sermaye
akışlarına bırakmıştır.
akışlarına bırakmıştır.
B
Bu tarihsel aralıkta, kamunun sanayi yatırımları önemli
ölçüde artırılmaya çalışılmıştır.
ölçüde artırılmaya çalışılmıştır.
C
Bu geçiş sürecinin altyapısı iç ve dış borçlanmayla karşılanmaya çalışılmıştır.
D
Mevcut kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
E
İhracat teşvik edilerek turizm bankacılık, inşaat gibi alanlardaki yatırımlara ağırlık verilmiştir.
Açıklama:
Bu tarihsel aralıkta, kamunun sanayi yatırımları önemli
ölçüde azalırken, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren
mevcut kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
Bu tarihsel aralıkta, kamunun sanayi yatırımları önemli
ölçüde artırılmaya çalışılmıştır, ifadesi doğru değildir; tam tersi olmuştur.
ölçüde azalırken, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren
mevcut kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
Bu tarihsel aralıkta, kamunun sanayi yatırımları önemli
ölçüde artırılmaya çalışılmıştır, ifadesi doğru değildir; tam tersi olmuştur.
Soru 17
Sol Kemalist düşünce içinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Liberalleşme arzusu
B
Çağdaşlaşma istekleri
C
Kalkınmayı savunma
D
Antiemperyalizme benimseme
E
Bağımsızlık vurgusu
Açıklama:
Çağdaşlaşma, kalkınma, bağımsızlık ve antiemperyalizm kavramları ekseninde gelişen sol Kemalizm, 1930’lardaki Kadro hareketinden sonra, bu kez 1960’larda, yeni koşullar altında ve bu koşullar ile uyumlu yeni tezlerle birlikte, Yön-Devrim hareketi içinde yeniden ortaya çıkmıştır.
Liberalleşme arzusu
Liberalleşme arzusu
Soru 18
Yöncüler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Yukarıdan devrim perspektifine sahip küçük burjuva radikalleri olarak tanımlanabilirler.
B
Her ne olursa olsun seçimle iktidara gelmek gerektiği görüşünü savunmuşlardır.
C
Toplumun “zinde kuvvetler”i toplumsal devrimi gerçekleştirirken aydınlardan, işçilerden, millî sanayicilerden destek göreceklerini düşünürler.
D
Sosyal adalet içinde hızlı kalkınma fikrini sloganlaştırmışlardır.
E
CHP’den de umut kesmelerinden sonra darbeci bir yöne savrulmuşlardır.
Açıklama:
Yön’ün politik konumu kabaca yukarıdan devrim
perspektifine sahip küçük burjuva radikalizmi olarak tanımlanabilir. Yöncülere göre toplumun “zinde kuvvetler”i toplumsal devrimi gerçekleştirirken, aydınlardan, üniversitelilerden, işçilerden, şehirli orta tabakalardan, köylülerden ve iç pazar üzerindeki
çıkarları emperyalizmle çatışan millî sanayicilerden destek görecektir. Yöncülerin başlangıçta etkilemeye çalıştıkları odaklar CHP, bürokratlar ve ordu çevreleridir. Sloganları “sosyal adalet içinde hızlı kalkınma”, “gerçek demokrasi”, “köklü reformlar” vb. idi.
Fakat beklentilerinin gerçekleşmemesi daha radikal bir stratejiye yönelmelerine ve CHP’den de umut kesmelerinden sonra darbeci bir yöne savrulmuşlardır.
Her ne olursa olsun seçimle iktidara gelmek gerektiği görüşünü savunmuşlardır.
perspektifine sahip küçük burjuva radikalizmi olarak tanımlanabilir. Yöncülere göre toplumun “zinde kuvvetler”i toplumsal devrimi gerçekleştirirken, aydınlardan, üniversitelilerden, işçilerden, şehirli orta tabakalardan, köylülerden ve iç pazar üzerindeki
çıkarları emperyalizmle çatışan millî sanayicilerden destek görecektir. Yöncülerin başlangıçta etkilemeye çalıştıkları odaklar CHP, bürokratlar ve ordu çevreleridir. Sloganları “sosyal adalet içinde hızlı kalkınma”, “gerçek demokrasi”, “köklü reformlar” vb. idi.
Fakat beklentilerinin gerçekleşmemesi daha radikal bir stratejiye yönelmelerine ve CHP’den de umut kesmelerinden sonra darbeci bir yöne savrulmuşlardır.
Her ne olursa olsun seçimle iktidara gelmek gerektiği görüşünü savunmuşlardır.
Soru 19
- Millî Korunma Kanunu
- Vergi Usul Kanunu
- Tüketici Hakları Kanunu
- Varlık Vergisi Kanunu
- Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu
Seçenekler
A
I, II, IV, V
B
I, IV, V
C
IV ve V
D
I, II, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Refik Saydam ve Şükrü Saraçoğlu Hükümetleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında ekonomik sorunlara çözüm bulmak amacıyla Millî Korunma Kanunu, Varlık Vergisi Kanunu, Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu’nu çıkarmışlardır. Bu düzenlemeler günümüzde de çok tartışılmaktadır.
Soru 20
Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yeri olan Dörtlü Takrir önergesini veren kişiler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Adnan Menderes
B
Fuad Köprülü
C
Refik Koraltan
D
Şükrü Saraçoğlu
E
Celal Bayar
Açıklama:
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, "yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri" istenmiştir.
Soru 21
Adalet Partisi hangi yılda iktidara gelmiştir?
Seçenekler
A
1945
B
1961
C
1965
D
1968
E
1971
Açıklama:
Kapatılan Demokrat Parti'nin mirasını devralan Adalet Partisi (AP) 1965’te iktidara gelmiştir.
Soru 22
Hangisi Adalet Partisi döneminin benimsediği politikalar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İhracata dayalı bir büyüme anlayışı benimsenmiştir.
B
İlk kez bir sosyalist parti Meclis’e girmiştir.
C
Montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başlamıştır.
D
Sağ ve sol eğilimli birçok parti kurulmuş ve ideolojik eksenli yayınların sayısı hızla artmıştır.
E
Ekonomi büyük ölçüde devlet müdahalesini içeren biçimde bir sanayileşme politikası üzerine temellendirilmiştir.
Açıklama:
Kapatılan Demokrat Parti'nin (DP) mirasını devralan Adalet Partisi (AP) 1965’te iktidara geldi. AP geçmiş dönemde DP’nin tersine iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dahil etti. Öte yandan, 60’lı yıllarda izlenen ithal ikameci sanayileşme politikaları yoluyla hızla genişleyen bir iç pazar ve bu arzı emebilecek bir ücret artışının gerçekleşmesi kentli sınıfların düzene umutla bakmalarını sağlıyordu. Bu dönemde montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı. Bu dönemde toplumsal, ekonomik ve kültürel alanların uyumlu bir bütün oluşturdukları görülmektedir. Ekonomi büyük ölçüde devlet müdahalesini içeren biçimde bir sanayileşme politikası üzerine temellendirilmiştir. Sağ ve sol eğilimli birçok parti kurulmuş, ilk kez bir sosyalist parti Meclis’e girmiş, ideolojik eksenli yayınların sayısı hızla artmıştı.
Soru 23
- Spekülatif sermaye akışlarına, ihracat teşviklerine, turizm bankacılık, inşaat gibi alanlardaki yatırımlara bel bağlayan bir sermaye birikim rejimi benimsenmiştir.
- Dönemin altyapısı iç ve dış borçlanmayla, özelleştirme geliri ve uluslararası finans kuruluşlarından alınan kredilerle kurulmaya çalışılmıştır.
- Kamunun sanayi yatırımları önemli ölçüde azalmıştır.
- İthal ikamesine dayalı bir sanayileşme rejimi benimsenmiştir.
- Özellikle 1990’lı yıllardan itibaren mevcut kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
Seçenekler
A
II, IV, V
B
II, III, V
C
I, III, IV
D
I, II, III, IV, V
E
I, II, III, V
Açıklama:
1980 ile 2002 arasında Türkiye ekonomisinin genel eğilimleri şu şekilde özetlenebilir:
- İthal ikamesi temelindeki birikim mekanizmaları yerini spekülatif sermaye akışlarına, ihracat teşviklerine, turizm bankacılık, inşaat gibi alanlardaki yatırımlara bel bağlayan bir sermaye birikim rejimine bırakmıştır.
- Bu geçiş sürecinin altyapısı iç ve dış borçlanmayla, 1990’ların ortalarında yapılan özelleştirme geliri ve uluslararası finans kuruluşlarından alınan kredilerle kurulmaya çalışılmış ve bu sayede ekonominin kırılganlığı ve sıcak para akışlarına bağımlılığı artmıştır.
- Bu tarihsel aralıkta, kamunun sanayi yatırımları önemli ölçüde azalırken, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren mevcut kamu iktisadi teşekküllerinin özelleştirilmesi yoluna gidilmiştir.
Soru 24
Hangi seçenekte 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra sosyalist solda beliren üç ana akım bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yön Devrim Hareketi - Millî Demokratik Devrim - Kadro Hareketi
B
Türkiye İşçi Partisi - Yön Devrim Hareketi - Milli Görüş Hareketi
C
Türkiye İşçi Partisi - Yön Devrim Hareketi - Kadro Hareketi
D
Türkiye İşçi Partisi - Yön Devrim Hareketi - Millî Demokratik Devrim
E
Millî Demokratik Devrim - Milli Görüş Hareketi - Kadro Hareketi
Açıklama:
27 Mayıs 1960 Darbesin'den sonra sosyalist solda üç ana akım belirdi. Bunlardan birincisi Türkiye İşçi Partisi, ikincisi Yön Devrim Hareketi ve üçüncüsü de Millî Demokratik Devrim akımıydı.
Soru 25
Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismi olan Yön Dergisi başyazarı kimdir?
Seçenekler
A
Mümtaz Soysal
B
İlhan Selçuk
C
Doğan Avcıoğlu
D
Sadun Aren
E
Mihri Belli
Açıklama:
Doğan Avcıoğlu, Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer almış; 27 Mayıs sonrasında İsmet İnönü kontenjanından Kurucu Meclis’e girmiştir. Bir yandan 1961 Anayasası’nın ortaya çıkardığı siyasi iklimin elverişli koşullarında Cemal Reşit Eyüboğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve İlhan Selçuk ile birlikte Yön dergisini çıkarmıştır. İlk sayısı 20 Aralık 1961’de yayımlanan Yön’ün çıkış bildirgesi geniş yankılar uyandırdı. Avcıoğlu’nun başyazarı olduğu Yön, yayın hayatında kaldığı beş buçuk yıllık dönem boyunca Türkiye’nin bütün temel sorunlarını tartışmaya açtığı gibi, Türkiye’nin belli, başlı tabularının yıkılmasında cesur ve öncü bir rol oynadı.
Soru 26
Millî Demokratik Devrim akımının kuramcısı kimdir?
Seçenekler
A
Mihri Belli
B
Mehmet Ali Aybar
C
Erol Güngör
D
İlhan Selçuk
E
Turan Güneş
Açıklama:
Mihri Belli, Türkiye sosyalist hareketinin belirgin simalarından birisi; solda 1960’lara kadar damgasını vuran aşamacı devrim fikrinin Doğuculuk, millicilik, cuntacılık ve koyu bir Kemalizm ile kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim çizgisinin kuramcısıdır.
Soru 27
İslamcılık ile milliyetçilik, milliyetçilik ile muhafazakârlık, muhafazakârlık ile İslamcılık arasındaki yumuşak geçişlere imkan tanıyan iletişim kanallarını, dili ve grameri temsil eden yazar kimdir?
Seçenekler
A
Erol Güngör
B
Necip Fazıl Kısakürek
C
İsmet Özel
D
Şerif Mardin
E
Fethi Naci
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek, Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli "geçiş figürü"dür. İslamcılık ile milliyetçilik, milliyetçilik ile muhafazakârlık, muhafazakârlık ile İslamcılık; deyim yerindeyse onun aracılığıyla birbirleriyle konuşup anlaşırlar. Türk sağındaki en önemli ideolojik ve siyasal konumları teşkil eden bu üç yaklaşım da ya Kısakürek’in eserlerinde dile gelen düşüncelerle söze başlarlar ya da onlarla lafı bağlamaya özen gösterirler. Bu açıdan Kısakürek’in siyasi görüşleri, bu üç konum arasındaki "yumuşak" geçişlere imkan tanıyan iletişim kanallarını, "dil"i ve "gramer"i temin ve temsil eder.
Soru 28
Hangisi 1960 yılına kadar olan zaman diliminde yayın hayatına başlayan milliyetçi yayınlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Hareket
B
Özleyiş
C
Kızılelma
D
Düven
E
Ant
Açıklama:
1960 yılına kadar olan zaman dilimi ayrıca milliyetçi yayınlar için de oldukça bereketli geçmiştir. Zira Hareket, Özleyiş, Altınışık, Millî Birlik, Kürşad, Serdengeçti, Kızılelma, Düven gibi Türkçü yayınlar bu dönemde yayın hayatlarına başlamışlardır.
Soru 29
Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili sisteme geçilmeden önce iktidarda olan tek parti hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Halk Fırkası
B
Demokrat Parti
C
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
D
Serbest Cumhuriyet Fırkası
E
Adalet Partisi
Açıklama:
Çok partili hayata geçiş için girişimlerde bulunmuş olan Mustafa Kemal Atatürk, öncelikle Cumhuriyet Halk Fırkası’nın kuruluşuna öncülük yapmıştır. Yine Atatürk’ün yaşadığı dönemde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin dışında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Ancak bu son iki partinin çeşitli siyasal meseleler yüzünden kısa sürede kapatılmış olması nedeniyle Atatürk’ün yaşadığı dönemde çok partili hayata geçiş sağlanamamıştır.
Soru 30
I- Celal Bayar
II- Fuad Köprülü
III- Adnan Menderes
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Demokrat Parti'nin kurucuları arasındadır?
II- Fuad Köprülü
III- Adnan Menderes
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Demokrat Parti'nin kurucuları arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, “yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri” istenmiştir.
Soru 31
Hangi darbe sonrasında Demokrat Parti hükümetten indirilmiştir?
Seçenekler
A
27 Mayıs
B
12 Mart
C
12 Eylül
D
28 Şubat
E
23 Ocak
Açıklama:
27 Mayıs 1960 darbesi ile DP hükümetten düşürülmüştür. 27 Mayıs darbesi ve kurduğu rejim, Türkiye siyasal hayatında kalıcı izler ve etkiler bırakmasının yanı sıra gelecek on yıllarda varlığını sürdürecek yeni kurumlar ve bir de anayasa yaratmıştır.
Soru 32
Demokrat Parti'nin mirasçısı olarak görülen Adalet Partisi hangi yıl iktidara gelmiştir?
Seçenekler
A
1965
B
1961
C
1968
D
1972
E
1974
Açıklama:
Kapatılan DP mirasını devralan Adalet Partisi (AP) 1965’te iktidara geldi. AP geçmiş dönemde DP’nin tersine iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etti.
Soru 33
2001 Ekonomik krizi sonrasında ekonomik politikaların yönetimi kime bırakılmıştır?
Seçenekler
A
Kemal Derviş
B
Mehmet Şimşek
C
Nihat Zeybekçi
D
Tansu Çiller
E
Güneş Taner
Açıklama:
2001 Şubatında Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşanmasının ardından DSP, MHP ve ANAP’tan oluşan koalisyon hükümeti IMF yönlendiriciliği de hazırlanan ve dalgalı döviz kuru ve sıkı mali politikalarına dayalı bir dizi ekonomik önlemi devreye soktu. Bu sıkı ekonomik politikaların yönetimi parlamento dışından bir teknokrata yani Kemal Derviş’e bırakıldı.
Soru 34
Aşağıdaki yazarlardan hangisi 20 Aralık 1961'de çıkarılmaya başlanan Yön dergisinin yazarlarından değildir?
Seçenekler
A
Uğur Dündar
B
Doğan Avcıoğlu
C
İlhan Selçuk
D
Mümtaz Soysal
E
Cemal Eyüboğlu
Açıklama:
27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön, Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden, sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu. Başlangıçta sosyal demokrat eğilimlere hitap eden Yön için daha sonraları ordu içindeki radikal saydıkları kesimleri etkileme çabası öne çıkmıştır
Soru 35
Yön dergisinin kurucusu ve başyazarı olan, Kemalizm ve sosyalizmi birleştirmeye çalışan solcu yazar kimdir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
Mehmet Ali Aybar
C
Mihri Belli
D
Muzaffer Erdost
E
Mümtaz Soysal
Açıklama:
Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismi, Yön dergisi başyazarı Doğan Avıoğlu'dur.
Soru 36
Aşağıdaki şıklardan hangisinde Milliyetçi ideolojiyi temsil eden partiler doğru şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
MHP-BBP
B
AP-CHP
C
DSP-AP
D
DSP-ANAP
E
DYP-CHP
Açıklama:
Milliyetçi ideolojiyi parti olarak temsil eden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Büyük
Birlik Partisi (BBP) A şıkkında doğru olarak verilmiştir.
Birlik Partisi (BBP) A şıkkında doğru olarak verilmiştir.
Soru 37
Necmettin Erbakan'ın 26 Ocak 1970’te kurduğu İslamcılığın siyasi uzantısı olarak görülebilecek parti hangisidir?
Seçenekler
A
Millî Nizam Partisi
B
Millî Selamet Partisi
C
Refah Partisi
D
Fazilet Partisi
E
Saadet Partisi
Açıklama:
Necmettin Erbakan, 26 Ocak 1970’te Millî Nizam Partisi’ni (MNP) kurmuştur. MNP, Türkiye’de İslamcılığın siyasal uzantısı ve temsilcisi olarak doğmuştur.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Türkeş tarafından ortaya atılan Dokuz Işık doktirinin ilkelerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Laiklik
B
Milliyetçilik
C
Ahlakçılık
D
İlimcilik
E
Köycülük
Açıklama:
Dokuz Işık şu ilkelerden oluşmaktadır: Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, Toplumculuk-Özel Teşebbüscülük, İlimcilik, Hürriyetçilik, Köycülük, Gelişmecilik ve Halkçılık ve Endüstricilik -Teknikçilik.
Soru 39
1950 yılında yapılan seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’ni geçip iktidara geçen parti hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Demokrat Parti
B
Adalet Partisi
C
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
D
Serbest Cumhuriyet Fırkası
E
Milli Selamet Partisi
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı’da oluşan liberal demokratik ortama uyum sağlama amacı güden sürecin sonunda hem kentli aydın kesim hem de geniş bir kırsal nüfusu arkasına almayı başaran Demokrat Parti (DP), Türkiye için önemli bir dönüm noktası olan bir seçim başarısı ardından 1950 yılında iktidara gelmiştir
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Demokrat Parti’nin kurucu üyelerinden değildir?
Seçenekler
A
İsmet İnönü
B
Celal Bayar
C
Adnan Menderes
D
Fuad Köprülü
E
Refik Koraltan
Açıklama:
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, “yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri” istenmiştir. İsmet İnönü ise bu dönemde Cumhurbaşkanı’dır.
Soru 41
27 Mayıs darbesi sonrasında yürürlüğe giren anayasa hangisidir?
Seçenekler
A
1961 Anayasası
B
1921 Anayasası
C
1924 Anayasası
D
1982 Anayasası
E
Kanun-i Esasi
Açıklama:
27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen darbe sonrasında 1961 Anayasası yürürlüğe girmiş ve bu anayasa da yerini daha sonradan 1982 Anayasası’na bırakmıştır.
Soru 42
1980 sonrasında Türkiye’nin dünya pazarları ve uluslararası para piyasalarıyla bütünleşmek için borç aldığı Dünya Para Fonu’nun kısaltması nedir?
Seçenekler
A
IMF
B
FED
C
AB
D
WB
E
EMF
Açıklama:
1980 sonrası dünya pazarları ve uluslararası para piyasalarıyla bütünleşmek ve bu yolla ödemeler dengesini düzenlemek amacıyla Dünya Para Fonu (IMF) istikrar politikaları temelinde bir program yürürlüğe kondu. Türkiye ekonomisi, serbest faiz ve döviz kuru politikalarıyla ve düşük emek maliyetleri aracılığıyla ihracat yapabilir duruma getirildi.
Soru 43
I- DSP
II- MHP
III- ANAP
2001 ekonomik krizi sırasında yukardaki partilerden hangisi ya da hangileri hükümet ortağıdır?
II- MHP
III- ANAP
2001 ekonomik krizi sırasında yukardaki partilerden hangisi ya da hangileri hükümet ortağıdır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
2001 Şubatında Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşanmasının ardından DSP, MHP ve ANAP’tan oluşan koalisyon hükümeti IMF yönlendiriciliği de hazırlanan ve dalgalı döviz kuru ve sıkı mali politikalarına dayalı bir dizi ekonomik önlemi devreye sokmuştur.
Soru 44
20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan ve Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Cemal Eyüboğlu gibi yazarların yazdığı dergi hangisidir?
Seçenekler
A
Yön
B
Kadro
C
Yücel
D
Millet
E
Hareket
Açıklama:
27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön, Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden, sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu. Başlangıçta sosyal demokrat eğilimlere hitap eden Yön için daha sonraları ordu içindeki radikal saydıkları kesimleri etkileme çabası öne çıkmıştır
Soru 45
Aşağıdaki yazarlardan hangisinin İslamcılık düşüncesi içerisinde yer aldığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Mehmet Ali Aybar
C
Doğan Avcıoğlu
D
Muammer Aksoy
E
Mümtaz Soysal
Açıklama:
“Necip Fazıl Kısakürek, Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü”dür. İslamcılık ile milliyetçilik, milliyetçilik ile muhafazakârlık, muhafazakârlık ile İslamcılık; deyim yerindeyse onun aracılığıyla birbirleriyle “konuşup anlaşırlar”.
Soru 46
1949 yıllında Türk Ocakları’nın yeniden açılmasına önderlik eden düşünce adamı kimdir?
Seçenekler
A
Hamdullah Suphi Tanrıöver
B
Erol Güngör
C
Şükrü Saraçoğlu
D
Alparslan Türkeş
E
Necip Fazıl Kısakürek
Açıklama:
Türk Ocakları 1949’da Hamdullah Suphi Tanrıöver’in başkanlığında yeniden açılmıştır.
Soru 47
1958’te kurulan ve daha sonradan Milliyetçi Hareket Partisi ismini alacak olan partinin ismi nedir?
Seçenekler
A
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi
B
Türkiye Köylü Partisi
C
Milli Selamet Partisi
D
Büyük Birlik Partisi
E
Milliyetçi Çalışma Partisi
Açıklama:
Sonradan Milliyetçi Hareket Partisi adını alacak olan Cumhuriyetçi Köylü Millet Parti (CKMP) tabanı daha çok Orta ve Doğu Anadolu’da olan muhafazakâr ve sağ popülist bir partiydi.
Soru 48
Milli Görüş’ün en önemli temsilcisi olan ve bu görüşün ilk defa meclise sokmaya başardığı siyasi kimdir?
Seçenekler
A
Necmettin Erbakan
B
İsmet Özel
C
Süleyman Demirel
D
Alparslan Türkeş
E
Turgut Özal
Açıklama:
1969 seçimlerinde “Millî Görüş” olarak adlandırılan İslamî siyasi söylem, “Müstakiller Hareketi” ile Türk siyasi hayatına katılmış ve Necmettin Erbakan Konya’dan bağımsız milletvekili olarak Meclise girmiştir.
Soru 49
İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Türkiye'nin çok partili hayata geçmek zorunda kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Ekonomik buhranın izlerini silebilmek
B
Eğitim sistemini yeniden düzenleyebilmek
C
Batı dünyasına kabul edilebilmek
D
SSCB ile yakınlaşabilmek
E
Saltanat yanlısı kesimleri bastırabilmek
Açıklama:
Nitekim 1947 yılında ABD kongresinde, Truman Doktrini görüşmeleri sırasında önemli tartışmalar yaşanmıştır. Yardımın amacının
baskıcı rejimlere karşı demokrasiyi korumak olduğunu söyleyen kimi delegeler, yapılacak yardımın
Türkiye’deki otoriter rejimi daha da güçlendireceğini, bu nedenle Türkiye’nin yardım dışında bırakılmasını savundular. Bu tartışmalar hiç şüphe yok ki
Türk hükümeti tarafından da yakından izlenmiş ve
Türkiye’deki politik gelişmeleri derinden etkilemiştir. Nitekim Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bu dönemde yabancı bir gazete muhabirine vermiş olduğu bir demeçte, “Amerikan yardımının demokrasiyi
savunmak yolunda bir adım olduğunu ve Türkiye
ile Amerika arasındaki iyi ilişkilerin Türkiye’de daha
sağlam bir demokrasinin doğuşunu teşvik edeceğini” belirtmiştir. Özetle bu dönemde Türkiye, Batı
dünyasına kabul edilebilmek için “çok partili bir
hayat”a geçmek zorunda kalmıştır.
baskıcı rejimlere karşı demokrasiyi korumak olduğunu söyleyen kimi delegeler, yapılacak yardımın
Türkiye’deki otoriter rejimi daha da güçlendireceğini, bu nedenle Türkiye’nin yardım dışında bırakılmasını savundular. Bu tartışmalar hiç şüphe yok ki
Türk hükümeti tarafından da yakından izlenmiş ve
Türkiye’deki politik gelişmeleri derinden etkilemiştir. Nitekim Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bu dönemde yabancı bir gazete muhabirine vermiş olduğu bir demeçte, “Amerikan yardımının demokrasiyi
savunmak yolunda bir adım olduğunu ve Türkiye
ile Amerika arasındaki iyi ilişkilerin Türkiye’de daha
sağlam bir demokrasinin doğuşunu teşvik edeceğini” belirtmiştir. Özetle bu dönemde Türkiye, Batı
dünyasına kabul edilebilmek için “çok partili bir
hayat”a geçmek zorunda kalmıştır.
Soru 50
Türkiye'de bir sosyalist partinin Meclis’e ilk kez girdiği seçimler hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1961
B
1965
C
1970
D
1975
E
1980
Açıklama:
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15
milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir
çekim merkezi hâline gelmiştir.
milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir
çekim merkezi hâline gelmiştir.
Soru 51
1970’li yılların sonlarında, toplumsal hareketliliğin yerini toplumsal bir yılgınlığa bıraktığı süreçte, yıkımın eşiğinde yer alan kavram aşağıdakilerden hangisi olarak ele alınmaktadır?
Seçenekler
A
Din
B
Ekonomi
C
Ordu
D
Ulus
E
Eğitim
Açıklama:
1970’li yılların sonlarına doğru
toplumsal hareketlilik yerini toplumsal bir yılgınlığa bırakmıştı. Yıkımın eşiğinde olan bizzat “ulus”
fikrinin kendisiydi. Ulus, gerek birbirleriyle ekonomik olarak gerek aynı devletin yurttaşları olarak
aynı anlam ve değerleri paylaşan insanlar olarak
tanınmaz hâle gelmişti.
toplumsal hareketlilik yerini toplumsal bir yılgınlığa bırakmıştı. Yıkımın eşiğinde olan bizzat “ulus”
fikrinin kendisiydi. Ulus, gerek birbirleriyle ekonomik olarak gerek aynı devletin yurttaşları olarak
aynı anlam ve değerleri paylaşan insanlar olarak
tanınmaz hâle gelmişti.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Sol Kemalizmin temel kavramlarından birisi olarak ele alınamaz?
Seçenekler
A
Çağdaşlaşma
B
Kalkınma
C
Bağımsızlık
D
Anti-emperyalizm
E
Muhafazakarlık
Açıklama:
Çağdaşlaşma, kalkınma, bağımsızlık ve antiemperyalizm kavramları ekseninde gelişen sol Kemalizm, 1930’lardaki Kadro hareketinden sonra,
bu kez 1960’larda, yeni koşullar altında ve bu koşullar ile uyumlu yeni tezlerle birlikte, Yön-Devrim
hareketi içinde yeniden ortaya çıkmıştır.
bu kez 1960’larda, yeni koşullar altında ve bu koşullar ile uyumlu yeni tezlerle birlikte, Yön-Devrim
hareketi içinde yeniden ortaya çıkmıştır.
Soru 53
Aşağıdaki isimlerden hangisi 27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön Dergisinde yer almamıştır?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Doğan Avcıoğlu
C
İlhan Selçuk
D
Mümtaz Soysal
E
Cemal Eyüboğlu
Açıklama:
27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön,
Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal,
Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden,
sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere
solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu.
Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal,
Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden,
sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere
solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Yön Dergisi içinde görüşlerini ifade etme olanağı bulmuş olan sol kesime mensup aydın-düşünürler arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Sadun Aren
B
Mihri Belli
C
Erol Güngör
D
Muzaffer Erdost
E
İdris Küçükömer
Açıklama:
Yön, çekirdek bir kadro ile sınırlı, dar bir çevrenin yayın organı olmamıştır. Dönemin sol yazarları
için önemli bir çekim merkezi olan Yön, sayfalarını
birçok yazara açmış ve geniş bir yazar kadrosuna
sahip olmuştur. Kendisini solda konumlandıran
ve daha sonraları sol içinde belirecek ayrışmaların
karşıt tarafları olacak birçok aydın-düşünür, Yön
içinde görüşlerini ifade etme olanağı bulmuştur.
Sadun Aren, Mihri Belli, Muzaffer Erdost, İdris
Küçükömer, Fethi Naci, Muammer Aksoy, Turan
Güneş gibi yazarlar bunlardan sadece birkaçıdır.
için önemli bir çekim merkezi olan Yön, sayfalarını
birçok yazara açmış ve geniş bir yazar kadrosuna
sahip olmuştur. Kendisini solda konumlandıran
ve daha sonraları sol içinde belirecek ayrışmaların
karşıt tarafları olacak birçok aydın-düşünür, Yön
içinde görüşlerini ifade etme olanağı bulmuştur.
Sadun Aren, Mihri Belli, Muzaffer Erdost, İdris
Küçükömer, Fethi Naci, Muammer Aksoy, Turan
Güneş gibi yazarlar bunlardan sadece birkaçıdır.
Soru 55
1950’lerin ikinci yarısından itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer alan, bu dönemde haftalık Akis ve Kim dergileri ile CHP’nin yayın organı niteliğindeki Ulus gazetesinde yazılar yazan, "Türkiye’nin Düzeni: Dün-Bugün-Yarın’ı" eserinin sahibi düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
Turan Güneş
C
Muammer Aksoy
D
Fethi Naci
E
İdris Küçükömer
Açıklama:
“Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm
ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. 1950’lerin ikinci yarısından
itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen
muhalefet hareketi içinde yer aldı. Bu dönemde haftalık Akis ve Kim dergileri ile CHP’nin yayın organı
niteliğindeki Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Kuruluşunda aktif olarak yer aldığı ve müdür yardımcılığını yaptığı CHP Araştırma Bürosu’nda iktisadi ve
toplumsal konular üzerine çalışmalar yaptı. 27 Mayıs sonrasında İsmet İnönü kontenjanından Kurucu
Meclis’e girdi. Bir yandan 1961 Anayasası’nın ortaya çıkardığı siyasi iklimin elverişli koşullarında Cemal Reşit Eyüboğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal
ve İlhan Selçuk ile birlikte Yön dergisini çıkardı. İlk
sayısı 20 Aralık 1961’de yayımlanan Yön’ün çıkış
bildirgesi geniş yankılar uyandırdı. Avcıoğlu’nun
başyazarı olduğu Yön, yayın hayatında kaldığı beş
buçuk yıllık dönem boyunca Türkiye’nin bütün temel sorunlarını tartışmaya açtığı gibi, Türkiye’nin
belli, başlı tabularının yıkılmasında cesur ve öncü
bir rol oynadı. 1962’de Türk-İş tarafından kuruluş
çalışmaları yapılan Çalışanlar Partisi girişiminin hazırlık ve program toplantılarına katıldı. 1963-1965
yılları arasında Türk-İş Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevini yürüttü. 30 Haziran 1967’de Yön dergisinin yayın hayatına son verdikten sonra, başyapıtı olan Türkiye’nin Düzeni: Dün-Bugün-Yarın’ı
yazdı.
ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. 1950’lerin ikinci yarısından
itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen
muhalefet hareketi içinde yer aldı. Bu dönemde haftalık Akis ve Kim dergileri ile CHP’nin yayın organı
niteliğindeki Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Kuruluşunda aktif olarak yer aldığı ve müdür yardımcılığını yaptığı CHP Araştırma Bürosu’nda iktisadi ve
toplumsal konular üzerine çalışmalar yaptı. 27 Mayıs sonrasında İsmet İnönü kontenjanından Kurucu
Meclis’e girdi. Bir yandan 1961 Anayasası’nın ortaya çıkardığı siyasi iklimin elverişli koşullarında Cemal Reşit Eyüboğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal
ve İlhan Selçuk ile birlikte Yön dergisini çıkardı. İlk
sayısı 20 Aralık 1961’de yayımlanan Yön’ün çıkış
bildirgesi geniş yankılar uyandırdı. Avcıoğlu’nun
başyazarı olduğu Yön, yayın hayatında kaldığı beş
buçuk yıllık dönem boyunca Türkiye’nin bütün temel sorunlarını tartışmaya açtığı gibi, Türkiye’nin
belli, başlı tabularının yıkılmasında cesur ve öncü
bir rol oynadı. 1962’de Türk-İş tarafından kuruluş
çalışmaları yapılan Çalışanlar Partisi girişiminin hazırlık ve program toplantılarına katıldı. 1963-1965
yılları arasında Türk-İş Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevini yürüttü. 30 Haziran 1967’de Yön dergisinin yayın hayatına son verdikten sonra, başyapıtı olan Türkiye’nin Düzeni: Dün-Bugün-Yarın’ı
yazdı.
Soru 56
Gerek Marksist-Leninist tezlere karşı savunduğu hümanist bakış açısı ve bu doğrultuda Türkiye sosyalizmine ilişkin değerlendirmeleri, gerekse eylem adamı ve lider kimliğiyle, Türkiye’de sosyalist düşünce ve pratiğin mihenk taşlarından biri olarak ele alınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
Mehmet Ali Aybar
C
Mihri Belli
D
Muammer Aksoy
E
Turan Güneş
Açıklama:
Mehmet Ali Aybar (1908-1995), gerek Marksist-Leninist tezlere karşı savunduğu hümanist bakış açısı ve bu doğrultuda Türkiye sosyalizmine ilişkin değerlendirmeleri, gerekse eylem adamı ve lider
kimliğiyle, Türkiye’de sosyalist düşünce ve pratiğin
mihenk taşlarından biridir.
kimliğiyle, Türkiye’de sosyalist düşünce ve pratiğin
mihenk taşlarından biridir.
Soru 57
Hırslı, atak, efsanevi militan imgesiyle Türkiye sosyalist hareketinin belirgin simalarından birisi olmakla birlikte solda 1960’lara kadar damgasını vuran aşamacı devrim fikrinin Doğuculuk, millicilik, cuntacılık ve koyu bir Kemalizm ile
kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin kuramcısı olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin kuramcısı olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdris Küçükömer
B
Sadun Aren
C
Mehmet Ali Aybar
D
Mihri Belli
E
Doğan Avcıoğlu
Açıklama:
Mihri Belli, hırslı, atak, efsanevi militan imgesiyle Türkiye sosyalist hareketinin belirgin simalarından birisi; solda 1960’lara kadar damgasını vuran aşamacı devrim fikrinin Doğuculuk,
millicilik, cuntacılık ve koyu bir Kemalizm ile
kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin kuramcısıdır.
millicilik, cuntacılık ve koyu bir Kemalizm ile
kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin kuramcısıdır.
Soru 58
Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü” olarak ele alınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erol Güngör
B
İsmet Özel
C
Nurettin Topçu
D
Mümtaz Turhan
E
Necip Fazıl Kısakürek
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek, Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve
ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü”dür.
ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü”dür.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de çok partili hayata geçiş sürecine etki eden iç dinamiklerin dışında kalır?
Seçenekler
A
II. Dünya Savaşı'yla gelen hayat pahalılığı
B
II. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan yeni sosyal sınıf: Harp Zenginleri
C
Temel ihtiyaç mallarının yokluğundan kaynaklanan yurttaş hoşnutsuzluğu
D
Türkiye'nin Batı ile yakınlaşmak istemesi
E
Savaş koşullarından dolayı savunma alanına yapılan yatırımarın getirdiği maddi yük
Açıklama:
Türkiye, 1939-1945 yılları arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış olsa da savaşın ekonomik ve siyasi alandaki olumsuz etkilerini dramatik bir biçimde hissetmiştir. Savaş koşulları nedeniyle savunma harcamalarında yaşanan artış, bazı temel ihtiyaç mallarının yokluğu ve hayat pahalılığı gibi etkenler, yurttaşları oldukça olumsuz biçimde etkilemiştir. Bu sorunları aşmak için birçok önlem alınmış olsa da savaşın yıkıcılığı karşısında bunlar etkili olmamıştır. “Harp zenginleri” adı verilen yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır. Savaş döneminde oluşan bu olumsuz koşullarda, yurttaşlar ve harp zenginleri arasında tek parti yönetimine yönelik hoşnutsuzluk artmış ve bu hoşnutsuzluk çok partili hayata geçişin iç dinamiğini oluşturmuştur.
Soru 60
I. İthal ikameci sanayileşme politikaları yoluyla hızla genişleyen bir iç pazar ve bu arzı emebilecek bir ücret artışının gerçekleşmesi kentli sınıfların düzene umutla bakmalarını sağlıyordu.
II. Montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı.
III. Tarım büyük ölçüde kapitalizme açılmış ve modernize olmuştu.
IV. Ekonomi büyük ölçüde devlet müdahalesini içeren biçimde bir sanayileşme politikası üzerine temellendirilmiştir.
V. Kentlerde kitle iletişim araçları yoluyla yayılan bir tüketim kültürünün yaygınlaştığı görülmektedir.
Yukarıda verilen öncüller Türkiye'nin hangi döneminin özellikleridir?
II. Montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı.
III. Tarım büyük ölçüde kapitalizme açılmış ve modernize olmuştu.
IV. Ekonomi büyük ölçüde devlet müdahalesini içeren biçimde bir sanayileşme politikası üzerine temellendirilmiştir.
V. Kentlerde kitle iletişim araçları yoluyla yayılan bir tüketim kültürünün yaygınlaştığı görülmektedir.
Yukarıda verilen öncüller Türkiye'nin hangi döneminin özellikleridir?
Seçenekler
A
1950-60
B
1960-70
C
1970-80
D
1980-90
E
1990-2000
Açıklama:
60’lı yıllarda izlenen ithal ikameci sanayileşme politikaları yoluyla hızla genişleyen bir iç pazar ve bu arzı emebilecek bir ücret artışının gerçekleşmesi kentli sınıfların düzene umutla bakmalarını sağlıyordu. Bu dönem-de montaj sanayisinde üretilen dayanıklı tüketim malları ve özellikle beyaz ev eşyası, gündelik yaşamın bir parçası olmaya başladı. Bu dönemde toplumsal, ekonomik ve kültürel alanların uyumlu bir bütün oluşturdukları görülmektedir. Ekonomi büyük ölçüde devlet müdahalesini içeren biçimde bir sanayileşme politikası üzerine temellendirilmiştir. Yine bu dönemde kentlerde kitle iletişim araçları yoluyla yayılan bir tüketim kültürünün yaygınlaştığı görülmektedir. Cumhuriyetin başından beri sürdürülen modernleşme politikaları toplumsal yapıyı büyük ölçüde dönüştürmüştü. Tarım büyük ölçüde kapitalizme açılmış ve modernize olmuştu.
Soru 61
I. Bağımsızlık için milliyetçiliği, kalkınma için devletçiliği, demokrasi için de sosyalizmi öneriyorlardı.
II. Marksistler gibi iktisadi yapıya siyasi yapıdan daha fazla önem veriyorlar ancak Marksizmi tüm yönleriyle benimsemiyorlardı.
III. İktisadi yapıya önem veriyorlardı ve sınıfların varlığını kabul ediyorlardı ancak örneğin devrimci süreçte işçi sınıfının önderliği fikrine sıcak bakmıyorlardı.
IV. Eklektik söylemlerinde temel çelişki sınıf çelişkisi değildir, sömüren sömürülen çelişkisidir.
V. Toplumsal sınıfların varlığını kabul etmekle birlikte sınıf çatışmasına olumluluk atfetmeyip onun önlenmesi gerektiği fikrindedirler.
Yukarıdkilerden hangisi Yöncülerin özellikleri arasındadır?
II. Marksistler gibi iktisadi yapıya siyasi yapıdan daha fazla önem veriyorlar ancak Marksizmi tüm yönleriyle benimsemiyorlardı.
III. İktisadi yapıya önem veriyorlardı ve sınıfların varlığını kabul ediyorlardı ancak örneğin devrimci süreçte işçi sınıfının önderliği fikrine sıcak bakmıyorlardı.
IV. Eklektik söylemlerinde temel çelişki sınıf çelişkisi değildir, sömüren sömürülen çelişkisidir.
V. Toplumsal sınıfların varlığını kabul etmekle birlikte sınıf çatışmasına olumluluk atfetmeyip onun önlenmesi gerektiği fikrindedirler.
Yukarıdkilerden hangisi Yöncülerin özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
I, II, III, V
C
I, II, III, IV, V
D
I, II, IV, V
E
I, III, IV, V
Açıklama:
Bağımsızlık ve kalkınmanın ise demokrasi sorununa göre önceliği vardı. Bağımsızlık için milliyetçiliği, kalkınma için devletçiliği, demokrasi için de sosyalizmi öneriyorlardı. Yöncüler, Marksistler gibi iktisadi yapıya siyasi yapıdan daha fazla önem veriyorlardı ancak Marksizmi tüm yönleriyle benimsedikleri söylenemez; iktisadi yapıya önem veriyorlardı ve sınıfların varlığını kabul ediyorlardı ancak örneğin devrimci süreçte işçi sınıfının önderliği fikrine sıcak bakmıyorlardı. Yöncülerin eklektik söylemlerinde temel çelişki sınıf çelişkisi değildir, sömüren sömürülen çelişkisidir (Zorlu, 2006).Yöncüler toplumsal sınıfların varlığını kabul etmekle birlikte sınıf çatışmasına olumluluk atfetmeyip onun önlenmesi gerektiği fikrindedirler.
Soru 62
Yöncülerin, 1960’lar Türkiye’sinde en önemli gördükleri üç sorun aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Bağımsızlık, kalkınma ve demokrasi
B
Bağımsızlık, güvenlik ve demokrasi
C
Tarım, kalkınma ve sanayi
D
Bağımsızlık, tarım ve sanayi
E
Üretim, ithalat ve ihracat
Açıklama:
Yöncülerin, 1960’lar Türkiye’sinde en önemli gördükleri üç sorun bağımsızlık, kalkınma ve demokrasiydi.
Soru 63
“Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer aldı.”
Yukarıda verilen ifade sol eğilimin önde gelen hangi temsilcisini anlatmaktadır?
Yukarıda verilen ifade sol eğilimin önde gelen hangi temsilcisini anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Fethi Naci
B
İdris Küçükömer
C
Mihri Belli
D
Mehmet Ali Aybar
E
Doğan Avcıoğlu
Açıklama:
Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismi ve 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer alan kişi Doğan Avcıoğlu'dur.
Soru 64
Aşağıdaki düşünce adamlarından hangisi kendisini Gökalp-Turhan geleneğine yerleştirmiş ancak bu gelenekle hesaplaşarak geleneği devam ettirmiş ve Türk düşünce hayatında miladı kendisinden başlatan seçkin bir kişidir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Erol Gündör
C
İsmet Özel
D
Mümtaz Turhan
E
Doğan Avcıoğlu
Açıklama:
Erol Güngör kendisini Gökalp-Turhan geleneğine yerleştirmiş ancak bu gelenekle hesaplaşarak geleneği devam ettirmiş ve Türk düşünce hayatında miladı kendisinden başlatan müstesna bir örnektir.
Soru 65
Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü” olarak tanımlanan düşünce adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erol Güngör
B
İsmet Özel
C
Necip Fazıl Kısakürek
D
Mihri Belli
E
Muzaffer Erdost
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek, Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü”dür. İslamcılık ile milliyetçilik, milliyetçilik ile muhafazakârlık, muhafazakârlık ile İslamcılık; deyim yerindeyse onun aracılığıyla birbirleriyle “konuşup anlaşırlar”.
Soru 66
"İslamcı düşünceye taze bir soluk getirmiştir; geleneksel/gelenekçi dilin de, milliyetçi-muhafazakâr vasatla simbiyoz hâlindeki sağ çizginin de varoluşçu edebi söylemin de, 1960’ların sonlarından itibaren tesirini arttıran beynelmilel İslamcılık literatürünün de dışındadır."
Yukarıdaki bilgi aşağıdaki yer alan fikir adamlarından hangisini tanıtır?
Yukarıdaki bilgi aşağıdaki yer alan fikir adamlarından hangisini tanıtır?
Seçenekler
A
Mihri Belli
B
Erol Güngör
C
Ataol Behramoğlu
D
Necip Fazıl Kısakürek
E
İsmet Özel
Açıklama:
İsmet Özel, İslamcı düşünceye taze bir soluk getirmiştir; hem geleneksel/gelenekçi dilin, hem milliyetçi-muhafazakâr vasatla simbiyoz hâlindeki sağ çizginin hem de varoluşçu edebi söylemin, 1960’ların sonlarından itibaren tesirini arttıran beynelmilel İslamcılık literatürünün de dışındadır. Hepsinin ve güncelliğin yukarılarında bir yerlerden konuşur. Muhafazakâr karamsarlıkla, iman teyakkuzu arasında bir gerilim görürüz Özel’de. Bu gerilimin enerjisiyle, İslamcıların kendi düşüncelerine sürekli eleştirel bir bakışla eğilmelerini telkin eder.
Soru 67
Dokuz Işık adlı metin Türk Milliyetçiliği'nin temel temsilcilerinden olan hangi kişiye aittir?
Seçenekler
A
Erol Güngör
B
Nurettin Topçu
C
Alpaslan Türkeş
D
Mümtaz Turhan
E
Necip Fazıl Kısakürek
Açıklama:
Türkeş fikirlerini Dokuz Işık adlı metinde ifade etmiştir. Dokuz Işık şu ilkelerden oluşmaktadır: Milliyetçilik, Ülkücülük, Ahlakçılık, Toplumculuk-Özel Teşebbüscülük, İlimcilik, Hürriyetçilik, Köycülük, Gelişmecilik ve Halkçılık ve Endüstricilik -Teknikçilik.
Soru 68
İkinci Dünya Savaşı sırasında ekonomik sorunlara çözüm bulmak amacıyla Millî Korunma Kanunu, Varlık Vergisi Kanunu, Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu’nu çıkarılmıştır.
Yukardaki kanunlar hangi hükümetler zamanında çıkartılmıştır?
Yukardaki kanunlar hangi hükümetler zamanında çıkartılmıştır?
Seçenekler
A
Refik Saydam ve Şükrü Saraçoğlu
B
İsmet İnönü-Fethi Okyar
C
Celal Bayar- Ahmet Fikri Tüzer
D
Recep Peker-Hasan Saka
E
Şemsettin Günaltay-Adnan Menderes
Açıklama:
Doğru cevap: A şıkkı
Soru 69
Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na Dörtlü Takrir vermiştir. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, “yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri” istenmiştir.
Yukarıda bahse konu olan olay hangi partinin kuruluşunun çıkış noktası olmuştur?
Yukarıda bahse konu olan olay hangi partinin kuruluşunun çıkış noktası olmuştur?
Seçenekler
A
Adalet Partisi
B
Demokrat Parti
C
Serbest Frıka
D
Terakki Perver Halk Fırkası
E
Cumhuriyet Halk Partisi
Açıklama:
Doğru cevap: B şıkkı
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi 1960 darbesi öncesi yaşanan olaylardan biri değildir?
Seçenekler
A
CHP'nin genel başkanı İsmet İnönü’n saldırıya uğraması.
B
Üniversite öğrencileri, hükümet aleyhine gösterilere başlaması.
C
Harp Okulu öğrencilerinin sokağa çıkması ve Zafer Anıtı'na kadar ''sessiz" yürüyüş yapması
D
555K koduyla Ankarada Hükümete karşı eylemler düzenlenmesi
E
Cumhuriyet Senatosunun kurulması
Açıklama:
Doğru cevap:
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi 1960 darbesi sonuçlarından değildir?
Seçenekler
A
Darbenin hemen aynı günü Milli Birlik Komitesi (MBK) kurulmuş ve başına Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel getirilmiştir.
B
28 Mayıs’ta kurulan yeni hükümetin başına ise Cemal Gürsel getirilmiştir.
C
- Hükümetin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve 7 Bakan TSK gözetiminde tutulmuştur.
D
Askeri darbe hükümeti ile birlikte Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edilmişleridir.
E
1961 anayasası yürürlükten kaldırılmıştır
Açıklama:
Doğru cevap: E şıkkı
Soru 72
Türkiye Cumhuriyeti’nin en demokratik anayasası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1924
B
1926
C
1982
D
1961
E
1972
Açıklama:
Doğru cevap: D şıkkı
Soru 73
27 Mayıs darbesi ve kurduğu rejim, Türkiye siyasal hayatında kalıcı izler ve etkiler bırakmasının yanı sıra gelecek on yıllarda varlığını sürdürecek yeni kurumlar ve bir de anayasa yarattı.
Aşağıdakilerden hangisi bu anayasanın getirdiği yeni değişimlerden biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu anayasanın getirdiği yeni değişimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet senatosu oluşturuldu ve yasama yetkisi verildi
B
Parlamenter sisteme geçildi
C
Sosyal devlet ilkesi kabul edildi
D
Anayasa mahkemesi kuruldu
E
Kuvvetler birliği ilkesi güçlü tutulmaya çalışılmıştır
Açıklama:
Doğru cevap: E şıkkı
Soru 74
Doğan Avcıoğlu’nun öncülüğünde ortaya çıkan bir politik ve entelektüel hareket yön dergisi etrafında birleşmiştir. Yön, çekirdek bir kadro ile sınırlı, dar bir çevrenin yayın organı olmamıştır. Dönemin sol yazarları için önemli bir çekim merkezi olan Yön, sayfalarını birçok yazara açmış ve geniş bir yazar kadrosuna sahip olmuştur. Kendisini solda konumlandıran ve daha sonraları sol içinde belirecek ayrışmaların karşıt tarafları olacak birçok aydın-düşünür, Yön içinde görüşlerini ifade etme olanağı bulmuştur. Sadun Aren, Mihri Belli, Muzaffer Erdost, İdris Küçükömer, Fethi Naci, Muammer Aksoy, Turan Güneş gibi yazarlar bunlardan sadece birkaçıdır
Aşağıdakilerden hangisi yön dergisinin savunduğu fikirlerden biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi yön dergisinin savunduğu fikirlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yöncüler devrim düşüncesini savunmuşlardır.
B
Yöncüler sosyal adalet ve hızlı kalkınmayı slogan etmişlerdir.
C
Yöncüler ülkede köklü reformlar ve gerçek demokrasi fikirlerini savunmuşlardır.
D
Yöncüler ekonomik olarak liberal bir çizgidedirler.
E
Yöncüler, hedeflerine ulaşmak için parlamenter demokrasi yerine, “zinde kuvvetler”e (askerlere) dayanmayı tercih etmişlerdir
Açıklama:
Doğru cevap: D şıkkı
Soru 75
Yazar hırslı, atak, efsanevi militan imgesiyle Türkiye sosyalist hareketinin belirgin simalarından birisi; solda 1960’lara kadar damgasını vuran aşamacı devrim fikrinin Doğuculuk, millicilik, cuntacılık ve koyu bir Kemalizm ile kaynaştırılması ile ortaya çıkan Millî Demokratik Devrim (MDD) çizgisinin kuramcısıdır. Yazarın siyasi fikirleri, MDD stratejisine temel teşkil eden bir dizi tahlil, tasvir ve tezden oluşmaktaydı.
Yukarıda bahsedilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsedilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mihri Belli
B
Doğan Avcıoğlu
C
Reşit Eyüboğlu
D
Mümtaz Soysal
E
İlhami Soysal
Açıklama:
Doğru cevap: A şıkkı
Soru 76
Alpaslan Türkeş 1960 yılların millitçiliğinin önemli bir simasıdır. 1969 Yılında Milliyetçi Hareket Partisini Kurmuştur. Türkeş, bu sırada bir yandan resmî milliyetçilikle bağını sürdürürken diğer yandan da kendi doktriner milliyetçiliğini geliştirdi. Türkeş fikirlerini Dokuz Işık adlı metinde ifade etmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi Alpaslan Türkeş’in Dokuz Işık olarak ifade ettiği İlkelerden biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi Alpaslan Türkeş’in Dokuz Işık olarak ifade ettiği İlkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Ahlakçılık
B
Ülküçülük
C
Özel Teşebbüsçülük
D
Adaletçilik
E
Halkçılık
Açıklama:
Doğru cevap: D şıkkı
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi çok partili hayata geçişin Atatürk döneminden sonra gerçekleşmesinin nedenidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan başka parti kurulmamış olması
B
Kurulan partilerin kısa sürede kapatılması
C
Kurulan partilerin seçimde baraj altında kalması
D
Kurulan partilerin Cumhuriyet Halk Fırkası’nı desteklemesi
E
Çok partili dönemi destekleyen anayasanın Atatürk döneminden sonra kabul edilmesi
Açıklama:
Atatürk’ün yaşadığı dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHP)’nin dışında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Ancak bu son iki partinin çeşitli siyasal meseleler yüzünden kısa sürede kapatılmış olması nedeniyle Atatürk’ün yaşadığı dönemde çok partili hayata geçiş sağlanamamıştır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi çok partili yaşama geçişin dinamikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Temel ihtiyaç mallarındaki eksiklik
B
Hayat pahalılığı
C
Türkiye’nin Sovyetler Birliği karşısında Batıya yaklaşma isteği
D
Türkiye’nin NATO’ya dahil oluşu
E
İkinci Dünya Savaşında özgürlük ve demokrasi kavramlarının önem kazanması
Açıklama:
Temel ihtiyaç mallarındaki eksiklik, hayat pahalılığı çok partili yaşama geçişin iç dinamiklerindendir. İkinci Dünya Savaşında özgürlük ve demokrasi kavramlarının önem kazanması ve Türkiye’nin Sovyetler Birliği karşısında Batıya yaklaşma isteği ise dış dinamikler arasında yer alır. Türkiye’nin NATO üyeliği çok partili yaşama geçişin ardından gerçekleşmiştir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi 27 Mayıs 1960 darbesinin sonuçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
1961 Anayasası’nın kabul edilmesi
B
Anayasa Mahkemesi’nin kurulması
C
Cumhuriyet Senatosu’nun kurulması
D
Üniversitelerin özerkleştirilmesi
E
Halkevlerinin kapatılması
Açıklama:
1961 Anayasası’nın kabul edilmesi, Anayasa Mahkemesi’nin kurulması, Cumhuriyet Senatosu’nun kurulması, Üniversitelerin özerkleştirilmesi 27 Mayıs darbesinin sonuçlarındandır. Ancak Halkevleri 1951 senesinde kapatılmıştır. Bu nedenle Cevap E’dir.
Soru 80
Türkiye İşçi Partisinin 15 milletvekili ile Meclis’e girdiği ve sosyalist bir partinin ilk defa Meclis’e girişi olarak bilinen dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950-1960 Dönemi
B
1960-1970 Dönemi
C
1970-1980 Dönemi
D
1980-1990 Dönemi
E
1990-2000 Dönemi
Açıklama:
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu ilk kez bir sosyalist parti Meclis’e girdiği tarihtir. Bu nedenle Cevap B’dir.
Soru 81
1961 senesinde yayın hayatına başlayan, çağdaşlaşma, kalkınma, bağımsızlık ve anti-emperyalizm kavramları çerçevesinde sol görüşü destekleyen tezler sunan dergi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hareket
B
Kızılelma
C
Altınışık
D
Yön
E
Özleyiş
Açıklama:
Çağdaşlaşma, kalkınma, bağımsızlık ve anti- emperyalizm kavramları ekseninde gelişen sol görüş tezleriyle birlikte Yön dergisi 1961 senesinde yayın hayatına başlamıştır. Bu nedenle Cevap D’dir.
Soru 82
Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismi olan gazeteci kimdir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
Nurettin Topçu
C
İsmet Özel
D
Erol Güngör
E
Mehmet Ali Aybar
Açıklama:
Doğan Avcıoğlu Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. Bu nedenle Cevap A’dır.
Soru 83
Türkiye’de Milliyetçilik, Muhafazakarlık ve İslamcılık gibi sağcı yaklaşımların birbirleri ile iletişimini sağlayan, bu yaklaşımlar arasında köprüler kuran yazar kimdir?
Seçenekler
A
Alparslan Türkeş
B
Erol Güngör
C
Necip Fazıl Kısakürek
D
İsmet Özel
E
Mümtaz Turhan
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek, Türk basını, siyaseti ve düşünce tarihinde, sağcı yaklaşımları teşkil eden çeşitli siyasal ve ideolojik bütünlükler arasındaki önemli “geçiş figürü”dür. İslamcılık ile milliyetçilik, milliyetçilik ile muhafazakârlık, muhafazakârlık ile İslamcılık; deyim yerindeyse onun aracılığıyla birbirleriyle “konuşup anlaşırlar”. Bu nedenle Cevap C’dir.
Soru 84
Alparslan Türkeş kendi doktriner milliyetçiliğinin ilkelerini hangi metinde ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Milli Birlik
B
Kızılelma
C
Altınışık
D
Hareket
E
Dokuz ışık
Açıklama:
Alparslan Türkeş, bir yandan resmî milliyetçilikle bağını sürdürürken diğer yandan da kendi doktriner milliyetçiliğini geliştirmiştir. Türkeş, bu fikirlerini Dokuz Işık adlı metinde ifade etmiştir. Bu nedenle Cevap E’dir.
Soru 85
Kurulduktan bir süre sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) adını alacak olan parti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi
B
Selamet Partisi
C
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
D
Serbest Cumhuriyet Fırkası
E
Milli Nizam Partisi
Açıklama:
Cumhuriyetçi Millet Partisi ile Türkiye Köylü Partisi'nin birleşmesiyle kurulan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi parti sonradan Milliyetçi Hareket Partisi adını almıştır. Bu nedenle Cevap A’dır.
Soru 86
Türkiye’de kurulan son koalisyon hükümeti hangi partiler tarafından kurulmuştur?
Seçenekler
A
CHP-ANAP-MHP
B
CHP-DYP-ANAP
C
DSP-MHP-ANAP
D
DSP-DYP-MHP
E
DSP-DYP-ANAP
Açıklama:
Türkiye’de kurulan son koalisyon hükümeti Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Anavatan Partisi tarafından oluşturulmuştur. Bu nedenle Cevap C’dir.
Soru 87
Dr. Refik Saydam ve Şükrü Saraçoğlu Hükümetleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında ekonomik sorunlara çözüm bulmak amacıyla hangi Kanun ya da kanunları çıkarmışlardır?
Seçenekler
A
Millî Korunma Kanunu
B
Varlık Vergisi Kanunu
C
Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu
D
Varlık Vergisi Kanunu ve Millî Korunma Kanunu
E
Hepsi
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 195’de ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ ana konu başlığında ki açıklamalarda “Dr. Refik Saydam ve Şükrü Saraçoğlu Hükümetleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında ekonomik sorunlara çözüm bulmak amacıyla Millî Korunma Kanunu, Varlık Vergisi Kanunu, Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu’nu çıkarmışlardır. Bu düzenlemeler günümüzde de çok tartışılmaktadır.” açıklanmıştır.
Soru 88
7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutan Dörtlü Takrir içinde aşağıdaki hangi siyasetçi yer almaz?
Seçenekler
A
Celal Bayar
B
Refik Koraltan
C
İsmet İnönü
D
Fuad Köprülü
E
Adnan Menderes
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 196’da ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ ana konu başlığında ki açıklamalarda “Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes tarafından 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubu’na verilen Dörtlü Takrir, Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli bir yer tutmaktadır. Bu takrirde siyasi liberalleşme talep edilmiş, “yurttaşların siyasi hak ve hürriyetlerini Anayasa’nın gerektirdiği genişlikte kullanabilmeleri” istenmiştir.” açıklanmıştır.
Soru 89
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde kaç milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır?
Seçenekler
A
5
B
10
C
13
D
15
E
17
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Sayfa 197’de ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ ana konu başlığında ki 1960-70 Dönemi açıklamalarında “Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir çekim merkezi hâline gelmiştir.” açıklanmıştır.
Soru 90
Sendikalaşmanın ve grevlerin hızla arttığı yıllar aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950’ler
B
1960’lar
C
1970’ler
D
1980’ler
E
1990’lar
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Sayfa 198’de ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ ana konu başlığında ki 1960-70 Dönemi açıklamalarında “Sanayide istihdam edilen kitlelerin hâlâ kır ile bağlantıları sürüyor ve bu durum siyasi bilinçlerini etkiliyordu. Yine de 1960’lar sendikalaşmanın ve grevlerin hızla arttığı yıllar oldu. Öte yandan, ülke ekonomisi hâlâ küçük üreticilere dayanıyor, kentlerde sanayinin gelişmesi de farklı biçimlerde bu eğilimi körüklüyordu.” açıklanmıştır.
Soru 91
27 Mayıs’tan sonra sosyalist solda kaç ana akım belirdi?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir. Sayfa 200’de 1960’DAN SONRA TÜRKİYE’DE SOL-SOSYALİST DÜŞÜNCE ana konu başlığında ki açıklamalarda “27 Mayıs’tan sonra sosyalist solda üç ana akım belirdi. Bunlardan birincisi Türkiye İşçi Partisi, ikincisi Yön Devrim Hareketi ve üçüncüsü de Millî Demokratik Devrim akımıydı.” şeklinde açıklanmıştır.
Soru 92
Sol ve Sosyalist Düşünce/Hareket içinde önemli bir yere sahip olan “Yön Dergisi” hangi tarihte yayına başlamıştır?
Seçenekler
A
10 Aralık 1960
B
10 Aralık 1961
C
20 Aralık 1961
D
25 Aralık 1962
E
20 Aralık 1962
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 200’de 1960’DAN SONRA TÜRKİYE’DE SOL-SOSYALİST DÜŞÜNCE ana konu başlığında ki açıklamalarda “27 Mayıs sonrası yapılan ilk seçimlerin ardından 20 Aralık 1961’de çıkarılmaya başlayan Yön, Doğan Avcıoğlu, İlhan Selçuk, Mümtaz Soysal, Cemal Eyüboğlu vb. radikal sol aydınlar öncülüğünde eski Türkiye Komünist Parti (TKP)’lilerden, sosyal demokratlara, sosyalistlerden Kemalistlere solun çeşitli eğilimlerini içine alıyordu. Başlangıçta sosyal demokrat eğilimlere hitap eden Yön için daha sonraları ordu içindeki radikal saydıkları kesimleri etkileme çabası öne çıkmıştır “ Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 93
Yön Dergisinin ilk sayısında yayınlanan bildiriyi kaç kişi imzalamıştır?
Seçenekler
A
2042 kişi
B
2142 kişi
C
1142 kişi
D
1062 kişi
E
1042 kişi
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir. Sayfa 200’de 1960’DAN SONRA TÜRKİYE’DE SOL-SOSYALİST DÜŞÜNCE ana konu başlığında ki açıklamalarda “Yön Dergisinin ilk sayısında yayınlanan bildiriyi 1042 kişi imzaladı. Yön Bildirisini aralarında bakanlar, senatörler, milletvekilleri, Kurucu Meclis üyeleri, yargı organlarının çeşitli mensupları, subaylar, gazeteciler, sanatçı ve edebiyatçılar, sendikacılar, din adamları, memurlar, işçiler, köylüler ve toplumun diğer kesimleri imzaladı.” şeklinde açıklanmıştır.
Soru 94
“Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer aldı. Bu dönemde haftalık Akis ve Kim dergileri ile CHP’nin yayın organı niteliğindeki Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Kuruluşunda aktif olarak yer aldığı ve müdür yardımcılığını yaptığı CHP Araştırma Bürosu’nda iktisadi ve toplumsal konular üzerine çalışmalar yaptı.”
Yukarıda ifade edilen Yöncülerin Siyasi Fikir adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda ifade edilen Yöncülerin Siyasi Fikir adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğan Avcıoğlu
B
Mehmet Ali Aybar
C
Mihri Belli
D
İlhan Selçuk
E
Cemal Eyüboğlu
Açıklama:
Doğru cevap A seçeneğidir. Sayfa 201’de 1960’DAN SONRA TÜRKİYE’DE SOL-SOSYALİST DÜŞÜNCE ana başlığın Yöncülerin Siyasi Fikirleri alt konu başlığındaki açıklamalarda “Doğan Avcıoğlu, Türkiye siyasal düşünce tarihinde Kemalizm ile sosyalizmi birleştirmeye yönelik kuramsal çabanın önde gelen ismidir. 1950’lerin ikinci yarısından itibaren Demokrat Parti iktidarına karşı yürütülen muhalefet hareketi içinde yer aldı. Bu dönemde haftalık Akis ve Kim dergileri ile CHP’nin yayın organı niteliğindeki Ulus gazetesinde yazılar yazdı. Kuruluşunda aktif olarak yer aldığı ve müdür yardımcılığını yaptığı CHP Araştırma Bürosu’nda iktisadi ve toplumsal konular üzerine çalışmalar yaptı. 27 Mayıs sonrasında İsmet İnönü kontenjanından Kurucu Meclis’e girdi. “ şeklinde açıklanmıştır.
Soru 95
Cumhuriyetçi Köylü Millet Parti (CKMP) hangi yıl MHP adını almıştır?
Seçenekler
A
1960
B
1965
C
1969
D
1970
E
1975
Açıklama:
Doğru cevap C seçeneğidir. Sayfa 207’de TÜRKİYE’DE SAĞ-MUHAFAZAKÂR DÜŞÜNCE: TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, MUHAFAZAKÂRLIK VE İSLAMCILIK ana konu başlığındaki açıklamalarda “Alparslan Türkeş, Temmuz 1965’te CKMP’nin genel başkanı seçildi. Türkiye’de solun güçlendiği ve siyasal etkinliğini artırdığı bir dönemde Türkeş anti-komünist cephenin en önde gelen ismine dönüştü. Parti, 1969 Adana Kongresi’nde MHP adını aldıktan sonra siyasi hattını tamamen milliyetçi-muhafazakârlık üzerine bina etti ve İslam’ı Türklüğün ve Türk milliyetçiliğinin ayrılmaz parçası olarak tanımlayarak, hitap ettiği taşra kökenli mütedeyyin kitleleri parti tabanına dâhil etme stratejisi güttü.” Şeklinde açıklanmıştır.
Soru 96
"Millî Görüş” geleneğinin kurucu ismi, ideoloğu ve lideri Necmettin Erbakan ne zaman ilk olarak Meclise girmiştir?
Seçenekler
A
1949
B
1959
C
1980
D
1969
E
1970
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Sayfa 208’de TÜRKİYE’DE SAĞ-MUHAFAZAKÂR DÜŞÜNCE: TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, MUHAFAZAKÂRLIK VE İSLAMCILIK ana konu başlığındaki açıklamalarda “1969 seçimlerinde “Millî Görüş” olarak adlandırılan İslamî siyasi söylem, “Müstakiller Hareketi” ile Türk siyasi hayatına katılmış ve Necmettin Erbakan Konya’dan bağımsız milletvekili olarak Meclise girmiştir.” şeklinde açıklanmıştır.
Soru 97
- DP'nin demokrasiyi meclis egemenliğine dayandıran bir söylem yoluyla iktidarı parti/başbakan elinde toplamaya çalışması,
- Dinin siyasete alet edilmesi
- Ülke kaynaklarını plansız kullanması
- Truman Doktrini'nin kabul edilmesi
Seçenekler
A
I ve III
B
II, III ve IV
C
Yalnız III
D
I, II ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
27 Mayıs 1960 darbesi DP’ye karşı, çok boyutlu bir tepkiyi içeren ve içinde çeşitli toplumsal sınıf ve kesimlerin zımni ittifakının bir ifadesidir denilebilir. DP iktidarının en çok eleştirilen ve darbeye zemin sağlayan nitelikleri, demokrasiyi meclis egemenliğine dayandıran bir söylem yoluyla iktidarı parti/başbakan elinde toplamaya çalışması, dinin siyasete alet edilmesi ve ülke kaynaklarını plansız kullanmasıydı. Bu unsurların eleştirisi ekseninde çizilen yeni rejimin esası, demokrasinin sadece bir halk egemenliği olarak değil, iktidarın çeşitlenmesine dayalı bir denge ve denetleme sistemi olarak tanımlanmasıydı.
Soru 98
Askeri darbe sonucu kapatılan Demokrat Parti'nin devamı niteliğindeolan ve 1965 seçimlerinde iktidara gelen parti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
B
Serbest Cumhuriyet Fırkası
C
Demokratik Sol Parti
D
Adalet Partisi
E
Adalet ve Kalkınma Partisi
Açıklama:
Kapatılan DP mirasını devralan Adalet Partisi (AP) 1965’te iktidara geldi. AP geçmiş dönemde DP’nin tersine iktidar bloğuna ordu ve sanayi çevrelerini de dâhil etti.
Soru 99
İlk kez meclise giren sosyalist siyasi parti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demokrat Parti
B
Cumhuriyet Halk Partisi
C
Türkiye İşçi Partisi
D
Demokratik Sol Parti
E
Türkiye Komünist Partisi
Açıklama:
Sağ ve sol eğilimli birçok parti kurulmuş, ilk kez bir sosyalist parti Meclis’e girmiş, ideolojik eksenli yayınların sayısı hızla artmıştı. Yine bu dönemde kentlerde kitle iletişim araçları yoluyla yayılan bir tüketim kültürünün yaygınlaştığı görülmektedir.
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir çekim merkezi hâline gelmiştir.
Türkiye İşçi Partisi 1965 seçimlerinde 15 milletvekili ile parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bu parti emekçi sınıflar için bir çekim merkezi hâline gelmiştir.
Soru 100
- İç ve dış pazarlarda serbestlik,
- Faiz oranlarının düşürülmesi,
- Piyasaya yoğun devlet müdahalesi,
- Kamu giderlerinin azaltılması,
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve IV
C
II ve III
D
I,II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Türkiye ekonomisi, serbest faiz ve döviz kuru politikalarıyla ve düşük emek maliyetleri aracılığıyla ihracat yapabilir duruma getirildi. Bu yaklaşım, dünyada Thatcher ve Reagan’ın temsil ettiği arz merkezli monetarist politikalarla birebir aynı politikalardır. Buna göre ekonomik karar alımında tümüyle serbest piyasa koşullarında oluşan fiyatların egemen olması, iç ve dış pazarlarda serbestlik, faiz oranlarının yukarı çekilmesi, devalüasyon, piyasaya en az devlet müdahalesi, kamu giderlerinin azaltılması, destekleme alımlarının gözden geçirilmesi, para arzının sıkı bir biçimde denetlenmesi vb. gerektiriyordu.
Soru 101
2001 Şubat ayında yaşanan krizin ardından IMF yönlendirmesinde ekonomik politikaların teslim edildiği teknokrat kimdir?
Seçenekler
A
Kemal Derviş
B
Şükrü Saraçoğlu
C
Mihri Belli
D
İsmet Özel
E
Mehmet Ali Aybar
Açıklama:
2001 Şubatında Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden birinin yaşanmasının ardından DSP, MHP ve ANAP’tan oluşan koalisyon hükümeti IMF yönlendiriciliğinde hazırlanan ve dalgalı döviz kuru ve sıkı mali politikalarına dayalı bir dizi ekonomik önlemi devreye soktu. Bu sıkı ekonomik politikaların yönetimi parlamento dışından bir teknokrata yani Kemal Derviş’e bırakıldı.
Soru 102
- Bağımsızlık
- Dini Değerler
- Kalkınma
- Kültür-Sanat
- Demokrasi
- Devlet Otoritesi
Seçenekler
A
I-III-V
B
II-IV-VI
C
I-II-III
D
II-V-VI
E
IV-V-VI
Açıklama:
Yöncülerin, 1960’lar Türkiye’sinde en önemli gördükleri üç sorun bağımsızlık, kalkınma ve demokrasiydi. Bağımsızlık ve kalkınmanın ise demokrasi sorununa göre önceliği vardı. Bağımsızlık için milliyetçiliği, kalkınma için devletçiliği, demokrasi için de sosyalizmi öneriyorlardı.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi Mihri Belli’nin geleneksel aşamacı devrim modeline getirdiği dört yenilikten biri değildir?
Seçenekler
A
Tanzimat’tan beri aydınlar arasında hüküm sürmekte olan Batıcı akıma karşı “Doğucu” bir akım yaratmaya çalışmak.
B
Kişisel özgürlükleri arttırarak, vatandaşın refah ve huzurunu yukarı taşımak.
C
TKP’nin öteden beri sahip olduğu programatik görüşleri millici bir tonla yeniden üretmek.
D
Sosyalizmi, cuntacılığa bir basamak olmak üzere Kemalizme eklemlemek.
E
İktidar perspektifi bakımından cuntacı bir çizgiyi benimsemek.
Açıklama:
Mihri Belli’nin, MDD adı altında Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) Komintern perspektifinden köklenen geleneksel aşamacı devrim modeline getirdiği dört yenilik vardı. Birincisi, Tanzimat’tan beri aydınlar arasında hüküm sürmekte olan Batıcı akıma karşı “Doğucu” bir akım yaratmaya çalışmak; ikincisi, TKP’nin öteden beri sahip olduğu programatik görüşleri millici bir tonla yeniden üretmek; üçüncüsü, sosyalizmi, cuntacılığa bir basamak olmak üzere Kemalizme eklemlemek; ve nihayet dördüncüsü, iktidar perspektifi bakımından cuntacı bir çizgiyi benimsemek.
Soru 104
Necip Fazıl Kısakürek'in kendini babası olarak gördüğü düşünsel ve siyasal yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Muhafazakarlık
B
Milliyetçilik
C
İslamcılık
D
Batıcılık
E
Sosyalizm
Açıklama:
Necip Fazıl Kısakürek, son kertede, Batılılaşma sürecine ve Batıcılığa yönelttiği sert eleştiriler dolayısıyla, İslamcılık düşüncesinin sınırları içinde yer alır; kendisini, bu düşünsel ve siyasal yaklaşımın ‘babası’ olarak görür. Bu sebeple, İslamcılığın diğer sağcı siyasal konumlarla yakınlaşma, eklemlenme ya da uzlaşma ve çatışma durumları en iyi onun eserlerinde izlenir.
Soru 105
Necip Fazıl Kısakürek'e göre "Yüceler Kurultayı" üyelerinin içinde bulunması gereken yaş aralığı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
18-33
B
18-40
C
33-65
D
40-65
E
60-65
Açıklama:
“Yüceler Kurultayı”nın âzası, en aşağı, 40, en yukarı 65 yaşında ve maddî ve manevî kâmil sıhhat içinde olur.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi Alparslan Türkeş'in Dokuz Işık ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Milliyetçilik
B
Hürriyetçilik
C
Köycülük
D
Endüstricilik -Teknikçilik
E
İslamcılık
Açıklama:
Türkeş, bu sırada bir yandan resmî milliyetçilikle bağını sürdürürken diğer yandan da kendi doktriner milliyetçiliğini geliştirdi. Türkeş fikirlerini Dokuz Işık adlı metinde ifade etmiştir. Dokuz Işık şu ilkelerden oluşmaktadır:
Milliyetçilik,
Ülkücülük,
Ahlakçılık,
Toplumculuk-Özel Teşebbüscülük,
İlimcilik,
Hürriyetçilik,
Köycülük,
Gelişmecilik ve Halkçılık
Endüstricilik -Teknikçilik.
Milliyetçilik,
Ülkücülük,
Ahlakçılık,
Toplumculuk-Özel Teşebbüscülük,
İlimcilik,
Hürriyetçilik,
Köycülük,
Gelişmecilik ve Halkçılık
Endüstricilik -Teknikçilik.