Osmanlıda İskan ve Göç - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Osmanlılar Rumeli'ye ilk olarak hangi tarihte geçmiştir?
Seçenekler
A
1322
B
1331
C
1334
D
1353
E
1357
Açıklama:
Osmanlıların Rumeli’ye ilk olarak 1322 tarihinde geçtiği bilinmektedir.
Soru 2
- Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin
iskânları, - Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskanlar,
- Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara açılması amacıyla yapılan iskanlar,
- Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskanlar,
- Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan iskânlar.
Seçenekler
A
II ve V
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
İskân Meselesini Doğuran Sebepler;
- Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlar
- Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin
iskânları - Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan
iskânlar - Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara
açılması amacıyla yapılan iskânlar - Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan
iskânlar - Suç işleyenleri cezalandırmak maksadıyla yapılan iskânlar
- Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan iskânlar
- Bazı gruplara bir takım görevler verilmesi ile yapılan iskânlar
- Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yapılan iskânlar
Soru 3
Kıbrıs'a yapılan iskanla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kıbrıs'a iskan yapılmasının nedeni geniş alanların boş olmasıdır.
B
Adaya göç edenlerden üç yıl süreyle vergi alınmayacaktır.
C
Göç edecek olanlar taşınır mallarını dahi yanlarına alamayacaklardı.
D
Sürgüne tabi tutulacak olanlar zanaatkar ve esnaf zümresinden iş yapabilecek kapasitede olanlar arasından seçilecekti.
E
Yetkililer seçim esnasında suistimale ve adam kayırmaya yeltenmeyeceklerdi.
Açıklama:
Kıbrıs’ta geniş alanların boş kalması devletin bu bölgenin iskânı için özel önlem almasını gerektirmiştir. Anadolu, Karaman, Rum ve Dulkadirli kadılarına gönderilen 1572 tarihli hükümde Kıbrıs’a yapılacak sürgünün büyüklüğü ve yöntemi belirlenmekteydi. Buna göre her şeyden önce adaya göç edenlerden üç yıl süreyle vergi alınmayacaktı. Göç edecek olanlar taşınır mallarını yanına alabilecek, taşınmazlarını ise satabileceklerdi. Sürgüne tabi tutulacak olanlar zanaatkâr ve esnaf zümresinden iş yapabilecek kapasitede olanlar arasından seçilecekti. Yetkililer seçim esnasında suiistimale ve adam kayırmaya yeltenmeyeceklerdi. Bu şekilde belirlenecek olanların isimleri ve malları kayıt altına alınarak tanzim edilecek defterlerin birer sureti İstanbul’a, Kıbrıs Beylerbeyi’ne ve kadısına gönderilecekti. Bu defterlerde ismi yazıldığı halde sürgün mahalline gitmeyip firar edenler yakalanıp idam edileceklerdi. Bu yöntemle sadece Teke bölgesinden toplam 5720 hanenin adada iskân edilmesi hükme bağlanmıştı.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi suç işleyenleri cezalandırmak ve suçluları göndermek maksadıyla iskan edilen bölgelerdir?
Seçenekler
A
Kıbrıs
B
Saraybosna
C
Foça
D
Akhisar
E
Aşağı Tuzla
Açıklama:
Suç işleyenleri cezalandırmak maksadıyla yapılan iskânlar
Ülke içinde ortaya çıkan bazı münferit olaylar sonucunda devlet, olayla ilgili kişi veya kişileri sürgün yoluyla iskân edebiliyordu. İmparatorluk içinde sıkça karşılaşılan bir durum olmakla beraber genelde sürgün yeri olarak Kıbrıs kullanılırdı. Mesela, Akkeçili Yörüklerinden bazı kimselerin kadınlara rahatsızlık vermeleri üzerine Kıbrıs’a sürgün edilmelerine karar verilmişti.
Ülke içinde ortaya çıkan bazı münferit olaylar sonucunda devlet, olayla ilgili kişi veya kişileri sürgün yoluyla iskân edebiliyordu. İmparatorluk içinde sıkça karşılaşılan bir durum olmakla beraber genelde sürgün yeri olarak Kıbrıs kullanılırdı. Mesela, Akkeçili Yörüklerinden bazı kimselerin kadınlara rahatsızlık vermeleri üzerine Kıbrıs’a sürgün edilmelerine karar verilmişti.
Soru 5
- Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar.
- Çeşitli iç karışıklıkların ortaya çıkardığı durum.
- Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraate açılması.
- Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
I ve IV
D
I, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
İç iskânı gerektiren sebepler dört başlık altında toplanabilir:
• Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar (vergilerin arttırılması, yeni verginin ihdası).
• Çeşitli iç karışıkların (isyanlar, eşkıyalık) ortaya çıkardığı durum.
• Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların
ziraata açılması meselesi.
• Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan
akını (muhaceret)
• Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar (vergilerin arttırılması, yeni verginin ihdası).
• Çeşitli iç karışıkların (isyanlar, eşkıyalık) ortaya çıkardığı durum.
• Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların
ziraata açılması meselesi.
• Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan
akını (muhaceret)
Soru 6
- Türkmenler
- Cemaatler
- Aşiretler
- Yörükler
- Arnavutlar
Seçenekler
A
Yalnız V
B
II ve III
C
I, IV, V
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
İskâna Tabi Tutulan Zümreler; Türkmenler, Yörükler, Aşiret ve Cemaatler.
Soru 7
- İskan edildikleri coğrafyanın ikliminin uygun olmaması,
- Arap aşiretlerinin baskısı,
- Yıllarca konar-göçer hayatı yaşamış olup daha önce tecrübe etmedikleri bir hayat tarzına alışmaya çalışmaları,
- İskan mahallindeki idarecilerin gerekli ilgiyi göstermemeleri,
- Türkmenlerin genel olarak Rakka, Hama ve Humus bölgelerine yerleştirilmeleri.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II, III, IV
D
I, II, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Türkmenlerin genel olarak Rakka, Hama ve Humus bölgelerine yerleştirildikleri,
ancak bu grupların bir müddet sonra yerlerini terk ettikleri görülmüştür. Bu
durumun ortaya çıkmasında iskân edildikleri coğrafyanın ikliminin uygun olmaması yanında Arap aşiretlerinin baskısı da etkili olmuştur. Bunun dışında yıllarca konar-göçer hayatı yaşamış olup daha önce tecrübe etmedikleri bir hayat tarzına alışmaya çalışmaları ve iskân mahallindeki idarecilerin gerekli ilgiyi göstermemeleri de geri dönüş nedenleri arasında yer almaktadır. Geri dönen gruplar ise Anadolu’da şekavete başlayarak iç düzenin bozulmasına ve üretim faaliyetlerinin zarar görmesine sebep olmuşlardır. Devlet ise gerektiğinde zor kullanarak sorun çıkartan aşiretleri tekrar iskân yerlerine sevk etmeye çalışmıştır.
ancak bu grupların bir müddet sonra yerlerini terk ettikleri görülmüştür. Bu
durumun ortaya çıkmasında iskân edildikleri coğrafyanın ikliminin uygun olmaması yanında Arap aşiretlerinin baskısı da etkili olmuştur. Bunun dışında yıllarca konar-göçer hayatı yaşamış olup daha önce tecrübe etmedikleri bir hayat tarzına alışmaya çalışmaları ve iskân mahallindeki idarecilerin gerekli ilgiyi göstermemeleri de geri dönüş nedenleri arasında yer almaktadır. Geri dönen gruplar ise Anadolu’da şekavete başlayarak iç düzenin bozulmasına ve üretim faaliyetlerinin zarar görmesine sebep olmuşlardır. Devlet ise gerektiğinde zor kullanarak sorun çıkartan aşiretleri tekrar iskân yerlerine sevk etmeye çalışmıştır.
Soru 8
- Beylerbeyi veya Sancakbeyi,
- İskan katibi,
- İskanbaşı,
- İskan beyleri,
- Kethüdarı
Seçenekler
A
I ve IV
B
II ve III
C
I, II, III
D
III, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazamlık döneminde iskân edilecek kişiler ve yerler tespit edilip 1691-1696 yılları arasında aşiretler ve cemaatler iskân edilmeye çalışılmıştır. Anadolu ve Suriye’de aşiret ve cemaatlerin iskân edileceği yerlerde beylerbeyi veya sancakbeyinin nezaretinde iskân kâtibi, iskânbaşı, iskân beyleri, kethüdaları ve yerine göre diğer memurlardan oluşan komisyonlar çalışarak iskânın sistemli bir biçimde gerçekleşmesini sağlamışlardır.
Soru 9
(I)Kelime manası olarak "yerleştirme" demektir. (II)Osmanlı Devleti'nde yoğun bir şekilde uygulanmış ve çeşitli maksatları ihtiva eden geniş bir kavramdır. (III)1071 Malazgirt Zaferi ile birlikte Türklerin fetih sahası içine giren Anadolu, bu siyaset sayesinde Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. (IV) Osmanlıların fetihlerinin kalıcı bir hale gelmesi, devletin uzun süre devamı ve bugün Balkanlarda Türk varlığı yine bu siyasetin sistemli bir tarzda uygulanması neticesinde olduğu görülecektir.
Yukarıda iskan kavramıyla ilgili verilen paragrafta hangi bilgiler doğrudur?
Yukarıda iskan kavramıyla ilgili verilen paragrafta hangi bilgiler doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
IV ve V
C
I, II, III
D
II, III, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
İskân kavramını tanımlayabilmek
İskân kelime manası dışında Osmanlı Devleti’nde yoğun bir şekilde uygulanmış ve çeşitli maksatları ihtiva eden geniş bir kavramdır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Türklerin fetih sahası içine giren Anadolu, bu siyaset sayesinde Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. Osmanlıların fetihlerinin kalıcı bir hale gelmesi, devletin uzun süre devamı ve bugün Balkanlarda Türk varlığı yine bu siyasetin sistemli bir tarzda uygulanması neticesinde olduğu görülecektir.
İskân kelime manası dışında Osmanlı Devleti’nde yoğun bir şekilde uygulanmış ve çeşitli maksatları ihtiva eden geniş bir kavramdır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Türklerin fetih sahası içine giren Anadolu, bu siyaset sayesinde Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. Osmanlıların fetihlerinin kalıcı bir hale gelmesi, devletin uzun süre devamı ve bugün Balkanlarda Türk varlığı yine bu siyasetin sistemli bir tarzda uygulanması neticesinde olduğu görülecektir.
Soru 10
- Osmanlı Devleti’nde iskân içe ve dışa dönük olarak iki yönde gerçekleşmektedir.
- Dışa dönük iskan fethedilen yerlere ülke içinden yapılan iskan faaliyetidir.
- Devletin kuruluş ve gelişme yıllarında yoğun bir biçimde uygulanmıştır.
- iç iskan ise Osmanlı Devleti'nin XVII. yüzyıldan itibaren uzun süren savaşların içine girmesi ve çoğunda da başarısız ayrılması neticesinde ortaya çıkmıştır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde iskân içe ve dışa dönük
olarak iki yönde gerçekleşmektedir. Dışa dönük
iskân devletin kuruluş ve gelişme yıllarında yoğun
bir biçimde uygulanmıştır. Aynı yıllarda fethedilen
bölgelerden özellikle esnaf ve ticaret ehli
kimseler de başta İstanbul olmak üzere önemli
şehirlere iskân olunarak bir iç iskân gerçekleştirilmiştir.
Diğer taraftan devletin toprak kayıpları
yaşadığı yıllarda yoğun göç hareketleri ikinci bir
iç iskân dalgasını beraberinde getirecektir.
olarak iki yönde gerçekleşmektedir. Dışa dönük
iskân devletin kuruluş ve gelişme yıllarında yoğun
bir biçimde uygulanmıştır. Aynı yıllarda fethedilen
bölgelerden özellikle esnaf ve ticaret ehli
kimseler de başta İstanbul olmak üzere önemli
şehirlere iskân olunarak bir iç iskân gerçekleştirilmiştir.
Diğer taraftan devletin toprak kayıpları
yaşadığı yıllarda yoğun göç hareketleri ikinci bir
iç iskân dalgasını beraberinde getirecektir.
Soru 11
Osmanlı döneminde fethedilen yerlere ilk olarak hangi yapı kurulurdu?
Seçenekler
A
Okul
B
Hastane
C
Cami
D
Karargah
E
Zaviye
Açıklama:
Fethedilen yerlere ilk olarak camiler kurulur, muhacirler bu alana iskân edilirlerdi. Böylece cami iskânın çekirdeğini oluştururdu. Halk cami etrafından (merkezden) çevreye doğru bir gelişme içindeydi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 12
I. Murad’ın Rumeli’de fetihlere başlamadan önce Saruhan Yörüklerini Serez taraflarına iskâna tabi tutması, hangi iskan türüne örnek gösterilir?
Seçenekler
A
Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlar
B
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlar
C
Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara açılması amacıyla yapılan iskânlar
D
Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin iskânları
E
Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan iskânlar
Açıklama:
I. Murad’ın Rumeli’de fetihlere başlamadan önce Saruhan Yörüklerini Serez taraflarına iskâna tabi tutması potansiyel isyan riskini en aza indirmek içindi. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 13
Osmanlı'da ülkenin ücra noktalarında kalmış alanlara yapılan yerleştirme faaliyetleri nasıl adlandırılırdı?
Seçenekler
A
Yaya teşkilatı
B
Boy teşkilatı
C
Yörük teşkilatı
D
Derbent teşkilatı
E
Evlad-ı Fatihan teşkilatı
Açıklama:
Ülkenin ücra noktalarında kalmış alanlara yapılan yerleştirme faaliyetleri genel olarak derbent teşkilatı olarak bilinmektedir. Bir kolluk kuvveti gibi bulundukları yerde, asayiş ve emniyeti sağlayıp yolları tamir ve muhafaza etmek, ıssız yerleri şenlendirmek derbent teşkilatının göreviydi. Bulundukları yerde ihtiyaç
duyulduğunda yolculara rehberlik de yaparlardı. Doğru cevap D şıkkıdır.
duyulduğunda yolculara rehberlik de yaparlardı. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 14
Osmanlı Devleti’nin XVI. asrın sonlarında uzun savaşlara girmesi ve umumiyetle başarısız olması üzerine halktan almak zorunda kaldığı vergi hangisidir?
Seçenekler
A
Tekalif-i şer’iye
B
Harac-ı muvazzafa
C
Rüsum-ı Örfiye
D
Bedel-i Tarik
E
İmdat-ı seferiye
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XVI. asrın sonlarında uzun savaşlara girmesi ve umumiyetle başarısız olması üzerine halktan almak zorunda kaldığı vergi “imdat-ı seferiye” vergisidir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 15
Osmanlı için Türkmenlerin kontrolünde en büyük problem kimin döneminde yaşanmıştır?
Seçenekler
A
Şah İsmail
B
Kaşgarî
C
Selçuk Bey
D
Tuğrul Bey
E
Köprülü
Açıklama:
Osmanlı için Türkmenlerin kontrolünde en büyük problem Şah İsmail döneminde yaşanmıştır. Şah İsmail’in ecdadı (Safiyyüddin Erdebili) aslen Sünni bir tarikata mensup iken dedesi Şeyh Cüneyd ve babası Haydar döneminde Şiiliğe dönmüşlerdir. Şah İsmail liderliğinde İran-Safevi Devleti kurulduğunda, devletin enbüyük dayanağı Anadolu’daki Türkmenler olmuştu. Anadolu’dan çok sayıda Türkmen grubu, Şah İsmail tarafına geçmek üzere büyük bir göç hareketi başlatmıştı. Bu hareketin önüne geçmek isteyen Osmanlı Devleti bir taraftan İran’a gitmeyi önlemeye çalışırken diğer taraftan o tarafa meyleden grupları Rumeli’de çeşitli mıntıkalara zorunlu iskâna tabi tutacaktır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 16
I. Dünya Savaşı’na kadar Kırım, Kafkaslar ve Balkanlardan Türk askerinin hâkimiyeti altındaki topraklara göç edenlerin, Osmanlı topraklarında ortaya çıkardığı ciddi iskân sorununu aşmak maksadıyla kurulan örgütlere ne ad verilmiştir?
Seçenekler
A
İskan Komisyonu
B
Muhacirin Komisyonu
C
Teftiş Komisyonu
D
Yerel Yönetim Komisyonu
E
Göç Komisyonu
Açıklama:
Dünya Savaşı’na kadar Kırım, Kafkaslar ve Balkanlardan henüz Türk askerinin hâkimiyeti altındaki topraklara yaklaşık beş milyon kişi göç etmiştir. Söz konusu göçmenler Osmanlı topraklarında ciddi iskân sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu sorunları aşmak maksadıyla Muhacirin Komisyonu isimli örgütler kurulmuştur. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 17
Türkmen kelimesinin doğuşuna ilişkin olarak, “Türk-manend” yani “Türk’e benzeyen” kelimesinin Farslar tarafından verildiğini, fakat halkın telaffuzunda Türkmene dönüştüğünü ifade eden tarihçi kimdir?
Seçenekler
A
Ebu’l-gazi
B
Muharrem Ergin
C
J. Deny
D
İbrahim Kafesoğlu
E
Safiyyüddin Erdebili
Açıklama:
Ebu’l-gazi “ Türk-manend” yani “Türk’e benzeyen” kelimesinin Farslar tarafından verildiğini, fakat halkın telaffuzunda Türkmene dönüştüğünü söyler. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 18
Yörük kelimesi hangi fiilden gelmektedir?
Seçenekler
A
Göçmek
B
Yerleşmek
C
Yün örmek
D
Yürümek
E
Yöreselleşmek
Açıklama:
“Yörük”, kelimesi “yürümek” fiilinden gelip o dönemde hala yerleşmeyip konargöçer hayatlarını devam ettiren Türkmenler için kullanılan bir kelimedir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 19
Yörükler hangi isim altında organize edilmiştir?
Seçenekler
A
Kabile
B
Taife
C
Oymak
D
Boy
E
Ocak
Açıklama:
Yörükler başlangıçta ya başlarındaki reislerinin adları, ya bir özellikleri, en çok da yoğun bulundukları bölgenin adı ile adlandırılmıştır. Yörükler “ocak” ismi verilerek organize edilmiştir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 20
1691-1696 yılları arasında, aşiret ve cemaatlere ilişkin iskân edilecek kişiler ve yerlerin tespit edilip iskân çalışmalarını başlatan sadrazam kimdir?
Seçenekler
A
Gedik Ahmed Paşa
B
Bozoklu Mustafa Paşa
C
Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa
D
Sürmeli Ali Paşa
E
Bekri Mustafa Paşa
Açıklama:
Köprülüzâde Fazıl Mustafa Paşa’nın sadrazamlık döneminde iskân edilecek kişiler ve yerler tespit edilip 1691-1696 yılları arasında aşiretler ve cemaatler iskân edilmeye çalışılmıştır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi yerleşik veya konargöçer grupların, kendilerinin veya devletin isteği doğrultusunda başka bir bölgeye yerleştirilmesi nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Türkleştirmek
B
Sanatı geliştirmek
C
İslamlaştırmak
D
Şenlendirmek
E
Güvenliği sağlamak
Açıklama:
Kelime manası olarak “yerleştirme” demektir. Genel olarak; yerleşik veya konargöçer grupları kendilerinin veya devletin isteği doğrultusunda belli bir yöreyi Türkleştirmek, İslamlaştırmak, şenlendirmek veya güvenliği sağlamak gibi nedenlerle, başka bir bölgeye yerleştirme faaliyetine verilen isimdir.
Soru 22
Türkmen nüfusunun hızla Anadolu’ya sevk ve iskânı sonucu Avrupalılar Anadolu’ya “Turquie” adını hangi yılda vermişlerdir?
Seçenekler
A
1071
B
1085
C
1322
D
1357
E
1461
Açıklama:
1071 Malazgirt Savaşı’nın kazanılmasıyla birlikte Türkler, Anadolu’ya akınlar yaparak ilerlemeye başlamışlardı. Bu ilk dönemlerde Anadolu şehirlerini bir bir fetheden Türkler, fethettikleri alanlara beylerinin yönlendirmeleriyle kalıcı olarak yerleşmeye de başladılar. Bunun neticesinde kısa bir süre içerisinde Anadolu’da birçok beylik ortaya çıktı. Bunların en güçlüsü konumundaki Türkiye Selçukluları öncülüğünde gaza ve cihat hareketlerini devam ettirdiler. Türkmen nüfusunun hızla Anadolu’ya sevk ve iskânı sonucu daha 1085 yılında Avrupalılar Anadolu’ya “Turquie” adını verdiler. Bu durumun ortaya çıkmasında kuşkusuz Malazgirt Savaşı sonrası Türklerin Anadolu’ya göç etmesi etkili olmuştur. Bu göç dalgasında Oğuz boylarına mensup, Kayı, Bayat, Karaevli, Yazır, Döğer, Dodurga, Avşar, Kızık, Beğdilli, Karkın, Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepni, Salur, Eymür, Alayundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık teşekkülleri Anadolu’ya akın akın gelip yerleşmişlerdi.
Soru 23
Mamalu Türkmenlerinden Kırık’ların Bozok sancağına Peçeli ve Turgutlu cemaatlerinin Rakka’ya, Kılıçlu, Doğanlı ve Alcı cemaatlerinin ise Kıbrıs’a iskan sebepleri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlardır.
B
Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin iskânlarıdır.
C
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlardır.
D
Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara açılması amacıyla yapılan iskânlardır.
E
Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan iskânlardır.
Açıklama:
Bu çeşit iskânlar genelde aşiretlerin cezalandırılması maksadıyla sürgün yoluyla yapılırdı. Gösterilen yere gitmekte direnenler için ise genellikle sürgün yeri Rakka ve Kıbrıs’tı. Mesela, Bozok sancağına iskânı emredilen Mamalu Türkmenlerinden Kırık, Nefesli, Güller, Şarklı, Kafirkıranlı, Peçeli ve Turgutlu cemaatleri şekavetlerinden ötürü Rakka’ya, Kılıçlu, Doğanlı ve Alcı cemaatleri ise Kıbrıs’a sürgün edilmişti.
Soru 24
1683 yılındaki Viyana kuşatması sonrasındaki Osmanlı Devletindeki iskan sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlardır.
B
Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlardır.
C
Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan iskânlardır.
D
Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yapılan iskânlardır.
E
Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan iskânlardır.
Açıklama:
i. Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yapılan iskânlar Osmanlı Devleti’nin kuruluştan zor zamanlarına değin, dışa dönük iskânlar yaparak yeni fethedilen topraklarda dengeli bir nüfus politikası izliyor ve ülke içinde üretimin aksamamasını istiyordu. Özellikle 17. yüzyıldan sonra uzun süren savaşlar ve kaybedilen topraklar neticesinde içe dönük iskân hareketlerinin başladığı görülmektedir. 1683 yılındaki Viyana kuşatması başarısızlığı ardından silsile halinde gelen başarısızlıklar sonucunda vaktiyle bin bir güçlükle yerleştirilen topraklardan bir bir geri dönmek zorunda kalınmıştır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi iç iskânı gerektiren sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar
B
Çeşitli iç karışıkların ortaya çıkardığı durumlar
C
Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi
D
Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını
E
Bölgelerin Türkleştirilmesi ve İslamlaştırılmasını sağlama
Açıklama:
İç iskânı gerektiren sebepler dört başlık altında toplanabilir:
- Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar (vergilerin arttırılması, yeni verginin ihdası).
- Çeşitli iç karışıkların (isyanlar, eşkıyalık) ortaya çıkardığı durum.
- Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi.
- Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını (muhaceret).
Soru 26
Türklerde aile sıralaması en küçükten büyüğe doğru aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Aile-Oba- Oymak- Mahalle-Cemaat-Aşiret-Boy
B
Aile-Oymak -Oba-Mahalle- Cemaat -Aşiret - Boy
C
Aile-Oba -Oymak-Cemaat-Mahalle -Aşiret-Boy
D
Aile-Oba -Oymak-Cemaat-Aşiret-Mahalle-Boy
E
Aile-Oba-Mahalle-Oymak-Cemaat-Aşiret-Boy
Açıklama:
Genel olarak sıralama boy (kabile, taife), aşiret, cemaat, oymak, mahalle, oba ve aile idi. Anadolu’da Oğuz boyları olan, Avşar, Beğdili, Kayı, Bayad, Büğdüz, Yüreğir, Çepni, Çavundur, Yıva, Karaevli, Yazır, Dodurga, Karkın, Kızık, Salur, Peçenek, Eymür, Bayındır, Kınık, Barak, Döğer, Alayundlu, İğdir, Varsak, Barak ve Çunkarlara bağlı cemaatler çok yaygındı. Daha çok konar-göçer hayatı sürüp hayvancılıkla uğraşan bu gruplar, XVII. yüzyıldan itibaren devlet otoritesinin zayıflamasıyla beraber başıboş telakki edilip iskân edilmişlerdir. Kimileri devlet tarafından zorla, kimileri yine devletin verdiği teşvikler sonucu kendi isteği ile yerleşik hayata geçmişlerdir.
Soru 27
Türkmenler ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Maveraünnehir Müslümanlarınca Müslüman olan Oğuzlara “Türkmen” adı verilmiştir.
B
13. Yüzyıldan sonra ise “Türkmen” kelimesi “Oğuz” kelimesinin yerini almıştır.
C
Kamus-ı Türkî’de bir asıldan mensup olup birlikte yaşayan ve birlikte konup göçen bedeviler halkı, oymak, kabile olarak açıklanmıştır.
D
Türkmen adı X. Yüzyılda Oğuzlardan bir topluluğun adı olarak geçmekteydi.
E
Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarında Anadolu’da Türkmenlerden yerleşik hayata geçenler için “Türk” denilmeye başlanmıştır.
Açıklama:
Aşiret ve Cemaatler: Aşiret kelimesi, Kamus-ı Türkî’de bir asıldan mensup olup birlikte yaşayan ve birlikte konup göçen bedeviler halkı, oymak, kabile, Arap, Kürt, Türkmen aşiretleri olarak açıklanmıştır. Türkçede yaygın olarak göçebe toplulukları ifade etmek için kullanılmakla birlikte terim anlamı olarak boyun altında, cemaatin üstünde yer alan topluluğa verilen isimdir.
Soru 28
Aşağıda yer alan isyan olaylarından hangisi dışa dönük iskân hareketlerine örnektir?
Seçenekler
A
1764-1766 Kıbrıs İsyanı
B
Mısır, Akka ve Mora’daki isyanlar
C
Çelebi Mehmed Han zamanında Tatar isyanları
D
1596-1775 yılları arasındaki Celali isyanları
E
1727-1728 İzmir İsyanı
Açıklama:
Yıldırım Bayezid devrine ait ilk iskân kaydı, 1400-1401 yıllarında tuz yasağını kabul etmeyen ve Menemen ovasında kışlayan aşiretlerden Göçer-evlilere dair olup bunlar Filibe taraflarına gönderilmişlerdi. Çelebi Mehmed Han zamanında isyanları Yörgüç Paşa tarafından bastırılan Tatarlar ise, Dobruca havalisine yerleştirilmişlerdir. 1397’de Mora’da Argos’un alınmasından sonra buradan 30.000 kişi Anadolu’ya, Anadolu’dan da Üsküp ve Teselya bölgelerine Türkmen ve Tatar aşiretleri nakledilmişlerdir. Bu durum II. Bayezid Han’ın padişahlığının sonuna kadar devam etti. Naldöken, Selanik, Tanrıdağı, Kocacık, Vize ve Ofçabolu Yörüklerinin XVI. Yüzyıl ortalarındaki dağılımı haritada gösterilmiştir.
Soru 29
1691-1699 yılları arasında Osmanlı Devletinin, sefer hazırlıkları ile uğraşırken Anadolu topraklarının muhafazasız kalmaması için konar-göçerlerin iskânını uygun görmesi hangi iskanlardandır?
Seçenekler
A
Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlar
B
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlar
C
Aralarında veya yerleşik gruplarla anlaşmazlık olan cemaat ve aşiretlerin iskânları
D
Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerlerin imara açılması amacıyla yapılan iskânlar
E
Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan iskânlar
Açıklama:
XVII. yüzyılda devlet idaresinin zafiyet göstermesi sonucu, konar-göçerlerin şekavete başlamaları, onların yerleştirilmelerini zorunlu kılıyordu. Aslında yerleşik hayata zarar vermeyeceklerine dair konar-göçerlerden güvence alınıyordu. Fakat bu güvenceye rağmen, bazen yerleşik halkın ekinlerini gasp edip, hayvanlara el koydukları ve hatta köylüleri kaçırdıkları da oluyordu. Sadece yerleşik halkla değil aynı zamanda yaylak ve kışlak yerleri yüzünden kendi aralarında dahi sorun çıkabiliyordu. Özellikle 1691-1699 yılları arasında devlet, sefer hazırlıkları ile uğraşırken Anadolu topraklarının muhafazasız kalmaması için onların iskânını uygun görmüştü.
Soru 30
Osmanlı Devletinde yeni fethedilen alanlara yerleştirmelerle ilgili olarak Rumeli’deki iskânlara ilişkin ilk kayıt hangi yılda olmuştur?
Seçenekler
A
1322
B
1329
C
1331
D
1334
E
1357
Açıklama:
Yeni fethedilen alanlara yerleştirmeler bir anda olmamıştır. Mesela Rumeli’deki iskânlara ilişkin ilk kayıt 1357’de Karesi topraklarında ikamet etmekteyken Gelibolu’ya oradan da Hayrabolu’ya gelip yerleşen konar-göçer zümre ile ilgilidir. XIV. asırda Bizans’a yardım maksadıyla Rumeli’ye giden birliklerin burada kalmasından sonra, Rumeli’nin fethiyle birlikte Süleyman Paşa liderliğinde bir grup Türk iskân edilmiştir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı iskân politikası sonucu gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Ortadoğu’da Protestan milleti oluştu.
B
Arnavutlar Müslüman oldu.
C
Balkanlarda Müslüman Türk nüfus ortaya çıkmaya başladı.
D
Fethedilen yerlerin Türk hakimiyetinde kalmasına sebebiyet verdi.
E
Hudut bölelerinden içe doğru insan akını azaldı.
Açıklama:
İskân kavramını tanımlayabileceksiniz.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı iskân politikasının amacını kapsamaz?
Seçenekler
A
Hıristiyan nüfusu azaltmak
B
Müslüman nüfusu arttırmak
C
Cemaatler arası anlaşmazlıkları gidermek
D
Muhtemel isyanları önlemek
E
Bataklıkları ıslah etmek
Açıklama:
İskâna ihtiyacın nedenlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi iskâna tabi tutulan zümrelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yörükler
B
Askerler
C
Türkmenler
D
Aşiretler
E
Cemaatler
Açıklama:
İskâna tabi tutulan zümreleri açıklayabileceksiniz.
Soru 34
Türklerde boy (kabile) sıralaması en büyükten küçüğe doğru aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Boy, oymak, aşiret, aile, cemaat, oba, mahalle
B
Mahalle, boy, cemaat, aşiret, oymak, oba, aile
C
Oba, mahalle, aşiret, cemaat, boy, oymak, aile
D
Boy, aşiret, cemaat, oymak, mahalle, oba, aile
E
Boy, cemaat, aşiret, mahalle, oymak, oba, aile
Açıklama:
İskâna tabi tutulan zümreleri açıklayabileceksiniz.
Soru 35
Yıldırım Bayezid devrine ait ilk iskân kaydı nereye olmuştur?
Seçenekler
A
fiam
B
Filibe
C
Niğbolu
D
Belgrad
E
Halep
Açıklama:
İskân çeşitlerini sıralayabileceksiniz.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi iç iskânı gerektiren sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar
B
İsyanlar ve eşkıyalık gibi çeşitli iç karışıkların ortaya çıkardığı durum
C
Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi
D
Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını
E
Düşman arazisinde akın hareketinde bulundu mak maksadı ile görevlendirme
Açıklama:
İskâna ihtiyacın nedenlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangilerinin güvenliğini sağlamak amacıyla ülkenin çeşitli yerlerinde iskânlar yapılırdı?
Seçenekler
A
Kervanların, madenlerin
B
Kervanların, çiftliklerin
C
Kalelerin, madenlerin
D
Çiftliklerin, kalelerin
E
Çiftliklerin, madenlerin
Açıklama:
İskâna ihtiyacın nedenlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 38
Aşağıdaki gerekçelerden hangisi iskânın sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Fethedilen bölgeleri Türkleştirmek ve İslamlaş- tırmak
B
Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yerleştirme yapmak
C
Bataklık, ormanlık gibi alanların tarıma, harap ve boş yerleri imara açmak
D
fiehirlerde sanat ve ticareti geliştirmek
E
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak
Açıklama:
İskâna ihtiyacın nedenlerini açıklayabileceksiniz.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Malazgirt Savaşı sonrasında Anadolu’ya yerleşen boylardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kayı
B
Bayat
C
Karaevli
D
Avşar
E
Avar
Açıklama:
İskâna tabi tutulan zümreleri açıklayabileceksiniz.
Soru 40
Moğolların önünden kaçarak Anadolu’ya gelen Kayı boyuna mensup Osmanlı ailesi Türkiye Selçuklu Sultanı tarafından hangi bölgeye yerleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Manisa
B
Kastamonu- Sinop
C
Söğüt-Domaniç
D
Kütahya
E
Balıkesir
Açıklama:
İskân kavramını tanımlayabileceksiniz.
Soru 41
Türkiye Selçuklu Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesine yol açan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Malazgirt Savaşı
B
Türkmen Göçü
C
Moğol İstilası
D
Avşar Boyu Akınları
E
Hun İstilası
Açıklama:
Haçlı seferleri ve akabinde beliren Moğol istilası bir taraftan Anadolu’yu derinden sarsarken diğer taraftan Türkiye Selçuklu Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır.
Soru 42
Yıldırım Bayezid, Plevne ve Niğbolu havalisini kimlere bırakarak buraların imar ve iskân açısından gelişmesini sağlamıştır?
Seçenekler
A
Saruhan Yörüklerine
B
İsfendiyaroğullarına
C
Ahmet Paşa'ya
D
Mihaloğullarına
E
Danişmentli Türkmenlerine
Açıklama:
Yıldırım Bayezid, Plevne ve Niğbolu havalisini Mihaloğullarına tevdi ederek buraların imar ve iskân açısından gelişmesini sağlamasının yanı sıra ta uçlarda tampon bölge oluşturdukları bilinmektedir.
Soru 43
Genelde aşiretlerin cezalandırılması maksadıyla sürgün yoluyla yapılan ve gösterilen yere gitmekte direnenler için ise genellikle sürgün yeri Rakka ve Kıbrıs olan iskan meselesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belli bölgelerin Türkleşmesi ve İslamlaşması nedeniyle yapılan iskânlar
B
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlar
C
Ülkenin çeşitli yerlerinde insanların, kervanların, madenlerin vs. güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan iskânlar
D
Yeni oluşturulan yerleşim birimlerine mamur olması maksadıyla yapılan iskânlar
E
Toprakların kaybedilmesi ile birlikte ülke içine yapılan iskânlar
Açıklama:
Potansiyel ayaklanma nedenlerini ortadan kaldırmak için yapılan iskânlar: Osmanlı Devleti’nin güvenliğini tehdit edebilecek kesimleri tâbi tuttuğu iskân hareketidir. Burada sadece konar-göçer zümreler değil, ister Müslüman olsun ister Hıristiyan, isyan potansiyeli olan bütün zümreleri kapsamaktaydı. Bu zümreler tehlikenin niteliği ve geliş yönüne göre Anadolu’dan Rumeli’ye veya Rumeli’den Anadolu’ya çift taraflı iskân edilmişlerdir. Bu çeşit iskânlar genelde aşiretlerin cezalandırılması maksadıyla sürgün yoluyla yapılırdı. Gösterilen yere gitmekte direnenler için ise genellikle sürgün yeri Rakka ve Kıbrıs’tı.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi 1572 tarihli hükümde Kıbrıs’a yapılacak sürgün için belirlenen yöntemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Adaya göç edenlerden hiç vergi alınmayacaktı
B
Göç edecek olanlar taşınır mallarını yanına alabilecekti
C
Göç edecek olanlar taşınmazlarını satabileceklerdi
D
Sürgüne tabi tutulacak olanlar zanaatkâr ve esnaf zümresinden iş yapabilecek kapasitede olanlar arasından seçilecekti
E
Yetkililer seçim esnasında suiistimale ve adam kayırmaya yeltenmeyeceklerdi
Açıklama:
Kıbrıs’ta geniş alanların boş kalması devletin bu bölgenin iskânı için özel önlem almasını gerektirmiştir. Anadolu, Karaman, Rum ve Dulkadirli kadılarına gönderilen 1572 tarihli hükümde Kıbrıs’a yapılacak sürgünün büyüklüğü ve yöntemi belirlenmekteydi. Buna göre her şeyden önce adaya göç edenlerden üç yıl süreyle vergi alınmayacaktı.
Soru 45
Akkeçili Yörüklerinden bazı kimselerin kadınlara rahatsızlık vermeleri üzerine aşağıdaki hangi bölgeye sürgün edilmelerine karar verilmişti?
Seçenekler
A
Filibe
B
Gümülcine
C
Plevne
D
Üsküp
E
Kıbrıs
Açıklama:
Akkeçili Yörüklerinden bazı kimselerin kadınlara rahatsızlık vermeleri üzerine Kıbrıs’a sürgün edilmelerine karar verilmişti.
Soru 46
1461 yılında fethedilen Trabzon’un eski Hıristiyan sipahilerinden birçoğu ve onlara tâbi olanlar Rumeli’nin muhtelif yerlerine sevk edilirken, yerlerine aşağıdaki hangi bölgeden getirilen ahali yerleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Kütahya
B
Bolu
C
Tokat
D
Eskişehir
E
Kıbrıs
Açıklama:
1461 yılında fethedilen Trabzon’un eski Hıristiyan sipahilerinden birçoğu ve onlara tâbi olanlar Rumeli’nin muhtelif yerlerine sevk edilirken, yerlerine Tokat, Samsun, Bafra, Çorum ve Amasya gibi bölgelerden getirilen ahali yerleştirildi.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi iç iskanı gerektiren sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar
B
Çeşitli iç karışıkların ortaya çıkardığı durum
C
Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi
D
Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını
E
Fethedilen yerlerde kalıcılığın temin edilmesi, nüfus dengesinin sağlanması
Açıklama:
İç iskânı gerektiren sebepler dört başlık altında toplanabilir: • Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar (vergilerin arttırılması, yeni verginin ihdası). • Çeşitli iç karışıkların (isyanlar, eşkıyalık) ortaya çıkardığı durum.
• Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi. • Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını (muhaceret)
Fethedilen yerlerde kalıcılığın temin edilmesi, nüfus dengesinin sağlanması dışa dönük isyan faaliyetidir.
• Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi. • Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akını (muhaceret)
Fethedilen yerlerde kalıcılığın temin edilmesi, nüfus dengesinin sağlanması dışa dönük isyan faaliyetidir.
Soru 48
Osmanlı Devleti’nin XVI. asrın sonlarında uzun savaşlara girmesi ve başarısız olması üzerine halktan almak zorunda kaldığı vergi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmdat-ı seferiye
B
Harac-ı mukasseme
C
Ber-vech-i maktu
D
Resm-i hamr
E
Arazi-i haraciyye
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XVI. asrın sonlarında uzun savaşlara girmesi ve umumiyetle başarısız olması üzerine halktan almak zorunda kaldığı “imdat-ı seferiye” vergisi halkın da durumunun kötü olmasıyla iç hareketlenmeye neden olmuştur.
Soru 49
Anadolu’dan çok sayıda Türkmen grubu, Şah İsmail tarafına geçmek üzere başlattıkları göç hareketi hangi bölgeye yönelik olmuştur?
Seçenekler
A
Rumeli
B
Kıbrıs
C
Kırım
D
Suriye
E
İran
Açıklama:
Şah İsmail liderliğinde İran-Safevi Devleti kurulduğunda, devletin en büyük dayanağı Anadolu’daki Türkmenler olmuştu. Anadolu’dan çok sayıda Türkmen grubu, Şah İsmail tarafına geçmek üzere büyük bir göç hareketi başlatmıştı. Bu hareketin önüne geçmek isteyen Osmanlı Devleti bir taraftan İran’a gitmeyi önlemeye çalışırken diğer taraftan o tarafa meyleden grupları Rumeli’de çeşitli mıntıkalara zorunlu iskâna tabi tutacaktır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Türklerde boy (kabile) sıralamasının içinde yer almaz?
Seçenekler
A
Oymak
B
Mahale
C
Oba
D
Sokak
E
Aile
Açıklama:
Genel olarak sıralama boy (kabile, taife), aşiret, cemaat, oymak, mahalle, oba ve aile idi.
Soru 51
I. Murad zamanında Saruhan Yörükleri nereye iskân ettirilmiştir ?
Seçenekler
A
Serez
B
Filibe
C
Kastamonu
D
Sinop
E
Tebriz
Açıklama:
I. Murad zamanında Saruhan Yörükleri Serez’e yerleştirilmiştir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi içe dönük iskân hareketleri ile ilgili doğru bir bilgi değildir ?
Seçenekler
A
Osmanlı Devleti'nin 17. YY'dan itibaren uzun süren savşarın içine girmesi ve çoğundan da başarısız ayrılması sebebiyle ortaya çıkan iskân hareketidir.
B
Bu iskân hareketlerinin kapsamına ülke içinde çıkan karışıklıkların neticesinde terkedilen alanlara yapılan yerleştirmeler girer.
C
Osmanlı Devleti'nin 16. asrın sonlarında savaşlarda başarısız olması üzerine halktan aldığı imdat-ı seferiyye vergisi, halkın zor durumda olmasından dolayı iç hareketlenmeye neden olmuştur.
D
Özellikle Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde yaptığı iskânlar içe dönük iskânlardır.
E
Osmanlı Devleti'ne yeni gelir kaynakları elde etmek gayesi ile harap ve boş alanların ziraata açılması meselesi iç iskânı gerçekleştiren sebepler arasındadır.
Açıklama:
Özellikle kuruluş döneminde yapılan iskânlar dışa dönüktür. Fethedilen yerlerde kalıcılığın temin edilmesi, nüfus dengesinin sağlanması ve alınan yerlerin imar edilip şenlendirilmesi
amacıyla genellikle ülke içinde konar-göçer hayat yaşayan zümrelerin tercih edilip iskân edilmesidir
amacıyla genellikle ülke içinde konar-göçer hayat yaşayan zümrelerin tercih edilip iskân edilmesidir
Soru 53
Türkmen kelimesi Karluk, Halaç ve Oğuzlar'ı içine alan siyasi bir terimdi.Karluk ve Halaçlar'ın bu birlikten ayrılmasıyla Türkmen ismi sadece Oğuzlar ile özdeşleşmiştir. Bu ismin kendileri tarafından 13. yüzyıla kadar kullanılmamasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Moğolların baskısı
B
Konar göçer ve yerleşik farkı
C
Bizans ve Gürcülerin dolduruşu
D
Zamanla asimile olmaları
E
Diğer Türk boylarının baskısı
Açıklama:
Karluk ve Halaçların bu birlikten ayrılmasıyla Türkmen ismi sadece Oğuzlarla
özdeşleşmişti. Bu ismin kendileri tarafından 13. yüzyıla kadar kullanılmamasının
sebebi konar-göçer ve yerleşik farkı dolayısıyladır. Bu yüzyıldan sonra ise Oğuz
ismi artık terk edilmiştir.
özdeşleşmişti. Bu ismin kendileri tarafından 13. yüzyıla kadar kullanılmamasının
sebebi konar-göçer ve yerleşik farkı dolayısıyladır. Bu yüzyıldan sonra ise Oğuz
ismi artık terk edilmiştir.
Soru 54
Osmanlı kaynaklarında Türkmen kelimesi aşağıdaki hangi halklar için kullanılmamıştır ?
Seçenekler
A
Akkoyunlu
B
Tolunoğulları
C
Karakoyunlu
D
Safevî
E
Anadolu Beylikleri
Açıklama:
Osmanlı kaynaklarında “Türkmen” kelimesi ise Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi
ve Anadolu beyliklerinin halkları için kullanılmıştır.
ve Anadolu beyliklerinin halkları için kullanılmıştır.
Soru 55
Osmanlı döneminde boyun altında, cemaatin ise üstünde bir topluluk, akrabalık ilişkilerine dayanan, ortak çıkar ve yarar sağlamak için bir araya gelen insanların oluşturduğu birlikteliğe ne ad verilirdi ?
Seçenekler
A
Yörük
B
Türkmen
C
Aşiret
D
Boy
E
Budun
Açıklama:
Osmanlı cemiyet yapısını oluşturan önemli
unsurlardan birini konar-göçer tabir edilen ve
yarı göçebe hayatı yaşayan aşiretler oluşturur.
“Aşiret” tabiri göçebe unsurlar için kullanılıp,
Osmanlılar devrinde boyun altında, cemaatin
ise üstünde bir topluluk, akrabalık ilişkilerine
dayanan, ortak çıkar ve yarar sağlamak için bir
araya gelen insanların oluşturduğu birlikteliktir.
unsurlardan birini konar-göçer tabir edilen ve
yarı göçebe hayatı yaşayan aşiretler oluşturur.
“Aşiret” tabiri göçebe unsurlar için kullanılıp,
Osmanlılar devrinde boyun altında, cemaatin
ise üstünde bir topluluk, akrabalık ilişkilerine
dayanan, ortak çıkar ve yarar sağlamak için bir
araya gelen insanların oluşturduğu birlikteliktir.
Soru 56
Osmanlı Devleti’nde yoğun bir şekilde uygulanan, Anadolu'nun Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlayan siyasete ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Cihan
B
Denge
C
Fetih
D
İskân
E
Hoşgürü
Açıklama:
İskân kelime manası dışında Osmanlı
Devleti’nde yoğun bir şekilde uygulanmış ve çeşitli maksatları ihtiva eden geniş bir kavramdır.
1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Türklerin fetih
sahası içine giren Anadolu, bu siyaset sayesinde
Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. Osmanlıların fetihlerinin kalıcı bir hale gelmesi, devletin uzun
süre devamı ve bugün Balkanlarda Türk varlığı
yine bu siyasetin sistemli bir tarzda uygulanması
neticesinde olduğu görülecektir.
Devleti’nde yoğun bir şekilde uygulanmış ve çeşitli maksatları ihtiva eden geniş bir kavramdır.
1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Türklerin fetih
sahası içine giren Anadolu, bu siyaset sayesinde
Türkleşmiş ve İslamlaşmıştır. Osmanlıların fetihlerinin kalıcı bir hale gelmesi, devletin uzun
süre devamı ve bugün Balkanlarda Türk varlığı
yine bu siyasetin sistemli bir tarzda uygulanması
neticesinde olduğu görülecektir.
Soru 57
Osmanlı Devleti fethettiği yerlere ilk olarak iskânın çekirdeğini oluşturan hangi kurumu kurardı ?
Seçenekler
A
Külliye
B
Medrese
C
İmaret
D
Vakıf
E
Cami
Açıklama:
Fethedilen yerlere ilk olarak camiler kurulur, muhacirler bu alana iskân edilirlerdi. Böylece cami iskânın çekirdeğini oluştururdu. Halk cami etrafından (merkezden) çevreye doğru bir gelişme içindeydi.
Soru 58
1071 Malazgirt Savaşı’nın kazanılmasıyla birlikte Anadolu’ya akınlar
yaparak ilerlemeye başlayan Türkler, fethettikleri alanlara beylerinin yönlendirmeleriyle kalıcı olarak yerleşmeye de başladılar. Bunun neticesinde Anadolu'da gaza ve cihat hareketlerini devam ettiren birçok beylik ortaya çıkmıştı.
Bu gaza ve cihat hareketlerine öncülük eden en büyük ve en güçlüsü konumundaki beylik aşağıdakilerden hangisidir ?
yaparak ilerlemeye başlayan Türkler, fethettikleri alanlara beylerinin yönlendirmeleriyle kalıcı olarak yerleşmeye de başladılar. Bunun neticesinde Anadolu'da gaza ve cihat hareketlerini devam ettiren birçok beylik ortaya çıkmıştı.
Bu gaza ve cihat hareketlerine öncülük eden en büyük ve en güçlüsü konumundaki beylik aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Danişmentliler
B
Türkiye Selçukluları
C
Mengücekliler
D
Saltuklular
E
Artuklular
Açıklama:
1071 Malazgirt Savaşı’nın kazanılmasıyla birlikte Türkler, Anadolu’ya akınlar
yaparak ilerlemeye başlamışlardı. Bu ilk dönemlerde Anadolu şehirlerini bir bir
fetheden Türkler, fethettikleri alanlara beylerinin yönlendirmeleriyle kalıcı olarak
yerleşmeye de başladılar. Bunun neticesinde kısa bir süre içerisinde Anadolu’da
birçok beylik ortaya çıktı. Bunların en güçlüsü konumundaki Türkiye Selçukluları
öncülüğünde gaza ve cihat hareketlerini devam ettirdiler.
yaparak ilerlemeye başlamışlardı. Bu ilk dönemlerde Anadolu şehirlerini bir bir
fetheden Türkler, fethettikleri alanlara beylerinin yönlendirmeleriyle kalıcı olarak
yerleşmeye de başladılar. Bunun neticesinde kısa bir süre içerisinde Anadolu’da
birçok beylik ortaya çıktı. Bunların en güçlüsü konumundaki Türkiye Selçukluları
öncülüğünde gaza ve cihat hareketlerini devam ettirdiler.
Soru 59
Osmanlı için Türkmenlerin kontrolünde en büyük problem kimin döneminde yaşanmıştır ?
Seçenekler
A
Çaka Bey
B
II.Murad
C
Şah İsmail
D
Selçuk Bey
E
Kara Mustafa Paşa
Açıklama:
Osmanlı için Türkmenlerin kontrolünde en büyük problem Şah İsmail döneminde yaşanmıştır. Şah İsmail’in ecdadı (Safiyyüddin Erdebili) aslen Sünni bir tarikata mensup iken dedesi Şeyh Cüneyd ve babası Haydar döneminde Şiiliğe dönmüşlerdir.
Soru 60
Aşağıdaki şıkların hangisinde Türklerdeki en küçük ve en büyük kabile adlandırması doğru olarak verilmiştir ?
Seçenekler
A
Boy- Aile
B
Aile-Boy
C
Aile-Aşiret
D
Oba-Boy
E
Aşiret-Boy
Açıklama:
Genel olarak büyükten küçüğe sıralama boy (kabile, taife), aşiret, cemaat, oymak, mahalle, oba ve aile idi.
Ünite 2
Soru 1
______ Beyliği’nin XIII. yüzyılın sonlarında Bizans İmparatorluğu ile barış yaparak, gazâyı terk etmeleri üzerine bu görevi onlara bağlı olarak, Söğüt-Domaniç havalisinde yaşayan Osmanlılar devralmıştır. Böylece gazâ ve yeni fethedilen yerlere yaptığı sistemli iskân politikası sayesinde büyük bir devletin temelleri atılmaya başlanmıştır.
Yukarıdaki boşluğa gelebilecek doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa gelebilecek doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aydınoğulları
B
Çobanoğulları
C
Karesioğulları
D
Menteşeoğulları
E
Saruhanoğulları
Açıklama:
Çobanoğulları Beyliği’nin XIII. yüzyılın sonlarında Bizans İmparatorluğu ile barış yaparak, gazâyı terk etmeleri üzerine bu görevi onlara bağlı olarak, Söğüt-Domaniç havalisinde yaşayan Osmanlılar devralmıştır. Böylece gazâ ve yeni fethedilen yerlere yaptığı sistemli iskân politikası sayesinde büyük bir devletin temelleri atılmaya başlanmıştır.
Soru 2
I. Ekonomik
II. Kültürel
III. Siyasi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri iskan uygulamasının toplum hayatında meydana getirdiği değişiklikler arasındadır?
II. Kültürel
III. Siyasi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri iskan uygulamasının toplum hayatında meydana getirdiği değişiklikler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
İçe dönük ya da dışa dönük, zorunlu veya isteğe bağlı olarak sınıflandırılan ve genel olarak iskân adı verilen bu uygulama, toplum hayatında siyasî, ekonomik, sosyal ve kültürel değişiklikler meydana getirmektedir.
Soru 3
I. Göçmen meselesi ve bunların yerleştirilmesi XIX. yüzyıl boyuncaOsmanlı Devleti için önem kaybetmiştir. II. Devletin kuruluş ve yükseliş dönemlerinde dışa dönük bir iskân siyaseti uygulamıştır. III. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren iç iskan uygulaması görülmeye başlanmıştır. Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Devletin kuruluş ve yükseliş dönemlerinde Hıristiyan devletlerden ele geçirilen bölgelere bir vatan telakkisi ile Türk ve Müslüman ahalinin yerleştirilmesi,
dışa dönük bir iskân siyaseti uyguladığını göstermektedir. Buna karşılık XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devletin uzun yıllar savaştığı dönemlerde Anadolu’da
ortaya çıkan Celalî İsyanları’nın etkisiyle halkın kırsal kesimden kaçarak, daha
güvenli olan şehirlere göç etmeleri sonucu harap olan mahallere aşiretlerin yerleştirilmesi bir iç iskân uygulamasıdır. Bu durum özellikle XVIII. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren düşman eline geçen topraklardan Osmanlı sınırlarına doğru başlayan ve siyasî gelişmelerle gittikçe hızlanan göç hareketiyle yeni boyutlar
kazanmıştır. Göçmen meselesi ve bunların yerleştirilmesi XIX. yüzyıl boyunca
Osmanlı Devleti için önemli meselelerden birisi olmuştur.
dışa dönük bir iskân siyaseti uyguladığını göstermektedir. Buna karşılık XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devletin uzun yıllar savaştığı dönemlerde Anadolu’da
ortaya çıkan Celalî İsyanları’nın etkisiyle halkın kırsal kesimden kaçarak, daha
güvenli olan şehirlere göç etmeleri sonucu harap olan mahallere aşiretlerin yerleştirilmesi bir iç iskân uygulamasıdır. Bu durum özellikle XVIII. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren düşman eline geçen topraklardan Osmanlı sınırlarına doğru başlayan ve siyasî gelişmelerle gittikçe hızlanan göç hareketiyle yeni boyutlar
kazanmıştır. Göçmen meselesi ve bunların yerleştirilmesi XIX. yüzyıl boyunca
Osmanlı Devleti için önemli meselelerden birisi olmuştur.
Soru 4
I. Abdalân-ı Rum
II. Alperen
III. Derbentçi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Kolonizatör Türk Dervişleri adı altında yer alır?
II. Alperen
III. Derbentçi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Kolonizatör Türk Dervişleri adı altında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum, Abdalân-ı Rum, Ahiyân-ı Rum, Alperen olarak isimlendirilen bu dervişlere araştırmacılar Kolonizatör Türk Dervişleri
adını vermişlerdir.
adını vermişlerdir.
Soru 5
I. Sürgün Metoduyla Yapılan İskân
II. Vakıflar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan İskân
III. Derbendler Vasıtası ile Yapılan İskân
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve gelişme dönemlerinde uyguladığı iskan için geliştirdiği farklı metotlar arasında sayılabilir?
II. Vakıflar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan İskân
III. Derbendler Vasıtası ile Yapılan İskân
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve gelişme dönemlerinde uyguladığı iskan için geliştirdiği farklı metotlar arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin dışa dönük iskân siyasetini uyguladığı kuruluş ve gelişme dönemlerinde iskân için farklı metotlar geliştirdiği görülmektedir. Bunlar arasında Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile Yapılan İskân, Anadolu’dan Rumeli’ye Yerleşmek İçin Gelen Türkmenlere Timârlar Verilmek Suretiyle Yapılan İskân, Vakıflar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan İskân, Derbendler Vasıtası ile Yapılan İskân, Sürgün Metoduyla Yapılan İskân yer alır.
Soru 6
Rumeli’deki Yörük taifeleri içerisinde en geniş sahaya yayılmış olan Yörükler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kocacık
B
Naldöken
C
Ofçabolu
D
Selanik
E
Tanrı Dağı
Açıklama:
Rumeli’deki Yörük taifeleri içerisinde en geniş sahaya yayılmış olanı Selanik Yörükleridir.
Soru 7
I. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Devletin yeni gelir kaynakları ihtiyacı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti'nin Konar-Göçerlerin Terk Edilmiş Harap ve Boş Alanlara Yerleştirilmeleri Suretiyle Yapılan İskân politikasının sebepleri arasında gösterilebilir?
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Devletin yeni gelir kaynakları ihtiyacı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti'nin Konar-Göçerlerin Terk Edilmiş Harap ve Boş Alanlara Yerleştirilmeleri Suretiyle Yapılan İskân politikasının sebepleri arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri
yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Bu politika XVIII. yüzyılda
da devam ettirilmiştir. Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin
sebeplerini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar.
b. İç karışıklıklar ve isyanlar.
c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması.
Toplum yaşantısı içerisinde
yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Bu politika XVIII. yüzyılda
da devam ettirilmiştir. Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin
sebeplerini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar.
b. İç karışıklıklar ve isyanlar.
c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması.
Toplum yaşantısı içerisinde
Soru 8
XVIII. yüzyılda hangi antlaşmadan sonra Kırım’ın Ruslar tarafından ele geçirilmesiyle XIX. yüzyılın başına kadar yüzbinlerce insan Anadolu ve Rumeli’deki Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmıştır?
Seçenekler
A
Bucaş Antlaşması
B
Karlofça Antlaşması
C
Küçük Kaynarca Antlaşması
D
Pasorafça Antlaşması
E
Yaş Antlaşması
Açıklama:
XVIII. yüzyılda Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra Kırım’ın Ruslar
tarafından ele geçirilmesiyle XIX. yüzyılın başına kadar yüzbinlerce insan Anadolu ve Rumeli’deki Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmıştır.
tarafından ele geçirilmesiyle XIX. yüzyılın başına kadar yüzbinlerce insan Anadolu ve Rumeli’deki Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalmıştır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi XVII-XVIII. yüzyıllarda belli başlı iskân yerleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Diyarbakır
B
Halep Havalisi
C
Kıbrıs Adası
D
Nevşehir
E
Trabzon
Açıklama:
XVII-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyaseti eşkıyalık hareketleri önlenemez bir boyut kaydeden konar-göçerlerin devlet eliyle iskânı teşebbüsüdür. Bu dönemdeki belli başlı iskân yerleri Kütahya, Aydın, Konya, Karaman, Antalya, İç-il, Ankara, Nevşehir, Çukurova, Diyarbakır, Malatya, Rakka, Halep havalisi ve Kıbrıs Adası olmuştur.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi XVII-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nin uyguladığı iskan politikası için söylenemez?
Seçenekler
A
Harap ve boş yerlere konar-göçerleri yerleştirilmeye çalışılmıştır.
B
Bölgelere hitap eden, ıslahı hedef alan bir iskân siyaseti uygulanmıştır.
C
Konar-göçerlerin tamamının iskânı yönünde bir hareket gerçekleştirilmiştir.
D
Osmanlı Devleti iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmıştır.
E
Yürürttükleri iskan politikasından istenilen neticeler alınamamıştır.
Açıklama:
XVII-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti uzun savaşlar ve bunların sebep
olduğu ekonomik buhranlar ve iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmıştır.
Özellikle Anadolu ve Suriye’de yaşayan halk ekonomik zorluklar ve eşkıya baskısı yüzünden köylerini terk ederek, daha güvenli gördükleri kasaba ve şehirlere göç etmeye başlamıştır. Binlerce köy ve mezraa harap bir vaziyete gelmiştir. Bu durum ekonomisi tarıma dayanan Osmanlı maliyesini derinden etkilemiş ve ekonomik buhranlar sık sık tekrarlanır olmuştur. Bu duruma çare arayan Osmanlı devlet adamları harap ve boş yerlere konar-göçerleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu sayede devlet gelirlerini arttırmak gibi bir iskân politikası belirlemişlerdi. Fakat bundan istenilen neticeler alınamamıştır. Bu yüzyıllarda bölgelere hitap eden ve oraların ıslahını hedef alan bir iskân siyaseti uygulanmıştır. Konar-göçerlerin tamamının iskânı yönünde bir hareket gerçekleştirilememiştir.
olduğu ekonomik buhranlar ve iç karışıklıklarla uğraşmak zorunda kalmıştır.
Özellikle Anadolu ve Suriye’de yaşayan halk ekonomik zorluklar ve eşkıya baskısı yüzünden köylerini terk ederek, daha güvenli gördükleri kasaba ve şehirlere göç etmeye başlamıştır. Binlerce köy ve mezraa harap bir vaziyete gelmiştir. Bu durum ekonomisi tarıma dayanan Osmanlı maliyesini derinden etkilemiş ve ekonomik buhranlar sık sık tekrarlanır olmuştur. Bu duruma çare arayan Osmanlı devlet adamları harap ve boş yerlere konar-göçerleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu sayede devlet gelirlerini arttırmak gibi bir iskân politikası belirlemişlerdi. Fakat bundan istenilen neticeler alınamamıştır. Bu yüzyıllarda bölgelere hitap eden ve oraların ıslahını hedef alan bir iskân siyaseti uygulanmıştır. Konar-göçerlerin tamamının iskânı yönünde bir hareket gerçekleştirilememiştir.
Soru 11
XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devletin uzun yıllar savaştığı dönemlerde Anadolu’da ortaya çıkan Celalî İsyanları’nın etkisiyle halkın kırsal kesimden kaçarak, daha güvenli olan şehirlere göç etmeleri sonucu harap olan mahallere aşiretlerin yerleştirilmesi aşağıdakilerden hangisine örnek gösterilebilir?
Seçenekler
A
Göçebelik
B
Dışa dönük iskan siyaseti
C
İç iskan uygulaması
D
Kültürel değişiklik
E
Ekonomik kaynaklardan her kesimin yeterince faydalanması
Açıklama:
Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren yükseliş, duraklama ve gerileme devirlerinde siyasî, sosyal ve ekonomik şartlara göre değişik iskân siyasetleri uygulamıştır. Devletin kuruluş ve yükseliş dönemlerinde Hıristiyan devletlerden ele geçirilen bölgelere bir vatan telakkisi ile Türk ve Müslüman ahalinin yerleştirilmesi, dışa dönük bir iskân siyaseti uyguladığını göstermektedir. Buna karşılık XVI. yüzyılın sonlarından itibaren devletin uzun yıllar savaştığı dönemlerde Anadolu’da ortaya çıkan Celalî İsyanları’nın etkisiyle halkın kırsal kesimden kaçarak, daha güvenli olan şehirlere göç etmeleri sonucu harap olan mahallere aşiretlerin yerleştirilmesi bir iç iskân uygulamasıdır. Bu durum özellikle XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren düşman eline geçen topraklardan Osmanlı sınırlarına doğru başlayan ve siyasî gelişmelerle gittikçe hızlanan göç hareketiyle yeni boyutlar kazanmıştır. Göçmen meselesi ve bunların yerleştirilmesi XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti için önemli meselelerden birisi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin dışa dönük iskân siyasetini uyguladığı kuruluş ve gelişme dönemlerinde iskân için farklı metotlar geliştirdiği görülmektedir.
Soru 12
I. Bölge mamur hale getirilip yollar boyunca köyler ve kasabalar kurularak, batıya doğru yapılacak yeni seferlerde askerî sevkiyat ve erzak tedarikinin kolaylaştırılması
II. Devletin uyguladığı timâr sistemiyle ileriki seferlerinde asker ihtiyacını karaması
III. Ele geçirilen topraklardaki halkın dinin değiştirilmesi
Yukarıdakilerden hangileri Anadolu’dan Rumeli’ye yerleşmek için gelen Türkmenlere timârlar verilmek suretiyle yapılan iskânın faydalarındandır?
II. Devletin uyguladığı timâr sistemiyle ileriki seferlerinde asker ihtiyacını karaması
III. Ele geçirilen topraklardaki halkın dinin değiştirilmesi
Yukarıdakilerden hangileri Anadolu’dan Rumeli’ye yerleşmek için gelen Türkmenlere timârlar verilmek suretiyle yapılan iskânın faydalarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Rumeli’nin iskânında takip edilen diğer bir metot fethedilen bölgelere aileleri ve akrabalarıyla Anadolu’dan gidip, yerleşecek olan Türkmenlere devletin timârlar tahsis ederek, bölgenin iskânını teşvik etmesidir. Bu göç ve iskân Osmanlılara birkaç yönden fayda sağlamaktaydı. İlk olarak bölge mamur hâle getiriliyor ve toprağın işlenmesi gerçekleştirilmiş oluyordu. Böylece yollar boyunca köyler ve kasabalar kurularak, batıya doğru yapılacak yeni seferlerde askerî sevkiyat ve erzak tedariki kolaylaştırılmış oluyordu. Devlet bu sayede uyguladığı timâr sistemiyle ileriki seferlerinde asker ihtiyacını karşılıyordu. Ayrıca yerleştirilen Türk ve Müslüman nüfus sayesinde siyasî ve askerî emniyet sağlandığı gibi, bölgenin kalıcı olarak Osmanlı hâkimiyetine geçmesi gerçekleştiriliyordu. Böylece Balkanlar içlerine doğru Osmanlı egemenliğinin yayılması oldukça kolay olmuştur. Osmanlıların Rumeli’ye yerleşmeleri, devletin kısa zamanda güçlenip hem Anadolu’daki beyliklere hem de Rumeli’deki siyasi teşekküllere karşı üstünlük sağlamasının birinci derecedeki amili olmuştur. Rumeli’deki zengin topraklara sahip olmak isteyen Orta Anadolu’da ve Saruhan, Aydın, Menteşe gibi beylikler arazisinde yaşayan pek çok Türkmen Osmanlı hâkimiyetine geçerek, Rumeli’de timâr elde etmişlerdir. Doğru Cevap C'dir.
Soru 13
Sultan II. Murad’ın Ergene Suyu’nun üzerine bir köprü yaptırmasından sonra bu köprünün çevresi iskân olunarak, bugünkü Uzunköprü Kasabası meydana gelmiştir. Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Vakıflar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan İskân
B
Anadolu’dan Rumeli’ye Yerleşmek İçin Gelen Türkmenlere Timârlar Verilmek Suretiyle Yapılan İskân
C
Derbendler Vasıtası ile Yapılan İskân
D
Sürgün Metoduyla Yapılan İskân
E
Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile Yapılan İskân
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde diğer bir iskân metodu vakıflar ve temlikler yoluyla yapılmıştır. Fethedilen yeni bölgelerin imar ve iskânını gerçekleştirmek için bizzat kendisinden faydalanılan vakıflar olarak külliye, câmi, mescid, imaret, medrese, köprü vs. hayır eserleri meydana getirmek, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri uyguladığı fetih metotlarından birisiydi. Bu şekilde vakıflar yoluyla sosyal imkânları oluşturulmuş bir bölge çevreden gelen halk tarafından iskân olunmaya başlanıyordu. Böylece kısa zamanda o vakıf eserinin etrafında mahalleler oluşuyor ve bir kasaba hâline gelmesi sağlanmış oluyordu. Mesela İznik’in fethinden sonra şehrin en büyük kilisesi câmiye dönüştürülürken, bir manastır da medreseye çevrilmiştir. Ayrıca Yenişehir Kapısı civarında bir imaret de yaptırılmıştır. Böylece yeni fethedilen yerlere iskân edilen Müslüman Türkmenlerin ibadet ve eğitim gibi hizmetlerden kolayca yararlanmaları sağlanmaktaydı. Sultan II. Murad’ın Ergene Suyu’nun üzerine bir köprü yaptırmasından sonra bu köprünün çevresi iskân olunarak, bugünkü Uzunköprü Kasabası meydana gelmiştir. Aynı şekilde II. Selim zamanında Eski-il Kazâsı’nda Sultaniye Mamuresi’nin yapılmasıyla Karapınar bir kasaba olarak ortaya çıkmıştır.
Soru 14
I. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin sebepleridir?
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin sebepleridir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Bu politika XVIII. yüzyılda da devam ettirilmiştir. Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin sebeplerini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar.
b. İç karışıklıklar ve isyanlar.
c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması.
Doğru Cevap E'dir.
a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar.
b. İç karışıklıklar ve isyanlar.
c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması.
Doğru Cevap E'dir.
Soru 15
Osmanlı Devleti’nde toprağı işleyen köylünün çiftini, çubuğunu terk edip, başka işlerle uğraşması ya da yazılı olduğu yerden başka bir yere göç etmesi yasaklanmıştı. Bu gibi durumlarda köylüye aşağıdaki cezalardan hangisi verilirdi?
Seçenekler
A
Hapis cezası
B
Çift-bozan akçesi ödeme
C
Zorla askere gitme
D
Konar-göçer olarak hayatını sürdürme cezası
E
Ek vergi ödeme
Açıklama:
Sürgün bir kişi veya topluluğun vatanından, ailesinden uzaklaştırılması, göçürülmesi, başka bir yere iskân ettirilmesi anlamlarına gelir. Osmanlı Devleti’nde sürgün iki şekilde uygulanmaktaydı: Birincisi herhangi bir suç işleyen kişi veya topluluğun bulunduğu yerden başka bir yere iskân edilerek, cezalandırılması amacıyla yapılan sürgündür. İkincisi ise yeni fethedilen bir bölgenin iskân edilmesi amacıyla yapılan sürgünlerdir. Bilindiği gibi Osmanlı Devleti’nde toprağı işleyen köylünün çiftini, çubuğunu terk edip, başka işlerle uğraşması ya da yazılı olduğu yerden başka bir yere göç etmesi yasaklanmıştı. Bu gibi durumlarda köylü takip edilir ve on beş seneye kadar bir süre içerisinde yakalanırsa zorla eski yerine getirilir veya çift-bozan akçesi ödemeye mecbur bırakılırdı. Köylü ancak devlet için stratejik önemi olan veya iskânı için gerekli görülen mahallere ve fetihle elde edilen boş, verimli arazilere iskân edilebilirdi.
Doğru Cevap B'dir.
Doğru Cevap B'dir.
Soru 16
Osmanlılar Rumeli’de elde ettikleri bölgelere sürgün usulüyle Türkmen iskânını gerçekleştirirken hangi halk grubundan faydalanırlardı?
Seçenekler
A
Batı ve Orta Anadolu’da yaşayan konargöçer teşekküller
B
Orta ve Doğu Anadolu’da yaşayan konargöçer teşekküller
C
İstanbul'da yaşayan gayrimüslimler
D
Orta Anadolu'da yaşayan gayrimüslimler
E
Batı Anadolu'daki yörükler
Açıklama:
Osmanlılar Rumeli’de elde ettikleri bölgelere sürgün usulüyle Türkmen iskânını gerçekleştirirken, büyük oranda Batı ve Orta Anadolu’da yaşayan konargöçer teşekküllerden faydalanmaktaydı. Osmanlı idarecileri esas olarak gelişme ve ilerleme için yerleşik hayatın şart olduğuna inanmaktaydılar. Bu sebeple konar- göçer aşiretlerin yerleşik hayata geçirilmesi bir devlet politikası hâline getirilmiştir. Devlet bu uygulamayla iki yönden kârlı çıkmaktaydı. Çünkü geçimlerini büyük ölçüde hayvancılıkla sağlayan ve yaylak, kışlak arasında konar-göçer bir hayat tarzı benimseyen Yörüklerle yerleşik halk arasında asayiş olayları ortaya çıkmaktaydı. Ayrıca yukarıda ifade edildiği gibi yeni fethedilen bölgelerdeki arazinin işlenmesi gerekmekteydi. Böylece devlet hem Anadolu’daki yerleşik halkla konar-göçerler arasındaki asayiş olaylarından kurtulmuş oluyor hem de Trakya ve Balkanlar’daki toprağın işlenmesini sağlayarak gelirlerini arttırıyordu. Bu sayede Rumeli’de Türk geleneklerine göre kurulmuş köy, kasaba ve şehirler ortaya çıkarken, eski yerleşim yerleri de Türk-İslâm karakteri kazanmaya başlamaktaydı. Doğru Cevap A'dır.
Soru 17
Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri hangi olaydan sonra başlamıştır?
Seçenekler
A
İstanbul'un fethi
B
Bursa ve İznik kalelerinin alınması
C
Gelibolu yarımadasının alınması
D
Karacahisar kalesinin alınması
E
Mudurnu, Göynük ve Bilecik'in alınması
Açıklama:
Osman Gazi’den sonra beyliğin başına geçen Orhan Gazi babasının gazâ ve bu sayede Bizans’tan alınan yerlere Türkmen iskânı siyasetini devam ettirmiştir. Osman Gazi zamanından beri kuşatma altında olan Bursa ve İznik kalelerinin alınması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kale ve şehirlere fetih sonrası bir taraftan Türkmen grupları yerleştirilirken, diğer taraftan câmi, mescid gibi binalar inşa edilmiştir. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri, yukarıda belirtildiği gibi Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır. Doğru Cevap C'dir.
Soru 18
Kastamonu ve Sinop’un alınmasından sonra Candaroğlu İsmail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe’ye iskân edilmiştir. Bu olay hangi Osmanlı padişahı döneminde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Osmangazi
B
Orhangazi
C
I.Murat
D
Fatih Sultan Mehmet
E
I. Bayezıd
Açıklama:
Osmanlıların Rumeli’de takip ettikleri bu iskân ve bölgeyi Türkleştirme politikası, II. Murad ve II. Mehmed zamanlarında da başarı ile devam ettirilmiştir. Mesela Fatih Sultan Mehmed zamanında Kastamonu ve Sinop’un alınmasından sonra Candaroğlu İsmail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe’ye iskân edilmiştir. Doğru Cevap D'dir.
Soru 19
XV-XVI. yüzyıllarda gerçekleştirilen sürgün ve iskân faaliyetleri sadece yeni fethedilen bölgelere Anadolu’dan Türk nüfusunun ihracı şeklinde gerçekleşmemiştir. Devlet bulundukları bölgelerde daha önce isyan etmiş veya isyan etme ihtimali bulunan hangi aile ve grupları ülkenin değişik yerlerine sürgüne göndermiştir?
Seçenekler
A
Rumeli’deki bazı Hıristiyan aile ve grupları
B
Orta Anadolu'daki Tatar aile ve grupları
C
Batı ve Orta Anadolu'daki konargöçer aile ve grupları
D
İstanbul'daki gayrimüslim aile ve grupları
E
Rodos'a gönderilen Osmanlı aile ve grupları
Açıklama:
XV-XVI. yüzyıllarda gerçekleştirilen sürgün ve iskân faaliyetleri sadece yeni fethedilen bölgelere Anadolu’dan Türk nüfusunun ihracı şeklinde gerçekleşmemiştir. Devlet bulundukları bölgelerde daha önce isyan etmiş veya isyan etme ihtimali bulunan Rumeli’deki bazı Hıristiyan aile ve grupları ülkenin değişik yerlerine sürgüne göndermiştir. Nitekim bu amaçla XVI. yüzyılın ilk yarısında Macaristan’dan 2000 kadar bir nüfus, Gelibolu’ya sürgün edilmiştir. Özellikle XV. yüzyıl içerisinde Osmanlıların Balkan ülkelerini ele geçirdikleri dönemde buralardaki mevcut feodal yapı Osmanlı merkezî yapısına, devlet ve toplum düzenine uygun değildi. Fethin ilk yıllarında buralardaki üretim ve mülkiyet şekillerine dokunulmamış, yerel nüfuzlu ailelerin vergiye bağlanması ile yetinilmiştir. Doğru Cevap A'dır.
Soru 20
Osmanlı Devleti’nin XVII-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyaseti eşkıyalık hareketleri önlenemez bir boyut kaydeden konar-göçerlerin devlet eliyle iskânı teşebbüsüdür. Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan bu yerleştirmenin amaçları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha az vergi almak
B
Harap olan alanları ziraata kapatmak
C
Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek
D
Konar-göçerleri özellikle batı ve orta Anadolu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak
E
Konar-göçer aşiretlerden çift-bozan vergisi almak
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XVII-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyaseti eşkıyalık hareketleri önlenemez bir boyut kaydeden konar-göçerlerin devlet eliyle iskânı teşebbüsüdür. Yerleşik halkın ekili arazilerini hayvanlarına çiğnetmek, ahalinin malına ve canına kastetmek gibi asayişsizliklerinin yanında bu gruplar büyük kitleler hâlinde harekete geçtikleri zaman onlarca köy ve kasabayı yağmalayabilmekteydiler. Devlet aşiretlerin yerleştirilmeleri için fermanlar çıkararak, bunların harap ve boş yerlere sürgün yoluyla iskânını emretmiştir. Ayrıca yaylak ve kışlak mahallerine iskân edilen konar-göçer gruplar da olmuştur. Bu dönemdeki belli başlı iskân yerleri Kütahya, Aydın, Konya, Karaman, Antalya, İç-il, Ankara, Nevşehir, Çukurova, Diyarbakır, Malatya, Rakka, Halep havalisi ve Kıbrıs Adası olmuştur. Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan bu yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür.
a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.
b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak.
c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak.
d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek.
e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon
bölgeler oluşturmak.
Doğru Cevap C'dir.
a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.
b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak.
c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak.
d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek.
e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon
bölgeler oluşturmak.
Doğru Cevap C'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Rumeli Yörüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Vize Yörükleri
B
Ofçabolu Yörükleri
C
Kocacık Yörükleri
D
Tanrı Dağı Yörükleri
E
Edirne Yörükleri
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetini açıklayabileceksiniz.
Soru 22
Osmanlı Devleti’nde yolların, seyahat ve ticaretin güvenlik altına alınması için yapılan binalara ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Menzil
B
Derbend
C
Han
D
Kervansaray
E
İmaret
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetini açıklayabileceksiniz.
Soru 23
Osmanlı Devleti’nde sürgün metoduyla yapılan iskânlarda bu işten birinci derecede sorumlu olan ve sürgün defterlerini hazırlayan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadı
B
Sancakbeyi
C
Beylerbeyi
D
İskânbaşı
E
İskân kâtibi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân metotlarını açıklayabileceksiniz.
Soru 24
Aşağıdaki bölgelerden hangisi fethedildikten sonra sürgün yoluyla iskâna tâbi tutulmuş olamaz?
Seçenekler
A
Kıbrıs
B
Rodos
C
Trabzon
D
Karaman
E
İstanbul
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetini açıklayabileceksiniz.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin XIV- XVI. yüzyıllar içerisinde yürüttüğü iskân politikalarının sonucu değildir?
Seçenekler
A
Hâkim olduğu bölgelerin uzun yıllar boyunca elinde kalmasını sağlamıştır.
B
Fethedilen bölgelerin kültür zenginlikleri korunmuştur.
C
Fethedilen bölge halkının askerî kuvvetlerinden yararlanılmıştır.
D
Câmi, medrese, imaret, şifahane gibi sosyo-kültürel eserler yaptırılmıştır.
E
Devletin vergi gelirleri artmıştır.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetini açıklayabileceksiniz.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin XVII- XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetinin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Uzun savaşlar sebebiyle harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak
B
Konar-göçer aşiretleri iskân ederek onlardan düzenli vergi almak
C
Devletin birçok bölgesindeki aşiretlerin eşkıyalık hareketlerini önlemek
D
İskân ettiği konar-göçerlerin askeri gücünden faydalanmak
E
Milliyetçilik fikirlerinin konar-göçerler arasında yayılmasını engellemek
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin XIV-XVIII. yüzyıllarda uyguladığı iskân siyasetini açıklayabileceksiniz.
Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür. a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek. b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak. c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek. e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür. a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek. b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak. c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek. e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’da gerçekleştirmiş olduğu imar, iskân faaliyetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Topkapı Sarayı’nın inşa edilmesi
B
Ayasofya’nın câmiye çevrilmesi
C
Bedesten ve Kapalı Çarşı’nın inşa edilmesi
D
Sahn-ı Seman Medreseleri’nin yapılması
E
Galata Kulesi’nin inşa edilmesi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Rumeli’de uyguladığı iskân ve yerleştirme politikasının etkilerini tartışabileceksiniz.
Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un imarı için de büyük gayret sarf etmiştir. Ayasofya’yı câmiye çevirten padişah, k›sa zamanda Fatih Câmisi ve medreselerini, Topkap› Sarayı’nı, Kapalı Çarşı ve Bedesten’i inşa ettirmiştir. Sahn-ı Seman, Fatih 'in İstanbul'u fethinden sonra kurduğu eğitim kurumları arasında en üst düzeyde eğitim veren yüksek öğrenim kurumudur. Galata Kulesi, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiştir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Fatih Sultan Mehmed İstanbul’un imarı için de büyük gayret sarf etmiştir. Ayasofya’yı câmiye çevirten padişah, k›sa zamanda Fatih Câmisi ve medreselerini, Topkap› Sarayı’nı, Kapalı Çarşı ve Bedesten’i inşa ettirmiştir. Sahn-ı Seman, Fatih 'in İstanbul'u fethinden sonra kurduğu eğitim kurumları arasında en üst düzeyde eğitim veren yüksek öğrenim kurumudur. Galata Kulesi, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiştir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum Abdalân-ı Rum Ahiyân-ı Rum, Alperen diye adlandırılan Kolonizatör Türk Dervişlerinin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Tekke ve zaviyeler inşa etmeleri
B
Yöre asayişini sağlamaları
C
Halktan vergi toplamaları
D
Gazâ ve seferlere katılmaları
E
Tarikat mensubu olmaları
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Rumeli’de uyguladığı iskân ve yerleştirme politikasının etkilerini tartışabileceksiniz.
Rumeli’nin fetih ve Türkleşmesinde uygulanan iskân yöntemlerinden birisi, orduyla birlikte hareket eden çoğunluğu Yesevi tarikatına mensup Türkmen dervişlerinin stratejik yerlerde zâviyeler ve tekkeler inşa etmeleri yoluyla olmuştur.
Dervişler zâviye veya tekkelerini kurdukları bölgelerde gelip-geçen yolculara hizmet etmekteydiler. Ayr›ca bölgenin asayişini sağlamaktaydılar. Vergi toplama gibi bir görevleri bulunmamaktadır. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Rumeli’nin fetih ve Türkleşmesinde uygulanan iskân yöntemlerinden birisi, orduyla birlikte hareket eden çoğunluğu Yesevi tarikatına mensup Türkmen dervişlerinin stratejik yerlerde zâviyeler ve tekkeler inşa etmeleri yoluyla olmuştur.
Dervişler zâviye veya tekkelerini kurdukları bölgelerde gelip-geçen yolculara hizmet etmekteydiler. Ayr›ca bölgenin asayişini sağlamaktaydılar. Vergi toplama gibi bir görevleri bulunmamaktadır. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi kolonizatör Türk dervişlerine verilen isimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gaziyân-ı Rum
B
Abdalân Rum
C
Ahiyân-ı Rum
D
Alp-eren
E
Derbentçi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Rumeli’de uyguladığı iskân ve yerleştirme politikasının etkilerini tartışabileceksiniz.
Osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum, Abdalân-› Rum, Ahiyân-› Rum,
Alp-eren olarak isimlendirilen dervişlere araştırmacılar Kolonizatör Türk Dervişleri adını vermişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum, Abdalân-› Rum, Ahiyân-› Rum,
Alp-eren olarak isimlendirilen dervişlere araştırmacılar Kolonizatör Türk Dervişleri adını vermişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Doğu ve Orta Anadolu’nun Kösedağ Savaşı’ndan sonra Moğollar tarafından işgal edilmesi üzerine Batı ve Kuzeybatı Anadolu’ya doğru göç etmeye başlayan Türkmen Beyliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Germiyanoğulları
B
Aydınoğulları
C
Kara Tatarlar
D
Menteşeoğulları
E
Karesioğulları
Açıklama:
Kuruluşu tarihî menkıbelere dayanan Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı, işte böyle bir göç dalgası ve Anadolu Selçuklu merkezî otoritesinin Ertuğrul Gazi idaresindeki Türkmenleri Söğüt-Domaniç havalisine iskânının sonucudur. Oğuzların Kayı boyuna mensup bu Türkmenler Söğüt’ü kışlak, Domaniç havalisini de yaylak olarak kullanmaya başlamışlardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin Kösedağ yenilgisiyle Moğol hâkimiyeti altına girmesinin ardından bu devlet toprakları üzerinde irili, ufaklı Türkmen beylikleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Söğüt ve Domaniç bölgesinde XIV. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Osmanlı Beyliği’nin Anadolu’nun diğer bölgelerinde kurulmuş, kendisinden daha güçlü beyliklerin arasından sıyrılıp çıkması ve güçlü bir devlete dönüşmesi uyguladıkları gazâ politikası ve iskân siyaseti ile gerçekleşmiştir. Nitekim daha önce Moğol baskısı sonucunda Maveraünnehir, İran ve Azerbaycan’dan Doğu ve Orta Anadolu’ya gelerek yerleşen Türkmenler, Kösedağ Savaşı’ndan sonra bu bölgelerin yine Moğollar tarafından işgal edilmesi üzerine Batı ve Kuzeybatı Anadolu’ya doğru göç etmeye başlamışlar ve buralarda Türkmen Beyliklerini kurmuşlardır. Bu şekilde kurulmuş olan Germiyanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Saruhanoğulları ve Karesioğulları Batı Anadolu’da; Çobanoğulları ise Kuzeybatı Anadolu’da Bizans İmparatorluğu’na karşı gazâ politikasını uyguluyorlardı. Bu beylikler gazâ adına Hıristiyanlardan aldıkları topraklara, doğudan gelen Türkmenleri yerleştiriyorlardı. Böylece Batı ve Kuzeybatı Anadolu’daki Türkmen nüfusu kısa zamanda büyük bir artış göstermeye başlamıştır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Kolonizatör Türk Dervişlerindendir?
Seçenekler
A
Beylerbeyi
B
Tanrı Dağı Yörükleri
C
İskanbaşı
D
Alperen
E
Sancakbeyi
Açıklama:
Rumeli’nin fetih ve Türkleşmesinde uygulanan iskân yöntemlerinden birisi, orduyla birlikte hareket eden çoğunluğu Yesevi tarikatına mensup Türkmen dervişlerinin stratejik yerlerde zâviyeler ve tekkeler inşa etmeleri yoluyla olmuştur. Bu zâviye ve tekkeler genellikle nüfusu hayli azalmış ve terk edilmiş bölgelerde kurulmuştur. Dervişler zâviye veya tekkelerini kurdukları bölgelerde gelip-geçen yolculara hizmet etmekteydiler. Ayrıca bölgenin asayişini sağlamaktaydılar. Zamanla bu zâviye ve tekkelerin etrafında Türkmenler tarafından köy ve kasabalar kurulmaya başlanmıştır. Osmanlı tarihlerinde Gaziyân-ı Rum, Abdalân-ı Rum, Ahiyân-ı Rum, Alperen olarak isimlendirilen bu dervişlere araştırmacılar Kolonizatör Türk Dervişleri adını vermişlerdir. Gerçekten de Osman Gazi’nin silah arkadaşlarının çoğu Alp ünvanını taşımaktaydı.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan yerleştirmenin amaçlarından değildir?
Seçenekler
A
Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.
B
Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak.
C
Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak.
D
Konar-göçerler arasında milliyetçilik fikirlerinin yayılmasını engellemek
E
Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek.
Açıklama:
Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan bu yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür. a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek. b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak. c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek. e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak.
Soru 33
Yolların, seyahat ve ticaret emniyetinin sağlanması için yolların kavşak noktasında ve eşkıya baskınlarına açık mahaller olan kasabalar oluşturulması iskan metodu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vakıflar ve Temlikler Vasıtası ile Yapılan İskân
B
Derbendler Vasıtası ile Yapılan İskân
C
Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile Yapılan İskân
D
Türkmenlere Timârlar Verilmek Suretiyle Yapılan İskân
E
Sürgün Metoduyla Yapılan İskân
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin kullandığı iskân ve yerleştirme yöntemlerinden bir tanesi de derbend teşkilatı idi. Yolların, seyahat ve ticaret emniyetinin sağlanması derbendler sayesinde olurdu. Önemli derbendler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklinde olup, etrafında câmi, han, mektep ve dükkânlar bulunmaktaydı. Dolayısı ile küçük bir kasaba durumundaydılar. Bir yerin derbend olabilmesi için yolların kavşak noktasında bulunması ve eşkıya baskınlarına açık mahaller olması gerekirdi. Bu gibi stratejik yerler ve yerleşim bölgeleri dışında olan geçit alanları, devlet tarafından derbend olarak belirlenmekte ve genellikle sürgün metoduyla iskânı gerçekleştirilmekteydi. Derbend bölgeleri bir güvenlik noktası ve konaklama yeri olması itibariyle isteyenlerin kolaylıkla yerleşebilecekleri mahallerdi. Ayrıca devlet buralarda yerleşmeyi teşvik ve halkının derbendçi olması için bir takım vergilerden muafiyet tanımaktaydı. Bu sayede stratejik bölgeler yerleşime açılarak, yolların güvenliğini sağlanmış oluyordu.
Soru 34
Osmanlı Devleti’nde sürgün kaç şekilde uygulanmaktaydı?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Sürgün bir kişi veya topluluğun vatanından, ailesinden uzaklaştırılması, göçürülmesi, başka bir yere iskân ettirilmesi anlamlarına gelir. Osmanlı Devleti’nde sürgün iki şekilde uygulanmaktaydı: Birincisi herhangi bir suç işleyen kişi veya topluluğun bulunduğu yerden başka bir yere iskân edilerek, cezalandırılması amacıyla yapılan sürgündür. İkincisi ise yeni fethedilen bir bölgenin iskân edilmesi amacıyla yapılan sürgünlerdir. Bilindiği gibi Osmanlı Devleti’nde toprağı işleyen köylünün çiftini, çubuğunu terk edip, başka işlerle uğraşması ya da yazılı olduğu yerden başka bir yere göç etmesi yasaklanmıştı. Bu gibi durumlarda köylü takip edilir ve on beş seneye kadar bir süre içerisinde yakalanırsa zorla eski yerine getirilir veya çift-bozan akçesi ödemeye mecbur bırakılırdı. Köylü ancak devlet için stratejik önemi olan veya iskânı için gerekli görülen mahallere ve fetihle elde edilen boş, verimli arazilere iskân edilebilirdi.
Soru 35
Osmanlı’da Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri ile ilgili ilk açık kayıt kimin dönemine aittir?
Seçenekler
A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
I. Murad
D
I. Bayezid
E
I. Mehmed
Açıklama:
Osman Gazi’den sonra beyliğin başına geçen Orhan Gazi babasının gazâ ve bu sayede Bizans’tan alınan yerlere Türkmen iskânı siyasetini devam ettirmiştir. Osman Gazi zamanından beri kuşatma altında olan Bursa ve İznik kalelerinin alınması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kale ve şehirlere fetih sonrası bir taraftan Türkmen grupları yerleştirilirken, diğer taraftan câmi, mescid gibi binalar inşa edilmiştir. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri, yukarıda belirtildiği gibi Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır. Ancak bununla ilgili ilk açık kayıt, I. Murad dönemine aittir. Bu kayda göre Saruhan bölgesinden bir grup Yörük taifesi Serez civarına iskân edilmiştir. Daha sonra I. Bayezid zamanında Rumeli’nin Türkleştirilmesi amacıyla daha büyük Yörük gruplarının iskân edildiği bilinmektedir. Onun zamanında Rumeli’ye yapılan sürgünle ilgili bir kayda göre tuz yasağına uymayan Saruhan bölgesinden bir Yörük grubu Filibe taraflarına iskân edilmişti. I. Bayezid’in saltanatı zamanında Rumeli’nin Türkleşmesi için büyük gayret gösterilmiş ve bu durum Fetret Devri’nde de devam etmiştir. Rumeli’ye iskân edilen bu Yörük gruplarından başka bir kısım Tatar taifesi de bölgeye yerleştirilmiştir. Nitekim Timur’un Kıpçak bozkırlarını istila etmesinden sonra sayıca hayli fazla bir Tatar taifesinin Tuna’yı geçerek Osmanlı topraklarına iltica etmelerinden sonra I. Bayezid onları Filibe havalisine iskân ettirmiştir. Sultan I. Mehmed zamanında Samsun’un alınmasından sonra İskilip taraflarındaki Tatarlar Rumeli’ye sürgüne gönderilmiş ve Tatar Pazarı isimli kasaba bu şekilde kurulmuştur. Osmanlıların Rumeli’de takip ettikleri bu iskân ve bölgeyi Türkleştirme politikası, II. Murad ve II. Mehmed zamanlarında da başarı ile devam ettirilmiştir. Mesela Fatih Sultan Mehmed zamanında Kastamonu ve Sinop’un alınmasından sonra Candaroğlu İsmail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe’ye iskân edilmiştir.
Soru 36
Kastamonu ve Sinop’un alınmasından sonra Candaroğlu İsmail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe’ye iskân edilmesi hangi Osmanlı padişahı zamanında olmuştur?
Seçenekler
A
I. Bayezid
B
I. Murad
C
II. Murad
D
Fatih Sultan Mehmed
E
Yavuz Sultan Selim
Açıklama:
Osman Gazi’den sonra beyliğin başına geçen Orhan Gazi babasının gazâ ve bu sayede Bizans’tan alınan yerlere Türkmen iskânı siyasetini devam ettirmiştir. Osman Gazi zamanından beri kuşatma altında olan Bursa ve İznik kalelerinin alınması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kale ve şehirlere fetih sonrası bir taraftan Türkmen grupları yerleştirilirken, diğer taraftan câmi, mescid gibi binalar inşa edilmiştir. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri, yukarıda belirtildiği gibi Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır. Ancak bununla ilgili ilk açık kayıt, I. Murad dönemine aittir. Bu kayda göre Saruhan bölgesinden bir grup Yörük taifesi Serez civarına iskân edilmiştir. Daha sonra I. Bayezid zamanında Rumeli’nin Türkleştirilmesi amacıyla daha büyük Yörük gruplarının iskân edildiği bilinmektedir. Onun zamanında Rumeli’ye yapılan sürgünle ilgili bir kayda göre tuz yasağına uymayan Saruhan bölgesinden bir Yörük grubu Filibe taraflarına iskân edilmişti. I. Bayezid’in saltanatı zamanında Rumeli’nin Türkleşmesi için büyük gayret gösterilmiş ve bu durum Fetret Devri’nde de devam etmiştir. Rumeli’ye iskân edilen bu Yörük gruplarından başka bir kısım Tatar taifesi de bölgeye yerleştirilmiştir. Nitekim Timur’un Kıpçak bozkırlarını istila etmesinden sonra sayıca hayli fazla bir Tatar taifesinin Tuna’yı geçerek Osmanlı topraklarına iltica etmelerinden sonra I. Bayezid onları Filibe havalisine iskân ettirmiştir. Sultan I. Mehmed zamanında Samsun’un alınmasından sonra İskilip taraflarındaki Tatarlar Rumeli’ye sürgüne gönderilmiş ve Tatar Pazarı isimli kasaba bu şekilde kurulmuştur. Osmanlıların Rumeli’de takip ettikleri bu iskân ve bölgeyi Türkleştirme politikası, II. Murad ve II. Mehmed zamanlarında da başarı ile devam ettirilmiştir. Mesela Fatih Sultan Mehmed zamanında Kastamonu ve Sinop’un alınmasından sonra Candaroğlu İsmail Bey bütün akrabaları ve cemaati ile birlikte Filibe’ye iskân edilmiştir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlılarda konar-göçerlerin terk edilmiş harap ve boş alanlara yerleştirilmeleri suretiyle yapılan iskân politikalarının sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar
B
İç karışıklıklar
C
Fethedilen bir bölgenin iskân edilmesi
D
İsyanlar
E
Harap ve boş alanların ziraata açılması
Açıklama:
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılda harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirerek, buraları ziraata açmak ve bu yolla devlet gelirlerini yükseltmek yönünde bir iskân politikası takip etmeye başlamıştır. Bu politika XVIII. yüzyılda da devam ettirilmiştir. Osmanlıların bu devirde böyle bir politika belirlemesinin sebeplerini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. a. Uzun savaşlar yüzünden meydana gelen ekonomik buhranlar. b. İç karışıklıklar ve isyanlar. c. Devlete yeni gelir kaynakları meydana getirebilmek için harap ve boş alanların ziraata açılması.
Soru 38
Özellikle Hangi Osmanlı Sultanı devrinde Anadolu’daki derbend ve hanlar tamir edilerek, güvenli hâle getirilmiş ve iskâna açılmıştır?
Seçenekler
A
Yavuz Sultan Selim
B
Fatih Sultan Mehmed
C
III. Ahmed
D
II. Murad
E
I. Murad
Açıklama:
Özellikle Sultan III. Ahmed devrinde Anadolu’daki derbend ve hanlar tamir edilerek, güvenli hâle getirilmiş ve iskâna açılmıştır. Harap olan bu binaların tamirinden sonra etrafına câmi, mektep, hamam, suyolu gibi sosyal tesisler yapılarak, iskân için cazip hâle getirilmiştir. Daha sonra bu yerlere nüfus nakledilerek, iskân edilmiştir. Argıthanı, Ulukışla, Kadınhanı gibi yerleşim yerleri bu suretle ortaya çıkmıştır.
Soru 39
Konar-göçer aşiretlerden kendi istekleriyle yerleşik hayata geçenlere örnek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Selanik Yörükleri
B
Ofçabolu Yörükleri
C
Bozulus Türkmenleri
D
Candaroğlu İsmail Bey ve cemaati
E
Tatarlar
Açıklama:
Bu konar-göçer aşiretlerin bir kısmı zamanla kendiliklerinden uygun mahallere yerleşmişlerdir. Konar-göçer aşiretlerin kendi istekleriyle yerleşik hayata geçmelerini sağlayan en büyük sebep, devam ettirdikleri konar-göçer hayatın ekonomik açıdan kısır oluşudur. Bu gruplar yaşama şartları daha elverişli toprakları bulduklarında buralara yerleşmekteydiler. Mesela XVI. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı-Safevi dostluğunun bozulmasıyla bu devletin sınırlarında yaylayan Bozulus Türkmenleri zaman zaman Safevi saldırısına uğramaya ve çok sayıda hayvan zayiatı vermeye başlamışlardır. Ayrıca yaylak, kışlakları arasındaki mesafenin hayli uzak ve arazinin kırık oluşu bu Türkmenleri yerleşik hayata zorlayan unsurlar olmuştur. Bu sebeplerle Bozulus Türkmenleri XVII. yüzyılın başlarından itibaren Orta Anadolu’ya doğru göç etmeye başlamışlardır. Buradan da Kütahya, Aydın yörelerine kadar yayılmışlardır. Bu durum karşısında yerleşik halkın şikâyetleri artmış, devlet bunları eski yurtlarına döndürmek için bir takım tedbirler almıştır. Ancak bunlardan bir sonuç alınamayınca Bozulus Türkmenlerine yeni bir nizam verilerek, Orta Anadolu, Kütahya ve Aydın çevrelerinde yaşamalarına müsaade edilmiştir. Keza Sivas’ın güneyinde yaylayan Dulkadir ve Halep Türkmenleri zamanla bölgede köyler kurarak, yerleşmeye başlamışlardır. Çukurova bölgesinde yaşayan Türkmenler, arazinin verimli olması sebebiyle kendiliklerinden bölgede yerleşmeler oluşturmuşlardır.
Soru 40
XIII. yüzyılın sonlarında Bizans İmparatorluğu ile barış yaparak, gazâyı terk eden beylik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saruhanoğulları
B
Menteşeoğulları
C
Aydınoğulları
D
Germiyanoğulları
E
Çobanoğulları
Açıklama:
Çobanoğulları Beyliği’nin XIII. yüzyılın sonlarında Bizans İmparatorluğu ile barış yaparak, gazâyı terk etmeleri üzerine bu görevi onlara bağlı olarak, Söğüt-Domaniç havalisinde yaşayan Osmanlılar devralmıştır. Böylece gazâ ve yeni fethedilen yerlere yaptığı sistemli iskân politikası sayesinde büyük bir devletin temelleri atılmaya başlanmıştır
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’dan Rumeli’ye yerleşmek için gelen Türkmenlere timârlar verilmek suretiyle yapılan iskânların Osmanlılara sağladığı faydalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Askerî sevkiyat ve erzak tedariki kolaylaştırılmış oluyordu
B
Bölgenin geçici olarak Osmanlı hâkimiyetine geçmesi gerçekleştiriliyordu
C
Devlet asker ihtiyacını karşılıyordu
D
Toprağın işlenmesi gerçekleştirilmiş oluyordu
E
Bölge mamur hâle getiriliyordu
Açıklama:
Terleştirilen Türk ve Müslüman nüfus sayesinde siyasî ve askerî emniyet sağlandığı gibi, bölgenin kalıcı olarak Osmanlı hâkimiyetine geçmesi gerçekleştiriliyordu. Böylece Balkanlar içlerine doğru Osmanlı egemenliğinin yayılması oldukça kolay olmuştur. Osmanlıların Rumeli’ye yerleşmeleri, devletin kısa zamanda güçlenip hem Anadolu’daki beyliklere hem de Rumeli’deki siyasi teşekküllere karşı üstünlük sağlamasının birinci derecedeki amili olmuştur.
Soru 42
Sultan II. Murad’ın Ergene Suyu’nun üzerine bir köprü yaptırmasından sonra bu köprünün çevresi iskân olunarak hangi kasaba meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
Yenişehir
B
Karapınar
C
Kaleköy
D
Uzunköprü
E
Beypazarı
Açıklama:
Sultan II. Murad’ın Ergene Suyu’nun üzerine bir köprü yaptırmasından sonra bu köprünün çevresi iskân olunarak, bugünkü Uzunköprü Kasabası meydana gelmiştir.
Soru 43
Bir güvenlik noktası ve konaklama yeri olması itibariyle isteyenlerin kolaylıkla yerleşebilecekleri iskan bölgelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Derbend
B
Gaza
C
Ahiyan
D
Alp-eren
E
Abdalan
Açıklama:
Derbend bölgeleri bir güvenlik noktası ve konaklama yeri olması itibariyle isteyenlerin kolaylıkla yerleşebilecekleri mahallerdi. Ayrıca devlet buralarda yerleşmeyi teşvik ve halkının derbendçi olması için bir takım vergilerden muafiyet tanımaktaydı. Bu sayede stratejik bölgeler yerleşime açılarak, yolların güvenliğini sağlanmış oluyordu.
Soru 44
Yeni fethedilen bir bölgenin Türkleştirilmesi için veya herhangi bir yörenin emniyeti için iskânına gerek görüldüğü zaman sürgün hükümlerini devlet adına kimler yerine getirirdi?
Seçenekler
A
Beylerbeyi
B
Uçbeyleri
C
Kadılar
D
Tarikatlar
E
Derbendler
Açıklama:
Yeni fethedilen bir bölgenin Türkleştirilmesi için veya herhangi bir yörenin emniyeti için iskânına gerek görüldüğü zaman devlet icap eden yerler kadılarına sürgün hükümleri gönderirdi. Sürgün işinden birinci derecede belirlenen yerlerin kadıları sorumluydu. Kadılar sürgün için ayrılan ailelerin hangi köy veya mahalleden olduklarını kefilleriyle beraber hazırladıkları defterlere kaydederlerdi.
Soru 45
Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri hangi olay ile başlamıştır?
Seçenekler
A
Gelibolu Yarımadası’nın hakimiyetiyle
B
Edirne'nin alınmasıyla
C
Adaların alınmasıyla
D
Tekirdağ'ın hakimetiyle
E
Karaca Hisar kalesinin alınmasıyla
Açıklama:
Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır.
Soru 46
Tatar taifesinin Tuna’yı geçerek Osmanlı topraklarına iltica etmelerinden sonra hangi padişah onları Filibe havalisine iskân ettirmiştir?
Seçenekler
A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
I. Bayezid
D
I. Murad
E
I. Mehmed
Açıklama:
Tatar taifesinin Tuna’yı geçerek Osmanlı topraklarına iltica etmelerinden sonra I. Bayezid onları Filibe havalisine iskân ettirmiştir.
Soru 47
Üsküp ile İştip arasında kalan bölgede yaşamakta olan yörük teşekkülü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vize Yörükleri
B
Tanrı Dağı Yörükleri
C
Kocacık Yörükleri
D
Ofçabolu Yörükleri
E
Selanik Yörükleri
Açıklama:
Ofçabolu Yörükleri Üsküp ile İştip arasında kalan ve aynı ismi taşıyan bölgede yaşamaktaydılar.
Soru 48
Hangi ülkeden 2000 kadar bir nüfus Gelibolu’ya sürgün edilmiştir?
Seçenekler
A
Arnavutluk
B
Macaristan
C
Bulgaristan
D
Rodos
E
Kıbrıs
Açıklama:
XV-XVI. yüzyıllarda gerçekleştirilen sürgün ve iskân faaliyetleri sadece yeni fethedilen bölgelere Anadolu’dan Türk nüfusunun ihracı şeklinde gerçekleşmemiştir. Devlet bulundukları bölgelerde daha önce isyan etmiş veya isyan etme ihtimali bulunan Rumeli’deki bazı Hıristiyan aile ve grupları ülkenin değişik yerlerine sürgüne göndermiştir. Nitekim bu amaçla XVI. yüzyılın ilk yarısında Macaristan’dan 2000 kadar bir nüfus, Gelibolu’ya sürgün edilmiştir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan yerleştirmenin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek
B
Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak
C
Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak
D
Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek
E
Kuzey ve batı bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak
Açıklama:
Aşiretlerin eşkıyalıklarını önlemek için sürgün yoluyla yapılan bu yerleştirmenin amaçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür.
a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.
b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak.
c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek.
e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak.
a. Konar-göçer aşiretlerin eşkıyalık yapmalarının önüne geçmek.
b. Konar-göçer aşiretleri iskân ederek, onlardan daha fazla vergi almak.
c. Harap olan alanlar ile boş arazileri ziraata açmak. d. Askerî alanda konar-göçerlerden daha fazla yararlanabilmek.
e. Konar-göçerleri özellikle güney ve doğu bölgelerine yerleştirerek, tampon bölgeler oluşturmak.
Soru 50
- Kuruluş
- Gelişme
- Yükseliş
- Duraklama
- Gerileme
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II
C
I, III
D
IV, V
E
Yalnız V
Açıklama:
Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde Osmanlı Devleti Hristiyan devletlerden ele geçirilen bölgelere bir vatan telakkisi ile Türk ve Müslüman ahalinin yerleştirilmesi, dışa dönük bir iskân siyaseti uygulamıştır.
Soru 51
Kuzeybatı Anadolu’da Bizans İmparatorluğu’na karşı gazâ politikasını uygulayan Türkmen Beyliği hangisidir?
Seçenekler
A
Germiyanoğulları
B
Aydınoğulları
C
Çobanoğulları
D
Menteşeoğulları
E
Saruhanoğulları
Açıklama:
Kuzeybatı Anadolu’da Bizans İmparatorluğu’na karşı gazâ politikasını uygulayan Türkmen Beyliği Çobanoğulları beyliğidir.
Soru 52
Hangisi derbendlerle ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
İskân ve yerleştirme yöntemlerinden bir tanesi de derbend teşkilatıdır
B
Yolların, seyahat ve ticaret emniyetinin sağlanması derbendler sayesinde olur
C
Önemli derbendler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklindedir
D
Bir yerin derbend olabilmesi için eşkıya baskınlarına kapalı mahaller olması gerekir
E
Derbend bölgeleri bir güvenlik noktası ve konaklama yeridir
Açıklama:
Bir yerin derbend olabilmesi için eşkıya baskınlarına açık mahaller olması gerekir
Soru 53
Hangisi XIV-XVI. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nin uyguladığı iskân metotları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile
B
Vakıflar ve Temlikler
C
Derbendler
D
Sürgün
E
Konar-Göçerlerin Boş Alanlara Yerleştirilmeleri
Açıklama:
Konar-Göçerlerin Boş Alanlara Yerleştirilmeleri bu döneme ait değildir
Soru 54
Fethedilen yeni bölgelerin imar ve iskânını gerçekleştirmek için bizzat kendisinden faydalanılan külliye, câmi, mescid, imaret, medrese, köprü vs. hayır eserleri meydana getirmek hangi iskan metodudur?
Seçenekler
A
Kolonizatör Türk Dervişleri Vasıtası ile
B
Vakıflar ve Temlikler
C
Derbendler
D
Sürgün
E
Konar-Göçerlerin Boş Alanlara Yerleştirilmeleri
Açıklama:
Fethedilen yeni bölgelerin imar ve iskânını gerçekleştirmek için bizzat kendisinden faydalanılan külliye, câmi, mescid, imaret, medrese, köprü vs. hayır eserleri meydana getirmek Vakıflar ve Temlikler iskan metodudur
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi XIV-XVI. yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nin yürüttüğü iskân faaliyetleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sürgün yoluyla Kütahya, Aydın, Konya, Karaman, Antalya iskanları
B
Germiyan bölgesinden gelen Türkmenler Karaca Hisar Kalesine iskân edilmesi
C
İnegöl, Yenişehir, Kestel kale ve bölgelerine Türkmenlerin iskânı
D
Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri
E
Saruhan bölgesinden bir Yörük grubu Filibe taraflarına iskân edilmesi
Açıklama:
Sürgün yoluyla Kütahya, Aydın, Konya, Karaman, Antalya iskanları bu dönemde gerçekleşmemiştir
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi XVII-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nin iskân faaliyetlerini yürüttüğü bölgeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Söğüt-Domaniç
B
Çukurova
C
Trakya
D
Mudurnu
E
Göynük
Açıklama:
XVII-XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nin iskân faaliyetlerini yürüttüğü bölgeler arasında Çukurova yer alır.
Soru 57
I. Ekonomik buhranlar
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Yeni gelir kaynakları için harap ve boş alanların ziraata açılması
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı Devleti’nin XVII-XVIII döneminde harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirme politikasının sebepleri arasında yer almaktadır?
II. İç karışıklıklar ve isyanlar
III. Yeni gelir kaynakları için harap ve boş alanların ziraata açılması
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı Devleti’nin XVII-XVIII döneminde harap ve sahipsiz yerlere konar-göçer aşiretleri yerleştirme politikasının sebepleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I,III
C
I, II
D
II,III
E
I, II, III
Açıklama:
Üç ifade de doğrudur.
Soru 58
Aşağıdaki yerleşim yerlerinden hangileri Sultan III. Ahmed devrinde yeni yerleşim yerleri açmak ve derbend, hanların tamiri suretiyle yapılan iskân faaliyetleri sonucunda ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Malatya, Rakka, Halep havalisi
B
Erzurum, Pasin, Kars
C
Maraş, Elbistan, Kadirli
D
Argıthanı, Ulukışla, Kadınhanı
E
Adana, Tarsus, Sis
Açıklama:
Argıthanı, Ulukışla, Kadınhanı Sultan III. Ahmed devrinde yeni yerleşim yerleri açmak ve derbend, hanların tamiri suretiyle yapılan iskân faaliyetleri sonucunda ortaya çıkmıştır
Soru 59
I. Orhan gazi döneminde Bursa ve İznik kalelerinin alınması gerçekleştirilmiştir
II. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır.
III. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri ile ilgili ilk açık kayıt, I.Bayezid dönemine aittir
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri Gelibolu Yarımadası’nın Orhan Gazi döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmesiyle birlikte başlamıştır.
III. Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri ile ilgili ilk açık kayıt, I.Bayezid dönemine aittir
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Konar-göçer Türkmen gruplarının Rumeli’ye iskân edilmeleri ile ilgili ilk açık kayıt, I. Murad dönemine aittir
Ünite 3
Soru 1
Osmanlı Devleti’nde dışa dönük iskân politikalarının uygulandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuruluş ve genişleme dönemi
B
Klasik dönemi
C
XVII-XVIII. yüzyıllar
D
XIX yüzyıl
E
XVI- XIX yüzyıllar
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve genişleme dönemlerinde genellikle Rumeli’de feth edilen bölgelere Anadolu’dan konar-göçer teşekküller nakledilerek dışa dönük iskân politikalarının uygulandığı görülmektedir.
Soru 2
Osmanlı Devleti’nde içe dönük iskân politikalarının uygulandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik dönemi
B
Kuruluş ve genişleme dönemi
C
XIX. yüzyıl
D
XVII-XVIII. yüzyıllar
E
XVI- XIX. yüzyıllar
Açıklama:
XVII-XVIII. yüzyıllarda konar-göçer aşiretlerin çeşitli sebeplerle harap olmuş yerlere ve boş alanlara yerleştirilmesi suretiyle içe dönük iskân politikalarının uygulandığı görülmektedir.
Soru 3
- Oba
- Cemaat
- Mahalle
- Aşiret
- Oymak
Seçenekler
A
I-III-IV-V-II
B
I-III-V-II-IV
C
II-III-IV-V
D
III-IV-V
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde reayadan sayılan ancak hayat tarzları dolayısı ile yerleşik halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı. Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat, aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi.
Soru 4
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarrufu timâr reayası olanlar vergilerini aşağıdakilerden hangisine öder?
Seçenekler
A
Hâs Sahibine
B
Zaime
C
Timâr Sahibine
D
Vakıf Görevlisine
E
Boybeyine
Açıklama:
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarruf şekillerine göre timâr, zeamet, hâs veya evkaf reayası olabilirlerdi. Bu durum vergiler açısından bir değişiklik meydana getirmezdi. Yani vergilerini timâr reayası olanlar timâr sahibine, zeamet reayası olanlar zaime, hâs reayası olanlar hâs sahibine, evkaf reayası olanlar vakıf görevlilerine öderlerdi.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından görevlendirildikleri işler arasında değildir?
Seçenekler
A
Madenlerde
B
Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte
C
Seferler sırasında topların naklinde
D
Kale yapım ve onarımında
E
Malî işlerde
Açıklama:
a-b-c ve d seçeneklerindeki görevlendirilmelere ek olarak; sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımı ile yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde de görevlendirilmişlerdir.
Soru 6
Savaşlarda insan gücünü temin etmek amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları
aşağıdakilerin hangisinde yeniden teşkilatlanmıştır?
aşağıdakilerin hangisinde yeniden teşkilatlanmıştır?
Seçenekler
A
Mir-İ Yörükân
B
Evlâd-I Fâtihân
C
Çeribaşı
D
Türkmanân-ı Yeni-il
E
Türkmen Voyvodası
Açıklama:
Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve bu manada savaşlardaki insan gücünü temin etmek amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır.
Soru 7
Konar-göçerler vergi mükellefiyetleri vergilerini aşağıdakilerden hangisine göre belirlenmiştir?
Seçenekler
A
Deve
B
At
C
Keçi
D
Koyun
E
İnek
Açıklama:
Tarımla uğraşan çiftçilerin vergi mükellefiyetleri ellerindeki toprak miktarına göre, konar-göçerlerinki ise sahip oldukları koyun sayısına göre belirlenmiştir.
Soru 8
Sürgün metoduyla yapılan iskânlar için şehir ve kasabalarda aşağıdaki hangi grupların
seçilmesi istenilirdi?
seçilmesi istenilirdi?
Seçenekler
A
Dağlık alanlarda yaşayan toprağı olmayan
B
Toprağını terk ederek başka yerlere giden
C
Meslek sahipleri ve esnaf olanlar
D
Aralarında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunanlar
E
Halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklar
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde sürgün metoduyla yapılan iskânlar için şehir ve kasabalarda meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi.
Soru 9
Aşağıdaki hangi paşanın döneminde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer teşekküllerin iskân edilmeleri kararlaştırılmıştır?
Seçenekler
A
Süleyman Paşa
B
Ahmed Paşa
C
Yörgüç Paşa
D
Lala Şahin Paşa
E
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
Açıklama:
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadareti zamanında 1691 senesinde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer teşekküllerin iskân edilmeleri kararlaştırılmıştır.
Soru 10
Konar-göçer aşiretlerin Rakka’ya iskânından vazgeçilme sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Susuz yerlere yerleştirilmeleri
B
Bölgede güvenliğin sağlanamaması
C
Yaylak ve kışlaklarının birbirine yakın olması
D
Ürünlerini yaylak pazarlarında satamamaları
E
İskân yerlerine Arap aşiretlerinin baskınlar yapması
Açıklama:
Rakka’dan kaçışların önüne geçilemeyeceği anlaşılınca bölgeyi teftiş için bir heyet gönderilmiştir. Bu heyetin oymakların çoğunun susuz yerlere yerleştirildikleri hususundaki raporu üzerine konar-göçer aşiretlerin Rakka’ya iskânından vazgeçilmiştir.
Soru 11
Osmanlı toplumu ağırlıklı olarak hangi gruplardan oluşmaktaydı?
Seçenekler
A
Çiftçi ve din adamları
B
Padişah ve devlet adamları
C
Askeri sınıf ve Reaya
D
Askeri sınıf ve kadılar
E
Kadılar ve memurlar
Açıklama:
Osmanlı toplumu iki ana gruptan meydana gelmekteydi. Bunlardan ilki askerlik hizmetini yapanlar ile devletten memur statüsünde bir görev alan herkesin oluşturduğu askerî sınıftı. Diğeri ise şehirliler, köylüler ve konar-göçerlerin oluşturduğu reaya denilen vergi mükellefi gruptur.
Soru 12
Osmanlı devletinde konar- göçerler nasıl adlandırılmaktaydı?
Seçenekler
A
Türkmen veya Yörük
B
Tatar
C
Çerkez
D
Arap
E
Hiçbir şekilde adlandırma yoktu.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlardı.
Soru 13
I.Bozulus,
II.Yeni-il,
III.Dulkadir Türkmenleri,
Yukarıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde göçer grup(lar)dandır?
II.Yeni-il,
III.Dulkadir Türkmenleri,
Yukarıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde göçer grup(lar)dandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
I.Bozulus,
II.Yeni-il,
III.Dulkadir Türkmenleri,
Yukarıdaki üç grupta Osmanlı Devleti'nde göçer gruplardandır.
II.Yeni-il,
III.Dulkadir Türkmenleri,
Yukarıdaki üç grupta Osmanlı Devleti'nde göçer gruplardandır.
Soru 14
Reayaların oluşturduğu gruplardan hangisi en küçüktür?
Seçenekler
A
Oba
B
Oymak
C
Mahalle
D
Boy
E
Aşiret
Açıklama:
Oba en küçük grup içine girmektedir.
Soru 15
Başında bulunduğu konar-göçer topluluğun vergilerini toplamak, inzibatı sağlamak gibi vazifeleri yerine getirenlere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Mahalle
B
Voyvodalar
C
Bey
D
Aşiret
E
Oymak
Açıklama:
Başında bulunduğu konar-göçer topluluğun vergilerini toplamak, inzibatı sağlamak gibi vazifeleri yerine getirenlere voyvodalar adı verilmektedir.
Soru 16
Yörükler kaçıncı yüzyılda, yirmi beşer kişilik ocaklara ayrılmıştır?
Seçenekler
A
13. yy
B
12. yy
C
16.yy
D
10.yy
E
5.yy
Açıklama:
Yörükler 16.yüzyılda, beşer kişilik ocaklara ayrılmıştır.
Soru 17
I.Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında,
II. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde,
III. Madenlerde,
Yukarıdakilerden hangisi Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlerindendir?
II. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde,
III. Madenlerde,
Yukarıdakilerden hangisi Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I,II ve III
Açıklama:
I.Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında,
II. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde,
III. Madenlerde,
Yukarıdaki üç madde de Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlerindendir.
II. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde,
III. Madenlerde,
Yukarıdaki üç madde de Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlerindendir.
Soru 18
Timar sistemi kaçıncı yüzyılda bozulmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
15. yy
B
16. yy
C
17.yy
D
18. yy
E
19.yy
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyılın başlarından itibaren doğuda ve batıda yürütülen sürekli savaşlar ve Anadolu’da çıkan Celalî İsyanları yüzünden timâr sistemi bozulmaya başlamıştı.
Soru 19
Halep ve Yeni-il Türkmenleri hangi faaliyet ile ün bulmuşlardır?
Seçenekler
A
Ticaret
B
Ekonomi
C
Zanaat
D
Eğitim
E
Koyunculuk
Açıklama:
Halep ve Yeni-il Türkmenleri koyunculukla ün bulmuşlardır.
Soru 20
Koyun sayısı kaç olduğunda, 'bir sürü' adını alırdı?
Seçenekler
A
100
B
300
C
200
D
500
E
600
Açıklama:
Koyunların sayısı üç yüz olduğunda 'bir sürü' olurdu.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Rumeli Yörük teşkilatının XVI. yüzyıldan itibaren devlet için yerine getirdikleri görevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gemi yapım malzemesinin temini ve gemi yapımı
B
Yolların, köprülerin, suyollarının bakım ve tamiri
C
Seferler sırasında menzillere zahire indirme
D
Seferler sırasında topların istenilen yere nakledilmesi
E
Yaşadıkları bölgenin vergisini devlet adına toplama
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer grupların hukukî durumlarını tartışabilecek, Osmanlı toplum yapısı içerisinde konar-göçerlerin ekonomik yapısını ve vergi mükellefiyetlerini açıklayabileceksiniz.
Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır. a. Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımnda, b. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde, c. Madenlerde, d. Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte, e. Seferler sırasında topların naklinde, f. Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır. a. Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımnda, b. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde, c. Madenlerde, d. Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte, e. Seferler sırasında topların naklinde, f. Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin XVII-XVII- I. yüzyıllar içerisinde Suriye bölgesine iskândan kaçan konar-göçerlere karşı aldığı tedbirlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İskândan kaçan gruplar için kamplar oluşturmak
B
İskândan kaçan grupları takip ederek, yakalamak
C
İskândan kaçan grupların Suriye’den Anadolu’ya geçecekleri yollar ve geçit bölgelerini tutarak, kaçakların Anadolu içlerine dağılmasını engellemek
D
İskândan kaçan gruplar üzerine asker sevk etmek
E
Devlet görevlilerine kaçakların yakalanması hususunda emirler göndermek
Açıklama:
Özellikle XVIII. yüzyılda konar-göçerlerin iskân bölgelerini terk etme sebeplerini tartışabileceksiniz.
Kaçan konar göçerlerle ilgili olarak alınan önlemler; Kaçanlar›n yakalanıp, iskân mahallerine iadesi Bir takım askerî tedbirlere başvurulması ve kaçanların cezalandırılması Devletin bölgeden kaçanlarla ilgili takibat tedbirlerini alması Geçit yolları üzerindeki derbendlerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirilmesi Anadolu’daki bütün kadı, hâs, evkaf zabitlerine, vilâyet âyânı ve iş erlerine hükümler gönderilerek, bulundukları bölgelere gelen iskâna tâbi tutulan konar-göçerlerin yakalan›p yerlerine gönderilmeleri konusunda yard›mc› olmalarının istenmesi dir. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Kaçan konar göçerlerle ilgili olarak alınan önlemler; Kaçanlar›n yakalanıp, iskân mahallerine iadesi Bir takım askerî tedbirlere başvurulması ve kaçanların cezalandırılması Devletin bölgeden kaçanlarla ilgili takibat tedbirlerini alması Geçit yolları üzerindeki derbendlerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirilmesi Anadolu’daki bütün kadı, hâs, evkaf zabitlerine, vilâyet âyânı ve iş erlerine hükümler gönderilerek, bulundukları bölgelere gelen iskâna tâbi tutulan konar-göçerlerin yakalan›p yerlerine gönderilmeleri konusunda yard›mc› olmalarının istenmesi dir. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Soru 23
Osmanlı Devleti’nde yerleşik ve konar-göçer reaya için geçerli olan vergilendirme ünitesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mahalle
B
Oba
C
Oymak
D
Boy
E
Hâne
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer grupların hukukî durumlarını tartışabilecek, Osmanlı toplum yapısı içerisinde konar-göçerlerin ekonomik yapısını ve vergi mükellefiyetlerini açıklayabileceksiniz.
Yörük ve Türkmenler yerleşik halkta olduğu gibi hâne esasına göre vergilendirilmekteydiler. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Yörük ve Türkmenler yerleşik halkta olduğu gibi hâne esasına göre vergilendirilmekteydiler. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 24
Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yaşayan konar-göçerler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Temel geçim kaynakları hayvancılıktır.
B
Avcılık hayvancılıktan sonra ikinci sırada gelen ekonomik faaliyetleridir.
C
Hayvancılığa bağlı olarak tereyağı, peynir, keçe, yapağı üretimi yaparlar.
D
Ürünlerini yaylak pazarlarında satarlar.
E
Yerleşik halktan genellikle tarım ürünleri satın alırlar.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer grupların hukukî durumlarını tartışabilecek, Osmanlı toplum yapısı içerisinde konar-göçerlerin ekonomik yapısını ve vergi mükellefiyetlerini açıklayabileceksiniz.
Konar-göçerlerin temel iktisadî faaliyetleri hayvancılık ve buna bağlı üretim alanlarıdır. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Konar-göçerlerin temel iktisadî faaliyetleri hayvancılık ve buna bağlı üretim alanlarıdır. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 25
Rumeli’deki Yörük grupları 1691 yılında yeni bir teşkilat etrafında birleştirildiklerinde hangi ismi almışlardır?
Seçenekler
A
Evlâd-ı Yörükân
B
Evlâd-ı Rumiyân
C
Evlâd-ı Gaziyân
D
Evlâd-ı Fâtihân
E
Evlâd-ı Dervişân
Açıklama:
Evlâd-ı Fâtihân teşkilatının idarî ve hukukî yapısını açıklayabileceksiniz.
1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân ad› altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında eskiden olduğu gibi bulundukları bölgelerde çeribaşılarının idaresi altında birleştirilmiştir Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân ad› altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında eskiden olduğu gibi bulundukları bölgelerde çeribaşılarının idaresi altında birleştirilmiştir Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 26
Rumeli Yörük teşkilatında nöbetleşe olarak seferlere katılan veya ihtiyaç duyulan devlet hizmetini yerine getiren şahıslara ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Çeribaşı
B
Eşkinci
C
Yamak
D
Mir-i Yörükân
E
Kethüda
Açıklama:
Rumeli Yörükleri ile Anadolu’da yaşayan konar-göçerler arasındaki hukukî farklılıkları sıralayabileceksiniz.
Her ocakta nöbetlefle sefere katılmak veya ihtiyaç duyulan devlet hizmetini yerine getirmek için beş eşkinci bulunurdu. Bunlar ocaklarının amirleri zaim (mir-i yörükân) ve ser-askerlerinin (çeribaşı) idaresinde savafşlara katılırlardı veya devletin uygun gördü¤ü hizmeti yerine getirirlerdi. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Her ocakta nöbetlefle sefere katılmak veya ihtiyaç duyulan devlet hizmetini yerine getirmek için beş eşkinci bulunurdu. Bunlar ocaklarının amirleri zaim (mir-i yörükân) ve ser-askerlerinin (çeribaşı) idaresinde savafşlara katılırlardı veya devletin uygun gördü¤ü hizmeti yerine getirirlerdi. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 27
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer teşekküllerin gelirleri mukataaya verilerek idare edildiği dönemde devlet tarafından tayin edilen idarecilerine ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Boybeyi
B
Kethüda
C
Aşiret beyi
D
Mirliva
E
Voyvoda
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer grupların hukukî durumlarını tartışabilecek, Osmanlı toplum yapısı içerisinde konar-göçerlerin ekonomik yapısını ve vergi mükellefiyetlerini açıklayabileceksiniz.
Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataaya verilerek tahsil edildiğinde başlar›na devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu. Voyvodalar başında bulunduğu konar-göçer topluluğun vergilerini toplamak, inzibatı sağlamak gibi vazifeleri yerine getirmekteydiler. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataaya verilerek tahsil edildiğinde başlar›na devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu. Voyvodalar başında bulunduğu konar-göçer topluluğun vergilerini toplamak, inzibatı sağlamak gibi vazifeleri yerine getirmekteydiler. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 28
Osmanlı Devleti’nde yeni fethedilen bir bölgenin iskânı için hazırlanan sürgün hükümlerinde aşağıdakilerden hangisi bulunmazdı?
Seçenekler
A
İnsanların kendi istekleriyle bölgeye gitmeleri teşvik edilirdi.
B
Bölgede güvenliğin sağlandığı belirtilirdi.
C
Sürgün yazılanların ömür boyu vergilerden muaf olacakları belirtilirdi.
D
Sürgün yazılacakların toprağı olmayan kişilerden seçilmesi istenirdi.
E
Belirlenen bölgede sürgün yazılacak ailelerin toplam haneye oranı belirtilirdi.
Açıklama:
İskân meselelerinde devletin karşılaştığı güçlükleri ve bu hususta aldığı önlemleri açıklayabileceksiniz
Sürgün hükümlerinde genellikle; a. Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu belirtilirdi. b. Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı. c. Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları beyan edilirdi. d. Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne tâbi tutulacakları ifade edilirdi. e. Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda yaşayan toprağı olmayan, toprağını terk ederek başka yerlere giden, aralarında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunan ve halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklardan; şehir ve kasabalarda ise meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Sürgün hükümlerinde genellikle; a. Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu belirtilirdi. b. Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı. c. Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları beyan edilirdi. d. Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne tâbi tutulacakları ifade edilirdi. e. Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda yaşayan toprağı olmayan, toprağını terk ederek başka yerlere giden, aralarında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunan ve halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklardan; şehir ve kasabalarda ise meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 29
- Askerler
- Memurlar
- Şehirliler
- Köylüler
- Konar-Göçerler
Seçenekler
A
Yanlız I
B
I ve II
C
III ve IV
D
II, III, IV
E
III, IV, V
Açıklama:
Osmanlı toplumu iki ana gruptan
meydana gelmekteydi. Bunlardan ilki askerlik hizmetini yapanlar ile devletten
memur statüsünde bir görev alan herkesin oluşturduğu askerî sınıftı. Diğeri ise
şehirliler, köylüler ve konar-göçerlerin oluşturduğu reaya denilen vergi mükellefi
gruptu.
I ve II
meydana gelmekteydi. Bunlardan ilki askerlik hizmetini yapanlar ile devletten
memur statüsünde bir görev alan herkesin oluşturduğu askerî sınıftı. Diğeri ise
şehirliler, köylüler ve konar-göçerlerin oluşturduğu reaya denilen vergi mükellefi
gruptu.
I ve II
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda yaşayan konar göçerlerin hukuki durumları ile ilgili yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlardı.
B
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarruf şekillerine göre timâr, zeamet,
hâs veya evkaf reayası olabilirlerdi.
hâs veya evkaf reayası olabilirlerdi.
C
Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataaya verilerek tahsil edildiğinde başlarına devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu.
D
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı.
E
Her boyun başında idarî işlerden sorumlu bir sancak beyi bulunurken aşiretlerden ise boy beyi bulunurdu.
Açıklama:
Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri
gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı. Her boyun
başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu. Aşiretlerde bu görevi
aşiret beyi yürütürdü.
Her boyun başında idarî işlerden sorumlu bir sancak beyi bulunurken aşiretlerden ise boy beyi bulunurdu.
gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı. Her boyun
başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu. Aşiretlerde bu görevi
aşiret beyi yürütürdü.
Her boyun başında idarî işlerden sorumlu bir sancak beyi bulunurken aşiretlerden ise boy beyi bulunurdu.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Fatih Sultan Mehmet döneminden önce Yörüklerin yaptığı işlerden sayılmaktadır?
Seçenekler
A
Gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında
B
Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri
C
Rumeli fetihlerinde silahlı unsur olarak görev yapma
D
Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde
E
Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte
Açıklama:
Fatih Sultan Mehmed’den önceki devirlerde Rumeli fetihlerinde kendilerine tahsis edilen çiftlikler karşılığında silahlı birer unsur olarak görev yapan Yörüklerin daha sonraki dönemlerde imar, muhafaza ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edildikleri anlaşılmaktadır.
Rumeli fetihlerinde silahlı unsur olarak görev yapma
Rumeli fetihlerinde silahlı unsur olarak görev yapma
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Konar-göçerlerin temel iktisadi faaliyetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kumaş üretimi
B
Koyun yetiştiriciliği
C
Deri ve keçe üretimi
D
Kilim dokumacılığı
E
At ve deve yetiştiriciliği
Açıklama:
Konar-göçerlerin temel iktisadî faaliyetleri hayvancılık ve buna bağlı üretim alanlarıdır.
Özellikle küçükbaş hayvancılık (koyun, keçi) onların iktisadî faaliyetlerinin
temelinde yer almaktaydı. Koyun ve keçi sayıları milyonları bulan konar-göçer
gruplar bulunmaktaydı. Mesela Halep ve Yeni-il Türkmenleri koyunculukla
şöhret bulmuşlardı. Türkmenler, koyunlarını büyük şehirlerin ve sefer zamanlarında
ordunun ihtiyacını karşılamak için yetiştiriyorlardı. Bunun yanında yaylak pazarlarında
koyunlarını pazarladıkları da olurdu. Bu üretim faaliyetlerinin yanında
hayvancılığa bağlı tereyağı, peynir, yapağı, deri, keçe üretimi yapıyor ve pazarlarda
satıyorlardı. Ayrıca Türkmen ve Yörük kilimleri ülke içinden ve dışından alıcı bulabilmekteydi.
Konar-göçerler sattıkları bu ürünler karşılığında yerleşik ahaliden
tarım ürünleri, kumaş gibi maddeler satın almaktaydılar. Konar-göçer teşekküllerin
büyük oranda yaptıkları bu faaliyetin yanında büy
Kumaş üretimi
Özellikle küçükbaş hayvancılık (koyun, keçi) onların iktisadî faaliyetlerinin
temelinde yer almaktaydı. Koyun ve keçi sayıları milyonları bulan konar-göçer
gruplar bulunmaktaydı. Mesela Halep ve Yeni-il Türkmenleri koyunculukla
şöhret bulmuşlardı. Türkmenler, koyunlarını büyük şehirlerin ve sefer zamanlarında
ordunun ihtiyacını karşılamak için yetiştiriyorlardı. Bunun yanında yaylak pazarlarında
koyunlarını pazarladıkları da olurdu. Bu üretim faaliyetlerinin yanında
hayvancılığa bağlı tereyağı, peynir, yapağı, deri, keçe üretimi yapıyor ve pazarlarda
satıyorlardı. Ayrıca Türkmen ve Yörük kilimleri ülke içinden ve dışından alıcı bulabilmekteydi.
Konar-göçerler sattıkları bu ürünler karşılığında yerleşik ahaliden
tarım ürünleri, kumaş gibi maddeler satın almaktaydılar. Konar-göçer teşekküllerin
büyük oranda yaptıkları bu faaliyetin yanında büy
Kumaş üretimi
Soru 33
Konar-göçerlerden sahip oldukları koyun sayısına göre alınan vergi hangisidir?
Seçenekler
A
Tımar
B
Öşür
C
Has
D
Ağnam
E
Arus
Açıklama:
Konar-göçerler sahip oldukları koyun sürülerinin karşılığında timâr, hâs sahibine veya vakıf görevlilerine ağnâm vergisi (koyun vergisi) öderlerdi. Bu verginin tahsili için belirlenen koyun miktarı genellikle yirmi dört olarak belirlenmişti.
Ağnam
Ağnam
Soru 34
Konar-göçerlerden alınan Ağnam vergisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Bu verginin tahsili için belirlenen koyun miktarı genellikle yirmi dört olarak belirlenmişti. Bu miktardan az koyunu olanlardan on iki akçe bennak vergisi alınırdı.
B
Ağnam vergisinin tahsilinde koyun kuzusuyla beraber sayılmaz ve her kuzu için bir akçe olarak alınırdı.
C
Koyunların sayısı üç yüz olduğunda bir sürü tabir olunur ve beş akçe ağıl vergisi tahsil olunurdu
D
Sürülerini başka timâr sahibinin arazisinde veya devlete ait yaylaklarda otlatan
konar-göçerlerden yılda bir defa yaylak vergisi alınırdı.
konar-göçerlerden yılda bir defa yaylak vergisi alınırdı.
E
Başka bir sipahinin toprağında kışlayan Yörük ve Türkmenler yaylak vergisinde olduğu gibi kışlak vergisi de öderlerdi.
Açıklama:
Bu verginin tahsili için belirlenen
koyun miktarı genellikle yirmi dört olarak belirlenmişti. Bu miktardan az koyunu
olanlardan on iki akçe bennak vergisi alınırdı. Ağnam vergisinin tahsilinde koyun
kuzusuyla beraber sayılır ve iki koyuna bir akçe olarak alınırdı. Koyunların sayısı
üç yüz olduğunda bir sürü tabir olunur ve beş akçe ağıl vergisi tahsil olunurdu.
Sürülerini başka timâr sahibinin arazisinde veya devlete ait yaylaklarda otlatan
konar-göçerlerden yılda bir defa yaylak vergisi alınırdı. Bu vergi bazı yerlerde
sürü başına, bazı yerlerde koyun sayısına göre belirlenirdi. Başka bir sipahinin
toprağında kışlayan Yörük ve Türkmenler yaylak vergisinde olduğu gibi kışlak
vergisi de öderlerdi.
Ağnam vergisinin tahsilinde koyun kuzusuyla beraber sayılmaz ve her kuzu için bir akçe olarak alınırdı.
koyun miktarı genellikle yirmi dört olarak belirlenmişti. Bu miktardan az koyunu
olanlardan on iki akçe bennak vergisi alınırdı. Ağnam vergisinin tahsilinde koyun
kuzusuyla beraber sayılır ve iki koyuna bir akçe olarak alınırdı. Koyunların sayısı
üç yüz olduğunda bir sürü tabir olunur ve beş akçe ağıl vergisi tahsil olunurdu.
Sürülerini başka timâr sahibinin arazisinde veya devlete ait yaylaklarda otlatan
konar-göçerlerden yılda bir defa yaylak vergisi alınırdı. Bu vergi bazı yerlerde
sürü başına, bazı yerlerde koyun sayısına göre belirlenirdi. Başka bir sipahinin
toprağında kışlayan Yörük ve Türkmenler yaylak vergisinde olduğu gibi kışlak
vergisi de öderlerdi.
Ağnam vergisinin tahsilinde koyun kuzusuyla beraber sayılmaz ve her kuzu için bir akçe olarak alınırdı.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi 1456-1467 yıllarına ait ilk kayıtlara göre Yörüklerin yayıldıkları ve yerleştikleri Rumeli topraklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Dimetoka
B
Gümülcine
C
İpsala
D
Keşan
E
Rakka
Açıklama:
Yörüklerin Rumeli’deki yerleşmeleri ve yayıldıkları alanları gösteren ilk kayıtlar
1456-1467 yıllarına ait Dimetoka, Gümülcine, Ferecik, İpsala, Keşan, Yanbolu
havalisine ait evkaf-emlak ve timâr defterinde yer almaktadır.
Rakka
1456-1467 yıllarına ait Dimetoka, Gümülcine, Ferecik, İpsala, Keşan, Yanbolu
havalisine ait evkaf-emlak ve timâr defterinde yer almaktadır.
Rakka
Soru 36
Osmanlıda Özellikle Kıbrıs Adasına yapılan iskanlar Sürgün metoduyla yapılmıştır. Bu adaya yerleştirilecek ailelerle ilgili olan sürgün hükümleri Mühimme Defterleri’nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tarafından hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır.
Buna göre aşağıdaki sürgün hükümlerinden hangisi Mühimme defterinde yer almamıştır?
Buna göre aşağıdaki sürgün hükümlerinden hangisi Mühimme defterinde yer almamıştır?
Seçenekler
A
Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik
için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi
için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi
B
Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları
beyan edilirdi.
beyan edilirdi.
C
Sürgüne gönderilecek kişilerin özellikle şehirde yaşayan, toprak sahibi olması ve toplum tarafından sevilen sayılan bir kişi olmasına dikkat edilirdi.
D
Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan
gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı
gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı
E
Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
Açıklama:
Mühimme
Defterleri’nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tarafından
hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır. Bu örnekten
hareket ederek, sürgün hükümlerinde genellikle;
için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi.
gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı.
beyan edilirdi.
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
Sürgüne gönderilecek kişilerin özellikle şehirde yaşayan, toprak sahibi olması ve toplum tarafından sevilen sayılan bir kişi olmasına dikkat edilirdi.
Defterleri’nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tarafından
hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır. Bu örnekten
hareket ederek, sürgün hükümlerinde genellikle;
- Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik
için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi.
- Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan
gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı.
- Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları
beyan edilirdi.
- Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
- Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda
Sürgüne gönderilecek kişilerin özellikle şehirde yaşayan, toprak sahibi olması ve toplum tarafından sevilen sayılan bir kişi olmasına dikkat edilirdi.
Soru 37
Konar-göçerlerin iskân yerlerine gitmemek için direnmeleri ve iskân mahalline gidenlerin büyük bir kısmının kaçarak, tekrar Anadolu’ya gelmelerinin değişik sebepleri bulunmaktaydı. Örneğin; at binen, silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı.
Buna göre konargöçerlerin yerlerini terk etmelerinin sebepleri aşağıdakilerden hangisi olarak nitelendirilebilir?
Buna göre konargöçerlerin yerlerini terk etmelerinin sebepleri aşağıdakilerden hangisi olarak nitelendirilebilir?
Seçenekler
A
Bölgenin iklimi
B
Bölgenin coğrafyası
C
Toprakların verimsizliği
D
Eşkiyaların baskısı
E
Psikolojik nedenler
Açıklama:
Konar-göçerlerin
iskân yerlerine gitmemek için direnmeleri ve iskân mahalline gidenlerin büyük
bir kısmının kaçarak, tekrar Anadolu’ya gelmelerinin değişik sebepleri bulunmaktaydı.
Bunun ilkini psikolojik sebepler olarak niteleyebiliriz. Konar-göçerler
yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa
gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydiler. Bunların bir kısmı
yeni hayatlarına intibak etmekte zorluk çekmeye başladılar. Yıllardır konar-göçer
hayatı benimseyen insanların birden bire yerleşik hayata geçmeleri ve buna intibak
etmeleri çok zordu. Çünkü devamlı sürülerinin peşinde dolaşan at binen,
silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri
bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı.
Psikolojik nedenler
iskân yerlerine gitmemek için direnmeleri ve iskân mahalline gidenlerin büyük
bir kısmının kaçarak, tekrar Anadolu’ya gelmelerinin değişik sebepleri bulunmaktaydı.
Bunun ilkini psikolojik sebepler olarak niteleyebiliriz. Konar-göçerler
yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa
gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydiler. Bunların bir kısmı
yeni hayatlarına intibak etmekte zorluk çekmeye başladılar. Yıllardır konar-göçer
hayatı benimseyen insanların birden bire yerleşik hayata geçmeleri ve buna intibak
etmeleri çok zordu. Çünkü devamlı sürülerinin peşinde dolaşan at binen,
silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri
bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı.
Psikolojik nedenler
Soru 38
1691 yılında bozulan Rumeli yörük teşkilatı yerine kurulan yeni teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahiyan-ı bacıyan
B
Evlâd-ı Fâtihân
C
Alperenler
D
Gaziyan-ı rum
E
Eşkinciler
Açıklama:
Rumeli Yörükleri, hizmetleri karşılığı bir kısım vergilerden muaf
olmuşlardır. Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyıldan itibaren hemen bütün müesseselerinde
başlayan bozulma Rumeli Yörük teşkilatında da kendisini göstermiştir.
Bu sebeple 1691 yılında Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adıyla yeni bir teşkilat
bünyesine alınmıştır
olmuşlardır. Osmanlı Devleti’nin XVII. yüzyıldan itibaren hemen bütün müesseselerinde
başlayan bozulma Rumeli Yörük teşkilatında da kendisini göstermiştir.
Bu sebeple 1691 yılında Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adıyla yeni bir teşkilat
bünyesine alınmıştır
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinde dar alanlarda konar-göçerlik yapan gruplara verilen addır?
Seçenekler
A
Köylü
B
Reaya
C
Yörük
D
Göçmen
E
Türkmen
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlardı. Kesin bir ayrım olmamakla beraber Kızılırmak yayının batısında yaşayan konar-göçerlere Yörük, doğusunda kalanlara ise Türkmen denilirdi. Yörükler daha çok belli bir sancağın sınırları içerisindeki yaylak ve kışlaklarda yaşarlardı. Yaylak ve kışlakları arasındaki mesafenin kısa oluşu sebebiyle dar alanlarda konar-göçerlik yaptıklarından yerleşik hayata geçmeleri daha kolay olmaktaydı. Çünkü tarım alanlarına yakın bölgelerde yayladıklarından kışın hayvanlarının ot ve saman ihtiyaçlarını temin için çoğu zaman kiracı veya ortakçı olarak tarım faaliyetlerinde bulunuyorlardı. Bu faaliyetleri, onların yerleşik hayata geçmelerini hızlandırmaktaydı. Türkmen olarak isimlendirilenler ise bünyesinde çoğunlukla pek çok aşiret barındırmakta ve yaylak, kışlak alanları hayli uzak mesafelerde bulunmaktaydı. Bozulus, Yeni-il, Dulkadir Türkmenleri bu gruptan olan konar-göçerlerdendir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 40
Osmanlı Devletinde boyları idare etmek için seçilen beylerin en önemli kişilik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cesaret ve kurnazlık
B
Sakinlik ve bilgelik
C
Bilgelik ve adillik
D
Cesaret ve doğruluk
E
Doğruluk ve adillik
Açıklama:
Osmanlı Devletinde reayadan sayılan ancak hayat tarzları dolayısı ile yerleşik halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar halinde yaşıyorlardı. Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat, aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi. Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı. Her boyun başında idari işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu. Aşiretlerde bu görevi aşiret beyi yürütürdü. Beyler boy içerisinden cesareti ve doğruluğu ile öne çıkmış kişiler arasından seçilirdi. Seçim devlet tarafından tasdik edildikten sonra şahsın beylik beratı gönderilirdi. Doğru yanıt D’dir.
Soru 41
- Gemi yapımında
- Köprü yapımında
- Topların naklinde
- Buğday üretiminde
- Kale yapımında
- Suyolu yapımında
Seçenekler
A
I, II, III, V ve VI
B
II, III, IV, V ve VI
C
II, IV, V ve VI
D
III, IV ve V
E
Yalnız V
Açıklama:
Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır.
- Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında,
- Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu yapımı ve tamirinde,
- Madenlerde,
- Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte,
- Seferler sırasında topların naklinde,
- Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 42
1691 yılında Rumeli Yörük gruplarının idaresinden sorumlu çeribaşıların görevi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asayişi sağlamak
B
İsyanları bastırmak
C
Kaleleri onartmak
D
Yol tamirini sağlamak
E
Madenleri işletmek
Açıklama:
II. Viyana Seferinin ardından başlayan savaşlar sırasında Yörük teşkilatındaki bozulma daha belirgin bir hale gelmiştir. Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve bu manada savaşlardaki insan gücünü temin etmek amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında eskiden olduğu gibi bulundukları bölgelerde çeribaşılarının idaresi altında birleştirilmiştir. Çeribaşılar bölgedeki asayişi sağlamak, savaş sırasında eşkinci defterlerini çıkarmak ve vergileri toplamakla görevliydiler. Doğru yanıt A’dır.
Soru 43
Osmanlı Devletinde Yörük ve Türkmenler hangi esasa göre vergilendirilmekteydi?
Seçenekler
A
Kışlak
B
Yaylak
C
Hane
D
Piyade
E
Sürgün
Açıklama:
Yörük ve Türkmenler tıpkı yerleşik halkta olduğu gibi hane esasına göre vergilendirilmekteydi. Tarımla uğraşan çiftçilerin vergi mükellefiyetleri ellerindeki toprak miktarına göre, konar-göçerlerin ki ise sahip oldukları koyun sayısına göre belirlenirdi. Doğru yanıt C’dir.
Soru 44
Konar-göçerlik sisteminde bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan vergi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arus vergisi
B
Yave akçesi
C
Bad-i heva
D
Boyunduruk akçesi
E
Kışlak vergisi
Açıklama:
Başka bir sipahinin toprağında kışlayan Yörük ve Türkmenler yaylak vergisinde olduğu gibi kışlak vergisi de öderlerdi. Konar-göçerler yaylak ve kışlaklarda sınırlı ölçüde olmasına rağmen ziraatla da meşgul olmaktaydılar. Bu alanları genellikle sipahiden kiralarlardı. Bu durumda ürettikleri mahsulün öşrünün yanı sıra boyunduruk akçesi adı altında bir vergi daha öderlerdi. Konar-göçerler bu vergilerden başka evlendirdikleri kız veya dul kadınlarından arus vergisi, kaybolan hayvanın bulunması ve kaçan kölenin yakalanması sonucu sahibinden alınan yave akçesi ve bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan bad-i heva vergilerini de ödemek durumundaydılar. Doğru yanıt C’dir.
Soru 45
Osmanlı Devletinde yeni fethedilen topraklara insanların yerleştirilmesi hangi yöntemle sağlanmaktaydı?
Seçenekler
A
Reaya
B
Timar
C
Sancak
D
Sürgün
E
İskân
Açıklama:
Kanuni Sultan Süleyman döneminde her Yörük grubuna ait tahrir defterleri düzenlenmiştir. Bu defterlerin başında yer alan kanunnamelerde yine Yörüklerin hukukî, idarî ve ekonomik durumları ile vergi mükellefiyetleri ifade edilmektedir. İskânları ile ilgili bilgiler bulunmamaktadır. Ancak Osmanlıların Rumeli’ye geçmelerinden itibaren buralara yapılan iskânın genellikle sürgün metoduyla yapıldığı bilinmektedir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemlerinde sürgün metoduyla Rumeli’ye yapılan iskânlarla ilgili bilgiler Âşık Paşazade, Oruç Bey, Neşri gibi Osmanlı tarihçilerinin eserlerinde yer almaktadır. Osmanlı arşivlerinde sürgün metoduyla yapılan iskâna ait en doyurucu bilgiler Kıbrıs Adası’na yapılan sürgünlerle ilgilidir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 46
- İskân beyleri ve kethüdaları
- Çöl beyi
- İskân mübaşiri
- İskân kâtibi
- İskân başı
- Türkmen beyi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, III ve V
C
II, III, IV ve VI
D
I, II, IV, V ve VI
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Devlet Anadolu’da yaşayan konar-göçerleri Hama, Humus Sancaklarına ve Halep, Rakka Eyaletlerinde belirlenen bölgelere iskân ederek, harap ve boş arazileri şenlendirmenin yanı sıra güneyden bu bölgelere baskınlar yapan Arap aşiretlerinin eşkıyalıklarını da önlemeye çalışmıştır. Aşiretlerin iskân işinde yerleştirilecekleri yerler beylerbeyi ve sancakbeylerinin nezaretinde iskân kâtibi, iskân mübaşiri, iskânbaşı, iskân beyleri ve kethüdaları, yerine göre mimar ve Suriye’deki Arap aşiretleri için çöl beyinden müteşekkil bir komisyon kurularak çalışmalara başlanmıştır. Bunlardan iskân beyi, iskânbaşı ve kethüdaları yerleştirilecek konargöçer teşekkülün içinden seçilmekteydi. Çalışmaların tamamlanmasından sonra 18 Mart 1692 tarihli bir ferman ile Halep, Yeni-il ve Bozulus Türkmenleri bakiyesinden yetmiş kadar oymağın belirlenen bölgelere iskân edilmesi emredilmiştir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 47
Rakka bölgesine gerçekleştirilen iskânlarda Osmanlı Devletinin başarılı olamamasının en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arap aşiretlerle anlaşamamaları
B
Vilayetin büyük olması
C
Valinin adaletsiz oluşu
D
Yerleşik hayatta zorlanmaları
E
Vergilerin çok yüksek olması
Açıklama:
Konar-göçerlerin iskân yerlerine gitmemek için direnmeleri ve iskân mahalline gidenlerin büyük bir kısmının kaçarak, tekrar Anadolu’ya gelmelerinin değişik sebepleri bulunmaktaydı. Bunun ilkini psikolojik sebepler olarak niteleyebiliriz. Konar-göçerler yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydi. Bunların bir kısmı yeni hayatlarına intibak etmekte zorluk çekmeye başladılar. Yıllardır konar-göçer hayatı benimseyen insanların birden bire yerleşik hayata geçmeleri ve buna intibak etmeleri çok zordu. Çünkü devamlı sürülerinin peşinde dolaşan at binen, silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı. Doğru yanıt D’dir.
Soru 48
Anadolu’da yapılan iskânların başarılı olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birbiriyle anlaşan konar-geçer grupların birlikte iskânı
B
Konar-göçerlerin toprak ve su ihtiyacının dikkate alınması
C
Anadolu’da istedikleri gibi dolaşmalarına izin verilmesi
D
Konar-göçerlerin büyük çoğunluğunun asker yapılması
E
İskân bölgelerinin bir heyet tarafından önceden teftiş edilmesi
Açıklama:
Anadolu içlerinde yapılan iskân ise başarılı olmuştu. Çünkü burada yapılan iskânda konar-göçerlerin toprak ve su ihtiyaçları dikkate alınmıştı. Daha sonra yapılan teftişlerde konar-göçerlerin arzu edildiği gibi yerleşik hayata geçtikleri ve iskân nizamına göre çiftçilik yaptıkları görülmüştür. Doğru yanıt B’dir.
Soru 49
- Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlar.
- Kesin bir ayrım olmamakla beraber Kızılırmak yayının batısında yaşayan konar-göçerlere Yörük, doğusunda kalanlara ise Türkmen denilirdi.
- Yörükler daha çok belli bir sancağın sınırları içerisindeki yaylak ve kışlaklarda yaşarlardı.
- Türkmen olarak isimlendirilenler ise bünyesinde çoğunlukla pek çok aşiret
barındırmakta ve yaylak, kışlak alanları hayli uzak mesafelerde bulunmaktaydı. - Bozulus, Yeni-il, Dulkadir Türkmenleri bu gruptan olan konar-göçerlerdendir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve IV
D
III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerler Yörük veya Türkmen olarak adlandırılırlardı.
Kesin bir ayrım olmamakla beraber Kızılırmak yayının batısında yaşayan konargöçerlere
Yörük, doğusunda kalanlara ise Türkmen denilirdi. Yörükler daha çok
belli bir sancağın sınırları içerisindeki yaylak ve kışlaklarda yaşarlardı. Yaylak ve
kışlakları arasındaki mesafenin kısa oluşu sebebiyle dar alanlarda konar-göçerlik
yaptıklarından yerleşik hayata geçmeleri daha kolay olmaktaydı. Çünkü tarım
alanlarına yakın bölgelerde yayladıklarından kışın hayvanlarının ot ve saman ihtiyaçlarını temin için çoğu zaman kiracı veya ortakçı olarak tarım faaliyetlerinde
bulunuyorlardı. Bu faaliyetleri, onların yerleşik hayata geçmelerini hızlandırmaktaydı.
Türkmen olarak isimlendirilenler ise bünyesinde çoğunlukla pek çok aşiret
barındırmakta ve yaylak, kışlak alanları hayli uzak mesafelerde bulunmaktaydı.
Bozulus, Yeni-il, Dulkadir Türkmenleri bu gruptan olan konar-göçerlerdendir
Kesin bir ayrım olmamakla beraber Kızılırmak yayının batısında yaşayan konargöçerlere
Yörük, doğusunda kalanlara ise Türkmen denilirdi. Yörükler daha çok
belli bir sancağın sınırları içerisindeki yaylak ve kışlaklarda yaşarlardı. Yaylak ve
kışlakları arasındaki mesafenin kısa oluşu sebebiyle dar alanlarda konar-göçerlik
yaptıklarından yerleşik hayata geçmeleri daha kolay olmaktaydı. Çünkü tarım
alanlarına yakın bölgelerde yayladıklarından kışın hayvanlarının ot ve saman ihtiyaçlarını temin için çoğu zaman kiracı veya ortakçı olarak tarım faaliyetlerinde
bulunuyorlardı. Bu faaliyetleri, onların yerleşik hayata geçmelerini hızlandırmaktaydı.
Türkmen olarak isimlendirilenler ise bünyesinde çoğunlukla pek çok aşiret
barındırmakta ve yaylak, kışlak alanları hayli uzak mesafelerde bulunmaktaydı.
Bozulus, Yeni-il, Dulkadir Türkmenleri bu gruptan olan konar-göçerlerdendir
Soru 50
Aşağıda Osmanlı Devleti'ndeki konar-göçerler ile ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İl veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı.
B
Osmanlı Devleti’nde reayadan sayılan ancak hayat tarzları dolayısı ile yerleşik halktan ayrılıyorlardı.
C
Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat,
aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi.
aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi.
D
Her boyun başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu.
E
Uluslar sadece tek bir boydan meydana gelebilirdi.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde reayadan sayılan ancak hayat tarzları dolayısı ile yerleşik
halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı.
Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat,
aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi. Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı. Her boyun
başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu.
halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar hâlinde yaşıyorlardı.
Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat,
aşiret ve boylardan meydana gelmekteydi. Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı. Her boyun
başında idarî işlerden sorumlu bir bey (boybeyi) bulunurdu.
Soru 51
- Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapımında,
- Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu
yapımı ve tamirinde, - Madenlerde,
- Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte, topların naklinde,
- Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde
Devlet, yukarıda verilen görevlerden hangisi veya hangilerinde Yörükleri görevlendirilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
IV ve V
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren Yörüklerin
devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır.
a. Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapı
mında,
b. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu
yapımı ve tamirinde,
c. Madenlerde,
d. Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte,
e. Seferler sırasında topların naklinde,
f. Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir.
devlet tarafından aşağıdaki işlerle görevlendirildikleri anlaşılmaktadır.
a. Sahil bölgelerinde yaşayanlar gemi yapım malzemesi temini ve gemi yapı
mında,
b. Yolların emniyeti ve tamiri, köprü yapımı ve tamiri, derbendçilik, suyolu
yapımı ve tamirinde,
c. Madenlerde,
d. Seferler sırasında menzillere zahire indirmekte,
e. Seferler sırasında topların naklinde,
f. Kale yapım ve onarımı faaliyetlerinde görevlendirilmişlerdir.
Soru 52
Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve savaşlardaki insan gücünü temin etmek için Evlad-ı Fatihan teşkilatı kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1691
B
1700
C
1713
D
1750
E
1473
Açıklama:
Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve bu manada
savaşlardaki insan gücünü temin etmek amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük
grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır.
savaşlardaki insan gücünü temin etmek amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük
grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır.
Soru 53
Aşağıda Evlad-ı Fatihan gruplarıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Evlâd-ı Fâtihân grupları bazı yerlerde sefere gitmek üzere doğrudan eşkinci yazılmışlardır.
B
Savaşlara katılan eşkincilerin masrafları için yamaklar yirmişer kuruş ödeyeceklerdi.
C
Evlâd-ı Fâtihân grupları bazı yerlerde tamamen piyade (yamak) olarak yazılmışlardır.
D
Piyadelerden her altı neferden birisinin sefer zamanlarında eşkinci olarak nöbetle savaşa katılmaları gerekmekteydi.
E
Eşkinciler sefer görevini yerine getirdiklerinden avarız-ı divaniye türü vergilerden muaf tutulmuşlardır.
Açıklama:
Evlâd-ı Fâtihân grupları bazı yerlerde sefere gitmek üzere doğrudan eşkinci
bazı yerlerde de tamamen piyade (yamak) olarak yazılmışlardır. Piyadelerden her
altı neferden birisinin sefer zamanlarında eşkinci olarak nöbetle savaşa katılmaları
gerekmekteydi. Eşkinciler sefer görevini yerine getirdiklerinden avarız-ı divaniye
türü vergilerden muaf tutulmuşlardır. Savaşlara katılan eşkincilerin masrafları için
yamaklar ellişer kuruş ödeyeceklerdi.
bazı yerlerde de tamamen piyade (yamak) olarak yazılmışlardır. Piyadelerden her
altı neferden birisinin sefer zamanlarında eşkinci olarak nöbetle savaşa katılmaları
gerekmekteydi. Eşkinciler sefer görevini yerine getirdiklerinden avarız-ı divaniye
türü vergilerden muaf tutulmuşlardır. Savaşlara katılan eşkincilerin masrafları için
yamaklar ellişer kuruş ödeyeceklerdi.
Soru 54
- Bölgedeki asayişi sağlamak,
- Savaş sırasında eşkinci defterlerini çıkarmak,
- Vergileri toplamakla,
- Eğitim-öğretimi düzenlemek,
- Saray mutfağında ki yemekleri Padişaha ulaşmadan önce denetlemek
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
IV ve V
D
I, II ve III
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Çeribaşılar bölgedeki asayişi sağlamak, savaş sırasında eşkinci defterlerini çıkarmak ve vergileri toplamakla görevliydiler.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda sürgüne gönderilecek aileler için hazırlanmış olan defterde ki hükümlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teşvik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi.
belirtilirdi.
B
Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dışarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı.
C
Şehir ve kasabalarda sürgüne gönderileceklerin halkın huzurunu bozan kişlerden seçilmesi istenilirdi.
D
Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutulacakları beyan edilirdi.
E
Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
Açıklama:
Bu adaya yerleştirilecek ailelerle ilgili olan sürgün hükümleri Mühimme
Defterleri’nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tara
fından hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır. Bu örnekten
hareket ederek, sürgün hükümlerinde genellikle;
a. Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teş
vik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi.
b. Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dı
şarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı.
c. Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutula
cakları beyan edilirdi.
d. Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
e. Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda
yaşayan toprağı olmayan, toprağını terk ederek başka yerlere giden, arala
rında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunan
ve halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklardan; şehir ve kasabalarda ise
meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi.
Defterleri’nde kayıtlı olduğu gibi sürgüne gönderilecek aileler için kadılar tara
fından hazırlanan defterler de bugün arşivlerimizde yer almaktadır. Bu örnekten
hareket ederek, sürgün hükümlerinde genellikle;
a. Yeni fethedilen memleketlere insanların kendi istekleriyle gitmelerini teş
vik için bölgenin ikliminin güzelliği ve toprağın oldukça verimli olduğu
belirtilirdi.
b. Bölgedeki kalelerin tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildiği yani dı
şarıdan gelecek saldırılara karşı güvenliğin sağlandığı açıkça yazılarak, bu
hususta insanların endişesi önlenmeye çalışılırdı.
c. Bölgeye gidecek olan göçmenlerin belirli bir süre vergilerden muaf tutula
cakları beyan edilirdi.
d. Sürgün için belirlenen yerleşim yerlerinde ailelerin hangi oranda sürgüne
tâbi tutulacakları ifade edilirdi.
e. Sürgüne gönderilecek kişilerin kırsal kesimde özellikle dağlık alanlarda
yaşayan toprağı olmayan, toprağını terk ederek başka yerlere giden, arala
rında uzun senelerden beri yaylak, tarla, bağ, bahçe anlaşmazlığı bulunan
ve halkın huzurunu bozan kişi ve topluluklardan; şehir ve kasabalarda ise
meslek sahipleri ve esnaf zümresinden seçilmesi istenilirdi.
Soru 56
1691 senesinde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer teşekküllerin iskân edilmeleri kim tarafından kararlaştırılmıştır?
Seçenekler
A
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
B
Fatih Sultan Mehmed
C
Ahmet Cevdet Paşa
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
Alemdar Mustafa Paşa
Açıklama:
Devletin kötü gidişini durdurmak ve Osmanlı teşkilatların
daki bozulmanın önüne geçmek isteyen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadareti
zamanında 1691 senesinde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer
teşekküllerin iskân edilmeleri kararlaştırılmıştır
daki bozulmanın önüne geçmek isteyen Köprülü Fazıl Mustafa Paşa’nın sadareti
zamanında 1691 senesinde Anadolu ve Suriye topraklarında yaşayan konar-göçer
teşekküllerin iskân edilmeleri kararlaştırılmıştır
Soru 57
İskân edilen konar-göçerlerin yerlerini terk etmeleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kıbrıs’tan kaçanların rüşvet vererek, veya yeniçeri ya da gönüllü yazılıp daha sonra timâra çıkarak, kaçtıkları tespit olunmuştur.
B
Eskiden yerleşik hayat yaşamaları ve şuan ki duruma alışamamaları.
C
Konar-göçerlerin iskân mahallini terk etmelerinin sebebi yerleştikleri bölgenin iklimi, doğası ve toprakların verimsiz çöl arazilerinden oluşmasından kaynaklanmaktaydı.
D
Güneyden devamlı Arap aşiretlerinin baskınlarına maruz kalıyorlardı.
E
Eskiden hayvancılıkla uğraşan insanların artık tarımlada uğraşmaları psikolojik olarak etkilemiştir.
Açıklama:
Kıbrıs’tan kaçanların rüşvet vererek, veya yeniçeri ya da gönüllü yazılıp daha sonra timâra çıkarak, kaçtıkları tespit olunmuştur.Kıbrıs’tan insan kaçıranların bu işi yaptıkları belirlenirse idam edilecekleri, adada iskeleler haricine yanaşan gemiler olursa bunlara el konulması yolunda Kıbrıs beylerbeyine emirler gönderilmiştir.
Bunun ilkini psikolojik sebepler olarak niteleyebiliriz. Konar-göçerler
yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa
gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydiler.
Yıllardır konar-göçer hayatı benimseyen insanların birden bire yerleşik hayata geçmeleri ve buna intibak etmeleri çok zordu. Çünkü devamlı sürülerinin peşinde dolaşan at binen, silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı.
Konar-göçerlerin iskân mahallini terk etmelerinin ikinci sebebi yerleştikleri
bölgenin iklimi, doğası ve toprakların verimsiz çöl arazilerinden oluşmasından
kaynaklanmaktaydı.
Ayrıca güneyden devamlı Arap aşiretlerinin baskınlarına maruz kalıyorlardı.
Bunun ilkini psikolojik sebepler olarak niteleyebiliriz. Konar-göçerler
yerleştirildikleri yerlerde yine hayvancılıkla meşgul olmakla beraber buğday, arpa
gibi kuru ziraat ürünlerinin ekimini gerçekleştirmekteydiler.
Yıllardır konar-göçer hayatı benimseyen insanların birden bire yerleşik hayata geçmeleri ve buna intibak etmeleri çok zordu. Çünkü devamlı sürülerinin peşinde dolaşan at binen, silah kullanan bu insanların dar bir çevrede çiftçilik yaparak hayatlarını sürdürmeleri bir müddetten sonra onlara zor geliyor ve eski hayatlarını özlüyorlardı.
Konar-göçerlerin iskân mahallini terk etmelerinin ikinci sebebi yerleştikleri
bölgenin iklimi, doğası ve toprakların verimsiz çöl arazilerinden oluşmasından
kaynaklanmaktaydı.
Ayrıca güneyden devamlı Arap aşiretlerinin baskınlarına maruz kalıyorlardı.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi iskan sahasından firar edenler için devletin aldığı önlemler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Rakka valisine bir ferman gönderilerek kaçanların yakalanıp, iskân mahallerine iadesi istenmiştir.
B
Tespit edilen konar-göçerler yakalandıkları yerde kalarak iskan mahalline ulaştırılmıyorlardı.
C
Rakka’dan kaçarak, Çukurova taraflarına giden bir grubun üzerine asker sevk edilmiş ve yakalananlar şiddetle cezalandırılmışlardır.
D
Konar-göçerlerin Rakka’dan Anadolu’ya geçecekleri geçit yolları üzerindeki derbendler tamir edilerek, içerisine asker yerleştirildi.
E
Anadolu’daki bütün kadı, hâs, evkaf zabitlerine, vilâyet âyânı ve iş erlerine hükümler gönderilerek, bulundukları bölgelere gelen iskâna tâbi tutulan konar-göçerlerin yakalanıp yerlerine gönderilmeleri konusunda yardımcı olmaları istenilmiştir.
Açıklama:
Devlet iskân sahasından firar edenlere karşı bir takım önlemler almaya çalış
mıştır. İlk olarak Rakka valisine bir ferman gönderilerek kaçanların yakalanıp,
iskân mahallerine iadesi istenmiştir. Bundan arzulanan netice alınamayınca bir
takım askerî tedbirlere başvurulmuştur. Nitekim 1697 yılında Rakka’dan kaçarak,
Çukurova taraflarına giden bir grubun üzerine asker sevk edilmiş ve yakalananlar
şiddetle cezalandırılmışlardır. Ancak buna rağmen ertesi yıl diğer oymakların da
Rakka’dan kaçtıkları görülmektedir. Devlet bölgeden kaçanlarla ilgili takibat ted
birlerini alırken, yeni kaçışları engellemek için bir dizi tedbir daha aldı. Konar-gö
çerlerin Rakka’dan Anadolu’ya geçecekleri geçit yolları üzerindeki derbendler tamir
edilerek, içerisine asker yerleştirildi. Böylece geçit yollarının tutulması ile aşiretlerin
Anadolu’ya geçişleri önlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Anadolu’daki bütün kadı, hâs,
evkaf zabitlerine, vilâyet âyânı ve iş erlerine hükümler gönderilerek, bulundukları
bölgelere gelen iskâna tâbi tutulan konar-göçerlerin yakalanıp yerlerine gönderil
meleri konusunda yardımcı olmaları istenilmiştir. Tespit edilen bu konar-göçerler
sancak hududuna kadar getirilip, diğer sancağın idarecilerine teslim ediliyor ve bu
suretle iskân mahalline ulaştırılıyorlardı.
mıştır. İlk olarak Rakka valisine bir ferman gönderilerek kaçanların yakalanıp,
iskân mahallerine iadesi istenmiştir. Bundan arzulanan netice alınamayınca bir
takım askerî tedbirlere başvurulmuştur. Nitekim 1697 yılında Rakka’dan kaçarak,
Çukurova taraflarına giden bir grubun üzerine asker sevk edilmiş ve yakalananlar
şiddetle cezalandırılmışlardır. Ancak buna rağmen ertesi yıl diğer oymakların da
Rakka’dan kaçtıkları görülmektedir. Devlet bölgeden kaçanlarla ilgili takibat ted
birlerini alırken, yeni kaçışları engellemek için bir dizi tedbir daha aldı. Konar-gö
çerlerin Rakka’dan Anadolu’ya geçecekleri geçit yolları üzerindeki derbendler tamir
edilerek, içerisine asker yerleştirildi. Böylece geçit yollarının tutulması ile aşiretlerin
Anadolu’ya geçişleri önlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Anadolu’daki bütün kadı, hâs,
evkaf zabitlerine, vilâyet âyânı ve iş erlerine hükümler gönderilerek, bulundukları
bölgelere gelen iskâna tâbi tutulan konar-göçerlerin yakalanıp yerlerine gönderil
meleri konusunda yardımcı olmaları istenilmiştir. Tespit edilen bu konar-göçerler
sancak hududuna kadar getirilip, diğer sancağın idarecilerine teslim ediliyor ve bu
suretle iskân mahalline ulaştırılıyorlardı.
Soru 59
Osmanlı Devleti’nde konar-göçerlerin oluşturduğu büyük gruplara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oymak
B
Aşiret
C
Boy
D
Oba
E
Ulus
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukuki Durumları
Osmanlı Devleti’nde reayadan ( toprağı eken çiftçi ) sayılan ancak hayat tarzları dolayısıyla yerleşik halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar halinde yaşıyorlardı. Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat, aşiret ve boylardan meydan gelmekteydi. Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı.
Osmanlı Devleti’nde reayadan ( toprağı eken çiftçi ) sayılan ancak hayat tarzları dolayısıyla yerleşik halktan ayrılan konar-göçerler, il veya ulus adıyla büyük gruplar halinde yaşıyorlardı. Bir ulus küçükten büyüğe doğru sırasıyla oba, mahalle, oymak, cemaat, aşiret ve boylardan meydan gelmekteydi. Uluslar tek bir boydan meydana gelebildikleri gibi değişik boylardan bir araya gelenleri de bulunmaktaydı.
Soru 60
Osmanlı Devleti’nde konar-göçer işletmelerin vergi gelirleri mukataaya verilerek tahsil edildiği dönemlerde tayin edilen devlet görevlisinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nişancı
B
Voyvoda
C
Kazasker
D
Reisü’l Küttap
E
Kethüda
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukuki Durumları
Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataa verilerek tahsil edildiğinde başlarına devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu. Mukataa, arazinin belli bir ücret karşılığında kiraya verilmesidir. Buradan elde edilen vergi, doğrudan hazineye aktarılmaktadır.
Konar-göçer teşekküllerin vergi gelirleri mukataa verilerek tahsil edildiğinde başlarına devlet tarafından voyvoda adı verilen bir idareci tayin olunurdu. Mukataa, arazinin belli bir ücret karşılığında kiraya verilmesidir. Buradan elde edilen vergi, doğrudan hazineye aktarılmaktadır.
Soru 61
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarruf şekillerine göre reaya (toprağı işleyen çiftçi sınıfı) olurlardı. Bu durum onların hukuki durumlarını ve verecekleri vergiler açısından bir değişiklik meydana getirmezdi.
Aşağıdakilerden hangisi konar-göçerlerin durumlarına göre işledikleri toprak ve bundan elde ettikleri vergi türlerinden biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi konar-göçerlerin durumlarına göre işledikleri toprak ve bundan elde ettikleri vergi türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Zeamet
B
Timâr
C
Çift-bozan
D
Hâs
E
Evkaf
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukuki Durumları
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarruf şekillerine göre timâr, zeamet, hâs, efkaf reayası olabilirlerdi. Bu durum onların hukuki durumlarını ve verecekleri vergiler açısından bir değişiklik meydana getirmezdi. Yani vergilerini, toprağı kimden kiraladılarsa ona verirlerdi. Çift-bozan, toprağını terk edenlerden timârlı sipahiler tarafından alınırdı. Bir nevi tazminattır.
Konar-göçerler, üzerinde yaşadıkları toprağın tasarruf şekillerine göre timâr, zeamet, hâs, efkaf reayası olabilirlerdi. Bu durum onların hukuki durumlarını ve verecekleri vergiler açısından bir değişiklik meydana getirmezdi. Yani vergilerini, toprağı kimden kiraladılarsa ona verirlerdi. Çift-bozan, toprağını terk edenlerden timârlı sipahiler tarafından alınırdı. Bir nevi tazminattır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Rumeli’de iskân edilen Yörüklerin Kanuni Sultan Süleyman devrinde çıkarılan kanunnamelerle belirlenen yapacağı işlerden değildir?
Seçenekler
A
Kendilerine ayrılan toprakları ekmek ve elde ettikleri gelirin vergisini vermek,
B
Seferler sırasında savaş toplarının naklini sağlamak,
C
Sahil bölgelerinde yaşayanlar için gemi yapımında çalışmak ve malzeme temin etmek,
D
Yolların emniyetini sağlamak ve yollardaki köprülerin, suyollarının yapımını ve onarımını sağlamak,
E
Maden ocaklarında çalışmak oraların emniyetini sağlamak,
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukukî Durumları
Osmanlılar Rumeli’yi fethedip, bölgeyi Türkleştirme faaliyetlerine başladıkları zaman batı Anadolu Yörüklerini bu iş için kullanmışlardır. Bu bölgeye yerleştirilen bu gruplar devletin ileriki yıllardaki fetihlerinin hazırlanmasında önemli görevler yerine getirmekteydiler. Bu nedenle Rumeli’ye iskân edilen Yörükler ile Abadolu’da kalanlar arasında hukuki durumları açısından birtakım farklılıkların olduğu görülmektedir. Devlet, Rumeli’ye iskân edilen Yörüklerden askeri ve idari alanlarda daha fazla yararlanabilmek adına kanunnâmeler hazırlamıştır. Fatih’in kanunnâmesinde görevleri birkaç cümle ile belirtilen Yörüklerin hukuki statüsünü ve askeri görevlerini ortaya koyan kanunnâmeler Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren hazırlanmıştır. Bu kanunnâmelerde Rumeli Yörükleri ordu içerisinde belli bir görevi olan gruplar olarak gösterilmiştir. Fatih Sultan Mehmet’ten önceki devirlerde Rumeli fetihlerinde kendilerine tahsis edilen çiftlikler karşılığında silahlı birer unsur olarak görev yapan Yörüklerin daha sonraki dönemlerde imar, koruma ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edilmeleri söz konusudur. Bu nedenle artık toprakları ekmelerinden söz etmek mümkün değildir.
Osmanlılar Rumeli’yi fethedip, bölgeyi Türkleştirme faaliyetlerine başladıkları zaman batı Anadolu Yörüklerini bu iş için kullanmışlardır. Bu bölgeye yerleştirilen bu gruplar devletin ileriki yıllardaki fetihlerinin hazırlanmasında önemli görevler yerine getirmekteydiler. Bu nedenle Rumeli’ye iskân edilen Yörükler ile Abadolu’da kalanlar arasında hukuki durumları açısından birtakım farklılıkların olduğu görülmektedir. Devlet, Rumeli’ye iskân edilen Yörüklerden askeri ve idari alanlarda daha fazla yararlanabilmek adına kanunnâmeler hazırlamıştır. Fatih’in kanunnâmesinde görevleri birkaç cümle ile belirtilen Yörüklerin hukuki statüsünü ve askeri görevlerini ortaya koyan kanunnâmeler Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren hazırlanmıştır. Bu kanunnâmelerde Rumeli Yörükleri ordu içerisinde belli bir görevi olan gruplar olarak gösterilmiştir. Fatih Sultan Mehmet’ten önceki devirlerde Rumeli fetihlerinde kendilerine tahsis edilen çiftlikler karşılığında silahlı birer unsur olarak görev yapan Yörüklerin daha sonraki dönemlerde imar, koruma ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edilmeleri söz konusudur. Bu nedenle artık toprakları ekmelerinden söz etmek mümkün değildir.
Soru 63
Rumeli’nin Osmanlı tarafından fethedilmesinden sonra buralara yerleştirilen Yörüklerin görevlerinin imar, muhafaza ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edileceklerinin belirtildiği kanunnâmeler aşağıda belirtilen hangi padişah zamanında düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Fatih Sultan Mehmet
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Yıldırım Bayezid
D
IV. Murad
E
Yavuz Sultan Selim
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukuki Durumları
Rumeli Yörüklerinin imar, muhafaza ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edildiklerine ilişkin kanunnâmeler Kanuni Sultan Süleyman zamanında düzenlenmiştir. Fatih Sultan Mehmet döneminde çok ayrıntılı değildir, birkaç cümleden ibarettir. Ondan önceki dönemlerde ise çiftliklerde silahlı birer unsur durumundadırlar.
Rumeli Yörüklerinin imar, muhafaza ve ordunun geri hizmetlerinde istihdam edildiklerine ilişkin kanunnâmeler Kanuni Sultan Süleyman zamanında düzenlenmiştir. Fatih Sultan Mehmet döneminde çok ayrıntılı değildir, birkaç cümleden ibarettir. Ondan önceki dönemlerde ise çiftliklerde silahlı birer unsur durumundadırlar.
Soru 64
Osmanlıda II. Viyana Seferi’nin ardından başlayan savaşlar sırasında 1691 yılında Rumeli’deki Yörük gruplarının yeniden teşkilâtlanması hangi isimle olmuştur?
Seçenekler
A
Mir-i yörükân
B
Yörük-i Rumiyân
C
Evlâd-ı Fâtihân
D
Rumeli-i Hukuk
E
Yörükân-ı Kanun
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukukî Durumları
Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyılın başlarından itibaren doğuda ve batıda yürütülen sürekli savaşlar ve Anadolu’da çıkan Celalî isyanları yüzünden timâr sistemi bozulmaya başlamıştı. Bu durum Rumeli Yörükleri teşkilâtında da kendini göstermiş, kaçmalar, bozulmalar meydana gelmiştir. II. Viyana Seferi’nden sonra bu bozulma daha artmıştır. Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve savaşlardaki insan gücünü arttırmak amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilâtlandırılmıştır.
Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyılın başlarından itibaren doğuda ve batıda yürütülen sürekli savaşlar ve Anadolu’da çıkan Celalî isyanları yüzünden timâr sistemi bozulmaya başlamıştı. Bu durum Rumeli Yörükleri teşkilâtında da kendini göstermiş, kaçmalar, bozulmalar meydana gelmiştir. II. Viyana Seferi’nden sonra bu bozulma daha artmıştır. Kötüye giden savaş ortamını düzeltmek ve savaşlardaki insan gücünü arttırmak amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilâtlandırılmıştır.
Soru 65
Aşağıdaki bilgilerden hangisi Evlâd-ı Fâtihân teşkilâtlanması ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Rumeli Yörükleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında bulundukları bölgelerde çeribaşıların idaresi altında birleştirilmiştir.
B
Savaşlara katılan eşkincilerin masrafları piyade, yamaklardan toplanan paralarla karşılanacak, barış zamanlarında bu paralar sınır kalelerinin muhafazasındaki askerler için devlet tarafından toplanacaktır.
C
Rumeli Yörüklerine tanınan bu vergi muafiyetleri Tanzimat Fermanı’nın ardından tamamen kaldırılmış, tümüne askerlik ve vergi mükellefiyeti getirilmiştir.
D
Evlâd-ı Fâtihân teşkilâtına bağlı Rumeli Yörük grupları doğrudan İstanbul’a bağlı bulundukları için gerek asker toplamada gerekse vergilemede önemli sorunlar çıkmaktadır.
E
Rumeli Yörük grupları bazı yerlerde sefere gitmek üzere doğrudan eşkinci olarak yazılmış ve bunlar savaşa katıldıklarında avarız-ı divaniye adı verilen vergilerden muaf tutulmuşlardır.
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Hukukî Durumları
Kötüye giden savaç ortamını düzeltmek ve bu anlamda savaşlardaki insan gücünü sağlamak amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, bu teşkilâtla bulundukları bölgelerde çeribaşıların idaresi altında birleştirilmiştir. Çeribaşılar bölgedeki asayişi sağlamak, savaş sırasında eşkinci defterlerini çıkarmak ve vergileri toplamakla görevliydiler. Çeribaşılardan ayrı olarak İstanbul’da oturan, devletle olan yazışmaları ve diğer işleri düzenleyen bir görevlisi daha vardı.
Kötüye giden savaç ortamını düzeltmek ve bu anlamda savaşlardaki insan gücünü sağlamak amacıyla 1691 yılında Rumeli’deki Yörük grupları Evlâd-ı Fâtihân adı altında yeniden teşkilatlandırılmıştır. Yapılan düzenlemeler ile Rumeli Yörükleri, bu teşkilâtla bulundukları bölgelerde çeribaşıların idaresi altında birleştirilmiştir. Çeribaşılar bölgedeki asayişi sağlamak, savaş sırasında eşkinci defterlerini çıkarmak ve vergileri toplamakla görevliydiler. Çeribaşılardan ayrı olarak İstanbul’da oturan, devletle olan yazışmaları ve diğer işleri düzenleyen bir görevlisi daha vardı.
Soru 66
Yörük ve Türkmenler hangi esasa göre vergilendirilmekteydiler?
Seçenekler
A
Oymak
B
Mahalle
C
Oba
D
Boy
E
Hâne
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde Konar-Göçerlerin Ekonomik Durumları ve Vergi Mükellefiyetleri
Osmanlı Devleti’nde Yörük ve Türkmenler tıpkı yerleşik halkta olduğu gibi hâne esasına göre vergilenmekteydiler. Tarımla uğraşanların vergi mükellefiyetleri ellerindeki toprak miktarına, konar-göçerlerin ise sahip oldukları koyun sayısına göre belirlenirdi.
Osmanlı Devleti’nde Yörük ve Türkmenler tıpkı yerleşik halkta olduğu gibi hâne esasına göre vergilenmekteydiler. Tarımla uğraşanların vergi mükellefiyetleri ellerindeki toprak miktarına, konar-göçerlerin ise sahip oldukları koyun sayısına göre belirlenirdi.
Soru 67
Konar-Göçerlerin sahip oldukları koyun sürülerinin karşılığında timâr, hâs, evkaf sahiplerine ödedikleri verginin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avarız
B
Ağnâm
C
Yave
D
Bad-i heva
E
Arus
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde XIV-XVIII. Yüzyıllarda İskân İçin yapılan Hukukî Düzenlemeler
Konar-göçerler sahip oldukları koyun sürülerinin karşılığında timâr, hâs sahiplerine, vakıf görevlilerine ağnam vergisi adı verilen koyun vergisi öderlerdi. Bu verginin tahsili için belirlenen koyun miktarı genellikle 24 olarak belirlenmişti. Bu miktardan az koyunu olanlardan bennak vergisi alınırdı.
Konar-göçerler sahip oldukları koyun sürülerinin karşılığında timâr, hâs sahiplerine, vakıf görevlilerine ağnam vergisi adı verilen koyun vergisi öderlerdi. Bu verginin tahsili için belirlenen koyun miktarı genellikle 24 olarak belirlenmişti. Bu miktardan az koyunu olanlardan bennak vergisi alınırdı.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde Kıbrıs Adası’na ya da yeni fethedilen bir yere sürgüne gönderilecek ailelerle ilgili sürgün hükümlerinin yer aldığı kayıtların adıdır?
Seçenekler
A
Mühimme Defterleri
B
Hazine-i Evrâk
C
Defter-i Şikâyet
D
Evrâk-ı Zabîtun
E
Düvel-i Ecnebiyye
Açıklama:
XIV-XVIII. Yüzyıllarda Osmanlı Devleti’nde İskâna Tâbi Tutulan Grupların Hukukî ve Ekonomik Durumları, İskânda Ortaya Çıkan Problemler - Osmanlı Devleti’nde XIV-XVIII. Yüzyıllarda İskân İçin yapılan Hukukî Düzenlemeler
Mühimme Defterleri denir. Kıbrıs Adası’na ya da yeni fethedilen bir yere gönderilecek aileler için kadılar tarafından tutulan bu defterlerde sürgün hükümleri yer almaktadır.
Mühimme Defterleri denir. Kıbrıs Adası’na ya da yeni fethedilen bir yere gönderilecek aileler için kadılar tarafından tutulan bu defterlerde sürgün hükümleri yer almaktadır.
Ünite 4
Soru 1
Verilen arazilerde zirai faaliyetlerde bulunup bulunulmaması, iskan hareketlerinin nizamları arasında mıdır?
Seçenekler
A
İskan edilen konar-göçerlere kendilerini kontrol edecek bir yönetici tayin edilmemiştir,
B
Verilen arazilerde zirai faaliyetlerde bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip edilecektir,
C
Konar-göçerlerin yerleşik hayata geçişleri ekonomik hayat katkısı yoktur,
D
Konar-göçerlerin yerleşik hayata geçişleri şehavet olaylarını arttırmıştır,
E
Sürüleri ile birlikte yazın yaylalara çıkabilirler,
Açıklama:
Verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip edilecek ve elde edilen ürünlerinden topraklarının verimlilik durumuna göre vergi vermeleri zorunlu hale getirilecekti. Yerleşme arzusu içerisinde olan oymak, cemaat ve aşiret mensuplarına evlerini inşa etmek ve ziraat yapabilmek için yeterli toprağın verilmesi. Konar-göçer hayatı terkedip, silahlarını bırakıp, kendilerine gösterilen yerlerde evler yapmak, çiftçilik ile uğraşmak, yerleşme nizamlarının ana hükümlerindendi. Zira devlet için reayanın mümkün olduğu kadar fazla toprak işlemesi ve dolayısıyla tarım ekonomisine dayanan bir yapıya sahip olan devlete fazlaca bir gelirin temin edilmesi öngörülmekteydi.
Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek ve kanuna aykırı hareket edenleri tesbit ederek cezalandırmak, ayrıca bu mekanizma sayesinde iskân sahasında huzurun oluşturulması en temel gaye idi. Sürülerini yaylaya çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. Güvenilir ve itimat edilir kimseler oymaklara “başbuğ” tayin edilerek, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenler bertaraf edilecekti.
Oymakları konar-göçer hayattan çıkarıp yerleşik hayata intibak ettirmek suretiyle hem şekavet olaylarının önüne geçmek ve hem de ekonominin canlanmasını temin etmek planlanmıştı.
Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek ve kanuna aykırı hareket edenleri tesbit ederek cezalandırmak, ayrıca bu mekanizma sayesinde iskân sahasında huzurun oluşturulması en temel gaye idi. Sürülerini yaylaya çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. Güvenilir ve itimat edilir kimseler oymaklara “başbuğ” tayin edilerek, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenler bertaraf edilecekti.
Oymakları konar-göçer hayattan çıkarıp yerleşik hayata intibak ettirmek suretiyle hem şekavet olaylarının önüne geçmek ve hem de ekonominin canlanmasını temin etmek planlanmıştı.
Soru 2
Osmanlı devletinde, iskânın uygulanmasında merkezden gelen görevlilere birinci derecede yardımcı olacak kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadı
B
Naib
C
Sancakbeyi
D
Su Başı
E
İskan Başı
Açıklama:
İskânın uygulanmasında en önemli kişi olan sancakbeyi, bulunduğu mahallin hem idarî hem de hukukî yetkilerine sahip olmasından dolayı merkezden gelen görevlilere birinci derecede yardımcı olacak kişi idi. Bulunduğu yerin sancakbeyi, iskân edilecek olan konar-göçer ahaliyi en iyi bir şekilde tanımasından dolayı iskânın başarılı olmasında oldukça etkili bir konuma sahiptir. İskân memurları ile doğrudan irtibata geçerek ahalinin hangi mahallere iskân edilirse daha faydalı olacağına sancakbeyi ve onun yardımcıları olan alaybeyleri karar verirlerdi. Komisyonda çok önemli görev ifa eden sancakbeyi, idaresi altındaki oymak ve cemaatleri motive etmede de önemli yere sahipti. Zira merkezden gelen memurlar, konar-göçer ahalinin psikolojik durumuna vakıf olamadıkları için onları en iyi anlayan ve yönlerdiren kişi olarak sancakbeylerini belirtebiliriz.
Soru 3
Konar-göçerler yapı itibariyle nasıl bir yapıya sahiptir?
Seçenekler
A
Bir yapıları yoktur,
B
Müstakil bir grupları yoktur,
C
Bir boydan ayrılmazlar,
D
Federasyon şeklindedir,
E
Reislerin adıyla anılmazlar,
Açıklama:
Konar-göçerlerin yapı itibariyle teşekkülleri çeşitlilik arz etmekte olması nedeniyle bunları anlayabilmek açısından konar-göçerleri sınıflandırmamız mümkündür:
1- Bir boydan ibaret olan tek başına ve müstakil bir grup halinde bulunanlar.
2- Bir boydan ayrılmış ve zamanla türeyerek sayıları dörtten on altıya veyahut daha fazla olan oymaklar grubu ki bunlar genellikle reislerinin adıyla anılmaktaydı.
3- Federasyon şekli gösteren gruplar. Bu tarz gruplar ise ana teşekkülden ayrılmış olup, muhtelif oymakların birleşmesiyle meydana geldiği gibi, bir teşekkülden ayrılmış küçük grupların birleşmesinden de meydana gelebilirlerdi.
1- Bir boydan ibaret olan tek başına ve müstakil bir grup halinde bulunanlar.
2- Bir boydan ayrılmış ve zamanla türeyerek sayıları dörtten on altıya veyahut daha fazla olan oymaklar grubu ki bunlar genellikle reislerinin adıyla anılmaktaydı.
3- Federasyon şekli gösteren gruplar. Bu tarz gruplar ise ana teşekkülden ayrılmış olup, muhtelif oymakların birleşmesiyle meydana geldiği gibi, bir teşekkülden ayrılmış küçük grupların birleşmesinden de meydana gelebilirlerdi.
Soru 4
İskanda görevli olanların arasında, bir nevi hükümet tarafından tayin edilen bir idareci var mıdır?
Seçenekler
A
Çaşnigir,
B
Çölbeyi,
C
Sancakbeyi,
D
Kethüda,
E
Türkmen Ağası (Voyvada)
Açıklama:
İskânda görevli olanlar arasında Türkmen ağasının, diğer bir adıyla Voyvodanın da önemli bir yeri bulunmaktadır. Zira konar-göçer teşekküllerinden gerek padişah haslarına dâhil olanlar, gerekse bir sancağın vergi dairesine dâhil olarak mâlî bakımdan mukataaya verilmek suretiyle idare edildikleri zaman, voyvoda olarak bilinen kimseye bu topraklar malîkâne suretiyle verilmekteydi. Voyvoda, bir nevi hükümet tarafından tayin edilen bir idareci konumundaydı. Bunlara aynı zamanda “Türkmen Ağası” da denilmekteydi.Bu itibarla voyvodalar, bağlı oldukları Sancakbeyinin gediklilerinden veya mahallî hanedanlardan, ahalinin rızası alınmak suretiyle voyvoda tayin edildiği için iskâna tabi tutulanlar ile birlikte iskân sahasında bulunmaktaydılar. Zira bunlar, kendilerine bağlı yerleşik veya konar-göçerlerin sayımını düzenli bir şekilde tespit ederek ona göre vergisini tahsil etmekteydi.
İskân edilmiş aşiretlerin haklarının muhafazası ve başkaları tarafından yapılacak her türlü müdahalenin önlenmesinden de voyvodalar sorumluydu. Bu itibarla voyvodalar, aşiretlerinin bulunduğu mekânlara en yakın yerde veya bölgede otururlardı.
İskân edilmiş aşiretlerin haklarının muhafazası ve başkaları tarafından yapılacak her türlü müdahalenin önlenmesinden de voyvodalar sorumluydu. Bu itibarla voyvodalar, aşiretlerinin bulunduğu mekânlara en yakın yerde veya bölgede otururlardı.
Soru 5
İskan dairesinde, ziraate elverişli arazinin keşif ve etüd işlerini yürüten görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mimar
B
Voyvoda
C
İskanbaşı
D
Kadı
E
Kethüda
Açıklama:
İskân dairesini oluşturan meslek sahiplerinden biri olan mimar ise, sürekli olmamakla birlikte, bu daire içinde sulama ve benzeri yapım işleri, ziraata elverişli arazinin keşif ve etüdünde görevlendirilmekteydi. Su kaynağının bulunduğu yerlerde, icap eden tesisatı yapmakla görevli olarak gösterilen lüzum üzerine merkezden gönderilirlerdi. Bununla beraber her iskân mahallinde bu iş için ayrı bir mahallî mimarın olduğu muhakkaktır. Çünkü iskân bölgesini ve ahaliyi tanıyan bu mimar merkezden gönderilen mimar ile birlikte hareket ederek iskânın istenilen bir şekilde olması temin edilmekteydi.
Soru 6
Aşağıdaki seçeneklerin hangisi, derbentlerin yerleşim biçimidir?
Seçenekler
A
Derbentler yolların kavşaklarına kurulmaz,
B
Derbentler küçük bir kale şeklindedir,
C
Derbentler küçük bir şehir gibidir,
D
Derbentler stratejik yerlere kurulmaz,
E
Derbentler ıssız yerlere kurulmaz,
Açıklama:
Derbentler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklindedir. Müştemilatında yer alan han, cami, mektep ve dükkânlar ile adeta küçük bir kasaba hüviyeti özelliği taşır. Derbentler, yolların kavşak noktalarına kurulmuş güvenlik ve asayişin sağlandığı yerlerdir. Çok önemli ve stratejik yerlerde kurulan derbentler, ticaret kervanlarının ve ordunun geçişinde son derece önemli yerlerdendir. Issız yerlerin iskâna açılmasında da derbent teşkilatından istifade edilmiştir. Bu maksatlarla kurulan derbentleri, yurtluk ve ocaklık şeklinde belirtebiliriz. Buralara iskân edilen ahali umumiyetle konar-göçer reayadan teşekkül etmekte ve bunlar yaptıkları bu vazifenin karşılığında da vergiden muaf tutulmaktaydılar. Bu itibarla derbentleri, derbent mahiyetindeki kaleler, vakıf şeklindeki derbent tesisleri, derbent olarak kullanılan han ve kervansaraylar olarak tasnif etmek mümkündür
Soru 7
Bazı köprülerin bir geçit üzerinde kurulmuş olması, köprüye nasıl yeni bir özellik katar?
Seçenekler
A
Derbent Merası,
B
Derbent mahiyetindeki kaleler,
C
Köprü yerlerinde bulunan derbentler,
D
Büyük vakıf şeklindeki derbent tesisleri,
E
Han ve kervansarayların derbent olarak kullanılması,
Açıklama:
Köprü yerlerinde bulunan derbentler: Bazı köprülerin bir geçit üzerinde kurulmuş olması onların aynı zamanda derbent karakterine sahip olmalarını sağladığı belirtilmektedir. Zira önemli geçiş yerlerinde bulunan bu köprülerin sürekli olarak muhafazası ve onarımı gerekmekteydi. Eğer orası tehlikeli bir bölge ise köprü yanlarına kuleler inşa ediliyordu. Derbent mahiyetindeki kaleler: Önemli geçitlerde ve yollarda tesis edilme lüzumu olan kaleleri derbent kategorisinde değerlendirmek gerekmektedir. Bu kaleler yolların ve geçitlerin en tehlikeli olan yerlerinde bulunmaktaydı. Fırat nehri yanındaki Caber kalesi ile Ceyhan nehri üzerindeki Misis, bu şekilde birer derbent hüviyetindedirler. Özellikle hac yolunda bu tip kaleler dizisi görülmüştür. Hac zamanı hacı kervanlarının bir zarara uğramaması için bu şekilde sıkı tedbirler alınmıştır. Büyük vakıf şeklindeki derbent tesisleri: Vakıflar ülkenin kuruluşundan itibaren özellikle tarımda, sulamada ve ıssız yerlerin ekilip biçilmesi faaliyetinde etkin rol oynamışlardır. Bu vakıflar da yine derbent olarak değerlendirilmektedir. Han ve kervansarayların derbent olarak kullanılması: Ticaret yolları üzerinde her menzil başında inşa edilen han ve kervansaraylar, bizim için yapıldıkları devrin iktisadî ve sosyal politikasının delilidirler.
Soru 8
Gezgin satıcılara nispetle düzenli kurulmuş satış yerleri var mıdır?
Seçenekler
A
Vakıflar,
B
Panayır,
C
Kervansaray,
D
Arasta,
E
Pazar,
Açıklama:
Çarşı, Arasta ve Bedesten: Dükkânların düzenli biçimde karşılıklı birer sıra halinde dizilmiş olmalarından veya ordugâh pazarlarının askerî disiplin içinde “tanzim edilmiş satış” yapmalarından yahut her iki sebepten bu dükkânların gezgin satıcılara nispetle her hususta düzene konulmuş olmalarından ileri gelmeleri sonucu bu adları almaları mümkündür.
Arastalar, sonraları aralarına değişik esnafın da karışmasına rağmen, genellikle aynı malın ticaretini yapan dükkânlardan oluştukları için “Terlikçiler arastası”, “Kürkçüler arastası”, “Baharatçılar arastası” gibi isimlerle de anılmışlardır. Bu çarşılar, başta camiler olmak üzere vakıf eserlere gelir sağlamak amacıyla onların yakınında veya bazı hallerde ayrı olarak uzağında yapılmıştır. Özellikle camilere yakın yapılmalarının başlıca sebebi, o camiye cemaat temin etmek ve çevresine canlılık kazandırmaktır.
Tüccarların kıymetli malları dışında çarşı esnafının, tüccarların kasaları, evrakları, defterleri, yakın tarihlere gelinceye kadar önemli bir sosyal müessese olan esnaf ve zenaatkâr loncalarının belgeleri muhafaza ediliyordu. Şu halde bedesten, çarşı ve endüstri mahallelerinin bir nevi çekirdeği durumunda idi. Çarşılar bunun etrafında biçimlenmekte, yakınına tüccar hanları yapılmakta veya evvelce yapılanlar gittikçe yayılan sınırların içinde kalmaktaydılar. Dolayısıyla, ekonomik ve siyasî olduğu kadar kültürel yönden de etkili olan bu kuruluşlara devlet azami bir şekilde ihtimam göstermekteydi. Zira bu gibi kuruluş ve müesseseler ülkenin can damarlarını meydana getirmekteydi.
Arastalar, sonraları aralarına değişik esnafın da karışmasına rağmen, genellikle aynı malın ticaretini yapan dükkânlardan oluştukları için “Terlikçiler arastası”, “Kürkçüler arastası”, “Baharatçılar arastası” gibi isimlerle de anılmışlardır. Bu çarşılar, başta camiler olmak üzere vakıf eserlere gelir sağlamak amacıyla onların yakınında veya bazı hallerde ayrı olarak uzağında yapılmıştır. Özellikle camilere yakın yapılmalarının başlıca sebebi, o camiye cemaat temin etmek ve çevresine canlılık kazandırmaktır.
Tüccarların kıymetli malları dışında çarşı esnafının, tüccarların kasaları, evrakları, defterleri, yakın tarihlere gelinceye kadar önemli bir sosyal müessese olan esnaf ve zenaatkâr loncalarının belgeleri muhafaza ediliyordu. Şu halde bedesten, çarşı ve endüstri mahallelerinin bir nevi çekirdeği durumunda idi. Çarşılar bunun etrafında biçimlenmekte, yakınına tüccar hanları yapılmakta veya evvelce yapılanlar gittikçe yayılan sınırların içinde kalmaktaydılar. Dolayısıyla, ekonomik ve siyasî olduğu kadar kültürel yönden de etkili olan bu kuruluşlara devlet azami bir şekilde ihtimam göstermekteydi. Zira bu gibi kuruluş ve müesseseler ülkenin can damarlarını meydana getirmekteydi.
Soru 9
Osmanlı devletinde, boşalan veya tahribata uğrayan yerlerin, güvenliğini temin etmek ve ticareti canlandırmak için kurulan kurum hangisidir?
Seçenekler
A
Panayır,
B
Bedesten,
C
Pazar,
D
Kervansayar,
E
Vakıf,
Açıklama:
Vakıf: Osmanlı Devleti, Anadolu ve Rumeli’de boşalan ve tahribata uğrayan yerlerin iskânını kolaylaştırıp, güvenliği temin etmek ve ticareti canlandırmak için vakıfların kurulmasını sağlamıştır. Vakfı, kişinin şahsî mallarından bir kısmını kamu hizmeti görecek kuruluşlar haline getirmesi olarak tanımlamak mümkündür. Yeni alınmış toprakların imar ve iskânı için öteden beri bu sistemden yararlanılmıştır. Zira vakıflar yoluyla büyük külliyeler meydana geliyor, bu yolla sosyal imkânları sağlanmış merkezin etrafı dışarıdan gelen halk ile kolaylıkla dolmakta idi. Yerleşimcileri buraya çekmek için kullanılan diğer bir yöntem ise, vakıfların kurulduğu yerlerin avârız-ı dîvâniye ve tekâlif-i örfiyeden muaf tutulmasıdır.
Vakıflar, genellikle sultanlar, yüksek rütbeli devlet adamları ve zenginler eliyle kurulmaktaydı. Bu tesislerin giderlerinin karşılanma mevzuunda ise vakfın idaresi özerklik arz etmekle birlikte, kurucularının kendi gelirlerinden temin edildiğini görmekteyiz.
Vakıflar, genellikle sultanlar, yüksek rütbeli devlet adamları ve zenginler eliyle kurulmaktaydı. Bu tesislerin giderlerinin karşılanma mevzuunda ise vakfın idaresi özerklik arz etmekle birlikte, kurucularının kendi gelirlerinden temin edildiğini görmekteyiz.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da konar-göçer toplulukların yerleşik hayata geçirilmek istenmesinin başlıca nedenleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Yerleşik ahaliye verdikleri zararı önlemek.
B
Yaylak ve kışlak alanların yetersizliği sebebiyle kendi aralarında çıkardıkları çatışmaları önlemek.
C
Devletin kontrol etmekte zorlandığı gruplara karşı set olmalarını sağlamak.
D
Bir araya gelerek devlete karşı bir ayaklanma başlatmalarını önlemek.
E
Yerleştirildikleri bölgelerdeki ticaret yollarının güvenliğini sağlamak.
Açıklama:
Konar-göçerlerin yerleşik hayata geçirilmek istenmesinin ana sebepleri arasında hayat tarzları dolayısıyla yerleşik ahaliye verdikleri zararı önlemek gelmekteydi. Nüfus ve hayvan sayılarının artması yüzünden yaylak ve kışlakların kendilerine yetmemesi, otlak ve su kaynaklarının yetersiz
olması da kendi aralarında çatışmaların çıkmasına sebep teşkil etmekteydi. Suriye, Şam ve Halep taraflarında Aneza ve Şammar adlı Arap aşiretlerinin baskısı sonucu harap
ve terk edilmiş yerlere konar-göçerlerin iskân edilmesiyle birlikte Halep-Şam ticaret yolunun emniyetinin sağlanması en önemli amaçlar arasında idi.
olması da kendi aralarında çatışmaların çıkmasına sebep teşkil etmekteydi. Suriye, Şam ve Halep taraflarında Aneza ve Şammar adlı Arap aşiretlerinin baskısı sonucu harap
ve terk edilmiş yerlere konar-göçerlerin iskân edilmesiyle birlikte Halep-Şam ticaret yolunun emniyetinin sağlanması en önemli amaçlar arasında idi.
Soru 11
- İskan edenler silahlarını bırakıp toprakla uğraşacaklardır.
- Yaz ve kış aynı iskan mahalinde ikamet edeceklerdir.
- Her türlü anlaşmazlığı kendi aralarında, kendi törelerine göre çözmekte serbesttirler.
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
İskân ile ilgili kararlar ve nizamları kısaca şu şekilde belirtebiliriz:
a- Yerleşme arzusu içerisinde olan oymak, cemaat ve aşiret mensuplarına evlerini inşa etmek ve ziraat yapabilmek için yeterli toprağın verilmesi. Konar-göçer hayatı terkedip, silahlarını bırakıp, kendilerine gösterilen yerlerde evler yapmak, çiftçilik ile uğraşmak, yerleşme nizamlarının ana
hükümlerindendi. Zira devlet için reayanın mümkün olduğu kadar fazla toprak işlemesi ve dolayısıyla tarım ekonomisine dayanan bir yapıya sahip olan devlete fazlaca bir gelirin temin edilmesi öngörülmekteydi.
b- Verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip edilecek ve elde edilen ürünlerinden topraklarının verimlilik durumuna göre vergi vermeleri zorunlu hale getirilecekti.
c- Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek ve kanuna aykırı hareket edenleri tesbit ederek cezalandırmak, ayrıca bu
mekanizma sayesinde iskân sahasında huzurun oluşturulması en temel gaye idi.
d- Sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. Güvenilir ve itimat edilir kimseler oymaklara
“başbuğ” tayin edilerek, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenler bertaraf edilecekti.
e- Oymakları konar-göçer hayattan çıkarıp yerleşik hayata intibak ettirmek suretiyle hem şekavet olaylarının önüne geçmek ve hem de ekonominin canlanmasını temin etmek planlanmıştı.
a- Yerleşme arzusu içerisinde olan oymak, cemaat ve aşiret mensuplarına evlerini inşa etmek ve ziraat yapabilmek için yeterli toprağın verilmesi. Konar-göçer hayatı terkedip, silahlarını bırakıp, kendilerine gösterilen yerlerde evler yapmak, çiftçilik ile uğraşmak, yerleşme nizamlarının ana
hükümlerindendi. Zira devlet için reayanın mümkün olduğu kadar fazla toprak işlemesi ve dolayısıyla tarım ekonomisine dayanan bir yapıya sahip olan devlete fazlaca bir gelirin temin edilmesi öngörülmekteydi.
b- Verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip edilecek ve elde edilen ürünlerinden topraklarının verimlilik durumuna göre vergi vermeleri zorunlu hale getirilecekti.
c- Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek ve kanuna aykırı hareket edenleri tesbit ederek cezalandırmak, ayrıca bu
mekanizma sayesinde iskân sahasında huzurun oluşturulması en temel gaye idi.
d- Sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. Güvenilir ve itimat edilir kimseler oymaklara
“başbuğ” tayin edilerek, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenler bertaraf edilecekti.
e- Oymakları konar-göçer hayattan çıkarıp yerleşik hayata intibak ettirmek suretiyle hem şekavet olaylarının önüne geçmek ve hem de ekonominin canlanmasını temin etmek planlanmıştı.
Soru 12
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde, taşrada iskan işlerinde görevli kişiler rütbe sırasına göre doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kadı - Sancakbeyi - Türkmen ağası - İskanbaşı
B
Sancakbeyi - Kadı - Türkmen ağası - İskanbaşı
C
Sancakbeyi - Kadı - İskanbaşı - Türkmen ağası
D
Kadı - Sancakbeyi - İskanbaşı - Türkmen ağası
E
Sancakbeyi - Türkmen ağası - Kadı - İskanbaşı
Açıklama:
Taşrada iskan işlerinde görevli kişiler rütbe sırasına göre C seçeneğinde doğru olarak verilmiştir.
Soru 13
İskan işlerinin teferruatını inceleyen ve iskân beyleri, kethüdaları, iskânbaşı, alaybeyleri ve iskân mübaşiri gibi yetkililerden oluşan büro kimin başkanlığı altında toplanırdı?
Seçenekler
A
Vali
B
Mimar
C
Kadı
D
Türkmen ağası
E
İskânbaşı
Açıklama:
İskân işinin teferruatını inceleyen ve “iskân beyleri, kethüdaları, iskânbaşı, alaybeyleri, kadı, defterdar, iskân mübaşiri”’nden teşekkül eden bu büro valinin başkanlığı altında toplanırdı.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde hareket halindeki bir ordunun, kervanın veya memurun mola vermek ya da geceyi geçirmek için kullandığı yere verilen addır?
Seçenekler
A
Derbent
B
Köprü
C
Kervansaray
D
Menzil
E
Kale
Açıklama:
Menzil: Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir. Merkezî idâre tarafından organize edilen menziller, haberleşme menzilleri, askerî menziller veya hac menzilleri
olarak üç değişik amaç için kullanılmışlardır.
olarak üç değişik amaç için kullanılmışlardır.
Soru 15
Osmanlı'da kalelerin inşa edilirken dikkate alınan hususlar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Az sayıda kişiyle savunmasının mümkün olması.
B
Gerektiğinde kolayca tahliye edilebilir olması.
C
Uzun süreli kuşatmalarda ihtiyaç duyulabilecek su kaynaklarına sahip olması.
D
Çevresinden yüksekte olması.
E
Stratejik geçit ve yolları koruyabilecek bir mevkide olması.
Açıklama:
Kale: Stratejik bir yeri, bir geçidi korumak amacıyla inşa edilen askerî yapı hüviyetine haiz olan bir kurumdur. Genellikle kaleler, yol kavşağı, ana yol, geçit yeri, dağlar arasında boğaz, denize uzanan burun, kıyıdan az uzaktaki adacıklar, köprübaşları gibi stratejik yerlerde inşa edilmişlerdir. Yetkililer söz konusu mevkilerde
kalenin inşa edileceği alanı belirlerken az sayıdaki kişi ile savunulabileceği, muhafızların gerektiğinde kaleyi kolayca tahliye edebileceği, uzun süreli kuşatmalarda ihtiyacı karşılayacak su kaynağına sahip olan noktaları tercih etmişlerdir. Önemli geçit ve yollarda inşa edilmiş olan kaleleri aslında derbent kategorisinde zikretmek gerekir. Bu kaleler yolların ve geçitlerin en tehlikeli olanları üzerinde bulunmaktaydı. Örneğin, Fırat Nehri üzerinde bulunan Caber Kalesi ile Ceyhan Nehri üzerindeki Misis, bu şekilde birer derbent idiler.
kalenin inşa edileceği alanı belirlerken az sayıdaki kişi ile savunulabileceği, muhafızların gerektiğinde kaleyi kolayca tahliye edebileceği, uzun süreli kuşatmalarda ihtiyacı karşılayacak su kaynağına sahip olan noktaları tercih etmişlerdir. Önemli geçit ve yollarda inşa edilmiş olan kaleleri aslında derbent kategorisinde zikretmek gerekir. Bu kaleler yolların ve geçitlerin en tehlikeli olanları üzerinde bulunmaktaydı. Örneğin, Fırat Nehri üzerinde bulunan Caber Kalesi ile Ceyhan Nehri üzerindeki Misis, bu şekilde birer derbent idiler.
Soru 16
Kervansaraylarla ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Genellikle şehir içlerine inşa edilmiş binalardır.
B
Konaklama ve ticaret amacıyla inşa edilmiş vakıf yapılarıdırlar.
C
Barınma, yemek ve güvenliğin yanı sıra daha pek çok ihtiyacı karşılamaya yönelik hizmet sunmaktaydılar.
D
Bazı kervansaraylar halk tarafından bedesten olarak adlandırılıp o amaçla kullanılmıştır.
E
Belli bir esnaf veya tüccar grubunun bir kervansarayda barınıp mallarını satmaları yaygın görülen bir durumdu.
Açıklama:
Şehirlerarasındaki yollar üzerinde yaptırılan ve kuruluşları bakımından çeşitli ihtiyaçları karşılayacak şekilde olanlara ise kervansaray denilmekteyken, Han, şehir içinde
konaklama ve ticaret amacıyla inşa edilen yapılar için kullanılan bir tabirdir.
konaklama ve ticaret amacıyla inşa edilen yapılar için kullanılan bir tabirdir.
Soru 17
Başta camiler olmak üzere vakıf eserlere gelir sağlamak için yapılmış içinde dükkanlar bulunduran yapılara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Panayır
B
Han
C
Bedesten
D
Arasta
E
Derbent
Açıklama:
Arastalar, sonraları aralarına değişik esnafın da karışmasına rağmen, genellikle aynı malın ticaretini yapan dükkânlardan oluştukları için “Terlikçiler arastası”, “Kürkçüler arastası”, “Baharatçılar arastası” gibi isimlerle de anılmışlardır. Bu çarşılar, başta camiler olmak üzere vakıf eserlere gelir sağlamak amacıyla onların yakınında veya bazı hallerde ayrı olarak uzağında yapılmıştır
Soru 18
Tekke ve zaviyelerle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Osmanlının kuruluş döneminde fetihleri kolaylaştırmak için çalışmış kurumlardır.
B
Sadece müslüman halkın faydalandığı, din, psikoloji, sağlık, eğitim gibi çeşitli hizmetler sağlamışlardır.
C
Bulundukları bölgeler için bir çeşit yaygın eğitim kurumu görevi görmüşlerdir.
D
Köy ve mezraların kültürel ve ekonomik acıdan ilerlemesini sağlamışlardır.
E
Bir çoğu güvenliği sağlamak amacıyla, yolculuk için tehlikeli bölgelere kurulmuştur.
Açıklama:
Tekke ve zaviyelerle ilgili olarak A, C, D ve E seçeneklerinde verilen bilgiler doğru iken, E seçeneğinde verilen bilgi yanlıştır. Sadece müslüman halkın değil herkesi kapsayan bir anlayışla yaygın eğitim kurumu olarak görev yapmışlardır.
Soru 19
- Kişinin şahsi mallarının bir kısmını kamu hizmeti görecek kuruluşlar hâline getirmesidir.
- Yeni alınan yerlerin imar ve iskânı için hizmet vermekteydiler.
- Öncelikli amaçları halka hadis ve fıkıh gibi konularda eğitim hizmetleri sağlamaktı.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
I ve II
D
II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Vakıf: Osmanlı Devleti, Anadolu ve Rumeli’de boşalan ve tahribata uğrayan yerlerin iskânını kolaylaştırıp, güvenliği temin etmek ve ticareti canlandırmak için vakıfların kurulmasını sağlamıştır. Vakfı, kişinin şahsî mallarından bir kısmını kamu hizmeti görecek kuruluşlar haline getirmesi olarak tanımlamak mümkündür. Yeni alınmış toprakların
imar ve iskânı için öteden beri bu sistemden yararlanılmıştır.
imar ve iskânı için öteden beri bu sistemden yararlanılmıştır.
Soru 20
Aşağıda Han ve Kervansaray hakkında verilen tanımlardan hangisi iskânın sosyal tesirleri ilgili tanımlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Kaynaklarda Han Kervansaray Ribat Birlikte Geçer
B
Bu Yapıların Konargöçerlerin Yerleşik Hayata Geçirilmesinde Hiçbir Etkileri Olmamıştır
C
Han Şehir İçinde Konaklama Ve Ticaret İçin Yapılan Yapılardı
D
Kervansaray Şehirlerarasındaki Yolar Üzerinde Kurulan Ve Çeşitli İhtiyaçları Karşılayan Yapılardır
E
Belirli Bir Esnaf Veya Tüccar Grubunun Toplu Olarak Barındıkları Mallarını Sattıkları Binalardır
Açıklama:
İskânın ekonomik yönünü tartışabileceksiniz.
Kervanların güvenliği ve konaklaması için anayol kenarında tesis edilen vakıf yapılara han veya kervansaray adı verilir. Kervansaraylar, kitabelerinde ve kaynaklarda han, ribât şeklinde de geçmektedir. Han, şehir içinde konaklama ve ticaret amacıyla inşa edilen yapılar için kullanılan bir tabirdir. şehirlerarasındaki yollar üzerinde yaptırılan ve kuruluşları bakımından çeşitli ihtiyaçları karşılayacak şekilde olanlara ise kervansaray denilmektedir. Kervanlar, burada geçici olarak konakladıkları gibi ellerindeki malları pazarlama imkânı da bulmuş olurlardı. Osmanlı devrinde bu uzun yol hanlarının benzeri olarak büyük menzil külliyeleri ile birlikte menzilgâh kervansarayları da yapılmıştır. Bazı menzil külliyelerinin zamanla çevrelerinde bir kasaba, hatta bir şehrin doğup gelişmesi üzerine buradaki kervansaray, halk arasında yanlış olarak bedesten diye adlandırılmış, bu gaye ile de kullanılmıştır. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Kervanların güvenliği ve konaklaması için anayol kenarında tesis edilen vakıf yapılara han veya kervansaray adı verilir. Kervansaraylar, kitabelerinde ve kaynaklarda han, ribât şeklinde de geçmektedir. Han, şehir içinde konaklama ve ticaret amacıyla inşa edilen yapılar için kullanılan bir tabirdir. şehirlerarasındaki yollar üzerinde yaptırılan ve kuruluşları bakımından çeşitli ihtiyaçları karşılayacak şekilde olanlara ise kervansaray denilmektedir. Kervanlar, burada geçici olarak konakladıkları gibi ellerindeki malları pazarlama imkânı da bulmuş olurlardı. Osmanlı devrinde bu uzun yol hanlarının benzeri olarak büyük menzil külliyeleri ile birlikte menzilgâh kervansarayları da yapılmıştır. Bazı menzil külliyelerinin zamanla çevrelerinde bir kasaba, hatta bir şehrin doğup gelişmesi üzerine buradaki kervansaray, halk arasında yanlış olarak bedesten diye adlandırılmış, bu gaye ile de kullanılmıştır. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 21
Aşağıdaki tanımlardan hangisi derbent ve derbentçiliği tanımlamaz?
Seçenekler
A
Tekâlif-i örfiyye ve Avarız-ı Divaniyye Vergilerinden Kısmen Veya Tamamen Muaftır.
B
Bulundukları Yerlerin İktisadi Durumlarına Göre Çiftçilik Veya Hayvancılıkla Meşgul Olurlardı
C
Ürettikleri Ürünlerden Vergi Alınırdı
D
Geri Hizmet Kurumları Arasındadır
E
Konar-Göçer İskânında Önemli Bir Görevleri Yoktur
Açıklama:
İskânın siyasî etkilerini tartışabileceksiniz.
Derbentciler bulundukları yerin iktisadî durumuna göre çiftçilik veya hayvancılıkla da meşgul olurlard›. Buna karşılık ise ürettikleri ürünlerinden vergi alınırdı. Derbentçiler sadece yetkili oldukları sahadan sorumlu olup, diğer derbendlere müdahale edemezdi.Her derbent mahalli müstakbel bir iskân topluluğunun daimî olarak oturacağı bir yer olduğundan derbentçilerin ikametleri ve ziraat yapıp geçimlerini sağlayabilmeleri için, kendilerine muayyen miktar arazi dağıtılmaktaydı. Devletin geri hizmet erbabı olan derbentciler emir şeklinde değil de hizmet teklifi olarak kendilerine arz edilmekte idi. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Derbentciler bulundukları yerin iktisadî durumuna göre çiftçilik veya hayvancılıkla da meşgul olurlard›. Buna karşılık ise ürettikleri ürünlerinden vergi alınırdı. Derbentçiler sadece yetkili oldukları sahadan sorumlu olup, diğer derbendlere müdahale edemezdi.Her derbent mahalli müstakbel bir iskân topluluğunun daimî olarak oturacağı bir yer olduğundan derbentçilerin ikametleri ve ziraat yapıp geçimlerini sağlayabilmeleri için, kendilerine muayyen miktar arazi dağıtılmaktaydı. Devletin geri hizmet erbabı olan derbentciler emir şeklinde değil de hizmet teklifi olarak kendilerine arz edilmekte idi. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangileri geri hizmet kurumları arasında değildir?
Seçenekler
A
Seyfiye
B
Derbent
C
Menzil
D
Köprü
E
Kaleler
Açıklama:
İskânın siyasî etkilerini tartışabileceksiniz.
Osmanlı Devleti halkına hizmet etmek, ülkenin iç ve dış güvenliğini, huzurunu, asayişini, sosyal ve ekonomik istikrarını sağlamak amacı ile ülkeyi daha şenlikli yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur. Bunlar›; derbent, köprü, menzil, kale, cami-mektep, han, panayır şeklinde sıralamak mümkündür. Osmanlı Devletinde Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra, yerine kurulan yeni ordu örgütünde görev yapan subayların oluşturduğu askerî sınıftır. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Osmanlı Devleti halkına hizmet etmek, ülkenin iç ve dış güvenliğini, huzurunu, asayişini, sosyal ve ekonomik istikrarını sağlamak amacı ile ülkeyi daha şenlikli yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur. Bunlar›; derbent, köprü, menzil, kale, cami-mektep, han, panayır şeklinde sıralamak mümkündür. Osmanlı Devletinde Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra, yerine kurulan yeni ordu örgütünde görev yapan subayların oluşturduğu askerî sınıftır. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Soru 23
Dergâh-ı ali kapucubaşı rütbesinde olan ve valinin yardımcısı olarak merkezden gönderilen yetkili aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadı/Naip
B
İskân Kâtibi
C
İskân Mübaşiri
D
İskân Beyleri
E
Sancak Beyi
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
Valinin yanına yardımcı, bazen bizzat bu işin mesul adamı olarak merkezden gönderilen, Dergâh-ı âli kapucu-başısı rütbesinde olan mübâşirler iskan hareketinin fiilen idare etmişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Valinin yanına yardımcı, bazen bizzat bu işin mesul adamı olarak merkezden gönderilen, Dergâh-ı âli kapucu-başısı rütbesinde olan mübâşirler iskan hareketinin fiilen idare etmişlerdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 24
İskân edilen oymak ve boylar üzerine tayin edilen onların durumlarını çok iyi bilen ve daima onlarla temas halinde olan genellikle boy ve oymaklardan birine mensup olan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadı/Naip
B
İskân Kâtibi
C
İskân Mübaşiri
D
İskân Beyleri
E
İskân Başı
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
İskanbaşı : İdareciler tarafından, yerleştirilen oymaklar ve boylar üzerine tayin edilen ve onların durumlarını, ruhiyatlarını çok iyi bilmesi lazım gelen ve daimî şekilde onlarla temas etmesi gereken fşahıstır. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
İskanbaşı : İdareciler tarafından, yerleştirilen oymaklar ve boylar üzerine tayin edilen ve onların durumlarını, ruhiyatlarını çok iyi bilmesi lazım gelen ve daimî şekilde onlarla temas etmesi gereken fşahıstır. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 25
Voyvoda ve malikâneci denilen yetkilinin diğer isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sancak Beyi
B
Kadı
C
Türkmen Ağası
D
İskân Kethüdası
E
Çöl Beyi
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
İskânda görevli olanlar arasında Türkmen ağasının, diğer bir adıyla Voyvodanın da önemli bir yeri bulunmaktad›r.Zira konar-göçer teşekküllerinden gerek padişah haslarına dâhil olanlar, gerekse bir sancağın vergi dairesine dâhil olarak mâlî bakımdan mukataaya verilmek suretiyle idare edildikleri zaman, voyvoda olarak bilinen kimseye bu topraklar malîkâne suretiyle verilmekteydi. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
İskânda görevli olanlar arasında Türkmen ağasının, diğer bir adıyla Voyvodanın da önemli bir yeri bulunmaktad›r.Zira konar-göçer teşekküllerinden gerek padişah haslarına dâhil olanlar, gerekse bir sancağın vergi dairesine dâhil olarak mâlî bakımdan mukataaya verilmek suretiyle idare edildikleri zaman, voyvoda olarak bilinen kimseye bu topraklar malîkâne suretiyle verilmekteydi. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi “menzilin” karşılığıdır?
Seçenekler
A
Serbest timar
B
Bedesten/çarşı, arasta
C
Konak yeri
D
Yurtluk, ocaklıık
E
Zaviye
Açıklama:
İskânın siyasî etkilerini tartışabileceksiniz.
Menzil, sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev anlamına gelmektedir. Osmanl› Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Menzil, sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev anlamına gelmektedir. Osmanl› Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 27
Osmanlı Devleti’nde aşağıdakilerden hangisi geri hizmet kıtalarını oluşturmaz?
Seçenekler
A
Derbent
B
Beylerbeyi
C
Köprü
D
Menzil
E
Kale
Açıklama:
İskânın siyasî etkilerini tartışabileceksiniz.
Beylerbeyi Osmanlı Devleti döneminde bir eyaletin yönetiminden sorumlu olan kişiydi. Kale, Derbent, Köprü, Menzil ise iskanın siyasi etkilerindendir. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Beylerbeyi Osmanlı Devleti döneminde bir eyaletin yönetiminden sorumlu olan kişiydi. Kale, Derbent, Köprü, Menzil ise iskanın siyasi etkilerindendir. Bu nedenle sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 28
İskânda görevli memurlardan çölbeyi hangi bölgede bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Toros
B
Erzurum
C
Mısır
D
Kafkasya
E
Halep
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
Çöl beyliği (çöl hâkimi): Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına al›nmasından ve ayrıca yol kesen eşkiyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Çöl beyliği (çöl hâkimi): Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına al›nmasından ve ayrıca yol kesen eşkiyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 29
İdarî bakımdan bir cemaat kim tarafından temsil edilmektedir?
Seçenekler
A
Çölbeyi
B
Vali
C
Türkmen ağası
D
Çaşnigîr
E
Kethüda
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
Bir cemaatin idarecisi olan kimse, o cemaat içerisinde seçkinleşmiş olan bir ailenin reisi idi. Bu kimselere “kethüda” denilmekteydi.
Bir cemaatin idarecisi olan kimse, o cemaat içerisinde seçkinleşmiş olan bir ailenin reisi idi. Bu kimselere “kethüda” denilmekteydi.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi iskân komisyonunda yer almaz?
Seçenekler
A
Subaşı
B
İskanbaşı
C
Kadı
D
Naib
E
Mimar
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
Subaşı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde; barış zamanında asayişi sağlayan, savaş zamanında da orduda çeşitli görevlerde bulunan subaylardır. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Subaşı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde; barış zamanında asayişi sağlayan, savaş zamanında da orduda çeşitli görevlerde bulunan subaylardır. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.
Soru 31
Osmanlı taşra teşkilatında kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim şekline ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Devlet
B
Alaybeyi
C
Nahiye
D
Sancak
E
Ribat
Açıklama:
İskânda görevli memurları tanıyabileceksiniz.
Osmanlı taşra teşkilatında kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim birimine “Sancak” adı verilmektedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Osmanlı taşra teşkilatında kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim birimine “Sancak” adı verilmektedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi konar-göçerlerin yerleşik hayata geçirilme sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekili toprakların çiğnenmesi, tahrip edilmesi ve hayvanların gasbedilmesi
B
Adam kaçırma, yaralama ve öldürme hadiselerine neden olmaları
C
Büyük kütleler halinde hareket ettiklerinden dolayı birçok köy ve kasabayı tahrip etmeleri
D
Konar-göçerlerin küçükbaş hayvancılık özellikle koyun yetiştiriciliği ile ünlenmesi
E
Yaylak ve kışlakların kendilerine yetmemesi, nedeniyle kendi aralarında çatışmaların çıkması
Açıklama:
Zira yaylak-kışlak mahallerine gidip gelirken, daha önce vermiş oldukları taahhüt
senetlerine rağmen yerli halka zarar vermekteydiler. Bu durum, ekili toprakların
çiğnenmesi, tahrip edilmesi ve hayvanların gasbedilmesine kadar varmaktaydı.
Hatta adam kaçırma, yaralama ve öldürme hadiselerine bile tesadüf edilebiliyordu.
Büyük kütleler halinde hareket ettiklerinden dolayı birçok köy ve kasabayı
tahrip edebilmekteydiler. Ayrıca, nüfus ve hayvan sayılarının artması yüzünden
yaylak ve kışlakların kendilerine yetmemesi, otlak ve su kaynaklarının yetersiz
olması da kendi aralarında çatışmaların çıkmasına sebep teşkil etmekteydi.
Konar-göçerlerin küçükbaş hayvancılık özellikle koyun yetiştiriciliği ile ünlenmesi
senetlerine rağmen yerli halka zarar vermekteydiler. Bu durum, ekili toprakların
çiğnenmesi, tahrip edilmesi ve hayvanların gasbedilmesine kadar varmaktaydı.
Hatta adam kaçırma, yaralama ve öldürme hadiselerine bile tesadüf edilebiliyordu.
Büyük kütleler halinde hareket ettiklerinden dolayı birçok köy ve kasabayı
tahrip edebilmekteydiler. Ayrıca, nüfus ve hayvan sayılarının artması yüzünden
yaylak ve kışlakların kendilerine yetmemesi, otlak ve su kaynaklarının yetersiz
olması da kendi aralarında çatışmaların çıkmasına sebep teşkil etmekteydi.
Konar-göçerlerin küçükbaş hayvancılık özellikle koyun yetiştiriciliği ile ünlenmesi
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi İskan dairesinde görevli memurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sancak beyi
B
Kadı
C
Naib
D
İskanbaşı
E
Derbent
Açıklama:
Osmanlı belgelerinde bir teşkilat adı olarak XV. Yüzyıldan itibaren kullanılmıştır.
Farsça kökenli bu kelime, iki kısımdan oluşmaktadır. “Der = geçit, bend = tutmak”
anlamındadır. Sözlüklerde engel, geçit, boğaz, set, sınır bölgelerinde dağlar
arasında güçlükle geçilen boğaz ve istihkâm olarak kullanılan yerlere verilen bir
isim olarak karşımıza çıkmaktadır
Derbent
Farsça kökenli bu kelime, iki kısımdan oluşmaktadır. “Der = geçit, bend = tutmak”
anlamındadır. Sözlüklerde engel, geçit, boğaz, set, sınır bölgelerinde dağlar
arasında güçlükle geçilen boğaz ve istihkâm olarak kullanılan yerlere verilen bir
isim olarak karşımıza çıkmaktadır
Derbent
Soru 34
İlmiye sınıfına mensup olan ……………., Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii olduğu kadar asayişin de amiriydi. Aynı zamanda vakıfların denetimi,belediye hizmetleri ve zabıta görevlilerinin de amiriydi. Bu sebeple onun adlî görevi yanında idarî, ilmî ve askerî görev ve yetkileri de vardı.
Yukarıda noktalı yere aşağıdaki iskan memurlarından hangisi gelmelidir?
Yukarıda noktalı yere aşağıdaki iskan memurlarından hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kadı
B
İskan Katibi
C
Kethüda
D
Türkmen Ağası
E
Mimar
Açıklama:
İlmiye sınıfına mensup olan kadı, Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii olduğu kadar asayişin de amiriydi. Aynı zamanda vakıfların denetimi,belediye hizmetleri ve zabıta görevlilerinin de amiriydi. Bu sebeple onun adlî
görevi yanında idarî, ilmî ve askerî görev ve yetkileri de vardı.
görevi yanında idarî, ilmî ve askerî görev ve yetkileri de vardı.
Soru 35
Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan iskan memuru aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskan Mübaşiri
B
Voyvoda
C
Çöl Hakimi
D
Naib
E
Sancak Beyi
Açıklama:
Çöl beyliği (çöl hâkimi): Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet
tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen
eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir.
Çöl Hakimi
tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen
eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir.
Çöl Hakimi
Soru 36
Osmanlı Devleti halkına hizmet etmek, ülkenin iç ve dış güvenliğini, huzurunu, asayişini, sosyal ve ekonomik istikrarını sağlamak amacı ile ülkeyi daha şenlikli yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi bu kurumlardan biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu kurumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Saray
B
Menzil
C
Han
D
Kale
E
Cami
Açıklama:
Osmanlı Devleti halkına hizmet etmek, ülkenin iç ve dış güvenliğini, huzurunu,
asayişini, sosyal ve ekonomik istikrarını sağlamak amacı ile ülkeyi daha şenlikli
yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur. Bunları; derbent,
köprü, menzil, kale, cami-mektep, han, panayır şeklinde sıralamak mümkündür.
Saray
asayişini, sosyal ve ekonomik istikrarını sağlamak amacı ile ülkeyi daha şenlikli
yani ıssız yerleri azaltmak için birçok kurum oluşturmuştur. Bunları; derbent,
köprü, menzil, kale, cami-mektep, han, panayır şeklinde sıralamak mümkündür.
Saray
Soru 37
Derbentlerde, derbentcinin yanı sıra başka görevliler de bulunmaktaydı. Aşağıdakilerden hangisi Müstahkem mevki şeklindeki askerî nitelikli derbentlerde derbentcinin yanı sıra bulunan görevlilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Başbuğ
B
Menzilci
C
Sağ kolağası
D
Bölükbaşı
E
Zabitan
Açıklama:
Derbentlerde, derbentcinin yanı sıra başka görevliler de bulunmaktadır. Müstahkem
mevki şeklindeki askerî nitelikli derbentlerde başbuğ, sağ kolağası, bölükbaşı,
sol kolağası, zabitan ve neferlerden oluşan bir hizmetliler grubu bulunmaktadır.
Menzilci
mevki şeklindeki askerî nitelikli derbentlerde başbuğ, sağ kolağası, bölükbaşı,
sol kolağası, zabitan ve neferlerden oluşan bir hizmetliler grubu bulunmaktadır.
Menzilci
Soru 38
Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir.
Yukarıda bahsedilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsedilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tımar
B
Kervansaray
C
Bedesten
D
Menzil
E
Arasta
Açıklama:
Menzil: Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev
manâlarına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı,
bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan
bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek
için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir.
manâlarına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı,
bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan
bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek
için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi kervansarayların yolculara verdiği hizmetler arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Barınma
B
Yemek
C
Bedava ayakkabı
D
Veteriner
E
Kütüphane
Açıklama:
Bu yapılar, kervanların güvenliği kadar kervanlarla yolculuk yapan kişilerin
her türlü ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir. Barınma ve yemek
imkânlarının yanı sıra hamam, mescit, eczane ve gerektiğinde hekim, fakir yolculara
bedava ayakkabı, hayvanlar için yem, nalbant, veteriner, araba tamiri gibi
hizmetler sunulmuştur.
Kütüphane
her türlü ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir. Barınma ve yemek
imkânlarının yanı sıra hamam, mescit, eczane ve gerektiğinde hekim, fakir yolculara
bedava ayakkabı, hayvanlar için yem, nalbant, veteriner, araba tamiri gibi
hizmetler sunulmuştur.
Kütüphane
Soru 40
Aşağıdajkilerden hangisi günümüze kadar ulaşan belli başlı arastanlar arsında gösterilemez?
Seçenekler
A
Caber kalesi
B
Selimiye
C
Sultan Ahmet
D
Süleymaniye
E
Mısır Çarşısı
Açıklama:
Arastalarla bedestenler arasındaki ortak ve benzer yanlar sebebiyle daha sonraki
devirlerde bu çarşılar halk arasında “bedesten” veya “kapalı çarşı” adlarıyla
anılır olmuştur. Edirne’de Selimiye, İstanbul’da Sultan Ahmet ve Süleymaniye camilerinin
arastaları ile Mısır Çarşısı belli başlı arastalardır.
Caber kalesi
devirlerde bu çarşılar halk arasında “bedesten” veya “kapalı çarşı” adlarıyla
anılır olmuştur. Edirne’de Selimiye, İstanbul’da Sultan Ahmet ve Süleymaniye camilerinin
arastaları ile Mısır Çarşısı belli başlı arastalardır.
Caber kalesi
Soru 41
- Tekke
- Zaviye
- Vakıf
- Yurtluk
- Ocaklık
Seçenekler
A
Yanlız I
B
I, II
C
I, II, III
D
III, IV
E
IV, V
Açıklama:
İskânın Sosyal Etkileri (Tekke, Zaviye, Vakıflar)
Tekke ve Zaviye: Osmanlı Devleti’nde yol ve yolculukla ilgili müesseselerden biri
de tekkelerdir.
I, II, III
Tekke ve Zaviye: Osmanlı Devleti’nde yol ve yolculukla ilgili müesseselerden biri
de tekkelerdir.
I, II, III
Soru 42
İskân ile ilgili kararlar ve nizamlara göre çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenleri bertaraf edebilecek, güvenilir ve itimat edilir kimseler olarak oymaklara tayin edilen kişilere ne denirdi?
Seçenekler
A
Başbuğ
B
Oymakbaşı
C
Aşiret lideri
D
Obabaşı
E
Kabile reisi
Açıklama:
Sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar; gerektiğinde yerel idarecilerin verdiği görevleri hemen yapacaklardı. Güvenilir ve itimat edilir kimseler oymaklara “başbuğ” tayin edilerek, aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda kanunlara aykırı hareket edenler bertaraf edilecekti.
Soru 43
Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii olduğu kadar asayişin de amiri olan yönetici aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sancakbeyi
B
Beylerbeyi
C
Alaybeyi
D
İskanbaşı
E
Kadı
Açıklama:
Kadı ve Naib: İlmiye sınıfına mensup olan kadı, Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii olduğu kadar asayişin de amiriydi. Aynı zamanda vakıfların denetimi, belediye hizmetleri ve zabıta görevlilerinin de amiriydi. Bu sebeple onun adlî görevi yanında idarî, ilmî ve askerî görev ve yetkileri de vardı.
Soru 44
İdareciler tarafından, yerleştirilen oymaklar ve boylar üzerine tayin edilen ve onların durumlarını, ruhiyatlarını çok iyi bilmesi lazım gelen ve daimî şekilde onlarla temas etmesi gereken iskanda görevli memur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskân kâtibi
B
İskân mübaşiri
C
İskanbaşı
D
İskân beyi
E
Kethüdalar
Açıklama:
İskanbaşı: İdareciler tarafından, yerleştirilen oymaklar ve boylar üzerine tayin edilen ve onların durumlarını, ruhiyatlarını çok iyi bilmesi lazım gelen ve daimî şekilde onlarla temas etmesi gereken şahıstır.
Soru 45
Derbent benzeri teşkilatlanma eski Türk devletlerinden Selçuklularda ne olarak geçmektedir?
Seçenekler
A
Tutkavul
B
Ribat
C
Kethüda
D
Çölbeyi
E
Vali
Açıklama:
Derbente benzer teşkilâtlanma eski Türk devletlerinde de görüldüğü, Selçuklularda “ribat”, İlhanlılarda ise “tutkavul”, olarak geçmektedir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi derbentçi seçerken göz önüne alınan özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Büyük ve tehlikeli yerler için ise askerî sınıftan kimseler derbentci tayin edilirdi
B
Emir şeklinde değil de hizmet teklifi olarak kendilerine arz edilmekte idi
C
Çevre köy ve kasaba halkının bir kısmı veya hepsi görevlendirilebilirdi
D
Derbent sahasından sorumlu kadı, naib ve bölgenin ileri gelenlerinin görüşleri dikkate alınarak belirlenmektedir
E
Müslüman olmak zorundaydılar
Açıklama:
Osmanlı Devleti derbentçi seçiminde oldukça titiz davranmaktaydı. Derbentçiler derbent sahasından sorumlu kadı, naib ve bölgenin ileri gelenlerinin görüşleri dikkate alınarak belirlenmekte ve seçilmekteydi. Derbentci olarak çevre köy ve kasaba halkının bir kısmı veya hepsi görevlendirilebilmekteydi. Devletin geri hizmet erbabı olan bu derbentciler emir şeklinde değil de hizmet teklifi olarak kendilerine arz edilmekte idi. Derbentçiler müslüman veya hıristiyan olabileceği gibi aynı köyde oturan farklı dine mensup kişiler de birlikte derbentci olarak kaydedilebilirdi. Büyük ve tehlikeli derbent ve askerî geçit yerleri için ise askerî sınıftan kimseler derbentci tayin edilirdi. Bu göreve karşılık derbentci, “tekâlif-i örfiye, avarız-ı divaniyye” vergilerinden kısmen veya tamamen muaf tutulabilmekteydi. Derbentciler bulundukları yerin iktisadî durumuna göre çiftçilik veya hayvancılıkla da meşgul olurlardı. Buna karşılık ise ürettikleri ürünlerinden vergi alınırdı. Derbentçiler sadece yetkili oldukları sahadan
Soru 47
Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kervansaray
B
Kale
C
Köprübaşı
D
Menzil
E
Han
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir.
Menzil: Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelmektedir.
Menzil: Sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelmektedir.
Soru 48
Kalenin ve şehrin güvenliğinden sorumlu olan en yetkili yönetici aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dizdar
B
Menzilci
C
Kethüda
D
Çaşnigir
E
Vali
Açıklama:
Kalenin en yetkili kişisi dizdarlardır. Dizdar kalenin ve şehrin güvenliğinden sorumlu bir yöneticidir.
Soru 49
Yılda bir veya birkaç kez belirli zamanlarda bir hafta veya on gün gibi bir süre açık kalan alan pazarlara ne denir?
Seçenekler
A
Hafta Pazarı
B
Panayır
C
Arasta
D
Çarşı
E
Bedesten
Açıklama:
Panayır: Panayırlar, hafta pazarlarından daha ziyade, yılda bir veya birkaç kez belirli zamanlarda bir hafta veya on gün gibi bir süre açık kalan alan pazarları olarak nitelendirmek mümkündür. Panayırlar oldukça geniş sayılabilecek bir bölgenin esnaf ve tüccarları ile bölge halkının bir araya geldiği yerlerdi.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi tekkelerde değinilen konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kelam
B
Fikih
C
Hadis
D
Tarih
E
Coğrafya
Açıklama:
Tekke şeyhlerinin birçoğu, daha önce medrese (ilmiye sınıfı) mensupları iken sonraları tasavvufa yönelerek şeyhlik mertebesine yükselmişlerdi. Bu bakımdan tekkelerde yerine göre tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tarih konularına da değinilirdi.
Soru 51
Tekke ve zaviyeler hakkında aşağıdaki hangi bilgi doğru olarak verilmemiştir?
Seçenekler
A
Devlet tarafından yolculuk için tehlikeli olan yerlere tesis ediliyordu
B
Dağlarda askerî sevk ve idareyi kolaylaştırmak için birer jandarma karakolu vazifesi görüyorlardı
C
Karlı ve yağmurlu günlerde de yolculuk yapanlara sığınak oluyordu
D
Ticarete engel olabilecek eşkıyalara mani oluyorlardı
E
Yolculara hizmet verdikleri için devlete vergi ödüyorlardı
Açıklama:
Tekke ve zaviyelerin bir kısmı devlet tarafından bilhassa yolculuk için tehlikeli olan yerlere tesis ediliyordu. Bu bakımdan dağlarda, aşılması zor boğaz ve geçitlerde kurulan tekkeler, askerî sevk ve idareyi kolaylaştırmak, ticarete engel olabilecek eşkıya vb. kimselere mani olmak için birer jandarma karakolu vazifesi görüyorlardı. Bu hizmetin yanında tekkeler karlı ve yağmurlu günlerde de yolculuk yapan veya ticari sevkiyatta bulunanlara birer sığınak oluyordu. Tekkeler yolculara hizmet etmek, onlara yemek yedirip gecelemelerini sağlamak karşılığında her türlü vergiden muaf sayılıyorlardı.
Soru 52
Aşağıdakilerin hangisi konar-göçerlerin yerleşik hayata geçirilmek istenmesinin ana sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Harplerin baş gösterdiği yerlerde toplumsal huzuru sağlanmak
B
Devlet tarafından kontrol edilmesi zor olan gruplara karşı bir emniyet unsuru oluşturmak
C
Konar-göçerlerin hayat tarzları dolayısıyla yerleşik ahaliye verdikleri zararı önlemek
D
İsyanlar ve harpler sebebiyle boşalmış verimli arazilerdeki üretimi canlandırmak
E
Fethedilen yeni yerlerde yaşayanları din, dil ve kültür bakımından asimile etmek
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde, konar-göçer aşiretlerin fethedilen yerlere yerleştirilmesi şeklinde dışa dönük bir iskân politikası uygulanmıştır. Fakat hiç bir zaman amaç fethedilen yeni yerlerde yaşayanları din, dil ve kültür bakımından asimile etmek olmamıştır. İlk dönemlerde gönüllülük esasına göre yapılan bu yerleştirme siyasetinde, imparatorluğun dinamizmini ve fetih politikalarının kesintiye uğramasının akabinde değişik bir politika takip edilmiştir. Bu itibarla, XVII. Yüzyılın sonlarından itibaren içe dönük bir iskân politikası izlenmiştir. Osmanlı Devleti, ülke içerisindeki düzeni sağlamak ve konar-göçerlerden faydalanmak gayesiyle XVII. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren iskân çalışmalarına başladı. A, B, C ve D şıklarında belirtilenler bu iskan çalışmalarının başlıca sebepleridir. Doğru cevap E'dir.
Soru 53
Bulunduğu mahallin hem idarî hem de hukukî yetkilerine sahip olmasından dolayı iskânın başarılı olmasında oldukça etkili bir konuma sahip görevliye ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
İskân kâtibi
B
Sancakbeyi
C
İskanbaşı
D
Çöl beyliği
E
Naib
Açıklama:
İskânın uygulanmasında en önemli kişi olan sancakbeyi, bulunduğu mahallin hem idarî hem de hukukî yetkilerine sahip olmasından dolayı merkezden gelen görevlilere birinci derecede yardımcı olacak kişi idi. Bulunduğu yerin sancakbeyi, iskân edilecek olan konar-göçer ahaliyi en iyi bir şekilde tanımasından dolayı iskânın başarılı olmasında oldukça etkili bir konuma sahiptir. Doğru cevap B'dir.
Soru 54
- İdari
- Askeri
- İlmi
- Adli
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
İlmiye sınıfına mensup olan kadı, Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii olduğu kadar asayişin de amiriydi. Aynı zamanda vakıfların denetimi, belediye hizmetleri ve zabıta görevlilerinin de amiriydi. Bu sebeple onun adlî görevi yanında idarî, ilmî ve askerî görev ve yetkileri de vardı. Doğru cevap D'dir.
Soru 55
"Voyvoda" adı da verilen, iskân edilmiş aşiretlerin haklarının muhafazası ve başkaları tarafından yapılacak her türlü müdahalenin önlenmesinden sorumlu memurlar kimlerdir?
Seçenekler
A
Kethüda
B
Türkmen ağası
C
Çöl hâkimi
D
İskân mübaşiri
E
İskân başı
Açıklama:
Voyvoda, bir nevi hükümet tarafından tayin edilen bir idareci konumundaydı. Bunlara aynı zamanda “Türkmen Ağası” da denilmekteydi. Bu itibarla voyvodalar, bağlı oldukları Sancakbeyinin gediklilerinden veya mahallî hanedanlardan, ahalinin rızası alınmak suretiyle voyvoda tayin edildiği için iskâna tabi tutulanlar ile birlikte iskân sahasında bulunmaktaydılar. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi derbent ve derbentçilerle ilgili doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Derbentler dört tarafı duvar ile çevrili küçük bir kale şeklindedir.
B
Müştemilatında yer alan han, cami, mektep ve dükkânlar ile küçük bir kasaba özelliğindedirler.
C
Derbentçiler kadı, naib ve bölgenin ileri gelenlerinin görüşleri dikkate alınarak yalnızca Müslüman tebaadan seçilmekteydi.
D
Derbent mahiyetindeki kaleler, vakıf şeklindeki derbent tesisleri, derbent olarak kullanılan han ve kervansaraylar olarak tasnif edilmektedirler.
E
Büyük, tehlikeli ve askerî geçit derbentlerdeki derbentciler belli vergilerinden kısmen veya tamamen muaf tutulabilmekteydi.
Açıklama:
Derbentçiler müslüman veya hıristiyan olabileceği gibi aynı köyde oturan farklı dine mensup kişiler de birlikte derbentci olarak kaydedilebilirdi. Doğru cevap C'dir.
Soru 57
Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun, bir kervanın konakladığı, resmî olarak görevli bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Menzil
B
Bedesten
C
Arasta
D
Kervansaray
E
Kale
Açıklama:
Menzil, sözlükte bir günlük yol, yol üzerindeki konak yerleri veya ev manâlarına gelmektedir. Osmanlı Devleti’nde, hareket hâlindeki bir ordunun konakladığı, bir kervânın durup geceyi geçirdiği, resmî evrâk taşımakla görevli olan bir memurun belirli mesâfelerde at değiştirmek, dinlenmek veya geceyi geçirmek için mola verdiği yer için kullanılan bir tabirdir. Merkezî idâre tarafından organize edilen menziller, haberleşme menzilleri, askerî menziller veya hac menzilleri olarak üç değişik amaç için kullanılmışlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
Kitabelerinde ve kaynaklarda han, ribât şeklinde geçen, geçici olarak konaklanılan ve ticaretin yapıldığı yerlere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Arasta
B
Kervansaray
C
Tekke
D
Çarşı
E
Menzil
Açıklama:
Kervanların güvenliği ve konaklaması için anayol kenarında tesis edilen vakıf yapılara han veya kervansaray adı verilir. Kervansaraylar, kitabelerinde ve kaynaklarda han, ribât şeklinde de geçmektedir. Şehirlerarasındaki yollar üzerinde yaptırılan ve kuruluşları bakımından çeşitli ihtiyaçları karşılayacak şekilde olanlara ise kervansaray denilmektedir. Kervanlar, burada geçici olarak konakladıkları gibi ellerindeki malları pazarlama imkânı da bulmuş olurlardı. Dolayısıyla bölge insanının sosyal ve ekonomik yönden etkilendiği alanlar olarak da belirtebiliriz. Doğru cevap B'dir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi iskanın sosyal etkilerinden biridir?
Seçenekler
A
Arasta
B
Zeamet
C
Han
D
Panayır
E
Zaviye
Açıklama:
İskânın sosyal etkileri tekke, zaviye ve vakıflardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 60
Aşağıdakilerin hangisi tekke ve zaviyelerin görev ve yetkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Jandarma karakolu vazifesi görerek ticarete engel olabilecek kimselere mani olmak
B
Kırsal kesimin eğitim-öğretim faaliyetlerini yerine getirmek
C
Yeni iskân mahallerinde halka psikolojik destek vermek
D
Tıbbi ve ilmi konularda yetkin tabip yetiştirmek
E
Tarikatın benimsenen tasavvufî görüşlerinin aktarmak
Açıklama:
Bir nevi yaygın eğitim kurumu olan tekke ve zaviyeler, kırsal kesimin eğitim-öğ- retim faaliyetlerinin yerine getirilmesinde, özellikle yeni iskân mahallerinde halka dinî eğitimin yanısıra psikolojik manada eğitim vermekteydiler. Halka daha çok dinî ve ahlakî konulardan bahsedilirdi. Zira tekke şeyhlerinin birçoğu, daha önce medrese (ilmiye sınıfı) mensupları iken sonraları tasavvufa yönelerek şeyhlik mertebesine yükselmişlerdi. Bu bakımdan tekkelerde yerine göre tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tarih konularına da değinilirdi. Ayrıca tekke ve zaviyelerin bir kısmı devlet tarafından bilhassa yolculuk için tehlikeli olan yerlere tesis ediliyordu. Bu bakımdan dağlarda, aşılması zor boğaz ve geçitlerde kurulan tekkeler, askerî sevk ve idareyi kolaylaştırmak, ticarete engel olabilecek eşkıya vb. kimselere mani olmak için birer jandarma karakolu vazifesi görüyorlardı. Fakat, tabip yetiştirme gibi bir görevleri yoktu. Doğru cevap D'dir.
Soru 61
- Ulufe
- Avârız-ı dîvâniye
- Tekâlif-i örfiye
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Yerleşimcileri çekmek için kullanılan diğer bir yöntem ise, vakıfların kurulduğu yerlerin avârız-ı dîvâniye ve tekâlif-i örfiyeden muaf tutulmasıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 62
Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde İskân ile ilgili politikalar aşağıdakilerden hangisi ile belirtilmektedir?
Seçenekler
A
Fethedilen yerlerde geçici süre yerleşilmesi
B
Fetih politikalarının kesintiye uğraması ile göçerliğe geri dönülmesi
C
Konar-göçer aşiretlerin fethedilen yerlere yerleştirilmesi
D
yerleşik hayat tarzı olanlarla göçerlerin yer değiştirmesi
E
Göçerlerin herzaman göçer olarak kalması
Açıklama:
Siyasî ve içtimaî durumun değişmesine paralel olarak, devletin iskân politikasında da gerekli değişiklikler yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde, konar-göçer aşiretlerin fethedilen yerlere yerleştirilmesi şeklinde dışa dönük bir iskân politikası uygulanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi konar-göçerlerin göçebe olarak yaşamalarının sonucu oluşmaktadır?
Seçenekler
A
Toplumun göçebelerin yaşamına alışık olması
B
Göçebelerin hayvanlarının olması nedeniyle yerleşik hayata geçmeyi düşünmemesi
C
Hayvan sayısının artmasının göçebeler için iyi olması
D
Yaylak kışlak mahallerine gidip gelirken ekili toprakların çiğnenmesi
E
Nüfus sayısının artması göçebeler için daha çok yer değiştirmeyi gerektirmiştir
Açıklama:
Yaylak-kışlak mahallerine gidip gelirken, daha önce vermiş oldukları taahhüt senetlerine rağmen yerli halka zarar vermekteydiler. Bu durum, ekili toprakların çiğnenmesi, tahrip edilmesi ve hayvanların gasbedilmesine kadar varmaktaydı. Hatta adam kaçırma, yaralama ve öldürme hadiselerine bile tesadüf edilebiliyordu. Büyük kütleler halinde hareket ettiklerinden dolayı birçok köy ve kasabayı tahrip edebilmekteydiler. Doğru cevap D'dir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi İskân ile ilgili kararlar ve nizamlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Konar-göçer hayatı terkedip, silahlarını bırakıp, kendilerine gösterilen yerlerde evler yapmak
B
Sadece Oymakların konar-göçer hayat yaşamalarına izin vermek
C
Konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek
D
Verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip etmek
E
Sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalacaklar
Açıklama:
Konar-göçer hayatı terkedip, silahlarını bırakıp, kendilerine gösterilen yerlerde evler yapmak, konar-göçerlerin iskân edildikleri yerlere kendilerini kontrol edecek bir başbuğ tayin edilerek aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları bertaraf etmek, verilen arazilerde ziraî faaliyette bulunup bulunmadıkları sıkı bir şekilde takip etmek, sürülerini yaylağa çobanları ile gönderip kendileri ise aileleriyle birlikte yaz ve kış iskân mahallerinde kalmalarını sağlamak. Doğru cevap B'dir.
Soru 65
Osmanlı taşra teşkilatında kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim birimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kent
B
Yaylak
C
Kaza
D
Sancak
E
Beylerbeyi
Açıklama:
Osmanlı taşra teşkilatında kazaların birleşmesiyle oluşan yönetim birimine “Sancak” adı verilmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 66
İlmiye sınıfına mensup olan ve Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii ve asayişin amiri olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadı
B
Sancakbeyi
C
Beylerbeyi
D
Kol ağası
E
Mihmandar
Açıklama:
Kadı, ilmiye sınıfına mensup olan ve Osmanlı şehir idaresinde beledî, mülkî ve idarî fonksiyonlar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı için yargı mercii ve asayişin amiri olan kişidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 67
Valinin yanına yardımcı olarak merkezden gönderilen, Dergâh-ı âli kapucu-başısı rütbesinde olan ve bazı ahvalde Anadolu eyaleti, Bozok Sancağı, Ayas, Berendi ve Kınık taraflarındaki iskân hareketini fiilen idare eden memurlar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskan katibi
B
İskanbaşı
C
Kethüda
D
Kadı
E
İskan mübaşiri
Açıklama:
İskan mübaşiri, valinin yanına yardımcı, bazen bizzat bu işin mesul adamı olarak merkezden gönderilirdi. Dergâh-ı âli kapucu-başısı rütbesinde olan mübâşirler bazı ahvalde Anadolu eyaleti, Bozok Sancağı, Ayas, Berendi ve Kınık taraflarındaki iskân hareketini fiilen idare etmişlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 68
Herhangi bir meselede bir karar alınacağı zaman iskânbaşı ile beraber bilirkişi sıfatıyla konar-göçerlerle ilgili olan hususları iskân komisyonuna bildiren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskancıbaşı
B
İskan katibi
C
Kethüda
D
İskan mübaşiri
E
Türkmen ağası
Açıklama:
Bir cemaatin idarecisi olan kimse, o cemaat içerisinde seçkinleşmiş olan bir ailenin
reisi idi. Bu kimselere “kethüda” denilmekteydi. İdarî bakımdan bir cemaat genellikle kethüda tarafından temsil edilirdi. Herhangi bir meselede bir karar alınacağı zaman iskânbaşı ile beraber bilirkişi sıfatıyla konar-göçerlerle ilgili olan hususları iskân komisyonuna bildirirlerdi. Ayrıca, iskân komisyonunda bulunan kâtibe yazımlarda yardımcı olurlardı. Doğru cevap C'dir.
reisi idi. Bu kimselere “kethüda” denilmekteydi. İdarî bakımdan bir cemaat genellikle kethüda tarafından temsil edilirdi. Herhangi bir meselede bir karar alınacağı zaman iskânbaşı ile beraber bilirkişi sıfatıyla konar-göçerlerle ilgili olan hususları iskân komisyonuna bildirirlerdi. Ayrıca, iskân komisyonunda bulunan kâtibe yazımlarda yardımcı olurlardı. Doğru cevap C'dir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir?
Seçenekler
A
Beylerbeyi
B
Çöl beyliği
C
Sancakbeyi
D
Kethuda
E
İskanbaşı
Açıklama:
Çöl beyliği, Halep civarında bulunan Arap aşiretlerine hükümet tarafından tayin edilmiş, onların denetim altına alınmasından ve ayrıca yol kesen eşkıyayı ortadan kaldırmaktan sorumlu tutulan kimsedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 70
Osmanlılar zamanında Türk kültüründen kaynaklanan önemli sosyal ve iktisadi teşekkül olan ve ticaret yolları ve geçitler üzerine kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaylak
B
Merkezi bina
C
Ocak
D
Derbent
E
Yurtluk
Açıklama:
Derbentler, Osmanlılar zamanında Türk kültüründen kaynaklanan önemli sosyal ve iktisadi teşekküllerdir. Ticaret yolları ve geçitler üzerine kurulan derbentler sayesinde, yolcuların emniyeti sağlanmakla birlikte, yol boyunca onların her türlü ihtiyaçları da karşılanmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 71
Aşağıdaki kuruluşlardan hangisi kişinin şahsi mallarından bir kısmını kamu hizmeti görecek kuruluşlar haline getirmesi olarak tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Vakıf
B
Dernek
C
Oba kurumu
D
Teşkilat
E
Duyunu Umumiye
Açıklama:
Vakıf, kişinin şahsi mallarından bir kısmını kamu hizmeti görecek kuruluşlar haline getirmesi olarak tanımlanmaktadır. Yeni alınmış toprakların imar ve iskânı için bu sistemden yararlanılmıştır. Doğru cevap A'dır.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi iştirak edenlerin sayısına göre gerçekleşen göç çeşidine örnektir?
Seçenekler
A
İçe Göç
B
Dışa Göç
C
Grup Göçü
D
Gönüllü Göç
E
Sürgün
Açıklama:
Göç kavramını tanımlayabileceksiniz.
Göç hareketi güzergâhına göre iç göç, içe göç, dışa göç; iştirak edenlerin sayısına göre kitle göçü, grup göçü, bireysel göç; karar verene göre serbest (gönüllü) göç, zorunlu göç; süresine göre daimi göç ve mevsimlik göç şeklinde tasnif edilebilir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Göç hareketi güzergâhına göre iç göç, içe göç, dışa göç; iştirak edenlerin sayısına göre kitle göçü, grup göçü, bireysel göç; karar verene göre serbest (gönüllü) göç, zorunlu göç; süresine göre daimi göç ve mevsimlik göç şeklinde tasnif edilebilir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi göçlerin sonuçları ve etkileri açısından gerçekleşmez?
Seçenekler
A
Kültür Değişimi
B
Ekonomik Değişim
C
Demografik Değişim
D
Rejim Değişikliği
E
İdari Düzenlemeler
Açıklama:
Göç terminolojisini kullanabileceksiniz.
Göçlerin sonuçları ekonomik demografik, psikolojik, kültürel ve idari açılardan birtakım yeni düzenlemeler ve değişikliklere yol açabilir. Ancak rejim değişikliğine neden olmaz. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Göçlerin sonuçları ekonomik demografik, psikolojik, kültürel ve idari açılardan birtakım yeni düzenlemeler ve değişikliklere yol açabilir. Ancak rejim değişikliğine neden olmaz. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi göçü oluşturan sebeplerden değildir?
Seçenekler
A
Açlık
B
İklim Değişiklikleri
C
Refah Seviyesinde Artış
D
Ticaret
E
Can-Mal Güvenliği
Açıklama:
Göç terminolojisini kullanabileceksiniz.
Serbest ve bireysel göçlerin sebepleri birbirinden çok farklı olabilmektedir. Bununla beraber yine de söz konusu göçlerin sebeplerini eğitim, sağlık, ekonomik olarak gruplandırmak mümkündür. Zorunlu göçlerin sebeplerini ise sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti, doğal afetlere karşı halkı korumak, savaş sonrasında yeniden uyum veya savaş sonrası bir bölgenin hâkimiyet açısından el değiştirmesi şeklinde gruplandırmak mümkündür. Nüfus artışı ve iklim şartlar› başlı başına göç sebebini oluşturmaktadır. Nüfus baskısı ekonomik baskıyı da beraberinde getirir. Söz konusu baskılar sonucu refah seviyesi düşük toplumdan müreffeh topluma, nüfus fazlası toplumdan nüfusu az olan gelişmiş ülkeye yönelik kitle göçleri gerçekleşir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Serbest ve bireysel göçlerin sebepleri birbirinden çok farklı olabilmektedir. Bununla beraber yine de söz konusu göçlerin sebeplerini eğitim, sağlık, ekonomik olarak gruplandırmak mümkündür. Zorunlu göçlerin sebeplerini ise sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti, doğal afetlere karşı halkı korumak, savaş sonrasında yeniden uyum veya savaş sonrası bir bölgenin hâkimiyet açısından el değiştirmesi şeklinde gruplandırmak mümkündür. Nüfus artışı ve iklim şartlar› başlı başına göç sebebini oluşturmaktadır. Nüfus baskısı ekonomik baskıyı da beraberinde getirir. Söz konusu baskılar sonucu refah seviyesi düşük toplumdan müreffeh topluma, nüfus fazlası toplumdan nüfusu az olan gelişmiş ülkeye yönelik kitle göçleri gerçekleşir. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 4
Aşagıdakilerden hangisi Kırım Kafkasya’dan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Slavlaşma Politikaları
B
Müslüman Nüfusun İdari Kadrolarda İstihdamı
C
Müslüman Toplumu Hristiyanlaştırma Siyaseti
D
Müslüman Nüfusu Sibirya’ya Göç Ettirme
E
Yetişkin Nüfusun İsmini Değiştirme
Açıklama:
Kırım ve Kafkaslardan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerini tartışabileceksiniz.
Rus bürokratları çeşitli yöntemleri kullanarak yerli ahaliyi Hıristiyanlafştırmaya ve Ruslaştırmaya çalışıyorlardı.Bu siyasetin uzun vadedeki hedefi Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılmasıydı. Rusya işgal sahasında ilk etapta yetişkinlerin isimlerini Slavlaştırmaya çalıştı. Asimilasyon politikasında izlenen bir diğer yöntem dinî eğitim ve faaliyetlerine getirilen kısıtlamalardır. Uleman›n sayısı azaltılmaya çalışıldı ve Rusçayı bilmeyen imam ve hocalara görev verilmedi. Bu uygulamalar neticesinde Kırım, Kazan ve Kafkasya’da toplumun dinî bilgisi zayıfladı. Eğitim çağındaki çocuklar bu şekilde Hıristiyanlaştırılıp Ruslaştırılmaya çalışılırken , yetişkin Müslümanlar da baskı yoluyla din değiştirmeye zorlanıyorlardı. Bu baskılardan kaçıp kurtulmak isteyenlerin cezası Sibirya’ya sürgün, tehcir kararına direnmenin cezası ise idamdı. Bu nedenle bu sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Rus bürokratları çeşitli yöntemleri kullanarak yerli ahaliyi Hıristiyanlafştırmaya ve Ruslaştırmaya çalışıyorlardı.Bu siyasetin uzun vadedeki hedefi Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılmasıydı. Rusya işgal sahasında ilk etapta yetişkinlerin isimlerini Slavlaştırmaya çalıştı. Asimilasyon politikasında izlenen bir diğer yöntem dinî eğitim ve faaliyetlerine getirilen kısıtlamalardır. Uleman›n sayısı azaltılmaya çalışıldı ve Rusçayı bilmeyen imam ve hocalara görev verilmedi. Bu uygulamalar neticesinde Kırım, Kazan ve Kafkasya’da toplumun dinî bilgisi zayıfladı. Eğitim çağındaki çocuklar bu şekilde Hıristiyanlaştırılıp Ruslaştırılmaya çalışılırken , yetişkin Müslümanlar da baskı yoluyla din değiştirmeye zorlanıyorlardı. Bu baskılardan kaçıp kurtulmak isteyenlerin cezası Sibirya’ya sürgün, tehcir kararına direnmenin cezası ise idamdı. Bu nedenle bu sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 5
Aşagıdakilerden hangisi Balkanlardan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Osmanlı’nın Sosyoekonomik Yapısının Bozulması
B
Şark Meselesi
C
Ulus Devletlerin Ortaya Çıkması
D
Milliyetçilik
E
Panislamizm
Açıklama:
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerini tartışabileceksiniz.
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik göçlerin sebeplerini bu bölgede ulus devlet kurma projelerinin geliştirilmesi ve tatbik edilmesi oluşturmaktadır. Hıristiyan nüfusun yoğun olarak yaşadığı Osmanlı topraklarında ulus devletler kurdurulmuştur. Söz konusu devletlerin kuruluşu aşamas›ndaki savaş, işgalci devletin ve onun himayesinde çok milletli ve çok kültürlü coğrafyada oluşturulan ve ulus devlet olarak tan›mlanan otoritenin izledikleri etnik arındırma politikaları işgal sahasında kitlesel göçlere sebebiyet vermiştir.Balkanlar’da Hıristiyan etnik unsurların müstakil devlet kurmaları desteklenirken, Müslümanlara aynı destek verilmemiş, hatta Bosna örneğinde olduğu gibi siyasî millî bir teşekkül olarak ortaya ç›kmalarına belki de engel olmak düşüncesiyle işgal edilmiştir.Bulgar milliyetçiliği ve Panslavizm ideolojileri modern Bulgar okulları vasıtasıyla geniş kitlelere benimsetilmiştir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik göçlerin sebeplerini bu bölgede ulus devlet kurma projelerinin geliştirilmesi ve tatbik edilmesi oluşturmaktadır. Hıristiyan nüfusun yoğun olarak yaşadığı Osmanlı topraklarında ulus devletler kurdurulmuştur. Söz konusu devletlerin kuruluşu aşamas›ndaki savaş, işgalci devletin ve onun himayesinde çok milletli ve çok kültürlü coğrafyada oluşturulan ve ulus devlet olarak tan›mlanan otoritenin izledikleri etnik arındırma politikaları işgal sahasında kitlesel göçlere sebebiyet vermiştir.Balkanlar’da Hıristiyan etnik unsurların müstakil devlet kurmaları desteklenirken, Müslümanlara aynı destek verilmemiş, hatta Bosna örneğinde olduğu gibi siyasî millî bir teşekkül olarak ortaya ç›kmalarına belki de engel olmak düşüncesiyle işgal edilmiştir.Bulgar milliyetçiliği ve Panslavizm ideolojileri modern Bulgar okulları vasıtasıyla geniş kitlelere benimsetilmiştir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 6
Aşagıdakilerden hangisi Osmanlı coğrafyasından dışa yönelen gölerin sebeplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Amerikan Misyonerlerinin Göç Propagandası
B
Yahudi Devletini Kurma Hedefi
C
Balkan Devletlerinin Ulus Devlet Kurması
D
Rus Diplomatlarının Tesirleri
E
Osmanlı Güvenlik Güçlerinin Takibinden Kurtulma isteği
Açıklama:
Osmanlı coğrafyasından dışa yönelik göçlerin sebeplerini tartışabileceksiniz.
Özellikle Rusya eline geçirdiği Kırım ve Kafkasları nüfus aç›s›ndan ilk etapta Hıristiyanlaştırmayı, ikinci etapta Ruslaştırmayı planlamışt›r. Bu planı doğrultusunda özellikle 1828-1829 Osmanl› Rus Savaşı esnas›nda, K›r›m Savaşı sonrası Balkanlar ve Kuzey ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan Rum, Ermeni ve Bulgar nüfusu Rus diplomatları ve Rus misyonerleri vasıtasıyla göç etmeye teşvik edecektir. Keza yeni kurulan Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ gibi Balkan ulus devletleri de kendi ülkelerindeki Hıristiyan nüfusu arttırmak amacıyla Osmanl› co¤rafyas›nda kültürel olarak yakınlık duydukları toplulukları göçe teşvik etmişler, hatta göçürme yoluna gitmişlerdir. Öte yandan Osmanlı güvenlik güçlerinin takibinden kurtulmak isteyenler çözümü Amerika’ya göç etmekte bulacaklard›r. Amerikal› misyonerlerin göç propagandalar› da dışa göçü tetiklemiştir. Ayrıca iş arayanlar Karadeniz’in kuzeyine veya Amerika’ya çalışmak amacıyla gitmişlerdir.
Özellikle Rusya eline geçirdiği Kırım ve Kafkasları nüfus aç›s›ndan ilk etapta Hıristiyanlaştırmayı, ikinci etapta Ruslaştırmayı planlamışt›r. Bu planı doğrultusunda özellikle 1828-1829 Osmanl› Rus Savaşı esnas›nda, K›r›m Savaşı sonrası Balkanlar ve Kuzey ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan Rum, Ermeni ve Bulgar nüfusu Rus diplomatları ve Rus misyonerleri vasıtasıyla göç etmeye teşvik edecektir. Keza yeni kurulan Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ gibi Balkan ulus devletleri de kendi ülkelerindeki Hıristiyan nüfusu arttırmak amacıyla Osmanl› co¤rafyas›nda kültürel olarak yakınlık duydukları toplulukları göçe teşvik etmişler, hatta göçürme yoluna gitmişlerdir. Öte yandan Osmanlı güvenlik güçlerinin takibinden kurtulmak isteyenler çözümü Amerika’ya göç etmekte bulacaklard›r. Amerikal› misyonerlerin göç propagandalar› da dışa göçü tetiklemiştir. Ayrıca iş arayanlar Karadeniz’in kuzeyine veya Amerika’ya çalışmak amacıyla gitmişlerdir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi ötekileştirme siyasetine dayanılarak oluşturulan akımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Irkçılık
B
Soykırım
C
Etnik merkezcilik
D
Tek kültürcülük
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerini tartışabileceksiniz.
Öteki kavramına dayanılarak oluşturulan akımların başında ırkçılık, soyk›r›m, etnik merkezcilik, tek kültürcülük ve ecnebi düşmanlığı gelir. Doğru Yanıt (E) şıkkıdır.
Öteki kavramına dayanılarak oluşturulan akımların başında ırkçılık, soyk›r›m, etnik merkezcilik, tek kültürcülük ve ecnebi düşmanlığı gelir. Doğru Yanıt (E) şıkkıdır.
Soru 8
Aşağıda tanımlanan nüfus hareketlerinden hangisi bir özelliği ile diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Kırım’dan Anadolu’ya yönelik göçler
B
Kafkaslardan Anadolu’ya yönelik göçler
C
Bulgaristan’dan Anadolu’ya yönelik göçler
D
Trablusgarp’tan Anadolu’ya yönelik göçler
E
Girit’ten Anadolu’ya yönelik göçler
Açıklama:
Kırım ve Kafkaslardan Anadolu’ya yönelik gerçekleşen göçlerin sebeplerini tartışabileceksiniz.
Kuzey Afrika’da halkı Müslüman olan Osmanl› vilâyetleri bulunmaktayd›. Avrupa devletleri aralar›nda vard›klar› uzlaşma çerçevesinde buralar› do¤rudan işgal ettiler. Netice itibarıyla, buralarda millî devletler kurmay› düşünmediler. Bu bölgelerden de Türk hâkimiyetindeki topraklara göçler oldu. Bu göçlerin, K›r›m, Kafkas ve Balkanlardaki kadar kitlesel bir boyut kazanmamas›n›n temel sebebi burada az›nl›¤a dayal› bir devletin kurulma plânlar›n›n yap›lmamas›d›r. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Kuzey Afrika’da halkı Müslüman olan Osmanl› vilâyetleri bulunmaktayd›. Avrupa devletleri aralar›nda vard›klar› uzlaşma çerçevesinde buralar› do¤rudan işgal ettiler. Netice itibarıyla, buralarda millî devletler kurmay› düşünmediler. Bu bölgelerden de Türk hâkimiyetindeki topraklara göçler oldu. Bu göçlerin, K›r›m, Kafkas ve Balkanlardaki kadar kitlesel bir boyut kazanmamas›n›n temel sebebi burada az›nl›¤a dayal› bir devletin kurulma plânlar›n›n yap›lmamas›d›r. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi “göçe karar verene göre” göç çeşidine örnektir?
Seçenekler
A
Daimi göç
B
Geçici göç
C
Mevsimlik göç
D
Kitlesel göç
E
Gönüllü göç
Açıklama:
Göç kavramını tanımlayabileceksiniz.
Göçe karar verene göre göçler serbest göçler ve zorunlu göçler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Gönüllü göçler olarak da tanımlanabilen serbest göçlerde göçmen gideceği yeri, zamanı ve şartlar› kendisi tayin etmektedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Göçe karar verene göre göçler serbest göçler ve zorunlu göçler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Gönüllü göçler olarak da tanımlanabilen serbest göçlerde göçmen gideceği yeri, zamanı ve şartlar› kendisi tayin etmektedir. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan merkezi otoritenin kararıyla gerçekleşen zorunlu göçlerden değildir?
Seçenekler
A
Mübadele
B
Sürgün
C
Muhaceret
D
Neyf
E
Tagrib
Açıklama:
Muhaceret, mültecilik, sığınmacılık ve doğal afetlere bağlı göçler de zorunlu göç kapsamına dahil edilmektedir. Burada zorunluluğa karar veren göç edenin kendisidir. Yani göçmen, mülteci, sığınmacı, depremzede ve harikzede meskûn olduğu bölgede yaşamak için gerekli asgarî şartların kalktığına hükmederek mekânı değiştirmektedir.
Soru 11
"Osmanlı, nüfus yoklamaları yapmak suretiyle taşradan gelmiş olup işsiz güçsüz olanları memleketlerine geri döndürmeye çalışırdı."
Yukarıdaki cümlede bahsi geçen grup hangisidir ?
Yukarıdaki cümlede bahsi geçen grup hangisidir ?
Seçenekler
A
Çiftbozanlar
B
Gurbetçiler
C
Sılacılar
D
Serseriler
E
Konar-göçerler
Açıklama:
Gurbetçi çalışmak üzere geldiği büyük şehirde iş bulamaz ise merkezi idare tarafından asayişi bozmaya potansiyel aday olarak algılanır ve serseri lafzıyla tanımlanır. Osmanlı özellikle zaman zaman nüfus yoklamaları yapmak suretiyle taşradan gelmiş olup işsiz güçsüz olanları yani bürokratın ifadesiyle serserileri memleketlerine geri döndürmeye çalışırdı.
Soru 12
Osmanlı bürokratı resmi yazışmalarda karışıklığa yer vermemek için mültecileri sınıflandırmıştır. Söz konusu duruma ilişkin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı esnasında ocağını terk edip iç kesimlere çekilmek zorunda kalanlar "Şark mültecisi" olarak isimlendirilmiştir.
B
Trabzonlular muhacir çıkmak, Erzurumlular kaçhakaç (kaça kaç), Adanalılar kaçkaç ifadelerini kullanmışlardır.
C
Millî Mücadele döneminde ocağını terk eden Güneyli veya Batı Anadolulu Türk’ü felaketzede veya harikzede şeklinde tanımlamıştır.
D
Mülteci statüsünde gelip geri dönemeyen ve Osmanlı coğrafyasında yerleşen veya her iki devletin iznini alarak barış döneminde yerleşmek kasdıyla gelen kişiler için muhacir ifadesi kullanılmıştır.
E
Millî Mücadele döneminde Yunan istila ve işgali sebebiyle evleri yakılıp yıkılanlar ile ocaklarını terk edip dağa çıkanlar veya daha iç bölgelere çekilenler felaketzede olarak tanımlanmıştır.
Açıklama:
Osmanlı bürokratı resmi yazışmalarda karışıklığa yer vermemek için mültecileri de sınıflandırabilmiştir. Örneğin, Birinci Dünya Savaşı esnasında ocağını terk edip iç kesimlere çekilmek zorunda kalanlar Şark mültecisi şeklinde isimlendirilecektir. Bu hadiseyi tanımlamak için Trabzonlular muhacir çıkmak, Erzurumlular kaçhakaç (kaça kaç), Adanalılar kaçkaç ifadelerini kullanmışlardır. Osmanlı bürokratı yine savaş sebebiyle Millî Mücadele döneminde ocağını terk eden Güneyli veya Batı Anadolulu Türk’ü felaketzede veya harikzede şeklinde tanımlamıştır. O halde harikzede Millî Mücadele döneminde Yunan istila ve işgali sebebiyle evleri yakılıp yıkılanlar ile ocaklarını terk edip dağa çıkanlar veya daha iç bölgelere çekilenleri içermektedir. Benzer bir durumla karşı karşıya kalan Maraşlılar ise felaketzede olarak tanımlanmıştır. Muhacir ise mülteci statüsünde gelip geri dönemeyen ve Osmanlı coğrafyasında yerleşen veya her iki devletin iznini alarak barış döneminde yerleşmek kastıyla gelen kişiler için kullanılan bir terimdir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi zorunlu göçün sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Refah seviyesi düşük toplumdan müreffeh topluma geçme isteği
B
Sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti
C
Doğal afetlere karşı halkı korumak
D
Savaş sonrasında yeniden uyum sağlamak
E
Savaş sonrası bir bölgenin hâkimiyet açısından el değiştirmesi
Açıklama:
Zorunlu göçlerin sebeplerini ise sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti, doğal afetlere karşı halkı korumak, savaş sonrasında yeniden uyum veya savaş sonrası bir bölgenin hâkimiyet açısından el değiştirmesi şeklinde gruplandırmak mümkündür.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi göçlerin ekonomik sonuç ve etkileri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Göç hem göçmeni, hem de yerli halkı değiştirir, yerli-göçmen kaynaşması gerçekleşir.
B
Teorik olarak göç veren ülke ekonomik kayıp, göç alan ülke ise ekonomik kazanç elde eder.
C
Göç edenler kendi memleketlerindeki olumlu üretim vasıtalarının yanı sıra yeni vardıkları yerin imkânlarını da dikkate alarak daha faydalı gelişmelere öncülük ederler.
D
Yerli toplum için işsizlik sorunu ortaya çıkabilir.
E
Göç veren ülkede demografik kaybın yanı sıra ekonomik kayıp da söz konusu olur.
Açıklama:
Göçlerin ekonomik sonuçları oldukça karmaşıktır. Teorik olarak göç veren ülke ekonomik kayıp, göç alan ülke ise ekonomik kazanç elde eder. Zira göçmen kafileleri ekonomik gelişme konusunda değişikliklere daha yatkın olurlar. Onlar kendi memleketlerindeki olumlu üretim vasıtalarının yanı sıra yeni vardıkları yerin imkânlarını da dikkate alarak daha faydalı gelişmelere öncülük ederler. Fakat yerli toplum için işsizlik sorunu ortaya çıkabilir. Bu da yerli göçmen gerginliği ve hatta çatışmasına sebebiyet verebilir. Göç veren ülkede demografik kaybın yanı sıra ekonomik kayıp da söz konusu olur.
Soru 15
- Berlin Antlaşması
- Ayestafanos Antlaşması
- Edirne Antlaşması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu politikalar 1828-1829 ve 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşları ile uygulamaya kondu. Neticede söz konusu savaşların sonunda imza edilen Edirne ve Berlin antlaşmaları ile Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ devletleri kuruldu.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Tuna coğrafyasında Türk ve Bulgarlar arasında bir ötekileşme fikri uyandırarak düşmanlık yaratmıştır?
Seçenekler
A
Rus Panslavist öncülerden Venelin, 1828-1829 savaşında tanıdığı Bulgarlarla ilgili kitabını telif etti.
B
Petir Beron, 1824’de Avusturya’da Bulgar alfabesini ilk kez bastırıp dağıttı.
C
Panslavistler tarafından Sırbistan ve Eflak- Buğdan’da oluşturulan çeteler Tuna vilâyeti topraklarına saldırmıştır.
D
Bulgar Başpiskoposluğunun lağvedildiği tarihlerde Bulgar keşişi Paisiy, Bulgar tarihi ile ilgili kitabını telif etti.
E
Bulgar milliyetçiliği ve Panslavizm ideolojileri modern Bulgar okulları vasıtasıyla geniş kitlelere benimsetildi.
Açıklama:
Bulgar Başpiskoposluğunun lağvedildiği tarihlerde Bulgar keşişi Paisiy, Bulgar tarihi ile ilgili kitabını telif etti. Bulgar papazı Sofroniy, Bulgarlara milli benlik kıvılcımını ateşleyecek olan kitaptaki fikirlerin geniş bir çevreye yayılmasını temin etti. Petir Beron, 1824’de Avusturya’da Bulgar alfabesini ilk kez bastırıp dağıttı. Bu faaliyetler sonucu Tuna coğrafyasında Bulgarlık duygusu oluştu. Bulgar milliyetçiliği Panslavizm ile gelişti ve genişledi. Rus Panslavist öncülerden Venelin, 1828-1829 savaşında tanıdığı Bulgarlarla ilgili kitabını telif etti. Bu esere göre, Bulgarlar Türk değil, Volga Slavlarından idi. Söz konusu eserlerde işlenen Bulgar milliyetçiliği ve Panslavizm ideolojileri modern Bulgar okulları vasıtasıyla geniş kitlelere benimsetildi. Bu çalışmalar Tuna topraklarında Türk ve Bulgarlar arasında bir ötekileşme fikri uyandırmış ama düşmanlık yaratamamıştı.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılması için uygulanan asimilasyon siyaseti kapsamında sayılamaz?
Seçenekler
A
Yeni doğanlar ise ebeveynin rızasına bakılmaksızın doğrudan Rus ismi ile nüfus kütüğüne kaydediliyordu.
B
Toplum içindeki etkinliklerini kırmak için imamlar silâhaltına alındı, Askerlik ocağında domuz eti yemeye zorlandılar ve horlandılar.
C
Kafkas Müslümanlarını Hıristiyanlaştırma Cemiyeti adında bir teşkilat kuruldu.
D
1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı, halkın karşı çıkmasına rağmen müstakil hale getirildi.
E
İstilâya maruz kalan kavimler, yasak tabir edilen vergiyi ödemekle mükellef tutuldular.
Açıklama:
18. yüzyıl sonu itibarıyla Kırım ve Kafkasya Müslüman toplulukların ezici çoğunluğu oluşturduğu bir coğrafyadır. Yukarıda ifade edilen mantık çerçevesinde Kırım ve Kafkaslarda Müslüman toplulukların denetiminde millî devletlerin plânlanıp hayata geçirilmesi beklenirdi. Ancak böyle bir süreç yaşanmadı. Konjonktür gereği 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı, halkın karşı çıkmasına rağmen müstakil hale getirilmişse de Rus işgali gecikmedi.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı coğrafyasında meydana gelen dışa göçün sebeplerindendir?
Seçenekler
A
İkinci bir devletin göçü teşvik ve tahrik etmesi
B
Deprem, sel gibi felaketler nedeniyle kitle boşaltması
C
Tarım ve tarım dışı alanlardaki geçici işler
D
Devletin çeşitli politikaları ve uygulamaları
E
Kişilerin insanca yaşaması için asgari şartların ortadan kalkması
Açıklama:
Osmanlı coğrafyasında meydana gelen dışa göçün sebeplerinden birisini ikinci bir devletin göçü teşvik ve tahrik etmesinden kaynaklanmaktadır. İkincisini ise zorunlu askerlikti.
Soru 19
Osmanlı göç terminolojisinde yayla ile kışlak arasında mevsimine göre mekik dokuyan kişiler nasıl tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Göçebe oldu
B
Gurbetçi
C
Çift bozan
D
Hane göçü
E
Konar-göçer
Açıklama:
Yayla ile kışlak arasında mevsimine göre mekik dokuyan kişiler konar- göçer olarak tanımlanmaktadır. Göçebe ise kendi toprağı olmayan, ırgatlık yapanlara verilen bir sıfattı.
Soru 20
Büyük bir topluluğun kısa bir sürede yaptığı göç, aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
İç göç
B
Dış göç
C
Bireysel göç
D
Kitle göçü
E
Serbest göç
Açıklama:
Göçler iştirak edenlerin sayısına göre de kitle göçü, grup göçü ve bireysel göç şeklinde tasnif edilmektedir. Bireysel göç bireyin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği yer değiştirme hareketidir. Büyük bir topluluğun kısa bir sürede yaptığı göç ise kitle göçü olarak adlandırılır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat sonrası belge ve defterlerinde sürme, sürgün etme, uzaklaştırma ve memleketten çıkarma manalarında kullanılan ifadelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Nefy
B
Kahtzede
C
Tagrip
D
İcla
E
Tebid
Açıklama:
Devletin çeşitli politikaları ve uygulamaları da iç göçün sebepleri arasında yer almaktadır. Örneğin bir bölge fethedildiğinde oraya Türk nüfus yerleştirmek ve oradaki grupların bir kısmını başka bölgelere sevk etmek gibi uygulamaları vardı. Bunu sürgün yöntemiyle gerçekleştirmekteydi. Zaman zaman güvenlik ve asayiş gerekçesiyle bir kişi, grup veya topluluk başka bir bölgeye sevk edilmekte ve zorunlu iskâna tabi tutulabilmekteydi. Buna sürgün veya tehcir adı verilmiştir. Cezalandırma adına kişilerin bir bölgeden başka bir bölgeye gönderilmesi tagrib, tenkil, tebid veya nefy kelimeleriyle tanımlanmıştır. Tanzimat sonrası belge ve defterlerinde sürme, sürgün etme, uzaklaştırma ve memleketten çıkarma manalarına nefy, tagrip, icla, tebid, tard gibi terimler kullanılmıştır.
Soru 22
Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlar aşağıdaki ifadelerden hangisi ile tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Üsera-yı muhacirin
B
Kaçhakaç
C
Harikzede
D
Mübadil
E
Sılacı
Açıklama:
Siyasi sebeplerden dolayı Osmanlı Devleti’ne sığınan ecnebiler mülteci, ülkeyi terk edenler ise firari olarak tanımlanmıştır. Belirtmek gerekirse Türk tarihinde üsera-yı muhacirin olarak tanımlanan bir grup vardır. Bunlar Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlardır.
Soru 23
Kişiyi yurdundan koparan ve göç etmeye zorlayan sebeplere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Mevsimsel sebepler
B
Zorunlu sebepler
C
Geçici sebepler
D
Çekici sebepler
E
İtici sebepler
Açıklama:
Göçün sebebini belirleyen iki unsur vardır: Birincisi terk edilen mekân, ikincisi ise yerleşilen mekândır. Kişiyi yurdundan koparan ve göç etmeye zorlayan sebeplere itici sebepler denir. Yerleştiği yerin şartları ise çekici sebepleri oluşturmaktadır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Edirne ve Berlin antlaşmaları ile kurulan devletlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Makedonya
B
Yunanistan
C
Romanya
D
Bulgaristan
E
Sırbistan
Açıklama:
Batı’da ortaya çıkan ve gelişen ulus devletler dış politika adına mevcut askerî imparatorlukları parçalayıp yerine ulus devletlerin kurulmasını plânlamışlardı. Bu plânların gerçekleşmesi adına geliştirdikleri projelerden belki de en önemlisi şark politikasıdır. Şark meselesi olarak tanımlanan bu politikanın temel ilgi alanı Osmanlı coğrafyasıdır. Projenin gerçekleşmesi halinde Balkan Hıristiyan toplulukları ayrı devletler şeklinde ortaya çıkarlarsa, bölgede Osmanlı siyasî otoritesi sona erer, Batı’nın siyasî ve ekonomik desteğine muhtaç yeni pazarlar oluşur, belki de Katolik ve Protestan dünyası karşısında Ortodoks kilisesi milliyet esasında parçalanmış olurdu. Bu politikalar 1828 - 1829 ve 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşları ile uygulamaya kondu. Neticede söz konusu savaşların sonunda imza edilen Edirne ve Berlin antlaşmaları ile Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ devletleri kuruldu.
Soru 25
Osmanlı idaresi hangi tarihte Yunanistan’ı tanımak zorunda kalmıştır?
Seçenekler
A
1879
B
1870
C
1865
D
1830
E
1822
Açıklama:
Rum isyanının ideolojisini ve şeklini plânlayanlar Fransız örneğinden hareketle Osmanlı’yı, Fener Patrikhanesi’ni ve Bizans’ı ötekileştirerek düşman ve kötü ilân ettiler. Sonrasında yaşanılan süreçte Cumhuriyetçiler söylemlerinde değişikliğe giderek düşmanlarının tanımını değiştirdiler. Neticede asi Rumlar için tek düşman kalmıştır: Osmanlı. Bu ortamda Batı dünyası Londra Antlaşması (6 Temmuz 1827), Navarin olayı (20 Kasım 1827) ve Edirne Antlaşması (14 Eylül 1829) ile olaya somut olarak müdahale etti. Neticede Osmanlı idaresi Yunanistan’ı 1830’da tanımak zorunda kaldı.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Berlin Antlaşması sonrası Balkanlardaki Türk hâkimiyetindeki 6 vilayet arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Kırım
B
Tiflis
C
İşkodra
D
Sibirya
E
Niş
Açıklama:
Berlin sonrası Balkanlardaki Türk hâkimiyetindeki topraklar İşkodra, Kosova, Selanik, Manastır, Edirne ve Yanya olmak üzere altı vilayete ayrıldı. Bu topraklarda yaşayan nüfusun toplamı Osmanlı’nın 1906/1907 tarihli nüfus sayımı sonuçlarına göre 4.158.182’dir. Bunun % 49.37’si Müslüman nüfustur.
Soru 27
Selanik, Kosova ve Manastır vilayetlerinin büyük bir kısmını kapsayan ve 1879- 1912 arası Balkanlarda üretilip sahneye konulan projenin adı nedir?
Seçenekler
A
Makedonya
B
İşkodra
C
Yanya
D
Edirne
E
Vanelin
Açıklama:
Balkan devletleri bu coğrafyada Osmanlı aleyhine büyüme stratejisi takip ettiler. 1879- 1912 arası Balkanlarda yeni bir proje üretilip sahneye kondu. Proje Selanik, Kosova ve Manastır vilayetlerinin büyük bir kısmını kapsıyordu. Projenin ismi Makedonya idi.
Soru 28
Kafkas Müslümanlarını Hıristiyanlaştırma Cemiyeti ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Kafkas Müslümanlarını Hıristiyanlaştırmak amacıyla Rus çarının himayesinde kurulmuştur.
B
Bu teşkilâta üye olan misyonerler ve bu teşkilâtın hamisi olan kişiler, Müslümanların meskûn bulunduğu kazalara idareci olarak tayin edilmişlerdir.
C
Faaliyetleri askerî birlikler tarafından sürekli bir şekilde destekleniyordu.
D
Bazı Rus askerî birlikleri, Müslüman köylüleri Hıristiyan olmaya zorlamakla yükümlüydü.
E
Bu baskılardan kaçıp kurtulmak isteyenlerin cezası Varna’ya sürgündü.
Açıklama:
Kafkas Müslümanlarını Hıristiyanlaştırmak amacıyla Rus çarının himayesinde Kafkas Müslümanlarını Hıristiyanlaştırma Cemiyeti adında bir teşkilat kurulmuştu. Bu teşkilâta üye olan misyonerler ve bu teşkilâtın hamisi olan kişiler, Müslümanların meskûn bulunduğu kazalara idareci olarak tayin edildiler. Bunların faaliyetleri askerî birlikler tarafından sürekli bir şekilde destekleniyordu. Hatta bazı Rus askerî birlikleri, Müslüman köylüleri Hıristiyan olmaya zorlamakla yükümlüydü. Bu baskılardan kaçıp kurtulmak isteyenlerin cezası Sibirya’ya sürgün, tehcir kararına direnmenin cezası ise idamdı.
Soru 29
Rumeli’de Rum ve Bulgar toplumu arasında ortaya çıkan düşmanlık neticesinde sınır boyundaki Bulgarların Sırbistan’a göçüşünü, göçe sebebiyet veren ortamı ortadan kaldırarak tersine çeviren devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bosna Valisi Seydi Ahmed Paşa
B
Üsküp Valisi Müşir Mustafa Paşa
C
Niş Valisi Midhat Paşa
D
Gazi Osman Paşa
E
Tiryaki Hasan Paşa
Açıklama:
Rumeli’de Rum ve Bulgar toplumu arasında ortaya çıkan soğukluk, hatta düşmanlık göç kararının alınmasını kolaylaştıran bir diğer etmendir. Bölgedeki asayişin bozukluğu, Fenerli Rum piskopos ve papazlarının tutumları, başıboş Arnavutların davranışları üzerine sınır boyundaki Bulgarlar Sırbistan’a göçmüşler ise de Niş Valisi Midhat Paşa’nın göçe sebebiyet veren ortamı ortadan kaldırması üzerine çoğu geri döndü.
Soru 30
Sosyologlar göçleri tasnif ederlerken neleri ölçü olarak almışlardır?
Seçenekler
A
Göçlere katılan insan sayısını ,
B
Göçlerin zamanını,
C
Göçlerin sonuçlarını,
D
Göçlerin neden olduğu kültürel etkileşimleri,
E
Göçlere rehberlik yapan liderlikleri,
Açıklama:
Sosyologlar göçleri meydana geliş gerekçesi, güzergâhı, yönü ve katılan insan sayısını dikkate alarak tasnif etmişlerdir.
Soru 31
Sadece kimliğinden dolayı bulunduğu mekânı terk etmesi kendisine dikte ettirilmiş ve bu nedenle meydana gelmiş kitle göçlerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sürgün,
B
Mübadele,
C
Tehcir,
D
Mülteci,
E
Sığınmacı,
Açıklama:
Zorunlu göçleri de kendi içinde gruplandırmak mümkündür. Bu tür göçlerin bir kısmında göç kararını doğrudan merkezi otorite verir. Burada birey edilgen bir durumdadır. Mübadele, sürgün, nefy, tagrib, tebid, tenkil, tehcir uygulamasına tabi tutulanlar bu gruba girerler. Aslında burada da mübadeleye tabi tutulanı diğerlerinden ayır-mak gerekmektedir. Zira sürgün, nefy, tagrib, tebid, tenkil ve tehcir uygulaması-na tabi tutulanlar merkezi otorite tarafından herhangi bir şeyle suçlanmaktadır. Mübadil böyle bir suçlamanın da muhatabı değildir. Sadece kimliğinden dolayı bulunduğu mekânı terk etmesi kendisine dikte ettirilmiştir. Muhaceret, mültecilik, sığınmacılık ve doğal afetlere bağlı göçler de zorunlu göç kapsamına dahil edilmek-tedir. Burada zorunluluğa karar veren göç edenin kendisidir. Yani göçmen, mülteci, sığınmacı, depremzede ve harikzede meskûn olduğu bölgede yaşamak için gerekli asgarî şartların kalktığına hükmederek mekânı değiştirmektedir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Göçlerin Kültürel sonuçlarından birisidir?
Seçenekler
A
Göçmenin ayrıldığı memlekette nüfuz azlığı ve emek açığı sorunu görülür, nüfusu homojenleşir,
B
Göç veren ülke ekonomik kayıp, göç alan ülke ise ekonomik kazanç elde eder,
C
Göç hem göçmeni, hem de yerli halkı değiştirir, yerli-göçmen kaynaşmasını sağlar,
D
Göçmen kafileleri ekonomik gelişme konusunda değişikliklere daha yatkın olurlar,
E
Yerli toplumda işsizlik sorunu ortaya çıkabilir, yerli göçmen gerginliği ve hatta çatışması yaşana bilir,
Açıklama:
Göç kültür değişmelerinin de ana nedenidir. Göç hem göçmeni, hem de yerli halkı değiştirir, yerli-göçmen kaynaşması gerçekleşir. Bu kaynaşmanın gerçekleş-mesinde mevcut otoritenin izlediği nüfus politikası etkilidir. Göçlerin en büyük etkisi kişiseldir. Göç kişinin her alanda bilinçlenmesini sağlar.
Soru 33
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik göçlerin en önemli sebepleri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Balkanlarda Türk düşmanlığının artması,
B
Balkanlardaki kötü Osmanlı yöneticilerine karşı ayaklanmalar,
C
Kiliselerin Hıristiyan-Müslüman çatışmalarını keskinleştirmeleri,
D
Bu bölgede ulus devlet kurma projelerinin geliştirilmesi ve tatbik edilmesi,
E
Osmanlının zayıflaması ve Balkanlara sahip çıkamaması,
Açıklama:
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik göçlerin sebeplerini bu bölgede ulus devlet kurma projelerinin geliştirilmesi ve tatbik edilmesi oluşturmaktadır. Ulus devlet sınırları belirli toprak parçasında yasal güç kullanma hakkına sahip, halkı türdeşleş-tirecek ortak kültür, simge ve değerler oluşturmayı amaçlayan devlet tarzıdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Şark meselesi olarak tanımlanan batının Şark politikasının temel hedeflerinden birisi değildi?
Seçenekler
A
Balkanlarda ki Hıristiyan toplulukların ayrı devletler şeklinde ortaya çıkmasını sağlamak,
B
Balkanlarda ki Osmanlı siyasî otoritesini sona erdirmek,
C
Balkanlar da Batı’nın siyasî ve ekonomik desteğine muhtaç yeni pazarlar oluşturmak,
D
Katolik ve Protestan dünyası karşısında Ortodoks kilisesi milliyet esasında parçalamak,
E
Anadolu yu ele geçirip sömürgeciliklerini Asya ülkelerine yaymak,
Açıklama:
Batı’da ortaya çıkan ve gelişen ulus devletler dış politika adına mevcut askerî imparatorlukları parçalayıp yerine ulus devletlerin kurulmasını plânlamışlardı. Bu plânların gerçekleşmesi adına geliştirdikleri projelerden belki de en önemlisi şark politikasıdır. Şark meselesi olarak tanımlanan bu politikanın temel ilgi alanı Osmanlı coğrafyasıdır. Projenin gerçekleşmesi halinde Balkan Hıristiyan toplu-lukları ayrı devletler şeklinde ortaya çıkarlarsa, bölgede Osmanlı siyasî otoritesi sona erer, Batı’nın siyasî ve ekonomik desteğine muhtaç yeni pazarlar oluşur, bel-ki de Katolik ve Protestan dünyası karşısında Ortodoks kilisesi milliyet esasında parçalanmış olurdu.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi batılıların Balkanlar da imparatorluk tebaasını ulusa dönüştürmek için, aynı bölgede yaşayan farklılıkları ötekileştirmek adına baş vurduğu yöntemlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Doğal asimilasyon,
B
Irkçılık,
C
Soykırım,
D
Etnik merkezcilik,
E
Tek kültürcülük,
Açıklama:
İkinci aşamada sınırları belirlenen topraklar üzerinde yaşayan toplulukları ulusa dönüştürme harekâtı başlatılır. Sınırları çizilen bölgede yaşayan imparator-luk tebaasını ulusa dönüştürmek için her şeyden önce devlete adını verecek etnik çekirdek seçilir. Sonraki aşamada hedef toplum diğer unsurlardan uzaklaştırılma-ya çalışılır. Bunun için de ötekileştirme yöntemine başvurulur. Öteki kavramına dayanılarak oluşturulan akımların başında ırkçılık, soykırım, etnik merkezcilik, tek kültürcülük ve ecnebi düşmanlığı gelir.
Soru 36
Kilise ve Hıristiyan din adamları klâsik dönemde Osmanlı toplumsal yapısı içinde Hıristiyanların eğitiminden, mahkeme, vergilerin tahsili ve köylerin idaresine kadar önemli bir konumu sahipken Osmanlı idaresinin merkezileştirme projesi ile bu ayrıcalıklarını tedrici bir biçimde kaybettiler. Osmanlı idaresinde "merkezileşme Projesini uygulayan "padişah hangisiydi?
Seçenekler
A
II.Abdülhamit,
B
II.Mahmut,
C
III.Selim
D
I.Abdülmecit,
E
IV.Murat,
Açıklama:
Kilise ve Hıristiyan din adamının klâsik dönemde Osmanlı toplumsal yapısında önemli bir konumu vardı. Din adamı Hıristiyanların eğitiminden, muhakeme işlerinden, vergilerin tahsilinden ve köylerin idaresinden sorumluydu. Osmanlı idaresi İkinci Mahmut ile birlikte merkezileştirme projesini uygulamaya koyunca Hıristiyan din adamları tedrici bir şekilde yetkilerini kaybetmeye başladılar. Deyim yerindeyse Hıristiyan-ların padişahlığından din adamlığı mevkiine indiler. Bu uygulama din adamlarının yetki, otorite ve liderlik vasfını kaybetmeleri ve yerlerini sivil Hıristiyanların alması sonucunu doğurdu.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Rusların "Kırım ve Kafkasya’yı Ruslaştırılmak için uyguladığı asimilasyon siyasetinin bir uygulaması değildi?
Seçenekler
A
Rusya işgal sahasında ki yetişkinlerin isimlerini Slavlaştırmaya başladı,
B
Yeni doğanlar çocukların isimleri Rus ismi ile nüfus kütüklerine kayıt edildi,
C
Gönüllü olarak Ruslaşmayı kabul eden ailelere çeşitli imkanlar sağlandı,
D
Eğitim çağındaki Müslüman çocuklarının bir kısmı, anne babalarından alınıp Rus yatılı okullarına yerleştirildi,
E
Müslümanlara ait mahalle okullarının proğramlarına zorunlu Rusça dersleri konuldu,
Açıklama:
Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılmasıydı. Rusya, bu politikasında başarılı olabilmek için asimilasyon siyaseti uyguladı.Asimilasyona isim değiştirme ile başlandı. Rusya işgal sahasında ilk etapta yetişkinlerin isimlerini Slavlaştırmaya çalıştı. Yeni doğanlar ise ebeveynin rızasına bakılmaksızın doğrudan Rus ismi ile nüfus kütüğüne kaydediliyordu. Eğitim ça-ğındaki Müslüman çocuklarının bir kısmı, anne babalarından alınıp Ortodoksluk felsefesine uygun olarak yetiştirilmek üzere yatılı Rus okullarına yerleştirilmek-teydi. Müslümanlara ait mahalle okullarının müfredatına ise zorunlu Rusça ders-leri konmaktaydı.
Soru 38
Osmanlının Kuzey Afrika topraklarından ayrılmasından sonra bu bölgelerden de Türk hâkimiyetindeki topraklara göçler oldu ancak, bu göçlerin, Kırım, Kafkas ve Balkanlardaki kadar kitlesel bir boyut kazanmamasının temel sebebi neydi?
Seçenekler
A
Buraları işgal eden devletlerin uyguladıkları Asimilasyon politikalarının etkili olması,
B
Avrupa ülkelerinin kuzey Afrika topraklarından göçü yasaklaması,
C
Kuzey Afrika yı işgal eden Avrupa ülkelerinin yerli halkın yaşam biçimine müdahale etmemesi,
D
Buralar da azınlığa dayalı Milli Devletlerin kurulmaması,
E
Çoğu çöllerde yaşayan Kuzey Afrika halkının işgalci devletlerin baskılarını yoğun olarak hissetmemeleri,
Açıklama:
Kuzey Afrika’da ise halkı Müslüman olan Osmanlı vilâyetleri bulunmaktaydı. Avrupa devletleri aralarında vardıkları uzlaşma çerçevesinde buraları doğrudan işgal ettiler. Netice itibarıyla, buralarda millî devletler kurmayı düşünmediler. Bu bölgelerden de Türk hâkimiyetindeki topraklara göçler oldu. Bu göçlerin, Kırım, Kafkas ve Balkanlardaki kadar kitlesel bir boyut kazanmamasının temel sebebi burada azınlığa dayalı bir devletin kurulma plânlarının yapılmamasıdır.
Soru 39
Aşağıda ki göç nedenlerinden hangisi "Modernite öncesi "göçlerin ana nedenlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Eğitim amaçlı göç,
B
Mevsimlik göç,
C
Savaş nedeniyle göç,
D
Sağlık nedeniyle göç,
E
Kuraklık,açlık ve kıtlığın baş göstermesiden dolayı göç,
Açıklama:
Şüphesiz göçlerin ekonomik sebepleri tarih boyunca birçok değişikliğe uğramıştır. Modernite öncesi göçlerin ana nedeni : iklimde meydana gelen geçici veya sürekli değişim ve kullanma sonunda toprakların insan ve hayvan yiyeceğini yeterince üretememesi sonucu açlık ve kıtlığın baş göstermesidir. Göçebe ve yarıgöçebe toplulukların gelir kaynağı hayvan ürünleri ekonomisine dayandığı hatırlanırsa, uzun kuraklık ve sair doğal afetlerin bu eko-nomiyi nasıl sarstığı daha iyi anlaşılır.
Soru 40
Aşağıdaki otoriteye bağlı zorunlu göçlerden hangisi diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Tagrib
B
Tenkil
C
Nefy
D
Tehcir
E
Mübadele
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Göç Tanımı ve Çeşitleri
Zorunlu göçler, otoriteye bağlı olarak bulunduğu yerden kitleleri ya da bireyleri başka yere gönderme yanında geçici olarak kendi isteğiyle doğal afetlerden ya da birtakım tehlikelerden uzaklaşmak amacıyla başka bir yere gitmektir. Otoriteye bağlı göçlerde bireyin isteği söz konusu değildir. Nefy, tenkil, tagrib, tebid, tenkil ve tehcir, sürgün bireyin herhangi bir şeyle suçlanması sonucunda bulunduğu yerden başka bir yerde zorunlu ikâmet etmesiyken, mübadele merkezi otorite tarafından kimliğinden dolayı bulunduğu mekânı terk etmesinin istenmesi demektir.
Zorunlu göçler, otoriteye bağlı olarak bulunduğu yerden kitleleri ya da bireyleri başka yere gönderme yanında geçici olarak kendi isteğiyle doğal afetlerden ya da birtakım tehlikelerden uzaklaşmak amacıyla başka bir yere gitmektir. Otoriteye bağlı göçlerde bireyin isteği söz konusu değildir. Nefy, tenkil, tagrib, tebid, tenkil ve tehcir, sürgün bireyin herhangi bir şeyle suçlanması sonucunda bulunduğu yerden başka bir yerde zorunlu ikâmet etmesiyken, mübadele merkezi otorite tarafından kimliğinden dolayı bulunduğu mekânı terk etmesinin istenmesi demektir.
Soru 41
Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yaşayan bazı insanların tarlalarda çalışmak için, örneğin Adana’ya gelmeleri aşağıda belirtilen göçlerden hangisine girer?
Seçenekler
A
Daimî göç
B
Gönüllü göç
C
Kitlesel göç
D
Mevsimlik göç
E
Zorunlu göç
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Göç Tanımı ve Çeşitleri
Mevsimlik göç yılın belli dönemlerinde meydana gelen göçlerdir. Bu göçler genellikle tarım ve tarım dışı alanlardaki geçici işlerle ilgili göçlerdir. Bu göçlerde kişiler bireysel veya grup halinde belli mevsimlerde bir yere göç eder ve mevsim sonunda ocağına geri döner.
Mevsimlik göç yılın belli dönemlerinde meydana gelen göçlerdir. Bu göçler genellikle tarım ve tarım dışı alanlardaki geçici işlerle ilgili göçlerdir. Bu göçlerde kişiler bireysel veya grup halinde belli mevsimlerde bir yere göç eder ve mevsim sonunda ocağına geri döner.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi zorunlu göçe kendisinin karar vererek göç eden değildir?
Seçenekler
A
Mübadil
B
Mülteci
C
Harikzede
D
Depremzede
E
Sığınmacı
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Göç Tanımı ve Çeşitleri
Seçeneklerde belirtilenlerin hepsi zorunlu göçe maruz kalanlardır. Ancak mülteci ve sığınmacı başka bir ülkeye ülkesindeki yaşam koşullarından, savaş ya da kendini tehlikede hissettiğinden geçerken depremzede ve harikzede (yangın mağduru) doğal afetler sonucunda meskûn olduğu bölgede yaşamak için gerekli asgari şartların kalktığına hükmederek mekânı değiştirmektedir. Ancak mübadil, salt milliyet, din gibi kimliği nedeniyle yer değiştirmesi istenilen kişidir.
Seçeneklerde belirtilenlerin hepsi zorunlu göçe maruz kalanlardır. Ancak mülteci ve sığınmacı başka bir ülkeye ülkesindeki yaşam koşullarından, savaş ya da kendini tehlikede hissettiğinden geçerken depremzede ve harikzede (yangın mağduru) doğal afetler sonucunda meskûn olduğu bölgede yaşamak için gerekli asgari şartların kalktığına hükmederek mekânı değiştirmektedir. Ancak mübadil, salt milliyet, din gibi kimliği nedeniyle yer değiştirmesi istenilen kişidir.
Soru 43
Yerleşik toplum içerisinde yer alıp ekonomik sorunlardan dolayı toprak tasarruf hakkını terk ederek başka bir yere göç edenler için aşağıdakilerden hangisi söylenmektedir?
Seçenekler
A
Çift bozan
B
Mülteci
C
Gurbetçi
D
Sürgün
E
Göçmen
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Osmanlı Göç Terminolojisi
Yerleşik toplum içerisinde yer alıp ekonomik sorunlardan dolayı toprak tasarruf hakkını terk ederek başka bir yere göç edenler için sipahi ve Osmanlı bürokratları tarafından çift bozan olarak tanımlanmıştır.
Yerleşik toplum içerisinde yer alıp ekonomik sorunlardan dolayı toprak tasarruf hakkını terk ederek başka bir yere göç edenler için sipahi ve Osmanlı bürokratları tarafından çift bozan olarak tanımlanmıştır.
Soru 44
Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen ve sonrasında Osmanlı’ya verilerek Anadolu’da iskân tabi tutulan Müslümanlara verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Esir-i Şarkiyya
B
Tehcir-i mültecân
C
Muhacir-i Müselman
D
Zulmide-i mübadil
E
Üsera-yı muhacirin
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Osmanlı Göç Terminolojisi
Türk tarihinde üsera-yı muhacirin olarak tanımlanan grup, Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlardır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar bu esirleri müttefiki Osmanlı’ya teslim edecektir. Osmanlı Devleti de bunları Anadolu’da iskâna tabi tutmuştur.
Türk tarihinde üsera-yı muhacirin olarak tanımlanan grup, Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlardır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar bu esirleri müttefiki Osmanlı’ya teslim edecektir. Osmanlı Devleti de bunları Anadolu’da iskâna tabi tutmuştur.
Soru 45
Ortadoğu’dan dolayısıyla Osmanlı Devleti topraklarından Amerika’ya göç edenlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhacir
B
Caliye
C
Kaçgun
D
Tagrip
E
Mübadil
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Osmanlı Göç Terminolojisi
Caliye adı verilir.
Caliye adı verilir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklı bir göç nedenidir?
Seçenekler
A
Ekilebilir toprak alanlarının aile nüfusunun kalabalık olması nedeniyle yetmemesi üzerine çalışmak için başka yerlere gitmeleri
B
Balıkçılık, kamış ekiciliği yaptığı gölün kuruması üzerine geçimini sağlamak için bulunduğu yerden ayrılmak zorunda kalmaları
C
Sermayesini teknolojinin daha geliştiği yerlerde kullanmak üzere bulunduğu yerden başka bir yere göç etmeleri
D
İklimde meydana gelen değişiklikler sonucunda toprakların insan ve hayvan yiyeceğini yeterince üretememesi sonucu açlık ve kıtlığın oluşmasıyla ayrılmaları
E
Ormanlık alanların giderek azalması sonucunda geçimini buradan sağlayan insanların başka yollar aramak üzere mekân değiştirmeleri
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri - Göçleri Doğuran Sebepler
Ticaret ve sanayi kuruluşu oluşturmak amacıyla yapılan göçler, zorunlu göç sayılmaz.
Ticaret ve sanayi kuruluşu oluşturmak amacıyla yapılan göçler, zorunlu göç sayılmaz.
Soru 47
Göçlerin sonuçları ve etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Göçmenler gittikleri yerlerde yerli halkla evlilik ilişkisi kurmazlar; yani kız alıp vermezler. Bir başka deyişle kendi kültürlerini, dinlerini, sosyal farklılıklarını yerli halktan gizlemek isterler.
B
Ekonomik açıdan göçmenler eski yurtlarında kullandıkları aletleri, tarım yöntemlerini ve bitki türlerini yerli halkla paylaşmaktan, onları tanıtmaktan kaçınırlar.
C
Göçmenler yeni yerleştikleri kasaba, şehir ve ülkede yaşam kültürüne yabancı olmalarının yanı sıra sosyal yapının da en alt bölümlerinde yer aldıklarından kesinlikle yerli halkla birlikte olmak istemezler, her şeyi kendi içlerinde yaşarlar.
D
Savaşlarda geride genellikle kadın, çocuk, yaşlı, hasta nüfus kaldığından bunlar çareyi göç etmekte bulurlar; ancak hastalık ve yetersiz beslenme nedeniyle çoğu kırılmaktadır. Bundan da hem göçmen kitlesi hem de gidilen yer zarar görmektedir.
E
Göçmen grupları ekonomik gelişme yönünden değişikliklere daha yatkın olurlar. Göç ettikleri yerin yerli halkından daha gelişmiş oldukları için genellikle onları küçümserler, bu da birtakım gerginliklere neden olabilir.
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri- Göçlerin Sonuçları ve Etkileri
Savaşlarda üretici nüfus genellikle cepheye sürülür. Geride kalan çocuk, kadın, yaşlı ve hasta nüfus çareyi göç etmekte bulur. Bunların da önemli bir kısmı salgın hastalık ve yetersiz beslenme sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Dolayısıyla hem göçmen kitlesi ve hem de göçmenin gittiği ülke bu durumdan zarar görmektedir.
Savaşlarda üretici nüfus genellikle cepheye sürülür. Geride kalan çocuk, kadın, yaşlı ve hasta nüfus çareyi göç etmekte bulur. Bunların da önemli bir kısmı salgın hastalık ve yetersiz beslenme sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Dolayısıyla hem göçmen kitlesi ve hem de göçmenin gittiği ülke bu durumdan zarar görmektedir.
Soru 48
Balkanlarda oluşumu yönünden Ulus-Devlet olarak düşünülmeyen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Arnavutluk
B
Bulgaristan
C
Karadağ
D
Sırbistan
E
Romanya
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri- Balkanlardan Anadolu’ya Yönelik Göçlerin Sebepleri
Balkanlar’da Hıristiyan etnik unsurların bağımsız devlet kurmaları desteklenirken, Müslümanlara aynı destek verilmemiş, engel olunmaya çalışılmıştır. Şark politikası sunucunda Hırıstiyan nüfusun yoğun olarak yaşadığı Osmanlı topraklarında ulus devletler kurdurulurken Müslüman olan Boşnak ve Arnavutlara bir ulus devlet kurdurulması düşünülmemiştir.
Balkanlar’da Hıristiyan etnik unsurların bağımsız devlet kurmaları desteklenirken, Müslümanlara aynı destek verilmemiş, engel olunmaya çalışılmıştır. Şark politikası sunucunda Hırıstiyan nüfusun yoğun olarak yaşadığı Osmanlı topraklarında ulus devletler kurdurulurken Müslüman olan Boşnak ve Arnavutlara bir ulus devlet kurdurulması düşünülmemiştir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Kırım ve Kafkasya’da Rusların Müslüman halka yaptığı asimilasyon çalışmalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Müslüman halktan olanların zorla isimlerinin değiştirilmeye çalışılması, yetişkinlerin isimlerinin Slavlaştırılması, yeni doğanlara ise ebeveynlerinin rızasına bakılmaksızın Rus adı verilerek kütüklere kaydedilmesi
B
Eğitim çağına gelmiş Müslüman çocukların sanayi ve ticaret alanında iyi yetişmelerini sağlamak amacıyla teknik alanda yeni okulların açılması, gerekli durumlarda başka yerlerde yatılı okumalarının sağlanması
C
Eğitim çağındaki çocukların ailelerinden koparılarak Ortodoksluk felsefesine uygun olarak yetiştirilmek üzere yatılı Rus okullarına yerleştirilmesi
D
Müslümanlara ait mahalle okullarında Rus öğretmenleri görev yapması, bunların maaşlarının yerli halk tarafından karşılanması, anadilin kullanılmasının yasaklanması, zorunlu Rusça derslerinin verilmesi
E
Rusça bilmeyen imam ve hocalara görev verilmemesi, çocukların dini bilgilerinin zayıflatılması, din değiştirmelerinin yolunun açılması, Müslümanlara farklı vergiler uygulanması
Açıklama:
Osmanlı Coğrafyasında Göç ve Sebepleri- Kırım ve Kafkasya’dan Anadolu’ya Yönelik Göçlerin Sebepleri
Rusya, Müslüman halkın yoğun olarak bulunduğu Kırım ve Kafkasya gibi bölgelerde Müslüman halkın etkisini azaltmak, kırmak hatta yok etmek amacıyla asimilasyon siyaseti uygulamıştır. Asimilasyon çoğu kez zorla olmaktadır. Ancak zaman zaman ikna ya da birtakım kandırmacalarla da olabilmektedir. İsim değiştirme, din değiştirme, vergi yükleme, ibadetini ve eğitimini istediği gibi yapmalarına izin vermeme gibi olgular asimile etme çalışmalarıdır. Teknik alanda yeni okulların açılması, gençlerin yetiştirilmesi asimilasyon çalışmalarına girmez.
Rusya, Müslüman halkın yoğun olarak bulunduğu Kırım ve Kafkasya gibi bölgelerde Müslüman halkın etkisini azaltmak, kırmak hatta yok etmek amacıyla asimilasyon siyaseti uygulamıştır. Asimilasyon çoğu kez zorla olmaktadır. Ancak zaman zaman ikna ya da birtakım kandırmacalarla da olabilmektedir. İsim değiştirme, din değiştirme, vergi yükleme, ibadetini ve eğitimini istediği gibi yapmalarına izin vermeme gibi olgular asimile etme çalışmalarıdır. Teknik alanda yeni okulların açılması, gençlerin yetiştirilmesi asimilasyon çalışmalarına girmez.
Soru 50
- Mübadil
- Tebid
- Tehcir
- Sürgün
- Nefy
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, III, IV ve V
C
II, III, IV ve V
D
I ve V
E
Yalnız V
Açıklama:
Zorunlu göçleri de kendi içinde gruplandırmak mümkündür. Bu tür göçlerin bir kısmında göç kararını doğrudan merkezi otorite verir. Burada birey edilgen bir durumdadır. Mübadele, sürgün, nefy, tagrib, tebid, tenkil, tehcir uygulamasına tabi tutulanlar bu gruba girerler. Aslında burada da mübadeleye tabi tutulanı diğerlerinden ayırmak gerekmektedir. Zira sürgün, nefy, tagrib, tebid, tenkil ve tehcir uygulamasına tabi tutulanlar merkezi otorite tarafından herhangi bir şeyle suçlanmaktadır. Mübadil böyle bir suçlamanın da muhatabı değildir. Sadece kimliğinden dolayı bulunduğu mekanı terk etmesi kendisine dikte ettirilmiştir. Muhaceret, mültecilik, sığınmacılık ve doğal afetlere bağlı göçler de zorunlu göç kapsamına dahil edilmektedir. Burada zorunluluğa karar veren göç edenin kendisidir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 51
Osmanlı göç terminolojisine göre kendi iradesiyle başka bir yere göç ederek oranın nüfusuna kayıt yaptıran kişilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Göçebe
B
Sılacı
C
Gurbetçi
D
Yabancı
E
Çift bozan
Açıklama:
Anadolu’da arazisini elinden çıkaran ve başkalarının arazisinde ırgatlık yapanlara da göçebe oldu denmektedir. Bunun dışında yerleşik toplum içerisinde yer alıp ekonomik sorunlardan dolayı toprak tasarruf hakkını terk ederek başka bir yere göç edenler sipahi ve Osmanlı bürokratı tarafından çift bozan olarak tanımlanmıştır. Eğer kişi ailesinin geçimini temin maksadıyla geçici olarak bekar bir vaziyette başta İstanbul olmak üzere başka şehirlere veya bölgelere gidiyorsa gurbetçi adını almaktaydı. Gurbetçi memleketine dönerken sılacı olarak tanımlanmıştır. Gurbetçi çalışmak üzere geldiği büyük şehirde iş bulamaz ise merkezi idare tarafından asayişi bozmaya potansiyel aday olarak algılanır ve serseri lafzıyla tanımlanır. Osmanlı özellikle zaman zaman nüfus yoklamaları yapmak suretiyle taşradan gelmiş olup işsiz güçsüz olanları yani bürokratın ifadesiyle serserileri memleketlerine geri döndürmeye çalışırdı. Kişi eğer ailesi ile birlikte göç ediyorsa genellikle ev göçü bazen de hane göçü şeklinde tanımlanmıştır. Çeşitli sebeplerle kendi iradesiyle bir yerden başka bir yere göç eden ve oranın nüfusuna kaydedilen kişiler belgelerde yabancı olarak tanımlanmaktaydı. Yerli halk ise bu gibi kişileri yaban olarak isimlendirmiştir. Doğru yanıt D’dir.
Soru 52
Birinci Dünya Savaşı içerisinde gerçekleşen Rus-Alman savaşı esnasında Almanlara esir düşen Müslümanların oluşturduğu gruba Türk tarihinde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nogay muhaciri
B
Üsera-yı muhacirin
C
Şark mültecisi
D
Harikzade
E
Kahırzade
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı esnasında ocağını terk edip iç kesimlere çekilmek zorunda kalanlar Şark mültecisi şeklinde isimlendirilmiştir.
Osmanlı bürokratı yine savaş sebebiyle Milli Mücadele döneminde ocağını terk eden Güneyli veya Batı Anadolulu Türkü felaketzede veya harikzede şeklinde tanımlamıştır. Muhacir ise mülteci statüsünde gelip geri dönemeyen ve Osmanlı coğrafyasında yerleşen veya her iki devletin iznini alarak barış döneminde yerleşmek kastıyla gelen kişiler için kullanılan bir terimdir. Bu şekilde Balkanlardan, Kırım’dan ve Kafkaslardan gelenler muhacir olarak tanımlanabildikleri gibi Kırım ve Kafkaslardan gelenler “etnik “ grup kimlikleri ile de tanımlanabilmişlerdir. Bu çerçevede Nogay, Abaza, Çeçen, Çerkes, Gürcü veya Nogay muhaciri şeklinde tanımlanabileceklerdir.
Türk tarihinde üsera-yı muhacirin olarak tanımlanan bir grup vardır. Bunlar Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlardır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Almanlar bu gibi esirleri müttefiki Osmanlı’ya teslim edecektir. Osmanlı Devleti de bunları Anadolu’da iskâna tabi tutmuştur. Doğru yanıt B’dir.
Osmanlı bürokratı yine savaş sebebiyle Milli Mücadele döneminde ocağını terk eden Güneyli veya Batı Anadolulu Türkü felaketzede veya harikzede şeklinde tanımlamıştır. Muhacir ise mülteci statüsünde gelip geri dönemeyen ve Osmanlı coğrafyasında yerleşen veya her iki devletin iznini alarak barış döneminde yerleşmek kastıyla gelen kişiler için kullanılan bir terimdir. Bu şekilde Balkanlardan, Kırım’dan ve Kafkaslardan gelenler muhacir olarak tanımlanabildikleri gibi Kırım ve Kafkaslardan gelenler “etnik “ grup kimlikleri ile de tanımlanabilmişlerdir. Bu çerçevede Nogay, Abaza, Çeçen, Çerkes, Gürcü veya Nogay muhaciri şeklinde tanımlanabileceklerdir.
Türk tarihinde üsera-yı muhacirin olarak tanımlanan bir grup vardır. Bunlar Rus ordusu saflarında savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanlardır. Birinci Dünya Savaşı esnasında Almanlar bu gibi esirleri müttefiki Osmanlı’ya teslim edecektir. Osmanlı Devleti de bunları Anadolu’da iskâna tabi tutmuştur. Doğru yanıt B’dir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi zorunlu göçlerin en önemli nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Savaş sonrasında yeniden uyum
B
Yiyecek ihtiyacını temin etme
C
Ekonomik baskıda azalma
D
Daha iyi sağlık koşullarına kavuşma
E
İklim şartlarının yaşamı zorlaştırması
Açıklama:
Serbest ve bireysel göçlerin sebepleri birbirinden çok farklı olabilmektedir. Bununla beraber yine de söz konusu göçlerin sebeplerini eğitim, sağlık, ekonomik olarak gruplandırmak mümkündür. Zorunlu göçlerin sebeplerini ise sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti, doğal afetlere karşı halkı korumak, savaş sonrasında yeniden uyum veya savaş sonrası bir bölgenin hakimiyet açısından el değiştirmesi şeklinde gruplandırmak mümkündür. Genel ve kitlesel göçlerin ana sebeplerinden birisi nüfus artışı ve bunun doğurduğu demografik baskıdır. Nüfus baskısı ekonomik baskıyı da beraberinde getirir. Söz konusu baskılar sonucu refah seviyesi düşük toplumdan müreffeh topluma, nüfus fazlası toplumdan nüfusu az olan gelişmiş ülkeye yönelik kitle göçleri gerçekleşir. İnsanlar yiyecek ihtiyacını temin edecek daha verimli yerlere göçe zorlanmakta ve bir göçler zinciri meydana getirmekteydiler. Yiyecek üretimini arttıracak teknolojiyi geliştiremeyen toplumlar çareyi yiyecek temin etmeyi umdukları coğrafyaya göç etmekte bulmaktaydılar. Doğru yanıt A’dır.
Soru 54
Balkanlardan Anadolu’ya doğru gerçekleşen göçlerin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşsiz kalma
B
Emek açığı
C
Ekonomik kazanç
D
Ulus devlet kurma
E
Üretici nüfusta azalma
Açıklama:
Balkanlardan Anadolu’ya yönelik göçlerin sebeplerini bu bölgede ulus devlet kurma projelerinin geliştirilmesi ve tatbik edilmesi oluşturmaktadır. Ulus devlet sınırları belirli toprak parçasında yasal güç kullanma hakkına sahip, halkı türdeşleştirecek ortak kültür, simge ve değerler oluşturmayı amaçlayan devlet tarzıdır. Doğru yanıt D’dir.
Soru 55
- Bulgaristan
- Sırbistan
- Romanya
- Yunanistan
- Arnavutluk
- Karadağ
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve VI
B
II, III, IV, V ve VI
C
III, V ve VI
D
I ve VI
E
Yalnız VI
Açıklama:
1828 - 1829 ve 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşları sonunda imza edilen Edirne ve Berlin antlaşmaları ile Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ devletleri kuruldu. Müstakil devletlerin kurulması ile neticelenen bu süreç imparatorlukların parçalanması anlamına gelen Balkanlaşma teriminin ortaya çıkmasına vesile oldu. Bu süreçte Balkanlar’da hıristiyan etnik unsurların müstakil devlet kurmaları desteklenirken, Müslümanlara aynı destek verilmemiş, hatta Bosna örneğinde olduğu gibi siyasi milli bir teşekkül olarak ortaya çıkmalarına belki de engel olmak düşüncesiyle işgal edilmiştir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 56
Sınırları belirlenen topraklar üzerinde yaşayan toplulukları ulus devlete dönüştürebilmek için birlikte yaşayan insanlar arasında soykırım, etnik merkezcilik, ırkçılık, tek kültürcülük ve ecnebi düşmanlığı akımlarını oluşturan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hıristiyanlaştırma
B
Birleştirme
C
Bağımsızlaştırma
D
Millileştirme
E
Ötekileştirme
Açıklama:
Balkan devletlerinin sınırları Batılı hami devletler tarafından uluslararası güç dengesi gözetilerek çizilmiştir. Sınırları belirlenen topraklar üzerinde yaşayan toplulukları ulusa dönüştürme harekatı başlatılır. Sınırları çizilen bölgede yaşayan imparatorluk tebaasını ulusa dönüştürmek için her şeyden önce devlete adını verecek etnik çekirdek seçilir. Sonraki aşamada hedef toplum diğer unsurlardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Bunun için de ötekileştirme yöntemine başvurulur. Öteki kavramına dayanılarak oluşturulan akımların başında ırkçılık, soykırım, etnik merkezcilik, tek kültürcülük ve ecnebi düşmanlığı gelir. Doğru yanıt E’dir.
Soru 57
Kırım ve Kafkasya’dan Anadolu’ya doğru gerçekleşen göçlerin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşgaller
B
İşsizlik
C
İklim koşulları
D
Milli devlet kurma
E
Asimilasyon
Açıklama:
Kırım ve Kafkaslarda Müslüman toplulukların denetiminde milli devletlerin planlanıp hayata geçirilmesi beklenirdi. Ancak böyle bir süreç yaşanmadı. Konjonktür gereği 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı, halkın karşı çıkmasına rağmen müstakil hale getirilmişse de Rus işgali gecikmedi. Bu gelişmelere Avrupa müdahale etmedi. Bundan cesaret alan Rusya hakimiyet sahasını Güney Kafkasya’ya kadar yaydı. Ele geçirilen saha Slav unsur yerleştirilmek, yerli Müslüman halk göçürülmek suretiyle Hıristiyanlaştırılmaya ve Ruslaştırılmaya çalışıldı.
Rusya söz konusu sahaya hakim olabilmek için hususi iskan politikaları geliştirdi. Rus iskan siyaseti iki aşamalıdır: Birinci aşamada Rus bürokratları çeşitli yöntemleri kullanarak yerli ahaliyi Hıristiyanlaştırmaya ve Ruslaştırmaya çalışıyorlardı. İkinci aşamada ticaret ve ulaştırma merkezlerine yerleştirilecek Rus göçmenleri vasıtasıyla bölge kontrol altına alınmaya çalışılmaktaydı. Bu siyasetin uzun vadedeki hedefi Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılmasıydı. Rusya, bu politikasında başarılı olabilmek için asimilasyon siyaseti uyguladı. Doğru yanıt E’dir.
Rusya söz konusu sahaya hakim olabilmek için hususi iskan politikaları geliştirdi. Rus iskan siyaseti iki aşamalıdır: Birinci aşamada Rus bürokratları çeşitli yöntemleri kullanarak yerli ahaliyi Hıristiyanlaştırmaya ve Ruslaştırmaya çalışıyorlardı. İkinci aşamada ticaret ve ulaştırma merkezlerine yerleştirilecek Rus göçmenleri vasıtasıyla bölge kontrol altına alınmaya çalışılmaktaydı. Bu siyasetin uzun vadedeki hedefi Kırım ve Kafkasya’nın Ruslaştırılmasıydı. Rusya, bu politikasında başarılı olabilmek için asimilasyon siyaseti uyguladı. Doğru yanıt E’dir.
Soru 58
Aşağıda verilen devletlerden hangisi Osmanlı Devleti’ne ait olan Cezayir ve Tunus topraklarını 1800-1914 yılları arasında işgal etmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İtalya
D
Almanya
E
Rusya
Açıklama:
1800-1914 yılları arasında hedef Osmanlı vatandaşı gayrimüslim toplulukları Türk idaresinden ayırmak ve müstakil devletler şekline dönüştürmekti. Buna karşılık Müslüman Arap, Boşnak, Arnavut gibi topluluklara dayalı ulus devletler oluşturma yoluna gidilmedi. Bu nüfusun yaşadığı coğrafyalar Avrupa devletleri arasında paylaştırıldı. Bunun neticesinde Kırım Rusya’nın, Bosna- Hersek Avusturya- Macaristan’ın, Cezayir ve Tunus Fransa’nın, Mısır İngiltere’nin işgaline uğradı. Benzer işgal hareketleri 20. yüzyılın başında da sürdü. İtalya Trablusgarp’ı işgal ederken Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Ortadoğu toprakları Fransa ve İngiltere tarafından işgal edildi. Doğru yanıt B’dir.
Soru 59
Doğu Karadeniz’de yaşayan Müslümanların çoğunluğunun Bolu, Adapazarı ve İzmit’e göç etmelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Misyonerlik çalışmaları
B
Eğitim düzeyinin düşüklüğü
C
Ulaşımda yaşanan zorluk
D
Tarım arazilerinin yetersizliği
E
Maden ocaklarının kapanması
Açıklama:
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de maden ocağı işleten veya bu ocaklarda çalışanlar iş yerlerinin kapanması üzerine işsiz kaldılar. Söz konusu kişilerin ekserisi yersiz yurtsuz kişilerdi. Bunlardan Müslüman olanların bir kısmı çözümü Bolu, Adapazarı ve İzmit’e göç edip dağlık ve ormanlık alana yerleşmekte buldular. Bir kısmı da geçici olarak Karadeniz’in kuzeyindeki ülkelerde çalışıp para biriktirmekteydi. Bunlar belirli bir birikim elde edince geri dönüyorlardı. Doğru yanıt E’dir.
Soru 60
Aşağıdaki göç ve tasnif eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yön-İç
B
Katılan Sayısı- Kitle
C
Katılan Sayısı- Bireysel
D
Güzergah- Dış
E
Katılan Sayısı- Grup
Açıklama:
İç güzergaha göre göç türlerindendir
Soru 61
Bazı ülkelerin, göç politikalarının ve göçmen kabulü ile ilgili yasalarının sonucu olarak yabancı ülkelerden gelen göçmenleri belli özellikleri dikkate alarak kabul etmelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mevsimlik göç
B
Seçimli göç
C
Geçici göç
D
Zorunlu göç
E
Serbest göç
Açıklama:
Bazı ülkelerin, göç politikalarının ve göçmen kabulü ile ilgili yasalarının sonucu olarak yabancı ülkelerden gelen göçmenleri belli özellikleri dikkate alarak kabul etmelerine Seçimli göç adı verilir
Soru 62
Osmanlıda çeşitli sebeplerle kendi iradesiyle bir yerden başka bir yere göç eden ve oranın nüfusuna kaydedilen kişiler belgelerde yabancı olarak tanımlarken, yerli halk bu gibi kişilere ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Tagrip
B
Çift bozan
C
Göçebe
D
Sılacı
E
Yaban
Açıklama:
Osmanlıda çeşitli sebeplerle kendi iradesiyle bir yerden başka bir yere göç eden ve oranın nüfusuna kaydedilen kişiler belgelerde yabancı olarak tanımlarken, yerli halk bu gibi kişilere Yaban adı verilmiştir
Soru 63
Osmanlıda devletin çeşitli suçlardan dolayı bireyleri sürmesi olayı belgelere nasıl kaydedilmiştir?
Seçenekler
A
Tagrip
B
Çift bozan
C
Göçebe
D
Sılacı
E
Yaban
Açıklama:
Osmanlıda devletin çeşitli suçlardan dolayı bireyleri sürmesi olayı belgelere Tagrip olarak kaydedilmiştir
Soru 64
Celali hadiselerinin yaşandığı dönemde kitlesel göç fiilini işleyen kişiler nasıl tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
İcla
B
Tebid
C
Neyf
D
Kaçgun
E
Tehcir
Açıklama:
Celali hadiselerinin yaşandığı dönemde kitlesel göç fiilini işleyen kişiler Kaçgun olarak tanımlanmıştır
Soru 65
Osmanlı idaresi kaç yılında Yunanistan’ı tanımak zorunda kalmıştır?
Seçenekler
A
1827
B
1828
C
1829
D
1830
E
1842
Açıklama:
Osmanlı idaresi 1830 yılında Yunanistan’ı tanımak zorunda kalmıştır
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi zorunlu göçlerin sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sınır bölgesinde güvenlik koridoru oluşturma siyaseti
B
Doğal afetlere karşı halkı korumak
C
Savaş sonrasında yeniden uyum
D
Savaş sonrası bir bölgenin hâkimiyet açısından el değiştirmesi
E
Nüfus artışı ile doğan demografik baskı
Açıklama:
Nüfus artışı ile doğan demografik baskı zorunlu göçlerin sebepleri arasında yer almaz
Soru 67
Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ devletlerinin kurulması hangi antlaşmaların sonucudur?
Seçenekler
A
Londra ve Berlin Antlaşmaları
B
Edirne ve Berlin Antlaşmaları
C
Londra ve Edirne Antlaşmaları
D
Sevr ve Londra Antlaşmaları
E
Sevr ve Berlin Antlaşmaları
Açıklama:
Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ devletlerinin kurulması Edirne ve Berlin Antlaşmaları sonucudur.
Soru 68
İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar hariç Türkiye’deki Ortodokslar ile Yunanistan’daki Müslüman Türklerin değiştirilmesi aşağıdaki terimlerin hangisi ile açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Caliye
B
Mübadele
C
Mübadil
D
Muhacir
E
Harikzede
Açıklama:
Mübadele İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar hariç Türkiye’deki Ortodokslar ile Yunanistan’daki Müslüman Türklerin değiştirilmesidir.
Soru 69
- Göç kültür değişmelerinin de ana nedenidir
- Göç hem göçmeni, hem de yerli halkı değiştirir
- Göçlerin en büyük etkisi kitleseldir
- Göç evlilik ve sair yollarla toplumların karışmasını sağlar
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
III ve IV
D
I, II, III
E
I, II, IV
Açıklama:
Göçlerin en büyük etkisi kişiseldir. Diğer üç ifade doğrudur.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi 18. yüzyılda güvenliği zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan unsurların başında gelmektedir?
Seçenekler
A
Rüşvetçilik
B
Kan Davaları
C
Eşkıyalık hareketleri
D
Tarımsal üretimdeki azalma
E
Kapütülasyonlar
Açıklama:
17. yüzyılda Celali hadiseleri sonrası kitlesel boyutta bir iç göç dalgası cereyan
etti. Bu süreçte köylülerin bir kısmı daha güvenli fakat tarıma daha az elverişli
bölgelere yerleşirken; bir kısmı da hayvancılığa yöneldi. 18. yüzyılda güvenliği
zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan unsurların başında kapısız levendlerin
eşkıyalık hareketleri gelir.
etti. Bu süreçte köylülerin bir kısmı daha güvenli fakat tarıma daha az elverişli
bölgelere yerleşirken; bir kısmı da hayvancılığa yöneldi. 18. yüzyılda güvenliği
zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan unsurların başında kapısız levendlerin
eşkıyalık hareketleri gelir.
Soru 2
Tathir-i Memleket ya da Tenkih-i Vilayet olarak nitelenen tahliye işlemiyle Osmanlı Devleti aşağıdakilerden hangisini amaçlamıştır?
Seçenekler
A
Rüşvetçilik faaliyetlerinin önüne geçmek
B
Orduyu modernize etmek
C
Gümrük vergilerinden daha yüksek gelir elde etmek
D
Tarımsal bölgelerde vergilerini ödemekte zorlanan reayaya kolaylık sağlamak
E
Eşkiyalık faaliyetlerinin önüne geçmek
Açıklama:
Gurbetçilerin memleketlerine gönderilmesine çalışılmıştır. Tathir-i memleket,
tenkih-i vilayet olarak nitelenen tahliye işlemiyle devlet, İstanbul’da gıda maddelerinin ucuzlayıp bollaşacağını, tarımsal bölgelerde ise vergilerini ödemekte zorlanan reayaya kolaylık sağlanacağını düşünmüştür. Bu yönteme 1748 ve 1763 de
başvurulur.
tenkih-i vilayet olarak nitelenen tahliye işlemiyle devlet, İstanbul’da gıda maddelerinin ucuzlayıp bollaşacağını, tarımsal bölgelerde ise vergilerini ödemekte zorlanan reayaya kolaylık sağlanacağını düşünmüştür. Bu yönteme 1748 ve 1763 de
başvurulur.
Soru 3
Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlayan Fırka-i Islahiye hangi tarihte teşkil edilmiştir?
Seçenekler
A
1860
B
1863
C
1865
D
1867
E
1869
Açıklama:
1839- 1853 yılları arası 35- 40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar - göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır. II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet dönemlerinde de aşiret mensuplarını iskân faaliyetleri sürdürülmüştür.
Soru 4
Mora İsyanı hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1815
B
1818
C
1820
D
1821
E
1825
Açıklama:
Rumlar Mora’da 1821’de isyan ettiler. İsyanı, Hıristiyan-Müslüman çatışması şeklinde algılayan Avrupa kamuoyu asilere maddî ve manevî yardımda bulundu. İsyan 1824 yılına kadar gelişerek devam etti.
Soru 5
Fransa'nın Cezayir'i işgali hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1820
B
1825
C
1830
D
1835
E
1840
Açıklama:
Fransa, 1830 yılında Cezayir’i işgal etti. İşgal sahasındaki Cezayirliler iç bölgelere
çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler.
çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler.
Soru 6
Kırım'ın bağımsız bir devlet statüsüne kavuşturulması hangi antlaşmayla gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Pasarofça Antlaşması
B
Hünkar İskelesi Antlaşması
C
İstanbul Antlaşması
D
Küçük Kaynarca Antlaşması
E
Belgrad Antlaşması
Açıklama:
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü. Bağımsızlık dönemini Rusya’nın müdahaleleri sonucu iç çatışmalarla geçirdi.
Soru 7
Rusya'nın Kırım'ı 1783 yılında işgal ve ilhakının ardından, bölgeden Anadolu'ya kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga hangi tarihlerde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1785-1788
B
1788-1790
C
1790-1792
D
1792-1793
E
1793-1794
Açıklama:
1783 sonrasında kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga 1792-1793 yıllarında gerçekleşti. Bunu 1802-1803, 1812-1813 ve 1830’lu yıllardaki dalgalar takip etti.
Soru 8
Devlet ziraî üretimin düşmesini ve dirlik sahibinin gelirlerinin azalmasını önlemek, çiftçinin çiftini çubuğunu terk edip göçetmesine engel olmak adına çiftbozan resmi ve geri iskân kanunu tedbirlerini uyguluyordu. Bu yetki kaç yılla sınırlandırılmıştı?
Seçenekler
A
10,20 veya 30
B
15, 25 veya 35
C
10, 15 veya 20
D
5, 10 veya 15
E
15, 20 veya 25
Açıklama:
Devlet ziraî üretimin düşmesini ve dirlik sahibinin gelirlerinin azalmasını önlemek, çiftçinin çiftini çubuğunu terk edip göçetmesine engel olmak adına çiftbozan resmi ve geri iskân kanunu tedbirlerini uyguluyordu. Ancak bu yetki 10, 15 veya 20 yıllık bir süreyle sınırlandırılmıştı. Doğru Cevap C'dir.
Soru 9
Kuzey Kafkasya’da tüm bölgeyi kaleler ve çiftçi Hıristiyan topluluklarla boydan boya birbirine bağlayan ünlü Kozak hattı hangi tarihte tamamlanmıştır?
Seçenekler
A
1830
B
1831
C
1832
D
1833
E
1834
Açıklama:
Kuban bölgesindeki Müslümanlar genel bir kıyıma maruz kaldılar. Bu umumî
kırımdan kurtulan Çerkes ve Nogaylar, Kuban nehrinin sol sahiline iltica ederken
Nogayların bir kısmı da Ruslar tarafından Kırım Türklerinin terk ettiği topraklara
tehcir edildi. Kuban’da Türklerin boşalttığı yerlere Kozaklar yerleştirildi. Bu tedbirlerle yetinmeyen Rusya, aynı bölgeye Rus ve Alman göçmenlerini de iskân etti. Bu
faaliyetler sonucu 1832 yılında Kuzey Kafkasya’da tüm bölgeyi boydan boya birbirine kaleler ve çiftçi Hıristiyan topluluklarla bağlayan ünlü Kozak hattı tamamlanacaktır. Öte yandan, Ortodoks kilisesi vasıtasıyla bölge halkının bir kısmı Hıristiyanlaştırılacak ve özellikle Ossetlere karşı misyonerlik faaliyetleri yürütülecekti.
kırımdan kurtulan Çerkes ve Nogaylar, Kuban nehrinin sol sahiline iltica ederken
Nogayların bir kısmı da Ruslar tarafından Kırım Türklerinin terk ettiği topraklara
tehcir edildi. Kuban’da Türklerin boşalttığı yerlere Kozaklar yerleştirildi. Bu tedbirlerle yetinmeyen Rusya, aynı bölgeye Rus ve Alman göçmenlerini de iskân etti. Bu
faaliyetler sonucu 1832 yılında Kuzey Kafkasya’da tüm bölgeyi boydan boya birbirine kaleler ve çiftçi Hıristiyan topluluklarla bağlayan ünlü Kozak hattı tamamlanacaktır. Öte yandan, Ortodoks kilisesi vasıtasıyla bölge halkının bir kısmı Hıristiyanlaştırılacak ve özellikle Ossetlere karşı misyonerlik faaliyetleri yürütülecekti.
Soru 10
Aşağıdaki sebeplerden hangisi Osmanlı'da kitlesel iç göç dalgalarını gündeme getirmekteydi?
Seçenekler
A
Yüksek eğitim alma isteği
B
Kamu görevlilerinin suistimalleri
C
Bebek ölümleri
D
Askere gitme
E
Tarım alanı satın alma
Açıklama:
İç göçler daha ziyade bireysel ve grup göçleri şeklinde cereyan etmekteydi. Ama bazen kitlesel boyuta çıktığı da olmaktaydı. Taşrada güvenliği zedeleyen unsurlar, kamu görevlilerinin suistimalleri, doğal afetler, yangınlar, salgın hastalıklar, savaşlar, aşırı nüfus artışı gibi olaylar kitlesel iç göç dalgalarını gündeme getirmekteydi. 17. yüzyılda Celali hadiseleri sonrası kitlesel boyutta bir iç göç dalgası cereyan etti. Bu süreçte köylülerin bir kısmı daha güvenli fakat tarıma daha az elverişli bölgelere yerleşirken; bir kısmı da hayvancılığa yöneldi. 18. yüzyılda güvenliği zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan unsurların başında kapısız levendlerin eşkıyalık hareketleri gelir. Doğru Cevap B'dir.
Soru 11
Boşnakların göç ettikleri yerlerin başında aşağıdaki Osmanlı sancaklarından hangisi gelmektedir?
Seçenekler
A
Yenipazar
B
Kozan
C
Beypazarı
D
Nallıhan
E
Pasinler
Açıklama:
Boşnakların göç ettikleri yerlerin başında Yenipazar sancağı gelir. Sancak toprakları Sırbistan, Karadağ ve Bosna-Hersek göçmenlerinin sığınağı oldu. Kosova, İşkodra ve Makedonya topraklarında da binlerce Boşnak göçmeni birikmişti.
Soru 12
Girit Müslümanlarının göçüne kitlesel bir boyut kazandıran Girit Anayasası hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1895
B
1896
C
1897
D
1898
E
1899
Açıklama:
Bu ortamda adada kendileri için can ve mal güvenliğinin kalmadığına inanan Müslümanlar Anadolu’ya göç etmeye başladılar. 1899’da anayasanın ilanı Girit Müslümanlarının göçüne kitlesel bir boyut kazandırdı. Göç önce köylerden
kentlere, ikinci aşamada da kentlerden Anadolu’ya yönelik gerçekleşti. Osmanlı
idaresi göçü önlemeye yönelik çeşitli tedbirler almaya çalıştı. Buna rağmen göç
önlenemedi.
kentlere, ikinci aşamada da kentlerden Anadolu’ya yönelik gerçekleşti. Osmanlı
idaresi göçü önlemeye yönelik çeşitli tedbirler almaya çalıştı. Buna rağmen göç
önlenemedi.
Soru 13
1865’de Fırka-i Islahiye ile neredeki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır?
Seçenekler
A
Çukurova ve Uzunyayla
B
Maraş ve Elbistan
C
Konya ve Dobruca
D
Kuşadası ve İzmir
E
Yenişehir ve Edirne
Açıklama:
1839- 1853 yılları arası 35- 40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar - göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır. II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet dönemlerinde de aşiret mensuplarını iskân faaliyetleri sürdürülmüştür. Doğru Cevap B'dir.
Soru 14
1828-1829 Savaşı esnasında hangi topluluklar yerlerinden oynadı?
Seçenekler
A
Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar
B
Rumeli, Kafkasya ve Balkanlar’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar
C
Kırım, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar
D
Kırım, Kafkasya ve Balkanlar'da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar
E
Rumeli, Kırım ve Doğu Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar
Açıklama:
1828-1829 Savaşı esnasında Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı. Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, Doğu Anadolu’da ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler. Müslüman ahalinin bir kısmı da daha güvenli olduklarını düşündükleri yerlere çekildiler. Doğru Cevap A'dır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Küçük Kaynarca Antlaşması ile bağımsızlığına kavuşmuştur?
Seçenekler
A
Bulgaristan
B
Arnavutluk
C
Kırım
D
Yunanistan
E
Makedonya
Açıklama:
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü. Bağımsızlık dönemini Rusya’nın müdahaleleri sonucu iç çatışmalarla geçirdi. Bu dönemde pek çok Kırımlı idareci, asker ve sivil Osmanlı ülkesine iltica etti. Rusya, 1783 yılında Kırım’ı işgal ve ilhak etti. İlhâkı müteakip, Rusların ilk icraatı Çarlık hâkimiyetini benimsemeyeceği düşünülen Kırım hanedanı Giraylar, Ruslara karşı ön saflarda savaşmış olan beyler ve mirzalar ile sair askerî ve dinî önderleri ve yakınlarını Osmanlı ülkesine sürmek oldu. Rus bürokrasisi Kırımlı sivillere de tedrici bir şekilde göçürme politikası uyguladı. Türklerin boşaltacağı yerlere Slav unsur, yeterli olmazsa diğer Hıristiyan unsurların yerleştirilmesi planlandı. Doğru Cevap C'dir.
Soru 16
1912’de göç eden Girit Müslümanları hangi şehre yöneldiler?
Seçenekler
A
Manisa
B
Aydın
C
Muğla
D
İzmir
E
Balıkesir
Açıklama:
Girit’ten Anadolu’ya Müslüman halkın göçü 1899’da anayasanın ilan edilmesinden itibaren hız kazandı. Göç önce köylerden kentlere, ikinci aşamada da kentlerden Anadolu’ya yönelik gerçekleşti. Osmanlı idaresi göçü önlemeye yönelik çeşitli tedbirler almaya çalıştı. Buna rağmen göç önlenemedi. 1912’de özellikle Girit Müslümanları İzmir’e yöneldi. Doğru Cevap D'dir.
Soru 17
Hangi göçmenler fakir hemşerilerinin çocuklarını okutmak adına Maarif-perver Cemiyeti adı altında bir cemiyet kurdular?
Seçenekler
A
Kırımlılar
B
Giritliler
C
Cezayirliler
D
Tunuslular
E
Bingazililer
Açıklama:
Anadolu’ya gelen Giritli göçmenler için Babıâli çeşitli önlemler aldı. Giritli göçmenler yararına iane komisyonları oluşturuldu. Göçmenler fakir hemşerilerinin çocuklarını okutmak adına Maarif-perver Cemiyeti adı altında bir cemiyet kurdular. Öte yandan özellikle Batı Anadolu kent ve kasabalarında Giritli Müslümanlara yapılan baskı ve şiddeti telin eden mitingler düzenlendi. Doğru Cevap B'dir.
Soru 18
İtalya ile Osmanlı Devleti arasında Trablusgarp ve Bingazi için yapılan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İstanbul Antlaşması
B
Berlin Antlaşması
C
Londra Antlaşması
D
Küçük Kaynarca Antlaşması
E
Uşi Antlaşması
Açıklama:
Bu arada içeride siyasî çekişmeler ve hariçte Balkan devletlerinin harekete geçme hazırlıkları Osmanlı Devleti’ni barışa zorladı. Sonuçta, 18 Ekim 1912 tarihinde iki devlet arasında Uşi Antlaşması imzalandı. İtalya, Trablusgarp ve Bingazi’nin işgali üzerine vatan savunması için askerî birliklere iltihak eden gönüllü mücahitlerden eline geçenleri savaş esiri ilân etti. Bunlar, Trablus şehri ve civar köylerin masum ahalisiyle beraber, kadın, çocuk, genç ve ihtiyar denilmeyip kurşuna dizildiler. Babıâli, Türk elçilikleri aracılığıyla İtalya’nın bu hareketini protesto etmekten başka bir şey yapamadı. İtalyanlar savaş esnasında ele geçirdikleri esir ve yerli halkın bir kısmını insaniyete, devletlerarası hukuka ve savaş kaidelerine aykırı olarak gruplar halinde idam ederken, bir kısmını da sürdüler. Doğru Cevap E'dir.
Soru 19
Balkan Savaşları'nda Osmanlı'ya karşı ilk savaş açan aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Yunanistan
B
Sırbistan
C
Bulgaristan
D
Karadağ
E
Arnavutluk
Açıklama:
Avrupa devletlerinin diplomatik desteğine sahip olan Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak 30 Eylül 1912’de seferberlik ilan ettiler. Bir hafta sonra da Karadağ Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak 17-18 Ekim 1912’de savaşa dahil oldular. Doğru Cevap D'dir.
Soru 20
Rusya, Birinci Dünya Savaşı esnasında Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu üzerinden Akdeniz’e ulaşmayı planlamıştı. Nitekim Rusya söz konusu alanın yayılma sahası olduğunu Mart 1916'da aşağıdakilerden hangisi ile müttefiklerine kabul ettirmiştir?
Seçenekler
A
Petrograd Protokolü
B
Halepa Sözleşmesi
C
Petersburg Protokolü
D
1923 Mübadele Sözleşmesi
E
Berlin Antlaşması
Açıklama:
Rusya, Birinci Dünya Savaşı esnasında Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu üzerinden Akdeniz’e ulaşmayı planlamıştı. Nitekim Rusya söz konusu alanın yayılma sahası olduğunu Mart 1916 Petrograd Protokolü’yle müttefiklerine kabul ettirecektir. Rusya söz konusu plan doğrultusunda Mayıs 1915- Nisan 1916 tarihleri arasında Van, Bitlis, Muş, Erzurum, Gümüşhane, Erzincan ve Trabzon’u işgal eder. Rus işgal sahasında Rus, Kozak ve bilhassa Ermeni çeteleri tarafından bir milyonu aşkın Müslüman katledildi. Katliamdan kurtulmayı başarabilenler ırz, namus ve can güvenliğini sağlamak amacıyla iç bölgelere iltica ettiler. Doğru Cevap A'dır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde izlenen iskân politikasının hedeflerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Vergi gelirlerini artırma isteği
B
Asayişin temini
C
Asker sayısının yeterli hale getirilmesi
D
Fethedilen arazinin imara açılması
E
Halkın refah seviyesini yükseltme isteği
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Tanzimat ve Meşrutiyet döneminde izlenen nüfus politikası nın esasını açıklayabileceksiniz.
Osmanlı Devletinin kuruluşundan Tanzimat Dönemine kadar, İskân politikasının hedefi bir taraftan göçmenleri iskân etmek , diğer taraftan asayişin temini, vergilerin arttırılması ve usulüne uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi.
Osmanlı Devletinin kuruluşundan Tanzimat Dönemine kadar, İskân politikasının hedefi bir taraftan göçmenleri iskân etmek , diğer taraftan asayişin temini, vergilerin arttırılması ve usulüne uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Aşiret mensuplarının iskâna tabi tutulmasının sebebi değildir?
Seçenekler
A
Yeni asker kaynağı temin etmek
B
Aşiret mensuplarının yerli ahaliye verdiği zararı önlemek
C
Vergi gelirlerini arttırma isteği
D
Devletin merkeziyetçilik politikası
E
Aşiret mensuplarının yerleşik hale gelme arzusu
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Tanzimat ve Meşrutiyet döneminde izlenen nüfus politikası nın esasını açıklayabileceksiniz.
Aşiret mensuplarının iskana tabi tutulmasının nedenleri; göçmenleri iskân etmek di¤er taraftan asayiflin temini, vergilerin artt›r›lmas› ve usulüne uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi. Aşiretlerin yerleşik hale gelmesini isteyen resmi makamlardır. Sorunun yanıt (E) şıkkıdır.
Aşiret mensuplarının iskana tabi tutulmasının nedenleri; göçmenleri iskân etmek di¤er taraftan asayiflin temini, vergilerin artt›r›lmas› ve usulüne uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi. Aşiretlerin yerleşik hale gelmesini isteyen resmi makamlardır. Sorunun yanıt (E) şıkkıdır.
Soru 23
Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar-göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de ……………………..teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır.
Osmanlı zamanındaki göçler ile ilgili olarak yukarıdaki boşluğa gelecek en uygun bilgi aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı zamanındaki göçler ile ilgili olarak yukarıdaki boşluğa gelecek en uygun bilgi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tathir-i memleket
B
Tenkih-i vilayet
C
Saltanat-ı seniyye
D
Fırka-i Islahiye
E
Petrograd protokolü
Açıklama:
1839- 1853 yılları arası 35- 40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar-göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır. II. Abdülhamid ve II.Meşrutiyet dönemlerinde de aşiret mensuplarını iskân faaliyetleri sürdürülmüştür.
Soru 24
Aşağıdaki antlaşmalardan hangisiyle Türklerle Rumların birbirlerinden ayrılması ve Yunanistan devletinin kurulmasına karar verilmiştir?
Seçenekler
A
Küçük Kaynarca Antlaşması(1774)
B
Londra Antlaşması(1827)
C
Halepa Antlaşması (1878)
D
Uşi Antlaşması (1912)
E
Londra Barış Antlaşması (1913)
Açıklama:
Rumlar Mora’da 1821’de isyan ettiler. İsyanı, Hıristiyan-Müslüman çatışması şeklinde algılayan Avrupa kamuoyu asilere maddî ve manevî yardımda bulundu. İsyan 1824 yılına kadar gelişerek devam etti. Nihayet İbrahim Paşa, Mora’nın büyük bir kısmında Türk hâkimiyetini tekrar tesis etti. Ancak Rusya, İngiltere ve Fransa 4 Nisan 1826 Petersburg Protokolü ve 6 Temmuz 1827 Londra Antlaşması’yla bağımsız Yunanistan devletinin kurulmasına, Türklerle Rumların birbirlerinden ayrılmalarına karar verdiler.
Soru 25
1828-1829 Savaşı esnasında Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, ………………….ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler.
Yukarıdaki boşluğa gelecek en uygun seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa gelecek en uygun seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akdeniz
B
Batı Anadolu
C
Güneydoğu Anadolu
D
Karadeniz
E
Doğu Anadolu
Açıklama:
1828-1829 Savaşı esnasında Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı. Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, Doğu Anadolu’da ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler.
Soru 26
Kırım hangi antlaşmayla bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü?
Seçenekler
A
Londra Antlaşması
B
Uşi Antlaşması
C
Berlin Antlaşması
D
Küçük Kaynarca Antlaşması
E
İstanbul Antlaşması
Açıklama:
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü.
Soru 27
1863-1864 yıllarından itibaren Kafkasya’dan Anadolu’ya ve Rumeli’ye yönelik kitle göçlerinin yeniden başlamasının temel sebebi nedir?
Seçenekler
A
Şeyh Şamil’in ölmesi
B
Şeyh Şamil’in teslim olması
C
Rusya’nın Gürcistan’ı ele geçirmesi
D
Gürcü kilisesinin Rus kilisesine bağlanmadı
E
Kırım savaşının başlaması
Açıklama:
Kırım Savaşı sonrası kendisini Kafkasya’da tamamen serbest hisseden Rusya, Kafkas toplumlarına karşı uzun yıllar sürecek olan taarruzlarını başlatacaktır. Rusların bu saldırılarına karşı Şeyh Şamil’in liderliğindeki bir avuç Müslüman mücahidi direndi. Şeyh Şamil’in 1859 yılında teslim olmasıyla Müslümanların Ruslara karşı yaptıkları savunma harekâtı kuvvetinden çok şey kaybetti. Bu tarihten sonra mücadele bir süre daha devam ettiyse de genel direniş 1863-1864 yıllarında sona erdi. Bu tarihten itibaren Kafkasya’dan Anadolu’ya ve Rumeli’ye yönelik kitle göçleri yeniden başladı.
Soru 28
Doksanüç savaşları sonrası Ruslar’ın işgal ettikleri sahada Bulgar idaresini kurmak ve Bulgar toplumunu teşkilatlandırmak amacıyla görevlendirdiği kişi kimdir?
Seçenekler
A
Şeyh Şamil
B
Prens Çerkasky
C
General Skobelef
D
Prens Aleksander Battenberg
E
Toktamış Han
Açıklama:
27 Haziran 1877’de Tuna’yı geçen Ruslar kısa sürede Balkanlara ulaştı. Ruslar işgal ettikleri sahada Bulgar idaresini kurmak ve Bulgar toplumunu teşkilatlandırmak amacıyla Prens Cerkasky’yi görevlendirdi.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi 1804 isyanı ve sonrasında Sırpların baskı ve zulmüne dayanamayan Bosna Müslüman ahalisinin yerleştiği yerlerden değildir?
Seçenekler
A
Karadağ
B
Kosova
C
Anadolu
D
Tuna
E
Makedonya
Açıklama:
1804 isyanı ve sonrasında Sırpların baskı ve zulmüne dayanamayan Müslüman ahalinin bir kısmı Kosova, Makedonya, Tuna ve Anadolu’ya iltica ederken bir kısmı da Bosna’ya sığındı. Çetniklerin katliamından kurtulmayı başaran Karadağlı Müslümanlar da Bosna’ya göç ettiler.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’ya gelen Giritli göçmenler için Babıâli’nin aldığı önlemlerden değildir?
Seçenekler
A
Giritli göçmenler yararına iane komisyonları oluşturuldu.
B
Maarifperver Cemiyeti kuruldu.
C
Batı Anadolu kent ve kasabalarında Giritli Müslümanlara yapılan baskı ve şiddeti telin eden mitingler düzenlendi.
D
Göçmenler fakir hemşerilerinin çocuklarını okutmak adına girişimlerde bulundu.
E
Giritli müslümanlar mübadele sözleşmesi dışında bırakıldı.
Açıklama:
Anadolu’ya gelen Giritli göçmenler için Babıâli çeşitli önlemler aldı. Giritli göçmenler yararına iane komisyonları oluşturuldu. Göçmenler fakir hemşerilerinin çocuklarını okutmak adına Maarifperver Cemiyeti adı altında bir cemiyet kurdular. Öte yandan özellikle Batı Anadolu kent ve kasabalarında Giritli Müslümanlara yapılan baskı ve şiddeti telin eden mitingler düzenlendi. Giritli müslümanların adada çok azalan nüfusları daha sonra mübadele sözleşmesiyle birlikte Anadolu'ya göç etmişlerdir. Osmanlı'nın Giritli müslümanları mübadele kapsamı dışında bırakması söz konusu değildir.
Soru 31
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne ait imdat heyetleri 1919 yılında ne amaçla hareket etmiştir?
Seçenekler
A
Bulgarlar toplumunu teşkilatlandırmak
B
Kafkasya yöresinde direniş sağlamak
C
Şark mültecilerine yiyecek, giyecek ve ilaç yardımı yapmak
D
Girit’ten Anadolu’ya göç hareketini engellemek
E
Nüfus sayımı sağlamak
Açıklama:
Alınan önlemlere rağmen 1919’da açlık, sefalet, salgın hastalık ve iskân meselesi bütün şiddetiyle devam ediyordu. Bu nedenle Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne ait imdat heyetleri Trabzon, Erzincan ve Erzurum yöresine hareket ettiler. Bu heyetler, yöre halkına din, mezhep ve millet ayrımı yapmaksızın yiyecek, giyecek ve ilaç yardımında bulundu.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi, kırsal göçün ana sebebidir?
Seçenekler
A
Köylülerin kendi aralarında ve sipahiyle olan anlaşmazlıkları
B
Toplum katmanları arasındaki hareketlilik
C
Müslümanların eğitim yoluyla askeri unsura dâhil olmaları
D
Bazı müslim ve gayrimüslimlerin köyden şehre göç etmesi
E
Köylülerin hayvancılığa yönelmesi
Açıklama:
Kırsal göçün ana sebebini köylülerin kendi aralarında ve sipahiyle olan anlaşmazlıkları oluşturmaktaydı. Bir diğer sebep toplum katmanları arasındaki hareketliliktir. Bu tür hareketlilik iki şekilde oluyordu: Müslümanlar eğitim yoluyla askeri unsura dahil olurken bazı müslim ve gayrimüslimler de köyden şehre göç edip zenaat ve ticaretle meşgul oluyorlardı.
Soru 33
Modern dönem olarak isimlendirilen ve iç göçlerin kitlesel boyutta azaldığı, buna karşılık bireysel ve grup bazında artarak devam ettiği süreç kaçıncı yüzyılda yaşanmıştır?
Seçenekler
A
16
B
17
C
18
D
19
E
20
Açıklama:
19. yüzyılda iç göçlerin kitlesel boyutta azaldığı buna karşılık bireysel ve grup bazında artarak devam ettiği söylenebilir. Modern dönem olarak isimlendirilen bu dönemde ulus devlet, ticari ve sanayi toplumların sayıları artarken emperyalizmin egemenlik sahası yaygınlaştı. Bu gelişmelere paralel liman kentleri ekonomik ve nüfus açısından hızla gelişmeye başladı. Netice itibarıyla 1840- 1914 arası Osmanlı liman kentlerinin ticari ve ekonomik potansiyeli arttı.
Soru 34
Fırka-i Islahiye hangi yıl teşkil olunmuştur?
Seçenekler
A
1839
B
1853
C
1865
D
1867
E
1878
Açıklama:
1839- 1853 yılları arası 35- 40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar - göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır. II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet dönemlerinde de aşiret mensuplarını iskân faaliyetleri sürdürülmüştür.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi, 1828-1829 Göçleri ile ilgili olarak doğru değildir?
Seçenekler
A
1828-1829 Savaşı esnasında Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı.
B
Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldü.
C
Doğu Anadolu’da Ermeni tebaa Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldü.
D
Müslüman ahalinin bir kısmı da daha güvenli olduklarını düşündükleri yerlere çekildiler.
E
Dobruca ve çevresi Müslümanları Zağra istikametine göç etti.
Açıklama:
1828-1829 Savaşı esnasında Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı. Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, Doğu Anadolu’da ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler. Müslüman ahalinin bir kısmı da daha güvenli olduklarını düşündükleri yerlere çekildiler. Ocakları işgal edilen veya işgal tehlikesiyle karşı karşıya kalan Müslüman ahalinin bir kısmı en yakın dağlık veya ormanlık alana sığındı. Bazıları da işgal tehlikesi taşımadığını düşündükleri şehir ve kasabalara yöneldiler. Samakocuk Müslümanları Zağra, Çırpan, Gümilcine, Filibe taraflarına; Dobruca ve çevresi Müslümanları ise Şumnu istikametine göç etti. Ahyolu ve Misivri bölgesi Müslümanları Zağra, İzladi ve Şumnu’ya; Yanbolu Müslümanları ise Edirne’ye kadar çekildiler.
Soru 36
1830 yılında Cezayir’i işgal eden devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
İngiltere
D
İspanya
E
Danimarka
Açıklama:
Fransa, 1830 yılında Cezayir’i işgal etti. İşgal sahasındaki Cezayirliler iç bölgelere çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler. Fransız kuvvetleri 1847 yılına kadar yerli halka karşı askeri operasyonlar gerçekleştirdi. Birçok yerleşim alanı tahrip edildi. Bu mücadeleler esnasında direnme gücünü yitiren Emir Abdülkadir Fas’a iltica etti. Fransa, 1848’de Cezayir’i ilhak ettiğini ilan etti ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye verdi.
Soru 37
Kırım hangi antlaşma ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü?
Seçenekler
A
Küçük Kaynarca Antlaşması
B
Zitvatorok Antlaşması
C
Karlofça Antlaşması
D
Bucaş Antlaşması
E
Paris Antlaşması
Açıklama:
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü. Bağımsızlık dönemini Rusya’nın müdahaleleri sonucu iç çatışmalarla geçirdi. Bu dönemde pek çok Kırımlı idareci, asker ve sivil Osmanlı ülkesine iltica etti. Rusya, 1783 yılında Kırım’ı işgal ve ilhak etti. İlhâkı müteakip, Rusların ilk icraatı Çarlık hâkimiyetini benimsemeyeceği düşünülen Kırım hanedanı Giraylar, Ruslara karşı ön saflarda savaşmış olan beyler ve mirzalar ile sair askerî ve dinî önderleri ve yakınlarını Osmanlı ülkesine sürmek oldu. Rus bürokrasisi Kırımlı sivillere de tedrici bir şekilde göçürme politikası uyguladı. Türklerin boşaltacağı yerlere Slav unsur, yeterli olmazsa diğer Hıristiyan unsurların yerleştirilmesi planlandı.
Soru 38
29 Nisan 1879’da Alman Prensi Aleksander Battenberg’in Bulgar Prensi seçilmesi ile aşağıdakilerden hangisi hayata geçmiştir?
Seçenekler
A
Deşt-i Kıpçak
B
Petersburg Protokolü
C
Londra Antlaşması
D
Emaret idaresi
E
Çarlık İdaresi
Açıklama:
Berlin müzakerelerinde mülteci sorunu gündeme dahi alınmadı. Berlin Antlaşması ile Tuna vilâyeti topraklarında Osmanlı’ya sözde bağlı Bulgaristan Emareti’nin kurulması kararlaştırıldı. Emaret idaresi 29 Nisan 1879’da Alman Prensi Aleksander Battenberg’in Bulgar Prensi seçilmesi ile hayata geçti.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı idaresinin son yıllarında Bosna vilâyetini oluşturan sancaklardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Saray
B
Bergos
C
İzvornik
D
Banaluka
E
Bihke
Açıklama:
Hırvatistan, Sırbistan ve Karadağ arasında 51.129 km2 genişliğindeki bir toprak parçası üzerinde bulunan Bosna vilâyeti Osmanlı idaresinin son yıllarında Saray, İzvornik, Banaluka, Bihke, Travnik, Hersek ve Yenipazar sancaklarından oluşmaktaydı.
Soru 40
İsmet Paşa’nın Lozan’da sunduğu rapora göre, Yunan işgaline düşen bölgede nüfus kaybına uğramayan tek topluluk hangisidir?
Seçenekler
A
Museviler
B
Rumlar
C
Ermeniler
D
Anadolu Türkleri
E
Batı Anadolu'ya göç eden Türkler
Açıklama:
İsmet Paşa’nın Lozan’da sunduğu rapora göre, Yunan işgaline düşen bölgede 1.500.000 Anadolu Türk’ü ya göçmüş veya ölmüştü. Rum ve Ermeniler ise Yunan ordusunu takiben Anadolu’yu terk etmişlerdir. Bölgede nüfus kaybına uğramayan tek topluluk Musevîlerdi.
Soru 41
Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak hangi yıl seferberlik ilan ettiler?
Seçenekler
A
1916
B
1915
C
1914
D
1913
E
1912
Açıklama:
Avrupa devletlerinin diplomatik desteğine sahip olan Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak 30 Eylül 1912’de seferberlik ilan ettiler. Bir hafta sonra da Karadağ Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak 17-18 Ekim 1912’de savaşa dahil oldular.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi, Mayıs 1915- Nisan 1916 tarihleri arasında Rusya tarafından işgal edilen yerlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Van
B
Bitlis
C
Şırnak
D
Muş
E
Gümüşhane
Açıklama:
Rusya, Birinci Dünya Savaşı esnasında Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu üzerinden Akdeniz’e ulaşmayı planlamıştı. Nitekim Rusya söz konusu alanın yayılma sahası olduğunu Mart 1916 Petrograd Protokolü’yle müttefiklerine kabul ettirecektir. Rusya söz konusu plan doğrultusunda Mayıs 1915- Nisan 1916 tarihleri arasında Van, Bitlis, Muş, Erzurum, Gümüşhane, Erzincan ve Trabzon’u işgal eder. Rus işgal sahasında Rus, Kozak ve bilhassa Ermeni çeteleri tarafından bir milyonu aşkın Müslüman katledildi. Katliamdan kurtulmayı başarabilenler ırz, namus ve can güvenliğini sağlamak amacıyla iç bölgelere iltica ettiler.
Soru 43
18. yüzyılda güvenliği zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan başlıca unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Köylülerin kendi aralarında ve sipahiyle olan anlaşmazlıkları
B
Kamu görevlilerinin suistimalleri
C
Doğal afetler
D
Kapısız levendlerin eşkıyalık hareketleri
E
Salgın hastalıklar
Açıklama:
18. yüzyılda güvenliği zedeleyen ve yeni göçlere zemin hazırlayan unsurların başında kapısız levendlerin eşkıyalık hareketleri gelir.
Soru 44
Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri ne zaman sağlanmıştır?
Seçenekler
A
1863
B
1864
C
1865
D
1866
E
1867
Açıklama:
1839- 1853 yılları arası 35- 40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar - göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i Islahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır.
Soru 45
Fransa' nın Cezayir’i ilhak ettiğini ilan etmesi ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye vermesi hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1848
B
1847
C
1846
D
1845
E
1844
Açıklama:
Fransa, 1848’de Cezayir’i ilhak ettiğini ilan etti ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye verdi.
Soru 46
Birinci Balkan Savaşı’na aşağıdaki devletlerden hangisi katılmıştır?
I. Yunanistan
II. Bulgaristan
III. Sırbistan
IV. Romanya
V. Karadağ
I. Yunanistan
II. Bulgaristan
III. Sırbistan
IV. Romanya
V. Karadağ
Seçenekler
A
I, II, III
B
III, IV, V
C
II, III, IV, V
D
I, II, III, V
E
II, III, V
Açıklama:
Avrupa devletlerinin diplomatik desteğine sahip olan Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak 30 Eylül 1912’de seferberlik ilan ettiler. Bir hafta sonra da Karadağ Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak 17-18 Ekim 1912’de savaşa dahil oldular.
Soru 47
Osmanlı Devleti Girit Ada'sı üzerindeki bütün egemenlik ve hâkimiyet haklarından hangi gelişmeyle vazgeçti?
Seçenekler
A
Halepa Sözleşmesi
B
Londra Barış Andlaşması
C
1868 Nizamnamesi esasları
D
Uşi Antlaşması
E
Petrograd Protokolü
Açıklama:
30 Mayıs 1913 Londra Barış Andlaşması ile Osmanlı Devleti ada üzerindeki bütün egemenlik ve hâkimiyet haklarından vazgeçti.
Soru 48
1783 sonrasında kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga hangi yıllar arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1788-1789
B
1789-1790
C
1790-1791
D
1791-1792
E
1792-1793
Açıklama:
1783 sonrasında kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga 1792-1793 yıllarında gerçekleşti. Bunu 1802-1803, 1812-1813 ve 1830’lu yıllardaki dalgalar takip etti.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Kırım Savaşı sonuçlarından değildir?
Seçenekler
A
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüştürüldü.
B
Türklere yönelik fiilî ve psikolojik baskılar arttı.
C
Kozaklar 1859’da Osmanlı coğrafyasına yönelik büyük bir göç hareketini başlattılar.
D
Kırım’dan Osmanlı coğrafyasına yönelik göçler Birinci Dünya Savaşı’na kadar ferdi boyutlarda devam etti.
E
Göç yarımadanın ekonomisini çökme noktasına getirdi.
Açıklama:
Nogaylar 1859’da Osmanlı coğrafyasına yönelik büyük bir göç hareketini başlattılar. Kıpçak bozkırları bu göçle hemen hemen tamamen boşaldı.
Soru 50
Aşağıdaki savaşların hangilerinin sonucunda kitlesel göç hadisesi yaşanmıştır?
I. 93 Savaşı
II. Kırım Savaşı
III. 1828- 1829 Savaşı
IV. Birinci Dünya Savaşı
V. 1897 Osmanlı- Yunan Savaşı
I. 93 Savaşı
II. Kırım Savaşı
III. 1828- 1829 Savaşı
IV. Birinci Dünya Savaşı
V. 1897 Osmanlı- Yunan Savaşı
Seçenekler
A
I, II, IV
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
I, II, IV, V
E
I, II, III, IV
Açıklama:
I. 93 Savaşı
II. Kırım Savaşı
IV. Birinci Dünya Savaşı
V. 1897 Osmanlı- Yunan Savaşı yer aldıkları bölge ve nüfus yoğunluğu nedeniyle kitlesel göçler yaşanmıştır.
II. Kırım Savaşı
IV. Birinci Dünya Savaşı
V. 1897 Osmanlı- Yunan Savaşı yer aldıkları bölge ve nüfus yoğunluğu nedeniyle kitlesel göçler yaşanmıştır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi 1828-1829 Savaşı esnasında ortaya çıkan durumlardan değildir?
Seçenekler
A
Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı.
B
Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, Doğu Anadolu’da ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler.
C
Vergi yükünden kurtulmak maksadıyla yerini yurdunu terk edenler de az değildi.
D
Reaya rüşvet, cebir ve zor kullanarak terk edilmiş mahsul ve gayrimenkullere el koyabilmekteydi.
E
Göç taleplerini değerlendirmek üzere kurulan komisyon, bulundukları bölgelerde can ve mal güvenliği kalmayanları yalnız gelmeleri şartıyla Osmanlı topraklarına kabul edilmesini kararlaştırdı.
Açıklama:
Göç taleplerini değerlendirmek üzere kurulan komisyon, ev ve barklarını kaybeden ve bulundukları bölgelerde can ve mal güvenliği kalmayanları aileleriyle birlikte gelmeleri şartıyla Osmanlı topraklarına kabul edilmesini kararlaştırdı.
Soru 52
- Teorik olarak üretim sisteminin zarar görmemesi adına iç göç devletin planlaması ve izin verdiği ölçüde gerçekleşir.
- Hemen her dönemde Osmanlı coğrafyasında bir iç göçten
bahsetmek mümkündür. - Merkezi otoritenin bozulduğu dönemlerde iç göçler kitlesel bir boyut kazanmaktadır.
- Bu göçlerin sonucu bazı yerleşim
birimleri kuş konmaz kervan geçmez bir hale düşebilmekteydi.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Osmanlı’da klasik dönemde teorik olarak üretim sisteminin zarar görmemesi adı
na iç göç devletin planlaması ve izin verdiği ölçüde geçerli olmak durumunda
dır. Bununla beraber hemen her dönemde Osmanlı coğrafyasında bir iç göçten
bahsetmek mümkündür. Özellikle merkezi otoritenin bozulduğu dönemlerde iç
göçler kitlesel bir boyut kazanmaktadır. Belki de bu göçlerin sonucu bazı yerleşim
birimleri kuş konmaz kervan geçmez bir hale düşebilmekteydi.
na iç göç devletin planlaması ve izin verdiği ölçüde geçerli olmak durumunda
dır. Bununla beraber hemen her dönemde Osmanlı coğrafyasında bir iç göçten
bahsetmek mümkündür. Özellikle merkezi otoritenin bozulduğu dönemlerde iç
göçler kitlesel bir boyut kazanmaktadır. Belki de bu göçlerin sonucu bazı yerleşim
birimleri kuş konmaz kervan geçmez bir hale düşebilmekteydi.
Soru 53
Aşağıda Aşiret İskanı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanizmat dönemi itibarıyla henüz yerleşmemiş aşiret unsurları mevcuttu.
B
Aşiret unsurları yayla ile kışlak arasında gidiş- gelişlerde yerleşik ahalinin malına ve canına zarar veriyorlardı.
C
Devlet yerleşik toplumun halkın aşiret saldırıları yüzünden yerlerini terk etmemeleri için çalışmaktaydı.
D
Söz konusu Aşiret saldırıları askerî tedbirlerle kısa sürede önlenebiliyordu.
E
Aşiret mensuplarının yazın ve kışın ikamet ettikleri alanlar her zaman aynı olmaması suçlu ve sanık takibini zorlaştırıyordu.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan Tanzimat dönemine kadar izlediği dışa ve içe
iskân politikaları ile konar- göçer unsurlar büyük oranda yerleşik hale dönüştürül
müşlerdi. Bununla beraber Tanizmat dönemi itibarıyla henüz yerleşmemiş aşiret
unsurları mevcuttu. Bunlar yayla ile kışlak arasında gidiş- gelişlerde yerleşik aha
linin malına ve canına zarar veriyorlardı. Devlet yerleşik toplumun halkın aşiret
saldırıları yüzünden yerlerini terk etmemeleri için çalışmaktaydı. Ancak söz konusu
saldırılar askerî tedbirlerle kısa sürede önlenemiyordu. Bu ise yerleşik toplumun ye
rini yurdunu terk etmesi ile neticelenebilecekti. Aşiret mensuplarının yazın ve kışın ikamet ettikleri alanlar her zaman aynı değildi. Vilayet ve sancaklar arasında dola
şıyorlardı. Bu yüzden suçlu ve sanık takibi zorlaşıyor ve resmi makamlar arasında
uzun yazışmalara sebebiyet veriyordu.
iskân politikaları ile konar- göçer unsurlar büyük oranda yerleşik hale dönüştürül
müşlerdi. Bununla beraber Tanizmat dönemi itibarıyla henüz yerleşmemiş aşiret
unsurları mevcuttu. Bunlar yayla ile kışlak arasında gidiş- gelişlerde yerleşik aha
linin malına ve canına zarar veriyorlardı. Devlet yerleşik toplumun halkın aşiret
saldırıları yüzünden yerlerini terk etmemeleri için çalışmaktaydı. Ancak söz konusu
saldırılar askerî tedbirlerle kısa sürede önlenemiyordu. Bu ise yerleşik toplumun ye
rini yurdunu terk etmesi ile neticelenebilecekti. Aşiret mensuplarının yazın ve kışın ikamet ettikleri alanlar her zaman aynı değildi. Vilayet ve sancaklar arasında dola
şıyorlardı. Bu yüzden suçlu ve sanık takibi zorlaşıyor ve resmi makamlar arasında
uzun yazışmalara sebebiyet veriyordu.
Soru 54
- Asayişin sağlanabilmesi için yetkililer öncelikle klasik tedbirleri (nasihat ve ikna yöntemi) kullandılar.
- Klasik tedbirler işe yaramadığı zaman askeri kuvvete başvuruluyordu.
- Kesin ve kalıcı tedbir bütün aşiretlerin iskân edilmesinde bulunuyordu.
- İskan politikasını başarılı bir şekilde gerçekleştirilirse aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapı kırılabilecekti.
Yukarıda Aşiret İskanı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve IV
C
II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Asayişin sağlanabilmesi için yetkililer öncelikle klasik tedbirleri kullandılar.
Bu çerçevede nasihat ve ikna yöntemine başvuruldu. Bunda başarılı olunmadığı
zaman askeri kuvvete başvuruluyordu. Ancak kesin ve kalıcı tedbir bütün aşiretle
rin iskân edilmesinde bulunuyordu. Öte yandan aşiretleri iskân politikası başarılı
bir şekilde gerçekleştirilirse vergi ve asker kaynakları da artacaktı. Bir diğer sebep
ise aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapıyı kırmaktı.
Bu çerçevede nasihat ve ikna yöntemine başvuruldu. Bunda başarılı olunmadığı
zaman askeri kuvvete başvuruluyordu. Ancak kesin ve kalıcı tedbir bütün aşiretle
rin iskân edilmesinde bulunuyordu. Öte yandan aşiretleri iskân politikası başarılı
bir şekilde gerçekleştirilirse vergi ve asker kaynakları da artacaktı. Bir diğer sebep
ise aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapıyı kırmaktı.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde uygulanan İskan Politikasının hedefleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Asayişin temini
B
Sağlık sorunları ile ilgilenilmesi
C
Vergilerin arttırılması ve usulüne uygun bir şekilde toplanması
D
Göçmenleri iskan etmek
E
Orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesi
Açıklama:
İskân politikasının belirlenmesinde ve tatbikinde Tanzimat döneminin hususî
bir önemi haizdir. Bu dönemin iskân politikasının hedefi bir taraftan göçmenleri iskân etmek diğer taraftan asayişin temini, vergilerin arttırılması ve usulüne
uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi.
bir önemi haizdir. Bu dönemin iskân politikasının hedefi bir taraftan göçmenleri iskân etmek diğer taraftan asayişin temini, vergilerin arttırılması ve usulüne
uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale getirilmesiydi.
Soru 56
Aşağıda verilen antlaşmalardan hangisi ile bağımsız Yunanistan devletinin kurulmasının yanı sıra Türklerle Rumların birbirlerinden ayrılmalarına karar verilmiştir?
Seçenekler
A
Londra Antlaşması
B
Paris Antlaşması
C
Uşi Antlaşması
D
Yaş Antlaşması
E
Bükreş Antlaşması
Açıklama:
Ancak Rusya, İngiltere ve Fransa 4 Nisan 1826 Petersburg Protokolü ve 6 Temmuz 1827 Londra Antlaşması’yla bağımsız Yunanistan devletinin kurulmasına, Türklerle Rumların birbirlerinden ayrılmalarına karar verdiler. Buna göre, Türkler Yunanistan’dan çıkartılacak ve malları Yunanlılar tarafından satın alınacaktı.
Soru 57
- Fransa, 1830 yılında Cezayir’i işgal etti.
- İşgal sahasındaki Cezayirliler iç bölgelere
çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler. - Fransız kuvvetleri 1847 yılına kadar yerli halka karşı askeri operasyonlar gerçekleştirdi.
- Bu mücadeleler esnasında direnme
gücünü yitiren Emir Abdülkadir Fas’a iltica etti. - Fransa, 1848’de Cezayir’i egemenliği altına aldığını ilan etti ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye verdi.
Yukarıda Fransa'nın Cezayir'i işgali ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve V
C
II, III ve IV
D
I, II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Fransa, 1830 yılında Cezayir’i işgal etti. İşgal sahasındaki Cezayirliler iç bölgelere
çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler.
Fransız kuvvetleri 1847 yılına kadar yerli halka karşı askeri operasyonlar gerçekleştirdi. Birçok yerleşim alanı tahrip edildi. Bu mücadeleler esnasında direnme
gücünü yitiren Emir Abdülkadir Fas’a iltica etti. Fransa, 1848’de Cezayir’i ilhak
ettiğini ilan etti ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye verdi.
çekilerek Emir Abdülkadir’in liderliğinde Fransız kuvvetlerine karşı direndiler.
Fransız kuvvetleri 1847 yılına kadar yerli halka karşı askeri operasyonlar gerçekleştirdi. Birçok yerleşim alanı tahrip edildi. Bu mücadeleler esnasında direnme
gücünü yitiren Emir Abdülkadir Fas’a iltica etti. Fransa, 1848’de Cezayir’i ilhak
ettiğini ilan etti ve ülkenin idaresini geniş yetkilerle donattığı genel valiye verdi.
Soru 58
Kırım hangi antlaşma ile bağımsız bir devlet haline gelmiştir?
Seçenekler
A
Prut Antlaşması
B
Bükreş Antlaşması
C
Küçük Kaynarca Antlaşması
D
Belgrad Antlaşması
E
Yaş Antlaşması
Açıklama:
Kırım Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile bağımsız bir devlet haline dönüş
türüldü.
türüldü.
Soru 59
Trablusgarp'ın İtalya'ya bırakılması hangi antlaşma ile olmuştur?
Seçenekler
A
Berlin Antlaşması
B
Bükreş Antlaşması
C
Paris Antlaşması
D
Uşi Antlaşması
E
Londra Antlaşması
Açıklama:
Bu arada içeride siyasî çekişmeler ve hariçte Balkan devletlerinin harekete geçme hazırlıkları Osmanlı Devleti’ni barışa zorladı. Sonuçta, 18 Ekim 1912 tarihinde iki devlet arasında Uşi Antlaşması imzalandı.
Soru 60
- Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak 30 Eylül 1912’de seferberlik ilan ettiler.
- Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak savaşa dahil oldular.
- Sırp, Bulgar, Yunan ve Karadağlı komitalar ve askerî birlikler savaş esnasında Müslüman sivil halkı yok etme politikasını gerçekleştirme çalıştılar.
- Birinci Balkan Savaşı 4 hafta, ikinci Balkan Savaşı 6 hafta sürdü.
Yukarıda Balkan Savaşları ile ilgili verilen bilgilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve IV
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Avrupa devletlerinin diplomatik desteğine sahip olan Balkan devletleri Trablusgarp Savaşı’ndan da faydalanarak 30 Eylül 1912’de seferberlik ilan ettiler. Bir hafta
sonra da Karadağ Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak 17-18 Ekim 1912’de savaşa dahil oldular.
Çağdaş Avrupa gazetelerinden takip edilebileceği gibi Sırp, Bulgar, Yunan ve Kara
dağlı komitalar ve askerî birlikler savaş esnasında Müslüman sivil halkı yok etme politikasını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlere giriştiler. Netice itibarıyla Birinci Balkan Savaşı 6 hafta, ikinci Balkan Savaşı 4 hafta sürdü.
sonra da Karadağ Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Yunanistan, Sırbistan ve Bulgaristan Karadağ’ın müttefiki olarak 17-18 Ekim 1912’de savaşa dahil oldular.
Çağdaş Avrupa gazetelerinden takip edilebileceği gibi Sırp, Bulgar, Yunan ve Kara
dağlı komitalar ve askerî birlikler savaş esnasında Müslüman sivil halkı yok etme politikasını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlere giriştiler. Netice itibarıyla Birinci Balkan Savaşı 6 hafta, ikinci Balkan Savaşı 4 hafta sürdü.
Soru 61
Aşağıda Batı Anadolu Göçmenleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
15 Mayıs 1919’dan itibaren Batı Anadolu’nun Yunanlılar tarafından işgali yeni bir mülteci sorununu gündeme getirdi.
B
Yunan kuvvetleri işgal ettiği şehirlerde Türk güvenlik kuvvetlerinin ve sivil halkın elindeki silâhları toplayarak Türk toplumunu yerli gayrimüslimlere karşı savunmasız bir duruma düşürüyordu.
C
Toplanan silâhlar Yunan ordusundan temin edilenlerle birlikte Hristiyanlara veriliyordu.
D
Subay, memur, imam gibi toplumun kanaat önderleri hapsedilir, sürülür veya öldürülerek Türk toplumunu işgallere karşı örgütleme yeteneğine sahip olduğuna inanılan potansiyel lider adaylarını yok ediliyordu.
E
Türk unsurunun bu sistemli yok etme ve göçe zorlama siyaseti karşısında ilk tepkisi savaşmak yönünde oldu.
Açıklama:
15 Mayıs 1919’dan itibaren Batı Anadolu’nun Yunanlılar tarafından işgali yeni bir
mülteci sorununu gündeme getirdi. Yunan kuvvetleri işgal ettiği şehirlerde Türk
güvenlik kuvvetlerinin ve sivil halkın elindeki silâhları toplayarak Türk toplumunu yerli gayrimüslimlere karşı savunmasız bir duruma düşürüyordu. Toplanan
silâhlar Yunan ordusundan temin edilenlerle birlikte Hristiyanlara veriliyordu.
Arkadan, subay, memur, imam gibi toplumun kanaat önderleri sudan sebeplerle hapsedilir, sürülür veya öldürülür. Amaç, Türk toplumunu işgallere karşı örgütleme yeteneğine teorik olarak sahip olduğuna inanılan potansiyel lider
adaylarını yok etmektir. Türk unsurunun bu sistemli yok etme ve göçe zorlama
siyaseti karşısında ilk tepkisi kaçmak yönünde oldu.
mülteci sorununu gündeme getirdi. Yunan kuvvetleri işgal ettiği şehirlerde Türk
güvenlik kuvvetlerinin ve sivil halkın elindeki silâhları toplayarak Türk toplumunu yerli gayrimüslimlere karşı savunmasız bir duruma düşürüyordu. Toplanan
silâhlar Yunan ordusundan temin edilenlerle birlikte Hristiyanlara veriliyordu.
Arkadan, subay, memur, imam gibi toplumun kanaat önderleri sudan sebeplerle hapsedilir, sürülür veya öldürülür. Amaç, Türk toplumunu işgallere karşı örgütleme yeteneğine teorik olarak sahip olduğuna inanılan potansiyel lider
adaylarını yok etmektir. Türk unsurunun bu sistemli yok etme ve göçe zorlama
siyaseti karşısında ilk tepkisi kaçmak yönünde oldu.
Soru 62
Hangisi 18. yüzyılda Anadolu’dan İstanbul’a yönelik reaya göçlerinin kahir ekseriyetinin gerçekleştiği bölgelerdendir?
Seçenekler
A
İç Anadolu
B
Batı Anadolu
C
Kuzey Anadolu
D
Güney Anadolu
E
Marmara çevresi
Açıklama:
18. yüzyılda reayanın önemli bir kısmı köyünden kalkıp yine İstanbul veya civarındaki bir başka köye yerleşir. Anadolu’dan İstanbul’a yönelik reaya göçlerinin kahir ekseriyeti İç Anadolu ve Doğu Anadolu kökenlidir. Doğru yanıt “A” şıkkıdır.
Soru 63
Aşağıdaki yerlerden hangisi 1840’dan itibaren konar-göçerlerin yerleştirildiği başlıca bölgelerden değildir?
Seçenekler
A
Çukurova
B
Konya
C
Uzunyayla
D
Maraş
E
Dobruca
Açıklama:
1840’dan itibaren konar-göçerler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yerleştirilmeye çalışıldı. Amaç bir taraftan halkın refah ve güvenliğini arttırmak, diğer taraftan da Çukurova, Uzunyayla, Konya ve Dobruca gibi geniş ve verimli alanları şenlendirmekti. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 64
Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’dan ilk kez aynı anda yaşanan göçler hangi yıllardaki savaşın sonucunda olmuştur?
Seçenekler
A
1768-1774
B
1828-1829
C
1853-1856
D
1877-1878
E
1912-1913
Açıklama:
1828-1829 Savaşı esnasında Rumeli, Kafkasya ve Anadolu’da cephe ve cephe gerisindeki topluluklar yerlerinden oynadı. Balkanlarda Rum ve Bulgar nüfus, Doğu Anadolu’da ise Ermeni tebaa Rus ordularını takiben Kırım ve Kafkasya’ya göçürüldüler. Müslüman ahalinin bir kısmı da daha güvenli olduklarını düşündükleri yerlere çekildiler. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 65
Kırım’dan 1783 sonrasında kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga hangi tarihlerde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1784-1785
B
1792-1793
C
1802-1803
D
1812-1813
E
1830’lu yıllar
Açıklama:
1783 sonrasında kitle göçü mahiyetindeki ilk dalga 1792-1793 yıllarında gerçekleşti. Bunu 1802-1803, 1812-1813 ve 1830’lu yıllardaki dalgalar takip etti. En büyük göç dalgası ise 1853-1856 Kırım Harbi’ni müteakip on yıl içinde oldu. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 66
Akabinde büyük göçlerin başladığı Rusya’nın Kırım’ı ilhakı hangi tarihte gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1770
B
1774
C
1779
D
1783
E
1787
Açıklama:
Rusya, 1783 yılında Kırım’ı işgal ve ilhak etti. İlhâkı müteakip, Rusların ilk icraatı Çarlık hâkimiyetini benimsemeyeceği düşünülen Kırım hanedanı Giraylar, Ruslara karşı ön saflarda savaşmış olan beyler ve mirzalar ile sair askerî ve dinî önderleri ve yakınlarını Osmanlı ülkesine sürmek oldu. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 67
Kafkasya’dan yapılan en yoğun göç hareketi hangi yıllar arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1774-1827
B
1828-1855
C
1856-1876
D
1877-1900
E
1901-1922
Açıklama:
1856-1876 seneleri arasında göç edenlerin miktarı hakkında verilen rakamlar 600 bin ila 2 milyon arasında değişmektedir. 1877-1878 Savaşı’nı müteakip göç yine kitlesel boyuta ulaştı ve 1877-1900 yılları arasında Doğu Anadolu ve Kafkasya’dan en az 300 bin kişi göç etti. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 68
- Eskişehir
- Ankara
- Çorum
- İzmit
Hangileri 1908’de gerçekleşen Avusturya ilhakı sonrasında Anadolu’ya göç eden Boşnakların yerleştirildiği başlıca yerlerdendir?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, IV
C
II, III
D
II, III, IV
E
III, IV
Açıklama:
Avusturya, 5 Ekim 1908’de Bosna-Hersek’i ilhak etti. İlhak sonrası göç hareketi tekrar hız kazandı. Anadolu’ya sevk edilen göçmenler daha ziyade Karahisar-ı Sahip, Eskişehir, Adapazarı, Biga, İzmit, Ankara ve Anadolu demiryolları güzergâhına yerleştirildi. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 69
Bulgaristan’ın göçürme politikaları öncesinde bu ülkedeki Türk nüfusun oranı ne kadardı?
Seçenekler
A
%60
B
%50
C
%40
D
%30
E
%20
Açıklama:
Bulgaristan’ın göçürme politikası neticesinde Türk nüfusunun payı %40’lardan % 9,1’e kadar geriledi. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 70
1669’da Osmanlı hâkimiyetine giren Girit’te Rumların ilk isyanı hangi tarihte yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1699
B
1774
C
1821
D
1866
E
1878
Açıklama:
1699-1821 yılları arası ada sükûnetli bir dönem geçirdi. 1820’li yıllarda adada 129 bin Hıristiyan, 160 bin Müslüman yaşamaktaydı. 1821’de Giritli Rumlar Mora isyanına destek verdiler. Bundan sonra 1865 yılına kadar üç kez daha isyan ettilerse de her defasında Osmanlı kuvvetleri tarafından bastırıldı. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 71
Girit’te Rumların Mora isyanına destek verdiği 1821 öncesinde Müslümanların oranı ne kadardı?
Seçenekler
A
%65
B
%60
C
%55
D
%50
E
%45
Açıklama:
1820’li yıllarda adada 129 bin Hıristiyan, 160 bin Müslüman yaşamaktaydı. 1821’de Giritli Rumlar Mora isyanına destek verdiler. Göçler sonucu Müslümanların toplam nüfustaki payı %55’ten 1900’de %12’ye, 1912’de ise %9’a kadar gerileyecektir. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Ünite 7
Soru 1
Aşağıdakilerden hnagisi Batı Avrupa ülkelerinde sosyalist hareketler, Almanya ve İtalya’da milli birlik, Orta Avrupa ülkelerinde millî istiklal şeklinde tezahür etti?
Seçenekler
A
1789 ihtilalleri
B
1848 ihtilalleri
C
1830 ihtilalleri
D
Macar mültecileri
E
Polonya mültecileri
Açıklama:
1789, 1830 ve 1848 ihtilalleri Avrupa’yı siyasi ve sosyal yapı açısından yeniden şe- killendirdi. 1848 ihtilalleri Batı Avrupa ülkelerinde sosyalist hareketler, Almanya ve İtalya’da milli birlik, Orta Avrupa ülkelerinde millî istiklal şeklinde tezahür etti.
Soru 2
Yahudi tutumları gözönüne alındığında Osmanlı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Zenginlik kaynağı olarak görülmemiştir.
B
Nüfusları çok azdır.
C
Göç etmelerine izin verilmiştir.
D
En çok avrupa'yı tercih etmişlerdir.
E
Göç etmeleri engellenmiştir.
Açıklama:
Nüfusu zenginlik kaynağı olarak gören ve Avrupa’nın nüfus politikalarını ga- ripseyen Osmanlı padişahları Yahudilerin Osmanlı coğrafyasına göç etmelerine izin veriyordu.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi 20 asırlık bir sürgün döneminde dinî Siyonizm inancını ve umudu- nu daima muhafaza etmiştir?
Seçenekler
A
Macarlar
B
Osmanlı
C
Polanya
D
Türkler
E
Yahudiler
Açıklama:
Yahudiler 20 asırlık bir sürgün döneminde dinî Siyonizm inancını ve umudu- nu daima muhafaza etmişlerdir.
Soru 4
Aşağıdakileren hangisi Bolşevik İhtilali sonrası Kızıl Ordu’nun Be- yaz Ordu (Gönüllü Ordu)’yu mağlup etmesiyle gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Yahudi göçü
B
Yahudi ihtilali
C
Osmanlı ihtilası
D
Rus ilticası
E
Macar ilticası
Açıklama:
Rusların kitlesel boyutta ilticası ise Bolşevik İhtilali sonrası Kızıl Ordu’nun Beyaz Ordu (Gönüllü Ordu)’yu mağlup etmesiyle gerçekleşmiştir. İç savaşta Kızıl Ordu başarılı oldu ve çarlık taraftarı olan yaklaşık iki milyon asker ve sivil Rus mülteci konumuna düştü. Mülteci sayısını daha yüksek gösteren kaynaklar da mevcuttur.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Kossuth ve arkadaşlarının Avusturya ile ilgili inancıdır?
Seçenekler
A
Himaye altına geçeceği
B
Reform yapacağı
C
Bağımsızlık ilan edeceği
D
Zafer kazanacağı
E
Parçalanacağı
Açıklama:
Kossuth ve arkadaşları ise Avusturya’nın ileride hiçbir devletle işbirliği yapamayacağı, müttefiklerini kaybettikten sonra parçalanacağı ve Macarların böylece istiklale kavuşacağı inancındaydılar.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Beyaz Rusların iltica ettiği topraklardan birisidir?
Seçenekler
A
Osmanlı coğrafyası
B
Amerika
C
Kuzey ülkeleri
D
Çin
E
Japonya
Açıklama:
Beyaz Rusların iltica ettiği topraklardan birisi de Osmanlı coğrafyasıdır.
Soru 7
Türk yetkililerin ilticaya başlangıçta sıcak bakmama nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zamansızlık
B
Maddi olanaksızlık
C
Sayının fazlalığı
D
Yiyecek sorunu
E
Çalışma gücü
Açıklama:
Türk yetkililer başlangıçta ilticalara sıcak bakmamışlardı. Bunun sebebi İstanbul’un alt yapısının çok sayıdaki mülteciyi kaldıramayacağı endişesinden kaynaklanmaktaydı
Soru 8
İranda aşağıdaki hangi dönemde eşitlik ilkesinden hareketle serhat halkının vergi muafiyeti iptal edilince sınır boylarındaki halk ülke dahiline ve haricine göç etmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Cumhuriyet
B
Tanzimat
C
Bağımsızlık
D
Osmanlı
E
Meşrutiyet
Açıklama:
Osmanlı coğrafyasından da İran sahasına gidenler ve göç edenler olmaktaydı. Tanzimat döneminde eşitlik ilkesinden hareketle serhat halkının vergi muafiyeti iptal edilince sınır boylarındaki halk ülke dahiline ve haricine göç etmeye başladı.
Soru 9
Osmanlı ülkesinde tercümanlık, Eflak Boğdan yöneticiliği gibi kamu hizmetlerinde istihdam edilmekle birlikte daha ziyade tarım ve ticaretle geçimlerini temin edenler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rumlar
B
Macarlar
C
İranlılar
D
Gazneliler
E
İngilizler
Açıklama:
Rumlar Osmanlı döneminde Ortodoks Hıristiyanlığın temsilcisi ve sözcüsü du- rumundaydılar. 1840’a kadar Osmanlı tebaası Ortodoks topluluklar resmî olarak Rum ifadesiyle tanımlanmaktaydı. Osmanlı ülkesinde tercümanlık, Eflak Boğdan yöneticiliği gibi kamu hizmetlerinde istihdam edilmekle birlikte daha ziyade tarım ve ticaretle geçimlerini temin etmekteydiler
Soru 10
I. Macar
II. Polonyalı
III.İtalyan
IV. Avusturyalı
Osmanlı devletinin Vidin mülteci kampında yukarıda belirtilen milletlerin hangisi ya da hangilerinden vatandaşlar bulunmaktaydı?
II. Polonyalı
III.İtalyan
IV. Avusturyalı
Osmanlı devletinin Vidin mülteci kampında yukarıda belirtilen milletlerin hangisi ya da hangilerinden vatandaşlar bulunmaktaydı?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Osmanlı devletinin Vidin mülteci kampında Macar, Polonyalı ve İtalyan mülteciler bulunmaktaydı.
Soru 11
Aşağıdaki şehirlerden hangisi Macar ve Polonya mültecilerinin gönderildiği şehirler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Vidin
B
Şumnu
C
Halep
D
Malta
E
Bağdat
Açıklama:
Mülteciler önce Vidin sonra Şumnu, daha sonra ise Halep, Malta ve Kütahya'ya göç ettirilmişlerdir.
Soru 12
I. Aşiret mensupları
II. İşsizler
III. Gayrimüslimler
IV. Siyasi mülteciler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İran'dan Osmanlı coğrafyasına göç eden gruplar arasında yer alır?
II. İşsizler
III. Gayrimüslimler
IV. Siyasi mülteciler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İran'dan Osmanlı coğrafyasına göç eden gruplar arasında yer alır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
İran’dan Osmanlı coğrafyasına gelenler, aşiret mensupları, işsizler ve siyasî mülteciler olmak üzere üç gruba ayrılır.
Soru 13
I. Verimsiz topraklara yerleştirilmeleri
II. Rusların zulmü
III. İklim koşulları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1867 yılında Kafkasya'ya göç eden gayrimüslimlerin geri dönme nedenleri arasında yer alır?
II. Rusların zulmü
III. İklim koşulları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1867 yılında Kafkasya'ya göç eden gayrimüslimlerin geri dönme nedenleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ruslar gayrimüslim göçmenleri dağlık, çorak ve kıraç araziye yerleştirmeye çalışmıştır. Bu durum göçmenlerin tekrar dönmek istemelerine neden olmuştur.
Soru 14
I. Sırp
II. Ermeni
III. Rum
IV. Bulgar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1800'lü yıllarda göç dalgaları yaşayan gayrimüslim Osmanlı tebaası arasında yer alır?
II. Ermeni
III. Rum
IV. Bulgar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 1800'lü yıllarda göç dalgaları yaşayan gayrimüslim Osmanlı tebaası arasında yer alır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ermeni, Rum ve Bulgarlar dönem dönem göç dalgaları yaşamışlardır.
Soru 15
Osmanlı tebaası içerisinde yer alan Ermenilerin katolikleştirilmesi politikasını hangi devlet planlamıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Rusya
C
Almanya
D
İtalya
E
Fransa
Açıklama:
Bu politikayı benimseyen Fransa'dır.
Soru 16
Doğu Anadolu Ermenileri'nin göç ettirmeye yönelik bir politika izleyen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Rusya
C
Almanya
D
İtalya
E
Fransa
Açıklama:
Doğu Anadolu Ermenileri'nin göç ettirmeye yönelik bir politika izleyen ülke Rusya'dir.
Soru 17
I. Avrupa’da Yahudi düşmanlığı
II. Siyonizmin hedefleri
III. Avrupa’nın Osmanlı’yı parçalama arzuları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Yahudileri Filistin’e yerleştirilme politikasının ortaya çıkış nedenleri arasında yer almaktadır?
II. Siyonizmin hedefleri
III. Avrupa’nın Osmanlı’yı parçalama arzuları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Yahudileri Filistin’e yerleştirilme politikasının ortaya çıkış nedenleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Avrupadaki Yahudi düşmanlığı, Siyonizmin hedefleri, Avrupa’nın emperyalist niyetleri ve Osmanlı’yı parçalama arzuları bir araya gelince önce bir Yahudi meselesi çıkarılmış, daha sonra bunu halletmek için Yahudilerin Filistin topraklarına yerleştirilmesi meselesi gündeme getirilmiştir.
Soru 18
I. Tefeci baskısını önlemeye yönelik çalışmalar
II. Reaya için genel af çıkarılması
III. Babıali’nin zirai donanım desteği sağlaması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı devletinin Bulgar göçünü önelemek için yaptığı çalışmalar arasında yer alır?
II. Reaya için genel af çıkarılması
III. Babıali’nin zirai donanım desteği sağlaması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı devletinin Bulgar göçünü önelemek için yaptığı çalışmalar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Babıâli söz konusu göçü önlemek, gidenleri de geri döndürmek amacındaydı. Bunun için göç sebeplerini ortadan kaldırmaya çalıştı. İlk etapta tefeci baskısını önlemeye yönelik tedbirler almaya çalıştı. İkinci aşamada savaş ve işgal dönemlerinde Müslüman reaya sürtüşmelerinin araştırma ve kovuşturma konusu yapılmamasını, reaya için nasihat heyetleri oluşturulmasını ve nasihat mektupları yazılmasını, reayaya yönelik genel af çıkarılmasını kararlaştırdı.
Devletin reaya göçünü önlemek adına gösterdiği yoğun çabalar bir süre sonra meyvesini vermeye başladı. Devletin teminatı ve zirai araç, gereç ve tohum yardımı bir kısım reayayı göç etme fikrinden vazgeçirdi. Hatta göç etmek üzere Eflak- Buğdan taraflarına geçen Bulgarlardan çoğu geri dönmek hususunda Osmanlı makamlarına müracaat etti.
Devletin reaya göçünü önlemek adına gösterdiği yoğun çabalar bir süre sonra meyvesini vermeye başladı. Devletin teminatı ve zirai araç, gereç ve tohum yardımı bir kısım reayayı göç etme fikrinden vazgeçirdi. Hatta göç etmek üzere Eflak- Buğdan taraflarına geçen Bulgarlardan çoğu geri dönmek hususunda Osmanlı makamlarına müracaat etti.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi 18 ve 19. yüzyılda Ermenileri göçe teşvik eden ya da zorlayan gruplar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Osmanlı valisi
B
Rus çarlığı
C
Erzurum Ermeni karabaşısı
D
Patrikhane çalışanları
E
Protestan kilisesi
Açıklama:
Rus çarlığı, Erzurum Ermeni karabaşısı, Patrikhane çalışanları ve Protestan kilisesi
Soru 20
Rus mültecileri ile ilgili olarak aşağıda verilen tanımlamalardan hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Mültecilerin büyük çoğunluğu Kazan Türkleridir
B
Kızıl orduya yenilen Beyaz Ruslar 1919 yılında Osmanlı devletine iltica talebinde bulunmuşlardır
C
Beyaz Rusların iaşe masraflarının büyük çoğunluğunu itilaf devletleri karşılamıştır
D
itilaf devletleri İstanbul’a gelen beyaz Rusları milli mücadele karşısında kullanmışlardır.
E
Beyaz Ruslar İstanbul halkını kültürel açıdan etkilemişlerdir
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin nüfus politikasını ve dışa ve içe göçe karşı tavrını tartışabileceksiniz.
İtilaf devletleri İstanbul’a gelen Beyaz Ordu birliklerini Milli Mücadele’ye karşı kullanmayı arzu etmişlerdi. Başta General Vrangel olmak üzere Beyaz Ordu’ya mensup subaylar bu görüşe destek vermeyince İtilaf devletlerinin arzuları gerçekleşmedi. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
İtilaf devletleri İstanbul’a gelen Beyaz Ordu birliklerini Milli Mücadele’ye karşı kullanmayı arzu etmişlerdi. Başta General Vrangel olmak üzere Beyaz Ordu’ya mensup subaylar bu görüşe destek vermeyince İtilaf devletlerinin arzuları gerçekleşmedi. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 21
Birinci Dünya Savayı öncesi Osmanlı vatandaşı Ermenilerin toplam nüfusu ne kadardır?
Seçenekler
A
300.000-450.000
B
600.000-750.000
C
800.000-950.000
D
1.000.000-1.200.000
E
1.300.000-1.500.000
Açıklama:
Anadolu’da meydana gelen müslim ve gayrimüslim nüfus göçlerini karşılaştırabileceksiniz.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı vatandaşı Ermenilerin toplam nüfusu kaynaklara göre 1.300.000 ile 1.500.000 arasında değişmekteydi. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı vatandaşı Ermenilerin toplam nüfusu kaynaklara göre 1.300.000 ile 1.500.000 arasında değişmekteydi. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Babıâli’nin ABD’ye yönelik göçü yasaklama sebebi değildir?
Seçenekler
A
Nüfusun azalacağı endişesi
B
Devletin saygınlığını sarsacağı endişesi
C
Vergi gelirlerinin azalacağı endişesi
D
Ermenilerin ABD pasaportuyla geri döneceği endişesi
E
Adliyenin saygınlığını azaltacağı endişesi
Açıklama:
Dışa ve içe göçün Osmanlı Devleti’ne etkisini değerlendirebileceksiniz.
Osmanlı Devleti, nüfusunun ve vergi gelirlerinin azalacağı, fakir göçmenlerin yurt dışında Osmanlı’nın saygınlığını sarsacağı ve ABD pasaportuyla Ermenilerin geri döneceği endişesiyle Amerika’ya yönelik göç hareketini yasakladı. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Osmanlı Devleti, nüfusunun ve vergi gelirlerinin azalacağı, fakir göçmenlerin yurt dışında Osmanlı’nın saygınlığını sarsacağı ve ABD pasaportuyla Ermenilerin geri döneceği endişesiyle Amerika’ya yönelik göç hareketini yasakladı. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 23
Macaristan’ın Avusturya’dan idari muhtariyet talebine önderlik eden kişi kimdir?
Seçenekler
A
Ali Paşa
B
Eisenberg
C
II. Abdülhamid
D
Kossuth
E
Batthyany
Açıklama:
Dışa ve içe göçün sebeplerini tartışabileceksiniz.
1848’de Macarlar Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idarî muhtariyet talep ettiler. Bu talep ve sonrasında gelişen olaylar sonucu 5 Ocak 1849’da Avusturya kuvvetleri Macaristan’ın merkezini işgal etti. Ancak kısa süre sonra Macar kuvvetleri imparatorluk kuvvetlerine üstün geldi ve 15 Nisan 1849’da Kossuth liderli¤inde Macar bağımsızlığı ilan edildi. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
1848’de Macarlar Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idarî muhtariyet talep ettiler. Bu talep ve sonrasında gelişen olaylar sonucu 5 Ocak 1849’da Avusturya kuvvetleri Macaristan’ın merkezini işgal etti. Ancak kısa süre sonra Macar kuvvetleri imparatorluk kuvvetlerine üstün geldi ve 15 Nisan 1849’da Kossuth liderli¤inde Macar bağımsızlığı ilan edildi. Bu nedenle sorunun yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 24
Macarların bağımsızlık ilanından sonra Avusturya aşağıdaki ülkelerin hangisinden yardım talep etmiştir?
Seçenekler
A
Amerika
B
İngiltere
C
İtalya
D
Polonya
E
Rusya
Açıklama:
Dışa ve içe göçün sebeplerini tartışabileceksiniz.
15 Nisan 1849’da Kossuth liderliğinde Macar bağıms›zl›¤› ilan edildi. Avusturya Rusya’dan askerî yardım talep etti. Macaristan’daki gelişmeleri kendi aleyhine gören Rusya Avusturya’ya yardım etti. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
15 Nisan 1849’da Kossuth liderliğinde Macar bağıms›zl›¤› ilan edildi. Avusturya Rusya’dan askerî yardım talep etti. Macaristan’daki gelişmeleri kendi aleyhine gören Rusya Avusturya’ya yardım etti. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 25
Osmanlı Devleti’nin Macar mültecilerini kabul etme sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa’nın desteğini almak
B
Avusturya’yı zor durumda bırakmak
C
Rusya’yı zor durumda bırakmak
D
Fransa’yı zor durumda bırakmak
E
Prusya’yı zor durumda bırakmak
Açıklama:
Dışa ve içe göçün sebeplerini tartışabileceksiniz.
Babıâli’nin mültecileri iade etmeme politikasındaki kararlı tutumu ve Avrupa kamuoyunda oluşan olumlu hava, Rusya ve Avusturya’yı geri adım atmaya zorlamıştır. Uluslararası konjoktürün aleyhine döndüğünü gören Avusturya ve Rusya tavırlarını ve mülteci politikalarını yumuşatma ihtiyacı duyacaklardır. Bu ise Babıâli için diplomatik bir başar olarak alg›lanacaktır.
Babıâli’nin mültecileri iade etmeme politikasındaki kararlı tutumu ve Avrupa kamuoyunda oluşan olumlu hava, Rusya ve Avusturya’yı geri adım atmaya zorlamıştır. Uluslararası konjoktürün aleyhine döndüğünü gören Avusturya ve Rusya tavırlarını ve mülteci politikalarını yumuşatma ihtiyacı duyacaklardır. Bu ise Babıâli için diplomatik bir başar olarak alg›lanacaktır.
Soru 26
Tarihimizde “Ermeni Tehciri” olarak bilinen olay hangi tarihte yaşanmıştır?
Seçenekler
A
1914
B
1915
C
1916
D
1917
E
1918
Açıklama:
Anadolu’da meydana gelen müslim ve gayrimüslim nüfus göçlerini karşılaştırabileceksiniz.
Rus -Ermeni işbirliği sonucu Türk halkına karşı baskı, zulm ve katliam başlatıldı. Bu olayları önlemek ad›na al›nan tedbirler soruna çözüm olmayınca 27 Mayıs 1915’de Vakt-ı seferde icraat-i hükümete karşı gelenler için cihet-i askeriyece ittihaz olunacak tedabir hakk›nda kanun-ı muvakkat çıkarıldı. Sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Rus -Ermeni işbirliği sonucu Türk halkına karşı baskı, zulm ve katliam başlatıldı. Bu olayları önlemek ad›na al›nan tedbirler soruna çözüm olmayınca 27 Mayıs 1915’de Vakt-ı seferde icraat-i hükümete karşı gelenler için cihet-i askeriyece ittihaz olunacak tedabir hakk›nda kanun-ı muvakkat çıkarıldı. Sorunun yanıtı (B) şıkkıdır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi 19.yy’lın sonu 20.yyLın başında Osmanlı coğrafyasından Amerika kıtasına yönelen göçle ilgili tanımlamalardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Göç edenlerin gittikleri ülkelerden birisi Arjantin’dir
B
Göç edenler arsında Suriyeli, Lübnanlı, Makedonyalı, Arnavut gibi unsurlar vardır
C
Liman kentlerinde koğuşlanan simsarların göçün gerçeklemesinde rolleri olmuştur
D
Amerikan tabiiyetini kazanan Ermenilerin bir kısmı hemen dönme teşebbüsünde bulunmaları tabiiyet sorununun yaşanmasına yol açmıştır
E
Göçte Amerikan misyonerlerinin hiçbir ilgisi olmamıştır
Açıklama:
Anadolu’da meydana gelen müslim ve gayrimüslim nüfus göçlerini karşılaştırabileceksiniz.
göç kervanına Müslümanlar, Rumlar, Suriyeliler ve Ermeniler katıldılar. Ermeni gençleri, küçük esnaf, zanaatkâr ve köylü Ermeni grupları Amerikalı misyonerlerin faaliyetleri sonucu göç kervanına katıldılar. Sorunun Yanıtı (E) şıkkıdır.
göç kervanına Müslümanlar, Rumlar, Suriyeliler ve Ermeniler katıldılar. Ermeni gençleri, küçük esnaf, zanaatkâr ve köylü Ermeni grupları Amerikalı misyonerlerin faaliyetleri sonucu göç kervanına katıldılar. Sorunun Yanıtı (E) şıkkıdır.
Soru 28
Osmanlı coğrafyasına dıştan içe göç eden unsurlar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Macar-Leh mültecileri
B
İranlı aşiret mensupları, işsizler, siyasi mülteciler
C
Beyaz Ruslar
D
Yahudiler
E
Kızıl ordu mensupları
Açıklama:
Anadolu’da meydana gelen müslim ve gayrimüslim nüfus göçlerini karşılaştırabileceksiniz.
Rusların kitlesel boyutta ilticası ise Bolşevik ihtilali sonrası Kızıl Ordu’nun Beyaz Ordu (Gönüllü Ordu)’yu mağlup etmesiyle gerçekleşmiştir. Bu nedenle Kızıl ordu göçü yaşanmamıştır.
Rusların kitlesel boyutta ilticası ise Bolşevik ihtilali sonrası Kızıl Ordu’nun Beyaz Ordu (Gönüllü Ordu)’yu mağlup etmesiyle gerçekleşmiştir. Bu nedenle Kızıl ordu göçü yaşanmamıştır.
Soru 29
Macar mültecileri hangi olayı müteakip Türkiye’ye iltica etmişlerdir?
Seçenekler
A
1789 ihtilali
B
1800 ihtilali
C
1830 ihtilali
D
1848 ihtilali
E
1917 ihtilali
Açıklama:
Anadolu’da meydana gelen müslim ve gayrimüslim nüfus göçlerini karşılaştırabileceksiniz.
1789, 1830 ve 1848 ihtilalleri Avrupa’yı siyasi ve sosyal yapı açısından yeniden şekillendirdi.1848’de Macarlar Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idarî muhtariyet talep ettiler. Bu talep ve sonrasında gelişen olaylar sonucu 5 Ocak 1849’da Avusturya kuvvetleri Macaristan’ın merkezini işgal etti.Başta Kossuth olmak üzere yüksek rütbeli asker, sivil birçok ihtilal lideri çareyi Osmanlı topraklarına ilticada buldu. Eylül 1849 tarihi itibar›yla Osmanlı’ya iltica edenlerin sayısı 10 bini bulmuştu. Sorunun Yanıtı (D) şıkkıdır.
1789, 1830 ve 1848 ihtilalleri Avrupa’yı siyasi ve sosyal yapı açısından yeniden şekillendirdi.1848’de Macarlar Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idarî muhtariyet talep ettiler. Bu talep ve sonrasında gelişen olaylar sonucu 5 Ocak 1849’da Avusturya kuvvetleri Macaristan’ın merkezini işgal etti.Başta Kossuth olmak üzere yüksek rütbeli asker, sivil birçok ihtilal lideri çareyi Osmanlı topraklarına ilticada buldu. Eylül 1849 tarihi itibar›yla Osmanlı’ya iltica edenlerin sayısı 10 bini bulmuştu. Sorunun Yanıtı (D) şıkkıdır.
Soru 30
- Polonyalı
- İtalyan
- Macar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Silahsızlandırılan mülteciler Vidin şehrinde Tuna Nehri boyuna kurulan mülteci kampına yerleştirildi. Kamptaki mülteciler Macar, Polonyalı ve İtalyan kökenliydiler. Doğru cevap E'dir.
Soru 31
Yahudiler 13. ve 14. yüzyıllar arasında aşağıdaki ülkelerden hangisinden kovulmamıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Osmanlı
D
Portekiz
E
İspanya
Açıklama:
Yahudiler daha M.Ö. 586’da Babil’e sürülmüşlerdi. 2. ve 4. yüzyıllarda ise Romalılar ve Hıristiyanlar tarafından ikinci defa sürgün edilmişlerdir. Bunun neticesinde Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına dağılmışlardır. 13 ve 16. yüzyıllar arası ise İngiltere, Fransa, İspanya ve Portekiz ‘den kovulmuşlardır. Osmanlı ise tam tersine Yahudi halkı kabul etmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 32
İstanbul’a yönelik Rus mülteci akını kaç yılında yoğunlaşmıştır?
Seçenekler
A
1914
B
1920
C
1927
D
1932
E
1938
Açıklama:
İstanbul’a yönelik Rus mülteci akını 1920 yılında General Denikin’in kumadasındaki Beyaz Ordu’nun mağlup olması üzerine gerçekleşmiştir. 1920 Sonbaharı’nda Kırım’ın Kızılordu hâkimiyetine geçmesi sonrası General Vrangel emrindeki askerî birlikler ve siviller olduğu halde İstanbul’a sığınmıştır. Bu tarihte Osmanlı’ya sığınan Rus mültecileri yaklaşık 150 bin kişiydi. İki yıllık sürede İstanbul’a sığınan Beyaz Rusların 250 ile 300 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 33
- Rusya
- İngiltere
- Fransa
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1821’de Mora Rumları Osmanlı otoritesine karşı isyan etti. Fransa, İngiltere ve Rusya’nın ortak teşebbüsleri sonucu 1830’da Yunanistan Devleti kuruldu.
Soru 34
- Ortodoks kilisesi ile işbirliği
- Halkın Batı Anadolu'ya doğru göç etmesini sağlama
- Halkı Menderes ovasına yerleştirmek
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1919’dan itibaren Yunan idaresi, Ortodoks Kilisesi ile işbirliği içinde Batı Anadolu’ya gelen Yunanlıları öç almaya ve bölgeye yerleştirilen göçmenleri kovmaya yönlendirir. Tonybee’nin belirttiğine göre, Türklerin o yıl ektiği ürünlere ve tarlalara Rumların olduğu iddiası ile el konur. Venizelos’un hedefi de Anadolu’daki Yunan varlığını kalıcı kılmak amacıyla, işgal döneminde en az 300 bin Yunan’ı Anadolu’ya göçürmek ve Menderes ovasına yerleştirmekti. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
- Mısır
- Bulgaristan
- Rusya
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Türk kuvvetleri İstanbul’a yaklaştıkça Rumlar İstanbul’dan firar etmeye başladılar. Fener Patrikhanesi Rumları göç fikrinden caydırmak için her türlü yola başvuruyor, Yunan konsoloshanesi de sadece sabıkalı Rumlara göç vesikası veriyordu. İstanbul’daki Ermeniler de Bulgaristan ve Mısır pasaportu ile ülkeyi terk etmeye çalışıyorlardı.
Soru 36
Sonucunda Bulgar ve Gagavuz halkının Rusya'ya göç ettirildiği Yaş Antlaşması kaç yılında imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1775
B
1787
C
1792
D
1806
E
1829
Açıklama:
1792 yılında imzalanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 37
Mart 1828'de Katolik Ermenilerin ve asayişi bozan Rumların Ankara, Akdeniz ve Bandırma gibi yerlere sürgün edilmesine özellikle hangi ülke karşı çıkarak Osmanlı Devleti'ne diplomatik baskı uygulamıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İtalya
C
Rusya
D
Fransa
E
Almanya
Açıklama:
Babıâli öncelikle Katolik Ermenilerin, daha sonra da asayişi bozan ve mesele çıkartan Rumların tespit edilerek şehirden uzaklaştırılmalarını kararlaştırdı. Babıâli’nin tanzim ettiği deftere göre yaklaşık 2.800 kişi Ankara, Akdeniz Adaları, Bandırma ve sair yerlere sürgün edilecekti. Karar Mart 1828’de tatbik edilmeye başlandı. Sürgün edilenlerin geri dönüş umudunu kırmak için gayrimenkullerinin satılması planlandı. 4 Nisan 1828’de Rusya’ya savaş ilan edilince sürgün işi acilen bitirilmeye çalışıldı. Sürgün uygulamalarına Avusturya ve Fransa şiddetli tepki gösterir. Özellikle Fransa’nın baskısı üzerine bunalan Osmanlı sürgün edilenlerden zararsız olanların ocaklarına iadesine, mücrim ve müfsitlerin ise sürgün hayatına devam etmelerine karar verir. Doğru cevap D'dir.
Soru 38
- Rus Generali Pankratyev
- Erzurum Ermeni karabaşısı
- Patrikhane çalışanları
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Ermenilerin Beyazıd, Pasin, Bitlis, Muş ve Hınıs’tan Erivan ve Tiflis’e nüfus göçü gerçekleşmiştir. Şüphesiz bu göçün asıl sebebi topluma göç etmeleri hususunda baskı yapan Erzurum Ermeni karabaşısı, patrikhane çalışanları ve Rus Generali Pankratyev’in teşvik ve tahrikleriydi. Doğru cevap E'dir.
Soru 39
Türk arşivlerine kayıtlarına göre 1913 yılında Osmanlı vatandaşlarının sayısının 100 bini, Birinci Dünya Savaşı sonrasında ise 180 bini bulan Osmanlı kolonisi aşağıdaki ülkelerden hangisinde görülmüştür?
Seçenekler
A
Meksika
B
Arjantin
C
Brezilya
D
Kolombiya
E
Uruguay
Açıklama:
Türk arşiv kayıtlarına göre, 1913’te Arjantin’deki Osmanlı vatandaşlarının sayısı yaklaşık 100 bini bulmuştu. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da söz konusu göçün devam ettiği anlaşılmaktadır. Netice itibarıyla Arjantin’deki Osmanlı kolonisinin nüfusu 180 bini buldu. Doğru cevap B'dir.
Soru 40
Macarların Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idari muhtariyet talep ettiği tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1902
B
1848
C
1830
D
1849
E
1853
Açıklama:
1848 ihtilalleri Batı Avrupa ülkelerinde sosyalist hareketler, Almanya ve İtalya’da milli birlik, Orta Avrupa ülkelerinde milli istiklal şeklinde tezahür etti. 1848’de Macarlar Kossuth’un liderliğinde Avusturya’dan idari muhtariyet talep ettiler. Doğru cevap B'dir.
Soru 41
Macar mültecilerin vatanlarına geri dönme kararının alınmasında aşağıda belirtilen etmenlerden hangisi yeterli olmamıştır?
Seçenekler
A
Vidin kampındaki belirsizlik
B
Vatana duyulan özlem
C
Macar lider Kossuth'ın çabaları
D
Savaşın yeniden başlayacağına dair verilen umutların yok olması
E
Alışkın olunmayan iklim koşulları
Açıklama:
Kossuth, geri dönüş kararı alanları vazgeçirmeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Geri dönüş kararının alınmasında Vidin kampındaki belirsizlik, vatana duyulan özlem, savaşın yeniden başlayacağına dair verilen umutların yok olması ve alışkın olunmayan iklim koşulları etkili oldu. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Yahudilerin Filistinde toprak edinmek ve devlet kurmak üzere münhasıran Filistin’e yerleşmelerine mani olan Osmanlı padişahı kimdir?
Seçenekler
A
II. Abdülhamid
B
Sultan Vahdettin
C
I. Abdülhamid
D
IV. Murat
E
Sultan Abdullah
Açıklama:
II. Abdülhamid’in devlet ve hakimiyet anlayışı, Müslüman Arapların tepkileri Yahudilerin münhasıran Filistin’e yerleşmelerine mani olmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
İstanbul’a yönelik Rus mülteci akını hangi tarihte başlamıştır?
Seçenekler
A
1921 yılında olmuştur.
B
1919'da Bolşevik İhtilali sonrası Kızıl Ordu’nun Beyaz Ordu’yu mağlup etmesiyle olmuştur.
C
1920 Sonbaharı’nda Kırım’ın Kızılordu hâkimiyetine geçmesi sonrası General Vrangel komutasında olmuştur.
D
1923 yılında Damat Ferit Paşa zamanında olmuştur.
E
1920 yılında General Denikin'in kumandasındaki Beyaz Ordu’nun mağlup olması üzerine gerçekleşmiştir
Açıklama:
İstanbul’a yönelik Rus mülteci akını 1920 yılında General Denikin’in kumandasındaki Beyaz Ordu’nun mağlup olması üzerine gerçekleşmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı coğrafyasında gerçekleşen dıştan içe göçlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yahudi göçü
B
Macar Polonya mültecileri
C
Rus mültecileri
D
Suriye mültecileri
E
İran mültecileri
Açıklama:
OSMANLI COĞRAFYASINDA DIŞTAN İÇE VE İÇTEN DIŞA GÖÇLER Dıştan İçe Göç
Soru 45
Osmanlı’ya sığınan ilk Yahudi cemaatleri aşağıdaki yerlerden hangisine yerleştirilmemiştir?
Seçenekler
A
İzmir
B
İstanbul
C
Sivas
D
Bursa
E
Amasya
Açıklama:
Yahudiler daha M.Ö. 586’da Babil’e sürülmüşlerdi. 2. ve 4. yüzyıllarda ise Romalılar ve Hıristiyanlar tarafından ikinci defa sürgün edilmişlerdir. Bunun neticesinde Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına dağılmışlardır. 13 ve 16. yüzyıllar arası ise İngiltere, Fransa, İspanya ve Portekiz ‘den kovulmuşlardır. Nüfusu zenginlik kaynağı olarak gören ve Avrupa’nın nüfus politikalarını garipseyen Osmanlı padişahları Yahudilerin Osmanlı coğrafyasına göç etmelerine izin veriyordu. Osmanlı’ya sığınan ilk Yahudi cemaatleri İstanbul, Edirne, Selanik, İzmir, Manisa, Bursa, Gelibolu, Amasya, Patros, Larissa ve Manastır’a yerleştirildi.
Soru 46
Osmanlı topraklarına gerçekleşen Yahudi göçlerinde Yahudiler ,ilk olarak hangi tarihler arasındaki göçlerinde Osmanlı tarafından Filistin'e yerleştirilmişlerdir?
Seçenekler
A
1780-1800
B
1800-1880
C
1880-1914
D
1914-1920
E
1920-1925
Açıklama:
Bu esnada Avrupa ve Rusya’da Yahudi aleyhdarlığı şiddetlenmiş ve Yahudilere karşı yapılan saldırılar tahammül sınırını aşmıştır. Bunun üzerine Doğu ve Güney Doğu Avrupa ve Rusya’da bulunan Yahudilerden 650 bini 1880- 1914 arası Amerika, İngiltere, Kanada ve Osmanlı topraklarına göç etmeye başladı. Osmanlı coğrafyasına gelenler Anadolu, Suriye, Filistin ve Selanik’e yönlendirildiler.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı coğrafyasında gerçekleşen içten dışa göçlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bulgar göçü
B
Rum göçü
C
Ermeni göçü
D
Amerika’ya Osmanlı göçü
E
Yahudi göçü
Açıklama:
Ünite 7 incelendiğinde, Osmanlı Coğrafyasında yaşanan göçler şu şekilde ele alınmaktadır:
Dıştan İçe Göçler:
-İçten Dışa Göçler:
Bu kapsamda A, B, C ve D şıkları içten dışa göç kapsamında yer alırken, E şıkkında verilen Yahudi göçü dıştan içe göç kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle E şıkkı içten dışa göçlerden biri değildir ve doğru cevaptır.
Dıştan İçe Göçler:
- Macar ve Polonya Mültecileri
- Yahudi Göçü
- Rus Mültecileri
- Muhacirîn-i Üsera
- İran Mültecileri
-İçten Dışa Göçler:
- Rum Göçü
- Bulgar Göçü
- Ermeni Göçü
- Amerika’ya Osmanlı Göçü
Bu kapsamda A, B, C ve D şıkları içten dışa göç kapsamında yer alırken, E şıkkında verilen Yahudi göçü dıştan içe göç kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle E şıkkı içten dışa göçlerden biri değildir ve doğru cevaptır.
Soru 48
Osmanlı otoritesine ilk isyan eden Rumlar, Mora Rumlarıdır. Mora Rumları hangi tarihte isyan etmiştir?
Seçenekler
A
1821
B
1822
C
1823
D
1824
E
1825
Açıklama:
Rumlar Osmanlı döneminde Ortodoks Hıristiyanlığın temsilcisi ve sözcüsü durumundaydılar. 1840’a kadar Osmanlı tebaası Ortodoks topluluklar resmî olarak Rum ifadesiyle tanımlanmaktaydı. Osmanlı ülkesinde tercümanlık, Eflak Boğdan yöneticiliği gibi kamu hizmetlerinde istihdam edilmekle birlikte daha ziyade tarım ve ticaretle geçimlerini temin etmekteydiler. 19. yüzyılda Avrupa işadamları ile bütünleşerek Batı sanayi kuruluşlarının Osmanlı coğrafyasında acentalıklarını üstlenmeye başlamışlardı. 1821’de Mora Rumları Osmanlı otoritesine karşı isyan etti.
Soru 49
Yunanistan Devleti hangi tarihte kuruldu?
Seçenekler
A
1821
B
1830
C
1840
D
1850
E
1860
Açıklama:
1821’de Mora Rumları Osmanlı otoritesine karşı isyan etti. Fransa, İngiltere ve Rusya’nın ortak teşebbüsleri sonucu 1830’da Yunanistan Devleti kuruldu.
Soru 50
1768- 1812 arası meydana gelen Osmanlı- Rus Savaşları sonucu yaklaşık kaç Bulgar göçmeni dalga dalga Eflak - Buğdan topraklarına geçmiştir?
Seçenekler
A
50 000
B
100 000
C
150 000
D
200 000
E
250 000
Açıklama:
Bulgar Göçü Rusya, işgal ettiği bölgelerdeki Müslüman çoğunluğu kırmak ve ele geçirdiği yerlerdeki hâkimiyetini ebedî hâle getirmek için Müslüman halkı göçe zorlamak ve bunların terk edeceği topraklara Hıristiyan nüfus bulup yerleştirmek şeklinde özetlenebilecek bir siyaset izlemekteydi. Hıristiyan nüfus kaynağından birisi de Osmanlı topraklarıydı. Rusya, Osmanlı Devleti’yle yaptığı savaşlarda işgal ettiği yerlerdeki gayrimüslim toplulukları Rus diplomat ve Ortodoks din adamları vasıtasıyla göç etmeye özendiriyor, hatta zorluyordu. Örneğin, 1775’de Balkanlardan göç ettirilen 1.200 kişi Kerç ve Yenikale’ye yerleştirilmişti. Yaş Antlaşması’ndan (1792) sonra bir hayli Bulgar ve Gagavuz Rusya’ya, 1806-1812 Savaşı esnasında işgal edilen topraklarda mukim bir kısım Bulgar ahali ise Eflâk ve Buğdan’a göç ettirilmişti. 1768- 1812 arası meydana gelen Osmanlı- Rus Savaşları sonucu 200 bin kadar Bulgar göçmeni dalga dalga Eflak - Buğdan topraklarına geçti. Pek çoğu Kırım sahasına gitti.
Soru 51
Osmanlı idaresi Ermeni toplumuna hangi yüzyılda millet statüsü vermiştir?
Seçenekler
A
13 yy
B
14 yy
C
15 yy
D
16 yy
E
17 yy
Açıklama:
Osmanlı toplumu müslim ve gayrimüslimlerden oluşmaktaydı. Gayrimüslimler millet sistemi ile idare edilmekteydiler. Osmanlı idaresi Ermeni toplumuna daha 15. yüzyılda millet statüsü vermişti.
Soru 52
18. yüzyılda giderek yoğunluk kazanan ve özellikle Fransa’nın önderliğinde sürdürülen Katolik propagandasının sonunda bazı Osmanlı Ermenileri arasında Katoliklik hızla yayıldı. Aşağıdakilerden hangisi bu Ermenilerden değildir?
Seçenekler
A
Ankara
B
Halep
C
Şam
D
İstanbul
E
Bursa
Açıklama:
Osmanlı toplumu müslim ve gayrimüslimlerden oluşmaktaydı. Gayrimüslimler millet sistemi ile idare edilmekteydiler. Osmanlı idaresi Ermeni toplumuna daha 15. yüzyılda millet statüsü vermişti. Ermeni toplumu özellikle 18. yüzyıldan itibaren misyonerlerin ilgi alanına girmişti. 18. yüzyılda giderek yoğunluk kazanan ve özellikle Fransa’nın önderliğinde sürdürülen Katolik propagandasının sonunda Ankara, Halep, Şam ve İstanbul Ermenileri arasında Katoliklik hızla yayıldı.
Soru 53
1860- 1914 tarihleri arasında kaç Osmanlı vatandaşı Amerika’ya göç etti?
Seçenekler
A
1 000 000
B
1 200 000
C
1 300 000
D
1 500 000
E
2 000 000
Açıklama:
Amerika’ya Osmanlı Göçü Amerika’ya göçmen veren ülkelerden birisi de Osmanlı Devleti’dir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’dan Amerika’ya göçmen akını başladı. II. Abdülhamid sonrası yoğunluk kazandı. Balkan Savaşı, Amerika ve Rusya’ya yönelik göçü tetikledi. Bu göçler Birinci Dünya Savaşı’na kadar tedricen devam etti. 1860- 1914 tarihleri arasında 1.200.000 Osmanlı vatandaşı Amerika’ya göç etti.
Soru 54
"Tâbiiyetleri belli olan aşiretler, gerekirse kuvvet kullanmak suretiyle tâbi oldukları devletin arazisine yerleştirileceklerdi. Tâbiiyeti ihtilâflı olan aşiretler, bir defaya mahsus olarak iskân mahallini kendileri seçeceklerdir" kuralını getiren anlaşma hangi tarihte ve hangi ülke ile yapılmıştır?
Seçenekler
A
1881 Türk-Rus anlaşması
B
1884 İran-Türk anlaşması Bitlis ve Kutü’l- Amare
C
1830 Yunan-Türk anlaşması
D
1848 tarihli Türk-İran anlaşması
E
1825 Osmanlı-Rus anlaşması
Açıklama:
1848 tarihli Türk- İran anlaşmasına göre, tabiiyetlli olan aşiretler, gerekirse kuvvet kullanmak suretiyle tabi oldukları devletin arazisine yerleştirileceklerdi. Tabiiyeti ihtilâflı olan aşiretler, bir defaya mahsus olarak iskân mahallini kendileri seçeceklerdi. Doğru cevap D'dir.
Soru 55
1840’a kadar Osmanlı tebaası Ortodoks topluluklar resmî olarak hangi ad ile anılırlardı?
Seçenekler
A
Yunan
B
Rum
C
Ermeni
D
Rus
E
Moralı
Açıklama:
Rumlar Osmanlı döneminde Ortodoks Hıristiyanlığın temsilcisi ve sözcüsü durumundaydılar. 1840’a kadar Osmanlı tebaası Ortodoks topluluklar resmî olarak
Rum ifadesiyle tanımlanmaktaydı. Doğru cevap B'dir.
Rum ifadesiyle tanımlanmaktaydı. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Gayrimüslim unsurların Türklerden farklı olarak Kırım ve Kafkasya’ya bir daha dönmemek üzere göç etmeyi düşünmelerinin nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Evlenmek için göç etmek
B
Rusya’nın izlediği gayrimüslim nüfusu göçe teşvik politikası
C
Rusya Osmanlı makamlarından taşınmazlarını tasfiye edip göç etmek isteyenlere izin verilmesi konusunda teşebbüste bulunması
D
Babıali'nin Gayrimüslimlere Osmanlı topraklarını terk etme izni vermesi
E
Babıâli'nin göç etmek isteyenlerin zorla tutulamayacağına hükmetmesi
Açıklama:
Gayrimüslim unsurlar Türklerden farklı olarak Kırım ve Kafkasya’ya bir daha dönmemek üzere göç etmeyi düşünebilmişlerdir. Kuşkusuz bunda Rusya’nın izlediği gayrimüslim nüfusu göçe teşvik politikası da etkili olmuştur. Rusya Osmanlı makamlarından taşınmazlarını tasfiye edip göç etmek isteyenlere izin verilmesi hususunda Babıali nezdinde teşebbüste bulundu. Babıali bu gibilerin zorla tutulamayacağına hükmedip isteyenlere Osmanlı topraklarını terk etme izni verdi. Doğru cevap A'dır.
Soru 57
1806-1812 Savaşı esnasında işgal edilen topraklarda muhim bir kısım Bulgar ahalisi nereye göçe zorlanmıştır?
Seçenekler
A
Ermenistan
B
Rusya
C
Eflak ve Buğdan
D
Mora
E
Kırım
Açıklama:
1806-1812 Savaşı esnasında işgal edilen topraklarda muhim bir kısım Bulgar ahalisi Eflak ve Buğdan’a göç ettirildi. 1768- 1812 arası meydana gelen Osmanlı- Rus Savaşları sonucu 200 bin kadar Bulgar göçmeni Eflak - Buğdan topraklarına geçti. Pek çoğu Kırım sahasına gitti. Doğru cevap C'dir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Bulgarların göç etmesinin sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Tefeci baskısını önlemeye yönelik tedbirler almaya çalışlması
B
Nasihat heyetleri oluşturulması
C
İnsanların eğitim durumları
D
Devletin reaya göçünü önlemek adına gösterdiği çabalar
E
Tefeci baskılarındaki artışlar
Açıklama:
Savaşın meydana getirdiği otorite boşluğu, devletin merkezinden uzak yerlerdeki bazı devlet adamlarının keyfi uygulamaları, tefeci baskısı göç kararının alınmasını kolaylaştırmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 59
Anadolu’dan Amerika’ya göçmen akını nezaman başlamıştır?
Seçenekler
A
18.yüzyılda
B
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren
C
17.yüzyılda
D
18.yüzyılın ilk yarısında
E
16. yüzyılın ikinci yarısında
Açıklama:
Amerika’ya göçmen veren ülkelerden birisi de Osmanlı Devleti’dir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’dan Amerika’ya göçmen akını başladı. II. Abdülhamid sonrası yoğunluk kazandı. Doğru cevap B'dir.
Ünite 8
Soru 1
Osmanlı Devleti özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla ilk defa ne zaman Muhacirin Komisyonu adı altında hususî bir teşkilat oluşturmuştur?
Seçenekler
A
1860 tarihinde ,
B
1480 tarihinde,
C
1650 tarihinde,
D
1890 tarihinde,
E
1718 tarihinde,
Açıklama:
osmanlı Devletin de özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla hususî bir teşkilatın oluşturulması ka-rarlaştırıldı. Bu karar çerçevesinde 5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu.
Soru 2
93 Muhaceretinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha iyi çözümlemek amacıyla Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in başkanlığında kurulan komisyon aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhacirin Komisyonu,
B
Umum Muhacirin Komisyonu,
C
İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu,
D
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu,
E
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonları,
Açıklama:
93 Muhaceretinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha iyi çözümlemek amacıyla Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in başkanlığında Umum Muhacirin Komisyonu kurulmuştu.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Vilayet, sancak ve kaza merkezlerindeki göçmen komisyon ve şubelerinin yapmakda yükümlü oldukları görevlerden birisi değildi?
Seçenekler
A
Yardıma muhtaç göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak,
B
İskân işlerini yürütmek,
C
Göçmenlere Miri arazi üzerinden toprak dağıtmak,
D
Arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek,
E
Göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmek,
Açıklama:
Vilayet, sancak ve kaza merkezlerindeki komisyon ve şubeleri yardıma muhtaç göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak, iskân işlerini yürütmek, arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek, göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmekten sorumluydu.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Kırım dan gelen göçmenlerin Osmanlı yönetimi tarafından yerleştirildiği "geçici iskân bölgesinden " biridir?
Seçenekler
A
Konya,
B
Edirne,
C
Trabzon,
D
Varna,
E
Kastamonu,
Açıklama:
Babıâli bu dönemde mültecileri geçici iskân bölgesi ilan ettiği şehir ve kasabalarda iskâna elverişli yerlere yerleştirecektir. Kırım göçmenleri için Varna, İstanbul, Samsun; Kafkas göçmenleri için de Trabzon, Samsun ve İstanbul geçici iskân bölgesi olarak kullanılmıştır. Rumeli’den gelenler için Üsküp, Selanik ve Edirne hemen hemen her dönemde geçici iskân sahasıdır. Başkent İstanbul ise hemen her göç furyasında sığınılan ve geçici iskân sahası ilan edilen bir şehirdir.
Soru 5
93 göçmenlerinin yararına olmak üzere iaşelerini ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere Osmanlı mebusları tarafından kurulan yardım komisyonu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye Cemiyeti,
B
Milletlerarası Muhacirlere Yardım Komitesi,
C
Muhacirin İane Komisyonu,
D
İane-i Muhacirin Encümeni,
E
Muhacirine Muavenet Cemiyeti,
Açıklama:
Göçmenlerin iaşelerini ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere değişik kurum ve kuruluşlar yardım komisyonları kurmuşlardır. 93 göçmenlerinin yararına olmak üzere mebuslar tarafından Muhacirine Muavenet Cemiyeti, İkinci Abdülhamid’in himayesinde İane-i Muhacirin Encümeni, ayanların teşebbüsleri ile Muhacirin İane Komisyonu, İstanbul’daki misyon şeflerinin önayak olmasıyla Milletlerarası Muha-cirlere Yardım Komitesi, Baronne Bourdett Coutts tarafından Sermaye-i Şefkat-i Os-maniye ve Stafford Housse Komitesi isimli yardım cemiyetleri kurulmuştur.
Soru 6
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Anadolu’da şiddetle hüküm süren ,yetkilileri ve sağlık ekiplerini en çok uğraştıran ve pek çok insanın ölümüne neden olan salgın hastalık hangisiydi?
Seçenekler
A
Sıtma,
B
Kolera,
C
Verem,
D
Difteri,
E
Veba,
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Anadolu’da sıtma şiddetle hüküm sürdü. Göçmenlerin iskân ma-hallindeki iklime ayak uyduramamaları salgın hastalığın yayılmasını ve mültecilerin hastalığa karşı direncinin kırılmasını kolaylaştırıyordu.
Soru 7
Birinci Dünya Savaşı dönemlerinde Maarif Nezareti bünyesinde kurulan "Darüleytam Müdüriyet-i Umumiyyesi kurumunun" görevi neydi?
Seçenekler
A
Göçmen çocuklara eğitim vermek,
B
Yetim çocukları kurumun binalarında barındırıp eğitmek,
C
Mülteci çocukları barındırmak,
D
Ülke genelinde çocukların eğitimini aksatmadan sürdürmek,
E
Asker ailelerin cocuklarını savaşın etkilerinden uzak tutmak,
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşı’nda hat safhaya ulaşmıştı. Bunun üzerine, Maarif Nezareti bünyesinde Darüleytam Müdüriyet-i Umumiyyesi kurulmuş ve yurt çapında birçok şubesi açılmıştı. Yetim çocuklar söz konusu kurumun binalarında barındırılıp eğitilmeye çalışıldı.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi aşiretlerin İskan edilmesinin sağlayacağı öncelikli yararlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Geçtikleri yerlerde ki yerleşik ahalinin malına ve canına zarar vermeleri engellenecekti,
B
Vilayet ve sancaklar arasında sık yer değiştiren aşiretin suçlu ve sanıkları yakalanabilecekti,
C
Aşiretler üretken bir topluluk haline getirilecekti,
D
Osmanlının vergi ve asker kaynakları da artacaktı,
E
Aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapıda kırılacaktı,
Açıklama:
Aşiretler: yayla ile kışlak arasında gidiş- gelişlerde yerleşik ahalinin malına ve canına zarar veriyorlardı. Devlet yerleşik top-lumun aşiret saldırıları yüzünden yerlerini terk etmemeleri için çalışmaktaydı. Ancak söz konusu saldırılar askeri tedbirlerle kısa sürede önlenemiyordu. Bu ise yerleşik toplumun yerini yurdunu terk etmesi ile neticelenebilecekti. Aşiret mensuplarının yazın ve kışın ikamet ettikleri alanlar her zaman aynı değildi. Vilayet ve sancaklar arasında dolaşıyorlardı. Bu yüzden suçlu ve sanık takibi zorlaşıyor ve resmi makamlar arasında uzun yazışmalara sebebiyet veriyordu.
Öte yandan aşiretleri iskân politikası başarılı bir şekilde gerçekleştirilirse vergi ve asker kaynakları da artacaktı. Bir diğer sebep ise aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapıyı kırmaktı.
Öte yandan aşiretleri iskân politikası başarılı bir şekilde gerçekleştirilirse vergi ve asker kaynakları da artacaktı. Bir diğer sebep ise aşiretlerin sosyal yapısına egemen olan feodal yapıyı kırmaktı.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı nın Daimî iskân bölgeleri tespit edilirken kriter olarak kararlaştırdığı ilkelerden birisi değildi?
Seçenekler
A
Uyum sağlayabilecekleri iklim bölgesi olması,
B
Tarıma elverişli toprakların olması,
C
Gerekli su kaynaklarının bulunması,
D
Terk edilmiş mahalle ve köylerin olması,
E
Mera ve orman alanlarının bulunması,
Açıklama:
Daimî iskân bölgeleri tespit edilirken göçmenlerin iklimine uyum sağlayabi-lecekleri tarıma elverişli su, mera ve orman bulunan iskân mahallerine gönderilmesi ilke olarak kararlaştırıldı.
Soru 10
Anadolu’nun ekonomik özelliğinin hayvancılıktan ziraate dönüşmesine yol açan, özellikle yeni kültür bitkilerini ve yeni teknolojilerin kullanmaları sayesinde Anadolu’nun ürün çeşitinin ve miktarının artmasını sağlaya göçmen topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kırım göçmenleri,
B
Kafkas göçmenleri,
C
Polonya göçmenleri,
D
Suriye göçmenleri,
E
Balkan göçmenleri,
Açıklama:
Öte yandan çorak, kıraç, bataklık sahaya yerleştirilenler zamanla söz konusu alanları bayındır bir hale getirmişlerdi. Bu ise tarım üretiminin artmasına vesile olmuştur. Netice itibarıyla Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüşmüştür. Göçmenler yeni kültür bitkilerini ve yeni metodları tecrübe ederek Anadolu’nun ürün çeşitini ve mıktarını arttırdılar. Her şeyden önce Balkanlardan gelen göçmenler yeni teknolojinin kullanılmasına daha yatkın bir durumdaydılar.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlerin yararına yabancılar tarafından kurulmuş yardım toplama derneklerinden biridir?
Seçenekler
A
Muhacirin Komisyonu
B
Muhacirine Muavenet Cemiyeti
C
Sermaye-i fiefkat-i Osmaniye
D
İane-i Muhacirin Encümeni
E
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu
Açıklama:
Devletin ve halkın göçmenlere yaptığı yardımları açıklayabileceksiniz.
İstanbul’daki misyon şeflerinin önayak olmasıyla MilletlerarasıMuhacirlere Yardım Komitesi, Baronne Bourdett Coutts tarafından Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye ve Stafford Housse Komitesi isimli yardım cemiyetleri kurulmuştur. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
İstanbul’daki misyon şeflerinin önayak olmasıyla MilletlerarasıMuhacirlere Yardım Komitesi, Baronne Bourdett Coutts tarafından Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye ve Stafford Housse Komitesi isimli yardım cemiyetleri kurulmuştur. Bu nedenle sorunun yanıtı (C) şıkkıdır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin Kırım Savaşı’nı müteakip kitlesel göçlerle karşı karşıya kalınınca özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla kurduğu teşkilatın adıdır?
Seçenekler
A
Muhacirin Komisyonu
B
İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu
C
Zaptiye Nezareti
D
Umum Muhacirin Komisyonu
E
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonu
Açıklama:
Kırım Savaşı’nı müteakip kitlesel göçlerle karşı karşıya kalınınca özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla hususî bir teşkilatın oluşturulması kararlaştırıldı. Bu karar çerçevesinde 5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu. Kitlesel göçler 1875 yılı itibarıyla sona erince Muhacirin Komisyonu lağvedildi ve münferit tarzda gelen göçmenlerin yerleştirilmesi ve sorunlarının çözülmesi Zaptiye Nezaretine bağlı bir heyete havale edildi.
Soru 13
Aşağıdaki savaşlardan hangisi sonucunda göç sorununu çözmek için İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Kırım Savaşı
B
93 Harbi
C
Avusturya-Macaristan-Osmanlı Savaşı
D
I. Dünya Savaşı
E
Osmanlı-Rus Savaşı (1787-1792)
Açıklama:
93 Harbi’nde yine kitlesel boyutta bir göç sorunuyla karşı karşıya kalınınca Şehremanetinin bünyesinde göçmen sorunlarına çözüm bulmak ve iskânla ilgili projeler üretmek üzere İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu oluşturuldu.
Soru 14
- Göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak,
- İskân işlerini yürütmek,
- Arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek,
- Göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmek
- Göç edilen ülkedeki mal ve mülkü korumak
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve III
C
Yalnız V
D
IV ve V
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Göçmen idaresi göçmenlerin iskân mahallerini belirlemek ve sorunsuz bir şekilde yerleşmesini temin etmek amacıyla taşraya iskân memurları ve müfettişleri gönderdi. Bu memurların başkanlığında Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonları kuruldu. Komisyonların göçmen çıkarılan iskelelerde ve göçmen sevk edilen sancak ve kazalarda birer şubesi bulunmaktaydı. Vilayet, sancak ve kaza merkezlerindeki komisyon ve şubeleri yardıma muhtaç göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak, iskân işlerini yürütmek, arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek, göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmekten sorumluydu.
Soru 15
Aşağıdaki şehirlerden hangisi her dönemde göçmenlerin geçici iskan bölgesi olmuştur?
Seçenekler
A
Üsküp
B
Edirne
C
Trabzon
D
İstanbul
E
Samsun
Açıklama:
Babıâli savaş döneminde mültecileri geçici iskân bölgesi ilan ettiği şehir ve kasaba
larda iskâna elverişli yerlere yerleştirecektir. Kırım göçmenleri için Varna, İstan
bul, Samsun; Kafkas göçmenleri için de Trabzon, Samsun ve İstanbul geçici iskân
bölgesi olarak kullanılmıştır. Rumeli’den gelenler için Üsküp, Selanik ve Edirne
hemen hemen her dönemde geçici iskân sahasıdır. Başkent İstanbul ise hemen her göç furyasında sığınılan ve geçici iskân sahası ilan edilen bir şehirdir.
larda iskâna elverişli yerlere yerleştirecektir. Kırım göçmenleri için Varna, İstan
bul, Samsun; Kafkas göçmenleri için de Trabzon, Samsun ve İstanbul geçici iskân
bölgesi olarak kullanılmıştır. Rumeli’den gelenler için Üsküp, Selanik ve Edirne
hemen hemen her dönemde geçici iskân sahasıdır. Başkent İstanbul ise hemen her göç furyasında sığınılan ve geçici iskân sahası ilan edilen bir şehirdir.
Soru 16
Göçmenlerin iaşesi vesair ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli kişi ve kuruluşlarca cemiyetler kurulmuştur. Aşağıda verilen kuruluş ve isim eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Muhacirine Muavenet Cemiyeti- Mebuslar
B
İane-i Muhacirin Encümeni-II. Abdülhamid
C
Muhacirin İane Komisyonu- Ayanlar
D
Milletlerarası Muhacirlere Yardım Komitesi- Misyon şefleri
E
Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye- Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
Göçmenlerin iaşelerini ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere değişik kurum ve kuruluşlar yardım komisyonları kurmuşlardır. 93 göçmenlerinin yararına olmak üzere mebuslar tarafından Muhacirine Muavenet Cemiyeti, İkinci Abdülhamid’in himayesinde İane-i Muhacirin Encümeni, ayanların teşebbüsleri ile Muhacirin İane Komisyonu, İstanbul’daki misyon şeflerinin önayak olmasıyla Milletlerarası Muhacirlere Yardım Komitesi, Baronne Bourdett Coutts tarafından Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye ve Stafford Housse Komitesi isimli yardım cemiyetleri kurulmuştur.
Soru 17
Göçmenlere Tahsis edilen arazi tahsis tarihinden itibaren ne kadar süreyle bir başkasına intikal ve devredilemez?
Seçenekler
A
1 yıl
B
5 yıl
C
10 yıl
D
15 yıl
E
20 yıl
Açıklama:
Kendisine gayrimenkul tahsis edilen kişi başka bir yere gitmesi halinde bir daha arazi alamayacaktı. Tahsis edilen arazi tahsis tarihinden itibaren on yıl süreyle bir başkasına intikal ve devredilemeyecekti.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlere yapılan yardım başlıklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Arazi Tahsisi
B
Konut Yardımı
C
Zirai Yardım
D
Vergi Muafiyeti
E
Su ve Elektrik Faturası Yardımı
Açıklama:
Arazi Tahsisi, Konut Yardımı, Zirai Yardım, Vergi Muafiyeti, Askerlik Muafiyeti ve Eğitim Sorunu konularında yardımlar yapılmıştır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi göçlerin mali ve iktisadi sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Miri çiftliklerin açılması hayvancılığın gelişmesini sağlamıştır.
B
Çorak, kıraç ve bataklık alanların yerleşim yeri olarak kullanılması bu alanların bayındır olmasını sağlamıştır.
C
Anadolu'nun ekonomik özelliği tarımdan hayvancılığa evrilmiştir.
D
Anadolu'nun ürün çeşidini ve miktarının artmasını sağladılar.
E
Verilen destekle Göçmenler kısa zamanda zenginleşmiş ve Anadolu halkını hor görmüştür.
Açıklama:
Göçmen iskânına açılan miri çiftlikler en verimli toprakları ve bol kaynakları içine almaktaydı. Bu alanların emek gücü açığı dolayısıyla mera olarak değerlendirilmesi hayvancılığın gelişmesini sağlarken tarla kültürüsahasının giderek daralması sonucunu doğurmaktaydı. Öte yandan çorak, kıraç, bataklık sahaya yerleştirilenler zamanla söz konusu alanları bayındır bir hale getirmişlerdi. Bu ise tarım üretiminin artmasına vesile olmuştur. Netice itibarıyla Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüşmüştür. Göçmenler yeni kültür bitkilerini ve yeni metodları tecrübe ederek Anadolu’nun ürün çeşitini ve mıktarını arttırdılar. Her şeyden önce Balkanlardan gelen göçmenler yeni teknolojinin kullanılmasına daha yatkın bir durumdaydılar.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin sağladığı olanaklardandır?
Seçenekler
A
Göçmenlerin buulunduğu yerlere öğretmenler göndermek.
B
Sağlık sorunlarının üstesinden gelmek için doktor, hastabakıcı ve memurlar göndermek.
C
Güvenliği sağlamak için askerler göndermek.
D
Göçmenlerin beslenmesini sağlamak için aşçı göndermek.
E
Verginin düzenli toplanmasını sağlamak için kadı göndermek.
Açıklama:
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, yardım etmek amacıyla göçmenlerin bulunduğu yerlere doktor, hastabakıcı ve memurlardan oluşan yardım heyetleri gönderdi.
Soru 21
- Konut
- İşletme binası
- İşletme kredisi
- Donatım kredisi
- Tarım arazisi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız V
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
I ve V
Açıklama:
İskân, bir ailenin sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükte konut sahibi olmasını temin etmenin yanı sıra yaşamını sürdürecek maddî imkânlara kavuşturulacak bir şekilde ekonomik bir işletme olarak planlanıp uygulanmasıdır. İskân ekonomik ve sosyal açıdan tarımsal iskân ve şehirsel iskân olmak üzere iki ayrı şekilde gerçekleştirilmektedir. Tarımsal iskân ile yerleştirilecek ailelere, konut, işletme binası ve tarım arazisi verilir. Ayrıca işletme ve donatım kredileri ile desteklenerek aileler üretken hale getirilir. Şehirsel iskânda ise aileye konut, işletme ve donatım kredisi verilir.
Soru 22
İlk defa hangi gelişmelerden sonra osmanlı Devleti özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla Muhacirin Komisyonu adlı bir teşkilat kurmuştur?
Seçenekler
A
Kırım Savaşı’ndan sonra kitlesel göçlerle karşılaşınca,
B
Balkanlar da yeni devletlerin kurulmasıyla başlayan yoğun göçler sonrasında,
C
Osmanlının Kuzey Afrika topraklarını kaybetmesiyle ortaya çıkan göçlerle,
D
İspanya dan Anadoluya gelen yoğun Yahudi göçleriyle,
E
Çeşitli Türkmen boylarının yerleşmek için Anadolu ya göç etmeleriyle,
Açıklama:
Tanzimat’a kadar Osmanlı Devleti göçmen işlerini özel bir teşkilata bağlama-mıştı. Tanzimat’tan itibaren göç sorununun yerel idarelerce çözümlenmesi yoluna gidilmiştir. Kırım Savaşı’nı müteakip kitlesel göçlerle karşı karşıya kalınınca öz-gün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla hususî bir teşkilatın oluşturulması kararlaştırıldı. Bu karar çerçevesinde 5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu. Kitlesel göçler 1875 yılı itibarıyla sona erince Muhacirin Komisyonu lağvedildi ve münferit tarzda gelen göçmenlerin yerleştirilmesi ve sorunlarının çözülmesi Zaptiye Nezaretine bağlı bir heyete havale edildi.
Soru 23
93 göçlerinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha iyi çözümlemek, göçmenlerin iskân ve iaşe meseleleri ile ilgili genel kararları almak vb. amaçlar için Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in başkanlığında kurulan komisyon aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye komisyonu,
B
Umum Muhacirin Komisyonu,
C
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonu,
D
Muhacirin Komisyon-ı Âlisi,
E
İskân-ı Aşair ve Muhacirin Müdüriyeti,
Açıklama:
93 Muhaceretinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha iyi çözümlemek amacıyla Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in başkanlığında Umum Muhacirin Komisyonu kurulmuştu. Bu komisyonun vazifesi göçmenlerin iskân ve iaşe meseleleri ile ilgili genel kararları almak, göçmenlerin yurtlarına dönmesini sağlamak, Anadolu’ya sevk edilecek olanların iskân mahallerini belirlemekti.
Soru 24
Osmanlı Devletinin kırsal alanın da geçici olarak iskân edilen göçmenlerin iaşe masrafları ,kimler tarafından karşılanıyordu?
Seçenekler
A
Vakıflar tarafından karşılanıyordu,
B
Tımar sahipleri tarafından karşılanıyordu,
C
Yerli ahali tarafından karşılanıyordu,
D
Esnaf Birlikleri tarafından karşılanıyordu,
E
Belediyeler tarafından karşılanıyordu,
Açıklama:
Kırsal alanda geçici olarak iskân edilen göçmenlerin iaşe masrafları yerli ahali tarafından karşılanıyordu. Halkın yardım elini uzatamadığı fakir göçmenlere ise ilk hasadı elde edinceye kadar bir buçuk, iki yıl süreyle muhtar ve ihtiyar meclisleri vasıtasıyla hazineden tayinat verilmeye çalışılıyordu. Göçmenlere 1864 yılına kadar yarısı fakir kabul olunup, bulundukları kaza emvalinden günlük yarımşar kıyye ekmek aynî veya bedeli nakdî olarak verilmekteydi. Bu yöntemle göçmenle-rin iaşe ihtiyaçları karşılanamayınca kaza meclislerince tespit edilecek fakir göç-menlere ekmek dağıtılması kararlaştırıldı. Bu karara göre, 0-10 yaş grubuna 100’er dirhem ve daha büyüklerine yarımşar kıyye ekmek verilecekti. Bu karara rağmen ilk ürünü alan göçmenlere de zaruret halinde yardım edilmekteydi.
Soru 25
Osmanlı Devletin de göçmenlerin iaşelerini ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere değişik kurum ve kuruluşlar yardım komisyonları kurmuşlardı, aşağıdakilerden hangisi bu amaç için Osmanlı mebuslar tarafından kurulan bir cemiyet/komisyondur?
Seçenekler
A
Sermaye-i Şefkat-i Osmaniye komitesi,
B
Milletlerarası Muhacirlere Yardım Komitesi,
C
Muhacirin İane Komisyonu,
D
Muhacirine Muavenet Cemiyeti,
E
İane-i Muhacirin Encümeni,
Açıklama:
Göçmenlerin iaşelerini ve sair ihtiyaçlarını karşılamak üzere değişik kurum ve kuruluşlar yardım komisyonları kurmuşlardır. 93 göçmenlerinin yararına olmak üzere mebuslar tarafından Muhacirine Muavenet Cemiyeti, İkinci Abdülhamid’in himayesinde İane-i Muhacirin Encümeni, ayanların teşebbüsleri ile Muhacirin İane Komisyonu, İstanbul’daki misyon şeflerinin önayak olmasıyla Milletlerarası Muha-cirlere Yardım Komitesi, Baronne Bourdett Coutts tarafından Sermaye-i Şefkat-i Os-maniye ve Stafford Housse Komitesi isimli yardım cemiyetleri kurulmuştur.
Soru 26
Birinci Dünya Savaşı devam ederken, Maarif Nezareti bünyesinde kurulan "Darüleytam Müdüriyet-i Umumiyyesi"nin çalışma alanı neydi?
Seçenekler
A
Salgın hastalıklara karşı oluşturulmuş Karantina binası olarak çalıştırılıyordu,
B
Sıtma,kolera, tifo ve tifüs gibi salgın hastalıkların tedavi merkezi olarak çalıştırılıyordu,,
C
Hasta ve bakıma muhtaç göçmenlerin tedavi ve barınmaları sağlanıyordu,
D
Savaş nedeniyle dul kalan kadınların ve kimsesiz kızların barınıp eğitilmeleri sağlanıyordu,
E
Yetim çocukların bu kurumun binalarında barındırılıp eğitilmesi çalışmaları yapılıyordu,
Açıklama:
Birbirini takip eden savaşlar sonucu, himayeye muhtaç yetim sayısı oldukça art-mıştı. Yetim sayısı özellikle Birinci Dünya Savaşı’nda hat safhaya ulaşmıştı. Bunun üzerine, Maarif Nezareti bünyesinde Darüleytam Müdüriyet-i Umumiyyesi kurul-muş ve yurt çapında birçok şubesi açılmıştı. Yetim çocuklar söz konusu kurumun binalarında barındırılıp eğitilmeye çalışıldı. Bu kuruma kabul edilemeyen mülteci çocukları ise yerel idarelerce tesis edilen eytamhanelerde barındırılmaya çalışıldı.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi, Tanzimat döneminin İskân politikasının belirlenmesinde ve tatbikinde öncelikli hedeflerden biri değildi?
Seçenekler
A
Orduya alınacak asker sayısını yeterli hale getirmek,
B
Tarım alanında üretkenliği artırmak,
C
Vergilerin arttırılması ve toplanmasını sağlamak,
D
Asayişin teminini sağlamak,
E
Göçmenleri iskân etmek,
Açıklama:
İskân politikasının belirlenmesinde ve tatbikinde Tanzimat döneminin hususî bir önemi haizdir. Bu dönemin iskân politikasının hedefi bir taraftan göçmenle-ri iskân etmek diğer taraftan asayişin temini, vergilerin arttırılması ve usulüne uygun bir şekilde toplanması, orduya alınacak asker sayısının yeterli hale geti-rilmesiydi. Bu hedefleri yakalayabilmek için de 1840’dan itibaren konar-göçerler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yerleştirilmeye çalışıldı. Amaç bir taraftan halkın refah ve güvenliğini arttırmak, diğer taraftan da Çukurova
Soru 28
1913 sonrası Anadolu da daimi iskân işleminin en çok yapıldığı il aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Edirne,
B
Sıvas,
C
Aydın,
D
İstanbul,
E
İzmit,
Açıklama:
| Vilayet/Sancak | 1878 | 1913 | Vilayet/Sancak | 1878 | 1913 |
| Adana | 6.464 | 6.513 | Karahisar | - | 201 |
| Ankara | 20.735 | 7.196 | Karesi | - | 10.689 |
| Aydın | 51.938 | 104.879 | Kastamonu | 28.815 | 184 |
| Beyrut | 2.542 | - | Kayseri | - | 4.415 |
| Biga | 22.440 | 2.903 | Konya | 11.908 | 6.120 |
| Canik | - | 2.786 | Kosova | 58.535 | - |
| Çatalca | 1.557 | 5.393 | Mamuretülaziz | 809 | 173 |
| Diyarbekir | 450 | - | Manastır | 1.651 | - |
| Edirne | 110.997 | 95263 | Maraş | - | 3.617 |
| Erzurum | 19.572 | - | Menteşe | - | 615 |
| Eskişehir | - | 6.534 | Selanik | 6.462 | - |
| Halep | 1.556 | 7.552 | Sivas | 57.259 | 7.769 |
| Hüdavendigar | 169.283 | 14.993 | Suriye | 10.789 | 2.291 |
| İstanbul | - | 2.594 | Trabzon | 35.189 | - |
| İşkodra | 2.346 | - | Toplam | 667.760 | 297.737 |
| İzmit | 46.463 | 4.868 |
Soru 29
Doksanüç Savaşı esnasında çift çubuğunu ve her şeyini terk edip Anadoluya göçmek zorunda kalanlar askerlik hizmetinden kaç yıl süreyle muaf tutuldular?
Seçenekler
A
5 yıl,
B
7 yıl,
C
12 yıl
D
10 yıl,
E
8 yıl,
Açıklama:
Doksanüç Savaşı esnasında zorunlu olarak göç edenler yol inşa vergisi, temettuât vergisi, ağnam resmi, aşar ve toprak kirası gibi vergilerden muaf olmuş-lardı. Yine savaş esnasında çift çubuğunu ve her şeyini terk edip göçmek zorunda kalanlar askerlik hizmetinden on yıl süreyle muaf tutuldular.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi İskan edilen göçmenlerin Anadolu da yol açtığı etkilerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Çorak, kıraç, bataklık sahaya yerleştirilenler zamanla söz konusu alanları bayındır bir hale getirmişlerdir,
B
Anadolu da tarım üretiminin artmasına vesile olmuşlardır,
C
Anadolu’nun ekonomik özelliğini hayvancılıktan ziraate dönüştürmüşlerdir,
D
Göçmenler yeni metodları tecrübe ederek Anadolu’nun ürün çeşitini ve miktarını artırmışlardır,
E
Yerli tarım ürünlerinin zaman içinde üretimden kalkmasına neden olmuşlardır,
Açıklama:
Öte yandan çorak, kıraç, bataklık sahaya yerleştirilenler zamanla söz konusu alanları bayındır bir hale ge-tirmişlerdi. Bu ise tarım üretiminin artmasına vesile olmuştur. Netice itibarıyla Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüşmüştür. Göçmenler yeni kültür bitkilerini ve yeni metodları tecrübe ederek Anadolu’nun ürün çeşitini ve mıktarını arttırdılar. Her şeyden önce Balkanlardan gelen göçmenler yeni tek-nolojinin kullanılmasına daha yatkın bir durumdaydılar.
Soru 31
Osmanlı Devletin'de, Muhacirin Komisyonu kaç yılında kurulmuştur.
Seçenekler
A
1850
B
1855
C
1858
D
1860
E
1865
Açıklama:
Kırım Savaşı’nı müteakip kitlesel göçlerle karşı karşıya kalınınca özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla hususî bir teşkilatın oluşturulması kararlaştırıldı. Bu karar çerçevesinde 5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu. Kitlesel göçler 1875 yılı itibarıyla sona erince Muhacirin Komisyonu lağvedildi ve münferit tarzda gelen göçmenlerin yerleştirilmesi ve sorunlarının çözülmesi Zaptiye Nezaretine bağlı bir heyete havale edildi.
Soru 32
Osmanlı coğrafyasına yönelik göçler kaç gruba ayrılabilir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Osmanlı coğrafyasına yönelik göçler savaş ve savaş sonrası olmak üzere iki gruba
ayrılabilir.
ayrılabilir.
Soru 33
Osmanlı Devletin'de iskan sosyal ve ekonomik açıdan nasıl uygulanmaktaydı?
Seçenekler
A
Aşiret iskanı - Tarımsal iskan
B
Göçmen iskanı - Şehirsel iskan
C
Göçmen iskanı - Tarımsal iskan
D
Tarımsal iskan - Şehirsel iskan
E
Aşiret iskanı - Göçmen iskanı
Açıklama:
İskân ekonomik ve sosyal açıdan tarımsal iskân ve şehirsel iskân olmak üzere
iki ayrı şekilde gerçekleştirilmektedir. Tarımsal iskân ile yerleştirilecek ailelere,
konut, işletme binası ve tarım arazisi verilir. Ayrıca işletme ve donatım kredileri
ile desteklenerek aileler üretken hale getirilir. Şehirsel iskânda ise aileye konut,
işletme ve donatım kredisi verilir.
iki ayrı şekilde gerçekleştirilmektedir. Tarımsal iskân ile yerleştirilecek ailelere,
konut, işletme binası ve tarım arazisi verilir. Ayrıca işletme ve donatım kredileri
ile desteklenerek aileler üretken hale getirilir. Şehirsel iskânda ise aileye konut,
işletme ve donatım kredisi verilir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletin'de göçmenlere yapılan yardımlar arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Arazi Tahsisi
B
Konut Yardımı
C
Zirai Yardım
D
Vergi Muafiyeti
E
Evlilik Yardımı
Açıklama:
Arazi Tahsisi, Konut Yardımı, Zirai Yardım, Vergi Muafiyeti, Askerlik Muafiyeti, Eğitim Sorunu
Soru 35
Aşağıdakilerin hangisinde göçlerin Balkanlar'daki demografik yapıya etkileri arasında gösterile bilinir?
Seçenekler
A
Müslüman nüfus artmıştır
B
Gayrimüslim nüfus azalmıştır
C
Müslüman nüfus azalmıştır
D
Şehirler gelişmiştir
E
Yeni köyler kurulmuştur
Açıklama:
Göçler neticesinde Balkanlarda kurulan ulus devletlerin sınırları içerisindeki Türk ve Müslüman nüfus bir hayli azalmıştır.
Soru 36
93 Harbinde kitlesel boyutta bir göç sorunuyla karşı karşıya kalınınca Şehremanetinin bünyesinde göçmen sorunlarına çözüm bulmak ve iskânla ilgili projeler üretmek üzere hangi komisyon oluşturuldu?
Seçenekler
A
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu
B
Muhacirin Komisyonu
C
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonları
D
Muhacirin Komisyon-ı Âlisi
E
İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu
Açıklama:
93 Harbi’nde yine kitlesel boyutta bir göç sorunuyla karşı karşıya kalınınca
Şehremanetinin bünyesinde göçmen sorunlarına çözüm bulmak ve iskânla ilgili projeler üretmek üzere İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu oluşturuldu. Komisyon malî işler, iskân işleri ve sevk şubelerinden oluşacaktı.
Şehremanetinin bünyesinde göçmen sorunlarına çözüm bulmak ve iskânla ilgili projeler üretmek üzere İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu oluşturuldu. Komisyon malî işler, iskân işleri ve sevk şubelerinden oluşacaktı.
Soru 37
93 Muhaceretinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha iyi çözümlemek amacıyla II. Abdülhamit başkanlığında hangi komisyon kurulmuştur?
Seçenekler
A
İskân-ı Aşair ve Muhacirin Müdüriyetine
B
Umum Muhacirin Komisyonu
C
Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti
D
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonları
E
Muhacirin Komisyonu
Açıklama:
93 Muhaceretinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde göçmen işlerini daha
iyi çözümlemek amacıyla Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in
Osmanlı Devleti’nin Göç ve İskân Politikaları 142 Osmanlı’da İskân ve Göç
başkanlığında Umum Muhacirin Komisyonu kurulmuştu.
iyi çözümlemek amacıyla Yıldız Sarayı merkez olmak üzere II. Abdülhamid’in
Osmanlı Devleti’nin Göç ve İskân Politikaları 142 Osmanlı’da İskân ve Göç
başkanlığında Umum Muhacirin Komisyonu kurulmuştu.
Soru 38
Aşağıdakileden hangisi Osmanlı Devletinin Kırım göçmenleri için geçici iskan bölgesi olarak ilan ettiği şehir ve kasabalardan biridir?
Seçenekler
A
İstanbul
B
Üsküp
C
Edirne
D
Selanik
E
Bursa
Açıklama:
Babıâli bu dönemde mültecileri geçici iskân bölgesi ilan ettiği şehir ve kasabalarda iskâna elverişli yerlere yerleştirecektir. Kırım göçmenleri için Varna, İstanbul, Samsun; Kafkas göçmenleri için de Trabzon, Samsun ve İstanbul geçici iskân bölgesi olarak kullanılmıştır. Rumeli’den gelenler için Üsküp, Selanik ve Edirne hemen hemen her dönemde geçici iskân sahasıdır. Başkent İstanbul ise hemen her göç furyasında sığınılan ve geçici iskân sahası ilan edilen bir şehirdir.
Soru 39
Osmanlı Devletin'de daimi iskana kimler tabi tutulurdu?
Seçenekler
A
Göçmenler ve muhtaç olanlar
B
Göçmenler ve Aşiret mensupları
C
Aşiret mensupları ve Muhtaç olanlar
D
Aşiret mensupları ve mülksüzler
E
Mülksüzler ve Muhtaç olanlar
Açıklama:
Daimi iskâna tabi tutulanlar aşiret mensupları ve göçmenler olmak üzere iki grupta toplanabilir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinin daimi iskan bölgesinin tespit edilmesinde gözetilen ilkeleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
İklim elverişliliği
B
Tarıma elverişli su
C
Konut
D
Mera
E
Orman
Açıklama:
Daimî iskân bölgeleri tespit edilirken göçmenlerin iklimine uyum sağlayabilecekleri tarıma elverişli su, mera ve orman bulunan iskân mahallerine gönderilmesi ilke olarak kararlaştırıldı.
Soru 41
Özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla oluşturulan Muhacirin Komisyonu hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1839
B
1853
C
1856
D
1860
E
1875
Açıklama:
Kırım Savaşı’nı müteakip kitlesel göçlerle karşı karşıya kalınınca özgün iskân projeleri planlamak, belirlenen ilkeler çerçevesinde göçmenleri iskân etmek ve sorunlarını gidermek amacıyla hususî bir teşkilatın oluşturulması kararlaştırıldı. Bu karar çerçevesinde 5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 42
Muhacirin Komisyonu hangi tarihler arasında faaliyet göstermiştir?
Seçenekler
A
1828-1838
B
1853-1858
C
1860-1875
D
1877-1885
E
1898-1908
Açıklama:
5 Ocak 1860 tarihinde Muhacirin Komisyonu kuruldu. Kitlesel göçler 1875 yılı itibarıyla sona erince Muhacirin Komisyonu lağvedildi ve münferit tarzda gelen göçmenlerin yerleştirilmesi ve sorunlarının çözülmesi Zaptiye Nezaretine bağlı bir heyete havale edildi. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.
Soru 43
“Muhacirin Komisyon-ı Âlisi” hangi savaş nedeniyle kurulmuştur?
Seçenekler
A
1768-1774
B
1828-1829
C
Kırım Savaşı (1853-56)
D
93 Harbi (1877-78)
E
Osmanlı-Yunan Harbi (1898)
Açıklama:
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı nedeniyle Anadolu’ya yeni bir göç dalgası söz konusu olunca Muhacirin Komisyon-ı Âlisi ismiyle yeni bir komisyon oluşturuldu. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 44
“Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti” hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1922
B
1923
C
1924
D
1925
E
1926
Açıklama:
8 Kasım 1923 tarihli kanun ile Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti kuruldu. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.
Soru 45
Toroslardaki bazı konar-göçer unsurların asker ve vergi konusunda problem çıkarmaları üzerine Fırka-i İslahiye hangi tarihte oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
1853
B
1856
C
1861
D
1865
E
1872
Açıklama:
1839-1853 yılları arası 35-40 bin kişi iskân edildi. Ancak Kırım Savaşı esnasında Toroslardaki bazı konar-göçer unsurlar asker ve vergi konusunda problem çıkarmışlar, bunun üzerine 1865’de Fırka-i İslahiye teşkil olunarak Maraş ve Elbistan arasındaki aşiretlerin iskân edilmeleri sağlanmıştır. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.
Soru 46
1878 sonrasında en çok daimi iskân işleminin yapıldığı vilayet veya sancak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aydın
B
Eskişehir
C
Edirne
D
Sivas
E
Hüdavendigar
Açıklama:
1878 sonrası en az 667.760 kişi daimi iskân işlemi görmüştür. Bunlardan 169.283 kişinin kaydı Hüdavendigar’da yapılmıştır. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 47
1913 sonrasında en çok daimi iskân işleminin yapıldığı vilayet veya sancak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aydın
B
Karesi
C
Hüdavendigar
D
Edirne
E
Eskişehir
Açıklama:
1878 sonrası en az 667.760; 1913 sonrası ise 297.737 kişi daimi iskân işlemi görmüştür. Bunlardan 104.879’u Aydın Vilayeti’ne yerleştirilmiştir. Doğru yanıt “A” şıkkıdır.
Soru 48
1877-1878 döneminde her şeyini terk ederek göç edenler askerlik hizmetinden kaç yıl muaf tutulmuştur?
Seçenekler
A
3
B
5
C
6
D
8
E
10
Açıklama:
1877-1878 döneminde her şeyini terk ederek göç edenler on yıl askerlik hizmetinden muaf tutuldular. Doğru yanıt “E” şıkkıdır.
Soru 49
I. Orta Anadolu ülkenin tahıl ambarı oldu
II. Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüştü
III. Hayvancılık gelişti
IV. Ticaret sekteye uğradı
Hangileri Osmanlı topraklarına Kırım, Rumeli ve Kafkasya’dan yapılan göçlerin sonuçlarındandır?
II. Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüştü
III. Hayvancılık gelişti
IV. Ticaret sekteye uğradı
Hangileri Osmanlı topraklarına Kırım, Rumeli ve Kafkasya’dan yapılan göçlerin sonuçlarındandır?
Seçenekler
A
I, II
B
I, II, III
C
II, III
D
II, III, IV
E
III, IV
Açıklama:
Miri çiftliklerin emek gücü açığı dolayısıyla mera olarak değerlendirilmesi hayvancılığın gelişmesini sağladı. çorak, kıraç, bataklık sahaya yerleştirilenler zamanla söz konusu alanları bayındır bir hale getirmişlerdi. Bu ise tarım üretiminin artmasına vesile olmuştur. Netice itibarıyla Anadolu’nun ekonomik özelliği hayvancılıktan ziraate dönüşmüştür. Çiftçi olan Kırımlı göçmenler Orta Anadolu’nun kırsal alanında mekân tutarak tahıl ziraati yapmaya başladılar. Neticede Orta Anadolu ülkenin tahıl ambarı oldu. Netice itibarıyla göçmenler ülkenin tarım ve ticaretinin gelişmesine büyük katkıda bulunmuşlardır. Doğru yanıt “B” şıkkıdır
Soru 50
Kaybedilen savaşlar neticesinde Osmanlı topraklarına muhtelif coğrafyalardan yapılan göçler sonucunda I. Dünya Savaşı arifesinde Müslüman nüfusun oranı ne olmuştur?
Seçenekler
A
%93
B
%87 (yüzde seksenyedi)
C
%81 (yüzde seksenbir)
D
%75 (yüzde yetmişbeş)
E
%69 (yüzde altmışdokuz)
Açıklama:
Göçler neticesinde Balkanlarda kurulan ulus devletlerin sınırları içerisindeki Türk ve Müslüman nüfus bir hayli azalmıştır. Buna karşılık Anadolu’da çoğunlukta olan Türk nüfus sayısal açıdan ezici bir üstünlük elde etmiştir. Birinci Dünya Savaşı arifesinde Osmanlı Devleti’nin yüzölçümü 1.710.000 km2, nüfusu ise 18.520.016’dır. Bunun 15.044.846’sı Müslüman, 1.729.738’i Rum, 1.161.169’u Ermeni, 187.073’ü Yahudi, 62.468’i Katolik Ermeni, 65.844’ü Protestan, 24.845’i Latin, 54.750’si Süryani’dir. Bu şekilde Müslüman nüfusun oranı %81,2 (yüzde seksenbir virgül iki)’ye tekabül eder.
Soru 51
Osmanlı Devleti'nde göçmen işlerini yürüten teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhacirin Komisyonu
B
İdare-i Umumiye
C
Zaptiye Nezareti
D
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu
E
Umum Komisyonu
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nde göçmen işlerini yürüten teşkilat Muhacirin Komisyonu'dur. Bu komisyonun görevi göçmenlerin iskân ve iaşe meseleleri ile ilgili genel kararları almak, göçmenlerin yurtlarına dönmesini sağlamak, Anadolu’ya sevk edilecek olanların iskân mahallerini belirlemekti. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
Osmanlılarda yardıma muhtaç göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak, iskan işlerini yürütmek, arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek, göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmekten sorumlu kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Umum Muhacirin Komisyonu
B
Dahiliye Nezareti
C
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonu
D
İdare-i Umumiye-i Muhacirin Komisyonu
E
Muhacirin Umur-ı Sıhhiye Komisyonu
Açıklama:
Vilayet İdare-i Muhacirin Komisyonunun göçmen çıkarılan iskelelerde ve göçmen sevk edilen sancak ve kazalarda birer şubesi bulunmaktaydı. Vilayet, sancak ve kaza merkezlerindeki komisyon ve şubeleri yardıma muhtaç göçmenlerin yevmiyelerini dağıtmak, iskân işlerini yürütmek, arazi anlaşmazlıklarını çözümlemek, göçmen evlerinin inşaat işlerini yürütmekten sorumluydu. Doğru cevap C'dir.
Soru 53
Osmanlıda savaşın uzun sürmesi sonucu Kırım göçmenleri için hangi şehir geçici iskan yeri olarak belirlenmiştir?
Seçenekler
A
İzmir
B
Ordu
C
Rize
D
Trabzon
E
Varna
Açıklama:
Babıâli savaşta mültecileri geçici iskân bölgesi ilan ettiği şehir ve kasabalarda iskâna elverişli yerlere yerleştirmiştir. Kırım göçmenleri için Varna, İstanbul, Samsun; Kafkas göçmenleri için de Trabzon, Samsun ve İstanbul geçici iskân bölgesi olarak kullanılmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 54
Millî Mücadele döneminde sağlık hizmetlerini yürüten kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Müdafaa-i Milliye
B
Donanma Cemiyeti
C
İane-i Muhacirin Encümeni
D
Hilâl-i Ahmer Cemiyeti
E
Muhacirine Muavenet Cemiyeti
Açıklama:
Milli Mücadele döneminde ise sağlık hizmetleri daha ziyade Hilal-i Ahmer Cemiyeti vasıtasıyla yürütüldü. Hilal-i Ahmer Cemiyeti, yardım etmek amacıyla göçmenlerin bulunduğu yerlere doktor, hastabakıcı ve memurlardan oluşan yardım heyetleri gönderdi. Doğru cevap D2dir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi yerleştirilecek ailelere, konut, işletme binası ve tarım arazisinin verildiği ve ayrıca işletme ve donatım kredileri ile desteklenerek ailelerin üretken hale getirildiği iskan türüdür?
Seçenekler
A
Göçmen iskanı
B
Tarımsal iskân
C
Şehirsel iskân
D
Gayri müslim iskanı
E
Aşiret iskanı
Açıklama:
Tarımsal iskan, yerleştirilecek ailelere, konut, işletme binası ve tarım arazisinin verildiği ve ayrıca işletme ve donatım kredileri ile desteklenerek ailelerin üretken hale getirildiği iskan türüdür. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
Aşağıdaki padişahlardan hangisinin zamanında askerlik hizmeti ilkesel olarak tüm Osmanlı vatandaşları için yükümlülük haline getirilmiştir?
Seçenekler
A
I. Abdülhamit
B
II. Abdülhamit
C
Abdülmecid
D
IV. Murat
E
Vahdettin
Açıklama:
Abdülmecid döneminde askerlik hizmeti ilkesel olarak tüm Osmanlı vatandaşları için yükümlülük haline getirildi. Silâhaltına alınacak olanlar kura usulüyle belirleniyordu. Doğru cevap C'dir.
Soru 57
İhtiyaç sahibi göçmenlerin konutları kim tarafından yapılmaktaydı?
Seçenekler
A
Devlet
B
Millet cemiyeti
C
Yabancı devletlerin yardımı ile
D
Zenginlerin yardımı ile
E
Padişahın kendisinin yardımı ile
Açıklama:
İhtiyaç sahibi göçmenlerin konutları devlet, yerli ahali, göçmen işbirliği ile yapılmaktaydı. Genellikle kereste ihtiyacı miri ormanlardan karşılanırken, emek gücü göçmen ve yerli halk tarafından temin edilmiş, usta paraları ise hazineden karşılanmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
Göçmenler, ilk etapta hangi vergilerden muaf tutulmuşlardır?
Seçenekler
A
Sadece 5 sene aşar ve tekâlif-i örfiyyeden
B
5 sene askerlikten 20 sene aşar ve tekâlif-i örfiyyeden
C
5 sene askerlikten
D
10 sene aşar ve tekâlif-i örfiyyeden ve 25 sene askerlikten
E
Sadece 15 sene askerlikten
Açıklama:
Göçmenler, ilk etapta 10 sene aşar ve tekâlif-i örfiyyeden ve 25 sene askerlikten muaf tutuldular. Doğru cevap D'dir.
Soru 59
Doksanüç Savaşı esnasında zorunlu olarak göç edenlerin vergi muafiyetine ilişkin hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Yol inşa vergisinden muaf tutulmuşlardır
B
Temettuât vergisi vermemişlerdir
C
Ağnam resmi ve aşar vergisinden muaftırlar
D
Askerlik hizmetinden 10 yıl muaf tutulmuşlardır
E
Toprak kirasını ödemeye devam etmişlerdir
Açıklama:
Doksanüç Savaşı esnasında zorunlu olarak göç edenler yol inşa vergisi, temettuât vergisi, ağnam resmi, aşar ve toprak kirası gibi vergilerden muaf olmuşlardır. Savaş esnasında çift çubuğunu ve her şeyini terk edip göçmek zorunda kalanlar askerlik hizmetinden on yıl süreyle muaf tutuldular. Doğru cevap E'dir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi göçlerin demografik, ekonomik ve sosyal sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Demografik etki
B
Mali ve iktisadi etki
C
Savaşa olumlu etki yapması
D
Kültürel etki
E
Sosyal etki
Açıklama:
Göçlerin savaşa olumlu bir etkisi yoktur. Doğru cevap C'dir.