⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
7. Dönem TAR211U

Osmanlı Merkez ve Taşra Teşkilatı

Toplam 837 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Osmanlı Merkez ve Taşra Teşkilatı - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Osmanlı Devleti kendisini hangi devletin meşru varisi olarak öne sürmüştür?

Seçenekler

A
Türkiye Selçukluları
B
Karahanlılar
C
Gazneliler
D
Göktürkler
E
Hunlar
Açıklama:
XV. yy.da Osmanlılar Oğuz geleneğini canlandırdılar; bir yandan gazi önderler olarak dini yayma misyonunu meşruiyetlerinin temel vasıtası olarak kullanırken öte yandan da Türkiye Selçuklularının meşru varisleri olduklarını öne sürdüler.

Soru 2

I- İskender
II- Cengiz
III- Timur
Yukarıdaki hükümdarlardan hangisi ya da hangileri Osmanlı tarihçisi Mustafa Ali tarafından sahib-kıran (çağın hükümdarı, cihangir) olarak adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
Yalnız I
Açıklama:
Buna mukabil, XVI. yüzyıl Osmanlı tarihçisi Mustafa Âlî evrensel hükümdarlar olarak İskender, Cengiz ve Timur’u sahib-kıran (çağın hükümdarı, cihangir) olarak adlandırır. Sekiz yıl kadar kısa bir süre değil de daha uzun yaşasa, I. Selim de sahib-kıran olurdu.

Soru 3

Osmanlı sarayının ana girişinden sonra gelen bölüme ne ad verilir?

Seçenekler

A
Birun
B
Kubbealtı
C
Enderun
D
Hazine
E
Arz Odası
Açıklama:
Kelime anlamı dış, taşra olan bîrun Osmanlı sarayının ana girişinden sonra gelen kesimine verilen addır. Sarayın birinci avlusunda birun erkânı yer alır. Sadrazam dâhil devlet yöneticileri bir anlamda birun görevlisi sayılabilirse de uygulamada birunda enderunda olmayan kapıkulları ile divan hizmetlileri bulunur. Devlet hizmetleri bu kısımda görülür.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi birundaki saray hizmetçileri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Sadrazam
B
Yeniçeriler
C
Bostancılar
D
Çaşnigirler
E
Doğancılar
Açıklama:
Birundaki saray hizmetlileri arasında şunlar vardı: Kapıkulu Piyadeleri (yeniçeriler, topçular, cebeciler vb.), altı bölük halkı da denilen Kapıkulu süvarileri (sipah, silahtar, sağ ulufeciler, sol ulufeciler, sağ garipler, sol garipler), bostanların bakımı ve sahillerin güvenliğinden sorumlu bostancıbaşı ve bostancılar, miralemin idaresindeki mehter takımı, müteferrikabaşı yönetimindeki imtiyazlı aile ve beyliklerin çocukları, ziyafet işleriyle görevli çaşnigirbaşı ve çaşnigirler, çavuşbaşının yönetiminde teşrifat ve ulaklık işlerini gören çavuşlar, saray ahırlarını idare eden mirahur ve maiyeti, çakırcıbaşı yönetiminde av kuşları ve köpeklerini besleyip bakan doğancılar ve seksoncular; darphane eminliği personeli, hassa mimarları örgütü.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Enderun'da pehlivanlar ve müzisyenlerin yetiştirildiği odadır?

Seçenekler

A
Seferli Odası
B
Has Oda
C
Kiler
D
Büyük Oda
E
Küçük Oda
Açıklama:
Önce küçük ve büyük odalarda eğitim gören devşirmeler, yapılan elemeden sonra padişahın şahsî hizmetlerini ifa eden yüksek odalara geçerlerdi. Bunlar has odabaşının yönetiminde padişahın giyimini üstlenen has oda, özel hazinesinin muhafaza edildiği hazine odası, padişah ve haremin yiyecek ve içecekleriyle ilgilenen kiler odası ile müzisyenler, pehlivanlar vb.nin yetiştirildiği seferli odasıydı.

Soru 6

Hangi Osmanlı Sultanı döneminde ilk olarak padişah, Rum sultanı olarak isimlendirilmiştir?

Seçenekler

A
Yıldırım Beyazid
B
I. Murad
C
Orhan Bey
D
Fatih Sultan Mehmed
E
Yavuz Sultan Selim
Açıklama:
Osmanlı hükümdarı, XIII. yüzyıl sonlarından XIV. yüzyıl sonlarına uzanan yüzyıllık süreçte, Anadolu-Balkanlar devletinin oluşumuna paralel olarak sahibü’l-ucât’lıktan sultanü’l-azamlığa terfi etti. Hükümdarlar, gazilerin ve mücahitlerin sultanlığından, hüdavendigârlık ve sultanlığa ve nihayet Rum (Roma yani Anadolu Selçuklu) sultanlığına (Yıldırım Bayezid) yükseldiler.

Soru 7

Osmanlı'da hangi padişah zamanında en yaşlı oğulu sancağa gönderme uygulamasına son verilmiş ve kafes hayatı uygulamasına geçilmiştir?

Seçenekler

A
III. Mehmed
B
II. Selim
C
I. Selim
D
IV. Murad
E
I. İbrahim
Açıklama:
Kanunî devri taht kavgalarından sonra II. Selim ve III. Murad sadece en yaşlı oğlu sancağa gönderdi. III. Mehmed bunu da kaldırdı. Bundan sonra hükümdarın erkek oğulları sarayda “kafes” hayatı yaşamaya mecbur kaldılar.

Soru 8

Kanuni Sultan Süleyman'ın resmi nikahla evlendiği Sultan kimdir?

Seçenekler

A
Hürrem Sultan
B
Safiye Sultan
C
Kösem Sultan
D
Ayşe Hafsa Sultan
E
Handan Sultan
Açıklama:
XVI. yüzyıldan itibaren üç resmî nikâhlı evlilik yapıldı. Kanunî Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan ile nikâh kıymasından sonra XVII. yüzyılda II. Osman ve Sultan İbrahim nikâh kıyan hükümdarlar oldu.

Soru 9

Osmanlı'da erkek evlat doğuran padişah gözdelerine ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Haseki
B
Sultan
C
Valide
D
Cariye
E
Hatun
Açıklama:
Sultan kızlarının isimlerinden sonra sultan kelimesi gelirdi (Ayşe Sultan, Fatma Sultan gibi). Erkek evlat doğuran padişah gözdelerine Haseki denirdi. Valide sultanlara mehdi-i ulya-yı saltanat da denirdi. Büyük valideye valide-i muazzama denirdi.

Soru 10

Sasanîlerde devlet yönetimi ile ilgili bir terim olarak kullanılan, Arapça’ya Farsça’dan geçen divan kelimesinin kökeni hangi dildendir?

Seçenekler

A
Aramice
B
Süryanice
C
Hititçe
D
Yunanca
E
Sümerce
Açıklama:
Divân-ı Hümâyun Osmanlı devletinin klasik döneminde XV. yüzyıldan XVII. yüzyıl ortalarına kadar en önemli yürütme ve danışma organıdır. Divan kelimesinin (topluluk, toplanma, toplantı) aslı Aramicedir. Sasanîlerde devlet yönetimi ile ilgili bir terim olarak kullanılan divan, Arapça’ya Farsça’dan geçmiştir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi sanayi öncesi tarım toplumlarının tipik özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Monarşik yapıdadır.
B
Ulaştırma alanında hızlıdır.
C
İyi bir iletişim ağına sahiptir.
D
Din önemli bir güç değildir.
E
Sanayi gelişmiştir.
Açıklama:
Sanayi öncesi toplumlarda devletin tipik özellikleri şunlardır:

  • Tipik olarak monarşiktir (Akdeniz cumhuriyetleri hariç).

  • Ancak mutlak gücü sınırlayan unsurların (din, toplumsal farklılıklar) yanında devletin kırılganlığına yol açan yapısal faktörler mevcuttur.

  • Ulaştırma ve iletişim alanlarında zorluklar ve yavaşlık devlet örgütlenmesi


açısından önemli bir belirleyicidir.

Soru 12

I- Sultan
II- Hakan
III- Kayser
Yukarıdaki unvanlardan hangisi ya da hangileri Fatih Sultan Mehmed tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
Fatih Sultan Mehmed’in şahsında Osmanlı hükümdarı sultan, hakan ve kayser unvanlarını birleştirmişti. Bu üç meşruiyet kaynağının yanında Osmanlı sultanlarının sünnî İslâm dünyasının lideri konumuna gelmeleriyle XVI. yüzyılda evrensel hâkimiyet iddiaları somut bir temele dayandı.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi daire-i adliyenin (adalet çemberi) bir parçası değildir?

Seçenekler

A
Örf
B
Mülk
C
Asker
D
Hazine
E
Reaya
Açıklama:
Günümüzde “Adalet Mülkün Temelidir” şeklinde bir özdeyiş olarak yaşayan bu kavram başlıca beş unsurun birbirleriyle bağlantılarını ifade eder: Mülk yani hükümdarlık ve devlet; Asker/Kuvvetli bir Ordu; Hazine/Güçlü bir ekonomi; Reaya/Müreffeh bir halk; ve Adalet.

Soru 14

Osmanlı’da Enderun’un amiri kimdir?

Seçenekler

A
Babüssaade Ağası
B
Kapı Ağası
C
Saray Ağası
D
Yeniçeri Ağası
E
Sadrazam
Açıklama:
Kelime anlamı “iç, içeri” olan ve hükümdarın resmî ve özel hayatının iç içe geçtiği Enderun’un amiri Babüssaade Ağasıdır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Enderun’da padişahın giyimini üstlenen odadır?

Seçenekler

A
Has Oda
B
Seferli Oda
C
Kiler
D
Büyük Oda
E
Küçük Oda
Açıklama:
Önce küçük ve büyük odalarda eğitim gören devşirmeler, yapılan elemeden sonra padişahın şahsî hizmetlerini ifa eden yüksek odalara geçerlerdi. Bunlar has odabaşının yönetiminde padişahın giyimini üstlenen has oda, özel hazinesinin muhafaza edildiği hazine odası, padişah ve haremin yiyecek ve içecekleriyle ilgilenen kiler odası ile müzisyenler, pehlivanlar vb.nin yetiştirildiği seferli odasıydı.

Soru 16

1337 tarihli Bursa Şehadet Camii kitabesinde sultanü’l-guzat yani gaziler sultanı olarak anılan sultan kimdir?

Seçenekler

A
Orhan Bey
B
I. Murad
C
Yıldırım Beyazid
D
Fatih Sultan Mehmed
E
Osman Bey
Açıklama:
Osmanlı hükümdarlarının ilk başlarda bey unvanını kullandıkları anlaşılıyor. Bununla beraber İslamî nitelikleri vurgulayan unvanların da söz konusu olduğu kesindir. Orhan Bey’in 1337 tarihli Bursa Şehadet Camii kitabesinde sultanü’l-guzat yani gaziler sultanı olarak anıldığı, bunun yanında gazi oğlu gazi, merzban-ı âfâk (ufukların bekçisi), pehlivan-ı zaman (zamanın kahramanı), gibi sanlarla anıldığı bilinmektedir.

Soru 17

Osmanlı Devleti hangi Sultan zamanında imparatorluk mertebesine yükselmiştir?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmed
B
I. Murad
C
Yıldırım Beyazid
D
Yavuz Sultan Selim
E
Orhan Bey
Açıklama:
İki karanın ve iki denizin hükümdarı (Sultanü’l-berreyn ve hakanü’l-bahreyn) olarak anılan Fatih Sultan Mehmed, şahsında Orta Asya, İslâm ve Roma hükümdarlık geleneklerini birleştiren, Osmanlı Devletini cihanşumül bir imparatorluk mertebesine yükselten padişah ve sultan olarak tanımlanır.

Soru 18

Aşağıdaki Türk devletlerinden hangisinin diğerlerine göre daha merkeziyetçi bir yapısının olduğu söylenebilir?

Seçenekler

A
Osmanlılar
B
Karahanlılar
C
Göktürkler
D
Hunlar
E
Selçuklular
Açıklama:
Türk tarihinde devlet anlayışı ve devlet teşkilatının gelişmesi sürecinde Hunlardan Göktürklere, Karahanlılardan Selçuklulara ve onlardan Osmanlılara ilerleyen çizgide merkeziyetçilikte bir artış olgusu giderek belirginleşse de bu bağlamda kopuş olarak nitelendirebileceğimiz hamle Osmanlılardan gelecektir.

Soru 19

Ekber ve erşed sistemi nedir?

Seçenekler

A
Tahta en yaşlı ve akıllı erkek üyenin geçmesi
B
Tahta en güçlü erkek üyenin geçmesi
C
Tahta önceki sultanın en büyük oğlunun geçmesi
D
Tahta önceki sultanın seçtiği oğlunun geçmesi
E
Devletin topraklarının sultanın oğulları arasında paylaştırılması
Açıklama:
Ekberiyet usulü, yani hükümdarın ölümü veya hal’i üzerine tahta hanedanın ekber ve erşed (en yaşlı ve akıllı) erkek üyesinin geçmesi, 1876’da ilan edilen Kanun-ı Esasî’de yer almıştır.

Soru 20

Aşağıdaki şehirlerden hangisi Osmanlı’da en önemli şehzade sancaklarından birisi olarak göze çarpmaktadır?

Seçenekler

A
Manisa
B
Erzurum
C
Diyarbakır
D
Sivas
E
Kars
Açıklama:
Amasya ve Manisa en önemli şehzade sancağı merkezi olarak göze çarpar. Fatih devrinden önce Kütahya, Balıkesir; sonra ise Konya, Kastamonu, Trabzon gibi eski beylik ve devlet merkezleri de şehzade sancağı oldu. Bunların yanında Bolu, Antalya, Isparta, Menteşe, Çankırı, Çorum, Kefe gibi yerler de şehzade sancağı merkezi oldu.

Soru 21

Eski Türklerdeki kut kelimesinin ikincil derecede anlamlarına göre hâkim anlamı hangisidir?

Seçenekler

A
Devlet
B
Saadet
C
Baht
D
Mutluluk
E
Talih
Açıklama:
Eski Türklerdeki kut kelimesinin anlamı çok tartışılmış, saadet, mutluluk, baht, talih gibi anlamlarının aslında ikincil derecede önemli olduğu, hâkim anlamının devlet/devletlû olduğu üzerinde durulmuştur. Kut’un aslında siyasî hâkimiyet kudreti anlamında anlaşılmaktadır.

Soru 22

Osmanlı sarayının ana girişinden sonra gelen kesimine verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Enderun
B
Bîrun
C
Kubbealtı
D
Alay Meydanı
E
Babü’s-saade
Açıklama:
Kelime anlamı dış, taşra olan bîrun Osmanlı sarayının ana girişinden sonra gelen kesimine verilen addır.

Soru 23

Osmanlıların kuruluş devrinde merkezde uzun süre vezirlik ve kazaskerlik makamlarını elinde bulunduran aile hangisidir?

Seçenekler

A
Evrenuzoğulları
B
Turahanoğulları
C
Çandarlı
D
Mihaloğulları
E
Karamanoğulları
Açıklama:
Osmanlılar aynı zamanda, kuruluş devrinde merkezde uzun süre vezirlik ve kazaskerlik makamlarını elinde bulunduran Çandarlı ailesi ile Rumeli’nin fetih ve iskânında etkili olan Evrenuzoğulları, Mihaloğulları, Turahanoğulları gibi ailelerin güçlerini dengelemek ve Padişahların otoritesini sağlamlaştırmak için kul sisteminden gelen devlet adamlarından yararlandı.

Soru 24

Mısır Memlukları Osmanlı hükümdarlarına, halifeye bağlı anlamında hangi ad ile bakarlardı?

Seçenekler

A
Merzban-ı âfâk
B
Hüdavendigar
C
Hakanü’l-bahreyn
D
Sahibü’l-ucat
E
Sultanü’l-berreyn
Açıklama:
Mısır Memlukları Osmanlı hükümdarlarına, halifeye bağlı sahibü’l-ucat yani uçların yöneticisi gözü ile bakardı.

Soru 25

Kayı boyunun damgası paralarda hangi sultandan sonra yer aldı?

Seçenekler

A
Orhan Gazi
B
II. Bayezid
C
Fatih Sultan Mehmed
D
Yavuz Sultan Selim
E
II. Murad
Açıklama:
II. Murad devrinde Kayı boyunun damgası paralarda yer aldı.

Soru 26

Osmanlıların han soyundan olmadığını, diğer beylikler üzerinde egemenlik kurmaya hakkı bulunmadığını iddia eden hükümdar kimdir?

Seçenekler

A
Timur
B
Arslan Kara Han
C
İlteriş Kağan
D
Buğra Han
E
Kültigin
Açıklama:
Timur Osmanlıların han soyundan olmadığını, diğer beylikler üzerinde egemenlik kurmaya hakkı bulunmadığını, bunun yerine asıl görevleri olan gazâ ile uğraşmaları gerektiğini düşünüyordu.

Soru 27

Yeni alınan Kütahya uc sancağını büyük oğlu Beyazid'a veren hükümdar kimdir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
I. Murad
C
Orhan Gazi
D
Osman Bey
E
IV. Murad
Açıklama:
I. Murad’ın büyük oğlu Bayezid’a yeni alınan Kütahya uc sancağını, diğer oğlu Yakub’a Karesi sancağını vermesi, sefere çıktığı zaman küçük oğlu Savcı’yı merkezde bırakması vb. bu uygulamanın örnekleridir.

Soru 28

Hangi yüzyıldan itibaren hükümdarlar resmî nikâhlı evlilik yapmıştır?

Seçenekler

A
14
B
15
C
16
D
17
E
18
Açıklama:
XVI. yüzyıldan itibaren üç resmî nikâhlı evlilik yapıldı. Kanunî Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan ile nikâh kıymasından sonra XVII. yüzyılda II. Osman ve Sultan İbrahim nikâh kıyan hükümdarlar oldu.

Soru 29

Divan kelimesinin aslı hangi dilden gelmektedir?

Seçenekler

A
Arapça
B
Farsça
C
Osmanlıca
D
Aramice
E
Süryanice
Açıklama:
Divan kelimesinin (topluluk, toplanma, toplantı) aslı Aramicedir. Sasanîlerde devlet yönetimi ile ilgili bir terim olarak kullanılan divan, Arapça’ya Farsça’dan geçmiştir.

Soru 30

Divanda üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumlu kalem hangisidir?

Seçenekler

A
Vakanüvislik
B
Amedî Kalemi
C
Rüus Kalemi
D
Beylik Kalemi
E
Tahvil Kalemi
Açıklama:
Tahvil Kalemi: Üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumluydu.

Soru 31

Osmanlı toplumu kaçıncı yüzyıla kadar tipik bir sanayi-öncesi tarım toplumudur?

Seçenekler

A
  1. yüzyıl
B
17. yüzyıl
C
18. yüzyıl
D
19. yüzyıl
E
20. yüzyıl
Açıklama:
Osmanlı toplumu XIX. yüzyıla kadar tipik bir sanayi-öncesi tarım toplumudur.

Soru 32

Yaya ve müsellem teşkilatının kurulduğu dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ertuğrul Gazi Dönemi
B
Osman Gazi Dönemi
C
Orhan Gazi Dönemi
D
Murad Dönemi
E
Bayezid Dönemi
Açıklama:
Orhan Gazi zamanında yaya ve müsellem teşkilatı kurulmuştu. 1323 ve 1324 tarihli vakfiyeler de belirli bir bürokratik örgütlenmenin varlığının, delilleri olarak okunabilir.

Soru 33

  1. Harem
  2. Sancak
  3. Enderun
  4. Birun
  5. Reâyâ
Osmanlı sarayını oluşturan bölümler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
I-III-IV
B
I-II-IV-V
C
II-III-IV-V
D
III-IV-V
E
II-III-IV
Açıklama:
Topkapı Sarayı örneğinden hareketle Osmanlı saray teşkilatının yapısını daha iyi anlayabiliriz. Buna göre saray harem, enderun (iç kısım) ve birun (dış kısım) bölümlerinden meydana gelir. Her üç bölüm de değişen oranlarda kamu hizmeti fonksiyonu görür.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisinden sonra sultan unvanı kullanılmaya başlanmıştır?

Seçenekler

A
Ertuğrul Gazi Dönemi
B
Orhan Gazi Dönemi
C
Osman Gazi Dönemi
D
Murad Dönemi
E
Bayezid Dönemi
Açıklama:
Sikke sahibi hükümdar olarak Orhan’dan itibaren sultan unvanı kullanılır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisinde kardeş katli yer almıştır?

Seçenekler

A
Örfî Kanun
B
MüfTi-Yi Kanun
C
Şeriat Kanunu
D
Kanun-I Esasî
E
Fatih Kanunnamesi
Açıklama:
Taht çekişmelerinin devletin ve ülkenin bölünmesine yol açması ihtimaline karşı tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca çocuklarını katlettirmesi yani “kardeş katli” uygulaması, Fatih Kanunnamesinde yer almıştır.

Soru 36

Bir yerin, daha önceden de devlet merkezi olduğunu belirtmek için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tahtgâh-ı kadim
B
Adldir Mucib-i salah-ı cihan
C
Divân-ı Hümâyun
D
Beylik Kalemi
E
Rüus Kalemi
Açıklama:
Tahtgâh-ı kadim: eski taht merkezi; bir yerin, daha önceden de beylik/devlet merkezi olduğunu belirtmek için kullanılan bir terimdir.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi Manisa’nın Saruhanlıların taht şehri olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Beylik Kalemi
B
Divân-ı Hümâyun
C
Darü’l-mülk-i kadime
D
Tahtgâh-ı kadim
E
Rüus Kalemi
Açıklama:
Darü’l-mülk-i kadime: eski bir devlet merkezi; Manisa’nın Saruhanlıların taht şehri olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır.

Soru 38

Erkek evlat doğuran padişah gözdelerine verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şehzade
B
Çelebi
C
Mehdi-İ Ulya-Yı
D
Haseki
E
Valide-İ Muazzama
Açıklama:
Osmanlılarda erkek evlat doğuran padişah gözdelerine Haseki denirdi. Padişahların erkek çocuklarına şehzade denirdi. İlk dönemlerde şehzadeler için çelebi sanı da kullanılırdı. Valide sultanlara mehdi-i ulya-yı saltanat da denirdi. Büyük valideye valide-i muazzama denirdi.

Soru 39

XV. yüzyıldan XVII. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı devletinin en önemli yürütme organı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çuhadar
B
Divân-I Hümâyun
C
Rikabdar
D
Sancakbeyi
E
Timarlı Sipahi
Açıklama:
Divân-ı Hümâyun Osmanlı devletinin klasik döneminde XV. yüzyıldan XVII. yüzyıl ortalarına kadar en önemli yürütme ve danışma organıdır.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Dönemi’nin resmi tarihçiliğidir?

Seçenekler

A
Amedî Kalemi
B
Rüus Kalemi
C
Tahvil Kalemi
D
Beylik Kalemi
E
Vakanüvislik
Açıklama:
Vakanüvislik: Resmî tarihçilik asıl Fatih devrinde şehnamecilik şeklinde ortaya çıktı. XVIII. yüzyıl başlarında Divan-ı Hümâyun kalemleri arasında vakanüvislik oluşturuldu. Önemli vakanüvisler olarak Naîma, Raşid, Küçükçelebizade Asım, Sami, Şakir, Refet, Hıfzı, Subhi, İzzî, Vasıf, Mütercim Asım, Şanizade, Cevdet Paşa, Lutfi Efendi, Abdurrahman Şeref ’i zikretmek mümkündür.

Soru 41

Osmanlı'da yaya ve müsellem teşkilatı hangi padişah zamanında kurulmuştur ?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
1.Murat
C
Orhan Gazi
D
Yavuz Sultan Selim
E
Ertuğrul Gazi
Açıklama:
Osmanlı'da yaya ve müsellem teşkilatı Orhan Gazi zamanında kurulmuştur.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı 'da devleti oluşturan kavramlardan biri değildir ?

Seçenekler

A
Teşkilat
B
Ülke
C
Halk
D
Hakimiyet
E
Para
Açıklama:
Para Osmanlı 'da devleti oluşturan kavramlardan biri değildir.

Soru 43

Tarih-i Ebu’l-feth adlı eser kim tarafından yazılmıştır ?

Seçenekler

A
İbn-i Sina
B
Yunus Emre
C
Osman Bey
D
Orhan Gazi
E
Tursun Bey
Açıklama:
Tarih-i Ebu’l-feth adlı eser Tursun Bey tarafından yazılmıştır.

Soru 44

Osmanlı Saraylarında Enderun amirine ne ad verilmektedir ?

Seçenekler

A
Kapıkulu Piyadeleri
B
Babüssaade Ağası
C
Sadrazam
D
Kara Hadım Ağası
E
Bostancılar
Açıklama:
Osmanlı Saraylarında Enderun amirine Babüssaade Ağası adı verilmektedir.

Soru 45

Osmanlı'da saraylar kaç bölümden oluşmaktadır ?

Seçenekler

A
4
B
2
C
5
D
3
E
6
Açıklama:
Osmanlı'da saraylar 3 bölümden oluşmaktadır.

Soru 46

Enderun Mektebi varlığını ne zamana kadar sürdürmüştür ?

Seçenekler

A
Lale Devri
B
1.Meşrutiyet
C
2.Meşrutiyet
D
Cumhuriyetin İlanı
E
1.Dünya Savaşı
Açıklama:
Enderun Mektebi varlığını 2.Meşrutiyet'in ilanına kadar sürdürmüştür.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi Orhan Bey için kullanılan diğer isimlerden biri değildir ?

Seçenekler

A
Fatih
B
Pehlivan-ı zaman
C
Orhan Gazi
D
Gazi oğlu gazi
E
Merzban-ı âfâk
Açıklama:
Fatih Orhan Bey için kullanılan diğer isimlerden biri değildir.

Soru 48

Osmanlı'da tahtın hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başlaması hangi padişahtan sonra olmuştur ?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
Osman Bey
C
Orhan Gazi
D
1.Ahmet
E
1.Mustafa
Açıklama:
Osmanlı'da tahtın hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başlaması 1.Ahmet'ten sonra olmuştur.

Soru 49

Ertuğrul Gazi'nin babası kimdir ?

Seçenekler

A
Orhan Bey
B
Mehmet Çelebi
C
Gündüz Alp
D
Süleyman Şah
E
Osman Bey
Açıklama:
Ertuğrul Gazi'nin babası Gündüz Alp'tir.

Soru 50

Hangisi Divan-ı Hümayun'un üyelerinden biri değildir ?

Seçenekler

A
Yeniçeriler
B
Nişancı
C
Kaptan-ı Derya
D
Veziriazam
E
Kubbealtı Vezirleri
Açıklama:
Yeniçeriler Divan-ı Hümayun'un üyelerinden biri değildir.

Soru 51

Enderun görevlilerinin dış görevlere atanmalarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Devşirme
B
Pençik
C
Çıkma
D
Terfi
E
Azil
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinin klasik dönemde kul sistemini kullanmasında temel bir rol oynamamıştır?

Seçenekler

A
Gayrimüslim tebaayı Müslümanlaştırmak
B
Kuruluş döneminde etkili olan ailelerin dengelenmesi siyaseti
C
Selçuklu gulam sisteminin etkisi
D
Padişahların merkezi otoriteyi güçlendirmek istemesi
E
Gayrimüslim tebaanın nüfus potansiyelinden de yararlanmak
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 53

Harem’de hanedanın yenilenmesini güvence altına almaktan sorumlu olan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Haremağası
B
Haseki Sultan
C
Kalfa
D
Cariye
E
Valide Sultan
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 54

İlmiye sınıfının meseleleri ve şer’î konulara bakan Divan-ı Hümayun üyesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kazasker
B
Şeyhülislam
C
Defterdar
D
Nişancı
E
Vezir
Açıklama:
Merkezî karar alma ve danışma organı olan Divan-ı Hümâyun’un görev ve işlevlerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 55

Hadimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn (İki kutsal kentin hizmetkârı) unvanı aşağıdaki hangi Osmanlı padişahına aittir?

Seçenekler

A
Osman Gazi
B
I.Murad
C
Yıldırım Bayezid
D
Fatih Sultan Mehmed
E
Yavuz Sultan Selim
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 56

Şehzade sancağı uygulaması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Padişah torunlarına sancak verilmeyip, sancağa sadece padişahın oğulları gönderilmiştir.
B
Fatih devrinden sonra Konya, Kastamonu, Trabzon gibi eski beylik ve devlet merkezleri şehzade sancağı olmuştur.
C
Şehzadelere anneleri ve lalaları eşlik etmiştir.
D
Bolu, Antalya, Isparta, Menteşe, Çankırı, Kefe, Çorum şehzade sancağı merkezi olmuştur.
E
Anadolu’da en gözde şehzade sancakları zaman içinde Amasya ve Manisa olmuştur.
Açıklama:
Osmanlılarda taht verasetinde benimsenen usûl ve zaman içinde meydana gelen değişiklikleri tanımlayabileceksiniz.

Soru 57

Osmanlı Devleti’nde XV-XVII. yüzyılları arasında en önemli yürütme ve danışma organı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Saray
B
Bab-ı Ali
C
Enderun
D
Divan-ı Hümayun
E
Arz Odası
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 58

Topkapı sarayında iç kısma ne ad verilir?

Seçenekler

A
Enderun
B
Birun
C
Harem
D
Bab-ı Ali
E
Divan
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 59

“İki karanın ve iki denizin hükümdarı” unvanı hangi padişaha aittir?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Fatih Sultan Mehmed
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
IV. Murad
Açıklama:
Osmanlılarda taht verasetinde benimsenen usûl ve zaman içinde meydana gelen değişiklikleri tanımlayabileceksiniz.

Soru 60

Divan-ı Hümayun toplantıları nerede yapılır?

Seçenekler

A
Kubbealtı
B
Harem
C
Birun
D
Enderun
E
Bab-ı Ali
Açıklama:
Merkezî karar alma ve danışma organı olan Divan-ı Hümâyun’un görev ve işlevlerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 61

“İki kutsal kentin hizmetkârı” unvanı hangi padişaha aittir?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmed
B
II. Bayezid
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
III. Murad
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 62

Hangi padişah devrinde üst düzey askerî-idarî makamlar büyük ölçüde kullara verilmiştir?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
II. Murad
C
Fatih Sultan Mehmed
D
Yavuz Sultan Selim
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Osmanlılarda taht verasetinde benimsenen usûl ve zaman içinde meydana gelen değişiklikleri tanımlayabileceksiniz.

Soru 63

Osmanlı beyliğinin devletleşmesinin kurumsal açıdan hangi hükümdarlar döneminde gerçekleştiği söylenebilir?

Seçenekler

A
Osman Gazi - Orhan Gazi
B
Orhan Gazi - I. Murad
C
I. Murad - Yıldırım Bayezid
D
Yıldırım Bayezid - I. Mehmed
E
I. Mehmed - II. Murad
Açıklama:
Osmanlı devlet anlayışının temel ilkelerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 64

Osmanlı devletinde hükümdarın kendi iradesine dayanarak, şeriatın alanına girmeyen konularda çıkardığı kanunlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gaza
B
Örfi
C
Adli
D
Mülki
E
Nizami
Açıklama:
Osmanlı devlet anlayışının temel ilkelerini tanımlayabileceksiniz.

Soru 65

Osmanlılar devlet teşkilatı ve yönetiminde sarayın rolü bakımından hangi geleneği izlemişlerdir?

Seçenekler

A
Uzakdoğu
B
Yakındoğu
C
Orta Asya
D
Avrupa
E
Çin
Açıklama:
Osmanlı saray sisteminin işleyişini açıklayabileceksiniz.

Soru 66

Osmanlı padişahları, kendileri kurallar koyabildiği gibi örf ve adetleri de kanunlaştırırlardı. Örfî hukuk denilen bu kanunları düzenlemekle sorumlu olan kişi aşağıda verilenlerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sadrazam
B
Nişancı
C
Şeyhülislam
D
Defterdar
E
Vezir
Açıklama:
Müslüman Türk devletlerinde gördüğümüz bu örfî kanunların en azından teorik olarak şeriatın alanı dışındaki konularda konulması ve bunların şeriata aykırı hükümler içermemesi şarttı. Öte yandan bu kanunları düzenleme işiyle yükümlü olan nişancı, adeta şeyhülislamın örfî hukuk sahasındaki dengi sayılmıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 67

''Malı cem’eyleyen reâyâdır'' cümlesinde Adalet Dairesinin hangi unsuru kastedilmiştir?

Seçenekler

A
Halk
B
Ordu
C
Adalet
D
Hazine
E
Hükümdar
Açıklama:
Malı cem’eyleyen reâyâdır (Malı toplayan, biriktiren vergi veren halktır)=Halk, vergi yükümlüleri. Doğru cevap A'dır.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Birundaki saray hizmetlileri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Kapı Ağası
B
Akhadımlar
C
Saray Ağası
D
Silahdar
E
Yeniçeri Ağası
Açıklama:
Enderun: Kapı Ağası Saray Ağası Akhadımlar Hasodabaşı Silahdar Çuhadar Rikabdar Dülbendoğlan
Birun: Yeniçeri Ağası Miralem Kapıcıbaşı Mirahır Çakırcıbaşı Çaşnigirbaşı Kapıkulu sipahi ağaları Çavuşbaşı Müteferrikalar. Doğru vevap E'dir.

Soru 69

Eski Türklerde "siyasi hakimiyet kudreti" anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Devletlû
B
El
C
Kut
D
İl
E
Sahib-kıran
Açıklama:
Eski Türklerde hakim anlamı devlet/devletlu iken; kut, siyasi hakimiyet kudreti anlamını taşımaktaydı. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 70

Eski Türklerdeki kut kelimesinin öncelikli (hakim) anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Baht
B
Saadet
C
Devlet
D
Mutluluk
E
Talih
Açıklama:
Eski Türklerdeki kut kelimesinin anlamı çok tartışılmış, saadet, mutluluk, baht,
talih gibi anlamlarının aslında ikincil derecede önemli olduğu, hâkim anlamının
devlet/devletlû olduğu üzerinde durulmuştur. Kut’un aslında siyasî hâkimiyet kudreti
anlamında anlaşılmaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi Birun'daki saray hizmetlileri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Kapıkulu sipahileri
B
Yeniçeri ağası
C
Bostancıbaşı
D
Silahdar
E
Çaşnigirbaşı
Açıklama:
A,B,C ve E şıklarında verilenler Birun'daki saray hizmetlileri arasında yer alırken, D şıkkında verilen "silahdar" Enderun içerisinde yer almaktadır. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 72

Osmanlılarda babadan oğula geçen taht, hangi padişahın tahta çıkmasıyla birlikte hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başlamıştır?

Seçenekler

A
I.Ahmet
B
I.Mustafa
C
II.Osman
D
IV.Murad
E
II.Selim
Açıklama:
Osman Bey’den I. Ahmed’e kadar babadan oğula geçen taht bundan sonra hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başladı. I. Ahmed’in yerine kardeşi I. Mustafa tahta geçer(1617). Onun aklî dengesinin bozukluğu yüzünden yerini yeğeni, I. Ahmed’in oğullarından II. Osman alır(1618). II. Osman’ın hal’i (tahttan indirilmesi) üzerine amcası Mustafa tekrar tahta geçer(1622). I. Mustafa’nın ikinci kez hal’i üzerine ise diğer yeğeni IV. Murad tahta geçirilir(1623). Bu uygulama yani hükümdarın ölümü veya hal’i üzerine tahta hanedanın
ekber ve erşed (en yaşlı ve akıllı) erkek üyesinin geçmesi, 1876’da ilan edilen Kanun-i
Esasî’de yer aldı. Doğru cevap B'dir.

Soru 73

Bir yerin, daha önceden de beylik/devlet merkezi olduğunu belirtmek için kullanlan bir terim olan darü’l-mülk-i kadime Osmanlıda hangi şehir için kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
Manisa
B
Amasya
C
Edirne
D
İstanbul
E
Konya
Açıklama:
Amasya (tahtgâh-ı kadim) ve Manisa (darü’l-mülki kadime)’nin önemi, Yavuz Sultan Selim’in kardeşlerine karşı taht mücadelesi ve özellikle Kanunî devrinde şehzade Bayezid ile şehzade Selim arasındaki rekabette daha açık olarak ortaya çıktı. Manisa’nın İstanbul’a daha yakın olması sebebiyle daha avantajlı bir şehzade merkezi olduğu söylenebilir.
Darü’l-mülk-i kadime: eski bir devlet merkezi; Manisa’nın Saruhanlıların taht şehri olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 74

Osmanlı'da sultanü’l-berreyn ve hakanü’l-bahreyn olarak anılan padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Fatih Sultan Mehmed
C
Yıldırım Bayezid
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
Sultanü’l-berreyn ve hakanü’l-bahreyn (İki karanın ve iki denizin hükümdarı)
olarak anılan Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed Han'dır. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 75

Üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumlu olan Divan Kalemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Beylik Kalemi
B
Tahvil Kalemi
C
Rüus Kalemi
D
Amedî Kalemi
E
Vakanüvislik
Açıklama:
Tahvil Kalemi: Üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumluydu. Doğru cevap B'dir.

Soru 76

Müfti-yi Kanun olarak tanımlanan ve kanunların tedvini, tahrir işlemleri vb.nin yanında ferman ve beratlara Padişahın tuğrasını çekmekle yükümlü olan Divan-ı Hümâyun üyesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şeyhülislam
B
Kazasker
C
Defterdar
D
Veziriazam
E
Nişancı
Açıklama:
Kazaskerler ilmiye sınıfının tayin, azil vb. işleriyle, şer’î konularda intikal eden davalara bakarken Müfti-yi Kanun olarak tanımlanan Nişancı kanunların tedvini, tahrir işlemleri vb.nin yanında ferman ve beratlara Padişahın tuğrasını çekmekle yükümlüydü. Nişancı ve emri altındaki reisülküttab Divan bürokrasisini idare ederdi. Doğru cevap E'dir.

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi Orhan Bey için kullanılan unvanlardan biri değildir?

Seçenekler

A
İhtiyarü’d-din
B
Sultanü’l-guzat
C
Pehlivan-ı zaman
D
Sultanü’l-azam
E
Merzban-ı âfâk
Açıklama:
Orhan Bey’in 1337 tarihli Bursa Şehadet Camii kitabesinde sultanü’l-guzat yani gaziler sultanı olarak anıldığı, bunun yanında gazi oğlu gazi, merzban-› âfâk (ufukların bekçisi), pehlivan-ı zaman (zamanın kahramanı), gibi sanlarla anıldığı bilinmektedir. ibn Battuta, Orhan Gazi’den “İhtiyarü’d-din Orhan Bey” olarak bahseder. Doğru cevap D'dir.

Soru 78

Padişahtan erkek çocuk sahibi olan cariye kökenli gözdelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Haseki
B
Darüssaade
C
Gözde
D
Valide
E
Sultan
Açıklama:
Köle olarak satın alınan veya esir edilen cariyeler burada, güzel sanatlardan el işlerine kadar
çeşitli konularda sıkı bir eğitimden geçerdi. Padişahların eşleri giderek sadece bu cariyeler arasından seçilecektir. Padişahtan erkek çocuk sahibi olan cariye kökenli gözdelere ise haseki denirdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 79

Şehzadeler için sancak uygulamasının kaldırılarak kafes uygulamasının getirilmesi hangi padişah döneminde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
II. Selim
B
III.Murad
C
I.Ahmed
D
III.Mehmed
E
IV.Murad
Açıklama:
Şehzadeler için sancak uygulamasının kaldırılarak kafes uygulamasının getirilmesi III.Mehmed devrinde gerçekleşmiştir. III.Mehmed'in sancak uygulamasını kaldırmasıyla hükümdarın oğulları sarayda kafes hayatı yaşamaya mecbur kaldılar. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 80

Hangi padişahın tahta geçmesiyle babadan oğula geçen taht sistemi terk edilerek hanedanın en yaşlı üyesinin padişah olması usulüne başlanmıştır?

Seçenekler

A
I.Ahmed
B
II.Osman
C
IV.Murad
D
I.Mustafa
E
III.Murad
Açıklama:
Osman Bey’den I. Ahmed’e kadar babadan oğula geçen taht sistemi, I. Ahmed’in yerine
kardeşi I. Mustafa'nın (1617) tahta geçmesiyle son bulmuş bundan sonra tahta hanedanın en yaşlı üyesi geçmeye başlamıştır. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 81

Şehzadelere sancakta lalaları ve annelerinin eşlik etmesi bir gelenek iken, oğulları arasında tercih yapmayarak sancakta şehzade oğluna eşlik etmeyen ve merkezde kalmayı tercih eden padişah eşi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Haseki Sultan
B
Hürrem Sultan
C
Kösem Sultan
D
Mahidevran Sultan
E
Bezm-î-Âlem Vâlide Sultan
Açıklama:
Şehzadelere sancakta lalaları ve annelerinin eşlik etmesi bir gelenek iken, oğulları arasında tercih yapmayarak sancakta şehzade oğluna eşilik etmeyen ve merkezde kalmayı tercih eden padişah eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan'dır. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 82

Hanedan mensuplarının unvanlarıyla ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İlk dönemlerde şehzadeler için çelebi sanı kullanılırdı
B
Sultan kızlarının isimlerinden sonra sultan kelimesi gelirdi
C
Erkek evlat doğuran padişah gözdelerine İkbal denirdi
D
Valide sultanlara mehdi-i ulya-yı saltanat da denirdi
E
Büyük valideye valide-i muazzama denirdi
Açıklama:
A,B,D ve E seçeneklerinde verilen ifadeler doğru iken C şıkkında verilen ifade yanlıştır. Çünkü erkek evlat doğuran padişah gözdelerine İkbal değil Haseki denirdi. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 83

I. Divan-ı Hümâyun bir icra ve danışma organı olmakla beraber adli işler de görüşülürdü
II. Divan’ın vezirler dışındaki üyeleri, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Nişancı Rumeli ve Anadolu Defterdarları idi.
III. Şer’î konulardaki şikâyetlere vezirler bakardı
IV. Divan’ın toplantı yeri, Topkapı Sarayında, ikinci avluda harem dairesine bitişik Kubbealtı idi.
V. Toplantının gündemini nişancı hazırlardı
Divân-ı Hümâyun ile ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,II,IV
C
I,III,V
D
II,III,IV
E
II,III,V
Açıklama:
I,II ve IV. ifadeler doğru iken III ve V. ifadeler yanlıştır. Çünkü şer’î konulardaki şikâyetlere vezirler değil kazaskerler bakardı. Vezirler, nişancı ile birlikte örfi konulardaki şikayetler ile ilgilenirlerdi. Ayrıca toplantının gündemini nişancı değil reisülküttab hazırlardı. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 84

Üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumlu divan kalemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Beylik kalemi
B
Rüus kalemi
C
Amedi kalemi
D
Tahvil kalemi
E
Vakanüvislik
Açıklama:
Üst düzey görevlilerin hasları ile zeamet ve timarların kaydından sorumlu divan kalemi tahvil kalemidir. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi Divan-ı Hümâyun'un üyeleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri
B
Kaptan'ı Derya
C
Silahdar
D
Nişancı
E
Rumeli Beylerbeyi
Açıklama:
A,B,D ve E seçeneklerinde verilen ifadeler Divan-ı Hümayun üyeleri arasında yer alırken C seçeneğinde verilen ifade yer almaz. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 86

Fatih Sultan Mehmed’in şahsında Osmanlı hükümdarı sultan, hakan ve kayser unvanlarını birleştirmişti. Bu üç meşruiyet kaynağının yanında Osmanlıların XVI. yüzyılda evrensel hâkimiyet iddialarının somut bir temele dayanmasını sağlayan gelişme neydi?

Seçenekler

A
Sünnî İslâm dünyasının lideri konumuna gelmeleri,
B
Devletden İmparatorluk haline gelmeleri,
C
Balkanlarda Türk ve İslam hakimiyeti kurmaları,
D
Orta Doğu ve Asya nın en büyük devleti olmaları,
E
Doğu Roma İmparatorluğuna son vererek Anadolu ya hakim olmaları.
Açıklama:
XV.yy.da Osmanlılar da Oğuz geleneğini canlandırdılar; bir yandan gazi ön-derler olarak dini yayma misyonunu meşruiyetlerinin temel vasıtası olarak kullanırken öte yandan da Türkiye Selçuklularının meşru varisleri olduklarını öne sür-düler. Fatih Sultan Mehmed’in şahsında Osmanlı hükümdarı sultan, hakan ve kayser unvanlarını birleştirmişti. Bu üç meşruiyet kaynağının yanında Osmanlıların sünnî İslâm dünyasının lideri konumuna gelmeleriyle XVI. yüzyılda evrensel hâkimiyet iddiaları somut bir temele dayandı.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangisi Sarayın Enderun Bölümünde yer alırdı?

Seçenekler

A
Yeniçeriler, topçular, cebeciler,
B
İmtiyazlı aile ve beyliklerin çocukları,
C
Ziyafet işleriyle görevli çaşnigirbaşı ve çaşnigirler,
D
Devşirmelerin en seçkinlerinin,devletin önde gelen ailelerinin çocuklarının eğitim gördüğü yer.
E
Yönetiminde teşrifat ve ulaklık işlerini gören çavuşlar,
Açıklama:
Kelime anlamı “iç, içeri” olan ve hükümdarın resmî ve özel hayatının içiçie geçtiği Enderun’un amiri Babüssaade Ağasıdır. Burası içoğlanların (gulamlar) hizmet ederek hizmet içi eğitim gördüğü bölümdür. Enderun Mektebi I. Murad devrinde Edirne Sarayında kuruldu. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed Yeni Sarayda (Topka-pı Sarayında) bu mektebi kurdurdu. II. Bayezid ise buna ek olarak Galatasarayı’nda da devşirmeler için okul kurdu. Devşirme çocuklarının en seçkinlerinin eğitildiği Enderun Mektebinde devşirmenin kalktığı daha sonraki dönemlerde bazı önde gelen aile çocuklarının yanında devlet adamlarının köleleri de eğitim gördü.

Soru 88

Osmanlı devletin de II. Mehmed devrinden itibaren üst düzey askerî-idarî makamlar büyük ölçüde Devşirme kökenlilerin atanmasının en önemli nedeni neydi?

Seçenekler

A
Devşirme kökenlilerin padişaha daha sadık olmaları,
B
Devşirme kökenlilerin Devlet yönetiminde daha başarılı olmaları,
C
Devşirmelerin her türlü göreve atanmalarının daha kolay olması,
D
Devşirmelerin akraba ve aileleri olmadığı için görevlere insan atamada daha objektif ve adil olmaları,
E
Güçlenmelerinden çekindikleri Türk ailelerin güçlerini dengelemek ve Padişahların otoritesini sağlamlaştırmak
Açıklama:
Osmanlılar aynı zamanda, kuruluş devrinde merkezde uzun süre vezirlik ve kazaskerlik makamlarını elinde bulunduran Çandarlı ailesi ile Rumeli’nin fetih ve iskânında etkili olan Evrenuzoğulları, Mihaloğulları, Turahanoğulları gibi Türk ailelerin güçlerini dengelemek ve Padişahların otoritesini sağlamlaştırmak için kul sisteminden gelen(Devşirme) devlet adamları önemli Askeri ve idari görevlere atanıyorlardı.
Merkeziyetçi imparatorluk projesini hayata geçiren II. Mehmed devrinde üst düzey askerî-idarî makamlar büyük ölçüde kullara verildi. Artık vezirlik kullara has bir makam sayılmaya başlandı. XVI. yüzyılda da sistem daha da gelişti ve derinleşti. Kapıkullarının sayısı arttı.

Soru 89

Osmanlı padişahları için de Halifeden “Rum Sultanı” unvanın, talep eden ve Halifenin de iznini alarak ilk defa ''Rum Sultanı '' ünvanını kullanan padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Fatih Sultan Mehmet
C
II. Murat
D
I. Murat
E
Orhan Bey
Açıklama:
Mısır Memlukları Osmanlı hükümdarlarına, halifeye bağlı sahibü’l-ucat yani uçların yöneticisi gözü ile bakardı. Ancak Yıldırım Bayezid Halifeden “Rum Sultanı” unvanın, talep etmiş ve halife de bu isteği kabul etmiştir.

Soru 90

Taht çekişmelerinin devletin ve ülkenin bölünmesine yol açması ihtimaline karşı tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca çocuklarını katlettirmesi yani “kardeş katli” uygulamasını ilk defa kanunlaştıran ve meşru hale getiren Osmanlı padişahı kimdir ?

Seçenekler

A
Kanuni Sultan Süleyman
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Yavuz Sultan Selim
D
Yıldırım Bayazıt
E
II. Murat
Açıklama:
Taht çekişmelerinin devletin ve ülkenin bölünmesine yol açması ihtimaline kar-şı tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca çocuklarını katlettirmesi yani “kardeş katli” uygulaması, Fatih Kanunnamesinde yer almıştır. Kardeş katli uygulamasının benimsenmesinin temel sebepleri olarak, ülüş sisteminin sakıncaları, fetret devri, şehzadeler arası taht kavgaları, taht kavgalarının rakip devlet ve hanedanlar tarafından kullanılması sayılabilir.

Soru 91

III. Mehmed'den itibaren Şehzadelerin sancak yönetimine gönderilme uygulaması kaldırılınca bunun yerine Şehzadeler için nasıl bir uygulama başlatılmıştır?

Seçenekler

A
Enderunda yönetim eğitimi uygulaması başlatılmıştır,
B
Herbir şehzadeye Teçrübeli bir Lala verilerek eğitilmişlerdir,
C
Kafes usulü uygulaması başlatılmıştır,
D
Merkezde babalarının yanında önemli görevler alarak eğitilmişlerdir,
E
Divan toplantılarına katılarak yönetim tecrübesi edinmişlerdir.
Açıklama:
Klasik devirde en önemli iki şehzade sancağı olarak dikkati çeken Amasya (tahtgâh-ı kadim) ve Manisa (darü’l-mülk-i kadime)’nın önemi, Yavuz Sultan Selim’in kardeşlerine karşı taht mücadelesi ve özellikle Kanunî devrinde Şehzade Bayezid ile Şehzade Selim arasındaki rekabette daha açık olarak ortaya çıktı. Manisa’nın İstanbul’a daha yakın olması sebebiyle da-ha avantajlı bir şehzade merkezi olduğu söylenebilir. Kanunî devri şehzade kavgalarının ardından tahta çıkan II. Selim Manisa sancağına yalnız en büyük oğlu Murad’ı, o tahta geçtiğinde de aynı şekilde en büyük oğlu Mehmed’i gönderdi. III. Mehmed ise bunu da kaldırdı. Böylece Kafes uygulaması başlamış oldu.

Soru 92

Osmanlı devletinin klasik döneminde XV. yüzyıldan XVII. yüz-yıl ortalarına kadar Padişahın bulunduğu yerde, onun adına toplanan en önemli yürütme ve danışma organına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Rüus Kalemi,
B
Amedî Kalemi,
C
Tahvil Kalemi,
D
Divan-ı Hümâyun
E
Nişancı Divanı
Açıklama:
Divân-ı Hümâyun Osmanlı devletinin klasik döneminde XV. yüzyıldan XVII. yüz-yıl ortalarına kadar en önemli yürütme ve danışma organıdır. Divan kelimesinin (topluluk, toplanma, toplantı) aslı Aramicedir. Sasanîlerde devlet yönetimi ile ilgili bir terim olarak kullanılan divan, Arapça’ya Farsça’dan geçmiştir.
Divan-ı Hümâyun’dur. Padişahın divanı demektir. Padişahın bulunduğu yerde, onun adına toplanan divandır.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinde Divan-ı Hümâyun üyesi değildi?

Seçenekler

A
Rumeli ve Anadolu kazaskerleri,
B
Rumeli ve Anadolu Defterdarları,
C
Nişancı,
D
Vezir-i azam ve vezirler,
E
Müftü,
Açıklama:
Divan’ın vezirler dışındaki üyeleri, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Nişancı, Rumeli ve Anadolu Defterdarları idi. Kazaskerler ilmiye sınıfının tayin, azil vb. iş-leriyle, şer’î konularda intikal eden davalara bakarken Müfti-yi Kanun olarak tanımlanan Nişancı kanunların tedvini, tahrir işlemleri vb.nin yanında ferman ve beratlara Padişahın tuğrasını çekmekle yükümlüydü. Nişancı ve emri altındaki reisül-küttab Divan bürokrasisini idare ederdi. Defterdarlardan Rumeli Defterdarı aynı zamanda Başdefterdar idi. Devletin malî işlerinde Padişahın vekili olan defterdar-ların emri altında giderek gelişen bir bürokratik aygıt, maliye kâtipleri vardı. Yeniçeri Ağası vezirliğe yükselince Divan üyesi olurdu. XVI. yüzyılda Osmanlı donan-masının gelişmesine paralel olarak Kaptan-ı Derya da Divan üyesi oldu. Rumeli Beylerbeyi ise İstanbul’da bulunduğu zamanlarda Divan toplantılarına katılırdı.

Soru 94

Belirli bir toprak parças üzerinde yaşayan bir halkın örgütlenmesine ne denir?

Seçenekler

A
Kara
B
Millet
C
Devlet
D
Beylik
E
Kabile
Açıklama:
Belirli bir toprak parças üzerinde yaşayan bir halkın örgütlenmesine devlet denilmektedir.

Soru 95

I. Tipik olarak monarşiktir (Akdeniz cumhuriyetleri hariç)
II. Mutlak gücü sınırlayan unsurların (din, toplumsal farklılıklar) yanında devletin kırılganlığına yol açan yapısal faktörler mevcuttur
III. Ulaştırma ve iletişim alanlarında zorluklar ve yavaşlık devlet örgütlenmesi açısından önemli bir belirleyicidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sanayi öncesi toplumlarda devletin tipik özellikleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bütün seçenekler sanayi öncesi toplumlarda devletin tipik özellikleri arasında yer almaktadır.

Soru 96

Eski Türklerde devlete ne denirdi?

Seçenekler

A
Devlet
B
Vatan
C
Yöre
D
El/il
E
Toplum
Açıklama:
Eski Türklerde devlete el/il denirdi.

Soru 97

Türk-islâm devlet telakkisinin en temel kavramı olarak karşımıza hangi kavram çıkmaktadır?

Seçenekler

A
Adet
B
Örf
C
An'ane
D
Toplum
E
Adalet
Açıklama:
Türk-islâm devlet telakkisinin en temel kavramı olarak karşımıza adalet kavramı çıkar

Soru 98

I. Sarayın özel ve resmî fonksiyonları bir aradadır
II. Hükümdar ve hanedanın özel hayatının geçtiği mekândır
III. Devlet işlerinin yürütüldüğü merkezdir
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri sarayın özellikleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II ve III
D
II ve III
E
I ve II
Açıklama:
Bütün özellikler sarayın özellikleri arasında yer almaktadır.

Soru 99

I. Kapı Ağası
II. Saray Ağası
III. Hasodabaşı
IV. Beylerbeyi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Enderun görevlileri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Beylerbeyi Enderun görevlileri arasında yer almaz.

Soru 100

I. Valide Sultan
II. Hükümdarın kızları
III. Ölen hükümdarın harem halkı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Topkapı Sarayı hareminde bulunurdu?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ölen hükümdarın harem halkı, Topkapı Sarayından ayrılıp Eski Saraya giderdi.

Soru 101

Memluk Devletine son verilmesi üzerine Mısır’daki Abbasî halifesi istanbul’a getirilir ve padişaha Hadimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn (iki kutsal kentin hizmetkârı) unvanını alır. Bu padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Kanuni SUltan Süleyman
C
Fatih Sultan Mehmet
D
Osman Gazi
E
II. Murat
Açıklama:
Yavuz Sultan Selim'in Memluk Devletine son vermesi üzerine Mısır’daki Abbasî halifesi istanbul’a getirilir ve Yavuz, Hadimü’l-Haremeyni’ş- Şerifeyn (iki kutsal kentin hizmetkârı) unvanını alır.

Soru 102

Osman Bey’den itibaren babadan oğula geçen taht hangi padişahtan sonra hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başladı?

Seçenekler

A
I. Mahmud
B
I. Abdülhamit
C
I. Ahmed
D
II. Osman
E
II. Murat
Açıklama:
Osman Bey’den I. Ahmed’e kadar babadan oğula geçen taht bundan sonra hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başladı.

Soru 103

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı beyliğinin bir beylik haline geldiğinin delilleri arasında sayılamaz?

Seçenekler

A
Hutbe okutulması
B
Sikke bastırılması
C
Vergi ödenmesi
D
Timar sisteminin kurulması
E
Vakfiyelerin oluşturulması
Açıklama:
Osman Gazi döneminde dönemin hâkimiyet sembollerinden olan Cuma namazlarında Osmanlı beyi adına hutbe okutulması ile ilgili rivayet ile Osman Gazi’ye atfedilen ama sahihliği tartışılan sikkeler bağımsızlık yönünde işaretler olarak yorumlanabilir. Bununla birlikte Orhan Gazi döneminde İlhanlılara vergi ödendiği bilindiğine göre Osmanlı Beyliğinin ancak İlhanlı Devletinin dağılması sürecinde 1327’deki Timurtaş isyanı ile 1335’de Ebu Said Bahadır Han’ın ölümü arasında tam anlamıyla bağımsız bir devlet haline geldiği ve kurumsal açıdan da Orhan Gazi ve I. Murad dönemlerinde devletleşmenin gerçekleştiği söylenebilir. Divan’ın ve timar sisteminin kökenlerini en azından I. Murad, hatta Orhan Gazi dönemine kadar takip etmek mümkündür. Orhan Gazi zamanında yaya ve müsellem teşkilatı kurulmuştu. 1323 ve 1324 tarihli vakfiyeler de belirli bir bürokratik örgütlenmenin varlığının, delilleri olarak okunabilir.

Soru 104

Osmanlıların evrensel hâkimiyet iddialarını somut olarak yansıtan unvan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bey
B
Sultan
C
Hakan
D
Kayser
E
Halife
Açıklama:
Osmanlıların sünnî İslâm dünyasının lideri konumuna gelmeleriyle XVI. yüzyılda evrensel hâkimiyet iddiaları somut bir temele dayandı.

Soru 105

“Küfrile dünya durur, zulmile durmaz” atasözü ile vurgulanan unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Adalet
B
Ordu
C
Hazine
D
Halk
E
Devlet
Açıklama:
Adalet kavramının zıddı zulüm, nizam kavramının zıddı ise ihtilâl ve fetret (yani kargaşa ve anarşi)’tir. Adalete o denli önem verilir ki, İslâm dönemi eserlerinde “Küfrile dünya durur, zulmile durmaz” darbımeseli sıklıkla zikredilmiştir. Yani bir ülkenin yöneticileri Müslüman olsa dahi orada zulüm varsa düzen olmaz; bunun aksine Müslüman yöneticisi olmayan bir ülkede eğer adalet hâkimse düzen olur.

Soru 106

Enderun’un temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hanedanın özel mekanı
B
Yönetim merkezi
C
Askeri birlik
D
Saray okulu
E
Hazine dairesi
Açıklama:
Devşirme çocuklarının en seçkinlerinin eğitildiği Enderun Mektebinde devşirmenin kalktığı daha sonraki dönemlerde bazı önde gelen aile çocuklarının yanında devlet adamlarının köleleri de eğitim gördü. Enderun, Osmanlı devlet sisteminin üst düzey yöneticilerinin yetiştirildiği bir okul niteliğini taşımıştır.

Soru 107

Osmanlı hükümdarlarını tanımlamak için Mısır Memlukları hangi unvanı kullanmıştır?

Seçenekler

A
merzban-ı âfâk
B
pehlivan-ı zaman
C
sultanü’l-azam
D
sahibü’l-ucat
E
Sultanü’l-berreyn
Açıklama:
Mısır Memlukları Osmanlı hükümdarlarına, halifeye bağlı sahibü’l-ucat yani uçların yöneticisi gözü ile bakardı.

Soru 108

Osmanlılarda kardeş katlini meşru hale getiren padişah hangisidir?

Seçenekler

A
I. Murad
B
I. Bayezid
C
II. Bayezid
D
I. Selim
E
II. Mehmed
Açıklama:
Taht çekişmelerinin devletin ve ülkenin bölünmesine yol açması ihtimaline karşı tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca çocuklarını katlettirmesi yani “kardeş katli” uygulaması, Fatih (II. Mehmed) Kanunnamesinde yer almıştır.

Soru 109

Osmanlılarda taht hangi padişahtan sonra hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başladı?

Seçenekler

A
I. Ahmed
B
I. Selim
C
I. Mustafa
D
III.Murad
E
III. Mehmed
Açıklama:
Osman Bey’den I. Ahmed’e kadar babadan oğula geçen taht bundan sonra hanedanın en yaşlı üyesine geçmeye başladı. I. Ahmed’in yerine kardeşi I. Mustafa tahta geçer.

Soru 110

Osmanlıların hanedan evliliklerinden vazgeçmelerinin sebebi nedir?

Seçenekler

A
Yasal eşlerin mülklerini koruma
B
Yasal eşlerin hakarete uğramasını engelleme
C
İktidarın paylaşılmak istenmemesi
D
Erkek çocuk sahibi olmak istenmesi
E
Farklı dinlere mensup olmaları
Açıklama:
Osmanlıların hanedan evliliklerinden vazgeçmelerinin sebebi Timur’un Yıldırım’ın eşi Sırp Maria’ya zorla hizmetçilik yaptırması veya yasal eşlerin mülklerini korumanın tehlikeleri değildir. L. Peirce’in belirttiği gibi, hakarete uğrayanın bir kraliçe değil de bir köle kökenli olmasının Yıldırım’ın onurunu daha az zedeleyeceği varsayımı tipik Batılı bir anlayıştır. Yine cariye kökenlilerin de büyük servetlere sahip olabileceği Batılıların habersiz olduğu bir husustur. Burada temel sebep, politik evliliklerin yararının azalması ve iktidarın hanedan ve soy sahibi ailelerle paylaşılmak istenmemesidir.

Soru 111

Sadrazamdan padişaha yazılan yazılar ile yabancı devletlere yazılan her türlü yazıları yazmakla görevli kalem hangisidir?

Seçenekler

A
Rüus
Kalemi
B
Amedî Kalemi
C
Tahvil Kalemi
D
Beylik Kalemi
E
Nişan Kalemi
Açıklama:
Sadrazamın padişaha yazıları (telhis, takrir) ile yabancı devletlere yazılan her türlü yazı Amedî Kalemi’nde hazırlanırdı.

Soru 112

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri sanayi öncesi toplumlarda devletin tipik özelliklerindendir?
I. Tipik olarak monarşiktir.
II. Ancak mutlak gücü sınırlayan unsurların (din, toplumsal farklılıklar) yanında devletin kırılganlığına yol açan yapısal faktörler mevcuttur.
III. Ulaştırma ve iletişlim alanlarında zorluklar ve yavaşlık devlet örgütlenmesi açısından önemli bir belirleyicidir.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Sanayi öncesi toplumlarda devletin tipik özellikleri:
I. Tipik olarak monarşiktir (Akdeniz cumhuriyetleri hariç).
II. Ancak mutlak gücü sınırlayan unsurların (din, toplumsal farklılıklar) yanında devletin kırılganlığına yol açan yapısal faktörler mevcuttur.
III. Ulaştırma ve iletişlim alanlarında zorluklar ve yavaşlık devlet örgütlenmesi açısından önemli bir belirleyicidir.
Buna göre doğru cevap E (hepsi) şıkkıdır.

Soru 113

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde sarayın bir bölümü olan iç kısım demektir?

Seçenekler

A
Enderun
B
Harem
C
Birun
D
Bâb-ı Hümâyun
E
Babü’s-saade
Açıklama:
Osnmanlı Devlet'inde saray harem, enderun (iç k›s›m) ve birun (d›fl k›s›m)
bölümlerinden meydana gelir.
Buna göre doğru cevap A (Enderun) şıkkıdır.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'indeki saray birimi olan birundaki saray görevlilerinden biridir?

Seçenekler

A
Hasodabaşı
B
Miralem
C
Saray Ağası
D
Rikabdar
E
Çuhadar
Açıklama:
Birundaki saray hizmetlileri arasında şunlar vardı:
Kapıkulu Piyadeleri (yeniçeriler, topçular, cebeciler vb.), altı bölük halkı da denilen Kapıkulu süvarileri (sipah, silahtar, sağ ulufeciler, sol ulufeciler, sağ garipler, sol garipler), bostanların bakımı ve sahillerin güvenliğinden sorumlu bostancıbaşı ve bostancılar, miralemin idaresindeki mehter takımı, müteferrikabaşı yönetimindeki imtiyazlı aile ve beyliklerin çocukları, ziyafet işleriyle görevli çaşnigirbaşı ve çaşnigirler, çavuşbaşının yönetiminde teşrifat ve ulaklık işlerini gören çavuşlar, saray ahırlarını idare eden mirahur ve maiyeti, çakırcıbaşı yönetiminde av kuşları ve köpeklerini besleyip bakan doğancılar ve seksoncular; darphane eminliği personeli, hassa mimarları örgütü.
Buna göre doğru cevap B (Miralem) şıkkıdır.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinde Padişahın giyiminin gerçekleştiği odadır?

Seçenekler

A
Yukarı Odalar
B
Küçük Oda
C
Büyük Oda
D
Has Oda
E
Seferli Oda
Açıklama:
Has odabaşının yönetiminde padişahın giyimini üstlenen oda has odadır.
Buna göre doğru cevap D (has Oda) şıkkıdır.

Soru 116

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Divan-ı Hümayun üyelerindedir?
I. Niaşncı
II. Rumeli ve Anadolu Defterdarları
III. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Divan'ın vezirler dışındaki üyeleri, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Nişancı, Rumeli ve Anadolu Defterdarları idi.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 117

Aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı Devlet'inde Sadrazamın padişaha olan yazıları ve yabancı devletlere yazılan yazılar hazırlanırdı?

Seçenekler

A
Beylik Kalemi
B
Tahvil Kalemi
C
Amedi Kalemi
D
Rüus Kalemi
E
Vakanüvislik
Açıklama:
Sadrazamın padişaha olan yazıları ve yabancı devletlere yazılan yazılar Amedi Kaleminde hazırlanırdı.
Buna göre doğru cevap C (Amedi Kalemi) şıkkıdır.

Soru 118

Aşağıdakilerden hangisi döneminde Osmanlılarda kul sistemi iyice yerleşti ve idari mamalar değil timarlar da kullara verilmeye başlandı?

Seçenekler

A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
Yıldırım Bayezid
D
I. Mehmed
E
I. Murad
Açıklama:
Yıldırım Bayezid döneminde kul sistemi iyice yerleşti ve idari mamalar değil timarlar da kullara verilmeye başlandı.

Soru 119

Aşağıdaki Osmanlı Hükümdarlarından hangisi döneminde sikke sahibi hükümdar olarak sultan unvanı kullanılmaya başlanmıştır?

Seçenekler

A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
Yıldırım Bayezid
D
I. Mehmed
E
I. Murad
Açıklama:
Sikke sahibi hükümdar olarak Orhan’dan itibaren sultan unvanı kullanılmıştır.
Buna göre doğru cevap B (Orhan Gazi) şıkkıdır.

Soru 120

Aşağıdakilerden hangisi Ertuğrul Gazi'nin babasıdır?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Sungur Tekin
C
Süleyman Şah
D
Gündüz Alp
E
Gündoğdu
Açıklama:
Ertuğrul Gazi’nin babasının adının Süleyman-şah olarak zikredilmesi bir yakıştırma olsa da bu, Osmanlıların kendileriyle Selçuklular arasında bir irtibat kurma çabasının bir ürünü olarak görülebilir. Kaynaklardaki bilgilerin tenkit süzgecinden geçirilmesi suretiyle Ertuğrul’un babasının Gündüz Alp olduğu sonucuna varmak mümkündür.
Buna göre doğru cevap D (Gündüz Alp) şıkkıdır.

Soru 121

Aşağıdaki Osmanlı hükümdarlarından hangisi döneminde tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca
çocuklarını katlettirilmesi yani “kardeş katli” uygulaması başlamıştır?

Seçenekler

A
II. Bayezid
B
Yavuz Sultan Selim
C
Fatih Sultan Mehmed
D
II. Murad
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Fatih Sultan Mehmed döneminde tahta geçen hanedan mensubunun diğer kardeşlerini veya varsa amca ve amca
çocuklarını katlettirilmesi yani “kardeş katli” uygulaması başlamıştır.
Buna göre doğru cevap C (Fatih Sultan Mehmed) şıkkıdır.

Soru 122

Eski Türklerde “kut” kelimesinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasi hakimiyet kudreti
B
Dini hakimiyet kudreti
C
Coğrafi hakimiyet kudreti
D
Askeri hakimiyet kudreti
E
Ekonomik hakimiyet kudreti
Açıklama:
Eski Türklerdeki kut kelimesinin anlamı çok tartışılmış, saadet, mutluluk, baht, talih gibi anlamlarının aslında ikincil derecede önemli olduğu, hâkim anlamının devlet/devletlû olduğu üzerinde durulmuştur. Kut’un aslında siyasî hâkimiyetkudreti anlamında anlaşılmaktadır.

Soru 123

Enderun Mektebi hangi padişah zamanında kurulmuştur?

Seçenekler

A
II.Murat
B
II.Beyazıd
C
II.Selim
D
II.Süleyman
E
I.Ahmed
Açıklama:
Kelime anlamı “iç, içeri” olan ve hükümdarın resmî ve özel hayatının içiçie geçtiği Enderun’un amiri Babüssaade Ağasıdır. Burası içoğlanların (gulamlar) hizmet ederek hizmet içi eğitim gördüğü bölümdür. Enderun Mektebi II. Murad devrinde Edirne Sarayında kuruldu.

Soru 124

Enderun’un amiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Babüssaade Ağası
B
Hazinedar
C
Veziriazam
D
Haseki
E
Bostancıbaşı
Açıklama:
Enderun’un amiri Babüssaade Ağasıdır.

Soru 125

Aşağıdakilerden hangisi İçoğlanların hizmet ederek, hizmet içi eğitim gördüğü bölümdür?

Seçenekler

A
Enderun
B
Harem-i Hümayun
C
Birun
D
Matbah-ı amire
E
Kubbealtı
Açıklama:
Enderun içoğlanların (gulamlar) hizmet ederek hizmet içi eğitim gördüğü bölümdür. Enderun Mektebi II. Murad devrinde Edirne Sarayında kuruldu.

Soru 126

Ekberiyet usulü, yani hükümdarın ölümü veya hal’i üzerine tahta hanedanın ekber ve erşed (en yaşlı ve akıllı) erkeküyesinin geçmesinin de yer aldığı Kanunı Esasî kaç yılında ilan edilmiştir?

Seçenekler

A
1876
B
1840
C
1400
D
1611
E
1901
Açıklama:
Ekberiyet usulü, yani hükümdarın ölümü veya hal’i üzerine tahta hanedanın ekber ve erşed (en yaşlı ve akıllı) erkeküyesinin geçmesi, 1876’da ilan edilen Kanunı Esasî’de yer aldı.

Soru 127

Osmanlı Beyliğinin ilk dönemlerinde Osman Bey’in arkadaşları ve aile mensuplarının yönetime katıldığı sistemin adı nedir?

Seçenekler

A
Ülüş
B
Ekberiyet Usulü
C
Kul
D
Divan-ı Hümayun
E
Şehzade Sancağı
Açıklama:
Osmanlı Beyliğinin ilk dönemlerinde Osman Bey’in arkadaşları ve aile mensuplarının yönetime katıldığı yani ülüş sisteminin uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu gelenek Orhan Gazi döneminde de devam etti.

Soru 128

Aşağıdakilerden hangisi lalaların görevlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Şehzadeyi denetlemek
B
İdari ve adli işlerin görmek
C
Hukuki düzenlemeler yapmak
D
Diyanetle ilgili işleri düzenlemek
E
Eğitim işlerini yürütmek
Açıklama:
Şehzadelere sancakta lalaları ve anneleri eşlik eder, ayrıca kalabalık bir kapı halkları olurdu. Şehzadenin en güvenilirmüttefiki, sancakta ona eşlik eden annesiydi. Bunun istisnalarından Kanunî’nin eşi Hürrem, oğulları arasında tercihyapmayarak merkezde kalmıştır. Lalalar ise sultan tarafından şehzadeyi denetlemekle görevlendirilirdi. Türkİslâm tarihinde atabeğlerin konumlarını kullanarak devletler kurması tecrübesi karşısında Osmanlılar lalaları merkeziotoritenin çıkarına uygun bir konuma getirdiler.

Soru 129

Osmanlıda damat sadrazam uygulaması hangi hükümdar devrinden itibaren başlamıştır?

Seçenekler

A
II.Bayezid
B
II.Selim
C
II.Mehmed
D
IV.Murad
E
II.Süleyman
Açıklama:
Kanunî döneminde Padişahın en yakınında eşi Hurrem ve kızı Mihrimah’ın yanında damat sadrazamlar olmuştur. Mustafa Âli ve Koçi Bey damat sadrazam uygulamasını Kanunî’ye atfetseler de uygulama II. Bayezid devrine kadar uzanır. XV. yüzyıl ortalarından itibaren sultan kızları sadece devşirme devlet adamlarıyla veya onların çocuklarıyla evlenmeye başladılar.

Soru 130

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinde Kubbealtı Vezirlerine sefere komutanlık ederken verilen unvandır?

Seçenekler

A
Serdar-ı ekrem
B
Çuhadar
C
Silahtar
D
Mirahır
E
Subaşı
Açıklama:
Fatih Kanunnamesinde Padişahın mutlak vekili ve herkesin büyüğü olarak (“vüzerâ ve ümerânın ...başıdır, cümlenin ulusudur”) tanımlanan veziriazam aynı zamanda padişahın katılmadığı seferlere serdarı ekrem unvanıyla başkomutanlık ederdi. Diğer vezirlerin sayısı 3 ila 7 arasında değişmiştir. Kubbealtı veziri denilen bu kişiler de zamanzaman serdar unvanıyla seferlere komutanlık ederdi.

Soru 131

Aşağıdakilerden hangisi Divanın vezirler dışındaki üyelerinden birisidir?

Seçenekler

A
Anadolu Defterdarı
B
Kapıkulu Sipahi Ağası
C
Çavuşbaşı
D
Saray Ağası
E
Miralem
Açıklama:
Divan’ın vezirler dışındaki üyeleri, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Nişancı, Rumeli ve Anadolu Defterdarları idi. Kazaskerler ilmiye sınıfının tayin, azil vb. işleriyle, şer’î konularda intikal eden davalara bakarken Müfti-yi Kanun olarak tanımlanan Nişancı kanunların tedvini, tahrir işlemleri vb.nin yanında ferman ve beratlara Padişahın tuğrasınıçekmekle yükümlüydü. Nişancı ve emri altındaki reisülküttab Divan bürokrasisini idare ederdi. Defterdarlardan Rumeli Defterda rı aynı zamanda Başdefterdar idi. Devletin malî işlerinde Padişahın vekili olan defterdarların emri altında giderek gelişen bir bürokratik aygıt, maliye kâtipleri vardı. Yeniçeri Ağası vezirliğe yükselince Divan üyesi olurdu. XVI.yüzyılda Osmanlı donanmasının gelişmesine paralel olarak Kaptanı Derya da Divan üyesi oldu. Rumeli Beylerbeyi ise İstanbul’da bulunduğu zamanlarda Divan toplantılarına katılırdı.

Ünite 2

Soru 1

Defterdar kavramı ilk defa hangi Osmanlı padişahı döneminde kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
I. Murad
C
Orhan Bey
D
Çelebi Mehmed
E
Fatih Sultan Mehmed
Açıklama:
Defterdâr unvanının hangi tarihte kabul edildiğine dair açık bir bilgi yoktur. Ancak bu kavram Yıldırım Bayezid devrinde kullanılmıştır. II. Murad zamanında bir defterdârdan bahsedilmektedir. Ayrıca aynı tabire XV. asrın ilk yarısında yazılmış olan Yazıcızâde Ali’nin Selçuknâme’sinde de rastlanmaktadır. Bu durumda Osmanlılarda XIV. yüzyılın sonlarından beri defterdârlık mevcut demektir.

Soru 2

Osmanlı'da hazinenin alacaklarını takip eden, borcu olup vermeyenlerden hapis ve tazyik ile tahsilâtını yapan icra memurlarına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Başbakikulu
B
Defterdar
C
Veznedarbaşı
D
Sergi Nazırı
E
Sergi Halifesi
Açıklama:
İcraat ve tahsilât işlerinde defterdârın maiyetinde icra memuru olarak beş kişi vardı. Bunlardan biri başbâkikulu denilen devlet varidatının birinci tahsil memuruydu. Defterdârlıkta bunun bir dairesi olup emri altında bakıkulu ismiyle altmış kadar mübaşir vardır. Bunlar, hazinenin alacaklarını takip ederler, borcu olup vermeyenleri hapis ve tazyik ile tahsilât yaparlardı. Bundan dolayı maliyeye borcu olanlar baş bâkıkulu hapishânesinde habs edilirlerdi. Bakayâ defterleri denilen defterlere bâkı defterleri ismi verilirdi.

Soru 3

Osmanlı'da padişahın özel hazinesine ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
İç Hazine
B
Dış Hazine
C
Özel Hazine
D
Enderun Hazinesi
E
Sultan Hazinesi
Açıklama:
İç hazine padişahın özel hazinesi idi. Enderûn hazinesi de iç hazinenin bir bölümü idi. Tarihî olaylara bakılırsa iç hazine, dış hazine için bir yardımcı hazine ve kredi kurumu vazifesi görmüştür. Dış hazine’de para kalmadığı zaman, iç hazine’den borç verilirdi. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda dış hazine hep para sıkıntısı çektiğinden, alınan borçlar geri ödenememiştir.

Soru 4

Osmanlı Devleti ilk defa ne zaman dışarıdan borç almıştır?

Seçenekler

A
1854
B
1856
C
1858
D
1860
E
1862
Açıklama:
Osmanlı devleti ilk defa 1854 yılında dışarıdan borç almıştı. Fakat bu borçlar zamanla ödenemez hale geldi. Bu sebeple 1881 yılında Düyûn-ı Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kuruldu.

Soru 5

I- Tıp
II- Tabiiyat
III- Riyaziye
Yukarıdaki derslerden hangisi ya da hangileri Süleymaniye Medreseleri açılınca öteki derslere ilaveten verilmeye başlanmıştır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
II, III
D
Yalnız I
E
Yalnız III
Açıklama:
İlk Osmanlı medreselerinde okutulan dersler arasında gramer, mantık, ferâiz, kelâm, belâgat, fıkıh, hadîs ve tefsir vs. vardır. Sahn-ı semân medreseleri de tefsir, hadîs, fıkıh, kelâm ve edebiyat ağırlıklı olmakla beraber önceki devirlere göre ihtisaslaşma biraz daha artmıştır. Ayrıca sahn-ı seman’a girmeden önce ilk ve orta tahsilde talebe hendese, heyet (kozmografya) ve hesap derslerini görüyordu. Süleymaniye medreseleri açılınca önceki derslere ilaveten tıp, tabiiyat ve riyaziye (matematik) dersleri de verilmeye başlanmıştır. Bundan önce tıp ilmi, dârü’ş-şifa denilen hastanelerde tahsil ediliyordu. İlk Osmanlı dârü’ş-şifası da Yıldırım Bayezid tarafından Bursa’da yaptırılmıştı.

Soru 6

Osmanlı'da Kur’an-ı Kerim’in doğru okunuşu ile Hz. Peygambere dayanan okuyuş rivayetlerini öğretmek üzere açılmış medreselere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Darü'l-Kurra
B
Dârü’l-hadis
C
Darü’t-Tıb
D
Sahn-ı Seman
E
Süleymaniye
Açıklama:
İhtisas medreselerinden diğeri Darü’l-Kurralar’dır. Kur’an-ı Kerim’in doğru okunuşu ile Hz. Peygambere dayanan okuyuş rivayetlerini öğretmek üzere açılmışlardır. İlki Yıldırım Bayezid tarafından Bursa’da açılmıştır. Genellikle cami hizmetlileri buralardan yetişirlerdi. Ders kitabı olarak Muhammed b. Muhammed el-Cezeri’nin “el-Cezeri” diye şöhret bulan eseri ile ilm-i kıraatta Ebu Muhammed eş-Şatıbî’nin “Şatîbiye” diye şöhret bulan “Kaside-i Lâmiye”si okutulurdu.

Soru 7

Osmanlı'da müderris yardımcısına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Muid
B
Talebe
C
Fakih
D
Mülazim
E
Tüllab
Açıklama:
Müderris yardımcısı, müzakereci, okutulan bahisleri, ders bittikten sonra, talebelere tekrarlatan ve genelde daha az kabiliyetli talebelere anlatan kişi idi. Danişmendler arasından ve en liyakatlı olanlardan seçilen muid, bugünkü asistan pozisyonundadır. Bunlar talebelerle aynı yerde oturmaktadırlar.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da medreselerin idare kadrosunu oluşturan memurlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Talip
B
Katip
C
Cabi
D
Mutemed
E
Noktacı
Açıklama:
İdare kadrosu, mütevelli ve ona bağlı kâtib, câbî (vakıf gelirlerini toplayan), câbî kâtibi, mutemed ve noktacı gibi memurlardan oluşuyordu. Hizmetli kadrosunu ise genellikle hâfız-ı kütüb (kütüphaneci), bevvâb (kapıcı), ferrâş (temizlikçi), kennâs-ı helâ (tuvalet temizleyicisi), sirâci (kandilci) gibi elemanlar meydana getiriyordu.

Soru 9

Osmanlı Devleti'nden önceki Türk ve İslâm devletlerindeki müstevfiliğe Osmanlı’da ne isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Defterdar
B
Kalemiye
C
Müftü
D
Ulema
E
Mültezim
Açıklama:
Önceki Türk ve İslâm devletlerindeki müstevfiliğe Osmanlı devrinde defterdarlık denilmiştir. Osmanlılar müstevfi yerine İlhanlılarda kullanılan defterdârî-i memâlik’i kabul etmişlerdir.

Soru 10

Osmanlı’da hazineye ait paranın tahsilâtına ve ödemelere nezâret eden maliyenin üçüncü icra memuruna ne isim verilirdi?

Seçenekler

A
Veznedarbaşı
B
Başbakikulu
C
Sergi Nazırı
D
Defterdar
E
Sergi Halifesi
Açıklama:
Maliyenin üçüncü icra memuru hazineye ait paranın tahsilâtı ve ödemelere nezâret eden veznedârbaşı’dır. Veznedârbaşı’nın diğer önemli vazifesi de maiyetindeki dört veznedar ile meskûkâtı muayene etmek, altın ve gümüşleri tartmaktı.

Soru 11

I- Cizye
II- Gümrük
III- Adet-i Ağnam
Yukarıdaki vergilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı’da doğrudan merkez hazinesine alınan vergilerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Geliri doğrudan merkez hazinesine alınan gelirler ki bunlar, cizye, âdet-i ağnam vergileri ile tuzla, maden, iskele ve liman mukata’aları ve gümrük gelirleridir.

Soru 12

Osmanlı'da medreselerin ilk defa bozulmasının hangi padişah zamanında olduğu söylenebilir?

Seçenekler

A
II. Bayezid
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
II. Selim
D
III. Mehmed
E
IV. Murad
Açıklama:
Medresenin bozulması hep medreselilere yüklenir. Aslında ilk defa bozmaya çalışan idareciler, saray ve padişahtır. Buna örnek olarak II. Bayezid kendi kullarından birini usulsüz olarak sahn-ı semân’a müderris yapmak istemiş, kazasker bu şahsın burada müderrislik yapacak ilminin olmadığını söyleyerek karşı çıkmış fakat yine de padişahın emri ile adı geçen şahıs bir alt derecedeki medresede liyakatsiz olmasına rağmen müderrisliğe başlatılmıştır.

Soru 13

Osmanlı’da Maliye Nezareti hangi yıl kurulmuştur?

Seçenekler

A
1838
B
1842
C
1846
D
1850
E
1854
Açıklama:
1838 yılında ise Maliye Nezareti kurularak devletin maliyeye ait işleri buradan yürütülmeye başlandı. Hazine ve asâkir-i mansure hazinesi’nin yönetimi Maliye Nezareti’ne verildi.

Soru 14

I- Feraiz
II- Tefsir
III- Mantık
Yukarıdaki derslerden hangisi ya da hangileri ilk dönem Osmanlı medreselerinde okutulmaktadır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
I, III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
İlk Osmanlı medreselerinde okutulan dersler arasında gramer, mantık, ferâiz, kelâm, belâgat, fıkıh, hadîs ve tefsir vs. vardır. Sahn-ı semân medreseleri de tefsir, hadîs, fıkıh, kelâm ve edebiyat ağırlıklı olmakla beraber önceki devirlere göre ihtisaslaşma biraz daha artmıştır. Ayrıca sahn-ı seman’a girmeden önce ilk ve orta tahsilde talebe hendese, heyet (kozmografya) ve hesap derslerini görüyordu.

Soru 15

Osmanlı’da İslâmi ilimlerden birini yahut da ulûm-i dâhileden birini öğretmeyi hedef alan ve o ilmin tahsiline mahsus metodlarla öğretim faaliyetinde bulunan medreselere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
İhtisas Medreseleri
B
Sahn-ı Seman Medreseleri
C
Süleymaniye Medreseleri
D
Tetimme Medreseleri
E
Altmışlı Medreseleri
Açıklama:
İhtisas Medreseleri doğrudan doğruya ihtisası gerektiren İslâmi ilimlerden birini yahut da ulûm-i dâhileden birini öğretmeyi hedef alan ve o ilmin tahsiline mahsus metodlarla öğretim faaliyetinde bulunan medreselerdir.

Soru 16

Sahn-ı Seman Medreseleri hangi padişah zamanında kurulmuştur?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmed
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Yavuz Sultan Selim
D
Yıldırım Bayezid
E
Çelebi Mehmed
Açıklama:
Fâtih, İstanbul’un fethinden sonra bugünkü Fatih külliyesinin bulunduğu yerdeki eski yapıları yıktırıp dümdüz hale getirmişti. Arapçada bu türlü düzlüklere ve geniş sahalara sahn dendiği için bu medreselere sahn medreseleri adı verildi.

Soru 17

Osmanlı medreselerinde öğretim dili hangisidir?

Seçenekler

A
Arapça
B
Farsça
C
Türkçe
D
Osmanlıca
E
Latince
Açıklama:
Medreselerde öğretim dili Arapça idi. Bu İslâm dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ile Hz. Peygamberin sözlerinin Arapça olmasının bir gereği idi. Gerçek dini anlamak için ana kaynağını anlamak lazımdı. Osmanlılara gelinceye kadar da asırlar boyu Arapça, Müslümanlarca ilim dili olarak kullanılmıştı. Bu kuvvetli bir gelenek idi.

Soru 18

Osmanlı'da ilmiye sınıfının içinde adliye teşkilatının yürütücüsü kimdir?

Seçenekler

A
Kadıasker
B
Müderris
C
Şeyhülislam
D
Müftü
E
Muid
Açıklama:
Adliye teşkilatı kısmında görüleceği üzere kadıaskerler adliye teşkilatının yürütücüsü olarak ilmiye sınıfı içerisinde önemli bir yere sahiptiler. Divan’da hukuk ve adlî meselelere baktıkları gibi çeşitli ilmî konularda da görüşlerine başvurulurdu. Bu sebeple ulemâ sınıfının şeyhülislâmdan sonra en önemli iki şahsiyeti Anadolu ve Rumeli kadıaskerleriydi. Terfi ederlerse şeyhülislam olurlardı.

Soru 19

İlk Osmanlı müderrisi kimdir?

Seçenekler

A
Şerefüddin Davud-i Kayserî
B
Şeyhülislâm Hamid Efendi
C
Molla Hüsrev
D
Molla Fenarî
E
Hoca Sadeddin Efendi
Açıklama:
Günümüzde profesör karşılığında da kullanılan müderris; belirli bir tahsilden sonra icâzet, mülâzemet ve berât alarak medreselerde ders veren kimselere denilir. Tek dershaneli medreselerde bir, birden fazla dershanesi olan medreselerde her dershane için bir müderris bulunurdu. İlk Osmanlı müderrisi ise Selçuklu kültür havzasında yetişmiş devrin ünlü mutasavvıf ve mütefekkiri Şerefüddin Davud-i Kayserî’dir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi tarih boyunca medrese talebelerine verilen isimlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Muid
B
Talib
C
Fakih
D
Tüllab
E
Suhte
Açıklama:
Medrese talebelerine tarih boyunca talib, fakih, mülazim, talebe, tüllab, danişmend, suhte, softa ve müsteid gibi isimler verilmiştir. Bu kelimelerden her birisinin yerine diğeri kullanılmakla beraber sıbyan mektebi talebelerine sadece talebe, yüksek seviyelerdeki medrese talebelerine de danişmend denilmektedir.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde hububattan aynî olarak toplanan avârız türü bir vergidir?

Seçenekler

A
Nüzül
B
Şıkk·ı sânî
C
Müstevfi
D
Muhasebe-i evvel
E
Bakıkulu
Açıklama:
Nüzül: Osmanlı Devleti’nde hububattan aynî olarak toplanan avârız türü bir vergi.

Soru 22

Osmanlı bütçesinde hangi tarihten sonra paranın değeri sık sık düşürüldü?

Seçenekler

A
1380
B
1580
C
1410
D
1450
E
1530
Açıklama:
1580’lerden sonra paranın değeri sık sık düşürüldü.

Soru 23

Genel kanaat ilk Osmanlı medresesinin aşağıdakilerden hangisi olduğu yönündedir?

Seçenekler

A
I. Murad’ın Çekirge’de inşa ettirdiği medrese
B
Yıldırım Bayezid’in Bursa Ulu Câmi yanında tesis ettirdiği medrese
C
İznik Orhan Gazi Medresesi
D
Üç Şerefeli Cami Medresesi
E
Çelebi Mehmed’in Yeşil Câmi yanında inşa ettirdiği medrese
Açıklama:
İlk Osmanlı medresesi hakkında ortada iki görüş bulunmaktadır. Genel kanaat İznik Orhan Gazi medresesinin ilk olduğu yönünde ise de İzmit’te Süleyman Paşa medresesinin Osmanlılarda ilk medrese olduğunu söyleyenler de vardır.

Soru 24

Medreselerde öğretim dili hangisidir?

Seçenekler

A
Osmanlıca
B
Türkçe
C
Farsça
D
Arapça
E
Latince
Açıklama:
Medreselerde öğretim dili Arapça idi. Bu İslâm dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ile Hz. Peygamberin sözlerinin Arapça olmasının bir gereği idi.

Soru 25

İlk Osmanlı müderrisi kimdir?

Seçenekler

A
Molla Fenarî
B
Molla Hüsrev
C
Ebu Muhammed eş-Şatıbî
D
Tarhuncu Ahmed Paşa
E
Şerefüddin Davud-i Kayserî
Açıklama:
İlk Osmanlı müderrisi, Selçuklu kültür havzasında yetişmiş devrin ünlü mutasavvıf ve mütefekkiri Şerefüddin Davud-i Kayserî’dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi medrese talebelerine tarih boyunca verilen isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Câbî
B
Mülazim
C
Tüllab
D
Danişmend
E
Suhte
Açıklama:
Medrese talebelerine tarih boyunca talib, fakih, mülazim, talebe, tüllab, danişmend, suhte, softa ve müsteid gibi isimler verilmiştir.

Soru 27

Osmanlı Devleti’nde ilk şeyhülislâmı kimdir?

Seçenekler

A
Şeyhülislâm Hamid Efendi
B
Molla Fenarî
C
Molla Hüsrev
D
Feyzullah Efendi
E
Hoca Sadeddin Efendi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde ilk şeyhülislâm, II. Murad zamanının meşhur ulemâsından Molla Fenarî’dir.

Soru 28

Bilinen ilk padişah hocası kimdir?

Seçenekler

A
Molla Fenarî
B
Hoca Sadeddin Efendi
C
Sofu Bayezid
D
Ömer Efendi
E
Feyzullah Efendi
Açıklama:
Bilinen ilk padişah hocası Çelebi Mehmed’in hocası olan Sofu Bayezid’dir

Soru 29

Osmanlı'da hukukun düzenlenmesi yetkisi nazarî olarak kime aitti?

Seçenekler

A
Şeyhülislâm
B
Kadıaskerler
C
Ulemâ
D
Padişah
E
Müderris
Açıklama:
Osmanlı'da hukukun düzenlenmesi yetkisi nazarî olarak padişaha aitti. Şeri’at da idarî, askerî ve mâlî konularda padişaha kanun koyma yetkisini tanıyordu. Padişah, İslâm hukukunun temel prensiplerine ters düşmemek kaydıyla istediği kanunu çıkarabilirdi. Uygulamada ise şeyhülislâm başta olmak üzere, kadıaskerler ve hukukî konuları iyi bilen ulemâ, padişaha kanun koyma konusunda yardımcı olurlardı.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat sonrası Osmanlı'da genel mahkemeler olarak işlev görmüştür?

Seçenekler

A
Şer’iyye Mahkemeleri
B
Ticaret Mahkemeleri
C
Cemaat Mahkemeleri
D
Konsolosluk Mahkemeleri
E
Nizamiye Mahkemeleri
Açıklama:
Nizamiye Mahkemeleri: Bunlar genel mahkemelerdi. Şer’î mahkemeler ile cemaat, konsolosluk ve ihtisas mahkemesi olan ticaret mahkemelerinin görev alanı haricindeki bütün davalar bu mahkemeler tarafından görülüyordu.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da maliye teşkilatı kapsamında değerlendirilebilir?

Seçenekler

A
Naip
B
Kadıaskerler
C
Baş Bâkıkulu
D
Müderris
E
Muid
Açıklama:
İcraat ve tahsilât işlerinde defterdârın maiyetinde icra memuru olarak beş kişi vardı. Bunlardan biri başbâkıkulu denilen devlet varidatının birinci tahsil memuruydu.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da hem ilmiye hem de adliye teşkilatı kapsamında değerlendirilebilir?

Seçenekler

A
Kadıasker
B
Baş Bakıkulu
C
Müderrisler
D
Muidler
E
Naipler
Açıklama:
Divan’da hukuk ve adlî meselelere baktıkları gibi çeşitli ilmî konularda da görüşlerine başvurulurdu. Bu sebeple ulemâ sınıfının şeyhülislâmdan sonra en önemli iki şahsiyeti Anadolu ve Rumeli kadıaskerleriydi.

Soru 33

Osmanlı’da aşağıdaki şahsiyetlerden hangisi terfi ederlerse şeyhülislam unvanını alırlar?

Seçenekler

A
Padişah hocaları
B
Nakibü’l-eşraf
C
Müderris
D
Kadılar
E
Kadıasker
Açıklama:
Ulemâ sınıfının şeyhülislâmdan sonra en önemli iki şahsiyeti Anadolu ve Rumeli kadıaskerleriydi. Terfi ederlerse şeyhülislam olurlardı. Kadıaskerlikten sonra gelinebilecek tek makam ise şeyhülislâmlıktı.

Soru 34

Fatih kanunnâmesine göre ______________, dîvân-ı hümâyûnda veziriâzamın sofrasında yemek yemek, hükümdarın malını muhafaza etmek, hazineyi ilgilendiren işler için maliyeden hüküm yazmak, hizmet eden kimselere çavuşluk, sipahilik, kâtiplik, hattâ sancak ve zeamet arz etmek, hükümdara bildirmeden iki akçeye kadar zam yapabilmek, sefere gidilirken hükümdara yanaşıp konuşabilmek gibi imtiyaz ve yetkileri vardı.
Yukarıdaki boşluğa verilen seçeneklerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Kadıasker
B
Şeyhülislam
C
Padişah Hocaları
D
Başdefterdar
E
Baş Bakıkulu
Açıklama:
Fatih kanunnâmesine göre başdefterdar, dîvân-ı hümâyûnda veziriâzamın sofrasında yemek yemek, hükümdarın malını muhafaza etmek, hazineyi ilgilendiren işler için maliyeden hüküm yazmak, hizmet eden kimselere çavuşluk, sipahilik, kâtiplik, hattâ sancak ve zeamet arz etmek, hükümdara bildirmeden iki akçeye kadar zam yapabilmek, sefere gidilirken hükümdara yanaşıp konuşabilmek gibi imtiyaz ve yetkileri vardı.

Soru 35

Osmanlı Devleti’nde hububattan aynî olarak toplanan avârız benzeri vergi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ulûfe
B
Ehl-i örf
C
Nüzül
D
Cizye
E
Adet-i ağnam
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde hububattan aynî olarak toplanan avârız türü vergiye Nüzül denir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da başmuhasebe kaleminin görevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Ulufe için para bulur.
B
Malî kanun ve nizamnameleri hazırlar.
C
Devlete ait imalât, ihale ve ödemeleri yapar.
D
Para ile ilgili hesapları kontrol eder.
E
Malikâne beratlarını verir.
Açıklama:
Başdefterdâr için en önemli mesele senede dört taksit halinde ödenen Kapıkulu ocaklarına verilecek ulûfe için para bulmaktı. Bunun temini pâdişâh ve sadrıâzam için de çok önemli idi.
Başdefterdarlığa bağlı olan başmuhasebe kalemi;
  • Saray da dâhil olmak üzere bütün devlet dairelerinin gelirleriyle masraf hesaplarını tutar,
  • Malî kanun ve nizamnameleri hazırlar,
  • Devlete ait imalât, ihale ve ödemeleri yapar,
  • Para ile ilgili hesapları kontrol eder,
  • Malikâne beratlarını verir,
  • Bir nevi sayıştay vazifesi de görürdü.

Soru 37

Başdefterdâr’a bağlı, maliye kayıtlarının tutulduğu _____________ denilen ve her dîvân toplantısında veziriazamın koynunda taşıdığı padişah mührüyle mühürlenen ve bir sonraki toplantı gününde açılan bir bölüm bulunuyordu. Bu bölümde tımar, zeamet, haslar, vakıflar ve mülklerle ilgili kayıtlarla, devletin her türlü mâlî kayıtlarına ait defter ve belgeler muhafaza ediliyordu.
Verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Maliye Nezareti
B
Defterhane
C
Düyun-ı Umumiye
D
Enderun
E
Hazine-i Amire
Açıklama:
Başdefterdâr’a bağlı, maliye kayıtlarının tutulduğu Defterhâne denilen ve her dîvân toplantısında veziriazamın koynunda taşıdığı padişah mührüyle mühürlenen ve bir sonraki toplantı gününde açılan bir defter hazinesi bulunuyordu. Bu bölümde tımar, zeamet, haslar, vakıflar ve mülklerle ilgili kayıtlarla, devletin her türlü mâlî kayıtlarına ait defter ve belgeler muhafaza ediliyordu.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da İlmiye Teşkilatı kapsamında medreselerin hizmet kadrosu dışında kalır?

Seçenekler

A
Hafız-ı Kütüb
B
Katib
C
Siraci
D
Ferraş
E
Bevvab
Açıklama:
İdare kadrosu, mütevelli ve ona bağlı kâtib, câbî (vakıf gelirlerini toplayan), câbî kâtibi, mutemed ve noktacı gibi memurlardan oluşuyordu. Hizmetli kadrosunu ise genellikle hâfız-ı kütüb (kütüphaneci), bevvâb (kapıcı), ferrâş (temizlikçi), kennâs-ı helâ (tuvalet temizleyicisi), sirâci (kandilci) gibi elemanlar meydana getiriyordu.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi medreselerde talebelere verilen isimler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Talib
B
Fakih
C
Danişmend
D
Müsteid
E
Mütevelli
Açıklama:
Medrese talebelerine tarih boyunca talib, fakih, mülazim, talebe, tüllab, danişmend, suhte, softa ve müsteid gibi isimler verilmiştir.

Soru 40

Osmanlı’da her duruşmada hazır bulunan ve kazânın doğruluğu ve dürüstlüğü ile tanınmış ileri gelenlerinden seçilmiş bir nevi jüri mevkiindeki bazen birkaç kişiden bazen de 20-30 kişiden oluşan heyet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şuhûdü’lhâl
B
Meclis-i Vala-yı Ahkâm-ı Adliye
C
Şer’iyye Mahkemeleri
D
Meb’usan Meclisi
E
Ehl-i Örf
Açıklama:
Osmanlı’da her duruşmada hazır bulunan ve kazânın doğruluğu ve dürüstlüğü ile tanınmış ileri gelenlerinden seçilmiş bir nevi jüri mevkiindeki bazen birkaç kişiden bazen de 20-30 kişiden oluşan heyet “şuhûdü’lhâl” dir.

Soru 41

Osmanlı İmparatorluğunda 14.yy sonlarından beri maliye ve hazineden sorumlu olan en üst kademedeki memur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Başdefterdar
B
Çuhadar
C
Kazasker
D
Şeyhülislam
E
Sipahi
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğunda hazine ve maliyeden 'Başdefterdar' sorumlu idi. Doğru yanıt 'A'.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğunda hububattan ayni olarak toplanan avarız türü bir vergidir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Cizye
C
Nüzül
D
Haraç
E
İhtiyat Akçesi
Açıklama:
Soruda tarif edilen vergi türü özel bir vergi kalemi olup 'Nüzül' adıyla anılmaktaydı. Doğru yanıt 'C'. Cizye gayrimüslimlerin verdiği genel verginin adı olup, öşür topraktan (hububattan)tahsil edilirdi. Haraç da cizye gibi Müslüman olmayanlardan alınan bir vergidir. İhtiyat Akçesi ise bir vergi türü olmayıp çeldiricidir. Doğru cevap 'C' şıkkında verilmiştir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde bir nevi Sayıştay işlevi görmüş olan Baş Muhasebe Kaleminin görevlerinden biri değildir ?

Seçenekler

A
Mali kanun ve nizamnameleri hazırlamak
B
Para ile ilgili hesapları kontrol etmek
C
Malikane Beratı vermek
D
Devlete ait ihale ve ödemeleri yapmak
E
Kazalara naipler yollamak
Açıklama:
A, B, C ve D şıklarına verilenler Baş muhasebe Kaleminin görevlerinden olup kazalara Naip atamak bunlardan biri değildir. Bu görev Başkadı'ya aittir. Doğru cevap 'E'.

Soru 44

Osmanlı İmparatorluğunda hazine alacaklarını takip edip, borçlu borcunu ödemez ise hapis ve tazyik (Cebr-i İcra) ile borcu tahsile memur olan icra memurlarına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Sipahi
B
Bakıkulu
C
Başbakıkulu
D
Veznedarbaşı
E
Sergi Nazırı
Açıklama:
Görevleri soruda tarif edilen memur 'Başbakıkulu'dur. Bakıkulları bu memurların altında çalışan, bugünkü mübaşir denginde memurlar idi. Veznedarbaşı ödemelere nezaret edip altın ve gümüşü tartardı. Sergi nazırı kayda alma görevlisi olup Sipahi bir tür asker sınıfıdır ve çeldiricidir. Doğru yanıt 'C'.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin 16. Yy. sonlarında kaldırılan, bu tarihten önce diğer eyalet merkezlerinden daha fazla önem arz eden, Arap Acem Defterliği'nin merkezi idi?

Seçenekler

A
Şam
B
Halep
C
Sivas
D
Karaman
E
Erzurum
Açıklama:
Halep, defterdarlıkta merkezi bir rolü olan ve Arap Acem Defterliği'nin de bulunduğu bir şehirdi. Doğru yanıt 'B'.

Soru 46

Osmanlı İmparatorluğu bütçesinin zamanımızdaki modern bütçelerden sayılamaması hangi temel nedenin bir sonucudur?

Seçenekler

A
Bütçe büyüklüğü arasındaki fark
B
Yabancı devletlerden edinilen gelirler
C
Osmanlı bütçesinde Zeamet'e yer verilmemesi
D
Modern bütçede gelecek harcamaların da kararlaştırılmış olması
E
Modern bütçede denetimin devlet erkinin en üstüne bildirilmemesi
Açıklama:
Osmanlı bütçesinin modern bütçeden sayılmamasının temel nedeni geçmişe dönük olmasıdır. Bu bütçe bir yıl sonu mali rapor şeklinde de anlaşılabilir. Geleceğe yönelik bir tasarrufu yoktur. Doğru yanıt 'D'.

Soru 47

Düyun-ı Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) ile ilgili hangi ifade yanlıştır ?

Seçenekler

A
İdaresi tamamen yabancıların elindedir
B
Ödenemeyen borçları tahsil edilebilmesi amacıyla kurulmuştur
C
Ülkenin maden, tekel, tütün gibi gelirleri bu kuruluşun idaresine verilmiştir
D
Kuruluşun çalışmaya başlamasıyla yabancılardan düzenli borç alınabilmiştir
E
Düyun-ı Umumi Kırım savaşından doğan borçları ödemek için kurulmuştur
Açıklama:
Düyun-ı Umumi Osmanlı Devleti'nin Kırım savaşından kaynaklanan borçlarını ödeyememesi üzerine bu borçların ödenmesi için yabancılar tarafından kurulmuştur.Devletin önemli gelir kalemlerine bu kurumca el konulmuş olup, kurumun yeni bir borç bulma gibi bir işlevi yoktur. Doğru yanıt 'D'.

Soru 48

Aşağıdaki isimlerden hangisi Osmanlı İmparatorluğunda Üniversite kelimesi yerine kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Müderris
B
Mektep
C
Dar-ül Harb
D
Dar-ül Aceze
E
Dar-ül Fünun
Açıklama:
Müderris hoca, Mektep okul demektir. Dar-ül Aceze; acizler, düşkünler evi, Dar-ül Harb; savaş bölgesi olup Dar-ül Fünun Üniversite olarak kullanılırdı. Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk ve en büyük üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi de bu isimle anılmaktadır. Doğru yanıt 'E'.

Soru 49

Aşağıdaki derslerden hangisi Osmanlı'da ilk kez Süleymaniye Medreselerinde okutulmaya başlanmıştır?

Seçenekler

A
Fıkıh
B
Tefsir
C
Hadis
D
Tıp
E
Mantık
Açıklama:
Fıkıh, kelam, tefsir, hadis, mantık gibi dersler Osmanlı Devletinin ilk medreselerinde de okutuluyordu. Ancak Süleymaniye Medreselerinin kurulması ile bu dersler arasına Tebabet (Tıp) ve Tabiyat bilimleri gibi alanlar da eklenmiştir. Doğru cevap 'D'.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Bürokrasi sisteminde hukuk işlerine bakan İlmiye Sınıfı görevlilerinden biri değildir ?

Seçenekler

A
Kadı
B
Kadıasker
C
Nakibü'l Eşraf
D
Kaza Müftüsü
E
Şeyhülislam
Açıklama:
C seçeneği hariç diğer tüm şıklarda Osmanlı'nın şer-i hukuk işlerine ve din işlerine bakan görevlilerine değinilmiş olup 'Nakibü'l Eşraf' peygamber soyundan gelen yani 'Seyid' demektir. Doğru yanıt 'C'.

Soru 51

Genel eğilim olarak medreseye alınma yaş aralığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
10-15
B
12-25
C
14-30
D
15-35
E
16-40
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 52

Ünlü tarihçi ve hukukçu Ahmed Cevdet Paşa tarafından hazırlanan kanun kitabının adı nedir?

Seçenekler

A
Arazi kanunnâmesi
B
Kanun-ı Esasî
C
Kitab-ı müstetab
D
Mecelle
E
Kanunnâme-i âl-i Osman
Açıklama:
Osmanlı hukukunun dayandığı esasları ve tarihî gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi başmuhasebecinin görevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Devlet dairelerinin gelir ve masraflarını tutmak
B
Devlete ait ihale ve ödemeleri yapmak
C
Para ile ilgili hesapları kontrol etmek
D
Malikâne beratlarını vermek
E
Maliye memurlarını tayin etmek
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 54

Kadısının geliri 150 ila 500 akça arasında olan kazâlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Divan kadılığı
B
Sancak kadılığı
C
Mevleviyet
D
Mutasarrıflık
E
Toprak kadılığı
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 55

Bugünkü Sayıştay’a karşılık gelen ve 19. yüzyılda oluşturulan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Divan-ı âlî
B
Divan-ı muhasebât
C
Meclis-i vâlâ
D
Şuray-ı devlet
E
Meclis-i şer’
Açıklama:
Osmanlı hukukunun dayandığı esasları ve tarihî gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi ilmiye sınıfından biri değildir?

Seçenekler

A
Hâce-i Sultanî
B
Nakibü’l-eşrâf
C
Beylerbeyi
D
Müderris
E
Müftü
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 57

Medresede bir hocanın dersini başaran talebeye verilen ders geçti belgesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hüccet
B
Berât-ı âlişân
C
Temessük
D
İcazetname
E
İzinnâme
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 58

Medresede bir hocanın dersini başaran talebeye verilen ders geçti belgesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hüccet
B
Berât-ı âlişân
C
Temessük
D
İcazetname
E
İzinnâme
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 59

Başlarına yeşil sarık sarınabilen, bazı örfi vergilerden muâf olan seyyidlerin özlük haklarını takip eden görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Müftü
B
Nakibü’l-eşraf
C
Kadıaskerler
D
Naip
E
Müderrisler
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 60

XVII. yüzyıl sonlarında devlete ait toprakların vergi toplama hakkının mültezimlere satılarak oluşan sisteme ne ad verilir?

Seçenekler

A
Malikâne-divani
B
Tekâlif-i divaniye
C
Tekâlif-i örfiye
D
Tekâlif-i şer’iyye
E
Divan-i örfiye
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının zaman içerisindeki değişimlerini açıklayabileceksiniz.

Soru 61

Bir müderrisin 25-30 yılda aldığı ilk rütbeden son rütbeye kadarki ilmiye yoluna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Seyr-i sülük
B
Mülâzemet
C
Silsile
D
Tekâmül-i rütbe
E
Kat’-ı merâtip
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 62

Veziriazam dışında aşağıdakilerden hangisi padişah adına ferman yayınlayabilir?

Seçenekler

A
Şeyhülislam
B
Kadıasker
C
Defterdâr
D
Reisülküttap
E
Yeniçeri Ağası
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 63

İcraat ve tahsilat işlerinde defterdârın maiyetindeki icra memurlarının âmiri olan görevliye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Şıkk-ı sâni defterdârı
B
Defter Emini
C
Ruznamçeci
D
Tezkireci
E
Başbâkıkulu
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 64

Padişahın özel hazinesine ne ad verilmekteydi?

Seçenekler

A
İç hazine
B
Dış hazine
C
Hazine-i amire
D
Maliye
E
Bütçe
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 65

Osmanlı devletinin gelir ve giderlerini idare eden kurum hangisidir?

Seçenekler

A
Kazaskerlik
B
Divan-ı Hümayun
C
Defterdarlık
D
Defterhane
E
Birun
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 66

XIX. Yüzyılda başdefterdarın yerini kim almıştır?

Seçenekler

A
Mal Müdürü
B
Defterdar
C
Maliye Nazırı
D
Nafia Nazırı
E
Maarif Nazırı
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının zaman içerisindeki değişimlerini açıklayabileceksiniz.

Soru 67

Padişahın özel hazinesine ne ad verilmekteydi?

Seçenekler

A
İç hazine
B
Dış hazine
C
Hazine-i Amire
D
Maliye
E
Bütçe
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 68

Osmanlı devletinin mali kayıtları nerede muhafaza edilmekteydi?

Seçenekler

A
Defterhane
B
Enderun
C
Kubbealtı
D
Hazine
E
Maliye
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 69

II. Mahmud devrinde medreselerin durumu ne olmuştur?

Seçenekler

A
Yeni medreseler açılmıştır
B
Medrerese mezunlarının istihdam alanı daralmıştır
C
Medreseler kapatılmıştır
D
Medreseler iki kısma ayrılmıştır
E
Medreseler tek dereceye inmiştir
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının zaman içerisindeki değişimlerini açıklayabileceksiniz.

Soru 70

Osmanlı bütçelerinin özelliği hangisidir?

Seçenekler

A
Sene başı hesap bilançosu olması
B
Sene ortası hesap bilançosu olması
C
İki senede bir hesaplanması
D
Üç senede bir hesaplanması
E
Sene sonu hesap bilançosu olması
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatının ana hatlarını ve teşkilatların işlevini tanımlayabileceksiniz.

Soru 71

En yüksek medreseler hangileridir?

Seçenekler

A
Sahn-ı seman ve Süleymaniye
B
Süleymaniye ve Sultanahmet
C
Selimiye ve Süleymaniye
D
Selimiye ve Sultanahmet
E
Sahn-ı seman ve Selimiye
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 72

Osmanlı hukuk ve adliye teşkilatının başında hangisi bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Padişah
B
Veziriazam
C
Şeyhülislam
D
Nişancı
E
Kazasker
Açıklama:
Maliye, ilmiye ve adliye teşkilatına ait bürokratik yapıyı tanımlayabileceksiniz.

Soru 73

III. Selim zamanında nizâm-ı cedîd’in kurulmasından sonra bu teşkilata ayrılan vergileri tahsil ve sarf etmek üzere kurulan defterdârlık hangisidir?

Seçenekler

A
Kenar
B
Şıkk-ı evvel
C
Şıkk-ı râbi
D
Şıkk-ı sâlis
E
Şıkk-ı sani
Açıklama:
III. Selim zamanında nizâm-ı cedîd’in kurulmasından sonra bu teşkilata ayrılan vergileri tahsil ve sarf etmek üzere şıkk-ı râbi ismiyle dördüncü bir defterdârlık daha teşkil edilmiştir.

Soru 74

Osmanlı devletinde ilk maliye teşkilatı hangi padişah zamanında kurulmuştur?

Seçenekler

A
I. Murad
B
II. Bayezid
C
II. Osman
D
II. Selim
E
III. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı devletinde ilk maliye teşkilatı I. Murad zamanında yapılmıştır.

Soru 75

Hazinenin alacaklarını takip edip, borcu olup vermeyenleri hapis ve tazyik ile tahsilât yapan devlet varidatının birinci tahsil memuru hangisidir?

Seçenekler

A
Başbâkıkulu
B
Cizye başbâkıkulu
C
Veznedârbaşı
D
Sergi Nâzırı
E
Sergi Halifesi
Açıklama:
İcraat ve tahsilât işlerinde defterdârın maiyetinde icra memuru olarak beş kişi vardı. Bunlardan biri başbâkıkulu denilen devlet varidatının birinci tahsil memuruydu. Defterdârlıkta bunun bir dairesi olup emri altında bakıkulu ismiyle altmış kadar mübaşir vardır. Bunlar, hazinenin alacaklarını takip ederler, borcu olup vermeyenleri hapis ve tazyik ile tahsilât yaparlardı.

Soru 76

Osmanlı devleti ilk defa hangi yılda dış borç almıştır?

Seçenekler

A
1826
B
1838
C
1854
D
1879
E
1881
Açıklama:
Osmanlı devleti ilk defa 1854 yılında dışarıdan borç almıştı.

Soru 77

Osmanlı Devleti’nin dışarıdan aldığı borçları ödeyememesi üzerine kurulan ve idaresi yabancılara verilen teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Maliye Nezareti
B
Muhasebe Kalemleri
C
Dîvân-ı Muhâsebât
D
Düyûn-ı Umumiye
E
Defter-i Hakanî Eminliği
Açıklama:
Osmanlı devleti ilk defa 1854 yılında dışarıdan borç almıştı. Fakat bu borçlar zamanla ödenemez hale geldi. Bu sebeple 1881 yılında Düyûn-ı Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kuruldu. Bunun idarecileri yabancılar idi. Ülkenin bir kısım gümrük, tuz, tütün, maden ve tekel gelirleri bu milletler arası kuruluşun idaresine verildi.

Soru 78

İlk Osmanlı dârü’ş-şifası hangi padişah tarafından yaptırılmıştır?

Seçenekler

A
Orhan Gazi
B
I. Murad
C
Çelebi Mehmed
D
II. Murad
E
Yıldırım Bayezid
Açıklama:
İlk Osmanlı dârü’ş-şifası Yıldırım Bayezid tarafından Bursa’da yaptırılmıştı.

Soru 79

Bir müderrisin ilk rütbeden son rütbeye kadar aldığı 25-30 yıllık ilmiye yoluna ne denir?

Seçenekler

A
Sahn-ı seman
B
Kat-ı merâtib
C
Devr-i medâris
D
Haşiye-i tecrid
E
Tetimme
Açıklama:
Bir müderris, ilk rütbeden son rütbeye kadarki ilmiye yolunu 25-30 yılda alır. Bu yol alışa, “kat-ı merâtib” denir.

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi Örfî hukuk kaynaklarından biridir?

Seçenekler

A
Kur’ân
B
Hadisler
C
İcma
D
Adetler
E
Kıyas
Açıklama:
Örfî hukuk, Türk toplumu arasında Orta Asya’dan beri yaşayıp gelen âdet ve geleneklere dayanıyordu. Özellikle kamu hukuku alanında örfî hukukun ön plana çıktığı görülmektedir.

Soru 81

Tanzimat’tan sonra Şer’iyye mahkemeleri hangi görev alanıyla yetkilidir?

Seçenekler

A
Askerî
B
Beledî
C
Malî
D
Miras
E
Ticari
Açıklama:
Tanzimat’tan sonra Şer’iyye mahkemelerinin görev alanı daraltıldı. Kadılar askerî, malî, beledî görevleri kaldırıldığı gibi yargıç olarak da yetkileri sınırlandı. Sadece evlenme, boşanma, nafaka ve miras meselelerine bakmaya başladılar.

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devletinde başdeftarlığa bağlı olan başmuhasebenin görevlerindendir?
I. Devlete ait imalat, ihale ve ödemeleri yapar.
II. Malikhane beratlarını verir.
III. Mali kanun ve nizamları hazırlar.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Başdefterdarlığa bağlı olan başmuhasebe kalemi;
• Saray da dâhil olmak üzere bütün devlet dairelerinin gelirleriyle masraf hesapları
nı tutar,
• Malî kanun ve nizamnameleri hazırlar,
• Devlete ait imalât, ihale ve ödemeleri yapar,
• Para ile ilgili hesapları kontrol eder,
• Malikâne beratlarını verir,
• Bir nevi sayıştay vazifesi de görürdü.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisinin görevi Osmanlı Devletinde hâzine işlemlerinin defterini tutmaktır?

Seçenekler

A
Sergi Halifesi
B
Veznedârbafl›
C
Baş Bâkıkulu
D
Subaşı
E
Cizye Baş Bakıkulu
Açıklama:
Baş defterdârın icra memurlarından sergi nâzırı ve sergi halifesi’nin vazifesi hâzine işlemlerinin defterini tutmaktı.
Buna göre doğru cevap A (Sergi Halifesi) şıkkıdır.

Soru 84

Osmanlı Devletinde Maliye Nezareti hangi yüzyılda kurulmuştur?

Seçenekler

A
16. Yüzyıl
B
17. Yüzyıl
C
18. Yüzyıl
D
19. Yüzyıl
E
20. Yüzyıl
Açıklama:
1838 yılında ise Maliye Nezareti kurularak devletin maliyeye ait işleri buradan yürütülmeye başlandı.
Buna göre doğru cevap D (19. Yüzyıl) şıkkıdır.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devletinde ilk açılan medreselerde okutulan derslerdendir?
I. Mantık
II. Fıkıh
III. Gramer

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
İlk Osmanlı medreselerinde okutulan dersler arasında gramer, mantık, ferâiz, kelâm, belâgat, fıkıh, hadîs ve tefsir vs. vardır.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 86

Osmanlı Devletinde aşağıdaki padişahlardan hangisi zamanında sahn medreseleri kurulmuştur?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Fatih Sultan Mehmed
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
Yavuz Sultan Selim
E
II. Mahmut
Açıklama:
Fâtih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden sonra bugünkü Fatih külliyesinin bulunduğu yerdekieski yapıları yıktırıp dümdüz hale getirmişti. Arapçada bu türlü düzlüklere vegeniş sahalara sahn dendiği için bu medreselere sahn medreseleri adı verildi.
Buna göre doğru cevap B (Fatih Sultan Mehmet) şıkkıdır.

Soru 87

Osmanlı Devletinde medreselerde öğretim dili aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Türkçe
B
Farsça
C
Arapça
D
Latince
E
Fransızca
Açıklama:
Osmanlı Devletinde medreselerde öğrtim dili Arapça idi.
Buna göre doğru cevap C (Arapça) şıkkıdır.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinde medreselerde ki kadrolardan günümüzde profesör kadrosunun karşılığı olan kadrodur?

Seçenekler

A
Talebe
B
Muid
C
Lala
D
Müderris
E
Cabi
Açıklama:
Osmanlı Devletinde medreselerde, günümüzde profesör karşılığında da kullanılan müderris; belirli bir tahsilden sonra
icâzet, mülâzemet ve berât alarak medreselerde ders veren kimselere denilir.
Buna göre doğru cevap D (Müderris) şıkkıdır.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri için Osmanlı Devletinde Şeyhülislamdan görüş alınırdı?
I. Sosyal alanlardaki düzenlemeler
II. Harp ilan edilmesi
III. Islahat uygulanması

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Osmanlı Devletinde mühim devlet işlerinde de şeyhülislâmın fikir ve düşüncelerinden istifade edilirdi. Harp ilan edilmesi, barış yapılması, ıslahat uygulanması, idarî, malî, askerî ve sosyal alandaki düzenlemeler hakkında görüşü alınırdı.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi)

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinde kazânın en büyük ve en önemli âmiri idi?

Seçenekler

A
Müfti
B
Müderris
C
Kadı
D
Hâce-i Sultanî
E
Nakibü’l-eşrâf
Açıklama:
XVI. yüzyılda Osmanlı devleti iki binden fazla kazâ’ya ayrılmıştı. Kadı, kazânın en büyük ve en önemli âmiri idi.
Buna göre doğru cevap C (Kadı) şıkkıdır.

Soru 91

Osmanlı Devletindeki ilk kanunnâme hangi padişah tarafından hazırlanmıştır?

Seçenekler

A
II. Bayezid
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Yavuz Sultan Selim
D
Fatih Sultan Mehmed
E
II. Selim
Açıklama:
Çeşitli konularda meydana getirilen kanun ve nizamlara kanunnâme adı verilirdi. Bunlardan ilk önemli kanunnâme’yi Fâtih Sultan Mehmed yapmıştır ki, Fâtih kanunnâmesi olarak bilinir.
Buna göre doğru cevap D (Fatih Sultan Mehmed)

Soru 92

Osmanlı devletinde Kapıkulu ocaklarına verilen ulufe senede kaç taksit olarak ödenmekteydi?

Seçenekler

A
4 Taksit
B
5 Taksit
C
2 Taksit
D
6 Taksit
E
3 Taksit
Açıklama:
Başdefterdâr için en önemli mesele senede dört taksit halinde ödenen Kapıkulu ocaklarına verilecek ulûfe için para bulmaktı. Bunun temini pâdişâh ve sadrıâzam için de çok önemli idi.

Soru 93

Osmanlı devletinde ilk maliye teşkilatı hangi padişah zamanında kurulmuştur?

Seçenekler

A
I.Murad
B
III.Murad
C
II.Selim
D
III.Selim
E
III. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı devletinde ilk maliye teşkilatı I. Murad zamanında yapılmıştır. Daha sonraları hududun genişlemesi, ihtiyacın fazlalığı, sebebiyle gelir ve giderlerin miktar ve türü de artmıştır. Devletin kemâle erdiği XVI. yüzyıldan itibaren müesseseler de en olgun ve fonksiyonel hale gelmiştir.

Soru 94

Osmanlı devletinde, başdefterdarın yardımcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Başmuhasebeci
B
Başruznamçeci
C
Şıkk·ı sânî
D
Başbâkıkulu
E
Şıkk·ı sâlis
Açıklama:
Başmuhasebeciler başdefterdarın yardımcısı idi. Başmuhasebecilerin yardımcısı da “başruznamçeci” idi. Başmuhasebeci, geniş salâhiyete sahip bir görevliydi. İcabında, başdefterdarın bile nizama yahut hazine menfaatine aykırı teklifini reddederdi.

Soru 95

Osmanlıda Defterdarlığa ait kayıtlar, defterler, senetler, gelir ve gider cetvelleri sarayın hangi kısmında saklanırdı?

Seçenekler

A
Maliye hazinesinde
B
Divanhane
C
Defterdar Kapısı
D
Birun
E
Enderun
Açıklama:
Defterdârlığa ait bütün kayıtlar, defterler, senetler, gelir ve gider cetvelleri ve saire dîvânhânenin yanındaki maliye hazinesinde saklanırdı.

Soru 96

Aşağıda verilen Osmanlı kurumlarından hangisi, günümüzde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü olarak adlandırılır?

Seçenekler

A
Defter-i hakanî nazırı
B
Tekâlîf-i dîvâniye
C
Şıkk·ı sânî
D
Dîvân-ı hümâyûn
E
Mâlikâne-dîvânî
Açıklama:
Başdefterdâr’a bağlı, maliye kayıtlarının tutulduğu Defterhâne denilen ve her dîvân toplantısında veziriazamın koynunda taşıdığı padişah mührüyle mühürlenen ve bir sonraki toplantı gününde açılan bir defter hazinesi bulunuyordu. Defterhâne-i hakanî de denilen bu bölümde tımar, zeamet, haslar, vakıflar ve mülklerle ilgili kayıtlarla, devletin her türlü mâlî kayıtlarına ait defter ve belgeler muhafaza ediliyordu. Bu büronun başında ise defter-i hakanî emîni adı verilen bir görevli vardı. Defterhâne kâtip, şakird ve memurlarının tayinleri onun arziyle olurdu. Tanzimat’tan sonra buna defter-i hakanî nazırı denmiştir. Bugünkü karşılığı ise Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’dür.

Soru 97

Osmanlı devletinin maliyeye ait işlerinin yürütüldüğü Maliye Nezareti kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1838
B
1808
C
1848
D
1818
E
1828
Açıklama:
1838 yılında Maliye Nezareti kurularak devletin maliyeye ait işleri buradan yürütülmeye başlandı. Hazine ve asâkir-i mansure hazinesi’nin yönetimi Maliye Nezareti’ne verildi.

Soru 98

İlk Osmanlı dârü’ş-şifa denilen hastaneler Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Bu ilk hastane nerede açılmıştır?

Seçenekler

A
Bursa
B
Edirne
C
Manisa
D
Amasya
E
İstanbul
Açıklama:
Süleymaniye medreseleri açılınca önceki derslere ilaveten tıp, tabiiyat ve riyaziye (matematik) dersleri de verilmeye başlanmıştır. Bundan önce tıp ilmi, dârü’ş-şifa denilen hastanelerde tahsil ediliyordu. İlk Osmanlı dârü’ş-şifası da Yıldırım Bayezid tarafından Bursa’da yaptırılmıştı.

Soru 99

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda hizmetli kadrosunda çalışanlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Câbî (vakıf gelirlerini toplayan)
B
Hafız-ı Kütüb (kütüphaneci)
C
Bevvab (kapıcı)
D
Ferraş (temizlikçi)
E
Siraci (kandilci)
Açıklama:
İdare kadrosu, mütevelli ve ona bağlı kâtib, câbî (vakıf gelirlerini toplayan), câbî kâtibi, mutemed ve noktacı gibi memurlardan oluşuyordu. Hizmetli kadrosunu ise genellikle hâfız-ı kütüb (kütüphaneci), bevvâb (kapıcı), ferrâş (temizlikçi), kennâs-ı helâ (tuvalet temizleyicisi), sirâci (kandilci) gibi elemanlar meydana getiriyordu.

Soru 100

Osmanlıda Şeyhülislam unvanı padişah tarafından hangi görevliye verilmektedir?

Seçenekler

A
Başkent müftüsü
B
Kadıasker
C
Danişmend
D
Müderris
E
Muid
Açıklama:
Şeyhülislâm, IX. Yüzyılda ortaya çıkan ve fetva ile şöhret kazanmış veya çok sayıdaki fakihin tasvibini almış olan fıkıh âlimlerine verilen bir şeref unvanıdır. Osmanlılarda bu unvan padişah tarafından atanan başkent müftüsü’ne verilmiştir.

Soru 101

Osmanlıda bilinen ilk padişah hocası (hâce-i sultanî) aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çelebi Mehmed-Sofu Bayezid
B
III.Mehmed-Hoca Sadeddin Efendi
C
II.Osman-Ömer Efendi
D
II.Mustafa-Feyzullah Efendi Sultan
E
Abdulaziz-Hasan Fehmi Efendi
Açıklama:
Şehzadeler belirli bir yaşa gelince onlara ulemânın önde gelen şahsiyetlerinden bir hoca tayin olunurdu. Tahta geçtikleri takdirde de bu şahıs padişah hocası (hâce-i sultanî) unvanını alırdı. Bilinen ilk padişah hocası Çelebi Mehmed’in hocası olan Sofu Bayezid’dir. En çok hocası olan padişah da Fâtih Sultan Mehmed’dir.

Ünite 3

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıların ilk yayılma sürecini "fetih politikası" açısından tanımlayan bir kavramdır?

Seçenekler

A
Gazâ
B
Sömürgecilik
C
Ticaret
D
Fetret
E
Keşif
Açıklama:
Târihçiler, Osmanlıların ilk yayılma sürecini genellikle gazâ ve cihâd anlayışını benimsemiş bir fetihler politikası ile açıklarlar.
Osmanlıların ilk yayılma sürecini "fetih politikası" açısından tanımlayan doğru şık "gazâ"dır.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi ilk dönem Osmanlı ordusundaki düzensiz destek olan zümrelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Gâziyân-ı Rûm
B
Ahîyân-ı Rûm
C
Bâciyân-ı Rûm
D
Abdâlân-ı Rûm
E
Muvazzaf-ı Rûm
Açıklama:
Târihçiler, Osmanlıların ilk yayılma sürecini genellikle gazâ ve cihâd anlayışını benimsemiş bir fetihler politikası ile açıklarlar. Bu politika, düzenli ve sürekli silâh altında tutulan muntazam (muvazzaf) bir orduya dayanılarak değil, sefer sırasında toplanan, Osman Bey ve oğulları etrâfında kümelenmiş bulunan aşiretlerin eli silâh tutan insanlarının oluşturduğu bir askerî güçle sürdürülmüştü. Bu düzensiz orduya Âşık Paşa-zâde’nin gâziyân-ı Rûm (Anadolu gâzîleri), ahîyân-ı Rûm (Anadolu Ahîleri), bâciyân-ı Rûm (Anadolu bacıları) ve abdâlân-ı Rûm (Anadolu abdalları) şeklinde zikrettiği dört zümreye mensup insanların da önemli katkıları bulunduğu anlaşılmaktadır.
Muvazzaf-ı Rûm

Soru 3

İlk dönem Osmanlı ordusunda yaya ve müsellemler birer askerî güç olarak ne zamana kadar kullanılmıştır?

Seçenekler

A
XV. yüzyılın başları
B
XV. yüzyılın ortaları
C
XV. yüzyılın sonları
D
XVI. yüzyılın başları
E
XVI. yüzyılın ortaları
Açıklama:
Yaya ve müsellemler birer askerî güç olarak XV. yüzyılın ortalarına kadar kullanıldılar. Ancak bu dönem, Yeniçeri Ocağı’nın ve timar ordusunun da şekillenip teşkilâtlandığı dönemdir. Bu süreçte, yeniçeri ve timar ordusu güçlendikçe, yayalar ve müsellemler geri plânda kalmışlar; savaşlara aktif bir şekilde katılmak yerine, geri hizmeti elemanları olarak yol yapımı ve tâmiri, köprü kurulması, kale inşaatı, hendek kazılması ve mâden işletmeleri gibi işlerde çalıştırılmaya başlanmıştır.

Soru 4

Osmanlı Merkez Kuvvetleri'nin diğer adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapıkulu Ordusu
B
Yeniçeri Ordusu
C
Yaya Ordusu
D
Müsellem Ordusu
E
Şehzade Ordusu
Açıklama:
Bir ismi de kapıkulu ordusu olan Osmanlı merkez kuvvetleri, sürekli silâh altında tutulan (muvazzaf) bir ordu idi.
Osmanlı Merkez Kuvvetleri'nin diğer adı Kapıkulu Ordusu'dur.

Soru 5

Yeniçeri Ocağı’na asker temin etmek üzere kurulan Ocak aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Acemi Ocağı
B
Müsellem Ocağı
C
Yaya Ocağı
D
Kapıkulu Ocağı
E
Şehzade Ocağı
Açıklama:
Acemi Ocağı, Yeniçeri Ocağı’na asker temin etmek üzere kurulmuştu. Ocak, yukarıda belirtildiği gibi, ilk defa Gelibolu fâtihi Şehzâde Süleyman tarafından kurulup teşkilâtlandırılmıştır. Gelibolu Acemi Ocağı, sekiz bölükten oluşmakta idi. Başında Acemi Ocağı ağası adlı bir âmirin bulunduğu ocağın asker ihtiyâcı, şu dört kaynaktan karşılanmıştır:
1. Savaşlarda elde edilen Hıristiyan esirler,
2. Devşirme sistemi çerçevesinde toplanan gayr-i müslim çocukları,
3. Kapıkulu ordusu mensuplarının çocukları (kul oğulları),
4. Esir pazarlarından satın alınan köleler
Yeniçeri Ocağı’na asker temin etmek üzere kurulan Ocak, Acemi Ocağıdır.

Soru 6

Yeniçerilerin Osmanlı ordusu içindeki sayılarının yüzbinlere ulaşmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Timarlı sipâhilerin gözden düşmesi
B
Yayaların gözden düşmesi
C
Müsellemlerin gözden düşmesi
D
Kul oğullarının gözden düşmesi
E
Sekban birliklerinin gözden düşmesi
Açıklama:
II. Murad devrinde 3-4 bin civârında olan yeniçeri sayısı, Fâtih Sultan Mehmed devrinde 8-12 bin kişilik bir askerî kuvvet hâline getirildi. Ka- nûnî Sultan Süleyman devrinde sayıları 12-14 bin kişi arasında değişen yeniçeriler, XVI. yüzyılın sonlarına doğru 40 bin kişilik bir ordu hâline dönüştü. Sonraki devirlerde, timarlı sipâhilerin gözden düşmelerini müteâkıp, bu sayı yüzbinlere ulaştı.
Yeniçerilerin Osmanlı ordusu içindeki sayılarının yüzbinlere ulaşmasının sebebi Timarlı sipâhilerin gözden düşmesidir.

Soru 7

Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ocak Ağası
B
Ocak Sekbanı
C
Ocak Veziri
D
Ocak Kulu
E
Ocak Şehzadesi
Açıklama:
Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri olan ocak ağasının Osmanlı protokolünde önemli bir yeri vardı. Kendisi bizzat pâdişâha bağlıydı. Bu sebeple, protokolde sultanın mutlak vekili durumundaki vezîr-i âzamın bile önünde yer alırdı.
Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri Ocak Ağasıdır.

Soru 8

Yeniçeri ocağında ağadan sonra, rütbe sırasıyla aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
Kul kethüdâsı
B
Zağarcıbaşı
C
Saksoncubaşı
D
Turnacıbaşı
E
Zurnacıbaşı
Açıklama:
Yeniçeri ocağında, ağadan sonra, rütbe sırasıyla şu ağalar bulunuyorlardı: Ocak kethüdâsı veya kul kethüdâsı, zağarcıbaşı, saksoncubaşı, turnacıbaşı, baş-çavuş ve muhzır ağa.
Zurnacıbaşı diye bir rütbe yoktur.

Soru 9

"Çorbacı" ünvanıyla anılan ve her Yeniçeri bölüğünde bulunan yönetici aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bölük Komutanı
B
Bölük Şef Aşçısı
C
Bölük Mehter Komutanı
D
Bölük Kethüdâsı
E
Bölük Bayraktarı
Açıklama:
Her yeniçeri bölüğünde çorbacı unvânıyla tanınan bir bölük komutanı vardı. Bu kişiye sekban ve ağa bölüklerinde bölükbaşı denmekteydi. Ayrıca her bölükte bir kethüdâ, bir odabaşı, bir vekîl-harç, bir bayraktar ve bir baş-eski adlı subay bulunuyordu.
Her yeniçeri bölüğünde çorbacı unvânıyla tanınan bir bölük komutanı vardır.

Soru 10

Başlangıçta ordunun silâh ve muhtelif araç-gereçleriyle çadırlarını nakletmek üzere görevlendirilen Cerahorlar, daha sonra aşağıdaki görevlerden hangisinde kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Askerî inşaat işçiliği
B
Mehteran Bölüğü çalgıcısı
C
Timarlı Sipâhi yardımcılığı
D
Kale muhafızlığı
E
Harem ağalığı
Açıklama:
Başlangıçta ordunun silâh ve muhtelif araç-gereçleriyle çadırlarını nakletmek üzere görevlendirilen cerahorlar, daha sonra askerî inşaatlarda işçi olarak kullanılmış bir sınıftı. İhtiyâca göre daha ziyâde Hıristiyan tebea arasından seçilir ve kendilerine ücret ödenirdi. Böyle bir sınıfın ilk defa Yıldırım Bâyezid devrinde, 1402’de kullanıldığı belirtilir.
Başlangıçta ordunun silâh ve muhtelif araç-gereçleriyle çadırlarını nakletmek üzere görevlendirilen cerahorlar, daha sonra askerî inşaatlarda işçi olarak kullanılmış bir sınıftır.

Soru 11

1-Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu esnasında ordusunun esasını oluşturur?

Seçenekler

A
Kapıkulu-Tımarlı Sipahi
B
Yaya- Müsellem
C
Gâziyân-ı Rûm-Bâciyân-ı Rûm
D
Yeniçeri-Tımarlı sipahi
E
Kapıkulu- Müsellem
Açıklama:
Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı sırasındaki ordu yapısını anlayabilecek,
Bu zümreler, hiç şüphesiz dağınık ve belirli bir disiplinden yoksun gruplardı.
Bu sebeple, fetihlerin sistemli bir şekilde sürdürülebilmesi için düzenli askerî birliklere
ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç, kapıkulu ve timarlı sipâhi ordusunun kurulmasına
kadar yaya ve müsellem adıyla bilinen askerî birliklerce karşılanacaktır. Osmanlı
kaynakları, bu ilk birliklerin, ilk dönem vezirlerinden Alâeddin Paşa ile Çandarlı
Kara Halil Paşa’nın gayretleri sonucu kurulduğunu belirtirler. Yayalar, isimlerinden
de anlaşılacağı üzere piyâde birliklerdi. Başlarında yayabaşı veyâ çeribaşı adlı
bir komutan bulunmakta ve onbaşı, yüzbaşı, binbaşı gibi rütbeler taşıyan daha alt
seviyede komutanlar tarafından yönetilmekte idiler. Müsellemler ise, sipâhi, yâni
atlı birliklerdi.

Soru 12

2-Aşağıdakilerden hangisi yaya ve müsellem tarzında Osmanlı Beyliği ordusunun ortaya çıkışından etkili devlet adamlarındandır?

Seçenekler

A
Çandarlı Kara Halil
B
Zağanos Paşa
C
II. Murad
D
Ebu Suud Efendi
E
Konyalı Molla Rüstem
Açıklama:
Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı sırasındaki ordu yapısını anlayabilecek,
Bu zümreler, hiç şüphesiz dağınık ve belirli bir disiplinden yoksun gruplardı.
Bu sebeple, fetihlerin sistemli bir şekilde sürdürülebilmesi için düzenli askerî birliklere
ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç, kapıkulu ve timarlı sipâhi ordusunun kurulmasına
kadar yaya ve müsellem adıyla bilinen askerî birliklerce karşılanacaktır. Osmanlı
kaynakları, bu ilk birliklerin, ilk dönem vezirlerinden Alâeddin Paşa ile Çandarlı
Kara Halil Paşa’nın gayretleri sonucu kurulduğunu belirtirler.
Konyalı Molla Rüstem kapıkuluların kuruluşu

Soru 13

3-Acemi ocağı ilk defa kimin tarafından teşkilatlandırılmıştır?

Seçenekler

A
Çandarlı Kara Halil
B
Molla Rüstem
C
Şehzade Süleyman
D
Alâeddin Paşa
E
I. Murad
Açıklama:
Klâsik dönem Osmanlı ordusunun oluşum sürecini açıklayabilecek,
Zîrâ, kapıkulu ordusunun temel eleman kaynağını
oluşturan Acemi Ocağı, ilk defa Gelibolu’da Şehzâde Süleyman tarafından
kurulup teşkilâtlandırılmıştı.

Soru 14

4-Aşağıdakilerden hangisi Acemi oğlanları ocağının insan kaynaklarından değildir?

Seçenekler

A
Paralı askerler
B
Hristiyan esirler
C
Kuloğulları
D
Köleler
E
Devşirmeler
Açıklama:
Osmanlı ordusunun merkez ve taşra yapısı hakkında bilgi sâhibi olabilecek,
Başında Acemi Ocağı ağası adlı bir âmirin bulunduğu ocağın asker ihtiyâcı, şu
dört kaynaktan karşılanmıştır:
  1. Savaşlarda elde edilen Hıristiyan esirler,
  2. Devşirme sistemi çerçevesinde toplanan gayr-i müslim çocukları,
  3. Kapıkulu ordusu mensuplarının çocukları (kul oğulları),
  4. Esir pazarlarından satın alınan köleler.

Soru 15

5-Sekban birlikleri hangi padişah devrinde yeniçeri ocağına dahil olmuştur?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Fatih Sultan Mehmet
C
II. Murad
D
  1. Murad
E
Çelebi Mehmet
Açıklama:
Merkez ve taşra ordusunun alt gruplarını öğrenebilecek,
  1. Murâd devrinde kurulan ve ayrı bir teşkilât
yapısı olan, başlarında sekbanbaşı adlı bir idârecinin bulunduğu 34 bölüklük
sekban birliklerinin 1451’de Fâtih Sultan Mehmed tarafından Yeniçeri Ocağı’na
katılmasıyla, bir sınıftan oluşan yeniçeriler iki sınıfa çıkarılmış oldu.

Soru 16

6-Osmanlı askeri sisteminde eyaletlerde defter kethüdalarına verilen ödeneğe ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Has
B
Zeamet
C
Tımar
D
Cebelü
E
Ikta
Açıklama:
Merkez ve taşra ordusunun alt gruplarını öğrenebilecek,
İkinci sırada yer alan zeâmetler, zaîm (çoğulu
zu’amâ) denen kişiler tarafından tasarruf olunurlardı; bunlar çoğunlukla yörük
beyleri, müsellem beyleri, defter kethüdâları, timar defterdarları, sancak-beyi ve
beyler-beyilerin oğulları, kapıkulu mensupları arasında bulunan ve taşraya çıkmak
isteyen çavuş, müteferrika ve dîvân kâtipleri gibi orta dereceli devlet memurlarıyla
sipâhi subayları idiler.

Soru 17

7-Osmanlı ordusunda silah yapım ve tamirinden sorumlu ocak hangisidir?

Seçenekler

A
Yeniçeri
B
Acemioğlanlar
C
Cebeciler
D
Topçular
E
Humbaracılar
Açıklama:
Merkez ve taşra ordusunu oluşturan alt grupların görevlerini ve hizmet alanlarını
öğrenebilecek,
Osmanlı merkez ordusunun önemli bir birimi de Cebeci Ocağı idi. Cebe kelimesi
zırh anlamına gelir. Bölük ve cemaat adıyla iki gruba ayrılan cebeciler, yeniçerilerin
savaşlarda kullanacakları ok, yay, kalkan, kılıç, tüfenk, kazma, kürek, balta,
barut, kurşun, fitil, zırh, tolga ve benzeri silâhların yapımı ve tâmiri işiyle görevliydiler.

Soru 18

8-Osmanlı ordusunda at ve çayır ihtiyacını karşılayan sınıfa ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Humbaracı
B
Voynuk
C
Derbendci
D
Martolos
E
Cerahor
Açıklama:
Merkez ve taşra ordusunu oluşturan alt grupların görevlerini ve hizmet alanlarını
öğrenebilecek,
Slavca bir kelime olan voynuk, asker anlamına gelmektedir. Bunlara, Balkanlarla
ilgili Osmanlı belgelerinde voynak, voynuk, voynok, voynik, voyneyk imlâlarıyla
yazılmış şekilde sık sık rastlanır. Vazifeleri, seferler sırasında ordunun at ve çayır
ihtiyâcını karşılamaktı. Çayır voynukları ve sefer voynukları olmak üzere iki gruba
ayrılmışlardı.

Soru 19

Kapıkulu bölükleri hangi renkte bayraklar kullanmışlardır?

Seçenekler

A
Beyaz-Kırmızı
B
Kırmızı-sarı
C
Beyaz-Sarı
D
Sarı-Yeşil
E
Yeşil-Beyaz
Açıklama:
Osmanlı ordusunun insan kaynakları hakkında bilgi sâhibi olabilecek,
15.yüzyılın ortalarında sipâh bölüğü oldukça îtibarlı bir konuma yükseldi. Bu sebeple ileri gelen devlet adamları bile çocuklarını bu bölüğe vermeye başladılar. Süvâri ocağı, zamanla üç yüz bölüğe kadar çıktı. Her bölükte 20 ilâ 30 arasında nefer bulunuyordu. Sembol olarak kırmızı bayrak taşıdıkları için, bunlara kırmızı bayrak halkı da denilirdi. Silâhdâr bölüğünün sembolü ise sarı bayraktı.

Soru 20

10-Kapıkulu çocuklarından Osmanlı ordusuna alınanlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kul oğulları
B
Devşirme
C
Pençik
D
Yeniçeri
E
Acemi oğlan
Açıklama:
Osmanlı ordusunun insan kaynakları hakkında bilgi sâhibi olabilecek,
Acemi Ocağı’nın eleman kaynaklarından birisi de kul oğulları idi. Bunlar, kapıkulu
ordusu mensuplarının çocukları idiler. Bilindiği üzere, kapıkulu mensupları
köle statüsündeydiler; dolayısıyla onların oğulları da aynı statüde sayılmışlardır.

Soru 21

11-Aşağıdakilerden hangisi Yeniçeri ocağının bozulma sebepleri arasında sayılamaz?

Seçenekler

A
Liyakatsız kişilerin ocağa alınması
B
Ümera ve ulema arasındaki çekişmeler
C
Ekonomik Sıkıntılar
D
Dini duygunun zayıflaması
E
Savaş teknolojisindeki gelişmelere ayak uyduramama
Açıklama:
Osmanlı ordu sisteminin bozulmasının sebeplerini anlayabilecek,
Ancak III. Murad
devrinden îtibâren bu durum değişti. Ocağa askerlikle ilgisi bulunmayan kişiler
alınmaya başlandı. Sultan III. Murad (1574-1595), kendisinden sonra III. Mehmed
adıyla tahta çıkacak olan oğlunun sünnet düğünündeki eğlenceler sırasında
çeşitli hünerler sergileyen kişileri taltif etmek için, bunların ocağa alınmasına izin
vermişti.
yeniçeriler, ümerâ ve ulemâ arasındaki çekişmelerin aktif tarafları
hâline geldiler. Bu durum, ocak düzenin bozulmasını hızlandırdı.
XVI. yüzyılın son çeyreğinde etkili bir şekilde hissedilen ekonomik sıkıntılar
da Yeniçeri Ocağı nizâmının bozulmasının sebepleri arasında gözükmektedir. Bu
devirde Avrupayı alt-üst eden Amerikan gümüşü, Osmanlı piyâsasını da derinden
etkilemiş, enflasyona ve fiyatların artmasına yol açmıştı.
İlk olarak, Osmanlıların sık sık savaştıkları Avusturya dâimî bir ordu kurdu. XVI.
yüzyılın sonlarına doğru savaş teknik ve taktiklerinde önemli değişiklikler görüldü;
ateşli silâhlar savaşlarda daha etkili olarak kullanılmaya başlandı. Aynı şekilde,
XVIII. yüzyılın başlarında Rus Çarı Deli Petro da Osmanlı ordusunu dikkate alarak
düzenli bir ordu kurmuştu. Bu açıdan bakıldığında, yeniçerilerin savaş alanlarındaki
başarılarının, biraz da muhâtaplarının düzensiz ordular olmalarından kaynaklandığı
söylenebilir.

Soru 22

12-Osmanlı Devleti’nde ilk tersane hangi yılda kurulmuştur?

Seçenekler

A
1327
B
1324
C
1337
D
1354
E
1389
Açıklama:
Osmanlı donanmasının oluşum sürecini, genel yapısını, faaliyet sâhalarını öğrenebileceksiniz.
Osmanlılar, 1324’te Karamürsel’i fethetmek sûretiyle ilk defa denize ulaşmışlardı.
Karamürsel Alp komutasında oluşturulan ilk donanma, Kocaeli bölgesinin fethi
sırasında denizden destek sağlayacaktı. 1327’de Karamülrsel’de ilk tersânenin kurulmasıyla,
müesseseleşme yoluna girildi.

Soru 23

Yeniçeri Ocağı hangi sultan devrinde kurulmuştur?

Seçenekler

A
Fâtih Sultan Mehmed
B
Cem Sultan
C
Sultan I. Murad
D
Sultan II. Murad
E
Sultan III. Murad
Açıklama:
Yeniçeri Ocağı, 1363 yılında, Sultan I. Murad devrinde kurulmuştur.

Soru 24

III. Selim tahttan indirilip yerine IV. Mustafa'nın geçirildi isyan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Patrona Halil isyânı
B
Sipâhi isyânı
C
Ayak Dîvânı isyanı
D
Kabakçı Mustafa isyanı
E
Kara Davud Paşa isyanı
Açıklama:
Kabakçı Mustafa isyanı adıyla bilinen isyan sonunda III. Selim tahttan indirildi; yerine IV. Mustafa (1807-1808) geçirildi.

Soru 25

Yeniçerilerin savaşlarda kullanacakları ok, yay, kalkan, kılıç, tüfenk, kazma, kürek, balta, barut, kurşun, fitil, zırh, tolga ve benzeri silâhların yapımı ve tâmiri işiyle görevli birim aşağıdakilerden hangisiydi?

Seçenekler

A
Humbaracı Ocağı
B
Cebeci Ocağı
C
Topçu Ocağı
D
Akıncı Ocağı
E
Lağımcı Ocağı
Açıklama:
Osmanlı merkez ordusunun önemli bir birimi de Cebeci Ocağı idi. Cebe kelimesi
zırh anlamına gelir. Bölük ve cemaat adıyla iki gruba ayrılan cebeciler, yeniçerilerin savaşlarda kullanacakları ok, yay, kalkan, kılıç, tüfenk, kazma, kürek, balta, barut, kurşun, fitil, zırh, tolga ve benzeri silâhların yapımı ve tâmiri işiyle görevliydiler.

Soru 26

Temel görevi, savaşlarda, özellikle de kale kuşatmalarında tüneller kazmak olan birlik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lağımcı Ocağı
B
Top Arabacıları Ocağı
C
Voynuklar
D
Cerahorlar
E
Martoloslar
Açıklama:
Askerî literatürde lağım, tünel anlamına gelmektedir. Teknik bir sınıf olan Lağımcı Ocağı, bağımsız bir ocak olmaktan ziyâde, Yeniçeri Ocağı içinde faaliyet gösteren bir alt ocaktı. Temel görevi, savaşlarda, özellikle de kale kuşatmalarında tüneller kazmaktı.

Soru 27

Yeniçeri Ocağı ne zaman kaldırılmıştır?

Seçenekler

A
1748
B
1805
C
1826
D
1839
E
1843
Açıklama:
1826 yılında ise, Yeniçeri Ocağı ile birlikte Lağımcı Ocağı da kaldırıldı.

Soru 28

Yıllık geliri 20 bin ilâ 100 bin akçe arasında değişen dirliklere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Has
B
Ulemâ
C
Timar
D
Ümerâ
E
Ze’âmet
Açıklama:
Yıllık geliri 20 bin ilâ 100 bin akçe arasında değişen dirliklere ze’âmet denirdi

Soru 29

Serhad denen sınır-boylarında bir taraftan düşman topraklarına yönelik faaliyet gösteren, diğer taraftan tecâvüzleri ve sızmaları önlemek sûretiyle sınırları koruyan hafif atlı birlikler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Voynuklar
B
Yörükler
C
Akıncılar
D
Cerahorlar
E
Deliler
Açıklama:
Akıncılar, serhad denen sınır-boylarında bir taraftan düşman topraklarına yönelik faaliyet gösteren, diğer taraftan tecâvüzleri ve sızmaları önlemek sûretiyle sınırları koruyan hafif atlı birliklerdi.

Soru 30

Serhad kulu da denen, iri yarı cüsseleri, secâret ve kahramanlıkları ile tanınmış ve daha ziyâde sınır boylarında faaliyet gösteren kuvvetler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kale Muhafızları
B
Deliler
C
Cerahorlar
D
Voynuklar
E
Lağımcılar
Açıklama:
Serhad kulu da denen bu kuvvetler, isimlendirmeden de anlaşılacağı üzere, akıncılar gibi, daha ziyâde sınır boylarında faaliyet gösterirlerdi. Bu grup, çoğunlukta Türk soylulardan oluşuyordu. İri yarı cüsseleri, secâret ve kahramanlıkları ile tanınmışlardı.

Soru 31

Osmanlı ordusunun bir haberleşme elemanı olarak .........., imparatorluğun her tarafına gidebilecek durumda idiler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru tamamlar?

Seçenekler

A
Voynuklar
B
Deliler
C
Yörükler
D
Tatarlar
E
Martoloslar
Açıklama:
Osmanlı ordusunun bir haberleşme elemanı olarak tatarlar, imparatorluğun
her tarafına gidebilecek durumda idiler.

Soru 32

Başlangıçta ordunun silâh ve muhtelif araç-gereçleriyle çadırlarını nakletmek üzere görevlendirilen ..........., daha sonra askerî inşaatlarda işçi olarak kullanılmış bir sınıftı.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru tamamlar?

Seçenekler

A
Tatarlar
B
Martoloslar
C
Derbendciler
D
Köprücüler
E
Cerahorlar
Açıklama:
Başlangıçta ordunun silâh ve muhtelif araç-gereçleriyle çadırlarını nakletmek
üzere görevlendirilen cerahorlar, daha sonra askerî inşaatlarda işçi olarak kullanılmış bir sınıftı.

Soru 33

Rumeli yayalarının müsellem yapıldıklarını, içlerinden bazılarına 50’şer akçe harçlık verildiğini; savaşa katılan kişilere 50 akçe ücret verme usulünün Sultan II. Murâd zamanında başladığını belirten VekAyi-nâme adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âşık Paşa-zâde
B
Oruç Bey
C
Müneccimbaşı
D
Çandarlı Kara Halil Paşa
E
M. Fuad Köprülü
Açıklama:
Soruda adı verilen eserin yazarının hatırlanması amaçlanmıştır.
VekAyi-nâme yazarı Oruç Bey, Rumeli yayalarının müsellem yapıldıklarını, içlerinden bâzılarına 50’şer akçe harçlık verildiğini; savaşa katılan kişilere 50 akçe ücret verme usûlünün Sultan II. Murâd zamanında başladığını belirtir.

Soru 34

Savaş esirlerinin ihtiyacı karşılamaması dolayısıyla, Acemi Ocağı’nın eleman kaynaklarından bir diğeri olan devşirme sisteminin uygulamaya sokulmasını sağlayan Sultan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
I. Murad
C
Yıldırım Bâyezid
D
Orhan Bey
E
II. Murad
Açıklama:
Soruda uygulamanın hangi Sultan zamanında başladığının bilinmesi amaçlanmıştır.
Acemi Ocağı’nın eleman kaynaklarından bir diğeri olan devşirme sistemi ise, savaş esirlerinin ihtiyâcı karşılamaması dolayısıyla uygulamaya sokulmuştu. Bu uygulamaya Sultan Yıldırım Bâyezid zamanında geçildiği belirtilir.

Soru 35

Ok, yay, kılıç, balta, gürz ve benzeri silâhları kullanmada son derece usta olan Yeniçeri Ocağında, bu silâhlara tüfeğin de eklenmesi hangi tarihten itibaren başlamıştır?

Seçenekler

A
XIV. yüzyılın ortalarında
B
XIV. yüzyılın sonlarında
C
XV. yüzyılın sonlarında
D
XVI. yüzyılın ortalarında
E
XV. yüzyılın ortalarında
Açıklama:
Soruda Yeniçeri Ocağında tüfeğin ne zaman kullanılmaya başlandığının bilinmesi amaçlanmıştır.
Ocağın ve ocak sisteminin iyi işlediği devirlerde çok sıkı bir eğitimden geçirilen yeniçeriler, zamanlarının harp âletlerini en iyi kullanacak şekilde yetiştirilirlerdi. Ok, yay, kılıç, balta, gürz ve benzeri silâhları kullanmada son derece usta idiler. Ocakta, muhtelif harp âletlerinin kullanımını öğretmek üzere tâlimhâne bulunuyordu. Burada kılıç kullanma, kabza tutma, ok atma ve benzeri bilgiler tâlim ediliyordu. XV. yüzyılın ortalarından îtibâren bu silâhlara tüfek de eklendi. Ateşli silâhları kullanmaları konusunda II. Bâyezid’in bilhassa gayret gösterdiği bilinir.

Soru 36

Bizzat padişaha bağlı, tâyini veya azli de doğrudan sultan tarafından yapılan, protokolde sultanın mutlak vekili durumundaki vezîr-i âzamın bile önünde yer alan Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ocak Kethüdâsı
B
Sekbanbaşı
C
Yeniçeri Efendisi
D
Ocak Ağası
E
Zağarcıbaşı
Açıklama:
Soruda Yeniçeri Ocağının en üst amirinin bilinmesi amaçlanmıştır.
Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri olan ocak ağasının Osmanlı protokolünde önemli bir yeri vardı. Kendisi bizzat pâdişâha bağlıydı. Bu sebeple, protokolde sultanın mutlak vekili durumundaki vezîr-i âzamın bile önünde yer alır, pâdişah huzûruna arza çıkardı. Tâyini veya azli de doğrudan sultan tarafından yapılırdı.

Soru 37

XIII. yüzyıldan itibaren örneklerini bolca gördüğümüz her sanat ve meslek erbâbının bir pîre bağlanması geleneğine göre, Yeniçeri Ocağı aşağıdaki alimlerden hangisini pîr edinmiştir?

Seçenekler

A
Hacı Bektâş-ı Velî
B
Ahmed Yesevî
C
Hacı Bayram-ı Veli
D
Ahî Evran
E
Sarı Saltuk
Açıklama:
Soruda Yeniçeri Ocağının hangi Pire bağlı olduğunun bilinmesi amaçlanmıştır.
Yeniçeri Ocağı’nın kendisine mahsus bayrağı ve bandosu da mevcuttu. XIII.
yüzyılda örneklerini bolca gördüğümüz her sanat ve meslek erbâbının bir pîre
bağlanması geleneği, Yeniçeri Ocağı’nda da uygulanmış ve yeniçeriler Bektâşî
ocağına bağlanarak Hacı Bektâş-ı Velî’yi pîr edinmişlerdi.

Soru 38

Kanûnî Sultan Süleyman devrine kadar son derece disiplinli bir yapısının bulunduğunu bildiğimiz, disiplin ve yolsuzluk konusunda en küçük aksaklığa müsâmaha edilmeyen Yeniçeri Ocağına sisteminin bozulmasını başlatacak, askerlikle ilgisi bulunmayan kişilerin alınmaya başlaması aşağıdaki padişahlardan hangisi döneminde başlamıştır?

Seçenekler

A
III. Mehmed
B
II. Bâyezid
C
III. Murad
D
II. Osman
E
IV. Murad
Açıklama:
Soruda Yeniçeri Ocağının bozulma sürecinin hangi padişah döneminde başladığının bilinmesi amaçlanmıştır.
Kanûnî Sultan Süleyman devrine kadar Yeniçeri Ocağı’nın son derece disiplinli bir yapısının bulunduğunu biliyoruz. Disiplin ve yolsuzluk konusunda en küçük aksaklığa müsâmaha edilmediği gibi, yukarıda belirtilen yollardan geçmeyen kimselerin ocağa alınmasına da fırsat verilmemiştir. Ancak III. Murad devrinden îtibâren bu durum değişti. Ocağa askerlikle ilgisi bulunmayan kişiler alınmaya başlandı.

Soru 39

Lale Devrini kapatan Patrona Halil İsyanı sonrasında, İsyancılar tahta aşağıdaki Sultanlardan hangisini geçirdiler?

Seçenekler

A
III. Ahmed
B
IV. Murad
C
II. Osman
D
Iv. Mehmed
E
I. Mahmud
Açıklama:
Soruda Patrona Halil İsyanı sonrası tahta hangi padişahın çıktığının hatırlanması amaçlanmıştır.
Patrona Halil isimli bir yeniçeri, çevresine topladığı bir kısım yeniçerilerle Bâyezid Câmii önünde toplanarak isyânı başlattı. Bunlara, durumdan hoşnut olmayan bâzı esnâfın ve halkın da katılmalarıyla oluşan topluluk saraya yürüdü. Sultan III. Ahmed, isyancıları teskin etmek için, suçlanan devlet adamlarının ve Vezîr-i âzam Dâmad İbrâhim Paşa’nın idâmlarını emretti. Ancak isyânı sonlandırmak mümkün olmadı. İsyancılar sonunda III. Ahmed’i tahttan indirerek, yerine I. Mahmud’u geçirdiler (1730).

Soru 40

Nizâm-ı cedîd (yeni düzen) adıyla yeni bir ordu kurarak, kışlalar yaptıran, ordunun Batı tarzı eğitimi için Fransa ve İsveç’ten subaylar getirten; nizâm-ı cedîdin masraflarını karşılamak üzere, îrâd-ı cedîd (yeni gelirler) adıyla yeni bir fon oluşturan Sultan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
III. Selim
B
IV. Murad
C
III. Ahmed
D
I. Mahmud
E
II. Osman
Açıklama:
Soruda yeniçeri ocağını kaldırarak yeni orduyu kuran Sultanın hatırlanması amaçlanmıştır.
III. Selim devrinde öncelikle nizâm-ı cedîd (yeni düzen) adıyla yeni bir ordu kurdu; bunun için yeni kışlalar yaptırdı. Kurulan ordunun Batı tarzı eğitimi için Fransa ve İsveç’ten subaylar getirtti; nizâm-ı cedîdin masraflarını karşılamak üzere, îrâd-ı cedîd (yeni gelirler) adıyla yeni bir fon oluşturdu. Bu arada, yeniçerileri disiplin altına almak için eğitim mecbûriyeti getirildi.

Soru 41

Osmanlı merkez ordusunda Bölük ve cemaat adıyla iki gruba ayrılan yeniçerilerin savaşlarda kullanacakları ok, yay, kalkan, kılıç, tüfenk, kazma, kürek, balta, barut, kurşun, fitil, zırh, tolga ve benzeri silâhların yapımı ve tamiri işiyle görevli olan Ocak aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lağımcı Ocağı
B
Cebeci Ocağı
C
Humbaracı Ocağı
D
Kapıkulu Sipâhileri
E
Topçu Ocağı
Açıklama:
Soruda tanımı verilen ocağın hatırlanması amaçlanmıştır.
Osmanlı merkez ordusunun önemli bir birimi de Cebeci Ocağı idi. Cebe kelimesi
zırh anlamına gelir. Bölük ve cemaat adıyla iki gruba ayrılan cebeciler, yeniçerilerin savaşlarda kullanacakları ok, yay, kalkan, kılıç, tüfenk, kazma, kürek, balta,
barut, kurşun, fitil, zırh, tolga ve benzeri silâhların yapımı ve tâmiri işiyle görevliydiler.

Soru 42

Slavca asker anlamına gelen, vazifeleri, seferler sırasında ordunun at ve çayır ihtiyacını karşılamak olan, Çayır ve sefer olmak üzere iki gruba ayrılan, Seferler sırasında seyislik de yapan Ordu grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Derbendciler
B
Martoloslar
C
Voynuklar
D
Cerahorlar
E
Sipâhiler
Açıklama:
Soruda tanımı verilen ordu biriminin hatırlanması amaçlanmıştır.
Slavca bir kelime olan voynuk, asker anlamına gelmektedir. Bunlara, Balkanlarla ilgili Osmanlı belgelerinde voynak, voynuk, voynok, voynik, voyneyk imlâlarıyla yazılmış şekilde sık sık rastlanır. Vazifeleri, seferler sırasında ordunun at ve çayır ihtiyâcını karşılamaktı. Çayır voynukları ve sefer voynukları olmak üzere iki gruba ayrılmışlardı. Devlet, voynukları genellikle bugünkü Bulgaristan bölgesinden temin ettiği için, kelime Bulgarlığı da ifâde ederdi. Çayır voynukları, belirli zamanlarda saray ahırı (ıstabl-ı âmire) hizmetine alınarak çayır biçme hizmetinde de kullanılırlardı. Seferler sırasında seyislik de yaparlardı.

Soru 43

Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde orduyu oluşturan sınıflardan birisi olan müsellemler grubu aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
akıncılar
B
geri hizmet birlikleri
C
yayalar
D
atlılar
E
deliler
Açıklama:
Müsellemler ise, sipâhi, yâni atlı birliklerdi.

Soru 44

Kapıkulu ordusu gerçek anlamda aşağıdaki sultanlardan hangisinin zamanında kurulmuştur?

Seçenekler

A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
I. Murat
D
II. Murat
E
Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
Kaynaklarımız, kapıkulu ordusunun gerçek anlamda Sultan I. Murad döneminde, ulemâdan Konyalı Molla Rüstem’in tavsiyesi ve vezir Çandarlı Kara Halil Paşa’nın gayretleriyle kurulduğunu belirtirler.

Soru 45

Kapıkulu ordusunun acemi ocağına aşağıdaki sınıflardan hangisinden eleman alınır?

Seçenekler

A
Taşrada Türk köylülerinden
B
Müslüman şehirli ailelerden
C
Akıncı sınıfı çocuklarından
D
Kul oğullarından
E
Bey oğullarından
Açıklama:
Başında Acemi Ocağı ağası adlı bir âmirin bulunduğu ocağın asker ihtiyâcı, şu dört kaynaktan karşılanmıştır: 1. Savaşlarda elde edilen Hıristiyan esirler, 2. Devşirme sistemi çerçevesinde toplanan gayr-i müslim çocukları, 3. Kapıkulu ordusu mensuplarının çocukları (kul oğulları), 4. Esir pazarlarından satın alınan köleler.

Soru 46

Acemi ocağı için yapılan devşirmelerin en kabiliyetlileri Saray için ayrılırdı. Bunların Saray eğitimi aldıkları kurumun ismi aşağıdakilerden hangisi idi?

Seçenekler

A
Harem
B
Enderun
C
Birun
D
Kubbealtı
E
Divan
Açıklama:
Devşirilenlerden uzun boylu ve yakışıklı olanlar, yönetim işlerine ve ilim öğrenmeye kabiliyeti bulunanlar, saraya alınıp husûsî bir eğitimden geçirildikten sonra öncelikle saray hizmetlerinde kullanılırlardı. Bunlar arasından en kabiliyetli olanları, ciddî bir enderûn eğitiminden sonra üst seviyede devlet makamlarına yükseleceklerdir. Osmanlı döneminde pek çok subayın, sancak beyinin, vezirlerin ve vezîr-i âzamların böyle bir eğitim neticesinde bulundukları makamlara geldiklerini biliyoruz.

Soru 47

Kapıkulu sınıfının en üst amiri aşağıdakilerden hangisiydi?

Seçenekler

A
Ocak ağası
B
Bölük ağası
C
Ordu ağası
D
Veziriazam
E
Nişancı
Açıklama:
Yeniçeri Ocağı’nın en üst âmiri olan ocak ağasının Osmanlı protokolünde önemli bir yeri vardı. Kendisi bizzat pâdişâha bağlıydı.

Soru 48

Yeniçeri ocağının bozulma sebepleri arasında zamanlama olarak ilk sırada yer alan sebep aşağıdakilerden hangisiydi?

Seçenekler

A
Ekonominin bozulması ve ücretlerin değer kaybetmesi
B
Yeniçerilerin savaşmaktan ziyade isyanlarla meşgul olması
C
Yeniçerilerin devlet adamları mücadelesinde bir araç haline gelmeleri
D
Yeniçeri ocağına kural dışı yabancı unsurların alınması
E
Rusya’nın yeniçeri sınıfını örnek alarak profesyonel askerlik sistemine geçmesi
Açıklama:
Ancak III. Murad devrinden îtibâren bu durum değişti. Ocağa askerlikle ilgisi bulunmayan kişiler alınmaya başlandı. Sultan III. Murad (1574-1595), kendisinden sonra III. Mehmed adıyla tahta çıkacak olan oğlunun sünnet düğünündeki eğlenceler sırasında çeşitli hünerler sergileyen kişileri taltif etmek için, bunların ocağa alınmasına izin vermişti. Aynı sultan devrinde patlak veren İran ve Avusturya savaşları sırasında da ocağa yabancı unsurlar alınmıştı. Yeniçeri Ocağı’na askerlikle ilgisi bulunmayan kişilerin alınmasıyla ilgili açılan bu kapı bir daha kapanmayacak; pek çok meslek erbâbı, şu veya bu yolla ocağa girmenin yolunu bulacak ve bu durum II. Mahmud dönemine kadar devam edecektir. Adları yeniçeri olmasına rağmen, bu yolla ocağa giren ve askerliğe dâir hiçbir şey bilmeyen kişiler, bir taraftan kendi işgüçleriyle uğraşacaklar, diğer taraftan da ocağın gerçek yeniçerilerini kendilerine benzeterek, onları serkeşliğe sevk edeceklerdir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi bir yeniçeri isyanı sırasında öldürülen padişahtır?

Seçenekler

A
I. Ahmet
B
I. Mustafa
C
I. Osman
D
II. Osman
E
IV. Murat
Açıklama:
Yeniçeri isyanlarının, sonucu bakımından en korkuncu, Genç Osman adıyla da bilinen II. Osman (1618-1622) devrinde yaşandı. Sarayı basan yeniçeriler, aklî dengesi bozuk olan şehzâde (I.) Mustafa’yı tahta çıkardılar. Bu durum karşısında II. Osman, yeniçerilere sığınmak zorunda kaldı. Merdlik an’anesi gereğince, yeniçerilerin kendilerine sığınan birisine bir şey yapmayacaklarını ummuştu. Yeniçeriler, hayâtına dokunmayacaklarına dâir kendisine söz verdiler; sultanı, kışlalarında bulunan Orta Câmi’e götürdüler. Ne var ki, yeni vezîr-i âzam Kara Davud Paşa’nın yeniçerileri tahriki neticesinde Yedikule zindanlarına götürülen II. Osman, burada katledildi.

Soru 50

Osmanlı Devleti’nin timar sistemiyle ordusunun önemli bir bölümüne maaş tahsisi yaparken sağlamış olduğu en önemli diğer avantaj aşağıdakilerden hangisiydi?

Seçenekler

A
Büyük bir istihdam alanı yaratıyordu.
B
Ordu masraflarının bir bölümünü timarlı sipahiler karşılamış oluyordu.
C
Hazinenin toplaması gereken vergileri sipahiler toplamış oluyordu.
D
Hazine doğrudan maaş verme yükünden kurtulmuş oluyordu.
E
Timarlı sipahiler gelir bölgelerinde oturmakla güvenliğe katkıda bulunuyorlardı.
Açıklama:
Klâsik Osmanlı ordusu içinde eyâlet ordusu denince, öncelikle timarlı sipâhiler akla gelir. Bunlar, XVII. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı ordusunun en büyük kısmını oluşturan atlı askerlerdi. Taşrada oturan ve maaş yerine genellikle timar ve zeâmet adıyla anılan dirlikleri tasarruf eden timarlı sipâhiler, seferlere bulundukları bölgenin sancak-beyilerinin bayrakları altında katılırlardı. Böyle bir ordunun oluşturulmasında Osmanlıların Selçuklu döneminde uygulanan iktâ sistemini örnek aldıkları anlaşılıyor. Ancak Osmanlılar bu sistemi geliştirmişler, bâzı bakımlardan derebeylik niteliği taşıyan Selçuklu iktâ sistemini, kendilerine has daha kullanışlı ve pratik bir sisteme dönüştürmüşlerdi. Böylece geniş bir vergi alanını dolaşarak çoğu zaman aynî olan devlet gelirlerini toplamak, bunları merkezî hazîneye ulaştırmak ve bu iş için binlerce eleman istihdam etmek yükünden de kurtulmuş oldular. Bu vergi birim alanlarına dirlik denmekte idi.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı ordusunda geri hizmet görevinde değildir?

Seçenekler

A
Deliler
B
Voynuklar
C
Martoloslar
D
Derbendciler
E
Cerehorlar
Açıklama:
Deliler Serhad kulu da denen bu kuvvetler, isimlendirmeden de anlaşılacağı üzere, akıncılar gibi, daha ziyâde sınır boylarında faaliyet gösterirlerdi. Bu grup, çoğunlukta Türk soylulardan oluşuyordu. İriyarı cüsseleri, cesâret ve kahramanlıkları ile tanınmışlardı. Düşmanın üzerine korkusuzca saldırmaları, başka bir ifâdeyle kelle koltukta savaşmaları ve aklı başında insanların cesâret edemeyecekleri işlere fütursuzca girişmeleri dolayısıyla deliler ismiyle anılmışlardı. Böyle bir grup Osmanlılar döneminde XIX. yüzyılda bile mevcuttu. Deliler, sınır bölgelerinde sancak-beyi veya beylerbeyilerin maiyyeti arasında bulunuyorlardı.

Soru 52

Barbaros Hayreddin’in Osmanlı Devleti hizmetine girişi ve büyük başarıları hangi padişah döneminde yaşanmıştır?

Seçenekler

A
II. Bayezıt
B
Yavuz Sultan Selim
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
III. Murat
E
III. Mehmed
Açıklama:
Yavuz Sultan Selim döneminde, Anadolu’dan çıkan Türk levendlerinin, daha sonra Kanûnî devrinde (1534) Barbaros Hayreddin Paşa adıyla kaptân-ı deryâ olacak olan Hızır Reis ile kardeşleri İlyas ve Oruç reislerin yönetiminde Akdeniz’i bir Türk gölü hâline getirdikleri görülür. Barbaros Hayreddin, Osmanlı döneminde yetişmiş en büyük denizci idi. Kanûnî dönemi, Osmanlı donanmasının gücünün zirvesine çıkmasına şâhit oldu. Barbaros’un idâresindeki Osmanlı donanması, 1538’de Andrea Doria komutasındaki birleşik haçlı donanmasını Preveze’de büyük bir bozguna uğratarak, Akdeniz’i bir Türk gölü hâline getirdi.

Ünite 4

Soru 1

Osmanlılardaki timar sistemi kendilerinden önceki devletlerde ve Selçuklularda hangi terim ile ifade ediliyordu?

Seçenekler

A
Ekberiyet
B
Pençik
C
İltizam
D
İkta
E
Surre
Açıklama:
İktâ, Osmanlılardan önceki devletlerde ve Selçuklularda timar sisteminin karşılığı idi.

Soru 2

I. Has
II. Zeamet
III. Sancak
IV. Ocak
V. Timar
Hangisi/hangileri timar sistemi içerisindeki üç ana gurup arasında yer alır?

Seçenekler

A
I, II, V
B
I, II, III, V
C
III ve IV
D
I, II, III, IV, V
E
II ve V
Açıklama:
Tahrirler tamamlandıktan sonra bir eyalete veya sancağa ait vergi gelirleri dirlik denilen muayyen büyüklükte parçalara ayrılarak kişilerin rütbe ve istihkaklarına göre tevcih edilmektedir. Timar sistemi içerisinde dirlikler üç ana gruba ayrılmıştır. Bunlar has, zeamet ve timar adını almaktadır.

Soru 3

Hangisi timarlara ait özellikler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Tevcihi bakımından kılıç timar tezkereli timar, tezkeresiz timar olmak üzere ikiye ayrılır.
B
Timarların tezkereli, tezkeresiz, zeamet ve has gibi kategorileri değiştirilemezdi.
C
Timarlar, idâri ve mâlî özerkliği bakımından “serbest” olan ve olmayan timarlar olarak iki ayrılmaktadır.
D
İhtiyarlık veya hastalık sebebiyle hizmete kudreti kalmayan sipahi yetişmiş ve hizmete yarar oğluna timarını devredebilir.
E
Sipahilerin timarları içerisindeki defterde yazılı olan veya olmayan çeşitli gelirleri tam bir muhtariyetle tasarruf edebilmesi söz konusudur.
Açıklama:
Sipahilerin timarları içerisindeki defterde yazılı olan veya olmayan çeşitli gelirleri tam bir muhtariyetle tasarruf edebilmesi söz konusu değildir.

Soru 4

Sipahilerin timar gelirlerindeki fazlalığı hazine namına tahsil eden kişiler kimlerdir?

Seçenekler

A
Sâhib-i arz
B
İl erleri
C
Beylerbeyi
D
Mevkufât emini
E
Defter kethüdası
Açıklama:
Sipahilerin timarları içerisindeki defterde yazılı olan veya olmayan çeşitli gelirleri tam bir muhtariyetle tasarruf edebilmesi söz konusu değildir. Otuz, kırk senede bir yaptırılmakta olan genel sayımlar (tahrirler) sonunda il-yazıcıları, bölgedeki gelir kaynaklarını yeni baştan tesbit etmekte ve sipahilerin beratlarındaki yazılara göre timarın gelirlerini yeniden gözden geçirmektedir. Şayet gelir fazlalığı söz konusu ise mevkufât emini denilen memurlarca hazine namına tahsil edilmektedir.

Soru 5

Sipahi timarında, doğrudan doğruya sipahi tarafından işletilen ve kılıç yeri tabir edilen arazi hangisidir?

Seçenekler

A
İltizam arazileri
B
Yaya ve Müsellem yerleri
C
Hassa çiftlikler ve hassa çayırlar
D
Vakıf arazileri
E
Mukataa zeminleri
Açıklama:
Sipahi timarında, doğrudan doğruya sipahi tarafından işletilen ve "kılıç yeri" tabir edilen "hassa çiftlikler" ve "hassa çayırlar" vardı. Hatta bazen değirmen, bağ ve bahçe de hassa olabilmektedir. Bizzat sipahiler tarafından işletilen bu çiftliklerin kökeni, Osmanlı öncesinde mevcut olan mâlikâne sistemine dayanmaktadır. Sipahinin kendisi ve ailesi efradı meşgul olmadığı takdirde hassa çiftlikler, sipahi tarafından kiraya verilebilirdi. Bu tür tarla, çayır, bağ ve değirmenler, sipahinin mutlak mülkü değildi. Çünkü sipahi bunları satamazdı. Bunlar timarın "kılıç yeri"ne bağlı demirbaşları idi.

Soru 6

Hangisi sâlyânesiz eyaletler arasında yer alır?

Seçenekler

A
Temeşvar
B
Tunus
C
Mısır
D
Trablusgarb
E
Cezayir
Açıklama:
Sâlyânesiz eyaletler timar sisteminin uygulandığı eyaletlerdi. Buralarda tahrir yapılıyor ve tahrir sırasında eyaletin geliri has, zeamet ve timar şeklinde dirliklere ayrılıyordu. Eyalet geliri içerisinden mühim bir kısmı da padişah hasları adı altında merkez hazinesine tahsis ediliyordu. Ayrıca, bu eyaletlerden mahallinde yapılan harcamalardan sonra artan para merkezî hazineye her yıl irsaliye olarak gönderiliyordu. Bu eyaletler: Anadolu, Rumeli, Karaman, Diyarbekir, Erzurum, Dulkadriye, Şam, Budin, Van, Temeşvar vs. eyaletleri idi. Sâlyânesiz eyaletlerin merkezi otoriteye olan bağlılıkları daha sıkıydı. Çünkü timar sistemi uygulandığından dolayı devlet, tahrir yapmak, timarları teftiş etmek gibi sebeplerle daha fazla müdahale imkânı buluyordu. Mısır, Bağdad, Şehr-i zor, Yemen, Habeş, Lahsa, Cezayir, Trablusgarb ve Tunus eyaletleri ise sâlyâneli eyaletlerdi. Sâlyâne, yıllık anlamına gelmektedir. Sâlyâneli eyaletlerde timar sistemi uygulanmıyordu. Yani tahrir (sayım) yapılmıyor, timar ve zeamet gibi dirlikler bulunmuyordu. Eyaletin gelirleri öncelikle eyaletteki beylerbeyi, sancakbeyi ve diğer görevlilerin maaşları çıktıktan sonra merkeze alınıyordu. Buralarda güvenliği sağlamak için yeniçeri garnizonları, kadı ve defterdâr vardı.

Soru 7

Hangisi imtiyazlı eyaletler arasında değildir?

Seçenekler

A
Eflak
B
Tiflis
C
Boğdan
D
Kırım Hanlığı
E
Erdel
Açıklama:
Sâlyâneli ve Sâlyânesiz eyaletlerin dışında özel statüleri olan bazı yönetimler vardı ki bunlara İmtiyazlı Eyaletler adı verilmekteydi. Beylerbeyilik/Eyalet statüsünde olmayan bu yerler literatürde "imtiyazlı eyalet" olarak geçse de bunlar klasik eyaletlerden farklı, iç işlerinde bağımsız prenslik, hanlık, voyvodalık vb. idi. Bunlar Eflâk, Boğdan, Erdel, Mekke Şerîfliği ve Kırım Hanlığı idi.

Soru 8

Mekke ve Medine’de oturan seyyidlere, şeriflere ve ileri gelenlere dağıtılmak üzere Osmanlı padişahları tarafından gönderilen paraya ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
İhtiyat akçesi
B
Ceyb-i hümayun
C
Ulufe
D
Surre
E
Cülus akçesi
Açıklama:
Surre, kelime mânası para kesesi olan Arapça bir kelimedir. Diğer yandan hediye anlamına da kullanılmıştır. Esas olarak Mekke ve Medine’de oturan ve o tarafta bulunan seyyidlere, şeriflere ve ileri gelenlere dağıtılmak üzere Osmanlı padişahları tarafından gönderilen paraya denirdi. Surre alayı, dârüs-saade ağası nezaretinde hazırlanır Recep ayının on ikisinde merasimle yola çıkartılırdı. Bunun yerine ulaşmasından surre emini tayin olunan zat sorumluydu.

Soru 9

  1. Kadı, kazâ idaresinin başıdır.
  2. Mutlaka yüksek dereceli bir medreseyi bitirmiş olmalıdır.
  3. Kadı, görevine ancak üç sene müddetle atanabilmektedir.
  4. Kadıların tayin işleri kadıaskerlere aittir.
  5. Kadılıklar, kadıların görev yaptıkları, kazâ bölgesinin durumuna göre kazâ kadıları ve sancak-eyalet kadıları olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
Kadılıkla ilgili özellikler hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III,IV, V
C
II, IV, V
D
III, IV, V
E
I, II, IV, V
Açıklama:
Kadı, kazâ idaresinin başı olup, mutlaka yüksek dereceli bir medreseyi bitirmiş ve belli müddet Edirne, Konya, Sivas, Bağdat gibi büyük şehirlerde "dânişmend" (stajiyer) olarak hizmet görmüş kişiler arasından tayin olunurdu. Kadı, görevine ancak iki sene müddetle atanabiliyor, iki yıl sonunda İstanbul’a giderek "mülâzemette" (maaşsız hizmette) beklemesi gerekiyordu. Bu durumda 30 yıl kadılık yapan birisinin 10 yılı mülâzemette geçiyor demektir. Kadıların tayin işleri kadıaskerlere aitti. Kadılıklar, kadıların görev yaptıkları, kazâ bölgesinin durumuna göre belli derecelere ayrılmıştı; kazâ kadıları ve sancak-eyalet kadıları.

Soru 10

Eski şer’i mahkemelerde davacılar ve davalıları mahkemeye çağıran memurlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ases
B
Musahip
C
Muhzır
D
Subaşı
E
Naip
Açıklama:
Muhzır, Eski şer’i mahkemelerde davacılar ve davalıları mahkemeye ihzar eden yani çağıran memurlara denirdi. Bunlar bir nevi adlî polis olarak görev yaparlardı. Bunların âmirine de Muhzırbaşı denirdi. Muhzırbaşı ve muhzırlar gördükleri işler karşılığında mahkemeye işi düşenlerden belirli bir ücret alırlardı.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi muayyen bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında padişah tarafından bir şahsa verilmesi olarak tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Timar
C
Caize
D
Ulufe
E
Cebelü
Açıklama:
Timar, en kısa biçimiyle, muayyen bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında padişah tarafından bir şahsa verilmesi olarak tarif edilebilir.

Soru 12

Osmanlılar timar sistemini kendilerinden önceki devletlerden hangisinden almışlardır?

Seçenekler

A
Bizans İmparatorluğu
B
Sasaniler
C
Anadolu Selçukluları
D
Memlük Devleti
E
Harzemşahlar
Açıklama:
Bizans’ın, kökeni Roma’ya dayanan teşkilat ve müesseseleriyle çağdaşı bulunan Türk ve İslâm devletlerini birçok bakımdan etkilemiş olması normaldir. Fakat diğer birçok konuda olduğu gibi timar sistemi konusunda da Osmanlılar Anadolu Selçuklularındaki iktâ sistemini esas almışlardır.

Soru 13

Akkoyunlular’daki timar sistemini ifade etmek için kullanılan Moğolca kökenli sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Soyurgal
B
Biçik
C
Halha
D
Reaya
E
Tahrir
Açıklama:
Osmanlılarla çağdaş olan Akkoyunlu Devleti’nde de timar sisteminin mevcut
olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Osmanlılara geçmesinden sonra tertip olunan kanunnâmelerden açıkça anlaşılmaktadır. Akkoyunlular’da soyurgal denilen, sahibinin sadece örfî vergileri tasarruf edebildiği bir timar tipi bulunmaktadır. Moğolca kökenli olan soyurgal kelimesi iktâ anlamına gelmektedir.

Soru 14

Bir kurum olarak timar aşağıdaki Osmanlı hükümdarlarından hangisinin iktidarından itibaren varlık göstermiştir?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I. Murad
D
I. Bayezid
E
I. Mehmed
Açıklama:
Gerek tahrir ve vakıf defterleri gibi resmî belgeler ve gerekse
diğer belgeler timarın bir kurum olarak, Osmanlı devletinin kurucusu Osman
Bey’den itibaren var olduğunu ispatlamaktadır.

Soru 15

Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirlikler aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Timar
B
Has
C
Zeamet
D
Cebelü
E
Paşmaklık
Açıklama:
Haslar: Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir. Bunlar
başta padişah olmak üzere şehzadeler, veziriazam, vezirler, valde sultan ve padişahın kız kardeşleri ve kızları ile beylerbeyileri, sancakbeyileri gibi yüksek dereceli devlet adamlarına tahsis edilmektedir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi "Paşmaklık" denilen hasların tevcih edildiği zümreler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Padişahın annesi
B
Padişahın kız kardeşleri
C
Padişahın kızları
D
Hasekiler
E
Veziriazamlar
Açıklama:
Ayrıca padişahın annesi başta olmak üzere, kız kardeşi, kızları ve haseki denilen padişahtan çocuğu olmuş saray kadınlarına da paşmaklık denilen haslar tevcih
olunurdu.

Soru 17

Geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirlikler aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Has
B
İkta
C
Timar
D
Zeamet
E
Cebelü
Açıklama:
Zeamet, geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdir.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi zeamet tevcih edilen zümreler arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Vezirler
B
Beylerbeyileri
C
Padişahlar
D
Müsellem Beyleri
E
Şehzadeler
Açıklama:
Zeamet, geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdir. Zeamet orta dereceli devlet memurlarına ve sipahi subaylarına tevcih
edilmektedir. Bunlar arasında bazı yörük beyleri, müsellem beyleri, defter kethüdaları, timar defterdârları, sancakbeyi ve beylerbeyilerin oğulları sayılabilir.

Soru 19

Geliri en fazla 19.999 akça olan dirlikleri ifade etmek için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zeamet
B
Has
C
Cebelü
D
Timar
E
İkta
Açıklama:
Osmanlı timar sisteminin esasını ve sayı olarak ana grubunu timarlar oluşturur. Timar, genel olarak geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklere denilmektedir.

Soru 20

Osmanlı'da kaçak köleleri takip ederek yakalanmalarını sağlayan görevli aşağıdaki kavramlardan hangisiyle adlandırılmıştır?

Seçenekler

A
Timarlı sipahi
B
Yavacı
C
Çavuş
D
Subaşı
E
Çeribaşı
Açıklama:
Serbestiyet üzere timar tasarruf eden dirlik sahiplerinin diğer bir gelir kaynağı
da kaçak köle ve cariyelerin yakalanmasından alınan “muştuluk” (müjdelik) adı
altında alınan harçlardı. Kaçak köleyi bulan kimse onu bu işlerle meşgul yavacıya
teslim ederek ufak bir ücret alırdı.

Soru 21

Muayyen bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında padişah tarafından bir şahsa verilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Dirlik
B
Has
C
Zeamet
D
Timar
E
Sâlyâne
Açıklama:
Timar sistemi Osmanlı devletinin en temel kurumlarından biridir. Eyalet idaresi esas itibariyle timara dayanır. Bundan başka devletin zirâî, ekonomik ve sosyal yapısı ile askerî teşkilatı ve vergi düzeni de timar sistemi ile iç içedir. Timar, en kısa biçimiyle, muayyen bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında padişah tarafından bir şahsa verilmesi olarak tarif edilebilir. Burada belirli bir arazinin tevcihi veya araziye ait bazı hakların verilmesinden ziyade bir takım vergilerin havale edilmesi söz konusudur. Doğru cevap D’dir.

Soru 22

Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere ne ad verilmiştir?

Seçenekler

A
Zeamet
B
Has
C
Timar
D
Soyurgal
E
İktâ
Açıklama:
Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir. Bunlar başta padişah olmak üzere şehzadeler, veziriazam, vezirler, valde sultan ve padişahın kız kardeşleri ve kızları ile beylerbeyileri, sancakbeyileri gibi yüksek dereceli devlet adamlarına tahsis edilmektedir. Tahrir bittikten sonra bir sancağa ait gelirler taksim edilirken en büyük pay padişah hasları olarak ayrılmaktadır. Bunlar genellikle vergi geliri yüksek olan köylerdir. 1528 yılında bütün devlet gelirlerinin % 51’inin padişah haslarına, % 37’sinin diğer haslar, zeametler ve timarlara, % 12’sinin de vakıflara ayrıldığı görülmektedir. Padişah hasları dış hazine denilen esas devlet hazinesinin en önemli gelir kalemini teşkil ediyordu. Doğru cevap B’dir.

Soru 23

Timar sisteminin ortaya çıktığı ve bozulduğu dönemdeki Osmanlı padişahlarının isimleri, aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Osman Bey-III. Murad
B
Orhan Bey-IV. Murad
C
Murad-III. Mehmed
D
Bayezid-I. Ahmed
E
Mehmed-I. Mustafa
Açıklama:
Gerek tahrir ve vakıf defterleri gibi resmî belgeler ve gerekse diğer belgeler timarın bir kurum olarak, Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey’den itibaren var olduğunu ispatlamaktadır. Birçok Osmanlı müellifi, timar sistemindeki bozulmanın ise III. Murad devrinde başladığı görüşündedir. Bu devirden itibaren sadrazam ve serdar gibi devletin yüksek makamlarını işgal edenler, büyük bir hikmet ile konulmuş olan kanunları ihmal ederek nizamın bozulmasına sebep olmuşlardır. Doğru cevap A’dır.

Soru 24

Osmanlı devletindeki ilk beylerbeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lala Şahin Paşa
B
Çandarlı Halil Paşa
C
Şehzade Süleyman
D
Sokollu Mustafa Paşa
E
Şehzade Mustafa
Açıklama:
Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman ilk beylerbeyi idi. Onun ölümünden sonra bu makama Lala Şahin Paşa getirilmiştir. Fakat bir süre sonra I. Murad zamanında, vezir Çandarlı Halil Paşa’nın ordu kumandanlığını da üzerine almasıyla beylerbeyilerin ehemmiyetleri biraz azalmışsa da nüfuzları devam etmiştir. Doğru cevap C’dir.

Soru 25

I. Dulkadriye
II. Temeşvar
III. Yemen
IV. Habeş
V. Lahsa
Yukarıdakilerden hangileri sâlyâneli eyaletler arasında bulunmaktadır?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
III, IV, V
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Sâlyâne, yıllık demektir. Sâlyâneli eyaletlerde timar sistemi uygulanmıyordu. Yani tahrir (sayım) yapılmıyor, timar ve zeamet gibi dirlikler bulunmuyordu. Eyaletin gelirleri öncelikle eyaletteki beylerbeyi, sancakbeyi ve diğer görevlilerin maaşları çıktıktan sonra merkeze alınıyordu. Buralarda güvenliği sağlamak için yeniçeri garnizonları, kadı ve defterdâr vardı. Bu eyaletler Mısır, Bağdad, Şehr-i zor, Yemen, Habeş, Lahsa, Cezayir, Trablusgarb ve Tunus eyaletleri idi. Dulkadriye ve Temaşvar ise sâlyânesiz eyaletler arasında yer almaktadır. Doğru cevap D’dir.

Soru 26

Aşağıda sancakbeyi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Sancağındaki timarlı sipâhilerin ve zâimlerin tabii komutanıdır
B
Kendi kapu halkı ve sancağındaki zâim, sipâhi ve cebelüler ile birlikte emredilen seferlere katılmak zorundadır
C
Kanuna aykırı durumları önlemek hususunda daima kadı ile birlikte hareket etmektedir
D
Sancak merkezi olan şehrin asayişini temin etmek, adaletin uygulanmasını gözetmek de onun görevleri arasındadır
E
Mukataa gelirlerinin toplanması diğer bir asli görevidir
Açıklama:
Sancakbeyi, sancağındaki timarlı sipâhilerin ve zâimlerin tabii komutanıdır. Kendi kapu halkı ve sancağındaki zâim, sipâhi ve cebelüler ile birlikte emredilen seferlere katılmak zorundadır. Bu onun asli görevidir. İdârî görevi ise, reâyâ’nın rahat ve huzur içerisinde yaşaması için sancağın düzenini ve emniyetini sağlamak, bunun için tedbirler almaktır. Ayrıca sancak merkezi olan şehrin asayişini temin etmek, adaletin uygulanmasını gözetmek de onun görevleri arasındadır. O, kanuna aykırı durumları önlemek hususunda daima kadı ile birlikte hareket etmektedir. Sancakbeyinin diğer bir görevi de, mukataa gelirlerinin toplanmasıdır. Bu onun asli görevi olmayıp, zaman zaman ortaya çıkan arızî bir durum olmakla beraber, bazı dönemlerde asıl görevi olan sefere gitmenin önüne geçtiği, yani temel vazifesi haline geldiği görülmektedir. Mukataa gelirlerini toplamak sancakbeyinin asli görevi olmadığından doğru cevap E’dir.

Soru 27

Ticarî ve kültürel üstünlüğü ile çevrenin merkezi olmuş bir kasaba veya şehir ile böyle bir topluluk merkezini çevrelemiş köylerin teşkil ettiği idarî birliğe ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kadı
B
Nefs
C
Kaza
D
Nâip
E
Nahiye
Açıklama:
Kazâ, ticarî ve kültürel üstünlüğü ile çevrenin merkezi olmuş bir kasaba veya şehir ile böyle bir topluluk merkezini çevrelemiş köylerin teşkil ettiği idarî bir birliktir. Bundan dolayı, kazâların doğuşu, ekonomik, sosyal, coğrafî ve kültürel şartların belirlediği tarihî bir seyir içerisinde vuku bulmuş demektir. Kazâ merkezi olan şehirlerin büyük çoğunluğu, Osmanlı öncesi devirlerde de bulundukları bölgenin siyasî, iktisadî ve kültürel bakımdan merkezi durumunda olan yerlerdir. Doğru cevap C’dir.

Soru 28

Eski şer’i mahkemelerde davacılar ve davalıları mahkemeye ihzar eden yani çağıran memurlara ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Naip
B
Muhzır
C
Ases
D
Subaşı
E
Mukayyid
Açıklama:
Muhzır: Eski şer’i mahkemelerde davacılar ve davalıları mahkemeye ihzar eden yani çağıran memurlara denirdi. Bunlar bir nevi adlî polis olarak görev yaparlardı. Bunların âmirine de Muhzırbaşı denirdi. Muhzırbaşı ve muhzırlar gördükleri işler karşılığında mahkemeye işi düşenlerden belirli bir ücret alırlardı. Doğru cevap B’dir.

Soru 29

Şehir ve kasabalarda asayişin muhafazası için geceleri kol gezen ve bugünkü polisin ve gece bekçisinin vazifesini gören memurlara Osmanlıda ne denirdi?

Seçenekler

A
Kadı
B
Naip
C
Muhzır
D
Subaşı
E
Ases
Açıklama:
Ases: Şehir ve kasabalarda asayişin muhafazası için geceleri kol gezen ve bugünkü polisin ve gece bekçisinin vazifesini gören memurlara denirdi. Bunların görevi, yolun iki tarafında toplanan kalabalığı yarıp umumi yolu açmak ve asker kaçağı eşkıyayı yakalamaktır. Âmirlerine asesbaşı denirdi. Asesler şehir subaşısı‘na bağlı idiler. Doğru cevap E’dir.

Soru 30

Sancakbeyinden sonra sipahilerin en önemli subayı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Timarlı subaşı
B
Mîrî subaşı
C
Şehir subaşısı
D
Asesbaşı
E
Muhzırbaşı
Açıklama:
Fâtih kanunnâmesine göre biri mîrî subaşı, diğeri timar subaşısı olmak üzere iki tür subaşılık vardır. Mîrî subaşılar’a şehir subaşısı da denirdi. Bunlar şehirlerdeki ihtisab işlerine bakarlar; bu meyanda vazifelerinden biri gündüzleri kol gezerek çarşı, pazar ve mahalle aralarının temizliğini temin etmek, kaldırımları tamir ettirmektir. Öteki vazifesi ise geceleri asesbaşı ile gezerek uygunsuz takımının teftiş ve araştırılması ile meşgul olmaktır. Kısacası kadı’nın emrinde olan mîrî subaşı, şehir ve kasabalarda belediye, zabıta ve asayiş işlerine bakmaktadır. Timarlı subaşı ise sancakbeyinden sonra sipahilerin en önemli subayıdır. Görevi bulunduğu eyalet ve sancak merkezlerinin idare âmirliğidir. Bunlar serbest dirlik tasarruf ederler, sefere cebelüleri ile birlikte katılırlardı. Doğru cevap A’dır.

Soru 31

Osmanlı Devleti aşağıdaki devletlerin hangisinden ikta sistemini esas almıştır?

Seçenekler

A
Bizanzlılar
B
Memlükler
C
Anadolu Selçukluları
D
Abbasiler
E
Emeviler
Açıklama:
Osmanlılar diğer birçok konuda olduğu gibi timar sistemi konusunda da Anadolu Selçuklularındaki iktâ sistemini esas almışlardır.
Buna göre doğru cevap C (Anadolu Selçukluları) şıkkıdır.

Soru 32

Aşağıdaki devletlerden hangisinde soyurgal denilen tımar sistemi bulunmaktadır?

Seçenekler

A
İlhanlılar
B
Akkoyunlular
C
Karakoyunlular
D
Anadolu Selçuklular
E
Abbasiler
Açıklama:
Akkoyunlular’da soyurgal denilen, sahibinin sadece örfî vergileri tasarruf edebildiği bir timar tipi bulunmaktadır.
Buna göre doğru cevap B (Akkoyunlular) şıkkıdır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde geliri yüz bin akçe ve yukarısı olan dirliklere verilen isimdir?

Seçenekler

A
Tezkereli Timar
B
Tezkeresiz Timar
C
Has
D
Zeamet
E
Serbest Timar
Açıklama:
Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir.
Buna göre doğru cevap C (Has) şıkkıdır.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde Serbest Timar sahibi sınıflardan değildir?

Seçenekler

A
Sipahiler
B
Subaşılar
C
Çavuşlar
D
Çeribaşları
E
Dizdarlar
Açıklama:
Pâdişah hasları ile sultan ve vezir vakıflarından başka; vezir, beylerbeyi, sancakbeyi, nişancı, defterdâr, divan kâtipleri, çavuşlar, çeribaşları, subaşılar ve dizdarlar vb. gibi yüksek rütbeli idâre âmirleri ile diğer memûr ve askerlerin has ve zeâmetleri, idârî ve mâlî bakımdan bâzı imtiyazlara sâhip serbest timar olarak muâmele görmektedir.
Buna göre doğru cevap A (Sipahiler) şıkkıdır.

Soru 35

Osmanlı Devlet'inde Timar sistemi aşağıdaki yüzyılların hangisinde bozulmaya başlamıştır?

Seçenekler

A
XV. Yüzyıl
B
XIV. Yüzyıl
C
XVI. Yüzyıl
D
XVII. Yüzyıl
E
XVIII. Yüzyıl
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde Timar sisteminin XVI. asrın sonlarına doğru soysuzlaşarak devlet idaresinde büyük bir buhrana sebep olduğu konusunda bu devirdeki askerî, siyasî ve sosyal bozuklukların mahiyeti ve ıslahı çareleri hakkında yazılmış olan risalelerde açıkça ortaya konmuştur.
Buna göre doğru cevap C (XVI. Yüzyıl) şıkkıdır.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inin ilk beylerbeyidir?

Seçenekler

A
Şehzade Orhan
B
Şehzade Murat
C
Şehzade Mehmet
D
Şehzade Süleyman
E
Şehzade Ahmet
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman ilk beylerbeyi idi.
Doğru cevap D (Şehzade Süleyman) şıkkıdır.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde Salyaneli Eyaletlerden biridir?

Seçenekler

A
Budin
B
Erzurum
C
Şam
D
Karaman
E
Yemen
Açıklama:
Sâlyâneli eyaletler: Sâlyâne, yıllık demektir. Sâlyâneli eyaletlerde timar sistemi uygulanmıyordu. Yani tahrir (sayım) yapılmıyor, timar ve zeamet gibi dirlikler bulunmuyordu. Eyaletin gelirleri öncelikle eyaletteki beylerbeyi, sancakbeyi ve diğer görevlilerin maaşları çıktıktan sonra merkeze alınıyordu. Buralarda güvenliği sağlamak için yeniçeri garnizonları, kadı ve defterdâr vardı. Bu eyaletler Mısır, Bağdad, Şehr-i zor, Yemen, Habeş, Lahsa, Cezayir, Trablusgarb ve Tunus eyaletleri idi.
Buna göre doğru cevap E (Yemen) şıkkıdır.

Soru 38

Kırım Hanlığı aşağıdaki Osmanlı Padişahlarının hangisi tarafından Osmanlı Devlet'ine bağlanmıştır?

Seçenekler

A
Kanuni Sultan Süleyman
B
II. Beyezid
C
Fatih Sultan Mehmed
D
Yavuz Sultan Selim
E
II. Selim
Açıklama:
Kırım Hanlığı, Fâtih zamanında Gedik Ahmed Paşa’nın 1475’teki seferi ile Osmanlı devletine bağlanmıştı.
Buna göre doğru cevap C (Fatih Sultan Mehmed) şıkkıdır.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi OSmanlı Devlet'inde Kadı'nın mahkeme işlerinde ki yardımcılarının başında olan kişidir?

Seçenekler

A
Mukayyid
B
Naip
C
Asesbaşı
D
Muhzır
E
Subaşı
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde Kadı’nın mahkeme işlerinde yardımcısı olan bir kısım memurlar da mevcuttu ki, bunların başında nâip geliyordu.
Buna göre doğru cevap B (Naip) şıkkıdır.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde Kadı'nın hükmünü bozabilirdi?

Seçenekler

A
Yeniçeri Ocağı
B
Kazasker
C
Şeyhülislam
D
Subaşı
E
Divan-ı Hümayun
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde Kadı’nın hükmünü ancak dîvân-ı hümâyûn bozabilirdi. Bu sebeple kadı’nın verdiği kararı beğenmeyenler dîvân’a başvurabilirlerdi.
Buna göre doğru cevap E (Divan-ı Hümayun) şıkkıdır.

Soru 41

I. Geliri 100 bin akçe ve yukarı olan dirliklere denmiştir.
II. Genellikle yüksek dereceli kişilere tahsis edilmektedirler.
III. En büyük pay padişah hasları olarak ayrılmaktadır.
Yukarıdakilerden hangileri Haslar için doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir. Bunlar başta padişah olmak üzere şehzadeler, veziriazam, vezirler, valide sultan ve padişahın kız kardeşleri ve kızları ile beylerbeyileri, sancakbeyileri gibi yüksek dereceli devlet adamlarına tahsis edilmektedir. Tahrir bittikten sonra bir sancağa ait gelirler taksim edilirken en büyük pay padişah hasları olarak ayrılmaktadır.

Soru 42

I. Orta dereceli devlet memurlarına ve sipahi subayları tevcih edilmektedir.
II. Geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdir.
III. Yörük beyleri, sancakbeyi ve beylerbeyilerin oğullarına verilirdi.
Yukardakilerden hangileri Zeametler için doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Zeamet, geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdir. Zeamet orta dereceli devlet memurlarına ve sipahi subaylarına tevcih edilmektedir. Bunlar arasında bazı yörük beyleri, müsellem beyleri, defter kethüdaları, timar defterdârları, sancakbeyi ve beylerbeyilerin oğulları sayılabilir.

Soru 43

I. Osmanlı tımar sisteminin esasına ve sayı olarak temelini oluştururdu.
II. Geliri 19.999 akçanın altında olan dirliklere denilirdi.
III. Kılıç miktarı eyaletlere göre farklılıkları gösterirdi.
Yukarıdakilerden hangileri Timarlar için doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı timar sisteminin esasını ve sayı olarak ana grubunu timarlar oluşturur. Timar, genel olarak geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklere denilmektedir. Aynı zeamette olduğu gibi tahrir yapıldıktan sonra bir sancaktaki timar kadrosu icmal deftere yazılırdı ki, buna icmallü kılıç timar tâbir edilirdi. Kılıç miktarı eyaletlere göre farklılık gösterir.

Soru 44

I. Suçlular kabahatlerin derecesine göre cezalandırılırdı.
II. Zenginden ve orta halliden alınan cezalar farklılık gösterirdi.
III. Adam öldürme konusunda şeri'atın kısas hükmüne de bakılırdı.
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı'da cezalar ile ilgili doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı ceza kanunlarına göre suçlular kabahatlerinin derecesine ve mâlî kudretlerine göre, bir para cezası ödemeğe mahkûm edilmekteydiler Meselâ, Fâtih kanunnâmesine göre, eğer hakkında şeri’atın kısas hükmü yoksa adam öldürenden, zengin olduğu takdirde 400, orta halli ise 200 akçe “cerîme” alınması ön görülmüştür.

Soru 45

I. Hayatta olan zaim ve timar sahipleri oğullarına dirlik vermezdi.
II. Savaşta ölen sipahinin oğluna, öncekinden daha zengin dirlik verilirdi.
III. İhtiyarlık veya hastalık sebebiyle hizmet veremeyen sipahi, oğluna timarını devredebilirdi.
Yukarıdakilerden hangisi timarların devirleriyle ilgili doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Timar belli şartlar dâhilinde evlâda intikal ettirilebilirdi. Hayatta olan zaim ve timar sahiplerinin oğullarına dirlik verilmesi âdet değildi. Ama ihtiyarlık veya hastalık sebebiyle hizmete kudreti kalmayan sipahi yetişmiş ve hizmete yarar oğluna timarını devir edebilirdi. Bu takdirde, yukarıda bahsedilmiş olan kaidelere uyularak, timarın ancak kılıç kısmı oğula intikal ederdi. Sipahi öldüğü takdirde de timarının kılıç kısmı oğluna bırakılırdı. Ancak seferde şehid düşen sipahinin oğluna yatağında öleninkine göre daha yüksek gelirli timar verilirdi.

Soru 46

I. Devlet, sipahiliği halka kapalı ve imtiyazlı bir sınıf haline getirmek istemiştir.
II. Temel amaç, timar sisteminin mükemmel işlemesini sağlamak ve disiplinin bozulmasını engellemektir.
III. Sipahi sisteminin soylular tarafından desteklenmesi amaçlanmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri Timarlı Sipahilerle ilgili doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Devlet, sipahiliği halka kapalı ve imtiyazlı bir sınıf halinde bulundurmak maksadıyla çeşitli tedbirler almaya çalışmıştır. Ancak bunu yapmaktan gaye, bir soylular sınıfı meydana getirmek değildir. Temel amaç, timar sisteminin mükemmel işlemesini sağlamak ve sipahi ordusunun disiplin açısından bozulmasının önüne geçmektir.

Soru 47

I. Salyane, yıllık anlamında kullanılmaktadır.
II. Bu eyaletlerde timar sistemi kullanılmıyordu.
III. Mısır, Yemen ve Cezayir bu sistemle yürütülen eyaletler arasındaydı.
Yukarıdakilerden hangisi salyaneli eyaletler hakkında doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sâlyâne, yıllık demektir. Sâlyâneli eyaletlerde timar sistemi uygulanmıyordu. Yani tahrir (sayım) yapılmıyor, timar ve zeamet gibi dirlikler bulunmuyordu. Eyaletin gelirleri öncelikle eyaletteki beylerbeyi, sancakbeyi ve diğer görevlilerin maaşları çıktıktan sonra merkeze alınıyordu. Buralarda güvenliği sağlamak için yeniçeri garnizonları, kadı ve defterdâr vardı. Bu eyaletler Mısır, Bağdad, Şehr-i zor, Yemen, Habeş, Lahsa, Cezayir, Trablusgarb ve Tunus eyaletleri idi.

Soru 48

I. Toprakların elverişli olması sebebiyle bölgede aşiretler fazlaydı.
II. Osmanlı'dan önce bölgede kimse tam bir hakimiyet kuramamıştı.
III. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da feodal bir yapı hakimdi.
Yukarıdakilerden hangileri Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Osmanlı idaresi hakkında doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yaylak ve kışlakların çokluğu sebebiyle bölge, göçebe aşiretler için oldukça elverişliydi. Bundan dolayı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun birçok yöresi kalabalık aşiretlerle meskûndu. Aşiretler arasında sıkı bir dayanışma hâkimdi. Bu özelliklerinden dolayı, Doğu ve Güneydoğuda feodal bir yapı hâkimdi. Bölgede Osmanlı idaresi kurulduğu zaman birçok yerde, aşiret otoritesine dayanan feodal hâkimler uzun yıllardır merkezi otoriteden uzak, bir nevi muhtariyet içerisinde siyasî varlıklarını devam ettirmekte idiler.

Soru 49

I. Yüksek dereceli bir medreseyi bitirmiş olmalıdır.
II. Belli bir süre büyük şehirlerde danişmend olarak hizmet görmüş olmalıdır.
III. Görevine ancak iki sene müddetle atanabiliyordu.
Yukarıdakilerden hangileri kadılarla ilgili doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kadı, kazâ idaresinin başı olup, mutlaka yüksek dereceli bir medreseyi bitirmiş ve belli müddet Edirne, Konya, Sivas, Bağdat gibi büyük şehirlerde “dânişmend” (stajiyer) olarak hizmet görmüş kişiler arasından tayin olunurdu. Kadı, görevine ancak iki sene müddetle atanabiliyor, iki yıl sonunda İstanbul’a giderek “mülâzemette” (maaşsız hizmette) beklemesi gerekiyordu.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisine şehir ve kasabalarda asayişin muhafazası için geceleri kol gezen ve bugünkü polisin ve gece bekçisinin vazifesini gören memur denirdi?

Seçenekler

A
Muzhır
B
Ases
C
Nahiye
D
Naip
E
Mukayyid
Açıklama:
Şehir ve kasabalarda asayişin muhafazası için geceleri kol gezen ve bugünkü polisin ve gece bekçisinin vazifesini gören memurlara denirdi. Bunların görevi, yolun iki tarafında toplanan kalabalığı yarıp umumi yolu açmak ve asker kaçağı eşkıyayı yakalamaktır. Âmirlerine asesbaşı denirdi. Asesler şehir subaşısı‘na bağlı idiler.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında bir şahsa verilmesini tanımlar?

Seçenekler

A
Has
B
Zeamet
C
Timar
D
Dirlik
E
İktâ
Açıklama:
Timar, en kısa biçimiyle, muayyen bir bölgeye ait vergi gelirlerinin belirli yükümlülükler karşılığında padişah tarafından bir şahsa verilmesi olarak tarif edilebilir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Selçuklulardaki timar sistemidir?

Seçenekler

A
İktâ
B
Has
C
Zeamet
D
Timar
E
Dirlik
Açıklama:
İktâ; Osmanlılardan önceki devletlerdeki ve Selçuklulardaki timar sistemidir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi başta padişah olmak üzere şehzadeler, vezirler, valde sultan gibi yüksek dereceli devlet adamlarına ayrılan dirliklerdir?

Seçenekler

A
İktâ
B
Has
C
Zeamet
D
Timar
E
Dirlik
Açıklama:
Haslar: Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir. Bunlar başta padişah olmak üzere şehzadeler, veziriazam, vezirler, valde sultan ve padişahın kız kardeşleri ve kızları ile beylerbeyileri, sancakbeyileri gibi yüksek dereceli devlet adamlarına tahsis edilmektedir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklerdir?

Seçenekler

A
İktâ
B
Has
C
Zeamet
D
Soyurgal
E
Timar
Açıklama:
Timar, genel olarak geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklere denilmektedir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi çift bozan resmi denilen yükümlülüğü açıklar?

Seçenekler

A
Sipahinin şırasını kolaylıkla satabilmek için, halkın şıra fıçılarını mühürleyerek bir müddet için pazarda tek satıcı olarak kalmak imtiyazıdır.
B
Sipahiye, bütün masrafları kendisine âit olmak üzer silâhları ve adamlarıyla seferlere katılmak sorumluluğudur.
C
Sipahilerin kendilerine tahsis edilen timar arâzisi içerisinde belirli vergileri toplamaktır.
D
Çiftini bozup terk eden raiyyetin timar sahibine ödemesi gereken bir nevi tazminattır.
E
Timar sisteminin mükemmel işlemesini sağlamak ve sipahi ordusunun disiplin açısından bozulmasının önlemektir.
Açıklama:
Çift bozan resmi” denilen yükümlülük, çiftini bozup terk eden raiyyetin timar sahibine ödemesi lâzım gelen bir nevi tazminattı.

Soru 56

Devlet düzeninin bozulmasının sebepleri ve nasıl düzeltileceğini anlatan risalelerden en meşhuru aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Oruç Bey
B
Koçi Bey
C
Hasan Kâfî
D
Aziz Efendi
E
Defterdar Mehmed Paşa
Açıklama:
Koçi Bey’e ait olan risale en meşhuru olanıdır. Koçi Bey, devletin uğradığı askerî bozgunlarla iç isyan ve karışıklıkların sebepleri ve devlet işlerinde alınması gerekli ıslahat tedbirleri hakkında IV. Murad’a (1623-1640) takdim ettiği layihada timar sistemindeki bozuklukları etraflıca ele almıştır.

Soru 57

İlk beylerbeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çandarlı Halil Paşa
B
Murad
C
Lala Şahin Paşa
D
Orhan Gâzi
E
Şehzade Süleyman
Açıklama:
Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman ilk beylerbeyi idi. Onun ölümünden sonra bu makama Lala Şahin Paşa getirilmiştir. Fakat bir süre sonra I. Murad zamanında, vezir Çandarlı Halil Paşa’nın ordu kumandanlığını da üzerine almasıyla beylerbeyilerin ehemmiyetleri biraz azalmışsa da nüfuzları devam etmiştir.

Soru 58

Timar sisteminin uygulandığı eyaletler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sâlyâneli eyaletler
B
İmtiyazlı Eyaletler
C
Sâlyânesiz eyaletler
D
Merkezi
E
Bağlı eyalet
Açıklama:
Sâlyânesiz eyaletler: Sâlyânesiz eyaletler timar sisteminin uygulandığı eyaletlerdi. Buralarda tahrir yapılıyor ve tahrir sırasında eyaletin geliri has, zeamet ve timar şeklinde dirliklere ayrılıyordu.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi ordu komutanıdır?

Seçenekler

A
Sübaşı
B
Sipahi
C
Sancakbeyi
D
Beylerbeyi
E
Kadıasker
Açıklama:
Sübaşı da ordu komutanı demektir. Kelime Osmanlı devrinde subaşı haline gelmiştir.

Soru 60

Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere ne denilmiştir?

Seçenekler

A
Zeametler
B
Timarlar
C
İktâ
D
Haslar
E
Serbest Timarlar
Açıklama:
Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir.

Soru 61

Geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zeametler
B
Haslar
C
Timarlar
D
Serbest Timarlar
E
İktâ
Açıklama:
Zeamet, geliri 20 bin ila 99.999 akçe arasında olan dirliklere verilen isimdir

Soru 62

Genel olarak geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklere ne denilmektedir?

Seçenekler

A
Haslar
B
Timarlar
C
Zeametler
D
Serbest Timarlar
E
İktâ
Açıklama:
Timar, genel olarak geliri en fazla 19.999 akça olan dirliklere denilmektedir

Soru 63

Yeniçeri ortalarının veya acemi oğlanlarının yayabaşı adlı zabitlerine verilecek timarlar kaç akçelik olurdu?

Seçenekler

A
22-38.000
B
10-15.000
C
28-32.000
D
25-305.000
E
20-30.000
Açıklama:
Yeniçeri ortalarının veya acemi oğlanlarının yayabaşı adlı zabitlerine verilecek timarlar 20-30.000 akçelik olurdu.

Soru 64

Devlet düzeninin bozulmasının sebepleri ve nasıl düzeltileceği konusunda yazılmış risalelerden en meşhuru aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Orhan Gâzi
B
Şehzade Süleyman
C
Koçi Bey
D
vezir Çandarlı Halil Paşa
E
Eflâk, Boğdan
Açıklama:
Devlet düzeninin bozulmasının sebepleri ve nasıl düzeltileceği konusunda
yazılmış risalelerden en meşhuru ise Koçi Bey’e ait olanıdır.

Soru 65

Osmanlı devletinin ilk dönemlerinde olan ve ilk Osmanlı beylerbeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
IV.Murat
B
II.Selim
C
Yavuz Sultan Süleyman
D
Şehzade Süleyman
E
Abdülmecid
Açıklama:
Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman ilk beylerbeyi idi.

Soru 66

Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman'ın ölümünden sonra beylerbeyi makamına kim getirilmiştir?

Seçenekler

A
Lala Şahin Paşa
B
IV.Murat
C
Abdülaziz
D
III.Selim
E
I.Mahmut
Açıklama:
Orhan Gâzi’nin oğlu Şehzade Süleyman ilk beylerbeyi idi. Onun ölümünden sonra bu makama Lala Şahin Paşa getirilmiştir.

Soru 67

Osmanlıda timar sisteminin uygulandığı eyaletlere ne denirdi?

Seçenekler

A
Sâlyâneli eyaletler
B
İmtiyazlı Eyaletler
C
Sancakbeyiliği
D
Kadı
E
Sâlyânesiz eyaletler
Açıklama:
Sâlyânesiz eyaletler ise timar sisteminin uygulandığı eyaletlerdi.

Soru 68

Osmanlıda sancağındaki timarlı sipâhilerin ve zâimlerin tabii komutanına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Sancakağası
B
Sancakbeyi
C
Paşa
D
Kadı
E
Beylerbeyi
Açıklama:
Sancakbeyi, sancağındaki timarlı sipâhilerin ve zâimlerin tabii komutanıdır

Soru 69

Kadıların tayin işleri kime aitti?

Seçenekler

A
Beylerbeyine
B
Sancakbeyliğine
C
Koçibeye
D
kadıaskerlere
E
muhzırlar
Açıklama:
Kadıların tayin işleri kadıaskerlere aitti.

Soru 70

Osmanlıda timar sistemi içerisinde, geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Has
B
Zeamet
C
Tezkeresiz timar
D
Teskereli timar
E
İkta
Açıklama:
Geliri 100 bin akçe ve yukarısı olan dirliklere has denilmiştir. Bunlar başta padişah olmak üzere şehzadeler, veziriazam, vezirler, valde sultan ve padişahın kız kardeşleri ve kızları ile beylerbeyileri, sancakbeyileri gibi yüksek dereceli devlet adamlarına tahsis edilmektedir.

Soru 71

Kaçak köle ve cariyelerin yakalanmasından alınan harçlara ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Muştuluk
B
Cerime
C
Niyabet
D
Heva
E
Cürüm
Açıklama:
Serbestiyet üzere timar tasarruf eden dirlik sahiplerinin diğer bir gelir kaynağı da kaçak köle ve cariyelerin yakalanmasından alınan “muştuluk” (müjdelik) adı altında alınan harçlardı. Kaçak köleyi bulan kimse onu bu işlerle meşgul yavacıya teslim ederek ufak bir ücret alırdı.

Soru 72

Pazarda Sipahi, şırasını kolaylıkla satabilmek için, halkın şıra küpü veya fıçılarını mühürleyerek bir müddet için tek satıcı olarak kalmak imtiyazını kullanılmasına ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Monopolya tutmak
B
Çift bozan resmi
C
Toprağa bağlılık
D
Külli ihtilal
E
Nüzül ve sürsat zahiresi
Açıklama:
Bu sebeple, Batı Avrupa memleketlerinin derebeylik düzeninde olduğu gibi, pazarlarda belirli bir müddet için yalnız timar sahiplerinin ürünlerinin satılması mecburiyeti ortaya çıkmıştır. Bağların mahsulünden aynî olarak şıra öşrü alınan bölgelerde de benzeri bir durum söz konusudur. Sipahi, şırasını kolaylıkla satabilmek için, halkın şıra küpü veya fıçılarını mühürleyerek bir müddet için pazarda tek satıcı olarak kalmak imtiyazını kullanırdı. Monopolya tutmak tabir edilen bu tekel hakkının Filibe civarındaki padişah haslarında bulunan pirinç ziraatı sahaları için de tatbik edildiği görülmektedir.

Soru 73

Sipahinin, tahsis edilen toprakları işlemekten vazgeçip, başka işlerle meşgul olmak isteyen köylüye ödettirdiği tazminata ne ad verilir?

Seçenekler

A
Çift bozan
B
Nyâbet ve bâd-i
C
Berât-ı âlîşân
D
Ehl-i örf
E
Rüsum-ı serbestiye
Açıklama:
Sipahinin, üzerinde kayıtlı reâyâsının kendisine ziraat yapması için tahsis edilen toprakları işlemekten vazgeçip, çiftini bozup, köyünü terk edip, başka işlerle meşgul olmak istemesi hâlinde, onları zorla tarlasının başına getirtme veya çift bozan resmi nâmı altında bir tazminat ödetme hakkı vardı.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda Sipahi tımarının hassa kuralından birisi değildir?

Seçenekler

A
Gerektiği takdirde hassa çiftlikler, sipahi tarafından satılabilirdi
B
Gerektiği takdirde hassa çiftlikler, sipahi tarafından kiraya verilebilirdi
C
İşletilen çiftliklerin kökeni, Osmanlı öncesinde mevcut olan mâlikâne sistemine dayanmaktadır
D
Bazen değirmen, bağ ve bahçe de hassa olabilmektedir
E
Doğrudan sipahi tarafından işletilirdi
Açıklama:
Sipahi timarında, doğrudan doğruya sipahi tarafından işletilen ve “kılıç yeri” tabir edilen “hassa çiftlikler” ve “hassa çayırlar” vardı. Hatta bazen değirmen, bağ ve bahçe de hassa olabilmektedir. Bizzat sipahiler tarafından işletilen bu çiftliklerin kökeni, Osmanlı öncesinde mevcut olan mâlikâne sistemine dayanmaktadır. Sipahinin kendisi ve ailesi efradı meşgul olmadığı takdirde hassa çiftlikler, sipahi tarafından kiraya verilebilirdi. Bu tür tarla, çayır, bağ ve değirmenler, sipahinin mutlak mülkü değildi. Çünkü sipahi bunları satamazdı. Bunlar timarın “kılıç yeri”ne bağlı demirbaşları idi.

Soru 75

Osmanlıda Timar Sisteminin bozulmaya hangi padişah devrinde başlamıştır?

Seçenekler

A
III.Murad
B
I.Ahmet
C
I.Mustafa
D
II.Osman
E
IV.Murad
Açıklama:
Kitab-ı Müstetâb ismiyle tanınan bir başka risalenin müellifi ise, daha çok kapıkulu ocaklarındaki yolsuzluklar üzerinde durmuş ve son zamanlarda “âleme ihtilâl ve reâyâya infiâl gelmesinde” bu bozuklukların rolünü incelemiş ve timar sistemi hakkında da gayet isabetli değerlendirmelerde bulunmuştur.Diğer birçok Osmanlı müellifi gibi, o da bozulmanın III. Murad devrinde başladığı görüşündedir. Bu devirden itibaren sadrazam ve serdar gibi devletin yüksek makamlarını işgal edenler, büyük bir hikmet ile konulmuş olan kanunları ihmal ederek nizamın bozulmasına sebep olmuşlardır.

Soru 76

Osmanlıda XVI. yüzyılın sonlarında eyalet sayısı kaç adetti?

Seçenekler

A
35'e yakın
B
40'a yakın
C
45'e yakın
D
50'ye yakın
E
55'e yakın
Açıklama:
Fâtih’ten sonra beylerbeyilik sayısında da artış oldu. XVI. yüzyılın sonlarında eyalet adedi 40’a yaklaşmıştı. Daha önce vilayet veya beylerbeyilik terimi kullanılırken bu tarihten sonra eyalet terimi de kullanılmaya başlandı. Vergi düzeni esas alınarak eyaletler iki gruba ayrılmaktaydı.

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi imtiyazlı bir eyalet değildir?

Seçenekler

A
Şam
B
Eflak
C
Boğdan
D
Mekke Şerîfliği
E
Kırım hanlığı
Açıklama:
Sâlyâneli ve Sâlyânesiz eyaletlerin dışında özel statüleri olan bazı yönetimler vardı. Beylerbeyilik/Eyalet statüsünde olmayan bu yerler literatürde “imtiyazlı eyalet” olarak geçse de bunlar klasik eyaletlerden farklı, iç işlerinde bağımsız prenslik, hanlık, voyvodalık vb. idi. Bunlar Eflâk, Boğdan, Erdel, Mekke Şerîfliği ve Kırım hanlığı idi.

Soru 78

Osmanlıda, kazâ idaresinin başındaki görevli kimdir?

Seçenekler

A
Kadı
B
Beylerbeyi
C
Kaza Müftüsü
D
Naip
E
Sancakbeyi
Açıklama:
Kadı, kazâ idaresinin başı olup, mutlaka yüksek dereceli bir medreseyi bitirmiş ve belli müddet Edirne, Konya, Sivas, Bağdat gibi büyük şehirlerde “dânişmend” (stajiyer) olarak hizmet görmüş kişiler arasından tayin olunurdu.

Soru 79

Kadı’nın emrinde, şehir ve kasabalarda belediye, zabıta ve asayiş işlerine bakan görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mîrî subaşı
B
Kethüda
C
Muhzırbaşı
D
Mukayyid
E
Pazarpaşı
Açıklama:
Fâtih kanunnâmesine göre biri mîrî subaşı, diğeri timar subaşısı olmak üzere iki tür subaşılık vardır. Mîrî subaşılar’a şehir subaşısı da denirdi. Bunlar şehirlerdeki ihtisab işlerine bakarlar; bu meyanda vazifelerinden biri gündüzleri kol gezerek çarşı, pazar ve mahalle aralarının temizliğini temin etmek, kaldırımları tamir ettirmektir. Öteki vazifesi ise geceleri asesbaşı ile gezerek uygunsuz takımının teftiş ve araştırılması ile meşgul olmaktır. Kısacası kadı’nın emrinde olan mîrî subaşı, şehir ve kasabalarda belediye, zabıta ve asayiş işlerine bakmaktadır.

Ünite 5

Soru 1

Osmanlı Devleti'nde arazinin yüz ölçümüne göre alınan vergi hangisidir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Adet-i Ağnam
C
Harac-ı muvazzaf
D
Bennak Resmi
E
Maktu Vergi
Açıklama:
Harac-ı muvazzaf, arazinin yüz ölçümüne göre alınan vergidir. Osmanlı hukukçularınca çift resmine karşılık sayılmıştır.

Soru 2

Miri topraklar hangi türde arazileri ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli arazilerdir.
B
Ekilip, biçilmeyen, ıssız ve boş arazilerdir.
C
Vergi geliri dinî, ilmî ve sosyal kurumlara tahsis edilen arazilerdir.
D
Her türlü tasarruf hakkı sahibine ait olan arazilerdir.
E
Kimseye ait olmayıp, köy ve kasaba halkı tarafından ortak kullanılan mera, meydan, yol gibi yerlerdir.
Açıklama:
1858 yılında arazi kanunnâmesi çıkarılarak toprak sistemi yepyeni esaslara bağlandı. Bu kanunnâmeye göre toprakların statüsü şu şekilde tesbit edilmiştir:
Mülk Topraklar: Bunlar, her türlü tasarruf hakkı sahibine ait olan arazilerdi. Miras bırakılabilir, satılabilir, hibe edilebilir ve rehin bırakılabilirdi. İstenirse vakf edilebilirdi.
Vakıf Araziler: Vergi geliri dinî, ilmî ve sosyal kurumlara tahsis edilen arazilerdi. Bu arazileri vakıf reâyâsı denilen çiftçiler işlerlerdi. Denetimi evkaf nezâreti’ne aitti.
Mîrî Topraklar: Mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli arazilerdi.
Terk Edilmiş Araziler (Arazi-i Metruke): Bunlar, kimseye ait olmayıp, köy ve kasaba halkı tarafından ortak kullanılan mera, meydan, yol vs gibi yerlerdi.
Hiçbir İşe Yaramayan Araziler (Arazi-i Mevat): Bunlar, ekilip, biçilmeyen, ıssız ve boş araziler idi.

Soru 3

Sipahi timarında, doğrudan doğruya sipahi tarafından işletilen araziye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Zeminler
B
Mezraalar
C
Mülk Arazi
D
Bağ-bahçe
E
Hassa çiftlikler ve hassa çayırlar
Açıklama:
Sipahi timarında, doğrudan doğruya sipahi tarafından işletilen ve "kılıç yeri" tabir edilen "hassa çiftlikler" ve "hassa çayırlar" vardı. Bağ ve bahçe de hassa olabilmektedir. Bizzat sipahiler tarafından işletilen bu çiftliklerin kökeni, Osmanlı öncesinde mevcut olan mâlikâne sistemine bağlanmaktadır. Sipahinin kendisi ve ailesi efradı meşgul olmadığı takdirde hassa çiftlikler, sipahi tarafından, mîrî topraklardan ayrılıp, reâyâ çiftliklerinden farklı olarak, tamamen şahsî ve serbest bir anlaşma usûlü ile kiraya verilebilirdi.

Soru 4

Hangisi çift-hâne sisteminin özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Aile emeği, bir çift öküz ve ikisinin birlikte işlediği arazi yani bir üretim ünitesi ve dolayısıyla bir mâlî ünite söz konusudur.
B
Çift-hâne sistemini Osmanlılar, Roma İmparatorluğu'ndan iktibas etmiştir.
C
Geç Roma İmparatorluğu’ndaki colon, Galya’daki mansus, Bizans’taki zevgarion ile Osmanlı çift hâne sistemi aynı şeyi ifade etmektedir.
D
Bu sistemde esas olan, toprağın bir ailenin işleyebileceği büyüklükte parçalara bölünerek aile çapında işletmecilik yapmaktır.
E
Osmanlının yeni ekonomik sistemlerin ortaya çıkışına direnmesinde, durgun bir sosyo-ekonomik yapıya bağlı olmasında başlıca sorumlu mîrî arazi rejimi ve çift-hâne sistemidir.
Açıklama:
Çift-hâne sisteminde, aile emeği, bir çift öküz ve ikisinin birlikte işlediği arazi yani bir üretim ünitesi ve dolayısıyla bir mâlî ünite söz konusudur. Vergilendirilen de bu birimdir. Kısacası çift resmi kombine bir vergidir. Halil İnalcık, geç Roma İmparatorluğu’ndaki colon, Galya’daki mansus, Bizans’taki zevgarion ile Osmanlı çift hânesinin aynı şey olduğunu, köylü aile emeğine ve çift-öküz-saban teknolojisine dayanan küçük köylü işletmesini ifade ettiğini belirtmektedir. Ona göre çift-hâne sistemine Osmanlı üretim tarzı denilebilir. Çift-hâne sistemini Osmanlılar, Selçuklulardan iktibas etmiştir. Bu sistemde esas olan, toprağın bir ailenin işleyebileceği büyüklükte parçalara bölünerek aile çapında işletmecilik yapmaktır. Yine İnalcık’a göre, Osmanlı imparatorluğunun değişime ve gelişmeye, yani ekonomik sistemlerin ortaya çıkışına direnmesinde, durgun bir sosyo-ekonomik yapıya bağlı olmasında başlıca sorumlu da mîrî arazi rejimi ve çift-hâne sistemidir.

Soru 5

Hangisi tahrirlerin özellikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Tahrirlerin gayesi vergi ve asker toplamayı belirli bir düzene kavuşturmaktı.
B
Bir bölgenin tahririne karar verildiği zaman tahrir işlemini yürütecek bir tahrir emîni tayin edilirdi.
C
Tahrirler, daha ilk padişahlar zamanından itibaren yapılmaya başlanmıştı.
D
Köylünün ürettiği mahsuller belirlenirken bolluk ve kıtlık devirlerini dengelemek için beş yıllık ürün ortalaması esas alınırdı.
E
Tahrir komisyonu ilgili vilâyete gider ve öncelikle köy, mezraa gibi yerleşim merkezleri, tarım alanları, yaylak ve kışlaklar belirlenerek hukukî statüleri tesbit edilirdi.
Açıklama:
Köylünün ürettiği mahsuller belirlenirken bolluk ve kıtlık devirlerini dengelemek için üç yıllık ürün ortalaması esas alınır ve bu mahsullerden ne oranda vergi alınacağı ayrı ayrı yazılırdı.

Soru 6

Genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Çift resmi
B
Cizye
C
Adet-i ırgadiye
D
Avarız Vergisi
E
Öşür
Açıklama:
Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Ziraî ürünlerin dışında bal’dan da öşür alındığı görülür.

Soru 7

Osmanlı İmparatorluğu'nda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Âdet-i ağnâm
B
Yaylak resmi
C
Resm-i Çift
D
Mücerred Resmi
E
Cizye
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu'nda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye âdet-i ağnâm adı verilmektedir. Âdet-i ağnâm, ufak tefek bazı farklılıklar dışında genellikle 2 koyuna 1 akçe olarak alınırdı. Koyun kuzulu da olsa tek bir koyun sayılır, koyundan ayrı kuzusundan ayrı vergi alınmazdı.

Soru 8

  1. İspenç Resmi
  2. Âdet-i Ağnâm
  3. Mücerred Resmi
  4. Yaylak ve Kışlak Resimleri
  5. Bal Öşrü
Hangisi/hangileri hayvancılıkla ilgili vergilerdendir?

Seçenekler

A
I, III, IV
B
II, IV, V
C
I, II, III, IV, V
D
IV ve V
E
I, II, V
Açıklama:
Hayvancılıkla ilgili resimler, adet-i ağnam, yaylak ve kışlak resimleri ve bal öşrüdür. İspenç resmi, büluğ çağına ermiş, şehirli, köylü ve göçebe; evli veya bekâr, topraklı ve topraksız her gayri müslim erkekten alınan örfî bir baş vergisi; mücerret resmi ise bekâr fakat başkasına muhtaç olmadan kendi geçimini temin edebilen Müslüman erkeklerden alınan vergidir.

Soru 9

Cizye vergisi kimlerden alınmaktadır?

Seçenekler

A
Bekâr fakat başkasına muhtaç olmadan kendi geçimini temin edebilen Müslüman erkeklerden.
B
Büluğ çağına ermiş, şehirli, köylü ve göçebe; evli veya bekâr, topraklı ve topraksız her gayri müslim erkeklerden.
C
Gayrimüslim köylü reâyâdan.
D
Büluğ çağına erişmiş, vücut ve akılca sağlam, ayrı iş güç sahibi ve 300 akçelik menkul mala sahip olan her gayri müslim erkeklerden.
E
Herhangi bir toprağı işlesin işlemesin her evli olan Müslüman reâyâdan.
Açıklama:
Büluğ çağına erişmiş, vücut ve akılca sağlam, ayrı iş güç sahibi ve 300 akçelik menkul mala sahip olan her gayri müslim erkekten alınan cizye, toprağa bağlı olan harâc ile zaman zaman aynı mânâda kullanılmıştır.

Soru 10

Geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergi ve gelir kaynaklarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Arızî Vergi
B
Âdet-i Deştbâni
C
Mukâtaa
D
Mürûriyye Resmi
E
Avârız Vergisi
Açıklama:
Mukâtaa, geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergi ve gelir kaynaklarına denmektedir. Ayrıca mukâtaa usûlü, Osmanlı maliyesinin bir vergi toplama biçimidir. Buna göre maden işletmeleri, tuz, şap vs. gibi devlete ait kaynaklar; şehirlerdeki bedesten, tabakhâne, boyahâne, kasabhâne, şemhâne, meyhâne vs. gibi ticari ve sınaî işletmeler, damga, mizan, bâc vs. gibi gümrük vergileri ile iskeleler mukâtaa usûlü ile işletilmekte idiler. Bunların her birine ayrı ayrı boyahâne mukâtaası, tabakhâne mukâtaası, gümrük mukâtaası gibi adlar verildiği gibi bir sancak veya kazadaki merkeze ait bütün gelir kaynaklarını ifade etmek için de mukâtaa veya çoğulu olan mukâtaât tâbiri kullanılıyordu.

Soru 11

Osmanlı'da Hıristiyanlardan feth olunmuş ve çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklar aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Mîrî Arazi
B
Mülk Arazi
C
Vakıf Arazi
D
Mezraa
E
Zemin
Açıklama:
Bu araziler, Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklardır. Fakat bunların tasarruf hakkı tapu resmi denilen peşin
bir kira bedeli alındıktan sonra, daimî ve irsî bir nevi kiracılık sözleşmesiyle onları
işleyecek olan köylülere (reâyâ) bırakılmıştır.

Soru 12

Osmanlı'da yabancılara mülk toprakların satışının serbest bırakıldığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
1865
B
1866
C
1867
D
1868
E
1869
Açıklama:
1867 yılından sonra ise, yabancılara mülk toprakların satışı serbest bırakılmıştır.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi 1858 yılında çıkarılan arazi kanunnâmesi ile belirlenen toprak türlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Mülk topraklar
B
Vakıf araziler
C
Miri topraklar
D
Hiçbir işe yaramayan araziler
E
Yabancılara ait araziler
Açıklama:
1858 yılında arazi kanunnâmesi çıkarılarak toprak sistemi yepyeni esaslara bağlandı. Bu kanunnâmeye göre toprakların statüsü şu şekilde tesbit edildi:
Mülk Topraklar: Bunlar, her türlü tasarruf hakkı sahibine ait olan arazilerdi. Miras bırakılabilir, satılabilir, hibe edilebilir ve rehin bırakılabilirdi. İstenirse vakf edilebilirdi.
Vakıf Araziler: Vergi geliri dinî, ilmî ve sosyal kurumlara tahsis edilen arazilerdi. Bu arazileri vakıf reâyâsı denilen çiftçiler işlerlerdi. Denetimi evkaf nezâreti’ne aitti.
Mîrî Topraklar: Mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli arazilerdi.
Terk Edilmiş Araziler (Arazi-i Metruke): Bunlar, kimseye ait olmayıp, köy ve kasaba halkı tarafından ortak kullanılan mera, meydan, yol vs gibi yerlerdi.
Hiçbir İşe Yaramayan Araziler (Arazi-i Mevat): Bunlar, ekilip, biçilmeyen, ıssız ve boş araziler idi.

Soru 14

Osmanlı'da “bir çift öküzün işleyebileceği arazi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çiftlik
B
Arazi-i Metruke
C
Arazi-i Mevat
D
Nîm çift
E
Çayır
Açıklama:
Çiftlik, ziraat yapılan yer demek olup, genellikle “bir çift öküzün işleyebileceği arazi” olarak tanımlanmıştır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da Çiftlik tasarruf eden reâyâ kesimi ile ilgili söylenemez?

Seçenekler

A
Reâyânın evli ve Müslüman olması şarttı
B
Reâyâ, bir nevi kiracılık sözleşmesiyle kendisine bırakılmış olan çiftlik için her yıl resm-i çift denilen bir vergi ödemekteydi
C
Reâyâ elde ettiği üründen öşür verirdi
D
Reâyâ elindeki araziyi satamaz, hibe, rehin ve vakf edemezdi
E
Reâyâ ekip biçtiği yeri kısa süreliğine boş (boz) bırakabilir ve başka bir sanatla meşgul olabilirdi
Açıklama:
Nîm çift’den az yerler ise, ekseriya 2 dönüme 1 akçe olarak tayin edilmiş
bulunan resm-i zemîn (dönüm resmi) eda etmesi şartıyla topraksız reâyâya veriliyordu. Çiftlik tasarruf eden reâyânın evli ve Müslüman olması şarttı.
Reâyâ, bir nevi kiracılık sözleşmesiyle kendisine bırakılmış olan çiftlik için her
yıl resm-i çift denilen bir vergi ödediği gibi, elde ettiği üründen de öşür verirdi.
Çiftçi elindeki araziyi satamaz, hibe, rehin ve vakf edemezdi. Ayrıca sebepsiz yere
üç yıldan fazla üst üste nadasa bırakamaz, ekip biçtiği yeri boş (boz) bırakıp gidemez ve başka bir sanatla meşgul olmazdı. Toprağını bırakıp “terk-i diyar” ettiği
takdirde, öşür bedeli ile çift resmini sipahiye ödemek zorundadır. Çift bozan akçesi denilen bu resim, bir defaya mahsus olarak alınırdı. Bu resmi ödeyen reâyâ
istediği yere gidebilirdi. Aksi halde sipahi, toprağını terk etmiş olan raiyyetini köyüne dönmeye mecbur edebilirdi.

Soru 16

Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan araziler aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmaktaydı?

Seçenekler

A
Mezraa
B
Zemin
C
Hassa Çiftlik
D
Hassa Çayır
E
Bağ
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilmektedir. Bu arazilerde zirâat yapan raiyyet çok defa tahrir defterlerinde bennâk yazılanlardır.

Soru 17

Osmanlı İmparatorluğu'nda Müslüman, evli fakat kendisine çiftlik verilmemiş köylü aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmekteydi?

Seçenekler

A
Mücerred
B
Bennâk
C
Ortakçı
D
Çift bozan
E
Reâyâ
Açıklama:
Bennâk ise Müslüman, evli fakat kendisine çiftlik
verilmemiş köylü demektir. Bazı defterlerde bunlardan ekinlü bennâk olarak bahs
olunur.

Soru 18

Osmanlı İmparatorluğu'nda ziraat yapılan fakat sürekli olarak nüfus barınmayan yerlere ne ad verilmekteydi?

Seçenekler

A
Çayır
B
Zemin
C
Çiftlik
D
Mezraa
E
Kılıç yeri
Açıklama:
Mezraa, ziraat yapılan fakat sürekli olarak nüfus barınmayan yerlere denmektedir. Türkçe’deki karşılığı “ekinlik”tir. Mezraalar, genellikle, evvelce meskûn iken
zamanla ahalisi “perâkende” olmuş (dağılmış), terk olunmuş köy yerleridir.

Soru 19

Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cizye
B
Öşür
C
Haraç
D
Bac
E
Mizan
Açıklama:
Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime
olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden,
bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Ziraî ürünlerin dışında bal’dan
da öşür alındığı görülür.

Soru 20

Osmanlı'da sürülerini başkasının timarında veya mîrî yaylaklarda otlatan sürü sahipleri ile göçebe kabileler ve Yörüklerden yılda bir defaya mahsus olmak üzere sürü başına alınan vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âdet-i Ağnâm
B
Öşr-i ceviz
C
Harâc-ı mukaseme
D
Yaylak resmi
E
Kışlak resmi
Açıklama:
Yaylak resmi, kanunnâmelerde otlak resmi, resm-i meraî ve yatak resmi olarak
geçer. Buna göre sürülerini başkasının timarında veya mîrî yaylaklarda otlatan
sürü sahipleri ile göçebe kabileler ve Yörüklerden yılda bir defaya mahsus olmak
üzere sürü başına alınan bir resimdir.

Soru 21

Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mülk arazi
B
Vakıf arazi
C
Miri arazi
D
Âdet-i ağnam
E
Resm-i ispenç
Açıklama:
Mîrî araziler, Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklardır. Fakat bunların tasarruf hakkı tapu resmi denilen peşin bir kira bedeli alındıktan sonra, daimî ve irsî bir nevi kiracılık sözleşmesiyle onları işleyecek olan köylülere (reâyâ) bırakılmıştır. Reâyâ, kiracısı bulunduğu bu toprakları işleyerek elde ettiği mahsulden devlete veya devletin tayin ettiği sipahiye, öşür denilen bir vergiyi ödemekle mükelleftir. Bazı hallerde ise yarıcılık usûlü ile çiftlikler köylüye ekip biçmeye verilebilirdi. Bu durumda tarla ve tohum devletten, emek ise köylüden olurdu. Doğru cevap C’dir.

Soru 22

Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere ne ad verilmekteydi?

Seçenekler

A
Mezraalar
B
Zeminler
C
Hassa çiftlikler
D
Rêaya çiftlikleri
E
Arazi-i mevat
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilmektedir. Bu arazilerde zirâat yapan raiyyet çok defa tahrir defterlerinde bennâk yazılanlardır. Bennâk ise Müslüman, evli fakat kendisine çiftlik verilmemiş köylü demektir. Bazı defterlerde bunlardan ekinlü bennâk olarak bahs olunur. Zeminleri ekip biçenlerden iki dönüme bir akçe vergi alınmaktadır. Resm-i zemîn veya resm-i dönüm denilen bu verginin miktarı nim çiftden alınan resimden fazla olamaz. Zeminlerin de reâyâ çiftliği gibi bölünmediği anlaşılmaktadır. Doğru cevap B’dir.

Soru 23

Aşağıda mülk araziyle ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Çıplak mülkiyeti gerçek şahıslara ait olan topraklardır
B
Kaynağı esasen mîrî arazidir
C
Mülkiyet hakkı sadece devletin alması gereken şer’î vergileri kapsar
D
Mülk arazide arazinin ekip-biçme hakkı mülkiyet sahibinindir
E
Bu tür araziler daha çok Anadolu’da bulunuyordu
Açıklama:
Çıplak mülkiyeti (rakabesi) gerçek şahıslara ait olan topraklardır. Bunun kaynağı da esasen mîrî arazidir. Yani mülk arazi ya hükümdar tarafından mîrî araziden bir kısmının şahıslara temlik edilmesiyle, ya da imparatorluğa yeni katılan yerlerde eskiden beri mülk olarak tasarruf edilen yerlerin, hükümdarın sahipleri elinde mülk olarak bırakmasıyla meydana gelir. Mülk arazide arazinin ekip-biçme hakkı mülkiyet sahibinin değil, reâyânındır. Mülkiyet hakkı sadece devletin alması gereken şer’î vergileri kapsar. Mülkiyet sahibi sadece bu hakkını satabilir, vakıf ve hibe edebilir yani mülkün, mülkiyet sahibine tanıdığı bütün hakları kullanabilir. Fakat kendisi ekip biçemez ve üzerinde ziraat yapan köylülere de müdahale edemez. Çok yaygın olmayan bu usûl, her zaman uygulanmamıştır. Bu tür araziler daha çok Anadolu’da bulunuyordu. Görüldüğü üzere mülk arazide arazinin ekip-biçme hakkı mülkiyet sahibinin değil reayanındır. Doğru cevap D’dir.

Soru 24

Çift-hâne sistemi ile topraklar eşitlikçi bir yaklaşımla dağıtılmıştı. Bunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zirâatin belirli ellerde toplanmasına engel olmak
B
Toprak ağalarının elini kuvvetlendirmek
C
Dış saldırılara karşı devletin güvenliğini sağlamak
D
Hristiyan azınlığın tarım üzerindeki egemenliğini kırmak
E
Köylülerin şehirlere göçünü durdurmak
Açıklama:
Çift-hâne sistemi ile topraklar eşitlikçi bir yaklaşımla dağıtılmıştı. Bunun sebebi toprağın büyük çiftlikler haline getirilerek ekonominin hâkim sektörü alan zirâatin belirli ellerde toplanmasına engel olmaktı. Osmanlı sistemi topraksız köylü kadar, büyük toprak sahiplerini de normal saymıyor, sistemin dışında düşünüyordu. Ancak XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ümerâ ve âyanlar elde ettikleri imkânlarla büyük çiftlikler kurdular. Her ne kadar devlet bunları hiçbir zaman meşru kabul etmediyse de fiilen ortadan da kaldıramadı. Doğru cevap A’dır

Soru 25

I. İdari
II. Dini
III. Mali
IV. Milli
V. Askeri
Yukarıdaki nedenlerden hangileri tahrirleri zaruri hale getirmekteydi?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III
C
I, III, V
D
II, III, IV
E
III, IV, V
Açıklama:
İdarî, malî ve askerî zaruretler tahrirleri gerekli kılıyordu. Çünkü devrin ulaşım ve iletişim şartları icabı, vergilerin para olarak toplanması ve nakli çok güçtü. Devlete ait masraflar, asker ve memur maaşları ile diğer bâzı harcamaların doğrudan doğruya merkezî devlet hazinesinde toplanacak paralarla ve nakden ödenmesi mümkün değildi. Bu sebeple, eyaletlerdeki çeşitli vergi geliri kaynaklarına müracaat ediliyordu. Askerî veya idarî görevlerde bulunanlara maaşlarını veya diğer masraflarını, bulundukları yerlerdeki vergileri kendi nâmına toplamak imkânı dirlik berâtları veriliyordu. Doğru cevap C’dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi tahrir işlemini yürütecek kişiye verilen isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Tahrir emini
B
Mübaşir
C
İl yazıcısı
D
Muharrir
E
Kâtip
Açıklama:
Bir bölgenin tahririne karar verildiği zaman tahrir işlemini yürütecek bir tahrir emîni tayin edilirdi. Mübâşir, il yazıcısı, muharrir gibi isimlerle de zikr edilen eminin yanına bir de kâtip atanırdı. Bu kişiler, rüşvet ve iltimas gibi yolsuzluklara meydan verilmemesi için, her yönüyle mükemmel bir şahsiyete sahip, dürüst, âdil, dindâr ve tahrir tekniğini iyi bilenler arasından seçilirdi. Doğru cevap E’dir.

Soru 27

I. Kanuni
II. II. Selim
III. Murad
IV. I. Murad
V. II. Bayezid
Tahrir defterlerinin tekniğindeki gelişmenin en mükemmel şeklini bulduğu padişahlar yukarıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III
C
I, II, V
D
II, III, IV
E
III, IV, V
Açıklama:
Tahrir defterlerinin şekil, tertip ve zenginlik bakımlarından olgunluk çağın ulaşmasında bu devirlerin il-yazıcıları ve onların kâtiplerinin payı büyüktür. Sağlam bir tahsil gördükleri anlaşılan bu kültürlü kişiler, ifade kuvveti, lisan bilgisi ve yazılarının güzelliği ile dikkati çekmektedir. Defter tekniğindeki gelişme Kanunî, II. Selim ve III. Murad devirlerinde en mükemmel şeklini bulmuştur. Fakat daha sonra yapılan ve sayıları giderek azalan tahrir defterleri ile XVII. yüzyılda yaygınlaşan avârız ve cizye tahrirlerine âit örneklerde belirgin bir bozulma dikkati çekmektedir. Doğru cevap B’dir.

Soru 28

Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen ne isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Cizye
B
Mukâtaa
C
İspenç
D
Öşür
E
Mücerred
Açıklama:
Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Ziraî ürünlerin dışında bal’dan da öşür alındığı görülür. Doğru cevap D’dir.

Soru 29

Büluğ çağına erişmiş, vücut ve akılca sağlam, ayrı iş güç sahibi ve 300 akçelik menkul mala sahip olan her gayri müslim erkekten alınan vergiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Cizye
B
Öşür
C
Bennâk
D
Mukâtaa
E
Mücerred
Açıklama:
Büluğ çağına erişmiş, vücut ve akılca sağlam, ayrı iş güç sahibi ve 300 akçelik menkul mala sahip olan her gayri müslim erkekten alınan cizye, toprağa bağlı olan harâc ile zaman zaman aynı mânâda kullanılmıştır. Müslümanlar ile gayri müslimleri birbirinden ayıran en mühim unsur cizye’dir. Osmanlı devletinin son dönemlerine kadar tatbik edilmiş olan cizye vergisi, genellikle padişah haslarına dâhil edilmiş olup, devletin gelirleri arasında mühim bir meblağ teşkil etmiştir. Doğru cevap A’dır.

Soru 30

Geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergi ve gelir kaynaklarına ne ad verilir?

Seçenekler

A
İspenç
B
Mukâtaa
C
Öşür
D
İspenç
E
Cizye
Açıklama:
Mukâtaa, geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergi ve gelir kaynaklarına denmektedir. Ayrıca mukâtaa usûlü, Osmanlı maliyesinin bir vergi toplama biçimidir. Buna göre maden işletmeleri, tuz, şap vs. gibi devlete ait kaynaklar; şehirlerdeki bedesten, tabakhâne, boyahâne, kasabhâne, şemhâne, meyhâne vs. gibi ticari ve sınaî işletmeler, damga, mizan, bâc vs. gibi gümrük vergileri ile iskeleler mukâtaa usûlü ile işletilmekte idiler. Bunların her birine ayrı ayrı boyahâne mukâtaası, tabakhâne mukâtaası, gümrük mukâtaası gibi adlar verildiği gibi bir sancak veya kazadaki merkeze ait bütün gelir kaynaklarını ifade etmek için de mukâtaa veya çoğulu olan mukâtaât tâbiri kullanılıyordu. Mesela, Harput mukâtaâtı, Çemişgezek mukâtaâtı, Hamid Mukâtaâtı, Diyârbekir mukâtaâtı vs. gibi. Doğru cevap B’dir

Soru 31


  1. Miri arazi

  2. Mülk arazi

  3. Vakıf arazisi

  4. Mezralar


Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı İmparatorluğu genelinde toprağın hukukî vaziyetinin tasnif biçimlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğu genelinde toprağın hukukî vaziyetini ana hatlarıyla; Mîrî, mülk ve vakıf arazisi olarak tasnif edilir.

Soru 32

Arazinin yüz ölçümüne göre alınan vergiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Harac-ı muvazzaf
C
Hubûbât Öşrü
D
Âdet-i Ağnâm
E
Cizye
Açıklama:
Harac-ı muvazzaf: Arazinin yüz ölçümüne göre alınan vergi. Osmanlı hukukçularınca çift resmine karşılık sayılmıştır.

Soru 33

Aşağıda "Miri Arazilerle" ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bu araziler, Hıristiyanlardan feth olunmuştur.
B
Bu toprakları ekip biçen reâyâ (köylü), resm-i çift adı altında bir vergi öder.
C
Mülkiyeti köylüye aittir.
D
Bu tür toprakları dirlik sahibi olan sipahi kendisi işleyemez.
E
Sipahi, çiftçinin elinden de sebepsiz yere bu toprakları alamaz.
Açıklama:
Bu araziler, Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklardır. Fakat bunların tasarruf hakkı tapu resmi denilen peşin bir kira bedeli alındıktan sonra, daimî ve irsî bir nevi kiracılık sözleşmesiyle onları işleyecek olan köylülere (reâyâ) bırakılmıştır. Reâyâ, kiracısı bulunduğu bu toprakları işleyerek elde ettiği mahsulden devlete veya devletin tayin ettiği sipahiye, öşür denilen bir vergiyi ödemekle mükelleftir. Bazı hallerde ise yarıcılık usûlü ile çiftlikler köylüye ekip biçmeye verilebilirdi. Bu durumda tarla ve tohum devletten, emek ise köylüden olurdu. Bu toprakları ekip biçen reâyâ ayrıca resm-i çift adı altında bir vergi daha öderdi ki, XVI. yüzyılın büyük hukukçusu Ebu’s-suûd Efendi bunu harâc-ı muvazzaf olarak değerlendirmektedir. Bu tür toprakları dirlik sahibi olan sipahi kendisi işleyemez ve çiftçinin elinden de sebepsiz yere alamazdı. Çiftçinin toprağı işleme şartları, hangi üründen hangi oranda vergi ödeyeceği ve ne zaman ödeneceği gibi hususlar sancak kanunnâmeleri’nde tek tek açıklanmıştı.

Soru 34

  1. Reâyâ Çiftlikleri
  2. Hassa Çiftlikler ve Çayırlar
  3. Zeminler
  4. Mülk arazisi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri mîri arazinin tasarruf şekillerindedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I,II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Mîrî Arazinin Tasarruf Şekilleri;
  1. Reâyâ Çiftlikleri
  2. Hassa Çiftlikler ve Çayırlar
  3. Zeminler
  4. Mezraalar

Soru 35

Aşağıda tahrirler (vergi sayımı) ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Tahrirlerin gayesi vergi ve asker toplamayı düzene sokmaktır.
B
Osmanlılardan evvelki Türk-İslâm devletlerinde tahrirler yapılmamıştır.
C
Osmanlı Devleti'nde tahrirler, daha ilk padişahlar zamanından itibaren yapılmaya başlanmıştır.
D
İdarî, malî ve askerî zaruretler tahrirleri gerekli kılmaktadır.
E
Tahrirlerin yapılış sebebi vergi düzenini yerleştirmektir.
Açıklama:
Osmanlılardan evvelki Türk-İslâm devletlerinde tahrirler yapılmakta idi. Araplar Mısır’da ve İspanya’da, Selçuklular İran’da, İlhanlılar İran ve Hindistan’da tahrirler yaptırmışlardı. Anadolu Selçuklularının da iktâ sisteminin esası olarak tahrirler yaptırdıkları bilinmektedir.

Soru 36

  1. Öşür
  2. Âdet-i Ağnâm
  3. Hububat Öşrü
  4. Bal öşrü
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı Devleti vergi kaynaklarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Osmanlı vergi kaynakları;
  1. Öşür
  2. Hubûbât Öşrü
  3. Âdet-i Ağnâm
  4. Yaylak ve Kışlak Resimleri
  5. Bal Öşrü
  6. Resm-i Çift ve Resm-i Dönüm
  7. Bennâk Resmi
  8. Mücerred Resmi
  9. İspenç Resmi
  10. Cizye
  11. Âdet-i Irgadiye
  12. Maktû Vergiler
  13. Resm-i Asiyâb ve Bezirhân
  14. Mukâtaalar
  15. Boyahâne Mukâtaası
  16. İhtisab Mukâtaası

Soru 37

Aşağıda öşür vergisi ile ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnızca ziraai ürünlerden alınır.
B
Yalnızca Hristiyan halktan toplanır.
C
Öşür nakdi olarak tahsil edilir.
D
Halkın ürettiği mahsûllerden alınan vergiye verilen isimdir.
E
Hubûbâtın haricindeki bağ, bağçe ve bostan mahsûllerinden öşür ayni olarak tahsil edilirdi.
Açıklama:
Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Ziraî ürünlerin dışında bal’dan da öşür alındığı görülür.
Öşür, orta çağdan beri Müslüman ve Hıristiyan âlemlerinin tanıdığı bir vergidir. İslâmiyetin ilk zamanlarından itibaren bütün İslam devletlerinde alındığı için şer’î bir vergi olarak mütalaa edilmiştir. Osmanlı hukukçuları öşür’ü harâc-ı mukaseme saymışlardır. Mukaseme, bölüşme manasına gelmektedir. Reâyâ, ektiği toprağın sahibi olmayıp bir nevi kiracısı durumundadır. Toprağın gerçek sahibi devlettir. Bu durumda öşür de reâyânın ziraat ettiği arazinin icar bedeli olmaktadır. Yani devletin aldığı öşür, toprakların mülkiyetine sahip olmaktan doğan bölüşme hakkıdır.
Öşür onda bir demek olmakla beraber, vergi nisbeti olarak çok defa 1/5, 1/6, 1/8 gibi farklı oranlarda tatbik edilmiş, hatta bazı hallerde ürünün yarısı alınmıştır. Bunun sebebi, arazinin verimliliğinin, sulama ve iklim şartlarının, ziraatı yapılan ürünün cinsinin ve mahalli örf ve âdetlerin farklılığıdır. Öşür, aynî ve nakdî olmak üzere iki şekilde tahsil edilebilirdi. Arpa, buğday, darı, nohut gibi dayanıklı hubûbât çeşidinde ve pamuk vs’de aynî olarak alınması kanundu. Buna mukabil, sebze ve meyve gibi bağ, bağçe ve bostan mahsûllerinden nakdî ve maktû olarak resim alınırdı. Fakat sipahiler çok defa hubûbâttan da o günkü fiyat (narh-ı rûzî) üzerinden nakdî olarak öşür almak isterlerdi. Çünkü sipahi için elindeki mahsûlü satıp nakde çevirmek başlı başına bir mesele idi. Bu sebeple yasaklanmasına rağmen sipahilerin, reâyâdan öşür’ü nakid olarak alma eğilimi gösterdikleri anlaşılmaktadır.
Ancak para ekonomisinin çok gelişmediği, ulaşım ve pazarlama şartlarının reâyâ için de önemli bir mesele teşkil ettiği bir dönemde hubûbâttan nakid olarak öşür alınması, çiftçiler açısından oldukça zordu. Bu durumu dikkate alan Osmanlı idaresi, sipahileri ve vergi toplayan eminlerini, nakdî olarak öşür almamaları hususunda uyarmıştır. Hubûbâtın haricindeki bağ, bağçe ve bostan mahsûllerinden öşürün aynî olarak alınması ise imkânsızdı. Çünkü sebze ve meyve hububat gibi dayanıklı ürünler değildi. Bundan dolayı nakdî olarak maktû usûlde vergilendirilmeleri zarurî idi. Maktû verginin mahzurlu tarafı, reâyânın ürününün az olduğu kıtlık zamanlarında da defterde yazılı olan miktarı nakden ödemek zorunda olmasıydı. Bu yüzden bazı sancaklarda maktû öşür alınmasına son verildiği de olmuştur.

Soru 38

Osmanlı imparatorluğunda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Âdet-i Ağnâm
B
Yaylak ve Kışlak Resimleri
C
Resm-i Çift
D
Resm-i Dönüm
E
Bennâk Resmi
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğunda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye âdet-i ağnâm adı verilmektedir. Âdet-i ağnâm, ufak tefek bazı farklılıklar dışında genellikle 2 koyuna 1 akçe olarak alınırdı. Koyun kuzulu da olsa tek bir koyun sayılır, koyundan ayrı kuzusundan ayrı vergi alınmazdı. Genellikle padişah hasları altında merkez hazinesi tarafından toplanan âdet-i ağnam maliyenin önemli gelir kaynaklarından biri idi. Çünkü imparatorluk meralarında milyonlarca koyun ve keçi vardı.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi şahıs başına alınan vergi ve resimlerdendir?

Seçenekler

A
Resm-i Asiyâb ve Bezirhâne
B
Âdet-i Ağnâm
C
Bennâk Resmi
D
Yaylak ve Kışlak Resimleri
E
Maktû Vergiler
Açıklama:
Şahıs Başına Alınan Vergi ve Resimler;
  1. Resm-i Çift ve Resm-i Dönüm
  2. Bennâk Resmi
  3. Mücerred Resmi
  4. İspenç Resmi
  5. Cizye
  6. Âdet-i Irgadiye

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde alınan kanun dışı vergilere örnek olarak verilebilir?

Seçenekler

A
Resm-i Arûs
B
Cürüm ve Cinayet Resmi
C
Bâc ve Damga
D
Avârız Vergisi
E
Ayak bastı parası
Açıklama:
Kanun Dışı Vergiler;
Kanunnâmelerde ön görülmediği ve defterlerde bulunmadığı halde ehl-i örf denilen ve devlet hizmeti yürüten görevlilerce halktan salgun, salma, ayak bastı parası vs. gibi çeşitli adlar altında anılan vergiler de vardı. Aslında devlet, tekâlîf-i şakka olarak nitelediği bu vergileri meşru saymadığı gibi yasadışı ilan ederek, alanları cezalandırma yoluna gitmiştir. Fakat halkın şikâyetlerine ve devletin sıkı takibatına rağmen, alan kişilerin nüfuz ve otoriteyi elinde tutan ve devlet gücünü kullanan kişiler olması dolayısıyla istenilen ölçüde başarılı olunamamıştır.

Soru 41

Arazinin yüzölçümüne göre alınan vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Harac-ı muvazzaf.
B
Cizye.
C
Öşür.
D
Tahrir.
E
Avarız.
Açıklama:
Harac-ı muvazzaf. Cevap A'dır.

Soru 42

Çiftçinin toprağı işleme şartları, ne zaman vergi ödeneceği aşağıdakilerden hangisiyle açıklanmıştır.

Seçenekler

A
Öşür.
B
Cizye.
C
Sancak kanunnameleri.
D
Avarız.
E
Miri arazi.
Açıklama:
Sancak kanunnameleri. Cevap C'dir.

Soru 43

Her türlü tasaruf hakkına sahip olan araziler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Miri topraklar.
B
Vakıf araziler.
C
Mülk topraklar.
D
Terk edilmiş araziler.
E
Hiçbir işe yaramayan araziler.
Açıklama:
Mülk topraklar. Cevap C'dir.

Soru 44

Mülkiyeti devlete ait olan zirai arazilere ne denir?

Seçenekler

A
Miri arazi.
B
Vakıf arazisi.
C
Mülk arazi.
D
Resm-i çift.
E
Ter edilmiş araziler.
Açıklama:
Miri arazi. cevap A'dır.

Soru 45

Vergi geliri dini , sosyal kurumlara tahsis edilen araziler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakıf arazileri.
B
Mülk arazi.
C
Miri arazi.
D
Terk edilmiş arazi.
E
Hiçbir işe yaramayan araziler.
Açıklama:
Vakıf arazileri. Cevap A'dır.

Soru 46

'Başka birine ait toprağı işleyen. 'cümlesi aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Tahrir.
B
Ortakçı.
C
Cizye.
D
Öşür.
E
Avarız.
Açıklama:
Ortakçı. Cevap B'dir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi vergi sayımı anlamındadır?

Seçenekler

A
Tahrir.
B
Öşür.
C
Cizye.
D
Avarız.
E
Resm-i çift.
Açıklama:
Tahrir. Cevap A'dır.

Soru 48

Her köyün toplam ödeyeceği verginin yekununun bulunduğu defter aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mufassal.
B
İcmal.
C
Avarız.
D
Öşür.
E
Cizye.
Açıklama:
İcmal. Cevap B'dir.

Soru 49

Kelime olarak onda bir anlamına gelen vergi türü hangisidir?

Seçenekler

A
Cizye.
B
Avarız.
C
Mufassal.
D
İcmal.
E
Öşür.
Açıklama:
Öşür. Cevap E'dir.

Soru 50

Osmanlıda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye ne denir?

Seçenekler

A
Adet-i ağnam.
B
Öşür.
C
Cizye.
D
Avarız.
E
Bal öşrü.
Açıklama:
Adet-i ağnam. Cevap A'dır.

Soru 51

Reâyânın toprağını bırakıp “terk-i diyar” ettiği takdirde, öşür bedeli ile çift resmi olarak sipahiye ödemek zorunda olduğu resm’e ne ad verilir?

Seçenekler

A
Resm-i çift
B
Resm-i bennâk
C
Tapu resmi
D
Âdet-i ırgadiye
E
Çiftbozan akçesi
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
Reaya, toprağını bırakıp “terk-i diyar” ettiği takdirde, öşür bedeli ile çift resmini sipahiye ödemek zorundadır. Çift bozan akçesi denilen bu resim, bir defaya mahsus olarak alınırdı. Bu nedenle sorunun yanıtı (E) şıkkıdır.

Soru 52

Nim çiftden küçük yerleri eken biçen reayadan 2 dönüme 1 akçe olarak alınan resm’e ne ad verilir?

Seçenekler

A
Resm-i zemin
B
Resm-i bennâk
C
Resm-i caba-bennâk
D
Resm-i mücerred
E
Resm-i ispenç
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
Yer tasarruf eden reâyâ, tahrir defterlerine çift (tam çift) yarısı kadar yer tasarruf eden de nîm çift (yar›m çift) olarak kaydediliyordu. Bazı bölgelerde ise bir çiftçi ailesine 2, 3 ve hatta 4 çift verildiği de olabiliyordu. Nîm çift’den az yerler ise, ekseriya 2 dönüme 1 akçe olarak tayin edilmiş bulunan resm-i zemîn (dönüm resmi) eda etmesi şartıyla topraksız reâyâya veriliyordu. Bu nedenle sorunun yanıtı (A) şıkkıdır.

Soru 53

Bir arazinin vakf edilebilmesi için gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakfedenin borcunun bulunmaması
B
Arazinin sınırlarının belirlenmiş olması
C
Miri arazi olmaması
D
Timar arazisi olmaması
E
Mülk arazi olması
Açıklama:
Arazinin tasarruf şartlarını açıklayabileceksiniz.
-

Soru 54

Osmanlı Devleti’nde yabancılara arazi satışı kaç yılında serbest bırakılmıştır?

Seçenekler

A
1839
B
1858
C
1867
D
1876
E
1908
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi hayvancılık üzerinden alınan vergilerden değildir?

Seçenekler

A
Resm-i çift
B
Adet-i Ağnam
C
Yaylak Resmi
D
Kışlak Resmi
E
Bal Öşrü
Açıklama:
Vergi düzenini yerleştirmek için yapılan tahrirleri ve Osmanlı vergi sisteminin dayandığı esasları tarihî gelişimi içinde açıklayabileceksiniz.
-

Soru 56

Aşağıdaki hangi üründen aynî olarak öşür alınmaz?

Seçenekler

A
Pamuktan
B
Buğday ve arpadan
C
Sebze ve meyveden
D
Darı ve nohutdan
E
Mercimek ve susamdan
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 57

Tahrirleri yapan defter kitap işlerinden anlayan görevliye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Şehremini
B
Defter Emini
C
Muharrir
D
Defter kethüdası
E
Timar defterdarı
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 58

Vergi veren şahısların isimleri, üretilen ürünlerin miktarı ve vergilerin etraflıca yazılı olduğu tahrir defterlerine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Defter-i icmâl
B
Defter-i mufassal
C
Defter-i munzam
D
Defter-i cedid
E
Defter-i atîk
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 59

17. yüzyıl sonlarında cizye vergisi konusunda düzenlemeler yapan veziriazam kimdir?

Seçenekler

A
Köprülü Mehmed Paşa
B
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
C
Sokollu Mehmed Paşa
D
Köprülü Fazıl Mustafa Paşa
E
Köprülü Numan Paşa
Açıklama:
Vergi düzenini yerleştirmek için yapılan tahrirleri ve Osmanlı vergi sisteminin dayandığı esasları tarihî gelişimi içinde açıklayabileceksiniz.
-

Soru 60

Resm-i dönüm kimlerden alınır?

Seçenekler

A
100-150 dönüm çiftlik tasarruf eden reayadan
B
Nim çift tasarruf eden reayadan
C
80-100 dönüm çiftlik tasarruf edenlerden
D
Nim çiftden az yer tasarruf eden reayadan
E
60-80 dönüm çiftlik tasarruf edenlerden
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 61

Aşağıdaki kavramlardan hangisi öşür vergisi için kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Harâc-ı Mukaseme
B
Resm-i çift
C
Maktu vergiler
D
Avârız-ı divâniye
E
Tekalîf-i şakka
Açıklama:
Vergi düzenini yerleştirmek için yapılan tahrirleri ve Osmanlı vergi sisteminin dayandığı esasları tarihî gelişimi içinde açıklayabileceksiniz.
Osmanlı hukukçuları öşür’ü harâc-ı mukaseme saymışlardır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi arızi vergilerden değildir?

Seçenekler

A
Bâd-ı hevâ
B
Resm-i arûs
C
Resm-i cerâim
D
Âdet-i deştbâni
E
Bal öşrü
Açıklama:
Vergi düzenini yerleştirmek için yapılan tahrirleri ve Osmanlı vergi sisteminin dayandığı esasları tarihî gelişimi içinde açıklayabileceksiniz.
-

Soru 63

Aşağıdaki hangisi şahıs başına alınan vergiler arasında gösterilemez?

Seçenekler

A
Resm-i Dönüm
B
Resm-i Bennak
C
Resm-i Mücerred
D
Resm-i İspenç
E
Resm-i Tapu
Açıklama:
Arazi ve vergi düzeninin ana hatlarını ve işlevini tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 64

1858 yılında çıkarılan arazi kanunnamesine göre, mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli araziler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mülk topraklar
B
Arazi-i Mevat
C
Vakıf Araziler
D
Mîrî Topraklar
E
Arazi-i Metruke
Açıklama:
1858 yılında çıkarılan arazi kanunnamesine göre, mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli araziler miri topraklardır. Doğru seçenenk "D" şıkkıdır.

Soru 65

I. Çiftlik tasarruf eden reâyânın evli ve Müslüman olması şarttı. II. Reâyâ, çiftlik için her yıl çift bozan denilen bir vergi öderdi. III. Reâyâ öldüğü takdirde çiftliği, bir oğlu varsa ona, birden fazla oğlu varsa defterdemücerred yazılmış olan oğluna intikal ederdi. IV. Çiftçi elindeki araziyi satma, hibe ve vakfetme tasarrufuna sahipti. V. Reâyâ, elde ettiği üründen öşür vermek zorundaydı. Reâyâ çiftlikleri ile ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,IV
B
I,III,IV
C
I,III,V
D
II,III,IV
E
II,III,V
Açıklama:
I,III ve V. ifadeler doğru iken, II ve IV. ifadeler yanlıştır. Çünkü, reâyânın, çiftlik için her yıl ödediği vergi çift bozan vergisi değil resm-i çift vergisi idi. Çift bozan vergisi çiftçinin toprağını bırakıp “terk-i diyar” ettiği takdirde, bir defaya mahsus olarak ödediği vergiydi. Ayrıca Çiftçi elindeki araziyi satma, hibe ve vakfetme tasarrufuna sahip değildi. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 66

Osmanlı'da Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Hassa çiftlik
B
Mezraa
C
Zemin
D
Hassa çayır
E
Ümera çiftlikleri
Açıklama:
Osmanlı'da Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilirdi. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 67

Osmanlı'da her köyün ve mezraanın adı ile toplam ödeyecekleri vergi yekûnu ve dirlik sahibinin adının yer aldığı tahrir defteri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Defter-i mufassal
B
Defter-i atîk
C
Defter-i köhne
D
Defter-i cedîd
E
Defter-i icmâl
Açıklama:
Osmanlı'da her köyün ve mezraanın adı ile toplam ödeyecekleri vergi yekûnu ve dirlik sahibinin adının yer aldığı tahrir defteri, "defter-i icmâl" idi. İcmâl defter dirlik dağıtım işlemi yapıldıktan sonra tertip edilir ve daha sonra timarla ilgili ortaya çıkan anlaşmazlıklarda bu defterlere müracaat edilirdi. Doğru seçenek "E" şıkkıdır.

Soru 68

Şahıs başına alınan vergi ve resimler içerisinde aşağıdaki vergilerden hangisi şer-i bir vergidir?

Seçenekler

A
Bennak
B
Cizye
C
Âdet-i Irgadiye
D
İspenç
E
Mücerred
Açıklama:
A,C,D ve E şıklarındaki ifadeler örfi vergilerden iken B şıkkında yer alan cizye şer-i bir vergidir. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 69

I. Bennâk, bekâr fakat başkasına muhtaç olmadan kendi geçimini temin edebilen Müslüman erkeklere denilmektedir. II. Şahsa bağlı bir baş vergisidir. III. Örfi bir vergidir. IV. Nîm çift’den az yer tasarruf eden bennâkler ekinlü, hiç yer tasarruf etmeyenler caba-bennâk sayılmaktadır. Bennâk ile ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
I,II,III
D
II,IV
E
II,III,IV
Açıklama:
II, III ve IV. ifadeler doğru iken, I. ifade yanlıştır. Çünkü bennâk, çiftliği olmayan, evli ra’iyyete denilmektedir. Bekâr fakat başkasına muhtaç olmadan kendi geçimini temin edebilen Müslüman erkeklere ise mücerred denir. Doğru seçenek "E" şıkkıdır.

Soru 70

Osmanlı'da çarşı ve pazardaki fiyatları, alışverişi ve kaliteyi kontrol işleri kim tarafından yürütülmekteydi?

Seçenekler

A
İhtisab
B
Subaşı
C
Muhtesip
D
Zaim
E
Arûs
Açıklama:
Osmanlı'da çarşı ve pazardaki fiyatları, alışverişi ve kaliteyi kontrol işlerine ihtisap, bu görevi yürüten kişiye de muhtesip denilmekteydi. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi arızî vergilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Resm-i Arûs
B
Resm-i Asiyâb
C
Tapu Resmi
D
Amediyye Resmi
E
Avârız Vergisi
Açıklama:
A,C,D ve E şıklarında verilen vergi türleri arizi vergiler içerisinde yer almaktadır. Yani bu vergiler miktarı sabit olmayıp ne zaman ortaya çıkacağı bilinmeyen vergi ve resimlerdendir. Ancak B şıkkında verilen Resm-i Asiyâb maktû bir vergidir. Yani miktarı önceden belirlenmiştir ve değişkenlik göstermez. Dolayısıyla doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 72

Herhangi bir şahsın atı veya sığırı bir başkasının ekinine girip zarar verdiği takdirde, hayvan sahibinden alınan resim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âdet-i Deştbâni
B
Resm-i Güvâre
C
Mürûriyye Resmi
D
Âdet-i Ağnâm
E
Masdariyye Resmi
Açıklama:
Herhangi bir şahsın atı veya sığırı bir başkasının ekinine girip zarar verdiği takdirde, hayvan sahibinden alınan resim Âdet-i Deştbâni'dir. Cerâim-i hayvanât da denilir. Doğru seçenek "A" şıkkıdır.

Soru 73

Avarız vergisi ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
XVII. yüzyıla kadar bu vergi umumiyetle sefer masraflarının karşılanması için
toplanmış daha sonra her yıl muntazaman toplanan bir vergi haline gelmiştir
B
Avârız mükellefi olanlar askerî sayılmayan reâyâdır
C
Oturduğu evin mülkiyetine sahip olmayanlar avârızdan muâf olmaktadırlar
D
Avârız hânesi 3, 5, 7, 10, 15 evden oluşan bir vergi birimidir
E
Halktan nakit olarak toplanan bir vergi türüdür
Açıklama:
A,B,C ve D şıklarında verilen ifadeler doğru iken E şıkkında verilen ifade yanlıştır. Çünkü Osmanlı devletinin kuruluşundan Tanzimat’a kadar devam eden bu vergi, tahakkuk ve tarh usulleri bakımından diğer vergilere nazaran farklılık arz eder. Halktan nakit olarak toplanabileceği gibi, aynî ve hizmet olarak da istenebilir. Bu meyânda meselâ kürekçi bedeli hizmet olarak, nüzül zahiresi de aynî olarak alınırdı. Dolayısıyla doğru seçenek "E" şıkkıdır.

Soru 74

Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Cizye
C
Miri Araziler
D
Vakıf arazileri
E
Mülk
Açıklama:
Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklara Miri araziler denilmektedir.

Soru 75

I. rakabesi gerçek şahıslara aittir. II.Ekip-biçme hakkı reayanındır. III. kuruluş döneminde az da olsa bazı akıncı beylerine mükafat olarak verilmiştir. Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri mülk arazilerin özellikleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Mülk Topraklar: Bunlar, her türlü tasarruf hakkı sahibine ait olan arazilerdi. Miras bırakılabilir, satılabilir, hibe edilebilir ve rehin bırakılabilirdi. İstenirse vakf edilebilirdi.

Soru 76

Osmanlı imparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Zemin
B
Reaya
C
Mülk
D
Miri
E
Vakıf
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilmektedir.

Soru 77

I. Ziraat yapılan fakat sürekli olarak nüfus barınmayan yerlere denmektedir
II. Türkçe’deki karşılığı “ekinlik”tir.
III. Bir yerin müstakil mezraa sayılması için bir şart yoktur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri mezraanın özellikleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Mezraa, ziraat yapılan fakat sürekli olarak nüfus barınmayan yerlere denmektedir. Türkçe’deki karşılığı “ekinlik”tir. Mezraalar, genellikle, evvelce meskûn iken zamanla ahalisi “perâkende” olmuş (dağılmış), terk olunmuş köy yerleridir. Bir yerin müstakil mezraa sayılması için harabesi ve suyu ile mezarlığı olup olmadığı dikkate alınmaktadır.

Soru 78

Çıplak mülkiyeti (rakabesi) gerçek şahıslara ait olan topraklara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mezraa
B
Zemin
C
Mülk
D
Miri
E
Kira
Açıklama:
Çıplak mülkiyeti (rakabesi) gerçek şahıslara ait olan topraklara mülk topraklar denir.

Soru 79

I. idarî zaruretler
II. Malî zaruretler
III. Askerî zaruretler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tahrirleri zorunlu kılan nedenlerdendir?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
II ve III
C
I ve II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
İdarî, malî ve askerî zaruretler tahrirleri gerekli kılıyordu. Çünkü devrin ulaşım ve iletişim şartları icabı, vergilerin para olarak toplanması ve nakli çok güçtü.

Soru 80

I. Mübaşir
II. Kadı
III. Katip
Bir bölgenin tahririne karar verildiği zaman yukarıdaki görevlilerden hangisi ya da hangileri görev almaktaydı?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bir bölgenin tahririne karar verildiği zaman tahrir işlemini yürütecek bir tahrir emîni tayin edilirdi. Mübâşir, il yazıcısı, muharrir gibi isimlerle de zikr edilen eminin yanına bir de kâtip atanırdı.
Tahrir emîni’ne, tahririn yapılacağı bölgenin kadısı ve hatta sancakbeyi ve beylerbeyi ile vilayetin ileri gelenleri de yardımcı olması için görevlendirilirlerdi.
Böylece en az bir emin, kâtip ve kadı’dan müteşekkil bir tahrir komisyonu teşekkül etmiş olurdu

Soru 81

Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Aşağıdaki ürünlerin hangisinden öşür alınmamaktadır?

Seçenekler

A
Buğday
B
Nohut
C
Bal
D
Su
E
Arpa
Açıklama:
Su öşür ürünleri arasında yer almaz

Soru 82

Osmanlı imparatorluğunda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiaşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Adet-i ağnâm
C
Cizye
D
Vergi
E
Hibe
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğunda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye âdet-i ağnâm adı verilmektedir.

Soru 83

Osmanlılar’a önceki Türk-islâm devletlerinden intikal eden şer’î bir vergidir. Bu tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Adet-i ağnam
C
Cizye
D
Vergi
E
Zekat
Açıklama:
Cizye, Osmanlılar’a önceki Türk-islâm devletlerinden intikal eden şer’î bir vergidir.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde miri arazi mülkiyetinin sahibidir?

Seçenekler

A
Reaya
B
Kadı
C
Devlet
D
Sipahi
E
Kazasker
Açıklama:
Mîrî Araziler Hıristiyanlardan feth olunmuş ve rakabesi yani çıplak mülkiyeti devlete ait olan topraklardır.
Buna göre doğru cevap C (Devlet) şıkkıdır.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde reayanın öşür vergisini verdiği kişidir?

Seçenekler

A
Kadı
B
Kazasker
C
Nişancı
D
Sipahi
E
Subaşı
Açıklama:
Reâyâ, kiracısı bulunduğu bu toprakları işleyerek elde ettiği mahsulden devlete veya devletin tayin ettiği sipahiye,
öşür denilen bir vergiyi ödemekle mükelleftir.
Buna göre doğru cevap D (Sipahi) şıkkıdır.

Soru 86

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde hububat ziraati yapılan arazilere verilen addır?

Seçenekler

A
Mezraalar
B
Zeminler
C
Hassa Çiftlikleri
D
Reaya Çiftlikleri
E
Çayırlar
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilmektedir.
Buna göre doğru cevap B (Zeminler) şıkkıdır.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde halkın ürettiği mahsüllerden alınan vergidir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Çift-Bozan
C
Cizye
D
Haraç
E
Zekat
Açıklama:
Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir.
Buna göre doğru cevap A (Öşür) şıkkıdır.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde sahip olunan hayvan sayısına göre alınan vergidir?

Seçenekler

A
Resm-i Çift
B
Resm-i Dönüm
C
Mücerred Resmi
D
İspenç Resmi
E
Adet-i Ağnam
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğunda koyun ve keçi sahiplerinden alınan vergiye âdet-i ağnâm adı verilmektedir. Âdet-i ağnâm, ufak tefek bazı farklılıklar dışında genellikle 2 koyuna 1 akçe olarak alınırdı. Koyun kuzulu da olsa tek bir koyun sayılır, koyundan ayrı kuzusundan ayrı vergi alınmazdı.
Buna göre doğru cevap E (Adet-i Ağnam) şıkkıdır.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde bekarlardan alınan vergidir?

Seçenekler

A
Bennâk Resmi
B
Mücerred Resmi
C
Resm-i Çift
D
Resm-i Dönüm
E
İspenç Resmi
Açıklama:
Mücerred, bekâr fakat başkasına muhtaç olmadan kendi geçimini temin edebilen Müslüman erkeklere denilmektedir. Kısaca mücerred kabul edilen kişinin Müslüman olması ve “atalarına hidmet ider olmayup... kendü kârlarında...” olması temel şarttır.
Buna göre doğru cevap B (Mücerred Resmi) şıkkıdır.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde değirmenlerden alınan vergidir?

Seçenekler

A
Bennak Resm-i
B
Cizye
C
Âdet-i Irgadiye
D
Resm-i Asiyâb
E
Resm-i Arus
Açıklama:
Değirmen klasik dönemin en önemli sanayi tesislerinden biridir. Halkın temel gıda maddesi olan buğday ve arpa buralarda öğütülerek un haline getirilmektedir. Su veya yel ile dönen un değirmenlerinden alınan resme resm-i âsiyâb denmektedir.
Buna göre doğru cevap D (Resm-i Asiyâb) şıkkıdır.

Soru 91

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde müslüman olmayan erkeklerden alınan vergidir?

Seçenekler

A
İspenç Resmi
B
Mücerred Resmi
C
Bennâk Resmi
D
Resm-i Çift
E
Âdet-i Ağnâm
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde Müslüman olmayan erkeklerden alınan vergi ispenç resmidir.
Buna göre doğru cevap A (İspenç Resmi) şıkkıdır.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergidir?

Seçenekler

A
İspenç Resmi
B
Resm-i Asiyâb
C
Mukâtaa
D
Âdet-i Irgadiye
E
Cizye
Açıklama:
Mukâtaa, geliri kimseye dirlik olarak verilmeyip, doğrudan merkez hazinesine alınan vergi ve gelir kaynaklarına denmektedir.
Buna göre doğru cevap C (Mukâtaa) şıkkıdır.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde suçluların ödediği cezalara verilen addır?

Seçenekler

A
Resm-i Arûs
B
Mürûriyye
C
Reftiyye
D
Amediyye
E
Cürüm
Açıklama:
Osmanlı ceza hukukuna göre suçlular işledikleri suçun cezasına ve zenginlik derecelerine göre ödedikleri para cezasına cürüm denirdi.
Buna göre doğru cevap E (Cürüm) şıkkıdır.

Soru 94

1858 yılında arazi kanunnâmesi çıkarılarak toprak sistemi yeni esaslara bağlandı. Arazi kanunnâmesi yürürlüğe girdikten sonra, üründen alınan vergi oranı yüzde (%) kaç olmuştur?

Seçenekler

A
10
B
25
C
5
D
20
E
15
Açıklama:
Arazi kanunnâmesi yürürlüğe konduktan sonra, topraktan alınan vergiler kaldırılmış ve sadece üründen alınan % 10 nispetinde bir vergi konulmuştur. Bir de tapu nizamnâmesi konularak arazilerin sayımı, yani kadastrosu yapılmıştır.

Soru 95

Osmanlıda yabancılara mülk toprakların satışı hangi yıldan sonra serbest bırakılmıştır?

Seçenekler

A
1867
B
1897
C
1887
D
1877
E
1857
Açıklama:
1867 yılından sonra yabancılara mülk toprakların satışı serbest bırakılmıştır.

Soru 96

Aşağıdakilerden hangisi mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli arazilerdir?

Seçenekler

A
Mîrî Topraklar
B
Mülk topraklar
C
Vakıf Araziler
D
Arazi-i Metruke
E
Arazi-i Mevat
Açıklama:
Mîrî Topraklar: Mülkiyeti devlete ait olan ziraata elverişli arazilerdi.

Soru 97

Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Zemin
B
Reaya Çiftlikleri
C
Mezraa
D
Hassa Çiftlikler
E
Ayan çiftlikleri
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda Nim çift’den küçük olan ve hububat ziraati yapılan arazilere zemin adı verilmektedir. Bu arazilerde zirâat yapan raiyyet çok defa tahrir defterlerinde bennâk yazılanlardır.

Soru 98

Aşağıdakilerden hangisi tahrirlerin amaçlarından biridir?

Seçenekler

A
Vergi ve asker toplamayı belirli bir düzene kavuşturmak
B
Müderrislik yapmak
C
Kadıların yazdıklarını denetlemek
D
Arazi vergilerini toplama
E
Vakıf gelirlerini denetlemek
Açıklama:
Tahrirlerin gayesi vergi ve asker toplamayı belirli bir düzene kavuşturmaktı. Bu sebeple önemli siyasî organizasyonların meydana geldiği her yerde, bu tür sayımların yapılmakta olduğunu söyleyebiliriz.

Soru 99

Aşağıdakilerden hangisi köylünün ürettiği mahsullerden alınacak vergi oranı belirlenirken kıtlık ve bolluk devirlerini dengelemek için yapılan bir uygulamadır?

Seçenekler

A
Üç yıllık ürün ortalaması esas alınırdı
B
İki yıllık ürün ortalaması esas alınırdı
C
En yüksek ürün alınan yıl baz alınırdı
D
En düşük ürün alınan yıl baz alınırdı
E
Kıtlık dönemlerinde vergi uygulanmazdı
Açıklama:
Köylünün ürettiği mahsuller belirlenirken bolluk ve kıtlık devirlerini dengelemek için üç yıllık ürün ortalaması esas alınır ve bu mahsullerden ne oranda vergi alınacağı ayrı ayrı yazılırdı.

Soru 100

Aşağıdakilerden hangisi Tahrir defterleri ile ilgili yanlış bir bilgidir?

Seçenekler

A
Tahrir defterleri gibi sayımlar o çağlarda sadece Osmanlıda yapılan bir uygulamadır
B
İcmâl defter dirlik dağıtım işlemi yapıldıktan sonra tertip edilirdi
C
İl-yazıcıları ve onların katipler gibi görevliler tarafından hazırlanırdı
D
Köylerin durumlarını ve tarihçelerini öğrenme imkanı verirler
E
Birer tapu kütüğüdürler
Açıklama:
Tahrir defterleri gibi sayımlar o çağlarda gelişmiş Avrupa memleketlerinde de görülüyordu. Ancak bunların birçoğunun tahrir defterleri kadar teferruatlı ve kıymetli bilgiler ihtiva etmediği bilinmektedir.

Soru 101

Osmanlıda ziraî ürünlerin dışında hangi üründen öşür alınırdı?

Seçenekler

A
Bal
B
Pekmez
C
Zeytinyağı
D
Tereyağı
E
Şirke
Açıklama:
Öşür, kelime olarak onda bir (1/10) anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime olup, terim olarak Osmanlı devletinde genellikle halkın ürettiği mahsûllerden, bilhassa hubûbâttan alınan vergiye verilen isimdir. Ziraî ürünlerin dışında bal’dan da öşür alındığı görülür.

Soru 102

Devletin en mühim vergi kaynağını teşkil eden öşürün yüzde (%) kaçı hububattan sağlanıyordu?

Seçenekler

A
50
B
70
C
40
D
30
E
90
Açıklama:
Devletin en mühim vergi kaynağını teşkil eden öşürün % 50’sinin hubûbâttan sağlanıyordu.

Soru 103

Osmanlı yönetimi arazinin verim durumuna göre tesbit edilen ziraat arazisin bir çiftlik kabul edilebilmesi için kaç dönüm olması gerekirdi?

Seçenekler

A
60 ila 150 dönüm arası
B
20 ila 110 dönüm arası
C
50 ila 100 dönüm arası
D
30 ila 120 dönüm arası
E
40 ila 130 dönüm arası
Açıklama:
Osmanlı yönetimi arazinin verim durumuna göre tesbit edilen ve miktarı 60 ila 150 dönüm arasında değişen ziraat arazisini bir çiftlik kabul etmektedir. Çiftlikler tahrir sırasında reâyâya taksim edilmektedir. Buradaki kıstas ise ra’iyyetin evli olmasıdır.

Ünite 6

Soru 1

Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan kişiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ribat
B
Mütevelli
C
Kâtip
D
Câbî
E
Mu’temed
Açıklama:
Mütevelli, vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan kişidir. Mütevelli için gerekli vasıfları haiz olan herhangi bir şahıs mütevelli olabilir. Ancak bir vakfın mütevellisine o vakfın nezareti tevcih olunmaz.

Soru 2

Hangisi aynıyla intifâ olunan vakıflar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Hamam
B
Misâfirhâne
C
Kütüphâne
D
Köprü
E
Tekke
Açıklama:
Vakıflar, temelde iki ana gruba ayrılır. Birincisi, doğrudan hizmet üreten vakıflar, ikincisi ise, birinci grupta yer alan vakıfları ayakta tutmak ve hizmet üretmelerini sağlamak üzere kurulan vakıflardır. Birinci grupta bulunanlara, aynıyla intifâ olunan vakıflar denir ki câmi, mescid, medrese, mektep, daru’ş-şifâ (hastahâne), imârethâne (aş-evi), tekke, zâviye, misâfirhâne, kütüphâne, köprü, çeşme, sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlar bu türdendir. İnsanlar, bu tür vakıf müesseselerinin bizzat kendilerinden faydalanırlar; yâni hiç bir sınırlama olmadan câmiye giderler; medrese ve mekteplerde eğitim görürler; çeşmelerden su içer, yol ve köprülerden gelip geçerler. Bu tür vakıflara müessesâtı hayriyye (hayır kuruluşları) de denmiştir. İkinci grupta yer alan vakıflar ise gelirleriyle intifâ olunan vakıflar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır; birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir. Bu tür vakıflara, Osmanlı döneminde gerçek vakıf (aslı vakf) denmiştir.

Soru 3

Tahsîs ve irsâd kabîlinden olmayan, yâni kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Temellük
B
Müessesâtı hayriyye
C
Temlik
D
Vakfı sahîh
E
Muâmelei şer’iyye
Açıklama:
Tahsîs ve irsâd kabîlinden olmayan, yâni kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ise, vakfı sahîh (gerçek vakıf) denmiştir. Sahîh vakıflar, kurucusu ve hükümdar da dâhil, kimsenin müdâhale edemeyeceği nitelikte bulunmaları dolayısıyla bu isimle anılmışlardır. Bu vakıflara müdâhalenin tek yolu, vakfedildiği kuruluşun artık hizmet veremez duruma düşmesidir.

Soru 4

Hangisi vakfedilen malda bulunması gereken şartlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır.
B
Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir.
C
Vakfedilen mal, temlik ve teberrua ehil olmalıdır.
D
Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması, hukukî ifâdesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması lâzımdır.
E
Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle meşrûtun lehinin belirtilmesi lâzımdır.
Açıklama:
Vakfedilen malda bulunması gereken şartlar şu şekildedir;
  1. Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır. Kişi, kendi mülkü olmayan, başkasına âit bir malı vakfedemez.
  2. Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
  3. Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir. Vakfın sürekliliği için bu husus çok önemlidir. Sürekli gelir getirmeyen, bir süre sonra bitecek olan vakıf, sunulması arzulanan hizmetlerin aksamasına sebep olacaktır.
  4. Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması, hukukî ifâdesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması lâzımdır. Başka bir deyişle, vakfın esâsı mutlak ve ebediyyen tahsîse dayandığı için, vakfı yapan kişinin "gerekli gördüğüm takdirde yaptığım vakfı iptal edebilirim" türünden bir şart ileri sürmemesi gerekir.
  5. Vakfedilecek mülk binâ veya ağaç türünden bir mal ise, yıkılmaya veya sökülmeye mahkûm olmamalıdır. Vakfedilecek mülkler, bir müesseseyi ayakta tutmak, onun sürekli hizmet üretmesini sağlamak üzere ve gelir getirmesi maksadıyla tahsis edilecekleri için, bir süre sonra yıkılmaları veya kesilmeleri durumunda söz konusu gelir de elde edilemeyeceğinden, tahsis edildiği müessesenin hizmet üretmesi sekteye uğrayacak demektir. Dolayısıyla, bu türden vakfedilecek mülkler, süreklilik taşıyacak nitelikte olmalıdır.
  6. Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle meşrûtun lehinin belirtilmesi lâzımdır. Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir.

Soru 5

Hangisi, yapılan vakfın resmî kayıtlara geçirilmesi yoluyla resmiyet kazanmasını ifade eder?

Seçenekler

A
Fiil ve hareketle
B
Satış yoluyla
C
Vasiyyet yoluyla
D
Devir yoluyla
E
Tescil sûretiyle
Açıklama:
Bir vakfın resmiyet kazanmasının yollarından biri tescil sûretidir. Bu yol, yapılan vakfın resmî kayıtlara geçirilmesi demektir. Bunun için vakıf kurucu, kadıya (hâkime, mahkemeye) başvurarak, vakıf kurmak istediğini ve bu isteğin resmî kayıtlara geçirilmesini talep eder. Bunun üzerine kadı, kişinin vakıf kurmak için gerekli şartları taşıyıp taşımadığını inceler ve sonunda “vakıf kurucu” ve “vakfedile cek mülk” açısından kısaca sıralanan şartların mevcut olduğu kanaatine varılırsa, gösterilen şâhidlerin (şuhûdu’lhâl) huzûrunda, onların da karara katılmalarını sağlanmak sûretiyle, kişinin vakıf kurma talebi karara bağlanır ve durum kayıt altına alınır. Böylece vakıf tescil edilmiş olur.

Soru 6

Mütevellînin üzerinde yer alarak, bir tür üst kontrol vazifesi gören vakıf yöneticisine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Nâzır
B
Mu’temed
C
Tahsildar
D
Kâtip
E
Müfettiş
Açıklama:
Sultanlar tarafından kurulan vakıfların nâzır ve mütevellî ismiyle bilinen iki üst yönetici bulunurdu. Ancak, vakfın fiilî idâresi mütevellî tarafından yürütülür, nâzır ise mütevellînin de üzerinde yer alarak, bir tür üst kontrol vazifesi görürdü. Kâtip, câbî (tahsildar), mu’temed gibi vakfın büyüklüğüne göre sayıları değişen hizmetliler, vakfın idârî ve mâlî işlerinin yürütülmesinde mütevellîye yardımcı olurlardı. Vakıfların idâresi konusunda mütevellî, yüzyıllar boyunca ismi ve rolü değişmeyen tek yönetici olmuştur. Bu umûmî yapı, 1826’da Evkâf Nezâreti’nin kurulmasına kadar devam etmiştir.

Soru 7

Hangisi Haremeyn Nezâreti altındaki daireler arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Evkâfı haremeyn müfettişliği
B
Evkâfı haremeyn muhâsebeciliği
C
Evkâfı haremeyn mukâtaacılığı
D
Dâru’ssaâde yazıcılığı
E
Evkâfı haremeyn rûznâmeciliği
Açıklama:
İdâresi altındaki vakıfların niteliği dolayısıyla önem kazanan Haremeyn Nezâreti, dört dâireden oluşmaktaydı:
  1. Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği: Haremeyn Nezâreti’nin kuruluşuyla birlikte ortaya çıkmış bir dâire idi. Vakıflarla ilgilenen diğer müfettişliklerden ayrı çalışan ve nezâretin idâresi altında bulunan vakıfların hukukî işleriyle uğraşırdı. Bütün vakıfların hukukî problemlerini ve işleyiş tarzlarını da teftiş ederdi.
  2. Evkâf-ı Haremeyn Muhâsebeciliği: Asıl vazîfesi, vakıfların muhâsebe işlerini teftiş ve kontrol etmekti. Bununla birlikte dâru’s-saâde ağalarının kontrolündeki bütün vakıfların vakfiye ve kuruluş gayelerini de tescil eder; bunların vakıf kurucuları tarafından belirlenen şartlara göre idâresini sağlar, muhâsebe kayıtlarını tutardı.
  3. Evkâf-ı Haremeyn Mukâtaacılığı: Haremeyn vakıflarından olup yıllık maktû bir gelir karşılığı kiralanan vakıf arâzi ve binâlarının kayıtları bu dâire tarafından tutulurdu.
  4. Dâru’ssaâde Yazıcılığı:Dâru’s-saâde ağaları tarafından idâre olunan vakıfların bütün yazışmaları bu dâire tarafından gerçekleştirilirdi.

Soru 8

İdâre merkezi Bâyezid İmâreti’nde bulunan ve ülke genelindeki bütün vakıflara nezâretten sorumlu olan bakanlık hangisidir?

Seçenekler

A
Vezir Nezâreti
B
Tophâne Ümerâsı Nezâreti
C
İstanbul Kadıları Nezâreti
D
Şeyhülislâm Nezâreti
E
Haremeyn Nezâreti
Açıklama:
Şeyhülislâm Nezâreti, Sultan II. Bâyezid tarafından ülke genelinde kurduğu bütün vakıflara nezâretten sorumluydu. İdâre merkezi Bâyezid İmâreti’nde bulunan nâzırlık, sultanın 1506’da vakıflarının nezâretini Şeyhülislâm Alâeddin Ali Efendi’ye havalesiyle kurulmuş sayılır.

Soru 9

Evkâf Nezâreti’nin birimlerinden olan Kîsedârlık'ın görev nedir?

Seçenekler

A
Vakıf mukâtaaları (yıllık belirli bir meblağla kiraya verilen gelir kaynakları), sarraflardan alınacak kefâlete bağlı borç tahvilleriyle ilgili işlemleri yürütmek.
B
Vakıflarla ilgili bütün yazışmaları (i’lâm, takrîr ve inhâları) yürütmek.
C
Kira antlaşmalarını düzenlemek.
D
Nezâret’in kasasına gelen paraları alma, muhtelif vakıf kuruluşlarının vakfiyelerine göre yıllık ve günlük gider bütçelerini hazırlamak.
E
Gelirleri tahsil etmek ve bunlarla ilgili muhâsebe kayıtlarını kontrol etmek.
Açıklama:
Evkâf Nezâreti’nin birimlerinden olan Kîsedârlık, vakıflarla ilgili bütün yazışmaları (i’lâm, takrîr ve inhâları) yürütmekten sorumluydu.

Soru 10

  1. Mülhakât Gedikler Kâtipliği
  2. Zimmet Halîfeliği
  3. Rûznâmecilik
  4. Kîsedârlık
  5. Sergi Halîfeliği
Hangisi/hangileri 1831 yılında Evkâf Nezâreti bünyesine eklenen birimlerdendir?

Seçenekler

A
II ve V
B
I, II, III
C
I ve III
D
II, III, V
E
III ve IV
Açıklama:
Evkâf Nezâreti ilk kurulduğu sırada Kîsedârlık, Zimmet Halîfeliği ve Sergi Halîfeliği adlı üç birimden oluşmaktaydı. Evkâf Nezâreti’ne bağlanan vakıf kuruluşlarının sayılarının çokluğu ve işlerin zamanında ve gereği gibi görülememesi üzerine, Nezâret bünyesinde 1831’de Tahrîrât Başkâtibliği, Mülhakât Gedikler Kâtipliği ve Rûznâmecilik adıyla üç yeni birim daha kuruldu.

Soru 11

İslâm’ın ilk dönemlerinden XX. yüzyılın başlarına kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayâtında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselerin adı olarak kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayrât
B
Akar
C
Vakıf
D
Külliye
E
Teşkîlat
Açıklama:
Vakıf (vakf), Arapça bir kelimedir. Sözlükte durdurmak, alıkoymak, hapsetmek
mânâlarına gelir. Terim olarak, İslâm’ın ilk dönemlerinden XX. yüzyılın başlarına
kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayâtında önemli roller oynayan dînî
ve hayrî müesseselerin adı olarak kullanılmıştır.

Soru 12

Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
İmâret
B
Tekke
C
Kervansaray
D
Ribat
E
Han
Açıklama:
Ribat: Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler; müstahkem yapılar.

Soru 13

Osmanlı sultanları içerisinde ilk kez vakıf kuran aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I. Murad
D
I. Bayezid
E
I. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı döneminde vakıf kurma geleneği, devlet henüz bir beylik durumunda iken başlamıştı. Beyliğin sınırlarının genişleyip bir devlet hâline dönüşmesi
sürecinde, imkânların da genişlemesiyle, Osmanlı topraklarına katılan şehirlerde
peşpeşe vakıf müesseseler kurulmaya başlandı. Osmanlı sultanlarından ilk defa
vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur.

Soru 14

Osmanlı'da vakıf işlerini idare etmek üzere tayin edilen kişi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Kadı
B
Sipahi
C
Vâkıf
D
Nâzır
E
Mütevellî
Açıklama:
Mütevelli: Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan zat. Mütevelli için gerekli vasıfları haiz olan herhangi bir şahıs
mütevelli olabilir. Ancak bir vakfın mütevellisine o vakfın nezareti tevcih olunmaz.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi vakfeden kişide bulunması gereken şartlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Vakıf yapan kişinin akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır
B
Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir
C
Vakıf yapan kişi girişimini Dar-ül Harb'te gerçekleştirmelidir.
D
Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır
E
Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır
Açıklama:
Vakfeden Kişide Bulunması Gereken Şartlar
a. Öncelikle vakıf yapan kişinin (vâkıfın), temlik ve teberrua ehil olması gerekir. Başka bir deyişle akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş
ve hür olması lâzımdır. Henüz çocuk sayılan yaştakilerin, akıl yönünden
problemli (deli) ve ne yaptıklarını bilemeyecek derecede yaşlı (bunamış)
olanların yapacakları vakıflar, geçerli sayılmaz.
b. Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi
malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir.
c. Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla
yapmalıdır.
d. Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır. Çünkü gerçek bir vakfın
amacı, Allâh’ın rızâsı ve kişinin içinde yaşadığı toplumun faydalanmasıdır.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi vakfedilen malda bulunması gereken şartlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır
B
Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır
C
Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir
D
Vakfedilecek mülk binâ veya ağaç türünden bir mal ise bunlar doğa dokularına zarar verecek bir tadilatta bulunulmaksızın vakfedilmelidir
E
Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir
Açıklama:
Vakfedilen Malda Bulunması Gereken Şartlar
a. Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi
mülkiyetinde olmalıdır. Kişi, kendi mülkü olmayan, başkasına âit bir malı
vakfedemez.
b. Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
c. Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya
mülkler olması gerekir. Vakfın sürekliliği için bu husus çok önemlidir. Sürekli gelir getirmeyen, bir süre sonra bitecek olan vakıf, sunulması arzulanan hizmetlerin aksamasına sebep olacaktır.
d. Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi
bir şart taşımaması, hukukî ifâdesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması
lâzımdır. Başka bir deyişle, vakfın esâsı mutlak ve ebediyyen tahsîse dayandığı için, vakfı yapan kişinin “gerekli gördüğüm takdirde yaptığım vakfı
iptal edebilirim” türünden bir şart ileri sürmemesi gerekir.
e. Vakfedilecek mülk binâ veya ağaç türünden bir mal ise, yıkılmaya veya sökülmeye mahkûm olmamalıdır. Vakfedilecek mülkler, bir müesseseyi ayakta
tutmak, onun sürekli hizmet üretmesini sağlamak üzere ve gelir getirmesi
maksadıyla tahsis edilecekleri için, bir süre sonra yıkılmaları veya kesilmeleri durumunda söz konusu gelir de elde edilemeyeceğinden, tahsis edildiği
müessesenin hizmet üretmesi sekteye uğrayacak demektir. Dolayısıyla, bu
türden vakfedilecek mülkler, süreklilik taşıyacak nitelikte olmalıdır.
f. Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle
meşrûtun-lehinin belirtilmesi lâzımdır. Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir

Soru 17

Osmanlı'da vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm-nâmelere ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Tahrir Defteri
B
Tüzük
C
Vakfiye
D
Kanunname
E
Ferman
Açıklama:
Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm-nâmelere vakfiye denir.

Soru 18

Osmanlılarda arazi ve timar kayıtlarıyla ilgili defterlerin saklandığı devlet dairesi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Kütüphane
B
Kıraathane
C
Defterhane
D
Vesikahane
E
Arşiv
Açıklama:
Defterhane: Osmanlılarda arazi ve timar kayıtlarıyla ilgili defterlerin saklandığı devlet dairesidir.

Soru 19

Evkâf Nezâreti hangi tarihte kurulmuştur?

Seçenekler

A
1825
B
1826
C
1827
D
1828
E
1829
Açıklama:
ultanlar tarafından kurulan vakıfların nâzır ve mütevellî ismiyle bilinen iki üst yönetici bulunurdu. Ancak, vakfın fiilî idâresi mütevellî tarafından yürütülür, nâzır ise mütevellînin de üzerinde yer alarak, bir tür üst kontrol vazîfesi görürdü. Kâtip, câbî (tahsildar), mu’temed gibi vakfın büyüklüğüne göre sayıları değişen hizmetliler, vakfın idârî ve mâlî işlerinin yürütülmesinde mütevellîye yardımcı olurlardı. Vakıfların idâresi konusunda mütevellî, yüzyıllar boyunca ismi ve rolü değişmeyen tek yönetici olmuştur. Bu umûmî yapı, 1826’da Evkâf Nezâreti’nin kurulmasına kadar devam etmiştir.

Soru 20

Hastahaneler, dâru’ş-şifâlar, kervansaraylar, imâretler (aş-evleri), dâru’l-acezeler, kör evleri, çocuk emzirme yurtları ve cüzamlı yurtları gibi kuruluşlar aşağıdaki vakıf türlerinden hangisinin kapsamına dahil edilmektedir?

Seçenekler

A
Dinî hizmetlerin yerine getirilmesi için kurulmuş vakıflar
B
Eğitim ve kültür işlerine yardımcı olan vakıflar
C
Sivil ve askerî alanda hizmet sunan vakıflar
D
İktisâdî ve ticârî alanda hizmet sunan vakıflar
E
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar
Açıklama:
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar: Hastahaneler, dâru’ş-şifâlar, kervansaraylar, imâretler (aş-evleri), dâru’l-acezeler (yaşlı ve kimsesizlerin sığındıkları yerler), kör evleri, çocuk emzirme yurtları, cüzamlı yurtları ve benzerleri bu tür vakıflar tarafından kurulmuştu.

Soru 21

  1. Durdurmak
  2. Alıkoymak
  3. Hapsetmek
  4. Yardım
Yukarıda verilenlerden hangileri Arapça bir kelime olan Vakıf (vakf) kelimesinin sözlük anlamlarındandır?

Seçenekler

A
Yanlız IV
B
Yanlız I
C
Yanlız III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Vakıf (vakf), Arapça bir kelimedir. Sözlükte durdurmak, alıkoymak, hapsetmek
mânâlarına gelir. Doğru cevap D'dir.

Soru 22

Orhan Bey tarafından vakıf sistemi çerçevesinde yaptırılan ilk Osmanlı medresesi nerede bulunmaktadır?

Seçenekler

A
İznik
B
Adapazarı
C
Kandıra
D
Bursa
E
Pamukova
Açıklama:
Orhan Bey, ayrıca vakıf sistemi çerçevesinde İznik’te bir medrese kurmuş, bu ilk Osmanlı medresesinin giderlerinin karşılanması için yeterli miktarda gayr-i menkul vakfetmişti. Doğru cevap A'dır.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı döneminde gerçek vakıf (asl-ı vakf) adıyla anılan yapılara örnek olarak verilebilir?

Seçenekler

A
Kütüphâne
B
Hamam
C
Tekke
D
İmârethâne
E
Daru’ş-şifâ
Açıklama:
İkinci grupta yer alan vakıflar ise gelirleriyle intifâ olunan vakıflar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır; birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir. Bu tür vakıflara, Osmanlı döneminde gerçek vakıf (asl-ı vakf) denmiştir. Bunlara vakıf gelirleri (akârât) demek de mümkündür. Doğru cevap B'dir.

Soru 24

Osmanlı'da Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tevliye
B
Akârât
C
Mütevelli
D
Ribat
E
Müessesât
Açıklama:
Mütevelli: Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan zat. Mütevelli için gerekli vasıfları haiz olan herhangi bir şahıs mütevelli olabilir. Doğru cevap C'dir.

Soru 25

Kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Müessesât-ı hayriyye
B
Temellük
C
İrsad
D
Vakf-ı sahîh
E
Temlîk
Açıklama:
Tahsîs ve irsâd kabîlinden olmayan, yâni kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ise, vakf-ı sahîh (gerçek vakıf) denmiştir. Sahîh vakıflar, kurucusu ve hükümdar da dâhil, kimsenin müdâhale edemeyeceği nitelikte bulunmaları dolayısıyla bu isimle anılmışlardır. Doğru cevap D'dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi vakfeden kişide bulunması gereken şartlar arasında değildir?

Seçenekler

A
Vakıf yapan kişi, ailesinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin rızasını aldığını belgelemek zorundadır
B
Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla
yapmalıdır
C
Vakıf yapan kişinin, akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır
D
Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi
malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir
E
Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır
Açıklama:
Vakfeden Kişide Bulunması Gereken Şartlar
a. Öncelikle vakıf yapan kişinin (vâkıfın), temlik ve teberrua ehil olması gerekir. Başka bir deyişle akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır. Henüz çocuk sayılan yaştakilerin, akıl yönünden problemli (deli) ve ne yaptıklarını bilemeyecek derecede yaşlı (bunamış) olanların yapacakları vakıflar, geçerli sayılmaz.
b. Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir.
c. Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır.
d. Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi meşrûtun-lehin kavramını ifade eder?

Seçenekler

A
Yapılan vakfın resmî kayıtlara geçirilmesi
B
Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağının açıkça belirtilmesi
C
Vakfedilen malın, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmaması
D
Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması
E
Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması
Açıklama:
Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle meşrûtun-lehinin belirtilmesi lâzımdır. Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir. Doğru cevap B'dir.

Soru 28

Hastahaneler, dâru’ş-şifâlar, kervansaraylar, imâretler gibi kuruluşlar gerçekleştirilen hizmetler açışından ne tür vakıflardır?

Seçenekler

A
Sivil ve askerî alanda hizmet sunan vakıflar
B
Eğitim ve kültür işlerine yardımcı olan vakıflar
C
Dinî hizmetlerin yerine getirilmesi için kurulmuş vakıflar
D
İktisâdî ve ticârî alanda hizmet sunan vakıflar
E
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar
Açıklama:
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar: Hastahaneler, dâru’ş-şifâlar, kervansaraylar, imâretler (aş-evleri), dâru’l-acezeler (yaşlı ve kimsesizlerin sığındıkları yerler), kör evleri, çocuk emzirme yurtları, cüzamlı yurtları ve benzerleri bu tür vakıflar tarafından kurulmuştu. Doğru cevap E'dir.

Soru 29

Osmanlı devletinin klâsik döneminde, Sultan Bâyezid, Hamidiye, Lâleli, Selîmiye, Mihrişâh Vâlide ve Sultan II. Mahmud vakıflarının mülhakât ve mukâtaatından oluşan ve Darphâne tarafından idâre edilen kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Haremeyn Nezâreti
B
Vezir Nezâreti
C
Tophâne Ümerâsı Nezâreti
D
Şeyhülislâm Nezâreti
E
İstanbul Kadıları Nezâreti
Açıklama:
Tophâne Ümerâsı Nezâreti: Sultan Bâyezid, Hamidiye, Lâleli, Selîmiye, Mihrişâh Vâlide ve Sultan II. Mahmud vakıflarının mülhakât ve mukâtaatından oluşmakta ve Darphâne tarafından idâre edilmekteydi

Soru 30

Evkâf Nezâretinde vakıflarla ilgili bütün yazışmaları (i’lâm, takrîr ve inhâları) yürütmekten sorumlu olan birim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sergi Halîfeliği
B
Dâru’s-saâde Yazıcılığı
C
Evkâf-ı selâse
D
Kîsedârlık
E
Zimmet Halîfeliği
Açıklama:
Evkâf Nezâreti’nin birimlerinden olan Kîsedârlık, vakıflarla ilgili bütün yazışmaları
(i’lâm, takrîr ve inhâları) yürütmekten sorumluydu. Doğru cevap D'dir.

Soru 31

Durdurmak, alıkoymak, hapsetmek mânâlarına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Külliye
C
Akar
D
Hayrat
E
İmarethane
Açıklama:
Vakıf (vakf), Arapça bir kelimedir. Sözlükte durdurmak, alıkoymak, hapsetmek mânâlarına gelir. Terim olarak, İslâm’ın ilk dönemlerinden XX. yüzyılın başlarına kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayâtında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselerin adı olarak kullanılmıştır.

Soru 32

Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışlalara ve tekkelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
İmaret
B
Ribat
C
Lonca
D
Mabeyn
E
Mülkiye
Açıklama:
Ribat sıınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler; müstahkem yapılardır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlılar'ın vakıf uygulamalarını devraldığı devletlerden biridir?

Seçenekler

A
Karamanoğulları
B
Karesi Beyliği
C
Bizans İmparatorluğu
D
Oğuzlar
E
Abbasi İmparatorluğu
Açıklama:
Daha önce Anadolu’ya gelip yerleşen ve İslâm dünyâsının bir parçası olan Müslüman Türklerin yaşayış tarzları, ahlâk, iktisat, örf, âdet ve diğer uygulamaları Osmanlılar tarafından yadırganmadan iktibas edildi; geliştirildi ve en yüksek seviyesine çıkarıldı. Osmanlılar, Abbâsî İmparatorluğu’nun vakıf uygulamalarını olduğu kadar, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçukluları’nın uygulamalarını da devraldılar; bu devletlerin çok zengin teşkilât ve müesseselerinden geniş ölçüde faydalanma imkânı buldular

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da doğrudan hizmet üreten vakıflardan biri değildir?

Seçenekler

A
Cami
B
Mescid
C
Medrese
D
Mektep
E
Han
Açıklama:
Han ikinci hizmet üreten vakıfları ayakta tutan kurumlardan biridir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi hizmet üreten vakıfları desteklemek için kurulan Osmanlı vakıflarından biridir?

Seçenekler

A
Cami
B
Medrese
C
Kütüphane
D
Misfirhane
E
Han
Açıklama:
İkinci grupta yer alan vakıflar ise gelirleriyle intifâ olunan vakıflar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır; birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi vakfeden kişide bulunması gereken şartlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır
B
Vakıf yapan kişi vakıf aracığıyla elde edeceği gelirin esasları iyi hesaplamalıdır
C
Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış olmamalıdır
D
Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır
E
Vakı yapan kişinin akıl sâhibi, erginlik çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır
Açıklama:
B şıkkındaki önerme yanlıştır. Vakıf yalnızca hayır için kurulur; gelir beklentisi olmaz.

Soru 37

Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm-nâmelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Vakfiye
B
Defterhane
C
Mukataa
D
Takrir
E
İlam
Açıklama:
Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm-nâmelere vakfiye denir.

Soru 38

Osmanlı'da devlete ait vergi ve gelir kaynaklarına ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Vakıf
B
İmaret
C
Mukataa
D
Vakfiye
E
Darphane
Açıklama:
Devlete ait vergi ve gelir kaynaklarına mukataa denir.

Soru 39

Mütevelli aşağıdaki Osmanlı devleti kurumlarından hangisi yönetmekten sorumludur?

Seçenekler

A
Harem
B
Hazine
C
Islahhane
D
Vakıf
E
Mühendishane
Açıklama:
Sıradan insanlar tarafından kurulan her vakfın idâresinden sorumlu, mütevellî isimli bir yöneticisi vardı. Mütevellîler, vazîfelerinin sınırları ve alacakları ücretler de dâhil, vakfın kuruluşu sırasında vâkıf tarafından belirlenirdi. Âile vakıfları özelliği taşıyan vakıflarda ise mütevellîler, çoğu zaman bizzat vakıf kurucusu olur, onun ölümü durumunda, yerine yönetim işini bilen evlâdından birisi geçerdi

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da eğitim ve kültür işlerine yardımcı olan vakıflardan biridir?

Seçenekler

A
Cami
B
Mescid
C
Ribat
D
Medrese
E
Bedesten
Açıklama:
Medrese eğtim amacıyla kurulan bir vakıftır.

Soru 41

Aşağıdaki kavramlardan hangisi kişinin sahip olduğu malı diğer insanların faydalanması maksadıyla ve Allah’ın rızasını gözeterek ebediyen tahsis etmesidir?

Seçenekler

A
Zekat
B
Hasenat
C
Vakıf
D
Hayrat
E
İmece
Açıklama:
Vakıf, kişinin, sahip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızasını gözeterek ebediyyen tahsis etmesidir. Hasenat, güzel ve hayırlı iş demektir. Zekat, sahip olunan mal ve paranın kırkda birinin her yıl sadaka olarak dağıtılmasıdır. İmece, kırsal toplumlarda ailelerin bir araya gelip bir kişinin tarlasını sürmek, harmanını kaldırmak gibi işlerini yapmasıdır.

Soru 42

Vakıf mülkü için verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Alınıp satılamaz.
B
Başkasına devredilebilir.
C
Kanun dışı müdahelelerden korunmuştur.
D
Han, hamam, bağ, bahçe gibi gelir kaynaklarıda vakıf olarak adlandırılır.
E
Tekrar kişilerin mülkü haline getirilemez.
Açıklama:
Vakıf mülkü, alınıp satılamaz; bir başkasına devredilemez; tekrar kişilerin mülkü hâline getirilemez; faydalananlar bulunduğu ve vakıf hukukunca çerçevesi çizilen şartlara tecavüz edilmediği sürece, tahsis edildiği cihetten başka bir cihete yönlendirilemez. Diğer bir deyişle, vakıf, ne tür hizmetlerin ve kimlerin faydalanması için gerçekleştirilmiş ise, ancak onlar için kullanılabilir vakfa konu olan mülk, vakfedenin mülkiyetinden çıkarak Allah’ın mülkü hâline gelmiş ve kanun dışı müdahalelerden korunmuş sayılır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı döneminde asl-ı vakf olarak adlandırılan vakıflara vakfedilen mülklerden biri olarak gösterilebilir?

Seçenekler

A
İmalathane
B
Kütüphane
C
Hamam
D
Cami
E
Medrese
Açıklama:
Osmanlı döneminde gerçek vakıf (aslı vakf) olarak adlandırılan vakıflar, gelirleriyle intifa olunan vakılar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır; birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arazi, han, hamam, dükkan, bina, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir. Diğer şıklardakiler hizmet üreten vakıflardır.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi sadece fakirlerin karşılıksız faydalanabileceği kuruluşlardan biridir?

Seçenekler

A
Ribat
B
Cami
C
Kabristan
D
İmaret
E
Kütüphane
Açıklama:
Sadece fakirlerin karşılıksız faydalanabilecekler kuruluşlar İmaretler (aş- evleri), dâru’ş-şifalar (hastahaneler) ve özellikle sâdece ihtiyaç sâhiplerinin faydalanmaları için kurulmuş yardıma yönelik vakıflardır. Zenginler ancak aldıkları hizmetin karşılığını ödemek kaydıyla bu tür vakıflardan hizmet alabilirler.

Soru 45

Vakıf literatüründe menkul ve gayrı menkul mallardan elde edilen gelirlere ne denir?

Seçenekler

A
Akarat
B
Hasenat
C
Sadaka
D
Hayrat
E
Mukata
Açıklama:
Vakıf literatüründe menkul ve gayrı menkul mallardan elde edilen gelirlere akarat denir.Hayrat, hayır işlemek ve karşılığında Allah’ın rızâsını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamamının ortak adı olmuştur. Sadaka, Allah rızası için fakirlere, muhtaç kimselere, karşılıksız olarak verilen şey; yapılan yardım, her türlü iyilik; Allah yolunda yapılan harcamadır.Hasenat, güzel ve hayırlı iş demektir.

Soru 46

Osmanlı döneminde devletin mülkiyetinde bulunan alanların temlik ve temellük yolu kullanılarak vakfettiği kişileri mülk edindirdiği ve gelirlerinide vakıf haline dönüştürdüğü vakıf türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Para vakıfları
B
Sahih vakıflar
C
Yarı aile vakıfları
D
Adi vakıflar
E
Hayri vakıflar
Açıklama:
Yarı aile vakıflarındaki bir usûl, Osmanlı döneminde yaygın olarak kullanılmıştır; aynı zamanda mülk edinmenin en kestirme yollarından biri olarak kullanılmıştır. Şöyle ki: Bir takım hayır eserleri kuran, mesela cami, medrese, mektep veya benzeri bir müessese yaptıran bir kişi, sultana başvurarak, yaptırdığı müesseseyi zikrettikten sonra, bunlara gelir kaynağı tahsis etmek istediğini, ancak buna imkanı olmadığını; geliri devle hazînesine ait olan bir arazinin mülkiyetinin kendisine verilmesini (temlikini) ister. Osmanlı sultanları, bu tür talepleri çoğunlukla olumlu karşılamışlardır. Kişi, bu yolla elde ettiği arazinin veya mülkün gelirlerini vakıf hâline dönüştürür ve kurmuş olduğu müesseseye tahsis eder.

Soru 47

Kişinin kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ne denir?

Seçenekler

A
Tahsis ve irsad kabilinde vakıflar
B
Sahih vakıflar
C
Para vakıfları
D
Ehli vakıflar
E
Aile vakıfları
Açıklama:
Tahsis ve irsad kabilindenolmayan, yani kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ise, vakfı sahih (gerçek vakıf) denmiştir. Sahih vakıflar, kurucusu ve hükümdar da dahil, kimsenin müdahale edemeyeceği nitelikte bulunmaları dolayısıyla bu isimle anılmışlardır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi vakfedilen malda bulunması gereken şartlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
B
Vakfedilen malın ev, dükkan, tarla gibi gelir getiren türden olması gerekir.
C
Vakfedilecek mülkler süreklilik taşıyacak nitelikte olmalıdır.
D
Kişinin vakfedeceği mal-mülk bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır.
E
Vakfı yapan kişi gerekli gördüğünde yaptığı vakfı başka bir yöne tevcih edebilir.
Açıklama:
Gerçekleştirilen vakfın,sonradan vazgeçme veyabaşka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması, hukuki ifadesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması lazımdır. Başka bir deyişle, vakfın esâsı mutlak ve ebediyyen tahsise dayandığı için, vakfı yapan kişinin “gerekli gördüğüm takdirde yaptığım vakfı iptal edebilirim” türünden bir şart ileri sürmemesi gerekir.

Soru 49

Kişilerin kendi arazilerine ya da herhangi bir şahsın mülkü olmayan alanlarda yaptırdığı çeşmeler, köprüler gibi yapılar gibi kendilerinden doğrudan faydanılan, hukuki ifade ile aynıyla intifa olunan vakıf kuruluşlarının kuruluş şekilleri aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Vasiyet yoluyla
B
Tescil yoluyla
C
Fiil ve haraketle
D
Temlik yoluyla
E
Tahsis yoluyla
Açıklama:
Vakıfların kuruluş şekilleri vasiyet, tescil, fiil ve hareketle şeklinde 3 çeşittir. Kişilerin kendi arazilerine ya da herhangi bir şahsın mülkü olmayan alanlarda yaptırdığı çeşmeler, köprüler gibi yapılar gibi kendilerinden doğrudan faydanılan, hukuki ifade ile aynıyla intifa olunan vakıf kuruluşları fiil ve hareketle kurulur. Meselâ, bir kişi kendisine ait bir arsa üzerine câmi veya mescid yaptırsa, burada ezân okutsa, başka insanlarla birlikte cemaat olup bizzat namaz kılsa, yahut kendisi bulunsun bulunmasın burada namaz kılınmasına izin vermiş olsa, artık o mekân vakfedilmiş (vakfı lazım) sayılır. Bu tür hareketlerle söz konusu mekânı insanların hizmetine sunduğunu açıkça ortaya koyan kişinin, yaptırdığı cami veya mecsid için ayrıca kadıya (mahkemeye) başvurmasına ve tescil yaptırmasına gerek yoktur. Bu mekân fiilen vakıf haline gelmiş olur.

Soru 50

  1. Kültür, medeniyet ve iskan tarihimiz açısından son derece önemli vesikalardır.
  2. Dönemin dil ve üslup özelliklerini en eskiden en yenine kadar nasış bir seyir izlendiğini görebilmemizi sağlayan yazılı metinlerdir.
  3. Osmanlı şehirlerinin genel manzarasını tespit açısındanda büyük değer taşırlar.
  4. Aşhaneleri ve külliyeler ile dönemin yemek kültürü hakkında bilgi verir.
  5. Müessese ile ilgili hayır-dualar ve beddualar ihtiva eder.
Yukarıda özellikleri verilen özenle hazırlanarak tescil edildikten sonra Defterhane’nin ilgili birimine kaydettirilen nizam-namelere ne denir?

Seçenekler

A
Vakfiye
B
Kanuname
C
Tüzük
D
Sicil defteri
E
Kadı beyannamesi
Açıklama:
Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâmnâmelere vakfiye denir. Vakfiyeler, yukarıda belirtildiği şekilde, vakıf kurucusunun talebi üzerine kadı (mahkeme) tarafından tescil ve sicil defterine kaydedildikten sonra resmiyet kazanırlardı.

Soru 51

Hükümdarların ileri gelen devlet adamlarının kurdukları çoğunlukla külliye niteliği taşıyan vakıfların idaresini aşağıdakilerden hangisi yapar?

Seçenekler

A
Mütevelli
B
Sandrazam
C
Katip
D
Mu’temed
E
Tahsildar
Açıklama:
Hükümdarların ve ileri gelen devlet adamlarının kurdukları, çoğunluğu külliye niteliği taşıyan büyük ölçekli vakıfların idaresi ise, nispeten farklıydı. Aynı zamanda birer devlet adamı olan bu tür vakıfların kurucuları, müesseselerinin idaresini ve devamlılığını sağlama işine son derece önem vermişlerdir. Bu tür vakıflar çoğunlukla vezir, kazasker, sadrazam, şeyhülislam, bâbu’s-saade ve dâru’s-saade ağaları gibi devlet adamları tarafından idare edilmişlerdir. Katip, cabi (tahsildar), mu’temed gibi vakfın büyüklüğüne göre sayıları değişen hizmetliler, vakfın idari ve mali işlerinin yürütülmesinde mütevelliye yardımcı olurlardı. Vakıfların idaresi konusunda mütevelli, yüzyıllar boyunca ismi ve rolü değişmeyen tek yönetici olmuştur.

Soru 52

Sultan II. Mahmud bütün dini ve hayri kuruluşların idaresini tek bir merkezde toplayarak aşağıdaki hangi kurumu kurmuştur?

Seçenekler

A
Evkaf-ı Hümayun nezareti
B
Şeyhülislam nezareti
C
Vezir nezareti
D
Haremeyn nezareti
E
İstanbul kadıları nezareti
Açıklama:
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının (1826) ardından, bütün dini ve hayri kuruluşların idaresi, bakım ve onarımları, vakıf gelirlerinin toplanması, personel maaşlarının ödenmesi ve benzeri işlerin görülmesi tek bir merkezde toplanarak Evkaf-ı Hümayun Nezareti kuruldu. Bu isim, çoğunlukla Evkaf Nezareti olarak bilinir.

Soru 53

Vakıflar ile ilgili yazışmalardan sorumlu Evkaf Nezareti birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zimmet halifeliği
B
Kisedarlık
C
Sergi halifeliği
D
Daru’s-saade yazıcılığı
E
Evkaf-ı haremeyn mukataacılığı
Açıklama:
Evkaf Nezâreti ilk kurulduğu sırada Kisedarlık, Zimmet Halifeliği ve Sergi Halifeliği adlı üç birimden oluşmaktaydı. Evkâf Nezareti’nin birimlerinden olan Kisedarlık, vakıflarla ilgili bütün yazışmaları (i’lam, takrir ve inhaları) yürütmekten sorumluydu. Zimmet Halifeliği ise, vakıf mukâtaaları (yıllık belirli bir meblağla kiraya verilen gelir kaynakları), sarraflardan alınacak kefâlete bağlı borç tahvilleriyle ilgili işlemleri yürütmek; kira antlaşmalarını düzenlemek, gelirleri tahsil etmek, bunlarla ilgili muhasebe kayıtlarını kontrol etmek gibi işleri yürütmekteydi. Sergi Halîfeliği’nin vazifesi ise, Nezaret’in kasasına gelen paraları alma, muhtelif vakıf kuruluşlarının vakfiyelerine göre yıllık ve günlük gider bütçelerini hazırlama gibi işlerdi. Bütün bu birimlerinbelirtilen hizmetleri yürütmekle vazifeli personeli bulunuyordu.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi iktisadi ve ticari alanda hizmet sunan vakıflardan biridir?

Seçenekler

A
Daru’l-aceze
B
Tophane
C
Ribatlar
D
Bedesten
E
Daru’ş-şifa
Açıklama:
Daru’l-aceze ve Daru’ş-şifa sosyal hizmetler ifa eden vakıflardır. Ribat ve tophane sivil ve askeri alanda hizmet veren vakıflardır. Bedesten, han, arasta, çarşılar iktisadi ve ticari alanda hizmet sunan vakıflardır.

Soru 55

İslâm’ın ilk dönemlerinden XX. yüzyılın başlarına kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayâtında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselerin adı olarak kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dernek
B
Vakıf
C
Külliye
D
Cemaat
E
Ocak
Açıklama:
Terim olarak, İslâm’ın ilk dönemlerinden XX. yüzyılın başlarına kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayâtında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselerin adı olarak kullanılmıştır.

Soru 56

Vakıf müesseseleri gelişmelerinin en üst evresine aşağıdakilerden hangisi döneminde ulaşmıştır?

Seçenekler

A
İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası
B
İlk Türk Müslüman Devletleri
C
Büyük Selçuklu Devleti
D
Anadolu Selçuklu Devleti
E
Osmanlı İmparatorluğu
Açıklama:
Bütün Türk-İslâm devletlerinde yaygın bir şekilde görülen vakıflar, bilhassa Osmanlı devleti döneminde gelişmesinin en üst noktalarına ulaşmış ve İslâm hukûkunun en zengin ve en etkili kuruluşlarından biri hâline gelmiştir.

Soru 57

Kişinin, sâhip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızâsını gözeterek ebediyyen tahsîs etmesi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Hayır
B
Bağış
C
Hibe
D
Vakıf
E
Tahsis
Açıklama:
Aynı zamanda sosyal bir müessesenin adı olan vakıf, çeşitli şekillerde târif edilmiştir. Bu târifleri kısaca şu şekilde toparlamak mümkündür: Vakıf, kişinin, sâhip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızâsını gö zeterek ebediyyen tahsîs etmesidir.

Soru 58

Hayır işlemek ve karşılığında Allâh’ın rızâsını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamâmının ortak adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Bağış
C
Tesis
D
Hayrât
E
Hibe
Açıklama:
Hayrât, hayır işlemek ve karşılığında Allâh’ın rızâsını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamâmının ortak adı olmuştur.

Soru 59

Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen müstahkem yapılar aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Kervansaray
B
Karakol
C
Uç Kalesi
D
Külliye
E
Ribat
Açıklama:
Ribat: Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler; müstahkem yapılar. Han, misafirhane.

Soru 60

Osmanlı topraklarında vakıf kuran ilk Osmanlı hükümdarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I. Murad
D
I. Bayezid
E
I. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı döneminde vakıf kurma geleneği, devlet henüz bir beylik durumunda iken başlamıştı. Beyliğin sınırlarının genişleyip bir devlet hâline dönüşmesi sürecinde, imkânların da genişlemesiyle, Osmanlı topraklarına katılan şehirlerde peşpeşe vakıf müesseseler kurulmaya başlandı. Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur.

Soru 61

İlk Osmanlı medresesi aşağıdaki Osmanlı hükümdarlarından hangisinin iktidarında kurulmuştur?

Seçenekler

A
Orhan Bey
B
I. Mehmed
C
II. Murad
D
II. Mehmed
E
II. Bayezid
Açıklama:
Orhan Bey, ayrıca vakıf sistemi çerçevesinde İznik’te bir medrese kurmuş, bu ilk Osmanlı medresesinin giderlerinin karşılanması için yeterli miktarda gayr-i menkul vakfetmişti.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı toplumunda “sâdece fakirlerin karşılıksız faydalanabilecekleri” vakıflardan birisidir?

Seçenekler

A
Câmi
B
Mescid
C
İmâret
D
Medrese
E
Mektep
Açıklama:
Yukarıda kısaca zikredilen birinci grupta yer alan ve bizzat kendilerinden faydalanılan vakıflar ise, kendilerinden faydalananların durumlarına göre ayrıca ikiye ayrılırlar: Bunlardan birincisi, zengin-fakir gözetilmeden “herkesin faydalanabileceği” hayır eserleridir. Câmi, mescid, medrese, mektep, kabristan, han, çeşme, bir tür karakol demek olan ribatlar ve benzerleri bu türden vakıflardır. Zengin de olsa bir insanın bunlardan faydalanmasında bir mahzur görülmemiştir. Çünkü zengin bile olsa, bir insanın bu tür müesseseleri sâdece kendisi için yaptırması mânâsızdır. Kendilerinden faydalanılan vakıfların ikinci grubunu ise, “sâdece fakirlerin karşılıksız faydalanabilecekleri” kuruluşlar oluştururlar. İmâretler (aş- evleri), dâru’ş-şifâlar (hastahâneler) ve özellikle sâdece ihtiyaç sâhiplerinin faydalanmaları için kurulmuş yardıma yönelik vakıflar bu türdendir.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi vakfeden kişide bulunması gereken özelliklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması gerekir
B
her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış olmaması gerekir
C
yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapması gerekir
D
Vakfettiği malı, mülkü, parayı kendi çıkarını göz ardı etmeksizin vakfetmesi gerekir
E
Vakfettiği malı sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle vakfetmesi gerekir
Açıklama:
Vakfeden Kişide Bulunması Gereken Şartlar
a. Öncelikle vakıf yapan kişinin (vâkıfın), temlik ve teberrua ehil olması gerekir. Başka bir deyişle akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır. Henüz çocuk sayılan yaştakilerin, akıl yönünden problemli (deli) ve ne yaptıklarını bilemeyecek derecede yaşlı (bunamış) olanların yapacakları vakıflar, geçerli sayılmaz.
b. Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir.
c. Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır.
d. Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır. Çünkü gerçek bir vakfın amacı, Allâh’ın rızâsı ve kişinin içinde yaşadığı toplumun faydalanmasıdır.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi vakfedilen malda bulunması gereken şartlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır
B
Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır
C
Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir
D
Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması lazımdır
E
Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanlara ilişkin bir sınırlamada bulunulmaması gerekir
Açıklama:
Vakfedilen Malda Bulunması Gereken Şartlar
a. Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır. Kişi, kendi mülkü olmayan, başkasına âit bir malı vakfedemez.
b. Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
c. Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir. Vakfın sürekliliği için bu husus çok önemlidir. Sü- rekli gelir getirmeyen, bir süre sonra bitecek olan vakıf, sunulması arzulanan hizmetlerin aksamasına sebep olacaktır.
d. Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması, hukukî ifâdesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması lâzımdır. Başka bir deyişle, vakfın esâsı mutlak ve ebediyyen tahsîse dayandığı için, vakfı yapan kişinin “gerekli gördüğüm takdirde yaptığım vakfı iptal edebilirim” türünden bir şart ileri sürmemesi gerekir.
e. Vakfedilecek mülk binâ veya ağaç türünden bir mal ise, yıkılmaya veya sö- külmeye mahkûm olmamalıdır. Vakfedilecek mülkler, bir müesseseyi ayakta tutmak, onun sürekli hizmet üretmesini sağlamak üzere ve gelir getirmesi maksadıyla tahsis edilecekleri için, bir süre sonra yıkılmaları veya kesilmeleri durumunda söz konusu gelir de elde edilemeyeceğinden, tahsis edildiği müessesenin hizmet üretmesi sekteye uğrayacak demektir. Dolayısıyla, bu türden vakfedilecek mülkler, süreklilik taşıyacak nitelikte olmalıdır.
f. Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle meşrûtun-lehinin belirtilmesi lâzımdır. Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir.

Soru 65

Vakfedilen mülk ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Başkasına devredilemez.
B
Tekrar kişilerin mülkü haline getirilemez.
C
Alınıp satılabilir.
D
Tahsis edildiği cihetten başka bir cihete yönlendirilemez.
E
Vakfın amaçlarından uygun olarak kullanılabilir.
Açıklama:
Vakfın ne olduğunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 66

“Vâkıfın şartı şârî’in nassı gibidir” özdeyişinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vakıf kurucunun şartları dini gerekçelerle ilişkilidir.
B
Vakıf kurucunun şartları dinin kesin hükümleri gibidir.
C
Dini hükümler vakıf şartlarına benzer.
D
Vakfın şartları demek dinin hükümleri demektir.
E
Vakıf kurucusu kurduğu vakfın şartlarını kendisi belirler.
Açıklama:
Vakfın ne olduğunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 67

Aile vakıfları, vakıf kurucusunun nesli kesilince hangi vakfa dönüşür?

Seçenekler

A
Yarı aile vakfına
B
Başka bir vakfa dönüşmez
C
Şer’î veya hayrî vakfa
D
Evkaf-ı hümayuna
E
Devlet vakfına
Açıklama:
Vakıf türleri hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi sosyal hizmetlerin yerine getirilmesi için kurulan vakıflardan biri değildir?

Seçenekler

A
Kervansaraylar
B
Kör evleri
C
Çocuk emzirme yurtları
D
Medreseler
E
Hastahaneler
Açıklama:
Vakıf türleri hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 69

Vakıf kurucusuna ne denir?

Seçenekler

A
Vâkıf
B
Kadı
C
Mütevellî
D
Nâzır
E
Hayır Sâhibi
Açıklama:
Osmanlı devletinde vakıfların ortaya çıkış sürecini açıklayabileceksiniz.
-

Soru 70

Vakıflar toplum içinde hangi duygunun en belirgin tezâhürüdür?

Seçenekler

A
Kişinin malını korumak istemesi
B
Kişinin kendisine “hayır sâhibi” denmesi beklentisi
C
Sosyal yardımlaşma ve dayanışma
D
Dînî bir emrin yerine getirilmesi
E
Kişinin fazla malından kurtulmak isteği
Açıklama:
Vakıfların ortaya çıkış sebeplerini anlayabileceksiniz.
-

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi doğrudan hizmet üreten vakıflardan değildir?

Seçenekler

A
Camii
B
Medrese
C
Daru’ş-şifâ
D
Hamam
E
Kütüphane
Açıklama:
Vakıf türleri hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi dini hizmetlerin yerine getirilmesi için kurulan vakıflardan biri değildir?

Seçenekler

A
Camiler
B
Medreseler
C
Namazgahlar
D
Tekkeler
E
Zaviyeler
Açıklama:
Vakıf türleri hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 73

Vakıflar, gerçek anlamda ne zaman kurulmuş sayılır?

Seçenekler

A
Vâkıfın Mallarını Vakfetmesiyle
B
Pâdişâhın Vakfın Kurulmasına İzin Vermesiyle
C
Kadının Tescilinden Sonra
D
İnsanların Kurulan Vakıftan Faydalanmalarıyla
E
Vakıf Hizmet Alanlarının Belirlenmesiyle
Açıklama:
Vakıfların kuruluş şekillerini açıklayabileceksiniz.
-

Soru 74

Kişinin, sâhip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızâsını gözeterek ebediyyen tahsîs etmesine hukuk terimi olarak ne denir?

Seçenekler

A
Sadaka
B
Sadaka-i fıtr
C
Hayrat
D
Fon
E
Vakıf
Açıklama:
Vakfın ne olduğunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 75

Vakıfların nizâm-nâmesi durumundaki kayıtlara ne denir?

Seçenekler

A
Vakfiye
B
Tüzük
C
Kanun-nâme
D
Kadı Sicili
E
Yönerge
Açıklama:
Vakfiyelerin nitelikleri hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi Mütevellinin görevleri arasında değildir?

Seçenekler

A
Vakıfları yönetmek
B
Vakfın hukuki sorunlarını takip etmek
C
Vakfın muhasebe işlerini kontrol etmek
D
Vakfın yazışmalarını yapmak
E
Vakıf kurmak
Açıklama:
Vakıfların nasıl idâre edildiklerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi vakıf yapan kişide ve vakfedilen malda bulunması gereken şartlardan değildir?

Seçenekler

A
Vakıf yapan kişinin akıl sağlığının yerinde olması
B
Vakıf yapan kişinin mirasçısının olmaması
C
Vakıf yapan kişinin malını tasarruf edecek ehliyette olması
D
Vakıf yapan kişinin hür iradesini kullanabilmesi
E
Vakıf yapan kişinin hayır yapmak amacında olması
Açıklama:
Vakıf yapan kişide ve vakfedilen malda bulunması gereken şartlar hakkında bilgi sâhibi olabileceksiniz.
-

Soru 78

Osmanlı Devletinde yaygın olarak kullanılan,kişinin, sâhip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızâsını gözeterek ebediyyen tahsîs etmesine ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Külliye
C
Zaviye
D
İmârethâne
E
Bedestan
Açıklama:
Bütün Türk-İslâm devletlerinde yaygın bir şekilde görülen vakıflar, bilhassa Osmanlı devleti döneminde gelişmesinin en üst noktalarına ulaşmış ve İslâm hukûkunun en zengin ve en etkili kuruluşlarından biri hâline gelmiştir.
Aynı zamanda sosyal bir müessesenin adı olan vakıf, çeşitli şekillerde târif edilmiştir. Bu târifleri kısaca şu şekilde toparlamak mümkündür: Vakıf, kişinin, sâhip olduğu bir malı, diğer insanların faydalanmaları maksadıyla ve Allâh’ın rızâsını gözetterek ebediyyen tahsîs ettmesidir.

Soru 79

''Tahsis edilen bir mülk, alınıp satılamaz; bir başkasına devredilemez; tekrâr kişilerin mülkü hâline getirilemez, tahsis edildiği cihetten başka bir cihete yönlendirilemez. Diğer bir deyişle, ne tür hizmetlerin ve kimlerin faydalanması için gerçekleştirilmiş ise, ancak onlar için kullanılabilir.''Bu belirtilen ilkeler aşağıdaki kuruluşlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Külliye,
B
Vakıf,
C
Tekke,
D
Zaviye,
E
İmârethâne,
Açıklama:
Bu şekilde tahsis edilen bir mülk, alınıp satılamaz; bir başkasına devredilemez; tekrâr kişilerin mülkü hâline getirilemez; faydala- nanlar bulunduğu ve vakıf hukûkunca çerçevesi çizilen şartlara tecâvüz edilmediği sürece, tahsis edildiği cihetten başka bir cihete yönlendirilemez. Diğer bir deyişle, vakıf, ne tür hizmetlerin ve kimlerin faydalanması için gerçekleştirilmiş ise, ancak onlar için kullanılabilir. Dolayısıyla, şartlarına uyularak gerçekleştirilen ve hukukî bir mâhiyet kazanan vakfa konu olan mülk, vakfedenin mülkiyetinden çıkarak Allâh’ın hâline gelmiş ve kanun dışı müdâhalelerden korunmuş sayılır.

Soru 80

Osmanlı Padişahlarından ilk defa vakıf kuran sultan hangisidir?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
I.Murat
C
Orhan Bey
D
Osman Bey
E
Yıldırım Bayazıt
Açıklama:
Osmanlı döneminde vakıf kurma geleneği, devlet henüz bir beylik durumunda iken başlamıştı. Beyliğin sınırlarının genişleyip bir devlet hâline dönüşmesi sürecinde, imkânların da genişlemesiyle, Osmanlı topraklarına katılan şehirlerde peşpeşe vakıf müesseseler kurulmaya başlandı. Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey olmuştur.

Soru 81

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti döneminde Vakıf kuranların amaçlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Bu dünya da mutluluğa, âhirette ebedî saadete nâil olmayı umdukları için
B
Kıyâmet gününe hazırlanmayı düşündükleri için
C
Cehennem azâbından kurtulmayı düşündükleri için
D
Vakıflar vergi ödemediğinden ,devletten vergi kaçırmak için
E
Cennetin nîmetlerine kavuşmayı arzuladıkları için
Açıklama:
Osmanlı dönemi vakfiyeleri üzerinde çalışan araştırmacıların ulaştıkları sonuçlara baktığımızda, insanların mallarını vakfederken, bir taraftan bu dünyâda mutluluğa, âhirette ebedî saadete nâil olmayı umduklarını; kıyâmet günü için hazırlanmayı düşündüklerini; cehennem azâbından kurtulmayı, cennetin nîmetlerine kavuşmayı arzuladıklarını; bu yolla mümkün olduğu kadar Allâh’a yaklaşmayı hem açıkça ortaya koymaktadır. Diğer taraftan bu dünyâdan göçtükten sonra da isimlerinin bir şekilde yaşamaya devâm etmesini, kendilerinden övgüyle söz edilmesini beklediklerini; mânevî açıdan olduğu kadar içinde yaşadıkları top- lumun hiyeyarşik düzeni içinde de en yüksek dereceyi elde etmeye çalıştıklarını; kendileri ve nesilleri için iyi bir gelecek hazırlamaya ve bu çerçevede mallarını artırarak, bunları vakıf yoluyla dokunulmaz hâle getirmeye gayret ettiklerini göster- mektedir.

Soru 82

''Bursa’da bir dâru’l-hayr (hayır evi), bir dâru’ş-şifâ (hastahâne), bir tekke, iki medrese ve bir câmi yaptırmış, bunlara vakıf olarak gelir kaynakları bağlamıştı. Ayrıca Bolu’da bir medrese, çifte hamam ve bir kütüphâne yaptırıp vakfetmişti.''Bu vakıfları yapan Osmanlı padişahı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Orhan Bey
B
I. Murat
C
II. Murat
D
Fatih Sultan Mehmet
E
Yıldırım Bayazıt
Açıklama:
Yıldırım Bâyezid (öl. 1402), Bursa’da bir dâru’l-hayr (hayır evi), bir dâru’ş-şifâ (hastahâne), bir tekke, iki medrese ve bir câmi yaptırmış, bunlara vakıf olarak gelir kaynakları bağlamıştı. Yıldırım, ayrıca Bolu’da bir medrese, çifte hamam ve bir kütüphâne yaptırıp vakfetmişti.

Soru 83

Aşağıdaki vakıflardan hangisi “sâdece fakirlerin karşılıksız faydalanabilecekleri” kuruluşlardır?

Seçenekler

A
Hastahâneler
B
Kabristan
C
Mescid
D
Medrese
E
Karakol
Açıklama:
Bunlardan birincisi, zengin-fakir gözetilmeden “herkesin faydalanabileceği” hayır eserleridir. Câmi, mescid, medrese, mektep, kabristan, han, çeşme, bir tür karakol demek olan ribattlar ve benzerleri bu türden vakıflardır. Zengin de olsa bir insanın bunlardan faydalanmasında bir mahzur görülmemiştir. Çünkü zengin bile olsa, bir insanın bu tür müesseseleri sâdece kendisi için yaptırması mânâsızdır. Kendilerinden faydalanılan vakıfların ikinci grubunu ise, “sâdece fakirlerin karşılıksız faydalanabilecekleri” kuruluşlar oluştururlar. İmâretler (aş-evleri), dâ- ru’ş-şifâlar (hastahâneler) ve özellikle sâdece ihtiyaç sâhiplerinin faydalanmaları için kurulmuş yardıma yönelik vakıflar bu türdendir.

Soru 84

Dükkanının gelirini “A” okulunun giderlerine harcanmak üzere mutlak bir şekilde vakfeden kişinin yaptığı şey, aşağıdaki vakıf türlerinden hangisine girer?

Seçenekler

A
Âile vakıfları
B
Hayrî vakıflar,
C
Yarı Aile Vakıfları,
D
Ehlî Vakıflar,
E
Adî vakıflar,
Açıklama:
Şer’î veya Hayrî Vakıflar: Bu tür vakıflar, gerçek mânâda vakıflardır. Bu grupta değerlendirilen gelir kaynaklarından elde edilen gelirlerin tamamı, hiç bir kısıtlamaya ve şarta bağlı olmadan, doğrudan doğruya tahsis edildiği hayır kuruluşuna gider. Vakıf kurucunun, vakfettiği ve vakfın tescil edildiği andan îtibâren, eskiden mülkü olan mal üzerinde hiç bir tasarruf hakkı kalmaz. Meselâ, bahçesinin gelirini “A” câmiinin giderlerine harcanmak üzere mutlak bir şekilde vakfeden kişi, söz konusu bahçenin gelirinden daha sonra faydalanma veyâ hisse isteme hakkına sâhip değildir. O mülk, artık tamâmen söz konusu câmiin gelir getiren bir birimi hâline dönüşmüş demektir. Bu tür vakışardan vakfı yapan kişinin tek beklentisi, ilâhî lütfa mazhar olmak, sevap kazanmaktır.

Soru 85

Önemli bir kısmı devlet adamları tarafından kurulmuş olan ve mülklerini vakıf şemsiyesi altında dış saldırılara veya müsâderelere karşı korumayı amaçlayan vakıflar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şer-i vakıflar,
B
Hayrî vakıflar,
C
Âile Vakıfları,
D
Yarı Aile Vakıfları,
E
Hizmet üreten vakıflar
Açıklama:
Âile Vakışarı (Ehlî veya Âdî Vakışar): Bu gruba giren vakışarı, bir tür âile işletmeleri gibi düşünmek de mümkündür. Böyle bir yolun tâkip edilmesinin zaman zaman tartışmalara ve tenkitlere sebep olduğu görülür. Kişilerin mülklerini vakfederken, esas îtibâriyle tahsis ettikleri müesseseleri değil âilelerini düşündükleri, mal ve mülklerini vakıf şemsiyesi altında dış saldırılara veya müsâderelere karşı korumaya çalıştıkları ileri sürülmüştür. Çünkü vakıf hukûku, vakfedilen bir mülke müdâhaleyi yasaklamakta, bu da devlet dahi olsa-vakıf mallarına kimsenin el sürememesi anlamına gelmektedir.

Soru 86

Osmanlı dönemin de hazineye ait gelir kaynaklarının özel şahısların eline geçmesine yol açan, sâdece tarım alanlarıyla da sınırlı kalmayıp, devlete âit bâzı han, hamam, süt işletmeleri ve benzeri gayr-i menkullerin de aynı şekilde şahıslarca el konulduğu vakıf çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şer’î veyâ Hayrî vakıflar
B
Ehlî veyâ Adî vakıflar
C
Gerçek vakıflar
D
Tahsîs ve irsâd kabîlinden vakıflar
E
Sahîh vakıflar
Açıklama:
Timar sisteminin geçerli olduğu bölgelerde tarım alanlarının çıplak mülkiyetinin devlete âit olduğunu biliyoruz. Osmanlı dönemin- de gerçekte bu şekilde devletin mülkiyetinde bulunan geniş tarım alanlarının da yaygın bir şekilde vakfedildiği görülür. Bu tür alanların vakfedilebilmesi için temlik ve temellük yolu kullanılmıştır.Hazîneye âit gelir kaynaklarının özel şahısların eline geçmesine yol açan bu uygulama -XVII. veXVIII. yüzyıllarda bu durumdan şikâyet eden ve söz konusu işlemin ne ölçüde vakıf olduğunu sorgulayan yakınmalar görülmesine rağmen, devletin son zamanlarına kadar devam etmiştir. Bu şekilde temlîk yoluyla mülk edinilen ve vakıf hâline getirilen uygulama türleriyle ilgili Osmanlı vakıf literatüründe geniş bilgiler vardır. Osmanlı hükümdarlarının ve büyük devlet adamlarının kurdukları müessesâtthayriyye grubuna gelir getirmek üzere bağlanan vakışarın çok büyük bir kısmı, bu tür tahsîs ve irsâdlardan oluşmakta idi. Bu uygulama, sâdece tarım alanlarıyla da sınırlı kalmamıştı. Devlete âit bâzı han, hamam, süt işletmeleri ve benzeri gayr-i menkuller de aynı şekilde temlîk konusu yapılmıştı.
Kişi, bu yolla elde ettiği (temellük) arâzinin veya mülkün gelirlerini vakıf hâline dönüştürür ve kurmuş olduğu müesseseye tahsis ederdi. Bu çeşit vakıflara tahsîs ve irsâd kabîlinden vakıflar denmiştir.

Soru 87

Osmanlı'da vakıf kuran ilk sultan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I.Murad
D
Yıldırım Bâyezid
E
Fatih Sultan Mehmed
Açıklama:
Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur. Kendisinin ikinci Osmanlı hükümdârı olması dolayısıyla, kurmuş olduğu vakıflar son derece önemlidir. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 88

I. Hapsetmek
II. Tasarruf etmek
III. Alıkoymak
IV. Yardım etmek
V. Durdurmak
Yukarıdakilerden hangileri vakıf kelimesinin sözlük anlamlarındandır?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,II,V
C
I,III,V
D
II,III,IV
E
II,III,V
Açıklama:
Vakıf arapça bir kelime olup Sözlükte durdurmak, alıkoymak, hapsetmek mânâlarına gelir. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi aynıyla intifâ olunan vakıflardan biri değildir?

Seçenekler

A
Medrese
B
Camii
C
Kütüphane
D
Arazi
E
Köprü
Açıklama:
Aynıyla intifâ olunan vakıflar; câmi, mescid, medrese, mektep, daru’şşifâ (hastahâne), imârethâne (aş-evi), tekke, zâviye, misâfirhâne, kütüphâne, köprü, çeşme, sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlardır. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 90

Osmanlı'da mülk edinmenin bir yolu olarak kullanılan ve Hazîneye âit gelirkaynaklarının özel şahısların eline geçmesine yol açan vakıf türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şer-i vakıflar
B
Ehli vakıflar
C
Sahîh vakıflar
D
Gelirleriyle intifâ olunan vakıflar
E
Tahsîs ve irsâd kabîlinden vakıflar
Açıklama:
Sözkonusu vakıflar tahsîs ve irsâd kabîlinden vakıflardır. Bu usûl, Osmanlı döneminde yaygın olarak kullanılmıştır; aynı zamanda mülk edinmenin en kestirme yollarından biri olarak kullanılmıştır. Şöyle ki: Bir takım hayır eserleri kuran, meselâ câmi, medrese, mektep veya benzeri bir müessese yaptıran bir kişi, sultana başvurarak, yaptırdığı müesseseyi zikrettikten sonra, bunlara gelir kaynağı tahsis etmek istediğini, ancak buna imkânı olmadığını; geliri devlet hazînesine âit olan bir arâzinin mülkiyetinin kendisine verilmesini (temlîkini) ister. Doğru seçenek "E" şıkkıdır.

Soru 91

Vakıf literatüründe, menkul veya gayr-i menkul mallardan elde edilen gelirlerin ismi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tahsis
B
Akarât
C
İrsad
D
Temellük
E
Temlik
Açıklama:
Vakıf literatüründe, menkul veya gayr-i menkul mallardan elde edilen gelirlere Akarât denilmiştir. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi vakfeden kişide bulunması gereken şartlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Vakıf yapan kişi akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olmalıdır
B
Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır
C
Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır
D
Vakıf yapan kişi evli ve ailesinin geçimini sağlayacak düzeyde varlıklı olmalıdır
E
Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir
Açıklama:
A,B,C ve E şıklarında verilen ifadeler vakfeden kişide bulunması gereken şartlardır ve kişide bu şartlar bulunmadıkça kişinin yaptığı vakıf geçerli sayılmaz. Ancak D şıkkındaki ifade bu şartlardan biri değildir. Kişinin evli olması ve ailesinin geçimini sağlayacak düzeyde varlıklı olması gibi bir şart söz konusu değildir. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 93

I. Vakfiyeler 5 ana bölümden oluşmaktaydı II. Vakfiyelerde, vakıf gelirlerinin nerelere, kimlere, hangi şekillerde ve ne miktarda harcanacağına dair bilgiler yer alırdı III. Bazı vakfiyeler yiyecek-içecek maddeleri, devrin beslenme alışkanlıkları, yemek kültürleri ve çeşitleri husûsunda kıymetli bilgileri de içerirlerdi IV. Vakfiyelerin son kısmında ise kadının (hâkimin, mahkemenin), kurulan vakfın geçerliliğine (sıhhat ve lüzûmuna) dâir hukukî gerekçelerine yer verilir V. Vakfiyeler, tescilden sonra Evkâf Nezâreti ’nin ilgili birimine de kaydettirilirdi Vakfiyelerle ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,III,IV
C
II,III,IV
D
II,III,V
E
II,III,IV,V
Açıklama:
II,III ve IV. ifadeler doğru iken, I ve V. ifade yanlıştır. Çünkü vakfiyeler 3 ana bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümü, Vakfın kısımlarının ve hizmet şartlarının yer aldığı teferruat bölümü ve sonuç bölümü. Ayrıca vakfiyeler, tescilden sonra Evkâf Nezâreti’nin değil Defterhane'nin ilgili birimine kaydettirilirdi. Doğru seçenek "C" şıkkıdır.

Soru 94

Vakıflarda üst kontrol vazifesini gören görevli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mütevelli
B
Câbî
C
Mu’temed
D
Nâzır
E
Kâtip
Açıklama:
Vakıflarda vakfın fiilî idâresi mütevellî tarafından yürütülür, nâzır ise mütevellînin de üzerinde yer alarak, bir tür üst kontrol vazîfesi görürdü. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 95

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinin klâsik döneminde vakıfların idâresiyle meşgul olan kuruluşlardan biridir?

Seçenekler

A
Maarif-i Umumiye Nezareti
B
Tophâne Ümerâsı Nezâreti
C
Harbiye Nezareti
D
Hariciye Nezareti
E
Umûr-ı Nafia Nezareti
Açıklama:
Osmanlı devletinin klâsik döneminde vakıfların idâresiyle meşgul olan kuruluşlar; Haremeyn Nezâreti, Vezir Nezâreti, Şeyhülislâm Nezâreti, İstanbul Kadıları Nezâreti ve Tophâne Ümerâsı Nezâreti idi. Doğru seçenek "B" şıkkıdır.

Soru 96

Evkâf Nezâreti’nin, Nezaretin kasasına gelen paraları alma, muhtelif vakıf kuruluşlarının vakfiyelerine göre yıllık ve günlük gider bütçelerini hazırlama ve yürütmekten sorumlu birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kîsedârlık
B
Zimmet Halîfeliği
C
Mülhakât Gedikler Kâtipliği
D
Sergi Halîfeliği
E
Rûz-nâmecilik
Açıklama:
Evkâf Nezâreti’nin, Nezaretin kasasına gelen paraları alma, muhtelif vakıf kuruluşlarının vakfiyelerine göre yıllık ve günlük gider bütçelerini hazırlama ve yürütmekten sorumlu birimi Sergi Halîfeliği'dir. Doğru seçenek "D" şıkkıdır.

Soru 97

Vakıflar temelde iki ana gruba ayrılır, bu iki grup aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Müessesât-ı hayriyye- Akarat
B
Akarat-Ribat
C
Müessesât-ı hayriyye- Imaret
D
Imaret-Akarat
E
Akarat- Asl-ı Vakf
Açıklama:
Vakıfları, yapılış şekilleri, hizmet alanları, nitelikleri, kendilerinden faydalanan insanların durumları gibi farklı açılardan farklı şekillerde tasnif etmek mümkündür. Vakıflar, temelde iki ana gruba ayrılır. Birincisi, doğrudan hizmet üreten vakıflar; ikincisi ise, birinci grupta yer alan vakıfları ayakta tutmak ve hizmet üretmelerini sağlamak üzere kurulan vakıflardır. Birinci grupta bulunanlara, aynıyla intifâ olunan vakıflar denir ki câmi, mescid, medrese, mektep, daru’ş-şifâ (hastahâne), imârethâne (aş-evi), tekke, zâviye, misâfirhâne, kütüphâne, köprü, çeşme, sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlar bu türdendir. İnsanlar, bu tür vakıf müesseselerinin bizzat kendilerinden faydalanırlar; yâni hiç bir sınırlama olmadan câmiye giderler; medrese ve mekteplerde eğitim görürler; çeşmelerden su içer, yol ve köprülerden gelip geçerler. Bu tür vakıflara müessesât-ı hayriyye (hayır kuruluşları) de denmiştir. İkinci grupta yer alan vakıflar ise gelirleriyle intifâ olunan vakıflar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır; birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir. Bu tür vakıflara, Osmanlı döneminde gerçek vakıf (asl-ı vakf) denmiştir. Bunlara vakıf gelirleri (akârât) demek de mümkündür. Bu iki tür vakıf, biribirinin tamamlayıcısı olarak kabul edilir.

Soru 98

1. Fiil ve hareketle kurulan vakıflar, daha ziyâde kendilerinden doğrudan faydalanılan vakıf kuruluşlarıdır.
2. Bir kişi kendisine âit bir arsa üzerine câmi veya mescid yaptırsa artık o mekân vakfedilmiş (vakf-ı lâzım) sayılır.
3. Söz konusu mekânı insanların hizmetine sunduğunu açıkça ortaya koyan kişi, aynı zamanda yaptırdığı câmi veya mescid için ayrıca kadıya başvurur.
Yukarıda fiil ve hareketle vakıf kuruluş şekliyle ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1 ve 3
D
2 ve 3
E
1, 2 ve 3
Açıklama:
Bu tür vakıflar, daha ziyâde kendilerinden doğrudan faydalanılan, hukukî ifâdesiyle aynıyla intifâ olunan vakıf kuruluşlarıdır. Meselâ, bir kişi kendisine âit bir arsa üzerine câmi veya mescid yaptırsa, burada ezân okutsa, başka insanlarla birlikte cemaat olup bizzat namaz kılsa, yahut kendisi bulunsun bulunmasın burada namaz kılınmasına izin vermiş olsa, artık o mekân vakfedilmiş (vakf-ı lâzım) sayılır. Bu tür hareketlerle söz konusu mekânı insanların hizmetine sunduğunu açıkça ortaya koyan kişinin, yaptırdığı câmi veya mescid için ayrıca kadıya (mahkemeye) başvurmasına ve tescil yaptırmasına gerek yoktur. Bu mekân fiilen vakıf hâline gelmiş olur. Kişilerin kendi arâzilerinde, yol kenarlarında veya herhangi şahsın mülkü olmayan alanlarda yaptırdıkları çeşmeler, dereler veya nehirler üzerine kurdukları köprüler ve benzeri yapılar da bu türdendir.

Soru 99

Sultan Bâyezid, Hamidiye, Lâleli, Selîmiye, Mihrişâh Vâlide ve Sultan II. Mahmud vakıflarının mülhakât ve mukâtaatından oluşan ve Darphâne tarafından idâre edilen nezaret aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Haremeyn nezareti
B
Vezir nezareti
C
Şeyhülislam nezareti
D
Tophane ümerası nezareti
E
İstanbul kadıları nezareti
Açıklama:
Tophâne Ümerâsı Nezâreti, Sultan Bâyezid, Hamidiye, Lâleli, Selîmiye, Mihrişâh Vâlide ve Sultan II. Mahmud vakışarının mülhakât ve mukâtaatından oluşmakta ve Darphâne tarafından idâre edilmekteydi.

Soru 100

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinin klâsik döneminde vakıfların idâresiyle meşgul olan kuruluşlardan Hamereyn nezaretinin dairelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği
B
Evkâf-ı Haremeyn Muhâsebeciliği
C
Evkâf-ı Haremeyn Mukâtaacılığı
D
Dâru’s-saâde Yazıcılığı
E
Evkaf-ı Vezir Yazıcılığı
Açıklama:
İdâresi altındaki vakıfların niteliği dolayısıyla önem kazanan Haremeyn Nezâreti, dört dâireden oluşmaktaydı:
Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği: Haremeyn Nezâreti’nin kuruluşuyla birlikte ortaya çıkmış bir dâire idi. Vakıflarla ilgilenen diğer müfettişliklerden ayrı çalışan ve nezâretin idâresi altında bulunan vakıfların hukukî işleriyle uğraşırdı. Ancak, statü olarak diğer müfettişliklerin üzerinde bulunmaktaydı. Başka bir deyişle, bütün vakıfların hukukî problemlerini ve işleyiş tarzlarını da teftiş ederdi.
Evkâf-ı Haremeyn Muhâsebeciliği: Asıl vazîfesi, vakışarın muhâsebe işlerini teftiş ve kontrol etmekti. Bununla birlikte dâru’s-saâde ağalarının kontrolündeki bütün vakışarın vakfiye ve kuruluş gayelerini de tescil eder; bunların vakıf kurucuları tarafından belirlenen şartlara göre idâresini sağlar, muhâsebe kayıtlarını tutardı.
Evkâf-ı Haremeyn Mukâtaacılığı: Haremeyn vakışarından olup yıllık maktû bir gelir karşılığı kiralanan vakıf arâzi ve binâlarının kayıtları bu dâire tarafından tutulurdu. Bunların vergi ve diğer gelirlerini toplamak (cibâyet), ferâğ ve intikallerini sağlamak da bu dâirenin vazîfeleri arasında idi.
Dâru’s-saâde Yazıcılığı: Dâru’s-saâde ağaları tarafından idâre olunan vakışarın bütün yazışmaları bu dâire tarafından gerçekleştirilirdi. Bu dâirede çalışan memurlar, vazîfeleri gereği, dâru’s-saâde ağalarının bütün sırlarını bildikleri için oldukça nüfûzlu idiler.

Soru 101

İslâm’In ilk dönemlerinden XX. yüzyIlIn başlarIna kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayatında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Zaviye
B
Kervansaray
C
Dernek
D
Vakıf
E
Tekke
Açıklama:
İslâm’In ilk dönemlerinden XX. yüzyIlIn başlarIna kadar İslâm ülkelerinin sosyal ve ekonomik hayatında önemli roller oynayan dînî ve hayrî müesseselere Vakıf adı verilir.

Soru 102

Aşağıdakilerden hangisi hayır işlemek ve karşılığında Allah’ın rızasını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamamının ortak adıdır?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Hayrat
C
İyilik yapmak
D
Yardımlaşmak
E
Dayanışma
Açıklama:
Hayrat; vakıf yoluyla kurulan ve topluma hizmet sunan müesseselere, İslam dünyasında ve bilhassa Osmanlı kaynaklarında hayrat denilmiştir. Hayrat, hayır işlemek ve karşılığında Allah’ın rızasını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamamının ortak adı olmuştur.

Soru 103

Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler; müstahkem yapılara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ribat
B
Vakıf
C
Dernek
D
Kale
E
Mescid
Açıklama:
Sınırları düşman saldırısından korumak amacıyla teşkilatlanmış olan askerler için hudut boylarında inşa edilen kışla ve tekkeler; müstahkem yapılara "Ribat" adı verilir.

Soru 104

Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran kimdir?

Seçenekler

A
Yavıuz Sultan Selim
B
I. Osman
C
Orhan Bey
D
II. Osman
E
Ertuğrul Bey
Açıklama:
Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey'dir.

Soru 105

Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan kişiye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Şehzade
B
Azad edilmiş köle
C
Hakim
D
Heyet
E
Mütevelli
Açıklama:
Vakıf işlerini idare etmek üzere tayin olunan kişiye Mütevelli adı verilir. Mütevelli için gerekli vasıfları haiz olan herhangi bir şahıs mütevelli olabilir. Ancak bir vakfın mütevellisine o vakfın nezareti tevcih olunmaz.

Soru 106

Aşağıdakilerden hangisi doğrudan hizmet üreten vakıflardan biridir?

Seçenekler

A
Dükkan
B
Han
C
Mescid
D
Hamam
E
Arazi
Açıklama:
Cami, mescid, medrese, mektep, daru’fl-flifâ (hastahâne), sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlar doğrudan hizmet üreten vakıflar arasında yer alırlar. Arazî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeler vakıfları ayakta tutmak ve hizmet üretmelerini sağlamak üzere kurulan vakıflardır.

Soru 107

Aşağıdakilerden hangisi zengin-fakir gözetilmeden “herkesin faydalanabileceği” hayır eserleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
İmaretler
B
Aşevleri
C
Daruşl-şifalar
D
Cami
E
Sadece ihtiyaç sahiplerinin faydalanmaları için kurulmuş yardıma yönelik vakıflar
Açıklama:
Cami, mescid, medrese, mektep, kabristan, han, çeşme, bir tür karakol demek olan ribatlar ve benzerleri bu türden vakıflar zengin-fakir gözetilmeden “herkesin faydalanabileceği” hayır eserleri arasında yer almaktadır.

Soru 108

Aşağıdakilerden hangisi gelir kaynaklarından elde edilen gelirlerin tamamı, hiç bir kısıtlamaya ve şarta bağlı olmadan, doğrudan doğruya tahsis edildiği hayır kuruluşuna giden, vakıf kurucusunun, vakfettiği ve vakfın tescil edildiği andan itibaren, eskiden mülkü olan mal üzerinde hiç bir tasarruf hakkının kalmadığı vakıf türüdür?

Seçenekler

A
Asl-ı vakf
B
Yarı Aile Vakıfları
C
Aile Vakıfları
D
Şer’i veya Hayri Vakıflar
E
Sahih vakıflar
Açıklama:
Şer’i veya Hayri Vakıflar, gelir kaynaklarından elde edilen gelirlerin tamamı, hiç bir kısıtlamaya ve şarta bağlı olmadan, doğrudan doğruya tahsis edildiği hayır kuruluşuna giden, vakıf kurucusunun, vakfettiği ve vakfın tescil edildiği andan itibaren, eskiden mülkü olan mal üzerinde hiç bir tasarruf hakkının kalmadığı vakıf türüdür.

Soru 109

Daha ziyade kendilerinden doğrudan faydalanılan, hukuki ifadesiyle aynıyla intifa olunan, söz konusu mekanı insanların hizmetine sunduğunu açıkça ortaya koyan kişinin, yaptırdığı cami veya mecsid için ayrıca kadıya (mahkemeye) başvurmasına ve tescil yaptırmasına gerek olmayan vakıf kuruluşları aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fiil ve Hareketle resmiyet kazanan vakıflar
B
Tescil suretiyle resmiyet kazanan vakıflar
C
Vasiyyet yoluyla resmiyet kazanan vakıflar
D
Başvurusu kabul edilen her vakıf resmiyet kazanır
E
Söz konusu mekana el konulması yoluyla resmiyet kazanan vakıflar
Açıklama:
Fiil ve Hareketle resmiyet kazanan vakıflar daha ziyade kendilerinden doğrudan faydalanılan, hukuki ifadesiyle aynıyla intifa olunan, söz konusu mekanı insanların hizmetine sunduğunu açıkça ortaya koyan kişinin, yaptırdığı cami veya mecsid için ayrıca kadıya (mahkemeye) başvurmasına ve tescil yaptırmasına gerek olmayan vakıf kuruluşlarıdır.

Soru 110

Osmanlılarda arazi ve timar kayıtlarıyla ilgili defterlerin saklandığı devlet dairesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mescid
B
Defterhane
C
Bedesten
D
İbadethane
E
Kervansaray
Açıklama:
Osmanlılarda arazi ve timar kayıtlarıyla ilgili defterlerin saklandığı devlet dairesine defterhane adı verilir.

Soru 111

Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
2. Mehmed
B
3. Selim
C
Yıldırım Bayezid
D
2. Abdülhamid
E
Orhan Bey
Açıklama:
Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur. Kendisinin ikinci Osmanlı hükümdârı olması dolayısıyla, kurmuş olduğu vakıflar son derece önemlidir. O, 1324 yılında bugünkü Sakarya ilinin Pamukova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri 6. Ünite - Vakıf Müessesesi 135 olan Mekece’de bir hankah (tekke, zâviye) yaptırmış ve mütevellîliğini âzâdlı kölelerinden Tavâşî Şerâfeddîn’e havâle etmişti. Orhan Bey, ayrıca vakıf sistemi çerçevesinde İznik’te bir medrese kurmuş, bu ilk Osmanlı medresesinin giderlerinin karşılanması için yeterli miktarda gayr-i menkul vakfetmişti. Onun yine vakıf sistemi çerçevesinde, Adapazarı’nda bugün hâlâ Orhan Bey Câmii adıyla bilinen bir câmi ve medrese; Kandıra’da kezâ kendi adıyla anılan başka bir câmi; Bursa’da bir câmi, zâviye, misâfirhâne ve imâret yaptırdığını ve bunların varlıklarını sürdürebilmeleri için vakıf olarak yeterli miktarda gelir kaynağı tahsis ettiğini biliyoruz.

Soru 112

Kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sahih vakıflar
B
Temlik vakıflar
C
Temellük
D
İrsad vakıfları
E
Tahsis vakıfları
Açıklama:
Tahsîs ve irsâd kabîlinden olmayan, yâni kişinin gerçekten kendi mülkü olan bir malı gelir kaynağı olarak bir hayır kuruluşuna vakfetmesine ise, vakf-ı sahîh (gerçek vakıf) denmiştir. Sahîh vakıflar, kurucusu ve hükümdar da dâhil, kimsenin müdâhale edemeyeceği nitelikte bulunmaları dolayısıyla bu isimle anılmışlardır. Bu vakıflara müdâhalenin tek yolu, vakfedildiği kuruluşun artık hizmet veremez duruma düşmesidir.

Soru 113

Osmanlı döneminde maddî imkânları müsâit olan bir kısım insanların, müessesât-ı hayriyye denen câmi, mescid, medrese, mektep, hastahâne ve benzeri kuruluşların gelir kaynağı olmak üzere vakfettikleri paranın işletilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Temellük
B
Muâmele-i şer’iyye
C
Muhayyerlik
D
Tahsis
E
İntifa
Açıklama:
Gelir getirici gayr-i menkul vakıfların dışında, bir de menkul, yanı taşınabilir nitelikte vakıf gelirleri vardır. Bunlara esâs îtibâriyle para vakıfları denir. Haram karışması endişesi öne sürülerek câiz olup olmadığı konusunda İslâm hukukçuları arasında sert tartışmalar yaşanmış olsa da, Osmanlı döneminde paranın da yaygın olarak vakfedildiğini biliyoruz. Maddî imkânları müsâit olan bir kısım insanlar, müessesât-ı hayriyye denen câmi, mescid, medrese, mektep, hastahâne ve benzeri kuruluşların gelir kaynağı olmak üzere paralarını vakfederek bunların işletilmesini istemişlerdir. Osmanlı döneminde bu şekilde vakfedilen paranın işletilmesi imkânları sınırlıydı. Dolayısıyla İslâm dini fâizi yasaklamasına rağmen, bu tür paralar, onu on bir veya onu on bir buçuktan, bugünün ifâdesiyle %10 veya %15’le fâize verilebiliyordu. Bu şekildeki işlemlere muâmele-i şer’iyye veya hîle-i şer’iyye denmiş ve bir takım sosyal ve iktisâdî mecbûriyetler öne sürülerek câiz görülmüştür. Vakıf literatüründe, menkul veya gayr-i menkul mallardan elde edilen gelirlere akarât denmiştir.

Soru 114

1. Önce Allâh’a hamd ve senâ edilir; ardından Peygamber’e salât ve selâm getirilir.
2. İnsanları hayır işlemeye teşvik eden âyet ve hadislere yer verilir.
3. Vakfiyelerin bu kısımları, giriş (mukaddime, dîbâce) niteliğinde olsa da hukukî açıdan bağlayıcılığı bulunur.
Yukarıda vakfiyelerin giriş bölümüyle ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız 1
B
Yalnız 2
C
1 ve 2
D
1 ve 3
E
2 ve 3
Açıklama:
Büyük olsun, küçük olsun vakfiyeler belirli bir düzen içinde yazılmışlardır. Bir vakfiyenin üç ana bölümden oluştuğunu söyleyebiliriz. Bunlar:
  1. Giriş bölümü,
  2. Vakfın kısımlarının ve hizmet şartlarının yer aldığı teferruat bölümü,
  3. Sonuç bölümü.
Bu çerçevede klâsik bir vakfiyenin muhtevâsına baktığımızda, şöyle bir yazım yolunun izlendiğini görürüz: Önce Allâh’a hamd ve senâ edilir; ardından Peygamber’e salât ve selâm getirilir. Daha sonra, insanları hayır işlemeye teşvik eden âyet ve hadislere yer verilir. Bâzan zikredilen âyet ve hadislerin bir takım özlü sözlerle (kelâm-ı kibâr), insanı düşünmeye, hayır işlemeye teşvik eden şiir parçalarıyla desteklenerek sunulduğu edebî bir üslûpla karşılaşırız. Bu yolla, yapılan vakfın bir hayır işi olduğu da vurgulanmış olur. Vakfiyelerin bu kısımları, giriş (mukaddime, dîbâce) niteliğindedir; bu yüzden, ana bünyeden sayılmaz; dolayısıyla hukukî açıdan bağlayıcı değer taşımazlar. Vakfiyelerin en önemli kısımları, girişi tâkip eden bölümlerdir.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi vakfiyelerin girişten sonraki, teferruat bölümünde yer alan bilgilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Vakıf sistemi çerçevesinde kurulan müesseselerin neler olduğu
B
Tahsis edilen malların nasıl yönetileceğini; gelirlerinin nasıl toplanacağı
C
Vakıf gelirlerinin nerelere, kimlere, hangi şekillerde ve ne miktarda harcanacağı
D
Bakım ve onarım ihtiyâcı duyan vakıf yapılarının nasıl onarılacağını ve bu iş için yılda ne kadar meblağ ayrıldığı
E
İnsanları hayır işlemeye teşvik eden âyet ve hadisler ve edebi şiir parçaları
Açıklama:
Vakfiyelerin en önemli kısımları, girişi tâkip eden bölümlerdir. Burada, kurulan vakıfla ilgili bütün bilgiler etraflı bir şekilde açıklanır. Verilen bilgilerden:
  • Vakıf sistemi çerçevesinde kurulan müesseselerin neler olduğunu,
  • Bunları ayakta tutmak üzere tahsis edilen malların (gelir kaynaklarının) neler olduğunu (aynı zamanda bunlar da birer vakıftır),
  • Tahsis edilen bu malların nasıl yönetileceğini; gelirlerinin nasıl toplanacağını,
  • Vakıf gelirlerinin nerelere, kimlere, hangi şekillerde ve ne miktarda harcanacağını,
  • Bir bütün olarak vakfın kimler tarafından yönetileceğini; personel olarak kaç kişinin çalışacağını; bunların taşımaları arzulanan şahsî niteliklerin neler olması gerektiğini; kendilerine ne kadar ücret ödeneceğini; ücretlerin hangi gelirlerden karşılanacağını,
  • Bakım ve onarım (ta’mîr ve termîm) ihtiyâcı duyan vakıf yapılarının nasıl onarılacağını ve bu iş için yılda ne kadar meblağ ayrıldığını...
öğrenmemiz mümkündür.
Hayra teşvik eden ayet ve hadisler giriş bölümünde yer alır.

Soru 116

Klasik dönemde yani Evkaf Nezaretinin kurulmasından önce sultanlar tarafından kurulan vakıfları yönetenler kimlerdir?

Seçenekler

A
Nazır ve Mütevelli
B
Mütevelli ve Katip
C
Mütevelli ve Cabi
D
Katip ve Cabi
E
Nazır ve Mutemed
Açıklama:
Sultanlar tarafından kurulan vakıfların nâzır ve mütevellî ismiyle bilinen iki üst yönetici bulunurdu. Ancak, vakfın fiilî idâresi mütevellî tarafından yürütülür, nâzır ise mütevellînin de üzerinde yer alarak, bir tür üst kontrol vazîfesi görürdü. Kâtip, câbî (tahsildar), mu’temed gibi vakfın büyüklüğüne göre sayıları değişen hizmetliler, vakfın idârî ve mâlî işlerinin yürütülmesinde mütevellîye yardımcı olurlardı. Vakıfların idâresi konusunda mütevellî, yüzyıllar boyunca ismi ve rolü değişmeyen tek yönetici olmuştur. Bu umûmî yapı, 1826’da Evkâf Nezâreti’nin kurulmasına kadar devam etmiştir. Nâzırlık ise, fonksiyonu aynı kalmakla birlikte farklı dönemlerde farklı isimlerle anılmış; bu makama getirilen kişilerin vazîfeleri de farklılık göstermiştir

Soru 117

Aşağıdakilerden hangi Osmanlı sultanı zamanında ilk defa vakıflar kurulmuştur?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I. Bayezid
D
I. Mehmed
E
I. Murad
Açıklama:
Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur.
Buna göre doğru cevap B (Orhan Bey) şıkkıdır.

Soru 118

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde aynıyla intifa eden vakıflardan biridir?

Seçenekler

A
Han
B
Hamam
C
Medrese
D
Dükkan
E
Arazi
Açıklama:
Aynıyla intifâ olunan vakıflar; câmi, mescid, medrese, mektep, daru’ş-şifâ (hastahâne), imârethâne (aş-evi), tekke, zâviye, misâfirhâne, kütüphâne, köprü, çeşme, sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlar bu türdendir.
Buna göre doğru cevap C (Medrese) şıkkıdır.

Soru 119

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde geliriyle intifa olunan vakıflardan biridir?

Seçenekler

A
İmarethane
B
Çeşme
C
Köprü
D
Medrese
E
Han
Açıklama:
Gelirleriyle intifâ olunan vakıflar; arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerdir.
Buna göre doğru cevap E (Han) şıkkıdır.

Soru 120

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devlet'inde vakfeden kişide bulunması gereken şartlardandır?
I. Vakıf yapan kişinin (vâkıfın), temlik ve teberrua ehil olması gerekir.
II. Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir.
III. Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Vakfeden Kişide Bulunması Gereken Şartlar
a. Öncelikle vakıf yapan kişinin (vâkıfın), temlik ve teberrua ehil olması gerekir. Başka bir deyişle akıl sâhibi, erginlik (bülûğ ve rüşd) çağına erişmiş ve hür olması lâzımdır. Henüz çocuk sayılan yaştakilerin, akıl yönünden problemli (deli) ve ne yaptıklarını bilemeyecek derecede yaşlı (bunamış) olanların yapacakları vakıflar, geçerli sayılmaz.
b. Vakıf yapanın kişinin, her hangi bir borç veyâ müsriflik yüzünden, kendi malını kullanma yetkisi hâkim tarafından elinden alınmış (mahcûr) olmaması gerekir.
c. Vakıf yapan kişi, yaptığı işi, her hangi bir zorlama ile değil, kendi rızâsıyla yapmalıdır.
d. Vakıf yapan kişi, vakfettiği malı, mülkü, parayı, bir çıkar gözeterek değil, sâdece hayır ve sevap kazanma düşüncesiyle yapmalıdır. Çünkü gerçek bir vakfın amacı, Allâh’ın rızâsı ve kişinin içinde yaşadığı toplumun faydalanmasıdır.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 121

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devlet'inde vakfedilen malda bulunması gereken şartlardandır?
I. Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
II. Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya
mülkler olması gerekir
III. Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi
mülkiyetinde olmalıdır.

Seçenekler

A
Yanız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Vakfedilen Malda Bulunması Gereken Şartlar
a. Kişinin vakfedeceği mal-mülk, vakfın gerçekleştirildiği sırada bizzat kendi mülkiyetinde olmalıdır. Kişi, kendi mülkü olmayan, başkasına âit bir malı vakfedemez.
b. Vakfedilen mal, borç veya herhangi bir menfaate dayalı olmamalıdır.
c. Vakfedilen malın ev, dükkân, tarla gibi gelir getiren türden mülk veya mülkler olması gerekir. Vakfın sürekliliği için bu husus çok önemlidir. Sürekli gelir getirmeyen, bir süre sonra bitecek olan vakıf, sunulması arzulanan hizmetlerin aksamasına sebep olacaktır.
d. Gerçekleştirilen vakfın, sonradan vazgeçme veya başka bir yöne tevcih gibi bir şart taşımaması, hukukî ifâdesiyle muhayyerlik şartıyla sakatlanmaması lâzımdır. Başka bir deyişle, vakfın esâsı mutlak ve ebediyyen tahsîse dayandığı için, vakfı yapan kişinin “gerekli gördüğüm takdirde yaptığım vakfı iptal edebilirim” türünden bir şart ileri sürmemesi gerekir.
e. Vakfedilecek mülk binâ veya ağaç türünden bir mal ise, yıkılmaya veya sökülmeye mahkûm olmamalıdır. Vakfedilecek mülkler, bir müesseseyi ayakta tutmak, onun sürekli hizmet üretmesini sağlamak üzere ve gelir getirmesi maksadıyla tahsis edilecekleri için, bir süre sonra yıkılmaları veya kesilmeleri durumunda söz konusu gelir de elde edilemeyeceğinden, tahsis edildiği müessesenin hizmet üretmesi sekteye uğrayacak demektir. Dolayısıyla, bu türden vakfedilecek mülkler, süreklilik taşıyacak nitelikte olmalıdır.
f. Vakfedilen mülkün gelirlerinden faydalanacak olanların, hukukî ifâdesiyle meşrûtun-lehinin belirtilmesi lâzımdır. Yapılan vakıftan kimlerin veya hangi müessesenin faydalanacağı açıkça belirtilmeden vakıf yapılması mümkün değildir.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 122

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde vakfiyelerin tescil işleminde mührü bulunan kişidir?

Seçenekler

A
Sultan
B
Vezir
C
Kadı
D
Kazasker
E
Şeyhülislam
Açıklama:
Vakfiyenin tescil belgesinde kadının mührü ile tescil işlemine şâhit olan kişilerin (şuhûdü’l-hâlin) isimleri bulunur.
Buna göre doğru cevap C (Kadı) şıkkıdır.

Soru 123

Aşağıdaki şehirlerden hangi ikisi Osmanlı Devlet'inde Haremeyn Nezareti'yi niteleyen şehirlerdir?

Seçenekler

A
İstanbul-Edirne
B
Ankara-Konya
C
Şam-Musul
D
Mekke-Medine
E
İzmir-Aydın
Açıklama:
Haremeyn Nezâreti: Haremeyn (=iki harem, iki kutsal şehir) kelimesi, İslâm dîninin iki kutsal şehri olan Mekke ve Medine’yi nitelemek için kullanılmıştır.
Buna göre doğru cevap D (Mekke-Medine) şıkkıdır.

Soru 124

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde vakıfların hukuki işleriyle uğraşan dairedir?

Seçenekler

A
Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği
B
Evkâf-ı Haremeyn Muhâsebeciliği
C
Evkâf-ı Haremeyn Mukâtaacılığı
D
Dâru’s-saâde Yazıcılığı
E
Tophâne Ümerâsı Nezâreti
Açıklama:
Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği: Haremeyn Nezâreti’nin kuruluşuyla birlikte ortaya çıkmış bir dâire idi. Vakıflarla ilgilenen diğer müfettişliklerden ayrı çalışan ve nezâretin idâresi altında bulunan vakıfların hukukî işleriyle uğraşırdı.
Buna göre doğru cevap A (Evkâf-ı Haremeyn Müfettişliği) şıkkıdır.

Soru 125

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde vakıfların idaresiyle meşgul olan kuruluşlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Haremeyn Nezâreti
B
Şeyhülislâm Nezâreti
C
Tophâne Ümerâsı Nezâreti
D
Kazasker Nezareti
E
İstanbul Kadıları Nezâreti
Açıklama:
Osmanlı devletinin klâsik döneminde vakıfların idâresiyle meşgul olan kuruluşlar;
Haremeyn Nezâreti, Şeyhülislâm Nezâreti, Tophâne Ümerâsı Nezâreti, İstanbul Kadıları Nezâreti
Buna göre doğru cevap D (Kazasker Nezareti) şıkkıdır.

Soru 126

Osmanlı Devlet'inde vakıfların yönetimi için kurulan Evkaf Nezareti aşağıdaki yüzyıllardan hangisinde kurulmuştur?

Seçenekler

A
XV. yüzyıl
B
XVI. yüzyıl
C
XVII. yüzyıl
D
XVIII. yüzyıl
E
XIX. yüzyıl
Açıklama:
Evkâf Nezâreti 1826 yılında kurulmuştur.
Buna göre doğru cevap E (XIX. yüzyıl) şıkkıdır.

Soru 127

Hayır işlemek ve karşılığında Allah’ın rızâsını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müesseselerin tamamının ortak nedir?

Seçenekler

A
Hayrat
B
Medrese
C
Tekke
D
Sebil
E
Mülk
Açıklama:
Maddî imkânları uygun olan insanlar, içinde yaşadıkları topluma faydalı olmak, çevrelerinde yaşayan ve ihtiyaç içinde kıvranan insanların sıkıntılarını gidermek sûretiyle mânevî bir huzûra kavuşmayı arzulamışlardır. Sırf bu sebepledir ki, vakıf yoluyla kurulan ve topluma hizmet sunan müesseselere, İslâm dünyâsında ve bilhassa Osmanlı kaynaklarında hayrât denilmiştir. Hayrât, hayır işlemek ve karşılığında Allâh’ın rızâsını, dolayısıyla sevap kazanma düşüncesiyle kurulan müsseselerin tamâmının ortak adı olmuştur.

Soru 128

Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran hükümdar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Orhanbey
B
Osmangazi
C
I.Murad
D
I.Bayezid
E
I.Mehmed
Açıklama:
Osmanlı döneminde vakıf kurma geleneği, devlet henüz bir beylik durumunda iken başlamıştı. Beyliğin sınırlarının genişleyip bir devlet hâline dönüşmesi sürecinde, imkânların da genişlemesiyle, Osmanlı topraklarına katılan şehirlerde peşpeşe vakıf müesseseler kurulmaya başlandı. Osmanlı sultanlarından ilk defa vakıf kuran Orhan Bey (öl. 1362) olmuştur. Kendisinin ikinci Osmanlı hükümdârı olması dolayısıyla, kurmuş olduğu vakıflar son derece önemlidir.

Soru 129

Aşağıdakileren hangisi “geliriyle intifâ olunan vakıflar” grubundan biridir?

Seçenekler

A
Hanlar ve hamamlar
B
Medrese
C
İmârethâne (aş-evi)
D
Tekke, zâviye
E
Câmi
Açıklama:
Vakıflar, temelde iki ana gruba ayrılır. Birincisi, doğrudan hizmet üreten vakıflar; ikincisi ise, birinci grupta yer alan vakıfları ayakta tutmak ve hizmet üretmelerini sağlamak üzere kurulan vakıflardır. Birinci grupta bulunanlara, aynıyla intifâ olunan vakıflar denir ki câmi, mescid, medrese, mektep, daru’ş-şifâ (hastahâne), imârethâne (aş-evi), tekke, zâviye, misâfirhâne, kütüphâne, köprü, çeşme, sebil gibi yapılardan oluşan kuruluşlar bu türdendir. İkinci grupta yer alan vakıflar ise gelirleriyle intifâ olunan vakıflar adıyla bilinir; bunlar diğer vakıfların finans kaynaklarıdır, birinci grupta yer alan vakıf müesseselerini ayakta tutmak için, onlara gelir sağlarlar. Arâzî, han, hamam, dükkân, binâ, para ve benzeri mal ve mülklerin vakfedilmeleri bu türdendir.

Soru 130

Aşağıdakilerden hangisi gerçek anlamda vakıftır?

Seçenekler

A
Şer’î veya Hayrî Vakıflar
B
Adi Vakıflar
C
Aile Vakıfları
D
Ehli Vakıflar
E
Yarı Aile Vakıfları
Açıklama:
Şer’î veya Hayrî Vakıflar: Bu tür vakıflar, gerçek mânâda vakıflardır.

Soru 131

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda vakfedilen mülk anlamına gelir?

Seçenekler

A
Mevkuf
B
Vakıf
C
Mahcur
D
Vakf-ı sabih
E
Bağış
Açıklama:
Vakıflar, aynı zamanda hukukî nitelik taşıyan kuruluşlar olmaları dolayısıyla, vakıf yapma işlemlerinin geçerli olabilmesi için birtakım şartlara uyulması gerekmektedir. Bunları, vakfı yapan (vâkıf) ve vakfedilen mülk (mevkuf) açısından iki kısımda incelemek mümkündür.

Soru 132

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlıda bedesten veya arasta adıyla bilinen vakıftır?

Seçenekler

A
İçlerinde pek çokdükkânın bulunduğu ticaret alanlarıdır
B
Gelir getirmeyen Hayratlara verilen addır
C
Osmanlıda çarşı ve pazarlara denir
D
Cami, medrese ve aşevinden oluşan yapıdır
E
Çiftlik alanlarıdır
Açıklama:
Arasta ve bedesten adıyla bilinen ve içlerinde pek çok dükkânın bulunduğu ticâret alanları, hanlar, hamamlar ve benzeri yapılar kiralanmak sûretiyle gelirlerinden faydalanılan vakıf unsurlarıydı.

Soru 133

Aşağıdakilerden hangisi tescil sûretiyle kurulan vakıflara bir örnektir?

Seçenekler

A
Vakıf kuracak kişinin mahkemeye başvurarak kayıt yaptırması sûretiyle
B
Kişinin ölümü ardından mülkünü bağışlaması sûretiyle
C
Kişilerin vasiyetle mülkünü vakfetmek sûretiyle
D
Kişinin kendisine ait arsa üzerine bir cami yaptırması sûretiyle
E
Kişinin belirlenen bir arazi üzerine hayrat yaptırması sûretiyle
Açıklama:
Tescil Sûretiyle: Bu yol, yapılan vakfın resmî kayıtlara geçirilmesi demektir. Bunun için vakıf kurucu, kadıya (hâkime, mahkemeye) başvurarak, vakıf kurmak istediğini ve bu isteğin resmî kayıtlara geçirilmesini talep eder. Bu talep üzerine kadı (hâkim, mahkeme), kişinin vakıf kurmak için gerekli şartları taşıyıp taşımadığını ararştırıp inceler. İnceleme sonunda yukarıda “vakıf kurucu” ve “vakfedilecek mülk” açısından kısaca sıralanan şartların mevcut olduğu kanaatine varılırsa, gösterilen şâhidlerin (şuhûdu’l- hâl) huzûrunda, onların da karara katılmalarını sağlanmak sûretiyle, kişinin vakıf kurma talebi karara bağlanır ve durum kayıt altına alınır. Böylece vakıf tescil edilmiş ve dolayısıyla gerçekleşmiş sayılır.

Soru 134

Aşağıdakilerden hangisi Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm- nâmelerdir?

Seçenekler

A
Vakfiye
B
Vâkıf
C
Aynıyla intifâ
D
Mevkuf
E
Nizâm
Açıklama:
Vakıf kurucusu (vâkıf) tarafından hazırlanan ve aynı zamanda hukukî belge niteliği taşıyan nizâm- nâmelere vakfiye denir. Vakfiyeler, yukarıda belirtildiği şekilde, vakıf kurucusunun talebi üzerine kadı (mahkeme) tarafından tescil ve sicil defˇterine kaydedildikten sonra resmiyet kazanırlardı.

Soru 135

Aşağıdakilerden hangisi Haremeyn Nezâretidir?

Seçenekler

A
Mekke ve Medine
B
Süleymaniye külliyesi
C
Selimiye camisi
D
Topkapı sarayı
E
Evkâf Nezâreti
Açıklama:
: Haremeyn Nezâreti: Haremeyn (=iki harem, iki kutsal şehir) kelimesi, İslâm dîninin iki kutsal şehri olan Mekke ve Medine’yi nitelemek için kullanılmıştır.

Soru 136

Osmanlıda dâru’ş- şifâlar aşağıda verilen alanlardan hangisi kapsamında hizmet veren vakıflardır?

Seçenekler

A
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar
B
İktisâdî ve ticârî alanda hizmetsunan vakıflar
C
Dinî hizmetlerin yerine getirilmesi için kurulmuş vakıflar
D
Eğitim ve kültür işlerine yardımcı olan vakıflar
E
Bâzı sportif faaliyetleri gerçekleştirmek üzere kurulmuş vakıflar
Açıklama:
Sosyal hizmetleri îfâ eden vakıflar: Hastahaneler, dâru’ş- şifâlar, kervansaraylar, imâretler (aş-evleri), dâru’l- acezeler (yaşlı ve kimsesizlerin sığındıkları yerler), kör evleri, çocuk emzirme yurtları, cüzamlı yurtları ve benzerleri bu tür vakıflar tarafından kurulmuştu.

Ünite 7

Soru 1

Osmanlı bağlamında modern tarihçilerin ismini verdiği, devletin zirveye ulaştığı dönem hangi dönemdir?

Seçenekler

A
Klasik dönem
B
Altın çağ
C
İdeal düzen çağı
D
Klasik çağ
E
Yükseliş çağı
Açıklama:
Osmanlı bağlamında modern tarihçilerin “klasik çağ” dediği, devletin zirveye ulaştığı dönem, yani Fatih’ten Kanunî devri ortalarına veya sonlarına kadar süren yaklaşık yüz yıllık devir.

Soru 2

Hırzü’l-Mülûk isimli eser hangi Osmanlı padişahına sunulmuştur?

Seçenekler

A
III. Mustafa
B
III. Selim
C
III. Murat
D
III. Osman
E
III. Mehmed
Açıklama:
III. Murat

Soru 3

Osman Gazi’nin kanununa dair anekdotta toplum düzenini sağlayan örfî kanunlar açısından vazgeçilmez özellik olarak tezahür etmesine ne denir?

Seçenekler

A
Selâtini izâm
B
Ezelden kalmış olma
C
Mukaddime
D
Fısk u fücûr
E
Türe
Açıklama:
Osman Gazi’nin kanununa dair anekdotta “ezelden” kalmış olma, toplum düze nini sağlayan örfî kanunlar açısından vazgeçilmez özellik olarak tezahür etmektedir.

Soru 4

Osmanlı yönetim anlayışında hangi kavram da kadimle bağlantılıdır?

Seçenekler

A
Hâbnâme
B
Âsafnâme
C
Daire-i adliye
D
Nizamı âlem
E
Koçi Beğ Risâlesi
Açıklama:
Osmanlı yönetim anlayışında nizam/düzen veya nizamı âlem kavramı da kadimle bağlantılıdır.

Soru 5

Düzendeki değişikliklerin kargaşa, bozulma veya çürümesine Osmanlıların tabiriyle ne denirdi?

Seçenekler

A
Haleti ruhiye
B
İhtilâli mevfûr
C
Fetret ve ihtilâl
D
Nâ-insaf
E
Bîi’tidâl
Açıklama:
Düzendeki değişikliklerin kargaşa, bozulma veya çürüme (Osmanlıların ta biriyle fetret ve ihtilâl) olarak değerlendirilmesi de Osmanlı siyasî düşüncesindeki temel bir anlayışı yansıtmaktadır.

Soru 6

Dünyada bozuklukların ve fesadın varlığı yeni bir şey değildir. İnsanın ve toplum hayatının ortaya çıkışından beri insanlar arasında ihtilâflar, çatışmalar ve kavgalar süregelmiştir ana fikri kime aittir?

Seçenekler

A
Mustafa Âli
B
Âşıkpaşazâde
C
İbn Haldun
D
Veysî
E
Anonim
Açıklama:
Veysî’nin Hâbnâme’sinin ana fikri şudur: Dünyada bozuklukların ve fesadın varlığı yeni bir şey değildir. İnsanın ve toplum hayatının ortaya çıkışından beri insanlar arasında ihtilâflar, çatışmalar ve kavgalar süregelmiştir.

Soru 7

Temelde reaya olmazsa hazine, hazine olmaz sa ordu olmaz; ordu olmazsa ülke ve devlet ayakta duramaz, mülk olmazsa adalet olmaz, adalet olmazsa da reaya huzur içinde üretim yapamaz kavramına ne denir?

Seçenekler

A
Daire-i adliye
B
Kanûn-ı kadîme
C
Kitâb-ı Müstetâb
D
Mesâlihi’l-Müslimîn
E
Menâfi’i’l-Mü’minîn
Açıklama:
Koçi Beğ Risâlesi’nin ana kaynaklarından biri olduğu anlaşılan Kitâbi Müstetâb adlı eser, temelde dairei adliye kavramında (reaya olmazsa hazine, hazine olmaz sa ordu olmaz; ordu olmazsa ülke ve devlet ayakta duramaz, mülk olmazsa adalet olmaz, adalet olmazsa da reaya huzur içinde üretim yapamaz) odaklaşan siyaset anlayışına uygun bir tarzda kaleme alınmıştır

Soru 8

Osmanlı toplum ve devlet düzeninde meydana gelen değişikliklerin gelenekçi bir bakış açısıyla tahlilini yapan risâlelerin en çok tanınanı ve belki de en kapsamlısı hangisidir?

Seçenekler

A
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn
B
Menâfi’i’l-Mü’minîn
C
kanûn-ı kadîm
D
Koçi Beğ Risâlesi
E
Adet-i kadîm
Açıklama:
Osmanlı toplum ve devlet düzeninde meydana gelen değişikliklerin gelenekçi bir bakış açısıyla tahlilini yapan risâlelerin en çok tanınanı ve belki de en kapsamlısı ise Koçi Beğ Risâlesi’dir.

Soru 9

Hangi padişah devrine gelinceye dek padişahlar her işle ilgileniyorlar, divan toplantılarına bizzat katılıyorlardı?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
Kanunî Sultan Süleyman
C
III. Murad
D
Yavuz Sultan Selim
E
II. Osman
Açıklama:
Koçi Bey’e göre, Kanunî Sultan Süleyman devrine gelinin ceye dek padişahlar her işle ilgileniyorlar, divan toplantılarına bizzat katılıyorlardı. Kanunî ise, kafes arkasından da olsa divan toplantılarını takip ediyor ve ülke meselelerinden böylece haberdar olabiliyordu.

Soru 10

Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Hasan Kâfî
B
Ayn Ali Efendi
C
Koçi Beğ
D
Aziz Efendi
E
Kâtip Çelebi
Açıklama:
Usulü’lhikem fî Nizami’lâlem yazarı Hasan Kâfî’ye (ölümü 1616) göre ise mevcut bozuklukların başlıca sebepleri şunlardır:

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Kanun-ı Kadim söylemine açıktan tenkitler yöneltmiş eserlerden biridir?

Seçenekler

A
Nushatü’s-Selâtin
B
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn
C
Kitâb-i Müstetâb
D
Düsturü’l-amel
E
Nesayihü’l-Vüzera
Açıklama:
XVII. YÜZYIL SONLARINA KADAR OSMANLILARDA DEVLET, TOPLUM VE ISLAHAT ANLAYIŞI
Kanun-ı Kadim’in Tenkidi
Osmanlı tarih eserlerinde ve nasihat-nâme/ıslahat-nâme literatüründe kanun veya kanun-ı kadim kavramlarının olumlu ve idealleştirilmiş kullanımları yaygın olmakla birlikte sayıca az da olsa bazı eserlerde ideal-politikten ziyade real-politiğe uygun bir anlayışla kanun-ı kadim söylemine açıktan tenkitler yöneltilmiştir. Mesela, Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn’de bu kavrama itiraz edilmekte ve zamanın geçmesiyle kanunlarda da değişiklikler olabileceği belirtilmektedir:

Soru 12

Âşıkpaşazâde’nin Fatih devri uygulamalarına yönelttiği eleştiriler hangi görüşü yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Menfaatlerini kaybetmiş grupların duygu ve düşüncelerini
B
Din adamlarının görüşlerini
C
Kendi duygu ve düşüncelerini
D
Tarihçilerin görüşlerini
E
Uygulamadaki hataları
Açıklama:
XVII. YÜZYIL SONLARINA KADAR OSMANLILARDA DEVLET, TOPLUM VE ISLAHAT ANLAYIŞI
Âşıkpaşazâde’nin Fatih devri uygulamalarına yönelttiği eleştiriler, İstanbul’un fethiyle gelinen yeni aşamada menfaatleri haleldar olan grupların duygu ve düşüncelerini yansıtmaktadır. Yeni düzen, eski güzel günlerin önde gelenlerini arka plana itmiş, kadimden beri uygulanan güzel adetleri ortadan kaldırmıştır.

Soru 13

Düsturü’l-amel adlı eser aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Hasan Kâfî
B
Aziz Efendi
C
Kâtip Çelebi
D
Defterdar Mehmed Paşa
E
Koçi Bey
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
XVII. yüzyılda ana hatlarıyla gelenekçi bir söyleme sahip ıslahatçılar arasında Kâtip Çelebi’nin ayrı ve önemli bir mevki işgal ettiği bilinen bir husustur. Genel olarak eski Doğu-İslam telâkkilerini benimsemekle beraber Kâtip Çelebi’de İbn Haldun’dan gelen farklı bir taraf da bulunmaktadır. Düsturü’l-amel adlı eserinde, toplum görüşünü ortaya koyduktan sonra, Celâlîlerin çıkışıyla birlikte vergi veren köylü halkın yoksullaşması meselesini ele alan yazar, tarımdaki çöküntüyü vergilerin fazlaca arttırılmasına bağlar.

Soru 14

Islahat teklif eden kişiler, genelde devrin sultanını doğrudan tenkit etmekten ziyade kim ya da kimleri tenkit etmişlerdir?

Seçenekler

A
Şeyhülislâmı
B
Önceki sultanlardan bazılarını veya veziriâzamları
C
Yeniçeri veya sipahi ocakları
D
Defterdarı
E
Darüssaade ağasını
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
IV.Murad’ın vezirlerin işlerini de yoluna koyduğunu belirten Aziz Efendi, sultanın, vezir sayısını da azaltması beklenirken tersini yaparak zaten fazla olan vezir sayısını 8’den 11’e çıkarmasını eleştirmektedir. Bu da ilgi çekici bir nokta, zira ıslahat teklif eden kişiler, genelde devrin sultanını doğrudan tenkit etmekten ziyade, onun gerekli ıslahatı yapmaması durumunda kıyamet gününde sorumlu tutulacağı ikazını yapmakta, daha önceki sultanlardan bazılarını (bilhassa III. Murad’ı) veya veziriâzamları eleştirmekte idiler.

Soru 15

Kadim düzenin bozulmasına dair, Fatih devrinde yapılan vakıf ve mülklere yönelik meşhur malî ıslahat çerçevesinde Rum Mehmed Paşa ve Nişancı Mehmed Paşa gibi vezirlere yöneltilmiş tenkit kim tarafından yapılmıştır?

Seçenekler

A
Kuyucu Murad Paşa
B
Çelebi Mehmet
C
Âşıkpaşazâde
D
İbşir Paşa
E
Çandarlı Halil Paşa
Açıklama:
XVII. YÜZYIL SONLARINA KADAR OSMANLILARDA DEVLET, TOPLUM VE ISLAHAT ANLAYIŞI
Kadim düzenin bozulmasına dair esaslı bir tenkit, Âşıkpaşazâde tarafından Fatih devrinde yapılan vakıf ve mülklere yönelik meşhur malî ıslahat çerçevesinde Rum Mehmed Paşa ve Nişancı Mehmed Paşa gibi vezirlere yöneltilmiştir. Onun Osman Gazi’nin sade hayatını ve bıraktığı mirasın mütevazılığını vurgulaması, İnalcık’ın isabetle belirttiği gibi Fatih’in hazineyi doldurmak için aldığı sert malî tedbirlere karşı tepkisinin ifadesidir. Âşıkpaşazâde, bir kâfirin oğlu olarak vasıflandırdığı Rum Mehmed Paşa’yı İstanbul’un imar ve inşası sürecinde şehre yeni gelenlerin itirazı üzerine kaldırılan ve evlerin mülk olarak değil kira karşılığı tahsis edildiği mukataa usulünü yeniden vaz’ ederek Müslümanların şehri imar etmelerini engellemekle suçlar. Ayrıca onu ulema ve fukaraya verilen yardımları kestiği, Yakup Paşa’yı ise Yahudileri devlet işlerine karıştırdığı için eleştirmektedir.

Soru 16

Rüşvetin önlenmesini, hazine gelirlerinin azalmasına yol açan gelişmelere set çekilmesini ve ülke işlerinin adâlet üzere çekip çevrilmesini tavsiye eden eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hırzü’l-Mülûk
B
Nushatü’s-Selâtin
C
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem
D
Kitâb-ı Müstetâb
E
Telhisü’l-Beyân
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
Eserde, beylerbeylerinin tayin edildikleri vilayete vardıklarında oradaki kadıları yoklayıp, onların, halka zulüm edenleri padişaha bildirmeleri gerektiğini belirtir. Reâyânın korunmasına dikkat etmesi gereken beylerbeyi haksız yere timar ve zeamet sahibi olanları da ortaya çıkarmalıdır. Kendi zamanında vezirlerden, beylerden ve diğer büyük ve küçüklerden korkunun kalktığını, herkesi para ve mal hırsının kapladığını belirten yazara göre rüşvet yüzünden ecnebiler timarları ele geçirmeye başlamış ve gerçek hak sahipleri mağdur olmuşlardır. Ulemâ ve fuzelânın toplum içindeki üstün mevkiine değinen yazar Fatih’in ulemâya verdiği önemi hatırlatır. Halbuki yazarın zamanında bunların düzeni de bozulmuş, mansıplar istihkak ve merâtibe göre değil rüşvetle verilir olmuştur. Seyyid ve şeriflerin yüksek makamlarına temas eden yazar daha sonra aslında seyyidlik ve şeriflikle alâkası olmayan pek çok kişinin sırf vergi vermekten kurtulmak için başlarına yeşil sarık sardıklarını, vilâyet kâtiplerinin de rüşvet karşılığında bunları seyyid olarak yazmasının sipahi tâifesine haksızlık olduğunu vurgular. Özetle Hırzü’l-Mülûk yazarı rüşvetin önlenmesini, hazine gelirlerinin azalmasına yol açan gelişmelere set çekilmesini ve ülke işlerinin adâlet üzere çekip çevrilmesini salık vermekte ve bu işin öncelikle padişahın dizginleri ele almasına bağlı olduğunu savunmaktadır.

Soru 17

Ayn Ali Efendi 1609’da “Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan” adlı eserini aşağıdakilerden hangisine sunmuştur?

Seçenekler

A
Defterdar Sarı Mehmed Paşa
B
Lütfî Paşa
C
Kemankeş Kara Mustafa Paşa
D
Rüstem Paşa
E
Kuyucu Murad Paşa
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
Defter-i Hakanî eminliği yapmış olan Ayn Ali Efendi’nin 1609’da Kuyucu Murad Paşa’ya sunduğu Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan adlı eserinin, “zeamet ve timar hususunda olan ihtilâl def ’ ü ref ’ olunmak maksud olursa tedrîc ile ne yüzden mutasavverdir, anın beyanındadır” (zeamet ve timar konusundaki bozulmayı ortadan kaldırmak istenirse aşamalı bir şekilde nasıl yapılacağını açıklar) şeklinde başlayan yedinci faslı timar sisteminde görülen bozuklukların düzeltilmesi konusundaki görüşlere tahsis edilmiştir.

Soru 18

Kâtip Çelebi “Düsturü’l-amel” adlı eserinde tarımdaki çöküntüyü hangi nedene bağlamıştır?

Seçenekler

A
Vakıf sayısının artması
B
Timarlı sayısının azalması
C
Vezir sayısının artması
D
Hazine gelirlerinin azalması
E
Vergilerin fazlaca arttırılması
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
XVII. yüzyılda ana hatlarıyla gelenekçi bir söyleme sahip ıslahatçılar arasında Kâtip Çelebi’nin ayrı ve önemli bir mevki işgal ettiği bilinen bir husustur. Genel olarak eski Doğu-İslam telâkkilerini benimsemekle beraber Kâtip Çelebi’de İbn Haldun’dan gelen farklı bir taraf da bulunmaktadır. Düsturü’l-amel adlı eserinde, toplum görüşünü ortaya koyduktan sonra, Celâlîlerin çıkışıyla birlikte vergi veren köylü halkın yoksullaşması meselesini ele alan yazar, tarımdaki çöküntüyü vergilerin fazlaca arttırılmasına bağlar.

Soru 19

“Hırzü’l-Mülûk” adlı eser aşağıdakilerden hangisine sunulmuştur?

Seçenekler

A
II. Bayezid
B
II. Osman
C
I. Mehmed
D
III. Murad
E
II. Mustafa
Açıklama:
XVI. YÜZYIL SONLARINDAN XVIII. YÜZYIL BAŞLARINA ISLAHAT ÖNERİLERİ
III. Murad’a (1574-1595) sunulan Hırzü’l-Mülûk’ta, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahseden yazar, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûn-ı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgular.

Soru 20

“Nushatü’s-Selâtin” adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Koçi Bey
B
Mustafa Âli
C
Kâtip Çelebi
D
Aziz Efendi
E
Defterdar Mehmed Paşa
Açıklama:
XVII. YÜZYIL SONLARINA KADAR OSMANLILARDA DEVLET, TOPLUM VE ISLAHAT ANLAYIŞI
Kanun-ı Kadim
Mustafa Âli’nin Nushatü’s-Selâtin adlı eserinin ikinci babı “fî zamanına hilâf-ı kavânîn zuhûr iden ihtilâl-i mevfûr”a hasredilmiştir. Burada yazar kanuna aykırı gördüğü uygulamaları somut örneklerle açıklar.
Esas itibariyle bir nasihat kitabı olan Nushatü’s-Selâtin’de Âlî, kanuna aykırı gelişmelerin ve ülke düzeninin bozulmasının padişahtan gizlendiğini öne sürer, doğru sözlü bir kulunu musahib edinmesini padişaha tavsiye eder. O’na göre ihtilâlin en önemli sebeplerinden biri, aşağı kimseler (edanî)in yüksek mevkilere getirilmesidir.

Soru 21

“XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre, çoğu Osmanlı tarihçisi tarafından Osmanlı ‘…………………………………’ olarak tanımlanır.”
Aşağıdakilerin hangisinde yukarıdaki metinde boş bırakılan yere gelecek kelime doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Klasik Devri
B
Duraklama Devri
C
Lale Devri
D
Alçalma Devri
E
Düşme Devri
Açıklama:
Klasik Devri

Soru 22

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yazar ve eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Veysî-Hâbnâme
B
Lütfi Paşa-Âsafnâme
C
Mustafa Âli-Nushatü’s-Selâtin
D
Koçibey-Kitâb-i Müstetâb
E
Aşıkpaşazade-Tevârih-i Âl-i Osman
Açıklama:
Koçibey-Kitâb-i Müstetâb

Soru 23

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde “Kanun-ı kadim” kavramına bakışı farklı olan eser doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Âsafnâme
B
Nushatü’s-Selâtin
C
Kitâb-i Müstetâb
D
Hâbnâme
E
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn
Açıklama:
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn

Soru 24

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde “Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem” adlı eserin yazarı doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Lütfi Paşa
B
Mustafa Âli
C
Koçibey
D
Aşıkpaşazade
E
Hasan Kâfî
Açıklama:
Hasan Kâfî

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisinde Ayn Ali Efendi’nin 1609’da Kuyucu Murad Paşa’ya sunduğu ve zeamet ve tımar konusundaki bozulmayı ortadan kaldırmak istendiğinde aşamalı bir şekilde nasıl yapılacağını açıkladığı eserin adı doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Kitâb-i Müstetâb
B
Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan
C
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn
D
Nushatü’s-Selâtin
E
Tevârih-i Âl-i Osman
Açıklama:
Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan

Soru 26

Aşağıdaki seçeneklerin hangisi Mustafa Ali’nin Nushatü’s-Selâtin eserinde devlet teşkilatındaki bozulmalara dair verilen örneklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Birçok insanın bulunduğu mevkiden daha üstünü istemeleri
B
Mansıpların iltizamla verilmesi ve aşağı kimselerin yüksek makamlara çıkmalarına ortam hazırlanması
C
Timar ve zeametlerin vezirlerin, beylerbeyilerin ve sancakbeylerinin adamlarına verilmemesi
D
Doğru dürüst okuma yazma bilmeyen kişilerin bir şekilde ilim yoluna girmeleri
E
Vezir oğlu olanlara babalarının vezareti esnasında beylerbeylik verilmesi
Açıklama:
Mustafa Ali, zaten timar ve zeametlerin vezirlerin, beylerbeyilerin ve sancakbeylerinin adamlarına verilmesinden rahatsızdır. Verilmesinin engellenmesini istiyor.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisinde II. Osman’a sunulmuş olan Kitâb-ı Müstetâb’a göre devletin temel dayanakları olan iki ocağın (kul tâifesi ve timarlıların) bozulmasının en önemli sonucu doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
İsyanların çıkması
B
Askerlik sisteminin yenilenmesi
C
Kazan kaldırılması
D
Savaşların kaybedilmesi
E
Askerlik kanunun değiştirilmesi
Açıklama:
Savaşların kaybedilmesi

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Koçibey’in ideal devlet düzeninde olması gerekenler hususlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Padişahın ülke işleriyle bizzat ilgilenmesi,
B
Devlet görevlilerinin azil korkusundan uzak tutulması,
C
Kul ve timar sistemlerinin tavizsiz bir şekilde uygulanması
D
Erkân-ı erbaa yani dört sınıfın dengeli biraradalığını temel alan toplum düzeninin devam ettirilmesi
E
Atamalarda beylerbeyleri ve sancakbeylerinin önerilerinin değerlendirilmesi
Açıklama:
Atamalarda beylerbeyleri ve sancakbeylerinin önerilerinin değerlendirilmesi

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisinde Tımar Sistemi’nde kapsamlı bir ıslahat yapan padişahın adı doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
IV. Murat
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Fatih Sultan Mehmet
D
Yavuz Sultan Selim
E
III. Murat
Açıklama:
IV. Murat

Soru 30

Aşağıdakilerin hangisinde Tarhuncu Ahmed Paşa’nın ıslahat alanında yaptığı en önemli hizmeti doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Bütçede denkliği sağlanması
B
Askerlik sisteminin yenilenmesi
C
İlmiye sınıfının düzenlenmesi
D
Tımar sisteminin yenilenmesi
E
İdari yapının yenilenmesi
Açıklama:
Bütçede denkliği sağlanması

Soru 31

Hâbnâme isimli eser kime aittir?

Seçenekler

A
Veysi
B
İbn-i Haldun
C
Aşıkpaşazade
D
Lütfi Paşa
E
Mustafa Ali
Açıklama:
Habname Veysi'ye aittir.

Soru 32

Nushatü’s-Selâtin isimli eser kime aittir?

Seçenekler

A
Veysi
B
İbn-i Haldun
C
Mustafa Ali
D
Lütfi Paşa
E
Aşıkpaşazade
Açıklama:
Nushatü’s-Selâtin Mustafa Ali'ye aittir.

Soru 33

Koçi Beğ Risâlesi’nin ana kaynaklarından biri olduğu anlaşılan ve temelde daire-i adliye kavramında (reaya olmazsa hazine, hazine olmazsa ordu olmaz; ordu olmazsa ülke ve devlet ayakta duramaz, mülk olmazsa adalet
olmaz, adalet olmazsa da reaya huzur içinde üretim yapamaz) odaklaşan siyaset
anlayışına uygun bir tarzda kaleme alınmış eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nushatü’s-Selâtin
B
Hâbnâme
C
Âsafnâme
D
Kitâb-i Müstetâb
E
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn
Açıklama:
Bahsedilen eser Kitâb-i Müstetâb'dır

Soru 34

Hırzü’l-Mülûk’ta, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahsedilmekte, Yavuz’un başarısının temelinde
Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûn-ı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgulanmaktadır. Bahsedilen eser hangi padişaha sunulmuştur?

Seçenekler

A
III. Murat
B
II. Osman
C
II. Abdülhamit
D
III. Selim
E
IV. Murat
Açıklama:
Hırzü’l-Mülûk III. Murat'a sunulmuştur.

Soru 35

I. Adalette ihmal
II. Müşaverede ihmal
III. Asker tedarikinde ihmal
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî’ye göre ise o dönemde mevcut bozuklukların başlıca sebeplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî’ye göre ise o dönemde mevcut bozuklukların başlıca sebeplerindendir

Soru 36

Kitâb-ı Müstetâb'ın hangi padişaha sunulduğu düşünülmektedir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
II. Selim
C
II. Murat
D
III. Murat
E
II. Abdülhamit
Açıklama:
Kitâb-ı Müstetâb'ın II. Osman'a sunulduğu düşünülmektedir

Soru 37

“'Çözülme' vâkıasını idarî, malî ve ahlâkî boyutlarıyla bir bütün
olarak ele almıştır. Çizdiği nisbeten karamsar manzaraya ve sahip olduğu determinizm kokan bakış açısına rağmen, devletin daha önceki belalarda olduğu gibi,
bu bunalımı da atlatacağını söylemektedir." Bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hezarfen Hüseyin Efendi
B
Katip Çelebi
C
Evliya Çelebi
D
Aşıkpaşazade
E
İbn-i Haldun
Açıklama:
Bahsedilen yazar Katip Çelebi'dir.

Soru 38

Eser'e göre idaredeki bozukluğu gidermenin bir yolu da, veziriâzamın mansıp sahiplerini kendisinden başkasına bağımlı kılmamasıdır. Bu eserin yazarı, kendi mesleği olan defterdarlık’ın ehemmiyetini de özellikle vurgular ve veziriâzamın
bu makama getirdiği kişiye istiklâl vermesi ve onu azil korkusundan uzak tutması
gereği üzerinde durur. Ayrıca bu eserde mâliyenin düzelmesi için geliri arttırıp masrafları azaltmaya gayret etmek gerektiği de belirtilmektedir. Bahsedilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Telhisü’l-Beyân
B
Âsafnâme
C
Nesayihü’l-Vüzera
D
Hırzü’l-Mülûk
E
Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan
Açıklama:
Bahsedilen eser Nesayihü’l-Vüzera'dır

Soru 39

Düzenin bozulmasından en fazla sorumlu tutulan padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
III. Selim
C
I. Abdülhamit
D
II. Mahmut
E
III. Murat
Açıklama:
Düzenin bozulmasından en fazla sorumlu tutulan padişah III. Murat'tır.

Soru 40

I. Çürümüş bir kozmopolit toplum haline gelen yeniçeri ve sipahi ocaklarını tamamen kaldırıp yok ederek onların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türkleriyle Türkmenlerinden millî bir ordu kurmak.
II. Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek.
III. İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek.
IV. Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Harem-i Hümayunu tasfiye etmek ve hanedanın Türk ailelerinden nikâhla kız almasına yol açmak.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri II. Osman'ın ıslahat yapmak istediği konulardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler II. Osman'ın ıslahat yapmak istediği konulardandır

Soru 41

Âşıkpaşazâde tarafından yazılan, kadim düzenin bozulmasına dair esaslı tenkitler aşağıdakilerden hangisine yöneltilmiştir?

Seçenekler

A
Padişah
B
Vezirler
C
Halk
D
Devlet adamları
E
Osmanlı Devleti içindeki düşmanlar
Açıklama:
Kadim düzenin bozulmasına dair esaslı bir tenkit, Âşıkpaşazâde tarafından Fatih devrinde yapılan vakıf ve mülklere yönelik meşhur malî ıslahat çerçevesinde Rum Mehmed Paşa ve Nişancı Mehmed Paşa gibi vezirlere yöneltilmiştir. Doğru cevap B‘dir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi esas itibariyle bir nasihat kitabı olup, kanuna aykırı gelişmelerin ve ülke düzeninin bozulmasının padişahtan gizlendiğini öne sürer?

Seçenekler

A
Nushatü’s-Selâtin
B
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn ve Menâfi’i’l-Mü’minîn
C
Hırzü’l-Mülûk
D
Kitâb-ı Müstetâb
E
Koçi Beğ Risâlesi
Açıklama:
Esas itibariyle bir nasihat kitabı olan Nushatü’s-Selâtin’de Âlî, kanuna aykırı gelişmelerin ve ülke düzeninin bozulmasının padişahtan gizlendiğini öne sürer, doğru sözlü bir kulunu musahib edinmesini padişaha tavsiye eder. O’na göre ihtilâlin en önemli sebeplerinden biri, aşağı kimseler (edanî)in yüksek mevkilere getirilmesidir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi III. Murad’a sunulmuş olup; eserde Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahsedilmiş, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin yattığını vurgulanmıştır?

Seçenekler

A
Koçi Beğ Risâlesi
B
Kitâb-ı Müstetâb
C
Hırzü’l-Mülûk
D
Nushatü’s-Selâtin
E
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem
Açıklama:
III. Murad’a (1574-1595) sunulan Hırzü’l-Mülûk’ta, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahseden yazar, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûnı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgular. Doğru cevap C‘dir.

Soru 44

Muhtemelen II. Osman’a (161822) sunulmuş olan Kitâb-ı Müstetâb’a göre savaşları kaybetmenin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ekonomik zayıflık
B
İki ocağın (kul tâifesi ve timarlıların) bozulması
C
Ateşli silahların düşmanlar kadar kullanılmaması
D
Eğitimdeki bozulma
E
Devlet yapısındaki bozulma
Açıklama:
Muhtemelen II. Osman’a (161822) sunulmuş olan Kitâbı Müstetâb’a göre devletin temel dayanakları olan iki ocağın (kul tâifesi ve timarlıların) bozulması, savaşları kaybetmenin temel sebebidir. Bu ocaklar artık ağalarına, kâtiplerine ve sâir görevlilerine yemeklik olmaktan başka bir işe yaramamaktadırlar. Doğru cevap B‘dir.

Soru 45

I- Bu ıslahat projeleri sayesinde bizzat Osmanlı yönetici tabakasanın ya da bu tabaka içindeki bazı grupların karşılaştıkları durum hakkındaki değerlendirmelerini öğrenmekteyiz. II- Tarihî gerçeklik bazen çarpıtılmaktadır. III- Osmanlı merkezî yönetimini ilgilendiren temel meselelerin neler olduğunu anlamamız mümkündür. Yukarıdakilerden hangisi/hangileri XVI. asrın sonlarındaki değişimin niteliği hakkında ıslahat risâlecilerinin görüşleri ile ilgili olarak doğru bilgiler içermektedir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
XVI. asrın sonlarındaki değişimin niteliği hakkında ıslahat risâlecilerinin görüşlerinin anlamı nedir?” sorusu akla gelebilir. Bu soruya cevaben şunları söyleyebiliriz: Bu ıslahat projeleri sayesinde bizzat Osmanlı yönetici taba kasanın ya da bu tabaka içindeki bazı grupların karşılaştıkları durum hakkındaki değerlendirmelerini öğrenmekteyiz. Tarihî gerçekliğin bazan çarpıtıldığı muhakkak; ama yine de Osmanlı merkezî yönetimini ilgilendiren temel meselelerin neler olduğunu anlamamız mümkün. Doğru cevap E’dir.

Soru 46

Aşağıdaki padişahlardan hangisinin XVII. yüzyıl başında yaşanan değişimin toplumsal, askerî ve ekonomik alanlardaki etkilerine karşın ilk köklü ıslahat hareketine teşebbüs ettiği belirtilir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
IV. Murad
C
IV. Mehmed
D
Sultan İbrahim
E
V. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı Devletinde XVII. yüzyıl başında yaşanan değişimin etkileri toplumsal, askerî ve ekonomik alanlarda ağır sorunları beraberinde getirmişti. Buna karşı ilk köklü ıslahat hareketine II. Osman’ın (1618-22) teşebbüs ettiği belirtilir. Doğru cevap A‘dır.

Soru 47

II. Osman’ın ‘milli’ bir ıslahat programını yürürlüğe koymak istediğini savunan tarihçilere göre, aşağıdakilerden hangisi bu programın konularından biri değildir?

Seçenekler

A
İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek.
B
Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Haremi Hümayunu tasfiye etmek ve hanedanın Türk ailelerinden nikâhla kız almasına yol açmak.
C
Kıyafette değişiklik yapmak.
D
Fatih ve Kanunî’nin mevzuatının bozulan hükümlerini düzelterek uygulamak.
E
Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek.
Açıklama:
II. Osman’ın yeni bir ordu kurmak tasavvurunun ötesinde çok kapsamlı ve “millî” bir ıslahat programını yürürlüğe koymayı düşündüğü iddiası ise XIX. yüzyılda Mizancı Murad ve XX. yüzyılda da İ. Hami Danişmend tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre onun ıslahat yapmak istediği konular şunlardı:
- Çürümüş bir kozmopolit toplum haline gelen yeniçeri ve sipahi ocakları nı tamamen kaldırıp yok ederek onların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türkleriyle Türkmenlerinden millî bir ordu kurmak.
- Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek.
- İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek.
- Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Haremi Hümayunu tasfiye etmek ve hanedanın Türk ailelerinden nikâhla kız almasına yol açmak.
- Kıyafette değişiklik yapmak.
-Fatih ve Kanunî’nin eskiyen mevzuatı yerine yeni şartlara uygun kanunlar yapmak.
Doğru cevap D’dir.

Soru 48

I- Kanun-ı kadimin ihyası
II- Rüşvetin kökünün kazınması
III- Mansıpların ehil kişilere verilmesi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri IV. Murad'ın ülke yönetimini yeniden düzene sokabilmek için güvendiği kişilerden istediği, yapılacak ıslahata dair raporlarda teklif ve tavsiye edilen konular arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
IV. Murad, ülke yönetimini yeniden düzene sokabilmek için başta Koçi Beğ olmak üzere güvendiği kişilerden yapılacak ıslahata dair raporlar istedi. Bu raporlar daha ziyade kanunı kadimin ihyasını teklif ediyor ve bunun için de kul taifesinin zabt u rabt altına alınmasını, rüşvetin kökünün kazınmasını, mansıpların ehil kişilere verilmesini ve halka adil davranılmasını tavsiye etmekteydi. Esasen bu tür eserler daha XVI. yüzyılın son çeyreğinden itibaren aynı noktalara dikkati çekiyordu. Doğru cevap E’dir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi Sultan İbrahim’in ilk döneminde ıslahatçı bir vezir olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın etkisiyle yapılan ıslahatlardan değildir?

Seçenekler

A
Sikke tashihi
B
Ocak mevcudu azaltılması
C
Yeni ordu düzeni kurulması
D
Vergi düzenlemesi
E
Mâli sistemde değişiklik
Açıklama:
IV. Murad’dan sonra başa geçen kardeşi İbrahim’in ilk döneminde ıslahatçı bir vezir olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın etkisiyle ıslahatlar yapıldı. Kendisi de bir layiha yazarı olan Paşa, ülke düzenini sağlamak için önemli adımlar attı. Bu çerçevede, sikke tashihi yapmış, ocak mevcudunu azaltmış ve, vergi düzeni ile malî sistemde çok önemli hale gelen ve özellikle Celâli karışıklıkları ve kapıkullarının taşradaki egemenlikleri döneminde toprak tasarrufunda meydana gelen değişiklikler yüzünden reâyânın üzerindeki yükü artan avârız vergisinin tarhına esas olmak üzere geniş çaplı bir sayım hareketine girişmişti. Doğru cevap C’dir.

Soru 50

I- Adâlet’de ihmal
II- Müşâvere’de ihmal
III- Asker tedârikinde ve tedbirinde ihmal
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî’ye göre ise mevcut bozuklukların başlıca sebepleri arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî’ye (ölümü 1616) göre mevcut bozuklukların başlıca sebepleri şunlardır:
Birincisi adâlet’de ihmaldir; bunun sebebi ise halkın işlerini ve ülkenin meselelerini ehil kişilere tevdi etmemektir. İkinci sebep müşâvere’de ihmaldir. Bunun altında ise, idarecilerin ulemâya üstten bakmaları ve akıllı kişilerin sohbetine katılmaktan utanmaları yatar. Üçüncüsü ise asker tedârikinde ve tedbirinde ihmaldir; bu da askerlerin ümerâdan ve seraskerlerden korkmamasından kaynaklanmaktadır. Genelde bunların hepsinin nihaî sebebi, rüşvet ve kadınlara rağbet gösterip onların sözleriyle iş görmektir. Doğru cevap E’dir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi Kanun-ı Kadim söylemine açıktan tenkitler yönelten ilk eserlerden biridir?

Seçenekler

A
Aşıkpaşazade Tarihi
B
Nushatü’s-Selâtin
C
Kitabu Mesâlihi’l-Müslimin
D
Kitab-ı Müstetab
E
Selaniki Tarihi
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 52

Nasihat ve Islahat yazarlarının XVII. yüzyıldan itibaren düzenin değişmesini “nizam-ı âlem’in bozuluşu” olarak görmelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bu bozulmaya bizzat şahit olmaları
B
Değişme karşısında “taraf” olmaları
C
Padişahların danışmanları olmaları
D
Halkın beklentilerine cevap vermeleri
E
Valide Sultanların etkisinde kalmaları
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 53

Âşıkpaşazade’nin Fatih devri uygulamalarına yönelttiği eleştiriler aşağıdaki hangi görüşü yansıtır?

Seçenekler

A
Uygulamaların yanlışlığını
B
Menfaatlerini kaybeden grupların görüşlerini
C
Kendi şahsi görüşünü
D
Ulemanın görüşlerini
E
Osmanlı tarihçilerinin düşünce
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi Kadim düzenin bozulmasını tenkit ederek, bunun nedenini Fatih dönemindeki Rum Mehmed Paşa ve Nişancı Mehmed Paşa'nınyaptıklarıolduğunu savunmuştur?

Seçenekler

A
Karamanlı Mehmed Paşa
B
Ali Paşa
C
Âşıkpaşazâde
D
Gelibolulu Mustafa Âli
E
Yakup Paşa
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi IV. Murad döneminde yapılan kapsamlı ıslahatlar arasında gösterilebilir?

Seçenekler

A
Divan-ı Hümayun
B
Harem
C
Eğitim
D
Sağlık
E
Timar sistemi
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi Kanun-ı kadimin anlamını karşılamaktadır?

Seçenekler

A
Padişah tarafından yürürlüğe konulan yasalar
B
Kadılar tarafından verilen hükümler
C
Divan-ı Hümayunun aldığı kararlar
D
Yürürlükten kalkan yasalar
E
Eski geleneklere dayanan yasalar
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 57

Nashatu’s Selatin Eseri kime aittir?

Seçenekler

A
Mustafa Ali
B
Katip Çelebi
C
Defterdar Mehmet Paşa
D
Koçi Bey
E
Tarhuncu Ahmet Paşa
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi bütçede denkliği sağlamak için ıslahat yapmasıyla tanınan veziriazamdır?

Seçenekler

A
Rum Mehmet Paşa
B
Nişancı Mehmet Paşa
C
Hüseyin Paşa
D
Tarhuncu Ahmet Paşa
E
Kuyucu Murad Paşa
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 59

Gelenekçi Islahat düşüncesine sahip olanlar Kanun-ı kadime riayet etmek gerektiğine inanıyorlardı. Buna göre aşağıdakilerden hangisi riayet edilmesi gereken Kanun-ı kadim arasında gösterilemez?

Seçenekler

A
İltimas yoluyla mevki ve makam edinme
B
Padişahın devlet işleri ile bizzat ilgilenmesi
C
Azledilme korkusundan uzak veziriazamların atanması
D
Timar ve zeametlerin hak sahiplerine verilmesi
E
Veziriazamların kanunlara uygun hareket etmesi
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi Timar konusunda Kanun-ı kadime riayet edilmesinden yanadır?

Seçenekler

A
Hüseyin Paşa
B
Tarhuncu Ahmet Paşa
C
Nişancı Mehmet Paşa
D
Defterdar Sarı Mehmet Paşa
E
Koçi Bey
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi Tekalif-i şakka’nın anlamını karşılamaktadır?

Seçenekler

A
Müslümanlardan alınan vergi
B
Taşrada yöneticilerin aldığı olağanüstü vergi
C
Gayrimüslimlerden alınan askerlik vergisi
D
Yol vergisi
E
Hayvanlar üzerinden alınan vergi
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 62

Katip Çelebiye göre tarımdaki çöküntünün sebebi nedir?

Seçenekler

A
Timarın bozulması
B
Vergilerin arttırılması
C
Doğa olayları
D
Ekonominin bozulması
E
Ülke sınırlarının genişlemesi
Açıklama:
XVI.-XVII. yüzyılda Osmanlı devlet adamları ve ulemasının ıslahat önerilerinin niteliğini açıklayabileceksiniz.

Soru 63

Aşağıdaki padişahlardan hangisinin dönemi için modern tarihçiler tarafından Altın çağ terimini kullanır?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
Yavuz Sultan Selim
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
II. Selim
E
III. Murad
Açıklama:
Fatih Devrinden XVII. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlılarda devlet, toplum ve ıslahat anlayışı konusunu kavrayabileceksiniz.
-

Soru 64

Osmanlı İmparatorluğunda XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan süreç aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Yükselme Devri
B
Klasik Devir
C
Çöküş Devri
D
Yavaşlama Devri
E
Duraklama Devri
Açıklama:
Osmanlı devletinde XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre "Klasik Devir" adı verilir.

Soru 65

Osmanlı toplum ve devlet düzeninde meydana gelen değişikliklerin gelenekçi bir bakış açısıyla tahlilini yapan risâlelerin en çok tanınanı ve belki de en kapsamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kitâb-ı Müstetâb
B
Menâfi’i’l-Mü’minîn
C
Koçi Bey Risâlesi
D
Kanûn-ı kadîm
E
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn
Açıklama:
Osmanlı toplum ve devlet düzeninde meydana gelen değişikliklerin gelenekçi bir
bakış açısıyla tahlilini yapan risâlelerin en çok tanınanı ve belki de en kapsamlısı
Koçi Bey Risâlesi’dir.

Soru 66

Rüşvetin önlenmesinin, hazine gelirlerinin azalmasına yol açan gelişmelere set çekilmesinin ve ülke işlerinin adâlet üzere çekip çevrilmesini salık veren ve bu işin öncelikle padişahın dizginleri ele almasına bağlı olduğunun savununulduğu eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hırzü’l-Mülûk
B
Kanûn-ı kadîm
C
Kitâbu Mesâlihi’l-Müslimîn
D
Menâfi’i’l-Mü’minîn
E
Kitâb-ı Müstetâb,
Açıklama:
Rüşvetin önlenmesini, hazine gelirlerinin azalmasına yol açan gelişmelere set çekilmesini ve ülke işlerinin adâlet üzere çekip çevrilmesini salık veren ve bu işin öncelikle padişahın dizginleri ele almasına bağlı olduğunun savununulduğu eser Hırzü’l-Mülûk'tür.

Soru 67

Geleneksel silahların kullanılması ve düşmanların yeni icad ettikleri silahların benimsenmesi hususlarında gösterilen ihmalkar davranışları eleştiren eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düsturü’l-amel
B
Hırzü’l-Mülûk
C
Kitâb-ı Müstetâb
D
Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan
E
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem
Açıklama:
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem, Geleneksel silahların kullanılması ve düşmanların yeni icad ettikleri silahların benimsenmesi hususlarında gösterilen ihmalkar davranışları eleştiren eser

Soru 68

Düsturü’l-amel adlı eserinde, toplum görüşünü ortaya koyduktan sonra, Celâlîlerin çıkışıyla birlikte vergi veren köylü halkın yoksullaşması meselesini ele alan yazar, tarımdaki çöküntüyü vergilerin fazlaca arttırılmasına bağlayan ıslahatçı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aziz Efendi
B
Katip Çelebi
C
İbn Haldun
D
Koçi Beğ
E
Murad Paşa
Açıklama:
Düsturü’l-amel adlı eserinde, toplum görüşünü ortaya koyduktan sonra, Celâlîlerin çıkışıyla birlikte vergi veren köylü halkın yoksullaşması meselesini ele alan yazar, tarımdaki çöküntüyü vergilerin fazlaca arttırılmasına bağlayan ıslahatçı Katip Çelebidir.

Soru 69

Sahiplerinin ölümü veya başka bir nedenle boş (mahlul) kalan tımarlarla ilgili kağıtların beylerbeylerinin yanında bulunan bekleme dosyası niteliğinde saklandığı sepete ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kanunnâmei Sultanî
B
Tımar
C
Islahat Sepeti
D
Ekâbir sepeti veya Sepet Tımar
E
Hırzü’l-Mülûk
Açıklama:
Sahiplerinin ölümü veya başka bir nedenle boş (mahlul) kalan timarlarla ilgili kağıtların beylerbeylerinin yanında bulunan bekleme dosyası niteliğinde saklandığı sepete "Ekâbir sepeti veya sepet timar" adı verilir.

Soru 70

Osmanlı Devletinde ilk köklü ıslahat hareketine hangi padişah teşebbüs etmiştir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
I. Osman
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
Fatih Sultan Mehmed
E
IV. Murad
Açıklama:
Osmanlı Devletinde ilk köklü ıslahat hareketine II. Osman teşebbüs etmiştir.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi II. Osman'ın ıslahat yapmak istediği konular arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Kıyafette değişiklik yapmak
B
Yeniçeri ve sipahi ocaklarını tamamen kaldırmak
C
Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakletmek
D
Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Harem-i Hümayunu tasfiye etmek
E
Fatih ve Kanunî’nin mevzuatını benimsemek
Açıklama:
Kıyafette değişiklik yapmak, Yeniçeri ve sipahi ocaklarını tamamen kaldırmak, Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek ve Fatih ve Kanunî’nin eskiyen mevzuatı yerine yeni şartlara uygun kanunlar yapmak II. Osman'ın ıslahat yapmak istediği konular arasındadır.

Soru 72

Hangi padişahın zamanında ülkede nizam ve asayişi şiddet ve idamlarla sağlamaya çalışırken bundan ulema dahil toplumun bütün kesimleri nasibini almış ve aynı süreçte fitne ve bozgunculuk kaynağı olarak görülen kahvehaneler kapatılarak tütün içilmesi de yasaklanmıştır?

Seçenekler

A
I. Osman
B
Fatih Sultan Mehmed
C
IV.Murad
D
II. Osman
E
Yıldırım Beyazıt
Açıklama:
Ülkede nizam ve asayişi şiddet ve idamlarla sağlamaya çalışırken bundan ulema dahil toplumun bütün kesimleri nasibini almış ve o arada fitne ve bozgunculuk kaynağı olarak görülen kahvehaneler kapatılarak tütün içilmesi de yasaklanmıştır.

Soru 73

Taşra yöneticilerinin gittikleri yerlerde halktan aldıkları nal-baha, yem-baha, zahirebaha, devir-baha vb. adlarla topladıkları, adâletnâmelerde bid’at olarak nitelenen olağan dışı vergilerin genel adı nedir?

Seçenekler

A
Sekban-sarıca
B
Mizanü’l-hakk fî ihtiyari’l-ehakk
C
hurûc-ı ehl-i sûk
D
Tekâlif-i şakka
E
Adaletname
Açıklama:
Tekâlif-i şakka, Taşra yöneticilerinin gittikleri yerlerde halktan aldıkları nal-baha, yem-baha, zahirebaha, devir-baha vb. adlarla topladıkları, adâletnâmelerde bid’at olarak nitelenen olağan dışı vergilerin genel adıdır.

Soru 74

III. Murad’a (1574-1595) eserini sunan ve Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahseden yazar, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûn-ı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgular. Sunulan bu eserin adı nedir?

Seçenekler

A
Hırzü’l-Mülûk
B
Kanun-u Kadim
C
Kitab-ı Müstetab
D
Nüshatü's-Selatin
E
Düsturul-Amel
Açıklama:
III. Murad’a (1574-1595) sunulan Hırzü’l-Mülûk’ta, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahseden yazar, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûn-ı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgular.

Soru 75

Ayn Ali Efendi’nin 1609’da Kuyucu Murad Paşa’ya sunduğu eserin adı nedir?

Seçenekler

A
Düsturul-Amel
B
Hırzü’l-Mülûk
C
Kitab-ı Müstetab
D
Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan
E
Telhisü’l-Beyân
Açıklama:
Ayn Ali Efendi’nin 1609’da Kuyucu Murad Paşa’ya sunduğu eserin adı Kavânîn-i Âl-i Osman der Hülâsa-i Mezâmin-i Defter-i Divan'dır.

Soru 76

I. Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek
II. İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek
III. Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Harem-i Hümayunu tasfiye etmek ve hanedanın Türk ailelerinden nikâhla kız almasına yol açmak
IV. Kıyafette değişiklik yapmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri XX. yüzyılda İ. Hami Danişmend tarafından ortaya atılan ve II. Osman tarafından yapılmak istenen çok kapsamlı ve “millî” bir ıslahat programının içeriğinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bütün seçenekler II. Osman tarafından yapılmak istenen çok kapsamlı ve “millî” bir ıslahat programının içeriğinde yer almaktadır

Soru 77

İlk köklü ıslahat hareketine hangi padişah teşebbüs etmiştir?

Seçenekler

A
I. Murat
B
Fatih Sultan Mehmed
C
II. Osman
D
IV. Murat
E
II. Selim
Açıklama:
ilk köklü ıslahat hareketine II. Osman’ın (1618-22) teşebbüs ettiği belirtilir

Soru 78

Celalî ayaklanmaları karşısında devlet adâletnâmeler yayınlamış, Celalî reislerini çeşitli yollarla, kâh devlet görevi vererek kâh birbirlerine düşürerek tasfiye etmiş, nihaî olarak da sert tedbirlerle bu isyanları bir süreliğine bastırılmıştır. İsyanın bastırılmasında önemli rol alan paşa kimdir?

Seçenekler

A
Köprülü Mehmed Paşa
B
Sokullu Mehmed Paşa
C
Çandarlı Halil Paşa
D
Kuyucu Murad Paşa
E
Küçük Said Paşa
Açıklama:
Daha önce Celalî ayaklanmaları karşısında devlet adâletnâmeler yayınlamış, Celalî reislerini çeşitli yollarla, kâh devlet görevi vererek kâh birbirlerine düşürerek tasfiye etmiş, nihaî olarak da Kuyucu Murad Paşa’nın şiddet tedbirleriyle bu isyanları bir süreliğine bastırmıştı.

Soru 79

Köprülü Mehmed Paşa öncelikle durumunu güçlendirmek üzere düşmanlarını ve muhtemel rakiplerini temizleme siyaseti güttü. Yerine getirilmek istenen Kaptan-ı derya Seydi Ahmed Paşa’yı Bosna valiliğine atayıp İstanbul’dan çıkardı; maaşlarını bahane edip isyan hazırlıklarına girişen sipahilere karşı yeniçeri ocağını tarafına çekti ve hükümdarın bir hatt-ı hümayunuyla, kendi ağalarının evlerini taşlayarak isyan eden sipahi zorbalarının temizlenmesine girişildi. Bu olaylar hangi yılda gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1655
B
1656
C
1657
D
1658
E
1659
Açıklama:
Ocak 1657'de Köprülü Mehmed Paşa öncelikle durumunu güçlendirmek üzere düşmanlarını ve muhtemel rakiplerini temizleme siyaseti güttü. Yerine getirilmek istenen Kaptan-ı derya Seydi Ahmed Paşa’yı Bosna valiliğine atayıp İstanbul’dan çıkardı; maaşlarını bahane edip isyan hazırlıklarına girişen sipahilere karşı yeniçeri ocağını tarafına çekti ve hükümdarın bir hatt-ı hümayunuyla, kendi ağalarının evlerini taşlayarak isyan eden sipahi zorbalarının temizlenmesine girişildi

Soru 80

I. Kadızâde Mehmed Efendi
II. Üstüvanî Mehmed Efendi
III. Türk Ahmed
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri önderliğinde tasfiyeci (selefiyeci) görüşlere sahip bir vaizan grubu bid’atlere (dine sonradan eklenen yeniliklere), tekkelere ve Kur’an’ın makamla okunmasına karşı bir mücadeleye giriştiler?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Bu dönemde, IV. Murad devrinde Kadızâde Mehmed Efendi’nin, müteakip devirlerde de Üstüvanî Mehmed Efendi ve Türk Ahmed gibi kişilerin önderliğinde tasfiyeci (selefiyeci) görüşlere sahip bir vaizan grubu bid’atlere (dine sonradan eklenen yeniliklere), tekkelere ve Kur’an’ın makamla okunmasına karşı bir mücadeleye giriştiler.

Soru 81

Tekâlif-i şakka, taşra yöneticilerinin gittikleri yerlerde halktan aldıkları ve adâletnâmelerde bid’at olarak nitelenen olağan dışı vergilerin genel adıdır. Aşağıdakilerden hangisi bu vergi şekillerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Nal-baha
B
Yem-baha
C
Zahirebaha
D
Devir-baha
E
Öşür
Açıklama:
Öşür bu kategoriye girmemektedir.

Soru 82

I. Harem-i Hümayun II. Yeniçeri Ocağı III. İlmiye IV. Sipahi Ocağı Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri II. Osman’ın ıslahat yapmayı düşündüğü belirtilen alanlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bütün seçenekler II. Osman’ın ıslahat yapmayı düşündüğü belirtilen alanlardan biridir.

Soru 83

I. IV. Murad devrinde etkili oldular
II. Tarikatlara karşıydılar
III. Zaman zaman şiddete başvurdular
Kadızâdeliler ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
II ve III
Açıklama:
Bütün seçenekler Kadızâdeliler ile ilgili olarak söylenebilmektedir.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti döneminde Mukaddime'nin yazarıdır?

Seçenekler

A
İbn Sina
B
İbn Musa
C
İbn Ahmet
D
İbn Haldun
E
İbn Mehmet
Açıklama:
Mukaddime'nin yazarı İbn Haldun dur.
buna göre doğru cevap D (İbn Haldun) şıkkıdır.

Soru 85

Aşağıdaki Osmanlı padişahlarından hangisi döneminde merkeziyetçi imparatorluk yapısına ulaşmıştır?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
II. Murad
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
II. Selim
Açıklama:
Osmanlı Devletinin beylikten devlete geçiş sürecinde rol oynamış zümrelere mensup veya onlara yakın kişilerin Fatih Sultan Mehmed devrinde ulaşılan merkeziyetçi imparatorluk yapısı karşısında çıkarlarına halel geldiğini, bu yüzden beyliğin kuruluş dönemlerinin idealleştirilmesinin salt ahlâkî veya dinî sebeplere indirgenemeyeceğini gösteriyor.
Buna göre doğru cevap A (Fatih Sultan Mehmet) şıkkıdır.

Soru 86

Aşağıdaki Osmanlı padişahlarından hangisi döneminde HırzÜ'l-Müluk yazılmıştır?

Seçenekler

A
Kanuni Sultan Süleyman
B
Yavuz Sultan Selim
C
III. Murad
D
III. Mehmed
E
II. Selim
Açıklama:
Hırzü’l-Mülûk III. Murad’a (1574-1595) sunulmuştur.
Buna göre doğru cevap C (III. Murad) şıkkıdır.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı döneminde Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem'in yazarıdır?

Seçenekler

A
İbni Kemal
B
Muhyittin Cemali
C
Rüstem Paşa
D
Hasan Kafi
E
Ahmet Taşköprülüzade
Açıklama:
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî dir.
Buna göre doğru cevap D (Hasan Kafi) şıkkıdır.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem'e göre Osmanlı Devlet'indeki mevcut bozukluklardan biridir?
I. Halkın işlerini ve ülkenin meselelerini ehil kişilere tevdi etmemek.
II. İdarecilerin ulemâya üstten bakmaları.
III. Asker tedârikinde ve tedbirinde ihmal.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Usulü’l-hikem fî Nizami’l-âlem yazarı Hasan Kâfî’ye (ölümü 1616) göre ise mevcut bozuklukların başlıca sebepleri şunlardır:
Birincisi adâlet’de ihmaldir; bunun sebebi ise halkın işlerini ve ülkenin meselelerini ehil kişilere tevdi etmemektir. İkinci sebep müşâvere’de ihmaldir. Bunun altında ise, idarecilerin ulemâya üstten bakmaları ve akıllı kişilerin sohbetine katılmaktan utanmaları yatar. Üçüncüsü ise asker tedârikinde ve tedbirinde ihmaldir; bu da askerlerin ümerâdan ve seraskerlerden korkmamasından kaynaklanmaktadır.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde Telhisü’l-Beyân'in yazarıdır?

Seçenekler

A
Katip Çelebi
B
Hezarfen Hüseyin Efendi
C
Aziz Efendi
D
Ayn Ali Efenedi
E
İbn-i Musa
Açıklama:
Telhisü’l-Beyân'ın yazarı Hezarfen Hüseyin Efendidir.
Buna göre doğru cevap B (Hezarfen Hüseyin Efendi) şıkkıdır.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı timar sisteminin XVI. yüzyılın ikinci yarısından XVII. yüzyıl ortalarına kadar geçirdiği dönüşüm hakkında doktora tezi hazırlayan kişidir?

Seçenekler

A
Joseph von Hammer
B
Nicolae Iorga
C
Alphonse Marie Louise
D
D. Howard
E
Johann Wilhelm Zinkeisen
Açıklama:
Osmanlı timar sisteminin XVI. yüzyılın ikinci yarısından XVII. yüzyıl ortalarına kadar geçirdiği dönüşüm hakkında doktora tezi hazırlayan
ve ayrıca nasihat literatürü üzerinde de çalışan D. Howard, nasihatnâme literatüründeki fikirlerin -arşiv belgelerinin yokluğunda veya kullanılmamasıylatenkitsiz bir şekilde kabul edilmelerini eleştirir ve incelemesinde ele aldığı IV. Murad’ın timar sistemindeki ıslahatını bu çerçevede değerlendirir.
Buna göre doğru cevap D (D.Howard) şıkkıdır.

Soru 91

Osmanlı Devletinde XVII. yüzyıl başında yaşanan değişimin etkileri toplumsal, askerî ve ekonomik alanlarda ağır sorunları beraberinde getirmişti. Aşağıdakilerden hangisi bu sorunlara karşı ilk köklü ıslahat hareketini başlatan padişahdır?

Seçenekler

A
IV. Murad
B
II. Osman
C
I. Mustafa
D
I. Ahmed
E
IV. Mehmed
Açıklama:
Osmanlı Devletinde XVII. yüzyıl başında yaşanan değişimin etkileri toplumsal, askerî ve ekonomik alanlarda ağır sorunları beraberinde getirmişti. Buna karşı ilk köklü ıslahat hareketine II. Osman’ın (1618-22) teşebbüs ettiği belirtilir.
Buna göre doğru cevap B (II. Osman) şıkkıdır.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri II. Osman'ın Osmanlı Devlet'inde yapmak istediği ıslahatlardandır?
I. İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek.
II. Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek.
III. Kıyafette değişiklik yapmak.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
II. Osman’ın yukarıda bahsedilen yeni bir ordu kurmak tasavvurunun ötesinde çok kapsamlı ve “millî” bir ıslahat programını yürürlüğe koymayı düşündüğü iddiası ise XIX. yüzyılda Mizancı Murad ve XX. yüzyılda da İ. Hami Danişmend tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre onun ıslahat yapmak istediği konular şunlardı:
1. Çürümüş bir kozmopolit toplum haline gelen yeniçeri ve sipahi ocaklarını tamamen kaldırıp yok ederek onların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır
Türkleriyle Türkmenlerinden millî bir ordu kurmak.
2. Payitahtı İstanbul’dan Anadolu’ya nakledip kozmopolit bir çevreden millî bir çevreye geçmek.
3. İlmiyenin siyasî ve malî etki ve gücünü kırarak bu zümrenin devlet işlerinden elini çekip onları bir din ocağı haline getirmek.
4. Kozmopolit saray geleneklerini değiştirerek Harem-i Hümayunu tasfiye etmek ve hanedanın Türk ailelerinden nikâhla kız almasına yol açmak.
5. Kıyafette değişiklik yapmak.
6. Fatih ve Kanunî’nin eskiyen mevzuatı yerine yeni şartlara uygun kanunlar yapmak.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdırı.

Soru 93

Aşağıdaki hangi Osmanlı Padişahı döneminde Çınar Vak’ası (veya Vak’a-i Vakvakiye) gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
IV. Mehmed
B
II. Süleyman
C
II. Ahmed
D
IV Murad
E
II. osman
Açıklama:
Çınar Vak’ası (veya Vak’a-i Vakvakiye) IV. Mehmed zamanında meydana gelmiştir.
Buna göre doğru cevap A (IV. Mehmed) şıkkıdır.

Soru 94

Aşağıdakilerden hangisi Âşıkpaşazade tarafından Yıldırım Bayezid’a yöneltilen eleştirilerden biridir?

Seçenekler

A
Mal biriktiren hükümdarlardan olduğu
B
Uygulanan güzel adetleri kaldırdığı
C
Yahudileri devlet işlerine karıştırdığı
D
Müslümanların İstanbul şehrinin imar etmelerini engellediği
E
Vakıfları ve mülkleri bozması
Açıklama:
Âşıkpaşazade de Yıldırım Bayezid’ın mal biriktiren hükümdarlardan olduğunu, memlekette kıtlık olduğunu, biriktirdiği malı ise Timur’un yediğini belirtmekte, mal biriktirmek yerine hayır için sarf edilmesini salık vermektedir.

Soru 95

Osmanlıların tabiriyle ” fetret ve ihtilâl “ kavramıyla hangisi anlatılmaktadır?

Seçenekler

A
Kargaşa, bozulma veya çürüme
B
Değişme, gelişme
C
Azalma, tükenme
D
Kuşatma, ele geçirme
E
İnşa etme, büyütme
Açıklama:
Osmanlı yönetim anlayışında nizam/düzen veya nizam-ı âlem kavramı da kadimle bağlantılıdır. Kadim kanun ve kurallara riayet edildiği sürece âlem düzen bulur. Düzendeki değişikliklerin kargaşa, bozulma veya çürüme (Osmanlıların tabiriyle fetret ve ihtilâl) olarak değerlendirilmesi de Osmanlı siyasî düşüncesindeki temel bir anlayışı yansıtmaktadır.

Soru 96

Saltanatın bekasının adâlet ve yarar asker olduğundan bahseden “Hırzü’l-Mülûk “adlı eser hangi padişaha sunulmuştur?

Seçenekler

A
III. Murad (1574 - 1595)
B
III. Mehmed (1595 - 1603)
C
  1. Selim (1566 - 1574)
D
Yavuz Sultan Selim (1512 - 1520)
E
Kanunî Sultan Süleyman (1520 - 1566)
Açıklama:
III. Murad’a (1574-1595) sunulan Hırzü’l-Mülûk’ta, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmed’den sitayişle bahseden yazar, Yavuz’un başarısının temelinde Allah’a tevekkül etmesinin ve hayırlı işlerde “bu kanûn-ı Osmanî’ye muhaliftir dimeyüp heman icra idüp Selatin-i izam her ne iderlerse kanun olur” diye buyurmasının yattığını vurgular.

Soru 97

Osmanlıda XVII Yüzyılda Islahat tekliflerinde “İnsanoğlu yumuşaklıkla değil, zor-güç kullanılarak düzene sokulabilir” diyen ve gücü ön planda tutan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Koçi Bey
B
Kâtip Çelebi
C
Hasan Kâfî
D
Âşıkpaşazâde
E
Lütfi Paşa
Açıklama:
Koçi Beğ bozulmayla ortaya çıkan durumu düzeltmek için alınması gereken tedbirleri açıklar. Koçi Beğ’in ıslahat teklifleri idarî niteliktedir ve uygulanmalarında cebir unsuru ön plandadır. Nitekim kulların itaat altına alınmasından bahsederken, “... beni âdem kahrile zabtolur hilmile olmaz” (İnsanoğlu yumuşaklıkla değil, zor-güç kullanılarak düzene sokulabilir) demektedir.

Soru 98

Telhisü’l-Beyân’da Hezarfen Hüseyin Efendi’ye göre devletin içine düştüğü buhranın sebeplerinden birisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eski kanun ve kaidelerin ihmali
B
Vergi veren köylü halkının yoksullaşması
C
Padişahın ülke işleriyle bizzat ilgilenmemesi
D
Ulufelerin sayısının artırılması
E
İdarecilerin ulemeya üstten bakmaları
Açıklama:
Telhisü’l-Beyân’da ise Hezarfen Hüseyin Efendi devletin içine düştüğü buhranın sebeplerini göstermeye çalışır. Eski kanun ve kaidelerin ihmali, bozukluğun en belli başlı sebeplerinden birisi olarak sayılmaktadır. Hezarfen’in dikkatini çeken bir başka nokta da toplum düzeninin her zaman yazıldığı gibi, sâbit olmamasıdır.

Soru 99

Kıtlığın vb. birçok olumsuz şeyin sebebinin rüşvet olduğundan bahseden “Nesayihü’l-Vüzera” adlı eserin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Defterdar Sarı Mehmet Paşa
B
Âşıkpaşazâde
C
Hezarfen Hüseyin Efendi
D
Koçi Bey
E
Defterdar Mehmed Paşa
Açıklama:
Defterdar Sarı Mehmed Paşa’nın Nesayihü’l-Vüzera adlı eserine göre, bunalımın en önemli sebeplerinden birisi, halka zulmedilmesi, köylerin harap ve hâli kalması, hazinenin zaafa düşmesi ve kıtlık vb. zincirleme sonuçları beraberinde getiren rüşvettir.

Soru 100

Aşağıda verilen padişahlardan hangisinin döneminde “kanûn-ı kadîm”in ideal biçimiyle uygulandığı “Devlet-i Aliyye”nin olgunluk çağının yaşandığına inanılır?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
II. Mehmed
C
II. Murad
D
II. Bayezid
E
II. Selim
Açıklama:
“Altın çağ” fikrinin, içinde yaşanılan dönemin ümit kırıcı gelişmeleri karşısında idealize edilen bir geçmişi yansıttığı muhakkak olmakla beraber, belli açılardan bakıldığında “altın çağ” olarak nitelenen dönemlerin bu şekilde değerlendirilmelerini meşru kılan unsurlar da gösterilebilir. Nasihat yazarlarına göre “kanûn-ı kadîm”in ideal biçimiyle uygulandığı “Devlet-i Aliyye”nin olgunluk çağının Kanunî Sultan Süleyman veya Yavuz Sultan Selim devri olduğu kanaatindedirler.

Soru 101

IV. Murad, ülke yönetimini yeniden düzene sokabilmek için yapılacak ıslahata dair raporlar istediği kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Koçi Bey
B
Âşıkpaşazâde
C
Lütfi paşa
D
Defterdar Mehmed Paşa
E
Hezarfen Hüseyin Efendi
Açıklama:
IV. Murad, ülke yönetimini yeniden düzene sokabilmek için başta Koçi Beğ olmak üzere güvendiği kişilerden yapılacak ıslahata dair raporlar istedi. Bu raporlar daha ziyade kanun-ı kadimin ihyasını teklif ediyor ve bunun için de kul taifesinin zabt u rabt altına alınmasını, rüşvetin kökünün kazınmasını, mansıpların ehil kişilere verilmesini ve halka adil davranılmasını tavsiye etmekteydi.

Soru 102

Aşağıdakilerden hangisi İbrahim’in ilk döneminde vezir olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın yaptığı ıslahatlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Saray çalışanlarının azaltılması
B
Geniş çaplı bir sayım hareketi
C
Vergi düzeni
D
Ocak mevcudunu azaltma
E
Sikke tashihi
Açıklama:
  1. Murad’dan sonra başa geçen kardeşi İbrahim’in ilk döneminde de ıslahatçı bir vezir olan Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın etkisiyle ıslahatlar yapıldı. Kendisi de bir layiha yazarı olan Paşa, ülke düzenini sağlamak için önemli adımlar attı. Bu çerçevede, sikke tashihi yapmış, ocak mevcudunu azaltmış ve vergi düzeni ile malî sistemde çok önemli hale gelen ve özellikle Celâli karışıklıkları ve kapıkullarının taşradaki egemenlikleri döneminde toprak tasarrufunda meydana gelen değişiklikler yüzünden reâyânın üzerindeki yükü artan avârız vergisinin tarhına esas olmak üzere geniş çaplı bir sayım hareketine girişmişti. Bu sayımı Osmanlı kronikleri ‘tahrir-i vilâyet’ olarak haber verir: Saray çalışanlarının azaltılması Fazıl Mustafa Paşa döneminde gerçekleşmiştir.

Soru 103

Aşağıdakilerden hangisi“Tekâlif-i şakka “ anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Olağan dışı vergiler
B
Nasihat kitabı
C
Altın çağ
D
Aşiret isyanı
E
Eski yasalar
Açıklama:
Karlofça Antlaşmasından sonra ise gerek malî gerekse askerî alanda bazı ıslahat tedbirleri alınarak ülkenin düzeni yoluna konmaya çalışılmıştır. Aşiretlerin iskânına devam edilmiş, köylerine dönen halk üzerindeki tekâlif-i şakka denilen olağan dışı ağır vergilerin kaldırılması, timar beratlarının gözden geçirilerek hak sahiplerinin sağlıklı bir şekilde kaydedilmesi gibi önlemler alınmıştır.

Ünite 8

Soru 1

İnalcık'a göre, hangi yıllar arasında Osmanlı malî ve askerî sisteminde kapsamlı
bir dönüşümün olduğunu belirtiyor?

Seçenekler

A
1650-1800
B
1650-1850
C
1600-1800
D
1625-1830
E
1600-1830
Açıklama:
İnalcık, 1600-1800 yılları arasında Osmanlı malî ve askerî sisteminde kapsamlı
bir dönüşümün olduğunu belirtiyor.

Soru 2

Osmanlı tarihinde klasik dönemin hangi padişaha kadar sürdüğü söylenir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
III. Selim
C
IV. Murad
D
IV. Mehmed
E
III. Murad
Açıklama:
Esasen meseleye daha geniş ölçekte baktığımızda, Osmanlı tarihinin temelde iki ana döneme (Kuruluş ve Klasik dönem ile Modernleşme ve Dağılma dönemi) ayrılabileceği ve Klasik dönemin III. Selim’e kadar sürdüğü de söylenebilir.

Soru 3

Hangi padişah döneminde Girit’in fethi girişimi fetih siyasetine örnektir?

Seçenekler

A
II. Osman
B
IV. Murad
C
IV. Mehmed
D
III.Murad
E
Sultan İbrahim
Açıklama:
Özellikle II. Osman, IV. Murad, IV. Mehmed gibi padişahlar fetih siyasetine büyük önem verdiler. Sultan İbrahim döneminde Girit’in fethi girişimi de bunun örneklerindendir.

Soru 4

İçindeki gümüş miktarı azaltılmış, dolayısıyla değeri düşmüş akçeye ne denir?

Seçenekler

A
Osmanlı akçesi
B
Gümüş akçe
C
Züyuf akçe
D
Amerikan gümüşü akçe
E
Demir akçe
Açıklama:
Züyuf akçe: İçindeki gümüş miktarı azaltılmış, dolayısıyla değeri düşmüş akçe.

Soru 5

Karıştırmak saflığını gidermek. Değerli bir şeyi değeri olmayan şeylerle karıştırmak anlamına gelen terim nedir?

Seçenekler

A
Züyuf
B
Tağşiş
C
Tahrir
D
Ayânlık
E
İmaret
Açıklama:
Tağşiş: kelime anlamı “Karıştırmak saflığını gidermek. Değerli bir şeyi değeri olmayan şeylerle karıştırmak.”Terim olarak akçenin içindeki gümüş miktarını azaltarak, içine başka, değersiz madenler katılmak anlamını taşır.

Soru 6

Klasik dönemde timar sisteminin uygulandığı sancaklarda yapılan vergi nüfusu ve vergi sayımının sonuçlarını içeren defterlere ne denir?

Seçenekler

A
Cizye Defterleri
B
Kazanç Defterleri
C
Gelir defterleri
D
Tahrir Defterleri
E
Vergi Defterleri
Açıklama:
Tahrir Defterleri: Klasik dönemde timar sisteminin uygulandığı sancaklarda yapılan vergi nüfusu ve vergi sayımının sonuçlarını içeren defterler.

Soru 7

Kasaba ve kentlerde yeterli iş imkânlarının bulunmadığı durumlarda işsiz kalan gençlerin bey kapılarına yığıldıktan sonra aldıkları isme ne denir?

Seçenekler

A
Yeniçeri
B
Suhte
C
Sekban-sarıca
D
Kuloğlu
E
Kul kardeşi
Açıklama:
Ancak kasaba ve kentlerde yeterli iş imkânlarının bulunmadığı durumlarda işsiz kalan gençlerin ya suhte (medrese öğrencisi) olarak medreselere ya da sekban-sarıca olarak bey kapılarına yığıldıklarını ve bu grupların da çeşitli sebepler yüzünden bir huzursuzluk kaynağı oluşturduklarını biliyoruz.

Soru 8

Aylık, maaş. Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesine ne denir?

Seçenekler

A
Timar
B
Mevâcib
C
Cizye
D
Avârız
E
Sekban
Açıklama:
Mevâcib: Aylık, maaş. Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesi.

Soru 9

İçinde yönetici sınıfın önde gelenlerini de barındıran bir yörenin söz ve etki sahibi olan kişilerine ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Sancak yönetimi
B
Ayân
C
Muhassıllık
D
Beylerbeyi
E
Sancakbeyleri
Açıklama:
XVII. yüzyılda özellikle taşradaki dönüşümün temel boyutlarından birisi Osmanlı toplumunun öteden beri önemli unsurlarında biri olan âyân ve eşrafın idare düzeninde ve toplumda kazandığı yeni rol veya etkinliktir. İçinde yönetici sınıfın önde gelenlerini de barındıran bir yörenin âyân ve eşrafı, daha önceden de bulundukları yerin meseleleri üzerinde söz ve etki sahibi idi.

Soru 10

I. Osmanlılarla yabancı güçler arasındaki denge
II. Hükümdarın otoritesinin imparatorluktaki gelişimi
III. Öbür güçler karşısında tesis ettiği denge
IV. Devletin askerî, malî ve sosyal kurumlarının dayandığı toprak tasarrufu sisteminin işleyişi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen ismi Halil İnalcık tarafından önerilen Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini inceleme açıları arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Halil İnalcık tarafından önerilen Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini inceleme açıları arasında yer almaktadır

Soru 11

I. Hudut boyları: Uç beyleri
II. Taşrada Özerklik ve Ayanlar
III. Merkezî yarı-feodal dönem
IV. Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar
Karpat'a göre Osmanlı Tarihi hangi sırayla dönemlendirilmiştir?

Seçenekler

A
I-II-III-IV
B
II-III-IV-I
C
III-IV-II-I
D
I-III-II-IV
E
IV-I-II-III
Açıklama:
Doğru sıralama şu şekildedir;
a) Hudut boyları: Uç beyleri, 1299-1402
b) Merkezî yarı-feodal dönem, 1421-1596
c) Taşrada Özerklik ve Ayanlar, 1603-1789
d) Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar, 1808-1918.

Soru 12

I. İran Platosu
II. Afrika Çölü
III. Ruslar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler.

Soru 13

I. Ticaret yolları mücadelesi
II. Amerikan gümüşünün etkisi ve fiyat yükselmeleri
III. Ateşli silahların üstünlük kazanması
IV. Fetihlerin hızlanması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dönüşümün ekonomik nedenleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Fetihlerin hızlanması ekonomik nedenler arasında yer almamaktadır

Soru 14

I. I. Ahmed
II. IV. Murad
III. IV. Mehmed
Yukarıdaki padişahlardan hangisi ya da hangileri çocuk denecek yaşta tahta geçmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Seçeneklerdeki bütün padişahlar çocuk denecek yaşta tahta geçmişlerdir.

Soru 15

II. Mahmud döneminde Hariciye Nezaretine dönüşen makam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Reisülküttap
B
Sadrazamlık
C
Sadaret Kethüdalığı
D
Vezirlik
E
Kazaskerlik
Açıklama:
II. Mahmud döneminde Hariciye Nezaretine dönüşen makam reisülküttaplıktır

Soru 16

1632'de taşradaki karışıklığı düzeltmek ve Bağdat’ı geri almak bir takım mali düzenlemeler yapılmıştır. Dönemin padişahı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
III. Selim
B
IV. Murat
C
II. Osman
D
II. Mahmut
E
III. Murat
Açıklama:
1632 yılında padişah IV. Murat'tır.

Soru 17

I. Malikâne sistemi ile ekonomik güçlerinin artması.
II. Özellikle beylerbeylerinin, kısmen sancakbeylerinin bir kısmının görev yerine gitmeyip yerlerine mütesellim ataması, bu göreve gelenlerin mahallî
güç sahibi haline gelmesi.
III. Devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu ihtiyaç.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri âyânın XVIII. yüzyılda giderek güçlenmesinde etkili olmuştur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler âyânın XVIII. yüzyılda giderek güçlenmesinde etkili olmuştur

Soru 18

Muhsinzade Mehmed Paşa hangi yılda âyânlık sistemini düzenleme girişiminde bulundu ve valilerin âyânlık buyruldusu vermelerini yasakladı?

Seçenekler

A
1763
B
1764
C
1765
D
1766
E
1767
Açıklama:
1765 yılında.

Soru 19

Nizam-ı Cedit reformu hangi padişah zamanında yapılmıştır?

Seçenekler

A
II. Mahmut
B
III. Murat
C
IV. Murat
D
III. Selim
E
II. Osman
Açıklama:
III. Selim zamanında

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyılda yayılışının doğal sınırlarına ulaştığı ve aşamayacağı siyasî-coğrafî engellerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Habsburglar
B
Portekizliler
C
Çöl
D
İngilizler
E
İran platosu
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyılda yayılışının doğal sınırlarına ulaştığı ve aşamayacağı siyasî-coğrafî engellerle karşılaştığı kanaatindedirler. Buna göre Osmanlılar hem denizde, hem de karada oldukça kuvvetli rakiplerle karşı karşıya kaldılar. Batıda Viyana önlerinde Habsburglar tarafından durdurulurken, doğuda İran platosu ve Safevîler, Osmanlı ilerlemesine set çekiyordu. Afrika’da çöl, Hint Okyanusu’nda Portekizliler ve kuzeyde Ruslar, Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler. İngilizler bu dönemde Osmanlı İmparatorluğunun ilerlemesinde engel olarak yer almamıştır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 21

  1. İngiliz gümüşü
  2. Nüfus artışı
  3. Ücretli askerler sayısının azalması
  4. Savaş masrafları
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı ülkesinde meydana gelen büyük çaptaki enflasyon ve devalüasyonun nedenlerindendir?

Seçenekler

A
I, III ve IV
B
Yalnız I
C
II ve III
D
I, II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Osmanlı ülkesinde meydana gelen bu büyük çaptaki enflasyon ve devalüasyonun asıl sebebinin Amerikan gümüşü olduğu görüşü büyük bir gerçek payı taşır; ancak bu dönemin diğer gelişmelerini, yani nüfus artışı, ücretli askerlerin sayısının artışı, savaş masraflarının çoğalması ve benzerlerini de bu süreçte etkili faktörler olarak anmak gerekir. Bu nedenle doğru seçenek E’ dir.

Soru 22

XVIII. yüzyıl başlarında, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminden başlayarak reisülküttabın bile üstünde, önemli bir memuriyet halini alan ve 1835’de Mülkiye Nezaretine dönüştürülen memuriyet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kazasker
B
Ocak ağalığı
C
Sadaret kethüdalığı
D
Tezkireciler
E
Reisülküttap
Açıklama:
En önemli memuriyet sadaret kethüdalığı idi. Daha önce sadrazamın maiyetinde birisi olan kethüda özellikle XVIII. yüzyıl başlarında, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminden başlayarak reisülküttabın bile üstünde, önemli bir memuriyet halini aldı. Bütün işler, sadrazamdan önce, yardımcısı olan sadaret kethüdasının elinden geçerdi. Sadaret kethüdalığı 1835’de Mülkiye Nezaretine dönüştürülecektir. Bu nedenle doğru seçenek C’dir.

Soru 23

Daimî elçiliklerin kurulmasından sonra elçilere ait raporları kaydetmek, şifreleri çözmek ve elçilerle yazışmaları sağlayan makam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Âmedî kalemi
B
Çavuşbaşı
C
Mektubî-i sadr-ı âlî
D
Nişancı
E
Reisülküttap
Açıklama:
Divan-ı Hümâyun kalemlerinden birisi olan Âmedî kalemi XVIII. yüzyılda kurulmuş, sadrazam birçok yazışmasını bu kalem aracılığıyla yapmıştır. Daimî elçiliklerin kurulmasından sonra elçilere ait raporları kaydetmek, şifreleri çözmek ve elçilerle yazışmaları sağlamak bu kalem tarafından yürütülmüştür. XVIII. yüzyıl başlarında teşkil edilen bir başka divan kalemi de vakanüvislik olmuştur.

Soru 24

Osmanlı iktisadî sisteminin üç temel ilkesinden biri olan ve hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarılmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesinin de engelleme ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Esham
B
Fiskalizm
C
Mültezim
D
Gelenekçilik
E
İaşe
Açıklama:
Osmanlı iktisadî sisteminin üç temel ilkesinden (iaşe, gelenekçilik ve fiskalizm) biri olan “fiskalizm, hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarılmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesinin de engellemektir.

Soru 25

Aşağıdaki hazinelerden hangisi II. Mahmut döneminde mevcut hazinelere eklenmiştir?

Seçenekler

A
Tesane-i Âmire Hazinesi
B
İrad-ı Cedit Hazinesi
C
Zahire Hazinesi
D
Mansure Hazinesi
E
Maliye Hazinesi
Açıklama:
III. Selim devrinde yapılan reformlar dolayısıyla İrad-ı Cedit Hazinesi, Zahire Hazinesi, Tesane-i Âmire hazinesi gibi hazineler oluşturuldu. II. Mahmud döneminde Mansure hazinesi bunlara eklenecek Tanzimat’la birlikte tekrar tek hazineye, Maliye Hazinesine dönülecektir.

Soru 26

Klasik dönemde Osmanlı taşra idaresinde her ikisi birbirinden ayrı olarak padişah beratı ile atanan ve farklı görev alanları olan iki temel görevli aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Beylerbeyi ve Vezir
B
Voyvoda ve Mütesellimler
C
Sancak beyi ve Muhassıl
D
Veziriazam ve Defterdar
E
Kadı ve Bey
Açıklama:
Klasik dönemde Osmanlı taşra idaresinde her ikisi birbirinden ayrı olarak padişah beratı ile atanan ve farklı görev alanları olan iki temel görevli vardı: Kadı ve Bey. Bu nedenle doğru seçenek E’dir.

Soru 27

  1. Sayıları artan vezirlere arpalık yoluyla sancaklar tevcih edilmesi
  2. Bazı sancaklarda muhassıllık yönteminin uygulanması
  3. Sancak yönetiminde mütesellim veya voyvodaların görevlendirilmesi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri XVIII. yüzyılda yerel âyânın güçlenmesini teşvik edip hanedanlar arası rekabetin körüklenmesine neden olan gelişmelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
Sancak yönetiminde mütesellim veya voyvodaların görevlendirilmesi, bazı sancaklarda muhassıllık yönteminin uygulanması XVIII. yüzyılda yerel âyânın güçlenmesini teşvik edip hanedanlar arası rekabeti körüklemiştir. Bu nedenle doğru seçenek II ve III maddenin yer aldığı B seçeneğidir.

Soru 28

  1. Dirlik olarak tahsis edilen gelirleri nakdî vergilere dönüştürme çabaları
  2. Savaşta fiilen bulunan kişilerin hakkı olan timarların büyük devlet adamlarının denetimine girmesi
  3. Piyadenin öneminin artışına paralel olarak devletin ücretli asker sayısını arttırması
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri tımar sisteminin zayıflamasına neden olan gelişmelerdendir?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Osmanlı ıslahat eserlerinde bu durum şiddetle eleştirilmiş, savaşta fiilen bulunan kişilerin hakkı olan timarların büyük devlet adamlarının denetimine girmesi, onların da bu dirlikleri keyfî olarak kendi adamlarına tahsis etmesi düzenin bozulmasının bir sebebi olarak yorumlanmıştır. Ateşli silahların yaygınlaşması ve piyadenin öneminin artışına paralel olarak devletin ücretli asker sayısını arttırması ve dirlik olarak tahsis edilen gelirleri nakdî vergilere dönüştürme çabaları sonucunda timar sistemi zayıflamaya başlamıştır. Bu nedenle doğru seçenek A’dır.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi XVII. yüzyılda meydana gelen değişimler ve bunların taşradaki sonuçları âyân ve eşrafın etkisini arttırmasına neden olan gelişmelerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sosyal, idarî ve malî düzende değişim
B
Devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu
ihtiyaç
C
Mirî mukataalaşma ve iltizam sisteminin gerilemesi
D
Askerî sistemde değişim
E
Yüzyıl sonundaki uzun ve yıpratıcı savaşlar sonucu alınan malî tedbirler
Açıklama:
XVII. yüzyılda meydana gelen değişimler ve bunların taşradaki sonuçları âyân ve eşrafın bu etkisini arttırmıştır. Bu bağlamda, sosyal, idarî ve malî düzende değişim, mirî mukataalaşma ve iltizam sisteminin yaygınlaşması, askerî sistemde değişim, yüzyıl sonundaki uzun ve yıpratıcı savaşlar sonucu alınan malî tedbirler, devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu ihtiyaç. yerel âyân ve eşrafın güçlenmesine yol açmıştır. Mirî mukataalaşma ve iltizam sisteminin yaygınlaşması olduğu için gerilemeyi belirten C seçeneği doğru seçenektir.

Soru 30

Çoğu Osmanlı tarihçisi tarafından Osmanlı “klâsik devri” olarak tanımlanan devre aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre
B
XIV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre
C
XV. yüzyılın ortalarından XVII. yüzyılın sonlarına kadar olan devre
D
XV. yüzyılın başlarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre
E
XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın başlarına kadar olan devre
Açıklama:
XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre, çoğu Osmanlı
tarihçisi tarafından Osmanlı “klâsik devri” olarak tanımlanır.

Soru 31

Değişme, bozulma ya da dönüşüm denilen olguyu anlamak için öncelikle Osmanlı tarihinin dönemleri hakkında kısa bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen ismi Halil İnalcık, dönemlendirmede katı bir teorik çerçeve yerine Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini incelemeyi öneriyor.
Aşağıdakilerden hangisi Halil İnalcık'ın önerdikleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Osmanlılarla yabancı güçler arasındaki denge
B
Hükümdarın otoritesinin imparatorluktaki gelişimi
C
Öbür güçler karşısında tesis ettiği denge
D
Devletin askerî, malî ve sosyal kurumlarının dayandığı toprak tasarrufu sisteminin işleyişi
E
Kazanılar toprak ve ganimetlerde zenginleşme
Açıklama:
Değişme, bozulma ya da dönüşüm denilen olguyu anlamak için öncelikle Osmanlı tarihinin dönemleri hakkında kısa bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen ismi Halil İnalcık, dönemlendirmede katı bir teorik çerçeve yerine Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini şu açılardan incelemeyi öneriyor:
• Osmanlılarla yabancı güçler arasındaki denge,
• hükümdarın otoritesinin imparatorluktaki gelişimi,
• öbür güçler karşısında tesis ettiği denge,
• ve nihayet devletin askerî, malî ve sosyal kurumlarının dayandığı toprak
tasarrufu sisteminin işleyişi.

Soru 32

Osmanlı Tarihi için ayrıntılı bir dönemlendirme öneren Kemal Karpat'a göre Osmanlı Tarihi 4 döneme ayrılıp incelenmelidir. Aşağıdakilerden hangisi Karpat'ın önerilerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Hudut boyları: Uç beyleri, 1299-1402
B
Merkezî yarı-feodal dönem, 1421-1596
C
Klasik dönem, 1453-1566
D
Taşrada Özerklik ve Ayanlar, 1603-1789
E
Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar, 1808-1918.
Açıklama:
Osmanlı Tarihi için ayrıntılı bir dönemlendirme öneren Karpat’a göre Osmanlı tarihi şu dönemler çerçevesinde ele alınabilir:
a) Hudut boyları: Uç beyleri, 1299-1402
b) Merkezî yarı-feodal dönem, 1421-1596
c) Taşrada Özerklik ve Ayanlar, 1603-1789
d) Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar, 1808-1918.

Soru 33

Bilindiği üzere XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre, çoğu Osmanlı tarihçisi tarafından Osmanlı “klâsik devri” olarak tanımlanır. Fakat sonrasında Osmanlı Devleti bir değişim-dönüşüm içine girmiştir. Kitabınızda başlıklar halinde ele alınan dönüşüm sebepleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

Seçenekler

A
Fetihlerin yavaşlaması
B
Ticaret yolları mücadelesi
C
Amerikan gümüşünün etkisi ve fiyatların yükselmesi
D
Taht kavgaları
E
Ateşli silahların üstünlük kazanması
Açıklama:
İlgili kitaba (sf.184-187) bakıldığında doğru cevabın D seçeneği olduğu görülecektir.

Soru 34

Osmanlı klâsik düzenindeki yapısal değişikliklerin temelinde yatan unsurlardan ve XVI. yüzyıl sonlarında özellikle Anadolu’da ortaya çıkan ........ hareketlerinin başta gelen sebeplerinden birisinin, XVI. yüzyılın ikinci yarısında tespit olunan nüfus artışı olduğu kanısı yaygındır.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Babaî
B
Celâlî
C
Suhte
D
Kalenderîlik
E
Akıncı
Açıklama:
Osmanlı klâsik düzenindeki yapısal değişikliklerin temelinde yatan unsurlardan ve XVI. yüzyıl sonlarında özellikle Anadolu’da ortaya çıkan Celâlî hareketlerinin başta gelen sebeplerinden birisinin, XVI. yüzyılın ikinci yarısında tespit olunan nüfus artışı olduğu kanısı yaygındır.

Soru 35

Osmanlı klasik düzeninin iki temel kurumundan biri olarak kabul edilen kul sisteminde XVII. yüzyılda önemli bir değişim yaşandı. XVII. yüzyılda Enderun’a alınanların bir kısmının kullukla veya devşirmelikle alakası yoktu. Osmanlı ıslahat
layihası yazarları bu gelişmede özellikle ................’ın-in bazı uygulamalarını eleştirirler.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
II. Selim
B
Yavuz Sultan Selim
C
III. Murad
D
III. Mehmed
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Osmanlı klasik düzeninin iki temel kurumundan biri olarak kabul edilen kul sisteminde XVII. yüzyılda önemli bir değişim yaşandı. XVII. yüzyılda Enderun’a alınanların bir kısmının kullukla veya devşirmelikle alakası yoktu. Osmanlı ıslahat
layihası yazarları bu gelişmede özellikle III. Murad’ın bazı uygulamalarını eleştirirler.

Soru 36

Daha önce sadrazamın maiyetinde birisi olan kethüda özellikle XVIII. yüzyıl başlarında, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminden başlayarak reisülküttabın bile üstünde, önemli bir memuriyet halini aldı. Bütün işler, sadrazamdan önce, yardımcısı olan sadaret kethüdasının elinden geçerdi. Sadaret kethüdalığı 1835’de bir nezarete dönüştürülmüştür. Bu nezaret aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mülkiye Nezareti
B
Nafia Nezareti
C
Maliye Nezareti
D
Adliye Nezareti
E
Harbiye Nezareti
Açıklama:
Sadaret kethüdalığı 1835’de Mülkiye Nezaretine dönüştürülmüştür.

Soru 37

Mukataaya konu vergilerin toplanma hakkının belirli bir süre (3 yıl) için ve belirli şartlarla satışına ne ad verilir?

Seçenekler

A
İkta sistemi
B
Tımar sistemi
C
Mültezim sistemi
D
İltizam sistemi
E
Zeamet sistemi
Açıklama:
İltizam sistemi öteden beri uygulanmakla birlikte devletin ve maliyenin genişlemesine paralel olarak daha yaygınlaştı. Mukataaların işletilmesinde devlet görevlileri (eminler) görevlendirilebildiği gibi tahvil denilen bir sözleşme ile mukataalar açık arttırma usulüyle özel şahıslara satılabiliyordu. Burada, mukataaya konu vergilerin toplanma hakkının belirli bir süre (3 yıl) için ve belirli şartlarla satışı söz konusudur.

Soru 38

Mali sistem açısından önemli bir değişim de 1768-74 Osmanlı-Rus savaşının yol açtığı masrafların baskısıyla mukataaların ömür boyu satılmaları yerine yıllık kârlarının esham (hisse senedi) çıkarılarak satılmasıdır. İlk kez 1775’de kârı yüksek görünen ........................ Tütün Gümrüğünde denenen sistem, geliri başlangıçtaki tahminin altına düşen mukataalarda ödeme güçlüklerinin ortaya çıkması yüzünden beklenen sonucu vermeyecektir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
İstanbul
B
İzmir
C
Selanik
D
Bursa
E
Canik
Açıklama:
Mali sistem açısından önemli bir değişim de 1768-74 Osmanlı-Rus savaşının yol açtığı masrafların baskısıyla mukataaların ömür boyu satılmaları yerine yıllık kârlarının esham (hisse senedi) çıkarılarak satılmasıdır. İlk kez 1775’de kârı yüksek görünen İstanbul Tütün Gümrüğünde denenen sistem, geliri başlangıçtaki
tahminin altına düşen mukataalarda ödeme güçlüklerinin ortaya çıkması yüzünden beklenen sonucu vermeyecektir.

Soru 39

Aşağıdaki hazinelerden hangisi II. Mahmud devrinde oluşturulmuştur?

Seçenekler

A
Birun hazinesi
B
Tershane-i Amire hazinesi
C
İrad-ı Cedit Hazinesi
D
Zahire Hazinesi
E
Mansure hazinesi
Açıklama:
Mansure hazinesi II. Mahmud devrinde oluşturulmuştur.

Soru 40

Osmanlıların keşiflerin muhtemel tehlikelerini farkettiklerini gösteren eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Târih-i Hind-i Garbî
B
El-Cezeri
C
Kaside-i Lâmiye
D
Kitâb-ı Cihân-nümâ
E
Kitab-ı Müstetâb
Açıklama:
Osmanlılar keşiflerin muhtemel tehlikelerini farketmişti. Hatta bu tehlikeleri açıkça bildiren bazı ikazlar da yapılmıştı. Meselâ, daha 1580 yılında, Emir Mehmed ibn Emir Hüseyin el-Suudî tarafından III. Murad’ın adına yazılan Amerika’nın keşfine dair Târih-i Hind-i Garbî adlı eser ve bu esere Ömer Talib’in yazdığı derkenarlar bu hususun somut kanıtlarıdır.

Soru 41

Bir sancaktaki büluğ çağı üzerindeki vergi yükümlüsü erkek nüfusun yazıldığı defterler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Avârız
B
Özet (icmal)
C
Ayrıntılı (mufassal)
D
Bâb-ı defterî
E
Defter-i hakanî
Açıklama:
Ayrıntılı (mufassal) tahrir defterleri bir sancaktaki bütün yerleşimlerde (kasaba, köy) yaşayan, büluğ çağı üzerindeki vergi yükümlüsü erkek nüfus ile o yerleşim yerinden elde edilen vergiler yazılırdı.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisinde son kez devşirme yapılmıştır?

Seçenekler

A
  1. yüzyıl ortaları
B
16. yüzyıl ortaları
C
17. yüzyıl ortaları
D
18. yüzyıl ortaları
E
19. yüzyıl ortaları
Açıklama:
IV. Murad devrinde ocakta ıslahat yapılmaya çalışıldıysa da devşirme yöntemi giderek terk edilerek XVIII. yüzyıl ortalarında son kez devşirme yapıldığı belirtilmektedir.

Soru 43

Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir ödenen maaş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Züyûf akçe
B
Mülâzemet
C
Tağşiş
D
Mağşuş
E
Mevâcib
Açıklama:
Mevâcib: Aylık, maaş. Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesi.

Soru 44

  1. Harem
  2. Adalet
  3. Selamlık
  4. Kalem
  5. Birun
Aşağıdakilerden hangisi Paşakapısı dairelerindendir?

Seçenekler

A
I-III-IV-V
B
I-III-IV
C
II-III-IV-V
D
III-IV-V
E
I-II-IV-V
Açıklama:
Paşakapısı devlet yönetimini yürütmek için zaman içinde değişen bir örgüte sahipti. Sadrazamın bu teşkilatı Harem, Selamlık ve Kalem dairelerinden oluşuyordu.

Soru 45

Âmedî kaleminin kuruluş dönemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
15. yüzyıl
B
16. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
18. yüzyıl
E
19. yüzyıl
Açıklama:
Divan-ı Hümâyun kalemlerinden birisi olan Âmedî kalemi XVIII. yüzyılda kurulmuş, sadrazam birçok yazışmasını bu kalem aracılığıyla yapmıştır.

Soru 46

Ulema, köylü ve kul çocuklarına açık olan kariyer aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kalemiye
B
Sadaret kethüdası
C
Nişancı
D
Reisülkküttap
E
Şıkk-ı Sani Defterdarı
Açıklama:
Kalemiye kariyeri ulema, köylü ve kul çocuklarına açıktı. XVI. yüzyılın ortalarında itibaren, esnaf teşkilatındaki usta-çırak ilişkisine benzer biçimde, kalemiyede de hizmet içi eğitim yoluyla yükselme yolu yaygınlaştı.

Soru 47

XVI. yüzyıl başlarında mevcut defterdarlıkları ek olarak kurulan defterdarlık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mısır Defterdarlığı
B
Bağdad Defterdarlığı
C
Anadolu Defterdarlığı
D
Rumeli Defterdarlığı
E
Arap Defterdarlığı
Açıklama:
XVI. yüzyıl başlarında, Anadolu ve Rumeli defterdarlıklarına ek olarak bir Arap Defterdarlığı kurulmuştu.

Soru 48

Aşağıdakilerin hangisinden itibaren önemli beylerbeyliklere kubbe vezirleri vali atanmaya başlanmıştır?

Seçenekler

A
Fatih Devri
B
Orhan Devri
C
Kanunî Devri
D
II. Selim Devri
E
II. Bayezid Devri
Açıklama:
Kanunî devrinden itibaren önemli beylerbeyliklere kubbe vezirleri vali atanmaya başlanmış, daha sonra kubbe vezirleri dâhil, eyalet vezirleri hariç vezirleri olarak ikiye ayrılmıştır.

Soru 49

Ankara’da bulunan âyân ailesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Canik
B
Müderriszadeler
C
Kalyoncuoğulları
D
Tuzcuoğulları
E
Çapanoğulları
Açıklama:
Ankara’da bulunan âyân ailesi Müderriszadelerdir. Çevre illerde ise Canik (Samsun ve çevresi)’te Canikli Ali Paşa ve evladı Bilecik’te Kalyoncuoğulları, Rize’de Tuzcuoğulları ve Yozgat’ta Çapanoğulları vardır.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devletinin 1600-1800 yılları arasında mali ve askeri kapsamlı bir dönüşüme girmesinin temel sebeplerinden biri değildir ?

Seçenekler

A
Saray ileri gelenleri ile kapıkullarının devleti kontrol altına alması
B
Sadece yeniçeri ordusunun değil kul sisteminin özgün yapısının değişmesi
C
İmparatorluğun taşra bölgesinde tarım ve toprak mülkiyetinde büyük bir krizin meydana gelmesi
D
1580’lerdeki enflasyonun timar sistemini de etkilemesi
E
Başarısız şehzadelerin yetişmesi
Açıklama:
Başarısız şehzadelerin yetişmesi Osmanlı Devletinin 1600-1800 yılları arasında mali ve askeri kapsamlı bir dönüşüme girmesinin temel sebeplerinden biri değildir.

Soru 51

Osmanlı tarihini dönemsel olarak incelemek istersek aşağıdakilerden hangisi ilk dönem olur ?

Seçenekler

A
Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar
B
Merkezî yarı-feodal dönem
C
Hiçbiri
D
Hudut boyları: Uç beyleri
E
Taşrada Özerklik ve Ayanlar
Açıklama:
Osmanlı tarihini dönemsel olarak incelemek istersek aşağıdakilerden hangisi ilk dönem Hudut boyları: Uç beyleri dönemi olur.

Soru 52

Osmanlı'da Klasik Dönem hangi padişaha kadar sürmüştür ?

Seçenekler

A
3.Selim
B
2.Murat
C
Mehmet Çelebi
D
2.Selim
E
Yıldırım Beyazıt
Açıklama:
Osmanlı'da Klasik Dönem 3.Selim'e kadar sürmüştür.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemden sonra girdiği değişim sürecinin sebeplerinden biridir ?

Seçenekler

A
Ateşli silahların üstünlük kazanması
B
Hepsi
C
Amerikan gümüşünün etkisi ve fiyat yükselmeleri
D
Ticaret yolları mücadelesi
E
Fetihlerin yavaşlaması
Açıklama:
Hepsi Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemden sonra girdiği değişim sürecinin sebeplerinden biridir.

Soru 54

Paşa kapısı nereye verilen addır ?

Seçenekler

A
Sarayın bahçe kapısı
B
Sarayın dış çıkış kapısı
C
Harem dairesi giriş kapısı
D
Padişahın özel odasına giren kapı
E
Sadrazamlara verilen konakların selamlık kısmı
Açıklama:
Paşakapısı Sadrazamlara verilen konakların selamlık kısma verilen addır.

Soru 55

Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesine ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Aşar
B
Muaccele
C
Müeccele
D
Mevâcib
E
Mâl
Açıklama:
Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesine Mevâcib adı verilir.

Soru 56

Özellikle Karlofça Antlaşmasından itibaren dış ilişkilerde daha etkili ve önemli rol oynamaya başlayan makam hangisidir ?

Seçenekler

A
Kaptan-ı Derya
B
Sadrazamlık
C
Reisülküttaplık
D
Nişancılık
E
Veziriazamlık
Açıklama:
Özellikle Karlofça Antlaşmasından itibaren dış ilişkilerde daha etkili ve önemli rol oynamaya başlayan makam Reisülküttaplık'tır.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi tımar sisteminin bozulma sebeplerinden biridir ?

Seçenekler

A
Savaşta fiilen bulunan kişilerin hakkı olan timarların büyük devlet adamlarının denetimine girmesi
B
Hepsi
C
Timarlar hak sahiplerine değil ekâbir adamlarına verilmeye başlanmıştır
D
Timar sistemi ihmal edilmeye başlamıştır
E
Mirî toprakların belirli kişilere verilmesi
Açıklama:
Hepsi tımar sisteminin bozulma sebeplerinden biridir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi âyân ve eşrafın güçlenmesine yol açmıştır ?

Seçenekler

A
İltizam sisteminin yaygınlaşması
B
Mirî mukataalaşma
C
Sosyal, idarî ve malî düzende değişim
D
Hepsi
E
Askerî sistemde değişim
Açıklama:
Hepsi âyân ve eşrafın güçlenmesine yol açmıştır .

Soru 59

18.yy'da Osmanlı Devleti'nde İzmir bölgesinde etkin olan âyân ailesi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Katipoğulları
B
Karaosmanoğulları
C
Babanzadeler
D
Pazvandoğlu
E
Kalyoncuoğulları
Açıklama:
18.yy'da Osmanlı Devleti'nde İzmir bölgesinde etkin olan âyân ailesi Katipoğulları 'dır.

Soru 60

Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen ismi Halil İnalcık, dönemlendirmede katı bir teorik çerçeve yerine Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini farklı bir açıdan incelemeyi önermektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemlendirmenin unsurları arasında gösterilemez?

Seçenekler

A
Osmanlılarla yabancı güçler arasındaki denge
B
Hükümdarın otoritesinin imparatorluktaki gelişimi
C
Öbür güçler karşısında tesis ettiği denge
D
Taşrada özerklik ve ayanlar
E
Devletin askerî, malî ve sosyal kurumlarının dayandığı toprak tasarrufu sisteminin işleyiş
Açıklama:
Değişme, bozulma ya da dönüşüm denilen olguyu anlamak için öncelikle Osmanlı tarihinin dönemleri hakkında kısa bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen ismi Halil İnalcık, dönemlendirmede katı bir teorik çerçeve yerine Osmanlı tarihinin birbirini izleyen dönemlerini şu açılardan incelemeyi öneriyor: • Osmanlılarla yabancı güçler arasındaki denge,
• hükümdarın otoritesinin imparatorluktaki gelişimi,
• öbür güçler karşısında tesis ettiği denge,
• ve nihayet devletin askerî, malî ve sosyal kurumlarının dayandığı toprak tasarrufu sisteminin işleyişi.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi Kemal Karpat'ın Osmanlı tarihine ilişkin ortaya koyduğu dönemlendirmenin kapsamında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Hudut boyları: Uç Beyleri
B
Merkezî yarı-feodal dönem
C
Taşrada Özerklik ve Ayanlar
D
Hükümdarın Otoritesinin İmparatorluktaki Gelişim
E
Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar
Açıklama:
Daha ayrıntılı bir dönemlendirme öneren Karpat’a göre Osmanlı tarihi şu dö- nemler çerçevesinde ele alınabilir:
a) Hudut boyları: Uç beyleri, 1299-1402
b) Merkezî yarı-feodal dönem, 1421-1596
c) Taşrada Özerklik ve Ayanlar, 1603-1789
d) Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar, 1808-1918.

Soru 62

Kemal Karpat'ın Osmanlı tarihine ilişkin dönemlendirmesi göz önüne alındığında aşağıdakilerden hangisi "Merkezî yarı-feodal dönem"i ifade etmektedir?

Seçenekler

A
1299-1402
B
1402-1421
C
1421-1596
D
1603-1789
E
1808-1918
Açıklama:
Daha ayrıntılı bir dönemlendirme öneren Karpat’a göre Osmanlı tarihi şu dö- nemler çerçevesinde ele alınabilir:
a) Hudut boyları: Uç beyleri, 1299-1402
b) Merkezî yarı-feodal dönem, 1421-1596
c) Taşrada Özerklik ve Ayanlar, 1603-1789
d) Ulus Devlet Olma Dönemi: Modern Bürokrasi ve Aydınlar, 1808-1918.

Soru 63

Osmanlı ilerlemesine set çeken dış güçler göz önüne alındığında aşağıdakilerden hangisi Osmanlıların Hint Okyanusu'nda mücadele etmek zorunda kaldığı güç unsurudur?

Seçenekler

A
Safeviler
B
Ruslar
C
Habsburglar
D
İspanyollar
E
Portekizliler
Açıklama:
Bazı Osmanlı tarihçileri, Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyılda yayılışının doğal sınırlarına ulaştığı ve aşamayacağı siyasî-coğrafî engellerle karşılaştığı kanaatindedirler. Buna göre Osmanlılar hem denizde, hem de karada oldukça kuvvetli rakiplerle karşı karşıya kaldılar. Batıda Viyana önlerinde Habsburglar tarafından durdurulurken, doğuda İran platosu ve Safevîler, Osmanlı ilerlemesine set çekiyordu. Afrika’da çöl, Hint Okyanusu’nda Portekizliler ve kuzeyde Ruslar, Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler.

Soru 64

Kızıldeniz ve Hint denizlerinde hâkimiyet XVII. asrın başlarından itibaren aşağıdaki güç unsurlarından hangisine geçmiştir?

Seçenekler

A
İngiltere ve Fransa
B
İngiltere ve Hollanda
C
Fransa ve Hollanda
D
Osmanlı ve İngiltere
E
Osmanlı ve Fransa
Açıklama:
XVI. yüzyılın sonlarına doğru ticaret yolları mücadelesinde önemli değişiklikler meydana geldi. İspanyolların Portekiz’i ele geçirmelerinden (1580) sonra II. Felipe Hint Okyanusu’ndaki ticaret yollarını keserek Osmanlılara karşı öldürücü darbeyi indireceğine inanıyordu. Fakat çok geçmeden Hollandalılar ve İngilizler daha üstün gemilerle geldikleri denizlerden önce İspanyol ve Portekizlileri, daha sonra da Osmanlıları uzaklaştıracaklardı; onlar XVII. asrın başlarından itibaren Kızıldeniz ve Hint denizlerinde hâkimiyetlerini kurmuş bulunuyorlardı.

Soru 65

Coğrafi keşiflerin ortaya çıkardığı tehlikeleri açık bir şekilde dile getiren Târih-i Hind-i Garbî adlı eser Emir Mehmed ibn Emir Hüseyin el-Suudî tarafından hangi Osmanlı hükümdarı adına kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
II. Selim
B
III. Murad
C
III. Mehmed
D
I. Ahmed
E
I. Mustafa
Açıklama:
Aslında Osmanlılar keşiflerin muhtemel tehlikelerini farketmişti. Hatta bu tehlikeleri açıkça bildiren bazı ikazlar da yapılmıştı. Meselâ, daha 1580 yılında, Emir Mehmed ibn Emir Hüseyin el-Suudî tarafından III. Murad’ın adına yazılan Amerika’nın keşfine dair Târih-i Hind-i Garbî adlı eser ve bu esere Ömer Talib’in yazdığı derkenarlar bu hususun somut kanıtlarıdır.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi Sadrazam kapısı hizmetkârlarından (Hademe-i bâb-ı âsafî) birisi değildir?

Seçenekler

A
Kethüda
B
Reisülküttab
C
Çavuşbaşı
D
Ağa Çırağı
E
Teşrifatçı
Açıklama:
Paşakapısı devlet yönetimini yürütmek için zaman içinde değişen bir örgüte sahipti. Sadrazamın bu teşkilatı Harem, Selamlık ve Kalem dairelerinden oluşuyordu. Hademe-i bâb-ı âsafî (Sadrazam kapısı hizmetkârları) adını alan kethü- da, reisülküttâb, çavuşbaşı, büyük ve küçük tezkireciler, teşrifatçı, kethüda kâtibi, mektubî gibi sadrazamın yardımcısı ve maiyeti durumundaki görevliler Bâbıâli’de bulunuyordu.

Soru 67

Sadaret kethüdalığı hangi tarihte Mülkiye Nezaretine dönüştürülmüştür?

Seçenekler

A
1833
B
1834
C
1835
D
1836
E
1837
Açıklama:
Bu süreçte daha önce Divan bürokrasisinde özel önemi olan üç makamın önemi artmaya başladı. En önemli memuriyet sadaret kethüdalığı idi. Daha önce sadrazamın maiyetinde birisi olan kethüda özellikle XVIII. yüzyıl başlarında, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminden başlayarak reisülküttabın bile üstünde, önemli bir memuriyet halini aldı. Bütün işler, sadrazamdan önce, yardımcısı olan sadaret kethüdasının elinden geçerdi. Sadaret kethüdalığı 1835’de Mülkiye Nezaretine dönüştürülecektir.

Soru 68

Divan-ı Hümâyun kalemlerinden birisi olan Âmedî kalemi hangi yüzyılda kurulmuştur?

Seçenekler

A
XV. Yüzyıl
B
XVI. Yüzyıl
C
XVII. Yüzyıl
D
XVIII. Yüzyıl
E
XIX. Yüzyıl
Açıklama:
Divan-ı Hümâyun kalemlerinden birisi olan Âmedî kalemi XVIII. yüzyılda kurulmuş, sadrazam birçok yazışmasını bu kalem aracılığıyla yapmıştır.

Soru 69

Mukataaların ömür boyu satılmaları yerine yıllık kârlarının esham (hisse senedi) çıkarılarak satılması uygulaması ilk kez hangi tarihte benimsenmiştir?

Seçenekler

A
1772
B
1775
C
1780
D
1783
E
1788
Açıklama:
Mali sistem açısından önemli bir değişim de 1768-74 Osmanlı-Rus savaşının yol açtığı masrafların baskısıyla mukataaların ömür boyu satılmaları yerine yıllık kârlarının esham (hisse senedi) çıkarılarak satılmasıdır. İlk kez 1775’de kârı yüksek görünen İstanbul Tütün Gümrüğünde denenen sistem, geliri başlangıçtaki tahminin altına düşen mukataalarda ödeme güçlüklerinin ortaya çıkması yüzünden beklenen sonucu vermeyecektir.

Soru 70

XVII. yüzyılda Osmanlı klasik düzeninde meydana gelen değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

Seçenekler

A
Batının örnek alındığı
B
Taht veraseti sistemindeki değişmenin etkili olduğu
C
Celalî isyanlarıyla ilişkili olduğu
D
Askerî sistemdeki değişmelerden etkilendiği
E
Ekonomik gelişmelerden etkilendiği
Açıklama:
Bu dönemde merkez teşkilatında meydana gelen değişmeleri açıklayabileceksiniz.
-

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi XVI. yüzyılın sonlarında meydana gelen fiyat artışı ve devalüasyonun sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Keşifler sonucu Amerika’dan gelen kıymetli madenlerin etkisi
B
Osmanlı-İngiliz ticari ilişkilerinin kurulması
C
Nüfus artışı
D
Savaşlar
E
Maaşlı asker ve görevlilerin sayısındaki artış
Açıklama:
XVI. yüzyıl sonlarından XVIII. yüzyıla uzanan süreçte Osmanlı devlet yapısındaki değişim ve dönüşümün sebeplerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 72

XVII. yüzyılda taşra idaresiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Sancak beylerinin yetkileri artırılmıştır.
B
Merkezden atananlar artmıştır.
C
Eyalet ön plana çıkmıştır.
D
Bazı eyalet ve sancaklara vekil yönetici gönderilmiştir.
E
Beylerbeyiliklere vezirler atanabilmiştir.
Açıklama:
Taşra idaresindeki değişmeleri tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi II. Mahmut’un tahta çıkmasında etkili olmuştur?

Seçenekler

A
Canik Ali Paşa
B
Alemdar Mustafa Paşa
C
Tepedelenli Ali Paşa
D
Hacı Ali Paşa
E
Muhsinzade Mehmet Paşa
Açıklama:
Âyânların taşra yönetimindeki etkilerinin artış nedenlerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi Timar sisteminin zayıflamasında etkili olmuştur?

Seçenekler

A
Ekonominin bozulması
B
Ateşli silahların yaygınlaşması
C
Vergilerin artması
D
Merkezi otoritenin zayıflaması
E
Ayanların ortaya çıkması
Açıklama:
Timar sisteminin dönüşümünü açıklayabileceksiniz.
-

Soru 75

Divan-ı Hümayunun etkisinin azalması sonucunda aşağıdakilerden hangisi güç kazanmıştır?

Seçenekler

A
Şeyhülislamlık
B
Babü’s saade
C
Babıâli
D
Reisülküttap
E
Sadaret kethüdası
Açıklama:
Bu dönemde merkez teşkilatında meydana gelen değişmeleri açıklayabileceksiniz.
Bab-ı ali

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi II. Mahmut döneminde Ayanlarla devlet arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla hazırlanan belgedir?

Seçenekler

A
Islahat Fermanı
B
Islahat Lahiyası
C
Sened-i İmtiyazat
D
Sened-i İttifak
E
Tanzimat Fermanı
Açıklama:
Âyânların taşra yönetimindeki etkilerinin artış nedenlerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 77

Osmanlı devleti XVI. Yüzyılda Hint Deniz yollarında aşağıdakilerden hangisi ile mücadele etmiştir?

Seçenekler

A
Portekiz
B
İngiltere
C
İspanya
D
Almanya
E
Fransa
Açıklama:
XVI. yüzyıl sonlarından XVIII. yüzyıla uzanan süreçte Osmanlı devlet yapısındaki değişim ve dönüşümün sebeplerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisi Altın Çağ kavramına karşılık gelir?

Seçenekler

A
Asr-ı Saadet
B
Nizam-ı Âlem
C
Kanun-i kadim
D
Bad-ı heva
E
Selatin-i Maziye
Açıklama:
XVI. yüzyıl sonlarından XVIII. yüzyıla uzanan süreçte Osmanlı devlet yapısındaki değişim ve dönüşümün sebeplerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisinde Ayan aileleri ve etkili oldukları bölge yanlış eşleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Çukurova-Menemencioğlu
B
Rusçuk-Tirsiniklioğlu
C
Ankara-Kanlızadeler
D
Yozgat-Çapanoğlu
E
Rize-Tuzcuoğlu
Açıklama:
Âyânların taşra yönetimindeki etkilerinin artış nedenlerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi eyalet ve sancaklara atanan valinin gitmemesi durumunda görevlendirilirdi?

Seçenekler

A
Mütesellim
B
Sancak beyi
C
Yeniçeri ağası
D
Sadaret kethüdası
E
Beylerbeyi
Açıklama:
Taşra idaresindeki değişmeleri tanımlayabileceksiniz.
-

Soru 81

Aşağıdakilerden hangisi ayanların görevlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Vergi toplamada devlete yardımcı olmak
B
Sefer sırasında orduya katılmak
C
Asker toplamada devlete yardımcı olmak
D
Merkezi bütçeyi hazırlamada devlete yardımcı olmak
E
Eşkıyanın bastırılmasında devlete yardımcı olmak
Açıklama:
Âyânların taşra yönetimindeki etkilerinin artış nedenlerini kavrayabileceksiniz.
-

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde XVI. Yüzyılın sonlarında meydana gelen değişiklilerden etkilenmemiştir?

Seçenekler

A
Harem
B
Yeniçeri ordusu
C
Kul sistemi
D
Medrese
E
Vakıf
Açıklama:
Bu dönemde merkez teşkilatında meydana gelen değişmeleri açıklayabileceksiniz.
-

Soru 83

Osmanlı tarihinde ‘’Altın Çağ’’ olarak adlandırılan dönem aşağıdaki padişahlardan hangisinin dönemidir?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Fatih Sultan Mehmed
D
Yavuz Sultan Selim
E
I. Ahmed
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri
Klasik düzenin bozulduğu yönündeki anlayış büyük ölçüde kanuni devrinin idealize edilmesine yol açmıştır. Bu döneme ‘’altın çağ’’ denilmektedir.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinde fetihlerin duraklamasında etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Batıda Viyana önlerinde Habsburglar tarafından durdurulması
B
Doğuda İran platosu ve Safevilerin set oluşturması
C
Afrika’da geniş çöl alanlarının ilerlemeye meydan vermemesi
D
Hint Okyanusu’nda Portekiz donanmasının çok güçlü olması
E
Komşu ülkelerle saldırmazlık anlaşmalarının imzalanması
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Fetihlerin Yavaşlaması
Osmanlı tarihçilerinin birçoğu, Osmanlı İmparatorluğunun yayılışının doğal sınırlara ulaştığı ve aşamayacağı siyasi-coğrafi engellerle karşılaştığı kanaatindedirler. Buna göre Osmanlılar hem denizde, hem de karada oldukça güçlü rakiplerle karşı karşıya kaldılar. Buna göre Osmanlılar için hayati önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretleri verilmiştir. Komşu ülkelerle saldırmazlık anlaşmalarının imzalanması fetihlerin durmasıyla ilgisi yoktur.

Soru 85

Hint Okyanusu’nda Osmanlı donanmasının en çok savaştığı, karşı karşıya geldiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İspanya
B
Venedik
C
Ceneviz
D
Potekiz
E
İngiltere
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Ticaret Yolları Mücadelesi
Hristiyanlığı yaymak ve baharatın kaynağına ulaşmak için harekete geçen Portekizlilere karşı Hint Okyanusu’nda büyük ve zorlu bir mücadeleye girilmiştir.

Soru 86

İçindeki gümüş miktarı azaltılmış, dolayısıyla değeri düşmüş akçeye ne ad verilir ve askere düşük ayarlı para verilmesi askerin hangi kesimle karşı karşıya gelmesine neden olmuştur?

Seçenekler

A
Noksan - Medrese
B
Değersiz - Kadı
C
Tağşiş - Belediye
D
Züyuf - Esnaf
E
İltizam - Çiftçi
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Amerikan Gümüşünün Etkisi ve Fiyat Yükselmeleri
Fiyatların yükselmesini devletin paranın istikrarsızlığı karşısında akçe içindeki gümüş miktarının azaltması, yani züyuf akçenin ortaya çıkışı izlemiş; bu ise sahte paraların yaygınlaşmasına ve sonuçta devalüasyona neden olmuştur. Askere düşük ayarlı parayla maaş ödenmesi ise askerle alışveriş yaptığı esnafın karşı karşıya gelmesine neden olmuştur.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı ordusundaki askerlerin adlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Sekban
B
Kapıkulları
C
Tümen
D
Serdengeçti
E
Sipahi
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Ateşli Silahların Üstünlük Kazanması
Tümen, on bin kişiden oluşan ve tugayla kolordu arasında kalan büyük askeri birliğe verilen addır.

Soru 88

‘’Büyük Kaçgun’’ ne demektir?

Seçenekler

A
Celali isyanları sırasında Anadolu’da yaşayan halkın daha güvenli bölgelere sığınması
B
Kasaba ve kentlerde yeterli iş imkanının olmaması üzerine işsiz gençlerin medreselere ya da bey kapılarına yığılmaları.
C
Nüfus artışıyla birlikte tarım yapılan toprakların yetmemesi
D
Paralardaki gümüş miktarının azaltılmasıyla esnafın mallarını satmak istememesi
E
Merkez teşkilatı yönetiminde Haremin etkisinin artmasıyla otorite boşluğunun oluşması
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Nüfus artışı ve işsizlik
Celali isyanları sırasında Anadolu’da yaşayan halkın daha güvenli bölgelere sığınması

Soru 89

Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret olan mevâcib, aşağıdaki kelimelerden hangisinin de karşılığıdır?

Seçenekler

A
Zeamet
B
Cizye
C
Öşür
D
Cülûs
E
Ulûfe
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Divan-ı Hümâyun’dan Paşakapısına
Ulûfe denir.

Soru 90

Devletin acil para ve nakit ihtiyacını karşılamak için kendi toplayacağı vergiyi toplama hakkını, en yüksek fiyat veren kişiye bırakmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tımar
B
Mütesellim
C
İltizam
D
Voyvoda
E
Avârız
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - İltizam Sisteminin Yaygınlaşması
İltizam denir.

Soru 91

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nda kent ve kasabaların ileri gelen nüfuzlu kimselerine verilen isim olan âyânların görevlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Asayiş ve emniyeti sağlamada devlete yardımcı olmak
B
Sefer ve savaş sırasında yardım istenildiğinde, çağrıldığında asker toplamak
C
Devlet adına vergi toplayarak kendine ayrılan dışındakileri merkeze ulaştırmak
D
Gerektiğinde merkezi bütçenin hazırlanmasında devlete yardımcı olmak
E
Merkezi devletin müdahale etmekte geç kalabileceği eşkıyaya müdahale etmek
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Âyânlık
Gerektiğinde merkezi bütçenin hazırlanmasında devlete yardımcı olmak

Soru 92

Çeşitli bölgelerde etkin olan âyân ailelerinden aşağıda verilenlerden hangisi Merkezi yönetime isyan etmiştir?

Seçenekler

A
Yanya - Tepedelenli Ali Paşa ve oğulları
B
Yozgat - Çapanoğulları
C
Balıkesir - Kanlızadeler
D
Manisa - Karaosmanoğulları
E
İzmir - Yılanlıoğulları
Açıklama:
Dönüşümün Sebepleri - Ekonomik Nedenler - Âyânlık
Yanya - Tepedelenli Ali Paşa ve oğulları

Soru 93

XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre Osmanlı
tarihçileri tarafından aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır

Seçenekler

A
Osmanlı Kuruluş Devri
B
Osmanlı Yükselme Devri
C
Osmanlı Duraklama Devri
D
Osmanlı Klasik Devri
E
Osmanlı Modern Devri
Açıklama:
XV. yüzyılın ortalarından XVI. yüzyılın sonlarına kadar olan devre, çoğu Osmanlı
tarihçisi tarafından Osmanlı “klâsik devri” olarak tanımlanır; sonraki dönemde ise
bu düzenin şu veya bu ölçüde değiştiği hususlarında önemli ölçüde görüş birliği
vardır.

Soru 94

Osmanlı tarihinin temelde "Kuruluş ve Klasik dönem ile Modernleşme ve Dağılma dönemi"
şeklinde iki ana dönemde ele alındığı düşünüldüğünde "Kuruluş ve Klasik Dönem" aşağıdaki hükümdarlardan hangisi ile sonuçlanmaktadır?

Seçenekler

A
III. Ahmed
B
III. Selim
C
II. Mahmut
D
Abdülaziz
E
2. Abdülhamid
Açıklama:
Esasen meseleye daha geniş ölçekte baktığımızda, Osmanlı tarihinin temelde
iki ana döneme (Kuruluş ve Klasik dönem ile Modernleşme ve Dağılma dönemi)
ayrılabileceği ve Klasik dönemin III. Selim’e kadar sürdüğü de söylenebilir.

Soru 95

XVII. asrın başlarından itibaren Kızıldeniz ve Hint denizlerinde hâkimiyet kurmuş olan güçler aşağıdakilerden hangisinde birlikte ve doğru şekilde verilmiştir?

Seçenekler

A
Portekiz ve İspanya
B
Portekiz ve İngiltere
C
Hollanda ve İngiltere
D
Hollanda ve Portekiz
E
İspanya ve Hollanda
Açıklama:
XVI. yüzyılın sonlarına doğru ticaret yolları mücadelesinde önemli değişliklikler
meydana geldi. İspanyolların Portekiz’i ele geçirmelerinden (1580) sonra II. Felipe
Hint Okyanusu’ndaki ticaret yollarını keserek Osmanlılara karşı öldürücü darbeyi
indireceğine inanıyordu. Fakat çok geçmeden Hollandalılar ve İngilizler daha üstün
gemilerle geldikleri denizlerden önce İspanyol ve Portekizlileri, daha sonra da
Osmanlıları uzaklaştıracaklardı; onlar XVII. asrın başlarından itibaren Kızıldeniz ve
Hint denizlerinde hâkimiyetlerini kurmuş bulunuyorlardı.

Soru 96

Osmanlı İmparatorluğu'nda ekonomik bir önlem olarak benimsenen, paranın değerinin düşürülmesi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Devalüasyon
B
Enflasyon
C
Züyuf Akçe
D
Karaborsa
E
Tağşiş
Açıklama:
Ta¤flifl: kelime anlamı “Karıştırmak saflığını gidermek. Değerli bir şeyi değeri olmayan şeylerle karıştırmak.” Terim olarak akçenin içindeki gümüş miktarını azaltarak, içine başka, değersiz madenler katılmak anlamını taşır.

Soru 97

Osmanlı ordusu içerisinde bilinen son devşirme uygulaması hangi yüzyılda gerçekleştirilmiştir?

Seçenekler

A
XV. Yüzyıl
B
XVI. Yüzyıl
C
XVII. Yüzyıl
D
XVIII. Yüzyıl
E
XIX. Yüzyıl
Açıklama:
IV. Murad devrinde ocakta ıslahat yapılmaya çalışıldıysa da devşirme yöntemi giderek terk edilmiştir.
XVIII. yüzyıl ortalarında son kez devşirme yapıldığı belirtilmektedir.

Soru 98

Aşağıdaki hazinelerden hangisi II. Mahmud döneminde oluşturulmuştur?

Seçenekler

A
İrad-ı Cedit Hazinesi
B
Zahire Hazinesi
C
Tesane-i Âmire hazinesi
D
Hazine-i Âmire
E
Mansure hazinesi
Açıklama:
Daha sonra III. Selim devrinde yap›lan reformlar dolayısıyla İrad-ı Cedit Hazinesi, Zahire Hazinesi, Tesane-i Âmire hazinesi gibi hazineler oluşturuldu. II. Mahmud döneminde Mansure hazinesi bunlara eklenecek Tanzimat’la birlikte tekrar tek hazineye, Maliye Hazinesine dönülecektir.

Soru 99

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde coğrafya ile coğrafyadaki hakim ayan ailesi yanlış eşleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Ankara - Müderriszadeler
B
Manisa - Karaosmanoğulları
C
Balıkesir - Kalyoncuoğulları
D
Rize - Tuzcuoğulları
E
Yozgat - Çapanoğulları
Açıklama:
Balıkesir'de hakim konumda bulunan ayan ailesi Kanlızadeler'dir. Öte yandan diğer seçenekler doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Soru 100

Hükümdar ile âyânın karşılıklı sorumluluklarını belirleyen ve bu yönüyle hükümdarın otoritesini sınırladığı ileri sürülen Sened-i İttifak hangi tarihte imzalanmıştır?

Seçenekler

A
1808
B
1807
C
1806
D
1805
E
1804
Açıklama:
Alemdar’ın kudretinin de etkisiyle hükümdar ile âyânın karşılıklı sorumluluklarını
belirleyen ve bu yönüyle hükümdarın otoritesini sınırladığı ileri sürülen Sened-i İttifak
1808’de hazırlandı ama, çeşitli gerekçelerle âyânın büyük kısmının İstanbul’a
gelmeyişi ve II. Mahmud’un isteksizliği neticesinde, Alemdar’ın öldürülmesini müteakip
bu senet geçersiz kaldı.

Soru 101

Sadaret kethüdalığı hangi tarihte Mülkiye Nezaretine dönüştürülmüştür?

Seçenekler

A
1833
B
1834
C
1835
D
1836
E
1837
Açıklama:
Daha önce sadrazamın maiyetinde birisi olan kethüda özellikle XVIII. yüzyıl başlarında, Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı döneminden başlayarak reisülküttabın bile üstünde, önemli bir memuriyet halini aldı. Bütün işler, sadrazamdan önce, yardımcısı olan sadaret kethüdasının elinden geçerdi. Sadaret kethüdalığı 1835’de Mülkiye Nezaretine dönüştürülecektir.

Soru 102

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde ayan aileleri ve etkili oldukları coğrafya doğru eşleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Yanya - Alemdar Mustafa Paşa
B
Vidin - Tepedelenli Ali Paşa ve oğulları
C
Kuzey Irak - Babanzadeler
D
Çukurova - Çapanoğulları
E
Rize - Kalyoncuoğulları
Açıklama:
Babanzadeler'in etkili olduğu coğrafya Kuzey Irak'tır. Öte yandan Kalyoncuoğulları Bilecik'te, Çağanoğulları Yozgat'ta, Tepedelenli Ali Paşa ve oğulları Yanya'da ve Alemdar Mustafa Paşa Rusçuk'ta etkin bir konumdaydı.

Soru 103

Tarihçi Halil İnalcık'a göre Osmanlı mali ve askeri sistemin kapsamlı bir dönüşüm hangi yıllar arasında olmuştur?

Seçenekler

A
1500-1600
B
1500-1700
C
1600-1650
D
1600-1800
E
1400-1500
Açıklama:
Tarihçi Halil İnalcık'a göre Osmanlı mali ve askeri sistemin kapsamlı bir dönüşüm 1600-1800 yılları arasında olmuştur.

Soru 104

I. Nüfus Artışı ve işsizlik
II. Ateşli Silahların Üstünlük Kazanması
III. Amerikan Gümüşünün Etkisi ve Fiyat Yükselmeleri
IV. Ticaret Yolları Mücadelesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı'da ortaya çıkan dönüşümün ekonomik nedenleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bütün seçenekler Osmanlı'da ortaya çıkan dönüşümün ekonomik nedenleri arasında yer almaktadır

Soru 105

İspanyolların Portekiz’i ele geçirmelerinden sonra II. Felipe Hint Okyanusu’ndaki ticaret yollarını keserek Osmanlılara karşı öldürücü darbeyi indireceğine inanıyordu. Portekiz'i ele geçirmeleri hangi yıl meydana gelmiştir?

Seçenekler

A
1575
B
1580
C
1585
D
1590
E
1595
Açıklama:
İspanyollar 1580 yılında Portekiz’i ele geçirdiler.

Soru 106

Levant Company hangi yılda kuruldu?

Seçenekler

A
1590
B
1592
C
1594
D
1596
E
1597
Açıklama:
Levant Company 1592 yılında kurulmuştur.

Soru 107

İçindeki gümüş miktarı azaltılmış akçeye ne denilmektedir?

Seçenekler

A
Lira
B
Ak akçe
C
Bakır akçe
D
Züyuf akçe
E
Altın akçe
Açıklama:
İçindeki gümüş miktarı azaltılmış akçeye züyuf akçe denilmektedir.

Soru 108

Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Maaş
B
Bahşiş
C
Cizye
D
Mevacib
E
Tahsisat
Açıklama:
Hicri takvime göre kapıkullarına üç ayda bir yapılan maaş ödemesine mevacib denilmektedir.

Soru 109

I. Malikâne sistemi ile ekonomik güçlerinin artması
II. Özellikle beylerbeylerinin, kısmen sancakbeylerinin bir kısmının görev yerine gitmeyip yerlerine mütesellim ataması, bu göreve gelenlerin mahallî güç sahibi haline gelmesi
III. Devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu ihtiyaç
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri âyânın XVIII. yüzyılda giderek güçlenmesinde etkili olmuştur?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Bütün seçenekler âyânın XVIII. yüzyılda giderek güçlenmesinde etkili olmuştur

Soru 110

Muhsinzade Mehmed Paşa hangi yılda âyânlık sistemini düzenleme girişiminde bulundu ve valilerin âyânlık buyruldusu vermelerini yasakladı?

Seçenekler

A
1760
B
1765
C
1770
D
1775
E
1780
Açıklama:
Muhsinzade Mehmed Paşa 1765 âyânlık sistemini düzenleme girişiminde bulundu ve valilerin âyânlık buyruldusu vermelerini yasakladı

Soru 111

I. Canik (Samsun ve çevresi)’te Canikli Ali Paşa ve evladı
II. Manisa’da Karaosmanoğulları
III. Balıkesir’de Kanlızadeler
IV. Bilecik’te Kalyoncuoğulları
Yukarıdaki ayan aileleri eşleştirmelerinden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
I ve III
C
I ve IV
D
II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün eşleştirmeler doğrudur.

Soru 112

I. Vergi toplamada devlete yardımcı olmak
II. Asker toplamada devlete yardımcı olmak
III. Asayişi sağlamada devlete yardımcı olmak
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri âyânların görevlerinden biridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Bütün seçenekler ayanların görevlerindendir.

Soru 113

Aşağıdakilerden hangisi XVI. yüzyılda Osmanlılar'ın Hint Okyanusu'nda mücadele ettiği devlettir?

Seçenekler

A
Almanya
B
İngiltere
C
Fransa
D
Portekiz
E
İspanya
Açıklama:
Osmanlıların XVI. yüzyıl başlarından itibaren güneye yönelik hareketlerinin ve İran’a karşı faaliyetlerinin temelinde, büyük ölçüde Hint ticareti ile İran ipeği et-rafında odaklanan ticaret yolları mücadelesi yatmaktaydı. Avrupalıların başlat-tıkları keşif gezilerinin sonuçlarının tam olarak alınabilmesi için bir yüzyıl kadar beklemek gerekecekti. Bu dönemin özelliği, epeyce yoğun bir mücadeleye sahne olmasıdır. Bu çerçevede Osmanlılar, ülkelerinden geçmekte olan transit ticaretin aracısı olmak rolünü benimsediler ve bu pozisyonlarını sürdürebilmek için her türlü önleme başvurdular. Bu mücadelede, Hristiyanlığı yaymak ve baharatın kay-nağına ulaşmak için harekete geçen Portekizlilere karşı Hint Okyanusu’nda büyük ve zorlu bir mücadeleye girdiler.
Buna göre doğru cevap D (Portekiz) şıkkıdır.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde XVI. yüzyılda ortaya çıkan Züyüf akçe içindeki miktarı azaltılmış metaldir?

Seçenekler

A
Altın
B
Gümüş
C
Bakır
D
Aliminyum
E
Nikel
Açıklama:
Fiyatların bu yükselişinden Osmanlılar da nasiplerini aldılar. Ömer Lütfi Barkan’ın İstanbul’daki bazı imaretlerin muhasebe bilançolarına dayanarak yaptığı hesaplamalar, Osmanlı ülkesinde 1585-86 yıllarında büyük bir fiyat artışının yaşandığını ortaya koymaktadır. Bu fiyat yükselmesini, devletin paranın istikrar-sızlığı karşısında akçe içindeki gümüş miktarını azaltması, yani züyuf akçenin ortaya çıkışı izlemiş; bu ise kalp yani sahte paraların yaygınlaşmasına ve sonuçta devalüasyona neden olmuştur.
Buna göre doğru cevap B (Gümüş) şıkkıdır.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde merkez ve taşra teşkilatındaki dönüşümün ekonomik sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Nüfus Artışı ve İşsizlik
B
Ateşli Silahların Üstünlük Kazanması
C
Amerikan Gümüşünün Etkisi ve Fiyat Düşüşleri
D
Fetihlerin Artması
E
Ticaret Yolları Mücadelesi
Açıklama:
Fetihlerin artması değil azalması sebebiyle Osmanlı Devlet'inde merkez ve taşra teşkilatındaki dönüşümün gerçekleşmiştir.
Buna göre doğru cevap D (Fetihlerin Artması) şıkkıdır.

Soru 116

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devlet'inde padişah veya sadrazam başkanlığında toplanan meşveret meclisi toplantısına katılırdı?
I. Şeyhülislam
II. Defterdar
III. Yeniçeri Ağası

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Padişah veya sadrazamın başkanlığındaki meşveret meclisi toplantılarına şeyhülislam, kazaskerler, defterdar, yeniçeri ağası, yüksek görevlerdeki devlet adamları ve askerler katılırdı.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 117

Aşağıdaki Osmanlı padişahlarından hangisi döneminde İrad-ı Cedit hazinesi kurulmuştur?

Seçenekler

A
IV. Mustafa
B
II. Mahmud
C
III. Selim
D
I. Abdülhamid
E
Abdülmecid
Açıklama:
III. Selim devrinde yapılan reformlar dolayısıyla İrad-ı Cedit Hazinesi, Zahire Hazinesi, Tesane-i Âmire hazinesi gibi hazineler oluşturuldu.
Buna göre doğru cevap C (III. Selim) şıkkıdır.

Soru 118

Aşağıdaki nedenlerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devlet'inde XVIII. yüzyılda ayanın güçlenmesinde etkili olmuştur?
I. Malikane sistemi ile ekonomik güçlerinin artması.
II. Özellikle beylerbeylerinin, kısmen sancakbeylerinin bir kısmının görev yerine gitmeyip yerlerine mütesellim ataması, bu göreve gelenlerin mahallî güç sahibi haline gelmesi.
III. Devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu ihtiyaç.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Ayânın XVIII. yüzyılda giderek güçlenmesinde etkili olmuştur:
a) Malikâne sistemi ile ekonomik güçlerinin artması.
b) Özellikle beylerbeylerinin, kısmen sancakbeylerinin bir kısmının görev ye-rine gitmeyip yerlerine mütesellim ataması, bu göreve gelenlerin mahallî güç sahibi haline gelmesi.
c) Devletin vergi ve asker toplamada, mahallî eşkıyayı bastırmada âyâna duyduğu ihtiyaç.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 119

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde etkin olan ayan ailelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Ankara’da Müderriszadeler
B
Bilecik'te Kalyoncuoğulları
C
Eskişehir'de Karamanoğulları
D
Manisa’da Karaosmanoğulları
E
Balıkesir’de Kanlızadeler
Açıklama:
Osmanlı Devlet'inde çeşitli bölgelerde etkin olan belli başlı âyân aileleri şunlardır: • Ankara’da Müderriszadeler,• Canik (Samsun ve çevresi)’te Canikli Ali Paşa ve evladı,• Manisa’da Karaosmanoğulları,• Balıkesir’de Kanlızadeler,• Bilecik’te Kalyoncuoğulları,• Rize’de Tuzcuoğulları,• Yozgat’ta Çapanoğulları,• İzmir’de Katipoğulları, Yılanlıoğulları,• Çukurova’da Menemencioğulları, Kozanoğulları,• Kuzey Irak’ta Babanzadeler,• Rusçuk’ta Tirsiniklioğlu, Alemdar Mustafa Paşa,• Vidin’de Pazvandoğlu,• Yanya’da Tepedelenli Ali Paşa ve oğulları
Buna göre doğru cevap C (Eskişehir'de Karamanoğulları) şıkkıdır.

Soru 120

Osmanlı Devleti'inde klasik dönem aşağıdaki hangi padişah dönemine kadar sürmüştür?

Seçenekler

A
III. Selim
B
IV. Mustafa
C
IV. Murad
D
IV. Mehmed
E
II. Mahmud
Açıklama:
Osmanlı tarihinin temelde iki ana döneme (Kuruluş ve Klasik dönem ile Modernleşme ve Dağılma dönemi) ayrılabileceği ve Klasik dönemin III. Selim’e kadar sürdüğü de söylenebilir.
Buna göre doğru cevap A (III. Selim) şıkkıdır.

Soru 121

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devlet'inde XVI. yüzyıl sonlarında eşkiyalık olaylarının sebebidir?

Seçenekler

A
Ateşli Silahların Üstünlük Kazanması
B
Nüfüs Artışı ve İşsizlik
C
Amerikan Gümüşünün Etkisi ve Fiyat Yükselmeleri
D
Ticaret Yolları Mücadelesi
E
Fetihlerin Yavaşlaması
Açıklama:
Osmanlı Devleti’ni XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren zor durumlara düşüren eşkıyalık olaylarının sebebi nüfus artışı ve işsizlikdir.
Buna göre doğru cevap B (Nüfüs Artışı ve İşsizlik) şıkkıdır.

Soru 122

Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri Osmanlı Devlet'inde Paşakapısı'nın dairelerinden biridir?
I. Harem
II. Selamlık
III. Kalem

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Paşakapısı devlet yönetimini yürütmek için zaman içinde değişen bir örgüte sahipti. Sadrazamın bu teşkilatı Harem, Selamlık ve Kalem dairelerinden oluşuyordu.
Buna göre doğru cevap E (Hepsi) şıkkıdır.

Soru 123

Osmanlı’nın XVI. yüzyılda doğu sınırındaki engel ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Safeviler
B
Hindistan
C
Ruslar
D
Portekiz
E
Afrika çölü
Açıklama:
Bazı Osmanlı tarihçileri, Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyılda yayılışının doğal sınırlarına ulaştığı ve aşamayacağı siyasî-coğrafî engellerle karşılaştığı kanaatindedirler. Buna göre Osmanlılar hem denizde, hem de karada oldukça kuvvetli rakiplerle karşı karşıya kaldılar. Batıda Viyana önlerinde Habsburglar tarafından durdurulurken, doğuda İran platosu ve Safevîler, Osmanlı ilerlemesine set çekiyordu. Afrika’da çöl, Hint Okyanusu’nda Portekizliler ve kuzeyde Ruslar, Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler.
Bazı Osmanlı tarihçileri, Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyılda yayılışının doğal sınırlarına ulaştığı ve aşamayacağı siyasî-coğrafî engellerle karşılaştığı kanaatindedirler. Buna göre Osmanlılar hem denizde, hem de karada oldukça kuvvetli rakiplerle karşı karşıya kaldılar. Batıda Viyana önlerinde Habsburglar tarafından durdurulurken, doğuda İran platosu ve Safevîler, Osmanlı ilerlemesine set çekiyordu. Afrika’da çöl, Hint Okyanusu’nda Portekizliler ve kuzeyde Ruslar, Osmanlılar için hayatî önemi haiz fetih politikasının sona erdiğinin işaretlerini vermekteydiler.

Soru 124

Yeni kıtaların keşifiyle birlikte1570’lerde Osmanlıda başlayan ekonomik sorunların nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Amerikan gümüşünün etkisi
B
Nüfus hareketleri
C
Celali isyanları
D
İstanbul’daki ayaklanmalar
E
Ruslarla savaş
Açıklama:
Amerikan Gümüşünün Etkisi ve Fiyat Yükselmeleri: Burada üzerinde durulması gereken bir başka nokta, keşiflerin Osmanlı İmparatorluğu’na erken etkilerinden birisi olarak tanımlanabilecek olan kıymetli maden akışı, daha doğrusu Amerikan gümüşünün diğer Avrupa ülkeleri gibi Osmanlı ülkelerini istilâ etmiş olmasıdır. Bu istilâ, özellikle 1570’lerden sonra Akdeniz ülkelerinde kuvvetle hissedilen bir genel fiyat yükselmesine yol açmıştır.

Soru 125

Osmanlıda ulufeli askerlerin sayısının artmasına yol açan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ateşli silahların üstünlük kazanması
B
Ekonomik sorunlar yaşanması
C
Nüfus artışı
D
İşsizliğin artması
E
Sosyal alanda yaşanan değişimler
Açıklama:
Ateşli Silahların Üstünlük Kazanması: Osmanlı İmparatorluğu’nun içine düştüğü bunalımı ağırlaştıran ve mevcut kurumlarına yayan bir başka gelişme de, ulûfeli asker sayısının arttırılmasına yol açan bir olgu olarak savaşlarda ateşli silahların kullanılmasının yaygınlaşması ve yaya ordusunun ön plana çıkması idi.

Soru 126

Anadolu’da XVI. Yüzyılda başlayan Celali isyanlarında etkin rol oynayanlar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Terhis edilen sekban ve sarıca birlikleri
B
Anadolu’da yaşayan gayrimüslimler
C
Acem halkı
D
Ermeni terör örgütleri
E
Yerel halk
Açıklama:
Gerek askerî düzendeki değişiklikler, gerekse yeni veya ağırlaştırılmış vergiler reâyâyı zor durumda bıraktığı gibi, yeterli ücret alamayan veya savaş sonrasında terhis edilen sekban ve sarıca birliklerinin eşkıyalığa başvurmaları da Anadolu’da toplum yaşantısını olumsuz yönde etkilemiştir. XVI. yüzyılın sonlarıyla XVII. yüzyılın başlarında özellikle Anadolu’yu kasıp kavuran ve pek çok köyün terkedilmesine sebebiyet veren Celalî isyanlarında bu sekban-sarıca topluluklarının faal rol oynadığı bilinmektedir.

Soru 127

Aşağıdakilerden hangisi XVII yüzyılda hem merkezi hem de taşra idaresinde istihdam edilen devlet adamlarının niteliğinde de bir değişimin nedenidir?

Seçenekler

A
Kul sisteminde devşirme yönteminin ortadan kalkması
B
Celali isyanları
C
Osmanlı’nın ticaret yollarındaki üstünlüğünü kaybetmeye başlaması
D
Fetih ve gaza siyasetinin sona ermesi
E
Osmanlının devlet olmaktan çıkıp imparatorluk olması
Açıklama:
Osmanlı klasik düzeninin iki temel kurumundan biri olarak kabul edilen kul sisteminde XVII. yüzyılda önemli bir değişim yaşandı. XVII. yüzyılda Enderun’a alınanların bir kısmının kullukla veya devşirmelikle alakası yoktu. Kul sisteminde devşirme yönteminin ortadan kalkması hem merkezi hem de taşra idaresinde istihdam edilen devlet adamlarının niteliğinde de bir değişmeyi beraberinde getirmiştir.

Soru 128

Osmanlı’da sadrazamların 1654’te Derviş Mehmet Paşayla başlayarak resmi işlerini yürüttükleri daire aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Paşakapısı
B
Kalem
C
Babıali
D
Reisülküttaplık
E
Sadaret kethüdalığı
Açıklama:
Osmanlı Devletinde 1654’de Derviş Mehmed Paşa’nın sadaretine kadar veziriazamlara mahsus resmî bir daire yoktu. Saraya yakın konaklara yerleşen sadrazamların konaklarının selamlık kısmı Paşakapısı sayılırdı. Derviş Mehmed Paşa’ya Topkapı sarayının Alay köşkünün karşı sırasında bulunan eski sadrazamlardan Halil Paşa’nın sarayı verilmiş, onun burasını tefriş etmesinden sonra sadrazamlara tahsis edilmiş bir Paşakapısı meydana gelmiştir.

Soru 129

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’da XVIII yüzyılda muhassıllık uygulaması görülen bir sancaktır?

Seçenekler

A
Canik
B
Selanik
C
Girit
D
Kıbrıs
E
Bağdat
Açıklama:
XVIII. yüzyılda, normal sancaklar yanında, hükümet ve yurtluk ocaklık sancak olarak özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Bağdad ve Şehr-i Zor eyaletlerinde bulunan sancakların yanında Bağdad eyaletinde daha alt düzeyde miraşiretlikler vardı. Aydın, Mora ve Canik’te muhassıllık uygulaması görülmektedir. Bu dönemde vali, beylerbeyi ve sancakbeyleri artık kendilerine tahsis edilen haslara tasarruf etmiyor, onun yerine mirî mukataa haline getirilen has gelirlerini iltizama alıyorlardı.

Soru 130

Aşağıdakilerden hangisi XV. yüzyılda ve XVI. yüzyıl başlarında tek kadılıkla idare edilen Canik-i Bayram kazasını sınırları içinde yer alana bir ildir?

Seçenekler

A
Ordu merkez
B
Amasya’nın Kuzeyi
C
Çankırı’nın kuzeyi
D
Çorum’un kuzeyi
E
Merzifon merkez
Açıklama:
Şarkî Karahisar, Amasya, Canik gibi yörelerde XVI. yüzyıla oranla kaza sayısında büyük artış yaşandığını göstermektedir. Mesela XV. yüzyılda ve XVI. yüzyıl başlarında tek kadılık olan Canik-i Bayram (Ordu’nun merkezî ve doğu kısımları, Giresun’un batı ve güney kesimleri ile Tokat ve Sivas’ın kuzeydeki bazı kesimleri) yöresinde XVI. yüzyıl ortalarında üç, XVII. yüzyıl ortalarında ise 12 kaza vardı.

Soru 131

Osmanlı’da XVI yüzyılda reisülküttabın ana görevi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Divan katiplerinin yöneticisidir
B
Maliyeyi yönetir
C
Divan-ı hümayunu yönetir
D
Paşakapısı yöneticisidir
E
Divana başkanlık eder
Açıklama:
XVI. yüzyılın başlarında nişancının emri altında, Divan kâtiplerinin yöneticisi olan reisülküttabın görev hacmi giderek genişlemişti.

Soru 132

Aşağıdakilerden hangisi 17. Yüzyılda etkin olan âyânlık sistemine göre Ankara’daAyanlık yapan ailedir?

Seçenekler

A
Müderriszadeler
B
Karaosmanoğulları
C
Kozanoğulları
D
Tuzcuoğulları
E
Çapanoğulları
Açıklama:
1765’de Muhsinzade Mehmed Paşa âyânlık sistemini düzenleme girişiminde bulundu ve valilerin âyânlık buyruldusu vermelerini yasakladı. Bir kişinin âyânlığı ancak merkezin onayı ile kesinleşecekti. 1786’da âyânlık kaldırıldı ama 1787’de Ruslarla başlayan savaş 1790’da âyânlığın yeniden ihdasına yol açtı. Bu dönemde çeşitli bölgelerde etkin olan belli başlı âyân aileleri şunlardır:
  • Ankara’da Müderriszadeler,
  • Canik (Samsun ve çevresi)’te Canikli Ali Paşa ve evladı,
  • Manisa’da Karaosmanoğulları,
  • Balıkesir’de Kanlızadeler,
  • Bilecik’te Kalyoncuoğulları,

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.