⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
5. Dönem TAR309U

Osmanlı İktisat Tarihi

Toplam 588 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Osmanlı İktisat Tarihi - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi 16.yüzyıl sonlarında çıkan ve Osmanlı Devleti’nde 17.yüzyılda da görülen isyanlar için kullanılan eşkıyalık hareketlerinin genel adlarından birisidir?

Seçenekler

A
Patrona İsyanı
B
Celali İsyanları
C
Şahkulu İsyanları
D
Pirlepe İsyanı
E
Dolyani İsyanı
Açıklama:
Yüzyıl sonlarında ortaya çıkan Celali İsyanları ve levendlik hareketlerinin ortaya çıkardığı güvenlik problemi (bu yüzyıl için Rumeli bölgesi istisna olmak üzere) 19. yüzyıl sonlarına kadar devam edecek bir durgunluk ve kargaşa dönemini başlatmıştır. Benzer bir gelişme Batı Avrupa için de geçerlidir. 16. yüzyıl bir nüfus artışı, 17. yüzyıl da bir durgunluk dönemi olarak kabul edilir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi, toplumsal hayatın her safhasına etki ederek nüfus artışını önleyen önemli bir etken olmuştur?

Seçenekler

A
Güvenlik problemi
B
Doğumlar
C
Göçler
D
Ülkenin sınırlarındaki değişiklikler
E
Sanayileşme
Açıklama:
Doğru yanıt "A" şıkkı "Güvenlik problemi"dir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi için 19.yüzyıl Osmanlı kentinde toplumsal örgütlenme alanının belirleyicilerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Devlet örgütlenmesi
B
Dini gruplar-mezhepler arasındaki örgütlenme
C
Loncalar
D
Mahalleler
E
Yöneltme
Açıklama:
19. yüzyıl Osmanlı kentinde dört toplumsal örgütlenme alanının belirleyici olduğu söylenebilir: Bunlar; Devlet örgütlenmesi, toplumun dini gruplar-mezhepler arasında örgütlenmesi, esnaf-ahi örgütleri (loncalar) ve mahalleler (sosyo-ekonomik ve dini açıdan homojen özellik gösteren komşuluk birimleri) dir.

Soru 4

Devletin göçebelere ilişkin genel politikası, onları ……………….. olmuştur.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Sürmek
B
Yaylaklarda tutmak
C
Kışlaklarda tutmak
D
İskan etmek
E
Vergiden muaf etmek
Açıklama:
Devletin göçebelere ilişkin genel politikası, onları iskân etmek olmuştur. Özellikle 17. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan ve 18. yüzyıl boyunca yürütülen aşiretleri iskân siyaseti, kırsal kesimin yerleşim yapısının güçlendirilmesi bakımından önemlidir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi konar-göçerlerin aldığı görevlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Madenlerde çalışmak
B
Ayaklanmaları bastırmak
C
Voyvoda olmak
D
Derbentlerde görev almak
E
Geçitlerde görev almak
Açıklama:
Yaylaklarda hayvancılık, kışlaklarda ise basit bitkisel tarım ile uğraşan konar-göçerler tımarlı reaya statüsünde sayılmışlardır. Yaylak ve kışlaklarının dahil
bulunduğu tımar veya vakıf arazisinde üretimlerinden toprak sahiplerine vergi
öderlerdi. Bu vergiler, âdet-i ağnâm, ağıl resmi, yaylak ve kışlak resmi, otlak resmi, çift resmi, dönüm resmi, arus resmi, yava (kaçgun) akçesi, bâd-ı heva gibi vergilerdi. Bir aşiret bazan müstakil bir vergi birimi teşkil eder vergileri voyvodalık şeklinde toplanırdı. Konar-göçerler madenlerle ilgili çeşitli işlerde, ayaklanmaların bastırılmasında, derbent ve geçitlerde diğer reaya gibi görev alırlardı.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti’nin kurulup genişleme döneminde, özellikle Türkmen aşiretleri arasında var olan göç ve iskan yöntemlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Serbest Göçler
B
Sürgünler
C
Sürekli Göçler
D
Zorunlu Göçler
E
Mevsimlik Göçler
Açıklama:
İskânlar, serbest göçler ve sürgünler olarak iradi olup olmama bakımından iki usulle gerçekleştirilmiştir. Serbest göçler, Osmanlı Devleti’nin kurulup genişleme döneminde, özellikle Türkmen aşiretleri arasında varolan göç ve iskân şeklidir. Henüz yerleşik hayata geçmemiş bulunan aşiretler, yeni elde edilen topraklarda ortaya çıkan imkânları göz önüne alarak buralara gidip yerleşmektedirler.

Soru 7

Göçler önemli kişiler ve topluluklar düzeyinde iki ayrı nüfus grubu içinde ortaya çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi “Topluluklar” içinde değerlendirilmelidir?

Seçenekler

A
Alimler-bürokratlar
B
Dervişler
C
Nüfuz sahipleri
D
Esirler
E
Tüccarlar
Açıklama:
Göçler önemli kişiler ve topluluklar düzeyinde iki ayrı nüfus grubu içinde ortaya çıkmışlardır. Bunlar;
1. Önemli kişiler
a. Âlimler-bürokratlar
b. Tüccarlar
c. Nüfuz sahipleri
d. Dervişler
e. Belirli Meslek Sahipleri
2. Topluluklar
a. Esirler
b. Müslüman Aşiretler
c. Gayrimüslim halk

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi yerleşik bakımından toplumsal yapıda ortaya çıkan ayrımlardan birisidir?

Seçenekler

A
Köylü-şehirli
B
Müslim-gayrimüslim
C
Hür-köle
D
Askeri-reaya
E
Yerleşik-göçebe
Açıklama:
Yerleşim bakımından toplumsal yapıda “yerleşik-göçebe” ayırımı söz konusudur. Yerleşikler köylü ve şehirli olarak iki ayrı grupta ele alınabilirler. Ancak yerleşim açısından toplumsal yapılanmada bir süreklilik görülmez. Göçebe toplulukların yerleşik hayata geçişleri kolaydır. Osmanlı Devleti, Selçuklu Devleti’nde olduğu gibi yerleşik hayatı öneren, göçebelerin yerleşik hayata geçişlerini kolaylaştıran ve hatta buna zorlayan bir politikanın takipçisi olmuştur.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı toplum yapısında var olan sosyal gruplar arasında hukuki açıdan ayırıma tabi tutulabilir?

Seçenekler

A
Hür-köle
B
Müslim-gayrimüslim
C
Yerleşik-göçer
D
Askeri-reaya
E
Köylü-şehirli
Açıklama:
Osmanlı toplum yapısında varolan sosyal gruplar yönetim bakımından yöneten (askerî)-yönetilen (reaya), hukukî açıdan hür-köle, dini bakımdan müslim-gayrımüslim, yerleşim açısından da yerleşik-göçer, ayırımına tabi tutulabilir.

Soru 10

I-Islahat Fermanı
II-Balta Limanı Anlaşması
III-Paris Anlaşması
IV-Halep Fermanı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ile yabancıların şehir ve kasabaların içindeki ve dışındaki köylerde Osmanlı tebaasının tabi olduğu kanunlara tabi olmak kaydıyla mülk edinmelerine imkan verilmiştir?

Seçenekler

A
I-III
B
II- III
C
III- IV
D
I-II-III
E
II-III-IV
Açıklama:
Sosyal grup ilişkilerinde dönem içinde ortaya çıkan bir diğer gelişme de yeni dış pazarlar ve hammadde alanları bulmaya çabalayan sanayileşen Batı’nın Osmanlı Devleti’ne yönelik beklentilerinden kaynaklanmıştır. 1856 Islahat Fermanı, hemen ardından imzalanan Paris Anlaşması, 1868 yılında çıkarılan “Tebai Ecnebiyenin Emlake Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun” ile yabancıların şehir ve kasabaların içindeki ve dışındaki köylerde Osmanlı tebasının tabi olduğu kanunlara tabi olmak kaydı ile mülk edinmelerine imkân verilmesi gibi gelişmeler sosyal grup ilişkilerinde yeni gelişmelere neden olmuştur.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Anadolu nüfusunun insan etkisi ile azalmasına neden olmuştur.

Seçenekler

A
Andolu'da yüzyıllardır bitmek bilmeyen depremlerin daimi olarak tekrarlanmasıdır.
B
İklimsel nedenlerden dolayı kuraklığın yaşanması ve tarımın nüfusu besleymemesidir.
C
Anadolulu'nun üç tarafının denizlerle çevrili olması denizciliği ve balıkçılığı geliştirmiş ama karasal üretimin geri kalmasına neden olmuştur.
D
Haçlı seferleri ile Anadolu ve İstanbul'un işgal edilmesi en önemli etkenlerden biridir.
E
Anadolu Asya ile Avrupa arasında bir köprü olduğu için hiç bir kavim kalıcı olarak yerleşmemiştir.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi olan 14. yüzyıla gelinirken Bizans’ın siya- sal-idari coğrafyasındaki küçülme ve ekonomik bakımdan durgunluğuna paralel olarak nüfusunda da sürekli bir azalma sözkonusudur. Bu dönemin süreklilik ar- zetmesinin gerisinde salgın hastalıklar, savaşlar, kıtlıklar gibi önemli sebepler var- dır. Haçlı seferleri ile Anadolu ve İstanbul’un yaşadığı istilalar bu durumun insan elinden kaynaklanan en önemli nedenidir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak 20. yüzyılın başlarında Anadolu'da yoğun bir nüfus artışı görülmesinin nedenlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Kırım Savaşı ile başlayan Osmanlı Rus Savaşlarının yoğunluğu ve Balkan Savaşları sonucunda büyük toplulukların göç etmesi nedeniyledir.
B
Endüstriyel gelişmeler, tarımın artması, halkın refah seviyesinin yükselmesi huzur ortamının oluşmasına neden olmuş ve bu bağlı olarak nüfus artmıştır.
C
Üç taarfı denizlerle çevrili ve verimli tarım arazilerine sahip Anadolu'nun insanlara sunduğu olanakların çokluğundan dolayı nüfus artışı gözlemlenmiştir.
D
Osmanlı Devletinin batılılaşma sürecinde eğitime önem vermesi ve endüsriyel atılımların desteklenmesi halkın nüfusunun artmasına neden olmuştur.
E
19. yüzyılda Avrupalılar arasında Orta Doğunun öneminin artması ve modaya bağlı olarak insanların Anadolu'ya akın etmesi neden olarak kabul edilebilir.
Açıklama:
9. yüzyılın ikinci yarısında, Kırım Savaşı (1854-56) ile başlayıp Osmanlı-Rus Savaşı (1877-78) ve Balkan Savaşları (1912) ile devam eden süreçte bir değişim göstermiştir. Kırım Savaşı ile başlayan trend Osmanlı-Rus Harbi ile yeni bir ivme kazanmıştır. Osmanlı-Rus Savaşı öncesi (toplam 40 milyon olduğu tahmin olunan Osmanlı Devleti) 13 milyon olan Türkiye nüfusu savaş koşullarının etkisi ile ortaya çıkan nüfus kayıpları göçlerle giderilmiş ve nüfus 20. yüzyılın başında önce 14,5 milyona ve 1914 yılında da 16 milyona yükseltmiştir. Kırım Savaşı’ndan I. Dünya Savaşı’na kadar geçen altmış yıl, % 35’lik bir nüfus değişimine karşılık gelmektedir. Bu artış aynı zamanda nüfusta yeni bir kompozisyon ortaya çıkarmıştır.

Soru 13

Kanuni Sultan Süleyman zamanında gayrimüslimler yüzdelik olarak devleti nüfusunu ne kadarını oluşturduğu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru biçimde verilmiştir?

Seçenekler

A
%15.2
B
%92.8
C
%39.4
D
%75.6
E
%41.1
Açıklama:
Bununla beraber Osmanlı Devleti daha kuruluşundan itibaren önemli miktarda gayrimüslim nüfus barındıran bir devlet olmuştur. Nitekim XVI. yüzyıl ortalarında, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (Mısır, Irak ve Tuna ötesi bölgeler hariç, bugünkü Türkiye topraklarında), nüfu- sun % 41,1’i gayrimüslimdir.

Soru 14

Aşağıdaki kentlerden hangisi Bozulus Türkmenlerinin yoğun yerleşim alanlarından birisidir ?

Seçenekler

A
Erzurum
B
Sivas
C
Diyarbakır
D
Aydın
E
Balıkesir
Açıklama:
Bozulus Türkmen grupları Maraş, Elbistan, Kadirli, Kozan bölgesinde ve kuzeyde Bozok (bugünkü Yozgat ili) ile Sivas eyaletini içine allan bölgeye yerleşmişlerdi. Benzer şekilde Sivas’ın batı, kuzey ve doğu taraflarında Ulu-Yörük Türkmenleri vardı. Dulkadirli Türkmenlerinden bir grup olan ve ifraz-ı Zulkadriye mukataası Türkmenleri olarak bilinen gruplar da Çukurova bölgesini mesken tutmuşlardı. Diyarbakır yöresi Bozulus Türkmenlerinin yoğun yerleşim bölgesiydi.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Klasik Osmanlı kentinin karakterini belirleyen etmenlerden birisidir?

Seçenekler

A
Genişlemeye ve dağınık yaygın yerleşim modelini tercih etmiştir.
B
Sıkışmaya yönelik içe doğru gelişlim ve büyüme modelini tercih etmiştir.
C
Merkezi bir çekirdek etrafında etnik grupların geto oluşturduğu dağınık bir yerleşim modeli tercih edilşmiştir.
D
Türkmenler göçmen olarak geldikleri için var olan tenkin kuruluş modeli devam ettirilmiştir.
E
Osmanlılarda genel bir planlama yoktur kentler kendi doğal akışı çerçevesinde gelişmiştir.
Açıklama:
Klasik Osmanlı kentinin genel karakteri diğer İslam kentleri gibi dağılmaya değil de sıkışmaya dönük oluşudur. İçe doğru büyümeye meyyal olan Osmanlı kenti, bununla birlikte, örgütlenme biçimi ve buna uygun üretilen politikaların bir sonucu olarak durağan bir ölçeği de ifade ederler.

Soru 16

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi islami şehrin temel unsurlarıdır?

Seçenekler

A
Külliye - lonca - pazar yeri
B
Hükümet - cami - meydan
C
Vilayet - cami - sokak
D
Cami - çarşı - medrese
E
Cami - mektep - lonca
Açıklama:
Osmanlı şehrinde oturanları birkaç zümreye ayırabiliriz. Bunların başında âyân ve eşraf vardır. İkinci zümreyi memurlar oluşturmaktadır. Sonra esnaf ve tüccar gelmektedir. Yine bir Osmanlı şehrinin oluşum ve gelişmesinde imâretlerin çok büyük yeri vardır. Bunlar, genellikle bir camiin etrafında oluşturulan medre- se, kütüphane gibi eğitim kurumlarıyla hastahâne, hamam, aşevi gibi çeşitli hayır kurumlarıdır. Bunlardan başka bu kurumları finanse etmek için vakıf olarak ku- rulan han, çarşı, fırın, değirmen, boyahâne, salhâne gibi kuruluşlar bir şehrin çe- kirdeğini teşkil eder. Bütün bunları bir İslâm şehrinin üç temel unsuru olan cami, çarşı ve medreseye indirgemek kabildir.

Soru 17

Osmanlı kırsal yerleşmeleri tipolojik olarak ortak özellik göstersede bölgeden bölgeye görülen değişikliğin en büyük nedeni nedir?

Seçenekler

A
Kent içindeki etnik grupların çeşitliliğidir.
B
Yaşayan halkın farklı Türkmen boylarından geliyor olamasıdır.
C
Her kırsal yerleşimin kendi özünde kendine ait bir gelenekin olmasıdır.
D
Osmanlı kırsal yerleşimleri denetlenmediği içindir.
E
İnşaatlarda kullanılan yapı malzemesinin farklılığıdır.
Açıklama:
Osmanlı Anadolu ve Rumeli köyleri, ağırlıklı olarak “toplu köy” tiplemesine uygunluk gösterirler. Bunun yanında “dağınık köy”, “hat köyü” tiplerine de rastla- nır. Bu genellemeye rağmen, aynı ortak bir tipolojiye sahip olsalar bile bölgeden bölgeye bazı farklılıklar görülür. Bu farklılığın en büyük sebebi inşaatlarda kul- lanılan yapı malzemelerinin farklılığıdır. Bölgenin zenginliğine göre bazen ağaç, bazen taş, bazen de ikisinin karışımı yapılar görülmektedir.

Soru 18

Osmanlı Devletinin kuruluş aşamasında iskan politikası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nüfusun yeni fethhedilen yerlere aktarılarak islamın yayılmasıdır.
B
Nüfusun kırsal kesimde değil kentlerde toplanması hedeflenmiştir.
C
Gerekli görülen yerleşim yerlerinde yeterince gerekli miktar ve özellikteki nüfusun bulundurulmasıdır.
D
Konar göçer yaşam yasaklanmıştır.
E
Gayri müslimlerle müslümanlar ayrı yaşamaya zorlanmıştır.
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin genel iskân politikasında, gerektiği kadar miktar ve vasıftaki nüfusun gerekli yerlerde bulunması hedefi vardır. Ancak uygulanan bu politika devlet sınırları içindeki bütün bölgeler için takip edilmiş bir politika değildir. Nüfuzunun sınırlı olduğu bölgeler için böyle bir politikası yoktur.

Soru 19

Balkanların kısa süre feth edilerek yerleşime açılması yerleşim yapısında nasıl bir değişikliğe neden olmuştur?

Seçenekler

A
Gayrimüslimler bölgeyi terk etmiştir.
B
Türkmenler bölgeye gitmeyi kabul etmemiştir.
C
Kentler terk edildiği için nüfus azalmış ve yerleşimler terk edilmiştir.
D
Köylerin büyüyerek köyden kasabaya dönüşmesine neden olmuştur.
E
Bölgesel yaşamda bir değişim olmamıştır. Halk yaşamına devam etmiş ve asimile olmayı kabullenmiştir.
Açıklama:
Bölgenin mevcut sistemle bütünleştirilmesi büyük bir hızla gerçekleştirilmiştir. Otuz yıl gibi kısa bir süre içinde Teselya (1386-87), Bulgaristan (1388), Makedonya (1371) ve Arnavutluk (1389) fetholunarak iskâna açılmış, yine kısa bir zamanda model aktarımı yapılmıştır. Müslüman nüfustaki artış ve bölgenin iktisaden bir canlılık dönemine girmesi birçok köyün kasabaya dönüşmesine neden olmuştur.

Soru 20

Vergilendirme sisteminde uygulanan "tekâlif-i şakka" ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Yasal olmayan vergiler
B
Tımar vergisi
C
Vakıflara kesilen vergi miktarı
D
Gayri müslimlerden alınan vergi
E
Seyahat vergisi
Açıklama:
Osmanlı sisteminin bu ikinci dönemin ilerleyen asırları siyasal otorite kullanı- mında merkezin zaafiyet dönemidir. Özellikle taşrada ortaya çıkan resmi ve gayrı resmi yeni otorite kullanan güçler yerine göre bürokrasinin gücünü de kullanmış- lar, geçici olan bazı vergiler zaman içinde devamlılık kazanmış, bunların yanında tekâlif-i şakka adı verilen yasal olmayan vergiler de alınmaya başlanmıştır

Soru 21

1914 yılı idari bölümlemesi esas alınarak bu tarihteki nüfuslarına göre yapılacak bir sıralamada Osmanlı Türkiye’sinin en kalabalık vilayetleri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hüdavendigar
B
Aydın
C
Konya
D
Ankara
E
Sivas
Açıklama:
Doğru yanıt "A" şıkkı, "Hüdavendigar"dır.

Soru 22

Karahisar-ı Sahip (Afyon), Karesi (Balıkesir), Kütahya, Eskişehir ve Bursa Merkez’i içine alan bir büyüklüğe sahip olan vilayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ankara
B
Sivas
C
Aydın
D
Konya
E
Hüdavendigar
Açıklama:
Doğru yanıt "E" şıkkı, "Hüdavendigar"dır.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi, Anadolu içlerine ve Rumeli’ye kadar uzanan bir göç hareketine neden olmuştur?

Seçenekler

A
Gayrimüslim nüfus artışı
B
Türkmen kitlelerinin nüfus baskısı
C
Celali İsyanları
D
93 Harbi
E
1831 nüfus sayımı
Açıklama:
Doğru yanıt "B" şıkkı, "Türkmen kitlelerinin nüfus baskısı"dır.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı kentinde toplumsal örgütlenme alanının belirleyicilerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Devlet örgütlenmesi
B
Esnaf-ahi örgütleri
C
Mahalleler
D
İsyanlar
E
Toplumun dini grupları
Açıklama:
Doğru yanıt "E" şıkkı, "İsyanlar"dır.

Soru 25

Genel olarak Osmanlı nüfusunun % 80’den fazlası kırsal alanda, % 20 kadarı da şehirlerde oturmaktadır. Kırsal alanda yaşayanların % 20’ye yakın kısmı da ……………………. dir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Ayan
B
Eşraf
C
Konar-göçer
D
Esnaf ve tüccar
E
Gayrimüslim
Açıklama:
Doğru yanıt "C" şıkkı, "Konar-göçer"dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Devletin göçebelere ilişkin genel politikasıdır?

Seçenekler

A
Sürmek
B
Göçerleri düz arazilerden uzaklaştırmak
C
Fütüvvet-ahilik ilkelerine göre çalıştırmak
D
İmaretlere yerleştirmek
E
İskan etmek
Açıklama:
Doğru yanıt "E" şıkkı, "İskan etmek"dir.

Soru 27

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi olarak nitelendirebilecek olan 14 ve 15.yüzyıllar sürekli olarak yeni …………… ……………ortaya çıktığı dönemdir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Yerleşim birimlerinin
B
Sancakların
C
Külliyelerin
D
Celali İsyanlarının
E
Sınıfsal yapının
Açıklama:
Doğru yanıt "A" şıkkı, "Yerleşim birimlerinin"dir.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi, Devlet kontrollü nüfus hareketlerinde beklediği bazı önemli yararlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Üretim artışı
B
Bölgenin sistemden ayrılması
C
İslamlaştırma
D
Askeri yarar
E
Gelir elde etme
Açıklama:
Doğru yanıt "B" şıkkı, "Bölgenin sistemden ayrılması"dır.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi sosyal gruplara bakış açısında önemli bir sapma dönemidir?

Seçenekler

A
Erken Osmanlı
B
Klasik Dönem
C
Cumhuriyet
D
Tanzimat
E
Kuruluş Dönemi
Açıklama:
Doğru yanıt "D" şıkkı, "Tanzimat"tır.

Soru 30

I. Ekonomik faaliyetleri ağırlıklı olarak hayvancılık olan
II. Kendi ihtiyaçlarına yetecek kadar tarım ile uğraşan
III. Zaman zaman halıcılık ve nakliyecilik işi ile meşgul olan
IV. Yerleşik halkın ve devletin doğrudan birçok ihtiyacını karşılayan
Yukarıdakilerden hangileri bir sosyal grup konar-göçerler ile ilgilidir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II, III ve IV
C
I ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Doğru yanıt "E" şıkkı, "I, II, III ve IV"dür.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi tarih boyunca meydana gelen nüfus artış veya azalmaları ile paralellik gösteren faktörlerin başında gelir.

Seçenekler

A
Dinsel gelişme
B
İktisadi Gelişme
C
Siyasi Gelişme
D
Toplumsal Gelişme
E
Endüstriyel Gelişme
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Nüfus, tarihin her döneminde devletlerin kuruluş, büyüme ve çöküş süreçlerinin önemli faktörlerinden birisi olmuştur. Tarih incelemeleri bize büyük nüfus artışı veya azalma dönemlerinin iktisadî gelişme ile paralellik içinde olduğunu göstermiştir. Bazı örnekler, ekonomik gelişme ile nüfus artışı arasında var olan ilişkinin hangi unsurun diğerini tetiklediği hususunda farklı yaklaşımlara neden olsa da genel olarak esas belirleyicinin nüfus olduğu görülür. Nüfus miktarı ve onun gelişim trendi ekonomik gelişme veya daralmanın en önemli nedenidir. Tarihi göstergelerin ortaya koyduğu bir diğer husus da nüfusun toplumsal politikalardan çok toplumsal yapının bir fonksiyonu olduğudur.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi ekonomik gelişme veya daralmanın en önemli nedenidir.

Seçenekler

A
Nüfus Miktarı
B
Üretim
C
Ticaret
D
Göç
E
Yönetim
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Nüfus, tarihin her döneminde devletlerin kuruluş, büyüme ve çöküş süreçlerinin önemli faktörlerinden birisi olmuştur. Tarih incelemeleri bize büyük nüfus artışı veya azalma dönemlerinin iktisadî gelişme ile paralellik içinde olduğunu göstermiştir. Bazı örnekler, ekonomik gelişme ile nüfus artışı arasında var olan ilişkinin hangi unsurun diğerini tetiklediği hususunda farklı yaklaşımlara neden olsa da genel olarak esas belirleyicinin nüfus olduğu görülür. Nüfus miktarı ve onun gelişim trendi ekonomik gelişme veya daralmanın en önemli nedenidir. Tarihi göstergelerin ortaya koyduğu bir diğer husus da nüfusun toplumsal politikalardan çok toplumsal yapının bir fonksiyonu olduğudur.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi 14.yüzyıla gelirken Bizans İmparatorluğundaki nüfusta yaşanan azalmanın en önemli nedenidir.

Seçenekler

A
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
B
Ticaret
C
Din
D
Haçlı Seferleri
E
Siyasi Bozulma
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi olan 14. yüzyıla gelinirken Bizans’ın siyasal-idari coğrafyasındaki küçülme ve ekonomik bakımdan durgunluğuna paralel olarak nüfusunda da sürekli bir azalma sözkonusudur. Bu dönemin süreklilik arzetmesinin gerisinde salgın hastalıklar, savaşlar, kıtlıklar gibi önemli sebepler vardır. Haçlı seferleri ile Anadolu ve İstanbul’un yaşadığı istilalar bu durumun insan elinden kaynaklanan en önemli nedenidir. Anadolu’nun İslamlaşma süreci ve buna karşılık olarak ortaya çıkan Bizans gerilemesi yoğun olmayan bölge nüfusunu daha da düşürmüştür. Hızla gerçekleştirilen Türk yerleşimi bile Bizans’ın terk ettiği bölgelerdeki genel nüfus yoğunluğunu yeterli seviyeye ulaştıramamıştır. 14. yüzyıldaki nüfus durgunluğu, talep yetersizliği yolu ile mal fiyatlarını etkileyerek iktisadi durgunluğu ortaya çıkaran bir etki oluşturmuştur.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi 14.yüzyıldaki İktisadi durgunluğun önemli nedenlerinden birisidir.

Seçenekler

A
Dinsel Çatışmalar
B
Nüfus Durgunluğu
C
Siyasi Bozulma
D
Yeni Ticaret Yolları
E
Askeri Seferler
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi olan 14. yüzyıla gelinirken Bizans’ın siyasal-idari coğrafyasındaki küçülme ve ekonomik bakımdan durgunluğuna paralel olarak nüfusunda da sürekli bir azalma sözkonusudur. Bu dönemin süreklilik arzetmesinin gerisinde salgın hastalıklar, savaşlar, kıtlıklar gibi önemli sebepler vardır. Haçlı seferleri ile Anadolu ve İstanbul’un yaşadığı istilalar bu durumun insan elinden kaynaklanan en önemli nedenidir. Anadolu’nun İslamlaşma süreci ve buna karşılık olarak ortaya çıkan Bizans gerilemesi yoğun olmayan bölge nüfusunu daha da düşürmüştür. Hızla gerçekleştirilen Türk yerleşimi bile Bizans’ın terk ettiği bölgelerdeki genel nüfus yoğunluğunu yeterli seviyeye ulaştıramamıştır. 14. yüzyıldaki nüfus durgunluğu, talep yetersizliği yolu ile mal fiyatlarını etkileyerek iktisadi durgunluğu ortaya çıkaran bir etki oluşturmuştur.Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi 18.yüzyılda Anadolu’da nüfus artışını engelleyen önemli nedenlerin başında gelmektedir.

Seçenekler

A
Güvenlik Problemi
B
İktisadi Durgunluk
C
Askeri Çatışmalar
D
Siyasi Bozulma
E
Din
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Avârız defterleri, cizye defterleri, temettuat defterleri gibi temel kaynakların yanında diğer arşiv vesikalarının gösterdiği en genel sonuç, güvenlik probleminin toplumsal hayatın her safhasına etki ederek nüfus artışını önleyen önemli bir etken oluşunun, bütün 18. Yüyzıl boyunca devam etmiş olduğudur. Nitekim 1831 nüfus sayımı ile 1844 yılında tamamlanan sayımla tespit olunan 11 milyon civarındaki nüfus rakamı, (bir artış eğilimi içine girilmiş de olsa) 19. yüzyıl ilk yarısındaki nüfus miktarının Kanuni dönemi nüfus miktarından bile az olduğunu göstermektedir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Soru 36

1914 yıı idari bölümlenmesine göre Osmanlı Türkiye’sinin en kalabalık vilayeti aşağıdakilerden hangisidir.

Seçenekler

A
Konya
B
İstanbul
C
Trabzon
D
Sivas
E
Hüdavendigar
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
İdâri örgütlenmede vilayet, sancak, kaza, nahiye ve köy örgütlenmesini kabul eden Osmanlı Devleti, (93 Harbi sonrası Türkiye’nin bugünkü sınırları içinde kalan coğrafi alanında) 17 vilayete, bu vilayetlere bağlı 66 sancağa ve müstakil olarak idare olunan 3 sancağa sahipti. 1914 yılı idari bölümlemesi esas alınarak bu tarihteki nüfuslarına göre yapılacak bir sıralamada Osmanlı Türkiye’sinin en kalabalık vilayetlerinin sırası ile Hüdavendigar, Aydın, Konya, Ankara, Kastamonu, Sivas, Trabzon ve İstanbul olduğu görülür. Karahisar-ı Sahip (Afyon), Karesi (Balıkesir), Kütahya, Eskişehir ve Bursa Merkez’i içine alan bir büyüklüğe sahip olan Hüdavendigar vilayeti bu tarihte 1.844.637 nüfusa sahip olan en büyük vilayettir. Buna göre 19. yüzyıl son döneminde nüfusta % 83’lük bir artış olmuştur. İkinci büyük vilayet olan Aydın vilayeti de (İzmir, Menteşe, Manisa, Aydın merkez kaza) % 81’ lik bir yaşamışıtr. 1885-1914 döneminde Osmanlı Türkiye’sinin nüfusundaki artışın % 30.67 olduğu gözönüne alınırsa bu iki vilayetteki nüfus artışındaki büyüklük daha açık görülebilir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Soru 37

Osmanlı devletinde 15.yüzyılda gayrmüslim nüfusunun büyük bir ağırlıkla yaşadığı bölge aşağıdakilerden hangisidir.

Seçenekler

A
Doğu Anadolu
B
Batı Anadolu
C
Rumeli
D
Kıbrıs
E
İstanbul
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Verilere göre nüfusun dini gruplar itibariyle bölgesel dağılımına bakıldığında, Anadolu nüfusunun % 93’ü, Rumeli nüfusunun da % 21’i müslümanlardan müteşekkildir. Buna göre gayrimüslim nüfus büyük bir ağırlıkla Rumeli’de yaşamaktadır. Bu hususta, 19. yüzyıl ikinci yarısına kadar kayda değer bir değişim sözkonusu değildir. Anadolu ve Rumeli nüfusunu beraber ele aldığımızda % 60 müslüman, % 40 gayrimüslim oranında oldukları görülür. Bu dağılım Kırım, 93 Harbi, Balkan Savaşları ile yaşanan işgallere dayalı toprak kayıplarının ortaya çıkardığı Balkan ve Kafkas göçleri ile değişmiştir. Bunun sonucunda 1897’de müslümanların oranı % 74’e yükselmiştir. Osmanlı ülkesinde gayrimüslim nüfusun yüksek oranı yanında dikkati çeken bir başka husus da bu grubun çeşitli ırklar ve mezheplerden müteşekkil oluşudur. Bu yönü ile Osmanlı Devleti adeta bir etnik ve dînî-mezhebî zenginlik örneğidir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Soru 38

Osmanlı devleti sınırları içinde Anadolu ve Rumeli’ndeki Müslüman Nüfusun toplam nüfusa oranı aşağıdaki olaylardan hangisinden sonra artış göstermiştir.

Seçenekler

A
I. Dünya Savaşı
B
Balkan Savaşları
C
Yunanistan’ın Bağımsızlığı
D
Sırbistan’ın Bağımsızlığı
E
Trablusgarb Savaşı
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı
Verilere göre nüfusun dini gruplar itibariyle bölgesel dağılımına bakıldığında, Anadolu nüfusunun % 93’ü, Rumeli nüfusunun da % 21’i müslümanlardan müteşekkildir. Buna göre gayrimüslim nüfus büyük bir ağırlıkla Rumeli’de yaşamaktadır. Bu hususta, 19. yüzyıl ikinci yarısına kadar kayda değer bir değişim sözkonusu değildir. Anadolu ve Rumeli nüfusunu beraber ele aldığımızda % 60 müslüman, % 40 gayrimüslim oranında oldukları görülür. Bu dağılım Kırım, 93 Harbi, Balkan Savaşları ile yaşanan işgallere dayalı toprak kayıplarının ortaya çıkardığı Balkan ve Kafkas göçleri ile değişmiştir. Bunun sonucunda 1897’de müslümanların oranı % 74’e yükselmiştir. Osmanlı ülkesinde gayrimüslim nüfusun yüksek oranı yanında dikkati çeken bir başka husus da bu grubun çeşitli ırklar ve mezheplerden müteşekkil oluşudur. Bu yönü ile Osmanlı Devleti adeta bir etnik ve dînî-mezhebî zenginlik örneğidir.
  1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 39

Osmanlı Devleti Yönetiminde şehirlerin en küçük idari birimleri olan mahallelerin başında kim bulunmaktadır.

Seçenekler

A
Kadı
B
Beylerbeyi
C
İmam
D
Sancakbeyi
E
Subaşı
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Klasik Osmanlı kentinin genel karakteri diğer islam kentleri gibi dağılmaya değil de sıkışmaya dönük oluşudur. İçe doğru büyümeye meyyal olan Osmanlı kenti, bununla birlikte, örgütlenme biçimi ve buna uygun üretilen politikaların bir sonucu olarak durağan bir ölçeği de ifade ederler.
Bu çerçevede şekillenen şehir, kadı veya kadı naibi tarafından yönetilmektedir. En küçük idarî birimleri oluşturan mahallelerin başında imamlar bulunmaktadır. İmam mahallenin yöneticisi ve temsilcisi olarak kadı tarafından atanır. Muhtar ise, başlangıçta, imama vekâlet edebilecek cami cemaatinin seçkin kişisini ifade eder. Osmanlı mahallesi cami veya kilise etrafında biçimlenmiştir. Eğitim ve alt yapı gibi konularda her mahalle, özellikle vakıfları ile kendi kendine yeterlilik gösterir. Güvenlik işlerinden de beylerbeyi veya sancakbeyi tarafından kadının güvenlik yardımcısı olarak atanan ve sanıkları mahkemeye sevkeden adli zabıta olarak görev yapan subaşı; bunun yardımcısı olan asesler, kale dizdarları ve erleri sorumludur. Şehrin imar düzeninin denetiminde, mimarbaşı, kadının başyardımcısıdır.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Toplum yapısınde yönetim bakımından oluşmuş sosyal grupları doğru olarak verilmiştir.

Seçenekler

A
Askeri-Reaya
B
Hür-Köle
C
Müslim-Gayrimüslim
D
Yerleşik-Göçer
E
Konar-Göçer
Açıklama:
Bu soru ile ilgili olarak “TAR309U Osmanlı iktisat Tarihi” Ders Kitabının “Sosyal Yapı” Başlıklı 1. Bölümünde şu bilgiye yer verilmektedir.
Osmanlı toplumsal hayatında Batı’daki anlamı ile bir sınıfsal yapı ne klasik dönemde ne de yenileşmeci dönemde görülür. Bunun nedeni, sosyal sınıflaşma için gerekli olan sosyal gruplar arasındaki ilişkinin sınıf bilinci düzeyine ulaşmaması ve sosyal gruplar arasında geçişliliğin (bazı sınırlar olsa da) mevcudiyetidir. Osmanlı öncesi müslüman devletlerden Osmanlıya kalan mirasın bu konudaki etkisi büyüktür. Osmanlı toplum yapısında varolan sosyal gruplar yönetim bakımından yöneten (askerî)-yönetilen (reaya), hukukî açıdan hür-köle, dini bakımdan müslim-gayrımüslim, yerleşim açısından da yerleşik-göçer, ayırımına tabi tutulabilir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 41

16. yüzyılda ise toplumsal sistemin siyasal-idari, ekonomik ve sosyal açıdan düzen ve istikrar kazanmasının bir göstergesi olarak nüfus artışı dönemidir. Verilere göre …………… döneminde Mısır, Irak ve Tuna ötesi bölgeler hariç tutulup bugünkü Türkiye sınırları dikkate alındığında 12-13 milyon insan yaşamaktadır.
Pasajda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi konulmalıdır?

Seçenekler

A
II. Bayezıt
B
Yavuz Sultan Selim
C
Kanuni Sultan Süleyman
D
II. Selim
E
III. Murat
Açıklama:
16. yüzyılda ise toplumsal sistemin siyasal-idari, ekonomik ve sosyal açıdan düzen ve istikrar kazanmasının bir göstergesi olarak nüfus artışı dönemidir. Verilere göre Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mısır, Irak ve Tuna ötesi bölgeler hariç tutulup bugünkü Türkiye sınırları dikkate alındığında 12-13 milyon insan yaşamaktadır

Soru 42

17. ve 18. yüzyıllarda nüfus artışının durağanlaşması ve gerilemesinin en önemli sebebi olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Göç
B
Güvenlik problemi
C
Savaşlar
D
Ekonomik krizler
E
İskan faaliyetleri
Açıklama:
16. yüzyıl bir nüfus artışı, 17. yüzyıl da bir durgunluk dönemi olarak kabul edilir. Avârız defterleri, cizye defterleri, temettuat defterleri gibi temel kaynakların yanında diğer arşiv vesikalarının gösterdiği en genel sonuç, güvenlik probleminin toplumsal hayatın her safhasına etki ederek nüfus artışını önleyen önemli bir etken oluşunun, bütün 18. Yüyzıl boyunca devam etmiş olduğudur.

Soru 43

Anadolu’da ve Doğu Anadolu’da 19. Yüzyıl sonu ile 20. Yüzyıl başlarındaki nüfus yoğunlaşmasının ana sebebi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Sanayi devriminin Osmanlı Devleti’ne etkileri
B
Ekonomik kalkınma dolayısıyla nüfus artışı
C
Aşı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi
D
Savaşlar sonucu büyük göçlerin yaşanması
E
Dönemsel salgın hastalıkların yaşanmaması
Açıklama:
Nüfus hareketleri, toplam yoğunluk yanında nüfusun bölgesel dağılımında da önemli değişimlere neden olmuştur. Örneğin; Osmanlı-Rus savaşı sonrasında, ilk yoğun göç dalgalarının ardından, daha önce kilometrekareye 8,69 olan Doğu Anadolu nüfusu 1906 yılında 9,57 miktarına ulaşmıştır. 1910 yılında 13,01’e, 1914 yılında da 15,15’e ulaşan yoğunluk, I. Dünya savaşı öncesine kadar devam eden sürekli bir nüfus artışına işaret etmektedir. Buna göre dönem başı ve sonu itibarıyla Doğu Anadolu’da nüfus yoğunluğu % 75, Türkiye genelinde ise % 30 artmıştır.

Soru 44

19. yüzyıl Osmanlı kentinde dört toplumsal örgütlenme alanının belirleyici olduğu söylenebilir. Aşağıdakilerden hangisi bu dört örgütlenme alanının dışındadır?

Seçenekler

A
Devlet Örgütlenmesi
B
Dini gruplar ve mezhepler bağlamında örgütlenme
C
Esnaf örgütlenmeleri
D
Mahalle örgütlenmesi
E
Köylü-çiftçi örgütlenmesi
Açıklama:
19. yüzyıl Osmanlı kentinde dört toplumsal örgütlenme alanının belirleyici olduğu söylenebilir: Bunlar; a. Devlet örgütlenmesi b. Toplumun dini gruplar-mezhepler arasında örgütlenmesi c. Esnaf-ahi örgütleri (loncalar) d. Mahalleler (sosyo-ekonomik ve dini açıdan homojen özellik gösteren komşuluk birimleri) dir.

Soru 45

Osmanlı şehrinin yöneticisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
kadı
B
şehremini
C
sancakbeyi
D
beylerbeyi
E
mütesellim
Açıklama:
Bu çerçevede şekillenen şehir, kadı veya kadı naibi tarafından yönetilmektedir.

Soru 46

Karakteristik Osmanlı şehrinin kuruluş dönemi hangi yüzyıl veya yüzyıllar olarak bilinmektedir?

Seçenekler

A
13-14.
B
14-15.
C
15-16.
D
15.
E
16-17.
Açıklama:
Ana hatları ile 14-15. yüzyıllar Osmanlı şehrinin kuruluş dönemidir. Şehrin, bütün işlevleri ile artık teşekkül etmiş olduğu 16. yüzyıl ise aynı zamanda yeni şartların devreye girdiği, dolayısı ile şehrin birçok yönü ile yeni bir dönüşüm yaşamaya başladığı bir dönemdir.

Soru 47

Osmanlı kırsal yerleşiminde ana köy tipi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
nahiye
B
dağınık köy
C
hat köyü
D
mezraa
E
toplu köy
Açıklama:
Osmanlı Anadolu ve Rumeli köyleri, ağırlıklı olarak “toplu köy” tiplemesine uygunluk gösterirler. Bunun yanında “dağınık köy”, “hat köyü” tiplerine de rastlanır. Bu genellemeye rağmen, aynı ortak bir tipolojiye sahip olsalar bile bölgeden bölgeye bazı farklılıklar görülür. Bu farklılığın en büyük sebebi inşaatlarda kullanılan yapı malzemelerinin farklılığıdır.

Soru 48

Osmanlı Devleti’nin iskan için kullandığı göç tipleri aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Savaş göçleri
B
Refah için ülke değiştirme
C
Sürgün göçler-serbest göçler
D
Konar-göçerler
E
Ev göçleri-Aşiret göçleri
Açıklama:
İskânlar, serbest göçler ve sürgünler olarak iradi olup olmama bakımından iki usulle gerçekleştirilmiştir. Serbest göçler, Osmanlı Devleti’nin kurulup genişleme döneminde, özellikle Türkmen aşiretleri arasında varolan göç ve iskân şeklidir. Henüz yerleşik hayata geçmemiş bulunan aşiretler, yeni elde edilen topraklarda ortaya çıkan imkânları göz önüne alarak buralara gidip yerleşmektedirler. Ancak, devletin de desteğine sahip bu göçlerin özellikle Rumeli bölgesi yerleşimi için yeterli olduğu söylenemez. Bu nedenle bir iskân metodu olarak Rumeli için zorunlu nitelikte sürgün göçler söz konusudur.

Soru 49

18 ve 19. Yüzyıllarda şehirlere büyük göçlerin yaşanmasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisi idi?

Seçenekler

A
Kırsal kesimlerdeki kıtlık
B
Kırsal kesimlerde vergi fazlalığı
C
Şehirlerde iş alanları açılması
D
Taşrada Celali isyanlarının etkisi
E
Devletin herkese toprak tahsisi yapamaması
Açıklama:
Celali isyanları ile başlayan şehirlere yöneliş, 18. yüzyıl boyunca ve 19. yüzyılın başlarında bile azalarak da olsa devam etmiştir. Önceleri ferdi olarak başlayan ancak 18. yüzyıl başlarında aile göçü halinde devam eden göçler sosyal yapıda da değişime neden olmuşlardır. Artan taleple yükselen fiyatlar, esnafın geçim imkânlarını daraltan seyyar satıcıların türemesi, bu dönemde ortaya çıkan tüketime dönük hayat tarzı gibi nedenler bir başkaldırıyı ortaya çıkarmıştır.

Soru 50

……………..ekonomik faaliyetleri ağırlıklı olarak kendi ihtiyaçlarına yetecek kadar tarım ile uğraşan, zaman zaman halıcılık ve nakliyecilik işi ile de meşgul olan, bu çerçevede yerleşik halkın ve devletin doğrudan birçok ihtiyacını karşılayan, bir sosyal gruptur.
Pasajda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi konulmalıdır?

Seçenekler

A
Konar-göçerler
B
Köylüler
C
Çiftçiler
D
Reaya
E
Şehirli çiftçiler
Açıklama:
Konar-göçerler, ekonomik faaliyetleri ağırlıklı olarak hayvancılık olan, kendi ihtiyaçlarına yetecek kadar tarım ile uğraşan, zaman zaman halıcılık ve nakliyecilik işi ile de meşgul olan, bu çerçevede yerleşik halkın ve devletin doğrudan birçok ihtiyacını karşılayan, bir sosyal gruptur.

Ünite 2

Soru 1

Anadolu’nun gelirlerini gösteren bütçeye ilk defa kaç yılında sahip olunmuştur?

Seçenekler

A
1250
B
1299
C
1300
D
1350
E
1450
Açıklama:
İlk defa 1350 yılında Anadolu’nun gelirlerini gösteren bir bütçeye sahip olunmuştur.

Soru 2

Selçuklular’da mâlî işlere bakan Divan-ı İstîfâ'nın başkanı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Defterdar
B
Kadı
C
Muhassıl
D
Müstevfi
E
Şahne
Açıklama:
Selçuklular’da mâlî işlere Divan-ı İstifa bakmakta olup bu divanın başkanına müstevfi denilmektedir.

Soru 3

Perakende ticareti denetleyip vergileri toplayan ve hükümet tarafından maaşlı olarak veya iltizâm usûlüyle tayin olunan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Defterdar
B
Kadı
C
Müstevfi
D
Sancakbeyi
E
Şahne
Açıklama:
Perakende ticareti denetleyen , vergileri toplayan ve hükümet tarafından maaşlı olarak veya iltizâm usûlüyle tayin olunan kişiye şahne adı verilmekteydi.

Soru 4

Hangi yılda Defterdarlık kaldırılarak Maliye Nezâreti kurulmuştur?

Seçenekler

A
1699
B
1736
C
1816
D
1838
E
1908
Açıklama:
1838 yılında Defterdarlık kaldırılarak Maliye Nezâreti kurulmuştur.

Soru 5

Osmanlılar, tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu tahrirleri de denen sayımları kaç yılda bir tekrarlardı?

Seçenekler

A
5 yıl
B
10 yıl
C
15 yıl
D
20 yıl
E
30 yıl
Açıklama:
Osmanlılar, öncelikle tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu tahrirleri de denen sayımları gelir kaynaklarındaki değişiklikleri izleyebilmek için genellikle otuz yılda bir tekrarlarlardı.

Soru 6

II. Mahmud hangi yıldan itibaren öncelikle İstanbul’daki demografik ve mâlî değişiklikleri tesbit eden bir sayım yaptırmıştır?

Seçenekler

A
1806
B
1809
C
1821
D
1829
E
1831
Açıklama:
II. Mahmud soruda bahsedilen amaçla 1829 yılından itibaren önce İstanbul’daki demografik ve mâlî değişiklikleri tesbit eden bir sayım yaptırmıştır.

Soru 7

Maliye Bakanı'nın Osmanlı Devlet teşkilatındaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Başdefterdar
B
Hızane-i Amire
C
Kadı
D
Sancakbeyi
E
Sadrazam
Açıklama:
Başdefterdâr bugünkü yaklaşımla Maliye Bakanı’na benzer.

Soru 8

Büyük camilerle hac yönetimi ve mukaddes beldeler (Mekke, Medine, Kudüs) vakıflarının yönetimi ile aşağıdakilerden hangisi uğraşırdı?

Seçenekler

A
Muhasebe-i evvel
B
Cizye Muhasebesi
C
Haremeyn Muhasebesi
D
Mevkufat
E
Müstevfi
Açıklama:
Haremeyn Muhasebesi büyük camilerle hac yönetimi ve mukaddes beldeler (Mekke, Medine, Kudüs) vakıflarının yönetimi ile uğraşırdı.

Soru 9

Kırım ile Ege sahil ve adalarındaki bazı mukâtaaların gelirleri ile bazı kale mevâcibleri, vazifeler ve salyâne harcamalarını aşağıdakilerden hangisi denetler?

Seçenekler

A
Haremeyn Mukâtaası
B
Kefe Mukâtaası
C
Mevkufat
D
Şıkk-ı sani
E
Ziyade-i cizye
Açıklama:
Kefe Mukâtaası Kırım ile Ege sahil ve adalarındaki bazı mukâtaaların gelirleri ile bazı kale mevâcibleri, vazifeler ve salyâne harcamalarını denetler, İzmir, Aydın ve Kırım’da bazı önemli mukâtaaların hesabını tutardı.

Soru 10

Kefe Mukâtaası kaç yılında İstanbul Mukâtaası ile birleşmiştir?

Seçenekler

A
1726
B
1733
C
1753
D
1780
E
1786
Açıklama:
Kefe Mukâtaası Kırım ile Ege sahil ve adalarındaki bazı mukâtaaların gelirleri ile bazı kale mevâcibleri, vazifeler ve salyâne harcamalarını denetler, İzmir, Aydın ve Kırım’da bazı önemli mukâtaaların hesabını tutardı. 1733 te İstanbul Mukâtaası ile birleşmiştir.

Soru 11

Osmanlılardaki sayıma yönelik aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Sayım defterleri avârız ve cizye miktarını da verirdi
B
Sayımlar tımar kesimini teşkilatlandırmak için yapılırdı
C
Sayımları genellikle otuz yılda bir tekrarlanırdı
D
Sayımlar yedi sene kadar sürebilirdi
E
Sayımı yürütenler defter emini ,vilayet muharriri , il yazmanı , il yazıcısı gibi isimler taşıyan uzman kişilerdi
Açıklama:
Osmanlılar, öncelikle tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu tahrirleri de denen bu sayımları gelir kaynaklarındaki değişiklikleri izleyebilmek için genellikle otuz yılda bir tekrarlarlardı. Sayımlar, belli bir andaki nüfus vs. durumunu yakalamak amacında olmadığından yedi sene kadar sürebilirdi. Sayımı yürütenler bu iş için yetiştirilmiş, defter emini, vilayet muharriri, il yazmanı, il yazıcısı gibi isimler taşıyan uzman kişilerdi. İlk safhada şehirler, mahalleler itibariyle sayılır. Tarımla uğraşmayan şehir nüfusu vasıtasız vergi ödemez, sadece avârız ve (Müslüman olmayanlar) cizye öderlerdi. Sayım defterleri bu tür vergiler için de dayanak olmakla birlikte bunların miktarını vermezdi. Doğru cevap A’dır.

Soru 12

I. Cizye Muhasebesi
II. Haremeyn Mukâtaası
III. Mevkûfât
IV. Piyade mukabelesi
V. Küçük Ruznamçe
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı merkez maliyesinin gelir kalemleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
I , III , V
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
III, IV, V
E
II, IV, V
Açıklama:
Osmanlı merkez maliye kalemlerinden gelir kalemlerini oluşturanlar; Muhasebe-i evvel (Başmuhasebe), Cizye Muhasebesi, Haremeyn Muhasebesi, Haremeyn Mukâtaası, Mevkûfât, Mukâtaa-i evvel (Başmukata), Ziyade-i cizye, Maden Mukâtaası, Bursa Mukâtaası, İstanbul Mukâtaası, Avlonya ve Ağriboz Mukâtaası, Haslar Mukâtaası, Kefe Mukâtaası, Anadolu Muhasebesi, Ağnâm Mukâtaası ve Şıkk-ı sânî’dir. Piyade mukabelesi ile Küçük Ruznamçe ise gider kalemleri arasında bulunmaktadır. Doğru cevap B’dir.

Soru 13

Piskopos Kalemi ismiyle de anılan ve önemli olmayan gelirini denetleyen Osmanlı gelir kalemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ziyade-i cizye
B
Haslar Mukâtaası
C
Kefe Mukâtaası
D
Şıkk-ı sânî
E
Ağnâm Mukâtaası
Açıklama:
Ziyade-i cizye; sultan, vezir vs. vakıflarındaki cizye, âdet-i ağnâm ve avârız türünden bazı gelirler ile ilgiliydi. Bu büro 1691 cizye reformundan sonra lağvedilmiş ve gelir kaynaklarının hemen hepsi Cizye Muhasebesine aktarılmıştır. Haslar Mukâtaası; bazı mukâtaa gelirlerini ve bunlardan vezir vs. gibi devlet adamlarının haslarına karşılık ayrılan tahsisatlarını denetlerdi. Bu arada âdet-i ağnâm gibi gelir kaynaklarının hesabını tutar; özellikle Rumeli ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı mukâtaaları ve mahallî kalemleri ve bunların gelirinden vezir vs. haslarına karşılık ayrılan tahsilatı yönetirdi. Kefe Mukâtaası; Kırım ile Ege sahil ve adalarındaki bazı mukâtaaların gelirleri ile bazı kale mevâcibleri, vazifeler ve salyâne harcamalarını denetler, İzmir, Aydın ve Kırım’da bazı önemli mukâtaaların hesabını tutardı. 1733’te İstanbul Mukâtaası ile birleşmiştir. Ağnâm Mukâtaası; özellikle Rumeli bölgesindeki koyun vergileri (âdet-i ağnâm ve ağnâm-ı celebkeşân) hesaplarına bakardı. Piskopos Kalemi ismiyle de anılan ve önemli olmayan gelirini denetleyen kalem ise Şıkk-ı sânî’dir. Doğru cevap D’dir.

Soru 14

I. Maden Mukâtaası
II. Anadolu Muhasebesi
III. Yeniçeri kalemi
IV. Salyâne Mukâtaası
V. Bursa Mukâtaası
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı merkez maliyesinin gider kalemleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II, III, IV
E
II, III, IV, V
Açıklama:
Osmanlı merkez maliye kalemlerinden gider kalemlerini oluşturanlar; Yeniçeri kalemi, Piyade mukabelesi, Süvari mukabelesi, Tezkire-i kal’a-i evvel; Tezkire-i kal’a-i küçük, Küçük Ruznamçe, Teşrifat kalemi ve Salyâne Mukâtaası’dır. Maden Mukâtaası, Anadolu Muhasebesi ve Bursa Mukâtaası ise gelir kalemlerindendir. Doğru cevap C’dir.

Soru 15

Daha çok rikâb ağaları, emekli Enderûn ağaları, müteferrikalar, hazine memurları, bazı defterhâne kâtipleri, hassa tabipleri gibi müflâherehoran (aylık alan) bazı görevlilerin maaş hesaplarını tutan Osmanlı gider kalemi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Küçük Ruznamçe
B
Piyade mukabelesi
C
Tezkire-i kal’a-i evvel , Tezkire-i kal’a-i küçük
D
Süvari mukabelesi
E
Teşrifat kalemi
Açıklama:
Piyade mukabelesi; merkez ve kalelerdeki yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacılarla alemdar, hassa terzileri, câmeşûylar (çamaşırcılar), matbah ve kiler hizmetçileri, hayme (çadır) mehterleri, ehl-i hıref gibi görevlilere verilen mevâciblerle ilgiliydi. Tezkire-i kal’a-i evvel; Tezkire-i kal’a-i küçük; Büyük kal’a ve Küçük kal’a da denen bu iki kalem hemen hepsi Rumeli’de bulunan bazı kale muhafızlarına verilen mevâciblerle ilgiliydi. Süvari mukabelesi; sipahi, silahtar ve dört bölüğe (sağ ve sol ulufeciler, sağ ve sol garipler) verilen mevâciblerle ilgilenirdi. Teşrifat kalemi; bu büro adından da anlaşılacağı gibi teşrifatla ilgili harcamaların hesaplarını tutuyordu. Daha çok rikâb ağaları, emekli Enderûn ağaları, müteferrikalar, hazine memurları, bazı defterhâne kâtipleri, hassa tabipleri gibi müflâherehoran (aylık alan) bazı görevlilerin maaş hesaplarını tutan kalem Küçük Ruznamçe’dir. Doğru cevap A’dır.

Soru 16

Osmanlı Devleti’nde çoklu hazineler dönemine aşağıdakilerden hangisinin zamanında geçilmiştir?

Seçenekler

A
II. Mahmud
B
III. Selim
C
II. Abdülhamid
D
III. Mustafa
E
II. Mehmed
Açıklama:
III. Selim (1789-1807) döneminde, 1793 yılında Hazine-i Âmire’nin yanında İrâd-ı Cedîd Hazinesi’nin kurulmasıyla Osmanlı Devleti’nde çoklu hazineler dönemine geçildi. İrâd-ı Cedîd Hazinesinin temel işlevi, kendisine tahsis edilen
gelirle mâlikâne ve eshâm sistemini tasfiyeye ve tımar rejimini ıslaha çalışmak
ve olağanüstü giderler için bir ihtiyat fonu oluşturmaktı. Bunu Tersane ve Zahire hazineleri izlemiştir.

Soru 17

Osmanlı bütçesi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Osmanlı bütçeleri gelir önceliklidir.
B
15 ve 16. yüzyıla ait bütçeler güneş yılı bütçeleridir.
C
17 ve 18. yüzyıl bütçeleri ay yılı bütçeleridir.
D
Bütçe rakamları 16. yüzyıldan itibaren sürekli azalmıştır.
E
Osmanlı bütçelerinin en önemli gider kalemi mevâciblerdir.
Açıklama:
Osmanlı bütçeleri gelir önceliklidir. Çağdaş bütçeler ise gider önceliklidir. 15-16. yüzyıla ait bütçeler birbirini izleyen iki Nevruz (21 Mart) arasındaki bir güneş yılı için düzenlenmekteydi. 17 ve 18. yüzyıl bütçeleri ise ay yılı bütçeleridir. Osmanlı bütçelerinin en önemli gider kalemi mevâciblerdir. Bütçe gelir ve gider rakamları 16. yüzyıldan itibaren sürekli bir azalış değil artış göstermiştir.

Soru 18

Günümüz yaklaşımıyla Kamu iktisadi teşebbüsleri olarak görülebilecek Osmanlı bütçe geliri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cizye
B
Avârız
C
Nüzül
D
Sürsat
E
Mukâtaa
Açıklama:
Bütçelerde yer alan gelir kaynakları çoğunlukla mukâtaa, cizye ve avârız gelirleridir. Mukâtaalar doğrudan devlet işletmeleri, devlete ait bir gelir payının tahsili işi, inhisar haline getirilen herhangi bir kuruluşun işletme hakkı veya üretilen malı satın alma tekeli oluşturma gibi özellikler taşıyabilirler. Mukâtaaları günümüz yaklaşımıyla (genellikle özel teşebbüs tarafından işletilen) Kamu iktisadî teşebbüsleri olarak görmek mümkündür. Kara ve deniz gümrükleri, darphaneler, madenler ve Şaphâneler buna örnek olarak verilebilir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi İslâm devletlerinde zimmî statüsündeki Müslüman olmayan faal erkek nüfustan alınan geliri ifade eden kavramlardan birisidir?

Seçenekler

A
Avârız
B
İştirâ
C
Sürsat
D
Cizye
E
Mukâtaa
Açıklama:
Osmanlının önemli gelir kaynaklarından biri, ‘avârız-ı divaniye’ veya kısaca ‘avârız’ denen olağandışı vergilerdir. Bunlar başlangıçta savaş harcamalarını finanse etmek için konmuş, 17. yüzyılın sonlarından itibaren olağan vergiler haline gelmişti. Avârız yükümlülükleri nüzül, sürsat ve iştirâ olarak aynî ve avârız gibi nakdî vergilerdir. Mukâtaalar doğrudan devlet işletmeleri, devlete ait bir gelir payının tahsili işi, inhisar haline getirilen herhangi bir kuruluşun işletme hakkı veya üretilen malı satın alma tekeli oluşturma gibi özellikler taşıyabilirler. Mukâtaaları günümüz yaklaşımıyla (genellikle özel teşebbüs tarafından işletilen) Kamu iktisadî teşebbüsleri olarak görmek mümkündür. Kara ve deniz gümrükleri, darphaneler, madenler ve Şaphâneler buna örnek olarak verilebilir. İslâm devletlerinde zimmî statüsündeki Müslüman olmayan faal erkek nüfustan alınan gelire ise cizye denmektedir.

Soru 20

Aşağıdaki dönemlerden hangisinde Klasik dönem Osmanlı bütçeleri gelir öncelikli iken, bütçelerin gider ağırlıklı hale getirilmiştir?

Seçenekler

A
Nizâm-ı Cedîd Dönemi
B
İkinci Abdülhamid Dönemi
C
Tanzimat Dönemi
D
Meşrutiyet Dönemi
E
Mütareke Dönemi
Açıklama:
Osmanlı maliye teşkilatı ve vergi sisteminin çağdaşı Avrupa devletlerindeki örneklerine uygun hale getirilmesi gayretleri Tanzimatla birlikte başlamıştı. Klasik dönem Osmanlı bütçeleri gelir öncelikli iken bu bütçeler gider ağırlıklıdır.

Soru 21

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde Anadolu Selçuklu Devleti'nde mali işlerin bağlı olduğu yapı doğru biçimde verilmiştir?

Seçenekler

A
Divan-ı Hikmet
B
Divan-ı İstîfâ
C
Bab-ı Hümayun
D
Defterdar
E
Divan-ı Hümayun
Açıklama:
Selçuklular’da mâlî işlere Divan-ı İstîfâ bakmakta ve bu divanın başkanına müstevfî denmekteydi. Hazine ise mutlaka para konmaya mahsus yer demek olmadığından kıymetli eşya ve evrâkın korunduğu yer anlamını da taşımaktadır. Para hazinesi olduğu gibi hilat, silah, mücevherat hazinesi, evrâk hazinesi (arşiv) Selçuklu Devlet teflkilatında önemli idiler. Devlet gelirlerinin toplandığı hazineye ise Hazâne-i Âmire denirdi.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi Selçuklu Devleti'nde perakende ticareti denetleyen ve devlet tarafından maaşı ödenen memurlardan birisidir?

Seçenekler

A
Şahne
B
Müstevfi
C
Hass
D
Defterdar
E
Müfettiş
Açıklama:
Perakende ticareti denetleyen ve vergileri toplayanlar hükümet tarafından maaşşlı olarak veya iltizâm usûlüyle tayin olunan şahne adı verilen kişilerdi. Bazen büyük bir şehrin vergilerinin bile tek bir şahneye iltizâma verildiği oluyordu. Bu kişiler bazen vali yetkisine de sahip idiler.

Soru 23

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde Osmanlı Devleti'nde Defterdarlık kapatılarak Tanzimat'ın etkisiyle birlikte Maliye Nezareti'nin kurulduğu yıl doğru biçimde verilmiştir?

Seçenekler

A
1812
B
1826
C
1831
D
1838
E
1856
Açıklama:
1838 yılında Defterdarlık kaldırılarak Maliye Nezâreti kuruldu. Bu, Tanzimat ile
mâlî teflkilatın merkezîleştirilmesi yolunda atılan ilk adımdır. Gelir ve giderlerin
doğrudan merkezî hazine kanalıyla yürütülmesi kurallaştırılmıştır.

Soru 24

Aşağıdaki Devletlerden hangisi ülkenin maddi imkanlarını tespit etmek amacıyla sayım (tahrir) yapmamıştır?

Seçenekler

A
Bizans İmparatorluğu
B
Emevi Devleti
C
Roma İmparatorluğu
D
Hitit Devleti
E
Selçuklu Devleti
Açıklama:
Asl›nda devlet, sayım (tahrir) gelene¤inin olduğu ülkelerde yayılmıştı. Roma, Sasanî, Bizans, Emevî, Abbasî, Selçuklu ve Memlûk Devletleri nüfus ve vergi sayımları yapıyorlar, böylelikle ülkelerinin maddî imkânlarını tesbit ediyorlardı. Hitit Devleti bu devletlerden birisi değildir.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde yaşayan Gayrimüslimlerin ödediği vergilerden birisidir?

Seçenekler

A
İcmâl
B
Mufassal
C
Avarız
D
Tımar
E
Cizye
Açıklama:
İlk safhada şehirler, mahalleler itibariyle sayılır. Tarımla uğraşmayan şehir nüfusu vasıtasız vergi ödemez, sadece avârız ve (müslüman olmayanlar) cizye öderlerdi. Sayım defterleri bu tür vergiler için de dayanak olmakla birlikte bunların miktarını vermezdi. Şehirli nüfus hazine hassı kavramına dâhil olan mukâtaa sistemi dolayısıyla vasıtalı vergiler ödemekte idiler.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde işbölümünü yansıtan merkez maliye kalemlerinden günümüzde başmuhasebe ile karşılanabilecek kalemlerden birisidir?

Seçenekler

A
Muhasebe-i evvel
B
Haremeyn mukâtaası
C
Mukâtaa-i evvel
D
Ziyade-i cizye
E
Mevkûfât
Açıklama:
Muhasebe-i evvel kalemi gelir ve giderleri denetlemek görevini yüklenen ve bütçelerde yer alan maliye kalemlerinin de yöneticisi durumundadır. Dolayısıyla Başmuhasebeci olan memurun üstün vasıflara sahip olması gerekiyordu. O kadar ki defterdarlar genellikle Başmuhasebeciler arasından çıkmıştır. Bu kalem 1691 cizye reformundan önce gelirlerin en büyük kısmını denetlemekteydi.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Defterdarlığının gider kalemlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Yeniçeri kalemi
B
Ziyade-i cizye
C
Süvari mukabelesi
D
Küçük Ruznamçe
E
Teşrifat kalemi
Açıklama:
Yeniçeri kalemi, Süvari mukabelesi, Küçük Ruznamçe ve Teşrifat kalemi Osmanlı Devletinin gider kalemlerinden bazılarıdır. Ancak Ziyade-i cizye bir gelir kalemidir.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Defterdarlığında dış hazine işleriyle ilgilenen kalemlerden birisidir?

Seçenekler

A
Mevkûfât
B
Teşrifat kalemi
C
Ruznamçe kalemi
D
Muhasebe-i evvel
E
Küçük Ruznamçe kalemi
Açıklama:
Dış hazine, maliye dairelerinden Ruznamçe kalemi tarafından kayıtları tutulan, yönetim sorumluluğu sadrazamın ve defterdarın üzerinde olan devlet hazinesidir. Bu hazinenin gelir ve giderleri bütçelere yansımaktadır. Dış hazinenin bütün gelir ve gider işlemlerinin yapıldığı büro Ruznamçe kalemidir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi günümüz kamu iktisadi teşebbüslerine benzeyen gümrükler, madenler ve şaphaneler gibi işletmeleri kapsayan gelirlerin genel adlarından birisidir?

Seçenekler

A
Cizye Gelirleri
B
Ağnam Mukataası
C
Avarız Gelirleri
D
Salyane Mukataası
E
Mukataa Gelirleri
Açıklama:
Bütçelerde yer alan gelir kaynakları çoğunlukla mukâtaa, cizye ve avârız gelirleridir. Mukâtaalar doğrudan devlet işletmeleri, devlete ait bir gelir payının tahsili işi, inhisar (satış tekeli, monopol) haline getirilen herhangi bir kuruluşun işletme hakkı veya üretilen malı satın alma tekeli (monopson) oluşturma gibi özellikler taşıyabilirler. Mukâtaaları günümüz yaklaşımıyla (genellikle özel teflebbüs tarafından işletilen) Kamu iktisadî teşebbüsleri olarak görmek mümkündür. Kara ve deniz gümrükleri, darphaneler, madenler ve şaphâneler buna örnek olarak verilebilir.

Soru 30

Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde bütçe yapma hakkı Kanun-i Esasi ile Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan'a verildiği yıl doğru biçimde verilmiştir?

Seçenekler

A
1865
B
1871
C
1876
D
1884
E
1890
Açıklama:
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e kadar birlik ilkesine bağlı kalınarak devlet gelir ve giderleri tek bir bütçede gösterilmiştir. 1874 yılında ikinci defa yayınlanan bütçe nizamnamesinden sonra 1876 yılında Meşrutiyet’in ilanıyla bütçe yapma hakkı Kanun-ı Esasî ile Meclis-i Mebusân ve Meclis-i Ayân’a verildi. Padişaha bütçeyi onaylama ve eski bütçenin bir yıl daha uygulanması yetkisi tanındı. Bütçe kelimesi de ilk defa Kanun-ı Esasî’nin 97. maddesinde kullanılmıştır.

Soru 31

Defterdarlığın kaldırılması ve Maliye Nezâretinin kurulması kaç yılında olmuştur?

Seçenekler

A
1839
B
1838
C
1840
D
1841
E
1843
Açıklama:
1838 yılında Defterdarlık kaldıralarak Maliye Nezâreti kuruldu.

Soru 32

Tanzimat’ın ilanından 25 sene sonra klasik eyalet sistemi yerine hangi sistem geçmiştir?

Seçenekler

A
Belediye Sistemi
B
Özerk Sistem
C
Federal Sistem
D
Yeni Vilayet Sistemi
E
Meşrutiyet Sistemi
Açıklama:
Tanzimat’ın ilanından 25 sene sonra klasik eyalet sistemi yerine yeni vilayet sistemine geçildi.

Soru 33

Aşağıdaki devletlerden hangisi Osmanlı Devleti gibi nüfus ve vergi sayımları yapmamıştır.

Seçenekler

A
Roma
B
Japon
C
Sasanî
D
Bizans
E
Selçuklu
Açıklama:
Roma, Sasanî, Bizans, Emevî, Abbasî, Selçuklu ve Memlûk Devletleri nüfus ve vergi sayımları
yapıyorlar, böylelikle ülkelerinin maddî imkânlarını tesbit ediyorlardı.

Soru 34

Osmanlılar, öncelikle tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu tahrirleri de denen bu sayımları gelir kaynaklarındaki değişiklikleri izleyebilmek için genellikle kaç yılda bir tekrarlardı?

Seçenekler

A
On beş
B
Yirmi iki
C
Yirmi
D
Otuz
E
Kırk
Açıklama:
Osmanlılar, öncelikle tımar kesimini teşkilatlandırmak için yaptıkları ve tapu
tahrirleri de denen bu sayımları gelir kaynaklarındaki değişiklikleri izleyebilmek
için genellikle otuz yılda bir tekrarlardı

Soru 35

Merkez maliyesini gelir ve giderleri merkezî bütçeye yansıyan ve Bâb-ı defterî denen ve Başdefterdâr tarafından yönetilen mâliye daireleri oluşturmaktadır. Bu teşkilatın en üst makamı Başdefterdârlıktır. Başdefterdâr bugünkü yaklaşımla hangi bakanlığa benzemektedir?

Seçenekler

A
Hazine Bakanlığı
B
Kültür Bakanlığı
C
Maliye Bakanlığı
D
Adalet Bakanlığı
E
Dışişleri Bakanlığı
Açıklama:
Merkez maliyesini gelir ve giderleri merkezî bütçeye yansıyan ve Bâb-ı defterî denen
ve Başdefterdâr tarafından yönetilen mâliye daireleri oluşturmaktadır. Bu teşkilatın
en üst makamı Başdefterdârlıktır. Başdefterdâr bugünkü yaklaşımla Maliye bakanlığına benzemektedir.

Soru 36

Aşağıdaki şıklardan hangisi Gelir Kalemleri mevzuatlarından (özelliklerinden) değildir?

Seçenekler

A
Süvari mukabelesi
B
Muhasebe-i evvel (Başmuhasebe)
C
Cizye Muhasebesi
D
Haremeyn Muhasebesi
E
Haremeyn Mukâtaası
Açıklama:
Gelir Kalemleri
1. Muhasebe-i evvel (Başmuhasebe),Cizye Muhasebesi,Haremeyn Muhasebesi,Haremeyn Mukâtaası

Soru 37

Aşağıdaki şıklardan hangisi Gider Kalemleri mevzuatlarından (özelliklerinden) değildir?

Seçenekler

A
Yeniçeri kalemi
B
Piyade mukabelesi
C
Süvari mukabelesi
D
Küçük Ruznamçe
E
Muhasebe-i evvel (Başmuhasebe)
Açıklama:
Gider Kalemleri
Küçük Ruznamçe,Süvari mukabelesi,Piyade mukabelesi,Yeniçeri kalemi

Soru 38

Başlangıçta savaş harcamalarını finanse etmek için konmuş, ve 17. yüzyılın sonlarından itibaren olağan vergiler haline gelen vergi sisteminin ismi nedir?

Seçenekler

A
Cizye Gelirler
B
Mukâtaa Gelirler
C
Bütçe Gelirler
D
Avârız Gelirler
E
Hazine Gelirler
Açıklama:
Üçüncü önemli gelir kaynağı, ‘avârız-ı divaniye’ veya kısaca ‘avârız’ denen olağandışı vergilerdir. Bunlar başlangıçta savaş harcamalarını finanse etmek için konmuş, 17. yüzyılın sonlarından itibaren olağan vergiler haline gelmişti.

Soru 39

Osmanlı maliyesi ilk dış borçlanma niyetlerini kaç yılında belli etmiştir?

Seçenekler

A
1760
B
1783
C
1785
D
1780
E
1784
Açıklama:
Osmanlı maliyesi ilk dış borçlanma niyetlerini 1783 yılında belli etmiştir

Soru 40

Meşrutiyet dönemine ait kaç mâlî yıla ait bütçe verisi yer almıştır?

Seçenekler

A
10 yıl
B
5 yıl
C
9 yıl
D
8 yıl
E
11 yıl
Açıklama:
Meşrutiyet dönemine ait 11 mâlî yıla ait bütçe verisi yer almıştır

Soru 41

I. Bütçe hazırlamak
II. Kredi kurumu
III. Para basım kaynağı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangiler iç hazinenin işlevlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Bütçe hazırlamak iç hazinenin işlevlerinden değildir.

Soru 42

Selçuklular'da transit ticaretin geliştiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
1176-1277
B
1075-1176
C
1065-1076
D
1071-1255
E
1100-1242
Açıklama:
Selçuklular'da transit ticaretin geliştiği dönem 1176-1277 dönemidir.

Soru 43

I. Üniter yapı
II. Mutlak yönetim
III. Sosyal eşitlik
IV. Teşkilat Yapısı
16. yüzyıl başlarından itibaren feodaliteden ticarî kapitalizme geçmekte olan Avrupa kuvvetli bir merkezî ve üniter devlet yönetimine ihtiyaç duyuyordu. Osmanlı Devleti yukarıdaki özelliklerinden hangisi ya da hangileriyle bu ihtiyaca bir örnek teşkil etmektedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler Osmanlı Devleti'nin bu ihtiyaca cevap veren özelliklerindendir.
Üniter devlet, merkezi idarenin üstünlüğüne dayalı ve idari birimlerin sadece merkezi yönetimden yürütüldüğü bir anlayıştır. Bu da devletin merkezi yapısını güçlü kılmaktadır.

Soru 44

I. Padişah değişiklikleri
II. Tımar kesimini teşkilatlandırmak
III. Doğal afetler sonrası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı'da sayım yapılan olaylardandır?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
I ve II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
Bütün seçenekler Osmanlı'da sayım yapılan olaylardandır.

Soru 45

Esas olarak Hıristiyan ve Yahudilerden alınan cizyenin her türlü idarî ve mâlî işine bakan muhasebe aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muhasebe-i evvel
B
Cizye Muhasebesi
C
Haremeyn Muhasebesi
D
Haremeyn Mukâtaas›
E
Mevkûfât
Açıklama:
Hıristiyan ve Yahudilerden alınan cizyenin her türlü idarî ve mâlî işine bakan muhasebe Cizye Muhasebesidir.

Soru 46

Sipahi, silahtar ve dört bölüğe (sağ ve sol ulufeciler, sağ ve sol garipler) verilen mevâciblerle ilgilenen mukabele aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Piyade mukabelesi
B
Süvari mukabelesi
C
Küçük Ruznamçe
D
Teşrifat kalemi
E
Salyâne Mukâtaası
Açıklama:
Sipahi, silahtar ve dört bölüğe (sağ ve sol ulufeciler, sağ ve sol garipler) verilen mevâciblerle ilgilenen mukabele süvari mukabelesidir.

Soru 47

I. Salyâne Kalemi
II. Mevkûfât Kalemi
III. Cizye Muhasebesi
IV. Muhasebe-i evvel
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı merkez maliyesi gelir kalemlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I ve II
E
I ve IV
Açıklama:
Salyane Kalemi gelir kalemlerinden değildir.

Soru 48

Hazine-i Âmire’nin yanında İrâd-ı Cedîd Hazinesi ne zaman kuruldu?

Seçenekler

A
1792
B
1793
C
1794
D
1795
E
1796
Açıklama:
1793 yılında kuruldu.

Soru 49

Osmanlı'da bütün cizye gelirlerinin tek yerde toplanması hangi yıl gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
1690
B
1691
C
1692
D
1693
E
1694
Açıklama:
1691 yılında gerçekleşmiştir.

Soru 50

Hazinenin dolu olmasıyla 1768 yılında savaş başlattığı yazılan padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
I. Ahmed
B
II. Selim
C
II. Osman
D
III. Mustafa
E
IV. Mehmet
Açıklama:
III. Mustafa'dır.

Soru 51

I. Gelir ve gider maliyenin konusudur
II.Gelir sayımı yapmak aynı zamanda kayıtlı ekonomi demektir.
III.Merkez maliyesi, tımar ve vakıflar Osmanlı maliyesinin üç temel alanıdır.
IV.Osmanlı mali geleneğin kökeni hun devletline dayanır.
Osmanlı mali yapısı ile ilgili verilen yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
I,II,III
D
IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Mali yapı giriş
I,II,III doğrudur. Osmanlı mali geleneği Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesi ve Selçuklu dönemine dayanır. Bu nedenle 11 yy dan 18.yy’la kadar süreç klasik Osmanlı dönemi olarak kabul edilir.

Soru 52

I.Tahrir
II.Avarız
III.Cizye
IV.Temettuat
Yukarıdaki sayımlardan hangisi/ hangileri Osmanlı gelir kaynaklarını tespit amacıyla yapılan sayımlardan birisidir?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
I,IV
D
IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Mali yapının tespiti: sayımlar
Tümü doğrudur. Tahrir, tımar sistemi çerçevesinde 16. Yy lın sonuna kadar görülen bir sayımdır. Bunun yerini 17. Yy da örneklerini gördüğümüz cizye ve avarız sayımları izler. Temettualar ise, Tanzimat döneminde yapılan nüfus, mal mülk sayımlarıdır.

Soru 53

  1. Merkez maliyesinin, eyaletlerdeki gelir kaynakları içindeki payı 16. Yy.da yüzde 51’dir
  2. Baş defterdar günümüzün maliye bakanıdır.
  3. Merkez bürolarda çalışan mali memurlarına maaş ödenmezdi.
  4. Merkez maliyesinden ücret ödenen en önemli kurum yeniçeri askerleri idi.
Merkez maliyesinin yapısı ve çalışma biçimine dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
II
C
II,III
D
I,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Merkez maliye büroları(gelir gider kalemleri)
Tümü doğrudur. Merkez maliyenin eyalet gelirleri içindeki payı daha sonra artmıştır. Merkez memurlarına maaş ödenmesi 2. Mahmut döneminde başlayacaktır. Devletin en önemli gider kalemi yeniçeri ulufeleridir. Klasik dönemin maliye nazırı demek baş defter demektir.

Soru 54

  1. Dış hazine, devlet hazinesi demektir
  2. Kayıtları ruznamaçe kalemi tarafından tutulurdu
  3. Kayıtlar aylık olarak tutulurdu.
  4. Bu hazneye ait bilgilere ruznamaçe defterlerinden ulaşabilir.
Dış hazine ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğruduR?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
I,II,III
D
I,II,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Hazine yönetimi dış haine ve ruznamçe kalemi
I,II,IV doğrudur. III yanlıştır. Çünkü ruznamçe kaleminde kayıtla günlük tutulur ve sağlama mizan özelliği taşırdı.

Soru 55

  1. İradi cedit hazinesinin kurulması çoklu hazine döneminin en önemli göstergesidir
  2. Çoklu hazineye ilk defa 2. Mahmut döneminde geçilmiştir.
  3. Hazineyi amire merkez hazinesi olma özelliğini yitirmiştir.
  4. Mansure ve darphane hazinelerinin kurulmuş olması da çoklu hazine devrine geçişin önemli göstergelerindendir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı devletinde çoklu hazine dönemine ait doğru bir veridir

Seçenekler

A
I,II
B
I,IV
C
I,II,III
D
I,II,III,IV
E
IV
Açıklama:
Hazine yönetimi dış haine ve ruznamçe kalemi
I,IV doğrudur. Çoklu hazineye 3. Selim devrinde geçilmiştir. Hazineyi amire devletin Merkez hazinesi olma özelliğini yitirmemiştir.

Soru 56

  1. Osmanlı bütçeleri modern bütçeden çok yılsonunda tutulan kesin hesap cetvelleridir.
  2. Elimizdeki ilk bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa hazırlamıştır.
  3. Elimizdeki ilk bütçe 1524-25 yılların aittir.
  4. 15.-16. Yy bütçeleri ile 17.ve 18. Yy bütçeleri düzenleniş şekli itibarı ile aynıdır.
Osmanlı bütçeleri ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,III
B
II,III
C
I,II,III
D
I,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Merkez hazine hesapları: bütçeler
I,III doğrudur. İlk bütçeyi tarhuncunun hazırladığı bilgi yeni verilerin ortaya çıkması ile eskimiş bir bilgidir. 15-16 yy ile 17-18 yy bütçeleri birbirinden farklılık gösterir. 17. -18 yy bütçeleri daha detaylıdır.

Soru 57

  1. Mukataa: günümüz anlamında kamu iktisadi kuruluşları
  2. Cizye: gayrimüslimlerden alınan baş vergisi
  3. Avarız: 17. Yy da servet esasına göre alınan nakdi vergi
  4. Aşar: üründen alınan vergi
Osmanlı gelir kaynaklarına dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,IV
E
IV
Açıklama:
Bütçe gelirleri ve gelir kaynakları
Tümü doğrudur.

Soru 58

  1. İltizam
  2. Tımar
  3. Malikâne
Yukarıda verilen vergi toplama ve işletim sistemlerinden hangisinden reayanın/köylünün korunması söz konusu olmuştur?

Seçenekler

A
I
B
I,II
C
III
D
I,III
E
II,III
Açıklama:
Bütçe gelirleri ve gelir kaynakları
Tımar ve malikâne. Bir çeşit özelleştirme olan İltizam sisteminde reayanın müteşebbis olan mültezim tarafından ezilmesi söz konusu olmaktadır. Malikâne bu riski artırmak üretimdeki sürekliliği sağlamak amacıyla 1695 te geçilen bir sitemdir. Tımarda da sipahiyi köylünün her zaman şikâyet hakkı vardı.

Soru 59

  1. Mevacip içinde ulufe, cülus bahşişi gibi askerlere yapılan ödemler ile tamirat ve mühimmat gibi giderler vardır
  2. Bütçenin en önemli gider kalemi mevacip harcamalarıdır
  3. Sarayın harcamaları, mevacip harcamalarından yüksektir.
  4. Has ve Salyâne ödemleri bütçedeki en küçük meblağlardır
Bütçenin gider kalemleri ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,II,IV
D
I,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Bütçe giderleri
I,II,IV doğrudur. Saray harcamaları mevacip ödemelerinden daha yüksek değildir.

Soru 60

  1. İmdadiye
  2. Esham
  3. Tımar
Yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri Osmanlının savaş ve maaş ödemlerinin finansmanı için başvurduğu yöntemlerden birisidir?

Seçenekler

A
I
B
I,II,III
C
II,III
D
Hiçbirisi
E
III
Açıklama:
İç ve dış borçlanma
Tümü doğrudur. Tımar, askerilere maaş karşılığı verilen gelirler demektir. Esham, savaş finansmanı için başvurulan bir iç borçlanma şeklidir. Günümüzdeki devlet tahvillerinin satışına benzer. İmdadiye, 18. Yy. da taşra üst düzey yönetici giderleri için izin verilen bir çeşit vergi toplama yöntemidir

Soru 61

Osmanlı İmparatorluğu klasik dönemi hangi yüzyıllar arasında olduğu kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
14-18
B
12-18
C
18-19
D
16-18
E
14-15
Açıklama:
Osmanlı tarihinin klasik dönemi kuruluştan başlayıp 18. yüzyıl sonlarına kadar uzanan dönemi, yenileşme dönemi de 19. yüzyıl başlarından devletin çöküşüne kadarki dönemi içine alır. Doğru cevap A'dır.

Soru 62

Osmanlı Devletinde hangi yılda Defterdarlık kaldırılarak yerine Maliye Nezâreti kuruldu? Aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
1800
B
1838
C
1885
D
1950
E
1940
Açıklama:
1838 yılında Defterdarlık kaldırılarak Maliye Nezâreti kuruldu. Bu, Tanzimat ile
mâlî teşkilatın merkezîlefltirilmesi yolunda atılan ilk adımdır. Gelir ve giderlerin
doğrudan merkezî hazine kanalıyla yürütülmesi kurallaştırılmıştır. Bu yüzden iltizâm usulü kaldırılarak emânet usulü ile gelir hacmi tesbit edilmeye çalışılmıştır. Bu uygulama başarısızlıkla sonuçlanınca iltizâm usulüne tekrar dönülmüştür.

Soru 63

Osmanlı Devleti de kaynaklarını bilme amacıyla sayımlar yapıyordu. Bu dönemde diğer ülkelerde nüfus ve vergi sayımı yapıyordu.Aşağıdaki seçeneklerden hangisi vergi ve nüfus sayımı yapan ülkelerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Roma
B
Bizans
C
Emevî
D
Rusya
E
Selçuklu
Açıklama:
Osmanlı Devleti de kaynaklarını bilme amacıyla sayımlar yapıyordu. Sayımlar bir yönüyle kayıtlı iktisat anlayışının somut bir örneğidir.
Aslında devlet, sayım (tahrir) geleneğinin olduğu ülkelerde yayılmıştı. Roma, Sasanî, Bizans, Emevî, Abbasî, Selçuklu ve Memlûk Devletleri nüfus ve vergi sayımları yapıyorlar, böylelikle ülkelerinin maddî imkânlarını tesbit ediyorlardı.

Soru 64

Merkezdeki maliye daireleri eyaletlerde ve merkezde oluşan gelirleri, giderleri veya her ikisini yönetmekte, bir kısmı da koordinasyon işlevi görmektedir. Gelir ve gider kalemleri mukâtaa denen kamu işletmelerinin özel sektör tarafından işletilmesi işlemleriyle ve cizye ve avârız vergilerinin tahsili, ödemelerin yapılması gibi işlerle uğraşırlardı. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Gelir Kalemlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Avlonya ve Ağriboz Mukâtaası
B
Haslar Mukâtaası
C
Cizye Muhasebesi
D
Haremeyn Muhasebesi
E
Vergi dairesi
Açıklama:
Gelir Kalemleri
1. Muhasebe-i evvel (Başmuhasebe)
2. Cizye Muhasebesi
3. Haremeyn Muhasebesi
4. Haremeyn Mukâtaası
5. Mevkûfât
6. Mukâtaa-i evvel (Başmukata)
7. Ziyade-i cizye
8. Maden Mukâtaası
9. Bursa Mukâtaası
10.İstanbul Mukâtaası
11. Avlonya ve Ağriboz Mukâtaası
12. Haslar Mukâtaası
13. Kefe Mukâtaası
14. Ana15. Ağnâm Mukâtaası
16. Şıkk-ı sânî

Soru 65

"İstanbul Gümrüğü gibi büyük gümrük mukâtaalarını, Rumeli kıptilerinin cizye ve ispençe vergilerini, tütün, kahve ve üzümden alınan resimleri ve çeflitli madenlerin gelirlerini vs. denetleyen büyük bir büroydu" Tanımda belirtilen gelir kalemi aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bursa Mukâtaası
B
İstanbul Mukâtaası
C
Maden Mukâtaası
D
Kefe Mukâtaası
E
Anadolu Muhasebesi
Açıklama:
Maden Mukâtaası
İstanbul Gümrüğü gibi büyük gümrük mukâtaalarını, Rumeli kıptilerinin cizye
ve ispençe vergilerini, tütün, kahve ve üzümden alınan resimleri ve çeflitli madenlerin gelirlerini vs. denetleyen büyük bir büroydu.

Soru 66

"Daha çok rikâb ağaları, emekli Enderûn ağaları, müteferrikalar, hazine memurları, bazı defterhâne katipleri, hassa tabipleri gibi müflâherehoran (aylık alan) bazı görevlilerin maaş hesaplarını tutardı. Yani bu büro saray ve divan memuru statüsünde olan memurların maaşlarını denetliyordu" Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tanıma ait doğru cevaptır?

Seçenekler

A
Cizye Muhasebesi
B
Haremeyn Muhasebesi
C
Haremeyn Mukâtaası
D
Mevkûfât
E
Küçük Ruznamçe
Açıklama:
Küçük Ruznamçe
Daha çok rikâb ağaları, emekli Enderûn ağaları, müteferrikalar, hazine memurları, bazı defterhâne katipleri, hassa tabipleri gibi müflâherehoran (aylık alan) bazı görevlilerin maaş hesaplarını tutardı. Yani bu büro saray ve divan memuru statüsünde olan memurların maaşlarını denetliyordu.

Soru 67

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Osmanlıda Gider Kalemlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Piyade mukabelesi
B
Süvari mukabelesi
C
Küçük Ruznamçe
D
Kefe Mukâtaası
E
Tezkire-i kal’a-i evvel; Tezkire-i kal’a-i küçük
Açıklama:

  • Gider Kalemleri
    Bu kalemler genellikle maaş ödemelerini yönetiyorlardı. Ancak Ruznamçe, Maliye, Tarihçi kalemlerinde çalışan görevlilerin hazineden maaş almadıkları, kayıtlar ve tesciller dolayısıyla tahsil ettikleri resim ve harçlarla geçindikleri bilinmektedir.
    1. Yeniçeri kalemi

  • 2. Piyade mukabelesi
    3. Süvari mukabelesi

  • 4. Tezkire-i kal’a-i evvel; Tezkire-i kal’a-i küçük
    5. Küçük Ruznamçe

  • 6. Teflrifat kalemi
    7. Salyâne Mukâtaası

Soru 68

"Osmanlı Devletinde üretimin gelire dönüşmesi ve bunun mâlî sisteme yansıması, kullanılan ay ve güneş yılı takvimlerinin farklılığı yüzünden problemler oluşturuyordu" Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tanıma ait doğru cevaptır?

Seçenekler

A
Nüzül
B
Sıvış yılı
C
Sürsat bedeli
D
Sürsat
E
Salyâne
Açıklama:
Sıvış yılı
Üretimin gelire dönüşmesi ve bunun mâlî sisteme yansıması, kullanılan ay ve
günefl yılı takvimlerinin farklılığı yüzünden problemler oluşturuyordu ki bu da sıvış yılı meselesidir. İslâm iktisadiyatlarına özgü bir devrî buhran
nazariyesine temel yapılabilecek olan sıvış yılı, güneş ve ay yılına göre iki
türlü takvim kullanmaktan doğuyordu.

Soru 69

"Doğrudan devlet işletmeleri, devlete ait bir gelir payının tahsili işi, inhisar (satıştekeli, monopol) haline getirilen herhangi bir kuruluflun işletme hakkı veya üretilen malı satın alma tekeli (monopson) oluşturma gibi özellikler taşıyabilirler" Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tanıma ait doğru cevaptır?

Seçenekler

A
Mukâtaa Gelirleri
B
Mevkûfât Kalemi
C
Muhasebe-i evvel
D
Cizye Muhasebesi
E
Salyâne Kalemi
Açıklama:
Mukâtaaları günümüz yaklaşımıyla (genellikle özel teflebbüs tarafından işletilen) Kamu iktisadî teflebbüsleri olarak görmek mümkündür. Kara ve deniz gümrükleri, darphaneler, madenler ve flaphâneler buna örnek olarak verilebilir.
Mukâtaa Gelirleri
Bütçelerde yer alan gelir kaynakları çoğunlukla mukâtaa, cizye ve avârız gelirleridir. Mukâtaalar doğrudan devlet işletmeleri, devlete ait bir gelir payının tahsili işi, inhisar (satıştekeli, monopol) haline getirilen herhangi bir kuruluflun işletme hakkı veya üretilen malı satın alma tekeli (monopson) oluşturma gibi özellikler taşıyabilirler.

Soru 70

"Üçüncü önemli gelir kaynağı, olağandışı vergilerdir. Bunlar başlangıçta savaş harcamalarını finanse etmek için konmuş 17. yüzyılın sonlarından itibaren olağan vergiler haline gelmişti" Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tanıma ait doğru cevaptır?

Seçenekler

A
İhrâcât
B
Avârız
C
Salyâne
D
Teslimât
E
Mevâcib
Açıklama:
Avârız vergileri avârız hânesi denen birimler üzerine tarhedilip, yükümlüleri
toplu bir şekilde sorumlu tutardı. Bir avârız hânesi 3-10 gerçek hâne arasında değişmektedir. Avârız hânesini oluşturan nüfus, ödeme yerinde bir mülkü kullanan faal nüfustur.
Üçüncü önemli gelir kaynağı, ‘avârız-ı divaniye’ veya kısaca ‘avârız’ denen olağandışı vergilerdir. Bunlar başlangıçta savaş harcamalarını finanse etmek için konmuş 17. yüzyılın sonlarından itibaren olağan vergiler haline gelmişti.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisinde Selçuklular'da mali işlere bakan divan ile divan başkanına verilen isim doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Divan-ı İstifa - Müstevfi
B
Divan-ı Şahane - Müstevfi
C
Divan-ı İstifa - Cizye
D
Divan-ı Şahane - Cizye
E
Divan-ı Amire - Müstevfi
Açıklama:
Selçuklular’da mâlî işlere Divan-ı İstîfâ bakmakta ve bu divanın başkanına
müstevfî denmekteydi.

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi Avusturyalı tarihçi Vocelka'ya göre 16. yüzyılda Osmanlı Devletinin sahip olduğu özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Mutlak yönetim
B
Teba arasında eşitlik
C
Bütün teşkil eden yapısı
D
Batılı çağdaşlardan iki yüz yıl geride olması
E
Kurumların mükemmelliği
Açıklama:
16. yüzyıl başlarından itibaren feodaliteden ticarî kapitalizme geçmekte olan
Avrupa kuvvetli bir merkezî ve üniter devlet yönetimine ihtiyaç duyuyordu. Osmanlı
Devleti üniter yapısı, mutlak yönetimi, sosyal eşitliği ve mükemmel teşkilat yapısı
ile böyle bir devletin somut örneğini veriyordu.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangi durumda Osmanlı'da umumi sayım yapılırdı?

Seçenekler

A
10 yılda bir
B
Padişah değiştiğinde
C
Toprak sistemi değiştiğinde
D
Tımar sistemi değiştiğinde
E
Tapu tahriri karıştığında
Açıklama:
Kural olarak padişah değişikliklerinde umûmî bir sayım yapılması gerekiyordu.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı merkez maliye teşkilatının en üst makamıdır?

Seçenekler

A
Tımarlı sipahi
B
Hassa
C
Başdefterdarlık
D
Bab-ı defter
E
Mükellef
Açıklama:
Merkez maliyesini gelir ve giderleri merkezî bütçeye yansıyan ve Bâb-ı defterî denen ve Başdefterdâr tarafından yönetilen mâliye daireleri oluşturmaktadır. Bu teşkilatın en üst makamı Başdefterdârlıktır.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da mali yargının ve hazine işlemlerinin en üst makamıdır?

Seçenekler

A
Kadı
B
Defterdar
C
Hassa
D
Başdefterdar
E
Sadrazam
Açıklama:
Başdefterdar mâlî yargının ve hazine işlemlerinin en üst makamıydı.

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da gelir kalemleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yeniçeri kalemi
B
Haremeyn mukataası
C
Piyade mukabelesi
D
Küçük ruznamçe
E
Salyane mukataası
Açıklama:
Haremeyn Muhasebesinin konusuyla ilgili bazı mukâtaaları yönetirdi. Bazı
mütekâid ve duacı vazifeleriyle has tevcihleri de bu büroda yapılırdı. 18. yuzyıl ortalarına doğru önemini kaybetmiştir.

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da iç borçlanma ameliyesi ve gelir ortaklığı sisteminin ilk ve orijinal bir örneğidir?

Seçenekler

A
Esham uygulaması
B
Esame uygulaması
C
Has uygulaması
D
Tımar uygulaması
E
Tahrir uygulaması
Açıklama:
Mevcut gelirlerle giderlerin finanse edilemeyeceğinin görülmesi üzerine,
Osmanlı maliyecileri 1775 yılından itibaren eshâm uygulamasını başlattılar.
Esasında bir iç borçlanma ameliyesinden başka bir şey olmayan bu uygulama gelir ortaklığı sisteminin ilk ve orijinal bir örneğiydi.

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı bütçesinde yer alan gelir kaynakları doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Esham - Cizye - Avarız
B
Mukataa - Cizye - Avarız
C
Mukataa - Cizye - Esame
D
Mukataa - Esame - Avarız
E
Malikhane - Mukataa- Cizye
Açıklama:
Bütçelerde yer alan gelir kaynakları çoğunlukla mukâtaa, cizye ve avârız gelirleridir.

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'daki kamu iktisadi teşebbüs işletmeleri olan mukataaların işletme yöntemleri doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
İltizam - Mültezim - Malikhane
B
İltizam - Esame - Malikhane
C
İltizam - Emanet - Malikhane
D
İltizam - Esham - Emanet
E
Esham - Emanet - Malikhane
Açıklama:
Mukâtaalar başlıca üç yöntemle işletilirdi. Bunlar
iltizâm, emânet ve 17. yüzyılın sonlarından itibaren mâlikânedir.

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisinde Osmanlı'nın ilk kez dış borç aldığı olay ve tarihi doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Küçük Kaynarca Antlaşması - 1774
B
İran Savaşı - 1776
C
Kırımın Rusya tarafından işgali - 1783
D
Duyun-u Umumiye kurulması - 1881
E
Kırım Savaşı - 1854
Açıklama:
İlk dış borçlanma 19. yüzyıl ortalarında, Kırım savaşı sırasında (1854) gerçekleştirilmiştir

Ünite 3

Soru 1

Selçuklu uygulamasının aksine, aşağıdakilerden hangisinde ikta sistemi özel mülkiyete dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Babürlüler
B
Safeviler
C
Mısır
D
Karamanoğulları
E
Kadı Burhaneddin Devleti
Açıklama:
İkta sistemi, genel olarak özel mülkiyete dayanmadığından feodal rejime benzememekle birlikte, Mısır'daki uygulaması feodaliteyi çağrıştıran bir yapılanmaya sahiptir. Doğru cevap C'dir.

Soru 2

Verdiği fetvalardan sonra bütün toprakların miri toprak olarak kabul edildiği Osmanlı şeyhülislamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ebussuud Efendi
B
İbn Kemal
C
Feyzullah Efendi
D
Molla Şemseddin Fenari
E
Hoca Sadeddin Efendi
Açıklama:
1490-1573 tarihleri arasında yaşamış olan ünlü şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin fetvalarıyla birlikte bütün topraklar miri, yani devlet mülkü olarak kabul edilmiştir. Doğru cevap A'dır.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin sipahilerin bir toprak aristokrasisi oluşturmasının önüne geçmek için aldığı önlemlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sipahinin geçimini sağlayacak büyüklükte olan bir tımar sancağı ancak terfi ile büyüyebilirdi
B
Terfilerle elde edilen terakkilerin babadan oğula geçmesine izin verilmezdi
C
Tımar erlerinin çiftlikleri büyütülemez, vakıf ve hibe edilemezdi
D
Tımar sahipleri tımarları üzerinde ömür boyu tasarrufa sahipti
E
Tımar sahiplerinin padişah değişikliklerinde beratlarını yenilemeleri zorunluluğu vardı
Açıklama:
Tımar sahipleri, tımarları üzerinde ömür boyu değil, genellikle kısa dönemli tasarrufa sahiplerdi. Ömür boyu olması ve kuşaktan kuşağa aktarılmaları durumunda bunların toprağa bağlı bir aristokrasi meydana getirme riskleri bulunuyordu. Doğru cevap D'dir.

Soru 4

Osmanlılar bir bölgeyi fethettiklerinde vergilerin toplanmasında uyulacak ilkelerin yer aldığı belgelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Arzname
B
Tereke
C
Salname
D
Kanunname
E
Muhallefat
Açıklama:
Osmanlılar bir yeri fethettiklerinde o yerin vergilerinin nasıl toplanacağına ilişkin bir metin düzenlenirdi. Bu metinlere kanunname ismi verilirdi. Doğru cevap D'dir.

Soru 5

Osmanlı Devleti'nde toplanan vergilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Resm-i ağnam bir koyun-keçi vergisiydi
B
Dirlik sahiplerinin reayadan nakdi karşılık istemeleri çoğunlukla yasaktı
C
Resm-i ispenç gayrimüslimlerden alınan bir vergiydi
D
Askeri sınıfın mensuplarından vergi alınmazdı
E
Resm-i arus zırai vergi türlerinden biriydi
Açıklama:
Resm-i arus, evlenen kız veya kadınlar için erkeklerinden alınan maktu resmidir. Yani resm-i arus, zırai bir vergi değildi. Doğru cevap E'dir.

Soru 6

Osmanlı teşkilat geleneğinde tımar sistemi içerisinde yer alan Haslı eyaletlerin dirlikleri aşağıdakilerden hangisine verilmemiştir?

Seçenekler

A
Kadılara
B
Beylerbeylerine
C
Sancakbeylerine
D
Vezirlere
E
Bazı hanım sultanlara
Açıklama:
Osmanlı teşkilat geleneğinde eyaletler haslı ve salyâneli olarak ikiye ayrılmaktaydı. Haslı eyaletler tımar sistemi içerisindedir. Bunların beylerbeylerine ve sancakbeylerine tıpkı merkez teşkilatındaki vezirlere ve bazı hanım sultanlara verildiği gibi has büyüklüğünde dirlikler verilirdi. Bunlar haslarını mültezim veya eminler eliyle yönetir, gelirlerini onlar eliyle tahsil ederlerdi. Eyalet gelir ve giderlerinin, ilke olarak, kendi bünyeleri içerisinde yönetilmeleri söz konusuydu. Dolayısıyla mâlî açıdan özerk idiler.

Soru 7

Osmanlı'da Müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Harâcî
B
Öşrî
C
Mîrî
D
Yurtluk
E
Ocaklık
Açıklama:
Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar öşrî, harâcî ve mîrî (emîrî) olarak üçe ayrılmıştır. Bu nazarî ayrıma göre, öşrî topraklar Müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklardır. Bunların sahipleri elde ettikleri ürünlerinden zekâtın bir çeşidi olarak öşür (1/10) vergisi öderler. Harâcî toprakların sahipleri ise gayrimüslimlerdir. Bunlar 1/10-1/2 arasında harâc vergisi öderler. Mîrî topraklar ise silah ile fethedilip devlet mülkiyeti altına alınan topraklardır. İşte ikta ve tımar sistemi bu tür topraklara uygulanmıştır. Bununla birlikte gerekli görülen hallerde ve belirli şartlarda öşrî ve harâcî topraklar da bu sistem içerisine alınabilir.

Soru 8

Deniz kuvvetlerinin önem kazanmasından sonra leventlere tahsis edilen tımar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mustahfız tımarı
B
Hizmet tımarı
C
Mensuhat tımarı
D
Sepet tımarı
E
Eşkinci tımarı
Açıklama:
Tımarlar genellikle, sipahi denen eyalet askerlerine tahsis edilirdi. Sipahi tımarının bu hizmeti yapanlara verilen çekirdek kısmına ‘kılıç’ denirdi. Bu toprak parçası zamanla, sipahinin gösterdiği yararlılıklara paralel olarak, ‘terakkî’ alarak büyüyebilirdi. Bu, sipahinin maaşına yapılan zam demekti. Tımar mahiyet itibariyle beş bölümdür. Bunlardan Mensuhat tımarı. Müsellem ve yürük askerleri gibi lağvedilen sınıflardan boş kalan tımarlardır. Bunlar deniz kuvvetlerinin önem kazanmasından sonra leventlere tahsis edilmiştir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi tımar sahiplerinin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Tımar sahipleri halk arasında üst bir sınıf oluşturmamaktadırlar
B
Tımar sahipleri zirai denetimi sağlayacak nüfuza sahiplerdir
C
Tımar sahipleri iyi cins hayvan yetiştiriciliğini görev olarak görmüşlerdir
D
Tımar sahipleri çocuklarını çevre şartlarından askerliğe yatkın yetiştirmişlerdir
E
Tımar sahipleri arazilerinin bir kısmını vakfetmeyi görev olarak görmüşlerdir
Açıklama:
Devlet, tımar sistemi sayesinde her an elinin altında büyük bir kuvvet bulundurabilmiştir. Boşalma halinde her tımara en azından on istekli çıkardı. Tımar sahipleri üst bir sosyal sınıf oluşturmamakla birlikte, ziraî denetimi ve köylülerden oluşan askerlerin eğitimini sağlayacak iktidar ve nüfuza sahip idiler. Sipahiler üretimin, dolayısıyla gelirden kendilerine düşen payın yükselmesi için gereğinde köylüye tohumluk veya yemeklik zahire ya da nakit yardımında bulunarak ekilmemiş toprak kalmamasına dikkat ederlerdi. Yine tımarlıların iyi cins hayvan yetiştirmeyi bir görev olarak kabul ettikleri biliniyor. Sipahi çocukları da çevre şartlarından dolayı askerliğe yatkın idiler.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi yerleşik veya konar-göçer reayanın çiftlik statüsünün dışındaki topraklar için ödedikleri vergilerdir?

Seçenekler

A
Resm-i tapu
B
Resm-i zemin ve Resm-i dönüm
C
Resm-i çift
D
Resm-i bennak ve Resm-i mücerret
E
Resm-i arus
Açıklama:
Resm-i zemin ve resm-i dönüm. Yerleşik veya konar-göçer reayanın çiftlik statüsünün dışındaki topraklar için ödedikleri vergilerdi. Bunlar dönümüne ve verimine göre senelik ve maktu olarak sahib-i arza ödenirdi.

Soru 11

Tımar sisteminin hukuken bertaraf edildiği kanun ve nizamname aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Islahat Fermanı
B
1841 Nizamnamesi
C
Arazi Kanunnamesi
D
1878 Kanun ve Nizamnameleri
E
Tanzimat Fermanı
Açıklama:
Tanzimat döneminde ülkede toprak satın almak isteyen yabancılar liberal bir toprak sistemini arzuluyorlardı. Özellikle 1856 Islahat Fermanı, yabancıların toprak satın alabileceğini öngören vaatlerde bulunmuştu. Tımar sisteminin toprak kullanımına koyduğu sınırlamalar bu istekleri engelliyordu. Tanzimat zaten etkisizleşmekte olan tımar sistemini ortadan kaldırmıştı. 1841 ve 1847’de çıkarılan iki nizamname ile birlikte kişilerin ellerindeki topraklara tapu veriliyordu. Yine 1849 ve 1858 tarihli kanun ve nizamnameler ile mîrî arazinin borç mukabili el değiştirmesi kabul ediliyordu. Nihayet bu gelişmelerden sonra 1858 Arazi Kanunnamesiyle ziraî topraklarda özel mülkiyet hukukî meşruiyet kazanmış ve tımar sistemi hukuken de bertaraf edilmişti.

Soru 12

Devletin mülkiyetini elinde tutarak vakfedilen ve gelirlerini hazineden alacaklı olanların aldığı vakıf arazisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özel mülkiyet vakıfları
B
Asl-ı vakıf
C
İrsadî vakıf
D
Para vakıfları
E
Terekât vakıfları
Açıklama:
Taşınmaz mal vakıflarının en önemli kısmını oluşturan toprak vakıfları iki kısımda ele alınabilir. Birincisi, özel mülkiyet altındayken vakfedilen topraklardır. Bunlar özellikle tımar sisteminin bozulmasından sonra çoğalmıştır. İkincisi, devletin mülkiyetini elinde tutarak vakfettiği topraklardır. Bu ikincilere irsadî vakıf denir ve bunların gelirlerinden hazineden alacaklı olanlar faydalanırlar.

Soru 13

Para vakıflarının ilk bilineni aşağıdaki hangi padişah döneminde kurulmuştur?

Seçenekler

A
Kanuni Sultan Süleyman
B
I. Ahmet
C
III. Selim
D
IV. Murat
E
II. Mehmed
Açıklama:
Taşınır servetin, yani özellikle nakit paraların vakfı tartışmalıdır. Genellikle bu tür servetin vakfı kabul edilmemekle birlikte taşınmaz servetin uzantısı olan nakit paraların vakfedilmesi onaylanmıştır. Nihayet böyle bir durum olsun olmasın, özellikle İmam Züfer’in içtihadıyla, para vakıfları örf haline geldiğinden caiz görülmüştür. Osmanlılar bu görüşü uygulamışlardır ve para vakıflarını önemli kredi ve finansman kurumları olarak yaşatmışlardır. Para vakıflarının ilk bilineni II. Mehmed (1451-1481) tarafından kurulmuştur.

Soru 14

Para vakıflarındaki artışlar, arsa ve arazi vakıflarının zenginliği "Evkâf Bankası" gibi bir kurumun kurulmasına teşebbüs ettirse de bu banka kurulamamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu bankanın kurulmasını engellemiştir?

Seçenekler

A
I. Dünya Savaşı
B
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı
C
Balkan Savaşları
D
İkinci Meşrutiyet'in ilanı
E
Tanzimat Fermanı
Açıklama:
19. yüzyılın başarısız savaşları sonucunda ortaya çıkan göçmen kitlelerine yönelik dayanışma örneği olarak yeni kurulan para vakıflarının oranının taşınmaz mal vakıflarını aştığı görülmektedir. Hem para vakıflarındaki artışlar hem de arsa ve arazi vakıflarının zenginliği İkinci Meşrutiyet döneminde bir “Evkâf Bankası” kurulması teşebbüsüne yol açmışsa da Birinci Dünya Savaşı bankanın faaliyete geçmesini engellemiştir.

Soru 15

Haremeyn evkâfı ve mukataaları 1757-58 yılına kadar aşağıda verilenlerden hangisinin kontrolü altında tutulmuştur?

Seçenekler

A
Defterdarlar
B
Kadılar
C
Sancakbeyleri
D
Darüssaâde ağaları
E
Beylerbeyleri
Açıklama:
1713’lerde İstanbul, Edirne ve Bursa gibi şehirlerdeki birçok vakfın Evkâf Muhasebesi adıyla bağımsız bir kalem oluşturduğu kaynaklarımızda zikredilmektedir. Haremeyn evkâfı ve mukataaları 1757-58 yılına gelene dek Darüssaâde ağalarının nezaretinde idi. Bu yılda Haremeyn evkâfı ve mukataaları yeni bir düzenlemeye tâbi tutularak idaresi Darüssaâde ağalarının elinden alınmıştır. Mukataaları müzayede, satış ve iltizâm yetkisi defterdarlara verilmiştir.

Soru 16

İslâm devletlerinde kamu maliyesinin kaç yönü vardır?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
İslâm devletlerinde kamu maliyesinin üç yönü vardır.

Soru 17

Vergiye esas olan ve bir çift hayvanla sürülebilen toprak birimi aşağıdakilerden hangi adla anılır?

Seçenekler

A
Tarla
B
Dönüm
C
Çift-i Avamil
D
Mezra
E
Bahçe
Açıklama:
Vergiye esas olan toprak birimine çift-i avâmil (bir çift hayvanla sürülebilen
toprak parçası) deniyordu.

Soru 18

Çift başına alınan yıllık vergi kaç dinardı?

Seçenekler

A
1 Dinar
B
2 Dinar
C
3 Dinar
D
4 Dinar
E
5 Dinar
Açıklama:
Çift başına yıllık vergi 1 dinardı.

Soru 19

Sipahilerden oluşan eyaletler ordusu askerleri I. Alaeddîn Keykûbâd (1220-1237) zamanında aşağıdakilerden kaç bin kişiye ulaşmıştı?

Seçenekler

A
60 Bin
B
70 Bin
C
80 Bin
D
90 Bin
E
100 Bin
Açıklama:
Sipahilerden oluşan eyaletler ordusu I. Alaeddîn Keykûbâd (1220-1237) zamanında 100 bin kişiye ulaşmıştı.

Soru 20

Türk ordusunun önemli bir kısmının ücretli askerlerden oluştuğu Kösedağ muharebesi hangi tarihte yapılmıştır?

Seçenekler

A
1242
B
1243
C
1244
D
1245
E
1246
Açıklama:
Kösedağ muharebesi (1243) sıralarında Türk ordusunun önemli bir kısmı ücretli askerlerden ibaretti.

Soru 21

Toprak iltizâmları aşağıdakilerden hangi kurum tarafından yönetiliyordu?

Seçenekler

A
İncü
B
İkta
C
Tımat
D
Talay
E
Vakıf
Açıklama:
Toprak iltizâmları Talay (Taluy) denen bir kurum tarafından yönetiliyordu.

Soru 22

Osmanlı Devleti mülkiyeti (rakabe) altındaki toprakların yine birer devlet memuru olan ve maaşlarını gelirlerinden bizzat tahsil eden sipahilerin gözetiminde, kullanım (intifa) hakkına sahip köylüler tarafından işletilmesi aşağıdakilerden hangi adla anılır?

Seçenekler

A
İkta
B
Tımar
C
Vakıf
D
İltizam
E
Mülkiye
Açıklama:
Osmanlı Devleti mülkiyeti (rakabe) altındaki toprakların yine birer devlet memuru olan ve maaşlarını tımarlarının gelirlerinden bizzat tahsil eden sipahilerin gözetiminde, kullanım (intifa) hakkına sahip köylüler tarafından işletilmesidir.

Soru 23

Osmanlı ekonomisinin temeli aşağıdakilerden hangisine dayanır?

Seçenekler

A
Zirai
B
Ganimet
C
Haraç
D
Öşür
E
Savaş Tazminatı
Açıklama:
Osmanlı ekonomisi temelde ziraî bir ekonomidir.

Soru 24

Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar gelir bakımından aşağıdakilerden kaç gruba ayrılmıştır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar öşrî, harâcî ve mîrî (emîrî) olarak üçe ayrılmıştır.

Soru 25

Öşrî topraklar müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklardır. Bunların sahipleri elde ettikleri ürünlerinden zekatın bir çeşidi olarak öşür vergisini aşağıdakilerden hangisi oranında öderlerdi?

Seçenekler

A
1/10
B
2/10
C
3/10
D
4/10
E
5/10
Açıklama:
Öşrî topraklar müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklardır. Bunların sahipleri elde ettikleri ürünlerinden zekatın bir çeşidi olarak 1/10 öşür vergisini öderler.

Soru 26

Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sepet tımarı
B
Eşkinci tımarı
C
Mustahfız tımarı
D
Mensuhat tımarı
E
Hizmet tımarı
Açıklama:
Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlar sepet tımarlarıdır.

Soru 27

Müsellem ve yürük askerleri gibi lağvedilen sınıflardan boş kalan tımarlar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sepet tımarı
B
Eşkinci tımarı
C
Mustahfız tımarı
D
Hizmet tımarı
E
Mensuhat tımarı
Açıklama:
Müsellem ve yürük askerleri gibi lağvedilen sınıflardan boş kalan tımarlar, mensuhat tımarıdır.

Soru 28

İslâm vergileme düzeninde silahlı mücadele ile fethedilen topraklardan %50 ye kadar alınabileceği kaydedilen vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yaylak ve kışlak resmi
B
Harâc
C
Otlak resmi
D
Öşür
E
Resm-i ağnâm
Açıklama:
Harâc, İslâm vergileme düzeninde silahlı mücadele ile fethedilen topraklardan %50 ye kadar alınabileceği kaydedilen vergidir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Harâc-ı mukâsemenin kapsadığı vergilerden biridir?

Seçenekler

A
Resm-i ağnâm
B
Otlak resmi
C
Öşür
D
Kulluk akçesi
E
Basma akçesi
Açıklama:
Öşür, Harâc-ı mukâsemenin kapsadığı vergilerden biridir.

Soru 30

Sürü sahiplerinin sürülerini otlattıkları yaylak ve kışlakların dâhil olduğu dirliğin sahibine -bazı yerlerde sürü bazı yerlerde hayvan başına- yılda bir defa aynî veya nakdî olarak ödedikleri resmi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öşür
B
Otlak resmi
C
Ağıl resmi
D
Resm-i ağnâm
E
Yaylak ve kışlak resmi
Açıklama:
Yaylak ve kışlak resmi, sürü sahiplerinin sürülerini otlattıkları yaylak ve kışlakların dâhil olduğu dirliğin sahibine -bazı yerlerde sürü bazı yerlerde hayvan başına- yılda bir defa aynî veya nakdî olarak ödedikleri resimdir.

Soru 31

Dirlik içerisinde işletilen değirmenden maktu olarak alınan vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Resm-i asiyab
B
Resm-i zemin
C
Resm-i çiftbozan
D
Resm-i çift
E
Resm-i tapu
Açıklama:
Resm-i asiyab, dirlik içerisinde işletilen değirmenden maktu olarak alınan vergidir.

Soru 32

Yerleşik veya konar-göçer reayanın çiftlik statüsünün dışındaki topraklar için ödedikleri vergi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Resm-i çiftbozan
B
Resm-i dönüm
C
Resm-i tapu
D
Resm-i asiyab
E
Resm-i çift
Açıklama:
Resm-i dönüm, yerleşik veya konar-göçer reayanın çiftlik statüsünün dışındaki topraklar için ödedikleri vergidir

Soru 33

Bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan ceza aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Resm-i cürüm
B
Resm-i arus
C
Bâd-ı hevâ
D
Resm-i mücerred
E
Resm-i bennak
Açıklama:
Bâd-ı hevâ, Bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan cezadır.

Soru 34

Rumeli’de umumiyetle müslüman olmayan, köylü veya şehirli reayadan alınan baş vergisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yava resmi
B
Resm-i cürüm
C
Bâd-ı hevâ
D
Resm-i ispenç
E
Resm-i arus
Açıklama:
Resm-i ispenç, Rumeli’de umumiyetle müslüman olmayan, köylü veya şehirli reayadan alınan bir baş vergisidir.

Soru 35

Para vakıflarının bilinen ilki kim tarafından kurulmuştur?

Seçenekler

A
II. Mahmud
B
M. Nuri Paşa
C
Koçi Bey
D
Kanûnî Süleyman
E
II. Mehmed
Açıklama:
Para vakıflarının bilinen ilki II. Mehmed tarafından kurulmuştur.

Soru 36

I) İlmiye mensuplarının maaşlarını ödeyerek finansal bir işlev görür
II) Sosyal yardım yatırımlarını yönetir
III) Bulunduğu yerleşim yerinin güvenliğini üstlenir
Osmanlı vakıf sistemiyle ilgili yukarıdakilerden hangisi veya hangileri söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Osmanlı vakıf sistemi, genel olarak sosyal güvenlik, eğitim, kültür ve dinle ilgili işlevler gören bir kurumdu. Onun işlevlerinin arasında bir yerleşim yerinin güvenliğini sağlamak yoktur. Doğru cevap D'dir.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde kişi üzerinden alınan vergilerden birisidir?

Seçenekler

A
Bâd-ı hevâ
B
Resm-i asiyab
C
Resm-i tapu
D
Resm-i ağnâm
E
Resm-i çiftbozan
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nde vergiler, toprak üzerinden, ürün üzerinden ve kişi üzerinden alınan vergiler olmak üzere üçe ayrılırdı. Kişi üzerinden alınan vergilerden birisi bâd-ı hevâ idi. Bu vergi, bir kimsenin mal, mülk ve davarına zarar verenlerden alınan bir cezaydı. Doğru cevap A'dır.

Soru 38

Osmanlı klasik dönem toprak düzenine ilişkin düzenlemeler özellikle hangi padişah döneminde yapılmıştır?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Çelebi Mehmed
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
1. Selim
Açıklama:
Osmanlı klasik dönem toprak düzenine ilişkin düzenlemeler özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin katkılarıyla yapılmıştır. Doğru cevap D'dir.

Soru 39

Osmanlı Devleti'nde dirlik sahiplerinin topraklarıyla orantılı miktarda beslemekle yükümlü olduğu askerlere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Cebelü
B
Ortakçı
C
Miri
D
Eşkincü
E
Lağımcı
Açıklama:
Dirlik sahipleri, topraklarıyla orantılı miktarda asker beslemek zorunda ve savaş zamanı geldiğinde bu askerleri savaşa hazırlamak ve getirmekle yükümlüydü. Bunlara cebelü denirdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 40

Osmanlı Devleti'nde bir köylünün toprağının mahkeme kararıyla elinden alınması için toprağı kaç yıl üst üste boş bırakmış olması gerekirdi?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nde toprağını üç yıl üst üste boş bırakan köylünün toprağı mahkeme kararıyla elinden alınır ve bir başkasına verilirdi. Doğru cevap C'dir.

Soru 41

Melikşah zamanında ikta sisteminin yeniden düzenleyicisi olarak ortaya çıkan vezir kimdir ?

Seçenekler

A
Nizamü'l-Mülk
B
Ebu'l Kasım
C
Amidu'l-Mulk
D
Ahmed ed-Dihistânî
E
Sâlâr Ebû’l-Kâsım el-Buzgânî
Açıklama:
Alparslan ve Melikşâh’ın büyük veziri Nizamülmülk (1018-1092), Melikşâh zamanında ikta sisteminin yeniden düzenleyicisi olarak ortaya çıkmaktadır. Abbasîlerin son zamanlarında ikta sistemi bozulmuş olup askerlerin maaşları aynî olarak ödenmekteydi. Nizamülmülk, hem çökmekte olan Abbasîler sahasında hem de Bizans feodalitesinin tesiri altındaki sahalarda toprakların harap olduğunu ve vergi toplanmadığını görmüştü. Bunun üzerine toprakları rütbeye göre ikta etmeye başladı. Kuvvetli bir merkezî otoritenin çevrelediği bu küçük muhtar bölgelerdeki topraklar daha itinalı ve akılcı işlenebileceğinden toprakların devletin kullanımında olmasından daha mamur hale geleceklerdi. Nitekim bu sayede ülkede imar ve üretim gerçekten artmıştı.

Soru 42

Osmanlı tımar düzeninin esasını teşkil eden küçük ikta sistemini yerleştiren devlet hangisidir ?

Seçenekler

A
Anadolu Selçuklular
B
Büyük Selçuklular
C
Memlükler
D
İlhanlılar
E
Gazneliler
Açıklama:
Anadolu Selçuklu Devleti Türkiye’de küçük ikta sistemini yerleştirmişti. Bu sistem Osmanlı tımar düzeninin esasını teşkil ederek, 19. yüzyıla kadar hayatiyetini sürdürmüştür. iktaları yöneten ve sipahi denen askerler kumandanından erine kadar vergisi kendilerine bağlanan köylerde otururlar ve devletin çağrısı halinde gösterilen hizmeti görürlerdi. Birtakım vergilerin tahsilini de bizzat devlet üzerine almıştı. Bu durum Osmanlı devrinde serbest olan ve olmayan tımarlar şeklinde devam edecektir. ilhanlı, Suriye Atabeyliği ve Hârezmşâh iktalarında da devletin vergilerden pay aldığını görüyoruz.

Soru 43

Geçimlerini sağlamak veya hizmetlerine ait masrafları karşılamak üzere bir kısım asker ve memurlara belirli bölgelerden kendi nam ve hesaplarına tahsil yetkisi ile birlikte tahsis edilmiş, çoğunluğu toprak olan vergi kaynaklarına ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Haraç
B
Tımar
C
Öşür
D
Cizye
E
Çift bozan
Açıklama:
Tımar, “geçimlerini sağlamak veya hizmetlerine ait masraşarı karşılamak üzere bir kısım asker ve memurlara belirli bölgelerden kendi nam ve hesaplarına tahsil yetkisi ile birlikte tahsis edilmiş, çoğunluğu toprak olan vergi kaynaklarına” verilmiş isimdir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisin mahiyeti itibariyle ayrılan beş tımar bölümünden biri değildir ?

Seçenekler

A
Eşkinci tımarı
B
Mustahfız tımarı
C
Hizmet tımarı
D
Sepet tımarı
E
Sipahi tımarı
Açıklama:
Tımar mahiyet itibariyle beş bölümdür:
  1. Eşkinci tımarı (mülk tımar). Sistemde en büyük yeri teşkil eden sipahi tımarıdır. Sipahilerin sefer zamanlarında, tımarlarının verimine göre, cebelü (zırhlı asker) götürmek mecburiyetleri vardır. Sefere gelemedikleri yıla ait vergi hâsılatı devlete kalırdı. Sipahi ölünce, dirli¤inin kılıç kısmı berat ile çocuklarına bırakılırdı.
  2. Mustahfız tımarı. Kale muhafızlarına verilen tımardır.
  3. Hizmet tımarı. Bazı sınır boylarında bulunan camilerin imam ve hatipli¤ine, bazı saray hizmetlerine mahsustur. Bazan da padişahlar sipahi emektarlarına mutasarrıf oldukları tımarları temlik etmişler, bunlar da varislerine intikal etmiştir.
  4. Mensuhat tımarı. Müsellem ve yürük askerleri gibi la¤vedilen sınışardan boş kalan tımarlardır. Bunlar deniz kuvvetlerinin önem kazanmasından sonra leventlere tahsis edilmiştir.
  5. Sepet tımarı. Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlardır.

Soru 45

Anadolu Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında ikta sisteminde görülen bozulma ve tımar topraklarından bir kısmının özel mülk ve vakıf haline dönüşmüştüAnadolu ve Trakya’da bir çok mülk ve vakıf toprağını tekrar aslî durumlarına çeviren Osmanlı hükümdarı kimdir ?

Seçenekler

A
II. Mehmet ( 1451-1481 )
B
II. Bayezid (1481-1512)
C
I. Bayezid - Yıldırım Bayezid (1389 - 1402)
D
II. Murad (1421 - 1451)
E
Yavuz Sultan Selim (1512 - 1520)
Açıklama:
Anadolu Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında ikta sisteminde bozulma görülmüş ve tımar topraklarından bir kısmı özel mülk ve vakıf haline dönüşmüştü. Özellikle II. Mehmed (1451-1481), Anadolu ve Trakya’da bir çok mülk ve vakıf toprağını tekrar aslî durumlarına çevirmişti. II. Bayezid (1481-1512)’in bu uygulamada bazı düzeltmeler yaptığı bilinmektedir

Soru 46

İslâm vergileme düzeninde silahlı mücadele ile fethedilen topraklardan % 50 ye kadar alnılabileceği kaydedilen vergi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Haraç
B
Öşür
C
Cizye
D
Tımar
E
Zekat
Açıklama:
Harâc, ıslâm vergileme düzeninde silahlı mücadele ile fethedilen topraklardan % 50 ye kadar alınabileceği kaydedilen vergiydi. Harâc-ı muvazzaf ve harâc-ı mukâseme olarak ikiye ayrılmıştı. Harâc-ı muvazzaf, toprak üzerine maktu olarak konan vergiydi

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi zirai vergi olarak toplanmaktadır ?

Seçenekler

A
Otlak resmi
B
Yaylak ve kışlak resmi
C
Resm-i ağnam
D
Resm-i ganem
E
Öşür
Açıklama:
Ziraî vergiler
Bunlar umumiyetle öşür adı altında toplanırlar ve % 10 civarında bir orana sahip idiler. Aslında müslümanlardan alınan ve mülk topraklarının mahsullerinin zekâtını ifade eden öşür onda bir demektir. Yine Osmanlı uygulamasında harâc-ı mukâseme vergisinin ve toprak kirasının alt dilimi olarak görülmüştür. Öşür, toprak mahsullerinden vezir, kumandan vs. lere ayrılan pay olan sâlâriye ile birlikte tahsil edilirdi. Bu vergilerin aynen tahsili mecburiyeti vardı. Dirlik sahiplerinin reayadan nakdî karşılık istemeleri ço¤unlukla yasaktı.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi toprak üzerinden alınan vergilerden biridir ?

Seçenekler

A
Şânu’l-mer’a
B
Resm-i çift bozan
C
Resm-i ağnam
D
Resm-i ganem
E
Adet-i ağnam
Açıklama:
Yerleşik veya konar-göçer reaya, kullandıkları topraklara karşılık toprak sahibine bazı vergi ve tazminat öderlerdi. Başlıcaları şunlardır:
  1. Resm-i çift. Bir çiftlik toprak için yılda bir defa alınırdı. Yarım (nim) çiftlik için bunun yarısı ödenirdi. Sasanîlerden beri var olan bir altınlık bu vergi, konargöçerlerin işletmeye açtıkları topraklar için daha azdı. b. Resm-i çiftbozan. Devlet ilke olarak toprakların düzenli bir şekilde işletilmesini istiyordu. Kullanımına bırakılan toprağı 3 yıl üst üste boş bırakan çiftçinin toprağı elinden alınıp bir başkasına verilirdi. Köylünün toprağı boş bırakmasıyla zarara uğrayan dirlik sahipleri, eğer köylü başka bir tımarda çalışmış ise tekrar öşür ve çift resmi istemek hakkına sahipti. Başka mesleklere girmek için toprağını terkedip ‘çiftbozan’ reayadan ise çiftbozan resmi veya leventlik akçesi denen bir tazminat alınırdı. c. Resm-i zemin ve resm-i dönüm. Yerleşik veya konar-göçer reayanın çiftlik statüsünün dışındaki topraklar için ödedikleri vergilerdi. Bunlar dönümüne ve verimine göre senelik ve maktu olarak sahib-i arza ödenirdi. d. Resm-i tapu. Bina yapılarak veya harman yeri şeklinde kullanılarak ziraî faaliyetin dışında bırakılan mîrî topraklardan maktu olarak alınırdı. Sonraları bedel-i öşr, mukataa-i zemin veya icâre-i zemin denmiştir. e. Resm-i asiyab. Dirlik içerisinde işletilen değirmenden maktu olarak alınırdı

Soru 49

Para vakıflarının ilk bilineni hangi Osmanlı Hükümdarı tarafından kurulmuştur ?

Seçenekler

A
II. Mehmed (1451-1481)
B
Kanûnî Süleyman (1520-1566)
C
I. Mehmed (1413 - 1421)
D
II. Murad (1421 - 1451)
E
II. Bayezid (1481 - 1512)
Açıklama:
Para vakıflarının ilk bilineni II. Mehmed (1451-1481) tarafından kurulmuştur. Fatih, geliri yeniçeri ocaklarına verilen etlerin subvansiyonunda kullanılmak üzere 24 000 altın vakfetmiştir. istanbul’da Fatih’ten beri, 1456-1551 arasında kurulmuş 1161 para vakfı vardı. Yine istanbul’un et ihtiyacı için Kanûnî Süleyman (1520- 1566) kendinden önce bu iş için tesis edilen vakışarı bir araya getirerek 698 bin akçelik bir vakıf yapmıştı. Bunun gelirleri istanbul kasaplarına sermaye olarak veriliyordu. Para vakışarı o kadar gelişmiş idi ki bunları vakıf bankalar olarak adlandırmak mümkündür.

Soru 50

Selçuklu ikta sisteminde ikta sahipleri iktalarını kaybediyorlardı. Aşağıdakilerden hangisi bunun sebepleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Büyük iktalara sahip ikta sahibi olmak
B
Feodal bir kuvvet olma eğiliminde olmak
C
Saltanat kavgalarında ikta sahiplerinin tuttukları tarafın yenilmesi
D
Büyük ikta sahiplerinin çocuklarının babaları kadar ehliyetli ve liyakatlı olmamaları
E
İktaını iyi idare edemeyen, zulme ve haksızlığa yeltenen yahut güveni kaybeden küçük ikta sahipleri
Açıklama:
Büyük iktalarda ikta sahipleri çok defa bunu hayatları boyunca bile ellerinde tutamıyorlardı. Çünkü devlet, feodal kuvvetlerin belirmesini şiddetle önleme temayülündeydi. Ayrıca, saltanat kavgalarına karışan ikta sahipleri tuttukları tarafın yenilgisi ile iktalarından oluyorlardı. Buna ek olarak, ikta hizmet ile uyumlu olduğundan, büyük ikta sahiplerinin ve özellikle merkezdeki yüksek devlet adamlarının çocukları babaları kadar ehliyetli ve liyakatlı olamadıklarından babalarının iktalarının nezaretine varis olamıyorlardı. Son olarak, iktaını iyi idare edemeyen, zulme ve haksızlığa yeltenen yahut güveni kaybeden küçük ikta sahipleri de iktalarını kaybediyorlardı.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi Selçuklu ikta sistemine darbe vuran sebeplerden biri değildir?

Seçenekler

A
Anadoluda etkili olan Moğol istilası
B
Mîrî toprakların vakıf veya nüfuzlu kimselerce geniş mâlikâne haline getirilmesi
C
Kösedağ muharebesi sıralarında Türk ordusunun önemli bir kısmının ücretli askerlerden oluşması
D
Bazı askerlerin özel mülkleri olmamasına rağmen nezaret ettikleri toprakları vakfetmek gibi kanuni olmayan bir yola sapmaları
E
İç çatışmalarda Sultanlar taraftar kazanmak veya eski taraftarlarını kaybetmemek için ikta topraklarını bazı kimselere özel mülk olarak dağıtmaları
Açıklama:
Bazı askerler özel mülkleri olmamasına rağmen nezaret ettikleri toprakları vakfetmek gibi kanuni olmayan bir yola sapıyorlardı. Bu tür bir vakıf işlemi meşru olmadığı gibi ikta sisteminin de zayışamasına yol açıyor, bu sistemin beslediği askerî teşkilat da dayanağını kaybetmiş oluyordu. Bu yüzden Kösedağ muharebesi (1243) sıralarında Türk ordusunun önemli bir kısmı ücretli askerlerden ibaretti. Dolayısıyla bu sebep değil sonuç olarak karşımıza çıkıyor.

Soru 52

Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar öşrî, harâcî ve mîrî (emîrî) olarak üçe ayrılmıştır. Bu nazarî ayrıma göre, öşrî topraklar müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklardır. Bunların sahipleri elde ettikleri ürünlerinden zekatın bir çeşidi olarak öşür vergisi öderler. Bu verginin oranı nedir?

Seçenekler

A
1/10
B
2/10
C
1/5
D
2/5
E
3/5
Açıklama:
Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar öşrî, harâcî ve mîrî (emîrî) olarak üçe ayrılmıştır. Bu nazarî ayrıma göre, öşrî topraklar müslümanların özel mülkiyetleri altındaki topraklardır. Bunların sahipleri elde ettikleri ürünlerinden zekatın bir çeşidi olarak öşür (1/10) vergisi öderler. Harâcî toprakların sahipleri ise gayrimüslimlerdir. Bunlar 1/10-1/2 arasında harâc vergisi öderler. Mîrî topraklar ise silah ile fethedilip devlet mülkiyeti altına alınan topraklardır. İşte ikta ve tımar sistemi bu tür topraklara uygulanmıştır. Bununla birlikte gerekli görülen hallerde ve belirli şartlarda öşrî ve harâcî topraklar da bu sistem içerisine alınabilir.

Soru 53

Fıkıh ve siyaset kitaplarında topraklar öşrî, harâcî ve mîrî (emîrî) olarak üçe ayrılmıştır. Harâcî toprakların özelliği nedir?

Seçenekler

A
Arabistan yarımadasında olması
B
Toprakları işleyenlerin kiracı hükmünde olması
C
Sakinleri isteyerek müslüman olan yerler olması
D
Barış yoluyla ele geçen ve sahiplerinin elinde bırakılan topraklar
E
Silahlı mücadele ile fethedilip gaziler arasında paylaştırılan topraklar olması
Açıklama:
Öşrî topraklar, Arabistan yarımadası, sakinleri isteyerek müslüman olan yerler ve silahlı mücadele ile fethedilip gaziler arasında paylaştırılan topraklardır. Harâcî topraklar barış yoluyla ele geçen ve sahiplerinin elinde bırakılan Irak gibi topraklardır. Mîrî topraklardan ise nazarî olarak, öşür veya harâc değil, kira alınır. Yani bu toprakları işleyenler kiracı hükmündedir.

Soru 54

Tapu sayımları ile her köyün geliri, nüfusu, otlakları, ormanlar kısaca mâlî yapı tesbit edilirdi. Bunun sonucunda oluşturulan yapıya ne ad verilir?

Seçenekler

A
Vakıf
B
Tımar
C
Ocaklık
D
Sancaklar
E
Haslı eyaletler
Açıklama:
Tapu sayımları ile her köyün geliri, nüfusu, otlakları, ormanlar kısaca mâlî yapı tesbit edilirdi. Böylece haslı eyaletler oluşturulur, bunlar da sancaklara ayrılır, sancaklar da tımar, vakıf ve ocaklık olarak hak sahiplerine tahsis edilirdi.

Soru 55

Tımar, Osmanlı uygulamasında üç kısma ayrılmıştır: dar anlamıyla tımar bölgesi, zeamet bölgesi, has bölgesi. Has bölgesi olmak için gelirin kaç akçe olması gerekir?

Seçenekler

A
00.000-20.000
B
20.000-40.000
C
20.000-60.000
D
20.000-100.000
E
100.000 ve üstü
Açıklama:
Tımar, Osmanlı uygulamasında üç kısma ayrılmıştır: Senelik hâsılatı 20.000 akçeye kadar olan topraklar -dar anlamıyla- tımar ünvanını korurlarken, 20.000-100.000 akçe gelirli bölgelere zeamet, 100.000’den fazla gelirli bölgelere de has denmiştir. Haslar genellikle beylerbeyi ve sancakbeylerine verilen dirliklerdi.

Soru 56

Tımarlar genellikle, sipahi denen eyalet askerlerine tahsis edilirdi. Sipahi tımarının bu hizmeti yapanlara verilen çekirdek kısmına ‘kılıç’ denirdi. Bu toprak parçası zamanla, sipahinin gösterdiği yararlılıklara paralel olarak, ‘terakkî’ alarak büyüyebilirdi. Bu, sipahinin maaşına yapılan zam demekti. Tımar mahiyet itibariyle beş bölümdür: 1. Eşkinci tımarı (mülk tımar), 2. Mustahfız tımarı, 3. Hizmet tımarı, 4. Mensuhat tımarı, 5. Sepet tımarı. Kale muhafızlarına verilen tımar bunlardan hangisidir?

Seçenekler

A
Sepet tımarı
B
Eşkinci tımarı
C
Hizmet tımarı
D
Mustahfız tımarı
E
Mensuhat tımarı
Açıklama:
1.Eşkinci tımarı (mülk tımar): Sistemde en büyük yeri teşkil eden sipahi tımarıdır. Sipahilerin sefer zamanlarında, tımarlarının verimine göre, cebelü (zırhlı asker) götürmek mecburiyetleri vardır. Sefere gelemedikleri yıla ait vergi hâsılatı devlete kalırdı. Sipahi ölünce, dirliğinin kılıç kısmı berat ile çocuklarına bırakılırdı. 2. Mustahfız tımarı: Kale muhafızlarına verilen tımardır. 3. Hizmet tımarı: Bazı sınır boylarında bulunan camilerin imam ve hatipliğine, bazı saray hizmetlerine mahsustur. Bazan da padişahlar sipahi emektarlarına mutasarrıf oldukları tımarları temlik etmişler, bunlar da varislerine intikal etmiştir. 4. Mensuhat tımarı: Müsellem ve yürük askerleri gibi lağvedilen sınışardan boş kalan tımarlardır. Bunlar deniz kuvvetlerinin önem kazanmasından sonra leventlere tahsis edilmiştir. 5. Sepet tımarı: Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlardır.

Soru 57

Tımarlar genellikle, sipahi denen eyalet askerlerine tahsis edilirdi. Sipahi tımarının bu hizmeti yapanlara verilen çekirdek kısmına ‘kılıç’ denirdi. Bu toprak parçası zamanla, sipahinin gösterdiği yararlılıklara paralel olarak, ‘terakkî’ alarak büyüyebilirdi. Bu, sipahinin maaşına yapılan zam demekti. Tımar mahiyet itibariyle beş bölümdür: 1. Eşkinci tımarı (mülk tımar), 2. Mustahfız tımarı, 3. Hizmet tımarı, 4. Mensuhat tımarı, 5. Sepet tımarı. Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlar bunlardan hangisidir?

Seçenekler

A
Sepet tımarı
B
Eşkinci tımarı
C
Hizmet tımarı
D
Mustahfız tımarı
E
Mensuhat tımarı
Açıklama:
1. Eşkinci tımarı (mülk tımar): Sistemde en büyük yeri teşkil eden sipahi tımarıdır. Sipahilerin sefer zamanlarında, tımarlarının verimine göre, cebelü (zırhlı asker) götürmek mecburiyetleri vardır. Sefere gelemedikleri yıla ait vergi hâsılatı devlete kalırdı. Sipahi ölünce, dirliğinin kılıç kısmı berat ile çocuklarına bırakılırdı. 2. Mustahfız tımarı: Kale muhafızlarına verilen tımardır. 3. Hizmet tımarı: Bazı sınır boylarında bulunan camilerin imam ve hatipliğine, bazı saray hizmetlerine mahsustur. Bazan da padişahlar sipahi emektarlarına mutasarrıf oldukları tımarları temlik etmişler, bunlar da varislerine intikal etmiştir. 4. Mensuhat tımarı: Müsellem ve yürük askerleri gibi lağvedilen sınışardan boş kalan tımarlardır. Bunlar deniz kuvvetlerinin önem kazanmasından sonra leventlere tahsis edilmiştir. 5. Sepet tımarı: Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları güya sepette kalan tımarlardır.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı ekonomisini feodaliteden ayıran özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Osmanlı ekonomisi kapalı bir ekonomi idi.
B
Köylerin yanında varolan gelişmiş kentler bulunmaktaydı.
C
Bir tek görevlinin bir bölgede nüfuz sahibi olması önlenmişti.
D
Merkezi ve cemaatçi devlet telakkisi toprak asilleri sınıfının oluşmasını engellemiştir
E
Evlatlık vakıflar gibi işletmelerin birçoğunda vakıf olma durumu çok kere gelecekte gerçekleşmekteydi.
Açıklama:
Rütbesi ne olursa olsun sipahinin merkeze bağlı bir devlet memuru oluşu onun feodalitedeki senyörle en belirgin farkıdır. Yine Osmanlı ekonomisi feodalite ile kıyaslanamayacak derecede açık bir ekonomi idi. Hatta bu açık ekonomi politikası daha ilk İslâmi devirlerden beri devlet tarafından uygulanıyordu. Köylerin yanında varolan gelişmiş kentler de bunun bir göstergesidir. Nihayet senyörlerin yargı hakkı bulunmasına mukabil tımar erinin böyle bir hakkı olmaması bir yana o da özerk bir kurum olan yargı önünde denetlediğ köylülerle eşitti. Geniş ziraî topraklarda ferdî mülkiyet tanındığı takdirde, İslâm miras hükümleri gereğince bu topraklar miras yoluyla parçalanmaktan kurtulamıyorlardı. Bu şekilde küçülen ve optimum ziraî işletme hüviyetinden çıkan topraklara devletin, maslahat yani kamu yararı gereği, müdahale etmesi de zorunlu oluyordu. Sistem içerisinde bir görevliye düşen tımar, zeamet veya haslar çeşitli sancaklara veya köylere dağıtılıp karıştığından bir tek görevlinin bir bölgede nüfuz sahibi olması önlenmişti. Bu olgu ile birlikte merkezi ve cemaatçi devlet telakkisi de toprak asilleri sınıfının oluşmamasının en önemli sebebidir. Bazan devletin topraklara müdahalesine imkân bırakmamak için evlatlık vakıflar kurulduğu görülmektedir. Fakat buradan hareketle bu tür işletmelerde feodal bir vasfın bulunduğunu söylemek mümkün değildir. Zaten bunların birçoğunda vakıf olma durumu çok kere gelecekte gerçekleşmekteydi.

Soru 59

Sistem içerisinde sipahilerin merkezî otoritenin aleyhine olarak toprak ve mevki kazanmamaları ve ayrı bir toprak aristokrasisi oluşturmamaları için bütün tedbirler alınmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu tedbirlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Sayımlarda sıkı teftişler söz konusu idi
B
Sipahilere zam vasfındaki toprak ilaveleri civar bölgelerden yapılırdı
C
Terfilerle elde edilen ‘terakkî’lerin babadan oğula geçmesi imkânsızdı
D
Sipahinin geçimini sağlayacak genişlikte olan tımar toprağı ancak terfi ile büyüyebilirdi
E
Çok kere de terfiler ile aldıkları terakkî dolayısıyla aynı yerde kalamıyorlar, daha yüksek geliri olan yerlere tayin ediliyorlardı
Açıklama:
Sistem içerisinde sipahilerin merkezî otoritenin aleyhine olarak toprak ve mevki kazanmamaları ve ayrı bir toprak aristokrasisi oluşturmamaları için bütün tedbirler alınmıştır. Sipahinin geçimini sağlayacak genişlikte olan tımar toprağı ancak terfi ile büyüyebilir. Fakat alabildiğine genişlemesi mümkün değildir. Üstelik bu terfilerle elde edilen ‘terakkî’lerin babadan oğula geçmesi imkânsızdır. Tımar sahibinin oğlu, babası öldükten sonra, bu tımarın işletilmesinde sadece öncelikli hakka sahiptir. Tımar erlerinin bizzat kendilerinin işlettikleri toprak, çoğunlukla bir çift öküzle işlenebilecek büyüklükte bir ‘çift’ yeridir. Bu ‘hassa çiftlik’ vazifeye bağlı bir toprak halinde dirlikte bulunur ve sipahilerle ailelerinin toprakla meşguliyetlerini sağlar. Bu çiftlik büyütülemez, vakıf ve hibe edilemezdi. Köylülerin buralarda angarya ile çalıştırılmaları yasaktı.
Padişah değişikliklerinde berat yenilenmesi zorunluğunun bir sebebi de sipahilerin merkeze bağlı devlet memuru olduklarını hatırlatmadır. Yine sipahilere zam vasfındaki toprak ilaveleri başka bölgelerden yapılmış, toprakların büyümesine izin verilmemiştir. Çok kere de terfiler ile aldıkları terakkî dolayısıyla aynı yerde kalamıyorlar, daha yüksek geliri olan yerlere tayin ediliyorlardı. Sayımlarda da sıkı teftişler söz konusu idi. Nihayet bir kısım beyler ellerinden mülk köyler alınarak Anadolu’dan Rumeliye sürülmüşlerdi. Böylece sipahilerin mahallî bir soylular zümresi oluşturmaları engelleniyordu.

Soru 60

I.Tımar Sistemi
II.Sayımlar
III.Vergi
IV.Hazineyi hassa
Yukarıdaki verilerden hangisi/hangileri Osmanlı kamu maliyesi kapsamında yer alan bir olgudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,IV
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Giriş
Hazineyi hassa merkez maliyesinin temel kurumudur. Sayımlar tımar/dirlik sisteminin bir sonucu olarak uygulanır. Askeri tahsisatlar kadar nüfus, üretim ve vergilendirme hakkında da bilgi verir. Vergi devletin kamu hizmeti karşılığı olduğu kadar devlet görevlilerine tahsis edilen bir gelirdir. Dolaysıyla verilen tüm olgular kamu maliyesinin ilgi alanı içindedir.

Soru 61

  1. İkta sisteminin bir devamıdır.
  2. Toprak veya diğer gelirlerin hizmet karşılığında askeri sınıfa kullanım hakkının devri demektir.
  3. Özel mülkiyete zemin hazırlamıştır.
  4. Sipahiye yapılan tahsisat kaydı hayat şartını içerir.
Tımar istemi ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur.

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
II,IV
D
III,IV
E
IV
Açıklama:
Osmanlı tımar sitemi
Sadece I,II doğrudur. Tımar sistemi özel mülkiyete zemin hazırlamamıştır. Sadece gelirin kullanım hakkı devrolmaktadır. Mülkiyet devlete aittir. Sipahi, hizmet ettiği sürece geliri kullanabilir. Aksi takdirde geri alınırdı.

Soru 62

  1. Sepet tımarları: Hâsılatı azalan ve kimseye verilmeyip beratları sepette aktarılanlar
  2. Müstahfız tımarı: kale muhafızlarına verilenler
  3. Hizmet tımarı: sınırlarda görev yapan imam ya da sipahi emeklilerine temlik edilenler
  4. Eşkinci tımar: cebülü beslemek zorunda olunan ve kılıç hakkı bulunanlar
Tımar sisteminin mahiyeti itibarı ile yukarıda verilen tımar çeşidi ve tanımı hakkındaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,II,III,IV
C
II,III
D
I,IV
E
IV
Açıklama:
Osmanlı tarım ekonomisinin hukuki esasları
Tımar mahiyeti ve niteliğine dair verilen bilgilerin tümü doğrudur.

Soru 63

  1. Hizmet ile dirlik büyüklüğü arasında doğrusal bir bağ vardır.
  2. Sipahilerin, miras/veraset hakları vardır.
  3. Sipahiler, toprak aristokrasisinin bir parçasıdır.
  4. Sipahiler, kadıların denetimine tabidir.
Sipahi ile ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
I,II,III
C
I,IV
D
II,III,IV
E
IV
Açıklama:
Sipahi köylü ilişkileri
I,IV doğrudur. Yoksa sipahilerin veraset hakları yoktur. Kılıç hakkı ve terakki uygulaması miras kapsamında sayılamaz. Kullanım hakkında önceliğin sipahi çocuğuna verilmesini içerir. Sipahi bir aristokrat değil devlet memuru idi. Aynı şekilde Sınıf bilinci yoktur. Görevlerini yerine getirmediğinde hakları geri alınırdı.

Soru 64

  1. Osmanlı köylüsü serf değildir
  2. Sipahi ile köylü arasındaki ilişki kanunnamelerle düzenlenir
  3. Köylünün, sipahiyi şikâyet etme hakkı vardır.
  4. Köylü, vergisini sipahiye öderdi.
Köylü sipahi arasındaki ilişki ile ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
III,IV
D
I,II,III,IV
E
IV
Açıklama:
Sipahi köylü ilişkileri
Tümü doğrudur.

Soru 65

  1. Devletin elinde hazır bir ordu
  2. Zirai ekonominin tesisi ve üretimin devamı
  3. Vergi toplama maliyetinden kurtulma
  4. Toprak aristokrasisini önleme
Tımar sisteminin uygulanması ile devletin kazınmalarına dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,III
B
II,III
C
I,II,IV
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Sipahi köylü ilişkileri
Tümü doğrudur.

Soru 66

  1. Köylünün vergi mükellefiyeti yüzde onbeşten fazla olmamaktaydı
  2. Öşür, üründen onda bir oranında alınan bir vergidir.
  3. Haraç; ispenç, çift akçesi, basma akçesi,resm-i zemin, resm-i tapu vb resim ve harçları içerir.
  4. Adeti ağnam; Hayvanlardan alınan vergi
Vergi ve mükellefiyetliği hakkında yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
II,III,IV
C
I,II,III,IV
D
I,IV
E
III,IV
Açıklama:
Tımar kesiminde vergi düzeni
Tümü doğrudur.

Soru 67

  1. Resm-i ispenç
  2. Cizye
  3. Resm-i arus
  4. Resm-i bennak
Osmanlı devletinde kişi üzerinden alınan vergilerle ilgili olarak yukarıdaki vergilerden hangisi/hangileri ait doğrudur?

Seçenekler

A
I,III
B
I,IV
C
II,IV
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Kişi üzerinden alınan vergiler
Tümü doğrudur.

Soru 68

  1. Sosyal güvenliği temeli olduğu kadar eğitim sağlık bayındırlık vb yatırımları yapan mali bir kurumdur
  2. Maaş ödemeleri(müderris, imam, şeyh kâtip vb) gibi cari harcamaları yürütür.
  3. Özerk ve demokratik sivil toplum örgütüdür.
  4. Sınırları içinde yaşayan köylüler avarızdan muaf ve adli hükümlerin uygulanması da mütevellinin onayına bağlı idi
Vakıf sistemi ve uygulamasına dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,III,IV
E
II,III,IV
Açıklama:
Vakıf Sistemi
Tümü doğrudur. Vakıflar bir sosyal yardım ve yatırım alanı idi. Özerkti, sosyal işlerin ve bunlarla ilgili harcamaların gerçekleştirildiği yerlerdi vakıf kapsamında köylerde yaşayan köylülerde avarız vergisi ödenemez adli kovuşturmaya mütevellinin onayı dışında tabi tutulmazdı.

Soru 69

  1. Para vakfı
  2. Toprak vakfı
  3. İktisadi vakıf
  4. Esnaf vakfı
Vakıf türleri ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,II,IV
C
IV
D
II,IV
E
I,II
Açıklama:
Vakıf sistemi
I,II,III doğrudur. Para vakfı taşınır mal vâkıfıdır. Bir çeşit kredi ve finansman kurumu gibi işlev görmüştür. Toprak vakfı, özel mülkiyet altında iken vakfedilen taşınmaz mal varlıklarıdır. Özellikle tımar isteminin bozulma sürecinde yaygınlık kazanmıştır. İktisadi vakıf, esasında toprak vakıflarının bir bölümünü teşkil eder. Diğerinden farkı devletin mülkiyetini elinde tutarak vakfettiği toprakları içerir. Bunların gelirinden hazinenden alacaklı olanlar yararlanır. Esnaf vakfı bir vakıf türü değildir. Esnaf genelde vakfa ait işyerlerinde çalışırlar.

Ünite 4

Soru 1

Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini engellemeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fiskalizm
B
Gelenekçilik
C
Fırsatçılık
D
Girişimcilik
E
Devletçilik
Açıklama:
Fiskalizm, hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini
engellemektir.

Soru 2

Bir ekonomide sosyal ve iktisadi ilişkilerde yavaş yavaş oluşan dengeleri, eğilimleri mümkün olduğu ölçüde muhafaza etme ve değişme eğilimlerini engelleme ve herhangi bir değişme çıktığı takdirde, tekrar eski dengeye dönmek üzere değişmeyi ortadan kaldırma iradesinin hâkim olmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Konservatizm
B
Gelenekçilik
C
Tutuculuk
D
Fiskalizm
E
Devletçilik
Açıklama:
Bir ekonomide sosyal ve iktisadi ilişkilerde yavaş yavaş oluşan dengeleri, eğilimleri mümkün olduğu ölçüde muhafaza etme ve değişme
eğilimlerini engelleme ve herhangi bir değişme çıktığı takdirde, tekrar eski dengeye dönmek üzere değişmeyi ortadan kaldırma iradesinin
hâkim olmasına gelenekçilik denir.

Soru 3

Osmanlı iktisadî anlayışında ihracat, üretim faaliyetinin hedefi olmayıp, ülke içi ihtiyaçların karşılanmasından sonra artan malın yer değiştirterek tüketime sunulması anlamına gelmektedir. Bu durum aşağıdakilerden hangisine uygundur?

Seçenekler

A
Merkantilizm
B
Fiskalizm
C
Provizyonizm
D
Kapitalizm
E
Gelenekçilik
Açıklama:
Görülüyor ki, provizyonizm ilkesine dayanan Osmanlı iktisadi anlayışında ihracat, üretim faaliyetinin hedefi olmayıp, ülke içi ihtiyaçların karşılanmasından sonra artan malın yer değiştirterek tüketime sunulması anlamına gelmektedir.

Soru 4

Osmanlı ekonomisi aşağıdakilerden hangisine dayalıydı?

Seçenekler

A
Siyasi güç
B
Madencilik
C
Ziraat
D
Ticaret
E
Sömürgecilik
Açıklama:
Ekonomisi ziraata dayalı olan Osmanlı İmparatorluğu’nda üretim, istihdam, gelir ve tüketimde doğrudan ve dolaylı katkıları ile en büyük paya sahip bulunan faktör topraktı.

Soru 5

Osmanlı İmparatorluğu'nda en çok üretilen tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pirinç
B
Tütün
C
Pamuk
D
Buğday
E
Zeytin
Açıklama:
Buğday: Kullanılan toprakların yüzde 90’a yakın bir bölümünde kuru tarım yapılır ve tahıl ekilirdi. Tahıl üretiminde, yüzyıllardır geçerli olan ve esas olarak hane emeğiyle bir çift öküzün çektiği karasabana dayanan üretim teknolojisi kullanılıyordu. Buğday ve arpa Anadolu ziraatının en önemli ürünleriydi.

Soru 6

19. yy.da Osmanlıda ziraî üretimin artışının iki önemli nedeni vardır. Bunlardan ilki artan iç talep ve alınan göçler nedeniyle nüfusun artmasıdır. İkinci neden aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Artan askeri ihtiyaçlar
B
Azalan zirai üretim
C
Tarımda benimsenen modern yöntemler
D
Artan ürün çeşitliliği
E
Artan dış talep
Açıklama:
19. yy.da Osmanlıda ziraî üretimin artışının iki önemli nedeni vardır. Bunlardan ilki artan iç talep ve alınan göçler nedeniyle nüfusun artmasıdır, ikinci önemli nedeni dış talepteki artıştır. 19. yüzyıl boyunca Anadolu’dan Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarına yapılan ihracat on kattan daha fazla artış göstermiştir.

Soru 7

19. yüzyılda Osmanlıda hayvancılık, gelişme potansiyelinin gerisinde kalmıştır. Bunun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hastalıklar
B
Devlet düzenlemeleri
C
İklim şartları
D
Savaşlar
E
Yetersiz eleman sayısı
Açıklama:
19. yüzyılda Osmanlıda hayvancılık, gelişme potansiyelinin gerisinde kalmıştır. Bunun temel sebeplerinden biri hastalıklardı.

Soru 8

Osmanlıda ilk çini imalathanesi hangi yüzyılda kurulmuştur?

Seçenekler

A
14.
B
15.
C
16.
D
17.
E
18.
Açıklama:
Bu arada 1724-1725 yıllarında İstanbul’da bir çini imalathanesi açılmıştır.

Soru 9

19. yüzyılın başlarından itibaren devlet, Fabrika-i Hümayunlar diye adlandırılan büyük sınaî kuruluşlar oluşturdu. Bunun önemli iki amacı vardı. İlki özellikle askerî ihtiyaçların yurt içi üretimle karşılanması yoluyla askerî giderlerden tasarruf sağlanmasıdır. İkinci amacı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Sanayileşme girişimleri
B
Paranın yurt dışına çıkışının engellenmesi
C
İş alanı yaratma çabaları
D
Artan tüketime cevap verme çabaları
E
Yabancı sermayenin ülkeye sokulması
Açıklama:
19. yüzyılın başlarından itibaren devlet, Fabrika-i Hümayunlar diye adlandırılan büyük sınaî kuruluşlar oluşturdu. Bunun en önemli amacı, özellikle askerî ihtiyaçların yurt içi üretimle karşılanması yoluyla hem askerî giderlerden tasarruf sağlanması hem de paranın yurt dışına kaçmasının önlenmesi idi.

Soru 10

Osmanlıda elektrik üretimi ilk hangi santralle yapılmıştır?

Seçenekler

A
Elbistan Termik Santrali
B
Yatağan Termik Santrali
C
Fatih Sultan Mehmet Han Termik Santrali
D
Silahtar Ağa Termik Santrali
E
Valide Sultan Termik Santrali
Açıklama:
1914 yılında elektrik üretimine başlayan Silahtar Ağa Termik Santralı’nın yapımı kömür ihtiyacını arttırmıştır.

Soru 11

I. Ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol olmasını sağlamak.
II. Mal ve hizmet üretenler önce kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeli.
III. Mal sahipleri, toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilmeli.
Yukarıdakilerden hangisi iktisadi faaliyetlerin amacı olarak gösterilebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve II
Açıklama:
İktisadi faaliyetin amacı, ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olmasını sağlamaktı. Mal ve hizmet üretenler önce kendi ihtiyaçlarını karşılamalı, ondan sonra da kademeli olarak bütün toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeliydiler. Bu bağlamda, verilen üç cümle de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 12

I. Köylü toprağını, vakıf, hibe veya devletin izni olmadan başkasına devredemez.
II. Mazeretsiz üst üste üç yıl ürün ekmezse, toprağı elinden alınır.
III. Toprağı bırakıp başka yere giderse, kaydı yapılmadıkça, vergi ödemek zorunda kalırdı.
Tapu vergisi karşılığında köylülere verilen topraklar üzerinde köylülere uygulanan uygulamalardan hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tapu vergisi karşılığında verilen toprak birimi üzerinde köylüye tanına tasarruf hakkının özel mülkiyetten çok önemli farkları vardı. Bu farklar: Köylü toprağını vakıf, hibe veya devletin izni olmadan başkasına devredemez, mazeretsiz üst üste üç yıl ekmeden bırakırsa, elinden alınır ve toprağa ihtiyacı olan bir başkasına verilirdi. Toprağını bırakıp başka yere giderse, gittiği yerde yeni bir tahrir defterine kaydedilmedikçe 10 yıl içinde geri getirilebilir veya 'çift-bozan resmi' adı ile önemli bir vergiyi ödemek zorunda kalırdı. Verilen üç seçenek de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 13

I. Trakya ovaları, Tuna havzası ve Teselya ovalarında ekilirdi.
II. Hektar başına 800-900 kilogram ürün alındığı tahmin edilirdi.
III. 1950'lere kadar orta seviyede verim vermiştir.
Yukarıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde yetiştirilen buğday ile ilgili doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Buğday ve Arpa, Trakya ovaları, Tuna havzası, Makedonya ve Teselya ovalarında oldukça yaygın görülürdü. Buğdayda verimlilik, ortalama olarak bire beş ya da bire altı, hektar başına da 800-900 kilogram ürün alındığı tahmin edilmektedir. Bu ortalama verimlilik düzeyi, 20. yüzyılın ortalarına kadar değişimi yavaş olmuş, ancak 1950'lerde traktör ve suni gübre kullanımıyla aşılabilmiştir. Verilen üç ifade de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 14

Anadolu'da Niksar, Tosya, Tokat ve Çukurova gibi yerlerde yetiştirilen Osmanlı'nın en önemli üretimlerinden biri olan tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Buğday
B
Arpa
C
Pirinç
D
Zeytin
E
Pamuk
Açıklama:
Anadolu'da Niksar, Tosya, Çukurova ve Marmara Bölgesi, Rumeli'de Edirne, Güneyde Mısır önemli birer pirinç üretim merkezi haline gelmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 15

I. Amerika kıtasının keşfinden sonra Avrupa'ya getirilmiştir.
II. 1583'te Milas'ta ekimine başlanmıştır.
III. Hem siyasi, hem dini hem de sosyal tepkilere neden olmuştur.
Yukarıdaki bilgiler hangi tarım ürününe aittir?

Seçenekler

A
Bağ ve bahçe ürünleri
B
Tütün
C
Pamuk
D
Diğer tahıl ürünleri
E
Arpa
Açıklama:
Tütün, Amerika kıtasının keşfinden sonra ilk defa Avrupa'ya getirilmiş ve müteakip yüz yıl içinde de bütün dünyaya yayılmış tarım ürünüdür. Kısa sürede toplumlar içinde tüketimi yaygınlaşan bu Yeni Dünya bitkisi hem siyasi, hem dini hem de sosyal tepkilere neden olmuştur. Osmanlı topraklarına 1560'larda girmiş ve 1583 yılında Milas'ta ekimine başlanmıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 16

I. Meclis-i Umur-ı Nafia kurulmuştur.
II. Nafia Hazinesi köylüye kredi dağıtmaya başlamıştır.
III. Gerekli yolların yapılması için çalışmalara başlanmıştır.
Yukarıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde gerçekleştirilen tarım iyileştirmeleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1838'de Ziraat ve Sanayi Meclisi, sonraki adıyla Meclis-i Umur-ı Nafia kurulmuştur. 1843'te Ziraat meclisi ve yine aynı tarihte Nafia Hazinesi kurularak köylüye kredi dağıtılmaya başlanmıştır. Gerekli yolların yapılması ve nehirlerin elverişli hale getirilmesi, kredi dağıtılması, vergi yükünün hafifletilerek bölgeler ve kişiler arasında dağılım adilleştirilmesi için çalışmalar yapılmıştır. Bu bağlamda, verilen üç ifade de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 17

I. 20. yüzyıl başlarına kadar hayli kalabalık bir hayvan grubuydu.
II. Ege Bölgesinde yaygın olarak görülürdü.
III. Anadolu'da iki farklı cins birleştirilerek daha güçlü bir cinsi vardı.
Yukarıdakı özelliklere sahip olan hayvan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Keçi
B
At
C
Deve
D
Sığır
E
Dana
Açıklama:
Günümüz Türkiye’sinde ancak Ege Bölgesinde seyrek olarak rastladığımız deve, 20. yüzyıl başlarına kadar nüfusu bir hayli kalabalık hayvan grubuydu; Anadolu’da yük kervanlarının temel aracıydı. Dünyada devenin Arabistan/Afrikalı, tek-hörgüçlü (dromedarian) ve Asyalı çift-hörgüçlü (bactrian) olmak üzere iki cinsi vardır. Osmanlı İmparatorluğunun Arap bölgesi dışındaki coğrafyada ve Anadolu’da bu iki cinsin melezleştirilerek daha dayanıklı ve güçlü hale getirilmiş bir cinsi yaygındır. Doğru cevap C'dir.

Soru 18

I. Ciltçilik
II. Kağıtçılık
III. Debbağlık
Yukarıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nde dericilik ve deri sanayiinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bütün Türk toplumlarında olduğu gibi, dericilik Osmanlı imparatorluğunda da önemli ve ilerlemiş bir sanayi dalıydı. Özellikle, dericilik, kağıtçılık, ciltçilik ve debbağlık, Osmanlı zamanında oldukça önemli bir yere sahipti. Bu bağlamda, üç bilgi de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 19

Osmanlı imparatorluğunda dokuma sanayi, kullanılan ham maddeye göre üç kısma ayrılırdı. Bu kısımlar aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Keten, kenevir ve pamuklu dokuma
B
Keten, yünlü dokuma ve ipekli dokuma
C
Pamuklu dokuma, yünlü dokuma ve ipekli dokuma
D
Keten, yünlü dokuma ve ipekli dokuma
E
Keten, kenevir, pamuklu dokuma, yünlü dokuma ve ipekli dokuma
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda dokuma sanayii, kullanılan hammaddeye göre üç kısma ayrılır. Bunlar:
a. Keten, kenevir, pamuklu dokuma sanayii
b. Yünlü dokuma sanayii
c. İpekli dokuma sanayii
Doğru cevap E'dir.

Soru 20

Osmanlı imparatorluğu zamanında, Koçana ve Nif'ten elde edilen maden türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kurşun
B
Kükürt
C
Altın
D
Şap
E
Gümüş
Açıklama:
Osmanlı imparatorluğu zamanında, Koçana ve Nif yakınlarda çıkarılan maden türü kurşun'du. Doğru cevap A'dır.

Soru 21

Osmanlı'nın Klasik döneminde iktisadi hayatı düzenlerken, hazineye ait gelirleri oldukça yüksek düzeye çıkararak, ulaşılan düzeyin altına inmesini engellemek maksadıyla uyguladığı ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Peovizyonizm
B
İaşecilik
C
Tradisyonalizm
D
Gelenekçilik
E
Fiskalizm
Açıklama:
Klasik dönemde Osmanlı yönetiminin iktisat anlayışı ihtiyaç kavramında temelleniyordu. Onların zihninde iktisadî faaliyetin özü, toplumun her kesiminin ve devletin ihtiyaçlarını gidermekten ibaretti. Bu anlayışla iktisadî hayatı düzenlerken birkaç ana ilkeye göre hareket ettiler. Bunlardan öncelikli önem verdikleri birinci ilke provizyonizm (iaşecilik) idi. Diğer iki ilke ise fiskalizm (Gelircilik) ve Tradisyonalizm (Gelenekçilik) idi. Fiskalizm, hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini engellemektir. Gelenekçilik ise, sosyal ve iktisadî ilişkilerde yavaş yavaş oluşan dengeleri, eğilimleri mümkün olduğu ölçüde muhafaza etme ve değişme eğilimlerini engelleme ve herhangi bir değişme çıktığı takdirde, tekrar eski dengeye dönmek üzere değişmeyi ortadan kaldırma iradesinin hâkim olmasıdır.

Soru 22

Osmanlı'da mîrî olarak bilinen rejimde, köylüye tapu vergisi karşılığında verilen toprakların özel mülkiyet topraklarında çok önemli farklılıkları olduğu görülmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu farklılıklardan biri değildir?

Seçenekler

A
Köylü toprağını hibe veya devletin izni olmadan başkasına devredemez
B
Köylü toprağını vakıf arazisi olarak bağışlayabilirdi
C
Öldüğü zaman toprağı, mirasçılar arasında paylaştırılmadan bütün halinde herhangi bir miras vergisi de alınmadan, oğluna intikal ederdi.
D
Toprağını bırakıp başka yere giderse, gittiği yerde yeni bir tahrir defterine kaydedilmedikçe 10 yıl içinde geri getirilebilir veya “çift-bozan resmi” adı ile önemli bir vergiyi ödemek zorunda kalırdı.
E
Mazeretsiz üst üste üç yıl ekmeden bırakırsa elinden alınır ve toprağa ihtiyacı olan başka bir köylüye verilebilirdi
Açıklama:
İmparatorluğun Asya ve Avrupa’daki arazilerinin büyük bölümünde geçerli olan ve mîrî diye bilinen bu rejimde ziraî topraklar, köylü ailelerine işleyebilecekleri ölçekte küçük birimler halinde tahsis edilirdi. Tapu vergisi karşılığında verilen bu toprak birimi üzerinde köylüye tanınan tasarruf hakkının özel mülkiyetten çok önemli farkları vardı. Bu farkları kısaca özetlersek: Köylü toprağını vakıf, hibe veya devletin izni olmadan başkasına devredemez, mazeretsiz üst üste üç yıl ekmeden bırakırsa elinden alınır ve toprağa ihtiyacı olan başka bir köylüye verilebilirdi. Toprağını bırakıp başka yere giderse, gittiği yerde yeni bir tahrir defterine kaydedilmedikçe 10 yıl içinde geri getirilebilir veya “çift-bozan resmi” adı ile önemli bir vergiyi ödemek zorunda kalırdı. Öldüğü zaman toprağı, mirasçılar arasında paylaştırılmadan bütün halinde herhangi bir miras vergisi de alınmadan, oğluna intikal ederdi.

Soru 23

Ziraatta Reaya Çiftliği olarak bilinen küçük aile işletmelerine dayanan sitem hangi yüzyıldan itibaren büyük yerleşim yerleri dışındaki çiftliklere dönüşmeye başlamıştır?

Seçenekler

A
15. yüzyıl
B
14. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
16. yüzyıl
E
18. yüzyıl
Açıklama:
Ziraatta “Reaya Çiftliği” denen ve Halil İnalcık’ın “Çift-hane Sistemi” olarak tanımladığı bir çift öküzle sürülüp ekilen küçük aile işletmelerine dayanan sistemin 17. yüzyıldan itibaren karşımıza çıkan büyük çiftliklerin oluşması ile yavaş yavaş değişme eğilimine girdiği kabul edilir. Ancak bu yeni çiftliklerin çoğu, yerleşme alanları dışında kalan boş arazilerde kolayca gelişme imkânı bulmakla birlikte, küçük aile işletmelerinin yerleşmiş olduğu köylerde bu gelişme daha zor ve daha yavaş oluşabilmiştir.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı döneminde önemli buğday üretiminin yapıldığı bölgelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Tuna Havzası
B
Dobruca'dn Don nehrine kadar olan arazi
C
Batı Anadolu
D
Orta Anadolu
E
Mısır
Açıklama:
Kullanılan toprakların yüzde 90’a yakın bir bölümünde kuru tarım yapılır ve tahıl ekilirdi. Tahıl üretiminde, yüzyıllardır geçerli olan ve esas olarak hane emeğiyle bir çift öküzün çektiği karasabana dayanan üretim teknolojisi kullanılıyordu. Buğday ve arpa Anadolu ziraatının en önemli ürünleriydi. İmparatorlukta, Trakya ovaları, Tuna havzası, Dobruca’dan Don nehrine kadar uzanan düzlükler, Volos’tan itibaren Makedonya ve Teselya ovaları, Batı Anadolu ve Mısır önemli buğday üretiminin yapıldığı bölgelerdi.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da, hayvancılığı kârlı kılan ve teşvik eden temel sebeplerden biridir?

Seçenekler

A
Ağnam vergisinin düşük miktarda alınması
B
Otlak arazilerinin oldukça fazla bulunması
C
Binek hayvanlarına fazla sayıda ihtiyaç duyulması
D
Hayvan ihracına yüksek talebin olması
E
Ordunun et ihtiyacının fazla olması
Açıklama:
Ordunun et ihtiyacı, İstanbul, Bursa ve Edirne gibi büyük şehirlerin büyük et tüketim merkezleri oluşu, dericilik ve dokuma sanayilerinin çok gelişmesi hayvancılığı kârlı kılan ve dolayısıyla teşvik eden temel sebepti.

Soru 26

Osmanlı'nın Klasik döneminde devletin bizzat organize ederek elinde tuttuğu büyük sanayi örneği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gemi inşa sanayi
B
Deri işlemeciliği
C
İpekli ve yünlü dokumacılık
D
Pamuklu dokumacılık
E
Savaş sanayi
Açıklama:
Osmanlı sanayi sistemi, deri işlemeciliği, ipekli ve yünlü dokumacılık gibi hayvancılıkla, pamuklu dokumacılık gibi tarımla yakın ilişki halindeydi. Gemi inşa sanayi ise devletin bizzat organize edip elinde tuttuğu “büyük sanayi” örneğidir.

Soru 27

16. yüzyılın sonlarında, dokuma sanayisinde bazı atölyelerde tezgah sayılarının azalması bazı atölyelerin ise tamamen kapatılmasını sağlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kalitesiz fakat ucuz Avrupa mallarının varlığı
B
İran savaşı gibi uzun süren savaşlar
C
Hindistan kumaşlarıyla yapılan rekabetin olumsuz sonuçlanması
D
Batı'nın yüksek ham madde talebi
E
Dünya ticaret merkezlerinin okyanuslara kayması
Açıklama:
16. yüzyıl sonlarındaki uzun savaşlar ve Celali isyanları tarım gibi sanayi kesimini de olumsuz yönde etkilemiştir. Mesela birçok sermaye sahibinin ve kalifiye işgücünün İran savaşlarında ölmesi Bursa’da bazı atölyelerdeki tezgâh sayısının çok azalmasına, bazı atölyelerin ise tamamen ortadan kalkmasına yol açmıştı.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'nın Klasik döneminde, halı ve kilim dokumacılığının yapıldığı merkezlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Uşak
B
Gördes
C
Kula
D
Ereğli
E
Milas
Açıklama:
Halıcılığın Orta Asya dönemlerinden beri önemli olduğunu, Selçuklular zamanında ihracata dönük halı üretimi yapıldığını biliyoruz. 1271-1272 yıllarında Çin’e giden Marco Polo, Konya ve Karaman’da dünyanın en güzel ve en iyi cins halılarının yapıldığını söyler. Geometrik motiflerin hâkim olduğu Selçuklu halıcılık geleneği 17. yüzyılda dahi Bergama halıcılığı şeklinde devam etmiştir. Bu dönemde Uşak, Gördes, Kula, Milas, Ladik halıcılığı meşhurdur. Buralarda dokunan halılar Avrupa’da yüksek talep görmekteydi. Halı ve kilim dokumacılığı, temel yapısı gereği, lonca teşkilatı dışında aile içinde yapılan bir üretimdi.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyılda Osmanlı'nın altın çıkardığı maden ocaklarından biridir?

Seçenekler

A
Ulubat
B
Gediz
C
Gümülcine
D
Kırım
E
Bozkır
Açıklama:
Osmanlı ekonomisinde 17. yüzyılın sonlarında yeni para politikasının bir uzantısı olarak Rumeli ve özellikle Anadolu’da kapanmış maden ocakları yeniden işletmeye açılmış veya yeni maden ocakları kurulmaya başlanmıştır. Ülkedeki başlıca altın maden ocakları; Bozkır, Ergani, Gümüşhane, Espiye olarak yer almaktaydı.

Soru 30

Maden ihracının yasak olduğu Osmanlı Devleti'nde, bununla ilgili ilk düzenleme hangi tarihte yapılan nizamname ile gerçekleştirilmiştir?

Seçenekler

A
1861
B
1824
C
1887
D
1853
E
1821
Açıklama:
Osmanlı ülkesinden maden ihracının yasak olduğunu biliyoruz. Oysa Balkanlar, Anadolu ve Mezopotamya’nın zengin maden yatakları Avrupa sanayii için hammadde ve sonraları enerji kaynaklarıydı. Bu yüzden özellikle Kırım savaşından sonra yabancı sermaye, madenciliğe el attı ve imtiyazlar elde etti. Madenlerle ilgili ilk nizamname 1861 tarihlidir.

Soru 31

Klasik dönemde Osmanlının üretim yapısının temelinde kontrol etmeni yer almaktadır. Toprak, emek ve kapital üzerinde mümkün olabildiği ölçüde kontrolü elinde bulundurmaya çalışmak, devletin en çok dikkat ettiği durumlardan birisidir. Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisinde bu durumun temel sebebi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Üretimin sürekliliğini sağlamak
B
Verimliliği arttırmak
C
Merkezi yönetimi güçlü tutmak
D
Tarımsal dönüşümü sağlamak
E
Emek göçünü sınırlamak
Açıklama:
Ademi merkeziyetçi bir yapıya sahip Osmanlı İmparatorluğu toprak, emek ve kapital üzerinde kontrol sağlamakla iktisadi yaşamı kendi tekelinde tutmaya böylece Batı Avrupa’da görüldüğü gibi siyasi iktidar dışında bir güç odağı haline gelen burjuvazi gibi güç dengesini aleyhine geliştirebilecek değişimlerin oluşmasını engellemeye çalışmıştır. Doğru cevap C’dir.

Soru 32

Osmanlı iktisat anlayışı ihtiyaç kavramında temellenmiştir. Mal ve hizmet üretenler önce kendi ihtiyaçlarını karşılamak, ondan sonra da kademe kademe bütün toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmışlardır. Sadece yukarıda verilen bilgilere dayanarak aşağıda yer alan seçeneklerden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
İhtiyaç malları sadece saray için değil bütün toplum kesimleri için bolca üretilmiştir
B
Osmanlı üretim biçimi içinde bulunan çağ için model olmuştur
C
Halkın ihtiyaçları Osmanlı’nın temel önceliğini oluşturmaktadır
D
Mal ve hizmetler ihtiyaç temelli olarak üretildiği için ihracat imkanları zayıf kalmıştır
E
Tımar sistemi klasik dönem boyunca başarı ile uygulanmıştır
Açıklama:
Verilen metinde üretimin kar elde etme amacı ile pazar için yapılmadığı, üreticinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtilir. İhtiyaç temelli gerçekleştiren üretim modellerinde ihtiyaç fazlası ürünün elde edilmesi oldukça zordur. Bu durum ürünlerin başka ülkelere satılması zorlaştırır. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 33

Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışırken ulaşılan düzeyin altına inmesini engellemeye amaçlar.
Yukarıda özellikleri verilen ekonomi kavramı hangi seçenekte yer almaktadır?

Seçenekler

A
Fiskalizm
B
Fizyokratizm
C
Provizyonizm
D
Merkantalizm
E
İthal ikamecilik
Açıklama:
Fiskalizm, hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışırken ulaşılan düzeyin altına inmesini engellemeye amaçlar. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 34

Avrupa’da yer alan devletler merkantalist ekonomi politikaları benimserken aynı dönemde Osmanlı’nın ithalatı teşvik etmesinin sebebi hangi seçenekte yer almaktadır?

Seçenekler

A
Osmanlının merkantalizmi kendi topraklarına uyarlaması
B
İhraç malları Avrupa’ya pahalı biçimde satılırken dışarıdan alınan ürünlerin ucuza gelmesi
C
İlgili dönemde ithalat vergilerinin az olması
D
Osmanlının yeterli değerli madene sahip olmaması
E
İhtiyaç ürünlerini ithalat yoluyla da olsa karşılanma isteği
Açıklama:
Osmanlının klasik dönemde benimsediği provizyonist yaklaşımlar sonucu önemli olan unsur ihtiyaç mallarının bulunmasını sağlamaktır. Bu durumda yapılacak ithalat ülke içindeki mal miktarını arttıracağı için ithalatı azaltmak gibi bir ekonomi politikası uzun bir süre izlenmemiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 35

  1. Köylü toprağını devletin izni olmadan başkasına devredemez
  2. Mazeretsiz olarak toprak üst üste üç yıl ekmeden bırakılmaz
  3. Köylü izinsiz toprağı terk edemez
Yukarıda verilen unsurlar ile hangi durumun oluşması amaçlanmıştır?

Seçenekler

A
Tarımdan endüstriyel üretime geçiş
B
Tarımsal üretimin düşmemesi
C
Toprağın kamulaştırılması
D
Toprak reformunun sağlanması
E
Tarımsal çeşitliliğin sağlanması
Açıklama:
Belirtilen unsur ile üretim sürecinin sekteye uğramaması amaçlanmıştır. Köylünün göç yolu ile toprağı terk etmesi tarımsal üretim için gerekli emeğin azalmasına yol açacağından engellenmeye çalışılmış. Ekilmeyen toprağın üreticinin elinden alınması ve toprağın bölünmesinin engellenmesi üretimin sürekliliğine yönelik bir adım olmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 36

Osmanlının dokumacılık, deri ürünlerinin imalatı gibi tarım ve hayvancılık kökenli imalat sektörleri çağdaşlarına göre gelişmiş iken zamanla bu sektörler dışarıdan gelen mallar ile rekabet edemeye başlamıştır. Aşağıda yer alan seçeneklerin hangisinden bu durumun temel nedeni yer almaktadır?

Seçenekler

A
Makineleşmesinin artması
B
Ürünlere olan talebin azalması
C
Üreticinin daha karlı alanlara yönelmesi
D
Devletin bu alanlara verdiği teşvikin azalması
E
Duyun-u Umumiye'nin kurulması
Açıklama:
Osmanlı’nın ekonomisi tarım ve hayvancığa dayalı olduğu için bu alanların uzantısı olan dokumacılık, dericilik gibi sektörlerde göreceli bir ekonomik üstünlüğü bulunmaktadır. Ancak Batı Avrupa’da başlayan makineleşme olgusu ile birlikte Osmanlı ekonomisi avantaj sahibi olduğu alanlarda da payını yitirmeye başlamıştır. Bu sebeple doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 37

19. yüzyılda yenileşme döneminde gerçekleştirilen fabrika yatırımlarının temel amacı hangi seçenekte yer almaktadır?

Seçenekler

A
Üretimini arttırmak
B
Ürün çeşitliliğini arttırmak
C
İhracatı arttırmak
D
Halkın refahını arttırmak
E
Askeri ihtiyaçları karşılamak
Açıklama:
19. yüzyılın başlarından itibaren devlet, Fabrika-i Hümayunlar diye adlandırılan büyük sanayi kuruluşları oluşturmuştur. Bu fabrikaların temel amacı, özellikle askeri ihtiyaçların yurt içi üretimle karşılanması yoluyla askeri giderlerden tasarruf sağlarken paranın yurt dışına kaçmasının önlemektedir. Bu sebeple doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 38

19. yüzyılın itibaren kurulmaya başlanan Fabrika-i Hümayunlar ilk olarak hangi ürünlerin üretimini gerçekleştirmiştir?

Seçenekler

A
Kağıt
B
Mermi
C
Kabza
D
İğne
E
Traktör
Açıklama:
Yeni kurulan fabrikaların başında 1805 yılında üretime başlayan kâğıt ve çuka fabrikası gelir. Bu fabrikalardan sonra 1836’da İslimye’de bir çuka, 1843’te İzmir’de bir kâğıt fabrikası kurulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 39

16. yüzyıldan itibaren Batı Avrupa'nın Osmanlı’dan gerçekleştirdiği ithalat imparatorluğa değerli maden girişini arttırmasına rağmen bu ticaretin Osmanlı ekonomisi üzerinde birçok olumsuz sonuca da görülmüştür. Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisinde bu durum bir sonucu yer almaktadır?

Seçenekler

A
Hammadde fiyatlarında artış yaşanması
B
İhraçla birlikte refahın artması
C
Cari açığın azalması
D
İmparatorluğun ihracat ülkesine dönüşmesi
E
Ticaret filosunun Akdeniz’e hakim olması
Açıklama:
Osmanlı ekonomisi provizyonist bir ekonomi anlayışı uyguladığı için üretim ihtiyaçlar temelinde gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple diğer ülkelere yapılan mal satışı ülke içinde üretilen ürün miktarı belli olduğu için ihraç edilen malların ülke içinde bulunmasının zorlaşmasına sebep olmuştur. Bu durum talep enflasyonu yaratıp hammadde fiyatlarında artış yaşanmasına neden olmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 40

Sanayileşmiş ülkeler katma değerli ürünler ihraç ederken gelişmemiş ülkelerden işlenmemiş hammadde benzeri ürünler ithal ederler. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi olgu ile çelişen bir durum içermektedir?

Seçenekler

A
Osmanlı taş kömürü ihtiyacını İngiltere’den ithal ederek gidermiştir
B
Osmanlı el dokumaları her dönem talep görmüştür
C
Osmanlı ekonomisi tarım ve hayvancılık ürünleri üzerinde kurulmuştur
D
Almanya’dan gerçekleştirilen ithalat daha çok askeri ekipmanlar üzerinedir
E
Deri işlemeciliği Osmanlının önemli ihraç mallarından birisidir
Açıklama:
Bu dönemde sanayi devrimini başlatan Batı Avrupa ülkeleri diğer ülkelerden hammadde satın alıp, bunları işleyip daha katma değerli hale getirip diğer ülkelere satmışlardır. Dışarıdan alınan mala kıyasla satılan malın daha katma değerli olması bugünde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki ticaretin temelinde yer alan unsurdur. Bu bağlamda soru değerlendirildiğinde Osmanlı’nın ihraç mallarını hammaddeler oluştururken satın aldıklarını ise işlenmiş bitmiş malların oluşturması beklenir. Ancak A seçeneğinde yer alan durum bu sürecin tersi bir seyri göstermektedir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi provizyonizm (iaşecilik) ilkesinin tanımıdır?

Seçenekler

A
İktisadî faaliyetin amacının, ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olmasını sağlamasıdır.
B
Mal ve hizmet üretenlerin önce toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi daha sonra kendi ihtiyaçlarını karşılamasıdır.
C
Ziraatta mümkün olan en düşük düzeyde üretimi gerçekleştireceğini düşündükleri işletme tipinin küçük ölçekli aile işletmeleri olması görüşüdür.
D
Mülkiyetini elinde bulundurduğu toprakların fertler arası transferini izin gerektirmeden yapılmasıdır.
E
Köylülerin toprağı terk ederek başka yerlere gitmelerine veya işlemeden bırakmalarına müsaade edilmesidir.
Açıklama:
Provizyonizm (iaşecilik) ilkesi, iktisadî faaliyetin amacının, ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olmasını sağlamasıdır.

Soru 42

Osmanlı'nın iktisadi anlayışına ilişkin olarak aşağıda belirtilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Üretim faaliyetinin hedefi yoktur.
B
Ülke içi ihtiyaçların karşılanması en son sırada yer almaktadır.
C
Artan mal yer değiştirerek tüketime sunulmaktadır.
D
İhracat, ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kalan malların satılmasıdır.
E
İthalat için pek yüksek olmayan bir gümrük vergisi uygulanmaktadır.
Açıklama:
Ülke içi ihtiyaçların karşılanması ilk sırada yer almaktadır. B şıkkı yanlıştır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Anadolu'daki buğday üretimiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
1583’te Milas’ta ekimine başlanmıştır.
B
Temizlik sektörünün temel maddesiydi.
C
İtalya’da Granaturco, Macaristan’da “Türk buğdayı” olarak adlandırılmıştır.
D
Rumeli’ye Osmanlılar tarafından götürüldüğü bilinmektedir.
E
Ziraatın en önemli ürünüydü.
Açıklama:
Şıklar arasında buğday üretimine ilişkin şık E'dir yani "Ziraatın en önemli ürünüydü".

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi Anadolu'daki tütün üretimiyle ilişkilidir?

Seçenekler

A
Makedonya ve Teselya ovaları, Batı Anadolu ve Mısır önemli üretim bölgelerdi.
B
Osmanlı topraklarına 1560’larda girmiştir.
C
Rumeli’ye Osmanlılar tarafından götürüldüğü bilinmektedir.
D
Mora ve adalar, en önemli üretim bölgesi durumundaydı.
E
Özellikle gayrimüslimler bulunduğu bölgelerde yoğundu.
Açıklama:
Tütün, Osmanlı topraklarına 1560’larda girmiştir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'daki Zeytin üretimine ilişkindir?

Seçenekler

A
Mora ve adalar en önemli üretim bölgeleridir.
B
Fatih Sultan Mehmed zamanında ekimine çok önem verilmiştir.
C
Trakya ovaları, Tuna havzası en önemli üretim bölgeleridir.
D
Osmanlı ekonomisi için önemli ziraî ürünlerden biridir.
E
İtalya’da Granaturco adıyla anılmıştır.
Açıklama:
Mora ve adalar en önemli zeytin üretim bölgeleridir.

Soru 46

Aşağıda Osmanlı'nın klasik zirai üretimine dair belirtilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kullanılan toprakların yüzde 90’a yakın bölümünde kuru tarım yapılır ve tahıl ekilirdi.
B
Tahıl üretiminde, esas olarak hane emeğiyle bir çift öküzün çektiği karasabana dayanan üretim teknolojisi kullanılıyordu.
C
Buğday, İtalya’da Granaturco, Macaristan’da “Türk buğdayı” olarak adlandırılmıştır.
D
Fatih Sultan Mehmed zamanında pirinç ekimine verilen önem artmıştır.
E
Zeytinin meyvesinden daha çok yağı, gıda ve temizlik sektörünün temel maddesiydi.
Açıklama:
Buğday değil mısır, İtalya’da Granaturco, Macaristan’da “Türk buğdayı” olarak adlandırılmıştır.

Soru 47

Aşağıda Osmanlı İmparatorluğu’nda besin değeri olan sürü hayvanları ile ilgili olarak belirtilenlerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İstanbul, Bursa, Edirne gibi büyük şehirlerin çevresinde mera hayvancılığı yapılmaktaydı.
B
Koyun ve keçiden oluşan Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği “büyükbaş”tan daha fazla idi.
C
Anadolu'nun yüksek rakımlı bölgelerinde küçükbaş hayvancılık yapılırdı.
D
Küçükbaş hayvanlar Rumeli bölgesinde yetiştirilirdi.
E
Akdeniz bölgesindeki bozkırlar büyükbaş hayvancılığa uygundur.
Açıklama:
Koyun ve keçiden oluşan Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği “büyükbaş”tan daha fazla idi yani B şıkkı doğrudur.

Soru 48

Osmanlı İmparatorluğu’nda köylü tarım yapmak için aşağıdakilerden hangisine muhtaçtı?

Seçenekler

A
Koyun
B
Keçi
C
Deve
D
Öküz
E
At
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda köylü tarım yapmak için öküze muhtaçtı.

Soru 49

250 kilo kadar yük taşıyabilen, bakımının kolay ve maliyetinin ucuz olması nedeniyle Osmanlı İmparatorluğu'nda sayıca hayli kalabalık gördüğümüz hayvan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
At
B
Fil
C
Öküz
D
Katır
E
Deve
Açıklama:
Deve 250 kilo kadar yük taşıyabilmektedir ve bakımının kolay ve maliyetinin ucuz olması nedeniyle Osmanlı İmparatorluğu'nda sayıca hayli kalabalık görmekteyizdir.

Soru 50

Osmanlı İmparatorluğu’nun genelinde yetiştirilen ve hem dokumada kullanılan hem de tohumlarından yağ çıkarılan bitki aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Keten
B
Pamuk
C
İpek
D
Kenevir
E
Sof
Açıklama:
Keten, Osmanlı İmparatorluğu’nun genelinde yetiştirilen ve hem dokumada kullanılan hem de tohumlarından yağ çıkarılan bitkidir.

Soru 51

Osmanlı ekonomisinde ziraî faaliyetlerin ve emekten başka temel üretim faktörü olan toprağın hukukî çerçevesini aşağıdakilerden hangisi çizer?

Seçenekler

A
Fiskalizm
B
Provizyonizm
C
Tımar sistemi
D
Merkantelizm
E
Tradisyonalizm
Açıklama:
Osmanlı ekonomisinde ziraî faaliyetlerin ve emekten başka temel üretim faktörü olan toprağın hukukî çerçevesini tımar sistemi çizer. Fiskalizm (Gelircilik), Tradisyonalizm (Gelenekçilik), Provizyonizm (iaşecilik), Merkantelizm (anaparanın miktarına bağlı refah)

Soru 52

Osmanlılar, verimliliğin düşük ve artırılmasının son derece zor olduğu, ulaştırma maliyetinin çok yüksek bulunduğu bir iktisadî ortamda provizyonizmin icaplarına cevap verebilmek için üretim ve mübadele üzerinde ziraattan başlayarak esnaflık ve ticareti de içine alan kapsamlı bir düzenlemeler dünyası meydana getirdiler. Buna göre ziraatta mümkün olan en yüksek düzeyde üretimi gerçekleştireceğini düşündükleri işletme tipi, küçük ölçekli aile işletmeleriydi. Aile işletmeleri toprağın verimine göre kaç dönüm arasında bir arazi ile sınırlıydı?

Seçenekler

A
20-50
B
30-90
C
40-120
D
50-140
E
60-150
Açıklama:
Osmanlılar, verimliliğin düşük ve artırılmasının son derece zor olduğu, ulaştırma maliyetinin çok yüksek bulunduğu bir iktisadî ortamda provizyonizmin icaplarına cevap verebilmek için üretim ve mübadele üzerinde ziraattan başlayarak esnaflık ve ticareti de içine alan kapsamlı bir düzenlemeler dünyası meydana getirdiler. Buna göre ziraatta mümkün olan en yüksek düzeyde üretimi gerçekleştireceğini düşündükleri işletme tipi, küçük ölçekli aile işletmeleriydi. Toprağın verimine göre 60-150 dönüm arasında bir arazi ile sınırlı bu aile işletmelerinin sürekliliğini temin etmek üzere ziraî toprakların mülkiyet hakkı fertlere bırakılmaz, beytülmal adına devletin elinde tutulurdu.

Soru 53

İmparatorluğun Asya ve Avrupa’daki arazilerinin büyük bölümünde geçerli olan ve mîrî diye bilinen rejimde ziraî topraklar, köylü ailelerine işleyebilecekleri ölçekte küçük birimler halinde tahsis edilirdi. Tapu vergisi karşılığında verilen bu toprak birimi üzerinde köylüye tanınan tasarruf hakkının özel mülkiyetten çok önemli farkları vardı. Aşağıda yer alan farklardan hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Köylü toprağını mazeretsiz üst üste iki yıl ekmeden bırakırsa elinden alınırdı.
B
Köylü toprağını vakıf, hibe veya devletin izni olmadan başkasına devredemezdi.
C
Köylü toprağını bırakıp başka yere giderse “çift-bozan resmi” adı ile önemli bir vergiyi ödemek zorunda kalırdı.
D
Köylü toprağını bırakıp başka yere giderse, gittiği yerde yeni bir tahrir defterine kaydedilmedikçe 10 yıl içinde geri getirilebilirdi.
E
Köylü öldüğü zaman toprağı, mirasçılar arasında paylaştırılmadan bütün halinde herhangi bir miras vergisi de alınmadan, oğluna intikal ederdi.
Açıklama:
Köylü toprağını mazeretsiz üst üste iki yıl değil üç yıl ekmeden bırakırsa elinden alınırdı.

Soru 54

İmparatorlukta toplumun temel tüketim maddesi olan buğdayın dışındaki önemli olan diğer madde özellikle hayvan yemi olarak kullanılan ve ekmek ununa da katılan arpa idi. Ayrıca yulaf, çavdar, darı imparatorluk topraklarında yetiştirilen diğer tahıl ürünleriydi. Başka bir önemli ürün mısır idi. Amerika kıtasının keşfinden sonra dünyaya yayılan mısır imparatorlukta ilk nereye ekilmiştir?

Seçenekler

A
Mısır
B
Tuna havzası
C
Trakya ovaları
D
Teselya ovaları
E
Makedonya ovaları
Açıklama:
İmparatorlukta toplumun temel tüketim maddesi olan buğdayın dışındaki önemli olan diğer madde özellikle hayvan yemi olarak kullanılan ve ekmek ununa da katılan arpa idi. Ayrıca yulaf, çavdar, darı imparatorluk topraklarında yetiştirilen diğer tahıl ürünleriydi. Başka bir önemli ürün mısır idi. Amerika kıtasının keşfinden sonra dünyaya yayılan mısır, adından da anlaşılacağı gibi ilk defa Mısır’da ekimine başlandı ve Osmanlı üzerinden Rumeli topraklarına yayıldı.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi İmparatorlukta yurt dışına ihracatı yasak olan maddeler arasındadır?

Seçenekler

A
Arpa
B
Mısır
C
Pirinç
D
Pamuk
E
Zeytinyağı
Açıklama:
Zeytinyağı da buğday gibi yurt dışına ihracatı yasak olan maddeler arasındaydı.

Soru 56

İmparatorlukta yetiştirilen ürünlerden hangisi stratejik bir öneme sahipti?

Seçenekler

A
Mısır
B
Pirinç
C
Pamuk
D
Buğday
E
Zeytinyağı
Açıklama:
Pamuk da zeytin gibi eski çağlardan beri bu coğrafyada yetişen, doğrudan sanayide kullanılan bir tarım ürünüdür. Aşağıda anlatıldığı gibi pamuk, dokuma sanayiinin en önemli hammaddelerinden biriydi. Üretiliyor, ipliği yapılıyor ve pamuklu bezler dokunuyordu. Daha Yıldırım Bayezid döneminde eski adı Ayasuluk olan Efes’te üretilen pamuklu kumaş ihraç edildiği bilinmektedir. Ülke ihtiyaçları karşılandıktan sonra ihracına izin verilirdi.Gemi yelken bezlerinin yapımı sebebiyle de stratejik bir öneme sahipti. Ege bölgesi dışında Suriye, Kıbrıs ve Mısır’da pamuk üretilirdi.

Soru 57

Ziraî üretimi arttırma, ürünleri çeşitlendirme, dış talebi olan ziraî ürün üretiminin teşviki, yerli sanayi hammaddelerinin içerde üretilmesi ve ziraatın modernleştirilmesi için bir ziraî bürokrasi oluşturulmuştur. Bunun için Ziraat ve Sanayi Meclisi sonraki adıyla Meclis-i Umûr-ı Nâfia; Ziraat Meclisi ve Nâfia Hazinesi kurularak köylüye kredi dağıtılmaya başlanmış, ziraî eğitim ve uygulama kurumları oluşturulmuştur. Sonraki adıyla Meclis-i Umûr-ı Nâfia olan Ziraat ve Sanayi Meclisi ne zaman açılmıştır?

Seçenekler

A
1838
B
1839
C
1840
D
1841
E
1842
Açıklama:
Tanzimat döneminde (1839-1876) idarî ve iktisadî alana da sirayet eden merkezîleştirme süreci içerisinde, yukarıda bahsettiğimiz iktisadî dünya prensipleri de değişmeye başlamıştır. Dışarıda Osmanlı ziraî ürünlerine karşı oluşan büyük dış talep, ziraî yapıda ortaya çıkan değişmelerin temel sebebi olmuştur. Ziraî üretimi arttırma, ürünleri çeşitlendirme, dış talebi olan ziraî ürün üretiminin teşviki, yerli sanayi hammaddelerinin içerde üretilmesi ve ziraatın modernleştirilmesi için bir ziraî bürokrasi oluşturulmuştur. Bunun için 1838’de Ziraat ve Sanayi Meclisi sonraki adıyla Meclis-i Umûr-ı Nâfia; 1843’de Ziraat Meclisi ve yine aynı tarihte Nâfia Hazinesi kurularak köylüye kredi dağıtılmaya başlanmış, ziraî eğitim ve uygulama kurumları oluşturulmuştur.

Soru 58

Osmanlılar da dünyada bilinen dokuma türlerinin hepsini kendileri üretmeyi başarmışlardır. Bunların bir kısmı belirli dönemlerde Doğu ve Batı’da üretilenlerle yarışabilecek kalitede olmuştur. Tiftik ve yünlü kumaşta aşağıdaki yerlerden hangisi öne çıkmıştır?

Seçenekler

A
Şam
B
Bursa
C
Halep
D
Ankara
E
İstanbul
Açıklama:
Osmanlılar da dünyada bilinen dokuma türlerinin hepsini kendileri üretmeyi başarmışlardır. Bunların bir kısmı belirli dönemlerde Doğu ve Batı’da üretilenlerle yarışabilecek kalitede olmuştur. İhracata dönük büyük dokuma sanayii ipekli ve pamukluda İstanbul ve Bursa; tiftik ve yünlü kumaşta Ankara; sadece ipeklide Şam, Hama ve Sakız’da teşkilatlanmıştı.

Soru 59

Osmanlılar para sisteminin gereklerine ve savunma sanayiinin ihtiyaçlarına göre maden işletmeciliğini geliştirmişlerdir. Ülkedeki başlıca maden ocaklarının dağılımına göre bakır nereden çıkartılıyordu?

Seçenekler

A
Maraş
B
Niğde
C
Amasya
D
Malatya
E
Gümüşhane
Açıklama:
Osmanlılar para sisteminin gereklerine ve savunma sanayiinin ihtiyaçlarına göre maden işletmeciliğini geliştirmişlerdir. Osmanlı ekonomisinde 17. yüzyılın sonlarında yeni para politikasının bir uzantısı olarak Rumeli ve özellikle Anadolu’da kapanmış maden ocakları yeniden işletmeye açılmış veya yeni maden ocakları kurulmaya başlanmıştır. Ülkedeki başlıca maden ocaklarının dağılımı şöyleydi: Bakır: Kamengrad (Bosna), Küre (Kastamonu), Gümüşhane, Ergani, Keban, Espiye (Giresun), Kağızman. Gümüş: Bereketli ve Bozkır (Niğde), Siru ve Gerger (Malatya), Gümüşhane, Espiye, Keban, İnegöl, Nif (Kemalpaşa, İzmir civarında), Milas, Kratova (Üsküp), Sidrekapsi (Selanik), Taşoz adası, Gümüşhacıköy (Amasya), Novaberda. Güherçile: Malatya, Erciyes, Maraş, Akdağ, İçel, Karaman, Niğde, Mısır, Erciş, Van, Macun (Kayseri), Tamışvar, Üsküp, Selanik, Koçana ve Şehirköyü (Tekirdağ). Altın: Bozkır, Ergani, Gümüşhane, Espiye. Şap: Foça, Ulubat, Gediz, Gümülcine, Maruniye, Şarkî Karahisar. Demir: Kığı, Samako (Sofya), Bilecik, Kamengrad. Kurşun: Koçana, Nif. Kükürt: Hakkari. Tuz: Karadeniz’de Kırım, Ahyolu, Marmara’da Tuzla, Akdeniz ve Egenin birçok bölgesi, Mora ve Selanik çevresi, Arnavutluk kıyıları. Tuz Gölü, Romanya’da kaya tuzu yatakları, Bosna’da Tuzla bölgesi.

Soru 60

  1. Tedavüldeki kâğıt paranın sınırlı olması
  2. Ulaşımın zor ve pahalı olması
  3. Verimliliğin düşük ve artırılmasının zor olması
  4. İhracatın zor ithalatın teşvik edilmesi
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi /hangileri iaşe(provisyonozim) ilkesine ait doğru bir bilgidir?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,II,III
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Giriş üretim yapısı
II,III,IV doğrudur. Kağıt para 1840 yılında kullanıma sunulmuştur. Bu tarihe kadar Osmanlı ekonomisi madeni para üzerinden işlem görülürdü.

Soru 61

  1. Fiskalizm: hazineye ait gelirleri yüksek tutmak giderleri mümkün olduğunca sınırlandırmak
  2. Gelenekçilik: sosyal ve iktisadi dengeleri muhafaza etmek, değişmeyi engellemek
  3. İaşecilik: malın/ürünün bol ucuz ve kaliteli olması için gerekli düzenlemeleri yapmak
  4. Lonca: mesleki üretim ve bilgiyi denetleme
Osmanlı ekonomi prensipleri ve tanımları ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi /hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,II,III
D
I,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Giriş üretim yapısı
I,II,III doğrudur. Lonca iaşe sisteminin bir parçasıdır. Ayrı bir ekonomi prensibi değildir.

Soru 62

Osmanlı ekonomik sistemin işleyişine dair ilkleri (iaşe, fiskalizm ve gelenekçilik) geliştiren Osmanlı iktisat tarihçisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mehmet genç
B
Yavuz cezar
C
Halil İnalcık
D
Tabakoğlu
E
Ömer Lütfi Barkan
Açıklama:
Giriş üretim yapısı
Ömer Lütfi barkan

Soru 63

  1. Çift bozan ve öşür vergisini, tımar sahibini öder.
  2. Sipahiyi kadıya ve devlete şikâyet edebilir
  3. Kurallara uyduğu sürece toprağı bir çeşit özel mülkiyet şeklinde kullanabilirdi.
  4. Terk ettiği toprağı on yıl içinde geri dönme olasılığı vardı.
Osmanlı köylüsü ve hakları bağlamında yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
I,II,III
C
II,III
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Klasik dönemde zirai üretim
Tümü doğrudur. Osmanlı Köylüsü serf ya da köle değildir. Hakları sancak kanunnameleri, örfi hukuk kuralları çerçevesinde belirlenmişti. Öşür vergisi de şeri bir vergilendirme idi.

Soru 64

  1. Tütün, mısır
  2. Patates, Domates
  3. Zeytin, penbe
  4. Çeltik
Yukarıdaki ürün gruplarından hangisi/hangileri yeni dünyadan eski dünyaya yayılan ürünlerdendir?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,III,IV
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Tahıl ürünleri
I, II doğrudur. Zeytin penbe çeltik gibi ürünler Anadolu Akdeniz havzasının klasik tarımsal ürünleri arasındadır. Buna karşın tütün mısır patates domates gibi zirai ürünler yenidünyanın keşfinden sonra Anadolu ve Avrupa’ya yayılmıştır.

Soru 65

  1. Hayvanlardan alınan ağnam vergisi merkez bütçesinin gelir kaynaklarından birisi idi.
  2. Balkan coğrafyası İstanbul’un et ihtiyacını karşılayan bir üretim sahası idi.
  3. Konargöçer yaşam da temel ekonomik gelir kaynağı küçükbaş hayvancılık idi.
  4. Büyükbaş hayvancılığı sadece ulaşım ve çift sürmede kullanılırdı
Hayvancılıkla ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
I,III,IV
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
I,II,III doğrudur. Büyükbaş hayvancılık iş gücü yanında et ve sütü içinde yararlanılırdı. Ancak Osmanlı toplumunda et tüketimin esasını küçükbaş hayvancılık olduğu belirtilmelidir.

Soru 66

  1. Dokuma sektörü kırsala dayalı bir üretim biçimi idi. Kentlerdeki üretim hacmi çok düşüktü
  2. Savaş malzemelerinin imalatı ve gemicilik gibi sektörler daha çok devletin yatırım alanı kapsamında idi
  3. Buğday, deri, pamuk gibi hammaddelerin dışarıya satımında devletin tekel yetkisi vardı.
  4. 19.Yy’la kadar mamul mal üretimi kendine yeter koşullarda seyir izlemiştir.
Osmanlı sanayisi ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III,IV
C
I,II,III
D
II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Tarım ve hayvancılığa dayalı sanayii
Tümü doğrudur.

Soru 67

  1. Keten kenevir pamuklu dokuma
  2. Yünlü dokuma
  3. İpekli dokuma
  4. Konargöçerlerin ürettiği dokumu
Osmanlının başat sanayi sektörü olan dokuma sanayi türleri ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III,IV
C
I,II,II
D
III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Dokuma sanayii
I,II,III doğrudur. Bu ayrımda kullanılan Hammadde temel alınmaktadır. Konargöçerlerin ürettiği dokuma esas itibarı ile ayrı bir sektöre değil yünlü dokuma içinde geçen bir tasniflemeyi gösterir.

Soru 68

  1. Bursa
  2. Ankara
  3. Bilecik
  4. Denizli
Yukarıdaki yerleşim yerlerinden hangisi/hangileri Osmanlının en önemli ipekli üretim merkezleri arasındadır

Seçenekler

A
I,II
B
II,III,IV
C
I,IV
D
I,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
İpekli
Ankara dışındaki tüm yerleşim yerleri ipekli dokuma merkezleridir. Ankara’da dokuma sektörü tiftik keçisi temelinde gelişim göstermiştir.

Soru 69


  1. 19.yy da devlet ve özel sermaye girişimleri ile yerli sanayiyi kurma girişimleri başlamıştır.

  2. Kağıt, porselen, çini, halı, askeri teçhizat, tuğla vb sektörlerden fabrikalar kurulmuştur.

  3. Kalifiye iş gücü ve sermaye yetersizliği bu girişimlerin büyük ölçüde başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.


Osmanlı sanayisinin 19. Yy da ki seyri hakkında yukarıda verilen bilgilerden hangisi hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yenileşme döneminde sanayileşme
Verilen seçeneklerin hepsi doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Ünite 5

Soru 1

Aşağıdaki padişahlardan hangisi Antalya ve Alanya'yı alarak Osmanlı deniz ticaretinin en önemli başlangıçlarından birisini sağlamıştır?

Seçenekler

A
I. Murad
B
Yıldırım Beyazid
C
I. Mehmed
D
Yavuz Sultan Selim
E
Kanuni Sultan Süleyman
Açıklama:
Beyliklerin donanma güçleri Osmanlıların eline geçtikçe, tek merkezden yönlendirilen bu deniz güçleri bölgede çok daha etkin hareket etmeye başladılar. Diğer taraftan Osmanlılar, Rumeli’ye geçişlerinin ardından Gelibolu’yu Osmanlı donanmasının üssü haline getirdiler. Bu girişimin banisi olan Yıldırım Bayezid (1389-1402) döneminde Antalya ve Alanya ele geçirilerek (1391) Akdeniz’deki etkinlik artmış kumaş ve kimyevi madde ile şeker ve baharat ticaretinin hatırı sayılır bir kısmı Osmanlıların eline geçmiştir.

Soru 2

II. Mahmud'un İngilizler'den alındıktan bir sene sonra ünlü Tekirdağ Gezisi'ni gerçekleştirdiği Swift isimli Osmanlı'nın ilk buharlı gemisi hangi yıl satın alınmıştır?

Seçenekler

A
1818
B
1823
C
1828
D
1831
E
1836
Açıklama:
Buharlı gemilerin Osmanlı limanlarına gelişi, 19. yüzyılın ikinci çeyreği başlarına tekabül etmektedir. 1828’de İngilizler tarafından padişaha satılan Swift isimli gemi, Osmanlılara ait ilk buharlı gemidir. Halkın “buğu gemisi” olarak tanımladığı ve bir müddet İngiliz personeli tarafından kullanılan bu gemiyle padişah II. Mahmud, 1829 yılında meşhur Tekirdağ seyahatini gerçekleştirmiştir.

Soru 3

İngiltere'den alınan gemilerle Boğaziçi, Adalar, Gemlik ve İzmit seferlerini gerçekleştirilen ilk toplu deniz taşımacılığı girişimi olan Hazine-i Hassa Vapur Kumpanyası hangi yıl kurulmuştur?

Seçenekler

A
1823
B
1835
C
1838
D
1843
E
1945
Açıklama:
İstanbul’da boğaz ulaşımı büyük oranda pereme denilen kayıklarla yapılmaktaydı. Buharlı gemilerin devreye girmesinden itibaren toplu taşımada bunlardan yararlanılması düşünüldü. Bunun için ilk girişim devlet tarafından geldi; 1843’te “Hazine-i Hassa Vapur Kumpanyası” kuruldu. Tanzimat sonrasında deniz nakliyatını bir düzene koyma ve kolaylaştırma çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan bu şirket, İngiltere’den satin aldığı gemilerle önce Boğaziçi, Adalar, Gemlik ve İzmit seferlerini yapmış, daha sonra bunlara Akdeniz ve Karadeniz seferlerini de eklemişti. Doğru cevap D'dir.

Soru 4

Hem ıssız bölgelerin imar edilmesi hem yol emniyeti sağlayan yapı toplulukları aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kervansaray
B
Han
C
Derbent
D
Kale
E
Hisar
Açıklama:
Derbentler, bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli
bir tesis olmaları yanında, ıssız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak da
kullanılmışlardır. İki çeşit derbentten söz edilebilir: İlki yurtluk ve ocaklık şeklinde
tımar sistemi içerisinde kullanılan derbentler, ikincisi vergi muafiyeti karşılığında kurulan derbentlerdir.

Soru 5

Osmanlıların Sol Kol olarak adlandırdıkları ve Roma İmparatorluğu Döneminde kurulan Via Egnatia hangi iki lokasyonu birbirine bağlar?

Seçenekler

A
Adriyatik - İstanbul
B
İzmir - Bursa
C
Macaristan - İstanbul
D
Gürcistan - Ankara
E
Afyonkarahisar - İstanbul
Açıklama:
Via Egnatia, Adriyatik’ten İstanbul’a ulaşımı sağlamak için Roma İmparatorluğu zamanında inşa edilen, Draç (Durres)’tan başlayıp İstanbul’a ulaşan ve Osmanlıların Sol Kol olarak adlandırdıkları yoldur.

Soru 6

Yol yapım ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi maksadıyla Menafi Sandıkları hangi yıl kurulmuştur?

Seçenekler

A
1857
B
1862
C
1867
D
1870
E
1881
Açıklama:
Yol yapım ve bakım hizmetlerinin daha düzgün yürütülebilmesi için 25 Temmuz
1867’de Menâfi Sandıkları kurulmuştur. Kaynak olarak a’şârdan belli bir oranda
pay ayrılmıştır. Çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ödenmesinden doğan güçlükler
ve yetersizlikler sebebiyle 26 Ağustos 1869’da yol inşa ve bakım masraflarının karşılanması için bir nizamname yayınlanmıştır.

Soru 7

1867 yılında Avrupalı girişimcilerin inşa ettiği Osmanlı topraklarındaki ilk demiryolu güzergahı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İzmir - Balıkesir
B
İstanbul - Bursa
C
İznik - Ankara
D
İzmir - Aydın
E
Afyonkarahisar - İstanbul
Açıklama:
Uzun süre devletten demiryolu imtiyazı almaya çalışan Avrupalı müteşebbisler, nihayet 1860’larda ilk girişimlerini 1867’de hizmete giren 130 kilometre uzunluğundaki İzmir-Aydın hattının inşasıyla gerçekleştirdiler.

Soru 8

İzmit - Haydarpaşa arasında kalan demiryolu devlet eliyle hangi yıl inşa edilmiştir?

Seçenekler

A
1861
B
1865
C
1868
D
1871
E
1874
Açıklama:
Haydarpafla-İzmit hattı 1871’de devlet tarafından yaptırılmıştı. 1888’de Deutsch
Bank’ın kurduğu bir gruba satılan bu hattın Ankara’ya kadar uzatılması işinin imtiyazı
da aynı gruba verilmişti. 486 kilometre uzunluğundaki bu hat için kabul edilen
teminata hattın geçtiği sancakların aşarı karşılık gösterilmişti.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı'da toptan ticaretlerin yapıldığı yer anlamında kelimedir?

Seçenekler

A
Han
B
Hal
C
Kapan
D
Kervansaray
E
Bedesten
Açıklama:
Malların pazarlanması buralarda yapılır, vergisi de tahsil edilirdi. Toptan ticaret kapan denen pazarlarda yapılırdı. Başkentte un kapanı, yağ kapanı, bal kapanı, balıkhane ve sebze hanını toptan alışverişin yapıldığı yerlere örnek verebiliriz.

Soru 10

Yed-i Vahit adı verilen tekel düzeni ve özel sınırlamaları kaldıran İngilizlerle Sadrazam Mustafa Reşit Paşa'nın imzaladığı anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Balta Limanı Anlaşması
B
Karlofça Anlaşması
C
Londra Boğazlar Sözleşmesi
D
Londra Anlaşması
E
Aynalıkavak Tenkihnamesi
Açıklama:
İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Sözleşmesi, Osmanlı Devleti’nin
sanayileşmiş Batı ülkeleriyle dış ticaretinde önemli bir aşamayı temsil etmektedir.
1838 yılının 16 Ağustos günü Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın Balta Limanı’ndaki
konağında imzalanan anlaşma geçmişten günümüze pek çok tartışmaya konu olmuştur.
Osmanlı Devleti’nin siyasî ve malî büyük sorunlarla boğuştuğu dönemde
akdedilen anlaşmanın getirdiği düzenlemelerden bir bölümü, Osmanlıların dış ticarette
uyguladıkları Yed-i Vahit adı verilen tekel düzeni ile özel sınırlamaları ve
ek vergileri kaldırmasına dairdi.

Soru 11

Ortaçağ Anadolusu’nda hangi devletler bölgedeki denizleri aktif olarak kullanmışlardı?

Seçenekler

A
Roma/Bizans
B
Ak Hun İmparatorluğu
C
Ming Hanedanı
D
Sasani İmparatorluğu
E
Japon İmparatorluğu
Açıklama:
İlkçağda Anadolu’da kurulan devletler/medeniyetler ile Roma/Bizans, Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlılar, bölgedeki denizleri aktif olarak kullanmışlardır. Doğru cevap A'dır.

Soru 12

(1389-1402) döneminde kim tarafından Antalya ve Alanya ele geçirilerek (1391) Akdeniz’deki etkinlik artmış, kumaş ve kimyevi madde ile şeker ve baharat ticaretinin hatırı sayılır bir kısmı Osmanlıların eline geçmiştir?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
Yıldırım Bayezid
C
Orhan Gazi
D
III. Murad
E
III. Mehmed
Açıklama:
Yıldırım Bayezid (1389-1402) döneminde Antalya ve Alanya ele geçirilerek (1391) Akdeniz’deki etkinlik artmış, kumaş ve kimyevi madde ile şeker ve baharat ticaretinin hatırı sayılır bir kısmı Osmanlıların eline geçmiştir.

Soru 13

Aşağıdaki şıklardan hangisi 19. yüzyılda yaygın olarak kullanılan kürekliler arasında değildir?

Seçenekler

A
karamürsel
B
üstüaçık
C
atkayığı
D
Feribot
E
firkate
Açıklama:
19. yüzyılda buharlı gemilerin devreye girmesine kadar denizlerde hem kürekli
hem de yelkenli gemiler seyrüsefer yapmıştır. Yaygın olarak kullanılan kürekliler
arasında karamürsel, üstüaçık, atkayığı, flayka, firkate, kalite, kadırga, mavna, baştarda
ve çekeleve sayılabilir.

Soru 14

ilk buharlı savaş gemisi hangi yıl denize indirilmiştir?

Seçenekler

A
1816
B
1813
C
1817
D
1814
E
1811
Açıklama:
ilk buharlı savaş gemisi 1814 yılında denize indirilmiştir

Soru 15

Hangi padişah zamanında bütün Anadolu’yu baştanbaşa dolaşacak bir karayolu
ağının (şose şebekesinin) projelendirilip tatbikata geçirildiği bilinmektedir?

Seçenekler

A
Orhan Gazi
B
I. Bayezid
C
III. Murad
D
Yavuz Sultan Selim
E
II. Abdülhamid
Açıklama:
II. Abdülhamid zamanında bütün Anadolu’yu baştanbaşa dolaşacak bir karayolu
ağının (şose şebekesinin) projelendirilip tatbikata geçirildiği bilinmektedir

Soru 16

Birinci Dünya Savaşına kadar şehir içi ulaşımının en büyük kısmını karşılayan atlı
tramvay işletmeleri, İstanbuldan başka hangi şehirlerde mevcuttu?

Seçenekler

A
Ankara,Bandırma,Manisa
B
İzmir, Selanik, Konya, Şam, Beyrut ve
Bağdat’
C
Edirne,Bursa,Ardağan
D
Denizli,Eskişehir,Muğla
E
Antalya,Ankara,Bursa
Açıklama:
Birinci Dünya Savaşına kadar şehir içi ulaşımının en büyük kısmını karşılayan atlı
tramvay işletmeleri, İstanbul’dan başka İzmir, Selanik, Konya, Şam, Beyrut ve
Bağdat’ta mevcuttu.

Soru 17

18. yüzyıl boyunca ithalat ve ihracattan % kaç vergi alınıyordu?

Seçenekler

A
%1
B
%2
C
%3
D
%4
E
%5
Açıklama:
18. yüzyıl boyunca ithalat ve ihracattan %3 vergi alınıyordu

Soru 18

14. yüzyılın başlarında Bizans sınırında uç beyliği olarak ortaya çıkan Osmanlı Devletinin, 16. yüzyılın ortalarında hangi kıtaların büyük kısmına hâkim olan bir dünya imparatorluğu niteliği kazanmıştır.

Seçenekler

A
Güney Afrika
B
Anadolu, Balkanlar, Karadeniz, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika
C
Asya
D
Avrupa
E
Batı Akdeniz
Açıklama:
14. yüzyılın başlarında Bizans sınırında uç beyliği olarak ortaya çıkan Osmanlı Devleti, 16. yüzyılın ortalarında Anadolu, Balkanlar, Karadeniz, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika’nın
büyük kısmına hâkim olan bir dünya imparatorluğu niteliği kazanmıştır.

Soru 19

1846 yılında Osmanlı ihracatı kaç milyon frank civarındaydı?

Seçenekler

A
211 milyon frank
B
212 milyon frank
C
214 milyon frank
D
216 milyon frank
E
217 milyon frank
Açıklama:
1846 yılında Osmanlı ihracatı 217 milyon frank civarındaydı

Soru 20

Gümrük kayıtlarına göre Anadolu’dan Mısır ve Suriye’ye hangi mallar ihraç edilmemiştir?

Seçenekler

A
Şeker
B
halı
C
ipekli
D
demir,
E
kereste
Açıklama:
Gümrük kayıtlarına göre Anadolu’dan Mısır ve Suriye’ye kereste, demir, madenî
eşya, ipekli, tiftik, pamuklu dokuma, halı, kilim, afyon, kuru yemiş, kürk, balmumu,
zift gibi mallar ihraç edilmiştir.

Soru 21

I. Selim ve I. Süleyman zamanlarında tekrar Müslüman bir imparatorluğun hâkimiyetine girmiş olan Akdeniz'deki bir önceki Müslüman hakimiyeti hangi yüzyıllardaydı?

Seçenekler

A
5. ve 6. Yüzyıllar
B
5. ve 7. Yüzyıllar
C
6. ve 7. Yüzyıllar
D
6. ve 8. yüzyıllar
E
7. ve 9. Yüzyıllar
Açıklama:
16. yüzyılda Portekizlilere karşı yürütülen savaşlar yanında devlet, Akdeniz’deki mücadelelerini devam ettirmekteydi. 7. ve 9. yüzyıllar arasında Müslümanların hâkimiyetinde olan Akdeniz, yaklaşık beş yüz yıllık bir aradan sonra, I. Selim (1512-1520) ve I. Süleyman (1520-1566) zamanlarında tekrar Müslüman bir imparatorluğun hâkimiyetine girmiştir.

Soru 22

Buharlı gemilerin denizlerde kullanılmaya başlaması hangi yüzyılda gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
16. Yüzyıl
B
17. Yüzyıl
C
18. Yüzyıl
D
19. Yüzyıl
E
20. Yüzyıl
Açıklama:
19. yüzyılda buharlı gemilerin devreye girmesine kadar denizlerde hem kürekli
hem de yelkenli gemiler seyrüsefer yapmıştır.

Soru 23

Osmanlılara ait ilk buharlı gemi olan "Swift" hangi padişah döneminde satın alınmıştır?

Seçenekler

A
III. Selim
B
II. Mahmud
C
Abdülaziz
D
II. Abdülhamid
E
V. Mehmed Reşad
Açıklama:
Buharlı gemilerin Osmanlı limanlarına gelişi, 19. yüzyılın ikinci çeyreği başlarına
tekabül etmektedir. 1828’de İngilizler tarafından padişaha satılan Swift isimli
gemi, Osmanlılara ait ilk buharlı gemidir. Halkın “buğu gemisi” olarak tanımladığı
ve bir müddet İngiliz personeli tarafından kullanılan bu gemiyle padişah II.
Mahmud, 1829 yılında meşhur Tekirdağ seyahatini gerçekleştirmiştir.

Soru 24

Osmanlı İmparatorluğunda özel şahıslara ait buharlı gemiler hangi tarihten itibaren hizmet vermeye başlamıştır?

Seçenekler

A
1890
B
1892
C
1894
D
1895
E
1896
Açıklama:
1895’e kadar, buharlı gemi sahibi şirket sadece Şirket-i hayriye idi. Bu tarihten
itibaren özel şahıslara ait buharlı gemiler de hizmet vermeye başlamıştır. Bu özel
gemiler arasında yabancılar da mevcuttu.

Soru 25

Aşağıdaki beyliklerden hangi donanma ve tersanelerinin Osmanlı denetimine girmesiyle, deniz ulaşımına katkı sağlamamıştır?

Seçenekler

A
Saruhanoğulları
B
Candaroğulları
C
Dulkadiroğulları
D
Menteşeoğulları
E
Aydınoğulları
Açıklama:
Başlangıçta Sö¤üt ve Domaniç taraşarında yerleşmiş olan Osmanlı Beyli¤i’nin denizcili¤e ve deniz ulaşımına ilişkin yeterli bilgi ve tecrübesinin olmadı¤ı kabul edilmelidir. Osmanlı Beyli¤i, özellikle Akdeniz ve Karadeniz sahillerindeki beylikleri ele geçirdikçe Osmanlı deniz kuvveti oluşmaya ve deniz yolu ulaşımı gelişmeye başlamıştır. Karasi, Saruhan, Aydın, Menteşe ve Candaro¤lu donanma ve tersanelerinin Osmanlı deniz gücü haline gelişiyle ortaya çıkan bu süreç, 14. yüzyıl boyunca tedricen gerçekleşmiştir.

Soru 26

Karamürsel, üstüaçık, atkayığı, şayka, firkate, kalite, kadırga isimli gemiler hangi gemi grubuna girmekteydi?

Seçenekler

A
Kürekli
B
Yelkenli
C
Kürekli-Yelkenli
D
Buharlı
E
Vapur
Açıklama:

  1. yüzyılda buharlı gemilerin devreye girmesine kadar denizlerde hem kürekli hem de yelkenli gemiler seyrüsefer yapmıştır. Yaygın olarak kullanılan kürekliler arasında karamürsel, üstüaçık, atkayığı, şayka, firkate, kalite, kadırga, mavna, baştarda ve çekeleve sayılabilir. Kalyon, ağrıbar, şalope ve ateş gemisi de yelkenli gemilere örnektir. Gemilerin bir kısmı da hem yelken hem de kürekle hareket etme özelliğine sahipti. Diğer taraftan klasik dönem deniz taşımacılığında, denizin özelliğine göre farklı gemiler kullanılmaktaydı. Söz gelimi 17. yüzyılda saray için Marmara’nın güneyinden temin edilen odun, at gemileriyle (atkayığı) taşınıyordu. Uludağ’dan temin edilen buz, firkate ve kayıklarla naklediliyordu. Marmara’da ayrıca şayka ve karamürsel ile de taşıma yapıldığı bilinmektedir. Saray mutfağı için Mısır zahiresinin yüklendiği gemiler daha da çeşitlidir. Karamürsel, iğrib, şayka, firkate ve kadırga gibi kürekli gemiler ile kalyon ve burtun gibi yelkenliler Mısır-istanbul arasında saray zahiresi taşımaktaydı

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi yelkenli gemilere bir örnektir ?

Seçenekler

A
karamürsel
B
üstüaçık
C
şayka
D
firkate
E
kalyon
Açıklama:
19. yüzyılda buharlı gemilerin devreye girmesine kadar denizlerde hem kürekli hem de yelkenli gemiler seyrüsefer yapmıştır. Yaygın olarak kullanılan kürekliler arasında karamürsel, üstüaçık, atkayığı, şayka, firkate, kalite, kadırga, mavna, baştarda ve çekeleve sayılabilir. Kalyon, ağrıbar, şalope ve ateş gemisi de yelkenli gemilere örnektir. Gemilerin bir kısmı da hem yelken hem de kürekle hareket etme özelliğine sahipti. Diğer taraftan klasik dönem deniz taşımacılığında, denizin özelliğine göre farklı gemiler kullanılmaktaydı. Söz gelimi 17. yüzyılda saray için Marmara’nın güneyinden temin edilen odun, at gemileriyle (atkayığı) taşınıyordu. Uludağ’dan temin edilen buz, firkate ve kayıklarla naklediliyordu. Marmara’da ayrıca şayka ve karamürsel ile de taşıma yapıldığı bilinmektedir. Saray mutfağı için Mısır zahiresinin yüklendiği gemiler daha da çeşitlidir. Karamürsel, iğrib, şayka, firkate ve kadırga gibi kürekli gemiler ile kalyon ve burtun gibi yelkenliler Mısır-istanbul arasında saray zahiresi taşımaktaydı

Soru 28

Osmanlı'da bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli bir tesis olmaları yanında, ıssız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak da kullanılan geçitlere ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Yurtluk
B
Ocaklık
C
Derbent
D
kervansaray
E
karakol
Açıklama:
Derbentler, bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli bir tesis olmaları yanında, ıssız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak da kullanılmışlardır. iki çeşit derbentten söz edilebilir: ilki yurtluk ve ocaklık şeklinde tımar sistemi içerisinde kullanılan derbentler, ikincisi vergi muafiyeti karşılığında kurulan derbentlerdir. Bu ikinciler vakıf, has veya boş topraklar üzerinde kurulmuşlardır. Derbentleri ayrıca kale mahiyetinde olanlar (ribatlar), vakıf şeklinde bulunanlar, han ve kervansaray olarak kullanılanlar, köprü civarlarında bulunanlar şeklinde dört başlık altında sınışamak da mümkündür

Soru 29

Adriyatik’ten İstanbul’a ulaşımı sağlamak için Roma imparatorluğu zamanında inşa edilen, Draç ’tan başlayıp İstanbul’a ulaşan ve Osmanlıların Sol Kol olarak adlandırdıkları yol aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
İpek yolu
B
Baharat yolu
C
Via Egnatia
D
Durres yolu
E
Draç yolu
Açıklama:
Doğudan gelip Osmanlı topraklarına giren en önemlş yol şüphesiz ipek Yolu idi. Çin’de Zşan’dan başlayıp Taklamakan ve Gobş çöllerini geçerek önce Türkistan’a sonra Kaşgar, Taşkent, Semerkant, Buhara ve Merv üzerinden Hazar’ın güneyine ulaşmaktaydı. Tahran ve Tebriz’den sonra Anadolu topraklarına giren bu yol, Erzurum-Kayseri-Ankara istikametinden istanbul’a ulaşmaktaydı. Boğaz’ı geçen yol, Via Egnatia’yı takşp ederek Avrupa içlerşine uzanmaktaydı. Diğer taraftan Hazar Denşzş’ne gelen tüccarlar, gemilerle kıyıya, Astrahan (Ejderhan) ‘a geçebşlşr ve doğruca Rusya’ya yönelebşlşrlerdş. Yine Erzurum’dan Trabzon’a geçip buradan gemilerle Kırım’a ya da Balkan kıyılarına mal götürmek mümkündü.
Via Egnatia, Adriyatik’ten istanbul’a ulaşımı sağlamak için Roma imparatorluğu zamanında inşa edilen, Draç (Durres)’tan başlayıp istanbul’a ulaşan ve Osmanlıların Sol Kol olarak adlandırdıkları yoldur.

Soru 30

Osmanlı Devleti'nde raylı sistemlerin uygulandığı ilk şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İzmir
B
Bursa
C
İstanbul
D
İznik
E
Ankara
Açıklama:
İstanbul, raylı sistemlerin uygulandığı ilk şehir olması açısından demiryolu tarihinde dikkat çekici bir yere sahiptir. Şehirde 1871’de iETT’nin başlangıcını teşkil eden İstanbul Tramvay şirketi kurularak atlı tramvaylar hizmet vermeye başlamış,1875’te dünyanın ikinci metrosu Tünel’de inşa edilmiş,1914’te ise elektrikli tramvaylar devreye girmiştir. 1960’ta kaldırılıp yerlerine troleybüsler ikame edilmişse de tramvaylar 1991’den itibaren tekrar İstanbul halkının gündelik yaşamında yerlerini almışlardır

Soru 31

Ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olmasını sağlamaya ne ad verilir ?

Seçenekler

A
narh
B
iaşecilik
C
fiskalizm
D
gelenekçiliik
E
kapan
Açıklama:
İaşecilik, ülke içinde mal ve hizmet arzının mümkün olduğu kadar bol, kaliteli ve ucuz olmasını sağlamaktır. Mal ve hizmet üretenler önce kendi ihtiyaçlarını karşılamalı, ondan sonra da kademeli olarak bütün toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeliydiler

Soru 32

Klasik dönem Osmanlı ekonomisinde ihracatın sınırlanmasını ve bunun yanında yasaklanmasını öngören ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İaşecilik
B
Gelenekçilik
C
Fiskalizm
D
Dengecilik
E
Yenilikçilik
Açıklama:
Piyasaların düzenlenmesinin bir başka yönü, fiyat istikrarını koruyarak mal da- ğılımının toplumsal ihtiyaçları karşılayacak şekilde organize edilmesiydi. Fiyatların aşırı yükselmesi ya da şehirler ve çevre yerleşim birimleri arasında büyük fiyat farklılıklarının oluşması, halkın büyük kesiminin temel tüketim maddelerinden mahrum kalması sonucunu doğururdu. istanbul, Edirne gibi büyük şehirlerin iaşesinde bu yüzden sıkıntılar yaşanabiliyordu. Çevre yerleşim bölgelerinde fiyatlar yükseldiği zaman, büyük şehirlere devletin önceden belirlediği fiyatlarla mal sevkiyatı zorlaşıyordu. Bu sıkıntının aşılması amacıyla çevre bölgelerdeki fiyatların büyük şehirdeki fiyatlarla eşitlenmesi gerekiyordu. Darlık zamanlarında tüketim merkezleriyle çevre arasında fiyat birlikteliğinin sağlanması politikası uygulanırken, normal dönemde buna ihtiyaç duyulmazdı. Meseleyi ihtiyaç odaklı değerlendiren devlet, iç fiyatları ayarlayarak ve dışarıya ihraç yasakları koyarak mal akışını düzenlemeye çalışmıştır. Bu ilkeye iaşecilik denir. Doğru cevap A'dır.

Soru 33

Aşağıdaki şıklardan hangiside kadıların, gerek ilgili davalara bakarken gerekse fiyat tespiti (narh), kethüda tayini, dükkân sayılarının belirlenmesi gibi iktisadî hayatı doğrudan ilgilendiren konularda karar verirken dikkate aldıkları durumlar doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
iaşecilik-gelenekçilik-fiskalizm
B
gelirciklik-iaşecilik-fiskalizm
C
iaşecilik-gelircilik-fiskalizm
D
iaşecilik-gelenekçilik-gelircilik
E
iaşecilik-tımar düzeni-gelircilik
Açıklama:
Kadı, temel tüketim maddeleri için satış fiyatlarının belirlenmesinde yetki sahibiydi. Üretim, ticaret ve esnaşa ilgili davaların çözüm yeri yine kadılıklardı. Kadılar, gerek ilgili davalara bakarken gerekse fiyat tespiti (narh), kethüda tayini, dükkân sayılarının belirlenmesi gibi iktisadî hayatı do¤rudan ilgilendiren konularda karar verirken halkın ihtiyaçlarının karşılanmasını yani arz-talep dengesinin korunmasını (iaşecilik), yerleşik uygulamaları (gelenekçilik) ve devletin malî çıkarlarını (fiskalizm) dikkate alırlardı.

Soru 34

Osmanlı dış ticaret politikası hangi iki temel prensibe göre şekillenmiştir ?

Seçenekler

A
İaşecilik-fiskalizm
B
iaşecilik-gelenekçilik
C
iaşecilik-tutarlılık
D
gelenekçilik-gelircilik
E
fiskalizm-gelircilik
Açıklama:
Osmanlıların dış ticaret politikası, iktisadî dünya görüşlerinin iki temel prensibine göre şekillenmiştir: Provizyonizm (iaşecilik) ve Fiskalizm (Gelircilik). Ticarete verilen önemin esas nedeni, halkın refahını artırma kaygısına dayanıyordu. Piyasalarda bol, kaliteli ve ucuz mal bulunmasını sağlamak olarak tarif edilebilecek iaşecilik ilkesi, bu bakımdan öncelikli prensipti. Ticareti amaç olarak değil, bir araç olarak gören Osmanlı Devleti’ni, merkantilist ticaret politikalarını benimsemiş çağdaş Batılı devletlerden ayıran temel farklılık bu yaklaşımlarıydı

Soru 35

I. Alanya
II. Sinop
III. Antalya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Anadolu'da bulunan Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde Anadolu'da bulunan limanlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
II ve III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bütün seçenekler Anadolu'da bulunan Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde Anadolu'da bulunan limanlardandır.

Soru 36

Osmanlıların Rumeli'ye geçişi ile Gelibolu'nun deniz üssü haline gelmesihangi padişah zamanında olmuştur?

Seçenekler

A
Osman Gazi
B
Orhan Gazi
C
Yıldırım Beyazıt
D
Fatih Sultan Mehmet Han
E
II. Murat Han
Açıklama:
Yıldırım Beyazıt zamanında

Soru 37

Akdeniz'in 500 yıllık aradan sonra müslümanların hakimiyetine girmesi hangi padişahların dönemlerinde olmuştur?

Seçenekler

A
I. Selim -II. Selim
B
I. Selim -I. Süleyman
C
I. Süleyman - Fatih Sultan Mehmet
D
II. Selim Osman Gazi
E
I. Selim - Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
I. Selim - I. Süleyman döneminde gerçekleşmiştir.

Soru 38

I. Karamürsel
II. Üstüaçık
III. Atkayışı
IV. Şayka
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yaygın olarak kullanılan kürekliler arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I ve III
Açıklama:
Bütün seçenekler kürekliler arasında yer almaktadır.

Soru 39

Robert Fulton Paris’te inşa ettiği istimbotu Seine nehrinde kaç yılında yüzdürmüştür?

Seçenekler

A
1976
B
1797
C
1876
D
1887
E
1897
Açıklama:
Robert Fulton Paris’te inşa ettiği istimbotu Seine nehrinde 1797 yılında yüzdürmüştür.

Soru 40

I. Karesi
II. Candaroğulları
III. Aydınoğulları
IV. Germiyanoğulları
Yukarıdakilerden hangisinin ya da hangilerinin Osmanlı deniz ulaşımına katkısı olmuştur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Germiyanoğullarının katkısı olmamış, diğer beyliklerin olmuştur.

Soru 41

130 km uzunluğundaki İzmir-Aydın demiryolu hattı hangi yıl hizmete girmiştir?

Seçenekler

A
1865
B
1866
C
1867
D
1868
E
1869
Açıklama:
1867 yılında hizmete girmiştir.

Soru 42

Demiryolu yapımı temel politikaları arasında yer alan padişah aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sultan II. Abdülhamit Han
B
Fatih Sultan Mehmet Han
C
Yavuz Sultan Selim Han
D
Sultan Reşat
E
Sultan Vahdettin
Açıklama:
Demiryolu yapımı temel politikaları arasında yer alan padişah Sultan II. Abdülhamit Han'dır.

Soru 43

16. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı Devletiyle en büyük ticaret hacmine sahip Batılı devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İngiltere
B
Venedik
C
Amerika
D
Fransa
E
Almanya
Açıklama:
16. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı Devletiyle en büyük ticaret hacmine sahip Batılı devlet Venedik'ti.

Soru 44

Balta Limanı Ticaret sözleşmesi hangi devletle ve kaç yılında imzalanmıştı?

Seçenekler

A
Aşmanya-1839
B
Fransa-1840
C
İngiltere-1838
D
Venedik-1830
E
İtalya-1860
Açıklama:
Balta Limanı Ticaret sözleşmesi 16 Ağustos 1838 yılında İngiltere ile imzalanmıştır.

Soru 45

Derbentler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli tesislerdir
B
Issız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak kullanılmışlardır
C
Yurtluk ve ocaklık şeklinde tımar sistemi içerisinde kullanılan ve vergi muafiyeti karşılığında kurulan derbentler şeklinde ikiye ayrılmaktadırlar
D
Derbentler ayrıca kale mahiyetinde olanlar (ribatlar), vakıf şeklinde bulunanlar, han ve kervansaray olarak kullanılanlar, köprü civarlarında bulunanlar şeklinde dört başlık altında sınıflandırılabilir.
E
Derbentler 17. yüzyıldan itibaren kırsal kesimde önemini ciddi ölçüde arttırmıştır.
Açıklama:
Derbentler, bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli bir tesis olmaları yanında, ıssız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak da kullanılmışlardır. İki çeşit derbentten söz edilebilir: İlki yurtluk ve ocaklık şeklinde
tımar sistemi içerisinde kullanılan derbentler, ikincisi vergi muafiyeti karşılığında kurulan derbentlerdir. Bu ikinciler vakıf, has veya boş topraklar üzerinde kurulmuşlardır. Derbentleri ayrıca kale mahiyetinde olanlar (ribatlar), vakıf şeklinde bulunanlar,
han ve kervansaray olarak kullanılanlar, köprü civarlarında bulunanlar şeklinde dört başlık altında sınıflamak da mümkündür.
Derbentler, 17. yüzyıldan itibaren kırsal kesimde güvenliğin azalmasına paralel olarak bozulmaya başlamış, görevlerini yapamaz duruma düşmüş ve askerî mahiyette olanları hariç dağılmışlardır.

Soru 46

Aşağıdaki yerleşimlerden hangisi İpek yolunun Anadolu'daki güzergahlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Erzurum
B
Kayseri
C
Antalya
D
Ankara
E
İstanbul
Açıklama:
Doğudan gelip Osmanlı topraklarına giren en önemli yol şüphesiz İpek Yolu
idi. Çin’de Zian’dan başlayıp Taklamakan ve Gobi çöllerini geçerek önce Türkistan’a
sonra Kaşgar, Taşkent, Semerkant, Buhara ve Merv üzerinden Hazar’ın güneyine
ulaşmaktaydı. Tahran ve Tebriz’den sonra Anadolu topraklarına giren bu yol,
Erzurum-Kayseri-Ankara istikametinden İstanbul’a ulaşmaktaydı.

Soru 47

16. yüzyıldaki Osmanlı ile İran arasındaki savaşlara paralel olarak sınırdaki insanların göç etmesiyle terk edilmiş bir şehir haline gelen şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kayseri
B
Mardin
C
Muş
D
Bitlis
E
Erzurum
Açıklama:
Osmanlılar ve İran arasındaki savaş dönemlerinde ise, güvenlik endişesine bağlı olarak yolun kullanımında zorunlu azalma olmaktaydı. Hatta savaş halinin sebep olduğu durgunluklar, yol üzerindeki şehirleri olumsuz etkilemiştir. Nitekim 16. yüzyılda iki ülke arasındaki savaşlar nedeniyle sınırdaki insanlar göç edince Erzurum terk edilmiş bir şehir haline gelmişti.

Soru 48

Osmanlı İmparatorluğunda hizmete açılmış ilk demir yolu olan İzmir-Aydın demir yolu hangi tarihte tamamlanmıştır?

Seçenekler

A
1865
B
1866
C
1867
D
1868
E
1869
Açıklama:
Osmanlılarda ilk demiryolu girişimleri, Islahat Fermanı’nın yabancı sermayeye imkân tanımaya başlamasıyla oldu. Uzun süre devletten demiryolu imtiyazı almaya çalışan Avrupalı müteşebbisler, nihayet 1860’larda ilk girişimlerini 1867’de hizmete
giren 130 kilometre uzunluğundaki İzmir-Aydın hattının inşasıyla gerçekleştirdiler.

Soru 49

Osmanlıların 16. yüzyılda Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'nda bizzat mücadele ettiği deniz gücü hangi ülkeye aittir?

Seçenekler

A
İngiltere
B
İspanya
C
Rusya
D
Portekiz
E
Hollanda
Açıklama:
Osmanlılar Akdeniz’de ticarî etkinliklerini artırırken, Vasco da Gama Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’a ulaştı. Baharat yüklü ilk Portekiz gemisi 1501 yılında Lizbon limanına yanaştı. 1503’de Portekiz donanması Kızıldeniz’de idi. Tehlikenin
farkında olan Osmanlılar, ilk önce Memlüklere yardım ederek, daha sonra işi bizzat kendileri üstlenerek Portekizlilere karşı Kızıldeniz’de ve Hint Okyanusu’nda mücadele ettiler.

Soru 50

Aşağıdaki Osmanlı coğrafyalarından hangisi Batı Avrupa ülkeleri ile ticari ilişkilerini diğerlerinden daha önce geliştirmiştir?

Seçenekler

A
Balkanlar
B
Mısır
C
Suriye
D
Batı Anadolu
E
İç Anadolu
Açıklama:
Batı Avrupa ile ticarette imparatorluğun Balkan coğrafyasındaki bölgeler nispeten daha erken tarihlerde gelişme göstermesine rağmen, Anadolu’nun durumu oldukça farklıydı. Örneğin; İzmir, 19. yüzyıl başlarında Anadolu’nun Avrupa’ya yönelik mütevazı
ihracatında tek önemli limandı.

Soru 51

  1. Kadırga, şayka: kürekli gemi
  2. Kalyon, burton: yelkenli gemi
  3. Mahmudiye, Karamürsel: buharlı gemi
  4. Aziziye, Hamidiye: zırhlı gemi
Yenileşme dönemi öncesinde Osmanlı deniz ulaşımında kullanılan gemilerden yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
III,IV
D
II,III
E
I,III,IV
Açıklama:
Yenileşme dönemi deniz ulaşımı
I ve II doğrudur

Soru 52

  1. Pereme
  2. Hazine-i hassa vapur kumpanyası
  3. Şirket-i Hayriye
  4. Adalar vapuru
Yukarıdaki gemi/kayık ve şirketlerden hangisi/hangileri İstanbul şehiriçi deniz seferinde kullanılanlardan birisidir?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
I,II,III
D
II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
İstanbul deniz ulaşımı
I, II, III doğrudur.
Pereme: boğaz ulaşımında kullanılan kayık.
Hazine-i hassa vapur kumpanyası: 1843 te kurulan Boğaziçi , adalar, Gemlik, İzmit’e sefer düzenleyen şirket
Şirket-i Hayriye: 1851-1945 arası İstanbul seyri sefer yapan şirkettir. Kurucuları ali ve Fuat paşadır.

Soru 53

  1. Tuna
  2. Fırat/ Dicle
  3. Nil
  4. Sakarya
Yukarıdaki nehirlerden hangisi/hangilerinde Osmanlı döneminde seyri sefer yapma olanakları vardır?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
II,III,IV
D
I,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Nehir ulaşımı
I,II,III
Sakarya seyri sefer uygun değildir.

Soru 54

  1. Derbent
  2. Menzil
  3. Kervansaray
  4. Konar- göçerler
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Karayolu ile bağlantılı(güvenlik, ticaret, ihtiyaçları karşılama vb) kurumsal yapı/görevlendirmelerden birisidir?

Seçenekler

A
I,III
B
I,II,III
C
II,III
D
I,II,III,IV
E
III,IV
Açıklama:
Karayolları klasik dönem
I,II,III
Konargöçerlerin karayolu güvenliği ticaretin sağlanması ve çeşitli ihtiyaçların temini ile ilgili bir görevi yoktur.

Soru 55

  1. Müruriye
  2. Geçit
  3. Bac
  4. Derbent
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Osmanlı karayolu yapımı ile ilgili bir vergi türüdür?

Seçenekler

A
I
B
II
C
II,III
D
II,III, IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
19. yy da karayolu ulaşımı ve teknolojik gelişmeler
Tümü karayolu yapımı onarımı ve korunması ile ilgili olarak halktan alınan örfi vergilerdendir

Soru 56

  1. Fabrikalardan sonra sanayi devriminin en önemli simgesidir.
  2. Ülkedeki demiryolları Devlet sermayesi ile yapılmıştır
  3. Yabancı sermaye ticari ve siyasi gayelerle demiryolu yapmıştır
  4. Osmanlı devleti askeri ve ekonomik gaye ile demiryolu yapımını teşvik etmiştir.
Demiryolu ve Osmanlı ülkesinde yapımı ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi hangileri doğrudur.

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
I,III,IV
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
I,III,IV doğrudur. II yanlış çünkü demiryollarının çok büyük bir kısmı yabancı sermaye tarafından yap işlet devret ile inşa edilmiştir.

Soru 57

  1. Rumeli demiryolları
  2. İzmir aydın demiryolu
  3. Bağdat demiryolu
  4. Hicaz demiryolu
Yukarıdaki demiryolu hatlarından hangisi/hangileri Osmanlı ülkesinde ilk yapılan demiryolu hattıdır.

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
IV
E
I,III
Açıklama:
Demiryolları
İzmir-aydın demiryolu hattı.1860-66 yıllarında İngiliz şirketi tarafından inşa edilmiştir.

Soru 58

  1. Bedesten: kapalı çarşı
  2. Kadı, muhtesip: iç ticaretin denetiminde görevliler
  3. İç tüketimin /ticaretin merkezi: sancak
  4. Narh: fiyat tespiti
İç ticaretin örgütlenme şekli ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,IV
D
III,IV
E
I,III,IV
Açıklama:
İç ticaret klasik dönem
I, II,IV doğrudur. İç ticaretin merkezi ve tüketimin temel alanı sancak değil kazadır.

Soru 59

  1. Serbest ticaret başladı
  2. İç dış ve transit ticaretle ilgili yeni vergilendirme/gümrükler tespit edildi.
  3. Kısa dönemde Osmanlı ekonomisi kar elde etti.
  4. Tekeller kaldırıldı
Balta limanı antlaşması ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
II,III
D
II,III,IV
E
I,II,II,IV
Açıklama:
İç ticaret Yenileşme dönemi
Tümü doğrudur.

Soru 60

  1. Fransa 18. Yy. sonuna kadar Dış ticarette en önemli Osmanlı partneri idi.
  2. İzmir: 17. Yy dan itibaren Osmanlının en önemli ihraç limanı idi.
  3. Osmanlı dış ticareti 19. Yy boyunca artış eğilimi(ihracatta artış on, ithalatta artış oniki kat) göstermiştir
  4. Osmanlının en önemli ihraç maddesi mamul/işlenmiş ürünlerdir.Osmanlı dış ticareti ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III
C
III,IV
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Dış ticaret yenileşme Dönemi
I,II,III doğrudur. En önemli ihraç ürünü hammadde niteliğindeki tarımsal ürünlerdir. İşlenmiş ürün olarak sadece halı ve kilim sayılabilir.

Soru 61

Derbentlerin 17. yüzyıldan itibaren işlevsiz hale gelmesinin sebebi hangi seçenekte yer almaktadır?

Seçenekler

A
Vergilerin artması
B
Toprakların verimsiz hale gelmesi
C
Kırsal kesimde güvenliğin azalması
D
Artan nüfusa karşılık sahip oldukları toprakların aynı kalması
E
Ticaret yollarının değişmesi
Açıklama:
17. yüzyıldan itibaren kırsal kesimde güvenliğin azalmasına paralel olarak Derbentler bozulmaya başlamış, görevlerini yapamaz duruma düşmüştür. Askeri mahiyette olanları hariç dağılmışlardır. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 62

  1. Bizanslılar
  2. Romalılar
  3. Moğollar
  4. Hunlar
  5. Anadolu Selçuklu
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Osmanlı İmparatorluğu’nun ticaret birikimini ve yol ağını kullandığı medeniyetlerden biridir?

Seçenekler

A
I-II
B
I-III-V
C
III-IV-V
D
I-II-V
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Osmanlılar kuruldukları bölgede yer alan Selçuklular ve Anadolu beyliklerin denizcilikle ilgili birikimlerinden yararlanmıştır. Bununla birlikte Anadolu ve Balkanlar’da Roma/Bizans döneminden kalan yollar ilk zamanlarda Osmanlı yol ağının önemli bir kısmını oluşturmuştur. Benzer şekilde Selçuklu ve Memluklulardan kalan yollar da kullanılmıştır. Bu durumda doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 63

Akdeniz’de ticaret yapan diğer medeniyetlere göre Osmanlı’nın yarattığı farklılık hangi seçenekte yer almaktadır?

Seçenekler

A
Dönemine göre daha gelişmiş gemiler kullanması
B
Akdeniz’deki korsanları bünyesine katması
C
Akdeniz’i işlevsel bir ticaret yolu haline getirmesi
D
Tüccarlardan düşük vergi alması
E
İmparatorluğun önemli ticaret merkezlerine hakim olması
Açıklama:
Akdeniz’in, 1512-1566 yılları arasında Osmanlı imparatorluğu hakimiyetine girmiştir. Bu başarıda korsanların Osmanlı donanmasının bir parçası haline gelmesinin önemli bir payı vardır. 15. yüzyıl sonlarında Akdeniz’de Osmanlı nüfuzunun iyice artması neticesinde bölgede kendi başına hareket eden korsanlar, Osmanlı Devleti’nin denetimine girmiştir. Denizcilik tecrübesi yüksek olan ve korsanlıkla hayatını geçirmiş bu denizcilere sahip olmak Osmanlı donanmasını güçlü kılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 64

19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı’da deniz taşımacılığı yapan gemilerin %59’u yerlidir. Bununla birlikte yerli gemilerin taşıdığı yük miktarı, toplamın yükün % 10’unu oluşturur Sadece yukarıda verilen bilgiler kullanıldığında aşağıdaki ifadelerinden hangisine ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Nakliyatın büyük kısmını yerli gemiler yapmaktadır
B
Osmanlı ticaret filosu yüksek tonajlı gemilerden oluşmaktadır
C
Yabancı gemiler daha gelişmiş bir teknolojiye sahiptir
D
Deniz taşımacılığında kapitülasyonların etkisi gözlenmektedir
E
Taşımacılık yapan yerli gemisi sayısı yabancı gemi sayısından fazladır
Açıklama:
Sadece soruda verilen ifadeler göz önünde bulundurulduğunda Osmanlı deniz taşımacılığında yer alan gemilerin çoğunun yerli olmasına rağmen yapılan nakliyenin büyük bir çoğunluğunu yabancı gemiler aracılığıyla gerçekleştiği anlaşılır. Verilen ifadede gemilerin kullandığı teknoloji ya da kapitülasyonlara yönelik bir bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 65

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisinde İpek Yolu’nun bir güzergahı yer almaktadır?

Seçenekler

A
Türkistan
B
Hindistan
C
Basra
D
Mekke
E
Kızıldeniz
Açıklama:
Çin’de Ziandan başlayan İpek Yolu, Taklamakan ve Gobi çöllerini geçerek önce Türkistan’a sonra ise Kaşgar, Taşkent, Semerkant, Buhara ve Merv üzerinden Hazar’ın güneyine ulaşır. Tahran ve Tebriz’den sonra Anadolu topraklarına giren bu yol, Erzurum-Kayseri-Ankara istikametinden İstanbul’a ulaşır. Boğaz’ı geçen yol ise Via Egnatia’yı takip ederek Avrupa içlerine uzanmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 66

  1. Yol yapım ve bakım hizmetleri için dış borç alınması
  2. Yol yapım ve bakım hizmetlerinde halkın zorla çalıştırılması
  3. Kaynak için özelleştirmelerin kullanılması
  4. Hizmet karşılığında vergi muafiyeti getirilmesi
  5. Yeni vergilerin getirilmesi
Yukarıda yer alan unsurlardan hangisi ya da hangileri 19. yüzyılın ikinci yarısında yol yapım ve bakım hizmetlerinin gerçekleştirebilmesi için yapılan uygulamalardandır?

Seçenekler

A
I-V
B
II-III-IV
C
IV-V
D
II-IV-V
E
V
Açıklama:
Tanzimat öncesinde devlet, yol yapım ve tamiri için köprücüler ve derbentçiler istihdam etmiştir. Bunlar yaptıkları hizmet karşılığında vergi muafiyeti elde etmekteydiler. Ayrıca bu köprü ve derbentlerin bakımı için örfi vergi olarak derbent, geçit, müruriye ve bac adıyla çeşitli vergiler konulmuştu. Tanzimat’la birlikte sözü edilen örfi vergiler kaldırılarak sınırlı sayıda vergi konulmuş, devletin yol ve inşaat masrafları bu vergilerden karşılanmaya başlanmıştır. Yol yapım ve bakım hizmetlerinin daha düzgün yürütülebilmesi için 25 Temmuz 1867de Menafi Sandıkları kurulmuştur. Kaynak olarak a’şardan belli bir oranda pay ayrılmıştır. Çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ödenmesinden doğan güçlükler ve yetersizlikler sebebiyle 26 Ağustos 1869da yol inşa ve bakım masraflarının karşılanması için bir nizamname yayınlanmıştır. Nizamname ile din adamları, muallimler, sakatlar dışındaki 16-60 yaş arasındaki erkekler ile bütün yük ve araba hayvanlarına bulunduğu yöredeki yol ve köprü yapım ve onarımında bedenen veya bedelen 4 günlük çalışma zorunluluğu getirilmiştir. Bu durumda doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 67

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangi Osmanlı’da uygulanan iaşeciliğin bir sonucudur?

Seçenekler

A
İhracata dayalı ekonomi
B
Yüksek gümrük vergileri
C
Kapitülasyonlar
D
Dışa kapalı ekonomi
E
İthal ikameciliğin benimsenmesi
Açıklama:
Osmanlının ekonomi politikasında hakim olan iaşecilik; piyasalarda bol, kaliteli ve ucuz malların bulunmasını amaçlar. Ticareti bu durumu sağlamanın bir aracı olarak gören Osmanlı, ülke içinde mal ve hizmet arzını yüksek düzeyde tutmak için ihracatı zorlaştırıcı, ithalatı ise kolaylaştırıcı bir politika takip etmişlerdir. Kapitülasyonlar bu politikanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kapitülasyonlar ile amaçlanan ticaretin hacmini genişletmek, imparatorluğun içinde bulunan malların bollaşmasını sağlamaktır. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 68

Aşağıda yer alan seçeneklerin hangisinde Amerika kıtasından Avrupa’ya gelen değerli madenlerin Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki bir sonucu bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Osmanlı’da enflasyon artmıştır
B
Osmanlı’da değerli madenlerin arzı azalmıştır
C
Avrupa’dan gelen para ile halkın refah seviyesi artmıştır
D
Osmanlı’dan Batı ülkelerine doğru değerli maden çıkışı yaşanmış
E
Osmanlı ihracat ülkesine dönüşmüştür
Açıklama:
Amerika kıtasından getirilen değerli madenler başta İspanya olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesinde mal ve hizmet fiyatlarının yükselmesine, başka bir ifade ile enflasyona neden olmuştur. Doğu’da yer alan ülkeler bu süreçten daha az etkilendikleri için Doğu ile Batı arasında fiyat farkları oluşmuş. Osmanlı ile ticaret yapan tüccarlar bu fiyat farkından dolayı ihracı yasaklı olan birçok stratejik ürünü Avrupa’ya götürmeye başlamıştır. Bu süreç beraberinde iaşeciliğin zarar görmesine yol açmış, Osmanlı pazarında bir çok malı piyasada bulmak zorlaşmış ve var olan malların fiyatlarında artışa sebep olarak halkın refah seviyesinde azalmaya yol açmıştır.

Soru 69

Osmanlı yöneticilerinin demiryolu yatırımlarını gerçekleştirmesinde aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi en az etkili olmuştur?

Seçenekler

A
İşsizliğin azaltılması
B
İç güvenliğin sağlanması
C
Merkezi devletin gücünün arttırılması
D
Asker ve malzeme sevkiyatının yapılması
E
Tarımsal vergilerin az kayıpla toplanması
Açıklama:
Osmanlı yöneticilerinin demiryolu yatırımlarından bekledikleri yararların başında iç güvenliğin sağlanması, merkez devletin gücünün ülkenin uzak bölgelerine kadar ulaştırılması, savaş dönemlerinde cepheye asker ve malzeme sevk edilebilmesi ve tarımsal vergilerin az kayıpla tahsil edilebilmesi geliyordu. Bu durumda doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 70

  1. Dış ticaret imkanları genişlemiştir
  2. Tarımsal üretim artmıştır
  3. Bölgesel ekonomi hareketlenmiştir
  4. Turizm gelirleri artmıştır
  5. Dış borç azalmıştır
Yukarıda verilen ifadelerin hangisi demiryolu yatırımlarının sonucunda gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
II-V
B
I-II-III
C
I-II-III-V
D
II-IV-V
E
I-II-III-IV-V
Açıklama:
Demiryollarının yapımından sonra tarımsal üretimde yaşanan genişleme ve devletin topladığı vergi miktarındaki artış rakamları oldukça dikkat çekicidir. Devlet işletmeci şirketlere verdiğinden fazlasını demiryolunun geçtiği yerlerdeki üretimin artışı dolayısıyla topladığı vergilerden almıştır. Demiryolları sadece Osmanlılar için değil, yabancı sermayedarlar için de karlı bir yatırım alanı olmuştur. Ülkenin herhangi bir bölgesinde demiryollarının yapımıyla birlikte bir yandan, dış pazarlara yönelik tarımsal üretim genişlemiş öte yandan yabancı mamullerin pazarlanma imkanları artmıştır. Ayrıca demiryolu hatlarının geçtiği bölgelerde yabancı sermaye madencilik, sanayi ve belediye hizmetleri gibi alanlarda da yatırımlara yönelmişlerdir. Bu durumda doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 71

Osmanlı devleti hangi bölgelerlerdei beylikleri alınca deniz ticaretini daha da geliştirmiştir ?

Seçenekler

A
Trakya-Marmara
B
İç anadolu- Doğu anadolu
C
Karadeniz-Güneydoğu anadolu
D
Ege bölgesi-İç anadolu
E
Karadeniz ve Akdeniz bölgesi
Açıklama:
Osmanlı Beyliği, özellikle Akdeniz ve Karadeniz sahillerindeki
beylikleri ele geçirdikçe Osmanlı deniz kuvveti oluşmaya ve deniz yolu ulaşımı
gelişmeye başlamıştır

Soru 72

Deniz ticareti için önemli olan Antalya ve Alanya kim döneminde alınmıştır ?

Seçenekler

A
Yıldırım Bayezid
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Fatih Sultan Mehmet
D
Osman Bey
E
Orhan Bey
Açıklama:
Bu girişimin banisi olan Yıldırım
Bayezid (1389-1402) döneminde Antalya ve Alanya ele geçirilerek (1391)
Akdeniz’deki etkinlik artmış, kumaş ve kimyevi madde ile şeker ve baharat ticaretinin hatırı sayılır bir kısmı Osmanlıların eline geçmiştir.

Soru 73

İstanbul’da boğaz ulaşımı için kurulan ilk kuruluş ?

Seçenekler

A
Şirket-i Hayriye
B
Hazine-i Hassa Vapur Kumpanyası
C
Şirket-i Hayri
D
Buharlı gemi ocakları
E
İdo
Açıklama:
İstanbul’da boğaz ulaşımı büyük oranda pereme denilen kayıklarla yapılmaktaydı. Buharlı gemilerin devreye girmesinden itibaren toplu taşımada bunlardan
yararlanılması düşünüldü. Bunun için ilk girişim devlet tarafından geldi; 1843’te
“Hazine-i Hassa Vapur Kumpanyası” kuruldu. Tanzimat sonrasında deniz nakliyatını bir düzene koyma ve kolaylaştırma çabalarının ürünü olarak ortaya çıkan bu şirket, İngiltere’den satın aldığı gemilerle önce Boğaziçi, Adalar, Gemlik
ve İzmit seferlerini yapmış, daha sonra bunlara Akdeniz ve Karadeniz seferlerini
de eklemişti.

Soru 74

19. yüzyılda denizlerde toplu taşımada ikinci proje olarak hizmet veren şirketin ismi nedir ?

Seçenekler

A
Şirket-i Deniz
B
Denizkent
C
Kabataş AŞ
D
İdo
E
Şirket-i Hayriye
Açıklama:
Toplu taşımada ikinci proje, 19. yüzyılın ortasında, İstanbul halkına 20. yüzyılın ortalarına kadar hizmet verecek olan Şirket-i Hayriye’nin kurulmasıyla hayat
buldu. Tanzimat döneminin önemli paşaları Âlî, Fuad ve Cevdet paşalar tarafından kurulan ve 1851-1945 yılları arasında faaliyet gösteren bu şirket, İstanbul ve
civarında hizmet vermekteydi.

Soru 75

16. yüzyılda karayollarında bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli bir tesis olmaları bilinen yerlere ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Han
B
Tesisler
C
Derbentler
D
İstasyon
E
Medreseler
Açıklama:
16. yüzyılda Anadolu’da 2.288 ve Rumeli’de
2.906 aile, avarız vergilerinden muafiyet karşılığı derbentçi tayin edilmiştir.
Derbentler, bir bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması bakımından önemli
bir tesis olmaları yanında, ıssız yerlerin şenlendirilmesi için iskân vasıtası olarak da kullanılmışlardır. İki çeşit derbentten söz edilebilir

Soru 76

Doğudan gelip Osmanlı topraklarına giren en önemli yola ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Baharat yolu
B
Kral yolu
C
Han yolu
D
İpek yolu
E
Kanal yolu
Açıklama:
Doğudan gelip Osmanlı topraklarına giren en önemli yol şüphesiz İpek Yolu
idi. Çin’de Zian’dan başlayıp Taklamakan ve Gobi çöllerini geçerek önce Türkistan’a
sonra Kaşgar, Taşkent, Semerkant, Buhara ve Merv üzerinden Hazar’ın güneyine ulaşmaktaydı. Tahran ve Tebriz’den sonra Anadolu topraklarına giren bu yol,
Erzurum-Kayseri-Ankara istikametinden İstanbul’a ulaşmaktaydı.

Soru 77

Hindistan ve Endenozya’daki limanlardan başlamakta, deniz yoluyla Kızıldeniz
ve Basra Körfezi’ne ulaşan yola ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Baharat yolu
B
Kral yolu
C
İpek yolu
D
Derbent yolu
E
Çelebi yolu
Açıklama:
Ağırlıklı olarak Uzakdoğu baharatı taşındığı için bu ismi alan Baharat Yolu,
Hindistan ve Endenozya’daki limanlardan başlamakta, deniz yoluyla Kızıldeniz
ve Basra Körfezi’ne ulaşılıp mallar burada karaya çıkarılmaktaydı. Bunlardan
Kızıldeniz limanlarında indirilen mallar İskenderiye’ye taşınıyor, buradan gemilerle gideceği yere naklediliyordu. Basra Körfezi’nde karaya çıkarılan mallar ise,
Beyrut Limanı’nda tekrar gemiye yükleniyordu.

Soru 78

Yol yapım ve bakım hizmetlerinin daha düzgün yürütülebilmesi kurulan sandık aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Ahilik sandıkları
B
Menâfi Sandıklar
C
Şirket-i sandıklar
D
Emekli sandıklar
E
Halk sandığı
Açıklama:
Yol yapım ve bakım hizmetlerinin daha düzgün yürütülebilmesi için 25 Temmuz
1867’de Menâfi Sandıkları kurulmuştur. Kaynak olarak a’şârdan belli bir oranda pay
ayrılmıştır. Çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ödenmesinden doğan güçlükler ve yetersizlikler sebebiyle 26 Ağustos 1869’da yol inşa ve bakım masraflarının karşılanması için bir nizamname yayınlanmıştır

Soru 79

Hicaz Demiryolu projesinin finansmanını kim üstlenmiştir?

Seçenekler

A
Fransa
B
Amerika
C
İslam alemi
D
İngiltere
E
Almanya
Açıklama:
Gerçekleştirilen demiryolu projelerinin finansman biçimi ve büyüklüğü itibariyle en dikkat çekici olanlarından biri Hicaz Demiryolu projesidir. Bu proje Almanların finanse edip Haydarpaşa-Ankara arasında gerçekleştirdikleri Bağdat Demiryolu’nun aksine, finansmanıyla, inşaatıyla, tasarımıyla, İslam âleminden toplanan bağışlarla tamamen yerli bir girişimin eseridir. Doğru cevap C'dir.

Soru 80

1838 yılında İngiltere ile imzalanan Ticaret sözleşmesi hangisidir ?

Seçenekler

A
Mondros ateşkes anlaşması
B
Uşi anlaşması
C
Mudanya Mütarekesi
D
Balta Limanı
E
Karlofça anlaşması
Açıklama:
18. yüzyıl boyunca ithalat ve ihracattan %3 vergi alınıyordu. 1838 yılında
İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Sözleşmesi’ne göre vergi oranları, ithal
malları ve transit malları için %3, ithalatçıların ödediği dâhili gümrükler %2, ihracat malları için ise %12 olarak belirlenmişti. Bu anlaşmayla Osmanlı ticaret rejimi
dünyadaki en serbest rejimlerden biri olma özelliği kazanmıştı. Ancak, üretim hacmi yüksek sanayileşmiş Avrupalı devletlerin ucuz malları karşısında zarar etmeye
başlayan Osmanlı imalatçılarının artan şikâyetleri serbest ticaret konusunda şüpheler uyandırdı.

Ünite 6

Soru 1

I- Değişim aracı olma
II- Hesap birimi olma
III- Değer muhafaza aracı olma
IV- Yeni değer alanı oluşturma
Yukarıdakilerden hangisi paranın bir ekonomik yapı içerisinde üstlendiği temel fonksiyonlar arasındadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II-III
D
I-III-IV
E
II-III-IV
Açıklama:
Para bir ekonomik yapı içerisinde üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Değişim aracı olma, hesap birimi olma ve değer muhafaza aracı olma. Doğru cevap C'dir.

Soru 2

Ekonomilerin tarımsal üretime dayalı olduğu, dolayısıyla geçimlik ekonomi özelliği arz ettiği, ülke topraklarının sahibi olan devletin ekonomik rolleri organize ettiği ve performansı denetleyebildiği, gelirin oluşumuna ve yeniden dağılımına doğrudan müdahale edebildiği ekonomik yapılanmayı içeren dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Klasik Dönem
B
Modern Dönem
C
Post Dönem
D
Yeni Dönem
E
Yakın Dönem
Açıklama:
Ekonomilerin tarımsal üretime dayalı olduğu, dolayısıyla geçimlik ekonomi özelliği arz ettiği, ülke topraklarının sahibi olan devletin ekonomik rolleri organize ettiği ve performansı denetleyebildiği, gelirin oluşumuna ve yeniden dağılımına doğrudan müdahale edebildiği ekonomik yapılanmayı içeren dönem Klasik dönemdir. Doğru cevap A'dır.

Soru 3

Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi aşağıdaki hangi hükümdar zamanında bastırmışlardır?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
Murat Bey
D
Mehmet Bey
E
Aydın Bey
Açıklama:
Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar. Doğru cevap B'dir.

Soru 4

Türkçede "yaldız altunu" ismi verilen para hangi ülkenin parasıdır?

Seçenekler

A
Venedik
B
Galler
C
Girit
D
Saksonya
E
Roma
Açıklama:
Osmanlı tarihinin en popüler altın parası ise Türkçede yaldız altunu diye adlandırılan Venedik dükası oldu. Doğru cevap A'dır.

Soru 5

Sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen altın sikkeler hangi padişah döneminde basılmıştır?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
II. Beyazıt
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
IV. Murat
Açıklama:
Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1477-78) basıldı. Doğru cevap A'dır.

Soru 6

Tağşiş uygulamalarına en çok hangi padişah döneminde rastlanmaktadır?

Seçenekler

A
Fatih Sultan Mehmet
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
II. Selim
D
I. İbrahim
E
IV. Murat
Açıklama:
Tağşiş uygulamalarına en çok Fatih Sultan Mehmet döneminde rastlanmaktadır. 1444’e kadar akçenin gümüş içeriği oldukça istikrarlı bir seyir izlemişti. Buna karşılık 1444-1481 arasında akçenin ağırlığı ve gümüş içeriği tam 6 kez düşürüldü. Bu işlemlere tashih-i sikke adı verilmekteydi. Doğru cevap A'dır.

Soru 7

Para vakıfları hangi padişah döneminde meşru zemine kavuşmuştur?

Seçenekler

A
Yıldırım Beyazıt
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
IV. Murat
Açıklama:
Para vakıfları daha önceki dönemlerde var olmakla birlikte meşru zeminine Kanuni Süleyman zamanında, bilhassa Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin fetvaları neticesinde kavuşmuştur. Doğru cevap D'dir.

Soru 8

Akçe, hangi yıldan sonra ana hesap birimi olmaktan çıkmıştır?

Seçenekler

A
1701
B
1711
C
1721
D
1731
E
1741
Açıklama:
1731 yılından sonra akçe, ana hesap birimi olmaktan çıktı. Doğru cevap E'dir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi 1697 ile 1728 yılları arasında Osmanlı'da üretilen yeni altın sikkelerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sultani
B
Tuğralı
C
Zincirli
D
Fındık
E
Cedid İstanbul
Açıklama:
Sultani, Fatih Sultan Mehmet zamanında basılan altın sikkelerdir. Diğerleri ise 1697 ile 1728 yılları arasında basılmıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 10

Osmanlı’da ilk kâğıt paralar "kaime" adıyla hangi yılda tedavüle çıkarılmıştır?

Seçenekler

A
1810
B
1820
C
1830
D
1840
E
1850
Açıklama:
Osmanlı’da ilk kâğıt paralar kaime adıyla 1840’da tedavüle çıkarılmıştır. Doğru cevap D'dir.

Soru 11

Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi hangi sultan zamanında bastırmışlardır?

Seçenekler

A
Buğra Bey
B
Osman Bey
C
Orhan Bey
D
Murat Bey
E
Mehmet Bey
Açıklama:
Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar.

Soru 12

Osmanlı Devletindeki para sistemi için Klasik Dönem hangi tarihleri kapsamaktadır?

Seçenekler

A
1300-1400
B
1300-1500
C
1300-1600
D
1300-1700
E
1300-1800
Açıklama:
Klasik Dönemkavramı ile ekonomilerin tarımsal üretime dayalı olduğu, dolayısıyla geçimlik ekonomi özelliği arz ettiği, ülke topraklarının sahibi olan devletin ekonomik rolleri organize ettiği ve performansı denetleyebildiği, gelirin oluşumuna ve yeniden dağılımına doğrudan müdahale edebildiği ekonomik yapılanmayı kast ediyoruz. Osmanlı Devleti için bu dönem genellikle 1300-1600 yılları ile temsil edilir.

Soru 13

Osmanlı'daki para çeşitlerinden biri olan altın sultani hangi yüzyılda piyasaya sürülmüştür?

Seçenekler

A
12. yüzyılın son çeyreğinde
B
13. yüzyılın son çeyreğinde
C
14. yüzyılın son çeyreğinde
D
15. yüzyılın son çeyreğinde
E
16. yüzyılın son çeyreğinde
Açıklama:
15. yüzyılın son çeyreğinde altın sultaninin piyasaya sürülüşüne kadar, Osmanlı sikkeleri gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşuyordu.

Soru 14

Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim Dönemlerinde Osmanlı İmparatorluğunda yaklaşık kaç adet darphane faaliyetteydi?

Seçenekler

A
40
B
50
C
60
D
65
E
70 ve üzeri
Açıklama:
Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim devirlerinde imparatorluk içinde 70’in üzerinde darphanenin faaliyette olduğu bilinmektedir.

Soru 15

Osmanlı Devleti para sistemindeki İspanya kaynaklı "real kuruş" hangi yüzyıldan sonra ortadan kaybolmuştur?

Seçenekler

A
13. yüzyıldan sonra
B
14. yüzyıldan sonra
C
15. yüzyıldan sonra
D
16. yüzyıldan sonra
E
17. yüzyıldan sonra
Açıklama:
Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı: Hollanda kaynaklı esedi kuruş ve İspanya kaynaklı real kuruş. Real kuruş 17. yüzyılın ortalarına kadar popülerdi, fakat bu tarihten itibaren ortadan kayboldu.

Soru 16

Osmanlı İmparatorluğu finans tarihinde en değerli yabancı kaynaklı altın paranın adı nedir?

Seçenekler

A
Real
B
Esedi
C
Flori
D
Sultani
E
Mangır
Açıklama:
Osmanlı tarihinin en popüler altın parası ise Türkçede yaldız altunu diye adlandırılan Venedik dükası oldu. Flori de denilen düka altınlarının üzerine, dolaşımına resmi olarak izin verildiğini gösteren (şah) damgası vurulmuştur.

Soru 17

1844 yılındaki Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş kaç altın liraya eşit tutulmuştur?

Seçenekler

A
1
B
5
C
10
D
15
E
20
Açıklama:
1844 tarihinde Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiş ve altın ile gümüş 15,09 oranı üzerinden birbirlerine bağlandıktan sonra Osmanlı altın ve gümüş sikkelerinin standartları değişmemiştir.

Soru 18

Osmanlı finans tarihi içerisinde "akçe" hangi tarihten sonra ana hesap birimi olma özelliğini kaybetmiştir?

Seçenekler

A
1453
B
1726
C
1731
D
1776
E
1856
Açıklama:
Osmanlı tarihindeki Yenileşme Dönemi'nde, yeni para düzeninde sikkelerin büyüklüklerinin ve standartlarının tanımlanması için bir süre geçtikten sonra, 1720’lerin başında yeni yelpaze şekillendi. 1731 yılından sonra akçe, ana hesap birimi olmaktan çıktı. Kuruş, zolota ve 20 paralık sikke orta ve büyük işlerde, 1, 5 ve 10 paralık sikkeler ise günlük, küçük işlemlerde kullanılıyordu.

Soru 19

Osmanlı İmparatorluğu finans tarihi içinde nikel paralar ilk defa hangi tarihte tedavüle girmiştir?

Seçenekler

A
1731
B
1836
C
1880
D
1890
E
1910
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğunda, 1910 tarihinde kabul edilen bir kanunla, nikel paralar tedavüle sokulmuştur.

Soru 20

Tevhid-i Meskûkat (paraları birleştirme) kanunu hangi yılda yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
1910
B
1912
C
1914
D
1916
E
1918
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğunda, 1910 tarihinde kabul edilen bir kanunla, nikel paralar tedavüle sokulmuştur. Ancak bu kararname de para piyasasındaki karışıklığı gideremediği için, 1916 yılında Tevhid-i Meskûkat (paraları birleştirme) kanunu yayınlandı. Bu yasa kıymet ölçeği olarak altını, birim ölçeği olarak kuruşu kabul etmiştir.

Soru 21

Osmanlılar kendi adına parayı ilk kez hangi dönemde bastırmışlardır?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
Birinci Mehmet
D
Birinci Süleyman
E
Dördüncü Murat
Açıklama:
Osmanlılar ilk kez sikke adı verilen parayı Orhan Bey döneminde bastırmışlardır. Bundan öncesinde küçük ve değerli isimsiz sikkeleri piyasaya sürdüler.

Soru 22

Osmanlı döneminde sikkelerin basıldığı yere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Mürettiphane
B
Kalavrahane
C
Muvakkithane
D
Darphane
E
Mücellithane
Açıklama:
Mürettiphane: Dizgicilerin çalıştığı yer.
Kalavrahane: Osmanlılarda Ayakkabı ve deri işlerinin yapıldığı yer.
Muvakkithane:Osmanlılarda namaz vakitlerinin belirlenmesinde kullanılan saatlerin ayarlarının yapıldığı yer.
Mücellithane: Osmanlılarda ciltlenme işlerinin yapıldı yer.
Darphane: Osmanlılarda paranın basıldığı yerdir. Dolayısıyla doğru cevap D'dir.

Soru 23

Osmanlılarda,Fatih Sultan Mehmet Döneminde basılmış olan ilk altın paraya ne ad verilmekteydi?

Seçenekler

A
Esedi
B
Real
C
Flori
D
Yaldız
E
Sultani
Açıklama:
Osmanlılarda, Fatih Sultan Mehmet döneminde basılan ilk altın paraya sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilirdi.

Soru 24

Osmanlılar Döneminde para düzeninin temelini oluşturan ürün aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Altın sikke
B
Mangır
C
Bakır sikke
D
Sultani
E
Gümüş sikke
Açıklama:
Osmanlılar Döneminde gümüş sikke para düzeninin temel taşını oluşturuyordu. Altın sikke tüccarlar arasında büyük ödemeler yapmak için kullanılırdı ve mangırlar ise daha çok küçük alışverişlerde kullanılıyordu.

Soru 25

Osmanlı sisteminde, piyasadaki para miktarını artırmak için çeşitli yöntemler uygulanmıştır. Bu yöntemlerden biri de tağşiş adı verilen uygulamadır. Tağşişin uygulanma amacı aşağıdakilerden hangisi olamaz?

Seçenekler

A
Tedavüldeki para miktarını artırmak.
B
Bütçe açıkları ve devletin ek gelir sağlama ihtiyacı.
C
Çeşitli toplumsal kesimlerden kar etmek
D
Değişik para modellerini denemek
E
Madeni paralar sık kullanımdan dolayı eskimesini engellemek
Açıklama:
Bütçe açıkları ve devletin ek gelir sağlama ihtiyacı duyması gibi mali nedenlerle; ekonomide para talebinde meydana gelen artış nedeniyle tedavüldeki para miktarını artırma ihtiyacının ortaya çıkmasıyla; bazı toplumsal kesimlerden kâr elde etme amacıyla gelen enflasyon taleplerini karşılama amacıyla; darphanelerin kötü işletilmeleri nedeniyle; tedavüldeki madeni paralar sık kullanımdan dolayı eskimesi için sikkelerin kenarlarının kırpılması zorunluluğu nedeniyle tağşiş yapılmıştır. Dolayısıyla doğru cevap D'dir.

Soru 26

Osmanlılarda parası olmayan fakat iyi bir şöhreti olan iki ortağın finansal ihtiyacını karşılamak için kurulan ortaklığa ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Müfavaza Ortaklığı
B
Vücuh Ortaklığı
C
Müşareke Ortaklığı
D
İnan Ortaklığı
E
Kar Ortaklığı
Açıklama:
Vücuh ortaklığına parasız ortaklıkta denir. Parası olmayan fakat şöhreti olan iki ortağın finansal ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturulmuştur. Doğru cevap B'dir.

Soru 27

Gresham Kanunu olarak tanımlanan"Kötü para iyi parayı kovalar" ilkesi neyi ifade ediyor olabilir?

Seçenekler

A
Değeri yüksek olan parayı piyasaya sokarak değeri düşük paranın yatırım için bekletilmesi.
B
Dükanın, altından daha fazla değer görmesinin gerekliliğini
C
İtibarı yüksek olan paranın saklanması ve değeri daha düşük olan paranın piyasaya sokulması.
D
Ticarette yabancı paraya yer verilmemesi gerektiği.
E
Eskimiş ve kullanılmayacak durumda olan paranın kullanılmasının yanlış olduğu.
Açıklama:
Gresham Kanunu olarak ifade edilen iyi para kötü parayı kovalar ilkesi, halkın değeri düşük ya da itibarsız olarak görülen parayı saklama düşüncesinde olurken; değersiz parayı piyasaya sokma hali olarak ifade edilebilir. Doğru cevap C'dir

Soru 28

Osmanlıda "kaime" adıyla basılan ilk kağıt paranın kelime anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyük kağıda yapılmış akçe
B
Kağıt üstündeki yazılar
C
Uzun kağıda yazılan ferman
D
Geniş kağıda çizilmiş şekil
E
Renkli kağıda yazılmış yazılar.
Açıklama:
Kaime uzun kağıda yazılan ferman anlamına gelir. Bu yüzden doğru cevap C'dir.

Soru 29

Osmanlılarda faizle para işletme konusunda uzman duruma gelen sarraflar Galata Bankerleri olarak adlandırılmışlardır. Bunlar Osmanlının desteğiyle banka kurmuşlardır.
Verilen bilgiye göre Galata Bankerlerinin kurduğu bankanın adı nedir?

Seçenekler

A
Dersaadet Bankası
B
Bank i Osmanı Şahane
C
Şirket-i Umumiyye-i Osmani Bankası
D
Ziraat Bankası
E
Osmanlı Ticaret Bankası
Açıklama:
Galata Bankerlerinin kurmuş olduğu bankanın adı Dersaadet Bankasıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 30

Osmanlılar 1882-1914 yılları arasında moratoryum ilan etmiştir.
Verilen bilgiye göre bir devletin moratoryum ilan etmesi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Ülke geneline yabancı para girişini engellediğini
B
Ticarette faiz oranlarının değiştiğini
C
Yabancı para ve milli paranın alım gücünün eşitlendiğini
D
Devletin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini
E
Devletin dış borç verecek durumda olduğunu
Açıklama:
Moratoryum devletin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini ilan etmesidir. bu yüzden doğru cevap D'dir.

Soru 31

Osmanlı Devleti’nde ilk sikkeyi hangi hükümdar bastırmıştır?

Seçenekler

A
I.Osman
B
Orhan Bey
C
I. Murad
D
I. Bayezid
E
II. Murat
Açıklama:
Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 32

Osmanlı Devleti’nde para aşağıdaki işletmelerden hangisinde basılmaktadır?

Seçenekler

A
Cebehane
B
Postane
C
Istabl-ı Amire
D
Darphane
E
Matbah-ı Amire
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde para basımını Darphane olarak adlandırılan işletmeler yapmaktaydı. Doğru yanıt “D” şıkkıdır

Soru 33

Osmanlı tarihinin en popüler yabancı kökenli altın parası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Esedi kuruş
B
Real kuruş
C
Venedik dükası
D
Louis sikkesi
E
Solidus
Açıklama:
Osmanlı tarihinin en popüler altın parası ise Türkçede yaldız altunu diye adlandırılan Venedik dükası oldu. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 34

İlk altın sikkeler hangi hükümdar döneminde basılmıştır?

Seçenekler

A
I. Bayezid
B
I. Mehmed
C
II. Murad
D
II. Mehmed
E
II. Bayezid
Açıklama:
Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmed döneminde (1477-78) basıldı. Doğru yanıt “D” şıkkıdır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Klasik Döneminde tedavülde olan para birimlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sultani
B
Kuruş
C
Metelik
D
Mangır
E
Akçe
Açıklama:
Real kuruş 17. yüzyılın ortalarına kadar popülerdi, fakat bu tarihten itibaren ortadan kayboldu. Esedi kuruş işte bu ortadan kayboluştan sonra popüler para oldu. Altın sikkeler, tüccarlar tarafından büyük ödemeler yapmak için kullanılıyordu; gümüş sikke para düzeninin temel taşını oluşturuyordu; mangırlar ise günlük alışverişlerde çokça kullanılıyordu. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 36

Osmanlı tarihinde tahta yeni çıkan hükümdar eski sikkelerin tedavülünü yasaklayarak kendi sikkelerini darp ettirirdi. Tecdid-i sikke siyaseti olarak adlandırılan bu uygulama hangi padişahtan sonra terk edilmiştir?

Seçenekler

A
II. Mehmed
B
I. Selim
C
I. Süleyman
D
III. Murad
E
I. Ahmed
Açıklama:
Tahta yeni çıkan sultan, eski sikkelerin tedavülünü yasaklayarak, kendi sikkelerini darp ettirirdi. Bu tecdid-i sikke siyaseti olarak adlandırılırdı. Ancak Kanuni Süleyman’dan sonraki padişahlar bu siyaseti terk etmişlerdir. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 37

Paranın değerinin düşürülmesi işlemi olan tağşiş uygulaması en çok hangi padişah döneminde görülmüştür?

Seçenekler

A
II. Murad
B
II. Mehmed
C
I. Süleyman
D
I. Ahmed
E
IV. Mehmed
Açıklama:
Tağşiş uygulamalarına en çok Fatih döneminde rastlanmaktadır. 1444’e kadar akçenin gümüş içeriği oldukça istikrarlı bir seyir izlemişti. Buna karşılık 1444-1481 arasında akçenin ağırlığı ve gümüş içeriği tam 6 kez düşürüldü. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi tağşiş uygulamasına başvurulmasının nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Bütçe açıkları ve devletin ek gelir sağlama ihtiyacı duymasıyla
B
Ekonominin para talebinde meydana gelen artış nedeniyle tedavüldeki para miktarını artırma ihtiyacının ortaya çıkmasıyla
C
Bazı toplumsal kesimlerden kâr elde etme amacıyla gelen enflasyon taleplerinin önüne geçebilmek amacıyla
D
Darphanelerin kötü işletilmeleri nedeniyle
E
Tedavüldeki madenî paralar sık kullanımdan dolayı eskidiği için sikkelerin kenarlarının kırpılması zorunluluğu nedeniyle
Açıklama:
ÇÖZÜM: Tağşişin çeşitli amaçları vardır: Bütçe açıkları ve devletin ek gelir sağlama ihtiyacı duyması gibi mali nedenlerle; ekonominin para talebinde meydana gelen artış nedeniyle tedavüldeki para miktarını artırma ihtiyacının ortaya çıkmasıyla; bazı toplumsal kesimlerden kâr elde etme amacıyla gelen enflasyon taleplerini karşılama amacıyla; darphanelerin kötü işletilmeleri nedeniyle; tedavüldeki madenî paralar sık kullanımdan dolayı eskidiği için sikkelerin kenarlarının kırpılması zorunluluğu nedeniyle tağşiş yapılmıştır. Doğru yanıt “C” şıkkıdır.

Soru 39

I. Kitabü’l-kadı
II. Havale
III. Çek
IV. Süftece
Hangileri Osmanlı döneminde uzun mesafeli ticaretin finansmanında kullanılan araçlardandır?

Seçenekler

A
I, II
B
I, II, IV
C
II, III, IV
D
II, IV
E
III, IV
Açıklama:
Osmanlılar poliçeye benzeyen süftece ve kitabu’l-kadı (kadı mektubu) diye adlandırılan belgeleri sıklıkla kullanmaktaydılar. Bir diğer kredi mektubu türü, havaleydi. Havale yazılı talimatla uzak bir kaynaktan ödeme yapılmasına olanak sağlamaktaydı. Havale büyük miktarlarda nakidin taşınmasından doğacak tehlikelere karşı tercih edilmekteydi. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 40

Osmanlı döneminde ortakları sermaye, emek, kâr ve sorumluluk açısından eşit kabul eden ortaklık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mudarebe
B
Müfavaza
C
İnan (Müşareke)
D
Vücuh
E
Çift-hane
Açıklama:
Osmanlı iş dünyasında görülen ortaklık türleri içerisinde mudarebe, müfavaza, inan ve vücuh ortaklıklarını sayabiliriz. Osmanlılarda daha sınırlı ölçülerde kullanılan müfavaza iş ortaklığı, ortaklar› sermaye, emek, kâr ve sorumluluk açısından eşit kabul ediyordu. Müfavaza ortaklıklarının üç temel özelliği vardı: ortakların her açıdan tam eşitliği, tüm ticari faaliyetlerin anlaşmaya dâhil edilmesi, ortakların karşılıklı temsil yetkisi ve kefaleti. Doğru yanıt “B” şıkkıdır.

Soru 41

Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi ne zaman bastırdılar?

Seçenekler

A
1326
B
1328
C
1330
D
1332
E
1334
Açıklama:
Osmanlı ekonomisi klasik dönemde madenî para rejimini kullanmıştır. Bu dönemde hesap birimi olarak akçe kullanılmıştır. Akçe ya da akçayı Batılı kaynaklar yunanca aspron kelimesinden esinlenerek, asper ya da aspre olarak belirtirler. Bu terim, 12. yüzyılda Irak Selçukluları tarafından kullanılmıştı. Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar.

Soru 42

Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı. Bunlar Hollanda kaynaklı ve İspanya kaynaklı idi. Hollanda kaynaklı yabancı sikkenin adı neydi?

Seçenekler

A
Pul
B
Akçe
C
Asper
D
Mangır
E
Esedi kuruş
Açıklama:
15.yüzyılın son çeyreğinde altın sultaninin piyasaya sürülüşüne kadar, Osmanlı sikkeleri gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşuyordu. Mangır, mankur ya da pul adı verilen bakır sikkeler, küçük hacimli alış verişlerde kullanılan, bozuk para hükmündeki küçük paralardır. Akçe Batılı kaynaklarda yunanca aspron kelimesinden esinlenerek, asper ya da aspre olarak belirtilir. Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı: Hollanda kaynaklı esedi kuruş ve İspanya kaynaklı real kuruş. Real kuruş 17. yüzyılın ortalarına kadar popülerdi, fakat bu tarihten itibaren ortadan kayboldu. Esedi kuruş işte bu ortadan kayboluştan sonra popüler para oldu.

Soru 43

Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı. Bunlar Hollanda kaynaklı ve İspanya kaynaklı idi. İspanya kaynaklı yabancı sikkenin adı neydi?

Seçenekler

A
Pul
B
Akçe
C
Asper
D
Mangır
E
Real kuruş
Açıklama:
15.yüzyılın son çeyreğinde altın sultaninin piyasaya sürülüşüne kadar, Osmanlı sikkeleri gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşuyordu. Mangır, mankur ya da pul adı verilen bakır sikkeler, küçük hacimli alış verişlerde kullanılan, bozuk para hükmündeki küçük paralardır. Akçe Batılı kaynaklarda yunanca aspron kelimesinden esinlenerek, asper ya da aspre olarak belirtilir. Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı: Hollanda kaynaklı esedi kuruş ve İspanya kaynaklı real kuruş. Real kuruş 17. yüzyılın ortalarına kadar popülerdi, fakat bu tarihten itibaren ortadan kayboldu. Esedi kuruş işte bu ortadan kayboluştan sonra popüler para oldu.

Soru 44

Sultani, akçe ve mangırdan oluşan üçlü para biriminin, üç farklı işleve sahip olduğunu gözlemliyoruz. Bu doğrultuda aşağıdakilerden hangisi mangır para biriminin bir özelliğidir?

Seçenekler

A
Sarraflar tarafından kullanılmaktaydı
B
Tüccarlar tarafından kullanılmaktaydı
C
Günlük alışverişlerde kullanılmaktaydı
D
Yüksek devlet memurları tarafından kullanılmaktaydı
E
Orta ve büyük ölçekli imalathane sahipleri tarafından kullanılmaktaydı
Açıklama:
Sultani, akçe ve mangırdan oluşan üçlü para biriminin, üç farklı işleve sahip olduğunu gözlemliyoruz. Günlük alışverişlerin çoğunluğu için bir hayli büyük kalan altın sikkeler, tüccarlar tarafından büyük ödemeler yapmak için kullanılıyordu. Sarraflar, yüksek devlet memurları ve bir ölçüde de orta ve büyük ölçekli imalathane sahipleri tarafından kullanılmaktaydı. Altında sultani, tüm İmparatorluk düzeyinde geçerli tek Osmanlı parası konumunu elde etti. Sultaninin ağırlığı ve ayarı, Venedik dükasına eşitlenmişti. Gümüş akçe ise, para düzeninin temel taşını oluşturuyordu. Tüm küçük ve orta ölçekli parasal büyüklüklerin yanı sıra, daha büyük parasal miktarların önemli bir bölümü de akçe ile ifade edilmekteydi. Mangırlara ise günlük alışverişlerde çokça rastlanıyordu.

Soru 45

Ekonominin para miktarını artırma ihtiyacından kaynaklanır ve paranın değerinin düşürülmesi işlemidir. Buna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tağşiş
B
Çifte satış
C
Tashih-i sikke
D
Tecdid-i sikke
E
Hasene-i sultaniye
Açıklama:
İslam’ın faiz yasaklarına karşın, bu yasakların etrafında dolaşmanın “çifte satış” modeli gibi çeşitli yolları keşfedildiğinden, Osmanlı kentlerinin içinde ve yakın çevresinde yoğun kredi ağları geliştiğini, kredi arzının yüksek olduğunu ve teşvik edildiğini görüyoruz. Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1477-78) basıldı. Tahta yeni çıkan sultan, eski sikkelerin tedavülünü yasaklayarak, kendi sikkelerini darp ettirirdi. Bu tecdid-i sikke siyaseti olarak adlandırılırdı. Ancak Kanuni Süleyman’dan sonraki padişahlar bu siyaseti terk etmişlerdir. Paranın değerinin düşürülmesi işlemi olan tağşiş, ekonominin para miktarını artırma ihtiyacından kaynaklanmaktaydı. Tağşiş uygulamalarına en çok Fatih döneminde rastlanmaktadır. 1444’e kadar akçenin gümüş içeriği oldukça istikrarlı bir seyir izlemişti. Buna karşılık 1444-1481 arasında akçenin ağırlığı ve gümüş içeriği tam 6 kez düşürüldü. Bu işlemlere tashih-i sikke adı verilmekteydi.

Soru 46

1844 tarihinde Tashih-i Sikke işlemiyle kaç gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiştir?

Seçenekler

A
50
B
100
C
200
D
400
E
500
Açıklama:
1844 tarihinde Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiş ve altın ile gümüş 15,09 oranı üzerinden birbirlerine bağlandıktan sonra Osmanlı altın ve gümüş sikkelerinin standartları değişmemiştir.

Soru 47

Osmanlılar poliçeye benzeyen bir belgeyi sıklıkla kullanmışlardır. Uzun mesafeli ticaretin finansmanında önemli bir araç olarak kullanılmıştır. Bu belgenin temel amacı, uzun mesafeli ticareti ve fon akışını kolaylaştırmaktı. Bu belge nakit kadar sağlam kabul edilmekteydi ve Osmanlılar bu belgeyi devletin mali işlemlerinde bile kullandılar. Bu belgeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Flori
B
Asper
C
Süftece
D
Tefâvüt-i hasene
E
Hasene-i sultaniye
Açıklama:
Akçe ya da akçayı Batılı kaynaklar yunanca aspron kelimesinden esinlenerek, asper ya da aspre olarak belirtirler. Bu terim, 12. yüzyılda Irak Selçukluları tarafından kullanılmıştı. Osmanlı sikkeleri gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşuyordu. Mangır, mankur ya da pul adı verilen bakır sikkeler, küçük hacimli alış verişlerde kullanılan, bozuk para hükmündeki küçük paralardır. Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı: Hollanda kaynaklı esedi kuruş ve İspanya kaynaklı real kuruş. Real kuruş 17. yüzyılın ortalarına kadar popülerdi, fakat bu tarihten itibaren ortadan kayboldu. Esedi kuruş işte bu ortadan kayboluştan sonra popüler para oldu. Osmanlı tarihinin en popüler altın parası ise Türkçede yaldız altunu diye adlandırılan Venedik dükası oldu. Flori de denilen düka altınlarının üzerine, dolaşımına resmi olarak izin verildiğini gösteren (şah) damgası vurulmuştur. Bu uygulama Osmanlılar tarafından altın para bastırılmasına başlanınca, yabancı paraların geçerliliklerini korumaları amacıyla geliştirilmiştir. Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1477-78) basıldı. Osmanlı Devleti geçici süreler için sikkelerin hazineye giriş ve çıkış kurlarını farklılaştırarak ek gelir elde etmiştir. 16. yüzyıldan itibaren geliştirilen bir uygulamada, altın ve gümüş paralar piyasa rayicinin 1-2 akçe aşağısından hazineye alınıp, bu rayicin üstünde masraf gösteriliyordu. Aradaki fark tefâvüt-i hasene ve guruş adı altında hazineye gelir kaydedilirdi. Osmanlılar poliçeye benzeyen süftece ve kitabu’l-kadı (kadı mektubu) diye adlandırılan belgeleri sıklıkla kullanmaktaydılar. Uzun mesafeli ticaretin finansmanında süfteceler, poliçeler ya da kredi mektupları önemli araçlardı. Süftecelerin temel amacı, uzun mesafeli ticareti ve fon akışını kolaylaştırmaktı. Süfteceler nakit kadar sağlam kabul edilmekteydiler. Osmanlılar süfteceyi devletin mali işlemlerinde bile kullandılar.

Soru 48

Eski bir alacağı tahsil etmek amacıyla düzenlenen mektuba ne ad verilir?

Seçenekler

A
Havale
B
Süftece
C
Kitabu’l-kadı
D
Tefâvüt-i hasene
E
Hasene-i sultaniye
Açıklama:
Osmanlı ekonomisinde poliçe benzeri süftece ve kitabu’l-kadı gibi belgeler, uzun mesafeli ticaretin finansmanında kullanılmaktaydı. Kitabu’l-kadı eski bir alacağı tahsil etmek amacıyla düzenlenen kadı mektubudur. Bununla vekili bazı şartlarla bu belgeyi alıp, borçlunun borçlusundan parasını tahsil edebilirdi. Özellikle kitabül’l-kadının kullanılma sıklığı çok dikkat çekicidir.

Soru 49

Osmanlılarda çeşitli iş ortaklıkları kullanılmıştır? Aşağıdakilerden hangisi Vücuh Ortaklığının özelliği ile alakalıdır?

Seçenekler

A
Parasız ortaklık
B
Ortakların her açıdan tam eşitliği
C
Ortakların karşılıklı temsil yetkisi ve kefaleti
D
Tüm ticari faaliyetlerin anlaşmaya dâhil edilmesi
E
Her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olması
Açıklama:
Osmanlılarda daha sınırlı ölçülerde kullanılan müfavaza iş ortaklığı, ortakları sermaye, emek, kâr ve sorumluluk açısından eşit kabul ediyordu. Müfavaza ortaklıklarının üç temel özelliği vardı: ortakların her açıdan tam eşitliği, tüm ticari faaliyetlerin anlaşmaya dâhil edilmesi, ortakların karşılıklı temsil yetkisi ve kefaleti. Diğer bir ortaklık türü, İnan (müşareke) ortaklığı idi. Bu ortaklığın en önemli özelliği, her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olmasıdır. Eşit miktarda yatırım olsa bile eşit olmayan miktarlarda kâr dağıtımına izin verilmektedir. Vücuh ortaklığı ise parasız ortaklık olarak biliniyordu ve sermayesi olmayan ancak iyi bir şöhreti olan iki ortağın finans ihtiyacını karşılamak için düzenlenmekteydi.

Soru 50

Osmanlılarda çeşitli iş ortaklıkları kullanılmıştır? Aşağıdakilerden hangisi İnan (müşareke) ortaklığının özelliği ile alakalıdır?

Seçenekler

A
Parasız ortaklık
B
Ortakların her açıdan tam eşitliği
C
Ortakların karşılıklı temsil yetkisi ve kefaleti
D
Tüm ticari faaliyetlerin anlaşmaya dâhil edilmesi
E
Her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olması
Açıklama:
Osmanlılarda daha sınırlı ölçülerde kullanılan müfavaza iş ortaklığı, ortakları sermaye, emek, kâr ve sorumluluk açısından eşit kabul ediyordu. Müfavaza ortaklıklarının üç temel özelliği vardı: ortakların her açıdan tam eşitliği, tüm ticari faaliyetlerin anlaşmaya dâhil edilmesi, ortakların karşılıklı temsil yetkisi ve kefaleti. Diğer bir ortaklık türü, İnan (müşareke) ortaklığı idi. Bu ortaklığın en önemli özelliği, her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olmasıdır. Eşit miktarda yatırım olsa bile eşit olmayan miktarlarda kâr dağıtımına izin verilmektedir. Vücuh ortaklığı ise parasız ortaklık olarak biliniyordu ve sermayesi olmayan ancak iyi bir şöhreti olan iki ortağın finans ihtiyacını karşılamak için düzenlenmekteydi.

Soru 51


  1. Değişim aracı olma

  2. Hesap birimi olma

  3. Değer muhafaza aracı olma

  4. İtibar göstergesi olma


Paranın ekonomik yapı içindeki fonksiyonu ile ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,III,IV
C
I,IV
D
I,II,III
E
Hiçbirisi
Açıklama:
Osm. Dev. Para ve finansman sistemi
I,II,II Doğrudur. Para ekonomik yapı içinde üç fonksiyonu vardır. İtibar göstergesi paranın fonksiyonu değildir.

Soru 52

  1. Geçimlik ekonomi vardır.
  2. Gelirin oluşumu ve yeniden dağıtımına devlet müdahale eder.
  3. Madeni ve Kâğıt para birlikte kullanımdadır.
  4. Para miktarı maden stokları ile doğrudan bağlantılıdır
Klasik dönem ekonomisinin genel şartları ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
I,II,IV
C
II,III,IV
D
I,II,III,IV
E
III,IV
Açıklama:
Osm. Dev. Para ve finansman sistemi
I,II,IV doğrudur. Kağıt para 1840’ dan sonra tedavüle girecektir

Soru 53


  1. Akçe: batılların asper dediği gümüş sikke

  2. Sultani: 15. Yy son çeyreğinde piyasaya sürülen altın para

  3. Mangır: mankur, pul adı verilen bakır para


Osmanlı devletinde tedavüldeki paralara dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
I,II
E
I,II,III
Açıklama:
Klasik dönem para sistemi
Adı geçen tüm paralar tedavüldedir. Tümü doğrudur.

Soru 54

  1. Osmanlı ülkesinde çok sayıda darphane vardır
  2. Darphaneler hem emanet ve hem de iltizamla işletilmiştir.
  3. Sikke standartları devlet tarafından sıkı denetlenmiştir.
  4. Osmanlı madenlerine olan talep darphanelerin sıkıntı çekmelerine neden olmuştur.
Darphanelerle ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III,IV
C
I,III,IV
D
I,II
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Klasik dönem para sistemi
Tümü doğrudur. Maden bölgelerinden çok sayıda darphane açılmıştır. Bunlardan büyük şehirlerde olanlar emanet sistemi ile küçükler iltizamla idare edilmiştir. Osmanlı madenlerine özellikle İran ve Hindistan’dan talep olmuştur. Devlet Darphaneleri Sikke standartları ile ilgili gönderilen mevzuatlara göre kontrol etmiştir.

Soru 55

  1. Bütçe açığı
  2. Ek gelir elde etme
  3. Sikkelerin kenarının kırılması
  4. Enflasyon taleplerini karşılama
Tağşiş nedenleri ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II,III
B
II,III
C
I,IV
D
I,II,III,IV
E
II,IV
Açıklama:
Klasik dönem para sistemi
Hepsi doğrudur.1326 1740 arasın da tağşiş ile akçedeki değer kaybı yüzde 84.3 ulaşmıştır.

Soru 56

  1. Süftece
  2. Kitabu’l-kadı
  3. Tahvil
  4. Havale
Uzun mesafeli ticaretin finansmanında kullanılan araçlarla ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,IV
C
II,III,IV
D
III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Klasik dönem para sistemi
I,II,IV doğrudur. Bu üç araçta bir çeşit poliçe gibi işlem görmüştür

Soru 57

  1. Çifte satış
  2. Para vakıfları
  3. Mudarebe
  4. tefecilik
Yukarıda verilen finansal araçlardan hangisi/hangileri İslam dinin faiz yasağını aşmak için Osmanlı devletinde kullanılan yöntemlerden birisidir?

Seçenekler

A
I,II,III
B
II,III
C
II,III,IV
D
I,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Klasik döenmde para
I,II,III doğru

Soru 58


  1. Tuğralı

  2. Cedid İstanbul

  3. Zincirli

  4. Fındık

  5. Zer-i mahbub


Yenileşme döneminde sultaninin yerine kullanılan altın paraları ile ilgili olarak Yukarıda verilen hangisi/hangileri vardır?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
IV
E
I,II,III,IV, V
Açıklama:
Yenileşme Dönemi para
Hepsi sultaninin yerine 18. Yy başından itibaren altının Avrupa’da yükselişe geçmesine paralel Osmanlıda kullanılan paralardır.

Soru 59

  1. Yasa 1840 da kararlaştırıp 1843 mali yılından itibaren uygulanmıştır
  2. 1844 yönetmeliği ile para basım yetkisi İstanbul darphanesine verilmiş
  3. Dönemin temel para birimi 20 kr. Değerinde mecidiye ve 100 kr değerinde altın mecidiyedir
  4. 1840 tarihinde ilk kağıt para basılmıştır
Tashih-i ayar kanunu ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,II
B
I,II,III
C
I,II,III,IV
D
I,III,IV
E
IV
Açıklama:
Yenileşme Dönemi para
I,II,III doğrudur. Kâğıt para 1840 yılında basılmıştır ancak tashihi ayar kanuna bağlı bir uygula değildir.

Soru 60

  1. Real kuruş: ispanya kaynaklı para 17. Yy ortalarına kadar popüler sonra kaybolan gümüş para
  2. Esedi kuruş: Hollanda kaynaklı gümüş para
  3. Yaldız altunu: Venedik dükası, flori denilen düka altınların üzerine şah damgası vurulurdu.
  4. Louis sikkeleri: Fransız kralı adına basılan bozuk paralar
Osmanlı devletinde tedavüldeki paralara dair yukarıda verilen bilgilerden hangisi/ hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I,III
B
I,II,III
C
I,IV
D
I,II,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Klasik dönem para sistemi
Adı geçen tüm paralar tedavüldedir. Tümü doğrudur.

Soru 61

Paranın üstlendiği ilk fonksiyon aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hesap birimi olma
B
Değer muhafaza aracı olma
C
Değişim aracı olma
D
Üretim aracı olma
E
Tüketim aracı olma
Açıklama:
Para bir ekonomik yapı içerisinde üç temel fonksiyon üstlenmektedir: Değişim aracı olma, hesap birimi olma ve değer muhafaza aracı olma. Paranın üstlendiği ilk fonksiyon, değişim aracı olmasıdır. Ekonomik birimler ellerinde bulunan mal ve hizmetleri mal ve hizmet karşılığı değiştirmekten çok daha kolay ve ortak bir ölçüt olan parayla değiştirir, elde ettikleri parayla da istedikleri mal ve hizmeti satın alabilirler.

Soru 62

Batılı kaynaklarca akçe yerine kullanılan ve asper'in kökeni olan aspron hangi dile aittir?

Seçenekler

A
Arapça
B
Farsça
C
Yunanca
D
Latince
E
İngilizce
Açıklama:
Akçe ya da akçayı Batılı kaynaklar yunanca aspron kelimesinden esinlenerek, asper ya da aspre olarak belirtirler.

Soru 63

Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi hangi padişah döneminde bastılar?

Seçenekler

A
Osman Bey
B
Orhan Bey
C
I. Murad
D
Yıldırım Bayezid
E
Çelebi Mehmet
Açıklama:
Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar.

Soru 64

Osmanlı İmparatorluğu’nda Paranın Tarihi (Tarih Vakfı Yurt Yayınları) isimli kitabın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Tabakoğlu
B
Halil Sahillioğlu
C
Mehmet Genç
D
Ali Akyıldız
E
Şevket Pamuk
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 65

Osmanlılar altın sultaniyi ne zaman piyasaya sürdüler?

Seçenekler

A
15. yüzyılın son çeyreğinde
B
16. yüzyılın son çeyreğinde
C
17. yüzyılın son çeyreğinde
D
14. yüzyılın son çeyreğinde
E
18. yüzyılın son çeyreğinde
Açıklama:
15. yüzyılın son çeyreğinde altın sultaninin piyasaya sürülüşüne kadar, Osmanlı sikkeleri gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşuyordu.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi bakır sikkelere verilen adlardan birisidir?

Seçenekler

A
Kaime
B
Sultani
C
Mecidiye
D
Pul
E
Esedi
Açıklama:
Mangır, mankur ya da pul adı verilen bakır sikkeler, küçük hacimli alış verişlerde kullanılan, bozuk para hükmündeki küçük paralardır.

Soru 67

Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı. Bunlar esedi kuruş ve real kuruş idi.
Sırasıyla esedi kuruş ve real kuruş hangi ülke kaynaklıydı?

Seçenekler

A
Hollanda-İspanya
B
Suriye-İspanya
C
Hollanda-İngiltere
D
Almanya-İsveç
E
Avusturya-Rusya
Açıklama:
Osmanlı Devleti yabancı sikkelerin tedavülüne izin vermekteydi. Dolaşımdaki diğer paralar iki büyük gümüş paraydı: Hollanda kaynaklı esedi kuruş ve İspanya
kaynaklı real kuruş.

Soru 68

Osmanlı tarihinin en popüler altın parası Türkçede ne diye adlandırılırdı?

Seçenekler

A
Yaldız altunu
B
Sultani
C
Esedi
D
Sarı lira
E
Mangır
Açıklama:
Osmanlı tarihinin en popüler altın parası Türkçede yaldız altunu diye adlandırılan Venedik dükası'dır.

Soru 69

Uzun mesafeli ticaretin finansmanında en çok kullanılan ve en çok bilinen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mukatele yöntemi
B
Mübadele yöntemi
C
Müsamere yöntemi
D
Müsadere yöntemi
E
Mudarebe yöntemi
Açıklama:
Osmanlı toplumunda, İslam dünyasında kullanılmakta olan iş ortaklıkları biçimleri uygulanmıştır. Mudarebe yöntemi, uzun mesafeli ticaretin finansmanında en çok kullanılan ve en çok bilinen yöntemdi.

Soru 70

Osmanlı’da ilk kâğıt paralar kaime adıyla ...................yılında tedavüle çıkarılmıştır.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
1830
B
1840
C
1850
D
1860
E
1870
Açıklama:
Osmanlı’da ilk kâğıt paralar kaime adıyla 1840 yılında tedavüle çıkarılmıştır.

Soru 71

Ekonomilerin tarımsal üretime dayalı olduğu, devletin ekonomik faaliyetleri organize ettiği ve denetleyebildiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Erken Dönem
B
Beylikler Dönemi
C
Klasik Dönem
D
Geç Dönem
E
Batılılaşma Dönemi
Açıklama:
Klasik dönem, ekonomilerin tarımsal üretime dayalı olduğu, ülke topraklarının sahibi olan devletin ekonomik faaliyetleri organize ettiği ve denetleyebildiği, gelirin oluşumuna ve yeniden dağılımına doğrudan müdahale edebildiği ekonomik bir yapılanmanın söz konusu olduğu çağları ifade etmektedir.

Soru 72

Osmanlı ekonomisinin klasik dönemde kullandığı hesap birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sultani
B
Mangır
C
Altın Sikke
D
Pul
E
Akçe
Açıklama:
Osmanlı ekonomisi klasik dönemde madenî para rejimini kullanmıştır. Bu dönemde hesap birimi olarak akçe kullanılmıştır.

Soru 73

Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi aşağıdakilerden hangisinde bastırdılar?

Seçenekler

A
Osman Bey Döneminde
B
Orhan Bey Döneminde
C
Fatih Sultan Mehmet Döneminde
D
Murat Döneminde
E
Mehmet Döneminde
Açıklama:
Osmanlılar kendi adlarına ilk sikkeyi İlhanlıların Anadolu’daki egemenliklerinin sona ermesinden sonra, Orhan Bey zamanında (1326-27) bastırdılar.

Soru 74

Osmanlı döneminde sarraflar, yüksek devlet memurları ve imalathane sahipleri tarafından kullanılan para birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sultani
B
Mangır
C
Pul
D
Altın Sikke
E
Akçe
Açıklama:
Günlük alışverişlerin çoğunluğu için bir hayli büyük kalan altın sikkeler, tüccarlar tarafından büyük ödemeler yapmak için kullanılıyordu. Sarraflar, yüksek devlet memurları ve bir ölçüde de orta ve büyük ölçekli imalathane sahipleri tarafından kullanılmaktaydı. Altında sultani, tüm İmparatorluk düzeyinde geçerli tek Osmanlı parası konumunu elde etti.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi paranın değerinin düşürülmesini açıklar?

Seçenekler

A
Tağşiş
B
Esham
C
Kaime
D
Aspron
E
Çifte satış
Açıklama:
Paranın değerinin düşürülmesi işlemi olan tağşiş, ekonominin para miktarını artırma ihtiyacından kaynaklanmaktaydı.

Soru 76

1844 tarihinde 100 gümüş kuruşun 1 altın liraya eşit kabul edildiği işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kaime
B
Süftece
C
Tashih-i Sikke
D
Tağşiş
E
Çifte Satış
Açıklama:
1844 tarihinde Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiş ve altın ile gümüş 15,09 oranı üzerinden birbirlerine bağlandıktan sonra Osmanlı altın ve gümüş sikkelerinin standartları değişmemiştir.

Soru 77

Sermaye sahiplerinin sermayelerini işletecek ve elde ettiği kârdan önceden anlaşılmış bir oranı yatırımcıya geri verdiği ortaklık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Satış
B
Para Vakıfları
C
Süftece
D
Kaime
E
Mudarebe
Açıklama:
Mudarebe yönteminde sermaye sahipleri sermayelerini, onu işletecek ve elde ettiği kârdan önceden üzerinde anlaşılmış bir oranı yatırımcıya geri verecek bir ortağa teslim etmekteydiler.

Soru 78

Bir vergi kaynağı çok sayıda paya bölünerek, sabit yıllık gelir sağlamak üzere alıcılara satıldığı yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Süftece
B
Kaime
C
Tağşiş
D
Eshâm
E
Mudarebe
Açıklama:
Eshâm yönteminde, bir vergi kaynağı çok sayıda paya bölünerek, payların her biri muaccele olarak adlandırılan sabit yıllık geliri sağlamak üzere alıcılara satılmaktaydı.

Soru 79

100 kuruş değerindeki altın mecidiye hangi tarihte yürürlüğe giren yeni düzenleme ile temel para birimi olarak kabul edilmiştir?

Seçenekler

A
1840
B
1843
C
1849
D
1870
E
1877
Açıklama:
1843’te yürürlüğe giren yeni bir düzenleme ile 20 kuruş değerindeki gümüş mecidiye ve 100 kuruş değerindeki altın mecidiye temel para birimleri olarak kabul edildi.

Soru 80

Galata bankerleri olarak adlandırılan büyük sermayedarlar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sarraflar
B
Debbağlar
C
Sanayiciler
D
Kadılar
E
Madenciler
Açıklama:
Para piyasası işlemlerinde uzmanlaşan sarraflar, Galata bankerleri olarak adlandırılan büyük sermayedarlara dönüştüler.

Soru 81

Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, hangi padişah döneminde basılmıştır?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
III.Selim
D
I.Abdülhamid
E
Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1477-78) basılmıştır. Doğru cevap E’dir.

Soru 82

Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde hangi yıllarda basılmıştır?

Seçenekler

A
1447-1448
B
1457-1458
C
1467-1468
D
1477-1478
E
1487-1488
Açıklama:
Osmanlıların kendi adlarına bastırdıkları ve sultani ya da hasene-i sultaniye adı verilen ilk altın sikkeler, Fatih Sultan Mehmet döneminde (1477-78) basılmıştır. Doğru cevap D’dir.

Soru 83

Hangi tarihte Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiştir?

Seçenekler

A
1814
B
1824
C
1834
D
1844
E
1854
Açıklama:
1844 tarihinde Tashih-i Sikke işlemiyle 100 gümüş kuruş 1 altın liraya eşit kabul edilmiştir. Doğru cevap D’dir.

Soru 84

16. yüzyıldan itibaren, altın ve gümüş paralar piyasa rayicinin 1-2 akçe aşağısından hazineye alınıp, bu rayicin üstünde masraf gösterilerek aradaki farkın hazineye gelir kaydedilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tefâvüt-i hasene
B
Kitabu’l-kadı
C
Mecidiye
D
Bimetalizm
E
Süftece
Açıklama:
16. yüzyıldan itibaren geliştirilen bir uygulamada, altın ve gümüş paralar piyasa rayicinin 1-2 akçe aşağısından hazineye alınıp, bu rayicin üstünde masraf gösteriliyordu. Aradaki fark tefâvüt-i hasene ve guruş adı altında hazineye gelir kaydedilirdi. Doğru cevap A’dır.

Soru 85

1456-1551 yılları arasında çeşitli amaçlar için kurulmuş kaç para vakfı bulunmaktadır?

Seçenekler

A
1121
B
1141
C
1161
D
1181
E
1201
Açıklama:
1456-1551 yılları arasında çeşitli amaçlar için kurulmuş 1161 para vakfı bulunmaktadır. Doğru cevap C’dir.

Soru 86

Uzun mesafeli ticaretin finansmanında en çok kullanılan ve en çok bilinen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mudarebe
B
Esham
C
Müşareke
D
Müeccele
E
Gresham
Açıklama:
Mudarebe yöntemi, uzun mesafeli ticaretin finansmanında en çok kullanılan ve en çok bilinen yöntemdir. Doğru cevap A’dır.

Soru 87

En önemli özelliği, her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olmasıdır. Eşit miktarda yatırım olsa bile eşit olmayan miktarlarda kâr dağıtımına izin verilen ortaklık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mecidiye
B
Müşareke
C
Mangır
D
Kaime-i muteber-i nakdiyye
E
Mudarebe
Açıklama:
İnan (müşareke) ortaklığının en önemli özelliği, her ortağa farklı miktarda yatırım yapma izninin verilmiş olmasıdır. Eşit miktarda yatırım olsa bile eşit olmayan miktarlarda kâr dağıtımına izin verilmektedir. Doğru cevap B’dir.

Soru 88

Malikâne düzeni hangi yıl başlamıştır?

Seçenekler

A
1655
B
1665
C
1675
D
1685
E
1695
Açıklama:
Malikâne düzeni 1695 yılında başlamıştır. Doğru cevap E’dir.

Soru 89

Ziraat Bankası hangi tarihli Nizamname ile kurulmuştur?

Seçenekler

A
27 Ağustos 1858
B
27 Ağustos 1868
C
27 Ağustos 1878
D
27 Ağustos 1888
E
27 Ağustos 1898
Açıklama:
Ziraat Bankası 27 Ağustos 1888 tarihli Nizamname ile kurulmuştur. Doğru cevap D’dir.

Soru 90

Vergi gelirlerindeki kayıp üzerine mali bürokrasinin geliştirdiği yeni iç borçlanma yönteminin adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mudarebe yöntemi
B
Eshâm
C
Kitabu’l-kadı
D
Özellikli havale
E
Süftece
Açıklama:
Vergi gelirlerindeki kayıp üzerine mali bürokrasi Eshâm adı altında yeni bir iç borçlanma yöntemi geliştirdi. Doğru cevap B'dir.

Ünite 7

Soru 1

Ahi felsefesine dayalı ilk debbağ esnaf-sanayi birliği hangi şehirde kurulmuştur?

Seçenekler

A
Kayseri
B
Sivas
C
Konya
D
Ankara
E
Diyarbakır
Açıklama:
Ahi Evren fütüvvet felsefesinden ilham alarak kendi oluşturduğu Ahi üretim teorisine ve Ahi felsefesine dayalı ilk debbağ esnaf-sanayi birliğini Kayseri’de kurdu. Doğru cevap A'dır.

Soru 2

Ahi Evren'in uygulamaya koyduğu sanayi modelini tüm imparatorlukta uygulaması için Konya’ya davet eden Selçuklu imparatoru kimdir?

Seçenekler

A
Alaattin Keykubat
B
Kılıç Arslan
C
Gıyasseddin Keyhüsrev
D
İzzeddin Keykavus
E
Gıyaseddin Mesud
Açıklama:
1220’de Alaattin Keykubat tahta geçmek için Konya’ya giderken ününü duyarak uğradığı Kayseri sanayi sitesinde Ahi Evren’i dergâhında ziyaret ederek uygulamaya koyduğu sanayi modelini tüm imparatorlukta uygulaması için Konya’ya davet etti. Doğru cevap A'dır.

Soru 3

Kapalıçarşı formunu tamamlayarak mükemmelleştirenler kimlerdir?

Seçenekler

A
Osmanlılar
B
Selçuklular
C
Karamanlılar
D
Germiyanoğulları
E
Candaroğulları
Açıklama:
1200'lerin başında ortaya çıkan kapalıçarşı formunu tamamlayarak mükemmelleştirenler Osmanlılar olmuştur. Doğru cevap A'dır.

Soru 4

Osmanlı da esnaf birliğinin yöneticisine ne isim verilirdi?

Seçenekler

A
Kethüda
B
Şeyh
C
Yiğitbaşı
D
Ak Sakallı
E
Usta
Açıklama:
Osmanlı da esnaf birliğinin yöneticisine Kethüda denirdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 5

Osmanlı da işletme açabilmek için en azından ne olmak gerekir?

Seçenekler

A
Usta
B
Kalfa
C
Çırak
D
Ak Sakallı
E
Şeyh
Açıklama:
Usta işletmenin (dükkân/atölye) sahibi ve yöneticisidir. Usta olmadan işletme açılamaz. Doğru cevap A'dır.

Soru 6

Osmanlı'da Narh Nizamı ile ne anlatılmak istenmektedir?

Seçenekler

A
Fiyat ve kalite denetim ile standardizasyon
B
Çırak ve kalfa yetiştirme kuralları
C
Paranın korunması nizamnamesi
D
Loncalar arası ilişkiler
E
Lonca yönetim kuralları
Açıklama:
Osmanlıların bazen esnaf nizamı bazen de narh nizamı dedikleri şeyle kastedilen fiyat ve kalite denetim ile standardizasyon sistemidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 7

Osmanlı'da Narh'ı belirleyen komisyonun başkanlığını kim yapardı?

Seçenekler

A
Kadılar
B
Ustalar
C
Lonca başkanları
D
Yeniçeri Ağaları
E
Çelebiler
Açıklama:
Narhın tayini, mahallin kadıları tarafından kurulan bilirkişilerden oluşan komisyonca yapılırdı. Komisyona kadı başkanlık ederdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 8

Narh sistemi hangi dönemde kaldırılmıştır?

Seçenekler

A
Tanzimat Döneminde
B
Islahat Döneminde
C
1. Meşrutiyet Döneminde
D
2. Meşrutiyet Döneminde
E
Cumhuriyet Döneminde
Açıklama:
Tanzimat ile kaldırılan narh sistemi yerine serbest fiyat sistemine geçiş süreci başlamıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi orducu esnaf arasında değildir?

Seçenekler

A
Kuyumcu
B
Aşçı
C
Bakkal
D
Kasap
E
Demirci
Açıklama:
Sefer zamanlarında ordunun ihtiyaç duyduğu esnaf (kasap, ekmekçi, bakkal, berber, saraç, demirci, arabacı, nalbant, aşçı gibi) seferlere katılırdı. Bunlara orducu esnaf denirdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 10

Esnaf Cemiyeti Talimatnamesi hangi yılda çıkarılmıştır?

Seçenekler

A
1909
B
1910
C
1911
D
1912
E
1913
Açıklama:
1909’da ‘Esnaf Cemiyeti Talimatnamesi’ çıkarıldı. Bu tarihten sonra bazı esnaf ve iş adamları dernekler kurmaya başladılar. Doğru cevap A'dır.

Soru 11

Selçuklu ekonomisi aşağıdakilerden hangisine dayalı bir ekonomi biçimiydi?

Seçenekler

A
Ziraat
B
Madencilik
C
Ticaret
D
Siyasi güç
E
Denizcilik
Açıklama:
Selçuklular yüzyılda başlattıkları ve iki yüzyıl süren tarım ve ticaret sektörlerini geliştirme evresinden sonra 1200’lerden itibaren, artan nüfus ve şehirleşme ihtiyacını karşılamak için esnaf-sanayi birlikleri kurup bölgesel kümelenme modeli geliştirerek ilişkili esnaf-sanayi birliklerini sanayi siteleri halinde örgütlediler.

Soru 12

İlk sanayi çarşıları Selçukluda hangi şehirde kurulmuştur?

Seçenekler

A
Konya
B
Kayseri
C
Erzurum
D
Diyarbakır
E
Sivas
Açıklama:
Ahi Evren fütüvvet felsefesinden ilham alarak kendi oluşturduğu Ahi üretim teori- sine ve Ahi felsefesine dayalı ilk debbağ esnaf-sanayi birliğini Kayseri’de kurdu. Bu örneği bölgedeki esnafı alt meslek grupları halinde örgütleyerek oluşturdu. Aynı meslekten olanların oluşturduğu esnaf birlikleri ile ilişkili tamamlayıcı üretim yapan esnaf-sanayi meslek birliklerini kümelenme modeli ile bir araya getirerek Kayseri sanayi çarşısını/sitesini kurdu.

Soru 13

Selçukluda perakende satışa konu olan malları bakkallara kimler dağıtırdı?

Seçenekler

A
Kethüda
B
Yiğitbaşı
C
Pazarbaşı
D
Ustabaşı
E
Zabıta
Açıklama:
Perakende satışa konu olan mallar bakkallara pazarbaşı, diğer esnafa ise kethüda, yiğitbaşı ve ustabaşları tarafından dağıtılırdı.

Soru 14

Klasik dönem Osmanlı esnaf teşkilatı hangi devlet adamının kontrolü altındaydı?

Seçenekler

A
Yeniçeri ağası
B
Vezir-i azam
C
Nişancı
D
Kadı
E
Defterdar
Açıklama:
Klasik dönem Osmanlı esnaf teşkilatı birçok meslek teşekkülünden oluşuyor ve üst yönetici olarak Kadı’nın idaresi altında bulunuyordu. Bu olgu devlet denetiminin derecesini gösterir. Üretilen ve piyasaya arz edilen ürünler Kadı’nın bilgisi dahilindeydi.

Soru 15

Osmanlıda “mal getiren yabancı tüccarın para ile değil ülkesine yine mal ile dönmesi” ilkesi aşağıdakilerden hangisinin oluşmasına neden olmuştur?

Seçenekler

A
Dış ticaretin azalmasına
B
Dış ticaretin iç ticaretten daha fazla önem kazanmasına
C
Başka ülkelerden gelen tüccarların sorun yaşamasına
D
Üretilen malların fiyatlarının her geçen yıl artmasına
E
Üretim miktarının artmasına
Açıklama:
Bunun yanında “mal getiren yabancı tüccarın para ile değil ülkesine yine mal ile dönmesi” ilkesi dış pazarlar için de üretimi akla getirmektedir.

Soru 16

Osmanlıda esnafı eğiten ve zaman zaman bütün Osmanlı ülkelerini dolaşıp kalfalık, ustalık imtihanları yapan kimselere ne ad verilirdi?

Seçenekler

A
Ahibaba
B
Ahievren
C
Fütüvvet
D
Debbağ
E
Tellal
Açıklama:
Esnaf birliklerinin manevi merkezi Kırşehir’di. Debbağların ve hatta bütün esnafın piri sayılan Ahi Evren’in halefleri, Ahibabalar, asırlar boyu Osmanlı esnafının birliğini sembolize etmişlerdir. Bunlar zaman zaman bütün Osmanlı ülkelerini dolaşırlar, hatta Bosna-Hersek ve Kırım gibi uzak bölgelere gidip oralarda kalfalık, ustalık imtihanları yaparlar ve peştemal kuşatırlardı.

Soru 17

Osmanlıda ticaretin ve üretimin düzenlenmesi amacıyla çıkarılan ilk kanunlar hangi padişah zamanına rastlar?

Seçenekler

A
Yıldırım Beyazıt
B
Fatih Sultan Mehmet
C
Yavuz Sultan Selim
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
IV. Murat
Açıklama:
Elimizde mevcut, Osmanlı Devleti’nin esnafa ilişkili düzenlemelerini de içeren genel kanunnâmeler, Fatih Sultan Mehmed (855-886/1451-1481) döneminden itibaren başlamaktadır.

Soru 18

Osmanlı ticaretindeki "kefalet sistemi" ne için kurulmuştur?

Seçenekler

A
Esnafın borçlarına kefil gösterilebilmesi için
B
Esnafın birbirlerinin borçlarına kefil olmaları için
C
Esnaf birliği üyelerinin birbirlerinin sorumluluklarını paylaşmaları için
D
Esnaf birliği üyelerinin devlete olan vergi borçlarının ödenmesini garantiye almak için
E
Gerektiğinde esnafa ticari kredi açabilmek için
Açıklama:
Kefâlet sistemi, her esnaf birliğinin, kendi esnaf nizâmını uygulamasını temin ve garanti altına almayı içerir ve bu da esnaf kethüdalarına da büyük sorumluluklar yüklüyordu.
Kefâlet sistemi, her esnaf birliğinin, kendi esnaf nizâmını uygulamasını temin ve garanti altına almayı içerir ve bu da esnaf kethüdalarına büyük sorumluluklar yüklüyordu.

Soru 19

Kethüda kimdir?

Seçenekler

A
Tüm esnaf birliklerinin başı ve şeyhi
B
Yiğitbaşı'nın yardımcısı
C
Ticaret bakanı
D
Belirli bir esnaf birliğinin yöneticisi
E
Esnaf ve sanatkar denetleyicisi
Açıklama:

Kethüda esnaf birliğinin yöneticisi idi. Esnaf birliğinin ustaları tarafından, ustalar arasından seçilmekteydi. Karar, ilgili bölge kadısı tarafından ve Divan-ı Hümayun tarafından onaylanıp seçilen kişiye kethüda beratı verilmekteydi. Kethüda, esnaf birliğinin talep etmesi halinde birlik dışından da atanabilmekteydi.

Soru 20

"Narh Nizamı" ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Usta-çırak ilişkisi
B
Ticarette uyulması öngörülen etik kurallar
C
Esnaf birliği
D
Ehil esnaf eğitimi
E
Fiyat ve kalite denetimi
Açıklama:
Osmanlıların bazen esnaf nizamı bazen de narh nizamı dedikleri şeyle kastedilen fiyat ve kalite denetim ile standardizasyon sistemidir. Bunun için ihtikâr gibi tekelciliklerin önlenerek, aracıların ortadan kaldırılması ve malların üreticiden tüketiciye en kısa yollardan intikal etmesi sağlanmaya çalışılmıştı.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi klasik dönem Osmanlı esnaf teşkilatının özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Tamamen özerktir
B
10. yüzyıldan itibaren ortaya çıkmıştır
C
Hiyerarşik iş bölümü söz konusudur
D
Bizans teşkilatlanmasını model almıştır
E
16. yüzyılda önemini yitirmiştir
Açıklama:
Bir ticari gelişme dönemi olan 13. yüzyıl başlarındaki Selçuklu döneminden beri Anadolu topraklarında var olan esnaf birlikleri yarı özerk olup 16. yüzyıldan itibaren tüm büyük kasaba ve şehirlerde etkin hale gelmiştir. Hiyerarşik bir iş bölümüne dayalı olarak gerçekleştiren bu sinâî üretim örgütleri İslam ve Selçuklu esnaf birliklerinin devamıdır. Doğru cevap C'dir.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi Ahi Evren'in (1171-1261) esnaf-sanayi birliklerini kurması ve yaygınlaştırmasının en temel sebeplerinden biridir?

Seçenekler

A
Esnafların başına buyruk olması
B
Ticarette tekelleşme
C
Ferdi üretimi teşvik
D
Ticaret yollarını kontrol etme
E
Üretim ilişkilerini yeniden düzenleme ihtiyacı
Açıklama:
Ahi Evren nüfus artışı ve şehirleşmeyle artan ihtiyacı karşılayacak üretimi sağlamak için, esnaf-sanayi birliklerine dayalı sanayi öncülüğünde, sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinin üretim ilişkilerinin yeniden organizasyonunu öngörmekteydi.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Ahi Evren'in kurduğu ilk debbağ esnaf-sanayi birliğinin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
12. yüzyılın başında inşa edilmiştir
B
Sermayesi vakıflar tarafından karşılanmıştır
C
Konya'da kurulmuştur
D
Mevlevi felsefesi üzerine kurulmuştur
E
Osmanlı padişahları desteklemiştir
Açıklama:
1205-1220 yıllarında Kayseri'de Selçukluların desteğiyle modüler sistem halinde oluşumu tamamlanarak kurulan bu ilk sanayi çarşısının /sitesinin alt yapısının inşası için gerekli sermaye ve yatırım ihtiyacı vakıflar tarafından karşılanmış olup, Ahi Evren'in. fütüvvet felsefesinden ilham almıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 24

I Hangi mal ve hizmetleri
II Hangi kalitede
III Hangi aracı kişiler
IV Hangi bölgede (mahalde)
V Hangi fiyattan
Hangisi devletin (satın alırken üretirken ve satarken) esnafa tanıdığı haklar ve yükümlülükler hangi unsurları içermektedir

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II, III,IV
C
II,III,IV
D
I,II,IV ve V
E
Hepsi
Açıklama:
Bu haklar ve içerdikleri yükümlülükler şu beş unsurun belirlenmesinden müteşekkildi.
• Hangi mal ve hizmetleri
• Hangi kalitede
• Hangi bölgede (mahalde)
• Hangi fiyattan
• Kimler
Satın almak, üretmek ve satmak haklarına sahiptirler? Doğru cevap D'dir.

Soru 25

Sınırlı sayıdaki dükkanlardan herhangi bir nedenle boşalan bir dükkanın, esnaf birliğince, ancak kefilli ve ustalık hakkına sahip kişilerden bir ustaya verilmesi hangi kavramla açıklanabilir?

Seçenekler

A
Gedik Hakkı
B
Narh Hakkı
C
Göz Hakkı
D
Kethuda Hakkı
E
İhtiyar Hakkı
Açıklama:
Bu sınırlı sayıdaki dükkanlardan birini tasarruf etmek veya ona sahip olmak demek o meslek ve san’atı müstakil icra edebilmek hakkına (imtiyaz›na) sahip olmak demekti. Böylece sınırlı sayıdaki dükkan ile meslek ve san’at› müstakil icra edebilme hakkı (imtiyazı) arasında doğrudan bir ilişki kurulmuş oluyordu.
Nitekim bu gelişme ile birlikte, gedik kelimesinin de esnafla ilgili olarak imtiyaz
anlamında kullanılmaya başlandığını görüyoruz.Doğru cevap A'dır.

Soru 26

Esnaf birliğinin yöneticisine ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Ahi
B
Ahi baba
C
Kethüda
D
Yiğitbaşı
E
Usta
Açıklama:
Kethüda esnaf birliğinin yöneticisi idi. Esnaf birliğinin ustaları tarafından, ustalar arasından seçilmekteydi. Karar, ilgili bölge kadısı tarafından ve Divan-› Hümayun tarafından onaylanıp seçilen kişiye kethüda beratı verilmekteydi. Kethüda, esnaf birliğinin talep etmesi halinde birlik dışından da atanabilmekteydi.Doğru cevap C'dir.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi esnaf birliğinin yönetim kurulunda yer alır?

Seçenekler

A
Yiğitbaşları
B
Kalfalar
C
Ahi Babalar
D
Lonca Ustaları
E
Kethüdalar
Açıklama:
Esnaf (Lonca) ustaları, ihtiyar (Ak Sakallı) ustalar esnaf birliğinin yönetim kuruludur. Esnaf birliği ustaları arasından seçilir.Esnaf yöneticilerini seçmek veya görevden almak, çıraklığa alma, kalfalığa veya ustalığa yükselmek için gerekli yeterliliği ölçmek ve onaylamak başlıca görevleridir. Doğru cevap D'dir.

Soru 28

Osmanlıların esnaflıkta standartlaşmaya yönelik kurduğu sisteme ne ad verilir?

Seçenekler

A
Narh
B
Gedik
C
Ruhsat
D
Kefalet
E
İmtiyaz
Açıklama:
Osmanlıların bazen esnaf nizamı bazen de narh nizamı dedikleri şeyle kastedilen
fiyat ve kalite denetim ile standardizasyon sistemidir.Doğru cevap A'dır.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi narh sisteminin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Kalite standardı
B
Aracılık kurumunun yaygınlaşması
C
Fiyatların belirlenmesi
D
Kalite denetimi
E
Tekelciliğin önlenmesi
Açıklama:
Narh sistemi özellikle ihtikar gibi tekelcilerin önlenerek, aracıların ortadan kaldırılması ve malların üreticiden tüketiciye en kısa yollardan intikal etmesi sağlanmaya çalışmıştır.

Soru 30

19. yüzyılın başlarından itibaren devletin, çoğu dokuma üretimi yapan ve ‘Fabrika-i hümayunlar’ diye adlandırılan büyük sınâî kuruluşlarını oluşturmasındaki en önemli amaç hangisidir?

Seçenekler

A
İstihdam alanı yaratmak
B
Dokumacılığı geliştirmek
C
Üretimi çeşitlendirmek
D
Yurt dışına para çıkışını engellemek
E
Sanayiyi büyütmek
Açıklama:
Bunun en önemli amacı özellikle askeri ihtiyaçların yurt içi üretimle karşılanması yoluyla hem askeri giderlerden tasarruf sağlanması hem de paranın yurt dışına kaçmasının önlenmesi idi. Doğru cevap D'dir.

Soru 31

Esnaf teşkilatının kuruluşu hangi yüzyıla kadar uzanmaktadır?

Seçenekler

A
9.yy
B
13.yy
C
14.yy
D
16.yy
E
10.yy
Açıklama:
Esnaf teşkilatının kuruluşu Büyük Selçuklu öncesine kadar uzanır. Daha 9. yüzyıdan itibaren fütüvvet teflekkülleri içinde esnaf birlikleri oluşmuştu.

Soru 32

Ahi Evren esnaf ve sanayi devrimini ilk hangi şehirde başlatmıştı?

Seçenekler

A
Ankara
B
Kayseri
C
Sivas
D
İstanbul
E
Konya
Açıklama:
Ahi Evren esnaf ve sanayi devrimini ilk olarak Kayseri'de başlatmıştı.

Soru 33

Klasik dönem Osmanlı esnaf teşkilatı üst yönetici olarak kimin idaresi altında bulunuyordu?

Seçenekler

A
Yiğitbaşı
B
Ustabaşı
C
Kadı
D
Kethüda
E
Sadrazam
Açıklama:
Klasik dönem Osmanlı esnaf teşkilatı üst yönetici olarak Kadı'nın idaresi altında bulunuyordu.

Soru 34

I.Hangi mal ve hizmetleri
II.Hangi kalitede
III.Hangi esnaf birliği
IV.Hangi bölgede (mahalde)
V.Hangi fiyattan
Osmanlı devletinin esnafa tanıdığı haklar ve yükümlülükler yukarıdaki unsurlardan hangilerinin belirlenmesinden ibarettir?

Seçenekler

A
I-II-III
B
I-II-IV-V
C
III-IV-V
D
IV-V
E
I-III
Açıklama:
Osmanlı devletinin esnafa tanıdığı haklar ve yükümlülükler aşağıdaki 5 unsurun belirlenmesinden ibarettir;
Hangi mal ve hizmetleri
Hangi kalitede
Hangi bölgede (mahalde)
Hangi fiyattan
Kimler

Soru 35

Kefalet sistemi genel olarak hangi yetersizliği önlemek için uygulamaya konmuştur?

Seçenekler

A
Esnafın insan sağlığına ve zaten kıt olan kaynakları israf ederek genel ekonomiye zarar veren üretimde bulunmaları.
B
Sanatın inceliklerini bilmeyenlerin hem kalitesiz hem de yüksek fiyatla mal üreterek tüketiciye ve ekonomiye zarar vermesi
C
Haksız kazanç elde etmesi
D
Belirli bir mekânda üretilen farklı nitelikteki her mal ve hizmet için farklı birlikler oluşturulması
E
Mal getiren yabancı tüccarın para ile değil ülkesine yine mal ile dönmesi
Açıklama:
Devletin esnaf sistemindeki eksikliği farketmesinde rol oynayan neden, bazı işi iyi bilmeyen esnafın insan sağlığına ve zaten kıt olan kaynakları israf ederek genel ekonomiye zarar veren üretimde bulunmalarıydı. Bu yetersizlikleri gidermek için devlet, “kefalet sistemi”ni uygulamaya koymuştu.

Soru 36

Esnaf birliğinin yöneticisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahibaba
B
Kethüda
C
Yiğitbaşı
D
Ustabaşı
E
İhtiyar ustalar
Açıklama:
Kethüda Esnaf birliğinin yöneticisi idi. Esnaf birliğinin ustaları tarafından, ustalar arasından seçilmekteydi. Karar, ilgili bölge kadısı tarafından ve Divan-› Hümayun tarafından onaylanıp seçilen kişiye kethüda beratı verilmekteydi. Kethüda, esnaf birliğinin talep etmesi halinde birlik dışından da atanabilmekteydi.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi esnaf ustalarının görevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Esnaf yöneticilerini seçmek
B
Çıraklığa alma
C
Kalfalığa veya ustalığa yükselmek
D
Esnaf nizamını uygulamak
E
Esnaf yöneticilerini görevden almak
Açıklama:
Esnaf nizamını uygulamak esnaf ustalarının değil kethüda'nın görevleri arasında yer almaktadır.

Soru 38

Osmanlı esnafının tarihsel dönüşümünde etkili olan değişikliklerin başında aşağıdakilerden hangisi gelmektedir?

Seçenekler

A
Nüfus artışı ve kentlere göç
B
Vakıf-esnaf ilişkisinin değişmesi
C
Yeniçerilerin esnaf sistemine girmeleri
D
Ustalık belgesi almaksızın nerede istenirse orada dükkân açılması
E
Esnafın örgütlenmesi
Açıklama:
Osmanlı esnafının tarihsel dönüşümünde etkili olan değişlikliklerin başında 16. yüzyılda baş gösteren nüfus artışı ve kentlere göç gelir.

Soru 39

Esnafın tarihsel gelişiminde belirleyici bir rolü olmuş vakıfların kontrol altına alınmasını amaçlayan Evkâf Nezareti’nin kuruluşu hangi tarihte gerçekleşmişti?

Seçenekler

A
1826
B
1819
C
1821
D
1832
E
1805
Açıklama:
Esnafın tarihsel gelişiminde belirleyici bir rolü olmuş vakıfların kontrol altına alınmasını amaçlayan Evkâf Nezareti’nin kuruluşu 1826 gerçekleşmişti.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi fabrika-i hümayunların özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Devlet fabrikaları olmaları
B
Ordu ihtiyaçlarına yönelik olmaları
C
İthal ikamesine yönelik olmaları
D
Askeri harcamalarda azalma sağlamaları
E
Dış ticarete yönelik üretim yapmaları
Açıklama:
A,B,C ve D şıkları fabrika-i hümayunların özellikleri arasında yer alır.Fabrika-i hümayunların dış ticarete yönelik üretim yapma gibi bir özelliği bulunmamaktadır.

Soru 41

Anadolu'da sanayi ve iç ticaret kesimleri fütüvvet ve ahilik ilkelerine dayalı esnaf birlikleri tarafından teşkilatlanmalar aşağıdakilerden hangi devlet zamanında başlamıştır?

Seçenekler

A
Frigler
B
Hititler
C
Osmanlı Devleti
D
Selçuklu Devleti
E
Karahanlılar Devleti
Açıklama:
Anadolu’da Selçuklu döneminden (1075-1318) beri sanayi ve iç ticaret kesimleri fütüvvet ve ahilik ilkelerine dayalı esnaf birlikleri tarafından teşkilatlanmıştır.

Soru 42

Ahi Evran, Anadolu’ya gelerek yaptığı halkı irşad gezilerinde fütüvveti iktisadi ahlak yönünden de ele alarak Ahi-Fütüvvet anlayışını aşağıdakilerden hangi tarihte geliştirmiştir?

Seçenekler

A
1205
B
1215
C
1225
D
1235
E
1245
Açıklama:
Ahi Evren bu teorisini, fütüvvet felsefesini anlatmak üzere Selçuklu Sultanı'nın daveti üzere 1205’te Anadolu’ya gelerek yaptığı halkı irşad gezilerinde fütüvveti iktisadi ahlak yönünden de ele alarak Ahi-Fütüvvet anlayışını geliştirdi.

Soru 43

Ahi Evren’in esnaf üretim birlikleri öncülüğünde başlattığı esnaf-sanayi devrimi
Selçuklu Devletinde aşağıdakilerden hangi yıldan itibaren uygulanmaya başlamıştır?

Seçenekler

A
1205
B
1210
C
1215
D
1220
E
1225
Açıklama:
Ahi Evren’in esnaf üretim birlikleri öncülü¤ünde üretimin yeniden organizasyonu teorisini 1205’te yerleştiği Kayseri’de önce deri sektöründe ve sonra da bölgedeki tüm sanayide uygulayarak başlattığı esnaf-sanayi devrimi, 1220’den itibaren
Selçuklu devletince tüm ekonomide uygulanmaya başlanarak esnaf-sanayi devrimi
yaygınlaştığı.

Soru 44

Ahi Evran'ın 1205 yılında Anadolu'da başlattığı ve ticaret anlayışını geliştirdiği ve bunları anlattığı kitabının adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahi-Fütüvvet
B
Letaif-i Hikmet
C
Halk-ı İrşad
D
Fütüvvet Felsefesi
E
Esnaf-sanayi Devrimi
Açıklama:
Ahi Evren bu teorisini, fütüvvet felsefesini anlatmak üzere Selçuklu Sultanı'nın
daveti üzere 1205’te Anadolu’ya gelerek yaptığı halkı irşad gezilerinde fütüvveti iktisadi ahlak yönünden de ele alarak Ahi-Fütüvvet anlayışını geliştirdi, “Letaif-i Hikmet” adlı eserinde de detayları yazılı halde anlatarak teorisini pekiştirdi.

Soru 45

Ahi Evren fütüvvet felsefesinden ilham alarak kendi oluşturduğu Ahi üretim teorisine ve Ahi felsefesine dayalı ilk debbağ esnaf-sanayi birliğini aşağıdakilerden hangi şehirde kurmuştur?

Seçenekler

A
Kayseri
B
Kırşehir
C
Amasya
D
Van
E
Urfa
Açıklama:
Ahi Evren fütüvvet felsefesinden ilham alarak kendi oluşturduğu Ahi üretim teorisine ve Ahi felsefesine dayalı ilk debbağ esnaf-sanayi birliğini Kayseri'de kurdu.

Soru 46

Ahi Evran'ın Anadolu'da, aşağıdakilerden kaç yıl içerisinde modüler sistem halinde oluşumu tamamlanarak bu ilk sanayi çarşısı kurulmuştur?

Seçenekler

A
5 Yıl
B
10 Yıl
C
15 Yıl
D
20 Yıl
E
25 Yıl
Açıklama:
1205-1220 yıllarında modüler sistem halinde oluşumu tamamlanarak kurulan
bu ilk sanayi çarşısınınn/sitesinin alt yapısının inşası için gerekli sermaye ve yatırım
ihtiyacı vakıflar tarafından karşılandı.

Soru 47

1220 Yılında Alaattin Keykubat tahta geçmek için yola çıktığında, ününü duyarak dergâhında ziyaret ettiği Ahi Evran'ı uygulamaya koyduğu sanayi modelini uygulaması için aşağıdakilerden hangi şehre davet etmiştir?

Seçenekler

A
Ankara
B
Konya
C
Malatya
D
Van
E
Kayseri
Açıklama:
1220 Yılında Alaattin Keykubat tahta geçmek için yola çıktığında, ününü duyarak dergâhında ziyaret ettiği Ahi Evran'ı uygulamaya koyduğu sanayi modelini uygulaması için Konya'ya davet etmiştir.

Soru 48

1221 yılında dergahını Konya'ya kuran Ahi Evran, 1237 yılına kadar olan süreç içerisinde kaç çeşit esnaf birliği oluşturmuştur?

Seçenekler

A
28
B
29
C
30
D
31
E
32
Açıklama:
1221’de dergâhını Konya’ya kuran Ahi Evren, 1237 yılına kadar sürecek iktidar döneminde vakfiyesindeki ifadeyle o zaman var olan 32 çeşit esnaf birliğinden
müteşekkil “Ehl-i Sanayi”nin yani tüm esnaf-sanayi meslek birliklerinin “Pîr”i kabul
edildi.

Soru 49

Ticaret ve sanatkârlığın geliştirilmesi için zaman zaman dıştan tedbirler alınması amacıyla Osmanlı'da aşağıdakilerden hangi Padişah döneminde Kahire ve Tebriz'den 1500 sanatkar getirilmiştir?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Fatih Sultan Mehmed
C
Yıldırım Beyazıt
D
l. Murat Han
E
ll. Murat Han
Açıklama:
Esnaf teşkilatı nispeten dışa kapalı bir nitelik taşır. Ancak Yavuz Selim’in Kahire ve Tebriz’den getirilen 1500 tüccar ve sanatkârı İstanbul’da iskân etmesi, ticaret
ve sanatkârlığın geliştirilmesi için zaman zaman dıştan tedbirler alındığını gösterir.

Soru 50

Osmanlı Devletinde, esnaf birliklerinin manevi merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Konya
B
Kırşehir
C
Van
D
Malatya
E
Eskişehir
Açıklama:
Esnaf birliklerinin manevi merkezi Kırşehir’di.

Soru 51

Esnaf birlikleri Anadolu topraklarında aşağıdaki hangi tarihten itibaren vardır?

Seçenekler

A
12. yüzyıl
B
13. yüzyıl
C
14. yüzyıl
D
15. yüzyıl
E
16. yüzyıl
Açıklama:
Bir ticarî gelişme dönemi olan 13. yüzyıl başlarındaki Selçuklu döneminden beri Anadolu topraklarında var olan esnaf birlikleri 16. yüzyıldan itibaren tüm büyük kasaba ve şehirlerde etkin hâle gelmişlerdir.

Soru 52

Esnaf-sanayi devrimini kimler başlatmıştır?

Seçenekler

A
Asurlular
B
Hititler
C
Osmanlılar
D
Selçuklular
E
Sümerler
Açıklama:
Selçuklu Anadolu’sunda 1200 başlarında itibaren başlayan esnaf-sanayi devrimini Selçuklular başlatmıştır.

Soru 53

Dünyada ilk sanayi sitelerini kuran kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahi Evren
B
İbrahim Müteferrika
C
Katip Çelebi
D
Piri Reis
E
Osman Hamdi Bey
Açıklama:
Ahi Evren 1171 ve 1261 yılları arasında yaşadı. Ahi Evren, nüfus artışı ve şehirleşme ile artan ihtiyacı karşılayacak üretimi sağlamak için, ensaf-sanayi birliklerine dayalı sanayi öncülüğünde, sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinin üretim ilişkilerinin yeniden organizasyonunu öngörmekteydi.
Ahi Evrenin esnaf birlikleri öncülüğünde üretimin yeniden organizasyonu teorisini 1205’de yerleştiği Kayseri’de önce deri sektöründe ve sonrada bölgedeki tüm sanayide uygulayarak başlattığı esnaf-sanayi devrimi, 1220’den itibaren Selçuklu devletince tüm ekonomide uygulanmaya başlanarak esnaf-sanayi devrimi yaygınlaştırıldı. Ahi Evren ferdi üretim yapan esnafı alt meslek birlikleri halinde kümelendirerek esnaf-sanayi birliklerine dönüştürdü. İlişkili esnaf-sanayi meslek birliklerini de bir arada kümeleyerek dünyanın ilk sanayi sitelerini kurdu.

Soru 54

Aşağıdaki hangi tarihler arasında Osmanlı devletinde esnaf birlikleri faaliyette bulunmuşlardır?

Seçenekler

A

  1. ve 18. yüzyıl

B

  1. ve 18. yüzyıl

C

  1. ve 19. yüzyıl

D

  1. ve 19. yüzyıl

E

  1. ve 19. yüzyıl

Açıklama:
Osmanlı devletinin esnaf birliklerini oluşturma politikası, 15. yüzyılın ikinci yarısından 19. yüzyılın ikinci yarısının başlarına kadar devam eden Osmanlı esnaf sisteminin temelini oluşturmuştu. Bu safhada devlet, esnaf birliklerine tanıdığı tekel içeren hakların korunmasını da aktif olarak üstlenmişti.

Soru 55

Bilgi ve beceri gerektiren mesleklerde ustalığa yükseltmek için çıraklık ve kalfalık aşamasında mesleği öğrenme süresi kaç yıldır?

Seçenekler

A
5-10
B
8-12
C
10-15
D
15-18
E
15-20
Açıklama:
Her esnaf birliğinde işin niteliğine göre, çıraklıktan kalfalığa yükselme, kalfalıktan da ustalığa yükselme süreleri farklıdır. Debbağlık, kuyumculuk gibi bilgi ve beceri gerektiren mesleklerde ustalığa yükseltmek için çıraklık ve kalfalık aşamasında mesleği öğrenme süresi 15-20 yıldır.

Soru 56

Bir müteşebbisin işletme açabilme süresi kaç yıldır?

Seçenekler

A
10-16 yıl
B
10-17 yıl
C
11-17 yıl
D
12-17 yıl
E
13-18 yıl
Açıklama:
Mesleği öğrenme süresi ortalama 10 yıldı. Yani 10-12 yaşında bir meslekte çırak olarak işe başlayan bir işçi 20-22 yaşında mesleği öğrenmiş birisi olarak ustalık beratını alıp işletme hakkına sahip oluyordu. İşletme açabilme süresi ise, yine mesleğine göre değişmekle beraber rakamla 2-5 arasındaydı. 10-12 yaşında bir mesleği öğrenmek üzere çırak olarak işe giren bir işçi mesleği öğrenerek 24 veya 27 yaşında işletme açarak müteşebbisliğe yükselmekte idi.
Şu şekilde hesaplayabiliriz: 10-12 yaşlarında mesleğe giren bir kişi; ortalama on/on iki yıl mesleği öğrenme süresine iş yeri açabilme süresi olan 2-5 yılı eklenince, çırak olarak işe başlama tarihinden 12-17 yıl sonra işyeri açabildiği hesaplanıyor.

Soru 57

Narh sistemi klasik dönem Osmanlı tarihinde aşağıdaki hangi politikanın esasını teşkil ederdi?

Seçenekler

A
Fiyat
B
Vergi
C
Yatırım
D
İhracat
E
İthalat
Açıklama:
Osmanlıların bazen esnaf nizamı bazen de narh nizamı dedikleri şeyle kastedilen fiyat ve kalite denetim ile standardizasyon sistemidir. Bunun için ihtikâr gibi tekelciliğin önlenerek, aracıların ortadan kaldırılması ve malların üreticiden tüketiciye en kısa yollardan intikal etmesi sağlanmaya çalışılmıştı. Burada da tahsis ilkesi önemli idi. Osmanlı siyaset yazarları, narhın halkın refahı için zaruri olduğunu belirtmişlerdir. Bu husus belgelere de yansımıştır. Narh sistemi klasik dönem Osmanlı tarihinin fiyat politikasının esasını teşkil etmiştir.

Soru 58

Esnaf tekellerine müdahale eden Osmanlı padişahı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Orhan Bey
B
I. Murat
C
I. Beyazit
D
I. Mehmet
E
III. Selim
Açıklama:
Esnaf teşkilâtları III. Selim döneminde yeniden yapılandırıldı. Bu dönem aynı zamanda, esnaf tekellerinin çalışma alanı olan mal ve hizmetleri satın alma, üretme, üretimde belirli üretim tekniklerini uygulama ve satma haklarına dayanarak fiyatları yükseltmekteydiler. Esnaf tekeli dışındakilerin aynı ürünü aynı kalitede ve daha ucuz üretse bile üretimlerini engellemek gibi yollarla artık iktisadi hayata zarar verici yönde dışa kapanarak tekelleşme eğilimine giren esnaf özerkliğine devlet son verdi. Bu dönem devletin artık zarar verici esnaf tekellerini kaldırmak dışa açık, yeni iktisadi düzene uyumlu bir esnaf sistemi oluşturmak esnaf birliklerinin yanında fabrika üretiminin de yer aldığı yeni sanayileşme döneminin de tarihiydi.

Soru 59

Esnaf birliklerinin resmen sona ermesinin tarihi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
1908
B
1924
C
1929
D
1934
E
1939
Açıklama:
1924 yılında esnaf birlikleri resmen tarihe karıştı. 1925 yılında Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu yayınlandı. 8 Mart 1950 tarihinde ise Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu yürürlüğe girdi.

Soru 60

Aşağıdaki hangi tarihte Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu çıkarılmıştır?

Seçenekler

A
19 Temmuz 1935
B
22 Şubat 1940
C
25 Nisan 1949
D
13 Haziran 1954
E
17 Eylül 1957
Açıklama:
18 Kasım 1943 tarihinde Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları, Ticaret Borsaları Kanunu yayınladı. 25 Nisan 1949 tarihinde Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu çıkarılarak esnaf ve sanatkârların ilk bağımsız örgütlenmeleri sağlandı.

Soru 61

Bir ticarî gelişme dönemi olan 13. yüzyıl başlarındaki Selçuklu döneminden beri Anadolu topraklarında var olan esnaf birlikleri kaçıncı yüzyıldan itibaren tüm büyük kasaba ve şehirlerde etkin hale gelmiştir?

Seçenekler

A
14. yüzyıl
B
15. yüzyıl
C
16. yüzyıl
D
17. yüzyıl
E
18. yüzyıl
Açıklama:
Bir ticarî gelişme dönemi olan 13. yüzyıl başlarındaki Selçuklu döneminden beri Anadolu topraklarında var olan esnaf birlikleri 16. yüzyıldan itibaren tüm büyük kasaba ve şehirlerde etkin hale gelmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 62

Selçukluların başlattığı esnaf-sanayi devriminin oluşumunu ve gelişimini kaç aşamada özetleyebiliriz?

Seçenekler

A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Selçukluların başlattığı esnaf-sanayi devriminin oluşumunu ve gelişimini aşamalandırarak şöyle özetleyebiliriz:
1. Selçuklu Anadolu’sunda 1200 başlarından itibaren başlayan esnaf-sanayi devriminin alt yapısını 1000-1200 yıllarında yaşanan Selçukluların dünya tarım ve ticaret devrimini yeni bir evreye ulaştırmaları gelmektedir. Üretim artışına ve bağlı nüfus artışına neden olan bu önemli yapısal dönüşümle birlikte Anadolu’da gelişen birçok yeni köy, kasaba ve şehirler oluşmuştu. Tarım, ticaret ve şehirlerin organik bağlarla ilişkilendirilmesi ise yine Selçukluların geliştirdiği vakıf işletmelerle sağlandı.
2. Yeni tarım ve ticaret devrimi ile önemli üretim artışları sağlandı. Nüfus artışı ve şehirleşme hızlandı. Yeni ihtiyaçlar sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinin üretim ilişkilerinin yeniden organizasyonunu gerektiriyordu. 3. Selçuklular 11. yüzyılda başlattıkları ve iki yüzyıl süren tarım ve ticaret sektörlerini geliştirme evresinden sonra 1200’lerden itibaren, artan nüfus ve şehirleşme ihtiyacını karşılamak için esnaf-sanayi birlikleri kurup bölgesel kümelenme modeli geliştirerek ilişkili esnaf-sanayi birliklerini sanayi siteleri halinde örgütlediler.
4. Dünyada ilk kez bu yeni ortaya çıkan iktisadi sektörü daha önceki ferdi esnaf üretiminden farklı bir terimle “sanayi” olarak tanımladılar. Bu sektörde çalışanları sanayi sınıfı anlamında “ehl-i sanayi” olarak adlandırdılar. Kurdukları esnaf-sanayi birlikleriyle dünyanın ilk örgütlü esnaf-sanayi sektörünü oluşturdular ve geliştirdiler.
5. Öncelikle bölgesel ihtiyacı karşılamak ve ihtiyaç fazlası üretimi çevreye ihraç etmek üzere sanayi bölgeleri kurdular. Bu sanayi bölgelerinin birbirleriyle ilişkisini sağlamak ve sanayi sektörüne gerekli hammaddenin temini için şehirlerdeki her bir sanayi bölgesiyle ilişkili kırsal bölgeler arasında tedarik zincirleri oluşturdular. Makro ekonomi düzeyinde de bölgelerarası üretim ilişkileri ağı ve tedarik zincirleri ağı kurularak ülke ihtiyaçların tümünü karşılamak ve ihtiyaç fazlası üretimi ülke dışına ihraç etmek üzere bir üretim modeli geliştirdiler. Böylece sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinin ilişkilerini yeniden düzenleyerek üretimi arttırmayı başardılar. Bu gelişmelerle birlikte “Esnaf-Sanayi Devrimi”ni ilk gerçekleştiren öncü ekonomi oldular.
6. Selçuklular tarım, ticaret ve sanayi alanında gerçekleştirdikleri üretim artışlarını sürekli hale getirip iktisadi kalkınmaya dönüştürerek Müslüman Türkler’in ilk büyük devletini kurdular. Abbasi Devleti’ni koruma altına alarak İslam dünyasının öncü gücü olmayı başardılar.
Doğru cevap E'dir.

Soru 63

“Letaif-i Hikmet” adlı eseri kim yazmıştır?

Seçenekler

A
Ahi Evren
B
Alaattin Keykubat
C
Tapduk Emre
D
Ahmet Yesevi
E
Nasreddin Hoca
Açıklama:
Ahi Evren (1171-1261), nüfus artışı ve şehirleşmeyle artan ihtiyacı karşılayacak üretimi sağlamak için, esnaf-sanayi birliklerine dayalı sanayi öncülüğünde, sanayi, tarım ve ticaret sektörlerinin üretim ilişkilerinin yeniden organizasyonunu öngörmekteydi.
Ahi Evren bu teorisini, fütüvvet felsefesini anlatmak üzere Selçuklu Sultanı’nın daveti üzere 1205’te Anadolu’ya gelerek yaptığı halkı irşad gezilerinde fütüvveti iktisadi ahlak yönünden de ele alarak Ahi-Fütüvvet anlayışını geliştirdi, “Letaif-i Hikmet” adlı eserinde de detayları yazılı halde anlatarak teorisini pekiştirdi. Doğru cevap A'dır.

Soru 64

Ahi Evren Konya'da dergahını hangi yılda kurmuştur?

Seçenekler

A
1220
B
1221
C
1231
D
1241
E
1232
Açıklama:
1220’de Alaattin Keykubat tahta geçmek için Konya’ya giderken ününü duyarak uğradığı Kayseri sanayi sitesinde Ahi Evren’ı dergâhında ziyaret ederek uygulamaya koyduğu sanayi modelini tüm imparatorlukta uygulaması için Konya’ya davet etti. 1221’de dergâhını Konya’ya kuran Ahi Evren, 1237 yılına kadar sürecek iktidar döneminde vakfiyesindeki ifadeyle o zaman var olan 32 çeşit esnaf birliğinden müteşekkil “Ehl-i Sanayi”nin yani tüm esnaf-sanayi meslek birliklerinin “Pîr”i kabul edildi. Doğru cevap B'dir.

Soru 65

“Bâis-i ihtilal” ne demektir?

Seçenekler

A
Bozulma nedeni
B
Bozma nedeni
C
Birleşme nedeni
D
Ayrılma nedeni
E
Ortaklık nedeni
Açıklama:
Esnafın birbirlerinin üretim ve satış sahalarına taşmaları yasaktı. Böyle bir girişim yani esnafın birbirlerinin çalışma alanlarını ihlal ederek işlerine müdahale etmeleri “bâis-i ihtilal” (bozulma nedeni) olma gerekçesiyle engellenmiştir. Yine ihtiyaç olmadan ayrı dükkân açılamazdı. Doğru cevap A'dır.

Soru 66

Osmanlı Esnaf-Sanayi Teşkilatının gelişme evreleri kaç safhadan oluşur?

Seçenekler

A
Bir
B
İki
C
Üç
D
Dört
E
Beş
Açıklama:
Osmanlı Esnaf-Sanayi Teşkilatının gelişme evrelerini üç safhada incelemek mümkündür:
Birinci Safha - Mal ve hizmetleri, üretmek, satınalma ve satma tekellerine dayalı esnaf teşkilâtlanma sisteminin doğuşu
İkinci Safha - Her esnaf grubunun kendilerine ait nizâmı oluşturma çabaları: Tekel haklarına dayalı esnaf teşkilâtlanma sisteminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması
Üçüncü Safha - Gedikli Esnaf Birlikleri Dönemi: Tekel içeren sınai mülkiyet haklarının geliştirilmesi.
Doğru cevap C'dir.

Soru 67

16. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan üçüncü safha kaç gelişme aşamasından oluşuyordu?

Seçenekler

A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Esnaf-sanayi teşkilatı gelişiminin üçüncü safhasını tekel içeren mesleki-sınai mülkiyet haklarına dayalı esnaf-sanayi teşkilatlanma sisteminin olgunlaştırılması çabaları ve “gedik”lerin doğuşu safhası oluşturmaktadır. 16. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan bu safha üç gelişme aşamasından oluşuyordu. Doğru cevap B'dir.

Soru 68

Esnaf birliğinin yöneticisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahibaba
B
Yiğitbaşı
C
Lonca Ustaları
D
Kethüda
E
Ak Sakallı Ustalar
Açıklama:
Kethüda esnaf birliğinin yöneticisi idi. Esnaf birliğinin ustaları tarafından, ustalar arasından seçilmekteydi. Doğru cevap D'dir.

Soru 69

Kethüdanın yardımcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yiğitbaşı
B
Şeyh
C
Ahibaba
D
Esnaf ustaları
E
İhtiyar ustalar
Açıklama:
Yiğitbaşı, kethüdanın yardımcısıdır. Kethüdanın teklifi üzere, esnaf birliği ustaları tarafından seçilmekte veya görevden alınmaktaydı. Doğru cevap A'dır.

Soru 70

Çoğu dokuma üretimi yapan ve ‘Fabrika-i hümayunlar’ diye adlandırılan büyük sınâî kuruluşlar devlet tarafından ne zaman oluşturdu?

Seçenekler

A
17. yüzyılın başlarından itibaren
B
18. yüzyılın başlarından itibaren
C
18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren
D
19. yüzyılın başlarından itibaren
E
19. yüzyılın sonlarında
Açıklama:
19. yüzyılın başlarından itibaren devlet çoğu dokuma üretimi yapan ve ‘Fabrika-i hümayunlar’ diye adlandırılan büyük sınâî kuruluşlar oluşturdu. Bunun en önemli amacı özellikle askerî ihtiyaçların yurt içi üretimle karşılanması yoluyla hem askerî giderlerden tasarruf sağlanması hem de paranın yurt dışına kaçmasının önlenmesi idi.

Ünite 8

Soru 1

İnsanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde (başkasına) bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütünü olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sosyal güvenlik
B
Sosyal hayat
C
Çalışma hayatı
D
Sosyal politika
E
Çalışma politikası
Açıklama:
Sosyal güvenlik; insanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde (başkasına) bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütünü olarak tanımlanabilir.

Soru 2

Gerek tabii olarak, gerekse sonradan ortaya çıkabilecek risklerden dolayı kendi kendine yeterli olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen kimselere önce yakınlarının bakma zorunluluğuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kişisel sorumluluk
B
Nafaka mükellefiyeti
C
Kefalet
D
Zekat
E
Akile
Açıklama:
Nafaka: Gerek tabii olarak, gerekse sonradan ortaya çıkabilecek risklerden dolayı kendi kendine yeterli olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen kimseye önce yakınları bakmak zorundadır. Buna nafaka mükellefiyeti denmektedir.

Soru 3

Osmanlıda bir kimsenin isteyerek veya istemeden başka birinin ölümüne neden olması durumunda sorumlu olan kişi ölen kişinin yakınlarına belirli bir bedel ödemek durumundaydı. Ortaya çıkan kötü durumu telafi etmek fikriyle oluşturulan bu yapıya ne ad verilir?

Seçenekler

A
Nafaka
B
Kefalet
C
Akile
D
Zekat
E
Kefaret
Açıklama:
Akile: Sosyal dayanışmayı aile ve en yakınlardan başlatan İslâm geleneği, kişinin ilgili olduğu toplum kesimlerini ondan sorumlu tutar. Bunlardan birincisi akile olgusudur. Uygulamanın ilk zamanlarında ve temelinde kaza, ölüm ve yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan bedeli olgusu bulunmaktadır. Bu bedel önce fiili işleyen kişi tarafından, gücü yetmez ise akilesi tarafından ödenmekteydi. Akileyi oluşturan gruplar meslek kuruluşu, mahalle ve köy halkı, akrabalar veya devlet olabilir.

Soru 4

Osmanlıda ilk toplu iş sözleşmesi nerede yapılmıştır?

Seçenekler

A
İstanbul
B
İzmir
C
Halep
D
Kütahya
E
Üsküp
Açıklama:
İlk Toplu İş Sözleşmesi: Günümüzde toplu iş sözleşmelerinin çalışanlara sosyal nitelikte destekler sağladığı düşünüldüğünde, Osmanlı Devleti’nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır.

Soru 5

Macar Urban'ın top dökümü için İstanbul'a davet edilmesi ve kendisine maddi manevi her türlü desteğin verilmesi Osmanlıların çalışma hayatının hangi yönüyle ilgili bir örnek olabilir?

Seçenekler

A
Macar teknolojisine hayranlıkları
B
Top dökümünde ne kadar geri oldukları
C
Askeri alandaki yetersizlikleri
D
Dışarıdan gelen çalışanlara gösterdikleri nezaket
E
Kalifiye iş gücüne verdikleri önem
Açıklama:
Osmanlılar kalifiye iş gücüne büyük önem vermişlerdi. Fetihler sonucu elde edilen kalifiye elemanlar İstanbul’a gönderilirdi. Ülkeye yeni teknoloji girişi için de yabancı kalifiye işçi istihdamı desteklenmekteydi.

Soru 6

Belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlüklerini sağlayan sözleşmeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Mükatebe
B
Mukabele
C
Ferman
D
Bildirge
E
Veraset
Açıklama:
Mükâtebe belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlüklerini sağlayan bir sözleşmeydi.

Soru 7

Osmanlıda İlmiye-Adliye sınıfı kimlerden oluşurdu?

Seçenekler

A
Yeniçeriler ve mühendisler
B
Yüksek rütbeli asker ve kadılar
C
Bürokratlar
D
Esnaf ve zanaatkarlar
E
Çiftçi ve köylüler
Açıklama:
İlmiye-Adliye: Askerî zümrenin birinci kısmı müderrisler gibi ilmiye ve kadılar gibi adliye görevlileriydi ve bunlar genellikle vakıf sistemi içindeydiler. Görevde oldukları süre içerisinde yüksek maaş alırlar, ölümlerinde (genellikle vakıflardan) bakmakla yükümlü oldukları kişilere yeterli gelir bırakılırdı.

Soru 8

Mazuliyet maaşı Osmanlıda kimlere verilirdi?

Seçenekler

A
Dul ve yetimlere
B
Şehit yakınlarına
C
Görevden azledilen yüksek rütbeli devlet adamlarına
D
Görev esnasında sakatlanmış asker veya asker yakınlarına
E
Savaşta ölen gayri-müslimlerin ailelerine
Açıklama:
Askerî zümrenin birinci kısmı müderrisler gibi ilmiye ve kadılar gibi adliye görevlileriydi ve bunlar genellikle vakıf sistemi içindeydiler. Görevde oldukları süre içerisinde yüksek maaş alırlar, ölümlerinde (genellikle vakıflardan) bakmakla yükümlü oldukları kişilere yeterli gelir bırakılırdı. Azledildiklerinde mazuliyet maaşı alırlardı.

Soru 9

Osmanlıda yardımlaşma için ortaya çıkarılan orta sandığı kimler tarafından kullanılırdı?

Seçenekler

A
Bürokratlar
B
Kadılar
C
Köylüler
D
Yeniçeriler
E
Esnaflar
Açıklama:
Orta Sandığı: Yeniçerilerin orta sandığı denen ve orta denen birliklerinde bulunan vakıf statüsünde bir yardımlaşma sandıkları vardı. Ortta, yeniçeri taburlarına verilen isimdi. Her ortanın bir sandığı vardı. Sandığın idaresi işiyle bölükbaşı veya çorbacı meşguldü.
Orta Sandığı: Yeniçerilerin orta sandığı denen ve orta denen birliklerinde bulunan vakıf statüsünde bir yardımlaşma sandıkları vardı. Orta, yeniçeri taburlarına verilen isimdi. Her ortanın bir sandığı vardı. Sandığın idaresi işiyle bölükbaşı veya çorbacı meşguldü.

Soru 10

Osmanlıda "muhtâcîn-i zürrâ" olarak tabir edilen ve yardıma ihtiyacı olan kesim kimlerden oluşurdu?

Seçenekler

A
Yeniçeriler
B
Esnaf
C
Müslüman olamayan halk
D
Dul ve yetimler
E
Çiftçiler
Açıklama:
Bir diğeri muhtaç çiftçiler (muhtâcîn-i zürrâ’) konusudur. Bununla kıtlık, kuraklık, dolu, sel gibi bir takım doğal afetler neticesinde tohumluk ve ekmeklik zahireden yok- sun kalan tarımsal üreticiler kastedilmektedir. Köylünün üretimi için gerekli tohumluk sağlanamadığında, bir yıl sonra ciddi bir açlık sorunuyla karşı karşıya kalmak ihtimali yüksektir. Yani aslında hem tarımsal üretimin devamını sağlamak, dolayısıyla ülkenin vergi gelirlerini sürekli kılabilmek, hem de kentlere doğru nüfus hareketini kontrol al- tına alabilmek için tarım kesimine bütçeden bir fon ayrılmış durumdadır.

Soru 11

I. Geleneksel küçük sanayilerin yerini büyük sanayi almıştır.
II. Çalışanların sayısının yanı sıra maruz kaldıkları iş ve meslek kazaları artmıştır.
III. Sosyal güvenlik kurumu başlı başına bir kurum olarak ortaya çıkmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri sanayileşmenin gelişmesinin sonuçları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sanayileşmenin gelişmesi, geleneksel küçük sanayinin yerini büyük sanayinin alması, çalışanların sayısının yanı sıra maruz kaldıkları iş ve meslek kazalarını da arttırmıştır. 19. yüzyıl sonlarına doğru bu tehlikelere karşı tedbirler almak gerekmiş, çalışanlar için sosyal güvenlik başlıa başına bir kurum olarak belirmeye başlamıştır. Bu bilgiler doğrultusunda, doğru cevap E'dir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'ndeki sosyal güvenlik yardımlaşmaları ve uygulamalarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Aile içi yardımlaşmalar
B
Halk kesimi yardımlaşmaları
C
Dini nitelikli yardımlar
D
Vakıflar
E
Meslek kuruluşları
Açıklama:
Osmanlık Devleti'ndeki sosyal güvenlik yardımlaşmaları ve uygulamaları, aile içi yardımlaşmalar, dini nitelikli yardımlar, vakıflar ve meslek kuruluşları olarak dört kategori altında incelebilir. Bu sebeple doğru cevap B'dir.

Soru 13

"İslam, öncelikle toplumu değil, kişiyi sorumlu tutar, temel olan da budur."
Yukarıdaki tanım Dini nitelikli yardımlar başlığı altındaki hangi kavrama denk gelmektedir?

Seçenekler

A
Emeklilik
B
Nafaka
C
Kefalet
D
Kişisel sorumluluk
E
Zekat
Açıklama:
İslam, öncelikle toplumu değil kişiyi sorumlu, tutar, temel olan kişisel sorumluluktur. Yukarıda açıklaması yapılan kavram Kişisel Sorumluluktur. Doğru cevap D'dir.

Soru 14

I. Vasiyetname
II. Vakıf yoluyla aktarılan para ve mülkler
III. Bir defaya mahsus olmak üzere yapılan bağışlar
Yukarıdakilerden hangileri Mesleki kuruluşların uygulamalarına gelir kaynağı olarak gösterilebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sandıkların geliş kaynakları çeşitliydi; vasiyetname ya da vakıf yoluyla aktarılan para ve mülkler, bir defaya mahsus olmak üzere yapılan bağışlar ve sandıkta işletilen sermayenin neması da gelirler arasında bulunmaktaydı. Bu sebeple verilen üç açıklama da doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 15

I. Çalışanlara sosyal nitelikte destek sağlamıştır.
II. Kütahya'da bir fincancı esnafı tarafından hazırlanmıştır.
III. Tarihteki ilk toplu sözleşme örneği olduğundan önemlidir.
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı'da yapılan Toplu İş Sözleşmesi'nin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Günümüzde toplu iş sözleşmelerinin çalışanlara sosyal nitelikte destekler sağladığı düşünüldüğünde, Osmanlı Devleti'nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya'da çalışan fincancı esnası tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme, dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 16

I. Ücretlerin yüksek olması, köle uygulamasına yol açmıştır.
II. Mükatebe yöntemi oldukça yaygındı.
III. Hür emek ve köle emeği olarak iki farklı uygulama mevcuttu.
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı Devleti'nin klasik dönemindeki çalışma hayatının özellikleri arasında gösterilebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı ekonomisinde emek faktörünü hür ve köle emeği olarak ikiye ayırabiliriz. Ücretlerin yüksek seviyesini koruması, işverenin değişik çözümler bulmasına yol açmıştır: bunlardan en önemlisi köleliktir. Kalifiye iş gücünü oluşturan köleler çoğunlukla belirli bir iş süresi sonunda, mükatebe yoluyla özgürlüğüne kavuşuyordu. Mükatebe belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlüklerini sağlayan bir sözleşmeydi.

Soru 17

"Askeri zümreye bağlı olan, bir kısım bürokrasi ile yeniçerilerden oluşurdu."
Bu tanıma uyan devlet kurum veya görevli grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Divan-ı hümayun
B
Kapıkulları
C
Maliye kalemleri
D
Tımarlı Sipahiler
E
Babıali
Açıklama:
Askeri zümrenin ikinci grubunu kapıkulları oluştururdu. Kapıkulları bir kısım bürokrasi ile yeniçerilerden meydana gelirdi. Bunların emeklilik yaşı da yoktu. Bu durumda doğru cevap B'dir.

Soru 18

I. Esnaf sandıkları
II. Avarız sandıkları
III. Tarım kesimi
Yukarıdakilerden hangileri Halk Zümresi için önemli olan dayanışma ve sosyal güvenlik ihtiyaçları kapsamında kullanılır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Halk zümresi kesimimi, dayanışma ve sosyal güvenlik ihtiyaçları için (vergi ödemek konusu da dahil olmak üzere) vakıflar ve çeşitli yardım sandıkları önemlidir. Verilen üç seçenek de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 19

I. Nizam-ı Cedid'den sonra ikinci safhadır.
II. Klasik dönemin sandıkları devletleştirilmiştir.
III. Sandıklar tek elden yönetilmeye başlamıştır.
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı Devleti'nin Yenileşme Dönemi için doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tanzimat dönemi klasik dönemi kapatan yenileşme döneminin Nizam-ı Cedid'den sonra ikinci safhasıdır. Tanzimat'la birlikte klasik dönemin sandıkları devletleştirip tek elden yönetilmeye başlanmıştır. Verilen üç seçenek de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 20

I. 1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi
II. 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi
III. İbrahim Paşa Düzenlemeleri
Yukarıdakileriden hangileri Osmanlı Devleti'nde yenileşme döneminde alınan sosyal politika önlemleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı Devleti yenileşme döneminde alınan sosyal politika önlemleri şu şekildedir:
I. 1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi
II. 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi
III. İbrahim Paşa Düzenlemeleri
Verilen üç bilgi de doğrudur. Doğru cevap E'dir.

Soru 21

I. Nafaka
II. Kefalet
III. Akile
IV. Teavün sandığı
V. Zekat
Yukarıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti dönemindeki dini nitelikli sosyal güvenlik uygulamaları arasında yer alır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I ve II
C
I, II, III ve V
D
III ve IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Osmanlı Devleti'ndeki sosyal güvenlik yardımlaşmaları ve uygulamaları, aile içi yardımlaşmalar, dini nitelikli yardımlar, vakıflar ve meslek kuruluşları olarak dört ayrılabilir. Nafaka, zekat, akile ve kefalet dini nitelikli yardımlar; teavün sandığı ise meslek kuruluşları altında yer alır.

Soru 22

Osmanlı Devleti dönemindeki kaza, ölüm ve yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan bedelinin önce fiili işleyen kişi tarafından, gücü yetmez ise meslek kuruluşu, mahalle ve köy halkı, akrabalar veya devlet tarafından ödenmesi olgusuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Akile
B
Kefalet
C
Zekat
D
Nafaka
E
Fitre
Açıklama:
Sosyal dayanışmayı aile ve en yakınlardan başlatan İslam geleneği kişinin ilgili olduğu toplum kesimlerini ondan sorumlu tutar. Bunlardan birincisi akile olgusudur. Uygulamanın ilk zamanlarında ve temelinde kaza, ölüm ve yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan bedeli olgusu bulunmaktadır. Bu bedel önce fiili işleyen kişi tarafından, gücü yetmez ise akilesi tarafından ödenmekteydi. Akileyi oluşturan gruplar meslek kuruluşu, mahalle ve köy halk, akrabalar veya devlet olabilir.

Soru 23

Osmanlı Devleti'nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi kaç yılında, hangi esnaf topluluğu tarafından imzalanmıştır?

Seçenekler

A
1770, Loncalar
B
1776, Fincancı Esnafı
C
1779, Dokuma Esnafı
D
1893, Kağıt İşçileri
E
1895, Ahiler
Açıklama:
Günümüzde toplu iş sözleşmelerinin çalışanlara sosyal nitelikte destekler sağladığı düşünüldüğünde, Osmanlı Devleti’nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır.

Soru 24

Osmanlı Devleti'nde askerî zümrenin ikinci grubunu oluşturan bir kısım bürokrasi ile yeniçerilerden meydana gelen grup hangisidir?

Seçenekler

A
Tımarlı Sipahi
B
Topçu Birliği
C
İlmiye-Adliye
D
Kapıkulları
E
Müderrisler
Açıklama:
Askerî zümrenin ikinci grubunu kapıkulları oluştururdu. Kapıkulları bir kısım bürokrasi ile yeniçerilerden meydana gelirdi. Bunların emeklilik yaşı yoktu. Yalnız kapıkullarının iş yapamaz hâle gelenleri emekli olabilirlerdi.

Soru 25

Osmanlı Devleti'nde görevlerine karşılık gelir kaynağı olarak tımar, zeamet ve has adı verilen toprak parçaları alan ve ölümlerinden sonra ailelerine toprakları kalan devlet görevlileri hangisidir?

Seçenekler

A
Piyade
B
Kapıkulları
C
Bürokratlar
D
İlmiye-Adliye
E
Tımarlı Sipahi
Açıklama:
Devlet görevlilerini oluşturan zümrelerden biri tımarlı sipahilerdir. Tımarlı sipahilere, savaş meydanında şehit oluncaya veya ölünceye kadar, dirlik adı verilen ve görevlerine karşılık gelir kaynağı olarak; tımar, zeamet ve has denen toprak parçaları bırakılırdı. Bu topraklar tımarlı sipahilerin ölümünden sonra ailelerine (eş ve çocuklarına) kalırdı. Ölüm, şehadet şeklinde olmuşsa zamlarla genişleyen bütün toprak bırakılır, yoksa sadece kılıç denen toprağın memuriyete başlangıçtaki miktarı bırakılırdı.

Soru 26

Yeniçeri emekli maaşı hangi padişah döneminden itibaren hazineden karşılanmaya başlanmıştır?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
Genç Osman
D
III. Murad
E
II. Selim
Açıklama:
Yeniçeri emekli maaşı, II. Selim zamanına kadar Şehremini’nden veya selâtin camilerinin vakıflarından ödenirdi. II. Selim’den itibaren ise, emekli yeniçeri maaşları mevaciplerin ödenme zamanlarında hazineden verilmeye başlandı.

Soru 27

Merkezi hazineden maaş alan şeyhülislam ve kadı gibi ilmiye ve adliye görevlilerine, görevlerinden azledildiklerinde verilen ayni veya nakdi karşılığa ne ad verilir?

Seçenekler

A
Arpalık
B
Mütekait
C
Amelmande
D
Oturak
E
Diğergamlık
Açıklama:
Merkezi hazineden maaş alan şeyhülislam ve kadı gibi ilmiye ve adliye görevlilerinin, ölümlerinden sonra, bakmakla yükümlü oldukları kişilere genellikle vakıflardan yeterli gelir bırakılırdı. Bu görevlilere görevlerinden azledildiklerinde de arpalık denen ayni veya nakdi karşılık verilirdi.

Soru 28

Hangisi Osmanlı Devleti'nde klasik dönemde halk zümresine yapılan sosyal yardım ve harcamalar arasında yer alır?

Seçenekler

A
Orta sandığı
B
Zeamet
C
Avarız sandıkları
D
Arpalık ve mazuliyet maaşı
E
Vakıf sistemi
Açıklama:
Esnaf sandıkları ve avarız sandıkları klasik dönemde halk zümresine yapılan sosyal yardım ve harcamalar; vakıf sistemi, ücretler, arpalık ve mazuliyet maaşı, orta sandığı, zeamet ve tımar devlet görevlilerine yapılan soysal yardım ve harcamalar arasında yer alır.

Soru 29

Osmanlı Devleti'ndeki ilk grev sayılabilecek eylemi gerçekleştiren işçi grubu hangisidir?

Seçenekler

A
Demiryolu işçileri
B
Telgrafhane işçileri
C
Tersane işçileri
D
Dokuma fabrikası işçileri
E
Tarım işçileri
Açıklama:
Tanzimat’tan sonra işçi hareketleri görülmeye başlamıştır. 1851’de mekanik bir tarağa karşı kadın işçilerce girişilen ve teknolojik işsizlik korkusunun ortaya çıkardığı eylem bunların ilkidir. Beyoğlu telgrafhanesi işçilerinin 1872’deki eylemleri ise ilk grev sayılabilir. Aynı yıl bazı demiryolu işçileri ücret anlaşmazlığı nedeniyle greve gitmişlerdir. İlk önemli grev ise, uzun süredir ücretlerini alamayan Tersane işçilerinin yaptıkları grevdir.

Soru 30

Hangisi Osmanlı Devleti'nde yenileşme dönemi sosyal güvenlik ve politika uygulamaları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Mecelle
B
Tatil-i Eşgal Kanunu
C
Cemiyetler Kanunu
D
Mazuliyet Akçesi
E
İbrahim Paşa Düzenlemeleri
Açıklama:
Merkezî hazineden maaş alan şeyhülislâm ve kadı gibi ilmiye ve adliye görevlilerinin, görevlerinden azledildiklerinde önceleri arpalık Tanzimat’tan sonra ise Mazuliyet akçesi olarak geçen aynî veya nakdî karşılık, klasik dönemde devlet görevlilerine yapılan sosyal yardım ve harcamalar arasında yer alır.

Soru 31

Osmanlı Devleti'ndeki geleneksel sosyal güvenlik uygulamalarıyla ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Osmanlı sosyal yardımlaşma gelenekleri üzerinde İslami uygulamaların etkisi söz konusudur
B
Aile fertlerinin herhangi bir nedenle geliri kesintiye uğrayan bir diğerine karşı herhangi bir yükümlülüğü yoktur
C
Bir mahalle ve meslek grubunda yer edinebilmek için en az bir kefil gereklidir
D
Zekat yüksek gelirlilerden düşük gelirlilere doğru yapılan bir gelir transferidir
E
Çalışabilecek durumda olanların emekliliği temel bir kural olarak benimsenmemiştir
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nde geliri herhangi bir nedenle kesintiye uğrayan bir kişinin kaybının telafi edilmesi öncelikle aile içindeki dayanışmaya bırakılmıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 32

I) Vasiyetname ya da vakıf yoluyla aktarılan para ve mülkler II) Sandıkta işletilen sermayenin faizi III) Ticaretten elde edilen gelirler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri loncaların teavün sandığının gelir kaynaklarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Teavün sandıklarının başlıca gelir kaynakları arasında vasiyetname ya da vakıf yoluyla aktarılan para ve mülkler, bir defaya mahsus olmak üzere yapılan bağışlar ve sandıkta işletilen sermayenin neması yer almaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 33

Osmanlı sosyal güvenlik sisteminin temelini oluşturan, toplumsal yardımlaşma ve kredi arzı sağlama gibi işlevleri olan kurumun adı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Lonca
B
Müsadere
C
Belediye
D
Vakıf
E
Akile
Açıklama:
Tanımı verilen kurumlara vakıf denmektedir. Özellikle Tanzimat'tan önceki klasik dönemde Osmanlı sosyal ve ekonomik hayatında çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Doğru cevap D'dir.

Soru 34

Osmanlı devletinde ilk toplu iş sözleşmesi nerede ve kaç yılında imzalanmıştır?

Seçenekler

A
Kütahya-1776
B
Ankara-1812
C
İstanbul-1689
D
Eskişehir-1799
E
Amasya-1846
Açıklama:
Osmanlı'daki ilk toplu iş sözleşmesinin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 35

Belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlük sağlayan sözleşmenin ismi hangisidir?

Seçenekler

A
Muharebe
B
Müsadere
C
Muharasa
D
Mudaraba
E
Mükatebe
Açıklama:
Özellikle kalifiye gücü oluşturan köleler mükatebe ismi verilen sözleşme yoluyla özgürlüklerini kazanıyorlardı. Doğru cevap E'dir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı ekonomisinde sanayi devriminin oluşmamasının sebeplerinden birisidir?

Seçenekler

A
Ücretlerin nisbi yüksekliği
B
Sermaye birikiminin önünün açık olması
C
Ticaretin doğu ülkeleriyle yapılması
D
Kurumsal yapının güçlü olması
E
Dışarıya çok göç vermesi
Açıklama:
Osmanlı ekonomisinde sanayi devriminin oluşmamasının sebeplerinden birisi ücretlerin nisbi yüksekliğidir. Böylelikle bir işçi sınıfı da oluşmamıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 37

Osmanlı'da 19. yüzyıldan başlayarak kadınların işgücüne katılımının artmasının sebeplerinden birisidir?

Seçenekler

A
Kadınların işgücüne katılımının teşvik edilmesi
B
Kadınların okur-yazarlık oranının artmış olması
C
Savaşlar nedeniyle erkeklerin emek arzının düşmesi
D
Kadınların örgütlenmeye başlaması
E
Doğurganlık oranının düşmesi
Açıklama:
19. yüzyılda savaşlar artmış ve erkeklerin emek arzı düşmüştür. Böylece kadınların işgücüne katılımı artmıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi 1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi'nin sosyal politika düzenlemelerinden değildir?

Seçenekler

A
İşçi ücretlerinin ödenmesinin diğer ödemelere göre öncelikli olması
B
Günlük çalışma saatinin 10 saat olması
C
İşçilerin barınması için işçi koğuşları yapılması
D
İşçilerin çalışmaları boyunca denetlenmesi
E
İşçilere tıbbi ilaç ve hizmet sağlanması
Açıklama:
1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi, temel olarak işçilerin çalışma koşullarında iyileştirmeler önermektedir. İşçilerin denetlenmesi bunlardan birisi değildir. Doğru cevap D'dir.

Soru 39

Günümüzün kavramlarıyla düşünüldüğünde grev anlamına gelebilecek bir düzenleme getiren Tatil-i Eşgal Kanunu hangi dönemde yürürlüğe konmuştur?

Seçenekler

A
I. Meşrutiyet Dönemi
B
II. Meşrutiyet Dönemi
C
Cumhuriyet Dönemi
D
Tanzimat Dönemi
E
Nizam-ı Cedid Dönemi
Açıklama:
Türkiye çalışma ilişkileri tarihinde, toplu iş ilişkileri konusunda, dolaysız düzenlemeler yapan ilk kanun olan Tarih-i Eşgal Kanunu II. Meşrutiyet Dönemi'nde uygulanmaya başlamıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 40

Cemiyetler Kanunu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Serbest kuruluş ilkesine dayanır
B
Kurulan her derneğin hükümete hemen bildirilmesi zorunludur
C
Devlet biçimini değiştirmeyi amaçlayan dernekler kurmak yasaktır
D
Güvenlik güçlerine cemiyetler üzerinde denetim yetkisi verilmiştir
E
Cemiyetler esas olarak bir yıllık deneme sürecinin ardından kurulurlar
Açıklama:
Cemiyetler kanunu, cemiyetlerin kurulmasını düzenleyen bir kanundur. Ancak cemiyetlerin kurulmasında deneme süreci gibi bir şey söz konusu değildir. Doğru cevap E'dir.

Soru 41

19. yüzyıl sonralarına doğru çalışanlar için sosyal güvenliğin ayrı bir kurum olarak ortaya çıkmasının sebebi hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Sendikaların güç sahibi olmaya başlaması
B
Sanayi devrimi ile başlayan ağır çalışma şartları
C
İşverenler tarafında ortak talep haline gelmesi
D
Artan işçi ve çalışan grevleri
E
Ticaret örgütlerinin çalışanları desteklemesi
Açıklama:
Hem doğu, hem batı dünyası sanayi devriminden önce sosyal yardım, güvenlik ve harcamalarla ilgili kurumlara sahipti. Ancak sanayileşmenin gelişmesi, geleneksel küçük sanayinin yerini büyük sanayinin alması, çalışanların sayısının yanı sıra maruz kaldıkları iş ve meslek kazalarını da arttırmıştır.19. yüzyıl sonralarına doğru bu tehlikelere karşı tedbirler almak gerekmiş, çalışanlar için sosyal güvenlik başlı başına bir kurum olarak belirmeye başlamıştır.Doğru cevap B'dir.

Soru 42

Sosyal güvenlik uygulamaları dikkate alındığında Aşağıdakilerden hangisi çağdaş ve düzenli uygulamalardan biridir?

Seçenekler

A
Nafaka uygulaması
B
Zekat uygulaması
C
Kefalet uygulaması
D
Sosyal sigorta uygulaması
E
Akile uygulaması
Açıklama:
Geleneksel İslam toplumlarında risklerin kapsam ve niteliğini belirleyen temel
eğilimler arasında ferdi tedbir öne çıkmaktadır. Uygulamalar arasında nafaka, zekat, kefalet ve akileden söz edilebilir. Çağdaş ve düzenli uygulamalar büyük ölçüde, günümüzün sosyal güvenlik normlarına karşılık gelen, sosyal sigorta uygulamaları ile bunlara ek olarak düşünülen, diğer sosyal güvenlik uygulamalarıdır.Doğru cevap D'dir.

Soru 43

Osmanlıda sosyal dayanışma ele alındığında aşağıdakilerden hangisi kan bedeli olgusu ile ilgili bir kavramdır?

Seçenekler

A
Zekat
B
Nafaka
C
Lonca
D
Kefalet
E
Akile
Açıklama:
Sosyal dayanışmayı aile ve en yakınlardan başlatan İslam geleneği, kişinin
ilgili olduğu toplum kesimlerini ondan sorumlu tutar. Bunlardan birincisi
akile olgusudur. Uygulamanın ilk zamanlarında ve temelinde kaza, ölüm ve
yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan
bedeli olgusu bulunmaktadır.Doğru cevap E'dir.

Soru 44

İslam toplumlarında geleneksel uygulamaları arasında olup bir tür vergilendirme görevi gören olgu hangisidir?

Seçenekler

A
Lonca
B
Kefalet
C
Zekat
D
Zimmet
E
Takva
Açıklama:
Zekat harcama alanları belli olan bir vergi türüdür ve bu özelliği nedeniyle mali olmaktan çok sosyal güvenlikle ilişkili görülebilir. Zekat sadece yakınlar arasında söz konusu olan nafaka mükellefiyetini bütün topluma yaymayı ve genellikle belirli bir gelir (ve servet) seviyesinin üstünde olanlardan bunun altında olanlara gelir transferini ifade eder.Doğru cevap C'dir.

Soru 45

Osmanlı'da 19. yüzyılın sonlarına kadar çalışanların hangi örgüt çatısı altında örgütlenmiştir?

Seçenekler

A
Zaviyeler
B
Loncalar
C
Sendikalar
D
Vakıflar
E
Külliyeler
Açıklama:
Sanayi devrimine kadar Osmanlı Devletinde zanaat ve küçük sanatlara dayanan sanayi ve esnaflık çok gelişmişti ve mal sahibi, usta, kalfa ve çırak olarak çalışanların sayıları oldukça fazlaydı. Loncalar, 19. yüzyılın sonlarına kadar, tüm çalışanları örgütleyen meslek kuruluşlarıydı. Bu kuruluşların çerçevesinde sosyal güvenliğin en temel biçimi olarak nitelendirilebilecek uygulamalar söz konusu olmuştur. Her loncanın bir teavün sandığı (orta sandığı) bulunmaktaydı.Doğru cevap B'dir.

Soru 46

Osmanlı Devletinde ilk toplu sözleşeme hangi sektörde yapılmıştır?

Seçenekler

A
Fincancılık
B
Dokumacılık
C
Madencilik
D
Taşımacılık
E
İnşaatcılık
Açıklama:
Günümüzde toplu iş sözleşmelerinin çalışanlara sosyal nitelikte destekler sağladığı düşünüldüğünde, Osmanlı Devletinde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 47

Klasik dönem Osmanlı Anadolu'sunda ücret seviyelerini yüksek olmasının sebebi ne olabilir?

Seçenekler

A
Meslek örgütlerinin güçlü olması
B
Anadolu halkının zengin olması
C
Halkın çalışmak istememesi
D
Nüfusun durgun olması
E
Savaşların yoğun olması
Açıklama:
Özellikle Osmanlı Anadolu'sunda nüfusun az ve 16. yüzyıldaki nüfus artışı hariç,
durgun olduğu, ücret seviyesinin ise yüksek olduğu söylenebilir. Bu yüzden işsizlik değil, iş gücü eksikliği vardır. Tarım, dokuma ve inşaat sektörlerinde usta ve işçiler daha yüksek ücret aldıkları iş yerlerine kaçıyorlardı. Bu yüzden devlet ve vakıflar, bu nispeten yüksek ücretleri karşılamada güçlük çekiyordu. Doğru cevap D'dir.

Soru 48

Osmanlı Devletinde kadın ve çocukların emek arzı içindeki yerini belirlemek oldukça güçtür.Bunu sebebi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Kadın ve çocukların çalışmasının yasak olması
B
Daha çok devlet kurumların çalışıyor olmaları
C
Üretim becerilerinin yetersiz olması
D
Daha çok evlerde üretim yapmaları
E
Tamamen kayıt dışı çalıştırılmaları
Açıklama:
Osmanlı Devletinde kadın ve çocukların emek arzı içindeki yerini saptamanın çeşitli zorlukları vardır. Bunlardan ilkinin, sosyal ve dini değerlendirmeler neticesinde kadınların sayımlarda yer almamaları ile daha çok evlerde gerçekleştirilen üretime katılmalarıdır. Çocukların da, emek arzı içinde yoğun olarak yer almamaları bu belirlemeyi zorlaştırmaktadır. Osmanlı ekonomik sistemi içerisinde ve kırsal kesimde, kadın temsil ettiği emeğiyle ön planda olup, tarlasında, bahçesinde,bağında özgürce var olmuştur. Doğru cevap D'dir

Soru 49

Hangisi Osmanlı Devletinin çalışma hayatındaki yenileşme döneminin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Bu dönemde işçiler mülksüzleştirilmiştir
B
Bu dönem Tanzimat ile başlamıştır
C
Bu dönemde hakim iş gücü şehirlilerden oluşur
D
Bu dönem Meşrutiyet ile başlamıştır
E
Bu önemde sandıklar özelleşmiştir
Açıklama:
Tanzimat dönemi klasik dönemi kapatan yenileşme döneminin Nizam-ı Cedid’den sonra ikinci safhasıdır. Tanzimat’la birlikte klasik dönemin sandıkları devletleştirilip tek elden yönetilmeye başlanmıştır.Doğru cevap B'dir.

Soru 50

Osmanlı'da sosyal güvenlik uygulamaları kapsamında bazı kavramlar ortaya çıkmıştır.Geçimini kendi başına sağlaması mümkün olmayanlar için kullanılan kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Musabin
B
Aceze
C
Bikes
D
Maruz
E
Muhtacın
Açıklama:
Osmanlı Devletinde yardıma muhtaç olanların tanımlanması, sosyal yardımların planlanmasında ve gerçekleştirilmesinde yol gösterici olmuştur. Sıklıkla karşılaşılan muhtacın kavramı ile geçimini kendi başına sağlaması mümkün olmayan ve bu nedenle hayat boyu şu veya bu şekilde desteğe ihtiyacı olan kesimler ifade edilmekteydi. Doğru cevap E'dir.

Soru 51

Değişik işgücü türleri arasında, üretim sürecinden kaynaklanan ilişkilere ne denir?

Seçenekler

A
Çalışma hayatı
B
Özel hayat
C
Ücretli işçiler
D
Köylü işçiler
E
Esnaf işçiler
Açıklama:
Çalışma hayatında gözlemlediğimiz olgular ise, ücret düzeyi, çalışma saatleri, sosyal haklar, uyuşmazlıklar ve çözümler, örgütlenme hakkı, vs. gibi başlıklar altında incelenebilir.
Çalışma hayatı, değişik işgücü türleri arasında, üretim sürecinden kaynaklanan ilişkiler şeklinde tanımlanabilir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 52

İnsanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde (başkasına) bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütününe ne denir?

Seçenekler

A
Sosyal güvenlik
B
Sosyal barış
C
Çalışma güvencesi
D
Kişisel zararın tanzimi
E
Sigorta sistemi
Açıklama:
Sosyal güvenlik uygulamaları; çalışma hayatı içinde değişik statülerde yer alan
ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişiler bulunduğu halde, muhtaç hale gelen
insanlar için bir geçim garantisinin sağlanmasıdır.
İnsanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde (başkasına) bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütününe sosyal güvenlik denir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 53

Gerek tabii olarak, gerekse sonradan ortaya çıkabilecek risklerden dolay› kendi kendine yeterli olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen kimseye önce yakınları bakmak zorundadır. Bu mükellefiyete ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kefalet
B
Zekat
C
Nafaka
D
Emeklilik
E
Akile
Açıklama:
Nafakaya hak kazanabilmek için nafaka alacak akrabanın kadınsa fakir, erkekse hem fakir hem de çalışamayacak durumda olması gerekir.
Gerek tabii olarak, gerekse sonradan ortaya çıkabilecek risklerden dolay› kendi kendine yeterli olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen kimseye önce yakınları bakmak zorundadır. Bu mükellefiyete nafaka zorunluluğu denir. doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 54

Nafakaya hak kazanabilmek için nafaka alacak akrabanın kadınsa fakir, erkekse hem fakir hem de çalışamayacak durumda olması gerekir. Bununla birlikte aşağıdakilerden hangisi bu kural dışındadır?

Seçenekler

A
Teyze
B
Baba
C
Hala
D
Dayı
E
Komşu
Açıklama:
Nafakaya hak kazanabilmek için nafaka alacak akrabanın kadınsa fakir, erkekse hem fakir hem de çalışamayacak durumda olması gerekir.
Yalnız baba, çocuk ve ilim tahsili ile uğraşanlar için çalışmayacak durumda olması şartı yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 55

Dünya'da ilk toplu sözleşme nerede imzalanmıştır?

Seçenekler

A
Roma
B
Paris
C
Kahire
D
Kütahya
E
Moskova
Açıklama:
Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır.
Osmanlı Devleti’nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 56

Belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlüklerini sağlayan sözleşmeye ne denir?

Seçenekler

A
Mütareke
B
Mükâtebe
C
Alabanda
D
Özgürlük
E
Esaret
Açıklama:
Bu yöntem bazı üreticiler için istihdam meselesine çözüm yolu oluşturuyordu. Ücret karşılığında işçi çalıştırmak yerine, köle satın alınıyor, bedeli tutarında işi yerine getirmesi sağlanıp sonunda serbest bırakılıyor ve yerine başka bir köle satın alınıyordu.
Belli bir meblağ ödeme, belli bir süre hizmet verme veya belli miktarda mal üretme karşılığında kölelere özgürlüklerini sağlayan sözleşmeye mükâtebe denir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 57

Azledildiklerinde önceleri arpalık, Tanzimat’tan sonra ise mazuliyet akçesi alan Osmanlı devlet görevlileri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İlmiye-Adliye
B
Kapıkulları
C
Bürokratlar
D
Tımarlı Sipahiler
E
Mütekaitler
Açıklama:
Ölen veya idam edilip malları müsadere edilen, özellikle yüksek bürokratların
bakmakla yükümlü oldukları kişilere yeterli gelir bırakılırdı.
Bürokratlar azledildiklerinde önceleri arpalık, Tanzimat’tan sonra ise mazuliyet akçesi alan Osmanlı devlet görevlileridir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 58

Şeyhülislâm ve kadı gibi ilmiye ve adliye görevlilerinin azledildiklerinde aldıkları ayni veya nakdi karşılığa ne denir?

Seçenekler

A
Buğdaylık
B
Yulaflık
C
Çavdarlık
D
Arpalık
E
Dinkellik
Açıklama:
Dinkellik diye bir şey yoktur. Dinkel, buğday türüdür.
Bu görevlilere azledildiklerinde arpalık denen aynî veya nakdî karşılık verilirdi. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 59

Yeniçeri taburlarına ne isim verilirdi?

Seçenekler

A
B
Kenar
C
Köşe
D
Bucak
E
Orta
Açıklama:
Her ortanın bir sandığı vardı. Sandığın idaresi işiyle bölükbaşı veya çorbacı meşguldü. Sandık işleri bütün orta mensuplarının denetimi altındaydı.
Orta, yeniçeri taburlarına verilen isimdi. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 60

Osmanlılar şehir ve köy halkının tehlikelere karşı korunmasını hangi yolla sağlıyorlardı.

Seçenekler

A
Reaya
B
Esnaf Sandıkları
C
Avarız Sandıkları
D
Tarım sandıkları
E
Kapıkulları
Açıklama:
Avarız, hem toplu yükümlülüklere dayanan olağan dışı vergilere verilen addır, hem de rizikolar, tehlikeler demektir ki tamamen sosyal güvenliğin çerçevesine girer.
Osmanlılar şehir ve köy halkının tehlikelere karşı korunmasını Avarız Sandıkları üzerinden yapıyorlardı. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 61

İnsanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütünü aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Sosyal Güvenlik
B
Sosyal Politika
C
Sigorta
D
Çalışma Hayatı
E
Emeklilik
Açıklama:
Sosyal güvenlik; insanın iradesi dışında ortaya çıkan, onu çalışma yeteneğinden
ve geçimini devam ettirmek için bir gelirden yoksun bırakan, genelde bir toplumun tüm bireyleri için, özelde (başkasına) bağımlı çalışanlar için, söz konusu tüm
risklere karşı alınmış önlemleri içeren uygulamalar bütünü olarak tanımlanabilir.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’ndeki sosyal güvenlik yardımlaşmaları ve uygulamalarının kategorilerinden birisini ifade etmemektedir?

Seçenekler

A
Aile içi yardımlaşmalar
B
Dini nitelikli yardımlar
C
Vakıflar
D
Sigorta Kuruluşları
E
Meslek kuruluşları
Açıklama:
Bu bölümde klasik dönem Osmanlı sosyal güvenlik sistemini; devlet görevlileri (askerî zümre) ve halk kesimi (reaya) açısından inceleyeceğiz. Sosyal güvenlik
kurumlarını da, sosyal sigorta kurumları (özel sandıklar dahil) ve kamu sosyal
güvenlik harcamaları olarak ikiye ayırarak ele alacağız. Tüm bunları kapsayacak
bir şekilde, Osmanlı Devleti’ndeki sosyal güvenlik yardımlaşmaları ve uygulamaları; aile içi yardımlaşmalar, dini nitelikli yardımlar, vakıflar ve meslek kuruluşları
olarak dört ayrı kategoride ele alınacaktır

Soru 63

Sanayileşmenin etkisine girmeden önce Osmanlı Devleti’nde sosyal güvenlik hususunda belirleyici olan aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Bizans Hukuku
B
Orta Asya Türk Geleneği
C
İslam Geleneği
D
Hümanizma
E
İngiliz Geleneği
Açıklama:
Günümüzdeki anlamıyla, sosyal güvenliğin kurumlaşmadığı bir ülkede ve dönemde, bu tür yardımlaşmaların çok önemli olacağı açıktır. Bu yardımlaşma tipinin Osmanlı toplumundaki ve İslam geleneğindeki kurumsallaşmış karşılığı aile kurumudur. Sanayileşmenin etkisine girmeden önce Osmanlı Devleti’nde sosyal güvenlik de dâhil olmak üzere İslam geleneği belirleyicidir.

Soru 64

"Bencil olmama ve başkalarını düşünme" aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Sempati
B
Empati
C
Hoşgörü
D
Diğergamlık
E
Tasavvuf
Açıklama:
İslâm yapısal olarak diğergamlığı (bencil olmama, başkalarını düşünme özellikleri öne çıkan bir sistem) emrettiğinden, devlet adıyla tanımlayabileceğimiz sosyal ve politik bir organizasyona büyük önem vermektedir.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi nafaka harcamaları kapsamına dahil edilmemektedir?

Seçenekler

A
Seyahat
B
Beslenme
C
Giyinme
D
Barınma
E
Tedavi
Açıklama:
Nafaka: Gerek tabii olarak, gerekse sonradan ortaya çıkabilecek risklerden dolayı kendi kendine yeterli olmayan ve sorumluluklarını yerine getiremeyen kimseye önce yakınları bakmak zorundadır. Buna nafaka mükellefiyeti denmektedir. Çağdaş sistemlerde görülmeyen bu mükellefiyet, uzak akrabalara kadar yaygınlaştırılabilir. Nafaka beslenme, giyinme, barınma ve tedavi harcamalarını kapsar.

Soru 66

Sadece yakınlar arasında söz konusu olan nafaka mükellefiyetini bütün topluma yaymayı ve genellikle belirli bir gelir seviyesinin üstünde olanlardan bunun altında olanlara gelir transferini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kefalet
B
Zekât
C
Akile
D
Emeklilik
E
Kişisel Sorumluluk
Açıklama:
Zekât: Zekât harcama alanları belli olan bir vergi türüdür ve bu özelliği nedeniyle mali olmaktan çok sosyal güvenlikle ilişkili görülebilir. Zekât sadece yakınlar arasında söz konusu olan nafaka mükellefiyetini bütün topluma yaymayı ve genellikle belirli bir gelir (ve servet) seviyesinin üstünde olanlardan bunun altında olanlara gelir transferini ifade eder. Bu aktarım servetin belirli ellerde toplanmasını engelleyen bir fonksiyonu da yerine getirmektedir.

Soru 67

Temelinde kaza, ölüm ve yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan bedeli olgusunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zekât
B
Kefalet
C
Akile
D
Nafaka
E
Bağış
Açıklama:
Akile: Sosyal dayanışmayı aile ve en yakınlardan başlatan İslâm geleneği, kişinin ilgili olduğu toplum kesimlerini ondan sorumlu tutar. Bunlardan birincisi akile olgusudur. Uygulamanın ilk zamanlarında ve temelinde
kaza, ölüm ve yaralanma gibi zarar görülen bir olayın sonuçlarını telafi etmeye yönelik kan bedeli olgusu bulunmaktadır.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı sosyal güvenlik sisteminin temelini oluşturmuştur?

Seçenekler

A
Padişah
B
Vezir-i Azam
C
Loncalar
D
Vakıflar
E
Dernekler
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde sosyal yardımlaşma amacına yönelik olarak kurulan vakıflar, sosyal güvenlik işlevi sağlamaktaydı. İslam’ın sosyo-ekonomik sistemi tarafından getirilen lüks ve israf yasakları, bir yandan servet ve mülkiyetteki aşırılıkları önlerken, diğer yandan harcanabilecek gelirin alanını daraltarak, vakıflar aracılığı ile toplumun güvenlik ve refahına yönlendirilmesini sağlamıştır. Teknik bir ifade ile daha yüksek bir fiyat ödemeye hazır olanlar, fiyat farklılaşması yoluyla lüks tüketime yöneltilmemiş, artan fonlar vakıflar gibi kurumlar aracılığıyla toplumun güvenlik ve refahına katkıda bulunmuşlardır. İşte bu nedenle Osmanlı sosyal güvenlik sisteminin temelini vakıflar oluşturmuştur.

Soru 69

Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından ücret ve diğer haklar konusunda imzalanan ve dünyada ilk toplu iş sözleşmesi özelliği taşıyan sözleşme hangi tarihte imzalanmıştır?

Seçenekler

A
1750
B
1756
C
1766
D
1776
E
1786
Açıklama:
İlk Toplu İş Sözleşmesi: Günümüzde toplu iş sözleşmelerinin çalışanlara sosyal nitelikte destekler sağladığı düşünüldüğünde, Osmanlı Devleti’nde gerçekleştirilen ilk toplu iş sözleşmesi dikkat çekicidir. Bu sözleşmenin Kütahya’da çalışan fincancı esnafı tarafından imzalandığı bilinmektedir. Fincancı esnafının 1776 yılında ücret ve diğer haklar konusunda imzaladığı bu sözleşme dünyada da ilk toplu sözleşme özelliği taşımaktadır.

Soru 70

Yeniçerilerin emeklilik maaşlarının hazineden ödenmeye başlaması aşağıdaki Osmanlı hükümdarlarından hangisinin iktidarında gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
Yavuz Sultan Selim
B
Kanuni Sultan Süleyman
C
II. Selim
D
III. Murad
E
III. Mehmed
Açıklama:
Yeniçeri emekli maaşı, II. Selim zamanına kadar Şehremini’nden veya selâtin camilerinin vakıflarından ödenirdi. II. Selim’den itibaren ise, emekli yeniçeri maaşları mevaciplerin ödenme zamanlarında hazineden verilmeye başlandı.

Soru 71


  1. Sosyal yardımlar

  2. Devlet gelirleri

  3. Örgütlenme

  4. Ücret


Yukarıdaki maddelerden hangisi/hangileri Sanayi devrimi sonucu ortaya çalışma ilişkileri ve sosyal güvenlikle ilgili bir kavramdır?

Seçenekler

A
I
B
I,II
C
III
D
I,III,IV
E
III,IV
Açıklama:
Kavramlar ve tanımlar
Doğru cevap I,II,IV. Devlet gelirleri bu bağlamda çalışma ilişkileri ile ilişkilendirilen bir kavramlaştırma değildir.

Soru 72

  1. Çiftçiler
  2. Zanaatkârlar
  3. İşverenler
  4. Serbest meslek erbapları
Yukarıdaki işgücü türlerinden hangisi/hangileri çalışma hayatını ilgilendiren paydaşlardan birisidir?

Seçenekler

A
I,II
B
III
C
I,II,III,IV
D
II,IV
E
II,III,IV
Açıklama:
Tümü. Çalışma hayatının paydaşları arasındadır.

Soru 73

  1. Aile içi yardımlar
  2. Vakıf yardımları
  3. Dini nitelikli yardımlar
  4. Mesleki kuruluş yardımları
Yukarıdaki sosyal yardım biçimlerinden hangisi/hangileri Osmanlı devletinde var olan geleneksel uygulama biçimlerinden birisidir?

Seçenekler

A
I,III,IV
B
II,III,IV
C
I,II,III
D
III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Sosyal yardım geleneksel uygulamalar
Tümü Osmanlı geleneksel sosyal yardım uygulamasıdır.

Soru 74

Geleneksel İslam toplumlarında sosyal yardım uygulamalarında “sorumluluk” nasıl bir sıra izler?

Seçenekler

A
Kişi, toplum, devlet
B
Zengin, kurum, kişi
C
Devlet, toplum, kişi
D
Devlet, zengin, kurum
E
Kişi, zengin, devlet
Açıklama:
Dini nitelikli yardımlar
Geleneksel İslam toplumlarında Sorumluluk en yakınlardan başlar ve tüm topluma yayılır. Kişiyi aşan durumlarda toplum sorumlu olur ve devlet devreye girer. O nedenle kişi, toplum devlet sıralaması doğrudur.

Soru 75

  1. Fakir kadın
  2. Özürlü erkek çalışan erkek
  3. Fakir çalışamayan erkek
  4. Okuyan çalışmayan çocuk
Yukarıdakilerden hangisi/hangilerine beslenme, giyinme, barınma ve tedavi harcamalarını kapsayan nafaka verilebilir.

Seçenekler

A
II,III,IV
B
I,III,IV
C
I,II,III
D
II,IV
E
IV
Açıklama:
Dini Nitelikli Yardımlar Nafaka
I,III,IV
verilebilir.

Soru 76

  1. Devlet
  2. Aile
  3. Mahalle/köy halkı
  4. Zengin bürokratlar
Yukarıdaki gruplardan hangi/ hangileri Toplumun kişiden sorumlu olduğu gösteren akile uygulaması içinde yer alır?

Seçenekler

A
I,II,III
B
II,III,IV
C
I,III,IV
D
I,II,III,IV
E
IV
Açıklama:
Dini Nitelikli Yardımlar akile.
I,II,III doğrudur. Zengin bürokrat veya askeri sınıf doğrudan sorumlu tutulamaz ama vakıflar aracılı ile sosyal yardımlaşmanın içinde yer alır. Bunun dışında mesleki yardım kurumları da vardır.

Soru 77

  1. Tımarlı sipahi
  2. Şeyhülislam
  3. Mutasarrıf
  4. Esnaf şeyh
Yukarıdaki hizmet gruplarından hangisi/hangileri askeri sınıf içinde yer alır?

Seçenekler

A
II
B
I
C
II,III
D
I,II,III
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Devlet görevlileri
I,II,III doğrudur. Esnaf şeyhi reaya/yöneten grubundandır.

Soru 78

  1. Selatin cami vakıfları
  2. Hazine
  3. Enderun
  4. Taşradaki mukataalar
Yukarıdaki kaynaklardan hangisi/hangileri İstanbul ve taşradaki yeniçerilerin emekliliklerinin ödendiği kaynaklardan birisidir

Seçenekler

A
II,III,IV
B
I,II,III,IV
C
III
D
II,III
E
I,II,IV
Açıklama:
Devlet görevlileri emeklilik
I,II,IV doğrudur. Selatin cami vakıfları 2. Selim dönemine kadar yeniçeri emeklilerinin maaşlarının ödendiği fonlardı. Daha sonra doğrudan hazine tarafından ödenmeye başlandı. Taşradaki yeniçeri emekli maaşları ise, bölgedeki mukataa gelirlerinden karşılanırdı. Bunun için ulufe kayıtlarına not düşülürdü. Enderun ise iç hazine demektir.

Soru 79

  1. Avarız: Şehir ve köy halkını tehlikelere karşı koruyan hem de toplu sorumluluklarında fon niteliğinde kullanılan kaynak
  2. Esnaf sandıkları: esnafın bağışları ile çıraklıktan kalfalığa ve kalfalıktan ustalığa yükselenler için ustaları tarafından verilen paralardan ve aidatlardan karşılanan sosyal güvenlik aracı
  3. Orta sandığı: bölükbaşı ve çorbacının idaresinde olan hasta muhtaç olanların yanı sıra fidye teminatını sağlayan fonları yüzde 10 faizle işletilen vakıf niteliğindeki yardımlaşma sandığı
  4. Arpalık ve mazuliyet maaşı: ilmiye mensuplarının ölünden sonra bakmakla yükümlü olanlara bırakılan maaş ve azl olanlarına ödenen ayni ve nakdi ücret
Klasik dönem Osmanlı devletinde sosyal yardımlaşma kurum/uyulama ve tanımı ile ilgili olarak yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
III,IV
C
I,III,IV
D
II,III,IV
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Yöneten ve yönetilen (sosyal yardım ve harcamalar
Tanım ve ayrıntı konusunda verilen bilgilerin tümü doğrudur.

Soru 80

  1. Alet/makine ihracına paralel uzman işgücü talebi
  2. Toprak işletmesinde ücretli işgücü kullanımından öte ortakçılık hâkimdir.
  3. Sendikalaşma grev vb işçi hakları ile ilgili yasal düzenlemelere yer verilmemiştir.
  4. Kadınların iş hayatına katılımı söz konusu değildir.
Osmanlı emek piyasası konusunda yukarıda verilen bilgilerden hangisi /hangileri doğrudur

Seçenekler

A
I,II
B
II,III
C
III,IV
D
I,IV
E
II,IV
Açıklama:
Çalışma hayatı
I,II doğrudur.
Buna göre çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sendikalaşma ve toplu sözleşme konularında yasal düzenlemeler talep edilmekteydi. Nitekim 1909-1915 arasında 38 grev düzenlenmiştir. Bu grevlerin temel sebebi ücret alacaklarının ödenmesi isteğidir. 1919’a kadar grev yapılmamıştır. 1919-1922 arasında 19 grev düzenlenmiştir19. yüzyıldan başlayarak, kadın işçilerin sayısı artmıştır. Bunun nedenlerinden birisi sürekli yaşanan savaşlar nedeniyle erkeklerin emek arzındaki kayıplardır. Bir diğeri ise, dokumacılıktaki gelişme ve açılan fabrikaların yol açtığı emek talebidir.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.