Hukuk Tarihi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Mezopotamya Uygarlığı’nın temellerini atan ulus aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sümerler
B
Akadlar
C
Bâbilliler
D
Kalde
E
Emeviler
Açıklama:
Bu Sumer-Bâbil Uygarlığı da daha sonra gelen Assur ve Kalde uygarlıklarına temel teşkil etti.
MezopotamyaUygarlığı’nın temellerini Sumerler attılar, daha sonra Akkadlar ve Bâbilliler
bu uygarlığı benimseyip geliştirdiler. Sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.
MezopotamyaUygarlığı’nın temellerini Sumerler attılar, daha sonra Akkadlar ve Bâbilliler
bu uygarlığı benimseyip geliştirdiler. Sorunun doğru cevabı A seçeneğidir.
Soru 2
İnsanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kuralları aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Urukagina Yasaları
B
Hammurabi Yasaları
C
Ur-Nammu
D
Eşnunna
E
Ana-İttişu
Açıklama:
Ruhbân sınıfının yüksek ve zengin sınıflarla birleşerek yaptıkları mezâlime karşı çıkan ve başına geçtiği halk tabakasının isyan ve ihtilâli neticesinde Lâgaş hükümdarı olan Urukagina (2351-2342), zenginlerin fakirleri sömürmesine ve hepsinin de ruhbânlarca istismarına karşı bayrak açmıştı.
Tarihin belki de ilk sosyal reformist kralı Urukagina’nın koyduğu yasalar (Urukagina Yasaları), Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kurallarıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Tarihin belki de ilk sosyal reformist kralı Urukagina’nın koyduğu yasalar (Urukagina Yasaları), Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kurallarıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 3
Sümer hukukuna göre ödünç para vermelerde alınacak azami faiz (sibtu) miktarı ne kadardır?
Seçenekler
A
% 10
B
% 20
C
% 30
D
% 40
E
% 50
Açıklama:
Kadîm Mezopotamya kültüründen kaynaklanan ve bu kanunnâmede kristalize olan evlilik ve aile ilgili uygulamalar ve düzenlemeler, insanlığın bu konulara ilişkin mevcut hukukî düzenlemelerinin de esasını oluşturmuştur ve o günlerden
bugüne bu evrimsel süreç devam edegelmektedir.
Sümer hukukuna göre, ödünç para vermelerde alınacak azami faiz (sibtu) mikdarının % 40 olarak belirlendiği görülmektedir. Buna göre, sorunun doğru cevabı D seçeneğidir.
bugüne bu evrimsel süreç devam edegelmektedir.
Sümer hukukuna göre, ödünç para vermelerde alınacak azami faiz (sibtu) mikdarının % 40 olarak belirlendiği görülmektedir. Buna göre, sorunun doğru cevabı D seçeneğidir.
Soru 4
Hammurabi Kanunnâmesi’nde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Evlenme
B
Boşanma
C
Nişanlanma
D
Miras
E
Balayı
Açıklama:
Hammurabi Kanunnâmesi’nde evlenmenin hukuken meşru ve muteber olabilmesi için yazılı bir vesika düzenlenmesi şarttı. Nikâh akdi olmaksızın yapılan fiilî birleşmeler evlilik sayılmazdı.
Hammurabi Kanunnâmesi’nde en büyük yer aile hukukuna, evlenme, nişanlanma, boşanma, miras, evlatlık edinme gibi konulara ayrılmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Hammurabi Kanunnâmesi’nde en büyük yer aile hukukuna, evlenme, nişanlanma, boşanma, miras, evlatlık edinme gibi konulara ayrılmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 5
“Memlekette haksızlıkları kaldırmak ve zayıfı kuvvetliye ezdirmemek için bu kanunları
taş bir sütuna yazdırıp, herkesin görmesi için Marduk tapınağına diktirdim" diyen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
taş bir sütuna yazdırıp, herkesin görmesi için Marduk tapınağına diktirdim" diyen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hammurabi
B
Şamşi-Addad
C
Yasmah-Addu
D
Ur-Nammu
E
Uruk
Açıklama:
“Memlekette haksızlıkları kaldırmak ve zayıfı kuvvetliye ezdirmemek için bu kanunları taş bir sütuna yazdırıp, herkesin görmesi için Marduk tapınağına diktirdim, hakkı
yenilmiş ve şikâyeti olan kimse, adaletin kralı olan benim diktirdiğim yazılı stel üzerindeki bu kanunnâmemi okusun da ona göre hakkını arasın, kalbi ferahlasın”. Hammurabi
Hammurabi; “Memlekette haksızlıkları kaldırmak ve zayıfı kuvvetliye ezdirmemek için bu kanunları taş bir sütuna yazdırıp, herkesin görmesi için Marduk tapınağına diktirdim” demiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
yenilmiş ve şikâyeti olan kimse, adaletin kralı olan benim diktirdiğim yazılı stel üzerindeki bu kanunnâmemi okusun da ona göre hakkını arasın, kalbi ferahlasın”. Hammurabi
Hammurabi; “Memlekette haksızlıkları kaldırmak ve zayıfı kuvvetliye ezdirmemek için bu kanunları taş bir sütuna yazdırıp, herkesin görmesi için Marduk tapınağına diktirdim” demiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 6
Kısas cezasının uygulanmasında göz önünde bulundurulan husus aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suçlunun suçu işleme kastının varlığı
B
Suçlunun tazminat ödeyecek varlığı
C
Yaralama ve dövme olup olmadığı
D
Tarafların sosyal statüleri
E
İftira edilip edilmediği
Açıklama:
Kasıt, cezaî sorumluluğun esasıdır. Kasten adam öldürme ile, kavgaya karışarak kazâen adam öldürme arasında ayırım yapılmakta ve ona göre farklı cezalar öngörülmektedir. Yaralama ve dövme gibi durumlarda, tarafların sosyal mevkîlerine göre değişen cezalar tesbit edilmiştir. İftira suçunda genel ilke, iftira edenin, iftira ettiği suçun cezası ne ise o cezaya çarptırılmasıdır.
Kısas cezasının uygulanmasında suçlunun suçu işleme kastının varlığı aranır, böyle bir kasıt yoksa kısas cezasının yerine tazminat gibi cezaların verilmesi yoluna gidilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Kısas cezasının uygulanmasında suçlunun suçu işleme kastının varlığı aranır, böyle bir kasıt yoksa kısas cezasının yerine tazminat gibi cezaların verilmesi yoluna gidilir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 7
Hitit toplumunda köleler ve serf durumundaki köylülere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Şeriktu
B
Nudunuu
C
Namralar
D
Uruk
E
Akkad
Açıklama:
Köleler arasında bâzı statü farkları mevcuttu ve beylerin ve askerlerin köleleri daha
iyi bir konumdaydı.
Hitit toplumunda köleler ve serf durumundaki köylüler (Namralar) nüfusun önemli bir kısmını oluştururlardı. Doğru cevap C seçeneğidir.
iyi bir konumdaydı.
Hitit toplumunda köleler ve serf durumundaki köylüler (Namralar) nüfusun önemli bir kısmını oluştururlardı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 8
Hammurabi Kanunnâmesinde hangi suçun fâilleri “bağlanarak nehre atılma” cezası ile cezalandırmaktadır?
Seçenekler
A
Korunmalı durumdaki bir malı evden vs. çalan
B
Şâhitlikten imtina eden bir kimse
C
Yalan söyleyen şahit
D
Zina eden evli kadın
E
Suya dalma testinden imtina eden
Açıklama:
Fakat, koca, bu fiili işleyen karısını ölüme göndermeyip, köle statüsüne sokarak diğer köleleri arasına katabilir veya satabilirdi. Bu durumda, erkek de ölüme gönderilmez, kral da “kulu”nun hayatını bağışlardı. Diğer yandan, ensest ilişkiler de yasaklanmakta ve failler duruma göre, sürgün, ölüm gibi cezalar öngörülmektedir.
Hammurabi Kanunnâmesi, evli kadının zina etmesini çok ağır bir suç telakki
ederek, fâillerini, “bağlanarak nehre atılma” cezası ile cezalandırmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Hammurabi Kanunnâmesi, evli kadının zina etmesini çok ağır bir suç telakki
ederek, fâillerini, “bağlanarak nehre atılma” cezası ile cezalandırmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 9
Hint’te Ceza Hukuku ile ilgili en eski düzenlemeler kimin yasalarıdır?
Seçenekler
A
Manu ve Yajnavalkiya
B
Yajnavalkiya ve Kşatriya
C
Kşatriya ve Vaysiya
D
Vaysiya ve Sudra
E
Sudra ve Manu
Açıklama:
Manu Mecellesinde cezaların türleri, bunların hangi suçlarda, kimlere, nasıl uygulanacağı belirtilmekte; suçlara ilişkin bu cezaların Tanrı tarafından konulduğu ve dünyada barış ve huzurun cezaların uygulanmasına bağlı olduğu ifade edilmektedir.
Hint’te Ceza Hukuku ile ilgili en eski düzenlemeler Manu ve Yajnavalkiya yasalarıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Hint’te Ceza Hukuku ile ilgili en eski düzenlemeler Manu ve Yajnavalkiya yasalarıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 10
Çin’de insan kültürünün başlangıcına ait ilk izler ne zamana kadar uzanmaktadır?
Seçenekler
A
MÖ 7000’li yıllara kadar
B
MÖ 3000’li yıllara kadar
C
MÖ 4000’li yıllara kadar
D
MÖ 2000’li yıllara kadar
E
MÖ 1000’li yıllara kadar
Açıklama:
Tohum ekerek ilk bitkisel üretime başlanması, hayvanların ehlîleştirilmesi ve köy şeklindeki ilk yerleşim birimlerinin kurulması MÖ 7500’lere tarihlenmektedir.
Çin’de insan kültürünün başlangıcına ait ilk izler muhtemelen, MÖ 7000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Çin’de insan kültürünün başlangıcına ait ilk izler muhtemelen, MÖ 7000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Devlet sisteminde bürokrasi ve yasalar ile yönetimi ilk uygulayan uygarlıklardan birisidir?
Seçenekler
A
Roma İmparatorluğu
B
Bizans İmparatorluğu
C
Osmanlı İmparatorluğu
D
Sümerler
E
Urartular
Açıklama:
Sumer kralları, özellikle Akkad kralı Sargon ve daha sonra Hammurabi gibi hükümdarlar, asırlar boyu Mezopotamya’da süre gelen teokratik, site ve tapınak temelli devlet yönetimine -teorik planda olmasa da, fiîlen- son vermiş ve yerine bürokrasiyle yönetilen güçlü bir merkezî devlet modeli ortaya koymuşlardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kuralları olan yasanın adıdır?
Seçenekler
A
Urukagina Yasaları
B
Udnapiştim Yasaları
C
Medeni Kanun
D
Roma Yasaları
E
Frig Yazılı Kaynakları
Açıklama:
Tarihin belki de ilk sosyal reformist kralı Urukagina’nın koyduğu yasalar (Urukagina Yasaları), Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kurallarıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Akkadca yazılan yasalardan birisidir?
Seçenekler
A
Ur-Nammu Yasaları
B
Hammurabi Yasaları
C
Ana-İttişu Yasaları
D
Lipit-İştar Yasaları
E
Roma Yasaları
Açıklama:
MÖ IV. binyılın ortalarına kadar giden bir tarihte Sumer’de yazılı hukuk belgelerinin varlığı bilinmekte ise de, bu metinler elimize ulaşmamıştır. Sumer ve onları izleyen dönemlere ilişkin Mezopotamya yasaları konusunda takrîbî tarihleri göz önünde tutularak şöyle bir sıralamaya gidilebilir: Sumerce yazılmış yasalar: Urukagina (2350); Ur-Nammu (2100); Ana-İttişu (2000) ve Lipit-İştar (1900) Yasaları. Akkadca yazılmış yasalar: Eşnunna (1770) ve Hammurabi (1750) Yasaları. Daha sonra da Orta Assur Yasaları (1450-1250) ve Yeni Bâbil Yasaları (625-539). Doğru cevap B'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Sümerce yazılmış yasalardan biridir?
Seçenekler
A
Hammurabi Yasaları
B
Orta Assur Yasaları
C
Yeni Babil Yasaları
D
Ur-Nammu Yasaları
E
Roma Yasaları
Açıklama:
Sumerce yazılmış yasalar: Urukagina (2350); Ur-Nammu (2100); Ana-İttişu (2000) ve Lipit-İştar (1900) Yasaları. Doğru cevap D'dir.
Soru 15
Sümerlerde evlenme akdinde, erkeğin evleneceği kadına vereceği Nudunnu aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Yatak
B
Oda
C
Evlilik Hediyesi, Mehir
D
Ziynet Eşyası
E
Çeyiz
Açıklama:
Sumer hukuku, evlenmeyi, tek taraflı bir akit olarak kabul etmiştir. Aileler arasında mutabakat sağlandıktan sonra, evlenecek erkek, şahitlerin huzurunda, evleneceği kadına karşı görevlerini ifa edeceğini taahhüt eden bir belgeyi imzalardı. Böyle bir evlenme akdi olmadan yapılan evlilikler meşrû sayılmaz, kadın kocasının “meşrû karısı” olarak kabul edilmezdi. Kezâ bu evlenme akdinde, erkeğin evleneceği kadına vereceği Nudunnu (evlilik hediyesi, mehir) denen hediyenin mikdarı da belirtilirdi. Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Sümerlerde kamu hukukunda yargılama hangi sınıfın elinde yürütülürdü?
Seçenekler
A
Hakimler
B
Yargıçlar
C
Savcılar
D
Rahipler
E
Kraliçeler
Açıklama:
Yargılama yeri tapınaklardı ve hâkimler genellikle râhiplerdi; meslekten hâkimler ise üst düzey mahkemelerde görev yaparlardı. Verilen karar kesin olup daha sonra kararı veren hâkim veya mahkemece dahi onda herhangi bir değişiklik yapılamazdı. Doğru cevap D'dir.
Soru 17
Mezopotamya hukuk metinleri içinde en kapsamlı, en ayrıntılı, en pratik ve en seküler olanı olarak bilinen yasanın adı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hammurabi Kanunnamesi
B
Roma Hukuku
C
Osmanlı Hukuku
D
Bizans Hukuku
E
Selçuklu Kararnamesi
Açıklama:
Site devletinden giderek İmparatorluk hâline dönüşen Bâbil Devleti sınırları içerisinde hukuk birliğini sağlama, farklı kent devletlerinde uygulanan yazılı olmayan yerel hukuk kuralları arasındaki farklılıklar dolayısıyla ortaya çıkan belirsizliğe son verme ihtiyacından kaynaklanan Hammurabi Kanunnamesi, Mezopotamya hukuk metinleri içinde en kapsamlı, en ayrıntılı, en pratik ve en seküler olanıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 18
Hammurabi Kanunnamesinde cezalandırma ilkesi olarak aşağıdakilerden hangisi temel kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
Ölümle Cezalandırma İlkesi
B
Suçların Bağışlanması İlkesi
C
Kısas İlkesi
D
Eşitlik İlkesi
E
Yasal Hak İlkesi
Açıklama:
Hammurabi Kanunnâmesi’nde suç sayılan pek çok fiilin belirtildiği ve suçun ağırlığı yanında, gerek suçlunun, gerek suça muhatap olan kimsenin (mağdûrun) hür olup olmadığı da göz önünde tutularak, bunlara ilişkin cezaların belirlendiği görülmektedir. Cezalandırmada esas ilke “lex talions” (kısas) ilkesiydi yani tarafların sosyal statüsü eşitse, suç sayılan fiilin aynısının devletçe suçlunun şahsına da uygulanmasıydı. Öldürene ölüm cezası; göz çıkarana, göz çıkarma cezası verilmesi gibi. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
Hitit'te kanun yapma, hukukî ihtilâfları çözme; yönetim ve askerlikle ilgili tüm yetkiler aşağıdakilerden hangisinde toplanmıştır?
Seçenekler
A
Aynı zamanda rahip olan kralda
B
Rahiplerde
C
Mecliste
D
Hakimlerde
E
Savcılarda
Açıklama:
Anadolu, MÖ IV. binyıla dek uzanan büyük medeniyetlerin beşiği olan bir coğrafyadır. Hitit tarihi, genellikle, Eski Krallık Dönemi (MÖ 1650-1450) ve İmparatorluk Dönemi (MÖ 1450-1200) olmak üzere ikiye ayrılarak ele alınır. Monarşik sistem, otokratik ve teokratik bir nitelikte idi. Kanun yapma, hukukî ihtilâfları çözme; yönetim ve askerlikle ilgili tüm yetkiler Büyük Kralın şahsında toplanmıştır, aynı zamanda “Başrâhip” olarak, en yüksek rûhânî yetki ve otoriteye sâhiptir, emir ve yetkileri mutlaktır, tartışılamaz. Doğru cevap A'dır.
Soru 20
İbrani hukukunda "talmud" aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Yahudilerin Medeni Kanunları
B
Yahudilerin medeni ve dinî kanunlarını
C
Yahudilerin Dini Kurallarını
D
Yahudilerin Boşanma Kanunu
E
Yahudilerin Miras Kanunu
Açıklama:
İbrani Hukuku, dayandığı temel hukuk metinleri bakımından iki döneme ayrılabilir. Kudüs’ün Romalılar tarafından işgal ve tahribinden önceki birinci devrede hukukun kaynağı Tanah (Tevratı ve Zeburu da içeren ve 39 kitaptan oluşan Eski Ahit) ve örf ve âdet hukukudur. İkinci devirde ise Mişna ve Talmud da hukuk kaynakları arasına katılmıştır. Talmud, Yahudilerin medeni ve dinî kanunlarıdır ve Tevrat’ın devamı, mütemmimi sayılır. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Sumerce yazılmış kanunlardan değildir?
Seçenekler
A
Urukagina
B
Ur-Nammu
C
Ana-İttişu
D
Lipit-İştar
E
Hammurabi
Açıklama:
Hammurabi Kanunları, Akkadca yazılmış kanunlardandır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 22
İnsanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kuralları aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Urukagina Yasaları
B
Eşnunna Yasaları
C
Hammurabi Yasaları
D
Orta Assur Yasaları
E
Yeni Babil Yasaları
Açıklama:
Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kuralları Urukagina Yasalarıdır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 23
Sumer özel hukukuna ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Evli kadını maliki olduğu mallar üzerinde sınırlı bir tasarruf hakkı bulunur.
B
Çocuğun velayeti anneye aittir.
C
Evlenme çift taraflı bir sözleşme olarak kabul edilmiştir.
D
Bir erkeğin dört kadınla evlenmesi mümkündür.
E
Kadının bazı hallerde boşanma hakkı bulunur.
Açıklama:
Sumer hukukuna göre kadının maliki olduğu mallar üzerinde tasarruf hakkı bulunur. Velayet babaya aittir, anne, babadan sonra velayet hakkına sahiptir. Evlilik, tek taraflı bir sözleşmedir. Bir erkek kural olarak tek bir kadınla evlenebilir. Kadın, kocasının sadâkatsizliği, alâkasızlığı, evlilik hukukuna riayetsizliği gibi sebeplerle boşanma talebinde bulunabilirdi. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 24
Hammurabi Kanunnamesi'ne göre "lex talions" ilkesinin anlamı nedir?
Seçenekler
A
Ceza belirlenirken mağdurun hür olup olmamasının incelenmesi
B
Doktor, veteriner, müteahhit gibi meslek sahiplerinin mesleklerini icra ederken yaptıkları hata ve ihmallerden sorumlu olmaları
C
Yakın akraba olanların evlenememesi
D
Tarafların sosyal statülerinin eşit olması durumunda suç sayılan fiilin aynısının devlet tarafından suçluya uygulanması
E
Suçun failinin bulunamadığı durumlarda mağdurun uğradığı zararın devletçe tazmin edilmesi
Açıklama:
Hammurabi Kanunnamesi'ne göre "lex talions" ilkesi, kısas anlamına gelir ve bu ilkeye göre tarafların sosyal statüleri eşitse suç sayılan fiilin aynısı devlet tarafından suçluya uygulanır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 25
Hitit hukukuna göre borcun ödenmemesinin sonucu nedir?
Seçenekler
A
Borçlunun hapse atılması
B
Borçludan borcun iki mislinin alınması
C
Borçlunun köleleştirilmesi
D
Borçlunun varsa çocuklarından birinin yoksa aile üyelerinden birinin borç ödenene kadar alacaklı tarafından elkonulması
E
Borcu karşılayacak bir taşınıra alacaklı tarafından elkonulması
Açıklama:
Hitit hukukuna göre borcun ödenmemesinin sonucu, borçlunun köleleştirilmesidir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 26
İbrani hukukuna göre organ kaybı ile sonuçlanan bir yaralanmanın cezası nedir?
Seçenekler
A
Ölüm
B
Suçlunun aynı organının kaybının gerçekleştirilmesi
C
Para cezası
D
Semiz bir koçun mağdura verilmesi
E
Hapis
Açıklama:
İbrani ceza hukukuna "kısas" ilkesi hâkimdir. Bu nedenle organ kaybına neden olan bir yaralanmada suçlunun da aynı organı kaybetmesi gerekir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 27
Kadim Hint hukukuna göre aşağıdakilerden hangisi bir evliliği makbul ve şerefli hale getiren durumlardan değildir?
Seçenekler
A
Erkeğin babasının rızası
B
Kadının babasının rızası
C
Kadının babasının evlenme masraflarını üstlenmesi
D
Erkeğin evleneceği kadına bir miktar mal vermesi
E
Evliliğin dini bir ayinle icra edilmesi
Açıklama:
Hint/Brahman Hukuku, yasal evlilikleri, makbul ve şerefli olan ve yasal olmakla beraber, makbul ve şerefli olmayan evlilikler şeklinde ikiye ayırmış ve sekiz çeşit nikâh öngörmüştür. Makbul ve şerefli evlilikleri diğerinden ayıran en önemli özellik, kadının babasının evlenmeye razı olması ve evlenme masraflarını üstlenmesi; erkeğin evleneceği kadına, onun mülkü olmak üzere bir miktar mal vermesi ve evliliğin dinî bir âyinle icrâ edilmesidir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 28
- Ceza hukuku "kısas" ilkesine dayanmaktaydı.
- Cezanın şahsiliği ilkesinin Çin'in kuruluşundan bu yana kamu hukukuna hâkim olması Kadim Çin hukukunu diğer hukuk sistemlerinden farklı kılar.
- Salt belgeye dayalı bir yargılama söz konusudur.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Cezanın şahsiliği ilkesinin Çin'in kuruluşundan bu yana kamu hukukuna hâkim değildir, sonraki dönemlerde cezanın şahsiliği ilkesi kabul edilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 29
Hammurabi Kanunnamesi'ne göre erkeğin evlenme esnasında kadına verdiği hediyenin adı nedir?
Seçenekler
A
Şeriktu
B
Nudunuu
C
Stridhana
D
Zekenim
E
Manu
Açıklama:
Hammurabi Kanunnamesi'ne göre erkek, evlenme esnasında kadına "nudunuu" isimli hediye verir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 30
Kadim Hint hukukuna göre bir Brahmanın bir Sudrayı öldürmesinin cezası nedir?
Seçenekler
A
Hapis
B
Ölüm
C
Az para cezası
D
Ağır para cezası
E
Müsadere
Açıklama:
Kadim Hint hukukunda adam öldürme suçunun cezası, suçu işleyenin ve mağdurun ait olduğu kasta göre değişirdi. Bir Brahmanın aşağı kastlardan birini öldürmesi hâlinde, aşağı kastlara doğru gittikçe miktarı azalan para cezalarına hükmedilirdi. Bu çerçevede bir Brahman, bir Sudrayı öldürmüşse az bir para cezasına hükmedilirdi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Sümerce yazılmış yasalardan değildir?
Seçenekler
A
Eşnunna
B
Lipit-İştar
C
Ana-İttişu
D
Ur-Nammu
E
Urukagina
Açıklama:
Sümerce yazılmış yasalar: Urukagina (2350); Ur-Nammu (2100); Ana-İttişu (2000) ve Lipit-İştar (1900) Yasaları.
Soru 32
Sümer hukukunda evlenmek için nasıl bir uygulama yapılırdı?
Seçenekler
A
Aileler arasında anlaşırdı
B
Tek taraflı bir akit ile yapılırdı
C
Aynı köyden eş seçilirdi
D
Tek eşli evilik zorunluydu
E
Birden fazla kadınla evlilik olabilirdi
Açıklama:
Sumer hukuku, evlenmeyi, tek taraflı bir akit olarak kabul etmiştir. Aileler arasında mutabakat sağlandıktan sonra, evlenecek erkek, şahitlerin huzurunda, evleneceği kadına karşı görevlerini ifa edeceğini taahhüt eden bir belgeyi imzalardı
Soru 33
Hammurabi Kanunnâmesi’nde en büyük yer hangi konuya ayrılmıştır?
Seçenekler
A
Yargıya
B
Özel mülkiyete
C
Aile hukukuna
D
Borçlar hukukuna
E
Ticaret hukukna
Açıklama:
Hammurabi Kanunnâmesi’nde en büyük yer aile hukukuna, evlenme, nişanlanma, boşanma, miras, evlatlık edinme gibi konulara ayrılmıştır.
Soru 34
Hammurabi Kanunnâmesi’nde suçu cezalandırmadaki esas ilke ne idi?
Seçenekler
A
Kasıt ilkesi
B
Suçun ağrılığı ilkesi
C
Tazminat ilkesi
D
Kısas ilkesi
E
Ölüm ilkesi
Açıklama:
Hammurabi Kanunnâmesi’nde suç sayılan pek çok fiilin belirtildiği ve suçun ağırlığı yanında, gerek suçlunun, gerek suça muhatap olan kimsenin (mağdûrun) hür
olup olmadığı da göz önünde tutularak, bunlara ilişkin cezaların belirlendiği görülmektedir. Cezalandırmada esas ilke “lex talions” (kısas) ilkesiydi yani tarafların
sosyal statüsü eşitse, suç sayılan fiilin aynısının devletçe suçlunun şahsına da uygulanmasıydı.
olup olmadığı da göz önünde tutularak, bunlara ilişkin cezaların belirlendiği görülmektedir. Cezalandırmada esas ilke “lex talions” (kısas) ilkesiydi yani tarafların
sosyal statüsü eşitse, suç sayılan fiilin aynısının devletçe suçlunun şahsına da uygulanmasıydı.
Soru 35
Kadim dönemde adalet kavramı ne ile sembolize edilirdi?
Seçenekler
A
Ateş
B
Başak
C
Yıldız
D
Ay
E
Güneş
Açıklama:
Sumer’de görüldüğü şekilde, adalet kavramı Güneş’le simgelenir
ve Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın, adaletin koruyucusu ilâhesi olduğuna inanılır.
ve Arinna’nın Güneş Tanrıçası’nın, adaletin koruyucusu ilâhesi olduğuna inanılır.
Soru 36
Hitit kanunlarında evlilikte ne yasaktı?
Seçenekler
A
Yakın akraba evliliği
B
Birden fazla kişi ile evlilik
C
İmzasız yapılan evlilik
D
Başlık parasız yapılan evlilik
E
İlk eş ölse bile yapılacak ikinci evlilik
Açıklama:
Hitit kanunları, yakın akrabalar arasında evliliği yasaklayan birçok düzenlemelere de yer vermektedir. Usûl, fürû ve kardeşler arasındaki evliliklerin yasak olması yanında, kuzenler arasındaki cinsel ilişki bile barbarlık olarak değerlendirilir ve ölüm cezası ile cezalandırılırdı.
Soru 37
Hitit’te üç derece mahkemesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Kral Mahkemesi; Âyân Mahkemesi, .............Mahkemesi.Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Pankuş
B
Aksakallar
C
Yüce
D
İlahi
E
Adalet
Açıklama:
Hitit’te üç derece mahkemesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Kral Mahkemesi; Âyân Mahkemesi; Aksakallar Mahkemesi.
Soru 38
İbraniler'de kişinin suçlu olup olmadığını belirlemede,diğer delillerin yanında, en büyük mevki neye verilmiştir?
Seçenekler
A
Büyük Delillere
B
İhtiyar Heyetine
C
Şahite
D
Mahkemeye
E
Krala
Açıklama:
Kişinin suçlu olup olmadığını belirlemede, diğer delillerin yanında, en büyük
mevki şahitliğe verilmiş ve bu konuda özel hükümler getirilmiştir. On Emir’in
dokuzuncusu şahitliğin tam bir dürüstlük içinde yapılması ile ilgilidir. Bir kişinin,
isnâd edilen suçu işlediği ancak iki veya üç kişinin şahitliğiyle tahakkuk eder. Tek
bir kişinin şahadeti ile karar verilemez. Yalan yere şahitlik durumunda verilen
ceza, Hammurabi Kanunnâmesi ve diğer Ön-Asya hukuk sistemleriyle paralellik
gösterir: İtham ettiği suçun cezası ne ise aynısı yalancı şahide verilir.
mevki şahitliğe verilmiş ve bu konuda özel hükümler getirilmiştir. On Emir’in
dokuzuncusu şahitliğin tam bir dürüstlük içinde yapılması ile ilgilidir. Bir kişinin,
isnâd edilen suçu işlediği ancak iki veya üç kişinin şahitliğiyle tahakkuk eder. Tek
bir kişinin şahadeti ile karar verilemez. Yalan yere şahitlik durumunda verilen
ceza, Hammurabi Kanunnâmesi ve diğer Ön-Asya hukuk sistemleriyle paralellik
gösterir: İtham ettiği suçun cezası ne ise aynısı yalancı şahide verilir.
Soru 39
Hint Hukuk Tarihinde taşınmazlar sadece üç kasta verilirdi, aşağıdakilerden hangisi bunlardandır?
Seçenekler
A
Mecelleler
B
Vişnular
C
Zilyetler
D
Kşatriyalar
E
Varnalılar
Açıklama:
Taşınmazlar üzerinde mülkiyet edinme hakkı sadece ilk üç kasta tanınmaktadır. Brahmanlar satın alma yoluyla toprak sâhibi olamaz, ancak bağış yoluyla olabilirler. Ayrıca toprağı bizzat işleyemez, işletemezlerdi; başka kastlardan kişilere kiraya vermeleri gerekirdi. Kşatriyalar da toprak satın alamazlardı; onlar ancak fetih/ganimet yoluyla toprak edinebilirlerdi. Brahmanlar ve Kşatriyaların alım-satım, ticaret gibi işlerle uğraşmaları yasaktı; ancak karz, istikraz, emânet gibi sınırlı işlemleri yapabilirlerdi. Vaysiyalar için bu konuda bir kısıtlama yoktu, her türlü hukukî işlemlerde bulunabilirlerdi. Sudralar ise taşınmaz sâhibi olamaz; ancak diğer sınıfların topraklarında işçi veya ortakçı olarak çalışabilirlerdi.
Soru 40
Çin'de evlenme nasıl oluyordu?
Seçenekler
A
Karşılıklı anlaşılarak
B
Kadını kaçırarak
C
Küçüklükten aileler arasında sözleşme yapılarak
D
Erkek satın alınarak
E
Kadın satın alınarak
Açıklama:
Evlenme “kadının satın alınması” şeklinde yapılırdı. Evlenecek erkeğin babası kızın babasına kıymetli bir hediye göndererek onu satın alır, kız tarafı da buna, hatırı sayılır bir çeyiz göndererek karşılık verirdi.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kurallarıdır?
Seçenekler
A
Hamurabi Yasaları
B
Orta Assur Yasaları
C
Ur-Nammu Yasaları
D
Urukagina Yasaları
E
Lipit-İştar Yasaları
Açıklama:
Tarihin belki de ilk sosyal reformist kralı Urukagina'nın koyduğu yasalar (Urukagina Yasaları), Sumer’in ve insanlığın bilinen en eski yazılı hukuk kurallarıdır. Ruhbân sınıfının yüksek ve zengin sınıfarla birleşerek yaptıkları mezâlime karşı çıkan ve başına geçtiği halk tabakasının isyan ve ihtilâli neticesinde Lâgaş hükümdarı olan Urukagina (2351-2342), zenginlerin fakirleri sömürmesine ve hepsininde ruhbânlarca istismarına karşı bayrak açmıştı.
Soru 42
"Bir mâbede veya hükümdara ait bir şeyi çalan veya böyle bir hırsıza yataklık eden kimse, ya çaldığı malın otuz beş mislini öder veya ölüme mahkûm edilirdi. Hırsızlık maksadıyla bir evin duvarını delerek içeri giren kimse öldürülür ve cesedi de o duvarın önüne gömülürdü".
Yukarıda belirtilen yasalar hangi devlet hukukunda yer almaktadır?
Yukarıda belirtilen yasalar hangi devlet hukukunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Sumer
B
Bâbil
C
Assur
D
Hitit
E
Kâdim Hint
Açıklama:
Sumer hukuku, özel mülkiyete verdiği önem dolayısıyla, hırsızlık suçuyla ilgili olarak ağır cezalar öngörmüştü. Meselâ, bir mâbede veya hükümdara ait bir şeyi çalan veya böyle bir hırsıza yataklık eden kimse, ya çaldığı malın otuz beş mislini öder veya ölüme mahkûm edilirdi. Hırsızlık maksadıyla bir evin duvarını delerek içeri giren kimse öldürülür ve cesedi de o duvarın önüne gömülürdü. Bir yangını fırsat bilerek yağmacılık yapan kimse yakılarak cezalandırılırdı.
Soru 43
Kasten adam öldürme ile, kavgaya karışarak kazâen adam öldürme arasında ayırım yapan ve ona göre farklı cezalar öngören, yaralama ve dövme gibi durumlarda, tarafların sosyal mevkîlerine göre değişen cezalar tesbit eden yasalar, aşağıdakilerden hangisi için söylenebilir?
Seçenekler
A
Ur-Nammu Mecellesi
B
Lipit-İştar Mecellesi
C
Hammurabi Kanunnâmesi
D
Yeni Bâbil Yasaları
E
Orta Assur Yasaları
Açıklama:
Hammurabi Kanunnâmesi’nde suç sayılan pek çok fiilin belirtildiği ve suçun ağırlığı yanında, gerek suçlunun, gerek suça muhatap olan kimsenin hür olup olmadığı da göz önünde tutularak, bunlara ilişkin cezaların belirlendiği görülmektedir. Kısas cezasının uygulanmasında suçlunun suçu işleme kastının varlığı aranır, böyle bir kasıt yoksa kısas cezasının yerine tazminat gibi cezaların verilmesi yoluna gidilir. Kasıt, cezaî sorumluluğun esasıdır. Kasten adam öldürme ile, kavgaya karışarak kazâen adam öldürme arasında ayırım yapılmakta ve ona göre farklı cezalar öngörülmektedir. Yaralama ve dövme gibi durumlarda, tarafların sosyal mevkîlerine göre değişen cezalar tesbit edilmiştir. İftira suçunda genel ilke, iftira edenin, iftira ettiği suçun cezası ne ise o cezaya çarptırılmasıdır.
Soru 44
Orta Assur Yasaları hangisinden yararlanılarak hazırlanmıştır?
Seçenekler
A
Hitit Hukuku
B
Hammurabi Kodu
C
Sumer Hukuku
D
Urukagani Yasaları
E
Kadim Çin Hukuku
Açıklama:
Orta Assur Kanunları, Hammurabi Kanunları’ndan sonra kadîm Mezopotamya’nın en önemli hukuk belgesi olup, adında da belirtildiği gibi Orta Assur dönemine aittir. Aşağı yukarı Hz. Musa’nın zamanında ve belki de biraz daha öncesinde [MÖ 1450-1250 yıllarında] tedvîn edildiği ve hazırlanışında Hammurabi Kodu’ndan yararlanıldığı anlaşılmaktadır
Soru 45
Hitit Hukuku'nda hırsızlık fiilini işleyen köle, hür bir kişinin ödeyeceği miktarın yarısı kadar tazminat öder ve ilâve bir ceza olarak aşağıdakilerden hangisi uygulanmaktadır?
Seçenekler
A
İdam edilir
B
Falaka cezası suça göre belirlenen sayıda uygulanır
C
Ömür boyu kölelik yapar
D
Burnu ve kulakları kesilir
E
Sınır dışı edilir
Açıklama:
Hitit Hukukunun, mülkiyet hakkına tecavüz, hırsızlık gibi suçlar için genellikle para cezaları öngördüğü anlaşılmaktadır. Suçlu hem çaldığı şeyleri iade etmek, hem de çalınan şeylerin mahiyetine göre değişen miktarlarda, -genellikle üç misli- tazminat ödemek durumunda idi. Eğer hırsızlık fiilini işleyen köle ise, hür bir kişinin ödeyeceği miktarın yarısı kadar tazminat öderdi; ancak, ilâve bir ceza olarak burnu ve kulakları da kesilirdi. Eğer köle veya efendisi bu cezayı ödemezse, o zaman köle, bu tazminat miktarını karşılayacak kadar bir süre, malını çaldığı kişinin işinde çalışmak zorundaydı.
Soru 46
Hürler ve köleler ayrımına, ırk esasına dayalı bir ayrımcılık da ekleyen hukuk aşağıdaki hangi devlete aittir?
Seçenekler
A
Sumer Hukuku
B
Babil Hukuku
C
Assur Hukuku
D
Hitit Hukuku
E
İbrani Hukuku
Açıklama:
İbrani Hukukuna göre fertler hukukî ehliyet bakımından eşit statüde değildir. Daha önceki toplumlarda gördüğümüz hürler ve köleler ayrımına, ırk (kavim) esasına dayalı bir ayrımcılık da eklenmiştir. Çünkü, Tevrat’ta Tanrı’nın sadece İbranîleri diğer bütün insanlar arasından kendi “öz halkı” olarak seçtiği bildirilmektedir.
Soru 47
Kadîm Hint Hukuku'na göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Boşanmayı talep hakkı sadece kocaya tanınmıştır.
B
Annenin vefatı hâlinde malları sadece kız çocuklarına intikal eder.
C
Yakın akrabalar arasında evlilik yasaklanmıştır.
D
Menkul mallar on sene bilfiil tasarruf/zilyetlik ile edinilebilir.
E
Kişiye miras yoluyla intikal etmiş olan mallar ile, bizzat kazandığı mallar arasında fark yoktur, eşittir.
Açıklama:
Hint Hukukunda kişilerin malik oldukları mallar, geldikleri kaynağa göre ayrıma tâbi tutulurdu. Kişiye miras yoluyla intikal etmiş olan mallar (miras malı) ile, bizzat kazandığı mallar (müktesep malları) arasında fark gözetilirdi.
Soru 48
Hint’te Ceza Hukuku ile ilgili en eski düzenlemeler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vasiştha - Apastamba
B
Jagamatha - Nârada
C
Manu - Yajnavalkiya
D
Vişnu - Gautama
E
Baudhâyana - Vasişth
Açıklama:
Hint’te Ceza Hukuku ile ilgili en eski düzenlemeler Manu ve Yajnavalkiya yasalarıdır.
Soru 49
Kadîm Çin Hukuku ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Evlenme kadının satın alınması şeklinde yapılırdı.
B
Erkek karısını sadece çocuk doğuramaması halinde boşayabilir.
C
Borcun yazılı bir belgeye dayanması ve belgenin bu işle görevli bir memura tevdî edilmesi gerekir.
D
Suç işleyen kişi, zarar gören kişinin kendisi veya akrabaları tarafından cezalandırılır.
E
Çin hukuku, miras hakkını sadece ölenin fürûuna tanımıştır.
Açıklama:
Erkek karısını -çocuk doğurmamasından, gevezelik yapmasına kadar- her hangi bir sebepten dolayı boşayabilirdi. Kadın ise kocasını boşayamazdı.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Roma devletinin dönemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Krallık Dönemi
B
Cumhuriyet Dönemi
C
İlk İmparatorluk Dönemi
D
Orta İmparatorluk Dönemi
E
Son İmparatorluk Dönemi
Açıklama:
Roma devletinin siyasal dönemleri şunlardır:
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565).
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565).
Soru 2
Krallık Dönemi'nde kralı belirleme yetkisi kime aittir?
Seçenekler
A
Halk meclisleri
B
Senatus
C
Yeni kraldan önceki kral
D
Halk
E
Boule
Açıklama:
Krallık Dönemi'nde kral, hayatı boyunca görevde kalır ve ölmeden önce kendisinden sonra gelecek kralı belirlerdi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 3
Krallık Dönemi'nde oy hakkına sahip olanlar aşağıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
Seçenekler
A
Patriciuslar
B
Plebler
C
Clientler
D
Patricius ve plebler
E
Patriciuslar ve clientler
Açıklama:
Krallık Dönemi'nde Roma yurttaşı sayılanlar, vergi mükellefi olanlar, askerlik yapmak mecburiyetinde olanlar ve oy hakkına sahip olanlar sadece patriciuslardır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 4
Cumhuriyet Dönemi'nde yalnızca iç ve dış tehlikeler söz konusu olduğunda ve kriz zamanlarında kısıtlı bir süre için söz konusu olan makam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Magistra
B
Consul
C
Dictator
D
Praetor
E
Censor
Açıklama:
Cumhuriyet Dönemi'nde iç ve dış tehlikelere maruz kalındığında ve kriz zamanlarında consullerden birisi diğerini en fazla altı aylığına dictator ilan eder, sürenin sonunda veya ilan eden consulün görev süresi bitince dictatorün de bu sıfatı sona ererdi. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 5
Cumhuriyet Dönemi'nde vatandaşların karakterleri, sosyal statüleri, bilgi ve becerileri, şeref ve haysiyetleri ile ilgili kayıt tutan makam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dictator
B
Quaestor
C
Consul
D
Censor
E
Aedilis Curulis
Açıklama:
Cumhuriyet Dönemi'nde vatandaşların karakterleri, sosyal statüleri, bilgi ve becerileri, şeref ve haysiyetleri ile ilgili kayıt tutan makam censordur. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi İlk İmparatorluk Dönemi'nde halk meclislerinin rolünü azaltan nedenlerdendir?
Seçenekler
A
Roma yurttaşlarının sayısının artmasıyla karar almanın imkânsız hale gelmesi
B
Senatusun gücünün azalması
C
Pleblerin vatandaşlık sıfatını kaybetmeleri
D
Magistralıkların kaldırılması
E
Princepsliğin babadan oğula geçmeye başlaması
Açıklama:
İlk İmparatorluk Dönemi'nde Roma yurttaşlarının sayısı artmış, bu da halk meclislerinde karar almayı imkânsız hale getirmiştir. Ayrıca magistraları seçme yetkisi ile yargı yetkisini de kaybetmiştir. Anılan nedenlerden ötürü halk meclislerinin gücü İlk İmparatorluk Dönemi'nde oldukça azalmıştır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 7
Son İmparatorluk Dönemi'nde imparatorun asker bulmakta güçlük çekmesinin nedeni nedir?
Seçenekler
A
Askerlik maaşının düşük olması
B
Hrıstiyanları kabul etmeyenlerin inançlarına aykırı savaşlara katılmak istememesi
C
Düşük doğum oranı sonucu erkek sayısındaki azalış
D
Senatusun gücünü kaybetmesi
E
Savaşa katılmayanlara herhangi bir müeyyide öngörülmemiş olması
Açıklama:
Hristiyanlığın ortaya çıkışı, zayıflar, yoksullar ve kölelerce hızla benimsenmesi ve yayılması Roma’yı zor duruma soktu. Eskiden önce devlet, sonra inanç şeklindeki yaklaşım Hıristiyanlığı kabul eden kişilerce önce inanç, sonra devlet şekline dönüştü. Bu da insanları inançlarına aykırı olan savaşlara katılmaktan alıkoyuyor ve imparatorun asker bulmasını zorlaştırıyordu. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 8
Eski hukuk döneminde kanun yapmakla görevlendirilen hükûmetin adı nedir?
Seçenekler
A
Ius civile
B
Ius Quiritum
C
Consul
D
Aedilis Curulis
E
Decemviri
Açıklama:
Eski hukuk döneminde plebler kendilerine uygulanan keyfiliğin sona ermesi için Roma Hukukunun yazılı hale getirilmesini teklif ettiler. Patriciiler ise hukuk ve devlet yönetimindeki tekellerinin sona ereceği endişesi ile bu talebi önce reddettiler. Ancak pleblerin mücadelesi on yıl devam etti ve başarıya ulaştı. Sonunda Yunanistan’a bir heyet gönderilerek daha önce yapılan kodifikasyon çalışmaları incelendi. Heyetin Roma’ya dönmesinden sonra mevcut magistralıklar lağvedildi ve kanunları yapmakla görevli ve consul yetkisini haiz on kişilik bir hükümet kuruldu. Decemviri hükümeti adı verilen ve sadece patriciilerden oluşan bu hükümet on levha tutarında kanun yaptı. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 9
- Kanunların yazılı olmaması
- Halk meclislerinin özel hukuk alanında kanun yapmaktan çekinmesi
- Site nüfusunun az olması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kanunların ve mahkeme kararlarının yazılı olmaması, Halk meclislerinin özel hukuk alanında kanun yapmaktan çekinmesi ve site nüfusunun az olması gibi sebepler Atina özel hukukunun oluşmasının önündeki başlıca engeller olarak sayılabilir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 10
Aşağıdakilerden durumlardan hangisi Roma hukukunun Türk hukukunu etkilediğinin göstergelerindendir?
Seçenekler
A
Kanunların yazılı olması
B
Türk Medeni Kanununun İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmesi
C
Bazı uyuşmazlıklar için basit yargılama usulünün öngörülmesi
D
Adli yargı ve idari yargı ayrımının varlığı
E
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi
Açıklama:
Roma Hukuku Corpus Iuris Civilis aracılığı ile Avrupa’ya yayılmış ve Avrupa’nın müşterek hukuku haline gelmiştir. Özellikle XVIII. asırdaki kodifikasyon hareketleriyle birlikte hemen hemen tüm Avrupa ülkelerine nüfuz etmiştir. Bu ülkelerden birisi de, hukuk devrimini yaparken medeni hukukunu esas aldığımız İsviçre’dir. 1926 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanunumuz İsviçre Medeni Kanunu’ndan alınmıştır. Dolayısıyla bu yolla Roma Hukukunun Türk Hukukuna da etki ettiğini söyleyebiliriz. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 11
Roma Devleti'nin siyasi tarihi ne zaman başlamıştır?
Seçenekler
A
MÖ 753
B
MÖ 509
C
Mö 27
D
MS 284
E
MS 565
Açıklama:
Roma devletinin siyasi tarihi bugün İtalya’nın başkenti olan Roma şehrinin MÖ 753 yılında kurulması ile başlamaktadır.
Soru 12
Roma Krallık Dönemi ne zaman sona erer?
Seçenekler
A
MÖ 753
B
MÖ 509
C
MÖ 27
D
MS 284
E
MS 565
Açıklama:
Roma Krallık Dönemi MÖ 753 - MÖ 509 arasında kalan dönemi kapsar.
Soru 13
Roma Krallık Dönemi'nde savaşa ve barışa karar veren, şehrin idaresini ve güvenliğini sağlayan, suç işleyenlere ceza veren otorite kimdir?
Seçenekler
A
Rahip
B
Pater Familias
C
Interrex
D
Kral
E
Senatus
Açıklama:
Kral, savaşa ve barışa karar verir, şehrin idaresini ve güvenliğini sağlar, suç işleyenlere ceza verirdi.
Soru 14
Pater familias nedir?
Seçenekler
A
Aile babası
B
Aile evladı
C
Devlet başkanı
D
Kral
E
Askeri şef
Açıklama:
Roma devletinin temelini güçlü bir aile yapısı oluşturmaktaydı. Bu ailelerin başında tıpkı bir devlet başkanı gibi yetkileri olan aile babası (pater familias) bulunmaktaydı.
Soru 15
Comitia Curiata nedir?
Seçenekler
A
Ordu
B
Mahkeme
C
Senato
D
Halk Meclisleri
E
İhtiyar Heyeti
Açıklama:
Comitia Curiata Halk Meclisleridir. Roma devleti idari olarak üç tribusa, her tribus on curiaya ve her curia da on gense ayrılmaktaydı. Toplamda 30 curiadan meydana gelen birliğe Comitia Curiata adı verilmekteydi.
Soru 16
Yaşlılar kurulu veya ihtiyar heyeti anlamına gelen hangisidir?
Seçenekler
A
Patricius
B
Pleb
C
Client
D
Senatus
E
Curiata
Açıklama:
Latince yaş anlamındaki senis ve yaşlı anlamındaki senior kelimesinden türetilmiş olan senatus, yaşlılar kurulu veya ihtiyar heyeti anlamına gelmektedir.
Soru 17
Cumhuriyet Dönemi'nde magistratlara verilen veto yetkisine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Censor
B
Senatus
C
Imperium
D
Consul
E
Intercessio
Açıklama:
Cumhuriyet Döneminin Krallık Döneminden en önemli farkı, magistra sayısının fazla oluşudur. Gerek devlet başkanlığı gerekse diğer magistralık makamlarında birden fazla sayıda ve genellikle iki tane magistra görev yapardı. Birinin aldığı karar tek başına yeterli olmakla birlikte diğeri bu kararı beğenmezse intercessio adı verilen veto yetkisini kullanır ve kararı ortadan kaldırırdı.
Soru 18
Acil durumlarda tartışmasız ve itiraz edilmeden hemen uygulanabilecek kararlar almaya, özellikle iç ve dış tehlikelere maruz kalındığında ve kriz zamanlarındaki consuldan birine diğeri tarafından verilen tüm askerî, idari ve yargısal yetkileri tek başına kullanmasına yarayan sıfat hangisidir?
Seçenekler
A
Praetor
B
Consul
C
Censor
D
Dictator
E
Quaestor
Açıklama:
Devletin başında birbirine eşit yetkilerle donatılmış iki consulün bulunması birbirlerini denetleme açısından yerinde idi. Ancak bu durum acil durumlarda tartışmasız ve itiraz edilmeden hemen uygulanabilecek kararlar almaya da engeldi. Özellikle iç ve dış tehlikelere maruz kalındığında ve kriz zamanlarında consullerden birisi diğerini en fazla altı aylığına dictator ilan eder, sürenin sonunda veya ilan eden consulün görev süresi bitince dictatorün de bu sıfatı sona ererdi. Dictator sıfatını kazanan consul, tüm askerî, idari ve yargısal yetkileri tek başına kullanır ve buna karşı diğer consul veto yetkisini kullanamazdı. Çoğunlukla dictator ilan edilmesine sebep olan olay ortadan kalkınca kendiliğinden istifa ederdi.
Soru 19
Dictator ilan edilen bir consul bu sıfatı en fazla ne kadar süre kullanabilirdi?
Seçenekler
A
2 ay
B
4 ay
C
6 ay
D
1 yıl
E
3 yıl
Açıklama:
Devletin başında birbirine eşit yetkilerle donatılmış iki consulün bulunması birbirlerini denetleme açısından yerinde idi. Ancak bu durum acil durumlarda tartışmasız ve itiraz edilmeden hemen uygulanabilecek kararlar almaya da engeldi. Özellikle iç ve dış tehlikelere maruz kalındığında ve kriz zamanlarında consullerden birisi diğerini en fazla altı aylığına dictator ilan eder, sürenin sonunda veya ilan eden consulün görev süresi bitince dictatorün de bu sıfatı sona ererdi. Dictator sıfatını kazanan consul, tüm askerî, idari ve yargısal yetkileri tek başına kullanır ve buna karşı diğer consul veto yetkisini kullanamazdı. Çoğunlukla dictator ilan edilmesine sebep olan olay ortadan kalkınca kendiliğinden istifa ederdi.
Soru 20
“Ius Quiritum” nedir?
Seçenekler
A
Roma yurtdaşları
B
Devlet
C
Töre
D
Eski Hukuk
E
Klasik Hukuk
Açıklama:
MÖ 753’ten başlayıp üçüncü Pön savaşının sonu olan MÖ 150 yılına dek süren dönem Eski Hukuk Dönemi olarak isimlendirilir. Bu dönemde Roma yurtdaşlarına Quirites adı verilmekteydi. Bu sebeple eski hukuka yurtdaşlar hukuku anlamında “Ius Quiritum” deniyordu.
Soru 21
Roma Hukuku özellikle hangi hukuk alanında zenginleşmiştir?
Seçenekler
A
Borçlar Hukuku
B
Eşya Hukuku
C
Medeni Hukuk
D
Aile Hukuku
E
Ceza Hukuku
Açıklama:
Eşya Hukukunun ayrı bir başlık halinde gelişmeden Borçlar Hukukunun altında gelişmesi ve Avrupa’daki tapu sicili sisteminin kabulünün etkisi ile Roma Hukuku özellikle Borçlar Hukuku alanında zenginleşmiştir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Roma Hukukun incelenmeye değer bir alan olduğunun kanıtları arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Uzun bir tarihinin olması
B
Belli bir zümreye ait olması
C
Bugünkü hukukun temellerinde yer alması
D
Kurumlar ve kavramlar açısından vazgeçilmez olması
E
Özel hukuk alanında gelişmiş olması
Açıklama:
Roma Hukukunun Avrupa’daki kodifikasyon dönemine kadar dolaylı ve ikinci dereceden de olsa uygulandığını söylemek yanlış olmaz. Bu sebeple, en az 1300 yıl ya da Doğu Roma İmparatorluğunun yıkılışı olan 1453 tarihine kadarki dönemi göz önünde bulundurursak 2216 yıl uygulanmış bir hukuk sistemi olan Roma hukuku sadece bu özelliği ile incelenmeye değerdir. Bununla beraber Kıta Avrupa’sı ülkeleri tarafından iktibas edilerek özel hukuklarının adeta hücrelerine kadar işlemiş olan Roma Hukukunun incelenmesi ve anlaşılması hem kıtasal anlamda hem de ülkesel anlamda hukukların anlaşılması için kaçınılmazdır. Gerek hukukun sistematiği, gerekse kurumlar açısından Roma Hukuku çok özel bir yere sahiptir. Özellikle katı ve şekilci ius civilenin praetor faaliyetleri ile yumuşatılarak geliştirilmesi, ius gentiumun ortaya çıkışı ve Roma Hukukuna katkısı, Iustinianus’un derlemesi ve bu derlemenin yakın ve uzak etkileri günümüz hukukunun anlaşılmasında ve yeni açılımlar yapılmasında çok önemli bir yere sahiptir. Çok uzun bir süre uygulanmış olması sebebiyle farklı siyasi yapılarda şekillenmiş olan Roma Hukuku, özel hukukun bu rejim değişikliklerinden en az etkilenen alan olması sebebiyle özel hukuk alanında gelişmiştir. Eşya Hukukunun ayrı bir başlık halinde gelişmeden Borçlar Hukukunun altında gelişmesi ve Avrupa’daki tapu sicili sisteminin kabulünün etkisi ile Roma Hukuku özellikle Borçlar Hukuku alanında zenginleşmiştir.
Soru 23
Hangisi Roma Devletinin siyasi dönemlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Krallık Dönemi
B
Cumhuriyet Dönemi
C
Büyük İmparatorluk Dönemi
D
İlk İmparatorluk Dönemi
E
Son İmparatorluk Dönemi
Açıklama:
Bazı karakteristik öneme sahip olaylar dikkate alınarak Roma devletinin siyasi dönemleri belirlenmektedir. Bunlar:
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565)
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565)
Soru 24
Roma İmparatorluğu hangi siyasi döneminde tamamen imparatorun yönetiminde mutlakiyet idaresine girmiştir?
Seçenekler
A
Cumhuriyet Dönemi
B
Başkanlık Dönemi
C
Krallık Dönemi
D
İlk İmparatorluk Dönemi
E
Son İmparatorluk Dönemi
Açıklama:
Krallık döneminde tek magistralık devlete hakim ve etkin iken Cumhuriyet döneminde halk meclisleri etkisini artırmış ve senatus istişarî bir organ olmakla birlikte güçlenmiştir. İlk İmparatorluk Döneminde ise princeps adı verilen magistra yetkilerini halk meclisi ve senatus karşısında artırmış, Son İmparatorluk Döneminde ise bu organlar tamamen sembolik hale gelmiş ve devlet tamamen imparatorun yönetimi altında mutlakiyet idaresine girmiştir
Soru 25
Roma Devletinde bir numaralı yurttaş anlamında kullanılan unvanın adı nedir?
Seçenekler
A
Censor
B
Consul
C
Quaestor
D
Princeps
E
Praetor
Açıklama:
Kelime anlamı olarak ilk, birinci anlamına gelen princeps, bir numaralı yurttaş demekti. Zaten daha önce de senatusun en yaşlı üyesine bu ad verilmişti.
Soru 26
Isparta’da hangi hukuksal uygulama Roma Cumhuriyet Dönemindeki yönetim ile benzerlikler göstermektedir?
Seçenekler
A
İki kral olması
B
Kralın meclise karşı sorumlu olması
C
Yargı yetkisinin senatoda olması
D
Eforlar meclisinin kralları ve senatoyu ayda bir defa kontrol etmesi
E
Aristokrasi ile yönetim
Açıklama:
Isparta’da her ikisi de birbirine eşit, yetkileri babadan oğula geçen ve dini, siyasi, yargısal yetkilere sahip iki kral hakimdi. Kanun yapma yetkileri olmayan kralların esas yetkileri dinî alanda ön plandaydı. Kralların sayısının iki olması Roma’nın Cumhuriyet Dönemindeki başta consul’ler olan ikili yönetimini akla getirmektedir. Isparta senatosu, ikisi kral olmak üzere atmış yaşını tamamlamış toplam otuz kişiden oluşmaktaydı.
Soru 27
Türk hukuku, Roma hukukunun özellikle hangi bölümünün gölgesi altındadır?
Seçenekler
A
Ceza hukuku
B
Borçlar hukuku
C
İdare hukuku
D
Yargıllama hukuku
E
Vergi hukuku
Açıklama:
Bugünkü Türk-İsviçre hukukunun borçlar hukuku bölümleri tamamen Roma Hukukunun gölgesi altındadır. Gerek kurumlar gerekse kavramlar açısından Roma hukuku vazgeçilmezdir.
Soru 28
Krallık döneminde oluşturulmuş, yaşlılar kurulu ya da ihtiyar heyeti anlamına gelen oluşumun adı nedir?
Seçenekler
A
Patricius
B
Pleb
C
Senatus
D
Client
E
Magistra
Açıklama:
Latince yaş anlamındaki senis ve yaşlı anlamındaki senior kelimesinden türetilmiş olan senatus, yaşlılar kurulu veya ihtiyar heyeti anlamına gelmektedir. Yaşları sebebiyle hayat tecrübelerinden yararlanılabilecek kişilerden oluşan bu kurul üyeleri, kral tarafından seçilmekteydi. Başlangıçta 100 kişiden oluşan bu kurul, daha sonra genslerin sayısı kadar genişlemiş ve 300 kişiye ulaşmıştı.
Soru 29
Cumhuriyet döneminde nüfusun demografik yapısının adeta haritasını çıkaran kişilere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Tribunus Plebis
B
Quaestor
C
Magistra
D
Censor
E
Aedilis Curulis
Açıklama:
Consullerin görevlerinin hafifletilmesi amacıyla ihdas edilen magistralıklardan biri de censorluktu. Census denilen bir işlemle yurtdaşlar sayılır, askerî, siyasi, idari, ekonomik ve sosyolojik açıdan listeler hazırlanırdı. Censorlar adeta nüfusun demoğrafik yapısının haritasını çıkarmaktaydılar. Patricilerden seçilen censorlar da iki tane idi.
Soru 30
Roma hukukuna yeni bir nitelik kazandıran ve Iustinianus Döneminde ortaya konulan derlemenin adı nedir?
Seçenekler
A
Institutiones
B
Novellae
C
Digesta
D
Codex
E
Corpus luris Civilis
Açıklama:
Iustinianus MS 527’de tahta çıkmasından hemen bir yıl sonra geniş kapsamlı bir kodifikasyon çalışması için emir vermiştir.Kazuistik sayılabilecek bu derleme esasında bir kanun kitabı olarak düşünülmüştü. Ancak modern kanunlardan oldukça farklı bir içeriğe ve sistematiğe sahipti. İmparatorluğun dili Yunanca olmasına rağmen Latince dört bölüm olarak kaleme alınmıştı. Bu sebeple sıradan hukukçuların anlaması zordu. Uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla Yunanca özetleri yapılmıştır. Iustinianus bu derleme ile ulaşmak istediği hedefe ulaşamadı. Roma İmparatorluğu eski gücüne tekrar kavuşamadı. Ancak bu derleme klasik hukuk metinlerine bağlı kalınarak hazırlandığı için hem kendi dönemini hem de etkilendiği Klasik Hukuk Dönemini günümüze taşımıştır.
Soru 31
- Roma siyasi tarihinde dönemler arası geçişler sert bir biçimde olmuştur.
- Roma'nın siyasi devirleri ile Roma Hukukunun geçirmiş olduğu dönemler tam olarak örtüşmez.
- Klasik hukuk dönemi cumhuriyet döneminin tamamını kapsayan hukuki devirdir.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
I ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Roma’nın siyasi tarihi farklı dönemlere ayrılmaktadır. Bu dönemler arasındaki geçişler sert, keskin ve ani geçişler olmayıp Roma kültürü ve örf-adetine bağlı kalınarak adeta evrimleşerek meydana gelen değişikliklerdir. Roma’nın siyasi yapısındaki bu değişiklikler çok ani bir şekilde gerçekleşmediği için hukuk sistemini hemen etkilememiş, hukuk bu değişiklikler süzgecinde yavaş yavaş etkilenmiştir. Bu sebeple Roma’nın siyasi devirleri ile Roma Hukukunun geçirmiş olduğu dönemler birbiriyle tam olarak örtüşmez. Klasik Hukuk Dönemi, esas itibarıyla Cumhuriyet Döneminin son 150 yılı ile İlk İmparatorluk Döneminin tamamını kapsayan devrin adıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 32
- Atina'da özel hukuk, Roma özel hukuku kadar gelişmiş değildir.
- Atina ve Roma'da halkın yapısı birbirine benzemektedir.
- Isparta'da bulunan ve kral ve senato üyelerini denetlemekle görevli Eforlar Roma hukukunda da bulunmaktaydı.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I ve II
Açıklama:
Atina’da gerek fiziki küçüklük ve gerekse sitenin ömrünün kısa olması özel hukukun gelişimine engel olmuştur. Atina halkı başlıca üç sınıfa bölünmüştü: Doğumla ya da halk meclisi kararıyla bu hakkı kazanmış olan vatandaşlar, Aeropaj meclisinin kararı ile ve bir vatandaşın himayesinde Atina’da ikamet edebilen yabancılar yani Metekler ve son olarak da köleler. Bu yapı Roma’daki patriciiler, plebler ve kölelerden oluşan toplum yapısına çok benzemektedir. Eforlar (beşler) meclisi Isparta’nın en orijinal kurumudur. MÖ VII. yüzyılda ihdas edilen bu meclis bir yıl görev yapan beş üyeden oluşmaktaydı. Efor’lar kralları ve senato üyelerini ayda bir defa kontrol ederlerdi. Halk meclisi üyelerinden krallar aleyhine gelen şikayetleri de değerlendirirler ve gerekli görürlerse konuyu senato’ya götürürlerdi. Doğru cevap C'dir.
Soru 33
Iustinianus tarafından ders kitabı olarak hazırlatılmasına rağmen Digesta ile birlikte yürürlüğe giren ve kanun gücünde olan toplama eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Novellae
B
Pandectae
C
Codex
D
Corpus luris Civilis
E
Institutiones
Açıklama:
Digestanın hazırlanmasından sonra Iustinianus, birisi Costantinopolis diğeri de Beyrut hukuk mektebinden iki profesörü yeni başlayan hukuk öğrencilerine hukuk öğretimi için bir kitap hazırlamakla görevlendirdi. Bu iki hukukçu başta Gaius’un Institutionesi olmak üzere başka klasik dönem hukukçularının kitaplarından da yararlanarak istenen eseri kaleme aldılar. Eski dönemlerde aynı içerikte olan kitaplara hukuk kurumları anlamında institutiones adı verilmesi bir gelenekti. Nitekim Gaius’un eseri de aynı isimde olunca Iustinianus’un eserine de bu ad verildi. Görüldüğü gibi İnstitutiones de Digesta gibi toplama bir eserdir. Ancak Digestadan farklı olarak alıntılar için kaynak belirtilmemiştir. İçerik olarak bakıldığında Gaius’un kişilere ilişkin hukuk, mallara ilişkin hukuk ve davalara ilişkin hukuk şeklindeki üçlü ayrımına uyulmuştur. Sistematik açısından ise biraz farklılık vardır. Institutiones MS 533 yılında Digesta ile birlikte yürürlüğe girmiş, ders kitabı olmasına rağmen kanun gücüne sahip olmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 34
Klasik hukuk dönemine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Roma hukuku laik karakterini bu dönemde kazanmıştır.
B
Hukukta şekle olan bağlılık artmıştır.
C
Bu dönemde hukukçular İmparatorun etkisi ve hizmeti altında kalmıştır.
D
Bu döneme kodifikasyon hareketleri damga vurmuştur.
E
Tabii hukuk okulu bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Klasik Hukuk Dönemi, esas itibarıyla Cumhuriyet Döneminin son 150 yılı ile İlk İmparatorluk Döneminin tamamını kapsayan devrin adıdır. Bu dönemde Roma hukukunun kapalı ve tarıma dayalı ekonomik ilişkileri düzenleyen katı, şekle bağlı ve gelenekçi kuralları yetmez olmuş ve yeni çıkışlar aranmıştır. Rahiplerin tekelinden kurtulduktan sonra daha laik bir karakter arzeden Roma Hukuku bu özelliğini Klasik Hukuk Döneminde elde etmiştir. Yunan Hukukunun etkisi ile Eski Hukuk Döneminde geçerli olan şekle olan bağlılık zayıflamış, irade ön plana çıkmaya başlamıştır. Kanun veya kuralın amacına uygun yorum yapma ve tarafların gerçek iradelerine değer verme eğilimi artmıştır. doğru cevap A'dır.
Soru 35
- Senatus ve magistra adları sadece şeref unvanı haline gelmiştir.
- Hristiyanlığın ortaya çıkışı Roma'yı zor bir duruma sokmuştur.
- Devletin merkezi Doğu'ya taşınmıştır.
Seçenekler
A
Krallık Dönemi
B
Cumhuriyet Dönemi
C
İlk İmparatorluk Dönemi
D
Son İmparatorluk Dönemi
E
Klasik Dönem
Açıklama:
Principatus döneminde savaşlar olmadığı için kölelik durağanlaşmış, küçük ziraatler kalkarak İtalya yarımadası zeytinlik ve bahçelik haline gelmiştir. Roma’nın ve Romalının ayrıcalıklarını özleyenler dışında herkes halinden memnundu. Ziraat, balıkçılık, madencilik, dokumacılık gibi sektörler örgütlenmiş işçi korporasyonlarına kadar gelişmiştir. Bu zenginlik ve refah içerisinde Roma hukuki açıdan da en güçlü dönemini yaşamıştır. İmparator Caracalla MS 212 yılında herkesi Roma yurtdaşı ilan edince devletin düzeni bozulmaya ve. Romalılık fikri yerini eyaletçilik fikirlerine bırakmaya başladı. Mısırlı, Afrikalı, İspanyalı, Galyalı, Egeli ve Suriyeli gibi pek çok alt unsur ortaya çıktı. Roma Hukuku da bu bölgelerde uygulanma kabiliyetini yitirerek ikinci plana düştü. Bu dönem itibarıyla üstün bir medeniyete sahip olan Doğu medeniyetleri Roma’yı etkisi altına almaya başladı. Bu da Principatus Döneminin sonunu hazırladı. Hristiyanlığın ortaya çıkışı, zayıflar, yoksullar ve kölelerce hızla benimsenmesi ve yayılması Roma’yı zor duruma soktu. MS 284 yılında Diocletianus birliğini sağladığı devletin başına geçerek tam bir mutlakiyet yönetimi kurdu. Buna ek olarak devletin merkezini de doğuya taşıdı. Bu dönem mutlak idarenin kanun haline geldiği ve İmparatorun Dominus et Deus yani Hakim ve İlah kabul edildiği bir dönem olmuştur. Bu dönemde devlet organı olarak sadece İmparator vardı. Hukukun kaynağı imparatordu ve onun iradesi kanundu. Roma Hukukunun temelini oluşturan örf ve adetler imparator iradesine aykırı değilse bir değere sahipti. Senatus ve magistra adları sadece şeref unvanı haline geldi: Praetor ise sadece oyunlara bakan ve devlet bütçesini kullanamayan bir kişi olmuştu. Doğru cevap D'dir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Magistraların sayısının çoğalması ve görev süresinin sınırlı olması
B
İmperium yetkisinin krala ait olması
C
İmperium yetkisinin consule ait olması
D
Senatus üyelerinin sayısının artması
E
Sadece pleblerin katılabildiği halk meclislerinin olması
Açıklama:
Krallık Dönemi ile Cumhuriyet Dönemi olarak isimlendirdiğimiz ikinci dönem arasındaki en önemli fark Krallık Döneminde tek olan magistranın Cumhuriyet Döneminde sayısının çoğalması ve görev süresinin sınırlı oluşudur. Ancak dönemin başlarında magistralar yine senatusa ve halka karşı üstündü. Eski dönemde krala ait olan imperium yani emir verme yetkisi Cumhuriyet Döneminde consul adı verilen ve süreli olarak görev yapan magistraya geçmişti. Başlangıçta consulün tek oluşu yönetim anlayışında çok bir şeyin değişmediğini göstermektedir. Magistralar ile senatus ve halk meclislerinin arasındaki görev ve yetki dağılımı ile diğer ilişkiler Cumhuriyet rejiminin karakterini belirlemiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 37
- Kıta Avrupası medeni hukuklarının kanunlaşmasında Roma Hukukunun doğrudan bir etkisi vardır.
- Kıta Avrupası hukukunda kanunlaştırma hareketleri geleneksel hukuka karşı çıkan Tabii Hukuk Okulunun etkisi altında yapıldığından, Roma Hukukunun bir etkisi bulunduğu söylenemez.
- Türk Medeni Kanunu ve diğer temel kanunlar Kıta Avrupa ülkelerinden iktisap edildiği için Roma Hukukunun Türk hukuku üzerinde de etkisi bulunmaktadır.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
XI. yüzyılda, tesadüfen bulunan Digesta metninin Bologna’da araştırılmaya başlanması ve bu çalışmaların glossator ve postglossatorların sayesinde Avrupa’nın pek çok merkezine yayılması Roma Hukukunu ortak bir hukuk haline getirdi. Bologna’daki mekteplerin benzerlerinin Fransa ve İspanya’da da kurulması, ortak dil olarak Latincenin kullanılması hem hoca hem de öğrenci transferi açısından katkı sağladı. Böylece Roma Hukuku hem bu ülkelerde hem de Portekiz, Hollanda gibi diğer Avrupa ülkelerinde ve en sonunda da Almanya’da uygulanır hale geldi. Avrupa’da dağınık hukuk uygulamaları karşısında ortak hukuk haline gelen Roma Hukuku, karşısında Tabii Hukuk Okulunu bulmuştur. XVIII. yüzyılda ortaya çıkan bu okul, hukuk kurallarının akıldan ve eşyanın tabiatından çıktığını savunmaktaydı. Roma Hukukunun gelenekçi yapısı salt akla dayanan bu sisteme uygun düşmüyordu. Bununla beraber, Tabii Hukuk Okulunun görüş ve düşüncelerini açıklamak için kullandığı malzemeler, daha anlaşılır bir şekilde zaten Roma hukukunda vardı. Bazı Avrupa devletleri, bu görüş taraftarlarının teorik olarak ortaya koydukları düşüncelerle kanunlarını yapmaya başladılar. Prusya Medeni Kanunu, Avusturya Medeni Kanunu ve Fransız Medeni Kanunu (Code Civil) bunlardandır. Avrupa’daki kanunlaştırma hareketlerinin tamamlanmasının ardından en son Almanya’da Roma Hukuku doğrudan uygulanma özelliğini kaybetmişti. Bu zamana dek yapılan Roma Hukuku araştırmaları bir yönüyle uygulamadaki hukukun araştırılmasına yönelikti. Bundan sonra ise artık doğrudan uygulanmayan bir hukuk sistemine yönelik çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bununla beraber, özellikle kıta Avrupası medeni hukuklarının kanunlaştırılmasında doğrudan etkisi olan Roma Hukukunun, bu hukukların anlaşılmasında vazgeçilmez bir yeri vardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 38
KIta Avrupasında Roma Hukukunun ortak hukuk haline gelmesi bakımından aşağıdakilerden hangisi etkili olmamıştır?
Seçenekler
A
Avrupa'da bulunan devletlerin kendi hukuklarının olmaması
B
Roma Hukuku ile yapılan zengin araştırmalar sayesinde Avrupa'da hakimlerin önlerine gelen uyuşmazlığı çözecek kuralı Roma Hukukunda kolayca buluyor olması.
C
Digesta'nın çok ayrıntılı şerhlerinin yazılmış olması
D
Avrupa'daki tüm hukuk okullarında Latincenin ortak dil olarak kullanılması
E
Avrupa'da sistemli bir kanunlaşma hareketinin yapılmamış olması
Açıklama:
Digesta üzerine yapılan araştırmalar sistematik olarak ilk defa İtalya’nın Bologna şehrinde Irnerius ile başladı. Bu ekol, Corpus Iuris Civilis’in tamamını incelemekle birlikte Digestaya özel bir önem veriyordu. Digesta metninin içerisine, satır aralarına, sayfa kenarlarına Digestadaki kelime ve kavramların açıklamasını yapmayı bir metot olarak benimsedikleri için bu ekole şerhçiler anlamında Glossatorlar adı verilmektedir. Bu çalışmalar Digesta metninin pek çok kez kelime kelime açıklanması ile yaklaşık 150 yıl devam etti. Açıklanmamış hiçbir kelime ve kavram kalmayınca bu çalışmalara son verildi ve eldeki şerhlerin (glossa) en iyileri birleştirilerek Glossa Ordinaria adı altında yayınlandı. XIII. yüzyılın ortasından sonra Bologna hukuk mektebinde Glossatorlar gibi açıklama temeli üzerine çalışan bir akım ortaya çıkmıştır. Kendilerine sonraki şerhçiler anlamında Postglossatorlar veya Commentatorlar adı verilen bu araştırmacılar, Digesta glossalarını şerh etmekteydiler. Bu çalışmaları yaparken glossatorlar gibi kısa ve teknik açıklamalar yerine, uzun ve uygulamaya yönelik açıklamaları tercih ediyorlardı. Davaya bakan hâkimler bu açıklamaları ücret karşılığında talep ediyorlar ve hukukçular da hukuki mütalaalarını (Consilium) veriyorlardı. Bu sebeple, günümüzde postglossatorlar için consiliatores tabiri de kullanılmaktadır. Postglossatorların ince kelime oyunlarıyla süsleyerek ve hukuk kurumlarının somuttan soyut hale dönüşmesine altyapı oluşturarak uygulamaya hazır hale getirdikleri Digesta metinleri Avrupa tarafından iktibas edilebilir hale gelmiş oldu. Avrupa’nın pek çok yerinde açılan Bologna’dakine benzer hukuk mektepleri ortak bir Roma hukuku kültürünün oluşmasına katkı sağladılar. Avrupa ülkelerindeki hâkimler karşılaştıkları olayları kendi örf ve adetlerine göre ve mahallî hukuklarına göre çözmeye çalışıyorlar, bir çözüm bulamazlarsa Roma Hukukuna başvuruyorlardı. Roma Hukuku ile ilgili yapılan zengin araştırmalar da çözüm bulmayı kolaylaştırınca Roma Hukuku Avrupa’da ortak hukuk haline gelmişti. Doğru cevap A'dır.
Soru 39
Hukuk, kanun koyucunun gayret ve uğraşısı ile yani müdahale edilerek değil, zaman içerisinde, şartların olgunlaşmasıyla, gizli ve sessiz bir şekilde tıpkı bir dil gibi ihtiyaçlar karşısında gelişerek ve değişerek ortaya çıkar.
Yukarıda temel düşünce biçimi kısaca özetlenen hukuk düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda temel düşünce biçimi kısaca özetlenen hukuk düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hümanist Doktrin
B
Skolastik Doktrin
C
Tabii Hukuk Okulu
D
Ortak Hukuk
E
Tarihçi Hukuk Okulu
Açıklama:
Tarihçi hukuk okuluna göre hukuk, kanun koyucunun gayret ve uğraşısı ile yani müdahale edilerek değil, zaman içerisinde, şartların olgunlaşmasıyla, gizli ve sessiz bir şekilde tıpkı bir dil gibi ihtiyaçlar karşısında gelişerek ve değişerek ortaya çıkar.
Bu sebeple hukukun oluşumu için ona müdahale edilmemeli, tıpkı örf ve adet kuralları gibi kendi haline bırakılmalıdır. Hukuk milletin manevi varlığının ürünü ve sonucudur. Doğru cevap E'dir.
Bu sebeple hukukun oluşumu için ona müdahale edilmemeli, tıpkı örf ve adet kuralları gibi kendi haline bırakılmalıdır. Hukuk milletin manevi varlığının ürünü ve sonucudur. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
- Roma Hukuku Kıta Avrupası ülkelerinin hukuk sistemlerinin temelini oluşturur.
- Farklı siyasi yapılardan çok etkilenmediği için Roma Hukuku özel hukuk alanında daha çok gelişmiştir.
- Iustinianus döneminde yapılan kodifikasyonlar Roma Hukukunun anlaşılmasında önemli bir yere sahiptir.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
II ve III
E
I ve II
Açıklama:
Kıta Avrupa’sı ülkeleri tarafından iktibas edilerek özel hukuklarının adeta hücrelerine kadar işlemiş olan Roma Hukukunun incelenmesi ve anlaşılması hem kıtasal anlamda hem de ülkesel anlamda hukukların anlaşılması için kaçınılmazdır. Gerek hukukun sistematiği, gerekse kurumlar açısından Roma Hukuku çok özel bir yere sahiptir. Özellikle katı ve şekilci ius civilenin praetor faaliyetleri ile yumuşatılarak geliştirilmesi, ius gentiumun ortaya çıkışı ve Roma Hukukuna katkısı, Iustinianus’un derlemesi ve bu derlemenin yakın ve uzak etkileri günümüz hukukunun anlaşılmasında ve yeni açılımlar yapılmasında çok önemli bir yere sahiptir. Çok uzun bir süre uygulanmış olması sebebiyle farklı siyasi yapılarda şekillenmiş olan Roma Hukuku, özel hukukun bu rejim değişikliklerinden en az etkilenen alan olması sebebiyle özel hukuk alanında gelişmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 41
I. İlk İmparatorluk Dönemi
II. Krallık Dönemi
III. Cumhuriyet Dönemi
IV. Son İmparatorluk Dönemi
Roma devletinin geçirmiş olduğu siyasi dönemlerin kronolojik sıralaması, aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
II. Krallık Dönemi
III. Cumhuriyet Dönemi
IV. Son İmparatorluk Dönemi
Roma devletinin geçirmiş olduğu siyasi dönemlerin kronolojik sıralaması, aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I - II - III - IV
B
II - III - I - IV
C
I - IV - II - III
D
I - II - IV - III
E
II - I - IV - III
Açıklama:
Bazı karakteristik öneme sahip olaylar dikkate alınarak Roma devletinin siyasi dönemleri belirlenmektedir. Bunlar bazı karakteristik öneme sahip olaylar dikkate alınarak Roma devletinin siyasi dönemleri belirlenmektedir. Bunlar:
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565)
Roma hukuku bu siyasi dönemlerden geçerek gelişmiş, değişmiş ve ortaya çıkmıştır. Her bir dönemin gerek siyasi ve gerekse sosyo-ekonomik yapısı Roma Hukukunun şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Dolayısıyla kronolojik sıralama, "II - III - I - IV" şeklindedir. Doğru cevap B'dir.
• Krallık Dönemi (MÖ 753 - MÖ 509)
• Cumhuriyet Dönemi (MÖ 509 - MÖ 27)
• İlk İmparatorluk Dönemi (Principatus) (MÖ 27 - MS 284)
• Son İmparatorluk Dönemi (Dominatus) (MS 284 - MS 565)
Roma hukuku bu siyasi dönemlerden geçerek gelişmiş, değişmiş ve ortaya çıkmıştır. Her bir dönemin gerek siyasi ve gerekse sosyo-ekonomik yapısı Roma Hukukunun şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Dolayısıyla kronolojik sıralama, "II - III - I - IV" şeklindedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi, Krallık Dönemi siyasal organları dışında kalmaktadır?
Seçenekler
A
Kral
B
Halk meclisleri
C
Comitia curiata
D
Senatus
E
Consul
Açıklama:
Krallık Döneminin siyasal organları kral, halk meclisi (diğer adı comitia curiata) ve senatustur. Consul, söz konusu siyasal organlar arasında geçmemektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 43
Eski dönemde krala ait olan, sonrasında Cumhuriyet Döneminde consul adı verilen ve süreli olarak görev yapan magistralara geçen emir verme yetkisine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Populus
B
Curia
C
Imperium
D
Honor
E
Tribunus
Açıklama:
Eski dönemde krala ait olan, sonrasında Cumhuriyet Döneminde consul adı verilen ve süreli olarak görev yapan magistralara geçen emir verme yetkisi, "imperium" olarak anılmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
Cumhuriyet Döneminde imperium yetkilerine dayanarak Roma hukukunun gelişmesine çok büyük katkı sağlayan magistralık, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Consul
B
Praetor
C
Dictator
D
Censor
E
Quaestor
Açıklama:
Praetor consullerden sonraki en önemli magistradır. Praetorlar imperium yetkilerine dayanarak Roma hukukunun gelişmesine çok büyük katkılar sağladılar. Doğru cevap B'dir.
Soru 45
"Romalılar için çok önemli olan onur kavramı ile ilgili olarak isimlerinin karşısında .......... kaydını düştükleri kişiler bazı görevlere gelemez ve toplumdan dışlanırlardı. Yine censorun düştüğü bir not bu kişinin asker olmasına ve meclise girmesine engel olabilirdi." Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Plebis
B
Patricius
C
Tribunus
D
Infamis
E
Census
Açıklama:
Romalılar için çok önemli olan onur kavramı ile ilgili olarak isimlerinin karşısında şerefsiz (infamis) kaydını düştükleri kişiler bazı görevlere gelemez ve toplumdan dışlanırlardı. Yine censorun düştüğü bir not bu kişinin asker olmasına ve meclise girmesine engel olabilirdi. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
"Principatus Döneminin miladın ilk iki asrına rastlayan kısmı Roma’nın en güçlü, istikrarlı ve güvenli olduğu dönemdir. Bu özellikleri sebebiyle bu döneme Roma Barışı anlamında ........ denir." Yukarıda verilen boşluğa aşağıdaki seçeneklerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ius Civile
B
Ius Quiritum
C
Pax Romana
D
Lex Romana Raetica
E
Lex Romana Burgundionum
Açıklama:
Principatus Döneminin miladın ilk iki asrına rastlayan kısmı Roma’nın en güçlü, istikrarlı ve güvenli olduğu dönemdir. Bu özellikleri sebebiyle bu döneme Roma Barışı anlamında Pax Romana denir.
Soru 47
"MÖ 753’ten başlayıp üçüncü Pön savaşının sonu olan MÖ 150 yılına dek süren dönem Eski Hukuk Dönemi olarak isimlendirilir. Bu dönemde Roma yurtdaşlarına .......... adı verilmekteydi. Bu sebeple eski hukuka yurtdaşlar hukuku anlamında ........... deniyordu." Verilen metinde yer alan boşluklar, sırasıyla aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
Quirites - Ius Quiritum
B
Cives - Ius Civile
C
Honor - Ius Honorarium
D
Princeps - Plebs
E
Praetor - Ius Gentium
Açıklama:
MÖ 753’ten başlayıp üçüncü Pön savaşının sonu olan MÖ 150 yılına dek süren dönem Eski Hukuk Dönemi olarak isimlendirilir. Bu dönemde Roma yurtdaşlarına Quirites adı verilmekteydi. Bu sebeple eski hukuka yurtdaşlar hukuku anlamında “Ius Quiritum” deniyordu. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Katı ve şekilci bir gelenek hukuku olan ius civilenin yanında, ona destek olmak için ortaya konan ve şeref makamı olan magistraların oluşturduğu ilkelerden oluşan hukuka, ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Ius Civile
B
Ius Quiritum
C
Ius Honorarium
D
Ius Gentium
E
Ius Publicum
Açıklama:
Şeref makamı olan magistraların oluşturduğu ilkelerden oluşan hukuka ius honorarium adı verilmekteydi. Bu hukuk katı ve şekilci bir gelenek hukuku olan ius civilenin yanında, ona destek olmak için ortaya çıkmıştı. Doğru cevap C'dir.
Soru 49
Roma’daki yabancılık unsuru taşıyan olaylara uygulanmak üzere oluşturulan ve yabancılar hukuku anlamında kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ius Honorarium
B
Ius Gentium
C
Ius Publicum
D
Ius Civile
E
Ius Privatum
Açıklama:
Sadece Roma yurtdaşlarına uygulanan ius civilenin yanında praetor peregrinus tarafından getirilen kurallardan ve çözümlerden oluşan bir hukuk alanı da Klasik Hukuk Döneminde ortaya çıkmıştır. Romalı hukukçularca, Roma’daki yabancılık unsuru taşıyan olaylara uygulanmak üzere oluşturulan bu hukuka yabancılar hukuku anlamında ius gentium adı verilmekteydi. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
"Corpus Iuris Civilis" derlemesinin ilk kaleme alınan bölümü, Hadrianus’tan Iustinianus’a kadar olan sürede çıkarılmış imparator emirnamelerini ihtiva etmektedir. Sözü geçen bu bölüm, aşağıdaki kavramlardan hangisi ile anılmaktadır?
Seçenekler
A
Codex
B
Digesta
C
Pandectae
D
Institutiones
E
Novellae
Açıklama:
Derlemenin ilk kaleme alınan bölümü, Hadrianus’tan Iustinianus’a kadar olan sürede çıkarılmış imparator emirnamelerini ihtiva etmektedir ve bu sebeple Codex adını almıştır.
Ünite 3
Soru 1
Ünlü Rus arkeolog Yadrintzeff, hangi tarihte Orhun Yazıtlarının kopyalarını bilim dünyasına sunmuştur?
Seçenekler
A
1889
B
1789
C
1999
D
1902
E
1880
Açıklama:
1889
Soru 2
Uygur Devleti’nin kamu hukuku ve özel hukuku ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uygur kağanları egemenlik güçlerini tanrısal bir kaynağa dayandırmışlardır.
B
Halk, aydınlar ve asıl halk sınıfı olmak üzere iki ana sosyal sınıfa ayrılmıştır.
C
Belgelerde hâkimiyetin esasının adalet olduğu üzerinde önemle durulmaktadır
D
Kan hısımlığı evlenmeye engeli değildir.
E
Ödünç, satım, kira ve hizmet sözleşmesi gibi bütün akit çeşitlerini uygulamışlardır.
Açıklama:
Kan hısımlığı evlenmeye engeli değildir.
Soru 3
Göktürklerde evlilik ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Evlneme genellikle ekzogamik temellere dayanmamıştır.
B
Çok kadınla evlilik söz konusudur.
C
İlk kadın evin baş kadını olmuştur.
D
Denkliğe daima dikkat edilmiştir.
E
Evlilik egzogamiktir.
Açıklama:
Evlilik egzogamiktir.
Soru 4
Levirat nedir?
Seçenekler
A
Babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile evlenmeleri
B
Dul kalan eşin ve çocukların himaye edilmesi
C
Dul eşin ölen kocanın ruhuna hizmet etmesi
D
Babanın ölümünden sonra aile mülkünün parçalanmasını önleme
E
Dul eşin ölen kocasının mirasından pay almaması için sözleşme yapma
Açıklama:
Babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile evlenmeleri.
Soru 5
Orhun Yazıtları'nın tercümesi hangi yılda yapılmıştır?
Seçenekler
A
1283
B
1709
C
1889
D
1895
E
1893
Açıklama:
1895
Soru 6
Göktürk Devleti’nin hukuk sistemi ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Göktürklerde işlenen suçlar ile ilgili herhangi bir sınıflandırma yapılmamıştır.
B
Göktürklerde de devletin başındaki kişi kağan adı ile anılmıştır.
C
Göktürklerde suçlar, büyük ve küçük suçlar olmak üzere sınıflanmıştır.
D
Göktürklerde “Oğuş” adı ile anılan aile, toplumun çekirdeğini oluşturmuştur.
E
Göktürklerde Levirat uygulaması Hunlarda olduğu gibi devam etmiştir.
Açıklama:
Göktürklerde işlenen suçlar ile ilgili herhangi bir sınıflandırma yapılmamıştır.
Soru 7
Yabgu nedir?
Seçenekler
A
Herhangi bir görevde bağlı olmayan veliahda verilen isimdir.
B
Devlette kağandan sonra gelen en önemli kişi yani kağanın yardımcısı ve naibine verilen isimdir.
C
Kağanla aynı soydan gelen prenslere verilen isimdir.
D
Kağanın muhafızlarına verilen bir unvandır.
E
Kabile başkanlarına verilen bir unvandır.
Açıklama:
Devlette kağandan sonra gelen en önemli kişi yani kağanın yardımcısı ve naibine verilen isimdir.
Soru 8
Seçeneklerden hangisi, Çin kaynaklarına göre, Göktürklerde büyük suçlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
isyan
B
adam öldürmek
C
yaralama
D
bağlı atı çalmak
E
evli kadına tecavüz etmek
Açıklama:
yaralama
Soru 9
Uygurların miras düzenlemeleri ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kanuni varislikte, prensipte bütün çocuklar mirasçıdır.
B
Evlenmiş olan kız çocuğa mirastan düşen pay 1/4’tür.
C
Baba evinin tek mirasçısı küçük oğuldur.
D
Babaları hayatta iken paylarını alıp, kendilerine bir ev kuran çocuklar mirastan yoksun bırakılmışlardır.
E
Ölen erkeğin eşine mirastan düşen miktar 1/4’tür.
Açıklama:
Uygurlarda iki çeşit varislik (mirasçılık) söz konusudur. Bunlardan biri kanuni varislik, diğeri vasiyetnâme sonucunda varisliktir. Kanuni varislikte, prensipte bütün çocuklar mirasçıdır. Ancak babaları hayatta iken paylarını alıp, kendilerine bir ev kuran çocuklar ile evlenirken belli miktar eşya alan kızlar mirastan yoksun bırakılmışlardır. Ölen erkeğin eşine mirastan düşen mikdar 1/4’dür. Baba evinin tek mirasçısı küçük oğuldur. Ancak küçük oğulun ek yükümlülükleri vardı. Onun annesine ve evlenmemiş kız kardeşlerine bakma, evleneceği zaman kız kardeşine çeyiz temin etme borcu vardı. Buna karşılık kızın ailesine ödenecek olan “kalın” da küçük kardeşindi.
Soru 10
Seçeneklerden hangisi Hunlarda idareyi ellerinde bulunduran hükümdarlara verilen çeşitli ünvanlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Şan-Yu
B
Kağan
C
Kan
D
Yabgu
E
Oğuş
Açıklama:
Oğuş
Soru 11
Türklere ait bilinen en eski yazılı hukuk belgeleri hangi eski Türk devletinindir?
Seçenekler
A
Uygurlar
B
Akadlar
C
Hunlar
D
Göktürkler
E
İskitler
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 12
Orhun Yazıtları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Göktürk hakanı Bilge Kağan adına dikilmiştir.
B
Bilge Kağan'ın kardeşi Kül Tegin adına dikilmiştir.
C
Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir.
D
Göktürklerin hukuk sistemleri ile ilgili doğrudan bilgiler içermektedir.
E
Göktürk Devleti’nde gelişmiş bir devlet-toplum ilişkisinin var olduğunu göstermektedir.
Açıklama:
Orhun yazıtları Göktürklerin hukuk sistemi ile ilgili doğrudan bir bilgi vermemektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 13
Uygurlar döneminden itibaren epigrafik ve arkeolojik kaynaklar da zenginleşmiştir. Özellikle Doğu Türkistan’da ele geçirilen buluntular ve yazıtlardan başka, bu aramalar sırasında elde edilen ya da yerli halktan toplanan kâğıt ve deri üzerine yazılmış belgeler de hukukî bakımdan büyük değer bu taşımaktadır.
Bu belgelerde aşağıdakilerden hangisine dair bilgilere rastlanmaz?
Bu belgelerde aşağıdakilerden hangisine dair bilgilere rastlanmaz?
Seçenekler
A
Kefalet
B
Evlat edinme
C
Trampa
D
Faizli ödünç verme
E
İş sözleşmesi
Açıklama:
Uygurlar döneminden itibaren epigrafik ve arkeolojik kaynaklar da zenginleşmiştir. Özellikle Doğu Türkistan’da ele geçirilen buluntular ve yazıtlardan başka, bu aramalar sırasında elde edilen ya da yerli halktan toplanan kâğıt ve deri üzerine yazılmış belgeler de hukukî bakımdan büyük değer taşımaktadır. Bu belgeler, Uygurlar döneminde yapılan satım, kefalet, evlat edinme, trampa, faizli ödünç verme gibi hukukî işlemle ilgili bilgiler içermektedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 14
Sınırlı, ulusal ve coğrafi alanlarda yaşayan insanların kültür, örf ve adetlerini tasvir eder nitelikte yazılan etnografik yapıtlardan, Türkler hakkında yazılmış olanlar da bize kaynaklık etmektedir. ... İslâmiyet’ten önceki Türklerin örf-adet ve hukukları hakkında sonuçlar çıkartmak mümkündür. Örneğin; Kırgız-Kazakların Müslüman olmalarına rağmen evlatlık kurumuna yer vermiş olmaları, bu topluluğun eskiden beri evlat edinmeyi bildiklerini bize göstermektedir.
Yukarıda verilen bilgiye ulaşılmasının sağlayan metoda ne ad verilir?
Yukarıda verilen bilgiye ulaşılmasının sağlayan metoda ne ad verilir?
Seçenekler
A
Retrospekt
B
Vintage
C
Relöve
D
Karbon 12
E
Tarihsel Metod
Açıklama:
Sınırlı, ulusal ve coğrafi alanlarda yaşayan insanların kültür, örf ve adetlerini
tasvir eder nitelikte yazılan etnografik yapıtlardan, Türkler hakkında yazılmış
olanlar da bize kaynaklık etmektedir. Bunların incelenmesi sırasında özellikle retrospekt
bir metotla (geriye doğru bakma) İslâmiyet’ten önceki Türklerin örf-adet
ve hukukları hakkında sonuçlar çıkartmak mümkündür. Örneğin; Kırgız-Kazakların
Müslüman olmalarına rağmen evlatlık kurumuna yer vermiş olmaları, bu
topluluğun eskiden beri evlat edinmeyi bildiklerini bize göstermektedir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
tasvir eder nitelikte yazılan etnografik yapıtlardan, Türkler hakkında yazılmış
olanlar da bize kaynaklık etmektedir. Bunların incelenmesi sırasında özellikle retrospekt
bir metotla (geriye doğru bakma) İslâmiyet’ten önceki Türklerin örf-adet
ve hukukları hakkında sonuçlar çıkartmak mümkündür. Örneğin; Kırgız-Kazakların
Müslüman olmalarına rağmen evlatlık kurumuna yer vermiş olmaları, bu
topluluğun eskiden beri evlat edinmeyi bildiklerini bize göstermektedir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 15
Çinliler Çin İmparatoruna “Tien-tse”, unvanını vermişlerdi. Bu ünvanın anlamı hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gök’ün oğlu
B
Gök Tanrı
C
Kaan
D
Hakan
E
Güneş'in Oğlu
Açıklama:
Çinliler Çin İmparatoruna “Tien-tse”, yani “Gök’ün oğlu” unvanını vermişlerdi. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 16
Hunlarda Tanrı-Kut'tan sonra gelen en yüksek unvan hangisidir?
Seçenekler
A
Toki
B
Hidiv
C
Şadapıt
D
Tarhan
E
Tarkan
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 17
Levirat uygulamasından çıkarılan en önemli sonuç, Hunlar arasında çok kadınla evlenmenin (polygynie) hâkim olduğu görüşüdür. Hunlarda ikinci eş anlamında da kullanılan Kuma'lar il ilgili ağaıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Aileye katılması bir eş gibi olur.
B
Kendi çocukları kumaya anne yerine teyze diye hitap eder.
C
Kumaların çocukları babalarının servetinden pay alamazlar
D
Bir hükümdarın oğlu kumadan doğmuşsa hükümdar da olamaz.
E
Kuma, gerçek kadından da oldukça farklıdır.
Açıklama:
Kumanın aileye katılması bir eş gibi değil, hatunun kız kardeşi tarzında olmuştur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 18
Göktürkler ile ilgili olarak aşağıdakilerden bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kağan olabilmek için annenin asil bir soydan gelmesi gerekir.
B
Çinli Prenslerin kağan olması uygun görülmemiştir.
C
Kağanlık yalnızca babadan oğula geçer.
D
Kağan Kardeşleri de kağanın vefaati durumunda kağan olabilir.
E
Göktürklerde aile için taht kavgası yaşanmıştır.
Açıklama:
Kağanların tahta geçişinde tespit edilen asıl norm, Bilge Kağan yazıtında geçen “Geleceğe göre amcam kağan (tahta) oturdu” ibaresinden de anlaşılabileceği gibi, kağanlığın tek bir kuşağın içindeki ağabeyden kardeşe devirle gerçekleşmesi şeklindedir. Böylece kardeşler arasındaki siyasi çatışmalar azalmış, kardeşlerin liderliği kazanmak için ve kendi aralarında kalmasını sağlamak için birbirleriyle işbirliğine girmeleri teşvik edilmiştir. Asıl sorun otoritenin bir kuşaktan sonraki kuşağa geçişinde ortaya çıkmış, birbirlerinin amcaoğulları olan eski kağanların oğulları kağanlık
için mücadele yarışına girmişlerdir. Aile içinde hangi usule göre hakanın belirleneceği konusunda bir açıklık olmaması, bu mücadeleleri zaman zaman kanlı taht kavgaları haline dönüştürmüş, hatta devletin bölünmesi sonucunu doğurmuştur. Göktürklerde devletin selâmeti için annesi
asil bir aileden gelmeyen veya Çinli olan prenslerin kağan olması uygun bulunmamıştır. Fakat bu uygulama özellikle devletin son dönemlerinde değişmiştir.
için mücadele yarışına girmişlerdir. Aile içinde hangi usule göre hakanın belirleneceği konusunda bir açıklık olmaması, bu mücadeleleri zaman zaman kanlı taht kavgaları haline dönüştürmüş, hatta devletin bölünmesi sonucunu doğurmuştur. Göktürklerde devletin selâmeti için annesi
asil bir aileden gelmeyen veya Çinli olan prenslerin kağan olması uygun bulunmamıştır. Fakat bu uygulama özellikle devletin son dönemlerinde değişmiştir.
Soru 19
Göktürklerde idari işlerden sorumlu en yüksek unvanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şadapıt
B
Tarkan
C
Tarhan
D
Buyruk
E
Vezir
Açıklama:
"Göktürk Devleti’nde, idari işlerde çeşitli adlar ile anılan beyler mevcuttur. Bu beyler arasında en yüksek mevkide bulunanlar “Şadapıt”lardır." Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 20
Göktürklerde herhangi bir görevde bağlı olmayan veliahda ne isim verilmiştir?
Seçenekler
A
Yabgu
B
Şad
C
Böri
D
Alp
E
Teğin
Açıklama:
Herhangi bir görevde bağlı olmayan veliahda “Teğin” denilmiştir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 21
“Devlet kurmak, âmme müesseseleri yaratmak demek olduğuna göre, büyük Türk İmparatorluklarının kuvvetli teşkilât, yani sağlam hukukî müesseseler vücuda getirmiş olması pek tabiidir” sözü kim tarafından dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Cüveyni
B
Fuad Köprülü
C
Yusuf Has Hacib
D
Kaşgarlı Mahmut
E
Vezir Tonyukuk
Açıklama:
“Devlet kurmak, âmme müesseseleri yaratmak demek olduğuna göre, büyük Türk İmparatorluklarının kuvvetli teşkilât, yani sağlam hukukî müesseseler vücuda getirmiş olması pek tabiidir” sözü, Fuad Köprülü tarafından 1943 yılında dile getirilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 22
Günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş, elimizde bulunan en eski hukuk belgeleri ve sözleşmeler, aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Uygurlar
B
Göktürkler
C
İskitler
D
Büyük Hun İmparatorluğu
E
Hazarlar
Açıklama:
Hukuk kuralları din ve ahlâk kuralları ile karışık olarak örf, adet ve teamüller halindedir. Sonraki dönemlerde Türklerin de “Yazılı Hukuk Kuralları” mevcuttur. Günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş, elimizde bulunan en eski hukuk belgeleri ve sözleşmeler Uygurlara aittir. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
"İslâmiyet öncesi Türk devletlerinin hukuk tarihleri ile ilgili başvurulan bir diğer kaynak türü, tarihî ve edebî eserlerdir. Uygur dönemi devlet teşkilatı ile ilgili bilgi veren ........................’in/un .......................’i/ü ve Türk dil tarihi bakımında çok değerli bilgiler içeren ........................’in/un ..........................’i/ü bu alandaki önemli eserlerdir." Yukarıda verilen boşluklar sırasıyla nasıl doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacib - Kutadgu Bilig / Vezir Tonyukuk - Divânu Lügati’t-Türk
B
Vezir Tonyukuk - Kutadgu Bilig / Yusuf Has Hacib - Divânu Lügati’t-Türk
C
Yusuf Has Hacib - Kutadgu Bilig / Kaşgarlı Mahmut - Divânu Lügati’t-Türk
D
Kaşgarlı Mahmut - Kutadgu Bilig / Vezir Tonyukuk - Divânu Lügati’t-Türk
E
Kaşgarlı Mahmut - Kutadgu Bilig / Yusuf Has Hacib - Divânu Lügati’t-Türk
Açıklama:
İslâmiyet öncesi Türk devletlerinin hukuk tarihleri ile ilgili başvurulan bir diğer kaynak türü, tarihî ve edebî eserlerdir. Uygur dönemi devlet teşkilatı ile ilgili bilgi veren Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig’i ve Türk dil tarihi bakımında çok değerli bilgiler içeren Kaşgarlı Mahmut’un Divânu Lügati’t-Türk’ü bu alandaki önemli eserlerdir. Doğru cevap C'dir.
Soru 24
Çinliler, aşağıdaki Türk devletlerinden hangisinin istilalarından korunmak amacıyla Çin Seddini inşa etmek zorunda kalmışlardır?
Seçenekler
A
Hazarlar
B
İsklitler
C
Göktürkler
D
Uygurlar
E
Hunlar
Açıklama:
Hunlar, Çinliler tarafından MÖ XIII. yüzyıldan beri bilinmekteydi. Hatta Çinliler, Hunların tehlikeli istilalarından korunmak amacı ile MÖ III. yüzyılda Çin Seddini inşa etmek zorunda kalmışlardı.
Soru 25
Hunlara göre savaştan kaçmanın cezası nedir?
Seçenekler
A
Ömür boyu kamu hizmeti
B
Müebbet hapis
C
Yüz kırbaç yeme cezası
D
Ölüm
E
Kılıç tutan kolun kesilmesi cezası
Açıklama:
Hunlara göre savaştan kaçmak ile ölmek eş değerdedir. Bu nedenle savaştan kaçmanın cezası da ölümdür.
Soru 26
I. Levirat uygulamasından çıkarılan en önemli sonuç, Hunlar arasında çok kadınla evlenmenin (polygynie) hâkim olduğu görüşüdür.
II. Kumanın aileye katılması bir eş gibi değil, hatunun kız kardeşi tarzında olmuştur.
III. Hükümdarın oğlu kumadan doğsa dahi hükümdar olma hakkına sahiptir.
Hunlara ilişkin yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Kumanın aileye katılması bir eş gibi değil, hatunun kız kardeşi tarzında olmuştur.
III. Hükümdarın oğlu kumadan doğsa dahi hükümdar olma hakkına sahiptir.
Hunlara ilişkin yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
II - III
E
I - III
Açıklama:
Soruda verilen ilk iki önerme doğrudur. Ancak üçüncü önerme, "bir hükümdarın oğlu kumadan doğmuşsa hükümdar da olamazdı" şeklinde düzeltilmelidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
"Orta Asya’daki Büyük Hun Devleti’nin yıkılışından sonra MS VI. yüzyılda kurulup VII. yüzyılın ortalarında ortadan kalkan, fakat yine aynı yüzyılın sonlarına doğru yeniden ortaya çıkan Türk devletine, ....................... adı verilmiştir." Önermede yer alan boşluk, aşağıdakilerden hangisi ile doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
Uygurlar
B
Göktür Devleti
C
Avrupa Hunları
D
Hazarlar
E
Avarlar
Açıklama:
Orta Asya’daki Büyük Hun Devleti’nin yıkılışından sonra MS VI. yüzyılda kurulup VII. yüzyılın ortalarında ortadan kalkan, fakat yine aynı yüzyılın sonlarına doğru yeniden ortaya çıkan Türk devletine, Göktürk Devleti adı verilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Orhun yazıtlarında Bilge Kağan, “Türgiş Kağanı’na kızımı fevkalâde büyük düğünle verdim; Türgiş Kağan’ın kızını da fevkalâde büyük düğünle oğluma alıverdim” diyerek hangi geleneği/uygulamayı dile getirmiştir?
Seçenekler
A
Levirat
B
Kumanın hatunun kız kardeşi tarzında aileye katılması
C
Anne unvanının sadece ilk kadına verilmesi
D
Düğünün her ailenin servet derecesine yapılması
E
Kuma çocuklarının babalarının servetinden pay alamaması
Açıklama:
Göktürklerde düğün, her ailenin servet derecesine göre yapılmıştır. Orhun yazıtlarında Bilge Kağan, “Türgiş Kağanı’na kızımı fevkalâde büyük düğünle verdim; Türgiş Kağan’ın kızını da fevkalâde büyük düğünle oğluma alıverdim” diyerek bu geleneği açıkça ifade etmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 29
Uygurlardaki sınıf ve grup ayrımı uyarınca aşağıdakilerden hangisi, "aydınlar sınıfı" içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
Karabudun
B
İğdişçiler
C
Uzlar
D
Satıgçılar
E
Aleviler
Açıklama:
Yusuf Has Hâcib’in yaşadığı XI. yüzyılda Uygurlar başlıca iki ana sosyal sınıfa ayrılmıştı. Bunlar aydınlar ve asıl halk sınıfıydı. Aydınlar sınıfı kendi aralarında beş grupta incelenebilir: 1) Aleviler (Hazreti Muhammed’in soyundan gelenler), 2) Bilginler (din bilginleri de dâhil olmak üzere bilginlerin tamamı), 3) Otacılar (tıp bilginleri ve eczacılar), 4) Yıldızcılar (müneccimler, astrologlar), 5) Şairler (manzum sözler söyleyenler). Buna göre seçeneklerden sadece "Aleviler" aydınlar sınıfı içerisinde yer almıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
I. Köle satış belgelerinde cinsiyeti belirtmek amacıyla, “erkek köleler” için "kul" kelimesi; “kadın köleler” için ise "küng" kelimesi kullanılmıştır.
II. Ailenin ortak malı olarak kullanılan kölelerin satışları sırasında aile reisinin sorumluluğu yoktur.
III. Evliliği “kavuşma” olarak niteleyen Uygurlar, evliliğin aşk ve his yönünü belirtmişlerdir.
Uygurlar özel hukukuna ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Ailenin ortak malı olarak kullanılan kölelerin satışları sırasında aile reisinin sorumluluğu yoktur.
III. Evliliği “kavuşma” olarak niteleyen Uygurlar, evliliğin aşk ve his yönünü belirtmişlerdir.
Uygurlar özel hukukuna ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Sorudaki (I) ve (III) no'lu önermeler doğrudur. (II) no'lu önerme ise, "Ailenin ortak malı olarak kullanılan kölelerin satışları sırasında aile reisinin sorumluluğu sınırsızdır." şeklinde olmalıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 31
Orhun Yazıtları hangi Türk devletine aittir?
Seçenekler
A
Göktürk
B
Hun İmparatorluğu
C
Uygur
D
Hazar
E
Avar
Açıklama:
Orhun Yazıtları, Göktürklere aittir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi "levirat" uygulaması ile alakalıdır?
Seçenekler
A
Erkeğin birden fazla kadınla evlenebilmesi
B
Dışardan evlenmenin mümkün olması
C
Babanın ölümünden sonra oğulun üvey anne ile evlenmesi
D
Oğulun ölümünden sonra babanın gelin ile evlenmesi
E
Gelinin ölümünden sonra gelinin kız kardeşi ile evlenme
Açıklama:
Levirat uygulamasına göre babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile, amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmeleri hukukî bir görevdir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 33
Göktürk Devleti'nde idari işlerle uğraşan beyler arasında en yüksek mevkide bulunanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarkan
B
Şadapıt
C
İşbara
D
Bori
E
Alpagu
Açıklama:
Göktürk Devleti’nde, idari işlerde çeşitli adlar ile anılan beyler mevcuttur. Bu beyler arasında en yüksek mevkide bulunanlar “Şadapıt”lardır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 34
Göktürklerde ceza hukukuna ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Cezalar kamu yararını değil, kişisel yararı ön planda tutar.
B
Ceza hukukuna cezanın şahsiliği ilkesi hâkimdir.
C
Evli kadına tecavüz suçunun cezası mali tazminattır.
D
Bağlı atı çalmanın cezası idamdır.
E
Yaralama suçunun cezası idamdır.
Açıklama:
Göktürklerde ceza hukuku, özel intikam alanından uzaklaştırılmış, cezalar devlet adına ve kamu yararları göz önünde tutularak verilmiş ve uygulanmıştır; ancak bazen cezanın, suçluya değil, suçlunun yakınlarına uygulandığı görülmüştür. Dolayısıyla cezanın şahsiliğinden bahsedilemez. Suçlar iki kısma ayrılmıştır. Bunlardan birincisi, büyük suçlardır ve cezası idamdır. Evli kadına tecavüz etmek, bağlı atı çalmak bu tür suçlardandır. İkinci tip suçlar, hafif suçlardır ve cezası genellikle mali tazminattır. Örneğin, dövme ve yaralama suçlarının cezası yalnız hayvanla ödenen tazminattan ibarettir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Uygurlarda "aydın" sınıfına dâhil değildir?
Seçenekler
A
Aleviler
B
Bilginler
C
Otacılar
D
Uzlar
E
Yıldızcılar
Açıklama:
Uygurlarda toplum, aydınlar ve halk olmak üzere iki sosyal sınıfa ayrılmıştır. Aydınlar aleviler, bilginler, otacılar, yıldızcılar ve şairlerden oluşurken halk sınıfı tarıgçılar, satıgçılar, iğdişçiler, uzlar, karabudun ve çigaylardan oluşmuştur. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 36
- Beyler, hürler ve ruhanilerden oluşur.
- Kölelerin ehliyeti kısıtlıdır.
- Hürlerin ehliyeti kısıtlıdır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Uygurlarda gerçek kişiler, üç sınıfa ayrılır. İlk sınıfı Beyler, ikinci sınıfı hürler, üçüncü sınıfı ise köleler oluşturur. Beyler de kendi içinde Tarhanlar ve ruhaniler olmak üzere ikiye ayrılır. İkinci sınıf olan hürler, tam ehliyetli iken köleler kısıtlı ehliyetlidir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 37
Uygurlarda evlenmeye ilişkin aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Kan hısımlığı evlenmeye engeldir.
B
Evlenmek için kadının on beş erkeğin ise on altı yaşını tamamlaması gerekir.
C
Evlenmek için tarafların babalarının rızası zaruriyken annelerin rızası ihtiyaridir.
D
Söz kesme anında kızın babası ve velisine "geniş" isimli belirli bir miktar mal verilir.
E
Evlilik öncesinde kızın babasına ve velisine belirli bir miktar mal verildiğinden evlilik, satış sözleşmesi olarak kabul edilir.
Açıklama:
Uygurlarda evlilik çeşitli kurallara tâbi tutulmuştur. Bunlardan ilkine göre kan hısımlığı evlenmeye engeldir. Evlenebilmek için belirli bir yaş öngörülmemiştir, bulûğ çağına erişmek yeterli görülmüştür. Ayrıca evlenmenin gerçekleşmesi için tarafların anne ve babalarının rızası gerekir. Bunun haricinde erkek, kızın babasına ve velisine söz kesme anında "kalın" ismiyle anılan belirli miktar bir mal verir; ancak bu durum evliliği bir satış sözleşmesi haline dönüştürmez. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 38
Göktürk Devleti'nde uygulanan özel hukuk kurallarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Göktürklerde kadın önemli bir yere sahiptir, hatta kağanlar tahta "hatun" adını alan eşleriyle birlikte çıkarlar.
B
Kağan öldükten sonra çocukların velayeti anneye geçer.
C
Levirat uygulaması söz konusudur.
D
Kan akrabalığı haricinde suni akrabalık da söz konusu olmuştur.
E
Terekede taşınmaz varsa en büyük erkek çocuk taşınmazı diğer çocuklar ise taşınır eşyaları alır.
Açıklama:
Göktürkler göçebe bir toplum olsalar da her Türk’ün bir parça toprağa sahip olduğu görülür. Bu toprak kabilelerin kışı geçirdikleri kışlaklarda bulunmuştur. Mirasta en küçük oğul bu toprağı, diğerleri ise taşınabilir malları almışlardır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 39
Hunlarda babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile, amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Polygynie
B
Levirat
C
Hien
D
Kuma
E
Şadapıt
Açıklama:
Hunlarda özel hukuk açısından en dikkat çekici nokta levirat uygulamasıdır. Bu uygulamaya göre, babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile, amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmeleri hukukî bir görev olarak kabul edilmiştir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi kuma için söylenebilir?
Seçenekler
A
Kumanın aileye katılması bir eş/hatun gibidir.
B
Sadece kendi çocukları kumaya anne diye hitap eder.
C
Kumaların çocukları babalarının servetinden pay alamazlar.
D
Bir hükümdarın oğlu kumadan doğmuşsa hükümdar olabilir.
E
Kuma ev işlerini ilk eşten sonra yapabilir.
Açıklama:
Kuma, gerçek kadından da oldukça farklıdır. Kumanın aileye katılması bir eş gibi değil, hatunun kız kardeşi tarzında olmuştur. Kendi çocukları kumaya anne yerine teyze diye hitap etmişlerdir. “Anne” unvanı sadece ilk kadına verilmiştir. Kumaların çocukları babalarının servetinden pay alamazlardı. Ayrıca bir hüküm darın oğlu kumadan doğmuşsa hükümdar da olamazdı.
Soru 41
Kutadgu Bilig kimin adına yazılmıştır?
Seçenekler
A
Satuk Buğra Karahan
B
Kağan Tun Bağa
C
Yusuf Has Hâcib
D
Bilge Kağan
E
Bumin Kağan
Açıklama:
Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlardan kalma manzum bir eser olan Kutadgu Bilig, Orhun Yazıtları ve Turfan metinleri ortaya çıkıncaya kadar, Türk dilinde yazılmış belgelerin en eskisi ve en önemlisi sayılmıştır. “Siyasetnâme” veya “saadet verici bilgi” anlamlarında tercüme edilen bu eser, Balasagunlu Yusuf isminde bir şair tarafından, Kaşgar’da ilk Türk İslâm devletini kuran Satuk Buğra Karahan adına, 1069 yılında yazılmıştır.
Soru 42
Uygurlarda boy reislerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Uluğ Hacib
B
Tutuk
C
Yabgu
D
Toki
E
Oğuş
Açıklama:
Uygurlarda “Tutuk” adı ile anılan boy reisleri mevcuttu. Bu kişiler her türlü siyasi görevlerinin yanında devlet hazinesi için vergi toplamakla da görevliydiler. Boy reisleri çoğunlukla kağanın yakın akrabaları arasından atanmış olmakla birlikte, bu makamın babadan oğula geçip geçmediği hakkında açıklayıcı bilgilere rastlanmamıştır.
Soru 43
Günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş, elimizde bulunan en eski hukuk belgeleri ve sözleşmeler aşağıdaki devletlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Hunlar
B
Göktürkler
C
Uygurlar
D
Selçuklular
E
Osmanlılar
Açıklama:
Günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş, elimizde bulunan en eski hukuk belgeleri ve sözleşmeler Uygurlara aittir.
Soru 44
Orhun Yazıtlarından ilk olarak kim tarafından söz edilmiştir?
Seçenekler
A
Yohann von Strahlenberg
B
Yadrintzeff
C
Thomsen
D
Radloff
E
Cüveyni
Açıklama:
Orhun Yazıtlarından ilk kez Cüveyni’nin (ö. 1283) “Tarih-i Cihan Gûşâ” adlı eserinde söz edilmiş fakat bu bilgi kimsenin dikkatini çekmemiştir. Yazıtları bilim âlemine ilk tanıtan kişi, İsveçli bir subay olan Yohann von Strahlenberg’dir. Strahlenberg, 1709 yılında Ruslara esir düştüğünde on üç yıl Sibirya’da sürgün hayatı yaşamış, ülkesine döndüğünde yayınladığı çalışmasında Türk kitabelerinden söz etmiş ve büyük ilgi görmüştür. 1889’da ünlü Rus arkeolog Yadrintzeff, Orhun Yazıtlarının kopyalarını bilim dünyasına sunmuştur. 1893 yılında Danimarkalı dilbilgini Thomsen bu yazıtları okuyup çözmeyi başarmış, 1895’de ise Rus bilim adamı Radloff yazıtların tercümesini yapmıştır.
Soru 45
Kutadgu Biligde aşağıdakilerden hangisinin devlet teşkilatı ve kamu görevlileri ile ilgili önemli bilgiler yer almaktadır?
Seçenekler
A
Hunlar
B
Göktürkler
C
Uygurlar
D
Selçuklular
E
Osmanlılar
Açıklama:
Kutadgu Bilig, edebî ve felsefî bir eser olmasının yanı sıra Uygur toplumu, devlet teşkilatı ve kamu görevlileri ile ilgili önemli bilgiler içermektedir. Eserin önemini artıran unsurlardan biri de Türklerin İslâmiyeti kabulünden sonra yaşadıkları kültürel değişime ışık tutmasıdır.
Soru 46
Hun hükümdarlar aşağıdaki ünvanlardan hangisi ile anılmamışlardır?
Seçenekler
A
Tan-Hu
B
Tekin
C
Kağan
D
Yabgu
E
Kan
Açıklama:
Hunlarda idareyi ellerinde bulunduran hükümdarlar çeşitli unvanlar ile anılmışlardır. Bu unvanlardan bir kısmı Çinliler tarafından verilen “Şan-Yu”, “Tan-Hu” gibi unvanlardı. Türkler, ayrıca “Kağan”, “Yabgu”, “Kan” unvanlarını da kullanmaktaydılar.
Soru 47
Hunlarda küçük suçlar aşağıdakilerden hangisi ile cezalandırılırdı?
Seçenekler
A
Kırbaç ile cezalandırılırdı
B
Araba tekerleği altında ezilmekle cezalandırılırdı
C
Kolu kesilmek suretiyle cezalandırılırdı
D
Yiyecek eşyalarına el konularak cezalandırılırdı
E
Giyecek eşyalarına el konularak cezalandırılırdı
Açıklama:
Hunlarda küçük suçlar araba tekerleği altında ezilmekle, büyük suçlar ölümle cezalandırılırdı.
Soru 48
I-Babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile evlenmeleri
II-Büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile evlenmeleri
III-Amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmeleri
IV-Babaların ölümünden sonra kızlarının yeğenleri ile evlenmeleri
Yukarıdakilerden hangileri levirat uygulamasıdır?
II-Büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile evlenmeleri
III-Amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmeleri
IV-Babaların ölümünden sonra kızlarının yeğenleri ile evlenmeleri
Yukarıdakilerden hangileri levirat uygulamasıdır?
Seçenekler
A
I
B
I ve II
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Hunlarda özel hukuk açısından en dikkat çekici nokta levirat uygulamasıdır. Bu uygulamaya göre, babaların ölümünden sonra oğulların üvey anneleri ile, büyük kardeşlerinin ölümünden sonra küçük kardeşlerin yengeleri ile, amcaların ölümünden sonra yeğenlerin yengeleri ile evlenmeleri hukukî bir görev olarak kabul edilmiştir.
Soru 49
Türk adı kaynaklarda ilk olarak aşağıdakilerden hangisinde geçmektedir?
Seçenekler
A
Orhun Yazıtları
B
Kutadgu Bilig
C
Divanü Lugati't-Türk
D
Atabetü'l Hakayık
E
Evliya Çelebi Seyehatnamesi
Açıklama:
“Türk” adı kaynaklarda ilk olarak Orhun Yazıtlarında geçmiştir.
Soru 50
Göktürk Devleti’nde, idari işlerde en yüksek mevkide bulunan beylere ne ad verilmiştir?
Seçenekler
A
Tarkan
B
Kağan
C
Yabgu
D
Buyruk
E
Şadapıt
Açıklama:
Göktürk Devleti’nde, idari işlerde çeşitli adlar ile anılan beyler mevcuttur. Bu beyler arasında en yüksek mevkide bulunanlar “Şadapıt”lardır. Şadapıtlar, çoğunlukla hükümdar ailesinin akrabalarındandır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Göktürklerde hafif suça girer ve genellikle cezası mali tazminattır?
Seçenekler
A
Dövmek ve yaralamak
B
Adam öldürmek
C
Evli kadına tecavüz etmek
D
Bağlı atı çalmak
E
İkinci defa hırsızlık yapmak
Açıklama:
Çin kaynaklarına göre, Göktürklerde isyan, adam öldürmek, evli kadına
tecavüz etmek, bağlı atı çalmak, ikinci defa hırsızlık yapmak büyük suçlardan sayılır ve idam ile cezalandırılırdı. İkinci tip suçlar, hafif suçlardır ve cezası genellikle mali tazminattır. Örneğin, dövme ve yaralama suçlarının cezası yalnız hayvanla ödenen tazminattan ibarettir.
tecavüz etmek, bağlı atı çalmak, ikinci defa hırsızlık yapmak büyük suçlardan sayılır ve idam ile cezalandırılırdı. İkinci tip suçlar, hafif suçlardır ve cezası genellikle mali tazminattır. Örneğin, dövme ve yaralama suçlarının cezası yalnız hayvanla ödenen tazminattan ibarettir.
Soru 52
Uygurlarda devlet hazinesi için vergi toplamakla görevli olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tutuk
B
Uluğ hacib
C
Sübaşçı
D
Bitikçi
E
Ağıcı
Açıklama:
Uygurlarda “Tutuk” adı ile anılan boy reisleri mevcuttu. Bu kişiler her türlü siyasi görevlerinin yanında devlet hazinesi için vergi toplamakla da görevliydiler.
Soru 53
Göktürk Devleti'nde idari işlerde en yüksek mevkide bulunan beyler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarkan
B
Şadapıt
C
Boy
D
Oğuş
E
Biri
Açıklama:
Göktürk Devleti’nde, idari işlerde çeşitli adlar ile anılan beyler mevcuttur. Bu beyler arasında en yüksek mevkide bulunanlar “Şadapıt”lardır. Şadapıtlar, çoğunlukla hükümdar ailesinin akrabalarındandır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Göktürk Devleti'nde sivil yönetimle ilgileri olabileceği gibi aynı zamanda askerî komutanlar olarak da görünen, çalışkanlıkları ve başarıları ile yükselmiş ve halk içinden çıkmış büyük devlet memurudur?
Seçenekler
A
Tutuk
B
Otacı
C
Sübaşçı
D
Boy beyi
E
Tarkan
Açıklama:
“Tarkan” (veya Tarhan) beyler ise çalışkanlıkları ve başarıları ile yükselmiş ve halk içinden çıkmış büyük devlet memurlarıdır. Bunların memuriyetleri hayat kaydıyladır. Görevleri oğullarına geçmemiştir. Yetkilerini saptamak da oldukça güçtür. Sivil yönetimle ilgileri olabileceği gibi, aynı zamanda askerî komutanlar olarak da görünürler. Tarkan gibi, iyi anlaşılamayan bir memuriyet unvanı da “Buyruk”tur. Buyrukların görevde kaldıkları sürece bey sayılan yüksek devlet memurları (vezir gibi) oldukları sanılmaktadır.
Soru 55
Hangi yılda Uygur Devleti'nde saltanatın babadan oğula geçme dönemi bitmiş amca çocukları, küçük kardeşler ve yeğenler de tahtta söz sahibi olmaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
755
B
765
C
775
D
785
E
795
Açıklama:
Uygur Devleti’nde kağanlığın intikali konusunda da yeterli delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Kağan Tun Bağa’nın 789 yılında ölümüyle tahta geçen oğlunun bir yıl sonra küçük kardeşi tarafından öldürülmesi üzerine, ülkede öldürülen kağanın oğlu lehine bir isyan çıkarılmış ve henüz çocuk denecek yaştaki oğlu tahta geçirilmiştir. Bu olay bize saltanatın babadan oğula geçme âdetinin çok güçlü olduğunu göstermektedir. 795 yılından sonra, İkinci Uygur Devleti döneminde, bu kural bozulmuş, amca çocukları, küçük kardeşler ve yeğenler de tahtta söz sahibi olmaya başlamışlardır
Soru 56
Uygurlarda Başkomutan hangi isimle anılırdı?
Seçenekler
A
Sübaşçı
B
Bitikçi
C
Ağıcı
D
Uluğ Hacib
E
Yalvaçlar
Açıklama:
Kutadgu Bilig’den X. yüzyıl Uygurlarında devlet örgütünün başında çeşitli unvanlarla anılan büyük memurların bulundukları anlaşılmaktadır. Bu memurlar: 1) UluğHacib (Büyük Vezir), 2) Sübaşçı (Başkomutan), 3) Kapık Başlar Er (Saray Bakanı), 4) Bitikçi (Kağanın Başkatibi, Dışişleri ve Adalet Bakanı), 5) Ağıcı (Hazinedar), 6)Yalvaçlar (Elçiler)’dır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Uygurlarda aydınlar sınıfı grubundan biri değildir?
Seçenekler
A
Aleviler
B
Bilginler
C
Otacılar
D
Uzlar
E
Şairler
Açıklama:
Yusuf Has Hâcib’in yaşadığı XI. yüzyılda Uygurlar başlıca iki ana sosyal sınıfa ayrılmıştı. Bunlar aydınlar ve asıl halk sınıfıydı. Aydınlar sınıfı kendi aralarında beş grupta incelenebilir: 1) Aleviler (Hazreti Muhammed’in soyundan gelenler), 2) Bilginler (din bilginleri de dâhil olmak üzere bilginlerin tamamı),3) Otacılar (tıp bilginleri ve eczacılar), 4) Yıldızcılar (müneccimler, astrologlar), 5) Şairler (manzum sözler söyleyenler).
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Uygurlarda varislik ile ilgili söylenemez?
Seçenekler
A
Baba öldükten sonra küçük kız çocuğuna mirastan aylık gelir verilir.
B
Miras kalan küçük oğul evleneceği zaman kız kardeşine çeyiz temin etme borcu vardır.
C
Babaları hayatta iken paylarını alıp, kendilerine bir ev kuran çocuklar ile evlenirken belli miktar eşya alan kızlar mirastan yoksun bırakılmışlardır.
D
Ölen erkeğin eşine mirastan düşen mikdar 1/4’dür.
E
Baba evinin tek mirasçısı küçük oğuldur.
Açıklama:
Uygurlarda iki çeşit varislik (mirasçılık) söz konusudur. Bunlardan biri kanuni varislik, diğeri vasiyetnâme sonucunda varisliktir. Kanuni varislikte, prensipte bütün çocuklar mirasçıdır. Ancak babaları hayatta iken paylarını alıp, kendilerine bir ev kuran çocuklar ile evlenirken belli mikdar eşya alan kızlar mirastan yoksun bırakılmışlardır. Ölen erkeğin eşine mirastan düşen mikdar 1/4’dür. Baba evinin tek mirasçısı küçük oğuldur. Ancak küçük oğulun ek yükümlülükleri vardı. Onun annesine ve evlenmemiş kız kardeşlerine bakma, evleneceği zaman kız kardeşine çeyiz temin etme borcu vardı. Buna karşılık kızın ailesine ödenecek olan “kalın” da küçük kardeşindi.
Ünite 4
Soru 1
İslam hukukçularının içtihadlarıyla tespit ve tedvin ettikleri hükümlerin hepsine ne denir?
Seçenekler
A
Fıkıh
B
Tefsir
C
Müctehid
D
Hadis
E
Mukallid
Açıklama:
İslâm hukuku denildiğinde, İslâm hukukçularının, İslâm hukuk kaynaklarını tefsir yoluyla elde ettikleri hükümler (ictihadlar) anlaşılır. Bunların ictihadlarıyla tespit ve tedvin ettikleri hükümlerin hepsine fıkh, bu işi yapana da fakih denir.
Doğru cvap A'dır.
Doğru cvap A'dır.
Soru 2
Hükmü âyet ve hadîsten anlaşılamayan bir şeyin hükmünü, bu şeye benzeyen başka şeyin hükmünden anlamaya ne denir?
Seçenekler
A
Sünnet
B
Hadis
C
Kıyas
D
İcma
E
Tevdin
Açıklama:
Kıyas, bir şeyi bir başka şeye benzetmek; terim olarak ise hükmü âyet ve hadîsten
anlaşılamayan bir şeyin hükmünü, bu şeye benzeyen başka şeyin hükmünden anlamak demektir.
anlaşılamayan bir şeyin hükmünü, bu şeye benzeyen başka şeyin hükmünden anlamak demektir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunun asli kaynaklarından birisidir?
Seçenekler
A
Sahabi kavli
B
İcma
C
İstihsan
D
Örf
E
Maslahat-ı mürsele
Açıklama:
İslam hukukunun bu dört asli kaynağından başka “fer’î kaynaklar” denilen sahabi kavli (fetvası), istihsan, örf ve adet, maslahat-ı mürsele gibi ikincil kaynakları da vardır.
Soru 4
İslâm hukukuna dair bir meselenin hükmünü bildiren hukukçu görüşüne ne denir?
Seçenekler
A
Müctehid
B
Mukallid
C
Tedvin
D
Fetva
E
İçtihad
Açıklama:
Fetvâ, İslâm hukukuna dair bir meselenin hükmünü bildiren hukukçu görüşüdür. Bir ictihadın, müşahhas hâdiseye tatbiki demektir.
Soru 5
İmam Şafii'nin hukuk metodolojisi sahasında yazdığı ve bu alanda günümüze
ulaşan ilk kitap aşağıdakilerden hangisidir?
ulaşan ilk kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
El-Câmi’ü’l-Kebîr
B
El-Müsned
C
El-Muvatta
D
El-Müsned
E
Er-Risâle fi’l-Usul
Açıklama:
İmam Şâfiî, görüşlerini, elÜmm adlı eserinde talebesine yazdırmıştır. Ancak İmam
Şâfiî’nin hukuk ilmine en büyük hizmeti er-Risâle fi’l-Usul adlı eseridir. Bu kitap dünyada hukuk metodolojisi sahasında yazılmış günümüze ulaşan ilk kitaptır.
Şâfiî’nin hukuk ilmine en büyük hizmeti er-Risâle fi’l-Usul adlı eseridir. Bu kitap dünyada hukuk metodolojisi sahasında yazılmış günümüze ulaşan ilk kitaptır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi sünni olmayan mezheplerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Şiilik
B
Zeydiyye
C
Vehhâbîlik
D
Şafiilik
E
Hâricîlik
Açıklama:
Sünni olmayan mezhepler arasında Hâricîlik, Şiîlik (Şia), Zeydiyye, İmâmiyye ve Vehhâbîlik öne çıkmaktadır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi evliliği sona erdiren nedenlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Ölüm
B
Gaiplik
C
Talâk
D
Muhâlaa
E
Fesh
Açıklama:
Evlilik beş şekilde sona erer: 1-Ölüm, 2-Talâk, 3-Muhâlaa (anlaşarak boşanma),
4-Tefrik (mahkeme kararıyla boşanma) ve 5-Fesh (kendiliğinden boşanma).
4-Tefrik (mahkeme kararıyla boşanma) ve 5-Fesh (kendiliğinden boşanma).
Soru 8
İslam miras hukukunda annenin payı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1/2
B
Yoktur.
C
1/6
D
1/12
E
1/4
Açıklama:
Anne de kadın olduğu halde, baba gibi 1/6 hisse alır.
Soru 9
İslam hukukunda hazinede tutulup kiraya verilen arazi çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mülk arazi
B
Vakıf arazi
C
Mirî arazi
D
Metruk arazi
E
Mevat arazi
Açıklama:
İslâm memleketinde beş çeşit arazi vardır. Mülk arazi, fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış arazidir. Bazen gazilere dağıtılmaz, hazinede tutulup kiraya verilir. Buna mirî arazi denir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunda borcu sona erdiren sebeplerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Tecdid
B
Takas
C
Mürurızaman
D
Havale
E
İktisap
Açıklama:
Borcu sona erdiren sebepler ifa, fesh ve ikale, ifa imkazlığı, müruruzaman, alacağın temliki, takas, tecdid, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi ve havaledir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi İslam Hukuku’nun hususiyetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Devamsızdır
B
Umumidir
C
Dini menşelidir
D
Müstakildir
E
Meselecidir
Açıklama:
Devamlıdır. Bütün hukuk sistemlerinde hukukî hükümleri koyan otorite, bunları değiştirerek yerlerine yenilerini getirmeye salâhiyetlidir. Hatta bir yerde hukukun kaynağı örf ve âdet bile olsa, bunun değişmesi mümkündür. Halbuki menşei ilâhî olduğu için İslâm hukukunun hükümleri devamlıdır. İslâm hukuku, bir başka otoriteye, bu hükümleri kaldırma ve değiştirme salâhiyeti tanımış değildir. Bunun mânâsı şudur: Siyasî bir otorite, bir ülkede İslâm hukukunu kısmen veya tamamen ilga edebilir; ancak değiştiremez. Bu takdirde İslâm hukuku, tatbikattan kalkmış bir hukuk sistemi olarak varlığını devam ettirir. Zira dinî yönü itibariyle, Müslümanlar her zaman hususî hayatlarında İslâm hukuku hükümlerine uymakla mükelleftir. Beşerî hukuk sistemlerinde böyle değildir.
Soru 12
I.İslam hukuki müeyyideleri yalnızca dünyevidir. II. İslam hukukuna göre verilen hükümler zaman ve mekana göre değişmez. III. İslam hukuku müstakil ve kendine has bir hukuk sistemidir. İslam hukukunun özelliklerine ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
İslâm hukuku, Yahudi, Roma, Sâsânî, Çin ve Anglo-Sakson hukuku gibi müstakil ve kendine has bir hukuk sistemidir. İslâm hukuku, Yahudi ve Hıristiyan hukuku gibi ilahî menşeli hukuk sistemleri (şeriat) grubuna girer. Esasını da, Müslümanların mukaddes kitabı Kur’an-ı kerîm ile Hz. Muhammed’in koymuş olduğu hükümler (nasslar) teşkil eder. Ancak bu, İslâm hukukunun bütünüyle değişmez kudsî hükümlerden ibaret olduğu ve kendisinde beşerî hiçbir katkının bulunmadığı mânâsına gelmez. Kur’an-ı kerîm ve Hz. Peygamber tarafından esasları tespit edilen hususların, tafsilatlı bir şekilde tefsir ve tanzimi, müctehid hukukçulara tanınmış bir salâhiyettir. Hukukçulara göre hükümler farklılaştığı gibi; zaruret ve örf çerçevesinde zamana ve mekâna göre de hükümlerin değişme istidadı vardır. Ayrıca hükümdarlar, İslâm hukukunun boşluk bıraktığı hususlarda, İslâm hukukuna aykırı olmamak üzere hukukî kaideler koyabilir. İslâm hukukunun dinî menşeli olması, hukukî müeyyidelerin hem dünyevî, hem de uhrevî olması neticesini doğurur. Doğru cevap E'dir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunun özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Dini menşeli olması
B
Hususi olması
C
Müstakil bir hukuk sistemi olması
D
Devamlı olması
E
Meseleci olması
Açıklama:
İslâm hukuku belirli bir zaman veya mekân ile kayıtlı olmayarak bütün insanlığa hitap eder. Bu nedenle umumidir. Bütün zamanların hukuku oluşu, bir mânâda İslâm hukukunun devamlılık hususiyetinin bir görünüşüdür. Prensip itibariyle İslâm hukukunun tatbik mahalli, ancak dârülislâm denilen ve hukuk sistemi olarak İslâm hukukunun benimsendiği beldelerdir. Çünkü tabiatıyla bu hukuku tatbik edebilecek mahkeme, ancak dârülislâmdaki mahkemedir. Dârülislâmda yaşayan gayrimüslimler İslâm hukuku ile muhatap; fakat dinleriyle bağlantılı olan evlenme, boşanma, şarap ticareti gibi hususlarda adlî ve hukukî imtiyaza sahiptir. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
İslam hukukunun kaynaklarını tefsir edip bunlardan hüküm çıkarabilme salâhiyetini haiz olan ve bu ilmî mahareti kazanmış olan hukukçulara ____________ denir.
Yukarıdaki tanımda boş bırakılan yere hangi kavram gelmelidir?
Yukarıdaki tanımda boş bırakılan yere hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
Misal
B
Fıkh
C
Müctehid
D
İçtihad
E
Usul-i fıkh
Açıklama:
İslam hukukunun kaynaklarını tefsir edip bunlardan hüküm çıkarabilme salâhiyetini haiz olan ve bu ilmî mahareti kazanmış olan hukukçulara müctehid denir. Doğru cevap C'dir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunun kaynaklarındandır?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Kanunlar
C
Uluslararası Antlaşmalar
D
Sünnet
E
Kanun Hükmünde Kararnameler
Açıklama:
İslâm hukukunun kaynakları (delilleri), hukukî hükümlerin çıkarıldığı kökleri ifade eder. Aslî kaynakların başında Kitap, yani Kur’an-ı Kerîm gelir. Onu Hz. Muhammed’in sünneti, ümmetin icmaı (görüş birliği) ve fakihlerin kıyası takip eder. İslam hukuku dini menşeli bir hukuk sistemi olduğundan kaynakları laik hukuk sistemlerindeki gibi değildir.
Soru 16
- İcma
- Sünnet
- Kıyas
- Kuran-ı Kerim
Seçenekler
A
I, III, II, IV
B
IV, III, I, II
C
IV, II, III, I
D
IV, II, I, III
E
II, III, I, IV
Açıklama:
Kaynakları değerlendirme ehliyetine sahip (müctehid) İslâm hukukçusu önüne gelen hukukî bir meseleyi çözerken, önce Kur’an’a bakar. Burada hüküm bulamazsa veya bulduğu hüküm açık değilse, Hz. Peygamber’in sünnetine bakar. Burada da hüküm yoksa yahut hüküm açık veya kati değilse, kendinden önceki hukukçuların icmalarını arar. Bu hususta bir icma yoksa kendisi kıyas yapar ve meseleyi çözülmüş bir meselenin hükmüne benzeterek halleder. Kıyas yaparken, örf, zaruret ve maslahatı da nazarı itibara alır. Doğru cevap D'dir.
Soru 17
Müctehid hukukçular, önlerine gelen meselelerde, bütün bu delilleri tefsir eder ve bunlardan
hukuk normunu elde eder. Bir müctehide uyan kimseye ise ___________ denir.
Yukarıdaki tanımda boş bırakılan yere hangi kavram gelmelidir?
hukuk normunu elde eder. Bir müctehide uyan kimseye ise ___________ denir.
Yukarıdaki tanımda boş bırakılan yere hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
Mukallid
B
Mukaddim
C
Mezhep
D
Mufti
E
İcithad
Açıklama:
Müctehid hukukçular, önlerine gelen meselelerde, bütün bu delilleri tefsir eder ve bunlardan
hukuk normunu elde eder. Bir müctehide uyan kimseye ise mukallid denir.
hukuk normunu elde eder. Bir müctehide uyan kimseye ise mukallid denir.
Soru 18
Resmi mezhep tatbikatı nedir?
Seçenekler
A
Devletin resmi bir mezhebinin olmasıdır.
B
Devletin her mezhebe eşit durmasıdır.
C
Hakimin önüne gelen meseleyi tarafların mezhebine göre çözmesidir.
D
Hakimin önüne gelen meseleyi kendi mezhebine göre çözmesidir.
E
Hükümdar, muayyen bir ictihadın tatbikini emretmişse, hâkimin kendi mezhebine aykırı bile olsa, bu ictihada göre hükmetmesidir.
Açıklama:
Bir müctehidin ictihadlarının hepsi, o müctehidin mezhebini (hukuk ekolünü) teşkil eder. Mezheb, tutulan yol demektir. Müctehidin, İslâm hukukunun kaynaklarından anladıklarına göre hareket etmesi ve hüküm vermesi gerekir. Müctehid ictihadda bulunduktan sonra yeni bir delile ulaşsa, bu ictihadını değiştirebilir. Bir müctehidin ictihadının, başka bir müctehidin ictihadına üstünlüğü yoktur. Nitekim “İctihad ile ictihad nakzolunmaz” (Mecelle m. 16). Mahkemeye intikal eden işlerde, tarafların değil hâkimin mezhebi esas alınır. Mecelle’de de geçtiği üzere, hükümdar, muayyen bir ictihadın tatbikini emretmişse, hâkim kendi mezhebine aykırı bile olsa, bu ictihada göre hükmeder. Buna hukuk tarihimizde resmî mezhep tatbikatı adı verilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi sünni olmayan mezheplerdendir?
Seçenekler
A
Şafii mezhebi
B
Hanbeli mezhebi
C
Şiilik mezhebi
D
Maliki mezhebi
E
Hanefi mezhebi
Açıklama:
İslâm tarihinde çeşitli itikadî mezhebler zuhur etmiştir. Bunlardan Ehl-i sünnet ve’l-cemaat denilen fırka, Hz. Peygamber ve onun cemaati, yani ashâbının hepsinin bildirdiği inanç esaslarına uymuştur. Yukarıda zikredilen dört mezhebin inanç esasları birbirinin aynı olup, teferruatta, yani amelî/fıkhî hükümlerde ayrılmışlardır. Diğer fırkalar ise, mânâsı açık olan nassları te’vil ederek; mânâsı açık olmayan nassları ise, sünnet ve sahâbenin bildirdiğine uymayan bir şekilde te’vil ederek (yorumlayarak) icmâdan ayrı birer yol tutmuşlardır. Bunlar, Ehl-i sünnetten başlıca inanç esasları bakımından ayrılırlar; ancak dinden çıkmış sayılmazlar. Fıkhî görüşlerine, bilhassa siyaset hakkındaki görüşlerine bu inanç farklılıkları yansımıştır. Bunlar arasında Hâricîlik, Şiîlik (Şia), Zeydiyye, İmâmiyye ve Vehhâbîlik öne çıkmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 20
Fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halkasatılmış arazidir. Kimsenin olmayıp, meskûn yerlerden bir ses aşımı (1,5 mil, yarım saat) mesafede bulunan arazidir. Umumun istifadesine açık meydanlar, yollar, pazar yerleri ile muayyen bir köyünfaydalanabileceği çayır, yaylak, kışlak, baltalıklardır. İslam arazi hukukuna ilişkin yukarıda tanımı verilen kavramlar sırası ile hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevat arazi- mülk arazi-vakıf arazi/metruk arazi
B
Miri arazi-mülk arazi-mevat arazi
C
Vekıf arazi/metruk arazi-mülk arazi-miri arazi
D
Mülk arazi-mevat arazi-vakıf arazi/metruk arazi
E
Miri arazi-mevat arazi-mülk arazi
Açıklama:
Mülk arazi, fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış arazidir. Bazen gazilere dağıtılmaz, hazinede tutulup kiraya verilir. Buna mirî arazi denir. Arazinin üçüncü çeşidi vakıf arazidir. Dördüncü çeşidi metruk arazidir. Bunlar umumun istifadesine açık meydanlar, yollar, pazar yerleri ile muayyen bir köyün faydalanabileceği çayır, yaylak, kışlak, baltalıklardır. Bunlarda kimse mülk kuramaz. Beşincisi kimsenin olmayıp, meskûn yerlerden bir ses aşımı (1,5 mil, yarım saat) mesafede bulunan mevat arazidir. Bunlar üzerinde ihya yoluyla mülkiyet kurulabilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunda borcun sonra ermesi sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
İfa
B
Fesh ve ikale
C
Haksız iktisap
D
Tecdid
E
İbra
Açıklama:
İslam hukukunda borcun sona ermesi sebepeleri; ifa, ibra,fesh ve ikale, ifa imkansızlığı, tecdid, takas, havale, alacağın temliki, zamanaşımı ve borçlu ve alacaklı sıfatlarının birleşmesidir. Haksız iktisap ise borç doğuran sebeplerdendir. Doğru cevap C'dir.
Soru 22
- Emevilerin son devri ile Abbasilerin ilk asrını içine alır.
- Kilise hukukundaki patristik devre benzetilebilir.
- Bu devir hukukçuları, sahâbe hocalarından farklı bir yol takip ederek farazî meseleleri de müzakere etmiş ve bunlara hükümler getirmişlerdir.
Seçenekler
A
Sahabe devri
B
Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn Devri
C
Mezhepler devri
D
Taklit devri
E
Kanunlaştırma devri
Açıklama:
Bu devir Emevîlerin son devri ile Abbasîlerin ilk asrını içine alır. Sahâbeden ders görenlere tâbiîn (veya tâbi’ûn: tâbiler, bağlı olanlar); bunların talebelerine de tebe-i tâbiîn (tâbilere tâbi olanlar) denildi. Tâbiîn, Emevîler zamanından itibaren İslâm hukukunun teşekkülünde söz sahibi olmaya başladı. Tâbiîn devri, Roma’nın klasik devri yanında, Yahudi hukukunda Tevrat tefsiri ve sözlü emirlerin tebliği ile meşgul zugotlar devri (MÖ III-MS I. asır) ile Kilise hukukundaki patristik devre benzetilebilir. Bu devir hukukçuları, sahâbe hocalarından farklı bir yol takip ederek farazî meseleleri de müzakere etmiş ve bunlara hükümler getirmişlerdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 23
Kur’an’da kaç sure ve kaç ayet bulunur?
Seçenekler
A
114 sure ve 6236 âyet
B
120 sure ve 6500 âyet
C
114 sure ve 6650 âyet
D
200 sure ve 7236 âyet
E
230 sure ve 7536 âyet
Açıklama:
Kur’an’da 114 sure ve 6236 âyet vardır.
Soru 24
Kelime anlamıyla yol; terim olarak ise Hz. Peygamber’in yapılmasını emredip övdüğü yahut yaptığı veya yapılırken görüp de mâni olmadığı işlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sünnet
B
Fıkh
C
Fakih
D
Müctehid
E
İcma
Açıklama:
Sünnet, kelime anlamıyla yol; terim olarak ise Hz. Peygamber’in yapılmasını emredip övdüğü yahut yaptığı veya yapılırken görüp de mâni olmadığı işlere denir. Sünnet, hukukî bağlayıcılığını yine Kur’an’dan alır. Nitekim pek çok âyette Hz. Peygamber’e itaat emredilmektedir: Âli İmrân: 31-32; Nisâ: 59; Ahzâb: 21, 36. Sünnet Kur’an’ın anlaşılması ve izahını sağlar.
Soru 25
Hicret vâki olduğunda Medine’de Araplarla beraber Yahudiler de yaşamaktaydı. Yahudiler'in Hz. Peygamber’i devlet başkanı olarak tanıdıkları anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medine Vesikası
B
Hudeybiye
C
Beni Damre
D
Beni Cuheyne
E
Huzaa
Açıklama:
Hicret vâki olduğunda Medine’de Araplarla beraber Yahudiler de yaşamaktaydı. Bunlar, Hz. Peygamber’i devlet başkanı olarak tanımışlar ve bir anlaşma imzalamışlardı. İdare edenlerle idare olunanların karşılıklı hak ve vazifelerinin yer aldığı bu anlaşmaya Medine Vesikası denir ve tarihte bilinen ilk yazılı anayasalardandır. İslâm hukukuna dair hükümler konulması bu devre rastlar.
Soru 26
Kur’an’ın kitap haline getirildiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sahabe
B
Asr-ı Saadet
C
Tâbiîn
D
Tebe-i Tâbiîn
E
Vahiy
Açıklama:
Sahabe devrinin en mühim hâdisesi Kur’an’ın kitap haline getirilmesidir.
Soru 27
Halife Mensur’un isteği üzerine yazılan ve günümüze intikal eden hadîs ve fıkıh kitaplarının ilki sayılan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
El-Muvatta
B
El-İhtiyar
C
El-Hidaye
D
Er-Risale
E
El- Müdevvene
Açıklama:
Halife Mensur’un isteği üzerine yazdığı el-Muvatta adlı eseri, günümüze intikal eden hadîs ve fıkıh kitaplarının ilki sayılır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi sünni mezheplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zeydiyye
B
Hanefî
C
Mâlikî
D
Şâfiî
E
Hanbelî
Açıklama:
İslâm tarihinde çeşitli itikadî mezhebler zuhur etmiştir. Bunlardan Ehl-i sünnet ve’l-cemaat denilen fırka, Hz. Peygamber ve onun cemaati, yani ashâbının hepsinin bildirdiği inanç esaslarına uymuştur. Yukarıda zikredilen dört mezhebin inanç esasları birbirinin aynı olup, teferruatta, yani amelî/fıkhî hükümlerde ayrılmışlardır. Diğer fırkalar ise, mânâsı açık olan nassları te’vil ederek; mânâsı açık olmayan nassları ise, sünnet ve sahâbenin bildirdiğine uymayan bir şekilde te’vil ederek (yorumlayarak) icmâdan ayrı birer yol tutmuşlardır. Bunlar, Ehl-i sünnetten başlıca inanç esasları bakımından ayrılırlar; ancak dinden çıkmış sayılmazlar. Fıkhî görüşlerine, bilhassa siyaset hakkındaki görüşlerine bu inanç farklılıkları yansımıştır. Bunlar arasında Hâricîlik, Şiîlik (Şia), Zeydiyye, İmâmiyye ve Vehhâbîlik öne çıkmaktadır.
Soru 29
Fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış olan arazi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mülk arazi
B
Mirî arazi
C
Vakıf arazi
D
Metruk arazi
E
Mevat arazi
Açıklama:
İslâm memleketinde beş çeşit arazi vardır. Mülk arazi, fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış arazidir. Mahsulünden uşr (toprak zekâtı) alınır. Fethedilen arazinin beşte biri devlete aittir.
Soru 30
Bir alacaklının, borçlusundaki bir veya bütün alacağından vazgeçtiğini tek taraflı beyan edebilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
İbra
B
Mürurızaman
C
Tecdid
D
İfa
E
Havale
Açıklama:
İbra: Bir alacaklı, borçlusundaki bir veya bütün alacağından vazgeçtiğini tek taraflı beyan edebilir. Buna ibra denir. Geri dönülmez.
Soru 31
İmam Ahmed bin Hanbel'in hadîs kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
El-Müsned
B
El-İhtiyar
C
Er-Risale
D
El-Muvatta
E
El- Müdevvene
Açıklama:
İmam Ahmed bin Hanbel, (780-855), Bağdadlıdır. Hadîs ilminde imam olup, çok sayıda hadîs ezberlemişti. Hadîs toplamak için birçok seyahatler yaptı. Mûtezile inancına taraftar olmadığı için, zamanının bu itikattaki idarecilerinden işkence gördü. En mühim eseri el-Müsned adındaki hadîs kitabıdır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunun dini menşeli olmasının sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Dünyevi olması
B
Uhrevi olması
C
Sevaba vesile olması
D
Hukuki müeyyidelerinin pozitif hukuka dayanıyor olması
E
Normatif oluşu
Açıklama:
İslam hukuku dini menşeli olduğu için müeyyideleri modern devletin ürünü olan pozitif hukuka dayanmamaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi İslam Hukukunun Hususiyetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dini Menşelidir
B
Müstakil Bir Hukuk Sistemidir
C
Hususidir
D
Devamlıdır
E
Bir Hukukçular Hukukudur
Açıklama:
İslam Hukuku hususi değil, umumidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 34
İslam hukukunda kaynakları tefsir edip bunlardan hüküm çıkarabilme salahiyeti kimlere tanınmıştır?
Seçenekler
A
Müçtehidlere
B
Fakihlere
C
Halifelere
D
Mukallid
E
Müfti
Açıklama:
İslâm hukukunun kaynakları, Kur’an ayetleri ve Peygamberin sözleri, esas itibariyle hukukçuları muhatap almaktadır. Bir başka deyişle, bu kaynakları tefsir edip bunlardan hüküm çıkarabilme salâhiyeti, ancak bu ilmî mahareti kazanmış hukukçulara yani müctehidlere tanınmıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi İslam hukukunun dini menşeili olmasının sonucudur?
Seçenekler
A
Müslüman fertler, bu hukuk sisteminin cari olmadığı memleketlerde yaşasalar bile, onun hükümleriyle bağlıdır.
B
İslam hukuku sadece yönetim biçimi şeriat olan ülkelerde uygulanır.
C
İslam hukukunda sadece parasal yaptırım vardır.
D
İslam hukukunun esasını sadece Kur’an-ı Kerim oluşturur.
E
İslâm hukukunun dinî menşeli olması, hukukî müeyyidelerin uhrevî olması neticesini doğurur.
Açıklama:
İslâm hukuku dinî menşeli olduğu için, Müslüman fertler, bu hukuk sisteminin cari olmadığı memleketlerde yaşasalar bile, onun hükümleriyle bağlıdır.
Soru 36
İslâm hukukunun belirli bir zaman veya mekân ile kayıtlı olmayarak bütün insanlığa hitap etmesi onun hangi hususiyetinden ileri gelmektedir?
Seçenekler
A
Devamlı Olması
B
Umumi Olması
C
Meseleci Olması
D
Bir Hukukçular Hukuku Olması
E
Müstakil Bir Hukuk Sistemi Olması
Açıklama:
İslâm hukukunun belirli bir zaman veya mekân ile kayıtlı olmayarak bütün insanlığa hitap etmesi onun umumi hususiyetinden ileri gelmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 37
I- Dini menşeilidir
II- Müstakil bir hukuk sistemidir
III-Umumidir
IV-Devamlıdır
V-Meselecidir
Yukarıda sayılanların hangileri İslam Hukukunun özelliklerindendir?
II- Müstakil bir hukuk sistemidir
III-Umumidir
IV-Devamlıdır
V-Meselecidir
Yukarıda sayılanların hangileri İslam Hukukunun özelliklerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve IV
D
II,III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
İslam hukuku, dini menşeilidir, müstakil bir hukuk sistemidir, umumidir, devamlıdır ve meselecidir.
Soru 38
I- Kur’an-ı Kerîm
II- Sahabi Kavli (Fetvası)
III-İcma
IV-Kıyas
V-Sünnet
Yukarıdakilerden hangileri İslâm hukukunun asli kaynaklarındandır?
II- Sahabi Kavli (Fetvası)
III-İcma
IV-Kıyas
V-Sünnet
Yukarıdakilerden hangileri İslâm hukukunun asli kaynaklarındandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, IV ve V
D
I, III, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
İslâm hukukunun kaynakları (delilleri), hukukî hükümlerin çıkarıldığı kökleri ifade eder. Aslî kaynakların başında Kitap, yani Kur’an-ı kerîm gelir. Onu Hz. Muhammed’in sünneti, ümmetin icmaı (görüş birliği) ve fakihlerin kıyası takip eder.
Soru 39
İslam Hukukunda müctehid hukukçular, İslam Hukukunun ana kaynaklarından hangi yöntem yardımı ile hükümler çıkarmış ve bunları kitaplara geçirmişlerdir?
Seçenekler
A
Usûl-i fıkh
B
Kitap
C
Sünnet
D
İcma
E
Kıyas
Açıklama:
İslâm hukukunun ana kaynakları (delilleri) kitap, sünnet, icma ve kıyastır. Bu kaynaklardan, müctehid hukukçular, usûl-i fıkh (hukuk metodolojisi) yardımıyla, hükümler çıkarmış ve bunları mesele mesele kitaplara geçirmişlerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
İslâm hukukuna dair bir meselenin hükmünü bildiren hukukçu görüşü olup, bir içtihadın, müşahhas hâdiseye tatbikine ne denir?
Seçenekler
A
Fetva
B
İçtihat
C
Sünnet
D
Resmi tedvin
E
Kıyas
Açıklama:
Fetvâ, İslâm hukukuna dair bir meselenin hükmünü bildiren hukukçu görüşüdür. Bir ictihadın, müşahhas hâdiseye tatbiki demektir.
Soru 41
Medine vesikası İslam Hukukunun hangi tarihi devresinde yapılmıştır?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber Devri
B
Sahâbe Devri
C
Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn Devri
D
Taklit Devri
E
Kanunlaştırma Devri
Açıklama:
Hz. Peygamber’in vahye muhatap olduğu 23 senenin ilk 13 senesi Mekke’de geçmiştir ve bu devrede gelen âyetlerin hemen tamamı inanç esaslarına dairdir. Hicret vâki olduğunda Medine’de Araplarla beraber Yahudiler de yaşamaktaydı. Bunlar, Hz. Peygamber’i devlet başkanı olarak tanımışlar ve bir anlaşma imzalamışlardı. İdare edenlerle idare olunanların karşılıklı hak ve vazifelerinin yer aldığı bu anlaşmaya Medine Vesikası denir ve tarihte bilinen ilk yazılı anayasalardandır.
Soru 42
Günümüze intikal eden en eski usul-i fıkh kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
el-Muvatta
B
el-Ümm
C
el-Câmi’ü’l-Kebîr
D
el-Müsned
E
er-Risâle fi'l-Usul
Açıklama:
Günümüze intikal eden en eski usul-i fıkh kitabı, İmam Şâfiî’nin er-Risâle adlı eseridir.
Soru 43
Dünyada hukuk metodolojisi sahasında yazılmış günümüze ulaşan ilk kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
el-Muvatta
B
el-Ümm
C
er-Risâle fi’l-Usul
D
el-Müsned
E
er-Risâle
Açıklama:
İmam Şâfiî’nin hukuk ilmine en büyük hizmeti er-Risâle fi’l-Usul adlı eseridir. Bu kitap dünyada hukuk metodolojisi sahasında yazılmış günümüze ulaşan ilk kitaptır.
Soru 44
İslam hukukunda kadının kocasının mehrini geri vermek şartıyla anlaşarak boşanmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Talâk
B
Muhâlaa
C
Tefrik
D
Fesh
E
Hulle
Açıklama:
Kadın kocasına mehrini geri vermek şartıyla anlaşarak evliliği sona erdirmesine muhâlaa denilmektedir.
Soru 45
I. Hz.Muhammed'in Sünneti
II. Ümmetin İcmai
III. Fakihlerin Kıyası
IV. Kitap
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yukarıda belirtilen İslam Hukukunun kaynaklarının sıralaması doğru olarak verilmiştir?
II. Ümmetin İcmai
III. Fakihlerin Kıyası
IV. Kitap
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yukarıda belirtilen İslam Hukukunun kaynaklarının sıralaması doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I,III,II ve IV
B
I,IV,II ve III
C
IV,I,III ve II
D
IV,I,II ve III
E
I,IV,III ve II
Açıklama:
İslâm hukukunun kaynakları (delilleri), hukukî hükümlerin çıkarıldığı kökleri ifade eder. Aslî kaynakların başında Kitap, yani Kur’an-ı kerîm gelir. Onu Hz. Muhammed’in sünneti, ümmetin icmaı (görüş birliği) ve fakihlerin kıyası takip eder. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
Fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış araziye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mülk arazi
B
Mirî arazi
C
Vakıf arazi
D
Metruk arazi
E
Mevat arazi
Açıklama:
Mülk arazi, fetih sırasında gazilere dağıtılmış veya eski sahiplerinin elinde bırakılmış yahut sahipleri göç ederek muhacirlere verilmiş ya da sahipleri topluca Müslüman olmuş yahut da devletçe halka satılmış arazidir.
Soru 47
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kuranda 6666 ayet, 114 sure vardır
B
Kuranda 114 ayet, 6666 sure vardır
C
Kuranda 6668 ayet, 114 sure vardır
D
Kuranda 114 sure, 6636 ayet vardır
E
Kuranda 114 sure, 6236 ayet vardır
Açıklama:
Kur’an’da 114 sure ve 6236 âyet vardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi İslam Hukukunun fer'i kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
İstihsan
B
Kıyas
C
İcma
D
Kitap
E
Sünnet-i Nebevi
Açıklama:
İslam hukukunun dört asli kaynağından başka "fer’î kaynaklar" denilen sahabi kavli (fetvası), istihsan, örf ve adet, maslahat-ı mürsele gibi ikincil kaynakları da vardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 49
İslâm hukukunun teşekkül tarihinde en mühim devir aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hicret
B
Kutlu Doğum
C
Vahiy
D
Sahabe Devri
E
Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn Devri
Açıklama:
İslâm hukukunun teşekkül tarihinde en mühim devir Asr-ı Saadet de denilen vahiy devridir
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Şer'i Hukuka göre harbi gerektirecek durumlardan biridir?
Seçenekler
A
Düşman tecavüzlerini def etmek
B
Toprak kazanmak
C
Ganimet elde etmek
D
Gayrimüslimleri müslüman yapmak
E
İslam dinini kabul ettirmek
Açıklama:
Şer’î hukukta harb ancakdüşman tecavüzlerini defetmek için yapılır. Toprak kazanmak, ganimet elde etmek veya gayrimüslimleri Müslüman yapmak için harb yapılmaz. İslâm kamu hukukunda, meşru harbe, cihad veya gazâ adı verilmiştir. İnsanları İslâm dinine çağırmak, kabul etmeyip, insanların bu çağrıyı işitmelerine, işitenlerin iman etmelerine engel olan veya insanlara zulmeden diktatörlerin orduları ile savaşmaktır. Doğru cevap A'dır.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı hukuku ile ilgili bilgilerimizi edindiğimiz kaynaklardan değildir?
Seçenekler
A
fıkıh kitapları
B
fetva mecmuaları
C
hadis ve tefsir kitapları
D
şer’iye sicilleri
E
edebiyat yapıtları
Açıklama:
Osmanlı hukuku ile ilgili bilgilerimizi fıkıh kitapları, fetva mecmuaları, kanunnameler, hadis ve tefsir kitapları, çeşitli hukuki meselelere dair monografik eserler, tarihler, şer’iye sicilleri ve arşiv belgelerinden elde etmekteyiz.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Kanunnameleri ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kanunnamelerin bir grubu belli bir iş veya konuyla ilgili padişah ferman, berat, irade veya emirleridir ve mahalli idarecilere ve kadılara hitaben gönderilirdi.
B
Genel kanunnameler bütün imparatorlukta uygulanmak üzere çıkarılmışlardır.
C
Fatih, II. Bayezid, Yavuz, Kanuni kanunnameleri kadılara ve mahalli idarecilere hitaben ceza, arazi ve vergi meselelerini düzenlerler
D
Sancak ve vilayetlerdeki vergi ve arazi düzenlemelerini ihtiva eden kanunnameler de vardır.
E
Sancak ve vilayetlerdeki vergi ve arazi düzenini ihtiva eden kanunnameler merkezde ve ait oldukları sancak ve vilayet tahrir defterlerinin başında bulunurlar.
Açıklama:
Osmanlı hukukunun önemli kaynaklarından biri de padişahın ferman, emir ve kanunnamelerinden oluşan kanun hukukudur. Bunlar üç gurup halinde ele alınabilir: 1. Sadece belli bir iş veya konuyla ilgili padişah ferman, berat, irade veya emirleridir ki mahalli idarecilere ve kadılara hitaben gönderilirdi. 2. Sancak ve vilayetlerdeki vergi ve arazi düzenlemelerini ihtiva eden kanunnamelerdi. Merkezde ve ait oldukları sancak ve vilayet tahrir defterlerinin başında bulunurlar. Bu gurupta bazı ceza kanunnameleri (siyasetnameler) de vardır. Ayrıca belli bir zümre veya gurubu ilgilendiren Kanun-ı Yeniçeriyan, Kanun-ı Yörükan, Kanunname-i Kiptiyan-i Vilayet-i Rumeli, Kanun-ı Cizye-i Cingânehâ gibi kanunnameler de bu gurup içinde değerlendirilir. 3. Bu tür kanunnameler ise genel olup bütün imparatorlukta uygulanmak üzere çıkarılmışlardır. Fatih, II. Bayezid, Yavuz, Kanuni kanunnameleri bu guruba girer ve ceza, arazi ve vergi meselelerini düzenlerler.
Soru 3
Örfi hukuk ve şer'i hukuk ile ilgili verilen hangi bilgi yanlıştır?
Seçenekler
A
Örfi hukukun köklerinin, eski Türk devletlerindeki kağanın töre koyması ve kurultayın kural koyması ile ilişkisi açıktır.
B
Örfi hukuk kısaca Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar olarak tanımlanabilir.
C
Osmanlı Devletinde Divan-ı hümayun içinde etkin bir görevli olan nişancı, örfi hukukun hazırlanmasıyla görevlidir.
D
Kanunnameler onları koyan padişahın saltanat süreleriyle sınırlı değildir.
E
Örfi hukuk zaman içinde ihtiyaçlara göre ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Kanunnameler onları koyan padişahın saltanat süreleriyle sınırlıdır.
Soru 4
Osmanlı hukuk sisteminde fetvanın önemi hakkında hangi bilgi doğrudur?
Seçenekler
A
Fetva, sadece hukukî sorulara verilen karşılıktır.
B
Fetva, dinî ve hukukî sorulara verilen karşılıktır.
C
Osmanlı Devleti vilayet, sancak, kazâ gibi idarî birimlere sadece müftüler tayin etmiştir.
D
Fetvanın, kadılardan alınmasının faydası vardır.
E
şeyhülislam fetvaları hiçbir zaman padişah kanuunameleriyle aynı gücü kazanamaz.
Açıklama:
Müftülerden fetva almanın iki yönlü faydası olmuştur. Biri müçtehit hukukçu olmayan kadıya aradığı hukukî hükmü getirmesi, diğeri de mahkemeye gitmeden insanlara dinîhukukî meselelerini kolay ve masrafsız bir şekilde çözme imkânı sağlamasıdır. Böylece mahkemeye intikal edecek dava sayısı azalmıştır. Bu işlevleri sebebiyle Osmanlı Devleti vilayet, sancak, kazâ gibi idarî birimlere kadılar tayin ettiği gibi müftüler de tayin etmiştir.
Soru 5
Kadı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sabit bir ücretin olmaması belki de kadıların sıklıkla şikayet olunan rüşvete bulaşmalarına sebep olmuştu.
B
Kadı ancak kendi yargı çevresindeki uyuşmazlıkları çözebilir.
C
kadının kararından hoşnut olmayan taraf davasının yeni baştan görülmesi veya temyiz yoluyla incelenmesi ve gerektiğinde bozulması için kazaskerlere (kadıasker), padişaha veya padişah divanına (Divan-ı Hümayun) başvurabilirdi.
D
Görev süreleri 5 yıl olan mevleviyet kadılıklarıdır.
E
Kadıların görev süresine müddet-i örfiye denirdi.
Açıklama:
Görev süreleri 1 yıl olan mevleviyet kadılıklarıdır.
Soru 6
Osmanlı yargı teşkilatında Kuzey Afrika ve Kırım hangi kazaskerliğe bağlanmıştır?
Seçenekler
A
Anadolu
B
Rumeli
C
Acem
D
Arap
E
Harameyn
Açıklama:
Osmanlı yargı teşkilatı esas olarak Rumeli ve Anadolu diye iki bölgeye ayrılmış, Kuzey Afrika ve Kırım, Rumeli kazaskerliğine bağlanmıştır.
Soru 7
Nizam-ı alem için kardeş katline ilişkin kanunname çıkaran padişah kimdir?
Seçenekler
A
Yavuz Sultan Selim
B
Kanuni sultan Süleyman
C
Fatih Sultan Mehmet
D
IV. Murat
E
Abdülhamit
Açıklama:
İstanbul’un fethinden sonra kendisini Romanın imparatoru olarak gören Sultan Mehmed, Roma imparatorları gibi bir kanunname de neşretmişti. Padişah, sadrazam, divan ile ilgili düzenlemeler, protokol kuralları ve bazı cezai hükümlere yer veren bu kanunnamede kardeş katline dair şu madde vardır: “Ve her kimesneye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizam-ı âlem için katletmek münasibdir, ekser ulema dahi tecviz etmiştir. Anınla âmil olalar.” Hemen belirtelim ki bu yolu Osmanlılar icat etmiş değildir, kardeş katli başka devletlerce de tatbik edilegelmekte olan bir usuldü. Bunun yazılı bir hüküm haline getirilmesi elbette önemli idi, artık kardeş katli için yürürlükteki hukuk düzeninin açık izni vardı.
Soru 8
Osmanlı Devletinde padişahtan sonra gelen en yüksek görevli kimdir?
Seçenekler
A
Sadrazam
B
Kazasker
C
Şeyhülislam
D
DEfterdar
E
Divan
Açıklama:
Veziriazam da denir. Osmanlı Devletinde padişahtan sonra gelen en yüksek görevlidir. Padişahın mutlak vekilidir, bu sıfatla padişahın yetkilerini kullanır.
Soru 9
Osmanlı deVletindeki en yüksek mahkeme hangisidir?
Seçenekler
A
Divan-ı Hümayun
B
Örfi Mahkeme
C
şer-i Mahkeme
D
Rumeli Divanı
E
Anadolu divanı
Açıklama:
Divan-ı Hümayun Osmanlı Devletindeki en yüksek mahkemeydi. Hem İslam hukukuna (şer’î), hem de kanunname hukukuna (örfi) göre davalara bakardı.
Soru 10
Bir zimmi ile bir Müslüman arasındaki hukuki çekişme hangi mahkemede görülmektedir?
Seçenekler
A
Şer'iye mahkemesi
B
Örfiyye mahkemesi
C
Anadolu kazaskerliği
D
Divan-ı Hümayun
E
Rumeli divanı
Açıklama:
Bir zimmi ile bir Müslüman arasındaki hukuki çekişme ise elbette şer’iye mahkemesinde görülecektir. Böyle bir durumda çekişmeye uygulanacak hukuk da İslam hukukudur. Konuyla ilgili yeni çalışmalar zimmilerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda şer’iye mahkemesine başvurma oranlarının çok yüksek olduğunu ortaya koymuştur.
Soru 11
Fıkhın genel ilkeleri fıkıh usulü kitaplarında yer alır. Bunlardan en eskisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
er-Risale
B
Durerü'l-Hükkam
C
Mülteka el-ebhur
D
Mecma'u'l-enhur
E
ed-Darrü'l-münteka
Açıklama:
Fıkhın genel ilkeleri fıkıh usulü kitaplarında yer alır. En eskisi Şafii’nin er-Risale adlı kitabıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
I. Ebussuud Efendi
II. Fetâvâ-yı Ebussuud,
Zekeriyazade Yahya Efendi
III. Ankaralı Mehmed
Efendi
Yukarıdaki fetva mecmualarının tarih sırası önceliğine göre eskiden yeniye sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
II. Fetâvâ-yı Ebussuud,
Zekeriyazade Yahya Efendi
III. Ankaralı Mehmed
Efendi
Yukarıdaki fetva mecmualarının tarih sırası önceliğine göre eskiden yeniye sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
III-II-I
C
II-I-III
D
II-III-I
E
I-III-II
Açıklama:
Ebussuud Efendi (ö.1574) Fetâvâ-yı Ebussuud, Zekeriyazade Yahya Efendi (ö. 1643), Fetava-yı Yahya Efendi, Ankaralı Mehmed Efendi (ö. 1687) olduğuna göre doğru cevap A'dır.
Soru 13
Kadı defteri, zabt-ı vekayi gibi tabirlerle anılan ve Osmanlı mahkeme kayıtlarını tutan kaynaklara ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Kanunname
B
Fetva Mecmuaları
C
Şer'iye Sicilleri
D
Fıkıh kitapları
E
Kararname
Açıklama:
Şer’iyye sicilleri, kadı defteri, kadı sicili, kadı sicilleri, zabt-ı vekayi veya şer’iyye
sicil defterleri gibi çeşitli tabirlerle adlandırılmaktadır. Zaman zaman bunlardan
Osmanlı mahkeme kayıtları veya Osmanlı mahkeme sicilleri diye de söz edilmektedir. Doğru cevap C'dir.
sicil defterleri gibi çeşitli tabirlerle adlandırılmaktadır. Zaman zaman bunlardan
Osmanlı mahkeme kayıtları veya Osmanlı mahkeme sicilleri diye de söz edilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
Osmanlı Devleti'nde Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar hangi hukuk sistemi olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
Şer'i hukuk
B
Örfi hukuk
C
İradi hukuk
D
Kanuni hukuk
E
Fıkhi hukuk
Açıklama:
Örfi hukuk ise kısaca Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar olarak tanımlanabilir. Buna kanun, kanunname veya tamamen Türkçe kelimelerin birleşiminden oluşan töre-bitigi
hukuku da diyebiliriz. Doğru cevap B'dir.
hukuku da diyebiliriz. Doğru cevap B'dir.
Soru 15
Osmanlı Devletinde kadıların görev süreleri XVI. yüzyılda ne kadar süre olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
1 yıl
B
3 yıl
C
5 yıl
D
7 yıl
E
3-12 yıl arası
Açıklama:
Osmanlı Devletinde kadıların ilk dönemler dışında, XVI. asırdan itibaren 3 yıl olarak kabul edilmiştir Doğru cevap B'dir.
Soru 16
I. Kazasker
II. Padişah Divanı
III. Padişah
Osmanlı Devletinde kadının kararından hoşnut olmayan taraf davasının bozulması için yukarıdakilerden hangisine başvurulabilirdi?
II. Padişah Divanı
III. Padişah
Osmanlı Devletinde kadının kararından hoşnut olmayan taraf davasının bozulması için yukarıdakilerden hangisine başvurulabilirdi?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve III
C
II ve III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Kadıların verdiği kararlar esasen kesindi. Fakat kadının kararından hoşnut olmayan taraf davasının yeni baştan görülmesi veya temyiz yoluyla incelenmesi ve gerektiğinde bozulması için kazaskerlere (kadıasker), padişaha veya padişah divanına (Divan-ı Hümayun) başvurabilirdi. Doğru cevap E'dir.
Soru 17
I. Divan-ı Hümayun
II. Kazasker Divanı
III. Kadı Mahkemeleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devletinde yargılama yetkisi olanlardandır?
II. Kazasker Divanı
III. Kadı Mahkemeleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devletinde yargılama yetkisi olanlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı Devletinde kadı mahkemesinin yanı sıra yargılama yetkisini kullanan Divan-ı Hümayun, Veziriazam Divanı, Kazasker Divanı gibi muhtelif divanlar daha vardı. Doğru cevap E'dir.
Soru 18
Divan-ı Hümayun toplantısından sonra orada konuşulmayanları konuşup neticelendiren aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kazasker Divanı
B
Sadrazam
C
Veriazam Divanı
D
Padişah
E
Rumeli beylerbeyi
Açıklama:
Veziriazam, Divan-ı Hümayun toplantısından sonra kendi konağında ikindi divanını
toplayıp Divan-ı Hümayunda neticelendirilememiş veya görüşülmesine ihtiyaç duyulmamış işleri karara bağlardı. Doğru cevap C''dir.
toplayıp Divan-ı Hümayunda neticelendirilememiş veya görüşülmesine ihtiyaç duyulmamış işleri karara bağlardı. Doğru cevap C''dir.
Soru 19
Müstemenlere sağlanan imtiyazlar hangi padişah döneminde başlamıştır?
Seçenekler
A
Kanuni Sultan Süleyman
B
Yavuz Sultan Selim
C
I. Mehmed
D
Fatih Sultan Mehmed
E
Abdülhamid
Açıklama:
Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman 1535 yılında Fransaya tanıdığı imtiyazlar
çerçevesinde bu devletin Osmanlı ülkesindeki tüccar uyrukları arasındaki
her türlü ihtilaflar kendi konsolosluğunda kendi hukuklarına göre çözülecekti. Doğru cevap A'dır.
çerçevesinde bu devletin Osmanlı ülkesindeki tüccar uyrukları arasındaki
her türlü ihtilaflar kendi konsolosluğunda kendi hukuklarına göre çözülecekti. Doğru cevap A'dır.
Soru 20
"Osmanlı Hukuku" kavramı anlatılmak istenen nedir?
Seçenekler
A
İslam hukuku
B
İslam hukukunun Osmanlı yorum ve katkılarıyla uygulanan hukuk
C
Selçuklulardan bu yana uygulanagelen hukuk
D
Göktürklerden bu yana uygulanan hukuk
E
Roma hukukunun Türk hukukuna yansıması sonucu meydana gelen hukuk
Açıklama:
İslam hukukunun Osmanlı yorum ve katkılarıyla uygulanmış şekli, Osmanlı hukukudur. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 21
İslam hukukunun bütün bahislerini belirli bir sistem dâhilinde içinde barındıran kitaplara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Fıkıh kitapları
B
Fetva mecmuaları
C
Kanunnameler
D
Şer'iye sicilleri
E
Monografik eserler
Açıklama:
İslam hukukunun bütün bahislerini belirli bir sistem dâhilinde içinde barındıran kitaplar, fıkıh kitaplarıdır.
Soru 22
Osmanlı hukukunun kaynaklarından olan padişahın ferman ve emirleri aşağıdakilerden hangisi ile aynı kaynak grubuna dâhildir?
Seçenekler
A
Fıkıh kitapları
B
Fetva mecmuaları
C
Kanunnameler
D
Şer'iye sicilleri
E
Risaleler
Açıklama:
Padişahın ferman, emir ve kanunnameleri, Osmanlı hukukunun "kanun hukuku" kısmını oluşturur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 23
Örfi hukuka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Divan-ı Hümayun, örfi hukukun hazırlanmasında etkilidir.
B
Divan-ı Hümayun üyesi olmasa da nişancının örfi hukukun hazırlanması sürecindeki etkisi yadsınamaz.
C
Örfi hukuk çerçevesinde hazırlanan taslak, kanun gücünü padişahın irade buyurmasıyla kazanır.
D
Kanunnamelerin yürürlük süresi, kanunnameyi yürürlüğe sokan padişahın saltanat süresiyle sınırlıdır.
E
Bir padişah kendinden önceki padişahların yürürlüğe koyduğu kanunnameleri tecdid fermanı ile yürürlükte tutabilir.
Açıklama:
Nişancının örfi hukukun hazırlanmasında önemli bir rolü olsa da nişancı Divan-ı Hümayun üyesi olduğundan B şıkkındaki ifade yanlıştır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 24
Osmanlı Devleti'nin resmî mezhebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şafii mezhebi
B
Hanbeli mezhebi
C
Hanefi mezhebi
D
Maliki mezhebi
E
Şambeli mezhebi
Açıklama:
16. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti'nin resmî mezhebi, Hanefi mezhebi olarak kabul edilmiştir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 25
- Padişahın yasama, yürütme ve yargı alanlarında sınırlı yetkisi bulunur.
- Padişah sahibi olduğu yetkileri bizzat kullanmak zorunda değildir, çeşitli organ ya da makamları görevlendirerek de yetkilerini kullanabilir.
- Padişahın yargı yetkisi sınırlı olması ile kastedilen yargı yetkisini kadılarla paylaşmak zorunda olmasıdır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı hukukunda padişahın yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin sahibi olduğu kabul edilir. Bununla birlikte yasama yetkisi bağlamında padişahın İslam hukuku ile sınırlı olduğu ifade edilir. Padişahın yasama, yürütme ve yargı yetkilerine sahip olması bu yetkileri bizzat kullanacağı anlamına gelmez. Padişah, arzu ettiği takdirde sahip olduğu yetkileri çeşitli organ ya da makamlar aracılığıyla da kullanabilir. Bu bağlamda yargı faaliyeti yürüten kadılar, padişah kendilerini yargı yetkisi ile donattığından yargı yetkisine sahiptir. Diğer bir deyişle, padişahın yargı yetkisi devam eder; ancak bu yetki kadılar vasıtasıyla kullanılır. Dolayısıyla kadıların yargı faaliyeti yürütme, padişahın yargı yetkisinin sınırlandığı anlamına gelmez. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 26
Padişah, kadıları tayin yetkisini hangi makam vasıtasıyla kullanmıştır?
Seçenekler
A
Sadrazam
B
Nişancı
C
Defterdar
D
Kazasker
E
Reisülküttap
Açıklama:
Osmanlı Devletindeki bütün kadıları tayin yetkisi devletin başı sıfatıyla padişaha aittir. Fakat padişah bu yetkisini kazaskerlere bırakmıştır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 27
- Fatih Sultan Mehmet Dönemi'nde hukuki zemine kavuşmuş bir uygulamadır.
- Kardeş katlinin temel sebeplerinden biri eski Türklerdeki egemenlik anlayışıdır.
- Ekberiyet usulü ile bir anlamda kardeş katlinin önüne geçilmek istenmiştir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kardeş katli uygulaması, Fatih Sultan Mehmet öncesinde de uygulansa da hukuki zemine Fatih Sultan Mehmet Dönemi'nde kavuşmuştur. Bu uygulamaya temel oluşturan sebeplerden biri eski Türklerdeki egemenlik anlayışıdır. Zira bu anlayış uyarınca Tanrı'nın kut bahşettiği soya mensup her erkek bireyin egemenlik hususunda hakkı olduğu, devletin kağan ailesinin ortak malı olduğu kabul edilir. Her erkek bireyin taht üzerinde hak iddiasının önüne geçmek amacıyla kardeş katline olanak tanınmıştır. Bununla birlikte ekberiyet usulünün kabulü ile bu uygulamadan vazgeçilmeye çalışılmıştır; çünkü ekberiyet usulü Osmanlı hanedanlığına mensup yaşça en büyük erkek bireyin tahta çıkmasını öngörür. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 28
Osmanlı yargı sistemine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Her mahkemenin yargı yetkisi belirli bir coğrafi bölge ile sınırlıdır.
B
Kadıların kararlarının temyizi mümkündür.
C
Osmanlı hukukunda Divan-ı Hümayun ve kazaskerler temyiz merciidir.
D
Kadının yargılama yetkisi hüküm vermeyi ve verilen hükmün infazını kapsar.
E
Kadılar niyabet usulüne göre atanırlar.
Açıklama:
Kadının yargı yetkisi aksi belirtilmedikçe davanın tarafları arasında hüküm vermeyi kapsar, hükmün infazını kapsamaz. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 29
- Hukuki statüleri zimmilerinkine benzerdir.
- Bu kişilerin bugünkü hukuk uyarınca "yabancı" oldukları söylenebilir.
- Allah haklarına karşı işlenen suçlar yönünden had cezası tatbik edilir.
- Adam öldürme suçu söz konusu olduğunda kısasa tâbi tutulurlar.
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Müstemenlerin Allah haklarına karşı işlenen suçlar yönünden had cezası tatbik edilmez. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 30
I. Osmanlı hukuku, Osmanlıların altı asır uygulamış oldukları hukuk sistemini ifade etmek için kullanılmaktadır.
II. İslam hukukunun Osmanlı yorum ve katkılarıyla uygulanmış şekline Osmanlı Hukuku denilmektedir.
III. Osmanlı Devletinin hukuk sistemi dört dönem halinde ele alınmaktadır.
Osmanlı hukuku ile yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. İslam hukukunun Osmanlı yorum ve katkılarıyla uygulanmış şekline Osmanlı Hukuku denilmektedir.
III. Osmanlı Devletinin hukuk sistemi dört dönem halinde ele alınmaktadır.
Osmanlı hukuku ile yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I - II
C
I - III
D
II - III
E
I - II - III
Açıklama:
Osmanlı hukuku Osmanlıların altı asır uygulamış oldukları hukuk sistemini ifade etmek için kullanılmaktadır. Ayrıca İslam hukukunun Osmanlı yorum ve katkılarıyla uygulanmış şekline Osmanlı Hukuku denilmektedir. Osmanlı Devletinin hukuk sistemi iki dönem halinde ele alınmaktadır. Osmanlı Devletinin kurulduğu 1299 yılından itibaren 1839 Tanzimat Fermanına kadawr olan devri, klasik dönem; bu tarihten Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 29 Ekim 1923’e kadar olan devri ise Batılılaşma veya modernleşme sürecinde Osmanlı Hukuku olarak incelenmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 31
İslam hukukunun bütün bahislerini belirli bir sistem dâhilinde içinde barındıran ve Osmanlı hukukunun kaynakları arasında yer alan kitaplara ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Fıkıh kitapları
B
Hadis kitapları
C
Tefsir kitapları
D
Fetva mecmuaları
E
Şer'iye sicilleri
Açıklama:
İslam hukukunun bütün bahislerini belirli bir sistem dâhilinde içinde barındıran kitaplardır. Bunlar usul-i fıkıh ve füru-ı fıkıh kitapları diye ikiye ayrılır. Doğru cevap A'dır.
Soru 32
Kadı defteri, kadı sicili, kadı sicilleri veya zabt-ı vekayi gibi çeşitli tabirlerle adlandırılan Osmanlı hukuku kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fetva mecmuaları
B
Kanunnameler
C
Fıkıh kitapları
D
Şer'iye sicilleri
E
Tefsir kitapları
Açıklama:
Şer’iyye sicilleri, kadı defteri, kadı sicili, kadı sicilleri, zabt-ı vekayi veya şer’iyye sicil defterleri gibi çeşitli tabirlerle adlandırılmaktadır. Zaman zaman bunlardan Osmanlı mahkeme kayıtları veya Osmanlı mahkeme sicilleri diye de söz edilmektedir. Bu siciller, Osmanlı İmparatorluğundan bize kalan muazzam ve paha biçilmez değerdeki arşivin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadırlar. Ne yazık ki, bu önemleri takdir edilene kadar, bir kısmı yok olup gitmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 33
I. Şer'i hukuk ile kast edilen İslam hukuku kurallarıdır.
II. Örfi hukuk, Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar şeklinde tanımlanabilir.
III. Kaynağı Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamberin sünneti ve hukukçuların bu iki kaynağa dayanan yorumları olan örfi hukuk, hukukçuların bireysel yorumlarıyla oluşmuştur.
Osmanlı hukuk yapısı ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Örfi hukuk, Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar şeklinde tanımlanabilir.
III. Kaynağı Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamberin sünneti ve hukukçuların bu iki kaynağa dayanan yorumları olan örfi hukuk, hukukçuların bireysel yorumlarıyla oluşmuştur.
Osmanlı hukuk yapısı ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Osmanlı Devletinde şer’i hukuk ile örfi hukukun ilişkisi çok tartışmalı bir husustur. Şer’i hukuk ile kast ettiğimiz İslam hukuku kurallarıdır. Örfi hukuk ise kısaca Osmanlı padişahının koyduğu kanunlar olarak tanımlanabilir. Ayrıca kaynağı Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamberin sünneti ve hukukçuların bu iki kaynağa dayanan yorumları olan şer’i hukuk, hukukçuların bireysel yorumlarıyla oluşmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 34
Osmanlıda şer'i örfi hukuk ilişkisi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden yanlıştır?
Seçenekler
A
Osmanlı Devletinde Divan-ı hümayun içinde etkin bir görevli olan nişancı, örfi hukukun hazırlanmasıyla görevlidir.
B
Örfi hukuk zaman içinde ihtiyaçlara göre ortaya çıkmıştır.
C
Osmanlı padişahları İslam hukukunun düzenlemiş olduğu alanlarda yeni bir kural koymamaya özellikle özen göstermişlerdir.
D
Örfi hukuk, şer’i hukukun ayrıntılı olarak hükümler koymadığı kamu hukuku sahası dediğimiz devlet yönetimiyle ilgili hususlarda ortaya çıkan boşlukları doldurmak için başvurulan bir yol olmuştur.
E
Örfi hukuk ile şer’i hukuk birbirine karşıt, birbiriyle yarışan iki ayrı hukuk sistemidir.
Açıklama:
Örfi hukuk ile şer’i hukuk birbirine karşıt, birbiriyle yarışan iki ayrı hukuk sistemi değildir. Padişahın İslam hukukuna göre, ihtiyaç halinde ve İslam hukukunun boş bıraktığı sahalarda zaten kural koyma yetkisi vardır. Başka bir deyişle padişah örfi bir kural koyarken, aslında İslam hukukundan aldığı bir yetkiyi kullanmaktaydı. Öyleyse mevcut hukuk sisteminden aldığı bir yetkiyi kullanmakta olup, o sistemi zedeleyecek herhangi bir tavır içinde değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
- Dinî ve hukukî sorulara verilen karşılıktır.
- Bir yandan karmaşık davalarda hukuku açıklama ve uygulama işlevi görmüş; diğer yandan da kendi kendine bir hukuk kitabına bakacak halde olmayan halka meseleleri basitçe izah etmeye yaramıştır.
Yukarıda özellikleri verilen ve Osmanlı hukuk sistemi içerisinde önem arz eden kurum aşağıdakilerden hangisidir?
- Bir yandan karmaşık davalarda hukuku açıklama ve uygulama işlevi görmüş; diğer yandan da kendi kendine bir hukuk kitabına bakacak halde olmayan halka meseleleri basitçe izah etmeye yaramıştır.
Yukarıda özellikleri verilen ve Osmanlı hukuk sistemi içerisinde önem arz eden kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hadis
B
Fıkıh
C
Kaza
D
Fetva
E
Tefsir
Açıklama:
Fetva, dinî ve hukukî sorulara verilen karşılıktır. Osmanlı Devletinde de, önceki Türk-İslam devletlerinde olduğu gibi, fetva bir yandan karmaşık davalarda hukuku açıklama ve uygulama işlevi görmüş; diğer yandan da kendi kendine bir hukuk kitabına bakacak halde olmayan halka meseleleri basitçe izah etmeye yaramıştır. Bu sebeple, çok sıradan bir meseleye temas etse bile, birçok davada mahkemeye fetva sunulması âdet halini almıştı. Doğru cevap D'dir.
Soru 36
"Bazı hallerde bir kadının yargı çevresindeki uyuşmazlığa merkezin görevlendirmesi ile başka bir hukuk adamının özel yargıç olarak bakması mümkündü. Bu şekilde görevlendirilen yargıçlara .................
denirdi." Verilen bu önermede yer alan boşluğa, aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?
denirdi." Verilen bu önermede yer alan boşluğa, aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?
Seçenekler
A
Müvella
B
Müvekkil
C
Niyabet
D
Naip hakim
E
Hâkimü’l-vakt
Açıklama:
Kadı ancak kendi yargı çevresindeki uyuşmazlıkları çözebilir. Buna aykırı davranışlar yasaklanmıştır. Ancak bazı hallerde bir kadının yargı çevresindeki uyuşmazlığa merkezin görevlendirmesi ile başka bir hukuk adamının özel yargıç olarak bakması mümkündü. Bu şekilde görevlendirilen yargıçlara müvellâ
denirdi. Özel yargıçlar kazâ hâkiminin bir davaya bakmasında sakınca veya engel bulunması halinde mevcut ihtilafı halletmek için merkezden gönderilirdi. Doğru cevap A'dır.
denirdi. Özel yargıçlar kazâ hâkiminin bir davaya bakmasında sakınca veya engel bulunması halinde mevcut ihtilafı halletmek için merkezden gönderilirdi. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
"Sadece davacı ile davalı arasında hüküm vermeyi kapsayan, genel siyaseti kapsamadığı gibi, açıkça belirtilmemişse, verilen hükmün yerine getirilmesini (infaz) de kapsamayan yetki", aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Kazâ velayeti
B
Murafaa
C
Niyabet
D
Resm-i kısmet
E
Müddet-i örfiye
Açıklama:
Yargılama yetkisine kazâ velayeti denilmiştir. Bu yetki, sadece davacı ile davalı arasında hüküm vermeyi kapsar, genel siyaseti kapsamadığı gibi, açıkça belirtilmemişse, verilen hükmün yerine getirilmesi (infaz) yetkisini de kapsamaz. Doğru cevap A'dır.
Soru 38
Tahtın boşalması halinde, Osmanlı hanedanına mensup erkek üyelerin yaşça en büyük olanının tahta çıkmasını öngören usul aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Seçim
B
Veliaht tayini
C
Gasp
D
İstibdat
E
Ekberiyet
Açıklama:
XVII. asırdan sonra ise Osmanlılar tahta geçmek için yeni bir usul belirlediler. Bu dönem Osmanlı Devletinde kardeş katli usulünün de yürürlükte olduğu devirdir. Bu usule, ekberiyet denir. Sebebi ise tahtın boşalması halinde, Osmanlı hanedanına mensup erkek üyelerin yaşça en büyük olanının tahta çıkmasını öngörmesidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 39
"Zimmet anlaşmasına göre gayrimüslimlerin can ve mal güvenliği teminat altına alınır, bunun karşılığında askerlik yapabilecek kudretteki gayrimüslimlerin her biri İslam devletine ..... diye adlandırılan bir baş vergisi verirdi. Osmanlı Devleti de bir İslam devleti olduğundan ondaki uygulama da böyle idi." Yukarıda verilen metinde bulunan boşluğa, aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Öşür
B
Ağnam resmi
C
Cizye
D
Resm-i kısmet
E
Aşar vergisi
Açıklama:
Gayrimüslimlerle İslam devleti arasında zimmet anlaşması denen bir anlaşmanın yapılmış olduğu kabul edilirdi. Bu anlaşmaya göre gayrimüslimlerin can ve mal güvenliği teminat altına alınır, bunun karşılığında askerlik yapabilecek kudretteki gayrimüslimlerin her biri İslam devletine cizye diye adlandırılan bir baş vergisi verirdi. Doğru cevap C'dir.
Soru 40
Kadı defteri veya zabt-ı vekayi olarak bilinen hukuk kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hadis
B
Şer’iye sicilleri
C
Tefsir
D
Fetva mecmuaları
E
Fıkıh
Açıklama:
Şer’iyye sicilleri, kadı defteri, kadı sicili, kadı sicilleri, zabt-ı vekayi veya şer’iyye sicil defterleri gibi çeşitli tabirlerle adlandırılmaktadır.
Soru 41
I-Durer’ül Hükkam-Fıkıh
II-Behcetü’l-Fetava-Şer’iye sicili
III-Kanun-ı cizye-i cinganeha-Fetva mecmuası
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
II-Behcetü’l-Fetava-Şer’iye sicili
III-Kanun-ı cizye-i cinganeha-Fetva mecmuası
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Durer’ül Hükkam; fıkıh, Behcetü’l-Fetava; fetva mecmuası, Kanun-ı cizye-i cinganeha kanununamedir.
Soru 42
Osmanlı Devleti’nde Divan-ı Hümayun içinde örfi hukukun hazırlanmasıyla görevli olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Başçuhadar
B
Defterdar
C
Defter emini
D
Nişancı
E
Darphane emini
Açıklama:
Osmanlı Devletinde Divan-ı hümayun içinde etkin bir görevli olan nişancı, örfi hukukun hazırlanmasıyla görevlidir.
Soru 43
Padişah kanununa verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fıkıh
B
Tefsir
C
Risale
D
Fetva
E
İrade
Açıklama:
Padişah kanununa irade denilmektedir.
Soru 44
Aşağıdaki ifadelerden hangisi mezalim mahkemesi için söylenemez?
Seçenekler
A
Devlet başkanı ya da vezirin başkanlığında toplanan ve mahkeme fonksiyonunu da yerine getiren kurumdu
B
Hz. Muhammed döneminden itibaren uygulanmıştı
C
Örfi hukuku uygulamıştı
D
Üyelerinin arasında hukukçuların yanı sıra idareciler de bulunurdu
E
Yüksek dereceli, temyiz görevi de görebilen bir mahkemeydi
Açıklama:
Mezalim mahkemesi, Emevilerden itibaren kurulan İslam devletlerinde çeşitli isimler altında devlet başkanı veya vezirinin başkanlığında toplanıp mahkeme fonksiyonu da yerine getiren bir kurumdu.
Soru 45
I-Kadı Mahkemesi
II-Konsolosluk Mahkemesi
III-Cemaat Mahkemeleri
Yukarıdakilerden hangilerinin yargılama yetkisi vardır?
II-Konsolosluk Mahkemesi
III-Cemaat Mahkemeleri
Yukarıdakilerden hangilerinin yargılama yetkisi vardır?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı Devletinde yargılama faaliyeti esas olarak meclis-i şer’i de denen kadı mahkemesince veya şer’î mahkemece yürütülüyordu. Bunun dışında Divan-ı Hümayun ve diğer bazı divanlara da görev verilmişti. Ayrıca ülkede bulunan gayrimüslim yabancıların (müstemenler) kendi aralarındaki ihtilaflara konsolosluk mahkemelerinin; Osmanlı Devletinin uyruğu olan gayrimüslimlerin kendi aralarındaki bazı ihtilaflarına da cemaat mahkemelerinin bakma yetkisi vardı.
Soru 46
Osmanlı padişahının tahta çıktıktan sonra başkentteki önde gelen yöneticilerin bağlılık bildirmesi aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Seçenekler
A
Biat
B
Ekberiyet
C
Gasp
D
Cülus
E
Veliaht tayini
Açıklama:
Osmanlı sultanı tahta çıktıktan sonra paytahttaki önde gelen yöneticiler kendisine biat ederlerdi. Biat İslam hukukuna göre devlet başkanı (halife, imam) olacak kimseye, önde gelenlerin bağlı kalacağına dair teminat vermesiydi; bunun karşılığında devlet başkanı da hukuka uygun, adaletli bir yönetim sergileyeceğine dair söz vermiş olurdu.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Divan-ı Hümayunun üyeleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Nişancı
B
Defterdar
C
Rumeli Beylerbeyi
D
Kubbealtı vezirleri
E
Kadı
Açıklama:
Divan-ı Hümayunun asli üyeleri veziriazam, kubbealtı vezirleri, kazaskerler, nişancı, defterdar ve Rumeli beylerbeyidir. Deniz seferinde bulunmayıp da İstanbul’da bulunduğu vakitlerde kaptan-ı derya ve vezir payesi taşıdığında yeniçeri ağası da divan üyesi olurdu.
Soru 48
Osmanlı Devleti’nde hukuki anlamda Müslüman tebaa dışında kalan dini inanış grupları aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Zimmi
B
Kadı
C
Nişancı
D
Tecdid
E
Cevaz
Açıklama:
Osmanlı Devletinde hukuki bakımdan Müslüman tebaa haricinde kalan diğer dini inanış gurupları gayrimüslimler genel başlığı altında zimmiler edilmiştir. Ancak Osmanlı belgelerinde genellikle Musevilere Yahudi, Ortodoks Hristiyanlara zimmi ve Gregoryenlere Ermeni denilmiştir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi, Rusların Osmanlı tebaası Ortodoksların din ve vicdan özgürlüklerinin ve kilisenin korunacağını taahhüt ettiği antlaşmadır?
Seçenekler
A
Berlin Antlaşması
B
Küçük Kaynarca Antlaşması
C
İstanbul Antlaşması
D
Prut Antlaşması
E
Edirne Antlaşması
Açıklama:
1774 tarihli Küçük Kaynarca Anlaşmasıyla Ruslara, Osmanlı tebaası Ortodoksların din ve vicdan özgürlüklerinin ve kiliselerinin korunacağını taahhüt etmişti.
Ünite 6
Soru 1
İslam ceza hukukunda kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısasta dahi mahkeme kararı olmaksızın maktulün yakınlarının fâile ceza verememesi, ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelen ilke hangisidir?
Seçenekler
A
Hakkullah yasağı
B
Hakkulibâd yasağı
C
İrtifak hak yasağı
D
İhkâk-ı hak yasağı
E
Cezalandırma yasağı
Açıklama:
İslam ceza hukukunda cezalandırma hakkı devlete aittir. İhkâk-ı hak yasağı da denilen bu ilke, kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısasta dahi mahkeme kararı olmaksızın maktulün yakınlarının fâile ceza verememesi, ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelmektedir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 2
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dârülislam
B
Zimmî
C
Dârülharb
D
Mevkûfun Aleyh
E
Hanefi
Açıklama:
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlere zimmî denir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 3
Bir Müslümanın dinini alenen terk etmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
İrtidat
B
Ta’zir
C
Ariyet
D
Mevkûf
E
Ferağ
Açıklama:
Bir Müslümanın dinini alenen terk etmesine irtidat denilir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 4
İslam ceza hukukunda yaralamalarda belli uygulamalar dışında, diyet miktarının duyulan elem ve acının büyüklüğüne göre hâkim tarafından takdir edilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Serir-i hukûmet
B
Makarr-ı hukûmet
C
Hukûmet-i adl
D
Hukûmet-i müstebidde
E
Hukûmet-i müstakille
Açıklama:
Yaralamalarda duyulan elem ve acının büyüklüğüne göre hâkim diyet miktarını takdir eder ki buna da hukûmet-i adl denilmiştir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 5
Osmanlı Vakıf Hukukuna göre, iş hanı, değirmen, dükkân gibi vakfa gelir getirme amacıyla tahsis edilen mallara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vakf-ı sahih
B
Müessesât-ı hayriye
C
Vakf-ı gayr-i sahih
D
Müstegallât-ı vakfiye
E
Vakf-ı irsadi
Açıklama:
Vakfa özgülenen mal cami, medrese, hastane gibi doğrudan vakfın amacının gerçekleşmesi için kullanılan türden ise bu tür mallara müessesât-ı hayriye denir. İş hanı, değirmen, dükkân gibi vakfa gelir getirme amacıyla tahsis edilen bir mal ise buna da müstegallât-ı vakfiye adı verilir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 6
İcareteynli vakıflar hangi tarihte kaldırılmış ve tasfiyeye tabi tutulmuştur?
Seçenekler
A
1930
B
1932
C
1935
D
1938
E
1940
Açıklama:
İcareteynli vakıflar 1935 tarihli Vakıflar Kanunu ile kaldırılmış ve tasfiyeye tabi tutulmuştur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 7
Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti hangi padişah tarafından kurulmuştur?
Seçenekler
A
IV. Mustafa
B
II. Mahmud
C
III. Selim
D
I. Mahmud
E
Abdülmecid
Açıklama:
Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti Yeniçeri Ocağının kaldırılmasının ardından ulemayı denetim altına alma ve bütçe gelirlerini artırma amacı da gözetilerek 13 Ekim 1826’da II. Mahmud tarafından kuruldu. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 8
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Harac
B
Öşür
C
Zekat
D
Rikaz
E
Cizye
Açıklama:
Baş vergisi de denilen cizye İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergidir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 9
Savaş harcamaları gibi devletin olağanüstü giderleri için saldığı vergilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Rüsum-ı örfiye
B
Avârız
C
İmdâdiye-i seferiye
D
Tekalifi-i Şeri'ye
E
Tekalifi-i Örfiye
Açıklama:
Savaş harcamaları gibi devletin olağanüstü giderleri için saldığı vergilere avârız vergisi denilir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 10
Cizye gayrimüslimlerin zorunlu askerliğe tabi tutulması sonucu hangi yıl kaldırılmıştır?
Seçenekler
A
1900
B
1903
C
1907
D
1909
E
1912
Açıklama:
Cizye, 1909 yılında gayrimüslimlerin zorunlu askerliğe tabi tutulması sonucu kaldırıldı. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 11
İslam hukukunda ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması ve şüpheli kişiye mahkeme olmadan ceza verilmesinin yasak olması anlamında kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tahkik-i şeriat yasağı
B
İhkak-ı hak yasağı
C
Hakkullibad
D
Diyet
E
Kısas
Açıklama:
Osmanlı ceza hukuku ukûbât denilen İslam ceza hukukunun temel ilkeleri üzerine kuruludur. İslam ceza hukukunda cezalandırma hakkı devlete aittir. İhkâk-ı hak yasağı da denilen bu ilke, kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısasta dahi mahkeme kararı olmaksızın maktulün yakınlarının fâile ceza verememesi, ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 12
Osmanlı devleti zamanında kısas suçları kapsamında yargılanan şüpheli aşağıdaki suçlardan hangisini işlemiş olma şüphesiyle yargılanmış olabilir?
Seçenekler
A
Zina
B
Hırsızlık
C
Dinden dönme
D
İftira etme
E
Yaralama
Açıklama:
İslam hukukunda hırsızlık, zina, zina iftirası, şarap içme-sarhoşluk, yol kesme, isyan ve dinden dönme had suçları suçlarıdır. Kısas suçları ise adam öldürme ve yaralamadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 13
İslam ceza hukukuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenilebilir?
Seçenekler
A
Hakim takdir hakkını kullanarak zina suçunu işleyen kişiye farklı cezalar verebilir.
B
Kısas gerektiren suçlarının cezalandırılmasında hakimin takdir haklarını kullanacağı alt sınır vardır.
C
Kısas gerektiren suçlarının cezalandırılmasında hakimin takdir haklarını kullanacağı üst sınır vardır.
D
Hakim takdir hakkını kullanarak casusluk suçunu işleyen kişilere farklı cezalar verebilir.
E
Ta’zîr suçlarının cezalandırılmasında hakimin takdir hakkı yoktur.
Açıklama:
Had ve kısas suçlarının cezaları tek ve sabittir. Hâkimin takdir hakkını kullanacağı alt ve üst sınırlar bulunmaz. Ta’zîr suçlarında ise hâkimin belli oranda bir takdir hakkından söz edilebilir. Casusluk suçu Ta’zîr suçlarından biridir. Doğru cevap D'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinde had ve kısas suçları ve cezalarının belirlenmesinde başvurulan temel kaynaklardan biridir?
Seçenekler
A
Kuran
B
Kıyas
C
İcma
D
İçtihat
E
Fetva
Açıklama:
Kanunda yazılmayan eylemlerin suç oluşturması düşünülemez. Tipiklik de denilen bu unsur hem Batı ceza hukukunun hem de İslam ceza hukukunun temelidir. Had ve kısas suçları ve cezaları nas denilen Kitap (Kuran) ve sünnette belirlenmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 15
İslam ceza hukukunda aşağıdaki suçlardan hangisi ölün cezası ile cezalandırılabilir?
Seçenekler
A
Hırsızlık
B
Şarap içme
C
Zina iftirasında bulunmak
D
Kasten öldürme
E
Yaralama
Açıklama:
Zina iftirasında suçu sabit olan kimseye sopa cezası verilir; ayrıca iftira atan bir kimse olarak ömür boyu tanıklığı kabul edilmez.
Şarap içenlere Hz. Peygamber suçun cezası olarak sopa cezası vermişse de sabit bir mikdar belirlememiştir.
Kasten yaralamada verilecek ceza kısastır (yaralama). Kısasta eşit uygulama önem taşır. Eşit bir uygulama yapılamayacağından emin olunamazsa ya da amacı aşan bir sonuç çıkması ihtimali varsa kısas uygulanmaz; ceza diyete dönüşür.
Kasten adam öldürmenin cezası kısastır (ölüm). Maktulün belirli derecede yakınları kısas yerine diyet isteyebilirler. Diyet belirli bir mal veya paradır. Fâilin diyet ödemesi durumunda kısas düşer. Ancak bu halde devlet genel cezalandırma yetkisini kullanarak suçluya ta’zîr yoluyla ceza verir.
Doğru cevap D'dir.
Şarap içenlere Hz. Peygamber suçun cezası olarak sopa cezası vermişse de sabit bir mikdar belirlememiştir.
Kasten yaralamada verilecek ceza kısastır (yaralama). Kısasta eşit uygulama önem taşır. Eşit bir uygulama yapılamayacağından emin olunamazsa ya da amacı aşan bir sonuç çıkması ihtimali varsa kısas uygulanmaz; ceza diyete dönüşür.
Kasten adam öldürmenin cezası kısastır (ölüm). Maktulün belirli derecede yakınları kısas yerine diyet isteyebilirler. Diyet belirli bir mal veya paradır. Fâilin diyet ödemesi durumunda kısas düşer. Ancak bu halde devlet genel cezalandırma yetkisini kullanarak suçluya ta’zîr yoluyla ceza verir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 16
Osmanlı devletinde vakıflarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Vakıf kurma malvarlığını azaltıcı bir işlem olduğu için vakıf kurucusunun tam eda (fiil) ehliyetine sahip olması gerekir.
B
Sadece erkekler vakıf kurabilir. Kadınların vakıf kurması mümkün değildir.
C
Akıl hastalarının vakıf kurması mümkün değildir.
D
Mümeyiz ve gayrımümeyiz küçüklerin vakıf kurucusu olmaları mümkün değildir.
E
Vasiyet yoluyla vakıf kurulması mümkündür.
Açıklama:
Vakıf kurma malvarlığını azaltıcı bir işlem olduğu için vakıf kurucusunun tam eda (fiil) ehliyetine sahip olması gerekir. Yani ayırtım gücüne sahip, ergen ve ergin (reşit) olmalıdır. Akıl hastalarının, akıl zayıflarının (mâtuh), mümeyiz ve gayrımümeyiz küçüklerin vakıf kurucusu olmaları mümkün değildir. Anılan kimseler bu işlemi kendileri yapamayacakları gibi, veli veya vasi gibi kanuni temsilcilerinin rızalarıyla dahi yapamazlar. Mal varlığını gerektiği gibi kullanamayıp aşırı savurganlığı nedeniyle hâkim kararıyla kısıtlılık altına alınan sefih de, sağlar arası bir işlemle vakıf kuramaz ise de ölüme bağlı bir tasarrufla yani vasiyetle vakıf kurabilir.
Vakfedenin erkek ya da kadın olması arasında bir fark yoktur; kadınlar da vakıf kurucusu olabilir. Doğru cevap B'dir.
Vakfedenin erkek ya da kadın olması arasında bir fark yoktur; kadınlar da vakıf kurucusu olabilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Osmanlı devletinde kurulan aşağıdaki vakıf türlerinden hangisinin geçerli olup olmadığı konusunda İslam hukukçuları arasında farklı görüşler vardır?
Seçenekler
A
Hayri vakıf
B
Sahih vakıflar
C
Aile vakfı
D
İrsadi vakıf
E
Gayrısahih vakıf
Açıklama:
Gayrisahih vakıf hukuken geçersiz vakıf anlamında değildir; bunlar da hukuk düzenine uygun bir şekilde geçerli olarak kurulmuşlardır. Bunlara gayrisahih denilmesi gerçek anlamda vakıf olmaması anlamındadır; zira gerçek vakıf bir kimsenin kendi
mülkiyetinde bulunan mallardan bir kısmını ayırarak hayır amacıyla vakıf oluşturmasıdır. Oysa gayrisahih vakıflarda vakf edilen devlete aittir ve devletin yerine getirmesi gereken bir kamlu hizmetini üstlenmek üzerer vakfına izin verilmiştir.
Vakfedenin bizzat kendisinin veya soyundan gelenlerin yararlandığı vakıflara aile vakfı veya zürri vakıf adı verilir. Hukukçuların çoğunluğu aile vakfını geçerli kabul etmez. Ebu Yusuf ise vâkıfın ve alt soyunun vakıf lehdarı olabileceği görüşündedir. Uygulamada bu görüş hâkim olmuştur. Doğru cevap C'dir.
mülkiyetinde bulunan mallardan bir kısmını ayırarak hayır amacıyla vakıf oluşturmasıdır. Oysa gayrisahih vakıflarda vakf edilen devlete aittir ve devletin yerine getirmesi gereken bir kamlu hizmetini üstlenmek üzerer vakfına izin verilmiştir.
Vakfedenin bizzat kendisinin veya soyundan gelenlerin yararlandığı vakıflara aile vakfı veya zürri vakıf adı verilir. Hukukçuların çoğunluğu aile vakfını geçerli kabul etmez. Ebu Yusuf ise vâkıfın ve alt soyunun vakıf lehdarı olabileceği görüşündedir. Uygulamada bu görüş hâkim olmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
I. Osmanlı Devleti’nde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için bütçe gelirlerine olabildiğince az yüklenilmiştir.
II. Eğitim, sağlık ve bayındırlık hizmetleri büyük oranda vakıflar aracılığıyla ifa edilirdi.
III. Askeri hizmetler klasik dönemde büyük oranda vergi gelirleri kullanılarak sağlanırdı.
Osmanlı devletinde vergi ve finansal sistem ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. Eğitim, sağlık ve bayındırlık hizmetleri büyük oranda vakıflar aracılığıyla ifa edilirdi.
III. Askeri hizmetler klasik dönemde büyük oranda vergi gelirleri kullanılarak sağlanırdı.
Osmanlı devletinde vergi ve finansal sistem ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nde kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için bütçe gelirlerine olabildiğince az yüklenilmiştir. Eğitim, sağlık ve bayındırlık hizmetleri büyük oranda vakıflar aracılığıyla ifa edilirdi. Askeri hizmetler ise klâsik dönemde tımar sistemi ile düzene sokulmuştu. Devlet, arazisini halka kiraya vererek, buradan alınan bedel karşılığında sipahilere asker besletmiş ve savaş zamanında bunların orduya katılmaları sağlanmıştı. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devletinde halktan toplanan şer'i vergilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Urûz
B
Avarız
C
Haraç
D
Cizye
E
Öşür
Açıklama:
Kamu yararının gerektirdiği durumlarda şer’î vergiler dışında toplanan vergilere örfî vergiler denilmiştir. Esas itibariyle iki tür örfî vergi vardır: Tekâlif-i divaniye veya avârız-ı divaniye de denilen avârız vergileri ve rüsum-ı örfiye vergileri. Bir de bunlar dışında kalan örfî vergilerden söz edilebilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
Yorgo Osmanlı devletinde yaşamış gayrimüslim bir vatandaştır. Çok zengin olan Yorgo devlete yüklü miktarda vergi ödemektedir. Yorgo'nun askerlik yapmaması nedeniyle devlete ödediği vergi türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Haraç
B
Uruz
C
Öşür
D
Cizye
E
Avarız
Açıklama:
Baş vergisi de denilen cizye İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergidir. Maktu ya da kişilerin servetlerine göre değişken oranlı olabilmektedir. Maktu cizye, fetih esnasında devlet başkanı ile gayrimüslimler arasında sulh yoluyla belirlenir. Rumeli vilayetlerinden Eflak, Boğdan ve Erdel vilayetlerinden bu tür cizye alınırdı.
Soru 21
Osmanlı Ceza Hukukuna ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İslam ceza hukukunda cezalandırma hakkı mağdura aittir
B
Allah haklarını ihlal eden suçlara hakkulibâd adı verilir.
C
Hırsızlık ve zina had suçları arasında yer alır.
D
Ta'zir suçlarının cezası tek ve sabit olup bu suçlar bakımından hâkimin takdir hakkı yoktur.
E
Kısas suçlarının kovuşturulması şikâyete bağlı değildir.
Açıklama:
A, B, D ve E seçeneklerinde verilen önermeler hatalı olup doğru önerme C seçeneğinde yer almaktadır. Had suçları hırsızlık, zina, zina iftirası, şarap içme-sarhoşluk, yol kesme, isyan ve dinden dönme suçlarıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 22
İslam Ceza Hukukunun uygulanmasına ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hanefi hukukçulara göre devlet başkanı kamu haklarını ihlal eden had suçlarında dokunulmazlığa sahiptir.
B
İslam ülkesi vatandaşı gayrimüslimler bütün suçlarda müslümanlar gibi muamele görür.
C
Müslümanların dârülharbde işledikleri suçlar İslam kamu düzenini bozmadığı için İslam ülkesi tarafından takip edilmez.
D
Ta’zîr suçları bakımından işlendiğinde suç sayılmayan bir fiil sonradan suç haline getirilemez.
E
İslam Ceza Hukukunda hareket aşamasına geçmeyen tasavvur ve düşünceler suç oluşturmaz.
Açıklama:
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimler (zimmîler), şarap içme-sarhoşluk suçu dışındaki bütün suçlarda Müslümanlar gibi muamele görür. Ebu Hanife, dinleri helal kabul ettiği için din ve vicdan özgürlüğü bağlamında şarap içmeyi zimmîler bakımından suç kabul etmez. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 23
İslam Ceza Hukukunda ceza ehliyeti bakımından kabul edilen alt sınır kızlar için ........, erkekler için ........'dir.
Yukarıda cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi sırasıyla doğru biçimde tamamlar?
Yukarıda cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi sırasıyla doğru biçimde tamamlar?
Seçenekler
A
7, 10
B
8, 10
C
9, 12
D
10, 12
E
11, 13
Açıklama:
Bir kimsenin ceza sorumluluğuna sahip olabilmesi için mümeyiz (ayırtım gücüne sahip) ve ergen olması gerekir. Ergenlik biyolojik bir olaydır. Her somut hadisede hâkimin ayrıca değerlendirmesi lazım olmakla birlikte hukukçular erkekler ve kızlar için alt ve üst sınır belirlemiştir. Kızlar için alt sınır 9, erkekler için 12’dir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 24
Bir ya da birden fazla kişinin zor kullanarak gelip geçmeyi önleme, insanların mallarını alma veya canlarına kast etme amacıyla yol kesmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ta'zir
B
Kazf
C
Harac
D
Hırâbe
E
İrtidat
Açıklama:
Bir ya da birden fazla kişinin zor kullanarak gelip geçmeyi önleme, insanların mallarını alma veya canlarına kast etme amacıyla yol kesmesine hırâbe denir. Ebu Hanife bu suçun ancak şehirlerarası yollarda işlenebileceğini kabul eder. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 25
İslam Ceza Hukukuna göre şarap içme-sarhoşluk suçunun cezası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sopa cezası
B
Kefaret
C
Diyet ödeme
D
Ölüm cezası
E
Recm
Açıklama:
Hz. Peygamber, şarap içme-sarhoşluk suçuna ceza olarak sopa cezasını belirlemiş olup sabit bir miktar belirlememiştir. İlk halife Hz. Ebu Bekir cezayı 40 sopa, ikinci halife Hz. Ömer 80 sopa olarak tatbik etmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 26
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara ne ad verilir?
Seçenekler
A
İcâreteynli Vakıf
B
İcâre-i Vâhideli Vakıf
C
Mukâtaalı Vakıf
D
Avârız Vakfı
E
Gayrısahih Vakıf
Açıklama:
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara avârız vakfı denilir. Bu vakıflar, bir köy veya mahallede veyahut da esnaf loncasında düşkünlüğü nedeniyle çalışamayanların geçimini karşılamak; fakirlerin cenazelerini kaldırmak, fakir kızları evlendirmek, fakir delikanlılara iş kurmak, evi yanan veya yıkılanlara yardım etmek, köy ve mahallenin yol ve köprü gibi bayındırlık ihtiyaçlarına kaynak sağlamak gibi amaçlarla kurulurdu. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 27
Evkâf Nezâretinin müdahalesi olmadan yönetilen ve vergiden muaf tutulan vakıflara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müstesna Vakıf
B
Mülhak Vakıf
C
Mazbut Vakıf
D
Sahih Vakıf
E
Hayri Vakıf
Açıklama:
Evkâf Nezâretinin müdahalesi olmadan yönetilen ve vergiden muaf tutulan vakıflara müstesna vakıf denirdi ki bunlar toplam sekiz vakıftır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 28
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Zekat
B
Rikâz
C
Haraç
D
Cizye
E
Urûz
Açıklama:
Baş vergisi de denilen cizye İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 29
Osmanlı devletinde çiftçinin sipahiye ödediği vergilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Raiyet rüsumu
B
Avârız akçesi
C
Resm-i hüccet
D
İhtisab resmi
E
Kudûmiye vergisi
Açıklama:
Raiyet rüsumu Osmanlı devletinde çiftçinin sipahiye ödediği vergilerdir. Çift, bennâk, ispenç, çiftbozan, değirmen, ağnâm ve duhan resimleri gibi bir kısmı harac-ı muvazzaf sayılır ve şer’î vergilere dâhildir. Raiyet rüsumunun ikinci kısmına bâd-ı hevâ vergileri denir ki işte bunlar örfî vergilerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 30
Osmanlı Vakıf Hukukunda gayrımenkullerin üzerine kiracı tarafından mâlik veya mütevellinin izniyle yapılan binalara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müstegallât-ı vakfiye
B
İcâre-i muaccele
C
Girdar
D
Mukâtaa
E
Murâbaha
Açıklama:
Girdâr gayrımenkullerin üzerine kiracı tarafından mâlik veya mütevellinin izniyle yapılan binadır. Buna örf-i belde gediği veya pafdos da denilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 31
Osmanlı ceza hukukunda Allah haklarını ihlal eden suçlar hangi kavramla adlandırılırdı?
Seçenekler
A
Hakkullah
B
Hakkulibâd
C
Ta’zîr
D
Had
E
Kısas
Açıklama:
Allah haklarını ihlal eden suçlar hakkullah ve kişi haklarını ihlal eden suçlar hakkulibâd gibi ayrımlar varsa da İslam ceza hukukunda en yaygın ayrım suçların had, kısas ve ta’zîr suçları olarak ayrılmasıdır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi had suçlarındandır?
Seçenekler
A
Adam öldürme
B
Şarap içme
C
Rüşvet
D
Kalpazanlık
E
Casusluk
Açıklama:
Had suçları hırsızlık, zina, zina iftirası, şarap içme-sarhoşluk, yol kesme, isyan ve dinden dönme suçlarıdır. Kısas suçları ise adam öldürme ve yaralamadır. Bu dokuz suçun dışında kalan ve tek tek sayılmasına imkân olmayan örneğin rüşvet, kalpazanlık, casusluk gibi suçlar ta’zîr grubunu oluşturur.
Soru 33
Ebu Hanife, dinleri helal kabul ettiği için din ve vicdan özgürlüğü bağlamında şarap içmeyi kimler bakımından suç kabul etmez?
Seçenekler
A
Hanifiler
B
Maliki
C
Zimmîler
D
Şafi
E
İtikadi
Açıklama:
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlere zimmî denir. Bunlar şarap içme-sarhoşluk suçu dışındaki bütün suçlarda Müslümanlar gibi muamele görür. Ebu Hanife, dinleri helal kabul ettiği için din ve vicdan özgürlüğü bağlamında şarap içmeyi zimmîler bakımından suç kabul etmez.
Soru 34
Bir Müslümanın dinini alenen terk etmesine ne denir?
Seçenekler
A
İrtidat
B
Farzdan Uzaklaşma
C
Erş
D
Mukatalı
E
İbtidat
Açıklama:
Bir Müslümanın dinini alenen terk etmesine irtidat denilir.
Soru 35
Vakfedenin bizzat kendisinin veya soyundan gelenlerin yararlandığı vakıflara ne ad verilir?
Seçenekler
A
İcâreteynli (İki Kiralı) Vakıflar
B
Avârız Vakıfları
C
Gedik ve Girdâr
D
Zürri Vakıf
E
Devlet Vakfı
Açıklama:
Vakfedenin bizzat kendisinin veya soyundan gelenlerin yararlandığı vakıflara aile vakfı veya zürri vakıf adı verilir.
Soru 36
İcâreteynli vakıflar gibi harap olmuş vakıf gayrimenkullerin yeniden gelir getirir hale iadesi amacıyla icat edilmiş bir vakıflara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tek Kiralı (İcâre-i Vâhideli) Vakıflar
B
İcâreteynli (İki Kiralı) Vakıflar
C
Avârız Vakıfları
D
Gedik ve Girdâr
E
Mukataalı Vakıflar
Açıklama:
Mukâtaalı vakıflar da icâreteynli vakıflar gibi harap olmuş vakıf gayrimenkullerin yeniden gelir getirir hale iadesi amacıyla icat edilmiş bir vakıf türüdür.
Soru 37
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Avârız Vakıfları
B
Mukâtaalı Vakıflar
C
Tek Kiralı (İcâre-i Vâhideli) Vakıflar
D
İcâreteynli (İki Kiralı) Vakıflar
E
Gedik ve Girdâr
Açıklama:
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara avârız vakfı denilir.
Soru 38
Osmanlı hukukunda zekât, haraç ve cizyeden oluşan vergiler hangi tür vergilerdir?
Seçenekler
A
Zekat Vergileri
B
Şer'i vergiler
C
Dolaylı vergiler
D
Dolaysız vergiler
E
Haraç Vergileri
Açıklama:
Şer’î vergiler esas olarak zekât, haraç ve cizyedir. Bunlara define vergisi (rikâz) ve gümrük vergisi de eklenebilir.
Soru 39
Üretim ve sütçülük amacıyla yılın yarıdan fazlasında çayırda otlayan deve, sığır, koyun ve keçi gibi dört ayaklı hayvanlara uygulanan vergilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nakitlerin Zekâtı
B
Ticaret Mallarının Zekâtı (Urûz)
C
Zekât-ı Sevâim
D
Öşür Vergisi
E
Harac
Açıklama:
Hayvanlardan Alınan Vergi (Zekât-ı Sevâim): Üretim ve sütçülük amacıyla yılın yarıdan fazlasında çayırda otlayan deve, sığır, koyun ve keçi gibi dört ayaklı hayvanlara sâime -çoğulu sevâim- (otlayan) denir. Belli sayıyı bulduktan bir yıl sonra zekâtı verilir. Yılın çoğunu ahırda geçiren ve parayla alınan yemle beslenen hayvanlar zekâta tabi
değildir. Osmanlılarda mirî arazide yayılan küçükbaş hayvanlardan alınan vergiye ağnâm vergisi veya ağnâm resmi denirdi.
değildir. Osmanlılarda mirî arazide yayılan küçükbaş hayvanlardan alınan vergiye ağnâm vergisi veya ağnâm resmi denirdi.
Soru 40
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergi türü hangisidir?
Seçenekler
A
Urûz
B
Öşür Vergisi
C
Harac
D
Cizye
E
Zekât-ı Sevâim
Açıklama:
Baş vergisi de denilen cizye İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlerden askerlik bedeli olarak alınan vergidir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelir?
Seçenekler
A
Ukûbât
B
İhkâk-ı hak yasası
C
Ta-zir
D
Âkıle
E
Hukûmet-i Adı
Açıklama:
İhkâk-ı hak yasağı da denilen bu ilke, kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısasta dahi mahkeme kararı olmaksızın maktulün yakınlarının fâile ceza verememesi, ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelmektedir.
Soru 42
Aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hataen öldürme veya yaralamada kişinin diyet ödemesi gerekir.
B
Nöbet şeklinde gelen geçici akıl hastalığında kişi nöbet geldiğinde sorumlu olur.
C
Bir kimsenin ceza sorumluluğuna sahip olabilmesi için mümeyiz olmasına gerek yoktur.
D
İslam ceza hukuku Müslümanların egemenliği altındaki ülkelerde uygulanmaz.
E
Zımmîlere şarap içme-sarhoşluk suçu dışındaki suçlarda cezanın yarısı verilir.
Açıklama:
Had suçlarının oluşması için kastın varlığı aranır. Kısas suçlarında ise ihmal veya hata ile de suç oluşur. Hataen öldürme veya yaralamada kişinin diyet ödemesi gerekir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kişinin başından bir evlilik geçmiş olmasına hırâbe denir.
B
Silahlı bir grubun kendilerince haklı bir sebebe dayanarak ve kuvvet kullanarak devlet başkanına karşı çıkmasına irtidat denir.
C
Zinanın ispatında bir erkek ve bir kadının tanıklığı şarttır.
D
Diyetin miktarı hiç bir şart gözetmeksizin değişmez.
E
Hakimin belirlediği diyet miktarına Hukûmet-i Adl denir.
Açıklama:
Yaralamada ödenecek diyette göz, kulak, burun ve diş gibi belli organlar için mikdar sabittir ve buna erş adı verilir. Bunların dışındaki yaralamalarda ise duyulan elem ve acının büyüklüğüne göre hâkim diyet mikdarını takdir eder ki buna da hukûmet-i adl denilmiştir.
Soru 44
Osmanlı'da aşağıdakilerden hangisi vakıf kurabilir?
Seçenekler
A
Mâtuh kişiler
B
Mümeyiz kişiler
C
Sefih kişiler
D
Tam eda ehliyetine sahip olan kişiler.
E
Kısıtlılık altında olan borçlu kişiler.
Açıklama:
Vakıf kurma malvarlığını azaltıcı bir işlem olduğu için vakıf kurucusunun tam eda (fiil) ehliyetine sahip olması gerekir. Yani ayırtım gücüne sahip, ergen ve ergin (reşit) olmalıdır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi vakıftan yararlananlar anlamına gelir?
Seçenekler
A
Müstegallât-ı Vakfiye
B
Müessecat-ı Hayriye
C
Mevkûfun Aleyh
D
Mevkûf
E
Vâkıf
Açıklama:
Vakıftan Yararlananlar (Mevkûfun Aleyh): Vakıfan yararlanan kimselerin esasen vâkıfa yabancı kimseler olması beklenir. Ancak Ebu Yusuf, vakfedenin kendisinin ve yakınlarının da vakıfan yararlanabileceği kanaatindedir. Aile vakıfarı bu içtihada dayanır. Okul, cami, kütüphane gibi vakıf eserlerden herkes yararlanabilir. Tamamen fakirlerin istifadesine sunulmuş hastane ve aşevi (imarethane) gibi hayır kurumlarından ise sadece fakirler yararlanabilir.
Soru 46
Aşağıdaki vakıf türlerinin hangisinden sadece fakirler yararlanabilir?
Seçenekler
A
Aşevi
B
Okul
C
Cami
D
Kütüphane
E
İş Hanı
Açıklama:
Tamamen fakirlerin istifadesine sunulmuş hastane ve aşevi (imarethane) gibi hayır kurumlarından ise sadece fakirler yararlanabilir. Vakıf tek tarafı bir hukuki işlem olduğu için vakfın geçerliliği vakıfan yararlananların kabulüne bağlı değildir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Vakıf mallarındaki kira süresi en fazla 5 yıldır.
B
Aile vakıfları hususunda Ebu Yusuf'un görüşü esas alınmıştır.
C
Hayri vakıfların çoğu gayrisahih vakıftır.
D
Ebu Yusuf'a göre vâkıf vakfından dönebilir.
E
Bütün insanların veya duruma göre yoksulların yararlandığı vakıf türüne zürri vakıf denir.
Açıklama:
Vakfedenin bizzat kendisinin veya soyundan gelenlerin yararlandığı vakıfara aile vakfı veya zürri vakıf adı verilir. Yukarıda değinildiği üzere hukukçuların çoğunluğu aile vakfını geçerli kabul etmez. Ebu Yusuf ise vâkıfın ve alt soyunun vakıf lehdarı olabileceği görüşündedir. Uygulamada bu görüş hâkim olmuştur.
Soru 48
Taşınmaz bir malın kira bedeli karşılığında ölene kadar kiracının tasarrufunda kalması ve kiracının ölmesiyle de yerine mirasçılarının geçmesi esasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müstesna Vakıflar
B
Mülhak Vakıflar
C
Mukâtaalı Vakıflar
D
İcâreteynli Vakıflar
E
İdâre-i Vâhide-i Kadîmeli
Açıklama:
1913 tarihinde bu tür vakıfarda malın, kira bedeli karşılığında ölene kadar kiracının tasarrufunda kalması ve kiracının ölmesiyle de yerine mirasçılarının geçmesi esası benimsendi. Buna icâre-i vâhide-i kadîmeli vakıf adı verildi.
Soru 49
Osmanlıda miri arazide yayılan küçükbaş hayvanlardan alınan vergiye ne denir?
Seçenekler
A
Emvâl-i Bâtına
B
Rikâz Vergisi
C
Zekât-ı Sevâim
D
Ağnam vergisi
E
Aded-i Ağnâm
Açıklama:
Yılın çoğunu ahırda geçiren ve parayla alınan yemle beslenen hayvanlar zekâta tabi değildir. Osmanlılarda mirî arazide yayılan küçükbaş hayvanlardan alınan vergiye ağnâm vergisiveya ağnâm resmi denirdi.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi raiyet rüsûmuna örnektir?
Seçenekler
A
Emvâl-i bâtına
B
Resm-i ücret
C
İmdâdiye seferiye
D
Resm-i cürüm-ü cinayet
E
İmdâdiye-i hazariye
Açıklama:
Raiyet rüsumunun ikinci kısmına bâd-ı hevâ vergileri denir ki işte bunlar örfî vergilerdir. Gerdek resmi de denilen resm-i arûs bunlardan biridir. Bir diğeri cerime ya da resm-i cürm ü cinayet denilen ehl-i örfün kendi bölgesinde işlenen suçların cezalarının infazı karşılığında aldığı rüsumdur.
Soru 51
Osmanlı ceza hukuku, ...... denilen İslam ceza hukukunun temel ilkeleri üzerine kuruludur. Verilen önermede yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ukûbât
B
Had
C
Kısas
D
Tekalif
E
Hakkullah
Açıklama:
Osmanlı ceza hukuku ukûbât denilen İslam ceza hukukunun temel ilkeleri üzerine kuruludur. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
I. İslam ceza hukukunda cezalandırma hakkı devlete aittir.
II. İslam ceza hukukunda ihkak-ı hak mümkündür.
III. Allah haklarını ihlal eden suçlar "hakkullah" şeklinde adlandırılmıştır.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. İslam ceza hukukunda ihkak-ı hak mümkündür.
III. Allah haklarını ihlal eden suçlar "hakkullah" şeklinde adlandırılmıştır.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
İslam ceza hukukunda cezalandırma hakkı devlete aittir. İhkâk-ı hak yasağı da denilen bu ilke, kasten adam öldürme suçunun cezası olan kısasta dahi mahkeme kararı olmaksızın maktulün yakınlarının fâile ceza verememesi, ceza verme yetkisinin mutlak olarak devlete ait olması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla İslam ceza hukukunda ihkak-ı hak mümkündür denilemez. Ayrıca Allah haklarını ihlal eden suçlar hakkullah şeklinde adlandırılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 53
İslam ceza hukuku ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kişi haklarını ihlal eden suçlar hakkulibâd şeklinde adlandırılmıştır.
B
İslam ceza hukukunda en yaygın ayrım suçların hakkullah ve hakkulibâd olarak ayrılmasıdır.
C
Had ve kısas suçları, Kitap ve sünnette suç olduğu bildirilen ve cezaları gösterilen fiillerdir.
D
Ta’zîr suçlarında, suçun tanımı ve cezanın tayini kanun koyucuya bırakılmıştır.
E
Had ve kısas suçlarının cezaları tek ve sabittir.
Açıklama:
Allah haklarını ihlal eden suçlar hakkullah ve kişi haklarını ihlal eden suçlar hakkulibâd gibi ayrımlar varsa da İslam ceza hukukunda en yaygın ayrım suçların had, kısas ve ta’zîr suçları olarak ayrılmasıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 54
Şarap içme - sarhoşluk suçu dışındaki bütün suçlarda Müslümanlar gibi muamele gören ve İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Mevali
B
Tekalif
C
Zimmî
D
Muhtesib
E
Âkıle
Açıklama:
İslam ülkesi vatandaşı olan gayrimüslimlere zimmî denir. Bunlar şarap içmesarhoşluk suçu dışındaki bütün suçlarda Müslümanlar gibi muamele görür. Doğru cevap C'dir.
Soru 55
I. İslam hukukundaki genel kabule göre hükümdarın sorumsuzluğu veya dokunulmazlığı bulunmaz.
II. İslam ceza hukuku dârülislam yani Müslümanların egemenliği altındaki ülkelerde uygulanır.
III. "Suçlunun aleyhindeki ceza kanunlarının geriye yürümeyeceği" ilkesi, İslam ceza hukukunda kabul edilmemiştir.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. İslam ceza hukuku dârülislam yani Müslümanların egemenliği altındaki ülkelerde uygulanır.
III. "Suçlunun aleyhindeki ceza kanunlarının geriye yürümeyeceği" ilkesi, İslam ceza hukukunda kabul edilmemiştir.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I - II
C
I - III
D
II - III
E
I - II - III
Açıklama:
İslam hukukundaki genel kabule göre hükümdarın sorumsuzluğu veya dokunulmazlığı bulunmaz. İşlediği her suçtan dolayı yargılanır ve gerekirse cezalandırılır. İslam ceza hukuku dârülislam yani Müslümanların egemenliği altındaki ülkelerde uygulanır. Suçlunun aleyhindeki ceza kanunları geriye yürümez. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
Akıl hastalığı, sarhoşluk ve kusurluluk, suçun unsurlarına ilişkin olan aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Maddi unsur
B
Meşru müdafaa
C
Hakkın kullanılması
D
Manevi unsur
E
Görevin ifası
Açıklama:
Akıl hastalığı, sarhoşluk ve kusurluluk, manevi unsurla ilgili yani ceza ehliyetini etkileyen durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 57
Aşağıdaki suçlardan hangisi, diğerlerinden farklı bir kategoride yer almaktadır?
Seçenekler
A
Rüşvet
B
Hırsızlık
C
Yol kesme
D
Zina
E
Şarap içme-sarhoşluk
Açıklama:
Had suçları hırsızlık, zina, zina iftirası, şarap içme-sarhoşluk, yol kesme, isyan ve dinden dönme suçlarıdır. Kısas suçları ise adam öldürme ve yaralamadır. Bu dokuz suçun dışında kalan ve tek tek sayılmasına imkân olmayan örneğin rüşvet, kalpazanlık, casusluk gibi suçlar ta’zîr grubunu oluşturur. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
Aşağıdaki suçlardan hangisi, kısas suçları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Casusluk
B
Kalpazanlık
C
Zina
D
Dinden dönme
E
Yaralama
Açıklama:
Had suçları hırsızlık, zina, zina iftirası, şarap içme-sarhoşluk, yol kesme, isyan ve dinden dönme suçlarıdır. Kısas suçları ise adam öldürme ve yaralamadır. Bu dokuz suçun dışında kalan ve tek tek sayılmasına imkân olmayan örneğin rüşvet, kalpazanlık, casusluk gibi suçlar ta’zîr grubunu oluşturur. Doğru cevap E'dir.
Soru 59
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara ......... denilir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Tek Kiralı (İcâre-i Vâhideli) Vakıflar
B
İcâreteynli (İki Kiralı) Vakıflar
C
Mukâtaalı Vakıflar
D
Avârız Vakıfları
E
Gedik ve Girdâr
Açıklama:
Geliri bir köy veya mahalle halkının veya esnafın beklenmedik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan vakıflara avârız vakfı denilir. Bu vakıflar, bir köy veya mahallede veyahut da esnaf loncasında düşkünlüğü nedeniyle çalışamayanların geçimini karşılamak; fakirlerin cenazelerini kaldırmak, fakir kızları evlendirmek, fakir delikanlılara iş kurmak, evi yanan veya yıkılanlara yardım etmek, köy ve mahallenin yol ve köprü gibi bayındırlık ihtiyaçlarına kaynak sağlamak gibi amaçlarla kurulurdu. Doğru cevap D'dir.
Soru 60
"............. esas olarak zekat, haraç ve cizyedir. Bunlara define vergisi (rikâz) ve gümrük vergisi de eklenebilir." Verilen önermede yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Şer'i vergiler
B
Urûz
C
Örfî vergiler
D
Avârız vergileri
E
Raiyet Rüsûmu
Açıklama:
Şer’î vergiler (Tekalif-i Şer'iye) esas olarak zekât, haraç ve cizyedir. Bunlara define vergisi (rikâz) ve gümrük vergisi de eklenebilir. Doğru cevap A'dır.
Ünite 7
Soru 1
Tanzimat Fermanı kaç yılında ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1839
B
1845
C
1850
D
1836
E
1842
Açıklama:
II. Mahmut’un ölümüyle başa geçen padişah Abdülmecid döneminde (1839-1861),
hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu
ilan etmiş ve Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemi başlamıştır. Doğru yanıt A'dır.
hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu
ilan etmiş ve Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemi başlamıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 2
Tanzimat Fermanı'nı adaletnamelerden ayıran en belirgin özellik nedir?
Seçenekler
A
Osmanlı tebaasının can güvenliğinin sağlanması
B
Padişahın kendi kendisini ferman esaslarıyla sınırlaması
C
Osmanlı tebaasının mal güvenliğinin sağlanması
D
Osmanlı tebaasına kişi dokunulmazlığı sağlanması
E
Padişahın tek yanlı iradesiyle sağlanılan güvenceleri geri alabilmesi
Açıklama:
Tanzimat Fermanı’nın Osmanlı tebaasına tanıdığı güvenceler, Osmanlı hukuk
sistemi açısından -pek de- yeni güvenceler değildi. Zira Tanzimat Fermanı da Osmanlı Devletinin adaletname denilen, bezeri hatt-ı hümayunları yayınlama geleneğinin devamıydı ve fermanda tebaaya tanınan güvenceler, padişahın tek yanlı
iradesinin sonucuydu. Bu belgeyi diğer adaletnamelerden ayıran şey ise padişahın
kendi kendisini de fermanın getirdiği esaslarla sınırlamasıydı.
Fermanda tebaanın can, mal, namus güvenliğinden bahsedilmesi, tebaaya verilen güvencelerin teminatının olup olmadığı sorusunu gündeme getirir. Fermanda
tanınan güvencelerin teminatı -söz konusu güvencelere aykırı davranışların yaptırımı- padişah için dinî yani uhreviydi. Çünkü padişah, ferman hükümlerine aykırı
davranmayacağına dair yemin edecekti; ayrıca belgenin sonunda hükümlerin hilafına hareket edecek olanlara beddua edilmekteydi. Padişah için ettiği yemine sadık
kalma yükümlülüğünü getiren dinî sorumluluktan başka, pozitif hukuka dayanan
bir sorumluluk söz konusu değildi. Öyleyse hükümdar, tek yanlı iradesiyle tanıdığı güvenceleri, hukuki açıdan, yine tek yanlı iradesiyle geri alabilecekti. Doğru yanıt B'dir.
sistemi açısından -pek de- yeni güvenceler değildi. Zira Tanzimat Fermanı da Osmanlı Devletinin adaletname denilen, bezeri hatt-ı hümayunları yayınlama geleneğinin devamıydı ve fermanda tebaaya tanınan güvenceler, padişahın tek yanlı
iradesinin sonucuydu. Bu belgeyi diğer adaletnamelerden ayıran şey ise padişahın
kendi kendisini de fermanın getirdiği esaslarla sınırlamasıydı.
Fermanda tebaanın can, mal, namus güvenliğinden bahsedilmesi, tebaaya verilen güvencelerin teminatının olup olmadığı sorusunu gündeme getirir. Fermanda
tanınan güvencelerin teminatı -söz konusu güvencelere aykırı davranışların yaptırımı- padişah için dinî yani uhreviydi. Çünkü padişah, ferman hükümlerine aykırı
davranmayacağına dair yemin edecekti; ayrıca belgenin sonunda hükümlerin hilafına hareket edecek olanlara beddua edilmekteydi. Padişah için ettiği yemine sadık
kalma yükümlülüğünü getiren dinî sorumluluktan başka, pozitif hukuka dayanan
bir sorumluluk söz konusu değildi. Öyleyse hükümdar, tek yanlı iradesiyle tanıdığı güvenceleri, hukuki açıdan, yine tek yanlı iradesiyle geri alabilecekti. Doğru yanıt B'dir.
Soru 3
Islahat Fermanı kaç yılında ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1856
B
1860
C
1872
D
1865
E
1873
Açıklama:
Islahat Fermanı 28 Şubat 1856'da ilan edilmiştir.
Soru 4
Islahat fermanında kabul edilen esasların temel amacı nedir?
Seçenekler
A
Kapitülasyonları kaldırmak
B
Mal güvenliğini sağlamak
C
Namus güvenliğini sağlamak
D
Osmanlı tebaası arasında eşitlik sağlamak
E
Siyasi eşitsizlikleri kaldırmak
Açıklama:
Islahat Fermanı da, Tanzimat Fermanı gibi içinde bulunduğu çağa uygun bir Osmanlı toplumu (milleti) meydana getirme aşamalarından biriydi. Bu noktayı tespit açısından fermanın metnine dönülürse, Müslüman ve Müslüman olmayan Osmanlı tebaası arasındaki farklılıkların kaldırılarak, eşit statüdeki Osmanlı yurttaşını meydana getirme çabasıyla karşılaşılır. Fermanın kabul ettiği esasların çoğu, tebaa eşitliğini oluşturmaya yönelikti. Doğru yanıt D'dir.
Soru 5
Osmanlı Devletinin ilk anayasası nedir?
Seçenekler
A
Islahat fermanı
B
Tanzimat fermanı
C
Mecelle
D
Kanun-ı Esasi
E
Sened-i İttifak
Açıklama:
1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayan reform hareketlerinin (modernleşmenin) sonucu olan Osmanlı Devletinin ilk anayasası (Kanun-ı Esasi), 23 Aralık 1876’da ilan edilmiştir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 6
Kanun-ı Esasi hangi ülkelerin anayasalarına dayandırılarak oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Macaristan ve Bulgaristan
B
Almanya ve Rusya
C
İngiltere ve Fransa
D
Venedik ve Portekiz
E
Belçika ve Prusya
Açıklama:
1831 tarihli Belçika Anayasası ve 1850 tarihli Prusya Anayasası’ndan esinlenilerek Kanun-ı Esasi düzenlenmiştir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 7
II. Meşrutiyet ne zaman ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1903
B
1907
C
1905
D
1900
E
1908
Açıklama:
23 Temmuz 1908’de (10 Temmuz 1324), Manastır’da Harbiye Mektebi müdürü
Vehip Paşa tarafından verilen söylevle, II. Meşrutiyet ilan edilmişti. Doğru yanıt E'dir.
Vehip Paşa tarafından verilen söylevle, II. Meşrutiyet ilan edilmişti. Doğru yanıt E'dir.
Soru 8
Tanzimat fermanının ilanını takip eden ilk kanunlaştırma hareketi hangi hukuk alanında olmuştur?
Seçenekler
A
Ceza hukuku
B
Ticaret Hukuku
C
Usul hukuku
D
Medeni hukuk
E
Yargılama hukuku
Açıklama:
Tanzimat Fermanı’nın ilanını takip eden ilk kanunlaştırma hareketi ceza hukuku
alanında olmuş, Fermanın ilanından itibaren bir sene geçmeden, tüm tebaayı kapsamına alan 1840 tarihli Ceza Kanunnamesi hazırlanmıştı. Doğru yanıt A'dır.
alanında olmuş, Fermanın ilanından itibaren bir sene geçmeden, tüm tebaayı kapsamına alan 1840 tarihli Ceza Kanunnamesi hazırlanmıştı. Doğru yanıt A'dır.
Soru 9
Tanzimat fermanının ilanından sonra Osmanlı ticaret hukuku hangi ülkeden alınan resepsiyon yolu ile alınan yasalarla düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İngiltere
C
Fransa
D
Rusya
E
İtalya
Açıklama:
Osmanlı ticaret hukuku Fransa’dan resepsiyon yolu ile alınan yasalarla
düzenlenmiştir. Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk
hazırlanan yasa, 1840 Ceza Kanunnamesi iken, özel hukuk alanında da 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret’tir (Ticaret Kanunu). Söz konusu yasa, 1807 tarihli Fransa Ticaret Kanunu'nun birinci ve ikinci bölümlerinin çevirisi ile hazırlanmıştır. Doğru yanıt C'dir.
düzenlenmiştir. Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk
hazırlanan yasa, 1840 Ceza Kanunnamesi iken, özel hukuk alanında da 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret’tir (Ticaret Kanunu). Söz konusu yasa, 1807 tarihli Fransa Ticaret Kanunu'nun birinci ve ikinci bölümlerinin çevirisi ile hazırlanmıştır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 10
I. Medeni hukuk II. Usul hukuku III. Ceza hukuku IV. Borçlar hukuku Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı'da Tanzimat fermanının ilanının ardından modernleşme amacıyla resepsiyon yolu ile kanunlaştırma yapılan hukuk alanlarından değildir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve IV
C
II, III ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Osmanlı Devleti modernleşme döneminde, ticaret, ceza, usul hukuku gibi alanlarda resepsiyon yolu ile kanunlaştırmalarını yaparken, borçlar hukuku, eşya hukuku, aile hukuku gibi hukukun diğer bazı alanlarında İslam Hukuku uygulamalarını devam ettirmiştir. Devletin hukuk alanında kısmi resepsiyon hareketini başlattığı bu dönemde,
medenî hukuk sahasında iktibasa gidilmeyerek, Osmanlı Devletinin ilk medenî kanunu
olarak ifade edilen Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, İslam Hukukunun Hanefi mezhebinin
kabullerinden yararlanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe sokulmuştur. Doğru yanıt B'dir.
medenî hukuk sahasında iktibasa gidilmeyerek, Osmanlı Devletinin ilk medenî kanunu
olarak ifade edilen Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, İslam Hukukunun Hanefi mezhebinin
kabullerinden yararlanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe sokulmuştur. Doğru yanıt B'dir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nun 1699’da Avusturya ile yaptığı antlaşmadır?
Seçenekler
A
Karlofça Antlaşması
B
Prut Antlaşması
C
Pasarofça Antlaşması
D
Belgrat Antlaşması
E
Yaş Antlaşması
Açıklama:
Ülke içindeki problemlerin yanı sıra, savaş alanlarında “Batı”ya karşı yenilgiler başlamıştı. Bu yenilgilerin ilk kesin işareti, 1699’da Avusturyalılarla yapılan Karlofça Anlaşmasıydı.
Soru 12
III. Selim’in reformları aşağıdaki isyanlardan hangisiyle son bulmuştur?
Seçenekler
A
Kabakçı Mustafa İsyanı
B
Celali İsyanı
C
Patrona Halil İsyanı
D
Vaka-i Vakvakiye
E
Şahkulu İsyanı
Açıklama:
Her ne kadar III. Selim’in reformları, Kabakçı Mustafa isyanıyla son bulmuş (1807) ve III. Selim tahttan uzaklaştırılışından 14 ay sonra (1808) öldürülmüşse de Osmanlı Devletindeki değişim aynı doğrultuda devam etmiştir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hanisi II.Mahmut döneminde yapılan reformlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Islahat Fermanı
B
Biri ulemaya, biri devlet adamlarına ilişkin iki ceza kanununun kabulü
C
Müslüman olan ve olmayan tebaa arasında eşitlik ilkesine vurgu yapılması
D
Yeniçeri Ocağının kaldırılması
E
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’nin kuruluşu
Açıklama:
Mahmut, 1808’de tahta çıkmıştır. II. Mahmut’un uzun süreli saltanatında (1808-1839), diğer alanlardaki reformların yanında hukuktaki modernleşmenin de temelleri atılmaya başlanmıştır. Padişahın söylevlerinde, Müslüman olan ve olmayan tebaa arasında eşitlik ilkesine vurgu yapılması, biri ulemaya, biri devlet adamlarına ilişkin iki ceza kanununun kabulü, Tanzimat Dönemi kanunlaştırmalarında ve yargı örgütünde önemli bir unsur olarak ortaya çıkan Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’nin kuruluşu, hükümet (kabine) sisteminin kabul edilmesi, müsaderenin ve siyaseten katlin 152“hemen hemen” tarihe karışması ve Yeniçeri Ocağının kaldırılması da dâhil olmak üzere birçok reform, II. Mahmut’un iktidar dönemine rastlar.
Soru 14
Osmanlı Devletinin ilk anayasası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kanun-ı Esasi
B
Şûra-yı Devlet
C
Divan-ı Ahkâm-ı Adliye
D
Hatt-ı Hümayun
E
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
Açıklama:
1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayan reform hareketlerinin (modernleşmenin) sonucu olan Osmanlı Devletinin ilk anayasası (Kanun-ı Esasi), 23 Aralık 1876’da ilan edilmiştir.
Soru 15
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, yürütme organının başı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Padişah
B
Sadrazam
C
Şeyhülislam
D
Heyeti- Vükela
E
Heyet-i Âyân
Açıklama:
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, padişah yürütme organının başıydı. Heyet-i Vükela’nın (Bakanlar Kurulu) başkan ve üyelerini, yani sadrazamı, şeyhülislamı ve vekilleri padişah tayin eder ve azlederdi. Meclis-i Umumi adını taşıyan yasama meclisi ise Heyet-i Âyân ve Heyet-i Mebusandan oluşmaktaydı. Heyet-i Âyân’ın üyeleri padişah tarafından ömür boyu bu görevde kalmak üzere atanırlarken, Meclis-i Mebusan’ın üyeleri, her elli bin erkek nüfusa bir temsilci olmak üzere, dört yıl için, seçim yoluyla bu göreve gelirlerdi.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisinin üyeleri, her elli bin erkek nüfusa bir temsilci olmak üzere, dört yıl için, seçim yoluyla göreve getirilirdi?
Seçenekler
A
Heyet-i Âyân
B
Meclis-i Mebusan
C
Heyet-i Vükela
D
Meşveret Meclisi
E
Divan-ı Hümayun
Açıklama:
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, padişah yürütme organının başıydı. Heyet-i Vükela’nın (Bakanlar Kurulu) başkan ve üyelerini, yani sadrazamı, şeyhülislamı ve vekilleri padişah tayin eder ve azlederdi. Meclis-i Umumi adını taşıyan yasama meclisi ise Heyet-i Âyân ve Heyet-i Mebusandan oluşmaktaydı. Heyet-i Âyân’ın üyeleri padişah tarafından ömür boyu bu görevde kalmak üzere atanırlarken, Meclis-i Mebusan’ın üyeleri, her elli bin erkek nüfusa bir temsilci olmak üzere, dört yıl için, seçim yoluyla bu göreve gelirlerdi.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Fermanı ile başlayan Osmanlı Devletinin modernleşme döneminde, devletin yargı örgütünde görülen mahmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Cemiyet
B
Şer’iye
C
Konsolosluk
D
Nizamiye
E
Ticaret
Açıklama:
Osmanlı Devletinde beş çeşit (şer’iye, cemaat, konsolosluk, nizamiye, ticaret) mahkeme ile karşılaşılmaktadır. Bu durum mahkemeler arasında, devlet sona erene kadar, birçok görev uyuşmazlığının yaşanmasına sebep olmuştu.
Soru 18
Aşağıdaki kanunlardan hangisiyle 1860’da ticaret mahkemeleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Zeyl-i Kanun-ı Ticaret
B
Kanunname-i Ticaret
C
Ceza Kanunname-i Hümayunu
D
Tebaa-i Devlet-i Osmaniyenin Hukuk-ı Umumiyesi
E
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
Açıklama:
1860’da Ticaret Kanunname-i Hümayunu’nun zeyli (Zeyl-i Kanun-ı Ticaret) ile ticaret mahkemeleri ayrıntılı olarak düzenlendi.
Soru 19
Tanzimat Dönemi’nde Osmanlı ticaret hukuku hangi ülkeden resepsiyon yolu ile alınan yasalarla düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Rusya
C
İngiltere
D
Almanya
E
İspanya
Açıklama:
Osmanlı ticaret hukuku Fransa’dan resepsiyon yolu ile alınan yasalarla düzenlenmiştir. Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk hazırlanan yasa, 1840 Ceza Kanunnamesi iken, özel hukuk alanında da 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret’tir (Ticaret Kanunu).
Soru 20
1878 yılında noterlik kurumu hangi düzenleme ile Osmanlı hukukuna girmiştir?
Seçenekler
A
Mukâvelat Muharrirleri Nizamnamesi
B
Dersaadet ve Mülhakat-ı İdare-i Zabıta
C
Mehakim-i Nizamiyenin Teşkilatı Kanun-ı Muvakkatı
D
Mülkiye ve Nizamiye Mahkemelerine Dair Nizamname
E
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye
Açıklama:
1875’de Avukatlık kurumu, Osmanlı hukukuna kesin olarak girerken, 1878 yılında da Mukâvelat Muharrirleri Nizamnamesi ile noterlik kurumu Osmanlı hukukuna girmişti.
Soru 21
Gülhane Hatt-ı Hümayunu hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1839
B
1856
C
1861
D
1902
E
1808
Açıklama:
1839
Soru 22
Islahat Fermanı hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1865
B
1808
C
1858
D
1839
E
1856
Açıklama:
1856
Soru 23
1839 Gülhane Hatt-ı Hümayunu hangi padişah döneminde ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
IV. Mustafa
B
II. Mahmut
C
I. Abdülmecid
D
I. Abdülaziz
E
V. Murad
Açıklama:
Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemini başlatan Gülhane Hatt-ı Hümayunu, II. Mahmut’un ölümüyle başa geçen padişah Abdülmecid döneminde (1839-1861), hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa tarafından 3 Kasım 1839’da ilan edilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 24
Seçeneklerden hangisi 1856 Paris Anlaşması'nda imzası olan devletlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
Avusturya
D
Rusya
E
İngiltere
Açıklama:
İtalya
Soru 25
1856 Islahat Fermanına ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Islat Fermanı ile devletin gayrimüslim tebaasına siyasî haklar tanınmıştır.
B
Islahat Fermanı Berlin Antlaşmasında da zikredilmiştir.
C
Islahat Fermanı genel olarak tüm Osmanlı tebaasına hitap eden hükümler içerir.
D
Islahat Fermanı ile gayrimüslimlere devlet memuru olabilme imkanı getirilmiştir.
E
Islahat Fermanında müslüman olmayan tebaaya bedel-i askerî ödeyerek askerlik yükümlülüğünü yerine getirmeme imkânı tanınmıştır.
Açıklama:
Islahat Fermanı’nın öncesine gidildiğinde, Kırım Savaşı ile karşılaşılır. Söz konusu savaş, 1856’da imzalanan Paris Anlaşması ile sonuçlanmıştı. Paris Kongresi toplantı halinde bulunduğu sırada, Abdülmecid tarafından ilan edilen Islahat Fermanı, Paris Anlaşması’nın 9. md.sinde de zikredilmiştir. Buna göre doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 26
Osmanlı Devletinin ilk anayasası (Kanun-ı Esasi) hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
13 Aralık 1877
B
23 Aralık 1876
C
28 Şubat 1856
D
28 Haziran 1877
E
19 Mart 1877
Açıklama:
23 Aralık 1876
Soru 27
1876 Kanun-ı Esasi'ye ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kanun-ı Esasi’de egemenliğin kime ait olduğuna dair açık bir hüküm yoktur.
B
Kanun-ı Esasi uyarınca Meclis-i Umumi, Heyet-i Âyân ve Heyet-i Mebusandan oluşmaktaydı.
C
Seçme ve seçilme hakkı Kanun-ı Esasi’de açıkça düzenlenmiştir.
D
Bu anayasa ile Osmanlı vatandaşlarının dinî serbestlikleri tanınmıştır.
E
1831 tarihli Belçika Anayasası ve 1850 tarihli Prusya Anayasası’ndan esinlenilerek düzenlenmiştir.
Açıklama:
Seçme ve seçilme hakkı Kanun-ı Esasi’de açıkça öngörülmemişti; fakat seçim ve temsil ilkelerini içinde barındırması (65 ve 69. md.ler) nedeniyle, söz konusu hakları dolaylı yoldan tanımış olduğu söylenebilir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 28
Kanun-i Esasi (1876) ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, padişah yürütme organının başıydı.
B
Heyet-i Vükela’nın (Bakanlar Kurulu) başkan ve üyelerini, yani sadrazamı, şeyhülislamı ve vekilleri padişah tayin eder ve azlederdi.
C
Meclis-i Umumi adını taşıyan yasama meclisi Heyet-i Âyân ve Heyet-i Mebusandan oluşmaktaydı.
D
Heyet-i Âyân’ın üyeleri padişah tarafından dört yıl görevde kalmak üzere atanırlardı.
E
Meclis-i Mebusan’ın üyeleri, her elli bin erkek nüfusa bir temsilci olmak üzere, dört yıl için, seçim yoluyla göreve gelirlerdi.
Açıklama:
Heyet-i Âyân’ın üyeleri padişah tarafından dört yıl görevde kalmak üzere atanırlardı.
Soru 29
1858 tarihli Ceza Kanunname-i Hümayununun hazırlanmasında hangi ülkenin ceza kanunundan yararlanılmıştır?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
Almanya
D
İsviçre
E
İspanya
Açıklama:
1851 tarihli Ceza Kanunnamesi’nin de bekleneni vermemesi neticesinde, yeni bir ceza kanunu hazırlamak üzere, Ahmet Cevdet Paşa’nın başkanlığında bir komisyon oluşturulmuş ve 1810 tarihli Fransa Ceza Kanunundan alınan 1858 (H. 1274) tarihli Ceza Kanunname-i Hümayunu hazırlanarak, yürürlüğe sokulmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 30
Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1841
B
1863
C
1875
D
1892
E
1903
Açıklama:
Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi (Deniz Ticaret Kanunu) ise, Fransa’nın yanında, Hollanda, Sardunya, Prusya gibi ülkelerin düzenlemelerinden de yararlanılarak, 1863’de kabul edilmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 31
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye'nin mimarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mehmed Reşit Paşa
B
Mehmet Emin Ali Paşa
C
Ahmet Cevdet Paşa
D
Mahmud Nedim Paşa
E
Keçecizade Fuat Paşa
Açıklama:
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’yi hazırlamak üzere kurulan Mecelle Cemiyeti (Komisyonu) tarafından 1869-1876 tarihleri arasında Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’nin kitapları hazırlanmıştır. Bu komisyona Ahmet Cevdet Paşa öncülük etmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 32
Seçeneklerden hangisi Tanzimat Fermanı ile başlayan Osmanlı Devletinin modernleşme döneminde
Osmanlı Devletinde bulunan beş çeşit mahkemeden biri değildir?
Osmanlı Devletinde bulunan beş çeşit mahkemeden biri değildir?
Seçenekler
A
şer’iye mahkemeleri
B
cemaat mahkemeleri
C
aile mahkemeleri
D
nizamiye mahkemeleri
E
ticaret mahkemeleri
Açıklama:
aile mahkemeleri
Soru 33
Nizamiye mahkemelerinin mülki örgütten ayrılması aşağıdaki düzenlemelerden hangisi ile gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1864 tarihli Vilayât Nizamnamesi
B
1868 tarihli Mehakim Nizamnamesi
C
1870 tarihli Dersaadet ve Mülhakatı İdare-i Zabıta ve Mülkiye ve Mehakim-i Nizamiyesine Dair Nizamname
D
1872 tarihli Mehakim-i Nizamiye Hakkında Nizamname
E
1879 tarihli Mehakim-i Nizamiyenin Teşkilatı Kanun-ı Muvakkatı
Açıklama:
Nizamiye mahkemelerinin mülki örgütten ayrılması, 1872 tarihli Mehakim-i Nizamiye Hakkında Nizamname iledir. Bu nizamname uyarınca, nizamiye mahkemeleri, nahiye, kaza, liva, vilayet mahkemeleri şeklinde bidayet (ilk derece) ve istinaf olmak üzere örgütlendiler. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 34
Seçeneklerden hangisi Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemi’nde kurulmuştur?
Seçenekler
A
Divan-ı Hümayun
B
Şer’iye Mahkemeleri
C
Konsolosluk Mahkemeleri
D
Cemaat Mahkemeleri
E
Nizamiye Mahkemeleri
Açıklama:
Nizamiye Mahkemeleri
Soru 35
Nizamiye mahkemeleri örgütlenmesinin en tepesinde yer alan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Meclis-i tahkikat
B
Divan-ı temyiz
C
Liva bidayet mahkemeleri
D
Divan-ı Ahkâm-ı Adliye
E
Şer’iye mahkemeleri
Açıklama:
Tanzimat sonrası Osmanlı yargı örgütünde, nizamiye mahkemeleri örgütlenmesinin en tepesinde Divan-ı Ahkâm-ı Adliye bulunmaktaydı. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 36
Osmanlı ticaret mahkemelerindeki usul kuralları aşağıdaki düzenlemelerden hangisiyle belirlenmiştir?
Seçenekler
A
1850 tarihli Kanunname-i Ticaret
B
1860 tarihli Ticaret Kanunname-i Hümayunu
C
1861 tarihli Usul-i Muhakeme-i Ticarete Dair Nizamname
D
1863 tarihli Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi
E
1879 tarihli Usul-i Muhakeme-i Hukukiye Kanunu
Açıklama:
Osmanlı ticaret mahkemelerindeki usul kuralları Fransız hukukuna dayanılarak hazırlanmış olan, 1861 tarihli Usul-i Muhakeme-i Ticarete Dair Nizamname ile belirlenmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı devleti döneminde faaliyet gösteren mahkemelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Cemaat mahkemesi
B
Konsolosluk mahkemesi
C
Nizamiye mahkemesi
D
Ticaret mahkemesi
E
Uyuşmazlık mahkemesi
Açıklama:
Osmanlı Devletinin klasik örgütlenmesinde mevcut olan şer’iye mahkemeleri, cemaat mahkemeleri ve konsolosluk mahkemeleri varlığını devam ettirirken, bu mahkemelere, modernleşme döneminde yeni mahkemeler eklenmiştir. Yeni mahkemeler, ticaret mahkemeleri ve nizamiye mahkemeleriydi. Türkiye Cumhuriyeti yargı örgütünün de temeli olan nizamiye mahkemelerinin düzenlenmesinde, dönemin Fransa yargı örgütünden yararlanılmıştı. Böylece, söz konusu dönemde, Osmanlı Devletinde beş çeşit (şer’iye, cemaat, konsolosluk, nizamiye, ticaret) mahkeme ile karşılaşılmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 38
II. Meşrutiyet hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1908
B
1909
C
1876
D
1840
E
1838
Açıklama:
1908
Soru 39
1810 tarihli Fransa Ceza Kanunundan alınan 1858 (H.1274) tarihli Ceza Kanunname-i Hümayunu geçirdiği değişikliklerle birlikte kaç yürürlükte kalmıştır?
Seçenekler
A
50 yıl
B
68 yıl
C
10 yıl
D
48 yıl
E
25 yıl
Açıklama:
68 yıl
Soru 40
1914 tarihli İmtiyâzât-ı Ecnebiyenin Lağvı Hakkında İrade-i Seniye ile ortadan kalkan konsolosluk mahkemeleri hangi yılda tekrar yargılama yapmaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
1918
B
1923
C
1920
D
1915
E
1919
Açıklama:
1918
Soru 41
Osmanlı Devletinin adaletname denilen, bezeri hatt-ı hümayunları yayınlama geleneğinin devamı olan ve onu diğer adaletnamelerden ayıran şey padişahın kendi kendisini sınırlaması olan ferman aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
I. Meşrutiyet
B
II. Meşrutiyet
C
Tanzimat Fermanı
D
Kanun-i esasiye
E
Islahat Fermanı
Açıklama:
Tanzimat Fermanı da Osmanlı Devletinin adaletname denilen, bezeri hatt-ı hümayunları yayınlama geleneğinin devamıydı ve fermanda tebaaya tanınan güvenceler, padişahın tek yanlı iradesinin sonucuydu. Bu belgeyi diğer adaletnamelerden ayıran şey ise padişahın kendi kendisini de fermanın getirdiği esaslarla sınırlamasıydı.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Türk hukukunun dönemlerinden değildir?
Seçenekler
A
İslam dininin kabulünden önceki dönem,
B
İslam dininin kabulünden sonraki dönem,
C
Tanzimat Dönemi
D
Meşrutiyet Dönemi
E
Cumhuriyet Dönemi
Açıklama:
Tanzimat Dönemi’nden kasıt, söz konusu dönemin 1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayıp, 1918 Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devletinin fiilen ortadan
kalktığı tarihe kadar devam eden dönem olmasıdır. Bu dönem, Türk Hukuk Tarihi’nin üçüncü dönemi olarak da ifade edilebilir. Türk Hukuk Tarihi,
İslam dininin kabulünden önceki dönem, İslam dininin kabulünden sonraki dönem, Tanzimat’ın ilanından sonraki dönem (Tanzimat Dönemi),
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonraki dönem (Cumhuriyet Dönemi) şeklinde dönemlendirilebilir.
kalktığı tarihe kadar devam eden dönem olmasıdır. Bu dönem, Türk Hukuk Tarihi’nin üçüncü dönemi olarak da ifade edilebilir. Türk Hukuk Tarihi,
İslam dininin kabulünden önceki dönem, İslam dininin kabulünden sonraki dönem, Tanzimat’ın ilanından sonraki dönem (Tanzimat Dönemi),
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonraki dönem (Cumhuriyet Dönemi) şeklinde dönemlendirilebilir.
Soru 43
4 Hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu ilan etmiş ve Osmanlı Devletinde hangi dönem başlamıştır.?
Seçenekler
A
Islahat Dönemi
B
Ferman Dönemi
C
Tazminat Dönemi
D
Osmanlı Tebası Dönemi
E
Lale devri
Açıklama:
II. Mahmut’un ölümüyle başa geçen padişah Abdülmecid döneminde (1839-1861), hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu ilan etmiş ve Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemi başlamıştır. Söz konusu döneme ve dönemi açan fermana ismini veren Tanzimat kelimesi “düzenlemeler”, “nizamlamalar”, “yapılanmalar”, “reorganizasyon” anlamlarına gelmektedir
Soru 44
Müslüman olmayan Osmanlı tebaasının, Osmanlı Devleti karşısındaki siyasi, hukuki durumunun düzeltilmesi hangi fermanla ilan olunmuştur?
Seçenekler
A
Tanzimat Fermanı
B
Savaş Fermanı
C
Gayri Müslüm Fermanı
D
Islahat Fermanı
E
Kanun-ı Esasiye
Açıklama:
İngiltere, Fransa, Rusya gibi devletlerin, Osmanlı Devletine müdahalelerinin görünürdeki gerekçesi olan ve devletin sona ermesine kadar dile getirilen, Müslüman olmayan Osmanlı tebaasının, Osmanlı Devleti karşısındaki siyasi, hukuki durumunun düzeltilmesi taleplerinin sonuçlarından biri de 28 Şubat 1856 tarihli Islahat Fermanı’nın ilanı olmuştu
Soru 45
Osmanlı Devletinin ilk anayasası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tazminat Fermanı
B
Islahat Fermanı
C
Ceza Hukuku
D
Ticaret ve Yaşam Hukuku
E
Kanun-ı Esasiye
Açıklama:
1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayan reform hareketlerinin (modernleşmenin) sonucu olan Osmanlı Devletinin ilk anayasası (Kanun-ı Esasi), 23 Aralık 1876’da ilan edilmiştir.
Soru 46
23 Temmuz 1908’de (10 Temmuz 1324), Manastır’da Harbiye Mektebi müdürü Vehip Paşa tarafından verilen söylevle aşağıdakilerden hangisi ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
I. Meşrutiyet
B
II. Meşrutiyet
C
Tazminat Fermanı
D
Islahat Fermanı
E
Kanuni Esasiye
Açıklama:
23 Temmuz 1908’de (10 Temmuz 1324), Manastır’da Harbiye Mektebi müdürü Vehip Paşa tarafından verilen söylevle, II. Meşrutiyet ilan edilmişti. Söz konusu söylevde, Fransız devriminden alınan özgürlük, eşitlik, kardeşlik (hürriyet, müsavat, uhuvvet) ilkelerine, adalet ilkesi de eklenmişti
Soru 47
Osmanlı Ticaret Hukuku hangi ülkeden resepsiyon yolu ile alınan yasalarla düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
İsveç
D
İsviçre
E
Amerika
Açıklama:
Bu dönem Osmanlı ticaret hukuku Fransa’dan resepsiyon yolu ile alınan yasalarla düzenlenmiştir. Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk hazırlanan yasa, 1840 Ceza Kanunnamesi iken, özel hukuk alanında da 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret’tir (Ticaret Kanunu).
Soru 48
Avukatlık kurumu, Osmanlı hukukuna kesin olarak hangi tarihte girmiştir?
Seçenekler
A
1453
B
1875
C
1878
D
1908
E
1919
Açıklama:
1875’de Avukatlık kurumu, Osmanlı hukukuna kesin olarak girerken, 1878 yılında da Mukâvelat Muharrirleri Nizamnamesi ile noterlik kurumu Osmanlı hukukuna girmişti.
Soru 49
Osmanlı devletinde hangi kanunla mübaşirlikler, icra memurlukları, adliye müfettişlikleri oluşturulmuş, harçlar düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Avukatlık Kanunu
B
Mahkemeler Kanunu
C
Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu
D
Dersaadet ve Mülhakat-ı İdare-i Zabıta
E
Mehakim-i Nizamiyenin Teşkilatı Kanun-ı Muvakkatı
Açıklama:
1879 tarihli Mehakim-i Nizamiyenin Teşkilatı Kanun-ı Muvakkatı ile de mübaşirlikler, icra memurlukları, adliye müfettişlikleri oluşturulmuş, harçlar düzenlenmişti.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Kanun-ı Esasi ikinci faslında, “Tebaa-i Devlet-i Osmaniyenin Hukuk-ı Umumiyesi” başlığı altında yer alan kişi hak ve hürriyetlerine ilişkin hükümler içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
İşkence ve her türlü eziyetin yasaklanması
B
Her davanın ancak ait olduğu mahkemede görülmesi
C
Belli mahkemeler dışında olağanüstü mahkemeler veya yargı kararı vermeye yetkili özel komisyonlar kurulamaması
D
Mahkemelerde özel komisyonlar kurulması
E
Kimsenin kanunla bağlı olduğu mahkemeden başkasına gitmeye zorlanamaması
Açıklama:
Kimsenin kanunla bağlı olduğu mahkemeden başkasına gitmeye zorlanamaması (23. md.), her davanın ancak ait olduğu mahkemede görülmesi (85. md.), mahkemelerin kendi görevlerine giren davalara bakmaktan kaçınamamaları (84. md.), var olan belli mahkemeler dışında olağanüstü mahkemeler veya yargı kararı vermeye yetkili özel komisyonlar kurulamaması (89. md.), yargılamanın alenen yapılması (82. md.), herkesin, mahkemeler önünde lüzum gördüğü, kanuna uygun vasıtalarla, davasını savunabilmesi (83. md.). Ayrıca işkence ve her türlü eziyetin yasaklanması da (26. md.) sanıklar için bir güvencedir.
Soru 51
Osmanlı tarihinde, Müslüman olanlar ile olmayanların eşitliğine dikkat edilmesi gibi, hukuki alandaki bir çok reform hangi padişah döneminde gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
IV. Murat
B
III. Selim
C
II. Mahmut
D
Kanuni Sultan Süleyman
E
Fatih Sultan Mehmet
Açıklama:
Müslüman olan ve olmayan tebaa arasında eşitlik ilkesine vurgu yapılması, biri ulemaya, biri devlet adamlarına ilişkin iki ceza kanununun kabulü, Tanzimat Dönemi kanunlaştırmalarında ve yargı örgütünde önemli bir unsur olarak ortaya çıkan Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’nin kuruluşu, hükümet (kabine) sisteminin kabul edilmesi, müsaderenin ve siyaseten katlin “hemen hemen” tarihe karışması ve Yeniçeri Ocağının kaldırılması da dâhil olmak üzere birçok reform, II. Mahmut’un iktidar dönemine rastlar. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 52
Osmanlı Devleti'nde hukuki alandaki resepsiyonun kaynak ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Amerika
C
Almanya
D
Fransa
E
Rusya
Açıklama:
Osmanlı Hukukundaki resepsiyon hareketinde tercih edilen ülkenin Fransa olması, Osmanlı Devletinin Fransa ile yaşadığı tarihî ilişkilere dayanmaktadır. Yine dönemin siyasi gelişmeleri ve Osmanlı Devletinin diğer “Batılı” ülkelerle ilişkileri de Osmanlı resepsiyonunun kaynak ülkesi olarak Fransa’nın seçilmesine neden olmuştur. Buna göre doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 53
Osmanlı Devleti'nde modernleşme çabalarının hukuka da yansımasını sağlayan Tanzimat Fermanı kaç yılında ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1812
B
1823
C
1832
D
1839
E
1844
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nde modernleşme çabalarının hukuka da yansımasını sağlayan Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir. Buna göre doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 54
Medeni ve siyasi hakların düzenlenmesini de kapsayan Islahat Fermanı kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1838
B
1839
C
1856
D
1876
E
1909
Açıklama:
Medeni ve siyasi hakların düzenlenmesini de kapsayan Islahat Fermanı 1856 yılında kabul edilmiştir
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Tanzimat Fermanı
B
Gülhane Hatt-ı Hümayun
C
Islahat Fermanı
D
Kanun-i Esasi
E
Meşrutiyet'in İlanı
Açıklama:
Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olarak Kanun-i Esasi kabul edilir. Buna göre doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 56
Osmanlı Devleti'nin ülkesiyle bölünmez bir bütün olduğu aşağıdaki yeniliklerden hangisinde birinci madde olarak esas alınmıştır?
Seçenekler
A
Kanun-i Esasi
B
Tanzimat Fermanı
C
Islahat Fermanı
D
Gülhane Hatt-ı Humayunu
E
Meşruiyetin İlanı
Açıklama:
Osmanlı Devletini sahip olduğu topraklarla (ülkesiyle) ve insan unsuruyla (milletiyle) beraber parçalanmadan bir arada tutabilmek. Bu esas da Kanun-ı Esasi’nin birinci maddesinde öngörülmüştü. Söz konusu maddeye göre “Osmanlı Devleti ülkesiyle bölünmez bir bütündür”. Buna göre doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 57
II. Meşrutiyet kaç yılında ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1834
B
1856
C
1876
D
1899
E
1908
Açıklama:
23 Temmuz 1908’de Manastır’da Harbiye Mektebi müdürü Vehip Paşa tarafından verilen söylevle II. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Buna göre doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi, işi özgürlüğünün sadece kanun dışı cezalandırmalara karşı değil aynı zamanda tutuklamalar bakımından da korunması gerekliliğini getirmiştir?
Seçenekler
A
Tanzimat Fermanı
B
Islahat Fermanı
C
Gülhane Hatt-ı Humayunu
D
Kanun-i Esasi
E
1909 Anayasası
Açıklama:
Kişi özgürlüğünün sadece kanun dışı cezalandırmalara karşı değil aynı zamanda tutuklamalar bakımından da korunması 1909 Anayasası'nda öngörülmüştür. Buna göre doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 59
Osmanlı'da ticaret hukuku hangi ülkeden resepsiyon yoluyla alınan yasalarla düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Yunanistan
C
İsviçre
D
Fransa
E
Amerika
Açıklama:
Osmanlı'da ticaret hukuku Fransa'dan resepsiyon yoluyla alınan yasalarla düzenlenmiştir. Buna göre doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 60
Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk hazırlanan yasa aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kanunname-i Ticaret
B
Ceza Kanunnamesi
C
Kanun-i Esasi
D
Islahat Fermanı
E
Gülhane Hatt-ı Humayunu
Açıklama:
Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra kamu hukuku alanında ilk hazırlanan yasa 1840 Ceza Kanunnamesi'dir. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 61
Osmanlı resepsiyonunun kaynak ülkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İngiltere
C
İsviçre
D
Almanya
E
Fransa
Açıklama:
Osmanlı Hukukundaki resepsiyon hareketinde tercih edilen ülkenin Fransa olması, Osmanlı Devletinin Fransa ile yaşadığı tarihî ilişkilere dayanmaktadır. Yine dönemin siyasi gelişmeleri ve Osmanlı Devletinin diğer “Batılı” ülkelerle ilişkileri de Osmanlı resepsiyonunun kaynak ülkesi olarak Fransa’nın seçilmesine neden olmuştur.
Soru 62
Osmanlı Devletinde Tanzimat Dönemi aşağıdakilerden hangisi ile başlamıştır?
Seçenekler
A
Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nun ilanı
B
II.Mahmut’un başa geçmesi
C
Sened-i İttifakın imzalanması
D
Kanuni Esasinin ilanı
E
Islahat Fermanının ilanı
Açıklama:
II. Mahmut’un ölümüyle başa geçen padişah Abdülmecid döneminde (1839-1861), hariciye nazırı Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nu ilan etmiş ve Osmanlı Devletinin Tanzimat Dönemi başlamıştır.
Soru 63
Osmanlı Devletinin ilk anayasası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tanzimat Fermanı
B
Islahat Fermanı
C
Sened-i İttifak
D
Kanuni Esasi
E
Teşkilat-ı Esasiye
Açıklama:
1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile başlayan reform hareketlerinin (modernleşmenin) sonucu olan Osmanlı Devletinin ilk anayasası (Kanun-ı Esasi), 23 Aralık 1876’da ilan edilmiştir.
Soru 64
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, yürütme organının başı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Padişah
B
Heyet-i Vükela’nın başkanı
C
Sadrazam
D
Şeyhülislam
E
Meclis-i Mebusan’ın başkanı
Açıklama:
1876 Kanun-ı Esasi uyarınca, padişah yürütme organının başıydı.
Soru 65
Tanzimat Fermanı’nın ilanını takip eden ilk kanunlaştırma hareketi hangi hukuk alanında olmuştur?
Seçenekler
A
Anayasa Hukuku
B
Ticaret Hukuku
C
Usul Hukuku
D
Medeni Hukuk
E
Ceza Hukuku
Açıklama:
Tanzimat Fermanı’nın ilanını takip eden ilk kanunlaştırma hareketi ceza hukuku alanında olmuş, Fermanın ilanından itibaren bir sene geçmeden, tüm tebaayı kapsamına alan 1840 tarihli Ceza Kanunnamesi hazırlanmıştı.
Soru 66
I-Fransa
II-Hollanda
III-Sardunya
IV-Prusya
Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi (Deniz Ticaret Kanunu) yapılırken yukarıdaki hangi ülkelerin düzenlemelerinden yararlanılmıştır?
II-Hollanda
III-Sardunya
IV-Prusya
Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi (Deniz Ticaret Kanunu) yapılırken yukarıdaki hangi ülkelerin düzenlemelerinden yararlanılmıştır?
Seçenekler
A
I
B
I ve II
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi (Deniz Ticaret Kanunu) ise, Fransa’nın yanında, Hollanda, Sardunya, Prusya gibi ülkelerin düzenlemelerinden de yararlanılarak, 1863’de kabul edilmiştir.
Soru 67
I-Borçlar Hukuku
II-Usul Hukuku
III-Eşya Hukuku
IV-Ticaret Hukuku
V-Aile Hukuku
Yukarıda sayılan alanlardan hangilerinde Osmanlı Devleti modernleşme döneminde resepsiyon yolu ile kanunlaştırma yapmamış İslam Hukukunu uygulamaya devam etmiştir?
II-Usul Hukuku
III-Eşya Hukuku
IV-Ticaret Hukuku
V-Aile Hukuku
Yukarıda sayılan alanlardan hangilerinde Osmanlı Devleti modernleşme döneminde resepsiyon yolu ile kanunlaştırma yapmamış İslam Hukukunu uygulamaya devam etmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
IV ve V
D
I, III ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Osmanlı Devleti modernleşme döneminde, ticaret, ceza, usul hukuku gibi alanlarda resepsiyon yolu ile kanunlaştırmalarını yaparken, borçlar hukuku, eşya hukuku, aile hukuku gibi hukukun diğer bazı alanlarında İslam Hukuku uygulamalarını devam ettirmiştir.
Soru 68
Osmanlı Devletinin ilk medenî kanunu olarak ifade edilen Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, İslam Hukukunun hangi mezhebinin kabullerinden yararlanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe sokulmuştur?
Seçenekler
A
Şâfiî Mezhebi
B
Hanefî Mezhebi
C
Hanbelî Mezhebi
D
Mâlikî Mezhebi
E
Şiîlik (Şia) Mezhebi
Açıklama:
Osmanlı Devleti hukuk alanında kısmi resepsiyon hareketini başlattığı modernleşme dönemide, medenî hukuk sahasında iktibasa gidilmeyerek, Osmanlı Devletinin ilk medenî kanunu olarak ifade edilen Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, İslam Hukukunun Hanefi mezhebinin kabullerinden yararlanılarak hazırlanmış ve yürürlüğe sokulmuştur.
Soru 69
I-Nizamiye mahkemeleri
II-Şer’iye mahkemeleri
III-Cemaat mahkemeleri
IV-Ticaret mahkemeleri
V-Konsolosluk mahkemeleri
Osmanlı Devletinin modernleşme döneminde yukarıdaki mahkemelerden hangileri hayata geçirilmiştir?
II-Şer’iye mahkemeleri
III-Cemaat mahkemeleri
IV-Ticaret mahkemeleri
V-Konsolosluk mahkemeleri
Osmanlı Devletinin modernleşme döneminde yukarıdaki mahkemelerden hangileri hayata geçirilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
III ve IV
D
I, II ve IV
E
II, III ve V
Açıklama:
Tanzimat Fermanı ile başlayan Osmanlı Devletinin modernleşme döneminde, devletin yargı örgütü de önemli değişikler geçirmiştir. Osmanlı Devletinin klasik örgütlenmesinde mevcut olan şer’iye mahkemeleri, cemaat mahkemeleri ve konsolosluk mahkemeleri varlığını devam ettirirken, bu mahkemelere, yeni mahkemeler eklenmişti. Yeni mahkemeler, ticaret mahkemeleri ve nizamiye mahkemeleriydi.
Soru 70
Tanzimat Dönemi başlarında çıkarılan tüm kanun ve nizamnameleri hangi kurum hazırlamıştır?
Seçenekler
A
Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye
B
Şûra-yı Devlet
C
Divan-ı Hümayun
D
Meclis-i Vükela
E
Divan-ı Ahkâm-ı Adliye
Açıklama:
Bir kanunlaştırma dönemi olan Tanzimat Dönemi’nde değinilmeden geçilmemesi gereken bir kurum da Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye’dir. Dönemin başlarında çıkarılan tüm kanun ve nizamnameleri hazırlamış olan bu kurum, II. Mahmut’un saltanatında, 1838’de kurulmuştu.
Ünite 8
Soru 1
Laiklik ilkesi ilk kez hangi anayasada yer almıştır?
Seçenekler
A
1921
B
1924
C
1961
D
1982
E
1876
Açıklama:
10 Nisan 1928 tarihinde Anayasa’nın 2. md.sindeki, “Türkiye Devleti’nin dini İslâm’dır” ifadesi kaldırılmış, milletvekili yemininde laik ifade benimsenmiş, meclisin görevlerinden biri olan “Ahkâm-ı şer’iye’nin tenfizi” (şeriat hükümlerinin uygulanması) hükmü anayasadan çıkartılmış, 1937’de ise laiklik ilkesi resmen kabul edilmiştir.
Soru 2
4 Ekim 1926 tarihli Medeni Kanun hangi ülkeden iktibas edilmiştir?
Seçenekler
A
İsviçre
B
Almanya
C
Fransa
D
İngiltere
E
Avusturya
Açıklama:
4 Ekim 1926’da İsviçre Medenî Kanununun iktibas edilmesiyle birlikte, Türkiye
Roma-Cermen hukuk sistemine dâhil olmuştur.
Roma-Cermen hukuk sistemine dâhil olmuştur.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi 1926 tarihli Medeni Kanunu'nun getirdiği yeniliklerden birisidir?
Seçenekler
A
Azınlıklar bu kanuna uymak istemediklerini belirtmişlerdir.
B
Dini nikah asıl olma özelliği gösterirken, isteyenler medeni nikah da yapabilmektedir.
C
Monogami ortadan kaldırılmış, poligami benimsenmiştir.
D
Çocuk üzerindeki velayet hakkı kural olarak babaya aittir.
E
Kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit mirasçılık benimsenmiştir.
Açıklama:
Medenî Kanun inkılâpçı ve laik bir özellik göstermektedir. Buna göre, getirdiği bir kısım yeniliklere aşağıdaki gibi örnekler verilebilir:
• Çağdaş ve laik ilkelere göre düzenlenen Medenî Kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi azınlıklar bu kanuna uymak istediklerini belirterek Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçmiştir. Böylece, Medenî Kanun ulusal toplum yaşamını düzenleyen devrimci bir özellik göstermiştir.
• Medenî haklardan istifade ve medenî hakların kullanılmasında getirilen düzenlemeler, kişiliğin korunmasına yönelik hükümler çerçevesinde çağdaş düzenlemelere gidilmiş, kişinin hukuku insan hak ve özgürlüğüne dayandırılmıştır.
• Evlenmenin şekli konusunda getirilen düzenlemeler çerçevesinde medenî nikah zorunlu hale getirilerek evlilik kurumu devlet denetimi ve gözetimi altına alınmıştır.
• Eşlerden sadece kadının değil, kocanın da evlenme sırasında evli bulunmaması zorunluluğu getirilerek, İslam hukukunda erkeklere yönünden birden fazla kadınla evlenme-poligami (çokeşlilik) ortadan kaldırılmış, yerine monogami (tekeşlilik) benimsenmiştir.
• Evliliğin yürümemesi haline yönelik olarak boşanma kurumu düzenlenerek, bu hükümlerle hakim kararıyla boşanma kabul edilmiş, kadın-erkek eşitliği benimsenmiştir.
• Çocuk üzerinde sadece babaya değil, anneye de velayet hakkı tanınmıştır.
• Kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit mirasçılık benimsenmiştir.
• Çağdaş ve laik ilkelere göre düzenlenen Medenî Kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi azınlıklar bu kanuna uymak istediklerini belirterek Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçmiştir. Böylece, Medenî Kanun ulusal toplum yaşamını düzenleyen devrimci bir özellik göstermiştir.
• Medenî haklardan istifade ve medenî hakların kullanılmasında getirilen düzenlemeler, kişiliğin korunmasına yönelik hükümler çerçevesinde çağdaş düzenlemelere gidilmiş, kişinin hukuku insan hak ve özgürlüğüne dayandırılmıştır.
• Evlenmenin şekli konusunda getirilen düzenlemeler çerçevesinde medenî nikah zorunlu hale getirilerek evlilik kurumu devlet denetimi ve gözetimi altına alınmıştır.
• Eşlerden sadece kadının değil, kocanın da evlenme sırasında evli bulunmaması zorunluluğu getirilerek, İslam hukukunda erkeklere yönünden birden fazla kadınla evlenme-poligami (çokeşlilik) ortadan kaldırılmış, yerine monogami (tekeşlilik) benimsenmiştir.
• Evliliğin yürümemesi haline yönelik olarak boşanma kurumu düzenlenerek, bu hükümlerle hakim kararıyla boşanma kabul edilmiş, kadın-erkek eşitliği benimsenmiştir.
• Çocuk üzerinde sadece babaya değil, anneye de velayet hakkı tanınmıştır.
• Kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit mirasçılık benimsenmiştir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi 1926 tarihli Medeni Kanun'u oluşturan bölümlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Şahsın Hukuku
B
Aile Hukuku
C
Borçlar Hukuku
D
Miras Hukuku
E
Başlangıç Bölümü
Açıklama:
1926 tarihli ve 743 sayılı Medenî Kanununun ‘Başlangıç’ kısmı ilk 7 maddeden oluşmakla, Medenî Kanunun birinci kitabı (8-81/B md.ler) ‘Şahsın Hukuku’na, ikinci kitabı (82-438 md.ler) ‘Aile Hukuku’na, üçüncü kitabı (439-617 md.ler) ‘Miras Hukuku’na, dördüncü kitabı (618-935 md.ler) ‘Eşya Hukuku’na ayrılmıştır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi AB sürecinde çıkarılan ikinci uyum paketiyle değiştirilen kanunlardan birisidir?
Seçenekler
A
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
B
Siyasi Partiler Kanunu
C
Türk Ceza Kanunu
D
Devlet Memurları Kanununu
E
Terörle Mücadele Kanunu
Açıklama:
İkinci uyum paketi 4748 sayılı Kanunla, 26 Mart 2002 tarihinde kabul edilmiş, 9 Nisan 2002 tarihli ve 24712 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bu uyum paketiyle toplam sekiz yasada değişikliğe gidilmiştir. Bunlar içinde Devlet Memurları Kanunu da bulunmaktadır.
Soru 6
Farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması yasağının kaldırıldığı AB uyum paketi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1. Uyum Paketi
B
2. Uyum Paketi
C
3. Uyum Paketi
D
4. Uyum Paketi
E
5. Uyum Paketi
Açıklama:
3. Uyum Paketi 4771 sayılı Kanunla, 3 Ağustos 2002 tarihinde kabul edilmiş, 9 Ağustos 2002 tarihli ve 24841 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu uyum paketiyle toplam on üç yasada değişikliğe gidilmiştir. Bu uyum paketiyle, özellikle savaş ve yakın savaş tehdidi dışında ölüm cezasının kaldırılması, farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması yasağının kaldırılması önemlidir.
Soru 7
Adli sicilden silinemeyecek suç kavramı hangi AB uyum paketi ile birlikte kaldırılmıştır?
Seçenekler
A
4.
B
3.
C
9.
D
7.
E
1.
Açıklama:
Adli sicilden silinemeyecek suç kavramı 4. uyum paketi ile birlikte yürürlükte kaldırılmıştır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi 2002 tarihli Türk Medeni Kanunu ile getirilen yeniliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Hem erkek hem kadın için evlenme yaşı yükseltilmiştir.
B
Yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimi kabul edilmiştir.
C
Evlat edinme konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır.
D
Miras bırakanın tasarruf özgürlüğü genişletilmiştir.
E
'Eşitlik ilkesi’ne ters düşen düzenlemelerin hepsi değiştirilmiştir.
Açıklama:
Bu Kanunla getirilen yeniliklerden birisi de hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açması sebebiyle eşler arasında ‘mal ayrılığı’ rejiminin yerine ‘edinilmiş mallara katılma’ rejimi yasal rejim olarak kabul edilmesidir.
Soru 9
Adil yargılanma hakkı hangi anayasa değişikliği ile birlikte Anayasamıza girmiştir?
Seçenekler
A
2007 Değişikliği
B
2004 Değişikliği
C
1995 Değişikliği
D
2010 değişikliği
E
2001 değişikliği
Açıklama:
3 Ekim 2001 tarihli ve 4709 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerden birisi de hak arama hürriyeti çerçevesinde ilk defa AİHS’nin 6. md.sindeki ‘adil yargılanma’ hakkının (Anayasa, 36. md.) Anayasamıza girmiş olmasıdır.
Soru 10
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının anayasal bir hak olarak tanındığı değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
2010 Değişikliği
B
2004 Değişikliği
C
2007 Değişikliği
D
2001 Değişikliği
E
2017 Değişikliği
Açıklama:
2010 Anayasa değişikliği ile birlikte kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak tanınmıştır.
Soru 11
4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medenî Kanunu ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İsviçre Medenî Kanunundan iktibas edilmiştir.
B
Medenî Kanun devrimci ve laik bir özellik göstermektedir.
C
Medenî Kanunla beraber evililik kurumu devlet denetimi ve gözetiminden çıkarılmıştır.
D
Kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin eşit mirasçılık hakkı tanınmıştır.
E
Medenî Kanunla beraber hukuk birliği sağlanmıştır.
Açıklama:
Medenî Kanunda evlenmenin şekline ilişkin düzenlemeler yer almıştır, medenî inakh zorunlu hale getirilmiştir. Böylece evlilik kurumu devlet denetimi ve gözetimi altına alınmıştır.
Soru 12
Cumhuriyet dönemi resepsiyonu ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şimdiki hukuk sistemimizin temellerini atmıştır.
B
Hukuk alanında tüm kurum ve ilkeleri kapsayan bir resepsiyona gidilmiştir.
C
Kanunların değiştirilmesi amacıyla kurulan komisyonlar etkili ve bağımsız çalışabildikleri için resepsiyon yapılabilmiştir.
D
Modernleşme, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma isteği resepsiyonun nedenlerindendir.
E
Tam bağımsız bir devletin hukuk sistemini oluşturabilmek amacıyla resepsiyona gidilmiştir.
Açıklama:
Kanunların değiştirilmesi amacıyla kurulan komisyonlar dinî kurallara dayalı hukuk sisteminin etkisi altında kalmış ve etkin çalışamamıştır. Bu sebeple resepsiyonun gerekliliği yönündeki düşünce hakim olmuş ve çok kısa bir hazırlık sürecinden sonra tüm kurumların batıdan alındığı kapsamlı bir hukuk resepsiyonu yapılmıştır.
Soru 13
Cumhuriyet dönemi resepsiyonunun mimarı, dönemin adalet bakanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reşit Galip
B
Mahmut Esat Bozkurt
C
İsmal Hakkı Tonguç
D
Hasan Ali Yücel
E
Salih Bozok
Açıklama:
Cumhuriyet dönemi resepsiyonunun mimarı, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat Bozkurt'dur.
Soru 14
Cumhuriyet dönemi resepsiyonunda Borçlar Kanunu aşağıdaki ülkelerden hangisinden alınmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
İsviçre
C
Almanya
D
İtalya
E
Avusturya
Açıklama:
Borçlar Kanunu İsviçre'den iktibas edilmiştir.
Soru 15
4721 sayılı Medenî Kanun'a ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Önceki kanuna göre daha anlaşılır bir dile sahiptir.
B
Evlat edinme konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır.
C
Edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir.
D
1 Ocak 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
E
Kadın-erkek eşitliğini zedeleyen hükümlerde önemli değişiklikler yapılmıştır.
Açıklama:
4721 Sayılı Medenî Kanun'un yürürlüğe giriş tarihi 1 Ocak 2002'dir.
Soru 16
Kopenhag Zirvesi sonrası kabul edilen uyum yasalarından biri olan Üçüncü Uyum Paketi'nin getirdiği en önemli değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yasaklanan herhangi bir dille yayın yapılmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.
B
Derneklerle ilgili özgürlükler genişletilmiştir.
C
Siyasi partiler lehine düzenlemeler yapılmıştır.
D
Ölüm cezası savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında kaldırılmıştır.
E
Fiil ehliyetine sahip ve 18 yaşını doldurmuş olanlara dernek kurma hakkı tanınmıştır.
Açıklama:
Üçüncü Uyum Paketi ile getirilen en önemli değişiklik, ölüm cezasının savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında kaldırılmasıdır. Diğer şıklardaki değişiklikler İkinci Uyum Paketi içerisinde düzenlenmiştir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi 2012 yılında yürürlüğe giren Borçlar Kanunu'nda yer alan değişikliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
İmzaya ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.
B
Genel işlem koşulları ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
C
Yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik olarak ön inceleme kurumu getirilmiştir.
D
Kira sözleşmesi bakımından kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.
E
Kefalet sözleşmesi kapsamlı ve kefili koruyucu şekilde düzenlenmiştir.
Açıklama:
Ön inceleme kurumu getirilmesine ilişkin düzenleme Borçlar Kanunu'nda değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer almıştır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi 2001 yılı Anayasa değişikliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti çerçevesinde dil yasağına ilişkin hüküm Anayasa'dan çıkartılmıştır.
B
Adil yargılanma hakkı Anayasa'ya girmiştir.
C
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların, delil olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin hüküm Anayasa'ya eklenmiştir.
D
Taksirli suçlardan hüküm giyenlere oy kullanma hakkı verilmiştir.
E
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak tanınmıştır.
Açıklama:
Kişisel verilerin anayasal bir hak olarak tanınması 2010 Anayasa değişiklikleri ile olmuştur.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi 2004 yılı Anayasa değişikliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin 4 yılda bir yapılması kabul edilmiştir.
B
Kadın-erkek eşitliğine vurgu yapılmış ve bu eşitliğin sağlanmasından devlet yükümlü kılınmıştır.
C
Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
D
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır.
E
Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaşın, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Açıklama:
Seçimlere ilişkin değişilik 2007 tarihli Anayasa değişiklikleri ile getirilmiştir.
Soru 20
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı aşağıdakilerden hangisi ile tanınmıştır?
Seçenekler
A
2001 Anayasa Değişiklikleri
B
2004 Anayasa Değişiklikleri
C
2007 Anayasa Değişiklikleri
D
2010 Anayasa Değişiklikleri
E
2017 Anayasa Değişiklikleri
Açıklama:
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı 2010 Anayasa Değişiklikleri ile tanınmıştır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Yeni Türk Medenî Kanununun getirdiği yeniliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü genişletilmiştir.
B
Kıyas yasağı açıkça hükme bağlanmıştır.
C
Evlat edinme konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır.
D
Aile hukuku alanında, kadın-erkek eşitliğine yönelik değişiklikler yapılmıştır.
E
Eşler arasında, ‘edinilmiş mallara katılma’, yasal rejim kabul edilmiştir.
Açıklama:
Bu Kanunla getirilen yeniliklere şu örnekler verilebilecektir:
Birçok kavram, deyim ve terim yenileştirilmiş, Kanunun eskiyen dili daha kolay anlaşılabilir hale getirilmiştir.
Aile hukuku alanında özellikle kadın-erkek eşitliğini zedelediği iddia edilen hükümlerde önemli değişikliklere gidilmiş, ‘eşitlik ilkesi’ne ters düşen düzenlemelerin hepsi değiştirilmiştir. Mesela, hem erkek hem kadın için evlenme yaşı yükseltilerek kadın-erkek eşitliğinin temin edilmesi amaçlanmıştır.
Hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açması sebebiyle eşler arasında ‘mal ayrılığı’ rejiminin yerine ‘edinilmiş mallara katılma’ rejimi yasal rejim olarak kabul edilmiştir.
Evlat edinme konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Evlatlığın küçük, ergin veya kısıtlı olmasına göre çeşitli düzenlemeler getirilmiştir.
Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü genişletilmiştir.
Birçok kavram, deyim ve terim yenileştirilmiş, Kanunun eskiyen dili daha kolay anlaşılabilir hale getirilmiştir.
Aile hukuku alanında özellikle kadın-erkek eşitliğini zedelediği iddia edilen hükümlerde önemli değişikliklere gidilmiş, ‘eşitlik ilkesi’ne ters düşen düzenlemelerin hepsi değiştirilmiştir. Mesela, hem erkek hem kadın için evlenme yaşı yükseltilerek kadın-erkek eşitliğinin temin edilmesi amaçlanmıştır.
Hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açması sebebiyle eşler arasında ‘mal ayrılığı’ rejiminin yerine ‘edinilmiş mallara katılma’ rejimi yasal rejim olarak kabul edilmiştir.
Evlat edinme konusunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Evlatlığın küçük, ergin veya kısıtlı olmasına göre çeşitli düzenlemeler getirilmiştir.
Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü genişletilmiştir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi ‘resepsiyon’ kavramını karşılamaktadır?
Seçenekler
A
İltibas
B
Müktesebat
C
Almak
D
Vermek
E
Reddetmek
Açıklama:
Resepsiyon (receptio), “almak, benimsemek, kabul etme veya iktibas” anlamına gelmektedir. Burada, resepsiyon ile, yabancı hukukun alınması kastedilmektedir.
Soru 23
Aşağıdaki kanunlardan hangisi 2001-2018 yılları arasında tamamen yenilenen temel kanunlarımızdan değildir?
Seçenekler
A
Medenî Kanun
B
Borçlar Kanunu
C
Ticaret Kanunu
D
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
E
Orman Kanunu
Açıklama:
Orman Kanunu 2001-2018 yılları arasında tamamen yenilenen temel kanunlarımızdan değildir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türk Medenî Kanunu, Fransız Medenî Kanunundan tercüme edilerek alınmıştır.
B
Türk Borçlar Kanunu, Türk Medenî Kanununun beşinci kitabı değildir.
C
Türkiye, alınan kanunlarla birlikte Roma-Cermen hukuk sistemine dâhil olmuştur.
D
Türkiye’nin yeni hukuk sistemi, common law hukuk sistemidir.
E
Cumhuriyet döneminde alınan kanunlar, hukukta ikicilik (dualizm) yaratmıştır.
Açıklama:
4 Ekim 1926’da İsviçre Medenî Kanununun iktibas edilmesiyle birlikte, Türkiye Roma-Cermen hukuk sistemine dâhil olmuştur.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi 2010 Anayasa değişikliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) getirilmiştir.
B
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınmıştır.
C
Memurlar ve diğer kamu görevlilerine, toplu sözleşme yapma hakkı tanınmıştır.
D
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın geçici 15. md.si yürürlükten kaldırılmıştır.
E
Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verileme- yeceği anayasal hükme bağlandı.
Açıklama:
5982 sayılı yasa, 1982 Anayasasında büyük değişiklikler öngörmekle birlikte, 7 Mayıs 2010 tarihinde TBMM’de kabul edildikten sonra, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından referanduma götürülmüş, referandum 12 Eylül 2010 tarihinde yapılarak, anayasa değişikliği kabul edilmiştir. Yapılan değişikliklere şu örnekler verilebilecektir:
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı hükmü getirilmiştir (Anayasa, 10. md.).
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak tanınmıştır (Anayasa, 20. md.).
Vatandaşın yurt dışına çıkma özgürlüğünün ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceği hükmü yerleşme ve seyahat özgürlüğü başlığı altında düzenlenmiştir (Anayasa, 23. md.).
Çocuk hakları da Anayasa’ya dâhil edilmiştir. (Anayasa, 41. md.)
Memurlar ve diğer kamu görevlilerine, toplu sözleşme yapma hakkı tanınmıştır (Anayasa, 53. md.).
Herkesin bilgi edinme hakkı ve kamu denetçisine başvurma hakkı anayasayla güvence altına alınarak, Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) getirilmiştir (Anayasa, 74. md.).
Anayasa Mahkemesi tarafından partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olan milletvekillerinin milletvekilliğinin sona ermesini öngören hüküm (Anayasa, 84. md.sinin son fıkrası) yürürlükten kaldırılmıştır.
Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılmıştır (Anayasa, 125. md.).
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı hükmü getirilmiştir (Anayasa, 129. md.).
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanınmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın geçici 15. md.si yürürlükten kaldırılarak, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili sorumlu olanların cezai, mali veya hukuki sorumluluklarına başvurulmasının önündeki engel kaldırılmıştır.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı hükmü getirilmiştir (Anayasa, 10. md.).
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak tanınmıştır (Anayasa, 20. md.).
Vatandaşın yurt dışına çıkma özgürlüğünün ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceği hükmü yerleşme ve seyahat özgürlüğü başlığı altında düzenlenmiştir (Anayasa, 23. md.).
Çocuk hakları da Anayasa’ya dâhil edilmiştir. (Anayasa, 41. md.)
Memurlar ve diğer kamu görevlilerine, toplu sözleşme yapma hakkı tanınmıştır (Anayasa, 53. md.).
Herkesin bilgi edinme hakkı ve kamu denetçisine başvurma hakkı anayasayla güvence altına alınarak, Kamu Denetçiliği Kurumu (ombudsmanlık) getirilmiştir (Anayasa, 74. md.).
Anayasa Mahkemesi tarafından partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olan milletvekillerinin milletvekilliğinin sona ermesini öngören hüküm (Anayasa, 84. md.sinin son fıkrası) yürürlükten kaldırılmıştır.
Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılmıştır (Anayasa, 125. md.).
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı hükmü getirilmiştir (Anayasa, 129. md.).
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanınmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın geçici 15. md.si yürürlükten kaldırılarak, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili sorumlu olanların cezai, mali veya hukuki sorumluluklarına başvurulmasının önündeki engel kaldırılmıştır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında yapılan hukuk resepsiyonunun sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Modernleşme
B
Kanunların değiştirilmesi amacıyla kurulan komisyonların yavaş çalışması
C
Laiklik ilkesine dayalı hukuk sistemi oluşturma isteği
D
Bağımsızlığın kazanılması ve korunması
E
Kopenhag Kriterleri çerçevesinde, 1920’li yıllarda yabancı devletlerin baskısı
Açıklama:
Kopenhag Kriterleri çerçevesinde, 1920’li yıllarda yabancı devletlerin baskısı, Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında yapılan hukuk resepsiyonunun sebeplerinden biri değildir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi 2004 Anayasa değişikliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır.
B
Adil yargılanma hakkı Anayasaya girmiştir.
C
Dil yasağına ilişkin hüküm Anayasadan çıkartılmıştır.
D
Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı ve işleyişi değişmiştir.
E
TBMM seçimlerinin 4 yılda bir yapılacağı kabul edilmiştir.
Açıklama:
7 Mayıs 2004 tarihli ve 5710 sayılı yasa ile yapılan değişikliklere şu örnekler verilebilecektir:
“Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür”. şeklinde hüküm getirilerek kadın erkek eşitliğine vurgu yapılmış ve bu eşitliğin sağlanmasından devlet yükümlü kılınmıştır (Anayasa, 10. md.).
Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemeyeceği hükme bağlandı.(Anayasa, 38. md.).
Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaşın, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceği(Anayasa, 38. md.nin son fıkrası) hüküm altına alındı.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır (Anayasa, 143. md.).
“Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür”. şeklinde hüküm getirilerek kadın erkek eşitliğine vurgu yapılmış ve bu eşitliğin sağlanmasından devlet yükümlü kılınmıştır (Anayasa, 10. md.).
Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemeyeceği hükme bağlandı.(Anayasa, 38. md.).
Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaşın, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceği(Anayasa, 38. md.nin son fıkrası) hüküm altına alındı.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır (Anayasa, 143. md.).
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet döneminde resepsiyon yoluyla alınan kanunlar bakımından doğru değildir?
Seçenekler
A
Medenî Kanun, ulusal toplum yaşamını düzenleyen devrimci bir özellik göstermiştir.
B
Borçlar Kanunu, modern, işlevsel, günün şartlarına uygun özellikler göstermiştir.
C
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, İsviçre’nin Neuchätel Kantonuna ait Usul Kanunundan iktibas edilerek alınmıştır.
D
Medenî Kanun eşit mirasçılığı benimsemiştir.
E
Türk Ceza Kanunu’ndan ölüm cezası kaldırılmıştır.
Açıklama:
Üçüncü Uyum Paketi: 4771 sayılı Kanunla, 3 Ağustos 2002 tarihinde kabul edilmiş, 9 Ağustos 2002 tarihli ve 24841 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu uyum paketiyle toplam on üç yasada değişikliğe gidilmiştir. Bu uyum paketiyle, özellikle savaş ve yakın savaş tehdidi dışında ölüm cezasının kaldırılması, farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması yasağının kaldırılması önemlidir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile birlikte ceza yasalarını bilmemenin mazeret sayılabileceği düzenlenmiştir.
B
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile birlikte suç mağduru çocuklar özel düzenlemelerle korunmuştur.
C
5271 sayılı yeni Ceza Muhakemesi Kanunu ile birlikte tanığın korunmasına ilişkin hükümler getirilmiştir.
D
6100 sayılı yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birlikte yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik olarak ‘ön inceleme’ kurumu getirilmiştir.
E
6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu ile birlikte kira sözleşmeleri bakımından kapsamlı ve eski kanundan farklı bir düzenlemeye gidilmiştir.
Açıklama:
Eski Ceza Kanunundaki ‘yasayı bilmemenin mazeret sayılmayacağı’ yönündeki kural, ‘ceza yasalarını bilmemek mazeret sayılmaz’ denilmek suretiyle bütün kanunlar değil, sadece ceza yasalarını bilmemenin mazeret sayılmayacağı kayıt altına alınmıştır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinin 13. protokolünü imzalamamıştır.
B
Ölüm cezası, bir tek savaş ve savaş tehlikesi halinde uygulanabilecek bir cezadır.
C
Üçüncü uyum paketiyle, tüm hallerde ‘ölüm’ cezası kaldırılmıştır.
D
Sekizinci uyum paketiyle, tüm kanunlardaki ‘ölüm cezası’ ibareleri kaldırılmıştır.
E
Altıncı uyum paketiyle, ibadet yerlerine ilişki özgürlükler daraltılmıştır.
Açıklama:
Sekizinci Uyum Paketi: TBMM tarafından Sekizinci Uyum Paketi çıkarılmamakla birlikte, yapılan bir kısım reformlar bu kapsamda anılmıştır.
Örneğin;
5218 sayılı Kanunla, 14 Temmuz 2004 tarihinde kabul edilen 21 Temmuz 2004 tarihli Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla tüm kanunlardaki ‘ölüm cezası’ ibareleri kaldırılarak yerine ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası’ ibaresi getirilmiştir. Belirtelim ki, Türkiye, 9 Ocak 2004 tarihinde, Strazburg’da, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinin 13. protokolünü imzalayarak, ölüm cezasının savaş ve savaş tehlikesi halinde de, yani her koşulda kaldırılmasını kabul etti.
Yüksek Öğretim Kanunu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun ve Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanununda yapılan değişiklerle, YÖK, RTÜK Haberleşme Yüksek Kurulu, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunda asker üye bulundurulmasına da son verilmiştir. Telsiz Kanununda yapılan değişiklikle, MGK Genel Sekreteri Haberleşme Yüksek Kurulu üyeliğinden çıkarılmıştır.
Örneğin;
5218 sayılı Kanunla, 14 Temmuz 2004 tarihinde kabul edilen 21 Temmuz 2004 tarihli Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla tüm kanunlardaki ‘ölüm cezası’ ibareleri kaldırılarak yerine ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası’ ibaresi getirilmiştir. Belirtelim ki, Türkiye, 9 Ocak 2004 tarihinde, Strazburg’da, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinin 13. protokolünü imzalayarak, ölüm cezasının savaş ve savaş tehlikesi halinde de, yani her koşulda kaldırılmasını kabul etti.
Yüksek Öğretim Kanunu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun ve Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanununda yapılan değişiklerle, YÖK, RTÜK Haberleşme Yüksek Kurulu, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunda asker üye bulundurulmasına da son verilmiştir. Telsiz Kanununda yapılan değişiklikle, MGK Genel Sekreteri Haberleşme Yüksek Kurulu üyeliğinden çıkarılmıştır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi resepsiyon hareketinin sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Modernleşme ihtiyacı
B
Kanuni düzenlemelerin dağınıklığı
C
Laik bir hukuk düzeninin benimsenmesi gerekliliği
D
Kanun hazırlamak üzere kurulmuş komisyonların etkin çalışamaması
E
Avrupa Birliği müktesebatına uyumun gerekmesi
Açıklama:
Cumhuriyet dönemi ile birlikte ülkemizdeki eski hukuk sistemi tamamen terk edilmiş, hukuk alanında da tüm kurum ve ilkeleri kapsayan bir resepsiyona gidilmiştir. Başlıca resepsiyon sebepleri olarak; modernleşme, hukuk sisteminin dağınık yapısını tasfiye etmek, ihtiyacımız olan hukuku Avrupa kanunlarının alınması yoluyla temin etmek, bağımsızlığın kazanılması ve korunması, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması, komisyonların etkin çalışamamaları gösterilebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Döneminde resepsiyon yoluyla alınan kanunlardan değildir?
Seçenekler
A
Türk Ticaret Kanunu
B
Medeni Kanun
C
Vergi Usul Kanunu
D
Borçlar Kanunu
E
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu
Açıklama:
Vergi Usul Kanunu resepsiyon yoluyla alınan kanunlardan değildir.
Soru 33
- Türk Medeni Kanunu, Fransız Medeni Kanunu'ndan iktibas edilmiştir.
- Çok eşlilik esası korunmuştur.
- Medeni nikahla evlenme zorunluluğu getirilmiştir.
- Kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit mirasçılık anlayışı benimsenmiştir.
Seçenekler
A
I, III ve IV
B
III ve IV
C
II, III ve IV
D
I ve III
E
II ve IV
Açıklama:
İsviçre Medenî Kanununun tercümesi yoluyla çok az değişiklikle alınan ve bütün hükümleriyle kabul edilen 1926 tarihli Türk Medenî Kanununun kişi, aile, eşya, miras ilişkileri yönünden getirmiş olduğu hükümlerin tamamı yeni bir hukuk sisteminin kurulduğuna işaret etmektedir. Evlenmenin şekli konusunda getirilen düzenlemeler çerçevesinde medenî nikah zorunlu hale getirilerek evlilik kurumu devlet denetimi ve gözetimi altına alınmıştır. Eşlerden sadece kadının değil, kocanın da evlenme sırasında evli bulunmaması zorunluluğu getirilerek, İslam hukukunda erkeklere yönünden birden fazla kadınla evlenme -poligami (çokeşlilik) ortadan kaldırılmış, yerine monogami (tekeşlilik) benimsenmiştir. Kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit mirasçılık benimsenmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 34
1412 sayılı ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun temel kaynağını oluşturan kanun hangi ülkeden alınmıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
İsviçre
D
Almanya
E
İsveç
Açıklama:
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, TBMM tarafından 4 Nisan 1929 tarihinde kabul edilerek, 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, temel kaynağını 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemesi Kanunu oluşturmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde yapılan değişikliklerden değildir?
Seçenekler
A
Ölüm cezasının kaldırılması
B
Adli sicilden silinmeyecek suç kavramı kaldırılması
C
Terör suçunun tanımına cebir ve şiddet unsurlarının eklenmesi
D
Düşünce suçlarının kapsamının daraltılması
E
Katma Değer Vergisinin getirilmesi
Açıklama:
Katma Değer Vergisi Avrupa Birliği'ne uyum süreci kapsamında yapılan kanuni değişikliklerle getirilmemiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 36
- Edinilmiş mallara katılma rejiminin yasal mal rejimi olarak kabul edilmesi
- Medeni nikahın bir zorunluluk olarak getirilmesi
- Miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün genişletilmesi
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
Eski Medeni Kanun hükümleri gereğince de evlenmek için medeni nikah yapılması zorunlu idi. Diğer değişiklikler yeni Medeni Kanun ile yapılmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 37
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı Anayasa değişikliği ile getirilmiştir?
Seçenekler
A
2017
B
2010
C
2007
D
2004
E
2001
Açıklama:
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı 2010 Anayasa değişikliği ile getirilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 38
- 1995
- 2004
- 2010
- 2017
Hangi tarihte yapılan anayasal değişikler referandumla kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız IV
B
I ve IV
C
III ve IV
D
I, II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
2010 ve 2017 anayasa değişiklikleri referandum ile yapılmıştır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi 2017 Anayasa değişiklik paketi ile yapılan düzenlemelerden değildir?
Seçenekler
A
Milletvekili seçilme yaşı 25’ten 18’e indirilmesi
B
Meclise ve Cumhurbaşkanına karşılıklı olarak seçimleri yenileme yetkisi
tanınması
tanınması
C
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 550 olan milletvekili sayısı 600’e çıkarılması
D
T.B.M.M.seçimlerinin süresi dört yıldan beş yıla çıkarılması
E
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, anayasal bir hak olarak tanınması
Açıklama:
Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak 2010 yılında yapılan anayasal değişikliklerle tanınmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
Yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik olarak ‘ön inceleme’kurumu getirilmiştir. Yeminin şekli, daha laik hale getirilmiştir Malvarlığına ilişkin davalarda değer ve miktarına bakılmaksızın kural olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı kabul edilmiştir. Yukarıda saylan değişiklikler hangi kanun ile yapılmıştır?
Seçenekler
A
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
B
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
C
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
D
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
E
5737 sayılı Vakıflar Kanunu
Açıklama:
12 Ocak 2011 tarihinde TBMM’de kabul edilerek, 04.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece, 1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yanında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklere şu örnekler verilebilecektir:
• Malvarlığına ilişkin davalarda değer ve miktarına bakılmaksızın kural olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı kabul edilmiştir. Böylece, görevsizlik kararları nedeniyle yargılamanın uzamasının önüne geçilebilecek daha kolay bir yöntem benimsenmiştir.
• Yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik olarak ‘ön inceleme’ kurumu getirilmiştir.
• Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasına imkân verilmiştir. Böylece, genel gerekçede de belirtildiği gibi “yargılamanın niteliği ile ters düşmediği ölçüde güncel teknik gelişme ve kolaylıklardan yararlanılması, örneğin ses ve görüntü kayıtlarının yargılamada kullanılması benimsenmiş, deliller bakımından teknik gelişmelerin gözetilmesi düşünülmüştür”.
• Yeminin şekli, daha laik hale getirilmiştir.
• Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemi olup (445. md.), yeni Kanunla birlikte artık tüm işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesi ve verilerin UYAP’a kaydedilip saklanmasına imkân tanınmıştır.
Doğru cevap C'dir.
• Malvarlığına ilişkin davalarda değer ve miktarına bakılmaksızın kural olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı kabul edilmiştir. Böylece, görevsizlik kararları nedeniyle yargılamanın uzamasının önüne geçilebilecek daha kolay bir yöntem benimsenmiştir.
• Yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik olarak ‘ön inceleme’ kurumu getirilmiştir.
• Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasına imkân verilmiştir. Böylece, genel gerekçede de belirtildiği gibi “yargılamanın niteliği ile ters düşmediği ölçüde güncel teknik gelişme ve kolaylıklardan yararlanılması, örneğin ses ve görüntü kayıtlarının yargılamada kullanılması benimsenmiş, deliller bakımından teknik gelişmelerin gözetilmesi düşünülmüştür”.
• Yeminin şekli, daha laik hale getirilmiştir.
• Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemi olup (445. md.), yeni Kanunla birlikte artık tüm işlemlerin elektronik ortamda yapılabilmesi ve verilerin UYAP’a kaydedilip saklanmasına imkân tanınmıştır.
Doğru cevap C'dir.
Soru 41
Laiklik ilkesinin ilk kez resmen kabul edildiği yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1920
B
1921
C
1923
D
1924
E
1937
Açıklama:
1937’de ise laiklik ilkesi resmen kabul edilmiştir. Bu değişikliklerle, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, çağdaş, tam bağımsız bir devlet olması amaçlanmıştır. Buna göre odğru cevap E şıkkıdır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet dönemi hukuk resepsiyonu sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Modernleşme ve eski hukuk sisteminin tasfiyesi
B
Laiklik sistemine uygun hukuk sisteminin oluşturulması
C
Dini değerleri baz alan hukuk sisteminin benimsenmesi
D
Tam bağımsız ve hür bir devlet oluşturma
E
Lozan Barış Antlaşması kapsamındaki bağlayıcı hükümlere tabi olma
Açıklama:
Dinî kurallara dayalı olmayan bir hukuk düzeninin benimsenmesi amacıyla Lozan Barış Antlaşmasıyla kayıt altına alınan bağlayıcı hükümler çerçevesinde hukuk reformu yapmanın gerekli olduğu anlaşıldığı için hukuk resepsiyonu kaçınılmaz olmuştur. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet döneminde resepsiyon yoluyla alınan kanunlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Medeni Kanun
B
Borçlar Kanunu
C
Türk Ceza Kanunu
D
Türk Ticaret Kanunu
E
Dernekler Kanunu
Açıklama:
Cumhuriyet döneminde resepsiyon yoluyla alınan kanunlar arasında, 2004 yılında kabul edilmiş olan dernekler kanunu yer almaz. Buna göre doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 44
Eşlerden sadece kadının değil, kocanın da evlenme sırasında evli bulunmaması zorunluluğu hangi kanun kapsamında getirilmiştir?
Seçenekler
A
Türk Ceza Kanunu
B
Medeni Kanun
C
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu
D
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
E
Vakıflar Kanunu
Açıklama:
Eşlerden sadece kadının değil, kocanın da evlenme sırasında evli bulunmaması zorunluluğu Medeni Kanun kapsamında getirilmiştir. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Medeni Kanun kapsamında değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Konusunu ceza kanunuyla suç sayılan eylemleri ve bu eylemler karşılığında kanunda öngörülen cezaları tanımlamak.
B
insan hak ve hürriyetlerini korumak ve bireyin adil yargılanma veya dava hakkını
sağlamlaştırmak.
sağlamlaştırmak.
C
Yasaklanan herhangi bir dille yayın yapılmasını sınırlamak.
D
Çocuk üzerinde sadece babaya değil, anneye de velayet hakkı tanınır.
E
18 yaşını doldurmuş olanlara dernek kurma hakkı tanımak.
Açıklama:
Çocuk üzerinde sadece babaya değil, anneye de velayet hakkının tanınması Medeni Kanun kapsamında kabul edilmiştir.
Soru 46
Aşağıdaki kanunlardan hangisi için, İtalya'daki ilgili kanun esas alınarak resepsiyona gidilmiştir?
Seçenekler
A
Medeni Kanun
B
Borçlar Kanunu
C
Türk Ceza Kanunu
D
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu
E
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
Açıklama:
İtalyan Ceza Kanununun tercümesi esas alınarak resepsiyona gidilerek 765
sayılı Türk Ceza Kanunu, TBMM tarafından 01.03.1926’da bütün halde kabul edilerek
1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
sayılı Türk Ceza Kanunu, TBMM tarafından 01.03.1926’da bütün halde kabul edilerek
1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 47
Avrupa Birliği Uyum Yasaları Kapsamında ilk kabul edilen Uyum Paketi kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1997
B
1999
C
2001
D
2002
E
2007
Açıklama:
Birinci Uyum Paketi, 4744 sayılı Kanunla, 6 Şubat 2002 tarihinde kabul edilmiş, 19 Şubat 2002 tarihli ve 24676 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Soru 48
Düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğü hangi Avrupa Birliği Uyum Paketi kapsamında ele alınmıştır?
Seçenekler
A
Birinci Uyum Paketi
B
İkinci Uyum Paketi
C
Üçüncü Uyum Paketi
D
Dördüncü Uyum Paketi
E
Beşinci Uyum Paketi
Açıklama:
Düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğü Birinci Avrupa Birliği Uyum Paketi kapsamında ele alınmıştır. Buna göre doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 49
Avrupa Birliği'ne uyum kapsamında toplam kaç adet uyum ve reform paketi çıkarılmıştır?
Seçenekler
A
5
B
6
C
7
D
8
E
9
Açıklama:
Avrupa Birliği'ne uyum kapsamında toplam 9 adet uyum ve reform paketi çıkarılmıştır. Buna göre doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 50
2004 yılında kabul edilen, Cumhuriyet savcısına, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verme yetkisi hangi kanun kapsamında tanınmıştır?
Seçenekler
A
Türk Ceza Kanunu
B
Ceza Muhakemesi Kanunu
C
Yeni Türk Medeni Kanunu
D
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun
E
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Açıklama:
2004 yılında kabul edilen, Cumhuriyet savcısına, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verme yetkisi Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında tanınmıştır.