Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Kadın sorunlarına dair kapsamlı bilginin bağımsız bir yöntemle elde edilip edilmeyeceği üzerine odaklanan konu alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Siyaset Bilimi
C
Sosyoloji
D
Feminist Epistemoloji
E
Antropoloji
Açıklama:
En temel anlamıyla bilgi felsefesi anlamına gelen epistemoloji, bilginin türü, kapsamı, kaynağı, yöntemi sorularına yanıt aramaktadır. Feminist epistemoloji ise kadın sorunlarına dair kapsamlı bilginin bağımsız bir yöntemle elde edilip edilmeyeceği üzerine odaklanmaktadır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi, sosyal bilimlerin temel epistemolojik yaklaşımlarından biri olan Pozitivist Yaklaşım'ın temsilcisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Max Weber
C
August Comte
D
Erich Fromm
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Karl Marx, Sigmund Freud, Theodor Adorno, Erich Fromm ve Herbert Marcuse Eleştirel Yaklaşımın; Max Weber ve Wilhelm Dilthey Yorumlayıcı Yaklaşımın; August Comte ise Pozitivist Yaklaşımın temsilcileridir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 3
Bizans Dönemi yöneticilerinin kadınlara ilişkin aldığı kararların incelenmesini amaçlayan bir çalışmada feminist disiplinin aşağıdaki bilim alanlarından hangisine ihtiyacı vardır?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Antropoloji
C
Uluslararası İlişkiler
D
Epistemoloji
E
Sosyoloji
Açıklama:
İnsan topluluklarının kültürlerini hem göreceli olarak hem de birbirleriyle ilişkileri bağlamında ele alan antropolojide 1970’lerden itibaren toplumsal cinsiyet kavramının da kullanılmaya başlandığını görmekteyiz. Böylelikle, öncesinde toplumların farklı cinsiyetlere yönelik farklı kültürel kodlar oluşturduğunu gösteren antropoloji, zaman içerisinde bu kültürel kodların kadın erkek arasında eşitsiz bir ilişki biçimini de ürettiğine dair bir yaklaşımı ortaya atarak feminist antropoloji alanının oluşmasını sağlamıştır. Soruda belirtilen araştırma amacının da bu bağlamda antropoloji ile ilişkili olduğu görülmektedir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 4
Ülkelerin dış işleri yönetimi kademelerinde kadın/erkek oranlarının incelenmesini amaçlayan bir araştırmanın, feminist disiplinle birlikte hangi alana ihtiyacı vardır?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Psikoloji
C
Kültürel Antropoloji
D
Tarih
E
Uluslararası İlişkiler
Açıklama:
Kadınların dış politikada daha fazla söz sahibi olması gerekliliğine ilişkin yaklaşım feminist uluslararası ilişkiler yaklaşımıdır. Soruda amacı verilen araştırmanın bu disiplin ile ilişkide olması uygun olacaktır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi, protofeminizmin temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Christian de Pisan
B
Anne Hutchinson
C
Mary de Gourney
D
Olympe de Gouges
E
Judith Butler
Açıklama:
Judith Butler, feminizmdeki postmodern etkinin temsilcilerindendir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 6
Fransa’da ortaya çıkan ve kadınların seçme ve seçilme hakkı için mücadele eden aktivistlerin bu eylemleri hangi adla anılmaktadır?
Seçenekler
A
Bilinç Yükseltme
B
Sufraje Hareketi
C
Birinci Dalga Feminizm
D
İkinci Dalga Feminizm
E
Post Feminizm
Açıklama:
1900’lü yılların başlarında İngiltere ve Amerika’da pasif direniş, kamu toplantılarını bölme, açlık grevi yapma gibi yollarla kadınların seçme ve seçilme hakkını savunan, az çok organize olmuş ve genellikle orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülen radikal kadın hareketlerine Sufraje (Suffrage) Hareketleri denmektedir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 7
Feminizm hareketleri kapsamında kadınlar için talep edilen aşağıdaki haklardan hangisi İkinci Dalga Feminizmle ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Oy kullanma
B
Özel mülkiyet
C
Eşit ücretle çalışma
D
Seçilme
E
Kürtaj
Açıklama:
Birinci Dalga feminizm diye tanımladığımız klasik liberalizmin etkisinde kadınların temel hak ve özgürlüklerinin devlet tarafından tanınmasına yönelik mücadeleler, 1930’lu yıllara gelindiğinde pek çok ülkede karşılığını bulmuştur. Özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra pek çok ülkede çalışma hakkı, seçme seçilme hakkı, özel mülkiyet hakkı gibi kadının kamusal alanda karşılaştığı eşitsizliklerin çoğunun kanun nezdinde giderildiği görülmüştür. Ancak özellikle savaş sonrası dönemde yükselen Marksist/sosyalist düşüncenin de etkisiyle, kadın erkek eşitsizliği meselesinin sadece kamusal alanda değil özel alanda da çözülmesi gerektiği ve ataerkillik adı verilen erkek egemenliğinin kadın üzerindeki sömürüsünün yalnızca bir kadın devrimiyle durdurulabileceğine ilişkin feminist görüşler güçlenmiştir. Kürtaj hakkı da bu özel alan haklarından biridir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 8
Farklı ülkelerde yaşamını sürdüren Suriyeli kadın göçmenlerin İngilizce öğrenmeleri amacıyla başlatılan bir yardım kampanyası hakkında postmodern yaklaşımın olası eleştirisi nasıl olacaktır?
Seçenekler
A
Öncelikle seçme hakkı için yardım düzenlenmelidir.
B
Kadınlarla birlikte çocukları da eğitilmelidir.
C
Her kadının öncelikli ihtiyacının İngilizce eğitimi olduğu varsayımı yanlıştır.
D
Kadınların temel ihtiyaçlarına yönelik kampanya düzenlenmelidir.
E
Kadınların yaşadıkları ülkelerdeki erkeklere eğitim verilmelidir.
Açıklama:
Postmodernizmle birlikte, tüm kadınların artık aynı sorunları paylaşmadıkları her kadının içinde yaşadığı topluma ve sahip olduğu kimliklere özgü farklı sorunları ve eşitsizlik pratikleri yaşadığı kabul edilmiştir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 9
Feminist çalışmalara yön veren düşünürler ve eserleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sarah Grimke: Eşitlik Üzerine
B
Margaret Fuller: 19. Yüzyılda Kadın
C
Elisabeth Cady Stanton: Kadının İncili
D
Judith Butler: Anneliğin Yeniden Üretimi
E
Kate Millett: Cinsel Politika
Açıklama:
Judith Butler'in, heteroseksüel çerçevenin kadınlık ve erkekliğe dayalı zorunlu ikili cinsiyet, beden, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kategorilerini meydana getirdiği için heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürdüğü ve Kuir Teori (Queer Theory) adı verilen ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerini reddeden teorisine göre istikrarsız cinsel kimliklerin var oluşu ile birlikte tüm kurgulanmış norm kimliklere dair düzenin sarsılacağını ifade ettiği eserinin adı Cinsiyet Belası'dır. Anneliğin Yeniden Üretimi eseri ise Nancy Chodorow'a aittir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'deki feminist hareketlerin kronolojik ve kategorik gelişiminde 1990'lar hangi kategori ile adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Kemalist kadın hareketleri dönemi
B
Yükselen sosyalizmin etkisindeki kadın hareketleri dönemi
C
Örgütlü ve bağımsız kadın hareketleri dönemi
D
Kadın hareketlerinde kurumsallaşma dönemi
E
Kolektif kadın hareketleri dönemi
Açıklama:
1980’li yılların sonunda feminist hareketlerin temel odağı haline gelen kadına yönelik şiddetle mücadele meselesi, 1990’lı yıllarda feminist kurumsallaşma ile ortak kadın dayanışmasına dönüşmüştür. 1990 yılında Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın kurduğu ilk kadın dayanışma merkezi, ileriki yıllarda ilk bağımsız kadın sığınağının açılmasına ve onlarca ilde örgütlenen kadın sığınma merkezlerinin kısa sürede yaygınlaşmasına da destek olmuştur.
Soru 11
Dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış açısından tahlil etmeye çalışan ve kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele alan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feminist ampirizm
B
Feminist duruş epistemolojisi
C
Postmodern feminist teorisi
D
İkincil cinsiyet teorisi
E
Evrensel feminist teorisi
Açıklama:
Feminist duruş teorisi, dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış
açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır.
açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır.
Soru 12
Feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını oluşturan unsurlar aşağıdakilerin hangisinde yanlış olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kadın konusunu temel araştırma alanları dışında tutmak
B
Kadın konusunu bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymamak
C
Kadın konusunu kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmemek
D
Kadın konusunu kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üretmek
E
Kadın konusunu toplumsal duyarsızlığa maruz bırakarak alternatif oluşturmak
Açıklama:
Egemen bilgi üretimine yönelik yapılan temel eleştirilerde bu bilgi üretiminde kadın konusunu,
1. Temel araştırma alanları dışında tutarak,
2. Bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymayarak,
3. Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmeyerek,
4. Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek geri planda ya da görünmez hale getirmesi, feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını oluşturan unsurlar arasında yer almaktadır.
1. Temel araştırma alanları dışında tutarak,
2. Bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymayarak,
3. Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmeyerek,
4. Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek geri planda ya da görünmez hale getirmesi, feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını oluşturan unsurlar arasında yer almaktadır.
Soru 13
Marksizm ile toplumsal cinsiyet arasında bir bağ kuran Nancy Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi adlı eserinde, hangisinden bahsetmemiştir?
Seçenekler
A
Aile içindeki cinsiyetçi iş bölümünün cinsiyetler arasında farklılıkları ve sömürü ilişkilerini oluşturması.
B
Aile içindeki cinsiyetçi iş bölümü ilişkisinin her anne tarafından yeniden üretilmesi
C
Cinsiyete dayalı sosyal rollerin aile içinde gelişmesi.
D
Erkeklerin rasyonel kişilik özelliklerinin kapitalist üretim dünyasında uygun bir zemin oluşturması.
E
Ataerkil ideolojinin kadınları erkeklerin ihtiyacı olarak konumlandırması.
Açıklama:
1. paragraf
Ataerkil ideolojinin kadınları erkeklerin ihtiyacı olarak konumlandırması.
Ataerkil ideolojinin kadınları erkeklerin ihtiyacı olarak konumlandırması.
Soru 14
Freud’un kadın üzerine geliştirdiği teorilere yönelik eleştiriler üzerine kurgulu çalışma olan Cinselliğin Diyalektiği isimli eserin yazarı, aşağıdaki düşünürlerden hangisidir?
Seçenekler
A
Shulamith Firestone
B
Kate Millett
C
- Simone de Beauvoir
D
Judith Butler
E
Nancy Chodorow
Açıklama:
4. paragraf
Shulamith Firestone
Shulamith Firestone
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi, eleştirel yaklaşım paradigmasının toplumsal cinsiyet çalışmalarına yansıması hakkında doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Kültür ve dil gibi unsurlar üzerinden yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarının zeminini oluşturmuşlardır.
B
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu yaklaşıma sahiptirler.
C
Toplumsal cinsiyet çalışmalarında nicel verilerin analizi gibi sınırlı kapsamda bu yönteme başvurulmuştur.
D
İnsanlar anlamı yaratan ve kendi dünyasını sürekli anlamlandıran varlıklardır.
E
İnsanlar özgür iradeleriyle değil, dış güçler tarafından şekillendirilir.
Açıklama:
Tablo
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu yaklaşıma sahiptirler.
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu yaklaşıma sahiptirler.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Öztan’ın söz ettiği feminist çalışmaları diğer sosyal bilim çalışmalarından farklı kılan dört temel özellikten biri değildir?
Seçenekler
A
Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak.
B
Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem.
C
Evrensel gerçekleri reddetmesi.
D
Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşi reddedilmesi.
E
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma stratejisi.
Açıklama:
5. paragraf
Evrensel gerçekleri reddetmesi.
Evrensel gerçekleri reddetmesi.
Soru 17
Kadının özel alanda, diğer bir deyişle evde, ailede, evlilik içinde ezilmesinin temelinde erkeklerin değer yargılarıyla oluşturulmuş toplum normlarının olduğu fikrini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birinci Dalga Feminizm
B
İkinci Dalga Feminizm
C
Post Feminizm
D
Protofeminim
E
Üçüncü Dalga Feminizm
Açıklama:
5. paragraf
İkinci Dalga Feminizm
İkinci Dalga Feminizm
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi ‘’özel olan politiktir’’ fikrini benimseyen, ‘’kadın doğulmaz kadın olunur’’ şeklinde sloganlaşan Simone de Beauvoir’in kitaplarındn biridir?
Seçenekler
A
Eşitlik Üzerine
B
19. Yüzılda Kadın
C
İkinci Cins
D
Cinsiyet Belası
E
Anneliğin Yeniden Üretimi
Açıklama:
2. paragraf
İkinci Cins
İkinci Cins
Soru 19
Temel özelliği çeşitli etnik ve dini kökenli kadınların çalışmaları modernleşme ekseninde kadınların yurttaş hakları tartışması olan dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kolektif Kadın Hareketleri Dönemi
B
Kadın Hareketinde Kurumsallaşma Dönemi
C
Kemalist Kadın Hareketleri
D
Osmanlı Dönemi Kadın Hareketleri Dönemi
E
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Hareketleri
Açıklama:
Tablo
Osmanlı Dönemi Kadın Hareketleri Dönemi
Osmanlı Dönemi Kadın Hareketleri Dönemi
Soru 20
. Aşağıdakilerden hangisi feminist düşüncenin başlangıcı olarak sayılan Kadın Hakları Savunusu isimli eserin temelini ortaya koyduğu fikirler yer arasında hangisidir?
Seçenekler
A
Eşitlik, özgürlük, adalet gibi talepler kadınlar açısından ele alınmaktadır.
B
Kadınların ve erkeklerin akılcı yetenekleri eşdeğerdir.
C
Kadınların mevcut eşitsizlik durumları eğitim eksikliğindendir.
D
Erkek ve kadınların birbirinden farklı dünyayı algılamaları birbiriyle aynı olmayan ama birbirini bütünleyen yapısıyla kamusal hayatta yer alması oldukça önemlidir.
E
Kadının rasyonel akla sahip olmadığı ön kabulü, Aydınlanma ile birlikte sadece rasyonel akla tanınan doğal haklardan kadınların mahrum kalmasına neden olmuştur.
Açıklama:
1. Ve 3. Paragraf
Erkek ve kadınların birbirinden farklı dünyayı algılamaları birbiriyle aynı olmayan ama birbirini bütünleyen yapısıyla kamusal hayatta yer alması oldukça önemlidir.
Erkek ve kadınların birbirinden farklı dünyayı algılamaları birbiriyle aynı olmayan ama birbirini bütünleyen yapısıyla kamusal hayatta yer alması oldukça önemlidir.
Soru 21
Postmodernizm kavramını ilk kez kullanan düşünürlerden biri olan, 1979 yılında yayınlanmış olan Postmodern Durum adlı eserin sahibi düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Simone de Beauvoir
C
Margaret Fuller
D
Elisabeth Cady Stanton
E
Theodor Adorno
Açıklama:
3. paragraf
Lyotard
Lyotard
Soru 22
Uzun yıllar boyunca erkekler tarafından ortaya konulan ve kadını dışlayan bilgiyi üreten felsefeyi eleştirmek üzere ortaya çıkan feminist düşünürler, hangi yıldan itibaren yeni bir disiplinler arası çalışma alanı olarak feminist felsefeden söz etmeye başlamışlardır?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
1990
Açıklama:
Uzun yıllar erkekler tarafından ortaya konulan ve kadını dışlayan bilgiyi üreten felsefeyi
eleştirmek üzere ortaya çıkan feminist düşünürler, 1960’lı yıllarda felsefe alanında doğrudan kadın öznesini ve deneyimlerini ele almış ve 1970’lerden itibaren yeni bir disiplinler arası çalışma alanı olarak feminist felsefeden söz etmeye başlamışlardır.
eleştirmek üzere ortaya çıkan feminist düşünürler, 1960’lı yıllarda felsefe alanında doğrudan kadın öznesini ve deneyimlerini ele almış ve 1970’lerden itibaren yeni bir disiplinler arası çalışma alanı olarak feminist felsefeden söz etmeye başlamışlardır.
Soru 23
18. Yüzyılda Amerika’da ilk kez Afrika kökenli protofeminist dönemin önemli yazarları arasında yer alan ve türlü baskılarla karşılaşıp kilise tarafından cezalandırılan kadın yazar aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
Mary de Gourney
B
Olympe de Gouges
C
Christian de Pisan
D
Jarena Lee
E
Anne Hutchinson
Açıklama:
18. Yüzyılda Amerika’da ilk kez Afrika kökenli bir kadın yazar olarak türlü baskılarla karşılaşan ve kilise tarafından cezalandırılan Jarena Lee, protofeminist dönemin önemli yazarları arasında yer almaktadır.
Soru 24
1900’lü yılların başlarında İngiltere ve Amerika’da pasif direniş, kamu toplantılarını bölme, açlık grevi yapma gibi yollarla kadınların seçme ve seçilme hakkını savunan, az çok organize olmuş ve genellikle orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülen radikal kadın hareketlerine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Sufraje hareketleri
B
Örgütlü kadın hareketleri
C
Eşit haklar hareketleri
D
Özgürlük talebi hareketleri
E
Toplumsal cinsiyet hareketleri
Açıklama:
1900’lü yılların başlarında İngiltere ve Amerika’da pasif direniş, kamu toplantılarını bölme, açlık grevi yapma gibi yollarla kadınların seçme ve seçilme hakkını savunan, az çok organize olmuş ve genellikle orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülen radikal kadın hareketlerine Sufraje (Suffrage) Hareketleri denmektedir.
Soru 25
Kadınların ve erkeklerin akılcı yeteneklerinin eşdeğer olduğunu belirterek kadınların mevcut eşitsizlik durumlarından eğitim eksikliğini ve erkeğin hizmetinde gelişen sosyalleşmelerini sorumlu gören tipik Aydınlanmacı liberal feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraft
B
Sarah Grimke
C
Margaret Fuller
D
Elisabeth Cady Stanton
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Wollstonecraft, kadınların ve erkeklerin akılcı yeteneklerinin eşdeğer olduğunu belirterek kadınların mevcut eşitsizlik durumlarından eğitim eksikliğini ve erkeğin hizmetinde gelişen sosyalleşmelerini sorumlu görerek tipik bir Aydınlanmacı liberal
feminist çizginin temelini ortaya koymuştur.
feminist çizginin temelini ortaya koymuştur.
Soru 26
Kuir Teori (Querr Theory) adı verilen ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerini reddeden teoriye göre istikrarsız cinsel kimliklerin var oluşu ile birlikte tüm kurgulanmış norm kimliklere dair düzenin sarsılacağını ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nancy Chodorow
B
Judith Butler
C
Shulamith Firestone
D
Kate Millett
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Judith Butler, Kuir Teori (Querr Theory) adı verilen ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerini reddeden teorisine göre istikrarsız cinsel kimliklerin var oluşu ile birlikte tüm kurgulanmış norm kimliklere dair düzenin sarsılacağını ifade etmektedir.
Soru 27
İlk kez 1970’li yıllarda Avrupa’daki üniversitelerde akademik düzeyde bağımsız bir alan olarak ortaya çıkan kadın araştırmaları alanı, Türkiye’de hangi yılların başında kurumsallık kazanabilmiştir?
Seçenekler
A
1970
B
1980
C
1990
D
2000
E
2010
Açıklama:
İlk kez 1970’li yıllarda Avrupa’daki üniversitelerde akademik düzeyde bağımsız bir
alan olarak ortaya çıkan kadın araştırmaları alanı, Türkiye’de 1990’lı yılların başında kurumsallık kazanabilmiştir.
alan olarak ortaya çıkan kadın araştırmaları alanı, Türkiye’de 1990’lı yılların başında kurumsallık kazanabilmiştir.
Soru 28
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın kuruluş yılı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1975
B
1980
C
1985
D
1990
E
1995
Açıklama:
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı 1990 yılında kurulmuştur.
Soru 29
Herhangi bir şekilde kadın kimliği, kadın olmayan kimliğine göre belirleneceği için bu durumun her zaman kadının dışlanmasının temel nedeni olduğunu iddia eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Fraser
C
Nicholson
D
Grimke
E
Butler
Açıklama:
Postmodernizm, bir anlamda kadın kimliğini ortadan kaldırmıştır. Herhangi bir şekilde kadın kimliği, kadın olmayan kimliğine göre belirleneceği için bu durumun her zaman kadının dışlanmasının temel nedeni olduğu iddia edilmektedir.
Soru 30
Hangisi sosyal bilimlerde temel epistemolojik yaklaşımlardan biri olan pozitivist yaklaşımın toplumsal cinsiyet çalışmalarındaki yansımasını göstermektedir?
Seçenekler
A
Toplumsal cinsiyet çalışmalarında nicel verilerin analizi gibi sınırlı kapsamda bu yönteme başvurulmuştur.
B
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler tarafından
şekillendirildiği yaklaşımına sahiptir
şekillendirildiği yaklaşımına sahiptir
C
Asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışmaların ve çelişkilerin olduğu yaklaşımına sahiptir.
D
Dil gibi unsurlar üzerinden yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarının zeminini
oluşturmuştur.
oluşturmuştur.
E
Dil unsuru üzerinden yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarının zeminini oluşturmuştur.
Açıklama:
August Comte tarafından oluşturulan pozitivist yaklaşıma göre, insanlar, özgür iradeleriyle değil, rasyonel olarak hareket ederler ve davranışları dış güçler tarafından şekillendirilir. Toplumsal cinsiyet çalışmalarında ancak nicel verilerin analizi gibi sınırlı kapsamda bu yönteme başvurulmuştur.
Soru 31
"Kent Kadınlarının Kitabı" ile kadın erkek ilişkilerinin analiz ederek sosyal statüsü ne olursa olsun kadınların işbirliği içinde olmaları ve çalışma hayatında olmaları gerektiğini savunan protofeminist yazar kimdir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Christian de Pisan
C
Mary de Gourney
D
Anne Hutchinson
E
Jarena Lee
Açıklama:
Kadın haklarını ilk düşünen, tartışan, şekillendiren aktivistlerin etrafında oluşan feminist hareketlerin protofeminist hareketler olarak nitelendirilmesi eleştirilse de feminist düşüncenin 19. Yüzyıl’ın çok öncesinde de güçlü bir karşılığını bulmak mümkündür. Örneğin Simone de Beauvoir’ın eserlerinde adı geçen ve Ortaçağ’daki kadın erkek ilişkilerinin analizi ile sosyal statüsü ne olursa olsun kadınların işbirliği içinde olmaları ve çalışma hayatında olmaları gerektiğini savunan Christian de Pisan, önemli bir karakterdir. De Pisan tarafından 14. yüzyılda kaleme alınan Kent Kadınlarının Kitabı (The Book of the City of Ladies) içindeki yazı ve şiirlerin Avrupa’nın ilk feminist düşüncesi olduğunu söylemek mümkündür.
Soru 32
Hangisi ikinci dalga feminizmin ortaya attığı fikirler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kadın doğulmaz, kadın olunur
B
Özel olan politiktir
C
Kadınlık erkekliğin ötekisi olarak kurgulandığından kadın sorunlarının varlığı erkek egemen sistemin varlığına dayanır
D
Kadınların özgürleşmesinin temel şartı öncelikle özel alanda özgürleşmeleridir
E
Cinsiyet değil cinsiyet rolleri kadını ikincilleştirir
Açıklama:
Postmodern bilgiye göre gerçek, özgürlük, eşitlik, adalet gibi kavramlar evrensel olmaktan uzak üst anlatılardır. Modernizm düşüncesi, evrensellik iddiasıyla birlikte çeşitli dil oyunları da kullanarak bu üst anlatıları meşrulaştırmaya çalışmıştır. Oysa herkesin gerçeği kendine göre farklı olduğu gibi özgürlük, eşitlik, adalet gibi kavramlar da nereden bakıldığına göre anlam değiştirebilmektedir. Bu yaklaşım aynı zamanda kadın ve erkek arasındaki ilişki sorunsalına da farklı bir bakış sunmuştur. Zira gerek aydınlanma, gerekse aydınlanma etkisiyle gelişen modern düşünce, temelinde erkek merkezlidir ve ortaya çıkan üst anlatılar de erkek merkezli değerler ekseninde evrenselleştirilmeye çalışılmıştır. Bir anlamda gerek Birinci Dalga gerekse İkinci Dalga feminist hareketler tarafından odaklanılan kadın sorunları bir anlamda erkek merkezli evrensel değerler ekseninde sorun haline gelmiştir. Bu durumda kadınlık kavramı erkeklik kavramının ötekisi olarak kurgulandığı için kadın sorunlarının da var olmasının ön şartı erkek egemen sistemin varlığına dayandırılmıştır.
Soru 33
Güç ve söylem ekseninde herhangi bir toplum ya da kültür içindeki ilişki biçimlerinin özneyi konumlandırdığını ve böylelikle oluşan her öznenin beraberinde farklı olanı ve dışlayan-dışlanan ilişkisini de içerdiğini ileri süren düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Nicholson
C
Beauvoir
D
Butler
E
Fraser
Açıklama:
Butler güç ve söylem ekseninde herhangi bir toplum ya da kültür içindeki ilişki biçimlerinin özneyi konumlandırdığını ileri sürmüştür. Böylelikle oluşan her özne, beraberinde farklı olanı ve dışlayan-dışlanan ilişkisini de içermiştir. Bu çerçeveden hareketle, her türlü kategorik değerlendirmenin ve genellemenin reddedildiği postmodern düşüncenin etkisindeki feminist çalışmalarda da tek bir kadın kimliği kabulü ve kadın sorunları genellemesinin bulunmadığını, farklı kadınlıklar farklı kadın sorunlarının var olduğunun kabul edildiğini söylemek mümkündür. Postmodernizm, bir anlamda kadın kimliğini ortadan kaldırmıştır. Butler, herhangi bir şekilde kadın kimliği, kadın olmayan kimliğine göre belirleneceği için bu durumun her zaman kadının dışlanmasının temel nedeni olduğu iddia etmektedir. Böylece nesnel bilgilere ulaşma gayreti bir kenara bırakılarak öznel verilerin da göz önüne alınması gerekliliği kabul görmeye başlamıştır.
Soru 34
Kadınları kralların mutlak despotizmine karşı direnen halklarla özdeşleştirdiği ve kadınların erkek despotizmi altında baskı altında olduğu tespitiyle, kendisinden yaklaşık yüz yıl sonra yaygınlık kazanacak radikal feminist hareketin de ilk öncülü olarak kabul edilen Sarah Grimke'nin kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadın Haklarının Savunusu
B
19. Yüzyılda Kadın
C
İkinci Cins
D
Kadının İncili
E
Eşitlik Üzerine
Açıklama:
Sarah Grimke, 19. Yüzyıl feminist hareketlerinin önemli kadın eylemcilerindendir. Amerikan halkını kadın erkek eşitliğine ilişkin aydınlatmak üzere çıktığı konferans turlarında yazdığı notlarını Eşitlik Üzerine kitabı içinde bir araya getirmiştir. Grimke, kadınların erkeklerle eşit anayasal hak ve özgürlük taleplerini dile getiren klasik liberal feminist düşünce içinde önemli bir yere sahiptir. Grimke’nin kadınları kralların mutlak despotizmine karşı direnen halklarla özdeşleştirdiği ve kadınların erkek despotizmi altında baskı altında olduğu tespiti, kendisinden yaklaşık yüz yıl sonra yaygınlık kazanacak radikal feminist hareketin de ilk öncülü olarak kabul edilmektedir.
Soru 35
Marksizm ile toplumsal cinsiyet arasında bir bağ kurarak aile içindeki cinsiyetçi işbölümünün cinsiyetler arasında farklılıkları ve sömürü ilişkilerini oluşturduğunu ve bu ilişki biçiminin her ailede anne tarafından yeniden üretildiğini belirten Anneliğin Yeniden Üretimi isimli eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nancy Chodorow
B
Judith Butler
C
Kate Millett
D
Shulamith Firestone
E
Elisabeth Cady Stanton
Açıklama:
Marksizm ile toplumsal cinsiyet arasında bir bağ kuran Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi isimli eserinde aile içindeki cinsiyetçi işbölümünün cinsiyetler arasında farklılıkları
ve sömürü ilişkilerini oluşturduğunu ve bu ilişki biçiminin her ailede anne tarafından yeniden üretildiğini belirtmektedir. Chodorow, cinsiyete dayalı sosyal rollerin ailenin içinde geliştiğini savunarak, çocuğun anneyle kurduğu ilişkinin nesneyle kurduğu ilişkileri etkilediği teorisinden hareketle, geleneksel aile yapısına göre kurulan bu ilişkinin erkeklerde bağımsızlık, kadınlarda ise bağımlılık ve duygusal yoğunluk temelli davranışların oluşmasını sağladığını ileri sürmektedir. Böylelikle erkeğin göreceli olarak rasyonel kişilik özelliklerinin kapitalist üretim dünyasında uygun bir zemin oluşturduğu, kadınların aile içinde biçimlenen özelliklerinin ise anneliğin yeniden üretimiyle mevcut ilişkiler sistemini devam ettirdiğini belirtmiştir.
ve sömürü ilişkilerini oluşturduğunu ve bu ilişki biçiminin her ailede anne tarafından yeniden üretildiğini belirtmektedir. Chodorow, cinsiyete dayalı sosyal rollerin ailenin içinde geliştiğini savunarak, çocuğun anneyle kurduğu ilişkinin nesneyle kurduğu ilişkileri etkilediği teorisinden hareketle, geleneksel aile yapısına göre kurulan bu ilişkinin erkeklerde bağımsızlık, kadınlarda ise bağımlılık ve duygusal yoğunluk temelli davranışların oluşmasını sağladığını ileri sürmektedir. Böylelikle erkeğin göreceli olarak rasyonel kişilik özelliklerinin kapitalist üretim dünyasında uygun bir zemin oluşturduğu, kadınların aile içinde biçimlenen özelliklerinin ise anneliğin yeniden üretimiyle mevcut ilişkiler sistemini devam ettirdiğini belirtmiştir.
Soru 36
Feminizmdeki postmodern etkinin temel düşünsel kaynaklarından biri olan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anneliğin Yeniden Üretimi
B
Cinsiyet Belası
C
Cinselliğin Diyalektiği
D
Cinsel Politika
E
Eşitlik Üzerine
Açıklama:
Feminizmdeki postmodern etkinin temel düşünsel kaynaklarından biri olan eser Judith Butler'ın Cinsiyet Belasındır. Butler burada heteroseksüel çerçevenin kadınlık ve erkekliğe dayalı zorunlu ikili cinsiyet, beden, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kategorilerini meydana getirdiği için heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürmektedir. Butler’e göre heteroseksüel anlayışın olmadığı yerde doğal olarak kadınlık ve erkeklik arasında bir güç
ilişkisi de olmayacaktır. Butler’ın bu eserde öne sürdüğü Kuir Teori (Querr Theory) adı verilen ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerini reddeden teorisine göre istikrarsız cinsel
kimliklerin var oluşu ile birlikte tüm kurgulanmış norm kimliklere dair düzenin sarsılacağını ifade edilmektedir.
ilişkisi de olmayacaktır. Butler’ın bu eserde öne sürdüğü Kuir Teori (Querr Theory) adı verilen ve tüm toplumsal cinsiyet kimliklerini reddeden teorisine göre istikrarsız cinsel
kimliklerin var oluşu ile birlikte tüm kurgulanmış norm kimliklere dair düzenin sarsılacağını ifade edilmektedir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı'da protofeminist hareketler içinde gündeme gelen konular arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Çalışma hayatında kadınların var olma mücadeleleri
B
Küçük yaşta evlilikleri sorgulayan tartışmalar
C
Seçme ve seçilme hakkının talep edilmesi
D
Kadının kocasını boşayabilme hakkının sorgulanması
E
Kılık kıyafete yönelik yasakların eleştirisi
Açıklama:
Osmanlı'da protofeminist hareketler içinde erkeklerle eşit yurttaş ve insan haklarına sahip olma taleplerinin açıkça dile getirildiği kadın dernekleri fikirlerini yaymak için pek çok gazete ve dergi çıkartılmıştır. Bahsi geçen dergilerde kadının kocasını boşayabilme hakkının sorgulanmasından kılık kıyafete yönelik yasakların eleştirisine, küçük yaşta evlilikleri sorgulayan tartışmalardan çalışma hayatında kadınların var olma mücadelelerine ilişkin pek çok konuya yer verilmiştir.
Soru 38
Erken Cumhuriyet döneminde kadın hakları hareketlerinin meşru zemini için bir siyasi parti kurma girişimde bulunan kadın hakları savunucusu kimdir?
Seçenekler
A
Halide Edip
B
Nazlı Vahan
C
Fatma Aliye
D
Nezihe Muhiddin
E
Sabiha Sertel
Açıklama:
Erken Cumhuriyet döneminde kadın hareketlerinin yalnızca devletin izin verdiği ölçüde ve eril onayı sınırlarına hapsedildiğinin en güzel örneklerinden biri Nezihe Muhiddin ve onun siyasetteki deneyimi olmuştur. Milli mücadelenin başarıyla sonuçlanmasının ardından yeni kurulacak yönetim sisteminin cumhuriyet olacağını öngörerek kadın hakları hareketlerinin meşru zemini için bir siyasi parti kurmanın faydalı olacağını düşünen Nezihe Muhiddin cumhuriyet kurulmadan birkaç ay önce Kadınlar Halk Fırkasını kurmaya teşebbüs etmiş, ancak bu talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine 1924’te kurulan Türk Kadınlar Birliği çatısı altında bir araya gelen dönemin kadın hareketi temsilcileri, 1925’te kadınların seçme ve seçilme hakkının olmadığı ilk seçimde Halide Edip’i ve Nezihe Muhiddin’i aday göstermiş ancak sonuç başarısız olmuştur.
Soru 39
Hangisi 1980 sonrası dönemdeki ilk feminist örgütlenmedir?
Seçenekler
A
İlerici Kadınlar Derneği
B
Devrimci Kadınlar Derneği
C
Başkent Kadın Platformu
D
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
E
Kadın Çevresi Yayınları
Açıklama:
12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte yasaklanan toplumsal hareketler döneminin ardından sivil
siyasete geçiş dönemiyle birlikte hızla yeniden örgütlenen ve ilk kez “sokağa çıkan” hareket, feminist hareket olmuştur. Onun öncesinde de Yazarlar Kooperatifi çatısı altında bir araya gelen feminist düşünürler, 1982 yılı içinde Somut Edebiyat Dergisi dördüncü sayfasının feministlere ayrılmasını sağlayarak harekete görünürlük kazandırmıştır. 1980’li yıllardaki ilk feminist örgütlenme ise 1984 yılında kurulan feminist yayınevi, Kadın Çevresi Yayınları olmuştur. Adı geçen yayınevi, Türkçe’ye feminist düşüncenin aktarılması işlevinin yanı sıra bu yayınevi dâhilinde dönemin feminist düşünür ve aktivistlerinin de bir araya gelmesine olanak tanımıştır.
siyasete geçiş dönemiyle birlikte hızla yeniden örgütlenen ve ilk kez “sokağa çıkan” hareket, feminist hareket olmuştur. Onun öncesinde de Yazarlar Kooperatifi çatısı altında bir araya gelen feminist düşünürler, 1982 yılı içinde Somut Edebiyat Dergisi dördüncü sayfasının feministlere ayrılmasını sağlayarak harekete görünürlük kazandırmıştır. 1980’li yıllardaki ilk feminist örgütlenme ise 1984 yılında kurulan feminist yayınevi, Kadın Çevresi Yayınları olmuştur. Adı geçen yayınevi, Türkçe’ye feminist düşüncenin aktarılması işlevinin yanı sıra bu yayınevi dâhilinde dönemin feminist düşünür ve aktivistlerinin de bir araya gelmesine olanak tanımıştır.
Soru 40
“Kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Simon de Beauvoir
B
Jacques Derrida
C
Auguste Comte
D
Ulrich Beck
E
Kamla Basin
Açıklama:
Simon de Beauvoir'a aittir.
Soru 41
Avrupa'da ivme kazanan hak ve özgürlük hareketlerini başlatan ve toplumsal cinsiyet çalışmalarının da ilk örneklerini veren olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sanayi devrimi
B
Fransız ihtilali
C
Dünya savaşları
D
Balkan savaşları
E
Harf devrimi
Açıklama:
Fransız Devrimi sonrası Avrupa’da ivme kazanan hak ve özgürlük hareketlerinden günümüz feminist çalışmalarına uzanan tarihsel süreç kronolojik olarak sunularak feminist literatür hakkında bilgi edinilebilir.
Soru 42
En temel anlamıyla bilgi felsefesi anlamına gelen ........, bilginin türü, kapsamı, kaynağı, yöntemi sorularına yanıt aramaktadır" cümlesinde noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Ontoloji
B
Filoloji
C
Epistemoloji
D
Fenomenoloji
E
Bilişim
Açıklama:
En temel anlamıyla bilgi felsefesi anlamına gelen epistemoloji, bilginin türü, kapsamı, kaynağı, yöntemi sorularına yanıt aramaktadır.
Soru 43
Dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış açısından tahlil etmeye çalışan ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele alan teori aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feminist duruş teorisi
B
Feminist postmodernizm
C
Feminist ampirizm
D
Pozitivizm
E
Protofeminizm,
Açıklama:
Feminist duruş teorisi, dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış
açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır.
açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır.
Soru 44
Kendi kurduğu dua grubu içinde aynı zamanda İncil’in kadınlara yönelik bakış açısını tartışan ve kısa süre içerisinde tutuklanarak sürgüne gönderilerek sonunda öldürülen dönemin önemli kadın figürleri arasında yer alan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Anne Hutchinson
C
Christian de Pisan
D
Mary de Gourney
E
Olympe de Gouges
Açıklama:
De Gourney ile aynı yüzyıl içinde İngiltere’den Amerika’ya gelerek
ilk kadın dini lideri olan, kendi kurduğu dua grubu içinde aynı zamanda İncil’in kadınlara yönelik bakış açısını tartışan ve kısa süre içerisinde tutuklanarak sürgüne gönderilerek sonunda öldürülen Anne Hutchinson da protofeminist dönemin bahse değer kadın figürlerinden biridir.
ilk kadın dini lideri olan, kendi kurduğu dua grubu içinde aynı zamanda İncil’in kadınlara yönelik bakış açısını tartışan ve kısa süre içerisinde tutuklanarak sürgüne gönderilerek sonunda öldürülen Anne Hutchinson da protofeminist dönemin bahse değer kadın figürlerinden biridir.
Soru 45
Tüm kadınların artık aynı sorunları paylaşmadıkları her kadının içinde yaşadığı topluma ve sahip olduğu kimliklere özgü farklı sorunları ve eşitsizlik pratikleri yaşadığı kabul eden bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birinci dalga feminizm
B
Postmodern feminizm
C
İkinci dalga feminizm
D
Protofeminizm
E
Marksist feminizm
Açıklama:
Birinci Dalga feminist hareketin klasik liberalizme dayanan hak ve özgürlükler
mücadelesi, İkinci Dalga feminist hareketin sosyalist/Marksist, radikalliğe ve çatışmaya
dayalı kadın devrimi mücadelesi, postmodernizmle birlikte değişmiştir. Yeni dönemde
tüm kadınların artık aynı sorunları paylaşmadıkları her kadının içinde yaşadığı topluma ve sahip olduğu kimliklere özgü farklı sorunları ve eşitsizlik pratikleri yaşadığı kabul edilmiştir.
mücadelesi, İkinci Dalga feminist hareketin sosyalist/Marksist, radikalliğe ve çatışmaya
dayalı kadın devrimi mücadelesi, postmodernizmle birlikte değişmiştir. Yeni dönemde
tüm kadınların artık aynı sorunları paylaşmadıkları her kadının içinde yaşadığı topluma ve sahip olduğu kimliklere özgü farklı sorunları ve eşitsizlik pratikleri yaşadığı kabul edilmiştir.
Soru 46
Amerikan halkını kadın erkek eşitliğine ilişkin aydınlatmak üzere çıktığı konferans turlarında yazdığı notları kitap olarak yayınlayan Sarah Grimke'nin eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Cinsel Politika
B
İkinci Cins
C
Dişil Dünya
D
19. Yüzyılda Kadın
E
Eşitlik Üzerine
Açıklama:
Grimke, gerek ABD’de köleliğin kaldırılması gerekse kadınların eşitlik mücadelesinde
önemli rol oynayan 19. Yüzyıl feminist hareketlerinin önemli kadın eylemcilerindendir.
Amerikan halkını kadın erkek eşitliğine ilişkin aydınlatmak üzere -Kilise tarafından
kadınların topluluk önünde konuşmasının yasaklandığı bir dönemde- çıktığı konferans
turlarında yazdığı notlarını Eşitlik Üzerine kitabı içinde bir araya getirmiştir.
önemli rol oynayan 19. Yüzyıl feminist hareketlerinin önemli kadın eylemcilerindendir.
Amerikan halkını kadın erkek eşitliğine ilişkin aydınlatmak üzere -Kilise tarafından
kadınların topluluk önünde konuşmasının yasaklandığı bir dönemde- çıktığı konferans
turlarında yazdığı notlarını Eşitlik Üzerine kitabı içinde bir araya getirmiştir.
Soru 47
"Feminizmde varoluşçuluğun temsilcilerinden olan Simone de Beauvoir tarafından kaleme alınan .................... adlı eser, İkinci Dalga feminizmin de temelini oluşturmaktadır." İfadesi aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanır?
Seçenekler
A
Postmodern Durum
B
Eşitlik Üzerine
C
19. Yüzyılda Kadın
D
İkinci Cins
E
Cinsel Politika
Açıklama:
Feminizmde varoluşçuluğun temsilcilerinden olan Simone de Beauvoir tarafından kaleme alınan İkinci Cins adlı eser, bir önceki bölümde de belirtildiği üzere İkinci Dalga feminizmin de temelini oluşturmaktadır.
Soru 48
Judith Butler'ın "heteroseksüel çerçevenin kadınlık ve erkekliğe dayalı zorunlu ikili cinsiyet, beden, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kategorilerini meydana getirdiği için
heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürdüğü" eseri aşağıdakilerden hangisidir?
heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürdüğü" eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsiyet Belası
B
Anneliğin Yeniden Üretimi
C
Cinsel Politika
D
Eşitlik Üzerine
E
Arı Kovanı
Açıklama:
Özellikle feminizmdeki postmodern etkinin temel düşünsel kaynaklarından biri olan
Cinsiyet Belasında Butler, heteroseksüel çerçevenin kadınlık ve erkekliğe dayalı zorunlu
ikili cinsiyet, beden, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kategorilerini meydana getirdiği için
heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürmektedir.
Cinsiyet Belasında Butler, heteroseksüel çerçevenin kadınlık ve erkekliğe dayalı zorunlu
ikili cinsiyet, beden, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kategorilerini meydana getirdiği için
heteroseksüelliğin tamamen reddini ileri sürmektedir.
Soru 49
Erken cumhuriyet döneminde kadınlar belediye seçimlerine katılma hakkını kaç yılında kazanmışlardır?
Seçenekler
A
1924
B
1926
C
1930
D
1932
E
1934
Açıklama:
1924’de çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu kapsamında kadınlara okuma yazma imkânı sağlanmış, 1926’da Türk Medenî Kanunu’nun ilanı ile kadınlar, çok eşliliğin yasaklanması, miras hakları, nikah zorunluluğu gibi yasalarla özel hayatta erkeklerle eşit haklara kavuşmuştur. Erken Cumhuriyet döneminde kadınlar, 1930’da
belediye seçimlerine katılma hakkını, 1934 yılında ise seçme ve seçilme hakkını kazanmışlardır.
belediye seçimlerine katılma hakkını, 1934 yılında ise seçme ve seçilme hakkını kazanmışlardır.
Soru 50
Kadınların erkek egemenliğine dayanan sistem içinde ezildiği tezinden hareketle bağımsız bir mücadele alanı olarak hiyerarşik olmayan bir örgütlenmeler ekseninde gelişen kitlesel kampanyalar ve hareketler hangi dönem içinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Erken Cumhuriyet Dönemi Kadın Hareketleri
B
Osmanlı Dönemi Kadın Hareketleri Dönemi
C
Kemalist Kadın Hareketleri
D
Yükselen Sosyalizmin Etkisindeki Kadın Hareketleri Dönemi
E
Örgütlü ve Bağımsız Kadın Hareketleri Dönemi
Açıklama:
Kadınların erkek egemenliğine dayanan sistem içinde ezildiği tezinden hareketle
bağımsız bir mücadele alanı olarak hiyerarşik olmayan bir örgütlenmeler ekseninde gelişen kitlesel kampanyalar ve hareketler "Örgütlü ve Bağımsız Kadın Hareketleri
Dönemi" kategorisinde ele alınmaktadır.
bağımsız bir mücadele alanı olarak hiyerarşik olmayan bir örgütlenmeler ekseninde gelişen kitlesel kampanyalar ve hareketler "Örgütlü ve Bağımsız Kadın Hareketleri
Dönemi" kategorisinde ele alınmaktadır.
Soru 51
"1845’te Margaret Fuller’in 19. Yüzyılda .......... eseri, Elisabeth Cady Stanton’ın 1898’de yazdığı................., kültürel feminist çalışmalarının başlangıç aşaması olarak kabul edilmektedir." İfadesindeki boşluklar aşağıdakilerden seçeneklerden hangisi ile tamamlanır?
Seçenekler
A
Kadın ve Cinsel Politika
B
Cinsel Politika ve Eşitlik Üzerine
C
Kadın ve İkinci Cins
D
Kadın ve Kadının İncili
E
Eşitlik Üzerine ve Kadın
Açıklama:
1845’te Margaret Fuller’in 19. Yüzyılda Kadın eseri Elisabeth Cady Stanton’ın 1898’de yazdığı Kadının İncili kitabı, kültürel feminist çalışmalarının başlangıç aşaması olarak kabul edilmektedir.
Soru 52
1980’li yıllarda çıkan özellikle kadınların kişisel hikâyeleri ve deneyimleri hakkında çıkan yazıların yer aldığı ilk dergi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İkinci Cins
B
Uçan süpürge
C
Amargi
D
Feminist
E
Pazartesi
Açıklama:
Feminist içinde özellikle kadınların kişisel hikâyeleri ve deneyimleri hakkında çıkan yazıların yer alması, bir anlamda İkinci Dalga feminizmin temel felsefesini oluşturan “Özel olan politiktir” söylemini de destekler niteliktedir.
Soru 53
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi eleştirel yaklaşımın temsilcilerinden değildir?
Seçenekler
A
Weber
B
Marx
C
Marcuse
D
Fromm
E
Adorno
Açıklama:
Eleştirel yaklaşımın temsilcileri Marx, Fromm, Adorno, Marcuse ve Freud'dur.
Soru 54
Kültür ve dil gibi unsurlar üzerinden yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarının
zeminini oluşturan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
zeminini oluşturan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivist yaklaşım
B
Yorumlayıcı yaklaşım
C
Eleştirel yaklaşım
D
Biyolojik determinizm
E
Klasik sosyoloji
Açıklama:
Kültür ve dil gibi unsurlar üzerinden yapılan toplumsal cinsiyet çalışmalarının
zeminini oluşturan yaklaşım yorumlayıcı yaklaşım olmuştur.
zeminini oluşturan yaklaşım yorumlayıcı yaklaşım olmuştur.
Soru 55
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler
tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu savına sahip olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu savına sahip olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eleştirel yaklaşım
B
Yorumlayıcı yaklaşım
C
Pozitivist yaklaşım
D
Klasik sosyoloji yaklaşımı
E
Biyolojik belirlenimcilik
Açıklama:
Kadınlık ve erkeklik durumunun sosyal, politik, kültürel ve benzeri faktörler
tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu savına sahip olan yaklaşım eleştirel yaklaşımdır.
tarafından şekillendirildiği ve asıl gerçekliği belirleyici olanın cinsiyetler arası çatışma ve çelişkilerin olduğu savına sahip olan yaklaşım eleştirel yaklaşımdır.
Soru 56
"................., dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır" cümlesinde noktalı yere gelmesi gereken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
Yorumlayıcı yaklaşım
C
Feminist duruş teorisi
D
Eleştirel yaklaşım
E
Klasik sosyoloji teorisi
Açıklama:
Feminist duruş teorisi, dünyayı belirli bir toplumsal yönden konumlandırılmış bakış açısından tahlil etmeye çalışmakta ve aynı zamanda feminist ampirizm ile açıklanamayan sorulara da yanıt arayarak kadınlar arasındaki sınıfsal, sosyal, etnik kimlik gibi sorunları ele almaktadır.
Soru 57
"..............., kendisini feminizm olarak tanımlamayan ancak öne sürdüğü fikirlerle çağdaş feminizmin kuramına katkı sunan ve 19. Yüzyıl öncesinde savunulmuş, genellikle birbirinden kopuk ilerlemiş fikirlere verilen ortak addır" şeklinde verilen cümlede boşlukta aşağıdakilerden hangisi yer almalıdır?
Seçenekler
A
Protofeminizm
B
Pozitivizm
C
Kapitalizm
D
Komünizm
E
Eleştirellik
Açıklama:
Protofeminizm, kendisini feminizm olarak tanımlamayan ancak öne sürdüğü fikirlerle çağdaş feminizmin kuramına katkı sunan ve 19. Yüzyıl öncesinde savunulmuş, genellikle birbirinden kopuk ilerlemiş fikirlere verilen ortak addır.
Soru 58
Kent Kadınlarının Kitabı (The Book of the City of Ladies) isimli kitap aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Pisan
B
Beauvoir
C
Montaigne
D
Dorokin
E
Andrews
Açıklama:
Christian de Pisan'dır.
Soru 59
Pek çok disiplin gibi toplumsal cinsiyet çalışmalarını da derinden etkilemiş olan "Postmodern Durum" isimli kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Bauman
C
Habermas
D
Lyotard
E
Beck
Açıklama:
Pek çok disiplin gibi toplumsal cinsiyet çalışmalarını da derinden etkilemiş olan bu kitabın yazarı Lyotard'dır.
Soru 60
Egemen bilgi üretimine yönelik yapılan temel eleştirilerde bilgi üretiminde kadın konusun da çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını aşağıdakilerden hangisi oluşturmaz?
Seçenekler
A
Kadın Erkek arasında fiziksel ve biyolojik farklılıkları ön plana çıkarmayarak
B
Bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymayarak
C
Temel araştırma alanları dışında tutarak
D
Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmeyerek
E
Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek
Açıklama:
Egemen bilgi üretimine yönelik yapılan temel eleştirilerde bu bilgi üretiminde kadın konusunu, 1. Temel araştırma alanları dışında tutarak, 2. Bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymayarak, 3. Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmeyerek, 4. Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek, geri planda ya da görünmez hale getirmesi feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını oluşturmaktadır
Soru 61
Feminist epistemoloji en temel haliyle bilgi üretiminde ortaya çıkan aşağıdaki normlardan hangisine en öncelikli odaklanmalıdır.
Seçenekler
A
Kadın Cinsiyeti
B
Erkek Cinsiyeti
C
Çift Cinsiyet
D
Kimyasal Farklılıklar
E
Toplumsal Cinsiyet
Açıklama:
Feminist epistemoloji en temel haliyle bilgi üretiminde ortaya çıkan toplumsal cinsiyet ve biyolojik cinsiyet normlarına odaklanmaktadır
Soru 62
Arding (1995), feminist epistemolojik yaklaşıma ilişkin olarak feminist ampirizm, feminist duruş epistemolojisi ve postmodern feminist teorilerinin varlığını öne sürmektedir. Bu kapsamda, feminist ampirizm hangi yaklaşımı temsil etmektedir.
Seçenekler
A
Deneysel bulgular ve Gözlemler
B
Fiziksel Özellikler
C
Kimyasal Özellikler
D
Biyolojik Özellikler
E
Fiziksel Duruş Gözlemleri
Açıklama:
Arding (1995), feminist epistemolojik yaklaşıma ilişkin olarak feminist ampirizm, feminist duruş epistemolojisi ve postmodern feminist teorilerinin varlığını öne sürmektedir. Bu kapsamda, feminist ampirizm, deneysel bulgular ve gözlemler eşliğinde kadının konumunu açıklayan bir yaklaşımı temsil etmektedir.
Soru 63
Aşağıda verilen Temel Paradigma ve Teorisyenlerinin doğru eşlemesi seçeneklerden hangisinde verilmiştir? Paradigmalar: 1.Pozitivist Yaklaşım, 2.Yorumlayıcı Yaklaşım, 3.Eleştirel Yaklaşım Teorisyenler: 1.Max Weber Dilthey, 2.August Comte, 3.Karl Marx
Seçenekler
A
1-2, 2-1, 3-3
B
1-1, 2-2, 3-3
C
1-3, 2-1, 3-2
D
1-2, 2-3, 3-1
E
1-3, 2-2, 3-1
Açıklama:
- Pozitivist Yaklaşım- 2.August Comte
- Yorumlayıcı Yaklaşım-1.Max Weber Dilthey
- Eleştirel Yaklaşım-3. Karl Marx
Soru 64
Aşağıda verilen Temel Paradigma ve İnsan Doğasına Yaklaşımlarının doğru eşleştirmesi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
| 1. Pozitivist Yaklaşım | K. İnsanlar, özgür iradeleriyle değil, rasyonel olarak hareket ederler ve davranışları dış güçler tarafından şekillendirilir |
| 2. Yorumlayıcı Yaklaşım | L. İnsanlar, yanılsama ve sömürü tarafından tuzağa düşürülmüş, gerçekleşmemiş de olsa potansiyele sahip olan yaratıcı varlıklardır |
| 3. Eleştirel Yaklaşım | M. İnsanlar, anlamı yaratan ve kendi dünyalarını sürekli olarak anlamlandıran toplumsal varlıklardır. |
Seçenekler
A
1-K, 2-M, 3-L
B
1-L, 2-K, 3-M
C
1-M, 2-L, 3-K
D
1-K, 2-L, 3-M
E
1-L, 2-M, 3-K
Açıklama:
- Pozitivist Yaklaşım: İnsanlar, özgür iradeleriyle değil, rasyonel olarak hareket ederler ve davranışları dış güçler tarafından şekillendirilir
- Yorumlayıcı Yaklaşım: İnsanlar, anlamı yaratan ve kendi dünyalarını sürekli olarak anlamlandıran toplumsal varlıklardır.
- Eleştirel Yaklaşım: İnsanlar, yanılsama ve sömürü tarafından tuzağa düşürülmüş, gerçekleşmemiş de olsa potansiyele sahip olan yaratıcı varlıklardır
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin egemen bilgi üretimine yönelik yaptıkları eleştirilerinde temel çıkış noktasını oluşturan düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadın konusunu temel araştırma alanları dışında tutması
B
Kadınların toplumdaki toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmesi
C
Kadın konusunu bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymaması
D
Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını değiştirecek bilgi üretmemesi
E
Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üretmesi
Açıklama:
Egemen bilgi üretimine yönelik yapılan temel eleştirilerde bu bilgi üretiminde kadın konusunu, 1. Temel araştırma alanları dışında tutarak, 2. Bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymayarak, 3. Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmeyerek, 4. Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek, geri planda ya da görünmez hale getirmesi feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktasını oluşturmaktadır (Zalta, 2015: 1-2).
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi feminist çalışmaları diğer sosyal bilim çalışmalarından farklı kılan dört temel özellikten biri değildir?
Seçenekler
A
Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak
B
Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem
C
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedeflemesi
D
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma stratejisi
E
Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşiyi hedeflemesi
Açıklama:
Öztan (2016:277), feminist çalışmaları diğer sosyal bilim çalışmalarından farklı kılan dört temel özellikten söz etmektedir: • Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak • Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem • Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşinin reddedilmesi • Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma stratejisi
Soru 67
………………….. kendisini feminizm olarak tanımlamayan ancak öne sürdüğü fikirlerle çağdaş feminizmin kuramına katkı sunan ve 19. Yüzyıl öncesinde savunulmuş, genellikle birbirinden kopuk ilerlemiş fikirlere verilen ortak addır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Sufraje Hareketi
B
Klasik liberalizm
C
Protofeminizm
D
Postmodern Durum
E
Kuir Teori
Açıklama:
Protofeminizm, kendisini feminizm olarak tanımlamayan ancak öne sürdüğü fikirlerle çağdaş feminizmin kuramına katkı sunan ve 19. Yüzyıl öncesinde savunulmuş, genellikle birbirinden kopuk ilerlemiş fikirlere verilen ortak addır.
Soru 68
“1900’lü yılların başlarında İngiltere ve Amerika’da pasif direniş, kamu toplantılarını bölme, açlık grevi yapma gibi yollarla kadınların seçme ve seçilme hakkını savunan, az çok organize olmuş ve genellikle orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülen özellikle 19.yüzyılda yaşanan kamusal alandaki mücadele” ye ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Protofeminizm
B
Sufraje Hareketi
C
Klasik liberalizm
D
Postmodern Durum
E
İkinci Dalga Feminizm
Açıklama:
1900’lü yılların başlarında İngiltere ve Amerika’da pasif direniş, kamu toplantılarını bölme, açlık grevi yapma gibi yollarla kadınların seçme ve seçilme hakkını savunan, az çok organize olmuş ve genellikle orta sınıftan gelen kadınlar tarafından yürütülen radikal kadın hareketlerine Sufraje (Suffrage) Hareketleri denmektedir.
Soru 69
…………………… birbirinden farklı ve kendine özgü kadın sorunlarının varlığına ilişkin çoğulcu ve yerel yaklaşımı günümüzde toplumsal cinsiyet çalışmalarına yön veren bir bakış açısıdır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Protofeminizm
B
Sufraje Hareketi
C
Postmodern Durum
D
Postmodernizm
E
Kuir Teori
Açıklama:
Postmodernizmin birbirinden farklı ve kendine özgü kadın sorunlarının varlığına ilişkin çoğulcu ve yerel yaklaşımı günümüzde toplumsal cinsiyet çalışmalarına yön veren bir bakış açısıdır.
Soru 70
Aşağıda verilen batıda feminist çalışmalara yön veren temel düşünür ve eserlerinin doğru eşlemesi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
| 1. Mary Wollstonecraft | K. Eşitlik Üzerine |
| 2. Sarah Grimke | L. Kadın Haklarının Savunusu |
| 3. Margaret Fuller | M. 19. Yüzyılda Kadın |
Seçenekler
A
1-K, 2-M, 3-L
B
1-M, 2-L, 3-K
C
1-K, 2-L, 3-M
D
1-L, 2-K, 3-M
E
1-L, 2-M, 3-K
Açıklama:
Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Savunusu, (A Vindication of the Rights of Woman), 1792
Sarah Grimke, Eşitlik Üzerine, (Letters of Equality), 1838
Margaret Fuller, 19. Yüzyılda Kadın, (Women in Nineteenth Century), 1845
Sarah Grimke, Eşitlik Üzerine, (Letters of Equality), 1838
Margaret Fuller, 19. Yüzyılda Kadın, (Women in Nineteenth Century), 1845
Soru 71
Aşağıda verilen batıda feminist çalışmalara yön veren temel düşünür ve eserlerinin doğru eşlemesi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
| 1. Simone de Beauvoir | K. Anneliğin Yeniden Üretimi |
| 2. Shulamith Firestone | L. Cinselliğin Diyalektiği |
| 3. Nancy Chodorow | M. İkinci Cins |
Seçenekler
A
1-K, 2-M, 3-L
B
1-L, 2-K, 3-M
C
1-K, 2-L, 3-M
D
1-L, 2-M, 3-K
E
1-M, 2-L, 3-K
Açıklama:
Simone de Beauvoir, İkinci Cins, (The Second Sex), 1952
Shulamith Firestone, Cinselliğin Diyalektiği, (The Dialectic of Sex), 1970
Nancy Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi, (The Reproduction of Mothering), 1978
Shulamith Firestone, Cinselliğin Diyalektiği, (The Dialectic of Sex), 1970
Nancy Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi, (The Reproduction of Mothering), 1978
Soru 72
Türk Kadınlar Birliği hangi yıl kurulmuştur?
Seçenekler
A
1924
B
1926
C
1932
D
1934
E
1938
Açıklama:
Nezihe Muhiddin cumhuriyet kurulmadan birkaç ay önce Kadınlar Halk Fırkasını kurmaya teşebbüs etmiş, ancak bu talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine 1924’te kurulan Türk Kadınlar Birliği çatısı altında bir araya gelen dönemin kadın hareketi temsilcileri, 1925’te kadınların seçme ve seçilme hakkının olmadığı ilk seçimde Halide Edip’i ve Nezihe Muhiddin’i aday göstermiş ancak sonuç başarısız olmuştur (Zihnioğlu, 2003: 36-38).
Soru 73
Ece Öztan feminist çalışmaları diğer sosyal bilim çalışmalarından farklı kılan dört temel özellikten söz etmektedir aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden değildir?
Seçenekler
A
Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak
B
Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem
C
Ataerkil bakış açışınla erkek eğemen toplum ilişkilerine odaklanmak
D
Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşinin reddedilmesi
E
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma
Açıklama:
Öztan, feminist çalışmaları diğer sosyal bilim çalışmalarından farklı kılan dört temel özellikten söz etmektedir:
• Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak
• Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem
• Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşinin reddedilmesi
• Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma stratejisi
• Feminist bakış açısının kabulü ve toplumsal cinsiyet ilişkilerine odaklanmak
• Gündelik yaşam ve kişisel deneyimlere verilen önem
• Araştırmacı ve araştırılan arasındaki hiyerarşinin reddedilmesi
• Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde eşitlikçi değişimleri hedefleyen eyleme dönük bir araştırma stratejisi
Soru 74
Toplumların farklı cinsiyetlere yönelik farklı kültürel kodlar oluşturduğunu gösteren antropoloji, zaman içerisinde bu kültürel kodların kadın erkek arasında eşitsiz bir ilişki biçimini de ürettiğine dair bir yaklaşım olan bilim alanı hangisidir?
Seçenekler
A
Ataerkil Antropoloji
B
Biyolojik Antropoloji
C
Fiziksel Antropoloji
D
Feminist Antropoloji
E
Kültürel Antropoloji
Açıklama:
Toplumların farklı cinsiyetlere yönelik farklı kültürel kodlar oluşturduğunu gösteren antropoloji, zaman içerisinde bu kültürel kodların kadın erkek arasında eşitsiz bir ilişki biçimini de ürettiğine dair bir yaklaşımı ortaya atarak feminist antropoloji alanının oluşması sağlamıştır.
Soru 75
- yüzyılın sonları ve 19.yüzyıl başlarından itibaren başta Amerika olmak üzere, İngiltere ve Fransa’da kadınların eşit yurttaşlık haklarına ilişkin taleplerini içeren feminist hareketleri kaçıncı dalga hareketler olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Birinci Dalga Feminizm
B
İkinci Dalga Feminizm
C
Üçüncü Dalga Feminizm
D
Dördüncü Dalga Feminizm
E
Beşinci Dalga Feminizm
Açıklama:
18. yüzyılın sonları ve 19.yüzyıl başlarından itibaren başta Amerika olmak üzere, İngiltere ve Fransa’da kadınların eşit yurttaşlık haklarına ilişkin taleplerini içeren feminist hareketleri Birinci Dalga Feminizm adı altında toplamak mümkündür. Birinci Dalga Feminizmin ana temalarını oy verme hakkı, eğitim hakkı, evlilik ve çalışma hayatı gibi kamusal alanda kadın-erkek eşitliğine ilişkin yasal düzenleme talepleri oluşturmaktadır.
Soru 76
1840’lı yıllarda Amerika’da köleliği kaldırma kampanyalarından esinlenerek örgütlü bir kadın hareketi haline gelen eylemler, dünyada ilk kadın hakları bildirisi olarak geçen…………… Bildirgesinin 1848’de yayınlanmasıyla sonuçlanmıştır. Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Ataerkil
B
Feminizm
C
İkinci Cins
D
Sarah Grimke
E
Seneca Falls
Açıklama:
1840’lı yıllarda Amerika’da köleliği kaldırma kampanyalarından esinlenerek örgütlü bir kadın hareketi haline gelen eylemler, dünyada ilk kadın hakları bildirisi olarak geçen Seneca Falls Bildirgesi’nin 1848’de yayınlanmasıyla sonuçlanmıştır.
Soru 77
İkinci Dalga feminizm Birinci Dalga feminizmden farklı olarak kamusal alandaki hak eşitliğinden ziyade hangi alana odaklanmıştır.
Seçenekler
A
Aile İçi Özgürlüğe
B
Evlilik Karşıtlığına
C
Eşitlik Üzerine
D
Özel Alandaki Özgürlüğe
E
Kamusal Alanlara
Açıklama:
İkinci Dalga feminizm Birinci Dalga feminizmden farklı olarak kamusal alandaki hak eşitliğinden ziyade özel alandaki özgürlüğe odaklanmıştır. Böylece “Özel olan politiktir” yaklaşımı ile birlikte aile, evlilik ve özel hayatta yaşanan tüm deneyimlerin aslında hiyerarşik bir güç ilişkisi dâhilinde kadının sömürüsü ve ezilmesine yönelik sahalar oluşturduğu için siyasi bir alan olduğu fikri hızla yayılarak geniş bir kabul görmüştür.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi batıda feminist çalışmalara yön veren temel düşünürler ve eserlerinden değildir?
Seçenekler
A
Fransız Devrimi , Seneca Falls Bildirisi
B
Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Savunusu
C
Sarah Grimke, Eşitlik Üzerine
D
Margaret Fuller, 19. Yüzyılda Kadın
E
Simone de Beauvoir, İkinci Cins
Açıklama:
Batıda Feminist Çalışmalara Yön Veren Temel Düşünürler Ve Eserlerinden :
Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Savunusu, Sarah Grimke, Eşitlik Üzerine, Margaret Fuller, 19. Yüzyılda Kadın, Elisabeth Cady Stanton, Kadının İncili, Simone de Beauvoir, İkinci Cins, Nancy Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi, Judith Butler, Cinsiyet Belası.
Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Savunusu, Sarah Grimke, Eşitlik Üzerine, Margaret Fuller, 19. Yüzyılda Kadın, Elisabeth Cady Stanton, Kadının İncili, Simone de Beauvoir, İkinci Cins, Nancy Chodorow, Anneliğin Yeniden Üretimi, Judith Butler, Cinsiyet Belası.
Soru 79
Ülkemizde kadın hareketleri 1990’lı yıllarda feminist kurumsallaşma ile ortak kadın dayanışmasına dönüşmüştür. 1990 yılında ilk kadın dayanışma merkezi, ileriki yıllarda ilk bağımsız kadın sığınağının açılmasına ve onlarca ilde örgütlenen kadın sığınma merkezlerinin kısa sürede faliyete geçmesini sağlayan ilk vakıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pempe Panjur Vakfı
B
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
C
Kadın Sığınma Vakfı
D
Aile Bakanlığı Kadın Vakfı
E
Cumhuriyetçi Kadınlar Vakfı
Açıklama:
1980’li yılların sonunda feminist hareketlerin temel odağı haline gelen kadına yönelik şiddetle mücadele meselesi, 1990’lı yıllarda feminist kurumsallaşma ile ortak kadın dayanışmasına dönüşmüştür. 1990 yılında Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın kurduğu ilk kadın dayanışma merkezi, ileriki yıllarda ilk bağımsız kadın sığınağının açılmasına ve onlarca ilde örgütlenen kadın sığınma merkezlerinin kısa sürede yaygınlaşmasına da destek olmuştur.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi feminist epistemoloji üzerine çalışan düşünürlerin temel çıkış noktalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kadın konusunu, temel araştırma alanları dışında tutma,
B
Kadın konusunu bilişsel yöntemler ve bilgi türleri arasında saymamak
C
Kadın konusunda, araştırmacı ve araştırılan hiyerarşisini reddedmek
D
Kadınların toplumdaki ikincil durumlarını ya da toplumsal cinsiyet ilişkileri hiyerarşisini değiştirecek bilgi üretmemek,
E
Kadın eylemlerini ve temel ilgi alanlarını görünmez kılan toplumsal fenomenlerin teorilerini üreterek, geri planda ya da görünmez hale getirmek
Açıklama:
Kadın konusunda, araştırmacı ve araştırılan hiyerarşisini reddedmek
Soru 81
Deneysel bulgular ve gözlemler eşliğinde kadının konumunu açıklayan bir yaklaşımı temsil etmektedir.
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Seçenekler
A
Postmodern feminist teorileri
B
Feminist bakış açısı
C
Feminist duruş epistemolojisi
D
Feminist ampirizm
E
Feminist epistemoloji
Açıklama:
Feminist ampirizm
Soru 82
Hem kültürel feminizmin gelişmesine katkı sunmuş, hem de özel alan-kamusal alan, doğa-medeniyet gibi alanların toplumsal cinsiyet ilişkileri perspektifinden incelenmesine olanak sağlamıştır.
Aşağıdakilerden hangisini kapsar?
Aşağıdakilerden hangisini kapsar?
Seçenekler
A
Protofeminizm
B
Feminist antropoloji
C
Sufraje hareketi
D
Fransız postyapısalcılığı
E
Feminist ampirizm
Açıklama:
Feminist antropoloji
Soru 83
Fransız Devrimi sırasında kaleme aldığı kadın hakları bildirisi üzerine ölüm cezasına çarptırılan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Olympe de Gouges
B
Jarena Lee
C
Mary Wolstonecraft
D
Anne Hutchinson
E
Mary de Gourney
Açıklama:
Olympe de Gouges
Soru 84
19. Yüzyıl feminist hareketlerinin ortak paydası nedir?
Seçenekler
A
Özel alandaki deneyimlerin kamusal alanda tartışılmaya başlanması
B
Özel alandaki özgürlüğe odaklanmak
C
Klasik liberalizme dayanan hak ve özgürlükler mücadelesi
D
Kadın erkek arasındaki siyasi eşitlik ve kanun üzerinde eşitlik talebi
E
Sosyalist/Marksist, radikalliğe ve çatışmaya dayalı kadın devrimi mücadelesi
Açıklama:
Kadın erkek arasındaki siyasi eşitlik ve kanun üzerinde eşitlik talebi
Soru 85
1970’lerin sonlarından itibaren feminist düşünürler hangi düşüncenin amaca hizmet etmediğini kabul etmişlerdir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Postmodernizm
C
Liberalizm
D
Modernizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Marksizm
Soru 86
Cinsiyete dayalı sosyal rollerin ailenin içinde geliştiğini savunarak, çocuğun anneyle kurduğu ilişkinin nesneyle kurduğu ilişkileri
etkilediği teorisinden hareketle, geleneksel aile yapısına göre kurulan bu ilişkinin erkeklerde bağımsızlık, kadınlarda ise bağımlılık ve duygusal yoğunluk temelli davranışların oluşmasını sağladığını ileri süren yazar kimdir?
etkilediği teorisinden hareketle, geleneksel aile yapısına göre kurulan bu ilişkinin erkeklerde bağımsızlık, kadınlarda ise bağımlılık ve duygusal yoğunluk temelli davranışların oluşmasını sağladığını ileri süren yazar kimdir?
Seçenekler
A
Judith Butler
B
Simone de Beauvoir
C
Kate Millett
D
Shulamith Firestone
E
Nancy Chodorow
Açıklama:
Nancy Chodorow
Soru 87
Osmanlı kadın hareketleri döneminde çıkan dergilerde aşağıdaki konulardan hangisine yer verilmemiştir?
Seçenekler
A
Kadının kocasını boşayabilme hakkının sorgulanması
B
Kılık kıyafete yönelik yasakların eleştirisi
C
Küçük yaşta evlilikleri sorgulayan tartışmalar
D
Çalışma hayatında kadınların var olma mücadeleleri
E
İstediği kadar çocuk sahibi olma mücadelesi
Açıklama:
İstediği kadar çocuk sahibi olma mücadelesi
Soru 88
1934’te hükümet karşıtı ve radikal bir kadın olarak Türk Kadınlar Birliği’nden ve siyasetten uzaklaştırılan kadın kimdir?
Seçenekler
A
Halide Edip
B
Fatma Aliye Hanım
C
Nezihe Muhiddin
D
Nazlı Vahan
E
Safiye Ali
Açıklama:
Nezihe Muhiddin
Soru 89
Türk Ceza Kanunu değişikliği ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girme yılı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1989
B
1990
C
1999
D
2001
E
2012
Açıklama:
2012
Ünite 2
Soru 1
I. Cinsiyet kavramı ile genellikle erkek ve kadın bedenleri arasındaki anatomik ve fizyolojik farklılıklar açıklanmaktadır.
II. Toplumsal cinsiyet kavramının özü kavramın nesnel oluşudur.
III. Toplumsal cinsiyet kadına ya da erkeğe toplumun ve kültürün atfettiği anlamlar ve beklentilerle ilişkilidir.
IV. Biyolojik determinizm yaklaşımına göre, liderlik, agresiflik, hırs, rekabetçilik, bağımsızlık ve bireycilik, güçlülük gibi özellikler erkeğin yaratılış özelliğidir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Toplumsal cinsiyet kavramının özü kavramın nesnel oluşudur.
III. Toplumsal cinsiyet kadına ya da erkeğe toplumun ve kültürün atfettiği anlamlar ve beklentilerle ilişkilidir.
IV. Biyolojik determinizm yaklaşımına göre, liderlik, agresiflik, hırs, rekabetçilik, bağımsızlık ve bireycilik, güçlülük gibi özellikler erkeğin yaratılış özelliğidir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
I. Cinsiyet kavramı ile genellikle erkek ve kadın bedenleri arasındaki anatomik ve fizyolojik farklılıklar açıklanmaktadır.
II. Toplumsal cinsiyet kavramının özü kavramın öznel oluşudur.
III. Toplumsal cinsiyet kadına ya da erkeğe toplumun ve kültürün atfettiği anlamlar ve beklentilerle ilişkilidir.
IV. Biyolojik determinizm yaklaşımına göre, liderlik, agresiflik, hırs, rekabetçilik, bağımsızlık ve bireycilik, güçlülük gibi özellikler erkeğin yaratılış özelliğidir.
Görüldüğü üzere II numaralı maddede verilen bilgi yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap I, III ve IV numaralı maddeleri içeren C seçeneğidir.
II. Toplumsal cinsiyet kavramının özü kavramın öznel oluşudur.
III. Toplumsal cinsiyet kadına ya da erkeğe toplumun ve kültürün atfettiği anlamlar ve beklentilerle ilişkilidir.
IV. Biyolojik determinizm yaklaşımına göre, liderlik, agresiflik, hırs, rekabetçilik, bağımsızlık ve bireycilik, güçlülük gibi özellikler erkeğin yaratılış özelliğidir.
Görüldüğü üzere II numaralı maddede verilen bilgi yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap I, III ve IV numaralı maddeleri içeren C seçeneğidir.
Soru 2
I. Mikro iktidar, meşru güç/kuvvet kullanma yolu ile kurulur.
II. Siyasal iktidar ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar olarak tanımlanabilir.
III. İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsar.
IV. Meşruluk kavramının temelinde yatan unsur rıza birliğidir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Siyasal iktidar ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar olarak tanımlanabilir.
III. İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsar.
IV. Meşruluk kavramının temelinde yatan unsur rıza birliğidir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Siyasal iktidar ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar olarak tanımlanabilir.
İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsar.
Meşruluk kavramının temelinde yatan unsur rıza birliğidir.
Hiçbir zaman iki insan arasındaki iktidar ilişkisi yani mikro iktidar, meşru güç/kuvvet kullanma yolu ile kurulamaz. Çünkü sadece siyasal iktidar meşru güç kullanma tekeline sahiptir.
Görüldüğü üzere I numaralı maddede verilen bilgi hatalıdır. Bu nedenle doğru cevap II, III ve IV numaralı seçenekleri kapsayan D seçeneğidir.
İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsar.
Meşruluk kavramının temelinde yatan unsur rıza birliğidir.
Hiçbir zaman iki insan arasındaki iktidar ilişkisi yani mikro iktidar, meşru güç/kuvvet kullanma yolu ile kurulamaz. Çünkü sadece siyasal iktidar meşru güç kullanma tekeline sahiptir.
Görüldüğü üzere I numaralı maddede verilen bilgi hatalıdır. Bu nedenle doğru cevap II, III ve IV numaralı seçenekleri kapsayan D seçeneğidir.
Soru 3
Belirli bir toplumda siyasal iktidarı meşru kılan şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kontrol
B
Rıza birliği
C
Hiyerarşi
D
Yatay hegemonya
E
Dişil Tahakküm
Açıklama:
Meşruluk kavramının temelinde yatan unsur rıza birliğidir ve belirli bir toplumda siyasal iktidarı meşru kılan şey toplum içerisinde var olan bu rıza birliğidir.
Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 4
_______________, iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabasıdır. İktidarın ona tabi olanlar tarafından meşru olarak kabullenilmiş biçimi yani meşru iktidar olarak da tanımlanabilir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Otorite
B
Kontrol
C
Güç
D
Meşruluk
E
Hegemonya
Açıklama:
Otorite, “iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak da tanımlanabilir. Otorite, iktidarın ona tabi olanlar tarafından meşru olarak kabullenilmiş biçimi yani meşru iktidar olarak da tanımlanabilir.
Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 5
Yukarıdaki tabloda verilen Max Weber'in ileri sürmüş olduğu üç otorite biçimi ve tanımlarının doğru eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
1-X, 2-Y, 3-Z
B
1-Y, 2-Z, 3-X
C
1-Z, 2-Y, 3-X
D
1-Y, 2-X, 3-Z
E
1-Z, 2-X, 3-Y
Açıklama:
Max Weber, bir iktidara meşruiyet kazandıran ve farklı köklere dayanan üç otorite biçiminden bahsetmektedir. Bunlar karizmatik otorite, geleneksel otorite ve yasal-ussal otoritedir.
Geleneksel otorite köklerini çok eski geleneklerden ve kurumsallaşmış inançtan almaktadır. Geleneksel otorite çerçevesinde iktidara meşruiyet kazandıran şey, iktidarın edimlerinde gelenek, inanç, mit ve efsanelere dayalı şekilde davranmasıdır ya da toplumu bu şekilde davrandığına inandırmasıdır.
Karizmatik temellere dayanan otorite ise iktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır.
Yasal-ussal otorite ise iktidarın meşruluğu bir dizi formel, resmi ve gayrişahsi temele yani karizmatik otoritenin tersine kişisellikten arınmış bir temele dayanmaktadır.
Doğru eşleştirme 1-Z, 2-X, 3-Y biçimindedir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Geleneksel otorite köklerini çok eski geleneklerden ve kurumsallaşmış inançtan almaktadır. Geleneksel otorite çerçevesinde iktidara meşruiyet kazandıran şey, iktidarın edimlerinde gelenek, inanç, mit ve efsanelere dayalı şekilde davranmasıdır ya da toplumu bu şekilde davrandığına inandırmasıdır.
Karizmatik temellere dayanan otorite ise iktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır.
Yasal-ussal otorite ise iktidarın meşruluğu bir dizi formel, resmi ve gayrişahsi temele yani karizmatik otoritenin tersine kişisellikten arınmış bir temele dayanmaktadır.
Doğru eşleştirme 1-Z, 2-X, 3-Y biçimindedir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 6
______________, birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatmaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Sembolik şiddet
B
Yetke
C
Meşruluk
D
Eril tahakküm
E
İktidar
Açıklama:
Yetke kavramı, birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatmaktadır.
Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 7
"Toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilmektedir. Erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkide var olan eşitsizliğin bir dizi karmaşık etki sonucu sürekli olarak kendisini yeniden ürettiği anlayışı üzerine oturmaktadır."
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda açıklaması verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eril tahakküm
B
Dişil tahakküm
C
Sembolik şiddet
D
Sembolik iktidar
E
Siyasal iktidar
Açıklama:
Eril tahakküm kavramı, en basit haliyle toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilebilir. Eril tahakküm özünde erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkide var olan eşitsizliğin bir dizi karmaşık etki sonucu sürekli olarak kendisini yeniden ürettiği anlayışı üzerine oturmaktadır.
Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 8
Yukarıdaki tabloda verilen kavramlar ve açıklamalarının doğru eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
1-L, 2-M, 3-K
B
1-M, 2-K, 3-L
C
1-M, 2-L, 3-K
D
1-K, 2-L, 3-M
E
1-K, 2-M, 3-L
Açıklama:
Sembolik şiddet, kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasının anlatımıdır ve bu noktada kadınlar eril tahakkümün sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir.
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu algılama ve anlamlandırma süreci kadınların eril tahakküm fikrini üreten değerleri meşrulaştırması ve yeniden üretmesi üzerinden gerçekleşir.
Hegemonya kavramı ilk olarak Antonio Gramsci tarafından kapitalist bir toplumda belli bir egemen sınıfın başka sınıf kesimleriyle kurduğu anlaşmalar ve siyasal uzlaşmalar yoluyla hâkimiyetini topluma kabul ettirebilmesi ve yönetici konumunu sürdürülebilmesini anlatmak için kullanılmıştır.
Doğru eşleştirme 1-M, 2-L, 3-K şeklindedir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu algılama ve anlamlandırma süreci kadınların eril tahakküm fikrini üreten değerleri meşrulaştırması ve yeniden üretmesi üzerinden gerçekleşir.
Hegemonya kavramı ilk olarak Antonio Gramsci tarafından kapitalist bir toplumda belli bir egemen sınıfın başka sınıf kesimleriyle kurduğu anlaşmalar ve siyasal uzlaşmalar yoluyla hâkimiyetini topluma kabul ettirebilmesi ve yönetici konumunu sürdürülebilmesini anlatmak için kullanılmıştır.
Doğru eşleştirme 1-M, 2-L, 3-K şeklindedir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 9
Ataerkil sistemi ortaya çıkaran ve sürdürülebilirliğini sağlayan şey, özünde ataerkil toplumda kadınlar ve erkekler ile erkeklerin kendi arasındaki iktidar ilişkilerini meşrulaştıran, farklı toplumlarda ve kültürlerde farklılık gösteren idealleştirilmiş bir erkek kimliğinin ifadesi olan ___________________________ olgusudur.
Seçenekler
A
Hegemonik dişilik
B
İçsel hegemonya
C
Dışsal hegemonya
D
Hegemonik erkeklik
E
Dikey hegemonya
Açıklama:
Ataerkil sistemi ortaya çıkaran ve sürdürülebilirliğini sağlayan şey, özünde ataerkil toplumda kadınlar ve erkekler ile erkeklerin kendi arasındaki iktidar ilişkilerini meşrulaştıran, farklı toplumlarda ve kültürlerde farklılık gösteren idealleştirilmiş bir erkek kimliğinin ifadesi olan hegemonik erkeklik olgusudur.
Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 10
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması sürecini anlatan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İçsel hegemonya
B
Yatay hegemonya
C
Dikey hegemonya
D
Hiyerarşik hegemonya
E
Dışsal hegemonya
Açıklama:
Dışsal hegemonya kavramı ile erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılır.
Soru 11
Siyasal iktidar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidardır.
B
Siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar.
C
Siyasal iktidar, kuvvet ve zor kullanma gücüne sahiptir.
D
Meşru güç kullanma tekeli sadece siyasal iktidara aittir.
E
Siyasal iktidar, kapsamı bakımından sosyal iktidar/mikro iktidar ile benzerdir.
Açıklama:
Siyasal iktidar ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar olarak tanımlanabilir ve siyasal iktidarı sosyal iktidarlardan ayıran bazı özellikler
vardır. Bu özellikler içerisinde en ayırt edicisi, siyasal iktidarın kapsamına ilişkin olan özelliktir. İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsadığı halde, siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar. Cevap E şıkkıdır.
vardır. Bu özellikler içerisinde en ayırt edicisi, siyasal iktidarın kapsamına ilişkin olan özelliktir. İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsadığı halde, siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar. Cevap E şıkkıdır.
Soru 12
İktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sosyal iktidar
B
Siyasal iktidar
C
Otorite
D
Meşruluk
E
Ataerkil sistem
Açıklama:
Otorite, “iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle
denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak tanımlanabilir. Cevap C şıkkıdr.
denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak tanımlanabilir. Cevap C şıkkıdr.
Soru 13
En genel anlamıyla babanın ya da “aile reisi sayılan erkeğin” yönetimini ifade eden kavrama ne ad verilir?
Seçenekler
A
Otorite
B
Ataerkil sistem
C
Meşruluk
D
Siyasal iktidar
E
Sosyal iktidar
Açıklama:
Ataerkil kavramı en genel anlamıyla babanın ya da “aile reisi sayılan erkeğin” yönetimini ifade etmektedir ve aslında belirli bir “erkek-egemen aile” türünü anlatmak üzerinden temellenmiştir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 14
Toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Eril tahakküm
B
Dişil iktidar
C
Hegemonik erkeklik
D
Sembolik şiddet
E
Sembolik iktidar
Açıklama:
Pierre-Felix Bourdieu tarafından kullanılan eril tahakküm kavramı, en basit haliyle toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilebilir. Eril tahakküm özünde erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkide var olan eşitsizliğin bir dizi karmaşık etki sonucu sürekli olarak kendisini yeniden ürettiği anlayışı üzerine oturmaktadır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi hegemonik erkeklik özellikleri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Duygusallık
B
Heteroseksüellik
C
Homofobi
D
Hakimiyet
E
Otorite
Açıklama:
Duygusallıktan uzaklık hegemonik erkeklik özellliklerindendir, dolayısıyla duygusallık bunlardan biri değildir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 16
Küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ön plana çıkarılmış kadınlık
B
Hegemonik erkeklik
C
Eril tahakküm
D
Otorite
E
Meşruluk
Açıklama:
“Ön plana çıkarılmış kadınlık”, küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasını ifade etmektedir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 17
Ön plana çıkarılmış kadınlık kavramına göre, hangisi kadınların boyun eğdikleri şeylerden değildir?
Seçenekler
A
Evliliğin ve çocuk bakımının kabullenilmesi
B
Oynaşma sahnelerinde baskın olmak
C
Erkeklerin benliklerinin okşanma isteğine boyun eğme
D
Kitlesel iletişim araçlarıyla reklamlarının yapılması
E
Çocuk terbiyesi ve empatiyi kadına özgü erdemler olarak görme
Açıklama:
Kadınların boyun eğdikleri şey, kadınlara yönelik istihdam piyasası ayrımcılığına bir tepki olarak evliliğin ve çocuk bakımının kabullenilmesi, oynaşma sahnelerinde kırılganlık, erkeklerin işyeri ilişkilerinde içlerinin gıcıklanma ve benliklerinin okşanma arzusuna boyun eğme vb. şeklinde sıralanabilir. Bu noktada genç kadınlar için cinsellik, yaşlı kadınlar için de annelik ön plana çıkarılmış kadınlığın temel temaları olarak okunabilir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 18
Kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürece ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sembolik iktidar
B
Siyasal iktidar
C
Sosyal iktidar
D
Hegemonik erkeklik
E
Meşruluk
Açıklama:
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 19
Kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Meşruluk
B
Erkek hegemonyası
C
Otorite
D
Sembolik iktidar
E
Sembolik şiddet
Açıklama:
Sembolik şiddet, kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasının anlatımıdır ve bu noktada kadınlar eril tahakkümün sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir. Cevap E şıkkıdır.
Soru 20
Kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürece ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sembolik şiddet
B
Sembolik iktidar
C
Hegemonik erkeklik
D
Otorite
E
Meşruluk
Açıklama:
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 21
İktidarı kavramını, “İktidar sosyal ilişkiler çerçevesi içinde bir iradenin ona karşı gelinmesi halinde dahi yürütülebilmesi imkânıdır” tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Max Weber
B
Karl Marx
C
Pierre Bourdieu
D
Raewyn Connell
E
Richard Sennett
Açıklama:
1. paragraf
Max Weber
Max Weber
Soru 22
'Toplumsal cinsiyet kavramını kurumlar ve tarihsel süreçlerle de ilgili bir kavram olarak düşünmek gerekmektedir.Tüm dünyada var olan bir küresel cinsiyet düzeninden bahsetmek gerekmektedir'. fikrini öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Elisabeth Badinter
B
R. W. Connell
C
Max Weber
D
Cordelia Fine
E
Karl Marx
Açıklama:
1. paragraf
R. W. Connell
R. W. Connell
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Max Weber'in Geleneksel Otorite kavramını yansıtmayan bir görüştür?
Seçenekler
A
Köklerini çok eski geleneklerden ve kurumsallaşmış inançtan almaktadır.
B
Pratik ya da günlük yaşamdan çok tarihe dayanan mitler ve efsanelere dayalı olarak bir anlam taşımaktadır.
C
Topluma inanç, mit ve efsanelerle dayalıymış imajı çizer ve bu şekilde işlediği yönünde inandırır.
D
Çerçevesinde iktidara meşruiyet kazandıran şey, iktidarın edimlerinde gelenek, inanç, mit ve efsanelere dayalı şekilde davranmasıdır.
E
İktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır.
Açıklama:
2. paragraf
İktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır.
İktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır.
Soru 24
'Birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini' anlatan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yetke
B
Ataerkil Sistem
C
İktidar
D
Otorite
E
Erkek İktidarı Sistem
Açıklama:
Yan Bilgi paragrafı
Yetke
Yetke
Soru 25
“Ön plana çıkarılmış kadınlık” kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasını ifade etmektedir.
B
Kadınlar küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmektedirler.
C
Ataerkil sistemin kendini yeniden üretebilmesi noktasında sadece hegemonik erkekliğe değil aynı zamanda ön plana çıkarılmış kadınlığa da ihtiyaç vardır.
D
Toplumsal iktidarın erkeklerin elinde toplanması, kadınların diğer kadınlar üzerinde kurumsallaşmış iktidar ilişkileri kurabilmesine imkan vermektedir.
E
Yeni kadınlık biçimlerinin ortaya çıkmasıyla eski kadınlık biçimleri yok olmaya mahkûm olur.
Açıklama:
Son Paragraf
Toplumsal iktidarın erkeklerin elinde toplanması, kadınların diğer kadınlar üzerinde kurumsallaşmış iktidar ilişkileri kurabilmesine imkan vermektedir.
Toplumsal iktidarın erkeklerin elinde toplanması, kadınların diğer kadınlar üzerinde kurumsallaşmış iktidar ilişkileri kurabilmesine imkan vermektedir.
Soru 26
Hegemonik erkeklik ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Belirli bir toplumda o toplumun kültürü ve değerleri ile şekillenmiş başat bir erkeklik formudur.
B
Ataerkil bir toplumda toplumsal cinsiyet hiyerarşisi kesinlikle hegemonik bir erkeklik kurmadan yaşayamaz.
C
Ataerkil sistemde yaşanan kadın kimlikleri de hegemonik erkek kimliklerine göre kurulur ve biçimlendirilir.
D
Hegemonik erkeklik,sosyal ve toplumsal kurallar ve kültürden etkilenmez.
E
Egemen erkeklik biçiminin erkekler arası ilişkilerde hegemonik olması anlamında hegemonik bir kadınlık biçiminden
söz edilemez.
söz edilemez.
Açıklama:
3. paragraf
Hegemonik erkeklik,sosyal ve toplumsal kurallar ve kültürden etkilenmez.
Hegemonik erkeklik,sosyal ve toplumsal kurallar ve kültürden etkilenmez.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi içsel hegemonya konusunda söylenemez?
Seçenekler
A
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılmıştır.
B
Örnek olarak verilebilir: “atına, avradına, silahına” düşkün, namusuna söz söyletmeyen, savaşçı, vatanını ve milletini canından çok seven erkek.
C
Belirli bir imaj setine sahip olmayan erkekler üzerindeki tahakkümü anlatmaktadır.
D
“İktidarı elinde tutan erkeklerin sahip olduğu erkeklik imajına” işaret eden bir tahakküm biçimidir.
E
Bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti vurgulanmaktadır.
Açıklama:
son paragraf
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılmıştır.
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılmıştır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi hegemonik erkeklik özellikleri arasında değildir?
Seçenekler
A
Güç
B
Duygusallıktan uzaklık
C
Homofobik olma
D
Spor dallarından birisi ile uğraşma
E
Cinsel olarak aktif olmama
Açıklama:
1. paragraf
Cinsel olarak aktif olmama
Cinsel olarak aktif olmama
Soru 29
Bir anlamlandırma ve algılama süreci olan, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegemonik Erkeklik
B
Eril Tahakküm
C
Sembolik iktidar
D
Otorite
E
Siyasal İktidar
Açıklama:
yan bilgi paragrafı
Sembolik iktidar
Sembolik iktidar
Soru 30
'Eril tahakküm' kavramı hangi düşünür tarafından dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Pierre-Felix Bourdieu
B
Max Weber
C
Elisabeth Badinter
D
Cordelia Fine
E
Raewyn Connell
Açıklama:
3. paragraf
Pierre-Felix Bourdieu
Pierre-Felix Bourdieu
Soru 31
Başkalarının davranışlarını etkileyebilme, biçimlendirebilme, değiştirebilme ya da kontrol edebilme imkânı olarak ya da başkalarının davranışlarını, onların istemedikleri biçimde etkileme gücü olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İktidar
B
Siyasal iktidar
C
Eril Tahakküm
D
Otorite
E
Otoriter
Açıklama:
İktidar kavramı, en yalın şekilde başkalarının davranışlarını etkileyebilme, biçimlendirebilme, değiştirebilme ya da kontrol edebilme imkânı olarak ya da başkalarının davranışlarını, onların istemedikleri biçimde etkileme gücü olarak tanımlanabilir.
Soru 32
İktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabasına ne denir?
Seçenekler
A
Siyasal İktidar
B
Otorite
C
Eril Tahakküm
D
Ataerkil Sistem
E
İktidar
Açıklama:
Otorite, “iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak tanımlanabilir.
Soru 33
- Bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak ,kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahip olmak
- Kurallara ve kararlara uymayanları cezalandırma yetkisine sahip olmak
- Yetkileri kullanırken kuvvet ve zor kullanma gücüne sahip olmak
Seçenekler
A
Otorite - Sosyal iktidar
B
Otorite - Siyasal iktidar
C
Siyasal iktidar - Meşru güç
D
Siyasal iktidar - Sosyal iktidar
E
Otorite - Meşru güç
Açıklama:
Siyasal iktidarı sosyal iktidarlardan ayıran bazı özellikler vardır. Bu özellikler içerisinde en ayırt edicisi, siyasal iktidarın kapsamına ilişkin olan özelliktir. İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsadığı halde, siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar. Bunun anlamı, siyasal iktidarın o ülkede yaşayan bütün insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak, kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahip olmasıdır. Aynı şekilde bu kurallara ve kararlara uymayanları cezalandırma yetkisi de siyasal iktidara aittir. Bununla birlikte siyasal iktidar ona tabi olan insanların, koyduğu kurallar ve aldığı kararlar üzerinden, davranışlarını kontrol etme ve siyasal iktidarın iradesini insanlara kabul ettirme ve son sözü söyleme yetkisini de elinde tutar. Bu yetkileri kullanırken siyasal iktidarın sahip olduğu en büyük güç ve kendisini diğer iktidar biçimlerinden ayıran en temel özellik, siyasal iktidarın kuvvet ve zor kullanma gücüne sahip olmasıdır.
Soru 34
- Ataerkil kavramı esasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sistematik, kurumsallaşmış ve yaygın oluşunu vurgulamaktadır.
- Ataerkil yapıda iktidar ve yetki erkekte ya da en yaşlı erkektedir.
- Gündelik yaşamda genellikle erkeklerin hükmedilen olduğu, kadınlarınsa hakim olduğu bir hiyerarşiyi ifade etmektedir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ataerkil sistem gündelik yaşamda genellikle erkeklerin hakim olduğu bir başka ifadeyle hükmettiği, kadınlarınsa hükmedilen olduğu bir hiyerarşiyi ifade etmektedir.
Soru 35
Kadının erkeğe tabi olması, onun kendi üzerinde ve davranışları hakkında söz söyleme hakkının olduğunu kabul etmesi, erkeğin hakim olan ve kadının da itaat eden konumda olduğu toplumsal cinsiyet hiyerarşisi, aşağıdaki hangi kavram ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Ataerkil Sistem
B
Otorite
C
İktidar
D
Eril Tahakküm
E
Hegemonik Erkeklik
Açıklama:
Kadının erkeğe tabi olması, onun kendi üzerinde ve davranışları hakkında söz söyleme hakkının olduğunu kabul etmesi, erkeğin hakim olan ve kadının da itaat eden konumda olduğu toplumsal cinsiyet hiyerarşisine “Eril Tahakküm” kavramı denir.
Soru 36
Hangi kavramda iktidarın meşruluğu bir dizi formel, resmi ve gayrişahsi temele yani kişisellikten arınmış bir temele dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Siyasal iktidar
B
Sosyal iktidar
C
Karizmatik otorite
D
Geleneksel otorite
E
Yasal-ussal otorite
Açıklama:
Yasal-ussal otoritede, iktidarın meşruluğu bir dizi formel, resmi ve gayrişahsi temele yani karizmatik otoritenin tersine kişisellikten arınmış bir temele dayanmaktadır.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi ''Eril Tahakküm'' ü normalleştiren süreçler arasında değildir?
Seçenekler
A
Karakter
B
Din
C
Devlet
D
Eğitim sistemi
E
Aile
Açıklama:
Toplumlara bakıldığında, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliği bir başka deyişle eril tahakkümü normalleştiren süreç aile, din, devlet, eğitim sistemi, medya gibi birbirine bağlı kurumların faaliyetlerinden bağımsız görülmemektedir.
Soru 38
Sembolik şiddet ve sembolik iktidar üzerinden kendini kuran eril tahakküm kadınları da sembolik nesneler olarak kurmaktadır. Sembolik nesneler olarak kadınlar bedensel güvensizlik ve sembolik bağlılık duygusu içinde olmaya yönlendirilir. Aşağıdakilerden hangisi bu bağlamı yansıtan kadınlardaki özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Edilgen olmak
B
Sakin olmak
C
Özgüvenli olmak
D
Etrafa mutluluk saçmak
E
Erkeklerin beklentilerini karşılamak
Açıklama:
Sembolik şiddet ve sembolik iktidar üzerinden kendini kuran eril tahakküm kadınları da sembolik nesneler olarak kurmaktadır. Sembolik nesneler olarak kadınlar bedensel güvensizlik ve sembolik bağlılık duygusu içinde olmaya yönlendirilir. Bu bağlamda kadınlardan olması istenen özelliklerin başında genelde sakin, edilgen, özgeci olmaları, daima erkeğin beklentilerini karşılamaları ve erkeğe bağlılık göstermeleri, etrafa mutluluk dağıtmaları gelmektedir.
Soru 39
- Bağımlı olmak
- Duygusal olmak
- Heteroseksüel olmak
- Homofobik olmak
- Spor dallarından birisi ile uğraşmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
III, IV ve V
Açıklama:
Genel olarak kabul edilen hegemonik erkeklik özellikleri; güç, hâkimiyet, otorite, duygusallıktan uzaklık, heteroseksüellik, homofobik olma, yarışmacılık, iş-güç sahipliği, spor dallarından birisi ile uğraşma, cinsel olarak aktif olma ve risk alabilme olarak sıralanmaktadır.
Soru 40
Özünde kadınların küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmesi olarak ifade edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegemonik erkeklik
B
Ön plana çıkarılmış kadınlık
C
İdeal kadınlık
D
İçsel hegomonyalık
E
Edilgen kadınlık
Açıklama:
Küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasının ifadesi olan ön plana çıkarılmış kadınlık kavramı, özünde kadınların küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmesidir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi kadın ve erkek arasındaki fizyolojik farklılıkları içeren bir kavramdır?
Seçenekler
A
Cinsellik
B
Cinsiyet rolleri
C
Cinsiyet
D
Aile
E
İktidar
Açıklama:
Cinsiyet kavramı ile genellikle erkek ve kadın bedenleri arasındaki anatomik ve fizyolojik farklılıklar açıklanmaktadır. Bu açıklamanın aynı zamanda kadınlar ve erkekler arasındaki anatomik ve fizyolojik özelliklerden doğan kapasite ve yetenek farklarını, kadınların ve erkeklerin toplum içindeki rollerini ve statüsünü de etkilediği de ileri sürülmektedir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi kadın ve erkeğe biçilen roller üzerinde etkilidir?
Seçenekler
A
Sanat
B
Ekonomi
C
Siyasi
D
Toplum
E
Tarih
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kavramı esasında erkekler ve kadınlar arasındaki toplumsal ve kültürel farklılıklar üzerinden tanımlanabilir. Çünkü toplumsal cinsiyet kadına ya da erkeğe toplumun ve kültürün atfettiği anlamlar ve beklentilerle ilişkilidir. Toplumun bu roller üzerinde belirleyici olmasından dolayı doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi insanların birbirinin davranışlarını yönlendirmede kullandığı yöntemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Disiplin cezası
B
İkna
C
Tehdit
D
Manevi baskı
E
Empati
Açıklama:
Bir kişi diğerinin davranışlarını yönlendirme, etkileme ya da değiştirme noktasında ikna, manevi baskı, tehdit, hile, disiplin cezası gibi yöntemler kullanabilir. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi mit ve efsanelere dayalı otorite biçimidir?
Seçenekler
A
Karizmatik otorite
B
Yasal-ussal otorite
C
Makro iktidar
D
Mikro iktidar
E
Geleneksel otorite
Açıklama:
Max Weber, bir iktidara meşruiyet kazandıran ve farklı köklere dayanan üç otorite biçiminden bahsetmektedir. Bunlar karizmatik otorite, geleneksel otorite ve yasal ussal otoritedir. Geleneksel otorite köklerini çok eski geleneklerden ve kurumsallaşmış inançtan almaktadır. Geleneksel otorite pratik ya da günlük yaşamdan çok tarihe dayanan mitler ve efsanelere dayalı olarak bir anlam taşımaktadır ve dolayısıyla geleneksel otorite çerçevesinde iktidara meşruiyet kazandıran şey, iktidarın edimlerinde gelenek, inanç, mit ve efsanelere dayalı şekilde davranmasıdır ya da toplumu bu şekilde davrandığına inandırmasıdır. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi bir kişiye dayalı otorite biçimidir?
Seçenekler
A
Geleneksel otorite
B
Makro iktidar
C
Karizmatik otorite
D
Mikro iktidar
E
Yasal-ussal otorite
Açıklama:
Max Weber, bir iktidara meşruiyet kazandıran ve farklı köklere dayanan üç otorite biçiminden bahsetmektedir. Bunlar karizmatik otorite, geleneksel otorite ve yasalussal otoritedir. Karizmatik temellere dayanan otorite ise iktidar sahibinin istisnai, olağandışı, sıradan insanların kişiliklerinde barındıramayacakları türden olağanüstü yeteneklere sahip olduğu ve dolayısıyla kahraman olduğu inancına dayanmaktadır. Dolayısıyla da “Tanrı vergisi” yeteneklere ve niteliklere sahip olan iktidar sahibinin edimleri her daim meşru olarak kabul edilir. Unutmamak gerekir ki karizmatik otorite çerçevesinde itaat edilen doğrudan bir kişidir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi farklı erkeklik biçimlerinin tanımlanmasında kullanılan bir kavramdır?
Seçenekler
A
Ataerkil
B
Anaerkil
C
Hegemonik erkeklik
D
Sembolik şiddet
E
Sembolik iktidar
Açıklama:
Farklı erkeklik biçimlerinin tanımlanmasında öne çıkan kavram “hegemonik erkeklik” kavramıdır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi hegemonik erkeklik özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Güç
B
Hakimiyet
C
Risk alma
D
Duygusallık
E
Homofobik olma
Açıklama:
Hegemonik erkeklik özellikleri; güç, hâkimiyet, otorite, duygusallıktan uzaklık, heteroseksüellik, homofobik olma, yarışmacılık, iş-güç sahipliği, spor dallarından birisi ile uğraşma, cinsel olarak aktif olma ve risk alabilme olarak sıralandırılabilir. Hegemonik erkekler duygusallıktan uzak olduğu için doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 48
Kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasını ele alan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik şiddet
B
Sembolik iktidar
C
Siyasal Tahakküm
D
Eril Tahakküm
E
Dişil Tahakküm
Açıklama:
Sembolik şiddet, kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasının anlatımıdır.
Soru 49
Kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan süreci ele alan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik şiddet
B
Ataerkil
C
Anaerkil
D
Sembolik iktidar
E
Dişil Tahakküm
Açıklama:
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 50
Kadın erkek ilişkilerinde egemenlik ve ast-üst ve boyun eğme şeklinde somutlaşan güç
ilişkilerini ele alan sistem aşağıdakilerden hangisidir?
ilişkilerini ele alan sistem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anaerkil
B
Dişil Tahakküm
C
Ataerkil
D
Sembolik şiddet
E
Sembolik iktidar
Açıklama:
Ataerkil sistem içerisinde var olan kadın erkek ilişkileri özünde egemenlik ve ast-üst ve boyun
eğme şeklinde somutlaşan güç ilişkileridir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
eğme şeklinde somutlaşan güç ilişkileridir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 51
Cinsiyet kavramı kadın ve erkek arasındaki farklardan hangisi ile açıklanamaz?
Seçenekler
A
Anatomik farklılık
B
Fizyolojik farklılık
C
Biyolojik farklılık
D
Hormonal farklılık
E
Toplumsal farklılık
Açıklama:
Kadın ve erkek olmak anatomik ve biyolojik nitelikler dışında, toplumsal bir anlama da sahiptir ve kadın ve erkeğe dair tanımlama, algılama ve beklentiler genelde bu toplumsal anlamla bağlantılıdır. Bu noktada karşımıza çıkan kavram ise toplumsal cinsiyet (gender) kavramıdır. Toplumsal cinsiyet kavramı esasında erkekler ve kadınlar arasındaki toplumsal ve kültürel farklılıklar üzerinden tanımlanabilir.
Soru 52
İktidar kavramı kim tarafından “sosyal ilişkiler çerçevesi içinde bir iradenin ona karşı gelinmesi halinde dahi yürütülebilmesi imkânıdır” şeklinde tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Freud
B
Marx
C
Weber
D
Durkheim
E
Baudrillard
Açıklama:
İktidar kavramı Max Weber’in tabiriyle “sosyal ilişkiler çerçevesi içinde bir iradenin ona karşı gelinmesi halinde dahi yürütülebilmesi imkânıdır”.
Soru 53
Ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar türü seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Siyasal iktidar
B
Sosyal iktidar
C
Kurucu iktidar
D
Kurulmuş iktidar
E
Asli kurucu iktidar
Açıklama:
Siyasal iktidar ülkenin ve toplumun tamamı üzerinde geçerli olan iktidar olarak tanımlanabilir.
Soru 54
İktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası olarak tanımlanan kavram seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tahakküm
B
Otorite
C
İtaat
D
Meşrulaştırma
E
İdare
Açıklama:
Otorite, “iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak tanımlanabilir.
Soru 55
Birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatan kavram seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zorbalık
B
Otorite
C
Baskı
D
Hakimiyet
E
Yetke
Açıklama:
Yetke kavramı, birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatmaktadır.
Soru 56
Toplum içerisinde erkeğin kadına göre daha üstün ve öncelikli olduğu inancı üzerinden kurulan sistem seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Önceleyici sistem
B
Ayrıştırıcı sistem
C
Anaerkil sistem
D
Ataerkil sistem
E
Yüceltici sistem
Açıklama:
Toplum içerisinde erkeğin kadına göre daha üstün ve öncelikli olduğu inancı üzerinden kurulan ataerkil sistemde, topluma nüfus eden egemen iktidar kuramları, erkeğin kadına göre egemen, başat ve belirleyici olduğu bir yapı üzerinden şekillenmektedir.
Soru 57
Toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilen kavram seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tahakküm
B
Eril tahakküm
C
Baskı
D
Otoriter tahakküm
E
Cinsiyet odaklı tahakküm
Açıklama:
Pierre-Felix Bourdieu tarafından kullanılan eril tahakküm kavramı, en basit haliyle toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilebilir.
Soru 58
Kadınların, düzenin bir çıktısı ve devam ettiricisi olarak eril tahakkümü “doğal” ve “normal” olarak kabul etme eğiliminde olması hangi kavramla açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Sivil itaatsizlik
B
Protesto
C
İçselleştirme
D
Sembolik iktidar
E
Sembolik şiddet
Açıklama:
Sembolik şiddet kavramı, eril tahakkümün toplumsal düzenin işleyişinde belirgin bir yere sahip olması ve kadınların da bu düzenin bir çıktısı ve devam ettiricisi olarak eril tahakkümü “doğal” ve “normal” olarak kabul etme eğiliminde olmasını anlatmaktadır.
Soru 59
Seçeneklerden hangisi hegemonik erkeklik özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Duygusallıktan uzaklık
B
Heteroseksüellik
C
Homoseksüellik
D
Yarışmacılık
E
İş-güç sahipliği
Açıklama:
Genel olarak kabul edilen hegemonik erkeklik özellikleri; güç, hâkimiyet, otorite, duygusallıktan uzaklık, heteroseksüellik, homofobik olma, yarışmacılık, iş-güç sahipliği, spor dallarından birisi ile uğraşma, cinsel olarak aktif olma ve risk alabilme olarak sıralandırılabilir.
Soru 60
Kadınlar küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmekte olduklarını ifade eden kavram seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Boyun eğme
B
Ön plana çıkarılmış kadınlık
C
Bastılırmış kadınlık
D
İtaatsizlik
E
Tahakkümün kabulü
Açıklama:
Küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasının ifadesi olan ön plana çıkarılmış kadınlık kavramı özünde kadınların küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmesidir.
Soru 61
İki kişi arasında var olan iktidar ilişkisi aşağıdakilerden hangisi ile kurulamaz?
Seçenekler
A
Yönlendirme
B
Etkileme
C
Manevi baskı
D
Disiplin cezası
E
Meşru güç/kuvvet kullanma
Açıklama:
İki kişi arasında var olan iktidar ilişkisi yönlendirme, etkileme, ikna, manevi baskı, tehdit, hile, disiplin cezası gibi yöntemler
kullanılmak suretiyle tesis edilebilir. Ancak hiçbir zaman iki insan arasındaki iktidar ilişkisi yani mikro iktidar, meşru güç/kuvvet
kullanma yolu ile kurulamaz. Çünkü sadece siyasal iktidar meşru güç kullanma tekeline sahiptir.
kullanılmak suretiyle tesis edilebilir. Ancak hiçbir zaman iki insan arasındaki iktidar ilişkisi yani mikro iktidar, meşru güç/kuvvet
kullanma yolu ile kurulamaz. Çünkü sadece siyasal iktidar meşru güç kullanma tekeline sahiptir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Otorite
B
İktidar
C
Meşruluk
D
Siyasal iktidar
E
Tahakküm
Açıklama:
Bir başka ifadeyle otorite, “iktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası” olarak da tanımlanabilir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi insan ilişkileri özelinde bir kişinin diğer kişi üzerinde iktidarını kurabilmesinde kullandığı yöntemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Manevi baskı
B
Disiplin cezası
C
Davranışlarını yönlendirme
D
Tehdit
E
Kontrol
Açıklama:
Kontrol
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Max Weber'in bahsettiği, bir iktidara meşruiyet kazandıran ve farklı köklere dayanan üç otorite biçiminden biridir?
Seçenekler
A
Mekanik otorite
B
Karizmatik otorite
C
Şartlı otorite
D
Siyasal otorite
E
Edilgen otorite
Açıklama:
Max Weber, bir iktidara meşruiyet kazandıran ve farklı köklere dayanan üç otorite biçiminden bahsetmektedir. Bunlar karizmatik otorite, geleneksel otorite ve yasal-ussal otoritedir.
Soru 65
“İktidar koşullarını yorumlama, bir güç imgesi tanımlamak suretiyle denetim ve nüfuz koşullarına bir anlam verme çabası”
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Seçenekler
A
İktidar
B
Otorite
C
Meşruluk
D
Mikro iktidar
E
Kontrol
Açıklama:
Otorite
Soru 66
Birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İktidar kavramı
B
Güç kavramı
C
Yetke kavramı
D
Şiddet kavramı
E
Hakimiyet kavramı
Açıklama:
Yetke kavramı, birisine istediği bir şeyi yapmayı yasak etmek ya da istemediği halde zorla bir şeyi yaptırmak, emretmek, itaat
ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatmaktadır.
ettirmek gibi zor ve güce dayanan bir ilişki biçimini anlatmaktadır.
Soru 67
En basit haliyle toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilebilen eril tahakküm kavramı kim tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Max Weber
B
Antonio Gramsci
C
Loic J. D. Wacquant
D
Pierre-Felix Bourdieu
E
Raymınd Aron
Açıklama:
Pierre-Felix Bourdieu tarafından kullanılan eril tahakküm kavramı, en basit haliyle toplumsal iktidar ilişkilerinin cinsiyet ayrımı bağlamında ele alınması olarak kabul edilebilir.
Soru 68
Kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasının anlatımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik şiddet
B
Toplumsal şiddet
C
Eril şiddet
D
Sembolik iktidar
E
Ataerkil şiddet
Açıklama:
Sembolik şiddet, kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde
olmasının anlatımıdır ve bu noktada kadınlar eril tahakkümün sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir.
olmasının anlatımıdır ve bu noktada kadınlar eril tahakkümün sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi genel olarak kabul edilen hegemonik erkeklik özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hâkimiyet
B
Heteroseksüellik
C
Duygusallık
D
Homofobik olma
E
Cinsel olarak aktif olma
Açıklama:
Genel olarak kabul edilen hegemonik erkeklik özellikleri; güç, hâkimiyet, otorite, duygusallıktan uzaklık, heteroseksüellik, homofobik olma, yarışmacılık, iş-güç sahipliği, spor dallarından birisi ile uğraşma, cinsel olarak aktif olma ve risk alabilme olarak sıralandırılabilir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi kadın ve erkek cinsleri arasındaki ilişkinin eşitsizlik boyutunu oluşturan faktörlerden biridir?
Seçenekler
A
Davranışları etkileme, değiştirme, dönüştürme
B
Toplum tarafından yaratılan alışkanlıklar
C
Toplumsal cinsiyet hiyerarşisi
D
Ataerkil aile biçimi
E
Sembolik iktidar mekanizması
Açıklama:
Toplum tarafından yaratılan alışkanlıklar
Soru 71
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsar
B
Siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar
C
Siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak, kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahiptir
D
Koyduğu kurallara ve aldığı kararlara uymayanları cezalandırma yetkisi siyasal iktidara aittir
E
Siyasal iktidar ona tabi olan insanların, koyduğu kurallar ve aldığı kararlar üzerinden, davranışlarını kontrol etme ve siyasal iktidarın iradesini insanlara kabul ettirme ve son sözü söyleme yetkisine sahip değildir
Açıklama:
İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsadığı halde, siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar. Bunun anlamı, siyasal iktidarın o ülkede yaşayan bütün
insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak, kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahip olmasıdır. Aynı şekilde bu kurallara ve kararlara uymayanları cezalandırma yetkisi de siyasal iktidara aittir. Bununla birlikte siyasal iktidar ona tabi olan insanların, koyduğu kurallar ve aldığı kararlar üzerinden, davranışlarını kontrol etme ve siyasal iktidarın iradesini insanlara kabul ettirme ve son sözü söyleme yetkisini de elinde tutar. Bu yetkileri kullanırken siyasal iktidarın sahip olduğu en büyük güç ve kendisini diğer iktidar biçimlerinden ayıran en temel özellik, siyasal iktidarın kuvvet ve zor kullanma gücüne sahip olmasıdır.
insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak, kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahip olmasıdır. Aynı şekilde bu kurallara ve kararlara uymayanları cezalandırma yetkisi de siyasal iktidara aittir. Bununla birlikte siyasal iktidar ona tabi olan insanların, koyduğu kurallar ve aldığı kararlar üzerinden, davranışlarını kontrol etme ve siyasal iktidarın iradesini insanlara kabul ettirme ve son sözü söyleme yetkisini de elinde tutar. Bu yetkileri kullanırken siyasal iktidarın sahip olduğu en büyük güç ve kendisini diğer iktidar biçimlerinden ayıran en temel özellik, siyasal iktidarın kuvvet ve zor kullanma gücüne sahip olmasıdır.
Soru 72
Kadınların eril tahakkümün toplumsal düzen içindeki işleyişini doğal ve normal olarak kabul etme eğiliminde olmasının anlatımıdır ve bu noktada kadınlar eril tahakkümün sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir.
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Seçenekler
A
Erkek iktidarı sistemi
B
Sembolik iktidar
C
Sembolik şiddet
D
Hegemonik erkeklik
E
Dişil tahakküm
Açıklama:
Sembolik şiddet
Soru 73
Eril tahakküm bağlamında sembolik bir nesne olarak kurgulanan kadınlığın kurucu ögesi nedir?
Seçenekler
A
Özgeci olma durumu
B
Edilgen olma durumu
C
Yeniden üretme durumu
D
Bağlı olma durumu
E
Sakin olma durumu
Açıklama:
Bağlı olma durumu
Soru 74
Eril tahakküm hangi anlayış üzerine kurulmuştur?
Seçenekler
A
Erkek ve kadın arasındaki eşitsizliğin bir dizi karmaşık etki sonucu sürekli olarak kendisini yeniden ürettiği anlayışı üzerine
B
Egemenlik altına alınan kadınların bu egemenliği meşru ve doğal kabul etmeleri üzerine
C
Kadınların eril tahakküm fikrini üreten değerleri meşrulaştırması ve yeniden üretmesi üzerine
D
Eril tahakkümü normalleştiren aile, din, devlet, eğitim sistemi, medya gibi birbirine bağlı kurumlar üzerine
E
Eril tahakkümün sembolik işleyişinde kadınların algılanan şeyler olarak kabul edilmesi üzerine
Açıklama:
Erkekler ve kadınlar arasındaki ilişkide var olan eşitsizliğin bir dizi karmaşık etki sonucu sürekli olarak kendisini yeniden ürettiği anlayışı üzerine
Soru 75
Toplumsal cinsiyet kavramının şekillenmesi nasıl olmuştur?
Seçenekler
A
İktidar ilişkisinin sadece kadınların erkekler tarafından tahakküm altına alınmasından
B
İç içe geçmiş tarihsel, toplumsal ve kültürel etkileşimin ürünü olarak çıkmasından
C
Genelde kadınlara atıfla yapılan çalışmalar ve değerlendirmeler üzerinden
D
Kadınların sistemin değerlerini ve ideolojisini içselleştirmesinden
E
Kadını erkeğe göre genelde ikinci planda tutan ve kadını erkeğe bağımlı kılan bir özellik taşımasından
Açıklama:
Genelde kadınlara atıfla yapılan çalışmalar ve değerlendirmeler üzerinden
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi hegemonik erkeklik özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Heteroseksüellik
B
Duygusallıktan uzaklık
C
Homofobik olma
D
İş-güç sahipliği
E
İrade sahipliği
Açıklama:
İrade sahipliği
Soru 77
İçsel hegemonya kavramı nedir?
Seçenekler
A
Kadınların eril tahakküme razı oluşu
B
Erkeğin kadından üstün ve öncelikli olması
C
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümü
D
Bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti
E
Kadın ve erkek arasında var olan eşitsiz ilişki
Açıklama:
Bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti
Soru 78
Kadınlığın inşasında en belirgin egemenlik yapısı nedir?
Seçenekler
A
Heteroseksüel erkeklerin küresel düzeydeki egemenliği
B
Kitle iletişim araçlarında daha çok reklamının yapılması
C
Ön plana çıkarılmış kadınlığa ihtiyaç duyulması
D
Tarihselliğin kadınlık biçimlerinin değişmesine yol açması
E
Erkeklik ve kadınlık arasında temel farklılık bulunması
Açıklama:
Heteroseksüel erkeklerin küresel düzeydeki egemenliği
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi ataerkil sistemin bir parçası olan ve sistemin değerlerini ve ideolojilerini içselleştiren kadının, bu sistemi kabullenişini sağlayan yöntemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadına ve erkeğe doğduğu andan itibaren toplumsal cinsiyet kimliklerine ve kendilerinden beklenen rollere ilişkin bilgi vermek
B
Öğrenme ve pekiştirme süreçlerini bireyin toplumsallaşma sürecinin ana dinamiklerinden biri haline getirmek
C
Kadınların eğitim imkânlarından faydalanmalarını engellemek
D
Kadınlara kendi tarih bilgilerini vermek
E
Yasaklar ve çoğu zaman da baskı yoluyla kadınların ekonomik imkânlara ve siyasi özgürlüklere erişiminde eşitliksizlik yaratmak
Açıklama:
Kadınlar da ataerkil sistemin bir parçasıdırlar ve sistemin değerlerini ve ideolojisini içselleştirmişlerdir. Bu içselleştirme ve kabulleniş bir dizi yöntemle sağlanmakta ve güvence altına alınmaktadır. Örneğin kadına ve erkeğe doğduğu andan itibaren toplumsal cinsiyet kimliklerine ve kendilerinden beklenen rollere ilişkin bilgi vermek, öğrenme ve pekiştirme süreçlerini bireyin toplumsallaşma sürecinin ana dinamiklerinden biri haline getirmek, kadınların eğitim imkânlarından faydalanmalarını engellemek, kadınlara kendi tarih bilgilerini vermemek; saygınlık ve aykırılığı kadınların cinsel faaliyetlerine göre tanımlayarak kadınları iyi -kötü, edepli-edepsiz gibi kategoriler üzerinden birbirinden ayırmak ve ayrıştırmak; yasaklar ve çoğu zaman da baskı yoluyla kadınların ekonomik imkânlara ve siyasi özgürlüklere erişiminde eşitliksizlik yaratmak, eşit yurttaşlık ilkesinin gereği olarak kadınları her türlü insan haklarından yararlanılması noktasında bazı somut uygulamalar üzerinden -araba kullanamamak gibi- ayrımcılığa maruz bırakmak gibi yöntemler üzerinden ataerkil sistem hem kadınlar hem de erkekler tarafından içselleştirilerek
sistemin sürdürülebilirliği sağlanmaktadır.
sistemin sürdürülebilirliği sağlanmaktadır.
Soru 80
Ülkede yaşayan bütün insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koyan, kararlar alan ve bu kural ve kararları yürütme yetkisine sahip olan iktidar türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmektedir?
Seçenekler
A
Siyasal iktidar
B
Sosyal iktidar
C
Mikro iktidar
D
Otorite
E
Meşruluk
Açıklama:
İki insan ya da grup arasında var olan sosyal iktidar/mikro iktidar kapsamı bakımından sadece o kişileri ya da grup üyelerini kapsadığı halde, siyasal iktidar o ülkede yaşayan bütün insanları kapsar. Bunun anlamı, siyasal iktidarın o ülkede yaşayan bütün insanları bağlayan, bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallar koymak, kararlar almak ve bu kural ve kararları yürütmek yetkisine sahip olmasıdır.
Soru 81
………………..iktidarın ona tabi olanlar tarafından meşru olarak kabullenilmiş biçimi yani meşru iktidar olarak tanımlanabilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Otorite
B
Siyasal iktidar
C
Sosyal iktidar
D
Mikro iktidar
E
Kölelik
Açıklama:
Otorite, iktidarın ona tabi olanlar tarafından meşru olarak kabullenilmiş biçimi yani meşru iktidar olarak tanımlanabilir.
Soru 82
En genel anlamıyla babanın ya da “aile reisi sayılan erkeğin” yönetimini ifade etmektedir ve aslında belirli bir “erkek-egemen aile” türünü anlatmak üzerinden temellenmiştir. Babanın yönetimi, aile içinde babanın/kocanın hakim olması ve eş ile çocukların da babaya tabi olması anlamına gelir. Bu tür ailede yetke ve iktidar bütünüyle babada toplanmıştır. Ancak bu kavram daha sonra sadece aile yapılanmasını anlatmak üzerinden kullanılan bir kavram olmaktan çıkmış ve daha genel anlamda, kadınların erkekler tarafından tabi bırakıldıkları ya da kendilerinin tabi olduğu bir baskı ve eşitsizliğin ifadesi olarak, erkekler tarafından yönetim anlamında kullanılmaya başlanmıştır.
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Mikro iktidar
B
Ataerkil sistem
C
Kölelik
D
Otorite
E
Meşruiyet
Açıklama:
Ataerkil kavramı en genel anlamıyla babanın ya da “aile reisi sayılan erkeğin” yönetimini ifade etmektedir ve aslında belirli bir “erkek-egemen aile” türünü anlatmak üzerinden temellenmiştir. Erkek egemen ailede egemen erkeğin yönetimi altında bulunanlar geniş ev halkını oluşturan başta kadınlar olmak üzere daha genç erkekler ve çocuklar şeklinde sıralanabilir. Babanın yönetimi, aile içinde babanın/kocanın hakim olması ve eş ile çocukların da babaya tabi olması anlamına gelir. Ataerkil ailede yetke ve iktidar bütünüyle babada toplanmıştır. Ancak bu kavram daha sonra sadece aile yapılanmasını anlatmak üzerinden kullanılan bir kavram olmaktan çıkmış ve daha genel anlamda, kadınların erkekler tarafından tabi bırakıldıkları ya da kendilerinin tabi olduğu bir baskı ve eşitsizliğin ifadesi olarak, erkekler tarafından yönetim anlamında kullanılmaya başlanmıştır.
Soru 83
………………..Kadın ve erkek arasında var olan iktidar ilişkisi bağlamında kadının erkeğe tabi olması, onun kendi üzerinde ve davranışları hakkında söz söyleme hakkının olduğunu kabul etmesi, erkeğin hakim olan ve kadının da itaat eden konumda olduğu şeklinde biçimlenen toplumsal cinsiyet hiyerarşisinin ifadesi olan kavramdır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Otorite
B
Kölelik
C
Eril Tahakküm
D
Siyasal iktidar
E
Meşruiyet
Açıklama:
Kadın ve erkek arasında var olan iktidar ilişkisi bağlamında kadının erkeğe tabi olması, onun kendi üzerinde ve davranışları hakkında söz söyleme hakkının olduğunu kabul etmesi, erkeğin hakim olan ve kadının da itaat eden konumda olduğu şeklinde biçimlenen toplumsal cinsiyet hiyerarşisinin bir başka ifadesi olarak “Eril Tahakküm” kavramıdır.
Soru 84
…………. kavramı ile erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılır. Boşluğa aşağıdaki
kavramlardan hangisi gelmelidir?
kavramlardan hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
İdeal erkek
B
İçsel hegemonya
C
Eril tahakküm
D
Sembolik iktidar
E
Dışsal hegemonya
Açıklama:
Dışsal hegemonya kavramı ile erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci anlatılırken, içsel hegemonya
kavramı ile de bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti vurgulanmaktadır.
kavramı ile de bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti vurgulanmaktadır.
Soru 85
. Bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyetini açıklayan kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Otorite
B
Mikro iktidar
C
Eril Tahakküm
D
Dışsal hegemonya
E
İçsel hegemonya kavramı
Açıklama:
İçsel hegemonya kavramı ile de bir grup erkeğin diğer erkekler üzerindeki hâkimiyeti vurgulanmaktadır.
Soru 86
Erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması süreci olarak tanımlanan kavram aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Otorite
B
Mikro iktidar
C
Eril Tahakküm
D
Dışsal hegemonya
E
İçsel hegemonya
Açıklama:
Dışsal hegemonya kavramı erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünün kurumsallaşması sürecidir.
Soru 87
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ön plana çıkarılmış kadınlık son aşamada kültürel bir inşa biçimidir
B
Ön plana çıkarılmış kadınlığın kitle iletişim araçları yoluyla herhangi bir erkeklik biçimine göre daha çok reklamı yapılır
C
Ön plana çıkarılmış kadınlığın sürdürülmesi, öteki kadınlık modellerinin kültürel ifadesinin önlenmesi sayesinde gerçekleşmektedir
D
“Ön plana çıkarılmış kadınlık”, küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasını ifade etmektedir
E
Ön plana çıkarılmış kadınlık boyun eğmeme seçeneğinin bir çıktısıdır
Açıklama:
Ön plana çıkarılmış kadınlık bu noktada boyun eğme seçeneğinin bir çıktısıdır ve bu kadınlık biçimi en fazla kültürel ve ideolojik desteğin verildiği kadınlık örüntüsünün merkezindedir.
Soru 88
Connell’e göre, “……………….”, küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasını ifade etmektedir. Bu tabi olma durumu ile birlikte kadınlar küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmektedirler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Otorite
B
Ön plana çıkarılmış kadınlık
C
Eril Tahakküm
D
Dışsal hegemonya
E
İçsel hegemonya kavramı
Açıklama:
Connell’e göre, “ön plana çıkarılmış kadınlık”, küresel cinsiyet düzeni bağlamında kadınların erkeklere küresel düzeyde tabi olmasını ifade etmektedir. Bu tabi olma durumu ile birlikte kadınlar küresel düzeyde erkeklerin istek, beklenti ve arzularına hizmet etmeye ve ona göre davranmaya yönlendirilmektedirler.
Soru 89
………………..kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu algılama ve anlamlandırma süreci kadınların eril tahakküm fikrini üreten değerleri meşrulaştırması ve yeniden üretmesi üzerinden gerçekleşir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Dışsal hegemonya
B
İçsel hegemonya kavramı
C
Sembolik iktidar
D
Sembolik şiddet
E
Mikro iktidar
Açıklama:
Sembolik iktidar, kadınların eril tahakküme razı oluşunu anlatan sürecin adıdır ve bu süreç bir algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu algılama ve anlamlandırma süreci kadınların eril tahakküm fikrini üreten değerleri meşrulaştırması ve yeniden üretmesi üzerinden gerçekleşir.
Soru 90
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ataerkillik yalnızca, erkek akrabanın veya babanın gücüne dayanan bir sistemi kapsamaktadır
B
Ataerkil sistem toplum içerisinde erkeğin kadına göre daha üstün ve öncelikli olduğu inancı üzerinden kuruludur
C
Topluma Nüfuz eden egemen iktidar kuramları, erkeğin kadına göre egemen, başat ve belirleyici olduğu bir yapı üzerinden şekillenmektedir
D
Ataerkil sistem içerisinde var olan kadın erkek ilişkileri özünde egemenlik ve ast-üst ve boyun eğme şeklinde somutlaşan güç ilişkileridir
E
Ataerkil sistemde güç ilişkisini sürdüren unsurlar işbirliği, zor ve şiddettir
Açıklama:
Ataerkillik yalnızca, erkek akrabanın veya babanın gücüne dayanan bir sistemi kapsamamaktadır. Ataerkilliğin kapsamı çok daha derindir: “Söz konusu terim aynı zamanda kaynağını babanın iktidarından alan her tür toplumsal yapıyı anlatmak için de kullanılır. Böyle bir örgütlenmede site prensinin ya da kabile şefinin iktidarı, aile üyeleri üzerinde babanın sahip olduğu iktidarın aynısıdır. İkisi arasındaki benzerlik o kadar fazladır ki yöneticiler kendilerinden rahatlıkla “halkın babası” olarak söz ederler” (Badinter, 1992:86).
Ünite 3
Soru 1
Biyolojik determinist görüşe göre aşağıdakilerden hangisi erkeklere özgü bir niteliktir?
Seçenekler
A
Fiziksel açıdan güçsüz
B
Mental açıdan rasyonel
C
Mental açıdan bağımlı
D
Fiziksel açıdan yavaş
E
Mental açıdan çekingen
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramlarının içeriğinin şekillenmesi, uzun bir düşünsel süreç eşliğinde ortaya çıkmıştır. Adı geçen bu düşünsel süreçte etkili olan düşünsel bakış açılarından ilki Biyolojik Determinist (Biyolojik Belirlenimcilik) görüştür. Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Doğru yanıt B’dir.
Soru 2
Biyolojik determinist görüş aşağıdakilerden hangisine yönelik bir referans oluşturmak amacıyla kullanılmamıştır?
Seçenekler
A
Sosyal ve politik alanlarda erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak
B
Erkek egemen düzenin meşruluğunu sağlamlaştırmak
C
Kadınların erkek meslekleri alanında çalışamayacağını kanıtlamak
D
Erkek / kadın mesleklerini ve etkinlik alanlarını oluşturmak
E
Kadın ve erkek bedenlerinin hormonlarını biyolojik açıdan incelemek
Açıklama:
Canlı/biyolojik özellikleri ön planda olan bedenin, ‘Kadın’ ve ‘Erkek’ olarak cinsiyetinin belirlenmesini sağlayacak biyolojik farklılıkları ilk ölçütlendiren bilim dalı Biyoloji bilimi olmuştur. 18.yy’da gelişen ve 19.yy’da olgunlaşan Biyoloji bilimi, kadın ve erkek bedenlerinin kromozom sayıları, seksüel organları, hormonları ve diğer biyolojik/fiziksel biyolojik özeliklerini bilimsel olarak netleştirmiş ve “biyolojik kadın ve erkek olma normları”nı oluşturmaya başlamıştır. 19. yy.’da etkili olmaya başlayan Biyolojik Determinizm adlı görüş açısı (Biyolojik Belirlemecilik) ise, Biyoloji bilimi aracılığıyla oluşan bu biyolojik normları toplumsal alanlara da uyarlamaya başlamıştır. Kadın ve erkeğin biyolojik / bedensel farklılıkları onların sosyal, psikolojik ve davranışsal farklılıklarını açıklamak için kullanılmış ve biyolojik normlar aracılığıyla “sosyal alanlarda norm olma” süreci de başlamıştır. Biyolojik determinist görüşlerin son derece etkili olduğu 19. yy. sonu - 20. yy. başlarında olgunlaşan bu görüşün içeriği, sosyal ve politik alanlarda erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak, erkek egemen düzenin meşruluğunu sağlamlaştırmak, kadınların erkek meslekleri alanında çalışamayacağını kanıtlamak ve erkek / kadın mesleklerinin ve etkinlik alanlarının oluşturulması amacıyla referans olarak kullanılmıştır. Doğru yanıt E’dir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Klasik Sosyoloji içinde bedene ilişkin bir boşluk ortaya çıkmasının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının toplumsal bazlı alan ve sorunları üzerinde odaklanması
B
Toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesi
C
Toplumun gerisinde kalan bireyin akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesi
D
Beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliği
E
Bireyin toplumun temel analiz nesnesi olarak kabul edilmesi ve hatta toplumun bireyin gerisinde tutulması
Açıklama:
Nitekim Kartezyen bakışın tanımlaması içinde, canlı/biyolojik özellikleri ön planda olan (biyolojik) beden, Klasik Sosyolojinin doğa / toplum ikiliği içinde de, doğal alana ait olarak düşünülmüştür. Bunun bir sonucu olarak da Klasik Sosyoloji içinde bedene ilişkin bir boşluk ortaya çıkmıştır. Bunun dört temel nedeni vardır: İlki, Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanmasıdır. İkinci neden, Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesidir. Üçüncü neden, toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesidir. Son neden de bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliğidir (Turner, 1991). Aslında hem Sosyolojinin ortaya çıkış koşulları hem de bu dört neden bir arada düşünüldüğünde çok şaşırmamak gerekir. Çünkü Sosyoloji, 19.yy bilimler arenasına, ortaya çıkan toplumsal sorunları araştırıp çözüm önerileri üretmesi ve bunları yaparken de Pozitivist bir bilim dalı olduğunu ispatlayacak Pozitivist kabullenmelere ve ilkelere uyması şartıyla kabul edilmiştir. Dolayısıyla Klasik Sosyoloji kuramcılarının, toplumu temel analiz nesnesi olarak kabul etmeleri ve hatta bireyi toplumun gerisinde tutmaları, Klasik Sosyolojinin bedene ilişkin bu tavrının geçerli bir nedeni olarak kabul edilebilir. Bu nedenle de Klasik Sosyoloji, doğal olan içinde tanımladığı bedeni tamamen yok saymayıp onu, var olan ama görünmeyen bir niteliğe indirgemiştir. Doğru yanıt E’dir
Soru 4
Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamayacağını savunan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merleau-Ponty
B
Durkheim
C
Weber
D
Parsons
E
Mauss
Açıklama:
Kartezyen anlayış, bedeni fiziki nesneler içinde bir nesne olarak görürken, Fenomenolojik yaklaşım çizgisinde Merleau-Ponty’ye göre beden, ‘sayesinde dünyanın varolduğu şey’dir ve ‘yaşayan’ bir niteliğe sahiptir. Diğer fiziki nesneler ile beden arasındaki en temel farklılık ona göre, ‘bedenin beni bırakıp gitmeyen, benden ayrılmayan bir obje’ olmasıdır. Yaşayan beden üzerinde odaklaşan Fenomenolojik perspektif ve Merleau-Ponty’ye göre, ‘dünyada olmak’ algı ile özdeştir ve yaşayan beden, algı çözümlemesinde merkezi bir konum teşkil etmektedir. Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamaz ve duyular işlev göremez. Doğru yanıt A’dır.
Soru 5
I. Ergenlik
II. Gebelik
III. Doğum
IV. Emzirme
Yukarıdakilerden hangileri modern toplumlardaki kadın bedenlerine ilişkin beden imajını sarsan önemli bedensel deneyimlerdir?
II. Gebelik
III. Doğum
IV. Emzirme
Yukarıdakilerden hangileri modern toplumlardaki kadın bedenlerine ilişkin beden imajını sarsan önemli bedensel deneyimlerdir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Gebelik ve doğum ve emzirme, modern toplumlardaki kadın bedenlerine ilişkin beden imajını sarsan en önemli bedensel deneyimlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru yanıt E’dir.
Soru 6
Çocuk kadın bedeni genellikle hangi yaş aralığındaki kadınları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
13-17 yaş
B
12-16 yaş
C
17-20 yaş
D
10-14 yaş
E
16-21 yaş
Açıklama:
Çocuk Kadın bedeni, sahip olduğu içeriği nedeniyle, toplumsal cinsiyetlendirme ve patriarşik sosyo-kültürel yapı bağlantısını çok güçlü bir şekilde hissettiren toplumsal bedenlerden birisidir. Menstrüasyon döneminin başlaması ile birlikte, ergenliğe yeni adım atılan ve henüz psikolojik ve sosyal açıdan çok genç sayılan bir dönemde anne olan çocuk kadın bedeni, ‘çocuk/ergen anne’ olarak karşımıza gelmektedir. Ergen yaşta annelik, geleneksel patriarşik toplumlarda, bu yaş aralığında evlendirilme ve hemen sonrasında da çocuk sahibi olmadır. Adı geçen bu dönem, genelde, 13-17 yaş aralığı olarak kabul edilmektedir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 7
Namuslu kadın bedenine ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibidirler.
B
Namus erkek için korunması gereken bir değerdir.
C
Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir.
D
Kadının görevi, namusunu sakınmaktır.
E
Erkeğin görevi bu namusu korumak ve denetlemektir.
Açıklama:
Patriarşik değerler çerçevesinde kadının bedeni, erkeğe aittir. Çünkü bu değerler çerçevesinde kadın bedeni, o kadına ‘sahip olan’ erkek için, ‘değerli olan’dır. Kadın bedeninin erkek için değerli olması, soyun devamına işaret etmekte ve kadın bedenine ilişkin ikinci önemli bir sosyal değeri içermektedir. Soyunun sürmesi ve soyuna başka bir soyun ‘karışmaması’ için korunması / kollanması gereklidir ve kadın bedeninin korunması /kollanması gerekliliğe ilişkin normatif beklentiler (gelenekler, töreler) bunun nasıl olması gerektiğini ve ölçütlerini belirlemektedir. Bu beklentiler gereği bedenin korunması görevi, kadından daha fazla erkeğindir. Bu nedenle de kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen bu sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar. Taşıyıcısı oldukları temel değer ise ‘namus’ dur. Patriarşik yapıda namus, erkek için korunması gereken, kadın bedenine ilişkin bu ‘değerli olma’yı işaret etmektedir. ‘Değerli olan’, ‘namuslu olan’dır. Namuslu olanın ne olduğunun yanıtı da, bize göre, adı geçen patriarşik yapının içinde verilmektedir. Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir. Yapı içinde kadın bedeninin ‘değeri’ yine onun biyolojik bedeni kaynaklı olan, cinselliği (bekareti) ve doğurganlığı (erkeğin soyu / başka soy ile karışmaması) dır. Namus ise bu ‘değer’in, sahibi olan erkek aracılığı ile denetlenmesi ve onun tekelinde kalmasıdır. Kadının görevi, bu değeri korumak, yani’ namusunu sakınmak’ iken erkeğin görevi bu namusu korumak ve denetlemektir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 8
Hem tüketim toplumunun genelde bedene özelde de toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ilişkin temel sosyal değerlerine uygun eylemde bulunan bedene ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tüketen Kadın Bedeni
B
Üreten Kadın Bedeni
C
Sağlıklı / İnce / Güzel Kadın Bedeni
D
Estetik Kadın Bedeni
E
Namuslu Kadın Bedeni
Açıklama:
Tüketen kadın bedeni, hem tüketim toplumunun genelde bedene özelde de toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ilişkin temel sosyal değerlerine uygun eylemde bulunan bedendir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 9
Yaşayan beden kavramını ortaya atan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
T. Moi
B
H. Cixous
C
L. Irigaray
D
J. Kristeva
E
S. De Beauvoir
Açıklama:
T. Moi ise hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için çok önemli bir kavram ile karşımıza gelmektedir: “Yaşanan Beden”. Moi’de bu kavram, belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bir bedeni işaret etmektedir. Yaşanan beden, “durum-içindeki beden”dir. Birey, bedeninin maddi olguları ve onun belirli bir çevre ile olan ilişkisiyle karşı karşıyadır. Bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan ilişkisini şekillendirmektedir. Doğru yanıt A’dır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi tüketim kültürünün mekanizmaları altında beden-toplumsal cinsiyet etkileşimine yönelik kavramsallaştırmalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kültürel bir hammadde
B
Kültür teksti
C
Kültürel sermaye
D
Kültürel bir proje
E
Sosyal kontrolün dolaysız bir alanı
Açıklama:
Feminist platformda 1980’ler ile birlikte, bedenin toplumsal cinsiyet ile olan etkileşim boyutu daha ön plana çıkmaya başlamış ve beden, tüketim kültürünün mekanizmaları altında “kültürel bir hammadde”, “kültür teksti”, “kültürel bir proje”, “sosyal kontrolün dolaysız bir alanı” vb. gibi kavramsallaştırmalar ile analizlere konu olmaya başlamıştır. Doğru yanıt C’dir.
Soru 11
Kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getiren ve toplumda farklı roller, haklar
ve görevler aldıklarına işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
ve görevler aldıklarına işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik sosyoloji
B
Toplumsal cinsiyet
C
Toplumsal beden
D
Cisimleşme
E
Biyolojik determinizm
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kavramı, kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 12
"Aydınlanma Döneminin temel kavramı olan ‘Akıl’, Kartezyen düşüncede, .............. ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir" cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ruh
B
Toplum
C
Erkek
D
Beden
E
Nesne
Açıklama:
Aydınlanma Döneminin temel kavramı olan ‘Akıl’, Kartezyen düşüncede, ‘Beden’ ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir. Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
Kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik Cinsiyet
B
Toplumsal Cinsiyet
C
Toplumsal Beden
D
Cisimleşme
E
Biyolojik Beden
Açıklama:
Kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden kavram toplumsal cinsiyettir.
Soru 14
Doğrudan kadın ve erkek bedenlerinin, toplumsal cinsiyetleri temelinde, eylemleri ve bu eylemlere rehberlik eden davranışsal niteliklerini işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Bedensel cinsiyet rolleri
C
Toplumsal cinsiyet rolleri
D
Cisimleşme
E
Biyolojik beden rolleri
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet rolleri doğrudan kadın ve erkek bedenlerinin, toplumsal cinsiyetleri temelinde, eylemleri ve bu eylemlere rehberlik eden davranışsal niteliklerini işaret etmektedir.
Soru 15
Erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilen; kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik determinist görüş
B
Antropolojik görüş
C
Etnik görüş
D
Kültürel faktörlere bağlı görüş
E
Coğrafi özelliklere bağlı görüş
Açıklama:
Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir.
Soru 16
"Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve ..........'ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır."
Yukarıdaki boşluğa hangi düşünürün adı gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa hangi düşünürün adı gelmelidir?
Seçenekler
A
Aristotales
B
Descartes
C
Platon
D
Freud
E
Hegel
Açıklama:
Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır.
Soru 17
Bedeni insanın ilk ve doğal aleti olarak tanımlayan antropolog kimdir?
Seçenekler
A
E. Durkheim
B
Descartes
C
T. Parsons
D
M. Mauss
E
N. Elias
Açıklama:
Durkheim’ın çalışma arkadaşı olan ve Antropolojinin sembolik boyutunda çalışmalar yapmış olan M. Mauss’a göre de beden, insanın ilk ve doğal ‘alet’idir. Fiziksel/biyolojik bedenin kendisi, toplum ve kültür tarafından biçimlendirilmektedir. Toplumlar, kültürleri aracılığıyla, insanların bedenlerini kullanmalarına ilişkin bilgiler üretmektedirler. Bu bilgiler, bir tür ‘beden kullanma tekniği’ olarak ortaya çıkmaktadır. Üyelerine bir tür kimlik de sağlayan beden teknikleri, yaş ve cinsiyet bağlamında farklı görünümlere sahiptir. Mauss’a göre beden tekniklerinin üç önemli karakteristiği vardır: İlki adının da gösterdiği üzere, spesifik beden hareketleri ya da şekilleri aracılığıyla oluşturulduklarından teknik bir görünüme sahiptirler. İkincisi, eğitim ve yetiştirme araçları yardımıyla kazanılıp öğrenildiklerinden gelenekseldirler. Son olarak da kesin bir amaca ya da işleve hizmet etme anlamında olduk- ça da verimlidirler. Örneğin tarlada çalışan bir kadının bebeğini sırtında taşıması ya da su testisini başında taşıması, beden teknikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi klasik sosyoloji içinde bedene ilişkin ortaya boşluk çıkaran nedenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanması
B
Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesi
C
Toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesi
D
Bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliği
E
Hepsi
Açıklama:
Bunun bir sonucu olarak da Klasik Sosyoloji içinde bedene ilişkin bir boşluk ortaya çıkmıştır. Bunun dört temel nedeni vardır:
1- Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanması
2-Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesi
3- Toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesi
4- Bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliği
1- Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanması
2-Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesi
3- Toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesi
4- Bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliği
Soru 19
Bedenin toplumdaki güç/ iktidar ilişkilerinin merkezindeki konumuna dikkat çeken ve kurumsal- yönetsel pratikler aracılığıyla düzenlendiğini iddia eden düşünür kimdir?
Seçenekler
A
M. Weber
B
M. Foucault
C
N. Elias
D
Merleau-Ponty
E
E. Durkheim
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildi- ği yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de M. Foucault’dur. Foucault’ya göre beden, biyolojik var oluşunun ötesinde, toplumdaki güç/ iktidar ilişkilerinin merkezinde bulunan bir konuma sahiptir. Bu konumu içinde bedenin, kurumsal - yönetsel pratikler aracılığıyla düzenlenmesi söz konusudur. Çünkü var olduğunu düşündüğü beden sorunu, modern toplumların her alanda bedenlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkindir. Örneğin bilgi, klinik ve tıp arasındaki ilişkisinde hastalık, tekil beden içinde sınırlandırılmakta ve bedenler, tıbbi söylemler ve tıbbi bakış tarafından yeniden kurulup denetim altına alınmaktadır. Kuramında bunu kanıtlamak için Foucault, cinsel ve tıbbi söylemler ile hastane, okul, hapishane gibi disipliner kurumları analize tabi tutmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
‘homo dublex’ kavramı aşağıdaki kuramcılardan hangisi tarafından öne sürülmüştür?
Seçenekler
A
Weber
B
Parsons
C
Durkheim
D
Parsons
E
Mauss
Açıklama:
Durkheim’ın kuramındaki ‘homo dublex’ kavramı, beden’in konumunu göstermek açısından yararlıdır.
Soru 21
Çalışkanlık, ölçülülük, borçların ödenmesinde titizlik, aylaklık yapmama ve tutumlu olma gibi tutum ve davranışlar dizgesi, özünde bireylere, dünyevi hazlardan uzak durmayı ve katı bir çileciliği öğütleyen "Kapitalizmin Ruhu" düşüncesi hangi kuramcıya aittir?
Seçenekler
A
Weber
B
Durkheim
C
Descartes
D
Aristo
E
Parsons
Açıklama:
Weber’de ‘Kapitalizmin Ruhu’, toplumsal bir etik olarak çileci Protestanlık, Puritenizm, Kalvinizm gibi dinsel mezheplerle bağlantılı bir tutumlar ve davranışlar dizgesi olarak karşımıza gelmektedir. Çalışkanlık, ölçülülük, borçların ödenmesinde titizlik, aylaklık yapmama ve tutumlu olma gibi tutum ve davranışlar dizgesi, özünde bireylere, dünyevi hazlardan uzak durmayı ve katı bir çileciliği öğütlemektedir.
Soru 22
Sosyolojik açıdan eylem kuramı aşağıdakilerden aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Durkheim
B
Weber
C
Parsons
D
Hobbes
E
Montesquieu
Açıklama:
Parsons’ın Eylem kuramında bir sistem olarak tanımlanan toplumsal eylem, bireyin eyleminin sistemik niteliğini vurgulamaktadır.
Soru 23
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merleau-Ponty
B
S. De Beauvoir
C
Turner
D
Butler
E
Durkheim
Açıklama:
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan B. S. Turner’a göre ise gündelik yaşamın çözümlenmesi için bedenin çözümlenmesi gereklidir.
Soru 24
Bireylerin, bedenleri aracılığıyla etraflarındaki dünya ve kendi bedenleri ile olan
etkileşimi olan; bedenlerin bedensel pratiklerini feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin uygulamaya konulmasına ne ad verilmektedir?
etkileşimi olan; bedenlerin bedensel pratiklerini feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin uygulamaya konulmasına ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Toplumsal cinsiyet
B
Feminizm
C
Biyolojik cinsiyet
D
Cisimleşme
E
Toplumsal beden
Açıklama:
Bireylerin, bedenleri aracılığıyla etraflarındaki dünya ve kendi bedenleri ile olan
etkileşimi olan; bedenlerin bedensel pratiklerini feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin uygulamaya konulmasına cisimleşme denilmektedir.
etkileşimi olan; bedenlerin bedensel pratiklerini feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin uygulamaya konulmasına cisimleşme denilmektedir.
Soru 25
B. S.Turner'a göre tüketim olgusunun kadın bedeni üzerindeki etkileri, hangi düzeyde analizin konusudur?
Seçenekler
A
Kendi için beden
B
Çalışan beden
C
Dış beden
D
Genç beden
E
Biyolojik beden
Açıklama:
Turner’a göre beden, yorumlama ve temsiliyetlerin dış yüzeyi, yapı ve düzenlemelerin de iç çerçevesidir. Bu temelde Turner’ın bedeni, iç beden ve dış beden olarak ayırdığı ve bu ayrım için de ‘kendi için beden’ yani canlı, hareketli, deneyime dayalı beden ile ‘kendi başına beden’ yani nesnel, dış görünüşe ait ve kurumsallaştırılmış beden kavramlarından yararlandığı görülmektedir. Turner’ın beden ayrımındaki iç beden, toplumsal ve bireysel alışkanlıkların etkisi altındadır ve yapılacak analizlere biyoloji, tıp hatta sağlık sosyolojisi gibi alanlar dahil edilmelidir. İç beden analizi bedenin kontrolü ve düzenlenmesi bağlamında eğitim, cezalandırma, disiplin, tıp gibi sistemlerin çözümlenmesine olanak sağlarken, dış beden analizi toplumsal, ekonomik, siyasal süreçler ve tüketim, sınıfsal farklılıklar, kimlik oluşumları gibi konularda oldukça yararlı çözümlemelere olanak sağlayacaktır. Örneğin hastanelerde hasta bedenlerin teşhis ve tedavi amaçlı disiplin teknikleri aracılığıyla kont- rol altına alınması iç beden dahilinde analiz edilirken, tüketim olgusunun kadın bedeni üzerindeki etkileri, dış beden düzeyinde bir analizin konusu olmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 26
Biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımının ve bedenin rolünün sorgulandığı Queer teorisi kime aittir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Cixous
C
Irigaray
D
Kristeva
E
Judith Butler
Açıklama:
Biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımının ve bedenin rolünün sorgulandığı en göze çarpan analiz J. Butler’dan gelmektedir. Butler’ın Queer kuramı, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımı açısından önemli açılımlara işaret etmekle birlikte beden açısından daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Öncelikle biyolojik cinsiyet/ toplumsal cinsiyet ayrımını sorgulayan Butler, kadın ve erkek bedenleri arasındaki ayrımı keyfi, yani “normatif heteroseksüalite tarafından organize olmuş bir sosyal düzenin, yapay / insan eliyle yapılmış olanı” şeklinde tanımlamıştır. Ona göre, sayısız toplumsal cinsiyet formu olduğu için, sayısız biyolojik cinsiyetler de vardır ve bu nedenle de ne ‘ka- dın doğulur’ ne de ‘kadın olunur’. Kadınlar, biyolojik cinsiyete dayalı kültürel yönergeleri kendilerine mal etmektedirler. Toplumsal cinsiyet, toplumsal performanslardan başka bir şey değildir. Normatif heteroseksüelliğin kuralları, kadın ve erkeklerin referans aldığı ve yinelediği toplumsal cinsiyetlendirilmiş performansları üretmektedir. Bedenlerin cinsiyetlendirilişi de bu performanslardan kaynaklanmaktadır. Bu kuram çerçevesinde beden, bireylerin biyolojik cinsiyeti heteroseksüel normlara göre sahneledikleri bir alandır. Fakat bazen, toplumsal cinsiyetlendirilmiş beden performansları, heteroseksüel normların dışına çıkan performanslar sergilediklerinde, adı geçen bu normlarla çatışmakta, “abject” (iğrenç) olarak adlandırılmakta ve “toplumsal cinsiyet sıkıntısı/belası” ortaya çıkmaktadır. Homoseksüel erkek-erkek ya da lezbiyen kadın-kadın cinsel birlikteliklerinin, özellikle geleneksel değerlerin etkili olduğu toplumlarda, bu şekilde adlandırılması buna örnek olarak verilebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 27
Varolan kültür içinde kadın bedeninin, “abject”(aşağılık, iğrenç) bir nitelikle ötekileştirilmiş olduğunu savunan feminist kimdir?
Seçenekler
A
L. Irigaray
B
J. Butler
C
T. Moi
D
J. Kristeva
E
H. Cixous
Açıklama:
J. Kristeva da diğer düşünürler gibi, kadının ve bedeninin konumunu yine bedenleri aracılığıyla değiştirme önerileri getirmektedir. Ona göre, bu kültür içinde kadın bedeni, “abject”(aşağılık, iğrenç) bir nitelikle ötekileştirilmiştir. Oysa beden, özellikle anne bedeni, semiyotik (gösterge) olanla özdeştir. Semiyotik, bedeni dilin içine taşımakta, bedensel dürtüler, semiyotik ile dile girmekte ve karşımıza “konuşan bedenler” çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 28
T. Moi tarafından üretilen ve belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bir bedeni işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaşanan beden
B
Sessizleştirilmiş beden
C
Konuşan beden
D
Biyolojik beden
E
Fiziksel beden
Açıklama:
T. Moi hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için çok önemli bir kavram ile karşımıza gelmektedir: “Yaşanan Beden”. Moi’de bu kavram, belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bir bedeni işaret etmektedir. Yaşanan beden, “durum içindeki beden”dir. Birey, bedeninin maddi olguları ve onun belirli bir çevre ile olan ilişkisiyle karşı karşıyadır. Bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan ilişkisini şekillendirmektedir. İnsanın bedensel varoluşunun tüm bu somut maddi nitelikleri, bedenin “yaşanan beden” olarak, onun toplumsal çevresi ile olan ilişkilerini, yani olgusallığını oluşturmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi patriarşik toplum yapılarında çocuk kadın bedeninden kadın bedenine geçişi belirleyen olaydır?
Seçenekler
A
Okula başlamak
B
Anne olmak
C
Evlenmek
D
Menstrüasyonun başlaması
E
Ekonomik bağımsızlık kazanmak
Açıklama:
Çocuk/ergen olan kadın bedeni, kadın bedeninin toplumsal cinsiyetlendirilmesinde, kadının biyolojik bedeninin (menstrüasyon döneminin beklenmesi nedeniyle) ne kadar da referans alındığının bir göstergesidir. Kadın bedeninin doğurganlık niteliğine sahip olmasıyla birlikte, bir kadın için öngörülen temel cinsiyet rollerini yerine getirmenin gerekliliği, çocuk yaştaki kadınlara dayatılmaktadır. Çocuk kadının bedeni, bu toplumsal bedensel görünümde, bedenine yüklenilen patriarşik sosyal değerlerin etkinliği sonucu olarak, toplumsal cinsiyet rollerini yüklenmektedir. Bu değerler çerçevesinde, menstruasyon döneminin başlaması ile birlikte çocuk bedeni ‘kadın bedeni’ olarak kabul edilmektedir. Bu kabullenmenin içeriğinde, biyolojik olarak üreme yeteneğini kazanan kadın bedeninin, bu yeteneği ile bağlantılı toplumsal cinsiyetine yüklenmiş tüm toplumsal rolleri oynayabileceği varsayımı bulunmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi sağlıklı bedene ilişkin en önemli sosyal değerlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İnce olması
B
Dinç olması
C
Kilolu olması
D
Formda olması
E
Fit olması
Açıklama:
Sağlıklı bedene ilişkin en önemli sosyal değer, sağlıklı bedenin aynı zamanda ince, dinç, formda ve bakımlı beden olduğudur. Bedenin belirli fiziksel normlar dahilinde bir görünüme sahip olmasını içeren bu nitelikler aracılığıyla sağlıklı olma, bedenin dış görünüşüne eklenen bir form olarak ön plana çıkmakta ve sağlıklı olmayı işaret eden temel ölçütlerden biri haline gelmektedir. Geniş / şişman / fazla kilolu hatta yaşlı bedenler, sağlıksız bedenler olduğu kadar, kişisel yetersizliğin ve kararlılık eksikliğinin bir göstergesidir ve ‘kabul edilmeyen bedenler’dir. Zira ince bedenlerin, aynı zamanda başarı, gençlik, kişisel yeterlilik, mutluluk ve sosyal kabul gibi değerlerle bağdaştırılması sonucu “toplumsal onay / kabul gören bedenler” olarak da değerlendirildiklerini söyleyebiliriz. Doğru cevap C'dir.
Soru 31
"Kadın, erkekten daha fazla beden ve daha fazla yazıdır" sözü aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Cixous
B
Foucault
C
Giddens
D
Oakley
E
Durkheim
Açıklama:
H. Cixous’ya göre kadın, erkekten daha fazla beden ve daha fazla yazıdır. Ona göre yazı, var olan dizgeyi yeniden üretmek zorunda değildir. Kendisi, kadının çıkarlarını gözeten bir yazı biçiminin üretilmesini önermektedir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Irıgaray'ın fikrini içermez?
Seçenekler
A
Aydınlanma aklı eril bir akıldır
B
Aklın erilliğinin içindeki yapı görülmelidir
C
Kadın nesne konumunda kalmalıdır
D
Kadınların kendilerine özgü bir dili olmalıdır
E
Kadının baskı altından çıkması gerekmektedir
Açıklama:
L. Irigaray için de Batı kültürü, erkek cinsiyeti üzerine temellenmiş ve eril değerler ile yapılanmıştır. Bu kültür içinde erkekler, her alanda kendilerine özgü ataerkil bir dil, söylem ve kavramlar oluşturmuşlardır. Ona göre, birçok yazar eril-dişil simgeciliğini ve aklı (ussallığı) erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullanmıştır. Aklın eril olmasının içindeki yapıyı görmek gereklidir. Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Her şey, gerçekte, cinsiyet bağımlıdır. Her şey, erkek öznenin söylemidir. Fakat kadınların da artık kendilerine özgü bir dil oluşturmaları gereklidir. Kadına ilişkin sembolik ve sosyal bir düzen oluşturulmalıdır. Bu düzenin oluşturulmasında öncelikli olan, kadının özne olmasıdır. Özne olmak, yalnızca dile girmek ile değil kültürel, ekonomik ve siyasal toplumsal pratiklerin içinde de özne olarak var olmakla mümkündür. Yine, kadınların bedeninin ve kadınlığının baskı altından çıkması gereklidir.
Doğru seçenek C olup kadın özne olmalıdır şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Doğru seçenek C olup kadın özne olmalıdır şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Soru 33
"Kadının bedeni konuşan beden olmalıdır" önerisiyle "konuşan beden" kavramını öne atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oakley
B
Butler
C
Kristeva
D
Moi
E
Irıgaray
Açıklama:
Kristeva'ya göre kadının bedeni, “konuşan beden” olmalı, kadın bedeni ve kadın bedeni kaynaklı yazı da, adı geçen Batı kültürünün sembolik yapısını dönüştürecek olan bir güç haline gelmelidir.
Soru 34
"Yaşanan beden" kavramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Butler
B
T. Moi
C
Kristeva
D
Irıgaray
E
Beauvoir
Açıklama:
T. Moi hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için çok önemli bir kavram ile karşımıza gelmektedir: “Yaşanan Beden”. Moi’de bu kavram, belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bir bedeni işaret etmektedir. Yaşanan beden, “durum-içindeki beden”dir.
Soru 35
Patriarşik yapı ile ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
‘Üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçlerini bünyesinde barındırır
B
Erkek egemenliği, ataerkilliğin devamlılığını sağlama ve kontrol etme temelli bir iktidarı içermektedir
C
Modern tüketim toplumunun kültürünün tüketim bazlı kabullenmeleri söz konusudur
D
Norm ve eylemler, toplumsal güç temelinde belirlenmektedir
E
Doğurgan kadın bedeni, erkek egemen düzenin belkemiğini oluştururken yeni nesillerin devamını, erkek egemen düzenin sürekliliğini ve ekonomik yapıyı da beslemektedir
Açıklama:
Patriarşik yapı ‘üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçleri etrafında beliren fakat toplumlar geliştikçe de farklı alanlara yayılan, adı geçen süreçlerde erkek egemenliğini işaret eden bir içeriğe sahiptir. Erkek egemenliği, adı geçen süreçlerin devamlılığını sağlama ve kontrol etme temelli bir iktidarı içermektedir. Diğer bir deyiş ile patriarşik yapı, adı geçen bu üç süreç içindeki normlar ile eylemleri, bir toplumsal otorite ve güç temelinde belirlemekte ve yerine getirmektedir. Erkeğin eylem ve hak olarak etkin olduğu üretim, erkeğin kendine bağımlı olan kadın-çocuk ve akrabaların yaşamını idame ettirme sürecidir. Geleneksel toplumlarda kadın, tarlada gün boyu çalışarak, bedeni aracılığı ile
bu sürece doğrudan katılmaktadır. Yeniden üretim süreci, kadın bedeninin doğurganlığının merkezde yer aldığı bir süreçtir. Doğurgan kadın bedeni, erkek egemen düzenin belkemiğini oluştururken yeni nesillerin devamını, erkek egemen düzenin sürekliliğini ve ekonomik yapıyı da beslemektedir. Koruma da yine adı geçen kadın-çocuk ve yakınları her türlü durumdan koruma / kollama işlevine işaret eden süreçtir. Adı geçen koruma, aile üyelerini maddi/fiziksel korumanın ötesinde, sosyal bir içeriğe de sahiptir. Bu içeriği dolduran ar, namus, şeref vb. gibi aileye ait olan değerlerin korunmasını da içermektedir. Bu üç sürece yakından bakıldığında her üç sürecin, kendine özgü sosyal değerleri aracılığıyla, toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenini doğrudan ya da dolaylı
olarak içerdiği görülmektedir.
bu sürece doğrudan katılmaktadır. Yeniden üretim süreci, kadın bedeninin doğurganlığının merkezde yer aldığı bir süreçtir. Doğurgan kadın bedeni, erkek egemen düzenin belkemiğini oluştururken yeni nesillerin devamını, erkek egemen düzenin sürekliliğini ve ekonomik yapıyı da beslemektedir. Koruma da yine adı geçen kadın-çocuk ve yakınları her türlü durumdan koruma / kollama işlevine işaret eden süreçtir. Adı geçen koruma, aile üyelerini maddi/fiziksel korumanın ötesinde, sosyal bir içeriğe de sahiptir. Bu içeriği dolduran ar, namus, şeref vb. gibi aileye ait olan değerlerin korunmasını da içermektedir. Bu üç sürece yakından bakıldığında her üç sürecin, kendine özgü sosyal değerleri aracılığıyla, toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenini doğrudan ya da dolaylı
olarak içerdiği görülmektedir.
Soru 36
"Tüketim kültürünün içeriğinde erkek bedeni de var olmasına karşılık, işaret
edilen kadın bedenidir" ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
edilen kadın bedenidir" ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Bauman
B
Giddens
C
Beck
D
Baudrillard
E
Adorno
Açıklama:
Tüketim kültürünün içeriğinde erkek bedeni de var olmasına karşılık, işaret
edilen kadın bedenidir. Tüketen kadın bedeni, hem tüketim toplumunun genelde bedene özelde de toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ilişkin temel sosyal değerlerine uygun eylemde bulunan bedendir
edilen kadın bedenidir. Tüketen kadın bedeni, hem tüketim toplumunun genelde bedene özelde de toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ilişkin temel sosyal değerlerine uygun eylemde bulunan bedendir
Soru 37
Modern tüketim çağının kabul görmediği, toplumsal onayı alamayan beden tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sağlıklı beden
B
İnce beden
C
Bakımlı beden
D
Genç beden
E
Aşırı kilolu beden
Açıklama:
Geniş / şişman / fazla kilolu hatta yaşlı bedenler, sağlıksız bedenler olduğu kadar, kişisel yetersizliğin ve kararlılık eksikliğinin bir göstergesidir ve ‘kabul edilmeyen bedenler’dir. Zira ince bedenlerin, aynı zamanda başarı, gençlik, kişisel yeterlilik, mutluluk ve sosyal kabul gibi değerlerle bağdaştırılması sonucu “toplumsal onay / kabul gören bedenler” olarak da değerlendirildiklerini söyleyebiliriz.
Soru 38
Modern estetik cerrahi teknolojilerinin yardımıyla tasarlanan bedenleri, üzerinde her tür ‘değişimler’in yapılabildiği ve sergilenebildiği “plastik” olan gören düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Shilling
B
Bauman
C
Giddens
D
Kristeva
E
Horkheimer
Açıklama:
Shilling'e göre ‘tasarı beden’, modern estetik cerrahi teknolojilerinin yardımıyla, üzerinde her tür ‘değişimler’in yapılabildiği ve sergilenebildiği “kültürel bir plastik” haline gelmektedir
Soru 39
Durkheim Sosyolojisi'ne göre, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
‘Homo dublex’ kavramına göre insan, bireysel ve toplumsal olarak iki tür bedenden oluşur.
B
Bedensel arzuların, dürtülerin egemen olduğu egoistik beden, bireysel bedendir.
C
Toplumsal kategoriler ve duygular temelinde gelişen beden toplumsal bedendir.
D
Beden, toplumun sembolik düzeni için önde gelen bir konuma sahiptir.
E
‘Çalışan beden’, aynı zamanda ‘kontrol altında tutulan beden’dir
Açıklama:
"‘Çalışan beden’, aynı zamanda ‘kontrol altında tutulan beden’dir" söylemi Durkheim Sosyolojisine değil, Kalvinist görüşe aittir. Cevap E şıkkıdır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi kadın bedeninde cisimleşen toplumsal cinsiyet rollerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Annelik
B
Eşlik
C
Ev kadınlığı
D
Doğurganlık
E
İş kadınlığı
Açıklama:
Patriarşik geleneksel değerlerin etkin olduğu toplumlarda eşlik, annelik ve ev kadınlığı rolleriyle karşımıza gelen toplumsal cinsiyet rollerinin rol davranışlarının kadın bedenlerinde cisimleşmesi, onlardan bu rollerin gereğini yerine getiren bedensel davranışlar sergilemelerini talep etmektedir.
Soru 41
Mauss'a göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Beden, insanın ilk ve doğal ‘alet’idir
B
Beden, ‘sayesinde dünyanın varolduğu şey’dir.
C
Beden, toplumsal sembolizmin önemli bir unsurudur.
D
Beden, devam eden toplumsal bir süreçtir.
E
Beden, tamamlanmamış biyolojik bir süreçtir.
Açıklama:
Mauss’a göre de beden, insanın ilk ve doğal ‘alet’idir. Fiziksel/biyolojik bedenin kendisi, toplum ve kültür tarafından biçimlendirilmektedir. Toplumlar, kültürleri aracılığıyla,
insanların bedenlerini kullanmalarına ilişkin bilgiler üretmektedirler. Cevap A şıkkıdır.
insanların bedenlerini kullanmalarına ilişkin bilgiler üretmektedirler. Cevap A şıkkıdır.
Soru 42
Toplumsal cinsiyet temelinde düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi kadınlara verilen toplumsal görevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Namusunu sakınmak
B
Çocuk doğurmak
C
Namusu denetlemek
D
Soyu sürdürmek
E
Toplumun beklediği ev sorumluluklarını almak
Açıklama:
Yapı içinde kadın bedeninin ‘değeri’ yine onun biyolojik bedeni kaynaklı olan, cinselliği (bekareti) ve doğurganlığı (erkeğin soyu / başka soy ile karışmaması) dır. Namus ise bu ‘değer’in, sahibi olan erkek aracılığı ile denetlenmesi ve onun tekelinde kalmasıdır. Kadının görevi, bu değeri korumak, yani’ namusunu
sakınmak’ iken erkeğin görevi bu namusu korumak ve denetlemektir. Yani namusun denetlenmesi erkeğin görevi olarak görülmektedir.
sakınmak’ iken erkeğin görevi bu namusu korumak ve denetlemektir. Yani namusun denetlenmesi erkeğin görevi olarak görülmektedir.
Soru 43
Bedeni ‘toplumsal’ olarak ele alan ve bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan B. S. Turner’a göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
İç beden analizi toplumsal, ekonomik, siyasal süreçler gibi çözümlemelere fayda sağlar.
B
İç beden, toplumsal ve bireysel alışkanlıkların etkisi altındadır.
C
Beden, yorumlama ve temsiliyetlerin dış yüzeyi, yapı ve düzenlemelerin iç çerçevesidir.
D
‘Kendi için beden’ canlı, hareketli, deneyime dayalı bedendir.
E
‘Kendi başına beden’ nesnel, dış görünüşe ait ve kurumsallaştırılmış bedendir.
Açıklama:
Turner’ın beden ayrımındaki iç beden, toplumsal ve bireysel alışkanlıkların etkisi altındadır ve yapılacak analizlere biyoloji, tıp hatta sağlık sosyolojisi gibi
alanlar dahil edilmelidir. İç beden analizi bedenin kontrolü ve düzenlenmesi bağlamında eğitim, cezalandırma, disiplin, tıp gibi sistemlerin çözümlenmesine olanak sağlarken, dış beden analizi toplumsal, ekonomik, siyasal süreçler ve tüketim, sınıfsal farklılıklar, kimlik oluşumları gibi konularda oldukça yararlı çözümlemelere olanak sağlayacaktır. Cevap A şıkkıdır.
alanlar dahil edilmelidir. İç beden analizi bedenin kontrolü ve düzenlenmesi bağlamında eğitim, cezalandırma, disiplin, tıp gibi sistemlerin çözümlenmesine olanak sağlarken, dış beden analizi toplumsal, ekonomik, siyasal süreçler ve tüketim, sınıfsal farklılıklar, kimlik oluşumları gibi konularda oldukça yararlı çözümlemelere olanak sağlayacaktır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi, Turner’a göre temelleri atılan bir Beden Sosyolojisi’nin dört önemli niteliğinden biri değildir?
Seçenekler
A
Beden, doğa ile kültürün kesişme noktasıdır.
B
İç ve dış beden ayrımı yapılmalıdır.
C
Cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımlar dikkate alınmalıdır.
D
Dış beden, hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmelidir.
E
Dış bedendeki ‘sapma’lara ilgi gösterilmeli ve bunlar toplumsal düzlemde analiz edilmelidir.
Açıklama:
Turner’a göre temelleri atılan bir Beden Sosyolojisi’nin dört önemli niteliği vardır:
Bunlardan ilki bedenin doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alınmasıdır. Bu nitelik, bedenin hem fiziki hem de toplumsal yönünü ortaya çıkaracaktır. Bu doğrultuda
ikinci nitelik, iç ve dış beden ayrımı temelinde, Foucault’yu da referans alarak, nüfus ve
bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme
ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almaktır. Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması üçüncü önemli niteliktir.
Bedenin politik uğraşının merkezinde olmasından dolayı, beden temelli çocuk, genç,
yetişkin, vatandaş gibi kavramlar ve bunları çevreleyen patriarşi, beden politikaları gibi
çerçeveler, önemli analiz alanlarını oluşturmaktadır. Beden sosyolojisinin son özelliği
ise yine iç ve dış beden ayrımı temelinde, iç bedene yönelik olarak beden sosyolojisinin,
hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin yüzeyinde / dış görünümünde ortaya çıkan ‘sapma’lara ilgi göstermesi ve bunların
tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesidir. Cevap D şıkkıdır.
Bunlardan ilki bedenin doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alınmasıdır. Bu nitelik, bedenin hem fiziki hem de toplumsal yönünü ortaya çıkaracaktır. Bu doğrultuda
ikinci nitelik, iç ve dış beden ayrımı temelinde, Foucault’yu da referans alarak, nüfus ve
bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme
ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almaktır. Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması üçüncü önemli niteliktir.
Bedenin politik uğraşının merkezinde olmasından dolayı, beden temelli çocuk, genç,
yetişkin, vatandaş gibi kavramlar ve bunları çevreleyen patriarşi, beden politikaları gibi
çerçeveler, önemli analiz alanlarını oluşturmaktadır. Beden sosyolojisinin son özelliği
ise yine iç ve dış beden ayrımı temelinde, iç bedene yönelik olarak beden sosyolojisinin,
hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin yüzeyinde / dış görünümünde ortaya çıkan ‘sapma’lara ilgi göstermesi ve bunların
tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesidir. Cevap D şıkkıdır.
Soru 45
- Kadınla erkeğin sosyal ve kültürel açıdan tanımlanmasını içerir
- Toplumların kadın ve erkeği birbirinden ayırt etme biçimine odaklanır
- Kadını, bireye indirgemeyen özgül toplumsal düzenlemelerin bir ürünü olarak değerlendirir
- Biyolojik belirlenimciliğe karşı çıkar
Seçenekler
A
I-IV
B
I-II-IV
C
I-II-III-IV
D
I
E
II-III-IV
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyetten farklı olarak, kadınla erkeğin sosyal ve kültürel açıdan tanımlanmasını, toplumların bu iki cinsi birbirinden ayırt etme biçimini, onlara verdiği toplumsal rolleri anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 46
- Bu görüşü savunanlar, bedensel farklılığı gösteren niteliklerin toplumsal cinsiyet kadar, ırk, seksüellik vb. gibi farklılıkları da doğallaştırmakta kullanıldığını iddia etmektedirler.
- Biyolojik determinizmin etkisi altında, bedene biyolojik bir varlık olarak bakılması ve bedenin bu niteliği ile toplumsal cinsiyet alanında belirleyici olması yönündeki görüşler olumsuz karşılanmıştır.
- Bireylerin bedenleri ile ve bedenleri aracılığıyla sosyal dünya ile nasıl etkileşim kurduğuna, biyolojik cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını daha derin sorgulanmasına kadar, dikkat etmemişlerdir.
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Feminist platformda bedene ilişkin ikinci tutum; bedeni, feminist politik hareketin bir konusu/teması olarak karşımıza çıkarmaktadır. Bu hareket temelinde Feministler patriarşideki güç ilişkileri üzerinden kadın bedeninin doğurganlık ve kürtaj gibi olgularını analiz etmeye çalışmışlardır. Bu süreçte, Feminist teorisyenler ya bedene ilişkin kültürel anlamlar üzerine ya da toplumsal cinsiyetin sosyal sonuçları üzerine odaklanmışlar fakat bireylerin bedenleri ile ve bedenleri aracılığıyla sosyal dünya ile nasıl etkileşim kurduğuna, biyolojik cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını daha derin sorgulanmasına kadar, dikkat etmemişlerdir. Bu bağlamda, doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 47
Butler’ın Queer kuramına göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kadın ve erkek bedenleri arasındaki ayrımı keyfidir.
B
Sayısız toplumsal cinsiyet formu ve sayısız biyolojik cinsiyetler vardır.
C
Kadınlar, biyolojik cinsiyete dayalı kültürel yönergeleri kendilerine mal etmelidirler.
D
Toplumsal cinsiyet, toplumsal performanslardan başka bir şey değildir.
E
Beden, bireylerin biyolojik cinsiyeti heteroseksüel normlara göre sahneledikleri bir alandır.
Açıklama:
Butler'ın kuramı, cinsiyetler üzerine analiz yaparken, kadınların biyolojik cinsiyete dayalı kültürel yönergeleri kendilerine mal ettiklerini ileri sürer ama bunu kadınların üstlenmesi gereken bir rol olarak ortaya koymaz. Cevap C şıkkıdır.
Soru 48
- Erkek cinsiyeti üzerine temellenmiş ve eril değerler ile yapılanmış kültür içinde erkekler, her alanda kendilerine özgü ataerkil bir dil, söylem ve kavramlar oluşturmuşlardır.
- Hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için "yaşanan "beden” kavramını öne sürmüştür.
- Ona göre, birçok yazar eril-dişil simgeciliğini ve aklı (ussallığı) erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullanmıştır.
Seçenekler
A
I-II
B
I-III
C
II-III
D
I
E
II
Açıklama:
T. Moi, hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için "Yaşanan Beden" kavramıyla alana katkı sunmuştur. Moi’de bu kavram, belirli bir sosyo-kültürel bağlam içinde eylemde bulunan ve deneyimleyen fiziksel bir bedeni işaret etmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda "II", L. Irigaray'ın görüşleri arasında yer almaz. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 49
"Kadınların, bedenleriyle yaşadıkları ilişkileri biçimlendiren “kültürel”, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı düzenlenmektedir. Adı geçen bu kültüreli yeniden biçimlendiren yazma edimidir ve bu kadın için çok önemlidir. Kadının bedeni, aile ve eş olma temelinde acı çekmiştir. Cinsiyetsel eşitsizlik, kadının aleyhine işlemiştir. Egemen olan erkek yazımı, erkek bedeni ve cinselliğinden, artık, kadın yazımı ve kadın bedeni ve cinselliğinin söylemlerine bir geçiş olmalıdır."
Yukarıdaki feminist düşüncelerin sahibi Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki feminist düşüncelerin sahibi Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irigaray
B
Kristeva
C
Butler
D
Cixous
E
Moi
Açıklama:
H. Cixous’ya göre kadın, erkekten daha fazla
beden ve daha fazla yazıdır. Ona göre yazı, var olan dizgeyi yeniden üretmek zorunda değildir. Kendisi, kadının çıkarlarını gözeten bir yazı biçiminin üretilmesini önermektedir. Kadınların, bedenleriyle yaşadıkları ilişkileri biçimlendiren “kültürel”, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı düzenlenmektedir. Adı geçen bu kültüreli yeniden biçimlendiren yazma edimidir ve bu kadın için çok önemlidir. Kadının bedeni, aile ve eş olma temelinde acı çekmiştir. Cinsiyetsel eşitsizlik, kadının aleyhine işlemiştir. Egemen olan erkek yazımı, erkek bedeni ve cinselliğinden, artık, kadın yazımı ve kadın bedeni ve cinselliğinin söylemlerine bir geçiş olmalıdır. Cevap D şıkkıdır.
beden ve daha fazla yazıdır. Ona göre yazı, var olan dizgeyi yeniden üretmek zorunda değildir. Kendisi, kadının çıkarlarını gözeten bir yazı biçiminin üretilmesini önermektedir. Kadınların, bedenleriyle yaşadıkları ilişkileri biçimlendiren “kültürel”, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı düzenlenmektedir. Adı geçen bu kültüreli yeniden biçimlendiren yazma edimidir ve bu kadın için çok önemlidir. Kadının bedeni, aile ve eş olma temelinde acı çekmiştir. Cinsiyetsel eşitsizlik, kadının aleyhine işlemiştir. Egemen olan erkek yazımı, erkek bedeni ve cinselliğinden, artık, kadın yazımı ve kadın bedeni ve cinselliğinin söylemlerine bir geçiş olmalıdır. Cevap D şıkkıdır.
Soru 50
Birçok yazarın eril-dişil simgeciliğini ve aklı erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullandığını ileri süren, ve kadınların bekçisi oldukları bedenlerinin kendilerinde kalmasının ancak erkeğin dilinden farklı kelimeler ve bir dil aracılığıyla sağlayabileceklerini savunan feminist düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Irigaray
B
Cixous
C
Butler
D
Moi
E
Kristeva
Açıklama:
L. Irigaray için de Batı kültürü, erkek cinsiyeti üzerine temellenmiş ve eril değerler ile yapılanmıştır. Ona göre, birçok yazar eril-dişil simgeciliğini ve aklı
(ussallığı) erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullanmıştır. Yine, kadınların bedeninin ve kadınlığının baskı altından çıkması gereklidir. Kadınlar, sessizleştirilmiş bedenlerinden çıkmalı ve özel alanda, bir proleter konumundan sıyrılmalıdır. Bunu ise ancak kendi bedenlerinden ve isteklerinden kaynaklanan yazıyla elde edebilirler. Erkeğin dilinden farklı kelimeler ve bir dil aracılığıyla, bekçisi oldukları bedenlerinin, kendilerinde kalmasını sağlamalıdırlar. Cevap A şıkkıdır.
(ussallığı) erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullanmıştır. Yine, kadınların bedeninin ve kadınlığının baskı altından çıkması gereklidir. Kadınlar, sessizleştirilmiş bedenlerinden çıkmalı ve özel alanda, bir proleter konumundan sıyrılmalıdır. Bunu ise ancak kendi bedenlerinden ve isteklerinden kaynaklanan yazıyla elde edebilirler. Erkeğin dilinden farklı kelimeler ve bir dil aracılığıyla, bekçisi oldukları bedenlerinin, kendilerinde kalmasını sağlamalıdırlar. Cevap A şıkkıdır.
Soru 51
"Ona göre, batı kültür içinde kadın bedeni, “abject”(aşağılık, iğrenç) bir nitelikle ötekileştirilmiştir. Oysa beden, özellikle anne bedeni, semiyotik (gösterge) olanla özdeştir. Semiyotik, bedeni dilin içine taşımakta, bedensel dürtüler, semiyotik ile dile girmekte ve karşımıza “konuşan bedenler” çıkmaktadır. Kadının bedeni, “konuşan beden” olmalı, kadın bedeni ve kadın bedeni kaynaklı yazı da, adı geçen Batı kültürünün sembolik yapısını dönüştürecek olan bir güç haline gelmelidir."
Yukarıda sözü edilen feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda sözü edilen feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cixous
B
Moi
C
Butler
D
Kristeva
E
Irigaray
Açıklama:
J. Kristeva da diğer düşünürler gibi, kadının ve bedeninin konumunu yine bedenleri aracılığıyla değiştirme önerileri getirmektedir. Ona göre, bu kültür içinde kadın bedeni, “abject”(aşağılık, iğrenç) bir nitelikle ötekileştirilmiştir. Oysa beden, özellikle anne bedeni, semiyotik (gösterge) olanla özdeştir. Semiyotik, bedeni dilin içine taşımakta, bedensel dürtüler, semiyotik ile dile girmekte ve karşımıza “konuşan bedenler” çıkmaktadır. Cevap D şıkkıdır.
Soru 52
"Ona göre, bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan ilişkisini şekillendirmektedir."
Yukarıda sözü edilen feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda sözü edilen feminist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cixous
B
Moi
C
Butler
D
Irigaray
E
Kristeva
Açıklama:
T. Moi’ye göre, bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan ilişkisini şekillendirmektedir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi, kadın için, biyolojik bedenin toplumsal bedene dönüştürülmesi, yani, toplumsal cinsiyetlendirilmesine bir örnek olarak düşünülebilir?
Seçenekler
A
Menstrüasyon
B
Göğüslerin belirginleşmesi
C
Annelik
D
Hamilelik
E
Doğum
Açıklama:
Bedenin toplumsal cinsiyetlendirilmesine kadın bedeni açısından bakıldığında ise temel görünüm şudur: Kadının, toplum sahnesindeki temel rolleri annelik, eşlik ve ev kadınlığıdır ve bu rollerin oynanmasına ilişkin normların referansı, tüm eleştirilere rağmen, kadının biyolojik bedeni olmuştur. Kadının biyolojik bedeninin temel nitelikleri, onun toplum sahnesinde üstleneceği roller için bir referans olmuştur.
Soru 54
Kadın bedeninin toplumsal cinsiyetlendirilmiş görünümlerinden hangisi, patriarşik toplum yapısında, patriarşik değerler aracılığıyla ortaya çıkan toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin en önemli bedensel görünümdür?
Seçenekler
A
Estetik kadın bedeni
B
Namuslu kadın bedeni
C
Çocuk kadın bedeni
D
Sağlıklı kadın bedeni
E
Tüketen kadın bedeni
Açıklama:
Patriarşik toplum yapısında, patriarşik değerler aracılığıyla ortaya çıkan toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin en önemli bedensel görünüm, toplumsal ‘namus’lu kadın bedenidir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 55
…….. göre toplumsalın yaratılmasında ve toplumsal grupların kendini tanımlamasında beden, toplumsal sembolizmin önemli bir unsurunu oluşturmaktadır. Toplumların sembolik düzenlemeleri ile ilgili olarak totemik toplumları gözlemleyen …….. göre beden üzerine damgalanmış imaj, var olan en önemli temsil tarzını oluşturur.
Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken kuramcı hangi seçenekte yer almaktadır?
Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken kuramcı hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Weber
B
Durkheim
C
Parsons
D
Mauss
E
Merleau-Ponty
Açıklama:
Durkheim’ın sosyolojisinde toplumsal olan, doğal olanın tam karşısında yer almakla birlikte, "doğal"ın içinde yer alan beden, toplumsal için önemli bir kaynaktır. Durkheim’a göre toplumsal yaşamın kaynağı olan, toplumsal semboller ve etkileşim formlarıyla damgalanan, deneyimleriyle toplumsal ve kültürel formları oluşturan "beden", bireyleri toplumsal yaşama bağlamaktadır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 56
- Bekaret, doğurganlık gibi kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş hali, namus kavramıyla örtüşür.
- Kadın bedeninin korunması /kollanması gerekliliğe ilişkin normatif beklentiler (gelenekler, töreler) bunun nasıl olması gerektiğini ve ölçütlerini belirlemektedir.
- Kadın bedeninin korunması görevi, erkekten çok kadına ait bir görevdir.
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
I
D
II
E
III
Açıklama:
Kadın bedeninin erkek için değerli olması, soyun devamına işaret etmekte olup kadın bedenine ilişkin bir sosyal değeri içermektedir. Soyunun sürmesi ve soyuna başka bir soyun "karışmaması" için korunması/kollanması gereklidir ve kadın bedeninin korunması /kollanması gerekliliğine ilişkin normatif beklentiler bunun nasıl olması gerektiğini ve ölçütlerini belirlemektedir. Bu beklentiler gereği bedenin korunması görevi, kadından daha fazla erkeğindir. Bu nedenle de kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen bu sosyal değerlerin taşıyıcısıdırlar. Taşıyıcısı oldukları temel değer ise namusdur. Patriarşik yapıda namus, erkek için korunması gereken, kadın bedenine ilişkin bu değerli olmayı işaret etmektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 57
- Bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi üzerine odaklanmıştır
- Toplumun ve kişiler arası etkileşimlerin bedeni şekillendirdiğini ileri sürer
- Bedeni hem tamamlanmamış biyolojik bir süreç hem de devam eden toplumsal bir süreç olarak ele alır
Seçenekler
A
N. Elias
B
S. Turner
C
Merleau-Ponty
D
Foucault
E
J. Butler
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne dikkat çeken düşünürlerden biri olan N. Elias, Batı toplumlarının uygarlaşma sürecini analiz etmiş ve bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi üzerine odaklanmıştır. Elias’ın temel amacı, toplumun ve kişiler arası etkileşimlerin bedeni şekillendirdiğini, bedensel alışkanlıkları, beden tekniklerini ve dolayısıyla da bedenin dış görünümünü değiştirdiğini göstermektir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi, tüketim kültürünün teşvik ettiği sağlıklı bedene ilişkin sosyal değerler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sağlıklı beden ince, dinç, formda ve bakımlı bedendir
B
Şişman beden, sağlıksız ve istenilmeyen olduğu kadar, sağlıklı olmak adına tüketimde bulunmayan bedendir
C
Kadınlar bedenlerini, "sağlıklı yaşam" adına, uzman görüşlerini benimseyip, düzenlemelidir
D
Kadınlar, sağlıklı yaşam uğruna diyet, spor, masaj, dengeli beslenme vb. eylemleri gerçekleştirmelidir
E
Geniş / şişman / fazla kilolu / yaşlı bedenler, ince, dinç, formda ve bakımlı bedenden daha sağlıksız değildir
Açıklama:
Sosyal değerler tarafından inşa edilmiş sağlıklı bedenin tanımı; uzman görüşlerini göz önünde bulundurup sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip olan, egzersiz yapan, dengeli beslenen, ince hatlara sahip ve güzel olan bedendir. Sağlıklı olmak adına bir yaşam tarzı sürdürmek ve bedeni empoze edilen ölçülere getirmek için yapılan dolaylı / doğrudan tüketiciliktir. Sağlıklı olmanın içeriğindeki bu sosyal değerler uygun eylemde bulunmayı gerektirir. Kadın bedeni açısından bakıldığında bu eylemlerin diyet, spor, masaj, dengeli beslenme vb. yapmak ve bunlara dayalı tüketim olduğu görülmektedir. Öte yandan, sağlıklı bedene sahip olmak için tüketimde bulunmayan geniş/şişman/fazla kilolu hatta yaşlı bedenler, sağlıksız bedenler olduğu kadar, kişisel yetersizliğin ve kararlılık eksikliğinin bir göstergesidir ve "kabul edilmeyen bedenler"dir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 59
Foucault’ya göre beden, biyolojik var oluşunun ötesinde, toplumdaki güç-iktidar ilişkilerinin merkezinde bulunan bir konuma sahiptir. Bu konumu içinde beden, kurumsal-yönetsel pratikler aracılığıyla düzenlenmektedir. Foucault’ya göre bedene yönelik gerçekleştirilen bu düzenlemeler hangi olgunun sonucu olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Kapitalizmin hakim üretim biçimine dönüşmesi
B
Totaliter yönetimlerin iktidara gelmesi ile
C
Endüstriyel kapitalizmine geçiş ile
D
Modern toplumsal örgütlenmelerin ortaya çıkışı
E
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ile
Açıklama:
Foucault'nun belirttiğini beden sorunu, modern toplumların her alanda bedenlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkindir. Okul, hastane, hapishane gibi kurumlarda işletilen disipliner iktidar kanalları, ona göre bireyi "normalleştirmek" olan disiplin sayesinde, zihinleri ve bedenleri yeniden şekillendirmekte ve "uysal özneler" yaratmaktadır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi, Turner'a göre beden sosyolojisinin nitelikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bedeni, doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele almak
B
Nüfus ve bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almak
C
Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması
D
Bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi
E
İç bedene yönelik olarak hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin dış görünümünde ortaya çıkan sapmalara ilgi göstermesi ve analiz edilmesi
Açıklama:
Bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi düşüncesi Elias tarafından ortaya atılmıştır. Diğer seçeneklerde yer alan ifadeler ise Turner'e aittir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 61
Erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul eden görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gelişmeci Bakış Açısı
B
Tarihçi Bakış Açısı
C
Biyolojik Determinist Bakış Açısı
D
Modern Bakış Açısı
E
Doğacı Bakış Açısı
Açıklama:
2. paragraf
Biyolojik Determinist Bakış Açısı
Biyolojik Determinist Bakış Açısı
Soru 62
Antropolojik yaklaşıma göre aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadın ve erkek arasındaki sosyal/kültürel faktörleri ön plana çıkarmıştır.
B
Kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunu savunmaktadır.
C
Kadın ile erkeğin toplumsal cinsiyet rollerinin, kültür tarafından belirlendiği öne sürülmektedir.
D
Erkek bedenlerinin toplumsal cinsiyetlerine uygun rollerin başlıcaları kamusal alanı işaret etmiştir. Bu niteliklere uygun olduğu düşünülen kamusal alana ait roller, davranışlar ve işler/ meslekler de toplumsal cinsiyetlendirilmiş erkek cinsiyeti için öngörülmüştür.
E
Antropolojik yaklaşımın uygulanmasına örnek olarak erkeklerin çocuk bakıp kadınların avcılık yaptığı ya da her iki cinsiyetin her temel rolleri birlikte üstlendiği topluluklar (ilkel kabileler) olarak verilmektedir.
Açıklama:
3. paragraf
Erkek bedenlerinin toplumsal cinsiyetlerine uygun rollerin başlıcaları kamusal alanı işaret etmiştir. Bu niteliklere uygun olduğu düşünülen kamusal alana ait roller, davranışlar ve işler/ meslekler de toplumsal cinsiyetlendirilmiş erkek cinsiyeti için öngörülmüştür.
Erkek bedenlerinin toplumsal cinsiyetlerine uygun rollerin başlıcaları kamusal alanı işaret etmiştir. Bu niteliklere uygun olduğu düşünülen kamusal alana ait roller, davranışlar ve işler/ meslekler de toplumsal cinsiyetlendirilmiş erkek cinsiyeti için öngörülmüştür.
Soru 63
Biyolojik bedensel cinsiyetlerin toplumsallaştırılması sonrasında, kavramsal olarak aşağıdakilerden hangisi yaşanmamıştır?
Seçenekler
A
Kadına annelik, eşlik, ev kadınlığı rollerini uygun gören toplumsal düzen, ona biyolojik bedensel niteliklerinin gerektirmediği kısıtlamalar getirmemiştir.
B
Kadınların toplumsal alanda ya hiç ya da biyolojik bedensel niteliklerine uygun olduğu düşünülen meslek/ işler ile sınırlı bir şekilde var olmasına izin vermektedir.
C
Toplum içinde kadın ile erkeğe tahsis edilen rollerin niteliğinin kaynağının, biyolojik faktör dışında, toplumun ögelerinde aranmıştır.
D
Kadın bedeninin cinsiyetine yüklenen nitelikler, genel özellikler olarak, sosyal bir varlık olan kadının sosyal niteliklerinin önüne geçirilmektedir.
E
Toplum içinde erkek toplumsal bir varlık olarak görülürken kadın bedenleri, bu varlığın ‘dişisi’ olarak görülmektedir.
Açıklama:
1. paragraf
Kadına annelik, eşlik, ev kadınlığı rollerini uygun gören toplumsal düzen, ona biyolojik bedensel niteliklerinin gerektirmediği kısıtlamalar getirmemiştir.
Kadına annelik, eşlik, ev kadınlığı rollerini uygun gören toplumsal düzen, ona biyolojik bedensel niteliklerinin gerektirmediği kısıtlamalar getirmemiştir.
Soru 64
İlk Çağ ve sonrasında Modern Çağa geçişte bedenin tanımlanması, sonraki dönemlerde aşağıdakilerden hani etkiye neden olmamıştır?
Seçenekler
A
Biyolojik nitelikleri temelinde doğa alanına ait ve akıl tarafından kontrol altına alınması gereken fiziki bir nesne olarak tasarlanmış ve tanımlanmıştır.
B
Dönemde yaşanan gelişmeler sonrasında, biyolojik özellikleri çok belirgin olan bu biyolojik bedeni, doğal alanın içine hapsetmelerini sağlamıştır.
C
Kadın ve erkek bedenlerinin kromozom sayıları, seksüel organları, hormonları ve diğer biyolojik/fiziksel biyolojik özeliklerini bilimsel olarak netleştirmiş ve “biyolojik kadın ve erkek olma normları”nı oluşturmaya başlamıştır.
D
Sosyal ve politik alanlarda erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak, erkek egemen düzenin meşruluğunu sağlamlaştırmak, kadınların erkek meslekleri alanında çalışabileceğini kanıtlamak amaçlanmıştır.
E
‘Kadın’ ve ‘Erkek’ olarak cinsiyetinin belirlenmesini sağlayacak biyolojik farklılıkları ölçütlendirmişlerdir.
Açıklama:
4. paragraf
Sosyal ve politik alanlarda erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak, erkek egemen düzenin meşruluğunu sağlamlaştırmak, kadınların erkek meslekleri alanında çalışabileceğini kanıtlamak amaçlanmıştır.
Sosyal ve politik alanlarda erkeklere tanınan hakları meşrulaştırmak, erkek egemen düzenin meşruluğunu sağlamlaştırmak, kadınların erkek meslekleri alanında çalışabileceğini kanıtlamak amaçlanmıştır.
Soru 65
17.yy’da Aydınlanma Döneminde ortaya çıkan ‘Kartezyen düşünce’ kavramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Pascal
B
Hobbes
C
Pierre Bayle
D
Leibniz
E
Descartes
Açıklama:
2. paragraf
Descartes
Descartes
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi klasik sosyoloji içinde bedene ilişkin bir boşluk ortaya çıkmasının nedenlerinden değildir?
Seçenekler
A
Klasik Sosyolojinin doğa / toplum ikiliği içinde de, doğal alana ait olarak düşünülmemesi.
B
Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanması.
C
Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesi.
D
Toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesi.
E
Beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliği.
Açıklama:
1. paragraf
Klasik Sosyolojinin doğa / toplum ikiliği içinde de, doğal alana ait olarak düşünülmemesi.
Klasik Sosyolojinin doğa / toplum ikiliği içinde de, doğal alana ait olarak düşünülmemesi.
Soru 67
Durkheim’a göre, toplumun sembolik düzeni için önde gelen bir konum / yer oluşturan, toplumsalın yaratılmasında ve toplumsal grupların kendini tanımlamasında önemli yere sahip unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beden
B
Kadınlık ve Erkeklik
C
Toplumsal Normlar
D
Toplumsal Cinsiyet
E
Biyolojik Cinsiyet
Açıklama:
Son Paragraf
Beden
Beden
Soru 68
Biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımının ve bedenin rolünün sorgulandığı en göze çarpan analiz aşağıdakilerden hangi düşünürden gelmektedir?
Seçenekler
A
Cixous
B
J. Butler
C
Irigaray
D
Simone De Beauvoir
E
Donna Haraway
Açıklama:
2. paragraf
J. Butler
J. Butler
Soru 69
Aşağıda verilmiş olan düşüncelerden hangisi Irigaray’a ait değildir?
Seçenekler
A
Aklın eril olmasının içindeki yapıyı görmek gereklidir.
B
Kadınlar, sessizleştirilmiş bedenlerinden çıkmalı ve özel alanda, bir proleter konumundan sıyrılmalıdır.
C
Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Her şey, erkek öznenin söylemidir.
D
Kadınların kendilerine özgü bir dil oluşturmaları gereklidir.
E
Erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır.
Açıklama:
2. paragraf
Erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır.
Erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır.
Soru 70
“Yaşanan Beden” kavramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Irigaray
B
Cixous
C
Kristeva
D
T. Moi
E
Butler
Açıklama:
2. paragraf
T. Moi
T. Moi
Soru 71
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramlarının içeriğinin şekillenmesi, uzun bir düşünsel süreç eşliğinde ortaya çıkmıştır. Bu süreçte etkili olan düşünsel bakış açılarından ilki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik Determinist Bakış Açısı
B
Gelişmeci Bakış Açısı
C
Modern Bakış Açısı
D
Tarihçi Bakış Açısı
E
Doğacı Bakış Açısı
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramlarının içeriğinin şekillenmesi, uzun bir düşünsel süreç eşliğinde ortaya çıkmıştır. Adı geçen bu düşünsel süreçte etkili olan düşünsel bakış açılarından ilki Biyolojik Determinist (Biyolojik Belirlenimcilik) görüştür.
Soru 72
- Kadın ile erkeğin toplumsal cinsiyet rollerinin, kültür tarafından belirlendiği öne sürülmektedir.
- Yeni Gine, Endonezya, Samoa Adaları gibi kültürler bu görüşe örnek olarak gösterilmektedir.
- Biyolojik Determinist görüşle tamamen aynı görüşleri savunmaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Antropolojik görüş çerçevesinde kadın ile erkeğin toplumsal cinsiyet rollerinin, kültür tarafından belirlendiği öne sürülüp, buna kanıt olarak da erkeklerin çocuk bakıp kadınların avcılık yaptığı ya da her iki cinsiyetin her temel rolleri birlikte üstlendiği topluluklar (ilkel kabileler) olarak verilmektedir. Yeni Gine, Endonezya, Samoa Adaları gibi kültürler buna örnek olarak gösterilmektedir. Biyolojik Determinist görüşe karşıt olarak geliştirilmiş bir görüştür.
Soru 73
Toplum içindeki olgunlaşma sürecinde, ‘homo dublex’in egoistik görünümü, toplumsal ve moral karakteristiklere göre ikincilleşir. Diğer bir deyişle ‘bireysel beden’, ‘toplumsal beden’e dönüşür. Bu kavramsallaştırma ile sosyoloji ve toplumsallaşma kavramının açıklanması için önemli bir temel sağlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
J. Butler
B
B. Turner
C
E. Durkheim
D
H. Cixous
E
T. Moi
Açıklama:
Toplum içindeki olgunlaşma sürecinde, ‘homo dublex’in egoistik görünümü, toplumsal ve moral karakteristiklere göre ikincilleşir. Diğer bir değişle ‘bireysel beden’, ‘toplumsal beden’e dönüşür. Bu kavramsallaştırmanın, sosyoloji için sonrasında toplumsallaşma kavramının açıklanması için son derece önemli bir temel sağlayan düşünür E.Durkheim' dir.
Soru 74
- Feodal sistemden endüstriyel kapitalizme ve post endüstriyel topluma ilişkin sosyal ve ekonomik gelişmeler
- Kapitalizmin günümüzdeki görünümleriyle bağlantılı olarak, tüketim kültürünün yükselişi
- Özellikle batı toplumlarında, nüfus piramidinin değişen yapısı nedeniyle yaşlıların artan oranı
- Batı toplumlarında, nüfus piramidinin değişen yapısı nedeniyle genç nüfusun artış oranı
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Feodal sistemden endüstriyel kapitalizme ve sonuçta da post endüstriyel topluma ilişkin sosyal ve ekonomik gelişmeler, kapitalizmin günümüzdeki görünümleriyle bağlantılı olarak, tüketim kültürünün yükselişi, özellikle batı toplumlarında, nüfus piramidinin değişen yapısı nedeniyle, yaşlıların artan oranı gibi kısaca belirtilen bu temel değişimler sonrasında, düşünce alanında bedenin artık, biyolojik olan ile kültürel olanın çakışma noktasında olduğu kabul edilmektedir.
Soru 75
Gündelik yaşamın çözümlenmesi için bedenin çözümlenmesi gerektiğini savunan, bedeni ‘toplumsal’ olarak ele alan ve bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
J. Butler
B
T. Moi
C
H. Cixous
D
L. Irigaray
E
B. S. Turner
Açıklama:
Gündelik yaşamın çözümlenmesi için bedenin çözümlenmesi gerektiğini savunan, bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan düşünür B. S. Turner 'dır.
Soru 76
H.Cixous’ya göre erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile gerçekliği parçalamaktadır. Kültür/doğa, akıl/beden, yazma/konuşma gibi birbirine zıt bu dikotomiler, kadın/erkek dikotomisinden beslenmekte ve onu desteklemektedir. Bu görüşe göre aşağıdakilerden hangisi H.Cixous'un düşünürlüğünü yaptığı akımı temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Kartezyen anlayışı
B
Protestan etiği
C
Homo dublex görüşü
D
Fransız feminizmi
E
Antropolojik perspektif
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet-beden etkileşimi için önemli bir diğer feminist boyut ise Fransız feminizmidir. Cixous, Irigaray ve Kristeva, bu akımın önde gelen düşünürleridir. H. Cixous’ya göre erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır. Kültür/doğa, akıl/beden, yazma/konuşma vb. gibi birbirine zıt bu dikotomiler, kadın/erkek dikotomisinden beslenmekte ve onu desteklemektedir. Bu dikotomilerde, erkekler pozitif olan nitelikler ile kadınlar ise negatif nitelikler ile özdeşleştirilmektedir
Soru 77
Aklın eril olmasının içindeki yapıyı görmek gereklidir. Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Her şey, erkek öznenin söylemidir. Fakat kadınların da artık kendilerine özgü bir dil oluşturmaları gereklidir. Bu görüş aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
J. Kristeva
B
L. Irigaray
C
H. Cixous
D
J. Butler
E
S. De Beauvoir
Açıklama:
L. Irigaray’a göre aklın eril olmasının içindeki yapıyı görmek gereklidir. Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Her şey, erkek öznenin söylemidir. Fakat kadınların da artık kendilerine özgü bir dil oluşturmaları gereklidir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisinde ''Patriarşi'' ile ilgili açıklamalar yanlış olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kadın bedenine ilişkin cinsiyet rollerinin kendisini ve normatif içeriğini belirleyen ve hatta çoğu toplum için ‘ortak olma’ niteliğini kazandıran temel sosyo- ekonomik ve sosyo-kültürel bir çerçevedir.
B
Toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden kadına ve bedenine getirilen sınırlandırmanın kendisini en net belli ettiği yapıdır.
C
Kadın bedenini toplumsallaştırırken onun biyolojik niteliklerini ön plana çıkardığından toplumsal rollerinin içeriği de (annelik, eşlik / cinsel partnerlik, ev kadınlığı) kadın bedeninin biyolojik niteliklerini işaret etmektedir.
D
Erkeğin toplum içindeki toplumsal statü ve rollerini de, toplumsal cinsiyetlendirilmiş erkek bedeninin cinsel partnerlik işlevlerini temel alarak biçimlendirmektedir.
E
‘Üretim’ , ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçleri etrafında beliren fakat toplumlar geliştikçe de farklı alanlara yayılan, adı geçen süreçlerde erkek egemenliğini işaret eden bir içeriğe sahiptir.
Açıklama:
Adı geçen toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden kadına ve bedenine getirilen sınırlandırmanın kendisini en net belli ettiği bu yapı Patriarşidir (Ataerkillik). Patriarşi, kadın bedenine ilişkin cinsiyet rollerinin kendisini ve normatif içeriğini belirleyen ve hatta çoğu toplum için ‘ortak olma’ niteliğini kazandıran temel sosyo- ekonomik ve sosyo-kültürel bir çerçevedir. Patriarşik yapı, kadın bedenini toplumsallaştırırken onun biyolojik niteliklerini ön plana çıkardığından toplumsal rollerinin içeriği de (annelik, eşlik / cinsel partnerlik, ev kadınlığı) kadın bedeninin biyolojik niteliklerini işaret etmektedir. Patriarşik yapı ‘üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçleri etrafında beliren fakat toplumlar geliştikçe de farklı alanlara yayılan, adı geçen süreçlerde erkek egemenliğini işaret eden bir içeriğe sahiptir. Patriarşik toplumsal yapı, kadının toplum içindeki toplumsal statü ve rollerini de, toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedeninin biyolojik tabanındaki doğurganlık ve cinsel partnerlik işlevlerini temel alarak biçimlendirmektedir.
Soru 79
- Kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler.
- Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar.
- Kadınların taşıyıcısı oldukları temel değer ise ‘namus’ dur.
- Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir.
Seçenekler
A
Dualistik ayrım
B
Biyolojik belirlenim
C
Patriarşik yapı
D
Antropolojik düşünce
E
Abject ötekileştirmesi
Açıklama:
Patriarşik değerler çerçevesinde kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar. Taşıyıcısı oldukları temel değer ise ‘namus’ dur. Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir.
Soru 80
Kadın bedeninin toplumsal cinsiyetlendirilmiş bedensel görünümlerine göre; ''Toplum ile bütünleşen ve toplumsal bir ayrıcalık kazanan'' kadın bedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Namuslu kadın bedeni
B
Çocuk kadın bedeni
C
Sağlıklı/İnce/Güzel kadın bedeni
D
Estetik kadın bedeni
E
Tüketen kadın bedeni
Açıklama:
Tüketim yapabilen kadın bedeni, toplum ile bütünleşmekte ve toplumsal bir ayrıcalık kazanmaktadır. Bir ayrıcalık kazanmasının nedeni, tüketim toplumunun değerleri içinde,
‘üreten’ değil, ’tüketen beden’in daha değerli olmasıdır.
‘üreten’ değil, ’tüketen beden’in daha değerli olmasıdır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet rolleriyle bağlantılı hak ve sorumluluklarla ilişkilidir?
Seçenekler
A
Kadının ince, fit ve bakımlı görünmeye özendirilmesi
B
Kadının doğum sonrası "ücretli izin" alma hakkının olması
C
Araba reklamında seksi bir mankenin rol alması
D
Deterjan reklamlarında genellikle kadınların rol alması
E
Erkek çocuklarına oyuncak olarak sürekli araba ya da silah alınması
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kavramı kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer bir değişle toplumsal cinsiyet kavramı, kadın ve erkek cinsiyetine ilişkin toplumsal roller ve bu rollerle bağlantılı haklar ile sorumlulukların toplumsal olarak biçimlendirilmesini içeren bir kavramdır. A, C, D ve E seçenekleri Patriarşik toplumsal yapının, kadının toplum içindeki toplumsal statü ve rollerini, toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedeninin biyolojik tabanındaki doğurganlık ve cinsel partnerlik işlevlerini temel alarak biçimlendirmesine iyi birer örnektir. Doğru yanıt B'dir
Soru 82
Erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi gibi genel niteliklere sahip olduğunu kabul eden düşünsel bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Antropolojik Görüş
B
Fenomenolojik Görüş
C
Biyolojik Determinist Görüş
D
Feminist Görüş
E
Klasik Sosyolojik Görüş
Açıklama:
Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız,
girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı,
çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Doğru yanıt C'dir.
girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı,
çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi, Klasik Sosyolojinin bedeni, doğal alana ait olarak tanımlamasının bir sonucu olarak, Klasik Sosyoloji içinde bedene görünmez bir nitelik atfetmesinin nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar üzerinde odaklanmasıdır.
B
Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesidir.
C
Toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesidir.
D
Toplumlar, kültürleri aracılığıyla, insanların bedenlerini kullanmalarına ilişkin bilgiler üretmektedirler.
E
Beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemen olmasıdır.
Açıklama:
Canlı/biyolojik özellikleri ön planda olan (biyolojik) beden, Klasik Sosyolojinin doğa / toplum ikiliği içinde de, doğal alana ait olarak düşünülmüştür. Bunun bir sonucu olarak da Klasik Sosyoloji içinde bedene ilişkin bir boşluk ortaya çıkmıştır. Bunun dört temel nedeni vardır:
1. Birincisi, Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar
üzerinde odaklanmasıdır.
2. İkinci neden, Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesidir.
3. Üçüncü neden, toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesidir.
4. Dördüncü neden de bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliğidir.
Doğru yanıt D'dir.
1. Birincisi, Sosyolojinin bir toplumsal sistem olarak endüstri toplumlarının heterojenliği, işlevleri, sanayileşme, kentleşme, toplumsal değişme, vb. gibi toplumsal bazlı alan ve sorunlar
üzerinde odaklanmasıdır.
2. İkinci neden, Sosyolojinin toplumsal düzen, toplumsal kontrol, suç, yabancılaşma ve anomi gibi toplumsal sorunların nedenini araştıran alanlara yönelmesidir.
3. Üçüncü neden, toplumun gerisinde kalan bireyin, en önemli potansiyeli olarak akıl sahipliğinin önemsenmesi ve akıl ile bilinç sahipliği temelinde değerlendirilmesidir.
4. Dördüncü neden de bir tür sonuç olarak beden yerine rasyonel, örgütleyici aklın, toplumsal alanları yeniden organize etme ve yapılandırmada etkili olduğu anlayışının egemenliğidir.
Doğru yanıt D'dir.
Soru 84
- E. Durkheim
- T. Parsons
- K. Marx
- A. Comte
- M. Weber
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, III ve V
D
III ve V
E
I, II ve V
Açıklama:
Klasik Sosyoloji, doğal olan içinde tanımladığı bedeni tamamen yok saymayıp onu, var olan ama görünmeyen bir niteliğe indirgemiştir. Doğal bilimlere karşı gösterdiği tavrını zedelemeyecek şekilde, varlığını kabul ettiği bedene ‘görünmez’ bir nitelik atfetmiştir; beden vardır ama görünmüyordur. Nitekim bu tavır, çeşitli derecelerde, Klasik Sosyoloji düşünürlerinin kuramlarında ortaya çıkmaktadır. Bu düşünürlerden ilki E. Durkheim’dır. Klasik Sosyoloji içinde, kuramlarında ‘beden’ kavramının ipuçlarına rastlanılan diğer iki sosyolog M. Weber ve T. Parsons’tır.
Soru 85
Bedeni fenomenolojik bakış açısıyla "sayesinde dünyanın varolduğu şey" biçiminde tanımlayan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
M. Heidegger
B
M. Merleau-Ponty
C
N. Elias
D
B. S. Turner
E
M. Weber
Açıklama:
Akıl, ruh, beden karşıtlığı ile bedenin nesne statüsüne karşı gelen ciddi eleştiriler sonucu, ‘beden’ artık daha ön plana çıkmaktadır. Bu noktada, Fenomenolojinin ve Merleau-Ponty’nin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Kartezyen dualizmin beden anlayışına çok ciddi bir eleştiri getiren Merleau-Ponty için beden, Kartezyen tanımın dışına taşan anlamlara sahiptir. Kartezyen anlayış, bedeni fiziki nesneler içinde bir nesne olarak görürken, Fenomenolojik yaklaşım çizgisinde Merleau-Ponty’ye göre beden, ‘sayesinde dünyanın varolduğu şey’dir ve ‘yaşayan’ bir niteliğe sahiptir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi patriarşik toplum yapısının toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin yüklemelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler.
B
Taşıyıcısı oldukları temel değer ‘namus’ dur.
C
Menstruasyon döneminin başlaması ile birlikte çocuk bedeni ‘kadın bedeni’ olarak kabul edilmektedir.
D
Sosyo-kültürel bir tabanda ‘toplumsal cinsiyet rolleri’nin, sosyal-öğrenme ile ortaya çıktığı görüşü hakimdir.
E
Kadın bedeninde sağlıklılık, ince ve güzel olmaktan ayrı düşünülemez.
Açıklama:
Feminist düşünce, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının tartışılma sürecinde, bedenin konumuna, birbirine karşıt iki tutumla yaklaşmaktadır. Bu süreçte Sosyo-kültürel bir tabanda ‘toplumsal cinsiyet rolleri’nin, sosyal-öğrenme ile ortaya çıktığı görüşü hakimdir. A, B, C ve E seçeneklerinde patriarşik toplum yapısının toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin yüklemeleri verilmiştir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 87
Kartezyen düşüncenin Akıl/ beden karşıtlığı, hangi filozof ve onun hangi görüşünde ortaya çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Platon- "Bilirken susmak, bilmezken konuşmak kadar kötüdür"
B
Descartes- "Düşünüyorum o halde varım"
C
Sokrates- "Bilen insan kötülük yapmaz"
D
Demokritos- "İnandırma yolunda söz altından daha ağırdır"
E
Aristoteles- İnsan düşünen bir hayvandır.
Açıklama:
Düşünce alanında, buna benzer ikinci dualistik ayrım ‘Kartezyen düşünce’ olarak 17.yy’da Aydınlanma Döneminde karşımıza çıkmaktadır. Aydınlanma Döneminin temel kavramı olan ‘Akıl’, Kartezyen düşüncede, ‘Beden’ ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir. Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 88
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
T. Parsons
B
J. Kristeva
C
L. Irigaray
D
B. S. Turner
E
M. Foucault
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de M. Foucault’dur. Foucault’ya göre beden, biyolojik var oluşunun ötesinde, toplumdaki güç/iktidar ilişkilerinin merkezinde bulunan bir konuma sahiptir. Bu konumu içinde bedenin, kurumsal - yönetsel pratikler aracılığıyla düzenlenmesi söz konusudur. Çünkü var olduğunu düşündüğü beden sorunu, modern toplumların her alanda bedenlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkindir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal beden ve toplumsal cinsiyet ilişkisi üzerine Fransız feminizminin öncülerinden L. Irigaray'ın görüşüdür?
Seçenekler
A
Erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır.
B
Yaşanan beden, “durum-içindeki beden”dir.
C
Kadın bedeni, “abject”(aşağılık, iğrenç) bir nitelikle ötekileştirilmiştir.
D
Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Her şey, erkek öznenin söylemidir.
E
Gündelik yaşamın çözümlenmesi için bedenin çözümlenmesi gereklidir.
Açıklama:
L. Irigaray için de Batı kültürü, erkek cinsiyeti üzerine temellenmiş ve eril değerler ile yapılanmıştır. Bu kültür içinde erkekler, her alanda kendilerine özgü ataerkil bir dil, söylem ve kavramlar oluşturmuşlardır. Ona göre, birçok yazar eril-dişil simgeciliğini ve aklı (ussallığı) erkek, akıl dışılığı ise kadını tanımlamak için kullanmıştır. Aklın eril olmasının içindeki yapıyı görmek gereklidir. Aydınlamanın aklı, eril bir akıldır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 90
Bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi üzerine odaklanarak toplumun ve kişiler arası etkileşimlerin bedeni şekillendirdiğini, bedensel alışkanlıkları, beden tekniklerini ve dolayısıyla da bedenin
dış görünümünü değiştirdiğini göstermeyi amaçlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
dış görünümünü değiştirdiğini göstermeyi amaçlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
N. Elias
B
M. Foucault
C
B. S. Turner
D
M. Merleau-Ponty
E
T. Parsons
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne dikkat çeken düşünürlerden biri olan N. Elias, Batı toplumlarının uygarlaşma sürecini analiz etmiş ve bedenin uygarlaşması ile rasyonelleşmesi
üzerine odaklanmıştır. Elias’ın temel amacı, toplumun ve kişiler arası etkileşimlerin bedeni şekillendirdiğini, bedensel alışkanlıkları, beden tekniklerini ve dolayısıyla da bedenin
dış görünümünü değiştirdiğini göstermektir. İnsanın toplumsal / kültürel özelliklerinin, doğal / biyolojik özellikleriyle bağlantılı olduğunu düşünen Elias’a göre, toplumsal olan ile
biyolojik olan bir aradadır ve insan bedeni de bunun en iyi örneklerinden biridir. Doğru yanıt A'dır.
üzerine odaklanmıştır. Elias’ın temel amacı, toplumun ve kişiler arası etkileşimlerin bedeni şekillendirdiğini, bedensel alışkanlıkları, beden tekniklerini ve dolayısıyla da bedenin
dış görünümünü değiştirdiğini göstermektir. İnsanın toplumsal / kültürel özelliklerinin, doğal / biyolojik özellikleriyle bağlantılı olduğunu düşünen Elias’a göre, toplumsal olan ile
biyolojik olan bir aradadır ve insan bedeni de bunun en iyi örneklerinden biridir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 91
Kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden bir kavram olarak karşımıza çıkan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Toplumsal cinsiyet
C
İşbölümü
D
Dayanışma
E
Çatışma
Açıklama:
Kadın ile erkeklerin, toplumsal farklılıklarını gündeme getirmekte ve toplumda farklı roller, haklar ve görevler aldıklarına işaret eden bir kavram olarak karşımıza çıkan kavram toplumsal cinsiyettir.
Soru 92
Kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik determinist görüş
B
Gelişmeci görüş
C
Doğacı görüş
D
Tarihçi görüş
E
Antropolojik görüş
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramının şekillenmesinde etkili olan ikinci görüş ise sosyal/kültürel faktörleri ön plana çıkaran Antropolojik görüştür. Kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizmektedir.
Soru 93
"Beden, ruha özgü bir irade hareketinin isteklerine tabi olmak durumunda olan bir unsurdur" şeklindeki tanım kime aittir?
Seçenekler
A
Platon
B
Weber
C
Marx
D
Machiavelli
E
Kuhn
Açıklama:
Platon'da beden, ruha özgü bir irade hareketinin isteklerine tabi olmak durumunda olan bir unsurdur
Soru 94
"Düşünüyorum öyleyse varım" önermesi ile kartezyen düşünceye katkı sağlayan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Smith
C
Machiavelli
D
Weber
E
Marx
Açıklama:
Düşünce alanında, buna benzer ikinci dualistik ayrım ‘Kartezyen düşünce’ olarak
17.yy’da Aydınlanma Döneminde karşımıza çıkmaktadır. Aydınlanma Döneminin temel kavramı olan ‘Akıl’, Kartezyen düşüncede, ‘Beden’ ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir. Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır.
17.yy’da Aydınlanma Döneminde karşımıza çıkmaktadır. Aydınlanma Döneminin temel kavramı olan ‘Akıl’, Kartezyen düşüncede, ‘Beden’ ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir. Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır.
Soru 95
18. yüzyılda gelişerek kadın ve erkek bedenlerinin hormonlarının, seksüel organlarının ve kromozom sayılarının bilgisini veren bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Matematik
C
Biyoloji
D
Filoloji
E
Hematoloji
Açıklama:
Biyoloji ile bedene dair bu soruların ve daha fazlasının bilgisine ulaşılabilmiştir.
Soru 96
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi için "toplumsalın yaratılmasında ve toplumsal grupların kendini tanımlamasında beden, toplumsal sembolizmin önemli bir unsurudur"?
Seçenekler
A
Durkheim
B
Comte
C
Weber
D
Marx
E
Smith
Açıklama:
Durkheim'a göre toplumsalın yaratılmasında ve toplumsal grupların kendini tanımlamasında beden, toplumsal sembolizmin de önemli bir unsurudur.
Soru 97
Aşağıdaki bilim dallarından hangisi insan topluluklarının kültürel öğelerinin farklılıklarını araştırmayı hedeflemiş, doğa-kültür ilişkisini ele almıştır?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Antropoloji
C
Matematik
D
Jeoloji
E
Metalurji
Açıklama:
Antropoloji, insan topluluklarının kültürel öğelerinin farklılıklarını araştırmayı hedeflemiş, doğa-kültür ilişkisini ele almıştır.
Soru 98
‘Dünyada olmak’ algı ile özdeştir ve yaşayan beden, algı çözümlemesinde merkezi bir konum teşkil etmektedir. Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamaz ve duyular işlev göremez' fikri ile kartezyen düşünceyi aşan açıklamalar yapan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merlau-Ponty
B
Brown
C
Turner
D
Wallerstein
E
Beck
Açıklama:
Fenomenolojik perspektif ve Merleau-Ponty’ye göre, ‘dünyada olmak’ algı ile özdeştir ve yaşayan beden, algı çözümlemesinde merkezi bir konum teşkil
etmektedir. Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamaz ve duyular işlev göremez.
etmektedir. Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamaz ve duyular işlev göremez.
Soru 99
"Okul, hastane, hapishane gibi kurumlarda işletilen disipliner iktidar kanalları, temel amacı bireyi ‘normalleştirmek’ olan disiplin sayesinde, zihinleri ve bedenleri yeniden şekillendirmekte ve ‘uysal özneler’ yaratmaktadır" düşüncesi kime aittir?
Seçenekler
A
Derrida
B
Foucault
C
Merlau-Ponty
D
Wallerstein
E
Giddens
Açıklama:
Foucault'ya göre okul, hastane, hapishane gibi kurumlarda işletilen disipliner iktidar kanalları, temel amacı bireyi ‘normalleştirmek’ olan disiplin sayesinde, zihinleri ve bedenleri yeniden şekillendirmekte ve ‘uysal özneler’ yaratmaktadır.
Soru 100
"Kadın doğulmaz, kadın olunur" sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Simon De Beauvoir
B
Anthony Giddens
C
Ulrich Beck
D
Kamla Basin
E
Auguste Comte
Açıklama:
S. De Beauvoir’nın “kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olurken, toplumsal cinsiyet ve toplumsal beden etkileşimi için de farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır.
Toplumsal alanda meydana gelen çeşitli gelişim ve değişimlerin, bedenin toplumsal niteliğinin ön plana çıkışında doğrudan / dolaylı etkileri bulunmaktadır.
Toplumsal alanda meydana gelen çeşitli gelişim ve değişimlerin, bedenin toplumsal niteliğinin ön plana çıkışında doğrudan / dolaylı etkileri bulunmaktadır.
Soru 101
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramı açısından, kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Antropolojik Görüş
B
Biyolojik Determinist
C
Hümanistik Görüş
D
Tarihsel Bakış
E
Doğacı Görüş
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramının şekillenmesinde etkili olan ikinci görüş
ise sosyal/kültürel faktörleri ön plana çıkaran Antropolojik görüştür. Kadın ve erkeğe
ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizmektedir.
ise sosyal/kültürel faktörleri ön plana çıkaran Antropolojik görüştür. Kadın ve erkeğe
ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizmektedir.
Soru 102
"Erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler
ile, gerçekliği parçalamaktadır. Kültür/doğa, akıl/beden, yazma/konuşma vb. gibi birbirine zıt bu dikotomiler, kadın/erkek dikotomisinden beslenmekte ve onu desteklemektedir." Görüşü kime aittir?
ile, gerçekliği parçalamaktadır. Kültür/doğa, akıl/beden, yazma/konuşma vb. gibi birbirine zıt bu dikotomiler, kadın/erkek dikotomisinden beslenmekte ve onu desteklemektedir." Görüşü kime aittir?
Seçenekler
A
S. Beauvoir
B
J.Butler
C
H.Cixous
D
K. Marx
E
M. Weber
Açıklama:
Cixous’ya göre erkek yazım alanı ve ona egemen olan eril düşünce, birbirine zıt dikotomiler ile, gerçekliği parçalamaktadır. Kültür/doğa, akıl/beden, yazma/konuşma vb. gibi birbirine zıt bu dikotomiler, kadın/erkek dikotomisinden beslenmekte ve onu desteklemektedir. Bu dikotomilerde, erkekler pozitif olan nitelikler ile kadınlar ise negatif nitelikler ile özdeşleştirilmektedir.
Soru 103
"Bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan
ilişkisini şekillendirmektedir." Görüşü kime aittir?
ilişkisini şekillendirmektedir." Görüşü kime aittir?
Seçenekler
A
H.Cixous
B
J. Kristeva
C
L. Irigaray
D
T. Moi
E
J. Butler
Açıklama:
T. Moi’ye göre, bedenin belirli organları, işlevleri, fiziksel nitelikleri vardır. Fakat sahip olduğu yaşı, cinsiyeti, sağlığı, bedensel uzuvlarının durumu ve fiziksel nitelikleri çevresi ile olan ilişkisini şekillendirmektedir.
Soru 104
"Bedenin bir haz nesnesi ve seçkinlik simgesi haline dönüştüğü tüketim kültürlerinde,
bedenin fiziksel görünümüne, estetiğine, meme, kalça gibi unsurlarına, kilo, boy vb. gibi niteliklerine ilişkin “olması gereken”leri belirleyen değerlerin ortaya çıkardığı bir “..................” kavramı ile karşılaşmaktayız. " İfadesinde boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelir?
bedenin fiziksel görünümüne, estetiğine, meme, kalça gibi unsurlarına, kilo, boy vb. gibi niteliklerine ilişkin “olması gereken”leri belirleyen değerlerin ortaya çıkardığı bir “..................” kavramı ile karşılaşmaktayız. " İfadesinde boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelir?
Seçenekler
A
Biyolojik Cinsiyet
B
Toplumsal Cinsiyet
C
Beden İmajı
D
İdeal Beden
E
Sağlıklı Beden
Açıklama:
Bedenin bir haz nesnesi ve seçkinlik simgesi haline dönüştüğü tüketim kültürlerinde, bedenin fiziksel görünümüne, estetiğine, meme, kalça gibi unsurlarına, kilo, boy vb. gibi niteliklerine ilişkin “olması gereken”leri belirleyen değerlerin ortaya çıkardığı bir “Beden imajı” kavramı ile karşılaşmaktayız.
Soru 105
Beden’in konumunu göstermek için "homo dublex" kavramını ortaya koyan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
M. Mauss
B
M. Weber
C
E. Durkheim
D
K. Marx
E
T. Parsons
Açıklama:
Durkheim’ın sosyolojisinde toplumsal olan, doğal olanın tam karşısında yer almakla
birlikte, doğal’ın içinde yer alan bedenin, toplumsal için önemli bir kaynak olduğu gözlenmektedir. Durkheim’ın kuramındaki ‘homo dublex’ kavramı, beden’in konumunu
göstermek açısından yararlıdır.
birlikte, doğal’ın içinde yer alan bedenin, toplumsal için önemli bir kaynak olduğu gözlenmektedir. Durkheim’ın kuramındaki ‘homo dublex’ kavramı, beden’in konumunu
göstermek açısından yararlıdır.
Soru 106
Ergen yaşta annelik, geleneksel patriarşik toplumlarda, bu yaş aralığında evlendirilme ve hemen sonrasında da çocuk sahibi olmadır. Bu dönem kaç yaş aralığını ifade eder.
Seçenekler
A
9-18
B
13-17
C
10-20
D
15-17
E
14-18
Açıklama:
Ergen yaşta annelik, geleneksel patriarşik toplumlarda, bu yaş aralığında evlendirilme ve hemen sonrasında da çocuk sahibi olmadır. Adı geçen bu dönem, genelde, 13-17 yaş aralığı olarak kabul edilmektedir.
Soru 107
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan kimdir?
Seçenekler
A
B. S. Turner
B
M. Foucault
C
M. Weber
D
N. Elias
E
E. Durkheim
Açıklama:
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan B. S. Turner’a göre ise gündelik yaşamın çözümlenmesi
için bedenin çözümlenmesi gereklidir.
için bedenin çözümlenmesi gereklidir.
Soru 108
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği
yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de aşağıdakilerden hangisidir?
yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
K. Marx
B
M.Foucault
C
E. Durkheim
D
M. Weber
E
M. Mauss
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği
yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de M.
Foucault’dur.
yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de M.
Foucault’dur.
Soru 109
"........ değerler çerçevesinde kadınlar, kendi bedenlerinin
gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar." ifadesinde boşluğa hangisi gelir?
gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar." ifadesinde boşluğa hangisi gelir?
Seçenekler
A
Feminist
B
Anarşik
C
Patriarşik
D
Toplumsal
E
Cinsiyetçi
Açıklama:
Patriarşik değerler çerçevesinde
kadınlar, kendi bedenlerinin
gerçek sahibi değildirler.
Bedenlerine atfedilen sosyal
değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar.
Taşıyıcısı oldukları temel değer
ise ‘namus’ dur. Namuslu olan,
kadın bedenine ilişkin değerli
sayılanların, değerli olarak
kalabilmiş halidir.
kadınlar, kendi bedenlerinin
gerçek sahibi değildirler.
Bedenlerine atfedilen sosyal
değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar.
Taşıyıcısı oldukları temel değer
ise ‘namus’ dur. Namuslu olan,
kadın bedenine ilişkin değerli
sayılanların, değerli olarak
kalabilmiş halidir.
Soru 110
Kartezyen dualizmin beden anlayışına çok ciddi bir eleştiri getiren, Kartezyen tanımın dışına taşan anlamlara sahip beden anlayışına sahip düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marks
B
Marx Weber
C
Merleau-Ponty
D
Emilie Durkheim
E
Talcott Parsons
Açıklama:
Kartezyen dualizmin beden anlayışına çok ciddi bir eleştiri getiren
Merleau-Ponty için beden, Kartezyen tanımın dışına taşan anlamlara sahiptir. Kartezyen
anlayış, bedeni fiziki nesneler içinde bir nesne olarak görürken, Fenomenolojik yaklaşım
çizgisinde Merleau-Ponty’ye göre beden, ‘sayesinde dünyanın varolduğu şey’dir ve ‘yaşayan’ bir niteliğe sahiptir
Merleau-Ponty için beden, Kartezyen tanımın dışına taşan anlamlara sahiptir. Kartezyen
anlayış, bedeni fiziki nesneler içinde bir nesne olarak görürken, Fenomenolojik yaklaşım
çizgisinde Merleau-Ponty’ye göre beden, ‘sayesinde dünyanın varolduğu şey’dir ve ‘yaşayan’ bir niteliğe sahiptir
Soru 111
Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedeni ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Güçlü
B
Aktif
C
Rasyonel/akılcı
D
Bağımsız
E
Bağımlı
Açıklama:
Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir.
Soru 112
Canlı/biyolojik özellikleri ön planda olan bedenin, ‘Kadın’ ve ‘Erkek’ olarak cinsiyetinin belirlenmesini sağlayacak biyolojik farklılıkları ilk ölçütlendiren bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tıp
B
Biyoloji
C
Antropoloji
D
Fenomenoloji
E
Fizik
Açıklama:
Canlı/biyolojik özellikleri ön planda olan bedenin, ‘Kadın’ ve ‘Erkek’ olarak cinsiyetinin belirlenmesini sağlayacak biyolojik farklılıkları ilk ölçütlendiren bilim dalı biyoloji bilimi olmuştur.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi Elias'a ait olan görüşlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal olan ile biyolojik olan bir aradadır ve insan bedeni de bunun en iyi örneklerinden biridir
B
Uygarlaşma süreci, insan bedeni üzerinde oldukça etkilidir
C
Bedenlerin uygarlaşması da toplumların uygarlaşması gibi başı sonu olmayan bir süreçtir
D
Bedenler de bireyler arası etkileşimlerin, toplumsal olguların yoğun olduğu toplumsal ortamlarda bulunurlar
E
Beden olmaksızın hiçbir şey algılanamaz ve duyular işlev göremez
Açıklama:
İnsanın toplumsal / kültürel özelliklerinin, doğal / biyolojik özellikleriyle bağlantılı olduğunu düşünen Elias’a göre, toplumsal olan ile biyolojik olan bir aradadır ve insan bedeni de bunun en iyi örneklerinden biridir. Bedeni hem tamamlanmamış biyolojik bir süreç hem de devam eden toplumsal bir süreç olarak ele alan Elias’a göre uygarlaşma süreci, insan bedeni üzerinde oldukça etkilidir. Bedenlerin uygarlaşması da toplumların uygarlaşması gibi başı sonu olmayan bir süreçtir. Bedenler de bireyler arası etkileşimlerin, toplumsal olguların yoğun olduğu toplumsal ortamlarda bulunurlar.
Soru 114
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
M. Foucault
B
B. S. Turner
C
N. Elias
D
M. Mauss
E
Merleau-Ponty
Açıklama:
Bedeni gerçekten de ‘toplumsal’ olarak ele alan ve hatta bir ‘Beden Sosyolojisi’ geliştirilmesinin temellerini atan B. S. Turner’a göre ise gündelik yaşamın çözümlenmesi için bedenin çözümlenmesi gereklidir.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi Turner'a göre, temelleri atılan bir Beden Sosyolojisi'nin önemli niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bedenin doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alınması
B
Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması
C
İç ve dış beden ayrımı temelinde, iç bedene yönelik olarak beden sosyolojisinin, hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin yüzeyinde/dış görünümünde ortaya çıkan ‘sapma’lara ilgi göstermesi ve bunların
tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesi
tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesi
D
Beden, biyolojik var oluşunun ötesinde, toplumdaki güç/iktidar ilişkilerinin merkezinde bulunan bir konuma sahiptir
E
İç ve dış beden ayrımı temelinde, Foucault’yu da referans alarak, nüfus ve bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almak
Açıklama:
Turner’a göre temelleri atılan bir Beden Sosyolojisi’nin dört önemli niteliği vardır:
Bunlardan ilki bedenin doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alınmasıdır. Bu nitelik, bedenin hem fiziki hem de toplumsal yönünü ortaya çıkaracaktır. Bu doğrultuda ikinci nitelik, iç ve dış beden ayrımı temelinde, Foucault’yu da referans alarak, nüfus ve bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almaktır. Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması üçüncü önemli niteliktir. Bedenin politik uğraşının merkezinde olmasından dolayı, beden temelli çocuk, genç, yetişkin, vatandaş gibi kavramlar ve bunları çevreleyen patriarşi, beden politikaları gibi çerçeveler, önemli analiz alanlarını oluşturmaktadır. Beden sosyolojisinin son özelliği ise yine iç ve dış beden ayrımı temelinde, iç bedene yönelik olarak beden sosyolojisinin, hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin yüzeyinde / dış görünümünde ortaya çıkan ‘sapma’lara ilgi göstermesi ve bunların tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesidir.
Bunlardan ilki bedenin doğa ile kültürün kesişme noktası olarak ele alınmasıdır. Bu nitelik, bedenin hem fiziki hem de toplumsal yönünü ortaya çıkaracaktır. Bu doğrultuda ikinci nitelik, iç ve dış beden ayrımı temelinde, Foucault’yu da referans alarak, nüfus ve bireylerin bedensel ayrımını yapmak ve bedenler üzerindeki düzenleme, kontrol etme ve otorite kurma mekanizmalarını dikkate almaktır. Beden üzerinden hareketle cinsiyet kimliği ve cinsiyet temelli ayrımların dikkate alınması üçüncü önemli niteliktir. Bedenin politik uğraşının merkezinde olmasından dolayı, beden temelli çocuk, genç, yetişkin, vatandaş gibi kavramlar ve bunları çevreleyen patriarşi, beden politikaları gibi çerçeveler, önemli analiz alanlarını oluşturmaktadır. Beden sosyolojisinin son özelliği ise yine iç ve dış beden ayrımı temelinde, iç bedene yönelik olarak beden sosyolojisinin, hastalıkların bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ilgilenmesi, dış beden ayrımında ise bedenin yüzeyinde / dış görünümünde ortaya çıkan ‘sapma’lara ilgi göstermesi ve bunların tümünü toplumsal düzlemde analiz etmesidir.
Soru 116
Biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olan “kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
S. De Beauvoir
B
J. Butler
C
N. Elias
D
M. Foucault
E
L. Irigaray
Açıklama:
S. De Beauvoir’nın “kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olurken, toplumsal cinsiyet ve toplumsal beden etkileşimi için de farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır.
Soru 117
Biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımının ve bedenin rolünün sorgulandığı en göze çarpan analiz aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
B. Turner
B
T. Moi
C
J. Butler
D
L. Irigaray
E
N. Elias
Açıklama:
Biyolojik cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımının ve bedenin rolünün sorgulandığı en göze çarpan analiz J. Butler’dan gelmektedir. Butler’ın Queer kuramı , biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımı açısından önemli açılımlara işaret etmekle birlikte
beden açısından daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Öncelikle biyolojik cinsiyet/ toplumsal cinsiyet ayrımını sorgulayan Butler, kadın ve erkek bedenleri arasındaki ayrımı keyfi, yani “normatif heteroseksüalite tarafından organize olmuş bir sosyal düzenin, yapay / insan eliyle yapılmış olanı” şeklinde tanımlamıştır. Ona göre, sayısız toplumsal cinsiyet formu olduğu için, sayısız biyolojik cinsiyetler de vardır ve bu nedenle de ne ‘kadın doğulur’ ne de ‘kadın olunur’.
beden açısından daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Öncelikle biyolojik cinsiyet/ toplumsal cinsiyet ayrımını sorgulayan Butler, kadın ve erkek bedenleri arasındaki ayrımı keyfi, yani “normatif heteroseksüalite tarafından organize olmuş bir sosyal düzenin, yapay / insan eliyle yapılmış olanı” şeklinde tanımlamıştır. Ona göre, sayısız toplumsal cinsiyet formu olduğu için, sayısız biyolojik cinsiyetler de vardır ve bu nedenle de ne ‘kadın doğulur’ ne de ‘kadın olunur’.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi Fransız feminizminin önde gelen düşünürlerinden biridir?
Seçenekler
A
B. Turner
B
Foucault
C
Cixous
D
Butler
E
Elias
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet-beden etkileşimi için önemli bir diğer feminist boyut ise Fransız feminizmidir. Cixous, Irigaray ve Kristeva, bu akımın önde gelen düşünürleridir.
Soru 119
Patriarşik yapı içindeki ‘üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçlerinin içerdiği sosyal değerler, normlar ve eylemler, doğrudan veya dolaylı olarak aşağıdakilerden hangisini işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Kadın bedenini
B
Erkek bedenini
C
Hem erkek hem kadın bedenini
D
Toplumsal yapıyı
E
Toplumsal baskıyı
Açıklama:
Patriarşik yapı içindeki ‘üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçlerinin içerdiği sosyal değerler, normlar ve eylemler, doğrudan veya dolaylı olarak, kadın bedenini işaret etmektedir.
Soru 120
Patriarşik değerler çerçevesinde kadınlar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler
B
Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar
C
Taşıyıcısı oldukları temel değer ‘namus’ dur
D
Biyolojik cinsiyete dayalı kültürel yönergeleri kendilerine mal etmektedir
E
Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir
Açıklama:
Patriarşik değerler çerçevesinde kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar. Taşıyıcısı oldukları temel değer ise ‘namus’ dur. Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir.
Soru 121
Bireysel düzeyde gözlemlenen yaşamlara dair tüm eylemler ve deneyimler…………………. aracılığıyla oluşmaktadır. Noktalı yeri tamamlayınız.
Seçenekler
A
Bedenler
B
İnsanlar
C
Toplumlar
D
Kadınlar
E
Erkekler
Açıklama:
Bireysel düzeyde gözlemlenen yaşamlara dair tüm eylemler ve deneyimler, ‘beden’ler aracılığıyla oluşmaktadır. Yemek yemekten, okula ya da işe gitmeye, tarlada çalışmaktan araba kullanmaya kadar tüm eylemler, bedeni kullanma, yönetme ve deneyimleme ile sıkı sıkıya bağlantılıdır
Soru 122
Kadın ve erkek insan türünün cinsiyetleridir dediğimizde, her iki cinsiyeti birbirinden ayıran temel özellik nedir?
Seçenekler
A
Kimyasal
B
Biyolojik
C
Estetik
D
Karmaşık
E
Bedensel
Açıklama:
Kadın ve erkek insan türünün cinsiyetleridir dediğimizde, her iki cinsiyeti birbirinden ayırma, onların bedenlerinin biyolojik nitelikleri temelinde olmaktadır. Biyolojik cinsiyet (sex) kavramı, kadın ve erkek bedenlerine ilişkin bu biyolojik nitelikleri işaret etmektedir.
Soru 123
Erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb.; kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilen bakış açısına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kimyasal Determinist
B
Toplumsal Determinist
C
Biyolojik Determinist
D
Kadınlı Determinist
E
Erkekli Determinist
Açıklama:
Biyolojik Determinist (Biyolojik Belirlenimcilik): Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir.
Soru 124
"Beden, ruha özgü bir irade hareketinin isteklerine tabi olmak durumunda olan bir unsurdur" görüşünü savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Aristo
B
Descartes
C
Aristotoles
D
Platon
E
Llyod
Açıklama:
Beden/Ruh dualizminin felsefi içeriği Platon, Aristo gibi filozoflar tarafından tartışılmıştır. Platon’da beden, ruha özgü bir irade hareketinin isteklerine tabi olmak durumunda olan bir unsurdur.
Soru 125
Beden maddedir, ruh ise onu biçimlendirip, ona insan niteliği kazandıran formdur görüşü hangi düşünür tarafından savunulmaktadır?
Seçenekler
A
Llyod
B
Platon
C
Descartes
D
Aristo
E
Aristoteles
Açıklama:
Aristoteles’e göre de insan, ruh ve beden olmak üzere iki ayrı öğeden oluşmaktadır. Beden maddedir, ruh ise onu biçimlendirip, ona insan niteliği kazandıran formdur. Antik Yunan düşünce sisteminde bu tartışmaların içeriğinin ortak noktası bedenin, bu karşıt / ikili yapılanmalarda olumsuz, edilgen, hatta değersiz tarafı oluşturmasıdır.
Soru 126
Doğal bilimlere karşı gösterdiği tavrını zedelemeyecek şekilde, varlığını kabul ettiği bedene görünmez bir nitelik atfetden ve beden vardır ama görünmüyordur anlayışını kabul eden sosyolojisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik Sosyoloji
B
Modern Sosyoloji
C
Post Modern Sosyoloji
D
Spesifik Sosyoloji
E
Ruhsal Sosyoloji
Açıklama:
Klasik Sosyoloji, doğal olan içinde tanımladığı bedeni tamamen yok saymayıp onu, var olan ama görünmeyen bir niteliğe indirgemiştir. Doğal bilimlere karşı gösterdiği tavrını zedelemeyecek şekilde, varlığını kabul ettiği bedene ‘görünmez’ bir nitelik atfetmiştir; beden vardır ama görünmüyordur.
Soru 127
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Elias
B
Foucault
C
Konfiçyus
D
Socrates
E
Hallacı-ı Mansur
Açıklama:
Bedenin toplumsal yönüne vurgu yapan ve bedenin toplumsal olarak inşa edildiği yolundaki teorik çerçevenin oluşmasında da etkili olan düşünürlerden biri de M. Foucault’dur. Foucault’ya göre beden, biyolojik var oluşunun ötesinde, toplumdaki güç/ iktidar ilişkilerinin merkezinde bulunan bir konuma sahiptir. Bu konumu içinde bedenin, kurumsal - yönetsel pratikler aracılığıyla düzenlenmesi söz konusudur. Çünkü var olduğunu düşündüğü beden sorunu, modern toplumların her alanda bedenlerin yönetimi ve düzenlenmesine ilişkindir.
Soru 128
Kadın doğulmaz, kadın olunur cümlesi farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır. Bu cümlede hangi etkiletişime vurgu yapılmıştır.?
Seçenekler
A
Kimyasal Etkiletişim
B
Ruh Etkiletişimi
C
Beden Etkiletişimi
D
Toplumsal Etkiletişim
E
Fiziksel Etkiletişim
Açıklama:
20. yy. başı ile başlayan ve yüzyılın ortalarına doğru belirginleşen sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerin etkisi ile olgunlaşan Feminist hareket ve düşünce birikimi ise kendisini öncelikle Biyolojik Determinizmi sorgulamağa vakfetmiştir. S. De Beauvoir’nın “kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olurken, toplumsal cinsiyet ve toplumsal beden etkileşimi için de farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır.
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi sahip olunan bedene özgü bedensel deneyimler olarak ortaya çıkmakta olan unsurlardan değildir?
Seçenekler
A
Menapoz
B
Göğüslerin belirginleşmesi
C
Hamilelik
D
Cinsiyet
E
Menstrüasyon
Açıklama:
İnsanlar, bedenlerini çeşitli eylemler aracılığıyla deneyimlemektedir. Bu deneyimlerden ilki sahip olunan bedene özgü bedensel deneyimler olarak ortaya çıkmaktadır. Menstrüasyon, göğüslerin belirginleşmesi, hamilelik, doğum ya da menapoz kadın bedeninin bedensel deneyimleridir ve bu deneyimler “Ben kadınım” şeklindeki bir benlik bilincininde oluşturucu unsurlarıdır
Soru 130
Kadının, toplum sahnesindeki temel rolleri annelik, eşlik ve ev kadınlığıdır ve bu rollerin oynanmasına ilişkin normların referansı, tüm eleştirilere rağmen, kadının hangi tür bedeninden kaynaklanmaktadır?
Seçenekler
A
Ruh Bedeni
B
Kimyasal Bedeni
C
Akıl Bedeni
D
Toplumsal Bedeni
E
Biyolojik Bedeni
Açıklama:
Bedenin toplumsal cinsiyetlendirilmesine kadın bedeni açısından bakıldığında ise temel görünüm şudur: Kadının, toplum sahnesindeki temel rolleri annelik, eşlik ve ev kadınlığıdır ve bu rollerin oynanmasına ilişkin normların referansı, tüm eleştirilere rağmen, kadının biyolojik bedeni olmuştur.
Soru 131
Patriarşik değerler aracılığıyla ortaya çıkan toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin en önemli bedensel görünüm olarak kabul beden türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocuk Kadın Bedeni
B
Estetik Kadın Bedeni
C
Namuslu Kadın Bedeni
D
Güzel Kadın Bedeni
E
Tüketen Kadın Bedeni
Açıklama:
Patriarşik toplum yapısında, patriarşik değerler aracılığıyla ortaya çıkan toplumsal cinsiyetlendirilmiş kadın bedenine ve eylemlerine ilişkin en önemli bedensel görünüm, toplumsal ‘namus’lu kadın bedenidir.
Soru 132
.……………………… bu görüşe göre, kadın ile erkeklerin toplumsal rolleri ve rollerle bağlantılı sorumluluklarının biçimlendirilmesinde, onların biyolojik bedenlerinin bu nitelikleri referans alınmıştır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Biyolojik Belirlenimcilik
B
Antropolojik görüş
C
Kartezyen düşünce
D
Feminist düşünce
E
Toplumsal Beden
Açıklama:
Biyolojik faktörü referans alan biyolojik determinist görüş çerçevesinde erkek bedenlerinin fiziksel açıdan güçlü, dayanıklı, aktif, mental açıdan ise rasyonel/akılcı, bağımsız, girişimci, rekabetçi, vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Kadın bedenlerinin ise fiziksel açıdan güçsüz, dayanıksız, yavaş, mental açıdan ise duygusal, bağımlı, çekingen vb. gibi genel niteliklere sahip olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen bu niteliklerin özellikle biyolojik kökenli olduğunu vurgulayan bu görüşe göre, kadın ile erkeklerin toplumsal rolleri ve rollerle bağlantılı sorumluluklarının biçimlendirilmesinde, onların biyolojik bedenlerinin bu nitelikleri referans alınmıştır.
Soru 133
Kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizen yaklaşım aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmektedir?
Seçenekler
A
Biyolojik Belirlenimcilik
B
Antropolojik görüş
C
Kartezyen düşünce
D
Feminist düşünce
E
Toplumsal Beden
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve cinsiyet rolleri kavramının şekillenmesinde etkili olan ikinci görüş ise sosyal/kültürel faktörleri ön plana çıkaran Antropolojik görüştür. Kadın ve erkeğe ait cinsiyet rolleri ile hak ve sorumlulukların tahsis edilmesinde, içinde yaşanılan toplumun sosyal ve kültürel özelliklerinin belirleyici olduğunun altını çizmektedir.
Soru 134
Bedeni, düşünce alanında, biyolojik nitelikleri temelinde doğa alanına ait ve akıl tarafından kontrol altına alınması gereken fiziki bir nesne olarak tasarlayan ve tanımlayan yaklaşım aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmektedir?
Seçenekler
A
Biyolojik Belirlenimcilik
B
Antropolojik görüş
C
Kartezyen düşünce
D
Feminist düşünce
E
Toplumsal Beden
Açıklama:
Kartezyen düşüncede, ‘Beden’ ile olan karşıtlığı temelinde işlenmektedir. Akıl/ beden karşıtlığı, Antik Yunan düşünce alanını referans alan Descartes’in görüşlerinde ortaya çıkmakta ve Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum o halde varım” önermesinin gönderme yaptığı üst konumda akıl yer almaktadır. Kartezyen bakışta, uzamda yer kaplayan bir şey olan ‘beden’ ise, diğer fiziki nesnelerden farksız bir nesne durumundadır. Maddi bir nesne olan beden, dış dünyanın bir parçasıdır. Akıl ise düşünen ve maddi olmayandır. Akıl, bedeni kontrol edendir (Lloyd, 1996; Mc Culloch, 1995). Bu konumu içinde beden yine, biyolojik ve doğal alana ait olandır. “Aklın koruyucu kabuğu” olmanın ötesine geçememiştir. Bedenin alanına giren her türlü bedensel ve dünyevi hazlar ya da ihtiyaçlar ise sonrasında, akıl aracılığıyla kontrol altına alınıp disipline edilmesi gerekenler olarak sistematize edileceklerdir.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangisinin bedene olan ilgisinin bir yansıması sonucu kadınların kürtaj, gebelik, doğum kontrol, kısırlık, menstruasyon, doğum teknikleri, meme kaybı vb. gibi bedensel deneyimleri üzerine olan ampirik çalışmalar artmıştır?
Seçenekler
A
Biyolojik Belirlenimcilik
B
Antropolojik görüş
C
Kartezyen düşünce
D
Feminist düşünce
E
Toplumsal Beden
Açıklama:
Feminist literatürün, bedene olan ilgisinin bir yansıması kadınların kürtaj, gebelik, doğum kontrol, kısırlık, menstruasyon, doğum teknikleri, meme kaybı vb. gibi bedensel deneyimleri üzerine olan ampirik çalışmalardaki artıştır.
Soru 136
Patriarşik yapıya ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Patriarşik yapı ‘üretim’, ‘yeniden üretim’ ve ‘koruma’ süreçleri etrafında beliren ve adı geçen süreçlerde erkek egemenliğini işaret eden bir içeriğe sahiptir
B
Patriarşik yapı, kadın bedenini toplumsallaştırırken onun biyolojik niteliklerini ön plana çıkarır
C
Patriarşik yapıda, kadının toplumsal rollerinin içeriği (annelik, eşlik / cinsel partnerlik, ev kadınlığı) kadın bedeninin biyolojik niteliklerini işaret etmektedir
D
Patriarşik toplumsal değerler ve normlar, kadın bedenlerinin biyolojik niteliğini referans almakta ve kadın bedenini, biyolojik nitelikleri üzerinden toplumsallaştırmaktadır
E
Patriarşik yapıda, beden, tüketim kültürünün tüketim merkezli değerleri ve bu değerlerden kaynaklanan anlamlandırmalar tarafından kontrol edilir
Açıklama:
Modern toplum yapılarında ise, patriarşik toplum yapısının aksine, modern toplum kültürünün, tüketim bazlı değerleri bulunmaktadır. Tüketim kültürünün içeriğindeki birçok tüketim alanına ilişkin bu sosyal değerler, bedeni de etkilemektedir. Tüketim toplumunda beden, bir önceki dönemdeki patriarşik / geleneksel/ dini içerikli toplumsal değerler ve ritüeller sisteminden ziyade, tüketim kültürünün tüketim merkezli değerleri ve bu değerlerden kaynaklanan anlamlandırmalar tarafından kontrol edilmeye başlanmıştır.
Soru 137
Patriarşik değerler çerçevesinde kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar. Bu düşüncede sözü edilen beden türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
‘Namus’lu Kadın Bedeni
B
Tüketen Kadın Bedeni
C
Sağlıklı Kadın Bedeni
D
Estetik Kadın Bedeni
E
Güzel Kadın Bedeni
Açıklama:
Patriarşik değerler çerçevesinde kadınlar, kendi bedenlerinin gerçek sahibi değildirler. Bedenlerine atfedilen sosyal değerlerin ‘taşıyıcısı’dırlar. Taşıyıcısı oldukları temel değer ise ‘namus’ dur. Namuslu olan, kadın bedenine ilişkin değerli sayılanların, değerli olarak kalabilmiş halidir.
Soru 138
Hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için çok önemli bir kavram olan “Yaşanan Beden” kavramını ortaya atan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
L.Irigaray
B
J.Kristeva
C
H.Cixous
D
J.Butler
E
T.Moi
Açıklama:
T. Moi ise hem cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımının sorunlarını aşmak hem de toplumsal cinsiyete bir alternatif olmak için çok önemli bir kavram ile karşımıza gelmektedir: “Yaşanan Beden”.
Soru 139
Kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olurken, toplumsal cinsiyet ve toplumsal beden etkileşimi için de farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır. Bu sözü söyleyen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
S. De Beauvoir
B
J.Kristeva
C
H.Cixous
D
J.Butler
E
T.Moi
Açıklama:
S. De Beauvoir’nın “kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi, biyolojik cinsiyet / toplumsal cinsiyet ayrımının ilk işareti olurken, toplumsal cinsiyet ve toplumsal beden etkileşimi için de farklı boyutları olan bir alanın kapısını aralamıştır.
Soru 140
Bireysel fiziksel bedenler, ancak toplumun beden normları ve pratiklerini uygulama ve o topluma kabul edilme, o toplumca onaylanma sonrasında bir …………………..haline gelir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Biyolojik beden
B
Toplumsal cinsiyet
C
Toplumsal beden
D
Toplum sahnesi giysisi
E
Toplumsal roller
Açıklama:
Bireysel fiziksel bedenler, ancak toplumun beden normları ve pratiklerini uygulama ve o topluma kabul edilme, o toplumca onaylanma sonrasında bir toplumsal beden haline gelir. Şekillendirmenin temel içeriği, biyolojik bedenin toplumsal bedene dönüştürülmesi, yani, toplumsal cinsiyetlendirilmesidir. Bedenin toplumsal cinsiyetlendirilmesi, bir anlamda, ‘biyolojik beden’in ‘toplum sahnesi’ne çıkartılması ve sergilenmesidir. Sahneye çıkan bedenin “toplum sahnesi giysisi” ise toplumsal cinsiyetidir. Bu giysiyi giyen biyolojik beden, ‘toplumsal beden’ olma gerekliliğinin ilk aşamasını tamamlamıştır. Biyolojik beden, toplum sahnesinde üzerine giydiği bu giysiye göre “rollerini oynayacaktır”. Rollerini oynama, bedenin sosyalleşmesini sağlayan ikinci temel aşamadır.
Soru 141
………………..bedenleri ve bedensel pratikleri feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin toplum içinde uygulamaya konulmasıdır ve bu neredeyse evrensel bir süreçtir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Cisimleşme
B
Biyolojik beden
C
Feminizm
D
Beden Sosyolojisi
E
Biyolojik Determinizm
Açıklama:
Toplumsal cinsiyetlendirilmiş davranışlar ve roller, kadın ya da erkek cinsiyet kimliğinin oluşturucu unsurudurlar ve kadın ya da erkek bedenlerinde cisimleşirler. Bir fiziksel gösterim olarak cisimleşme, bedenleri ve bedensel pratikleri feminen ve maskülen yapmayı sağlayan sosyo-kültürel norm ve değerlerin toplum içinde uygulamaya konulmasıdır ve bu neredeyse evrensel bir süreçtir.
Ünite 4
Soru 1
Doğa ve çevreden kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçler hangi göç tipine girmektedir?
Seçenekler
A
Zoraki göçler
B
Yönlendirilen göçler
C
Serbest göçler
D
Kitlesel göçler
E
İlkel göçler
Açıklama:
E
Soru 2
Kuraklık, kötü hava şartları gibi nedenlerden kaynaklı toplu göçleri tanımlamak için kullanılan göç türü hangisidir?
Seçenekler
A
Zoraki göçler
B
İlkel göçler
C
Yönlendirilen göçler
D
Serbest göç
E
Kitlesel göç
Açıklama:
B
Soru 3
İlk olarak 1970’lerin ortasında göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını gösteren bilim adamı hangisidir?
Seçenekler
A
Duman
B
Omelaniuk
C
Awumbila
D
Morokvasic
E
Tacoli
Açıklama:
D
Soru 4
Hangi yıllardan sonra kadınlar daha yüksek oranda göç etmeye başlamışlardır?
Seçenekler
A
1950'lar
B
1960'ler
C
1970'ler
D
1980'ler
E
1990'lar
Açıklama:
E
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi 1990'ların sonunda göç eden çoğu kadının yaptığı işler arasında sonlarda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yönetici pozisyonlar
B
Evde bakım
C
Temizlik
D
Eğlence
E
Fuhuş
Açıklama:
A
Soru 6
İtalya’da evde bakım sektöründe çalışan kişiler, çoğunlukla hangi bölgeden gelmektedir?
Seçenekler
A
Afrika
B
Doğu Avrupa
C
Türkiye
D
Yakın Doğu
E
Orta Doğu
Açıklama:
B
Soru 7
Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni nedir?
Seçenekler
A
Dinsel ve kültürel baskılar
B
Patriarkal yapı
C
Kadınların bağımsız karar alabilmeleri
D
Erkeklere bağımlılık
E
Aile planlamasının olmayışı
Açıklama:
c
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadın üzerindeki olumlu etkilerinden değildir?
Seçenekler
A
Özgürleşme
B
Uzun çalışma saatleri
C
Müreffeh hayat
D
Dil öğrenme
E
Ülke ekonomisine katkı
Açıklama:
B
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi kentsel yoksulluğun sonucu olarak kadınları etkileyen sorunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İşsizlik
B
Kültürel sorunlar
C
Kültürel çeşitlilik
D
Sosyal ayrışmalar
E
Gecekondulaşma
Açıklama:
C
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi kentleşmenin göçmen kadınlar için dezavantajlı özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ucuz iş gücü olmaları
B
Kadınların daha geç yaşta çocuk sahibi olması
C
Uzun çalışma saatleri
D
Temiz suya erişim için uzun yolculuk yapma gereği
E
İş yeri, okul, hastane gibi yerlere uzakta yaşamaları
Açıklama:
B
Soru 11
Uluslararası göçün en yoğun hedef yeri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Afrika
C
Hindistan
D
Çin
E
Ortadoğu
Açıklama:
Uluslararası göçün hedef mekanı olarak en yoğun bir şekilde gerçekleştiği yerler, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika ülkeleridir.
Soru 12
Bir ailenin bir ülke içindeki idari bir sınırı geçmesiyle, yani köyden kente, daha küçük yerleşim biriminden kent merkezine ya da kentten kente göç etmesiyle ortaya çıkan göç hareketine ne ad verilir?
Seçenekler
A
İç göç
B
Dış göç
C
Uzak Göç
D
Düzenli göç
E
Düzensiz göç
Açıklama:
Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine bakıldığında, karşımıza iç ve dış göç kavramları çıkmaktadır. İç göç (internal migration), bireylerin yeni bir ikamete sahip olmak amacıyla ülkenin içindeki bir bölgeden, başka bir bölgesine göç etmesini ifade eder. Bu göç, daimi ya da geçici olarak gerçekleşebilir. Başka bir ifade ile iç göç, bir ülke içindeki idari bir sınırın geçilmesiyle, yani köyden kente, daha küçük yerleşim biriminden kent merkezine ya da kentten kente olarak gerçekleşebilmektedir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi göç literatüründe geçen 'itme-çekme teorisi' ile ilgili yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Göç sürecinde kaynak mekandaki itici ve çekici faktörler ile hedef mekandaki itici ve çekici faktörlere odaklanarak göçün nedenini açıklamaya çalışır.
B
Bu teoriye göre, kaynak mekan/ülkede sadece itici faktörler, hedef mekanda/ülkede çekici faktörler vardır.
C
Hem kaynak hem de hedef yerler olarak her iki mekanın da olumlu ve olumsuz tarafları vardır.
D
Bir yanda yoksulluk, işsizlik, topraksızlık, hızlı nüfus artışı, politik baskı, düşük sosyal statü, düşük evlenme beklentisi gibi itici faktörler; diğer tarafta ise, daha iyi bir gelir ve iş beklentisi, iyi eğitim ve refah sistemi, iyi bir çevre, iyi bir yaşam koşulu, siyasal özgürlükler gibi fırsatlar vardır.
E
İtme çekme teorisinde kritik nokta, itici ve çekici faktörlerin bireylere göre farklılaşmakta olduğudur. Birine göre çekici olan husus başka bir birey için itici bir faktör olabilir.
Açıklama:
Bu teoriye göre, hem kaynak mekan/ülke hem de hedef mekanda/ülkede itici ve çekici faktörler vardır. Her iki mekanın da olumlu ve olumsuz tarafları vardır.
Soru 14
Göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını gösteren araştırmalar göç ile ilgili hangi hususu vurgulamaktadır?
Seçenekler
A
Göçün yalınlaşması
B
Göçün sorun olması
C
Göçün kadınlaşması
D
Göç teorilerinin yetersizliğini
E
Göçün çok çeşitliliğini
Açıklama:
İlk olarak Morokvasic, 1970’lerin ortasında, göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını göstermiştir. Bu öncü araştırmalarda kadınların düşük sosyal statüsü, kadın göçündeki bir faktör olarak ele alınmış, kadın göçünün erkek göçünden farklı bir olgu olarak ortaya çıktığı belirtilmiştir.
Soru 15
Türkiye'ye dışarıdan gelen kadın göçü oranları arasında aşağıdaki ülkelerden hangisinden gelen göç yoğun olarak yaşanmaz?
Seçenekler
A
Rusya
B
Ukrayna
C
Gürcistan
D
Moldova
E
Filipinler
Açıklama:
Türkiye’deki kadın göçmenlerin çoğunlukla eski Sovyet cumhuriyetlerinden geldiği görülmektedir. 2001 yılı verilerine göre 0-14 yaş dışarıda bırakıldığında, Türkiye’ye en çok göç, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Moldova’dan gelmektedir. Moldova’dan gelenlerin %75’i, Litvanya ve Kazakistan’dan gelenlerin %69’u, Ukrayna’dan gelenlerin %67’si ve Rusya’dan gelenlerin %64’ü kadındır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerinden biridir?
Seçenekler
A
Kadınların özgürleşmesi
B
Kadınlara iş imkanları yaratması
C
Sosyal hak ve yaşam koşullarının iyileşmesi
D
İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde çalışmaları
E
Yeni dil öğrenerek yeni sosyal bağlar kurmaları
Açıklama:
İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde erkeklere kıyasla daha çok kadın çalışmaktadır. Kadın göçmenler, hakları konusunda daha az bilgi sahibidir ve hakkını talep etme konusunda otoritelerden çekinmektedirler.
Soru 17
Üretim ve istihdamın tarım ve hayvancılığa dayanmadığı; toplumsal ilişkiler, kültürel alanlar ve nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu mekanlar aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
Seçenekler
A
Kır
B
Kent
C
Taşra
D
Kasaba
E
AVM
Açıklama:
Kent, kırsal alandan farklı olarak, üretim ve istihdamın tarım ve hayvancılığa dayanmadığı; toplumsal ilişkiler, kültürel alanlar ve nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu mekanlar olarak tanımlanabilir.
Soru 18
Aşağıdaki ülkelerden hangisi diğerlerine göre daha yoğun kentleşme sorunu yaşar?
Seçenekler
A
Belçika
B
Hollanda
C
Fransa
D
Nijer
E
İspanya
Açıklama:
Kentleşme sorunu ciddi bir şekilde bugün kırdan kente göçün yoğun ve hızlı bir şekilde gerçekleştiği yoksul Asya ve Afrika ülkelerinde görülmektedir. Gelişmekte olan ve büyüyen bu ülkelerde kırdan kente göçün sonucu olarak hızlı bir kentleşme olgusu görülmektedir. Yapılan analizlerde özellikle Afrika’da kentleşme hızının önümüzdeki yıllarda da devam edeceği tahmin edilmektedir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisinde göç ile kent arasında kurulan ilişkide yanlış bir ifadeye yer verilmiştir?
Seçenekler
A
Kente yoğun göç sonrasında kentin çeperlerinde enformel olarak başlayan yapılaşma süreci gecekondulaşma olarak tanımlanır.
B
Özelikle zorunlu göçlerde, göçmeler, kente hazırlıksız gelmektedirler. Bu durum birçok sosyoekonomik sorun yaşanmasına neden olmaktadır.
C
Göçmenler geldikleri kültürü yeni yerleştikleri yerlere aktarırlar ve yeni yerleştikleri yerde yeni bir kültür ile karşılaşırlar.
D
Yeni göçmen kentin çeperlerine doğru yerleşmeye başlar. Bunun sonucunda çarpık bir yapılaşma ile gecekondu tarzındaki ev yapımları gerçekleşir.
E
Kentin hareketli ve daha kozmopolit bölgeleri, yeni göçleri de çeker ve buralar göçmen mahallesi haline gelerek “zenginliğin mekânsal olarak yoğunlaşmasına” neden olur.
Açıklama:
Kentsel hizmetlerden yoksun yerlerde, kendi gecekondularını yaparlar, kentsel hizmetlerden yoksun bu bölgeler ile kentin ana bölgeleri arasında mekansal ayrışmalar yaşanır. Kentin bu hareketli ve daha kozmopolit bölgeleri, yeni göçleri de çeker ve buralar göçmen mahallesi haline gelerek “yoksulluğun mekansal olarak yoğunlaşmasına” neden olur.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi kadınların kent yaşamıyla ilgili avantajlı konumuna işaret eder?
Seçenekler
A
Kadınlar, şehirlerin refah düzeyine emekleri yoluyla önemli katkılar sağlasalar da, iş ve yaşam koşulları, sağlık ve eğitime erişme imkanları, kent yönetiminde ve resmi kurumlarda temsil edilme oranları bakımından hâlen dezavantajlı bir konumdadırlar.
B
Yoksul kadınlar düşük ücret ve uzun çalışma saatleri, kadınlara karşı istihdam sektöründeki ayrımcılıklar nedeniyle, kentsel yoksulluğu daha derin hissetmektedirler.
C
Kentleşme ile birlikte, kadınların eğitim seviyesi yükselmekte, evlilik yaşı yükselmekte ve bunun sonucu olarak kadınlar daha geç yaşta çocuk sahibi olmaya başlamaktadır.
D
Doğrudan kadının sorumluk alanı olarak tanımlanan evde yemek ya da diğer ihtiyaçların alınmaması, çocukları beslemekteki güçlük, okula ve sağlık kuruluşlarına ulaşmadaki güçlük, güvensiz mahalle ortamı kadını daha fazla etkilemektedir.
E
Özellikle Asya ve Afrika’nın düşük ve orta gelirli ülkelerinde kentsel yoksulluğu deneyimleyen yeni göçmen kadınların ev ortamları oldukça sağlıksız ve yetersizdir.
Açıklama:
Kentleşme göçmen kadın için her zaman negatif olarak işlememektedir. Buna ilaveten, özellikle yoksul göçmen kadınlar için bazı pozitif etkilerinden söz edilebilir. Kentleşme ile birlikte, kadınların eğitim seviyesi yükselmekte, evlilik yaşı yükselmekte ve bunun sonucu olarak kadınlar daha geç yaşta çocuk sahibi olmaya başlamaktadır.
Soru 21
Göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak tanımlanan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düzensiz Göç
B
Düzenli Göç
C
İç Göç
D
Gönüllü Göç
E
Zorunlu Göç
Açıklama:
2
Düzensiz Göç
Düzensiz Göç
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi düzensiz göç neden olan en temel sebeptir?
Seçenekler
A
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebepler
B
Daha güvenli bir mekan peşinde olmak
C
Ekonomik refahını artırmak istenmesi
D
Göçmenin gelme durumu ile hedef ülkenin yasal statüsü arasındaki boşluk olması
E
Doğal ya da insan yapımı nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu mecburi sebepler
Açıklama:
3
Göçmenin gelme durumu ile hedef ülkenin yasal statüsü arasındaki boşluk olması
Göçmenin gelme durumu ile hedef ülkenin yasal statüsü arasındaki boşluk olması
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Everett Lee’nin göçün nedenlerini açıklamaya çalıştığı teorisindeki dört temel faktörden değildir?
Seçenekler
A
Kaynak mekan ile ilgili faktörler
B
Mali faktörler
C
Bireysel faktörler
D
Hedef mekan ile ilgili faktörler
E
Engeller
Açıklama:
son p.
Mali faktörler
Mali faktörler
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Petersen’in açıkladığı göç nedenlerinden olan tanımın ‘Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif vardır’ adıdır?
Seçenekler
A
Serbest Göç
B
Zoraki Göç
C
Kitlesel Göç
D
İlkel Göç
E
Yönlendirilen Göçler
Açıklama:
3. p.
Yönlendirilen Göçler
Yönlendirilen Göçler
Soru 25
Petersen’in açıkladığı kitlesel göçün tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişinin kendi iradesi ile gerçekleştirdiği göçtür Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif vardır.
B
Göçmenlerin, göç süreci ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmadan gerçekleşir.
C
Doğa ve çevreden kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçtür.
D
Teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen yerdeki memnuniyet ve bunun yayılması sonrasında gerçekleşen göçtür
E
Maddi kaynaklar temel sebebidir.
Açıklama:
3. p.
Teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen yerdeki memnuniyet ve bunun yayılması sonrasında gerçekleşen göçtür
Teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen yerdeki memnuniyet ve bunun yayılması sonrasında gerçekleşen göçtür
Soru 26
1970’lerin ortasında, göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını gösteren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petersen
B
Morokvasic
C
Awumbila
D
Lee
E
Stouffer
Açıklama:
3. p.
Morokvasic
Morokvasic
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadın üzerindeki olumlu etkilerinden değildir?
Seçenekler
A
kadınların sosyal hak ve yaşam koşulları iyileşmektedir
B
kadınlara yeni fırsatlar ve finansal bağımsızlık sağlar
C
Kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha az etkilidirler. Bu ise onların, göç sonrası maddi durumunu olumlu etkilemektedir.
D
Kadınlar erkeklere göre gündelik yaşamda daha fazla dışlanma ile karşılaşmaktadır. Bu dışlanma tecrübesi nedeniyle göçmen kadınlar, erkek göçmenlere kıyasla, göç sonrasında karşılaşılan dışlanma ile daha rahat bir şekilde baş etmektedir.
E
uluslararası göç sonrasında dil öğrenen kadın, kurduğu bağlar ve ilişkiler ile yeni bir sosyal ortama dahil olabilmekte ve daha rahat sosyalleşmektedir.
Açıklama:
son p.
Kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha az etkilidirler. Bu ise onların, göç sonrası maddi durumunu olumlu etkilemektedir.
Kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha az etkilidirler. Bu ise onların, göç sonrası maddi durumunu olumlu etkilemektedir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi ‘ilgili ülkede ulusal ya da uluslararası düzenlemelere göre bekleme aşamasında olan kişilerdir. Talebi reddedilirse bu kişilere düzensiz göçmen statüsüne göre davranılabilir ve sınır dışı edilebilir’ tanımının kapsadığı gruptur?
Seçenekler
A
Mülteciler
B
Sığınmacı
C
Düzenli Göçmen
D
İkamet izni olmayan
E
Geçici koruma altında olan
Açıklama:
1.
Mülteciler
Mülteciler
Soru 29
göçler ve gecekondulaşma sonrasında ortaya çıkan yapılara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gecekondu mahallesi
B
Göçmen mahallesi
C
Kentleşme
D
Çarpık yerleşim
E
Azman kentler
Açıklama:
4
Azman kentler
Azman kentler
Soru 30
Hızlı ve yoğun gerçekleşen göçlerin kent mekanı üzerindeki en önemli etkisi, kentlerin dağınık ve çarpık bir şekilde büyümesidir. Bu tür göçlerin sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
kentlerde kira ya da ev-arsa fiyatlarında artışlar başlar
B
konut ve barınma sorunu ortaya çıkar
C
Göçmenler birbirinden uzak yerlerde yaşamaya başlar ve birbirlerinden ayrılmış olurlar
D
kentsel hizmetlerden yoksun bu bölgeler ile kentin ana bölgeleri arasında mekânsal ayrışmalar yaşanır
E
göçmenler kent dışında ciddi altyapı eksiklikleri olan evlere yerleşmek durumunda kalırlar
Açıklama:
3. p.
Göçmenler birbirinden uzak yerlerde yaşamaya başlar ve birbirlerinden ayrılmış olurlar
Göçmenler birbirinden uzak yerlerde yaşamaya başlar ve birbirlerinden ayrılmış olurlar
Soru 31
- Göç edilen yerde geçirilen süre
- Göçteki gönüllülük durumu
- Göç eden kişilerin ırkı
- Yasal statüye bağlı olup olmama
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Göç, mekânsal olarak gerçekleşme, yasal statüye bağlı olup olmama, göç edilen yerde geçirilen süre ve göçteki gönüllülük durumuna göre farklı türlere ayrılmaktadır.
Soru 32
Göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dış göç
B
İç göç
C
Gönüllü göç
D
Zorunlu göç
E
Düzensiz göç
Açıklama:
Düzensiz göç (irregular migration), göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak tanımlanmaktadır.
Soru 33
Petersen, siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatifin var olduğu durumları tanımlamak için aşağıdaki kavramlardan hangisini kullanmaktadır?
Seçenekler
A
Yönlendirilen göçler
B
Zoraki göçler
C
İlkel göçler
D
Serbest göç
E
Kitlesel göç
Açıklama:
Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif var ise bu durum yönlendirilen göç(ler) olarak tanımlanmaktadır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi kadınların tek başlarına gönüllü göç etmelerini artıran nedenlerden biridir?
Seçenekler
A
Ülkelerinde çalışmalarının yasak olması
B
Ev hizmetlerinde kadın istihdamına ihtiyaç duyulması
C
Aile birleşmesi adına eşlerinin yanına gitmelerinin gerekmesi
D
Hedef ülkede kadına sunulan sosyal olanakların daha kötü olması
E
Kaynak ülkede kadına yönelik baskı ve ayrımcılık olması
Açıklama:
Kadınların iş gücüne katılımı,çocuk bakımı için sunulan kamu hizmetlerinin yetersiz olması ve yaşlılar için sunulan imkanların sınırlılığı, nüfusun artan bir şekilde yaşlanmaya başlaması ve bunun sonucu olarak bakıma muhtaç yaşlı sayısındaki artış, daha önce aile içinde geleneksel olarak kadınlar tarafından yerine getirilen bu bakım ve temizlik gibi konularda düşük ücretli yeni bir iş gücü ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Oldukça düşük ücretli olarak bakım ve temizlik işlerini yapmayı kabul eden göçmen kadınlar bu süreçte birçok ülkede görülmeye başlamıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadınlar üzerindeki olumlu etkileri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Göçmen erkeklerin toplumla entegrasyonunun kadınlara oranla daha kolay olması
B
Göçmen kadınların diğer hemşerileri ile ilişki ve ağlar kurma imkanlarının sınırlı olması
C
Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam koşullarının iyileşmesi
D
Yasal olmayan yollarla göç eden kadınların sömürü ve istismara maruz kalma riskinin azalması
E
Özellikle yalnız göç eden kadınların güvencesiz ve tehlikeli iş sektöründe çalışma riskinin azalması
Açıklama:
Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam koşullarının iyileşmesi göçün kadınlar üzerindeki olumlu bir etkisidir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangileri göçün kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Erkeklere oranla geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha az etkili olmaları
B
Hakları konusunda çok az bilgiye sahip olmaları ve sosyal destekten yararlanamamaları
C
Özellikle iş hayatına dahil olamayan ve dil öğrenemeyen göçmen kadınların sosyal hayatlarının sınırlanması
D
Özellikle yasal olmayan yollarla göç eden kadınların sömürü ve istismara maruz kalma risklerinin artması
E
İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde erkeklere kıyasla daha çok çalışmaları
Açıklama:
Erkeklere oranla, kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha etkilidirler. Bu ise onların statüsünü olumlu etkilemekte, aile ve çevresinde saygınlıklarını arttırmakta, buna ilaveten, ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.
Soru 37
- Konut yetersizliği
- Çarpık yapılaşma
- Konut ve kira fiyatlarının artması
- Enformel işgücünün azalması
- Yerli işçilerin avantajlarının artması
Seçenekler
A
I ve IV
B
V ve IV
C
I,II ve IV
D
I, II ve III
E
III, IV ve V
Açıklama:
Özellikle büyük çaplı göçler ile birlikte, göçün kentsel mekandaki en önemli etkisi, yeni gelenler için barınma ihtiyacını karşılamaya yönelik halihazırdaki konutların yetersizliğidir. Göçler sonucunda, kentlerdeki konut sayısı, yeni gelen büyük nüfusun talebini karşılamayamamaktadır. Buna ilaveten, özellikle kent merkezi ve buna yakın alanlardaki konut ve kira fiyatlarının yüksek olması nedeniyle, yeni göçmen kentin çeperlerine doğru yerleşmeye başlar. Bunun sonucunda çarpık bir yapılaşma ile gecekondu tarzındaki ev yapımları gerçekleşir. Göçmen nüfusun artışı, enformel işgücünün oluşmasına neden olur ve bu da formel işgücünün ücret durumlarını olumsuz etkiler, pazarlık gücünü zayıflatır. Bir bakıma, göç olgusu, göçmenlerin işgücü piyasasına girmeleri ile hem ücret düşürücü bir etki yaratmakta hem de kentin örgütlü ve kurumsallaşmış yerli isçilerinin sahip olduğu avantajlardan yoksun kalmalarına neden olmaktadır.
Soru 38
Kentsel yoksulluğun ve yoksunluğun en somut göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışlanma
B
Düşük statü
C
Gelir yetersizliği
D
Sağlık ve eğitim olanaklarına erişimde dezavantajlılık
E
Gecekondulaşma
Açıklama:
Göçün kent üzerindeki en önemli etkilerinden biri de kentsel yoksulluktur. “Kentsel yoksulluk; gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumuyla da tanımlanmaktadır”. Kentsel yoksulluğun ve yoksunluğun en somut göstergesi gecekondulaşmadır.
Soru 39
Dünyada kentsel yoksul oranı hangi yıldan sonra artmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1970
B
1980
C
1990
D
2000
E
2010
Açıklama:
Dünyada kentsel yoksul oranı 1990’ lardan sonra artmaya başlamıştır.
Soru 40
Yeni kentlileşen kadın için hangi sektörün yaşamsal önemi daha fazladır?
Seçenekler
A
Tekstil sektörü
B
Ev içi sektör
C
Yemek sektörü
D
Temizlik sektörü
E
Perakende sektörü
Açıklama:
Yeni kentlileşen kadın için ev içi sektörün yaşamsal önemi daha fazladır. Bir yandan bu sektöre girmek bir kadın için çok kolaydır; çünkü zaten kendi evinde buna benzer işler yapmaktadır. İkinci olarak, ev işi yapanların birçoğu çalıştığı evde kaldığından yeni kentli göçmen kadın için kalacak yer sorunu söz konusu olmamaktadır.
Soru 41
UNHCR'nin 2016 istatistiklerine göre Suriye'den kaç mülteci Türkiye'ye gelmiştir?
Seçenekler
A
2 milyon
B
2,8 milyon
C
3,8 milyon
D
4 Milyon
E
3,5 Milyon
Açıklama:
Suriye’deki iç savaş nedeniyle 4,8 milyon Suriyeli ülkesini terk etmiş ve 2,8 milyonu ise Türkiye’ye gelmiştir (UNHCR, 2016).
Soru 42
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 2016 rakamlarına göre nüfusuna oranla en çok Suriyeli'nin bulunduğu il hangisidir?
Seçenekler
A
İstanbul
B
Şanlıurfa
C
Gaziantep
D
Hatay
E
Kilis
Açıklama:
Suriyelilerin, 419 bini İstanbul’da, 402 bini Şanlıurfa’da, 377 bini Hatay’da ve 318 bini Gaziantep’te yaşamaktadır. Daha önemli veri ise il nüfusuna oranına göre bakıldığında, Kilis’in yerli nüfusu 130 bin iken 122 bin Suriyeli daha Kilis’e gelmiştir. Başka bir ifadeyle, Suriyeli nüfusun yerli nüfusa oranı %93,3’tür (Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 2016).
Soru 43
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 2016 rakamlarına göre aşağıdaki şehirlerden hangisinde diğerlerine göre daha fazla Suriyeli yaşamaktadır?
Seçenekler
A
Hatay
B
İstanbul
C
Kilis
D
Şanlıurfa
E
Gaziantep
Açıklama:
Suriyelilerin, 419 bini İstanbul’da, 402 bini Şanlıurfa’da, 377 bini Hatay’da ve 318 bini Gaziantep’te yaşamaktadır. Daha önemli veri ise il nüfusuna oranına göre bakıldığında, Kilis’in yerli nüfusu 130 bin iken 122 bin Suriyeli daha Kilis’e gelmiştir. Başka bir ifadeyle, Suriyeli nüfusun yerli nüfusa oranı %93,3’tür (Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 2016).
Soru 44
United Nations, 2016 rakamlarına göre bir ülkeden diğerine en yoğun olarak göçün yaşandığı güzergah aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Meksika→ABD
B
Hindistan→BAE
C
Rusya→ Ukrayna
D
Ukrayna→Rusya
E
Banglades→Hindistan
Açıklama:
Kitabınızın 81 sayfasındaki verilere göre doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 45
Göçü “Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Unesco
B
UNHCR
C
TDK
D
TTK
E
UGÖ
Açıklama:
Türk Dil Kurumu, göç kavramını “Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlamaktadır (TDK, 2016).
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi göç tiplerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Bilinçli göç
B
Gönüllü göç
C
İç göç
D
Zorunlu Göç
E
Düzensiz Göç
Açıklama:
Göç, mekânsal olarak gerçekleşme, yasal statüye bağlı olup olmama, göç edilen yerde geçirilen süre ve göçteki gönüllülük durumuna göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu tipler açıklanmaya çalışılırken sıklıkla ikili karşıtlıklar kullanılmakta, iç göç-dış göç, daimi göçgeçici göç, düzenli göç-düzensiz göç, gönüllü göç-zorunlu göç olarak göç tipleri oluşturulmaktadır (King, 2013).
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadın üzerindeki olumlu etkilerinden değildir?
Seçenekler
A
Göç, kadınların özgürleşmesine katkıda bulunmaktadır.
B
Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam koşulları iyileşmektedir.
C
Özellikle uluslararası göç sonrasında dil öğrenen kadın, kurduğu bağlar ve ilişkiler ile yeni bir sosyal ortama dahil olabilmekte ve daha rahat sosyalleşmektedir.
D
Erkeklere oranla, kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha etkilidirler.
E
Göç sayesinde özgürleşen kadın ailesinden daha rahat kopabilmektedir.
Açıklama:
İlgili kitabın 90. sayfasındaki bilgilere göre doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi göçün kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerinden değildir?
Seçenekler
A
Kadınlar erkeklere göre gündelik yaşamda daha fazla dışlanma ile karşılaşmaktadır. Bu dışlanma tecrübesi nedeniyle göçmen kadınlar, erkek göçmenlere kıyasla, göç sonrasında karşılaşılan dışlanma ile daha rahat bir şekilde baş etmektedir.
B
Özellikle yalnız göç eden kadınların güvencesiz ve tehlikeli iş sektöründe çalışma riski vardır.
C
Göçmen kadınların toplumla entegrasyonu erkeklere göre daha güçtür. Çünkü, ailevi sorumluluklar, finansal zorluklar ve istihdam biçimleri nedeniyle göç edilen toplum ile bütünleşmede sorun yaşamaktadırlar.
D
Kadın göçmenlerin istihdam alanları, çoğunlukla ev işleri ve eğlence sektörü ile ilgili olduğundan ve kariyer ve beceri elde etme imkanı olmadığından göçmen kadınlarda vasıfsızlaşma görülebilmektedir.
E
İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde erkeklere kıyasla daha çok kadın çalışmaktadır. Kadın göçmenler, hakları konusunda daha az bilgi sahibidir ve hakkını talep etme konusunda otoritelerden çekinmektedirler.
Açıklama:
Ders kitabınızın 90. sayfasındaki bilgilere göre doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 49
United Nations, 2016 rakamlarına göre en çok uluslararası göçmen alan kıta hangisidir?
Seçenekler
A
Kuzey Amerika
B
Asya
C
Avrupa
D
Latin Amerika
E
Okyanusya
Açıklama:
Kitabınızın 80. sayfasındaki Grafik 4.1'e göre dopru cevap C seçeneğidir.
Soru 50
United Nations, 2016 rakamlarına göre ikinci en çok uluslararası göçmen alan kıta hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Kuzey Amerika
C
Güney Amerika
D
Asya
E
Avusturalya
Açıklama:
Kitabınızın 80. sayfasında yer alan grafiğe göre doğru cevap Asya'dır.
Soru 51
Savaş ortamında inancı nedeniyle zulme uğrama tehdidi altında bulunan bir kişi hayatına devam edebilmek için farklı bir ülkeye göç ediyor. Bu kişinin göç hareketi aşağıdakilerden hangisi kapsamında düşünülebilir?
Seçenekler
A
İşgücü göçü
B
Zorunlu göç
C
Gönüllü göç
D
İç göç
E
Beyin göçü
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Gönüllü Göç-Zorunlu Göç başlığını yeniden gözden geçirin.
Zorunlu göç yani zorla göç ise, doğal ya da insan yapımı nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu mecburi yer değiştirmeyi ifade eder. Silahlı çatışma, şiddet vakaları ve insan hakları ihlalleri kişileri ülkelerini terk etmeye zorlayabilir. Özellikle, savaş ve şiddet ortamında bireyler, ırkı, dini ya da farklı aidiyetleri nedeniyle zulme ve çeşitli baskılara uğrama tehdidi ile karşı karşıya kalabilmektedir. Zulüm ve tehdit korkusuyla göç eden kişiler ulaştıkları ülkeye sığınmacı ya da mülteci olmak için başvururlar. Başvuru sonucuna göre bu iki statüden birini elde edebilirler.
Zorunlu göç yani zorla göç ise, doğal ya da insan yapımı nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu mecburi yer değiştirmeyi ifade eder. Silahlı çatışma, şiddet vakaları ve insan hakları ihlalleri kişileri ülkelerini terk etmeye zorlayabilir. Özellikle, savaş ve şiddet ortamında bireyler, ırkı, dini ya da farklı aidiyetleri nedeniyle zulme ve çeşitli baskılara uğrama tehdidi ile karşı karşıya kalabilmektedir. Zulüm ve tehdit korkusuyla göç eden kişiler ulaştıkları ülkeye sığınmacı ya da mülteci olmak için başvururlar. Başvuru sonucuna göre bu iki statüden birini elde edebilirler.
Soru 52
Göç, dünya üzerindeki kaynakların eşitsiz dağılımından kaynaklanır. Dünya merkez ile çevre olarak ikiye ayrılmıştır. Merkez ülkeler ucuz işgücü ve hammadde için çevre ülkelere ihtiyaç duyar. Ucuz işgücü için çevreden merkeze bir akış vardır. Göçü yukarıdaki ifadelerle açıklayan bir araştırmacı hangi kuram çerçevesinde göç olgusunu ele almaktadır?
Seçenekler
A
Kesişen fırsatlar teorisi
B
İlişkiler ağı teorisi
C
Göç sistemleri teorisi
D
Dünya sistemi teorisi
E
İtme-çekme teorisi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Göçün Nedenleri konusunu gözden geçiriniz.
Dünya sistemi teorisi ve bağımlılık teorileri göçün nedenini daha makro düzeyde, kaynakların dünya üzerinde eşitsiz dağılımı ekseninde açıklamaktadır. Bu yaklaşımlara göre, dünya merkez ve çevre olarak ikiye ayrışmıştır. Bu teoride merkez ülkeler ucuz işgücü, hammadde ve üretilen mal için farklı ülkelere ihtiyaç duyar. Çevre ülkelerden gelen hammadde, çevreden gelen ucuz işgücü ile işlenerek maliyet düşürülmekte ve hem ülke içinde daha ucuza satılmakta hem de kapitalist rekabette diğer ülkelere satılmaktadır. Bundan dolayı da ucuz işgücü için çevreden merkeze bir akış vardır. Geçmişte daha düşük nitelikli ucuz işgücü aranırken, günümüzde ise yüksek becerili, nitelikli kişilere ihtiyaç duyulmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Dünya sistemi teorisi ve bağımlılık teorileri göçün nedenini daha makro düzeyde, kaynakların dünya üzerinde eşitsiz dağılımı ekseninde açıklamaktadır. Bu yaklaşımlara göre, dünya merkez ve çevre olarak ikiye ayrışmıştır. Bu teoride merkez ülkeler ucuz işgücü, hammadde ve üretilen mal için farklı ülkelere ihtiyaç duyar. Çevre ülkelerden gelen hammadde, çevreden gelen ucuz işgücü ile işlenerek maliyet düşürülmekte ve hem ülke içinde daha ucuza satılmakta hem de kapitalist rekabette diğer ülkelere satılmaktadır. Bundan dolayı da ucuz işgücü için çevreden merkeze bir akış vardır. Geçmişte daha düşük nitelikli ucuz işgücü aranırken, günümüzde ise yüksek becerili, nitelikli kişilere ihtiyaç duyulmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 53
Bir göç araştırmasında, göç kararı alırken ailelerin gidecekleri ülkelerdeki çocuk bakımı, eğitim ve sağlık gibi imkanları değerlendirip buna göre karar verdikleri, yeni mezun olmuş bekar gençlerin ise sadece çalışma koşulları ve sosyal hayat gibi olanakları dikkate aldıkları tespit edilmiştir.
Yukarıda sözü geçen araştırmanın temel aldığı göç kuramı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Yukarıda sözü geçen araştırmanın temel aldığı göç kuramı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
İtme-çekme teorisi
B
Kesişen fırsatlar teorisi
C
Bağımlılık teorisi
D
Göç sistemleri teorisi
E
İlişkiler ağı teorisi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Göçün Nedenleri konusunu yeniden gözden geçiriniz.
İtme-çekme teorisinde kişisel özellikler, yaş, cinsiyet, eğitim, din, ırk gibi hususlar önemlidir. Çünkü bu sahip olunan özellikler, itici ve çekici faktörleri belirler. Örneğin, çocuklu aile için gidilecek yerdeki eğitim imkanı önemli bir çekici faktör iken bekar ya da çocuksuz kişiler için bu hususlar önemli değildir. Onun için önemli olan daha yüksek gelirli iş imkanı ve eğlenme fırsatlarıdır. Teoriye göre göç sürecinde kaynak ve hedef mekandaki itici ve çekici faktörler birey tarafından ayrı ayrı değerlendirilir ve değerlendirme sonucuna göre birey göç ile ilgili bir karar verir. Doğru cevap A seçeneğidir.
İtme-çekme teorisinde kişisel özellikler, yaş, cinsiyet, eğitim, din, ırk gibi hususlar önemlidir. Çünkü bu sahip olunan özellikler, itici ve çekici faktörleri belirler. Örneğin, çocuklu aile için gidilecek yerdeki eğitim imkanı önemli bir çekici faktör iken bekar ya da çocuksuz kişiler için bu hususlar önemli değildir. Onun için önemli olan daha yüksek gelirli iş imkanı ve eğlenme fırsatlarıdır. Teoriye göre göç sürecinde kaynak ve hedef mekandaki itici ve çekici faktörler birey tarafından ayrı ayrı değerlendirilir ve değerlendirme sonucuna göre birey göç ile ilgili bir karar verir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi göç eden kadınların hedef ülkelerde oldukça düşük ücretli bakım ve temizlik işlerinde çalışmayı kabul etmelerindeki nedenlerden biri olamaz?
Seçenekler
A
Göç eden kadınların diplomalarının gittikleri ülkelerde tanınmaması.
B
Göçmen kadınların geneli kaçak olduğu için yasal işlerde çalışamamaları.
C
Göç eden kadınların ağırlıklı olarak düşük eğitim seviyesine sahip olmaları.
D
Geride kalanların geçimi ve barınma gibi acil sorunlardan dolayı kadınların iş konusunda seçici olamaması.
E
Göç eden kadınların düşük nitelikli işleri piyasadaki daha nitelikli işlere girmek için bir basamak olarak görmeleri.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Kendi Başına Bir Olgu Olarak Kadın Göçü konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Oldukça düşük ücretli olarak bakım ve temizlik işlerini yapmayı kabul eden göçmen kadınlar bu süreçte birçok ülkede görülmeye başlamıştır. Genelde kadınların bu sektörlerde çalışmak zorunda kalmalarının bir önemli nedeni gidilen ülkede diplomalarının tanınmamasıdır. Mesleğini icra edemeyen göçmen kadınlar, düşük statülü bu işleri icra etmek zorunda kalmaktadır. Bununla birlikte, göçmen kadınların genelinin kaçak olması, yasal işlerde çalışmalarını engellemektedir. Dahası göçmenler, geride kalan akraba, çocuk gibi kişilerin geçimini üstlendikleri ve barınma ile ilgili sorunları olduğu için iş konusunda seçici olamamaktadır. Göçmen kadınların bu işleri piyasaya girmek için bir fırsat olarak görmeleri ve daha nitelikli bir iş için basamak olarak tanımlamaları da, iş konusunda seçici olmalarını engellemektedir. Son tahlilde, göçmen kadınların birçoğu bu sektörde çalışmaya devam etmektedir. Diğer yandan göç eden kadınların ağırlıklı olarak eğitim seviyelerinin düşük olduğunu söyleyemeyiz. Doğru cevap C seçeneğidir.
Oldukça düşük ücretli olarak bakım ve temizlik işlerini yapmayı kabul eden göçmen kadınlar bu süreçte birçok ülkede görülmeye başlamıştır. Genelde kadınların bu sektörlerde çalışmak zorunda kalmalarının bir önemli nedeni gidilen ülkede diplomalarının tanınmamasıdır. Mesleğini icra edemeyen göçmen kadınlar, düşük statülü bu işleri icra etmek zorunda kalmaktadır. Bununla birlikte, göçmen kadınların genelinin kaçak olması, yasal işlerde çalışmalarını engellemektedir. Dahası göçmenler, geride kalan akraba, çocuk gibi kişilerin geçimini üstlendikleri ve barınma ile ilgili sorunları olduğu için iş konusunda seçici olamamaktadır. Göçmen kadınların bu işleri piyasaya girmek için bir fırsat olarak görmeleri ve daha nitelikli bir iş için basamak olarak tanımlamaları da, iş konusunda seçici olmalarını engellemektedir. Son tahlilde, göçmen kadınların birçoğu bu sektörde çalışmaya devam etmektedir. Diğer yandan göç eden kadınların ağırlıklı olarak eğitim seviyelerinin düşük olduğunu söyleyemeyiz. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 55
Aynı koşullarda aynı ülkeye göç eden kadınlar ve erkekler karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Erkekler kadınlara göre geride kalanlara daha fazla maddi destek sağlar.
B
Erkekler, kadınlara göre göç edilen toplum ile bütünleşmede daha fazla sorun yaşarlar.
C
Kadın göçmenler gittikleri ülkelerdeki hakları konusunda erkeklere göre daha az bilgi sahibidir.
D
Sosyal koruması olmayan işlerde kadınlara kıyasla daha çok erkek çalışmaktadır.
E
Erkekler, kadınlara göre göç ettikleri ülkenin gündelik yaşamında daha fazla dışlanma yaşamaktadır.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Göçün Kadınlar Üzerindeki Etkisi/Sonuçları konusunu tekrar gözden geçiriniz.
Göçün kadın üzerindeki etkilerine baktığımızda:
Göçün kadın üzerindeki etkilerine baktığımızda:
- Kadınlar erkeklere göre gündelik yaşamda daha fazla dışlanma ile karşılaşmaktadır.
- Erkeklere oranla, kadın göçmenler geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamakta daha etkilidirler.
- Göçmen kadınların toplumla entegrasyonu erkeklere göre daha güçtür. Çünkü, ailevi sorumluluklar, finansal zorluklar ve istihdam biçimleri nedeniyle göç edilen toplum ile bütünleşmede sorun yaşamaktadırlar.
- Kadın göçmenler, hakları konusunda daha az bilgi sahibidir ve hakkını talep etme konusunda otoritelerden çekinmektedirler.
- İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde erkeklere kıyasla daha çok kadın çalışmaktadır.
Soru 56
Barınmayla ilişkili olarak yoğun göç alan kentlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Konut ihtiyacının karşılanması sürecinde yeşil alanlar tahrip edilmektedir.
B
Kentlerde kira, ev-arsa fiyatları artar.
C
Gecekondu şeklinde enformal yapılaşmalar oluşur
D
Çarpık yapılaşma gerçekleşir.
E
Yeni gelen göçmenler uygun kiralar için kent merkezine yerleşir.
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Göç ve Kentleşme konusunu gözden geçiriniz.
Göçler sonucunda, kentlerdeki konut sayısı, yeni gelen büyük nüfusun talebini karşılamayamamaktadır. Buna ilaveten, özellikle kent merkezi ve buna yakın alanlardaki konut ve kira fiyatlarının yüksek olması nedeniyle, yeni göçmen kentin çeperlerine doğru yerleşmeye başlar. Bunun sonucunda çarpık bir yapılaşma ile gecekondu tarzındaki ev yapımları gerçekleşir. Ev yapım sürecinde ise özellikle yeşil alanlar tahrip edilmektedir. Kente yoğun göç sonrasında kentin çeperlerinde enformel olarak başlayan yapılaşma süreci gecekondulaşma olarak tanımlanır. Hızlı ve yoğun gerçekleşen göçlerin kent mekanı üzerindeki en önemli etkisi, kentlerin dağınık ve çarpık bir şekilde büyümesidir. Bu tür göçler ile konut ve barınma sorunu ortaya çıkar ve kentlerde kira ya da ev-arsa fiyatlarında artışlar başlar. Bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde doğru cevap E seçeneğidir.
Göçler sonucunda, kentlerdeki konut sayısı, yeni gelen büyük nüfusun talebini karşılamayamamaktadır. Buna ilaveten, özellikle kent merkezi ve buna yakın alanlardaki konut ve kira fiyatlarının yüksek olması nedeniyle, yeni göçmen kentin çeperlerine doğru yerleşmeye başlar. Bunun sonucunda çarpık bir yapılaşma ile gecekondu tarzındaki ev yapımları gerçekleşir. Ev yapım sürecinde ise özellikle yeşil alanlar tahrip edilmektedir. Kente yoğun göç sonrasında kentin çeperlerinde enformel olarak başlayan yapılaşma süreci gecekondulaşma olarak tanımlanır. Hızlı ve yoğun gerçekleşen göçlerin kent mekanı üzerindeki en önemli etkisi, kentlerin dağınık ve çarpık bir şekilde büyümesidir. Bu tür göçler ile konut ve barınma sorunu ortaya çıkar ve kentlerde kira ya da ev-arsa fiyatlarında artışlar başlar. Bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 57
"Gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumu"
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramlardan hangisini ifade eder?
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramlardan hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Zorunlu göç
B
Kentsel yoksulluk
C
Göçün kadınlaşması
D
Azman kentler
E
Kentleşme
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Göç ve Kentleşme konusunu gözden geçiriniz.
Göçün kent üzerindeki en önemli etkilerinden biri de kentsel yoksulluktur. “Kentsel yoksulluk; gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumuyla da tanımlanmaktadır”. Bu tanıma göre doğru cevap B seçeneğidir.
Göçün kent üzerindeki en önemli etkilerinden biri de kentsel yoksulluktur. “Kentsel yoksulluk; gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumuyla da tanımlanmaktadır”. Bu tanıma göre doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 58
Göçün yönelimi ve kentleşme düzeyi ile ilgili olarak aşağıdaki ülke/bölge ve göç yönelimi eşleşmelerinden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Latin Amerika- Kent merkezine doğru göç
B
Saharaaltı Afrika- kentten kıra göç
C
Çin- Sanayi bölgelerinden kıra göç
D
Güney Asya- kentten kente göç
E
Orta Amerika- kırdan kıra göç
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Kentleşme ve Göçmen Kadın konusunu gözden geçirin.
Bir ülkedeki göçün yönelimi kentleşme düzeyi tarafından belirlenmektedir. Latin Amerika gibi kentleşme düzeyi oldukça yüksek yerlerde göç, şehir merkezine doğru gerçekleşir. Sahraaltı Afrika’da ise kentleşme oranı düşük olduğundan göç kırdan kıra gerçekleşir. Çin’de ise kentleşme hızı düşüktür ancak, doğu sahillerinde hızlı endüstrileşme dolayısıyla göç, bu hızlı sanayileşen bölgelere doğru oldukça hızlı ve yoğun bir şekilde gerçekleşmektedir. Kırdan kıra göç, Afrika ve Güney Asya’da daha yaygın olarak görülmektedir. Orta ve Güney Amerika’da, kentleşme düzeyi yüksektir. İthalata yönelik üretim yapan ülkelerde geleneksel olarak kadına uygun meslekler olarak tanımlanan alanlarda çalışmak üzere kırdan kente doğru göç yaşanmaktadır. Bu bilgiler değerlendirildiğinde doğru cevap A seçeneğidir.
Bir ülkedeki göçün yönelimi kentleşme düzeyi tarafından belirlenmektedir. Latin Amerika gibi kentleşme düzeyi oldukça yüksek yerlerde göç, şehir merkezine doğru gerçekleşir. Sahraaltı Afrika’da ise kentleşme oranı düşük olduğundan göç kırdan kıra gerçekleşir. Çin’de ise kentleşme hızı düşüktür ancak, doğu sahillerinde hızlı endüstrileşme dolayısıyla göç, bu hızlı sanayileşen bölgelere doğru oldukça hızlı ve yoğun bir şekilde gerçekleşmektedir. Kırdan kıra göç, Afrika ve Güney Asya’da daha yaygın olarak görülmektedir. Orta ve Güney Amerika’da, kentleşme düzeyi yüksektir. İthalata yönelik üretim yapan ülkelerde geleneksel olarak kadına uygun meslekler olarak tanımlanan alanlarda çalışmak üzere kırdan kente doğru göç yaşanmaktadır. Bu bilgiler değerlendirildiğinde doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi kentsel yoksulluğu deneyimleyen göçmen kadınların ev ortamında yaşadıkları sorunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Evde temiz su ya da tuvalet bulunmaması.
B
Hijyenik ortam olmaması kaynaklı hastalık riski
C
Su ve tuvalet ihtiyacını açık alanda gidermek zorunda kalan kadınların saldırı riskine maruz kalması.
D
Düşük gelirle çalıştığı için evden uzun saatler ayrı kalarak ev ve çocuklarla ilgilenememesi.
E
Kentleşme ile birlikte evlilik yaşının yükselmesi.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Kentleşme ve Göçmen Kadın konusunu gözden geçiriniz.
Özellikle Asya ve Afrika’nın düşük ve orta gelirli ülkelerinde kentsel yoksulluğu deneyimleyen yeni göçmen kadınların ev ortamlarının oldukça sağlıksız ve yetersizdir. Örneğin, evin içinde temiz su ya da tuvalet bulunmamaktadır. Suyu günlük olarak özel bir yerden satın aldıklarında oldukça yüksek ücret ödemektedirler. Ya da suyu temin etmek için çok daha uzun yolculuk yapmaları gerekmektedir. Buna ilaveten, su eksikliğinin hijyeni azaltan, engelleyen ve kadının öz saygısını, sosyal itibarını olumsuz etkileyen bir etkisi vardır. Kadınların hijyen ihtiyacı erkeklere nazaran daha önceliklidir. Yeterli hijyenik ortamlar olmadığında, kadınların erkeklere göre bulaşıcı hastalıklar ile karşılaşma riski daha yüksektir. Öte yandan, yoksul mahallelerde tuvalet ve kanalizasyon sistemi eksikliği gibi sorunlar nedeniyle kadınlar ortak tuvalet mekanlarını kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Kadınların ortak tuvalet mekanlarında uzun kuyruklarda beklemesi bir yandan statülerini olumsuz etkilemekte, diğer yandan da temizlik ve hijyen konusunda sorunlar yaşamalarına yol açabilmektedir. Buna ilaveten, akşam tuvalete gitmek kadınlar açısından çok daha ciddi tehdit haline gelmektedir. Kadınların, açık alanda fiziki ve cinsel saldırılara maruz kaldığı görülmektedir. Kentleşme ile birlikte, kadınların eğitim seviyesinin yükselmesi, evlilik yaşının yükselmesi ve bunun sonucu olarak kadınlar daha geç yaşta çocuk sahibi olmaya başlaması kentleşmenin kadınlar üzerindeki olumlu etkilerindendir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Özellikle Asya ve Afrika’nın düşük ve orta gelirli ülkelerinde kentsel yoksulluğu deneyimleyen yeni göçmen kadınların ev ortamlarının oldukça sağlıksız ve yetersizdir. Örneğin, evin içinde temiz su ya da tuvalet bulunmamaktadır. Suyu günlük olarak özel bir yerden satın aldıklarında oldukça yüksek ücret ödemektedirler. Ya da suyu temin etmek için çok daha uzun yolculuk yapmaları gerekmektedir. Buna ilaveten, su eksikliğinin hijyeni azaltan, engelleyen ve kadının öz saygısını, sosyal itibarını olumsuz etkileyen bir etkisi vardır. Kadınların hijyen ihtiyacı erkeklere nazaran daha önceliklidir. Yeterli hijyenik ortamlar olmadığında, kadınların erkeklere göre bulaşıcı hastalıklar ile karşılaşma riski daha yüksektir. Öte yandan, yoksul mahallelerde tuvalet ve kanalizasyon sistemi eksikliği gibi sorunlar nedeniyle kadınlar ortak tuvalet mekanlarını kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Kadınların ortak tuvalet mekanlarında uzun kuyruklarda beklemesi bir yandan statülerini olumsuz etkilemekte, diğer yandan da temizlik ve hijyen konusunda sorunlar yaşamalarına yol açabilmektedir. Buna ilaveten, akşam tuvalete gitmek kadınlar açısından çok daha ciddi tehdit haline gelmektedir. Kadınların, açık alanda fiziki ve cinsel saldırılara maruz kaldığı görülmektedir. Kentleşme ile birlikte, kadınların eğitim seviyesinin yükselmesi, evlilik yaşının yükselmesi ve bunun sonucu olarak kadınlar daha geç yaşta çocuk sahibi olmaya başlaması kentleşmenin kadınlar üzerindeki olumlu etkilerindendir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi göçün farklı türlerini ortaya çıkaran değişkenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mekânsal olarak gerçekleşme
B
Yasal statüye bağlı olup olmama
C
Göç edilen yerde geçirilen süre
D
Göçteki gönüllülük durumu
E
Göç edilirken kullanılan ulaşım yolları
Açıklama:
Göç, mekânsal olarak gerçekleşme, yasal statüye bağlı olup olmama, göç edilen yerde geçirilen süre ve göçteki gönüllülük durumuna göre farklı türlere ayrılmaktadır. Bu tipler açıklanmaya çalışılırken sıklıkla ikili karşıtlıklar kullanılmakta, iç göç-dış göç, daimi göç- geçici göç, düzenli göç-düzensiz göç, gönüllü göç-zorunlu göç olarak göç tipleri oluşturulmaktadır.
Soru 61
Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine bakıldığında karşımıza çıkan göç tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İç göç-dış göç
B
Daimi göç- geçici göç
C
Düzenli göç-düzensiz göç
D
Gönüllü göç-zorunlu göç
E
Bireysel göç- kitlesel göç
Açıklama:
Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine bakıldığında, karşımıza iç ve dış göç kavramları çıkmaktadır. İç göç, bireylerin yeni bir ikamete sahip olmak amacıyla ülkenin içindeki bir bölgeden, başka bir bölgesine göç etmesini ifade eder. Bu göç, daimi ya da geçici olarak gerçekleşebilir. Dış göç ise, kişilerin geçici ya da daimi olarak başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla gerçekleştirdiği, ulusal sınırın aşılmasıyla meydana gelen göç tipidir.
Soru 62
Tanınmış, yasal yollar çerçevesinde gerçekleşen göç biçimi aşağıdaki göç tiplerinden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Düzenli göç
B
İç göç
C
Gönüllü göç
D
Daimi göç
E
Bireysel göç
Açıklama:
Göç, yasal statüsüne göre düzenli ve düzensiz göç olarak ikiye ayrılmaktadır. Düzenli göç, tanınmış, yasal yollar çerçevesinde gerçekleşen göç biçimidir. Düzensiz göç ise, göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak tanımlanmaktadır.
Soru 63
Kişinin farklı bir ülkeye yasadışı giriş yapması göç tiplerinden hangisinin kapsamına girer?
Seçenekler
A
İç göç
B
Gönüllü göç
C
Düzensiz göç
D
Kitlesel göç
E
Daimi göç
Açıklama:
Düzensiz göç, göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası alanda düzensiz göçün ortak bir tanımı yoktur. Daha çok, düzensiz göç, kişinin farklı bir ülkeye yasadışı giriş yapması, orada kalması ya da çalışması anlamına gelir. Daha açık ifadeyle, göçmen ilgili ülkenin göç düzenlemeleri çerçevesinde gerekli izin ve belgelere ve gönderici ülkeden geçerli bir pasaport ve seyahat belgesine sahip değildir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi itme-çekme teorisine göre itici faktörlerden biridir?
Seçenekler
A
Daha iyi bir gelir
B
İş beklentisi
C
İyi bir eğitim sistemi
D
Siyasal özgürlükler
E
Hızlı nüfus artışı
Açıklama:
Bu teori göçün, bireyin rasyonel seçimi ile bölgesel ve kalkınmaya dayalı eşitsizliklerden dolayı gerçekleştiğini iddia eder. Bir yanda yoksulluk, işsizlik, topraksızlık, hızlı nüfus artışı, politik baskı, düşük sosyal statü, düşük evlenme beklentisi gibi itici faktörler; diğer tarafta ise, daha iyi bir gelir ve iş beklentisi, iyi eğitim ve refah sistemi, iyi bir çevre, iyi bir yaşam koşulu, siyasal özgürlükler gibi fırsatlar vardır. Birey de rasyonel bir tercihte bulunarak, olumsuzluklardan kaçmak ve daha iyi fırsatlara sahip olmak için göç eder.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Petersen'ın doğa ve çevreden kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçü ifade etmek için kullandığı göç tipidir?
Seçenekler
A
İlkel göçler
B
Zoraki göçler
C
Yönlendirilen göçler
D
Serbest göç
E
Kitlesel göç
Açıklama:
İlkel göçler, doğa ve çevreden kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçtür. Petersen ilkel göçü, kuraklık, kötü hava şartları gibi nedenlerden kaynaklı toplu göçleri tanımlamak için kullanmaktadır.
Soru 66
Petersen, teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesini hangi göç tipi ile ifade etmiştir?
Seçenekler
A
İlkel göçler
B
Zoraki göçler
C
Serbest göç
D
Kitlesel göç
E
Yönlendirilen göçler
Açıklama:
Kitlesel göç, teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen yerdeki memnuniyet ve bununyayılması sonrasında gerçekleşen göçtür.
Soru 67
Göçün sebebini, bireylerinin rasyonel bir tercihte bulunarak, olumsuzluklardan kaçması ve daha iyi fırsatlara sahip olması şeklinde açıklayan teori aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtme-çekme teorisi
B
Dünya sistemi teorisi
C
Bağımlılık teorileri
D
Göç sistemleri teorisi
E
İlişkiler ağı teorisi
Açıklama:
Literatürde göçün nedenini açıklamaya çalışan teorilerden en çok bilineni itme-çekme teorisidir. Adından da anlaşılacağı üzere teori, göç sürecinde kaynak mekandaki itici ve çekici faktörler ile hedef mekandaki itici ve çekici faktörlere odaklanarak göçün nedenini açıklamaya çalışır. Her iki mekanın da olumlu ve olumsuz tarafları vardır. Birey de rasyonel bir tercihte bulunarak, olumsuzluklardan kaçmak ve daha iyi fırsatlara sahip olmak için göç eder.
Soru 68
Türkiye'deki kadın göçmenlerin büyük bir çoğunluğu aşağıdaki ülkelerin hangisinden göç etmiştir?
Seçenekler
A
Filipinler
B
Endonezya
C
Rusya
D
İran
E
Polonya
Açıklama:
Kadın göçmenler coğrafi yakınlık, esnek vize uygulaması, kayıt dışı ve göçmen kadın emeğine duyulan ihtiyaç nedeni ile Türkiye’yi tercih etmektedirler. Türkiye’deki kadın göçmenlerin çoğunlukla eski Sovyet cumhuriyetlerinden geldiği görülmektedir. 2001 yılı verilerine göre 0-14 yaş dışarıda bırakıldığında, Türkiye’ye en çok göç, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Moldova’dan gelmektedir.
Soru 69
Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadınların erkeklerden bağımsız karar alabilmeleri
B
Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları
C
Kadınların eğitim düzeyinin erkeklerden yüksek olması
D
Kadınların sağlık hizmetine erişimlerinin kısıtlı olması
E
Kadınların düşük statülü işlerde çalışmaları
Açıklama:
Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni, kadınların bağımsız karar alabilmeleridir. Bu ülkede kadınlar toplumsal cinsiyet rolleri itibariyle erkeklerden bağımsız karar alabilmekte, kendi tercihleri ile göçü gerçekleştirmektedirler. Dinsel ve kültürel baskıların ve patriarkal yapının hakim olduğu ortamlarda kadınların özgürlük alanı sınırlı olmakta ve bu ise kadın göçünün daha az olarak gerçek- leşmesine neden olmaktadır. Fakat aynı sosyal yapı, dini ve kültürel baskılardan kaçmak isteyen kadınlar için de bir göç nedeni olabilmektedir.
Soru 70
Daha önce Almanya'ya yerleşmiş akrabalarının aracılığıyla göç edip onların yanına giderek işletmelerinde hemen çalışmaya başlayan ve resmi işlemlerde onların rehberliğinden yararlanan bir gencin bu göç süreci aşağıdaki teorilerden hangisiyle en kapsamlı şekilde açıklanabilir?
Seçenekler
A
Göç sistemleri teorisi
B
Bağımlılık teorileri
C
Dünya sistemleri teorisi
D
Kesişen fırsatlar teorisi
E
İlişkiler ağı teorisi
Açıklama:
Cevabınız yanlış ise Göçün Nedenleri konusunu tekrar gözden geçiriniz.
İlişkiler ağı teorisine göre, göç alan ile veren ülkelerdeki sosyal ağların varlığı, göçü etkileyen temel hususlardan biridir. Daha önce giden göçmenlerin oluşturdukları altyapı ve ağlar ile kaynak ülkede bireylere göç etme imkanı sağlamaktadır. Yeni göçler ile bu ağ harekete geçer, yeni gelenler ilklerin tecrübesinden faydalanırlar. Zaman içinde de göç bu ağlar üzerinden yürümeye devam eder. İlişki ağları teorisinde ekonomik ve siyasi bağlar göç süreci için önemli hususlardır. Uluslararası göçmen ağı, önemli bir bilgi kaynağıdır ve kişiyi bilgi ile besler. Bu bilgi akışı, göçmenin nasıl gideceği, neyle gideceği, hangi belge ve evraklara ihtiyaç duyacağı, yasal ve sosyal durumunun ne olduğu, ne tür haklara sahip olduğu gibi hususlarda rehber görevi görür. Hedef ülkeye varıldığında ağ ile, yeni göçmenler desteklenmekte ve her göç ile birlikte ağ daha da büyümektedir. Örneğin Almanya’da Türk işçilerin kurduğu göçmen ilişkileri ağı, 1960’lardan itibaren göç sürecinde etkili olmuştur. Bu ağlar, daha sonra gelen göçmelerin sosyal uyumunu kolaylaştırmıştır. Daha sonra gelen göçmenler, iş bulma, sosyal hayat, çocukların sosyalleşmesi ve okulu gibi hususlarda önemli bilgiler ve kaynaklar elde etmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
İlişkiler ağı teorisine göre, göç alan ile veren ülkelerdeki sosyal ağların varlığı, göçü etkileyen temel hususlardan biridir. Daha önce giden göçmenlerin oluşturdukları altyapı ve ağlar ile kaynak ülkede bireylere göç etme imkanı sağlamaktadır. Yeni göçler ile bu ağ harekete geçer, yeni gelenler ilklerin tecrübesinden faydalanırlar. Zaman içinde de göç bu ağlar üzerinden yürümeye devam eder. İlişki ağları teorisinde ekonomik ve siyasi bağlar göç süreci için önemli hususlardır. Uluslararası göçmen ağı, önemli bir bilgi kaynağıdır ve kişiyi bilgi ile besler. Bu bilgi akışı, göçmenin nasıl gideceği, neyle gideceği, hangi belge ve evraklara ihtiyaç duyacağı, yasal ve sosyal durumunun ne olduğu, ne tür haklara sahip olduğu gibi hususlarda rehber görevi görür. Hedef ülkeye varıldığında ağ ile, yeni göçmenler desteklenmekte ve her göç ile birlikte ağ daha da büyümektedir. Örneğin Almanya’da Türk işçilerin kurduğu göçmen ilişkileri ağı, 1960’lardan itibaren göç sürecinde etkili olmuştur. Bu ağlar, daha sonra gelen göçmelerin sosyal uyumunu kolaylaştırmıştır. Daha sonra gelen göçmenler, iş bulma, sosyal hayat, çocukların sosyalleşmesi ve okulu gibi hususlarda önemli bilgiler ve kaynaklar elde etmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi kadın göçünün kendi başına bir olgu olarak değerlendirilmesi gerekliliğiyle ilgili değildir?
Seçenekler
A
İş koşulları
B
Can güvenliği
C
Eğitime erişim
D
Sosyal ve ekonomik hayattaki konum
E
İstihdam şekli ve biçimi
Açıklama:
Tamamlandı.
Kadın göçü ile erkek göçü arasında bir farkın olup olmadığı önemli bir tartışma konusudur. Açıkçası göç deneyimleri ve sonuçları itibariyle sadece cinsiyet bazlı değil, yaş, eğitim, vasıf gibi hususlara göre de bir farklılaşma görülmektedir. Aslında burada göçmenlerin homojen bir kitle olmadığını, birçok değişkene göre farklılaştığını belirtmek gerekir. Toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında, kadının göç ile gittiği ve ayrıldığı mekanda nasıl bir etkiye neden olduğu ve göçün kadını nasıl etkilediği kritik husustur. Toplumsal cinsiyet eksenli olarak kadın ve erkeğin göçünde bir farklılık görülmektedir. Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Dahası, kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir. Dolayısıyla hem nedenleri ve göç etme biçimleri hem de hedef mekandaki yaşam ve istihdam biçimleri ile göçün etkileri açısından erkeklerden farklılaşan, kendi başına bir olgu olarak kadın göçünden bahsedilebilir.
Kadın göçü ile erkek göçü arasında bir farkın olup olmadığı önemli bir tartışma konusudur. Açıkçası göç deneyimleri ve sonuçları itibariyle sadece cinsiyet bazlı değil, yaş, eğitim, vasıf gibi hususlara göre de bir farklılaşma görülmektedir. Aslında burada göçmenlerin homojen bir kitle olmadığını, birçok değişkene göre farklılaştığını belirtmek gerekir. Toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında, kadının göç ile gittiği ve ayrıldığı mekanda nasıl bir etkiye neden olduğu ve göçün kadını nasıl etkilediği kritik husustur. Toplumsal cinsiyet eksenli olarak kadın ve erkeğin göçünde bir farklılık görülmektedir. Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Dahası, kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir. Dolayısıyla hem nedenleri ve göç etme biçimleri hem de hedef mekandaki yaşam ve istihdam biçimleri ile göçün etkileri açısından erkeklerden farklılaşan, kendi başına bir olgu olarak kadın göçünden bahsedilebilir.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi kadın göçünün kendi başına bir olgu olarak değerlendirilmesi gerekliliğiyle ilgili değildir?
Seçenekler
A
Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar
B
Eğitime erişim
C
Sosyal ve ekonomik yaşamdaki konum
D
İstihdam şekli ve iş biçimi
E
Toplumsal cinsiyetteki göç dağılımı
Açıklama:
Tamamlandı.
Göçmenlere toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında dengeli bir dağılımın olduğu görülmektedir. Küresel göçmenlerin yarısı kadındır. Ancak Kadınların geldikleri
ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Ayrıca kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir.
Göçmenlere toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında dengeli bir dağılımın olduğu görülmektedir. Küresel göçmenlerin yarısı kadındır. Ancak Kadınların geldikleri
ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Ayrıca kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir.
Soru 73
Uluslararası göçün hedef mekanı olarak en yoğun gerçekleştiği yerler neresidir?
Seçenekler
A
Okyanusya, Karayipler ve Latin Amerika ülkeleridir.
B
Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika ülkeleridir.
C
Asya, Kuzey Amerika ve Okyanusya ülkeleridir.
D
Avrupa, Asya ve Latin Amerikadır.
E
Kuzey Amerika, Avrupa ve Latin Amerikadır.
Açıklama:
Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika ülkeleridir.
Soru 74
Göçün başladığı ülke ile aracı ve alıcı ülkelerin düzenleme ve normları dışında gerçekleşen göç hareketleri olarak tanımlanmaktadır.
Tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Dış göç
B
Zorunlu göç
C
Gönüllü göç
D
Düzensiz göç
E
İç göç
Açıklama:
Düzensiz göç
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi kadın ve erkek göçünde farklılaşan hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Eğitime erişim
B
Sosyal ve ekonomik hayattaki konum
C
İstihdam şekli ve biçimi
D
İş koşulları
E
Özel yaşam
Açıklama:
Özel yaşam
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi 1980-90'larda ikinci dalga olarak kadın ve çocukların göç etme nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Eğitim sorunu
B
Aile birleşmesi
C
Daha fazla kazanç
D
İş koşulları
E
Kültürel farklılıklar
Açıklama:
Aile birleşmesi
Soru 77
Genellikle kadınların göç ettikleri ülkede düşük ücretle çalışmalarının nedeni nedir?
Seçenekler
A
Ekonomik güçlükler
B
Kültürel farklılıklar
C
İş bulamamak
D
Eğitim düzeyi
E
Diplomanın tanınmaması
Açıklama:
Diplomanın tanınmaması
Soru 78
- Savaşlar ve iç çatışmalar
- Çeşitli siyasal baskılar
- Ülkeler arası ekonomik ve sosyal refah düzeyi
arasındaki uçurum
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Göç meselesi, dünyanın birçok ülkesinde çok yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Savaşlar ve iç çatışmalar, çeşitli siyasal baskılar, ülkeler arası ekonomik ve sosyal refah düzeyi arasındaki açık uçurum gibi nedenler, göç olgusunun daha yoğun bir şekilde gündemde yer almasını sağlamaktadır. Nitekim 1960’larda yaklaşık 76 milyon olan göçmen sayısı, 2000 yılında 178 milyona, 2010 yılında yaklaşık 214 milyona ve 2015’de ise 244 milyona yükselmiştir
Soru 79
2015 yılı itibari ile en çok göç alan kıta aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Asya
C
Kuzey Amerika
D
Afrika
E
Latin Amerika ve Karayipler
Açıklama:
2015 yılı itibari ile göç edilen kıtaya göre göçmen sayıları şu şekildedir:
Avrupa: 76 milyon
Asya: 75 milyon
Kuzey Amerika: 54 milyon
Afrika: 21 milyon
Latin Amerika ve Karayipler: 9 milyon
Okyanusya: 8 milyon
Avrupa: 76 milyon
Asya: 75 milyon
Kuzey Amerika: 54 milyon
Afrika: 21 milyon
Latin Amerika ve Karayipler: 9 milyon
Okyanusya: 8 milyon
Soru 80
- Mülteciler
- Yerinden edilmiş kişiler
- Yerinden çıkarılmış kişiler
- Ekonomik göçmenler
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Tarihin her anında ve her toplumda görülen göç, en temelde insanların bulundukları mekandan, ekonomik, siyasal ve kültürel sebepler ile başka mekana gitmesi durumudur. Türk Dil Kurumu, göç kavramını “Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlamaktadır. Uluslararası Göç Organizasyonu tarafından hazırlanan sözlükte ise göç “Uluslararası bir sınırı geçerek veya bir devlet içinde yer değiştirmek; süresi, yapısı ve nedeni ne olursa olsun insanların yer değiştirdiği nüfus hareketleri” olarak tanımlanmıştır. Uluslararası Göç Organizasyonuna göre mülteciler, yerinden edilmiş kişiler, yerinden çıkarılmış kişiler ve ekonomik göçmenler bu tanıma dahildir.
Soru 81
Muhtemel göçmenlerin, göç süreci ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmadan göçün gerçekleşmesi nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
İlkel göç
B
Zoraki göç
C
Yönlendiren göç
D
Serbest göç
E
Kitlesel göç
Açıklama:
Göçün nedenlerini Petersen ise beş göç tipi ile açıklar:
- İlkel göçler: Doğa ve çevreden kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle gerçekleşen göçtür. Petersen ilkel göçü, kuraklık, kötü hava şartları gibi nedenlerden kaynaklı toplu göçleri tanımlamak için kullanmaktadır.
- Zoraki göçler: Muhtemel göçmenlerin, göç süreci ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmadan göç gerçekleşiyor ise bu zoraki göç olarak tanımlanmaktadır.
- Yönlendirilen göçler: Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif var ise bu yönlendirilen göç olarak tanımlanmaktadır.
- Serbest göç: Kişinin kendi iradesi ile gerçekleştirdiği göçtür. Yukarıdaki nedenlerden üçü de toplu göçlere neden olurken, bu kategori ise bireysel göçü açıklamaktadır.
- Kitlesel göç: Teknoloji ve ulaşımda yaşanan gelişmeler sonrasında, göçün kolektif hale gelmesidir. İradi bir göç sonrasında göç edilen yerdeki memnuniyet ve bunun yayılması sonrasında gerçekleşen göçtür.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi kadınların göç etme nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bir gelire sahip olma arzusu
B
Eğitim
C
Ucuz kadın gücü ihtiyacı
D
Daha iyi sağlık hizmeti
E
Yüksek refah
Açıklama:
Yüksek refah
Soru 83
- Göç deneyimleri hem cinsiyete hem de yaş ve eğitim gibi özelliklere bağlıdır.
- Göçmenler homojen kitlelerdir.
- Kadın ve erkek göçü birbirinden farklılaşmaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kadın göçü ile erkek göçü arasında bir farkın olup olmadığı önemli bir tartışma konusudur. Açıkçası göç deneyimleri ve sonuçları itibariyle sadece cinsiyet bazlı değil, yaş, eğitim, vasıf gibi hususlara göre de bir farklılaşma görülmektedir. Aslında burada göçmenlerin homojen bir kitle olmadığını, birçok değişkene göre farklılaştığını belirtmek gerekir. Toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında, kadının göç ile gittiği ve ayrıldığı mekanda nasıl bir etkiye neden olduğu ve göçün kadını nasıl etkilediği kritik husustur. Toplumsal cinsiyet eksenli olarak kadın ve erkeğin göçünde bir farklılık görülmektedir. Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Dahası, kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir.
Soru 84
- Küresel göçmenlerin yarısı kadındır.
- Gelişmiş ülkelerde kadın göçmenlerin oranı erkek göçmenlere göre daha azdır.
- Bağımsız olarak göç eden kadın oranı azalmaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Göçmenlere toplumsal cinsiyet açısından bakıldığında dengeli bir dağılımın olduğu görülmektedir. Küresel göçmenlerin yarısı kadındır. Gelişmiş ülkelerde bu oran daha da artmaktadır. 1970-2000 arasında, Asya’da kadın göçmen oranı %46,6’dan %43,3’e; Kuzey Amerika’da %51,1’den %50,3’e inmişken dünyanın diğer taraflarında kadın göçünde bir artış yaşanmıştır. Kadınların göçü Afrika’da %42,7’den %46,7’ye; Okyanusya’da %46,5’ten %50,5’e, Latin Amerika ve Karayipler’de %46,8’den %50,2’ye, Avrupa’da %48’den %51’e yükselmiştir. Kadın göçünde yaşanan artışla birlikte bağımsız olarak göç eden kadın oranı da artmaktadır.
Soru 85
Göç eden kadınlar özellikle hangi işlerde çalışmaktadırlar?
Seçenekler
A
Acil durum afet yöneticiliği
B
Tıbbi sekreterlik
C
Ev işleri ve temizlik
D
Cilt bakımı uzmanlığı
E
Kuaförlük
Açıklama:
Göç eden kadınlar, özellikle ev işleri ve temizlik, çocuk ve yaşlı bakımı gibi işlerde çalışmaya başlamışlardır.
Soru 86
- Eğitim, kadının göç etme potansiyelini azaltır.
- Dini ve kültürel baskılar, kadınlar için bir göç nedeni olabilmektedir.
- Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni, kadınların bağımsız karar alabilmeleridir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kadın göçünü etkileyen bir diğer faktör de eğitimdir. Eğitim kadının göç etme potansiyelini artırmaktadır. Göçmenler her zaman için daha ucuz bir işgücü olarak tanımlandığı için, eğitimli kadınlar da görece daha düşük ücret ile firmalar tarafından istihdam edilir. Daha iyi sağlık hizmetleri elde etmek, sağlık kuruluşlarının yakınlarına taşınmak isteği kadın göçünü belirleyen bir diğer husustur. Özellikle yoksul ülkelerde, kırsal alanda çeşitli bulaşıcı hastalıklar etkili olabilmektedir. Bunun sonucu olarak da kırsal alanda kadınlar, tarımsal üretim sürecinde emek yoğun olarak çalışamamaktadırlar. Bu da tarımsal ürün verimliliğini azaltmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı yaşam, hastane ve ulaşım gibi hususlardan dolayı kadınlar göç etmektedir.
Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni, kadınların bağımsız karar alabilmeleridir. Bu ülkede kadınlar toplumsal cinsiyet rolleri itibariyle erkeklerden bağımsız karar alabilmekte, kendi tercihleri ile göçü gerçekleştirmektedirler. Dinsel ve kültürel baskıların ve patriarkal yapının hakim olduğu ortamlarda kadınların özgürlük alanı sınırlı olmakta ve bu ise kadın göçünün daha az olarak gerçekleşmesine neden olmaktadır. Fakat aynı sosyal yapı, dini ve kültürel baskılardan kaçmak isteyen kadınlar için de bir göç nedeni olabilmektedir
Filipinler, Sri Lanka ve Tayland’da yüksek olan kadın göç oranının temel nedeni, kadınların bağımsız karar alabilmeleridir. Bu ülkede kadınlar toplumsal cinsiyet rolleri itibariyle erkeklerden bağımsız karar alabilmekte, kendi tercihleri ile göçü gerçekleştirmektedirler. Dinsel ve kültürel baskıların ve patriarkal yapının hakim olduğu ortamlarda kadınların özgürlük alanı sınırlı olmakta ve bu ise kadın göçünün daha az olarak gerçekleşmesine neden olmaktadır. Fakat aynı sosyal yapı, dini ve kültürel baskılardan kaçmak isteyen kadınlar için de bir göç nedeni olabilmektedir
Soru 87
- Güvencesi ve tehlikeli iş sektöründe çalışma riski
- Sömürü ve istismara maruz kalma riski
- Toplumla entegrasyonunun güçlüğü
- Vasıfsızlaşma
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Göçün kadınlar üzerindeki olumsuz etkilerine bakıldığında ise şu hususlar öne çıkmaktadır:
- Özellikle yalnız göç eden kadınların güvencesiz ve tehlikeli iş sektöründe çalışma riski vardır. Kadınların özellikle vasıfsız işlerde, ağır çalışma koşullarında düşük ücretle çalışması ve sektördeki teknolojik gelişmeler sonrasında işsiz kalma riski de bulunmaktadır.
- Özellikle yasal olmayan yollarla göç eden kadınların sömürü ve istismara maruz kalma riski yüksektir.
- Özellikle iş hayatına dahil olmayan ve dil öğrenemeyen göçmen kadınların sosyal hayatları sınırlanmaktadır.
- Göçmen kadınların toplumla entegrasyonu erkeklere göre daha güçtür. Çünkü, ailevi sorumluluklar, finansal zorluklar ve istihdam biçimleri nedeniyle göç edilen toplum ile bütünleşmede sorun yaşamaktadırlar.
- Kadın göçmenlerin istihdam alanları, çoğunlukla ev işleri ve eğlence sektörü ile ilgili olduğundan ve kariyer ve beceri elde etme imkanı olmadığından göçmen kadınlarda vasıfsızlaşma görülebilmektedir.
- Çoğu kadın göçmen ev ve bakım işlerinde çalıştığından ve bu mekanlarda tüm gün yaşadığından dolayı, diğer hemşerileri ile ilişki ve ağlar kurma imkanları sınırlanmaktadır. Bundan dolayı da hakları konusunda çok az bilgiye sahip olmakta ve sosyal destekten yararlanamamaktadır.
- İş yasası ve sosyal koruması olmayan işlerde erkeklere kıyasla daha çok kadın çalışmaktadır. Kadın göçmenler, hakları konusunda daha az bilgi sahibidir ve hakkını talep etme konusunda otoritelerden çekinmektedirler.
- Kadınlar, daha çok yoksulluğu aşmak için göç etmektedirler, ancak gittikleri yerde sözleşmesiz çalıştıklarından ve yasal problemleri olduğundan daha az ücret almaktadır ve dolayısıyla göç süresi uzamaktadır.
Soru 88
- Kentlerin dağınık ve çarpık bir şekilde büyümesi
- Yoksulluğun mekânsal olarak yoğunlaşması
- Kentsel yoksulluk
- Gecekondulaşma
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Hızlı ve yoğun gerçekleşen göçlerin kent mekanın üzerindeki en önemli etkisi, kentlerin dağınık ve çarpık bir şekilde büyümesidir. Bu tür göçler ile konut ve barınma sorunu ortaya çıkar ve kentlerde kira ya da ev-arsa fiyatlarında artışlar başlar. Bu göçmenler için ağır bir bedel olduğundan, bu sorunu aşmak için kent dışında ciddi altyapı eksiklikleri olan evlere yerleşmek durumunda kalırlar. Kentsel hizmetlerden yoksun yerlerde, kendi gecekondularını yaparlar, kentsel hizmetlerden yoksun bu bölgeler ile kentin ana bölgeleri arasında mekânsal ayrışmalar yaşanır. Kentin bu hareketli ve daha kozmopolit bölgeleri, yeni göçleri de çeker ve buralar göçmen mahallesi haline gelerek “yoksulluğun mekânsal olarak yoğunlaşmasına” neden olur.
Göçün kent üzerindeki en önemli etkilerinden biri de kentsel yoksulluktur. “Kentsel yoksulluk; gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumuyla da tanımlanmaktadır”. Kentsel yoksulluğun ve yoksunluğun en somut göstergesi gecekondulaşmadır. Göç ile birlikte en yoksul kesim, şehir merkezinde kira ve diğer maliyetler yüzünden şehrin uzağındaki yerlere yerleşmek durumunda kalmaktadırlar. Bunun sonucu olarak, yeni yoksul göçmenler, kentin belirli alanlarında toplanmaya başlamakta ve burada kentsel yoksul nüfus yoğunlaşmaktadır. Nüfus yoğunluğunun sonucu olarak bu alanlarda gecekondulaşma süreci başlar.
Göçün kent üzerindeki en önemli etkilerinden biri de kentsel yoksulluktur. “Kentsel yoksulluk; gelir yetersizliği dışında, düşük statüye sahip kentsel mekânlarda yaşama, dışlanma ve marjinalleşme, barınma, sağlık, eğitim, adalet, istihdam vb. olanaklara erişimde dezavantajlı konumda olma durumuyla da tanımlanmaktadır”. Kentsel yoksulluğun ve yoksunluğun en somut göstergesi gecekondulaşmadır. Göç ile birlikte en yoksul kesim, şehir merkezinde kira ve diğer maliyetler yüzünden şehrin uzağındaki yerlere yerleşmek durumunda kalmaktadırlar. Bunun sonucu olarak, yeni yoksul göçmenler, kentin belirli alanlarında toplanmaya başlamakta ve burada kentsel yoksul nüfus yoğunlaşmaktadır. Nüfus yoğunluğunun sonucu olarak bu alanlarda gecekondulaşma süreci başlar.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi kente gelen göçmenin hayatında oluşan değişimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kente göç ile birlikte bireyin çevresi değişir.
B
Yeni ve daha üst bir sosyal statü kazanır.
C
Mesleğinde, gelir düzeyinde gelişme yaşar.
D
Aile bağlarında güçlenme başlar.
E
Toplumsal ilişkilerinde değişim yaşar.
Açıklama:
Aile bağlarında güçlenme başlar.
Soru 90
Hızlı ve yoğun gerçekleşen göçlerin kent mekanı üzerindeki en önemli etkisi nedir?
Seçenekler
A
Konut ve barınma sorunu çıkması
B
Kira, ev-arsa fiyatlarında artış başlaması
C
Kentlerin dağınık ve çarpık büyümesi
D
Yeşil alanların tahrip edilmesi
E
Göçmenlerin kent çeperlerine yerleşmesi
Açıklama:
Kentlerin dağınık ve çarpık büyümesi
Soru 91
Kırdan kıra göçün daha çok kadınlarda görülme nedeni nedir?
Seçenekler
A
Ev hizmetlerinde çalışmak için gitmeleri
B
Evlilik nedeniyle başka yerlere gitmeleri
C
İyi bir eğitim için gitmeleri
D
Daha fazla özgürlük istemeleri
E
Yüksek refah düzeyi istemeleri
Açıklama:
Evlilik nedeniyle başka yerlere gitmeleri
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi göç olgusunun yoğun bir şekilde gündemde yer almasını sağlayan etkenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Savaşlar
B
İç çatışmalar
C
Siyasal baskılar
D
Düşük eğitim seviyesi
E
Ülkeler arası ekonomik uçurum
Açıklama:
Savaşlar ve iç çatışmalar, çeşitli siyasal baskılar, ülkeler arası ekonomik ve sosyal refah düzeyi arasındaki açık uçurum gibi nedenler, göç olgusunun daha yoğun bir şekilde gündemde yer almasını sağlamaktadır.
Soru 93
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden
başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göç
B
Mülteci
C
Sığınmacı
D
Göçmen
E
Turist
Açıklama:
Göç kavramını “Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden
başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlamaktadır.
başka bir yerleşim yerine gitme işi” olarak tanımlamaktadır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi göç türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İç göç-dış göç
B
Dikey göç-yatay göç
C
Düzenli göç-düzensiz göç
D
Daimi göç-geçici göç
E
Gönüllü göç-zorunlu göç
Açıklama:
Göçler; iç göç-dış göç, daimi göç-geçici göç, düzenli göç-düzensiz göç, gönüllü göç-zorunlu göç olarak göç tipleri oluşturulmaktadır.
Soru 95
Bireylerin yeni bir ikamete sahip olmak amacıyla ülkenin içindeki bir bölgeden, başka bir bölgesine göç etmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dış göç
B
Zorunlu göç
C
Daimi göç
D
Düzenli göç
E
İç göç
Açıklama:
İç göç (internal migration), bireylerin yeni bir ikamete sahip olmak amacıyla ülkenin içindeki bir bölgeden, başka bir bölgesine göç etmesini ifade eder.
Soru 96
Kişinin farklı bir ülkeye yasadışı giriş yapması, orada kalması ya da çalışması anlamına gelen göç kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düzenli göç
B
İç göç
C
Daimi göç
D
Düzensiz göç
E
Gönüllü göç
Açıklama:
Düzensiz göç, kişinin farklı bir ülkeye yasadışı giriş yapması, orada kalması ya da çalışması anlamına gelir.
Soru 97
Doğal ya da insan yapımı nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu mecburi yer değiştirmeyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zorunlu göç
B
Dış göç
C
Düzenli göç
D
Daimi göç
E
Geçici göç
Açıklama:
Zorunlu göç yani zorla göç ise, doğal ya da insan yapımı nedenlerden kaynaklanan ve kişinin yaşamına ve refahına yönelik bir tehdit oluşturan durumların neden olduğu mecburi yer değiştirmeyi ifade eder.
Soru 98
Göçün nedenini açıklamaya çalışan teorilerden en çok bilineni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Makro
B
İtme-çekme
C
Zorunlu
D
Mikro
E
Sistem
Açıklama:
Literatürde göçün nedenini açıklamaya çalışan teorilerden en çok bilineni itme-çekme teorisidir.
Soru 99
Göçün en temelde bireyin rasyonel kararının ürünü olarak görülmesi hangi yıllara kadar sürmüştür?
Seçenekler
A
1970
B
1960
C
1980
D
1990
E
1950
Açıklama:
1970’li yıllara kadar göç teorileri, göçü en temelde bireyin rasyonel kararının ürünü olarak görmektedir.
Soru 100
I. Göç, kadınların özgürleşmesine katkıda bulunmaktadır. II. Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam koşulları iyileşmektedir. III. Göçmen kadınların toplumla entegrasyonu erkeklere göre daha güçtür. IV. Özellikle yasal olmayan yollarla göç eden kadınların sömürü ve istismara maruz kalma riski yüksektir. Yukarıdaki bilgilerden hangileri göçün kadınlar üzerindeki olumlu etkileri doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
II-III
B
III-IV
C
I-IV
D
I-II
E
II-IV
Açıklama:
Göç, kadınların özgürleşmesine katkıda bulunmaktadır. Göç sonrasında kadınların sosyal hak ve yaşam koşulları iyileşmektedir.
Soru 101
Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kent sayısının artması ve bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında, artan oranda örgütlenme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Küreselleşme
B
Kentleşme
C
Kapitalizm
D
Gecekondulaşma
E
Toplumsallaşma
Açıklama:
Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kent sayısının artması ve bugünkü kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında, artan oranda örgütlenme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim sürecine kentleşme denmektedir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası göçün hedef mekânı olarak yoğun bir şekilde Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’ya yönelmesinin sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Doğu Blokunun yıkılması
B
Doğu-Batı arasındaki göç hareketleri
C
İşsizlik
D
Siyasal baskılar
E
Şiddet ve savaşlar
Açıklama:
Tamamlandı.
Sözü edilen yoğunlaşmanın temel nedeni, bir tarafta Doğu Blokunun yıkılması ile Doğu-Batı arasında yaşanan göç hareketleri, diğer tarafta ise siyasal baskı, şiddet ve savaşlar nedeniyle özellikle Afrika menşeli mülteci ve göçmen hareketleridir. 2009 yılı sonu itibariyle 43 milyon civarında insan zorunlu olarak yer değiştirmiştir.
Sözü edilen yoğunlaşmanın temel nedeni, bir tarafta Doğu Blokunun yıkılması ile Doğu-Batı arasında yaşanan göç hareketleri, diğer tarafta ise siyasal baskı, şiddet ve savaşlar nedeniyle özellikle Afrika menşeli mülteci ve göçmen hareketleridir. 2009 yılı sonu itibariyle 43 milyon civarında insan zorunlu olarak yer değiştirmiştir.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi göçün mekânsal açıdan gerçekleşme biçimiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Düzenli göç
B
Gönüllü göç
C
Zorunlu göç
D
İç göç
E
Daimi göç
Açıklama:
Tamamlandı.
Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine bakıldığında, karşımıza iç ve dış göç kavramları çıkmaktadır.
Göçün mekânsal olarak gerçekleşme biçimine bakıldığında, karşımıza iç ve dış göç kavramları çıkmaktadır.
Soru 104
“Bu göç tipinin içinde, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, yasal sürenin dolmasına rağmen ikameti devam ettirme, kaçak ya da zorla çalıştırma gibi olgular yer almaktadır.” ifadesi hangi göç tipiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Dış göç
B
Düzensiz göç
C
Zorunlu göç
D
Daimi göç
E
Gönüllü göç
Açıklama:
Tamamlandı.
Düzensiz göçlerin devletler tarafından gözetlenmesi ve kontrol edilmesi oldukça güçtür. Bu göç tipinin içinde, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, yasal sürenin dolmasına rağmen ikameti devam ettirme, kaçak ya da zorla çalıştırma gibi olgular yer almaktadır.
Düzensiz göçlerin devletler tarafından gözetlenmesi ve kontrol edilmesi oldukça güçtür. Bu göç tipinin içinde, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, yasal sürenin dolmasına rağmen ikameti devam ettirme, kaçak ya da zorla çalıştırma gibi olgular yer almaktadır.
Soru 105
Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif var ise bu ……… göç olarak tanımlanmaktadır.
Verilen cümlede boş bırakılan yere uygun gelen ifadeyi bulunuz.
Verilen cümlede boş bırakılan yere uygun gelen ifadeyi bulunuz.
Seçenekler
A
İlkel göçler
B
Zoraki göçler
C
Yönlendirilen göçler
D
Serbest göçler
E
Kitlesel göçler
Açıklama:
Tamamlandı.
Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif var ise bu yönlendirilen göç olarak tanımlanmaktadır.
Siyasal ve sosyal ortamdaki çeşitli zorlayıcı unsurlara rağmen göç edip etmeme konusunda inisiyatif var ise bu yönlendirilen göç olarak tanımlanmaktadır.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi kadın göçü ile erkek göçü arasında farklılıklar oluşmasına sebep olan ve dolayısıyla kadın göçü diye bir kavramın tartışılmasına olanak sağlayan koşullardan biri değildir?
Seçenekler
A
İstihdam edilme ve iş koşulları açısından kadınların hedef mekanda farklı deneyimler yaşaması
B
Savaşlar nedeniyle can güvenliklerinin tehdit altında olması
C
Eğitim hakkından yararlanma konusunda sıkıntılar yaşamaları
D
Kaynak mekanda sosyal ve ekonomik hayatta kadının durumu
E
Kaynak mekandaki kadına yönelik tutum ve davranışlar
Açıklama:
Hem nedenleri ve göç etme biçimleri hem de hedef mekandaki yaşam ve istihdam biçimleri ile göçün etkileri açısından erkeklerden farklılaşan, kendi başına bir olgu olarak kadın göçünden bahsedilebilir. fakat can güvenliği hem kadınlar hem erkekler için tehdit oluşturduğu için kadın göçü kapsamında tartışılmamıştır.
Soru 107
Göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını gösteren araştırmacı kimdir?
Seçenekler
A
Lee
B
Ravenstein
C
Morokvasic
D
Stouffer
E
Massey
Açıklama:
Tamamlandı.
İlk olarak Morokvasic, 1970’lerin ortasında, göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını göstermiştir.
İlk olarak Morokvasic, 1970’lerin ortasında, göçün ekonomik zorluklardan değil, kadınların yaşadıkları toplumda karşılaştıkları “kurumsallaşmış ve baskıcı ataerkil güçlere karşı hesaplanmış” rasyonel bir tercih olarak ortaya çıktığını göstermiştir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi nedenleri, göç etme biçimleri ve istihdam biçimleri ile ilgili olarak kadınların göçünü belirleyici unsurlardan değildir?
Seçenekler
A
Kadına yönelik tutum ve davranışlar
B
Ekonomik ve sosyal kadına sunulan imkanlar
C
Eğitime erişim
D
Çocuk sahibi olma
E
İş koşulları
Açıklama:
Tamamlandı.
Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Dahası, kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir. Dolayısıyla hem nedenleri ve göç etme biçimleri hem de hedef mekandaki yaşam ve istihdam biçimleri ile göçün etkileri açısından erkeklerden farklılaşan, kendi başına bir olgu olarak kadın göçünden bahsedilebilir.
Kadınların geldikleri ve hedefe ulaştıkları mekanlar erkeklere göre farklılaşmaktadır. Kadın ve erkek göçünde, eğitime erişim, sosyal ve ekonomik hayattaki konum, istihdam şekli ve biçimi, iş koşulları gibi hususların farklılaştığı görülmektedir. Dahası, kaynak ülkedeki kadına yönelik tutum ve davranışlar, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta kadına sunulan imkanlar, kadınların göçü üzerinde belirleyicidir. Dolayısıyla hem nedenleri ve göç etme biçimleri hem de hedef mekandaki yaşam ve istihdam biçimleri ile göçün etkileri açısından erkeklerden farklılaşan, kendi başına bir olgu olarak kadın göçünden bahsedilebilir.
Soru 109
Aşağıdakilerden hangisi kadın göçünde kentleşmenin yarattığı sorunlardan biridir?
Seçenekler
A
Belediyecilik hizmetlerinden mahrum olma
B
İşsiz kalma riski
C
Sosyal destekten mahrum olma
D
İstismara maruz kalma
E
Sosyal yaşamda sınırlanma
Açıklama:
Tamamlandı.
Göç ve kentleşme ile birlikte kadınlara yönelik farklı olgular ile karşılaşılmaktadır. Kentsel yoksulluğun sonucu olarak temel altyapı ve belediyecilik hizmetlerinden mahrum konutlarda yaşamak kadınları daha derinden etkilemektedir. Birçok geleneksel sorumluluğun kadınların üzerinde olması, kadınları daha da zorlamaktadır. Buna ilaveten, kadınların toplumsal yaşama dahil olması, kent ile bütünleşmesi gibi alanlarda da sorunlar yaşanmaktadır.
Göç ve kentleşme ile birlikte kadınlara yönelik farklı olgular ile karşılaşılmaktadır. Kentsel yoksulluğun sonucu olarak temel altyapı ve belediyecilik hizmetlerinden mahrum konutlarda yaşamak kadınları daha derinden etkilemektedir. Birçok geleneksel sorumluluğun kadınların üzerinde olması, kadınları daha da zorlamaktadır. Buna ilaveten, kadınların toplumsal yaşama dahil olması, kent ile bütünleşmesi gibi alanlarda da sorunlar yaşanmaktadır.
Soru 110
Sanayileşmeyle kentleşmenin eş zamanlı bir seyir izlemediği, kentlerin yoğun göçü emebilecek olanaklara sahip olmadığı ülke kentlerinde yaşanan mekânsal ölçek olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kentleşme
B
Göç varış yeri
C
Gecekondulaşma
D
Kaynak ülke
E
Hedef ülke
Açıklama:
Tamamlandı.
Kente yoğun göç sonrasında kentin çeperlerinde enformel olarak başlayan yapılaşma süreci gecekondulaşma olarak tanımlanır. Gecekondulaşma, sanayileşmeyle kentleşmenin eş zamanlı bir seyir izlemediği, kentlerin yoğun göçü emebilecek olanaklara sahip olmadığı ülke kentlerinde; göç sonucu kente gelenlerin kendi olanaklarıyla yaptığı ve yoksulların yoğun olarak yaşadığı mekânsal ölçek olarak
tanımlanabilir.
Kente yoğun göç sonrasında kentin çeperlerinde enformel olarak başlayan yapılaşma süreci gecekondulaşma olarak tanımlanır. Gecekondulaşma, sanayileşmeyle kentleşmenin eş zamanlı bir seyir izlemediği, kentlerin yoğun göçü emebilecek olanaklara sahip olmadığı ülke kentlerinde; göç sonucu kente gelenlerin kendi olanaklarıyla yaptığı ve yoksulların yoğun olarak yaşadığı mekânsal ölçek olarak
tanımlanabilir.
Soru 111
Aşağıdakilerden hangisi göçün kent üzerindeki etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kentsel yoksulluk
B
Gecekondulaşma
C
Çarpık kentleşme
D
Alt yapı yetersizlikleri
E
Kentlerde ücret düzeyinin düşmesi
Açıklama:
Tamamlandı.
Kentlerde ücret düzeylerinin düşmesi, göçün istihdam ve işgücü üzerindeki etkilerindendir.
Kentlerde ücret düzeylerinin düşmesi, göçün istihdam ve işgücü üzerindeki etkilerindendir.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi toplumların büyük çoğunluğunda kadınların özdeşleştirildiği özelliklerden birisidir?
Seçenekler
A
fiziksel güç
B
akılcılık
C
barındırma
D
aktiflik
E
bağımlılık
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi toplumların büyük çoğunluğunda erkeklerin özdeşleştirildiği özelliklerden birisidir?
Seçenekler
A
bağımlılık
B
pasiflik
C
riskten sakınma
D
koruma becerisi
E
duygusallık
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür
Soru 3
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Cinsiyetlendirme
B
Norm
C
Sınıflama
D
Toplumsal cinsiyet
E
Toplumsal cinsiyet kodları
Açıklama:
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ‘toplumsal cinsiyet kodları’ diyoruz.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi kadın-erkek arasındaki ilişkiyi aile, eğitim, iş dünyası, siyasi hayat, kültür ve tarih bağlamında sorgulayan ve kadın-erkek arasındaki iktidar ilişkisini değiştirmeyi amaçlayan siyasi bir harekettir?
Seçenekler
A
Feminist Hareket
B
Queer Hareket
C
Toplumsal Cinsiyet
D
Normlar
E
Paradigma
Açıklama:
Feminist Hareket; kadın-erkek arasındaki ilişkiyi aile, eğitim, iş dünyası, siyasi hayat, kültür ve tarih bağlamında sorgulayan ve kadın-erkek arasındaki iktidar ilişkisini değiştirmeyi amaçlayan siyasi bir harekettir
Soru 5
Queer hareketin temel eleştiri alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsiyetler
B
Kültürler
C
Cinsel Kimlikler
D
Feminizm
E
Toplumlar
Açıklama:
Queer Hareketi, cinsel kimlikler de içinde olmak üzere, genel anlamda kimlik olgusunun sabit bir durum olmadığını, sürekli olarak yeniden inşa edildiğini vurgular.
Queer Hareketi ise cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit
bir kimlik olmadığını savunur ve toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Feminist Hareket’i eleştirir.
Queer Hareketi ise cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit
bir kimlik olmadığını savunur ve toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Feminist Hareket’i eleştirir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır?
Seçenekler
A
Din
B
Dil
C
Toplum
D
Çevre
E
Cinsiyet
Açıklama:
Dil, toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Neolitik dönemin başından itibaren kadınların birlikte temsil edildiği hayvanlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Akbaba
B
Yılan
C
Kuş
D
Aslan
E
Leopar
Açıklama:
Neolitik dönemin başından itibaren kadınların akbaba, yılan, aslan ve leopar gibi hayvanlarla birlikte temsil edildiği ve bunun bir gelenek haline geldiği; daha sonraki dönemlerde Kubaba, Kybele ve Artemis gibi Ana Tanrıça tasvirlerinde de bu geleneğin devam ettiği görülür
Soru 8
Hermafroditlik ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Androjen görünüm
B
Cinsiyetten arınma
C
Çift cinsiyet
D
Homoseksüel
E
Heteroseksüel
Açıklama:
Çok nadir görülen biyolojik bir olgu olan çiftcinsiyetlilik (hermafroditlik/hünsalık/erdişilik) aynı bedende hem kadın hem erkek cinsiyet özelliklerinin taşınmasıdır.
Soru 9
Kadın ve Erkeğin Eşit/Benzer Cinsiyet Kodları ile Betimlenmesi hangi zaman diliminde karşımıza çıkmaktadır?
Seçenekler
A
M.Ö. 2000 ler
B
M.Ö. 6. yy.
C
6. yy.
D
8.yy.
E
9. yy.
Açıklama:
M.Ö. 2. binlere gelindiğinde, Mezopotamya’nın güçlü devletlerinden Asurlular ile yoğun ticaret ilişkisi bulunan ve dönemin önemli devletlerinden olan Hititlerde kadınların ticarette etkin olduklarını, kadın haklarını gözeten bir hukuk sisteminin varlığını ve kadın ile erkeğin pek çok alanda eşit görüldüğünü günümüze gelen çivi yazılı yüzlerce kil tabletten biliyoruz. Kadının erkeğiyle eşit konumu, Geç Hitit Dönemi mezar anıtlarında da karşımıza çıkar
Soru 10
Sanatçı Judy Chicago, grafik tasarımcı Sheila Levrant de Bretteville ve sanat tarihçi Arlene Raven tarafından kurulan, kadınlar için feminist hareket çerçevesinde örgütlenmiş ilk platform olan ‘Kadın Evi/Woman’s Building’ in kuruluş tarihi nedir?
Seçenekler
A
1970
B
1971
C
1972
D
1973
E
1974
Açıklama:
1973’de sanatçı Judy Chicago, grafik tasarımcı Sheila Levrant de Bretteville ve sanat tarihçi Arlene Raven tarafından kurulan ‘Kadın Evi/Woman’s Building’; kadınlar için feminist hareket çerçevesinde örgütlenmiş ilk platformdur
Soru 11
"Belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kurallar ve insanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentilerdir."
Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?
Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Kült
B
Norm
C
İdol
D
Paradigma
E
Queer hareketi
Açıklama:
Normlar, belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kurallar ve insanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentilerdir.
Soru 12
Hangi yüzyıldan itibaren, sanat toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulandığı, tartışıldığı ve dönüştürüldüğü bir alan haline gelmiştir?
Seçenekler
A
17.yy
B
18.yy
C
19.yy
D
20.yy
E
21.yy
Açıklama:
20. yüzyıldan itibaren, sanat bir yandan da bu kodların sorgulandığı, tartışıldığı ve dönüştürüldüğü bir alan haline gelmiştir.
Soru 13
"Herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait
kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır."
Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?
kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır."
Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Paradigma
B
İdol
C
Norm
D
Bani
E
Kült
Açıklama:
Paradigma, herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır.
Soru 14
Sanatkârın zanaatkardan farkı nedir?
Seçenekler
A
Sanatkar eserlerinde boya kullanır.
B
Sanatkar her defasında özgün bir eser çıkarmaya çalışır.
C
Sanatkar aynı ürünü bir çok kez tekrarlar.
D
Sanatkarın her zaman bir çırağı vardır.
E
Sanatkar hep aynı yöntemi kullanır.
Açıklama:
Günümüzde geçerli olan anlayış ise bundan oldukça farklıdır. Günümüz anlayışında, sanat eseri temelde özgünlük ve biriciklik esasına dayanır; benzeri yoktur, biriciktir. Zanaat eserinin pek çok benzeri vardır. Zanaatkâr aynı ürünü birçok kez tekrarlar, sanatkâr ise her defasında özgün
bir eser ortaya koymaya çalışır. En geniş anlamıyla, zanaat, bir işin ustadan çırağa aktarılan değişmez yöntemlerle defalarca kez üretilmiş olmasıyla kazanılan el becerisi ve hünerdir.
bir eser ortaya koymaya çalışır. En geniş anlamıyla, zanaat, bir işin ustadan çırağa aktarılan değişmez yöntemlerle defalarca kez üretilmiş olmasıyla kazanılan el becerisi ve hünerdir.
Soru 15
"Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamıdır."
Yukarıda tanımı verilen kavram nedir?
Yukarıda tanımı verilen kavram nedir?
Seçenekler
A
İdol
B
Pradigma
C
Kült
D
Bani
E
Janr
Açıklama:
Kült; bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamıdır.
Soru 16
"Genellikle yassı forma sahip küçük boyutlu tanrı ya da tanrıça heykelcikleri."
Yujarıda tanımı verilen kavram nedir?
Yujarıda tanımı verilen kavram nedir?
Seçenekler
A
İdol
B
Kült
C
Paradigma
D
Bani
E
Queer
Açıklama:
İdol,genellikle yassı forma sahip küçük boyutlu tanrı ya da tanrıça heykelcikleri.
Soru 17
Antik Yunan mitolojisinde Parthenogenesis (cinsel birleşme olmaksızın, kendi başına) yoluyla gökyüzünü, dağları ve denizi doğuran birincil varlık hangisidir?
Seçenekler
A
Kubaba
B
Kybele
C
Gaia
D
Artemis
E
Hera
Açıklama:
Antik Yunan mitolojisinde; evrenin başlangıcındaki belirsizlikten (Khaos)
meydana gelen Toprak Ana Gaia, dişi niteliklerle donanmış bir figürdür ve canlılığın başlangıcıdır. Gaia, Parthenogenesis (cinsel birleşme olmaksızın, kendi başına) yoluyla gökyüzünü, dağları ve denizi doğuran birincil varlıktır.
meydana gelen Toprak Ana Gaia, dişi niteliklerle donanmış bir figürdür ve canlılığın başlangıcıdır. Gaia, Parthenogenesis (cinsel birleşme olmaksızın, kendi başına) yoluyla gökyüzünü, dağları ve denizi doğuran birincil varlıktır.
Soru 18
Geleneksel eğitim kurumlarındaki yapıyı dışlayarak kadın kimliği ve duyarlılığının sanat çalışmalarına yansımasına odaklanan ilk platform hangisidir?
Seçenekler
A
Ana Tanrıça Kybele
B
Willendorf Venüsü
C
Gerilla Kızlar
D
Kadın Evi
E
İğne ve Kılıç
Açıklama:
1973’de sanatçı Judy Chicago, grafik tasarımcı Sheila Levrant de Bretteville ve sanat tarihçi Arlene Raven tarafından kurulan ‘Kadın Evi/Woman’s Building’; kadınlar için feminist hareket çerçevesinde örgütlenmiş ilk platformdur.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulandığı örneklerden değildir?
Seçenekler
A
Eteklerinin Altına Dünyayı Sığdıran Kadın
B
Işıl Işıl Karanlık
C
İğne ve Kılıç: Yirmi Dört Mendilde Erken Dönem Kadın Hareketi
D
Kadınların Metropolitan Müzesi’ne Girmeleri İçin Çıplak mı Olmaları Lazım?
E
Birbirlerine Sarılmış Varka ve Gülşah
Açıklama:
Selçuklu minyatürlü elyazması olan Varka ve Gülşah (Resim 5.4), iki aşığın birbirine kavuşmasının zorlu hikâyesidir. Pek çok badire atlattıktan ancak kavuşamadan bu dünyadan göçtükten sonra Hz. Muhammed’in şefaatiyle dirilerek yeniden bir araya gelen âşıklar; Eski Türk Sanatı üslubuna uygun biçimde, mintan benzeri giysilerle ve örgülü uzun saç modelleriyle betimlenmişlerdir. Sahnelerde eşit konumda yer alırlar ve duygularını toplumsal cinsiyet ayrımı olmadığını gösterir biçimde aynı mimiklerle ifade ederler.
Soru 20
Türkiye’de cinsiyet kimliklerinin değişkenliğini işleyen sanatçılardan biri olan Kutluğ Ataman’ın oryantal dansöz imgesiyle sergilediği video performansının adı nedir?
Seçenekler
A
Türk Lokumu
B
Çifte Hakikat
C
Işıl Işıl Karanlık
D
Akşam Yemeği
E
Kadınların Metropolitan Müzesi’ne Girmeleri İçin Çıplak mı Olmaları Lazım?
Açıklama:
Türkiye’den Gülsün Karamustafa’nın ‘Çifte Hakikat’ adlı düzenlemesi, Kutluğ Ataman’ın oryantal dansöz imgesiyle sergilediği ‘Türk Lokumu’ adlı video performansı, Queer Art Collective’in işleri; biyolojik cinsiyetleriyle uyumlu olmayan bireylerin, bedenleri üzerinden yaşadıkları kırılmayı ve toplumsal alandan dışlanmalarını anlatan işlerden sadece birkaçıdır.
Soru 21
Tarihsel süreçte farklı kültürlerin incelenmeye başlamasına etki eden temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik cinsiyet farklılıklarını ortaya koymak
B
Sömürgecilik faaliyetlerini kolaylaştırmak
C
Kadın ve erkeklerin eğitim seviyelerini incelemek
D
Farklı kültürlerdeki cinsiyet rollerini belirlemek
E
Kadınların toplumsal alanda güçlenmesini sağlamak
Açıklama:
Tarihsel süreçte, farklı kültürlerin anlaşılmasına yönelik ilgi sadece bilimsel bir heyecan ve meraktan kaynaklanmıyordu. Bir topluluğun kodlarını çözmek, o topluluğa hükmetmeyi de kolaylaştırıyordu. Bu nedenle, farklı kültürlerin incelenmeye başlamasına etki eden temel faktörün sömürgecilik faaliyetlerini kolaylaştırmak olduğu söylenebilir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 22
Feminist Hareket tarafından oluşturulduğu varsayılan aşağıdaki araştırma sorularından hangisinin, Queer Hareket tarafından eleştirilmesi beklenir?
Seçenekler
A
Görsel sanat eserlerinin tarihsel gelişimi nasıldır?
B
İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan meslekler nelerdir?
C
Kadın ve erkek arasındaki kazanç farklılıkları en çok hangi sektörde görülmektedir?
D
Uzakdoğu kültüründe aile içi ilişkiler nasıl şekillenmektedir?
E
Okula başlama yaşı ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre farklılaşmakta mıdır?
Açıklama:
Queer Hareketi, cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit bir kimlik olmadığını savunur ve toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Feminist Hareket’i eleştirir. Bu kapsamda, kazanç farklılıklarının kadın ve erkek cinsiyeti temelinde tartışılması Queer Kuram tarafından eleştirilmesi beklenen bir araştırma sorusudur. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 23
Yeni ülkelere sömürge amaçlı gerçekleştirilen keşifler sonucunda gözlendiği varsayılan aşağıdaki durumlardan hangisinin, toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanmasına katkı sağlamış olabilir?
Seçenekler
A
Kadınların çocuklarının bakımıyla ilgilenmesi
B
Ev işlerinin daha çok kadınlar tarafından gerçekleştirilmesi
C
Erkeklerin avcılık yapmaları
D
Kadınların savunma ve savaş zamanlarında erkeklerle birlikte hareket etmesi
E
Yeni yerlerin keşfi için erkeklerden oluşan ekiplerin oluşturulması
Açıklama:
Farklı kültürel yapılanmaları olan toplulukların keşfi, cinslere ait toplumsal rollerin farklı olabileceğini göstermişti. Normlar ve toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynı olmayabiliyordu. Dolayısıyla, kadın ve erkeklere yüklenen rollerin farklılaştığı durumlarla karşılaşılmasının, toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanmasına katkı sağladığı savunulabilir. Kadınların savunma ve savaş zamanlarında erkeklerle birlikte hareket etmesi de bu durumlardan biri olarak kabul edilebilir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 24
Bir yazarın, toplumsal bir gerçekliğe ilişkin yazdığı öykü aşağıdaki kavramlardan hangisi ile temsil edilebilir?
Seçenekler
A
İmgelem
B
Sanat
C
Yaratıcı imgelem
D
Güncel sanat
E
İmge
Açıklama:
İmge, gerçekliğin tıpatıp kopyası değil, zihinsel süreçlerle yeniden kurulmuş biçimidir. Bu kapsamda, herkes tarafından bilinen bir yaşam olayının yazar tarafından öyküye dönüştürülmesinde öykü bir imgedir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 25
Sanat tarihi açısından kadınların durumu ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kadınlar 20. yüzyıl sonrasında ürünler ortaya koymuşlardır.
B
Kadınların erkeklerle eşit şartlarda yer aldığı tek alan sanattır.
C
Kadınların yalnızca toplumsal cinsiyet rollerine uygun temsiller üretmesine izin verilmiştir.
D
Kadınlar sanat alanında erkekler kadar başarılı ürünler ortaya koyamamıştır.
E
Geçmiş dönemlerdeki sanat eserlerinde kadın figürü cinsel kimliği ile yansıtılır.
Açıklama:
Kadınlar 20. yüzyıl öncesinde de başarılı eserler ortaya koymuş fakat görünür olamamışlardır. Sanat alanında uzun yıllar erkekler egemen olmuştur. Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunmuştur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 26
I. Zeka düzeyi
II. Toplumsal cinsiyet rolleri
III. Toplum içindeki konumu
Kadınların sanat alanındaki varlıkları ile ilgili yukarıda verilen faktörlerden hangisi ya da hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
II. Toplumsal cinsiyet rolleri
III. Toplum içindeki konumu
Kadınların sanat alanındaki varlıkları ile ilgili yukarıda verilen faktörlerden hangisi ya da hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Neden kadın sanatçılar yoktur sorusuna feminist düşünürler tarafından verilen cevap, bireyin sahip olduğu veya olmadığı dehasında değil, fakat içinde bulunduğu çeşitli sınıf ve grupların toplumsal ortamı bağlamında hangi olanaklara ulaşabildiği, nasıl cesaretlendirildiği veya engellendiğinde aranmalıdır şeklindedir. Bu nedenle, zeka düzeyi dikkate alınması gereken bir faktör değildir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 27
Yakın zamanda gerçekleştirilen bir kazıda bulunan heykellerde erkek figürlerinin kadınlardan daha önde ve daha uzun temsil edildiği fark edilmiştir. Elde edilen bu heykelin hangi uygarlığa ait olduğu düşünülebilir?
Seçenekler
A
Selçuklular
B
Yunanlılar
C
Romalılar
D
Mısırlılar
E
Abbasiler
Açıklama:
Eski Mısır uygarlığında erkeklerin kadınlardan daha uzun tasvir edildiği örneklere rastlanılmaktadır. Bu tasvirlerde erkek bir ayağını öne doğru atmış, aktif halde gösterilirken; kadın eşinin gerisinde ve ayakları bitişik, atıl halde betimlenmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Dönemine ait olan ve gündelik yaşamı ve özel hayatın mahrem detaylarını resmeden minyatürlerin yer aldığı kitaplardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hamse-i Atai
B
Şer'iyye Sicilleri
C
Hûbannâme
D
Zenannâme
E
Defter-i Aşk
Açıklama:
17. yüzyıldan başlayarak gündelik yaşamı ve özel hayatın mahrem detaylarını resmeden minyatürler yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı Sultanı I.Ahmet için resimlenen Hamse-i Atai ile Enderunlu Fâzıl’ın Hûbannâme, Zenannâme, Defter-i Aşk gibi kitaplarının minyatürleri bu türden eserlerdir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 29
Aşağıdaki seçeneklerde sunulan sanat akımlarından hangisi, tarihsel bağlamda diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Kübizm
C
Fütürizm
D
Realizm
E
Minimalizm
Açıklama:
Geleneksel kavram ve teoriler; 20. yüzyıla damgasını vuran savaşları, ekonomik bunalımları, hızla ilerleyen teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yarattığı ani değişimi anlamada işlevsiz kalınca, sanat tartışmaları hız kazandı. Sanatın geleneksel öykünmeci yöntemi bu parçalanmış dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için yetmez oldu. Somut, düzenli, uyumlu olanın yerini soyut, kaotik, bilinçdışı, uyumsuz olan aldı. Sürrealizm, Kübizm, Dadaizm, Fütürizm, Avangart Sanat, Kavramsal Sanat, Pop Art, Minimalizm ve benzeri hareketler ve karşı duruşlarla sistem sürekli eleştirildi. Bu kapsamda, Realizmin geleneksel yaklaşım kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 30
Ülkemizde güncel sanat koleksiyonları ve sergilerinin gözlemlenebileceği müze aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İstanbul Modern
B
Topkapı Sarayı Müzesi
C
Rahmi Koç Müzesi
D
Masumiyet Müzesi
E
Arkeoloji Müzesi
Açıklama:
Güncel Sanat koleksiyonları ülkemizde İstanbul Modern, dünyada Museum of Contemporary Art Chicago, Walker Art Center, Guggenheim Museum, Tate Modern gibi müzelerde takip edilebilmektedir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 31
Toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanma süreciyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yeni buluşlar, hızlı sanayileşme ve üretim kadınların da erkeklerin yanında kamusal alanda varlık göstermesine, dolayısıyla geleneksel rol dağılımlarının dönüşmesine neden oldu.
B
Sömürgeciliğin ilham verdiği inceleme alanlarından en önemlisi olan antropoloji, insanı fiziksel ve kültürel boyutlarıyla birlikte değerlendiriyordu.
C
Yine aynı dönemde, geçmiş uygarlıkların yaşam biçimlerine ve sanat eserlerine duyulan ilginin giderek artmasıyla, arkeoloji çalışmaları gündeme geldi. Kazılarda ve yüzey araştırmalarında elde edilen buluntular, farklı çağ ve coğrafyalardaki toplumlarda toplumsal cinsiyet kodlarının değişebildiğini gösterdi.
D
Dünyanın çok büyük bir kısmını doğrudan etkileyen Birinci (1914-1918) ve İkinci (1939-1945) Dünya Savaşı’nın, cinsiyete dayalı işbölümü ve rollerde yarattığı kırılmalar; toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açtı. Bu sorgulamanın sonuçları; düşünce hareketleri ve kuram tartışmalarıyla hareketlenen sanat alanlarında kendisini gösterdi.
E
Hepsi
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanma süreciyle ilgili olarak A, B, C, D şıklarındaki ifadelerin hepsi doğrudur,
Soru 32
Toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dil
B
Göz
C
Kulak
D
Göz ve Dil
E
Göz ve kulak
Açıklama:
Edebiyat başta olmak üzere sanat, hukuk, eğitim gibi alanlarda kullanılan dil; güç ilişkilerini yeniden üretir. Dil, toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır. Görsel sanatların sözcükler kadar güçlü olabilen imgeler üzerinden işleyen dili; toplumsal cinsiyet kodlarını üretme, pekiştirme ve yaymada etkili olmuştur; olmaya devam etmektedir.
Soru 33
I. Fiziksel davranışlar
II. Duygusal davranışlar
III. Düşünsel ve davranışsal karakterler
Yukarıdakilerden hangisi cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen davranışsal karakterlerden biridir?
II. Duygusal davranışlar
III. Düşünsel ve davranışsal karakterler
Yukarıdakilerden hangisi cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen davranışsal karakterlerden biridir?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I, II, III
D
II ve III
E
III
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet; cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen fiziksel, duygusal, düşünsel ve davranışsal karakterlerin tümüdür.
Soru 34
Sanat ve benzeri üretim-yaratım etkinlikleri kişinin hangi ihtiyaçlarının süreç ve sonucunda ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Anlama-bilme
B
Estetik değer yaratma
C
Kendini ifade etme
D
Kendini gerçekleştirme
E
Hepsi
Açıklama:
Sanat ve benzeri üretim-yaratım etkinlikleri ise özünde kişinin anlama-bilme, estetik değer yaratma, kendini ifade etme, kendini gerçekleştirme ihtiyacının süreç ve sonucunda, sanatçının tercihi doğrultusunda ortaya çıkarlar.
Soru 35
I. Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır. Bu yüzden kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
II. Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar. Özellikle Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar.
III. Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği ‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangisi Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlardan biridir?
II. Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar. Özellikle Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar.
III. Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği ‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangisi Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlardan biridir?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III
E
Yalnızca III
Açıklama:
I, II, III şıklarının hepsi Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlardan biridir.
Soru 36
Kadınlık ve doğurganlık özelliklerinin vurgulandığı heykelciklerin en ünlüsü, bulunduğu kasabanın adıyla anılan "Willendorf Venüsü" hangi ülkede bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Amerika
B
Avusturya
C
İtalya
D
Fransa
E
Çin
Açıklama:
Mağara resimlerinden sonra ulaşabildiğimiz en erken tarihli tasvirler, Asya ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde ele geçen ve M.Ö. 30.000 yıl civarına tarihlenen kadın heykelcikleridir. Kadınlık ve doğurganlık özelliklerinin vurgulandığı bu heykelciklerin en ünlüsü, Avusturya’da bulunduğu kasabanın adıyla anılan Willendorf Venüsü’dür.
Soru 37
İnsanlık tarihinde alet yapan ve kullanan insan topluluklarına dair günümüze gelebilmiş en erken tarihli tasvirler ve topluluklara ait Paleolitik Dönem mağara duvar resimleri kaçıncı yüzyıla aittir?
Seçenekler
A
M.Ö. 40.000
B
M.Ö. 50.000
C
M.Ö. 30.000
D
M.Ö. 20.000
E
M.Ö. 10.000
Açıklama:
İnsanlık tarihinde alet yapan ve kullanan insan topluluklarına dair ilk buluntular, M.Ö. 40.000 civarına tarihlendirilmektedir. Günümüze gelebilmiş en erken tarihli tasvirler de bu topluluklara ait Paleolitik Dönem mağara duvar resimleridir.
Soru 38
10-11. yüzyıllarda tıpkı eşleri gibi prenseslerin de sanat eserlerine ve mimari yapılara banilik ettiğini gösteren ve onları da eşleriyle yan yana eşit konumda resmeden duvar resimlerine hangi uygarlıkta rastlanmıştır?
Seçenekler
A
Frigler
B
Selçuklular
C
Uygurlar
D
Persler
E
Hunlar
Açıklama:
Kadını erkekle yan yana gören anlayışın izleri sanat eserlerine de yansımıştır. 10-11. yüzyıllarda Uygur Türklerinde, tıpkı eşleri gibi prenseslerin de sanat eserlerine ve mimari yapılara banilik ettiğini gösteren ve onları da eşleriyle yan yana eşit konumda resmeden duvar resimleri mevcuttur. Türklerin İslamiyete geçişinden sonra Selçuklularda da bu anlayış devam etmiştir.
Soru 39
Judy Chicago, grafik tasarımcı Sheila Levrant de Bretteville ve sanat tarihçi Arlene Raven tarafından kurulan ‘Kadın Evi/Woman’s Building’; kadınlar için feminist hareket çerçevesinde örgütlenmiş ilk platform kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1960
B
1963
C
1967
D
1973
E
1975
Açıklama:
1973’de sanatçı Judy Chicago, grafik tasarımcı Sheila Levrant de Bretteville ve sanat tarihçi Arlene Raven tarafından kurulan ‘Kadın Evi/Woman’s Building’; kadınlar için feminist hareket çerçevesinde örgütlenmiş ilk platformdur. Geleneksel eğitim kurumlarındaki yapıyı dışlayarak kadın kimliği ve duyarlılığının sanat çalışmalarına yansımasına odaklanmıştır. 1973’den 1991’e kadar binlerce kadın sanatçı bu platformda konuşmuş, tartışmış, birlikte üretmiştir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi İfade biçimlerinin sonsuz çeşitlendiği günümüz sanat ortamında; toplumda kadına yakıştırılan elişlerini kadınlıkla ilgili sorunları dile getirmede bir araç olarak kullanan sanatçılardan biridir?
Seçenekler
A
Lynn Skordal
B
Judy Chicago
C
Cindy Sherman
D
Shirin Neshat
E
Kara Walker
Açıklama:
İfade biçimlerinin sonsuz çeşitlendiği günümüz sanat ortamında; toplumda kadına yakıştırılan elişlerini kadınlıkla ilgili sorunları dile getirmede bir araç olarak kullanan sanatçılar da vardır. Geleneksel yöntemlerin güncel bir sorunu anlatmada kullanılmasıyla yaratılan zıtlık, sorunu çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu örneklerden bir tanesini kısaca ele alalım. Lynn Skordal, ‘The Needle and the Sword: The Early Women’s Movement in Twenty-Four Hankies’ (İğne ve Kılıç: Yirmi Dört Mendilde Erken Dönem Kadın Hareketi) adlı serisinde, 19. yüzyıldan örneklerle hakları için mücadele eden kadınların fotoğraflarını, sözlerinden alıntıları; kendileri de elişi olan antika kumaş mendiller üzerine nakış ve dikiş yöntemleriyle işleyerek yaptığı kolajlarla (farklı materyallerin kesme yapıştırma gibi tekniklerle bir araya getirilerek sunulduğu yapıtlar) kadın hareketinin başlangıcını anlatmıştır.
Soru 41
Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamına verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Kült
B
İdol
C
Norm
D
Bani
E
Mitos
Açıklama:
Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamına verilen ad külttür. Örneğin Ana Tanrıça Kybele kültü; kendisine tapınılan Kybele, Kybele’nin öyküsü, Kybele heykelleri, Kybele onuruna düzenlenen törenler ve bu törenleri düzenleyenlerin tamamını içine alır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Neolitik dönemde tanrıçanın akbaba, yılan, aslan ve leopar gibi hayvanlarla birlikte temsil edilmesinin nedenleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sevgi ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgulamak
B
Korkutucu hale getirmek
C
Düzen ve asayişi sağlayan güç olduğunu vurgulamak
D
Kaosu kontrol eden güç olarak göstermek
E
Kudretli imajını güçlendirmek
Açıklama:
Neolitik dönemin başından itibaren kadınların akbaba, yılan, aslan ve leopar gibi hayvanlarla birlikte temsil edildiği ve bunun bir gelenek haline geldiği; daha sonraki dönemlerde Kubaba, Kybele ve Artemis gibi Ana Tanrıça tasvirlerinde de bu geleneğin devam ettiği görülür. Ana Tanrıça Kybele’nin yırtıcı hayvanlarla betimlendiği heykeller onun kudretli imajını güçlendirir ve kaosu kontrol ederek düzen ve asayişi sağladığını, sevgi ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgular.
Soru 43
Çok tanrılı Mezopotamya kültürlerinde "göğün hanımı" olarak geçen tanrıça aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Enlil
B
An
C
İştar
D
Kubaba
E
Gaia
Açıklama:
Çoktanrılı Mezopotamya kültürlerinin baştanrısı An, göğün kişileştirilmiş halidir; ‘tanrıların kralı’, ‘göğün kralı’ ve ‘ülkelerin kralı’ olarak anılır. Daha sonraki dönemlerde, An’ın yerini baştanrı Enlil alır. Aynı kültürlerde ‘göğün hanımı’ olarak geçen ana tanrıça İnanna/İştar; hiyerarşide baştanrı An/Enlil’in altında, diğer bütün tanrısal varlıkların üstündedir.
Soru 44
Antik Yunan toplumunda tanrıçaların toplumsal cinsiyet kodlarına ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hiyerarşide tanrılardan sonra gelirler.
B
Kamusal alanda fazla görünmezler.
C
Dini ayinlerde hem katılımcı hem de görevli olarak bulunurlar.
D
Etkinlik alanları; cinsiyet kodları ile değil, sahip oldukları özelliklerle ilişkilidir.
E
Tanrılara kıyasla şehvete daha düşkün ve zayıf karakterli bulunurlar
Açıklama:
Antik Yunan toplumunda kadınların toplumsal cinsiyet kodları oldukça geleneksel
iken ve kadın hiyerarşide erkekten sonra gelirken; Yunan tanrı ve tanrıçaları arasında böyle bir ayrım yoktur, dişi ve eril tanrı ve tanrıçalar benzer güçlere ve hiyerarşide benzer yerlere sahiptir. Güçleri ve etkinlik alanları; cinsiyet kodları ile değil, sahip oldukları özelliklerle ilişkilidir. Antik Yunan toplumunda kadınların toplumsal cinsiyet kodları oldukça geleneksel iken ve kadın hiyerarşide erkekten sonra gelirken; Yunan tanrı ve tanrıçaları arasında böyle bir ayrım yoktur, dişi ve eril tanrı ve tanrıçalar benzer güçlere ve hiyerarşide benzer yerlere sahiptir. Güçleri ve etkinlik alanları; cinsiyet kodları ile değil, sahip oldukları özelliklerle ilişkilidir.
iken ve kadın hiyerarşide erkekten sonra gelirken; Yunan tanrı ve tanrıçaları arasında böyle bir ayrım yoktur, dişi ve eril tanrı ve tanrıçalar benzer güçlere ve hiyerarşide benzer yerlere sahiptir. Güçleri ve etkinlik alanları; cinsiyet kodları ile değil, sahip oldukları özelliklerle ilişkilidir. Antik Yunan toplumunda kadınların toplumsal cinsiyet kodları oldukça geleneksel iken ve kadın hiyerarşide erkekten sonra gelirken; Yunan tanrı ve tanrıçaları arasında böyle bir ayrım yoktur, dişi ve eril tanrı ve tanrıçalar benzer güçlere ve hiyerarşide benzer yerlere sahiptir. Güçleri ve etkinlik alanları; cinsiyet kodları ile değil, sahip oldukları özelliklerle ilişkilidir.
Soru 45
Kadınların ticarette etkin oldukları, kadın haklarını gözeten bir hukuk sisteminin varlığı ve kadın ile erkeğin pek çok alanda eşit görüldüğü bilinen uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hint
B
Roma
C
Antik Yunan
D
Asur
E
Hitit
Açıklama:
M.Ö. 2. binlere gelindiğinde, Mezopotamya’nın güçlü devletlerinden Asurlular ile yoğun ticaret ilişkisi bulunan ve dönemin önemli devletlerinden olan Hititlerde kadınların ticarette etkin olduklarını, kadın haklarını gözeten bir hukuk sisteminin varlığını ve kadın ile erkeğin pek çok alanda eşit görüldüğünü günümüze gelen çivi yazılı yüzlerce kil tabletten biliyoruz. Kadının erkeğiyle eşit konumu, Geç Hitit Dönemi mezar anıtlarında da karşımıza çıkar.
Soru 46
Farklı kültürel yapılanmaları olan toplulukların keşfi toplumsal cinsiyet ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin anlaşılmasını sağlamıştır?
Seçenekler
A
Cinsiyetlerin algılanmasının her kültürde aynı olduğunu
B
Erkeklerin kadınlara göre daha avantajlı olduğunu
C
Kadın ve erkeklerin eşit olduğunu
D
Toplumsal cinsiyet kodlarının her toplumda farklı olduğunu
E
Cinsiyet kavramının sadece iki kategoride değerlendirilemeyeceğini
Açıklama:
Farklı kültürel yapılanmaları olan toplulukların keşfi, cinslere ait toplumsal rollerin farklı olabileceğini göstermişti. Normlar ve toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynı olmayabiliyordu.
Soru 47
Cinsel kimlikler de içinde olmak üzere, genel anlamda kimlik olgusunun sabit bir durum olmadığını, sürekli olarak yeniden inşa edildiğini vurgulayan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feminist hareket
B
Queer hareketi
C
Toplumsal cinsiyet hareketi
D
Eşitlik hareketi
E
Özgürlük hareketi
Açıklama:
Queer hareketi, cinsel kimlikler de içinde olmak üzere, genel anlamda kimlik olgusunun sabit bir durum olmadığını, sürekli olarak yeniden inşa edildiğini vurgular.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi, Eski Türk toplumlarında kadın algısını açıklayıcı veriler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ekonomik özgürlüğünün olması
B
Atlı-göçebe hayatın özellikleriyle uyumlu bir yapıya sahip olması
C
Dinî-mitolojik özellikler taşıması
D
Devlet yönetiminde yeri olması
E
Aile kurumunun etkin ve önemli bir parçası olması
Açıklama:
Eski Türk toplumlarında kadının ve erkeğin farklı roller üstlenmekle beraber, eşit kabul edildiklerini 8. yüzyıla tarihlenen Orhon Yazıtları’ndan biliyoruz. Orhon Yazıtları’nda bahsedilenlerle, sözlü kültürde destanlar ve masallarla aktarılan anlatılar, birbirini doğrulayan ifadeler içermektedir. İslamiyet öncesi Eski Türk toplumlarındaki kadın algısını bu verilere dayanarak ortaya koyabiliriz: Atlı-göçebe hayatın özellikleriyle uyumlu bir yapıya sahiptir; dinî-mitolojik özellikler taşır; devlet yönetiminde yeri vardır; aile kurumunun etkin ve önemli bir parçasıdır.
Soru 49
Kadının sanatta sadece bir imge değil, sanat üreticisi olarak kendini duyurması kaçıncı yüzyılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
17
B
18
C
19
D
20
E
21
Açıklama:
Kadın insanlığın yazılı olmayan tarihinden günümüze dek sanat eserlerinde imge olarak varlığını sürdürmesine rağmen, sanatçı olarak varlığını 20. yüzyıldan beri duyurabilmektedir.
Soru 50
Herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Paradigma
B
İmge
C
Bilim
D
Kavramsal çerçeve
E
Bakış açısı
Açıklama:
Paradigma, herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır. Olaylara ve olgulara bakma biçimimizdir. Bir paradigma mevcut durumu açıklamakta yetersiz kaldığında, paradigmayı oluşturan kavramsal çerçeveleri ve varsayımları yeniden değerlendirmek; bazen de paradigmayı değiştirmek gerekir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlardan değildir?
Seçenekler
A
Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi baskındır.
B
Kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
C
Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar.
D
Eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır.
E
Eril değer sistemine göre kadınların sanat üretme sürecinde var olmamasının nedendi yeterince cesaretlendirilmemiş olmalarıdır.
Açıklama:
A. Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır. Bu yüzden kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
B. Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar. Özellikle Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar: bir yanda baştan çıkarıcı ve düşük ahlaki özelliklere sahip tehlikeli bir figür, öte yanda şefkatli anne ve sadık eş. Baskın sistem, kadını bu roller dışında düşünmeye izin vermez.
C. Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği ‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir. Bu anlayış, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasına zemin hazırlamıştır.
Ancak feminist bakış açısına göre neden kadın sanatçılar yoktur sorusuna verilecek olan cevap, bireyin sahip olduğu veya olmadığı dehasında değil, fakat içinde bulunduğu çeşitli sınıf ve grupların toplumsal ortamı bağlamında hangi olanaklara ulaşabildiği, nasıl cesaretlendirildiği veya engellendiğinde aranmalıdır.
B. Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar. Özellikle Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar: bir yanda baştan çıkarıcı ve düşük ahlaki özelliklere sahip tehlikeli bir figür, öte yanda şefkatli anne ve sadık eş. Baskın sistem, kadını bu roller dışında düşünmeye izin vermez.
C. Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği ‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir. Bu anlayış, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasına zemin hazırlamıştır.
Ancak feminist bakış açısına göre neden kadın sanatçılar yoktur sorusuna verilecek olan cevap, bireyin sahip olduğu veya olmadığı dehasında değil, fakat içinde bulunduğu çeşitli sınıf ve grupların toplumsal ortamı bağlamında hangi olanaklara ulaşabildiği, nasıl cesaretlendirildiği veya engellendiğinde aranmalıdır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Çatalhöyük kazılarında bulunmuş kadın figürüdür?
Seçenekler
A
Bal Toplayan Eli Sepetli Kadın
B
Willendorf Venüsü
C
Ana Tanrıça heykelciği
D
Kucağında Çocuk Tutan Kadın
E
Kybele
Açıklama:
Kadın heykelciklerinin kimi otururken, kimisi de yatar veya çömelmiş vaziyette doğum yaparken tasvir edilmiştir. Fiziksel olarak oldukça güçlü görünen bu kadınların bazıları manevi güçleri de olduğunu vurgular biçimde, yanlarında yer alan leopar benzeri hayvanların üzerine ellerini koymuş, onlara hükmetmektedirler. Anadolu’da bu türden pek çok buluntu arasında en bilineni, Çatalhöyük kazı
alanında ele geçirilmiş Ana Tanrıça heykelciğidir ve M.Ö. 6. binlere tarihlenir.
alanında ele geçirilmiş Ana Tanrıça heykelciğidir ve M.Ö. 6. binlere tarihlenir.
Soru 53
Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamına ne denir?
Seçenekler
A
İdol
B
Kült
C
Mitoloji
D
Tanrısal figür
E
Ritüel
Açıklama:
Kült, bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamıdır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi birinci kuşak feminist hareketin kurucularındandır?
Seçenekler
A
Cindy Sherman
B
Judy Chicago
C
Marina Abramović
D
Tracey Emin
E
Kara Walker
Açıklama:
Judy Chicago Birinci Kuşak Feminizm hareketinin kurucularındandır. Cindy Sherman, Marina Abramović, Tracey Emin ve Kara Walker İkinci Kuşak Feminizm hareketine dâhildir.
Soru 55
"Kadınların Metropolitan Müzesi’ne Girmeleri İçin Çıplak mı Olmaları Lazım?” posteri kim tarafından yapılmıştır?
Seçenekler
A
Judy Chicago
B
Gerilla Kızlar
C
Lynn Skordall
D
Sheila Levrant de Bretteville
E
Arlene Raven
Açıklama:
Gerilla Kızlar 1985’de New York Modern Sanatlar Müzesi’nde açılan ‘Uluslararası Resim ve Heykele Bakış’ sergisinde 169 sanatçıdan yalnızca 13’ünün kadın olmasına tepki göstermek amacıyla bir araya gelmişlerdi. Müzede işi sergilenen kadın sanatçıların sayısının erkek sanatçılardan az olmasını, müzedeki nü (çıplak) kadın resim ve heykellerine yaptıkları göndermeyle eleştirdikleri posterleri (“Do Women Have to be Naked to get into the Metropolitan Museum? / Kadınların Metropolitan Müzesi’ne Girmeleri İçin Çıplak mı Olmaları Lazım?”) oldukça ses getirmiştir
Soru 56
Oryantalizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
18. ve 19. yüzyıl Avrupa resmini etkilemiş güçlü akımlardan biridir.
B
Doğu'yu kolayca hazlara kapılabilen düşük ahlaklı olarak tasvir eder.
C
Kadın bedeni gizemli, şehvet uyandıran, hazcı ve edilgen imge ve kompozisyonlar içinde sıkça kullanılmıştır.
D
Gérôme, Ingres, Tanoux oryantalizm anlayışıyla eser veren ressamlardır.
E
Oryantalizm anlayışına göre Doğu akılcı bir insan topluluğudur.
Açıklama:
18. ve 19. yüzyıl Avrupa resmini etkilemiş güçlü akımlardan biri olarak Oryantalizm, bir sanat akımından daha fazlasını ifade eder. Irk ayrımına dayanarak Batı’nın Doğu üzerindeki tahakkümünü meşru kılmak isteyen Oryantalist anlayış, en güçlü argümanlarını resim alanında sunmuştur. Kolayca hazlara kapılabilen düşük ahlaklı, kavrama gücü zayıf ve yönetilmesi gereken bir insan yığını olarak gördüğü Doğu’nun; kendisine hâkim ve akılcı bir insan topluluğu tarafından kontrol edilmesi ve yönlendirilmesi gerektiğine inanan Batı; bu iddiasını kanıtlamak için kadın bedenini gizemli, şehvet uyandıran, hazcı ve
edilgen imge ve kompozisyonlar içinde sıkça resmetmiştir. Bu dönemde Gérôme, Ingres, Tanoux gibi bazı Fransız ressamlar; hamam, harem gibi gerçekte görmeleri mümkün olmayan mekânlardaki kadınların hayali imgelerini resimlerinde bolca kullanırlar.
edilgen imge ve kompozisyonlar içinde sıkça resmetmiştir. Bu dönemde Gérôme, Ingres, Tanoux gibi bazı Fransız ressamlar; hamam, harem gibi gerçekte görmeleri mümkün olmayan mekânlardaki kadınların hayali imgelerini resimlerinde bolca kullanırlar.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı minyatürlerinde toplumundaki çoklu toplumsal cinsiyet kodlarını gösteren bir unsurdur?
Seçenekler
A
Cariyelerin tasvirlerine rastlanmakla beraber; kamusal alanda var olması yasak
olan Osmanlı kadınlarına fazla yer verilmemiş olması
olan Osmanlı kadınlarına fazla yer verilmemiş olması
B
Standart erkek tiplemesinin yanında hem kadın hem erkek gibi betimlenen “şehir oğlanı” veya “içoğlan” tabir edilen genç erkek figürlerinin işlenmesi
C
17. yüzyıldan başlayarak özel hayatın mahrem detaylarını resmeden minyatürler yapılmaya başlanması
D
Minyatürlerde resmedilen kimi kadın ve erkeklerin cinsel kimlikleri çok katmanlı olması
E
Kadınların günlük hayatlarından da kesitler sunan minyatürlerin, toplumsal cinsiyet kodlarına uygun resmedilmesi
Açıklama:
Osmanlı Dönemi’nin resim geleneği olan minyatür, figüratif betimlemelerin görüldüğü neredeyse tek alandır. Standart erkek tiplemesinin yanında “şehir oğlanı” veya “içoğlan” tabir edilen genç erkekler minyatürlerde sıkça işlenmiştir. Ne kadın ne erkek, hem kadın hem erkek gibi betimlenen bu oğlanlar; Osmanlı toplumundaki çoklu toplumsal cinsiyet kodlarını açıkça göstermektedir
Soru 58
Sanat alanında olduğu gibi toplumsal alanda da iktidar mekanizmalarını eleştiren; imparatorluk, ataerkil aile yapısı,ordu, okul gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıkarak; toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının yanında yer almış olan sanat akımı hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Realizm
C
Dışavurumculuk
D
İzlenimcilik
E
Oryantalizm
Açıklama:
Sanat alanında olduğu gibi toplumsal alanda da iktidar mekanizmalarını eleştiren; imparatorluk, ataerkil aile yapısı,ordu, okul gibi kurumların yerleşik otoritesine karşı çıkarak; toplum dışına itilmiş yoksulların, ezilmişlerin, akıl hastalarının, sokak kadınlarının yanında yer almış olan sanat akımı Dışavurumculuktur. Halk sanatında, farklı uygarlıkların geleneksel sanatlarında, akıl hastalarının veya çocukların çizimlerinde olduğu gibi perspektif kurallarına ve çizim kurallarına uymayan betimlemeler; Dışavurumcu sanatın, kalıplara uymayan özgür sanat anlayışını besleyen kanallardır.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi, 20. yüzyıla damgasını vuran savaşlar, ekonomik bunalımlar, hızla ilerleyen teknolojik ve bilimsel gelişmelerle birlikte sanatın geleneksel öykünmeci yönteminin terk edilmesiyle doğan soyut, kaotik, bilinçdışı, uyumsuz olanı işleyen sanat akımları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Dadaizm
C
Minimal
D
Empresyonizm
E
Kübizm
Açıklama:
Geleneksel kavram ve teoriler; 20. yüzyıla damgasını vuran savaşları, ekonomik bunalımları, hızla ilerleyen teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yarattığı ani değişimi anlamada işlevsiz kalınca, sanat tartışmaları hız kazandı. Sanatın geleneksel öykünmeci yöntemi bu parçalanmış dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için yetmez oldu. Somut, düzenli, uyumlu olanın yerini soyut, kaotik, bilinçdışı, uyumsuz olan aldı. Sürrealizm, Kübizm, Dadaizm, Fütürizm, Avangart Sanat, Kavramsal Sanat, Pop Art, Minimalizm ve benzeri hareketler ve karşı duruşlarla sistem sürekli eleştirildi. 19. yüzyıldaki tartışmaların yol açtığı Gerçekçilik, İzlenimcilik gibi akımlar halen figüratif sanat anlayışı ve estetiği üzerinden tanımlanıyorken; 20. yüzyılın ortasında anlamla birlikte estetik kodlar da hızla değişti.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi, toplumsal cinsiyet kodlarını din ve ırk üzerinden sorgulayan İkinci Kuşak Feminist sanatçılardan biridir?
Seçenekler
A
Judy Chicago
B
Cindy Sherman
C
Marina Abramović
D
Tracey Emin
E
Shirin Neshat
Açıklama:
İkinci Kuşak Feminist Hareket, daha bireysel üretimlerde bulunmakta ve toplumsal yapının ve kodların kültürel çözümlemelerine yoğunlaşmaktadır. Toplumsal cinsiyet kodlarını kendi bedenleri üzerinden sorgulayan Cindy Sherman, Marina Abramović, Tracey Emin; din ve ırk üzerinden sorgulayan Shirin Neshat, Kara Walker ile kadın bedeninin temsili üzerinden sorgulayan Gerilla Kızlar (Guerrilla Girls) gibi sanatçılar bu grupta yer alırlar.
Soru 61
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Cinsiyet kategorileri
B
Cinsiyet kodları
C
Cinsiyet normları
D
Biyolojik cinsiyet
E
Cinsiyet mekanizmaları
Açıklama:
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ‘toplumsal cinsiyet kodları’ diyoruz.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi sanat alanının önemli bileşenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sanat eserlerini tarih kayıtlarına geçirmek
B
Sanat eserlerine ulaşmak
C
Sanat eğitimi almak
D
Sanat piyasasında yer bulmak
E
Sanat eserlerini satın almak
Açıklama:
Sanat eserlerini satın almak, sanat alanının önemli bileşenlerinden biri değildir
Soru 63
21. yüzyıla dek tarih yazımı dökümlerinde ekonomik ve siyasi anlamda güç ve karar mekanizmalarına dâhil olamayan sınıf ve gruplara yer verilmemiştir. Aşağıdakilerden hangisi buna örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Savaşlar
B
Anlaşmalar
C
Kadınlar
D
Siyaset
E
Ticaret
Açıklama:
Kadınlar, çocuklar, yoksullar, köleler, azınlıklar gibi ekonomik ve siyasi anlamda güç ve karar mekanizmalarına dâhil olamayan sınıf ve gruplar; yazılmaya değer bulunmayanların dünyasına aittir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır?
Seçenekler
A
Edebiyat
B
Sanat
C
Hukuk
D
Dil
E
Eğitim
Açıklama:
Dil, toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır.
Soru 65
Cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen fiziksel, duygusal, düşünsel ve davranışsal karakterlerin tümüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kimlik kodları
B
Toplumsal normlar
C
Toplumsal cinsiyet
D
Kimlik olgusu
E
Cinsel kimlik
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet; cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen fiziksel, duygusal, düşünsel ve davranışsal karakterlerin tümüdür.
Soru 66
Mağara resimlerinden sonra ulaşabildiğimiz en erken tarihli tasvirler, Asya ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde ele geçen ve M.Ö. 30.000 yıl civarına tarihlenen kadın heykelcikleridir. Bu heykelciklerin en ünlüsü, Avusturya’da bulunduğu kasabanın adıyla anılan Willendorf Venüsü’dür. Bu heykelcikte kadının hangi özelliği vurgulanmıştır?
Seçenekler
A
Avcı
B
Toplayıcı
C
Doğurganlık
D
Analık
E
Liderlik
Açıklama:
Mağara resimlerinden sonra ulaşabildiğimiz en erken tarihli tasvirler, Asya ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde ele geçen ve M.Ö. 30.000 yıl civarına tarihlenen kadın heykelcikleridir. Kadınlık ve doğurganlık özelliklerinin vurgulandığı bu heykelciklerin en ünlüsü, Avusturya’da bulunduğu kasabanın adıyla anılan Willendorf Venüsü’dür.
Soru 67
19. yüzyılda ortaya çıkan ve Akademi çevreleri tarafından dışlanan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Romantizm
B
Realizm
C
İzlenimcilik
D
Dışavurumculuk
E
Fütürizm
Açıklama:
19. yüzyılda İzlenimcilik olarak ortaya çıkan bu akım, Akademi çevreleri tarafından dışlanır. İzlenimcilik, sanat alanında büyük bir tartışma başlatır ve kendisinden sonra gelecek olan birbirinden sarsıcı akımların yolunu açar.
Soru 68
Toplumların büyük çoğunluğuna göre aşağıdakilerden hangisi feminen (kadınsı) bir özellik değildir?
Seçenekler
A
Fiziksel zayıflık
B
Duygusallık
C
Bağımlılık
D
Riskten sakınma
E
Akılcılık
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür.
Soru 69
Toplumların büyük çoğunluğuna göre aşağıdakilerden hangisi maskülen özelliklerle özdeşleştirilmez?
Seçenekler
A
Duygusallık
B
Akılcılık
C
Fiziksel güç
D
Aktiflik
E
Risk alma
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür.
Soru 70
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ne denir?
Seçenekler
A
Öğrenilmiş cinsiyet
B
Toplumsal cinsiyet kodları
C
Öğretilmiş cinsiyet
D
Kazandırılmış cinsiyet kodu
E
Öğretilmiş erkeklik
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür. Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ‘toplumsal cinsiyet kodları’ diyoruz.
Soru 71
Sanat, ne zamana kadar kadınlar için uygun bir alan olarak görülmemiştir?
Seçenekler
A
Rönesans'a kadar
B
Sanayileşmeye kadar
C
Aydınlanma çağına kadar
D
19. yüzyıla kadar
E
20. yüzyıla kadar
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kodları, bireylerin içinde yer almaları uygun bulunan veya bulunmayan alanları tanımlamada büyük oranda etkili olmuştur. Bu bağlamda; 20. yüzyıla dek sanat, kadınlar için uygun bir alan olarak görülmemiştir. Oysa sinir sisteminin gelişimi dikkate alındığında hiçbir insan diğerinden farklı değildir.
Soru 72
.........., belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kural ve insanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentidir.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ahlak
B
Yaptırım
C
Norm
D
Klan
E
Hukuk
Açıklama:
Normlar, belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kurallar ve insanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentilerdir.
Soru 73
1940’da yapılan “Kesik Saçlı Oto-portre (Self-Portrait with Cropped Hair)” adlı eser kimindir?
Seçenekler
A
Maide Arel
B
Marie-Gabrielle Capet
C
Alice Pike Barney
D
Frida Kahlo
E
Pablo Picasso
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir. Kendisini feminen/maskülen özellikleriyle birlikte resmettiği oto-portrelerinde toplumsal cinsiyetin belirsizliğini vurgulayan Meksikalı sanatçı Frida Kahlo’nun resimlerini inceleyerek, sanatçının 1940’da yaptığı “Kesik Saçlı Oto-portre (Self-Portrait with Cropped Hair)” adlı eserini bu bağlamda değerlendiriniz. MOMA (Museum of Modern Art / Modern Sanat Müzesi) koleksiyonunda sergilenen resmi incelemek için https://www.moma.org/collection/works/78333 adresini ziyaret ediniz.
Soru 74
Güncel Sanat içinde toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulandığı bir diğer alan ise .............. Hareketi’nden beslenen sanat pratikleridir. Bu pratikler, cinsel kimliklerin yeniden tanımlandığı ve dönüştüğü bir dönemin sanat alanındaki yansımalarıdır. ......... Sanat; normlara uymayan cinsel kimliklerin ötekileştirildiği, şiddete uğradığı, kamusal alandan dışlandığı bir ortamın eleştirisini sanat aracılığıyla yapar.
Boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Maskülen
B
Queer
C
Gotik
D
Kübizm
E
Feminist
Açıklama:
Güncel Sanat içinde toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulandığı bir diğer alan ise Queer Hareketi’nden beslenen sanat pratikleridir. Bu pratikler, cinsel kimliklerin yeniden tanımlandığı ve dönüştüğü bir dönemin sanat alanındaki yansımalarıdır. Queer Sanat; normlara uymayan cinsel kimliklerin ötekileştirildiği, şiddete uğradığı, kamusal alandan dışlandığı bir ortamın eleştirisini sanat aracılığıyla yapar.
Soru 75
“Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” diyerek sorguladığı geleneksel sanat tarihinin yeni bir bilinçle irdelenmesinin yolunu açan sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Judy Chicago
B
Sheila Levrant de Bretteville
C
Arlene Raven
D
Lynn Skordal
E
Linda Nochlin
Açıklama:
Sanat tarihçi Linda Nochlin, “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” diyerek sorguladığı geleneksel sanat tarihinin yeni bir bilinçle irdelenmesinin yolunu açtı.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi ''herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait
kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır'' şeklinde tanımlanabilir?
kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır'' şeklinde tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Maskülen
B
Norm
C
Paradigma
D
Diyalektik
E
Querer
Açıklama:
Paradigma, herhangi bir alan için geçerli varsayım, kural ve uygulamaların; o alana ait kavrama biçimi ve yaklaşımların tamamıdır. Olaylara ve olgulara bakma biçimimizdir. Bir paradigma mevcut durumu açıklamakta yetersiz kaldığında, paradigmayı oluşturan kavramsal çerçeveleri ve varsayımları yeniden değerlendirmek; bazen de paradigmayı değiştirmek gerekir.
Soru 77
Ana Tanrıça Kybele’nin yırtıcı hayvanlarla betimlendiği heykeller onun hangi imajını güçlendirir?
Seçenekler
A
Kudret imajı
B
Anaerkil imajı
C
savaşçı imajı
D
Sevgi imajı
E
asayiş imajı
Açıklama:
Ana Tanrıça Kybele’nin yırtıcı hayvanlarla betimlendiği heykeller onun kudretli imajını güçlendirir ve kaosu kontrol ederek düzen ve asayişi sağladığını, sevgi ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgular.
Soru 78
Uygarlık tarihini incelediğimizde, günümüzde geçerli olan pek çok ayrımın geçmiş toplumlarda günümüzdeki gibi algılanmadığını, pek çok unsurun iç içe geçtiğini görürüz. Bunların başında ................ ve .......... alanları gelmektedir.
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Seçenekler
A
Yönetim ve din
B
Din ve Ahlak
C
Güvenlik ve din
D
Yönetim ve güvenlik
E
Beslenme ve din
Açıklama:
Uygarlık tarihini incelediğimizde, günümüzde geçerli olan pek çok ayrımın geçmiş toplumlarda günümüzdeki gibi algılanmadığını, pek çok unsurun iç içe geçtiğini görürüz. Bunların başında yönetim ve din alanları gelmektedir.
Soru 79
19. yüzyıl Osmanlı resim sanatında kadın figürlerini ilk resmedenlerden olan Osman Hamdi Bey aşağıdaki konulardan hangisini resimlerine yansıtmamıştır?
Seçenekler
A
Günlük yaşam içinde kadın
B
Musiki yapan kadın
C
Kitap okuyan kadın
D
Hamamda çıplak kadın
E
Çiçek tanzim eden kadın
Açıklama:
19. yüzyıl Osmanlı resim sanatında kadın figürlerini ilk resmedenlerden olan Osman Hamdi Bey; Batılı Oryantalistlerin Doğu tasvirlerindeki odalık figürleri ve hamamdaki çıplak kadınlar yerine; Osmanlı kadınını günlük yaşamı içinde musiki ile meşgul olurken, kitap okurken, çiçek tanzim ederken göstermiş ve Doğulu kadını bir cinsellik sembolü olarak gören Oryantalist bakış açısını tersine çevirmiştir.
Soru 80
Hititlerin Ana Tanrıçası Kubaba hangi Yunan tanrıçası ile özdeşleşir?
Seçenekler
A
Kybele
B
Artemis
C
Poseidon
D
Hermes
E
Dionisos
Açıklama:
Hititlerin Ana Tanrıçası Kubaba, Friglerde Kybele olur; Batı Anadolu’da kolonileşen Yunan topluluklarına da yayılan Kybele kültü, Yunan tanrıçası Artemis’le özdeşleşir. Kybele kültü, Antik Dönem Roma toplumunda da benimsenir.
Soru 81
Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ne denir?
Seçenekler
A
Cinsiyet ayrımcılığı
B
Toplumsal cinsiyet
C
Toplumsal cinsiyet rolleri
D
Toplumsal cinsiyet davranışları
E
Toplumsal cinsiyet kodları
Açıklama:
Toplumların büyük çoğunluğunda kadınların fiziksel zayıflık, duygusallık, bağımlılık, pasiflik, korunma ve barındırılma ihtiyacı, riskten sakınma gibi özellikleri içeren feminen (kadınsı); erkeklerin ise fiziksel güç, akılcılık, bağımsızlık, aktiflik, barındırma ve koruma becerisi, iktidar olma ve risk alma gibi maskülen (erkeksi) özelliklerle özdeşleştirildiği görülür. Toplum tarafından biyolojik cinsiyet temel alınarak kadına ve erkeğe yakıştırılan ve büyük çoğunluk tarafından doğru kabul edilen bu türden biçilmiş rollere ve davranış belirlenimlerine ‘toplumsal cinsiyet kodları’ diyoruz.
Soru 82
Seçeneklerden hangisi toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanmasında etkili olmuş bir durum değildir?
Seçenekler
A
Yeni buluşlar ve sanayileşme
B
Antrolpolojik çalışmaların artması
C
I.Dünya Savaşı
D
II. Dünya Savaşı
E
İnternetin ortaya çıkışı
Açıklama:
19. yüzyılın sonu-20. yüzyılın başında yaşanan Avrupa-merkezli bazı olay ve gelişmeler, insanlığın önemli bir kısmını ilgilendirecek sonuçlara yol açtı.Bu gelişmeler geleneksel rol dağılımlarının dönüşmesine neden oldu.
Yeni buluşlar, hızlı sanayileşme ve üretime; hızlı sanayileşme ve üretim ise kadınların da erkeklerin yanında kamusal alanda varlık göstermesine neden oldu.
Antropoloji, insanı fiziksel ve kültürel boyutlarıyla birlikte değerlendiriyordu. Farklı kültürel yapılanmaları olan toplulukların keşfi, cinslere ait toplumsal rollerin farklı olabileceğini göstermişti. Normlar ve toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynı olmayabiliyordu.
Dünyanın çok büyük bir kısmını doğrudan etkileyen Birinci (1914-1918) ve İkinci (1939-1945) Dünya Savaşı’nın, cinsiyete dayalı işbölümü ve rollerde yarattığı kırılmalar; toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açtı.
İnternetin ortaya çıkışı bu durumlardan biri değildir.
Yeni buluşlar, hızlı sanayileşme ve üretime; hızlı sanayileşme ve üretim ise kadınların da erkeklerin yanında kamusal alanda varlık göstermesine neden oldu.
Antropoloji, insanı fiziksel ve kültürel boyutlarıyla birlikte değerlendiriyordu. Farklı kültürel yapılanmaları olan toplulukların keşfi, cinslere ait toplumsal rollerin farklı olabileceğini göstermişti. Normlar ve toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynı olmayabiliyordu.
Dünyanın çok büyük bir kısmını doğrudan etkileyen Birinci (1914-1918) ve İkinci (1939-1945) Dünya Savaşı’nın, cinsiyete dayalı işbölümü ve rollerde yarattığı kırılmalar; toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açtı.
İnternetin ortaya çıkışı bu durumlardan biri değildir.
Soru 83
Kadın-erkek arasındaki ilişkiyi aile, eğitim, iş dünyası, siyasi hayat, kültür ve tarih bağlamında sorgulayan ve kadın-erkek arasındaki iktidar ilişkisini değiştirmeyi amaçlayan siyasi hareket seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feminist Hareket
B
Kadın Hareketi
C
Queer Hareketi
D
Marksist Hareket
E
Sivil İtaatsizlik
Açıklama:
Feminist Hareket; kadın-erkek arasındaki ilişkiyi aile, eğitim, iş dünyası, siyasi hayat, kültür ve tarih bağlamında sorgulayan ve kadın-erkek arasındaki iktidar ilişkisini değiştirmeyi amaçlayan siyasi bir harekettir.
Soru 84
Sanat ve benzeri üretim-yaratım etkinlikleri hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Güvenlik ihtiyacı
B
Barınma ihtiyacı
C
Aidiyet ihtiyacı
D
Kendini ifade etme ihtiyacı
E
Başarı elde etme ihtiyacı
Açıklama:
Sanat ve benzeri üretim-yaratım etkinlikleri özünde kişinin anlama-bilme, estetik değer yaratma, kendini ifade etme, kendini gerçekleştirme ihtiyacının süreç ve sonucunda, sanatçının tercihi doğrultusunda ortaya çıkarlar.
Soru 85
Kadının sanat eserinin üreticisi olan sanatçı olarak varlığını kabul ettirmesi hangi yüzyıldan beri mümkün olabilmiştir?
Seçenekler
A
20. yüzyıl
B
19. yüzyıl
C
18. yüzyıl
D
17. yüzyıl
E
16. yüzyıl
Açıklama:
Kadın; geçmişte de günümüzde de sanat eserinin hem üreticisi, hem de en gözde temalarından birisidir. Ancak insanlığın yazılı olmayan tarihinden günümüze dek sanat eserlerinde imge olarak varlığını sürdürmesine rağmen, sanatçı olarak varlığını 20. yüzyıldan beri duyurabilmektedir.
Soru 86
Seçeneklerden hangisi sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır.
B
Kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
C
Kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ön plana çıkarılmıştır.
D
Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar.
E
Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır.
Açıklama:
Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlar şöyledir:
- Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır. Bu yüzden kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
- Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar. Özellikle Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar: bir yanda baştan çıkarıcı ve düşük ahlaki özelliklere sahip tehlikeli bir figür, öte yanda şefkatli anne ve sadık eş. Baskın sistem, kadını bu roller dışında düşünmeye izin vermez.
- Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği ‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir. Bu anlayış, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasına zemin hazırlamıştır.
Soru 87
Görsel sanatlarda kullanılan imgeler bir toplumdaki hangi durum hakkında bilgi içermez?
Seçenekler
A
Sınıf algısı
B
Irk algısı
C
Cinsiyet algısı
D
Edebi yaklaşım
E
Toplumsal cinsiyet kodları
Açıklama:
Görsel sanatlarda kullanılan imgeler; bir toplumdaki sınıf, ırk ve cinsiyet algısına dair önemli veriler sunar. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet kodlarının tanımlanmasında ve pekiştirilmesinde önemli rol oynarlar.
Soru 88
Paleolitik döneme ilişkin mağara resimlerinde kadın nasıl tasvir edilmiştir?
Seçenekler
A
Bal toplayan kadın
B
Bizon avlayan kadın
C
Savaşan kadın
D
Grup halinde avlanan kadın
E
Tapınan kadın
Açıklama:
İspanya’daki Arana Mağarası’nda bulunmuş Bal Toplayan Eli Sepetli Kadın çizimi ise erken dönemlerin avcı-toplayıcı topluluklarında kadının üstlendiği düşünülen toplayıcılık rolüne gösterilebilecek ender kanıtlardan biridir.
Soru 89
Seçeneklerden hangisi eski Türk toplumlarına ait doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Tanrılar sadece erkek ruhlardan oluşur
B
Kadının devlet yönetiminde yeri vardır
C
Ailede kadının söz hakkı yoktur
D
Kadınlar sanat eserlerinin üretimine maddi destek vermez
E
Kadın ve erkek eşit kabul edilmez
Açıklama:
Orhon Yazıtları’nda bahsedilenlerle, sözlü kültürde destanlar ve masallarla aktarılan anlatılar, birbirini doğrulayan ifadeler içermektedir. İslamiyet öncesi Eski Türk toplumlarındaki kadın algısını bu verilere dayanarak ortaya koyabiliriz: Atlı-göçebe hayatın özellikleriyle uyumlu bir yapıya sahiptir; dinî-mitolojik özellikler taşır; devlet yönetiminde yeri vardır; aile kuru- munun etkin ve önemli bir parçasıdır.
Soru 90
Feminist sanat ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1950'ler
B
1960'lar
C
1970'ler
D
1980'ler
E
1990'lar
Açıklama:
Feminist Hareket’in en güçlü aracı sanat oldu. 1960’lı yılların muhalefet ortamından doğan ve beslenen, cinsiyet ayrımcılığından ırkçılığa her türlü ötekileştirici tavrın sorgulandığı Feminist Sanat; erkek egemen sanat alanında radikal bir karşı çıkıştı.
Soru 91
I. Belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kurallardır.
II. İnsanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentilerdir.
III. Yazılı olmayan ve toplumun davranışlarına hükmeden anlayış olarak tanımlanabilir. Her toplumda aynı şekilde işlemeyebilir.
Yukarıda özellikleri verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
II. İnsanların belirli durumlarda nasıl davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentilerdir.
III. Yazılı olmayan ve toplumun davranışlarına hükmeden anlayış olarak tanımlanabilir. Her toplumda aynı şekilde işlemeyebilir.
Yukarıda özellikleri verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Normlar
B
Tarih
C
Antropoloji
D
Sosyoloji
E
Bilimsel çalışmalar
Açıklama:
Özellikleri verilen kavram, normlardır. Cevap A seçeneğidir.
Soru 92
Toplumsal cinsiyetle ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tarih kuramlarının toplumsal cinsiyet bakış açısıyla yeniden gözden geçirilmesi, sanat tarihi ve kuramlarının da farklı bir gözle değerlendirilmesini sağlamıştır.
B
Toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynıdır.
C
Birinci Dünya Savaşı, toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açmıştır.
D
İkinci Dünya Savaşı, toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açmıştır.
E
Tarihsel kazılardan elde edilen bulgular, farklı çağ ve coğrafyalardaki toplumlarda toplumsal cinsiyet kodlarının değişebildiğini göstermiştir.
Açıklama:
B seçeneğinde verilen "Toplumsal cinsiyet kodları, her toplumda aynıdır. " ifadesi yanlıştır. Aksine, Kazılarda ve yüzey araştırmalarında elde edilen buluntular, farklı çağ ve coğrafyalardaki toplumlarda toplumsal cinsiyet kodlarının değişebildiğini göstermiştir.
Soru 93
Queer Hareketi'nin temel iddiası aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Feminist Hareket ve Queer Hareketi toplumsal cinsiyet tartışmalarının önünü açmışlardır.
B
Cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirileceğini savunur.
C
Cinsiyetin sabit bir kimlik olmadığını savunur.
D
Cinsiyet kimliği konusunda Feminizm ile aynı görüşlere sahiptir.
E
Feminizm ile beraber hareket etmektedir.
Açıklama:
" Queer Hareketi cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit bir kimlik olmadığını savunur ve toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Feminist Hareket’i eleştirir." Cevap C seçeneğidir.
Soru 94
Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamı olarak tanımlanabilecek kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Norm
B
Gelenek
C
Paradigma
D
Kült
E
İdol
Açıklama:
Bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamı olarak tanımlanabilecek kavram külttür. Cevap D seçeneğidir.
Soru 95
Aşağıdaki seçeneklerde verilen dönemlerden hangisi Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın sebep olduğu travma sonucunda ortaya çıkmış, sanatı önemli ölçüde etkilemiştir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Tarım Dönemi
C
Sanayi Dönemi
D
Avcı-toplayıcı dönem
E
Postmodern dönem
Açıklama:
Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın sebep olduğu travma sonucunda ortaya çıkmış belirsiz dönem post modern dönem olarak adlandırılmış ve sanatı önemli ölçüde etkilemiştir.
Soru 96
Aşağıdaki kelimelerden hangisi post modern dönemle daha çok ilişkilidir?
Seçenekler
A
Belirsizlik
B
Kesin
C
İddalı
D
Bilimsel önermeler
E
Belirli olma
Açıklama:
Modern dönemin kesin, iddialı, bilimsel önermeleri yerini post modern dönemde belirsizlik, belirlenemezlik yaklaşımlarına bırakmıştır. Cevap A seçeneğidir.
Soru 97
Görsel sanatlar ve toplumsal cinsiyet ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Görsel sanatlarda kullanılan imgeler; bir toplumdaki ırk algısına yönelik önemli veriler sunar.
B
Görsel sanatların toplumu ve toplumsal cinsiyet algısını yansıttığı söylenemez.
C
Görsel sanatlarda kullanılan imgeler; bir toplumdaki cinsiyet algısına yönelik önemli veriler sunar.
D
Görsel sanatlarda kullanılan imgeler; bir toplumdaki sınıf algısına yönelik önemli veriler sunar.
E
Görsel sanatlar, toplumsal cinsiyet kodlarının tanımlanmasında ve pekiştirilmesinde önemli rol oynarlar.
Açıklama:
"Görsel sanatların toplumu ve toplumsal cinsiyet algısını yansıttığı söylenemez. " ifadesi yanlıştır çünkü görsel sanatlar toplum ve toplumdaki bakış açılarını yansıtmada önemlidir. Bugüne kadar yapılan çalışamalar toplumsal cinsiyete ilişkin verilere bu görsel sanatları inceleyerek ulaşmıştır. Cevap B seçeneğidir.
Soru 98
Toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Queer Hareketi tarafından eleştirilen akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Postmodernizm
B
Modernizm
C
Feminizm
D
Sürrealizm
E
Dadaizm
Açıklama:
Toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Queer Hareketi tarafından eleştirilen akım, Feminizm'dir. Cevap C seçeneğidir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi sistemin sürekli olarak eleştirildiği akımlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Sürrealizm
B
Dadaizm
C
Kübizm
D
Modernizm
E
Avangart Sanat
Açıklama:
Sürrealizm, Kübizm, Dadaizm, Fütürizm, Avangart Sanat, Kavramsal Sanat, Pop Art, Minimalizm ve benzeri hareketler ve karşı duruşlarla sistem sürekli eleştirilmiştir. Modernizm bunlardan biri değildir. Cevap D seçeneğidir.
Soru 100
Toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulanma süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Birinci (1914-1918) ve İkinci (1939-1945) Dünya Savaşı’nın, cinsiyete dayalı iş bölümü ve rollerde yarattığı kırılmalar; toplumsal cinsiyetin sorgulanmasına yol açmıştır.
B
Toplumsal cinsiyet rollerinin sorgulanması sonucunda yeni akımlar ortaya çıkmıştır.
C
Feminist Hareket ve Queer Hareketi toplumsal cinsiyet tartışmalarının önünü açan kuram ve pratikler üretmişlerdir
D
1960’lardan itibaren Feminist Hareket; kadın-erkek arasındaki ilişkiyi aile, eğitim, iş dünyası, siyasi hayat, kültür ve tarih bağlamında sorgulamıştır.
E
Toplumsal cinsiyet tartışmaları, sanatta yansımasını göstermemiştir.
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet tartışmaları, en belirgin yansımasını sanatta bulmuştur. Dolayısıyla E seçeneğindeki ifade yanlıştır. Cevap E seçeneğidir.
Soru 101
'Belli değerlere dayalı olarak geliştirilen kurallar ve insanların belirli durumlarda nasıl
davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentiler' olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
davranmaları gerektiği konusunda yaptırımı olan beklentiler' olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Normlar
B
Toplumsal cinsiyet kodları
C
Yazılı olan kurallar
D
Toplumsal kurallar
E
Toplumsal kodlar
Açıklama:
Sol açıklama
Normlar
Normlar
Soru 102
Dil hakkında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
güç ilişkilerini yeniden üretir.
B
toplumsal cinsiyet kodlarını üretir ve pekiştirir.
C
Toplumsal cinsiyet kodlarının öncelikle ve en güçlü olarak var edildiği ve aktarıldığı alandır.
D
Dili aynı olan toplumsalın toplumsal cinsiyet kodları da birbirine benzerdir.
E
Görsel sanatların sözcükler kadar güçlü olabilen imgeler üzerinden işleyen dili toplumsal cinsiyet konusunda etkilidir.
Açıklama:
son paragraf
Dili aynı olan toplumsalın toplumsal cinsiyet kodları da birbirine benzerdir.
Dili aynı olan toplumsalın toplumsal cinsiyet kodları da birbirine benzerdir.
Soru 103
Kendisini feminen/maskülen özellikleriyle birlikte resmettiği oto-portrelerinde toplumsal
cinsiyetin belirsizliğini vurgulayan Meksikalı sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
cinsiyetin belirsizliğini vurgulayan Meksikalı sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
Açıklama:
son paragraf
Frida Kahlo
Frida Kahlo
Soru 104
Queer Hareketi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Önceleri toplumun cinsiyet kodlarının dışında kalan kişiler için kullanılan dışlayıcı bir ifade biçimidir.
B
Normlara uymayan cinsel kimliklerin ötekileştirildiği, şiddete uğradığı, kamusal alandan
dışlandığı bir ortamın eleştirisini sanat aracılığıyla yapar.
dışlandığı bir ortamın eleştirisini sanat aracılığıyla yapar.
C
Zaman içinde bu cinsiyet kodlarını sorgulayan hareketin genel adı haline gelmiştir.
D
Cinsel kimlikler de içinde olmak üzere, genel anlamda kimlik olgusunun sabit bir durum olmadığını, sürekli olarak yeniden inşa edildiğini vurgular.
E
İngilizce'de 'tuhaf' anlamına gelmektedir ve zaman içerisinde toplumsal alanda etkisini yitirerek yok olmuş bir oluşumu simgeler.
Açıklama:
sağ açıklama
İngilizce'de 'tuhaf' anlamına gelmektedir ve zaman içerisinde toplumsal alanda etkisini yitirerek yok olmuş bir oluşumu simgeler.
İngilizce'de 'tuhaf' anlamına gelmektedir ve zaman içerisinde toplumsal alanda etkisini yitirerek yok olmuş bir oluşumu simgeler.
Soru 105
'Gerçekliğin tıpatıp kopyası değil, zihinsel süreçlerle yeniden kurulmuş biçimidir. Yani
bir resimdeki kadın tasviri, aslında bir kadının bire bir tasviri değil; ressamın zihinsel süzgeçlerinden geçerek aktarılan bir görüntüsüdür' anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
bir resimdeki kadın tasviri, aslında bir kadının bire bir tasviri değil; ressamın zihinsel süzgeçlerinden geçerek aktarılan bir görüntüsüdür' anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İmgelem
B
İmge
C
Yaratıcı imgelem
D
Yansıtma
E
paradigma
Açıklama:
2. paragraf
İmge
İmge
Soru 106
Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlar kapsamında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır. Bu yüzden kadınların varlığı, tecrübeleri ve oynadıkları roller ya görmezden gelinmiş ya
da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
da yanlış veya eksik yorumlanmıştır.
B
Baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve
ona atfedilen roller üzerinden sunar
ona atfedilen roller üzerinden sunar
C
Orta Çağ Sanatı’nda kadın imgesi, birbirine zıt iki temanın prototipi olarak karşımıza çıkar: bir yanda baştan çıkarıcı ve düşük ahlaki özelliklere sahip tehlikeli bir figür, öte yanda şefkatli anne ve sadık eş. Baskın sistem, kadını bu roller dışında düşünmeye izin vermez.
D
Toplumsal koşulların belirleyiciliği anlayışı, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasını çürütmüştür.
E
Baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış
koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği
‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal
koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir.
koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır. Bu mitin profilini çizdiği
‘büyük sanatçılar’ (aralarında kadın yoktur), dehaları ve yetenekleri ile toplumsal
koşulların belirleyiciliğini alt etmişlerdir.
Açıklama:
son paragraf
Toplumsal koşulların belirleyiciliği anlayışı, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasını çürütmüştür.
Toplumsal koşulların belirleyiciliği anlayışı, kadın sanatçıların toplumsal koşulları aşacak denli büyük bir deha ve yetenek gösteremedikleri için sanat tarihinde yer bulamadıkları iddiasını çürütmüştür.
Soru 107
Neolitik dönemin başından itibaren kadınların beraber resmedildiği hayvanlar aşağıdakilerden hangisinde yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Akbaba
B
Yılan
C
Geyik
D
Aslan
E
Leopar
Açıklama:
son paragraf
Geyik
Geyik
Soru 108
Ana Tanrıça tasvirleri ve toplumlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanrı ve tanrıçaların dişi/eril nitelikleri ile kadınların toplumdaki yeri koşutluk gösterir. Bu durum özellikle kamusal alanda dikkat çekmektedir.
B
Antik Yunan dünyasında Toprak Ana Gaia, dişi niteliklerle donanmış bir figürdür ve canlılığın başlangıcıdır.
C
Hitit metinlerinde baş tanrı olarak dönemlere göre birbirinden farklı isimler geçmekle birlikte; ana tanrıça Kubaba figürü sabittir ve süreklilik gösterir. Kubaba, farklı dönem ve topluluklarda Kybele’ye dönüşerek, Frig mitolojisinde tek başına en önemli güç haline gelmiştir.
D
Ana Tanrıça Kybele’nin yırtıcı hayvanlarla betimlendiği heykeller onun
kudretli imajını güçlendirir ve kaosu kontrol ederek düzen ve asayişi sağladığını, sevgi
ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgular.
kudretli imajını güçlendirir ve kaosu kontrol ederek düzen ve asayişi sağladığını, sevgi
ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgular.
E
Çoktanrılı Mezopotamya kültürlerinin baştanrısı An, göğün kişileştirilmiş halidir; ‘tanrıların kralı’, ‘göğün kralı’ ve ‘ülkelerin kralı’ olarak anılır.
Açıklama:
1. ve 2. paragraf
Tanrı ve tanrıçaların dişi/eril nitelikleri ile kadınların toplumdaki yeri koşutluk gösterir. Bu durum özellikle kamusal alanda dikkat çekmektedir.
Tanrı ve tanrıçaların dişi/eril nitelikleri ile kadınların toplumdaki yeri koşutluk gösterir. Bu durum özellikle kamusal alanda dikkat çekmektedir.
Soru 109
Osmanlı’da kadının toplum içindeki yerine ilişkin tartışmalara göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tanzimat Dönemi’ndeki modernleşme çabalarıyla birlikte başlamıştır.
B
Batılılaşma döneminde, Osmanlı’nın erkek egemen aydın sınıfı tarafından modernleşme hareketi içinde kadına bir takım görevler biçilmiştir.
C
19. yüzyılda, Osmanlı’da Batılılaşma hareketlerinin ideolojik bir simgesi olarak
konumlandırılan kadınlar, Osmanlı aydını tarafından ‘milli aile’ fikri içinde yeni bir kimlikle tanımlanmış; kadının eğitimi, aile içindeki değeri yüceltilmiştir.
konumlandırılan kadınlar, Osmanlı aydını tarafından ‘milli aile’ fikri içinde yeni bir kimlikle tanımlanmış; kadının eğitimi, aile içindeki değeri yüceltilmiştir.
D
Kadının sosyal hayat ve kamusal alandaki varlığına ilişkin düşüncelerde, geleneksel ve dini inançların biçimlendirdiği yaşam tarzı formlarından tam bir kopuş olmuştur.
E
19. yüzyılda savaşlar ve sanayileşme hareketleri sonrasında çalışma hayatında etkin bir biçimde rol aldığını bildiğimiz Osmanlı kadınlarından ziyade üst sınıfa mensup kadınlar yer almaktadırlar.
Açıklama:
3. paragraf
Kadının sosyal hayat ve kamusal alandaki varlığına ilişkin düşüncelerde, geleneksel ve dini inançların biçimlendirdiği yaşam tarzı formlarından tam bir kopuş olmuştur.
Kadının sosyal hayat ve kamusal alandaki varlığına ilişkin düşüncelerde, geleneksel ve dini inançların biçimlendirdiği yaşam tarzı formlarından tam bir kopuş olmuştur.
Soru 110
İtalyan Rönesans sanat geleneğindeki tasvirlere göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Dramatik vurguyu güçlendirmek amacıyla, kadın bedeniyle birlikte erkek bedenin de
çıplak olarak betimlendiği resim ve heykeller yapılmaktadır.
çıplak olarak betimlendiği resim ve heykeller yapılmaktadır.
B
Tasvirlerde, ideal erkek bedeni hem kadın hem dişi (androjen) özellikler taşır.
C
Tasvirler, kültürün yüklediği cinsel kimlik ve rolleri bir anlamda tersine çevirirler.
D
Güçlenen burjuva sınıfı kendi sanatını yaratır. Saygın aile yaşamı, refahın
göstergesi evler ve yaşam biçimleri bu sanatın başlıca konularındandır.
göstergesi evler ve yaşam biçimleri bu sanatın başlıca konularındandır.
E
Burjuvazinin 18. yüzyıldan itibaren giderek güçlenmesiyle birlikte sınıfsal kodlar da
şeffaflaşır ve yok olur.
şeffaflaşır ve yok olur.
Açıklama:
4. paragraf
Burjuvazinin 18. yüzyıldan itibaren giderek güçlenmesiyle birlikte sınıfsal kodlar da
şeffaflaşır ve yok olur.
Burjuvazinin 18. yüzyıldan itibaren giderek güçlenmesiyle birlikte sınıfsal kodlar da
şeffaflaşır ve yok olur.
Soru 111
Cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit bir kimlik olmadığını savunan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Queer Hareketi
B
Feminist Hareket
C
Postmodernist Hareket
D
Kapitalist Hareket
E
Pozitivist Hareket
Açıklama:
Queer Hareketi, cinsel kimliklerin kadın ve erkek olmak üzere ikili bir kategoride değerlendirilemeyeceğini, cinsiyetin sabit bir kimlik olmadığını savunur ve toplum eleştirisini ikili cinsiyet kimliği üzerinden yaptığı için Feminist Hareket’i eleştirir
Soru 112
Kuramlarının toplumsal cinsiyet bakış açısıyla yeniden gözden geçirilmesi, sanat tarihi ve kuramlarının da farklı bir gözle değerlendirilmesini sağlayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyoloji
B
Felsefe
C
Antropoloji
D
Uluslararası İlişkiler
E
Siyaset Bilimi
Açıklama:
Antropoloji ve tarih kuramlarının toplumsal cinsiyet bakış açısıyla yeniden gözden geçirilmesi, sanat tarihi ve kuramlarının da farklı bir gözle değerlendirilmesini sağlamıştır.
Soru 113
- Toplumsal cinsiyet tartışmaları ortaya çıktı.
- Sanat, toplumsal cinsiyet kodlarının sorgulandığı, tartışıldığı ve dönüştürüldüğü bir alan haline geldi.
- Sanat üretimlerini değerlendirme biçimleri aynı kaldı.
- Kadının, yaratıcı imgelemin bir aktörü (özne) olarak yer aldığı sanat üretim alanına dâhil olduğu görülmüştür.
Yukarıdakilerden hangileri 20. yüzyıl Feminist Hareketi ile ortaya çıkan sonuçlardandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
20. yüzyılda Feminist Hareket ile başlayan toplumsal cinsiyet tartışmaları, bir paradigma değişimine yol açtığı için sanat tarihini yorumlama ve sanat üretimlerini değerlendirme biçimlerini de etkilemiştir. Sanat bir yandan da bu kodların sorgulandığı, tartışıldığı ve dönüştürüldüğü bir alan haline gelmiştir. Bu dönemden başlayarak kadının, imge (nesne) olarak yer aldığı resimlerden; yaratıcı imgelemin bir aktörü (özne) olarak yer aldığı sanat üretim alanına dahil olduğu görülür.
Soru 114
- Biyolojik cinsiyet kavramı cinsel kimlik ile ilişkili değildir.
- Günümüzde olduğu gibi tarih kayıtlarında da biyolojik cinsiyetleriyle uyumlu bir cinsel kimlik taşımayan kadın ve erkekler mevcuttur.
- Her bir toplumun kendi evren kurgusuyla uyumlu iç dinamikleri olmayabilir.
- Cinsel kimlikleri normlara uygun bulunmayan bireyler, kamusal alandan dışlanarak ötekileştirilmektedirler.
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve III
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kavramıyla ilişkili olarak günümüzde olduğu gibi tarih kayıtlarında da biyolojik cinsiyetleriyle uyumlu bir cinsel kimlik taşımayan kadın ve erkekler mevcuttur. Her bir toplumun kendi evren kurgusuyla uyumlu iç dinamikleri vardır. Cinsel kimlikleri normlara uygun bulunmayan bireyler, kamusal alandan dışlanarak ötekileştirilmektedirler.
Soru 115
- Eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar.
- Sanatta ve sanat tarihinde kadın bakış açısı baskındır.
- Baskın olan sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır.
- Sanatta ve sanat tarihinde erkek bakış açısı baskındır.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Sanat tarihini toplumsal cinsiyet açısından inceleyen araştırmacıların vardıkları genel sonuçlar şöyledir; sanatta ve sanat tarihinde eril değer sistemi (erkek bakış açısı) baskındır, baskın olan eril değer sistemi, sanat eserlerindeki kadın figürünü cinsel kimliği ve ona atfedilen roller üzerinden sunar, baskın olan eril değer sisteminin, ‘sanatsal başarı’ hakkında ürettiği söylem; dış koşullardan bağımsız bir ‘büyük sanatçı’ miti yaratmıştır.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisinde bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamını temsil eden kavram doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Queer sanat
B
Paradigma
C
Kült
D
Norm
E
İdol
Açıklama:
Kült; bir inanç sistemini oluşturan figür, anlatı, motif ve tapım törenlerinin tamamıdır.
Örneğin Ana Tanrıça Kybele kültü; kendisine tapınılan Kybele, Kybele’nin öyküsü, Kybele heykelleri, Kybele onuruna düzenlenen törenler ve bu törenleri düzenleyenlerin
tamamını içine alır.
Örneğin Ana Tanrıça Kybele kültü; kendisine tapınılan Kybele, Kybele’nin öyküsü, Kybele heykelleri, Kybele onuruna düzenlenen törenler ve bu törenleri düzenleyenlerin
tamamını içine alır.
Soru 117
- Sevgi ve şefkatin tüm canlıları kucakladığını
- Ailenin, evin, ocağın koruyuculuğunu
- Kaosu kontrol altına alışını
- Kudretli imajını
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Neolitik dönemin başından itibaren kadınların akbaba, yılan, aslan ve leopar gibi hayvanlarla birlikte temsil edildiği ve bunun bir gelenek haline geldiği; daha sonraki dönemlerde Kubaba, Kybele ve Artemis gibi Ana Tanrıça tasvirlerinde de bu geleneğin devam ettiği görülür. Ana Tanrıça Kybele’nin yırtıcı hayvanlarla betimlendiği heykeller onun kudretli imajını güçlendirir ve kaosu kontrol ederek düzen ve asayişi sağladığını, sevgi ve şefkatinin tüm canlıları kucakladığını vurgular.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi doğuştan çift cinsiyetli olabilen veya cinsiyeti belli olmayan, hadım edilmiş ya da karşı cinsin kıyafetlerini giymekten hoşlanabilen, kültürel olarak erkeğin ve kadının güçlerinin birleşimine sahip bireyler olarak görülen grubu temsil eder?
Seçenekler
A
Hermafrodit
B
Hijra
C
Androjen
D
Bani
E
Kybele
Açıklama:
Bir Hijra, doğuştan çift cinsiyetli olabilir veya cinsiyeti belli olmayabilir, hadım edilmiş olabilir ya da karşı cinsin kıyafetlerini giymekten hoşlanan biri olabilir. Hijra’lar kültürel olarak erkeğin ve kadının güçlerinin birleşimine sahip bireyler olarak görülürler.
Soru 119
18. yüzyıldan itibaren İngiliz portrelerinde kuşların ve özellikle kafeste olanların yer alması hangi unsurun sembolüdür?
Seçenekler
A
Erkeğin toplumdaki baskın rolünün
B
Kadının evdeki rolünün
C
Kadının dişilik rolünün
D
Kadının toplumdaki esaretlik rolünün
E
Sınıfsal ayrımcılık rolünün
Açıklama:
18. yüzyıldan itibaren İngiliz portrelerinde kuşların ve özellikle kafeste olanların yer alması, kadının evdeki rolüne işaret eden klişe bir semboldür. Bir metafor (benzetme) olarak kafes, kadının kocası tarafından korunan, özenle bakılan eş olarak bağımlı rolüne işaret etmektedir.
Soru 120
Kadın bedeninin metalaştırılmasına gösterdikleri tepkiyle bilinen ve erkek egemen sanat ortamına tepki olarak bir araya gelen grubun adı nedir?
Seçenekler
A
Guerrilla Girls
B
Woman’s Building
C
The Early Women’s Movement
D
Warrior Girls
E
Strong Women Community
Açıklama:
Erkek egemen sanat ortamına tepki olarak bir araya gelen Guerilla Girls, 1985’ten günümüze oldukça renkli eylemlere imza attılar. Kadın bedeninin metalaştırılmasına gösterdikleri tepkiyi renkli giysileri, topuklu ayakkabıları, mini etekleriyle birlikte taktıkları goril maskeleriyle gösteren bir grup kadın; 1985’de New York Modern Sanatlar Müzesi’nde açılan ‘Uluslararası Resim ve Heykele Bakış’ sergisinde 169 sanatçıdan yalnızca 13’ünün kadın olmasına tepki göstermek amacıyla bir araya gelmişlerdi.
Ünite 6
Soru 1
Aydınlanma çağında "Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi" isimli kitabı yazan ve kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Mary Wollstonecraft
C
Margaret Fuller
D
Virginia Woolf
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazar. Fransız İhtilali Tarihi ve çocuk kitapları sığdıran Wollstonecraft, Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın olarak tarihe geçer.
Soru 2
I. aynı eğitimi alamamaları
II. aynı fiziksel özelliklere sahip olmamaları
III. aynı deneyimleri yaşamamaları
IV. aynı bilişsel özelliklere sahip olmamaları
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Virginia Woolf'a göre bir kadının bir işi erkekler kadar iyi yapamamasının nedelerindendir?
II. aynı fiziksel özelliklere sahip olmamaları
III. aynı deneyimleri yaşamamaları
IV. aynı bilişsel özelliklere sahip olmamaları
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Virginia Woolf'a göre bir kadının bir işi erkekler kadar iyi yapamamasının nedelerindendir?
Seçenekler
A
II-III
B
I-III
C
I-II-III
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Virginia Woolf, kadınların yeterlilikleriyle ilgili önyargılara meydan okur. Kadınlar eğer bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aynı eğitimi almamaları ve aynı deneyimleri yaşayamamalarıdır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Virginia Woolf'un romanlarından biridir?
Seçenekler
A
dalgalar
B
varolma anları
C
konuk kız
D
londra manzaraları
E
granit ve gökkuşağı
Açıklama:
Virginia Woolf'un Romanları: Dışa Yolculuk ( The Voyage Out, 1915) Gece ve Gündüz (Night and Day, 1919), Jacob’un Odası (Jacob’s Room, 1922) Mrs. Dalloway (1925), Deniz Feneri (To the Lighthouse, 1927), Orlando (1928), Dalgalar (The Waves, 1931) Yıllar
(The Years, 1937), Perde Arası (Between the Acts, 1941). Diğer seçenekler yazarın deneme türü eserlerindendir.
(The Years, 1937), Perde Arası (Between the Acts, 1941). Diğer seçenekler yazarın deneme türü eserlerindendir.
Soru 4
Virginia Woolf "kendine ait bir oda" kitabında kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun temel gerekliliği olarak gördüğü şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
bireysel bir ev
B
düzenli bir yaşam
C
yüksek gelirli bir aile
D
ekonomik güç
E
siyasi güç
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer. Bu odayı, kadın yazarın deneyimlerini ifade etmekte kendisini rahat ve özgür hissedeceği bir yer metaforu olarak kullanır.Ona göre kendine ait bir alana sahip olmak yaratıcılığın önündeki en büyük engeldir. Kadının kendisini erkekten bağımsızlaştırması için ekonomik özgürlüğe sahip olması gerekir. Bu özgürleşme yolunda da kendine ait bir oda elzemdir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi yazar Simone de Beauvoir'in deneme eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
konuk kız
B
başkalarının kanı
C
belirsizlik ahlakı üzerine
D
her erkek ölümlüdür
E
yıkılmış kadın
Açıklama:
Simone de Beauvoir'inDenemeleri: Pyrrus et Cinéas (1944), Belirsizlik Ahlâkı Üzerine (Pour une morale de l’ambiguité, 1947), İkinci Cins ( Le Deuxiéme Sexe 1949), Uzun Yürüyüş (La Longue Marche, 1957) Sade’ı Yakmalı mı? (Faut-il brûler Sade?, 1972). Diğer seçenekler yazarın roman türünde eserlerindendir.
Soru 6
"Kadın doğulmaz kadın olunur" düşüncesini ortaya atan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Christine de Pisan
C
Mary Wollstonecraft
D
Virginia Woolf
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Beauvoir denemesinde, varoluşçuluğun öne sürdüğü “İnsanda varoluş, özden önce gelir’’ ilkesinden yola çıkarak “Kadın doğulmaz kadın olunur’’ düşüncesine ulaşır. Bu düşüncenin işaret ettiği şey bir kadınlık durumu olduğudur.
Soru 7
Halide Edip Adıvar'ın mandacılık fikrine sıcak bakmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
babasının ingiliz hayranlığı
B
yurt dışında uzunca yıllar yaşamış olması
C
Amerikan Koleji’nde okumuş olmasının etkisi
D
istanbul'da yaşamış olduğu kötü hatıralar
E
dönemin padişahına olan bağlılığı
Açıklama:
Cumhuriyet’in ilanından sonra, Halide Edib Amerikan Koleji’nde okumuş olmasının
etkisiyle bir dönem mandacılık fikrine sıcak bakmış, bu yüzden Mustafa Kemal
Atatürk ile fikir ayrılığı yaşamıştır.
etkisiyle bir dönem mandacılık fikrine sıcak bakmış, bu yüzden Mustafa Kemal
Atatürk ile fikir ayrılığı yaşamıştır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Halide Edip Adıvar'ın hikaye türü yazılarından biridir?
Seçenekler
A
Harap Mabetler
B
Hayula
C
Seviyye Talip
D
Handan
E
Kalp ağrısı
Açıklama:
Halide Edip Adıvar'ın Hikâyeleri: Harap Mabetler (1911), Dağa Çıkan Kurt (1922), İzmir’den Bursa’ya (1963), Kubbeden Kalan Hoş Seda (1974). Diğer seçenekler yazarın roman türündeki eserlerindendir.
Soru 9
aşağıdakilerden hangisi Tanzimat ve Servet_i Fünun dönemlerine ait eserlerde işlenen kadın figürünün özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
masumiyet simgesi kadınlar
B
fettan ve şehvet düşkünü kadınlar
C
erkeğin felaketi olan kadınlar
D
kendi benliğini arayan kadınlar
E
korunmaya muhtaç kadınlar
Açıklama:
Tanzimat ve onu izleyen Servet-i Fünûn romanında aşık olunan meleksi kadınlar, masumiyetin simgesi kadınlar, fettan ve şehvet düşkünü kadınlar, erkeğin felaketi olan kadınlar gibi geniş bir yelpazede kadın tipleri görülür. Peki edebiyatı onca etkileyen Batılılaşma ve modernleşme hamleleri, imparatorluğun çöküşü, ikinci meşrutiyet, milli mücadele yılları, toplumsal örgütlülüğün ve buna bağlı olarak kadın haklarının gelişmesi gibi konular karşısında kadın nerededir? Bunu bilmeyiz. Kadınların fikirlerini duymak için biraz daha beklememiz gerekmektedir.
Soru 10
I. fikir önderi olan kadınlar
II. erkeğin gölgesinde olan kadınlar
III. annelik gücünü yansıtan kadınlar
IV. batı kültürünü yansıtan kadınlar
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Halide Edip Adıvar'ın eserlerinde yarattığı kadın kimliklerinden biri değildir?
II. erkeğin gölgesinde olan kadınlar
III. annelik gücünü yansıtan kadınlar
IV. batı kültürünü yansıtan kadınlar
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Halide Edip Adıvar'ın eserlerinde yarattığı kadın kimliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
yalnız I
B
yanız II
C
I-II
D
II-IV
E
II-III-IV
Açıklama:
II. Meşrutiyet yıllarıyla beraber kadınlar için yeni bir kimlik yaratma imkanı doğar.
Bunun en güzel örneğini Halide Edib’in romanlarında görürüz. Adıvar’ın kadın kahramanları,
yalnızca namuslu ve iffetli görünmekle kalmazlar, aynı zamanda toplumsal ve
siyasal olarak da etkilidirler. Sadece geleneksel kadın tipini dönüştürmekle kalmaz, kadını
bir fikir önderi olarak kamuya sokar. Geleneksel rolleri tümden yok saymamış, kadın,
anne, namus gibi kavramları göz ardı etmemiştir. Halide Edib, güçlü bir kadının nasıl
olması gerektiği sorusuna bir cevap olarak romanlarındaki başkarakterleri yaratmıştır.
Bunun en güzel örneğini Halide Edib’in romanlarında görürüz. Adıvar’ın kadın kahramanları,
yalnızca namuslu ve iffetli görünmekle kalmazlar, aynı zamanda toplumsal ve
siyasal olarak da etkilidirler. Sadece geleneksel kadın tipini dönüştürmekle kalmaz, kadını
bir fikir önderi olarak kamuya sokar. Geleneksel rolleri tümden yok saymamış, kadın,
anne, namus gibi kavramları göz ardı etmemiştir. Halide Edib, güçlü bir kadının nasıl
olması gerektiği sorusuna bir cevap olarak romanlarındaki başkarakterleri yaratmıştır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir ?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Sappo
C
Simone de Beauvoir
D
Christine de Pisan
E
Mary Wollstonecraft
Açıklama:
Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir.
Soru 12
Kadın hareketlerinin ilk önemli yapıtı olan kadın haklarının gerekçelendirilmesinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Mary Wollstonecraft
C
Sappo
D
Simone de Beauvoir
E
Christine de Pisan
Açıklama:
18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketlerinin ilk önemli yapıtı olan Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesini yazmıştır.
Soru 13
Virginia Woolf ‘a göre geçmişte edebiyat tarihinde kadının daima amaca ulaşmada araç olarak kullanılmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Edebiyat çalışmalarına izin verilmemesi
B
Erkekler ile aynı eğitimi almamaları
C
Sadece yemek işlerine izin verilmesi
D
Çocuk büyütme görevinin kadında olması
E
Dinin izin vermemesi
Açıklama:
Virginia Woolf, kadınların yeterlilikleriyle ilgili önyargılara meydan okur. Kadınlar eğer bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aynı eğitimi almamaları ve aynı deneyimleri yaşayamamalarıdır.
Soru 14
Virginia Woolf’a göre erkekler tarafından yazılan eserlerde kadınının cesur ve üstün tasviri gerçek hayatta hangi gerçeği yansıtmaz ?
Seçenekler
A
Odaya kilitlenir
B
Dövülür
C
Zorla evlendirilir
D
Çocuklar üzerinde söz sahibidir
E
Seçim hakkı yoktur
Açıklama:
Cevap: D
Erkekler tarafından yazılan kurmacalardaki kadına baktığımızda kadının yüce biri olduğunu düşünebiliriz. Kadın erkeklerin kurmacasında üstündür, cesurdur, muhteşemdir, çıkarcıdır; gerçek hayatta ise odalara kilitlenir dövülür, erken yaşta zorla evlendirilir, söz sahibi değildir. Geleneksel rollere hapsedilmiştir.
Erkekler tarafından yazılan kurmacalardaki kadına baktığımızda kadının yüce biri olduğunu düşünebiliriz. Kadın erkeklerin kurmacasında üstündür, cesurdur, muhteşemdir, çıkarcıdır; gerçek hayatta ise odalara kilitlenir dövülür, erken yaşta zorla evlendirilir, söz sahibi değildir. Geleneksel rollere hapsedilmiştir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Woolf’a göre erkeklerin kanun yapma, kitap yazma, söylev verme faaliyetlerinde kadının gizli görevi olmuştur ?
Seçenekler
A
Akıl danıştıkları bireyler olmaları
B
Ev işlerini üstlenmeleri
C
Erkekleri yücelten sözler söylemeleri
D
Roman kahramanı olmaları
E
İyi birer eş olmaları
Açıklama:
Yüzyıllardır kadınlar, erkekleri olduğundan iki kat büyük gösteren aynalar olmuştur. Eğer bu ayna ona gerçekleri söylerse aynadaki beden küçülür; hayata uyum sağlayamaz. Günün her anı kendilerini iki kat büyük görmeye alışmış olan erkekler, bu manzarayı görmemeye başladıkları zaman yargılamaya, kanun yapmaya, kitap yazmaya, söylev vermeye nasıl devam edeceklerdir.
Soru 16
Woolf’un Kendine ait bir oda’da eserinde Shakespeare’in Judith adında ki yetenekli kız kardeşinin akıbeti aşağıdakilerden biri değildir ?
Seçenekler
A
Okula gönderilmez
B
Erken yaşta evlendirilir
C
Tiyatrocu olmayacağını anlar
D
Menajerinden hamile kalır
E
İntihar eder
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da şu soruyu sorar: “Shakespeare’in Judith adında son derece yetenekli bir kız kardeşi olsaydı neler olurdu?” Ağabeyi eğitiminde ilerlerken Judith okula gönderilmez, ailesi tarafından evlendirilmek istendiğinde hayallerinin peşinden koşmak için tek çaresi evden kaçmak olurdu. Sonrasında bir kadının tiyatrocu olamayacağı gerçeğiyle yüzleşir, en sonunda kendisine acıyan bir menajerden hamile kalır ve intihar ederdi. Judith, yalnızca kadın olduğu için geleneksel rollere meydan okuyan tavrıyla herhangi bir güç elde edemezdi.
Soru 17
İkinci Cins denemesinin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simone De Beauvoir
B
Virginia Woolf
C
Mary Wollstonecraft
D
Sappo
E
Christine de Pisan
Açıklama:
Simone de Beauvoir, İkinci Cins adlı denemesini yazmadan önce okurlarına kendini anlatma yoluna girdiğinde bunun için öncelikle kadınlık halinin sınırlarını belirlemenin gerekli olduğunun farkına varır. Bu deneme ile varoluşçu ahlâka kadın olarak kendi kişisel deneyimlerini, amaçlarını yansıtabilecek somut bir içerik vermek ister. Varoluşçuluk her şeyden önce bir özgür olma etiğidir.
Soru 18
Simone de Beauvoir’ın bağımsız bir kadın olarak yaşamasının en büyük nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Eğitim hayatı
B
Eşinin kariyeri
C
Yetiştiği aile ortamı
D
Felsefeye ilgisi
E
Kendine güveni
Açıklama:
Beauvoir’ın bağımsız bir kadın olarak yaşamını sürdürmüş olması, şüphesiz yetiştiği aile ortamının kendisine güven aşılamış olmasıyla doğrudan ilgilidir. Kadının bağımsızlığının önündeki en büyük engel, ailenin kız çocuğunu, bir başkasının koruyuculuğu ve yardımı olmadan yaşayamayacağı duygusu ile büyütmesidir. Kaleme aldığı anlatılarda, çocukluğundaki aile yaşantısının kendisine güven aşıladığını, bu güven duygusunun gelişiminde büyük bir etkisi olduğunu sık sık dile getirir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Halide Edib Adıvar ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Babası onu Fransız usüllerine göre yetiştirmiştir.
B
Okulda Almanca ve Arapça öğrenmiştir.
C
Sadece kendi kültürüyle ilgili yazmıştır.
D
Kolejden mezun olan ilk Müslüman Türk kadındır.
E
Kolej okumadan okulu bırakmıştır.
Açıklama:
1884 yılında İstanbul’da doğan yazar, siyasetçi, akademisyendir. II. Abdülhamit devrinde Padişah Hazinesi kâtipliği yapan Mehmet Edib Bey ve Fatma Berifem Hanım’ın tek çocuğu olan Halide Edib, ilköğrenim hayatını evde özel dersler alarak tamamlar. Babası bir İngiliz hayranı olduğu için Halide Edib’i İngiliz usûllerine göre yetiştirir. 1893’te Amerikan Kız Koleji’ne verilince yeni bir çevreye giren Halide Edip, burada İngilizce öğrenir. Kısa sürede kolejden ayrılmak zorunda kalınca, evde Rıza Tevfik’ten Türkçe, edebiyat ve Fransızca, Salih Zeki’den matematik öğrenir. Arapça, İngilizce ve müzik dersleri de alır. 1899’da tekrar koleje başlar. 1901’te kolejden mezun olan ilk Müslüman Türk kadını olarak kaynaklara geçer. Farklı kültürlerle iç içe yaşamaya alışkın olan Halide Edip, daima başka kültürlerle kendi kültürünü karşılaştırıp gördüğü her farklı değerin kendi kültüründeki karşılığını sorgulamıştır.
Soru 20
Halide Edib Adıvar’ın romanlarında kadın nasıl tasvir edilir?
Seçenekler
A
Esamesi okunmayan
B
Erkeğe üstün
C
Erkeğin gölgesinde
D
Erkekle eşit
E
Varolmayan
Açıklama:
Adıvar’ın kadın kahramanları, yalnızca namuslu ve iffetli görünmekle kalmazlar, aynı zamanda toplumsal ve siyasal olarak da etkilidirler. Sadece geleneksel kadın tipini dönüştürmekle kalmaz, kadını bir fikir önderi olarak kamuya sokar. Geleneksel rolleri tümden yok saymamış, kadın, anne, namus gibi kavramları göz ardı etmemiştir. Halide Edib, güçlü bir kadının nasıl olması gerektiği sorusuna bir cevap olarak romanlarındaki başkarakterleri yaratmıştır. Halide Edib’in romanlarındaki kadınların erkeğe üstün olan kadın olarak yansıtıldığı söylenebilir.
Soru 21
"Kendine Ait Bir Oda" eseri, hangi yazara aittir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraf
B
Margaret Fuller
C
Marguerite Porete
D
Christina Rosetti
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Kadınların erkeklerle aynı eğitimi alamamasının, erkeklerle aynı deneyimleri yaşayamamasının, kadınların toplum içerisine karışamamasının bir sonucu olarak sanat ve diğer alanlarda geri planda kalmasının tarihini ele alan eserin yazarı Virginia Woolf'tur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 22
Kadınların 19. yüzyılda az sayıda da olsa ortaya koyduğu edebi eserlerin türü nedir?
Seçenekler
A
Şiir
B
Deneme
C
Roman
D
Eleştiri
E
Gezi yazısı
Açıklama:
Woolf'a göre kadınlar, roman türünün yazarken daha az dikkat gerektirmesinden ve görece daha az yoğun bir tür olmasından ötürü romana yönelmişler ve daha çok bu türde eserler ortaya koymuşlardır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 23
Virginia Woolf'un roman türünü değiştirme amacını güttüğü ve düzyazı ile şiiri yaklaştırdığı eserinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinekli Bakkal
B
Kendine Ait Bir Oda
C
Gurur ve Önyargı
D
Dalgalar
E
Yıkılmış Kadın
Açıklama:
Woolf, 1931’de kaleme aldığı Dalgalar (The Waves) adlı romanıyla, 19. yüzyıl İngiliz kadın romancılarını değerlendirirken ‘’daha az konsantre bir tür’’ olarak tanımladığı geleneksel romanı, hem içerik hem biçim açısından değiştirmiştir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 24
Virginia Woolf'a göre kadınların öfke ile yazmayı durdurmaları en çok ne için gereklidir?
Seçenekler
A
Kadınların daha fazla kabulü
B
Basım olasılığının artması
C
Ötekileştirmenin önüne geçilmesi
D
Kadınların eğitim düzeylerinin artması
E
Toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesi
Açıklama:
19. yüzyıl edebiyatında kadın yazarlar kendi cinslerine karşı olan haksızlıklardan ve eşitsizliklerden şikayet ediyordu. Fakat öfkenin dile getirilmesi Woolf’a göre yazarın cinsiyetini metinde hissettirmesine sebep oluyor ve metni güçsüzleştiriyordu. Bu durum, kadının edebiyatta kendisini var etmeye çalışması değil, eleştirdiği güce karşı aynı silahı kullanıp onun yerine geçmek istemesi anlamına geliyordu. Bu da iki cinsin birbirini ötekileştirme uğraşısının sürmesi şeklinde değerlendirilebilir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 25
1943 yılında ilk eseri olan L’invitée (Konuk Kız) adlı öyküsünü yayınlayarak edebiyat dünyasına adım atan, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Jean-Paul Sartre’ın diğer arkadaşları ile kurduğu Modern Zamanlar (Les Temps Modernes) adlı politik gazetede çalışmaya başlayan ve ölümüne dek bu dergide editör olarak çalışmaya devam eden feminist yazar kimdir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Virginia Woolf
C
Jane Austen
D
Newcastlelı Margaret
E
Aphra Behn
Açıklama:
Soruda bilgileri verilen yazar Simone de Beauvoir'dur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 26
Simone de Beauvoir, kadınların edinmesi gereken temel niteliğin ne olduğunu kabul etmiştir?
Seçenekler
A
Ev işlerini erkeklerle paylaşmak
B
Daha fazla şiir yazmak için çabalamak
C
Kendini bir özne olarak ortaya koymak
D
Çocuk doğurmayı reddetmek
E
Çocuklarına din eğitimini evde vermek
Açıklama:
Simone de Beavoir'e göre göre her bilinç, kendi varoluşunu karşısındaki varlıkta özgürlük içinde tanımalı, kendini ve öteki varlığı hem nesne hem özne olarak var etmelidir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 27
Türk edebiyatındaki kadın temsilleri ile ilgili aşağıda verilen sıralamalardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Aşık olunan kadınlar-köleler-toplumsal hayatın içindeki kadınlar
B
Cariyeler-kavuşulmak istenen kadınlar-siyasal olarak etkili kadınlar
C
Toplumsal hayatın içindeki kadınlar-köleler-cariyeler
D
Göçmenler-iffetliler-siyasetçiler
E
Siyasetçiler-köleler-erkeğin gölgesindekiler
Açıklama:
Tanzimat Döneminde kadınlar köle, cariye ve azınlıklardan seçilen kadınlar, erkeklerin karşısında, onları istenmeyen evliliklere zorlanan, yazgısına boyun eğen güçsüz kurbanlar olarak çizilir. Servet-i Fünûn romanlarında kadınlar genellikle aşık olunan, kavuşulmak istenen yahut Aşk-ı Memnu’da olduğu gibi iç ve dış çatışmayı yansıtan kadınlardır. II. Meşrutiyet yıllarıyla beraber kadınlar için yeni bir kimlik yaratma imkanı doğar. Bunun en güzel örneğini Halide Edib’in romanlarında görürüz. Adıvar’ın kadın kahramanları, yalnızca namuslu ve iffetli görünmekle kalmazlar, aynı zamanda toplumsal ve siyasal olarak da etkilidirler. Sadece geleneksel kadın tipini dönüştürmekle kalmaz, kadını bir fikir önderi olarak kamuya sokar. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 28
Virginia Woolf, kadınların da erkekler kadar iyi yazarlar olmasını belli koşullara bağlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu koşullardan biri değildir?
Seçenekler
A
Deneyim
B
Eğitim
C
Mülkiyet
D
Annelik
E
Boş zaman imkanı
Açıklama:
Kadın yazarların erkekler kadar başarılı olabilmeleri için Woolf eğitim, deneyim, mülkiyet ve boş zaman imkanını öne çıkarmaktadır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 29
Tarihsel süreçte kadınların ilk edebi eserlerinin şiir yerine roman olmasının nedeni nasıl açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Kadınların ezber gücünün daha kuvvetli olması
B
Kadınların daha uzun eserler yazabilecek sabırda olması
C
Ev işleri gibi sorumluluklar nedeniyle yoğun işlere odaklanmanın zor olması
D
Erkeklerin şiirlere konu olacak duyguları daha yoğun yaşamaları
E
Kadınların erkeklere göre daha eğitimsiz olmaları
Açıklama:
Woolf'a göre nesir ve kurmaca yazmak, şiir ya da oyun yazmaktan çok daha kolaydır. Çünkü kadın sık sık başkaları tarafından bölünecektir. Ya çocuğuna bakmakla yükümlüdür ya da ocakta yemeği vardır. Kendine ait özel bir alan bulamayan kadın, ruhunun bütün zenginliğini kullanarak çok daha nitelikli eserler kaleme alabilecekken, sınırlı olan koşullar buna izin vermez. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 30
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da şu soruyu sorar: ‘’Shakespeare’in Judith adında son derece yetenekli bir kız kardeşi olsaydı neler olurdu?’’. Buna göre, Woolf'un bu sorusunun dayandığı temel eleştiri noktası aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Kadınların erkekler kadar zeki olmadığı kabulü
B
Kadın davranışlarının toplumsal cinsiyet rolleri temelinde değerlendirilmesi gerektiği
C
Kadınların tiyatro alanında erkekler kadar başarılı olamaması
D
Kadın ve erkeklere eşit eğitim imkanı sağlanması gerektiği
E
Kadınların erkeklere hizmet etme görevini bırakması gerektiği
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da şu soruyu sorar: ‘’Shakespeare’in Judith adında son derece yetenekli bir kız kardeşi olsaydı neler olurdu?’’ Ağabeyi eğitiminde ilerlerken Judith okula gönderilmez, ailesi tarafından evlendirilmek istendiğinde hayallerinin peşinden koşmak için tek çaresi evden kaçmak olurdu. Sonrasında bir kadının tiyatrocu olamayacağı gerçeğiyle yüzleşir, en sonunda kendisine acıyan bir menajerden hamile kalır ve intihar ederdi. Judith, yalnızca kadın olduğu için geleneksel rollere meydan okuyan tavrıyla herhangi bir güç elde edemezdi. Woolf'un bu sözü, kadın davranışlarının toplumsal cinsiyet rolleri temelinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 31
Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden Christine de Pisan hangi yapıtıyla Orta Çağ'da kadının ötekileşmesine yönelik itirazları dile getiren ilk kadın şair olmuştur?
Seçenekler
A
A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)
B
The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı)
C
Mary Wollstone Craft
D
Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
E
The Waves (Dalgalar)
Açıklama:
Ortaçağ boyunca kadınları edebiyat sahnesinde pek göremeyiz. Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir. The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı) isimli yapıtı, Orta Çağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eserdir.
Soru 32
Cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
A Room of One's Own (Kendine Ait Bir Oda)
B
İkinci Cins (Le Deuxieme Sexe)
C
Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
D
İlahi Komedya
E
Macbeth
Açıklama:
18. yüzyıldaki kutuplaşmış, erkek merkezli ideolojiye karışı çıkan Amerikalı eleştirmen, gazeteci Margaret Fuller, Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın) isimli yapıtında, cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunur. Eser, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilir.
Soru 33
Kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendiren böyle bir bilincin ilk etkili dışavurumu olarak kabul edilen eser kime aittir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Margaret Fuller
C
Virgina Woolf
D
Mary Wollstone Raft
E
Sappho
Açıklama:
20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü sayılan Fransız yazar Simone de Beauvoir, İkinci Cins (Le Deuxieme Sexe) adlı eserinde, kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendirir. Bu eser, böyle bir bilincin ilk etkili dışavurumu olarak kabul edilir. Erkek, öteki bilinçlere karşı çıkarak kendini özgür bir varlık olarak ortaya koyar.
Soru 34
Erkeğin üstünlüğünü, merkeziliğini, “birinci cins” oluşunu ortaya koyan en önemli araçlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişilik
B
Cinsiyet
C
Sosyallik
D
Fiziksel görünüş
E
Dil
Açıklama:
Dil, erkeğin üstünlüğünü, merkezîliğini, “birinci cins” oluşunu ortaya koyan en önemli araçlardan biridir. Bu yüzden erkeğin dil aracılığıyla kadını yok saymasına karşılık, kadının da kendine özgü bir dil yaratarak, bu dile karşı kendini var etmelidir.
Soru 35
Virginia Woolf'a göre kadınların yeterlilikleriyle ilgili önyargılara meydan okuyan kadınlar eğer bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aynı deneyimleri yaşamaları.
B
Biyolojik yapılarının farklı olması.
C
Ev işlerine odaklanmaları
D
Aynı eğitimi almamaları
E
Geleneklere bağlı olmaları
Açıklama:
Virginia Woolf, kadınların yeterlilikleriyle ilgili önyargılara meydan okur. Kadınlar eğer bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aynı eğitimi almamaları ve aynı deneyimleri yaşayamamalarıdır. Kendine Ait Bir Oda adlı eserinde İngiliz edebiyatının bir eleştirisini sunup kadının edebiyattaki yerini belirlemeye çalışır.
Soru 36
Woolf'a göre kadın bir yazarın başarısını ölçmek için neyi bilmek gerekmektedir?
Seçenekler
A
Başarılı bir kadının çalışmalarını
B
Başarılı kadının hayatını
C
Sıradan kadının hayatını
D
Batılı kadının yaşam biçimini
E
Doğulu kadının yaşam biçimini
Açıklama:
Woolf ’a göre, sıradan bir kadının hayatını ve koşullarını bilemezsek sıra dışı bir kadın olarak yazarın başarısını ya da başarısızlığını ölçemeyiz. Çünkü bu ikincisi birinciye bağlıdır.
Soru 37
I Zaman
II Kendilerine ait bir oda
III Ekonomik güç
Woolf'a göre kadının kendine dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşu için yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri gereklidir?
II Kendilerine ait bir oda
III Ekonomik güç
Woolf'a göre kadının kendine dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşu için yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri gereklidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer
Soru 38
Kadının bağımsızlığının karşısındaki en büyük engel aşağıdakilerden hangisi olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
Kız çocuğunun bir başkasının koruyuculuğu ve yardımı olmadan yaşayamayacağı duygusu
B
Erkeklerin, kızların korunması gerektiği yardıma muhtaç olduğu düşüncesi.
C
Kadının geleneklere bağlı olarak yaşamaları gerektiği düşüncesi.
D
Kadınların kendilerini hayatın öznesi durumuna getirebileceği inancı.
E
Kadınların çocuklarına bakmak zorunda olmaları
Açıklama:
Kadının bağımsızlığının önündeki en büyük engel, ailenin kız çocuğunu, bir başkasının koruyuculuğu ve yardımı olmadan yaşayamayacağı duygusu ile büyütmesidir.
Soru 39
İki bilinç karşı karşıya geldiğinde birbirlerini görmezden gelmeyi tercih ettikleri zaman her biri diğer bilinci yalnızca nesne olarak görür düşüncesi aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Efendi-köle diyalektiği
B
Efendi-efendi diyalektiği
C
Köle-köle diyalektiği
D
Soylu-soylu diyalektiği
E
Teali-yi Nisvan
Açıklama:
Efendi-köle diyalektiği: Hegel’in felsefesinde anahtar öğelerden biridir. İki bilinç karşı karşıya geldiğinde birbirlerini görmezden gelmeyi tercih ettikleri zaman her biri diğer bilinci yalnızca nesne olarak görür.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Halide Edip Adıvar'ın romanlarındaki kadınların niteliklerini açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
B
Erkeğin gölgesinde kalan kadın
C
Erkekle eşit olan kadın
D
Erkeğe üstün olan kadın
E
Erkeğe bağlı olan kadın
Açıklama:
Geçmişten günümüze kadının edebiyatta nasıl bir yol izlediğine bakacak olursak:
Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
Erkeğin gölgesinde kalan kadın
Erkekle eşit olan kadın
Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar.
Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
Erkeğin gölgesinde kalan kadın
Erkekle eşit olan kadın
Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar.
Soru 41
Kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın edebiyatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraf
B
Margaret Fuller
C
Christine de Pisan
D
Virginia Woolf
E
Sappho
Açıklama:
Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın İngiliz yazar Mary Wollstonecraf'dır. Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazar. Yazar bu kitabında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan kadınların yararlanamadığını, bu esaslara dayanmayan bir anayasanın eşitlikçi olamayacağını öne sürer. Kadınların erkeklerden zihinsel olarak daha aşağı olmadığını, kadınların böyle görülmelerinin sebebinin erkeklerle aynı eğitimi alamamaları olduğunu söyler.
Soru 42
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi
B
On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın
C
Kendine Ait Bir Oda
D
İkinci Cins
E
Kadınlar Kentinin Kitabı
Açıklama:
18. yüzyıldaki kutuplaşmış, erkek merkezli ideolojiye karışı çıkan Amerikalı eleştirmen,
gazeteci Margaret Fuller, Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
isimli yapıtında, cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunur. Eser, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilir.
gazeteci Margaret Fuller, Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
isimli yapıtında, cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunur. Eser, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilir.
Soru 43
Kadının edebiyatta var olmasında bir dönüm noktası olarak kabul edilen 17. yüzyıl yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anne Finch
B
Amandine Aurore Lucile Dupin
C
Aphra Behn
D
Margaret Fuller
E
Jane Austen
Açıklama:
17. yüzyılda yaşamış olan Aphra Behn, kadının edebiyatta var olmasında bir dönüm noktasıdır. Kocasının ölümü sebebiyle yazılarından para kazanarak yaşamını sürdüren, geçimini aklını kullanarak sağlamak zorunda olan bir kadındır. Kadın için zihin özgürlüğünün başladığı, kendi canı ne isterse onu yazabilme özgürlüğüne sahip olma olasılığının doğduğu gerçeği ile karşılaşırız. Böylece kadın olarak yazmak, bir zihin bozukluğu işareti olmaktan çıkmıştır.
Soru 44
Virginia Woolf'un, kız kardeşlerin eğitimlerine ve iş sahibi olmalarına yardım edilmedikçe, kadınların daha özgür ve önyargısız bir şekilde düşünemeyeceklerini, dolayısıyla savaşın engellenmesinde herhangi bir yetkileri de olamayacağını savunduğu eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varolma Anları
B
Kendine Ait Bir Oda
C
Dalgalar
D
Üç Gine
E
Kadın ve Yazmak
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşının gölgesinde yazılan Three Guineas (Üç Gine) adlı denemesi, eğitimli bir erkeğin Woolf ’a savaşın nasıl engellenebileceğine dair bir soru yöneltmesi ve ondan bağış istemesi üzerine yazdığı bir mektuba verdiği cevabı içerir. Kız kardeşler, erkek kardeşlerinin eğitim fonlarına hem maddi hem manevi katkı sağlayarak onların eğitimi için kendi eğitimlerinden fedakârlık ediyorsa ve eğitim, savaşı önlemede başarısız oluyorsa, mevcut işleyiş tamamen değiştirilmelidir. Savaş gibi hayati bir meselede, kız kardeşlerin eğitimlerine ve iş sahibi olmalarına yardım edilmedikçe, kadınlar daha özgür ve önyargısız bir şekilde düşünemeyecek, dolayısıyla savaşın engellenmesinde herhangi bir yetkileri de olamayacaktır.
Soru 45
20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Simone de Beauvoir
C
Mary Wollstonecraft
D
Virginia Woolf
E
Margaret Fuller
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı B şıkkıdır. 20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü sayılan Fransız yazar Simone de Beauvoir'dir.
Soru 46
Virginia Woolf hangi romanında 19. yüzyıl İngiliz kadın romancılarını değerlendirirken ‘’daha az konsantre bir tür’’ olarak tanımladığı geleneksel romanı, hem içerik hem biçim açısından değiştirmiştir?
Seçenekler
A
Dışa Yolculuk
B
Büyükannelerimizin Tarihi
C
Gurur ve Önyargı
D
Kendine Ait Bir Oda
E
Dalgalar
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı E şıkkıdır. Woolf, 1931’de kaleme aldığı Dalgalar (The Waves) adlı romanıyla, 19. yüzyıl İngiliz kadın romancılarını değerlendirirken ‘’daha az konsantre bir tür’’ olarak tanımladığı geleneksel romanı, hem içerik hem biçim açısından değiştirmiştir.
Soru 47
"Kendine Ait Bir Oda, Kendine Ait Bir Dil" isimli kitabın yazarın kimdir?
Seçenekler
A
George Eliot
B
Jane Austen
C
Virginia Woolf
D
Simone de Beauvoir
E
Halide Edip Adıvar
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı C şıkkıdır. Kendine Ait Bir Oda, Kendine Ait Bir Dil isimli kitabın yazarı Virginia Woolf'dur.
Soru 48
"İkinci Cins" isimli denemenin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Margaret Fuller
C
Jean Paul Sartre
D
Simone de Beauvoir
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı D şıkkıdır. İkinci Cins adlı deneme Simone de Beauvoir'a aittir.
Soru 49
18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
B
A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)
C
A Room of One’s Own (Kendine Ait Bir Oda)
D
İkinci Cins (Le Deuxieme Sexe)
E
Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice)
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı B şıkkıdır. 18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazmıştır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan edebiyatında rastlanan kadın şairlerdendir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Fuller
C
De Pisan
D
De Beauvoir
E
Wollstonecraft
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı A şıkkıdır. Antik Yunan edebiyatında nadir de olsa Sappho (M.Ö. 630-612) gibi kadın şairlere rastlanırken Ortaçağ boyunca kadınları edebiyat sahnesinde pek göremeyiz.
Soru 51
Virginia Woolf'un kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürdüğü eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın
B
İkinci Cins
C
Gurur ve Önyargı
D
Yıkılmış Kadın
E
Kendine Ait Bir Oda
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı E şıkkıdır. Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer.
Soru 52
Eğitimli bir erkeğin Woolf ’a savaşın nasıl engellenebileceğine dair bir soru yöneltmesi ve ondan bağış istemesi üzerine yazdığı bir mektuba verdiği cevabı içeren deneme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Three Guineas (Üç Gine)
B
Mandarinler
C
L’invitée (Konuk Kız)
D
Hesap Tamam
E
Kendine Ait Bir Oda
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı A şıkkıdır. İkinci Dünya Savaşının gölgesinde yazılan Three Guineas (Üç Gine) adlı denemesi, eğitimli bir erkeğin Woolf ’a savaşın nasıl engellenebileceğine dair bir soru yöneltmesi ve ondan bağış istemesi üzerine yazdığı bir mektuba verdiği cevabı içerir.
Soru 53
1901’te kolejden mezun olan ilk Müslüman Türk kadını olarak kaynaklara geçen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Isabel Fry
B
Sabiha Gökçen
C
Halide Edip Adıvar
D
Safiye Ayla
E
Fatma Aliye Topuz
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı C şıkkıdır. Halide Edip, 1901’te kolejden mezun olan ilk Müslüman Türk kadını olarak kaynaklara geçmiştir.
Soru 54
Beavoir'in kadınsı bir depresyon yaşayan Monique’in erkeğine adanmış kadın karakterinin çözülmesiyle, kadının geleneksel rol karşısında takındığı tavrı gördüğümüz eserinin ismi nedir?
Seçenekler
A
Yıkılmış Kadın
B
Yabancı
C
Dışa Yolculuk
D
Varolma Anları
E
On Dokuzuncu Yüzyılda Kadın
Açıklama:
Sorunun doğru yanıtı A şıkkıdır. Beauvoir’ın Yıkılmış Kadın (La Femme Rompue) adlı eserinde kadınsı bir depresyon yaşayan Monique’in erkeğine adanmış kadın karakterinin çözülmesiyle, kadının geleneksel rol karşısında takındığı tavrı görürüz.
Soru 55
Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış, Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şair kimdir?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Mary Wollstonecraf
C
Sappho
D
Simon de Beauvoir
E
Christine de Pisan
Açıklama:
Orta Çağ’ın sonlarındaAvrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir. The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı) isimli yapıtı, Orta Çağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eserdir. Cevap E şıkkıdır.
Soru 56
Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın olan, kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazan 18. yüzyılda İngiliz yazar kimdir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraft
B
Virginia Woolf
C
Simone de Beauvoir
D
Christine de Pisan
E
Margaret Fuller
Açıklama:
18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazar. Yazar bu kitabında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan kadınların yararlanamadığını, bu esaslara dayanmayan bir anayasanın eşitlikçi olamayacağını öne sürer. Kadınların erkeklerden zihinsel olarak daha aşağı olmadığını, kadınların böyle görülmelerinin sebebinin erkeklerle aynı eğitimi alamamaları olduğunu söyler. Wollstonecraft, kadının da erkeğin de akıllı varlıklar olarak görülmesi gerektiğini söylemiş ve akla dayalı bir toplumsal düzen tasarlamıştır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 57
Simone de Beauvoir tarafından yazılan, kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendiren eserin adı hangisidir?
Seçenekler
A
Le Deuxieme Sexe (İkinci Cins)
B
A Room of One’s Own (Kendine Ait Bir Oda)
C
Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın)
D
A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi
E
The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı)
Açıklama:
20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü sayılan Fransız yazar Simone de Beauvoir, İkinci Cins (Le Deuxieme Sexe) adlı eserinde, kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendirir. Bu eser, böyle bir bilincin ilk etkili dışavurumu olarak kabul edilir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi, Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda eserinde dile getirdiği, kadınların özgür bir ruha sahip olmalarının koşulları arasında değildir?
Seçenekler
A
Düşündükleri şeyi ifade etmek için özgürlük ve cesaret alışkanlığına sahip olmaları
B
İlişkilerin sadece kadınlar ve erkekler dünyasıyla değil, gerçekliğin dünyasıyla sınırlığı olduğunu bilmeleri
C
Ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları
D
Yoksulluk ve karanlık içinde kalsalar bile kararlı bir şekilde çaba göstermeleri
E
Yalnızca kendi yaşamlarının öznesi olmaları
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da şu soruyu sorar: ‘’Shakespeare’in Judith adında son derece yetenekli bir kız kardeşi olsaydı neler olurdu?’’ Judith, yalnızca kadın olduğu için geleneksel rollere meydan okuyan tavrıyla herhangi bir güç elde edemezdi. Genç yaşta ölüp tek bir kelime dahi yazamamış olan Judith’in mezarı bir sokağın köşesinde durmaktadır. Judith’in ruhu bütün kadınların içinde yaşar. Ona ete kemiğe bürünmek için fırsat vermek, bütün kadınların elindedir. Eğer kadınların kendilerine ait bir odaları olursa, düşündükleri şeyi ifade etmek için özgürlük ve cesaret alışkanlığına sahip olurlarsa, yalnız olduklarını ve ilişkilerin sadece kadınlar ve erkekler dünyasıyla değil, gerçekliğin dünyasıyla sınırlığı olduğunu bilirlerse, bu özgür ruh sık sık ete ve kemiğe bürünecektir. Kadınların kararlı bir şekilde çaba göstermeden asla özgür bir ruha sahip olamayacaklardır.
Soru 59
“İnsanda varoluş, özden önce gelir’’ ilkesinden yola çıkarak “Kadın doğulmaz kadın olunur’’ düşüncesini savunan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Virginia Woolf
C
Jane Austen
D
Mary Wollstonecraf
E
Aphra Behn
Açıklama:
Simone de Beauvoir, İkinci Cins adlı denemesini yazmadan önce okurlarına kendini anlatma yoluna girdiğinde bunun için öncelikle kadınlık halinin sınırlarını belirlemenin gerekli olduğunun farkına varır. Bu deneme ile varoluşçu ahlâka kadın olarak kendi kişisel deneyimlerini, amaçlarını yansıtabilecek somut bir içerik vermek ister. Tümüyle özgürlük problemi üzerinden yola çıkan Varoluşçuluk, insanı “kendini oluşturmada özgür” ve “kendi varoluşundan sorumlu” görür. Beauvoir denemesinde, varoluşçuluğun öne sürdüğü “İnsanda varoluş, özden önce gelir’’ ilkesinden yola çıkarak “Kadın doğulmaz kadın olunur’’ düşüncesine ulaşır.
Soru 60
Beauvoir hangi eserinde Hegel'in efendi-köle diyalektiğinden yola çıkarak kadının "öteki olma" halinin altını çizmiştir?
Seçenekler
A
Belirsizlik Ahlâkı Üzerine
B
İkinci Cins
C
Uzun Yürüyüş
D
Yıkılmış Kadın
E
Her Erkek Ölümlüdür
Açıklama:
Beauvoir, İkinci Cins ile Hegel’in efendi-köle diyalektiğinden yola çıkarak kadının “öteki olma” hâlinin altını çizmiştir. Kendini bir başka bilinç üzerinden edilgen olarak konumlandıran kadın, varoluşunu kendi özüyle değil, özne olan bilince karşı konumuyla duyumsar. Dünyanın bütün sorumluluğunu yüklenen özne konumundaki erkeğin karşısında kadın, tüm insanlığın yazgısını deneyimleyememiş durumdadır.
Soru 61
Türk edebiyatında kadın karakterler ilk olarak hangi dönemde, yalnızca namuslu ve iffetli gösterilmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal ve siyasal olarak da etkili gösterilmeye başlanmıştır?
Seçenekler
A
Tanzimat sonrası dönemde
B
Servet-i Fünûn döneminde
C
II. Meşrutiyet yılları ile birlikte
D
Cumhuriyet döneminde
E
Çok partili hayata geçiş ile birlikte
Açıklama:
II. Meşrutiyet yıllarıyla beraber kadınlar için yeni bir kimlik yaratma imkanı doğar. Bunun en güzel örneğini Halide Edib’in romanlarında görürüz. Adıvar’ın kadın kahramanları, yalnızca namuslu ve iffetli görünmekle kalmazlar, aynı zamanda toplumsal ve siyasal olarak da etkilidirler. Sadece geleneksel kadın tipini dönüştürmekle kalmaz, kadını bir fikir önderi olarak kamuya sokar. Geleneksel rolleri tümden yok saymamış, kadın, anne, namus gibi kavramları göz ardı etmemiştir.
Soru 62
Halide Edib Adıvar'ın kadının, erkeğin boyunduruğu altında yaşamasından çıkıp, milletin annesine ve öğretmenine dönüşümünü gösteren romanı hangisidir?
Seçenekler
A
Vurun Kahpeye
B
Seviyye Talip
C
Ateşten Gömlek
D
Yeni Turan
E
Raik’in Annesi
Açıklama:
Halide Edib, Türkçülük fikrinin etkisiyle yazdığı Yeni Turan isimli ilk ideolojik romanıyla kadının sosyal hayatını daha geniş bir ölçüde ele almıştır. Romanın kadın kahramanı Kaya ile birlikte kadının, erkeğin boyunduruğu altında yaşamasından çıkıp, milletin annesine ve öğretmenine dönüşümü gerçekleşir. Yeni Turan düşüncesine bağlı, inançlı bir kadın olan Kaya, toplumsal yaşamı kendi sorunlarının üstünde görmüş, tek başına kalsa bile toplum için örnek olma görevini yerine getirerek toplumsal bir özne konumuna yükselmiştir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi, Adıvar'ın kadın yazarların erkekler kadar başarılı olabilmeleri hususunda öngördüğü unsurlardan biridir?
Seçenekler
A
Kadın eğitim imkanına sahip olabilmelidir.
B
Kadın deneyim, mülkiyet ve boş zaman imkanına sahip olabilmelidir.
C
Kadın varoluş algısını geliştirmelidir.
D
Kadın sorumluluk algısını geliştirmelidir.
E
Kadın geleneksel rollerden güç almalıdır.
Açıklama:
Woolf, Beavoir ve Adıvar, Dünya ve Türk edebiyatlarında geleneği analiz ederek kadının konumuna, temsil ediliş biçimlerine ilişkin benzer tespitler yaparlar. Ancak yukarıda açıklandığı gibi kadın yazarların erkekler kadar başarılı olabilmeleri için Woolf eğitim, deneyim, mülkiyet ve boş zaman imkanını öne çıkarırken, Beavoir bunlara varoluş ve sorumluluk algısının geliştirilmesini de ekler. Adıvar ise, “Beşiği sallayan el dünyaya hükmeder” sözünden hareketle geleneksel rollerden güç almayı ve kadının eşitlikçi konumunun yaratabileceği tepkileri eski Türk topluluklarının eşitlikçi yapısıyla meşrulaştırarak bertaraf etmeyi öngörür.
Soru 64
Orta Çağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eser olan The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı) isimli yapıt kime aittir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Christine de Pisan
C
Virginia Woolf
D
Margaret Fuller
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir. The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı) isimli yapıtı, Orta Çağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eserdir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 65
Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın yazar kimdir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraft
B
Margaret Fuller
C
Virginia Woolf
D
Simone de Beauvoir
E
Christine de Pisan
Açıklama:
18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazar. Yazar bu kitabında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan kadınların yararlanamadığını, bu esaslara dayanmayan bir anayasanın eşitlikçi olamayacağını öne sürer. Wollstonecraft, Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın olarak tarihe geçer. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 66
Edebiyatta kadın temsilleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadın, edebi eserlerde masumiyetin simgesi olarak da kötülüğün kaynağı olarak da sunulabilir.
B
Kadın, edebi eserlerde 19. yy'a kadar ataerkil bakış açısının bir ürünü olarak var olmuştur.
C
Simone de Beauvoir'in felsefi bir bakış açısına sahip olduğu söylenebilir.
D
Virginia Woolf, kadınların yeterlilikleriyle ilgili ön yargılara meydan okur.
E
Aandrojen (zihnin hem erkeksi hem kadınsı yanının birlikte kullanılması) kavramı Virgina Woolf'un Dalgalar adlı eserinde üzerinde durduğu konudur.
Açıklama:
Kendine Ait Bir Oda’da Woolf ’un üzerinde durduğu önemli konulardan biri ‘’androjen (androgynous)’’ kavramı, yani zihnin hem erkeksi hem kadınsı yanının birlikte kullanılmasıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 67
Virginia Woolf ile ilgili verilerden hangisi yada hangileri doğrudur?
- Bir kadın yazar olarak sorunları tespit eder.
- Türlerin dönüşümüne ve gelenekselden moderne geçişe katkı sağlar.
- Kendine Ait Bir Oda adlı eserinde İngiliz edebiyatının bir eleştirisini sunup kadının edebiyattaki yerini belirlemeye çalışır.
- Kendisinin de dâhil olduğu varoluşçuluk felsefesi yazarlarının
eserlerinde kadının nesne olarak konumlanmasının devam ettiğini ifade eder.
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Simone de Beauvoir, kendisinin de dâhil olduğu varoluşçuluk felsefesi yazarlarının eserlerinde kadının nesne olarak konumlanmasının devam ettiğini, edebiyatta kadının varoluşsal bir özne olarak konumundan hiç bahsedilmediğini öne sürer. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 68
Modern Zamanlar adlı politik dergide editör olarak çalışan, kendini feminist olarak nitelendiren ve kadının toplumdaki rolünün gelişmesine önemli katkılarda bulunan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Viginia Woolf
B
Halide Edip Adıvar
C
Simone de Beauvoir
D
Jane Austen
E
Aphra Behn
Açıklama:
Kadına yönelik yaptığı çalışmaların ardından kendisini “feminist’’ olarak nitelendiren yazar, gerek düşünce hayatıyla gerekse çeşitli kurum ve kuruluşlarda aktif olarak yer almasıyla kadının toplumdaki rolünün gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur ve Modern Zamanlar adlı politik dergide çalışmaya başlamış, ölene dek de editör olarak çalışmalarına devam etmiştir. Bahsi geçen yazar Simone de Beauvoir'dir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 69
Simone de Beauvoir ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Varoluşçuluk felsefesinin ilkelerini benimsemiştir.
B
Kadın olma durumunun tarihsel, toplumsal ve kültürel olması anlamına geldiğini düşünür.
C
Hegel'in bilincin diğer bilinci yadsıyarak kendini ortaya koyduğu görüşüne karşıdır.
D
Bilincin, kendi varoluşunu karşısındaki varlıkta özgürlük içinde tanıması gerektiğini düşünür.
E
Kadının özne olma hakkını sonuna kadar savunduğunu düşünür.
Açıklama:
Her bilincin, kendini bir özne olarak ortaya koyma eğilimi olmasının yanında, bir de özgürlükten kaçınıp kendini nesne haline getirme eğilimi vardır. Simone, kadının da çoğu kez öteki varlık olma durumu hoşuna gittiği için, özne olma hakkına sahip çıkmadığını düşünür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 70
Geçmişten günümüze kadının edebiyatta izlediği yol düşünüldüğünde Halide Edip Adıvar romanlarında kadının ele alınışı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
B
Erkeğin gölgesinde kalan kadın
C
Erkekle eşit olan kadın
D
Erkeğe üstün olan kadın
E
Erkek tarafından ezilen kadın
Açıklama:
Geçmişten günümüze kadının edebiyatta nasıl bir yol izlediğine bakacak olursak:
• Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
• Erkeğin gölgesinde kalan kadın
• Erkekle eşit olan kadın
• Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar. Doğru cevap D seçeneğidir.
• Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
• Erkeğin gölgesinde kalan kadın
• Erkekle eşit olan kadın
• Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 71
Halide Edip'in, kadının milli mücadele içindeki rolüne dikkat çektiği romanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Seviye Talib
B
Yeni Turan
C
Ateşten Gömlek
D
Sinekli Bakkal
E
Raik'in Annesi
Açıklama:
Roman yazma süresince bireyselden toplumsal yöne doğru bir yol izleyen Halide Edib, Kurtuluş Savaşı günlerini anlattığı Ateşten Gömlek ile kadının milli mücadelenin içindeki konumuna dikkat çeker. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 72
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Servet-i Fünûn döneminde Türk ve Müslüman kadınlar romanda daha çok görülmeye başlanır.
B
Tanzimat dönemi romanlarında Türk kadını geleneksel rollerle dâhi olsa romana pek giremez.
C
II. Meşrutiyet yıllarıyla beraber kadınlar için yeni bir kimlik yaratma imkanı doğar.
D
Batı edebiyatının bir türü olan roman Servet-i Fünun döneminde Türk edebiyatına girmiştir.
E
Tanzimat dönemi romanlarında köle, cariye ve azınlıklardan seçilen kadınlar güçsüz rollerde romanlarda görülür.
Açıklama:
Batı edebiyatının edebî bir türü olan romanın edebiyatımıza girmesi Tanzimatla birlikte olmuştur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 73
Kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun kadınların ekonomik güce, kendisini rahat ve özgür hissedeceği bir yere ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini anlatan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üç Gine
B
Kendine Ait Bir Oda
C
Konuk Kız
D
Dalgalar
E
İkinci Cins
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Virginia Woolf'un romanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Dışa Yolculuk ( The Voyage Out)
B
Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice)
C
Gece ve Gündüz (Night and Day)
D
Dalgalar (The Waves)
E
Perde Arası (Between the Acts)
Açıklama:
Virginia Woolf'un romanları: Dışa Yolculuk ( The Voyage Out, 1915) Gece ve Gündüz (Night and Day, 1919), Jacob’un Odası (Jacob’s Room, 1922) Mrs. Dalloway (1925), Deniz Feneri (To the Lighthouse, 1927), Orlando (1928), Dalgalar (The Waves, 1931) Yıllar (The Years, 1937), Perde Arası (Between the Acts, 1941). Gurur ve Önyargı is Jane Austen tarafından yazılmıştır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 75
Aşağıdaki eserlerinden hangisi, Virginia Woolf'un “kadın olmaması dışında başka bir özelliğe sahip olmayan” profesörlerin, müdürlerin, bilim adamlarının, romancıların, “kadınların yaratıcılıktan yoksun oldukları" eleştirisini eleştirdiği denemesinin adıdır?
Seçenekler
A
Varolma Anları (Modern Fiction)
B
Kendine Ait Bir Oda (A Room of One’s Own)
C
Hasta Olmak Üzerine (On Being Ill)
D
Londra Manzaraları (The London Scene)
E
Üç Gine (Three Guineas)
Açıklama:
Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer. Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da “kadın olmaması dışında başka bir özelliğe sahip olmayan” profesörlerin, müdürlerin, bilim adamlarının, romancıların, “kadınların yaratıcılıktan yoksun oluşlarını” sorgulamalarına değinir ve bunu eleştirir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 76
Virginia Woolf hangi denemesini, İkinci Dünya Savaşı sırasında, kendisine yazılan bir mektupta savaşın nasıl önlenebileceğinin sorulmasına ithafen bir cevap olarak yazmıştır?
Seçenekler
A
Kendine Ait Bir Oda
B
Yıllar
C
Üç Gine
D
Jacob'un Odası
E
Londra Manzaraları
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşının gölgesinde yazılan Three Guineas (Üç Gine) adlı denemesi, eğitimli bir erkeğin Woolf ’a savaşın nasıl engellenebileceğine dair bir soru yöneltmesi ve ondan bağış istemesi üzerine yazdığı bir mektuba verdiği
cevabı içerir.
cevabı içerir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Simone de Beauvoir'a ait denemelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Belirsizlik Ahlâkı Üzerine
B
İkinci Cins
C
Uzun Yürüyüş
D
Hasta Olmak Üzerine
E
Sade’ı Yakmalı mı?
Açıklama:
"Hasta Olmak Üzerine" Virginia Woolf'a ait bir eserken, diğerleri Simone de Beauvoir tarafından yazılmış denemelerdir. Cevap D şıkkıdır.
Uzun Yürüyüş Simone de Beauvoir'ın 1957 tarihli denemelerden oluşan kitabının adıdır yani C seçeneği yanlıştır.
Uzun Yürüyüş Simone de Beauvoir'ın 1957 tarihli denemelerden oluşan kitabının adıdır yani C seçeneği yanlıştır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Halide Edib Adıvar tarafından yazılmış bir roman değildir?
Seçenekler
A
Sonsuz Panayır
B
Ateşten Gömlek
C
Her Erkek Ölümlüdür
D
Sevda Sokağı Komedyası
E
Yolpalas Cinayeti
Açıklama:
Romanları: Heyulâ (1909), Raik’in Annesi (1909), Seviyye Talip (1910), Handan
(1912), Son Eseri (1913), Yeni Turan (1913), Mev’ud Hüküm (1918), Ateşten Gömlek (1923), Vurun Kahpeye (1923), Kalp Ağrısı (1924), Zeyno’nun Oğlu (1928),
Sinekli Bakkal (1936), Yolpalas Cinayeti (1937), Tatarcık (1939), Sonsuz Panayır
(1946), Döner Ayna (1954), Akile Hanım Sokağı (1958), Kerim Usta’nın Oğlu
(1958), Sevda Sokağı Komedyası (1959), Çaresaz (1961), Hayat Parçaları (1963).
Her Erkek Ölümlüdür (Tous Les Hommes Sont Mortels, 1946) ise Simone de Beauvoir tarafından yazılmıştır. Cevap C şıkkıdır.
(1912), Son Eseri (1913), Yeni Turan (1913), Mev’ud Hüküm (1918), Ateşten Gömlek (1923), Vurun Kahpeye (1923), Kalp Ağrısı (1924), Zeyno’nun Oğlu (1928),
Sinekli Bakkal (1936), Yolpalas Cinayeti (1937), Tatarcık (1939), Sonsuz Panayır
(1946), Döner Ayna (1954), Akile Hanım Sokağı (1958), Kerim Usta’nın Oğlu
(1958), Sevda Sokağı Komedyası (1959), Çaresaz (1961), Hayat Parçaları (1963).
Her Erkek Ölümlüdür (Tous Les Hommes Sont Mortels, 1946) ise Simone de Beauvoir tarafından yazılmıştır. Cevap C şıkkıdır.
Soru 79
Halide Edib Adıvar'ın eserlerindeki kadın başkarakterlerin hangi kişilikte olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Erkeğe üstün olan kadın
B
Erkek tarafından hor görülen kadın
C
Erkekle eşit olan kadın
D
Erkeğin gölgesinde kalan kadın
E
Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
Açıklama:
Geçmişten günümüze kadının edebiyatta nasıl bir yol izlediğine bakacak olursak:
• Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
• Erkeğin gölgesinde kalan kadın
• Erkekle eşit olan kadın
• Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar.
Cevap A şıkkıdır.
• Erkeğin yanında esâmesi okunmayan kadın
• Erkeğin gölgesinde kalan kadın
• Erkekle eşit olan kadın
• Erkeğe üstün olan kadın
Halide Edib’in romanlarındaki kadınlar, bu sürecin son aşamasını yansıtırlar.
Cevap A şıkkıdır.
Soru 80
Halide Edib Adıvar hangi romanında Kurtuluş Savaşı sırasında kadının milli mücadele içindeki konumuna dikkat çekmiştir?
Seçenekler
A
Seviye Talib
B
Yeni Turan
C
Sinekli Bakkal
D
Yolpalas Cinayeti
E
Ateşten Gömlek
Açıklama:
Roman yazma süresince bireyselden toplumsal yöne doğru bir yol izleyen Halide Edib, Kurtuluş Savaşı günlerini anlattığı Ateşten Gömlek ile kadının milli mücadelenin içindeki konumuna dikkat çeker. Cevap E şıkkıdır.
Soru 81
Ortaçağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadınlar Kentinin Kitabı
B
Kadın Haklarının Gerekçelendirmesi
C
Ondokuzuncu Yüzyılda Kadın
D
Kendine Ait Bir Oda
E
İkinci Cins
Açıklama:
Ortaçağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir. Yazarın “Kadınlar Kentinin Kitabı” (The Book of the City of Ladies) isimli yapıtı, Ortaçağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eserdir. Doğru cevap A’dır.
Soru 82
Ondokuzuncu Yüzyılda Kadın isimli eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Mary Wollstonecraft
C
Margaret Fuller
D
Virginia Woolf
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
18. yüzyıldaki kutuplaşmış, erkek merkezli ideolojiye karşı çıkan Amerikalı eleştirmen ve gazeteci Margaret Fuller, "Ondokuzuncu Yüzyılda Kadın" (Woman in Nineteenth Century) isimli yapıtında, cinsiyet eşitliğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunmuştur. Eser, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilmektedir. Doğru C’dir.
Soru 83
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan yola çıkarak Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi’ni kaleme alan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Margaret Fuller
C
Mary Wollstonecraft
D
Virginia Woolf
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi (A Vindication of the Rights of Woman) isimli eser, Mary Wollstonecraft tarafından kaleme alınmıştır. Bu eserde yazar, kadınların erkeklerden zihinsel olarak daha aşağı olmadığını, kadınların böyle görülmelerinin sebebinin erkeklerle aynı eğitimi alamamaları olduğunu belirtmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 84
Virginia Woolf androjen kavramını aşağıdaki eserlerinden hangisinde kullanmıştır?
Seçenekler
A
Dışa Yolculuk
B
Deniz Feneri
C
Granit ve Gökkuşağı
D
Kendine Ait Bir Oda
E
Dalgalar
Açıklama:
Woolf, androjen (androgyne) kavramını Kendine Ait Bir Oda isimli eserinde kullanmıştır. Yazar bu kavramla, zihnin hem erkeksi hem kadınsı yanının birlikte kullanılmasını ifade etmektedir. Doğru cevap D’dir.
Soru 85
Aşağıdaki eserlerden hangisi bir kadın yazar tarafından kaleme alınmamıştır?
Seçenekler
A
İkinci Cins
B
Ateşten Gömlek
C
Üç Gine
D
Yabancı
E
Dalgalar
Açıklama:
Şıklarda verilen eserlerden "İkinci Cins" de Beauvoir; "Ateşten Gömlek" Adıvar; "Üç Gine" ve "Dalgalar" ise Woolf tarafından kaleme alınmıştır. “Yabancı” isimli eser ise Albert Camus tarafından yazılmıştır. Doğru cevap D’dir.
Soru 86
“Dedelerimiz hakkında her şeyi biliyoruz, tarihlerini, yaptıkları işleri… Peki, büyükannelerimiz hakkında ne biliyoruz? Evlilik tarihlerini, belki kaç çocuk doğurduklarını…” diyen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Simone de Beauvoir
C
Halide Edip Adıvar
D
Margeret Fuller
E
Mary Wollstonecraft
Açıklama:
Soru kökünde verilen alıntı Virginia Woolf’a aittir. Yazar, o dönemde eşine az rastlanan bir titizlikle kadın tarihinin üzerinde durmuştur. Çünkü yazara göre özgür bir kadın olabilmenin en önemli koşulları tarihi bilmek ve sorumluluk sahibi olmaktır. Doğru cevap A’dır.
Soru 87
Aşağıdaki eserlerden hangisi Simone de Beauvoir tarafından kaleme alınmamıştır?
Seçenekler
A
Mandarinler
B
Yıkılmış Kadın
C
İkinci Cins
D
Konuk Kız
E
Sonsuz Panayır
Açıklama:
Sonsuz Panayır isimli eserin yazarı de Beauvoir değil, Halide Edip Adıvar’dır. Doğru cevap E’dir.
Soru 88
"Kadın doğulmaz, kadın olunur" sözü aşağıdaki kadın yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Christine de Pisan
C
Simone de Beauvoir
D
Halide Edip Adıvar
E
Jane Austen
Açıklama:
Varoluşçu ahlaka kadın olarak kendi kişisel deneyimlerini, amaçlarını yansıtabilecek somut bir içerik vermek isteyen de Beauvoir, özgürlük problemi üzerinden yola çıkarak insanı "kendini oluşturmada özgür" ve "kendi varoluşundan sorumlu" görür. Bu çerçevede, varoluşçuluğun öne sürdüğü "insanda varoluş, özden önce gelir" ilkesinden yola çıkarak "kadın doğulmaz kadın olunur" düşüncesine ulaşmıştır. Doğru cevap C’dir.
Soru 89
Halide Edip Adıvar’ın Tanin Gazetesi’nde yayımlanan ilk yazısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Harap Mabetler
B
Beşiği Sallayan El Dünyaya Hükmeder
C
Raik’in Annesi
D
Kubbeden Kalan Hoş Seda
E
Hayat Parçaları
Açıklama:
1908’de Hüseyin Cahit’in yayımladığı Tanin gazetesinde düzenli olarak yazmaya başlayan Adıvar'ın Halide Salih imzasıyla yayımlanmış olan ilk yazısı “Beşiği Sallayan El Dünyaya Hükmeder” adlı makalesidir. Doğru cevap B’dir.
Soru 90
Halide Edip Adıvar’ın kadının milli mücadele içindeki yerine dikkat çektiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinekli Bakkal
B
Ateşten Gömlek
C
Seviye Talib
D
Yeni Turan
E
Dağa Çıkan Kurt
Açıklama:
Halide Edip Adıvar, Kurtuluş Savaşı günlerini anlattığı Ateşten Gömlek isimli eserinde kadınların milli mücadele içindeki konumlarına dikkat çekmiştir. Böylece Milli Mücadele döneminde kitleleri arkasından sürükleyen, kurtaran ve kurtarılan, aşık olunan kadın imgesini yaratmıştır. Doğru Cevap B’dir.
Soru 91
Kadınlar Kentinin Kitabı'nın yazarı olan ve Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şair kimdir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Christine de Pisan
C
Mary Wollstonecraft
D
Margaret Fuller
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Ortaçağ boyunca kadınları edebiyat sahnesinde pek göremeyiz. Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir. The Book of the City of Ladies (Kadınlar Kentinin Kitabı) isimli yapıtı, Orta Çağ’da kadının ötekileştirilmesine yönelik itirazları dile getiren önemli bir eserdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 92
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilen Ondokuzuncu Yüzyılda Kadın isimli eserin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraft
B
Simone de Beauvoir
C
Christine de Pisan
D
Margaret Fuller
E
Virginia Woolf
Açıklama:
8. yüzyıldaki kutuplaşmış, erkek merkezli ideolojiye karışı çıkan Amerikalı eleştirmen, gazeteci Margaret Fuller, Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın) isimli yapıtında, cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunur. Eser, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyılda İngiliz edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda adlı eserinde değindiği konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kadınların erkeklerle aynı eğitimi alamaması
B
Kadınların erkeklerle aynı deneyimleri yaşayamaması
C
Kadınların toplum içerisine karışamaması
D
Kadınların sanat ve diğer alanlarda geri planda kalması
E
Kadının İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan yararlanamaması
Açıklama:
20. yüzyılda İngiliz edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Virginia Woolf, 1929 tarihli A Room of One’s Own (Kendine Ait Bir Oda) adlı eserinde kadınların erkeklerle aynı eğitimi alamamasının, erkeklerle aynı deneyimleri yaşayamamasının, kadınların toplum içerisine karışamamasının bir sonucu olarak sanat ve diğer alanlarda geri planda kalmasının tarihini gözler önüne serer. Eser o döneme kadar yaşamış olan kadın yazarların ürettikleri sanat yapıtlarını sosyal koşullar içerisinde değerlendirir.18. yüzyılda İngiliz yazar Mary Wollstonecraft ise kadın hareketinin ilk önemli yapıtı olan A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi)’ı yazar. Yazar bu kitabında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan kadınların yararlanamadığını, bu esaslara dayanmayan bir anayasanın eşitlikçi olamayacağını öne sürer. Doğru cevap E'dir.
Soru 94
Kendine Ait Bir Oda isimli eserinde androjen kavramını kullanan yazar kimdir?
Seçenekler
A
Jane Austen
B
Simone de Beauvoir
C
Anne Finch
D
Christine de Pisan
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Kendine Ait Bir Oda’da Woolf’un üzerinde durduğu önemli konulardan bir diğeri ‘’androjen (androgynous)’’ kavramı, yani zihnin hem erkeksi hem kadınsı yanının birlikte kullanılmasıdır. Woolf, insan zihninin hem kadınsı hem erkeksi yanının olduğunu düşünür; yaratıcı kişi, zihninin her iki yanından da yararlanan kişidir. Bir cinsin diğerinden farklı olduğunu düşünen bir zihnin bütünlüğü bozulur. Sanat yaratımı tamamlanmadan önce kadın ve erkeğin zihinleri arasında bir işbirliği olmalıdır ve zıtlıkların evliliği ta- mamlanmalıdır. Çünkü ancak kadınsı ve erkeksi yanını birleştiren bir zihin tamamen verimli olur ve bütün yeteneklerini kullanır. Doğru cevap E'dir.
Soru 95
Virginia Woolf'un geleneksel romanı, hem içerik hem biçim açısından değiştirdiği romanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kendine Ait Bir Oda
B
Dalgalar
C
Yabancı
D
Yıkılmış Kadın
E
Dışa Yolculuk
Açıklama:
Woolf, 1931’de kaleme aldığı Dalgalar (The Waves) adlı romanıyla, 19. yüzyıl İngiliz kadın romancılarını değerlendirirken ‘’daha az konsantre bir tür’’ olarak tanımladığı ge- leneksel romanı, hem içerik hem biçim açısından değiştirmiştir. O zamana dek, romana hakim olan gerçekçilik akımının yapay ve basmakalıp olduğuna inanır. Gerçekçilik her insana göre değişebilen bir olgudur . Bu yüzden roman yazarken önemli olanın insanın iç dünyasını yazıya dökebilmektir. Gerçek hayatta olayların bir başlangıcı ve bir sonu olduğunu düşünmez, ona göre insanın yaşamı kaoslarla doludur. Olay örgüsünü belirsizleştirir. Hiç bir toplumsal soruna değinmeden, hiçbir düşünceyi savunmadan geleneksel romandan uzaklaşır. Doğru cevap B'dir.
Soru 96
Halide Edip Adıvar'ın hangi romanının kahramanları Rabia ve Peregrini, Doğu ve Batı felsefesinin çarpışmasını temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Sinekli Bakkal
B
Ateşten Gömlek
C
Raik’in Annesi
D
Seviye Talib
E
Yeni Turan
Açıklama:
Halide Edip Adıvar'ın eserlerinde kadın sadece kamusal alanda değil, aynı zamanda zihinsel bir felsefenin temsilcisi olarak da yer almıştır. Sinekli Bakkaladlı romanının kahramanları Rabia ve Peregrini, Doğu ve Batı felsefesinin çarpışmasıdır. İkisinin arasında ebedî bir mesele vardır. Rabia Doğuyu, Peregrini ise Batıyı temsil eder. Batı zıt unsurların birleşimidir, oysa Doğu daha sadedir, açıktır. Doğunun tek sesli mü- ziğine karşı Batının çok sesli senfonik müziği vardır. Şüphesiz Doğu ve Batı bu romanda birbirini tamamlayan unsurlardır. Birini diğerinden tamamen ayırmak, bir diğerini yad- sımak, bütünlüğü bozar. Kitabın Rabia’nın zaferi ile bitmesi, sadece Doğu medeniyetinin üstünlüğünü ispatlamakla kalmaz, aynı zamanda kadının erkeğin karşısında zihnen üstün olması anlamına da gelir. Doğru cevap A'dir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi Halide Edip Adıvar'ın eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Mandarinler
B
Yıkılmış Kadın
C
İkinci Cins
D
Sonsuz Panayır
E
Konuk Kız
Açıklama:
Halide Edip Adıvar'ın Romanları: Heyulâ (1909), Raik’in Annesi (1909), Seviyye Talip (1910), Handan (1912), Son Eseri (1913), Yeni Turan (1913), Mev’ud Hüküm (1918), Ateşten Göm- lek (1923), Vurun Kahpeye (1923), Kalp Ağrısı (1924), Zeyno’nun Oğlu (1928), Sinekli Bakkal (1936), Yolpalas Cinayeti (1937), Tatarcık (1939), Sonsuz Panayır (1946), Döner Ayna (1954), Akile Hanım Sokağı (1958), Kerim Usta’nın Oğlu (1958), Sevda Sokağı Komedyası (1959), Çaresaz (1961), Hayat Parçaları (1963). Doğru cevap D'dir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünûn döneminde verilen eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Aşk-ı Memnu
B
Sergüzeşt
C
Müşâhedât
D
Ateşten Gömlek
E
Vurun Kahpeye
Açıklama:
Servet-i Fünûn döneminde Türk ve Müslüman kadınlar romanda daha çok görülmeye başlarlar. Fakat bu kadınlar genellikle Batı geleneği ile yetişmiş, yerli kültürün iç ve dış çatışmalarını yansıtan, ahlak ve namus meselesi üzerinden tanımlanan kadınlardır. Servet-i Fünûn romanlarında kadınlar genellikle aşık olunan, kavuşulmak istenen yahut Aşk-ı Memnu’da olduğu gibi iç ve dış çatışmayı yansıtan kadınlardır. Halit Ziya, kendisinden yaşça büyük bir adamla daha çok annesine inat olsun diye evlenip kocasının yeğeniyle gizli bir ilişki yaşayan Bihter’i toplumsal tepkileri de hesaplayarak intihara sürükler. Kadınların Mehmed Rauf ’un Eylül romanında olduğu gibi romantik anlayıştan gelen marazi bir duyarlılıkla resmedilmelerine de sıkça rastlanır. Doğru cevap A'dır.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Ahmet Midhat Efendi’nin Müşâhedât’ında azınlıklara mensup kadın karakterlerleri niteleyen sıfatlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Zayıf
B
Korunmaya muhtaç
C
Fettan
D
Düşkün
E
Mücadeleci
Açıklama:
Ahmet Midhat Efendi’nin Müşâhedât’ında azınlıklara mensup kadın karakterler vardır. Bu kadınlar zayıf, korunmaya muhtaç, fettan, düşkün gibi sıfatlarla tasvir edilirler. Doğru cevap E'dir.
Soru 100
İkinci Cins isimli eseri ile Hegel’in efendi-köle diyalektiğinden yola çıkarak kadının “öteki olma” hâlinin altını çizen yazar kimdir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Jean-Paul Sartre
C
Virginia Woolf
D
Albert Camus
E
Shakespeare
Açıklama:
Beauvoir, İkinci Cins ile Hegel’in efendi-köle diyalektiğinden yola çıkarak kadının “öteki olma” hâlinin altını çizmiştir. Kendini bir başka bilinç üzerinden edilgen olarak konumlandıran kadın, varoluşunu kendi özüyle değil, özne olan bilince karşı konumuyla duyumsar. Dünyanın bütün sorumluluğunu yüklenen özne konumundaki erkeğin karşısında kadın, tüm insanlığın yazgısını deneyimleyememiş durumdadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 101
Orta Çağ’ın sonlarında Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ve Avrupa’da yaşamış olan ilk kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Virginia Woolf
C
Mary Wollstonecraf
D
Christine de Pisan
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Ortaçağ boyunca kadınları edebiyat sahnesinde pek göremeyiz. Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da yaşamış olan Christine de Pisan Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şairdir.
Soru 102
Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getirerek tarihe geçen ilk kadın yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aphra Behn
B
Anne Finch
C
Virginia Woolf
D
Margaret Fuller
E
Mary Wollstonecraf
Açıklama:
Mary Wollstonecraf kadının da erkeğin de akıllı varlıklar olarak görülmesi gerektiğini söylemiş ve akla dayalı bir toplumsal düzen tasarlamıştır. 38 yıllık kısa ömrüne, roman, inceleme, gezi yazısı, Fransız İhtilali Tarihi ve çocuk kitapları sığdıran Wollstonecraft, Aydınlanma Çağı’yla birlikte kadın haklarını gündeme getiren ilk kadın olarak tarihe geçmiştir.
Soru 103
Cinsiyet eşitliğine dayanarak kadının eğitime ve istihdama katılma hakkını savunan aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
A Vindication of the Rights of Woman
B
The Book of the City of Ladies
C
Woman in Nineteenth Century
D
A Room of One’s Own
E
Woman and Writing
Açıklama:
18. yüzyıldaki kutuplaşmış, erkek merkezli ideolojiye karışı çıkan Amerikalı eleştirmen, gazeteci Margaret Fuller, Woman in Nineteenth Century (On dokuzuncu Yüzyılda Kadın) isimli yapıtında, cinsiyet eşitiğine dayanarak kadının eğitim ve istihdama katılma hakkını savunur. Eser aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edilmiştir.
Soru 104
20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü sayılan ve İkinci Cins adlı eserinde, kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendiren kadın yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amandine Aurore Lucile Dupin
B
Simone de Beauvoir
C
Christine de Pisan
D
Virginia Woolf
E
Currer Bell
Açıklama:
20. yüzyıldaki kadın hareketinin felsefî alanda incelenmesinin öncüsü sayılan Fransız yazar Simone de Beauvoir, İkinci Cins (Le Deuxieme Sexe) adlı eserinde, kadının ataerkil düzende “öteki” olarak pasifize edilişini, kadının bireysel ve toplumsal varoluşu üzerinden temellendirir.
Soru 105
Geçmişte edebiyat tarihinde kadının daima amaca ulaşmada araç olarak kullanılıp kendi kimliğiyle sahneye çıkamamasının engellerini ortaya koyan ve ''eğer kadınlar bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aynı eğitimi almamaları ve aynı deneyimleri yaşayamamalarıdır'' diyen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraf
B
Margaret Fuller
C
Virginia Woolf
D
Anne Finch
E
George Sand
Açıklama:
Geçmişte edebiyat tarihinde kadının daima amaca ulaşmada araç olarak kullanılması ve kendi kimliğiyle sahneye çıkamamasının engellerini ortaya koymaya çalışan Virginia Woolf kadınların yeterlilikleriyle ilgili ön yargılara meydan okur. "Kadınlar eğer bu işi erkekler kadar iyi yapamıyorlarsa bunun tek nedeni aynı eğitimi almamaları ve aynı deneyimleri yaşayamamalarıdır" der. "Kendine Ait Bir Oda" adlı eserinde ise İngiliz edebiyatının bir eleştirisini sunup kadının edebiyattaki yerini belirlemeye çalışır.
Soru 106
Kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri süren yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Virginia Woolf
B
Simone de Beauvoir
C
Christine de Pisan
D
Mary Wollstonecraf
E
Halide Edib Adıvar
Açıklama:
Virginia Woolf, "Kendine Ait Bir Oda" adlı eserinde kadına dayatılan geleneksel rollerden kurtuluşun, ancak kadınların ekonomik güce, kendilerine ait bir odaya ve zamana sahip olmaları hâlinde mümkün olabileceğini ileri sürer.
Soru 107
Roman yazma süresince bireyselden toplumsal yöne doğru bir yol izleyen Halide Edib'in Kurtuluş Savaşı günlerini anlattığı ve kadının milli mücadelenin içindeki konumuna dikkat çektiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeni Turan
B
Seviye Talib
C
Ateşten Gömlek
D
Sinekli Bakkal
E
Sonsuz Panayır
Açıklama:
Roman yazma süresince bireyselden toplumsal yöne doğru bir yol izleyen Halide Edib, Kurtuluş Savaşı günlerini anlattığı "Ateşten Gömlek" eseri ile kadının milli mücadelenin içindeki konumuna dikkat çeker.
Soru 108
"Kadın, erkek gibi kararlı olmalıdır. Kendi varlığını ortaya koymadan, girişeceği her şeye kararlı bir şekilde girişip, özgür bir şekilde aşık olabilmesi için karşısındaki bilinç ile eşit olduğuna inanmalıdır. Böylece kadın kendisini köleleştirmez, aksine bağımsız bir kadın olarak var oldukça kendisi gibi özerk ve etkin kişilerle ilişki kurabilir." düşüncesini savunan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Mary Wollstonecraf
C
Margaret Fuller
D
Simone de Beauvoir
E
Virginia Woolf
Açıklama:
Beauvoir’a göre kadın, erkek gibi kararlı olmalıdır. Kendi varlığını ortaya koymadan, girişeceği her şeye kararlı bir şekilde girişip, özgür bir şekilde aşık olabilmesi için karşısındaki bilinç ile eşit olduğuna inanmalıdır. Böylece kadın kendisini köleleştirmez, aksine bağımsız bir kadın olarak var oldukça kendisi gibi özerk ve etkin kişilerle ilişki kurabilir. Kadın, özerk bir organizmaya sahip olduğu zaman, dünyayla başa çıkmaya çalışacak, bu dünyadan kendi özünü çıkartabilecek ve bağımlı olmaktan kurtulacaktır. Kuşkusuz böyle bir bağımsızlık gerçekleşirse, iki cins de daha sağlıklı olacaktır.
Soru 109
Beauvoir, varoluşçuluğun öne sürdüğü “İnsanda varoluş, özden önce gelir’’ ilkesinden yola çıkarak “Kadın doğulmaz kadın olunur’’ düşüncesine aşağıdaki eserlerinden hangisinde yer verir?
Seçenekler
A
Yıkılmış Kadın
B
Belirsizlik Ahlâkı Üzerine
C
Uzun Yürüyüş
D
Bir Genç Kızın Anıları
E
İkinci Cins
Açıklama:
Beauvoir "İkinci Cins" adlı denemesinde, varoluşçuluğun öne sürdüğü “İnsanda varoluş, özden önce gelir’’ ilkesinden yola çıkarak “Kadın doğulmaz kadın olunur’’ düşüncesine ulaşır.
Soru 110
Kadın olduğunu unutan bir kadının, yüksek bir duyarlılığa sahip, hevesli ve özgür bir kadın olarak ne yazması gerektiğini düşünmeden "temel duygular", "insanlığın ortak noktası", "insan yüreğinin derinlikleri" gibi evrensel konulara dokunabileceğini ifade eden yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Christine de Pisan
B
Mary Wollstonecraft
C
Margaret Fuller
D
Virginia Woolf
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
Woolf, kadın olduğunu unutan bir kadının, yüksek bir duyarlılığa sahip, hevesli ve özgür bir kadın olarak ne yazması gerektiğini düşünmeden "temel duygular", "insanlığın ortak noktası", "insan yüreğinin derinlikleri" gibi evrensel konulara dokunabileceğini düşünür.
Soru 111
Orta Çağ'ın sonlarında yaşamı olan, Orta Çağ kültüründe yaygın olan kadın düşmanlığına karşı mücadele eden ilk kadın şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sappho
B
Christine de Pisan
C
Margaret Fuller
D
Virginia Woolf
E
Mary Wollstonecraf
Açıklama:
son paragraf
Christine de Pisan
Christine de Pisan
Soru 112
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan “kişinin doğal hakları”ndan kadınların yararlanamadığını, bu esaslara dayanmayan bir anayasanın eşitlikçi olamayacağını öne süren kitap aşağıdaki yazarlardan hangisi tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraf
B
Margaret Fuller
C
Virginia Woolf
D
Judith Butler
E
Simone de Beauvoir
Açıklama:
ilk paragraf
Mary Wollstonecraf
Mary Wollstonecraf
Soru 113
Aşağıdaki kitaplardan hangisi, Virginia Woolf'a ait değildir?
Seçenekler
A
Dalgalar
B
Kendine Ait Bir Oda
C
Yıkılmış Kadın
D
Üç Gine
E
Deniz Feneri
Açıklama:
ilk paragraf
Yıkılmış Kadın. Bu eser Beauvoir’a aittir
Yıkılmış Kadın. Bu eser Beauvoir’a aittir
Soru 114
“Kadın doğulmaz kadın olunur’’ sözü aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Simone de Beauvoir
B
Jean Paul Sartre
C
Albert Camus
D
Virginia Woolf
E
Halide Edib Adıvar
Açıklama:
2. paragraf
Simone de Beauvoir
Simone de Beauvoir
Soru 115
Simone De Beauvoir’ın edebiyatta yeniliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
kadının kurtuluşunun ancak ekonomik gelire ve kendini özgür hissedebileceği bir yere
sahip olmakla mümkün olduğunu düşünür
sahip olmakla mümkün olduğunu düşünür
B
yaratıcılıktan yoksun görülen kadınların içinde bulundukları durumla ilgilenmiştir
C
ideal kadın tipini yaratırken gelenekleri birçok yönden değiştirmiştir
D
edebiyata kadını varoluşunu sorgulayan bir özne olarak taşıması
E
Kadını toplumun entelektüel bir öznesi haline getirmiştir
Açıklama:
3. bölüm
edebiyata kadını varoluşunu sorgulayan bir özne olarak taşıması
edebiyata kadını varoluşunu sorgulayan bir özne olarak taşıması
Soru 116
Mary Wollstonecraft, kadınların zihinsel olarak erkeklerden daha aşağı görülmesinin sebebini ne olarak açıklamıştır?
Seçenekler
A
kadınların kendine ait özel alanları olmaması
B
kadınların kamusal alanda yer almaması
C
ataerkil düzen ve düşünce yapısı
D
toplumsal yapı
E
eğitimdeki eşitsizlikler
Açıklama:
1. bölüm
eğitimdeki eşitsizlikler
eğitimdeki eşitsizlikler
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi ‘’kadın kuramı’’ ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Dil, bireylerin toplumdaki konumlarını ortaya koyan en önemli araçlardan biridir.
B
Erkeğin, dilini kullanarak kendini tek bir özne olarak konumlandırması, kadını sessiz bırakmamaktadır
C
Kadının 20. yüzyılla birlikte edebiyat dünyasında var olma çabası mücadele olmaktan çıkar
D
Erkeğin, dilini kullanarak kendini tek bir özne olarak konumlandırması, kadını da sessiz bırakmasına karşılık artık kadının kendine özgü bir dil yaratması ve kendini var
etmesi gerekir.
etmesi gerekir.
E
söylem çözümlemeleri başlatılır.
Açıklama:
1. bölüm
Erkeğin, dilini kullanarak kendini tek bir özne olarak konumlandırması, kadını sessiz bırakmamaktadır
Erkeğin, dilini kullanarak kendini tek bir özne olarak konumlandırması, kadını sessiz bırakmamaktadır
Soru 118
Kadın yazarların erkekler kadar başarılı olabilmeleri için eğitim, deneyim, mülkiyet ve boş zaman imkanını öne çıkaran yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halide Edib Adıvar
B
Simone De Beauvoir
C
Virginia Woolf
D
Jean Paul Sartre
E
Albert Camus
Açıklama:
son paragraf
Virginia Woolf
Virginia Woolf
Soru 119
Hegel'in efendi-köle diyalektiği hangi yazar tarafından işlenmiştir?
Seçenekler
A
Judith Butler
B
Margaret Fuller
C
Christine de Pisan
D
Mary Wollstonecraft
E
Simone De Beauvoir
Açıklama:
2. paragraf
Simone De Beauvoir
Simone De Beauvoir
Soru 120
Halide Edib Adıvar, “Beşiği sallayan el dünyaya hükmeder” sözünden hareketle aşağıdakilerden hangisini ön görmez?
Seçenekler
A
geleneksel rollerden güç almayı
B
kadın yazarlara yönelik önyargıların kırılması
C
kadının eşitlikçi konumunun yaratabileceği tepkileri eski Türk topluluklarının eşitlikçi yapısıyla meşrulaştırarak bertaraf etmeyi
D
“eksik”, “güçsüz”, “budala” ve “zayıf ” olarak sunan geleneksel kadın imgesini tersine çevrilemez
E
kadın kahramanlarını zihinsel bir işlevle sunmak
Açıklama:
son paragraf
“eksik”, “güçsüz”, “budala” ve “zayıf ” olarak sunan geleneksel kadın imgesini tersine çevrilemez
“eksik”, “güçsüz”, “budala” ve “zayıf ” olarak sunan geleneksel kadın imgesini tersine çevrilemez
Ünite 7
Soru 1
Küresel ölçekte örgütlenmeyi mümkün kılan, bilgi ve enformasyona erişim ve yayılımı kolaylaştıran temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yasal düzenlemeler
B
Küresel ve bölgesel medya şirketleri
C
Küresel şirketler
D
1. Sanayi Devrimi
E
İletişim teknolojileri
Açıklama:
Küresel ölçekte örgütlenmeyi mümkün kılan, bilgi ve enformasyona erişim ve yayılımı kolaylaştıran ise iletişim teknolojileridir. İletişim teknolojilerindeki gelişmeler baş döndürücü bir hızla devam ederken, nereye evrileceği pek de kestirilemeden, toplumların ve bireylerin yaşamlarını dönüştürmeye devam etmektedir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi matbaa, telgraf ve internet kullanımının ortak sonucudur?
Seçenekler
A
Geniş insan kitlelerine erişim
B
Ucuz kitap basımı fırsatına erişim
C
e-ticaretin artması
D
Anlık görüntülü haberleşme
E
Çevrim içi kitap okuyabilme imkanı
Açıklama:
Önce matbaa ardından telgraf internetin kullanımıyla medya çok geniş bir coğrafya ve insan kitlesine erişim kapasitesine sahip olmuştur. Ayrıca insanların zihinlerini etkileme ve yönlendirme potansiyeline sahip olan medya anlam üretimi ve kültürün karmaşık ilişkisi üzerine kuruludur.
Soru 3
İkinci dalga Feminist Hareket Batı'da hangi yıl önem kazanmaya başlamıştır.
Seçenekler
A
1890
B
1920
C
1939
D
1950
E
1970
Açıklama:
İkinci dalga feminist hareketin 1970’lerde Batıda önem kazanması ve buna paralel feminist teorilerin sosyal bilimlerde kadın çalışmaları olarak kabul görmesiyle sosyal teorinin dili dönüşmüştür. Feminist teorilerin sosyal bilimler alanındaki etkileri iletişim veya medya çalışmalarında da yansımasını bulmuş; kadınların medyanın değişik program türlerinde sunumu veya medyada kadın istihdamı gibi konular araştırma konusu olmuştur.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi medyada kadının temsilinin irdelendiği boyutlardan biridir?
Seçenekler
A
Kadınların hukuk normları karşısındaki konumu
B
Kadınların medya sektöründe istihdamı
C
e-ticaret ürünleri satışı
D
Hizmetler sektöründe duygusal emek kullanımı
E
Göçmen işgücü boyutu ile kadın işgücü
Açıklama:
Medyada kadının temsili üç boyutta irdelenir:
1. Kadınların medyada sunum veya temsil edilme biçimleri,
2. Medya ürünlerinin kullanıcıları ya da tüketicileri olarak kadınlar,
3. Kadınların medya sektöründe istihdamı.
Medya program türleri ve içeriklerinin kadınlar ve kadınsı değerlere yönelik ayrımcı dili ve sunumları konusundaki tespitler ve eleştiriler çoğunlukla araştırmaların ortak paydasını oluşturmaktadır.
1. Kadınların medyada sunum veya temsil edilme biçimleri,
2. Medya ürünlerinin kullanıcıları ya da tüketicileri olarak kadınlar,
3. Kadınların medya sektöründe istihdamı.
Medya program türleri ve içeriklerinin kadınlar ve kadınsı değerlere yönelik ayrımcı dili ve sunumları konusundaki tespitler ve eleştiriler çoğunlukla araştırmaların ortak paydasını oluşturmaktadır.
Soru 5
İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden olan gazeteci ve eseri hangi seçenekte tam ve doğru olarak yer almaktadır?
Seçenekler
A
Betty Friedan'ın “Kadınlığın Gizemi” kitabı
B
Simone de Beauvoir'in "İkinci Cinsiyet" kitabı
C
Gülnur Acar Savran'ın "Beden Emek Tarih" kitabı
D
Sara Ahmet'in "Feminist Bir Yaşam Sürmek" kitabı
E
Mona Chollet'in "Bugünün Cadıları" kitabı
Açıklama:
İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden biri de gazeteci Betty Friedan’dır. Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabını ilk kez 1963 yılında yayınlar. Kitabında bir kadın gazeteci olarak hem meslek yaşamı içerisinde kadın olmanın hem de II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletlerinde kadın kimliğini (1945-1960 yılları arası dönemi) sorgulamaya açar.
Soru 6
Amerika’da gazete ve dergiler hangi dönemde kadın sayfaları yapmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
17. yüzyıl
B
18. yüzyıl
C
19. yüzyıl
D
20. yüzyıl
E
21. yüzyıl
Açıklama:
20. yüzyılın ilk yarısında Amerika’da gazete ve dergilerin kadın sayfaları yapmaya başlamasının ardındaki temel sebep kadınları tüketime yönlendiren reklamlarla donatma ve bunların içeriklerini de kadınları gerçek alıcılar olarak lanse etmeleridir. 1900’lerin başlarında kutsanan bir kadın özgürlüğü ve kadının kamusal alanda olması için feministler tarafından verilen bir mücadele olsa da, kadınların kamusal alanda varoluşu reklam sektörü açısından tümüyle tüketen özne olmalarıyladır. Reklam söyleminde kadınlar için öznel bir giyim-kuşam veya yaşam tarzı formüle edilmekte ve kadın evin yönetiminden sorumlu olmaya devam etmekte ve ev içinde temizlikten elektroniğe tümüyle bilimsel yöntemlerden yararlanması öğütlenmektedir
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi feminist araştırmacıların 1980’lerden sonra ön kabullerini değiştirmeleri ve kadınların alımlama/okuma süreçlerine yönelmelerinin arka planında yer alan iki önemli gelişmeden biridir?
Seçenekler
A
Aktif izleyici olgusunun ortaya çıkışı
B
Sosyal medya eylemleri
C
İletişim alanında sendikal destek
D
Eleştirel okuma kursları
E
Üniversitelerde araştırma merkezlerinin kurulması
Açıklama:
Feminist araştırmacıların 1980’lerden sonra bu önkabullerini değiştirmeleri ve kadınların alımlama/okuma süreçlerine yönelmelerinin arkaplanında iki önemli gelişme vardır: Bunlardan ilki ikinci dalga feminist hareketin çabasıyla medyada kadının daha doğru temsili için kadınların kendi medyalarını oluşturmaları ve egemen imgeler dünyasını değiştirme arzularıdır. İkinci önemli gelişme ise Amerika’da liberal kitle iletişim kuramlarında geliştirilen “aktif izleyici” olgusu ve İngiltere’de eleştirel medya çalışmaları geleneği içerisinden kültürel çalışmaların öncü ismi Stuart Hall tarafından medyanın alımlama/yorumlama süreçlerine değin yapılan yeni çalışmalardır.
Soru 8
İngiliz kültürel çalışmalar okulunun öncü ismi .................. 1980 yılında yayınladığı, Encoding-Decoding (Kodlama-Kodaçımlama) adlı makalesinde izleyiciyi anlamın pasif tüketicileri olmaktan kurtararak medya metinlerinin aktif kültürel alımlayıcıları olarak tanımlamıştır.
Yukarıdaki parçada boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi tam ve doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki parçada boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi tam ve doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Mona Chollet
B
Stuart Hall
C
Simone de Beauvoir
D
Rosalind Coward
E
Kathy Acker
Açıklama:
İngiliz kültürel çalışmalar okulunun öncü ismi Stuart Hall’un 1980 yılında yayınladığı, Encoding-Decoding (Kodlama-Kodaçımlama) adlı makalesi izleyiciyi anlamın pasif tüketicileri olmaktan kurtararak, izleyicileri medya metinlerinin aktif kültürel alımlayıcıları olarak tanımlaması, iletişim çalışmalarında yeni bir araştırma yönelimini başlatır.
Soru 9
Mulvey’den esinlenerek kadınların beyaz dizi romanlardan ne tür bir haz aldıklarının analizine yönelen araştırmacı kimdir?
Seçenekler
A
Çiçek Taşlıçukur
B
Gaye Tuchman
C
Janice Radway
D
Shulamith Firestone
E
Kranich Kimberlie
Açıklama:
Janice Radway, Mulvey’den esinlenerek kadınların beyaz dizi romanlardan ne tür bir haz aldıklarının analizine yönelir. Radway, sözkonusu romantik aşklar içeren romanları okuyan otuz kadına anket gönderir ve yirmi kadınla da yüz yüze görüşmeler yapar. Radway’le görüşme yapan kadınlar, evlidir ve okula giden çocukları vardır. Çoğunun tam zamanlı bir işi yoktur ve bir kısmı yarı zamanlı çalışmaktadır; hepsi de genellikle günde bir roman okumaktadır. Romanların kalitesini kadın ve erkek kahraman arasındaki ilişkinin gelişimi belirlemektedir. Romandaki öykü kadın karakter üzerinden ilerlemelidir ki kadın okuyucu bunu rahatlıkla ayırt edebilmelidir.
Soru 10
Kadınların üst yönetim seviyelerine yükselmelerinin önündeki engeller genel olarak nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Sosyal dışlanma
B
Cam merdiven
C
Cam tavan
D
Cam kapı
E
Kraliçe arı sendromu
Açıklama:
Farklı çalışmalarda farklı tanımlar yapılsa da cam tavan, kadınların üst yönetim seviyelerine yükselmelerinin önündeki engeller anlamına gelmektedir. İşyerlerinde kadınları bilgi ve becerilerini göz ardı ederek daha üst pozisyonlara çıkmalarından alıkoyan görünmez ve kırılmaz engellerdir. Cam tavan sendromu veya kadınların yönetim pozisyonlarında yer alamayışı konusunda araştırmalarda artış vardır. Literatür göstermektedir ki kadınların profesyonel iş yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar ile erkeklerin iş hayatında yaşadığı sorunlar farklılaşmaktadır. Bununla birlikte karşılaştırmalı kültürel çalışmalar da göstermektedir ki yönetsel yeterlilik ve performans da kadın ile erkek yöneticiler arasında farklılıktan daha çok benzerliklere sahiptir. Farklılığın artış gösterdiği yerlerde ise cinsiyet farklılığı değil kadın yöneticilerin oranının çok az olması, davranış değişikliği, önyargı, ayrımcılık veya yaşam tarzı farklılıkları gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bu farklılıkların çoğu kadınların kariyer gelişimi ve yönetici olmaları üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır.
Soru 11
Feminist teorilerin sosyal bilimlerde kadın çalışmaları olarak kabul görmesiyle sosyal teorinin dilinin dönüşmesi hangi dönemde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Birinci dalga feminist hareket dönemi
B
İkinci dalga feminist hareket dönemi
C
Üçüncü dalga feminist hareket dönemi
D
Yeni kuşak feminist hareket dönemi
E
Postmodern feminist hareket dönemi
Açıklama:
Doğru cevap “B” seçeneğinde yer alan ikinci dalga feminist hareket dönemidir. İkinci dalga feminist hareketin 1970’lerde Batıda önem kazanması ve buna paralel feminist teorilerin sosyal bilimlerde kadın çalışmaları olarak kabul görmesiyle sosyal teorinin dili dönüşmüştür. Feminist teorilerin sosyal bilimler alanındaki etkileri iletişim veya medya çalışmalarında da yansımasını bulmuş; kadınların medyanın değişik program türlerinde sunumu veya medyada kadın istihdamı gibi konular araştırma konusu olmuştur.
Soru 12
Birinci dalga feminist hareketin savunduğu görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadınların erkeklerle eşit eğitim haklarına sahip olması
B
Kadınların yaşadığı aile içi şiddete son verilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması
C
Kadınlar için özel alan kamusal alan ayrımının kaldırılması
D
Kadınların medyada sunumuna ve istihdamına önem verilmesi
E
Kadınların ev içi emeğinin değerlendirilmesi
Açıklama:
Tarihsel olarak birinci dalga feminist hareket, İngiltere’de Mary Wollstonecraft’ın 1792’de Kadın Haklarının Savunulması (Vindication of the Rights of Woman) adlı kitabı ile başlatılır. Birinci dalga feminist hareket kadınların erkeklerle eşit eğitim haklarına sahip olması gerektiğini savunur. Doğru cevap “A” seçeneğidir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi feminist medya çalışmalarında medyada kadının temsilinin irdelendiği boyutlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kadınların medyada sunum biçimleri
B
Medya ürünlerinin kullanıcıları olarak kadınlar
C
Medyada çalışan kadınların eğitim durumları
D
Kadınların medya sektöründe istihdamı
E
Medya ürünlerinin tüketicileri olarak kadınlar
Açıklama:
Feminist medya çalışmaları bu inşa meselesini, kadınların toplum hayatındaki ikincil konumunu pekiştiren toplumsal düzenin sembolik yeniden üretimi olarak ele alır. Bu çalışmalarda medyada kadının temsili üç boyutta irdelenir:
- Kadınların medyada sunum veya temsil edilme biçimleri,
- Medya ürünlerinin kullanıcıları ya da tüketicileri olarak kadınlar,
- Kadınların medya sektöründe istihdamı.
Soru 14
“Kadınlığın Gizemi” adlı kitabında bir kadın gazeteci olarak hem meslek yaşamı içerisinde kadın olmayı hem de II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletlerinde kadın kimliğini sorgulamaya açan kimdir?
Seçenekler
A
Mary Wollstonecraft
B
Kathy Acker
C
Rosalind Coward
D
Gaye Tuchman
E
Betty Friedan
Açıklama:
İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden biri de gazeteci Betty Friedan’dır. Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabını ilk kez 1963 yılında yayınlar. Kitabında bir kadın gazeteci olarak hem meslek yaşamı içerisinde kadın olmanın hem de II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletlerinde kadın kimliğini (1945-1960 yılları arası dönemi) sorgulamaya açar. Doğru cevap “E” seçeneğinde yer alan Betty Friedan’dır.
Soru 15
1990’lardan itibaren medyada dolaşıma giren güzel, başarılı, aile ve iş yaşamını dengelemiş kadın imgesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modern kadın
B
Feminist kadın
C
Medyatik kadın
D
Süper kadın
E
Eşitlikçi kadın
Açıklama:
1990’lardan itibaren güzel, başarılı, aile ve iş yaşamını dengelemiş “süper kadın” imgesi medyada dolaşıma girmiştir (Dursun, 2008: 74). Süper kadın imgesi ise kadınlara çok fazla sorumluluk yüklemekte ve bunu başaramayan kadınlar haliyle kendini kötü hissetmektedir. Modern toplumların kent yaşamı içerisinde kadın iyi eğitimli, iş yerinde başarılı, çocuklarını iyi yetiştiren, her daim bakımlı ve güzeldir. Sorunun doğru cevabı “D” seçeneğinde yer alan süper kadındır.
Soru 16
Yüzyılın ilk yarısında Amerika’da gazete ve dergilerin kadın sayfaları yapmaya başlamasının ardındaki temel sebep aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadınları tüketime yönlendiren reklamlarla donatma ve bunların içeriklerini de kadınları gerçek alıcılar olarak lanse etme
B
Ürünleri birtakım duygularla eşleştirip, popüler kültür ürünlerinden aldıkları simgeleri kullanarak tanıtma
C
Medyadan kadınlara bir takım öğütler verme ve bunları uygulamaya özendirme
D
Güçlü kadın karakterinin medyada yer bulması ve kadınların baskılanmasının azaltılması
E
Kadın imgesinin erkeğin gururunu okşamak amacıyla düzenlenmesine son verme ve yeni kadın profili yaratma
Açıklama:
Doğru cevap “A” seçeneğidir. Çünkü 20. Yüzyılın ilk yarısında Amerika’da gazete ve dergilerin kadın sayfaları yapmaya başlamasının ardındaki temel sebep kadınları tüketime yönlendiren reklamlarla donatma ve bunların içeriklerini de kadınları gerçek alıcılar olarak lanse etmeleridir. 1900’lerin başlarında kutsanan bir kadın özgürlüğü ve kadının kamusal alanda olması için feministler tarafından verilen bir mücadele olsa da kadınların kamusal alanda varoluşu reklam sektörü açısından tümüyle tüketen özne olmalarıyladır.
Soru 17
Reklamların bir sektör olarak simgesel üretiminin tamamı aşağıdakilerden hangisinin üzerine kuruludur?
Seçenekler
A
Simgesel yok edilme
B
Kadın bedeninin denetimi
C
Kültürel tüketim
D
Kalıp yargılar
E
Popüler kültür
Açıklama:
Doğru cevap “B” seçeneğidir. Çünkü reklamların bir sektör olarak simgesel üretiminin tamamı kadın bedeninin denetimi üzerine kuruludur. Modern yaşamın ve metropol hayatının tüm karmaşa, stres ve çok çalışmayı gerektiren temposuna rağmen hep enerjik olmak; her zaman baharla birlikte “fazla kilolardan kurtulmak”; anne olmayı kutsamakla birlikte hep genç ve güzel kalmayı kutsamak eril bakışla kurgulanan kadın bedeninin disipline edilmesidir.
Soru 18
Kimliğin toplumsal olarak inşa edildiğini, medya program türlerinin kurdukları anlamlarda kültürel yapıyı temel aldıklarını, toplumsal cinsiyetin bu programlar aracılığıyla yeniden üretildiğini belirten bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
Ang
B
Radway
C
Brunsdon
D
Mulvey
E
Hobson
Açıklama:
Alımlama çalışmaları farklı özelliklere sahip izleyicilerin medya içeriklerini okumalarında ortaya çıkan farklı söylemlerin anlaşılmasında etkili olmuştur. Hobson’ın (1982) ev kadınlarıyla yaptığı çalışma, toplumsal cinsiyet perspektifinden medya kullanımı odaklı pek çok çalışmaya temel oluşturmaktadır. Brunsdon (1991), kimliğin toplumsal olarak inşa edildiğini, medya program türlerinin kurdukları anlamlarda kültürel yapıyı temel aldıklarını, dolayısıyla da toplumsal cinsiyetin bu programlar aracılığıyla yeniden üretildiğini belirtmiştir. Doğru cevap “C” seçeneğidir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi “cam tavan” olgusu anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Eşit işe eşit ücret ödenmemesi
B
Fırsat eşitliğinin adil paylaştırılmaması
C
Çalışan kadın ve ev kadını rollerinin çatışması
D
Kadınların üst yönetim seviyelerine yükselmelerinin önünde engellerin olması
E
Kadınların işe alınma sürecinde ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kalmaları
Açıklama:
Doğru cevap “D” seçeneğidir. Çünkü farklı çalışmalarda farklı tanımlar yapılsa da cam tavan, kadınların üst yönetim seviyelerine yükselmelerinin önündeki engeller anlamına gelmektedir. İşyerlerinde kadınları, bilgi ve becerilerini göz ardı ederek daha üst pozisyonlara çıkmalarından alıkoyan görünmez ve kırılmaz engellerdir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Gazeteciler Cemiyeti desteğiyle kadın gazeteciler tarafından hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haber Kılavuzu’nun hazırlanma gerekçelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Eril, cinsiyetçi dilin yerine eşitlikçi bir dil yapısını oturtmak
B
Gerek medyada yer alan gerek medyaya konu olan kadını ikincil konumdan çıkarmak
C
Kadının bilgi, beceri ve donanımları ile hak ettiği biçimde yeniden konumlandırılmasına katkı sağlamak
D
Toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı habercilik anlayışını yaygınlaştırmak
E
Medyayı toplumsal cinsiyet rollerinin öğretildiği bir mecra haline getirmek
Açıklama:
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti desteğiyle kadın gazeteciler tarafından hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haber Kılavuzu önemsenmesi gereken bir başka önemli çabadır. Kılavuzun hazırlanma gerekçesi şöyle ifade edilmektedir: “Nihai amaç, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı habercilik anlayışını yaygınlaştırmak; eril, cinsiyetçi dilin yerine eşitlikçi bir dil yapısını oturmak, bu yönde aktif görevler üstlenmek ve gerek medyada yer alan gerek medyaya konu olan kadını ikincil konumdan çıkarıp; kadının bilgi, beceri ve donanımları ile hak ettiği biçimde yeniden konumlandırılmasına katkı sağlamaktır”. Açıklamada da görüldüğü gibi sorunun doğru cevabı “E” seçeneğidir. Çünkü medyayı toplumsal cinsiyet rollerinin öğretildiği bir mecra haline getirmek Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haber Kılavuzu’nun hazırlanma gerekçelerinden biri değildir.
Soru 21
“………………..1980’li yılların sonlarında başlar. Feminist hareketin kendi içerisinden bir eleştiri de içeren bu yönelim özellikle ikinci dalga feminist hareketi beyaz ve orta sınıf kadınların sorunlarına odaklanmakla eleştirir. Eşitlik mücadelesinin daha geniş bir yerden, etnik kimlik, sınıf, ırk ve cinsel yönelim olmak üzere daha geniş bir tabana yayılması gerektiği öne sürülür.”
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki tanımlardan hangisi gelebilir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki tanımlardan hangisi gelebilir?
Seçenekler
A
Birinci dalga feminist hareket
B
İkinci dalga feminist hareket
C
Üçüncü dalga feminist hareket
D
Dördüncü dalga feminist hareket
E
Beşinci dalga feminist hareket
Açıklama:
Medya Ve Toplumsal Cinsiyet
Üçüncü dalga feminist hareket
Üçüncü dalga feminist hareket
Soru 22
- Temsil, sadece metin ya da yazılı unsurları içermez
- Temsil, görsel öğeler, ses, müzik, ışık veya renk gibi ögeleri içerir
- Temsil, sadece metin ya da yazılı unsurları içerir
- Temsil de görsel öğeler, ses, müzik, ışık veya renk gibi ögeler önemli değildir.
Seçenekler
A
I,II
B
II,III
C
III,IV
D
Sadece I
E
I,II,III,IV
Açıklama:
Medya Ve Toplumsal Cinsiyet
I, II Doğrudur. Çünkü Temsil: Medyada insan, kurum, ülke veya bir değere dair kurulan anlamlara temsil denir. Buradaki anlam sadece metin ya da yazılı unsurları içermez görsel öğeler, ses, müzik, ışık veya renk kullanımı gibi anlamın üretiminde etkili olan tüm öğeler temsil olgusuyla ilgilidir. Temsiller, medya çalışmalarında önemli bir yere sahiptir çünkü modern toplumlarda içinde yaşanılan sosyal hayata dair haber ve bilgiler önemli oranda medya dolayımıyla edinilir. Bu nedenle medyada “ne”yin “nasıl” sunulduğu önemlidir.
I, II Doğrudur. Çünkü Temsil: Medyada insan, kurum, ülke veya bir değere dair kurulan anlamlara temsil denir. Buradaki anlam sadece metin ya da yazılı unsurları içermez görsel öğeler, ses, müzik, ışık veya renk kullanımı gibi anlamın üretiminde etkili olan tüm öğeler temsil olgusuyla ilgilidir. Temsiller, medya çalışmalarında önemli bir yere sahiptir çünkü modern toplumlarda içinde yaşanılan sosyal hayata dair haber ve bilgiler önemli oranda medya dolayımıyla edinilir. Bu nedenle medyada “ne”yin “nasıl” sunulduğu önemlidir.
Soru 23
- “mutlu ev kadını kahramanlar” miti
- “Kadınlığın Gizemi” adlı kitap
- Kadınları “anlaşılmaz varlık” olarak mistikleşmesi
Seçenekler
A
I,II
B
II,III
C
Sadece I
D
Sadece III
E
I,II,III
Açıklama:
Haber Anlatılarında Kadınların Sunumu
Tümü doğrudur. çünkü ,İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden biri de gazeteci Betty Friedan’dır. Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabını ilk kez 1963 yılında yayınlar. medyadan,mutlu ev kadını kahramanlar” bir mit olarak sunulmaya başlanmıştır.İşte Friedan, kadınların toplumsal yaşamdaki değişim ve dönüşümlerini anlatma; erkeklerin kadınları “anlaşılmaz varlık” yapmaya çalışan mistikleştirilme çabalarına rasyonel bir analiz getirmektedir
Tümü doğrudur. çünkü ,İkinci dalga feminist hareketin öncü isimlerinden biri de gazeteci Betty Friedan’dır. Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabını ilk kez 1963 yılında yayınlar. medyadan,mutlu ev kadını kahramanlar” bir mit olarak sunulmaya başlanmıştır.İşte Friedan, kadınların toplumsal yaşamdaki değişim ve dönüşümlerini anlatma; erkeklerin kadınları “anlaşılmaz varlık” yapmaya çalışan mistikleştirilme çabalarına rasyonel bir analiz getirmektedir
Soru 24
- Medya kuruluşlarında çok az kadın gazeteci etkili pozisyonlardadır
- Medya içerikleri toplumsal yaşamda kadınların statülerini tahrip eder; rol modeli konumundaki kadınlara yer vermez.
- Kadın başarılarıyla medyada yer almaz; seks nesnesi veya iyi anne, fedakâr eş gibi geleneksel roller ile temsil edilir
Seçenekler
A
Sadece I
B
Sadece II
C
Sadece III
D
I,III
E
I,II,III
Açıklama:
Haber Anlatılarında Kadınların Sunumu
Tümü doğrudur. çünkü Friedan (1983) kadınların medyadaki temsiline değin üç temel tespitte bulunur:
• Medya kuruluşlarında çok az kadın gazeteci etkili pozisyonlardadır.
• Medya içerikleri toplumsal yaşamda kadınların statülerini tahrip eder; rol modeli
konumundaki kadınlara yer vermez.
• Kadın başarılarıyla medyada yer almaz; seks nesnesi veya iyi anne, fedakâr eş gibi geleneksel roller ile temsil edilir.
Tümü doğrudur. çünkü Friedan (1983) kadınların medyadaki temsiline değin üç temel tespitte bulunur:
• Medya kuruluşlarında çok az kadın gazeteci etkili pozisyonlardadır.
• Medya içerikleri toplumsal yaşamda kadınların statülerini tahrip eder; rol modeli
konumundaki kadınlara yer vermez.
• Kadın başarılarıyla medyada yer almaz; seks nesnesi veya iyi anne, fedakâr eş gibi geleneksel roller ile temsil edilir.
Soru 25
- Temizlik veya ev işi yapan mutlu kadınlar
- Ev işi yapan, çocuk bakan erkekler
- Kadınlara “neyi nasıl yapmaları” gerektiğini söyleyen erkekler
Seçenekler
A
Sadece I
B
I,II
C
II,III
D
I,III
E
I,II,III
Açıklama:
Tüketim Kültürü, Reklam Ve Kadın
I,III doğrudur. Çünkü Reklamların kurgusal dünyasında kadınlar ev işi yapmaktan dolayı memnun, huzurlu ve tatminkârdırlar. Reklamlarda ideal bir dünya çizilir ki bu dünyada kadın her gün bir sürü işi aynı anda ve mükemmel yapar. İdeal dünyanın mükemmel kadın üzerindeki yük ve eşitsiz işbölümü görünmez kılınır. Bazı temizlik ürünlerinin reklamlarında daha iyi temizlik veya ev işi yapmak için kadınlar arasında kıyaslama yapılır ve kadın “daha mükemmel olana” öykünür. Kadın bu anlamda psikolojik bir baskıya maruz kalmaktadır. Sadece kadınların yer aldığı reklamlarda bile kadınlara “neyi nasıl yapmaları” gerektiğini arka fonda bir erkek söyler böylece erkek her alanda “otorite” olarak varlığını gösterir. Yakın dönemde reklamlarda erkekleri de geleneksel roller dışında ev işi yapan, çocuk bakan veya çikolata üretim ve servis eden erkek aktörler görmek mümkün ancak bu karakterler de hala ayrıksı örnekler olarak kalmaya devam etmektedir
I,III doğrudur. Çünkü Reklamların kurgusal dünyasında kadınlar ev işi yapmaktan dolayı memnun, huzurlu ve tatminkârdırlar. Reklamlarda ideal bir dünya çizilir ki bu dünyada kadın her gün bir sürü işi aynı anda ve mükemmel yapar. İdeal dünyanın mükemmel kadın üzerindeki yük ve eşitsiz işbölümü görünmez kılınır. Bazı temizlik ürünlerinin reklamlarında daha iyi temizlik veya ev işi yapmak için kadınlar arasında kıyaslama yapılır ve kadın “daha mükemmel olana” öykünür. Kadın bu anlamda psikolojik bir baskıya maruz kalmaktadır. Sadece kadınların yer aldığı reklamlarda bile kadınlara “neyi nasıl yapmaları” gerektiğini arka fonda bir erkek söyler böylece erkek her alanda “otorite” olarak varlığını gösterir. Yakın dönemde reklamlarda erkekleri de geleneksel roller dışında ev işi yapan, çocuk bakan veya çikolata üretim ve servis eden erkek aktörler görmek mümkün ancak bu karakterler de hala ayrıksı örnekler olarak kalmaya devam etmektedir
Soru 26
- Hürriyet gazetesi yönetim kuruluna bir kadının girmesi ile arka sayfa güzelinin kaldırılması
- Kadın cinayetlerinde “erkek şiddeti”, “namus bahaneli cinayet” gibi dilde dönüşümler
- Bazı televizyon kanallarında kadın-erkek gazeteci dengesine dikkat edilmesi
Seçenekler
A
sadece I
B
sadece II
C
sadece III
D
II,III
E
I,II,III
Açıklama:
Haber Anlatılarında Kadınların Sunumu
Tümü doğrudur. yakın tarihli yapılan çalışmalar hem Türkiye hem de global ölçekte kadınların medyada temsili ve kadın odaklı bakış açısında bir ilerleme olduğunu göstermektedir. Her ne kadar istenen boyutlarda olmasa da, Türkiye’de Hürriyet gazetesinin yönetim kurulunda bir kadının olması ile arka sayfa güzelinin kaldırılması, aile içi şiddetle mücadeleye destek verilmesi ve özellikle kadın cinayetlerinde “erkek şiddeti”, “namus bahaneli cinayet” gibi dilde dönüşümler, bazı televizyon kanallarında kadın-erkek gazeteci dengesine dikkat edilmesi ana akım medyada olumlu gelişmelerdir
Tümü doğrudur. yakın tarihli yapılan çalışmalar hem Türkiye hem de global ölçekte kadınların medyada temsili ve kadın odaklı bakış açısında bir ilerleme olduğunu göstermektedir. Her ne kadar istenen boyutlarda olmasa da, Türkiye’de Hürriyet gazetesinin yönetim kurulunda bir kadının olması ile arka sayfa güzelinin kaldırılması, aile içi şiddetle mücadeleye destek verilmesi ve özellikle kadın cinayetlerinde “erkek şiddeti”, “namus bahaneli cinayet” gibi dilde dönüşümler, bazı televizyon kanallarında kadın-erkek gazeteci dengesine dikkat edilmesi ana akım medyada olumlu gelişmelerdir
Soru 27
“………….izleyicilerin kendi gereksinimlerine ve amaçlarına uygun bir şekilde iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri anlamına gelir”
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki tanımlardan hangisi gelebilir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki tanımlardan hangisi gelebilir?
Seçenekler
A
Aktif İzleyici olgusu
B
Kodlama
C
egemen (hegemonik) okuma
D
eleştirel ve müzakereli
(negotiation) okuma
(negotiation) okuma
E
müzakereli (negotiation) okuma
Açıklama:
Medyanın Kültürel Tüketimi Ve Kadın
A doğrudur. çünkü,Aktif İzleyici olgusu, izleyicilerin kendi gereksinimlerine ve amaçlarına uygun bir şekilde iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri anlamına gelir.
A doğrudur. çünkü,Aktif İzleyici olgusu, izleyicilerin kendi gereksinimlerine ve amaçlarına uygun bir şekilde iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri anlamına gelir.
Soru 28
- Gelişmekte olan toplumlar
- Endüstrileşmiş toplumlar
- Endüstrileşememiş toplumlar
Seçenekler
A
Sadece I
B
Sadece III
C
I,II
D
I,III
E
I,II,III
Açıklama:
Medya Sektöründe Kadın İstihdamı Ve Cam Tavan Sendromu
tümü doğrudur. çünkü Lider veya genel müdür pozisyonunda kadınların
çok az olması yeni bir mesele veya herhangi bir coğrafyaya özgü bir sorun da
değildir. Endüstrileşmiş veya endüstrileşememiş tüm toplumları yatay kesen bir sorun olarak varlığını göstermektedir. Kadının en üst pozisyonu görmesi ve yasal bir engel de olmamasına rağmen erişememesi; görünmez bir engelle karşılaşması yönetim literatüründe cam tavan veya cam duvar olgusuyla açıklanmaktadır
tümü doğrudur. çünkü Lider veya genel müdür pozisyonunda kadınların
çok az olması yeni bir mesele veya herhangi bir coğrafyaya özgü bir sorun da
değildir. Endüstrileşmiş veya endüstrileşememiş tüm toplumları yatay kesen bir sorun olarak varlığını göstermektedir. Kadının en üst pozisyonu görmesi ve yasal bir engel de olmamasına rağmen erişememesi; görünmez bir engelle karşılaşması yönetim literatüründe cam tavan veya cam duvar olgusuyla açıklanmaktadır
Soru 29
- Aynı mevki ve aynı eğitim düzeyine sahip olunduğu halde ücret farklılığı olması
- Aynı sorumluluk ve fırsat eşitliğinin adil paylaştırılmaması
- Eşit işe eşit ücret ödenmemesi
Yukarıdaki ilkelerden hangisi/hangileri "kadınların kariyer gelişimlerinde yaşadıkları yatay ayrımcılığın" varlığına dair göstergelerdendir?
Seçenekler
A
Sadece III
B
I,II
C
I,III
D
II,III
E
I,II,III
Açıklama:
Cam Tavan Metaforu: Zirveyi Görüp de Erişememek
Tümü doğrudur. Yatay ayrımcılık aynı mevki ve aynı eğitim düzeyine sahip durumlarda eşit işe eşit ücret ödenmemesi, aynı sorumluluk, benzer roller ve fırsat eşitliğinin adil paylaştırılmamasıdır. Böylelikle kadınlar açısından kariyer gelişimlerinde yaşadıkları yatay ayrımcılık ilerlemeleri veya kendilerini yöneticiliğe hazırlamalarına engel oluşturmaktadır
Tümü doğrudur. Yatay ayrımcılık aynı mevki ve aynı eğitim düzeyine sahip durumlarda eşit işe eşit ücret ödenmemesi, aynı sorumluluk, benzer roller ve fırsat eşitliğinin adil paylaştırılmamasıdır. Böylelikle kadınlar açısından kariyer gelişimlerinde yaşadıkları yatay ayrımcılık ilerlemeleri veya kendilerini yöneticiliğe hazırlamalarına engel oluşturmaktadır
Soru 30
- İkinci dünya savaşından sonra eğitim oranlarında artış
- Ekonomik üretim kapasitesinin gelişimi
- Kadınların profesyonel işe sahip olma ısrarları
Seçenekler
A
Sadece II
B
Sadece III
C
I,II,III
D
II,III
E
I,II
Açıklama:
Yakın Tarihte Medya Kuruluşlarında Kadın Gazeteciler ve Yöneticiler
Tümü doğrudur. Çünkü Medya sektöründe çalışan kadın sayısında artış Batı ülkelerinde de aynı zaman diliminde görülmektedir; ikinci dünya savaşından sonra eğitim oranlarında artış; ekonomik üretim kapasitesinin gelişimi ve kadınların kamusal alanda olma veya profesyonel işe sahip olma ısrarları sonucunda bir artış vardır.
Tümü doğrudur. Çünkü Medya sektöründe çalışan kadın sayısında artış Batı ülkelerinde de aynı zaman diliminde görülmektedir; ikinci dünya savaşından sonra eğitim oranlarında artış; ekonomik üretim kapasitesinin gelişimi ve kadınların kamusal alanda olma veya profesyonel işe sahip olma ısrarları sonucunda bir artış vardır.
Soru 31
Gaye Tuchman medyada kadınların simgesel yok edilişinin temel sebebini aşağıdakilerden hangisi ile açıklar?
Seçenekler
A
Kadının erkeğin yol göstericiliğine ihtiyaç duyması
B
Medya kuruluşlarında üst düzey ve etkili pozisyonlarda kadının olmayışı
C
Kadının ev içine hapsedilmeye çalışılması
D
Kadının mesleki eğitim açısından yetersiz görülmesi
E
Kadının çocuk bakımı ve annelik rolleriyle betimlenmesi
Açıklama:
Tuchman (1979) kadınların simgesel yok edilişinin ve böylesi sorunlu temsillerinin nedeni olarak haber kuruluşlarında üst düzey ve etkili pozisyonlarda kadın gazetecinin olmayışı ve medya kuruluşlarının örgütlenme tarzını öne sürer.
Soru 32
1980’lerle birlikte kadınların televizyon programlarındaki görünürlüğü aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilendirilemez?
Seçenekler
A
Destekleyici
B
Kurban
C
Gülünç
D
Başarılı
E
Zayıf
Açıklama:
1980’lere kadar televizyonlarda görülen karakterlerin ancak %20 civarı kadınken,
1980’lerle birlikte -erkek egemenliği sürse de- kadınların sayısının arttığı görülmektedir.
Ama televizyon programlarında sayısı artan kadınlar daha çok ev, evlilik, aile gibi konularla ilişkilendirilmekte; daha pasif, zayıf, etkisiz, destekleyici, kurban, gülünç olarak yer
bulmaktadır.
1980’lerle birlikte -erkek egemenliği sürse de- kadınların sayısının arttığı görülmektedir.
Ama televizyon programlarında sayısı artan kadınlar daha çok ev, evlilik, aile gibi konularla ilişkilendirilmekte; daha pasif, zayıf, etkisiz, destekleyici, kurban, gülünç olarak yer
bulmaktadır.
Soru 33
Mulvey'e göre sinemada kadın imgeleri ve temsillerinin kurgulanmasındaki asıl amaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdeal kadın tipini yaratmak
B
Kadını ev içine hapsetmek
C
Kadını cinsel açıdan baskılamak
D
Kadını kamusal alandan uzaklaştırmak
E
Kadını pasivize etmek
Açıklama:
Mulvey'e göre sinemada kadın imgeleri ve temsillerinin kurgulanmasında asıl amaç
kadının cinsel açıdan baskılanmasıdır.
kadının cinsel açıdan baskılanmasıdır.
Soru 34
Kadın ile erkek yöneticiler arasındaki farklılığın artış gösterdiği yerlerde aşağıdakilerden hangisi belirleyici değildir?
Seçenekler
A
Cinsiyet farklılığı
B
Kadın yönetici azlığı
C
Davranış değişikliği
D
Önyargı
E
Yaşam tarzı farklılıkları
Açıklama:
Kadın ile erkek yöneticiler arasında farklılıktan daha çok benzerliklere sahiptir. Farklılığın artış gösterdiği yerlerde ise cinsiyet farklılığı değil kadın yöneticilerin oranının çok az olması, davranış değişikliği, önyargı, ayrımcılık veya yaşam tarzı farklılıkları gibi faktörler
belirleyici olmaktadır.
belirleyici olmaktadır.
Soru 35
"Cam tavan" metaforu aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Kabulleniş
B
Görünürlük
C
Çıkarcılık
D
Ayrımcılık
E
Sürdürülebilirlik
Açıklama:
Cam tavan temel olarak ayrımcılık ve önyargıyı anlatmada kullanılan bir metafordur.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi kadının medyadaki geleneksel rollerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ev kadını rolü
B
İş kadını rolü
C
Çocuk bakımı rolü
D
Fedakar anne rolü
E
Makbul eş rolü
Açıklama:
Kadın başarılarıyla medyada yer almaz; seks nesnesi veya iyi anne, fedakâr eş gibi
geleneksel roller ile temsil edilir.
geleneksel roller ile temsil edilir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi üçüncü dalga feminist hareketin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
1960'lı yılların başında başlar.
B
Aile içi şiddet ilk kez gündeme gelir.
C
Sadece beyaz ve orta sınıf kadınların sorunlarına odaklanmayı eleştirir.
D
Kadınların erkeklerle eşit eğitim hakkına sahip olmasını ilk kez eleştirir.
E
Kadının ücretlendirilmeyen ev içi emeğini ilk kez gündeme getirir.
Açıklama:
Üçüncü dalga feminist hareket 1980’li yılların sonlarında başlar. Feminist hareketin kendi içerisinden bir eleştiri de içeren bu yönelim özellikle ikinci dalga feminist hareketi beyaz ve orta sınıf kadınların sorunlarına odaklanmakla eleştirir. Eşitlik mücadelesinin daha geniş bir yerden, etnik kimlik, sınıf, ırk ve cinsel yönelim olmak üzere daha geniş bir tabana yayılması gerektiği öne sürülür.
Soru 38
1963'te yayımlanan “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Shulamith Firestone
B
Gaye Tuchman
C
Laura Mulvey
D
Betty Friedan
E
Lana Rakow
Açıklama:
Friedan, “Kadınlığın Gizemi” adlı kitabını ilk kez 1963 yılında yayınlar.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi II. Dünya Savaşı'nın ardından medyadan sunulmaya başlanan kadın imajını tanımlar?
Seçenekler
A
Sorumlu iş kadını
B
Sevecen ev kadını
C
Çaresiz ev kadını
D
Yorgun iş kadını
E
Mutlu ev kadını
Açıklama:
Ne var ki, savaşın etkileri azalarak ekonomi toparlanmaya başladığında kadınlar tekrar evlerine dönmek durumunda kalmışlar; banliyölerde yaşayan orta sınıf veya yoksul kadınlara ev kadını olarak yaşamlarını sürdürmeleri gerektiği öğütlenmiştir. Bu “mutlu ev kadını kahramanlar” bir mit olarak medyadan sunulmaya başlanmış ve mutlu kadın imajı da toplum tarafından kabul görmeye devam etmiştir (Firestone, 1993: 37).
Ünite 8
Soru 1
Türkiye'de istenmeyen gebelikler kaç haftaya kadar sonlandırılabiliyor ?
Seçenekler
A
8 Hafta
B
9 Hafta
C
10 Hafta
D
11 Hafta
E
12 Hafta
Açıklama:
Türkiye’de istenmeyen gebeliklerin 10 haftaya kadar sonlandırılması yasal olarak düzenlenmiştir. Ancak Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından 2016 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre kadın doğum bölümü bulunan 431 devlet hastanesinden yalnızca %7,8’inde isteğe bağlı kürtaj hizmeti verilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 2
TNSA (2013) ve KEİG (2013)’in verilerine göre kadınların ücretli çalışmaya katılmamaları nedenleri arasında ilk sırayı aşağıdakilerden hangisi alır?
Seçenekler
A
Ev ve bakım işlerinin kadının işi olduğu kabulüyle çalışmalarının uygun bulunmaması
B
Fiziksel özelliklerinin erkeklere göre yetersiz olması
C
Erkeklere oranla düşük ücret alınması
D
Mesai ücreti vermeden fazla çalıştırma
E
Sigorta primlerinin düşük ücretten ödenmesi
Açıklama:
TNSA (2013) ve KEİG (2013)’in verilerine göre kadınların ücretli çalışmaya katılmamaları nedenleri arasında ilk sırayı, ev ve bakım işlerinin kadının işi olduğu kabulüyle çalışmalarının uygun bulunmaması oluşturmaktadır. Ayrıca düşük ücret politikaları, sigortasız çalıştırma, sigorta primlerinin düşük ücretten ödenmesi, mesai ücreti vermeden fazla çalıştırma, yıllık izin kullandırmama, kreş, servis, yemek gibi olanakları sağlamama gibi uygulamalar da kadınları istihdama katılmaktan alıkoymaktadır.Doğru cevap A'dır.
Soru 3
Erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulamasında genel olarak en büyük etken aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Eğitimsizlik
B
Alkol
C
Sosyo-ekonomik durum
D
İnancı gereği
E
Özgüvensizlik
Açıklama:
Erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulamasında genel olarak en büyük etken alkoldür. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi duygusal şiddettir?
Seçenekler
A
Cinsel istismar
B
Şiddet uygulama
C
Hakaret
D
Zorla cinsel ilişki
E
Tokat atma
Açıklama:
Temel fiziksel ihtiyaçlarını gerçekleştirmesine izin vermemesi kimi kaynaklarda duygusal şiddet olarak da tanımlanan psikolojik şiddet örneklerindendir (Aktaş, 2006, s. 35). Hakaret, küfür, başkalarının yanında aşağılama, küçük düşürme, korkutma, kadının kendisine ya da çevresindekilere zarar vermekle tehdit etme ‘Aile İçi Şiddet Araştırması’nda da duygusal şiddet olarak tanımlanmıştır.Doğru cevap C'dir.
Soru 5
Kadınların maruz kaldıkları şiddet sonrasında yaşadıkları psikolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Duygusuzlaştırma
B
Umutsuz Kadın Sendromu
C
Psikolojik Çöküş Süreci
D
Hırpalanmış Kadın Sendromu
E
Huzursuz Kadın Sendromu
Açıklama:
Kadınların maruz kaldıkları şiddet sonrasında yaşadıkları psikolojik süreç ‘Hırpalanmış Kadın Sendromu’ olarak tanımlanmaktadır.Doğru cevap D'dir.
Soru 6
İlk şiddet eylemi sonucunda kadının şok yaşadığı aşama aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
İnkar
B
Suçluluk
C
Aydınlanma
D
Sorumluluk
E
Korku
Açıklama:
Dört aşamadan oluşan bu psikolojik sürecin her bir aşamasına yaşanan şiddete ilişkin farklı bir düşünce biçimi hakimdir. İnkar olarak adlandırılan ilk aşama, ilk şiddet eylemi sonucunda kadının şok yaşadığı aşamadır. Bu aşamada şiddete maruz kalan kadın, şiddete uğradığını ve ilişkisinde problem olduğunu kabul etmek istemez, şiddeti bir kaza, istenmeden yapılmış ve büyütülmemesi gereken bir olay olarak nitelendirir.Doğru cevap A'dır
Soru 7
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından “Uluslararası Kadın Yılı” hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1970 yılında
B
1975 yılında
C
1980 yılında
D
1985 yılında
E
1987 yılında
Açıklama:
Söz konusu adımlardan biri Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1975 yılında “Uluslararası Kadın Yılı” ilan edilmesiyle atılmıştır.Doğru cevap B 'dir.
Soru 8
Kadın dayanışma vakfı kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1990 yılında
B
1991 yılında
C
1992 yılında
D
1993 yılında
E
1994 yılında
Açıklama:
1990 yılında Devlet Bakanlıklarından biri Kadın ve Aileden Sorumlu olarak görevlendirilmiştir. 1993 yılında Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü (KSSGM) kurulmuştur. Bu yıllarda ayrıca kadına karşı şiddetle mücadele eden kadın örgütleri, kadın danışma merkezleri ve sığınmaevleri hayata geçmiştir.Doğru cevap D'dir.
Soru 9
''Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı'' hangi yılları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
2009-2013 yılları arasını
B
2007-2010 yılları arasını
C
2012-2014 yılları arasını
D
2013-2015 yılları arasını
E
2015-2017 yılları arasını
Açıklama:
2007-2010 yıllarını kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı”, 2008-2013 “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı” Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak yürürlüğe konmuştur.Doğru cevap B'dir.
Soru 10
''Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” amacıyla komisyon aşağıdakilerden hangisinde kurulmuştur?
Seçenekler
A
TBMM
B
Bakanlar Kurulu
C
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü
D
Devlet Bakanlıklarında
E
Belediyeler kapsamında
Açıklama:
2005 yılında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda, Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50.000’i geçen belediyelerin sığınmaevi açmasına ilişkin madde yer almış, 2012 yılında kanunda yapılan değişiklikle nüfusu 100.000’i aşan belediyelerin sığınmaevi açmaları zorunluluk haline getirilmiştir. 2005 yılında ayrıca TBMM’de “Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” amacıyla bir komisyon kurulmuştur.Doğru cevap A'dır.
Soru 11
I- Kadınların yalnızca ‘kadın’ olmaları nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığın adıdır.
II-Toplumsal olarak kurgulanan cinsiyet rolleri ve normlarından kaynaklanır.
III- Kişinin insan haklarını ihlal eden her türlü ayrımcılık, dışlanma ve engellenme durumudur.
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?
II-Toplumsal olarak kurgulanan cinsiyet rolleri ve normlarından kaynaklanır.
III- Kişinin insan haklarını ihlal eden her türlü ayrımcılık, dışlanma ve engellenme durumudur.
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, kadınların yalnızca ‘kadın’ olmaları nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığın adıdır. Toplumsal olarak kurgulanan toplumsal cinsiyet rolleri ve normlarından kaynaklanan, kişinin insan haklarını ihlal eden her türlü ayrımcılık, dışlanma ve engellenme durumudur. Doğru cavap E'dir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kadının sağlık hakkının ihlali boyutu ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Kadınların ilgi ve becerilerinin ev ile sınırlı kalması
B
Gebelik öncesi sağlık hizmetlerine ulaşma güçlüğü
C
Sağlıksız çalışma koşulları
D
Depresyon ve kaygı bozukluğu
E
Güzellik endüstrisinin kadın bedenini hedef alması
Açıklama:
Sağlık hakkı, insanların biyo-psişik bütünlüğünün korunması için gereken ve yalnızca insan olmaları bakımından sahip oldukları temel haklardandır. Ancak pek çok toplumda eşitsiz güç ilişkileri, kadınların sağlık kuruluşlarına başvurmalarını, tedavi olmalarını mevcut sağlık hizmetlerini gerçek anlamda kullanmalarını engellemektedir. Sağlıksız koşullarda çalıştırılma, kadın yoksulluğu ve kadına karşı şiddet gibi sosyal sorunlar da kadın sağlığı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Gitgide büyüyen ve öncelikli hedefi kadınlar olan güzellik endüstrisinin değişen güzellik ve estetik anlayışı doğrultusunda kadın bedenini biçimlendirme talebinin yarattığı toplumsal baskı ise kadınların psikolojik ve fiziksel sağlıklarını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 13
Geleneksel cinsiyet rolleriyle sınırlandırılarak kadınlara eş ve anne olmaktan başka rol biçilmemesi, ev işlerinde çalışmaları gerektiği düşüncesi, fiziksel olarak erken gelişen kız çocuklarının evden çıkmasının ayıp olarak görülmesi, erken yaşta evliliklerin normalleştirilmesi olarak somutluk kazanan toplumsal cinsiyet ayrımcılığı,___________ ile doğrudan ilişkilidir.
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanabilir?
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanabilir?
Seçenekler
A
Kadının Sağlık Hakkı
B
Kadının Eğitim Hakkı
C
Ücretli Çalışmaya Katılım
D
Fiziksel Şiddet
E
Psikolojik Şiddet
Açıklama:
Geleneksel cinsiyet rolleriyle sınırlandırılarak kadınlara eş ve anne olmaktan başka rol biçilmemesi, ev işlerinde çalışmaları gerektiği düşüncesi, fiziksel olarak erken gelişen kız çocuklarının evden çıkmasının ayıp olarak görülmesi, erken yaşta evliliklerin normalleştirilmesi olarak somutluk kazanan toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, kız çocuklarının okula kayıtlarının yaptırılmamasına ya da örgün eğitimlerinin yarıda kesilmesine neden olmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi ücretli çalışmadan sorumlu tutulan erkeklerin ekonominin gerektirdiği niteliklere ve gelire sahip olmasına, kadınların ise öncelikle ev içinde gerçekleştirilmesi gereken ücretsiz ev işleri ve bakım işlerinden sorumlu tutulmasına neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Psikolojik Şiddet
B
Cinsel Şiddet
C
Ekonomik Şiddet
D
Dijital Şiddet
E
Cinsiyetçi İşbölümü
Açıklama:
Kadın ve erkeğin yaptığı işler arasında, bu iki toplumsal cinsiyetten birini ötekine göre daha avantajlı kılan yapay bir ayrışma bulunmaktadır. Cinsiyetçi işbölümü adı verilen bu iş ayrışması, kadının çalışmasını erkeğinkine göre daha az değerli kılmakta ve kadını aile içinde konumlandırılarak, talebe göre ücretli çalışmaya katılımının koşullarının belirlenmesine ya da bütünüyle engellenmesine temel oluşturmaktadır. Bu işbölümü, ücretli çalışmadan sorumlu tutulan erkeklerin ekonominin gerektirdiği niteliklere ve gelire sahip olmasına, kadınların ise öncelikle ev içinde gerçekleştirilmesi gereken ücretsiz ev işleri ve bakım işlerinden sorumlu tutulmasına yol açmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 15
2015 yılı İnsani Gelişme Raporu’na göre küresel olarak kadınlar erkeklerden _____oranında daha az kazanmakta, iş yaşamında yükselmelerini sınırlayan ve ‘cam tavan’ olarak adlandırılan ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır.
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Seçenekler
A
%5
B
%10
C
%15
D
%20
E
%24
Açıklama:
2015 yılı İnsani Gelişme Raporu’na göre küresel olarak kadınlar erkeklerden %24 oranında daha az kazanmakta, iş yaşamında yükselmelerini sınırlayan ve ‘cam tavan’ olarak adlandırılan ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır. Yükseköğretim mezunu kadınlar, aynı düzeyde eğitim görmüş erkeklere göre daha az gelir elde edebilmekte, istihdama daha düşük oranlarda katılabilmekte, iş yaşamında yalnızca %25 oranında yönetici konumunda yer almaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi şiddet gören kadının bu ortamdan ayrılamamasının sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik bağımlılık
B
Toplumsal baskılar
C
Şiddetin erkek doğasının bir parçası olması
D
Erkeğin tehditleri
E
Yetersiz destek mekanizmaları
Açıklama:
Şiddet gören kadının bu ortamdan ayrılmamasının ekonomik bağımlılıktan, toplumsal baskılara, erkeğin tehditlerinden, yetersiz destek mekanizmalarına kadar birçok sebebi vardır ancak kadına karşı şiddeti yapısal ve politik bir sorun olmaktan çıkaran bir takım inançlar üretilmektedir. Bu inançlar arasında en sık karşılaşılanlar; şiddetin erkek doğasının bir parçası olduğu, kadının tavırları yüzünden ortaya çıktığı ve dahası kadının bunu hak ettiği, eğitimli kadınların şiddete maruz kalmadıkları, aile içinde kadına uygulanan şiddetin o ailenin özel bir sorunu olduğu, ekonomik yoksunluğun, erkeğin psikolojik sorunlara sahip olmasının, alkol kullanmasının ve eğitim seviyesinin düşük olmasının şiddete yol açtığıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 17
Türkiye’de yüksek refah düzeyine sahip kadınların yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalma oranının ____ olduğu saptanmıştır.
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Verilen cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Seçenekler
A
%10
B
%22
C
%31
D
%50
E
%67
Açıklama:
Türkiye’de yüksek refah düzeyine sahip kadınların yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalma oranının %31 olduğu saptanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
İlişkilerde kaba kuvvetin bir yaptırım aracı olarak kullanılması aşağıdaki şiddet türlerinden hangisini kapsamaktadır?
Seçenekler
A
fiziksel şiddet
B
psikolojik şiddet
C
cinsel şiddet
D
ekonomik şiddet
E
Dijital şiddet
Açıklama:
Kadının, yakını olan ya da tanımadığı bir erkeğin eyleminden fiziksel olarak zarar görmesi, fiziksel olarak cezalandırılması kadına karşı fiziksel şiddetin bir sonucudur. Fiziksel şiddet, kaba kuvvetin bir korkutma, sindirme ve yaptırım aracı olarak kullanılmasıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 19
Kadının çalışmasına engel olma ya da işten ayrılmasına neden olma, ev harcamaları için para vermeme, kadının gelirini elinden alma gibi davranışlar kadının aile içinde maruz kaldığı şiddet türlerinden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Fiziksel şiddet
B
Ekonomik şiddet
C
Psikolojik şiddet
D
Cinsel şiddet
E
Dijital şiddet
Açıklama:
‘Aile İçi Şiddet Araştırması’nda kadının çalışmasına engel olma ya da işten ayrılmasına neden olma, ev harcamaları için para vermeme, kadının gelirini elinden alma, kadının aile içinde maruz kaldığı ekonomik şiddet biçimleri olarak tanımlanmaktadır. Türkiye genelinde bu davranışlardan en az birine yaşamının herhangi bir döneminde maruz kalan evlenmiş kadınların oranı %30’dur. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
‘Hırpalanmış Kadın Sendromu’yla, (Battered Woman Syndrome) birlikte olduğu erkek tarafından uygulanan şiddet sonrası kadının yaşadığı psikolojik süreçler dört aşamada açıklanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
İnkar
B
Korku
C
Suçluluk
D
Aydınlanma
E
Sorumluluk
Açıklama:
Kadınların maruz kaldıkları şiddet sonrasında yaşadıkları psikolojik süreç ‘Hırpalanmış Kadın Sendromu’ olarak tanımlanmaktadır. Dört aşamadan oluşan bu psikolojik sürecin her bir aşamasına yaşanan şiddete ilişkin farklı bir düşünce biçimi hakimdir. İnkar olarak adlandırılan ilk aşama, ilk şiddet eylemi sonucunda kadının şok yaşadığı aşamadır. Bu aşamada şiddete maruz kalan kadın, şiddete uğradığını ve ilişkisinde problem olduğunu kabul etmek istemez, şiddeti bir kaza, istenmeden yapılmış ve büyütülmemesi gereken bir olay olarak nitelendirir. Kadın bu aşamada erkeğin uyguladığı şiddet için özür dilemesini bekler ve bunun bir daha tekrarlanmayacağına inanır. İkinci aşama şiddete maruz kalan kadının bir sorun olduğunu kabul etmekle birlikte, sorunun kaynağı olarak kendisini gördüğü suçluluk aşamasıdır. Kadın bu aşamada yaşadığı suç- luluk duygusuyla sürekli değişmeye ve daha ‘iyi’ olmaya çabalar. Üçüncü aşama, kadının yaşadığı şiddetin sorumlusunun erkek olduğunu kabul ettiği ve hiç kimsenin şiddeti hak etmediğini fark ettiği aydınlanma aşamasıdır. Bu aydınlanmaya rağmen kadın, ilişkisinin düzeleceğine dair umut taşır. Son aşama olan sorumlulukta ise kadın, şiddet eylemlerinin kendiliğinden sona ermeyeceğini kabul eder ve çoğunlukla neler yapabileceğini araştırır. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak kadın sağlığıyla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Eşitsiz güç ilişkileri, kadınların mevcut sağlık hizmetlerini gerçek anlamda kullanmalarını engellemektedir.
B
Kadın bedenini biçimlendirme talebinin toplumsal baskısı kadınların psikolojik ve fiziksel sağlığını etkilemektedir.
C
Kadınlarda depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar kadınlarda daha sık görülür.
D
Erkeklerle karşılaştırıldığında kadınlar daha fazla kalp damar hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitirmektedir.
E
144 ülkeden 137’sinde kadınlar için beklenen yaşam süresi erkeklerden daha kısadır.
Açıklama:
Sağlık hakkı, insanların biyo-psişik bütünlüğünün korunması için gereken ve yalnızca insan olmaları bakımından sahip oldukları temel haklardandır. Ancak pek çok toplumda eşitsiz güç ilişkileri, kadınların sağlık kuruluşlarına başvurmalarını, tedavi olmalarını mevcut sağlık hizmetlerini gerçek anlamda kullanmalarını engellemektedir. Gitgide büyüyen ve öncelikli hedefi kadınlar olan güzellik endüstrisinin değişen güzellik ve estetik anlayışı doğrultusunda kadın bedenini biçimlendirme talebinin yarattığı toplumsal baskı ise kadınların psikolojik ve fiziksel sağlıklarını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Dünya Ekonomik Forumunun 2016 yılı Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu endeksine göre 144 ülkeden 137’sinde erkeklerle karşılaştırıldığında kadınlar için beklenen yaşam süresi daha uzundur. Rapora göre Türkiye’de kadınların ortalama yaşam süresi 67 iken, erkeklerinki ise 63’tür. Kadınlarda depresyon, kaygı bozukluğu, somatik şikayetler gibi psikolojik rahatsızlıkların görülme sıklığı, erkeklere oranla daha fazladır. Türkiye’de temel hastalık grupları bakımından ölüm yüzdeleri incelendiğinde erkeklerle karşılaştırıldığında kadınların daha fazla kalp damar hastalıklarına (erkek %43,9, kadın %52,3) bağlı olarak yaşamlarını kaybettikleri görülmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 22
I. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi II. Çocuk Hakları Bildirgesi III. Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi IV. İstanbul Sözleşmesi V. Lizbon Bildirgesi Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kadınların eğitimde erkeklerle eşit haklara sahip olmaları için önlemler içeren anlaşmalar içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I, II ve III
C
I, II, ve IV
D
I, III, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (10 Aralık 1948)’, ‘Çocuk Hakları Bildirgesi (20 Kasım 1959)’, ‘Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Uluslararası Sözleşme (14 Aralık 1960)’, ‘Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (16 Aralık 1966)’, ‘Çocuk Hakları Sözleşmesi (20 Kasım 1989)’, ‘Herkes için Eğitim Dünya Bildirgesi (05-09 Mart 1990)’ gibi pek çok bildirge ve sözleşmede eğitim hakkı tüm insanlar için güvence altına alınmaya çalışılsa, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW)’nce kadınların eğitimde erkeklerle eşit haklara sahip olmaları için gereken önlemlerin alınması tavsiye edilse de dünya genelinde erkeklere göre kadınların eğitim hakkından yararlanabilmelerinin önünde çok daha fazla engel bulunmaktadır. İstanbul Sözleşmesi (1 Ağustos 2014) kadına karşı şiddete karşı önlemler almayı hedeflerken Lizbon Bildirgesi (1981) hasta haklarına yönelik hükümler içeren bir bildirgedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 23
2013 yılı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre kadınların en çok istihdam edildiği alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hizmet sektörü
B
Tarım sektörü
C
Sanayi sektörü
D
Medya sektörü
E
Sağlık sektörü
Açıklama:
2013 yılı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre çalışan her 10 kadından 6’sı hizmet sektöründe çalışmakta, %24’ü tarım sektöründe, %14’ü sanayi sektöründe çalışmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi 1970’li yıllarda feminist hareketin çabasıyla kadına karşı şiddetle mücadele için atılan adımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Şiddetle mücadelede kadına karşı şiddetin belgelenmesi
B
Şiddete uğrayan kadınlar için sığınmaevlerinin açılması
C
24 saat ulaşılabilir kriz hatlarının açılması
D
Kadının yasal haklarına ilişkin bilgiye erişiminin engellenmesi
E
Şiddete karşı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi
Açıklama:
1970’li yıllarda feminist hareketin çabasıyla dikkat çekilen kadına karşı şiddetle mücadelede şiddetin belgelenmesi, sığınmaevlerinin, 24 saat ulaşılabilir kriz hatlarının açılması, sorunun önlenmesini amaçlayan kurumsal ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Ancak yasal olarak eşit hakların düzenlenmiş olmasına rağmen kadının yasal haklarına ilişkin bilgiye erişiminin engellenmesi, uygulamada kadın aleyhine verilen hukuki kararlar, hukuki yaptırımlarda erkek lehine verilen indirimler, erkek şiddetinin ve kadın üzerinde kurduğu iktidarın pekişmesine neden olmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 25
2014 yılında gerçekleştirilen Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Fiziksel şiddete maruz kalan her 10 kadından 4’ü yabancı bir erkek tarafından şiddet görmüştür.
B
Şiddet mağduru kadınların %28’i yalnızca fiziksel şiddete maruz kalmıştır.
C
Bıçak, silah gibi aletlerle tehdit etme fiziksel şiddet biçimlerinden biri olarak tanımlanmıştır.
D
18 yaşından sonra evlenmiş kadınların %11'i fiziksel şiddet yaşamıştır.
E
18 yaşından önce evlenen kadınların %18'i fiziksel şiddet yaşamıştır.
Açıklama:
2014 yılında gerçekleştirilen ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’nda tokat atma, bir şey fırlatma, itme, tartaklama, saç çekme, yumrukla, bir cisimle vurma, tekmeleme, sürükleme, dövme, boğazını sıkma, bir yerini yakma, bıçak, silah gibi aletlerle tehdit etme ya da bunları kullanma fiziksel şiddet biçimleri olarak tanımlanmıştır. Araştırmaya göre ülke genelinde fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten her 10 kadından yaklaşık 4’ü eşi veya birlikte olduğu erkeklerin fiziksel şiddetine maruz kalmıştır ve şiddet mağduru kadınların %68’i yalnızca fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Aynı araştırmada ortaya çıkartılan çarpıcı bir başka sonuç da 18 yaşından sonra evlenmiş kadınlar arasında %31, 18 yaşından önce evlenen kadınlar arasında ise %48 oranında fiziksel şiddet yaşanmış olmasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 26
Aşağıdaki ifadelerden hangisi toplumsal cinsiyet ayrımcılığına örnek oluşturmaz?
Seçenekler
A
Kadınların yalnızca ‘kadın’ olmaları nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılıklar
B
Kadınları erkekten aşağı gören, küçümseyen söylem ve uygulamalar
C
Kadınları yardıma ve korunmaya muhtaç varlıklar olarak gören söylem ve uygulamalar
D
Kişinin insan haklarını ihlal eden dışlanma ve engellenme durumları
E
Kadınların hijyen ihtiyacına öncelik verilmesini sağlayan uygulamalar
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, kadınların yalnızca ‘kadın’ olmaları nedeniyle maruz kaldığı ayrımcılığın adıdır. Toplumsal olarak kurgulanan toplumsal cinsiyet rolleri ve normlarından kaynaklanan, kişinin insan haklarını ihlal eden her türlü ayrımcılık, dışlanma ve engellenme durumudur. Kadın olmaya yüklenen önyargı ve kalıpyargılar kadınların hem birey olarak hem de grup olarak açık ya da örtük biçimde baskı altında tutulmasına yol açmaktadır. Kadınları, erkekten aşağı gören, küçümseyen söylem ve uygulamalar kadar fiziksel ve duygusal yönlerden yardıma, sevgiye, korunmaya muhtaç varlıklar olarak gören söylem ve uygulamalar da toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ürünüdür. Ancak kadınların hijyen ihtiyacı erkeklere nazaran daha önceliklidir. Yeterli hijyenik ortamlar olmadığında, kadınların erkeklere göre bulaşıcı hastalıklar ile karşılaşma riski daha yüksektir. Doğru cevap E'dir.
Soru 27
Kadına hakaret, küfür, başkalarının yanında aşağılama, küçük düşürme, korkutma, kadının kendisine ya da çevresindekilere zarar vermekle tehdit etme aşağıdaki şiddet türlerinden hangisine girmektedir?
Seçenekler
A
Duygusal şiddet
B
İlişkisel şiddet
C
Ekonomik şiddet
D
Cinsel şiddet
E
Dijital şiddet
Açıklama:
Hakaret, küfür, başkalarının yanında aşağılama, küçük düşürme, korkutma, kadının kendisine ya da çevresindekilere zarar vermekle tehdit etme ‘Aile İçi Şiddet Araştırması’nda da duygusal şiddet olarak tanımlanmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
I. Çocuk doğurmaya zorlama
II. Seks işçiliğine zorlama
III. Cinselliği bir ceza ya da ödül aracı olarak kullanma
IV. Bekaret kontrolü
V. Çıplak görüntülerini çekip yaymakla tehdit etme
Yukarıdakilerden hangileri cinsel şiddetin örnekleri arasında yer almaktadır?
II. Seks işçiliğine zorlama
III. Cinselliği bir ceza ya da ödül aracı olarak kullanma
IV. Bekaret kontrolü
V. Çıplak görüntülerini çekip yaymakla tehdit etme
Yukarıdakilerden hangileri cinsel şiddetin örnekleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II, III ve IV
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Kadının cinsel çıkarlar doğrultusunda kullanılması, cinsel ilişkiye zorlanması kadına karşı cinsel şiddet olarak tanımlanmaktadır. Aldatma, cinselliği bir ceza ya da ödül aracı olarak kullanma, tek taraflı cinsel doyuma yönelik cinsellik, kadının istememesine rağmen cinsel organlarına dokunmak cinsel şiddet biçimleridir. ‘Aile İçi Şiddet Araştırması’nda zorla cinsel ilişkiye girme, kadının istememesine rağmen korkudan cinsel ilişkiye girmesi, cinsel olarak aşağılayıcı ya da küçük düşürücü eylemlere zorlanmanın cinsel şiddet olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte uluslararası literatürde kadın sünnetinin, evlenmeye ya da erken yaşta evlenmeye zorlamanın, kürtaja ya da çocuk doğurmaya zorlamanın, bekaret kontrolünün, seks işçiliğine zorlamanın da cinsel şiddet olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan cep telefonlarında bulunan uygulamalar ya da sosyal paylaşım siteleri yoluyla kadınları denetlemek, nerede olduğunu bildirmesini istemek, çıplak görüntülerini çekip yaymakla tehdit etmek, e-posta veya sosyal paylaşım sitelerindeki üyelik şifrelerini alıp buradaki bilgileri kullanmak dijital şiddet olarak adlandırılmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 29
Kadına karşı şiddetin önlenmesi, şiddet mağduru hakkında verilecek koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayan hakkında verilecek önleyici tedbirlerin uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin 24 saat süresince sunulduğu Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) aşağıdaki anlaşmalardan hangisi sonrasında hayata geçirilmiştir?
Seçenekler
A
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW)
B
İstanbul Sözleşmesi
C
Pekin Deklarasyonu
D
Kadınlara Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge
E
Lizbon Sözleşmesi
Açıklama:
İstanbul Sözleşmesi’ni 2011 yılında imzalayan Türkiye, 2012 yılında bu sözleşmeyi esas alan 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’u yürürlüğe koyarak, kadına karşı şiddetle mücadelede koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının verilmesini düzenlemiştir. Bu kanun uyarınca açılan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadına karşı şiddetin önlenmesi, şiddet mağduru hakkında verilecek koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayan hakkında verilecek önleyici tedbirlerin uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin 24 saat süresince sunulduğu merkezler olarak hayata geçirilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi kadına karşı şiddetin toplumsal üretilme süreçlerine işaret eden bir bilgi yer almaktadır?
Seçenekler
A
Kadına karşı şiddet erkeklerin eğitimsizliğinin sonucudur.
B
Kadına karşı şiddet erkeklerin alkol tüketimleriyle doğru orantılıdır.
C
Kadına karşı şiddet erkeklerin psikolojik sorunlarının bir sonucudur.
D
Kadına karşı şiddet kadın-erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkilerine dayanır.
E
Kadına karşı şiddet düşük sosyo-ekonomik statünün bir sonucudur.
Açıklama:
Kadının maruz bırakıldığı şiddetin hangi toplumsal süreçlerde, nasıl üretildiğini tartışmaya açmak, erkek şiddetini, toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak anlamaya yardımcı olacaktır. Şiddet eylemini üreten ve pekiştiren dinamikleri kültürel, ekonomik, yasal ve politik düzeylerde incelemek mümkündür. Ataerkinin ortaya çıkardığı koşullarda kadına karşı şiddeti yapısal ve politik bir sorun olmaktan çıkaran bir takım inançlar üretilmektedir. Bu inançlar arasında en sık karşılaşılanlar; şiddetin erkek doğasının bir parçası olduğu, kadının tavırları yüzünden ortaya çıktığı ve dahası kadının bunu hak ettiği, eğitimli kadınların şiddete maruz kalmadıkları, aile içinde kadına uygulanan şiddetin o ailenin özel bir sorunu olduğu, ekonomik yoksunluğun, erkeğin psikolojik sorunlara sahip olmasının, alkol kullanmasının ve eğitim seviyesinin düşük olmasının şiddete yol açtığıdır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki erkek şiddeti, hemen her toplumda ve o toplum içerisinde hemen her sosyo- konomik düzeyde ortaya çıkan ve genellikle baba, eş, erkek kardeş ve erkek çocuk tarafından kadına yöneltilen bir eylemdir. Erkek şiddetinin her yerde yaşanması, maruz kalan kadın açısından olduğu kadar toplumsal, ekonomik ve kuşaklar düzeyinde de etkilerinin olması bu sorunun, özel değil, sosyal ve politik bir sorun olduğunu göstermektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 31
Kamusal ya da özel alan fark etmeksizin doğrudan doğruya kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan şiddete ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Aile içi şiddet
B
Erkek şiddeti
C
Cinsel şiddet
D
Toplumsal şiddet
E
Kamusal şiddet
Açıklama:
Kadına karşı şiddetin önlenmesini amaçlayan uluslararası sözleşmelerde erkek şiddeti, kamusal ya da özel alan fark etmeksizin doğrudan doğruya kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan şiddet olarak tanımlanmaktadır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan erkek şiddetinin incelenebileceği dinamiklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kültürel
B
Ekonomik
C
Politik
D
Yasal
E
Düşünsel
Açıklama:
Kadının maruz bırakıldığı şiddetin hangi toplumsal süreçlerde, nasıl üretildiğini tartışmaya açmak, erkek şiddetini, toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak anlamaya yardımcı olacaktır. Şiddet eylemini üreten ve pekiştiren dinamikleri kültürel, ekonomik, yasal ve politik düzeylerde incelemek mümkündür.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi erkek şiddetini tetikleyen unsurlardan biridir?
Seçenekler
A
Erkeğin alkol kullanması
B
Erkeğin eğitimli olması
C
Kadının kariyer sahibi olması
D
Kadının çalışıyor olması
E
Erkeğin çalışıyor olması
Açıklama:
Alkolün, şiddet uygulama konusunda erkeğe cesaret verebildiğini, şiddeti tetikleyebildiğini ancak her alkol alan erkeğin kadına karşı şiddet uygulamadığını ya da hiç alkol almayan erkeklerin de şiddet uygulayabildiklerini göstermektedir
Soru 34
Kaba kuvvetin bir korkutma, sindirme ve yaptırım aracı olarak kullanılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Cinsel şiddet
B
Aile içi şiddet
C
Sosyal şiddet
D
Sözel şiddet
E
Fiziksel şiddet
Açıklama:
Fiziksel şiddet, kaba kuvvetin bir korkutma, sindirme ve yaptırım aracı olarak kullanılmasıdır (Akın ve diğerleri, 2008, s.92).
Soru 35
Kadının üstesinden gelemeyeceği ya da yapmak istemediği beklentilerde ve isteklerde bulunulması ve kadının hakarete maruz bırakılması olarak tanımlanabilecek şiddet biçimi hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsel şiddet
B
Fiziksel şiddet
C
Sözel şiddet
D
Aile içi şiddet
E
Psikolojik şiddet
Açıklama:
Kadının maruz kaldığı şiddet biçimlerinden bir diğeri olan psikolojik şiddet, kadının üstesinden gelemeyeceği ya da yapmak istemediği beklentilerde ve isteklerde bulunulması ve kadının hakarete maruz bırakılması olarak tanımlanabilir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi kadının cinsel çıkarlar doğrultusunda kullanılmasını ve cinsel ilişkiye zorlanmasını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Cinsel şiddet
B
Fiziksel şiddet
C
Duygusal şiddet
D
Cinsel baskı
E
Bedensel denetim
Açıklama:
Kadın bedenine yönelik denetim, kadın cinselliği üzerindeki denetimle birlikte var olur. Kadınları erkeklerin cinsel arzu ve isteklerinin nesnesi olarak gören bu denetim mekanizması, kadınların cinselliğini denetleyen yasal ve ahlaki normlarla sürdürülür. Kadının cinsel çıkarlar doğrultusunda kullanılması, cinsel ilişkiye zorlanması kadına karşı cinsel şiddet olarak tanımlanmaktadır.
Soru 37
Sosyal paylaşım sitelerinde kadını küçük düşüren, hakaret ve nefret içeren paylaşımlarda bulunmak hangi şiddet biçimine örnektir?
Seçenekler
A
Aile içi şiddet
B
Duygusal şiddet
C
Fiziksel şiddet
D
Dijital şiddet
E
Ekonomik şiddet
Açıklama:
Son yıllarda özellikle genç kadınların maruz kaldığı erkek şiddeti türleri arasında teknolojinin kadınları kontrol etmek için kullanmasının bir sonucu olarak yaşanan dijital şiddet de bulunmaktadır. Cep telefonlarında bulunan uygulamalar ya da sosyal paylaşım siteleri yoluyla kadınları denetlemek, nerede olduğunu bildirmesini istemek, çıplak görüntülerini çekip yaymakla tehdit etmek, e-posta veya sosyal paylaşım sitelerindeki üyelik şifrelerini alıp buradaki bilgileri kullanmak, sosyal paylaşım sitelerinde kadını küçük düşüren, hakaret ve nefret içeren paylaşımlarda bulunmak dijital şiddetin örnekleri arasında bulunmaktadır.
Soru 38
Türkiye, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi'ni kaç yılında onaylamıştır?
Seçenekler
A
1978
B
2005
C
1985
D
1990
E
2001
Açıklama:
Türkiye, 1985 yılında Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW)’ni onaylamıştır
Soru 39
Aşağıdaki düşünce hareketlerinden hangisi kadına uygulanan şiddete karşı farkındalık oluşturulmasında doğrudan etkili olmuştur?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Feminizm
C
Anarşizm
D
Antagonizm
E
Faşizm
Açıklama:
1970’li yıllarda feminist hareketin çabasıyla dikkat çekilen kadına karşı şiddetle mücadelede şiddetin belgelenmesi, sığınma evlerinin, 24 saat ulaşılabilir kriz hatlarının açılması, sorunun önlenmesini amaçlayan kurumsal ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle önemli adımlar atılmaya başlanmıştır
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi ‘Hırpalanmış Kadın Sendromu’nun süreçlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İnkar
B
Suçluluk
C
Kabullenme
D
Aydınlanma
E
Sorumluluk
Açıklama:
Kadınların maruz kaldıkları şiddet sonrasında yaşadıkları psikolojik süreç ‘Hırpalanmış Kadın Sendromu’ olarak tanımlanmaktadır. Dört aşamadan oluşan bu psikolojik sürecin her bir aşamasına yaşanan şiddete ilişkin farklı bir düşünce biçimi hakimdir. Kabullenme bu süreçlerden biri değildir.