Göç Sosyolojisi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Göç kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Göç son 30 yıldan beri bilinen bir sosyal eylemdir.
B
Göç insanlık tarihi kadar eski bir sosyal eylemdir.
C
Fetihler ve sömürgeleştirme girişimleri hep bazı halkların yerlerinden edilmesi, yeni yerleşimlere zorlanmasıyla birlikte olmuştur.
D
Göçün gerisinde güvenlik gerekçeleri kadar çalıştırılacak insan gücünün temini de yatmaktadır.
E
Son 30 yılda göç, dünyada önemli bir güç olarak ortaya çıktı.
Açıklama:
Göç son 30 yıldan beri değil insanlık tarihi kadar eski bir sosyal eylemdir.
Göç son 30 yıldan beri bilinen bir sosyal eylemdir.
Göç son 30 yıldan beri bilinen bir sosyal eylemdir.
Soru 2
Göçün kuramlarının nihai amacı nedir?
Seçenekler
A
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen akımlarının yönü ve sürekliliğini değiştirebilecek bir teori geliştirmektir.
B
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen akımlarının yönü ve sürekliliği; göçmen emeğinin kullanımı ve göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonunu açıklayabilecek bir teori geliştirmektir.
C
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen göçmen emeğinin kullanımı ve göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonunu değiştirebilecek bir teori geliştirmektir.
D
Göçün kuramlarının nihai amacı
E
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmenlere dünya çapında bir pasaport vermektir.
Açıklama:
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen akımlarının yönü ve sürekliliği; göçmen emeğinin kullanımı ve göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonunu açıklayabilmek gibi göçün kökeni ile
ilgili dört farklı boyut araştırılabilir;bir teori geliştirmektir.
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen akımlarının yönü ve sürekliliği; göçmen emeğinin kullanımı ve göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonunu açıklayabilecek bir teori geliştirmektir.
ilgili dört farklı boyut araştırılabilir;bir teori geliştirmektir.
Göçün kuramlarının nihai amacı göçmen akımlarının yönü ve sürekliliği; göçmen emeğinin kullanımı ve göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonunu açıklayabilecek bir teori geliştirmektir.
Soru 3
Göçün yapısal belirleyicileri üzerinde odaklanan
makro yaklaşımın yanı sıra, bireyin davranışının
incelendiği mikro yaklaşıma da dayanan teori hangisidir?
makro yaklaşımın yanı sıra, bireyin davranışının
incelendiği mikro yaklaşıma da dayanan teori hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik teori
B
Modern teori
C
Neoklasik teori
D
Mikro teori
E
Sanayileşme teorisi
Açıklama:
Neoklasik teoridir.
Soru 4
İkili işgücü piyasası kuramı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
İkili işgücü piyasası kuramı genel olarak mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemez.
B
İkili işgücü piyasası kuramı daha üst düzeyde yürüyen güçlere odaklanır.
C
İkili işgücü piyasası kuramı daha üst düzeyde yürüyen etkilere odaklanır.
D
İkili işgücü piyasası kuramı daha alt düzeyde yürüyen etkilere odaklanır.
E
İkili işgücü piyasası kuramı uluslararası iç göçü modern sanayileşmiş ekonomilerin yapısal gereksinimlerine bağlar.
Açıklama:
İkili işgücü piyasası kuramı daha üst düzeyde yürüyen etkilere odaklanır, alt düzey değil.
İkili işgücü piyasası kuramı daha alt düzeyde yürüyen etkilere odaklanır.
İkili işgücü piyasası kuramı daha alt düzeyde yürüyen etkilere odaklanır.
Soru 5
Göçün sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklandığını, göçmenlerin işlerin, ücretlerin ve diğer ekonomik faktörlerin en avantajlı olduğu yerlere gittiklerini ve ücret farklarının giderek azalmasının emek hareketlerinin yavaşlamasına ve göçün son bulmasına neden olacağını ileri süren göç kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Neoklasik makro göç kuramı
B
İkili iş gücü piyasası kuramı
C
Dünya sistemleri güç teorisi
D
Göçmen ağları kuramı
E
Kümülatif nedensellik kuramı
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI
Neoklasik teori, 1960’larda Ranis, Fei ve Todaro’nun aralarında bulunduğu sosyal bilimcilerce derinleştirilerek göçe uygulanmıştır. Makro düzeyde göç sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklanır. Bu durum kendini ücretlerin ve yaşam standardının eşitsizliğinde gösterir ve göç arzın itmesi, talebin çekmesine bağlı yaratılır. Göçmenler işlerin, ücretlerin ve diğer ekonomik faktörlerin en avantajlı olduğu yerlere giderler. Ücret farklarının giderek azalması emek hareketlerinin yavaşlamasına ve göçün son bulmasına neden olur.
Neoklasik teori, uluslararası göçün en eski ve en bilinen teorisidir. Bu teori esas olarak, işgücü göçünün ekonomik kalkınma üzerindeki etkisini açıklar. Bu teoriye göre, uluslararası göçün nedeni talep ve işgücü arzı arasındaki coğrafi dengesizliktir. Emek arzının esnek olduğu ancak emeğin düşük ücretler ödendiği ve marjinal üretkenliklerinin düşük olduğu bölgelerde, işçiler yüksek ücretli bir ülkeye göç etme eğilimindedirler. Bu eğilimin bir sonucu olarak işçi dövizleri, iş gücü gönderen ülkeler için göçü teşvik etmek için güçlü bir teşvik hâline gelmiştir. Buna ek olarak, göç, üretimi artırarak emek göçü alan ülkenin ekonomisine katkıda bulunur ve işçi dövizleri alan menşe ülke ise ideal olarak gelir eşitsizliğini azaltabilir ve ücret farklılıklarını bir nebze dengeleyebilir (Wickramasinghe ve Wimalaratana, 2016: 21). Bu açıdan bakıldığında, Neoklasik teori, işgücü piyasası kuralları ve kontrollerinin hem gönderen hem de alan ülkelerin uluslararası göçlerini düzenleyebileceğini varsaymaktadır.
Neoklasik teori, 1960’larda Ranis, Fei ve Todaro’nun aralarında bulunduğu sosyal bilimcilerce derinleştirilerek göçe uygulanmıştır. Makro düzeyde göç sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklanır. Bu durum kendini ücretlerin ve yaşam standardının eşitsizliğinde gösterir ve göç arzın itmesi, talebin çekmesine bağlı yaratılır. Göçmenler işlerin, ücretlerin ve diğer ekonomik faktörlerin en avantajlı olduğu yerlere giderler. Ücret farklarının giderek azalması emek hareketlerinin yavaşlamasına ve göçün son bulmasına neden olur.
Neoklasik teori, uluslararası göçün en eski ve en bilinen teorisidir. Bu teori esas olarak, işgücü göçünün ekonomik kalkınma üzerindeki etkisini açıklar. Bu teoriye göre, uluslararası göçün nedeni talep ve işgücü arzı arasındaki coğrafi dengesizliktir. Emek arzının esnek olduğu ancak emeğin düşük ücretler ödendiği ve marjinal üretkenliklerinin düşük olduğu bölgelerde, işçiler yüksek ücretli bir ülkeye göç etme eğilimindedirler. Bu eğilimin bir sonucu olarak işçi dövizleri, iş gücü gönderen ülkeler için göçü teşvik etmek için güçlü bir teşvik hâline gelmiştir. Buna ek olarak, göç, üretimi artırarak emek göçü alan ülkenin ekonomisine katkıda bulunur ve işçi dövizleri alan menşe ülke ise ideal olarak gelir eşitsizliğini azaltabilir ve ücret farklılıklarını bir nebze dengeleyebilir (Wickramasinghe ve Wimalaratana, 2016: 21). Bu açıdan bakıldığında, Neoklasik teori, işgücü piyasası kuralları ve kontrollerinin hem gönderen hem de alan ülkelerin uluslararası göçlerini düzenleyebileceğini varsaymaktadır.
Soru 6
“Bu model göçü, para kazanıp geri dönüş yapma beklentisiyle yurt dışına giden atomize ve seçim yapan bireyler tarafından gerçekleştirilen bir eylem olarak tarif etmektedir. Bu modelde, rasyonel bireyler fayda-maliyet hesabı yaparak göç etmeye karar verirler. Çünkü bu hesaba göre, göç hareketinden genellikle parasal bir pozitif net getiri beklerler.”
Yukarıda açıklanan göç modeli aşağıda yer alan göç kuramlarından hangisine aittir?
Yukarıda açıklanan göç modeli aşağıda yer alan göç kuramlarından hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ulus-ötesi göç kuramı
B
Neoklasik mikro göç kuramı
C
Kümülatif nedensellik kuramı
D
İkili iş gücü piyasası kuramı
E
Dünya sistemleri güç teorisi
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI
Neoklasik Mikro Göç Kuramı
Mikro düzeyde Todaro ve Borjas tarafından 1960 ve 70’lerde geliştirilen neoklasik göç teorisi bireylerin ülkeler arasındaki farklılıklara göç ederek tepki göstermesinin nedenlerini inceler. Böylece göç daha yüksek ücret sunan yerlere giderek yaşam standardını yükseltmek isteyen rasyonel bireylerin aldıkları kararların sonucunda ortaya çıkar. Göçün yarar ve maliyetlerinin karşılaştırmalı analizinden sonra, tüm gerçeklerin bilincinde olarak göç kararı bireyler tarafından gönüllü olarak alınır. Böylece göçmenler beklenen net yararların en yüksek olduğu hedefleri seçerler (Toksöz, 2006: 17). Neoklasik ekonomi, ülkeler arasındaki ücret ve istihdam şartlarındaki farklara ve göçün maliyetine odaklanmaktadır ve genel olarak göç hareketini geliri maksimize etmek amaçlı bireysel bir karar olarak anlar (Massey vd., 2014: 13). Mikro neoklasik model göçü, para kazanıp geri dönüş yapma beklentisiyle yurt dışına giden atomize ve seçim yapan bireyler tarafından gerçekleştirilen bir eylem olarak tarif etmektedir (Gold, 2005).
Bu modelde, rasyonel bireyler fayda-maliyet hesabı yaparak göç etmeye karar verirler. Çünkü bu hesaba göre, göç hareketinden genellikle parasal bir pozitif net getiri beklerler. Uluslararası göç, beşerî sermayeye yatırım biçimi olarak kabul edilir. İnsanlar becerilerini ve bilgilerini en üretken olabilecekleri yere taşımayı seçerler ancak daha yüksek ücretlere ulaşmadan göze almaları ve göğüslemeleri gereken bazı maliyetler vardır. Bu, seyahat etmenin maddi maliyeti, göç ederken ve iş ararken hayatı idame ettirmenin maliyeti, yeni bir dil ve kültürü öğrenme çabası yeni emek piyasasına uyumda yaşanan zorluklar ve eski bağları koparıp yeni ilişkiler kurmanın psikolojik maliyetlerini kapsar (Massey vd., 2014: 14).
Neoklasik Mikro Göç Kuramı
Mikro düzeyde Todaro ve Borjas tarafından 1960 ve 70’lerde geliştirilen neoklasik göç teorisi bireylerin ülkeler arasındaki farklılıklara göç ederek tepki göstermesinin nedenlerini inceler. Böylece göç daha yüksek ücret sunan yerlere giderek yaşam standardını yükseltmek isteyen rasyonel bireylerin aldıkları kararların sonucunda ortaya çıkar. Göçün yarar ve maliyetlerinin karşılaştırmalı analizinden sonra, tüm gerçeklerin bilincinde olarak göç kararı bireyler tarafından gönüllü olarak alınır. Böylece göçmenler beklenen net yararların en yüksek olduğu hedefleri seçerler (Toksöz, 2006: 17). Neoklasik ekonomi, ülkeler arasındaki ücret ve istihdam şartlarındaki farklara ve göçün maliyetine odaklanmaktadır ve genel olarak göç hareketini geliri maksimize etmek amaçlı bireysel bir karar olarak anlar (Massey vd., 2014: 13). Mikro neoklasik model göçü, para kazanıp geri dönüş yapma beklentisiyle yurt dışına giden atomize ve seçim yapan bireyler tarafından gerçekleştirilen bir eylem olarak tarif etmektedir (Gold, 2005).
Bu modelde, rasyonel bireyler fayda-maliyet hesabı yaparak göç etmeye karar verirler. Çünkü bu hesaba göre, göç hareketinden genellikle parasal bir pozitif net getiri beklerler. Uluslararası göç, beşerî sermayeye yatırım biçimi olarak kabul edilir. İnsanlar becerilerini ve bilgilerini en üretken olabilecekleri yere taşımayı seçerler ancak daha yüksek ücretlere ulaşmadan göze almaları ve göğüslemeleri gereken bazı maliyetler vardır. Bu, seyahat etmenin maddi maliyeti, göç ederken ve iş ararken hayatı idame ettirmenin maliyeti, yeni bir dil ve kültürü öğrenme çabası yeni emek piyasasına uyumda yaşanan zorluklar ve eski bağları koparıp yeni ilişkiler kurmanın psikolojik maliyetlerini kapsar (Massey vd., 2014: 14).
Soru 7
Bu kuram göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki ekonominin karakterinin, örneğin düşük statüsü nedeniyle yerli işçilerin yapmayı reddettiği düşük vasıflı işlere iş gücü talebi yaratmakta olduğunu öne sürmektedir. Buna gör göçmenlik, bu vasıfsız işlerin yapılması için gerekli olduğunda aktif işe alım çabaları şeklindeki politika seçimleri ve piyasanın ihtiyaçlarını takip etmektedir.
Yukarıdaki göçe ilişkin açıklamalar aşağıda yer alan göç kuramlarından hangisine aittir?
Yukarıdaki göçe ilişkin açıklamalar aşağıda yer alan göç kuramlarından hangisine aittir?
Seçenekler
A
Kümülatif nedensellik kuramı
B
Göçmen ağları kuramı
C
İkili iş gücü piyasası kuramı
D
Neoklasik makro göç kuramı
E
Ulusötesi göç teorisi
Açıklama:
İKİLİ İŞGÜCÜ PİYASASI KURAMI
İkili işgücü piyasası kuramı genel olarak mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemez ve daha üst düzeyde yürüyen güçlere ve etkilere odaklanır. İkili işgücü piyasası kuramı uluslararası iç göçü modern sanayileşmiş ekonomilerin yapısal gereksinimlerine bağlar (Massey vd., 2014). İkili işgücü piyasa kuramının öncülerinden olan Piore’ye göre ise göç hareketleri, gönderen ülkenin yüksek işsizlik ya da düşük ücret gibi itici (push) faktörlerden değil, kabul eden refah ülkelerinin kaçınılmaz olarak ve kronik düşük ücretli işgücü gereksiniminden ileri gelmektedir. İleri derecede endüstrileşmiş toplum ve ekonomileri, sürekli ucuz ve esnek iş gücüne ihtiyaç duyduklarından bu göç hareketleri sürekli olarak devam edecektir (Abadan-Unat, 2017).
İkili işgücü piyasası teorisi, göçü ekonomideki yapısal değişimlere bağlar ancak göç dinamiklerini talep tarafıyla açıklar. Michael J. Piore (1979) tarafından geliştirilen ikili iş gücü piyasası teorisi, gelişmiş ekonomilerde ikili istihdam yapısı ve ekonomik örgütlenme olduğunu öne sürer. İkili işgücü piyasası teorisi, göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunur: Gelişmiş ülkelerdeki ekonominin karakteri, örneğin düşük statüsü nedeniyle yerli işçilerin yapmayı reddettiği düşük vasıflı işlere iş gücü talebi yaratmaktadır. Göçmenlik, bu vasıfsız işlerin yapılması için gerekli olduğunda aktif işe alım çabaları şeklindeki politika seçimleri ve piyasanın ihtiyaçlarını takip etmektedir (örneğin, 1960’larda Avrupa’da uygulanan işgücü göçü). Bu teori aynı zamanda yabancı uyruklular için kronik işgücü talebinin devamlılığı ve alıcı ülkelerdeki yapısal işsizliğin birlikte etkisine yönelik bir açıklama sunmaktadır (Kurekova, 2010).
Bu model, göçü bireylerin aldığı kararların bir sonucu olarak görmekten daha ziyade, uluslararası göçün mevcut sanayileşmiş toplumların içsel emek taleplerinin bir sonucu olduğunu savunmaktadır. Teoriye göre, göçmen işçilere olan talep, hane halkı veya ailelerin ücret farkları veya isteklerinden değil, ekonominin yapısal ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Michael Piore, uluslararası göçün nedeni olarak kalkınma programlarını kolaylaştırmak için sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerden gelen kalıcı talebe işaret eder. Başka bir deyişle, uluslararası göç, gönderen ülkelerde görülen itme faktörlerine değil, alıcı ülkelerde görülen çekme faktörlerine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Piore’ye göre, itme faktörleri düşük ücretler ve yüksek işsizliktir; çekme faktörleri ise sanayileşmiş ülkelerin ihtiyaçlarıdır ve bu ihtiyaçlar yabancı işçiler tarafından yerine getirilmesi bekleniyor. Ayrıca bu teori, diğer ülkelerden iş gücünün çekilmesini sağlayan sanayileşmiş ülkelerin dört temel özelliğini vurgulamaktadır. Buna göre, sanayileşmiş ülkelerin dışarıdan işçi almalarına yol açan özellikleri yapısal enflasyon, çalışma alanındaki motivasyon sorunları, ikili ekonomik piyasa ve işgücü arzındaki demografik sıkıntılardır (Wickramasinghe ve Wimalaratana, 2016: 23).
İkili işgücü piyasası kuramı genel olarak mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemez ve daha üst düzeyde yürüyen güçlere ve etkilere odaklanır. İkili işgücü piyasası kuramı uluslararası iç göçü modern sanayileşmiş ekonomilerin yapısal gereksinimlerine bağlar (Massey vd., 2014). İkili işgücü piyasa kuramının öncülerinden olan Piore’ye göre ise göç hareketleri, gönderen ülkenin yüksek işsizlik ya da düşük ücret gibi itici (push) faktörlerden değil, kabul eden refah ülkelerinin kaçınılmaz olarak ve kronik düşük ücretli işgücü gereksiniminden ileri gelmektedir. İleri derecede endüstrileşmiş toplum ve ekonomileri, sürekli ucuz ve esnek iş gücüne ihtiyaç duyduklarından bu göç hareketleri sürekli olarak devam edecektir (Abadan-Unat, 2017).
İkili işgücü piyasası teorisi, göçü ekonomideki yapısal değişimlere bağlar ancak göç dinamiklerini talep tarafıyla açıklar. Michael J. Piore (1979) tarafından geliştirilen ikili iş gücü piyasası teorisi, gelişmiş ekonomilerde ikili istihdam yapısı ve ekonomik örgütlenme olduğunu öne sürer. İkili işgücü piyasası teorisi, göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunur: Gelişmiş ülkelerdeki ekonominin karakteri, örneğin düşük statüsü nedeniyle yerli işçilerin yapmayı reddettiği düşük vasıflı işlere iş gücü talebi yaratmaktadır. Göçmenlik, bu vasıfsız işlerin yapılması için gerekli olduğunda aktif işe alım çabaları şeklindeki politika seçimleri ve piyasanın ihtiyaçlarını takip etmektedir (örneğin, 1960’larda Avrupa’da uygulanan işgücü göçü). Bu teori aynı zamanda yabancı uyruklular için kronik işgücü talebinin devamlılığı ve alıcı ülkelerdeki yapısal işsizliğin birlikte etkisine yönelik bir açıklama sunmaktadır (Kurekova, 2010).
Bu model, göçü bireylerin aldığı kararların bir sonucu olarak görmekten daha ziyade, uluslararası göçün mevcut sanayileşmiş toplumların içsel emek taleplerinin bir sonucu olduğunu savunmaktadır. Teoriye göre, göçmen işçilere olan talep, hane halkı veya ailelerin ücret farkları veya isteklerinden değil, ekonominin yapısal ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Michael Piore, uluslararası göçün nedeni olarak kalkınma programlarını kolaylaştırmak için sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerden gelen kalıcı talebe işaret eder. Başka bir deyişle, uluslararası göç, gönderen ülkelerde görülen itme faktörlerine değil, alıcı ülkelerde görülen çekme faktörlerine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Piore’ye göre, itme faktörleri düşük ücretler ve yüksek işsizliktir; çekme faktörleri ise sanayileşmiş ülkelerin ihtiyaçlarıdır ve bu ihtiyaçlar yabancı işçiler tarafından yerine getirilmesi bekleniyor. Ayrıca bu teori, diğer ülkelerden iş gücünün çekilmesini sağlayan sanayileşmiş ülkelerin dört temel özelliğini vurgulamaktadır. Buna göre, sanayileşmiş ülkelerin dışarıdan işçi almalarına yol açan özellikleri yapısal enflasyon, çalışma alanındaki motivasyon sorunları, ikili ekonomik piyasa ve işgücü arzındaki demografik sıkıntılardır (Wickramasinghe ve Wimalaratana, 2016: 23).
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi ikili iş gücü piyasası kuramına göre sanayileşmiş ülkelerin diğer ülkelerden iş gücünün çekilmesini sağlayan temel özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yapısal enflasyon
B
Çalışma alanındaki motivasyon sorunları
C
İkili ekonomik piyasa
D
İşgücü talebinin düşüklüğü
E
İşgücü arzındaki demografik sıkıntılar
Açıklama:
İKİLİ İŞGÜCÜ PİYASASI KURAMI
Bu model, göçü bireylerin aldığı kararların bir sonucu olarak görmekten daha ziyade, uluslararası göçün mevcut sanayileşmiş toplumların içsel emek taleplerinin bir sonucu olduğunu savunmaktadır. Teoriye göre, göçmen işçilere olan talep, hane halkı veya ailelerin ücret farkları veya isteklerinden değil, ekonominin yapısal ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Michael Piore, uluslararası göçün nedeni olarak kalkınma programlarını kolaylaştırmak için sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerden gelen kalıcı talebe işaret eder. Başka bir deyişle, uluslararası göç, gönderen ülkelerde görülen itme faktörlerine değil, alıcı ülkelerde görülen çekme faktörlerine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Piore’ye göre, itme faktörleri düşük ücretler ve yüksek işsizliktir; çekme faktörleri ise sanayileşmiş ülkelerin ihtiyaçlarıdır ve bu ihtiyaçlar yabancı işçiler tarafından yerine getirilmesi bekleniyor. Ayrıca bu teori, diğer ülkelerden iş gücünün çekilmesini sağlayan sanayileşmiş ülkelerin dört temel özelliğini vurgulamaktadır. Buna göre, sanayileşmiş ülkelerin dışarıdan işçi almalarına yol açan özellikleri yapısal enflasyon, çalışma alanındaki motivasyon sorunları, ikili ekonomik piyasa ve işgücü arzındaki demografik sıkıntılardır.
Bu model, göçü bireylerin aldığı kararların bir sonucu olarak görmekten daha ziyade, uluslararası göçün mevcut sanayileşmiş toplumların içsel emek taleplerinin bir sonucu olduğunu savunmaktadır. Teoriye göre, göçmen işçilere olan talep, hane halkı veya ailelerin ücret farkları veya isteklerinden değil, ekonominin yapısal ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Michael Piore, uluslararası göçün nedeni olarak kalkınma programlarını kolaylaştırmak için sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerden gelen kalıcı talebe işaret eder. Başka bir deyişle, uluslararası göç, gönderen ülkelerde görülen itme faktörlerine değil, alıcı ülkelerde görülen çekme faktörlerine bağlı olarak gerçekleşmektedir. Piore’ye göre, itme faktörleri düşük ücretler ve yüksek işsizliktir; çekme faktörleri ise sanayileşmiş ülkelerin ihtiyaçlarıdır ve bu ihtiyaçlar yabancı işçiler tarafından yerine getirilmesi bekleniyor. Ayrıca bu teori, diğer ülkelerden iş gücünün çekilmesini sağlayan sanayileşmiş ülkelerin dört temel özelliğini vurgulamaktadır. Buna göre, sanayileşmiş ülkelerin dışarıdan işçi almalarına yol açan özellikleri yapısal enflasyon, çalışma alanındaki motivasyon sorunları, ikili ekonomik piyasa ve işgücü arzındaki demografik sıkıntılardır.
Soru 9
Göçü küreselleşmenin bir fonksiyonu olarak gören ve göçün belirleyicilerini ekonomilerin karşılıklı bağımlılığı, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışı ve dünya pazarlarındaki yapısal değişimle ilişkilendiren göç kuramı yada teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kümülatif nedensellik kuramı
B
Göç sistemleri teorisi
C
İkili iş gücü piyasası kuramı
D
Ulusötesi göç teorisi
E
Dünya sistemleri göç teorisi
Açıklama:
DÜNYA SİSTEMLERİ GÖÇ TEORİSİ
Dünya sistemleri kuramı iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Immanuel Wallerstein’ın çalışmalarını temel alan dünya sistemi teorisi, göçün belirleyicilerini ekonomilerin karşılıklı bağımlılığına, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışına ve dünya pazarlarındaki yapısal değişime bağlar ve göçü küreselleşmenin bir fonksiyonu olarak görür.
Buna göre, tarımsal üretimin ihracatının gelişmiş ekonomilerden yarı gelişmiş veya gelişmekte olan ekonomilere kayması ve doğrudan yabancı yatırımlara güçlü bir şekilde bağlanması geleneksel çalışma yapılarında bozulmaya yol açmış ve yeni nüfus kesimlerini bölgesel ve uzun mesafeli göçe seferber etmiştir. Sermaye ve emek hareketliliği bu nedenle birbirine bağlıdır ve gerçekte bir madalyonun iki yüzüdür. İş gücü piyasasındaki değişiklikler, sadece göçmen akınlarını yönlendirmekle kalmaz, aynı zamanda göç de işgücü piyasasındaki değişiklikleri etkileme kapasitesine sahiptir. Göç, kapitalist kalkınmada kaçınılmaz olarak meydana gelen ve tarihsel olarak gözlemlenebilen aksaklıkların doğal bir uzantısıdır. Bu nedenle dış yatırım, dünya sistemi teorisyenleri için çok önemli bir faktördür. Dünya sistemi gibi tarihsel-yapısal yaklaşımlar neoklasik göç teorisini eleştirir. Neoklasik göç teorisi, bireylerin göç kararlarını vermede gerçekten özgür bir seçenekleri olduğunu savunur ve insanların daha geniş yapısal süreçlerin bir sonucu olarak göç etme yönünde baskı altında olduklarını inkâr ederler.
Dünya sistemleri kuramı iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Immanuel Wallerstein’ın çalışmalarını temel alan dünya sistemi teorisi, göçün belirleyicilerini ekonomilerin karşılıklı bağımlılığına, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışına ve dünya pazarlarındaki yapısal değişime bağlar ve göçü küreselleşmenin bir fonksiyonu olarak görür.
Buna göre, tarımsal üretimin ihracatının gelişmiş ekonomilerden yarı gelişmiş veya gelişmekte olan ekonomilere kayması ve doğrudan yabancı yatırımlara güçlü bir şekilde bağlanması geleneksel çalışma yapılarında bozulmaya yol açmış ve yeni nüfus kesimlerini bölgesel ve uzun mesafeli göçe seferber etmiştir. Sermaye ve emek hareketliliği bu nedenle birbirine bağlıdır ve gerçekte bir madalyonun iki yüzüdür. İş gücü piyasasındaki değişiklikler, sadece göçmen akınlarını yönlendirmekle kalmaz, aynı zamanda göç de işgücü piyasasındaki değişiklikleri etkileme kapasitesine sahiptir. Göç, kapitalist kalkınmada kaçınılmaz olarak meydana gelen ve tarihsel olarak gözlemlenebilen aksaklıkların doğal bir uzantısıdır. Bu nedenle dış yatırım, dünya sistemi teorisyenleri için çok önemli bir faktördür. Dünya sistemi gibi tarihsel-yapısal yaklaşımlar neoklasik göç teorisini eleştirir. Neoklasik göç teorisi, bireylerin göç kararlarını vermede gerçekten özgür bir seçenekleri olduğunu savunur ve insanların daha geniş yapısal süreçlerin bir sonucu olarak göç etme yönünde baskı altında olduklarını inkâr ederler.
Soru 10
Almanya’ya yıllar önce göç etmiş bir ailenin yeni kuşak üyelerinin Türkiye’deki akrabalarının da Almanya’ya göç etmesine yardımcı olmak üzere yaptıkları eylemlerin kuramsal karşılığını en iyi açıklayacak olan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göçmen ağları kuramı
B
Dünya sistemleri göç teorisi
C
İkili iş gücü piyasası kuramı
D
Göç sistemleri teorisi
E
Kümülatif nedensellik kuramı
Açıklama:
GÖÇMEN AĞLARI KURAMI
Göçmen ağları (Network) kuramına bakacak olursak, göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Yani, bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Sosyal bağlar, göç için gerekli enformasyon, maddi kaynak ve gerekli tüm destekleri sağlar veya kolaylaştırır. İletişim ağları kuramına göre, sosyal bağlar, yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel de oluşturur ve bu bir yanıyla yeni gelinen yerdeki toplum ve kültürle kaynaşmayı geciktiren veya öteleyen bir etkiye sahiptir. Bu kuramsal açıklama ışığında daha önce Almanya'ya yerleşmiş Türk göçmenlerin yeni göçleri kolaylaştırmalarını en iyi açıklayan kuram göçmen ağları kuramıdır.
Göçmen ağları (Network) kuramına bakacak olursak, göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Yani, bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Sosyal bağlar, göç için gerekli enformasyon, maddi kaynak ve gerekli tüm destekleri sağlar veya kolaylaştırır. İletişim ağları kuramına göre, sosyal bağlar, yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel de oluşturur ve bu bir yanıyla yeni gelinen yerdeki toplum ve kültürle kaynaşmayı geciktiren veya öteleyen bir etkiye sahiptir. Bu kuramsal açıklama ışığında daha önce Almanya'ya yerleşmiş Türk göçmenlerin yeni göçleri kolaylaştırmalarını en iyi açıklayan kuram göçmen ağları kuramıdır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi göçmen ağlarının işlevlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Bilgi iletme
B
Kimin göçmen olacağını belirleme
C
Mali yardım sağlama
D
Göçün maliyetini ve belirsizliğini azaltma
E
İstihdamı ve konaklamayı kolaylaştırma
Açıklama:
GÖÇMEN AĞLARI KURAMI
Göçmen ağları (Network) kuramına bakacak olursak, göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Yani, bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Sosyal bağlar, göç için gerekli enformasyon, maddi kaynak ve gerekli tüm destekleri sağlar veya kolaylaştırır. İletişim ağları kuramına göre, sosyal bağlar, yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel de oluşturur ve bu bir yanıyla yeni gelinen yerdeki toplum ve kültürle kaynaşmayı geciktiren veya öteleyen bir etkiye sahiptir.
Göçmen ağları, sosyal sermaye kavramıyla bağlantılı çağdaş bir kavramdır. Arango (2000: 291), göç ağını göçmenleri, bilgi aktaran, finansal destek sağlayan ve çeşitli destekleyici şekillerde istihdam olanaklarını ve konaklamayı kolaylaştıran akrabalar, arkadaşlar veya hemşeriler (yurttaşlar) ile birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesi olarak tanımlar. Göçmen ağları, bilgi iletirler, mali yardım sağlarlar, istihdamı ve konaklamayı kolaylaştırırlar ve çeşitli şekillerde göçmenlere destek verirler. Bunu yaparken göçün maliyetini ve belirsizliğini azaltır ve bu nedenle göçü kolaylaştırırlar. Göçmen ağları, istihdam veya daha yüksek ücretler gibi ekonomik öneme sahip diğer mallara erişime izin veren sosyal ilişkiler olduğu sürece, bir sosyal sermaye biçimi olarak görülebilir. Aynı şekilde, daha geniş çerçevede, göçmen ağları, kaçakçılık şebekeleri veya hayırsever insan grupları gibi farklı amaçlarla göçmenlerin giriş engellerini aşmalarına yardımcı olan diğer aracı kurumları da barındırabilir. Ancak bu tür kurumların kişiler arası ilişkilerden oluşan sosyal sermaye kavramına dahil edilmesi, ağlarda olduğu kadar basit görünmüyor. Bu ağlar, insanların hareket maliyetlerini ve risklerini azaltır ve beklenen net göç getirisini artırır. Bu ağların bir sonucu olarak sonraki göçler diğer göçmenlerin karar verme süreçlerinde fırsatların geliştirilmesine olumlu katkıda bulunabilir. Ayrıca, diaspora ve diğer ağların göçmenleri etkileme yeteneğine sahip olduğunu söylemek mümkündür. Ağ bağlantılarının, yurt dışında istihdama geniş erişim sağlayan bir sosyal sermaye biçimi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu türden işlevlerine rağmen kimin göçmen olacağına karar vermek gibi bir işlev söz konus değildir.
Göçmen ağları (Network) kuramına bakacak olursak, göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Yani, bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Sosyal bağlar, göç için gerekli enformasyon, maddi kaynak ve gerekli tüm destekleri sağlar veya kolaylaştırır. İletişim ağları kuramına göre, sosyal bağlar, yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel de oluşturur ve bu bir yanıyla yeni gelinen yerdeki toplum ve kültürle kaynaşmayı geciktiren veya öteleyen bir etkiye sahiptir.
Göçmen ağları, sosyal sermaye kavramıyla bağlantılı çağdaş bir kavramdır. Arango (2000: 291), göç ağını göçmenleri, bilgi aktaran, finansal destek sağlayan ve çeşitli destekleyici şekillerde istihdam olanaklarını ve konaklamayı kolaylaştıran akrabalar, arkadaşlar veya hemşeriler (yurttaşlar) ile birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesi olarak tanımlar. Göçmen ağları, bilgi iletirler, mali yardım sağlarlar, istihdamı ve konaklamayı kolaylaştırırlar ve çeşitli şekillerde göçmenlere destek verirler. Bunu yaparken göçün maliyetini ve belirsizliğini azaltır ve bu nedenle göçü kolaylaştırırlar. Göçmen ağları, istihdam veya daha yüksek ücretler gibi ekonomik öneme sahip diğer mallara erişime izin veren sosyal ilişkiler olduğu sürece, bir sosyal sermaye biçimi olarak görülebilir. Aynı şekilde, daha geniş çerçevede, göçmen ağları, kaçakçılık şebekeleri veya hayırsever insan grupları gibi farklı amaçlarla göçmenlerin giriş engellerini aşmalarına yardımcı olan diğer aracı kurumları da barındırabilir. Ancak bu tür kurumların kişiler arası ilişkilerden oluşan sosyal sermaye kavramına dahil edilmesi, ağlarda olduğu kadar basit görünmüyor. Bu ağlar, insanların hareket maliyetlerini ve risklerini azaltır ve beklenen net göç getirisini artırır. Bu ağların bir sonucu olarak sonraki göçler diğer göçmenlerin karar verme süreçlerinde fırsatların geliştirilmesine olumlu katkıda bulunabilir. Ayrıca, diaspora ve diğer ağların göçmenleri etkileme yeteneğine sahip olduğunu söylemek mümkündür. Ağ bağlantılarının, yurt dışında istihdama geniş erişim sağlayan bir sosyal sermaye biçimi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu türden işlevlerine rağmen kimin göçmen olacağına karar vermek gibi bir işlev söz konus değildir.
Soru 12
Göç akışı bir kez başladığında, büyümeye devam ettiğini açıklamaya çalışan teori/kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İkili piyasa teorisi
B
Göç sistemleri teorisi
C
Kümülatif Nedensellik teorisi
D
Dünya sistemleri göç teorisi
E
Ulus ötesi göç teorisi
Açıklama:
KÜMÜLATİF NEDENSELLİK KURAMI
Göçün kümülatif nedenselliği teorisi, göç akışı bir kez başladığında, büyümeye devam ettiğini açıklamaya çalışır. Bu teoriyi test eden araştırmaların çoğu, Meksika-ABD göçünün, özellikle kırsal bölgelerden devam etmesine odaklanmıştır. Çalışmalar, göç akımının büyümesine katkıda bulunan kırsal sosyoekonomik kurumlardaki değişimleri, özellikle de göçle ilgili sosyal sermayenin yayılmasını ve kırsal işgücü piyasalarını değiştiren uluslararası göçü kolaylaştıran geri bildirim mekanizmalarını araştırdı. Bu mekanizmaların, sosyal ağların daha az yaygın olduğu ve göçün geri bildirim etkilerinin yerel işgücü piyasaları üzerinde daha az etkiye sahip olduğu kentsel alanlarda benzer şekilde işleme olasılığının daha düşük olduğu öne sürülmüştür. Bulgular, kümülatif nedensellik teorisinin kırsal bağlamlarla sınırlı olabileceğini göstermektedir. Uluslararası göçle ilgili son dönemlerdeki araştırmalar, birden fazla disiplin ve analiz düzeyine dayanan melez bir kuramsal açıklamanın, uluslararası göçü tek bir teorik modelden daha fazla açıklamaya yaklaştığını ortaya koymuştur. Kümülatif nedenselliğin altında yatan temel mekanizma, bir topluluğun üyelerinin, örneğin Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat etmiş aile üyeleri ve arkadaşları aracılığıyla göçle ilgili bilgi ve kaynakları elde ettiği sosyal sermaye birikimidir. Sosyal ağlar, kuzeye seyahat yapmak ve iş ve barınak bulma konusunda bilgi ve yardım sağlayarak göçle ilgili maliyetleri düşürür. Yeni göçmenler, ABD işgücü göçü akışına girerek göçle ilgili sosyal sermayelerini finansal sermayeye dönüştürürler. Buna karşılık, uluslararası göç, toplumun sosyo-ekonomik yapılarını göçe teşvik edici şekillerde değiştirerek, uluslararası göç akışlarına güçlü bir iç ivme kazandırmaktadır.
Göçün kümülatif nedenselliği teorisi, göç akışı bir kez başladığında, büyümeye devam ettiğini açıklamaya çalışır. Bu teoriyi test eden araştırmaların çoğu, Meksika-ABD göçünün, özellikle kırsal bölgelerden devam etmesine odaklanmıştır. Çalışmalar, göç akımının büyümesine katkıda bulunan kırsal sosyoekonomik kurumlardaki değişimleri, özellikle de göçle ilgili sosyal sermayenin yayılmasını ve kırsal işgücü piyasalarını değiştiren uluslararası göçü kolaylaştıran geri bildirim mekanizmalarını araştırdı. Bu mekanizmaların, sosyal ağların daha az yaygın olduğu ve göçün geri bildirim etkilerinin yerel işgücü piyasaları üzerinde daha az etkiye sahip olduğu kentsel alanlarda benzer şekilde işleme olasılığının daha düşük olduğu öne sürülmüştür. Bulgular, kümülatif nedensellik teorisinin kırsal bağlamlarla sınırlı olabileceğini göstermektedir. Uluslararası göçle ilgili son dönemlerdeki araştırmalar, birden fazla disiplin ve analiz düzeyine dayanan melez bir kuramsal açıklamanın, uluslararası göçü tek bir teorik modelden daha fazla açıklamaya yaklaştığını ortaya koymuştur. Kümülatif nedenselliğin altında yatan temel mekanizma, bir topluluğun üyelerinin, örneğin Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat etmiş aile üyeleri ve arkadaşları aracılığıyla göçle ilgili bilgi ve kaynakları elde ettiği sosyal sermaye birikimidir. Sosyal ağlar, kuzeye seyahat yapmak ve iş ve barınak bulma konusunda bilgi ve yardım sağlayarak göçle ilgili maliyetleri düşürür. Yeni göçmenler, ABD işgücü göçü akışına girerek göçle ilgili sosyal sermayelerini finansal sermayeye dönüştürürler. Buna karşılık, uluslararası göç, toplumun sosyo-ekonomik yapılarını göçe teşvik edici şekillerde değiştirerek, uluslararası göç akışlarına güçlü bir iç ivme kazandırmaktadır.
Soru 13
Göçmenleri birer eyleyici olarak konumlandıran bu yaklaşıma göre göçmenlik durumu değişmeyen bir statü olarak değerlendirilemez ve göçmenlik hali tözselleştirilemez. Bilakis, göçmenler göç süresi boyunca toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi ağlar içerisinde kendi sosyal sermayelerini oluştururlar.
Göçmenliğe ilişkin bu açısını içeren göç kuramı/teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Göçmenliğe ilişkin bu açısını içeren göç kuramı/teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya sistemleri göç teorisi
B
Göç sistemleri teorisi
C
Kümülatif nedensellik kuramı
D
Ulusötesi göç teorisi
E
İkili iş gücü piyasası kuramı
Açıklama:
ULUSÖTESİ GÖÇ TEORİSİ
Ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımını özgün kılan husus bu yaklaşımın göçmenleri birer eyleyici olarak konumlandırmasıdır. Buna göre, “göçmenlik durumu değişmeyen bir statü olarak değerlendirilemez ve göçmenlik hali tözselleştirilemez. Bilakis, göçmenler göç süresi boyunca toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi ağlar içerisinde kendi sosyal sermayelerini oluştururlar. Ulus-ötesi alanlar kavramını ortaya atan Thomas Faist’e (2003) göre, halihazırdaki yaklaşımlar, göçmen yaşamının yeni ve bağdaştırıcı şekillerini açıklamakta yetersiz kalmışlardır. Oysa gerçek hayatta göçmenler; ailesel, iktisadi, toplumsal, dinî, kültürel ve siyasal ilişkiler sürdürmek suretiyle siyasal sınırları aşan bağlar inşa ederler. Bu bağlamda, göçmenlerin kolektif eyleminin, ulus devletlerin sınırlarının aşınması ve aşılmasında etkin bir rol oynadığını savunabiliriz. Ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımı, göçmenlerin köken ülkeden getirdikleri sosyal sermaye ile birlikte, köken ülke ve göç edilen ülke arasındaki bağları sürekli olarak yeniden ürettiklerini ve yeni bir (ulus-ötesi) alan yarattıklarını ileri sürer. Thomas Faist’in ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımı, bizi artık göçü, “asimilasyon-uyum,” “Türkiye-Almanya,” “Türk-Alman,” “göçmen-yerleşik” gibi ikili karşıtlıkların ötesinde düşünmeye zorlamaktadır. Göçmenlerin arasındaki ağlara, onların gerçekleştirdikleri iktisadi, siyasal, toplumsal ve kültürel etkinliklere ve böylece kendi toplumsal alanlarını kurma biçimlerine odaklanan ulus-ötesicilik yaklaşımı, bizim göçmeni bir özne olarak konumlandırmamızı sağlar. Faist’e göre, bir ulus-ötesi toplumsal alanda bireylerin söz konusu ağlar, gruplar veya örgütlerde işbirliği içinde olmalarını sağlayan toplumsal ve simgesel bağlar üç tür kaynağı barındırır: (1) Söz konusu bağlar içinde eyleyicilerin karşılıklı yükümlülükleri ve beklentileri biçimindeki toplumsal takas; (2) Bir toplumsal norm olarak karşılıklılık; (3) Akrabalık ve hemşerilik gibi bir grup içinde benzer duruşları paylaşanların arasındaki dayanışma. Faist’in sözünü ettiği bu üç etkileşim biçiminin ortak zemini; ortak fikirler, değerler ve simgelerdir. Bu toplu temsiller bir tür “biz” duygusu veya bilinci oluşturmaktadır. “Biz”in roplumsal görünümü ise aile, etnik grup, dini cemaat ve ulus gibi kültürel topluluklardır.
Ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımını özgün kılan husus bu yaklaşımın göçmenleri birer eyleyici olarak konumlandırmasıdır. Buna göre, “göçmenlik durumu değişmeyen bir statü olarak değerlendirilemez ve göçmenlik hali tözselleştirilemez. Bilakis, göçmenler göç süresi boyunca toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi ağlar içerisinde kendi sosyal sermayelerini oluştururlar. Ulus-ötesi alanlar kavramını ortaya atan Thomas Faist’e (2003) göre, halihazırdaki yaklaşımlar, göçmen yaşamının yeni ve bağdaştırıcı şekillerini açıklamakta yetersiz kalmışlardır. Oysa gerçek hayatta göçmenler; ailesel, iktisadi, toplumsal, dinî, kültürel ve siyasal ilişkiler sürdürmek suretiyle siyasal sınırları aşan bağlar inşa ederler. Bu bağlamda, göçmenlerin kolektif eyleminin, ulus devletlerin sınırlarının aşınması ve aşılmasında etkin bir rol oynadığını savunabiliriz. Ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımı, göçmenlerin köken ülkeden getirdikleri sosyal sermaye ile birlikte, köken ülke ve göç edilen ülke arasındaki bağları sürekli olarak yeniden ürettiklerini ve yeni bir (ulus-ötesi) alan yarattıklarını ileri sürer. Thomas Faist’in ulus-ötesi toplumsal alanlar yaklaşımı, bizi artık göçü, “asimilasyon-uyum,” “Türkiye-Almanya,” “Türk-Alman,” “göçmen-yerleşik” gibi ikili karşıtlıkların ötesinde düşünmeye zorlamaktadır. Göçmenlerin arasındaki ağlara, onların gerçekleştirdikleri iktisadi, siyasal, toplumsal ve kültürel etkinliklere ve böylece kendi toplumsal alanlarını kurma biçimlerine odaklanan ulus-ötesicilik yaklaşımı, bizim göçmeni bir özne olarak konumlandırmamızı sağlar. Faist’e göre, bir ulus-ötesi toplumsal alanda bireylerin söz konusu ağlar, gruplar veya örgütlerde işbirliği içinde olmalarını sağlayan toplumsal ve simgesel bağlar üç tür kaynağı barındırır: (1) Söz konusu bağlar içinde eyleyicilerin karşılıklı yükümlülükleri ve beklentileri biçimindeki toplumsal takas; (2) Bir toplumsal norm olarak karşılıklılık; (3) Akrabalık ve hemşerilik gibi bir grup içinde benzer duruşları paylaşanların arasındaki dayanışma. Faist’in sözünü ettiği bu üç etkileşim biçiminin ortak zemini; ortak fikirler, değerler ve simgelerdir. Bu toplu temsiller bir tür “biz” duygusu veya bilinci oluşturmaktadır. “Biz”in roplumsal görünümü ise aile, etnik grup, dini cemaat ve ulus gibi kültürel topluluklardır.
Soru 14
“……….., göç hareketlerinin genellikle veren ve alan ülke arasında sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri sürer. Buna göre, Fransa’nın göçmenlerinin eski sömürgeleri olan Cezayir, Fas vb. ülkelerden olması oldukça olağandır"
Yukarıda yer alan belirlemede boş bırakılan yere gelmesi gereken doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda yer alan belirlemede boş bırakılan yere gelmesi gereken doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya sistemleri göç teorisi
B
Kümülatif nedensellik kuramı
C
Ulusötesi göç teorisi
D
İkili iş gücü piyasası kuramı
E
Göç sistemleri teorisi
Açıklama:
GÖÇ SİSTEMLERİ TEORİSİ
Göç sistemleri kuramı, göç hareketlerinin genellikle veren ve alan ülke arasında sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri sürer. Buna göre, Fransa’nın göçmenlerinin eski sömürgeleri olan Cezayir, Fas vb. ülkelerden olması oldukça olağandır (Güllüpınar, 2019).
Coğrafyacı Mabogunje’nin (1970) öncülük ettiği göç sistemleri teorisi, göçün bağlamsal mekanizmaları ile ilgili bilinen en eski girişim olmuştur. Bir göç sistemi, göç sistemleri arasında göç de dâhil olmak üzere daha fazla değiş-tokuşu kolaylaştırma eğiliminde olan insan, mal, hizmet ve bilgi akışları ile bağlantılı yerler kümesi olarak tanımlanabilir. Mabogunje, göç sistemlerini şekillendirmede bilgi akışı ve yeni fikirler (örneğin, ‘iyi yaşam’ ve yeni tüketim kalıpları gibi) şeklinde geri bildirimin rolüne odaklanmıştır. Bu tür geri bildirim mekanizmaları belirli köylerden belirli şehirlere en organize göç akımlarına yol açacaktır. Göç sistemleri aileleri ve toplulukları mekân üzerinde birbirine bağlar ve bu da göç akımlarının oldukça düzgün bir coğrafi yapılanma ve kümelenme ile sonuçlanır (De Haas, 2010a: 1593). Ülkeler arasındaki göreceli yapısal homojenlik, coğrafi yakınlık, politikaların benzerliği ve uluslararası örgütlere ait ortak üyelik gibi unsurların göç akımlarına neden olacağına işaret etmektedir. Disiplinler arası göç çalışmaları alanı, farklı literatür, kavram, yöntem ve politika gündemleri ile karakterize olan bir çalışma alanıdır. Günümüzde çoğu göç araştırmacısı uluslararası göçe yönelen göçmenlerin yolculuklarının giderek daha fazla karmaşık ve parçalanmış hâle geldiğini tespit etmektedir (King ve Skeldon, 2010). Göç sistemleri teorisine göre, hedef ve menşe ülkeler arasındaki ideolojik, tarihsel ve kültürel bağlantılar ve ilişkiler uluslararası göçün belirleyici etmenleridir.
Göç sistemleri yaklaşımı, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
Göç sistemleri yaklaşımı benimseyen çoğu yazar, L. Mabogunje tarafından sunulan bir göç sisteminin oldukça geniş tanımını referans almaktadır. Göç sistemleri kavramsallaştırması en kapsamlı şekilde Mary M. Kritz, Lin Lean Lim ve Hania Zlotnik tarafından uluslararası göç literatürüne alınmıştır. Uluslararası göç sistemleri daha sonra nispeten çok sayıda göçmen alışverişinde bulunan ülkelerden oluşur ve aynı zamanda insanların belirli ülkeler, bölgeler ve hatta şehirler arasındaki hareketini mal, sermaye (işçi dövizleri), fikirler ve bilgiye eşlik eden akışına bağlayan geri bildirim mekanizmaları ile birlikte ele alır. Sonuç olarak, belirli ülkeler arasında nispeten istikrarlı insan alışverişi kümesi ve uzun zaman boyunca devam eden tanımlanabilir bir coğrafi yapıdan da söz edilebilir.
Göç sistemleri kuramı, göç hareketlerinin genellikle veren ve alan ülke arasında sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri sürer. Buna göre, Fransa’nın göçmenlerinin eski sömürgeleri olan Cezayir, Fas vb. ülkelerden olması oldukça olağandır (Güllüpınar, 2019).
Coğrafyacı Mabogunje’nin (1970) öncülük ettiği göç sistemleri teorisi, göçün bağlamsal mekanizmaları ile ilgili bilinen en eski girişim olmuştur. Bir göç sistemi, göç sistemleri arasında göç de dâhil olmak üzere daha fazla değiş-tokuşu kolaylaştırma eğiliminde olan insan, mal, hizmet ve bilgi akışları ile bağlantılı yerler kümesi olarak tanımlanabilir. Mabogunje, göç sistemlerini şekillendirmede bilgi akışı ve yeni fikirler (örneğin, ‘iyi yaşam’ ve yeni tüketim kalıpları gibi) şeklinde geri bildirimin rolüne odaklanmıştır. Bu tür geri bildirim mekanizmaları belirli köylerden belirli şehirlere en organize göç akımlarına yol açacaktır. Göç sistemleri aileleri ve toplulukları mekân üzerinde birbirine bağlar ve bu da göç akımlarının oldukça düzgün bir coğrafi yapılanma ve kümelenme ile sonuçlanır (De Haas, 2010a: 1593). Ülkeler arasındaki göreceli yapısal homojenlik, coğrafi yakınlık, politikaların benzerliği ve uluslararası örgütlere ait ortak üyelik gibi unsurların göç akımlarına neden olacağına işaret etmektedir. Disiplinler arası göç çalışmaları alanı, farklı literatür, kavram, yöntem ve politika gündemleri ile karakterize olan bir çalışma alanıdır. Günümüzde çoğu göç araştırmacısı uluslararası göçe yönelen göçmenlerin yolculuklarının giderek daha fazla karmaşık ve parçalanmış hâle geldiğini tespit etmektedir (King ve Skeldon, 2010). Göç sistemleri teorisine göre, hedef ve menşe ülkeler arasındaki ideolojik, tarihsel ve kültürel bağlantılar ve ilişkiler uluslararası göçün belirleyici etmenleridir.
Göç sistemleri yaklaşımı, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
Göç sistemleri yaklaşımı benimseyen çoğu yazar, L. Mabogunje tarafından sunulan bir göç sisteminin oldukça geniş tanımını referans almaktadır. Göç sistemleri kavramsallaştırması en kapsamlı şekilde Mary M. Kritz, Lin Lean Lim ve Hania Zlotnik tarafından uluslararası göç literatürüne alınmıştır. Uluslararası göç sistemleri daha sonra nispeten çok sayıda göçmen alışverişinde bulunan ülkelerden oluşur ve aynı zamanda insanların belirli ülkeler, bölgeler ve hatta şehirler arasındaki hareketini mal, sermaye (işçi dövizleri), fikirler ve bilgiye eşlik eden akışına bağlayan geri bildirim mekanizmaları ile birlikte ele alır. Sonuç olarak, belirli ülkeler arasında nispeten istikrarlı insan alışverişi kümesi ve uzun zaman boyunca devam eden tanımlanabilir bir coğrafi yapıdan da söz edilebilir.
Soru 15
........ göç hareketleri işçi gönderen ülkedeki yüksek işsizlik veya düşük ücret gibi itici faktörlerden değil, işçi kabul eden ülkelerin kronik düşük ücretli iş gücü gereksiniminden kaynaklandığını ileri sürmektedir.
Yukarıda boş bırakılan yere hangi kuramcının adı gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere hangi kuramcının adı gelmelidir?
Seçenekler
A
D. Massey
B
C. Miller
C
G. Toksöz
D
S. Castles
E
M. Piore
Açıklama:
Michael Piore
Soru 16
Dünya sistemi teorisi, kimin çalışmalarını temel alır?
Seçenekler
A
Immanuel Wallerstein
B
Immanuel Kant
C
Saniye Dedeoğlu
D
Çisel Ekiz Gökmen
E
Michael Wickramasinghe
Açıklama:
Immanuel Wallerstein
Soru 17
Göçmen ağları konusunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Göçmen ağları, sosyal sermaye kavramıyla bağlantılı çağdaş bir kavramdır.
B
Göç ağı sadece dijital teknolojiler sayesinde gelişebilmiştir.
C
Göçmen ağları, bilgi iletir, mali yardım sağlarlar.
D
İstihdamı ve konaklamayı kolaylaştırırlar.
E
Çeşitli şekillerde göçmenlere destek verirler.
Açıklama:
Göç ağını göçmenleri, bilgi üreten, finansal destek sağlayan ve çeşitli destekleyici şekillerde istihdam olanaklarını ve konaklamayı kolaylaştıran
akrabalar, arkadaşlar veya hemşeriler (yurttaşlar) ile birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesdir.i
olarak tanımlar.
Göç ağı sadece dijital teknolojiler sayesinde gelişmez, akrabalık ve sosyal ilişkiler göçmen ağının oluşmasında oldukça etkilidir.
akrabalar, arkadaşlar veya hemşeriler (yurttaşlar) ile birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesdir.i
olarak tanımlar.
Göç ağı sadece dijital teknolojiler sayesinde gelişmez, akrabalık ve sosyal ilişkiler göçmen ağının oluşmasında oldukça etkilidir.
Soru 18
Kümülatif nedensellik kuramı göç hareketlerinin hangi faktörler tarafından mümkün olabildiğini öne sürmektedir?
Seçenekler
A
Kümülatif nedensellik kuramı göç hareketlerinin birçok nedensellikle mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
B
Kümülatif nedensellik kuramı göç hareketlerinin tek bir nedensellikle mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
C
Kümülatif nedensellik kuramı ise göç hareketlerinin tek bir nedensellikle değil ama tek bir faktör tarafından mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
D
Kümülatif nedensellik kuramı ise, göç hareketlerinin tek bir nedensellikle değil çoklu faktörler tarafından mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
E
Kümülatif nedensellik kuramı göç hareketlerinin hem tek bir nedensellikle hem de çoklu faktörler tarafından mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
Açıklama:
Kümülatif nedensellik kuramı ise, göç hareketlerinin tek bir nedensellikle değil çoklu faktörler tarafından mümkün olabildiğini öne sürmektedir.
Soru 19
Özetle, bu teori, göçün çeşitli olumsuz geri bildirim mekanizmaları yoluyla göç edilen ülkenin az gelişmişliğini derinleştirdiğini ve bunun da göçü daha da körüklediğini ve böylelikle ‘göç sendromu’nun kısır döngüsünü sürdürdüğünü iddia etmektedir. Neomarksist terimlerle, göç sadece artmakla kalmıyor, aynı zamanda sınıf ve mekânsal eşitsizliklere dayalı kapitalist sistemi de güçlendiriyor. Göçün temel olumlu etkisinin - göçmen ailelerinin refahının artması-sadece geçici ve bu nedenle yapay ya da ‘kozmetik’ olduğu
varsayılmaktadır.
Yukarıda hangi teoriden söz edilmektedir?
varsayılmaktadır.
Yukarıda hangi teoriden söz edilmektedir?
Seçenekler
A
Göç sistemleri teorisi
B
Neo-klasik teori
C
Tarihsel nedensellik teorisi
D
ekolojik sistemler teorisi
E
Kümülatif nedensellik
Açıklama:
Kümülatif nedensellik
Soru 20
Çok uluslu şirketler ve devlet gibi güçlü kurumsal
aktörler tarafından yönetilen ulusaşırı eylemlere ne ad verilir?
aktörler tarafından yönetilen ulusaşırı eylemlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yukarıdan aşağıya ulusötesicilik
B
Aşağıdan yukarıya ulusötesicilik
C
Aşağıdan yukarıya uluslarasıcılık
D
Yukarıdan aşağıya uluslarasıcılık
E
Ulusaşırı toplumsalcılık
Açıklama:
Yukarıdan aşağıya ulusötesicilik
Soru 21
Hangisi göç araştırmalarında göçün kökeni ile ilgili araştırılabilen boyutlar arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Göçmen akımlarının yönü
B
Göçmen akımlarının sürekliliği
C
Göçmen emeğinin kullanımı
D
Göçmenlerin ülkelerinde sahip oldukları taşınmaz mallar
E
Göçmenlerin sosyokültürel adaptasyonu
Açıklama:
GİRİŞ
Göçmenlerin ülkelerinde sahip oldukları taşınmaz mallar
Göçmenlerin ülkelerinde sahip oldukları taşınmaz mallar
Soru 22
Hangisi uluslararası işgücü göçünün ekonomik kalkınma üzerindeki etkisini açıklayan ve iş gücü göçlerinin başlıca nedeninin bölgeler arasındaki ücret farklılıklarının olduğunu ileri süren kuramdır?
Seçenekler
A
Neoklasik Makro Göç Kuramı
B
İkili İş Gücü Piyasası Kuramı
C
Göç Sistemleri Kuramı
D
Göçmen Ağları Kuramı
E
Ulusötesi Göç Kuramı
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI
Neoklasik Makro Göç Kuramı
Neoklasik Makro Göç Kuramı
Soru 23
Hangi kuramın varsayımına göre bireyler rasyonel düşünür ve fayda-maliyet hesabı yaparak göç etmeye karar verirler?
Seçenekler
A
Göç Sistemleri Kuramı
B
Göçmen Ağları Kuramı
C
Neoklasik Mikro Göç Kuramı
D
İkili İş Gücü Piyasası Kuramı
E
Dünya Sistemleri Göç Kuramı
Açıklama:
Neoklasik Mikro Göç Kuramı
Soru 24
Hangi yaklaşımda göç hane halkının geliri üzerindeki riskleri azaltmak ya da ailenin üretim faaliyetleri üzerindeki sermaye sınırlamalarını aşabilmek amacıyla alınan bir hane halkı kararı olarak görülür?
Seçenekler
A
Göçmen Ağları Kuramı
B
Dünya Sistemleri Göç Kuramı
C
Kümülatif Nedensellik Kuramı
D
Ulusötesi Göç Kuramı
E
Yeni Göç Ekonomisi Kuramı
Açıklama:
Yeni Göç Ekonomisi Kuramı
Soru 25
Göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunan kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Sistemleri Göç Kuramı
B
İkili İşgücü Piyasası Kuramı
C
Göçmen Ağları Kuramı
D
Kümülatif Nedensellik Kuramı
E
Ulusötesi Göç Kuramı
Açıklama:
İKİLİ İŞGÜCÜ PİYASASI KURAMI
İkili İşgücü Piyasası Kuramı
İkili İşgücü Piyasası Kuramı
Soru 26
Hangisi Dünya Sistemleri Kuramının varsayımları arasında görülemez?
Seçenekler
A
Göçün belirleyicileri ekonomilerin karşılıklı bağımlılığı, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışı ve dünya pazarlarındaki yapısal değişimdir.
B
Tarımsal üretimin doğrudan yabancı yatırımlara güçlü bir şekilde bağlanması geleneksel çalışma yapılarında bozulmaya yol açmış ve yeni nüfus kesimlerini bölgesel ve uzun mesafeli göçe seferber etmiştir.
C
İş gücü piyasasındaki değişiklikler, sadece göçmen akınlarını yönlendirmekle kalmaz, aynı zamanda göç de işgücü piyasasındaki değişiklikleri etkileme kapasitesine sahiptir.
D
Göç, kapitalist kalkınmada kaçınılmaz olarak meydana gelen ve tarihsel olarak gözlemlenebilen aksaklıkların doğal bir uzantısıdır.
E
Gelişmiş toplumlardaki yerli işçilerin düşük ücretli, geçici, vasıfsız, tehlikeli, statüsü düşük işleri tercih etmemesi nedeniyle gelişmiş ekonomilerde yabancı işgücüne sürekli bir talep söz konusudur.
Açıklama:
DÜNYA SİSTEMLERİ GÖÇ TEORİSİ
Gelişı işgücüne sürekli bir talep söz konusu olduğunu ileri süren kuram ikili işgücü piyasası kuramıdır. Gelişmiş toplumlardaki yerli işçilerin düşük ücretli, geçici, vasıfsız, tehlikeli, statüsü düşük işleri tercih etmemesi nedeniyle gelişmiş ekonomilerde yabanc
Gelişı işgücüne sürekli bir talep söz konusu olduğunu ileri süren kuram ikili işgücü piyasası kuramıdır. Gelişmiş toplumlardaki yerli işçilerin düşük ücretli, geçici, vasıfsız, tehlikeli, statüsü düşük işleri tercih etmemesi nedeniyle gelişmiş ekonomilerde yabanc
Soru 27
Hangi kuram sosyal bağların yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel oluşturduğunu ve bunun toplumsal kaynaşmayı etkilediğini ileri sürer?
Seçenekler
A
Dünya Sistemleri Göç Kuramı
B
Kümülatif Nedensellik Kuramı
C
Ulusötesi Göç Kuramı
D
Göçmen Ağları Kuramı
E
Yeni Göç Ekonomisi Kuramı
Açıklama:
GÖÇMEN AĞLARI KURAMI
Göçmen Ağları Kuramı sosyal bağların yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel oluşturduğunu ve bunun toplumsal kaynaşmayı etkilediğini ileri sürer
Göçmen Ağları Kuramı sosyal bağların yeni gidilen ülkede kapalı gettolar ve cemaatler şeklinde yakın ilişkilere dayalı göçmen dayanışması için bir temel oluşturduğunu ve bunun toplumsal kaynaşmayı etkilediğini ileri sürer
Soru 28
Hangisi Kümülatif Nedensellik Kuramının varsayımı olarak değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Göç çeşitli olumsuz geri bildirim mekanizmaları yoluyla göç edilen ülkenin az gelişmişliğini derinleştirir ve bu göçü daha da körükler, ‘göç sendromu’nun kısır döngüsü sürer.
B
Göçün hacmi artarken aynı zamanda sınıf ve mekânsal eşitsizliklere dayalı kapitalist sistem de güçlenir.
C
Bölgeler arasındaki ücret farklılıkları iş gücü göçlerinin başlıca nedeni olduğu için bireyler refahlarını en üst düzeye çıkarabilecekleri bir ülke ararlar.
D
İşçi dövizleri genellikle göreceli yoksunluğu ve dolayısıyla göçmen olmayanlar arasında göç umutlarını artıran bir etki yaratır.
E
Göç akışı bir kez başladığında, büyümeye devam eder. Sosyal koşullar her yeni göç hareketiyle değiştiği için neden-sonuç ilişkisi kümülatif hâle gelir.
Açıklama:
KÜMÜLATİF NEDENSELLİK KURAMI
Bölgeler arasındaki ücret farklılıkları iş gücü göçlerinin başlıca nedenidir. Bireyler refahlarını en üst düzeye çıkarabilecekleri bir ülke ararlar.
Bölgeler arasındaki ücret farklılıkları iş gücü göçlerinin başlıca nedenidir. Bireyler refahlarını en üst düzeye çıkarabilecekleri bir ülke ararlar.
Soru 29
Aşağıdaki kuramlardan hangisi göç hareketlerinin genellikle kaynak ve hedef ülke arasındaki sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri sürer?
Seçenekler
A
Neoklasik Makro Göç Kuramı
B
İkili İş Gücü Piyasası Kuramı
C
Göçmen Ağları Kuramı
D
Ulusötesi Göç Kuramı
E
Göç Sistemleri Kuramı
Açıklama:
GÖÇ SİSTEMLERİ TEORİSİ
Göç Sistemleri Kuramı
Göç Sistemleri Kuramı
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi ulus ötesi / ulus aşırı kuramının varsayımlarından biri değildir?
Seçenekler
A
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler insanlara kolayca sınır aşabilecek imkânları gösterir.
B
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler göçmenlerin, geldikleri yerlerle (anavatanla) yakın ilişkilerini sürdürmelerini kolaylaştırır.
C
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler insanların kültürel, tarihsel, ekonomik ve sosyal bağlarının olduğu yerlerle ilişkilerini kolayca sürdürmelerine ve bu yerler arasında kolayca gidip gelmelerine ve göç etmelerine imkân sağlar.
D
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler ve kapitalist ilişkiler çevresel, kapitalist olmayan toplumlarda yoksullaşma ve bağımlığa yol açarken yurt dışına seyahat etmeye yatkın hareketli bir nüfus yaratır.
E
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler hem göçmenlerin anavatanla ilişkileri kopmadan farklı alanlarda işbirliği ve dayanışmayı da içerecek şekilde devam etmelerini sağlar hem de yeni göçmenler ve tekrar eden göç hareketleri için ulus aşırı alanlar yaratır.
Açıklama:
ULUSÖTESİ GÖÇ TEORİSİ
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler ve kapitalist ilişkiler çevresel, kapitalist olmayan toplumlarda yoksullaşma ve bağımlığa yol açarken yurt dışına seyahat etmeye yatkın hareketli bir nüfus yaratır.
İletişim ve ulaşım teknolojisinde yaşanan devrimler ve kapitalist ilişkiler çevresel, kapitalist olmayan toplumlarda yoksullaşma ve bağımlığa yol açarken yurt dışına seyahat etmeye yatkın hareketli bir nüfus yaratır.
Soru 31
Uluslararası göçün en eski ve en bilinen teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeni ekonomi göç kuramı
B
İkili işgücü piyasası yaklaşımı
C
Neoklasik teori
D
Dünya sistemleri kuramı
E
Sosyal ilişkiler ağı kuramı
Açıklama:
Neoklasik teori, uluslararası göçün en eski ve en bilinen teorisidir (S.5).
C
C
Soru 32
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinde göç, hane halkının geliri üzerindeki riskleri azaltmak ya da ailenin üretim faaliyetleri üzerindeki sermaye sınırlamalarını aşabilmek amacıyla aldığı bir hane halkı kararı olarak görülür?
Seçenekler
A
Neoklasik mikro göç kuramı
B
Neoklasik makro göç kuramı
C
Yeni göç ekonomisi yaklaşımı
D
İkili işgücü piyasası kuramı
E
Dünya sistemleri kuramı
Açıklama:
Yeni göç ekonomisi yaklaşımı, sadece emek piyasasındaki koşullara değil, çeşitli diğer pazarlardaki koşullara bakar. Buna göre göç, hane halkının ailenin geliri üzerindeki riskleri azaltmak ya da ailenin üretim faaliyetleri üzerindeki sermaye
sınırlamalarını aşabilmek amacıyla aldığı bir hane halkı kararı olarak görülür (S.9)
sınırlamalarını aşabilmek amacıyla aldığı bir hane halkı kararı olarak görülür (S.9)
Soru 33
Göçün özellikle gelişmiş ve göç alan ülkelerde yarattığı değişimin, önemli olmakla birlikte, yüzeysel olduğunu, toplumsal düzende sadece marjinal değişiklikler yarattığını; değerlerin ve sosyal yapının derin unsurlarının önemli ölçüde değişmeden kaldığını savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Portes
B
Van Hear
C
Castles
D
Williamson
E
Massey
Açıklama:
Portes’e göre, göç, gönderen ülke ve alan ülkelerin her ikisinin de toplumsal yapısında önemli dönüşümler meydana getirmektedir. Amerika’daki göçün analizini yapan Portes, göçün özellikle gelişmiş ve göç alan ülkelerde yarattığı değişimin, önemli olmakla birlikte, yüzeysel olduğu, toplumsal düzende sadece marjinal değişiklikler yarattığını; değerlerin ve sosyal yapının derin unsurlarının
önemli ölçüde değişmeden kaldığını ve hatta bazen de toplumun temel kurucu unsurlarının birbirine daha da kenetlenmesini sağladığını öne sürer.
Portes
Amerika’daki göçün analizini yapan Portes, göçün özellikle gelişmiş ve göç alan ülkelerde yarattığı değişimin, önemli olmakla birlikte, yüzeysel olduğu, toplumsal düzende sadece marjinal değişiklikler yarattığını; değerlerin ve sosyal yapının derin unsurlarının önemli ölçüde değişmeden kaldığını ve hatta bazen de toplumun temel kurucu unsurlarının birbirine daha da kenetlenmesini sağladığını öne sürer.
önemli ölçüde değişmeden kaldığını ve hatta bazen de toplumun temel kurucu unsurlarının birbirine daha da kenetlenmesini sağladığını öne sürer.
Portes
Amerika’daki göçün analizini yapan Portes, göçün özellikle gelişmiş ve göç alan ülkelerde yarattığı değişimin, önemli olmakla birlikte, yüzeysel olduğu, toplumsal düzende sadece marjinal değişiklikler yarattığını; değerlerin ve sosyal yapının derin unsurlarının önemli ölçüde değişmeden kaldığını ve hatta bazen de toplumun temel kurucu unsurlarının birbirine daha da kenetlenmesini sağladığını öne sürer.
Soru 34
Göçün toplumsal yapıların ve kurumların dönüşüm sürecinin bir parçası olduğunu ileri süren ve göçün hem toplumsal dönüşümü şekillendirdiğini hem de bu temel değişimle şekillendiğini açıklayan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Portes
B
Van Hear
C
Castles
D
Massey
E
Faist
Açıklama:
Castles (2010), Portes’in aksine göçün toplumsal yapıların ve kurumların dönüşüm sürecinin bir parçası olduğunu ileri sürmektedir: Göç hem toplumsal dönüşümü şekillendirir hem de bu temel değişimle şekillenir. Küresel siyasal ekonominin göç olaylarının arkasındaki temel dinamiklerden biri olduğuna işaret etmektedir. Göç çalışmalarının yapılarda ve kurumlardaki derin dönüşümlere olan
katkısını hesaba katmak için daha geniş bir sosyal teoriye dahil edilmesi gerektiğini savunur.
Castles
Castles (2010), Portes’in aksine göçün toplumsal yapıların ve kurumların dönüşüm sürecinin bir parçası olduğunu ileri sürmektedir: Göç hem toplumsal dönüşümü şekillendirir hem de bu temel değişimle şekillenir. Küresel siyasal ekonominin göç olaylarının arkasındaki temel dinamiklerden biri olduğuna işaret etmektedir.
katkısını hesaba katmak için daha geniş bir sosyal teoriye dahil edilmesi gerektiğini savunur.
Castles
Castles (2010), Portes’in aksine göçün toplumsal yapıların ve kurumların dönüşüm sürecinin bir parçası olduğunu ileri sürmektedir: Göç hem toplumsal dönüşümü şekillendirir hem de bu temel değişimle şekillenir. Küresel siyasal ekonominin göç olaylarının arkasındaki temel dinamiklerden biri olduğuna işaret etmektedir.
Soru 35
Aşağıda verilen 2020 yılına ait Dünya Göç raporuna göre göçe ve göçmenlere ilişkin veriler ve bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
2019 yılında uluslararası göçmenlerin dünya çapındaki sayısı 272 milyon olup dünya nüfusunun %3,5'ini oluşturmaktadır.
B
Hindistan, uluslararası göçmenler için en büyük menşe ülkedir.
C
Göçmen işçilerin sayısı yüksek gelirli ülkelerde hafif bir düşüş kaydederken, diğer bütün yerlerde artış kaydetti.
D
En çok tercih edilen hedef ülke Kanada'dır.
E
Uluslararası göçmenlerin yüzde 52’si erkek, yüzde 48’i kadındır.
Açıklama:
En çok tercih edilen hedef ülke Kanada değil ABD'dir.
2019 yılında uluslararası göçmenlerin dünya çapındaki sayısı: 272 milyon (dünya nüfusunun %3,5’i)
Uluslararası göçmenlerin yüzde 52’si erkek, yüzde 48’i kadındır.
Hindistan, uluslararası göçmenler için en büyük menşe ülkedir.
En çok tercih edilen hedef ülke ABD'dir.
Göçmen işçilerin sayısı yüksek gelirli ülkelerde hafif bir düşüş kaydederken, diğer bütün yerlerde artış kaydetti.
2018 yılında vatansız kişilerin sayısı dünya çapında 3,9 milyon olarak kaydedildi. Vatansız kişilerin sayısının en fazla kaydedildiği ülke Bangladeş'dir.
En çok tercih edilen hedef ülke Kanada'dır.
2019 yılında uluslararası göçmenlerin dünya çapındaki sayısı: 272 milyon (dünya nüfusunun %3,5’i)
Uluslararası göçmenlerin yüzde 52’si erkek, yüzde 48’i kadındır.
Hindistan, uluslararası göçmenler için en büyük menşe ülkedir.
En çok tercih edilen hedef ülke ABD'dir. Dolayısıyla Kanada değildir.
Göçmen işçilerin sayısı yüksek gelirli ülkelerde hafif bir düşüş kaydederken, diğer bütün yerlerde artış kaydetti.
2018 yılında vatansız kişilerin sayısı dünya çapında 3,9 milyon olarak kaydedildi. Vatansız kişilerin sayısının en fazla kaydedildiği ülke Bangladeş'dir.
2019 yılında uluslararası göçmenlerin dünya çapındaki sayısı: 272 milyon (dünya nüfusunun %3,5’i)
Uluslararası göçmenlerin yüzde 52’si erkek, yüzde 48’i kadındır.
Hindistan, uluslararası göçmenler için en büyük menşe ülkedir.
En çok tercih edilen hedef ülke ABD'dir.
Göçmen işçilerin sayısı yüksek gelirli ülkelerde hafif bir düşüş kaydederken, diğer bütün yerlerde artış kaydetti.
2018 yılında vatansız kişilerin sayısı dünya çapında 3,9 milyon olarak kaydedildi. Vatansız kişilerin sayısının en fazla kaydedildiği ülke Bangladeş'dir.
En çok tercih edilen hedef ülke Kanada'dır.
2019 yılında uluslararası göçmenlerin dünya çapındaki sayısı: 272 milyon (dünya nüfusunun %3,5’i)
Uluslararası göçmenlerin yüzde 52’si erkek, yüzde 48’i kadındır.
Hindistan, uluslararası göçmenler için en büyük menşe ülkedir.
En çok tercih edilen hedef ülke ABD'dir. Dolayısıyla Kanada değildir.
Göçmen işçilerin sayısı yüksek gelirli ülkelerde hafif bir düşüş kaydederken, diğer bütün yerlerde artış kaydetti.
2018 yılında vatansız kişilerin sayısı dünya çapında 3,9 milyon olarak kaydedildi. Vatansız kişilerin sayısının en fazla kaydedildiği ülke Bangladeş'dir.
Soru 36
Aşağıdaki özelliklerden hangisi Neoklasik Yaklaşımın Makro Göç Kuramı ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Bu yaklaşım, göçün yapısal belirleyicilerini inceleyen makro ve bireysel davranışı ele alan mikro yaklaşıma dayanır.
B
İş gücü göçünün temel nedeni, bölgeler arası ücret farklarıdır görüşünü destekler.
C
Bireyin göç kararının ekonomik maliyet hesabına dayandığını savunur.
D
Bu yaklaşım, uluslararası göçte işgücü piyasalarının birincil, diğer piyasaların önemsiz olduğunu savunur.
E
Bu yaklaşıma göre göç kararı, bireysel değil; aile ve hane gibi sosyal birimler üzerinden açıklanmalıdır.
Açıklama:
Neoklasik yaklaşım (makro) göçü bireylerin işgücü arz/talebi ve ücret farklılıkları temelinde, ekonomik rasyonalite ile açıklarken bireyi merkeze alır.
Ancak “göç birey düzeyinde açıklanamaz; aileler ve haneler dikkate alınmalıdır” görüşü, Yeni Ekonomi Yaklaşımına aittir.
Neoklasik yaklaşımın makro göç kuramı;
1. Göçün yapısal belirleyicileri üzerinde odaklanan makro yaklaşımın yanı sıra, bireyin davranışının incelendiği mikro yaklaşıma da dayanır.
2. Bölgeler arasındaki ücret farklılıklarının iş gücü göçlerinin başlıca nedeni olduğunu belirtmiştir.
3. Bireyin göç etme kararının tümüyle ekonomik bir maliyet hesabıyla ilgili olduğunu öne sürer.
4. Uluslararası göç hareketlerinin birincil mekanizmalarının işgücü piyasaları olduğunu diğer piyasaların bir önemi olmadığını vurgulamaktadır.
Ancak yeni ekonomi kuramına göre göçmen olma kararının işçilerin bireysel kararları düzeyinde açıklığa kavuşturulamayacağını, aileler ve haneler gibi daha geniş sosyal varlıkların dikkate alınması gerektiği açıklanmıştır.
Ancak “göç birey düzeyinde açıklanamaz; aileler ve haneler dikkate alınmalıdır” görüşü, Yeni Ekonomi Yaklaşımına aittir.
Neoklasik yaklaşımın makro göç kuramı;
1. Göçün yapısal belirleyicileri üzerinde odaklanan makro yaklaşımın yanı sıra, bireyin davranışının incelendiği mikro yaklaşıma da dayanır.
2. Bölgeler arasındaki ücret farklılıklarının iş gücü göçlerinin başlıca nedeni olduğunu belirtmiştir.
3. Bireyin göç etme kararının tümüyle ekonomik bir maliyet hesabıyla ilgili olduğunu öne sürer.
4. Uluslararası göç hareketlerinin birincil mekanizmalarının işgücü piyasaları olduğunu diğer piyasaların bir önemi olmadığını vurgulamaktadır.
Ancak yeni ekonomi kuramına göre göçmen olma kararının işçilerin bireysel kararları düzeyinde açıklığa kavuşturulamayacağını, aileler ve haneler gibi daha geniş sosyal varlıkların dikkate alınması gerektiği açıklanmıştır.
Soru 37
İkili İş Gücü Piyasası Kuramı kim tarafından geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Stark
B
Piore
C
Arango
D
Massey
E
Myrdal
Açıklama:
Piore
İkili işgücü piyasası teorisi, göçü ekonomideki yapısal değişimlere bağlar ancak göç dinamiklerini talep tarafıyla açıklar. Michael J. Piore (1979) tarafından geliştirilen ikili iş gücü piyasası teorisi, gelişmiş ekonomilerde ikili istihdam yapısı ve ekonomik örgütlenme olduğunu öne sürer.
İkili işgücü piyasası teorisi, göçü ekonomideki yapısal değişimlere bağlar ancak göç dinamiklerini talep tarafıyla açıklar. Michael J. Piore (1979) tarafından geliştirilen ikili iş gücü piyasası teorisi, gelişmiş ekonomilerde ikili istihdam yapısı ve ekonomik örgütlenme olduğunu öne sürer.
Soru 38
Aşağıdakilerden özelliklerden hangisi Dünya Sistemleri Göç Teorisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin çevre ülkelere nüfuz etmesinin, bu toplumlarda yurt dışına göç etmeye eğilimli bir kitle yaratması
B
Uluslararası göçün daha çok gelişmiş göçmen alan sanayileşmiş ülkelerdeki çekme faktörlerinden kaynaklanması
C
Göç kararının bireysel değil, aile ve hane düzeyinde açıklanması gerektiği
D
Bireyin göç etme kararının tümüyle ekonomik bir maliyet hesabıyla ilgili olması
E
Göçün ekonomideki yapısal değişimlere bağlı olması, ancak dinamiklerinin yalnızca talep tarafıyla açıklanmaması
Açıklama:
Dünya sistemi teorisinin temel iddiası kapitalizmin çevre ülkelere nüfuz etmesinin, bu toplumlarda yurt dışına göç etmeye eğilimli bir kitle yarattığıdır.
Dünya sistemleri kuramı iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Dünya Sistemi Teorisinin temel iddiası kapitalizmin çevre ülkelere nüfuz etmesinin, bu toplumlarda yurt dışına göç etmeye eğilimli bir kitle yarattığıdır. Bu teori iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Dünya sistemleri kuramı iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Dünya Sistemi Teorisinin temel iddiası kapitalizmin çevre ülkelere nüfuz etmesinin, bu toplumlarda yurt dışına göç etmeye eğilimli bir kitle yarattığıdır. Bu teori iç göçü ekonomik küreselleşmenin ve pazarın ulusal sınırları aşarak yaygınlaşmasının doğal bir sonucu olarak görür. Göçe yönelik tarihsel-yapısal yaklaşımlar, göç süreçlerini anlamak için çok farklı kavramlar ortaya atmaktadır.
Soru 39
Göçmenleri akrabaları, arkadaşları, hemşeri veya yurttaşlarıyla birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
Cemaat
B
Kültürel sermaye
C
Göçmen ağları
D
Göç hareketi
E
Bağımlı göç
Açıklama:
Göçmen ağları, göçmenleri akrabaları, arkadaşları, hemşeri veya yurttaşlarıyla birbirine bağlayan kişiler arası ilişkiler kümesi olarak tanımlanabilir. Göçmen ağları, bilgi iletirler, mali yardım sağlarlar, istihdamı ve konaklamayı kolaylaştırırlar ve çeşitli şekillerde göçmenlere destek verirler. Bunu yaparken göçün maliyetini ve belirsizliğini azaltır ve bu nedenle göçü kolaylaştırırlar.
Soru 40
Kümülatif Nedensellik Teorisi kim tarafından açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Pierre Bourdieu
B
Gunnar Myrdal
C
Immanuel Wallerstein
D
Michael Piore
E
Mabogunje
Açıklama:
Kümülatif nedensellik teorisi 1956 yılında Gunnar Myrdal tarafından açıklanmıştır. Douglas Massey ve arkadaşları tarafından da geliştirilmiştir.
Soru 41
Coğrafyacı Mabogunje’nin öncülük ettiği, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve makro-yapısal bağlantılara odaklanan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusötesi göç kuramı
B
Kümülatif nedensellik kuramı
C
Göçmen ağları kuramı
D
Göç sistemleri kuramı
E
Neoklasik mikro göç kuramı
Açıklama:
Coğrafyacı Mabogunje’nin (1970) öncülük ettiği göç sistemleri teorisi, göçün bağlamsal mekanizmaları ile ilgili bilinen en eski girişim olmuştur. Göç sistemleri yaklaşımı, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve
makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
Göç sistemleri kuramı
Coğrafyacı Mabogunje’nin (1970) öncülük ettiği göç sistemleri kuramı, göçün bağlamsal mekanizmaları ile ilgili bilinen en eski girişim olmuştur. Göç sistemleri yaklaşımı, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
Göç sistemleri kuramı
Coğrafyacı Mabogunje’nin (1970) öncülük ettiği göç sistemleri kuramı, göçün bağlamsal mekanizmaları ile ilgili bilinen en eski girişim olmuştur. Göç sistemleri yaklaşımı, göç veren ve alan ülkelerdeki makro süreçlere, yapısal koşullara ve makro-yapısal bağlantılara odaklanmaktadır.
Soru 42
Aşağıdaki araştırmacılardan hangisi göçmenlerin gündelik yaşamlarına odaklanarak, nitel etnografik vaka çalışmaları sayesinde, göçmenlerin uluslararası sınırlar ötesinde sosyal, ekonomik ve siyasi faaliyetlerde bulunduklarını kanıtlamıştır?
Seçenekler
A
Thomas Faist
B
Pierre Bourdieu
C
Immanuel Wallerstein
D
Michael J. Piore
E
Nina Glick Schiller
Açıklama:
Nina Glick Schiller
Nina Glick Schiller, Linda Basch ve Christina Blanc-Szanton, klasik asimilasyon teorisindeki genel varsayımın aksine, çağdaş göçmenlerin “köklerinden kopmuş” olarak nitelendirilemeyeceğini savundular. Bu araştırmacılar, göçmenlerin gündelik yaşamlarına odaklanarak, nitel etnografik vaka çalışmaları sayesinde, göçmenlerin uluslararası sınırlar ötesinde sosyal, ekonomik ve siyasi faaliyetlerde bulunduklarını kanıtlamışlardır.
Nina Glick Schiller, Linda Basch ve Christina Blanc-Szanton, klasik asimilasyon teorisindeki genel varsayımın aksine, çağdaş göçmenlerin “köklerinden kopmuş” olarak nitelendirilemeyeceğini savundular. Bu araştırmacılar, göçmenlerin gündelik yaşamlarına odaklanarak, nitel etnografik vaka çalışmaları sayesinde, göçmenlerin uluslararası sınırlar ötesinde sosyal, ekonomik ve siyasi faaliyetlerde bulunduklarını kanıtlamışlardır.
Soru 43
Göçün nedenlerine ilişkin farklı kuramsal yaklaşımlar farklı açıklamalar getirmektedir. Aşağıdakilerden hangisi Makro Neoklasik Teorinin göçe ilişkin temel açıklaması olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Göç, sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklanır.
B
Göç, sermaye ve emeğin toplumun farklı kesimlerindeki eşitsiz dağılımından kaynaklanır.
C
Göç bireylerin rasyonel akıl yürütmeleri sonucunda daha avantajlı yerlere gitme tercihlerinden kaynaklanır.
D
Göç, politik ve siyasi nedenlerle bireylerin kendi yurtlarında kalamamaları sonucunda gerçekleşir.
E
Göç, ülkelerin ikili anlaşmaları sonucunda emek alışverişini gerçekleştirmek istemeleri sonucunda gerçekleşir.
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI konusunu okuyunuz.
Makro düzeyde göç sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklanır. Bu durum kendini ücretlerin ve yaşam standardının eşitsizliğinde gösterir ve göç arzın itmesi, talebin çekmesine bağlı yaratılır. Göçmenler işlerin, ücretlerin ve diğer ekonomik faktörlerin en avantajlı olduğu yerlere giderler. Ücret farklarının giderek azalması emek hareketlerinin yavaşlamasına ve göçün son bulmasına neden olur. Bu açıklamalar doğrultusunda doğru yanıtın A seçeneği olduğu anlaşılmaktadır.
Makro düzeyde göç sermaye ve emeğin eşitsiz coğrafi dağılımından kaynaklanır. Bu durum kendini ücretlerin ve yaşam standardının eşitsizliğinde gösterir ve göç arzın itmesi, talebin çekmesine bağlı yaratılır. Göçmenler işlerin, ücretlerin ve diğer ekonomik faktörlerin en avantajlı olduğu yerlere giderler. Ücret farklarının giderek azalması emek hareketlerinin yavaşlamasına ve göçün son bulmasına neden olur. Bu açıklamalar doğrultusunda doğru yanıtın A seçeneği olduğu anlaşılmaktadır.
Soru 44
Makro neoklasik yaklaşım göçün asıl nedeninin coğrafyalar arasında yaşanan emek ve sermayenin eşitsiz dağılımı olduğunu ileri sürmektedir. Bu yaklaşıma göre coğrafyalar arasındaki göç olgusunun süreç içinde asgari düzeye inmesinin koşulu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göç edilen ülkelerde emek gücünün daha fazla ekonomik getiri sağlaması
B
Göç veren ülkelerde emek gücünün daha fazla ekonomik getiri sağlaması
C
Coğrafyalar arasında emek gücünün değerinin birbirine yaklaşması
D
Göç edilen ülkelerin göç konusunda daha sıkı yasal sınırlandırmalar getirmesi
E
Göç eğilimindeki bireylerin kendi ülkelerinde ekonomik fırsatlar yaratması
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI konusunu okuduğunuzda makroneoklasik yaklaşımın göçün asgari düzeye inme koşulunu da anlamış olacaksınız.
Makro Neoklasik Teori göçün nedeninin coğrafyalar arasındaki emek ücreti farklılıklarına bağladığı için göçün asgari düzeye inmesinin de göç olgusunu asgari düzeye indireceğini öngörmektedir. Diğer bir deyişle bireyler farklı coğrafyalarda kendi ülkelerindeki kadar ücret kazandıklarında başka yerlere göç etme ihtiyacı duymayacaklardır. Doğru yanıt C dir.
Makro Neoklasik Teori göçün nedeninin coğrafyalar arasındaki emek ücreti farklılıklarına bağladığı için göçün asgari düzeye inmesinin de göç olgusunu asgari düzeye indireceğini öngörmektedir. Diğer bir deyişle bireyler farklı coğrafyalarda kendi ülkelerindeki kadar ücret kazandıklarında başka yerlere göç etme ihtiyacı duymayacaklardır. Doğru yanıt C dir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi, Makro Neoklasik Göç Teorisi’nin öne sürdüğü temel göç nedenlerinden biriyle en iyi örtüşmektedir?
Seçenekler
A
Bireylerin eğitim koşullarının daha iyi olduğu bölgelere göç etmeleri
B
Savaş veya terör sorunları olan bölgelerden diğer yerlere daha fazla göçün yaşanması
C
Emek ücreti düşük olan ülkelerden yüksek olan ülkelere daha fazla göçün yaşanması
D
Coğrafi olarak kolay ulaşılabilir olan yerlere daha fazla göçün yaşanması
E
Sağlık olanakları yüksek standartlarda olan yerlere daha fazla göçün yaşanması
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI konusunu okuyunuz.
Coğrafyalar arasında göç yaşanmasının nedeni bu kurama göre emek ve sermaye dengesizliği olduğuna göre C seçeneğinde verildiği gibi "Emek ücreti düşük olan ülkelerden yüksek olan ülkelere daha fazla göçün yaşanması" bu kuramın göç olgusuna ilişkin açıklamalarına daha uygun düşmektedir.
Coğrafyalar arasında göç yaşanmasının nedeni bu kurama göre emek ve sermaye dengesizliği olduğuna göre C seçeneğinde verildiği gibi "Emek ücreti düşük olan ülkelerden yüksek olan ülkelere daha fazla göçün yaşanması" bu kuramın göç olgusuna ilişkin açıklamalarına daha uygun düşmektedir.
Soru 46
Makro neo klasik yaklaşım ile mikro neo klasik yaklaşım göç olgusuna birbirinden farklı açıklamalar getirmektedirler. Aşağıdakilerden hangisi iki kuramsal yaklaşım arasındaki temel fark olarak değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Emek ücretinin toplumlar arasındaki dağılımına farklı açıklamalar getirmeleri
B
Göç olgusunun nedenlerini toplumsal veya bireysel faktörlerle açıklamaları
C
Toplumlar arasındaki kültürel özelliklere farklı açıklamalar getirmeleri
D
Göçün uzun süreli toplumsal sonuçlarına farklı açıklamalar getirmeleri
E
Göçün göç edilen ülkelerde yarattığı değişimi farklı boyutlarıyla ele almaları
Açıklama:
NEOKLASİK YAKLAŞIMIN MAKRO GÖÇ KURAMI konusunu okuyunuz.
İki kuramsal yaklaşım araındaki temel fark makro neo klasik teorinin göç olgusunu toplumsal ve daha geniş perspektiften açıklarken mikro neo klasik teorinin göçü daha çok bireysel faktörlerle açıklamalarıdır. Bu nedenle de doğru yanıt B dir.
İki kuramsal yaklaşım araındaki temel fark makro neo klasik teorinin göç olgusunu toplumsal ve daha geniş perspektiften açıklarken mikro neo klasik teorinin göçü daha çok bireysel faktörlerle açıklamalarıdır. Bu nedenle de doğru yanıt B dir.
Soru 47
Göçün nedenlerine ve sonuçlarına ilişkin açıklamalar getiren mikro ve makro neo klasik göç kuramları ile yeni göç ekonomisi kuramlarının birbirlerine benzer belirlemeleri olmakla birlikte farklılıkları da vardır. Aşağıdakilerden hangisinin yeni göç ekonomisi kuramını mikro ve makro neo klasik kuramlardan ayıran temel nokta olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Göçün nedeni olarak coğrafyalar arasındaki ücret dengesizliklerine yer vermesi
B
Göç olgusunun yaşanmasında emek piyasasındaki koşullara yer vermesi
C
Göç olgusunun yaşanmasında sermaye unsuruna önem vermesi
D
Göç olgusunda bireysel kararların önemine vurgu yapması
E
Göç olgusunda sosyo kültürel öğelerin rolüne vurgu yapması
Açıklama:
Yeni Göç Ekonomisi Yaklaşımı konusunu okuyunuz.
Yeni göç ekonomisi kuramı göç olgusunun tıpkı klasik mikro neo yaklaşımda olduğu gibi ne tek başına bireysel ne de tıpkı klasik makro neo kuramında olduğu gibi tek başına toplumsal faktörlerle açıklanamayacağını savunmaktadır. Bu kuram bireyin bir aile yapılanması içinde olduğundan göç koşullarının veya göç kararlarının bu aile yapılanması içinde gerçekleştiğini ileri sürmektedir. Bu kurama göre göç eden birey aile içindeki bir karar sonucunda başka yerlere göç eder. böylece bireyin hem ekonomik koşulları hem de sosyo kültürel bağlam çerçevesinde göç olgusu gerçekleşir. Dolayısıyla yeni göç ekonomisi kuramı sos kültürel öğeleri dikkate almak bakımından diğer yaklaşımlardan ayrılır. doğru yanıt E dir.
Yeni göç ekonomisi kuramı göç olgusunun tıpkı klasik mikro neo yaklaşımda olduğu gibi ne tek başına bireysel ne de tıpkı klasik makro neo kuramında olduğu gibi tek başına toplumsal faktörlerle açıklanamayacağını savunmaktadır. Bu kuram bireyin bir aile yapılanması içinde olduğundan göç koşullarının veya göç kararlarının bu aile yapılanması içinde gerçekleştiğini ileri sürmektedir. Bu kurama göre göç eden birey aile içindeki bir karar sonucunda başka yerlere göç eder. böylece bireyin hem ekonomik koşulları hem de sosyo kültürel bağlam çerçevesinde göç olgusu gerçekleşir. Dolayısıyla yeni göç ekonomisi kuramı sos kültürel öğeleri dikkate almak bakımından diğer yaklaşımlardan ayrılır. doğru yanıt E dir.
Soru 48
Aşağıdaki belirlemelerden hangisi ikili işgücü piyasası kuramının göç olgusuyla ilgili varsayımlarıyla uyumlu bir açıklamadır?
Seçenekler
A
Göç olgusunda mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemektedir.
B
Göçün asıl sebebini göç veren ülkelerin fakir olmasına bağlamaktadır.
C
Göçün esas nedeninin göç veren ülkedeki yüksek işsizliğe bağlamaktadır.
D
Göçün asıl nedenini göç alan ülkenin ucuz işgücü ihtiyacıyla açıklamaktadır.
E
Göçün asıl nedenini sosyo kültürel faktörler çerçevesinde açıklamaktadır.
Açıklama:
İKİLİ İŞGÜCÜ PİYASASI KURAMI konusunu okuyunuz.
İkili işgücü piyasası kuramı genel olarak mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemez ve daha üst düzeyde yürüyen güçlere ve etkilere odaklanır. İkili işgücü piyasası kuramı uluslararası iç göçü modern sanayileşmiş ekonomilerin yapısal gereksinimlerine bağlar. İkili işgücü piyasa kuramının öncülerinden olan Piore’ye göre ise göç hareketleri, gönderen ülkenin yüksek işsizlik ya da düşük ücret gibi itici (push) faktörlerden değil, kabul eden refah ülkelerinin kaçınılmaz olarak ve kronik düşük ücretli işgücü gereksiniminden ileri gelmektedir. İleri derecede endüstrileşmiş toplum ve ekonomileri, sürekli ucuz ve esnek iş gücüne ihtiyaç duyduklarından bu göç hareketleri sürekli olarak devam edecektir. Bu açıklama doğrultusunda doğru yanıtın D seçeneği olduğu anlaşılmaktadır.
İkili işgücü piyasası kuramı genel olarak mikro düzey karar verme süreçlerini önemsemez ve daha üst düzeyde yürüyen güçlere ve etkilere odaklanır. İkili işgücü piyasası kuramı uluslararası iç göçü modern sanayileşmiş ekonomilerin yapısal gereksinimlerine bağlar. İkili işgücü piyasa kuramının öncülerinden olan Piore’ye göre ise göç hareketleri, gönderen ülkenin yüksek işsizlik ya da düşük ücret gibi itici (push) faktörlerden değil, kabul eden refah ülkelerinin kaçınılmaz olarak ve kronik düşük ücretli işgücü gereksiniminden ileri gelmektedir. İleri derecede endüstrileşmiş toplum ve ekonomileri, sürekli ucuz ve esnek iş gücüne ihtiyaç duyduklarından bu göç hareketleri sürekli olarak devam edecektir. Bu açıklama doğrultusunda doğru yanıtın D seçeneği olduğu anlaşılmaktadır.
Soru 49
Gelişmiş ve endüstrileşmiş bir ülkenin ucuz işgücü elde etmek için kendisinden daha az gelişmiş bir ülkeden işçi talep etmesi durumunda gerçekleşen göç olgusu aşağıdaki kuramsal yaklaşımlardan daha çok hangisiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Makro neo klasik göç kuramı
B
Mikro neo klasik göç kuramı
C
Yeni göç ekonomisi yaklaşımı
D
İkili iş gücü piyasası kuramı
E
Dünya sistemleri göç teorisi
Açıklama:
İkili iş gücü piyasası kuramı konusunu okuyunuz.
İkili iş gücü piyasası kuramı göçün asıl nedeninin ekonik gücü zayıf olan ülkelerdeki birey veya kurumların tercihleriyle değil gelişmiş ülkelerin ucuz iş gücü ihtiyacından kaynaklandığını savunmaktadır. Doğru yanıt D dir.
İkili iş gücü piyasası kuramı göçün asıl nedeninin ekonik gücü zayıf olan ülkelerdeki birey veya kurumların tercihleriyle değil gelişmiş ülkelerin ucuz iş gücü ihtiyacından kaynaklandığını savunmaktadır. Doğru yanıt D dir.
Soru 50
Göç teorileri ve göçe ilişkin getirdikleri temel açıklamalarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Makro ne klasik göç kuramı-bireysel tercihler
B
Makro neo klasik göç kuramı- sosyo kültürel faktörler
C
İkili iş gücü piyasası teorisi- gelişmiş ülkelerin iş gücü talebi
D
İkili iş gücü piyasası teorisi- gelişmemiş ülkelerin refah arayışı
E
Yeni göç ekonomisi yaklaşımı-gelişmiş ülkelerin iş gücü talebi
Açıklama:
İkili iş gücü piyasası teorisi konusunu okuyunuz.
Verilen kuramsal yaklaşım ile kuramın temel savunusu sadece C seçeneğinde doğru olarak verilmiştir.
Verilen kuramsal yaklaşım ile kuramın temel savunusu sadece C seçeneğinde doğru olarak verilmiştir.
Soru 51
Dünya sistemleri göç teorisi göçü kapitalist dünya yapılanmasının doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak görmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisinin geniş çaplı göç olgusu üzerinde doğrudan ve temel bir etkisinin olmadığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Ülkelerin refah seviyelerindeki farklılıkların
B
Göç alan ülkelerin işgücü piyasasına sahip olmalarının
C
Göç veren ülkelerin emek ücretinin düşüklüğünün
D
Göç veren ülkelerdeki bireylerin eğitsel gelişme isteklerinin
E
Göç alan ülkelerin ucuz iş gücü taleplerinin
Açıklama:
DÜNYA SİSTEMLERİ GÖÇ TEORİSİ konusunu okuyunuz.
Dünya sistemleri göç teorisi küreselleşmeyle birlikte kapitalist yapılanmaların göçün asıl nedeni olduğunu ileri sürmektedir. diğer bir deyişle kapitalist dünyada ülkeler birbirlerine dorudan veya doaylı olarak ihtiyaç duymaktadırlar ve bu bağlamda kimi ülkeler gööç talep ederken bazıları da göç vermeyi talep etmektedir. Bu durum iki ülkenin mecburen yapmak durumunda kaldıkları bir işbirliğini ve ülkeler arasındaki insan hareketliliğini ortaya çıkarmaktadır. D seçeneğin verildiği gibi bireysel gelişme arzuları bu bağlamda göçü açıklamada çok yetersiz kalacaktır. örnek üzerinden baktığımızda kendi ülkesinde yeteri kadar uygun ve istediği bir eğitimi alan bir kişi başka ülkelere gitme arzusu dahi duyamayabilecektir. Bu nedenlerle doğru yanıt D dir.
Dünya sistemleri göç teorisi küreselleşmeyle birlikte kapitalist yapılanmaların göçün asıl nedeni olduğunu ileri sürmektedir. diğer bir deyişle kapitalist dünyada ülkeler birbirlerine dorudan veya doaylı olarak ihtiyaç duymaktadırlar ve bu bağlamda kimi ülkeler gööç talep ederken bazıları da göç vermeyi talep etmektedir. Bu durum iki ülkenin mecburen yapmak durumunda kaldıkları bir işbirliğini ve ülkeler arasındaki insan hareketliliğini ortaya çıkarmaktadır. D seçeneğin verildiği gibi bireysel gelişme arzuları bu bağlamda göçü açıklamada çok yetersiz kalacaktır. örnek üzerinden baktığımızda kendi ülkesinde yeteri kadar uygun ve istediği bir eğitimi alan bir kişi başka ülkelere gitme arzusu dahi duyamayabilecektir. Bu nedenlerle doğru yanıt D dir.
Soru 52
Bir birey kendi ülkesinde çok yüksek olmasa da belli bir refah seviyesinde olmasına karşın bazı akrabaları başka bir ülkede olduğu için o ülkeye göç ederek daha iyi yaşam koşullarına kavuşacağını hayal edebilir. Bu bireyin yurt dışında yakını olmayan başka bir bireye göre göç etme olasılığı daha yüksektir.
Yukarıdaki örnekte verilen durum aşağıdaki göç kuramlarından hangisiyle daha iyi açıklanabilir?
Yukarıdaki örnekte verilen durum aşağıdaki göç kuramlarından hangisiyle daha iyi açıklanabilir?
Seçenekler
A
Dünya sistemleri göç teorisiyle
B
Göçmen ağları kuramıyla
C
Mikro neo klasik göç kuramıyla
D
İkili iş gücü piyasası kuramıyla
E
Yeni göç ekonomisi yaklaşımıyla
Açıklama:
Göçmen ağları kuramı konusunu okuduğunuzda verilen örneğin bu kuramın açıklamalarıyla örtüştüğünü fark edeceksiniz.
Göçmen ağları kuramına göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmektedir.
Göçmen ağları kuramına göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir. Bu kurama göre, sosyal ilişkiler ağı, bireyin göç etmesini kolaylaştıran bir etken olarak, ona zaman, enerji ve ekonomi açısından bazı avantajlar sağlayarak göç hareketlerini hızlandırmakta ve belli bir yöne doğru olmasını güçlendirmektedir. Doğru yanıt B seçeneğinde verilmektedir.
Soru 53
Aşağıdaki hangi yaklaşım, göçmenin gittiği ülkedeki ücret, eğitim ve prestijden yararlandığı sürece kendi ülkesine dönmeyeceklerini öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Göçmen ağları kuramı
B
Neoklasik göç kuramı
C
Sistemleri kuramı
D
Dünya sistemleri kuramı
E
Kümülatif nedensellik kuramı
Açıklama:
Ayrıca, Constant ve Massey (2002) neoklasik göç kuramının, göçmenin gittiği ülkedeki ücret, eğitim ve prestijden yararlandığı sürece kendi ülkesine dönmeyeceklerini öne sürdüğünü belirtmişlerdir (S.5).
Soru 54
Göçmen olma kararının işçilerin bireysel kararları düzeyinde açıklığa kavuşturulamayacağını, aileler ve haneler gibi daha geniş sosyal varlıkların dikkate alınması ile açıklayan yaklaşım aşağıdaki hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya sistemleri yaklaşımı
B
Yeni göç ekonomisi yaklaşımı
C
Kümülatif nedensellik yaklaşımı
D
Göç sistemleri yaklaşımı
E
İkili iş gücü piyasası yaklaşımı
Açıklama:
B
Soru 55
Göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunan göç teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göçmen ağları teorisi
B
Dünya sistemleri teorisi
C
İkili işgücü piyasası teorisi
D
Neoklasik makro göç teorisi
E
Kümülatif nedensellik teorisi
Açıklama:
İkili işgücü piyasası teorisi, göçün arzdan daha çok iş gücü talebi koşullarından kaynaklandığını savunur (s.11).
Soru 56
Göçün belirleyicilerini ekonomilerin karşılıklı bağımlılığına, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışına ve dünya pazarlarındaki yapısal değişime bağlayan ve göçü küreselleşmenin bir fonksiyonu olarak gören göç yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusötesi göç kuramı
B
Dünya sistemleri kuramı
C
İkili iş gücü kuramı
D
Göç ağları kuramı
E
Kümülatif nedensellik kuramı
Açıklama:
Immanuel Wallerstein’ın çalışmalarını temel alan dünya sistemi teorisi, göçün belirleyicilerini ekonomilerin karşılıklı bağımlılığına, yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkışına ve dünya pazarlarındaki yapısal değişime bağlar ve göçü küreselleşmenin bir fonksiyonu olarak görür (S.13).
Soru 57
Göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu
ileri süren göç kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
ileri süren göç kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İkili iş gücü piyasası kuramı
B
Dünya sistemleri kuramı
C
Yeni ekonomi göç kuramı
D
Göç sistemleri kuramı
E
Göçmen ağları kuramı
Açıklama:
Göçmen ağları (Network) kuramına bakacak olursak, göç edilecek ülkede var olan arkadaşlık, aile, akrabalık ve yakın sosyal ilişkilerin göç hareketlerinin başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olduğunu ileri sürmektedir (S.16).
Soru 58
Göç hareketlerinin genellikle veren ve alan ülke arasında sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri süren göç kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kümülatif nedensellik kuramı
B
Göç sistemleri kuramı
C
İkili iş gücü piyasası kuramı
D
Dünya sistemleri kuramı
E
Neoklasik makro göç kuramı
Açıklama:
Göç sistemleri kuramı, göç hareketlerinin genellikle veren ve alan ülke arasında sömürgecilik, siyasal etkileşim, ticaret, yatırım veya kültürel bağlara dayanan ve önceden var olan bağlantılar üzerinden ortaya çıktığını ileri sürer (S.21).
Soru 59
İletişim ve ulaşım sektörlerinde yaşanan dijital devrimlerin insanlara kolayca sınır aşabilecek imkânları doğurduğunu ve göçmenlerin, anavatanlarıyla yakın ilişkilerini sürdürmelerini kolaylaştırdığını öne süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya sistemleri kuramı
B
Ulusötesi göç kuramı
C
İkili iş gücü kuramı
D
Göç ağları kuramı
E
Kümülatif nedensellik kuramı
Açıklama:
Ulusötesi (ya da ulus-aşırı) kuram, iletişim ve ulaşım sektörlerinde yaşanan dijital devrimlerin insanlara kolayca sınır aşabilecek imkânları doğurduğunu ve daha önemlisi göçmenlerin, geldikleri yerlerle (anavatanla) yakın ilişkilerini sürdürmelerini kolaylaştırdığını öne sürmektedir (S.24).
Soru 60
Ulusötesi alanlar kavramını ortaya atan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alejandro Portes
B
Thomas Faist
C
Steven Castles
D
Douglas Massey
E
Immanuel Wallerstein
Açıklama:
Ulusötesi alanlar kavramını ortaya atan Thomas Faist’e göre, halihazırdaki yaklaşımlar, göçmen yaşamının yeni ve bağdaştırıcı şekillerini açıklamakta yetersiz kalmışlardır (S.26).
Soru 61
P. Bourdieu'nun karşılıklı tanışma ve tanıma ya da başka bir deyişle, bir gruba üye olma gibi az ya da çok kurumsallaşmış bir ağa sahip olmakla bağlantılı olan gerçek veya potansiyel kaynakların toplamı olarak tanımladığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ekonomik sermaye
B
sosyal sermaye
C
kültürel sermaye
D
sembolik sermaye
E
statüsel sermaye
Açıklama:
Bourdiue, sosyal sermayeyi karşılıklı tanışma ve tanıma ya da başka bir deyişle, bir gruba üye olma gibi az ya da çok kurumsallaşmış bir ağa sahip olmakla bağlantılı olan gerçek veya potansiyel kaynakların toplamı olarak tanımlamıştır. Bir kişinin
sahip olduğu sosyal sermayenin hacmi, ilk olarak ağ bağlantılarının büyüklüğüne ve ikincisi, bağlı olduğu her bir kişinin sahip olduğu (ekonomik, kültürel veya sembolik) sermayenin hacmine bağlıdır.
sahip olduğu sosyal sermayenin hacmi, ilk olarak ağ bağlantılarının büyüklüğüne ve ikincisi, bağlı olduğu her bir kişinin sahip olduğu (ekonomik, kültürel veya sembolik) sermayenin hacmine bağlıdır.
Ünite 2
Soru 1
Başka bir ülkeye sığınanların hakları hangi uluslararası hukuk metni ile korunmaktadır?
Seçenekler
A
Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme
B
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
C
Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme
D
Uluslararası Göç Örgütü
E
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği
Açıklama:
Göçmenler, Mülteciler ve Sığınmacıların Haklarına İlişkin Yasalar
Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme
Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi “sosyal dışlanma” kavramını ifade eder?
Seçenekler
A
Irkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti ve siyasi görüşleri yüzünden haklı bir zulüm korkusu nedeniyle vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve söz konusu korku yüzünden, ilgili ülkenin korumasından yararlanmak istemeyen kişilerin durumunu.
B
Sosyoekonomik koşullarını iyileştirmek ve kendileri ve ailelerine ilişkin beklentilerini geliştirmek amacıyla başka bir ülkeye veya bölgeye hareket eden kişilerin durumunu.
C
Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişilerin durumunu.
D
Bir devletteki genel nüfusa göre sayıca daha az olan, hâkim konum[1]da bulunmayan, genel nüfustan farklı etnik, dinsel veya dilsel özellikler taşıyan ve zımnen, kendi kültür, gelenek, din veya dilini muhafaza etmek için dayanışma içindeki grupların durumunu.
E
Bireyler veya bölgeler, işsizlik, düşük gelir, kötü barınma koşulları, yüksek suç ortamları, kötü sağlık ve ailenin parçalanması gibi bağlantılı sorunların bir kombinasyonundan mustarip olduğunda yaşananları; bireylerin ya da grupların yaşadıkları toplumlara tam olarak ya da kısmi olarak entegrasyonunu engelleyen süreçleri.
Açıklama:
Göçmenler, Mülteciler ve Sığınmacıların Haklarına İlişkin Yasalar
Bireyler veya bölgeler, işsizlik, düşük gelir, kötü barınma koşulları, yüksek suç ortamları, kötü sağlık ve ailenin parçalanması gibi bağlantılı sorunların bir kombinasyonundan mustarip olduğunda yaşananları; bireylerin ya da grupların yaşadıkları toplumlara tam olarak ya da kısmi olarak entegrasyonunu engelleyen süreçleri.
Bireyler veya bölgeler, işsizlik, düşük gelir, kötü barınma koşulları, yüksek suç ortamları, kötü sağlık ve ailenin parçalanması gibi bağlantılı sorunların bir kombinasyonundan mustarip olduğunda yaşananları; bireylerin ya da grupların yaşadıkları toplumlara tam olarak ya da kısmi olarak entegrasyonunu engelleyen süreçleri.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi “sosyal içerme” kavramını ifade eder?
Seçenekler
A
ABD’ye özgü bazı nitelikleri olan farklı bir yoksulluk kümesi; yoksulluktan çok kronik yasa dışılık, uyuşturucu kullanımı, çalışmama, evlilik dışı çocuklar ve okul başarısızlığı.
B
Sosyal dışlanmanın ekonomik, sosyal ve siyasi/kurumsal yönünü.
C
Bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımlarını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini.
D
Bireylerin ya da grupların yaşadıkları toplumlara tam olarak ya da kısmi olarak entegrasyonunu engelleyen süreçleri.
E
Maddi yoksunluk ile ilişki ağlarında, sosyal ilişkilerde ve dernek faaliyetlerinde yoksunluk göstergelerini.
Açıklama:
Göçmenler, Mülteciler ve Sığınmacıların Haklarına İlişkin Yasalar
Bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımlarını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini.
Bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımlarını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini.
Soru 4
Hangisi aşağıdaki ifadeyi doğru olarak tamamlar?
“………………… bireylerin vatandaşlık haklarını kullanarak siyasal hayatta söz sahibi olmalarının ya da belirli örgütlenmeler içerisinde yer alabilmelerinin engellenmesi; kadınlar, etnik ve dinî azınlıklar veya göçmenler gibi nüfusun belirli kategorilerinin siyasi ve insan haklarından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasıdır.”
“………………… bireylerin vatandaşlık haklarını kullanarak siyasal hayatta söz sahibi olmalarının ya da belirli örgütlenmeler içerisinde yer alabilmelerinin engellenmesi; kadınlar, etnik ve dinî azınlıklar veya göçmenler gibi nüfusun belirli kategorilerinin siyasi ve insan haklarından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasıdır.”
Seçenekler
A
Sosyal dışlanma
B
Kurumsal dışlanma
C
Sosyal dayanışma
D
Sosyal içerme
E
Anomi
Açıklama:
Kurumsal/Politik Boyut
Kurumsal dışlanma bireylerin vatandaşlık haklarını kullanarak siyasal hayatta söz sahibi olmalarının ya da belirli örgütlenmeler içerisinde yer alabilmelerinin engellenmesi; kadınlar, etnik ve dinî azınlıklar veya göçmenler gibi nüfusun belirli kategorilerinin siyasi ve insan haklarından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasıdır.”
Kurumsal dışlanma bireylerin vatandaşlık haklarını kullanarak siyasal hayatta söz sahibi olmalarının ya da belirli örgütlenmeler içerisinde yer alabilmelerinin engellenmesi; kadınlar, etnik ve dinî azınlıklar veya göçmenler gibi nüfusun belirli kategorilerinin siyasi ve insan haklarından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasıdır.”
Soru 5
Hangi paradigmaya göre sosyal dışlanmayla ancak vatandaşlık, eşitlik ve eşit ve tam katılım ile mücadele edilebilir?
Seçenekler
A
Yeniden Dağıtım Paradigması
B
Ahlakçı Sınıf Altı Paradigması
C
Sosyal Entegrasyon Paradigması
D
Tekelci Paradigma
E
Uzmanlaşma Paradigması
Açıklama:
Sosyal Dışlanma Biçimleri
Tekelci Paradigmaya göre sosyal dışlanmayla ancak vatandaşlık, eşitlik ve eşit ve tam katılım ile mücadele edilebilir
Tekelci Paradigmaya göre sosyal dışlanmayla ancak vatandaşlık, eşitlik ve eşit ve tam katılım ile mücadele edilebilir
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlerin kültürel geçmişini yitirmekle birlikte hâkim kültüre girmeyi de reddetmesini ifade eder?
Seçenekler
A
Marjinalleşme
B
Asimilasyon
C
Entegrasyon
D
Kültürel uyum
E
Ayrışma
Açıklama:
GÖÇ, UYUM VE ENTEGRASYON/ BÜTÜNLEŞME
Marjinalleşme
Marjinalleşme
Soru 7
Hangisi “göçmenlerin hem birey hem de grup olarak toplumun bir parçası kabul edildiği süreç” olarak tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Marjinalleşme
B
Asimilasyon
C
Entegrasyon/Bütünleşme
D
Kültürel uyum
E
Ayrışma
Açıklama:
GÖÇ, UYUM VE ENTEGRASYON/ BÜTÜNLEŞME
Entegrasyon/Bütünleşme göçmenlerin hem birey hem de grup olarak toplumun bir parçası kabul edildiği süreç” olarak tanımlamaktadır
Entegrasyon/Bütünleşme göçmenlerin hem birey hem de grup olarak toplumun bir parçası kabul edildiği süreç” olarak tanımlamaktadır
Soru 8
Asimilasyon neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Göçmenlerin ve etnik grupların kültürel uygulamalarını tamamen bırakmasa da ayırt edici özelliklerini kaybetmesini; azınlıkların baskın kültür içerisinde eritilmesini.
B
Göçmenlerin ev sahibi topluma uyumunu; etnik kimliklerini kabul ederek hakların, etnik grupların ev sahibi topluma üye olabilmesi için uyarlanmasını.
C
İnsanların aynı olduklarından hareketle değil, farklılıklarına duymaları gereken saygıya dayalı olarak birbirlerine anlayış gösterip etkileşim içinde olmalarını.
D
Kültürel çeşitliliğin kabulünü ve farklı etnik gruplarının farklı sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılamasını.
E
Vatandaşlık hakkı kazanabilmek için göç edilen ülkede uzun yıllar oturma, belli bir derecede asimile olma ve iyi derecede dil bilgisi şartlarının aranmasını.
Açıklama:
Kültürel Entegrasyon Teorileri Asimilasyon/Emilme Teorisi
Göçmenlerin özellikle kamusal alanda, tek taraflı bir değişim sürecinden geçmelerini, gelecek kuşakların kendi kültürlerinden uzaklaşmasını ve etnik grupların kültürel uygulamalarını tamamen bırakmasa da ayırt edici özelliklerini kaybetmesini; azınlıkların baskın kültür içerisinde eritilmesini.
Göçmenlerin özellikle kamusal alanda, tek taraflı bir değişim sürecinden geçmelerini, gelecek kuşakların kendi kültürlerinden uzaklaşmasını ve etnik grupların kültürel uygulamalarını tamamen bırakmasa da ayırt edici özelliklerini kaybetmesini; azınlıkların baskın kültür içerisinde eritilmesini.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlerin ev sahibi ülkede yaşamlarını birçok açıdan olumsuz olarak etkileyen bir olgu olan yoksulluğun ortaya çıkardığı sonuçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kötü barınma koşulları
B
Güçlü sosyal uyum
C
Yetersiz beceri gelişimi
D
Yoksul toplulukların marjinalleşmesi
E
Sosyal birlikteliğinin dokusunun bozulması
Açıklama:
Yaşam Koşulları ve Yoksulluk Göstergeleri
Güçlü sosyal uyum
Güçlü sosyal uyum
Soru 10
Hangisi Batı’da meydana gelen sosyoekonomik yeniden yapılanma sürecinin, iş gücünün feminizasyonu olarak da adlandırılan bu durumun göçmen kadınlar açısından doğurduğu olumsuz sonuçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Erkeklerin tam zamanlı istihdamının düşmesi.
B
Göçmen kadınların ev içi hizmetlerde, bakım işlerinde, seks işçiliği ve etnik işletmeler gibi kayıt dışı ve güvencesiz mesleklerde çalışması.
C
Sosyal koruma ve istihdam güvencelerinin kötüleşmesi.
D
Olumsuz koşullarda çalışmayı kabul eden, esnek çalışan kadın sayısının artması.
E
Göçmen kadınların haklarının sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından gündeme getirilerek korunması.
Açıklama:
Entegrasyon Sürecinde Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri
Göçmen kadınların haklarının sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından gündeme getirilerek korunması.
Göçmen kadınların haklarının sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından gündeme getirilerek korunması.
Soru 11
Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Mülteci
B
Sığınmacı
C
Göçmen
D
Azınlık grubu
E
İlk kuşak göçmen
Açıklama:
Sığınmacı: Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede
güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik
statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişidir.
güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik
statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişidir.
Soru 12
Aşağıdaki uluslararası sözleşmelerden hangisi, herkesin başka ülkelerde sığınma talep etme ve sığınma hakkı olduğunu belirtir.
Seçenekler
A
1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin BM Sözleşmesi
B
1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme
C
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
D
Bölgesel mülteci hukuku sözleşmesi
E
Avrupa Birliği Ortak Sığınma Sistemi
Açıklama:
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 14): Herkesin başka ülkelerde sığınma talep
etme ve sığınma hakkı olduğunu belirtir.
etme ve sığınma hakkı olduğunu belirtir.
Soru 13
Sosyal dışlanma ile mücadelenin Avrupa Birliği'nin araçlarından biri haline geldiği anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roma Antlaşması
B
Maastricht Antlaşması
C
Amsterdam Antlaşması
D
Nice Antlaşması
E
Lizbon Antlaşması
Açıklama:
1997 yılında Amsterdam Antlaşması ile sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri hâline gelmiştir.
Soru 14
Sosyal dışlanma kavramını yoksullukla ilgili yapabilirlik perspektifi açısından değerlendiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sen
B
De Haan
C
Levitas
D
Maxwell
E
Giddens
Açıklama:
Nobel ödüllü iktisatçı Amartya Sen (2000), sosyal dışlanma kavramını yoksullukla ilgili yapabilirlik perspektifi açısından değerlendirmektedir.
Soru 15
Aşağıdaki kavramlardan hangisi bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İnsani kalkınma
B
Yoksunluk
C
Sosyalleşme
D
Sosyal içerilme
E
Ekonomik gelişme
Açıklama:
Sosyal içerilme, bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun
ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini ifade etmektedir.
ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini ifade etmektedir.
Soru 16
Aşağıdaki ülkelerden hangisinde dışlanmış gruplar daha çok sınıf altı kavramıyla ifade edilir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Fransa
D
ABD
E
İspanya
Açıklama:
Avrupa’daki yaygın kullanımına karşılık ABD’de dışlanmış gruplar daha çok sınıf altı (underclass) kavramıyla ifade edilmektedirler.
Soru 17
Kamusal ve siyasal katılım göstergeleri sosyal dışlanmanın hangi boyutuyla ilgilidir
Seçenekler
A
Sosyal boyut
B
Ekonomik boyut
C
Kurumsal boyut
D
Kültürel boyut
E
Maddi boyut
Açıklama:
Kurumsal boyut: Kamusal ve siyasi katılım göstergeleri, vatandaslık hakları ve
sivil güçlendirme göstergeleri
sivil güçlendirme göstergeleri
Soru 18
Sosyal dışlanma paradigmalarından hangisi dışlanmayı sınıfların, statülerin ve siyasi güçlerin karşılıklı etkileşiminden ortaya çıktığını ve içerilenlerin çıkarlarına hizmet ettiğini ifade eder?
Seçenekler
A
Dayanışma paradigması
B
Tekelci Paradigma
C
Uzmanlaşma Paradigması
D
Sosyal Entegrasyon Paradigması
E
Yeniden Dağıtım Paradigması
Açıklama:
Tekelci Paradigma, Avrupa solu üzerinde etkili olan paradigmadır. Hem Weber hem de Marx’a referansla, toplumu baskıcı ve bir dizi hiyerarşik güç ilişkileri yoluyla empoze edilen bir düzenleme olarak görür. Sosyal dışlanmanın bu tekelci ve hegomonik yapılar nedeniyle ortaya çıktığını savunur. Bu paradigmaya göre, dışlanma sınıfların, statülerin ve siyasi güçlerin karşılıklı etkileşiminden ortaya çıkar ve içerilenlerin (topluma dahil edilenlerin) çıkarlarına hizmet eder.
Soru 19
Entegresyon modelleri ile bu modellere örnek olarak gösterilen ülkeler doğru eşleştirilmiştir. I.İmparatorluk modeli İngiltere II.Etnik model Almanya III.Cumhuriyetçi Model Fransa
Seçenekler
A
Yanlız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Etnik modele
I, II ve III
I, II ve III
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlerin, özellikle kamusal alanda, tek taraflı bir değişim sürecinden geçmeleri, gelecek kuşakların kendi kültürlerinden uzaklaşması ve etnik grupların kültürel uygulamalarını tamamen bırakmasa da ayırt edici özelliklerini kaybetmesi anlamına gelmektedir.
Seçenekler
A
Eşitsizlik
B
Dışlanma
C
Ayrımcılık
D
Asimilasyon
E
Yoksunluk
Açıklama:
Asimilasyon göçmenlerin, özellikle kamusal alanda, tek taraflı bir değişim sürecinden geçmeleri, gelecek kuşakların kendi kültürlerinden uzaklaşması ve etnik grupların kültürel uygulamalarını tamamen bırakmasa da ayırt edici özelliklerini kaybetmesi anlamına gelmektedir.
Soru 21
Menşe ülkeden çıkışı ve ev sahibi ülkeye seyahati, transit geçişi ve girişi düzenleyen kanun ve yönetmeliklere uygun olarak insanların olağan ikamet yerinden yeni bir ikamet yerine gitmeleri olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göç
B
Düzensiz göç
C
Düzenli göç
D
Zorunlu göç
E
Transit göç
Açıklama:
Düzenli göç, menşe ülkeden çıkışı ve ev sahibi ülkeye seyahati, transit geçişi ve girişi düzenleyen kanun ve yönetmeliklere uygun olarak insanların olağan ikamet yerinden yeni bir ikamet yerine gitmeleri olarak tanımlanırken, düzensiz göç
ise ‘gönderen, transit ve kabul eden ülkelerin düzenleyici normlarının dışında gerçekleşen hareketlilikler’ şeklinde tanımlanmaktadır (S.46).
ise ‘gönderen, transit ve kabul eden ülkelerin düzenleyici normlarının dışında gerçekleşen hareketlilikler’ şeklinde tanımlanmaktadır (S.46).
Soru 22
Aşağıdaki hangi antlaşma ile sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri haline gelmiştir?
Seçenekler
A
1957 Roma Antlaşması
B
1992 Maastricht Antlaşması
C
1997 Amsterdam Antlaşması
D
2001 Nice Antlaşması
E
2009 Lizbon Antlaşması
Açıklama:
1997 yılında Amsterdam Antlaşması ile sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri hâline gelmiş ve aynı yıl Britanya’da iktidara gelen Yeni İşçi Partisi hükûmetinin Üçüncü Yol ideolojisi çerçevesinde, özellikle savunmasız düşük gelir gruplarına yardımı hedeflemek için bir Sosyal Dışlanma Birimi kurulmuştur (S.48).
Soru 23
Aşağıdaki hangi antlaşma ile sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri haline gelmiştir?
Seçenekler
A
1957 Roma Antlaşması
B
1992 Maastricht Antlaşması
C
1997 Amsterdam Antlaşması
D
2001 Nice Antlaşması
E
2009 Lizbon Antlaşması
Açıklama:
C
Soru 24
Belirli bir toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatına tam katılımına olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek amacını taşıyan süreç aşağıdaki kavramlardan hangisi ile tanımlanır?
Seçenekler
A
Asimilasyon
B
Kültürleşme
C
Sosyal dışlanma
D
Sosyal içerme
E
Sınıf altı
Açıklama:
Sosyal İçerme: Belirli bir topluluk ve toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve
kültürel hayatına tam katılıma olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek
amacını taşıyan süreç (S.50).
D
kültürel hayatına tam katılıma olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek
amacını taşıyan süreç (S.50).
D
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi sosyal dışlanmanın boyutlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik
B
Sosyal
C
Siyasal
D
Kültürel
E
Çevresel
Açıklama:
Özetle sosyal dışlanma, yoksulluk kavramından farklı olarak sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal, siyasi ve kültürel boyutları da olan bir kavramdır (S.53).
Soru 26
Aşağıdaki hangi paradigmaya göre sosyal dışlanmayla ancak vatandaşlık, eşitlik ve eşit ve tam katılım ile mücadele edilebilir?
Seçenekler
A
Tekelci paradigma
B
Uzmanlaşma Paradigması
C
Yeniden Dağıtım Paradigması
D
Ahlakçı Sınıf Altı Paradigması
E
Sosyal Entegrasyon Paradigması
Açıklama:
Tekelci paradigmaya göre sosyal dışlanmayla ancak vatandaşlık, eşitlik ve eşit ve tam katılım ile mücadele edilebilir (S.54).
Soru 27
Aşağıdaki paradigmalardan hangisi, sosyal dışlanma sorununu istihdamda olmama hali ile eşit tutmaktadır?
Seçenekler
A
Yeniden Dağıtım Paradigması
B
Ahlakçı Sınıf Altı Paradigması
C
Tekelci Paradigma
D
Uzmanlaşma Paradigması
E
Sosyal Entegrasyon Paradigması
Açıklama:
Sosyal Entegrasyon Paradigması (SID), sosyal dışlanma kavramını ücretli
istihdama katılıma indirgemekte ve sosyal dışlanma sorununu istihdamda olmama hâli ile eşit tutmaktadır (S.55).
istihdama katılıma indirgemekte ve sosyal dışlanma sorununu istihdamda olmama hâli ile eşit tutmaktadır (S.55).
Soru 28
Göçmenlerin yaşadıkları ülkelere entegrasyonu konusunda geliştirilmiş olan etnik modelin klasik örneği olarak gösterilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İsviçre
C
Fransa
D
Belçika
E
Almanya
Açıklama:
İkinci model ise etnik modeldir. Bu modelde ulusal kimlik, etnik kimliğe bağlanmıştır. Etnik kimlik üzerinden vatandaşlık hakkı elde edilirken
yeni azınlıklar bu haktan mahrum bırakılmıştır. Bu sistemde vatandaşlık hakkı kazanabilmek için göç edilen ülkede uzun yıllar oturma, belli bir derecede
asimile olma ve iyi derecede dil bilgisi şartları aranmaktadır. Bu modelin klasik örneği ise Almanya’dır (S.48).
yeni azınlıklar bu haktan mahrum bırakılmıştır. Bu sistemde vatandaşlık hakkı kazanabilmek için göç edilen ülkede uzun yıllar oturma, belli bir derecede
asimile olma ve iyi derecede dil bilgisi şartları aranmaktadır. Bu modelin klasik örneği ise Almanya’dır (S.48).
Soru 29
Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Göçmen
B
Mülteci
C
Sığınmacı
D
Azınlık gruplar
E
Etnik grup
Açıklama:
Sığınmacı
Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişiye sığınmacı denir. Sığınmacı, mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun hükûmet ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından karara bağlanmasını bekleyen kişilerdir. Statüleri resmî olarak tanınmamış da olsa, sığınmacılar menşei ülkelerine zorla geri gönderilemezler ve haklarının korunması gerekir.
Zulüm veya ciddi zarardan korunmak amacıyla, kendi ülkesi dışında bir ülkede güvenlik arayışında olan ve ilgili ulusal ya da uluslararası belgeler çerçevesinde mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun sonucunu bekleyen kişiye sığınmacı denir. Sığınmacı, mülteci olarak uluslararası koruma arayan ancak mültecilik statüsüne ilişkin yaptığı başvurunun hükûmet ya da Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından karara bağlanmasını bekleyen kişilerdir. Statüleri resmî olarak tanınmamış da olsa, sığınmacılar menşei ülkelerine zorla geri gönderilemezler ve haklarının korunması gerekir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi bölgesel mülteci hukuku düzenlemeleri kapsamında mültecilere özel korumalar sağlayan düzenlemelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
1969 Afrika Birliği Örgütü Sözleşmesi
B
1984 Cartagena Bildirisi
C
Avrupa Birliği Ortak Sığınma Sistemi
D
Dublin Prosedürü
E
1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme
Açıklama:
1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme
Mültecilere özel korumalar sağlayan, bölgesel mülteci hukuku düzenlemeleri şunlardır:
1969 Afrika Birliği Örgütü Sözleşmesi, 1984 Cartagena Bildirisi, Avrupa
Birliği Ortak Sığınma Sistemi ve Dublin Prosedürü sıralanır. 1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme bu kapsamda değildir.
Mültecilere özel korumalar sağlayan, bölgesel mülteci hukuku düzenlemeleri şunlardır:
1969 Afrika Birliği Örgütü Sözleşmesi, 1984 Cartagena Bildirisi, Avrupa
Birliği Ortak Sığınma Sistemi ve Dublin Prosedürü sıralanır. 1990 Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme bu kapsamda değildir.
Soru 31
Belirli bir topluluk ve toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatına tam katılıma olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek amacını taşıyan süreç aşağıdaki kavramlardan hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal dışlanma
B
Sosyal içerme
C
Yoksulluk
D
Göçmen
E
Sığınmacı
Açıklama:
Sosyal içerme
Sosyal İçerme: Belirli bir topluluk ve toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatına tam katılıma olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek amacını taşıyan süreçtir. Sosyal içerme, bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini ifade etmektedir. Bu anlamda sosyal içerme kapsayıcı toplum fikrine, insan hakları ve temel özgürlüklere, kültürel ve dinî çeşitliliğe, sosyal adalete, dezavantajlı grupların özel ihtiyaçlarına, demokratik katılıma ve hukukun üstünlüğüne saygıya dayanmaktadır.
Sosyal İçerme: Belirli bir topluluk ve toplumun ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatına tam katılıma olanak sağlamak ve bu katılımı gerçekleştirmek amacını taşıyan süreçtir. Sosyal içerme, bireyleri veya toplulukları etkileyen ve içinde yaşadıkları toplumun ekonomik, sosyal ve politik yaşamına tam katılımını engelleyen sosyal dışlanmanın giderilmesini ifade etmektedir. Bu anlamda sosyal içerme kapsayıcı toplum fikrine, insan hakları ve temel özgürlüklere, kültürel ve dinî çeşitliliğe, sosyal adalete, dezavantajlı grupların özel ihtiyaçlarına, demokratik katılıma ve hukukun üstünlüğüne saygıya dayanmaktadır.
Soru 32
Bireylere vatandaş olarak odaklanan ve insanlar ile devlet arasındaki ilişkileri açıklayan sosyal dışlanma boyutu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ekonomik
B
Sosyal
C
Siyasi
D
Kültürel
E
Kurumsal
Açıklama:
Kurumsal
Kurumsal boyut bireylere vatandaş olarak odaklanmakta ve insanlar ile devlet arasındaki ilişkileri açıklamaktadır. Kurumsal ilişkiler medeni, siyasi ve sosyo-ekonomik hakların sunulması ve kullanılması açısından ölçülebilir ve aktif vatandaşlık haklarını içermektedir. Kurumsal boyutta adalete erişim hakkı, kişisel özgürlükler, siyasi gücün kullanılması, kişisel güvenlik hakkı, asgari sağlık hizmeti gibi unsurlar önem kazanmaktadır.
Kurumsal boyut bireylere vatandaş olarak odaklanmakta ve insanlar ile devlet arasındaki ilişkileri açıklamaktadır. Kurumsal ilişkiler medeni, siyasi ve sosyo-ekonomik hakların sunulması ve kullanılması açısından ölçülebilir ve aktif vatandaşlık haklarını içermektedir. Kurumsal boyutta adalete erişim hakkı, kişisel özgürlükler, siyasi gücün kullanılması, kişisel güvenlik hakkı, asgari sağlık hizmeti gibi unsurlar önem kazanmaktadır.
Soru 33
Sosyal düzenin bozulduğu zamanlarda meydana gelen, toplum ve birey arasında olan bağın kopması ve kültürel ve ahlaki etkileşim hâlinin ortadan kalkması durumu aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
Anomi
B
Sosyal dayanışma
C
Sosyal dışlanma
D
Uzmanlaşma paradigması
E
Tekelci paradigma
Açıklama:
Anomi
Anomi: Sosyal düzenin bozulduğu zamanlarda meydana gelen, toplum ve birey arasında olan bağın kopması ve kültürel ve ahlaki etkileşim hâlinin ortadan kalkması durumudur.
Anomi: Sosyal düzenin bozulduğu zamanlarda meydana gelen, toplum ve birey arasında olan bağın kopması ve kültürel ve ahlaki etkileşim hâlinin ortadan kalkması durumudur.
Soru 34
Sosyal dışlanmanın paradigmalarından olan dayanışma paradigması hangi düşünürün bakış açısına dayalıdır?
Seçenekler
A
Durkheim
B
Descartes
C
Marx
D
Levitas
E
Silver
Açıklama:
Dayanışma paradigması, Fransız cumhuriyetçi düşünceden geliştirilen dayanışma paradigması, sosyal dayanışma olarak bilinen birey ve toplum arasındaki sosyal bağın kırılmasına işaret etmektedir. Durkheim’ın sosyolojik bakış açısına dayanan
paradigmada, sosyal düzen, birey, grup veya sınıf çıkarlarına dayandırılmaktan ziyade dışsal, ahlaki ve normatif olarak tasarlanmıştır.
Durkheim
Dayanışma paradigması, Fransız cumhuriyetçi düşünceden geliştirilen dayanışma paradigması, sosyal dayanışma olarak bilinen birey ve toplum arasındaki sosyal bağın kırılmasına işaret etmektedir. Durkheim’ın sosyolojik bakış açısına dayanan paradigmada, sosyal düzen, birey, grup veya sınıf çıkarlarına dayandırılmaktan ziyade dışsal, ahlaki ve normatif olarak tasarlanmıştır.
paradigmada, sosyal düzen, birey, grup veya sınıf çıkarlarına dayandırılmaktan ziyade dışsal, ahlaki ve normatif olarak tasarlanmıştır.
Durkheim
Dayanışma paradigması, Fransız cumhuriyetçi düşünceden geliştirilen dayanışma paradigması, sosyal dayanışma olarak bilinen birey ve toplum arasındaki sosyal bağın kırılmasına işaret etmektedir. Durkheim’ın sosyolojik bakış açısına dayanan paradigmada, sosyal düzen, birey, grup veya sınıf çıkarlarına dayandırılmaktan ziyade dışsal, ahlaki ve normatif olarak tasarlanmıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi sosyal dışlanmanın paradigmalarından olan tekelci paradigmanın ünlü düşünürlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Durkheim
B
Rousseau
C
Locke
D
Weber
E
Maddison
Açıklama:
Marx, Weber, Marshall ünlü düşünürleri arasında yer alır. Tekelci Paradigma, Avrupa solu üzerinde etkili olan paradigmadır. Hem Weber hem de Marx’a referansla, toplumu baskıcı ve bir dizi hiyerarşik güç ilişkileri yoluyla empoze edilen bir düzenleme olarak görür. Sosyal dışlanmanın bu tekelci ve hegomonik yapılar nedeniyle ortaya çıktığını savunur.
Weber
Tekelci Paradigma, Avrupa solu üzerinde etkili olan paradigmadır. Hem Weber hem de Marx’a referansla, toplumu baskıcı ve bir dizi hiyerarşik güç ilişkileri yoluyla empoze edilen bir düzenleme olarak görür. Sosyal dışlanmanın bu tekelci ve hegomonik yapılar nedeniyle ortaya çıktığını savunur. Marx, Weber, Marshall ünlü düşünürleri arasında yer alır.
Weber
Tekelci Paradigma, Avrupa solu üzerinde etkili olan paradigmadır. Hem Weber hem de Marx’a referansla, toplumu baskıcı ve bir dizi hiyerarşik güç ilişkileri yoluyla empoze edilen bir düzenleme olarak görür. Sosyal dışlanmanın bu tekelci ve hegomonik yapılar nedeniyle ortaya çıktığını savunur. Marx, Weber, Marshall ünlü düşünürleri arasında yer alır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi John Berry tarafından ortaya konulan göçmenlerin çoğunluğun baskın kültürüyle kurdukları ilişkilerinde benimsedikleri dört farklı kültürel etkileşim stratejisi arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Asimilasyon
B
Entegrasyon
C
Ayrışma
D
Kültür şoku
E
Marjinalleşme
Açıklama:
John Berry göçmenlerin çoğunluğun baskın kültürüyle kurdukları ilişkilerinde dört farklı kültürel etkileşim stratejisi benimsediklerini ifade etmektedir. Bunlar asimilasyon, entegrasyon, ayrışma ve marjinalleşmedir. Kültür şoku bunlar arasında yer almaz.
Kültür şoku
John Berry göçmenlerin çoğunluğun baskın kültürüyle kurdukları ilişkilerinde dört farklı kültürel etkileşim stratejisi benimsediklerini ifade etmektedir. Bunlar asimilasyon, entegrasyon, ayrışma ve marjinalleşmedir. Kişinin önceki kimliğinin yerine, yeni ev sahibi toplumun kimliğini ikame etmesi demek olan asimilasyon, çoğunluk kültürü ile güçlü bir ilişki, ancak orijinal kültürle zayıf bir ilişki gerektirmektedir. Entegrasyon ise, göçmenlerin kendi etnik kimliğini sürdürmekle beraber, aynı zamanda hâkim kültürün bakış açılarını da kazanma kapasitesini göstermektedir. Başka bir deyişle hem orijinal hem de çoğunluk kültürüne güçlü bir kimlik duygusunu ifade etmektedir. Ayrışma ile grup kendi kültürünü kaybetmemekte ancak hâkim kültürle de iletişim kurmak istememektedir. Ayrışma çoğunluk kültürüyle zayıf bir bağlantıyı, ancak orijinal kültürle güçlü bir bağlantıyı ifade etmektedir. Marjinalleşme ise göçmenlerin kültürel geçmişini yitirmekle birlikte hâkim kültüre girmeyi de reddetmesini ifade etmektedir.
Kültür şoku
John Berry göçmenlerin çoğunluğun baskın kültürüyle kurdukları ilişkilerinde dört farklı kültürel etkileşim stratejisi benimsediklerini ifade etmektedir. Bunlar asimilasyon, entegrasyon, ayrışma ve marjinalleşmedir. Kişinin önceki kimliğinin yerine, yeni ev sahibi toplumun kimliğini ikame etmesi demek olan asimilasyon, çoğunluk kültürü ile güçlü bir ilişki, ancak orijinal kültürle zayıf bir ilişki gerektirmektedir. Entegrasyon ise, göçmenlerin kendi etnik kimliğini sürdürmekle beraber, aynı zamanda hâkim kültürün bakış açılarını da kazanma kapasitesini göstermektedir. Başka bir deyişle hem orijinal hem de çoğunluk kültürüne güçlü bir kimlik duygusunu ifade etmektedir. Ayrışma ile grup kendi kültürünü kaybetmemekte ancak hâkim kültürle de iletişim kurmak istememektedir. Ayrışma çoğunluk kültürüyle zayıf bir bağlantıyı, ancak orijinal kültürle güçlü bir bağlantıyı ifade etmektedir. Marjinalleşme ise göçmenlerin kültürel geçmişini yitirmekle birlikte hâkim kültüre girmeyi de reddetmesini ifade etmektedir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi göçmenlerin yaşadıkları ülkenin politik normlarına bağlı kaldıkları sürece, ulus devletin çoğunluk ve azınlıkların kendi kültürlerini koruyacağı görüşüne dayanan entegrasyon modelidir?
Seçenekler
A
Cumhuriyetçi model
B
Çok kültürlülük modeli
C
Etnik model
D
İmparatorluk modeli
E
Kültürel model
Açıklama:
Çok kültürlülük modeli
Çok kültürlülük modeli göçmenlerin yaşadıkları ülkenin politik normlarına bağlı kaldıkları sürece, ulus devletin çoğunluk ve azınlıkların kendi kültürlerini koruyacağı görüşüne dayanmaktadır. Çok kültürlülük, kültürel çeşitliliğin kabulü ve farklı etnik gruplarının farklı sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılaması olarak düşünülmüştür. Bu aynı zamanda göçmenler ile toplumun diğer kesimleri arasında eşitliğin sağlanması ve mevcut ayrımcılıkların yok edilmesi için ayrımcılığı önleyici yasaların çıkarılmasıdır.
Çok kültürlülük modeli göçmenlerin yaşadıkları ülkenin politik normlarına bağlı kaldıkları sürece, ulus devletin çoğunluk ve azınlıkların kendi kültürlerini koruyacağı görüşüne dayanmaktadır. Çok kültürlülük, kültürel çeşitliliğin kabulü ve farklı etnik gruplarının farklı sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılaması olarak düşünülmüştür. Bu aynı zamanda göçmenler ile toplumun diğer kesimleri arasında eşitliğin sağlanması ve mevcut ayrımcılıkların yok edilmesi için ayrımcılığı önleyici yasaların çıkarılmasıdır.
Soru 38
Ev sahibi ülkenin sosyoekonomik yapısının göçmenlerin kültürel entegrasyon konusunda davranışlarını nasıl etkilediği ve ekonomik kaynakları nasıl bölüştüğü konusu ile ilgilenen kültürel entegrasyon teorisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asimilasyon Teorisi
B
Emilme Teorisi
C
Yapısalcı Yaklaşım
D
Çok Kültürlülük Teorisi
E
Kültürel Yaklaşım
Açıklama:
Yapısalcı Yaklaşım
Göçmenlerin kültürel entegrasyonları asimilasyon, çok kültürlülük ve yapısalcılık gibi üç ana model içinde ele alınmaktadır. Yapısalcı yaklaşım asimilasyon veya entegrasyon süreçlerine odaklanmak yerine, ev sahibi toplumda var olan sosyoekonomik fırsatların, farklılıklarının etnik azınlık gruplarının sosyal entegrasyonu ile nasıl bir ilişkisi olduğunu incelemektedir. Toplumdaki refah, istihdam, eğitim, güç ilişkileri ve ayrıcalıklara göçmenlerin eşitsiz erişimi, göçmenlerin ve etnik azınlıkların sosyal olarak bütünleşmesini etkileyebilecek yapısal kısıtlar olarak görülmektedir. Bu durum gelir dağılımında, istihdama erişim ve mesleki ilerlemede etnik azınlıklara yapısal dezavantajlar yaratmaktadır.
Göçmenlerin kültürel entegrasyonları asimilasyon, çok kültürlülük ve yapısalcılık gibi üç ana model içinde ele alınmaktadır. Yapısalcı yaklaşım asimilasyon veya entegrasyon süreçlerine odaklanmak yerine, ev sahibi toplumda var olan sosyoekonomik fırsatların, farklılıklarının etnik azınlık gruplarının sosyal entegrasyonu ile nasıl bir ilişkisi olduğunu incelemektedir. Toplumdaki refah, istihdam, eğitim, güç ilişkileri ve ayrıcalıklara göçmenlerin eşitsiz erişimi, göçmenlerin ve etnik azınlıkların sosyal olarak bütünleşmesini etkileyebilecek yapısal kısıtlar olarak görülmektedir. Bu durum gelir dağılımında, istihdama erişim ve mesleki ilerlemede etnik azınlıklara yapısal dezavantajlar yaratmaktadır.
Soru 39
Dışlanmış gruplar aşağıdaki ülkelerden hangisinde sınıf altı kavramıyla ifade edilmektedirler?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İngiltere
D
A.B.D
E
İtalya
Açıklama:
Avrupa’daki yaygın kullanımına karşılık ABD’de dışlanmış gruplar daha çok sınıf altı (underclass) kavramıyla ifade edilmektedirler (51).
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi, göçmenlerin baskın kültürle kurdukları ilişkilerinde benimsedikleri kültürel etkileşim stratejilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Asimilasyon
B
Entegrasyon
C
Ayrışma
D
Marjinalleşme
E
Kültür şoku
Açıklama:
John Berry göçmenlerin çoğunluğun baskın kültürüyle kurdukları ilişkilerinde dört farklı kültürel etkileşim stratejisi benimsediklerini ifade etmektedir. Bunlar asimilasyon, entegrasyon, ayrışma ve marjinalleşmedir (S.58).
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi, Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmenlerin ve çocuklarının vatandaşlık edinmeleri ve ulusal devlete bağlanma biçimlerine bakılarak geliştirilen entegrasyon modellerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İmparatorluk modeli
B
Etnik model
C
Cumhuriyetçi model
D
Çok kültürlülük modeli
E
Yapısalcı model
Açıklama:
E
Soru 42
Aşağıdaki hangi antlaşma ile, sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri hâline gelmiştir?
Seçenekler
A
1957 Roma Antlaşması
B
1992 Maastricht Antlaşması
C
1997 Amsterdam Antlaşması
D
2001 Nice Antlaşması
E
2009 Lizbon Antlaşması
Açıklama:
1997 yılında Amsterdam Antlaşması ile sosyal dışlanma ile mücadele Avrupa Birliği’nin amaçlarından biri hâline gelmiş ve aynı yıl Britanya’da iktidara gelen Yeni İşçi Partisi hükûmetinin Üçüncü Yol ideolojisi çerçevesinde, özellikle savunmasız düşük gelir gruplarına yardımı hedeflemek için bir Sosyal Dışlanma Birimi kurulmuştur (S.48).
Soru 43
Göçmenleri ve ailelerini koruma altına alan "Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme" ne zaman kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1973
B
1983
C
1990
D
1998
E
2004
Açıklama:
Göçmenleri ve ailelerini koruma altına alan "Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme" 1990 yılında kabul edilmiştir
Ünite 3
Soru 1
Ülkenin sınırları içindeki bölge, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim yerleri arasında gerçekleşen göç hareketleri ...... olarak isimlendirilir.
Boşluk olan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Boşluk olan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
İç göç
B
Dış göç
C
Mübadele
D
Nüfus kompozisyonu
E
Nüfus standard sapması
Açıklama:
Ülkenin sınırları içindeki bölge, kent, kasaba ve köy gibi yerleşim yerleri arasında gerçekleşen göç hareketleri iç göç olarak isimlendirilir
Soru 2
Göçlerin nedenlerini, toplumsal etkilerini, dış göç ve iç göç, kırdan kente ve kentten kıra göç, akrabalarla bağlantılı olarak işe girme ve işe alma düzenekleri, göçmen emeği ve yerleşiklerle sosyal ilişkiler ve uyum gibi konuları kapsayan sosyolojik araştırmalara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nüfus kompozisyonu
B
Göç araştırmaları
C
Nüfus standart sapması
D
Nüfus analitikleri
E
Nüfus hane halkı ölçek çalışması
Açıklama:
Göç Araştırmaları: Göçlerin nedenlerini, toplumsal etkilerini, dış göç ve iç göç, kırdan kente ve kentten kıra göç, akrabalarla bağlan- tılı olarak işe girme ve işe alma düzenekleri, göçmen emeği ve yerleşiklerle sosyal ilişkiler ve uyum gibi konuları kapsayan sosyolojik araştırmalardır.
Soru 3
Genel nüfus sayımlarında sayım günü ülkemiz sınırları içinde bulunan nüfusun sayımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kümülatif nüfus
B
Nüfus ölçeği
C
De facto nüfus
D
Ortalama nüfus
E
Nüfus envanteri
Açıklama:
Genel nüfus sayımlarında sayım günü ülkemiz sınırları içinde bulunan nüfusa de facto nüfus denilir.
Soru 4
Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile sonuçlanan göç türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Geriye göç
B
Döngüsel göç
C
Kümülatif göç
D
Zincirleme göç
E
Geçici göç
Açıklama:
Zincirleme göç: Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile sonuçlanan süreçtir
Soru 5
Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında hareket eden göçe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Zincirleme göç
B
Geriye göç
C
Kümülatif göç
D
Nihai göç
E
Döngüsel göç
Açıklama:
Döngüsel göç: Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında meydana gelen göçe verilen addır.
Soru 6
Göçmenlerin bazen asıl amaçlarını yerine getirmek bazen de değişen amaçları nedeniyle köken yerleşim yerlerine dönmelerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Geriye göç
B
Zincirleme göç
C
Döngüsel göç
D
Nihai göç
E
Geçici göç
Açıklama:
Geriye göç/Geri dönüş göçü: Göçmenlerin bazen asıl amaçlarını yerine getirmek bazen de değişen amaçları nedeniyle köken yerleşim yerlerine dönmeleridir. Bu göç çeşidi dışa göçün karşıtı ya da tersine çevrilmiş hâli değil aksine dış göçle birçok ortak noktası olan bir göç türüdür.
Soru 7
Yüksek ölümlülük ve yüksek doğurganlık düzeylerinden, düşük ölümlülük ve düşük doğurganlık düzeylerine doğru geçişe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nüfus döngüselliği
B
Demografik dönüşüm
C
Hanehalkı nüfus endeksi
D
Nüfus doğurganlığı
E
Nüfusun standart sapması
Açıklama:
Demografik Dönüşüm (Geçiş): Yüksek ölümlülük ve yüksek doğurganlık düzeylerinden, düşük ölümlülük ve düşük doğurganlık düzeylerine doğru geçiştir
Soru 8
Kamunun ya da devletin nüfusu belirleyen davranışları etkileyen uygulamaları belirlemesi ve yürütmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nüfus kontrolü
B
Nüfus ölçeklendirmesi
C
Nüfus politikası
D
Nüfus hizmetleri
E
Nüfus sağlığı ve dengeli beslenme
Açıklama:
Nüfus Politikası: Kamunun ya da devle- tin nüfusu belirleyen davranışları etkileyen uygulamaları belirlemesi ve yürütmesidir.
Soru 9
İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen ve 1948-1951 arasında yürürlüğe konulan bir ekonomik yardım paketine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Soğuk savaş müttefik planı
B
İhracatı teşvik paketi
C
İthalatı teşvik paketi
D
Marshall planı
E
NATO işbirliği anlaşması
Açıklama:
Marshall Planı: İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen ve 1948-1951 arasında yürürlüğe konulan bir ekonomik yardım paketidir.
Soru 10
Türk sosyolojisinde toplumsal değişmeyi açıklamak üzere yapısal-işlevselci yaklaşımı kullanmış olan Mübeccel B. Kıray’ın sosyoloji literatürüne kattığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkez çevre yaklaşımı
B
Anadoluculuk
C
Gecekondu
D
Hemşerilik
E
Tampon kurumlar
Açıklama:
Tampon mekanizmalar (işlevler): Türk sosyolojisinde toplumsal değişmeyi açıklamak üzere yapısal-işlevselci yaklaşımı kullanmış olan Mübeccel B. Kıray’ın sosyoloji literatürüne kavramsal bir katkısıdır. Buna göre tampon mekanizmalar toplumsal değişim sürecinde eski sistemden yeni sisteme geçişi sağlayan, özellikle maddi unsurlar ile değerler arasındaki uyumsuzluğu gideren mekanizmalardır.
Soru 11
Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nde ilk nüfus sayımı hangi yılda yapılmıştır?
Seçenekler
A
1927
B
1930
C
1940
D
1950
E
1955
Açıklama:
Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nde ilk genel nüfus sayımı 1927 yılında uygulanmıştır. Daha sonra ikinci sayım 1935’te gerçekleştirilmiş ve bu tarihten sonra 1990 yılına kadar nüfus sayımları her beş yılda bir yapılmaya devam etmiştir.
Soru 12
Türkiye'de iki genel nüfus sayımı arasındaki süre hangi yıldan sonra on yıla çıkartılmıştır?
Seçenekler
A
1970
B
1980
C
1990
D
2000
E
2010
Açıklama:
1990 yılına kadar nüfus sayımları her beş yılda bir yapılmaya devam etmiştir. 1990 yılındaki 13. genel nüfus sayımından sonra iki sayım arasındaki süre uzatılarak on yıla çıkarılmıştır.
Soru 13
Türkiye’de en son genel nüfus sayımı kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1995
B
2000
C
2005
D
2015
E
2019
Açıklama:
Türkiye’de en son genel nüfus sayımı 22 Ekim 2000 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Soru 14
Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile
sonuçlanan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
sonuçlanan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zincirleme göç
B
Döngüsel göç
C
Doğrusal göç
D
Geri dönüş göçü
E
Zorunlu göç
Açıklama:
Zincirleme göç: Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile sonuçlanan süreçtir.
Soru 15
Türkiye’de yasal ikamet veya çalışma iznine sahip yabancı uyruklu nüfus iç göç istatistiklerine hangi yıl dahil edilmiştir?
Seçenekler
A
2000
B
2005
C
2010
D
2015
E
2018
Açıklama:
Türkiye’de yasal ikamet veya çalışma iznine sahip yabancı uyruklu nüfus iç göç
istatistiklerine 2018 yılından itibaren dahil edilmiştir.
istatistiklerine 2018 yılından itibaren dahil edilmiştir.
Soru 16
Yüksek ölümlülük ve yüksek doğurganlık düzeylerinden, düşük ölümlülük ve düşük doğurganlık düzeylerine doğru geçişin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toplam Doğurganlık Hızı
B
Yenilenme Düzeyi Doğurganlık
C
Demografik Dönüşüm
D
Nüfus Politikası
E
Tampon mekanizma
Açıklama:
Demografik Dönüşüm (Geçiş): Yüksek ölümlülük ve yüksek doğurganlık düzeylerinden, düşük ölümlülük ve düşük doğurganlık düzeylerine doğru geçiştir.
Soru 17
Tampon mekanizmalar kavramı hangi sosyolog tarafından Türk sosyoloji literatürüne kazandırılmıştır?
Seçenekler
A
Mübeccel B. Kıray
B
Emre Kongar
C
Kemal Karpat
D
Sema Erder
E
Bahattin Akşit
Açıklama:
Tampon mekanizmalar (işlevler): Türk sosyolojisinde toplumsal değişmeyi açıklamak üzere yapısal-işlevselci yaklaşımı kullanmış olan Mübeccel B. Kıray’ın sosyoloji literatürüne kavramsal bir katkısıdır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Türk sinemasının 1950 ve 1980 döneminde yaşanan iç göçleri konu edindiği filmlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Keşanlı Ali Destanı
B
Gurbet Kuşları
C
Gecekondu Peşinde
D
Sultan
E
Uzak
Açıklama:
Türk sineması 1950 ve 1980 döneminde yaşanan iç göçlerin konu edindiği önemli
yapıtlar vermiştir. Bu dönemdeki iç göç olgusunun beyaz perdede anlatıldığı yapımlara örnek olarak; Suçlu (1959), Gurbet Kuşları ve Keşanlı Ali Destanı (1964), Gecekondu Peşinde (1967), Sultan (1978) filmleri verilebilir.
yapıtlar vermiştir. Bu dönemdeki iç göç olgusunun beyaz perdede anlatıldığı yapımlara örnek olarak; Suçlu (1959), Gurbet Kuşları ve Keşanlı Ali Destanı (1964), Gecekondu Peşinde (1967), Sultan (1978) filmleri verilebilir.
Soru 19
Bir kadının, belirli yaşa özel doğurganlık hızlarını takip edeceği varsayımı altında, doğurganlık çağı olan 15-49 yaş grubu boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısına karşılık gelen tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yenilenme Düzeyi Doğurganlık
B
Toplam Doğurganlık Hızı
C
Nüfus Politikası
D
Demografik Dönüşüm
E
Nüfus Patlaması
Açıklama:
Toplam Doğurganlık Hızı: Bir kadının, belirli yaşa özel doğurganlık hızlarını takip edeceği varsayımı altında, doğurganlık çağı olan 15-49 yaş grubu boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısıdır.
Soru 20
2003’teki 56. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü alan ve küçük yerleşim yerlerinden metropollere yeni bir yaşam kurma umuduyla göç edenlerin hikâyesini anlatan film aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İklimler
B
Kış Uykusu
C
Üç Maymun
D
Uzak
E
Bir Zamanlar Anadolu'da
Açıklama:
2003’teki 56. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü alan “Uzak” filmi günümüzde küçük yerleşim yerlerinden metropollere yeni bir yaşam kurma umuduyla göç edenlerin hikâyesini anlatmaktadır. Filmde gemilerde çalışmak umuduyla İstanbul’a gelen bir gencin
iş bulana kadar, İstanbul’da fotoğrafçılık yapmakta olan akrabasının yanında kaldığı dönem anlatılmaktadır. Şehir hayatının zorluğu içinde bireyselliği ön plana çıkmış olan ev sahibi akrabası beklenmedik bir anda karşısına çıkan bu akraba ziyaretinden memnun kalmamaktadır.
iş bulana kadar, İstanbul’da fotoğrafçılık yapmakta olan akrabasının yanında kaldığı dönem anlatılmaktadır. Şehir hayatının zorluğu içinde bireyselliği ön plana çıkmış olan ev sahibi akrabası beklenmedik bir anda karşısına çıkan bu akraba ziyaretinden memnun kalmamaktadır.
Soru 21
Göçler'in “kabile, aşiret, kavim, millet ve başka insan topluluklarının ortaya çıkmasını, değişmesini ve yeni siyasi ve kültürel kimlik kabullenmelerini” sağladığını belirten sosyolog ve göç araştırmacısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbrahim Yasa
B
İlhan Tekeli
C
Emre Kongar
D
Kemal Karpat
E
İbrahim Nacak
Açıklama:
Soruda verilen bilgileri ifade eden araştırmacının tanınması amaçlanmıştır.
Sosyolog ve göç araştırmacısı Kemal Karpat’ın deyişiyle göçler “kabile, aşiret, kavim, millet ve başka insan topluluklarının ortaya çıkmasını, değişmesini ve yeni siyasi ve kültürel kimlik kabullenmelerini” sağlamaktadır (Karpat, 2015; xxi).
Sosyolog ve göç araştırmacısı Kemal Karpat’ın deyişiyle göçler “kabile, aşiret, kavim, millet ve başka insan topluluklarının ortaya çıkmasını, değişmesini ve yeni siyasi ve kültürel kimlik kabullenmelerini” sağlamaktadır (Karpat, 2015; xxi).
Soru 22
Türkiye’de Cumhuriyet Döneminin ilk genel nüfus sayımı hangi yılda uygulanmıştır?
Seçenekler
A
1925
B
1927
C
1935
D
1932
E
1950
Açıklama:
Soruda Türkiye'de ilk nüfus Sayımının yapıldığı tarihin bulunması amaçlanmıştır.
Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nde ilk genel nüfus sayımı 1927 yılında uygulanmıştır. Daha sonra ikinci sayım 1935’te gerçekleştirilmiş ve bu tarihten sonra 1990 yılına kadar nüfus sayımları her beş yılda bir yapılmaya devam etmiştir. 1990 yılındaki 13. genel nüfus sayımından sonra iki sayım arasındaki süre uzatılarak on yıla çıkarılmıştır.
Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nde ilk genel nüfus sayımı 1927 yılında uygulanmıştır. Daha sonra ikinci sayım 1935’te gerçekleştirilmiş ve bu tarihten sonra 1990 yılına kadar nüfus sayımları her beş yılda bir yapılmaya devam etmiştir. 1990 yılındaki 13. genel nüfus sayımından sonra iki sayım arasındaki süre uzatılarak on yıla çıkarılmıştır.
Soru 23
Genel nüfus sayımlarında büyük ölçekte finansman ve insan gücü kaynağı kullanması zorunluluğu olduğu için, ülkemizde kayıt sistemlerine dayalı veri toplanmasına geçilmeden önceki son genel nüfus sayımı hangi tarihte yapılmıştır?
Seçenekler
A
22 Ekim 2000
B
16 Eylül 1998
C
20 Kasım 2002
D
15 Mart 1989
E
04 Aralık 2010
Açıklama:
Soruda ülkemizde yapılan son nüfus sayımı tarihinin hatırlanması amaçlanmıştır.
Genel nüfus sayımlarında büyük ölçekte finansman ve insan gücü kaynağı kullanması zorunludur. Bu nedenlerle ülkemizde en son genel nüfus sayımı 22 Ekim 2000 tarihinde,
Pazar günü 08:00 ile 17:00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten sonra gelişmiş pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de kayıt sistemlerine dayalı veri toplanmasına ağırlık verilmektedir
Genel nüfus sayımlarında büyük ölçekte finansman ve insan gücü kaynağı kullanması zorunludur. Bu nedenlerle ülkemizde en son genel nüfus sayımı 22 Ekim 2000 tarihinde,
Pazar günü 08:00 ile 17:00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten sonra gelişmiş pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de kayıt sistemlerine dayalı veri toplanmasına ağırlık verilmektedir
Soru 24
Belirli bir ilin aldığı göç ile verdiği göç büyüklükleri arasındaki fark aşağıdakilerin hangisi ile tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
İç göç
B
Dış göç
C
Kırsal göç
D
Şehirsel göç
E
Net göç
Açıklama:
Soruda verilen tanımın hatırlanması istenmektedir.
• Net göç: Belirli bir ilin aldığı göç ile verdiği göç büyüklükleri arasındaki farktır. Belirli bir ilin aldığı göç verdiğinden fazla ise net göç pozitif, verdiği göç aldığı göçten fazla ise net göç negatiftir
• Net göç: Belirli bir ilin aldığı göç ile verdiği göç büyüklükleri arasındaki farktır. Belirli bir ilin aldığı göç verdiğinden fazla ise net göç pozitif, verdiği göç aldığı göçten fazla ise net göç negatiftir
Soru 25
Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında hareket modeli olarak tanımlanabilecek göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Net göç
B
Zincirleme göç
C
Döngüsel göç
D
Geriye göç
E
Kentsel göç
Açıklama:
Soruda tanımı verilen göç türünün hatırlanması amaçlanmıştır.
Döngüsel göç: Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla
yerleşim yeri arasında hareket modeli (Bartram, 2017: 71).
Döngüsel göç: Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla
yerleşim yeri arasında hareket modeli (Bartram, 2017: 71).
Soru 26
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Türkiye'de, resmî nüfus ve demografi istatistiklerinde hangi tarihten itibaren kullanılmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
2006
B
2007
C
2008
D
2009
E
2010
Açıklama:
Soruda Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 'nin Türkiye'de, resmî nüfus ve demografi istatistiklerde hangi tarihten itibaren kullanıldığının hatırlanması amaçlanmıştır.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS), 29 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile başlatılmıştır. Türkiye, resmî nüfus ve demografi istatistiklerini 2008 yılından beri bu sistemi kullanarak üretmekte ve kullanıcılarla paylaşmaktadır.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS), 29 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile başlatılmıştır. Türkiye, resmî nüfus ve demografi istatistiklerini 2008 yılından beri bu sistemi kullanarak üretmekte ve kullanıcılarla paylaşmaktadır.
Soru 27
Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması (TGYONA), T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının talebi ve koordinatörlüğünde hangi üniversite tarafından kaç yılında planlanmış ve uygulanmıştır?
Seçenekler
A
Hacettepe Üniversitesi- 2006
B
Ankara Üniversitesi- 2008
C
Anadolu Üniversitesi- 2010
D
İstanbul Üniversitesi- 2016
E
Ege Üniversitesi- 2001
Açıklama:
Soruda verilen Araştırma örneğinin hangi üniversite tarafından ve kaç yılında uygulandığının hatırlanması amaçlanmıştır.
Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması (TGYONA), T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının talebi ve koordinatörlüğünde Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 2006 yılında planlanmış ve uygulanmıştır (HÜNEE, 2006: 1).
Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması (TGYONA), T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının talebi ve koordinatörlüğünde Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından 2006 yılında planlanmış ve uygulanmıştır (HÜNEE, 2006: 1).
Soru 28
Kamunun ya da devletin nüfusu belirleyen davranışları etkileyen uygulamaları belirleme ve yürütmesini amaçlayan nüfus politikaları kaç başlıkta ele alınmaktadır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Soruda nüfus planlaması türlerinin hatırlanması amaçlanmıştır.
Nüfus Politikası: Kamunun ya da devletin nüfusu belirleyen davranışları etkileyen uygulamaları belirlemesi ve yürütmesidir. Antinatalist politikalar doğurganlığı azaltmaya, pronatalist politikalar da doğurganlığı arttırmaya yönelik nüfus politikalarıdır (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB), 2013: 7).
Nüfus Politikası: Kamunun ya da devletin nüfusu belirleyen davranışları etkileyen uygulamaları belirlemesi ve yürütmesidir. Antinatalist politikalar doğurganlığı azaltmaya, pronatalist politikalar da doğurganlığı arttırmaya yönelik nüfus politikalarıdır (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB), 2013: 7).
Soru 29
Türkiye nüfus hızının artmasının ardından ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sorunların farkına varılarak, nüfus politikalarında değişikliğe gidilmesi ve antinatalist nüfus politikalarının benimsenmeye başlanmasına neden olan 557 sayılı “Nüfus Planlaması Hakkında Kanun” hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
4.7. 1960
B
9.7. 1970
C
1.4. 1965
D
10.1. 1980
E
20.12. 1985
Açıklama:
Soruda Türkiye'nin kaç yılında antinalist nüfus politikasına geçtiğinin hatırlanması amaçlanmıştır.
Türkiye nüfusu 1980 yılında 44,7 milyona ulaşmıştır (Türkiye İstatistik Kurumu [TÜİK], 2020). Nitekim bu dönemde hızlı nüfus artışıyla birlikte ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sorunların farkına varılarak nüfus politikalarında değişikliğe gidilmiştir. Bu sorunların arasında iç göçler ile kentsel alanların kısa zaman içinde büyümesi de yer almaktadır. 1.4. 1965 tarihli ve 557 sayılı “Nüfus Planlaması Hakkında Kanun” ile pronatalist politikalar terk edilerek antinatalist nüfus politikaları benimsenmeye başlanmıştır.
Türkiye nüfusu 1980 yılında 44,7 milyona ulaşmıştır (Türkiye İstatistik Kurumu [TÜİK], 2020). Nitekim bu dönemde hızlı nüfus artışıyla birlikte ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sorunların farkına varılarak nüfus politikalarında değişikliğe gidilmiştir. Bu sorunların arasında iç göçler ile kentsel alanların kısa zaman içinde büyümesi de yer almaktadır. 1.4. 1965 tarihli ve 557 sayılı “Nüfus Planlaması Hakkında Kanun” ile pronatalist politikalar terk edilerek antinatalist nüfus politikaları benimsenmeye başlanmıştır.
Soru 30
İkinci Dünya Savaşının ardından 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen ve 1948-1951 arasında yürürlüğe konulan, aralarından Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülkenin yararlandığı ekonomik yardım paketi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Churchill Planı
B
Stalin Planı
C
Eisenhower Doktrini
D
Truman Doktrini
E
Marshall Planı
Açıklama:
Soruda detayları verilen yardım paketinin tanınması amaçlanmıştır.
Marshall Planı: İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen ve 1948-1951 arasında yürürlüğe konulan bir ekonomik yardım paketidir. Bu yardım paketinden aralarından Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülke yararlanmıştır (Sunar, 2018: 221).
Marshall Planı: İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri tarafından önerilen ve 1948-1951 arasında yürürlüğe konulan bir ekonomik yardım paketidir. Bu yardım paketinden aralarından Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülke yararlanmıştır (Sunar, 2018: 221).
Soru 31
2020 yılında Tarımın işgücü içindeki yüzde payı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
16
B
21
C
25
D
50
E
58
Açıklama:
Tarımın iş gücü içindeki payı 1980 yılında yüzde 50 iken, 2010 yılında yüzde 25 ve 2020 yılında yüzde 16’dır. 2020 yılında ise iş gücünde olan nüfusun yüzde 21’i sanayide, yüzde 5’i inşaat sektöründe ve yüzde 58’i de hizmetler sektöründe çalışmaktadır.
Soru 32
……, göçün olmadığı veya etkisinin düşük olduğu varsayımı altında, bir nüfustaki kadınların, nüfusun kendisini sayısal olarak yenileyebileceği düzeyde doğurganlığa sahip olmasıdır.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Yenilenme düzeyi doğurganlık
B
Toplam doğurganlık hızı
C
Kaba doğum hızı
D
Kaba ölüm hızı
E
Yenidoğan hızı
Açıklama:
Yenilenme Düzeyi Doğurganlık: Göçün olmadığı veya etkisinin düşük olduğu varsayımı altında, bir nüfustaki kadınların, nüfusun kendisini sayısal olarak yenileyebileceği düzeyde doğurganlığa sahip olmasıdır.
Soru 33
1995-2000 döneminde Türkiye’de aşağıdaki eğitim düzeyindekilerden hangisinde en fazla iç göç yaşanmıştır?
Seçenekler
A
İlkokul mezunu
B
Ortaokul mezunu
C
Lise mezunu
D
Üniversite mezunu
E
Yüksek lisans ve doktora mezunu
Açıklama:
1995-2000 döneminde iç göçte yer alan nüfusun üçte biri ilkokul mezunu, yüzde 8’i orta okul mezunu, altıda biri lise ve yaklaşık onda biri de yüksek okul mezunudur. Dolayısıyla dönemin Türk toplumunda eğitim görmüş olanlardan özellikle ilk okuldan mezun olmuş kişiler daha fazla göç etmiştir.
Soru 34
Bahattin Akşit’e göre Türkiye’de 1923-1950 arası iç göç niteliğindeki ana nüfus hareketliliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Konar-göçerlik
B
Köyden kente göç
C
Kentten köye göç
D
Kentten kente göç
E
Köyden köye göç
Açıklama:
Toplumsal yapı konusunda eserleri olan Sosyolog Bahattin Akşit (1998: 23-24) bu dönemdeki iç göç niteliğindeki nüfus hareketleri hakkında konar göçerliğin altını çizmiştir. Bu dönemde emek henüz topraktan kopmamış ve ücret karşılığı çalışma kırsal alanda yaygınlaşmamıştı.
Soru 35
1960’lı yılların ikinci yarısı ile 1980 arasında meydana gelen iç göç aşağıdaki yönlerden hangisinde meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
Şehirden şehire
B
Şehirden köye
C
Köyden şehire
D
Köyden köye
E
Konar-göçerlik
Açıklama:
1960’lı yılların ikinci yarısı ile 1980 arasında iç göçlerde meydana gelen önemli bir gelişme ise nüfus hareketi yönünde şehirden-şehire göçün önem kazanması olmuştur. Bu gelişmenin ardındaki en temel sebep ise iller arasındaki eşitsiz ekonomik ve sosyal kalkınma düzeyidir.
Soru 36
1960’lı yılların başında İmar ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre İzmir’deki konutların yüzde kaçı gecekondu tipi yerleşimdir?
Seçenekler
A
24
B
40
C
45
D
48
E
64
Açıklama:
1960’lı yılların başında dönemin İmar ve İskân Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırma “Ankara’da konutların yüzde 64’ünün, Adana’dakilerin yüzde 48’inin, İstanbul, İskenderun ve Erzurum’dakilerin yaklaşık yüzde 40’ının ve İzmir’dekilerin yüzde 24’ünün” gecekondu tipi yerleşimden oluştuğunu tespit etmiştir
Soru 37
Türkiye’nin demografik dönüşüm sürecinin sınıflandırılmasında aşağıdakilerden hangisi etkili değildir?
Seçenekler
A
Göç politikaları
B
Göçün hızı
C
Göçün yönü
D
Göçün büyüklüğü
E
Göçün nedenleri
Açıklama:
Türkiye’nin demografik dönüşüm süreci, iç göçlerin büyüklüğü, hızı, yönü, nedenleri ve toplumsal etkileri dikkate alınarak bir sınıflama yapılabilir.
Soru 38
Türkiye’de köyden kente göçlerin yaygın olduğu şeklindeki görüş esasen aşağıdaki yıllardan hangisinden itibaren geçerliliğini kaybetmiştir?
Seçenekler
A
1970'ler
B
1980'ler
C
1990'lar
D
2000'ler
E
Günümüz
Açıklama:
Türkiye’de köyden kente göçlerin yaygın olduğu şeklindeki görüş esasen 1970’lerden itibaren geçerliliğini kaybetmiştir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi şehirden şehire göçün yönlerinden biridir?
Seçenekler
A
İlçe merkezinden ilçe merkezine
B
İlçe merkezinden köye
C
İl merkezinde köye
D
Köyden il merkezine
E
Köyden ilçe merkezine
Açıklama:
İlçe merkezinden köye ve il merkezinden köye şehirden köye göçün, köyden il merkezine ve köyden ilçe merkezine göç ise köyden şehire göçün yönleridir. İlçe merkezinden ilçe merkezine göç şehirden şehire göçün yönlerinden biridir. Bakınız Şekil 3.1
Soru 40
….., Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında hareket modeli olarak tanımlanır.
Yukarıdaki boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Döngüsel göç
B
Zincirleme göç
C
Geriye göç
D
Yaşam boyu göç
E
Net göç
Açıklama:
Döngüsel göç: Ekonomik gerekçelerle geçici ve konjonktürel olarak iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında hareket modeli olarak tanımlanır.
Soru 41
Kırdan kıra, kırdan kente, kentten kente ya da kentten kıra
şeklinde dört farklı şekilde sınıflandırılan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
şeklinde dört farklı şekilde sınıflandırılan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dış göç
B
İç göç
C
Geriye göç
D
Zincirleme göç
E
Döngüsel göç
Açıklama:
İç göçler, göç edilen yön dikkate alınarak kırdan
kıra, kırdan kente, kentten kente ya da kentten kıra
şeklinde dört farklı şekilde sınıflandırılır.
kıra, kırdan kente, kentten kente ya da kentten kıra
şeklinde dört farklı şekilde sınıflandırılır.
Soru 42
"Belirli bir ilden diğer illere giden göçün büyüklüğü" biçiminde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aldığı göç
B
Verdiği göç
C
Net göç
D
Göç hızı
E
Göç türü
Açıklama:
Verdiği göç: Belirli bir ilden diğer illere giden
göçün büyüklüğüdür.
göçün büyüklüğüdür.
Soru 43
"Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile sonuçlanan süreç" biçiminde tanımlanan göç türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zincirleme göç
B
Döngüsel göç
C
Geriye göç
D
Geçici göç
E
Ekonomik göç
Açıklama:
Zincirleme göç: Göçmenlerin, aile üyelerinin ve arkadaşlarının göçünü teşvik edip kolaylaştırdığı, bazen bir yörede yaşayan bireylerin neredeyse hepsinin tek bir yere göç etmesi ile
sonuçlanan süreçtir.
sonuçlanan süreçtir.
Soru 44
Türkiye, resmî nüfus ve demografi istatistiklerini hangi yıldan itibaren Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemini kullanmaktadır?
Seçenekler
A
2005
B
2006
C
2007
D
2008
E
2009
Açıklama:
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS),
29 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile başlatılmıştır. Türkiye, resmî nüfus ve demografi istatistiklerini 2008 yılından beri
bu sistemi kullanarak üretmekte ve kullanıcılarla
paylaşmaktadır.
29 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile başlatılmıştır. Türkiye, resmî nüfus ve demografi istatistiklerini 2008 yılından beri
bu sistemi kullanarak üretmekte ve kullanıcılarla
paylaşmaktadır.
Soru 45
Hanehalkı araştırmalarında veri toplama aracı olarak aşağıdakilerden hangisi kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Ölçek
B
Görüşme
C
Anket
D
Envanter
E
Rubrik
Açıklama:
Örneklem çerçevesini hanehalklarının oluşturduğu, veri toplama aracı olarak anketlerin kullanıldığı, çok aşamalı ve tabakalı örnekleme yöntemlerinin kullanıldığı araştırmalardır.
Soru 46
Evlilik, eğitim, iş değişikliği gibi nedenlerle gerçekleştirilen göçler aşağıdaki başlıklardan hangisinin içerisinde değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Ekonomik
B
Güvenlik
C
Ailevi
D
Bireysel
E
Geri dönüş
Açıklama:
Bireysel: Evlilik, eğitim, iş değişikliği/tayini, emeklilik
Soru 47
Türkiye'de 1923-1950'li yıllarda nüfus konusunda karşılaşılan en önemli sorun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yetişkin erkek nüfusu eksikliği
B
Eğitim düzeyinin düşük olması
C
Göçün hız kazanması
D
Doğurganlık düzeyinin azaltılması
E
Kente göçün hız kazanması
Açıklama:
Bu dönemde ülke nüfusunun yaş ve cinsiyet
yapısı uzun yıllar sürmüş olan savaş koşullarının
olumsuz etkilerini göstermekteydi. Özellikle 20-54
yaş grubu çalışma çağında olan yetişkin erkek nüfusu eksikliği karşı karşıya kalınan önemli bir sorundu.
yapısı uzun yıllar sürmüş olan savaş koşullarının
olumsuz etkilerini göstermekteydi. Özellikle 20-54
yaş grubu çalışma çağında olan yetişkin erkek nüfusu eksikliği karşı karşıya kalınan önemli bir sorundu.
Soru 48
Türkiye'de hangi dönem köyden şehre göçün ana nüfus hareketini oluşturduğu dönemdir?
Seçenekler
A
1923-1950 arası
B
1950-1965 arası
C
1965-1980 arası
D
1980-2000 arası
E
2000-2015 arası
Açıklama:
1950’li yıllar ile 1965 arası köyden-şehire göçün
ana nüfus hareketini oluşturduğu dönemdir.
ana nüfus hareketini oluşturduğu dönemdir.
Soru 49
1960’lı yılların ikinci yarısı ile 1980 arasında iç göçlerde meydana gelen önemli bir gelişme ise nüfus hareketi yönünde şehirden-şehire göçün önem kazanması olmuştur. Bu gelişmenin ardındaki en
temel sebep aşağıdakilerden hangisidir?
temel sebep aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güvenlik sorunu
B
Evlilik yoluyla yer değiştirme
C
Eğitim gereksinimi
D
Erkek-kadın nüfus dengesi
E
İller arasında eşitsiz ekonomi
Açıklama:
1960’lı yılların ikinci yarısı ile 1980 arasında
iç göçlerde meydana gelen önemli bir gelişme ise
nüfus hareketi yönünde şehirden-şehire göçün önem
kazanması olmuştur. Bu gelişmenin ardındaki en
temel sebep ise iller arasındaki eşitsiz ekonomik ve
sosyal kalkınma düzeyidir.
iç göçlerde meydana gelen önemli bir gelişme ise
nüfus hareketi yönünde şehirden-şehire göçün önem
kazanması olmuştur. Bu gelişmenin ardındaki en
temel sebep ise iller arasındaki eşitsiz ekonomik ve
sosyal kalkınma düzeyidir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde iç göç nedenlerinden ilk sırayı almaktadır?
Seçenekler
A
Hanedeki fertlerin birbirine bağımlı göçü
B
Eğitim
C
İş aramak
D
Tayin
E
Evlenme
Açıklama:
Göç edenlerin yaklaşık yarısı hanedeki fertlerden birine bağımlı olarak göç etmektedir. İkinci sırayı eğitim
amacıyla göç etme almaktadır. İş aramak ve tayin/iş değişikliği nedeniyle göç etme üçüncü sırada yer almaktadır. Göç edenlerin yaklaşık onda biri evlenme/boşanma nedeniyle göç etmiştir. Erkek göç edenler ile kadın göç edenlerin göç nedenleri eğitim nedeni dışında birbirinden farklılaşmaktadır. Hanedeki fertlerden
birine bağımlı göç kadınlar arasında çok yaygındır. Ekonomik nedenlerle göç etme ise erkek göç edenler
arasında kadınlara göre çok daha yaygındır.
amacıyla göç etme almaktadır. İş aramak ve tayin/iş değişikliği nedeniyle göç etme üçüncü sırada yer almaktadır. Göç edenlerin yaklaşık onda biri evlenme/boşanma nedeniyle göç etmiştir. Erkek göç edenler ile kadın göç edenlerin göç nedenleri eğitim nedeni dışında birbirinden farklılaşmaktadır. Hanedeki fertlerden
birine bağımlı göç kadınlar arasında çok yaygındır. Ekonomik nedenlerle göç etme ise erkek göç edenler
arasında kadınlara göre çok daha yaygındır.
Ünite 4
Soru 1
1975 yılından önce kadınların Avustralya’ya aile reisi olarak göç etmelerine izin verilmemesi göçle ilgili olarak aşağıdaki kavramlardan hangisiyle bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Göçün erilleşmesi
B
Göçün yoğunlaşması
C
Göçün çeşitlenmesi
D
Göçün kadınlaşması
E
Göçün cinsiyetsizleşmesi
Açıklama:
Göçün erilleşmesi, erkeklerin esas göçmenler, kadın ve çocukların ise yalnızca bağımlılar olarak gören anlayıştır.
Birçok ülkede, bağımlı olarak erkeklerin göç etmesi nedeniyle gelen kadınlar kendi hakları olarak oturum hakkına sahip değildir ve eğer boşanırlarsa sınır dışı edilme tehlikesiyle karşılaşmaktadırlar. Avustralya’da ise 1975’ten önce kadınların aile reisi olarak göç etmelerine izin verilmemiştir (Castles ve Miller, 2008).
Birçok ülkede, bağımlı olarak erkeklerin göç etmesi nedeniyle gelen kadınlar kendi hakları olarak oturum hakkına sahip değildir ve eğer boşanırlarsa sınır dışı edilme tehlikesiyle karşılaşmaktadırlar. Avustralya’da ise 1975’ten önce kadınların aile reisi olarak göç etmelerine izin verilmemiştir (Castles ve Miller, 2008).
Soru 2
Aşağıdaki dönemlerden hangisinden itibaren kadınların konumu göç sürecinin mağduru şeklinde ifade edilen pasif konumdan değişimin faili olarak tanımlandıkları aktörlüğe doğru dönüşmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
19.yüzyıl
B
1960’lar
C
1970’ler
D
1980’ler
E
1990’lar
Açıklama:
1990’lardan itibaren kadınların konumunun göç sürecinin mağduru şeklinde ifade edilen pasif konumdan değişimin faili olarak tanımlandıkları aktörlüğe doğru dönüşmesi söz konusu olmuştur (Şeker ve Uçan, 2016).
Soru 3
….., iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini tanımlamaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Bağlantılı göç
B
Gönüllü göç
C
Zorunlu göç
D
İç göç
E
Dış göç
Açıklama:
Bağlantılı göç, iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini tanımlamaktadır
Soru 4
BMMYK tarafından yapılan bir araştırmada, görüşülen Suriyeli sığınmacı kadınlardan %.... aile reisi olmalarından bu yana sorumluluklarının değiştiğini ve bunun kendilerini olumsuz yönde etkilediğini belirtmektedir.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
10
B
34
C
65
D
72
E
94
Açıklama:
BMMYK tarafından yapılan bir araştırmada, görüşülen Suriyeli sığınmacı kadınlardan %94’ü aile reisi olmalarından bu yana sorumluluklarının değiştiğini ve bunun kendilerini olumsuz yönde etkilediğini belirtmektedirler (Yılmaz, 2019).
Soru 5
BM raporlarına göre insan kaçakçılığı kurbanlarının %49’unu aşağıdaki kategorilerden hangisi oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Kadınlar
B
Çocuklar
C
Yaşlılar
D
Engelliler
E
Erkekler
Açıklama:
BM raporlarına göre insan kaçakçılığı kurbanlarının % 49’u kadınlardır. Kız çocukları ve kadınlar birlikte düşünüldüğünde oran %71’e çıkmaktadır (UNODC, 2018).
Soru 6
Göçle birlikte yaşanan ………, kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlükle karşılaştığında, hâkim toplumsal statüleri yıprandığında ortaya çıkar.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Erkeklik krizleri
B
Erkekliğin kaybı
C
Göçün erilleşmesi
D
Uygun erkeklik rolleri
E
Erkeklik deneyimi
Açıklama:
Göçle birlikte yaşanan erkeklik krizleri, kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal statüleri yıprandığında ortaya çıkar.
Soru 7
Özellikle sığınmacılar için hazırlanmış kamp ortamlarında kabul düzeyi en düşük grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
LGBTİ
B
Yoksullar
C
Yaşlılar
D
Engelliler
E
Çocuklar
Açıklama:
LGBTİ kişilerin kabul derecesi çok düşük olmaktadır. Özellikle sığınmacılar için hazırlanmış kamp ortamlarında kabul düzeyi en düşük düzeydedir (UNHCR, 2015).
Soru 8
Toplumsal cinsiyet rolleri doğuştan, sabit ve değişmez olmadıkları için ekonomik, sosyal ve kültürel değişimle birlikte sürekli olarak yeniden inşa edilirler. Söz konusu süreç, kimlik edinme süreci şeklinde de ifade edilebilir görüşünü savunan sosyal bilimciler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şeker ve Uçan
B
Castles ve Miller
C
Durgun ve Oğuz Gök
D
Schrover ve Moloney
E
O’Neil, Fleury ve Foresti
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet rolleri doğuştan, sabit ve değişmez olmadıkları için ekonomik, sosyal ve kültürel değişimle birlikte sürekli olarak yeniden inşa edilirler. Söz konusu süreç, kimlik edinme süreci şeklinde de ifade edilebilir (Şeker ve Uçan, 2016).
Soru 9
Genellikle ailece yapılan ve yoksulluğun etkisinin en fazla olduğu mevsimlik işçilerin göçünde kadınların oranı % olarak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
40
B
50
C
60
D
70
E
80
Açıklama:
Türkiye’de kadınlar, mevsimlik işçi konumunda göç ederek iş gücü piyasasına katılmaktadır. Genellikle ailece yapılan ve yoksulluğun etkisinin en fazla olduğu bu göçmen grubunda kadınların oranı %80’e kadar ulaşmaktadır (Yılmaz, 2019).
Soru 10
Toplumsal cinsiyet ve göçle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bazı ülkelerde bekar kadınların göç etme olasılığı daha düşüktür
B
Yoksul kadınlar daha fazla göç etmektedir
C
Yurt içi ve yurt dışı toplumsal ağların varlığı göç nedeni olabilir
D
Kadınlar evdeki ayrımcılık nedeniyle göç edebilirler
E
Kadınlar cinsiyet temelli yapısal eşitsizlikler nedeniyle göç edebilirler
Açıklama:
Beklentiler ve cinsiyet normları göç etme kararını büyük ölçüde etkilemektedir. Bazı ülkelerde bekâr kadınların göç etme olasılığı daha yüksektir.
Soru 11
Kadınların göç sürecindeki konumlarının değişimi, göç edenlerin toplumsal cinsiyete
dayalı eşitsizlik ve şiddetten korunması gerektiği ve bu amaçla uluslararası göç hukukunun düzenlenmesi gerektiği düşüncesinin ön plana çıkışı hangi yıllara rastlar?
dayalı eşitsizlik ve şiddetten korunması gerektiği ve bu amaçla uluslararası göç hukukunun düzenlenmesi gerektiği düşüncesinin ön plana çıkışı hangi yıllara rastlar?
Seçenekler
A
1950'ler
B
1960'lar
C
1970'ler
D
1980'ler
E
1990'lar
Açıklama:
1980’lerle birlikte kadınların göç sürecindeki konumlarının değişimi, göç edenlerin toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik ve şiddetten korunması gerektiği ve bu amaçla uluslararası göç hukukunun düzenlenmesi gerektiği düşüncesinin de ön plana çıkmasına yol açmıştır
1980'ler
1980'ler
Soru 12
Göçmen kadınlar, kadınla özdeşleşmiş işlerden hangi iş grubunda en fazla çalışmaktadır.
Seçenekler
A
Bakıcılık
B
Ev hizmetleri
C
Hemşirelik
D
Öğretmenlik
E
Serbest meslek
Açıklama:
Göç eden kadınlar, genellikle ev hizmetleri, bakıcılık, hemşirelik vb. kadınlarla
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en büyük grubu, ev hizmetlerinde çalışanlar oluşturmaktadır.
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en büyük grubu, ev hizmetlerinde çalışanlar oluşturmaktadır.
Soru 13
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanmasına işaret etmek üzere aşağıdaki hangi kavramdan söz edilebilir?
Seçenekler
A
Sınıf tahakkümü
B
Cinsiyetçilik
C
Cinsiyetçi ırkçılık
D
Toplumsal dışlanma
E
Toplumsal cinsiyet
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanmasına işaret etmek üzere cinsiyetçi ırkçılık olgusundan söz edilebilir.
Soru 14
Göçle birlikte erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin bakımını sağlama olanaklarının sınırlanması durumunda aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Erkeklik krizi
B
Erkek hegomanyası
C
Eril göç
D
Uygun erkeklik rolleri
E
Erkek iktidarı
Açıklama:
Göçle birlikte yaşanan erkeklik krizleri, kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal statüleri yıprandığında ortaya çıkar.
Ekeklik krizi
Ekeklik krizi
Soru 15
Toplumsal cinsiyete duyarlı göç politikalarının geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmaz?
Seçenekler
A
Göçmen kadınların temel hak ve özgürlüklerinin eksiksiz tanınması
B
Finans kurumlarına erişiminin sağlanması
C
Hizmet sektöründe esnek ve güvencesiz çalışmanın teşvik edilmesi
D
Kadınların siyasi katılımının güçlendirilmesi
E
Kadınların işe erişim ve iş fırsatlarının arttırılması
Açıklama:
Ev hizmetlerinde çalışanların maaş, çalışma saatleri, sağlık vb. haklarının güvence altına alınması gerekir. Bu nedenle C şıkkı doğru değildir.
Hizmet sektöründe esnek ve güvencesiz çalışmanın teşvik edilmesi
Hizmet sektöründe esnek ve güvencesiz çalışmanın teşvik edilmesi
Soru 16
Göçün kadınlaşması ile ilgili aşağıdaki eğilim ve durumlardan hangisi bir gerekçe olamaz?
Seçenekler
A
Gelişmiş ülkelerde kadın göçmen oranının daha fazla olması
B
Genel olarak kadın göçmen sayısındaki artış
C
Evliliğin kadın göç hareketlerinde başat rol oynaması
D
Hedef ülkelerde kadınlarla özdeşleşmiş işlerde işgücü talebi artışı
E
Göçün tüm çeşitlerinde kadınların artan varlığı
Açıklama:
Aile birleşimi ya da evlilik gibi geleneksel kadın göç hareketlerinin dışında işçi göçü,
insan ticareti ve sığınmacı göçü gibi göçün tüm çeşitlerinde kadınların artan varlığı ile C şıkkı çelişmektedir.
Evliliğin kadın göç hareketlerinde başat rol oynaması
insan ticareti ve sığınmacı göçü gibi göçün tüm çeşitlerinde kadınların artan varlığı ile C şıkkı çelişmektedir.
Evliliğin kadın göç hareketlerinde başat rol oynaması
Soru 17
Kadınların emek göçünde merkezi rol üstlenmesi hangi yıllara rastlar?
Seçenekler
A
1950'ler
B
1960'lar
C
!970'ler
D
1980'ler
E
1990'lar
Açıklama:
Kadınların emek göçünde merkezi rol üstlenmesi 1960'lardır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini tanımlamaktadır.
Seçenekler
A
Geçici göç
B
Bağlantılı Göç
C
Uzun süreli göç
D
Düzensiz göç
E
Düzenli göç
Açıklama:
Bağlantılı göç, iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini tanımlamaktadır.
Soru 19
Hangi tarihten sonra göçmen nüfusta kadınların yüzdesi giderek artmıştır?
Seçenekler
A
I.Dünya Savaşı
B
II.Dünya Savaşı
C
Büyük Buhran
D
Petrol krizi
E
Körfez savaşı
Açıklama:
II. Dünya Savaşı sonrası dönemde göçmen nüfusta kadınların yüzdesi giderek artmıştır
II. Dünya Savaşından itibaren
II. Dünya Savaşından itibaren
Soru 20
Göç sürecinde kadınların, erkeklerden ayrı bir şekilde kendilerine özgü durumuyla ele alınıp incelenmesinin gerekliliği ve öneminin ilk olarak vurgulandığı BM konferansı hangi ülkede dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Meksika
B
Danimarka
C
Fransa
D
Hollanda
E
İngiltere
Açıklama:
BM kadınlar Üzerine Dünya Konferansı, 1975, Meksika
Soru 21
Hangisi yakın geçmişte uluslararası göçün erkeklere ilişkin eril bir olgu olarak anlaşıldığının bir göstergesi olarak değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Batı Avrupa’da II. Dünya Savaşı’nın ardından erkeklere özgü meslekler olarak bilinen madencilik gibi iş kollarında ihtiyaç duyulan iş gücü için yoğun bir göçmen işçi akınının başlaması göçün erilliği düşüncesini pekiştirmiştir.
B
Ekonomik koşulların yanında göçün eril bir olgu olarak kavranması, sadece bireylerin ve ailelerin göç kararlarında değil aynı zamanda göç politikaları ve yasal düzenlemelerde de etkili olmuştur.
C
Kadınlar göç süreçlerinde sayısal olarak daha fazla yer aldıkları için, ayrıca dünyada yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin de etkisiyle göç tartışmalarında daha çok gündeme gelmeye başlamıştır.
D
İngiltere’de 1970’lerde Hint alt kıtasından aile birleşimi için gelen kadınlara bekâret testi yapılmış; Afro-Karayipli ve Asyalı kadınların kocalarını getirmeleri, ailenin doğal oturum yerinin kocanın ikamet ettiği yer olduğu gerekçesiyle engellemeye çalışılmıştır.
E
Avustralya’da 1975’e kadar kadınların aile reisi olarak göç etmelerine izin verilmemiştir. Birçok ülkede, bağımlı olarak erkeklerin göç etmesi nedeniyle gelen kadınlar kendi hakları olarak oturum hakkına sahip değildir ve eğer boşanırlarsa sınır dışı edilme tehlikesiyle karşılaşmaktadırlar.
Açıklama:
Eril Bir Olgu Olarak Göç
Kadınlar göç süreçlerinde sayısal olarak daha fazla yer aldıkları için, ayrıca dünyada yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin de etkisiyle göç tartışmalarında daha çok gündeme gelmeye başlamıştır.
Kadınlar göç süreçlerinde sayısal olarak daha fazla yer aldıkları için, ayrıca dünyada yaşanan toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin de etkisiyle göç tartışmalarında daha çok gündeme gelmeye başlamıştır.
Soru 22
Hangisi son yıllarda yaşanan en önemli gelişmelerden biri olarak görülemez?
Seçenekler
A
Göçün küreselleşmesi
B
Göçün merkezi yönetimi
C
Göçün kadınlaşması
D
Göçün hızlanması ve farklılaşması
E
Göçün giderek siyasallaşması
Açıklama:
Göçün Kadınlaşması
Göçün merkezi yönetimi
Göçün merkezi yönetimi
Soru 23
Hangi eğilim göçün kadınlaşması ile ilişkilendirilemez?
Seçenekler
A
Genel olarak kadın göçmen sayısındaki artış; ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde kadın göçmen oranının daha yüksek olması.
B
Aile birleşimi ya da evlilik gibi geleneksel kadın göç biçimlerinin dışında işçi göçü, insan ticareti ve sığınmacı göçü gibi göçün tüm çeşitlerinde kadınların artan varlığı.
C
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanmasının önüne geçilmesi.
D
Erkeklerin yaşadıkları ülkelerde tam zamanlı iş bulma sorunlarının kadınları başka coğrafyalarda iş aramaya yöneltmesi.
E
Hedef ülkelerde, hemşirelik, hasta bakıcılığı, ev temizliği ve bakıcılık gibi kadınlarla özdeşleşmiş işlerde iş gücü talebinin artması.
Açıklama:
Göçün Kadınlaşması
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanmasının önüne geçilmesi.
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanmasının önüne geçilmesi.
Soru 24
Hangisi ifadeyi doğru olarak tamamlar?
“Göçün kadınlaşması …………………………………………………………………………………… bağlantılıdır.”
“Göçün kadınlaşması …………………………………………………………………………………… bağlantılıdır.”
Seçenekler
A
iş ve iş gücünün ulus ötesi hâle getirilmesi süreciyle ve toplumsal cinsiyete dayalı iş gücü piyasalarıyla
B
cinsiyet rolleri, ilişkiler ve eşitsizlikler, göç kararının alınma nedeni ve biçimi ile
C
uluslararası göç süreçlerinin ilk dönemlerde erkek egemen olmasıyla
D
zamana ve kültüre bağlı olarak değişiklik gösteren toplumsal yapı ile
E
erkek egemen anlayışın etkisiyle göçlerin uzunca bir dönem eril bir olgu olarak kabul edilmesiyle
Açıklama:
Göçün Kadınlaşması
iş ve iş gücünün ulus ötesi hâle getirilmesi süreciyle ve toplumsal cinsiyete dayalı iş gücü piyasalarıyla
iş ve iş gücünün ulus ötesi hâle getirilmesi süreciyle ve toplumsal cinsiyete dayalı iş gücü piyasalarıyla
Soru 25
Hangi yıllarda tektipçi erkek ve kadın kavramlarından uzaklaşılmış ve toplumsal cinsiyet tartışmalarında erkeklikler ve kadınlıklar giderek daha fazla gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
1980’lerin başından itibaren
B
1985’lerin sonundan itibaren
C
1990’ların ortalarından itibaren
D
2000’lerin sonundan itibaren
E
2010’ların ortalarından itibaren
Açıklama:
TOPLUMSAL CİNSİYET VE GÖÇÜN ETKİLEŞİMİ
1990’ların ortalarından itibaren
1990’ların ortalarından itibaren
Soru 26
Yapılan araştırmalara göre hangisi Türkiye’deki göçmen kadınların yaşadıkları sorunlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Barınma, güvenlik
B
Dil eğitimi, mesleki eğitim
C
Ekonomik hayata katılım, toplumsal dışlanma
D
Aile içi şiddet
E
Sağlık / bakım
Açıklama:
Göçün Kadınlar Üzerindeki Etkileri
Aile içi şiddet
Aile içi şiddet
Soru 27
Hangisi kadınların göç etmesine yol açan etkenler arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Savaş, çatışma, karmaşa
B
Temel eğitim sorunları, yabancı dil öğrenme zorunluluğu
C
Kıtlık, ekonomik güçlükler
D
Doğal afetler, insan hakları ihlalleri
E
Şiddet, geleneksel kadın rollerinin baskısı
Açıklama:
Göçün Kadınlar Üzerindeki Etkileri
Temel eğitim sorunları, yabancı dil öğrenme zorunluluğu
Temel eğitim sorunları, yabancı dil öğrenme zorunluluğu
Soru 28
Toplumsal cinsiyet rollerinin ırkçı ve etnisite merkezli algılanması neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Cinsiyetçilik ve sınıf tahakkümü
B
Toplumsal normalleştirme
C
Göçmenlere karşı ayrımcılık
D
İktidar, saygınlık ve statü kaybı
E
Cinsiyetçi ırkçılık
Açıklama:
TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ POLİTİKALARI
Cinsiyetçi ırkçılık
Cinsiyetçi ırkçılık
Soru 29
Hangisi uluslararası kuruluşların ve uzmanların toplumsal cinsiyete duyarlı göç politikalarının geliştirilmesine yönelik önerileri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Geleneksel toplumsal cinsiyet ilişkilerinin erkeklere yüklemiş olduğu konum ve sorumlulukların göçle birlikte değişmesinin tartışılması.
B
Göçlerin eril bir olgu olarak tanımlanmasına yol açan toplumsal, siyasal ve ekonomik nedenlerin belirlenmesi.
C
Göçmen kadınlar için güvenli göçün önündeki engelleri hafifletmek üzere ve cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi amacıyla yasal düzenlemelerin revize edilmesi. Yasaların toplumsal cinsiyete duyarlı ve hak temelli olmasının sağlanması.
D
Göç süreçlerinde yer alan kadınlar, çocuklar, refakatsız çocuklar gibi farklı toplumsal grupların durumlarının anlaşılması.
E
Kadınlarla erkeklerin göç tercihlerini ve deneyimlerini etkileyen toplumsal cinsiyet normlarının, beklentilerinin, güç ilişkilerinin ve eşitsiz hakların araştırılması.
Açıklama:
Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Göç Politikaları
Göçmen kadınlar için güvenli göçün önündeki engelleri hafifletmek üzere ve cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi amacıyla yasal düzenlemelerin revize edilmesi. Yasaların toplumsal cinsiyete duyarlı ve hak temelli olmasının sağlanması.
Göçmen kadınlar için güvenli göçün önündeki engelleri hafifletmek üzere ve cinsiyet ayrımcılığının engellenmesi amacıyla yasal düzenlemelerin revize edilmesi. Yasaların toplumsal cinsiyete duyarlı ve hak temelli olmasının sağlanması.
Soru 30
Kadın göçmenlerin sayılarının erkeklerle neredeyse aynı sayıda olması yaklaşık olarak ne zaman anlaşılmıştır?
Seçenekler
A
1940’larda
B
1950’lerde
C
1960’larda
D
1970’lerde
E
1980’lerde
Açıklama:
Ortak algı, göçmenlerin ağırlıklı olarak erkek olduğu yönündedir. Aslında, cinsiyete göre küresel tahminler, 1960’tan beri sınır ötesi kadın göçmenlerin sayısının erkek göçmenlerle neredeyse aynı sayılara ulaştığını doğrulamaktadır. Bu durum göçmenlerin büyük çoğunluğunun erkeklerden oluştuğu yönündeki algının gerçekçi temelleri olmadığına işaret etmektedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi göçün toplumsal cinsiyete dayalı bir olgu olarak erkek ve kadın için farklılaştırmamaktadır?
Seçenekler
A
Toplumsal cinsiyet normları beklentileri
B
Güç ilişkileri
C
Eşit olmayan haklar
D
Toplumsal cinsiyet
E
Ekonomik koşullar
Açıklama:
Erkekler ve kadınların göç süreçlerinin benzerliklerinin yanında göç büyük ölçüde toplumsal cinsiyete dayalı bir olgu olarak erkek ve kadın için farklılaşır. Toplumsal cinsiyet normları ve beklentileri, güç ilişkileri, eşitsiz haklar, kadınlarla erkeklerin göç tercihlerini ve deneyimlerini değişik biçimlerde şekillendirmektedir. Bu nedenle doğru seçenek E seçeneğidir.
Soru 32
1990’larda kadınların konumunun “göç sürecinin mağduru” olmaktan “değişimin faili” olmalarına dönüştüren temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kadın hareketleri
B
Siyasal mücadeleler
C
Kadının aile içindeki rolü
D
Uluslararası konferanslar
E
Şiddetli çatışmalar
Açıklama:
1980’lerle birlikte göç konulu araştırma ve tartışmalarda, göç eden kadınların benzer deneyimleri, hedef ülkelerin iş gücü piyasasında kadınların işlevleri gibi konular öne çıkmaya başlamıştır. 1990’lardan itibaren kadınların konumunun göç sürecinin mağduru şeklinde ifade edilen pasif konumdan değişimin faili olarak tanımlandıkları aktörlüğe doğru dönüşmesi söz konusu olmuştur (Şeker ve Uçan, 2016). Çünkü kadınları göç sürecinde çoğunlukla fikrine başvurulmayan ancak göçle birlikte uyumları beklenen pasif nesneler olarak konumlandıran yanlış yaklaşıma karşın kadınlar aslında göçle birlikte aile sisteminin yeni yaşama uyum göstermesinde de anahtar rolü oynayan etkin öznelerdir. Doğru seçenek C seçeneğidir.
Soru 33
Göçün kadınlaştırılması, iş ve iş gücünün ulus ötesi hale getirilmesi süreciyle ve toplumsal cinsiyete dayalı iş gücü piyasalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kadın emeğine duyulan gereksinim azalmaktadır
B
Kadın ve erkeklerin iş deneyimleri birbirine benzerdir
C
Kadınlar tekrara dayalı işlerde istihdam edilmektedir
D
Kadınlar artan oranda imalata dayalı sektörlerde istihdam edilmektedir
E
Göç eden kadın istihdamı geleneksel rollerinin dışındadır
Açıklama:
Göçün kadınlaştırılması, iş ve iş gücünün ulusötesi hâle getirilmesi süreciyle ve toplumsal cinsiyete dayalı iş gücü piyasalarıyla bağlantılıdır. Zamanla kadın emeğine duyulan gereksinim artış göstermiştir. Toplumsal cinsiyete dayalı piyasa düzenlemeleri nedeniyle göçmen kadınların iş deneyimleri erkeklerin deneyimlerinden çoğunlukla farklıdır (Piper, 2009; Castles ve Miller, 2008). Kadınlar daha çok tekrara dayanan fabrika işleri ve düşük becerili işler gibi en az tercih edilen mesleklerde yoğunlaşmışlardır. Yine de kısmen imalat sektöründeki düşüşün bir sonucu olarak son yıllarda beyaz-yakalı işlere doğru kısmi bir geçiş de söz konusudur. Her şeye rağmen kadınların kişisel istihdamı çoğunlukla geleneksel bakım rolleriyle ilintilidir. Doğru seçenek C seçeneğidir.
Soru 34
Kadınların göç etmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınlar işçi olarak göç etmektedirler
B
Eğitim amacıyla göç eden kadın sayısı artmaktadır
C
Kadınlar aile kurarak evlilik yoluyla göç etmektedirler
D
Kadınlar erkekleri takip etmektedir
E
Kadınlar sığınmacı olarak göç etmektedirler
Açıklama:
Kadınlar sadece ailenin erkeklerini yani babalarını veya kocalarını takip ederek göç etmemektedir. İşçi olarak kendileri de göç etmektedirler. Yurt dışında çalışmak ya da eğitim amacıyla göç eden kadın sayısında kayda değer bir artış söz konusudur. Bunun yanında kadınlar aile kurarak evlilik yoluyla göç, aile birleşimleri ya da sığınmacı olarak göç etmektedirler ve sayısal açıdan bu tür göçlerde oldukça önemli bir yere sahip olmaya devam etmektedirler. Doğru seçenek D seçeneğidir.
Soru 35
“Cinsiyetçi beklentiler, basmakalıp modele uymayan göçmenlerin rollerinin küçümsenmesine yol açmaktadır” ifadesi aşağıdaki hangi göç ve toplumsal cinsiyet etkileşimiyle doğrudan ilişkilidir?
Seçenekler
A
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin göç üzerindeki etkileri
B
Göçün toplumsal cinsiyet üzerindeki etkileri
C
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin göçün temsilleri üzerindeki etkileri
D
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin göçün toplumsal sonuçları üzerindeki etkileri
E
Göçün ekonomik etkileri
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin göçün temsilleri üzerindeki etkileri: Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin göçün toplumsal sonuçları üzerindeki Avrupa göç tarihine ilişkin dönemselleştirmeler çarpıtıcı ve cinsiyetçi bir ön yargıyı yansıtır. 1950’lerde yoğunlaşan iş gücü göçünün kitlesel göç döneminin 1970’lerde sona ermesine kadar ezici bir çoğunlukla erkeklere ilişkin olduğu sonraki dönemde ise kadınların aile birleşimi ile göçlerinin ağırlık kazandığı varsayılmıştır. Bu temsil temelde üretici erkek ve ona bağımlı kadınların anlayışını yansıtmaktadır. Aslında çok sayıda kadın, 1970 öncesi yıllarda da bağımsız göçmenler olarak göç etmiştir. Aile birleşimleri döneminde de birçok genç erkek, bakmakla yükümlü olunan aile bireyleri konumunda göç etmiştir. Cinsiyetçi beklentiler, basmakalıp modele uymayan göçmenlerin rollerinin küçümsenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle doğru seçenek C seçeneğidir.
Soru 36
“Toplumsal cinsiyet kimliklerine uygun roller ve davranış kalıplarını dayatan ataerkil toplumsal cinsiyet düzeni erkeklere başkalarına şiddet gösterme, askerlik yapma; aile geçimini üstlenme, himayesi altında bulunan diğer bireyleri koruma; dezavantajları hakkında konuşmama gibi özellikler dayatması” aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?
Seçenekler
A
Farklı erkeklik deneyimleri
B
Uygun erkeklik rolleri
C
İktidar kaybı
D
Erkeklik krizi
E
Statü kaybı
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet kimliklerine uygun erkeklik rolleri ve davranış kalıplarını dayatan ataerkil toplumsal cinsiyet düzeni erkeklere başkalarına şiddet gösterme, askerlik yapma; aile geçimini üstlenme, himayesi altında bulunan diğer bireyleri koruma; dezavantajları hakkında konuşmama gibi özellikler dayatabilmektedir. Bu nedenle doğru seçenek B seçeneğidir.
Soru 37
Göç ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile ilgili aşağıdaki hangi ifade doğrudur?
I. Toplumsal cinsiyet ile ilgili problemler belli toplumlarda bulunmaktadır
II. Göç tüm taraflara zarar vermektedir
III. Toplumsal cinsiyet rolleri sabit ve değişmezdir
IV. Cinsiyet her zaman diğer kategorilerle anlamlı olur
I. Toplumsal cinsiyet ile ilgili problemler belli toplumlarda bulunmaktadır
II. Göç tüm taraflara zarar vermektedir
III. Toplumsal cinsiyet rolleri sabit ve değişmezdir
IV. Cinsiyet her zaman diğer kategorilerle anlamlı olur
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
Yalnızca III
D
Yalnızca IV
E
I ve II
Açıklama:
Tek başına cinsiyet her zaman anlamlı bir kategori olmayacaktır. Bununla birlikte, kadın göçmen ev işçisi, göçmen seks işçisi veya erkek yabancı inşaat işçisi gibi çok yönlü ve sosyal olarak yapılandırılmış kategorilerin önemli bir parçasıdır. Bu tür kategoriler sadece cinsiyete göre değil, aynı zamanda yaş, sınıf, ırk, etnik köken ve cinselliğe göre de oluşturulur. Bu nedenle doğru seçenek D seçeneğidir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi kadın göçmenler için faydalı, sorunları ve maliyetleri azaltarak daha sağlıklı politikalar geliştirilmesine yönelik temel unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Göç çok çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir
B
Yoksul kadınlar daha az göç edebilmektedir
C
Eğitim düzeyi ve mevcut istihdam ile göç arasında olumlu bir ilişki vardır
D
Beklenti ve cinsiyet normları göç etme kararını büyük ölçüde etkilemektedir
E
Yurt içi ve yurt dışında toplumsal ağların varlığı göçü daha fazla teşvik edebilir
Açıklama:
Toplumsal cinsiyet ve göç arasındaki karmaşık ve çok boyutlu ilişkileri daha iyi anlamak, özellikle kadın göçmenler için faydaları artıran ve sorunlar ile maliyetleri azaltan daha sağlıklı politikalara yol açacaktır. Bu kapsamda politika geliştiriciler tarafından göz önünde bulundurulması gereken unsurlar ve dolayısıyla politikaların temel boyutları şöyle ifade edilebilir:
- Göç, medeni durum, doğurganlık durumu, eğitim ve beceriler gibi bireysel faktörlerden veya statü veya sınıf gibi aile veya sosyal faktörlerden kaynaklanabilir.
- Yoksul kadınlar daha fazla göç etmektedir.
- Eğitim seviyesi ve mevcut istihdam göç ile olumlu bir şekilde ilişkilidir.
- Beklentiler ve cinsiyet normları göç etme kararını büyük ölçüde etkilemektedir. Bazı ülkelerde bekâr kadınların göç etme olasılığı daha yüksektir.
- Kadınlar, cinsiyet temelli yapısal eşitsizlikler ve evdeki ayrımcılık nedeniyle göç edebilirler.
- Yurt içi ve yurt dışında toplumsal ağların varlığı göçü daha fazla teşvik edebilir. Bu nedenle doğru seçenek B seçeneğidir.
Soru 39
“Kültürel kodlamaların bir ürünü olan toplumsal cinsiyete ilişkin kalıp yargılar kadın ve erkek arasında ………………. ………………. ………………. yol açmaktadır.“
Yukarıda bırakılan boşluğa aşağı verilen seçeneklerden hangisi en uygundur?
Yukarıda bırakılan boşluğa aşağı verilen seçeneklerden hangisi en uygundur?
Seçenekler
A
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine
B
Zorunlu göç sürecine
C
Uygun erkeklik rollerine
D
Erkeklikler üzerinde değişime
E
Ailenin doğal oturumuna
Açıklama:
Kültürel kodlamaların bir ürünü olan toplumsal cinsiyete ilişkin kalıp yargılar kadın ve erkek arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açmaktadır. Bu nedenle doğru seçenek A seçeneğidir.
Soru 40
Hangisi kırsal bölgelerde erkeklerin göç etmesinin kadınlara etkilerinden biri sayılamaz?
Seçenekler
A
Kadınların daha büyük bir tarım işçiliği yüküyle karşı karşıya kalması.
B
Kadınların gelirin nasıl kullanılacağı konusunda daha fazla kontrole sahip olabilmesi.
C
Kadınların sağlık hizmetlerinden daha çok yararlanması ve eğitim süreçlerinde daha çok yer alması.
D
Kadınların daha fazla ekonomik bağımsızlık kazanması.
E
Kadınların daha fazla güven ve daha fazla özgürlük kazanması.
Açıklama:
Göçün Kadınlık Üzerindeki Etkileri
Kadınların sağlık hizmetlerinden daha çok yararlanması ve eğitim süreçlerinde daha çok yer alması.
Kadınların sağlık hizmetlerinden daha çok yararlanması ve eğitim süreçlerinde daha çok yer alması.
Soru 41
Kadınların On Yılı Üzerine Dünya Konferansı ise 1980 yılında nerede düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Meksiko City
B
Pekin
C
Kopenhag
D
Amsterdam
E
Brüksel
Açıklama:
Kadınların On Yılı Üzerine Dünya Konferansı ise 1980 yılında Kopenhag’da düzenlenmiştir
Soru 42
......................, iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle
göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini anlatmak için kullanılır.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini anlatmak için kullanılır.
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Bağlantılı göç
B
Zincirleme göç
C
Mevsimlik göç
D
Zorunlu göç
E
Beyin göçü
Açıklama:
Bağlantılı göç, iş bulmak, görev gereği tayin gibi nedenlerle
göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini anlatmak için kullanılır.
göç eden ailenin erkek üyelerini takip eden kadınların hareketini anlatmak için kullanılır.
Soru 43
Göçle birlikte yeni bir toplumda ve kültürde yaşamaya
başlayan erkekler, erkeklik algılarıyla ilişkili iktidarlarını yeniden üretmelerine ya da yeniden inşa etmelerine olanak tanımayan farklı toplumsal koşullarla karşılaştıklarında inşa etmiş oldukları geleneksel ve hegemonik erkeklik olumsuz etkilenmektedir. Böylece erkek göçmenler, ........................yaşarlar
başlayan erkekler, erkeklik algılarıyla ilişkili iktidarlarını yeniden üretmelerine ya da yeniden inşa etmelerine olanak tanımayan farklı toplumsal koşullarla karşılaştıklarında inşa etmiş oldukları geleneksel ve hegemonik erkeklik olumsuz etkilenmektedir. Böylece erkek göçmenler, ........................yaşarlar
Seçenekler
A
güç zehirlenmesi
B
statü kaybı
C
güçlü otorite
D
güç istismarı
E
bilinç kaybı
Açıklama:
Göçle
birlikte yeni bir toplumda ve kültürde yaşamaya
başlayan erkekler, erkeklik algılarıyla ilişkili iktidarlarını yeniden üretmelerine ya da yeniden
inşa etmelerine olanak tanımayan farklı toplumsal
koşullarla karşılaştıklarında inşa etmiş oldukları
geleneksel ve hegemonik erkeklik olumsuz etkilenmektedir. Böylece erkek göçmenler, iktidar,
saygınlık ve statü kaybı yaşarlar
birlikte yeni bir toplumda ve kültürde yaşamaya
başlayan erkekler, erkeklik algılarıyla ilişkili iktidarlarını yeniden üretmelerine ya da yeniden
inşa etmelerine olanak tanımayan farklı toplumsal
koşullarla karşılaştıklarında inşa etmiş oldukları
geleneksel ve hegemonik erkeklik olumsuz etkilenmektedir. Böylece erkek göçmenler, iktidar,
saygınlık ve statü kaybı yaşarlar
Soru 44
Göçle birlikte yaşanan ................., kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin
bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal statüleri yıprandığında ortaya çıkar
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal statüleri yıprandığında ortaya çıkar
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Erkeklik krizleri
B
Göçün kadınsılaşması
C
Zincirleme göç
D
Cinsiyetçi göç
E
Bağlantılı göç
Açıklama:
Göçle birlikte yaşanan
erkeklik krizleri, kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin
bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal
statüleri yıprandığında ortaya çıkar
erkeklik krizleri, kültürel karşılaşmalarda göçmen erkeklerin iktidar alanları sarsıldığında, günümüz toplumlarında erkek egemenliğinin başta gelen temellerinden birini oluşturan gelir getirme ve ailelerinin
bakımını sağlama olanakları sınırlandığında, kimlik inşaları güçlüklerle karşılaştığında, hâkim toplumsal
statüleri yıprandığında ortaya çıkar
Soru 45
...........'a/e göre birbirleriyle yakın ilişki içerisinde gelişmiş olan ırkçılık, cinsiyetçilik ve sınıf tahakkümü temel olarak kapitalizm ve moderniteye özgü toplumsal normalleştirme ve dışlamanın üç özel biçimidir
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Balibar
B
Castles
C
Miller
D
Faist
E
Portes
Açıklama:
. Balibar’a (1991) göre
birbirleriyle yakın ilişki içerisinde gelişmiş olan
ırkçılık, cinsiyetçilik ve sınıf tahakkümü temel
olarak kapitalizm ve moderniteye özgü toplumsal
normalleştirme ve dışlamanın üç özel biçimidir
birbirleriyle yakın ilişki içerisinde gelişmiş olan
ırkçılık, cinsiyetçilik ve sınıf tahakkümü temel
olarak kapitalizm ve moderniteye özgü toplumsal
normalleştirme ve dışlamanın üç özel biçimidir
Soru 46
Kadınlar, gelişmiş ülkelerin bakım hizmetleri alanında olduğu gibi artan kadın iş gücü ihtiyacı ya da insan ticareti gibi nedenlerle göçün ..................hâline gelmiştir
Seçenekler
A
nedeni
B
sorunu
C
öznesi
D
periferisi
E
eminiyet sübapı
Açıklama:
Kadınlar, gelişmiş ülkelerin bakım hizmetleri
alanında olduğu gibi artan kadın iş gücü ihtiyacı
ya da insan ticareti gibi nedenlerle göçün öznesi
hâline gelmiştir
alanında olduğu gibi artan kadın iş gücü ihtiyacı
ya da insan ticareti gibi nedenlerle göçün öznesi
hâline gelmiştir
Soru 47
Göç eden kadınlar, genellikle
ev hizmetleri, bakıcılık, hemşirelik vb. kadınlarla
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en
büyük grubu, ..................... çalışanlar oluşturmaktadır
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
ev hizmetleri, bakıcılık, hemşirelik vb. kadınlarla
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en
büyük grubu, ..................... çalışanlar oluşturmaktadır
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
ev hizmetlerinde
B
tekstilde
C
silikon çip üretiminde
D
bilgisayar işletmenliğinde
E
Eğitimde
Açıklama:
Göç eden kadınlar, genellikle
ev hizmetleri, bakıcılık, hemşirelik vb. kadınlarla
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en
büyük grubu, ev hizmetlerinde çalışanlar oluşturmaktadır
ev hizmetleri, bakıcılık, hemşirelik vb. kadınlarla
özdeşleşmiş işlerde çalışmaktadırlar. Bunlardan en
büyük grubu, ev hizmetlerinde çalışanlar oluşturmaktadır
Soru 48
Pek çok ülkede, yabancı bir ülkede doğan çocuğun uyruğu yalnızca babası üzerinden aktarılıyordu. Bu tarz kurallar cinsiyetler arası eşitlik sağlamak amacıyla 1970’ler ve 1980’lerde
değiştirildi. Anneler vatandaşlıklarını aktarma
konusunda babalarla eşit haklara kavuşunca, iki
uluslu evlilikler otomatik olarak ..................... yol açmıştır
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
değiştirildi. Anneler vatandaşlıklarını aktarma
konusunda babalarla eşit haklara kavuşunca, iki
uluslu evlilikler otomatik olarak ..................... yol açmıştır
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
çifte vatandaşlığa
B
erkeklik krizine
C
statü kaybına
D
kadınların ezilmesinee
E
erkeklerin otorite kaybına
Açıklama:
Pek çok ülkede, yabancı bir ülkede doğan çocuğun uyruğu yalnızca babası üzerinden aktarılıyordu. Bu tarz kurallar cinsiyetler arası eşitlik sağlamak amacıyla 1970’ler ve 1980’lerde
değiştirildi. Anneler vatandaşlıklarını aktarma
konusunda babalarla eşit haklara kavuşunca, iki
uluslu evlilikler otomatik olarak çifte vatandaşlığa yol açmıştır
değiştirildi. Anneler vatandaşlıklarını aktarma
konusunda babalarla eşit haklara kavuşunca, iki
uluslu evlilikler otomatik olarak çifte vatandaşlığa yol açmıştır
Soru 49
Etnisite ve toplumsal cinsiyet temelli olarak ......................... piyasasının oluşması tüm göçmen ülkelerinde görülmektedir
Seçenekler
A
Fordist
B
Parçalı emek
C
Tam İstihdam
D
Sosyal devlet
E
Refah ekonomisi
Açıklama:
Etnisite ve toplumsal cinsiyet temelli olarak parçalı emek piyasasının oluşması tüm göçmen ülkelerinde görülmektedir
Soru 50
................. bağlamdaki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri göçmenlerin yaşamlarını ciddi biçimlerde
etkilemektedir. İşsizlik, eksik istihdam ve kadın
göçmenlere karşı ayrımcılık önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır.
Boşluğa hangisi gelmelidir?
etkilemektedir. İşsizlik, eksik istihdam ve kadın
göçmenlere karşı ayrımcılık önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır.
Boşluğa hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kültürel
B
Sosyolojik
C
Niteliksel
D
Ekonomik
E
Siyasal
Açıklama:
Ekonomik bağlamdaki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri göçmenlerin yaşamlarını ciddi biçimlerde
etkilemektedir. İşsizlik, eksik istihdam ve kadın
göçmenlere karşı ayrımcılık önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır.
etkilemektedir. İşsizlik, eksik istihdam ve kadın
göçmenlere karşı ayrımcılık önemli sorunlar olarak öne çıkmaktadır.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi "dil aracılığıyla anlamın üretilmesi" olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Metod
B
Temsil
C
İletim
D
Terim
E
Ahenk
Açıklama:
Temsil, kısaca, dil aracılığıyla anlamın üretilmesidir.
Soru 2
" ..................... bir iletinin alıcılarına karşılık gelir".
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Müşteri
B
Tüketici
C
İzlerkitle
D
Dinleyici
E
Okuyucu
Açıklama:
söylemekİzlerkitle: İngilizcedeki Audience teriminin karşılığı olarak Türkçe literatüre yerleşen İzlerkitle, basitçe bir iletinin alıcılarına karşılık gelir. Her ne kadar “izlemek” mastarı seyretmeyi ve görmeyi ifade etse de iletişim/medya çalışmaları ve medya sosyolojisi/antropolojisi alanlarında izlerkitle sözcüğü bütün medya tüketicilerine (gazete, dergi vs. okuyucuları, radyo dinleyicileri, TV izleyicileri ve tüm internet kullanıcılarına) karşılık gelecek şekilde kullanılmaktadır.
Soru 3
"İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları (1970)" adlı çalışma aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
L. Althusser
B
N. Chomsky
C
D. Kellner
D
W. Allen
E
M. Engelhardt
Açıklama:
İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları (1970) adlı çalışmanın yazarı Althusser'dir.
Soru 4
Küresel düzeyde her yıl daha da büyüyen toplam reklam pazarının 2020 yılında 620 milyar dolar civarında gerçekleşmesi, “dijital reklam” pazarının yaklaşık 325 milyar dolar olacağı ve sadece ................. ... .............’un payının ise takribî 230 milyar dolara ulaşacağı öngörülmektedir.
Boşluğa aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Boşluğa aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Seçenekler
A
Twitter ile Facebook
B
İnstagram ile Facebook
C
Youtube ile Google
D
Google ile İnstagram
E
Google ile Facebook
Açıklama:
Doğru cevap Google ile Facebook olmalıdır.
Soru 5
Yapılan bir ankete göre aşağıdaki ülkelerden hangisinde, göçmen yüzdesi hâlâ yüzde 10’un çok altında olmasına ve ülke ekonomisinin dünyanın en zenginlerinden biri olmasına rağmen, vatandaşlar arasında “göç” en önemli endişe konusu haline gelmiştir?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Hollanda
D
İspanya
E
Yunanistan
Açıklama:
Hollanda’da yapılan bir anket, göçmen yüzdesi hâlâ yüzde 10’un çok altında olmasına ve ülke ekonomisinin dünyanın en zenginlerinden biri olmasına rağmen, Hollanda vatandaşları arasında “göç”ün en önemli endişe konusu hâline geldiğini gösteriyor.
Soru 6
Hollanda'da yapılan bir anket vatandaşlar arasında "göç"'ün en önemli endişe konusu haline geldiğini ortaya koymuştur. Bunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ekonomik kaygı
B
Haksız rekabet
C
Cehalet
D
Terörizm
E
İdeolojik inşa
Açıklama:
Bu tür endişelerin altında yatan ise, sert bir ekonomik gerçeklik ya da “haksız rekabet” algısı değil, toptoplumun tüm “hastalıkları” karşısında “Öteki(leri) suçlayan politikacılar ve medya tarafından ortaklaşa yaratılmış ve propagandası yapılmış olan bir ideolojik inşadır.
Soru 7
"Söylem ve Irkçılığın İnkârı" isimli çalışma aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
T. Van Dijk
B
M. Mutman
C
N. Stevenson
D
C. R. Sunstein
E
S. Hall
Açıklama:
T. Van Dijk
Soru 8
2020 yılı itibariyle Türkiye'de yaklaşık olarak ne kadar sığınmacı vardır?
Seçenekler
A
2 milyon
B
3 milyon
C
4 milyon
D
5 milyon
E
6 milyon
Açıklama:
Türkiye’de, 23 Eylül 2020 itibarıyla geçici koruma altında 3 milyon 621 bin 968 Suriyelinin (Kaynak: https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/ Erişim 24 Eylül 2020) haricindeki çoğunluğunu Iraklı, Afgan, Somalili, Filistinli sığınmacıların ve mültecilerin oluşturduğu yaklaşık 400 bin nüfuslu göçmen ile birlikte 4 milyonu geçen bir kapasite mevcuttur.
Soru 9
2015 senesinde Bodrum'un Akyarlar beldesinde sahile cansız bedeni vuran bebeğin ismi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aylan Kürdi
B
Leyla Şevval
C
Özge Can
D
Ayla Mahsun
E
Rabia Naz
Açıklama:
Aylan Kürdi
Soru 10
Türkiye'de son yıllarda göçmen denince aşağıdakilerden hangisi akla gelmektedir?
Seçenekler
A
Almancılar
B
Iraklılar
C
Afganlar
D
Suriyeliler
E
Uygurlar
Açıklama:
Suriyeliler
Soru 11
İnşacı yaklaşıma göre, dil aracılığıyla anlam üretimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
İdeoloji
B
Söylem
C
Temsil
D
Sembol
E
Algı
Açıklama:
C
Soru 12
Dünyaya dil aracılığıyla kendine özgü anlamını getirenin konuşan olduğunu ve sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlama geldiğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yansıtıcı
B
Kasıtlı
C
İnşacı
D
Sembolik
E
Yapısalcı
Açıklama:
B
Soru 13
Egemen sınıfın kendi iktidarını yalnızca güç ve şiddet kullanarak devam ettir(e)mediğini, iktidarın yeniden üretiminde ikna ya da rızaya dayandırmasının da önemli olduğunu belirten kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
G. Murdock
B
T. A. van Dijk
C
S. Hall
D
N. Chomsky
E
Antonio Gramsci
Açıklama:
E
Soru 14
"Çağdaş Söylenler" adlı kitabında, bir ideolojinin insanlara empoze edilmesinde göstergelerin, simgelerin ve mitlerin medyadaki yaygın kullanımının önemine işaret eden kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
G. Murdock
B
Roland Barthes
C
Antonio Gramsci
D
U. Beck
E
Z. Bauman
Açıklama:
B
Soru 15
"İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları" adlı çalışmasında, kitle iletişim araçlarını devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak ele alan eleştirel kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
N. Chomsky
B
J. Curran
C
L. Althusser
D
M. Foucault
E
G. Murdock
Açıklama:
C
Soru 16
Aynı düşünce etrafında birleşen insanların sahip olduğu bilginin, o düşünce etrafında olanlarla sınırlı kalmasını ve aynı görüşteki düşüncenin pekiştirilerek hiç sorgulanmadan benimsenmesine işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Etkileşim odası
B
Yankı odası
C
Ses odası
D
Çözülme odası
E
Akıl odası
Açıklama:
B
Soru 17
Sosyal medyada birbiri ile aynı görüşte olan bireylerin birbirleri ile siyasi konularda iletişim içinde olmalarının onları daha radikalleştirdiğini, birbirinden farklı görüşlere sahip bireylerin birbiri ile iletişiminin azalarak siyasi kutuplaşmanın artacağını savunan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
R. Barthes
B
C.R. Sunstein
C
Z. Bauman
D
U. Beck
E
M. Castells
Açıklama:
B
Soru 18
Günümüz ırkçılığının en önemli özelliklerinden birinin inkara dayalı olarak sürdürüldüğünü "Söylem ve Irkçılığın İnkarı" isimli çalışmasında ortaya çıkartan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
D. Morley
B
K. Robins
C
E. Herman
D
T. A. van Dijk
E
S.Hall
Açıklama:
D
Soru 19
Seçici maruz kalma ile mevcut düşüncelerimizi güçlendirenlere öncelik verip, inançlarımıza meydan okuyanlardan kaçındığımızı belirten yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
D. Morley
B
K. Robins
C
A. Hermida
D
E. Herman
E
G. Murdock
Açıklama:
C
Soru 20
Türkiye’nin ilk sığınma yasası olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu hangi yıl yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
2011
B
2012
C
2013
D
2014
E
2016
Açıklama:
Türkiye’nin ilk sığınma yasası olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 11.04.2013’te yürürlüğe girmiştir.
Soru 21
"Kasıtlı yaklaşım" aşağıdakilerden hangi anlamı savunmaktadır?
Seçenekler
A
Sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlama gelmekte olduğunu savunur.
B
Sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlama gelmeyip mecazi anlama geldiğini savunur.
C
Sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlamın zıttı olduğunu savunur.
D
Sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlamı değil, dinleyicinin okurun ne anlam algıladıklarını savunur.
E
Sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlamdan çok bir yönlendirici ifadeler birliği olduğunu savunur.
Açıklama:
Lütfen "Temsil ve Anlam" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Dil aracılığıyla anlamın temsilini açıklayan ikinci yaklaşım olan kasıtlı (intentional) yaklaşım ise, yansıtıcı yaklaşımın tersi bir görüşü savunarak, dünyaya dil aracılığıyla kendine özgü anlamını getirenin konuşan olduğunu ve sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlama gelmekte olduğunu savunur.
Dil aracılığıyla anlamın temsilini açıklayan ikinci yaklaşım olan kasıtlı (intentional) yaklaşım ise, yansıtıcı yaklaşımın tersi bir görüşü savunarak, dünyaya dil aracılığıyla kendine özgü anlamını getirenin konuşan olduğunu ve sözcüklerin konuşanın/yazarın kastettiği anlama gelmekte olduğunu savunur.
Soru 22
İnşacı dil/temsil modeline dayanan okul aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskoçya Kültürel Çalışmalar Okulu
B
Galler Kültürel Çalışmalar Okulu
C
Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu
D
Oxford Kültürel Çalışmalar Okulu
E
Londra Kültürel Çalışmalar Okulu
Açıklama:
Lütfen "Medya, İktidar ve İdeoloji ya da Medya’da Temsil ve Anlam’ın İnşası" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
İnşacı dil/temsil modeline dayanan Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu medya metinlerinin dili/söylemi dolayımıyla iktidar/güç ilişkilerinin ve farklı egemen siyasal söylemlerin medya metinleri içinde nasıl temsil edildiğine odaklandığından bu tartışmada öne çıkan bir yaklaşımdır.
İnşacı dil/temsil modeline dayanan Britanya Kültürel Çalışmalar Okulu medya metinlerinin dili/söylemi dolayımıyla iktidar/güç ilişkilerinin ve farklı egemen siyasal söylemlerin medya metinleri içinde nasıl temsil edildiğine odaklandığından bu tartışmada öne çıkan bir yaklaşımdır.
Soru 23
Medya çalışmaları alanında egemen paradigmaya güçlü bir alternatif oluşturduğu için literatürde ............ olarak da anılan Kültürel Çalışmalar okulu işte bu ‘ideolojik’ boyutun yeniden keşfiyle birlikte biçimlenmiştir.
Yukarıdaki boşluğa uygun olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa uygun olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
anlamlandırma
B
ideolojik aygıtlar
C
hegemonik işlev
D
kültürel işlev
E
eleştirel paradigma
Açıklama:
Lütfen "Medya, İktidar ve İdeoloji ya da Medya’da Temsil ve Anlam’ın İnşası" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Medya çalışmaları alanında egemen paradigmaya güçlü bir alternatif oluşturduğu için literatürde eleştirel paradigma olarak da anılan Kültürel Çalışmalar okulu işte bu ‘ideolojik’ boyutun yeniden keşfiyle birlikte biçimlenmiştir.
Medya çalışmaları alanında egemen paradigmaya güçlü bir alternatif oluşturduğu için literatürde eleştirel paradigma olarak da anılan Kültürel Çalışmalar okulu işte bu ‘ideolojik’ boyutun yeniden keşfiyle birlikte biçimlenmiştir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi özgür bir medya ortamının olmaz ise olmazlarından sayılır?
Seçenekler
A
Medya çalışanlarına ödenen ücret.
B
Medya patronlarının çalışanlar ile olan ilişkisi.
C
Medyaya devlet müdahalesinin asgari düzeyde olması.
D
medya çalışanlarının mutlaka iyi eğitimli olması.
E
Medya çalışanlarında liyakat.
Açıklama:
Lütfen "Medya’nın Ekonomi-Politik Yapısı ya da Medya, Siyaset ve Sermaye İlişkisi" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Özgür bir medya ortamı medya çalışanlarının/ gazetecilerin güvenliğinin garanti edildiği, medyaya devlet müdahalesinin asgari düzeyde olduğu ve basının ağır yasal veya ekonomik baskılara maruz kalmadığı” bir ortamdır.
Özgür bir medya ortamı medya çalışanlarının/ gazetecilerin güvenliğinin garanti edildiği, medyaya devlet müdahalesinin asgari düzeyde olduğu ve basının ağır yasal veya ekonomik baskılara maruz kalmadığı” bir ortamdır.
Soru 25
Kvasny'ye göre internet ve bilgisayar kullanımından elde edilen faydalara eşit erişim olmaması durumuna aşağıdakilerden hangi isim verilir?
Seçenekler
A
Dijital Eşitsizlik.
B
Köy-Kent Farklılığı.
C
Eşit Olmayan Maddi Güç.
D
Programsız Yapılanma.
E
Eşit Olmayan Paylaşım.
Açıklama:
Lütfen "Medya’nın Ekonomi-Politik Yapısı ya da Medya, Siyaset ve Sermaye İlişkisi" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Dijital Eşitsizlik: İnternet ve bilgisayar kullanımından elde edilen faydalara eşit erişim olmaması durumu Kvasny (2006)
“Dijital Eşitsizlik” adını vermektedir.
Dijital Eşitsizlik: İnternet ve bilgisayar kullanımından elde edilen faydalara eşit erişim olmaması durumu Kvasny (2006)
“Dijital Eşitsizlik” adını vermektedir.
Soru 26
Günümüzde göç ve göçmenler konusunun medyadaki temsilinin giderek daha fazla önem kazanmasının önemli bir nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Emperyalizmin yükselişe geçmiş olması.
B
Konunun medyadaki popülaritesinin öne çıkmış olması.
C
Pek çok devletin göçe karşı sınırlarını kapatmış olması.
D
Birçok ülkedeki göç karşıtı siyasi partilerin ve göç karşıtı söylemler yükselişe geçmiş olması.
E
Göç konusundaki terör eylemlerinin ön planda olması.
Açıklama:
Lütfen "MEDYA, GÖÇ VE MÜLTECİLER" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Günümüzde göç ve göçmenler konusunun medyadaki temsilinin giderek daha fazla önem kazanmasının önemli bir nedeni, birçok ülkedeki göç karşıtı siyasi partilerin ve göç karşıtı söylemler yükselişe geçmiş olmasıdır.
Günümüzde göç ve göçmenler konusunun medyadaki temsilinin giderek daha fazla önem kazanmasının önemli bir nedeni, birçok ülkedeki göç karşıtı siyasi partilerin ve göç karşıtı söylemler yükselişe geçmiş olmasıdır.
Soru 27
Aşahadakilerden hangisi Van Dijk isimli kuramcının “ideolojik kare” olarak nitelendirdiği ideolojik söylem inşasının/üretiminin genel stratejilerinden sayılamaz?
Seçenekler
A
“Bizim” iyi şeylerimizi vurgula.
B
“Onların” kötü şeylerini vurgula.
C
“Bizim” kötü şeylerimizi vurgula.
D
“Onların” iyi şeylerini vurgulama.
E
“Bizim” kötü şeylerimizi vurgulama.
Açıklama:
Lütfen "MEDYA, GÖÇ VE MÜLTECİLER" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
(Van Dijk, 1995:37). Kuramcı, “ideolojik kare” olarak nitelendirdiği ideolojik söylem inşasının/üretiminin genel stratejilerini 1-“Bizim” iyi şeylerimizi vurgula, 2- “Onların” kötü şeylerini vurgula, 3- “Bizim” kötü şeylerimizi vurgulama ve 4. “Onların” iyi şeylerini vurgulama olarak belirtir.
(Van Dijk, 1995:37). Kuramcı, “ideolojik kare” olarak nitelendirdiği ideolojik söylem inşasının/üretiminin genel stratejilerini 1-“Bizim” iyi şeylerimizi vurgula, 2- “Onların” kötü şeylerini vurgula, 3- “Bizim” kötü şeylerimizi vurgulama ve 4. “Onların” iyi şeylerini vurgulama olarak belirtir.
Soru 28
Türkiye’nin ilk sığınma yasası olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu aşağıdakilerden hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
11.04.2013
B
08.06.2019
C
10.10.2012
D
05.07.2008
E
26.10.1997
Açıklama:
Lütfen "TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERİN, SURİYELİ SIĞINMACILARIN/ MÜLTECİLERİN MEDYADA TEMSİLİ" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Türkiye’nin ilk sığınma yasası olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 11.04.2013’te yürürlüğe girmiştir.
Türkiye’nin ilk sığınma yasası olan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 11.04.2013’te yürürlüğe girmiştir.
Soru 29
Türkiye'de sığınmacılarla ilgili anlatılan en temel sorunlarından birisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İş olanaklarının bulunmaması.
B
Devletin sığınmacılara yaptığı çadırkentler.
C
Sığınmacı seslerinin duyulmaması.
D
Sığınmacıların geri gönderilme sorunları.
E
Sığınmacıların ülkemizdeki kültürel uyumları.
Açıklama:
Lütfen "TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERİN, SURİYELİ SIĞINMACILARIN/ MÜLTECİLERİN MEDYADA TEMSİLİ" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Sığınmacılarla ilgili anlatılan en temel sorunlarından birisi, sığınmacı seslerinin duyulmamasıdır.
Sığınmacılarla ilgili anlatılan en temel sorunlarından birisi, sığınmacı seslerinin duyulmamasıdır.
Soru 30
Suriyeli mültecilere yönelik nefret söylemi özellikle hangi sosyal medya platformunda yeniden üretilip yaygınlaşmaktadır?
Seçenekler
A
Facebook
B
Instagram
C
Youtube
D
Wechat
E
Twitter
Açıklama:
Lütfen "Sosyal Medyada Suriyeli Mültecilerin Temsili ve Nefret Söylemi" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Suriyeli mültecilere yönelik nefret söylemi de özellikle Twitter’da yeniden üretilerek yaygınlaşmakta ve kimi zaman nefret suçu içeren paylaşımlar bir süreliğine de olsa dolaşıma girerek milyonlarca kullanıcı tarafından görülebilmektedir.
Suriyeli mültecilere yönelik nefret söylemi de özellikle Twitter’da yeniden üretilerek yaygınlaşmakta ve kimi zaman nefret suçu içeren paylaşımlar bir süreliğine de olsa dolaşıma girerek milyonlarca kullanıcı tarafından görülebilmektedir.
Soru 31
Dil’in, gerçekliğin kendisinin sunduğu hakikat karşısında şeffaf olduğunu ve içinde yaşanılan dünyayı, var olan dış ‘gerçekliği’ nesnel bir biçimde aksettirdiğini varsayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yansıtıcı
B
Kasıtlı
C
İnşacı
D
Temsilci
E
Simgeci
Açıklama:
MEDYANIN EKONOMİ-POLİTİK YAPISI VE TOPLUMSAL OLGULARIN VE SORUNLARIN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Yansıtıcı (reflective) yaklaşımda, anlamın gerçek dünyadaki nesne, kişi ya da olaylarda bulunduğu ve dilin, tıpkı bir ayna gibi, dünyada hâlihazırda var olan bu hakiki anlamı yansıttığı düşünülür (Hall, 1997:24). Farklı bir ifadeyle dil’in, gerçekliğin kendisinin sunduğu hakikat karşısında şeffaf olduğu varsayılır. Bu çerçevede, dil, içinde yaşanılan dünyayı, var olan dış ‘gerçekliği’ nesnel bir biçimde yansıtır/yansıtabilir (aksettirir).
Yansıtıcı (reflective) yaklaşımda, anlamın gerçek dünyadaki nesne, kişi ya da olaylarda bulunduğu ve dilin, tıpkı bir ayna gibi, dünyada hâlihazırda var olan bu hakiki anlamı yansıttığı düşünülür (Hall, 1997:24). Farklı bir ifadeyle dil’in, gerçekliğin kendisinin sunduğu hakikat karşısında şeffaf olduğu varsayılır. Bu çerçevede, dil, içinde yaşanılan dünyayı, var olan dış ‘gerçekliği’ nesnel bir biçimde yansıtır/yansıtabilir (aksettirir).
Soru 32
Kültürel Çalışmalar Ekolünün savunduğu medyanın ideolojik olduğu iddiası aşağıdaki ifadelerin hangisini öne sürmektedir?
Seçenekler
A
Medya söylemi iktidar ilişkilerinden bağımsızdır.
B
Medya anlamın toplumsal inşası alanında etkindir.
C
Anlamlandırma medyadan bağımsız olarak gerçekleşir.
D
Toplumsal gerçeklik medya tarafından şeffaflıkla yansıtılır.
E
Medya hegemonik yapının oluşmasını engeller.
Açıklama:
MEDYANIN EKONOMİ-POLİTİK YAPISI VE TOPLUMSAL OLGULARIN VE SORUNLARIN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Anlamlandırma iktidarı toplumda yansız bir güç değildir. Farklı bir ifadeyle, (medya’da) temsil hiçbir zaman tarafsız ve nötr değildir (Hall, 1984:72-74, 86). Anlam, “iktidar ilişkilerinin oyun alanı dışında kavramsallaştırılamaz,” iktidar ilişkilerinden soyutlanarak anlaşılamaz. Kısaca, medya’nın ideolojik olduğu açıktır ve “medyanın ideolojik olduğu iddiası, onun anlamın toplumsal inşası alanında etkili olduğunu söylemektir.
Anlamlandırma iktidarı toplumda yansız bir güç değildir. Farklı bir ifadeyle, (medya’da) temsil hiçbir zaman tarafsız ve nötr değildir (Hall, 1984:72-74, 86). Anlam, “iktidar ilişkilerinin oyun alanı dışında kavramsallaştırılamaz,” iktidar ilişkilerinden soyutlanarak anlaşılamaz. Kısaca, medya’nın ideolojik olduğu açıktır ve “medyanın ideolojik olduğu iddiası, onun anlamın toplumsal inşası alanında etkili olduğunu söylemektir.
Soru 33
(I) Mülkiyet yapısındaki değişim medyanın siyasi iktidarlarla olan ilişkisini kamunun/yurttaşların aleyhine olacak şekilde değiştirmektedir.
(II) Mülkiyet ilişkileri medyayı iktidara bağımlı hâle getirerek medya içeriklerini olumsuz olarak etkilemektedir
(III) Serbest piyasadaki rekabet bağımsız medyanın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır
(IV) Reklam veren özel ve/veya kamu kurumların, reklam vermeme yoluyla medya kurumlarına baskı uygulayarak medya içeriklerini etkileme potansiyeline sahiptirler
Yukarıdaki görüşlerden hangileri medyayı inceleyen Ekonomi-Politik yaklaşımın bakış açısını belirtmektedir?
(II) Mülkiyet ilişkileri medyayı iktidara bağımlı hâle getirerek medya içeriklerini olumsuz olarak etkilemektedir
(III) Serbest piyasadaki rekabet bağımsız medyanın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır
(IV) Reklam veren özel ve/veya kamu kurumların, reklam vermeme yoluyla medya kurumlarına baskı uygulayarak medya içeriklerini etkileme potansiyeline sahiptirler
Yukarıdaki görüşlerden hangileri medyayı inceleyen Ekonomi-Politik yaklaşımın bakış açısını belirtmektedir?
Seçenekler
A
(I); (II) ve (III)
B
(II); (III) ve (IV)
C
(I); (II) ve (IV)
D
(III) ve (IV)
E
(I) ve (II)
Açıklama:
MEDYANIN EKONOMİ-POLİTİK YAPISI VE TOPLUMSAL OLGULARIN VE SORUNLARIN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Ekonomi-politik yaklaşımlar arasında belirgin fikir ayrılıkları söz konusu olmakla birlikte, ortak paydada şu konularda mutabıktırlar: Mülkiyet yapısındaki değişim
medyanın siyasi iktidarlarla olan ilişkisini kamunun/ yurttaşların aleyhine olacak şekilde değiştirmektedir. Mülkiyet ve reklam süzgeçleri medyayı iktidara bağımlı hâle getirerek hem medya içeriklerini olumsuz olarak etkilemekte hem de bağımsız medyanın ortaya çıkışını engellemektedir.
Ekonomi-politik yaklaşımlar arasında belirgin fikir ayrılıkları söz konusu olmakla birlikte, ortak paydada şu konularda mutabıktırlar: Mülkiyet yapısındaki değişim
medyanın siyasi iktidarlarla olan ilişkisini kamunun/ yurttaşların aleyhine olacak şekilde değiştirmektedir. Mülkiyet ve reklam süzgeçleri medyayı iktidara bağımlı hâle getirerek hem medya içeriklerini olumsuz olarak etkilemekte hem de bağımsız medyanın ortaya çıkışını engellemektedir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi düşük eğitimli göçmenlerin dijital medya kullanımını en fazla sınırlayan faktördür?
Seçenekler
A
İnternet kullanımlarının göç ettikleri ülkelerde yasal olarak sınırlanması
B
Göç ettikleri toplumun kültürüne uyum sağlamamış olmaları
C
Belirli ve sürekli bir adreslerinin bulunmaması
D
Bilgisayar ağlarını kullanacak dijital beceriye sahip olmamaları
E
Yasadışı yollarla göç etmiş olmaları
Açıklama:
MEDYANIN EKONOMİ-POLİTİK YAPISI VE TOPLUMSAL OLGULARIN VE SORUNLARIN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Geleceğin düşük eğitimli etnik azınlıklar ve göçmenlere pek parlak gözükmediğini ifade eden Van Dijk’ göre (2016:272), “Uzaktan iletişim ve organizasyonu destekledikleri için bilgisayar ağları göçmenler ve etnik azınlıklar için güçlü fırsatlar sunmaktadır. Ancak pek çoğu gerekli dijital becerilere sahip değildir; daha da kötüsü yerel ve baskın dili yeterince iyi bilmemektedir veya bu dile hakim değildir. Bu yüzden de ağ toplumunda gereken teknik ve iletişimsel becerilerden yoksun kalabilirler.”
Geleceğin düşük eğitimli etnik azınlıklar ve göçmenlere pek parlak gözükmediğini ifade eden Van Dijk’ göre (2016:272), “Uzaktan iletişim ve organizasyonu destekledikleri için bilgisayar ağları göçmenler ve etnik azınlıklar için güçlü fırsatlar sunmaktadır. Ancak pek çoğu gerekli dijital becerilere sahip değildir; daha da kötüsü yerel ve baskın dili yeterince iyi bilmemektedir veya bu dile hakim değildir. Bu yüzden de ağ toplumunda gereken teknik ve iletişimsel becerilerden yoksun kalabilirler.”
Soru 35
(I) Başta sınıf çatışması olmak üzere bir toplumdaki mevcut toplumsal, siyasal, kültürel, etnik, toplumsal cinsiyete dair vb. çatışmaların gizlenmesi
(II) Mevcut iktidarı güçlendirmesi
(III) Toplumsal eleştiriyi kolaylaştırması
(IV) Göçmenlerin asimilasyonunu sağlaması
Yukarıda verilen özelliklerin hangileri “düşman imgelerin” kurgulanması, var olmadığında yaratılması ve yaygınlaştırılması yoluyla ortaya çıkmaktadır?
(II) Mevcut iktidarı güçlendirmesi
(III) Toplumsal eleştiriyi kolaylaştırması
(IV) Göçmenlerin asimilasyonunu sağlaması
Yukarıda verilen özelliklerin hangileri “düşman imgelerin” kurgulanması, var olmadığında yaratılması ve yaygınlaştırılması yoluyla ortaya çıkmaktadır?
Seçenekler
A
(I); (II) ve (III)
B
(II); (III) ve (IV)
C
(I); (II) ve (IV)
D
(III) ve (IV)
E
(I);ve (II)
Açıklama:
MEDYA, GÖÇ VE MÜLTECİLER bölümünü inceleyiniz.
“Düşman imgeleri,” başta sınıf çatışması olmak üzere bir toplumdaki mevcut toplumsal, siyasal, kültürel, etnik, toplumsal cinsiyete dair vb. çatışmaları gizleyerek mevcut iktidarı kuvvetlendirir (Beck, 1993: 28-29). Böylelikle hem toplum içinde dayanışma bağlarının güçlenmesi sağlanır hem de ait oldukları toplumun diğerlerinden farklı olduğu imajı pekiştirilir.
“Düşman imgeleri,” başta sınıf çatışması olmak üzere bir toplumdaki mevcut toplumsal, siyasal, kültürel, etnik, toplumsal cinsiyete dair vb. çatışmaları gizleyerek mevcut iktidarı kuvvetlendirir (Beck, 1993: 28-29). Böylelikle hem toplum içinde dayanışma bağlarının güçlenmesi sağlanır hem de ait oldukları toplumun diğerlerinden farklı olduğu imajı pekiştirilir.
Soru 36
Toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla birleştiklerini, toplumdaki siyahlar, göçmenler gibi dezavantajlı kesimlerin bu anlamda medya aracılığı ile günah keçisi haline getirildiklerini ileri süren yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
R. Girard
B
N. Chomsky
C
S.Hall
D
L. Althusser
E
R. Barthes
Açıklama:
MEDYA, GÖÇ VE MÜLTECİLER bölümünü inceleyiniz.
The Scapegoat (Günah Keçisi) kitabının yazarı olan René Girard, toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla birleştiklerini ifade eder. Ona göre Amerikan haber medyası göçmenler, siyahlar ve yoksullar gibi belli dezavantajlı grupları “günah keçisi” olarak seçer. Bu gruplar, filmlerde ve televizyon dizilerinde nüfustaki temsillerinin çok dışında olan bir biçimde kanuna uymayan kişiler olarak betimlenir.
The Scapegoat (Günah Keçisi) kitabının yazarı olan René Girard, toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla birleştiklerini ifade eder. Ona göre Amerikan haber medyası göçmenler, siyahlar ve yoksullar gibi belli dezavantajlı grupları “günah keçisi” olarak seçer. Bu gruplar, filmlerde ve televizyon dizilerinde nüfustaki temsillerinin çok dışında olan bir biçimde kanuna uymayan kişiler olarak betimlenir.
Soru 37
Günümüzde medya, göçmenleri ve mültecileri korku nesnesi gibi fobik temsiller olarak göstermesinin yanı sıra aşağıdakilerden hangisinin de bir nesnesi olarak göstermektedir?
Seçenekler
A
Egzotizm
B
Acıma
C
Umutsuzluk
D
Kültür
E
Değişim
Açıklama:
MEDYA, GÖÇ VE MÜLTECİLER bölümünü inceleyiniz.
Medya, göçmenleri ve mültecileri sadece korku nesneleri olarak göstermez. Medya, böylesi fobik temsillerin dışında, aynı zamanda göçmenleri ve mültecileri acıma nesneleri olarak göstermeye de eğilimlidir. Farklı bir ifadeyle, medyada göçmenler korku nesnesi olarak gösterildikleri “fobik” temsiller dışında, acıma nesneleri olarak da, patetik temsillerin konusu da olabilmektedir.
Medya, göçmenleri ve mültecileri sadece korku nesneleri olarak göstermez. Medya, böylesi fobik temsillerin dışında, aynı zamanda göçmenleri ve mültecileri acıma nesneleri olarak göstermeye de eğilimlidir. Farklı bir ifadeyle, medyada göçmenler korku nesnesi olarak gösterildikleri “fobik” temsiller dışında, acıma nesneleri olarak da, patetik temsillerin konusu da olabilmektedir.
Soru 38
Türkiye’de medyada yayınlanan haberler incelendiğinde Suriyeli mültecileri olumsuz ötekiler olarak gösteren konular aşağıda verilen alanlardan en çok hangi hangisinde yoğunlaşmaktadır?
Seçenekler
A
Emek sömürüsüne
B
Mülteci kadınların sorunlarına
C
Ekonomik yük olmalarına
D
Topluma entegrasyonlarına
E
Kayıt dışı istihdam edilmelerine
Açıklama:
TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERİN, SURİYELİ SIĞINMACILARIN/ MÜLTECİLERİN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Suriyelileri olumsuz bir şekilde temsil eden haberler en çok ekonomik yük, kentlerdeki gettolaşma ve toplumsal sorun ve suç öznesi olma temalarında yoğunlaşmıştır. Haber çerçeveleri, Suriyelilerin yoksul ve çaresiz, yani mağdur ve toplumsal sorun/tehdit olmak üzere iki ana temsiline işaret etmektedir. Suriyelilerin medya temsilleri, bu bireyleri “yardıma muhtaç” ve “yoksul insanlar” olarak tanımlamanın yanı sıra toplumsal yapı için de bir “tehdit” olarak göstermektedir.
Suriyelileri olumsuz bir şekilde temsil eden haberler en çok ekonomik yük, kentlerdeki gettolaşma ve toplumsal sorun ve suç öznesi olma temalarında yoğunlaşmıştır. Haber çerçeveleri, Suriyelilerin yoksul ve çaresiz, yani mağdur ve toplumsal sorun/tehdit olmak üzere iki ana temsiline işaret etmektedir. Suriyelilerin medya temsilleri, bu bireyleri “yardıma muhtaç” ve “yoksul insanlar” olarak tanımlamanın yanı sıra toplumsal yapı için de bir “tehdit” olarak göstermektedir.
Soru 39
Efe, Pandır ve Paksoy’un (2018) Algılar ve Gerçekler Arasında Türk Basınında Suriyeli Sığınmacılar adlı çalışmalarına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sığınmacıların yasal hakları güncel siyaset çerçevesinde basında incelenmektedir.
B
İnsan hakları çerçevesinde sığınmacı hakları tartışılmaktadır.
C
Mültecilerin yaşadıkları mağduriyetler nesnel bir dille anlatılmaktadır.
D
Suriyeli sığınmacılar haber fotoğraflarında belirli temalar etrafında temsil edilmektedir.
E
Türk basını Suriyeli sığınmacı temsillerini değiştiren bir söylem oluşturmaktadır.
Açıklama:
TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERİN, SURİYELİ SIĞINMACILARIN/ MÜLTECİLERİN MEDYADA TEMSİLİ başlıklı bölümü inceleyiniz.
Bu araştırmaya göre sığınmacıların mağduriyetlerinin anlatıldığı haberlerde
hakim olan duygusal dil, temel olarak okuyucuların acıma duygusuna hitap ettiği için konunun kapsamlı olarak ele alınmasını engellemektedir. Haber fotoğraflarına dair görsel analizde ise yazarlara göre, Suriyeli sığınmacılar haber fotoğraflarında belirli temalar etrafında temsil edilmektedir. Bu temalar etrafında sığınmacılar sırasıyla en çok i yoksul, ii) yerinden edilmiş, iii) yardıma muhtaç, ve iv) mağdur/kurban olarak temsil edilmektedir. Bu temsiller, sığınmacıları yardım muhtaç insanlar olarak göstererek, onlara yapılan yardımları (ve yapılan masrafları) insani sorumluluk çerçevesinde meşrulaştırmaktadır.
Bu araştırmaya göre sığınmacıların mağduriyetlerinin anlatıldığı haberlerde
hakim olan duygusal dil, temel olarak okuyucuların acıma duygusuna hitap ettiği için konunun kapsamlı olarak ele alınmasını engellemektedir. Haber fotoğraflarına dair görsel analizde ise yazarlara göre, Suriyeli sığınmacılar haber fotoğraflarında belirli temalar etrafında temsil edilmektedir. Bu temalar etrafında sığınmacılar sırasıyla en çok i yoksul, ii) yerinden edilmiş, iii) yardıma muhtaç, ve iv) mağdur/kurban olarak temsil edilmektedir. Bu temsiller, sığınmacıları yardım muhtaç insanlar olarak göstererek, onlara yapılan yardımları (ve yapılan masrafları) insani sorumluluk çerçevesinde meşrulaştırmaktadır.
Soru 40
Sunstein tarafından ortaya atılan “aynı düşünce etrafında birleşen insanların sahip olduğu bilginin, o düşünce etrafında olanlarla sınırlı kalması ve aynı görüşteki düşüncenin pekiştirilerek hiç sorgulanmadan benimsenmesine” işaret eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Seçici maruz kalma
B
Filtre baloncuğu
C
Kamplaşma
D
Homofili
E
Yankı odası
Açıklama:
TÜRKİYE’DE GÖÇMENLERİN, SURİYELİ SIĞINMACILARIN/ MÜLTECİLERİN MEDYADA TEMSİLİ bölümünü inceleyiniz.
Sunstein’in Yankı odası (echo-chamber) (etkisi) olarak kavramsallaştırdığı bu durum aynı düşünce etrafında birleşen insanların sahip olduğu bilginin, o düşünce etrafında olanlarla sınırlı kalması ve aynı görüşteki düşüncenin pekiştirilerek hiç sorgulanmadan benimsenmesi de işaret etmektedir. Sunstein
(2007), sosyal medyada birbiri ile aynı görüşte olan bireylerin birbirleri ile siyasi konularda iletişim içinde olmalarının onları daha radikalleştirdiğini, birbirinden farklı görüşlere sahip bireylerin birbiri ile iletişiminin azalarak siyasi kutuplaşmanın artacağını savunmuştur.
Sunstein’in Yankı odası (echo-chamber) (etkisi) olarak kavramsallaştırdığı bu durum aynı düşünce etrafında birleşen insanların sahip olduğu bilginin, o düşünce etrafında olanlarla sınırlı kalması ve aynı görüşteki düşüncenin pekiştirilerek hiç sorgulanmadan benimsenmesi de işaret etmektedir. Sunstein
(2007), sosyal medyada birbiri ile aynı görüşte olan bireylerin birbirleri ile siyasi konularda iletişim içinde olmalarının onları daha radikalleştirdiğini, birbirinden farklı görüşlere sahip bireylerin birbiri ile iletişiminin azalarak siyasi kutuplaşmanın artacağını savunmuştur.
Soru 41
Dil aracılığıyla anlamın üretilmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Temsil
B
Görüngü
C
Fenomen
D
Statü
E
Fobi
Açıklama:
Dil aracılığıyla anlamın üretilmesi temsildir.
Soru 42
İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları adlı çalışmasında, kitle iletişim araçlarının, yani medyanın da içinde yer aldığı bir dizi toplumsal kurumu devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak ele alan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Barthes
B
Hall
C
Castles
D
Faist
E
Althusser
Açıklama:
Althusser, İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları (1970) adlı
çalışmasında, kitle iletişim araçlarının, yani medyanın da içinde yer aldığı bir dizi toplumsal kurumu devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak ele alır.
çalışmasında, kitle iletişim araçlarının, yani medyanın da içinde yer aldığı bir dizi toplumsal kurumu devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak ele alır.
Soru 43
Gramsci, egemen sınıfın kendi iktidarını yalnızca güç ve şiddet kullanarak devam ettir(e)mediğini, iktidarın yeniden üretiminde ikna ya da rızaya dayandırmasının da önemli olduğunu belirttiği kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegemonya
B
İktidar
C
Tarihsel blok
D
Tampon mekanizma
E
Şeyleşme
Açıklama:
Gramsci'nin egemen sınıfın kendi
iktidarını yalnızca güç ve şiddet kullanarak devam
ettir(e)mediğini, iktidarın yeniden üretiminde ikna
ya da rızaya dayandırmasının da önemli olduğunu
belirttiği kavram hegemonyadır.
iktidarını yalnızca güç ve şiddet kullanarak devam
ettir(e)mediğini, iktidarın yeniden üretiminde ikna
ya da rızaya dayandırmasının da önemli olduğunu
belirttiği kavram hegemonyadır.
Soru 44
Geri planında kapitalist çıkarların olduğu düşünme biçimlerinin nasıl mitler hâline dönüşerek doğallaştığını irdeleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hall
B
Castles
C
Portes
D
Althusser
E
Barthes
Açıklama:
Barthes, geri planında kapitalist çıkarların olduğu düşünme biçimlerinin nasıl mitler hâline dönüşerek doğallaştığını irdeler
Soru 45
Uzaktan iletişim ve organizasyonu destekledikleri için bilgisayar ağları göçmenler ve etnik azınlıklar için güçlü fırsatlar sunduğunu ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hall
B
Van Dijk
C
Gramsci
D
Althusser
E
Barthes
Açıklama:
Van Dijk’ göre (2016:272), “Uzaktan iletişim
ve organizasyonu destekledikleri için bilgisayar ağları göçmenler ve etnik azınlıklar için güçlü fırsatlar
sunmaktadır
ve organizasyonu destekledikleri için bilgisayar ağları göçmenler ve etnik azınlıklar için güçlü fırsatlar
sunmaktadır
Soru 46
Günah Keçisi kitabında, toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla
birleştiklerini ifade eden düşünür aşağıdaiklerden hangisidir?
birleştiklerini ifade eden düşünür aşağıdaiklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gramsci
B
Barthes
C
Hall
D
Girard
E
Althusser
Açıklama:
The Scapegoat
(Günah Keçisi) kitabının yazarı olan René Girard
da, toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla
birleştiklerini ifade eder
(Günah Keçisi) kitabının yazarı olan René Girard
da, toplumların hep beraber korktukları veya nefret edebildikleri ortak bir “günah keçisi” aracılığıyla
birleştiklerini ifade eder
Soru 47
Dışarlıklıların içeriye akın etmesinin her zaman yerleşik olanın hayat biçimine
bir kafa tutuş anlamına geldiğini öngören düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
bir kafa tutuş anlamına geldiğini öngören düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Girard
B
Hall
C
Van Dijk
D
Elias
E
Gramsci
Açıklama:
Elias'a göre, dışarlıklıların içeriye akın
etmesi her zaman yerleşik olanın hayat biçimine
bir kafa tutuş anlamına gelmektedir.
etmesi her zaman yerleşik olanın hayat biçimine
bir kafa tutuş anlamına gelmektedir.
Soru 48
İngiliz ve Hollanda basınında ırk sorunlarının haberleştirilmesi üzerine yaptığı
bir çalışmasında da etnik azınlıkların, göçmenlerin çoğunlukla olumsuz rollerle ve suç, şiddet gibi stereotipleştirilmiş temalar çerçevesinde anlamlandırıldığını vurgulayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
bir çalışmasında da etnik azınlıkların, göçmenlerin çoğunlukla olumsuz rollerle ve suç, şiddet gibi stereotipleştirilmiş temalar çerçevesinde anlamlandırıldığını vurgulayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Girard
B
Barthes
C
Gramsci
D
Van Dijk
E
Hall
Açıklama:
Van Dijk, İngiliz ve Hollanda basınında
ırk sorunlarının haberleştirilmesi üzerine yaptığı
bir çalışmasında da etnik azınlıkların, göçmenlerin çoğunlukla olumsuz rollerle ve suç, şiddet
gibi stereotipleştirilmiş temalar çerçevesinde anlamlandırıldığını vurgular.
ırk sorunlarının haberleştirilmesi üzerine yaptığı
bir çalışmasında da etnik azınlıkların, göçmenlerin çoğunlukla olumsuz rollerle ve suç, şiddet
gibi stereotipleştirilmiş temalar çerçevesinde anlamlandırıldığını vurgular.
Soru 49
Modern ulus devlet yapısının kriziyle ilişkilendiren ve mültecilerin
modern ulus-devlet düzeni içinde bu kadar rahatsızlık verici unsur oluşturma nedenini mültecilerin insan ile vatandaş, doğum ile milliyet arasındaki
sürekliliği kopartarak, modern egemenliğin orijinal kurgusunu krize sokmasına bağlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
modern ulus-devlet düzeni içinde bu kadar rahatsızlık verici unsur oluşturma nedenini mültecilerin insan ile vatandaş, doğum ile milliyet arasındaki
sürekliliği kopartarak, modern egemenliğin orijinal kurgusunu krize sokmasına bağlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Van Dijk
B
Girard
C
Gramsci
D
Agamben
E
Hall
Açıklama:
Agamben, modern ulus devlet yapısının
kriziyle ilişkilendirmektedir. Agamben mültecilerin
modern ulus-devlet düzeni içinde bu kadar rahatsızlık verici unsur oluşturma nedenini mültecilerin
insan ile vatandaş, doğum ile milliyet arasındaki
sürekliliği kopartarak, modern egemenliğin orijinal
kurgusunu krize sokmasına bağlar.
kriziyle ilişkilendirmektedir. Agamben mültecilerin
modern ulus-devlet düzeni içinde bu kadar rahatsızlık verici unsur oluşturma nedenini mültecilerin
insan ile vatandaş, doğum ile milliyet arasındaki
sürekliliği kopartarak, modern egemenliğin orijinal
kurgusunu krize sokmasına bağlar.
Soru 50
Sears ve Freedman yalnız kendi siyasal görüşlerine seslenen gazeteleri satın
alarak okuyan insanların yaygınlaşmasının siyasal kutuplaşmaya neden olabileceğini aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklamaktadır.
alarak okuyan insanların yaygınlaşmasının siyasal kutuplaşmaya neden olabileceğini aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklamaktadır.
Seçenekler
A
Seçici Maruz kalma
B
Hegemonya
C
Tarihsel Blok
D
Fobik Temsil
E
Emniyet Sübabı
Açıklama:
Sears ve Freedman
(1967) Seçici Maruz Kalma kavramlarıyla yalnız
kendi siyasal görüşlerine seslenen gazeteleri satın
alarak okuyan insanların yaygınlaşmasının siyasal
kutuplaşmaya neden olabileceğini,
(1967) Seçici Maruz Kalma kavramlarıyla yalnız
kendi siyasal görüşlerine seslenen gazeteleri satın
alarak okuyan insanların yaygınlaşmasının siyasal
kutuplaşmaya neden olabileceğini,
Ünite 6
Soru 1
Türkiye'nin yurt dışına yönelik dış göç haraketliliği modern anlamda hangi yıllarda ortaya ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1940'lı yıllar
B
1950'li yıllar
C
1960'lı yıllar
D
1970'li yıllar
E
1980'li yıllar
Açıklama:
Cumhuriyet’in ilk yıllarında mübadeleler ile gerçekleşen bazı Avrupa ülkelerine yönelik göç hareketleri bir yana Türkiye’de modern anlamda ilk göç hareketliliğinin 1960’lı yıllarda yaşanmıştır.
Soru 2
1960'lardan itibaren Türkiye'de yurt dışına işgücü göçü ağırlıklı olarak hangi ülkeye doğru olmuştur?
Seçenekler
A
Almanya
B
Belçika
C
Hollanda
D
Fransa
E
İsviçre
Açıklama:
1960'lardan itibaren Türkiye'de yurt dışına işgücü göçü ağırlıklı olarak Almanya'ya doğru olmuştur.
Soru 3
1960'lı yıllarla ile birlikte Türkiye'den Avrupa'ya yönelik işgücü göçünün temel nedeni hangisidir?
Seçenekler
A
Kültürel
B
Ekonomik
C
Politik
D
Zorunlu göç
E
Mültecilik
Açıklama:
1960'lı yıllarla ile birlikte Türkiye'den Avrupa'ya yönelik işgücü göçünün temel nedeni ekonomiktir.
Soru 4
Nermin Abadan Unat'ın sınıflamasına göre Türkiye'den Avrupa'ya göçün 1950'li yıllardan itibaren geçtiğini aşamalar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir.
Seçenekler
A
1950-1970 dönemi ve 1970-2020 dönemi
B
1950'li yıllar ve 1980 sonrası yıllar
C
1950, 1970, 1990, 2010 yılları
D
1950, 1960, 1970, 1980, 1990 ve 2000 sonrası yıllar
E
1970-2000 ve 2000 sonrası yıllar
Açıklama:
Nermin Abadan Unat'a göre Türkiye'den Avrupa'ya olan göçün dönemlere göre sınıflandırılması şu şekildedir: 1950, 1960, 1970, 1980, 1990 ve 2000 sonrası yıllar.
Soru 5
Nermin Abadan Unat 1960'lı yıllarda Türkiye'den Avrupa'ya olan göçü hangi kavramla açıklamaktadır.
Seçenekler
A
Kitlesel göç dönemi
B
Kuşak dönemi
C
Nominal göç
D
Anonim göç
E
Aile birleşimi göçü
Açıklama:
Kitlesel göç dönemi olan 1960’larda ise başta Almanya ve ilerleyen yıllarda diğer Batı Avrupa ülkeleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde ve Türk hükûmetlerinin yurt dışı istihdam politikası doğrultusunda (Abadan-Unat, 2002) kitlesel göç başlamıştır.
Soru 6
Türkiye'de Avrupa'ya olan işgücü göçü 1970'ler ve özellikle 1980 sonrası için hangi kavramla tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Nominal göç
B
Anonim göç
C
Kitlesel göç
D
Öncü göç
E
İkinci kuşak göç dönemi
Açıklama:
1970’ler, 1980’ler ve devamı İkinci Kuşak dönemi olarak adlandırılabilir.
Soru 7
Türkiye'de Avrupa'ya olan işgücü göçünde Avrupa ülkelerindeki özel sektörden gelen talepler doğrultusunda ismen ve talep üzerine çağrılanlardan meydana gelen göçe ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Kitlesel göç
B
Anonim göç
C
Aile birleşimi
D
Nominal göç
E
Öncü göç
Açıklama:
Türkiye'de Avrupa'ya olan işgücü göçünde özel sektörden gelen talepler doğrultusunda ismen ve talep üzerine çağrılanlardan meydana gelen göçe nominal göç adı verilemktedir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'den yurt dışına giden göçmenlerle ilgili "tireli kimlik" örneği doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Misafir işçiler
B
Göçmen işçiler
C
Gurbetçiler
D
Almanyalı-müslüman-Türkler
E
Alamancılar
Açıklama:
Kendilerini Fransalı-Müslüman-Türkler veya Almanyalı-Müs- lüman-Türkler gibi tireli kimliklerle tanımlayan göçmenler ve onların çocukları, aslında bir yandan Avrupalılık gibi ulusötesi bir kimliğe öte yandan yine İslam gibi evrensel bir kimliği vurgulamaktadırlar.
Soru 9
Bazı ülkelerde, başta Almanya ve Fransa olmak üzere, yabancılara yönelik ayrımcılık, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi konularında isteksiz olmalarını Castells ve Miller hangi kavramla açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Etnosantrizm
B
Çokkültürlülük
C
Erime potası
D
Kültürel gecikme
E
Kültürel boşluk
Açıklama:
Castelles ve Miller'e göre bazı ülkelerde, başta Almanya ve Fransa olmak üzere, ırkçılıktan bahsetmek konusunda bir isteksizlik söz konusudur. Etnosantrizm ya da yabancı düşmanlığı gibi örtmeceler kullanılır.
Soru 10
1970'li yıllardaki hangi gelişme nedeniyle Almanya Türkiye'den işçi alımını durdurmuştur?
Seçenekler
A
Yasa dışı işgücü göçünün artması
B
İşçilerin ailelerini yanlarına almak istemesi
C
1973 dünya petrol krizi
D
Almanya'da artan yabancı düşmanlığı
E
1974 Kıbrıs Barış hareketi
Açıklama:
Almanya’nın da 1973 Petrol Krizi’nden olumsuz etkilenmesi ve ekonomisinde ciddi bir gerileme yaşanmasının ardından bu ülkede yabancı işçi alımı durdurulmuştur.
Soru 11
1960’larda başlayan ve Türkiye’den binlerce vatandaşın Avrupa ülkelerine giderek orada yoğun bir nüfus oluşturmalarına neden olan dış göçün niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğitim göçü
B
Siyasi nedenlerle dayalı göç
C
İş gücü göçü
D
Evlenme ve Aile birliği kurma göçü
E
Beyin göçü
Açıklama:
1960’larda başlayan ve Avrupa ülkelerine yönelen iş gücü göçü Türkiye’nin
göç ülkesi olarak sahip olduğu özellikleri köklü bir şekilde dönüştürmüştür. Dış göç süreci Türkiye’den yurt dışına göç eden binlerce vatandaşımızın özellikle Avrupa’nın belirli ülkelerinde Türkiye kaynaklı önemli bir nüfusun oluşmasına yol açmıştır
İş gücü göçü
göç ülkesi olarak sahip olduğu özellikleri köklü bir şekilde dönüştürmüştür. Dış göç süreci Türkiye’den yurt dışına göç eden binlerce vatandaşımızın özellikle Avrupa’nın belirli ülkelerinde Türkiye kaynaklı önemli bir nüfusun oluşmasına yol açmıştır
İş gücü göçü
Soru 12
Türkiye'den Batı Avrupa'ya göçlerin tarihsel aşamalarına bakıldığında aşağıdakilerden hangisi 1990'lı yıllara rastlayan göçlerin en temel özelliğidir?
Seçenekler
A
Bireysel girişimler, özel aracılar yolu ile göç
B
İkili anlaşmalarla, devletler eliyle işçi göçü
C
Etnisite ve kimlik üzerinden siyasal hakların taleplerine dayalı göçler
D
Çocukların gelecek ve eğitim sorunlarına dayalı göçler
E
Aile birleşimlerine dayalı göçler
Açıklama:
1990’lı yıllar: Yabancılar yasası, yabancıların kimlik kazanması, artan yabancı düşmanlığı, etnik işletmelerin yaygınlaşması,
etnik ve dinsel derneklerin yaygınlık kazanması, siyasal hakların talebi gibi bir dizi
etkenin şekillendirdiği göçler.
Etnisite ve kimlik üzerinden siyasal hakların taleplerine dayalı göçler
etnik ve dinsel derneklerin yaygınlık kazanması, siyasal hakların talebi gibi bir dizi
etkenin şekillendirdiği göçler.
Etnisite ve kimlik üzerinden siyasal hakların taleplerine dayalı göçler
Soru 13
Romanya, Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsızlıklarına kavuşmalarının ardından Balkanlarda yaşayan Türkleri takiben Çerkezler ve diğer Müslümanlar Anadolu’ya göç etmiştir. Bu göç hareketi hangi antlaşmanın bir sonucudur?
Seçenekler
A
Berlin Antlaşması
B
İstanbul Antlaşması
C
Aşmanya-İttifak anlaşması
D
Paris Antlaşması
E
Edirne Antlaşması
Açıklama:
Örneğin 1878 Berlin Antlaşması’yla Romanya, Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsız olmasının ardından Balkanlarda yaşayan Türkler başta olmak üzere Çerkezler ve diğer Müslümanlar Anadolu’ya göç etmiştir (Efe, 2018).
A Şıkkı. Berlin Antlaşması
A Şıkkı. Berlin Antlaşması
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da homojen bir nüfustan oluşan ulus-devletin uzun bir süreç sonucunda ortaya çıkışına, bir başka deyişle, nüfusun homojenleştirilmesi sürecine katkıda bulunan tarihsel olaylardan değildir?
Seçenekler
A
1912-1922 yılları arası tüm savaşlar
B
Balkan savaşı
C
I. Dünya Savaşı
D
Millî Mücadele
E
Roma Antlaşması
Açıklama:
Bu çerçevede gelişen kitlesel göçlerin toplumsal, ekonomik ve siyasi olarak Cumhuriyet
Dönemi’ni de etkileyecek önemli yapısal sonuçları olmuştur (Barut, 2018). Anadolu’da homojen bir nüfustan oluşan ulus-devlet uzun bir süreç sonucunda ortaya çıkmıştır. 1912 ile 1922 yılları arasındaki savaşlar, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele nüfusun homojenleşme sürecini şekillendirmiştir
Roma Antlaşması
Dönemi’ni de etkileyecek önemli yapısal sonuçları olmuştur (Barut, 2018). Anadolu’da homojen bir nüfustan oluşan ulus-devlet uzun bir süreç sonucunda ortaya çıkmıştır. 1912 ile 1922 yılları arasındaki savaşlar, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele nüfusun homojenleşme sürecini şekillendirmiştir
Roma Antlaşması
Soru 15
1945 ve 1970’lerin başında meydana gelen üç ana göç türü, gelişmiş endüstriyel ülkelerde yeni ve etnik açıdan farklı toplulukların oluşumuna yol açmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu üç türden biridir?
Seçenekler
A
Kalıcı işçi sistemiyle Batı Avrupa'ya uzak ülkelerden göç
B
Avusturalya'dan Asya ülkelerine yoğun göç
C
Eski sömürge ülkelerinin işçilerinin eski sömürgeci ülkelere göçü
D
Afrika'dan Türkiye ve Yunanistan'a göçler
E
Kuzey Amerika'dan Avustralya'ya göçler
Açıklama:
1960’lar: Kitlesel Göç Dönemi
1945 ve 1970’lerin başı , üç ana göç türü gelişmiş endüstriyel ülkelerde yeni ve etnik açıdan farklı toplulukların oluşumuna yol açmıştır (Castles ve
Miller, 2008):
a. Misafir işçi sistemi aracılığıyla, Avrupa çevresinde yer alan ülkelerden Batı Avrupa’ya
göç
b. Eski sömürge ülkelerinin işçilerinin eski sömürgeci ülkelere göçü
c. Önceleri Avrupa’dan ve sonra Asya ve
Latin Amerika’dan Kuzey Amerika ve
Avustralya’ya kalıcı göç
1945 ve 1970’lerin başı , üç ana göç türü gelişmiş endüstriyel ülkelerde yeni ve etnik açıdan farklı toplulukların oluşumuna yol açmıştır (Castles ve
Miller, 2008):
a. Misafir işçi sistemi aracılığıyla, Avrupa çevresinde yer alan ülkelerden Batı Avrupa’ya
göç
b. Eski sömürge ülkelerinin işçilerinin eski sömürgeci ülkelere göçü
c. Önceleri Avrupa’dan ve sonra Asya ve
Latin Amerika’dan Kuzey Amerika ve
Avustralya’ya kalıcı göç
Soru 16
Türkiye’de yurt dışına işçi göçü konusunda yapılmış ilk akademik çalışma olarak 1963 yılında yapılan ve 1964 yılında basılan “Batı Almanya’daki Türk İşçileri ve Sorunları” isimli eser kime aittir?
Seçenekler
A
Ahmet İçduygu
B
Kemal Kirişçi
C
Nermin Abadan-Unat
D
Clare Cummings
E
Julia Pacitto
Açıklama:
1950-1960’lı Yıllar: Ekmek Parası İçin Bilinmeyene Yolculuk: Türkiye’de yurt dışına işçi göçü konusunda yapılmış ilk akademik çalışma Nermin Abadan tarafından 1963 yılında yapılan ve 1964 yılında basılan “Batı Almanya’daki Türk İşçileri ve Sorunları” isimli eserdir (Şahin Kütük, 2015).
Nermin Abadan-Unat
Nermin Abadan-Unat
Soru 17
Batı Avrupa'ya organize Türk işçi göçü konusu üzerinden Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Sözleşmesi hangi yılda gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
1955
B
1961
C
1963
D
1970
E
1973
Açıklama:
30 Ekim 1961 tarihinde Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Sözleşmesi, iş gücü göçünün miladı olmuş, Batı Avrupa ülkelerine organize Türk işçi göçü, Türkiye ile Almanya arasında, Alman işverenlerin Türk misafir işçi istihdam etmesine izin veren bu anlaşmasıyla başlamıştır.
Soru 18
Almanya hükümeti tarafından göçmen işçi alımı durduruldu. Hemen sonra aile birleşimleriyle göçler devam etti. Bu gelişme, Türkiye'den göçenlerin sosyal yapılarında tarihsel gelişim ve değişimler açısından bir mihenk taşı olmuştur.
Yukarıdaki gelişmeler hangi yılda gerçekleşmiştir?
Yukarıdaki gelişmeler hangi yılda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1968
B
1973
C
1978
D
1980
E
1983
Açıklama:
Almanya ise göçmen işçi alımını 1973’te sonlandırmakla birlikte 1990’lı
yıllarda Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik geçici göçmen işçi kabul programları yürürlüğe koymuştur (Castles ve Miller, 2008).
Dikkat: Göçmen işçi alımının durdurulduğu ve sonrasına aile birleşimleriyle göçlerin devam ettiği 1973 yılı, Türk göçmenlerin sosyal yapılarında meydana gelen tarihsel gelişim ve değişimler açısından bir kilometre taşı niteliğindedir (Şen, 2003).
yıllarda Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik geçici göçmen işçi kabul programları yürürlüğe koymuştur (Castles ve Miller, 2008).
Dikkat: Göçmen işçi alımının durdurulduğu ve sonrasına aile birleşimleriyle göçlerin devam ettiği 1973 yılı, Türk göçmenlerin sosyal yapılarında meydana gelen tarihsel gelişim ve değişimler açısından bir kilometre taşı niteliğindedir (Şen, 2003).
Soru 19
Evlilik ve siyasi gerekçeli sığınma talepleri ile birlikte yasadışı işçi göçünün de yoğun olarak görüldüğü ve göçte kitlesel veya kontrollü süreçlerden bahsedilemeyen dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1960lar
B
1970ler
C
1980ler
D
1990lar
E
2000ler
Açıklama:
Evlilik göçlerinin ve siyasi gerekçeli sığınma taleplerinin yanında yasadışı işçi göçü de bu dönemde söz konusu olmuştur (Şen, 2003). Kaçak olarak ve yasal olmayan yollarla Avrupa ülkelerine giden ya da turist olarak giderek orada yasal olmayan şekillerde kalanlar ilerleyen süreçte farklı yöntemlerle yerleşim izni almayı denemiştir.
1960 ve 1970’lerdeki kitlesel işçi göçlerinin aksine 1980’lerden itibaren görülen farklı türlerdeki göçler kitlesel veya kontrollü süreçler olmamıştır.
1980ler
1960 ve 1970’lerdeki kitlesel işçi göçlerinin aksine 1980’lerden itibaren görülen farklı türlerdeki göçler kitlesel veya kontrollü süreçler olmamıştır.
1980ler
Soru 20
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi artan iş gücü ihracatını hedefleyip vasıfsız işçilerin Almanya’da çalışıp vasıflı işçiler olarak geri dönecekleri varsayımını kabul ederek ikili anlaşmalar dönemine geçişi mümkün kılmıştır?
Seçenekler
A
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı
B
Yabancılar yasası
C
1961 Anayasası
D
İstanbul Anlaşması
E
İkinci Dünya Savaşı
Açıklama:
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında (1962-67) artan iş gücü ihracatının bir hedef olarak kabul edilmesi ve bu sayede vasıfsız işçilerin Almanya’da çalışıp vasıflı
işçiler olarak geri dönecekleri varsayımının kabul edilmesi ise ikili anlaşmalar dönemine geçilmesini sağlamıştır. İkili anlaşmalarla yurt dışına giden işçi sayısında çok büyük artışlar yaşanmış ve işçiler devlet politikası dâhilinde rotasyon sistemine inanılarak Batı Avrupa ülkelerine gönderilmiştir
işçiler olarak geri dönecekleri varsayımının kabul edilmesi ise ikili anlaşmalar dönemine geçilmesini sağlamıştır. İkili anlaşmalarla yurt dışına giden işçi sayısında çok büyük artışlar yaşanmış ve işçiler devlet politikası dâhilinde rotasyon sistemine inanılarak Batı Avrupa ülkelerine gönderilmiştir
Soru 21
Aşağıdaki tarihi dönemlerin hangisinde bireysel girişim ve özel aracıların etkin olduğu Almanya’dan kurumsal düzeyde ‘stajyer’ söylemi ile başlayan işçi talebi söz konusu olmuştur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’lı yıllar
D
1980’li yıllar
E
1990’lı yıllar
Açıklama:
1950’li yıllar: Bireysel girişimler ve özel aracılar yolu ile göç. Bireysel girişim ve özel aracıların etkin olduğu 1950’lı yıllarda Almanya’dan kurumsal düzeyde ‘stajyer’ söylemi ile başlayan işçi talebi söz konusu olmuştur.
Soru 22
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ,Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye’deki göç süreçlerinin aşamaları düşünüldüğünde artan iş gücü ihtiyacına paralel olarak ikili anlaşmalar ile rotasyon inancı ve bireysel göçmen yerine “misafir işçi” kavramının kullanımı söz konusudur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’li yıllar
D
1980’li yıllar
E
1990’lı yıllar
Açıklama:
1960’lı yıllar: Artan iş gücü ihtiyacına paralel olarak ikili anlaşmalar ile devletler eliyle düzenlenen işçi göçü. İkili anlaşmalar, rotasyon inancı ve bireysel göçmen yerine “misafir işçi” kavramının kullanımı.
Soru 23
Aşağıdaki tarihlerin hangisinde, Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye’deki göç süreçlerinin aşamaları düşünüldüğünde kalıcılık ve bunun beraberinde getirdiği çocukların eğitim sorunları, dernekleşme hareketleri, getto yaşamı, sığınma istekleri, vize zorunluluğu ve geri dönüşü özendirici politikaların uygulanması söz konusudur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’li yıllar
D
1980’li yıllar
E
1990’lı yıllar
Açıklama:
1980’li yıllar: Kalıcılık ve bunun beraberinde getirdiği çocukların eğitim sorunları, dernekleşme hareketleri, getto yaşamı, sığınma istekleri, vize zorunluluğu ve geri dönüşü özendirici politikaların uygulanması.
Soru 24
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde, Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye’deki göç süreçlerinin aşamaları düşünüldüğünde yabancılar yasası, yabancıların kimlik kazanması, artan yabancı düşmanlığı, etnik işletmelerin yaygınlaşması, etnik ve dinsel derneklerin yaygınlık kazanması, siyasal hakların talebi gibi bir dizi etkenin şekillendirdiği göçler söz konusudur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’li yıllar
D
1980’li yıllar
E
1990’lı yıllar
Açıklama:
1990’lı yıllar: Yabancılar yasası, yabancıların kimlik kazanması, artan yabancı düşmanlığı, etnik işletmelerin yaygınlaşması, etnik ve dinsel derneklerin yaygınlık kazanması, siyasal hakların talebi gibi bir dizi etkenin şekillendirdiği göçler.
Soru 25
Aşağıdaki tarihi dönemlerin hangisinde, Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye’deki göç süreçlerinin aşamaları düşünüldüğünde ekonomik durgunluk ve yabancı işçi alımının durdurulması, “turist” (illegal) göçmenlere yasal bir statü kazandırılması, aile birleşimleri, çocuk parası gibi nedenlerle oluşan göçler söz konusudur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’li yıllar
D
1980’li yıllar
E
1990’lı yıllar
Açıklama:
1970’li yıllar: Ekonomik durgunluk ve yabancı işçi alımının durdurulması, “turist” (illegal) göçmenlere yasal bir statü kazandırılması, aile birleşimleri, çocuk parası gibi nedenlerle oluşan göçler.
Soru 26
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde, Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye’deki göç süreçlerinin aşamaları düşünüldüğünde göçün yeni biçimleri, çok kültürlülük ve entegrasyon üzerine tartışmalar. söz konusudur?
Seçenekler
A
1950’li yıllar
B
1960’lı yıllar
C
1970’li yıllar
D
1980’li yıllar
E
2000 sonrası
Açıklama:
2000 sonrası: Göçün yeni biçimleri, çok kültürlülük ve entegrasyon üzerine tartışmalar.
Soru 27
Abadan-Unat’ a göre Batı Avrupa ülkeleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde ve Türk hükûmetlerinin yurt dışı istihdam politikası doğrultusunda Aile birleşimi dönemi olan kitlesel göçün başlangıcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
1990
Açıklama:
Batı Avrupa ülkeleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde ve Türk hükûmetlerinin yurt dışı istihdam politikası doğrultusunda (Abadan-Unat, 2002) kitlesel göç başlamıştır. Aile birleşimi dönemi olan 1970’lerin başlarında Alman iş gücü piyasasının Türk iş gücüne doymuş olması nedeniyle, başvuruda bulunan Türklere Fransa’ya gitme imkânı sunulmuştur.
Soru 28
Abadan-Unat’ a göre Batı Avrupa ülkelerinin Türkiye’den iş gücü talebinde bulunmasıyla birlikte bireysel düzeyde ve kurumlar arası isme davet şeklinde gerçekleşen bir göç süreci olan Kitlesel göç dönemi ortaya çıkışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
2000
Açıklama:
Batı Avrupa ülkelerinin Türkiye’den iş gücü talebinde bulunmasıyla birlikte bireysel düzeyde ve kurumlar arası isme davet şeklinde gerçekleşen bir göç süreci ortaya çıkmıştır (Abadan-Unat, 2002). Kitlesel göç dönemi olan 1960’larda ise başta Almanya ve ilerleyen yıllarda diğer Batı Avrupa ülkeleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde ve Türk hükûmetlerinin yurt dışı istihdam politikası kitlesel göç başlamıştır.
Soru 29
1974 yılı itibarıyla, Almanya’da yaşayan 4.1 milyon yabancının yaklaşık 1 milyonu Türklerden oluşması ve bu rakamın 1982’de 1.6 milyona 1995’te ise 2 milyon yükselmesi başlangıç itibarı ile Türk işçileri sayısındaki hızlı artışta etken olan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtalyanların yurtlarına dönme eğilimi
B
Sırpların yurtlarına dönme eğilimi
C
Hırvatların yurtlarına dönme eğilimi
D
Arnavutların yurtlarına dönme eğilimi
E
Macarların yurtlarına dönme eğilimi
Açıklama:
1974 yılı itibarıyla, Almanya’da yaşayan 4.1 milyon yabancının yaklaşık 1 milyonu Türklerden oluşmaktaydı. Bu rakam, 1982’de 1.6 milyon, 1995’te ise 2 milyon olmuştur (Castles ve Miller, 2008). Türk işçileri sayısındaki hızlı artışta İtalyanların yurtlarına dönme eğilimi ile Yunanistan ve Yugoslavya’nın iş gücü ihraç politikalarındaki değişmeler de etkili olmuştur (İçduygu, Erder ve Gençkaya, 2014).
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi 1960’larda Türkiye’nin iş gücü göçü anlaşması imzaladığı Batı Avrupa ülkelerinden biridir?
Seçenekler
A
Yunanistan
B
İspanya
C
İtalya
D
Portekiz
E
Avusturya
Açıklama:
30 Ekim 1961 tarihinde Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Sözleşmesi, iş gücü göçünün miladı olmuş, Batı Avrupa ülkelerine organize Türk işçi göçü, Türkiye ile Almanya arasında, Alman işverenlerin Türk misafir işçi istihdam etmesine izin veren bu anlaşmasıyla başlamıştır. Türkiye daha sonra başka ülkelerle de art arda anlaşmalar imzalamıştır. Böylece Türkiye kısa sürede İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın yeniden imarı ve kalkınması ile gündeme gelen yabancı işçi istihdamı olgusunun ağırlıklı ve en önemli unsuru hâline gelmiştir. Türkiye’den giden işçiler muhatap ülkelerin kalkınmasında büyük rol oynamışlardır (Martin, 2012; Sayarı, 1986; Ünver, 2012; YTB, 2020). Belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti ile Batı Almanya arasındaki iş gücü göçünü başlatan anlaşma 1961 yılında imzalanmıştır. Bunun ardından 1964’te Belçika, Avusturya, Hollanda ve Danimarka, 1965 yılında Fransa, 1967 yılında İsveç ve 1971 yılında İsviçre ile anlaşmalar imzalanmıştır (Gelekçi ve Köse, 2009; Cuntz, 2011
Soru 31
Türkiye’de modern anlamda ilk göç hareketliliğinin hangi yıllarda yaşandığı söylenebilir?
Seçenekler
A
1950'li yıllar
B
1960'lı yıllar
C
1970'li yıllar
D
1980'li yıllar
E
1990'lı yıllar
Açıklama:
Cumhuriyet’in ilk yıllarında mübadeleler ile gerçekleşen bazı Avrupa ülkelerine yönelik göç hareketleri bir yana Türkiye’de modern anlamda ilk göç hareketliliğinin 1960’lı yıllarda yaşandığı söylenebilir.
Soru 32
Türkiye'den yurt sışına göçler 1970'lerde aşağıdakilerden hangisine yönelmiştir?
Seçenekler
A
Kuzey Afrika ve Orta Doğu
B
Avrupa
C
SSCB
D
Amerika
E
Kanada
Açıklama:
Türkiye’den yurtdışına göçler, 1960’larda Avrupa’ya, 1970’lerde Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerine, 1980’lerin sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine yönelmiş, Türkiye farklı göç sistemlerinin parçası hâline gelmiştir.
Soru 33
Aşağıda verilenlerden hangisi 1960'lı yıllarda yaşanan göçlerle ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Çok kültürlülük ve entegrasyon üzerine tartışmalar
B
Artan yabancı düşmanlığı, etnik işletmelerin yaygınlaşması
C
Aile birleşimleri, çocuk parası gibi nedenlerle oluşan göçler
D
Özel aracılar yolu ile göç
E
Misafir işçi kavramının kullanımı
Açıklama:
1960’lı yıllar: Artan iş gücü ihtiyacına paralel olarak ikili anlaşmalar ile devletler eliyle düzenlenen işçi göçü. İkili anlaşmalar, rotasyon inancı ve bireysel göçmen yerine “misafir işçi” kavramının kullanımı.
Soru 34
Aile birleşimi dönemi olan 1970’lerin başlarında Alman iş gücü
piyasasının Türk iş gücüne doymuş olması nedeniyle, başvuruda bulunan Türklere hangi ülkeye gitme imkanı doğmuştur?
piyasasının Türk iş gücüne doymuş olması nedeniyle, başvuruda bulunan Türklere hangi ülkeye gitme imkanı doğmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Hollanda
C
Fransa
D
Belçika
E
Rusya
Açıklama:
Aile birleşimi dönemi olan 1970’lerin başlarında Alman iş gücü
piyasasının Türk iş gücüne doymuş olması nedeniyle, başvuruda bulunan Türklere Fransa’ya gitme imkânı sunulmuştur.
piyasasının Türk iş gücüne doymuş olması nedeniyle, başvuruda bulunan Türklere Fransa’ya gitme imkânı sunulmuştur.
Soru 35
1913 yılında, hangi ülke ile imzalanan İstanbul Antlaşması ile nüfus mübadelesi yapılmıştır?
Seçenekler
A
Yunanistan
B
Bulgaristan
C
Almanya
D
Arnavutluk
E
Fransa
Açıklama:
1913 yılında, Bulgaristan’la imzalanan İstanbul Antlaşması ile nüfus mübadelesi yapılmış Osmanlı ülkesinin yurttaşlarından bir kesimi Avrupa’ya doğru göç etmiştir.
Soru 36
Türkiye Cumhuriyeti ile Batı Almanya arasındaki iş gücü göçünü başlatan anlaşma 1961 yılında imzalanmıştır. Bunun ardından 1965 yılında buna benzer bir sözleşme hangi ülke ile imzalanmıştır?
Seçenekler
A
Belçika
B
Avusturya
C
Hollanda
D
Fransa
E
İsveç
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti ile Batı Almanya arasındaki iş gücü göçünü başlatan anlaşma 1961 yılında imzalanmıştır. Bunun ardından 1964’te Belçika, Avusturya, Hollanda ve Danimarka, 1965 yılında Fransa, 1967 yılında İsveç ve 1971 yılında İsviçre ile anlaşmalar imzalanmıştır.
Soru 37
1960’ların sonlarından itibaren Avrupa’da kitlesel işçi göçleri hakkında kayda değer bir muhalefet söz konusu olmaya başlamıştır ancak göçe kapıların kapatılmasının dönüm noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petrol krizi
B
Kültür çatışması
C
Göçlerin kalıcı olması
D
Yerel halkın baskısı
E
Ekonomik buhran
Açıklama:
1960’ların sonlarından itibaren Avrupa’da kitlesel işçi göçleri hakkında kayda değer bir muhalefet söz konusu olmaya başlamıştır ancak göçe kapıların kapatılmasının dönüm noktası 1973 Petrol Krizi’nin yarattığı ekonomik durgunluk
dönemi olmuştur.
dönemi olmuştur.
Soru 38
1983-1984 yıllarında Almanya’da yabancı nüfusu azaltmak amacıyla hükûmet tarafından büyük ümitlerle çıkarılmış olan yasa aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Geri dönüşü teşvik yasası
B
Misafir işçi kabul yasası
C
Yabancı işalan kanunu
D
Aile birliğini koruma yasası
E
Yabancı yurttaş ikamet yasası
Açıklama:
1983-1984 yıllarında Almanya’da yabancı nüfusu azaltmak amacıyla hükûmet tarafından büyük ümitlerle çıkarılmış olan Geri Dönüşü Teşvik Yasası çerçevesinde yurda dönen vatandaşlarımızın
sayısı beklenenin çok altında gerçekleşmiş geri dönüş yapanların sayısı 220 bin civarında kalmıştır.
sayısı beklenenin çok altında gerçekleşmiş geri dönüş yapanların sayısı 220 bin civarında kalmıştır.
Soru 39
Türkiye kökenli olup Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmen kökenli insanları ve onların çocuklarını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Misafir işçi
B
Almancı
C
Tireli kimlikler
D
Euro-Türkler
E
Yabancı işçiler
Açıklama:
‘Euro-Türkler’ kavramı Türkiye kökenli olup Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmen kökenli insanları ve onların çocuklarını ifade etmektedir.
Soru 40
Aşağıdaki Kalkınma Planlarının hangisinde artan iş gücü ihracatı bir hedef olarak kabul edilmiş böylece rotasyon uygulaması ile vasıfsız işçilerin Avrupa’da çalışıp vasıflı işçiler olarak geri dönecekleri öngörülmüştür?
Seçenekler
A
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı
B
İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı
C
Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı
D
Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı
E
Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı
Açıklama:
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında artan iş gücü ihracatı bir hedef olarak kabul edilmiş böylece rotasyon uygulaması ile vasıfsız işçilerin Avrupa’da çalışıp vasıflı işçiler olarak geri dönecekleri öngörülmüştür.
Ünite 7
Soru 1
Toplam göçmen sayısı içerisinde çocukların da sayısının kayda değer bir seviyeye gelmesi ve çocuk ile çocukluğa dair bakış açısının değişmesiyle birlikte çocuk göçüne dair bilimsel çalışmalar hangi yıllardan itibaren artmıştır?
Seçenekler
A
1950’li yıllardan itibaren
B
1970’li yıllardan itibaren
C
1990’lı yıllardan itibaren
D
2000’li yıllardan itibaren
E
2010’lu yıllardan itibaren
Açıklama:
ÇOCUK GÖÇÜNÜN TARİHÎ ARKA PLANI
2000’li yıllardan itibaren
2000’li yıllardan itibaren
Soru 2
Hangisi uluslararası göçmen ve mülteci çocukların ortak noktalarına işaret eder?
Seçenekler
A
Yabancısı oldukları bir toplumda yaşamaya çalışmak ve bu süreçte çoğunlukla önyargı ve ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda kalmaları.
B
Göçmen çocukların çoğunlukla aile fertleriyle birlikte yasal bir vize başvurusu sonucu yeni ülkeye yerleşmeleri ve ülkenin onlara sunduğu göçmen haklarına bağlı olarak bir hayat kurmaları.
C
Mülteci çocukların aileleriyle birlikte ya da kendi başlarına; çoğu zaman yasadışı yollarla, yeni bir ülkeye ulaşmaları ve sığınma başvurusunda bulunmaları. Sığınma başvuruları sonuçlanana dek varış ülkesinde belirsiz bir geleceği içeren geçici konumda yaşamaları.
D
Sığınma talebinin reddedilmesinden korkan mülteci çocukların ve ailelerinin pek çoğunun kayıt dışı yaşamaya devam etmesi.
E
Kayıt dışı yaşayan çocuk mültecilerin eğitim ve sağlık hizmeti alamamaları; çalışma imkanlarından yararlanamamaları. Çocuk sömürüsü olasılığının yüksek olması.
Açıklama:
Göçmen ve Mülteci Çocuklar
Yabancısı oldukları bir toplumda yaşamaya çalışma ve bu sırada çoğunlukla önyargı ve ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda kalmaları.
Yabancısı oldukları bir toplumda yaşamaya çalışma ve bu sırada çoğunlukla önyargı ve ayrımcılıkla mücadele etmek zorunda kalmaları.
Soru 3
Hangisi her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasa ya da töreye göre, kendisinden sorumlu olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocukları ifade eder?
Seçenekler
A
Mülteci çocuklar
B
Refakatsiz çocuklar
C
Vatansız çocuklar
D
Göçmen çocuklar
E
Sığınmacı çocuklar
Açıklama:
Refakatsiz ve Ayrı Düşmüş Çocuklar
Refakatsiz çocuklar
Refakatsiz çocuklar
Soru 4
Hangisi Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’de “hiçbir devlet tarafından hukukunun işleyişi çerçevesinde vatandaş olarak sayılmayan bir kişi” olarak tanımlanan ve pek çok sebepten kaynaklanan vatansız çocuklar kapsamında görülemez?
Seçenekler
A
Bazı kişiler vatansız olarak doğarken bazı kişiler de sonradan vatansız kalmaktadırlar. Pek çok ülkede sağlık, eğitim gibi temel haklara erişimde vatandaşlık belgesi şart koşulmaktadır.
B
Savaşlar sonrası toprak paylaşımı ya da etnik ayrımcılığa bağlı olarak bazı gruplara vatandaşlık verilmemesi nedeniyle kişiler vatansız kalabilmektedirler.
C
Vatandaşlığın doğumla değil de soy bağı ile verildiği ve uyruğun yalnızca baba üzerinden atandığı ülkelerde, babası ispat edilemeyen çocuklar devlet tarafından tanınmadığı için vatansız konuma düşmektedirler.
D
Her ülkenin vatandaşlık uygulamalarının farklı olması nedeniyle kaynak ülke ile göç edilen ülkenin yasaları arasındaki uyuşmazlıklar, göç edilen ülkede doğan çocuğun vatansız kalmasına yol açabilmektedir.
E
Bugün, dünya genelinde yüz binlerce çocuğun hem devletlere ait hem de illegal silahlı örgütler içerisinde çeşitli şekillerde kullanıldığı bilinmektedir.
Açıklama:
Vatansız Çocuklar
Bugün, dünya genelinde yüz binlerce çocuğun hem devletlere ait hem de illegal silahlı örgütler içerisinde çeşitli şekillerde kullanıldığı bilinmektedir.
Bugün, dünya genelinde yüz binlerce çocuğun hem devletlere ait hem de illegal silahlı örgütler içerisinde çeşitli şekillerde kullanıldığı bilinmektedir.
Soru 5
Hangisi insan ticaretine bağlı refakatsiz çocuk sömürüsü kapsamında değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Kız çocukların erken yaşta evlendirilmesi
B
Çocukların köle olarak ağır işlerde çalıştırılması
C
Çocukların organ ticareti yapanlara satılmaları
D
Çocukların farklı suç eylemlerinde ve illegal örgütlerde çocuk askerler olarak kullanılmaları
E
Çocukların cinsel istismara uğramaları, fuhuş yaptırılması
Açıklama:
İnsan Ticareti Mağduru Çocuklar
Kız çocukların erken yaşta evlendirilmesi
Kız çocukların erken yaşta evlendirilmesi
Soru 6
Hangisi çocukları ihtiyaçlarından ibaret ve bakıma muhtaç olarak temsil etmek yerine, hakları olan bireyler olarak gören ve çocuğu istismar, şiddet ve kötüye kullanılmaktan korumayı, yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen en önemli çabalar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
(1919) I. Dünya Savaşı sırası ve sonrası ortaya çıkan toplumsal kaos ortamının çocukları olumsuz etkilemesi ve mağdur etmesi üzerine kurulmuş olan İngiliz Save the Children (Çocukları Kurtarın) Vakfı.
B
(1946) II. Dünya Savaşı sonrası çocukların mağduriyetlerini en aza indirebilmek için kurulan ve 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin yayınlanmasına ön ayak olan UNICEF.
C
(1951) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından düzenlenen Mültecilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (Cenevre Sözleşmesi).
D
(1959) 1924’te kabul edilen, II. Dünya Savaşı sonrası Cemiyetin dağılması ile beraber geçerliliğini yitiren ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi adıyla yeniden düzenlenen Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisi.
E
(2000) Çocukların Silahlı Çatışmaya Katılımı ile ilgili İsteğe Bağlı Protokol. (2000) Çocuk Satışı, Çocuk Fuhuşu ve Çocuk Pornografisi ile ilgili İsteğe Bağlı Protokol. (2004) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin İletişim Prosedürü ile ilgili İsteğe Bağlı Protokolü. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yeterince tartışılmadığı ve taraf devletlerin iç tüzüğüne bırakıldığı düşünülen çocuk askerler, çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun kendini ifade hakkı gibi konuların desteklendiği ek protokoller.
Açıklama:
Çocuk Haklarının Tarihsel Gelişimi
(1951) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından düzenlenen Mültecilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (Cenevre Sözleşmesi).
(1951) Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) tarafından düzenlenen Mültecilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (Cenevre Sözleşmesi).
Soru 7
Türkiye’de yerel düzeyde çocuklara yönelik çıkarılan Çocuk Koruma Kanunu hangi yıl yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1987 yılında
B
1996 yılında
C
2005 yılında
D
2013 yılında
E
2016 yılında
Açıklama:
Yerel Mevzuatlar
2005 yılında
2005 yılında
Soru 8
Hangisinin göçmen çocukların topluma aktif katılımlarını doğrudan etkilediği söylenemez?
Seçenekler
A
Aile ile göç edilen toplum arasındaki kültürel farklılık
B
Ailenin sahip olduğu sosyal ağlar
C
Ailenin kültürel tutumu
D
Ailenin göç etme biçimi
E
Ailenin ekonomik ve sosyal sermayesi
Açıklama:
Sosyo-Ekonomik Faktörler ve Kültürel Tutumlar
Ailenin göç etme biçimi
Ailenin göç etme biçimi
Soru 9
İfadeyi hangisi en doğru olarak tamamlar?
“………………..……………… göçmen çocukların topluma katılımları ve güvenli bir gelecek inşa etmeleri açısından büyük önem taşır.”
“………………..……………… göçmen çocukların topluma katılımları ve güvenli bir gelecek inşa etmeleri açısından büyük önem taşır.”
Seçenekler
A
Eğitime katılım ve dil öğrenimi
B
Kültürel farklılık
C
Vatandaşlık uygulamaları
D
Sağlık hizmetleri
E
Önyargı ve ayrımcılık
Açıklama:
Dil ve Eğitim
Eğitime katılım ve dil öğrenimi
Eğitime katılım ve dil öğrenimi
Soru 10
Hangisi göçmen çocukların boş zamanlarını değerlendirmeleri ile ilişkili görülemez?
Seçenekler
A
Ailenin kültürel tutumları
B
Ailenin sosyoekonomik durumu
C
Göç edilen ülkenin dilini bilmek
D
Irkçılık ve ayrımcılık
E
Medyada göçmen temsili
Açıklama:
Boş (Serbest) Zaman Değerlendirme
Medyada göçmen temsili
Medyada göçmen temsili
Soru 11
Uluslararası göç çalışmaları kapsamında çocuk göçüne dair bilimsel çalışmalar hangi dönemden itibaren artmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
2000’li yıllardan itibaren
B
1980’li yıllardan itibaren
C
1960’lı yıllardan itibaren
D
II. Dünya Savaşının bitiminden itibaren
E
1970'li yıllardan itibaren
Açıklama:
ÇOCUK GÖÇÜNÜN TARİHÎ ARKA PLANI
Uluslararası göç çalışmaları geçmişte, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası işçi açığı olan ülkelere göç eden, geneli erkek olan işçiler üzerine odaklanmıştır. 1980’li yıllardan sonra ise kadınların da göç sahnesinde yer aldıkları fark edilmiş ve kadın göçmenlere yönelik çalışmalarda da bir artış gözlenmiştir. Çocuk göçüne dair bilimsel çalışmaların ise ancak 2000’li yıllardan itibaren arttığı söylenebilir. Bunda elbette ki toplam göçmen sayısı içerisinde çocukların da sayısının kayda değer bir seviyeye gelmesinin, ayrıca çocuk ve çocukluğa dair bakış açısındaki değişmenin etkilerinden söz etmek mümkündür (bkz. “Çocuk ve Çocukluk” konusu). Çocukların hem birer birey olarak kabul edilmeye başlanması hem de çocuk korumaya yönelik atılan adımlar çocukların göçünü önemli bir olgu olarak karşımıza çıkarmıştır. Ancak, söylenebilir ki çocuk göçü 2000’li yıllardan önce de var olmuştur ve gelecekte de var olmaya devam edecektir.
Uluslararası göç çalışmaları geçmişte, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası işçi açığı olan ülkelere göç eden, geneli erkek olan işçiler üzerine odaklanmıştır. 1980’li yıllardan sonra ise kadınların da göç sahnesinde yer aldıkları fark edilmiş ve kadın göçmenlere yönelik çalışmalarda da bir artış gözlenmiştir. Çocuk göçüne dair bilimsel çalışmaların ise ancak 2000’li yıllardan itibaren arttığı söylenebilir. Bunda elbette ki toplam göçmen sayısı içerisinde çocukların da sayısının kayda değer bir seviyeye gelmesinin, ayrıca çocuk ve çocukluğa dair bakış açısındaki değişmenin etkilerinden söz etmek mümkündür (bkz. “Çocuk ve Çocukluk” konusu). Çocukların hem birer birey olarak kabul edilmeye başlanması hem de çocuk korumaya yönelik atılan adımlar çocukların göçünü önemli bir olgu olarak karşımıza çıkarmıştır. Ancak, söylenebilir ki çocuk göçü 2000’li yıllardan önce de var olmuştur ve gelecekte de var olmaya devam edecektir.
Soru 12
1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuğun başka bir ülkeye gönderilmesiyle sonuçlanan ve kayıtlara “tarihî suiistimal” olarak geçen çocuk göçü antlaşması hangi iki ülke arasında yapılmıştır?
Seçenekler
A
Kanada ve Birleşik Krallık
B
Avustralya ve Birleşik Krallık
C
Avustralya ve Kanada
D
Birleşik Krallık ve Rodezya
E
Güney Afrika ve Birleşik Krallık
Açıklama:
ÇOCUK GÖÇÜNÜN TARİHÎ ARKA PLANI
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu “çocuk alışverişinin” arkasındaki amaç “çocukları fakir ve uygun olmayan ortamlardan kurtarmaya ve onlara yurt dışında yeni fırsatlar sunmaya yönelik insani yardım” olarak sunulsa da aslında, Krallığın yetimhanelerde kalan çok sayıda çocuğa yaptığı bakım masraflarını kısma isteği ve belirli topraklarda beyaz Anglo-Sakson nüfusu artırma arzusu olarak özetlenebilir. Avustralya’nın ise beyaz nüfusu ile ilgili kaygılarının bu anlaşmaya sıcak bakmasına yol açtığı söylenebilir (Swain, 2016: 145). Yapılan araştırmalar, gönderilen göçmen çocukların pek çoğunun fiziksel, cinsel ve duygusal istismara uğradıklarını, çoğu zaman aç bırakıldıklarını ve ihmal edildiklerini ortaya çıkarmıştır. Çocuklara aile geçmişleri ile ilgili ise bilgi verilmemiş ya da bilgiler çarpıtılmıştır (The Inquiry Panel, 2018: vii). Ne yazık ki, bu çocuk göçü süreci kayıtlara “tarihî suistimal” olarak geçmiştir. Önce Avustralya daha sonra ise Birleşik Krallık hükûmetleri bu göçmen çocuklardan özür dilemişlerdir, ancak çocukların yaşadıkları kötü deneyimleri hiçbir özür telafi edememektedir.
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu “çocuk alışverişinin” arkasındaki amaç “çocukları fakir ve uygun olmayan ortamlardan kurtarmaya ve onlara yurt dışında yeni fırsatlar sunmaya yönelik insani yardım” olarak sunulsa da aslında, Krallığın yetimhanelerde kalan çok sayıda çocuğa yaptığı bakım masraflarını kısma isteği ve belirli topraklarda beyaz Anglo-Sakson nüfusu artırma arzusu olarak özetlenebilir. Avustralya’nın ise beyaz nüfusu ile ilgili kaygılarının bu anlaşmaya sıcak bakmasına yol açtığı söylenebilir (Swain, 2016: 145). Yapılan araştırmalar, gönderilen göçmen çocukların pek çoğunun fiziksel, cinsel ve duygusal istismara uğradıklarını, çoğu zaman aç bırakıldıklarını ve ihmal edildiklerini ortaya çıkarmıştır. Çocuklara aile geçmişleri ile ilgili ise bilgi verilmemiş ya da bilgiler çarpıtılmıştır (The Inquiry Panel, 2018: vii). Ne yazık ki, bu çocuk göçü süreci kayıtlara “tarihî suistimal” olarak geçmiştir. Önce Avustralya daha sonra ise Birleşik Krallık hükûmetleri bu göçmen çocuklardan özür dilemişlerdir, ancak çocukların yaşadıkları kötü deneyimleri hiçbir özür telafi edememektedir.
Soru 13
I. Dünya Savaşı nedeniyle yetim kalmış çok sayıda çocuğa bakmakta zorluk yaşayan Osmanlı Devletinin, yaptığı bir anlaşma sonucu gönüllü olan yetim çocukları çırak olarak çalışmaları, bir yandan da eğitim almaları için gönderdiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rusya
B
İtalya
C
Almanya
D
Fransa
E
Bulgaristan
Açıklama:
ÇOCUK GÖÇÜNÜN TARİHÎ ARKA PLANI
Osmanlı Devleti’nin Çırak Çocukları
Yetim çocukların başka ülkelere çalışma amacıyla gönderilmesine dair bir başka örnek de Osmanlı Devleti’nden verilebilir. I. Dünya Savaşı nedeniyle yetim kalmış çok sayıda çocuğa bakmakta zorluk yaşayan Osmanlı Devleti, ittifakı olan Almanya ile yaptığı bir anlaşma sonucu gönüllü olan yetim çocukları Alman ailelerin yanında kalıp çırak olarak çalışmaları, bir yandan da Almanya’da eğitim almaları için Almanya’ya göndermeye karar vermiştir (Maksudyan, 2015: 151). Ardından, 1000 kadar yetim erkek çocuk, 1917-18 yıllarında Anadolu’dan Almanya’ya gönderilmiştir (Maksudyan, 2017: 7). Anlaşmaya göre çocukların bir kısmı Anadolu’dayken de ilgili oldukları zanaatlarda çalışmaya, bir kısmı maden ocaklarında çalışmaya, bir kısmı da çiftlik işlerinde çalışmaya gönderilecektir. Ancak sürecin iyi yönetilmemesi sonucu pek çok çocuk kendi ilgi alanı olmayan bir zanaata, pek çoğu da haberi olmadan maden ocaklarına yönlendirilmiştir (Maksudyan, 2014: 24). Bu durum çocukların gönülsüz davranmalarına ya da çalıştıkları yerlerden sık sık kaçmalarına sebep olmuştur. Çocukların çoğunlukla aç kaldıkları, yeterince iyi koşullarda yaşamadıkları ayrıca, ön yargı ve ayrımcılığa maruz kaldıkları da kayda geçmiştir (Maksudyan, 2017: 7; Maksudyan, 2014: 26). Anlaşmanın Almanya’nın beklentilerini karşılamaması ve Savaş’ın İttifak Devletleri aleyhine sonuçlanmasıyla birlikte Almanya’ya başka çocuk alınmamış, alınanlar da geri gönderilmiştir, ancak içlerinde kayıp olanların ve dönmemek için kaçanların da olduğu bilinmektedir (Maksudyan, 2014: 26).
Osmanlı Devleti’nin Çırak Çocukları
Yetim çocukların başka ülkelere çalışma amacıyla gönderilmesine dair bir başka örnek de Osmanlı Devleti’nden verilebilir. I. Dünya Savaşı nedeniyle yetim kalmış çok sayıda çocuğa bakmakta zorluk yaşayan Osmanlı Devleti, ittifakı olan Almanya ile yaptığı bir anlaşma sonucu gönüllü olan yetim çocukları Alman ailelerin yanında kalıp çırak olarak çalışmaları, bir yandan da Almanya’da eğitim almaları için Almanya’ya göndermeye karar vermiştir (Maksudyan, 2015: 151). Ardından, 1000 kadar yetim erkek çocuk, 1917-18 yıllarında Anadolu’dan Almanya’ya gönderilmiştir (Maksudyan, 2017: 7). Anlaşmaya göre çocukların bir kısmı Anadolu’dayken de ilgili oldukları zanaatlarda çalışmaya, bir kısmı maden ocaklarında çalışmaya, bir kısmı da çiftlik işlerinde çalışmaya gönderilecektir. Ancak sürecin iyi yönetilmemesi sonucu pek çok çocuk kendi ilgi alanı olmayan bir zanaata, pek çoğu da haberi olmadan maden ocaklarına yönlendirilmiştir (Maksudyan, 2014: 24). Bu durum çocukların gönülsüz davranmalarına ya da çalıştıkları yerlerden sık sık kaçmalarına sebep olmuştur. Çocukların çoğunlukla aç kaldıkları, yeterince iyi koşullarda yaşamadıkları ayrıca, ön yargı ve ayrımcılığa maruz kaldıkları da kayda geçmiştir (Maksudyan, 2017: 7; Maksudyan, 2014: 26). Anlaşmanın Almanya’nın beklentilerini karşılamaması ve Savaş’ın İttifak Devletleri aleyhine sonuçlanmasıyla birlikte Almanya’ya başka çocuk alınmamış, alınanlar da geri gönderilmiştir, ancak içlerinde kayıp olanların ve dönmemek için kaçanların da olduğu bilinmektedir (Maksudyan, 2014: 26).
Soru 14
Yeni çocukluk sosyolojisine katkılarıyla bilinen William A. Corsaro, çocukların çevreleriyle olan ilişkilerinde kültürün etkisini vurgulamak için ortaya koyduğu “yorumlayıcı yeniden üretim” kavramını geleneksel sosyolojideki hangi kavramın yerine kullanmayı önermektedir?
Seçenekler
A
Sosyal yapı
B
Kültürleme
C
Asimilasyon
D
Sosyalleşme
E
Etkileşim
Açıklama:
BİR DÖNEM OLARAK ÇOCUKLUK VE ÇOCUK GÖÇMENLER
Yeni çocukluk sosyolojisine katkılarıyla bilinen en önemli isimlerden biri William A. Corsaro’dur. Corsaro (2005), sosyalleşme sürecinde çocukla ilgili öne sürülen pasif ve aktif çocukluk görüşlerinin ikisini de belli noktalarda zayıf bulur. Ona göre çocuklar ne pasif öğreniciler ne de çevrelerindeki ilişkilerden ayrı ele alınabilecek yalnız bireylerdir. Corsaro’ya (2005: 16) göre inşacı görüşün aktif çocukluk anlayışı, çocuklara failliklerini teslim etse de çoğunlukla kişiler arası deneyimlerin, onların bireysel gelişimlerine olan etkisi üzerine odaklanmaktadır. Oysaki çocukların çevreleriyle olan ilişkileri üzerinde kültürün yansımaları vardır. Diğer taraftan bu ilişkiler de kültürel desenlerin yeniden üretiminde rol sahibidirler. Kültür ve sosyal ilişkiler arasındaki bu etkileşim çoğunlukla görmezden gelinmektedir.
Corsaro (2005: 18) bu tutumdaki sorumluluğu “sosyalleşme” kavramının kendisine yükler. Sosyalleşmenin çocuğun yetişkinliğe hazırlık süreci olduğuna dair genel kanı belirlenimci ya da bireysel bir vurguya yol açmaktadır. Bu nedenle o, sosyalleşme yerine “yorumlayıcı yeniden üretim” kavramını kullanmayı önerir. Corsaro (2005: 18-19) yorumlama terimini, “çocukların topluma katılımının yenilikçi ve yaratıcı yanlarını” ifade etmek için kullandığını ifade eder. Sonuçta çocuklar kendi kültürlerini yaratma ve ona katılma becerisine sahiptirler.
Yeni çocukluk sosyolojisine katkılarıyla bilinen en önemli isimlerden biri William A. Corsaro’dur. Corsaro (2005), sosyalleşme sürecinde çocukla ilgili öne sürülen pasif ve aktif çocukluk görüşlerinin ikisini de belli noktalarda zayıf bulur. Ona göre çocuklar ne pasif öğreniciler ne de çevrelerindeki ilişkilerden ayrı ele alınabilecek yalnız bireylerdir. Corsaro’ya (2005: 16) göre inşacı görüşün aktif çocukluk anlayışı, çocuklara failliklerini teslim etse de çoğunlukla kişiler arası deneyimlerin, onların bireysel gelişimlerine olan etkisi üzerine odaklanmaktadır. Oysaki çocukların çevreleriyle olan ilişkileri üzerinde kültürün yansımaları vardır. Diğer taraftan bu ilişkiler de kültürel desenlerin yeniden üretiminde rol sahibidirler. Kültür ve sosyal ilişkiler arasındaki bu etkileşim çoğunlukla görmezden gelinmektedir.
Corsaro (2005: 18) bu tutumdaki sorumluluğu “sosyalleşme” kavramının kendisine yükler. Sosyalleşmenin çocuğun yetişkinliğe hazırlık süreci olduğuna dair genel kanı belirlenimci ya da bireysel bir vurguya yol açmaktadır. Bu nedenle o, sosyalleşme yerine “yorumlayıcı yeniden üretim” kavramını kullanmayı önerir. Corsaro (2005: 18-19) yorumlama terimini, “çocukların topluma katılımının yenilikçi ve yaratıcı yanlarını” ifade etmek için kullandığını ifade eder. Sonuçta çocuklar kendi kültürlerini yaratma ve ona katılma becerisine sahiptirler.
Soru 15
Çocukların olumlu özelliklerini ön plana çıkaran, onları yaratıcı, güçlü ve sosyal ilişkileri içerisinde aktif olarak öğrenen, öğrenirken bir yandan da bilgiyi yeniden inşa edip kullananlar olarak gören çocukluk anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Geleneksel/pasif çocukluk anlayışı
B
Determinist/belirlenimci çocukluk anlayışı
C
Yorumlayıcı yeniden üretim yaklaşımı
D
Kültürel anlayış
E
Aktif çocukluk anlayışı
Açıklama:
BİR DÖNEM OLARAK ÇOCUKLUK VE ÇOCUK GÖÇMENLER
Çocuk ve Çocukluk
Çocukluk, çocuğun fiziksel ve bilişsel olarak bir yetişkin olana kadar içerisinde bulunduğu varsayılan bir dönemdir. Ancak çocukluk, bundan daha fazlası olarak farklı tarihsel, kültürel, sosyal ve politik düzlemlerde farklı anlamlara bürünmüş bir dönemdir (Öztan, 2013: 3). Bu dönemin öznesi olan çocuğun da kim olduğuna ve toplum içerisinde nasıl tanımlandığına dair evrensel bir cevap vermek neredeyse imkânsızdır.
Çocukları biyolojik özelliklerine göre ele alan ve buna göre yetişkinlerden farklarını ortaya koyan gelişimsel görüş, tek başına çocuğu tanımlamaya yeterli olamamaktadır. Nitekim gelişim psikologları da yakın dönemlerdeki çalışmalarında çocuğun sosyokültürel bağlamına daha çok dikkat çeker olmuşlardır (ör. Vygotsky’nin Sosyokültürel Gelişim Kuramı). Yine gelişimsel özelliklerine atıfla, çocuğu “0-18 yaş aralığındaki bireyler” olarak tarif eden yasal tanımlama evrensel bir temel oluştursa dahi çocukların bundan çok daha fazlası olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çocuk ve çocukluk, içerisinde yer aldığı kültürün ve toplumsal bağlamın bir parçasıdırlar. Bu nedenle farklı toplumlarda farklı çocuk ve çocukluk anlayışlarının olabileceği açıktır.
Çocukluğun ne olduğuna dair görüşleri genel olarak iki grupta toplamak mümkündür. Geleneksel/pasif çocukluk anlayışı (determinist/belirlenimci görüş) çocuğun genellikle yetişkinlerden farklı olan yanlarını vurgulayan ve bunu onları yetersiz, sosyalleşmemiş, bakıma muhtaç, öğrenme ve sosyalleşme sürecindeki pasif alıcılar olarak tasvir etmek için kullanan bakış açısıdır. Diğer taraftan çocukların olumlu özelliklerini ön plana çıkaran, onları yaratıcı, güçlü ve sosyal ilişkileri içerisinde aktif olarak öğrenen, öğrenirken bir yandan da bilgiyi yeniden inşa edip kullananlar olarak gören aktif çocukluk anlayışı (inşacı görüş) mevcuttur.
Çocuk ve Çocukluk
Çocukluk, çocuğun fiziksel ve bilişsel olarak bir yetişkin olana kadar içerisinde bulunduğu varsayılan bir dönemdir. Ancak çocukluk, bundan daha fazlası olarak farklı tarihsel, kültürel, sosyal ve politik düzlemlerde farklı anlamlara bürünmüş bir dönemdir (Öztan, 2013: 3). Bu dönemin öznesi olan çocuğun da kim olduğuna ve toplum içerisinde nasıl tanımlandığına dair evrensel bir cevap vermek neredeyse imkânsızdır.
Çocukları biyolojik özelliklerine göre ele alan ve buna göre yetişkinlerden farklarını ortaya koyan gelişimsel görüş, tek başına çocuğu tanımlamaya yeterli olamamaktadır. Nitekim gelişim psikologları da yakın dönemlerdeki çalışmalarında çocuğun sosyokültürel bağlamına daha çok dikkat çeker olmuşlardır (ör. Vygotsky’nin Sosyokültürel Gelişim Kuramı). Yine gelişimsel özelliklerine atıfla, çocuğu “0-18 yaş aralığındaki bireyler” olarak tarif eden yasal tanımlama evrensel bir temel oluştursa dahi çocukların bundan çok daha fazlası olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çocuk ve çocukluk, içerisinde yer aldığı kültürün ve toplumsal bağlamın bir parçasıdırlar. Bu nedenle farklı toplumlarda farklı çocuk ve çocukluk anlayışlarının olabileceği açıktır.
Çocukluğun ne olduğuna dair görüşleri genel olarak iki grupta toplamak mümkündür. Geleneksel/pasif çocukluk anlayışı (determinist/belirlenimci görüş) çocuğun genellikle yetişkinlerden farklı olan yanlarını vurgulayan ve bunu onları yetersiz, sosyalleşmemiş, bakıma muhtaç, öğrenme ve sosyalleşme sürecindeki pasif alıcılar olarak tasvir etmek için kullanan bakış açısıdır. Diğer taraftan çocukların olumlu özelliklerini ön plana çıkaran, onları yaratıcı, güçlü ve sosyal ilişkileri içerisinde aktif olarak öğrenen, öğrenirken bir yandan da bilgiyi yeniden inşa edip kullananlar olarak gören aktif çocukluk anlayışı (inşacı görüş) mevcuttur.
Soru 16
Genellikle eğitim, iş, sağlık gibi sebeplerle daha iyi bir yaşam arayışı için gönüllü olarak ülke sınırları içerisinde yer değiştiren ya da başka bir ülkeye (uluslararası) göç eden kişi ve beraberindeki aile fertleri tanımına uyan çocuklar için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göçmen çocuk
B
Mülteci çocuk
C
Refakatsiz çocuk
D
Ayrı düşmüş çocuk
E
Geride bırakılmış çocuk
Açıklama:
BİR DÖNEM OLARAK ÇOCUKLUK VE ÇOCUK GÖÇMENLER
Göçmen ve mülteci kavramlarını anlamak için ilk olarak göçün kendisini anlamak gerekir. Göçün genel geçer bir tanımı yoktur ve detaylarına inildiğinde pek çok farklı türü ve yönü olduğu görülebilir. Yine de en basit biçimde göç, yaşanılan yerin daimi ya da yarı daimi olarak terk edilmesi; bir yer değiştirme süreci olarak tanımlanabilir. Bu yönüyle coğrafi bir hareketliliktir ama aynı zamanda bünyesinde kültürel, toplumsal, ekonomik, politik pek çok faktörü bulunduran, insanlığın tarih boyunca paylaştığı bir “yaşam deneyimidir” (Bartram vd., 2019: 13). Bu yaşam deneyimi ülke sınırları içerisinde gerçekleşiyor ise iç göç, sınır ötesi bir hareketlilik var ise dış ya da uluslararası göç söz konusudur.
Bu yaşam deneyimini başlatan sebepler (örneğin savaştan kaçma [zorunlu sebepler] ya da eğitim için göç etme [zorlayıcı olmayan/gönüllü sebepler]), deneyimin niteliği ve süresi (örneğin varış ülkesinde sığınma aramak ve kalıcı olmaya çabalamak ya da eğitim bitince anavatana geri dönmek istemek) gibi detaylar farklı göç ve göçmen türlerini gündeme getirmektedir. Göçü tecrübe eden herkes bir bakıma göçmendir. Ancak, uluslararası politikada göçmen denildiğinde, genellikle eğitim, iş, sağlık gibi sebeplerle daha iyi bir yaşam arayışı için gönüllü olarak ülke sınırları içerisinde yer değiştiren ya da başka bir ülkeye (uluslararası) göç eden kişi ve beraberindeki aile fertleri kastedilmektedir (IOM, 2009: 22). Bu durumda, bahsi geçen tanıma uyan her çocuk da göçmen çocuk olarak adlandırılabilir.
Göçmen ve mülteci kavramlarını anlamak için ilk olarak göçün kendisini anlamak gerekir. Göçün genel geçer bir tanımı yoktur ve detaylarına inildiğinde pek çok farklı türü ve yönü olduğu görülebilir. Yine de en basit biçimde göç, yaşanılan yerin daimi ya da yarı daimi olarak terk edilmesi; bir yer değiştirme süreci olarak tanımlanabilir. Bu yönüyle coğrafi bir hareketliliktir ama aynı zamanda bünyesinde kültürel, toplumsal, ekonomik, politik pek çok faktörü bulunduran, insanlığın tarih boyunca paylaştığı bir “yaşam deneyimidir” (Bartram vd., 2019: 13). Bu yaşam deneyimi ülke sınırları içerisinde gerçekleşiyor ise iç göç, sınır ötesi bir hareketlilik var ise dış ya da uluslararası göç söz konusudur.
Bu yaşam deneyimini başlatan sebepler (örneğin savaştan kaçma [zorunlu sebepler] ya da eğitim için göç etme [zorlayıcı olmayan/gönüllü sebepler]), deneyimin niteliği ve süresi (örneğin varış ülkesinde sığınma aramak ve kalıcı olmaya çabalamak ya da eğitim bitince anavatana geri dönmek istemek) gibi detaylar farklı göç ve göçmen türlerini gündeme getirmektedir. Göçü tecrübe eden herkes bir bakıma göçmendir. Ancak, uluslararası politikada göçmen denildiğinde, genellikle eğitim, iş, sağlık gibi sebeplerle daha iyi bir yaşam arayışı için gönüllü olarak ülke sınırları içerisinde yer değiştiren ya da başka bir ülkeye (uluslararası) göç eden kişi ve beraberindeki aile fertleri kastedilmektedir (IOM, 2009: 22). Bu durumda, bahsi geçen tanıma uyan her çocuk da göçmen çocuk olarak adlandırılabilir.
Soru 17
Göç eden ailelerin ülkeleri dışında doğurdukları çocukların, kaynak ülke ile göç edilen ülkenin yasaları arasındaki uyuşmazlıklar gibi nedenlerle hiçbir devlet tarafından hukukunun işleyişi çerçevesinde vatandaş olarak sayılmama durumunda kalmaları halinde, bu çocuklar için kullanılan kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göçmen çocuk
B
Vatansız çocuk
C
Mülteci çocuk
D
Refakatsiz çocuk
E
Ayrı düşmüş çocuk
Açıklama:
BİR DÖNEM OLARAK ÇOCUKLUK VE ÇOCUK GÖÇMENLER
Vatansız Çocuklar
Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’ de vatansız kişi, “hiçbir Devlet tarafından hukukunun işleyişi çerçevesinde vatandaş olarak sayılmayan bir kişi” olarak tanımlanmaktadır. Vatansızlık durumu pek çok sebepten kaynaklı olarak meydana gelmektedir ve bazı kişiler direkt vatansız olarak doğarken bazı kişiler de sonradan vatansız kalmaktadırlar. Savaşlar sonrası toprak paylaşımı ya da etnik ayrımcılığa bağlı olarak bazı gruplara vatandaşlık verilmemesinden kaynaklı olarak kişiler vatansız kalabilmektedirler (Efe ve Ulusoy, 2013: 22). Ayrıca vatandaşlığın doğumla değil de soy bağı ile verildiği ve uyruğun (nationality) yalnızca baba üzerinden atandığı ülkelerde, babası ispat edilemeyen çocukların devlet tarafından tanınmadığı da sık karşılaşılan bir sebeptir (UNHCR, 2015: 23).
Vatansızlık durumunun en önemli sebeplerinden biri de göç ve mültecilik durumudur. Her ülkenin hangi koşullar altında vatandaşlık verdiği ya da vatandaşlıktan çıkardığı değişebilmektedir. Bu nedenle, kaynak ülke ile göç edilen ülkenin yasaları arasındaki uyuşmazlıklar, göç edilen ülkede doğan çocuğun hiçbir yere ait olarak doğmasına yol açabilmektedir (Efe ve Ulusoy, 2013: 22). Örneğin, bugün Türkiye’de geçici koruma altında bulunan yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli mültecinin neredeyse 450 bin kadarı Türkiye topraklarında dünyaya gelmiştir (Mülteciler Derneği, 2020). Türkiye’de doğan bu çocuklar vatansızlık riski ile karşı karşıyadırlar. Bunun sebebi Suriye ve Türkiye’deki vatandaşlık uygulamalarının uyuşmamasıdır.
Vatansız Çocuklar
Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’ de vatansız kişi, “hiçbir Devlet tarafından hukukunun işleyişi çerçevesinde vatandaş olarak sayılmayan bir kişi” olarak tanımlanmaktadır. Vatansızlık durumu pek çok sebepten kaynaklı olarak meydana gelmektedir ve bazı kişiler direkt vatansız olarak doğarken bazı kişiler de sonradan vatansız kalmaktadırlar. Savaşlar sonrası toprak paylaşımı ya da etnik ayrımcılığa bağlı olarak bazı gruplara vatandaşlık verilmemesinden kaynaklı olarak kişiler vatansız kalabilmektedirler (Efe ve Ulusoy, 2013: 22). Ayrıca vatandaşlığın doğumla değil de soy bağı ile verildiği ve uyruğun (nationality) yalnızca baba üzerinden atandığı ülkelerde, babası ispat edilemeyen çocukların devlet tarafından tanınmadığı da sık karşılaşılan bir sebeptir (UNHCR, 2015: 23).
Vatansızlık durumunun en önemli sebeplerinden biri de göç ve mültecilik durumudur. Her ülkenin hangi koşullar altında vatandaşlık verdiği ya da vatandaşlıktan çıkardığı değişebilmektedir. Bu nedenle, kaynak ülke ile göç edilen ülkenin yasaları arasındaki uyuşmazlıklar, göç edilen ülkede doğan çocuğun hiçbir yere ait olarak doğmasına yol açabilmektedir (Efe ve Ulusoy, 2013: 22). Örneğin, bugün Türkiye’de geçici koruma altında bulunan yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli mültecinin neredeyse 450 bin kadarı Türkiye topraklarında dünyaya gelmiştir (Mülteciler Derneği, 2020). Türkiye’de doğan bu çocuklar vatansızlık riski ile karşı karşıyadırlar. Bunun sebebi Suriye ve Türkiye’deki vatandaşlık uygulamalarının uyuşmamasıdır.
Soru 18
Özellikle zorunlu göçler sırasında ebeveynlerinden ya da yasal bakıcılarından ayrı düşen ancak kendisine refakat edebilecek bir aile yakını yanında kalan çocukları tanımlamak için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vatansız çocuklar
B
Refakatsiz çocuklar
C
Ayrı düşmüş çocuklar
D
Mülteci çocuklar
E
Geride bırakılmış çocuklar
Açıklama:
BİR DÖNEM OLARAK ÇOCUKLUK VE ÇOCUK GÖÇMENLER
BMMYK’nın (1994: 121-122) tanımına göre “refakatsiz çocuklar, her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasa ya da töreye göre, kendisinden sorumlu olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklardır”. Çocukların refakatsiz olmalarındaki sebep tek başlarına göç edip sığınma aramalarından, ailecek göç ettikleri/sığındıkları ülkede ebeveynlerinin kendilerini terk edip gitmesinden, ebeveynlerini göç sırasında/sonrasında kaybetmesinden ya da kaçırılmasından kaynaklanabilmektedir. Ayrı düşmüş çocuklar kavramı ise ebeveynlerinden ya da yasal bakıcısından ayrı düşen ancak kendisine refakat edebilecek bir aile yakını yanında kalan çocuklar için kullanılmaktadır (UNICEF, 2017: 56). Kavramlar zaman zaman birbiri yerine kullanılsa da birbirlerinden farklılık taşımaktadırlar.
Özellikle zorunlu göç sırasında çocukların ebeveynlerinden ayrı düşmesi veya refakatsiz kalması durumu oldukça yüksektir. Ancak, bu çocukların önemli bir kısmının bilinçli bir şekilde ve ailelerinin destekleri ile tek başlarına sığınma arama girişiminde olduğu bilinmektedir. Sadece Avrupa’ya yönelik göçlere bakılacak olunursa son 10 yılda refakatsiz çocuk sayısında kritik bir artış olduğu görülebilir (Eurostat, 2020). Sadece 2015 yılında 102 binden fazla çocuk Avrupa’nın çeşitli ülkelerine sığınma başvurusunda bulunmuştur. Son yıllarda bu rakam düşme eğilimi gösterse de hâlâ önemini korumaktadır (Eurostat, 2020).
BMMYK’nın (1994: 121-122) tanımına göre “refakatsiz çocuklar, her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasa ya da töreye göre, kendisinden sorumlu olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklardır”. Çocukların refakatsiz olmalarındaki sebep tek başlarına göç edip sığınma aramalarından, ailecek göç ettikleri/sığındıkları ülkede ebeveynlerinin kendilerini terk edip gitmesinden, ebeveynlerini göç sırasında/sonrasında kaybetmesinden ya da kaçırılmasından kaynaklanabilmektedir. Ayrı düşmüş çocuklar kavramı ise ebeveynlerinden ya da yasal bakıcısından ayrı düşen ancak kendisine refakat edebilecek bir aile yakını yanında kalan çocuklar için kullanılmaktadır (UNICEF, 2017: 56). Kavramlar zaman zaman birbiri yerine kullanılsa da birbirlerinden farklılık taşımaktadırlar.
Özellikle zorunlu göç sırasında çocukların ebeveynlerinden ayrı düşmesi veya refakatsiz kalması durumu oldukça yüksektir. Ancak, bu çocukların önemli bir kısmının bilinçli bir şekilde ve ailelerinin destekleri ile tek başlarına sığınma arama girişiminde olduğu bilinmektedir. Sadece Avrupa’ya yönelik göçlere bakılacak olunursa son 10 yılda refakatsiz çocuk sayısında kritik bir artış olduğu görülebilir (Eurostat, 2020). Sadece 2015 yılında 102 binden fazla çocuk Avrupa’nın çeşitli ülkelerine sığınma başvurusunda bulunmuştur. Son yıllarda bu rakam düşme eğilimi gösterse de hâlâ önemini korumaktadır (Eurostat, 2020).
Soru 19
Amacı korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olan yerel mevzuat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu
B
Geçici Koruma Yönetmeliği
C
Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmeti Genelgesi
D
Çocuk Koruma Kanunu
E
Türk Çocuk Hakları Bildirisi
Açıklama:
ULUSLARARASI VE YEREL MEVZUATLAR BAĞLAMINDA GÖÇMEN ÇOCUKLAR
Yerel Mevzuatlar
Uluslararası platformda, mültecilerle ilgili günümüzde en geçerli sözleşme olan Cenevre Sözleşmesi ve onun Ek Protokolü, çocuklarla ilgili ise Çocuk Hakları Bildirisi Türkiye’nin de taraf olduğu ve yerel politikalarında da etkili olan sözleşmelerdir. Bunlar dışında yerel düzeyde mülteci ve göçmenlere yönelik en güncel yasal mevzuatlar olarak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK), bu kanunun bir parçası olarak Geçici Koruma Yönetmeliği (GKY) ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde yayımlanan Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmeti Genelgesi (2014) gösterilebilir. Direkt çocuklara yönelik ise 2005 yılında yürürlüğe girmiş olan Çocuk Koruma Kanunu’ ndan söz edilebilir.
Türkiye’nin son dönemlerdeki göç ve göçmen politikasını 2011 yılından itibaren kitlesel bir şekilde sınırlarımıza dayanan ve bugün sayılarının 3,5 milyonu geçtiği Suriye zorunlu göçünün yönlendirdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Yukarıda bahsedilen mevzuatlar da bu kitlesel göçün yönetiminde izlenecek yol haritasını berraklaştırma çabasının göstergeleridir. Bugün Türkiye’ye hem Suriye’den hem de diğer ülkelerden gelen göçmen, sığınmacı ve mültecilerin yaklaşık yarısının çocuklardan oluştuğu bilinmektedir. Bu durum göstermektedir ki Türkiye’nin yol haritası içerisinde yer alması gerekenlerin önemli bir kısmı çocuklardır.
Çocuk Koruma Kanunu’nun amacı “korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir”. Kanun’da çocuk ise “daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi” ifade etmektedir. Bu bakımdan Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan ergin olma durumu bir kıstas olarak görülmemiş, 18 yaş, kanun önünde çocukluk için üst sınır olarak belirlenmiştir. YUKK ve GKY içerisinde ise göçmen/mülteci çocukların Çocuk Koruma Kanunu kapsamında değerlendirileceği, her koşulda çocuğun yüksek yararının aranacağı vurgulanmıştır. Diğer taraftan ailesiyle birlikte gelen çocuklara, başvuru sahibi olan ebeveyni ya da vasisine uygulanan kararların uygulanacağı belirtilmiştir. Göç ya da sığınma için başvuru sahibi bir yetişkin olduğunda refakatindeki çocuklar ayrıca değerlendirilmemekte, çocuğun sorumluluğu aileye verilmektedir.
Yerel Mevzuatlar
Uluslararası platformda, mültecilerle ilgili günümüzde en geçerli sözleşme olan Cenevre Sözleşmesi ve onun Ek Protokolü, çocuklarla ilgili ise Çocuk Hakları Bildirisi Türkiye’nin de taraf olduğu ve yerel politikalarında da etkili olan sözleşmelerdir. Bunlar dışında yerel düzeyde mülteci ve göçmenlere yönelik en güncel yasal mevzuatlar olarak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK), bu kanunun bir parçası olarak Geçici Koruma Yönetmeliği (GKY) ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde yayımlanan Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmeti Genelgesi (2014) gösterilebilir. Direkt çocuklara yönelik ise 2005 yılında yürürlüğe girmiş olan Çocuk Koruma Kanunu’ ndan söz edilebilir.
Türkiye’nin son dönemlerdeki göç ve göçmen politikasını 2011 yılından itibaren kitlesel bir şekilde sınırlarımıza dayanan ve bugün sayılarının 3,5 milyonu geçtiği Suriye zorunlu göçünün yönlendirdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Yukarıda bahsedilen mevzuatlar da bu kitlesel göçün yönetiminde izlenecek yol haritasını berraklaştırma çabasının göstergeleridir. Bugün Türkiye’ye hem Suriye’den hem de diğer ülkelerden gelen göçmen, sığınmacı ve mültecilerin yaklaşık yarısının çocuklardan oluştuğu bilinmektedir. Bu durum göstermektedir ki Türkiye’nin yol haritası içerisinde yer alması gerekenlerin önemli bir kısmı çocuklardır.
Çocuk Koruma Kanunu’nun amacı “korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir”. Kanun’da çocuk ise “daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi” ifade etmektedir. Bu bakımdan Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan ergin olma durumu bir kıstas olarak görülmemiş, 18 yaş, kanun önünde çocukluk için üst sınır olarak belirlenmiştir. YUKK ve GKY içerisinde ise göçmen/mülteci çocukların Çocuk Koruma Kanunu kapsamında değerlendirileceği, her koşulda çocuğun yüksek yararının aranacağı vurgulanmıştır. Diğer taraftan ailesiyle birlikte gelen çocuklara, başvuru sahibi olan ebeveyni ya da vasisine uygulanan kararların uygulanacağı belirtilmiştir. Göç ya da sığınma için başvuru sahibi bir yetişkin olduğunda refakatindeki çocuklar ayrıca değerlendirilmemekte, çocuğun sorumluluğu aileye verilmektedir.
Soru 20
Türkiye’de 1963 yılında UNESCO Türkiye temsilciliği öncülüğünde imzalanan Türk Çocuk Hakları Bildirisinin hazırlanmasında esin kaynağı olan uluslararası metin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi
B
Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisi
C
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi
D
Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Sözleşmesi
E
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
Açıklama:
ULUSLARARASI VE YEREL MEVZUATLAR BAĞLAMINDA GÖÇMEN ÇOCUKLAR
II. Dünya Savaşı yine ilk savaş gibi, çocuklara çok büyük zararlar vermiştir. Pek çok çocuğun yetim kalması ve coğrafi olarak zorunlu yer değiştirmeleri süreci, çocukları istismara açık bırakmıştır. Savaş sonrası ortamın ruhuyla beraber, daha önce 1924’te kabul edilmiş olan Çocuk Hakları Bildirisi, Birleşmiş Milletler tarafından daha da geliştirilmiştir. Bu 10 maddelik yeni versiyon, 1959 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi adıyla yayımlanmıştır. Bildiriyi imzalayan devletler arasında Türkiye Cumhuriyeti yine yerini almıştır.
Türkiye’de ise 1963 yılında UNESCO Türkiye temsilciliği öncülüğünde Türk Çocuk Hakları Bildirisi imzalanmıştır. Bu bildiri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi’nden esinlenerek hazırlanmıştır ve toplam 6 maddeden oluşmaktadır. Çocuk haklarına yönelik ulusal bir çaba olması bakımından değerlidir.
II. Dünya Savaşı yine ilk savaş gibi, çocuklara çok büyük zararlar vermiştir. Pek çok çocuğun yetim kalması ve coğrafi olarak zorunlu yer değiştirmeleri süreci, çocukları istismara açık bırakmıştır. Savaş sonrası ortamın ruhuyla beraber, daha önce 1924’te kabul edilmiş olan Çocuk Hakları Bildirisi, Birleşmiş Milletler tarafından daha da geliştirilmiştir. Bu 10 maddelik yeni versiyon, 1959 yılında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi adıyla yayımlanmıştır. Bildiriyi imzalayan devletler arasında Türkiye Cumhuriyeti yine yerini almıştır.
Türkiye’de ise 1963 yılında UNESCO Türkiye temsilciliği öncülüğünde Türk Çocuk Hakları Bildirisi imzalanmıştır. Bu bildiri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi’nden esinlenerek hazırlanmıştır ve toplam 6 maddeden oluşmaktadır. Çocuk haklarına yönelik ulusal bir çaba olması bakımından değerlidir.
Soru 21
Çocuk göçü programları arasında yer alan ve Osmanlı Devleti'nde I. Dünya savaşı nedeniyle yetim kalmış çocukların gönderildiği ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birleşik Krallık
B
Avustralya
C
Almanya
D
Fransa
E
Rusya
Açıklama:
I. Dünya Savaşı nedeniyle yetim kalmış çok sayıda çocuğa bakmakta
zorluk yaşayan Osmanlı Devleti, ittifakı olan Almanya ile yaptığı bir anlaşma sonucu gönüllü olan yetim çocukları Alman ailelerin yanında kalıp çırak olarak çalışmaları, bir yandan da Almanya’da eğitim almaları için Almanya’ya göndermeye karar vermiştir
zorluk yaşayan Osmanlı Devleti, ittifakı olan Almanya ile yaptığı bir anlaşma sonucu gönüllü olan yetim çocukları Alman ailelerin yanında kalıp çırak olarak çalışmaları, bir yandan da Almanya’da eğitim almaları için Almanya’ya göndermeye karar vermiştir
Soru 22
Çocuk göçü ile ilgili kayıtlara "tarîhi suistimal" olarak geçen II. Dünya savaşı sonrası çocuk göçü programı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Birleşik Krallıktan Yeni Zelanda'ya
B
Birleşik Krallıktan Avustralya'ya
C
İspanya'dan (Bask bölgesinden) Fransa'ya
D
İspanya'dan (Bask bölgesinden) Rusya'ya
E
Birleşik Krallık'tan Zimbabve'ye
Açıklama:
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Gönderilen göçmen çocukların pek çoğu fiziksel, cinsel ve duygusal istismara uğramışlardır. Bu çocuk göçü süreci kayıtlara “tarihî suistimal” olarak geçmiştir.
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu çocuk göçü süreci kayıtlara “tarihî suistimal” olarak geçmiştir
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu çocuk göçü süreci kayıtlara “tarihî suistimal” olarak geçmiştir
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi vatansız çocuklara ilişkin doğru bir tanımlama değildir?
Seçenekler
A
Hiçbir Devlet tarafından vatandaş olarak sayılmayan çocuklar
B
Savaşlar sonrası etnik ayrımcılığa dayalı olarak vatandaşlık verilmeyen çocuklar
C
Savaşlar sonrası toprak paylaşımına dayalı olarak vatandaşlık verilmeyen çocuklar
D
Her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasaya göre, kendisinden sorumlu
olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklar
olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklar
E
Vatandaşlığın baba soy bağı üzerinden verilen devletler de babası ispat edilemeyen çocuklar
Açıklama:
Vatansız çocuklar,
Her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasaya göre, kendisinden sorumlu olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklar "refakatsiz çocuklar" olarak tanımlanmaktadır.
- Hiçbir Devlet tarafından vatandaş olarak sayılmayan
- Savaşlar sonrası toprak paylaşımına dayalı olarak vatandaşlık verilmeyen
- Savaşlar sonrası etnik ayrımcılığa dayalı olarak vatandaşlık verilmeyen
- Vatandaşlığın baba soy bağı üzerinden verilen devletler de babası ispat edilemeyen çocuklar olarak tanımlanabilir.
Her iki ebeveyninden de ayrı olan ve yasaya göre, kendisinden sorumlu olan başka bir yetişkin tarafından da bakılmayan çocuklar "refakatsiz çocuklar" olarak tanımlanmaktadır.
Soru 24
I. Dünya Savaşı sırası ve sonrası ortaya çıkan toplumsal kaos ortamının çocukları olumsuz etkilemesi ve mağdur etmesi üzerine hareket bulan çaba aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocukları Kurtarın Vakfı (Save the Children)
B
Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisi
C
UNICEF
D
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi
E
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
Açıklama:
1919 yılında İngiliz Eglantyne Jebb öncülüğünde, bugün hâlâ dünya genelinde çocuk hakları ve çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi üzerine aktif çalışmalarını sürdüren, Save the Children (Çocukları Kurtarın Vakfı) kurulmuştur. I. Dünya Savaşı sırası ve sonrası ortaya çıkan toplumsal kaos ortamının çocukları olumsuz etkilemesi ve mağdur etmesi üzerine hareket bulan bir çabadır.
I. Dünya Savaşı sırası ve sonrası ortaya çıkan toplumsal kaos ortamının çocukları olumsuz etkilemesi ve mağdur etmesi üzerine hareket bulan çaba "Çocukları Kurtarın Vakfı (Save the Children)" dır
I. Dünya Savaşı sırası ve sonrası ortaya çıkan toplumsal kaos ortamının çocukları olumsuz etkilemesi ve mağdur etmesi üzerine hareket bulan çaba "Çocukları Kurtarın Vakfı (Save the Children)" dır
Soru 25
Türkiye Cumhuriyeti'nin de imza altına aldığı çocuk haklarına yönelik ilk bildiri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisi
B
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi
C
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
D
Türk Çocuk Hakları Bildirisi
E
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti'nin de imza altına aldığı çocuk haklarına yönelik ilk bildiri Milletler Cemiyeti tarafından 1924 yılında hazırlanan Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisidir.
Soru 26
1979 yılında ilan edilen Dünya Çocuk Yılında yasal bağlayıcılığı olan kapsamlı bir çocuk hakları sözleşmesi/bildirisi hazırlanmasına karar verilmesi sonucunda 1989 yılında imzaya sunulan sözleşme/bildiri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocuk Hakları (Cenevre) Bildirisi
B
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi
C
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
D
Afrika Çocuk Hakları ve Refahı Sözleşmesi
E
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
Mevcut bildiri/sözleşmelerin yasal bir bağlayıcılıkları olmaması nedeniyle Polonya Devleti yetkilileri ile başlatılan ve 1979 yılında ilan edilen Dünya Çocuk Yılında yasal bağlayıcılığı olan kapsamlı bir çocuk hakları sözleşmesi/bildirisi hazırlanmasına karar verilmesi sonucunda 1989 yılında imzaya sunulan sözleşme/bildiri "Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi" dir.
Soru 27
2004 yılında imzalanan Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin İletişim Prosedürü ile ilgili İsteğe Bağlı Protokolü aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Çocukların cinsel istismarına dair farkındalığı artırmak
B
Çocukların silahlı çatışmalara katılımı ile ilgili alt yaş sınırını düzenlemek
C
Çocukların ve temsilcilerinin kendi haklarına dair ihlalleri bireysel olarak
bildirme durumlarını düzenlemek
bildirme durumlarını düzenlemek
D
Çocuk işçiliğine yönelik farkındalık oluşturmak
E
Vatansız çocukların statülerini düzenlemek
Açıklama:
2004 yılında imzalanan Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin İletişim Prosedürü ile ilgili İsteğe Bağlı Protokolü çocukların ve temsilcilerinin
kendi haklarına dair ihlalleri bireysel olarak bildirme haklarını sağlamıştır.
2004 yılında imzalanan Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin İletişim Prosedürü ile ilgili İsteğe Bağlı Protokolü çocukların ve temsilcilerinin kendi haklarına dair ihlalleri bireysel olarak bildirme haklarını sağlamıştır.
kendi haklarına dair ihlalleri bireysel olarak bildirme haklarını sağlamıştır.
2004 yılında imzalanan Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin İletişim Prosedürü ile ilgili İsteğe Bağlı Protokolü çocukların ve temsilcilerinin kendi haklarına dair ihlalleri bireysel olarak bildirme haklarını sağlamıştır.
Soru 28
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocuk tanımı uyarınca bireylerin kaç yaşına kadar çocuk oldukları kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
14 yaşına kadar
B
16 yaşına kadar
C
18 yaşına kadar
D
21 yaşına kadar
E
23 yaşına kadar
Açıklama:
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocuk tanımı uyarınca yasaların daha erken ergin kabul ettikleri hariç bireylerin 18 yaşına kadar çocuk oldukları kabul edilmiştir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocuk tanımı uyarınca bireylerin 18 yaşına kadar çocuk oldukları kabul edilmiştir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocuk tanımı uyarınca bireylerin 18 yaşına kadar çocuk oldukları kabul edilmiştir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi yerel düzeyde mülteci ve göçmenlere yönelik yasal mevzuatlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu
B
Geçici Koruma Yönetmeliği
C
Türk Çocuk Hakları Bildirisi
D
Çocuk Koruma Kanunu
E
Yabancılara Yönelik Eğitim-Öğretim Hizmeti Genelgesi
Açıklama:
Türk Çocuk Hakları Bildirisi UNESCO Türkiye temsilciliği öncülüğünde imzalanmış bir bildiri olup mülteci ve göçmenlere yönelik yasal mevzuatlardan biri değildir.
Soru 30
Türkiye Cumhuriyeti aşağıdaki sözleşme/bildirilerden hangisini coğrafi çekince belirterek imzalamıştır?
Seçenekler
A
Maastrich sözleşmesi
B
Cenevre sözleşmesi
C
Çocuk Hakları sözleşmesi
D
Amsterdam Bildirisi
E
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
Türkiye Cumhuriyeti Mülteci Sözleşmesi’ni coğrafi çekince belirterek imzalamıştır. Buna göre yalnızca Avrupa Konseyi ülkelerinden gelen ve sözleşmede yer alan özellikleri taşıyan kişiler mülteci olarak kabul edilmektedirler. Diğer ülkelerden gelen sığınmacılara yalnızca uluslararası koruma sağlamaktadır
Soru 31
I. Çocukları fakir ve uygun olmayan ortamlardan kurtarma
II. Onlara yurt dışında yeni fırsatlar sunmaya yönelik insani yardım yapma
III. Krallığın yetimhanelerdeki çok sayıda çocuğun bakım masraflarını kısma isteği
IV. Krallığın, belirli topraklarda beyaz Anglo-Sakson nüfusu artırma arzusu
V. Avustralya’nın, beyaz nüfusu ile ilgili kaygıları
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu “çocuk alışverişinin” arkasındaki gerçek amaç yukardakilerden hangisidir?
II. Onlara yurt dışında yeni fırsatlar sunmaya yönelik insani yardım yapma
III. Krallığın yetimhanelerdeki çok sayıda çocuğun bakım masraflarını kısma isteği
IV. Krallığın, belirli topraklarda beyaz Anglo-Sakson nüfusu artırma arzusu
V. Avustralya’nın, beyaz nüfusu ile ilgili kaygıları
II. Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu “çocuk alışverişinin” arkasındaki gerçek amaç yukardakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-IV
C
II-III-IV
D
II-IV-V
E
III-IV-V
Açıklama:
- Dünya Savaşı sonrasında Avustralya ve Birleşik Krallık arasında yapılan antlaşma ile beraber, 1947-1965 yılları arasında, genellikle 5-14 yaş aralığında, 10,000’e yakın çocuk Avustralya’ya gönderilmiştir. Bu “çocuk alışverişinin” arkasındaki amaç “çocukları fakir ve uygun olmayan ortamlardan kurtarmaya ve onlara yurt dışında yeni fırsatlar sunmaya yönelik insani yardım” olarak sunulsa da aslında, Krallığın yetimhanelerde kalan çok sayıda çocuğa yaptığı bakım masraflarını kısma isteği ve belirli topraklarda beyaz Anglo-Sakson nüfusu artırma arzusu olarak özetlenebilir (The Inquiry Panel, 2018: 3). Avustralya’nın ise beyaz nüfusu ile ilgili kaygılarının bu anlaşmaya sıcak bakmasına yol açtığı söylenebilir (Swain, 2016: 145).
Soru 32
Sosyalleşme sürecinde çocukla ilgili öne sürülen pasiv ve aktif çocukluk görüşlerinin ikisini de belli noktalarda zayıf bulan, yeni çocukluk sosyolojisine katkılarıyla bilinen en önemli isimlerden biri olan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
W. Corsaro
B
D. Bartman
C
P. Cortes
D
K. De Graeve
E
H. Esser
Açıklama:
Yeni çocukluk sosyolojisine katkılarıyla bilinen en önemli isimlerden biri William A. Corsaro’dur. Corsaro (2005), sosyalleşme sürecinde çocukla ilgili öne sürülen pasif ve aktif çocukluk görüşlerinin ikisini de belli noktalarda zayıf bulur. Ona göre çocuklar ne pasif öğreniciler ne de çevrelerindeki ilişkilerden ayrı ele alınabilecek yalnız bireylerdir.
Soru 33
Aşağıdaki ifadelerden hangisi, “mültecilik” kavramı için doğrudur?
Seçenekler
A
Zorunlu olarak yerinden edilmişliğin söz konusu olması
B
Yasal statü olarak her göçmene verilebilmesi
C
Zorunlu göç öncesinde istedikleri ülkeyi seçebilmeleri
D
Kaynak ülkenin yasal korumasından faydalanabilmeleri
E
İstedikleri zaman kaynak ülkeye dönebilmeleri
Açıklama:
Mültecilikte zorunlu olarak yerinden edilme söz konusudur. Ancak, yasal bir statü olarak mültecilik her zorunlu göç mağduru kişiye verilmemektedir. (250). Uluslararası göçmen ve mülteci çocukları birbirinden ayıracak en önemli kıstas şüphesiz ki göç hareketlerinin arkasındaki sebeplerin niteliği (zorunlu mu/gönüllü mü?), kaynak ülkenin korumasından yararlanıp yararlanmadıkları ve istedikleri vakit kaynak ülkeye geri dönüp dönemeyecekleridir. Göçmenlerin ve göçmen çocukların, göç serüvenlerinin arkasında gönüllü olarak adlandırılabilecek sebepler yattığından bahsetmiştik. Göçmen çocuklar ve aileleri planlı bir şekilde seçtikleri ülkelere istekleri doğrultusunda gitmektedirler. Ancak mülteciler için detaylı bir plan söz konusu değildir (251).
Soru 34
Aşağıdaki ifadelerden hangisi, ebeveynlerinden ya da yasal bakıcısından ayrı olan ancak kendisine refakat edebilecek bir aile yakını yanında kalan çocuklar için kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Sığınmacı çocuklar
B
Refakatsiz çocuklar
C
Ayrı düşmüş çocuklar
D
Vatansız çocuklar
E
Mülteci çocuklar
Açıklama:
Ayrı düşmüş çocuklar kavramı ise ebeveynlerinden ya da yasal bakıcısından ayrı düşen ancak kendisine refakat edebilecek bir aile yakını yanında kalan çocuklar için kullanılmaktadır (UNICEF, 2017: 56).
Soru 35
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1946
B
1948
C
1950
D
1952
E
1954
Açıklama:
…Ancak, özellikle iki dünya savaşı arasında ve hemen sonrasında yerinden edilme ve sığınma taleplerinde yaşanan artış, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, ilk olarak 1950’de BMMYK’nin kurulmasına daha sonra da 1951’de uluslararası bir sözleşme olan Cenevre Sözleşmesi’ nin yapılmasına ön ayak olmuştur.
Soru 36
UNHCR’ye göre günümüzde dünya genelinde hiçbir ülkeye tabiiyeti bulunmayan ve vatansız olarak adlandırılan yaklaşık kaç kişi vardır?
Seçenekler
A
2 Milyondan fazla
B
4 Milyondan fazla
C
6 Milyondan fazla
D
8 Milyondan fazla
E
10 Milyondan fazla
Açıklama:
UNHCR’ye göre günümüzde dünya genelinde en az 10 milyon kişinin hiçbir ülkeye bir tabiiyeti bulunmamaktadır ve her 10 dakikada 1 vatansız çocuk dünyaya gelmektedir.
Soru 37
Uluslararası Cenevre Sözleşmesi hangi tarihte yapılmıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1947
C
1949
D
1951
E
1953
Açıklama:
…Ancak, özellikle iki dünya savaşı arasında ve hemen sonrasında yerinden edilme ve sığınma taleplerinde yaşanan artış, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, ilk olarak 1950’de BMMYK’nin kurulmasına daha sonra da 1951’de uluslararası bir sözleşme olan Cenevre Sözleşmesi’ nin yapılmasına ön ayak olmuştur.
Soru 38
Çocuk ve yetişkin tüm insanların doğuştan sahip olduğu varsayılan insan onuruna, eşitliğe ve haklara saygıya vurgu yapan İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, hangi yılda yayınlanmıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1948
C
1951
D
1954
E
1957
Açıklama:
II. Dünya Savaşı’nın yarattığı insanlık dışı görüntüler, 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin yayınlanmasına ön ayak olmuştur. Çocuk ve yetişkin tüm insanların doğuştan sahip olduğu varsayılan insan onuruna, eşitliğe ve haklara saygıya vurgu yapılmıştır. Bu bildiri direkt çocuklarla ilgili olmasa da küresel anlamda insan değeri ve eşitliğe yönelik bir farkındalık uyandırması bakımından önemlidir.
Soru 39
Çocukları hak sahibi olanlar arasında gören ve gösteren ilk yazılı eser olan “The Rights of Infants” kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
T. Spence
B
E. Jebb
C
K. F. Olwig
D
F. Olsen
E
G. Sheringtons
Açıklama:
Çocukları hak sahibi olanlar arasında gören ve gösteren ilk yazılı eser olarak, 1797 yılında Thomas Spence tarafından kaleme alınan The Rights of Infants gösterilebilir. Zamanının çok ilerisinde olarak adlandırılabilecek bu kitapta Spence, görüşlerini çocuk sahibi kadınların ağzından tartışmış; yaş ve cinsiyet fark etmeksizin, toplumlardaki ihtiyaç fazlası ürünlerin herkes arasında eşit dağıtılması gerektiği üzerinde durmuştur.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi, göçmen çocukların ev sahibi ülkede karşılaştıkları dil ve eğitim sorunları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yoksulluk ve güvencesizliğin, göçmen çocukları okul dışına sürükleyebilmesi
B
Veli, çocuk ve okul arasında dil, kültür vb. nedenlerle kopukluk yaşanabilmesi
C
Öğretmenlerin, göçmen çocukları hakkında olumsuz senaryolara sahip olabilmesi
D
Okullarda, göçmen çocukların devamsızlıklarının daha çok gözlenmesi
E
Ailenin kültürel kabullerinin kız çocuklarına yönelik sınırlayıcı etkilere sahip oluşu
Açıklama:
“Ailenin kültürel kabullerinin kız çocuklarına yönelik sınırlayıcı etkilere sahip oluşu” ailenin kültürel tutumuna örnek olarak verilebilir. Ailenin kültürel kabulleri kız çocuklarına yönelik sınırlayıcı etkilere sahip ise kız çocuklarının ev içerisinde daha çok vakit geçirdiği ve dışarısı ile pek fazla bağ kuramadığı söylenebilir. Bu sosyal izolasyon durumu çocukların toplumla ilişkilerini zayıflatmakta, çocuğun kendini geliştirmesini sınırlamaktadır (Tezcan, 2017: 126). Ailenin geleneksellik düzeyi, yani değişime ve etkileşime açık olup olmaması ise bu sorunu daha da belirgin hâle getirebilmektedir.
Ünite 8
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi eğitimli ve yüksek vasıflı kişilerin çalışmak ve yaşamak amacıyla kendi ülkesinin dışında bir ülkeye gitmesi sürecini tanımlamak için kullanılan kavramdır?
Seçenekler
A
Beyin göçü
B
Zorunlu göç
C
Gönüllü göç
D
Beyin zorlaması
E
İç göç
Açıklama:
Eğitimli ve yüksek vasıflı kişilerin çalışmak ve yaşamak amacıyla kendi ülkesinin dışında bir ülkeye gitmesi süreci beyin göçü olarak adlandırılmaktadır.
Soru 2
…… kavramı, bir etnik grubun, ulusun ya da belli bir inanç grubunun kendi yaşadıkları yurtlardan göç ederek başka ülkelerde azınlık olarak yaşamaları durumunu anlatır.
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Diaspora
B
Anavatan
C
Göçmenlik
D
Bilimsel çalışma izni
E
Beyin göçü
Açıklama:
Diaspora kavramı, bir etnik grubun, ulu-sun ya da belli bir inanç grubunun kendi yaşadıkları yurtlarından göç ederek başka ülkelerde azınlık olarak yaşamaları durumunu anlatmak için kullanılmaktadır.
Soru 3
Yüksek vasıflıların hareketliliği ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yüksel vasıflı göçmenler kendi ülkelerine vergi öderler
B
Yüksek vasıflıların hareketliliğini kısıtlamak daha kolaydır
C
Yüksek vasıflıların hareketliliği ev sahibi ülkeye doğru tek yönlü bir harekettir.
D
Yüksek vasıflıların göç etme eğilimi uzun vadede ülkeye olumlu katkılarda bulunur.
E
Yüksek vasıflıların hareketliliği kısıtlandığında uzun vadede insan sermayesi stoku seviyesi düşer
Açıklama:
…alıcı ülkelerin kalifiye göçmenlerin ülkesine vergi ödemesi söz konusu olamadı. Ayrıca, gelişmekte olan ülkeler karakteristik kendi sakinlerinin vergi sorunları ile karşı karşıya olduğu için göçmenlere ve/veya yerleşik olmayanlara vergi uygulamak sorunlu olabilirdi. Yüksek vasıflıların hareketliliğini kısıtlamak daha kolaydır, ancak yüksek eğitimli nüfusun göç etme eğiliminin uzun vadede ülkeye olumlu katkıda bulunma olasılığı daha yüksek olduğundan, hareketliliğin kısıtlanması ülkedeki insan sermayesi stokunun uzun vadede seviyesinin düşmesi riskine yol açabilmektedir (Köşer-Akçapar, 2006: 11-12).
Beyin göçü kavramı, genellikle gelişmekte olan ülkelerden, sadece sanayileşmiş (ev sahibi) dünyaya fayda sağlayan yüksek vasıflı insanların tek yönlü bir hareketi olarak tanımlamaktadır.
Beyin göçü kavramı, genellikle gelişmekte olan ülkelerden, sadece sanayileşmiş (ev sahibi) dünyaya fayda sağlayan yüksek vasıflı insanların tek yönlü bir hareketi olarak tanımlamaktadır.
Soru 4
Akut beyin göçü yaşayan 40 ülkeden kaç tanesi Afrika kıtasındandır?
Seçenekler
A
21
B
22
C
23
D
24
E
25
Açıklama:
Eğer beyin göçü, OECD’de yaşayan bir ülkenin üniversite mezunu vatandaşların oranı olarak tanımlanırsa, en akut beyin göçü sorunu olan 40 ülkeden 21’i Afrika’dadır.
Soru 5
Aşağıdaki sosyal bilimcilerden hangisi/hangileri yüksek vasıflı göçmenlerin ayrılmasının menşe ülkedeki insan sermayesi düzeyinde artışa yol açabileceğini ileri süren beyin kazancı kavramına odaklanır?
Seçenekler
A
Stark ve Mountford
B
Miyagiwa
C
Castells
D
Chellaraj, Maskus ve Mattoo
E
Preston
Açıklama:
Oded Stark ve Adrew Mountford gibi bilim insanları, yüksek vasıflı göçmenlerin ayrılmasının, menşe ülkedeki insan sermayesi düzeyinde artışa yol açabileceğini ileri süren beyin kazancına odaklanırlar.
Soru 6
Lowell ve meslektaşlarının günümüzde yetenekli göçün olumlu ve olumsuz sonuçlarının tanımlamak için kullandıkları terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beyin zorlanması
B
Beyin göçü
C
Beyin kazancı
D
Vasıflı göç
E
İnsan sermayesi
Açıklama:
Lowell ve meslektaşları (2004) bu nedenle bugünün yetenekli göç olumlu ve olumsuz sonuçlarını tanımlamak için “beyin zorlanması” terimini önermektedir (aktaran, Köşer-Akçapar, 2006: 14).
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi ABD’nin verdiği, ikinci kategoride yer alan ve yüksek vasıflı profesyonellere verilen vizedir?
Seçenekler
A
H-1B
B
F
C
G
D
E2
E
H-1A
Açıklama:
Amerika Birleşik Devletleri’nde ikinci kategori için, yüksek vasıflı profesyoneller (H-1B vizesi) verilir. F türü vize tam zamanlı akademik eğitim veya dil eğitimi alan öğrenciler için, G vizesi Diplomat, uluslararası organizasyon, BM ve benzeri organizasyonlar için, E2 vizesi yatırımcılar ve tüccarlar için bir ABD şirketinin %50 oranında yatırımını üstlenen kişilere, H-1A vizesi ise ABD’de geçici olarak çalışan hemşirelere verilir.
Soru 8
1992-2000 yılları arasında ABD'nin verdiği H-1B vizesinde gözlenen artışta en büyük pay aşağıdaki ülkelerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Endonezya
C
Türkiye
D
Tunus
E
Cezayir
Açıklama:
Amerika Birleşik Devletleri’nde ikinci kategori için, yüksek vasıflı profesyoneller (H-1B vizesi) için verilen vize yıllık sayısı 1992 yılında 110.200’den 2000 yılında 355.600’e yükselmiştir. Bu artışın toplamı gelişmekte olan ülkelerden gelen göçün bir sonucudur ve bu işçilerin yaklaşık yarısı artık Hindistan’dan geliyor (Docquier ve Marfouk, 2006: 152-153).
Soru 9
2000 yılında göç verilerini inceleyen Docquier ve arkadaşlarına göre gelişmekte olan ülkelerin % kaçında kadınların beyin göçü oranı erkeklere göre daha yüksektir?
Seçenekler
A
88
B
90
C
92
D
94
E
96
Açıklama:
2000 yılındaki göç verilerini inceleyen Docquier, ve diğerleri (2009) gelişmekte olan ülkelerden gelen kadın beyin göçü oranlarının erkeklerden ortalama yüzde 17 daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Aslında kadınların bu ülkelerin yüzde 88’inde beyin göçü oranları daha yüksektir.
Soru 10
ABD’yi tercih eden yüksek vasıflı göç, Türkiye’den giden vasıflı göçün % kaçını oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
17
B
25
C
41
D
70
E
88
Açıklama:
Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’den giden vasıflı göçün yüzde 41’ine sahip olmuştur
Soru 11
Avrupa Ekonomik Bölgesi üyesi olmayan bilim insanlarının yararına, Avrupa Ekonomik Bölgesinde serbestçe çalışma ve hareket etme hakkı verecek bir “Bilimsel Çalışma İznini” de hazırlayıp öneren kurum hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa Konseyi
B
Dünya bankası
C
İnsan hakları örgütü
D
Diaspora
E
Unicef
Açıklama:
Beyin Göçünün Sosyolojik Dinamikleri
Avrupa Konseyi ayrıca, Avrupa Ekonomik Bölgesi üyesi olmayan bilim insanlarının yararına, Avrupa Ekonomik Bölgesinde serbestçe çalışma ve hareket etme hakkı verecek bir “Bilimsel Çalışma İznini” de hazırlayıp önermiştir.
Avrupa Konseyi ayrıca, Avrupa Ekonomik Bölgesi üyesi olmayan bilim insanlarının yararına, Avrupa Ekonomik Bölgesinde serbestçe çalışma ve hareket etme hakkı verecek bir “Bilimsel Çalışma İznini” de hazırlayıp önermiştir.
Soru 12
1970’lerde beyin göçünün olumsuz sonuçları olarak yoksul ülkelerin daha yoksullaşması ve zengin ülkelerin daha da zengin hâle gelmesiyle, uluslararası düzeyde eşitsizliğin artmasına katkıda bulunduğunu ifade eden araştırmacı hangisidir?
Seçenekler
A
David Harvey
B
Jagdish Bhagwati
C
Oded Stark
D
Andrew Mountford
E
Maryam Naghsh Nejad
Açıklama:
Geleneksel Perspektif: Beyin Göçünün Olumsuz Sonuçları
1970’lerde Jagdish Bhagwati, beyin göçünün olumsuz sonuçları olarak yoksul ülkelerin daha yoksullaşması ve zengin ülkelerin daha da zengin hâle gelmesiyle, uluslararası düzeyde eşitsizliğin artmasına katkıda bulunduğunu ifade etmiştir.
1970’lerde Jagdish Bhagwati, beyin göçünün olumsuz sonuçları olarak yoksul ülkelerin daha yoksullaşması ve zengin ülkelerin daha da zengin hâle gelmesiyle, uluslararası düzeyde eşitsizliğin artmasına katkıda bulunduğunu ifade etmiştir.
Soru 13
Beyin göçü ile ilgili kaybedilen beyinlerin vergilendirilmesini veya yüksek vasıflıların hareketliliğine kısıtlamalar getirilmesi hangi yıllarda önerilmiştir?
Seçenekler
A
1940-1950
B
1950-1955
C
1960-1970
D
1975-1980
E
1990-2000
Açıklama:
Geleneksel Perspektif: Beyin Göçünün Olumsuz Sonuçları
1960 ve 1970’li yıllarda beyin göçü ile ilgili kaybedilen beyinlerin vergilendirilmesi veya yüksek vasıflıların hareketliliğine kısıtlamalar getirilmesi önerilmiştir. Ancak, bu mesele çok fazla karmaşık olduğu için alıcı ülkelerin kalifiye göçmenlerin ülkesine vergi ödemesi söz konusu olamamıştır.
1960 ve 1970’li yıllarda beyin göçü ile ilgili kaybedilen beyinlerin vergilendirilmesi veya yüksek vasıflıların hareketliliğine kısıtlamalar getirilmesi önerilmiştir. Ancak, bu mesele çok fazla karmaşık olduğu için alıcı ülkelerin kalifiye göçmenlerin ülkesine vergi ödemesi söz konusu olamamıştır.
Soru 14
Bir menşe ülkenin yüksek vasıflı işçilerin göçünden yararlanabileceği çeşitli kanalları vurgulayan ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Diaspora
B
Beyin Göçü
C
Küreselleşme
D
Bilişim teknolojisi
E
Beyin kazancı
Açıklama:
Yeni Perspektifler: Refah Ve Kalkınma Aracı Olarak Beyin Göçü
Beyin kazancı, bir menşe ülkenin yüksek vasıflı işçilerin göçünden yararlanabileceği çeşitli kanalları vurgulayan bir ifadedir.
Beyin kazancı, bir menşe ülkenin yüksek vasıflı işçilerin göçünden yararlanabileceği çeşitli kanalları vurgulayan bir ifadedir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi geçmişteki geleneksel beyin göçü alanyazınının ifade ettiği görüşlerden biridir?
Seçenekler
A
Beyin göçü, beklenen eğitim geri dönüşünü yükseltir.
B
Göç veren ülkenin kazancı refah ve daha fazla büyüme olabilir.
C
Hedef ülkelerde edinmiş olabilecekleri becerilerini kendi ülkelerine transfer edebilirler.
D
Beyin göçü veren ülkeler için bir kazanç değil kayıptır.
E
Beyin göçü göç veren ülkeler lehine de sonuçlar yaratır.
Açıklama:
Yeni Perspektifler: Refah Ve Kalkınma Aracı Olarak Beyin Göçü
Geçmişteki geleneksel beyin göçü literatüründe beyin göçünün bir kazanç değil kayıp olarak görülmesi bu literatürünün merkezî bir özelliğidir. Yeni beyin göçü literatürüne göre ise beyin göçü, vasıflı bireylerin bir kısmının yurt dışına göç edip daha yüksek bir ücret kazanacağı anlamına geldiği için beyin göçü, beklenen eğitim geri dönüşünü yükseltir.
Geçmişteki geleneksel beyin göçü literatüründe beyin göçünün bir kazanç değil kayıp olarak görülmesi bu literatürünün merkezî bir özelliğidir. Yeni beyin göçü literatürüne göre ise beyin göçü, vasıflı bireylerin bir kısmının yurt dışına göç edip daha yüksek bir ücret kazanacağı anlamına geldiği için beyin göçü, beklenen eğitim geri dönüşünü yükseltir.
Soru 16
Dünya kapitalist sisteminin, zengin, gelişmiş merkez uluslarla yoksul gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsiz sosyoekonomik ve politik güç ilişkisine dayandığını ifade eden bilim insanı hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Gunder Frank
B
Jagdish Bhagwati
C
Oded Stark
D
Andrew Mountford
E
Alejandro Portes
Açıklama:
Küreselleşme Ve Beyin Göçü
Andre Gunder Frank, dünya kapitalist sisteminin, bir yandan zengin, gelişmiş merkez uluslarla yoksul gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsiz sosyoekonomik ve politik güç ilişkisine dayandığını, diğer yandan da çevre ülkelerin “az gelişmişliğini” ve diğer yandan da bağımlılığı sürdürebilir hâle geldiğini ileri sürmüştür.
Andre Gunder Frank, dünya kapitalist sisteminin, bir yandan zengin, gelişmiş merkez uluslarla yoksul gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsiz sosyoekonomik ve politik güç ilişkisine dayandığını, diğer yandan da çevre ülkelerin “az gelişmişliğini” ve diğer yandan da bağımlılığı sürdürebilir hâle geldiğini ileri sürmüştür.
Soru 17
Wallerstein tarafından ortaya konan makro düzey modeldeki hiyerarşiye göre yarı çevre kategorisinde yer alan ülkeler hangisidir?
Seçenekler
A
Batılı sömürge güçleri
B
Gelişmiş kapitalist ekonomilere sahip diğer ülkeler
C
Ekonomik büyüme, teknolojik ilerleme kapasitesi ile geçiş toplumları olan çevre ülkeler
D
Eski koloniler
E
Çekirdek ülkelere ucuz iş gücü ve ham madde sağlayan yeni bağımsız ülkeler
Açıklama:
Küreselleşme ve Beyin Göçü
Wallerstein ulus devletlere odaklanmak yerine, kapitalist bir dünya sistemi için “makro düzeyde” bir model sağladı ve böylece uluslararası bir iş bölümü, her biri kendi üretim, tüketim ve emek koşullarına sahip, dünyanın çeşitli bölgelerinden oluşan bir hiyerarşinin ortaya çıkmasına yol açtı. Buna göre, bu iş bölümü, dünyayı üç ülke kategorisine ayırmıştır; yani merkez (Batılı sömürge güçleri ve gelişmiş kapitalist ekonomilere sahip diğer ülkeler); çevre (eski koloniler veya çekirdek ülkelere ucuz iş gücü ve ham madde sağlayan ve onlar tarafından kontrol edilen yeni bağımsız ülkeler); ve yarı çevre (ekonomik büyüme ve gelişme ve teknolojik ilerleme kapasitesi ile geçiş toplumları olan çevre ülkeler).
Wallerstein ulus devletlere odaklanmak yerine, kapitalist bir dünya sistemi için “makro düzeyde” bir model sağladı ve böylece uluslararası bir iş bölümü, her biri kendi üretim, tüketim ve emek koşullarına sahip, dünyanın çeşitli bölgelerinden oluşan bir hiyerarşinin ortaya çıkmasına yol açtı. Buna göre, bu iş bölümü, dünyayı üç ülke kategorisine ayırmıştır; yani merkez (Batılı sömürge güçleri ve gelişmiş kapitalist ekonomilere sahip diğer ülkeler); çevre (eski koloniler veya çekirdek ülkelere ucuz iş gücü ve ham madde sağlayan ve onlar tarafından kontrol edilen yeni bağımsız ülkeler); ve yarı çevre (ekonomik büyüme ve gelişme ve teknolojik ilerleme kapasitesi ile geçiş toplumları olan çevre ülkeler).
Soru 18
Uluslararası beyin göçünde özellikle eğitimdeki bilim insanları, mühendisler ve ilgili personel, yüksek öğretim hizmetlerinin ihracatında sürekli hakimiyeti sürdüren ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Singapur
C
Çin
D
İngiltere
E
Fransa
Açıklama:
Dünyada Beyin Göçüne Yönelik Politikalar
Diğer ülkelerle kıyaslandığında, Amerika Birleşik Devletleri uluslararası düzeyde özellikle eğitimdeki bilim insanları, mühendisler ve ilgili personel, yüksek öğretim hizmetlerinin ihracatında doğrudan önemli bir avantaja sahip olduğu açıktır. Beyin göçü konusundaki Amerika Birleşik Devletleri’nin sürekli hâkimiyeti hafife alınamaz.
Diğer ülkelerle kıyaslandığında, Amerika Birleşik Devletleri uluslararası düzeyde özellikle eğitimdeki bilim insanları, mühendisler ve ilgili personel, yüksek öğretim hizmetlerinin ihracatında doğrudan önemli bir avantaja sahip olduğu açıktır. Beyin göçü konusundaki Amerika Birleşik Devletleri’nin sürekli hâkimiyeti hafife alınamaz.
Soru 19
OECD nüfus sayımı veri tabanlarına göre yüksek vasıflı kadınların kendi ülkesinden başka yerlere göç etme oranının en yüksek olduğu ülke hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa ülkeleri
B
Amerika Birleşik Devletleri
C
Afrika ülkeleri
D
Avustralya
E
Yeni Zelanda
Açıklama:
Beyin Göçü Ve Toplumsal Cinsiyet
OECD nüfus sayımı veri tabanlarını kullanılarak cinsiyet açısından beyin göçüyle ilgili özel veriler sağlanmaktadır. Bunlar, yüksek vasıflı kadınların hemen hemen tüm kıtalarda erkeklere göre göç etme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor, ancak Avrupa’dan göç eden insanların beyin göçü oranında neredeyse hiç cinsiyet farkı yokken, beyin göçü oranlarındaki cinsiyet farkı Afrika ülkelerinde en yüksek orana ulaşmaktadır.
OECD nüfus sayımı veri tabanlarını kullanılarak cinsiyet açısından beyin göçüyle ilgili özel veriler sağlanmaktadır. Bunlar, yüksek vasıflı kadınların hemen hemen tüm kıtalarda erkeklere göre göç etme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor, ancak Avrupa’dan göç eden insanların beyin göçü oranında neredeyse hiç cinsiyet farkı yokken, beyin göçü oranlarındaki cinsiyet farkı Afrika ülkelerinde en yüksek orana ulaşmaktadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi beyin göçünün kaynak ülkeler açısından olumsuz etkilerini azaltmak veya beyin göçünü yavaşlatmak için alınabilecek önlemlerden bir değildir?
Seçenekler
A
Eğitim politikaları ile göçü̈ engelleme
B
Ekonomik ve sosyal gelişme ile nitelikli iş gücünü̈ elde tutma
C
Dönüş ve dolaşım programlarının desteklenmesi
D
Uzman ağları oluşturma
E
Ülkenin ihtiyaç duymadığı alanlarda da elman yetiştirerek işgücü potansiyeli artırmak
Açıklama:
Türkiye’nin Beyin Göçü Deneyimi ve Sonuçları
Beyin göçünün kaynak ülkeler açısından olumsuz etkilerini azaltmak veya beyin göçünü yavaşlatmak için Gülay Toksöz’e (2006: 239-240) göre aşağıdaki politikalar önerilebilir:
Eğitim politikaları ile göçü̈ engelleme
Ekonomik ve sosyal gelişme ile nitelikli iş gücünü̈ elde tutma
Dönüş ve dolaşım programlarının desteklenmesi
Uzman ağları oluşturma
Bu önlemlere bakıldığında “Ülkenin ihtiyaç duymadığı alanlarda da eleman yetiştirerek işgücü potansiyeli artırmak” seçeneği bulunmamaktadır. Aksine bu durum beyin göçünü artırmaktadır.
Beyin göçünün kaynak ülkeler açısından olumsuz etkilerini azaltmak veya beyin göçünü yavaşlatmak için Gülay Toksöz’e (2006: 239-240) göre aşağıdaki politikalar önerilebilir:
Eğitim politikaları ile göçü̈ engelleme
Ekonomik ve sosyal gelişme ile nitelikli iş gücünü̈ elde tutma
Dönüş ve dolaşım programlarının desteklenmesi
Uzman ağları oluşturma
Bu önlemlere bakıldığında “Ülkenin ihtiyaç duymadığı alanlarda da eleman yetiştirerek işgücü potansiyeli artırmak” seçeneği bulunmamaktadır. Aksine bu durum beyin göçünü artırmaktadır.
Soru 21
Ankara Anlaşması ile Türkiye vatandaşların iş kurma amacıyla yerleşmelerini ve yaşamalarını sağlayan özel bir anlaşmanın tarafı olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Fransa
D
Hollanda
E
Belçika
Açıklama:
Zırh, “İngiltere popüler rotalardan birisi. Konut satın alma ya da Ankara Anlaşması ile İngiltere yerleşen pek çok Türkiye vatandaşı var. Ankara Anlaşması Türkiye vatandaşların iş kurma amacıyla İngiltere’de yaşamasını sağlayan özel bir anlaşma.
Soru 22
Besim Can Zırh’a göre Türkiyeden göç edenlerin diğer popüler göç rotası olarak “Dijital ya da entelektüel meslek sahibi olanlar bakımından genellikle tercih ettikleri ülke ve şehir aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya (Berlin)
B
Fransa (Paris)
C
Yunanistan (Atina)
D
Almanya (Münih)
E
Belçika (Brüksel)
Açıklama:
Popüler Göç Rotaları Bir diğer popüler göç rotasının Almanya’nın başkenti Berlin olduğunu kaydeden Zırh, “Dijital ya da entelektüel meslek sahibi olanlar genellikle Berlin’i tercih ediyor
Soru 23
Küreselleşmenin kapitalist kurumsal yapılar ve kapitalist devletler tarafından yukarıdan empoze edilme yollarının eleştirel bir şekilde gözden geçirilmesi ve küreselleşmeden olumsuz etkilenen birey ve gruplar tarafından aşağıdan itiraz edilerek yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan eleştirel sosyal teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kellner
B
Mahroum
C
Walllerstein
D
Castells
E
Docquier
Açıklama:
Küreselleşmenin kapitalist kurumsal yapılar ve kapitalist devletler tarafından yukarıdan empoze edilme yollarının eleştirel bir şekilde gözden geçirilmesi ve küreselleşmeden olumsuz etkilenen birey ve gruplar tarafından aşağıdan itiraz edilerek yeniden yapılandırılması gerektiğini savunur. Kellner, küreselleşmenin aynı zamanda bireylerin direniş için kullanabilecekleri sermaye büyümesi için yeni teknolojiler de sunduğuna işaret ediyor. Kellner, akademisyenleri küreselleşmeyi son derece karmaşık ve çelişkili bir süreç olarak anlamaya teşvik eder (aktaran, Banerjee, 2012: 21).
Soru 24
Dünya kapitalist sisteminin, bir yandan zengin, gelişmiş merkez uluslarla yoksul gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsiz sosyoekonomik ve politik güç ilişkisine dayandığını, diğer yandan da çevre ülkelerin “az gelişmişliğini” ve diğer yandan da bağımlılığı sürdürebilir hâle geldiğini ileri süren araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Gunder Frank
B
David Harvey
C
Walllerstein
D
Kellner
E
Haque ve Jahangir
Açıklama:
Andre Gunder Frank ise, dünya kapitalist sisteminin, bir yandan zengin, gelişmiş merkez uluslarla yoksul gelişmekte olan ülkeler arasındaki eşitsiz sosyoekonomik ve politik güç ilişkisine dayandığını, diğer yandan da çevre ülkelerin “az gelişmişliğini” ve diğer yandan da bağımlılığı sürdürebilir hâle geldiğini ileri sürmüştür.
Soru 25
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde, “post-Fordist esnek birikim” sürecini parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif eden dünya sistemi teorisyenlerinden olan araştırmacıdır?.
Seçenekler
A
Andre Gunder Frank
B
David Harvey
C
Kellner
D
Walllerstein
E
Haque ve Jahangir
Açıklama:
David Harvey, “post-Fordist esnek birikim” sürecini parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif etmektedir. Bunun yanı sıra, post-fordist üretim süreci, son derece mobil vasıfsız ve vasıflı, minimum veya hiç pazarlık gücü olmayan, çok görevli işçilerin ve enformel sektörün büyüdüğü küresel işgücü piyasası yaratmıştır.
Soru 26
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde,David Harvey ‘in tarif ettiği üretim süreci, son derece mobil vasıfsız ve vasıflı, minimum veya hiç pazarlık gücü olmayan, çok görevli işçilerin ve enformel sektörün büyüdüğü küresel işgücü piyasası yaratmıştır?
Seçenekler
A
Post-modern çalışma rejimi
B
Taylorist esnek birikim
C
Post-kapitalist üretim rejimi
D
Post-endüstriyel birikim rejimi
E
Post-fordist esnek birikim
Açıklama:
David Harvey, “post-Fordist esnek birikim” sürecini parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif etmektedir. Bunun yanı sıra, post-fordist üretim süreci, son derece mobil vasıfsız ve vasıflı, minimum veya hiç pazarlık gücü olmayan, çok görevli işçilerin ve enformel sektörün büyüdüğü küresel işgücü piyasası yaratmıştır.
Soru 27
Bir etnik grubun, ulusun ya da belli bir inanç grubunun kendi yaşadıkları yurtlarından göç ederek başka ülkelerde azınlık olarak yaşamaları durumunu anlatmak için kullanılmakta olan tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göç kavramı
B
Sporos kavramı
C
Kimlik kavramı
D
Getto kavramı
E
Diaspora kavramı
Açıklama:
Diaspora kavramı, bir etnik grubun, ulusun ya da belli bir inanç grubunun kendi yaşadıkları yurtlarından göç ederek başka ülkelerde azınlık olarak yaşamaları durumunu anlatmak için kullanılmaktadır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan bir ülkede gerçekleşen vasıflı insanların göçünün olumsuz sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Vasıflı işgücü kıtlığı ve bol vasıfsız iş gücü olduğunda, bu verimlilik üzerinde doğrudan olumsuz etkiye sahiptir.
B
İnsan sermayesinin kaybedilmesi bir ülkenin büyüme beklentilerini olumsuz etkilemektedir.
C
Vasıflı göçmenler, gittikleri ülkeden kendi ülkelerine bilgi ve yenilik akışını teşvik edebilirler.
D
Doğrudan yabancı yatırımı çekmek ve araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) üzerinde çalışmak için yüksek vasıflı insanlara ihtiyaç olmaktadır.
E
Yüksek vasıflı insanlar devlet bütçesine net katkıda bulunmaktadır ve ülkeyi terk ettiklerinde, geri kalan nüfus üzerinde bunun mali yükü ortaya çıkar.
Açıklama:
Gelişmekte olan bir ülkede gerçekleşen vasıflı insanların göçünün olumsuz sonuçlarından bazıları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Yüksek vasıflı insanlar hükûmet bütçesine net katkıda bulunmaktadır ve ülkeyi terk ettiklerinde, geri kalan nüfus üzerinde bunun mali yükü ortaya çıkar;
- Vasıflı işgücü ve vasıfsız işgücü birbirini tamamlar, bu nedenle gelişmekte olan bir ülkede vasıflı işgücü kıtlığı ve bol vasıfsız iş gücü olduğunda, bu verimlilik üzerinde doğrudan olumsuz etkiye sahiptir;
- İnsan sermayesinin kaybedilmesi bir ülkenin büyüme beklentilerini olumsuz etkilemektedir;
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi bir menşe ülkenin yüksek vasıflı işçilerin göçünden yararlanabileceği çeşitli kanalları vurgular?
Seçenekler
A
Beyin kazancı
B
Beyin sürgünü
C
Beyin ihracatı
D
Beyin kaçışı
E
Yetenek göçü
Açıklama:
“Beyin kazancı” ifadesi, bir menşe ülkenin yüksek vasıflı işçilerin göçünden yararlanabileceği çeşitli kanalları vurgular.
Soru 30
Göç ve kalkınmaya iyimser açıdan bakanlar, diasporaların bir kayıp değil, bir fayda ve potansiyel kazanç olduğu fikrini teşvik ederek uluslararası göçü herkes için bir “kazan-kazan durumu” olarak tarif eden araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Naymura
B
Docquier
C
Rapoport
D
Miyagiw
E
Tanner
Açıklama:
Naymura (2014), hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerin kendi vasıflı nüfuslarını kaybederken, Güney Afrika’nın yüksek vasıflı insanların uluslararası hareketliliğini iki şekilde kullanabileceğini belirtmiştir: Aktif olarak yabancı kalifiye göçmenleri çekerek ve aynı zamanda kendi gurbetçi nüfusunun sunduğu potansiyelden yararlanarak. Göç ve kalkınmaya iyimser açıdan bakanlar, diasporaların bir kayıp değil, bir fayda ve potansiyel kazanç olduğu fikrini teşvik ederek uluslararası göçü herkes için bir “kazan-kazan durumu” olarak tarif eder.
Soru 31
Türkiye'den Almanya'ya göçen Türklerin azınlık grup olarak o ülkede yaşamaları için kullanılacak en doğru kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beyin göçü
B
Diaspora
C
Vasıflı emek göçü
D
Mülteci
E
Sığınmacı
Açıklama:
Diaspora kavramı, bir etnik grubun, ulusun ya da belli bir inanç grubunun kendi yaşadıkları yurtlarından göç ederek başka ülkelerde azınlık olarak yaşamaları durumunu anlatmak için kullanılmaktadır.
Türkiye'den Almanya'ya göçen Türklerin azınlık grup olarak o ülkede yaşamaları için kullanılacak en doğru kavram diasporadır.
Türkiye'den Almanya'ya göçen Türklerin azınlık grup olarak o ülkede yaşamaları için kullanılacak en doğru kavram diasporadır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi vasıflı kişilerin göçe karar vermelerinde itici etkenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Vatandaşı oldukları ülkede mali sorunlar yaşamaları
B
Gidecekleri ülkede bilim ve teknolojiye verilen destek ve önemin yüksek olması
C
Gidecekleri ülkede kendi vasıflarına uygun daha iyi çalışma koşullarına ulaşabilmek
D
Vatandaşı oldukları ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlıktan uzaklaşmak
E
Vatandaşı oldukları ülkenin AR-GE çalışmalarına ve bütçesine katkı sunabilmek
Açıklama:
Vatandaşı oldukları ülkenin AR-GE çalışmalarına ve bütçesine katkı sunabilmek vasıflı kişilerin göçe karar vermelerinde diğerlerine kıyasla itici etkenlerden biri değildir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi vasıflı insanların göçü ile ilgili doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Yüksek vasıflı insanlar ülkeyi terk ettiklerinde geri kalan nüfus üzerindeki mali yükü azaltırlar
B
Yüksek vasıflı insanlar genellikle gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere tek yönlü olarak hareket ederler.
C
Yüksek vasıflı insanların göçü, terk edilen ülkenin yabancı yatırımları çekmesinde ve AR-GE faaliyetlerinde olumsuz etkisi olur
D
Yüksek vasıflı insan sermayesinin kaybedilmesi terkedilen ülkenin büyüme beklentilerini olumsuz etkiler
E
Yüksek beceri göçü uluslararası eşitsizliğin artmasına katkı sağlar
Açıklama:
Yüksek vasıflı insanlar hükûmet bütçesine net katkıda bulunmaktadır ve ülkeyi terk ettiklerinde, geri kalan nüfus üzerinde bunun mali yükü ortaya çıkar
Yüksek vasıflı insanlar ülkeyi terk ettiklerinde geri kalan nüfus üzerindeki mali yükü azaltmaz tam tersine arttırırlar. Doğru yanıt A seçeneğidiri
Yüksek vasıflı insanlar ülkeyi terk ettiklerinde geri kalan nüfus üzerindeki mali yükü azaltmaz tam tersine arttırırlar. Doğru yanıt A seçeneğidiri
Soru 34
Aşağıdaki ülkelerden hangisi yüksek vasıflı iş gücü gönderen ülkeler arasında diğerlerine kıyasla ilk sıradadır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Cezayir
C
Fas
D
Hindistan
E
Sırbistan ve Karadağ
Açıklama:
Başlıca yüksek vasıflı işgücü gönderen ülkeler Cezayir (yüzde 13,5), Fas (yüzde 3,1) ve Hindistan (yüzde 2,7) bulunmaktadır. Türkiye’nin payı yüzde 1,4 gibi düşük bir oranda kalmaktadır
Başlıca yüksek vasıflı işgücü gönderen ülkeler arasında Cezayir ilk sıradadır.
Başlıca yüksek vasıflı işgücü gönderen ülkeler arasında Cezayir ilk sıradadır.
Soru 35
Türkiye'nin yüksek vasıflı iş gücü göçü ağırlıklı olarak aşağıdaki hangi ülkede bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Hollanda
C
Almanya
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
Avusturya
Açıklama:
ABD, Fransa, Hollanda ve Avusturya, Türk vatandaşlarının yüksek nüfusa sahip olduğu ülkelerdir. Bu ülkeler arasında, en yetenekli göçmenler Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada da bulunmaktadır.
Türkiye'nin en yetenekli göçmenleri Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada da bulunmaktadır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Türkiye'nin en yetenekli göçmenleri Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada da bulunmaktadır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 36
Yapılan araştırmalar Türkiye'de eğitimli ve vasıflı bireylerin göçünün ilk sıradaki nedeni olarak aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?
Seçenekler
A
Mesleki kaygılar
B
Siyasi istikrarsızlık
C
Etnik ayrımcılık
D
Ücret yetersizliğinden kaynaklı ekonomik sorunlar
E
Eğitim almak
Açıklama:
Türkiye’de değişik dönemlerde beyin göçü üzerine yapılan araştırmalarda ortaya çıkan ortak sonuçlardan biri, yüksek nitelikli elemanların göç etmelerinde öncelikli faktörlerin mesleki alanda duyulan kaygılar olması ve bunu ekonomik nedenlerden kaynaklanan sorunların izlemesidir.
Yapılan araştırmalar Türkiye'de eğitimli ve vasıflı bireylerin göçünün ilk sıradaki nedeni olarak mesleki kaygıları göstermektedir.
Yapılan araştırmalar Türkiye'de eğitimli ve vasıflı bireylerin göçünün ilk sıradaki nedeni olarak mesleki kaygıları göstermektedir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi diğerlerine kıyasla Türkiye'de beyin göçünün olası nedenleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Yaşam koşullarının zorluğu
B
Uzun çalışma saatleri
C
Aile birleşimi
D
Bürokrasi
E
Güvenlik eksikliği
Açıklama:
Türkiye’de beyin göçünün olası nedenleri artan yaşam koşullarının zorluğu, uzun saatler çalışma, bürokrasi, güvenlik eksikliği, düzenleme eksikliği, her türlü kurala saygısızlık ve başkalarının günlük yaşamdaki haklarının yaygın olarak ihlali olarak özetlenebilir.
Aile birleşimi diğer seçeneklere kıyasla beyin göçünün esas nedenleri arasında değildir.
Aile birleşimi diğer seçeneklere kıyasla beyin göçünün esas nedenleri arasında değildir.
Soru 38
Beyin göçünün kaynak ülkeler açısından olumsuz etkilerini azaltmak veya yavaşlatmak için aşağıdaki hangi politikalar diğerlerine göre öncelikli sırada yer almaz?
Seçenekler
A
İhtiyaçlar doğrultusunda nitelikli uzmanlar yetiştirmek ve istihdam etmek
B
Beyin göçüne neden olan itici faktörler çekici hale getirmek
C
Dönüş ve dolaşım programlarını desteklemek
D
Nüfus artışını teşvik etme yoluyla doğurganlık oranını arttırmak
E
Uzman ağları oluşturmak
Açıklama:
Nüfus artışını teşvik etme yoluyla doğurganlık oranını arttırmak daha fazla maliyet ve sosyo-ekonomik sorunları beraberinde getirecektir. Eğitimli ve vasıflı bireylerin kalması için itici faktörler çözümlenmedikçe beyin göçü devam edecektir.
Nüfus artışını teşvik etme yoluyla doğurganlık oranını arttırmak öncelikli bir politika değildir. İtici nedenler çözümlenmedikçe beyin göçü devam edecektir.
Nüfus artışını teşvik etme yoluyla doğurganlık oranını arttırmak öncelikli bir politika değildir. İtici nedenler çözümlenmedikçe beyin göçü devam edecektir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi vasıflı göç ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Alanyazında vasıflı göç ağırlıklı olarak kadın olgusu üzerinden tartışılmaktadır.
B
İşgücü piyasasına katılım çalışmalarında cinsiyet rolü öne çıkmaktadır.
C
Yapılan araştırmalar işgücü piyasasında kadınların erkeklerden daha kötü durumda olduğunu göstermektedir
D
Vasıflı göç ile ilgili incelemelerin çoğu aile ve mülteci akımları ile göç eden vasıflı göçmenler ile ilgilidir
E
Erkek göçmenler ortalama olarak kadın göçmenlerden daha az eğitimlidir.
Açıklama:
Kanada, Almanya ve İngiltere’de yapılan çalışmalar, göçmen kadınların işgücü piyasasındaki göçmen erkeklerden daha kötü durumda olduklarını ve özellikle yeteneklerin değersizleşmesi (vasıfsızlaşma) denebilecek süreçlerden etkilendiğini göstermektedir
Soru 40
Parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Makro düzey ekonomik model
B
Post fordist esnek birikim
C
Bağımlılık teorisi
D
Marksist model
E
Eleştirel sosyal teori
Açıklama:
David Harvey, “post-Fordist esnek birikim” sürecini parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif etmektedir.
Parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif edilen kavram Post fordist esnek birikimdir.
Parçalı üretim, taşeronluk ve dış kaynak kullanımına dayanan ve merkezî olmayan bir küresel üretim süreci olarak tarif edilen kavram Post fordist esnek birikimdir.
Soru 41
Beyin göçünün, beklenen eğitim geri dönüşünü yükselttiğini ve net beyin göçünün, refah ve büyümeyi arttırdığını öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Schiff
B
Portes
C
Faist
D
Docquier
E
Bhagwati
Açıklama:
Beyin göçünün, beklenen eğitim geri dönüşünü yükselttiğini ve net beyin göçünün, refah ve büyümeyi arttırdığını öne süren düşünür Schiff tir.