Toplumsal Tabakalaşma ve Eşitsizlik - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığını savunan 18. yy. Fransız düşünürü kimdir?
Seçenekler
A
J.J. Rousseau
B
Melvin Tumin
C
E. Durkheim
D
Pierre Bourdieu
E
Richard Henry Tawney
Açıklama:
Toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığını savunan 18. yy. Fransız düşünürü J.J. Rousseau'dur.
Soru 2
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik kitapları hangi sosyoloğa aittir?
Seçenekler
A
J.J. Rousseau
B
R. Henry Tawney
C
Melvin Tumin
D
Karl Marx
E
T.H. Marshall
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik kitapları Richard Henry Tawney'ye aittir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi dikey farklılaşmaya örnektir?
Seçenekler
A
Spor kulübü üyeliği
B
Siyasi parti üyeliği
C
Hemşire doktor arasındaki ilişki
D
Bir sanatçının fanı olmak
E
Dernek üyeliği
Açıklama:
Doktor ve hemşire arasındaki ilişki dikey farklılaşmaya örnektir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin temel tezlerindendir?
I. Liberal düşüncenin analiz birimi kurgusal bireydir.
II. Özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir.
III. Toplum özgür irade ve egemenlik sahibi bireylerin kendi aralarında tesis ettikleri bir sözleşmeden ibarettir.
I. Liberal düşüncenin analiz birimi kurgusal bireydir.
II. Özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir.
III. Toplum özgür irade ve egemenlik sahibi bireylerin kendi aralarında tesis ettikleri bir sözleşmeden ibarettir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Liberal düşüncenin analiz birimi kurgusal bireydir; tarih ve toplum bağlamından yalıtık, kendi çıkarını en çoklaştırma yönünde rasyonel davranan doğasıyla bu birey, varlığı itibariyle özgürdür. Özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir. Eşitlik ilkesi ise birey doğasının bir karakteristiği değil toplum olmanın bir gereği olarak vardır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi medeni haklardan değildir?
Seçenekler
A
fikir
B
ifade
C
inanç
D
mülk edinme
E
seçme ve seçilme
Açıklama:
Seçme ve seçilme siyasi haklardandır.
Soru 6
Aşağıdaki kişiler ve neoliberal yaklaşım eşleştirmelerinden hangisi doğrudur? I. Friedrich A. Hayek- Neoliberalizmin felsefi temelleri II. Robert Nozick- iktisat politikaları III. Milton Friedman- siyasi tezleri
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Neoliberalizmin felsefi temelleri için Friedrich A. Hayek, siyasi tezleri için Robert Nozick ve iktisat politikaları için ise Milton Friedman, bu üç referansı oluşturacaktır. Sadece I. eşleştirme doğrudur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Friedrich A. Hayek’in Toplumsal Eşitsizlik Yaklaşımı'na uygun değildir?
Seçenekler
A
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanıdır.
B
Hayek’e göre piyasa toplumu 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir.
C
Hayek’e göre kapitalizm son derece dinamik bir sistemdir
D
Hayek için toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir.
E
Hayek için Keynesçi refah devleti yenileşmeyi, inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğratmıştır.
Açıklama:
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 8
"“Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir" düşüncesini savunan kimdir?
Seçenekler
A
Friedrich A. Hayek
B
Robert Nozick
C
Milton Friedman
D
Lemel ve Noll
E
J.J. Rousseau
Açıklama:
Nozick’in neoliberal düşünceye yaptığı kritik katkı, sosyal adalet ile toplumsal eşitsizlik arasın-da kurulan bağı kopartmasıyla ilgilidir. Buna göre nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlık-larının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına, adaletsiz bir durumun kanıtı olarak ileri sürülemez; zira sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir. “Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir; dolayısıyla ne kadar büyük olursa olsun toplumsal eşitsizliklerin varlığının sosyal adalet düşüncesi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi Lemel ve Noll'a göre toplumsal plandaki köklü değişikliklerin sonuçlarındandır? I. demografik yapıdaki değişiklikler II. genel yaşam düzeyinde kaydedilen iyileşme III. toplumsal cinsiyet rol ve davranışlarındaki değişiklikler
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yukarıda sıralananların hepsi Lemel ve Noll'a göre toplumsal plandaki köklü değişikliklerdendir.
Soru 10
Liberalizmin fırsatlarda eşitlik yaklaşımı hangi düzeydedir?
Seçenekler
A
Birey
B
Toplum
C
Üretim
D
Tüketim
E
Ekonomik
Açıklama:
Liberalizmin fırsatlarda eşitlik yaklaşımı birey düzeyindedir.
Soru 11
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Sosyal Adaletin Yeni Bir Evresi isimli raporu doğrultusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) nüfusun en zengin Yüzde 1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık ¼’ünü almaktadır.
B
Orta büyüklükte bir ülke nüfusu kadar kişinin (61 milyon kişi) toplam geliri, dünya nüfusunun yarısının (3.5 milyar kişi) toplam gelirine eşit durumdadır.
C
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) nüfusun en zengin Yüzde 1’lik dilimi toplam servetin de %40’ı üzerinde kontrole sahiptir.
D
Son 25 yıl boyunca ABD’de gelir eşitsizliği istisnasız bir şekilde büyümüş ve derinleşmiştir.
E
Gelir eşitsizliği dünyada gelişmiş ülkelerin yaşadığı bir sorundur.
Açıklama:
Nobel iktisat ödülü sahibi Profesör Joseph Stiglitz’in (2011) bildirdiğine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) nüfusun en zengin yüzde 1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık ¼’ünü alırken toplam servetin de yüzde 40’ı üzerinde kontrole sahip. Küreselleşme sürecinin imparatoru olarak anılan
ABD’de gelir eşitsizliğinin eriştiği seviyeyi gözler önüne seren bu veri, daha dramatik bir sonucun göstergesidir; zira Profesör Stiglitz’e göre son 25 yıl boyunca ABD’de gelir eşitsizliği istisnasız bir şekilde büyümüş ve derinleşmiş bulunuyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Sosyal Adaletin Yeni Bir Evresi adını taşıyan 2011 tarihli raporu, gelir eşitsizliğinin dünya çapında büyük bir sorun olduğunu gözler önüne seriyor: Dünya nüfusunun yüzde 80’i dünya zenginliğinin sadece yüzde 30’unu paylaşıyor. 2007 verilerine göre orta büyüklükte bir ülke nüfusu kadar kişinin (61 milyon kişi) toplam geliri, dünya nüfusunun yarısının (3.5 milyar kişi) toplam gelirine eşit durumdadır (ILO, 2011, s.10). Cevap B şıkkıdır.
ABD’de gelir eşitsizliğinin eriştiği seviyeyi gözler önüne seren bu veri, daha dramatik bir sonucun göstergesidir; zira Profesör Stiglitz’e göre son 25 yıl boyunca ABD’de gelir eşitsizliği istisnasız bir şekilde büyümüş ve derinleşmiş bulunuyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Sosyal Adaletin Yeni Bir Evresi adını taşıyan 2011 tarihli raporu, gelir eşitsizliğinin dünya çapında büyük bir sorun olduğunu gözler önüne seriyor: Dünya nüfusunun yüzde 80’i dünya zenginliğinin sadece yüzde 30’unu paylaşıyor. 2007 verilerine göre orta büyüklükte bir ülke nüfusu kadar kişinin (61 milyon kişi) toplam geliri, dünya nüfusunun yarısının (3.5 milyar kişi) toplam gelirine eşit durumdadır (ILO, 2011, s.10). Cevap B şıkkıdır.
Soru 12
İlki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlaki olmak üzere iki tür eşitsizlikten söz eder ve ilgisini insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlik üzerinde yoğunlaştırır. Ortaya koyulan bu ayrımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama bulunmaktadır.
Yukarıda eşitsizlikle ilgili olarak verilen görüş aşağıdaki şıklarda verilen kişilerden hangisine aittir?
Yukarıda eşitsizlikle ilgili olarak verilen görüş aşağıdaki şıklarda verilen kişilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Jean-Jaquese Rousseau
B
Richard Henry Tawney
C
Friedrich A. Hayek
D
Robert Nozick
E
Milton Friedman
Açıklama:
Burjuva devrimlerinin fırtınalı yılları içinde gerek bu devrimlerin düşünsel kaynaklarını hazırlayan gerekse de devrimlerin ortaya çıkardığı çok yönlü etkileri konu alan zengin bir literatür oluşmuştur. Bunlar arasında konumuzla ilgisi bakımından ilk akla gelen isim Jean-Jaquese Rousseau ve onun orijinali 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (1998) adlı eseridir. Bu öncü çalışmasında Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder; kendi terimleriyle ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir. Doğadan kaynaklanan ve doğaya ait olan eşitsizlikler Rousseau’nun ilgi alanı içinde
değildir. O, insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlikle ilgilidir. Bu basit ayırımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatmaktadır ki dönemin
toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında bu husus Rousseau’yu farklılaştırır. İnsanlar arasında güç ve servet farklılaşmasına kaynaklık eden toplumsal eşitsizlik, Rousseau’ya göre, doğa durumundan toplum durumuna geçişinin hem nedeni hem de sonucudur. Her kim ki “Bu topraklar benimdir.” diye ilan etmiş ve etrafında buna onay veren “naif insanlar” bulabilmiştir, işte özel mülk sahibi olan o ilk kişi, sivil toplumun da gerçek kurucusu ünvanını hak etmiştir (Rousseau, 1998). Cevap A şıkkıdır.
değildir. O, insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlikle ilgilidir. Bu basit ayırımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatmaktadır ki dönemin
toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında bu husus Rousseau’yu farklılaştırır. İnsanlar arasında güç ve servet farklılaşmasına kaynaklık eden toplumsal eşitsizlik, Rousseau’ya göre, doğa durumundan toplum durumuna geçişinin hem nedeni hem de sonucudur. Her kim ki “Bu topraklar benimdir.” diye ilan etmiş ve etrafında buna onay veren “naif insanlar” bulabilmiştir, işte özel mülk sahibi olan o ilk kişi, sivil toplumun da gerçek kurucusu ünvanını hak etmiştir (Rousseau, 1998). Cevap A şıkkıdır.
Soru 13
- Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
- İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar
doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir. - Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Seçenekler
A
Adalet Kuramı
B
Sosyal Adaletin Yeni Bir Evresi
C
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı
D
Eşitlik
E
Açgözlüler Toplumu
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik, Tawney’nin Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyduğu iki önemli yapıtıdır. Açgözlüler Toplumu adlı eseri, kapitalizm eleştirisidir; İngiliz İşçi Partisinin Marksçı olmayan kanatlarına rahat bir nefes aldıran bu çalışmada, bırakınız-yapsınlar, bırakınızgeçsinler deyimi ile ifade edilen ve “sözde dinsel” referanslara sahip bulunan kapitalizmin serbest piyasacı ilkelerini “açgözlülük etiği” olarak damgalar. Tawney bırakınız-yapsınlar kapitalizmini şu noktalardan eleştirir:
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar
doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Cevap E şıkkıdır.
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar
doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Cevap E şıkkıdır.
Soru 14
"Modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların bir bileşkesidir ancak bu bileşke, kendi içinde gerilimlidir. Gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır."
Yukarıda verilen görüş aşağıdaki kişilerden hangisine aittir?
Yukarıda verilen görüş aşağıdaki kişilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Friedrich A. Hayek
B
Milton Friedman
C
Robert Nozick
D
T.H. Marshall
E
Richard Henry Tawney
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerine modern bir sosyal devlet inşasına başlamış bulunan İngiltere’de, Profesör T.H. Marshall’ın 1949 yılında Cambridge Üniversitesinde yaptığı bir konuşma, bugün hâlâ yurttaşlık tartışmalarında en sık gönderme yapılan metindir. Modern yurttaşlık kurumunun gerek kendi içinde gerekse de kapitalist piyasa ile çelişkili bir birlikteliğe sahip olduğu tezi, T.H. Marshall’ın yurttaşlık tartışmalarına yaptığı temel katkıyı oluşturur. T.H. Marshall’a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların bir bileşkesidir ancak bu bileşke, kendi içinde gerilimlidir. Gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır. Cevap D şıkkıdır.
Soru 15
Toplumsal eşitsizliğin, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahip olduğu; gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelenlerin, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı, yeniliği (inovasyon) ve girişimciliği zapturapt altına alacaklarını da bilmek durumunda olduklarını ifade eden görüşün sahibi aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Robert Nozick
B
Friedrich A. Hayek
C
Milton Friedman
D
John Locke
E
Jean-Jaquese Rousseau
Açıklama:
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Bireysel özgürlük, bu uygarlığın temelidir. Bu uygarlıkta bireylerin yaşam serüveni, kendi öz değerleri ile gerçekleştirdikleri kendi tercihlerinin bir ürünüdür. Bu ise son derece dinamik bir toplum tasarımını varsaymak durumundadır. Nitekim Hayek’e göre kapitalizm son derece dinamik bir sistemdir; bunun ana gerekçesi de bünyesinde toplumsal eşitsizliği barındırıyor olmasıdır Hayek için toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir; gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelenler, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı, yeniliği (inovasyon) ve girişimciliği zapturapt altına alacaklarını da bilmek durumundadır. Nitekim Keynesçi refah devleti tam da bu yönde sonuçlar üretmiş; yenileşmeyi, inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğratmıştır. Oysa piyasadan kaynaklanan getirilerin sahiplenilmesi ve birikimi engellenmediği takdirde, dinamik bir sistem olarak kapitalizm uzun erimde herkesin yaşam standardını iyileştirecekti. Hayek kapitalist toplumları
hareketli sütunlara benzetir; sütunların alt ve üst katmanlarında yer alan insanlar kuşkusuz vardır ama sütunlar bir bütün olarak ileri doğru hareket eder ve bu durum, toplumun tümünün menfaatinedir. O hâlde toplumsal eşitsizlik, sadece ve ancak iktisadi büyümenin bir bedeli olarak görülmelidir. Doğru cevap B şıkkıdır.
hareketli sütunlara benzetir; sütunların alt ve üst katmanlarında yer alan insanlar kuşkusuz vardır ama sütunlar bir bütün olarak ileri doğru hareket eder ve bu durum, toplumun tümünün menfaatinedir. O hâlde toplumsal eşitsizlik, sadece ve ancak iktisadi büyümenin bir bedeli olarak görülmelidir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 16
Nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına adalet kavrayışı bakımından hiçbir şey söylemez. Toplumsal bakımdan böylesine eşitsiz bir durumun adaletsiz olduğu yargısına ulaşılamaz; zira sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir.
Yukarıda ifade edilen aşağıdaki şıklarda verilen kişilerden hangisine aittir?
Yukarıda ifade edilen aşağıdaki şıklarda verilen kişilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
John Rawls
B
Robert Nozick
C
T. H. Marshall
D
Friedrich A. Hayek
E
Milton Friedman
Açıklama:
Nozick’e göre nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına adalet kavrayışı bakımından hiçbir şey söylemez. Toplumsal bakımdan böylesine eşitsiz bir durumun adaletsiz olduğu yargısına ulaşılamaz; zira sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir. Buna göre sadece haksız ve gayrimeşru yollarla edinilmiş servet söz konusu olduğunda sosyal adalet duygusunu sarsacak bir toplumsal eşitsizlikten söz edilebilir. “Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir; dolayısıyla ne kadar büyük olursa olsun toplumsal eşitsizliklerin varlığının sosyal adalet düşüncesi ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Cevap B şıkkıdır.
Soru 17
John Rawls’ın 1972 tarihli Adalet Kuramı adlı eserindeki temel görüşü nedir?
Seçenekler
A
Sosyal adalet inancını zedeleyici mahiyetteki belirgin toplumsal eşitsizliklerin demokratik toplumlarda kabul edilemez.
B
Nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına adalet kavrayışı bakımından hiçbir şey söylemez. Toplumsal bakımdan böylesine eşitsiz bir durumun adaletsiz olduğu yargısına ulaşılamaz.
C
Toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir.
D
Refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistemdir.
E
Özel mülkiyetin varlığını sorgulamak gerekmez; zira söz konusu mülk, işlevsel ve amaca dönük bir çaba için kullanılacaksa iktisaden yararlıdır da. Asıl sorun, yaratılan zenginliğin toplumsal amaçlar için kullanılıp kullanılmayacağıdır.
Açıklama:
Nozick’in en temel müdahalesi, toplumsal eşitsizlikle sosyal adalet arasındaki bağı koparmak yönündedir ki bu bağ, toplumsal eşitsizliği sınıfsal sömürü ilişkisi ile değil de bölüşüm ilişkisinin adil olup olmadığı ile açıklayan, başta sosyal demokrasi akımı olmak üzere sosyal refah devletini savunan reformist akımlar bakımından son derece önemli olmuştur. Buna örnek olarak sosyal demokrasi akımının önemli isimlerinden John Rawls’ın 1972 tarihli Adalet Kuramı başlıklı çalışmasından kısaca söz edilebilir. Rawls’ın temel tezi, sosyal adalet inancını zedeleyici mahiyetteki belirgin toplumsal eşitsizliklerin demokratik toplumlarda kabul edilemez olduğu şeklindedir. Rawls’ın analiz mantığı şöyledir: İnsanlar yöneten ya da yönetilen, aynı şekilde zengin ya da fakir
olarak doğup doğmayacaklarını bilemeyeceklerine göre ‘köken konumlarıyla’ fazlasıyla ilgilenmeleri beklenir. Oysa modern demokrasilerde hangi toplumsal konumda dünyaya gelindiği önem taşımaz; zira köken konumu ne olursa olsun herkes eşit yurttaşlar olarak aynı özgürlüklere sahip olduğu gibi, iktisadi kaynaklar da o toplumda eşit bir şekilde dağılır. Demokrasilerde eşitlik ilkesi, ‘fark ilkesi’ ile bir aradadır; bu ilkeye göre, nüfusun küçük bir bölümü çalışmasının ve sahip olduğu vasıfların karşılığı olarak toplumun geri kalanından kısmen daha iyi koşullara sahip olacaktır. Ancak bu makas açılır ve zengin-yoksul farklılığı derinleşirse, aynı şekilde, toplumun büyük çoğunluğunun yaşam koşulları kötüleşmeye başlarsa, bu koşullarda, sosyal adalet duygusu zedelenir ve toplumsal eşitsizlik meşruiyetini kaybeder. Cevap A şıkkıdır.
olarak doğup doğmayacaklarını bilemeyeceklerine göre ‘köken konumlarıyla’ fazlasıyla ilgilenmeleri beklenir. Oysa modern demokrasilerde hangi toplumsal konumda dünyaya gelindiği önem taşımaz; zira köken konumu ne olursa olsun herkes eşit yurttaşlar olarak aynı özgürlüklere sahip olduğu gibi, iktisadi kaynaklar da o toplumda eşit bir şekilde dağılır. Demokrasilerde eşitlik ilkesi, ‘fark ilkesi’ ile bir aradadır; bu ilkeye göre, nüfusun küçük bir bölümü çalışmasının ve sahip olduğu vasıfların karşılığı olarak toplumun geri kalanından kısmen daha iyi koşullara sahip olacaktır. Ancak bu makas açılır ve zengin-yoksul farklılığı derinleşirse, aynı şekilde, toplumun büyük çoğunluğunun yaşam koşulları kötüleşmeye başlarsa, bu koşullarda, sosyal adalet duygusu zedelenir ve toplumsal eşitsizlik meşruiyetini kaybeder. Cevap A şıkkıdır.
Soru 18
Refah devletini "gençlerin yaşlıları, "sağlamların hastaları", "çalışanların aylakları" sırtında taşıdıkları bir sistem olarak tanımlayan kişi aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Richard Henry Tawney
B
Robert Nozick
C
Milton Friedman
D
Jean-Jaquese Rousseau
E
Gosta Esping Anderson
Açıklama:
Friedman’a (1988) göre refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistemdir; üstelik bunu yaparken ne gençlerin ne sağlamların ne de çalışanların özgür iradelerine başvurulması söz konusudur; dolayısıyla refah devleti bireylerin ‘tercih özgürlüğüne’ kapalı bir sistemdir. Neoliberal akımın öncüllerinden parasalcı (monetarist) ekolün kurucu ismi olan Milton Friedman, piyasa serbestisini siyasal özgürlükler ve demokrasinin önkoşulu olarak formüle etmiştir. Bu görüşleri geliştirdiği yıllarda, Şili’de kanlı bir darbe ile 1973’de iktidarı ele geçiren diktatör Pinochet’in iktisadi danışmanlığını üstlenmiş olması ise kişisel biyografisindeki bir not olarak belirtilmelidir. Cevap C şıkkıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Lemel ve Noll’a göre eşitsizlik konusundaki geleneksel bakış açısının da değişmesini beraberinde toplumsal plandaki köklü değişiklikler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Demografik yapıdaki stabilite.
B
Genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşme.
C
Yaygın olan refah devleti uygulamaları.
D
Hizmet sektörünün sürekli genişliyor olması.
E
Toplumsal cinsiyet rol ve davranışlardaki kayda değer değişiklikler olması.
Açıklama:
Lemel ve Noll’a göre, toplumsal plandaki köklü değişiklikler eşitsizlik konusundaki geleneksel bakış açısının da değişmesini beraberinde getirmiştir:
• İlki demografik yapıdaki muazzam değişikliktir. Bilindiği gibi gelişmiş Batı ülkelerinde ortalama insan ömrü uzarken doğum oranları azalmakta ve böylece nüfus hızla yaşlanmaktadır. Bu ise yaş gruplarının ve kuşakların göreli statüleri ve ağırlıklarını değiştirmekte, yaş ve kuşak farklılığının yeni bir eşitsizlik biçimi olarak ortaya çıkmasının koşullarını hazırlamaktadır.
• İkinci olarak, genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşmeden de söz edilebilir. 1950’li yıllardan başlayarak, özellikle Keynesçi refah devleti yılları boyunca Batılı ülkelerde yaşam seviyesi mutlak anlamda iyileşmiş olması maddi zenginlikler konusundaki eşitsizliklerin göreli önemini gerileten sonuçlara yol açmıştır.
• Üçüncü olarak, son derece yaygın refah devleti uygulamalarının da vurgulanması gerekir. Refah devleti uygulamalarının en genel sonucu kişileri piyasa koşullarına bağımlılıktan kurtarmaktır. Bu ise kapitalist piyasadan kaynaklanan iktisadi ve toplumsal eşitsizlikleri önemsizleştiren bir etkiye sahiptir.
• Dördüncü olarak, toplumsal eşitsizliklerin yeni bakış açılarıyla çalışılmasına etki eden faktörün hizmet sektörünün sürekli genişliyor olmasıdır. Buna göre işgücü kompozisyonunda ve işin örgütlenmesinde meydana gelen radikal değişiklikler en azından geleneksel sınıf yapılarında kayda değer farklılıklar yaratmıştır.
• Beşincisi olarak, eğitim sisteminin yaygınlaşmasına koşut olarak yükseköğrenime katılımda devrimsel bir sıçramanın yaşanmış
olmasıdır. Zira bu yolla nüfusun geniş bir kesimi için eğitim yoluyla yukarı doğru toplumsal hareketlilik fırsat ve olanağını doğmuş olmaktadır. Kadınların işgücü piyasasına katılımlarının artmış olması, ailelerin sınıf konumlarını ve sosyoekonomik statülerini belirsizleştiren, dolayısıyla da farklı sınıf kesitlerinden ailelerin oluşmasına yol açan etkisi listede yer almıştır.
• Altıncısı olarak, toplumsal cinsiyet rol ve davranışlardaki kayda değer değişiklikler olmasıdır. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler, özellikle kadın hareketinin de etkisiyle geleneksel eşitsizlik algısının ötesinde, yeni bir duyarlılığın gelişmesine yol açmaktadır.
• Yedinci olarak, farklı ırk, etnik ve milletten azımsanmayacak sayıda insanın Batı toplumlarındaki varlığıyla ilgilidir; uzun göç dalgaları neticesinde gelen ve Batılı toplumların sınıf dışına itilmiş gerçek yoksullarını oluşturan bu insanlar son yıllarda toplumsal
eşitsizliklere karşı öfkelerini kültürel kimliklerine göndermede bulunarak göstermektedirler.
• Son olarak ise listede, tüketim ve yaşam stilinin kültürel boyutlarının giderek önem kazanıyor olması yer almaktadır.
Cevap A şıkkıdır.
• İlki demografik yapıdaki muazzam değişikliktir. Bilindiği gibi gelişmiş Batı ülkelerinde ortalama insan ömrü uzarken doğum oranları azalmakta ve böylece nüfus hızla yaşlanmaktadır. Bu ise yaş gruplarının ve kuşakların göreli statüleri ve ağırlıklarını değiştirmekte, yaş ve kuşak farklılığının yeni bir eşitsizlik biçimi olarak ortaya çıkmasının koşullarını hazırlamaktadır.
• İkinci olarak, genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşmeden de söz edilebilir. 1950’li yıllardan başlayarak, özellikle Keynesçi refah devleti yılları boyunca Batılı ülkelerde yaşam seviyesi mutlak anlamda iyileşmiş olması maddi zenginlikler konusundaki eşitsizliklerin göreli önemini gerileten sonuçlara yol açmıştır.
• Üçüncü olarak, son derece yaygın refah devleti uygulamalarının da vurgulanması gerekir. Refah devleti uygulamalarının en genel sonucu kişileri piyasa koşullarına bağımlılıktan kurtarmaktır. Bu ise kapitalist piyasadan kaynaklanan iktisadi ve toplumsal eşitsizlikleri önemsizleştiren bir etkiye sahiptir.
• Dördüncü olarak, toplumsal eşitsizliklerin yeni bakış açılarıyla çalışılmasına etki eden faktörün hizmet sektörünün sürekli genişliyor olmasıdır. Buna göre işgücü kompozisyonunda ve işin örgütlenmesinde meydana gelen radikal değişiklikler en azından geleneksel sınıf yapılarında kayda değer farklılıklar yaratmıştır.
• Beşincisi olarak, eğitim sisteminin yaygınlaşmasına koşut olarak yükseköğrenime katılımda devrimsel bir sıçramanın yaşanmış
olmasıdır. Zira bu yolla nüfusun geniş bir kesimi için eğitim yoluyla yukarı doğru toplumsal hareketlilik fırsat ve olanağını doğmuş olmaktadır. Kadınların işgücü piyasasına katılımlarının artmış olması, ailelerin sınıf konumlarını ve sosyoekonomik statülerini belirsizleştiren, dolayısıyla da farklı sınıf kesitlerinden ailelerin oluşmasına yol açan etkisi listede yer almıştır.
• Altıncısı olarak, toplumsal cinsiyet rol ve davranışlardaki kayda değer değişiklikler olmasıdır. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler, özellikle kadın hareketinin de etkisiyle geleneksel eşitsizlik algısının ötesinde, yeni bir duyarlılığın gelişmesine yol açmaktadır.
• Yedinci olarak, farklı ırk, etnik ve milletten azımsanmayacak sayıda insanın Batı toplumlarındaki varlığıyla ilgilidir; uzun göç dalgaları neticesinde gelen ve Batılı toplumların sınıf dışına itilmiş gerçek yoksullarını oluşturan bu insanlar son yıllarda toplumsal
eşitsizliklere karşı öfkelerini kültürel kimliklerine göndermede bulunarak göstermektedirler.
• Son olarak ise listede, tüketim ve yaşam stilinin kültürel boyutlarının giderek önem kazanıyor olması yer almaktadır.
Cevap A şıkkıdır.
Soru 20
Liberal yaklaşımın, eşitsizliğin neden olduğu sonuçlara önerdiği fırsat eşitliği ilkesini yeterli bulmamıştır ve bireyi piyasa gereklerine tabiiyetten özgürleştirecek düzenlemelerle şartlarda eşitlik ilkesini geliştirmiştir.
Yukarıda verilen ifadedeki görüş hangi akıma aittir?
Yukarıda verilen ifadedeki görüş hangi akıma aittir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Neoliberalizm
C
Reformizm
D
Keynesyen iktisat
E
Marksist iktisat
Açıklama:
Reformizm akımı liberalizmin kuşkusuz güçlü bir eleştirisidir; ancak, tarihsel olarak bakıldığında, özel mülkiyet rejimini sonlandırmayı amaç edinmiş sosyalizm akımına bir alternatif olarak doğmuş olduğu da bir gerçektir. Diğer bir ifade ile reformizm akımı, liberal esasları yeniden biçimlendirme iddiasındadır. Fırsat eşitliğinin gerçek anlamda geçerli olabilmesi için şartlarda eşitliğinde de tesis edilmesi gerekir, şeklindeki reformist görüş tam da liberal ilkenin yenilenmesini ifade etmektedir. Dikkat edilirse bu eşitlik ilkesi, toplumsal eşitsizliğin olası nedenleri ile değil eşitsizliğin yol açtığı kimi sonuçlarla ilgilidir. Liberal yaklaşımın, eşitsizliğin neden olduğu sonuçlara önerdiği fırsat eşitliği ilkesini yeterli bulmayan reformist akım, bireyi piyasa gereklerine tabiiyetten özgürleştirecek düzenlemelerle şartlarda eşitlik ilkesini geliştirmiştir. Reformizmin sosyalizme alternatif bir akım olabilmesi de bu noktayla ilgilidir. Bireyin işgücü piyasasındaki konumundan bağımsız bir yaşam standardına sahip olabilmesi, ancak ve ancak kamu erki eliyle yürütülecek meta-dışı alanların oluşturulmasıyla mümkündür. Meta-dışı alanların oluşumu ise barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, temiz suya ve enerjiye erişim gibi hizmet alanlarının kamu hizmeti şeklinde örgütlenmesini gerektirir. Bu yönelimin dolaysız sonuçlarından biri de özel mülkiyet rejiminin varlık alanlarının (ki buna ‘metalaşmış alanlar’ demek de mümkündür) sınırlandırılıyor olmasıdır. O hâlde özel mülkiyet rejiminin ortadan kaldırılmasını savunan sosyalizm akımına alternatif olarak reformizm akımı özel mülkiyetin sınırlandırılması görüşünü geliştirmiştir. 20. yüzyıl boyunca gelişen refah devleti uygulamaları, reformist ilkenin gerçekleşebilirliğini de bir nevi test etmiştir. Aynı şekilde dünyanın son otuz yılına damgasını vuran neoliberal yönelimle birlikte reformizm akımının sınırları da net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yukarıda sıralanan kamusal hizmet alanları sermaye birikiminin yeni kar alanları hâline gelerek hızla metalaşma sürecine girmiştir; süreç, olanca yakıcılığı ile gelişmiş refah rejimi sahibi Batılı ülkeleri de sarmalamış vaziyette devam etmektedir. Cevap C şıkkıdır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Jean-Jaquese Rousseau’nun İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı eserinde söz ettiği eşitsizlik türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Doğal
B
Fiziki
C
Hukuki
D
Siyasal
E
Ahlaki
Açıklama:
Jean-Jaquese Rousseau’nun bahsettiği eşitsizlik türleri doğal, fiziki, siyasal ve ahlaki eşitsizliktir.
Soru 22
Rousseau'yu döneminin toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında farklılaştıran husus aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hukukun üstünlüğünü geçerli kılan şeffaf bir devlet modelini savunması
B
Toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığını savunması
C
Özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olması gerektiğini savunması
D
Din ve devlet gibi, insan özgürlüğünü kısıtlayabilecek kurumların gücünün sınırlandırılması gerektiğini savunması
E
Bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olması gerektiğini savunması
Açıklama:
Rousseau ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlaki olmak üzere iki tür eşitsizlikten söz eder ve ilgisini insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlik üzerinde yoğunlaştırır. Rousseau’nun ortaya koyduğu bu ayrımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatar ki dönemin toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında Rousseau’yu farklılaştıran da bu husustur.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Richard Henry Tawney’in bırakınız-yapsınlar kapitalizmine yönelik eleştirilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bırakınız-yapsınlar kapitalizmi asalak bir rantiye sınıfını korumaktadır.
B
İktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamaktadır.
C
Açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
D
İktisadi özgürlük kavrayışı bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
E
Bırakınız-yapsınlar kapitalizmi yozlaşmaya sebep olup devletin işleyişini aksatmaktadır.
Açıklama:
Tawney bırakınız-yapsınlar kapitalizmini şu noktalardan eleştirir:
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Soru 24
1931'de yayımlanan Eşitlik adlı eserin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
William Henry Beveridge
B
Richard Henry Tawney
C
Herbert Spencer
D
Jean-Jaquese Rousseau
E
Emile Durkheim
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik, Tawney’nin Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyduğu iki önemli yapıtıdır.
Soru 25
İşlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirileri dört
noktada tasnif eden sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
noktada tasnif eden sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Blau
B
Turner
C
Saunders
D
Tawney
E
Marshall
Açıklama:
Saunders işlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirileri dört noktada tasnif etmiştir.
Soru 26
"Bir firmada yönetici pozisyonu temizlik işlerini yapan personelden daha önemlidir demek, birbiriyle kıyaslanamayacak iki ayrı işlevi aynı düzlemde değerlendirmek demektir." ifadesi yapısal-işlevselci tabakalaşma kuramına yönelik eleştiri türlerinden hangisine girmektedir?
Seçenekler
A
Mesleki ve yönetsel konumların “işlevsel önemi ve derecelenmesi” tezine dönük eleştiriler
B
İşlevselci tabakalaşma kuramının “sanayi-öncesi toplumlara” uygun olmadığı
yönündeki eleştiriler
yönündeki eleştiriler
C
İnsan doğasına yönelik örtülü kavramsallaştırmanın da savunulamaz olduğunu ileri süren eleştiriler
D
Kişisel becerinin toplumsal beceriye dönüşmesi için gerekli
bulunan eğitim sürecine yönelik eleştiriler
bulunan eğitim sürecine yönelik eleştiriler
E
Toplumsal eşitsizliğin fiilen gerekli olduğu tezine yönelik eleştiriler
Açıklama:
Mesleki ve yönetsel konumların “işlevsel önemi ve derecelenmesi” tezine
dönük eleştirilerdir. Buna göre taşıdığı öneme atıfta bulunarak toplumsal konumları derecelendirmek işlevselci mantıkla da çelişecektir çünkü her toplumsal konumun varlığı toplumsal bütündeki işlevine bağlıysa ve bu bütünlüklü sistem farklı işlevlere sahip parçaların organik birliğini ifade ediyorsa, bu durumda, işlevler arasında önem sıralamasına gitmek, organik bütünlük anlayışıyla çelişecektir.
dönük eleştirilerdir. Buna göre taşıdığı öneme atıfta bulunarak toplumsal konumları derecelendirmek işlevselci mantıkla da çelişecektir çünkü her toplumsal konumun varlığı toplumsal bütündeki işlevine bağlıysa ve bu bütünlüklü sistem farklı işlevlere sahip parçaların organik birliğini ifade ediyorsa, bu durumda, işlevler arasında önem sıralamasına gitmek, organik bütünlük anlayışıyla çelişecektir.
Soru 27
Liberal düşüncenin analiz birimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yerel toplum
B
Küresel toplum
C
Fiziksel birey
D
Kurgusal birey
E
Birey doğası
Açıklama:
Liberal düşüncenin analiz birimi kurgusal bireydir; tarih ve toplum bağlamından yalıtık, kendi çıkarını en çoklaştırma yönünde rasyonel davranan doğasıyla bu birey, varlığı itibariyle özgürdür
Soru 28
Hangi sosyoloji akımına göre ancak piyasa serbestisi tam olarak gerçekleştiğinde kaynakların adil dağıtımı ve fırsat eşitliği mümkün olmaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal demokrasi
B
Liberalizm
C
Marksizm
D
Sosyal liberalizm
E
Neoliberalizm
Açıklama:
Neoliberalizme göre bireysel özgürlüklerin ve fırsatlarda eşitlik ilkesinin ideal toplumsal mekânı piyasadır. Piyasa serbestîsi tam anlamıyla erçekleştiğinde, kaynakların adil dağılımı da mümkün olacaktır. Şartlarda eşitlik sağlamak maksadıyla yapılacak devlet müdahaleleri piyasa serbestîsini zaafa uğratacağı için adil bir sonuç doğurmayacak, fırsat eşitliği ilkesi de yara alacaktır.
Soru 29
Modern yurttaşlık kurumunun sosyal ve siyasal boyutlarını, medeni boyuttan farklı olarak, kapitalizme potansiyel bir tehdit olarak gören sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Hayek
C
Nozick
D
Friedman
E
Turner
Açıklama:
Marshall modern yurttaşlık kurumunun sosyal ve siyasal boyutlarını, medeni boyuttan farklı olarak, kapitalizme potansiyel bir tehdit olarak görür.
Soru 30
Hangi sosyoloğa göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Hayek
C
Nozick
D
Friedman
E
Turner
Açıklama:
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Bireysel özgürlük, bu uygarlığın temelidir. Bu uygarlıkta bireylerin yaşam serüveni, kendi öz değerleri ile gerçekleştirdikleri kendi tercihlerinin bir ürünüdür. Bu ise son derece dinamik bir toplum tasarımını varsaymak durumundadır
Soru 31
2011 yılı itibarıyla Profesör Joseph Stiglitz’in bildirdiği ABD deki gelir adaletsizliği ile ilgili verilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Nüfusun en zengin %1’lik dilimi toplam servetin de %60’ı üzerinde kontrole sahiptir
B
Nüfusun en zengin %1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık 1/4’ünün sahibidir.
C
Nüfusun en zengin %1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık 1/6'sının sahibidir.
D
ABD'deki gelir adaleti diğer ülkelere göre daha iyidir.
E
ABD'de son 25 yıl boyunca ABD’de gelir eşitsizliği azalmıştır.
Açıklama:
Nobel iktisat ödülü sahibi Profesör Joseph Stiglitz’in (2011) bildirdiğine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) nüfusun en zengin %1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık ¼’ünü alırken toplam servetin de %40’ı üzerinde kontrole sahip. Küreselleşme sürecinin “imparatoru” olarak anılan ABD’de gelir eşitsizliğinin eriştiği seviyeyi gözler önüne seren bu veri, daha dramatik bir sonucun göstergesidir; zira Profesör Stiglitz’e göre son 25 yıl boyunca ABD’de gelir eşitsizliği istisnasız bir şekilde büyümüş ve derinleşmiş bulunuyor. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 32
I- "İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı" kitabi 1755'te yayınlanmıştır.
II-Jean-Jaquese Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder: doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir.
III-Doğadan kaynaklanan ve doğaya ait olan eşitsizlikler Rousseau’nun ilgi alanı içine girer.
IV- Jean-Jaquese Rousseau 'ya göre özel mülkiyete yaslanan toplumsal eşitsizlik toplumun bizzat kurucu motifidir.
Yukarıda Jean-Jaquese Rousseau ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II-Jean-Jaquese Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder: doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir.
III-Doğadan kaynaklanan ve doğaya ait olan eşitsizlikler Rousseau’nun ilgi alanı içine girer.
IV- Jean-Jaquese Rousseau 'ya göre özel mülkiyete yaslanan toplumsal eşitsizlik toplumun bizzat kurucu motifidir.
Yukarıda Jean-Jaquese Rousseau ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II,III ve IV
C
I,II ve IV
D
I,III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Burjuva devrimlerinin fırtınalı yılları içinde gerek bu devrimlerin düşünsel kaynaklarını hazırlayan gerekse de devrimlerin ortaya çıkardığı çok yönlü etkileri konu alan zengin bir literatür oluşmuştur. Bunlar arasında konumuzla ilgisi bakımından ilk akla gelen isim Jean-Jaquese Rousseau ve onun orijinali 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (1998) adlı eseridir. Bu öncü çalışmasında Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder; kendi terimleriyle ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir. Doğadan kaynaklanan ve doğaya ait olan eşitsizlikler Rousseau’nun ilgi alanı içinde değildir. O, insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlikle ilgilidir. Bu basit ayırımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatmaktadır ki dönemin toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında bu husus Rousseau’yu farklılaştırır. İnsanlar arasında güç ve servet farklılaşmasına kaynaklık eden toplumsal eşitsizlik, Rousseau’ya göre, doğa durumundan toplum durumuna geçişinin hem nedeni hem de sonucudur. Her kim ki “Bu topraklar benimdir.” diye ilan etmiş ve etrafında buna onay veren “naif insanlar” bulabilmiştir, işte özel mülk sahibi olan o ilk kişi, sivil toplumun da gerçek kurucusu ünvanını hak etmiştir (Rousseau, 1998). Görüldüğü gibi, özel mülkiyete yaslanan toplumsal eşitsizlik toplumun bizzat kurucu motifidir. Rousseau’nun betimleyici tarzda ifade ettiği fiziki ve ahlaki eşitsizlik ayrımı, sosyolojinin bir disiplin olarak doğduğu ve geliştiği 19.’uncu ve 20. yüzyıl boyunca dönüşüme uğrayarak analitik bir çerçeve içine yerleştirilmiştir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 33
Richard Henry Tawney'in "bırakınız yapsınlar" kapitalizmini eleştirdiği, 1926 tarihli eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiliz Ekonomi Tarihi
B
Eşitlik
C
Din ve Kapitalizmin Yükselişi
D
16.YY'da Tarım Sorunu
E
Açgözlüler Toplumu
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik, Tawney’nin Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyduğu iki önemli yapıtıdır. Açgözlüler Toplumu adlı eseri, kapitalizm eleştirisidir; İngiliz İşçi Partisinin Marksçı olmayan kanatlarına rahat bir nefes aldıran bu çalışmada, bırakınız-yapsınlar, bırakınızgeçsinler deyimi ile ifade edilen ve “sözde dinsel” referanslara sahip bulunan kapitalizmin serbest piyasacı ilkelerini “açgözlülük etiği” olarak damgalar (Beech, 2007, s.28). Tawney bırakınız-yapsınlar kapitalizmini şu noktalardan eleştirir: • Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır. • İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir. • Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır (Beech, 2007, s. 33). Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 34
"Geleneksel sosyoloji yaklaşımının toplumsal farklılaşma konusunu nasıl ele aldığı konusunda Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesi fikir verebilir: Buna göre toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma ............... göstergesi iken dikey farklılaşma ................göndermede bulunur." Yukarıdaki cümleyi doğru bir şekilde tamamlayan iki kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çoğulculuk / Eşitsizliğe
B
Elitçilik / Eşitsizliğe
C
Çoğulculuk / Eşitliğe
D
Zenginlik / Fakirliğe
E
Ypısalcılık / İşlevselciliğe
Açıklama:
Geleneksel sosyoloji yaklaşımının toplumsal farklılaşma konusunu nasıl ele aldığı konusunda Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesi fikir verebilir: Buna göre toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 35
"Eşitlik ve özgürlüğün" doğası gereği çelişkili ve ayrıksı olduğu tezini ileri süren dünya görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Komünizm
C
Liberalizm
D
Sosyalizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Bilindiği gibi 1789 Büyük Fransız Devrimi ile birlikte eşitlik ve özgürlük idealleri sadece seküler bir içeriğe kavuşmamış, aynı zamanda tartışmasız bir siyasi meşruiyet de edinerek evrenselleşmiş, insanlığın ortak değerleri hâlini almıştır. Bununla birlikte liberal dünya görüşü eşitlik ve özgürlüğün doğası gereği çelişkili ve ayrıksı olduğu tezini ileri sürerek yaşanan tarihsel süreç üzerinde son derece etkili olmuştur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 36
"...sosyolojik bakış açısıyla düşünüldüğünde, eşitlik ile özgürlüğün karşılıklı bağdaşmaz olduğunu ileri süren liberal görüş, “kişisel çıkar ile toplumsal gereklilikler arasında kaçınılmaz ve zorunlu bir çatışma olduğu” şeklinde oldukça temelsiz bir önermeyi varsaymak durumundadır"
Yukarıdaki görüş aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Yukarıdaki görüş aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
F. A. Hayek
B
R. Nozick
C
M. Friedman
D
B. S. Turner
E
M. Weber
Açıklama:
Turner’a (1997, s.39) göre sosyolojik bakış açısıyla düşünüldüğünde, eşitlik ile özgürlüğün karşılıklı bağdaşmaz olduğunu ileri süren liberal görüş, “kişisel çıkar ile toplumsal gereklilikler arasında kaçınılmaz ve zorunlu bir çatışma olduğu” şeklinde oldukça temelsiz bir önermeyi varsaymak durumundadır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 37
İngiltere’de, Profesör T.H. Marshall’ın 1949 yılında Cambridge Üniversitesinde yaptığı meşhur konuşmanın teması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin Çıkmazları
B
Modern Yurttaşlık
C
Toplumsal Farklılaşma
D
Din ve Toplum
E
İnsan Psikolojisi
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerine modern bir sosyal devlet inşasına başlamış bulunan İngiltere’de, Profesör T.H. Marshall’ın 1949 yılında Cambridge Üniversitesinde yaptığı bir konuşma, bugün hâlâ yurttaşlık tartışmalarında en sık gönderme yapılan metindir. Modern yurttaşlık kurumunun gerek kendi içinde gerekse de kapitalist piyasa ile çelişkili bir birlikteliğe sahip olduğu tezi, T.H. Marshall’ın yurttaşlık tartışmalarına yaptığı temel katkıyı oluşturur. T.H. Marshall’a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların bir bileşkesidir ancak bu bileşke, kendi içinde gerilimlidir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 38
" Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Buna göre yurttaşlar işgücü piyasasındaki konumlarından bağımsız olarak belli bir yaşam standardına sahip olmak durumundadır."
Yukarıdaki alıntıda geçen "piyasadan bağımsızlaşma" olgusunu "metasızlaşma" kavramı ile tanımlayan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki alıntıda geçen "piyasadan bağımsızlaşma" olgusunu "metasızlaşma" kavramı ile tanımlayan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gosta Esping Anderson
B
Friedrich A. Hayek
C
John Locke
D
Robert Nozick
E
Milton Friedman
Açıklama:
Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Buna göre yurttaşlar işgücü piyasasındaki konumlarından bağımsız olarak belli bir yaşam standardına sahip olmak durumundadır. Piyasadan bağımsızlaşma derecesi, sosyal refah uygulamalarının da derecesini verir. Gosta Esping Anderson, piyasadan bağımsızlaşma olgusunu metasızlaşma kavramı ile tanımlayarak, metasızlaşmanın derecesi ve yaslandığı mekanizmalar çerçevesinde farklı refah rejimi tipolojileri geliştirmiştir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 39
Aşağıdaki görüşlerden hangisi Friedrich A. Hayek’in toplumsal eşitsizlik yaklaşımını yansıtır?
Seçenekler
A
Yasalar önünde eşit yurttaşların fırsatlara erişimde de eşit olması gerekir.
B
Refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistemdir
C
Sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir.
D
Nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne sahip olması, kendi başına, adaletsiz bir durumun kanıtı olarak ileri sürülemez.
E
Gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelenler, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı ve girişimciliği zapturapt altına alacaklarını da bilmek durumundadır.
Açıklama:
Hayek için toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir; gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelenler, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı, yeniliği (inovasyon) ve girişimciliği zapturapt altına alacaklarını da bilmek durumundadır. Nitekim Keynesçi refah devleti tam da bu yönde sonuçlar üretmiş; yenileşmeyi, inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğratmıştır. Oysa piyasadan kaynaklanan getirilerin sahiplenilmesi ve birikimi engellenmediği takdirde, dinamik bir sistem olarak kapitalizm uzun erimde herkesin yaşam standardını iyileştirecektir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 40
"Demografiden başlayarak yaşam tarzlarının kültürel dokusuna kadar uzanan birçok etkenin ışığında çağdaş toplumsal eşitsizlik çalışmaları, toplumsal sınıf referanslı standart açıklayıcı modelden uzaklaşarak çok faktörlü eşitsizlik analizlerine yönelmiştir."
1980’li ve 1990’lı yıllardaki toplumsal eşitsizlik çalışmalarını kıyaslamalı bir tarzda inceleyip yukarıdaki sonuca ulaşan yazarlar aşağıdakilerden hangileridir?
1980’li ve 1990’lı yıllardaki toplumsal eşitsizlik çalışmalarını kıyaslamalı bir tarzda inceleyip yukarıdaki sonuca ulaşan yazarlar aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
E.O. Wright ve E.P. Thompson
B
I. Katznelson ve E.P. Thompson
C
H.H. Noll ve K. Eder
D
Y. Lemel ve H.H. Noll
E
R. Williams ve K. Eder
Açıklama:
Batılı literatürün değerlendirilmesine yaslanan çalışmalarının neticesinde Lemel ve Noll’un (2002, s.431) ulaştığı sonuç şöyle özetlenebilir: Demografiden başlayarak yaşam tarzlarının kültürel dokusuna kadar uzanan birçok etkenin ışığında çağdaş toplumsal eşitsizlik çalışmaları, toplumsal sınıf referanslı standart açıklayıcı modelden uzaklaşarak çok faktörlü eşitsizlik analizlerine yönelmiştir.Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 41
Refah rejiminin temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Metasızlaşma
B
Şirketlerden bağımsızlaşma
C
Bireysel özgürlük
D
Ekonomik kalkınma
E
Fırsat eşitliği
Açıklama:
Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Buna göre yurttaşlar işgücü piyasasındaki konumlarından bağımsız olarak
belli bir yaşam standardına sahip olmak durumundadır. Piyasadan bağımsızlaşma derecesi, sosyal refah uygulamalarının da derecesini verir. Gosta Esping
Anderson, piyasadan bağımsızlaşma olgusunu metasızlaşma kavramı ile tanımlayarak, metasızlaşmanın derecesi ve yaslandığı mekanizmalar çerçevesinde
farklı refah rejimi tipolojileri geliştirmiştir.
Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Anderson, piyasadan bağımsızlaşma olgusunu metasızlaşma kavramı ile tanımlamıştır.
belli bir yaşam standardına sahip olmak durumundadır. Piyasadan bağımsızlaşma derecesi, sosyal refah uygulamalarının da derecesini verir. Gosta Esping
Anderson, piyasadan bağımsızlaşma olgusunu metasızlaşma kavramı ile tanımlayarak, metasızlaşmanın derecesi ve yaslandığı mekanizmalar çerçevesinde
farklı refah rejimi tipolojileri geliştirmiştir.
Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Anderson, piyasadan bağımsızlaşma olgusunu metasızlaşma kavramı ile tanımlamıştır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Milton Friedman'ın refah devletine yönelik eleştirilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireylerin tercih özgürlüğüne kapalı bir sistemdir
B
Çalışanların aylakları sırtında taşıdığı bir sistemdir
C
Gençlerin yaşlıları sırtında taşıdığı bir sistemdir
D
Gençlerin ve çalışanların özgür iradelerine başvurulduğu bir sistemdir
E
Sağlamların hastaları sırtında taşıdığı bir sistemdir
Açıklama:
Friedman’a (1988) göre refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistemdir; üstelik bunu yaparken ne gençlerin ne sağlamların ne de çalışanların özgür iradelerine başvurulması söz konusudur; dolayısıyla refah devleti bireylerin ‘tercih özgürlüğüne’ kapalı bir sistemdir.
Gençlerin ve çalışanların özgür iradelerine başvurulduğu bir sistem değildir.
Gençlerin ve çalışanların özgür iradelerine başvurulduğu bir sistem değildir.
Soru 43
Nozick’e göre aşağıdakilerden hangisi toplumda sosyal adaleti ilgilendiren sorudur?
Seçenekler
A
Serveti kimlerle birlikte elde ettin?
B
Ne kadar servet elde ettin?
C
Serveti nerede kullanacaksın?
D
Servetin ne kadarı mirastan elde edildi?
E
Serveti nasıl elde ettin?
Açıklama:
“Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir; dolayısıyla ne kadar büyük olursa olsun toplumsal eşitsizliklerin varlığının sosyal adalet düşüncesi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Nozick’e göre serveti nasıl elde ettin? sorusu toplumda sosyal adaleti ilgilendiren sorudur.
Nozick’e göre serveti nasıl elde ettin? sorusu toplumda sosyal adaleti ilgilendiren sorudur.
Soru 44
Modern yurttaşlık kurumunun, siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasında ki gerilime dayandığı düşüncesi aşağıdakilerden hangisi tarafından savunulmaktadır?
Seçenekler
A
Friedrich A. Hayek
B
T.H. Marshall
C
Platon
D
Karl Marx
E
John Maynard Keynes
Açıklama:
T.H. Marshall’a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların gerilimli bileşkesine yaslanır; gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır.
Soru 45
Kapitalizmin bünyesinde toplumsal eşitsizliği barındırması nedeniyle dinamik bir sistem olduğunu ve Keynesçi refah devleti uygulamalarının yenileşmeyi, inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğrattığı görüşü aşağıdakilerden hangisi tarafından ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Jean-Jacques Rousseau
B
Peter Saunders
C
Friedrich A. Hayek
D
Alfred Marshall
E
Richard Henry Tawney
Açıklama:
Hayek için toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir; her kim ki toplumda gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelir, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı, yeniliği (inovasyon) ve girişimciliği zapturapt altına alacağını da bilmek durumundadır. için Keynesçi refah devleti yenileşmeyi,inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğratmıştır.
Friedrich A. Hayek
Friedrich A. Hayek
Soru 46
Neoliberalizmde bireysel özgürlüklerin ve fırsat eşitliğinin ideal toplumsal mekânı neresidir?
Seçenekler
A
Halk meclisleri
B
Bürokrasi
C
Aile
D
Piyasa
E
Siyaset
Açıklama:
Neoliberalizmde bireysel özgürlüklerin ve fırsatlarda eşitlik ilkesinin ideal toplumsal mekânı piyasadır. Piyasa serbestîsi tam anlamıyla gerçekleştiğinde, kaynakların adil dağılımı da mümkün olacaktır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Saunders’in işlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal eşitsizliğin toplumsal yaşamın sürekliliği için gereksiz olduğunun savunulması.
B
Mesleki ve yönetsel konumlar arasında önem sıralamasına gitmek uygun değildir.
C
Girişimcinin ağır şartlarda çalışmasının ödülünün servet olarak görülmesi.
D
İnsan doğasına yönelik örtülü kavramsallaştırma savunulamaz.
E
Sanayi-öncesi toplumlara uygun değildir.
Açıklama:
İşlevselci bakış açısı Turner’ın da vurguladığı gibi, işlevsel tabakalaşmayı bütün toplumsal sistemlerin genel bir özelliği olarak ilan ettiği gibi, toplumsal eşitsizliğin de giderilemez bir şey olmakla kalmayıp toplumsal yaşamın sürekliliği açısından fiilen gerekli olduğunu ileri sürmüştür.
Saunders, toplumsal eşitsizliğin toplumsal yaşamın sürekliliği açısından fiilen gerekli olduğunu ileri sürmüştür
Saunders, toplumsal eşitsizliğin toplumsal yaşamın sürekliliği açısından fiilen gerekli olduğunu ileri sürmüştür
Soru 48
Toplumsal farklılaşma türlerinden olan yatay farklılaşmanın artması toplumda neyin göstergesidir?
Seçenekler
A
Toplumsal sömürünün artışı
B
Gelir eşitsizliğinin azalması
C
Alt ve üst derecedeki statüler arasındaki mesafenin artışı
D
Çoğulculuğun gelişmesi
E
Toplumsal eşitsizliğin artışı
Açıklama:
Toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur.
Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Çoğulculuğun gelişmesi
Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Çoğulculuğun gelişmesi
Soru 49
“Açgözlüler Toplumu” isimli eserinde kapitalizmin serbest piyasacı ilkelerini “açgözlülük etiği” olarak eleştiren kişi kimdir?
Seçenekler
A
Peter Saunders
B
Alfred Marshall
C
Milton Friedman
D
Richard Henry Tawney
E
Robert Nozick
Açıklama:
Tawney’nin 1926 tarihli Açgözlüler Toplumu adlı eseri, kapitalizm eleştirisidir; İngiliz İşçi Partisinin Marksçı olmayan kanatlarına rahat bir nefes aldıran bu çalışmada, bırakınız-yapsınlar, bırakınız geçsinler deyimi ile ifade edilen ve “sözde dinsel” referanslara sahip bulunan kapitalizmin serbest piyasacı ilkelerini “açgözlülük etiği” olarak damgalar.
Richard Henry Tawney
Richard Henry Tawney
Soru 50
Rousseau'a göre toplumun kurucu motifi nedir?
Seçenekler
A
Toplumsal Eşitsizlik,
B
Toplumsal İşbölümü,
C
Toplumsal Uzlaşma,
D
Toplumsal Farklılaşma,
E
Toplumsal Sözleşme,
Açıklama:
Jean-Jaquese Rousseau'nun 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı adlı eserinde, iki tür eşitsizlikten söz eder; kendi terimleriyle ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir. Doğadan kaynaklanan ve doğaya ait olan eşitsizlikler Rousseau’nun ilgi alanı içinde değildir. O, insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlikle ilgilidir. Bu basit ayırımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatmaktadır ki dönemin toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında bu husus Rousseau’yu farklılaştırır. İnsanlar arasında güç ve servet farklılaşmasına kaynaklık eden toplumsal eşitsizlik, Rousseau’ya göre, doğa durumundan toplum durumuna geçişinin hem nedeni hem de sonucudur. Her kim ki '' Bu topraklar benimdir.'' diye ilan etmiş ve etrafında buna onay veren “naif insanlar” bulabilmiştir, işte özel mülk sahibi olan o ilk kişi, sivil toplumun de gerçek kurucusu ünvanını hak etmiştir. Özel mülkiyete yaslanan toplumsal eşitsizlik toplumun bizzat kurucu motifidir.
Soru 51
Tawney ''Eşitlik'' adlı kitabında ''Adil bir toplumun'' nasıl kurulacağının açıklamasının yanıtları nedir?
Seçenekler
A
Özel mülkiyetin, toplumsal yarar için sorgulanması gereklidir,
B
Yaratılan zenginlik toplumsal amaçlar için kullanılmamalıdır,
C
Kapitalist toplumsal ilişkilerin toplumcu araçlarla düzenlenebilir,
D
Yaratılan zenginliğin toplumsal amaçlar için kullanılması gereksizdir,
E
Özel mülk işlevsel kullanılması iktisadi olarak gereksizdir,
Açıklama:
Tawney Eşitlik adlı kitabında iktisadi eşitsizliklerden kaynaklanan sorunları ortadan kaldırmak suretiyle, Adil bir toplum nasıl kurulur? sorusunun yanıtlarını ortaya koymuştur. Buna göre özel mülkiyetin varlığını sorgulamak gerekmez; zira söz konusu mülk, işlevsel ve amaca dönük bir çaba için kullanılacaksa iktisaden yararlıdır da. Asıl sorun, yaratılan zenginliğin toplumsal amaçlar için kullanılıp kullanılmayacağıdır. Bu ise kamu mülkiyeti ve planlama gibi araçlarla sağlanabilecektir. Görüldüğü gibi Tawney, çağdaş sosyal demokrasinin en temel görüşünü dillendirmekte, kapitalist toplumsal ilişkilerin toplumcu araçlarla pekâlâ düzenlenebileceğini ileri sürmektedir. Bu görüşün yaslandığı kuramsal ön-kabul, bireysel/şahsi yarar ile kamu yararı arasında öncelik-sonralık ilişkisi kurulamayacağı gibi, aralarında negatif ya da pozitif karakterde herhangi bir korelasyonun da mevcut olmadığı yönündedir. Oysa liberal düşünceye göre öncelikli olan bireysel yarardır ve ancak bireysel yarar maksimizasyonu sağlandığında kamusal yarar da otomatik olarak gerçekleşmiş olacaktır; zira kamu yararı bireysel faydaların toplamından ibarettir. Böyle bakıldığı için Tawney’in söz ettiği toplumsal uyum, kamu refahı ve ortaklaşa sorumluluk gibi refah devletinin asli bileşenleri, neoliberaller tarafından “bireysel özgürlüklere” aykırı bulunarak şiddetle eleştirilmiştir.
Soru 52
Toplumsal farklılaşmayı temel iki aksa göre değerlendiren kimdir?
Seçenekler
A
Hayek,
B
Rousseau,
C
Blau,
D
Friedman,
E
Tawney,
Açıklama:
Toplumsal farklılaşma konusunda Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesine göre: Toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur. Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur. Bu noktada, yapısalcı-işlevselci kuramın toplumsal yapı tanımını anımsamak gerekecektir: En basit tanımıyla toplumsal yapı, farklılaşmış toplumsal konumlardan teşkil eder; toplumsal konumlar insanların rol ilişkilerini ve dâhil oldukları grup ya da birlikleri belirler. Bu tanıma göre, aynı ya da benzer toplumsal düzlemde olup farklılaşmış konumlarda bulunan rol ilişkileri ve formel/enformel grup ya da birlikler, yatay farklılaşmaya, dolayısıyla da çoğulculuğa işaret edecektir.
Soru 53
Sağlık çalışanları içinde hekim-hemşire şeklinde oluşan toplumsal farklılaşma nasıldır?
Seçenekler
A
Yatay farklılaşma,
B
Farklılaşma yoktur,
C
Eğitim sürecinde farklılaşma,
D
Dikey farklılaşma,
E
Hizmet farklılaşması,
Açıklama:
Blau’ya göre; Eşitsizliğe gelince,kendi aralarında derecelenmek suretiyle farklılaşmış bulunan toplumsal konumların belirlediği rol ilişkisi ve birlikler ise eşitsizliğin varlığını gösterir ki bu aynı zamanda dikey farklılaşma demektir. Sağlık çalışanları içinde hekim ve hemşire şeklindeki toplumsal konum farklılaşması ve statü derecelenmesi buna örnek gösterilebilir. Dikey farklılaşma olarak tanımlanan eşitsizlik, ampirik bakımdan aritmetik ortalamadan sapma ile ölçülür. Buna göre, alt ve üst derecedeki statüler ile statü ortalaması arasındaki mesafe ne kadar açıksa eşitsizlik de o kadar fazla demektir.
Soru 54
Davis ve Moore toplumsal eşitsizliği nasıl kavramsallaştırmıştır?
Seçenekler
A
Toplumsal eşitsizlik evrensel değildir,
B
Toplumsal tabakalaşma evrensel değildir,
C
Toplumsal eşitsizlik yapısal değildir,
D
Toplumsal tabakalaşma yapısal değildir,
E
Toplumsal eşitsizlik yapısaldır,
Açıklama:
Davis ve Moore iki kritik önerme formüle etmişlerdir: İlk olarak eşitsizlik ve tabakalaşma evrenseldir; insanların topluluk hâlinde yaşadığı tüm zamanlar için geçerli bir olgudur. İkinci olarak eşitsizlik yapısaldır; insanların öznel niyetlerinin ya da bilinçli tercihlerinin ürünü değildir; zira her toplum kendi varlığını sürdürmek bakımından kilit işleve sahip konumlarda yer alacak kişileri bu yönde güdülerken zorunlu olarak eşitsizlik de üretmek durumundadır. Bu önermeyi biraz açmak gerekecektir. Öncelikle söylenen şudur: Her toplum kendi varlığını korumak ve sürdürmek için gerekli toplumsal işlevleri gerçekleştirecek özel becerilere gereksinim duyar. Her toplumda mevcut olan mesleki ve yönetsel konumların işlevsel hiyerarşisi, bu gereksinimin açık kanıtıdır. Toplum idamesi bakımından kilit önem taşıyan mesleki ve yönetsel konumlar ya da rol kalıpları belli bir beceri ve bilgi düzeyi gerektirir. Öte yandan özel beceri ve yetenek sahibi olanların sayısı da her toplumda sınırlıdır. Üstelik özel beceri ve yeteneklerin belli bir eğitim sürecinden geçirilerek toplumsal becerilere dönüşmeleri elzemdir. Bu ise genellikle uzun, zahmetli, dolayısıyla da özveri gerektiren bir eğitim süreci ile gerçekleşir. İşte her toplum, üyelerini bu özveride bulunmaya çağıran hak ve ödüller sistemine sahip olmak durumundadır. Dolayısıyla toplumlar, zor olmakla birlikte arzulanan toplumsal rol kalıplarına ve bunun eğitimine bağlı olarak hiyerarşik bir tabakalaşmaya sahiptirler.
Soru 55
Yapısal-İşlevci Tabakalaşma kuramını ''sanayi öncesi toplumlara'' uymadığı yönünde eleştiren kimdir?
Seçenekler
A
Saunders,
B
Turner,
C
Blau,
D
Hayek,
E
Tawney,
Açıklama:
Saunders işlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirileri dört noktada tasnif etmiştir:
- İlki, işlevselci tabakalaşma kuramının “sanayi-öncesi toplumlara” uygun olmadığı yönündeki eleştirilerdir. Sanayi ya da daha kapsayıcı bir terimle kapitalizm öncesi toplumlarda mesleki ve yönetsel pozisyonlar, kazanılacak değil doğuştan gelen, verili pozisyonlardır; dolayısıyla toplumsal güdülenmeye dayalı bir açıklamanın bu tip toplumları kavraması mümkün değildir.
- İkincisi, mesleki ve yönetsel konumların “işlevsel önemi ve derecelenmesi” tezine dönük eleştirilerdir. Buna göre taşıdığı öneme atıfta bulunarak toplumsal konumları derecelendirmek işlevselci mantıkla da çelişecektir çünkü her toplumsal konumun varlığı toplumsal bütündeki işlevine bağlıysa ve bu bütünlüklü sistem farklı işlevlere sahip parçaların organik birliğini ifade ediyorsa, bu durumda, işlevler arasında önem sıralamasına gitmek, organik bütünlük anlayışıyla çelişecektir. Örneğin bir firmada yönetici pozisyonu temizlik işlerini yapan personelden daha önemlidir demek, birbiriyle kıyaslanamayacak iki ayrı işlevi aynı düzlemde değerlendirmek demektir.
- Üçüncü olarak insan doğasına yönelik örtülü kavramsallaştırmanın da savunulamaz olduğu ileri sürülmüştür. Davis ve Moore’un çalışmasında insan; doğası gereği bencil, kendi çıkarını en çoklaştırmaya dönük rasyonel davranışlar sergileyen, dolayısıyla da güdüleyici bir faktör sunmaksızın etkin çalıştırılması mümkün olmayan bir tür olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, söz konusu kuramın geliştirildiği Amerika Birleşik Devletleri coğrafyası için kısmi bir geçerlilik taşısa da, tüm kültürlere ve oradan da tür olarak insanı varlığa yönelik olarak genellenemez.
- Nihayet son olarak, kişisel becerinin toplumsal beceriye dönüşmesi için gerekli bulunan eğitim süreci de eleştiri konusu olmuştur. Hatırlanacağı gibi Davis ve Moore’un analizinde kilit pozisyonlar için gerekli eğitim süreci, fedakârca katlanılması gereken zorlu bir süreçti ve bu fedakârlık karşısında bir ödül mekanizması olarak kilit pozisyonların kimi ayrıcalıklarla donanmış olması gerekirdi. Buradaki akıl yürütme, üst gelir grubu mensuplarının kişisel biyografilerinde nasıl zengin olduklarını anlattıkları bölümlerdeki öyküleri fazlasıyla çağrıştırmaktadır. Bu öykülerde de başlangıçta zengin olmayan girişimci, çok ağır şartlarda geceli-gündüzlü çalışarak bu serveti edinmiştir; servet, çekilen onca zahmetin ödülü olarak görülmelidir. Görüldüğü gibi yapısalcı-işlevselci açıklama, son derece yaygın bir basmakalıp düşüncenin tekrarı mahiyetindedir ve bu açıklamada ısrar etmek, yoksulluğu da tembellikle açıklamayı gerektirir.
Soru 56
Eşitlik ve özgürlüğü doğası gereği çelişkili ve ayrıksı bulan düşünce hangisidir?
Seçenekler
A
Kapitalizm,
B
Liberalizm,
C
Realizm,
D
Sosyalizm,
E
Hümanizm,
Açıklama:
Liberal dünya görüşü eşitlik ve özgürlüğün doğası gereği çelişkili ve ayrıksı olduğu tezini ileri sürerek yaşanan tarihsel süreç üzerinde son derece etkili olmuştur. Liberal düşüncenin analiz birimi bireydir. Metodolojik olarak bu bireyin, tarihsel bir tipoloji ya da Weber’ci anlamda ideal-tip olmayıp hipotetik (kurgusal) bir soyutlama olduğu belirtilmelidir. İşte tarih ve toplum bağlamından yalıtık, kendi çıkarını en çoklaştırma yönünde rasyonel davranan doğasıyla bu birey, varlığı itibariyle özgürdür, dolayısıyla kendi yazgısı üzerinde egemendir. Bir diğer ifadeyle özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir; toplum ise özgür irade ve egemenlik sahibi bireylerin kendi aralarında tesis ettikleri bir sözleşmeden ibarettir. Dikkat edilecek olursa liberal önerme, bireyin ve onun tanımlayıcı karakteristiği olarak özgürlüğün toplumdan önce var olduğu şeklindedir. Dolayısıyla bireysel özgürlüklerin yasal düzenlemelerle verilmesi söz konusu olamaz; özgürlükler zaten bireyde verilidir; liberal ilkeye göre yasalar, özgürlükleri temel haklar olarak güvence altına almak durumundadır. Buna göre, insanın/bireyin doğuştan/doğasından gelen belirli hakları vardır. Bu haklar, bireyler arası sözleşme ürünü olan politik topluma devredilmiş değildir; aksine, politik toplum bireyin devredilmemiş haklarını garanti altına almakla yükümlüdür; bu yükümlülük politik toplumun/devletin varlık nedenidir. Devredilemez haklar listesinde doğrudan doğruya bireyin öz-egemenliğini tesis edecek unsurlar yer alır. Aynı zamanda erkeksi (masculine) olduğunu belirtmeye gerek olmayan bu kurgusal bireyin öz-egemenliği ya da aynı anlama gelecek şekilde özgürlüğü; düşünce, ifade, inanç, mülk edinme ve sözleşme yapabilme haklarını içerir. Liberal dünya görüşü için eşitlik ideali, birey doğasının bir karakteristiği değil, toplum olmanın bir gerekliliği olarak mevcuttur. Dolayısıyla özgürlükten tümüyle farklı olarak eşitlik ilkesi, yasal müdahalelerle verilen/sağlanan bir düzenlemeyi gerektirir. Hukuk düzleminde bireysel özgürlükler temel hakları oluşturmakta, eşitlik ise tamamlayıcı mahiyetteki hakları oluşturur. Hukuk dilinde bunlara pozitif haklar ya da sosyal haklar denir. Görüldüğü gibi liberalizm bakımından eşitlik ve özgürlük, doğaları gereği farklıdır, bir arada sloganlaştırılarak anılıyor olmaları, aynı düzlemde ele alınmalarını gerektirmez. Eşitlik ve özgürlük arasında çelişkili bir ilişkinin olduğu yönündeki liberal sava gelince… Liberal dünya görüşü için eşitlik ilkesi, iktisadi ve toplumsal düzlemin değil, fakat siyasal ve hukuksal düzlemin konusudur; buradaki ilke de yasalar önünde eşitlik ilkesidir. Bu ilkenin toplumsal yaşam içindeki gerçekleşme biçimi ise fırsat eşitliği şeklinde olacaktır. Bir toplumun tüm fertlerinin yasalar önünde eşit olması, yasalarla düzenlenmiş toplumsal ilişkiler seti içindeki fırsatlara erişimi de eşit kılacaktır.
Soru 57
Piyasa toplumunu sadece iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yy. bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak gören kimdir?
Seçenekler
A
Marx,
B
Engels,
C
Hayek,
D
Friedman,
E
Braverman,
Açıklama:
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Bireysel özgürlük, bu uygarlığın temelidir. Bu uygarlıkta bireylerin yaşam serüveni, kendi öz değerleri ile gerçekleştirdikleri kendi tercihlerinin bir ürünüdür. Bu ise son derece dinamik bir toplum tasarımını varsaymak durumundadır. Nitekim Hayek’e göre kapitalizm son derece dinamik bir sistemdir; bunun ana gerekçesi de bünyesinde toplumsal eşitsizliği barındırıyor olmasıdır. Görüldüğü gibi Hayek için toplumsal eşitsizlik, kapitalizme dinamizm kazandıran bir işleve sahiptir; her kim ki toplumda gelir ve servet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yönelir, iktisadi ve toplumsal kalkınmayı, yeniliği (inovasyon) ve girişimciliği zapturapt altına alacağını da bilmek durumundadır. Hayek için Keynesçi refah devleti tam da bu yönde sonuçlar üretmiş; yenileşmeyi, inisiyatifi ve kalkınmayı sekteye uğratmıştır. Oysa piyasadan kaynaklanan getirilerin sahiplenilmesi ve birikimi engellenmediği takdirde, dinamik bir sistem olarak kapitalizm uzun erimde herkesin yaşam standardını iyileştirecektir. Bugünün yoksulu, bir kaç kuşak önceki yoksula göre daha iyi bir yaşam standardına sahiptir. Hayek kapitalist toplumları hareketli sütunlara benzetir; sütunların alt ve üst katmanlarında yer alan insanlar kuşkusuz vardır ama sütunlar bir bütün olarak ileri doğru hareket eder ve bu durum, toplumun tümünün menfaatinedir. O hâlde toplumsal eşitsizlik, sadece ve ancak iktisadi büyümenin bir bedeli olarak görülmelidir.
Soru 58
''Adalet Kuramı'' başlıklı çalışmasında, ''sosyal adalet inancını zedeleyici mahiyetteki belirgin toplumsal eşitsizliklerin demokratik toplumlarda kabul edilemez olduğunu'' söyleyen kimdir?
Seçenekler
A
Lyotard,
B
Baudrilland,
C
Pakulski,
D
Rawls,
E
Tawney,
Açıklama:
John Rawls’ın 1972 tarihli Adalet Kuramı başlıklı çalışmasında temel tezi, sosyal adalet inancını zedeleyici mahiyetteki belirgin toplumsal eşitsizliklerin demokratik toplumlarda kabul edilemez olduğu şeklindedir. Rawls’ın analiz mantığı şöyledir: İnsanlar yöneten ya da yönetilen, aynı şekilde zengin ya da fakir olarak doğup doğmayacaklarını bilemeyeceklerine göre ‘köken konumlarıyla’ fazlasıyla ilgilenmeleri beklenir. Oysa modern demokrasilerde hangi toplumsal konumda dünyaya gelindiği önem taşımaz; zira köken konumu ne olursa olsun herkes eşit yurttaşlar olarak aynı özgürlüklere sahip olduğu gibi, iktisadi kaynaklar da o toplumda eşit bir şekilde dağılır. Demokrasilerde eşitlik ilkesi, ‘fark ilkesi’ ile bir aradadır; bu ilkeye göre, nüfusun küçük bir bölümü çalışmasının ve sahip olduğu vasıfların karşılığı olarak toplumun geri kalanından kısmen daha iyi koşullara sahip olacaktır. Ancak bu makas açılır ve zengin-yoksul farklılığı derinleşirse, aynı şekilde, toplumun büyük çoğunluğunun yaşam koşulları kötüleşmeye başlarsa, bu koşullarda, sosyal adalet duygusu zedelenir ve toplumsal eşitsizlik meşruiyetini kaybeder.
Soru 59
Liberalizme güçlü bir şekilde eleştiren, sosyalizme alternatif olan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Kapitalizm,
B
Neoliberalizm,
C
Komünizm,
D
Hedonizm,
E
Reformizm,
Açıklama:
Reformizm akımı liberalizmin kuşkusuz güçlü bir eleştirisidir; ancak, tarihsel olarak bakıldığında, özel mülkiyet rejimini sonlandırmayı amaç edinmiş sosyalizm akımına bir alternatif olarak doğmuş olduğu da bir gerçektir. Diğer bir ifade ile reformizm akımı, liberal esasları yeniden biçimlendirme iddiasındadır. Fırsat eşitliğinin gerçek anlamda geçerli olabilmesi için şartlarda eşitliğinde de tesis edilmesi gerekir, şeklindeki reformist görüş tam da liberal ilkenin yenilenmesini ifade etmektedir. Dikkat edilirse bu eşitlik ilkesi, toplumsal eşitsizliğin olası nedenleri ile değil eşitsizliğin yol açtığı kimi sonuçlarla ilgilidir. Liberal yaklaşımın, eşitsizliğin neden olduğu sonuçlara önerdiği fırsat eşitliği ilkesini yeterli bulmayan reformist akım, bireyi piyasa gereklerine tabiiyetten özgürleştirecek düzenlemelerle şartlarda eşitlik ilkesini geliştirmiştir. Reformizmin sosyalizme alternatif bir akım olabilmesi de bu noktayla ilgilidir. Bireyin işgücü piyasasındaki konumundan bağımsız bir yaşam standardına sahip olabilmesi, ancak ve ancak kamu erki eliyle yürütülecek meta-dışı alanların oluşturulmasıyla mümkündür. Meta-dışı alanların oluşumu ise barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, temiz suya ve enerjiye erişim gibi hizmet alanlarının kamu hizmeti şeklinde örgütlenmesini gerektirir. Bu yönelimin dolaysız sonuçlarından biri de özel mülkiyet rejiminin varlık alanlarının (ki buna ‘metalaşmış alanlar’ demek de mümkündür) sınırlandırılıyor olmasıdır. O hâlde özel mülkiyet rejiminin ortadan kaldırılmasını savunan sosyalizm akımına alternatif olarak reformizm akımı özel mülkiyetin sınırlandırılması görüşünü geliştirmiştir. 20. yüzyıl boyunca gelişen refah devleti uygulamaları, reformist ilkenin gerçekleşebilirliğini de bir nevi test etmiştir. Aynı şekilde dünyanın son otuz yılına damgasını vuran neoliberal yönelimle birlikte reformizm akımının sınırları da net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yukarıda sıralanan kamusal hizmet alanları sermaye birikiminin yeni kar alanları hâline gelerek hızla metalaşma sürecine girmiştir; süreç, olanca yakıcılığı ile gelişmiş refah rejimi sahibi Batılı ülkeleri de sarmalamış vaziyette devam etmektedir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi “Bütün insanların eşit yaratıldıkları; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiği” görüşüne yer vermiştir?
Seçenekler
A
Framsız devrimi
B
Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
C
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
D
Uluslararası Çalışma Örgütü
E
Rousseau’nun Eşitsizlik Eleştirisi
Açıklama:
1776 tarihinde onaylanan Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, “Bütün insanların eşit yaratıldıkları; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiği” görüşüne yer vermiştir.
Soru 61
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı adlı eser aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Jean-Jaquese Rousseau
B
Richard Henry Tawney
C
Blau
D
Turner
E
Saunders
Açıklama:
Jean-Jaquese Rousseau ve onun orijinali 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (1998) adlı eserdir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Tawney’nin kapitalizmi eleştirdiği noktalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kapitalizm asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
B
İktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamaktadır.
C
Kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
D
Açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
E
Açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde iktisat sistemi zayıflamaktadır.
Açıklama:
Tawney bırakınız-yapsınlar kapitalizmini şu noktalardan eleştirir:
- Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
- İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
- Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Soru 63
“Eşitlik” adli eser aşağıdaki isimlerden hangine aittir?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Tawney
C
Blau
D
Turner
E
Saunders
Açıklama:
Tawney Eşitlik adlı kitabında ise iktisadi eşitsizliklerden kaynaklanan sorunları ortadan kaldırmak suretiyle, Adil bir toplum nasıl kurulur? sorusunun yanıtlarını ortaya koymuştur.
Soru 64
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesi içerisinde doğrudur?
Seçenekler
A
Dikey farklılaşma çoğulculuk göstergesidir.
B
Yatay farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur.
C
Toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir.
D
Dikey farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder.
E
Yatay farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Açıklama:
Geleneksel sosyoloji yaklaşımının toplumsal farklılaşma konusunu nasıl ele aldığı konusunda Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesi fikir verebilir: Buna göre toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur. Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi yapısal-işlevselci sosyolojiye göre doğrudur?
Seçenekler
A
Davis ve Moore yapısal-işlevci akımın öncülerindendir.
B
Rousseau ve Tawney yapısal-işlevci akımın öncülerindendir.
C
Yapısal-işlevselci görüşün öncüleri tek bir önerme formule etmişlerdir.
D
Eşitsizlik ve tabakalaşma bölgesel bir olgudur.
E
Eşitsizlik insanların öznel niyetlerinin ürünüdür.
Açıklama:
Yapısal-işlevselci sosyolojinin 1960’lı ve 1970’li yıllardaki toplumsal tabakalaşma literatürüne bakıldığında ise aksi yöndeki kavramsallaştırmaların daha baskın olduğu görülecektir. Bu yöndeki çalışmaların öncülerinden Davis ve Moore (1966, aktaran Saunders, 1990, s.57-58) iki kritik önerme formüle etmişlerdir: İlk olarak eşitsizlik ve tabakalaşma evrenseldir; insanların topluluk hâlinde yaşadığı tüm zamanlar için geçerli bir olgudur. İkinci olarak eşitsizlik yapısaldır; insanların öznel niyetlerinin ya da bilinçli tercihlerinin ürünü değildir; zira her toplum kendi varlığını sürdürmek bakımından kilit işleve sahip konumlarda yer alacak kişileri bu yönde güdülerken zorunlu olarak eşitsizlik de üretmek durumundadır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal eşitsizliğe referans olan bir kavram değildir?
Seçenekler
A
Din
B
Etnik yapı
C
Sanat
D
Cinsiyet
E
Gelir
Açıklama:
Gelir ve servet eşitsizliği dışında, yaş, cinsiyet, etnik, ırk, din, mezhep ve inanç farklılıklarına referans yapan toplumsal
eşitsizlikler de mevcuttur. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
eşitsizlikler de mevcuttur. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi egemenliğin dine ve soya dayalı olmasını yok eden bir gelişmedir?
Seçenekler
A
Sanayi devrimi
B
Fransız devrimi
C
İstanbul'un fethi
D
I.dünya savaşı
E
Amerika'nın keşfi
Açıklama:
Egemenliğin dine ve soya dayalı kaynaklarına öldürücü bir darbe indiren 1789 Fransız Devrimi ile birlikte “Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik” talepleri tümüyle seküler bir içeriğe bürünmüş, evrenselleşmiş ve nihayet meydan okunamaz bir meşruiyet kazanarak günümüze kadar gelmiştir. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 68
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi fiziki ve ahlaki olmak üzere iki tür eşitsizlikten söz eder?
Seçenekler
A
Melvin Tumin
B
Richard Henry Tawney
C
Jean-Jaquese Rousseau
D
Robert Nozick
E
Milton Friedman
Açıklama:
Jean-Jaquese Rousseau ve onun orijinali 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (1998) adlı eseridir. Bu öncü çalışmasında Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder; kendi terimleriyle ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir.
Soru 69
Açgözlüler Toplumu adlı eser aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Jean-Jaquese Rousseau
B
Richard Henry Tawney
C
Melvin Tumin
D
Robert Nozick
E
Milton Friedman
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik, Richard Henry Tawney’nin Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyduğu iki önemli yapıtıdır.
Soru 70
- Güç
- Tüketim
- Sınıf
Seçenekler
A
Yalnız, I
B
Yalnız, II
C
I ve II
D
I ve III
E
Yalnız, III
Açıklama:
Toplumsal eşitsizliğin sınıf, statü ve güce göre tanımlanmış neden ve sonuçlarını çalışmak, yakın döneme kadar sosyolojik çalışmaların
hep merkezinde yer almıştır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
hep merkezinde yer almıştır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Saunders’ın belirttiği işlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirilerden biri değildir?
Seçenekler
A
İşlevselci tabakalaşma kuramının “sanayi-öncesi toplumlara” uygun olmaması eleştirisi.
B
Kişisel becerinin toplumsal beceriye dönüşmesi sürecinde bireyin işe adanmışlığına yönelik eleştiriler.
C
Mesleki ve yönetsel konumların “işlevsel önemi ve derecelenmesi” tezine dönük eleştiriler.
D
İnsan doğasına yönelik örtülü kavramsallaştırmanın da savunulamaz olduğu üzerine eleştiriler.
E
Kişisel becerinin toplumsal beceriye dönüşmesi için gerekli bulunan eğitim sürecine yönelik eleştiriler.
Açıklama:
Saunders (1990, s.60) işlevselci tabakalaşma kuramına dönük eleştirileri dört noktada tasnif etmiştir:
- İlki, işlevselci tabakalaşma kuramının “sanayi-öncesi toplumlara” uygun olmadığı yönündeki eleştirilerdir. Sanayi ya da daha kapsayıcı bir terimle kapitalizm öncesi toplumlarda mesleki ve yönetsel pozisyonlar, kazanılacak değil doğuştan gelen, verili pozisyonlardır; dolayısıyla toplumsal güdülenmeye dayalı bir açıklamanın bu tip toplumları kavraması mümkün değildir.
- İkincisi, mesleki ve yönetsel konumların “işlevsel önemi ve derecelenmesi” tezine dönük eleştirilerdir. Buna göre taşıdığı öneme atıfta bulunarak toplumsal konumları derecelendirmek işlevselci mantıkla da çelişecektir çünkü her toplumsal konumun varlığı toplumsal bütündeki işlevine bağlıysa ve bu bütünlüklü sistem farklı işlevlere sahip parçaların organik birliğini ifade ediyorsa, bu durumda, işlevler arasında önem sıralamasına gitmek, organik bütünlük anlayışıyla çelişecektir. Örneğin bir firmada yönetici pozisyonu temizlik işlerini yapan personelden daha önemlidir demek, birbiriyle kıyaslanamayacak iki ayrı işlevi aynı düzlemde değerlendirmek demektir.
- Üçüncü olarak insan doğasına yönelik örtülü kavramsallaştırmanın da savunulamaz olduğu ileri sürülmüştür. Davis ve Moore’un çalışmasında insan; doğası gereği bencil, kendi çıkarını en çoklaştırmaya dönük rasyonel davranışlar sergileyen, dolayısıyla da güdüleyici bir faktör sunmaksızın etkin çalıştırılması mümkün olmayan bir tür olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, söz konusu kuramın geliştirildiği Amerika Birleşik Devletleri coğrafyası için kısmi bir geçerlilik taşısa da, tüm kültürlere ve oradan da tür olarak insanı varlığına yönelik olarak genellenemez (Saunders, 1990, s.62).
- Nihayet son olarak, kişisel becerinin toplumsal beceriye dönüşmesi için gerekli bulunan eğitim süreci de eleştiri konusu olmuştur. Hatırlanacağı gibi Davis ve Moore’un analizinde kilit pozisyonlar için gerekli eğitim süreci, fedakârca katlanılması gereken zorlu bir süreçti ve bu fedakârlık karşısında bir ödül mekanizması olarak kilit pozisyonların kimi ayrıcalıklarla donanmış olması gerekirdi.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi neoliberalizmin felsefi temellerini atan kişidir?
Seçenekler
A
Nozick
B
Hayek
C
Friedman
D
Weber
E
Tawney
Açıklama:
Neoliberalizmin felsefi temelleri için Friedrich A. Hayek, siyasi tezleri için Robert Nozick ve iktisat politikaları için ise Milton Friedman, bu üç referansı oluşturacaktır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisine göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların gerilimli bileşkesine yaslanır?
Seçenekler
A
Marshall
B
Turner
C
Weber
D
Lock
E
Saunders
Açıklama:
T.H. Marshall’a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların gerilimli bileşkesine yaslanır;
Soru 74
Refah devleti, ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistem olarak düşünen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nozick
B
Hayek
C
Friedman
D
Weber
E
Tawney
Açıklama:
Friedman’a göre, refah devleti, yazarın kendi ifadeleri ile ‘gençlerin yaşlıları’, ‘sağlamların hastaları’, ‘çalışanların aylakları’ sırtında taşıdıkları bir sistemdir; üstelik bunu yaparken ne gençlerin ne sağlamların ne de çalışanların özgür iradelerine başvurulması söz konusudur; dolayısıyla refah devleti bireylerin ‘tercih özgürlüğüne’ kapalı bir sistemdir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi medeni haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Düşünce
B
İfade
C
Eleştirel düşünme
D
Mülk edinme
E
Sözleşme yapabilme
Açıklama:
Bireyin medeni olarak adlandırılan hakları düşünce, ifade, inanç, mülk edinme ve sözleşme yapabilmeyi içerir.
Soru 76
- Siyasi
- Kültür
- Sosyal
- Tarih
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların bir bileşkesidir. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi parasalcı ekolün kurucularındandır?
Seçenekler
A
Milton Friedman
B
Robert Nozick
C
Freidrich Hayek
D
Gosta Esping Anderson
E
John Locke
Açıklama:
Parasalcı (monetarist) ekolün kurucu ismi Milton Friedmandır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi farklı eşitlik yaklaşımlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Eşitlik
B
Yurttaşlık
C
Doğruluk
D
Düzey
E
Bakış açısı
Açıklama:
Farklı eşitlik yaklaşımları eşitlik, yurttaşlık, düzey ve bakış açısıdır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi “İnsanların eşit doğduğu ve eşit yaşamaları gerektiği” görüşüne yer verilen bildirgedir?
Seçenekler
A
İngiliz İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi
B
Alman Bağımsızlık Bildirgesi
C
Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi
D
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
E
İspanya İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi
Açıklama:
1789’da ilan edilen Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde “insanların eşit doğduğu ve eşit yaşamaları gerektiği” vurgulanmıştır.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi nobel iktisat ödülü sahibidir?
Seçenekler
A
Joseph Stiglitz
B
Karl Marx
C
Max Weber
D
Durkheim
E
Auguste Comte
Açıklama:
Nobel iktisat ödülü sahibi Profesör Joseph Stiglitz’in (2011) bildirdiğine göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) nüfusun en zengin %1’lik dilimi milli gelirin yaklaşık ¼’ünü alırken toplam servetin de %40’ı üzerinde kontrole sahip.
Soru 81
Jean-Jaquese Rousseau'ya göre iki tür eşitsizlik vardır. Buna göre Rousseau'nun bahsettiği iki eşitsizlik biçimi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Beşeri-Siyasi
B
Doğal/fiziki-Siyasal/ahlaki
C
Doğal-Beşeri
D
Fiziki-Toplumsal
E
Sistemsel-Toplumsal
Açıklama:
Bunlar arasında konumuzla ilgisi bakımından ilk akla gelen isim Jean-Jaquese Rousseau ve onun orijinali 1755’te yayımlanan İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı (1998) adlı eseridir. Bu öncü çalışmasında Rousseau iki tür eşitsizlikten söz eder; kendi terimleriyle ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlakidir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi Tawney'in bırakınız-yapsınlar kapitalizmini eleştirdiği noktalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
B
Baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
C
Bu sistem toplumsal iş bölümünü olumsuz yönde etkilemektedir.
D
Bu sistem açgözlülük kültürü yaratmaktadır.
E
Bu sistem inanç sistemini zayıflatmaktadır.
Açıklama:
Tawney bırakınız-yapsınlar kapitalizmini şu noktalardan eleştirir:
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
• Öncelikle bu sistem asalak bir rantiye sınıfını koruyup kollamaktadır.
• İkinci olarak, baş tacı edilen iktisadi özgürlük kavrayışı asla geniş halk yığınlarına uzanmamakta, kitlelerin aleyhine sonuçlar doğurarak bir avuç kapitalistin lehine işlemektedir.
• Son olarak da açgözlülük kültürünün yerleşmesi neticesinde inanç sistemi zayıflamaktadır.
Soru 83
Blau, toplumsal farklılaşmayı dikey ve yatay farklılaşma olarak ikiye ayırır. Buna göre dikey farklılaşma aşağıdakilerden hangisine göndermede bulunur?
Seçenekler
A
Çoğulculuğa
B
Kuralcılığa
C
Adaletsizliğe
D
Eşitsizliğe
E
Dışlanmaya
Açıklama:
Blau’nun (1977) geliştirdiği kavramsal çözümleme çerçevesi fikir verebilir: Buna göre toplumsal farklılaşma dikey ve yatay olmak üzere iki temel aksa sahiptir: yatay farklılaşma çoğulculuk göstergesi iken dikey farklılaşma eşitsizliğe göndermede bulunur.
Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Yatay farklılaşma, toplumun nominal parametreler itibariyle farklı gruplarda yer alıyor olmasını ifade eder, dikey farklılaşma ise derecelendirilmiş parametrelerle dağıtılan toplumsal statülere göndermede bulunur.
Soru 84
Marxsist kurama göre temel sınıflar arasındaki ilişkinin özü aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İş bölümü ilişkisi
B
Emek ilişkisi
C
Çatışmacı ilişki
D
Toplum olma ilişkisi
E
Sömürü ilişkisi
Açıklama:
Marksçı sosyoloji için tabakalaşma sistemini toplumsal eşitsizlik temelinde kavramsallaştırmak başlı başına problemli bir girişimdir; zira kapitalist toplum, kendinden önceki toplumlardan çok daha belirgin bir biçimde sınıf esasına göre tabakalaşmıştır; temel sınıflar arasındaki ilişkinin özü ise sömürü ilişkisidir.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi liberal düşüncenin analiz birimidir?
Seçenekler
A
Toplum
B
Sistem
C
Ekonomi
D
Devlet
E
Birey
Açıklama:
Liberal düşüncenin analiz birimi bireydir. Metodolojik olarak bu bireyin, tarihsel bir tipoloji ya da Weber’ci anlamda ideal-tip olmayıp hipotetik (kurgusal) bir soyutlama olduğu belirtilmelidir.
Soru 86
T.H. Marshall’ın bahsettiği medeni haklar ile aşağıdakilerden hangisi kastedilmemektedir?
Seçenekler
A
Düşünce
B
İfade
C
İnanç
D
Barınma
E
Mülk edinme
Açıklama:
Gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır. Daha önce de belirtildiği gibi, medeni haklar ile düşünce, ifade, inanç, mülk edinme ve sözleşme yapabilme gibi temel haklar kastedilmektedir.
Soru 87
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Buna göre Hayek bu uygarlığın temeli olarak aşağıdakilerden hangisini görür?
Seçenekler
A
İktisadı
B
Devleti
C
Bireysel özgürlüğü
D
Eğitim Kurumunu
E
Ekonomi Kurumunu
Açıklama:
Hayek’e göre piyasa toplumu, dar anlamda iktisadi ilişkiler alanı olarak değil, 16. yüzyıldan bu yana gelişimini sürdüren bir uygarlık olarak görülmelidir. Bireysel özgürlük, bu uygarlığın temelidir. Bu uygarlıkta bireylerin yaşam serüveni, kendi öz değerleri ile gerçekleştirdikleri kendi tercihlerinin bir ürünüdür.
Soru 88
Lemel ve Noll’a (2002, s.4-7) göre, toplumsal plandaki köklü değişiklikler eşitsizlik konusundaki geleneksel bakış açısının da değişmesini beraberinde getirmiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu değişmelerden değildir?
Seçenekler
A
Demografik yapıdaki değişikliktir.
B
Toplumsal sınıflar arasındaki makasın kapanması.
C
Genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşmeden de söz edilebilir.
D
Son derece yaygın refah devleti uygulamalarının da vurgulanması gerekir.
E
Toplumsal eşitsizliklerin yeni bakış açılarıyla çalışılmasına etki eden faktörün hizmet sektörünün sürekli genişliyor olmasıdır.
Açıklama:
Lemel ve Noll’a (2002, s.4-7) göre, toplumsal plandaki köklü değişiklikler eşitsizlik konusundaki geleneksel bakış açısının da değişmesini beraberinde getirmiştir:
• İlki demografik yapıdaki muazzam değişikliktir. Bilindiği gibi gelişmiş Batı ülkelerinde ortalama insan ömrü uzarken doğum oranları azalmakta ve böylece nüfus hızla yaşlanmaktadır.
• İkinci olarak, genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşmeden de söz edilebilir. 1950’li yıllardan başlayarak, özellikle Keynesçi refah devleti yılları boyunca Batılı ülkelerde yaşam seviyesi mutlak anlamda iyileşmiş olması maddi zenginlikler konusundaki eşitsizliklerin göreli önemini gerileten sonuçlara yol açmıştır.
• Üçüncü olarak, son derece yaygın refah devleti uygulamalarının da vurgulanması gerekir. Refah devleti uygulamalarının en genel sonucu kişileri piyasa koşullarına bağımlılıktan kurtarmaktır.
• Dördüncü olarak, toplumsal eşitsizliklerin yeni bakış açılarıyla çalışılmasına etki eden
faktörün hizmet sektörünün sürekli genişliyor olmasıdır.
• İlki demografik yapıdaki muazzam değişikliktir. Bilindiği gibi gelişmiş Batı ülkelerinde ortalama insan ömrü uzarken doğum oranları azalmakta ve böylece nüfus hızla yaşlanmaktadır.
• İkinci olarak, genel yaşam düzeyinde kaydedilen kayda değer iyileşmeden de söz edilebilir. 1950’li yıllardan başlayarak, özellikle Keynesçi refah devleti yılları boyunca Batılı ülkelerde yaşam seviyesi mutlak anlamda iyileşmiş olması maddi zenginlikler konusundaki eşitsizliklerin göreli önemini gerileten sonuçlara yol açmıştır.
• Üçüncü olarak, son derece yaygın refah devleti uygulamalarının da vurgulanması gerekir. Refah devleti uygulamalarının en genel sonucu kişileri piyasa koşullarına bağımlılıktan kurtarmaktır.
• Dördüncü olarak, toplumsal eşitsizliklerin yeni bakış açılarıyla çalışılmasına etki eden
faktörün hizmet sektörünün sürekli genişliyor olmasıdır.
Soru 89
Özel mülkiyetin ortadan kaldırılmasını savunan rejim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Faşizm
C
Emperyalizm
D
Liberalizm
E
Neoliberalizm
Açıklama:
O hâlde özel mülkiyet rejiminin ortadan kaldırılmasını savunan sosyalizm akımına alternatif olarak reformizm akımı özel mülkiyetin sınırlandırılması görüşünü geliştirmiştir. 20. yüzyıl boyunca gelişen refah devleti uygulamaları, reformist ilkenin gerçekleşebilirliğini de bir nevi test etmiştir.
Soru 90
Toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığını savunarak diğer toplum sözleşmeci liberal teorisyenlerden ayrılan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
J. J. Rousseau
B
Richard Henry Tawney
C
Davis ve Moore
D
T.H. Marshall
E
F. A. Hayek
Açıklama:
Rousseau ilki doğal/fiziki diğeri ise siyasal/ahlaki olmak üzere iki tür eşitsizlikten söz eder ve ilgisini insan-insan ilişkisinden kaynaklanan ve insan türüne ait olan eşitsizlik üzerinde yoğunlaştırır. Rousseau’nun ortaya koyduğu bu ayrımda toplumsal eşitsizliğin doğal olmadığı şeklinde kritik bir çıkarsama yatar ki dönemin toplum sözleşmecisi liberal düşünürleri arasında Rousseau’yu farklılaştıran da bu husustur.
Soru 91
Neo-liberal düşünceye göre aşağıdakilerden hangisi önceliklidir?
Seçenekler
A
Toplumsal uyum
B
Kamu refahı
C
Bireysel özgürlükler
D
Ortaklaşa sorumluluk
E
Kamu çıkarı
Açıklama:
Tawney Eşitlik adlı kitabında iktisadi eşitsizliklerden kaynaklanan sorunları ortadan kaldırmak suretiyle, Adil bir toplum nasıl kurulur? sorusunun yanıtlarını ortaya koymuştur. Asıl sorun, yaratılan zenginliğin toplumsal amaçlar için kullanılıp kullanılmayacağıdır. Bu ise kamu mülkiyeti ve planlama gibi araçlarla sağlanabilecektir.
Görüldüğü gibi Tawney, çağdaş sosyal demokrasinin en temel görüşünü dillendirmekte, kapitalist toplumsal ilişkilerin toplumcu araçlarla pekâlâ düzenlenebileceğini ileri sürmektedir. Bu görüşün yaslandığı kuramsal ön-kabul, bireysel/şahsi yarar ile kamu yararı arasında öncelik-sonralık ilişkisi kurulamayacağı gibi, aralarında negatif ya da pozitif karakterde herhangi bir korelasyonun da mevcut olmadığı yönündedir. Oysa liberal düşünceye göre öncelikli olan bireysel yarardır ve ancak bireysel
yarar maksimizasyonu sağlandığında kamusal yarar da otomatik olarak gerçekleşmiş olacaktır; zira kamu yararı bireysel faydaların toplamından ibarettir. Böyle bakıldığı için Tawney’in söz ettiği toplumsal uyum, kamu refahı ve ortaklaşa sorumluluk gibi refah devletinin asli bileşenleri, neoliberaller tarafından “bireysel özgürlüklere” aykırı bulunarak şiddetle eleştirilmiştir.
Görüldüğü gibi Tawney, çağdaş sosyal demokrasinin en temel görüşünü dillendirmekte, kapitalist toplumsal ilişkilerin toplumcu araçlarla pekâlâ düzenlenebileceğini ileri sürmektedir. Bu görüşün yaslandığı kuramsal ön-kabul, bireysel/şahsi yarar ile kamu yararı arasında öncelik-sonralık ilişkisi kurulamayacağı gibi, aralarında negatif ya da pozitif karakterde herhangi bir korelasyonun da mevcut olmadığı yönündedir. Oysa liberal düşünceye göre öncelikli olan bireysel yarardır ve ancak bireysel
yarar maksimizasyonu sağlandığında kamusal yarar da otomatik olarak gerçekleşmiş olacaktır; zira kamu yararı bireysel faydaların toplamından ibarettir. Böyle bakıldığı için Tawney’in söz ettiği toplumsal uyum, kamu refahı ve ortaklaşa sorumluluk gibi refah devletinin asli bileşenleri, neoliberaller tarafından “bireysel özgürlüklere” aykırı bulunarak şiddetle eleştirilmiştir.
Soru 92
Liberal düşüncenin analiz birimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğa
B
Modern toplum
C
Kurgusal birey
D
Tarih
E
Sanayileşme
Açıklama:
Liberal düşüncenin analiz birimi kurgusal bireydir; tarih ve toplum bağlamından yalıtık, kendi çıkarını en çoklaştırma yönünde rasyonel davranan doğasıyla bu birey, varlığı itibariyle özgürdür. Özgürlük, insanın birey doğasının bir karakteristiğidir. Eşitlik ilkesi ise birey doğasının bir karakteristiği değil toplum olmanın bir gereği olarak vardır. Bu yaklaşımın hukuk dilindeki karşılığında bireysel özgürlükler temel hakları, eşitlik ise tamamlayıcı mahiyetteki sosyal hakları oluşturur.
Soru 93
Liberal dünya görüşüne göre eşitlik ilkesinin toplumsal yaşam içindeki gerçekleşme biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toplumsal güdülenme
B
Yatay farklılaşma
C
Ortaklaşa sorumluluk
D
Fırsat eşitliği
E
Açgözlülük etiği
Açıklama:
Liberal dünya görüşü için eşitlik ilkesi, iktisadi ve toplumsal düzlemin değil, fakat siyasal ve hukuksal düzlemin konusudur; buradaki ilke de yasalar önünde eşitlik
ilkesidir. Bu ilkenin toplumsal yaşam içindeki gerçekleşme biçimi ise fırsat eşitliği şeklinde olacaktır. Bir toplumun tüm fertlerinin yasalar önünde eşit olması, yasalarla düzenlenmiş toplumsal ilişkiler seti içindeki fırsatlara erişimi de eşit kılacaktır.
ilkesidir. Bu ilkenin toplumsal yaşam içindeki gerçekleşme biçimi ise fırsat eşitliği şeklinde olacaktır. Bir toplumun tüm fertlerinin yasalar önünde eşit olması, yasalarla düzenlenmiş toplumsal ilişkiler seti içindeki fırsatlara erişimi de eşit kılacaktır.
Soru 94
Bireysel özgürlüklerin ve fırsatlarda eşitliğin ideal yerinin piyasa olduğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal demokrasi
B
Neoliberalizm
C
Marxizm
D
Yapısalcı-işlevselci kuram
E
Refah devleti
Açıklama:
Fırsat eşitliği kavrayışının nasıl yorumlanması gerektiği konusunda liberal dünya görüşü içinde iki farklı tutumdan söz edilebilir. Bunlardan ilkine, yani liberalizmden sosyal demokrasiye meyleden çizgiye göre, fırsat eşitliğini şartlarda eşitlikle birlikte ele alınmalıdır. Diğeri günümüzün ana-akım görüşü konumundaki neoliberalizme uzanır ki bireysel özgürlüklerin ve fırsatlarda eşitliğin ideal yeri piyasadır.
Soru 95
Modern yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındaki gerileme dikkat çeken düşünür kimdir?
Seçenekler
A
R.H.Tawney
B
M. Friedman
C
R. Nozick
D
F.A. Hayek
E
T.H. Marshal
Açıklama:
T.H. Marshall’a göre modern yurttaşlık kurumu; medeni, siyasi ve sosyal hakların gerilimli bileşkesine yaslanır; gerilim, yurttaşlık kurumunun siyasal ve sosyal haklar boyutu ile medeni haklar boyutu arasındadır.
Soru 96
Refah rejiminin temel ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Piyasadan bağımsızlaşma
B
Bireysel özgürlükler
C
Fırsat eşitliği
D
İktisadi kalkınma
E
İnovasyon
Açıklama:
Refah rejimi, toplumsal eşitsizliklerle kapitalizm koşullarında mücadele etmeyi hedeflemiş bir kamu politikası ve örgütlenmesidir. Refah rejiminin temel ilkesi piyasadan bağımsızlaşmadır. Buna göre yurttaşlar işgücü piyasasındaki konumlarından bağımsız olarak belli bir yaşam standardına sahip olmak durumundadır. Piyasadan bağımsızlaşma derecesi, sosyal refah uygulamalarının da derecesini verir.
Soru 97
Sosyal adaletle ilgili sorunun “Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl
elde ettin?” sorusu olduğunu savunan teorisyen kimdir?
elde ettin?” sorusu olduğunu savunan teorisyen kimdir?
Seçenekler
A
R. Williams
B
R. Nozick
C
F. A. Hayek
D
M. Weber
E
R.H.Tawney
Açıklama:
Nozick’e göre nüfusun küçük bir bölümünün ülke varlıklarının büyük bir bölümüne
sahip olması, kendi başına adalet kavrayışı bakımından hiçbir şey söylemez. Toplumsal bakımdan böylesine eşitsiz bir durumun adaletsiz olduğu yargısına ulaşılamaz; zira sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir. Buna göre sadece haksız ve gayrimeşru yollarla edinilmiş servet söz konusu olduğunda sosyal adalet duygusunu sarsacak bir toplumsal eşitsizlikten söz edilebilir. “Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl
elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir; dolayısıyla ne kadar büyük olursa olsun toplumsal eşitsizliklerin varlığının sosyal adalet düşüncesi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
sahip olması, kendi başına adalet kavrayışı bakımından hiçbir şey söylemez. Toplumsal bakımdan böylesine eşitsiz bir durumun adaletsiz olduğu yargısına ulaşılamaz; zira sosyal adalet, kaynakların dağılımı ya da pastanın paylaşımı ile değil, sahip olunan servetin meşru bir hak olup olmamasıyla ilgilidir. Buna göre sadece haksız ve gayrimeşru yollarla edinilmiş servet söz konusu olduğunda sosyal adalet duygusunu sarsacak bir toplumsal eşitsizlikten söz edilebilir. “Ne kadar elde ettin?” değil, “Nasıl
elde ettin?” sorusu sosyal adaletle ilgilidir; dolayısıyla ne kadar büyük olursa olsun toplumsal eşitsizliklerin varlığının sosyal adalet düşüncesi ile bir ilgisi bulunmamaktadır.
Soru 98
Toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi için özel mülkiyetin ortadan kaldırılması gerektiğini savuna görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Neoliberalizm
B
Sosyal demokrasi
C
Refah devleti
D
Reformizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Sosyalizm akımına göre toplumsal eşitsizliği üreten ve yeniden üreten temel neden, sömürü ve güç ilişkilerini içinde barındıran toplumsal sınıfların varlığıdır. Dolayısıyla, toplumsal eşitsizliği ortadan kaldırmak, toplumsal sınıflara temel teşkil eden özel mülkiyet rejiminin ortadan kaldırılmasıyla sağlanacaktır.
Soru 99
Açgözlüler Toplumu isimli eseriyle Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Melvin Tumin
B
Turner
C
Richard Henry Tawney
D
Saunders
E
J. J. Rousseau
Açıklama:
1926 tarihli Açgözlüler Toplumu ile 1931’de yayımlanan Eşitlik, Tawney’nin Hristiyan Sosyalizmi akımından beslenen siyaset felsefesini ortaya koyduğu iki önemli yapıtıdır. Açgözlüler Toplumu adlı eseri, kapitalizm eleştirisidir; İngiliz İşçi Partisinin Marksçı olmayan kanatlarına rahat bir nefes aldıran bu çalışmada, bırakınız-yapsınlar, bırakınız geçsinler deyimi ile ifade edilen ve “sözde dinsel” referanslara sahip bulunan kapitalizmin serbest piyasacı ilkelerini “açgözlülük etiği” olarak damgalar.
Ünite 2
Soru 1
Toplumsal sınıflarla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
I. Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım, tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik ile ilgilidir.
II. Toplumsal tabakalaşması soy ve inanç temeline yaslanan toplumlarda, toplum üyelerinin tabakalar arası hareketliliğinden söz edilemez.
III. Sınıf temelli toplumsal tabakalaşma aşağı ve yukarı doğru hareketliliğe tümüyle açıktır.
I. Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım, tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik ile ilgilidir.
II. Toplumsal tabakalaşması soy ve inanç temeline yaslanan toplumlarda, toplum üyelerinin tabakalar arası hareketliliğinden söz edilemez.
III. Sınıf temelli toplumsal tabakalaşma aşağı ve yukarı doğru hareketliliğe tümüyle açıktır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım, tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik ile ilgilidir. Toplumsal tabakalaşması soy ve inanç temeline yaslanan toplumlarda, toplum üyelerinin tabakalar arası hareketliliğinden söz edilemez. Sınıf temelli toplumsal tabakalaşma ise aşağı ve yukarı doğru hareketliliğe tümüyle açıktır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri düşünceleriyle toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran isimdir?
Seçenekler
A
Marx ve Weber
B
Marx ve Compte
C
Weber ve Olin Wright
D
Emile Durkheim
E
Charles Tilly
Açıklama:
Toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran iki sosyal düşünce geleneği vardır: sosyolojinin de kurucu sütunlarını oluşturan bu gelenekten ilki Karl Marx’ın diğeri de Max Weber’in düşünsel mirasını taşır.
Soru 3
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanımlayan ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
üretim araçlarının mülkiyeti
B
ücretli emek
C
kültür
D
soy
E
inanç
Açıklama:
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanım-layan ölçüt, üretim araçlarının mülkiyetidir.
Soru 4
"En yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürecidir."
Yukarıdaki tanım hangi kavramı ifade etmektedir?
Yukarıdaki tanım hangi kavramı ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Metalaşma süreci
B
Sermayeleşme süreci
C
İşçileşme süreci
D
Mülksüzleşme
E
Emek gücü
Açıklama:
İşçileşme süreci, en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine ye-ter üretim olanak ve koşullarından kopartı-larak işgücü piyasasına fırlatılmaları süreci-dir. Bu süreçte, bağımsız köylü ve zanaatkâr kendilerine ait üretim araç ve gereçlerini, başta da toprak olmak üzere, kaybederler, mülksüzleşirler.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Marksist sınıf çalışmalarının metodolojik özelliklerindendir?
I. sınıflar mücadelesinin analitik önceliği kavrayışından söz edilebilir.
II. toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek gerekecektir.
III. görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrımdan söz edilebilir.
I. sınıflar mücadelesinin analitik önceliği kavrayışından söz edilebilir.
II. toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek gerekecektir.
III. görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrımdan söz edilebilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Marksist sınıf çalışmalarının metodolojik özel-likleri şunlardır: İlk özellik olarak ‘sınıflar mü-cadelesinin analitik önceliği’ kavrayışından söz edilebilir. Bu ilke gereği incelenecek sınıf, ancak diğer sınıflarla ilişkisi içinde kavranmalıdır. İkin-ci olarak, bu ilke ile bağlantılı olarak toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek gerekecektir ki bunun metodolojik anlamı, toplumsal sınıfların kesitsel değil, boylamsal ya da süreçsel olarak çalışılması gerektiğidir. Üçüncü olarak görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrımdan söz edi-lebilir.
Soru 6
"çoklu sınıf" kavramını geliştirerek sınıf çalışmalarına önemli katkıda bulunan sosyolog kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Weber
C
Durheim
D
Giddens
E
Olin Wright
Açıklama:
Weber’in sınıf çalışmalarına en kritik katkısı çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olmasıdır.
Soru 7
Temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı sorununa çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması ile en etkili yanıtı veren sosyolog hangisidir?
Seçenekler
A
Marx
B
Weber
C
E.O. Wright
D
Durheim
E
J.J. Rousseau
Açıklama:
Temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı sorununa çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması ile en etkili yanıtı E.O. Wright vermiştir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Postmoderniteyle birlikte toplum çalışmalarında meydana gelen ilgi kaymalarından değildir?
Seçenekler
A
genelden özele
B
bütünden tekile
C
tarihsel genellikten konjonktüre
D
belirlilikten göreliliğe
E
kimlikten sınıf ve statüye
Açıklama:
Postmodern meydan okuma ile salt sınıf çalışmalarında değil, genel olarak toplum çalışmalarında kayda değer analitik ilgi kaymaları meydana geldi: Genelden özele, bütünden tekile, tarihsel genellikten konjonktüre, belirlenimden olumsallığa, belirlilikten göreliliğe, ortaklıktan farka, sınıf ve statüden kimliklere uzanan bu ilgi kayması son 20 yılın sosyal düşünce ortamını büyük ölçüde şekillendirdi.
Soru 9
Toplumsal sınıfların post-modern eleştirisiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
I. Postmodernist sınıf çalışmaları, üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı tezine sahiptir.
II. Postmodernist sınıf çalışmaları, ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığını iddia eder.
III. Postmodernist yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz.
I. Postmodernist sınıf çalışmaları, üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı tezine sahiptir.
II. Postmodernist sınıf çalışmaları, ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığını iddia eder.
III. Postmodernist yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Postmodernist sınıf çalışmaları, biryanda üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı, diğer yanda da ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı şeklinde iki iddialı teze sahiptir.
Soru 10
Toplumsal sınıfların; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebileceğini ileri süren sosyolog kimdir?
Seçenekler
A
Weber
B
Marx
C
E.O. Wright
D
Katznelson
E
E.P. Thompson
Açıklama:
Katznelson’a göre toplumsal sınıflar; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebilir.
Soru 11
Tarihte daha çok kapitalizm öncesi görülen soy ve inanç farklılıkları temelindeki iç ayrımları hiyerarşik bir tarzda bütünleştiren topluluklar günümüzde de aşağıdaki ülkelerden hangisinde görülmektedir?
Seçenekler
A
Hindistan
B
Çin
C
İsrail
D
Mısır
E
Brezilya
Açıklama:
Toplumsal tabakalaşmanın en önde gelen ve en yaygın kaynağı toplumsal sınıf yapılarıdır. Toplumsal sınıflar dışında, tabakalaşmaya kaynaklık eden faktörler de vardır. Soy ve inanç farklılıkları temelindeki iç ayrımları hiyerarşik bir tarzda bütünleştiren toplumlar olmuştur. Bu toplumların tipik örneklerine kölecilik sisteminin geçerli olduğu kapitalizm-öncesi dönemlerde rastlamak mümkündür. Bunun belki de tek istisnası Güney Afrika Cumhuriyeti olmuş, bu devlette ırkçı temele yaslanan toplum örgütlenmesi 1990’lı yıllara kadar varlığını sürdürmüştür. İstisnai olmakla birlikte toplumsal tabakalaşma yazınında sıkça söz edilen bir diğer örnek Hindistan’daki kast sistemidir. Hâlen varlığını sürdüren kast sisteminde soy ve inanç farklılıkları ile sınıfsal farklılıkların örtüştüğü görülür. Toplumsal işbölümünde hangi işlerin hangi kast tarafından yerine getirileceği bellidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
Sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisinin yer aldığını savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eric Olin Wright
B
Karl Marx
C
Bourdieu
D
Klaus Eder
E
E.P Thompson
Açıklama:
Toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran iki sosyal düşünce geleneği vardır: sosyolojinin de kurucu sütunlarını oluşturan bu gelenekten ilki Karl Marx’ın diğeri de Max Weber’in düşünsel mirasını taşır. Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır. Bu ilişkinin bir yanında üretim fazlasını üretenlerki sömürülen sınıfı teşkil ederler, diğer yanda da üretilen artığa el koyanlar yer alırki bunlar da sömürücü sınıfı teşkil ederler. Ara sınıflar ise bu iki temel sınıfın alt katmanları şeklinde tanımlanır. Marksçı gelenekte toplumsal sınıf, kavramsal bir soyutlama olmayıp tarihsel bir oluşumdur. Bu bağlamda sınıf teriminin insanların bilişsel sistemlerinde yer etmesinin 19. yüzyılda, sanayi kapitalizmiyle başlamış olması da not edilmelidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
"İşçileşme, kapitalist gelişmenin ayrılmaz bir parçasıdır" bakış açısı aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi ile daha yakından ilişkilidir?
Seçenekler
A
Post-modernist Sınıf Yaklaşımı
B
Ana-akım sosyolojik Yaklaşım
C
Marksçı Yaklaşım
D
Yapısalcı Yaklaşım
E
Kutuplaşması Yaklaşım
Açıklama:
Marksçı yaklaşıma göre kapitalizm; kapitalist olmayan toplumsal ilişkileri ve varlıkları kendi bünyesinde eritip sermaye ilişkisinin bir parçası kılabildiği ölçüde varlığını sürdürebilen bir sistemdir. Dolayısıyla işçileşme, kapitalist gelişmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
- İşçileşme süreci
- Sermayeleşme süreci
- Metalaşma süreci
Seçenekler
A
Yalnız III
B
Yalnız II
C
Yalnız I
D
III, II ve I
E
II ve I
Açıklama:
- İşçileşme süreci, en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürecidir. Bu süreçte, bağımsız köylü ve zanaatkâr kendilerine ait üretim araç ve gereçlerini, başta da toprak olmak üzere, kaybederler, mülksüzleşirler.
- Sermayeleşme süreci, mülksüzleşme sonucu bağımsız üreticilerden kopartılan üretim araçlarının mülksüzleşmiş emekçileri sömürme ve denetleme araçları hâline dönüşmesi olarak tanımlanır.
- Metalaşma süreci ise varlıkların piyasada alınır-satılır bir sermaye malı hâline gelme sürecidir. Marksçı yaklaşıma göre, kapitalizm “genelleşmiş meta ekonomisi” şeklinde tanımlanabilir.
Soru 15
I. Sınıflar mücadelesinin analitik önceliği
II. Toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek
III. Görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrım
Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri Marksist sınıf çalışmalarının metodolojik özellikleri arasındadır?
II. Toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek
III. Görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrım
Öncüllerde yer alanlardan hangi/hangileri Marksist sınıf çalışmalarının metodolojik özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Marksist sınıf çalışmalarının metodolojik özellikleri şunlardır: İlk özellik olarak ‘sınıflar mücadelesinin analitik önceliği’ kavrayışından söz edilebilir. Bu ilke gereği incelenecek sınıf, ancak diğer sınıflarla ilişkisi içinde kavranmalıdır. İkinci olarak, bu ilke ile bağlantılı olarak toplumsal sınıfları, verili kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak görmek gerekecektir ki bunun metodolojik anlamı, toplumsal sınıfların kesitsel değil, boylamsal ya da süreçsel olarak çalışılması gerektiğidir. Üçüncü olarak görüngü (fenomen) ve gerçek ya da öz arasındaki ayrımdan söz edilebilir. Realist bilgi felsefesinin bu ilkesi metodolojik planda ampirikçi (ampirisist) olmayan bir araştırma desenini öngörür. Sosyolojik çalışmaların yaygın eğiliminin tersine Marksist sınıf çalışmasında birey (sınıf üyesi) gözlem birimi olabilir ama analiz birimi olamaz. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
"Çoklu sınıf" kavrayınışını geliştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Charles Tilly
C
Lembcke
D
Eric Olin Wright
E
Max Weber
Açıklama:
Weber’in sınıf çalışmalarına en kritik katkısı çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olmasıdır. Bu katkının kuramsal temelleri sınıf ve statü kavramları arasındaki ilişkide bulunabilir. Weber toplumsal sınıf ve toplumsal statü konumlarını, tabakalaşmanın iki ayrı boyutu olarak değil de, ilki geçici, ikincisi kalıcı olmak üzere, örtüşme ya da kesişme noktalarına sahip toplumsal konumlar şeklinde resmetmiştir. Bu kuramsal temele yaslanan çağdaş araştırmacılar, toplumsal sınıfların içinde farklı statü grubu özellikleri aramak suretiyle yaşam tarzı esasına göre farklılaşmış sınıf tiplemeleri çizmişlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 17
"Sınıf çalışmalarına yol gösterecek iki kuramsal model mevcuttur. Bunlardan ilki, gücü, çatışmayı ya da karşıtlığı; diğeri prestij, statü ya da hiyerarşiyi esas alır" Bahsi geçen modelleri ortaya atan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Weber
C
Hegel
D
Lockwood
E
E. O. Wright
Açıklama:
Lockwood’a göre, sınıf çalışmalarına yol gösterecek iki kuramsal model mevcuttur. Bunlardan ilki, gücü, çatışmayı ya da karşıtlığı; diğeri prestij, statü ya da hiyerarşiyi esas alır. Lockwood her iki modeli kullanarak işçi sınıfı içinde iki genel tipleme geliştirir: İlki, güç ya da çatışma odaklı toplum imgesine sahip olan geleneksel işçilerdir. İkincisi ise, paraya dayalı toplum imgesine sahip olan bireyselleşmiş işçi tiplemesidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 18
- Üretimin merkezi önemi kaybolmaktadır
- Tüketimin önemi hızla artmaktadır
- Toplumlar sınıflı toplumlar olmaktan çıkmaktadır
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Postmodernist sınıf çalışmaları, biryanda üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı, diğer yanda da ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı şeklinde iki iddialı teze sahiptir. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
"Her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığı" aşağıdaki kavramlardan hangisini açıklar?
Seçenekler
A
Belirlemecilik
B
Olumsallık
C
İndirgemecilik
D
Özcülük
E
Öznel Tutum
Açıklama:
Olumsallık, olmuş ya da olagelmekteki bir görüngünün ya da olgunun zorunlu herhangi bir doğasının olmaması, her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığının her zaman mevcut olmasıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
I. Özne
II. Deneyim
III. Bilinç
Emek tarihçileri, "sınıf" kavramını açıklarken, öncüllerde yer alanlardan hangi/hangilerini, ilişkilendirerek bir tanıma varmaktadırlar?
II. Deneyim
III. Bilinç
Emek tarihçileri, "sınıf" kavramını açıklarken, öncüllerde yer alanlardan hangi/hangilerini, ilişkilendirerek bir tanıma varmaktadırlar?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Emek tarihçileri bir sınıftan söz ettiğinde, son derece gevşek tanımlanmış bir insan grubunu düşünürler. Bu grup, benzer çıkarları, maddi yaşam deneyimlerini, gelenekleri ve değer sistemlerini paylaşır. Daha da önemlisi bir sınıf olarak davranma eğilimine sahiptir. Toplumsal sınıf; özne, deneyim ve bilinç demektir. Sınıf deneyimi, insanların iradeleri dışında dâhil oldukları üretim faaliyeti tarafından belirlenir. Bilinç ise sınıf deneyimlerinin kültürel terimlerle ifade edilmesidir. Bu terimler; gelenekte, değerlerde ve kurumlarda yaşarlar. Dolayısıyla işçi sınıfının oluşumu, iktisadi olduğu kadar, siyasal ve kültürel boyutlara da sahip bir olgudur. Yeniden vurgulamak gerekirse bu yaklaşıma göre toplumsal sınıf bir ilişki adıdır; bireyler toplamı değildir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal sınıf çalışmaları ile ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Bu çalışmalara damgasını vuran iki isim, Marx ve Weber’dir.
B
Üretilen artığa el koyanlar sömürülenlerdir.
C
Üretim fazlasını üretenler sömürücülerdir.
D
Weber için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır.
E
Marx’a göre toplumsal sınıflar, güç dağılımının bir olgusu olarak iktisadi terimlerle tanımlanır.
Açıklama:
Toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran iki sosyal düşünce geleneği vardır: sosyolojinin de kurucu sütunlarını oluşturan bu gelenekten ilki Karl Marx’ın diğeri de Max Weber’in düşünsel mirasını taşır. Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır. Bu ilişkinin bir yanında üretim fazlasını üretenler -ki sömürülen sınıfı teşkil ederler, diğer yanda da üretilen artığa el koyanlar yer alır -ki bunlar da sömürücü sınıfı teşkil ederler. Ara sınıflar ise bu iki temel sınıfın alt katmanları şeklinde tanımlanır. Marksçı gelenekte toplumsal sınıf, kavramsal bir soyutlama olmayıp tarihsel bir oluşumdur. Bu bağlamda sınıf teriminin insanların bilişsel sistemlerinde yer etmesinin 19. yüzyılda, sanayi kapitalizmiyle başlamış olması da not edilmelidir.
Toplumsal sınıflar konusu, Max Weber’in merkezi ilgisi içinde yer almaz; sosyolojisinin merkezine toplumsal hayatın ve değişimin kültürel nedenlerini ortaya koymayı yerleştirir. Dolayısıyla Weber’in çözümlemelerinde kültür asli bir unsurdur; bunun belki de tek istisnası, sınıf kavramsallaştırmasıdır! Weber’de toplumsal sınıflar, güç dağılımının bir olgusu olarak iktisadi terimlerle tanımlanır; mülkiyet sahipliği ölçütü önemli bir iktisadi güç alanıdır. Tanımlayıcı bir unsur olarak kültür boyutu ancak statü grupları söz konusu olduğunda devreye girer. Bu çözümleme tarzıyla Weber’in nasıl olup da çağdaş sınıf çalışmalarını derinden etkileyebildiği ayrıca tartışılması gereken bir sorudur.
Toplumsal sınıflar konusu, Max Weber’in merkezi ilgisi içinde yer almaz; sosyolojisinin merkezine toplumsal hayatın ve değişimin kültürel nedenlerini ortaya koymayı yerleştirir. Dolayısıyla Weber’in çözümlemelerinde kültür asli bir unsurdur; bunun belki de tek istisnası, sınıf kavramsallaştırmasıdır! Weber’de toplumsal sınıflar, güç dağılımının bir olgusu olarak iktisadi terimlerle tanımlanır; mülkiyet sahipliği ölçütü önemli bir iktisadi güç alanıdır. Tanımlayıcı bir unsur olarak kültür boyutu ancak statü grupları söz konusu olduğunda devreye girer. Bu çözümleme tarzıyla Weber’in nasıl olup da çağdaş sınıf çalışmalarını derinden etkileyebildiği ayrıca tartışılması gereken bir sorudur.
Soru 22
- Aşağıdakilerden hangisi hala günümüzde yer almakta ve soy ve inanç farklılıkları ile sınıfsal farklılıkların benzediği bir sistemdir?
Seçenekler
A
Kölelik sistemi
B
Toplumsal sınıflaşma
C
Kast sistemi
D
Modern kölelik sistemi
E
Toplumsal tabakalaşma
Açıklama:
Toplumsal tabakalaşma yazınında sıkça söz edilen bir diğer örnek Hindistan’daki kast sistemidir. Hâlen varlığını sürdüren kast sisteminde soy ve inanç farklılıkları ile sınıfsal farklılıkların örtüştüğü görülür. Toplumsal işbölümünde hangi işlerin hangi kast tarafından yerine getirileceği bellidir. Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım, tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik ile ilgilidir. Toplumsal tabakalaşması soy ve inanç temeline yaslanan toplumlarda, toplum üyelerinin tabakalar arası hareketliliğinden söz edilemez. Sınıf temelli toplumsal tabakalaşma ise aşağı ve yukarı doğru hareketliliğe tümüyle açıktır. Bu son derece önemli bir husustur; açık tabakalaşma, özgürlük, eşitlik ve demokrasi doğrultusundaki yöneliminin ön koşuludur. Kapalı tabakalaşmanın var olduğu toplumlar, özgürlüğe, eşitliğe ve demokrasiye kapalı toplumlardır. Bu açıdan bakıldığında, modern toplumsal tabakalaşma sisteminin soy ve inanç yerine toplumsal sınıflar olgusuna yaslanıyor olması da anlaşılırdır.
Soru 23
Kutuplaşmacı sınıf yaklaşımına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Marksçı sınıf kuramında analitik öncelik sınıflar mücadelesinde değil, toplumsal sınıftadır.
B
Toplumsal sınıflar, ayrıksı bir biçimde ele alınıp tekil olarak incelenirler.
C
Toplumsal sınıflar, oluşturulmuş kategoriler olarak kavramsallaştırılır.
D
Sınıf çözümlemesi, ilişkili ve etkileşimli bir alanı konu almaz.
E
Sınıf çözümlemesi, ayrıksı ve durağan değildir.
Açıklama:
Marksçı sınıf kuramında analitik öncelik, toplumsal sınıfta değil, sınıflar mücadelesindedir. Bu saptamanın iki önemli metodolojik sonucundan söz edilebilir: Öncelikle toplumsal sınıflar, ayrıksı bir biçimde ele alınıp tekil olarak incelenemezler; sınıflar ancak, artığa el koymanın belirli biçim ve mekanizmalarında girdikleri karşılıklı ilişkiler çerçevesinde kavranabilirler. Bir başka ifade ile sınıf çözümlemesi, ayrıksı ve durağan değil, ilişkili ve etkileşimli bir alanı konu almalıdır. İkinci olarak, toplumsal sınıflar, oluşturulmuş kategoriler olarak değil, tarihsel oluşumlar olarak kavramsallaştırılır (Özuğurlu, 2008, s.24). Bu nedenle toplumsal sınıfları zaman kesiti içinde değil, ancak belirli bir süreç içinde kavramak gerekir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi ara katmanların tasfiye olarak toplumun, sermaye sınıfı ve işçi sınıfı şeklinde iki büyük kampa ayrılması süreci olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Toplumsal Kutuplaşma
B
Sınıfsal kutuplaşma
C
Kast sistemi
D
Sanayileşme
E
İşçileşme
Açıklama:
Sınıfsal kutuplaşma; ara katmanların tasfiye olarak toplumun, sermaye sınıfı ve işçi sınıfı şeklinde iki büyük kampa ayrılması süreci olarak tanımlanabilir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi insanlığın son üç yüz yıldır yaşadığı en kapsamlı sosyal değişim süreçlerin en başında gelir?
Seçenekler
A
Toplumsal Kutuplaşma
B
Sınıfsal kutuplaşma
C
Kast sistemi
D
Sanayileşme
E
İşçileşme
Açıklama:
İşçileşme; insanlığın en azından son üç yüz yıldır yaşadığı en kapsamlı sosyal değişim süreçlerinin başında gelir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi tarihsel bir eğilim olarak işçileşme süreci ile iç içe yaşanan süreçlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Mülksüzleşme
C
Sermayeleşme
D
Katmanlaşma
E
Metalaşma
Açıklama:
Tarihsel bir eğilim olarak işçileşme süreci ile yoksullaşma, mülksüzleşme, sermayeleşme ve metalaşma süreçleri iç içe yaşanmıştır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi varlıkların piyasada alınır-satılır bir sermaye malı hâline gelme sürecidir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Mülksüzleşme
C
Sermayeleşme
D
Katmanlaşma
E
Metalaşma
Açıklama:
Metalaşma süreci ise varlıkların piyasada alınır-satılır bir sermaye malı hâline gelme sürecidir
Soru 28
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi çoklu sınıf kavrayışının kuramsal temellerini atmıştır?
Seçenekler
A
Marx
B
Weber
C
Wright
D
Thompson
E
Williams
Açıklama:
İlk olarak Weber, çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiştir.
Soru 29
Aşağıdaki hangi iki kavram veya kişi taban tabana zıttır?
Seçenekler
A
Çoğulcu sınıf - Kutuplaşmacı sınıf
B
Kutuplaşmacı sınıf - Marx
C
Çoklu Sınıf - Weber
D
Sınıf - Statü
E
Prestij - Statü
Açıklama:
Çoğulcu ve kutuplaşmacı sınıf kavrayışı, toplumsal üretim ilişkileri içindeki konumlanış (sınıf) ile yaşam tarzı (statü) arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı konusunda taban tabana zıt stratejilere sahiptir.
Soru 30
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi çelişkili sınıf konumları yaklaşımının öncülerindendir?
Seçenekler
A
Marx
B
Weber
C
Wright
D
Thompson
E
Williams
Açıklama:
Marx ve Weber gibi iki önemli sosyoloji geleneğinin katkılarını doğrudan doğruya toplumsal sınıf kuramı inşasında kullanan en etkili isim Eric Olin Wright’tir. E.O. Wright (1997, s.29), geliştirdiği analitik ve ampirik kategorilerin Marksist ve Weberci sınıf analizlerinden birlikte beslenen bir tür melez kategoriler olduğunu söyler.
Soru 31
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanımlayan ölçüt nedir?
Seçenekler
A
Arz-talep dengesi
B
Üretim araçlarının mülkiyeti
C
Kar-zarar oranı
D
İş gücü maliyetleri
E
Üretim hızı
Açıklama:
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanımlayan ölçüt, üretim araçlarının mülkiyetidir. Üretim araçlarının mülkiyetine sahip olanlar ile mülk sahibi olmayan üreticiler iki temel sınıfı teşkil ederler. Kapitalizm söz konusu olduğunda bu ikili, işçi sınıfı ve burjuvazidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 32
Marksçı yaklaşıma göre tarihsel olarak hangisi işçileşme süreci ile iç içe yaşamış süreçlerden değildir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Metalaşma
C
Sermayeleşme
D
Yükselme
E
Mülksüzleşme
Açıklama:
Tarihsel bir eğilim olarak işçileşme süreci ile yoksullaşma, mülksüzleşme, sermayeleşme ve metalaşma süreçleri iç içe yaşanmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 33
I. Kutuplaşmacı
II. Çatışmacı
III. Sömürü temelli
Hangisi Marksist sınıf kuramını tanımlayan tabirler olarak kabul edilebilir?
II. Çatışmacı
III. Sömürü temelli
Hangisi Marksist sınıf kuramını tanımlayan tabirler olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
‘Sömürü temelli’, ‘çatışmacı’ ya da burada kullanıldığı
şekliyle ‘kutuplaşmacı’ gibi terimlerle anılan Marksist sınıf kuramı sosyoloji disiplini üzerinde derin ve yaygın bir etkide bulunmuştur. Doğru cevap E'dir.
şekliyle ‘kutuplaşmacı’ gibi terimlerle anılan Marksist sınıf kuramı sosyoloji disiplini üzerinde derin ve yaygın bir etkide bulunmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 34
Weber'e göre ______, piyasası ortamında sözleşme ilişkisi çerçevesinde edinilen ve varlığını sözleşme süresince devam ettiren bir toplumsal konumdur.
Boşluğu doğru olarak tamamlayan ifade hangisidir?
Boşluğu doğru olarak tamamlayan ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Sınıf
B
Statü
C
Rant
D
Mülkiyet
E
Komün
Açıklama:
Weber’in toplumsal sınıf çalışmalarına katkısı, statü ve sınıf arasında yaptığı ayrımla yakından ilgilidir. Weber’de kalıcı ve sürekli olan toplumsal konum sınıf değil statüdür. Sınıf; piyasası ortamında sözleşme ilişkisi çerçevesinde edinilen ve varlığını sözleşme süresince devam ettiren bir toplumsal konumdur. Doğru cevap A'dır.
Soru 35
Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik
B
Sınıflar arasındaki keskin ayrımlar
C
Tabakalar arasındaki ekonomik farklılıklar
D
Tabakaların kalıcılıkları
E
Tabakaların değişmezlikleri
Açıklama:
Toplumsal tabakalaşması sınıfsal farklılıklara yaslanan toplumlar ile soy ve inanç farklılıklarına yaslanan toplumlar arasındaki en önemli ayrım, tabakalar arası yatay ve dikey hareketlilik ile ilgilidir; ilki toplumsal hareketliliğe açık iken ikincisi kapalıdır.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Marx'ın sınıf temelli toplumsal tabakalaşmasına yöneliik doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Üretilen fazlaya el koyanlar sömüren sınıftır
B
Kültür asli bir unsurdur
C
Üretim fazlasını üretenler sömürülen sınıftır
D
Toplumsal sınıf tarihsel bir oluşumdur
E
Odağını sömürü ilişkisi oluşturmaktadır.
Açıklama:
Toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran iki sosyal düşünce geleneği vardır: sosyolojinin de kurucu sütunlarını oluşturan bu gelenekten ilki Karl Marx’ın diğeri de Max Weber’in düşünsel mirasını taşır. Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır. Bu ilişkinin bir yanında üretim fazlasını üretenler -ki sömürülen sınıfı teşkil ederler, diğer yanda da üretilen artığa el koyanlar yer alır -ki bunlar da sömürücü sınıfı teşkil ederler. Ara sınıflar ise bu iki temel sınıfın alt katmanları şeklinde tanımlanır. Marksçı gelenekte toplumsal sınıf, kavramsal bir soyutlama olmayıp tarihsel bir oluşumdur. Bu bağlamda sınıf teriminin insanların bilişsel sistemlerinde yer etmesinin 19. yüzyılda, sanayi kapitalizmiyle başlamış olması da not edilmelidir.
Soru 37
Kapitalizmi, kapitalist olmayan toplumsal ilişkileri ve varlıkları kendi bünyesinde eritip sermaye ilişkisinin bir parçası kılabildiği ölçüde varlığını sürdürebilen bir sistem olarak tanımlayan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Weberci yaklaşım
B
Çoklu sınıf yaklaşımı
C
Marksçı yaklaşım
D
Çelişkili sınıf konumları yaklaşımı
E
Post-modern yaklaşım
Açıklama:
Marksçı yaklaşıma göre kapitalizm; kapitalist olmayan toplumsal ilişkileri ve varlıkları kendi bünyesinde eritip sermaye ilişkisinin bir parçası kılabildiği ölçüde varlığını sürdürebilen bir sistemdir. Dolayısıyla işçileşme, kapitalist gelişmenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Soru 38
Bir yanda üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı, diğer yanda da ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı şeklinde iki iddialı teze sahip olan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Marksçı yaklaşım
B
Weberci yaklaşım
C
Çelişkili sınıf konumları yaklaşımı
D
Post modern yaklaşım
E
Çoklu sınıf yaklaşımı
Açıklama:
Postmodernist sınıf çalışmaları, biryanda üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı, diğer yanda da ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı şeklinde iki iddialı teze sahiptir.
Soru 39
Postmodernist yaklaşıma göre toplumsal gerçekliğin farklı düzeyleri arasında nedensel açıklayıcılığa dayalı bir ilişki kurmak, kaçınılmaz olarak, aşağıdakilerden hangisi ile sonuçlanacak metodolojik bir hatadır?
Seçenekler
A
Tutarsızlık
B
İndirgemecilik
C
Eşitsizlik
D
Özcülük
E
Belirlemecilik
Açıklama:
Postmodernist yaklaşıma göre toplumsal gerçekliğin farklı düzeyleri arasında nedensel açıklayıcılığa dayalı bir ilişki kurmak, kaçınılmaz olarak, belirlemecilikle sonuçlanacak metodolojik bir hatadır.
Soru 40
Gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemlerin toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamayacağını, sınıf konumunun, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir önceliğe sahip olmadığını savunan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Postmodernist yaklaşım
B
Çelişkili sınıf konumları yaklaşımı
C
Hümanist yaklaşım
D
Weberci yaklaşım
E
Marksçı yaklaşım
Açıklama:
Postmodernist yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz. Sınıf konumu, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir öncelliğe sahip değildir; ırk, cinsiyet, milliyet gibi kategoriler, sınıf konumuyla aynı ya da ondan daha fazla öneme sahip olabilirler. Toplumsal sınıf da diğerleri gibi bir kimlik konumu olarak görülmelidir.
Soru 41
Toplumsal sınıfların nesnel, sabit varlıklar olarak değil, özneler arası etkileşimde inşa edilen, akışkan varlıklar olarak tanımlandığı yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Post modern yaklaşım
B
Post pozitivist yaklaşım
C
Pozitivist yaklaşım
D
Marksçı yaklaşım
E
Weberci yaklaşım
Açıklama:
Post-pozitivist sınıf çalışmalarında, toplumsal sınıflar nesnel, sabit varlıklar olarak değil, özneler arası etkileşimde inşa edilen, akışkan varlıklar olarak tanımlanmıştır
Soru 42
Toplumsal sınıfların toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi dört düzeyde var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebileceğini savunan düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Thompson
B
Wright
C
Katznelson
D
Williams
E
Weber
Açıklama:
Katznelson’a göre toplumsal sınıflar; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebilir.
Soru 43
İşçi sınıfının diğer sınıflarla, devletle, toplumla girdiği karşılıklı ilişkilerde oluştuğunu ancak bu ilişkinin sadece yapısal güç/iktidar terimleriyle değil, kültürel meşruiyet terimleri ile de anlaşılmak durumunda olduğunu savunan düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Max Weber
B
R. Williams
C
E.O Wright
D
E.P. Thompson
E
Katznelson
Açıklama:
E.P. Thompson’un yaklaşımı iki önemli analitik özellik taşır: İlk olarak, işçi sınıfının oluşumu, kapitalizmin iktisadi çelişkilerine emekçi sınıfların verdikleri tepkilerle açıklanamaz; işçi sınıfının kolektif eylemliliğinde, adaletsiz toplumsal düzenin kültürel deneyimi ile ortaya çıkan motivasyon görülmek durumundadır. İkinci olarak işçi sınıfı, diğer sınıflarla, devletle, toplumla girdiği karşılıklı ilişkilerde oluşur ancak bu ilişki sadece yapısal güç/iktidar terimleriyle değil, kültürel meşruiyet terimleri ile de anlaşılmak durumundadır.
Soru 44
Marksist yaklaşımda, tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları ve bağımsız köylü ve zanaatkârların kendilerine ait üretim araç ve gereçlerini, başta da toprak olmak üzere, kaybetmeleri hangi kavram ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma süreci
B
Emek süreci
C
Sermayeleşme süreci
D
Metalaşma süreci
E
İşçileşme süreci
Açıklama:
İşçileşme süreci, en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürecidir. Bu süreçte, bağımsız köylü ve zanaatkâr kendilerine ait üretim araç ve gereçlerini, başta da toprak olmak üzere, kaybederler, mülksüzleşirler.
Soru 45
Lockwood’a göre paraya dayalı toplum imgesine sahip olan bireyselleşmiş işçi tiplemesi, _____ esas alır. Boşluğa uygun düşen ifadeler hangileridir?
Seçenekler
A
çatışmayı ve karşıtlığı
B
gücü ve hiyerarşiyi
C
hiyerarşiyi ve prestiji
D
karşıtlığı ve statüyü
E
statüyü ve gücü
Açıklama:
Lockwood’a göre, sınıf çalışmalarına yol gösterecek iki kuramsal model mevcuttur. Bunlardan ilki, gücü, çatışmayı ya da karşıtlığı; diğeri prestij, statü ya da hiyerarşiyi esas alır. Lockwood her iki modeli kullanarak işçi sınıfı içinde iki genel tipleme geliştirir: İlki, güç ya da çatışma odaklı toplum imgesine sahip olan geleneksel işçilerdir. İkincisi ise, paraya dayalı toplum imgesine sahip
olan bireyselleşmiş işçi tiplemesidir. Doğru cevap C'dir.
olan bireyselleşmiş işçi tiplemesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 46
Temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı sorununa "çelişkili sınıf konumları" kavramsallaştırması ileen etkili yanıt kimden gelmiştir?
Seçenekler
A
Klaus Eder
B
E.O. Wright
C
E.P. Thomson
D
McNall
E
R. Williams
Açıklama:
Temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı sorununa çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması ile
en etkili yanıtı E.O. Wright vermiştir. Doğru cevap B'dir.
en etkili yanıtı E.O. Wright vermiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 47
Olmuş ya da olagelmekteki bir görüngünün ya da olgunun zorunlu herhangi bir doğasının olmaması, her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığının her zaman mevcut olması hangi kavramla adlandırılır?
Seçenekler
A
Gerçekliğin inşası
B
Belirlemecilik
C
Özcülük
D
Olumsallık
E
İndirgemecilik
Açıklama:
Olumsallık, olmuş ya da olagelmekteki bir görüngünün ya da olgunun zorunlu
herhangi bir doğasının olmaması, her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığının her zaman mevcut olmasıdır. Doğru cevap D'dir.
herhangi bir doğasının olmaması, her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığının her zaman mevcut olmasıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
Tarihsel sosyolojinin emek tarihi kanadından gelen kavramsallaştırmaya göre hangisi toplumsal sınıfın tanımlamasında yer almaz?
Seçenekler
A
Toplumsal sınıf, süreçtir.
B
Toplumsal sınıf, çatışmadır.
C
Toplumsal sınıf, ilişkidir.
D
Toplumsal sınıf, uyumdur.
E
Toplumsal sınıf, sonsuzdur.
Açıklama:
tarihsel sosyolojinin emek tarihi kanadından gelen kavramsallaştırmada toplumsal sınıf; hem süreç, hem ilişkidir; hem uyum, hem de çatışmadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 49
Katznelson’a göre işçilerin ev ve iş yerini sarmalayan, yaşam dünyasındaki deneyimleri, kaçıncı analiz düzeyinde yer alır?
Seçenekler
A
Birinci Düzey
B
İkinci Düzey
C
Üçüncü Düzey
D
Dördüncü Düzey
E
Beşinci Düzey
Açıklama:
Katznelson’a göre, sınıf oluşumu dört analiz düzeyde kavranması gerekir:
Sınıf oluşumunun ilk düzeyinde makro ekonomik koşullar vardır; yapısal sınıf ilişkilerinin var olduğu bu düzeyde, kapitalist sanayileşme biçimleriyle ilişkili olarak işçileşme örüntülerini analiz etmek esastır. İkinci düzeyde işçilerin ev ve işyerini sarmalayan, yaşam dünyasındaki deneyimleri yer alır. Üçüncüsü kültürel düzeydir ve işçilerin paylaştıkları eğilimleri, davranışları ve normları kapsar. Nihayet dördüncü olarak sınıfların geliştirdikleri örgütleri ve kolektif eylemlilikleri içeren politik düzey söz konusudur. Doğru cevap B'dir.
Sınıf oluşumunun ilk düzeyinde makro ekonomik koşullar vardır; yapısal sınıf ilişkilerinin var olduğu bu düzeyde, kapitalist sanayileşme biçimleriyle ilişkili olarak işçileşme örüntülerini analiz etmek esastır. İkinci düzeyde işçilerin ev ve işyerini sarmalayan, yaşam dünyasındaki deneyimleri yer alır. Üçüncüsü kültürel düzeydir ve işçilerin paylaştıkları eğilimleri, davranışları ve normları kapsar. Nihayet dördüncü olarak sınıfların geliştirdikleri örgütleri ve kolektif eylemlilikleri içeren politik düzey söz konusudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
Gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal
sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz. Sınıf konumu, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir öncelliğe sahip değildir; ırk, cinsiyet, milliyet gibi kategoriler, sınıf konumuyla aynı ya da ondan daha fazla öneme sahip olabilirler. Toplumsal sınıf da diğerleri gibi bir kimlik konumu olarak görülmelidir.
Bu hangi yaklaşımın savunduğu bir düşüncedir?
sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz. Sınıf konumu, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir öncelliğe sahip değildir; ırk, cinsiyet, milliyet gibi kategoriler, sınıf konumuyla aynı ya da ondan daha fazla öneme sahip olabilirler. Toplumsal sınıf da diğerleri gibi bir kimlik konumu olarak görülmelidir.
Bu hangi yaklaşımın savunduğu bir düşüncedir?
Seçenekler
A
Çelişkili Sınıf Konumları Yaklaşımı
B
Weberci Yaklaşım
C
Postmodernist Yaklaşım
D
Marksçı Yaklaşım
E
Çoklu Sınıf Yaklaşımı
Açıklama:
Postmodernist Yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz. Sınıf konumu, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir öncelliğe sahip değildir; ırk, cinsiyet, milliyet gibi kategoriler, sınıf konumuyla aynı ya da ondan daha fazla öneme sahip olabilirler. Toplumsal sınıf da diğerleri gibi bir kimlik konumu olarak görülmelidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında yer alır?
Seçenekler
A
Sömürü ilişkisi
B
Güç dağılımı
C
Sınıf bilinci
D
Ekonomik belirlemecilik
E
Öznel tutum alışlar
Açıklama:
Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır. Bu ilişkinin bir yanında üretim fazlasını üretenler -ki sömürülen sınıfı teşkil ederler, diğer yanda da üretilen artığa el koyanlar yer alır -ki bunlar da sömürücü sınıfı teşkil ederler. Ara sınıflar ise bu iki temel sınıfın alt katmanları şeklinde tanımlanır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Weber’e göre toplumsal sınıfların temelinde yer alır?
Seçenekler
A
Sömürü ilişkileri
B
Sınıfsal kutuplaşma
C
Güç dağılımı
D
Metalaşma süreci
E
Emeğin değersizleşmesi
Açıklama:
Weber’de toplumsal sınıflar, güç dağılımının bir olgusu olarak iktisadi terimlerle tanımlanır; mülkiyet sahipliği ölçütü önemli bir iktisadi güç alanıdır. Tanımlayıcı bir unsur olarak kültür boyutu ancak statü grupları söz konusu olduğunda devreye girer.
Soru 53
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanımlayan ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üretim araçlarının mülkiyeti
B
Sınıf bilinci
C
Statü grupları
D
Emeğin vasıfsızlaşması
E
İndirgemecilik
Açıklama:
Marksçı yaklaşımda toplumsal sınıfları tanımlayan ölçüt, üretim araçlarının mülkiyetidir. Üretim araçlarının mülkiyetine sahip olanlar ile mülk sahibi olmayan üreticiler iki temel sınıfı teşkil ederler.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi işçileşme süreci ile iç içe yaşanan süreçlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Mülksüzleşme
C
Sermayeleşme
D
Metalaşma
E
Feodalleşme
Açıklama:
Tarihsel bir eğilim olarak işçileşme süreci ile yoksullaşma, mülksüzleşme, sermayeleşme ve metalaş- ma süreçleri iç içe yaşanmıştır. İşçileşme süreci, en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürecidir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Weber’in sınıf çalışmalarına yaptığı en kritik katkısıdır?
Seçenekler
A
Sömürü ilişkilerine dikkat çekmesi
B
Sınıfları mülkiyet temelinde açıklaması
C
Çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olması
D
Çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması
E
Toplumsal sınıfı da bir kimlik konumu olarak görmesi
Açıklama:
Weber’in sınıf çalışmalarına en kritik katkısı çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olmasıdır. Bu katkının kuramsal temelleri sınıf ve statü kavramları arasındaki ilişkide bulunabilir. Weber toplumsal sınıf ve toplumsal statü konumlarını, tabakalaşmanın iki ayrı boyutu olarak değil de, ilki geçici, ikincisi kalıcı olmak üzere, örtüşme ya da kesişme noktalarına sahip toplumsal konumlar şeklinde resmetmiştir.
Soru 56
Aşağıdakileren hangisi E. O. Wright’a göre makro düzeyin analiz birimlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sınıf konumu
B
Sınıf oluşumu
C
Sınıf bilinci
D
Sınıf farkındalığı
E
Sınıf mücadelesi
Açıklama:
E. O. Wright, Marksist sömürü kavramını Weberci güç ilişkileri yaklaşımı içine yerleştiren ve böylece her iki gelenek arasındaki ayrımları aşmayı amaçlayan bir kuramsal inşa stratejisi uygulamıştır. E. O. Wright’ın şemasında makro düzeyin analiz birimleri; sınıf yapısı ve sınıf oluşumu iken, mikro düzeyde sınıf konumları ve sınıf bilinci yer alır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı görüşünü savunur?
Seçenekler
A
Kutuplaşmacı sınıf yaklaşımı
B
Marksçı sınıf kuramı
C
Çoklu sınıf yaklaşımı
D
Postmodern sınıf çalışmaları
E
Çelişkili sınıf konumları yaklaşımı
Açıklama:
Postmodernist sınıf çalışmaları, biryanda üretimin merkezi öneminin kaybolarak yerini tüketime bıraktığı, diğer yanda da ileri kapitalist toplumların sınıflı toplumlar olmaktan çıktığı şeklinde iki iddialı teze sahiptir.
Soru 58
Postmodernist yaklaşımda, nedensel açıklamanın indirgemeciliği karşısında benimsenen alternatif aşağıdaki kavramlardan hangisidir?
Seçenekler
A
Özcülür
B
Belirlemecilik
C
Olumsallık
D
İlişkisellik
E
Nesnellik
Açıklama:
Nedensel açıklamanın belirlemeci ve indirgemeci tarzlarına alternatif olarak habitus kavramsallaştırması kayda değer bir ilgi görmüşse de, yaygın bir şekilde benimsenen alternatif, olumsallık kavramsallaştırması olmuştur. Postmodernist katkılarla da felsefi içeriği zenginleşen olumsallık kavramı şöyle tanımlanabilir: “Olumsallık, olmuş ya da olagelmekteki bir görüngünün ya da olgunun zorunlu herhangi bir doğasının olmaması, her şeyin gerçekte başka türlü de olma olasılığının her zaman mevcut olmasıdır”
Soru 59
Katznelson’a göre aşağıdakilerden hangisi sınıf oluşumunun politik düzeyinde yer alır?
Seçenekler
A
Yapısal sınıf ilişkileri
B
İşçilerin yaşam dünyasındaki deneyimleri
C
İşçilerin paylaştıkları eğilimler
D
Sınıfların geliştirdikleri örgütler
E
İşçilerin kabul ettikleri normlar
Açıklama:
Katznelson’a göre, sınıf oluşumu dört analiz düzeyde kavranması gerekir: Sınıf oluşumunun ilk düzeyinde makro ekonomik koşullar vardır; yapısal sınıf ilişkilerinin var olduğu bu düzeyde, kapitalist sanayileşme biçimleriyle ilişkili olarak işçileşme örüntülerini analiz etmek esastır. İkinci düzeyde işçilerin ev ve işyerini sarmalayan, yaşam dünyasındaki deneyimleri yer alır. Üçüncüsü kültürel düzeydir ve işçilerin paylaştıkları eğilimleri, davranışları ve normları kapsar. Nihayet dördüncü olarak sınıfların geliştirdikleri örgütleri ve kolektif eylemlilikleri içeren politik düzey söz konusudur.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Bourdieu tarafından geliştirilen kavramlardan biridir?
Seçenekler
A
Sınıf
B
Epistemoloji
C
Özcülük
D
Habitus
E
Post-pozitivizm
Açıklama:
Yapı ve özne arasında üçüncü bir düzey daha tanımlayan Bourdieu, habitus adını verdiği bu diyalektik düzeyi, içinde toplumsal sınıfları, maddi koşulları içselleştirmiş eğilimleri barındıran bir küme, şeklinde tanımlanmıştır. Bourdieu’a göre, ne eğilim kümesi ne de sosyal yapı, insan eylemini kabaca belirlemez; insan pratiği, habitus ile belirli koşullar arasındaki etkileşimden doğar.
Soru 61
Hangisi için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır?
Seçenekler
A
E.P Thompson
B
Charles Tilly
C
Max Weber
D
Karl Marx
E
Eric Olin Wright
Açıklama:
Toplumsal sınıf çalışmalarına damgasını vuran iki sosyal düşünce geleneği vardır: sosyolojinin de kurucu sütunlarını oluşturan bu gelenekten ilki Karl Marx’ın diğeri de Max Weber’in düşünsel mirasını taşır. Marx için sınıf temelli toplumsal tabakalaşmanın odağında sömürü ilişkisi yer alır.
Soru 62
Hangisinin toplumsal sınıflar konusundaki çözümlemelerinde kültür asli bir unsurdur?
Seçenekler
A
M. Weber
B
K. Marx
C
E. O. Wright
D
R. Williams
E
E. P. Thompson
Açıklama:
Toplumsal sınıflar konusu, Max Weber’in merkezi ilgisi içinde yer almaz; sosyolojisinin merkezine toplumsal hayatın ve değişimin kültürel nedenlerini ortaya koymayı yerleştirir. Dolayısıyla Weber’in çözümlemelerinde kültür asli bir unsurdur; bunun belki de tek istisnası, sınıf kavramsallaştırmasıdır. Weber’de toplumsal sınıflar, güç dağılımının bir olgusu olarak iktisadi terimlerle tanımlanır; mülkiyet sahipliği ölçütü önemli bir iktisadi güç alanıdır.
Soru 63
Hangisi en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürecidir?
Seçenekler
A
Metalaşma süreci
B
Sermayeleşme süreci
C
İşçileşme süreci
D
Mülksüzleşme süreci
E
Demokratikleşme süreci
Açıklama:
İşçileşme süreci, en yalın biçimiyle tarım ve zanaatın bağımsız üreticilerinin kendine yeter üretim olanak ve koşullarından kopartılarak işgücü piyasasına fırlatılmaları sürec dir. Bu süreçte, bağımsız köylü ve zanaatkâr kendilerine ait üretim araç ve gereçlerini, başta da toprak olmak üzere, kaybederler, mülksüzleşirler.
Sermayeleşme süreci, mülksüzleşme sonucu bağımsız üreticilerden kopartılan üretim araçlarının mülksüzleşmiş emekçileri sömürme ve denetleme araçları hâline dönüşmesi olarak tanımlanır.
Metalaşma süreci ise varlıkların piyasada alınır-satılır bir sermaye malı hâline gelme sürecidir. Marksçı yaklaşıma göre, kapitalizm “genelleşmiş meta ekonomisi” şeklinde tanımlanabilir.
Sermayeleşme süreci, mülksüzleşme sonucu bağımsız üreticilerden kopartılan üretim araçlarının mülksüzleşmiş emekçileri sömürme ve denetleme araçları hâline dönüşmesi olarak tanımlanır.
Metalaşma süreci ise varlıkların piyasada alınır-satılır bir sermaye malı hâline gelme sürecidir. Marksçı yaklaşıma göre, kapitalizm “genelleşmiş meta ekonomisi” şeklinde tanımlanabilir.
Soru 64
Hangisi’nin sınıf çalışmalarına en kritik katkısı çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olmasıdır?
Seçenekler
A
E. O. Wright
B
E.P. Thompson
C
R. Williams
D
K. Marx
E
M. Weber
Açıklama:
Weber’in sınıf çalışmalarına en kritik katkısı çoklu sınıf kavrayışını geliştirmiş olmasıdır. Bu katkının kuramsal temelleri sınıf ve statü kavramları arasındaki ilişkide bulunabilir. Weber toplumsal sınıf ve toplumsal statü konumlarını, tabakalaşmanın iki ayrı boyutu olarak değil de, ilki geçici, ikincisi kalıcı olmak üzere, örtüşme ya da kesişme noktalarına sahip toplumsal konumlar şeklinde resmetmiştir.
Soru 65
Güç ya da çatışma odaklı toplum imgesine sahip olan geleneksel işçi tiplemesi. Paraya dayalı toplum imgesine sahip olan bireyselleşmiş işçi tiplemesi. Hangisi bu iki modeli geliştirmiştir?
Seçenekler
A
K. Marx
B
E. P. Thompson
C
E. O. Wright
D
M. Weber
E
D. Lockwood
Açıklama:
Lockwood’a göre, sınıf çalışmalarına yol gösterecek iki kuramsal model mevcuttur. Bunlardan ilki, gücü, çatışmayı ya da karşıtlığı; diğeri prestij, statü ya da hiyerarşiyi esas alır. Lockwood her iki modeli kullanarak işçi sınıfı içinde iki genel tipleme geliştirir: İlki, güç ya da çatışma odaklı toplum imgesine sahip olan geleneksel işçilerdir. İkincisi ise, paraya dayalı toplum imgesine sahip olan bireyselleşmiş işçi tiplemesidir.
Soru 66
Temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı sorununa çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması ile en etkili yanıtı hangisi vermiştir?
Seçenekler
A
K. Marx
B
E.O. Wright
C
M. Weber
D
E.P. Thompson
E
K. Eder
Açıklama:
Özellikle Marksçı gelenek bakımından sınıf çalışmalarının temel sorun alanlarından biri de temel sınıflar arasında yer alan ara katmanların hangi ölçütlerle ve nasıl tanımlanacağı olmuştur. E.O. Wright’ın çelişkili sınıf konumları kavramsallaştırması bu soruya verilmiş en etkili yanıtlardan biridir.
Soru 67
Hangi yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz?
.
.
Seçenekler
A
Post-modernist
B
Çelişkili Sınıf Konumları
C
Weberci
D
Marksçı
E
Çoklu Sınıf
Açıklama:
Postmodernist yaklaşıma göre, gerek politik özneler gerekse de kolektif eylemler, toplumsal sınıf gibi yapısal pozisyonlara bakılarak anlaşılamaz. Sınıf konumu, söylemsel eklemlenmeyi gerçekleştirmek bakımından sınıfsal olmayan konumlara göre herhangi bir öncelliğe sahip değildir; ırk, cinsiyet, milliyet gibi kategoriler, sınıf konumuyla aynı ya da ondan daha fazla öneme sahip olabilirler. Toplumsal sınıf da diğerleri gibi bir kimlik konumu olarak görülmelidir.
Soru 68
Hangi sınıf çalışmalarında, toplumsal sınıflar nesnel, sabit varlıklar olarak değil, özneler arası etkileşimde inşa edilen, akışkan varlıklar olarak tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Kutuplaşmacı
B
Çoklu Sınıf Yaklaşımı
C
Post-pozitivist
D
Post-modernist
E
Çelişkili Sınıf Yaklaşımı
Açıklama:
Toplumsal sınıf ile kolektif eylem arasındaki bağ- lantının nasıl kurulduğu konusundaki geleneksel yaklaşım soruyu şöyle formüle eder: Binlerce insan nasıl olup da kolektif eyleme yol açacak bir karar verebilir? Oysa alternatif ve yeni olan soru şöyle olmalıdır: Kolektif eylem, kendisinin hem koşulu hem de sonucu anlamında, kültürel sembollerle tanımlanmış bir eylem uzamını nasıl inşa eder ve yeniden üretir? Eder, sonuç olarak tarihselci ve nesnelci olmayan tarzda yeniden kuramsallaştırılmış sınıf siyaseti kuramına gereksinim olduğunu vurgular.
Görüldüğü gibi post-pozitivist sınıf çalışmalarında, toplumsal sınıflar nesnel, sabit varlıklar olarak değil, özneler arası etkileşimde inşa edilen, akışkan varlıklar olarak tanımlanmıştır. Fark edileceği gibi bu tanım, salt toplumsal sınıfa ait değildir, her türlü kolektif içindir.
Görüldüğü gibi post-pozitivist sınıf çalışmalarında, toplumsal sınıflar nesnel, sabit varlıklar olarak değil, özneler arası etkileşimde inşa edilen, akışkan varlıklar olarak tanımlanmıştır. Fark edileceği gibi bu tanım, salt toplumsal sınıfa ait değildir, her türlü kolektif içindir.
Soru 69
Tarihsel sosyolojinin emek tarihi kanadından gelen kavramsallaştırmada hangisi; hem süreç, hem ilişkidir; hem uyum, hem de çatışmadır?
Seçenekler
A
Post-modernist sınıf
B
Toplumsal sınıf
C
Çoklu sınıf
D
Çelişkili sınıf
E
Liberal sınıf
Açıklama:
Tarihsel sosyolojinin emek tarihi ka- nadından gelen kavramsallaştırmada toplumsal sınıf; hem süreç, hem ilişkidir; hem uyum, hem de çatışmadır. Toplumsal sınıf ve sınıf mücadelesi kavramları arasındaki ilişki konusunda ise E.P. Thompson’un (2004) geliştirdiği tanım dikkat çekicidir. Buna göre toplumsal sınıflar ayrı ayrı unsurlar olarak önce var olup eski savaşlarda olduğu gibi düz bir ovada karşı karşıya dizilip birbirine düşmanca baktıktan sonra savaşa tutuşmazlar. Tam tersine, insanlar, önceden yapılanmış bir toplumun içine doğarlar.
Soru 70
Hangisine göre toplumsal sınıflar; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebilir?
Seçenekler
A
E.O. Wright
B
R. Williams
C
I. Katznelson
D
E.P. Thompson
E
K. Eder
Açıklama:
Katznelson’a göre, sınıf oluşumu dört analiz düzeyde kavranması gerekir: Sınıf oluşumunun ilk düzeyinde makro ekonomik koşullar vardır; yapısal sınıf ilişkilerinin var olduğu bu düzeyde, kapitalist sanayileşme biçimleriyle ilişkili olarak işçileşme örüntülerini analiz etmek esastır. İkinci düzeyde işçilerin ev ve işyerini sarmalayan, yaşam dünyasındaki deneyimleri yer alır.Üçüncüsü kültürel düzeydir ve işçilerin paylaştıkları eğilimleri, davranışları ve normları kapsar. Nihayet dördüncü olarak sınıfların geliştirdikleri örgütleri ve kolektif eylemlilikleri içeren politik düzey söz konusudur.
Katznelson’a göre toplumsal sınıflar; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde de var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebilir.
Katznelson’a göre toplumsal sınıflar; toplumsal yapı, yaşam örgüleri, eğilimler ve eylemler gibi, dört düzeyde de var olduğunda, ancak bir sınıf oluşumundan söz edilebilir.
Ünite 3
Soru 1
Hangi kuramın kır yaşamına uygulanması sonucu 19. yüzyılda kır sosyolojisi çalışmaları oluşmuştur?
Seçenekler
A
Fenomeloloji
B
Etnometodoloji
C
Sembolik etkileşim
D
İşlevselcilik
E
Varoluşçuluk
Açıklama:
Kır sosyolojisi, tıpkı inceleme nesnesi gibi, sosyoloji disiplininin en köklü dallarındandır. İşlevselci büyük boy sosyoloji kuramının kır uzamına uyarlanmasının ürünü olan kır sosyolojisi çalışmaları, 19. yüzyılın sonlarından itibaren ürünlerini vermeye başlamıştır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi kır-kent kavram ikilisini değerlendirirken vurgulanan bir durumdur?
Seçenekler
A
Kent, tarihsel olarak kırdan önce gelir.
B
Kır ve kent ilişkisi, ikilikli/düalist bir ilişkidir.
C
Kır, Tönnies'in sosyolojisinde cemiyete, kent ise cemaate karşılık gelir.
D
Saint-Simon, 20. yüzyılda kır-kent arasında birbirlerini içeren bir ilişki olduğunu vurgulamıştır.
E
Kır ve kent aynı anda aynı yerde bulunabilir.
Açıklama:
Bilimsel ilkelerin uygulama nesnesi olmaları itibarıyla aralarında süreklilik olduğu varsayılan kır ve kent ilişkisi, ikilikli/düalist bir ilişkidir; buna göre kır, kentte olmayandır; aynı şekilde kent de kırda olmayanlara göndermede bulunur.
Soru 3
"Köylücü" olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ismi kimdir?
Seçenekler
A
Saint-Simon
B
Kandinsky
C
Lenin
D
Shanin
E
Chayanov
Açıklama:
1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde tarım iktisatçısı olan Chayanov, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur. Bu yaklaşım için köylü/tarım, varlığı itibariyle farklıdır, eşsizdir, kendine özgüdür.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Shanin'e göre köylünün "idame stratejisi" hakkında doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
İdame stratejisi, günü kurtarır ve bu yüzden kapitalizmle iç içedir.
B
Köylü, hayatını idame ettirmek üzere servet biriktirir.
C
Köy toplumu kapitalizmin nüvelerini taşıyan idame stratejisiyle feodal toplumun köklerini zedelemiştir.
D
İdame stratejisi, içsel parçasını oluşturduğu kapitalizmden farklı bir iktisadi “sistemin” varlık nedenidir.
E
İdame stratejisi kapitalist çiftçinin geçim stratejisidir.
Açıklama:
İdame stratejisi, köylülük için ne bir öznel tercih konusudur, ne de içinden çıkmak için debelendiği bir zayıflık göstergesi; tersine, bu strateji, içsel parçasını oluşturduğu farklı bir iktisadi “sistemin” varlık nedenidir. Köylülük, kapitalist çiftçilikten tam da bu nedenle tümüyle farklıdır; kapitalist olmadığı için kapitalizm öncesine (feodal, yarı-feodal) ait olduğu da ileri sürülemez. Bu yaklaşım tarzı için köylü ekonomisi tarihsel iktisadi sistemlerle yan yana olabilen adeta paralel bir iktisadi sistemdir.
Soru 5
"Köylü ile dış dünya arasında çelişkili bir ilişkinin olduğunu; köylünün ise ya üretimi arttırarak ya da tüketimi kısarak bu çelişkiyi dengede tutmaya çalıştığı" şeklindeki vurgusuyla öne çıkan ve 1966'da yayımlanan 'Köylüler' adlı eserin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Saint-Simon
B
Zimmerman
C
Chayanov
D
Adam Smith
E
Eric Wolf
Açıklama:
Wolf’a göre köylünün ikilemi, kendi öz talepleri ile dışarıdan talep edilenler arasında nasıl denge kuracağı ile ilgilidir. Dışarısı köylüyü emeğin ve malların kaynağından ibaret görür. Oysa köylü bir iktisadi birimden fazlasıdır; onun üretimi bir “hane üretimidir”; hane üretiminde harcanan emek, kar-maliyet muhasebesine girmez, Aynı şekilde köylü için arazi, ev gibi varlıklar üretim faktörü değildir; sembolik değerlerle yüklü varlıklardır. Wolf’un analizinde önemli olan köylü ile dış dünya arasında çelişkili bir ilişkinin olduğu; köylünün ise ya üretimi arttırarak ya da tüketimi kısarak bu çelişkiyi dengede tutmaya çalıştığı şeklindeki vurgusudur.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi 'ilkel sermaye birikiminin' ortaya çıkışını sağlayan sebeplerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Ulus-devletlerin ortaya çıkışı
B
Yoksullaşma
C
Mülksüzleşme
D
Üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi
E
Üretim ve geçim araçlarının özel mülkiyet temelinde yoğunlaşması
Açıklama:
İlkel sermaye birikimini şu dört sürecin bileşkesi olarak değerlendirmek anlamlı olacaktır: Bunlardan ilk ikisi yoksullaşma ve mülksüzleşme iken diğer ikisi de üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi ve özel mülkiyet temelinde yoğunlaşmasıdır. Dolayısıyla ilkel sermaye birikimini, kır ve kentin doğrudan üreticilerinin işçilere, onlara ait emek araçlarının da sermayeye dönüştürülme süreci olarak tanımlamak, tamamlayıcı olacaktır.
Soru 7
"İşçileşme" kavramıyla kast edilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişinin kendi toprağının işçisi olması
B
Kişinin kendine ait üretim araçlarının artık sahibi olmaması durumunda ücretli çalışana dönüşmesi
C
Modernleşmeyle birlikte toplumun çoğunun çalışkan kesimlerden oluşması
D
Fabrika üretiminin artması
E
Sermayenin artmasıyla işçilerin çalışacağı yeni icatlar için bilimsel destek fonu oluşturulması
Açıklama:
İşçileşme, insanlığın son üç yüz yıldır yaşadığı en kapsamlı sosyal değişim süreçlerinin başında gelir. Kapitalizmin tarihi boyunca hem dünya nüfusu hem de o nüfus içindeki işçi sayısı, coğrafi ağırlık merkezlerindeki kaymalarla birlikte katlanarak artmıştır. Charles Tilly’nin sözleriyle; “Bizler işçileşmiş bir dünyada yaşıyoruz... henüz bir kaç yüz yıl önce dünyada ücretli çalışan insan sayısı bir avuçtu. İnsanların çoğu, kendilerine ait üretim araçları üzerinde belirli bir kontrole sahip olarak hanelerinde yaşıyorlardı..."
Soru 8
Özuğurlu'ya göre Türkiye kırsalında gerçekleştirdiği alan araştırmasında saptadığı farklılaşmış köylü hane tiplemelerinden "hane, yaşamını köy dışı gelir(ler)le sürdürüldüğü; emekli maaşı ve düzenli akraba yardımı başlıca fon kaynağı olduğu, bundan da yoksun olan haneler, köyde “düşkün” muamelesi yapıldığı" tip hangisidir?
Seçenekler
A
Fazlalık nüfus
B
Köy ayaklı proleterler
C
Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
D
Küçük Meta Üretimi
E
Geleneksel ve yeni küçük meta üreticileri
Açıklama:
Fazlalık nüfus: Bu köylü hane tiplemesinin ayırt edici özelliği, köylü özellikleri ile temel bağlarını kopartmış olmalarıdır. Köylülükle, köyde ikamet ediyor olmak dışında bir bağ kalmamıştır. Hane, yaşamını köy dışı gelir(ler)le sürdürür; emekli maaşı ve düzenli akraba yardımı başlıca fon kaynağıdır. Bundan da yoksun olan haneler, köyde “düşkün” muamelesi yapılarak himaye edilir.
Soru 9
Friedman’ın adlandırmasıyla Merkantilist- Endüstriyel Gıda Rejimi altında endüstriyel tarım küresel bir olgu halini almış, yüksek verimlilik artışları yaşanmıştır. Bu durum, kaçıncı gıda rejiminde değerlendirilir?
Seçenekler
A
Bu durum gıda rejimlerinde değerlendirilmez.
B
Birinci gıda rejimi.
C
İkinci gıda rejimi.
D
Üçüncü gıda rejimi.
E
Dördüncü gıda rejimi.
Açıklama:
İkinci Gıda Rejimi ABD’nin hegemonyası altında 1947-1972 yıllarında hüküm sürmüştür; Friedman’ın adlandırmasıyla Merkantilist- Endüstriyel Gıda Rejimi altında endüstriyel tarım küresel bir olgu halini almış, yüksek verimlilik artışları yaşanmıştır. Arz fazlaları nedeniyle tarımsal ürün fiyatlarının düşük seyretmesi, tarım ürünleri ihracatına yaslanan azgelişmiş ülke ekonomilerini önemli finansal zorluklara sürüklemiştir.
Soru 10
Organik tarımı; toprakların, ekosistemlerin ve insanların sağlığını koruyan bir üretim sistemi olarak tanımlayan grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Via Campesina
B
OECD
C
Organik Enternasyonal Eylem Grubu
D
Kooperatif Birliği
E
IMF
Açıklama:
Organik Enternasyonal Eylem Grubu sözü edilen eğilimin uluslararasılaşmış platformlarından biridir. Bu grup, organik tarımı; toprakların, ekosistemlerin ve insanların sağlığını koruyan bir üretim sistemi olarak tanımlamaktadır.
Soru 11
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
1955
B
1962
C
1965
D
1972
E
1985
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği 1962 yılında kurulmuştur.
Soru 12
Aşağıdaki isimlerden hangisi köylülük üzerine çalışmalarıyla bilinmez?
Seçenekler
A
Kautsky
B
Lenin
C
Chayanov
D
Shanin
E
Tunnies
Açıklama:
Tunnies köylülükle ilgili çalışmalarıyla bilinen bir isim değildir.
Soru 13
1966'da yayımlanan Köylüler kitabının yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Eric Wolf
B
Teodor Shanin
C
Lenin
D
Olin Wright
E
Adam Smith
Açıklama:
1966'da yayınlanan Köylüler kitabı Eric Wolf'a aittir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangileri tarımda kapitalizmin gelişmesi bakımından ilkel birikim mekanizmalarının ortaya çıkardığı sonuçlardandır?
I. Toprak varlığı sermayeleşmiş ve kapitalist toprak mülkiyeti gelişmeye başlamıştır.
II. Tarımda kapitalist çiftçiler ve topraksız emekçiler şeklinde sınıfsal bir kutuplaşma uç vermiştir.
III. Geleneksel kır nüfusu kapitalist çiftçi ve topraksız köylü şeklinde farklılaşmaya başlamıştır.
I. Toprak varlığı sermayeleşmiş ve kapitalist toprak mülkiyeti gelişmeye başlamıştır.
II. Tarımda kapitalist çiftçiler ve topraksız emekçiler şeklinde sınıfsal bir kutuplaşma uç vermiştir.
III. Geleneksel kır nüfusu kapitalist çiftçi ve topraksız köylü şeklinde farklılaşmaya başlamıştır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tarımda kapitalizmin gelişmesi bakımından ilkel birikim mekanizmaları, şu üç sonucun ortaya çıkmasını sağlamıştır: İlk olarak toprak varlığı sermayeleşmiş ve kapitalist toprak mülkiyeti gelişmeye başlamıştır. İkinci olarak tarımda kapitalist çiftçiler ve topraksız emekçiler şeklinde sınıfsal bir kutuplaşma uç vermiştir. Toprakta kapitalist özel mülkiyet ilişkileri yerleştikçe, geleneksel kır nüfusu kapitalist çiftçi ve topraksız köylü şeklinde farklılaşmaya başlamış ve nihayet Sosyoloji disiplininin köyden şehirlere göç olgusu olarak da incelediği işçileşme adı verilen süreç ivme kazanmıştır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi ilkel sermaye birikimi ile uluslararası işbölümü arasında doğrudan analitik bağ kuran ve Yeni Uluslararası İşbölümü Yaklaşımının kurucusu olarak bilinen Fröbel’in (1980) konuyla ilgili beş önemli ampirik bulgusundan değildir?
Seçenekler
A
Potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur.
B
Bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha kısadır.
C
Bu ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
D
İşgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmekte; yoğun emek istihdamı ile istihdamda hızla indirime gidebilme olanakları bir arada var olabilmektedir.
E
Geniş yedek sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara son derece uygun bir işgücünün (örneğin genç kadın işgücü) ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
Açıklama:
İkinci olarak, bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi küçük meta üreticisinin özelliklerindendir?
I. başta toprak olmak üzere üretim araçlarının sahibidir.
II. tarımsal üretimi kendi hane emeği ile sürdürür.
III. üretimin ekim ve hasat gibi aşamalarında ücretli işçi istidam edilebilir.
I. başta toprak olmak üzere üretim araçlarının sahibidir.
II. tarımsal üretimi kendi hane emeği ile sürdürür.
III. üretimin ekim ve hasat gibi aşamalarında ücretli işçi istidam edilebilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Küçük meta üreticisi başta toprak olmak üzere üretim araçlarının sahibidir (sermaye konumu); tarımsal üretimi kendi hane emeği ile sürdürür (emek konumu); üretimin ekim ve hasat gibi aşamalarında ücretli işçi istidam edilebilir (sermaye konumu); emek gereksinimin en aza indiği mevsimlerde mevsimlik işçilik yaparak ücret geliri elde edebilir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren, köyünde işçi olarak yaşamayı sürdüren haneleri tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Fazlalık nüfus
B
Köy ayaklı proleterler
C
Küçük meta üretimi
D
Yeni küçük meta üreticileri
E
Yani kapitalist çiftçiler
Açıklama:
Köy ayaklı proleterler adlandırması, tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneleri tanımlamaktadır. İhracat işlem bölgelerindeki ya da Türkiye’de yaygın bilinen adıyla organize sanayi bölgelerindeki işletmeler, işgücü ihtiyacını genellikle çevre köylerdeki genç nüfustan karşılarlar. İşte, köy ayaklı proleterler, kente göç etmek yerine, köyünde işçi olarak yaşamayı sürdürenleri ifade etmektedir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Gıda Rejiminin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
1870-1930 yılları arasında hüküm süren Sömürgeci Gıda Rejimidir.
B
Avrupa hem gereksinim duyduğu hammaddeleri ucuza temin edebilmiş, hem ucuz gıda temini yoluyla da işçi ücretlerini düşük tutabilmişlerdir.
C
Endüstriyel tarım küresel bir olgu halini almış, yüksek verimlilik artışları yaşanmıştır.
D
1990’ların ortalarından itibaren yaşanmıştır.
E
Bu dönemin hegemonyan gücü çokuluslu şirketlerdir.
Açıklama:
İkinci Gıda Rejimi ABD’nin hegemonyası altında 1947-1972 yıllarında hüküm sürmüştür; Friedman’ın adlandırmasıyla Merkantilist- Endüstriyel Gıda Rejimi altında endüstriyel tarım küresel bir olgu halini almış, yüksek verimlilik artışları yaşanmıştır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi 3. Gıda Rejimi'nin özelliklerindendir?
I. Önceki gıda rejiminde sıkı ticaret kontrollerine tabi olan tarım ürünleri, uluslararası serbest ticaretin konusu olmaya başlamıştır.
II. Devlet alımlarına dayalı ulusal tarım sistemleri ortadan kaldırılmıştır.
III. Gıda fiyatlarındaki spekülatif artışlar gıdaya erişim sorununu güncelleştirmiş, bu çerçevede küresel gıda krizleri süreklilik kazanmıştır.
I. Önceki gıda rejiminde sıkı ticaret kontrollerine tabi olan tarım ürünleri, uluslararası serbest ticaretin konusu olmaya başlamıştır.
II. Devlet alımlarına dayalı ulusal tarım sistemleri ortadan kaldırılmıştır.
III. Gıda fiyatlarındaki spekülatif artışlar gıdaya erişim sorununu güncelleştirmiş, bu çerçevede küresel gıda krizleri süreklilik kazanmıştır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
I, II ve III'deki ifadelerin hepsi 3. Gıda Rejimi özelliklerindendir.
Soru 20
Gıda Egemenliği talebini ilk dile getiren uluslararası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Via Campesina
B
FAO
C
IMF
D
OECD
E
Avrupa Birliği
Açıklama:
Gıda Egemenliği talebini dile getiren ilk uluslar arası örgüt Via Campesina'dır.
Soru 21
Dünyada ilk kez hangi yılda köylerde yaşayanların sayısı kentlerde yaşayanların gerisine düşmüştür?
Seçenekler
A
2006
B
2007
C
2008
D
2009
E
2010
Açıklama:
Dünyada ilk kez 2007’de köylerde yaşayanların sayısı kentlerde yaşayanların gerisine düşmüştür.
Soru 22
Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1960
B
1961
C
1962
D
1963
E
1964
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji
Birliği 1962 yılında kurulmuştur.
Birliği 1962 yılında kurulmuştur.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Teodor Shanin'in tanımladığı “çağdaş köylülüğün analiz kategorileri” ile ilgili olarak doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
1. pozisyonda köylülük olgusu ayırt edicidir.
B
2. pozisyonda köylülük olgusu ayırt edici değildir.
C
3. pozisyonda köylülük olgusu ayırt edici değildir.
D
1. pozisyonda köylülük kurumsal olarak ayırt edicidir.
E
3. pozisyonda köylülük kurumsal olarak ayırt edicidir.
Açıklama:
Çağdaş Köylülüğün Analiz Kategorileri (Teodor Shanin, 1990)
Köylülük; 1. Pozisyon 2. Pozisyon 3. Pozisyon
Olgu olarak ayırt edici mi? Hayır Evet Evet
Kuramsal bakımdan ayırt edici mi? Hayır Hayır Evet
Köylülük; 1. Pozisyon 2. Pozisyon 3. Pozisyon
Olgu olarak ayırt edici mi? Hayır Evet Evet
Kuramsal bakımdan ayırt edici mi? Hayır Hayır Evet
Soru 24
Aşağıdaki isimlerden hangisi "köylücü" diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucusudur?
Seçenekler
A
Kautsky
B
Lenin
C
Shanin
D
Chayanov
E
Wolf
Açıklama:
Kautsky, Lenin ve Chayanov üçlüsü içinde akademik çalışmalar üzerinde uzun süreli etkide bulunan
isim Chayanov’dur. 1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde
tarım iktisatçısı olan Chayanov, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur.
isim Chayanov’dur. 1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde
tarım iktisatçısı olan Chayanov, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Eric Wolf’un köylü tanımlaması ile ilgili olarak yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Köylü kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştirendir.
B
Köylü iktisadi anlamda bir girişimci gibi davranmaz.
C
Köylü salt kendi iç sistemi içinde varlığını sürdürür.
D
Köylü hane temelli çalışır, iş temelli değil.
E
Köylü geniş toplumsal bağlamın bir parçası olarak varlık gösterir
Açıklama:
Köylü kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştirendir. Bu durumda, kırda her ekip-biçen köylü müdür, şeklinde bir soru akla gelebilir ki Wolf tarım girişimcisi olarak adlandırdığı çiftçileri bu kapsamda değerlendirmez. Amerika’da yaygın olan tarım girişimcileri, üretim faktörlerini pazar için üretim yapmak maksadıyla bir araya getirirler. Köylü ise iktisadi anlamda bir girişimci gibi davranmaz; o hane temelli çalışır, iş temelli değil. Wolf’un antropolojik analizine göre köylünün tarımsal üretimi aynı zamanda bir kültür üretimidir. Bununla birlikte köylü salt kendi iç sistemi içinde varlığını sürdürmez; onu ilkel üreticilerden ayıran bir özellik de geniş toplumsal bağlamın bir parçası olarak varlık gösteriyor olmasıdır. Köylünün geniş çevre ile ilişkisi hem iktisadi hem de güç ilişkileri bakımından kendi aleyhine asimetrik bir ilişkidir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi ilkel sermaye birikimini oluşturan dört süreçten biri değildir?
Seçenekler
A
İşçileşme
B
Yoksullaşma
C
Mülksüzleşme
D
Üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi
E
Özel mülkiyet temelinde yoğunlaşması
Açıklama:
İlkel sermaye birikimini şu dört sürecin bileşkesi olarak değerlendirmek anlamlı olacaktır: Bunlardan ilk ikisi yoksullaşma ve mülksüzleşme iken diğer ikisi de üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi ve özel mülkiyet temelinde yoğunlaşmasıdır.
Soru 27
Uluslarası işbölümü ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
20. yüzyılın ortalarına kadar Güneyin imalat sanayiinde uzmanlaştığı
B
20. yüzyılın ortalarına kadar Kuzeyin hammadde ve ticari tarım ürünlerinde uzmanlaştığı
C
1970'lerin sonunda Kuzey ülkelerinin ucuz işgücü depoları olarak küresel imalatın ihracatçı merkezleri haline gelmesi
D
1970'lerin sonunda Kuzey’in gelişmiş kapitalist ülkeleri küresel imalatın merkezleri haline gelmiştir.
E
18. ve 19. yüzyıllarda Kuzey yarımkürede köylülüğün tasfiyesi ile işçileşme sürecinin büyük ölçüde tamamlanması
Açıklama:
Güneyin hammadde ve ticari tarım ürünlerinde, Kuzeyin ise imalat sanayiinde uzmanlaştığı
ve 20. yüzyılın ortalarına kadar süren geleneksel uluslararası işbölümü ve ticaret biçimi değişmiştir. 1970’lerin sonlarından itibaren belirginlik kazandığı şekliyle yeni uluslararası işbölümünde
Güney ülkeleri ucuz işgücü depoları olarak küresel imalatın ihracatçı merkezleri haline gelirken Kuzey’in gelişmiş kapitalist ülkeleri de mamul mal ithal eden tüketim merkezleri konumuna geçmişlerdir. Bu işbölümünün işlerlik ve ivme kazanmasına, Güney coğrafyasında kısa addedilecek bir zaman diliminde son derece geniş çaplı olarak gerçekleşen işçileşme eşlik etmiştir. 18. ve 19. yüzyıl boyunca Kuzey yarımkürede köylülüğün tasfiyesi ile büyük ölçüde tamamlanan işçileşme süreci, Güneyin yoksul ülkelerinde 25-30 yıl gibi kısa bir zaman diliminde büyük mesafeler kat etmiştir.
ve 20. yüzyılın ortalarına kadar süren geleneksel uluslararası işbölümü ve ticaret biçimi değişmiştir. 1970’lerin sonlarından itibaren belirginlik kazandığı şekliyle yeni uluslararası işbölümünde
Güney ülkeleri ucuz işgücü depoları olarak küresel imalatın ihracatçı merkezleri haline gelirken Kuzey’in gelişmiş kapitalist ülkeleri de mamul mal ithal eden tüketim merkezleri konumuna geçmişlerdir. Bu işbölümünün işlerlik ve ivme kazanmasına, Güney coğrafyasında kısa addedilecek bir zaman diliminde son derece geniş çaplı olarak gerçekleşen işçileşme eşlik etmiştir. 18. ve 19. yüzyıl boyunca Kuzey yarımkürede köylülüğün tasfiyesi ile büyük ölçüde tamamlanan işçileşme süreci, Güneyin yoksul ülkelerinde 25-30 yıl gibi kısa bir zaman diliminde büyük mesafeler kat etmiştir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Fröbel'in uluslararası işbölümü ile ilgili ampirik bulgularından biri değildir?
Seçenekler
A
Potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur.
B
Sınırlı sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara uygun bir işgücünün ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
C
Emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur
D
“Düşük ücretli ülkelerde" ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
E
İşgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmektedir.
Açıklama:
B seçeneği doğru cevaptır.Sınırlı sanayi ordusu değil, geniş yedek sanayi ordusu terimi kullanılmalı idi.
İlkel sermaye birikimi ile uluslararası işbölümü arasında doğrudan analitik bağ kuran ve Yeni Uluslararası İşbölümü Yaklaşımının kurucusu olarak bilinen Fröbel’in (1980) konuyla ilgili beş önemli ampirik bulgusu söz konusudur. Bunlar:
a. İlk olarak, potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur. Tarımda sınai yatırımların ivme kazanmasıyla kırsal alanlardan kentlere yığınlar halinde göç eden Asya, Afrika ve Latin Amerika emekçilerinin yerleştiği varoşlar, ‘özgür’ ücretli işgücü depoları haline gelmiştir. Dünya yedek sanayi ordusunun sergilediği temel özelliklere gelince; öncelikle bu işgücünün maliyeti sanayileşmiş geleneksel kapitalist ülkelerdeki işgücüne kıyasla daha düşüktür;
ikame edici mekanizmaların varlığı sayesinde, ücretler sadece “emeğin fiili istihdam dönemindeki acil günlük yeniden üretim maliyetini” kapsar.
b. İkinci olarak, bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur. Vardiyalı çalışma, gece ve Pazar mesaileri son derece yaygındır ve bu yolla sabit sermayenin ‘optimal’ kullanımı söz konusu olabilmektedir.
c. Üçüncü olarak, bu ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
d. Dördüncü olarak, işgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmekte; yoğun emek istihdamı ile istihdamda hızla indirime gidebilme olanakları bir arada var olabilmektedir.
e. Son olarak, geniş yedek sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara son derece uygun bir işgücünün (örneğin genç kadın işgücü) ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
İlkel sermaye birikimi ile uluslararası işbölümü arasında doğrudan analitik bağ kuran ve Yeni Uluslararası İşbölümü Yaklaşımının kurucusu olarak bilinen Fröbel’in (1980) konuyla ilgili beş önemli ampirik bulgusu söz konusudur. Bunlar:
a. İlk olarak, potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur. Tarımda sınai yatırımların ivme kazanmasıyla kırsal alanlardan kentlere yığınlar halinde göç eden Asya, Afrika ve Latin Amerika emekçilerinin yerleştiği varoşlar, ‘özgür’ ücretli işgücü depoları haline gelmiştir. Dünya yedek sanayi ordusunun sergilediği temel özelliklere gelince; öncelikle bu işgücünün maliyeti sanayileşmiş geleneksel kapitalist ülkelerdeki işgücüne kıyasla daha düşüktür;
ikame edici mekanizmaların varlığı sayesinde, ücretler sadece “emeğin fiili istihdam dönemindeki acil günlük yeniden üretim maliyetini” kapsar.
b. İkinci olarak, bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur. Vardiyalı çalışma, gece ve Pazar mesaileri son derece yaygındır ve bu yolla sabit sermayenin ‘optimal’ kullanımı söz konusu olabilmektedir.
c. Üçüncü olarak, bu ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
d. Dördüncü olarak, işgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmekte; yoğun emek istihdamı ile istihdamda hızla indirime gidebilme olanakları bir arada var olabilmektedir.
e. Son olarak, geniş yedek sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara son derece uygun bir işgücünün (örneğin genç kadın işgücü) ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
Soru 29
Küçük meta üretimi ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Küçük meta üreticisi başta toprak olmak üzere üretim araçlarının sahibidir. - Emek konumu
B
Küçük meta üreticisi tarımsal üretimi kendi hane emeği ile sürdürür. - Sermaye konumu
C
Küçük meta üreticisi üretimin belli aşamalarında ücretli işçi istidam edilebilir. - Emek konumu
D
Küçük meta üreticisi mevsimlik işçilik yaparak ücret geliri elde edebilir. - Emek konumu
E
Küçük meta üreticisi hukuki olarak nihai ürün üzerinde tasarruf hakkına sahiptir. - Emek konumu
Açıklama:
Küçük meta üreticisi başta toprak olmak üzere üretim araçlarının sahibidir (sermaye konumu); tarımsal üretimi kendi hane emeği ile sürdürür (emek konumu); üretimin ekim ve hasat gibi aşamalarında ücretli işçi istidam edilebilir (sermaye konumu); emek gereksinimin en aza indiği mevsimlerde mevsimlik işçilik yaparak ücret geliri elde edebilir (emek konumu); hukuki olarak nihai ürün üzerinde tasarruf hakkına sahiptir (sermaye konumu); üretimin geri ve ileri bağlantılarının meta niteliği gereği, fiili olarak kendi emek ürünü üzerinde tasarrufta bulunamaz (emek konumu).
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi köylülerin yerli/geleneksel tohumlarını savunmak, kadınlara karşı şiddeti durdurmak, köylü haklarının tanınmasını sağlamak ve tarım reformunu gerçekleştirmek için küresel kampanyalar düzenlemektedir?
Seçenekler
A
Tarım ve Gıda Örgütü (FAO)
B
Birleşmiş Milletler
C
Organik Enternasyonal Eylem Grubu
D
Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği
E
Vía Campesina
Açıklama:
Vía Campesina; köylülerin yerli/geleneksel tohumlarını savunmak, kadınlara karşı şiddeti durdurmak, köylü haklarının tanınmasını sağlamak ve tarım reformunu gerçekleştirmek için küresel kampanyalar düzenlemektedir.
Soru 31
Avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren insanlar yerleşik hayata geçerek tarımsal üretim yapmaya hangi çağda başlamışlardır?
Seçenekler
A
Neolitik çağ
B
Paleolitik
C
Mezolitik
D
Kalkolitik
E
Tunç çağı
Açıklama:
Avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren insanların yerleşik hayata geçerek tarımsal üretim yapmaya başlamaları Neolitik Devrim adı da verilen bu büyük değişim ile mümkün olmuştur.
Soru 32
Sosyoloji bölümleri bünyesinde bir alt disiplin olarak Kır Sosyolojisi kürsüleri hangi dönemde kurulmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
- yüzyılın sonlarında
B
20. yüzyılın başlarında
C
19. yüzyılın başlarında
D
19. yüzyılın sonlarında
E
18. yüzyılın sonlarında
Açıklama:
Uzun bir geçmişe, yaşamsal bir üretim etkinliğine, yerliliği temsil eden kültürel zenginliğe ve çok yönlü toplumsal değişim ve dönüşüm dinamiklerine sahip bulunan köylülük, sosyoloji çalışmalarının da her dönem en önemli alanlarından biri olmuştur. Nitekim Sosyoloji bölümleri bünyesinde bir alt disiplin olarak Kır Sosyolojisi kürsüleri 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır.
Soru 33
Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1960
B
1961
C
1962
D
1963
E
1964
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği 1962 yılında kurulmuştur. Bu uluslararası birlik, 1936’da ABD’de kurulan Kır Sosyoloji Topluluğu ile 1957’de Avrupa’da kurulan Kır Sosyolojisi İçin Avrupa Topluluğu’nun birleşmesi ile şekillenmiştir.
Soru 34
Kır-kent sürekliliği içinde genel bilimsel ilkeleri kırsal uzama ve köye uygulama yaklaşımını canlandıranlar kimlerdir?
Seçenekler
A
Tonnies ve Simmel
B
Kautsky ve Lenin
C
Lenin ve Chayanov
D
Sorokin ve Zimmerman
E
Kautsky ve Chayanov
Açıklama:
Sorokin ve Zimmerman, kır-kent sürekliliği içinde genel bilimsel ilkeleri kırsal uzama ve köye uygulama yaklaşımını 1920’lerde ete kemiğe büründürmüştür.
Soru 35
Kır Sosyoloji Topluluğu nerede kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1962-ABD
B
1936-Avrupa
C
1957-ABD
D
1962-Avrupa
E
1936-ABD
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği 1962 yılında kurulmuştur. Bu uluslararası birlik, 1936’da ABD’de kurulan Kır Sosyoloji Topluluğu ile 1957’de Avrupa’da kurulan Kır Sosyolojisi İçin Avrupa Topluluğu’nun birleşmesi ile şekillenmiştir.
Soru 36
“Kır sosyoloji geleneği modernitenin bir parçası olarak kalmış, postmoderniteye açılım sağlayamamıştır.” görüşü kime aittir?
Seçenekler
A
Ecevit
B
Kautsky
C
Chayanov
D
Lenin
E
Sorokin
Açıklama:
Ecevit ve arkadaşlarının (2009) kır sosyolojisi hakkındaki değerlendirmelerine göre kır sosyolojisi, kırsal toplumun bütünsel dönüşümünü ihmal eden, dönüşümü kapitalist toplumsal ilişkiler içinde asla sorunsallaştırmayan ve salt kırsal değişime vurgu yapan bir muhtevaya sahiptir. Kırsal değişim ise bir süreç olarak değil, ortaya çıkan sonuçların kesitsel betimlemesi olarak ele alınır. Ecevit ve arkadaşlarına göre, bu karakteristikleriyle kır sosyoloji geleneği modernitenin bir parçası olarak kalmış, postmoderniteye açılım sağlayamamıştır.
Soru 37
Geleneksel ve güncel tarım çalışmaları arasındaki bağlantıları da kuracak şekilde kullanılan tasnif ölçütü ______ tarafından “çağdaş köylülüğün analiz kategorileri” başlığı ile geliştirilmiştir. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Lenin
B
Shanin
C
Sorokin
D
Kautsky
E
Chayanov
Açıklama:
Geleneksel ve güncel tarım çalışmaları arasındaki bağlantıları da kuracak şekilde kullanılan tasnif ölçütü Teodor Shanin tarafından “çağdaş köylülüğün analiz kategorileri” başlığı ile geliştirilmiştir. Shanin bu kategorileri şu iki soruya verilen yanıtlar temelinde oluşturmuştur. Bu sorulardan ilki, “köylülerin toplumsal gerçekliğin anlamlı ve ayırt edici bir olgusu” olarak görülüp görülmediğidir. İkincisi ise toplumsal gerçekliğin açıklanması bakımından köylülüğün anlamlı ve ayırt edici bir analitik kategori” olarak görülüp görülmediğidir. Bu iki ve birbiriyle bağlantılı soru çerçevesinde tarım literatüründeki pozisyonları üç grup altında tasnif etmek mümkün görünmektedir.
Soru 38
Köylülük çalışmalarının analitik kategorileri için Shanin’in önerdiği pozisyonlardan birincisi kimin köylülüğü ele alışıyla özdeşleştirilebilir?
Seçenekler
A
Sorokin
B
Kautsky
C
Lenin
D
Chayanov
E
Zimmerman
Açıklama:
Köylülük çalışmalarının analitik kategorileri için Shanin’in önerdiği pozisyonlardan ilki Lenin, ikincisi Kautsky, üçüncüsü de Chayanov’un köylülüğü ele alışıyla özdeşleştirilebilecek pozisyonlardır. Her üç pozisyon da köylülüğü kapitalist gelişme dinamikleri ile ilişkisi içinde kavramsallaştırmak, dolayısıyla da konuyu politik strateji bağlamında ele almak gibi bir ortak paydaya sahiptir.
Soru 39
“1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde tarım iktisatçısı olan __________, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur.” Bu isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sorokin
B
Kautsky
C
Lenin
D
Chayanov
E
Zimmerman
Açıklama:
Kautsky, Lenin ve Chayanov üçlüsü içinde akademik çalışmalar üzerinde uzun süreli etkide bulunan isim Chayanov’dur. 1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde tarım iktisatçısı olan Chayanov, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur. Bu yaklaşım için köylü/tarım, varlığı itibariyle farklıdır, eşsizdir, kendine özgüdür.
Soru 40
“Tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneleri tanımlamaktadır.” Verilen bilgiler Türkiye kırsalındaki köylü hane tiplemelerinden hangisinin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
B
Fazlalık nüfus
C
Geleneksel küçük köylülük
D
Geleneksel ve yeni küçük meta üreticileri
E
Köy ayaklı proleterler
Açıklama:
Köy ayaklı proleterler: Köy ayaklı proleterler adlandırması, tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneleri tanımlamaktadır. İhracat işlem bölgelerindeki ya da Türkiye’de yaygın bilinen adıyla organize sanayi bölgelerindeki işletmeler, işgücü ihtiyacını genellikle çevre köylerdeki genç nüfustan karşılarlar. İşte, köy ayaklı proleterler, kente göç etmek yerine, köyünde işçi olarak yaşamayı sürdürenleri ifade etmektedir.
Soru 41
Dünyada ilk kez hangi yıl köylerde yaşayanların sayısı kentlerde yaşayanların gerisine düşmüştür?
Seçenekler
A
2005
B
2006
C
2007
D
2008
E
2009
Açıklama:
Dünyada ilk kez 2007’de köylerde yaşayanların sayısı kentlerde ya- şayanların gerisine düşmüştür.
Soru 42
Dünya genelinde kır nüfus payı 2000 senesinde %53 iken 2016 senesinde kaç olmuştur?
Seçenekler
A
35
B
46
C
60
D
68
E
19
Açıklama:
| Kır Nüfus Oranları (%) | ||
| 2000 | 2016 | |
| Dünya Geneli | 53 | 46 |
| Düşük Gelirli Ülkeler | 74 | 68 |
| Orta Alt Gelirli Ülkeler | 67 | 60 |
| Orta Üst Gelirli Ülkeler | 50 | 35 |
| Üst Gelirli Ülkeler | 23 | 19 |
Soru 43
Uluslararası Kır Sosyolojisi Birliği hangi sene kurulmuştur?
Seçenekler
A
1957
B
1936
C
1917
D
1962
E
1983
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği 1962 yılında kurulmuştur.
Soru 44
Köylülük çalışmalarının analitik kategorileri için Shanin’in önerdiği pozisyonlardan ikincisi kimin köylülüğü ele alışıyla özdeşleştirilebilir?
Seçenekler
A
Kautsky
B
Lenin
C
Chayanov
D
Vogt
E
Newby
Açıklama:
Köylülük çalışmalarının analitik kategorileri için Shanin’in önerdiği pozisyonlardan ilki Lenin, ikincisi Kautsky, üçüncüsü de Chayanov’un köylülüğü ele alışıyla özdeşleştirilebilecek pozisyonlardır. Her üç pozisyon da köylülüğü kapitalist gelişme dinamikleri ile ilişkisi içinde kavramsallaştırmak, dolayısıyla da konuyu politik strateji bağlamında ele almak gibi bir ortak paydaya sahiptir.
Soru 45
Eric Wolf Köylüler adlı kitabını hangi tarihte çıkarmıştır?
Seçenekler
A
1962
B
1964
C
1966
D
1968
E
1970
Açıklama:
Geleneksel kır sosyolojisinin formalist/biçimci yaklaşım tarzının törpülenmesinde ve köylü sorunu adlandırmasıyla sınıflandırılan ve yukarıda üç başlık altında özetlenen akademi dışı analizlerle tanışılmasında Eric Wolf ’un 1966’da yayımlanan ünlü Köylüler adlı kitabının etkisi yadsınamaz. Wolf, bu kitaba “köylü kimdir” şeklindeki bir tanım sorusu ile başlar.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi ilkel sermaye birikimini oluşturan süreçlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Mülksüzleşme
C
Sermayeleşme
D
İşcileşme
E
Yoğunlaşma
Açıklama:
İlkel sermaye birikimini şu dört sürecin bileşkesi olarak değerlendirmek anlamlı olacaktır: Bunlardan ilk ikisi yoksullaşma ve mülksüzleşme iken diğer ikisi de üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi ve özel mülkiyet temelinde yoğunlaşmasıdır.
Soru 47
I. Ürün deseni ve üretim süreci
II. Üretimin ileri-geri bağlantıları
III. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri küçük tarım işletmesinin kuşatan ve/veya nüfuz eden sermaye ilişkilerine direnme ve yeniden uyum kapasitesi ile yakından ilgilidir?
II. Üretimin ileri-geri bağlantıları
III. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri küçük tarım işletmesinin kuşatan ve/veya nüfuz eden sermaye ilişkilerine direnme ve yeniden uyum kapasitesi ile yakından ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Küçük tarım işletmesinin kuşatan ve/veya nüfuz eden sermaye ilişkilerine direnme ve yeniden uyum kapasitesi şu başlıklarla yakından ilgilidir:
a. Ürün deseni ve üretim süreci
b. Üretimin ileri-geri bağlantıları
c. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
d. Üretim araçlarının mülkiyeti
e. Hane emeği ve emek kullanma biçimleri f. Geçimlik üretimin kompozisyonu ve çapı.
a. Ürün deseni ve üretim süreci
b. Üretimin ileri-geri bağlantıları
c. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
d. Üretim araçlarının mülkiyeti
e. Hane emeği ve emek kullanma biçimleri f. Geçimlik üretimin kompozisyonu ve çapı.
Soru 48
I. fazlalık nüfus
II. köy ayaklı proleterler
III. geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Türkiye kırsalında saptanan farklılaşmış köylü hane tiplemelerindendir?
II. köy ayaklı proleterler
III. geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Türkiye kırsalında saptanan farklılaşmış köylü hane tiplemelerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
a. Fazlalık nüfus
b. Köy ayaklı proleterler
c. Küçük Meta Üretimi: Geleneksel küçük köylülük
d. Küçük Meta Üretimi: Geleneksel ve yeni küçük meta üreticileri
e. Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
b. Köy ayaklı proleterler
c. Küçük Meta Üretimi: Geleneksel küçük köylülük
d. Küçük Meta Üretimi: Geleneksel ve yeni küçük meta üreticileri
e. Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
Soru 49
"Şirket egemenliğinde sermaye yoğun yatırımlarla ve yüksek verimlikle seyreden ve Güney Yarım Küre’deki köylüleri rekabet edemez hâle koyarak tasfiye eden sürece karşı Türkçe adıyla Köylü Yolu olan Via Campesina ......... yılında; Avrupa, Latin Amerika, Asya, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Afrika’dan çiftçi örgütleri tarafından kurulmuştur. Kendisini “küçük ve orta ölçekli üreticilerin, tarım işçilerinin, kırsal kadınların ve Asya, Afrika, Amerika ve Avrupa’dan yerli toplulukların köylü örgütlerini koordine eden uluslararası bir hareket” olarak tanımlamaktadır."
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1990
B
1993
C
1996
D
1999
E
2002
Açıklama:
Şirket egemenliğinde sermaye yoğun yatırımlarla ve yüksek verimlikle seyreden ve Güney Yarım Küre’deki köylüleri rekabet edemez hâle koyarak tasfiye eden sürece karşı Türkçe adıyla Köylü Yolu olan Via Campesina 1993 yılında; Avrupa, Latin Amerika, Asya, Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Afrika’dan çiftçi örgütleri tarafından kurulmuştur. Kendisini “küçük ve orta ölçekli üreticilerin, tarım işçilerinin, kırsal kadınların ve Asya, Afrika, Amerika ve Avrupa’dan yerli toplulukların köylü örgütlerini koordine eden uluslararası bir hareket” olarak tanımlamaktadır.
Soru 50
İkinci Gıda Rejimi 1947-1972 yıllarında hangi ülkenin hegemonyası altında hüküm sürmüştür?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Rusya
D
Almanya
E
Fransa
Açıklama:
İkinci Gıda Rejimi ABD’nin hegemonyası altında 1947-1972 yıllarında hüküm sürmüştür; Friedman’ın adlandırmasıyla Merkantilist- Endüstriyel Gıda Rejimi altın- da endüstriyel tarım küresel bir olgu halini almış, yüksek verimlilik artışları yaşanmıştır.
Soru 51
Dünyadaki köy nüfusu hangi tarihten itibaren kent nüfusunun gerisine düşmüştür?
Seçenekler
A
1914
B
1939
C
1952
D
1968
E
2007
Açıklama:
Dünyada ilk kez 2007’de köylerde yaşayanların sayısı kentlerde yaşayanların gerisine düşmüştür. Peki, ne kadar zamandan beridir? İlk kez, bu sorunun yanıtı için Neolitik döneme, 10 bin yıl öncesine uzanmak gerekecektir. Avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren insanların yerleşik hayata geçerek tarımsal üretim yapmaya başlamaları Neolitik Devrim adı da verilen bu büyük değişim ile mümkün olmuştur. Demek ki tarımsal faaliyetten, köyden ve köylülerden söz ederken en az 10 bin yıllık geçmişe sahip bir toplumsallıktan söz etmiş oluyoruz. Doğru cevap E'dir.
Soru 52
Güncel nüfus dağılımları incelendiğinde aşağıdaki bölgelerden hangisinde kır nüfus oranı en fazladır?
Seçenekler
A
Dünya Geneli
B
Düşük Gelirli Ülkeler
C
Orta Alt Gelirli Ülkeler
D
Orta Üst Gelirli Ülkeler
E
Üst Gelirli Ülkeler
Açıklama:

Doğru cevap B'dir.
Soru 53
- Köylülük; kendine özgü ayırt edici mantığa sahip bir olgu olmadığı gibi, toplumsal sınıflar gibi analitik bir kategori de değildir
- Köylülüğün kendine özgü ve direngen doğası
- Köylülük farklı üretim tarzlarına eklemlenme kapasitesi çerçevesinde sosyal olgu olarak önemsenmektedir
Seçenekler
A
III, II ve I
B
II ve I
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Toplumsal gerçekliğin açıklanması bakımından köylülüğün anlamlı ve ayırt edici bir analitik kategori” olarak görülüp görülmediğidir. Bu iki ve birbiriyle bağlantılı soru çerçevesinde tarım literatüründeki pozisyonları üç grup altında tasnif etmek mümkün görünmektedir;
- Birinci Pozisyon için köylülük; kendine özgü ayırt edici mantığa sahip bir olgu olmadığı gibi, toplumsal sınıflar gibi analitik bir kategori de değildir. Kapitalist gelişmenin itkisi ile sermaye ve emek gibi iki temel toplumsal sınıfın o ya da bu kutbu doğrultusunda farklılaşmakta olan ve ancak genelleşmiş meta üretimi içinde anlaşılabilecek bir olgudur.
- İkinci pozisyon ise kapitalizm öncesi bir toplumsal olgu olarak köylülüğün kendine özgü ve direngen doğasına dikkat çekmekle birlikte, analitik önceliği köylülükten ziyade onu sarmalayan kapitalist toplumsal ilişkilere vermek eğilimindedir. Bir bakıma sosyolojik ve antropolojik çalışmaların görgül (ampirik) inceleme nesnesi olarak köylülük önemsenirken, bu incelemelerin sonuçlarının toplumsal gerçekliğin kuramsal açıklamasına taşınmasına rezerv konmaktadır.
- Üçüncü pozisyon ise toprak sahipliği ve hane emeğinin özerk/esnek kullanımı çerçevesinde kendine özgü bir mantığa sahip olduğu ön-kabulüyle el aldığı köylülüğü, farklı üretim tarzlarına eklemlenme kapasitesi çerçevesinde hem sosyal olgu hem de analitik bir kategori olarak önemsemektedir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Eric Wolf’un 1966’da yayımlanan ünlü Köylüler adlı kitabındaki köylü tanımları ile bağdaşmaz?
Seçenekler
A
Köylü kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştirendir
B
Köylü iktisadi anlamda bir girişimci gibi davranmaz
C
Köylü tarım girişimcisi olarak adlandırılan çiftçilerdir
D
Köylü hane temelli çalışır
E
Köylünün tarımsal üretimi aynı zamanda bir kültür üretimidir
Açıklama:
Eric Wolf’un 1966’da yayımlanan ünlü Köylüler adlı kitabının etkisi yadsınamaz. Wolf, bu kitaba “köylü kimdir” şeklindeki bir tanım sorusu ile başlar. Formüle ettiği tanım betimleyicidir: Köylü kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştirendir. Bu durumda, kırda her ekip-biçen köylü müdür, şeklinde bir soru akla gelebilir ki Wolf tarım girişimcisi olarak adlandırdığı çiftçileri bu kapsamda değerlendirmez. Amerika’da yaygın olan tarım girişimcileri, üretim faktörlerini pazar için üretim yapmak maksadıyla bir araya getirirler. Köylü ise iktisadi anlamda bir girişimci gibi davranmaz; o hane temelli çalışır, iş temelli değil. Wolf’un antropolojik analizine göre köylünün tarımsal üretimi aynı zamanda bir kültür üretimidir. Bununla birlikte köylü salt kendi iç sistemi içinde varlığını sürdürmez; onu ilkel üreticilerden ayıran bir özellik de geniş toplumsal bağlamın bir parçası olarak varlık gösteriyor olmasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 55
Dünya çapında köylünün temel niteliklerinin hızla yok olmasına neden olan olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransız İhtilali
B
I. Dünya Savaşı
C
II. Dünya Savaşı
D
Sanayi Devrimi
E
Monarşik Yönetimlerin Yıkılışı
Açıklama:
köylülük, bağımlı ya da özerk bir kategori olarak ele alınsa da kapitalist toplumsal ilişkilerin fasılasız gelişimi içinde olgusal olarak reddedilemeyecek hakikat şudur ki, Sanayi Devrimi sonrasında köylülük; gerek nicel büyüklüğü, gerekse de iktisadi, siyasi ve sosyal önemi bakımından dünya çapında eriyen, yok olan bir toplumsal tabakadır. Bu noktada hatırda tutulması gereken hususlardan biri, köylü tarımının 10 bin yıllık tarihsel arka plana sahip bir yerleşik toplum uygarlığı olduğudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 56
- Sürekli artan çeşitlilikteki mal ve hizmetler
- Kâr amacıyla pazar için üretilenlerin metalar hâline gelmesi
- Emek-gücünün metalaşmış olması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II ve III
E
II ve III
Açıklama:
Kapitalizmin en özlü tanımı, onun genelleşmiş meta ekonomisi olmasıdır. Meta ekonomisinin genelleşmesi şu iki unsuru kapsar: İlki sürekli artan çeşitlilikteki mal ve hizmetlerin kâr amacıyla pazar için üretilen metalar hâline gelmesidir. İkincisi ve en önemlisi ise emeğin üretken kapasitesini teşkil eden emek-gücünün metalaşmış olmasıdır. Bir bakıma kapitalizm, emek gücü dâhil üretim girdilerinin ve nihai ürünün meta olarak varlığına dayanan yegane üretim biçimidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi ilkel sermaye birikiminin bileşkelerinin dışında kalır?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Zenginleşme
C
Mülksüzleşme
D
Sermayeleşme
E
Yoğunlaşma
Açıklama:
İlkel sermaye birikimini şu dört sürecin bileşkesi olarak değerlendirmek anlamlı olacaktır: Bunlardan ilk ikisi yoksullaşma ve mülksüzleşme iken diğer ikisi de üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi ve özel mülkiyet temelinde yoğunlaşmasıdır. Bu noktada bir hatırlatma yapmak anlamlı olacaktır: İlkel birikim mekanizmaları ile yoksullaşarak mülksüzleşenler sadece köylü sınıflar olmamıştır; kır’ın doğrudan üreticileri gibi kent ve kasabaların lonca üretimi içinde zanaatkâr olarak adlandırılan doğrudan üreticileri de müksüzleşerek işçileşmişlerdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 58
- Potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur
- Emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur
- ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır
Seçenekler
A
III, II ve I
B
II ve I
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
İlkel sermaye birikimi ile uluslararası işbölümü arasında doğrudan analitik bağ kuran ve Yeni Uluslararası İşbölümü Yaklaşımının kurucusu olarak bilinen Fröbel’in (1980) konuyla ilgili beş önemli ampirik bulgusu söz konusudur:
- İlk olarak, potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur. Tarımda sınai yatırımların ivme kazanmasıyla kırsal alanlardan kentlere yığınlar halinde göç eden Asya, Afrika ve Latin Amerika emekçilerinin yerleştiği varoşlar, ‘özgür’ ücretli işgücü depoları haline gelmiştir. Dünya yedek sanayi ordusunun sergilediği temel özelliklere gelince; öncelikle bu işgücünün maliyeti sanayileşmiş geleneksel kapitalist ülkelerdeki işgücüne kıyasla daha düşüktür; ikame edici mekanizmaların varlığı sayesinde, ücretler sadece “emeğin fiili istihdam dönemindeki acil günlük yeniden üretim maliyetini” kapsar
- İkinci olarak, bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur. Vardiyalı çalışma, gece ve Pazar mesaileri son derece yaygındır ve bu yolla sabit sermayenin ‘optimal’ kullanımı söz konusu olabilmektedir.
- Üçüncü olarak, bu ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
- Dördüncü olarak, işgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmekte; yoğun emek istihdamı ile istihdamda hızla indirime gidebilme olanakları bir arada var olabilmektedir.
- Son olarak, geniş yedek sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara son derece uygun bir işgücünün (örneğin genç kadın işgücü) ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
Soru 59
- Ürün deseni ve üretim süreci
- Üretimin ileri-geri bağlantıları
- Üretim araçlarının mülkiyeti
- Hane emeği ve emek kullanma biçimleri
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Küçük tarım işletmesinin kuşatan ve/veya nüfuz eden sermaye ilişkilerine direnme ve yeniden uyum kapasitesi şu başlıklarla yakından ilgilidir:
- Ürün deseni ve üretim süreci
- Üretimin ileri-geri bağlantıları
- Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
- Üretim araçlarının mülkiyeti
- Hane emeği ve emek kullanma biçimleri
- Geçimlik üretimin kompozisyonu ve çapı, Doğru cevap E'dir.
Soru 60
"Tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneler" tanımı aşağıdaki hangi köylü hane türünü tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Fazlalık nüfus
B
Küçük Meta Üretimi
C
Köy ayaklı proleterler
D
Küçük Meta Üretimi
E
Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler
Açıklama:
- Fazlalık nüfus
- Köy ayaklı proleterler: Köy ayaklı proleterler adlandırması, tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneleri tanımlamaktadır. İhracat işlem bölgelerindeki ya da Türkiye’de yaygın bilinen adıyla organize sanayi bölgelerindeki işletmeler, işgücü ihtiyacını genellikle çevre köylerdeki genç nüfustan karşılarlar. İşte, köy ayaklı proleterler, kente göç etmek yerine, köyünde işçi olarak yaşamayı sürdürenleri ifade etmektedir.
- Küçük Meta Üretimi: Geleneksel küçük köylülük
- Küçük Meta Üretimi: Geleneksel ve yeni küçük meta üreticileri
- Geleneksel ve yeni kapitalist çiftçiler,
Soru 61
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde, Kır-Kent ilişkisinde gözlemlenen ikilikli/düalist ilişki vardır?
Seçenekler
A
Modern-Feodal,
B
Kabile-Komün,
C
Avangart-Taşralı,
D
Endüstriyel-Manüfaktür,
E
Ev-İşyeri,
Açıklama:
Bilimsel ilkelerin uygulama nesnesi olmaları itibarıyla aralarında süreklilik olduğu varsayılan kır ve kent ilişkisi, ikilikli/düalist bir ilişkidir; buna göre kır, kentte olmayandır; aynı şekilde kent de kırda olmayanlara göndermede bulunur. Örneğin ev ve işyeri kırda mekânsal ayrıma uğramamışken, kent, mekânsal olarak iş yerinin evden ayrılması ile tanımlanır. Kır ve kent arasındaki ilişkinin düalist kavranışı, kır ve kenti birbirinden bağımsız olarak var olan toplumsallıklar şeklinde görür; dolayısıyla bu yaklaşımdaki ilişki kavrayışı, içsel değil, biçimsel ve işlevsel bir özelliğe sahiptir.
Soru 62
Çağdaş köylülük analiz kategorilerini kim geliştirdi?
Seçenekler
A
Kautsky,
B
Chayanov,
C
Ecevit,
D
Shanin,
E
Lenin
Açıklama:
Geleneksel ve güncel tarım çalışmaları arasındaki bağlantıları da kuracak şekilde kullanılan tasnif ölçütü Teodor Shanin tarafından “çağdaş köylülüğün analiz kategorileri” başlığı ile geliştirilmiştir. Shanin bu kategorileri şu iki soruya verilen yanıtlar temelinde oluşturmuştur. Bu sorulardan ilki, “köylülerin toplumsal gerçekliğin anlamlı ve ayırt edici bir olgusu” olarak görülüp görülmediğidir. İkincisi ise toplumsal gerçekliğin açıklanması bakımından köylülüğün anlamlı ve ayırt edici bir analitik kategori” olarak görülüp görülmediğidir. Bu iki ve birbiriyle bağlantılı soru çerçevesinde tarım literatüründeki pozisyonları üç grup altında tasnif etmek mümkün görünmektedir.
- Birinci Pozisyon için köylülük; kendine özgü ayırt edici mantığa sahip bir olgu olmadığı gibi, toplumsal sınıflar gibi analitik bir kategori de değildir. Kapitalist gelişmenin itkisi ile sermaye ve emek gibi iki temel toplumsal sınıfın o ya da bu kutbu doğrultusunda farklılaşmakta olan ve ancak genelleşmiş meta üretimi içinde anlaşılabilecek bir olgudur.
- İkinci pozisyon ise kapitalizm öncesi bir toplumsal olgu olarak köylülüğün kendine özgü ve direngen doğasına dikkat çekmekle birlikte, analitik önceliği köylülükten ziyade onu sarmalayan kapitalist toplumsal ilişkilere vermek eğilimindedir. Bir bakıma sosyolojik ve antropolojik çalışmaların görgül (ampirik) inceleme nesnesi olarak köylülük önemsenirken, bu incelemelerin sonuçlarının toplumsal gerçekliğin kuramsal açıklamasına taşınmasına rezerv konmaktadır.
- Üçüncü pozisyon ise toprak sahipliği ve hane emeğinin özerk/esnek kullanımı çerçevesinde kendine özgü bir mantığa sahip olduğu önkabulüyle el aldığı köylülüğü, farklı üretim tarzlarına eklemlenme kapasitesi çerçevesinde hem sosyal olgu hem de analitik bir kategori olarak önemsemektedir.
Soru 63
Köylüyü, ''kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştiren'' olarak tanımlayan kimdir?
Seçenekler
A
Ecevit,
B
Shanin,
C
Wolf,
D
Chayanov,
E
Kautsky,
Açıklama:
Eric Wolf’un 1966’da yayımlanan ''Köylüler'' kitabına, “köylü kimdir” şeklindeki bir tanım sorusu ile başlar. Formüle ettiği tanım betimleyicidir: Köylü kırlarda ekip-biçen, ürün yetiştirendir. Bu durumda, kırda her ekip-biçen köylü müdür, şeklinde bir soru akla gelebilir ki Wolf tarım girişimcisi olarak adlandırdığı çiftçileri bu kapsamda değerlendirmez. Amerika’da yaygın olan tarım girişimcileri, üretim faktörlerini pazar için üretim yapmak maksadıyla bir araya getirirler. Köylü ise iktisadi anlamda bir girişimci gibi davranmaz; o hane temelli çalışır, iş temelli değil. Wolf’un antropolojik analizine göre köylünün tarımsal üretimi aynı zamanda bir kültür üretimidir. Bununla birlikte köylü salt kendi iç sistemi içinde varlığını sürdürmez; onu ilkel üreticilerden ayıran bir özellik de geniş toplumsal bağlamın bir parçası olarak varlık gösteriyor olmasıdır. Köylünün geniş çevre ile ilişkisi hem iktisadi hem de güç ilişkileri bakımından kendi aleyhine asimetrik bir ilişkidir. Tam da bu asimetri nedeniyledir ki köylü, varlığını kendi toprağı üzerinde kendi hane emeğini seferber ederek sürdürür. Wolf’a göre köylünün ikilemi, kendi öz talepleri ile dışarıdan talep edilenler arasında nasıl denge kuracağı ile ilgilidir. Dışarısı köylüyü emeğin ve malların kaynağından ibaret görür. Oysa köylü bir iktisadi birimden fazlasıdır; onun üretimi bir “hane üretimidir”; hane üretiminde harcanan emek, kar-maliyet muhasebesine girmez, Aynı şekilde köylü için arazi, ev gibi varlıklar üretim faktörü değildir; sembolik değerlerle yüklü varlıklardır. Wolf’un analizinde önemli olan köylü ile dış dünya arasında çelişkili bir ilişkinin olduğu; köylünün ise ya üretimi arttırarak ya da tüketimi kısarak bu çelişkiyi dengede tutmaya çalıştığı şeklindeki vurgusudur.
Soru 64
Tarımda kapitalizmin gelişmesi için ilkel birikimin sonucu nedir?
Seçenekler
A
Sınıfsal kutuplaşma başlamamıştır,
B
İşçiler özgür ve bağımsızdır,
C
Kır'ı çekmesi- Kent'in itmesi gelişmiştir,
D
Toprak metaya dönüşmüştür,
E
Göç olgusu yoktur,
Açıklama:
Tarımda kapitalizmin gelişmesi bakımından ilkel birikim mekanizmaları, şu üç sonucun ortaya çıkmasını sağlamıştır: İlk olarak toprak varlığı sermayeleşmiş ve kapitalist toprak mülkiyetgelişmeye başlamıştır. Bu son derece önemli bir gelişmedir; zira kapitalist mülkiyette toprak artık metaya dönüşmüştür; toprak sahipliği, özel mülkiyet hakkı gereği, toprak varlığını satmaya, satın almaya ve kiralamaya açık hâle gelmiştir. İkinci olarak tarımda kapitalist çiftçiler ve topraksız emekçiler şeklinde sınıfsal bir kutuplaşma uç vermiştir; toprakların metalaşması ve kapitalist kiracı çiftçiler eliyle işlenmesi neticesinde, köylü topluluklarının hayvanlarını otlattığı meralar, yakacak topladığı ormanlık alanlar, balık tuttuğu dereler ortak kullanım alanları olmaktan çıkmaya başlamıştır. İngiltere sosyal tarihinde iki asırlık bir arka planla 18. yüzyılda tamamlanan bu süreç, çitleme hareketi adıyla anılır. Toprakta kapitalist özel mülkiyet ilişkileri yerleştikçe, geleneksel kır nüfusu kapitalist çiftçi ve topraksız köylü şeklinde farklılaşmaya başlamış ve nihayet Sosyoloji disiplininin köyden şehirlere göç olgusu olarak da incelediği işçileşme adı verilen süreç ivme kazanmıştır. Bu süreç işçilerin; feodal bağlardan kurtuldukları için özgür, fakat yaşamlarını ancak emek güçlerini ücret karşılığı satarak sürdürebildikleri için de bağımlı olan erkek ve kadınların tarih sahnesine çıkış sürecidir de. Geleneksel göç kuramlarında kır’ın itme - kent’in çekme etkisiyle açıklanan göç olgusunda, itenin de çekenin de ka- pitalist sermaye birikim dinamikleri olduğu açıktır. Nüfus hareketleri ile birlikte düşünüldüğünde tarımda kapitalizmin gelişmesi, maden ve imalat sanayi gibi hızla gelişen ve yüksek miktarda işçi istihdamı talep eden alanlar için, işgücü arzının ana kaynaklarından biri olmuştur.
Soru 65
İlkel sermaye birikimi sürecinin bileşkesi hangisidir?
Seçenekler
A
Üretim ve geçim araçları sermayeleşmiştir,
B
Köylü sınıfı zenginleşmiştir,
C
Zanaatkar sınıfı zenginleşmiştir,
D
Köylü sınıfı mülksüzleşmemiştir,
E
Zanaatkar sınıfı mülksüzleşmemiştir,
Açıklama:
ilkel sermaye birikimini şu dört sürecin bileşkesi olarak değerlendirmek anlamlı olacaktır: Bunlardan ilk ikisi yoksullaşma ve mülksüzleşme iken diğer ikisi de üretim ve geçim araçlarının sermayeleşmesi ve özel mülkiyet temelinde yoğunlaşmasıdır. Bu noktada bir hatırlatma yapmak anlamlı olacaktır: İlkel birikim mekanizmaları ile yoksullaşarak mülksüzleşenler sadece köylü sınıflar olmamıştır; kır’ın doğrudan üreticileri gibi kent ve kasabaların lonca üretimi içinde zanaatkâr olarak adlandırılan doğrudan üreticileri de müksüzleşerek işçileşmişlerdir. Dolayısıyla ilkel sermaye birikimini, kır ve kentin doğrudan üreticilerinin işçilere, onlara ait emek araçlarının da sermayeye dönüştürülme süreci olarak tanımlamak, tamamlayıcı olacaktır.
Soru 66
Üçüncü Dünya ülkelerinde işçileşme süreç ve kalıpları nasıl gelişmiştir?
Seçenekler
A
Batı'dan farklı değildir,
B
Batı'daki gibi homojendir,
C
Batı'dan farklı, homojen değildir,
D
Amerika'dan farklı değildir,
E
Amerika'daki gibi homojendir,
Açıklama:
19. yüzyıldan itibaren dünya kapitalist sistemine içerilerek sömürge ve yarı-sömürge konuma düşen Üçüncü Dünya ülkelerindeki işçileşme süreç ve kalıpları, Batı’dan farklı olduğu gibi, kendi içinde de homojen olmamıştır. Üçüncü dünya ülkelerine kapitalizmin (emperyalizm) girişi ile geleneksel üretim yapıları hızla çözülürken, fazla (artık) nüfusu emebilecek düzeyde kapitalist sanayileşmenin olmayışı genel ifadesini ‘kent yoksulları’ kavramında bulan ‘işçileşememiş mülksüzler’ şeklindeki yeni toplumsal grupları ortaya çıkarmış; bu gruplar marjinal sektör ya da enformal sektör olarak nitelenen sektörün toplumsal temelini oluşturmuştur.
Soru 67
Fröbel '' Yeni Uluslararası İşbölümü '' kuramında hangi ampirik bulguları saptamıştır?
Seçenekler
A
Yedek sanayi ordusu oluşmuştur,
B
Ücretler daha yüksektir,
C
Çalışma saatleri kısalmıştır,
D
Optimal sermayenin minimal kullanılması,
E
Gece ve pazar mesaileri yoktur,
Açıklama:
İlkel sermaye birikimi ile uluslararası işbölümü arasında doğrudan analitik bağ kuran ve Yeni Uluslararası İşbölümü Yaklaşımının kurucusu olarak bilinen Fröbel’in konuyla ilgili beş önemli ampirik bulgusu söz konusudur:
- İlk olarak, potansiyel işgücü rezervi dünya ölçeğinde gelişmiş ve dünya çapında bir yedek sanayi ordusu oluşmuştur. Tarımda sınai yatırımların ivme kazanmasıyla kırsal alanlardan kentlere yığınlar halinde göç eden Asya, Afrika ve Latin Amerika emekçilerinin yerleştiği varoşlar, ‘özgür’ ücretli işgücü depoları haline gelmiştir. Dünya yedek sanayi ordusunun sergilediği temel özelliklere gelince; öncelikle bu işgücünün maliyeti sanayileşmiş geleneksel kapitalist ülkelerdeki işgücüne kıyasla daha düşüktür; ikame edici mekanizmaların varlığı sayesinde, ücretler sadece “emeğin fiili istihdam dönemindeki acil günlük yeniden üretim maliyetini” kapsar.
- İkinci olarak, bu emek rezervine sahip olan “düşük ücretli ülkelerde” çalışma süreleri, geleneksel sanayileşmiş ülkelere kıyasla kural olarak daha uzundur. Vardiyalı çalışma, gece ve Pazar mesaileri son derece yaygındır ve bu yolla sabit sermayenin ‘optimal’ kullanımı söz konusu olabilmektedir.
- Üçüncü olarak, bu ülkelerdeki emek verimliliği, mukayese edilebilir süreçler açısından genelde gelişmiş ülke düzeyine benzer orandadır.
- Dördüncü olarak, işgücünün giriş-çıkışları firma tercihlerine bağlı olarak gerçekleşebilmekte; yoğun emek istihdamı ile istihdamda hızla indirime gidebilme olanakları bir arada var olabilmektedir.
- Son olarak, geniş yedek sanayi ordusunun varlığı, spesifik amaçlara son derece uygun bir işgücünün (örneğin genç kadın işgücü) ‘optimal’ seçimini mümkün kılabilmektedir.
Soru 68
Fröbel ve arkadaşları emek sürecinde nasıl bir değişiklik saptamıştır?
Seçenekler
A
Emek eğitimi önemlidir,
B
Emek maliyetleri düşürülmüştür,
C
Emekte uzmanlaşma artmıştır,
D
İş süreçleri karmaşıktır,
E
Emekte uzman eğitimi artmıştır,
Açıklama:
Fröbel ve arkadaşlarının vurguladığı bir diğer değişim emek sürecinde meydana gelmiştir. Buna göre, üretimin teknolojik tabanında ve örgütlenmesinde meydana gelen gelişmeler son derece karmaşık iş süreçlerini basit birimlere dönüştürmüş ve böylece vasıfsız işgücünün istihdam edilebilmesi kısa bir zaman diliminde alacağı basit bir eğitimle mümkün hale gelmiştir. Bu yolla, yüksek ücret alan vasıflı işgücü, yerini, düşük ücret alan vasıfsız ya da yarı-vasıflı işgücüne bırakmıştır. Buna göre vasıflı emeğin maksimum düzeyde yerinden edilerek emek maliyetlerinin düşürülmesi prensibi, dünya çapında işlerliktedir.
Soru 69
Küçük köylülüğün dönüşümünü '' büyük balıkların küçük balıkları yemesi'' metaforuna benzeten kimlerdir?
Seçenekler
A
Pakulski-Waters,
B
Lyotard-Baudrillard,
C
Beck-Crook,
D
Gibbon-Neocosmos,
E
Marx-Engels,
Açıklama:
Gibbon ve Neocosmos için küçük köylülüğün iç farklılaşma, çözülme ve tasfiye yönündeki dönüşümü, “büyük balıkların küçük balıkları yemesi” metaforunda olduğu gibi tümüyle kapitalistler arası ilişkilerin, sermayenin merkezileşme ve yoğunlaşma eğilimi doğrultusundaki sonucundan ibarettir. Bu görüşe göre küçük meta üreticileri, kapitalizm öncesi tarım toplumlarının değişen şartlara uyum sağlayarak bugünlere kadar gelebilmiş temsilcileri değildir; küçük meta üreticisi tümüyle kapitalizmle birlikte tarımsal alanda gelişen bir işletme biçimidir. Bu analizin kritik önermelerinden biri de şöyledir: Küçük köylülük sınıf ilişkileri içinde sömürülen bir kategori olarak değil, kendi kendini (hane emeğini) sömüren bir kategori olarak yerini alır.
Soru 70
FAO'un 2003 tarihli raporunda '' Ulusötesi Şirketlerin Rolü'' başlığında ne öne çıkmıştır?
Seçenekler
A
Piyasa temelli işlemler, gıdaya herkesin ulaşmasını sağlamıştır,
B
Ürün depolamanın maliyeti düşüktür,
C
Tarımda talebin doğası esnektir,
D
Tarımda arz çok esnektir,
E
Köylülerin ekonomik ve politik zayıflığı,
Açıklama:
FAO’un 2003 tarihli raporunda “Ulusötesi Şirketlerin Rolü” başlığını taşıyan 9. bölüme bakılabilir.
Sözü edilen değerlendirmede şu noktaların altı çizilmektedir:
Sözü edilen değerlendirmede şu noktaların altı çizilmektedir:
- Tarımda talebin esnek olmayan doğası: Gıda temel bir insan hakkıdır; sadece piyasada satın alma gücü olanlar için değil herkes için erişilebilir olmalıdır. Piyasa temelli işlemler, bu hakkın gerçekleşmesinde tam olarak sağlayamamaktadır.
- Tarımda arzın nispeten esnek olmayan doğası: Doğa koşulları ya da savaş gibi nedenlerle üretim eksiklikleri meydana geldiğinde, ürün depolama ve lojistik hizmeti son derece önem kazanacaktır. Ancak, depolama ve stok bakımının yüksek maliyeti oluşu, özel sektörün bu hizmete olan ilgisini sınırlamaktadır. Kamu sektörü, kendi tahıl ambarlarını kurmak/korumak zorundadır.
- Köylülerin politik ve ekonomik zayıflığı: Çiftçiler gıda sisteminde fiyat alıcısıdırlar. Tarım sektöründeki hükümet müdahalelerinin çoğu, çiftçilerin ürün kompozisyonunun fiyat sinyallerine cevap verecek şekilde değiştireceklerini varsaymaktadır. Aslında, yanıt asimetriktir; zira ürün fiyatları yüksek olduğunda ekim ve altyapı yatırımları artar ancak, artan girdi maliyetleri ürün fiyatları düştüğünde bile yüksek kalır. Şirketlerin üretimin ileri-geri bağlantılarına egemen olduğu bir dünyada köylüler ne tarım girdileri ne de nihai ürün fiyatlamaları üzerinde etki sahibidir.
- Tarım sisteminin yatay ve dikey entegrasyonu: Her geçen yıl tarım-gıda zincirinin her bir parçasına daha az sayıda ulusötesi şirket hâkimiyet tesis etmektedir. Aynı şekilde ticarete yönelik düzenlemeler söz konusu edildiğinde başat aktörün ulusötesi şirketler olduğu da hatırda tutulmalıdır.
Soru 71
- Azgelişmişlik
- Çokgelişmişlik
- Köylü sorunu
- Yeni sömürgecilik
Seçenekler
A
I ve II
B
I,II ve III
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Yeni sömürgecilik, azgelişmişlik ve köylü sorunu, kır sosyolojisinin 1970’ler ve izleyen onlu yıllar boyunca başlıca temaları oldu. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 72
Aşağıdaki çağların hangisinde insanlar yerleşik hayata geçip tarımsal üretim yapmaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
Ortaçağ
B
Paleolitik çağ
C
Neolitik çağ
D
Mezolitik çağ
E
Yeniçağ
Açıklama:
Avcılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdüren insanların yerleşik hayata geçerek tarımsal üretim yapmaya başlamaları Neolitik Devrim
adı da verilen bu büyük değişim ile mümkün olmuştur.
adı da verilen bu büyük değişim ile mümkün olmuştur.
Soru 73
Aşağıdaki yılların hangisinde Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği kurulmuştur?
Seçenekler
A
1962
B
1957
C
1936
D
1940
E
1945
Açıklama:
Uluslararası sosyoloji topluluğunun en örgütlü ve üretken kesimini oluşturan Uluslararası Kır Sosyoloji Birliği 1962 yılında kurulmuştur. Bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi "köylücü" adı verilen yaklaşımın kurucusudur?
Seçenekler
A
Kautsky
B
Chayanov
C
Lenin
D
Shanin
E
Simmel
Açıklama:
1917’de Bolşevik Devrim ile kurulan ve 1990 yılında dağılan Sovyetler Birliği’nde tarım iktisatçısı olan Chayanov, “köylücü” diye adlandırılan bir yaklaşımın kurucu ismi olmuştur. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 75
Köylüler adlı eser aşağıdaki isimlerden kime aittir?
Seçenekler
A
Zülküf Aydın
B
Vía Campesina
C
Van der Ploeg
D
Teodor Shanin
E
Eric Wolf
Açıklama:
Köylüler adlı kitap 1966'da Eric Wolf tarafından yayınlanmıştır. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi ilkel sermaye birikimini oluşturan bileşkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Zenginleşme
C
Mülksüzleşme
D
Sermayeleşme
E
Yoğunlaşma
Açıklama:
İlkel sermaye birikimi sürecinin bileşkesi: yoksullaşma, mülksüzleşme, sermayeleşme ve yoğunlaşmadır.
Soru 77
- Kapitalist toprak mülkiyeti
- Kapitalist çiftçiler
- Topraksız emekçiler
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız, I
C
II ve III
D
Yalnız, II
E
II ve III
Açıklama:
Kapitalist toprak mülkiyeti ile toprak artık metaya dönüşmüştür; toprak sahipliği, özel mülkiyet hakkı
gereği, toprak varlığını satmaya, satın almaya ve kiralamaya açık hâle gelmiştir.
gereği, toprak varlığını satmaya, satın almaya ve kiralamaya açık hâle gelmiştir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi insanlığın son yıllarda yaşadığı en kapsamlı sosyal değişim sürecidir?
Seçenekler
A
Yoksullaşma
B
Mülksüzleşme
C
İşçileşme
D
Sermayeleşme
E
Yoğunlaşma
Açıklama:
İşçileşme, insanlığın son üç yüz yıldır yaşadığı en kapsamlı sosyal değişim süreçlerinin başında
gelir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
gelir. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi küçük köylünün direnme dinamiklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ürün deseni
B
Üretim araçlarının mülkiyeti
C
Hane emeği
D
Ürünün niteliği
E
Toprağın büyüklüğü
Açıklama:
Küçük tarım işletmesinin kuşatan ve/veya nüfuz eden sermaye ilişkilerine direnme ve yeniden uyum kapasitesi şu başlıklarla yakından ilgilidir:
a. Ürün deseni ve üretim süreci
b. Üretimin ileri-geri bağlantıları
c. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
d. Üretim araçlarının mülkiyeti
e. Hane emeği ve emek kullanma biçimleri
f. Geçimlik üretimin kompozisyonu ve çapı.
a. Ürün deseni ve üretim süreci
b. Üretimin ileri-geri bağlantıları
c. Toprağın büyüklüğü, niteliği ve kullanılma biçimleri
d. Üretim araçlarının mülkiyeti
e. Hane emeği ve emek kullanma biçimleri
f. Geçimlik üretimin kompozisyonu ve çapı.
Soru 80
Aşağıdaki hane tiplemelerinden hangisi yaşamlarını tarım dışı işlerde istihdam ederek sürdüren hane tipidir?
Seçenekler
A
Fazlalık nüfus
B
Küçük Meta Üretimi
C
Köy ayaklı proleterler
D
Geleneksel küçük köylülük
E
Yeni küçük meta üreticiler
Açıklama:
Köy ayaklı proleterler adlandırması, tarım geliri olmayan ve yaşamlarını hane dışı işlerde, çoğunlukla da tarım dışı işlerde ücretli istihdam edilerek sürdüren haneleri tanımlamaktadır. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Ünite 4
Soru 1
Sosyal olanın örgütleyici ilkesi aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Piyasa ilkesi
B
İhtiyaç ilkesi
C
Kamu ilkesi
D
Eşitlik ilkesi
E
Eşitsizlik ilkesi
Açıklama:
Sosyal olanın örgütleyici ilkesi İhtiyaç ilkesidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Eğitim, sağlık, konut/barınma
C
Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması
D
Mesleki eğitim programları
E
Spor politikalarının yaygınlaşması
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar arasında spor politikalarının yaygınlaşması yoktur.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Fransa’da, Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi” nin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunur.
B
Gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorgular.
C
Kolektif mülkiyet fikrini benimsemez.
D
Eşitliğin ekonomik ve sosyal bir içerik kazanıp gerçek bir eşitlik olarak yaşama geçmesi
mücadelesinden söz eder.
mücadelesinden söz eder.
E
Kendisinden sonra ortaya çıkan sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkiler.
Açıklama:
Fransa’da, Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda sosyal politikanın amaçlarından biridir?
Seçenekler
A
Toplumun ve toplumsal yaşamın bütününe, toplumsal bütünleşme amacıyla yönelme
B
Doğrudan çalışma ilişkilerini düzenlemesi
C
Toplu hakların devletçe sağlanması ve ihlal edilmemesi
D
İşçi sınıfına yönelmesi
E
Toplumsal sınıflar arasındaki çelişki ve uzlaşmazlıkları azaltmak
Açıklama:
Geniş anlamda sosyal politika, doğrudan bir sınıfa değil, toplumun ve toplumsal yaşamın bütününe, toplumsal bütünleşme amacıyla yönelir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politika öncesi dönemin refah anlayışının ana çizgileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Refahın ana kaynağı olarak piyasanın kabul edilmesi
B
Bireyin kendi kendine yetmemesi
C
Aile ve topluluklar arasındaki dayanışma
D
Dinsel ve geleneksel bir gönüllülük
E
Hayırseverlik
Açıklama:
Bireylerin kendi kendine yetmesi çağdaş sosyal politika öncesi dönemin refah anlayışının ana çizgilerinden biridir.
Soru 6
I. Mutlak ve nispi emredici hukuk kurallarıyla çalışma ilişkilerinin düzenlenmesi
II. Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması
III. Sosyal sigortaların oluşumu
Yukarıdaki maddelerden hangisi veya hangileri Çağdaş sosyal politikanın döneminde görülen temel gelişmelerdendir?
II. Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması
III. Sosyal sigortaların oluşumu
Yukarıdaki maddelerden hangisi veya hangileri Çağdaş sosyal politikanın döneminde görülen temel gelişmelerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I , II ve III
Açıklama:
Mutlak ve nispi emredici hukuk kurallarıyla çalışma ilişkilerinin düzenlenmesi, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve sosyal sigortaların oluşumu bu dönemde görülen temel gelişmeler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi sosyal haklardan biridir?
Seçenekler
A
Hukuki eşitliğe dayanır.
B
Bireyci özgürlük anlayışının bir uzantısıdır.
C
Bütün insanların hak ve özgürlükleri esas alır.
D
Hukuki eşitlikten sosyal eşitliğe doğru bir yönelimi yansıtır.
E
Bireyi devlet karşısında korur.
Açıklama:
Sosyal hakları klasik haklardan ayıran ölçüt, sosyal hakların hukuki eşitlikten sosyal eşitliğe
doğru bir yönelimi yansıtmasıdır
doğru bir yönelimi yansıtmasıdır
Soru 8
''Statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha önemlidir.'' görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Weber
C
Habermas
D
Conte
E
Baudrillard
Açıklama:
Marshall'a göre statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha önemlidir.
Soru 9
İhtiyaçların temel alındığı ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Piyasa ilkesi
B
Rejim ilkesi
C
Refah ilkesi
D
Sağlık ilkesi
E
Eğitim ilkesi
Açıklama:
İhtiyacın temel alındığı refah ilkesinde ihtiyaç sahipleri iş gücü piyasasına
katılımları ve nakit varlıklarından bağımsız olarak kavranır.
katılımları ve nakit varlıklarından bağımsız olarak kavranır.
Soru 10
Sosyal politika uygulamalarının ve bir bütün olarak sosyal devletin, kamunun iş gücü piyasasına müdahalesi aracılığıyla aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmemiştir?
Seçenekler
A
Ücretlilik ilişkisi yaygınlaşabilmiştir.
B
İş gücü dışındaki nüfus grupları çalışma yaşamına çekilebilmiştir.
C
Refah, yurttaşlık temelinde ve ihtiyaçlar doğrultusunda toplumsallaşabilmiştir.
D
Ekonomik ve sosyal risklerin tazmini ve ortadan kaldırılması sağlanamamıştır.
E
Temel ihtiyaçlar kamusal olarak sunulmuştur.
Açıklama:
Ekonomik ve sosyal risklerin tazmini ve ortadan kaldırılmasına dönük gelişmeler sağlanmıştır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan refah devleti ile ilişkili bir kavramdır?
Seçenekler
A
Ekonomi
B
Tarih
C
Kültür
D
Sosyal
E
Din
Açıklama:
Sosyal politikaların ve devletin sosyal boyutunun bir devlet biçimi olarak örgütlenmesinde, ağırlıklı olarak refah devleti ve sosyal devlet kavramları kullanılır. Refah devleti, devletin sosyal boyutunun ağırlıklı olarak 20. yüzyılda, bu yüzyıl içinde de 1940’lı ve 1950’li yıllardan sonra belirli bir coğrafyada belirginlik kazanan bir gelişme çizgisini anlatmak için kullanılır. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 12
Aşağıdaki gelişmelerin hangisiyle birlikte "eşitlik" devletin temel bir ilkesi olmuştur?
Seçenekler
A
Kavimler göçü
B
Fransız devrimi
C
Endüstri devrimi
D
Endüstrisi sonrası devrimi
E
İstanbul'un Fethi
Açıklama:
1789 Fransız Devrimi ile birlikte eşitlik, toplum ve devletin temel, meşru ve seküler bir ilkesi olmuştur. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 13
I. Üretim noktasında ve işgücü piyasasında emeğin sermaye karşısındaki göreli konumu düzenlenir.
II. İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır.
III. Emek gücünün yeniden üretimi ve kamusal refahın toplumsallaştırılmasında metadışı alanlar yaratılmaktadır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sosyal politikaların müdahale ettiği ve sınırlandırdığı ilişkilerden birisidir?
II. İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır.
III. Emek gücünün yeniden üretimi ve kamusal refahın toplumsallaştırılmasında metadışı alanlar yaratılmaktadır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri sosyal politikaların müdahale ettiği ve sınırlandırdığı ilişkilerden birisidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Sosyal politikanın müdahale ettiği ve sınırlandırdığı ilişkileri üç başlık altında ele almak mümkündür. Sosyal politikalarla,
• Üretim noktasında ve işgücü piyasasında emeğin sermaye karşısındaki göreli konumu düzenlenir;
• İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır. Böylece emek gücünün satılamadığı, satılsa bile alıcı bulamadığı, satılamayacak durumda olduğu ya da gereksiz hale getirildiği koşullarda geçimin ve ihtiyaçların nasıl karşılanacağı, refahın nasıl sağlanacağı yönündeki belirsizlik giderilir.
• Emek gücünün yeniden üretimi ve kamusal refahın toplumsallaştırılmasında metadışı alanlar yaratılmaktadır.
• Üretim noktasında ve işgücü piyasasında emeğin sermaye karşısındaki göreli konumu düzenlenir;
• İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır. Böylece emek gücünün satılamadığı, satılsa bile alıcı bulamadığı, satılamayacak durumda olduğu ya da gereksiz hale getirildiği koşullarda geçimin ve ihtiyaçların nasıl karşılanacağı, refahın nasıl sağlanacağı yönündeki belirsizlik giderilir.
• Emek gücünün yeniden üretimi ve kamusal refahın toplumsallaştırılmasında metadışı alanlar yaratılmaktadır.
Soru 14
Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş olan politika türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ekonomik politika
B
Dar anlamda sosyal politika
C
Geniş anlamada sosyal politika
D
Çağdaş sosyal politika
E
Toplumsal politika
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politika, Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş ve oluşmuştur.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Uzun ve kısa vadeli sigorta dalları
C
Eğitim, sağlık, konut
D
Kişiye özel hizmetlerin yaygınlaşması
E
Mesleki eğitim programları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda sosyal politika ve sosyal devletin temel özelliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yoksulluk sorunu
B
Metadışı kamusal bir etkinlik olması
C
Bağımlı nüfusun özgürlüğünü alması
D
İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri
E
Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması
Açıklama:
Özellikle geniş anlamda sosyal politika ve sosyal devletin varlık kazanması sıraladığımız şu olgular etrafında anlaşılabilir:
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi (Topak, 2005, s.112-114),
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması (Topak, 2012, s.102).
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi (Topak, 2005, s.112-114),
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması (Topak, 2012, s.102).
Soru 17
Sosyal hakları soyut ve hukuki bir eşitlik anlayışının ürünü olan klasik haklardan ayıran ölçüt nedir?
Seçenekler
A
Sosyal hakların hukuki eşitlikten sosyal eşitliğe doğru bir yönelimi yansıtması
B
Sosyal hakların sosyal eşitlikten hukuki üstünlüğe doğru bir yöneliminin olması
C
Sosyal hakların sosyal eşitlikten hukuki eşitliğe doğru bir yöneliminin olması
D
Sosyal hakların hukuki eşitlikten sosyal üstünlüğe doğru bir yöneliminin olması
E
Sosyal hakların hiçbir ayrım yapmadan bütün insanların hak ve özgürlüklerine yöneliminin olması
Açıklama:
Sosyal hakları soyut ve hukuki bir eşitlik anlayışının ürünü olan klasik haklardan ayıran ölçüt, sosyal hakların hukuki eşitlikten sosyal eşitliğe doğru bir yönelimi yansıtmasıdır.
Soru 18
I. İfade özgürlüğü
II. Sosyal güvenlik
III. Mülk edinme
IV. Sendikalaşma
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri pozitif haklardan birisidir?
II. Sosyal güvenlik
III. Mülk edinme
IV. Sendikalaşma
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri pozitif haklardan birisidir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 19
- Refahın ana kaynağı olarak piyasanın kabul edilmesi,
- Bireyin kendi kendine yetmesi,
- Aile ve topluluklar arasında dayanışma,
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Çağdaş sosyal politika öncesi dönemin refah anlayışının ana çizgileri; refahın ana kaynağı olarak piyasanın kabul edilmesi, bireyin kendi kendine yetmesi, aile ve topluluklar arasındaki dayanışma, dinsel ve geleneksel bir gönüllülük ve hayırseverlik biçiminde özetlenebilir
Soru 20
Çağdaş sosyal politika araçlarının yoksulluk yardımlarından farkı nedir?
Seçenekler
A
Eşitlik statüsünde kurumsallaşmıştır.
B
Hak statüsünde kurumsallaşmıştır.
C
Kamu statüsünde kurumsallaşmıştır.
D
Emek statüsünde kurumsallaşmıştır.
E
Yatırım statüsünde kurumsallaşmıştır.
Açıklama:
Çağdaş sosyal politika araçları, yoksulluk yardımlarından farklı olarak hak statüsünde kurumsallaşmıştır.
Soru 21
Refah devleti kavramı ilk defa hangi ülkede kullanılmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Almanya
D
İtalya
E
Belçika
Açıklama:
Sosyal politikaların ve devletin sosyal boyutunun bir devlet biçimi olarak örgütlenmesinde, ağırlıklı olarak refah devleti ve sosyal devlet kavramları kullanılır. Her iki kavramın da önceki yüzyıllara dayanan bir geçmişi bulunuyor. Örneğin
1791 yılında Fransa’da refah devleti (etat-province) kavramının kullanıldığı görülüyor.
1791 yılında Fransa’da refah devleti (etat-province) kavramının kullanıldığı görülüyor.
Soru 22
Modern anlamda ilk sosyal politika uygulamaları hangi yüzyılda başlamıştır?
Seçenekler
A
16. Yüzyıl
B
17. Yüzyıl
C
18. Yüzyıl
D
19. Yüzyıl
E
20. Yüzyıl
Açıklama:
19’uncu yüzyılda modern anlamda ilk sosyal politika tedbirlerinin alınması ve bunların gelişimi, sosyal politikaları önceleyen ve ona eşlik eden eşitsizliklerin varlığıyla eşitlik mücadeleleri, savunuları, talepleri ve tartışmalarından bağımsız olarak değerlendirilemez.
Soru 23
İngiltere'de William Beveridge tarafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar ve Birleşik
Hizmetler” adlı rapor hangi tarihte kaleme alınmıştır?
Hizmetler” adlı rapor hangi tarihte kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
1922
B
1932
C
1942
D
1952
E
1962
Açıklama:
İngiltere’de 1942 yılında William Beveridge tarafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar ve Birleşik Hizmetler” adlı rapor, kamu sigortalarının yaygınlaşmasının yanı sıra çalışma yaşamının dışına çıkılan dönemlerde de kişi ve ailenin ihtiyaçlarını gözetmiştir.
Soru 24
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi hangi tarihte ilan edilmiştir?
Seçenekler
A
1779
B
1789
C
1799
D
1809
E
1819
Açıklama:
Nitekim 1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde mülkiyet, özgürlükten sonra, güvenlik ve baskıya direnme hakkından önce, diğer hakların temeli olarak tanımlanan bir hak statüsüne kavuşmuştur.
Soru 25
Refah rejimini, “refahın devlet, piyasa ve aile arasında üretildiği ve dağıtıldığı, birbirine bağımlı ve müşterek yol” biçiminde tanımlayan araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Malthus
B
Spencer
C
Marx
D
Keynes
E
Esping-Andersen
Açıklama:
Refah rejimi, Esping-Andersen (1999) tarafından “refahın devlet, piyasa ve aile arasında üretildiği ve dağıtıldığı, birbirine bağımlı ve müşterek yol” biçiminde tanımlamıştır.
Soru 26
Statü eşitliğinin gelir eşitliğinden daha önemli olduğunu savunan araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Keynes
B
Engels
C
Marshall
D
Esping-Andersen
E
Beveridge
Açıklama:
Çünkü Marshall’a (2008, s.31) göre, “Statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha önemlidir.”.
Soru 27
Eşitler Hareketinin öncülüğünü yapan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Comte
C
Marx
D
Engels
E
Babeuf
Açıklama:
Örneğin Fransa’da, Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin
sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Soru 28
Dar anlamda sosyal politika hangi dönemde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
18. ve 19. Yüzyıl
B
19. ve 20. Yüzyıl
C
1848 Devrimlerinden sonra
D
20. Yüzyıl
E
İkinci Dünya Savaşı sonrası
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politika, Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş ve oluşmuştur.
Soru 29
Çağdaş sosyal politika hangi dönemde başlamıştır?
Seçenekler
A
19. Yüzyıl başları
B
19. Yüzyıl ortaları
C
19. Yüzyıl Sonları
D
20. Yüzyıl başları
E
20. Yüzyıl ortaları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın başlangıcı, 19. yüzyılın ortalarında başlayıp 1870’lerde güçlenen ve ağırlıklı olarak 1930’lu ve 1940’lı yıllara kadar olan dönemi kapsar.
Soru 30
Esping-Andersen tarafından öne sürülen sınıflandırmaya göre, kaç adet ideal refah rejimi tipi bulunmaktadır?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
Esping-Andersen (1996), sosyal haklar ve refah devleti katmanları arasında uluslararası farklılaşmaları araştırarak, refah karması içinde aile, devlet ve piyasaya verilen role göre, üç ideal refah rejimi tipi oluşturmuştur.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi eşitsizlik konusunda sosyal olanı işaret eder?
Seçenekler
A
Eşitsizlikleri veri kabul eder.
B
Bireyci politika
C
Piyasayı imler.
D
Piyasa ilkesi etrafında şekillenir.
E
Kamu örgütlenmesi temelindedir.
Açıklama:
Sosyal olan kamu örgütlenmesi temelindedir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri sosyal politikanın insan ve toplumu kavramak amacıyla sorduğu sorulardandır?
I. İnsan, tüm yaşamını ve varlığını üretim noktasında emek gücü kategorisine indirgenmiş bir biçimde mi sürdürecektir?
II. İnsan, tüm yaşamını ve varlığını sosyal “haklar ve sınıfsal korumalar”dan uzak olarak mı devam ettirecektir?
III. İnsan, tüm yaşamını yoksulluk üreten güvencesiz çalışma ilişkileri içerisinde tüketirken zaman zaman çalışamadığı, işsiz kaldığı ya da artık çalışamayacak durumda olduğu dönemlerde geçimini hangi yollarla sağlayacaktır?
I. İnsan, tüm yaşamını ve varlığını üretim noktasında emek gücü kategorisine indirgenmiş bir biçimde mi sürdürecektir?
II. İnsan, tüm yaşamını ve varlığını sosyal “haklar ve sınıfsal korumalar”dan uzak olarak mı devam ettirecektir?
III. İnsan, tüm yaşamını yoksulluk üreten güvencesiz çalışma ilişkileri içerisinde tüketirken zaman zaman çalışamadığı, işsiz kaldığı ya da artık çalışamayacak durumda olduğu dönemlerde geçimini hangi yollarla sağlayacaktır?
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsan, tüm yaşamını ve varlığını üretim noktasında emek gücü kategorisine indirgenmiş bir biçimde; piyasada ise meta ve değişim ilişkilerinin gelir yetersizliği ve nakit açığı içerisinde mi sürdürecektir?
İnsan, tüm yaşamını ve varlığını sosyal “haklar ve sınıfsal korumalar”dan uzak olarak mı devam ettirecektir?
İnsan, tüm yaşamını yoksulluk üreten güvencesiz çalışma ilişkileri içerisinde tüketirken zaman zaman çalışamadığı, işsiz kaldığı ya da artık çalışamayacak durumda olduğu dönemlerde geçimini hangi yollarla sağlayacaktır?
İşte sosyal politika ve giderek sosyal devlet, insan ve topluma bu pencereden bakmış ve gelişimi boyunca, “insanın toplumsal varlığı”nı ve maddi yaşam koşullarını, “ekonomi dışı amaçlar doğrultusunda” tanımlamıştır.
İnsan, tüm yaşamını ve varlığını sosyal “haklar ve sınıfsal korumalar”dan uzak olarak mı devam ettirecektir?
İnsan, tüm yaşamını yoksulluk üreten güvencesiz çalışma ilişkileri içerisinde tüketirken zaman zaman çalışamadığı, işsiz kaldığı ya da artık çalışamayacak durumda olduğu dönemlerde geçimini hangi yollarla sağlayacaktır?
İşte sosyal politika ve giderek sosyal devlet, insan ve topluma bu pencereden bakmış ve gelişimi boyunca, “insanın toplumsal varlığı”nı ve maddi yaşam koşullarını, “ekonomi dışı amaçlar doğrultusunda” tanımlamıştır.
Soru 33
"Toplumun piyasa değil, kamu örgütlenme aracılığıyla fiyatlandırılmamış bir biçimde erişebildiği hizmetlerdir."
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramların hangisine aittir?
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramların hangisine aittir?
Seçenekler
A
metadışı alanlar
B
emek gücünün yeniden üretimi
C
sosyal politika
D
ekonomik eşitsizlikler
E
artı değer üretimi
Açıklama:
Metadışı alanlar, toplumun piyasa değil, kamu örgütlenme aracılığıyla fiyatlandırılmamış bir biçimde erişebildiği hizmetler.
Soru 34
"emek gücü sahibinin, üretimde kullandığı fiziksel ve zihinsel kapasitesini sağlıklı bir biçimde koruyup sürdürmesidir."
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramların hangisine aittir?
Yukarıdaki tanım aşağıdaki kavramların hangisine aittir?
Seçenekler
A
metadışı alanlar
B
emek gücünün yeniden üretimi
C
dar anlamda sosyal politika
D
geniş anlamda sosyal politika
E
kamusal refahın toplumsallaştırılması
Açıklama:
Emek gücünün yeniden üretimi, emek gücü sahibinin, üretimde kullandığı fiziksel ve zihinsel kapasitesini sağlıklı bir biçimde koruyup sürdürmesidir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda sosyal politikanın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
B
İlgisi, emek ve sermaye arasındaki ilişkilere ve bağımlı çalışanların korunmasına ve belirli bir güvence altına alınmasına yönelmiştir.
C
Doğrudan bir sınıfa yönelen önlemler olarak karşımıza çıkmıştır.
D
Doğrudan bir sınıfa değil, toplumun ve toplumsal yaşamın bütününe, toplumsal bütünleşme amacıyla yönelir.
E
Toplumsal sınıflar arasında bir uzlaşı ve uyum sağlayarak hakim siyasal ve ekonomik ilişkilerin devamlılığının sağlanmasına yönelmiştir.
Açıklama:
Geniş anlamda sosyal politika, doğrudan bir sınıfa değil, toplumun ve toplumsal yaşamın bütününe, toplumsal bütünleşme amacıyla yönelir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişim dönemindeki uygulamalardan değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Uzun ve kısa vadeli sigorta dalları
C
Yoksulluk yasaları
D
Eğitim, sağlık, konut/barınma
E
Mesleki eğitim programları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
Soru 37
Çağdaş sosyal politikanın genişlemesi hangi yıllarda gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1870-1880
B
1910-1920
C
1930-1940
D
1970-1980
E
1990-2000
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın ilgi alanı özellikle 1970’li ve 1980’li yıllardan sonra bir halka daha genişlemiştir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın genişleme döneminde ilgi alanına giren kesimlerden değildir?
Seçenekler
A
kadın
B
erkek
C
çocuk
D
çevre
E
engelliler
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın ilgi alanı özellikle 1970’li ve 1980’li yıllardan sonra bir halka daha genişlemiştir. Sosyal politika bu dönemlerden başlayacak şekilde, “çocuk, kadın, çevre, tüketici hakları”, engelliler, dezavantajlı gruplar, cinsel yönelim ayrımcılığı yaşayanlar gibi kesimlerin ekonomik ve sosyal sorunlarıyla da ilgilenmeye başlamıştır
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi devlete olumlu edimde bulunma görevi yükleyen pozitif haklardandır?
Seçenekler
A
sosyal güvenlik
B
düşünce ve ifade özgürlüğü
C
mülk edinme
D
konut dokunulmazlığı
E
kişi güvenliği
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri sosyal devletin ve sosyal politikaların temel özelliklerindendir?
I. Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
II. Yoksulluk sorunu,
III. Kamu merkezli bir etkinlik olması,
I. Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
II. Yoksulluk sorunu,
III. Kamu merkezli bir etkinlik olması,
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Özellikle geniş anlamda sosyal politika ve sosyal devletin varlık kazanması sıraladığımız şu olgular etrafında anlaşılabilir:
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi (Topak, 2005, s.112-114),
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi sosyal politikalar ve sosyal devlet kavramlarının açıklanmasında yer alması gereken kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sosyal eşitsizlik
B
Sosyal eşitlik
C
Sosyal yurttaşlık
D
Ekonomik ve sosyal olan arasındaki ilişki
E
Sosyal etik
Açıklama:
Sosyal politikaları ve sosyal devletin gelişimine dönük süreçleri incelememize zemin sunacak sosyal eşitsizlik ve sosyal eşitlik; sosyal yurttaşlık, ekonomik ve sosyal olan arasındaki ilişki gibi temel kavramların incelenmesi gerekmektedir.
Soru 42
"Eşitler Hareketi" aşağıdaki ülkelerden hangisinde başlatılmıştır?
Seçenekler
A
Almanya
B
İngiltere
C
Fransa
D
İtalya
E
Amerika
Açıklama:
Fransa’da, Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi
olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi ekonomik olan ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Piyasa güçleri
B
İhtiyaç ilkesi
C
Piyasa ilkesi
D
Eşitsizlik
E
Birey temelli
Açıklama:
Ekonomik olan, piyasayı imler; piyasa güçleri temelinde, piyasa ilkesi etrafında, eşitsizlikleri veri kabul eden ve bireyci politika ve ilişkileri tanımlar. Sosyal olan ise kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve
ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar.
ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi sosyal olanın örgütleyici aktörüdür ?
Seçenekler
A
Kamu
B
İhtiyaç
C
Eşitlik
D
Sosyal refah
E
Piyasa
Açıklama:
Sosyal olan, kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar.
Soru 45
Dar anlamda sosyal politika ne zaman doğmuştur?
Seçenekler
A
15. ve 16. yüzyılda
B
16. ve 17. yüzyılda
C
17. ve 18. yüzyılda
D
18. ve 19. yüzyılda
E
19. ve 20. yüzyılda
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politika, Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş ve oluşmuştur.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi sosyal politikaları, geniş bir anlam kazanarak, sosyal eşitlik ve sosyal adaleti sağlama amacına yönelmeye başladığı dönemdir?
Seçenekler
A
Fransız İhtilali
B
Sanayi Devrimi
C
Eşitler Hareketi
D
Birinci Dünya Savaşı
E
İkinci Dünya Savaşı
Açıklama:
Sosyal politikanın geniş bir anlam kazanması sürecinde, doğrudan işçi sınıfına yönelen sosyal politika uygulamalarının giderek toplumdaki herkesi kapsadığı görülür.
İşçi sınıfının güvence altına alınması ve korunmasını amaçlayan sosyal politikalar; geniş bir anlam kazanarak, sosyal eşitlik ve sosyal adaleti sağlama amacına yönelmiştir Bu çerçevede, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllar sosyal politikanın geniş bir anlama kavuştuğu bir dönem olarak kabul edilir. Sosyal devlet olarak kabul edilen devlet biçiminin olgunlaşması da bu döneme rastlar
İşçi sınıfının güvence altına alınması ve korunmasını amaçlayan sosyal politikalar; geniş bir anlam kazanarak, sosyal eşitlik ve sosyal adaleti sağlama amacına yönelmiştir Bu çerçevede, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllar sosyal politikanın geniş bir anlama kavuştuğu bir dönem olarak kabul edilir. Sosyal devlet olarak kabul edilen devlet biçiminin olgunlaşması da bu döneme rastlar
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi, Fransa'da Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”nin savunduğu önermelerden biridir?
Seçenekler
A
Milli gelirin belirli hiyerarşiye göre paylaştırılması
B
Kolektif mülkiyetin geliştirilmesi
C
Ekonomik eşitlikten önce sosyal eşitliğin sağlanması
D
Bireysel mülkiyet alımının kolaylaştırılması
E
Yasa koyucuların toplumda daha az rol alması
Açıklama:
Eşitlik kavramını merkezine alan siyasal hareketlerden biri "Eşitler Hareketi"dir. Fransa’da, Babeuf’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Soru 48
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır.
Aşağıdakilerin hangisinde sosyal olanla ilgili doğru bilgi verilmiştir?
Aşağıdakilerin hangisinde sosyal olanla ilgili doğru bilgi verilmiştir?
Seçenekler
A
Örgütleyici aktör, piyasadır.
B
Temel yönelim ve sonuçlar, eşitsizliktir.
C
Temel politika, bireyciliktir.
D
Temel politika, bireysel refahtır.
E
Örgütleyici ilke, ihtiyaçtır.
Açıklama:
Ekonomik olan, piyasayı imler; piyasa güçleri temelinde, piyasa ilkesi etrafında, eşitsizlikleri veri kabul eden ve bireyci politika ve ilişkileri tanımlar. Sosyal olan ise kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar.
Soru 49
Liberal devletin müdahalesizliği, eşitsizlikleri daha da derinleştirmiştir. Bu durumu azaltmaya yönelik arayışlar başlamıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu arayışlardan biridir?
Aşağıdakilerden hangisi bu arayışlardan biridir?
Seçenekler
A
İş gücü piyasasının azaltılması
B
Gelir kaynaklarının arttırılması
C
Kamu müdahalesinin uygulanması
D
Sermayenin tekelleştirilmesi
E
Özelleştirmenin arttırılması
Açıklama:
Kapitalizmde eşitsizlikler; gelir, geçim ve temel ihtiyaçların karşılanması gibi alanları kuşatmıştır ve bu işçi sınıfının üretim sürecinin basit bir parçası, toplumunsa piyasanın uzantısı gibi muamele görmesiyle yakından bağlantılıdır. Liberal devletin bu eğilimler karşısındaki müdahalesizliği eşitsizlikleri daha da derinleştirmiştir. Bunun karşısındaki mücadele ve arayışlar, işgücü piyasasının ve ekonominin örgütlenmesine sosyal boyutun katılmasını zorlamıştır. Bunu sağlayacak araç ise kamu müdahalesi olarak belirginleşmiştir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi, sosyal politikanın dar alandan geniş alana geçmesine sebep olan etmenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Serbest piyasanın oluşumu
B
Toplumsal sınıfların yaşam kalitesinin artması
C
Ekonomik ve sosyal sorunların çeşitlenmesi
D
Milli gelirin eşit biçimde bölünmeye başlanması
E
Sosyal refahın artışı
Açıklama:
Zaman içerisinde, sosyal politikanın anlamı da daha geniş bir çerçeveye oturmuştur. Kapitalizmin gelişimi ve serbest piyasanın oluşumuyla ekonomik ve sosyal sorunlar çeşitlenmiş, toplumsal sınıfların daha iyi çalışma ve yaşama talepleri, beklentileri ve düzeyleri artmış; insan hakları, eşitlik, özgürlük, haklar ve yurttaşlık gibi alanlarda sosyal boyutu ön plana çıkaran anlayışlar güçlenmiştir. Diğer yandan, işçi sınıfının taleplerinin karşılanması ve sosyal refah artışının, toplumsal sınıflar arasındaki uyum ve uzlaşıya dönük katkıları görülmüş ve işçi sınıfının mevcut ekonomik ve siyasal sisteme içerilebilmesinin nesnel koşulları fark edilmiştir.
Soru 51
19. yüzyıldan sonra yardımlar, çalışabilir durumdaki işsiz yoksullar için dışlayıcı bir biçimde düzenlenmiştir.
Bu dönemde yardım edilecek yoksullar, hangi ilke çerçevesinde belirlenmiştir?
Bu dönemde yardım edilecek yoksullar, hangi ilke çerçevesinde belirlenmiştir?
Seçenekler
A
Sosyal yurttaşlık
B
Sosyal eşitlik
C
Seçilebilme yeterliliği
D
Çağdaş sosyal politika
E
İş gücü eşitliği
Açıklama:
Zamanla uygulamalar kamusal sosyal refahın sağlanmasında sosyal yurttaşlık ve ihtiyaç ilkelerinin yerine, yardımı çalışamayacak durumda olan en muhtaçlarla sınırlandırma eğiliminde olmuş; Yardımlar, çalışabilir durumdaki işsiz yoksullar için dışlayıcı bir biçimde düzenlenmiştir. Sosyal yardım almaya en az uygunluk ya da seçilebilme yeterliliği (less eligibility) ilkesi doğrultusunda, yoksullarla muhtaçlar/düşkünler arasında bir ayrım yaratılmıştır.
Soru 52
Çağdaş sosyal politikanın geliştiği dönemin kökleri, aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Çalışma ilişkilerine dönük düzenlemelere
B
Aile yardımlarının dağıtılmasına
C
İşçi ücretlerinin arttırılmasına
D
Sosyal adaletin bozulmasına
E
Eşitsizliklerin artmasına
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın geliştiği dönemin kökleri, ağırlıklı olarak çalışma ilişkilerine dönük düzenlemelere ve 1870’li ve 1880’li yıllarda özellikle Almanya’da Bismarck döneminde görülen sosyal güvenlik uygulamalarına dayanmaktadır.
Soru 53
I. Sosyal güvenlik
II. Toplu haklar
III. Çalışma ilişkileri
IV. Eğitim ve sağlık çalışmaları
V. Dezavantajlı gruplar için yapılan çalışmalar
Çağdaş sosyal politikanın evrimsel sürecindeki gelişimde yer alan olaylar yukarıda verilmiştir. Aşağıdakilerin hangisinde bu olaylar, kronolojik olarak doğru biçimde sıralanmıştır?
II. Toplu haklar
III. Çalışma ilişkileri
IV. Eğitim ve sağlık çalışmaları
V. Dezavantajlı gruplar için yapılan çalışmalar
Çağdaş sosyal politikanın evrimsel sürecindeki gelişimde yer alan olaylar yukarıda verilmiştir. Aşağıdakilerin hangisinde bu olaylar, kronolojik olarak doğru biçimde sıralanmıştır?
Seçenekler
A
I, II, III, IV, V
B
II, I, III, IV, V
C
I, II, IV, V,III
D
III, II, I, IV, V
E
III, II, I, V, IV
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın evrimsel sürecindeki gelişimde yer alan olaylar sırayla;Çalışma İlişkileri, toplu haklar, sosyal güvenlik (Sosyal sigortalar, hizmetler, yardımlar ve işsizlik sigortası) eğitim, sağlık, konut, işsizliğin önlenmesi, tam istihdam, asgari gelir, gelir dağılımı, mesleki eğitim programları vd.) ve kadın, çocuk, dezavantajlı gruplar, tüketiciler, engelliler, cinsel yönelimlere ilişkin gösterilen çabalardır.
Soru 54
I.Devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır.
II.İfade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme hakları buna örnektir.
Yukarıda özellikleri verilen hak türü, aşağıdakilerden hangisidir?
II.İfade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme hakları buna örnektir.
Yukarıda özellikleri verilen hak türü, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Negatif haklar
B
Pozitif haklar
C
Koruyucu haklar
D
Sosyal haklar
E
İnsan hakkı
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 55
I.İşçi sınıfını eşitsizlikten koruyan haklar
II. Bireyi devlete karşı koruyan haklar
III. Devlete karışma görevi yükleyen isteme hakları
IV.Devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklar
Yukarıda açıklaması verilen hak çeşitleri, aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmış olarak verilmiştir?
II. Bireyi devlete karşı koruyan haklar
III. Devlete karışma görevi yükleyen isteme hakları
IV.Devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklar
Yukarıda açıklaması verilen hak çeşitleri, aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmış olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
pozitif, negatif, sosyal, klasik haklar
B
negatif, pozitif, sosyal, klasik haklar
C
sosyal, klasik, pozitif, negatif haklar
D
klasik, sosyal, pozitif, negatif haklar
E
sosyal, klasik,negatif, pozitif haklar
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır. Klasik haklar, bireyi devlet karşısında, sosyal haklar ise işçi sınıfını sermaye sınıfı ve piyasanın yarattığı ekonomik ve sosyal risk ve eşitsizlikler karşında koruyan haklar olarak değerlendirilebilir.
Soru 56
Aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kapitalizmle birlikte yoksulluk yok denecek kadar azalmıştır.
B
Kapitalizm, yoksulluğu azaltmaya dönük araçlar geliştirmiştir.
C
Yoksulluk, sanayi devrimi ile ortaya çıkan bir olgudur.
D
Kapitalizm ile birlikte yoksul olmak imkansız hale gelmiştir.
E
Kapitalizmde yoksullara yardım edilmemektedir.
Açıklama:
Yoksulluk, tarihsel bir olgudur; ancak kapitalizmin gelişimiyle birlikte yeni biçimler almıştır. Kapitalizm, yoksulluğu azaltmaya dönük araçlar geliştirdiği halde yoksulluğu yaratacak ve artıracak yapısal özelliklerini de her zaman korumuştur. Yoksulluk, sosyal yardımlarla azaltılmaya çalışılan bir sosyal sorun olarak belirirken, yoksulların aynı araçla denetlendiği söylenebilir.
Soru 57
Aşağıdaki özelliklerden hangisi eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişkiye dair “ekonomik olan”a aittir?
Seçenekler
A
Kamu örgütlenmesi
B
İhtiyaç ilkesi
C
Eşitlik
D
Sosyal adalet
E
Piyasa ilkesi
Açıklama:
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır. Ekonomik olan, piyasayı imler; piyasa güçleri temelinde, piyasa ilkesi etrafında, eşitsizlikleri veri kabul eden ve bireyci politika ve ilişkileri tanımlar. Sosyal olan ise kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar. 

Soru 58
Aşağıdaki özelliklerden hangisi eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişkiye dair “sosyal olan”a aittir?
Seçenekler
A
Piyasa ilkesi
B
Eşitsizlik
C
Bütünleştiricilik
D
Piyasa güçleri
E
Birey temelli
Açıklama:
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır. Ekonomik olan, piyasayı imler; piyasa güçleri temelinde, piyasa ilkesi etrafında, eşitsizlikleri veri kabul eden ve bireyci politika ve ilişkileri tanımlar. Sosyal olan ise kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar.Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Askerlik görevi
B
Bireysel ve toplu iş hukuku
C
Uzun ve kısa vadeli sigorta dalları
D
Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması
E
Mesleki eğitim programları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık,
analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi,yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık,
analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi,yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi 1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde yer alan haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Yaşam hakkı ve kişi dokunulmazlığı
B
Düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü
C
İnanç ibadet özgürlüğü
D
Yönetme hakkı
E
Mülkiyet hakkı
Açıklama:
1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde mülkiyet, özgürlükten sonra, güvenlik ve baskıya direnme hakkından önce, diğer hakların temeli olarak tanımlanan bir hak statüsüne kavuşmuştur (Gemalmaz, 2010, s.187-188). Bu haklar, “yaşam hakkı ve kişi dokunulmazlığı, düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, inanç ibadet özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, mülkiyet hakkı, dernek kurma hakkı, dilekçe hakkı, seçme ve seçilme hakkı” başlıkları altında toplanabilir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi pozitif haklardan biridir?
Seçenekler
A
İfade özgürlüğü
B
İnanç özgürlüğü
C
Eğitim hakkı
D
Mülk edinme
E
Konut dokunulmazlığı
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi sosyal politikanın ve sosyal devletin temel nitelikleri arasında yeralmaz?
Seçenekler
A
Yoksulluk sorunu
B
Bireysel çıkarları ön plana alması
C
Kamu merkezli bir etkinlik olması
D
Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması
E
Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması
Açıklama:
Sosyal politikanın ve sosyal devletin temel nitelikleri:
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması
Soru 63
Ekonomik olan ve sosyal olan arasındaki çelişme temelinde, kapitalizmin işçi sınıfını ve tüm toplumu, sermaye birikiminin ve piyasanın bir parçası gibi yönetme eğiliminin kamu örgütlenmesi ve müdahalesiyle sınırlandırılması pratiği ve bilimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fırsat eşitliği
B
Sosyal yurttaşlık
C
Sosyal eşitsizlik
D
Sosyal politika
E
Modern yurttaşlık
Açıklama:
Sosyal politika, ekonomik olan ve sosyal olan arasındaki çelişme temelinde, kapitalizmin işçi sınıfını ve tüm toplumu, sermaye birikiminin ve piyasanın bir parçası gibi yönetme eğiliminin (Özuğurlu, 2005, s.90) kamu örgütlenmesi ve müdahalesiyle sınırlandırılması pratiği ve bilimi olarak incelenebilir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Uzun ve kısa vadeli sigorta dalları
C
Eğitim, sağlık, konut/barınma
D
Sosyal hizmetlerin seyrekleştirilmesi
E
Mesleki eğitim programları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Soru 65
"Sosyal sigortalar, hizmetler, yardımlar ve işsizlik sigortası", Çağdaş Sosyal Politikanın Evrimine dair politik araçlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Çalışma İlişkileri
B
Toplu Haklar
C
Sosyal Güvenlik
D
Eğitim, Sağlık
E
Kadın, Çocuk
Açıklama:

Soru 66
Çağdaş sosyal politika hangi yüzyılda başlamıştır?
Seçenekler
A
16. Yüzyıl
B
17. Yüzyıl
C
18. Yüzyıl
D
19. Yüzyıl
E
20. Yüzyıl
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın başlangıcı, 19. yüzyılın ortalarında başlayıp 1870’lerde güçlenen ve ağırlıklı olarak 1930’lu ve 1940’lı yıllara kadar olan dönemi kapsar. Bu dönemin ayırt edici özelliği, sosyal politikanın gelişim çizgisinin, haklar ve sosyal haklar rejiminin oluşumuna yönelik olmasıdır. Sosyal politikanın, bu niteliği çerçevesinde, yoksullara yönelik yardımlardan, “kişisel haklara ve sınıfsal korumalara” (Talas, 1997, s.54) doğru bir değişim geçirdiği görülmektedir.
Soru 67
İfade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pozitif Haklar
B
Birinci Kuşak Haklar
C
Negatif Haklar
D
Geleneksel Haklar
E
Klasik Haklar
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır.
Soru 68
Eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme hakları aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik Haklar
B
Pozitif Haklar
C
Geleneksel Haklar
D
Birinci Nesil Haklar
E
Negatif Haklar
Açıklama:
Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi sosyal olanın örgütleyici ilkesidir?
Seçenekler
A
İhtiyaç
B
Eşitlik
C
Eşitsizlik
D
Piyasa
E
Kamu
Açıklama:
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır. Ekonomik olan, piyasayı imler; piyasa güçleri temelinde, piyasa ilkesi etrafında, eşitsizlikleri veri kabul eden ve bireyci politika ve ilişkileri tanımlar. Sosyal olan ise kamu örgütlenmesi temelinde, ihtiyaç ilkesi etrafında, eşitsizlikleri gideren ve bütünleştirici politika, kurum ve ilişkilere, sosyal adalet ve eşitlik düşüncesine ve refahın toplumsallaşmasına gönderme yapar. Doğru cevap A'dır.
Soru 70
Dar anlamda sosyal politika, hangi tarihsel dönemde doğmuş ve oluşmuştur?
Seçenekler
A
Rönesans Dönemi sonrası
B
Sanayi Devrimi sonrası
C
Birinci Dünya Savaşı sonrası
D
İkinci Dünya Savaşı sonrası
E
Yirminci Yüzyıl başları
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politika, Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş ve oluşmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 71
Hiçbir ayrım yapılmadan bütün insanların hak ve özgürlükleri olarak kabul edilen haklar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik Haklar
B
Sosyal Haklar
C
Pozitif Haklar
D
Geleneksel Haklar
E
Negatif Haklar
Açıklama:
Klasik haklar, hiçbir ayrım yapılmadan bütün insanların hak ve özgürlüklerdir.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda sosyal politikanın oluşmasına neden olan faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin gelişimi ve serbest piyasanın oluşumuyla ekonomik ve sosyal sorunlar çeşitlenmesi
B
Toplumsal sınıfların daha iyi çalışma ve yaşama talepleri, beklentileri ve düzeylerinin artması
C
Toplu sözleşme ve grev haklarını içeren toplu hakların devletçe sağlanması ve ihlal edilmemesi
D
İnsan hakları, eşitlik, özgürlük, haklar ve yurttaşlık gibi alanlarda sosyal boyutun ön plana çıkması
E
İşçi sınıfının eğitim ve sağlığının, ekonomik gelişmeye olan katkısının farkedilmesi
Açıklama:
Zaman içerisinde, sosyal politikanın anlamı da daha geniş bir çerçeveye oturmuştur. Kapitalizmin gelişimi ve serbest piyasanın oluşumuyla ekonomik ve sosyal sorunlar çeşitlenmiş, toplumsal sınıfların daha
iyi çalışma ve yaşama talepleri, beklentileri ve düzeyleri artmış; insan hakları, eşitlik, özgürlük, haklar ve
yurttaşlık gibi alanlarda sosyal boyutu ön plana çıkaran anlayışlar güçlenmiştir. Diğer yandan, işçi sınıfının
taleplerinin karşılanması ve sosyal refah artışının, toplumsal sınıflar arasındaki uyum ve uzlaşıya dönük
katkıları görülmüş ve işçi sınıfının mevcut ekonomik ve siyasal sisteme içerilebilmesinin nesnel koşulları
fark edilmiştir. Bir bütün olarak işçi sınıfının eğitim ve sağlığının, ekonomik gelişmeye olan katkısı da
anlaşılmıştır. C seçeneğindeki ifade dar anlamda sosyal politikayı açıklamakta olan bir niteliktir. Doğru cevap C'dir.
iyi çalışma ve yaşama talepleri, beklentileri ve düzeyleri artmış; insan hakları, eşitlik, özgürlük, haklar ve
yurttaşlık gibi alanlarda sosyal boyutu ön plana çıkaran anlayışlar güçlenmiştir. Diğer yandan, işçi sınıfının
taleplerinin karşılanması ve sosyal refah artışının, toplumsal sınıflar arasındaki uyum ve uzlaşıya dönük
katkıları görülmüş ve işçi sınıfının mevcut ekonomik ve siyasal sisteme içerilebilmesinin nesnel koşulları
fark edilmiştir. Bir bütün olarak işçi sınıfının eğitim ve sağlığının, ekonomik gelişmeye olan katkısı da
anlaşılmıştır. C seçeneğindeki ifade dar anlamda sosyal politikayı açıklamakta olan bir niteliktir. Doğru cevap C'dir.
Soru 73
Aşağıdaki haklardan hangisinin öznesi "bağımlı ve güçsüz konumda olan ve sosyal koruma ve güvenceleri için kamu müdahalesi biçiminde beliren sosyal politika araçlarına ihtiyaç duyan toplumsal sınıflar ve kesimlerdir?
Seçenekler
A
Negatif Haklar
B
Klasik Haklar
C
Geleneksel Haklar
D
Pozitif Haklar
E
Sosyal Haklar
Açıklama:
Sosyal hakların öznesi bağımlı ve güçsüz konumda olan ve sosyal koruma ve güvenceleri için kamu müdahalesi biçiminde beliren sosyal politika araçlarına ihtiyaç duyan toplumsal sınıflar ve kesimlerdir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi dar anlamda sosyal politika kapsamında değerlendirilen durumlardan biridir?
Seçenekler
A
Toprak reformu
B
Tarım ürünleri fiyatlarının düzeyi
C
Zanaatın ve esnafın korunması
D
Grev hakkı
E
Kooperatifçilik
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politikanın iki yönü olduğu söylenebilir. Birinci yönü, bağımlı ve güçsüz konumdaki sınıfların korunması ve güvence altına alınmasına dönük devlet müdahaleleri olmasıdır. İkinci yönünü ise, söz konusu güvence ve korumanın sınıfın (emeğin) kendisi tarafından sağlanması ve sömürünün sınırlandırılmasını amaçlayan sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev haklarını içeren toplu hakların devletçe sağlanması ve ihlal edilmemesi oluşturmaktadır (Talas, 1997, s.53-54). Geniş anlamda sosyal politika, doğrudan bir sınıfa değil, toplumun ve toplumsal yaşamın bütününe, toplumsal bütünleşme amacıyla yönelir. Bu çerçevede, yoksulluğun önlenmesi, işsizliğin azaltılması, sağlık, eğitim, tarım politikaları, gelir dağılımındaki eşitsizliklerin azaltılması, “toprak reformu, tarım ürünleri fiyatlarının düzeyi, zanaatın ve esnafın korunması, kooperatifçilik, vergi politikaları” uygulamaları sosyal politikanın geniş yorumuna dahil edilebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 75
Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllar sosyal politikanın geniş bir anlama kavuştuğu bir dönem olarak kabul edilir. Sosyal devlet olarak kabul edilen devlet biçiminin olgunlaşması da bu döneme rastlar.
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sonrasını takip eden dönemde sosyal politikanın konularından biri olmuştur?
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sonrasını takip eden dönemde sosyal politikanın konularından biri olmuştur?
Seçenekler
A
Vergi politikaları
B
Kooperatifçilik
C
Tarım ürünleri fiyatlarının düzeyi
D
Toprak reformu
E
Tüketici hakları
Açıklama:
Sosyal politikanın geniş bir anlam kazanması sürecinde, doğrudan işçi sınıfına yönelen sosyal politika uygulamalarının giderek toplumdaki herkesi kapsadığı görülür. İşçi sınıfının güvence altına alınması ve korunmasını amaçlayan sosyal politikalar; geniş bir anlam kazanarak, sosyal eşitlik ve sosyal adaleti sağlama amacına yönelmiştir Bu çerçevede, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllar sosyal politikanın geniş bir anlama kavuştuğu bir dönem olarak kabul edilir. Sosyal devlet olarak kabul edilen devlet biçiminin olgunlaşması da bu döneme rastlar. Bu arada, ilerleyen dönemde sosyal politika çocuk, kadın, gençlik, engellilik, çevre, tüketici hakları gibi konuları da ilgi alanı hâline getiren bir diğer genişleme süreci içerisine de girmiştir (Çubuk, 1979, s.12-13; Esin, 1982, s.125-126; Talas, 1997, s.53; Koray, 2000, s.11). Doğru cevap E'dir.
Soru 76
Eşitlik ve eşitsizlik kavramları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kapitalist toplumla birlikte eşitsizlikler çok daha derin ve farklı biçimler almıştır.
B
Kapitalist anlayış eşitsizlik sorununu gündeme taşıyacak farklı ve yeni araçlar geliştirmiştir.
C
1789 Fransız Devrimi ile birlikte eşitlik, toplum ve devletin temel, meşru ve seküler bir ilkesi olmuştur.
D
Eşitler Hareketi, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunmuştur.
E
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan sosyalist anlayışa karşı çıkmıştır.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkilemiştir. Cevap E seçeneğidir.
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkilemiştir. Cevap E seçeneğidir.
Soru 77
Eşitlik ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Eşitliğin bir talep ve mücadele olarak ortaya çıkması, 18’inci yüzyılda gerçekleşebilmiştir.
B
Eşitler Hareketi, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsemiştir.
C
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkilemiştir.
D
F. Engels eşitliğin ekonomik ve sosyal bir içerik kazanıp gerçek bir eşitlik olarak yaşama geçmesi mücadelesini savunmuştur.
E
Mutlak eşitlik fikri dönemin liberal düşünürleri tarafından da destek görmüş ve savunulmuştur.
Açıklama:
Doğru cevap E seçeneğidir.
Mutlak eşitlik fikri dönemin liberal düşünürleri tarafından kıyasıya eleştirilirken daha sonra sosyal
politikaların örgütlenmesi ve sosyal devletin oluşumu sırasında merkezi bir role kavuşacak olan “çalışma” ve “ihtiyaç” kavramları bu eleştirilerde önemli bir yer tutmuştur.
Mutlak eşitlik fikri dönemin liberal düşünürleri tarafından kıyasıya eleştirilirken daha sonra sosyal
politikaların örgütlenmesi ve sosyal devletin oluşumu sırasında merkezi bir role kavuşacak olan “çalışma” ve “ihtiyaç” kavramları bu eleştirilerde önemli bir yer tutmuştur.
Soru 78
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır. O halde ekonomik olan ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ekonomik anlayışın örgütleyici aktörü piyasa güçleridir.
B
Ekonomik anlayışın örgütleyici ilkesi piyasa ilkesidir.
C
Ekonomik anlayışın temel yönelimi eşitsizliği ortaya çıkarır
D
Ekonomik anlayışın politikaları toplum temellidir.
E
Ekonomik anlayışın politikaları birey temellidir.
Açıklama:
Ekonomik anlayışın, politikaları birey temellidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 79
Eşitsizlik, eşitlik ve yurttaşlık arasındaki ilişki, bir bakıma, “ekonomik olan” ve “sosyal olan” arasındaki çelişme ve dengeyle de bağlantılıdır. O halde sosyal olan ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sosyal anlayışın örgütleyici aktörü kamu örgütlenmesidir.
B
Sosyal anlayışın örgütleyici ilkesi piyasa ilkesidir.
C
Sosyal anlayışın temel yönelimi eşitliğe dayanır.
D
Sosyal anlayışın politikaları bütünleştiricidir ve toplum temellidir.
E
Sosyal anlayışın politikaları sosyal adalet ve sosyal refaha dayanır.
Açıklama:
Doğru cevap B seçeneğidir.
Sosyal anlayışın örgütleyici ilkesi ihtiyaç ilkesidir. Doğru olan cevap B seçeneğidir.
Sosyal anlayışın örgütleyici ilkesi ihtiyaç ilkesidir. Doğru olan cevap B seçeneğidir.
Soru 80
Kapitalist sistem ve sosyal anlayış arasındaki ilişki ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kapitalist sistem, emekçiyi sermaye birikimi temelinde üretim sürecinin basit bir parçası olarak görür.
B
Kapitalist sistem, toplumu serbest piyasa temelinde piyasanın bir uzantısı olarak yönetme eğilimindedir.
C
Liberal anlayışa göre, toplumun ve kamunun, ekonomik ilişkileri ve piyasayı denetleme hakkı sadece gerekli hallerde geçerlidir.
D
Liberal anlayışa göre, sosyal refahın yaratılması için kamu örgütlenmesine ve diğer toplu ve ortak kurumlara gerek duyulmaz.
E
Liberal anlayışta, sosyal olanın piyasa tarafından düzenlenmesi gerektiği düşünülür ve bu yönde uygulamalar yaşama geçirilir.
Açıklama:
Liberal anlayışa göre, toplumun ve kamunun, ekonomik ilişkileri ve piyasayı denetleme hakkı yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 81
Sosyal politikalarla ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Üretim noktasında ve işgücü piyasasında emeğin sermaye karşısındaki göreli konumu düzenlenir.
B
İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır.
C
Emek gücünün satılamadığı, satılsa bile alıcı bulamadığı, satılamayacak durumda olduğu ya da gereksiz hale getirildiği koşullar geçerlidir.
D
Sosyal politikalar, geçimin ve ihtiyaçların nasıl karşılanacağı ele alsa da, refahın nasıl sağlanacağı yönünde çeşitli belirsizlikleri de beraberinde getirir.
E
Emek gücünün yeniden üretimi ve kamusal refahın toplumsallaştırılmasında metadışı alanlar yaratılmaktadır.
Açıklama:
Doğru cevap D seçeneğidir.
İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır. Böylece emek gücünün satılamadığı, satılsa bile alıcı bulamadığı, satılamayacak durumda olduğu ya da gereksiz hale getirildiği koşullarda geçimin ve ihtiyaçların nasıl karşılanacağı, refahın nasıl sağlanacağı yönündeki belirsizlik giderilir.
İnsanın hayattaki varlığını emek gücüne ve işgücü piyasasına katılımına indirgeyen ücretlilik ilişkisi ve işçileştirme merkezli kapitalist anlayış sorgulanır. Böylece emek gücünün satılamadığı, satılsa bile alıcı bulamadığı, satılamayacak durumda olduğu ya da gereksiz hale getirildiği koşullarda geçimin ve ihtiyaçların nasıl karşılanacağı, refahın nasıl sağlanacağı yönündeki belirsizlik giderilir.
Soru 82
Dar anlamda sosyal politika ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dar anlamda sosyal politika, doğrudan bir sınıfa yönelmeyen, toplumdaki tüm kesimlere yönelen önlemler olarak karşımıza çıkmıştır.
B
Sanayi Devriminin ve ağırlıklı olarak imalat sanayine dayalı kapitalist gelişmenin bir ürünü olarak 18. ve 19. yüzyıl koşullarında doğmuş ve oluşmuştur.
C
Dar anlamda sosyal politikaların ortaya çıktığı dönemde işçi ve işveren arasındaki ilişkiler, sözleşme serbestisi temelinde, tarafların özgür olduğu varsayılan iradeleriyle devletin emredici hukuk kuralları temelinde herhangi bir müdahalesi olmaksızın şekillenmiştir.
D
Dar anlamda sosyal politika, toplumsal sınıflar arasındaki çelişkileri, uyuşmazlıkları ve çatışmaları azaltıp, sınıflar arasında bir uzlaşı ve uyum sağlayarak hakim siyasal ve ekonomik ilişkilerin devamlılığının sağlanmasına yönelmiştir.
E
Dar anlamda sosyal politikanın ilgisi, emek ve sermaye arasındaki ilişkilere ve bağımlı çalışanların, dolayısıyla güçsüz konumda olanların korunmasına ve belirli bir güvence altına alınmasına yönelmiştir.
Açıklama:
Dar anlamda sosyal politika, doğrudan bir sınıfa yönelen önlemler olarak karşımıza çıkmıştır. Dar anlamda sosyal politika, toplumsal sınıflar arasındaki çelişkileri, uyuşmazlıkları ve çatışmaları azaltıp, sınıflar arasında bir uzlaşı ve uyum sağlayarak hakim siyasal ve ekonomik ilişkilerin devamlılığının sağlanmasına yönelmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 83
Hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları
C
Eğitim, sağlık, konut/barınma
D
Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı
E
Sabit vergi düzenlemeleri
Açıklama:
Sabit vergi düzenlemeleri çağdaş sosyal politika uygulamalarından biri değildir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 84
Hangisi çağdaş sosyal politika uygulamaları arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Sanayi hizmetlerinin desteklenmesi
B
Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması
C
Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar
D
Mesleki eğitim programları
E
Bireysel ve toplu iş hukuku
Açıklama:
Sanayi hizmetlerinin desteklenmesi çağdaş sosyal politika uygulamalarından biri değildir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 85
Sosyal haklar ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sosyal hakların ortaya çıkışı burjuva sınıfı ile işçi sınıfı arasındaki mücadeleye sahne olmuştur.
B
Çalışma hakkı, adil ücret hakkı, sosyal güvenlik hakkı, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakkı gibi biçimlerdedir.
C
Sosyal haklar somut eşitlik anlayışını savunur.
D
Sosyal haklar, bireyi devlet karşısında korur.
E
Sosyal haklar, iktisadi olarak güçsüz ve zayıf konumda olanları korumaya yöneliktir.
Açıklama:
Sosyal haklar, emeği sermaye karşısında korur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 86
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Almanya’da Bismarck döneminde görülen sosyal güvenlik uygulamalarına dayanmaktadır.
B
Başlangıç sürecinde aile yardımları esas alınmıştır.
C
1870’li ve 1880’li yıllardan sonra varlık kazanmıştır.
D
İşçi yalnızca emek veren olarak görülüp işçi sınıfına gereken önem verilmemiştir.
E
Odak noktasında işçi sınıfı değil işveren bulunmuştur.
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın ilk oluşum evreleri, kadın ve çocuklar gibi sanayide çok uzun saatlerle çalıştırılıp özel olarak korunma ihtiyacı içinde olan kesimlerle başlamıştır (Talas, 1997, s.54). Ücretler, günlük çalışma saatleri, izinler, gece çalışması, iş kazası ve meslek hastalıkları gibi doğrudan çalışma koşullarının düzenlenmesine yönelen kurallarla işçi sınıfının bütününe yaygınlaşma eğilimi sergilemiştir. Bu önlemler, “işçinin yalnızca işleyen bir alet, makinanın bir uzantısı olmaması nedeniyle, işçinin fizik varlığının korunmasına yönelik” olarak uygulama alanı bulmuştur (Esin, 1982, s. 134).Başta Almanya, Avusturya, İtalya, İsveç, İsviçre, Fransa ve Danimarka olmak üzere, 1870’li ve ağırlıklı olarak 1880’li, 1890’lı ve 1900’lü yıllardan başlayacak şekilde pek çok Avrupa ülkesinde, iş kazası, hastalık, sağlık, malullük, emeklilik, işsizlik sigortalarının oluşturulmaya başlandığı görülmektedir. Ardından ise tamamlayıcı olacak şekilde aile yardımları devreye girmiştir (Topak, 2012, s.47-49, 53). Çağdaş sosyal politikanın geliştiği dönemin kökleri, ağırlıklı olarak çalışma ilişkilerine dönük düzenlemelere ve 1870’li ve 1880’li yıllarda özellikle Almanya’da Bismarck döneminde görülen sosyal güvenlik uygulamalarına dayanmaktadır. Ancak çağdaş sosyal politikanın gelişiminin esas olarak 1930’lu ve 1940’lı yıllardan sonra varlık kazandığı söylenebilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Seçme ve seçilme hakkı
C
Eğitim, sağlık, konut/barınma
D
Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması
E
Mesleki eğitim programları
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Doğru cevap B'dir.
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Doğru cevap B'dir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi negatif haklardan biridir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Sosyal güvenlik
C
Mülk edinme
D
Sendikalaşma
E
Toplu sözleşme
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete
karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır. Doğru cevap C'dir.
karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 89
I. Eğitim
II. Konut hakkı
III. Grev hakkı
IV. Mülkiyet
Yukarıdakilerden hangileri sosyal haklardandır?
II. Konut hakkı
III. Grev hakkı
IV. Mülkiyet
Yukarıdakilerden hangileri sosyal haklardandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
“Klasik haklar, hiçbir ayrım yapılmadan bütün insanların hak ve özgürlükleriyken” sosyal hakların öznesi ise bağımlı ve güçsüz konumda olan ve sosyal koruma ve güvenceleri için kamu müdahalesi biçiminde beliren sosyal politika araçlarına ihtiyaç duyan toplumsal sınıflar ve kesimlerdir (Çelik, 2010, s.257, 260). Bu çerçevede çalışma, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, konut hakkının yanı sıra kadınlar, çocuklar ve sosyal koruma ve güvence ihtiyacı içerisinde olan sınıf ve kesimlerin kamu tarafından gözetilmelerine ilişkin haklar sosyal hakların kapsamına girmektedir (Bulut, 2009, s.30). Haklar rejiminin evriminde sosyal haklar bünyesinde de bir gelişim gözlemlenmiş ve Evrensel Bildirge’deki sendika özgürlüğünün içeriği genişletilerek, sendikal haklar olarak bilinen “toplu sözleşme hakkı, sendika özgürlüğü ve grev hakkı” da sosyal hakların içerisine ayrıntılı bir biçimde tanımlanarak girmiştir. Bu oldukça önemli bir gelişmedir; zira bu üç hak türü, “sosyal hakların gelişmesinde yasa kadar önemli bir itici güçtür ve bu haklar bütün sosyal hakların baş güvencesi ve yaptırımıdır” (Çelik, 2010, s.256). Mülkiyet sosyal haklar kapsamında ele alınmamaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi geniş anlamda sosyal politika ve sosyal devletin niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması
B
Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması
C
Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması
D
Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması
E
Mülk sahibi merkezli bir etkinlik olması
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişim çizgisini ve sosyal haklar kataloğunun oluşumunu genel hatlarıyla gördükten sonra, sosyal politikanın ve sosyal devletin temel niteliklerine ilişkin kimi notlar düşmek yararlı olacaktır. Özellikle geniş anlamda sosyal politika ve sosyal devletin varlık kazanması sıraladığımız şu olgular etrafında anlaşılabilir:
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi (Topak, 2005, s.112-114),
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması (Topak, 2012, s.102).
Mülk sahinin hak sahibi görüldüğü hukuk anlayışı 19. yy için değerlendirilmektedir. Doğru cevap E'dir.
• Kapitalizmin krizlerini ve sermayenin gereksinimlerini içeren yapısal gelişim özellikleri, üretim ve birikim süreçlerinin düzenlenmesi (Topak, 2005, s.112-114),
• İşçi sınıfı hareketinin ve sendikal mücadelenin yükselişini ve taleplerini de içeren toplumsal sınıf ilişkileri (Ginsburg, 1979; Gough, 1979; Topak, 2009),
• Kapitalizmin ve piyasanın beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal riskler,
• Bağımlı nüfusun ve ücretli emeğin korunması ve güvence altına alınması,
• Yoksulluk sorunu,
• Kamu merkezli bir etkinlik olması,
• Metadışı kamusal sosyal refah hizmetleri yaratması,
• Yurttaşlık haklarına dayalı bir gelişimin ürünü olması,
• Devletin sınıfsal niteliği ve siyasal iktidar ilişkilerinin devamlılığı için bağımlı nüfus üzerinde hegemonyanın sağlanması (Topak, 2012, s.102).
Mülk sahinin hak sahibi görüldüğü hukuk anlayışı 19. yy için değerlendirilmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 91
Eşitliğin bir talep ve mücadele olarak ortaya çıkması hangi yüzyıl ile birlikte mümkün olmuştur?
Seçenekler
A
16
B
17
C
18
D
19
E
20
Açıklama:
Eşitliğin bir talep ve mücadele olarak ortaya çıkması, 18’inci yüzyılda
gerçekleşebilmiştir. Bu olgu eşitsizliklerin, özellikle
modern yurttaşlık kurumuyla birlikte, “insanın doğal hâli olarak” görülmemeye başlanması (Turner,
1997, s.18-19, 20) ile de bağlantılıdır. Bu bağlamda doğru yanıt C seçeneğidir.
gerçekleşebilmiştir. Bu olgu eşitsizliklerin, özellikle
modern yurttaşlık kurumuyla birlikte, “insanın doğal hâli olarak” görülmemeye başlanması (Turner,
1997, s.18-19, 20) ile de bağlantılıdır. Bu bağlamda doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 92
Fransa’da ortaya çıkmış hangi hareket, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu?
Seçenekler
A
Köylüler Savaşı
B
Eşitler Hareketi
C
Fransız Devrimi
D
Eşitsizlik Hareketi
E
Eşitlik Hareketi
Açıklama:
Fransa’da, Babeuf’un öncülüğü-
nü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi
olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal
eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre
pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin
sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sor-
guluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan
sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkilemiştir. Bu bilgiler ışığında, doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
nü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi
olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal
eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre
pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin
sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sor-
guluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Eşitler Hareketi, kendisinden sonra ortaya çıkan
sosyalist görüş ve eylemi önemli ölçüde etkilemiştir. Bu bilgiler ışığında, doğru yanıt B seçeneğinde verilmiştir.
Soru 93
Emek gücü sahibinin, üretimde kullandığı fiziksel ve zihinsel kapasitesini sağlıklı bir biçimde koruyup sürdürmesi hangi kavramın açıklamasını ifade eder?
Seçenekler
A
Emek gücünün yeniden üretimi
B
Artı değer
C
Artı değerin yeniden üretimi
D
Artık ürün
E
Artık ürünün yeniden üretimi
Açıklama:
Emek gücünün yeniden üretimi, emek gücü sahibinin, üretimde kullandığı fiziksel ve zihinsel kapasitesini sağlıklı bir biçimde koruyup sürdürmesidir. Bu bağlamda doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 94
Çağdaş sosyal politikanın ilk oluşum evreleri aşağıdaki gruplardan hangisiyle başlamıştır?
Seçenekler
A
Yoksullara yoksulluk yardımları
B
Çalışan erkek nüfusun ücret eşitsizlikleri
C
Çalışan nüfusun sağlık harcamaları
D
Engelli nüfusun çalışma hayatına katılması
E
Kadın ve çocuklar gibi sanayide çok uzun saatlerle çalıştırılıp özel olarak korunma ihtiyacı içinde olan gruplar
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın ilk oluşum evreleri, kadın ve çocuklar gibi sanayide
çok uzun saatlerle çalıştırılıp özel olarak korunma ihtiyacı içinde olan kesimlerle başlamıştır (Talas, 1997,
s.54). Ücretler, günlük çalışma saatleri, izinler, gece çalışması, iş kazası ve meslek hastalıkları gibi doğrudan
çalışma koşullarının düzenlenmesine yönelen kurallarla işçi sınıfının bütününe yaygınlaşma eğilimi sergi-
lemiştir. Bu önlemler, “işçinin yalnızca işleyen bir alet, makinanın bir uzantısı olmaması nedeniyle, işçinin
fizik varlığının korunmasına yönelik” olarak uygulama alanı bulmuştur (Esin, 1982, s. 134). Buna göre doğru yanıt E seçeneğidir.
çok uzun saatlerle çalıştırılıp özel olarak korunma ihtiyacı içinde olan kesimlerle başlamıştır (Talas, 1997,
s.54). Ücretler, günlük çalışma saatleri, izinler, gece çalışması, iş kazası ve meslek hastalıkları gibi doğrudan
çalışma koşullarının düzenlenmesine yönelen kurallarla işçi sınıfının bütününe yaygınlaşma eğilimi sergi-
lemiştir. Bu önlemler, “işçinin yalnızca işleyen bir alet, makinanın bir uzantısı olmaması nedeniyle, işçinin
fizik varlığının korunmasına yönelik” olarak uygulama alanı bulmuştur (Esin, 1982, s. 134). Buna göre doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 95
"Çağdaş sosyal politikanın geliştiği dönemin kökleri, ağırlıklı olarak çalışma ilişkilerine dönük düzenlemelere ve 1870’li ve 1880’li yıllarda özellikle Almanya'da __________ döneminde görülen sosyal güvenlik uygulamalarına dayanmaktadır." Cümlede verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır?
Seçenekler
A
Weimar
B
Ren Konfederasyonu
C
Bismarck
D
Nazi
E
Doğu rejimi
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın geliştiği dönemin kök-
leri, ağırlıklı olarak çalışma ilişkilerine dönük dü-
zenlemelere ve 1870’li ve 1880’li yıllarda özellikle
Almanya’da Bismarck döneminde görülen sosyal gü-
venlik uygulamalarına dayanmaktadır. Ancak çağdaş
sosyal politikanın gelişiminin esas olarak 1930’lu ve
1940’lı yıllardan sonra varlık kazandığı söylenebilir. Buna göre doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
leri, ağırlıklı olarak çalışma ilişkilerine dönük dü-
zenlemelere ve 1870’li ve 1880’li yıllarda özellikle
Almanya’da Bismarck döneminde görülen sosyal gü-
venlik uygulamalarına dayanmaktadır. Ancak çağdaş
sosyal politikanın gelişiminin esas olarak 1930’lu ve
1940’lı yıllardan sonra varlık kazandığı söylenebilir. Buna göre doğru cevap C seçeneğinde verilmiştir.
Soru 96
Sosyal Sigortalar ve Birleşik Hizmetler aşağıdakilerden hangisi tarafından hazırlanan bir rapordur?
Seçenekler
A
Bismarck
B
Keynes
C
Reagan
D
Beveridge
E
Nixon
Açıklama:
İngiltere’de 1942 yılında William Beveridge ta-
rafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar ve Birleşik
Hizmetler” adlı rapor, kamu sigortalarının yay-
gınlaşmasının yanı sıra çalışma yaşamının dışına
çıkılan dönemlerde de kişi ve ailenin ihtiyaçlarını
gözetmiştir. Buna göre doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
rafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar ve Birleşik
Hizmetler” adlı rapor, kamu sigortalarının yay-
gınlaşmasının yanı sıra çalışma yaşamının dışına
çıkılan dönemlerde de kişi ve ailenin ihtiyaçlarını
gözetmiştir. Buna göre doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları
C
Eğitim, sağlık, konut/barınma
D
Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi,yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı
E
Engelli ve dezavantajlı grupların çalışma rejiminde yeniden değerlendirilmesi
Açıklama:
Çağdaş sosyal
politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların
oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen
uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa va-
deli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık,
analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi,
yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve ge-
çim düzeyini hedefleyen politikalar ile sos-
yal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Buna göre E seçeneğinde verilen ifade bunlardan biri değildir.
politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların
oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen
uygulamalar şunlardır:
• Bireysel ve toplu iş hukuku,
• Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa va-
deli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık,
analık) sigorta dalları,
• Eğitim, sağlık, konut/barınma,
• Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi,
yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması,
işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
• Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
• Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve ge-
çim düzeyini hedefleyen politikalar ile sos-
yal yardımlar,
• Mesleki eğitim programları,
Buna göre E seçeneğinde verilen ifade bunlardan biri değildir.
Soru 98
"Çağdaş sosyal politika araçları, yoksulluk yardımlarından farklı olarak ______ statüsünde kurumsallaşmıştır" Cümlede verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Eşitlik
B
Hak
C
Eşitsizlik
D
Piyasa
E
Ücret
Açıklama:
Çağdaş sosyal politika araçları, yoksulluk yar-
dımlarından farklı olarak hak statüsünde kurumsal-
laşmıştır. Bu kurumsallaşma, hakların sosyal haklar
olarak yeniden kuruluşuna ve sosyal haklar kata-
loğunun oluşumuna denk düşer. Buna göre doğru yanıt B seçeneğidir.
dımlarından farklı olarak hak statüsünde kurumsal-
laşmıştır. Bu kurumsallaşma, hakların sosyal haklar
olarak yeniden kuruluşuna ve sosyal haklar kata-
loğunun oluşumuna denk düşer. Buna göre doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Negatif haklar arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
ifade özgürlüğü
B
İnanç özgürlüğü
C
Mülk edinme özgürlüğü
D
sendikal haklar
E
Konut dokunulmazlığı
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç
özgürlüğü, mülk edinme, konut doku-
nulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete
karışmama görevi yükleyen koruyucu
haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal
güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma
gibi devlete olumlu edimde bulunma ve
karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır. Bu bilgilere göre, D seçeneği negatif haklardan değildir.
özgürlüğü, mülk edinme, konut doku-
nulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete
karışmama görevi yükleyen koruyucu
haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal
güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma
gibi devlete olumlu edimde bulunma ve
karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır. Bu bilgilere göre, D seçeneği negatif haklardan değildir.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysel ve toplu iş hukuku
B
Parça başı ücret uygulaması
C
Uzun ve kısa vadeli sigorta dalları
D
İşsizlik sigortası
E
Yoksullukla mücadele
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın gelişimi çerçevesinde sosyal hakların oluşumunu da sağlayacak şekilde yaşama geçirilen uygulamalar şunlardır:
- Bireysel ve toplu iş hukuku,
- Uzun (yaşlılık, malullük, ölüm) ve kısa vadeli (iş kazası, meslek hastalıkları, hastalık, analık) sigorta dalları,
- Eğitim, sağlık, konut/barınma,
- Ücret/asgari ücret, işsizliğin önlenmesi, yüksek bir istihdam düzeyinin sağlanması, işsizlik sigortası, gelir dağılımı,
- Sosyal hizmetlerin yaygınlaşması,
- Yoksullukla mücadele, asgari bir gelir ve geçim düzeyini hedefleyen politikalar ile sosyal yardımlar,
- Mesleki eğitim programları
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi negatif haklardan biridir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Sosyal güvenlik
C
Toplu sözleşme
D
Düşünce ve inanç özgürlüğü
E
Sendikalaşma
Açıklama:
Negatif haklar, ifade, düşünce ve inanç özgürlüğü, mülk edinme, konut dokunulmazlığı, kişi güvenliği gibi devlete karışmama görevi yükleyen koruyucu haklardır. Pozitif haklar ise eğitim, sosyal güvenlik, toplu sözleşme ve sendikalaşma gibi devlete olumlu edimde bulunma ve karışma görevi yükleyen isteme haklarıdır.
Soru 102
Emek gücüne ilişkin aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Satılsa bile alıcı bulamıyor
B
Satılabilir ve talep edilebilir nitelikleri taşımıyor
C
Sahibi tarafından artık arz edilmiyor
D
Arz edilmesi teşvik ediliyor
E
Satılıp değer üretimine katılmış
Açıklama:
Emek gücünün çalışma ile olan ilişkisi başlı başına bir risk faktörüdür. Emek gücü,
- Satılsa bile alıcı bulamıyor (vasıfsız, eğitimsiz, deneyimsiz, geçici işsiz, düzensiz çalışan vb.);
- Satılabilir ve talep edilebilir nitelikleri taşımıyor (engelli, yaşlı, hasta, iş kazası geçirmiş ya da meslek hastalığına yakalanmış vb.);
- Sahibi tarafından artık arz edilmiyor (uzun süreli işsiz, umudu kırık);
- Arz edilmesi engelleniyor (toplumsal cinsiyet normları) ya da
- Satılıp değer üretimine katılmış (ücretli işçi)
Soru 103
Fransa’da, Babeuf ’un öncülüğünü yaptığı mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunan hareketin ismi nedir?
Seçenekler
A
Eşitler Hareketi
B
Sosyal Eşitlik Hareketi
C
Mutlak Eşitlik Hareketi
D
Toplumsal Girişim Hareketi
E
Toplumsal Eşitlik Hareketi
Açıklama:
Fransa’da, Babeuf ’un öncülüğünü yaptığı “Eşitler Hareketi”, mutlak eşitlik talebi olarak da görülebilecek şekilde, ekonomik ve sosyal eşitlik için herkesin milli gelirden ihtiyacına göre pay alması gerektiğini savunuyor, gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için bireysel mülk sahipliğini sorguluyor ve kolektif mülkiyet fikrini benimsiyordu.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi ekonomik ve sosyal risk faktörlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kayıt dışı çalışma
B
Engelli olma durumu
C
Emekli olma durumu
D
Mesleki hastalıklar
E
Gelir yetersizliği
Açıklama:
Düşük ücretli çalışma, kötü çalışma koşulları, iş kazası ve meslek hastalıkları, kayıt dışılık ve sosyal güvenlik sorunları, toplu iş ilişkilerinden dışlanma gibi konular çalışma yaşamı temelinde ortaya çıkan ekonomik ve sosyal riskler arasında sayılabilir.
Soru 105
“Statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha önemlidir.” İfadesi kime aittir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Bismarck
C
Keynes
D
Marx
E
Beveridge
Açıklama:
Eşitsizlikler karşısında sosyal politikanın ve
sosyal devletin edimlerinde, “sınıflar arasında değil,
tek bir sınıfmış gibi muamele edilen nüfus içinde-
ki bireyler arasında bir eşitleme söz konusudur”
(Marshall, 2008, s.31). Çünkü Marshall’a (2008,
s.31) göre, “Statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha
önemlidir.” bu bağlamda, doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
sosyal devletin edimlerinde, “sınıflar arasında değil,
tek bir sınıfmış gibi muamele edilen nüfus içinde-
ki bireyler arasında bir eşitleme söz konusudur”
(Marshall, 2008, s.31). Çünkü Marshall’a (2008,
s.31) göre, “Statü eşitliği, gelir eşitliğinden daha
önemlidir.” bu bağlamda, doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 106
Bireyi devlete karşı koruyan haklar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal haklar
B
Klasik haklar
C
Kapital haklar
D
Pratik haklar
E
Kamusal haklar
Açıklama:
Klasik haklar, bireyi devlet karşısında, sosyal haklar ise işçi sınıfını sermaye sınıfı ve piyasanın yarattığı ekonomik ve sosyal risk ve eşitsizlikler karşında koruyan haklar olarak değerlendirilebilir. Klasik haklar, büyük ölçüde aristokrasi ile burjuvazi arasında, burjuvazinin emekçi sınıfları da kattığı mücadelelerin ürünü iken, sosyal haklar ise burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki, işçi sınıfı ve diğer güvencesiz kesimlerin kapitalizme ve onun etkilerine karşı verdiği mücadelelerin bir ürünüdür
Soru 107
İşçi sınıfını sermaye sınıfı ve piyasanın yarattığı ekonomik ve sosyal risk ve eşitsizlikler karşında koruyan haklar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal haklar
B
Klasik haklar
C
Geleneksel haklar
D
Pratik haklar
E
Birinci kuşak haklar
Açıklama:
Klasik haklar, bireyi devlet karşısında, sosyal haklar ise işçi sınıfını sermaye sınıfı ve piyasanın yarattığı ekonomik ve sosyal risk ve eşitsizlikler karşında koruyan haklar olarak değerlendirilebilir. Klasik haklar, büyük ölçüde aristokrasi ile burjuvazi arasında, burjuvazinin emekçi sınıfları da kattığı mücadelelerin ürünü iken, sosyal haklar ise burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki, işçi sınıfı ve diğer güvencesiz kesimlerin kapitalizme ve onun etkilerine karşı verdiği mücadelelerin bir ürünüdür
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş sosyal politikanın özellikle 1970’li ve 1980’li yıllardan sonra haklarıyla ilgilendiği kesimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadınlar
B
Çocuklar
C
Tüketiciler
D
İşçiler
E
Cinsel yönelim ayrımcılığı yaşayanlar
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın ilgi alanı özellikle 1970’li ve 1980’li yıllardan sonra bir halka daha genişlemiştir. Sosyal politika bu dönemlerden başlayacak şekilde, “çocuk, kadın, çevre, tüketici hakları”, engelliler, dezavantajlı gruplar, cinsel yönelim ayrımcılığı yaşayanlar gibi kesimlerin ekonomik ve sosyal sorunlarıyla da ilgilenmeye başlamıştır
Soru 109
Sosyal politika ağırlıklı olarak aşağıdaki hangisi ile olgunlaşmıştır?
Seçenekler
A
1789 Fransız Devrimi ile
B
1929 ekonomik krizi sonrasında
C
İkinci Dünya Savaşından sonra
D
1990’lı yıllardan sonra
E
20. yüzyılın ilk yarısında
Açıklama:
Sosyal politikanın geniş bir anlam kazanması sürecinde, doğrudan işçi sınıfına yönelen sosyal politika uygulamalarının giderek toplumdaki herkesi kapsadığı görülür. İşçi sınıfının güvence altına alınması ve korunmasını amaçlayan sosyal politikalar; geniş bir anlam kazanarak, sosyal eşitlik ve sosyal adaleti sağlama amacına yönelmiştir Bu çerçevede, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllar sosyal politikanın geniş bir anlama kavuştuğu bir dönem olarak kabul edilir. Sosyal devlet olarak kabul edilen devlet biçiminin olgunlaşması da bu döneme rastlar. Bu arada, ilerleyen dönemde sosyal politika çocuk, kadın, gençlik, engellilik, çevre, tüketici hakları gibi konuları da ilgi alanı hâline getiren bir diğer genişleme süreci içerisine de girmiştir
Soru 110
Çağdaş sosyal politika ağırlıklı olarak aşağıdaki hangisi ile başlamıştır?
Seçenekler
A
20.yüzyıl ile birlikte
B
1929 ekonomik krizi sonrasında
C
Birinci Dünya Savaşından sonra
D
1850’li yıllardan sonra
E
21. yüzyıl ile birlikte
Açıklama:
Çağdaş sosyal politikanın başlangıcı, 19. yüzyılın ortalarında başlayıp 1870’lerde güçlenen ve ağırlıklı olarak 1930’lu ve 1940’lı yıllara kadar olan dönemi kapsar.
Ünite 5
Soru 1
Hangi seçenekte vatandaşlığın getirdiği kültürel haklar birlikte verilmiştir?
Seçenekler
A
Yiyecek-Bireysel özgürlükler
B
Refah uygulamalarına erişim-Eğitim
C
Parlamentoda temsil-Eğitim
D
Barınma-Fikrini ifade edebilme
E
Yiyecek-Barınma
Açıklama:
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Ekonomik, kültürel ve sosyal haklar. Bunların ilki, yiyecek ve barınmayı kapsayan
refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır.
Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal
haklardır. Doğru cevap B'dir.
refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır.
Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal
haklardır. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
I. Kadınlar
II. Köleler
III. Yabancılar
Antik Yunan'da kimler vatandaşlık dışında bırakılmıştır?
II. Köleler
III. Yabancılar
Antik Yunan'da kimler vatandaşlık dışında bırakılmıştır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Antik Yunan’da vatandaşlık; kadınları, köleleri ve yabancıları dışarıda bırakmakla birlikte, hür ve servet sahibi erkeklerin kamusal yaşama sırası geldiğinde yöneten ve yönetilen olarak katılması anlamına gelmekteydi. Doğru cevap E'dir.
Soru 3
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki dönüm noktası nedir?
Seçenekler
A
Roma İmparatorluğu'nun çöküşü
B
Rönesans Hareketleri'nin başlaması
C
Fransız Devrimi
D
Matbaanın icadı
E
Sanayi Devrimi
Açıklama:
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devrimi’dir. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni
haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir. Doğru cevap C'dir.
haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 4
_____, Batılı bir kurum olarak vatandaşlığın kökeninin Batılı şehrin özgün yapılarına dayandığını öne sürer.
Boşluğu doğru şekilde tamamlayan kişi kimdir?
Boşluğu doğru şekilde tamamlayan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Marx
C
Agamben
D
Weber
E
Adam Feguson
Açıklama:
Vatandaşlığın değerleri, uygarlığın değerleriyle bir araya getiriliyor ve böylelikle Weber, benzersiz bir şekilde Batılı bir kurum olarak vatandaşlığın kökeninin Batılı şehrin özgün yapılarına dayandığını öne sürüyordu. Doğru cevap D'dir.
Soru 5
I. Cinsiyetsiz
II. Toplumsal bağlamın içinde
III. Soyut
Hangisi liberal geleneğin yurttaşlık tanımındaki bireyle örtüşür?
II. Toplumsal bağlamın içinde
III. Soyut
Hangisi liberal geleneğin yurttaşlık tanımındaki bireyle örtüşür?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Liberal gelenekte yurttaş, cinsiyetsiz, soyut, toplumsal bağlam dışında, yüksüz (unencumbered) bir birey olarak tanımlanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 6
Hangi ülkede göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlık alabilmektedir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
Kanada
D
ABD
E
Kanada
Açıklama:
Bazı göçmen ülkelerinde, göçmenlerin vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika). Doğru cevap A'dır.
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika). Doğru cevap A'dır.
Soru 7
I. Ucuz iş gücü transferleri
II. İklim değişimleri
III. Sömürü politikaları
Hangisi insanları mülteci, vatansız ve kaçak insan konumuna sokan etkenler arasında yer alır?
II. İklim değişimleri
III. Sömürü politikaları
Hangisi insanları mülteci, vatansız ve kaçak insan konumuna sokan etkenler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Savaş, işgaller, diktatörlükler, açlık, yoksulluk, iklim değişimleri, siyasal baskılar,
diktatörlükler, soykırımlar, sistematik toplumsal terör, geç kapitalist dönem
ve neo-liberal sömürü politikaları, toplu yersiz-yurtsuzlaştırmalar, ucuz iş gücü
transferleri bugün insanları en temel vatandaşlık haklarından mahrum bırakarak
mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştürmektedir. Doğru cevap E'dir.
diktatörlükler, soykırımlar, sistematik toplumsal terör, geç kapitalist dönem
ve neo-liberal sömürü politikaları, toplu yersiz-yurtsuzlaştırmalar, ucuz iş gücü
transferleri bugün insanları en temel vatandaşlık haklarından mahrum bırakarak
mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştürmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 8
Yarı-vatandaşlığın önemli bir örneği olan Avrupa vatandaşlığı kavramı hangisiyle hayata geçmiştir?
Seçenekler
A
Maastricht Antlaşması
B
Cenevre Sözleşmesi
C
Avrupa Tek Senedi
D
Amsterdam Antlaşması
E
Lizbon Antlaşması
Açıklama:
Yarı-vatandaşlığın önemli bir örneği, 1991 Maastricht Antlaşması ile yürürlüğe giren Avrupa vatandaşlığıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 9
______ hem cumhuriyetçiliğin kamu yararı fikrinin çoğulluğuna hem de liberallerin savunduğu bireysel özgürlüklerin kolektif kimlikler üzerinden radikalleştirilmesine inanan bir yurttaşlık fikridir.
Boşluğu doğru olarak tamamlayan ifade hangisidir?
Boşluğu doğru olarak tamamlayan ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Tekil vatandaşlık
B
Radikal demokratik vatandaşlık
C
Avrupa vatandaşlığı
D
Yarı vatandaşlık
E
Çifte vatandaşlık
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık hem cumhuriyetçiliğin kamu yararı fikrinin
çoğulluğuna hem de liberallerin savunduğu bireysel özgürlüklerin kolektif kimlikler üzerinden radikalleştirilmesine inanan bir yurttaşlık fikridir. Doğru cevap B'dir.
çoğulluğuna hem de liberallerin savunduğu bireysel özgürlüklerin kolektif kimlikler üzerinden radikalleştirilmesine inanan bir yurttaşlık fikridir. Doğru cevap B'dir.
Soru 10
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temellerini kim atmıştır?
Seçenekler
A
Rasmussen ve Brown
B
Castles ve Miller
C
Schnapper
D
Laclau ve Mouffe
E
Bauman
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temelleri E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde
dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır. Doğru cevap D'dir.
dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Bir devlete ait olmakla ilgili haklar ve yükümlülükler getiren birey ve devlet arasındaki hukuksal bağ olarak tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Üyelik
B
Başkanlık
C
Vatandaşlık
D
Bireycilik
E
Yönetici
Açıklama:
Vatandaşlık ya da diğer adıyla yurttaşlık genel olarak bir devlete ait olmakla ilgili haklar ve yükümlülükler getiren birey ve devlet arasındaki bir hukuksal bağ olarak tanımlanmaktadır.
Soru 12
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Yiyecek ve barınmayı kapsayan refah ve temel ihtiyaçlara yönelik haklar; ikincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren haklar; üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan haklardır. Bu haklar sırasıyla aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Kültürel-Siyasal-Ekonomik
B
Kültürel-Ekonomik-Siyasal
C
Ekonomik-Siyasal- Kültürel
D
Ekonomik-Kültürel-Siyasal
E
Siyasal-Kültürel-Ekonomik
Açıklama:
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Ekonomik, kültürel ve sosyal haklar. Bunların ilki, yiyecek ve barınmayı kapsayan refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır. Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal haklardır.
Soru 13
Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre, seküler toplumları bir arada tutan şey çokkültürlü bir çevrede toplumun kurucu temeli olarak müşterek vatandaşlık olduğunu belirtmektedir?
Seçenekler
A
Saint-Simon
B
Bryan S. Turner
C
Balibar
D
Wallerstein
E
Marshall
Açıklama:
Bryan S. Turner’a göre vatandaşlık, toplumdaki farklı toplumsal gruplar ve farklı cemaatler arasındaki farklılıkları eşitleyen bir dayanışma unsuru ve seküler bir din olarak işlev görür. Resmi dinin gerilemesiyle birlikte vatandaşlık bize ortak bir ulusal kültür, ortak bir kimlikler kümesi ve ortak bir değer sistemi sunar. Seküler toplumları bir arada tutan şey, çokkültürlü bir çevrede toplumun kurucu temeli olarak müşterek vatandaşlıktır.
Soru 14
Hangi devlette vatandaşlık, kadınları, köleleri ve yabancıları dışarıda bırakmakla birlikte, hür ve servet sahibi erkeklerin kamusal yaşama sırası geldiğinde yöneten ve yönetilen olarak katılması anlamına gelmekteydi?
Seçenekler
A
Antik Babil
B
Mısır
C
Antik Yunan
D
Fransa
E
Almanya
Açıklama:
Antik Yunan’da vatandaşlık, kadınları, köleleri ve yabancıları dışarıda bırakmakla birlikte, hür ve servet sahibi erkeklerin kamusal yaşama sırası geldiğinde yöneten ve yönetilen olarak katılması anlamına gelmekteydi.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici devrimdir?
Seçenekler
A
Fransız Devrimi
B
Bilimsel Devrimler
C
Endüstri Devrimi
D
İngiliz Devrimi
E
Bolşevik Devrimi
Açıklama:
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devrimi’dir. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir.
Soru 16
Batılı bir kurum olarak vatandaşlığın kökeninin Batılı şehrin özgün yapılarına dayandığını öne süren düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Weber
B
Marx
C
Simmel
D
Durkheim
E
Lyotard
Açıklama:
Weber, benzersiz bir şekilde Batılı bir kurum olarak vatandaşlığın kökeninin Batılı şehrin özgün yapılarına dayandığını öne sürüyordu.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık ile ulus-devlet arasındaki ilişki için iddia edilemez?
Seçenekler
A
Yurttaşlık, siyasal modernliğin belirleyici özelliği olan demokratik pratiğin merkezinde yer alır.
B
Vatandaşlık, insanların bir devlet etrafında birleştirilmesi ve evrensel hakların tanınmasıyla statü farklılıklarının ortadan kaldırılması anlamına geldiği ölçüde ulusun inşa edilmesiyle aynı şeydir.
C
Demokratik ulus, vatandaşlık üzerinden, dinsel ya da etnik aidiyeti ne olursa olsun, kişilerin eşit yurttaşlık ilkesine dayanır.
D
Vatandaşlık kavramının merkezinde, modern devletin bireyleri yerel ve ulus-öncesi topluluklara olan bağlarından kopartarak kendi tekeline alması projesi yatar.
E
Ulus devlette yurttaşlık için aranan kan ve toprak ölçütüdür.
Açıklama:
Modern dönem öncesi yurttaşlık için aranan kan ve toprak ölçütü, modern devlette farklı bir
anlam kazanmıştır. Bu iki geleneksel ölçüt modern öncesi eski rejimde sadece bir itaat ilişkisini ifade etmesinden ötürü özel bir anlama sahip değildi.
anlam kazanmıştır. Bu iki geleneksel ölçüt modern öncesi eski rejimde sadece bir itaat ilişkisini ifade etmesinden ötürü özel bir anlama sahip değildi.
Soru 18
Yurttaşlığın soyut eşitlik prensibi ile sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri görünmez kıldığını ve ekonomik eşitsizliklere yönelik eleştirileri etkisizleştirdiğini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fenomenoloji
B
Marksizm
C
Varoluşçuluk
D
Liberalizm
E
Neoliberalizm
Açıklama:
Marksizmin yurttaşlık eleştirisi, modern liberal yurttaşlığın herkesi eşit sayan soyut ve resmi eşitlik idealinin bir çerçevesi olan evrensellik iddiasının gerçek yaşanan ilişkilerdeki eşitsizliği hem gizlediği hem de yurttaşlığı bu eşitsizliklerin üzerine inşa ettiğini iddia eder. Buna göre, yurttaşlığın soyut eşitlik prensibi, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri görünmez kılmakta ve ekonomik eşitsizliklere yönelik eleştiriyi etkisizleştirmektedir.
Soru 19
İnsan türünün ve aklın kadın ve erkek açısından eşit ve ontolojik anlamda aynılığı düşüncesinden hareket eden kuramcılar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberal feminist kuramcılar
B
Marksist kuramcılar
C
Liberal kuramcılar
D
Bilimsel kuramcılar
E
Anti-bilimsel kuramcılar
Açıklama:
Kamusal alan özel alan ayrımını esas alan liberal aydınlanmacı bakış açısı; kamusal
alanı adaletin, rasyonalitenin, eşitliğin, biçimsel ilişkilerin alanı, özel alanı ise diğergamlığın, vericiliğin, duyguların, kabullenilmiş bir eşitsizliğin, gayrı biçimsel ilişkilerin alanı olarak kabul etmiştir. Bu düşünüşün doğrudan sonucu, kamusal alanın erkeklerin, özel alanın ise kadınların alanı olduğu bir fikrin güçlenmesi olmuştur. Doğal haklar geleneğinin uzantısında yer alan liberal feminist kuramcılar, yurttaşlık taleplerini dile getirirken insan türünün ve aklın kadın ve erkek açısından eşit ve ontolojik anlamda aynılığı düşüncesinden hareket
ettiler.
alanı adaletin, rasyonalitenin, eşitliğin, biçimsel ilişkilerin alanı, özel alanı ise diğergamlığın, vericiliğin, duyguların, kabullenilmiş bir eşitsizliğin, gayrı biçimsel ilişkilerin alanı olarak kabul etmiştir. Bu düşünüşün doğrudan sonucu, kamusal alanın erkeklerin, özel alanın ise kadınların alanı olduğu bir fikrin güçlenmesi olmuştur. Doğal haklar geleneğinin uzantısında yer alan liberal feminist kuramcılar, yurttaşlık taleplerini dile getirirken insan türünün ve aklın kadın ve erkek açısından eşit ve ontolojik anlamda aynılığı düşüncesinden hareket
ettiler.
Soru 20
Cenevre’de imzalanan bir konvansiyona göre özel bir sosyal veya politik gruba üyeliği, milliyeti, dini, ırkı gibi nedenlerle şiddete maruz kalma korkusu yaşayan ve bu nedenle ülkesine dönme imkânına ve isteğine sahip olmayan, milliyetine tabi olduğu ülkenin sınırları dışında yaşayan kimseye ne denir?
Seçenekler
A
Kuramcı
B
Göçmen
C
Vatandaş
D
Mülteci
E
Yurttaş
Açıklama:
Cenevre’de imzalanan Mültecilerin Statüsüne İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonuna göre mülteci özel bir sosyal veya politik gruba üyeliği, milliyeti, dini, ırkı gibi nedenlerle şiddete maruz kalma korkusu yaşayan ve bu nedenle ülkesine dönme imkânına ve isteğine sahip olmayan, milliyetine tabi olduğu ülkenin sınırları dışında yaşayan kimsedir.
Soru 21
Vatandaşlığın tanımı yapılırken aşağıdakilerden hangisinden bahsedilemez?
Seçenekler
A
Vatandaşlık bir nevi bireyin devlet karşısındaki konumlanışını tanımlayan bir statüdür.
B
Vatandaşlık, hak ve sorumluluklardan oluşmuş formel hukuki bir statüdür.
C
Vatandaşlık, içinde bulunulan toplumun geleceğini şekillendirecek olan siyasal alana katılıma işaret eder.
D
Vatandaşlık, içinde bulunulan topluluğa bir üyelik veya mensubiyet bağıdır.
E
Vatandaşlık, politik nüfuz sahibi egemenlerin sömürülerinin güçlendirilmesi mücadelesidir.
Açıklama:
Vatandaşlık, politik nüfuz sahibi egemenlerin sömürülerinin güçlendirilmesi mücadelesi değil sınırlandırılması mücadelesidir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan'da yurttaş olmanın getirdiği ayrıcalık yada sorumluluklardan değildir?
Seçenekler
A
Halk meclislerinde yasaları tartışmak.
B
Halk meclislerinde yasaları oylamak.
C
Askerlik görevini yerine getirmek.
D
Vergiden muaf olmak.
E
Yöneticileri seçmek.
Açıklama:
Antik Yunan'da yurttaş olmak vergiden muaf olmanın aksine vergi ödeme yükümlülüğü getirir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi modern ulus-devletlerin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Kendilerinden önce var olmuş, bir ya da birden fazla etnik topluluk tarafından oluşturulmuşlardır.
B
İnsanların hukuksal/siyasal anlamda eşit muamele görmeleri gerektiği düşüncesine dayanır.
C
Dinsel aidiyetlerin çeşitliliğini aşmayı, inanç ve ibadetlerin özel alana çekilmesini benimser.
D
Bireyleri yerel ve ulus öncesi topluluklara olan bağlarından kopartarak kendi tekeline almayı hedefler.
E
Toplumsal yaşamın çokkültürlülüğü düşüncesini reddeder.
Açıklama:
Toplumsal yaşamın çok kültürlülüğü düşüncesi, ulusun tanımına dahildir.
Soru 24
Modern demokrasilerde biçimsel siyasal eşitlik ile sınıf eşitsizliğinin yan yana var olmasının temel sebebi nedir?
Seçenekler
A
Siyasal ve ekonomik alanların birbirlerinden kalın çizgilerle ayrılmış olması.
B
Azınlıkların siyasi hayata katılımlarının engellenmesi.
C
Kadınların siyasal ve medeni haklardan yararlanmalarında vaat edilen eşitliğin gerçekleşmemesi.
D
Toplumun gerekli kültürel ve tarihsel gelişimini tamamlamamış olması.
E
Yurttaşlığın sağladığı eşitlik ve özgürlükten yararlanan topluluğun bir kısmının bu faydalardan mahrum bırakılmaları.
Açıklama:
Modern demokrasilerde siyasal ve ekonomik alan birbirinden kalın çizgilerle ayrılmıştır. Bu da biçimsel siyasal eşitlik ile sınıf eşitsizliğini yan yana var olmasına izin verilmesi anlamına gelmektedir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi feminist bakışın ana akım vatandaşlık söylemine yönelik eleştirileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kadınların, ulus-devletlerin vatandaşlık anlatılarında biyolojik, kültürel ve sembolik yeniden üretim konularında bile yer almamaları.
B
Tüm siyaset kurumlarının cinsiyet körü olmaması ve bu açıdan bütün vatandaşları farklı görmesi.
C
Kadın yurttaşların evrensel yurttaş kategorisi içine dahil edilmesinin kuramsal olarak benimsenememiş olması.
D
Reel demokrasilerin kadınlar karşısındaki ayrımcı ve dışlayıcı uygulamaları.
E
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşması.
Açıklama:
Yuval-Davis (2016) vatandaşlığın ulus-devlet ile gelişen liberal biçiminin ve tüm siyaset kurumlarının özellikle cinsiyet körü olduğuna ve bu açıdan bütün vatandaşları benzer gördüğüne işaret etmektedir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi bazı ülkelerde göçmenlerin toplumla sorunsuz bir biçimde bütünleşirken bazı toplumlarda bunun gerçekleşememesi sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Toplumların tarihleri
B
Toplumların ideolojileri
C
Göçmenlerin karakteristik özellikleri.
D
Toplumların vatandaşlık anlayışları
E
Toplumların vatandaşlık yapıları
Açıklama:
“Neden bazı ülkelerde göçmenler, toplumla sorunsuz bir biçimde bütünleşip o toplumun bir parçası olabilirken bazı toplumlarda göçmenler marjinalleştirilmektedir?” Bunun cevabı, peşinen göçmenlerin karakteristik özelliklerine göre değil, daha ziyade söz konusu toplumların tarihleri, ideolojileri, vatandaşlık anlayışları ve yapılarına dayanmaktadır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi tekil vatandaşlık ilkesini erozyona uğratan sebeplerdendir?
Seçenekler
A
İki uluslu evlilikler
B
Devletlerin ülkede oturan yabancılar ile vatandaşlar arasında ayrım yapması
C
Bir devletin vatandaşı olup başka bir devlette yaşama
D
Devletlerin vatandaşı olmayan insanları yabancılar olarak tanımlaması
E
Göçmenlerin vatandaşı olmadıkları devletlerde dışlanmaları
Açıklama:
Tekil vatandaşlık ilkesi, karma evlilikler nedeniyle her yerde erozyona uğramaktadır. Anneler vatandaşlıklarını aktarma konusunda babalarla eşit haklara kavuşunca, iki uluslu evlilikler otomatik olarak çifte vatandaşlığa yol açmıştır.
Soru 28
Yarı-vatandaşlığın önemli bir örneği olan Avrupa vatandaşlığı aşağıdakilerden hangisi ile yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1951 Cenevre Sözleşmesi
B
1967 tarihli Protokol
C
1969 Afrika Birliği Örgütü Sözleşmesi
D
1991 Maastricht Anlaşması
E
1951 Birleşmiş Milletler Konvansiyonu
Açıklama:
Yarı-vatandaşlığın önemli bir örneği, 1991 Maastricht Antlaşması ile yürürlüğe giren Avrupa vatandaşlığıdır (Castles ve Miller, 2008, s. 353).
Soru 29
AB vatandaşlığı, ilk kez bir ülkenin coğrafi sınırları olmaksızın ve ulus-devlet egemenlik alanı dışında hukuksal bir gövde olarak açığa çıkan bir vatandaşlık kategorisidir. Aşağıdakilerden hangisi AB vatandaşlığına yönelik eleştirilerden biridir?
Seçenekler
A
AB vatandaşlarının adli sorunlarının sadece ulusal bir düzlemde değil, aynı zamanda Avrupa Adalet Mahkemesi yoluyla da halledilebilecek olması.
B
AB üyeleri tarafından paylaşılan ortak değerler olan cinsiyet, ırk, etnik köken, din ya da diğer inançlar, fiziksel engel, yaş ya da cinsel yönelimlere karşı ortaya çıkan tüm ayrımcılıkları engellemeyi hedefleyen koruyucu önlemler.
C
Vatandaşlarla yakın ilişkiler kurma hedefiyle AB’nin çevre, sağlık ve tüketici haklarını korumak konusunda attığı adımlar.
D
AB vatandaşlığının, vatandaşlığın ulus devlet tecrübesi açısından birçok yönüyle temelden değişiklikler getirmiş olması.
E
Avrupalı vatandaşların uluslararası ilişkilerdeki ayrıcalıklı konumlarını pekiştirerek vatandaşlığın dışlayıcı karakterini yeniden üretmesi.
Açıklama:
Avrupa Birliği, bir tür Avrupalı vatandaşların uluslar arası ilişkilerdeki ayrıcalıklı konumlarını pekiştirerek vatandaşlığın dışlayıcı karakterini yeniden üretmiştir. Ayrıca, Avrupa parlamentosu seçimlerine genel olarak gösterilen ilgisizlik ve isteksizlik, Avrupa vatandaşlığının, halk nezdinde fazla karşılık bulmayan elitlerin bir projesi olduğuna dair eleştirileri ciddi bir düzeye taşımaktadır. Dahası, Avrupa Birliğinin ekonomik bir pazar fikrini oluşturmaya siyasal bütünleşmeden daha fazla anlam atfeden ekonomik elitlerin bir projesi olduğuna dair de güçlü eleştiriler yöneltilmiştir. Avrupa Birliği vatandaşlığının getirdiği bu eşitlikçi eğilimlere rağmen, Avrupa’yı bir medeniyet dairesi olarak kabul eden ve üçüncü dünyalı vatandaşları ötekileştiren bir proje olduğu yolunda güçlü eleştiriler yapılmaktadır.
Soru 30
Radikal demokratik yurttaşlığın özünü "kimliğin güç ilişkileriyle alakalı bileşenleri depolitize etmeden ya da dışlamadan, politik topluluğa mensubiyetin bir aracı olarak yurttaşlık ideali içindeki eşitlikçi itkiyi sürdürme girişimi" olarak tanımlayan düşünürler aşağıdakilerden hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kant ve Hegel
B
Rasmussen ve Brown
C
Smith ve Ferguson
D
Gellner ve Anderson
E
Weber ve Hegel
Açıklama:
Rasmussen ve Brown, radikal demokratik yurttaşlığın özünü “kimliğin güç ilişkileriyle alakalı bileşenlerini depolitize etmeden ya da dışlamadan, politik topluluğa mensubiyetin bir aracı olarak yurttaşlık ideali içindeki eşitlikçi itkiyi sürdürme girişimi” olarak tanımlar (Rasmussen ve Brown, 2008, aktaran, Gerim, 2017, s. 170).
Soru 31
I. Yiyecek
II. Eğitim
III. Barınma
Hangisi vatandaşlığın ekonomik haklarındandır?
II. Eğitim
III. Barınma
Hangisi vatandaşlığın ekonomik haklarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Ekonomik, kültürel ve sosyal haklar. Bunların ilki, yiyecek ve barınmayı kapsayan
refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır.
Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal
haklardır. Doğru cevap D'dir.
refah ve temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik haklardır. İkincisi hem refah uygulamalarına erişimi hem de eğitime erişimi içeren kültürel haklardır.
Üçüncüsü ise bireysel özgürlükler gibi geleneksel liberal kaygılar alanını ve parlamento gibi siyasi araçlar vasıtasıyla ifade hakkını kapsayan siyasal
haklardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 32
"Vatandaşlık, birey ve grupların toplumdaki kıt kaynaklara erişimini kontrol eder." Burada vatandaşlığın hangi boyutu ele alınmaktadır?
Seçenekler
A
Hukuki
B
Ekonomik
C
Siyasal
D
Kültürel
E
Sosyal
Açıklama:
Vatandaşlığın sosyolojik analizi, toplumsal kimlik ve aidiyet; hukuki statü ve bunun getirdiği haklar/yükümlülükler; eşitsizliğin doğası ve sosyoekonomik kaynaklara erişim meselesi üzerinden ele alır. İlk olarak vatandaşlık, kişilere resmi bir yasal kimlik veren bir haklar ve yükümlülükler bütünü
olarak tanımlanabilir. Bu, vatandaşlığın hukuki ve siyasi boyutunu oluşturur. İkincisi, vatandaşlık, birey ve grupların toplumdaki kıt kaynaklara
erişimini kontrol eder. Bu nitelik de vatandaşlığın ekonomi ile ilgisini göstermektedir. Üçüncüsü, vatandaşlık, bireylere ya da gruplara kültürel kimlik
bahşeder ki bu başlı başına vatandaşlığın kültürel boyutunu göstermek için yeterlidir. Dördüncüsü, vatandaşlığın sonuncu bileşeni vatandaşlığın temeli olarak siyasi bir cemaat fikridir. Bu siyasi cemaat tipik olarak ulus-devlettir. Doğru cevap B'dir.
olarak tanımlanabilir. Bu, vatandaşlığın hukuki ve siyasi boyutunu oluşturur. İkincisi, vatandaşlık, birey ve grupların toplumdaki kıt kaynaklara
erişimini kontrol eder. Bu nitelik de vatandaşlığın ekonomi ile ilgisini göstermektedir. Üçüncüsü, vatandaşlık, bireylere ya da gruplara kültürel kimlik
bahşeder ki bu başlı başına vatandaşlığın kültürel boyutunu göstermek için yeterlidir. Dördüncüsü, vatandaşlığın sonuncu bileşeni vatandaşlığın temeli olarak siyasi bir cemaat fikridir. Bu siyasi cemaat tipik olarak ulus-devlettir. Doğru cevap B'dir.
Soru 33
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç hangisidir?
Seçenekler
A
Roma İmparatorluğu'nun kurulması
B
Matbaanın icadı
C
Fransız Devrimi
D
Katolik Kilisesi'nin zayıflaması
E
Sanayi Devrimi
Açıklama:
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devrimi’dir. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni
haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir. Dolayısıyla yurttaşlığın sınırları da ulus-devletin kendi sınırlarıyla özdeşleştirilmiştir. Doğru cevap C'dir.
haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir. Dolayısıyla yurttaşlığın sınırları da ulus-devletin kendi sınırlarıyla özdeşleştirilmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 34
Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşikbir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasıncabasit bir piramit şeklinde biçimlenmişti; astın hizmeti, üstün himayesi. Sonuç olarak, istenen yeterlilik bireyin hayat içindeki konumuna bağlıydı. Tanımlanan sistem hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşik sistem
B
Tiranlık
C
Diktatörlük
D
Faşist sistem
E
Feodal sistem
Açıklama:
Feodal sistem: Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşikbir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasınca basit bir piramit şeklinde biçimlenmişti; astın hizmeti, üstün himayesi. Sonuç olarak, istenen yeterlilik bireyin hayat içindeki konumuna bağlıydı. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
I. Miras hakkı
II. Evlenme-boşanma hakkı
III. Sözleşme hakkı
Hangisi Fransız Devrimi ile kadınlara verilen haklar arasındadır?
II. Evlenme-boşanma hakkı
III. Sözleşme hakkı
Hangisi Fransız Devrimi ile kadınlara verilen haklar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kadının yurttaşlaşmasının önündeki tüm engellere rağmen, Fransız Devrimi sayesinde kadınlar bazı medeni haklar elde etmişlerdi: Miras hakkı, sözleşme hakkı, özgürce evlenme ve boşanma hakkı. Doğru cevap E'dir.
Soru 36
Hangi ülkede göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Amerika
C
İsviçre
D
Almanya
E
Kanada
Açıklama:
Ulus-devlet modellerinin farklılaşması farklı vatandaşlık anlayışlarını da beraberinde getirmiştir. Bazı göçmen ülkelerinde, göçmenlerin
vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika). Doğru cevap A'dır.
vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika). Doğru cevap A'dır.
Soru 37
"Avrupa vatandaşlığı" hangisiyle yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi
B
Maastricht Antlaşması
C
Mültecilerin Statüsüne İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu
D
Avrupa Tek Senedi
E
Amsterdam Antlaşması
Açıklama:
1991 Maastricht Antlaşması ile Avrupa vatandaşlığı yürürlüğe girmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 38
Hammar, yasal ve sürekli oturum statüsüne sahip yabancı vatandaşlar için hangi terimi önermiştir?
Seçenekler
A
Tekil vatandaşlık
B
Çifte vatandaşlık
C
Yarı vatandaşlık
D
Küresel vatandaşlık
E
Ulus ötesi vatandaşlık
Açıklama:
Hammar (1990) yasal ve sürekli oturum statüsüne sahip yabancı vatandaşlar için denizen (yarı-vatandaş) terimini önerir. Yarı-vatandaşlık, Batı Avrupa’da uzun bir dönemdir oturum hakkına sahip olan, aslında pek çoğu ikamet edilen ülkede doğmuş olan, milyonlarca yabancı için kullanılır. Doğru cevap C'dir.
Soru 39
Hangisi insanların en temel vatandaşlık haklarından mahrum kalarak mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştüren sebeplerden değildir?
Seçenekler
A
Açlık
B
Soykırım
C
Diktatörlük
D
Pahalı iş gücü
E
Terör
Açıklama:
Savaş, işgaller, diktatörlükler, açlık, yoksulluk, iklim değişimleri, siyasal baskılar,
diktatörlükler, soykırımlar, sistematik toplumsal terör, geç kapitalist dönem ve neo-liberal sömürü politikaları, toplu yersiz-yurtsuzlaştırmalar, ucuz işgücü
transferleri bugün insanları en temel vatandaşlık haklarından mahrum bırakarak
mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştürmektedir. Doğru cevap D'dir.
diktatörlükler, soykırımlar, sistematik toplumsal terör, geç kapitalist dönem ve neo-liberal sömürü politikaları, toplu yersiz-yurtsuzlaştırmalar, ucuz işgücü
transferleri bugün insanları en temel vatandaşlık haklarından mahrum bırakarak
mülteci, vatansız ve kaçak insanlara dönüştürmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 40
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temellerinin atıldığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji eseri kime aittir?
Seçenekler
A
E. Laclau ve C. Mouffe
B
M. Young
C
Z. Bauman
D
Castles ve Miller
E
Marx
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temelleri E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde
dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır. Doğru cevap A'dır.
dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır. Doğru cevap A'dır.
Soru 41
Vatandaşlığın birey ve grupların toplumdaki kıt kaynaklara
erişimini kontrol etme özelliği aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgilidir?
erişimini kontrol etme özelliği aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Ekonomi
B
Hukuk
C
Siyaset
D
Kültür
E
Din
Açıklama:
Vatandaşlık, birey ve grupların toplumdaki kıt kaynaklara
erişimini kontrol eder. Bu nitelik de vatandaşlığın
ekonomi ile ilgisini göstermektedir.
erişimini kontrol eder. Bu nitelik de vatandaşlığın
ekonomi ile ilgisini göstermektedir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan'da vatandaşların sorumluluklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Yasaları oylamak
B
Yönetime katılmak
C
Yöneticileri seçmek
D
Vergi ödemek
E
Askerlik yapmak
Açıklama:
Antik Yunan’da yurttaş niteliği bazı ayrıcalıklar
sağlıyordu: Halk meclislerinde yasaları tartışmak ve
oylamak, yöneticileri seçmek ve elbette vergi ödemek
ve askerlik görevini yerine getirmek (Bouineau,
1998, s. 110).
sağlıyordu: Halk meclislerinde yasaları tartışmak ve
oylamak, yöneticileri seçmek ve elbette vergi ödemek
ve askerlik görevini yerine getirmek (Bouineau,
1998, s. 110).
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi modern ulusal vatandaşlığın özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Vatandaş ve devlet arasındaki dolaylı ilişki
B
Yöneticinin otoritesine itaat etme
C
Vatandaşların eşit muamele görmeleri
D
Vatandaşların aynı kültürden olması
E
Vatandaşların aynı dinden olması
Açıklama:
Yurttaşlık, siyasal modernliğin belirleyici özelliği olan demokratik pratiğin merkezinde yer alır. İnsanların
farklılıklarının ve eşitsizliklerinin ötesinde, onursallık açısından eşit oldukları ve hukuksal/siyasal anlamda eşit muamele görmeleri gerektiği düşüncesine dayanır.
farklılıklarının ve eşitsizliklerinin ötesinde, onursallık açısından eşit oldukları ve hukuksal/siyasal anlamda eşit muamele görmeleri gerektiği düşüncesine dayanır.
Soru 44
Aşağıdaki ülkelerden hangisinde göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Canada
C
Almanya
D
Fransa
E
İsviçre
Açıklama:
Bir grup ülkede göçmenler kültürel asimilasyon
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa).
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa).
Soru 45
Ulusa mutlak bir şekilde raptiyelenmiş olan vatandaşlık anlayışının genişletilmesi ve bu bağın gevşetilmesine
ilişkin ilk somut girişim aşağıdakilerden hangisidir?
ilişkin ilk somut girişim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Radikal Demokratik Vatandaşlık
B
Farklılaştırılmış Vatandaşlık
C
Göçmenlerin Vatandaşlığı
D
Cumhuriyetçi Vatandaşlık
E
Avrupa Birliği Vatandaşlığı
Açıklama:
Avrupa Birliği vatandaşlığı; ulusa mutlak bir şekilde raptiyelenmiş olan vatandaşlık anlayışının genişletilmesi ve bu bağın gevşetilmesine ilişkin ilk somut girişim olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.
Soru 46
Aşağıdaki vatandaşlık biçimlerinden hangisi E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserde dile getirdikleri anlayışa dayanır?
Seçenekler
A
Radikal Demokratik Vatandaşlık
B
Farklılaştırılmış Vatandaşlık
C
Avrupa Birliği Vatandaşlığı
D
Küresel Vatandaşlık
E
Cumhuriyetçi Vatandaşlık
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temelleri
E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır.
E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır.
Soru 47
Homojen ve evrensel yurttaşlık anlayışını eleştiren ve toplumun heterojenliğinin tanınması gerektiğini savunan vatandaşlık biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Radikal Demokratik Vatandaşlık
B
Farklılaştırılmış Vatandaşlık
C
Cumhuriyetçi Vatandaşlık
D
Avrupa Birliği Vatandaşlığı
E
Küresel Vatandaşlık
Açıklama:
Iris Marion Young gibi kuramcılar homojen ve evrensel
bir yurttaş idealinin, insanların cinsiyet, ırk, yaş, cinsel yönelim, sınıfsal özellik, din vb. özelliklerine bakılmaksızın herkese uygulandığında bahsedilen grupların aleyhine bir eşitsizlik yaratabileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla, tüm hakları vatandaşların farklılıklarını dikkate alarak farklılaştırmanın ve “farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir uygulama olacağı konusunda ısrarcıdır.
bir yurttaş idealinin, insanların cinsiyet, ırk, yaş, cinsel yönelim, sınıfsal özellik, din vb. özelliklerine bakılmaksızın herkese uygulandığında bahsedilen grupların aleyhine bir eşitsizlik yaratabileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla, tüm hakları vatandaşların farklılıklarını dikkate alarak farklılaştırmanın ve “farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir uygulama olacağı konusunda ısrarcıdır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi ana akım vatandaşlık söylemine getirilen feminist eleştirilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Vatandaşlığın ulus-devlet ile gelişen liberal biçimi ve ve tüm siyaset kurumları cinsiyet körüdür.
B
Liberal vatandaşlık anlayışı sınıf, etnisite, cinsiyet farklılıklarını ve eşitsizlikleri dikkate almamaktadır.
C
Mülteciler, sıradan vatandaşların hukuki, siyasal ve ekonomik haklarından mahrum bırakılır.
D
Liberal vatandaşlık kavramı kadını ve çocukları temsil eden erkek aile babasına dayanmaktadır.
E
Ulus-devletler, biyolojik, kültürel ve sembolik yeniden üretimi çoğunlukla erkekler üzerinden kurgulamaktadır.
Açıklama:
Mülteci hakları feminist eleştirilerinden biri değildir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi kadın yurttaşlığı konusunda cumhuriyetçi bakış açısını liberal bakış açısından farklı kılan bir özelliktir?
Seçenekler
A
Yarı-vatandaşlık statüsünün yabancılar tarafından kullanılmasını sağlaması
B
Devlet yurttaşlığının yerine evrensel bir insan hakları anlayışı getirmesi
C
Vatandaşlık haklarının farklı gruplara göre yeniden düzenlenmesinin sağlanması
D
Kamusal alan ve özel alan arasındaki keskin ayrımı yeniden yapılandırması
E
Yurttaşların kendi “iyi”lerini aramalarına imkân verecek bir vatandaşlık anlayışı sunması
Açıklama:
Cumhuriyetçi yurttaşlık anlayışı, yalnızca kamusal-özel alan arasındaki keskin ayrımı gözden geçirmekle kalmayıp aynı zamanda kamusal alanda katılma, sorumluluk, taahhüt biçimleri ve mekanizmaları konusunda yeniden yapılanmaya gittiği oranda kadın-yurttaşlara açık hale gelecektir (Üstel, 1999, s. 129).
Soru 50
Yurttaşlığın, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri maskeleyen bir soyut evrenselcilik masalı olduğunu iddia eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
Açıklama:
Marx'a göre yurttaşlık, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri maskeleyen bir soyut evrenselcilik masalıdır.
Soru 51
Aşağıdaki isimlerden hangisine göre vatandaşlık, toplumdaki farklı toplumsal gruplar ve farklı cemaatler arasındaki farklılıkları eşitleyen bir dayanışma unsuru ve seküler bir din olarak işlev görür?
Seçenekler
A
Turner
B
Leca
C
Aritoteles
D
Heater
E
Schnapper
Açıklama:
Bryan S. Turner’a (2015) göre vatandaşlık, toplumdaki farklı toplumsal gruplar ve farklı cemaatler arasındaki farklılıkları eşitleyen bir dayanışma unsuru ve seküler bir din olarak işlev görür.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlığın sosyal analizinde değinilen boyutlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal kimlik ve aidiyet
B
Hukuki statü ve bunun getirdiği haklar
C
Eşitsizliğin doğası
D
Sosyoekonomik kaynaklara erişim
E
Tek bir dine bağlılık
Açıklama:
Vatandaşlığın sosyolojik analizi, toplumsal kimlik ve aidiyet; hukuki statü ve bunun getirdiği
haklar/yükümlülükler; eşitsizliğin doğası ve sosyoekonomik kaynaklara erişim meselesi üzerinden ele alır.
haklar/yükümlülükler; eşitsizliğin doğası ve sosyoekonomik kaynaklara erişim meselesi üzerinden ele alır.
Soru 53
Aşağıdaki gruplardan hangisi Antik Yunan'da vatandaşlık hakkına sahiptir?
Seçenekler
A
Kadınlar
B
Çocuklar
C
Erkekler
D
Köleler
E
Yerleşik yabancılar
Açıklama:
Atina’da vatandaşlık, on sekiz yaşından büyük, Atinalı bir babadan olma ve Perikles’ten itibaren de Atinalı anneden doğma tüm erkekleri kapsayan bir statüdür. Vatandaş ecclesia (halk meclisi) üyesidir. Dolayısıyla, köleler, kadınlar ve yerleşik yabancılar yurttaşlıktan dışlanmışlardı.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güçtür?
Seçenekler
A
Antik Yunan
B
Fransız Devrimi
C
Diktatörlük
D
Monarşik sistem
E
Tiranlık
Açıklama:
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç
Fransız Devrimi’dir
Fransız Devrimi’dir
Soru 55
Aşağıdaki yönetim şekillerinden hangisinde "Astın hizmeti, üstün himayesi" önem teşkil etmektedir?
Seçenekler
A
Feodal Sistem
B
Monarşik sistem
C
Tiranlık
D
Demokrasi
E
Cumhuriyet
Açıklama:
Feodal Sistem: Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik
bir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasınca basit bir piramit şeklinde biçimlenmişti; astın hizmeti, üstün himayesi.
bir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasınca basit bir piramit şeklinde biçimlenmişti; astın hizmeti, üstün himayesi.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisine göre yurttaşlığın gelişimi ulusun gelişiminden ayırmak mümkün değildir?
Seçenekler
A
Bouineau
B
Marshall
C
Turner
D
Bookchin
E
Schnapper
Açıklama:
Schnapper’a (1998) göre, yurttaşlığın gelişimini ulusun gelişiminden ayırmamız mümkün değildir. Ona göre yurttaşlar cemaati, her zaman ulusal bir cemaat olarak düşünülmektedir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi yurttaşı, cinsiyetsiz, soyut, toplumsal bağlam dışında, yüksüz bir birey olarak tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Cumhuriyet
B
Feodalizm
C
Monarşi
D
Liberal Feminizm
E
Tiranlık
Açıklama:
Liberal gelenekte yurttaş, cinsiyetsiz, soyut, toplumsal bağlam dışında, yüksüz (unencumbered) bir birey olarak tanımlanmıştır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi ikinci dalga feministlerin kadın yurttaşların dahil edilmesini istediği yurttaşlık anlayışıdır?
Seçenekler
A
Diyalojik yurttaşlık
B
Evrensel yurttaşlık
C
Eşit yurttaşlık
D
Ataerkil yurttaşlık
E
Feminist yurttaşlık
Açıklama:
İkinci dalga feministlerin temel kaygısı, evrensel yurttaşlık anlayışının bizzat kendisinin toptan bir şekilde sorgulanmasından çok “kadın yurttaş’ın” evrensel yurttaş kategorisi içine dahil edilmesinin kuramsal ve kurumsal temellerini atmaktı.
Soru 59
Aşağıdaki ülkelerin hangisinde göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Almanya
C
Amerika
D
Kanada
E
İsviçre
Açıklama:
Bazı göçmen ülkelerinde, göçmenlerin vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer
bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika) (Castles ve Miller, 2008, s. 353).
bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika) (Castles ve Miller, 2008, s. 353).
Soru 60
Aşağıdaki isimlerden hangisi "farklılaştırılmış vatandaşlık" terimini kullanmıştır?
Seçenekler
A
Mouffe
B
Laclau
C
Young
D
Miller
E
Castles
Açıklama:
Iris Marion Young gibi kuramcılar homojen ve evrensel bir yurttaş idealinin, insanların cinsiyet, ırk, yaş, cinsel yönelim, sınıfsal özellik, din vb. özelliklerine bakılmaksızın herkese uygulandığında bahsedilen grupların aleyhine bir eşitsizlik yaratabileceğini öne sürmektedir. Dolayısıyla, tüm hakları vatandaşların farklılıklarını dikkate alarak farklılaştırmanın ve “farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir uygulama olacağı konusunda ısrarcıdır.
Soru 61
Atina'da vatandaş sayılmak için ne gerekmektedir?
Seçenekler
A
Atinalı anne babadan doğan bir kadın olmak
B
Atinalı anne babadan doğan bir erkek olmak
C
Atinalı anne babdan doğan bir çocuk olmak
D
Atinalı bir yaşlı olmak
E
Atina'da yaşayan bir yabancı olmak
Açıklama:
Atina’da vatandaşlık, on sekiz yaşından büyük, Atinalı bir babadan olma ve Perikles’ten itibaren de Atinalı anneden doğma tüm erkekleri kapsayan bir statüdür. Vatandaş ecclesia (halk meclisi) üyesidir. Dolayısıyla, köleler, kadınlar ve yerleşik yabancılar
yurttaşlıktan dışlanmışlardı.
yurttaşlıktan dışlanmışlardı.
Soru 62
Uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik bir statü hangisidir?
Seçenekler
A
Feodal sistem
B
Monarşik Sistem
C
Tiranlık
D
Yurttaşlık
E
Ulus
Açıklama:
• Feodal Sistem: Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik bir statüydü.
Soru 63
Yurttaş yetiştirme görevinin verildiği okullarda bu hangi ders üzerinden yapılmaktadır?
Seçenekler
A
Türkçe
B
Tarih
C
Coğrafya
D
Din
E
Felsefe
Açıklama:
Yurttaş yetiştirme görevi ve ulusun inşası özel olarak okula verilir. Bütün uluslarda tarih öğretimi, doğrudan doğruya etnik topluluk içinde biçimlenmiş tarihsel cemaat duygusunu uyandırmak işlevini görmektedir.(Schnapper, 1998)
Soru 64
Yurttaşlığın biçimsel eşitlik anlayışı, günlük hayatta aşağıdaki gruplardan hangilerinin dışlanmasına sebep olmuştur?
I. Erkekler
II. Göçmenler
III. Kadınlar
IV. Zenginler
V. Yoksullar
I. Erkekler
II. Göçmenler
III. Kadınlar
IV. Zenginler
V. Yoksullar
Seçenekler
A
I-II-III
B
III-IV-V
C
II-III-V
D
I-IV-V
E
II-III-IV
Açıklama:
Yurttaşlığın biçimsel eşitlik anlayışı, günlük hayatta farklı kimliklerin dışlanması
biçiminde işlemiştir. Azınlıkların, göçmenlerin,
yoksulların ve kadınların siyasal, sosyal ve medeni
haklardan yararlanmalarında ve siyasete katılımlarında vaat edilen eşitlik gerçekleşmemiştir (Kartal,
2016, s. 60).
biçiminde işlemiştir. Azınlıkların, göçmenlerin,
yoksulların ve kadınların siyasal, sosyal ve medeni
haklardan yararlanmalarında ve siyasete katılımlarında vaat edilen eşitlik gerçekleşmemiştir (Kartal,
2016, s. 60).
Soru 65
Liberal vatandaşlık anlayışının sınıf, etnisite, cinsiyet farklılıklarını ve eşitsizlikleri
dikkate almadığını söyleyen yazar kimdir?
dikkate almadığını söyleyen yazar kimdir?
Seçenekler
A
Schnapper
B
Bryan S. Turner
C
Karl Marx
D
Serpil Sancar
E
Nira Yuval Davis
Açıklama:
Yuval-Davis (2016) vatandaşlığın ulus-devlet
ile gelişen liberal biçiminin ve tüm siyaset kurumlarının özellikle cinsiyet körü olduğuna ve bu açıdan bütün vatandaşları benzer gördüğüne işaret
etmektedir. Dahası, liberal vatandaşlık anlayışı sınıf, etnisite, cinsiyet farklılıklarını ve eşitsizlikleri
dikkate almamaktadır.
ile gelişen liberal biçiminin ve tüm siyaset kurumlarının özellikle cinsiyet körü olduğuna ve bu açıdan bütün vatandaşları benzer gördüğüne işaret
etmektedir. Dahası, liberal vatandaşlık anlayışı sınıf, etnisite, cinsiyet farklılıklarını ve eşitsizlikleri
dikkate almamaktadır.
Soru 66
Hangisi göçmenlerin kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edildiği ülkelerden biridir?
Seçenekler
A
İsviçre
B
Kanada
C
Almanya
D
Fransa
E
Amerika
Açıklama:
Bazı göçmen ülkelerinde, göçmenlerin
vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer
bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi
kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika) (Castles ve
Miller, 2008, s. 353).
vatandaş olmaları oldukça zordur (Almanya); diğer
bir grup ülkede ise göçmenler kültürel asimilasyon
karşılığında vatandaşlığa kabul edilmektedir (Fransa). Üçüncü bir grup ülkede ise göçmenler kendi
kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabilmektedir (Kanada, İsviçre, Amerika) (Castles ve
Miller, 2008, s. 353).
Soru 67
Dünyadaki kaç ülke Mültecilerin Statüsüne İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu'nu ve bu konvansiyonla ilgili 1967 protokolünü imzalamıştır?
Seçenekler
A
100
B
120
C
130
D
140
E
150
Açıklama:
Dünyadaki 140 ülke konvansiyonu ve bu konvansiyonla ilgili 1967 protokolünü imzalamıştır.
Soru 68
Avrupa vatandaşlığı ilk olarak hangi antlaşma ile gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
Avrupa Ekonomik
Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması
Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması
B
Amsterdam Antlaşması
C
Maastricht Antlaşması
D
Avrupa Tek Senedi
E
Lizbon Antlaşması
Açıklama:
1992 Maastricht Antlaşmasında ilk kez gündeme gelen, Avrupa vatandaşlığı sadece AB üyesi devletlerin vatandaşlarına açık “ek” bir vatandaşlık olarak düzenlenmiştir.
Soru 69
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temellerini kimler atmıştır?
Seçenekler
A
Laclau - Bauman
B
Laclau - Mouffe
C
Benhabib - Bauman
D
Benhabib - Mouffe
E
Hammar - Mouffe
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temelleri E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır.
Soru 70
“Farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir uygulama olacağını savunan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Young
B
Mouffe
C
Rasmussen
D
Brown
E
Laclau
Açıklama:
Iris Marion Young gibi kuramcılar homojen ve evrensel bir yurttaş idealinin, insanların cinsiyet, ırk, yaş, cinsel yönelim, sınıfsal özellik, din vb. özelliklerine
bakılmaksızın herkese uygulandığında bahsedilen
grupların aleyhine bir eşitsizlik yaratabileceğini
öne sürmektedir. Dolayısıyla, tüm hakları vatandaşların farklılıklarını dikkate alarak farklılaştırmanın ve “farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının
toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir
uygulama olacağı konusunda ısrarcıdır.
bakılmaksızın herkese uygulandığında bahsedilen
grupların aleyhine bir eşitsizlik yaratabileceğini
öne sürmektedir. Dolayısıyla, tüm hakları vatandaşların farklılıklarını dikkate alarak farklılaştırmanın ve “farklılaştırılmış bir vatandaşlık” anlayışının
toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir
uygulama olacağı konusunda ısrarcıdır.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangi seçenek göçmenlerin kendi kültürel kimliklerini koruyarak vatandaş olabildiği göçmen ülkelerine örnek verilebilir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Kanada
C
Fransa
D
Belçika
E
Yunanistan
Açıklama:
b
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi AB vatandaşlığının temellerinin atıldığı anlaşmalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Avrupa Ekonomik Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması
B
Avrupa Tek Senedi
C
Maastrich Antlaşması
D
Amsterdam Antlaşması
E
Atina Antlaşması
Açıklama:
e
Soru 73
Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik statüyü ifade eden sistem hangisidir?
Seçenekler
A
Oligarşik sistem
B
Feodal Sistem
C
Monarşik sistem
D
Tiranlık
E
Totaliter sistem
Açıklama:
b
Soru 74
Erkekler ulus-devlet anlatılarında hangi toplumsal sistem içinde erkek egemen cinsiyetçi bir anlam dünyası inşa etmektedirler?
Seçenekler
A
Arkaiklik
B
Ataerkillik
C
Geleneksellik
D
Anaerkillik
E
Tiranlık
Açıklama:
b
Soru 75
Marksizmin yurttaşlık eleştirisi aşağıdakilerden hangisini savunmaktadır?
Seçenekler
A
Vatandaşlık kavramının kendisi burjuva toplumunun yükselişiyle ve bilhassa sivil toplum geleneğiyle bir bağlantıya işaret eder.
B
Vatandaşlık temelde bir ulus-devlete mensubiyet koşulunu gerektirir.
C
Modern liberal yurttaşlığın herkesi eşit sayan soyut ve resmi eşitlik idealinin bir çerçevesi olan evrensellik iddiasının gerçek yaşanan ilişkilerdeki eşitsizliği hem gizlediği
hem de yurttaşlığı bu eşitsizliklerin üzerine inşa etmektedir.
hem de yurttaşlığı bu eşitsizliklerin üzerine inşa etmektedir.
D
Yurttaşlar cemaati, her zaman ulusal bir cemaat olarak düşünülmektedir.
E
Kadınlar ulus-devletin inşa sürecinde vatandaşlık dairesine en geç dahil olan toplumsal kesimdir.
Açıklama:
c
Soru 76
Hangisi, göçmenlerin kültürel asimilasyon karşılığında vatandaşlığa kabul edildiği göçmen ülkelerinden biridir?
Seçenekler
A
Kanada
B
İsviçre
C
Amerika
D
Türkiye
E
Fransa
Açıklama:
e
Soru 77
Pek çok ülkede, yabancı ülkede doğan çocuğun uyruğu yalnızca babası üzerinden aktarılıyordu. Bu tarz kurallar cinsiyetler arası eşitlik sağlamak amacıyla hangi yıllarda değiştirilmiştir?
Seçenekler
A
1950-1960'lar
B
1970-1980'ler
C
1990'lar
D
2000'ler
E
2010'lar
Açıklama:
b
Soru 78
Mültecilerin Statüsüne İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonu hangi tarihte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1951
C
1960
D
1965
E
1969
Açıklama:
b
Soru 79
Bir toplum içinde farklı toplulukların istekleri kamu yararı adı altında tekbir amaca indirgeyen komüniteryanların vatandaşlık tanımının toplumun farklı kesimlerini aynılaştırma gibi bir tehlike de taşıdığını öne süren vatandaşlık teorisi hangisidir?
Seçenekler
A
Radikal Demokratik Vatandaşlık
B
Anayasal Vatandaşlık
C
Avrupa Birliği Vatandaşlığı
D
Liberal Vatandaşlık
E
Cumhuriyetçi Demokratik Vatandaşlık
Açıklama:
a
Soru 80
“... bir vatandaşlık” anlayışının toplumun heterojenliğini tanıyan ve daha adil bir uygulama olacağı konusunda ısrarcı olan vatandaşlık türüdür.
Yukarıdaki boşluğa hangi ifade gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa hangi ifade gelmelidir?
Seçenekler
A
Liberal demokratik
B
Radikal demokratik
C
Farklılaştırılmış
D
Küresel
E
Arkaik
Açıklama:
c
Soru 81
Aşağıdakilerden kavramlardan hangisi, "bir siyasal ve coğrafi topluluğun üyesi olarak bireyin sahip olduğu statü, hak, sorumluluk ve çıkarlar setini" ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Vatandaşlık
B
Eşitlik
C
Sınıf
D
Göçmen
E
Tabakalaşma
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Sosyolojik Açıdan Vatandaşlığın Temellendirilmesi” alt başlığı altında yer almaktadır.
Soruda, vatandaşlık kavramı tanımlanmaktadır.
Soruda, vatandaşlık kavramı tanımlanmaktadır.
Soru 82
Vatandaşlık olgusunun ilk nüveleri ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Roma İmparatorluğu Dönemi
B
Antik Yunan Dönemi
C
Orta Çağ Dönemi
D
Yeni Çağ Dönemi
E
Rönesans ve Reform Dönemi
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Vatandaşlığın Eşitsiz Kuruluşu: Antik Yunan’da Vatandaşlık Deneyimi” alt başlığı altında yer almaktadır.
Antik Yunan’daki siyasal kamusal alanın bir site anlayışı içinde ortaya çıkmasıyla birlikte vatandaşlık olgusunun da ilk nüvelerinin ortaya çıktığı kabul edilir.
Antik Yunan’daki siyasal kamusal alanın bir site anlayışı içinde ortaya çıkmasıyla birlikte vatandaşlık olgusunun da ilk nüvelerinin ortaya çıktığı kabul edilir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi, Fransız Devrimi’nin modern vatandaşlığın ortaya çıkışına ve siyasal yurttaşlığın elde edilmesine sağladığı katkıdır?
Seçenekler
A
Ulus devlet ilkesi
B
Sosyal devlet ilkesi
C
Ulusal egemenlik ilkesi
D
Eşitlik ilkesi
E
Bağımsızlık ilkesi
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Vatandaşlığın Eşitsiz Kuruluşu: Antik Yunan’da Vatandaşlık Deneyimi” alt başlığı altında yer almaktadır.
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devriminin etkisiyle ortaya çıkmıştır. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir.
Modern vatandaşlığın ortaya çıkışındaki esas itici güç Fransız Devriminin etkisiyle ortaya çıkmıştır. Zira Fransız Devrimi’nde sivil toplumun daha geniş kesimleri siyasal ve medeni haklardan yararlanmaya başlamıştır. Bu süreçte, “ulusal egemenlik” ilkesi, her türlü meşru siyasal iktidarın ulustan kaynaklandığını ifade ederken, yalnızca ulusal topluluğun üyeleri siyasal yurttaşlığı elde edebilmiştir.
Soru 84
Schnapper’a göre, yurttaşlığın gelişimi aşağıdakilerden hangisi ile yakın ilişki içerisindedir?
Seçenekler
A
Sınıfsal hakların gelişimi
B
Sivil toplumun gelişimi
C
Ekonominin gelişimi
D
Ulusun gelişimi
E
Etik ilkelerin gelişimi
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Modern Ulus-Devlet ve Vatandaşlık” başlığı altında yer almaktadır.
Schnapper’a (1998) göre, yurttaşlığın gelişimini ulusun gelişiminden ayırmamız mümkün değildir. Ona göre yurttaşlar cemaati, her zaman ulusal bir cemaat olarak düşünülmektedir.
Schnapper’a (1998) göre, yurttaşlığın gelişimini ulusun gelişiminden ayırmamız mümkün değildir. Ona göre yurttaşlar cemaati, her zaman ulusal bir cemaat olarak düşünülmektedir.
Soru 85
“Yurttaşlığı, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri maskeleyen bir soyut evrenselcilik masalı” olarak gören biri aşağıdakilerden hangisini savunmaktadır?
Seçenekler
A
Faşizm ’in yurttaşlık eleştirisini
B
Ulus devletin yurttaşlık eleştirisini
C
Liberalizm ’in yurttaşlık eleştirisini
D
Muhafazakârlığın yurttaşlık eleştirisini
E
Marksizm’in yurttaşlık eleştirisini
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Vatandaşlığın Sınıfsal Eleştirisi” başlığı altında yer almaktadır.
Soruda, Marksizm’in yurttaşlık eleştirisiyle ilgili öncül bir bilgi verilmektedir.
Soruda, Marksizm’in yurttaşlık eleştirisiyle ilgili öncül bir bilgi verilmektedir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi, toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşması olarak tanımlanan toplumsal sisteme verilen isimdir?
Seçenekler
A
Anaerkillik
B
Ataerkillik
C
Hiyerarşi
D
Otarşi
E
Feminizm
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Ana Akım Vatandaşlık Söylemin Feminist Eleştirisi” alt başlığı altında yer almaktadır.
Soruda, ataerkillik hakkında bilgi verilmektedir.
Soruda, ataerkillik hakkında bilgi verilmektedir.
Soru 87
“Mülteci, özel bir sosyal veya politik gruba üyeliği, milliyeti, dini, ırkı gibi nedenlerle şiddete maruz kalma korkusu yaşayan ve bu nedenle ülkesine dönme imkânına ve isteğine sahip olmayan, milliyetine tabi olduğu ülkenin sınırları dışında yaşayan kimsedir.”
Yukarıda mülteci kavramını, geniş kapsamlı olarak tanımlayan ilk uluslararası sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda mülteci kavramını, geniş kapsamlı olarak tanımlayan ilk uluslararası sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1938 tarihli Mültecilerle ilgili Sözleşme
B
1939 tarihli Mültecilerle ilgili Protokol
C
1951 tarihli Mültecilerin Hukuku Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi
D
1969 tarihli Afrika Birliği Örgütü Sözleşmesi
E
1967 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Protokol
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Mülteciler ve Sığınmacıların Vatandaşlık Deneyimleri” alt başlığı altında yer almaktadır.
Soruda, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuku Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin mülteci tanımı hakkında bilgi verilmektedir.
Soruda, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuku Durumuna İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin mülteci tanımı hakkında bilgi verilmektedir.
Soru 88
I. Avrupa Ekonomik Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması
II. Avrupa Tek Senedi Antlaşması
III. Maastrich Antlaşması
IV. Amsterdam Antlaşması
Yukarıda AB ile ilgili belgelerden hangileri, AB vatandaşlığı kavramının gelişimine katkı sağlamıştır?
II. Avrupa Tek Senedi Antlaşması
III. Maastrich Antlaşması
IV. Amsterdam Antlaşması
Yukarıda AB ile ilgili belgelerden hangileri, AB vatandaşlığı kavramının gelişimine katkı sağlamıştır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Avrupa Birliği Vatandaşlığı” alt başlığı altında yer almaktadır.
Sorudaki öncüllerde yer alan tüm bilgilerde AB vatandaşlığına katkı sağlayan belgelerdir.
Sorudaki öncüllerde yer alan tüm bilgilerde AB vatandaşlığına katkı sağlayan belgelerdir.
Soru 89
“…………………………….. hem cumhuriyetçiliğin kamu yararı fikrinin çoğulluğuna hem de liberallerin savunduğu bireysel özgürlüklerin kolektif kimlikler üzerinden köktencileştirilmesine inanan bir yurttaşlık fikridir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
Küresel vatandaşlık
B
Radikal demokratik vatandaşlık
C
Ekolojik vatandaşlık
D
Postmodern vatandaşlık
E
Evrensel vatandaşlık
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Radikal Demokratik Vatandaşlık” alt başlığı altında yer almaktadır.
Sorudaki öncülde, “radikal demokratik vatandaşlık” tanımlanmaktadır.
Sorudaki öncülde, “radikal demokratik vatandaşlık” tanımlanmaktadır.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisinde, küreselleşme sürecinde yeni vatandaşlık biçimleri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yarı vatandaşlık, radikal demokratik yurttaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık
B
Avrupa Birliği vatandaşlığı, radikal demokratik yurttaşlık ve çifte vatandaşlık
C
Avrupa Birliği vatandaşlığı, radikal demokratik yurttaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık
D
Çifte vatandaşlık, radikal demokratik yurttaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık
E
Avrupa Birliği vatandaşlığı, çifte vatandaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık
Açıklama:
Söz konusu sorunun doğru cevabı, “Öğrenme Çıktıları ve Bölüm Özeti- Küreselleşme Sürecinde Yeni Vatandaşlık Biçimleri” alt başlığı altında yer almaktadır.
Yarı vatandaşlık ve çifte vatandaşlık kavramları vatandaşlık hakları ve statüsüyle ilgilidir. Avrupa Birliği vatandaşlığı, radikal demokratik yurttaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık ise küreselleşme sürecinde oluşan yeni vatandaşlık biçimleri olarak ortaya çıkmıştır.
Yarı vatandaşlık ve çifte vatandaşlık kavramları vatandaşlık hakları ve statüsüyle ilgilidir. Avrupa Birliği vatandaşlığı, radikal demokratik yurttaşlık ve farklılaştırılmış yurttaşlık ise küreselleşme sürecinde oluşan yeni vatandaşlık biçimleri olarak ortaya çıkmıştır.
Soru 91
Yönetenler ve tebaa arasındaki ayrım sürekli değilse ne oluşmuştur?
Seçenekler
A
Self,
B
Köle,
C
işçi,
D
Parya,
E
Yurttaşlık,
Açıklama:
Vatandaşlık, toplum hâlindeki yaşamın evrensel bir niteliği değil, ama siyasal iş bölümünde, alt sınıfların (toplumsal tabakalaşmanın oluşum ilkeleri ve bu sınıfların kimliklenme kipleri ne olursa olsun) siyasal faaliyete katılımıyla doğmuş, özgül bir biçimdir. Yönetenler ve tebaa arasındaki ayrım mutlak ve sürekli olduğu zaman, yurttaşlık yoktur. Yurttaşlık, bu anlamda, bir denge ya da daha iyisi, yükümlülüklerin ve hakların karşılıklı etkileşimi üzerinde durur. Aslına bakılırsa tüm siyaset tarihi yurttaşların yönetimi arzusu üzerinden şekillenmiştir. Tüm siyaset ve vatandaşlık tarihi, ekonomik güç sahipleri ve politik nüfuz sahibi egemenlerin (kral, lord, sultan, başkan vs.) vatandaşlar (teba, köle, işçi vb. her türlü formda) üzerindeki egemenliklerinin ve sömürülerinin vatandaşlar tarafından sınırlandırılması mücadelesinin bir tarihi olarak okunabilir.
Soru 92
Fransız Devrimi hangi gelişmeleri ulusal düzeye çıkarmıştır?
Seçenekler
A
Vatandaş ile devlet arasında aracısız ve doğrudan ilişkilere geçilmiştir,
B
Vatandaş topluluğunun sınırları resmi olarak belirlenmemiş, vatandaş eşitliği yoktur,
C
Vatandaşlarla yabancılar arasındaki ayrım rasyonel değildir,
D
Ulusal egemenlik öğretisiyle yurttaşlık ve ulusal egemenlik arasında bağlantı yoktur,
E
Siyasal haklar kurumsallaşmamış, ideolojik ağırlık yoktur,
Açıklama:
Vatandaş topluluğunun sınırlarının resmi olarak belirlenmesi, ortak hak ve yükümlülükler doğuran vatandaş eşitliğinin getirilmesi, siyasal hakların kurumsallaştırılması; vatandaşlarla yabancılar arasındaki ayrımın yasal olarak rasyonelleştirilmesi ve ideolojik ağırlık kazandırılması; ulusal egemenlik öğretisi ile vatandaşlık ve ulusallık arasında bağlantının ortaya atılması; vatandaş ve devlet arasında eski rejime özgü aracılı ve dolaylı ilişkilerin yerine aracısız, doğrudan ilişkilerin geçirilmesi, Fransız Devrimi ile bütün bu gelişmelerin hepsini birden ilk kez ulusal bir düzeye çıkarmıştır.
Soru 93
Yurttaşlık ve demokratik pratik arasında bağlantı nasıl oluşmuştur?
Seçenekler
A
Bağlantı yoktur,
B
Demokratik pratiğin merkezindedir,
C
Hukuksal bağlantı yoktur,
D
Siyasal bağlantı yoktur,
E
Ekonomik bağlantı yoktur,
Açıklama:
Yurttaşlık, siyasal modernliğin belirleyici özelliği olan demokratik pratiğin merkezinde yer alır. İnsanların farklılıklarının ve eşitsizliklerinin ötesinde, onursallık açısından eşit oldukları ve hukuksal/siyasal anlamda eşit muamele görmeleri gerektiği düşüncesine dayanır. Demokratik ulus fikri, insanlar arasındaki biyolojik (en azından algılandıkları biçimde), tarihsel, ekonomik, toplumsal, dinsel ya da kültürel türden aidiyetleri yurttaşlık yoluyla aşma iddiasıyla belirginleşmektedir. Modern ulus devlet, yurttaşı tikel kimliği ve niteliği olmayan soyut bir birey şeklinde tanımlar. İşte özellikle bu nedenle, siyasal erk ile dinsel olanın ayrılığı ilkesi modern devletin temel bir özelliğidir. Dinsel aidiyetlerin çeşitliliğini aşmayı, inanç ve ibadetlerin özel alana çekilmesinin benimsenmesini, kamu alanını, bağlı oldukları dinsel cemaat hangisi olursa olsun tüm yurttaşların ortak ve dinsel açıdan tarafsızlaşmış mekânı hâline getirmeyi olanaklı kılar. Demokratik ulus, vatandaşlık üzerinden, dinsel ya da etnik aidiyeti ne olursa olsun, kişilerin eşit yurttaşlık ilkesine dayanır. Siyasal ile dinsel olanın ayrılması ilkesi, modern toplumlarda, toplumsal bağın artı dine, hanedana ya da imparatorluğa dair olmadığını, bunun yerine, siyasal yani ulusal olduğu tezine yaslanır. Modern ulus devlet içinde kamusal alan, yurttaşlar açısından, üyelerinin eşit olduğu varsayılan siyasal birliğin ve ortak siyasal geleceğin alanı olarak düşünülmüştür.
Soru 94
Marksizme göre, modern liberal yurttaşlık neyi gizlemektedir?
Seçenekler
A
Demokrasi,
B
Üretim,
C
Adalet,
D
Eşitsizlik,
E
Mülkiyet,
Açıklama:
Marksizmin yurttaşlık eleştirisi, modern liberal yurttaşlığın herkesi eşit sayan soyut ve resmi eşitlik idealinin bir çerçevesi olan evrensellik iddiasının gerçek yaşanan ilişkilerdeki eşitsizliği hem gizlediği hem de yurttaşlığı bu eşitsizliklerin üzerine inşa ettiğini iddia eder. Buna göre, yurttaşlığın soyut eşitlik prensibi, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri görünmez kılmakta ve ekonomik eşitsizliklere yönelik eleştiriyi etkisizleştirmektedir. Yurttaşlık, sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri maskeleyen bir soyut evrenselcilik masalıdır. Bu bağlamdaki eleştirileri Marx’a atıfla ifade eden Pierson’a (2000) göre, Fransız devrimi, modern toplumun müjdecisi olarak yeni bir siyasi eşitlik alanı- eşit yurttaşlık alanı- oluşturdu. Fakat bunu sadece sivil toplumdaki yeni ve daha derin bir eşitsizlik zeminine ekonomik ihtiyaçların alanına ve piyasa ekonomisine dayanarak yaptı. Ona göre Marx, sivil toplumu bölen daha ciddi eşitsizliklerin sürekli olarak devletin anayasal yapılarında var olan resmi eşitliklerin zeminini aşındırdığını tekrar tekrar vurguladı. Marx’ın savına göre, modern dünyada birey ikili bir hayata yönelir. Siyasi alanda, bir dizi ortak yurttaşlık hakkıyla donatılmış özgür ve özerk modern bir birey ortaya çıkar. Fakat bu ortak ve eşit statü, temeldeki ciddi eşitsizlik gerçekliği ve piyasa ekonomisinde herkesin herkese karşı savaşındaki zor ile sürekli olarak yalanlanır. Bu eleştiri bağlamda, modern hak temelli modern yurttaşlık düşüncesinin içinde barındırdığı “pasif” yurttaşlık durumu içinde göz ardı edilemeyecek bir gerçek var ki o da yoksulluğun günden güne hızla arttığı ve bunun yurttaşlık hakları üzerine ciddi tahribatlar yarattığıdır. Modern yurttaşlık kurumunun kimi eleştiricileri de insanların yurttaşlık kurumunun gerektirdiği sivil, siyasal, sosyal ekonomik ve kültürel haklardan paylarını yeterince alamadıkları ölçüde, ekonomik güçlerini yitirmekte ve geleneksel sınıfsal sistemin dışına itilmekte olduğunu ileri sürerler. Marksist bakış açısına göre, sonuçta insanlar, üretim ilişkileri çerçevesindeki konumları ve üretim araçlarıyla olan ilişkileri ne olursa olsun (ki burası ayrı bir alandır) siyaset alanına “eşit yurttaşlar” olarak katılmaktadırlar. Bunun anlamı, mülkiyetin ve mülkiyet dağılımının siyasal bağlamdan uzaklaştırılması ya da depolitize edilmesidir, yurttaş toplumu ile toplumsal yaşam gerçekleri arasındaki çelişki, yurttaş kimliğinin, sosyo- ekonomik statüden ayrılmasıyla vücut bulmuştur. Modern demokrasilerde siyasal ve ekonomik alan birbirinden kalın çizgilerle ayrılmıştır. Bu da biçimsel siyasal eşitlik ile sınıf eşitsizliğini yan yana var olmasına izin verilmesi anlamına gelmektedir.
Soru 95
Vatandaşlık, uygulamada herkesi kapsamakta mıdır?
Seçenekler
A
Vatandaşlık herkesi kapsamaktadır,
B
Vatandaşlık imtiyaz ayrımı yapmaz,
C
Sınırları belirli bir topluluğu oluşturur,
D
Vatandaşlık biçimsel ayrım yapmaz,
E
Vatandaşlık medeni haklar ayrımı yapmaz,
Açıklama:
Vatandaşlık, uygulamada, bazı insanları belli ölçütlerle içine alan, bazılarını da yine aynı ölçütlerle dışarıda bırakan, sınırları belli bir toplum oluşturur. Bu toplumun istikrarlı ve sürekli olması amaçlanmakta, vatandaşlardan da iyi günde kötü günde, kısaca yaşam boyu sürdürecekleri bir bağlılık beklenmektedir. Bu açıdan, tarihsel gelişimi incelendiğinde, yurttaşlık kimlerin siyasal topluluğa dâhil olduğunu tanımlarken aynı zamanda dışlayıcı bir kurum olarak gelişmiştir. Yurttaşlığın sağladığı eşitlik ve özgürlükten yararlanabileceklerin tanımlanması, aynı zamanda kimlerin bu imtiyazlardan mahrum bırakıldığını belirlemektedir. Yurttaşlığın biçimsel eşitlik anlayışı, günlük hayatta farklı kimliklerin dışlanması biçiminde işlemiştir. Azınlıkların, göçmenlerin, yoksulların ve kadınların siyasal, sosyal ve medeni haklardan yararlanmalarında ve siyasete katılımlarında vaat edilen eşitlik gerçekleşmemiştir.
Soru 96
Liberal anlayış hangi gerçeği ihmal etmiştir?
Seçenekler
A
Sınıf, toplumsal cinsiyet ve farklı aidiyet temelli iktidarı,
B
Kadınların statüsünü toplumun dışında bırakmamıştır,
C
Kadını ve erkeği ayrı görmemektedir,
D
Kamusal alanda kadın-erkek ayrımı yapmamıştır,
E
Özel alanda kadın-erkek ayrımı yapmamıştır,
Açıklama:
Tekil yurttaşların eşit statüye, hak ve görevlere sahip oldukları varsayımından hareket eden, soyut bir haklar anlayışına ve evrenselliğe dayanan liberal yurttaşlık geleneği, özellikle sınıf, toplumsal cinsiyet ve farklı aidiyetler temelinde biçimlenen iktidar gerçeğini ihmal etmektedir. Liberal anlayış, kadınların statüsünü toplumun dışında bırakan cinsiyet körü bir vatandaşlık önermektedir. Bir yönüyle kadının ve erkeğin aynılığı üzerine kurulan bu cinsiyet körü bakış, kadınların dezavantajlı koşullarını tümüyle görmezden gelmektedir. Ayrıca, kamusal alan özel alan ayrımını esas alan liberal aydınlanmacı bakış açısı; kamusal alanı adaletin, rasyonalitenin, eşitliğin, biçimsel ilişkilerin alanı, özel alanı ise diğergamlığın, vericiliğin, duyguların, kabullenilmiş bir eşitsizliğin, gayrı biçimsel ilişkilerin alanı olarak kabul etmiştir. Bu düşünüşün doğrudan sonucu, kamusal alanın erkeklerin, özel alanın ise kadınların alanı olduğu bir fikrin güçlenmesi olmuştur.
Soru 97
Vatandaşlığın, liberal anlayışta cinsiyet körü olduğunu savunan kimdir?
Seçenekler
A
s. Freud,
B
Y. Davis
C
F. Engels,
D
K. Marx,
E
M. Weber,
Açıklama:
Yuval-Davis (2016) vatandaşlığın ulus-devlet ile gelişen liberal biçiminin ve tüm siyaset kurumlarının özellikle cinsiyet körü olduğuna ve bu açıdan bütün vatandaşları benzer gördüğüne işaret etmektedir. Dahası, liberal vatandaşlık anlayışı sınıf, etnisite, cinsiyet farklılıklarını ve eşitsizlikleri dikkate almamaktadır. Nira Yuval Davis (2016) Cinsiyet ve Millet kitabında; vatandaşlık hakları açısından zayıf olan kadınların, ulus-devletlerin vatandaşlık anlatılarında/mitolojilerinde biyolojik, kültürel ve sembolik yeniden üretim konularında bile yer almadıklarına dikkat çekmektedir. Vatandaşlık ve milli kültürün inşasında ulus-devletler, cinsiyetçi bir yol izleyerek, biyolojik, kültürel ve sembolik yeniden üretimi çoğunlukla erkekler üzerinden kurgulamaktadır. Serpil Sancar’ın (2012) ifadesiyle, ulus-devlet anlatılarında erkekler devlet, kadınlar yuva kurmaktadırlar. Vatandaşlık her zaman erkekler için kadınlardan biraz daha farklı bir anlama gelmiştir çünkü vatandaş kavramı kadını ve çocukları temsil eden erkek aile babasına dayanmaktadır.
Soru 98
Küresel açıdan vatandaşlık, zengin devletlere nasıl avantaj sunmaktadır?
Seçenekler
A
Yoksul göçmenleri korur, gözetir,
B
Yoksul göçmenlere ideolojik ayrım yaparak korur,
C
Yoksul göçmenleri yasal ayrım yaparak korur,
D
Yoksul göçmenlerden koruyan güçlü bir kapanma aracıdır,
E
Yoksul göçmenlere karşı kavramsal olarak ayrım yapmaz,
Açıklama:
Küresel açıdan bakıldığında vatandaşlık, zengin devletleri yoksul göçmenlerden koruyan güçlü bir toplumsal kapanma aracıdır. Vatandaşlık aynı zamanda devleti içi kapanmanın da bir aracıdır. Her devlet vatandaşlarla yabancılar arasına kavramsal, yasal ve ideolojik bir ayrım koyar. Her devlet belli hak ve ayrıcalıkları, belli yükümlülüklerle birlikte, vatandaş olanlara özgüleyerek, ülkede oturan yabancılarla vatandaşlar arasında ayrım yapar. Her devlet, genellikle ulus olarak tasavvur edilen belirli bir sınırlandırılmış vatandaş topluluğunun devleti olma iddiasındadır. Bu bakımdan meşruluğu, belirli bir sınırlandırılmış vatandaş topluluğunun çıkarlarına hizmet etmesine ya da edermiş gibi görünmesine bağlı olan modern ulus-devlet içkin olarak ulusçudur.
Soru 99
Küreselleşme, ulus-devlet vatandaşlığını nasıl etkilemiştir?
Seçenekler
A
Etkilememiştir,
B
İçe kapanmıştır,
C
Aşındırmıştır,
D
Genellemiştir,
E
Bütünlük artmıştır,
Açıklama:
Küreselleşme ulus-devletin vatandaşlığı ulusla eşitleyen kimliksel bir kapanma eğilimini ve haklar açısından da coğrafi/hukuki sınırlarını aşındırmış görünüyor. Son yıllarda kimlik kaynaklarını çoğullaştıran ve bu anlamda ulusal sınırları zayıflatan ve geçirgenleştiren küreselleşme süreci ve ulus-ötesi küresel göçler, dijital küreselleşme eğilimleri, bugüne kadar bütünlüklü oldukları öne sürülen ulusal topluluklar içinde farklı kültürel kimlikler ve vatandaşlık anlayışları ortaya çıkarmıştır. Küreselleşme sürecinde vatandaşlık haklarının çeşitlendiği ve genişleme eğilimine girdiği ve kapsamına başka unsurları da (göçmenler, LGBTİ bireyler, ekosistem, hayvanlar, tüm canlılar vb.) dâhil edecek şekilde yeniden düzenlendiğine tanık oluyoruz.
Soru 100
Üçüncü Dünya halklarına yönelik olarak taşıdığı tüm dışlayıcı ve eşit olmayan kural ve pratiklere rağmen, belkide küresel bir dünya vatandaşlığı fikrini taşıyan vatandaşlık var mıdır?
Seçenekler
A
Ekolojik vatandaşlık,
B
Çifte vatandaşlık,
C
Yarı vatandaşlık,
D
Radikal-Demokratik vatandaşlık,
E
Avrupa Birliği vatandaşlığı,
Açıklama:
Avrupa Birliği Vatandaşlığı, esasında Avrupa’ın uzun erimli ekonomik ve siyasal bütünleşme eğilimlerinin sonucunda ortaya çıkmış bölgesel bir vatandaşlık pratiğidir. AB vatandaşlığı, ilk kez bir ülkenin coğrafi sınırları olmaksızın ve ulus-devlet egemenlik alanı dışında hukuksal bir gövde olarak açığa çıkan bir vatandaşlık kategorisidir. Bu yönüyle, özellikle üçüncü dünya halklarına yönelik olarak taşıdığı tüm dışlayıcı ve eşit olmayan kural ve pratiklerine rağmen, belki de küresel bir dünya vatandaşlığı fikrinin ilk nüvelerini içermektedir.
1992 Maastricht Antlaşmasında ilk kez gündeme gelen, Avrupa vatandaşlığı sadece AB üyesi devletlerin vatandaşlarına açık “ek” bir vatandaşlık olarak düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle, AB vatandaşlığı dolaylı bir biçimde ve otomatik olarak ulusal vatandaşlık statüsüyle elde edilmektedir. AB vatandaşlığı, sadece AB vatandaşları için geçerli olmak üzere bazı alanlarda ulus-devlet-vatandaş arasındaki zorunlu bağı ve hukukunu aşan bazı haklar sağlamıştır: Dolaşım özgürlüğü, üçüncü ülkelerde diplomatik korunma, belediye seçimlerinde ve AB parlamento seçimlerinde oy verme ve aday olma hakkı, AB parlamentosuna dilekçe verme hakkı, idari sorunlarla başetmesi beklenen bir arabulucuya (ombudsman) başvuru hakkı. Bunlar AB vatandaşlığı için uygun görülmüş, herhangi bir doğrudan yükümlülük dayatmayan aktif ve pasif haklardır. AB vatandaşlarının adli sorunları sadece ulusal bir düzlemde değil, aynı zamanda Avrupa Adalet Mahkemesi yoluyla da halledilebilecektir. Amsterdam antlaşmasıyla sınırları iyice belirginleşen AB vatandaşlığı, Habermasçı anayasal vatandaşlık anlamında sivil değerlere, vatandaşlığa dayalı yeni bir erdem biçiminin yolunu açtığı düşünülebilir. Tüm AB ülkelerinin, genel çıkar anlayışlarının eşlik ettiği bir pazar ekonomisini paylaşması AB vatandaşlığını siyasal birlikte ve sivil toplum arasında bir yere koymaktadır. Cinsiyet, ırk, etnik köken, din ya da diğer inançlar, fiziksel engel, yaş ya da cinsel yönelimlere karşı ortaya çıkan tüm ayrımcılıkları engellemeyi hedefleyen koruyucu önlemler, AB üyeleri tarafından paylaşılan ortak değerlerdir. Amsterdam Antlaşması, vatandaşlarla yakın ilişkiler kurma hedefiyle AB’nin çevre, sağlık ve tüketici haklarını korumak konusunda adım attığı kadar işgücü esnekliği ve işsizlikle başa çıkmak için gösterdiği çabaları da vurgulamaktadır. AB vatandaşlığı, vatandaşlığın ulus devlet tecrübesi açısından birçok yönüyle temelden değişiklikler getirmiştir: AB vatandaşlığı, vatandaşlık hakları ve milliyet arasındaki zorunlu bağlantının koparılması vatandaşlığın coğrafi sınırlılık ve hukuksal statü açısından ulus-devletin ötesine taşımıştır Bu sayede bu vatandaşlık biçimi, yerleşime, yerel katılıma ve Avrupalıların etnik kökenlerine bakılmaksızın bir arada yaşamalarını sağlayacak asgari ortak değerlerin inşasına katkıda bulunmaktadır. Bu yönüyle Avrupa Birliği vatandaşlığı; ulusa mutlak bir şekilde raptiyelenmiş olan vatandaşlık anlayışının genişletilmesi ve bu bağın gevşetilmesine ilişkin ilk somut girişim olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.
1992 Maastricht Antlaşmasında ilk kez gündeme gelen, Avrupa vatandaşlığı sadece AB üyesi devletlerin vatandaşlarına açık “ek” bir vatandaşlık olarak düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle, AB vatandaşlığı dolaylı bir biçimde ve otomatik olarak ulusal vatandaşlık statüsüyle elde edilmektedir. AB vatandaşlığı, sadece AB vatandaşları için geçerli olmak üzere bazı alanlarda ulus-devlet-vatandaş arasındaki zorunlu bağı ve hukukunu aşan bazı haklar sağlamıştır: Dolaşım özgürlüğü, üçüncü ülkelerde diplomatik korunma, belediye seçimlerinde ve AB parlamento seçimlerinde oy verme ve aday olma hakkı, AB parlamentosuna dilekçe verme hakkı, idari sorunlarla başetmesi beklenen bir arabulucuya (ombudsman) başvuru hakkı. Bunlar AB vatandaşlığı için uygun görülmüş, herhangi bir doğrudan yükümlülük dayatmayan aktif ve pasif haklardır. AB vatandaşlarının adli sorunları sadece ulusal bir düzlemde değil, aynı zamanda Avrupa Adalet Mahkemesi yoluyla da halledilebilecektir. Amsterdam antlaşmasıyla sınırları iyice belirginleşen AB vatandaşlığı, Habermasçı anayasal vatandaşlık anlamında sivil değerlere, vatandaşlığa dayalı yeni bir erdem biçiminin yolunu açtığı düşünülebilir. Tüm AB ülkelerinin, genel çıkar anlayışlarının eşlik ettiği bir pazar ekonomisini paylaşması AB vatandaşlığını siyasal birlikte ve sivil toplum arasında bir yere koymaktadır. Cinsiyet, ırk, etnik köken, din ya da diğer inançlar, fiziksel engel, yaş ya da cinsel yönelimlere karşı ortaya çıkan tüm ayrımcılıkları engellemeyi hedefleyen koruyucu önlemler, AB üyeleri tarafından paylaşılan ortak değerlerdir. Amsterdam Antlaşması, vatandaşlarla yakın ilişkiler kurma hedefiyle AB’nin çevre, sağlık ve tüketici haklarını korumak konusunda adım attığı kadar işgücü esnekliği ve işsizlikle başa çıkmak için gösterdiği çabaları da vurgulamaktadır. AB vatandaşlığı, vatandaşlığın ulus devlet tecrübesi açısından birçok yönüyle temelden değişiklikler getirmiştir: AB vatandaşlığı, vatandaşlık hakları ve milliyet arasındaki zorunlu bağlantının koparılması vatandaşlığın coğrafi sınırlılık ve hukuksal statü açısından ulus-devletin ötesine taşımıştır Bu sayede bu vatandaşlık biçimi, yerleşime, yerel katılıma ve Avrupalıların etnik kökenlerine bakılmaksızın bir arada yaşamalarını sağlayacak asgari ortak değerlerin inşasına katkıda bulunmaktadır. Bu yönüyle Avrupa Birliği vatandaşlığı; ulusa mutlak bir şekilde raptiyelenmiş olan vatandaşlık anlayışının genişletilmesi ve bu bağın gevşetilmesine ilişkin ilk somut girişim olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.
Soru 101
Bir siyasal ve coğrafi topluluğun üyesi olarak bireyin bu üyelikten dolayı sahip olduğu statü, hak, sorumluluk ve çıkarlar seti olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vatandaşlık
B
Atominem
C
Ulus
D
Otokrasi
E
Etnisite
Açıklama:
Vatandaşlık, bir siyasal ve coğrafi topluluğun üyesi olarak bireyin bu üyelikten dolayı sahip olduğu statü, hak, sorumluluk ve çıkarlar seti olarak tanımlanabilmektedir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi vatandaşlık kavramının yüzyıllar içerisinde gelişmesini sağlayan temel hak biçimleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Dinsel haklar
B
Ekonomik haklar
C
Eşit yaşam hakkı
D
Öz savunma hakkı
E
Mülk edinme hakkı
Açıklama:
Vatandaşlık yüzyıllar içinde üç hak biçimi üzerinden gelişmiştir: Ekonomik, kültürel ve sosyal haklar.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan'da vatandaşlık kavramı dışındsa kalmaktadır?
Seçenekler
A
Savaşçılar
B
Hür erkekler
C
Hür kadınlar
D
Servet sahibi erkekler
E
Konsül üyeleri
Açıklama:
Sonuç olarak, Antik Yunan’da vatandaşlık, kadınları, köleleri ve yabancıları dışarıda bırakmakla birlikte, hür ve servet sahibi erkeklerin kamusal yaşama sırası geldiğinde yöneten ve yönetilen olarak katılması anlamına gelmekteydi.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 104
Diktatörlük ve modern totaliterlik dahil tüm yönetim biçimlerini içeren, tek adam yönetiminin bozulmuş bir biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feodal sistem
B
Ulus
C
Yurttaşlık
D
Tiranlık
E
Yurttaşlık
Açıklama:
Tiranlık, diktatörlük ve modern totaliterlik dahil tüm yönetim biçimlerini içeren tiranlık, tek adam yönetiminin bozulmuş bir biçimidir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Soru 105
Vatandaşlık kavramının getirdiği temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yurttaşlık bilinci
B
Vergi ödeme
C
Karar verme hakkı
D
Seçme hakkı
E
Ulus-devlet mensubiyeti
Açıklama:
Vatandaşlık temelde bir ulus-devlete mensubiyet koşulunu gerektirir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Soru 106
Toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşması aşağıdaki kavramların hangisityle en iyi biçimde açıklanabilir?
Seçenekler
A
Ataerkillik
B
Monark
C
Tiranlık
D
Evrensel yurttaşlık
E
Diktatörlük
Açıklama:
Toplumsal sistem olarak ataerkillik, toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşması olarak tanımlanabilir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Soru 107
Uluslararası sınırlar içinde koruma arayışında olan ancak mülteci statüleri henüz karara bağlanmamış kişiler için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mülteci
B
Sıgınmacı
C
Kaçak
D
Köle
E
Plantasyon
Açıklama:
Sığınmacılar ise uluslararası sınırlar içinde koruma arayışında olan ancak mülteci statüleri henüz karara bağlanmamış kişilerdir.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi AB vatandaşlığının temellerinin atıldığı anlaşmalar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Avrupa Tek Senedi
B
Demir Çelik ve Kömür Anlaşması
C
Berlin Antlaşması
D
Maastrich Antlaşması
E
Amsterdam Antlaşması
Açıklama:
AB vatandaşlığının temelleri Avrupa Ekonomik Topluluğunun Demir Çelik ve Kömür Anlaşması, Avrupa Tek Senedi (1986) ve esas olarak da siyasal bütünlüğü hedefleyen Maastrich Antlaşması (1992) ve Amsterdam Antlaşması (1997), Lizbon Antlaşması (2007) gibi ekonomik ve siyasal anlaşmalarla atılmıştır.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 109
E. Laclau ve C. Mouffe tarafından dile getirilem radikal demokrasi anlayışı, aşağıdaki teorilerden hangisinin temelini oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Deterministik yurttaşlık
B
Tiranlık
C
Ploretarya dikdatörlüğü
D
Radikal Demokratik Vatandaşlık
E
Muhafazakar Demokrat Vatandaşlık
Açıklama:
Radikal demokratik vatandaşlık teorisinin temelleri E. Laclau ve C. Mouffe’un 1985’te birlikte yazdığı Hegemonya ve Sosyalist Strateji adlı eserinde dile getirilen radikal demokrasi anlayışına dayanır.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Soru 110
Bir toplum içinde farklı toplulukların istekleri kamu yararı adı altında tek bir amaca indirgeyen komüniteryanların vatandaşlık tanımının toplumun farklı kesimlerini aynılaştırma gibi bir tehlike de taşıdığını öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Max Weber
C
Wolluerstain
D
Sabri Ülgener
E
Mouffe
Açıklama:
Mouffe, bir toplum içinde farklı toplulukların istekleri kamu yararı adı altında tek bir amaca indirgeyen komüniteryanların vatandaşlık tanımının toplumun farklı kesimlerini aynılaştırma gibi bir tehlike de taşıdığını öne sürmektedir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Soru 111
Vatandaşlık kavramı hangi antik kültür içerisinde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Roma
B
Antik Yunan
C
Mısır
D
Bizans
E
Sümer
Açıklama:
Vatandaşlığın kavram ve kurum olarak ortaya çıkışının, Antik Yunan’da siyasal\kamusal alanın ortaya çıkışıyla eş zamanlı olduğu kabul edilmektedir. Vatandaşlık teriminin Antik Yunan’da siteden (cite) türediğini, siyasal anlamıyla bir sitenin üyesi ile eş anlamlı olarak kullanıldığını; zaman içinde ise Roma’nın civis, civitas kavramlarına göre düzenlenmiş siyasal bir cemaatin üyesi olmak biçiminde daha kesin bir anlam kazandığını söylemek mümkündür (Bouineau, 1998).
Soru 112
Aşağıdaki tarihsel olaylardan hangisinden sonra vatandaşlık bir siyasal ve coğrafi topluluğa üyelik biçimi ve buna bağlı olarak sahip olunan haklar olarak anlaşılmıştır?
Seçenekler
A
100 Yıl Savaşları
B
Bolşevik Devrimi
C
Birinci Dünya Savaşı
D
Fransız Devrimi
E
Sanayi Devrimi
Açıklama:
Vatandaşlık, özellikle Amerikan ve Fransız Devrimi sonrasında yeniden canlanmış ve bir siyasal ve coğrafi topluluğa bir üyelik biçimi ve buna bağlı olarak sahip olunan haklar olarak anlaşılmıştır. Bu anlamda, vatandaşlık ulus-devlet şemsiyesi altında bir siyasal topluluğun üyesi olarak sahip olunan haklar, yükümlülükler ve çıkarların tamamı olarak düşünülebilir.
Soru 113
Günümüzden bakınca Eski Yunan vatandaşlığını ilkel olarak değerlendirmemizin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ataerkil anlayış
B
Kölelik pratiği
C
Hukuksal eksiklikler
D
Güvenlik problemleri
E
Site devlet anlayışı
Açıklama:
Bu anlamda, vatandaşlık, tarihi Antik Yunan’a dayanan bu ilkel vatandaşlık anlayışı, bugünkü modern anlamını ulus-devletlerin yükselişiyle birlikte anlam kazanmıştır. Atina’da vatandaşlık, on sekiz yaşından büyük, Atinalı bir babadan olma ve Perikles’ten itibaren de Atinalı anneden doğma tüm erkekleri kapsayan bir statüdür. Vatandaş ecclesia (halk meclisi) üyesidir. Dolayısıyla, köleler, kadınlar ve yerleşik yabancılar yurttaşlıktan dışlanmışlardı.
Soru 114
Vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik bir statünün temel alındığı siyasi ve toplumsal sistem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feodalite
B
Monarşi
C
Tiranlık
D
Ulus devlet
E
Sosyalizm
Açıklama:
Feodal sistem, vasal veya uşak ile lord (efendi) arasındaki bağlarla belirlenen hiyerarşik bir statüydü. Bireyin bu sistemdeki duygusu, ilişkinin karşılıklılık içeren doğasınca basit bir piramit şeklinde biçimlenmişti; astın hizmeti, üstün himayesi. Sonuç olarak, istenen yeterlilik bireyin hayat içindeki konumuna bağlıydı.
Soru 115
Tek hükümdarın siyasal yapıya dahil olan ve onun uyruğu statüsündeki tüm diğerlerinden ayrıldığı ve uyruğunun hükümdara koşulsuz itaatine bağlı yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feodalite
B
Demokrasi
C
Monarşi
D
Ulus devlet
E
Sosyalizm
Açıklama:
Monarşik sistemde monark-tek hükümdar siyasal yapıya dahil olan ve onun uyruğu statüsündeki tüm diğerlerinden ayrıdır. Uyruktan, monarkın şahsına da, tacına da ülkenin bir simgesi olarak bağlılık duygusu göstermesi beklenir. Uyruktan beklenen yeterlilik asgaridir, zira asıl gereken onun sessizce itaat etmesidir.
Soru 116
Tek adam yönetiminin bozulması sonucunda bireyin statüsün daha da alçaldığı siyasal sistem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Feodalite
C
Tiranlık
D
Ulusçuluk
E
Demokrasi
Açıklama:
Tiranlık, diktatörlük ve modern totaliterlik dahil tüm yönetim biçimlerini içeren tiranlık, tek adam yönetiminin bozulmuş bir biçimidir. Bireyin statüsü daha da alçalarak tiranın rejimini herşeyiyle destekleyecek düzeye iner. Siyasal duygu, tirandan beslenen coşkun bir sevgidir. Gerek duyulan tek yeterlik de Tirana destek seferberliğine katılmaktır.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi modern vatandaşlık kavramının özünü oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Ulus
B
Ordu
C
Anayasa
D
Kolluk kuvvetleri
E
İdealler
Açıklama:
Modern ulusal vatandaşlık, Fransız Devrimi’nin bir icadıdır. Vatandaş topluluğunun sınırlarının resmi olarak belirlenmesi, ortak hak ve yükümlülükler doğuran vatandaş eşitliğinin getirilmesi, siyasal hakların kurumsallaştırılması; vatandaşlarla yabancılar arasındaki ayrımın yasal olarak rasyonelleştirilmesi ve ideolojik ağırlık kazandırılması; ulusal egemenlik öğretisi ile vatandaşlık ve ulusallık arasında bağlantının ortaya atılması; vatandaş ve devlet arasında eski rejime özgü aracılı ve dolaylı ilişkilerin yerine aracısız, doğrudan ilişkilerin geçirilmesi. Fransız Devrimi bütün bu gelişmelerin hepsini birden ilk kez ulusal bir düzeye çıkarmıştır
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşmasını ifade eden kavramdır?
Seçenekler
A
Faşizm
B
Nepotizm
C
Ataerkillik
D
Feminizm
E
Misojini
Açıklama:
Toplumsal sistem olarak ataerkillik, toplumsal cinsiyet ilişkilerinde erkek egemenliğinin kurumsallaşması olarak tanımlanabilir.1
Soru 119
Uluslararası sınırlar içinde koruma arayışında olan ancak mülteci statüleri henüz karara bağlanmamış kişilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Göçmen
B
Yurttaş
C
Sığınmacı
D
Gezgin
E
Turist
Açıklama:
Sığınmacılar ise uluslararası sınırlar içinde koruma arayışında olan ancak mülteci statüleri henüz karara bağlanmamış kişilerdir. Sığınmacılar, statülerinin belirlenme süreci ve karara bağlanması yıllar aldığından uzun süreli belirsizlik içinde beklerler. Bazı ülkelerde sığınmacıların çalışmasına izin verilmez ve yetersiz sosyal yardımlarla yaşamlarını sürdürmeye çalışırlar.
Soru 120
Haklar idealinin ve çoğulculuğun, kamusal bir ruha sahip olmayla ve etik siyasi kaygıyla birleştirilmesiyle oluşturulacak yeni bir radikal demokratik yurttaşlık anlayışının siyasetin demokratikleşmesine aracı olabileceğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Theodor Adorno
C
Michel Foucault
D
Giorgio Agamben
E
Chantal Mouffe
Açıklama:
Mouffe, yurttaşlık idealinin özgürlük ve eşitlik ilkelerini genişletmede büyük katkı sağlayacağını savunmaktadır. Ona göre, haklar idealinin ve çoğulculuğun, kamusal bir ruha sahip olmayla ve etik siyasi kaygıyla birleştirilmesiyle oluşturulacak yeni bir radikal demokratik yurttaşlık anlayışı siyasetin demokratikleşmesine aracı olabilir.Mouffe, bir toplum içinde farklı toplulukların istekleri kamu yararı adı altında tek bir amaca indirgeyen komüniteryanların vatandaşlık tanımının toplumun farklı kesimlerini aynılaştırma gibi bir tehlike de taşıdığını öne sürmektedir.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi liberal toplumun özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Özgürlük
C
Eşitlik
D
Sınıfsal dayanışma
E
Akılcılık
Açıklama:
Liberal toplumun temel ilkeleri eşitlik, özgürlük ve adalet; asli öznesi de aklıyla hareket eden bireydir. Piyasa merkezli icra edilen liberal ekonomide, üretici ve tüketici aktör özgür ve akılcı bireyler olarak ücret karşılığı çalışabilme ve girişimci olabilme hakkına ve özgürlüğe sahiptir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi liberal sistemin güvence altına aldığı haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Seçme ve seçilme
B
Komün yaşam
C
Mülkiyet edinme
D
Cinsiyetini ifade
E
Dili ve dinini ifade
Açıklama:
Liberal devlet, piyasa ekonomisinin işleyişine hiçbir şekilde müdahale etmeden bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına alır. Liberalizmde birey, seçme ve seçilme, mülkiyet edinme, cinsiyeti, ırkı, dili ve dini ne olursa olsun fırsat eşitliğine sahiptir.
Soru 3
Yoksulluğun bir sınıf meselesi olmadığını, aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayandığını öne süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkantilist yaklaşım
B
Neo liberalist yaklaşım
C
Liberalizmin ikinci yaklaşımı
D
Marksist yaklaşım
E
Liberalizmin birinci yaklaşımı
Açıklama:
Liberalizm içindeki birinci yaklaşıma göre, birey kendisine verilen fırsat eşitliğini akıllıca kullanmalı ve rekabetçi koşullarda yaşamını sürdürebilecek asgari gelire ulaşmalıdır.
Liberalizmin bu klasik ve muhafazakâr eğilimine göre, yoksulluk bir sınıf meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır.
Liberalizmin bu klasik ve muhafazakâr eğilimine göre, yoksulluk bir sınıf meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır.
Soru 4
"Sermayenin mantığı büyük yoğunlukta meta üretimine bağlı zenginliği artırmak için emek piyasasının dışında bir yedek işgücü ordusunu sürekli kılmak ister" bu düşünce hangi yaklaşıma aittir?
Seçenekler
A
Neo-liberal yaklaşım
B
Liberal yaklaşım
C
Rasyonel yaklaşım
D
Marksist yaklaşım
E
Pozitivist yaklaşım
Açıklama:
Marksist yaklaşıma göre, yoksulluk toplumsal sistemin ve yapının doğasının bir sonucudur (Wright, 1994). Wright’a göre bu paradigmanın metodolojisi tarihsel materyalizm olmalı ve yoksulluğu tarihsel konumunda anlamaya çalışmalıdır. Özellikle modern dönemdeki yoksulluğu kapitalist üretim biçimine bağlı olarak bu üretim biçiminin çıktısı olarak ele almak gerekir. Sermayenin emeğin üretkenliğini sürekli arttırma eğilimi ve isteği yoksulluğa neden olmaktadır. Sermayenin mantığı büyük yoğunlukta meta üretimine bağlı zenginliği artırmak için emek piyasasının dışında bir yedek işgücü ordusunu sürekli kılmak ister.
Soru 5
"Mutlak artık nüfus" ile "görece artık nüfus" olarak adlandırılan ikili durumda yoksulluğu sosyal sistemin, özellikle de kapitalist sistemin doğasının talihsiz bir ürünü olarak yorumlayan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lukács
B
Giddens
C
Wright
D
Bottomore
E
Castells
Açıklama:
Wright (1994) bu ikili durumda yoksulluğu sosyal sistemin, özellikle de kapitalist sistemin doğasının talihsiz bir ürünü olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma paralel olarak, var olan kapitalizm içinde yoksulluk, “bir kaza değildir; bir yan-ürün değildir. Yoksulluk ekonomik yapısı sınıf ve sömürüye dayalı bir toplumun kalıtımsal ve olması gerekli bir özelliğidir.
Soru 6
Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluğun ölçülmesi için geliştirilen "İnsani Gelişme Endeksi" kaç yılından beri kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
1970
B
1980
C
1990
D
2000
E
2010
Açıklama:
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir.
Soru 7
18. yüzyılda yoksulluk ilk kez hangi ülkede çıkarılan “yoksulluk yasaları” ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür?
Seçenekler
A
Almanya
B
İngiltere
C
Rusya
D
İsviçre
E
Norveç
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür.
Soru 8
Sivil hakları; kişilerin “konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme” özgürlükleri olarak tanımlayan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Giddens
B
Adorno
C
Bottomore
D
Castells
E
Marshall
Açıklama:
Marshall’a göre, sivil haklar; kişilerin “konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme” özgürlüklerini tanımlar. Bu haklar Batı geleneğinde 18. yüzyılda kabul edilip, yürürlüğe girmiştir. Siyasi haklar ise “siyasi erk’e katılma, seçme-seçilme haklarını” ifade eder ve bunlardaki kazanımlar ancak 19. yüzyılda ‘herkese eşit oy hakkı’ ilkesinin yasal olarak kabul edilmesi ile gerçekleşmiştir. Sosyal haklar ise ancak 20. yüzyılda sosyal refah devletinin gündemine girebilmiştir.
Soru 9
Nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksulluğun da artacağını ve bu kişilerin yaşam mücadelesinde yok olmaya mahkum olduklarını ifade eden ve söz konusu kişileri “hak etmeyen” yoksullar olarak adlandıran aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marx
B
Giddens
C
Weber
D
Malthus
E
Castells
Açıklama:
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki bir önemli isimde yoksulluğu nüfus artışına bağlayan Malthus’un kuramıdır. Malthus’a (1798) göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar. Bu kişiler yaşam mücadelesinde yok olmaya mahkûmdurlar. Bu kişiler Malthus’a göre “hak etmeyen” yoksullardır.
Soru 10
Yoksulluğun gelir düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddeden ve yoksulluğu “yapabilirlik” kavramı yardımıyla tanımlayan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amarta Sen
B
Tom Bottomore
C
Ulrich Beck
D
Oscar Lewis
E
Max Weber
Açıklama:
Tıpkı çalışan yoksul kavramı gibi tartışmayı bulanıklaştıran bir diğer kavram da Amarta Sen’in “yapabilirlik” kavramıdır. Sen, yoksulluğun gelir düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddediyor ve yoksulluğa “yapabilirlik” kavramı yardımıyla yaklaşıyor. Yapabilirlik, açlık, sağlıksızlık, cahillik, kötü barınma koşulları gibi, her insanın mutlaka kaçınmak isteyeceği durumlardan kaçınabilme yetisi olarak tanımlanıyor. Bu bağlamda “yapabilirlikten yoksunluk”, yoksulluğun tanımı olarak ortaya çıkıyor.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal eşitsizlik yapısını yaratır?
Seçenekler
A
Kaynakların dağılımı
B
Toplumsal statü
C
Ekonomi
D
Sınıflar
E
Piyasa merkezcilik
Açıklama:
Toplumlarda kaynakların dağılımı toplumsal
eşitsizlik yapısını yaratır.
eşitsizlik yapısını yaratır.
Soru 12
"Yoksulluğu tanımlamada, ölçmede ve yoksulluğun açıklanmasında" ana akım yoksulluk söyleminde merkezi bir öneme sahip olan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Marksist yaklaşım
B
Liberal yaklaşım
C
Weber yaklaşımı
D
Durkheim yaklaşımı
E
Çatışma yaklaşımı
Açıklama:
Liberal yaklaşım, yoksulluğu tanımlanmasında,
ölçülmesinde ve yoksulluğun açıklanmasında ana
akım yoksulluk söyleminde merkezî bir öneme sahiptir.
ölçülmesinde ve yoksulluğun açıklanmasında ana
akım yoksulluk söyleminde merkezî bir öneme sahiptir.
Soru 13
Yedek iş gücü ordusunun kaç boyutu vardır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Bu anlamda yedek iş gücü ordusunun iki boyutu
ortaya çıkar: mutlak artık nüfus ve görece artık nüfus.
ortaya çıkar: mutlak artık nüfus ve görece artık nüfus.
Soru 14
Yoksulluk Nasıl Ölçülmektedir?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
B
Küreselleşme Endeksi
C
İnsani Gelişme Endeksi
D
İşsizlik Tespiti
E
Refah Düzeyi Endeksi
Açıklama:
yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı
geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta
olan İnsani Gelişme Endeksi’dir.
geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta
olan İnsani Gelişme Endeksi’dir.
Soru 15
Yoksulluk ilk kez kaçıncı yüzyılda ve hangi ülkede toplumsal sorun olarak gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
19. yy. Almanya
B
18. yy. Fransa
C
18. yy. Amerika
D
18. yy. İngiltere
E
19. yy. İspanya
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal
sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var
olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür.
sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var
olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür.
Soru 16
Kaç yılında "Hane halkı Bütçe Anketi" ile birlikte Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak açıklanmıştır?
Seçenekler
A
1998
B
1999
C
2000
D
2001
E
2002
Açıklama:
2002 Hanehalkı Bütçe Anketi ile birlikte Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak
açıklanmıştır.
açıklanmıştır.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi yoksulluğun tanımlanmasında önemli bir referans noktasıdır?
Seçenekler
A
Yurttaşlık hakları
B
Sınıfsal eşitsizlik
C
Kişisel haklar
D
Ekonomik haklar
E
Modern haklar
Açıklama:
Yoksulluğun tanımlanmasında önemli bir referans noktası yurttaşlık haklarıdır.
Soru 18
"Nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar" görüşünü savunan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Malthus
C
Wilson
D
Lewis
E
Beck
Açıklama:
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki bir önemli isimde yoksulluğu nüfus artışına
bağlayan Malthus’un kuramıdır.
bağlayan Malthus’un kuramıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi lümpen proleterya'nın tanımıdır?
Seçenekler
A
nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerdir
B
yoksulluğu geçici bir durum olanlardır
C
ekonomik durgunluk dönemlerinde işten çıkarılanların, uzun dönemli işsizlik çekenlerin, düzensiz ve geçici ve düşük gelirli işler yapanlardır
D
Siyahların oluşturduğu toplumlardır.
E
iç göç ile kentlere gelen ve iş olanağı bulamadan yaşamını idame ettirmeye çalışan kesimdir
Açıklama:
Marx ekonomik durgunluk dönemlerinde işten çıkarılanların,
uzun dönemli işsizlik çekenlerin, düzensiz ve geçici
ve düşük gelirli işler yapanların bir süre sonra işgücü
piyasasında tüm şanslarını kaybedip “lümpen proleterlere” dönüştüğünü ve yaşamak için suç dünyasına
girdiklerini iddia eder.
uzun dönemli işsizlik çekenlerin, düzensiz ve geçici
ve düşük gelirli işler yapanların bir süre sonra işgücü
piyasasında tüm şanslarını kaybedip “lümpen proleterlere” dönüştüğünü ve yaşamak için suç dünyasına
girdiklerini iddia eder.
Soru 20
Amarta Sen’in “yapabilirlik” kavramı ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
açlık, sağlıksızlık, cahillik, kötü barınma koşulları gibi, her insanın mutlaka kaçınmak isteyeceği durumlardan kaçınabilme yetisidir
B
korku ve suçlama el ele giderek yoksulluk ve yoksul kavramlarını üretmiş ve bu duruma karşı takınılacak temel yaklaşımların çerçevesini belirlemiştir.
C
yeni toplumsal kimliklerin ve farklılıkların, eskisinden farklı olarak üretime dayalı toplumsal sınıf kimliği ile değil, bireylerin tüketim alanında benimsedikleri tarzları, yaşam stilleri ve tüketime ilişkin beğenileri ile oluştuğunu öne sürmektedir.
D
içinde yaşadığımız toplumsal yapıda katı modernlikten daha esnek ve değişken bir moderniteye geçiştir.
E
zevk ve haz üzerinden tanımladığı toplumsallık ile yoksulları sakat, arızalı kusurlu ve noksan, yetersiz olarak tanımlar ve dışlar.
Açıklama:
Tıpkı çalışan yoksul kavramı gibi tartışmayı
bulanıklaştıran bir diğer kavram da Amarta Sen’in
“yapabilirlik” kavramıdır. Sen, yoksulluğun gelir
düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddediyor ve yoksulluğa “yapabilirlik” kavramı yardımıyla yaklaşıyor. Yapabilirlik, açlık, sağlıksızlık, cahillik, kötü barınma
koşulları gibi, her insanın mutlaka kaçınmak isteyeceği durumlardan kaçınabilme yetisi olarak tanımlanıyor.
bulanıklaştıran bir diğer kavram da Amarta Sen’in
“yapabilirlik” kavramıdır. Sen, yoksulluğun gelir
düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddediyor ve yoksulluğa “yapabilirlik” kavramı yardımıyla yaklaşıyor. Yapabilirlik, açlık, sağlıksızlık, cahillik, kötü barınma
koşulları gibi, her insanın mutlaka kaçınmak isteyeceği durumlardan kaçınabilme yetisi olarak tanımlanıyor.
Soru 21
Kapitalist üretim sistemi insana ait olan hangi yaratıcı potansiyeli metalaştırmıştır?
Seçenekler
A
Emek gücü,
B
Düşünce gücü,
C
Yaratıcı gücü,
D
Ruhsal gücü,
E
Psikolojik gücü,
Açıklama:
Öncelikle kapitalist üretim sistemi insana ait yaratıcı bir potansiyel olan emek gücünü piyasanın yönetimine bırakmakta ve bu anlamda insani bir değerin metalaşmasına sebep olmaktadır. Öte yandan, kapitalist üretim sistemi ücretli emek dolayımı ile bazı grupları ücretli iş piyasasına dâhil ederken, bazı grupları dışarıda tutmakta ve dışarıda bırakılan gruplar içerde kalan grupların emek gücünü denetlemek için kullanmaktadır. Yani kapitalizminin insanlığa önerdiği liberal özgürlükçü model verdiği sözleri tutamamakta, toplumsal eşitliği temel alan bir “toplumsal sözleşme” sağlanamamaktadır. Emek gücünü köleliğin en derini olan, bir çeşit “modern kölelik” diye de adlandırılan; geçici, güvencesiz ve insan onuruna yakışmayan emek kullanım süreçlerine mahkûm etmektedir. Böylece sistem sürekli olarak emek/ ücret dengesi üzerinden iş piyasası ve üretim süreçlerini yeniden yapılandırmakta ve bunun sonucu olarak ta doğası gereği bir içerme/dışarıda bırakma süreci içinde yoksulluk üretmektedir.
Soru 22
Toplum, kendi özgün yapısını nasıl oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Doğal akış içinde,
B
Olması gerektiği gibi oluşmuştur,
C
Doğal süreci izlemiştir,
D
Kendiliğinden oluşmuştur,
E
Bir önceki toplumsal yapı karşılaştırmasından,
Açıklama:
Sanayi toplumu, modern toplum, kapitalist toplum vs. gibi çeşitli isimlerle tanımlanan toplum ise kendi özgün yapısını bir önceki toplumsal yapı karşılaştırmasından almıştır. Sanayi toplumu geleneksel dayanışma mekanizmalarını, geleneksel üretim ilişkilerini çözmüş ve bunun karşılığında ücretli iş ile toplumsal olanı tanıştırmıştır. İş evden ayrı bir mekânda örgütlenmeye başlanmış ve ev dışında çalışma ücret ile ilişkilendirilmiştir. Bunun sonucunda, toplumsal sınıf ve üretim ilişkilerine ücretli emek aracılığı ile dâhil olan geniş kesimlerin refahı da önemli konulardan birisi olmuştur. Böylece sanayi toplumu ile birlikte üretim ilişkilerine emek dolayımı ile katılan, katılamayan gruplar ve bu grupların geçim konusu gündeme gelmiştir.
Temel geçim ücretli iş katılımı ile biçimlendiğinden dolayı bu sürece giremeyen/girmeyen gruplar ve bunların geçim problemleri de her zaman önemli konulardan biri olmuştur. Böylece yaşayabilmek için temel gelirden yoksun olan yani ücretli çalışma piyasasına dâhil olamayan grupların yoksulluğu farklı yaklaşımları ve buna bağlı çeşitli suçlamaları da beraberinde getirmiştir. Dolayısı ile yoksulluk ve yoksullar önce korkulan ardından birlikte suçlanan gruplar olarak belirmiştir. Korkulan grup olmuşlardır zira karnını doyuramayan grupların tehlikeli, karnını doyuran gruplara düşman yaklaşımlarının olacağı bu korkunun temel kaynağını oluşturmuştur. Ücretli iş katılımlarının olmaması ise suçlama duygusunun gelişmesine katkı sunmuştur. Katılım yapmadıkları için tembellik, asalaklık, “çalışanlar üzerinde kambur” olarak görülmeleri suçlayıcı yaklaşımın kaynağını oluşturmuştur. Bir diğer yaklaşım ise yoksullar üzerinden onlara acıma, onları yoksulluktan kurtarmak isteyen taraf da olagelmiştir.
Temel geçim ücretli iş katılımı ile biçimlendiğinden dolayı bu sürece giremeyen/girmeyen gruplar ve bunların geçim problemleri de her zaman önemli konulardan biri olmuştur. Böylece yaşayabilmek için temel gelirden yoksun olan yani ücretli çalışma piyasasına dâhil olamayan grupların yoksulluğu farklı yaklaşımları ve buna bağlı çeşitli suçlamaları da beraberinde getirmiştir. Dolayısı ile yoksulluk ve yoksullar önce korkulan ardından birlikte suçlanan gruplar olarak belirmiştir. Korkulan grup olmuşlardır zira karnını doyuramayan grupların tehlikeli, karnını doyuran gruplara düşman yaklaşımlarının olacağı bu korkunun temel kaynağını oluşturmuştur. Ücretli iş katılımlarının olmaması ise suçlama duygusunun gelişmesine katkı sunmuştur. Katılım yapmadıkları için tembellik, asalaklık, “çalışanlar üzerinde kambur” olarak görülmeleri suçlayıcı yaklaşımın kaynağını oluşturmuştur. Bir diğer yaklaşım ise yoksullar üzerinden onlara acıma, onları yoksulluktan kurtarmak isteyen taraf da olagelmiştir.
Soru 23
Toplumlarda kaynakların dağılım toplumsal yapıyı nasıl etkilemiştir?
Seçenekler
A
Toplumlarda kaynakların dağılımında eşitlik esastır,
B
Toplumlarda kaynakların dağılımı toplumsal eşitsizliği yaratır,
C
Toplumlarda kaynakların dağılımı, toplumsal yapıyı etkilemez,
D
Toplumlarda kaynakların dağılımı, doğa tarafından sağlanır,
E
Toplumlarda kaynakların dağılımı, rasyonel akılla sağlanır,
Açıklama:
Toplumlarda kaynakların dağılımı toplumsal eşitsizlik yapısını yaratır. Bu yapıda bir uçta yoksulluk öbür uçta varsıllık-zenginlik ortaya çıkar. Bu noktada eşitsizlik yaratan kaynaklara bakarsak bunların toplumsal, ekonomik, siyasi ve kültürel kaynaklar olduğu görülür. Bir diğer deyişle, ekonomik kaynaklar olarak gelir farkları yanı sıra mülkiyet farklılıkları, üretim ve değişim süreçlerinde toplumsal iş bölümünün yarattığı farklılıklardan söz edilebilir. Toplumsal statü ise daha çok toplumda kabul edilmiş statü, unvan, toplumsal itibar gibi kaynakların eşitsiz dağılımı anlamına gelir. Siyasi eşitsizlikler karar verme mekanizmalarında olup/olmama ve güç ve iktidar yetkilerini elinde tutmak veya en azından yakın olmak/olmamak arasındaki farktır. Kültürel olan eşitsizlik ise kimliğini, duygusunu düşüncesini ifade ve temsil etme şansını elde edememektir.
Yoksul olanın bu kaynaklara ulaşması olanak dışıdır. Kapitalist üretim sistemi ve kapitalist iş bölümü yoksulu sadece piyasanın dışında bırakmaz, aynı zamanda bu kaynaklardan dışlanmasına ve etiketlenmesine neden olur. Yoksul sadece ekonomik anlamda yoksul değil, sosyal, siyasi, ve kendini ifade edememe, toplumsal görünürlüğünü yitirme noktasında kültürel anlamda da yok olur.
Yoksul olanın bu kaynaklara ulaşması olanak dışıdır. Kapitalist üretim sistemi ve kapitalist iş bölümü yoksulu sadece piyasanın dışında bırakmaz, aynı zamanda bu kaynaklardan dışlanmasına ve etiketlenmesine neden olur. Yoksul sadece ekonomik anlamda yoksul değil, sosyal, siyasi, ve kendini ifade edememe, toplumsal görünürlüğünü yitirme noktasında kültürel anlamda da yok olur.
Soru 24
Liberalizmin, klasik ve muhafazakar eğilimine göre, yoksulluk meselesinden kim sorumludur,
Seçenekler
A
Devlet,
B
Sınıf,
C
Birey,
D
Eğitim,
E
Doğal koşullar,
Açıklama:
Birey, kendisine verilen fırsat eşitliğini akıllıca kullanmalı ve rekabetçi koşullarda yaşamını sürdürebilecek asgari gelire ulaşmalıdır. Asgari yaşam için yeterli gelir/kaynaklara sahip olmaması bireyi yoksullaştıracaktır. Liberal yaklaşımda yoksulluk bir sınıf meselesi olmaktan çok ağırlıklı olarak bireyin sorumluluğunda ve birey merkezlidir. Asgari yaşam için gerekli gelir yetersizliği, yani mutlak yoksulluk fikri buradan kaynaklanır. Bu yaklaşım, “mutlak yoksulluk” kavramına uygun biçimde yoksulluk ve eşitsizlik ilişkisini iş ve iş süreçlerindeki konum, işsizlik, gelir yetersizliği, gelir dağılımı içindeki konumu, barınma, altyapı ve beslenme olanaklarına insanca yaşam koşullarında erişememe gibi kıstaslar ile açıklamaktadır. Liberalizmin bu klasik ve muhafazakâr eğilimine göre, yoksulluk bir sınıf meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır. Özellikle liberalizm içindeki muhafazakâr eğilim, yoksullukla mücadelede bireyi sorumlu tutar ve yoksullukla mücadele kapsamında devletin müdahalesine şiddetle karşı çıkar ve bu mücadeleden bireyi sorumlu tutar.
Soru 25
'' Ayni zamanda yoksulluk bu aktörlerin maddi çıkarlarını gerçekleştirebilmeleri için en gerekli şarttır.'' cümlesini kim söylemiştir?
Seçenekler
A
Marx,
B
Roemer,
C
Gramsci,
D
Lukacs,
E
Wright,
Açıklama:
Modern Marksisit yaklaşıma ve Wright göre, özellikle modern dönemdeki yoksulluğu kapitalist üretim biçimine bağlı olarak bu üretim biçiminin çıktısı olarak ele almak gerekir. Sermayenin emeğin üretkenliğini sürekli arttırma eğilimi ve isteği yoksulluğa neden olmaktadır. Sermayenin mantığı büyük yoğunlukta meta üretimine bağlı zenginliği artırmak için emek piyasasının dışında bir yedek işgücü ordusunu sürekli kılmak ister. Yedek işgücü ordusu bir yandan işgücüne katılmış olan emeğin değerini düşürürken öbür yandan da kronik olarak işsiz kalmak zorunda olan bir emek gücü yaratır. Bu anlamda yedek iş gücü ordusunun iki boyutu ortaya çıkar: mutlak artık nüfus ve görece artık nüfus. Birincisi daha çok gelişmekte olan ülkelerde görülmekte iken ikincisi daha çok ekonomik olarak gelişmiş ülkelerdeki göreli yoksullara karşılık gelir. Mutlak artık nüfus, geleneksel üretim tarzlarının daha etkili ve makineye dayalı teknolojilerle yer değiştirdiği ve dönüştürüldüğü ekonomilerde ortaya çıkar. Görece artık nüfus ise daha olgunlaşmış ve gelişmiş kapitalist yapılarda, makinelerin ve yüksek teknolojinin giderek daha çok üretim sürecini belirlediği ve emeğin işbirliğini bozduğu ekonomilerde ortaya çıkar.
Wright bu ikili durumda yoksulluğu sosyal sistemin, özellikle de kapitalist sistemin doğasının talihsiz bir ürünü olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma paralel olarak, var olan kapitalizm içinde yoksulluk, “bir kaza değildir; bir yan-ürün değildir. Yoksulluk ekonomik yapısı sınıf ve sömürüye dayalı bir toplumun kalıtımsal ve olması gerekli bir özelliğidir. (…) yoksulluğun sürmesinden bizzat çıkarları olan güçlü ve imtiyazlı aktörler vardır. Yoksulluk sadece bu aktörlerin maddi çıkarlarının peşinde olmalarının talihsiz bir sonucu değildir. ''Ayni zamanda yoksulluk bu aktörlerin maddi çıkarlarını gerçekleştirebilmeleri için en gerekli şartıdır.” Modern toplumda yoksulluğun yapısal nedenleri, kapitalist üretim tarzının çelişkilerinden kaynaklandığı için - Marksist terminolojide yoksulluk problemi olarak tanımlanmayan fakat toplumsal sınıflar arası iş bölümü, üretim ilişkileri ve sınıfa dayalı sömürü olarak tanımlanan “yoksulluk” kapitalist üretim tarzı sürdüğü sürece çözülemez.
Wright bu ikili durumda yoksulluğu sosyal sistemin, özellikle de kapitalist sistemin doğasının talihsiz bir ürünü olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma paralel olarak, var olan kapitalizm içinde yoksulluk, “bir kaza değildir; bir yan-ürün değildir. Yoksulluk ekonomik yapısı sınıf ve sömürüye dayalı bir toplumun kalıtımsal ve olması gerekli bir özelliğidir. (…) yoksulluğun sürmesinden bizzat çıkarları olan güçlü ve imtiyazlı aktörler vardır. Yoksulluk sadece bu aktörlerin maddi çıkarlarının peşinde olmalarının talihsiz bir sonucu değildir. ''Ayni zamanda yoksulluk bu aktörlerin maddi çıkarlarını gerçekleştirebilmeleri için en gerekli şartıdır.” Modern toplumda yoksulluğun yapısal nedenleri, kapitalist üretim tarzının çelişkilerinden kaynaklandığı için - Marksist terminolojide yoksulluk problemi olarak tanımlanmayan fakat toplumsal sınıflar arası iş bölümü, üretim ilişkileri ve sınıfa dayalı sömürü olarak tanımlanan “yoksulluk” kapitalist üretim tarzı sürdüğü sürece çözülemez.
Soru 26
Yoksulluğu tanımlamanın ve yoksulluk sınırı belirleme metodunun kültürel ögeleri dışarıda bırakmasından dolayı eksik ve kabul edilemez olarak gören kimdir?
Seçenekler
A
Rowntree,
B
Wright,
C
Townsend,
D
O'Boyle,
E
Marshall,
Açıklama:
Townsend yoksulluğu tanımlamanın ve bir yoksulluk sınırı belirleme metodunun mutlak anlamda yoksulluğu tanımlamakla beraber kültürel öğeleri dışarıda bırakmasından dolayı eksik ve kabul edilemez olduğunu tartışmıştır. Townsend’e göre, fizyolojik ve mutlak geçim standartları önemlidir ama bunlar üzerinde tarihsel ve kültürel faktörlerin etkilerini de görmek gereklidir. Bir diğer deyişle, yoksulluk göreceli tanımlanabilecek bir kavramdır. Göreli yoksulluk, bir toplumda geçerli ve geleneksel olarak o toplumda belli bir zamanda toplumun üyeleri tarafından kabul edilmiş yaşam standardına görece olarak belirlenir. Bu tür standartlar zamana ve yere göre değiştiğinden yoksulluk sınırı da sürekli değişir. Buna göre yoksulluğun anlaşılması ve ölçülmesi bir toplumda sürekli değişen ve kabul edilen ve edilemeyen standartlara göre belirlenmelidir.
Soru 27
Yoksulluğun mutlak olarak, kalori gereksinmesi göre ve sahip olunan gelir ile tanımlanmasının sonucunda ne meydana gelir?
Seçenekler
A
Kişinin sağlıklı fiziksel bir yaşam sürmesi, değerlendirmeye alınır,
B
Kişinin toplumsal bir yaşam sürmesi değerlendirmeye alınır,
C
Kişinin siyasal yaşama katılması değerlendirmeye alınır,
D
Sosyo-ekonomik olarak diğer insanlardan yalıtılır,
E
Kişinin sosyal yaşam ihtiyaçları değerlendirmeye alınır,
Açıklama:
Yoksulluğun mutlak olarak, yalnızca kalori gereksinimine göre ve sahip olunan gelir ile tanımlanması, sorunun diğer sosyal ve ahlaki boyutlarının göz ardı edilmesine yol açabilmektedir. Bu yüzden, niteliği ve tanımı nasıl olursa olsun, kişinin “kaliteli” bir yaşam sürmesini sağlayabilecek araç ve olanaklardan yoksun olmak, yoksulluk tanımlarında dikkate alınması gereken bir başlangıç noktası olmalıdır. Yalnızca böyle bir anlayış, yoksulluğun kişinin sağlıklı bir fiziksel yaşamı sürdürmesini zorlaştırmasının ötesinde, genel olarak toplumsal ve siyasal yaşama katılmasını da engellediği olgusunu da dikkate alabilir. Bu bakımdan yoksul kişi, asgari bir tüketim sepetinin maliyetini karşılayamadığı ve geliri ve insani yeteneklerini, olanaklarını gerçekleştirmesini sağlayan araçlara erişimi kısıtlı olduğundan sosyo-ekonomik olarak da öteki insanlardan yalıtılır ve dışlanma ile karşı karşıya kalır. Başka deyişle, yoksunluk ve yalıtılmışlık, yoksulluğun ayırt edici özellikleri arasındadır
Soru 28
Modern toplumda Yurttaşlık Hakları dendiğinde hangi haklar anlaşılmalıdır?
Seçenekler
A
Yaşam Hakları,
B
Sosyal Haklar,
C
Üretim Hakları,
D
Tüketme Hakları,
E
Haber Alma Hakları,
Açıklama:
Modern toplumda Yurttaşlık Hakları dendiğinde sosyal haklar (sağlık, eğitim, refah ve bireylerin o toplumdaki ortalama kabul edilen geçimini sağlayacağı bir gelir düzeyine sahip olması) yurttaşlık haklarının odağını oluşturur. Bu haklardan yeteri kadar yararlanamayan bireyler veya toplumsal kesimler, yurttaşlık haklarından yeterince yararlanamayan veya toplumun diğer kesimlerine göre; kaynakların dağılımından yoksun sayılan ve yoksulluk sınırında sayılan kesimlerdir. Bu anlamda yurttaşlık haklarından dışlanmış olmak ve fırsat eşitliğinden yararlanamamak yoksulluk ve toplumsal eşitlik arasındaki en önemli ilişkilerdendir. Ancak bu eşitsizlikler daha eşitlikçi sosyal politikalar ile azaltılmaya çalışılsa bile toplumsal sınıfa dayalı yapısal ve siyasi eşitsizlikler toplumlarda halen güçlü şekilde egemendir.
Soru 29
1990'lı yıllarda neoliberal ve piyasa yanlısı iktisadi programlar gelişmekte olan ülkelere hangi gerekçeyi önermektedir?
Seçenekler
A
Ekonomik büyümeye dayalı kalkınma sürecine ağırlık vermez,
B
Piyasanın sağladığı fırsatlardan yararlanabilmek için yoksullara donanım sunmamaktadır,
C
İşsizlik sorununu çözerek iktisadi büyümeyi hedeflemez,
D
İyi kaliteli ara mal kullanımıyla üretimi arttırmaz,
E
Dünya ekonomisi ile bütünleşmenin yoksulluğu azaltacağı politikalarının gerekçeleridir,
Açıklama:
1990’larda neo-liberal ve piyasa yanlısı iktisadi programların dünyada benimsenmeye başlanması ile kapitalist devlet, refah ve yurttaşlık anlayışında yeni bir döneme girmiştir. Bu yeni stratejiler, uluslararası kuruluşlar tarafından tüm ülkelere, özellikle de gelişmekte olan ülkelere daha fazla; önerilmeye başlanmıştır. Esas olarak kapsamlı yapısal dönüşüm programları biçiminde uygulanmaya başlanan bu yeni strateji, ekonomik büyümeye dayalı kalkınma sürecine ağırlık vererek, piyasanın daha etkin işleyişini gözeten ve böylece artan gelirlerin yoksulluğu azaltacağını öngören politikaların benimsenmesine dayanmaktadır. Böyle bir yaklaşım, esas olarak piyasanın sağladığı fırsatları öne çıkarmak ve yoksul insanların bu fırsatları kullanabilmelerini sağlayacak donanımlara sahip olmasına çalışmak amacını gütmektedir. Bu yüzden temel sorun, piyasanın işleyişini bozmayacak ancak yoksullukla mücadelede başarı sağlama şansı yüksek politikaları tasarlamak ve yürütmek olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yeni politikalar doğrudan yoksulluğu azaltmak için tasarlanmamış olsalar da, dolaylı olarak yoksulluğu azalttığı ileri sürülen, yoksulluğun önemli bir kaynağı olan işsizlik sorununu azaltarak iktisadi büyümeyi sağlamayı hedef alan politikalardır. Bu bakımdan en önce ulusal ve uluslararası ticaret ve ulaşımda liberalleşmenin benimsenerek büyümenin sağlanmasını sağlamaktır. Bu yeni ekonomik yaklaşımda özellikle dış ticarette liberalleşmenin ve ihracata dayalı büyüme modellerinin benimsenmesinin genel olarak yeni teknolojilere erişimin sağlanması ve daha iyi kalitede ara malları kullanımı yoluyla üretkenliğin artırılarak büyümeyi gerçekleştirmesi, bunun da yoksulluğun azaltılmasını getireceği düşüncesi egemendir. Yurtiçinde özelleşme ile başlatılan liberalleşmenin rekabet sürecini etkin kılacağı, yeni istihdam olanaklarının açılmasını sağlayacağı ve dolayısıyla yoksulluğun azaltılmasına katkı yapacağı düşünülmektedir. Böyle bir yapısal dönüşümü içeren söz konusu politikaları özellikle gelişmekte olan ülkeler için öneren IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankası bu ülkelerin giderek küreselleşen dünya ekonomisiyle bütünleşmelerini istemektedir. Dünya ekonomisiyle gerçekleştirilen bütünleşmenin yoksulluğu da azaltacağı bu politikaların gerekçelerinden biridir. Başarılı bir biçimde dünya ekonomisiyle bütünleşemeyen ülkelerde yoksulluğun daha yaygın olduğu ileri sürülmektedir.
Soru 30
Zymaunt Bauman'a göre yoksulluk ile arasında ilişki alan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Tüketim,
B
Üretim,
C
Pazarlama,
D
Dağıtım,
E
Medya,
Açıklama:
Bauman’a göre, içinde yaşadığımız toplumsal yapıda katı modernlikten daha esnek ve değişken bir moderniteye geçilmiştir. Bu yeni modernitede birey daha özgürdür. Bu özgürlük ise daha çok tercih yapabilme özgürlüğü, satın alabilme özgürlüğü, tüketim özgürlüğü ve yaşamdan haz alma özgürlüğü olarak tanımlanmaktadır. Toplum üreticiler ağırlıklı bir toplumdan tüketici ağırlıklı bir topluma evrilmiştir. Bireyleri yaşamları da tüketim toplumu içinde parçalı, esnek bir hal almaktadır. Bireylerin hızla değişen süreçlere adaptasyon yeteneği onların yaşamdaki başarısını belirlenmektedir. Birey yeni koşullara uygun olarak sürekli değişen stratejiler yapabilmeli, belirsizlikler içinde sürekli kayıplarını ve kazançlarını hesap ederek yaşamalıdır. Birey yaşamının yegâne sorumlusu olmuştur. Bireyin refahında ve başarısında toplumun sorumluluğu son derece azalmış, birey ise tüm yaşamının sorumluluğunu üstlenmiştir.
Bauman, tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun, Rowntree veya C. Booth gibi İngiliz düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur. O günlerde çalışma etiğinin insanlar arasında yeterince yayılmamış olmasının yoksulluğa neden olduğunu düşünenler veya yukarıda anlatılan yoksulluk kültürü kavramı ile yoksulluğu açıklamaya çalışanlar açısından bu dehşet verici bir bulgu olmuştur. Toplumda tam istihdam olsa bile “çalışan yoksullar” olabileceği, tüm sosyal hastalıkların ilacı olarak düşünülen iş ve istihdamın aslında yoksulluk problemini tam da çözmediği bilgisi hayal kırıklığına neden olmuştur.
Bauman’a göre yoksulluk, sadece yokluk ve bedensel tehlike anlamına da gelmemektedir. Yoksulluk aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir durumdur. Toplumda nezih yaşam standardı olarak kabul edilmiş ölçütlerde yaşayamamak bireyin özsaygısını yitirmesine de sebep olur. Ayrıca “mutlu bir yaşam” tüketim toplumunda hayatın sunduğu fırsatlardan yararlanma, zevk alma, yakaladığı fırsatları kamusal alanda gösterebilen tüketici bireyler olarak tanımlandığında, tüketim toplumu yoksulları mutlu yaşam şöyle dursun, normal yaşama bile erişemeyen bireylerdir. Tüketim toplumu zevk ve haz üzerinden tanımladığı toplumsallık ile yoksulları sakat, arızalı kusurlu ve noksan, yetersiz olarak tanımlar ve dışlar. Bu yetersizlik öncelikle tüketici olarak yetersizliktir. Toplumda tüketici görevlerini yerine getirememenin güçsüzlüğü, onur kırıcı durumdan tek çıkış yolu tüketici yetersizliği ile baş etmektir. Bauman’ın vurguladığı gibi yeni yoksulluk anlayışı tüketim toplumunda “toplumda yaygın kabul gören ve gösterisel biçimde tüketemeyenin yoksulluğu” olarak tanımlanmaktadır.
Bauman, tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun, Rowntree veya C. Booth gibi İngiliz düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur. O günlerde çalışma etiğinin insanlar arasında yeterince yayılmamış olmasının yoksulluğa neden olduğunu düşünenler veya yukarıda anlatılan yoksulluk kültürü kavramı ile yoksulluğu açıklamaya çalışanlar açısından bu dehşet verici bir bulgu olmuştur. Toplumda tam istihdam olsa bile “çalışan yoksullar” olabileceği, tüm sosyal hastalıkların ilacı olarak düşünülen iş ve istihdamın aslında yoksulluk problemini tam da çözmediği bilgisi hayal kırıklığına neden olmuştur.
Bauman’a göre yoksulluk, sadece yokluk ve bedensel tehlike anlamına da gelmemektedir. Yoksulluk aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir durumdur. Toplumda nezih yaşam standardı olarak kabul edilmiş ölçütlerde yaşayamamak bireyin özsaygısını yitirmesine de sebep olur. Ayrıca “mutlu bir yaşam” tüketim toplumunda hayatın sunduğu fırsatlardan yararlanma, zevk alma, yakaladığı fırsatları kamusal alanda gösterebilen tüketici bireyler olarak tanımlandığında, tüketim toplumu yoksulları mutlu yaşam şöyle dursun, normal yaşama bile erişemeyen bireylerdir. Tüketim toplumu zevk ve haz üzerinden tanımladığı toplumsallık ile yoksulları sakat, arızalı kusurlu ve noksan, yetersiz olarak tanımlar ve dışlar. Bu yetersizlik öncelikle tüketici olarak yetersizliktir. Toplumda tüketici görevlerini yerine getirememenin güçsüzlüğü, onur kırıcı durumdan tek çıkış yolu tüketici yetersizliği ile baş etmektir. Bauman’ın vurguladığı gibi yeni yoksulluk anlayışı tüketim toplumunda “toplumda yaygın kabul gören ve gösterisel biçimde tüketemeyenin yoksulluğu” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 31
I. Eşitlik
II. Özgürlük
III. Adalet
IV. Sermaye birikimi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri liberal toplumun temel ilkelerindendir?
II. Özgürlük
III. Adalet
IV. Sermaye birikimi
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri liberal toplumun temel ilkelerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
III ve IV
E
I, II, III
Açıklama:
Liberal toplumun temel ilkeleri eşitlik, özgürlük ve adalettir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi ülkelerin refah düzeyi ile doğrudan ilişkili değildir?
Seçenekler
A
Okullaşma oranları
B
Doğumda yaşam beklentisi oranları
C
Okuryazarlık oranları
D
Yoksulluk oranları
E
Kişi başına düzen gelir
Açıklama:
Ülkelerin refah düzeyi sıralamalarında okullaşma oranları, doğumda yaşam beklentisi oranları, kişi başına düşen gelir, okur-yazarlık oranları gibi ölçütlerde kullanılmakta ve bu ölçütlere göre ülkelerin refah düzeyi belirlenmektedir.
Soru 33
Yoksulluk ilk kez "Yoksulluk Yasaları" ile bir toplumsal sorun olarak nerede gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
Amerika
B
İngiltere
C
Avusturya
D
İtalya
E
Fransa
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiştir.
Soru 34
Kişilerin "konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme" özgürlüklerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Siyasi halkar
B
Sivil haklar
C
Sosyal haklar
D
Göreli haklar
E
Mutlak haklar
Açıklama:
Sivil haklar; kişilerin “konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme” özgürlüklerini tanımlar.
Soru 35
Kadınlara oy kullanma hakkının verilmesi hangi ülkede diğerlerine göre daha erken kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Amerika
C
Almanya
D
Fransa
E
Türkiye
Açıklama:
Kadınların oy kullanma hakkının kazanılması Almanya için 1918, Amerika için 1920, İngiltere için 1928, Fransa için 1944, Türkiye için ise 1934’dür.
Soru 36
Malthus’un kuramına göre hangi özelliğe sahip kişiler yoksulluğun artmasına neden olmaz?
Seçenekler
A
Kötü niyetli
B
Eğitimsiz
C
Çalışmak istemeyen
D
Bağımlı
E
Göçmen
Açıklama:
Malthus’a (1798) göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar.
Soru 37
I. Engelliler
II. Gençler
III. Eğitimliler
IV. Kadınların sürdürdüğü tek ebeveynli aileler
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Batı’da özellikle kentlerde yoğunlaşan kent yoksulluğunun “alt sınıf” olarak tanımlandığı kesimlerdendir?
II. Gençler
III. Eğitimliler
IV. Kadınların sürdürdüğü tek ebeveynli aileler
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Batı’da özellikle kentlerde yoğunlaşan kent yoksulluğunun “alt sınıf” olarak tanımlandığı kesimlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve IV
E
I, II, IV
Açıklama:
Batı’da özellikle kentlerde yoğunlaşan kent yoksulluğunun “alt sınıf” olarak tanımlandığı kesimler ağırlıklı olarak kadınların sürdürdüğü tek ebeveynli aileler, yaşlılar, engelliler, göçmenler ve bazı etnik gruplar, özelleştirme ve ekonomik dalgalanmalarla ve teknolojik gelişmeler sonucu işini kaybeden bireylerin oluşturduğu hanelerdir.
Soru 38
Adam Smith’in “acı veren ve yorgunluğa sebep olan iş ilerde haz getirisi beklentisi içinde katlanma” düşüncesi hangi sistemin temel prensibidir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Kapitalizm
C
Feodalizm
D
Hedonizm
E
İdealizm
Açıklama:
Adam Smith’in belirttiği gibi “acı veren ve yorgunluğa sebep olan iş ilerde haz getirisi beklentisi içinde katlanma” düşüncesi kapitalizmin temel prensibini ifade etmektedir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Batının gelişmiş ekonomilerinde liberal demokrasi ilkelerine en uygun olduğu düşünülen "yurttaş" tanımlamasında yer almaz?
Seçenekler
A
Girişimci ruha sahip
B
Başarılı
C
Devlet himayesinde
D
Sosyal sermayesi yüksek
E
Kendi sorumluluğunu alabilen
Açıklama:
Toplumsal ve siyasi düzeyde “devletin himayesinde olan yurttaş” kavramı yerine, Batının gelişmiş ekonomilerinde liberal demokrasi ilkelerine en uygun olduğu düşünülen “başarılı, kendi ayağı üzerinde durabilen, girişimci ruha sahip, kendi sorumluluğunu alabilen ve himayeci bir otoriteye gerek duymayan sosyal sermayesi yüksek olan yurttaş” tanımı tercih edildi.
Soru 40
I. Göçmen
II. Kadın
III. Evli
IV. Yaşlı
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kapitalist toplumda gereksinim duyulan dönemlerde işe alınan ve kriz dönemlerinde ilk işten çıkarılan toplumsal kesimlerdendir?
II. Kadın
III. Evli
IV. Yaşlı
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kapitalist toplumda gereksinim duyulan dönemlerde işe alınan ve kriz dönemlerinde ilk işten çıkarılan toplumsal kesimlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve IV
E
I, II, III
Açıklama:
Örneğin, kapitalist toplumda kadın ve göçmen işgücünün piyasanın gereksinim duyduğu dönemlerde işe aldığı ve kriz dönemlerinde de ilk işten çıkardığı toplumsal kesimler olduğu bilinmektedir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin yoksulluk ile ilgili savlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Özellikle liberalizm içindeki muhafazakâr eğilim, yoksullukla mücadelede bireyin sorumlu tutar ve yoksullukla mücadele kapsamında devletin müdahalesine şiddetle karşı çıkar ve bu mücadeleden bireyi sorumlu tutar
B
Liberalizmin klasik ve muhafazakâr eğilimine göre, yoksulluk bir sınıf meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır
C
Liberal yaklaşıma göre, yoksulluk toplumsal sistemin ve yapının doğasının bir sonucudur
D
Liberal yaklaşımda yoksulluk bir sınıf meselesi olmaktan çok ağırlıklı olarak bireyin sorumluluğunda ve birey merkezlidir
E
Liberal yaklaşım “mutlak yoksulluk” kavramına uygun biçimde yoksulluk ve eşitsizlik ilişkisini iş ve iş süreçlerindeki konum, işsizlik, gelir yetersizliği, gelir dağılımı içindeki konumu, barınma, altyapı ve beslenme olanaklarına insanca yaşam koşullarında erişememe gibi kıstaslar ile açıklamaktadır
Açıklama:
Liberal yaklaşımda yoksulluk bir sınıf meselesi olmaktan çok ağırlıklı olarak bireyin sorumluluğunda ve birey merkezlidir. Liberal yaklaşımın aksine Marksist yaklaşım ise yoksulluğu toplumsal sistemin ve yapının bir sonucu olarak görmektedir. Bu anlamda iki yaklaşımın sorunun kökenlerine dair yaklaşımı farklıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Modern dönemdeki yoksulluğun kapitalist üretim biçimine bağlı olarak üretim biçiminin çıktısı olarak ele alınması gerektiğini öne süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Feminist yaklaşım
B
Marksist yaklaşım
C
Neo-liberal yaklaşım
D
Çoklu yaklaşım
E
Liberal yaklaşım
Açıklama:
Marksist yaklaşıma göre, yoksulluk toplumsal sistemin ve yapının doğasının bir sonucudur. Wright’a göre bu paradigmanın metodolojisi tarihsel materyalizm olmalı ve yoksulluğu tarihsel konumunda anlamaya çalışmalıdır. Özellikle modern dönemdeki yoksulluğu kapitalist üretim biçimine bağlı olarak bu üretim biçiminin çıktısı olarak ele almak gerekir. Sermayenin emeğin üretkenliğini sürekli arttırma eğilimi ve isteği yoksulluğa neden olmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 43
1990 yılından bu yana yoksulluk için yaygın olarak kullanılan ölçüm aracı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toplumsal kalkınma endeksi
B
Gelişim endeksi
C
İnsani yoksulluk endeksi
D
İnsani gelişme endeksi
E
Yoksulluk endeksi
Açıklama:
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ölçümde yaşam kalitesi göstergelerine yer verilmektedir. Bu göstergeler çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları v.b. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi yoksulluğun ayırt edici özelliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Yalıtılmışlık
B
Yaygınlık
C
Tüm toplumlarda görülme
D
Küresellik
E
Düşük refah düzeyi
Açıklama:
Yoksulluk iki önemli sonuç doğurmaktadır. İlk olarak, yoksul kişilerin gelirlerinde büyük değişmelerle karşı karşıya kalma riski, toplumun diğer kesimlerine göre çok daha yüksektir; bu insanlar böyle değişmelere karşı çok duyarlıdır. Bu yüzden yoksullar, ya tüketimleri bakımından yıkıcı sonuçlar verebilecek olan riskleri kabullenme eğilimindedirler; ya da riskten kaçınarak yoksulluklarının sürmesini kabullenme gibi bir seçimle karşı karşıyadırlar. İkinci olarak ise, yoksul insanlar yaşadıkları güçsüzlük ve marjinalleşme yüzünden seslerini duyurabilecek siyasi güce sahip değillerdir. Bunun doğal bir sonucu, toplumdaki eşitsizliğin ve kimi grupların dışlanmasının giderek yaygınlaşmasıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 45
Var olan kapitalizm içinde yoksulluğun bir kaza veya yan ürün olmadığını, ekonomik yapısı sınıf ve sömürüye dayalı bir toplumun katılımsal ve olması gereken bir özelliği olduğunu öne süren sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Robert Nozick
B
Erik Olin Wright
C
Milton Friedman
D
Friedrich A. Hayek
E
Richard Henry Tawney
Açıklama:
E. O. Wright yoksulluğu sosyal sistemin, özellikle de kapitalist sistemin doğasının talihsiz bir ürünü olarak yorumlamaktadır. Bu yoruma paralel olarak, var olan kapitalizm içinde yoksulluk, “bir kaza değildir; bir yan-ürün değildir. Yoksulluk ekonomik yapısı sınıf ve sömürüye dayalı bir toplumun kalıtımsal ve olması gerekli bir özelliğidir. (…) yoksulluğun sürmesinden bizzat çıkarları olan güçlü ve imtiyazlı aktörler vardır. Yoksulluk sadece bu aktörlerin maddi çıkarlarının peşinde olmalarının talihsiz bir sonucu değildir. Ayni zamanda yoksulluk bu aktörlerin maddi çıkarlarını gerçekleştirebilmeleri için en gerekli şartıdır.” Doğru cevap B'dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi İnsani Gelişme Endeksi içerisindeki göstergelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Çocuklarda ölüm oranları
B
Kaliteli suya erişim oranları
C
Gayri safi yurt içi hasıla
D
Çocuklarda beslenme oranları
E
Toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler
Açıklama:
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ölçümde yaşam kalitesi göstergelerine yer verilmektedir. Bu göstergeler çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları v.b. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Tarihsel olarak ............. daha çok 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lere kadar bütün dün-yada yaygın olan, yoksullukla doğrudan mücadele amacını güden ve esas olarak bir sosyal güvenlik ağını öngören sosyal politikalar niteliğindedir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
Seçenekler
A
Refah devleti
B
Sosyal devlet
C
Yoksulluğu önleyici politikalar
D
Yurttaşlık hakları
E
Yoksulluk sınırı
Açıklama:
Tarihsel olarak refah devleti daha çok 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lere kadar bütün dün-yada yaygın olan, yoksullukla doğrudan mücadele amacını güden ve esas olarak bir sosyal güvenlik ağını öngören sosyal politikalar niteliğindedir. Özellikle 2. Dünya Savaşı’nın ardından uygulanan ve 1970’lerin sonuna kadar benimsenen, daha çok sosyal güvenlik mekanizmalarına dayanan politikalar demeti, genel olarak refah devleti adıyla bilinmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Yoksulluğun temel nedeninin nüfus artışı olduğunu öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Wright
C
Weber
D
Malthus
E
Rowntree
Açıklama:
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki bir önemli isimde yoksulluğu nüfus artışına bağlayan Malthus’un kuramıdır. Malthus’a göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar. Bu kişiler yaşam mücadelesinde yok olmaya mahkûmdurlar. Bu kişiler Malthus’a göre “hak etmeyen” yoksullardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 49
Yoksulluktan çıkışın temel olarak toplumsal sınıf eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması üzerinden belirlendiğini ileri süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Weber
B
Marx
C
Habermas
D
Malthus
E
Hobbes
Açıklama:
Marx, yoksulluktan çıkışın temel olarak toplumsal sınıf eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması üzerinden belirlendiğini ileri sürmüştür. Marx ekonomik durgunluk dönemlerinde işten çıkarılanların, uzun dönemli işsizlik çekenlerin, düzensiz ve geçici ve düşük gelirli işler yapanların bir süre sonra işgücü piyasasında tüm şanslarını kaybedip “lümpen proleterlere” dönüştüğünü ve yaşamak için suç dünyasına girdiklerini iddia eder. Bu anlamda Marx da çalışan ama yoksul olan proleterlik ile çalışma fırsatı bulamayan yoksul proleterler arasında bir ayrım yapar. Marx’a göre çalışma fırsatı bulamamak bireyin sorumsuzluğu değil, yukarıda açıklandığı gibi kapitalizmin işgücünün belli bir kesimini yedek işgücü ordusu olarak tutma eğiliminin bir sonucudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
................ vurguladığı gibi yeni yoksulluk anlayışı tüketim toplumunda “toplumda yaygın kabul gören ve gösterisel biçimde tüketemeyenin yoksulluğu” olarak tanımlanmaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki düşünürlerden hangisinin getirilmesi doğrudur?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki düşünürlerden hangisinin getirilmesi doğrudur?
Seçenekler
A
Richard Sennett
B
Ulrich Beck
C
Zygmunt Bauman
D
Jürgen Habermas
E
Karl Marx
Açıklama:
Zygmunt Bauman, tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun, Rowntree veya C. Booth gibi İngiliz düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur. Bauman’ın vurguladığı gibi yeni yoksulluk anlayışı tüketim toplumunda “toplumda yaygın kabul gören ve gösterisel biçimde tüketemeyenin yoksulluğu” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 51
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu kaç yılından beri kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
1989
B
1990
C
1992
D
1994
E
1996
Açıklama:
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ölçümde yaşam kalitesi göstergelerine yer verilmektedir.
Soru 52
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ender aşağıdakilerden hangisini araştırmaz?
Seçenekler
A
Çocuklarda beslenme oranları
B
Çocuklarda ölüm oranları
C
Kaliteli suya erişim oranları
D
Toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler
E
Coğrafi konum
Açıklama:
Yoksulluğu insanın gelişmesine engel bir durum olarak ele alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü kalkınma programları çerçevesinde (UNDP) yoksulluk için yaygın kullanılan bir ölçüm aracı geliştirmiştir. Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ölçümde yaşam kalitesi göstergelerine yer verilmektedir. Bu göstergeler çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları v.b. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır. Bu endeksten çıkarılabilecek en önemli sonuç ise; yoksulluk konusunun, ekonomik etkilerinin ötesinde, sosyal ve siyasal ortamla yakından ilgili olduğu bu nitelikleri ile de zor ve karmaşık bir konu olduğudur. Ayrıca ülkelerin refah düzeyi sıralamalarında okullaşma oranları, doğumda yaşam beklentisi oranları, kişi başına düşen gelir, okuryazarlık oranları gibi ölçütlerde kullanılmakta ve bu ölçütlere göre ülkelerin refah düzeyi belirlenmektedir.
Soru 53
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda aşağıdakilerden hangi ülkede çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
Almanya
D
İngiltere
E
Hollanda
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür. Özellikle bireylerin yemek, giyinme ve barınma gibi temel fizyolojik gereksinimlerinin bilimsel olarak belirlendiği miktarın altında kalan yaşamlar yoksulluk durumu olarak ifade edilmiştir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Modern toplumda Yurttaşlık Hakları dendiğinde sosyal haklar ve yurttaşlık haklarının odağını oluşturan maddelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Sağlık
B
Eğitim
C
Refah
D
Gelir düzeyine
E
Seçme hakkı
Açıklama:
Modern toplumda Yurttaşlık Hakları dendiğinde sosyal haklar (sağlık, eğitim, refah ve bireylerin o toplumdaki ortalama kabul edilen geçimini sağlayacağı bir gelir düzeyine sahip olması) yurttaşlık haklarının odağını oluşturur. Bu haklardan yeteri kadar yararlanamayan bireyler veya toplumsal kesimler, yurttaşlık haklarından yeterince yararlanamayan veya toplumun diğer kesimlerine göre; kaynakların dağılımından yoksun sayılan ve yoksulluk sınırında sayılan kesimlerdir.
Soru 55
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki nüfus artışına bağlayan hangi kuramdır?
Seçenekler
A
Viktorya kuramı
B
Malthus’un kuramı
C
Marx kuramı
D
Underclass kuramı
E
Lümpen kuramı
Açıklama:
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki bir önemli isimde yoksulluğu nüfus artışına bağlayan Malthus’un kuramıdır. Malthus’a (1798) göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar. Bu kişiler yaşam mücadelesinde yok olmayamahkûmdurlar. Bu kişiler Malthus’a göre “hak etmeyen” yoksullardır.
Soru 56
Gelişmekte olan ülkelerde iç göç ile kentlere gelen ve iş olanağı bulamadan yaşamını idame ettirmeye çalışan kesimlerin nasıl bir durum oluşturdukları öne sürülebilir?
Seçenekler
A
En alt sınıfı veya sınıf dışı bir durum
B
Gettolaşmayı
C
İşsizlik artışını
D
Suç artışını
E
Tehlikeli bölgeleri
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkelerde ise bu konuda en önemli faktörün iç göç olduğu; iç göç ile kentlere gelen ve iş olanağı bulamadan yaşamını idame ettirmeye çalışan kesimlerin en alt sınıfı veya sınıf dışı bir durum oluşturdukları öne sürülebilir.
Soru 57
Yoksulluk kültürü kavramını yoksulluğun kronik bir duruma vardıktan sonra değiştirilmesinin ne kadar zor olduğuna dikkat çekmek için literatüre kazandıran aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Malthus
B
Marks
C
Wacquant
D
Wilson
E
Lewis
Açıklama:
Yoksulluk kültürü kavramını her ne kadar Lewis yoksulluğun kronik bir duruma vardıktan sonra değiştirilmesinin ne kadar zor olduğuna dikkat çekmek için literatüre kazandırdı ise de daha sonra bu kavram yoksullar aleyhine kullanılmıştır.
Soru 58
Tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rowntree
B
C. Booth
C
Bauman
D
Ulrich
E
Beck
Açıklama:
Bauman, tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun, Rowntree veya C. Booth gibi İngiliz düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur. O günlerde çalışma etiğinin insanlar arasında yeterince yayılmamış olmasının yoksulluğa neden olduğunu düşünenler veya yukarıda anlatılan yoksulluk kültürü kavramı ile yoksulluğu açıklamaya çalışanlar açısından bu dehşet verici bir bulgu olmuştur. Toplumda tam istihdam olsa bile “çalışan yoksullar” olabileceği, tüm sosyal hastalıkların ilacı olarak düşünülen iş ve istihdamın aslında yoksulluk problemini tam da çözmediği bilgisi hayal kırıklığına neden olmuştur. Bauman’a göre yoksulluk, sadece yokluk ve bedensel tehlike anlamına da gelmemektedir. Yoksulluk aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir durumdur.
Soru 59
“Yapamayan”, bir diğer deyişle bireysel olarak başarılı stratejilerini geliştiremeyen bireyin modernite içinde dışlandığı ve bu anlamda modern toplumun belirsizliklerle dolu bir “risk toplumuna” dönüştüğü kavramını öne süren aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oscar Lewis
B
Harvey Reed
C
Zymaunt Bauman
D
Ulrich Beck
E
Amarta Sen
Açıklama:
Ulrich Beck (1986) tarafından öne sürülen bir diğer tartışma ise “yapamayan”, bir diğer deyişle bireysel olarak başarılı stratejilerini geliştiremeyen bireyin modernite içinde dışlandığı ve bu anlamda modern toplumun belirsizliklerle dolu bir “risk toplumuna” dönüştüğüdür.
Soru 60
Son yıllarda hakeden/haketmeyen yoksul tanımları ne şekilde tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Alt sınıf
B
Yoksul sınıf
C
Kenar sınıf
D
Tembel sınıf
E
Yapabilirlikten yoksun sınıf
Açıklama:
Son yıllarda bu tür hakeden/haketmeyen yoksul tanımları “alt sınıf” (underclass) şeklinde tanımlanmaktadır. Genelde bu kavram sosyal bilimciler tarafından çok dikkatle kullanıldığı halde Yeni Sağ görüşlerin ve politikacıların elinde bu kavram nerede ise “kalıtımsal olarak aşağı olan”, sosyal refah devletini ve vergi ödeyenleri haksız yere “sömüren”, çok akıllı olmayan, kültürel hayat algılarında “sorumsuz” ve “tembel” olan, “kumar oynayarak parasını gereksiz harcayan” vb. gibi bazı toplumsal kesimleri suçlamaya yol açmaktadır.
Soru 61
Yoksulluğu bir sınıf meselesi olmaktan çok ağırlıklı olarak bireyin sorumluluğunda ve birey merkezli olarak gören yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Liberalizm
C
Kapitalizm
D
Modernizm
E
Post-modernizm
Açıklama:
Liberal yaklaşımda yoksulluk bir sınıf meselesi olmaktan çok ağırlıklı olarak bireyin sorumluluğunda ve birey merkezlidir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri göreli yoksulluk yaklaşımı kapsamına giren konulardandır?
I. Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumsuz etkiler,
II. Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamlar,
III. Yoksullukla baş etme stratejileri
I. Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumsuz etkiler,
II. Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamlar,
III. Yoksullukla baş etme stratejileri
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu yaklaşım yoksulluğu daha geniş eksende ele almaktadır genellikle de şu tartışmaları içermektedir:
• Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumsuz etkileri,
• Kişilerin benliğinin tüketim süreçlerindeki dışlanmışlıktan nasıl etkilendiğini,
• Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamları,
• Yoksullukla baş etme stratejilerini,
• Yoksul olmanın “yapabilirlik” ile ilişkisini,
• Kişilerin benliğinin tüketim süreçlerindeki dışlanmışlıktan nasıl etkilendiğini,
• Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamları,
• Yoksullukla baş etme stratejilerini,
Soru 63
İki yetişkin ve üç çocuktan oluşan bir aile için standart diyeti sağlayacak minimum haftalık gelirin hesaplanmasıyla ortaya çıkan rakama ne denir?
Seçenekler
A
yoksulluk
B
açlık sınırı
C
yoksulluk sınırı
D
asgari ücret
E
gelir dağılımı
Açıklama:
Rowntree farklı büyüklüklerdeki hane halkları için bu standart diyete tek bir mali bedel belirlenmesi-nin olanaksızlığını da düşünüp iki yetişkin ve üç çocuktan oluşan bir aile için standart diyeti sağla-yacak minimum haftalık geliri hesaplamış ve buna “yoksulluk sınırı” demiştir. Ona göre, yoksulluk sı-nırının bir ileriki aşaması “açlık sınırı” dır.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri TÜİK’in Yoksulluk Çalışmaları sonuçlarına göre Türkiye'deki durumu gösteren sonuçlardandır.
I. Kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk riski kentsel yerlerde yaşayanlardan fazladır.
II. Hanehalkı büyüklüğü arttıkça yoksulluk riski azalmaktadır.
III. Eğitim durumu yükseldikçe yoksul olma riski azalmaktadır.
I. Kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk riski kentsel yerlerde yaşayanlardan fazladır.
II. Hanehalkı büyüklüğü arttıkça yoksulluk riski azalmaktadır.
III. Eğitim durumu yükseldikçe yoksul olma riski azalmaktadır.
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk riski kentsel yerlerde yaşayanlardan fazladır.
Hanehalkı büyüklüğü arttıkça yoksulluk riski artmaktadır.
Eğitim durumu yükseldikçe yoksul olma riski azalmaktadır.
Hanehalkı büyüklüğü arttıkça yoksulluk riski artmaktadır.
Eğitim durumu yükseldikçe yoksul olma riski azalmaktadır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Marshall'a göre sivil haklardan değildir?
Seçenekler
A
düşünme ve inanç
B
hukuktan yararlanma
C
mülkiyet
D
seçme-seçilme
E
antlaşmalar yapabilme
Açıklama:
Marshall’a göre, sivil haklar; kişilerin “konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme” özgürlüklerini tanımlar.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi yoksullukla mücadelede refah devletinin özelliklerindendir?
I. 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lere kadar bütün dünyada yaygın olarak uygulanmıştır.
II. Özellikle gelişmiş dünyada genel olarak yoksulluğun ortadan kaldırılmasında önemli başarılar sağlamıştır.
III. Esas olarak bir sosyal güvenlik ağını öngören sosyal politikalar niteliğindedir.
I. 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lere kadar bütün dünyada yaygın olarak uygulanmıştır.
II. Özellikle gelişmiş dünyada genel olarak yoksulluğun ortadan kaldırılmasında önemli başarılar sağlamıştır.
III. Esas olarak bir sosyal güvenlik ağını öngören sosyal politikalar niteliğindedir.
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tarihsel olarak refah devleti daha çok 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1980’lere kadar bütün dünyada yaygın olan, yoksullukla doğrudan mücadele amacını güden ve esas olarak bir sosyal güvenlik ağını öngören sosyal politikalar niteliğindedir. Esas olarak tam istihdam ve kapsamlı bir sosyal güvenlik ağının kurulması hedefi taşıyan bu politikaların, özellikle gelişmiş dünyada genel olarak yoksulluğun ortadan kaldırılmasında önemli başarılar sağladığını söylemek mümkündür.
Soru 67
"Nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar" görüşünü savunan kimdir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Malthus
C
Marx
D
Oscar Lewis
E
Rowntree
Açıklama:
Malthus’a (1798) göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi Zymaunt Bauman'ın görüşlerinden değildir?
Seçenekler
A
Katı modernlikten daha esnek ve değişken bir moderniteye geçilmiştir.
B
Yeni modernitede birey daha özgürdür.
C
Toplum tüketiciler ağırlıklı bir toplumdan üretici ağırlıklı bir topluma evrilmiştir.
D
Bireyleri yaşamları tüketim toplumu içinde parçalı, esnek bir hal almaktadır.
E
Bireylerin hızla değişen süreçlere adaptasyon yeteneği onların yaşamdaki başarısını belirlenmektedir.
Açıklama:
Toplum üreticiler ağırlıklı bir toplumdan tüketici ağırlıklı bir topluma evrilmiştir.
Soru 69
Aşağıdaki kavramlardan hangisi yoksullukla suça eğilim arasında bir ilişki kurmaktadır?
Seçenekler
A
Tehlikeli sınıflar
B
Alt sınıf
C
Sınıf dışı
D
Çalışan yoksullar
E
Kent yoksulları
Açıklama:
Sanayi toplumlarının sosyolojik analizinde yoksulluk-toplumsal sınıf arasındaki ilişki örtüşen bir ilişki olmuş ve yoksulluk daha çok alttaki sınıf, alt gelir grubu gibi ait olunan toplumsal sınıfa göre veya sınıf dışı bir duruma işaret eden alt sınıf (underclass) veya suça eğilimi işaret eden tehlikeli sınıflar olarak tanımlanmıştır.
Soru 70
Aşağıdaki toplumsal kesimlerden hangisi yoksulluk açısından göreli olarak daha az dezavantajlıdır?
Seçenekler
A
Kadınlar
B
Çocuklar
C
Yaşlılar
D
Engelliler
E
Düşük ücretliler
Açıklama:
UNDP gibi uluslararası kuruluşlar insani, sosyal ve kültürel boyutlara da önem verilmesini ve bu anlamdaki yoksulluğun (göreli yoksulluk) ve piyasaya yönelmenin ortaya çıkardığı dezavantajlı grupların (kadın, göçmen, çocuk, yaşlı, engelli, yoksul v.b) dışlanma olgusunun da ortadan kaldırılmasının önemli olduğunu vurgulayan çalışmalar yapmaktadırlar.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi yoksulluk ve zenginlik gibi eşitsizlikleri yaratan kaynaklardan biri değildir?
Seçenekler
A
siyasi
B
kültürel
C
psikolojik
D
ekonomik
E
toplumsal
Açıklama:
Toplumlarda kaynakların dağılımı toplumsal eşitsizlik yapısını yaratır. Bu yapıda bir uçta yoksulluk öbür uçta varsıllık-zenginlik ortaya çıkar. Bu noktada eşitsizlik yaratan kaynaklara bakarsak bunların toplumsal, ekonomik, siyasi ve kültürel kaynaklar olduğu görülür.
Soru 72
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi yoksulluğun tanımlanmasında, ölçülmesinde ve açıklanmasında ana akım ve merkezî bir öneme sahiptir?
Seçenekler
A
Liberal yaklaşım
B
Marksist yaklaşım
C
Kapitalist yaklaşımı
D
Yoksulluk kültürü yaklaşımı
E
Post-modernist yaklaşım
Açıklama:
Liberal yaklaşım, yoksulluğu tanımlanmasında, ölçülmesinde ve yoksulluğun açıklanmasında ana akım yoksulluk söyleminde merkezî bir öneme sahiptir.
Soru 73
Liberal yaklaşımın ikinci eğilimi aşağıdaki hangi tartışmayı içermez?
Seçenekler
A
Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamları
B
Yoksul olmanın “yapabilirlik” ile ilişkisini
C
Yoksullukla baş etme stratejilerini
D
Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumlu etkileri
E
Kişilerin benliğinin tüketim süreçlerindeki dışlanmışlıktan nasıl etkilendiğini
Açıklama:
Liberal yaklaşımın ikinci eğilimi yoksulluğu daha geniş eksende ele almaktadır genellikle de şu tartışmaları içermektedir:
• Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumsuz etkileri,
• Kişilerin benliğinin tüketim süreçlerindeki dışlanmışlıktan nasıl etkilendiğini,
• Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamları,
• Yoksullukla baş etme stratejilerini,
• Yoksul olmanın “yapabilirlik” ile ilişkisini,
• Yoksulluğun kişilerin benliğinde yarattığı olumsuz etkileri,
• Kişilerin benliğinin tüketim süreçlerindeki dışlanmışlıktan nasıl etkilendiğini,
• Kültürel olarak yoksulluğa verilen anlamları,
• Yoksullukla baş etme stratejilerini,
• Yoksul olmanın “yapabilirlik” ile ilişkisini,
Soru 74
Yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan araçlardan biri “İnsani Gelişme Endeksi”dir. Aşağıdakilerden hangisi bu ölçümde kullanılan ölçütlerden biri değildir?
Seçenekler
A
çocuklarda ölüm oranları
B
çocuklarda beslenme oranları
C
kaliteli suya erişim oranları
D
toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler
E
teknolojiye erişim oranları
Açıklama:
Yoksulluğun ölçülmesinde kullanılan araçlardan biri 1990’lı yıllardan bu yana uygulanan “İnsani Gelişme Endeksi”dir. Bu ölçümde, çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları vb. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır.
Soru 75
Yoksulluk ilk kez hangi ülkede toplumsal bir sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
Almanya
D
İngiltere
E
Rusya
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür.
Soru 76
Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak ne zaman açıklanmıştır?
Seçenekler
A
1938
B
1963
C
1986
D
1997
E
2002
Açıklama:
2002 Hanehalkı Bütçe Anketi ile birlikte Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak açıklanmıştır. Yoksullukla ilgili en son açıklanan istatistik ise 2008 Hanehalkı Bütçe Anketi kapsamında yapılan Yoksulluk Çalışmasıdır. Türkiye’de yoksullukla ilgili resmi verilere göre, 2008 yılında Türkiye’de fertlerin yaklaşık yüzde 0.54’ünün yani 374 bin kişinin sadece gıda harcamalarını içeren “açlık sınırının”, yüzde 17.11’inin yani 11 milyon 933 bin kişinin ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren “yoksulluk sınırının” altında yaşadığı belirlendi. TÜİK’in Yoksulluk Çalışmaları sonuçlarına göre, gıda yoksulluğu açısından ülkemizde ciddi bir sorunun olmadığı görülmektedir.
Soru 77
Aşağıdaki ülkelerden hangisinde kadınların oy kullanma hakkı en önce kazanılmıştır?
Seçenekler
A
Almanya
B
Amerika
C
Fransa
D
İngiltere
E
Türkiye
Açıklama:
Özellikle ücretli iş ilişkisine giremeyen kadınların yurttaş sayılabilmeleri; verdikleri mücadelelerin sonucunda, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında gerçekleşmiş ve daha çok yenidir. Örneğin, oy kullanma hakkının kazanılması Almanya için 1918, Amerika için 1920, İngiltere için 1928, Fransa için 1944, Türkiye için ise 1934’dür.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi yoksulluğu nüfus artışına bağlar ve yoksulluğu “yardımı hak etmeyen” ve "hak eden yoksullar" olarak iki grupta ele alır?
Seçenekler
A
Marx
B
Malthus
C
Lewis
D
Weber
E
Townsend
Açıklama:
Malthus’a (1798) göre nüfusta eğitimsiz, kötü niyetli, çalışmak istemeyen ve bağımlı kişilerin artması ile yoksullukta artar. Bu kişiler yaşam mücadelesinde yok olmaya mahkûmdurlar. Bu kişiler Malthus’a göre “hak etmeyen” yoksullardır. İngiltere’de özellikle Viktorya döneminde egemen olan bu görüşe göre yoksullar “kendileri için bir şey yapan”, yoksulluğu geçici bir durum olan ve dolayısıyla “yardımı hak eden”, bu anlamda saygın olan ve korunanlar ile “düşkün” bir hayat yaşayan, “suça karışan” ile “saygın olmayan” ve “korunmayı hak etmeyenler” olarak iki grupta ele alınıyordu.
Soru 79
Oscar Lewis’in 1961 yayınladığı Amerika’daki Meksika göçmenleri üzerinde yaptığı çalışma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
yoksulluğu bir kader olarak gördüklerini
B
bu durumdan çıkabilmek için bir çaba göstermediklerini
C
anlık iyileştirmelere ve günü kurtarmaya şartlandıklarını
D
geleceğe ve çocuklarına yönelik bir planlama ve strateji yapmadıklarını
E
bu ailelerdeki çocukların bu “yoksulluk kültürünü” yıkmaya çalıştıklarını
Açıklama:
Muhafazakâr bakış açısından yapılan yoksulluk çalışmalarına bir destek de yoksulluk çalışmalarının klasik referansı sayılan Oscar Lewis’in 1961 yayınladığı Amerika’daki Meksika göçmenleri (5 aile) üzerinde yaptığı çalışmadan gelmiştir. Lewis bu ailelerin yoksulluğu bir kader olarak gördüklerini; yoksulluğun neden olduğu düşkün durumu varoluşun doğal durumu olarak kabullendiklerini; bu durumdan çıkabilmek için bir çaba göstermediklerini; geleceğe ve çocuklarına yönelik bir planlama ve strateji yapmadıklarını; anlık iyileştirmelere ve günü kurtarmaya şartlandıklarını; bu ailelerdeki çocukların da bu “yoksulluk kültürünü” yeniden ürettiğine dair saha bulgularını yayınlamıştır.
Soru 80
Bauman’a göre, içinde yaşadığımız toplumsal yapıda değişken bir moderniteye geçilmiştir. Bu yeni modernitede birey daha özgürdür. Aşağıdakilerden hangisi yeni özgürlük tanımlamalarından değildir?
Seçenekler
A
tercih yapabilme özgürlüğü
B
satın alabilme özgürlüğü
C
suç işleme özgürlüğü
D
tüketim özgürlüğü
E
yaşamdan haz alma özgürlüğü
Açıklama:
Bauman’a göre, içinde yaşadığımız toplumsal yapıda katı modernlikten daha esnek ve değişken bir moderniteye geçilmiştir. Bu yeni modernitede birey daha özgürdür. Bu özgürlük ise daha çok tercih yapabilme özgürlüğü, satın alabilme özgürlüğü, tüketim özgürlüğü ve yaşamdan haz alma özgürlüğü olarak tanımlanmaktadır.
Soru 81
Liberalizme göre, yoksulluk neye dayanmaktadır.?
Seçenekler
A
bireyin ait olduğu sınıfa
B
bireyin yetersizliğine
C
bireyin statüsüne
D
bireyin ırıkına
E
bireyin dinine
Açıklama:
Liberalizmin bu klasik ve muhafazakâr eğilimine göre, yoksulluk bir sınıf
meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır.
meselesi değildir; aksine bireyin yetersizliğine ve başarısızlığına dayanmaktadır.
Soru 82
Marksist yaklaşıma göre geleneksel üretim tarzlarının daha etkili ve makineye dayalı teknolojilerle yer değiştirdiği ve dönüştürüldüğü ekonomilerde ortaya çıkan kavram nedir?
Seçenekler
A
mutlak yoksulluk
B
yoksulluk sınırı
C
görece artık nüfus
D
göreli yoksulluk
E
mutlak artık nüfus
Açıklama:
Mutlak artık nüfus, geleneksel üretim tarzlarının daha etkili ve makineye dayalı teknolojilerle yer değiştirdiği ve dönüştürüldüğü ekonomilerde
ortaya çıkar.
ortaya çıkar.
Soru 83
Bir yoksulluk ölçüm aracı olan İnsani Gelişme Endeksi hangilerini inceler?
I. çocuklarda ölüm oranları
II. hane halkının ekonomik kaynakları
III. çocuklarda beslenme oranları
IV. barınma ve ulaşım olanakları
V. kaliteli suya erişim oranları
I. çocuklarda ölüm oranları
II. hane halkının ekonomik kaynakları
III. çocuklarda beslenme oranları
IV. barınma ve ulaşım olanakları
V. kaliteli suya erişim oranları
Seçenekler
A
II-IV
B
I-IV-V
C
I-III-V
D
II-III-IV
E
I-II-III
Açıklama:
Bu 1990 yılından beri kullanılmakta olan İnsani Gelişme Endeksi’dir. Bu ölçümde yaşam
kalitesi göstergelerine yer verilmektedir. Bu göstergeler çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları v.b. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır
kalitesi göstergelerine yer verilmektedir. Bu göstergeler çocuklarda beslenme oranları, çocuklarda ölüm oranları, toplumsal cinsiyet bazında gelişmeler, kaliteli suya erişim oranları v.b. insani gelişmeye ilişkin ölçütleri ele almaktadır
Soru 84
Yoksulluk kavramı ilk defa hangi ülkede toplumsal bir sorun olarak gündeme gelmiştir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İtalya
D
İngiltere
E
Amerika
Açıklama:
Yoksulluk ilk kez 18. yüzyılda İngiltere’de çıkarılan “yoksulluk yasaları” (Poor Laws) ile bir toplumsal sorun olarak gündeme gelmiş ve hep bireylerin var olma/yaşamını sürdürebilme sorunu olarak görülmüştür.
Soru 85
Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak hangi yılda açıklanmıştır?
Seçenekler
A
1998
B
1999
C
2000
D
2001
E
2002
Açıklama:
2002 Hanehalkı Bütçe Anketi ile birlikte Türkiye’de ilk kez yoksulluk sınırı ve oranı resmi olarak açıklanmıştır.
Soru 86
Marshall'a göre sivil haklar aşağıdakilerden hangisini kapsamaz?
Seçenekler
A
seçme-seçilme hakkı
B
hukuktan yararlanma
C
mülkiyet haklarına sahip olma
D
düşünme
E
inanç
Açıklama:
Marshall’a göre, sivil haklar; kişilerin “konuşma, düşünme ve inanç, hukuktan yararlanma, mülkiyet haklarına sahip olma ve antlaşmalar yapabilme”
özgürlüklerini tanımlar. Siyasi haklar ise “siyasi erk’e katılma, seçme-seçilme
haklarını” ifade eder.
özgürlüklerini tanımlar. Siyasi haklar ise “siyasi erk’e katılma, seçme-seçilme
haklarını” ifade eder.
Soru 87
Yoksulluğu nüfus artışına bağlayan kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Marshall
C
Malthus
D
Sen
E
Bauman
Açıklama:
Yoksulluğun 18. yüzyılda tartışılmasının arkasındaki bir önemli isimde yoksulluğu nüfus artışına bağlayan Malthus’un kuramıdır.
Soru 88
Bazı ailelerin yoksulluğu bir kader olarak gördüklerini; yoksulluğun neden olduğu düşkün durumu varoluşun doğal durumu olarak kabullendiklerini iddia eden kimdir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Lewis
C
Malthus
D
Marx
E
Beck
Açıklama:
Muhafazakâr bakış açısından yapılan yoksulluk çalışmalarına bir destek de yoksulluk çalışmalarının
klasik referansı sayılan Oscar Lewis’in 1961 yayınladığı Amerika’daki Meksika göçmenleri (5 aile) üzerinde
yaptığı çalışmadan gelmiştir. Lewis bu ailelerin yoksulluğu bir kader olarak gördüklerini; yoksulluğun neden olduğu düşkün durumu varoluşun doğal durumu olarak kabullendiklerini; bu durumdan çıkabilmek
için bir çaba göstermediklerini; geleceğe ve çocuklarına yönelik bir planlama ve strateji yapmadıklarını;
anlık iyileştirmelere ve günü kurtarmaya şartlandıklarını; bu ailelerdeki çocukların da bu “yoksulluk kültürünü” yeniden ürettiğine dair saha bulgularını yayınlamıştır.
klasik referansı sayılan Oscar Lewis’in 1961 yayınladığı Amerika’daki Meksika göçmenleri (5 aile) üzerinde
yaptığı çalışmadan gelmiştir. Lewis bu ailelerin yoksulluğu bir kader olarak gördüklerini; yoksulluğun neden olduğu düşkün durumu varoluşun doğal durumu olarak kabullendiklerini; bu durumdan çıkabilmek
için bir çaba göstermediklerini; geleceğe ve çocuklarına yönelik bir planlama ve strateji yapmadıklarını;
anlık iyileştirmelere ve günü kurtarmaya şartlandıklarını; bu ailelerdeki çocukların da bu “yoksulluk kültürünü” yeniden ürettiğine dair saha bulgularını yayınlamıştır.
Soru 89
Yoksulluğun gelir düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddeden ve yoksulluğa “yapabilirlik” kavramı yardımıyla yaklaşan kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Lewis
C
Malthus
D
Sen
E
Wilson
Açıklama:
Sen, yoksulluğun gelir düzeyiyle sınırlı tanımlarını reddediyor ve yoksulluğa “yapabilirlik” kavramı yardımıyla yaklaşıyor.
Soru 90
Yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunan kimdir?
Seçenekler
A
Bauman
B
Sen
C
Wilson
D
Marshall
E
Marx
Açıklama:
Bauman, tam istihdam varsayımı ile yapılanan modern toplumun, Rowntree veya C. Booth gibi İngiliz
düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur.
düşünürlerinin 1990’lı yıllarda da ortaya çıkardığı gibi, yoksulluğun tam istihdam koşullarında da ortaya çıkabileceğini savunur.
Ünite 7
Soru 1
Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişleten sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Carchedi
B
Miliband
C
Therborn
D
Wright
E
Braverman
Açıklama:
Marx tarafından geriye bırakılan bazı boşlukları doldurabilme ve ortaya çıkan radikal değişmeler karşısında Marksist kuramı günümüz kapitalist toplumlarının gerçeklerine uyarlayabilme amacını taşıyan birçok araştırmacı, işçi sınıfının ya da kapitalist sınıfın değişen doğası, proleterleşme ve kutuplaşma konularında daha ayrıntılı düşünceler geliştirmişlerdir. Braverman (1974), Miliband (1969) ve Therborn (1980) gibi birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır. Daha farklı bir boyutta, en önemli sınıflar olarak sermaye ve emek üzerinde yoğunlaşmalarına karşın, Carchedi (1977) ve Wright (1985), bu iki sınıf arasında yer alan sınıf gruplaşmaları hakkında çözümlemeler geliştirmişlerdir. Sözgelimi Wright, Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişletmektedir.
Soru 2
İşçi sınıfı arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların olduğunu ortaya koymaya çalışan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Goldthorpe
B
Parkin
C
Castells
D
Giddens
E
Lockwood
Açıklama:
Lockwood (1975) işçi sınıfı arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi yeni Marksist bakış açısına sahip teorisyenler tarafından benimsenen bir görüş değildir?
Seçenekler
A
Sınıf gelişimindeki eğilimler parçalanma şeklindedir.
B
Sınıf ayrımlarının kaynağı üretim ilişkileridir.
C
Burjuvazi ve işçi sınıfı temel sınıflar arasında yer alır.
D
Sınıflar arasındaki çatışmalar sömürüden kaynaklanır.
E
Sınıf mücadelesi, sömürü ve sınıf bilinci temel unsurlardır.
Açıklama:
Yeni Marksist Bakışa Göre;
1. Sınıf ayrımlarının kaynağı üretim ilişkileridir.
2. Temel sınıflar: Burjuvazi İşçi sınıfı Diğer sınıflar, özellikle de yeni orta sınıflar ve küçük burjuvazi daha az önemli görülmüştür.
3. Sınıf çatışmasına bakış: Sınıflar arasındaki çatışmalar sömürüden kaynaklanır.
4. Sınıf gelişimindeki eğilimler: Kutuplaşma Proleterleşme
5. Temel ilgiler: Sınıf mücadelesi Sömürü Sınıf bilinci
1. Sınıf ayrımlarının kaynağı üretim ilişkileridir.
2. Temel sınıflar: Burjuvazi İşçi sınıfı Diğer sınıflar, özellikle de yeni orta sınıflar ve küçük burjuvazi daha az önemli görülmüştür.
3. Sınıf çatışmasına bakış: Sınıflar arasındaki çatışmalar sömürüden kaynaklanır.
4. Sınıf gelişimindeki eğilimler: Kutuplaşma Proleterleşme
5. Temel ilgiler: Sınıf mücadelesi Sömürü Sınıf bilinci
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi yeni Weberci bakış açısına sahip teorisyenler tarafından benimsenen bir görüş değildir?
Seçenekler
A
Temel sınıflar; mülk sahibi sınıflar, işçi sınıfı ve orta sınıftır.
B
Sınıf ayrımlarının kaynağı üretim ilişkileridir.
C
Sınıflar içinde ve arasında rekabet vardır.
D
Sınıf gelişimindeki eğilimler parçalanma şeklindedir.
E
Temel ilgi alanları, parçalanma ve toplumsal mobilitedir.
Açıklama:
1. Sınıf ayrımlarının kaynağı piyasa ilişkileridir.
2. Temel sınıflar: Mülk sahibi sınıflar, İşçi sınıfı (vasıf düzeylerine göre ayrılmış), Orta sınıf (hizmet sınıflarına ve ara sınıflara ayrılmış).
3. Sınıf çatışmasına bakış: Sınıflar içinde ve arasında rekabet vardır.
4. Sınıf gelişimindeki eğilimler parçalanma şeklindedir.
5. Temel ilgiler: Parçalanma, Toplumsal mobilite.
2. Temel sınıflar: Mülk sahibi sınıflar, İşçi sınıfı (vasıf düzeylerine göre ayrılmış), Orta sınıf (hizmet sınıflarına ve ara sınıflara ayrılmış).
3. Sınıf çatışmasına bakış: Sınıflar içinde ve arasında rekabet vardır.
4. Sınıf gelişimindeki eğilimler parçalanma şeklindedir.
5. Temel ilgiler: Parçalanma, Toplumsal mobilite.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Bauman’ın ifade ettiği postmodern toplumun en göze batan özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Çeşitlilik
B
Olumsallık
C
Kesinlik
D
“Modern” olarak nitelenen birçok şeyin itibarını düşürmesi, onlarla alay etmesi ya da bunları toptan reddetmesi.
E
Kültürlerin, komünal geleneklerinin, ideolojilerin yaşam biçimlerinin sürekli ve indirgenemez çoğulculuğu.
Açıklama:
Bauman’ın (2000, s.223; 1988, s.811) ifade ettiği şekliyle ise, yaşam dünyalarının çoğullaşmasıyla nitelenen postmodern toplumun en göze batan özellikleri:
Çeşitlilik, olumsallık ve muğlâklık, kültürlerin, komünal geleneklerinin, ideolojilerin ‘yaşam biçimleri’nin sürekli ve indirgenemez çoğulculuğunun yanı sıra “modern” dönemi niteleyen (ve artık ütopik olarak küçümsenen ya da totaliter olarak suçlanan) bir çok hedefin itibarını düşürmesi, onlarla alay etmesi ya da bunları toptan reddetmesidir.
Çeşitlilik, olumsallık ve muğlâklık, kültürlerin, komünal geleneklerinin, ideolojilerin ‘yaşam biçimleri’nin sürekli ve indirgenemez çoğulculuğunun yanı sıra “modern” dönemi niteleyen (ve artık ütopik olarak küçümsenen ya da totaliter olarak suçlanan) bir çok hedefin itibarını düşürmesi, onlarla alay etmesi ya da bunları toptan reddetmesidir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri süren kuramcılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Savage
B
Beck
C
Crook
D
Pakulski
E
Waters
Açıklama:
Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürmektedir.
Soru 7
"Hayali cemaatler her zaman için var olmasına karşın bunlar son yıllarda çoğalmıştır. İnsanlar kendilerini paylaşılan ilgilerle (yeşiller), alışkanlıklarla (sigara içmeyenler), zevklerle (vejetaryen) ya da atfedilen özelliklerle (siyahlar, kadınlar) ilgili cemaatlerin üyeleri olarak görürler. Bu hayali cemaatler bireylere kimlikleri sağlamakta, dayanışma duygusunun gelişmesini olanaklı kılmakta ve geçmiştekinden daha geniş bir çapta ortak sosyal eylemlerin ortaya çıkmasının önünü açmaktadır."
Yukarıda tanımlanan “hayali cemaatler” tanımı hangi kuramcıya aittir?
Yukarıda tanımlanan “hayali cemaatler” tanımı hangi kuramcıya aittir?
Seçenekler
A
Beck
B
Anderson
C
Crook
D
Pakulski
E
Waters
Açıklama:
Medyanın etkisiyle birlikte, Anderson’un (1983) adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır. Hayali cemaatler her zaman için var olmasına karşın bunlar son yıllarda çoğalmıştır. İnsanlar kendilerini paylaşılan ilgilerle (yeşiller), alışkanlıklarla (sigara içmeyenler), zevklerle (vejetaryen) ya da atfedilen özelliklerle (siyahlar, kadınlar) ilgili cemaatlerin üyeleri olarak görürler. Bu hayali cemaatler bireylere kimlikleri sağlamakta, dayanışma duygusunun gelişmesini olanaklı kılmakta ve geçmiştekinden daha geniş bir çapta ortak sosyal eylemlerin ortaya çıkmasının önünü açmaktadır. Ayrıca farklı tüketici grupları gibi insanların imgesel olarak uyarılmış belirli topluluklarla kendilerini özdeşleştirmelerini sağlamada medyanın daha önemli bir rol oynamasıyla birlikte sınıfın sosyal öneminde belirgin bir azalma gözlenmiştir.
Soru 8
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren "Distinction" adlı çalışma kime aittir?
Seçenekler
A
Castells
B
Giddens
C
Weber
D
Marx
E
Bourdieu
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır. Bu çalışmasında Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır.
Soru 9
Postmodernist yaklaşım, sınıf bilinci kavramı yerine hangi kavramı kullanmaktadır?
Seçenekler
A
Kültürel bilinç
B
Dayanışma
C
Kimlik
D
Toplumsal statü
E
Tüketim bilinci
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım, sınıf bilinci kavramı yerine daha çok kimlik kavramını kullanmakta ve geleneksel olarak tanımlanan şekliyle sınıfın artık kimliğin (önemli) bir kaynağı olmadığını ileri sürmektedir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi "prekarya" arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Göçmenler
B
Patronlar
C
Kadınlar
D
Proleterya
E
Öğrenciler
Açıklama:
Hizmet sektöründe çalışan beyaz yakalı sayısının günden güne artarken sanayi ve tarım alanında çalışan sayısının giderek azalması süreci literatürde sınıfların yok olduğu ve eski proleterya’nın yerini prekarya’nın aldığı şeklindeki teorik tartışmaları beraberinde getirmiştir. Precariat sözcüğü, Precar ve Proletariat (proleterya) sözcüklerinin birleşimi ile oluşturulan hybrid yani melez bir terimdir (Preka + riat). Prekaer, İngilizce’de istikrarsız, çözümsüz ve çözümü zor anlamlarına gelir. Proletarya modern kapitalist toplumun oluşumundan itibaren fabrika ve işliklerde kitlesel olarak çalışan işçiler, çalışanlar demektir. Prekarya yaklaşımı, proletaryanın tarihe karıştığını ve onun yerini prekarya’nın aldığını iddia eder. Prekarya’nın içinde toplumun çok farklı kesimlerinden gelenler vardır: göçmenler, kadınlar, öğrenciler, yarı zamanlı çalışanlar, emekliler, emekli olup çalışanlar, işsizler, evsizler, yoksullar, taşeron işçileri, iş arayanlar, stajyerler, geçici işçiler vb.
Soru 11
Toplumsal hareketlilik olgusunun, bireylerin sınıf ayrımlarını nasıl algıladıkları, sınıf oluşumu ve gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ileri süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Weberyan Yaklaşım
B
Marksist Yaklaşım
C
Modernist Yaklaşım
D
Postmodernist Yaklaşım
E
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
Açıklama:
Yeni Weberciler, Marksist sınıf kuramları tarafından ihmal edilen toplumsal hareketlilik olgusunun, bireylerin sınıf ayrımlarını nasıl algıladıkları, sınıf oluşumu ve gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ileri sürerler.
Soru 12
Sınıf ayrımlarının kaynağının "üretim ilişkileri" olduğunu savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marksist Yaklaşım
B
Weberyan Yaklaşım
C
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
D
Modernist Yaklaşım
E
Postmodernist Yaklaşım
Açıklama:
Bradley (1997)'den değiştirilerek alınan Sınıflara ilişkin Bakış Açıları tablosunda Marksist bakışın sınıf ayrımları kaynağını Üretim İlişkileri olarak gördüğü belirtilmiştir.
Soru 13
Ortaya çıkan radikal değişimler karşısında çağdaş sosyal gerçekliğin doğasının kavranabilmesi için yeni bir yaklaşımın gerekli olduğu argümanı üzerine inşa edilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marksist Yaklaşım
B
Weberyan Yaklaşım
C
Modernist Yaklaşım
D
Postmodernist Yaklaşım
E
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
Açıklama:
Elbette ki modernizmin kurumsal bağlamının ötesine geçilip geçilmediği açık bir tartışma konusudur ama bir kuram olarak postmodernizm, ortaya çıkan radikal değişimler karşısında çağdaş sosyal gerçekliğin doğasının kavranabilmesi için yeni bir yaklaşımın gerekli olduğu argümanı üzerine inşa edilmiştir.
Soru 14
Hayali Cemaatler (İmagined Communities) eserini yazan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zygmunt Bauman
B
Eric Olin Wright
C
Benedict Anderson
D
Peter Saunders
E
Anthony Giddens
Açıklama:
Medyanın etkisiyle birlikte, Anderson’un (1983) adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernist Sınıf(sızlık) yaklaşımının olumsuz eleştirilerinden değildir?
Seçenekler
A
İşsizlik ve yoksulluğun işçi sınıfı üyelerini derin bir şekilde etkilemeye devam etmesi
B
Gelir açısından en yoksul kesim ile en varlıklı kesim arasındaki boşluğun sürekli büyümesi
C
Mülki sahibi kapitalist sınıfı ikame edecek teknik profesyonel elitlerin ortaya çıkacağının işaret edilmesi
D
Yoksulluk sınırının altında kalanların sayısının çoğalması
E
Önemli miktarda özel sermayeye sahip olup olmama gibi objektif bir kriter üzerine kurulmuş ekonomik sınıfların kaybolduğunun öne sürülmesi
Açıklama:
Daha farklı bir boyutta, net bir şekilde söylenebileceği gibi, postmodernist sınıf(sızlık) yaklaşımları, yeni dünya düzeninde sınıf ayrımlarının varlığını kanıtlamak için çoktan yeterli olan sınıf analizlerinin ve veri toplamada oldukça karmaşık teknikler kullanan sayısız araştırmaların bulgularını göz önüne almayı ihmal etmektedir. Çağdaş sınıf analizlerinin ortaya koyduğu ampirik kanıtlar, eşitsizliklerin azalmak bir yana giderek arttığına işaret etmektedir. İşsizlik ve yoksulluk işçi sınıfı üyelerini derin bir şekilde etkilemekte, en yoksul kesimin milli gelirden aldığı pay düşerken en varlıklı kesimin aldığı pay artmaktadır. Farklı ülkelerde yapılan çalışmalar, 1980’li yıllardan itibaren gelir açısından en varlıklı kesim ile en yoksul kesim arasındaki boşluğun sürekli büyüdüğünü ve yoksulluk sınırının altında kalanların sayısının çoğaldığını ortaya koymuştur (Gilbert, 2002; Hickey, 2005; Allyn ve Beeghley 2004; West, 1994; Boratav, 1995; Goldthorpe, 2000; Phillips, 1991; Shorrocks, 1987; Sönmez, 1990; Zeitlin, 1989). Ayrıca bazı araştırmalar sendika üyeliğinin arttığına dikkat çekmektedir (Moody, 1997, s.53). Bütün bunlar, sınıf ayrımlarının varlığının ve bu ayrımların bireylerin yaşamları üzerindeki etkilerinin nesnel bir gerçeklik olduğuna işaret etmektedir. Kaldı ki, önemli miktarda özel sermayenin ya da piyasa ilişkileri çerçevesinde gelir getirebilecek vasıf veya niteliklere sahip olup olmama gibi objektif bir kriter üzerine kurulmuş ekonomik sınıfların kaybolduğunu öne sürmek, kuramsal açıdan kabul edilebilir değildir
Soru 16
The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) (1973) eserini yazan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Daniel Bell
B
Ulrich Beck
C
Zygmunt Bauman
D
Anthony Giddens
E
Eric Olin Wright
Açıklama:
Bireyin davranış ve tutumlarının ampirik çözümlemesinin bir aracı olarak sınıf kavramına yöneltilen eleştiriler özellikle Nisbet’in (1959) The Decline and Fall of Socaial Class (Sosyal Sınıfın Gerilemesi ve Çöküşü) ve Daniel Bell’in (1973) The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) adlı çalışmaları ile başlamıştır (Yanıklar, 2018).
Soru 17
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Çağdaş Sınıf Kuramlarına Postmodernist Yaklaşımla postmodern değişmenin sınıfın sonunu getirdiğini savunmuştur?
Seçenekler
A
Jan Pakulski
B
Guglielmo Carchedi
C
Eric Olin Wright
D
Anthony Giddens
E
Frank Parkin
Açıklama:
Sınıfların çözüldüğünü; temsil eden Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
Soru 18
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren "Ayrım" (Distinction) adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Jan Pakulski
B
Pierre Bourdieu
C
Zygmunt Bauman
D
Eric Olin Wright
E
Frank Parkin
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun "Ayrım" (Distinction) (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır.
Soru 19
Postmodern yaklaşım içinde "yeni proletarya" kavramını kullanan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Andre Gorz
B
Eric Olin Wright
C
Anthony Giddens
D
Zygmunt Bauman
E
Peter Saunders
Açıklama:
Yeni yoksulların, istihdam dışında kalan bireylerin yeni bir sınıf modeli içine getirilmesi ve tabakalaşma yaklaşımlarında mesleki sınıflandırmaların ötesine gitme teşebbüsünde bulunan Gorz’un (1982) “yeni proletarya” kavramıyla önemli ölçüde benzerlik göstermesi, diğer bazı postmodernist sosyal kuramcılar gibi Bauman’ın da post-endüstriyel yaklaşımlardan ilham aldığına işaret ediyor.
Soru 20
Kapitalizm için artık gerçek bir alternatif sunamadığını iddia ettiği Marksizm'den kopuş nedenini ortaya koyan "Üretimin Aynası (1988)" adlı çalışma kime aittir?
Seçenekler
A
Eric Olin Wright
B
Peter Saunders
C
Jean Baudrillard
D
Jan Pakulski
E
Eva Illouz
Açıklama:
Kapitalizm için artık gerçek bir alternatif sunamadığını iddia ettiği Marksizm’den kopuş nedenini ortaya koyan Üretimin Aynası (1988) adlı çalışmasında, Baudrillard, bireyin sınıf gibi sosyal yapısal göndergelerdeki konumu aracılığıyla değil, daha çok meta-gösterge aracılığıyla toplumsal bir konum ve kimliği güvenceye aldığı argümanı temelinde sınıf ve sınıf bilinci ile ilgili düşünceleri reddetmektedir.
Soru 21
Postmodern toplum ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yeni yatırım kavramının daha az istihdamı öngörmesi
B
Tüketim olgusunun ve yaşam tarzlarının ön plana çıkması
C
Sosyal sınıfların önemsenmeye başlanması
D
Kültürel farklılık ve çoğulculuğun ön plana çıkması
E
Kültürel değişmeye odaklanması
Açıklama:
Postmodern toplum aynı zamanda toplumsal cinsiyet, yaş, etnisite ve kültür dahil bir dizi boyutlarıyla birlikte sosyal yapının son derece karmaşık hâle gelmesi ve kronik olarak parçalanması nedeniyle sosyal sınıfların artık önemli olmadığı bir toplumdur.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmde sınıfların çözülmesi yaklaşımını benimseyen kuramcılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Beck
B
Crook
C
Pakulski
D
Waters
E
Weber
Açıklama:
Bu yaklaşımlardan ilkini, yani sınıfların çözüldüğünü; temsil eden Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
Soru 23
“Günümüz proleteri normal bir varlıktır” sözüyle Baudrillard aşağıdakilerden hangisini kasteder?
Seçenekler
A
İşçinin bütünüyle insan olması
B
Sermaye birikimi sürecinin sonucu olması
C
Durağan statünün yerini değişkenliğe bırakması
D
Eksikli tüketicilerin var olması
E
Kültürel zenginliğin fazla olması
Açıklama:
Baudrillard için, işçi sınıfı “normalliğin kodu” altında değerlendirilebilir. “Günümüz proleteri normal bir varlıktır” diyor Baudrillard. Ona göre, “işçi bütünüyle ‘insan’ olarak değer
Soru 24
“Ekonominin kültüre, kültürün de geçici ve atılabilir mallar dünyasına dönüştürüldüğü bir dünyayı ele alıyoruz” sözünde postmodernizm hangisiyle özdeşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Bireyselleşme
B
Tüketim toplumu
C
Sınıf bilinci
D
İşsizlik
E
Toplumsal cinsiyet
Açıklama:
Aslında postmodern toplumun tüketim toplumuyla özdeşleştirildiği söylenebilir. Postmodernizmle “ekonominin kültüre, kültürün de geçici ve atılabilir mallar dünyasına dönüştürüldüğü bir dünyayı ele alıyoruz” derken Illouz’un (1997, s.13) dikkat çektiği husus
da budur.
da budur.
Soru 25
- Sınıf ayrımlarının kaynağının piyasa ilişkilerinin olması
- Parçalanma ve toplumsal mobilitenin temel odak noktası olması
- Sınıflar içinde ve arasında rekabeti benimsemesi
Yukarıdaki özellikler hangi yaklaşıma aittir?
- Parçalanma ve toplumsal mobilitenin temel odak noktası olması
- Sınıflar içinde ve arasında rekabeti benimsemesi
Yukarıdaki özellikler hangi yaklaşıma aittir?
Seçenekler
A
Marksist yaklaşım
B
Postmodernist yaklaşım
C
Modernist yaklaşım
D
Weberci yaklaşım
E
Yapısal-İşlevselci Yaklaşım
Açıklama:
- Sınıf ayrımlarının kaynağının piyasa ilişkilerinin olması
- Parçalanma ve toplumsal mobilitenin temel odak noktası olması
- Sınıflar içinde ve arasında rekabeti benimsemesi vb. özellikler Weberci Yaklaşıma işaret eder.
- Parçalanma ve toplumsal mobilitenin temel odak noktası olması
- Sınıflar içinde ve arasında rekabeti benimsemesi vb. özellikler Weberci Yaklaşıma işaret eder.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi yirminci yüzyılın sonlarında gerçekleşen megatrendlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Sovyet sisteminin çökmesi
B
Uzak Doğu’da kaplan ekonomilerinin yükselmesi
C
Refah alanında devlet müdahalesinin azalması
D
Gelir dağılımında eşitlikçi eğilimlerin ortaya çıkması
E
Proleterleşme ve kutuplaşma konularının gündeme gelmesi
Açıklama:
Yirminci yüzyılın sonlarında gerçekleşen bazı megatrendleri de eklemek mümkündür: Sovyet sisteminin çöküşü, Uzak Doğu’da kaplan ekonomilerinin yükselişi, refah alanında devlet müdahalesinin azalması ve sözüm ona gelir dağılımında eşitlikçi eğilimlerin ortaya çıkışı.
Soru 27
I. Etnik köken
II. Medeni durum
III. Yaş
IV. Özsaygı
Yukarıdakilerden hangisi(hangileri kimliğin kaynakları arasında sayılabilir?
II. Medeni durum
III. Yaş
IV. Özsaygı
Yukarıdakilerden hangisi(hangileri kimliğin kaynakları arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve IV
E
I , II, III
Açıklama:
Bireyler kimliklerini etnik köken, toplumsal cinsiyet, medeni durum ve yaş gibi geniş bir dizi kaynaktan edinirler.
Soru 28
Yeni Marksist kuramda, işçi sınıfı içindeki devrimci bilincin yokluğunu ya da zayıflığını açıklayan kimdir?
Seçenekler
A
Carchedi,
B
Wright,
C
Marx,
D
Saunders,
E
Braverman,
Açıklama:
Yeni Marksist sınıf kuramcıları Marx’ın çözümlemesinin temel ilkelerini benimseyerek çağdaş toplumdaki sınıf ilişkilerinin doğası hakkında daha detaylı analizler geliştirmişlerdir. Sınırlılıklarını kabul etmekle birlikte, bu teorisyenler sınıfın üretim ilişkilerine dayalı olduğu varsayımının yanı sıra sınıf mücadelesi, sınıf çatışması ve sömürü kavramı gibi Marx’ın yaklaşımının bazı temel ögelerini muhafaza etmişlerdir. Bu çerçevede, Marx tarafından geriye bırakılan bazı boşlukları doldurabilme ve ortaya çıkan radikal değişmeler karşısında Marksist kuramı günümüz kapitalist toplumlarının gerçeklerine uyarlayabilme amacını taşıyan birçok araştırmacı, işçi sınıfının ya da kapitalist sınıfın değişen doğası, proleterleşme ve kutuplaşma konularında daha ayrıntılı düşünceler geliştirmişlerdir. Braverman, Miliband ve Therborn gibi birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır.
Soru 29
Yeni Marksist sınıf kuramcılar, emek ve sermaye gruplarına yaklaşımlarını nasıl açıklamışlardır?
Seçenekler
A
Marx'ın ikili sınıf modeline yaklaşımları değişmemiştir,
B
Marx'ın ikili sınıf modelini kabul etmemişlerdir,
C
Marx'ın ikili sınıf modelini genişletmişlerdir,
D
Marx'ın ikili sınıf modelindeki emek kavramına olumsuz bakmışlardır,
E
Marx'ın ikili sınıf modelindeki sermayeye farklı yaklaşmışlardır,
Açıklama:
En önemli sınıflar olarak sermaye ve emek üzerinde yoğunlaşmalarına karşın, Carchedi ve Wright, bu iki sınıf arasında yer alan sınıf gruplaşmaları hakkında çözümlemeler geliştirmişlerdir. Sözgelimi Wright, Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişletmektedir.
Soru 30
Toplumsal hareketlilik olgusunun, sınıf oluşumu ve gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ileri süren yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Modernist Yaklaşım,
B
Yapısal-İşlevci Yaklaşım,
C
Weberyan Yaklaşım,
D
Marksist Yaklaşım,
E
Postmodernist Yaklaşım,
Açıklama:
Weberci sınıf yaklaşımını benimseyenler arasında da kavramsal fikir ayrılıkları mevcuttur. Ancak bunlar kendi içlerinde ortak bir dizi görüşleri de paylaşırlar. Yeni Weberciler, sınıflar arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini vurgularlar. Ayrıca, Marksist sınıf kuramları tarafından ihmal edilen toplumsal hareketlilik olgusunun, bireylerin sınıf ayrımlarını nasıl algıladıkları, sınıf oluşumu ve gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ileri sürerler.
Soru 31
Yeni Webercileri, yeni Marksistlerden ayıran bir diğer sınıf ayrımı nedir?
Seçenekler
A
Kol emeğine daha fazla değer vermektedirler,
B
Beyaz yakalıları heterojen bir grup olarak kabul etmezler,
C
Kafa emeğine değer vermemektedirler,
D
İşçi gruplarını vasıf düzeylerine göre ayırmazlar,
E
Kol emeği çalışanlarla kafa emeği ile çalışanlar arasındaki ayrımı önemli görürler,
Açıklama:
Beyaz yakalı çalışanları heterojen bir grup olarak kabul etmelerine rağmen kol emeğiyle çalışanlarla kafa emeği ile çalışanlar arasındaki ayrımı önemli gördükleri için yeni Marksistlerden ayrılırlar. Orta sınıflar içinde böyle bir parçalanmaya dikkat çeken yeni Weberciler, aynı durumun ilke olarak vasıf düzeylerine göre ayrıştırılmış işçi sınıfları için de geçerli olduğunu işaret ederler. Sözgelimi, Lockwood işçi sınıfı arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
Soru 32
Modern toplumlarda var olan eşitsizliklerin ele alınmasında anahtar nedir?
Seçenekler
A
Kapital,
B
Sınıf,
C
Emek,
D
Güç,
E
Sosyal Yaşam,
Açıklama:
Modern kapitalist toplumlar sınıflı toplumlardır ve sınıflar toplumsalın çalışılmasında analitik ve ampirik bir öneme sahiptir. Diğer bir deyişle, modern toplumların kültürel ve politik analizlerinin yanı sıra var olan eşitsizliklerin ele alınmasında sınıf hâlâ anahtar olmaya yetkindir; bu nedenle sosyal değişime yönelmiş ya da değişime karşıt eylemler sınıf temeli üzerinden kavramsallaştırılmalıdır. Bu çerçevede, sınıf ayrımlarının etkilerini ölçmeye çalışan sınıf analizleri de, sağlık ve eğitim gibi sosyal yaşamın birçok alanında var olan eşitsizliklerin yanı sıra paylaşılan inanç ve değerlerin diğer kaynaklardan çok, sınıf tarafından yapılaştırıldığını ampirik olarak ortaya koymayı amaç edinmiştir.
Soru 33
II. Dünya Savaşından sonra, ortaya çıkan radikal değişimler karşısında çağdaş sosyal gerçekliğin doğasının kavranabilmesi için ortaya çıkan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Postmodernist Yaklaşım,
B
Marksist Yaklaşım,
C
Weberyan Yaklaşım,
D
Modern Yaklaşım,
E
Yapısal - İşlevsel Yaklaşım,
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı toplumlarının eski yerleşik sosyal ilişkilerin çözüldüğü ve daha karmaşık iç içe geçmiş sosyal gruplar ağına dönüştüğü ayırt edici bir “postmodern” toplumsal değişme aşamasına geçtiği düşüncesini ön plana çeken yeni ve geniş bir yaklaşımlar bohçasıdır. Bu çağ değişikliği her şeyden önce ekonomik, politik, sosyal ve kültürel koşullar göz önüne alındığında şu anda yaşadığımız dünyanın niteliksel olarak farklı olduğunu ifade eder. İlginç bir şekilde, birçok postmodernist sosyal kuramcı bu düşünceyi vurgulamak için Marx ve Engels’in Endüstriyel Devrim sonrasında ortaya çıkan değişimleri tasvir ederken kullandıkları ünlü bir deyime referans yapıyor: “Katı olan her şey buharlaşıyor”. Elbette ki modernizmin kurumsal bağlamının ötesine geçilip geçilmediği açık bir tartışma konusudur ama bir kuram olarak postmodernizm, ortaya çıkan radikal değişimler karşısında çağdaş sosyal gerçekliğin doğasının kavranabilmesi için yeni bir yaklaşımın gerekli olduğu argümanı üzerine inşa edilmiştir: Yeni bir sosyal sistem “klasik” modern kapitalist toplumun yerini almıştır. Ve bu sistem kendi mantığı içerisinde kuramsallaştırılmalıdır. Böyle bir sosyal sistem ya da postmodern toplum her şeyden önce kendine özgü farklı özelliklere sahiptir.Yeni tüketim tipleri; planlı modası geçmişlik; çok daha hızlı bir moda ve biçemsel değişim ritmi; genel olarak reklamcılık, televizyon ve medyanın şimdiye kadar benzersiz bir derecede topluma baştan sona nüfuz etmesi; kent ve kır, merkez ve taşra, yerellik ve evrensel bir örnekleşme arasındaki eski gerilimin yerini yenilerin alması; büyük ölçekli süper karayolları ağının büyümesi ve otomobil kültürünün gelişi eski savaş öncesi toplumdan köklü biçimde ayrılmaya işaret ediyor görünen bazı ayırıcı özelliklerdir.
Soru 34
Postmodernistlere göre, hükümetler tarafından gerçekleştirilen özelleştirme programları neye yolaçmıştır?
Seçenekler
A
Sermayenin tek elde toplanması,
B
Sınıfların çözülmesi,
C
Sömürünün biçim değiştirmesi,
D
Sınıf kimliklerinin keskinleşmesi,
E
Toplumsal tabakalaşmanın belirginleşmesi,
Açıklama:
Bu yaklaşımlardan ilkini, yani sınıfların çözüldüğünü; temsil eden Beck, Crook, Pakulski ve Waters gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor. Bunların argümanları;
Birçok ülkede hükümetler tarafından gerçekleştirilen özelleştirme programları mülkiyetin kapsamlı biçimde yeniden dağılımıyla, küçük mülk sahiplerinin çoğalmasıyla, dolayısıyla mülk sahibi ve mülksüz kategorileri arasındaki ayrımların belirsizleşmesiyle sonuçlanmıştır. Devlet sektörünün önemli bir bölümünün özelleştirilmesinin yanı sıra ev sahipliğinin artması, hissedarların sayılarının hızla yükselmesi ve sermayenin yoğunlaşmasının azalması böyle bir belirsizliğin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur. Vasıfların geliştirilmesi ve mesleklerin profesyonelleşmesi süreci eski sınıf ayrımlarını, özellikle de mülk sahibi olanlarla işçiler arasındaki uzlaşmazlığı belirgin bir şekilde zayıflatmıştır.Yurttaşlık haklarının genişlemesi, yaşam şanslarının siyasi açıdan tanımlanan ve yasal olarak korunan haklarla ilişkilendirilmesi durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu, tabakalaşma yapısının daha farklı bir düzeyde parçalanmasına yol açmış ve yeni ayrıcalıklarla çatışmaları beraberinde getirmiştir. Korporatist politikayı oluşturan sınıf kimlikleri, sınıf ideolojileri ve sendikalar gibi sınıf örgütlenmelerinin değerinin azalması ve piyasaların küreselleşmesi eski sınıf ayrımlarını belirsiz hâle getirmiştir. Dolayısıyla, örneğin, mülk sahipleri, yöneticiler ve işçilerin kâr, ücret/maaş ve işlerin elde tutulabilmesi için işbirliği yapmaları olağan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Giderek artan bolluk ve buna paralel olarak gelişen kitlesel tüketim, değerler üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur. Kitlesel tüketimin genişlemesi, tüketim mallarının fiyatlarındaki düşüşler ve gelirdeki artışlarla birlikte oluşan bir durumdur. Bu olgu, tüketici olarak bireylerin çıkarlarıyla (üretim maliyetlerinde ve fiyatlarda düşüş) üretici olarak bireylerin çıkarları (yüksek ücret/ maaşların korunması) arasında bir gerilimin ortaya çıkmasına neden olur. Bu gerilimin yanı sıra bir yaşam tarzı oluşturucusu olarak tüketimin giderek artan önemi geleneksel sınıf ilişkilerinin zayıflamasına yol açmıştır. Medyanın etkisiyle birlikte, Anderson’un adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır. Hayali cemaatler her zaman için var olmasına karşın bunlar son yıllarda çoğalmıştır. İnsanlar kendilerini paylaşılan ilgilerle (yeşiller), alışkanlıklarla (sigara içmeyenler), zevklerle (vejetaryen) ya da atfedilen özelliklerle (siyahlar, kadınlar) ilgili cemaatlerin üyeleri olarak görürler. Bu hayali cemaatler bireylere kimlikleri sağlamakta, dayanışma duygusunun gelişmesini olanaklı kılmakta ve geçmiştekinden daha geniş bir çapta ortak sosyal eylemlerin ortaya çıkmasının önünü açmaktadır. Ayrıca farklı tüketici grupları gibi insanların imgesel olarak uyarılmış belirli topluluklarla kendilerini özdeşleştirmelerini sağlamada medyanın daha önemli bir rol oynamasıyla birlikte sınıfın sosyal öneminde belirgin bir azalma gözlenmiştir. Yeni toplumsal hareketlerin ve yeni politikaların harekete geçirilmesi de bu sürece katkıda bulunmuştur. Çağdaş politik çözümlemelerin en önemli konularından biri yeni toplumsal hareketler ve yeni politika adı altında çalışılan siyasi aktivizmin ortaya çıkmasıdır. Buradaki nokta, aktivizmin sınıf üyelerini harekete geçirmemesi, geleneksel sınıf konularını, sınıfla ilişkili örgütlenmeleri ihmal etmesi ve eski sınıfla ilişkili sol-sağ yelpazesini çapraz bir şekilde kesen ayrıcalıkları ortaya çıkarmasıdır. Ne yeni toplumsal hareketleri oluşturan ögelerin kompozisyonu ne de kamulaştırılan sorunların karakteri sınıf terimleriyle çözümlenebilir. Etnisite, toplumsal cinsiyet ve yaşa dayalı farklılıklar sosyal kimliğin önemli kaynaklarını teşkil etmektedir. Yeni toplumsal hareketler de bu kimlikler etrafında oluşmakta ve sınıfa dayalı toplumsal hareketlerin yerini almaktadır.
Birçok ülkede hükümetler tarafından gerçekleştirilen özelleştirme programları mülkiyetin kapsamlı biçimde yeniden dağılımıyla, küçük mülk sahiplerinin çoğalmasıyla, dolayısıyla mülk sahibi ve mülksüz kategorileri arasındaki ayrımların belirsizleşmesiyle sonuçlanmıştır. Devlet sektörünün önemli bir bölümünün özelleştirilmesinin yanı sıra ev sahipliğinin artması, hissedarların sayılarının hızla yükselmesi ve sermayenin yoğunlaşmasının azalması böyle bir belirsizliğin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur. Vasıfların geliştirilmesi ve mesleklerin profesyonelleşmesi süreci eski sınıf ayrımlarını, özellikle de mülk sahibi olanlarla işçiler arasındaki uzlaşmazlığı belirgin bir şekilde zayıflatmıştır.Yurttaşlık haklarının genişlemesi, yaşam şanslarının siyasi açıdan tanımlanan ve yasal olarak korunan haklarla ilişkilendirilmesi durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu, tabakalaşma yapısının daha farklı bir düzeyde parçalanmasına yol açmış ve yeni ayrıcalıklarla çatışmaları beraberinde getirmiştir. Korporatist politikayı oluşturan sınıf kimlikleri, sınıf ideolojileri ve sendikalar gibi sınıf örgütlenmelerinin değerinin azalması ve piyasaların küreselleşmesi eski sınıf ayrımlarını belirsiz hâle getirmiştir. Dolayısıyla, örneğin, mülk sahipleri, yöneticiler ve işçilerin kâr, ücret/maaş ve işlerin elde tutulabilmesi için işbirliği yapmaları olağan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Giderek artan bolluk ve buna paralel olarak gelişen kitlesel tüketim, değerler üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur. Kitlesel tüketimin genişlemesi, tüketim mallarının fiyatlarındaki düşüşler ve gelirdeki artışlarla birlikte oluşan bir durumdur. Bu olgu, tüketici olarak bireylerin çıkarlarıyla (üretim maliyetlerinde ve fiyatlarda düşüş) üretici olarak bireylerin çıkarları (yüksek ücret/ maaşların korunması) arasında bir gerilimin ortaya çıkmasına neden olur. Bu gerilimin yanı sıra bir yaşam tarzı oluşturucusu olarak tüketimin giderek artan önemi geleneksel sınıf ilişkilerinin zayıflamasına yol açmıştır. Medyanın etkisiyle birlikte, Anderson’un adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır. Hayali cemaatler her zaman için var olmasına karşın bunlar son yıllarda çoğalmıştır. İnsanlar kendilerini paylaşılan ilgilerle (yeşiller), alışkanlıklarla (sigara içmeyenler), zevklerle (vejetaryen) ya da atfedilen özelliklerle (siyahlar, kadınlar) ilgili cemaatlerin üyeleri olarak görürler. Bu hayali cemaatler bireylere kimlikleri sağlamakta, dayanışma duygusunun gelişmesini olanaklı kılmakta ve geçmiştekinden daha geniş bir çapta ortak sosyal eylemlerin ortaya çıkmasının önünü açmaktadır. Ayrıca farklı tüketici grupları gibi insanların imgesel olarak uyarılmış belirli topluluklarla kendilerini özdeşleştirmelerini sağlamada medyanın daha önemli bir rol oynamasıyla birlikte sınıfın sosyal öneminde belirgin bir azalma gözlenmiştir. Yeni toplumsal hareketlerin ve yeni politikaların harekete geçirilmesi de bu sürece katkıda bulunmuştur. Çağdaş politik çözümlemelerin en önemli konularından biri yeni toplumsal hareketler ve yeni politika adı altında çalışılan siyasi aktivizmin ortaya çıkmasıdır. Buradaki nokta, aktivizmin sınıf üyelerini harekete geçirmemesi, geleneksel sınıf konularını, sınıfla ilişkili örgütlenmeleri ihmal etmesi ve eski sınıfla ilişkili sol-sağ yelpazesini çapraz bir şekilde kesen ayrıcalıkları ortaya çıkarmasıdır. Ne yeni toplumsal hareketleri oluşturan ögelerin kompozisyonu ne de kamulaştırılan sorunların karakteri sınıf terimleriyle çözümlenebilir. Etnisite, toplumsal cinsiyet ve yaşa dayalı farklılıklar sosyal kimliğin önemli kaynaklarını teşkil etmektedir. Yeni toplumsal hareketler de bu kimlikler etrafında oluşmakta ve sınıfa dayalı toplumsal hareketlerin yerini almaktadır.
Soru 35
Toplumsal hareketlilik ve sosyal bireyselleşme akımı olarak adlandırılan süreçle birlikte sınıf bağlantılarının çözüldüğünü ileri süren kimlerdir?
Seçenekler
A
Pakulski-Waters,
B
Lyotard-Baudrillard,
C
Beck-Crook,
D
Marx-Engels,
E
Wrigh-Giddens,
Açıklama:
Beck ve Crook, teknolojik değişmeyle birlikte mesleki yapının farklılaştığını, profesyonel mesleklerin ve beyaz yakalı işlerin arttığını vurgular. Ayrıca, sermayenin gücünü giderek arttırdığını öne süren Marksist görüşe destek veren Jameson’un aksine, bu iki düşünür, mülki sahibi kapitalist sınıfı ikame edecek teknik profesyonel elitlerin ortaya çıkacağına işaret eder. Aynı zamanda, emek piyasası geleneksel statü kısıtlamalarından nihayetinde bağımsız kalmış ve mesleki edinim bireysel rekabet konusu hâline gelmiştir. Tamamen bireyselleşmiş rekabetçi bir sistemde, bireyler, kol emeği ile özdeşleştirilen becerilerden çok mesleki hiyerarşi içinde kendilerine dikey toplumsal hareketlilik olanakları sağlayacak eğitimle ilgili dereceleri almaya güdülenmişlerdir ve eğer bireyler kendilerini bu orta sınıf ya da burjuva referans çerçevesine adamışlarsa toplumun kendisi sınıfsız hâle gelmiştir. Görülüyor ki Beck ve Crook mesleki yapıdaki farklılaşmaların yanı sıra toplumsal hareketlilik ve sosyal bir bireyselleşme akımı olarak adlandırdıkları süreçle birlikte sınıf bağlantılarının çözüldüğünü iddia etmektedir.
Soru 36
Postmodernlerin sınıf(sızlık) yaklaşımlarına yönelik eleştirilerden biri nedir?
Seçenekler
A
Amprik kanıtları kullanmamışlardır,
B
Sınıf analizlerinin amprik kanıtlarını değerlendirmemişlerdir,
C
Yoksulluk araştırmalarını değerlendirmemişlerdir,
D
Gelir dengesi analizlerini değerlendirmemişlerdir,
E
Araştırmaların bulgularını göz önüne almamışlardır,
Açıklama:
Net bir şekilde söylenebileceği gibi, postmodernist sınıf(sızlık) yaklaşımları, yeni dünya düzeninde sınıf ayrımlarının varlığını kanıtlamak için çoktan yeterli olan sınıf analizlerinin ve veri toplamada oldukça karmaşık teknikler kullanan sayısız araştırmaların bulgularını göz önüne almayı ihmal etmektedir. Çağdaş sınıf analizlerinin ortaya koyduğu ampirik kanıtlar, eşitsizliklerin azalmak bir yana giderek arttığına işaret etmektedir. İşsizlik ve yoksulluk işçi sınıfı üyelerini derin bir şekilde etkilemekte, en yoksul kesimin milli gelirden aldığı pay düşerken en varlıklı kesimin aldığı pay artmaktadır. Farklı ülkelerde yapılan çalışmalar, 1980’li yıllardan itibaren gelir açısından en varlıklı kesim ile en yoksul kesim arasındaki boşluğun sürekli büyüdüğünü ve yoksulluk sınırının altında kalanların sayısının çoğaldığını ortaya koymuştur. Ayrıca bazı araştırmalar sendika üyeliğinin arttığına dikkat çekmektedir. Bütün bunlar, sınıf ayrımlarının varlığının ve bu ayrımların bireylerin yaşamları üzerindeki etkilerinin nesnel bir gerçeklik olduğuna işaret etmektedir. Kaldı ki, önemli miktarda özel sermayenin ya da piyasa ilişkileri çerçevesinde gelir getirebilecek vasıf veya niteliklere sahip olup olmama gibi objektif bir kriter üzerine kurulmuş ekonomik sınıfların kaybolduğunu öne sürmek, kuramsal açıdan kabul edilebilir değildir.
Soru 37
Postmodernizm, sınıf bilinci kavramı yerine hangi kavramı getirmiştir?
Seçenekler
A
Aynılaşma,
B
Aidiyet,
C
Birliktelik,
D
Kimlik,
E
Heterojenlik,
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım, sınıf bilinci kavramı yerine daha çok kimlik kavramını kullanmakta ve geleneksel olarak tanımlanan şekliyle sınıfın artık kimliğin (önemli) bir kaynağı olmadığını ileri sürmektedir. Sözgelimi, kapitalizm için artık gerçek bir alternatif sunamadığını iddia ettiği Marksizm’den kopuş nedenini ortaya koyan Üretimin Aynası adlı çalışmasında, Baudrillard, bireyin sınıf gibi sosyal yapısal göndergelerdeki konumu aracılığıyla değil, daha çok meta-gösterge aracılığıyla toplumsal bir konum ve kimliği güvenceye aldığı argümanı temelinde sınıf ve sınıf bilinci ile ilgili düşünceleri reddetmektedir. Farklı bir bağlamda, böyle bir görüşe Jameson’un çalışmalarında da rastlamak mümkündür. Küresel ekonominin sınıfların tutarlı ve kalıcı bir şekilde oluşmasına ve sınıf bilincinin edinilmesine izin vermediğini ileri süren Jameson’a göre, sınıf bilinci sınıf eşitsizliklerinin temsil edilebilirliğini öngörmektedir ama tekelci kapitalizm küresel kapitalizme, modernizm postmodernizme doğru bir evrim geçirirken temsil edilebilirlik kapasitesi zayıflamıştır. Bu yüzden, “postmodern dünyamızda artık bir burjuvazi ya da sınıf özellikli bir kültür değil, daha çok sistem özellikli olgular -şeyleşme, metalaşma ve medya toplumunun standartlaştırmasının insan öznelliğine ve varoluşsal deneyimine damgasını vurduğu farklı formlar - vardır”. Aynı zamanda, postmodern toplumun önemli bir özelliği olan ve O’Connor’ın ifade ettiği şekliyle yalnız “sınıf ilişkilerini maskelemek ve karartmakta değil ama halk kitlelerinin bölünmesinde ve yalıtılmasında da etkin rol oynayan” bir homojenleşme süreci olan bireyselleşmenin sonucunda alt ve orta sınıf üyeleri bütünsel bir sınıf bilinci geliştirmekten uzaklaşmıştır. Daha genel olarak, Jameson ve O’Connor gibi kuramcılar, sınıf ve mesleğe dayalı eski kalıcı toplulukların çözülmekte olduğunu ve üyeliğe ilişkin kolektif kaynakların değiştiğine dikkati çekerler.
Sınıf bilinci nosyonunu reddeden postmodernist sosyal kuramcılarla aynı düşünceyi paylaşan Pakulski postmodern toplumda “üyeliğin bir zevk, seçim ve bağlılık işlevi olduğu (ve bu yüzden) kategorilerin birbirleriyle akışkan ve sınırları belirsiz bir ilişki içinde çok yönlü ‘hayali cemaatler’de aynı düzeyde bulunan ve birbirleriyle kesişen kimliklerin simülasyonuyla” sonuçlandığını ifade eder. Bu savlar göz önüne alındığında, postmodernist bakış açısı kimlikle ilgili olarak aslında şu düşünceyi öne çekmektedir: Kimlik sınıf gibi tikel bir olgu tarafından değil, çoklu ögeler tarafından oluşturulmaktadır. Dahası, kimlikler sabit değildir; bireyler sürekli biçimde kişisel seçimlerine paralel olarak kimliklerini yeniden uyarlamaktadırlar. Diğer bir deyişle, kimlikler gerçek bir değişim hâli içinde olmasalar bile, daha esnek ve devamlı bir değişim potansiyeli içinde olacaklardır; bireyler bir alt kültür grubu ve heyecanından diğerine özgürce geçebilirler; daha önce farklı kategorilerde yer almış olan her şeyi karıştırıp, birbirine uydurabilirler. Bu bağlamda, Bauman’ın ileri sürdüğü gibi, postmodern yaşam stratejisinin özü, kimliğin kararlı hâle getirilmesi değil, sabitlikten kaçınmaktır. Ardı ardına giyilen maskeler olarak karşımıza çıkan kimlikler atfedilen (ascribed) bir mesele olmaktan çıkıp edinim (achievement) meselesine dönüşmüştür. Bu yüzden kişinin kendi kimliğini yaratması gerekliliği şiddetle hissedilen bir ihtiyaç ve bütün bir yetkin kültürel medya tarafından açıkça teşvik edilen bir faaliyettir. Bauman ve diğerlerinin argümanları sosyal kimliğin karmaşık süreçlerini vurgulamakta ancak sınıf, tabakalaşma yapısı ve aile gibi modern toplumun sosyal formlarının önemli bir kimlik kaynağı olduğu görüşünü reddetme eğilimindedir.
Sınıf bilinci nosyonunu reddeden postmodernist sosyal kuramcılarla aynı düşünceyi paylaşan Pakulski postmodern toplumda “üyeliğin bir zevk, seçim ve bağlılık işlevi olduğu (ve bu yüzden) kategorilerin birbirleriyle akışkan ve sınırları belirsiz bir ilişki içinde çok yönlü ‘hayali cemaatler’de aynı düzeyde bulunan ve birbirleriyle kesişen kimliklerin simülasyonuyla” sonuçlandığını ifade eder. Bu savlar göz önüne alındığında, postmodernist bakış açısı kimlikle ilgili olarak aslında şu düşünceyi öne çekmektedir: Kimlik sınıf gibi tikel bir olgu tarafından değil, çoklu ögeler tarafından oluşturulmaktadır. Dahası, kimlikler sabit değildir; bireyler sürekli biçimde kişisel seçimlerine paralel olarak kimliklerini yeniden uyarlamaktadırlar. Diğer bir deyişle, kimlikler gerçek bir değişim hâli içinde olmasalar bile, daha esnek ve devamlı bir değişim potansiyeli içinde olacaklardır; bireyler bir alt kültür grubu ve heyecanından diğerine özgürce geçebilirler; daha önce farklı kategorilerde yer almış olan her şeyi karıştırıp, birbirine uydurabilirler. Bu bağlamda, Bauman’ın ileri sürdüğü gibi, postmodern yaşam stratejisinin özü, kimliğin kararlı hâle getirilmesi değil, sabitlikten kaçınmaktır. Ardı ardına giyilen maskeler olarak karşımıza çıkan kimlikler atfedilen (ascribed) bir mesele olmaktan çıkıp edinim (achievement) meselesine dönüşmüştür. Bu yüzden kişinin kendi kimliğini yaratması gerekliliği şiddetle hissedilen bir ihtiyaç ve bütün bir yetkin kültürel medya tarafından açıkça teşvik edilen bir faaliyettir. Bauman ve diğerlerinin argümanları sosyal kimliğin karmaşık süreçlerini vurgulamakta ancak sınıf, tabakalaşma yapısı ve aile gibi modern toplumun sosyal formlarının önemli bir kimlik kaynağı olduğu görüşünü reddetme eğilimindedir.
Soru 38
Postmodern toplumda yeni orta sınıflara ilişkin "yeni yoksullar" betimlemesi hangi yazara aittir?
Seçenekler
A
Savage
B
Bauman
C
Betz
D
Featherstone
E
Pfeil
Açıklama:
Bauman’ın (2000) argümanına göre, sermayenin emeği üreticiler olarak değil de tüketiciler olarak işe koşmasından dolayı, sermaye ve diğer sosyal sınıflar arasındaki temel bağlantı değişmiştir. Bir sınıf modeli sunmamasına rağmen, onun bu argümanı, işsizlik, bağımlılık ve sefaletle karakterize edilen ve “yeni yoksullar” diye adlandırdığı yeni bir grubu betimlemesinde karşımıza çıkar.
Soru 39
Postmodernist yaklaşımlar içerisinde Bourdieu’nun özel bir anlam taşıyan çalışması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ayrım (Distinction)-1984
B
Sosyal Sınıfın Gerilemesi ve Çöküşü (The Decline and Fall of Socaial Class)-1959
C
Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi (The Coming of Post-Industrial Society)-1973
D
Üretimin Aynası-1988
E
Postmodern Durum-1979
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır.
Soru 40
Marx'ın "katı olan her şeyin buharlaşması” benzetmesi hangi durumun sonucunu ifade eder?
Seçenekler
A
Kapitalizm
B
Nazizm
C
Sosyalizm
D
Demokrasi
E
Feodalizm
Açıklama:
Marx, sermaye birikimi (kapitalizm) sürecinin sonucu olarak “katı olan her şeyin buharlaştığını” ve paraya dayalı bağların (cash nexus) geleneksel komünal bağların yerini almaya başladığını oldukça uzun bir zaman önce dile getirmişti.
Soru 41
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi kültürel farklılık ve çoğulculuğu ön plana çekmiştir?
Seçenekler
A
Postmodernist Yaklaşım
B
Weberyan Yaklaşım
C
Marksist Yaklaşım
D
Yapısal-işlevci Yaklaşım
E
Modernist Yaklaşım
Açıklama:
Kültürel farklılık ve çoğulculuğu ön plana çeken postmodernizm, sosyolojik açıdan yalnızca toplum içinde var olan geleneksel hiyerarşilere meydan okumakla kalmayıp sınıf ayrımlarına ilişkin bazı öneriler ileri sürmektedir.
Soru 42
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi toplumsal hareketlilik olgusunu ihmal etmiştir?
Seçenekler
A
Modernist Yaklaşım
B
Marksist Yaklaşım
C
Weberyan Yaklaşım
D
Postmodernist Yaklaşım
E
Yapısal-işlevci Yaklaşım
Açıklama:
Yeni Weberciler, sınıflar arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini vurgularlar. Ayrıca, Marksist sınıf kuramları tarafından ihmal edilen toplumsal hareketlilik olgusunun, bireylerin sınıf ayrımlarını nasıl algıladıkları, sınıf oluşumu ve gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ileri sürerler.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi yeni Weberci bakış açısının temel ilgilerinden biridir?
Seçenekler
A
Sınıf mücadelesi
B
Sömürü
C
Toplumsal mobilite
D
Sınıf bilinci
E
Kutuplaşma
Açıklama:
Tablo 7.2 Sınıflara İlişkin Yeni Marksist ve Yeni Weberci Bakış Açıları incelendiğinde yeni Weberci bakış açısının temel ilgilerinin parçalanma ve toplumsal mobilite olduğu görülür.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi yeni Marksist bakış açısına göre sınıf ayrımlarının kaynağını oluşturur?
Seçenekler
A
Piyasa ilişkileri
B
Sınıf rekabetleri
C
Kültürel farklılık
D
Üretim ilişkileri
E
Toplumsal çatışma
Açıklama:
ablo 7.2 Sınıflara İlişkin Yeni Marksist ve Yeni Weberci Bakış Açıları incelendiğinde yeni Marksist bakış açısına göre sınıf ayrımlarının kaynağının üretim ilişkileri olduğu görülür.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde sınıfların çözüldüğü ve ileri kapitalist toplumların artık sınıflı toplumlar olma özelliğini kaybettiği bir süreç yaşandığını ileri süren postmodernist kuramcılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Beck
B
Crook
C
Pakulski
D
Waters
E
Lyon
Açıklama:
Postmodernizm içerisinde bazı bakımlardan birbiriyle örtüşmesine rağmen sınıfa ilişkin en azından iki yaklaşımı belirlemek olanaklıdır. Bu yaklaşımlardan ilki, günümüzde sınıfların çözüldüğü ve ileri kapitalist toplumların artık sınıflı toplumlar olma özelliğini kaybettiği bir süreç yaşandığını ileri sürerken; ikincisi, sınıfın hâlâ geçerli olduğunu, fakat üretimden çok tüketimle ilişkilendirilerek kavramsallaştırılması gerektiğini önermektedir. Bu yaklaşımlardan ilkini, yani sınıfların çözüldüğünü; temsil eden Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) adlı çalışmayı yapmıştır?
Seçenekler
A
Daniel Bell
B
Robert A. Nisbet
C
Peter Saunders
D
Eric O. Wright
E
Ulrich Beck
Açıklama:
Bireyin davranış ve tutumlarının ampirik çözümlemesinin bir aracı olarak sınıf kavramına yöneltilen eleştiriler özellikle Nisbet’in (1959) The Decline and Fall of Socaial Class (Sosyal Sınıfın Gerilemesi ve Çöküşü) ve Daniel Bell’in (1973) The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) adlı çalışmaları ile başlamıştır (Yanıklar, 2018).
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi "Sınıflar ayırt edici toplumsal hareketlilik ve etkileşim kalıpları gösterebilir mi?" ve "Sınıf politik ve toplumsal hareketlerin temeli midir?" gibi sorularla sınıfın geçerliliğini gündeme getirmektedir?
Seçenekler
A
Nisbet
B
Scott
C
Beck
D
Saunders
E
Wright
Açıklama:
Scott (2002) sınıfın geçerliliğini beş ayrı soru ile gündeme getirmektedir:
- Sınıf konumları yaşam olanakları üzerinde etkili midir?
- Sınıf konumları ekonomik açıdan homojen kategoriler içinde kümelenebilir mi?
- Sınıflar ayırt edici toplumsal hareketlilik ve etkileşim kalıpları gösterebilir mi
- Sınıf politik ve toplumsal hareketlerin temeli midir?
Soru 48
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren, Distinction (1984) adlı eserin sahibi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Illouz
B
Lyon
C
Bourdieu
D
Betz
E
Featherstone
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Üretimin Aynası (1988) adlı çalışmasında, bireyin sınıf gibi sosyal yapısal göndergelerdeki konumu aracılığıyla değil, daha çok meta-gösterge aracılığıyla toplumsal bir konum ve kimliği güvenceye aldığı argümanı temelinde sınıf ve sınıf bilinci ile ilgili düşünceleri reddetmektedir?
Seçenekler
A
Jameson
B
O’Connor
C
Pakulski
D
Baudrillard
E
Durkheim
Açıklama:
Kapitalizm için artık gerçek bir alternatif sunamadığını iddia ettiği Marksizm’den kopuş nede- nini ortaya koyan Üretimin Aynası (1988) adlı çalışmasında, Baudrillard, bireyin sınıf gibi sosyal yapısal göndergelerdeki konumu aracılığıyla değil, daha çok meta-gösterge aracılığıyla toplumsal bir konum ve kimliği güvenceye aldığı argümanı temelinde sınıf ve sınıf bilinci ile ilgili düşünceleri reddetmektedir.
Soru 50
Aşağıdaklerden hangisi postmodern yaklaşımın “verisiz” (data-free) bir karakter taşıdığını ileri sürmüştür?
Seçenekler
A
Betz
B
Durkheim
C
Offe
D
Drucer
E
Goldthorpe
Açıklama:
Esasen, sınıfa karşı postmodernist yaklaşımın en göze çarpan özelliği neredeyse tamamen kuramsal bir boyutta kalması ya da Goldthorpe’un (1990, s.431) deyimiyle “verisiz” (data-free) bir karakter taşımasıdır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi postmodernizmin öne çıkardığı özelliklerden birisidir?
Seçenekler
A
Çoğulculuk
B
Tektiplik
C
Geleneksel yapı
D
Geleneksel hiyerarşi
E
Homojenite
Açıklama:
Kültürel farklılık ve çoğulculuğu ön plana çeken postmodernizm, sosyolojik açıdan
yalnızca toplum içinde var olan geleneksel hiyerarşilere meydan okumakla kalmayıp sınıf ayrımlarına ilişkin bazı öneriler ileri sürmektedir.
yalnızca toplum içinde var olan geleneksel hiyerarşilere meydan okumakla kalmayıp sınıf ayrımlarına ilişkin bazı öneriler ileri sürmektedir.
Soru 52
Marx’ın çözümlemesinin temel ilkelerini benimseyerek çağdaş toplumdaki sınıf ilişkilerinin doğası hakkında daha detaylı analizler geliştiren kuramcılar kimlerdir?
Seçenekler
A
Weberyan kuramcılar
B
Ekonomistler
C
Yeni Marksist sınıf kuramcıları
D
Liberal kuramcılar
E
Ortodoks kuramcılar
Açıklama:
Yeni Marksist sınıf kuramcıları Marx’ın çözümlemesinin temel ilkelerini benimseyerek çağdaş toplumdaki sınıf ilişkilerinin doğası hakkında daha detaylı analizler geliştirmişlerdir.
Soru 53
Aşağıdaki yeni Marksist sınıf kuramcılarından hangisi 'çelişkili sınıf konumlarını' ele alarak iki sınıf arasında kalan sınıfları değerlendirmektedir?
Seçenekler
A
Braverman
B
Miliband
C
Therborn
D
Abercrombie ve Urry
E
Wright
Açıklama:
Carchedi (1977) ve Wright (1985), iki sınıf arasında yer alan sınıf gruplaşmaları hakkında çözümlemeler geliştirmişlerdir. Sözgelimi Wright, Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişletmektedir.
Soru 54
İşçi sınıfı arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların olduğunu ortaya koymaya çalışan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Wright
B
Carchedi
C
Marx
D
Lockwood
E
Thompson
Açıklama:
Orta sınıflar içinde bir parçalanmaya dikkat çeken yeni Weberciler, aynı durumun ilke olarak vasıf düzeylerine göre ayrıştırılmış işçi sınıfları için de geçerli olduğunu işaret ederler. Sözgelimi, Lockwood işçi sınıfı arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi sınıflara ilişkin yeni Marksist bakışla ilgili olamaz?
Seçenekler
A
Sınıf ayrımlarının kaynağı olarak üretim ilişkilerinin vurgulanması
B
Temel sınıflar olarak burjuvazi ve işçi sınıfı görülürken, diğer sınıflar, özellikle de yeni orta
sınıflar ve küçük burjuvazi daha az önemli görülmüştür.
sınıflar ve küçük burjuvazi daha az önemli görülmüştür.
C
Sınıflar arasındaki çatışmalar sömürüden kaynaklanır.
D
Temel ilgileri sınıf mücadelesi, sömürü, sınıf bilinci konularıdır.
E
Sınıf ayrımlarının kaynağı piyasa ilişkileridir.
Açıklama:
Yeni Weberci bakış açısına göre sınıf ayrımlarının kaynağı piyasa ilişkileridir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Postmodernizmi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı toplumlarının eski yerleşik sosyal ilişkilerin çözüldüğü ve daha karmaşık iç içe geçmiş sosyal gruplar ağına dönüştüğü ayırt edici bir “postmodern” toplumsal değişme aşamasına geçtiği düşüncesini ön plana çeken yeni ve geniş bir yaklaşımlar bohçası olarak tanımlayan düşünürlerden değildir?
Seçenekler
A
Marx
B
Featherstone
C
Jameson
D
Lyotard
E
Baudrillard
Açıklama:
Featherstone, Jameson, Lyotard ve Baudrillard gibi yazarların dile getirdiği şekliyle, postmodernizm, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Batı toplumlarının eski yerleşik sosyal ilişkilerin çözüldüğü ve daha karmaşık iç içe geçmiş sosyal gruplar ağına dönüştüğü ayırt edici bir “postmodern” toplumsal değişme aşamasına geçtiği düşüncesini ön plana çeken yeni ve geniş bir yaklaşımlar bohçasıdır. Bu bağlamda, Featherstone’un dile getirdiği gibi, “postmodernlikten söz etmek, kendine özgü örgütleyici ilkelere sahip yeni bir toplumsal totalitenin ortaya çıkışını içeren bir çağ değişikliğini ya da modernlikten kopuşu ileri sürmek anlamına gelir”.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri süren düşünürlerdendir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Beck
C
Richardson
D
Weber
E
Durkheim
Açıklama:
Sınıfların çözüldüğünü; temsil eden Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
Soru 58
"Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi" (The Coming of Post-industrial Society) adlı eser hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Robert Nisbet
B
Ulrich Beck
C
Daniel Bell
D
C. W. Mills
E
Z. Bauman
Açıklama:
Bireyin davranış ve tutumlarının ampirik çözümlemesinin bir aracı olarak sınıf kavramına yöneltilen eleştiriler özellikle Nisbet’in (1959) The Decline and Fall of Socaial Class (Sosyal Sınıfın Gerilemesi ve Çöküşü) ve Daniel Bell’in (1973) The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) adlı çalışmaları ile başlamıştır.
Soru 59
'Hipergerçeklik', 'simülasyon' ve 'sessiz bir çoğunluk' kavramları hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Beck
B
Marx
C
Bauman
D
Baudrillard
E
Lyotard
Açıklama:
Baudrillard (1991) için hipergerçeklik dünyasında rasyonel liberal özne ve kolektif özne, politik anlamda bir işleve sahip değildir: Yalnızca sessiz bir çoğunluk ya da kitleler vardır, ama bunların mevcudiyeti toplumsal olmaktan çok istatistikseldir ve yalnızca medyanın simülasyonları için hayali bir gönderge olarak işlevde bulunur.
Soru 60
'Ayrım' (Distinction) adlı eserinde müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Lyotard
B
Bourdieu
C
Baudrillard
D
Bauman
E
Bell
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede,
kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır. Bu çalışmasında Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil,
hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır.
kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır. Bu çalışmasında Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil,
hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır.
Soru 61
Modern toplumların sınıf yapısına ilişkin en temel kuramlar aşağıdaki düşünürlerden hangileri ile geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Marx ve Weber
B
Aristo ve İbn-i Haldun
C
Bauman ve Baudrillard
D
Park ve Singer
E
Riesmann ve Wallerstein
Açıklama:
Modern toplumların sınıf yapısına ilişkin en
temel kuramlar Marx ile Weber tarafından geliştirilmiş,
daha sonra ortaya çıkan yaklaşımların çoğunun
kuramsal temelleri de genel olarak bu teorisyenlerin
düşüncelerine dayandırılmıştır. Marx ve
Weber tarafından geliştirilen düşünceler, yeniden
yorumlanmadan benimsendiği pek görülmese de
yapısal eşitsizliklerin çözümlenmesinde hâlâ yoğun
olarak dikkate alınmaktadır.
temel kuramlar Marx ile Weber tarafından geliştirilmiş,
daha sonra ortaya çıkan yaklaşımların çoğunun
kuramsal temelleri de genel olarak bu teorisyenlerin
düşüncelerine dayandırılmıştır. Marx ve
Weber tarafından geliştirilen düşünceler, yeniden
yorumlanmadan benimsendiği pek görülmese de
yapısal eşitsizliklerin çözümlenmesinde hâlâ yoğun
olarak dikkate alınmaktadır.
Soru 62
"............, Miliband ve Therborn gibi birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır" cümlesinde noktalı yere aşağıdakilerden hangi isim gelmelidir?
Seçenekler
A
Marshall
B
Braverman
C
Arendt
D
Park
E
Berger
Açıklama:
Braverman
(1974), Miliband (1969) ve Therborn (1980) gibi
birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu
ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır.
(1974), Miliband (1969) ve Therborn (1980) gibi
birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu
ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır.
Soru 63
".............sınıflar
arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın
olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi
yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar
arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul
ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin
bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf
ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini
vurgularlar" cümlesinde noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın
olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi
yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar
arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul
ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin
bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf
ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini
vurgularlar" cümlesinde noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Yeni Weberciler
B
Marksistler
C
Küreselleşmeciler
D
Kapitalistler
E
Sosyalistler
Açıklama:
Yeni Weberciler, sınıflar
arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın
olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi
yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar
arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul
ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin
bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf
ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini
vurgularlar.
arasında sömürüden kaynaklanan bir çatışmanın
olduğu anlayışından çok, sistem içinde daha iyi
yaşam şanslarına sahip olabilmek amacıyla sınıflar
arasında rekabetçi mücadelelerin süregittiğini kabul
ederler. Bunlar, sınıf eşitsizliklerinin belirgin
bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf
ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini
vurgularlar.
Soru 64
İşçi sınıfı
arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel
işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların
olduğunu ortaya koymaya çalışan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel
işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların
olduğunu ortaya koymaya çalışan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Benjamin
B
Adorno
C
Lockwood
D
Arendt
E
Habermas
Açıklama:
Lockwood (1975) işçi sınıfı
arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel
işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların
olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
arasında her biri farklı tutumlara sahip “geleneksel
işçi sınıfı” ve “varlıklı işçiler” gibi ayrımların
olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.
Soru 65
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi sınıf gelişimindeki eğilimler olarak kutuplaşma ve proleterleşmeyi esas almaktadır?
Seçenekler
A
Yeni Weberci yaklaşım
B
Yeni Marksist Yaklaşım
C
Küresel yaklaşım
D
Liberal yaklaşım
E
Modern yaklaşım
Açıklama:
Yeni Marksist yaklaşım temel almaktadır.
Soru 66
“Postmodernlikten söz etmek, kendine özgü örgütleyici ilkelere sahip yeni bir toplumsal totalitenin ortaya çıkışını içeren bir çağ değişikliğini ya da modernlikten
kopuşu ileri sürmek anlamına gelir” sözü aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
kopuşu ileri sürmek anlamına gelir” sözü aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Marx
C
Featherstone
D
Weber
E
Berger
Açıklama:
Featherstone'un dile getirdiği gibi “postmodernlikten söz etmek, kendine özgü örgütleyici
ilkelere sahip yeni bir toplumsal totalitenin
ortaya çıkışını içeren bir çağ değişikliğini ya da modernlikten
kopuşu ileri sürmek anlamına gelir”
ilkelere sahip yeni bir toplumsal totalitenin
ortaya çıkışını içeren bir çağ değişikliğini ya da modernlikten
kopuşu ileri sürmek anlamına gelir”
Soru 67
Aşağıdaki kuramcılardan hangisi postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde
sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürmemiştir?
sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürmemiştir?
Seçenekler
A
Beck
B
Crook
C
Pakulski
D
Waters
E
Berger
Açıklama:
Sınıfların çözüldüğünü temsil eden Beck (1992), Crook (1992), Pakulski (1996) ve Waters (1991) gibi birçok kuramcı, postmodern değişmenin kaçınılmaz bir şekilde
sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
sınıfın sonunu getirdiğini ileri sürüyor.
Soru 68
“Günümüz proleteri normal bir varlıktır” ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Bauman
C
Wallerstein
D
Berger
E
Park
Açıklama:
Baudrillard için, işçi sınıfı “normalliğin kodu” altında değerlendirilebilir.
“Günümüz proleteri normal bir varlıktır” diyor Baudrillard. Ona göre, “işçi bütünüyle ‘insan’ olarak değer
verilen bir konuma getirilmiştir. İşte bu yüzden de bir insan olarak egemen olan tüm ayrımcılık biçimlerini
kendi hesabına geçirmektedir. Yani o da ırkçılık, cinsel ayrımcılık yapan baskıcı biridir.
“Günümüz proleteri normal bir varlıktır” diyor Baudrillard. Ona göre, “işçi bütünüyle ‘insan’ olarak değer
verilen bir konuma getirilmiştir. İşte bu yüzden de bir insan olarak egemen olan tüm ayrımcılık biçimlerini
kendi hesabına geçirmektedir. Yani o da ırkçılık, cinsel ayrımcılık yapan baskıcı biridir.
Soru 69
"...............'ın argümanına göre, sermayenin emeği üreticiler olarak
değil de tüketiciler olarak işe koşmasından dolayı, sermaye ve diğer sosyal sınıflar arasındaki temel bağlantı
değişmiştir" cümlesinde boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
değil de tüketiciler olarak işe koşmasından dolayı, sermaye ve diğer sosyal sınıflar arasındaki temel bağlantı
değişmiştir" cümlesinde boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Arendt
C
Bauman
D
Wallerstein
E
Podolski
Açıklama:
Bauman’ın (2000) argümanına göre, sermayenin emeği üreticiler olarak
değil de tüketiciler olarak işe koşmasından dolayı, sermaye ve diğer sosyal sınıflar arasındaki temel bağlantı
değişmiştir.
değil de tüketiciler olarak işe koşmasından dolayı, sermaye ve diğer sosyal sınıflar arasındaki temel bağlantı
değişmiştir.
Soru 70
"Üretimin Aynası" aşağıdaki düşünürlerden hangisinin eseridir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Pakulski
C
O'Connor
D
Bauman
E
Weber
Açıklama:
Baudrillard'a aittir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi modern toplumların sınıf yapısına ilişkin temel kuramları geliştirenlerden biridir?
Seçenekler
A
Marx
B
Heidegen
C
Nietsche
D
Wollurstein
E
Hegel
Açıklama:
Modern toplumların sınıf yapısına ilişkin en temel kuramlar Marx ile Weber tarafından geliştirilmiş, daha sonra ortaya çıkan yaklaşımların çoğunun kuramsal temelleri de genel olarak bu teorisyenlerin düşüncelerine dayandırılmıştır.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi işçi sınıfı arasında devrimci bilincin zayıflığını ya da yokluğunu açıklamaya çalışan kuramcılar arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Braverman
C
Weber
D
Buharin
E
Troyçki
Açıklama:
Braverman (1974), Miliband (1969) ve Therborn (1980) gibi birçok yazar, işçi sınıfı içinde devrimci bilincin yokluğunu ya da zayıflığını açıklamaya çalışmışlardır.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Yeni Marksist bakışa göre temel sınıflar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Orta hizmet sınıfı
B
Mülk sahibi sınıflar
C
Burjuvazi
D
Ara sınıflar
E
Toplumsal mobilite
Açıklama:
Yeni Marksist bakışa göre temel sınıflar, burjuvazi, işçi sınıfı, diğer sınıflar, özellikle de yeni orta, sınıflar ve küçük burjuvazi daha az önemli görülmüştür.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 74
Yurttaşlık haklarının genişlemesi, yaşam şanslarının siyasi açıdan tanımlanan ve yasal olarak korunan haklarla ilişkilendirilmesi durumunu ortaya çıkardığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeni sınıfların oluşması
B
Varolan sınıfların evrimleşmesi
C
Tüketim özelliklerinin değişmesi
D
Tabaka yapısının parçalanması
E
Hayali cemaatlerin oluşması
Açıklama:
Yurttaşlık haklarının genişlemesi, yaşam şanslarının siyasi açıdan tanımlanan ve yasal olarak korunan haklarla ilişkilendirilmesi durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu, tabakalaşma yapısının daha farklı bir düzeyde parçalanmasına yol açmış ve yeni ayrıcalıklarla çatışmaları beraberinde getirmiştir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Soru 75
The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) çalışması aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Nisbet
B
Karl Marx
C
Edmund Burke
D
Fransiz Bacon
E
Daniel Bell
Açıklama:
The Coming of Post-industrial Society (Sanayi Sonrası Toplumun Gelişi) çalışması Daniel Bell' e aittir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Soru 76
“Katı olan her şeyin buharlaştığını” varsayımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Marx
B
Phillips
C
Gilbert
D
Moody
E
Scott
Açıklama:
Marx, sermaye birikimi sürecinin sonucu olarak “katı olan her şeyin buharlaştığını” ve paraya dayalı bağların (cash nexus) geleneksel komünal bağların yerini almaya başladığını oldukça uzun bir zaman önce dile getirmişti.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Doğru yanıt "A" seçeneğidir.
Soru 77
Müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lyon
B
Fearstone
C
Bourdieu
D
İllouz
E
Hickey
Açıklama:
Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 78
Bauman'ın temel olarak üzerinde yoğunlaştığı nokta aşağaıdakikerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sömürü ilişkisi
B
Sınıfsızlaşma
C
Yeni yoksullar
D
Beyaz yakalılar
E
Burjuvazi
Açıklama:
Yaşam tarzları ya da daha genel olarak tüketimi temele alarak yeni orta sınıflara ilişkin betimlemeleri ortaya koyan bu yazarlardan farklı olarak, Bauman “yeni yoksullar” üzerinde yoğunlaşır.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 79
Postmodernizmin sınıf bilinci yerine kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Statü
B
Mülkiyet
C
Kast
D
Kimlik
E
Birey
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım, sınıf bilinci kavramı yerine daha çok kimlik kavramını kullanmakta ve geleneksel olarak tanımlanan şekliyle sınıfın artık kimliğin (önemli) bir kaynağı olmadığını ileri sürmektedir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Soru 80
Marksist kuramda değerin ve zenginliğin kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşçi
B
Ploterya
C
Sınıf
D
Toplum
E
Emek
Açıklama:
Marksist kuramda değerin ve zenginliğin kaynağı emektir ve emek temel sınıf ayrımlarının temel unsurudur.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Doğru yanıt "E" seçeneğidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi "Yeni Marksist Bakış" açısına göre sınıf ayrımlarının kaynağını oluşturur?
Seçenekler
A
Proleterleşme
B
Burjıvazi
C
Kutuplaşma
D
Sınıf Mücadelesi
E
Üretim İlişkileri
Açıklama:

Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi sadece "Yeni Marksist Bakış"ın temel sınıflarından biridir?
Seçenekler
A
Mülk sahibi sınıflar
B
Hizmet sınıfları
C
Ara sınıflar
D
İşçi Sınıfı
E
Burjuvazi
Açıklama:

Soru 83
Aşağıkilerden hangisi "Yeni Marksist Bakış"a göre, sınıf gelişimdeki eğilimlerden biridir?
Seçenekler
A
Toplumsal Mobilite
B
Kutuplaşma
C
Parçalanma
D
Rekabet
E
Piyasa ilişkileri
Açıklama:
"Yeni Marksist Bakış"a göre, sınıf gelişimindeki eğilimler "kutuplaşma" ve "proleterleşme" olarak tanımlanmaktadır.


Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi "Yeni Weberci Bakış"a göre sınıf ayrımlarının kaynağıdır?
Seçenekler
A
Mülk sahibi sınıflar
B
Üretim ilişkileri
C
Parçalanma
D
Piyasa ilişkileri
E
Toplumsal mobilite
Açıklama:

Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi "Yeni Weberci Bakış Açısı"na göre sınıf gelişimindeki eğilimlerden biridir?
Seçenekler
A
Sınıf mücadelesi
B
Proleterleşme
C
Kutuplaşma
D
Sömürü
E
Parçalanma
Açıklama:

Soru 86
Sınıf mücadelesi, sınıf çatışması ve sömürü, aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi için sınıf çözümlemesinde temelini oluşturur?
Seçenekler
A
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
B
Postmodernist Yaklaşım
C
Modernist Yaklaşım
D
Weberyan Yaklaşım
E
Marksist Yaklaşım
Açıklama:
Sınıf mücadelesi, sınıf çatışması ve sömürü kavramları Marksist Yaklaşımın sınıf çözümlemesine temel oluşturur.
Soru 87
Marx'ın ikili sınıf modelini genişleterek "çelişkili sınıf konumlarını" sınıf analizine dahil eden Yeni Marksist kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thompson
B
Williams
C
Urry
D
Abercrombie
E
Wright
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Yeni Marksist Sınıf Kuramları konusunu tekrar gözden geçiriniz.
Yeni Marksist kuramcılar daha farklı bir boyutta, en önemli sınıflar olarak sermaye ve emek üzerinde yoğunlaşmalarına karşın, Carchedi (1977) ve Wright (1985), bu iki sınıf arasında yer alan sınıf gruplaşmaları hakkında çözümlemeler geliştirmişlerdir. Sözgelimi Wright, Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişletmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Yeni Marksist kuramcılar daha farklı bir boyutta, en önemli sınıflar olarak sermaye ve emek üzerinde yoğunlaşmalarına karşın, Carchedi (1977) ve Wright (1985), bu iki sınıf arasında yer alan sınıf gruplaşmaları hakkında çözümlemeler geliştirmişlerdir. Sözgelimi Wright, Marx’ın ikili sınıf modelini, “çelişkili sınıf konumları”nda olduklarını ileri sürdüğü aylıklı yöneticileri, işçi çalıştıran küçük mülk sahiplerini ve yarı özerk ücretli çalışanları içerecek şekilde genişletmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi yeni Weberci kuramcıların üzerinde durduğu konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Üretim ilişkilerine dayalı olarak gelişen sınıf olgusu
B
Toplumsal hareketlilik olgusunun sınıfın gelişimi üzerindeki etkisi
C
Orta sınıflar ve orta sınıfların parçalanma süreci
D
Mülksüz sınıfların farklılaşması
E
Sınıf ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik göstermesi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Yeni Weberci Sınıf Kuramları konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Weber’in izini takip edenler, daha çok mesleki farklılıklar üzerinde durmuşlardır. Mülksüz sınıflar, üyelerinin piyasaya sunabilecekleri eğitimle ilgili dereceler, beceriler, nitelikler gibi edinimlerine göre farklılaşmışlardır. Orta sınıflarla ilgili parçalanma (fragmentation) süreci, benzer biçimde, ampirik araştırmalarda yaygın bir şekilde kullanılan sınıf modellerini oluşturan Goldthorpe’un (2000) yanı sıra, Parkin (1974) ve Marx ve Weber sentezine yönelmiş bir isim olan Giddens (1973) tarafından ortaya konulan sınıf yaklaşımlarında da açıkça görülür. Yeni Weberci kuramcılar sınıf eşitsizliklerinin belirgin bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini vurgularlar. Yeni Marksist sınıf kuramcıları, sınıfın üretim ilişkilerine dayalı olduğu varsayımının yanı sıra sınıf mücadelesi, sınıf çatışması ve sömürü kavramı gibi Marx’ın yaklaşımının bazı temel ögelerini muhafaza etmişlerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Weber’in izini takip edenler, daha çok mesleki farklılıklar üzerinde durmuşlardır. Mülksüz sınıflar, üyelerinin piyasaya sunabilecekleri eğitimle ilgili dereceler, beceriler, nitelikler gibi edinimlerine göre farklılaşmışlardır. Orta sınıflarla ilgili parçalanma (fragmentation) süreci, benzer biçimde, ampirik araştırmalarda yaygın bir şekilde kullanılan sınıf modellerini oluşturan Goldthorpe’un (2000) yanı sıra, Parkin (1974) ve Marx ve Weber sentezine yönelmiş bir isim olan Giddens (1973) tarafından ortaya konulan sınıf yaklaşımlarında da açıkça görülür. Yeni Weberci kuramcılar sınıf eşitsizliklerinin belirgin bir şekilde var olduğunu, ama aynı zamanda sınıf ilişkilerinin akışkan ve açık bir nitelik gösterdiğini vurgularlar. Yeni Marksist sınıf kuramcıları, sınıfın üretim ilişkilerine dayalı olduğu varsayımının yanı sıra sınıf mücadelesi, sınıf çatışması ve sömürü kavramı gibi Marx’ın yaklaşımının bazı temel ögelerini muhafaza etmişlerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 89
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yeni Weberci Bakış Açısı sınıf ayrımlarının kaynağını üretim ilişkilerinde görür
B
Yeni Marksist Yaklaşım sınıf gelişimini parçalanmayla açıklar
C
Yeni Weberci bakış açısının temel ilgisi sınıf çatışmasıdır.
D
Yeni Marksist yaklaşıma göre sınıf çatışması sömürüye dayanır
E
Yeni Weberci bakış açısında sadece iki temel sınıf vardır.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Yeni Marksist ve Yeni Weberci Sınıf Kuramlarının Değerlendirilmesi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Tablo 7.1'deki bilgilere göre, Yeni Weberci Bakış Açısı sınıf ayrımlarının kaynağını piyasa ilişkilerinde görür. Yeni Marksist Yaklaşım sınıf gelişimini kutuplaşmayla açıklar. Yeni Weberci bakış açısının temel ilgisi parçalanma ve toplumsal mobilitedir. Yeni Marksist yaklaşıma göre sınıf çatışması sömürüye dayanır. Yeni Weberci bakış açısında mülk sahibi ve orta sınıf olmak üzere daha karmaşık bir sınıf anlayışı vardır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Tablo 7.1'deki bilgilere göre, Yeni Weberci Bakış Açısı sınıf ayrımlarının kaynağını piyasa ilişkilerinde görür. Yeni Marksist Yaklaşım sınıf gelişimini kutuplaşmayla açıklar. Yeni Weberci bakış açısının temel ilgisi parçalanma ve toplumsal mobilitedir. Yeni Marksist yaklaşıma göre sınıf çatışması sömürüye dayanır. Yeni Weberci bakış açısında mülk sahibi ve orta sınıf olmak üzere daha karmaşık bir sınıf anlayışı vardır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 90
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi kültürel farklılıkları öne çıkarır?
Seçenekler
A
Marksist Yaklaşım
B
Weberyan Yaklaşım
C
Modernist Yaklaşım
D
Postmodernist Yaklaşım
E
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
Açıklama:
Postmodernist Yaklaşım kültürel farklılıkları öne çıkarır.
Soru 91
Postmodernizm ve sınıfların çözülmesine dair "Giderek artan bolluk ve buna paralel olarak gelişen ......................... , değerler üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur." ifadesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
sınıf örgütlenmeleri
B
kitlesel tüketim
C
hayali cemaatler
D
dayanışma duygusu
E
mesleki profesyonelleşme
Açıklama:
Giderek artan bolluk ve buna paralel olarak gelişen kitlesel tüketim, değerler üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur. Kitlesel tüketimin genişlemesi, tüketim mallarının fiyatlarındaki düşüşler ve gelirdeki artışlarla birlikte oluşan bir durumdur. Bu olgu, tüketici olarak bireylerin çıkarlarıyla (üretim maliyetlerinde ve fiyatlarda düşüş) üretici olarak bireylerin çıkarları (yüksek ücret/ maaşların korunması) arasında bir gerilimin ortaya çıkmasına neden olur. Bu gerilimin yanı sıra bir yaşam tarzı oluşturucusu olarak tüketimin gidere artan önemi geleneksel sınıf ilişkilerinin zayıflamasına yol açmıştır.
Soru 92
Yatırım imkanlarının daha az istihdamı öngörüdüğü, tüketim olgusunun yaşam tarzlarının öne çıktığı sosyal yapının çok boyutlulaştığı ve karmaşıklaştığı bir toplum anlayışı aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle ifade edilir?
Seçenekler
A
Yeni Marksist yaklaşım
B
Marksist yaklaşım
C
Postmodernist yaklaşım
D
Modernist yaklaşım
E
Weberyan yaklaşım
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernizm ve Sınıf konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Postmodern yaklaşıma göre postmodern toplumda yeni yatırım kavramının daha fazla değil, daha az istihdamı öngörmesi, tüketim olgusunun ve yaşam tarzlarının ön plana çıkması gibi hâla tartışılan birçok değişmeyi eklemek mümkündür. Postmodern toplumda aynı zamanda toplumsal cinsiyet, yaş, etnisite ve kültür dahil bir dizi boyutlarıyla birlikte sosyal yapının son derece karmaşık hâle gelmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Postmodern yaklaşıma göre postmodern toplumda yeni yatırım kavramının daha fazla değil, daha az istihdamı öngörmesi, tüketim olgusunun ve yaşam tarzlarının ön plana çıkması gibi hâla tartışılan birçok değişmeyi eklemek mümkündür. Postmodern toplumda aynı zamanda toplumsal cinsiyet, yaş, etnisite ve kültür dahil bir dizi boyutlarıyla birlikte sosyal yapının son derece karmaşık hâle gelmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 93
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi orta sınıf içinde parçalanmaya dikkat çeker?
Seçenekler
A
Marksist Yaklaşım
B
Modernist Yaklaşım
C
Weberyan Yaklaşım
D
Yapısal-İşlevselci Yaklaşım
E
Postmodernist Yaklaşım
Açıklama:
Orta sınıf içinde parçalanmaya dikkat çeken yaklaşım Weberyan Yaklaşımdır.
Soru 94
Pakulski'ye göre 'hayali cemaatler'in oluşması aşağıdakilerden hangisine yol açmıştır?
Seçenekler
A
Yeni toplumsal hareketlerin etkisini yitirmesine
B
Sınıfların çözülmesine
C
İşçi sınıfının güçlenmesine
D
Dayanışma duygusunun zayıflamasına
E
Bireylerin kimlik aidiyetlerinin yitimine
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernizm ve Sınıfların Çözülmesi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Pakulski'ye göre, Anderson’un (1983) adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Pakulski'ye göre, Anderson’un (1983) adlandırdığı sınıf temelli olmayan “hayali cemaatler”in oluşması sınıfların çözülmesine yol açmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 95
......................................, sınıf bilinci kavramı yerine daha çok kimlik kavramını kullanmakta ve geleneksel olarak tanımlanan şekliyle sınıfın artık kimliğin (önemli) bir kaynağı olmadığını ileri sürmektedir.
Seçenekler
A
Postmodernist yaklaşım
B
Modernist Yaklaşım
C
Weberyan Yaklaşım
D
Yapısal-işlevselci Yaklaşım
E
Marksist Yaklaşım
Açıklama:
Postmodernist yaklaşım, sınıf bilinci kavramı yerine daha çok kimlik kavramını kullanmakta ve geleneksel olarak tanımlanan şekliyle sınıfın artık kimliğin (önemli) bir kaynağı olmadığını ileri sürmektedir.
Soru 96
Günümüz proleterinin normalleştiğini, bir insan olarak tüm baskıcılık ve ayrımcılık biçimlerini kendi hesabına geçirdiğini söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Erik Olin Wright
C
John Urry
D
Jan Pakulski
E
Harry Braverman
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernizm ve Sınıfların Çözülmesi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Baudrillard için, işçi sınıfı “normalliğin kodu” altında değerlendirilebilir. “Günümüz proleteri normal bir varlıktır” diyor Baudrillard. Ona göre, “işçi bütünüyle ‘insan’ olarak değer verilen bir konuma getirilmiştir. İşte bu yüzden de bir insan olarak egemen olan tüm ayrımcılık biçimlerini kendi hesabına geçirmektedir. Yani o da ırkçılık, cinsel ayrımcılık yapan baskıcı biridir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Baudrillard için, işçi sınıfı “normalliğin kodu” altında değerlendirilebilir. “Günümüz proleteri normal bir varlıktır” diyor Baudrillard. Ona göre, “işçi bütünüyle ‘insan’ olarak değer verilen bir konuma getirilmiştir. İşte bu yüzden de bir insan olarak egemen olan tüm ayrımcılık biçimlerini kendi hesabına geçirmektedir. Yani o da ırkçılık, cinsel ayrımcılık yapan baskıcı biridir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 97
Postmodern yaklaşıma eleştiri getiren bir kuramcının öne sürdüğü argüman aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Yirminci yüzyılın sonlarındaki yaşam, parçalanmanın yanı sıra sosyal ilişkilerin ve kültürün küreselleşmesi ile karakterize edilen yeni bir olgudur.
B
Geçmişten başkalaşmayı içeren ontolojik bir kopuş olmuştur.
C
Piyasa ilişkileri içindeki ekonomik sınıflar kaybolmaktadır.
D
Günümüzdeki toplumlarda sınıf temelli işsizlik, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşerek devam etmektedir.
E
Modernin kurumsal bağlamının ötesinde, öncekinden toplumsal ve kültürel olarak çok farklı bir topluma geçilmiştir.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernist Sınıfsızlık Yaklaşımının Eleştirisi konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Postmodernist yaklaşıma getirilen en temel eleştiri, her şeyden önce modernin kurumsal bağlamının ötesine geçilmediği nosyonu temelinde ortaya konulabilir. Postmodern kuram çeşitli biçimlerde, toplumsal ve kültürel olarak selefinden çok farklı, yeni, postmodern bir dünyaya geçildiği düşüncesine dayanır. Ancak üretim sistemi hâlâ kapitalist bir sistemdir ve modern kapitalist sanayi toplumlarının bütün özellikleri günümüz toplumları için temel teşkil etmektedir. üretim sistemi hâlâ kapitalist bir sistemdir ve modern kapitalist sanayi toplumlarının bütün özellikleri günümüz toplumları için temel teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra sermaye emek ilişkisi modern kapitalist toplumların temel karakteristiklerinden biridir. O bakımdan bu toplumlar, Marx’ın kapitalizm çözümlemesinden itibaren sınıf ilişkilerindeki belirgin değişikliklere rağmen, sınıf ayrımlarını ve sınıf eşitsizliklerini içerisinde taşıyan kapitalist toplumlardır. Neticede, kapitalizm dünyada üretim ve tüketim modeli olmaya devam ediyor. Bu çerçevede, gözlenen birçok değişmeye ve değişmenin sonuçlarına karşın, geçmişten başkalaşmayı içeren ontolojik bir kopuş olduğu ve kapitalizmin sınıf kavramını terk etmeyi gerektirecek bir düzeyde değiştiği savını desteklemek doğru değildir. Tüm bu çerçevede postmodernist yaklaşıma eleştiri getirecek bir kuramcının temel argümanlarından biri, postmodernist iddiaların aksine günümüzdeki toplumlarda sınıf temelli işsizlik, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşerek devam etmektedir şeklinde olabilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Postmodernist yaklaşıma getirilen en temel eleştiri, her şeyden önce modernin kurumsal bağlamının ötesine geçilmediği nosyonu temelinde ortaya konulabilir. Postmodern kuram çeşitli biçimlerde, toplumsal ve kültürel olarak selefinden çok farklı, yeni, postmodern bir dünyaya geçildiği düşüncesine dayanır. Ancak üretim sistemi hâlâ kapitalist bir sistemdir ve modern kapitalist sanayi toplumlarının bütün özellikleri günümüz toplumları için temel teşkil etmektedir. üretim sistemi hâlâ kapitalist bir sistemdir ve modern kapitalist sanayi toplumlarının bütün özellikleri günümüz toplumları için temel teşkil etmektedir. Bunun yanı sıra sermaye emek ilişkisi modern kapitalist toplumların temel karakteristiklerinden biridir. O bakımdan bu toplumlar, Marx’ın kapitalizm çözümlemesinden itibaren sınıf ilişkilerindeki belirgin değişikliklere rağmen, sınıf ayrımlarını ve sınıf eşitsizliklerini içerisinde taşıyan kapitalist toplumlardır. Neticede, kapitalizm dünyada üretim ve tüketim modeli olmaya devam ediyor. Bu çerçevede, gözlenen birçok değişmeye ve değişmenin sonuçlarına karşın, geçmişten başkalaşmayı içeren ontolojik bir kopuş olduğu ve kapitalizmin sınıf kavramını terk etmeyi gerektirecek bir düzeyde değiştiği savını desteklemek doğru değildir. Tüm bu çerçevede postmodernist yaklaşıma eleştiri getirecek bir kuramcının temel argümanlarından biri, postmodernist iddiaların aksine günümüzdeki toplumlarda sınıf temelli işsizlik, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşerek devam etmektedir şeklinde olabilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 98
Toplumsal sınıf ile ilgili araştırma yapan bir sosyolog boş zaman uğraşı, tatil alışkanlıkları, yeme-içme tercihleri gibi tüketim, hayat tarzı ve kültürel pratiklere odaklanıyorsa aşağıdaki kuramcılardan hangisinin çalışmasına ağırlık vermesi beklenir?
Seçenekler
A
Zygmunt Bauman
B
Pierre Bourdieu
C
Karl Marx
D
Andre Gorz
E
Jean François Lyotard
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Sınıfları Tüketimle İlişkilendiren Postmodernist Yaklaşımlar konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır. Bu çalışmasında Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır. Bourdieu’nun çalışmasını takip edenlerin çoğunlukla yaptığı şey, ayırt edici uygulamalar, tutumlar ve beğenilerle birlikte ortak bir yaşam tarzını paylaşan grupları belirlemeye çalışmak olmuştur. Bu çerçevede doğru cevap B seçeneğidir.
Postmodernist yaklaşım içerisinde sınıfın bir görünümü olarak tüketimin rolünü keşfetmede, kültürel mallardaki beğeninin sınıfsal bir damga işlevi gördüğünü ileri süren Bourdieu’nun Distinction (1984) adlı çalışması özel bir önem taşır. Bu çalışmasında Bourdieu, müze ziyaretleri, konsere gitme, okuma gibi yüksek kültür pratiklerinin yanı sıra hayat tarzları ve tüketim tercihlerinde (yiyecek içecek, giysi, otomobil, roman, gazete, dergi, tatil, hobi, spor, boş zaman uğraşısı) meşru beğenilerin toplumsal alanının haritasını ortaya koymaya çalışır. Bourdieu’nun çalışmasını takip edenlerin çoğunlukla yaptığı şey, ayırt edici uygulamalar, tutumlar ve beğenilerle birlikte ortak bir yaşam tarzını paylaşan grupları belirlemeye çalışmak olmuştur. Bu çerçevede doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 99
Postmodernist yaklaşıma göre kimliğin kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşteki roller
B
Çalışma etiği
C
Sınıfsal konum
D
Üretim sürecindeki iş rolleri
E
Tüketim ve harcama kalıpları
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernizm Koşullarında Kimliğin Kaynakları konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Postmodernist yaklaşımlar, aidiyet hissi oluşturmak ve kimlik sağlamak gibi toplumsal sınıflara ait temel işlevlerin, önemli oranda yeni bir tüketim etiği tarafından desteklenen yaşam tarzları aracılığıyla düzenlendiği düşüncesini içerir. Postmodern koşulları altında mesleklere ilişkin üyelikler, çalışma yaşamı, kişisel başarı, karakter ve mizaçtan çok kimliğin arandığı bir alan ve onu belirleyen bir etken olarak harcama kalıpları ve tüketim büyük bir önem kazanmıştır. Tüketim bir yandan çalışma etiğinin çöküşü tarafından geriye bırakılan kimlik boşluğunu doldurmakta, bir yandan da çalışma yaşamının yapısal önemini üstlenmektedir. Bu çerçevede, modern toplumda çalışma, uğraş, meslek tarafından yerine getirilen temel roller, postmodern toplumda tüketici seçimleri tarafından oynanmaktadır. Sonuçta, çağdaş sınıf kuramlarında birincil bir önem taşıyan çalışma yaşamının kendisi postmodernizm modelinde giderek ikincil ve araçsal bir hâle gelmiştir. Öte yandan, tüketim olgusunun bu denli ön plana çekilmesi insanın üretimdeki rolünün, kimlik duygusunun odak noktası olduğu bir durumdan uzaklaşmayı ima etmektedir. Bireyler için işteki roller yerine, genel anlamda tüketim olgusu içindeki roller gittikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çerçevede doğru cevap E seçeneğidir.
Postmodernist yaklaşımlar, aidiyet hissi oluşturmak ve kimlik sağlamak gibi toplumsal sınıflara ait temel işlevlerin, önemli oranda yeni bir tüketim etiği tarafından desteklenen yaşam tarzları aracılığıyla düzenlendiği düşüncesini içerir. Postmodern koşulları altında mesleklere ilişkin üyelikler, çalışma yaşamı, kişisel başarı, karakter ve mizaçtan çok kimliğin arandığı bir alan ve onu belirleyen bir etken olarak harcama kalıpları ve tüketim büyük bir önem kazanmıştır. Tüketim bir yandan çalışma etiğinin çöküşü tarafından geriye bırakılan kimlik boşluğunu doldurmakta, bir yandan da çalışma yaşamının yapısal önemini üstlenmektedir. Bu çerçevede, modern toplumda çalışma, uğraş, meslek tarafından yerine getirilen temel roller, postmodern toplumda tüketici seçimleri tarafından oynanmaktadır. Sonuçta, çağdaş sınıf kuramlarında birincil bir önem taşıyan çalışma yaşamının kendisi postmodernizm modelinde giderek ikincil ve araçsal bir hâle gelmiştir. Öte yandan, tüketim olgusunun bu denli ön plana çekilmesi insanın üretimdeki rolünün, kimlik duygusunun odak noktası olduğu bir durumdan uzaklaşmayı ima etmektedir. Bireyler için işteki roller yerine, genel anlamda tüketim olgusu içindeki roller gittikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çerçevede doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 100
Sınıflı toplumda işçi sınıfına mensup aktörlerinin kolektif kimliklerinin çözülmesi, bir işçinin işçi partisine oy vermeme tercihi, bir işçinin mensubu olduğu sendikanın grev kararına uymaması Weberyan bakış açısıyla aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Mesleklerin profesyonelleşmesi
B
Sınıf çatışması
C
Rasyonelleşmenin mantığı
D
Tüketim temelli bölünmeler
E
Hipergerçeklik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Postmodernizm Koşullarında Kimliğin Kaynağı konusunu yeniden gözden geçiriniz.
İşçi sınıfı kimliğinin parçalanması gibi postmodern kuramda öne çıkarılan bazı süreçlerin Weber tarafından dile getirildiği şekliyle, rasyonelleşmenin mantığıyla açıklanabilir. Aynı durum oy verme davranışı ya da sendika üyeliği için de geçerlidir. Bir işçi, seçimlerde işçi partisine ya da bir başka partiye oy verebilir veya grevle ilgili olarak sendikasının kararını benimseyebilir ya da ayrı düşebilir. Diğer bir deyişle, bütün bunlar potansiyel davranışın kazanç ve kayıplarının rasyonel bir hesaplanışına dayalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
İşçi sınıfı kimliğinin parçalanması gibi postmodern kuramda öne çıkarılan bazı süreçlerin Weber tarafından dile getirildiği şekliyle, rasyonelleşmenin mantığıyla açıklanabilir. Aynı durum oy verme davranışı ya da sendika üyeliği için de geçerlidir. Bir işçi, seçimlerde işçi partisine ya da bir başka partiye oy verebilir veya grevle ilgili olarak sendikasının kararını benimseyebilir ya da ayrı düşebilir. Diğer bir deyişle, bütün bunlar potansiyel davranışın kazanç ve kayıplarının rasyonel bir hesaplanışına dayalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Ünite 8
Soru 1
18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun sınırlarının daralması ile başlayan modernleşme girişimleri bazı sonuçlar meydana çıkarmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu konu ile ilgili doğru değildir?
Seçenekler
A
Etnik ve siyasi çeşitliliğin ve katmanlaşmanın bir unsuru olan özerk yapıların sayısı azalmaya başlamıştır.
B
Bürokratik merkezî bir devlet olma girişimi ile vatandaşlık kimliği açısından homojenlik sağlamaya çalışılmıştır.
C
Bazı girişimler ve yeniçeri ocağının kaldırılması, klasik zümre sisteminin işleyişini bozmuştur.
D
Esnaf ve ulema zümreleri, hem sayıca hem de nitelik bakımından değişimler yaşamıştır.
E
Zümreler arasındaki hiyerarşi değişime uğramadan devam etmiştir.
Açıklama:
18. yüzyılda imparatorluğun sınırlarının daralmaya başlaması ile etnik ve siyasi çeşitliliğin ve katmanlaşmanın bir unsuru olan özerk yapıların sayısı azalmaya başlamıştır. Akabinde başlayan modernleşme girişimleri, bürokratik merkezî bir devlet oluşturma girişimi ile dinlere, etnisitelere ve daha önemlisi mesleklere dayalı sosyal katmanlaşmayı kaldırarak vatandaşlık kimliği çerçevesinde bir homojenlik sağlamaya çalışmıştır. Bu girişimler ve yeniçeri ocağının kaldırılması, klasik zümre sisteminin işleyişini bozmuş; esnaf ve ulema zümreleri, hem sayıca hem de nitelik bakımından değişimler yaşamış; zümreler arasındaki hiyerarşi yeniden tanımlanmıştır. Böylece klasik Osmanlı sosyal katmanlaşması değişerek yeni bir toplum modelini meydana çıkarmıştır.
Soru 2
Osmanlı imparatorluğunda etnik ve siyasi çeşitliliğin ve katmanlaşmanın bir unsuru olan özerk yapıların sayısı kaçıncı yüzyılda azalmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
14. yüzyıl
B
15. yüzyıl
C
16. yüzyıl
D
17. yüzyıl
E
18. yüzyıl
Açıklama:
Evvela 18. yüzyılda imparatorluğun sınırlarının daralmaya başlaması ile etnik ve siyasi çeşitliliğin ve katmanlaşmanın bir unsuru olan özerk yapıların sayısı azalmaya başlamıştır.
Soru 3
Cumhuriyetin erken dönem söyleminde Türkiye toplumu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kendisine güçlü bir yer bulmuştur?
Seçenekler
A
sınıfsız imtiyazsız bir kitle olduğu
B
farklılıkların bir ulus meydana getirmedeki gerekliliği
C
eski zümre ve tabakaların kendi konumlarını koruması gerekliliği
D
tüm zümrelerin önemli olduğu ve aynı zamanda sayıca arttırılmasının önemi
E
güncel tabakalaşma ve eşitsizliklerin zamanla kabul edilebilir olması
Açıklama:
Cumhuriyetin erken dönem Kemalist korporatist söyleminde Türkiye toplumunun sınıfsız imtiyazsız bir kitle olduğu fikri, kendisine güçlü bir yer bulmuştur
Soru 4
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır. Üçüncü tarih içinde bulunduğumuz dönemi başlatan 2000 tarihidir. Bu dönem Türkiye'nin toplumsal yapı ve tabakalaşması açısından yeni bir dönem olarak görülebilir. Aşağıdakilerden hangisi bu donem ilie ilgili söylenemez?
Seçenekler
A
1980’lerde başlayan ve 1990’larda durağanlaşan liberalizasyon ciddi bir biçimde hızlanmıştır.
B
Devletin ekonomideki rolü önemsiz hale gelmeye başlamış ve sınıf ayrılıkları artmıştır.
C
Kırdan kente göç dinamikleri zayıflamış ve kentleşmede yeni ilişkiler baş göstermiştir.
D
Sosyal tabakalaşmanın mahiyetinde ciddi değişimler gerçekleşmiştir.
E
Toplumsal eşitsizlik, tabakalar ve eşitsizlik daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır.
Açıklama:
Türkiye’nin toplumsal yapı ve tabakalaşması açısından yeni bir dönem olarak görülebilir. Bu yeni dönemde 1980’lerde başlayan ve 1990’larda durağanlaşan liberalizasyon ciddi bir biçimde hızlanmış, devletin ekonomideki rolü yeniden tanımlanmış, kırdan kente göç dinamikleri zayıflamış ve kentleşmede yeni ilişkiler baş göstermiştir. Dolayısıyla bu dönemde sosyal tabakalaşmanın mahiyetinde ciddi değişimler gerçekleşmiştir. Bu dönem aynı zamanda sosyolojide toplumsal eşitsizlik, tabakalar ve eşitsizliğin daha fazla dikkat çektiği bir zaman dilimidir.
Soru 5
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Behice Boran’dır. Marksist bir sosyal bilimci olan Boran’a göre toplumsal tabakalaşma, doğayı işleme biçimine bağlı olarak şekillenir. Bu çerçevede toplumdaki sınıfsal farklılaşma, aşağıdakilerden hangisinden dolayı ortaya çıkmaktadır?
Seçenekler
A
mülkiyet farklılığından
B
ırksal farklılıktan
C
sosyal farklılıklardan
D
köylü kentli ayrımından
E
eğitim ve çevresel farklılıklardan
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Behice Boran’dır. Marksist bir sosyal bilimci olan Boran’a göre toplumsal tabakalaşma, doğayı işleme biçimine bağlı olarak şekillenir. Bu çerçevede toplumdaki sınıfsal farklılaşma, mülkiyet farklılığından kaynaklıdır.
Soru 6
Türkiye’de tabakalaşma sisteminde yaşanan değişimler, aşağıdakilerden en çok hangisini göstermektedir?
Seçenekler
A
ekonominin ve siyasetin biçiminin değişmesini
B
kentlerden kırsal kesimlere olan göçlerin artışını
C
eşitsizliğin arttığını ve refahın daha az adil dağıtıldığını
D
küresel düzeyde yaşanan iyileşmelerin ülkeyi etkilemesini
E
devletin iktisadi hayatta edindiği güçlü pozisyonu
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşma sisteminde yaşanan değişimler, eşitsizliğin gittikçe arttığını ve refahın gittikçe daha az adil dağıtıldığını göstermektedir.
Soru 7
1980’lerde başlayan ve 2000 sonrasında artan küresel entegrasyon ve liberalleşme ile ortaya çıkan durumlar arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Devletin iktisadi konumunda yaşanan değişimle tabakalaşmada da ciddi farklılaşmalar oluşturmuştur.
B
Bu süreçte iktisadi sistemdeki değişimler özellikle orta sınıfların dönüşümü üzerinden sosyal yapıya yansımıştır.
C
Sektörel dönüşümlere ve artan eğitime bağlı olarak orta ve üst sınıflara ait mesleklerin sayısı ve oranı artmış,
D
Bireysel gelir dağılımı önceki dönemlere göre bir miktar düzelmiş ve yoksulluk oranlarında gerileme olmuştur.
E
Orta sınıf ve işçi sınıfı devletten koparak kendi başlarına bir birim olmuşlardır.
Açıklama:
1980’lerde başlayan ve 2000 sonrasında artan küresel entegrasyon ve liberalleşme ile devletin iktisadi konumunda yaşanan değişimle tabakalaşmada da ciddi farklılaşmalar oluşturmuştur. Bu süreçte iktisadi sistemdeki değişimler özellikle orta sınıfların dönüşümü üzerinden sosyal yapıya yansımıştır. 1980 sonrasında Türkiye’de yaşanan sektörel dönüşümlere ve artan eğitime bağlı olarak orta ve üst sınıflara ait mesleklerin sayısı ve oranı artmış, bireysel gelir dağılımı önceki dönemlere göre bir miktar düzelmiş ve yoksulluk oranlarında gerileme
olmuştur.
olmuştur.
Soru 8
Dünyada globalleşme ile yeni sınıfların da ortaya çıktığına dair bir gündem söz konusudur. Aşağıdakilerden hangisi dünyada en büyük şirketler arasında birbirine kenetlenmiş yönetim birimlerini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
küresel iş dünyası elitleri
B
siyasal partiler
C
güçlü devletler
D
insan hakları örgütleri
E
bilimadamları ve araştırmacılar
Açıklama:
Carroll ve Carson (2003), dünyada en büyük şirketler arasında birbirine kenetlenmiş yönetim birimleri analizinde tamamıyla bütünleşmiş küresel iş dünyası elitlerinin var olduğunu tartışmaktadır.
Soru 9
Ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler
B
siyasi kurum ve kuruluşlar
C
küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
D
küreselleştirici profesyoneller
E
tüketimci elitler (tacirler ve medya)
Açıklama:
Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır:
1. Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol
edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
4. Tüketimci elitler (tacirler ve medya)
1. Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol
edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
4. Tüketimci elitler (tacirler ve medya)
Soru 10
Derinleşen eşitsizlikler, işçi sınıfındaki parçalanma, endüstrinin küresel kayışları, küreselleşme ile gerçekleşen çöküşler ile en alttakiler, ötekiler, kenardakilerden müteşekkil yeni bir sınıf ortaya çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu yeni sınıftır?
Seçenekler
A
orta sınıf
B
sınıf-altı
C
işçi sınıfı
D
bilgi işçileri
E
tüketiciler
Açıklama:
Yukarıda bahsedildiği gibi işçi sınıfındaki parçalanma ile geçmişin güvenceli mavi yakalılarının sayısı gittikçe azalmış, güvencesizlik, işçi sınıfının da önemli bir gündemi hâline gelmiştir. Öte yandan derinleşen eşitsizlikler, işçi sınıfındaki parçalanma, endüstrinin küresel kayışları, küreselleşme ile gerçekleşen çöküşler ile en alttakiler, ötekiler, kenardakilerden müteşekkil yeni bir sınıf, “sınıf-altı”
ortaya çıkmıştır.
ortaya çıkmıştır.
Soru 11
Hizmetler sektörü yükselip bilgi ekonomisi gelişirken mesleklerin yapısı da ciddi bir değişim geçirmektedir. Bilgi ekonomisi dâhilinde ortaya çıkan yeni mesleklerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
fiziksel işgücünün yoğun olduğu
B
bilgi yoğun ve yaratıcılık gerektiren
C
daha çok tarıma ve üretime dayalı
D
toplumda ayrıştırıcı niteliği olan
E
ticari alanda etkin olan
Açıklama:
Hizmetler sektörü yükselip bilgi ekonomisi gelişirken mesleklerin yapısı da ciddi bir değişim geçirmekteydi. Bilgi ekonomisi dâhilinde “ortaya çıkan yeni meslekler ise tümüyle bilgi yoğun ve yaratıcılık gerektiren mesleklerdir.
Soru 12
Türkiye’de sanayi burjuvazisi, işçi sınıfı ve bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı hangi yıllarda oluşmuştur?
Seçenekler
A
1940-1960
B
1940-1970
C
1950-1960
D
1950-1970
E
1950-1980
Açıklama:
1950-1980 arasında Türkiye’de bir sanayi burjuvazisi, bir işçi sınıfı oluşmuş
bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir.
bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir.
Soru 13
Türkiye’de refah devletinin dönüşümü bağlamında yeniden dağıtım ve sınıfların değişimini, 1980-2000 arası dönemde küresel ekonomiye entegrasyon ile refah devleti uygulamalarının da değiştiğini belirten kişiler aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Baydar ve Güneş
B
Boran ve Güneş
C
Güneş ve Kıray
D
Güneş ve Baydar
E
Güneş ve Tekgüç
Açıklama:
Güneş ve Tekgüç (2016a),Türkiye’de refah devletinin dönüşümü bağlamında yeniden dağıtım ve sınıfların değişimini ele aldıkları yazılarında, 1980-2000 arası
dönemde küresel ekonomiye entegrasyon ile refah devleti uygulamalarının da değiştiğini belirtmektedirler.
dönemde küresel ekonomiye entegrasyon ile refah devleti uygulamalarının da değiştiğini belirtmektedirler.
Soru 14
Sınıfların parçalanmasıyla orta sınıf ile proletarya arasında aşağıdaki hangi sınıf ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Beyaz yakalılar
B
Bilgi işçileri
C
Küresel yönetici elit
D
Mavi yakalılar
E
Prekarya
Açıklama:
Bu değişimler, ağırlıklı olarak bu sınıfların parçalanmasına ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Soru 15
Aşağıdaki kişilerden hangisi "Orta sınıf içinde, yeni orta sınıf olarak adlandırdığı yukarı doğru hareketlilik gösteren daha üst düzey işlerde çalışan ve daha yüksek kazanan bir grup bulunduğunu" ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Aslı Vatansever
B
Behice Boran
C
Sencer Ayata
D
Şerif Mardin
E
Veysel Bozkurt
Açıklama:
Orta sınıf içinde Sencer Ayata’nın (2003) yeni orta sınıf olarak adlandırdığı yukarı doğru hareketlilik gösteren daha üst düzey işlerde çalışan ve daha yüksek kazanan bir grup bulunmaktadır.
Soru 16
1980 sonrası yaşanan neoliberalleşme sürecinde işçi sınıfının iç yapısında, bilinçlilik biçimlerinde ve duygu durumlarında gerçekleşen dönüşüm ve farklılaşmaları aşağıdaki kişilerden hangisi ele almıştır?
Seçenekler
A
Aslı Vatansever
B
Cem K. Özatalay
C
Lütfi Sunar
D
Şerif Mardin
E
Veysel Bozkurt
Açıklama:
Cem K. Özatalay (2016), 1980 sonrası yaşanan neoliberalleşme sürecinde işçi sınıfının iç yapısında, bilinçlilik biçimlerinde ve duygu durumlarında gerçekleşen dönüşüm ve farklılaşmaları ele almaktadır.
Soru 17
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran aşağıdaki kişilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Guy Standing
B
John Locke
C
David Hume
D
Immanuel Kant
E
Baruch Spinoza
Açıklama:
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran Guy Standing (2014) ortaya çıkan bu yeni sınıfın siyasallaşması ile yeni sosyal hareketler arasında bir bağlantı olduğunu belirtmektedir.
Soru 18
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan “bilgi işçileri” zaman zaman aşağıdaki hangi isimle anılmaktadır?
Seçenekler
A
Altın yakalılar
B
Beyaz yakalılar
C
Mavi yakalılar
D
Prekarya
E
Sınıf-altı
Açıklama:
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan bir başka grup ise zaman zaman “altın yakalılar” olarak da adlandırılan “bilgi işçileri”dir
Soru 19
"Bilgi işçisi" terimini ilk kez aşağıdaki kişilerden hangisi kullanmıştır?
Seçenekler
A
Guy Standing
B
David Hume
C
Nathan D. Martin
D
Peter Drucker
E
Karl Marx
Açıklama:
İlk kez Peter Drucker (1969) tarafından kullanıldığından beri bilgi işçisi konusu, çok tartışılan bir kavram olagelmiştir.
Soru 20
"Ayrım" adlı araştırmanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Emile Durkheim
B
Max Weber
C
Pierre Bourdieu
D
Herbert Spencer
E
Jürgen Habermas
Açıklama:
Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nun (1984) Ayrım isimli araştırmasından
beri biz sınıfların kendilerini bir sınır ve fark fikri etrafında kurduklarının farkındayız.
beri biz sınıfların kendilerini bir sınır ve fark fikri etrafında kurduklarının farkındayız.
Soru 21
I. Asker
II. Ulema
III. Esnaf
IV. Köylü
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri osmanlıdaki zümrelerdendir?
II. Ulema
III. Esnaf
IV. Köylü
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri osmanlıdaki zümrelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 22
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisinde bu dönemler doğru bir şekilde verilmiştir?
Aşağıdakilerden hangisinde bu dönemler doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
1923, 1944, 1980
B
1950, 1980, 2000
C
1940, 1950, 1980
D
1923, 1980, 2000
E
1919, 1940, 1980
Açıklama:
Doğru cevap: 1950, 1980, 2000
Soru 23
Türkiye’de büyük bir sanayileşmenin ve kentleşmenin başladığı dolayısıyla geleneksel sosyal yapının ve sınıfların değişmeye başladığı dönem aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
2000
Açıklama:
1950 yılından itibbaren Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Soru 24
Dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile Türkiye'de tabakalaşma sisteminde ciddi değişimlerin ortaya çıktığı dönem aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
2000
Açıklama:
1980 sonrasında dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile tabakalaşma sisteminde
ciddi değişimler ortaya çıkmıştır.
ciddi değişimler ortaya çıkmıştır.
Soru 25
Liberalizasyonun ciddi bir biçimde hızlandığı, devletin ekonomideki rolünün yeniden tanımlandığı, kırdan kente göç dinamiklerinin zayıfladığı ve kentleşmede yeni ilişkilerin baş gösterdiği dönem aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
1923
B
1950
C
1960
D
1980
E
2000
Açıklama:
Yukarıdaki gelişmeler 2000 yılından itibaren başlamıştır.
Soru 26
I. Türkiye’de toplumsal yapının özellikle sınıfların devletin gelişimi ile ilişkili olduğuna dair yaygın bir kanaat vardır.
II. Yapılan çalışmalar, devletin modernleşme sürecinde ekonomiyi kontrol edip millî bir burjuvazi oluşturma amacıyla Türkiye’deki sınıflaşmaya doğrudan etki ettiğini ortaya koymaktadır.
III. Türkiye’de 1980’e kadar orta sınıflar, devletin kontrol ettiği ekonomiden pay almaya çabalamışlardır.
Türkiye'de tabakalaşmanın zemini ile ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Yapılan çalışmalar, devletin modernleşme sürecinde ekonomiyi kontrol edip millî bir burjuvazi oluşturma amacıyla Türkiye’deki sınıflaşmaya doğrudan etki ettiğini ortaya koymaktadır.
III. Türkiye’de 1980’e kadar orta sınıflar, devletin kontrol ettiği ekonomiden pay almaya çabalamışlardır.
Türkiye'de tabakalaşmanın zemini ile ilgili yukarıda verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Verilen ifadelerin hepsi doğrudur.
Soru 27
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşüm aşağıdaki terimlerden hangisi ile adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Prekarizasyon
B
Orta sınıf
C
Proleterya
D
Marksizm
E
Küreselleşme
Açıklama:
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandırılmaktadır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın kesimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller
B
Proleterya ve prekarya
C
Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
D
Küreselleştirici profesyoneller
E
Tüketimci elitler (tacirler ve medya)
Açıklama:
Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır:
1. Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol
edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
4. Tüketimci elitler (tacirler ve medya).
1. Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol
edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
4. Tüketimci elitler (tacirler ve medya).
Soru 29
I. Mesleki itibar skalasının oluşturulması
II. SES bileşenlerinin tespiti
III. SES formülünün ve ölçeğinin oluşturulması
IV. SES Gruplarının Belirlenmesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES) oluşturma aşamalarındandır?
II. SES bileşenlerinin tespiti
III. SES formülünün ve ölçeğinin oluşturulması
IV. SES Gruplarının Belirlenmesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES) oluşturma aşamalarındandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
I, II, II
D
I, II, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Verilen ifadelerin hepsi TÜSES'in aşamalarındandır.
Soru 30
I. Orta-büyük burjuvazi
II. İşveren, küçük burjuvazi
III. İşveren, esnaf
IV. Marjinaller, yüksek nitelikli ücretliler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Boratav'ın kentsel sınıf şemasındaki sınıflardandır?
II. İşveren, küçük burjuvazi
III. İşveren, esnaf
IV. Marjinaller, yüksek nitelikli ücretliler
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Boratav'ın kentsel sınıf şemasındaki sınıflardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Orta-büyük burjuvazi/işveren, küçük burjuvazi/işveren, esnaf/marjinaller, yüksek nitelikli ücretliler, beyaz yakalı ücretliler, niteliksiz hizmet işçisi, mavi yakalı işçi,
emekliler, işsizler.
emekliler, işsizler.
Soru 31
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi klasik Osmanlı toplumsal tabakalaşmasının dönüşmesinin nedenlerinden değildir?
Seçenekler
A
İmparatorluk içinde özerk yapıların sayılarının azalması
B
Modernleşme girişimleri
C
Bürokratik ve merkezi bir devlet oluşturma girişimleri
D
İmparatorluk sınırlarının genişlemesi
E
Klasik zümre sınıfının işleyişinin bozulması
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Osmanlı'da Toplumsal Tabakalaşma konusunu yeniden gözden geçiriniz.
18. Yüzyıldan itibaren imparatorluğun sınırlarının daralmaya başlamasıyla etnik ve siyasi çeşitlilik azalmış, ulus devlet, bürokrasi gibi modernleşmeye özgü kurumlar öne çıkmıştır. Vatandaşlık kimliği etrafında homojen bir toplum yaratma girişimi başlamıştır. Bu gelişmeler zümre sistemini de bozmuş ve Osmanlı toplumundaki tabakalaşmayı yeniden biçimlendirmiştir.
18. Yüzyıldan itibaren imparatorluğun sınırlarının daralmaya başlamasıyla etnik ve siyasi çeşitlilik azalmış, ulus devlet, bürokrasi gibi modernleşmeye özgü kurumlar öne çıkmıştır. Vatandaşlık kimliği etrafında homojen bir toplum yaratma girişimi başlamıştır. Bu gelişmeler zümre sistemini de bozmuş ve Osmanlı toplumundaki tabakalaşmayı yeniden biçimlendirmiştir.
Soru 32
1950-80 arasında Türkiye’de sosyal yapı ve sınıfları biçimlendiren temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kemalist korporatist söylem
B
Küreselleşme
C
Sanayileşme
D
Kırdan kente göçün azalması
E
Post-fordist üretime geçiş
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Türkiye’de Toplumsal Sınıf/Tabakalaşma Çalışmalarının Tarihsel Dönemleri konusunu yeniden gözden geçirin.
1950li yıllardan itibaren Türkiye'de büyük bir sanayileşme süreci yaşanmış, buna paralel olarak kentleşme ve göçle birlikte sosyal yapı ve sınıflar dönüşmüştür. 1950-80 yılları arasında sanayi burjuvazisi ve işçi sınıfı oluşmuş, memur orta sınıf genişlemiştir.
1950li yıllardan itibaren Türkiye'de büyük bir sanayileşme süreci yaşanmış, buna paralel olarak kentleşme ve göçle birlikte sosyal yapı ve sınıflar dönüşmüştür. 1950-80 yılları arasında sanayi burjuvazisi ve işçi sınıfı oluşmuş, memur orta sınıf genişlemiştir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de 1980’li yıllar öncesinde devletin ekonomi ve sınıfsal yapı üzerindeki baskın rolünü gösterir?
Seçenekler
A
Girişimciliğin artması
B
Yeni orta sınıfın genişlemesi
C
İşçi örgütlerinin siyasi partilere yakınlaşarak çıkar sağlama girişimleri
D
Mutlak yoksulluğu azaltmayı hedefleyen politikalar
E
Küresel ekonomiye entegre olmuş sanayi burjuvazisi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Türkiye'de Tabakalaşmanın Zemini: Devlet ve Ekonomi
konusunu yeniden gözden geçirin
Türkiye’de Osmanlı’nın klasik toplumsal yapısından modernleşme sürecine, 1980'lere gelinceye dek devlet karşısında müstakil bir iktisadi gücün varlık gösteremediği ileri sürülür. 1980'lere kadar devlet teşvikler, ihaleler ve özelleştirmeler yoluyla burjuvazinin gelişmesini kontrol ettiği gibi, işçi sınıfı da düşük bir örgütlenme düzeyiyle ancak siyasi partilere yakınlaşarak çıkarlarını koruma girişiminde bulunmuştur.
konusunu yeniden gözden geçirin
Türkiye’de Osmanlı’nın klasik toplumsal yapısından modernleşme sürecine, 1980'lere gelinceye dek devlet karşısında müstakil bir iktisadi gücün varlık gösteremediği ileri sürülür. 1980'lere kadar devlet teşvikler, ihaleler ve özelleştirmeler yoluyla burjuvazinin gelişmesini kontrol ettiği gibi, işçi sınıfı da düşük bir örgütlenme düzeyiyle ancak siyasi partilere yakınlaşarak çıkarlarını koruma girişiminde bulunmuştur.
Soru 34
Küresel ölçekte yürütülen neoliberal iktisadi politikalar sonucunda yerleşik, güvenceli ve istikrarlı orta sınıfın yerine parçalı, kendi içinde katmanlaşmış ve statüsü belirsizleşmiş bir orta sınıfın ortaya çıkmasını Guy Standing hangi kavramla ifade eder?
Seçenekler
A
Prekarizasyon
B
Sınıf-altı
C
Yukarı yönlü sosyal hareketlilik
D
Aşağı yönlü sosyal hareketlilik
E
Bilgi işçileri
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Sınıfların Parçalanması: Orta Sınıf ve Prekarya konusunu yeniden gözden geçirin.
1980 sonrasında hem dünyada hem Türkiye’de orta sınıf önemli bir dönüşüme uğramıştır. Güvence ve kazanç seviyesi bakımından oldukça farklılaşan katmanlara bölünmüş, eski istikrarlı konumunu yitirmiştir. Orta sınıfa mensup önemli meslek gruplarının statü yitimi ve sınıf içindeki parçalanma belirsizliği beraberinde getirmiştir. Guy Standing bu belirsizliği prekarizasyon kavramıyla ifade eder.
1980 sonrasında hem dünyada hem Türkiye’de orta sınıf önemli bir dönüşüme uğramıştır. Güvence ve kazanç seviyesi bakımından oldukça farklılaşan katmanlara bölünmüş, eski istikrarlı konumunu yitirmiştir. Orta sınıfa mensup önemli meslek gruplarının statü yitimi ve sınıf içindeki parçalanma belirsizliği beraberinde getirmiştir. Guy Standing bu belirsizliği prekarizasyon kavramıyla ifade eder.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi üretim düzeninin değişmesiyle yeni bir sınıf olarak gelişen "bilgi işçileri"nin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Uzmanlaşma düzeylerinin yüksek olması ve karmaşık görevleri yerine getirebilmeleri
B
Esnek çalışma düzeni
C
Küresel bir sınıf olmaları
D
İşletmelerde verimliliğe katkıları bakımından değerlendirilmeleri
E
Ulusötesi şirketleri kontrol eden yönetici sınıf olmaları
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Bilgi İşçileri konusunu yeniden gözden geçirin.
Bilgi işçileri üretim ve yönetim biçiminin dönüşmesiyle oluşmuş küresel sınıflardandır. Nitelikli, bilgi sektöründe uzmanlaşmış, karmaşık görevleri yerine getirebilen, işletmelerde verimliliğe katkıları üzerinden değerlendirilen çalışanlardır. Şirketlerin hedeflerini kendi bireysel hedefleri haline getirirler. Esnek çalışma düzeni zamanı yönetme konusunda bir özerklik sağlasa da sosyal konum açısından yönetici sınıf sayılacak bir kontrol ve özerkliğe sahip değildirler.
Bilgi işçileri üretim ve yönetim biçiminin dönüşmesiyle oluşmuş küresel sınıflardandır. Nitelikli, bilgi sektöründe uzmanlaşmış, karmaşık görevleri yerine getirebilen, işletmelerde verimliliğe katkıları üzerinden değerlendirilen çalışanlardır. Şirketlerin hedeflerini kendi bireysel hedefleri haline getirirler. Esnek çalışma düzeni zamanı yönetme konusunda bir özerklik sağlasa da sosyal konum açısından yönetici sınıf sayılacak bir kontrol ve özerkliğe sahip değildirler.
Soru 36
Sanayi sonrası dönemde Türkiye’de mesleklerin değişen sosyo-ekonomik statüleri ve itibarlarını aşağıdaki araştırmacılardan hangisi çalışmıştır?
Seçenekler
A
Lütfi Sunar ve Yunus Kaya
B
Ahmet Haşim Köse ve Ahmet Öncü
C
Korkut Boratav
D
Alev Erkilet
E
Serdar Nerse
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Meslekler ve Tabakalaşma konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Lütfi Sunar ve Yunus Kaya’nın (2016), TÜİK’in veri setlerine dayanarak sanayi sonrası dönüşümün Türkiye’de çalışma yaşamı üzerindeki etkisini gösterdikleri araştırmalarında Türkiye çapında 2.500 kişilik örneklemle değişen mesleki yaşantı ve değişik sosyo-ekonomik statülere göre mesleklerin itibarını, iş ve çalışma yaşamına bakışını ele almaktadırlar.
Lütfi Sunar ve Yunus Kaya’nın (2016), TÜİK’in veri setlerine dayanarak sanayi sonrası dönüşümün Türkiye’de çalışma yaşamı üzerindeki etkisini gösterdikleri araştırmalarında Türkiye çapında 2.500 kişilik örneklemle değişen mesleki yaşantı ve değişik sosyo-ekonomik statülere göre mesleklerin itibarını, iş ve çalışma yaşamına bakışını ele almaktadırlar.
Soru 37
Sınıfsal ayrımların kentlerdeki tezahürü olarak mekansal ayrışmayla ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Mekansal ayrışma kırdan kente göç edenlerin fabrikalara yakın mahallelere yerleşmelerini ifade eder.
B
Orta ve üst sınıf mensubu aileler kent merkezinden uzak bölgelere yerleşirler.
C
Mekansal ayrışmanın en önemli unsuru prestijli konut alanlarının gittikçe artan sayısı ve farklı sosyo-ekonomik statüden kesimlerden yalıtık olarak yaşamayı arzu eden yeni orta sınıfın yükselişidir.
D
Mekansal ayrışma ve tabakalaşma kırsal alanlarda kentte olduğundan daha belirgindir.
E
1980 öncesi sanayi kentlerindeki mekansal ayrışma, çağdaş küresel kentlerdeki mekansal ayrışmadan daha belirgindir.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Kentsel Katmanlaşma, Mekansal Ayrışma ve Tabakalaşma konusunu yeniden gözden geçirin.
Erkilet’e (2013) göre, kentsel ayrışmanın temel unsurlarından biri, prestij konut alanlarının gittikçe artan sayısı ve görünürlüğüdür. Hatice Kurtuluş(2011) da Erkilet gibi bu tür yerleşmelerin sayısı arttıkça farklı sosyo-ekonomik duruma sahip kişilerin artık birbirlerinden yalıtık hâle gelip gittikçe herkesin kendisi gibi olanlarla yaşamaya başlayacağını tespit etmektedir. Türkiye’deki geleneksel kent dokusuna yabancı olan bu yeni gelişmenin kökeni, Erkilet’e göre yeni orta sınıfın yükselişidir. Dolayısıyla bu ayrışmaya dayalı olarak sosyal tabakalaşma keskinleşip belirginleştikçe mekânda da
ayrışma yönlü eğilimler kendisini göstermektedir.
Erkilet’e (2013) göre, kentsel ayrışmanın temel unsurlarından biri, prestij konut alanlarının gittikçe artan sayısı ve görünürlüğüdür. Hatice Kurtuluş(2011) da Erkilet gibi bu tür yerleşmelerin sayısı arttıkça farklı sosyo-ekonomik duruma sahip kişilerin artık birbirlerinden yalıtık hâle gelip gittikçe herkesin kendisi gibi olanlarla yaşamaya başlayacağını tespit etmektedir. Türkiye’deki geleneksel kent dokusuna yabancı olan bu yeni gelişmenin kökeni, Erkilet’e göre yeni orta sınıfın yükselişidir. Dolayısıyla bu ayrışmaya dayalı olarak sosyal tabakalaşma keskinleşip belirginleştikçe mekânda da
ayrışma yönlü eğilimler kendisini göstermektedir.
Soru 38
Türkiye’de toplumsal tabakalaşmanın yansıdığı alanlardan hangisi sağladığı kültürel sermaye ve sosyal itibar yönetici sınıfların statüsünü meşrulaştırma işlevi görür ve eşitsizlikleri yeniden üretir?
Seçenekler
A
Spor
B
Eğitim
C
Sağlık
D
Kent
E
Müzik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Eğitim ve Tabakalaşma konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Eğitim hem eşitsizliklerden etkilenmekte hem de eşitsizliklerin
sürmesinde bir rol oynamaktadır. Eğitimle sağlanan kültürel sermaye ve eğitime
dayanan sosyal itibar Türkiye’de yönetici sınıfların sosyal konumlarını meşrulaştırmalarına hizmet eder. Eğitimdeki eşitsizliklerle ortaya çıkan tabakalı yapı, kendisini eğitim üzerinden yeniden üretmekte ve sürdürmektedir.
Eğitim hem eşitsizliklerden etkilenmekte hem de eşitsizliklerin
sürmesinde bir rol oynamaktadır. Eğitimle sağlanan kültürel sermaye ve eğitime
dayanan sosyal itibar Türkiye’de yönetici sınıfların sosyal konumlarını meşrulaştırmalarına hizmet eder. Eğitimdeki eşitsizliklerle ortaya çıkan tabakalı yapı, kendisini eğitim üzerinden yeniden üretmekte ve sürdürmektedir.
Soru 39
Türkiye’de toplumsal değişimde tabakalaşmanın rolünü araştıran, sanayi toplumuna dönüşümü incelerken “tampon toplumsal kurumlar” kavramını geliştiren, Çukurova köylerinde çalışma yürütmüş sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mübeccel Kıray
B
Behice Boran
C
Alev Erkilet
D
Şerif Mardin
E
Korkut Boratav
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Türkiye'de Sınıf ve Tabakalaşma Ölçümleri konusunu yeniden gözden geçirin
Türk sosyolojisinde toplumsal apı ve tabakalaşmaya dair teorik ve ampirik çalışmalar özellikle Mübeccel Kıray tarafından yapılmıştır.Ona göre Türkiye’nin bir sanayi toplumuna dönüşebilmesi, yeni tabakalaşma modellerini de beraberinde
getirecektir. Bunun birtakım tampon toplumsal kurumlar üzerinden gerçekleşeceğini düşünen Kıray, çalışmalarını, modernleşme kuramlarının temel çerçevesine sadık kalarak gerçekleştirmiştir. Çukurova köylerinde yaptığı araştırmada, toplumsal tabakalaşmanın toplumsal değişimin önünde bir engel teşkil ettiğini belirtmiştir.
Türk sosyolojisinde toplumsal apı ve tabakalaşmaya dair teorik ve ampirik çalışmalar özellikle Mübeccel Kıray tarafından yapılmıştır.Ona göre Türkiye’nin bir sanayi toplumuna dönüşebilmesi, yeni tabakalaşma modellerini de beraberinde
getirecektir. Bunun birtakım tampon toplumsal kurumlar üzerinden gerçekleşeceğini düşünen Kıray, çalışmalarını, modernleşme kuramlarının temel çerçevesine sadık kalarak gerçekleştirmiştir. Çukurova köylerinde yaptığı araştırmada, toplumsal tabakalaşmanın toplumsal değişimin önünde bir engel teşkil ettiğini belirtmiştir.
Soru 40
İstanbul’da ve Anadolu köylerinde tabakalaşmayı ele aldığı çalışmasında kentli sınıfları mesleki konum, köylü sınıfları toprak mülkiyeti üzerinden tanımlayan iktisatçı aşağıdaki isimlerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çağlar Keyder
B
Behice Boran
C
Mübeccel Kıray
D
Korkut Boratav
E
Ahmet Haşim Köse
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise Türkiye'de Geliştirilen Sınıf Şemaları konusunu yeniden gözden geçiriniz.
Boratav’ın, 1991’de İstanbul’un iki semti ve on dokuz Anadolu köyünde yaptığı iktisadi, sosyal, ideolojik ve politik boyutlu alan araştırmasına dayanan İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri isimli eserinde kentsel ve kırsal sınıf şemaları çıkarmaktadır. Boratav, kentsel sınıfların tanımlanmasında temel ölçüt, meslek ve mesleki mevkiyi, kırsal sınıfların tanımlanmasında ise toprak mülkiyetinin biçimi ve büyüklüğünü esas almaktadır.
Boratav’ın, 1991’de İstanbul’un iki semti ve on dokuz Anadolu köyünde yaptığı iktisadi, sosyal, ideolojik ve politik boyutlu alan araştırmasına dayanan İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri isimli eserinde kentsel ve kırsal sınıf şemaları çıkarmaktadır. Boratav, kentsel sınıfların tanımlanmasında temel ölçüt, meslek ve mesleki mevkiyi, kırsal sınıfların tanımlanmasında ise toprak mülkiyetinin biçimi ve büyüklüğünü esas almaktadır.
Soru 41
Osmanlı Devletinde 18. yüzyıldan itibaren başlayan modernleşme girişimlerinin sonucu ne olmuştur?
Seçenekler
A
Bürokratik merkez bir devlet oluşturmaya çalışılmamıştır,
B
Sosyal katmanlaşma yaygınlaşmış ve çeşitlenmiştir,
C
Homojenliği sağlamak amacıyla vatandaşlık kimliği geliştirilmemiştir,
D
Esnaf ve ulema zümreleri arasında eski hiyerarşi sürmüştür,
E
Osmanlı katmanlaşması değişerek yeni toplum modeli oluşmuştur,
Açıklama:
Modernleşme girişimleri, bürokratik merkezî bir devlet oluşturma girişimi ile dinlere, etnisitelere ve daha önemlisi mesleklere dayalı sosyal katmanlaşmayı kaldırarak vatandaşlık kimliği çerçevesinde bir homojenlik sağlamaya çalışmıştır. Bu girişimler ve yeniçeri ocağının kaldırılması, klasik zümre sisteminin işleyişini bozmuş; esnaf ve ulema zümreleri, hem sayıca hem de nitelik bakımından değişimler yaşamış; zümreler arasındaki hiyerarşi yeniden tanımlanmıştır. Böylece klasik Osmanlı sosyal katmanlaşması değişerek yeni bir toplum modelini meydana çıkarmıştır.
Soru 42
Türkiye'de, toplumsal eşitsizlik, tabakalar ve eşitsizlik, hangi yıllarda sosyolojide dikkat çekmiştir?
Seçenekler
A
1950 sonrası,
B
1960 sonrası,
C
2000 sonrası,
D
1980 sonrası,
E
1970 sonrası,
Açıklama:
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır.
Bunlardan birincisi 1950’dir. Bu tarihte Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır. Tabakalaşmanın gelişimi bakımından ikinci kırılma tarihi ise 1980’dir. 1950-1980 arasında Türkiye’de bir sanayi burjuvazisi, bir işçi sınıfı oluşmuş bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir. Ancak 1980 sonrasında dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile tabakalaşma sisteminde ciddi değişimler ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla tabakalaşma ile ilgili sınırlı sayıdaki araştırmada da bu tarihler ekseninde gerçekleştirilmiştir. Üzerinde durulan üçüncü tarih ise içinde bulunduğumuz dönemi başlatan 2000 tarihidir. Bu tarihten itibaren geçen zaman Türkiye’nin toplumsal yapı ve tabakalaşması açısından yeni bir dönem olarak görülebilir. Bu yeni dönemde 1980’lerde başlayan ve 1990’larda durağanlaşan liberalizasyon ciddi bir biçimde hızlanmış, devletin ekonomideki rolü yeniden tanımlanmış, kırdan kente göç dinamikleri zayıflamış ve kentleşmede yeni ilişkiler baş göstermiştir. Dolayısıyla bu dönemde sosyal tabakalaşmanın mahiyetinde ciddi değişimler gerçekleşmiştir. Bu dönem aynı zamanda sosyolojide toplumsal eşitsizlik, tabakalar ve eşitsizliğin daha fazla dikkat çektiği bir zaman dilimidir.
Bunlardan birincisi 1950’dir. Bu tarihte Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır. Tabakalaşmanın gelişimi bakımından ikinci kırılma tarihi ise 1980’dir. 1950-1980 arasında Türkiye’de bir sanayi burjuvazisi, bir işçi sınıfı oluşmuş bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir. Ancak 1980 sonrasında dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile tabakalaşma sisteminde ciddi değişimler ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla tabakalaşma ile ilgili sınırlı sayıdaki araştırmada da bu tarihler ekseninde gerçekleştirilmiştir. Üzerinde durulan üçüncü tarih ise içinde bulunduğumuz dönemi başlatan 2000 tarihidir. Bu tarihten itibaren geçen zaman Türkiye’nin toplumsal yapı ve tabakalaşması açısından yeni bir dönem olarak görülebilir. Bu yeni dönemde 1980’lerde başlayan ve 1990’larda durağanlaşan liberalizasyon ciddi bir biçimde hızlanmış, devletin ekonomideki rolü yeniden tanımlanmış, kırdan kente göç dinamikleri zayıflamış ve kentleşmede yeni ilişkiler baş göstermiştir. Dolayısıyla bu dönemde sosyal tabakalaşmanın mahiyetinde ciddi değişimler gerçekleşmiştir. Bu dönem aynı zamanda sosyolojide toplumsal eşitsizlik, tabakalar ve eşitsizliğin daha fazla dikkat çektiği bir zaman dilimidir.
Soru 43
Osmanlı Devletinde ve 1980 yılına dek iktisadi bir güç olarak orta sınıfın Türkiye'de oluşmamasına yeni bir bakış getiren kimdir?
Seçenekler
A
Kadir Yıldırım,
B
Korkut Boratav,
C
Behice Boran,
D
Şerif Mardin,
E
Lütfi Sunar,
Açıklama:
Devletin iktisadi hayatta edindiği güçlü pozisyon, 17 ve 18. yüzyıllarda âyanlar, mültezimler, büyük çiftlik sahipleri gibi yeni yerel elitlerin öne çıkmasıyla sarsılmıştı. Pek çok tarihçi bu grupları, orta sınıfın yeşerememiş bir nüvesi olarak görmektedir. Yıldırım, bu zümrelerin mevcut küçük üreticiliğe dayalı üretim organizasyonunu değiştirmemeleri ve siyasi nüfuz elde etmeyi daha önemli bir tercih olarak görmelerinden ötürü Osmanlı’da merkezî devlet karşısında müstakil bir iktisadi gücün ortaya çıkamadığını dile getirmektedir. Orta sınıfın oluşmamasına yeni bir bakış getiren bu yoruma göre, Türkiye’de 1980’e kadar orta sınıflar, devletin kontrol ettiği ekonomiden pay almaya çabalamışlardır.
Soru 44
1980 sonrası dönemde ''devlet'' anlayışı açısından makro düzeyde yaşanan en önemli değişim hangi alanda olmuştur?
Seçenekler
A
Ekonomi alanında,
B
Refah Devletinde,
C
Kültürel alanda,
D
Sağlık alanında,
E
Basın alanında,
Açıklama:
1980 sonrası süreçte genel göstergelerde, gelir dağılımı, çok az bir miktar iyileşmiş ve genişleyen hizmet sektörüne bağlı olarak orta sınıflar da genişlemiştir. Makro düzeyde yaşanan en önemli değişim ise refah devletinin mahiyet ve uygulamalarındaki farklılaşmadır. Yaygın olarak belirtilenin aksine bu dönemde refah devleti yok olmamış ancak ciddi farklılaşmalar yaşamıştır. Özelleştirmeler ve gelişen özel sektör yatırımları ile devletin ekonomideki doğrudan payı küçülmüş, düzenleyici rolü daha fazla öne çıkmaya başlamıştır. Bu rol değişimi, refah uygulamalarında da özellikle 2000 sonrasında tam tersine işlemiş görünmektedir: Beklendiğinin aksine devlet gittikçe doğrudan refah payı aktaran bir konuma evrilmiştir.
Soru 45
1980'le başlayan yeni dönemde işçi sınıfı nasıl etkilenmiştir?
Seçenekler
A
İşçi sınıfı etkilenmemiştir,
B
İşçi sınıfının iç yapısı değişmemiştir,
C
İşçi sınıfının bilinçlilik düzeyi değişmemiştir,
D
İşçi sınıfının ekonomik yapısı değişmemiştir,
E
İşçi sınıfı parçalanmış, örgütlülüğünü kaybetmiştir,
Açıklama:
Parçalanma işçi sınıfı için de söz konusudur. Cem K. Özatalay,1980 sonrası yaşanan neoliberalleşme sürecinde işçi sınıfının iç yapısında, bilinçlilik biçimlerinde ve duygu durumlarında gerçekleşen dönüşüm ve farklılaşmaları ele almaktadır. Bu süreçte özellikle işçilik koşullarında meydana gelen eşitsizliklerden (kamu/ özel sektör, sigortalı/sigortasız, kadrolu/sözleşmeli, ana firmaya bağlı/taşerona bağlı, vasıflı/vasıfsız vs.) kaynaklanan çeşitli sınıf içi bölünmeler ve çatışmalar mevcuttur. Özatalay , bu eşitsizliklerin işçileşme süreçlerinde elde edilen deneyimlerin farklılığıyla olduğu kadar geçmiş dönemden miras alınan işçilik koşullarının eşitsizliğiyle de bağlantılı olduğunu ileri sürmektedir. Çeşitli zaman dilimlerinde yürütülen saha araştırmalarına dayalı olarak neoliberalleşme sürecinin, dünyada ve Türkiye’de yalnızca yürütülen kimi makro iktisadi politikaların değiştirilmesini ve devletin işleyişini örgütsel bakımdan yeniden dizayn etmeyi değil toplumu meydana getiren tek tek bireylerin ahlaki değerlerinin, dünya görüşlerinin dönüşümünü de getiren bir süreç olarak yaşandığı söylenebilir. Hem devletin yurttaşlar karşısındaki konumunu yeniden tanımlamaya dönük yapılan reformlar silsilesini, hem de bireyin davranış zihniyetini yeniden biçimlendirmeye dönük müdahaleleri içeren bu süreçte; işçi sınıfında, çeşitli bölünme ve çatışmalar meydana çıkmıştır. Böylece bir taraftan orta sınıfta proleterleşme yönlü bir hareket gözlenirken; öte tarafta da işçi sınıfı parçalanmış, örgütlülüğünü kaybetmiş, birbirinden farklı sosyo-ekonomik özellikler gösteren çeşitli grupları aynı anda bünyesinde taşımaya başlamıştır.
Ekonominin değişimine bağlı olarak orta sınıfta ve işçi sınıfında yaşanan bu parçalanma ve dönüşümler neticesinde endüstrileşmiş ülkelerden başlayarak orta sınıfın eski mensupları, ellerindeki sosyal konumları kaybetmeye başlamışlardır.
Ekonominin değişimine bağlı olarak orta sınıfta ve işçi sınıfında yaşanan bu parçalanma ve dönüşümler neticesinde endüstrileşmiş ülkelerden başlayarak orta sınıfın eski mensupları, ellerindeki sosyal konumları kaybetmeye başlamışlardır.
Soru 46
'' Prekarize olmuş grupların gittikçe siyasetin ana gündemini etkiler biçimde etkin roller üstlendiği '' ni belirten kimdir?
Seçenekler
A
Yıldırım,
B
Boran,
C
Vatansever,
D
Boratav,
E
Mardin,
Açıklama:
Ekonominin değişimine bağlı olarak orta sınıfta ve işçi sınıfında yaşanan bu parçalanma ve dönüşümler neticesinde endüstrileşmiş ülkelerden başlayarak orta sınıfın eski mensupları, ellerindeki sosyal konumları kaybetmeye başlamışlardır. Türkiye’de de eskiden orta sınıfın önemli meslek gruplarının yerleşik sınıfsal konumlarını kaybetmeleri ile ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran Guy Standing ortaya çıkan bu yeni sınıfın siyasallaşması ile yeni sosyal hareketler arasında bir bağlantı olduğunu belirtmektedir. Ona göre, kent mekânının politik bir mücadele alanına dönüşmesinin en önemli nedeni, orta sınıflarda yaşanan bu yaygın konum kaybı ve güvencesizleşmedir. Konuyu Türkiye özelinde ele alan Aslı Vatansever, üretim süreçleri ve ilişkilerinde yaşanan değişimlerle proletaryanın küçülmesi, toplumsal ve bireysel hayatın her alanında yaşanan “esnekleşme” ile de giderek artan bir biçimde “orta sınıf ”ın belirsizleşmesi ile Türkiye’de de yeni bir ara grubun ortaya çıktığını dile getirmektedir. Ona göre yalnızca belirsizlik paydasında birleşmesinden hareketle prekarya olarak adlandırılan ve hem siyasi hem de toplumsal anlamda kayıtsızlıkla özdeşleştirilen bu kitlenin, daha adil bir toplum tahayyülünü taşıyacak bir siyasi özne hâline gelip gelemeyeceği günümüzün temel tartışma konularından biridir. Vatansever, başlangıçta eskinin işçi sınıfına kıyasla politik kayıtsızlıkla ifade edilen bu grubun gittikçe daha fazla politikleştiğini belirtmektedir. Türkiye’de son zamanlarda ortaya çıkan prekarize olmuş grupların gittikçe siyasetin ana gündemini etkiler bir biçimde etkin roller üstlendiğini dile getiren Vatansever, bu dinamiğin temelinin iş yaşamında ve istihdamda gittikçe artan güvencesizleşmede bulunduğunu tespit etmektedir.
Soru 47
Bilgi işçileri kavramını ilk kullanan kimdir?
Seçenekler
A
Durkheim,
B
Kant,
C
Engels
D
Marx,
E
Drucker,
Açıklama:
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan bir başka grup ise zaman zaman “altın yakalılar” olarak da adlandırılan “bilgi işçileri”dir. İlk kez Peter Drucker tarafından kullanıldığından beri bilgi işçisi konusu, çok tartışılan bir kavram olagelmiştir. Profesyonel nitelikleri ve bilgileri sayesinde karmaşık görevleri yerine getirebilen bilgi işçilerinin içinde bulunduğumuz dönemde örgütlerdeki önem ve etkileri sıklıkla dile getirildi. Bilgi işçilerinin özellikle kendi kendini yöneten, geniş özerkliği olan çalışanlar olduğu sıklıkla vurgulandı.
Soru 48
Toplumsal yapı ve tabakalarda değişim, kırsal iktisadi yaşamda da nasıl meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
Kentsel sınıfların değişimine etki eden faktörler, kırsal yapıda da etkilidir,
B
Köylüler üretimden kopmamıştır,
C
Tarımda üretim modeli değişmemiştir,
D
Küresel üretimden etkilenmemiştir,
E
Küçük çiftçiler üretim zeminlerini kaybetmemiştir,
Açıklama:
Toplumsal yapı ve tabakalarda değişim sadece kentlerde yaşanmamaktadır. Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde, kırsal iktisadi yapıda yaşanan önemli dönüşümler aynı zamanda toplumsal yapıya da yansımış durumdadır. Keyder ve Yenal’ın detaylı bir biçimde incelediği gibi tarımsal yapılar bir taraftan büyük bir değişim yaşarken, diğer taraftan da bu değişime ayak uydurma imkânına sahip olmayan köylüler, üretimden kopma noktasına gelmektedirler. Bunun hızlandırdığı bir netice olarak kırsal yapıda zannedildiğinin aksine kendi içinde hızlı bir tabakalaşma yaşanmaktadır. Ancak bu tabakalaşmanın henüz yeterince çözümlendiğini söylemek güç görünüyor. Türkiye’de kırsal tabakalaşma denince akla bu alanda çeşitli çalışmalar yapan Korkut Boratav gelmektedir. Boratav (1980), Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm isimli eserinde kırsal toplumsal tabakaları ele alır ve tarımda kapitalistleşmenin neticeleri ekseninde toprak mülkiyeti ve sermaye sahipliğinin bu tabakalaşmanın temelini teşkil ettiğini belirtir. Boratav’ın (2004) daha sonra geliştirmeye devam ettiği kırsal tabakalaşma, bu şemasının günümüzde büyük bir değişim yaşayan kırsal yapısında güncellenmesi gerekmektedir.
Bu gelişmeleri dikkate alarak Serdar Nerse (2016), dışarıdan bakıldığında çok homojen görünen bu kitlenin, kendi içinde tarımdaki üretim modelinin değişimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma politikaları ekseninde gittikçe daha fazla tabakalaştığını ortaya koymaktadır. Buradan hareketle de kırsal toplumsal yapıya dair geniş tartışmaları değerlendirerek bir kırsal toplumsal tabakalaşma modeli geliştirmektedir. Bu gelişmeler, bugüne kadar çoğunlukla sahip olunan arazinin büyüklüğüne göre tabakalandırılan kırsal nüfusun toplumsal yapısını anlamada yeni değişkenlere ihtiyacı da beraberinde getirmektedir. Buna göre yeni kırsal tabakalaşma, arazi büyüklüğünün yanı sıra tarım metodu, hane geliri, hane büyüklüğü/tipi, köy tipiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan formel ve enformel gruplar (tüccar, bakkal, sürekli işçi, mevsimlik işçi, uzman meslek sahipleri ve diğerleri) dikkate alınarak tanımlanmak durumundadır. Bu değişimleri göz önünde bulundurduğumuzda kentsel sınıfların değişimine etki eden faktörlerin kırsal yapıya da benzer etkilerde bulunduğunu tespit edebiliriz. Kırda bir taraftan zayıf da olsa sermaye girişi ve küresel üretime entegre olmayla birlikte kapitalistleşme ve burjuvalaşma söz konusu iken öte yandan küçük çiftçilerin üretim zeminlerini kaybedip sınıf-altı pozisyona doğru evrilmeleri ve doğrudan sosyal yardımlar ve geçici işçilikle ikame edilen bir yaşam koşulunun ortaya çıkışı eş zamanlı olarak yaşanmaktadır.
Bu gelişmeleri dikkate alarak Serdar Nerse (2016), dışarıdan bakıldığında çok homojen görünen bu kitlenin, kendi içinde tarımdaki üretim modelinin değişimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma politikaları ekseninde gittikçe daha fazla tabakalaştığını ortaya koymaktadır. Buradan hareketle de kırsal toplumsal yapıya dair geniş tartışmaları değerlendirerek bir kırsal toplumsal tabakalaşma modeli geliştirmektedir. Bu gelişmeler, bugüne kadar çoğunlukla sahip olunan arazinin büyüklüğüne göre tabakalandırılan kırsal nüfusun toplumsal yapısını anlamada yeni değişkenlere ihtiyacı da beraberinde getirmektedir. Buna göre yeni kırsal tabakalaşma, arazi büyüklüğünün yanı sıra tarım metodu, hane geliri, hane büyüklüğü/tipi, köy tipiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan formel ve enformel gruplar (tüccar, bakkal, sürekli işçi, mevsimlik işçi, uzman meslek sahipleri ve diğerleri) dikkate alınarak tanımlanmak durumundadır. Bu değişimleri göz önünde bulundurduğumuzda kentsel sınıfların değişimine etki eden faktörlerin kırsal yapıya da benzer etkilerde bulunduğunu tespit edebiliriz. Kırda bir taraftan zayıf da olsa sermaye girişi ve küresel üretime entegre olmayla birlikte kapitalistleşme ve burjuvalaşma söz konusu iken öte yandan küçük çiftçilerin üretim zeminlerini kaybedip sınıf-altı pozisyona doğru evrilmeleri ve doğrudan sosyal yardımlar ve geçici işçilikle ikame edilen bir yaşam koşulunun ortaya çıkışı eş zamanlı olarak yaşanmaktadır.
Soru 49
Toplumsal cinsiyet gibi tabakalaşmanın görüldüğü alan hangisidir?
Seçenekler
A
Cinsiyet
B
Sağlık
C
Kültür
D
Medya
E
Ekonomi
Açıklama:
Toplumsal cinsiyete benzer bir şekilde tabakalaşmanın tezahürlerinin doğrudan görüldüğü bir başka alan da sağlıktır. Sağlık politikaları, bir ülkedeki eşitsizliğin biçiminde ve dolayısıyla tabakalaşmanın sosyal yapıya etkisinde ciddi bir rol sahibidir. Günümüzde küresel olarak yaşanan iktisadi dönüşüm ve tabakalaşma deneyimlerine bağlı olarak sağlığın artık bir metaya dönüşümünden bahsedilmektedir. Dolayısıyla dezavantajlı grupların sağlık hizmetlerine erişiminde ciddi bir eşitsizlik yaşandığına dair önemli veriler mevcuttur. Türkiye ile ilgili de bu minvalde önemli tartışmalar yaşanmaktadır. Özellikle son 12 yıldır uygulanan sağlık politikaları bu hususta farklı değerlendirmeleri de beraberinde getirmiştir. Zehra Nurdan Atalay Güneş ve Hasan Tekgüç (2016b), Türkiye sağlık sisteminin 1980’lerden beri geçirdiği dönüşümünün eşitsizliklere etkisini; kurumsal yapı, dikey eşitsizlik, yatay eşitsizlikler ve eğitim düzeyi ekseninde ele almaktadırlar. Yazarlar sıkça tartışıldığı üzere 2004 tarihinden itibaren AK Parti hükûmetlerinin parça parça hayata geçirdiği Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık alanındaki eşitsizlikleri artırmadığını aksine azalttığını belirtmektedirler. Onların da belirttiği gibi sağlık politikaları ile ülkedeki dikey eşitsizliklerin giderilebilmesi pek mümkün değildir. Bu ancak kapsamlı bir sosyal politika ve daha da önemlisi iktisadi politikalar ile mümkündür. Ancak son yıllarda uygulanan sağlık politikaları yoluyla Türkiye’de gelir eşitsizliklerinin sağlık hizmetlerine erişime olumsuz etkisi en aza indirilmiştir. Ancak bir taraftan en aşağıdaki dezavantajlı grupların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırılıp ücretsiz hâle getirilirken öte taraftan da sağlıktaki piyasalaşma yönelimleriyle de özellikle orta sınıfın sağlık hizmetlerine erişimi kısmi ücretlendirilmiş bir hâle dönüştürülmektedir. Türkiye’deki diğer alanlarda yaşanan refah ve sosyal politika uygulamalarında da görüldüğü üzere sağlıkta da toplumun en eşitsiz kesiminin faydalanması ancak orta kesimlerinin zarara uğraması söz konusudur.
Soru 50
Türkiye'de bilimsel temele dayalı Sosyo-Ekonomik Statü araştırması kimler tarafından yapılmıştır?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim Köse - Ahmet Öncü,
B
Aslı Vatansever - Meral Gezici,
C
Behice Boran - Korkut Boratav,
D
Kalaycıoğlu-Çelik-Çelen-Türkyılmaz,
E
Şerif Mardin - Mübeccel Kıray,
Açıklama:
Sibel Kalaycıoğlu, Kezban Çelik, Ümit Çelen ve Sinan Türkyılmaz’dan oluşan araştırmacılar grubu 2008 yılında Ankara Kent Merkezinde Toplumsal Tabakalaşma, Hareketlilik ve Sosyo-Ekonomik Statü Araştırması başlıklı bir araştırma yürütmüşlerdir. Kalaycıoğlu ve arkadaşları 1769 bireyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirdikleri araştırmalarında, Ankara kent merkezi için “öncelikle bir sosyo-ekonomik statü endeksi geliştirerek farklı toplumsal tabakaları belirlemek” ve daha sonra da “bu tabakalara özgü sosyal ve iktisadi özellikleri” ortaya koymayı amaçlamışlardır. Bu çalışmada geliştirilen, sosyo-ekonomik statü (SES) ölçeği, mesleki ve toplumsal statüyü ölçmeye yönelik, derecelemeli, analiz birimi olarak haneyi belirlemiş ve birleşik sınıflandırmalar yöntemiyle tüm hanenin sosyo-ekonomik statüsünü ölçme yönünde bir deneme olmuştur. Çalışma kapsamında SES ölçümü için demografi, eğitim, iş, gelir, mülkiyet gibi veriler kullanılmıştır.Türkiye’de bilimsel bir temele sahip tek SES araştırması olan bu araştırmanın, araştırmacılar tarafından da dile getirilen çeşitli kısıtları bulunmaktadır. Özellikle bir SES endeksi oluşturmak için ihtiyaç duyulan mesleki itibar endeksinin Türkiye’de henüz geliştirilmemiş olması araştırma için önemli bir kısıt oluşturmaktadır (Kalaycıoğlu vd., 2010, ss. 191-192).
Soru 51
Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşmenin başlaması ile geleneksel sosyal yapı ve sınıfların değişmeye başlaması hangi yıllar arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1950-1980
B
1960-1980
C
1970-1980
D
1980-2000
E
2000-2010
Açıklama:
1950-1980 yılları arasında Türkiye’de büyük bir
sanayileşme ve kentleşme başlamış, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
sanayileşme ve kentleşme başlamış, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Soru 52
Orta sınıfın parçalanması neticesinde ortaya çıkan yeni sınıfa ne ad verilmiştir?
Seçenekler
A
Proletarya
B
Prekarya
C
Burjuva
D
Kapitalist
E
Sınıf-Altı
Açıklama:
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar
veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü
prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran Guy Standing (2014) ortaya çıkan bu yeni sınıfın siyasallaşması ile yeni sosyal hareketler arasında bir
bağlantı olduğunu belirtmektedir.
veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü
prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran Guy Standing (2014) ortaya çıkan bu yeni sınıfın siyasallaşması ile yeni sosyal hareketler arasında bir
bağlantı olduğunu belirtmektedir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de kentsel ayrışmanın sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
Altın yakalı bilgi işçisi olmak üzere eğitilen ve yetiştirilen kadınların yükselememesi
B
Dezavantajlı grupların sağlık hizmetlerine erişiminde ciddi bir eşitsizlik yaşanması
C
Farklı sosyo-ekonomik duruma sahip kişilerin artık kendisi gibi olanlarla yaşamaya başlaması
D
Okullaşmada ve eğitim imkânlarında bölgesel farklılıkların yaşanması
E
Ait olunan toplumsal tabakanın, bireylerin hangi sporlara katılabileceklerini etkilemesi
Açıklama:
Erkilet’e (2013) göre, kentsel ayrışmanın temel
unsurlarından biri, prestij konut alanlarının gittikçe artan sayısı ve görünürlüğüdür. Hatice Kurtuluş (2011) da Erkilet gibi bu tür yerleşmelerin sayısı arttıkça farklı sosyo-ekonomik duruma sahip kişilerin artık birbirlerinden yalıtık hâle gelip gittikçe herkesin kendisi gibi olanlarla yaşamaya başlayacağını tespit etmektedir.
unsurlarından biri, prestij konut alanlarının gittikçe artan sayısı ve görünürlüğüdür. Hatice Kurtuluş (2011) da Erkilet gibi bu tür yerleşmelerin sayısı arttıkça farklı sosyo-ekonomik duruma sahip kişilerin artık birbirlerinden yalıtık hâle gelip gittikçe herkesin kendisi gibi olanlarla yaşamaya başlayacağını tespit etmektedir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Boratav'ın kentsel sınıf şemasının bir öğesi değildir?
Seçenekler
A
Büyük burjuvazi
B
İşveren
C
Esnaf
D
Kapitalist çiftçi
E
Mavi yakalı işçi
Açıklama:
Kapitalist çiftçi, Boratav'ın kırsal sınıf şemasının bir öğesidir.
Soru 55
Bahçe ve Köse'nin, Hanehalkı Bütçe Anketleri veri setinden elde ettikleri bulgular hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Emekçilerin oranı artmıştır.
B
Kırsal mülk sahibi oranı azalmıştır.
C
Kentli mülk sahibi oranı azalmıştır.
D
Küçük burjuvazinin oranı artmıştır.
E
Çalışmayan hanelerin oranı azalmıştır.
Açıklama:
Çalışmayan hanelerin oranı artmıştır.
Soru 56
I. Meslek, eğitim ve gelir bileşenlerinden oluşur.
II. Birey düzeyinde ölçüm yapar.
III. Beş SES grubu tespit etmiştir.
IV. Mesleki itibarı tespit eder.
Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES) ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Birey düzeyinde ölçüm yapar.
III. Beş SES grubu tespit etmiştir.
IV. Mesleki itibarı tespit eder.
Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES) ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
TÜSES hane düzeyinde ölçüm yapar.
Soru 57
Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES)'nin analizlerine göre en yüksek orana sahip grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üst SES Grubu
B
Üst-Orta SES Grubu
C
Orta SES Grubu
D
Alt-Orta SES Grubu
E
Alt SES Grubu
Açıklama:
Alt-Orta SES Grubu %38,8 oranla en yüksek orana sahiptir.
Soru 58
Karpat’a göre Osmanlı’nın klasik toplumsal yapısındaki tabakalaşma yapısı içinde yer almayan sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Askerler
B
Bürokratlar
C
Zanaatkar ve tüccarlar
D
Din adamları
E
Reaya
Açıklama:
Karpat’a göre Osmanlı’nın klasik toplumsal yapısındaki tabakalaşma, modernleşme dönemindeki toplumsal yapıyı belirleyen önemli bir etkendir. Ona göre tabakalı zümre modeli ile millet sistemi, Osmanlı toplumsal düzeninin iki temel kurumudur. Osmanlı millet sistemi de kendi içinde bir tabakalaşma modeli olsa da Karpat “dini ve etnik sınırları aşan dört tabakalı (askerler, bürokratlar, zanaatkar ve tüccarlar ile reaya yani üretici sınıflar) hiyerarşik [bir] toplumsal düzen” olduğunu dile getirir.
Soru 59
Aşağıdaki dönemlerin hangisinde Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1920-1930
B
1930-1950
C
1950-1980
D
1980-2000
E
2000 sonrası
Açıklama:
1950-1980: Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Soru 60
Aşağıdaki hangi Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Marksist bir sosyal bilimciye göre Türkiye toplumu, köylülüğe dayanan sosyal zümreden mülkiyete dayalı sınıf tabakalaşma modeline geçiş yaşamaktadır?
Seçenekler
A
Behice Boran
B
Nilüfer Göle
C
Meral Gezici
D
Mübeccel Kıray
E
Şerif Mardin
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Behice Boran’dır. Marksist bir sosyal bilimci olan Boran’a göre toplumsal tabakalaşma, doğayı işleme biçimine bağlı olarak şekillenir. Bu çerçevede toplumdaki sınıfsal farklılaşma, mülkiyet farklılığından kaynaklıdır. Boran, tabakalaşmayı, sosyal analizin merkezine koymaktadır. Ona göre Türkiye toplumu, köylülüğe dayanan sosyal zümreden mülkiyete dayalı sınıf tabakalaşma modeline geçiş yaşamaktadır.
Soru 61
Prekarya aşağıdaki hangi sınıf çeşitlenmesi için kullanılan bir kavramdır?
Seçenekler
A
Köylü sınıfı
B
İşçi sınıf
C
Küresel yönetici sınıfı
D
Orta sınıf ile burjuvazi arası
E
Orta sınıf ile proletarya arası
Açıklama:
1980 sonrasında uygulanan iktisadi politikalar ve değişen devlet yapısı dolayısıyla,orta sınıfın ve işçi sınıfının yapısında önemli değişimler gerçekleşmiştir. Bu değişimler, ağırlıklı olarak bu sınıfların parçalanmasına
ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Soru 62
Avukatların konum kayıplarını ele alan çalışmayı aşağıdaki kişilerden hangisi yapmıştır?
Seçenekler
A
Ahmet Haşim Köse
B
Serdal Bahçe
C
Ahmet Öncü
D
Aslı Vatansever
E
Kasım Akbaş
Açıklama:
Türkiye’de orta sınıfın önemli meslek gruplarının yerleşik sınıfsal konumlarını kaybetmeleri ile ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Kasım Akbaş avukatların kayıplarını ele alan çalışmayı yapmıştır.
Soru 63
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan “altın yakalılar” olarak da adlandırılan grup aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Proleterya
B
Prekarya
C
Neoliberal
D
Bilgi işçileri
E
İşçi sınıfı
Açıklama:
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan bir başka grup ise zaman zaman “altın yakalılar” olarak da adlandırılan “bilgi işçileri”dir.
Soru 64
Türkiye’de kentsel yoksulluk ile yakından ilişkili olarak ortaya çıkan, “nöbetleşe” yoksulluktan “müebbet” yoksulluğa kayma ile yakından ilişkili olduğu söylenen sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sınıf-altı
B
Neoliberal
C
Küresel yönetici
D
Burjuva
E
Elit
Açıklama:
Derinleşen eşitsizlikler, işçi sınıfındaki parçalanma, endüstrinin küresel kayışları, küreselleşme ile gerçekleşen çöküşler ile en alttakiler, ötekiler, kenardakilerden müteşekkil yeni bir sınıf, “sınıf-altı” ortaya çıkmıştır.
Bediz Yılmaz (2008), Türkiye’de kentsel yoksulluk ile yakından ilişkili olarak ortaya çıkan bu yeni tabakanın, “nöbetleşe” yoksulluktan “müebbet” yoksulluğa kayma ile yakından ilişkili olduğunu dile getirir.
Bediz Yılmaz (2008), Türkiye’de kentsel yoksulluk ile yakından ilişkili olarak ortaya çıkan bu yeni tabakanın, “nöbetleşe” yoksulluktan “müebbet” yoksulluğa kayma ile yakından ilişkili olduğunu dile getirir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi eşraf ailelerinin değişen sosyo-ekonomik ve siyasal koşullar içerisinde kendilerini yeniden üretmelerinde eğitimin rolünü ele alan çalışmada yer alan illerimizden biridir?
Seçenekler
A
Urfa
B
Bursa
C
Kahramanmaraş
D
Van
E
Eskişehir
Açıklama:
Gül Özsan (2015) ise konuyu bir başka boyutuyla ele almaktadır. Türkiye’nin tabakalaşma tarihinde özgül bir yeri olan eşraf ailelerinin değişen sosyo-ekonomik ve siyasal koşullar içerisinde kendilerini yeniden üretmelerinde eğitimin rolünü ele alan Özsan, Ayşe Durakbaşa ve Meltem Karadağ ile Denizli, Muğla, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Aydın’da gerçekleştirdikleri araştırmanın verilerine dayanarak eğitimin kazandığı sembolik ve işlevsel değeri tartışmışlardır.
Soru 66
Nicel veri setlerine dayanarak tabakalaşmanın spor alanındaki tezahürlerini ortaya koyan araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şerif Mardin
B
Aslı Vatansever
C
Meral Gezici
D
Uğur Zeynep Güven
E
Murat Yüksel
Açıklama:
Türkiye’de spor sosyolojisi içinde tabakalaşma analizi alanında çalışan tek araştırmacı olan Murat Yüksel yaptığı çalışmada nicel veri setlerine dayanarak tabakalaşmanın spor alanındaki tezahürlerini ortaya koymaktadır. Spor yoluyla tabakalaşmanın nasıl yeniden üretildiği üzerinde durulması da konunun bir başka boyutunu ortaya koyması bakımından ciddi öneme sahiptir.
Soru 67
1991’de İstanbul’un iki semti ve on dokuz Anadolu köyünde yaptığı iktisadi, sosyal, ideolojik ve politik boyutlu alan araştırmasına dayanan İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri isimli eserin yazarı olan araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Behice Boran
B
Korkut Boratav
C
Şerif Mardin
D
Mübeccel Kıray
E
Meral Gezici
Açıklama:
Boratav’ın, 1991’de İstanbul’un iki semti ve on dokuz Anadolu köyünde yaptığı iktisadi, sosyal, ideolojik ve politik boyutlu alan araştırmasına dayanan
İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri isimli eserinde kentsel ve kırsal sınıf şemaları çıkarmaktadır. Boratav, kentsel sınıfların tanımlanmasında temel ölçüt,
meslek ve mesleki mevkiyi, kırsal sınıfların tanımlanmasında ise toprak mülkiyetinin biçimi ve büyüklüğünü esas almaktadır.
İstanbul ve Anadolu’dan Sınıf Profilleri isimli eserinde kentsel ve kırsal sınıf şemaları çıkarmaktadır. Boratav, kentsel sınıfların tanımlanmasında temel ölçüt,
meslek ve mesleki mevkiyi, kırsal sınıfların tanımlanmasında ise toprak mülkiyetinin biçimi ve büyüklüğünü esas almaktadır.
Soru 68
Osmanlı'nın değişik düzeylerde katmanlaşmalara sahip olmasına aşağıdakilerden hangisi neden olmuştur?
Seçenekler
A
Devlet yapısı
B
Yöneticilerin tutumu
C
Toplumsal yapısı
D
Halkın tutumu
E
Siyasi ilişkiler
Açıklama:
Osmanlı toplumsal yapısı, klasik dönemde pek çok çeşitliliği bünyesinde barındıranve dolayısıyla değişik düzeylerde katmanlaşmalara sahip bir yapıdır.
Soru 69
Türkiye'de 1980 sonrasında orta sınıf genişlemesi yaşanmasına aşağıdakilerden hangisi neden olmuştur?
Seçenekler
A
Eğitim fırsatları
B
Sosyal politikalar
C
Kültürel çeşitlilik
D
Toplumsal esnekleşme
E
Ekonomideki çeşitlenmeler
Açıklama:
1980 sonrasında ekonomideki çeşitlenmelerle ortaya
çıkan yeni fırsatlar ve artan girişimcilik ile küçük de olsa sosyal yapıda bir orta sınıf genişlemesi yaşanmasına
neden olmuştur.
çıkan yeni fırsatlar ve artan girişimcilik ile küçük de olsa sosyal yapıda bir orta sınıf genişlemesi yaşanmasına
neden olmuştur.
Soru 70
Devlet ve ekonominin Türkiye'de tabakalaşma sistemi üzerindeki etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1980 sonrasında Türkiye’de artan eğitime bağlı olarak orta ve üst sınıflara ait mesleklerin sayısı artmıştır.
B
1980 sonrasında Türkiye’de eşitsizliğin yaygınlığının azalmasıyla birlikte eşitsizliğin derinliği de azalmıştır.
C
1980 sonrası süreçte Türkiye'de gelir dağılımında hiçbir iyileşme gözlenmemiştir.
D
1980 sonrası Türkiye'de özelleştirmeler ve gelişen özel sektör yatırımları ile devletin ekonomideki payı artmıştır.
E
1980 sonrası Türkiye'de devletin ekonomideki rolü değişmemiş ve toplumsal tabakaları etkilememiştir.
Açıklama:
1980 sonrasında Türkiye’de artan eğitime bağlı olarak orta ve üst sınıflara ait mesleklerin sayısı artmıştır.
Soru 71
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır. Bunlardan birincisi aşağıdakilerden hangsidir?
Seçenekler
A
1935
B
1940
C
1950
D
1960
E
1970
Açıklama:
c
Soru 72
Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşmenin başlayıp, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıfların değişmeye başladığı dönem hangisidir?
Seçenekler
A
1935-1950
B
1940-1955
C
1945-1955
D
1950-1980
E
1980-1990
Açıklama:
d
Soru 73
Türkiye’de tabakalaşmanın ele alınmasını etkileyen kırılma noktalarından biri olan 2000 yılı sonrası aşağıdakilerden hangi gelişmeler yaşanmıştır?
Seçenekler
A
Liberalizasyon ciddi bir biçimde hızlanmış, devletin ekonomideki rolü yeniden tanımlanmış kırdan kente göç dinamikleri zayıflamış ve kentleşmede yeni ilişkiler baş
göstermiştir.
göstermiştir.
B
Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamıştır.
C
Geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
D
Dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile birlikte tabakalaşma sisteminde ciddi değişimler ortaya çıkmıştır
E
Kırdan kente göç dinamikleri güçlenmiş ancak zamanla devletin ekonomideki rolü değişmeyip toplumsal yapı üzerindeki etkileri azalmıştır.
Açıklama:
a
Soru 74
Osmanlı toplumsal yapısı, klasik dönemde pek çok çeşitliliği bünyesinde barındıran ve dolayısıyla değişik düzeylerde katmanlaşmalara sahip bir yapıdır. Bu katmanlaşmaları birinci unsuru aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şehirlilik
B
Mesleki katmanlaşma
C
Dinler ekseni
D
Geleneksellik
E
Soyluluk
Açıklama:
c
Soru 75
Cumhuriyetin erken dönem tabakalaşması nasıl bir söyleme sahiptir?
Seçenekler
A
Sınıfların devletin gelişimi ile ilişkili olduğuna dair yaygın bir kanaat vardır.
B
Türkiye toplumunun sınıfsız imtiyazsız bir kitle olduğu fikri, kendisine güçlü bir yer bulmuştur.
C
Devletin modernleşme sürecinde ekonomiyi kontrol edip millî bir burjuvazi oluşturma amacıyla Türkiye’deki sınıflaşmaya doğrudan etkisi olmuştur.
D
Üst sınıflara ait mesleklerin sayısı ve oranı artmıştır.
E
Genişleyen hizmet sektörüne bağlı olarak orta sınıflar da genişlemiştir.
Açıklama:
b
Soru 76
Üretim süreçleri ve ilişkilerinde yaşanan değişimlerle proletaryanın küçülmesi, toplumsal ve bireysel hayatın her alanında yaşanan “esnekleşme” ile de giderek artan bir biçimde “orta sınıf”ın belirsizleşmesi ile Türkiye’de de yeni bir ara grubun ortaya çıktığını dile getiren kişi hangisidir?
Seçenekler
A
Aslı Vatansever
B
Lütfi Sunar
C
Serdal Bahçe
D
Ahmet Haşim Köse
E
Ahmet Öncü
Açıklama:
a
Soru 77
1980 sonrası yaşanan neoliberalleşme sürecinde işçi sınıfının iç yapısında, bilinçlilik biçimlerinde ve duygu durumlarında gerçekleşen dönüşüm ve farklılaşmaları ele alan akademisyen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zafer Toprak
B
Çağlar Keyder
C
Ayşe Buğra
D
Cem K. Özatalay
E
Kemal H. Karpat
Açıklama:
D
Soru 78
Hangisi, Türkiye Sosyo-Ekonomik Statü Endeksi (TÜSES) oluşturulmasında birbiri üzerine bina edilerek kullanılan analiz yöntemlerinden değildir?
Seçenekler
A
Mesleki itibar skalasının oluşturulması
B
SES bileşenlerinin tespiti
C
SES formülünün ve ölçeğinin oluşturulması
D
SES Gruplarının Belirlenmesi
E
Metedolojik bileşenlerin tespiti
Açıklama:
e
Soru 79
Hangi yöntemde nicel bir araştırma ile SES ile ilişkili olarak görülebilecek bilgiler toplanmış ve SES bileşeni olarak meslek,eğitim ve gelir tespit edilmiştir?
Seçenekler
A
SES bileşenlerinin tespiti
B
Mesleki itibar skalasının oluşturulması
C
SES formülünün ve ölçeğinin oluşturulması
D
SES Gruplarının Belirlenmesi
E
Sosyo-Kültürel Analiz
Açıklama:
A
Soru 80
Hangsi Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesiminden biri değildir?
Seçenekler
A
Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller
B
Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
C
Küreselleştirici profesyoneller
D
Tüketimci elitler (tacirler ve medya)
E
Üretimci elitler
Açıklama:
e
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi Karpat'a göre Osmanlı'daki tabakalaşmanın dört temel zümresinden değildir?
Seçenekler
A
askerler
B
bürokratlar
C
zanaatkar ve tüccarlar
D
üretici sınıflar
E
din adamları
Açıklama:
Osmanlı millet sistemi de kendi içinde bir tabakalaşma modeli olsa da Karpat “dinî ve etnik sınırları aşan dört tabakalı (askerler, bürokratlar, zanaatkâr ve tüccarlar ile reaya yani üretici sınıflar) hiyerarşik [bir] toplumsal düzen” olduğunu dile getirir
Soru 82
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan sosyolog kimdir?
Seçenekler
A
Behice Boran
B
Şerif Mardin
C
Oya Baydar
D
Kemal Karpat
E
Korkut Boratav
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Behice Boran’dır.
Soru 83
Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşmenin başladığı, dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıfların değişmeye başladığı dönem hangisidir?
Seçenekler
A
1930-50 arası dönem
B
1950-80 arası dönem
C
1980-2000 arası dönem
D
2000-2010 arası dönem
E
2000 sonrası dönem
Açıklama:
Bu tarihte Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi 2000 ve sonrası Türkiye'deki tabakalaşmanın özelliklerindendir?
I. Küresel entegrasyon ve liberalleşme artmıştır.
II. Neoliberal iktisadi politikalar devam edip yaygın refah uygulamaları zayıflamıştır.
III. Devlet gittikçe doğrudan refah payı aktaran bir konuma evrilmiştir.
I. Küresel entegrasyon ve liberalleşme artmıştır.
II. Neoliberal iktisadi politikalar devam edip yaygın refah uygulamaları zayıflamıştır.
III. Devlet gittikçe doğrudan refah payı aktaran bir konuma evrilmiştir.
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
2000 sonrasında;
Küresel entegrasyon ve liberalleşme artmıştır.
Neoliberal iktisadi politikalar devam edip yaygın refah uygulamaları zayıflamıştır.
Devlet gittikçe doğrudan refah payı aktaran bir konuma evrilmiştir.
Küresel entegrasyon ve liberalleşme artmıştır.
Neoliberal iktisadi politikalar devam edip yaygın refah uygulamaları zayıflamıştır.
Devlet gittikçe doğrudan refah payı aktaran bir konuma evrilmiştir.
Soru 85
Orta sınıfın belirsizleşmesi ile ortaya çıkan, orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda bulunan yeni sınıfa ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
prekarya
B
bilgi işçileri
C
burjuvazi
D
sınıf altı
E
işçi sınıfı
Açıklama:
1980 sonrasında uygulanan iktisadi politikalar ve değişen devlet yapısı dolayısıyla, evvela önceki dönemin ana tabakaları olan orta sınıfın ve işçi sınıfının yapısında önemli değişimler gerçekleşmiştir. Bu değişimler, ağırlıklı olarak bu sınıfların parçalanmasına ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesiminden değildir?
Seçenekler
A
Ulusötesi şirketlerin sahipleri
B
Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
C
Bilgi işçileri
D
Küreselleştirici profesyoneller
E
Tüketimci elitler
Açıklama:
Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır:
1. Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
4. Tüketimci elitler (tacirler ve medya).
2. Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
3. Küreselleştirici profesyoneller,
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi değişen koşullarla birlikte ortaya çıkan güncel ve yeni sınıflardan değildir?
Seçenekler
A
Prekarya
B
Proleterya
C
Bilgi işçileri
D
Sınıf altı
E
Küresel sınıflar
Açıklama:
Proleterya yeni bir sınıf değildir, kökeni oldukça eskiye, Marx'a dayanır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri Türkiye'de eğitim alanındaki eşitsizliklerin yansımalarındandır?
I. Özel okullaşmanın artması
II. Merkezî sınavlarda gerçekleştirilen uygulamalar
III. Meslek liselerinin sistem içinde gittikçe marjinalleşmesi
I. Özel okullaşmanın artması
II. Merkezî sınavlarda gerçekleştirilen uygulamalar
III. Meslek liselerinin sistem içinde gittikçe marjinalleşmesi
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Önce ilk ve orta öğretimde ardından da yükseköğretimde özel okullaşmanın artması, merkezî sınavlarda gerçekleştirilen uygulamalar, meslek liselerinin gittikçe sistem içinde marjinalleşmesi ve okullaşmada ve eğitim imkânlarında yaşanan bölgesel farklılıklar ve bölgeler içindeki mikro ayrışmalar, eğitim alanını eşitsizliğin en birincil tezahürüne dönüştürmüştür.
Soru 89
İktisadi, sosyal ve kültürel sermayelerin farklılaşmasını açıklarken "habitus" kavramını kullanan Fransız sosyolog kimdir?
Seçenekler
A
J.J. Rousseau
B
E. Durkheim
C
Weber
D
P. Bourdieu
E
Althusser
Açıklama:
Toplumsal tabakalaşmayı açıklamak için "habitus" kavramını geliştiren sosyolog P. Bourdieu'dür.
Soru 90
1980’li Yıllarda Türkiye’de Sosyal Sınıflar ve Bölüşüm çalışması aşağıdaki kişilerden hangisi yapmıştır?
Seçenekler
A
Serdal Bahçe
B
Korkut Boratav
C
Bediz Yılmaz
D
Aslı Vatansever
E
Meral Gezici
Açıklama:
Bu eserin sahibi Korkut Boratav'dır.
Soru 91
I. Din eksenli katmanlaşma
II. Siyasal katmanlaşma
III. Mesleki katmanlaşma
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı Devleti'nde toplum içindeki tabakalaşmayı oluşturan unsurlardandır?
II. Siyasal katmanlaşma
III. Mesleki katmanlaşma
Yukarıdakilerden hangileri Osmanlı Devleti'nde toplum içindeki tabakalaşmayı oluşturan unsurlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Osmanlı toplumsal yapısı ve yenileşme sürecinin arz ettiği özelliklerden ayırmak mümkün değildir. Osmanlı toplumsal yapısı,
klasik dönemde pek çok çeşitliliği bünyesinde barındıran ve dolayısıyla değişik düzeylerde katmanlaşmalara sahip bir yapıdır. Bu katmanlaşmaların birinci unsuru, dinler ekseninde gelişmiştir. Müslümanlar ile gayrimüslimlerin sistem içerisindeki
konumlarını birbirinden ayrıştıran bu katmanlaşmaya paralel biçimde siyasal bir katmanlaşma söz konusudur. Değişik toplulukların ve bölgelerin değişik siyasal haklara ve yönetim biçimlerine sahip olmaları bir katmanlaşma meydana getirir. Öte
yandan bu iki katmanlaşmayı dikine kesecek şekilde Osmanlı toplumunda mesleki bir katmanlaşma mevcuttur. Farklı mesleklerin hem kamusal alanda birbirlerinden ayrılmasını sağlayan kıyafet kodları hem de mesleklerin toplumsal işlevlerini öne çıkaran dayanışmacı ilişki ağları, mesleki mensubiyeti bir katmanlaşma unsuruna dönüştürmektedir.
Doğru cevap E'dir.
klasik dönemde pek çok çeşitliliği bünyesinde barındıran ve dolayısıyla değişik düzeylerde katmanlaşmalara sahip bir yapıdır. Bu katmanlaşmaların birinci unsuru, dinler ekseninde gelişmiştir. Müslümanlar ile gayrimüslimlerin sistem içerisindeki
konumlarını birbirinden ayrıştıran bu katmanlaşmaya paralel biçimde siyasal bir katmanlaşma söz konusudur. Değişik toplulukların ve bölgelerin değişik siyasal haklara ve yönetim biçimlerine sahip olmaları bir katmanlaşma meydana getirir. Öte
yandan bu iki katmanlaşmayı dikine kesecek şekilde Osmanlı toplumunda mesleki bir katmanlaşma mevcuttur. Farklı mesleklerin hem kamusal alanda birbirlerinden ayrılmasını sağlayan kıyafet kodları hem de mesleklerin toplumsal işlevlerini öne çıkaran dayanışmacı ilişki ağları, mesleki mensubiyeti bir katmanlaşma unsuruna dönüştürmektedir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 92
I. Toplumunun sınıfsız imtiyazsız bir kitle olduğu fikri, kendisine güçlü bir yer bulmuştur.
II. Toplumunda birbirinden farklı tabakalar olduğu gerçeğinin inkar edildiği görülmüştür.
III. Resmi kurumlar toplumdaki farklı tabakaların varlığını kabul ederek gerekli çalışmaları yapmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri Cumhuriyet'in erken döneminde Türkiye'de toplumsal tabakalaşmanın ele alınışı ile ilgili olarak doğrudur?
II. Toplumunda birbirinden farklı tabakalar olduğu gerçeğinin inkar edildiği görülmüştür.
III. Resmi kurumlar toplumdaki farklı tabakaların varlığını kabul ederek gerekli çalışmaları yapmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri Cumhuriyet'in erken döneminde Türkiye'de toplumsal tabakalaşmanın ele alınışı ile ilgili olarak doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Cumhuriyetin erken dönem Kemalist korporatist söyleminde Türkiye toplumunun sınıfsız imtiyazsız bir kitle olduğu fikri, kendisine güçlü bir yer bulmuştur. Bunda Osmanlı’nın çözülüş ve yıkılış tecrübesi kadar genç Cumhuriyetin ulus inşa edici perspektifi de önemli bir yer tutmaktadır. Farklılıkları bir kapta eritip bir ulus meydana getirme isteği, Türkiye toplumunda birbirinden farklı tabakalar olduğunu inkâra götüren ana etkenlerden biridir. Bu sebeple, uzunca bir süre resmî söylem Türkiye toplumunda tabakaların olmadığı fikrine dayanmıştır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 93
Türkiye'de tabaklaşmanın gelişimini ele alan çalışmalarda vurgulanan ilk tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1950
B
1960
C
1970
D
1980
E
1990
Açıklama:
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır. Bunlardan birincisi 1950’dir. Bu tarihte Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Tabaklaşmanın gelişimi bakımından ikinci kırılma tarihi ise 1980’dir. 1950-1980 arasında Türkiye’de bir sanayi burjuvazisi, bir işçi sınıfı oluşmuş bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir. Ancak 1980 sonrasında dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile tabakalaşma sisteminde ciddi değişimler ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla tabakalaşma ile ilgili sınırlı sayıdaki araştırmada da bu tarihler ekseninde gerçekleştirilmiştir.
Üzerinde durulan üçüncü tarih ise içinde bulunduğumuz dönemi başlatan 2000 tarihidir.
Doğru cevap A'dır.
Tabaklaşmanın gelişimi bakımından ikinci kırılma tarihi ise 1980’dir. 1950-1980 arasında Türkiye’de bir sanayi burjuvazisi, bir işçi sınıfı oluşmuş bunu tamamlar bir biçimde memur orta sınıfı genişlemiştir. Ancak 1980 sonrasında dünyaya açılma, liberalizasyon ve fordist ekonomiden post-fordist ekonomiye geçişin dinamikleri ile tabakalaşma sisteminde ciddi değişimler ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla tabakalaşma ile ilgili sınırlı sayıdaki araştırmada da bu tarihler ekseninde gerçekleştirilmiştir.
Üzerinde durulan üçüncü tarih ise içinde bulunduğumuz dönemi başlatan 2000 tarihidir.
Doğru cevap A'dır.
Soru 94
Türkiye'de liberalizasyonun ciddi bir biçimde hızlandığı, devletin ekonomideki rolünün yeniden tanımlandığı, kırdan kente göç dinamikleri zayıfladığı ve kentleşmede yeni ilişkilerin baş gösterdiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1925-1950
B
1950-1980
C
1980-1990
D
2000 sonrası
E
2000 öncesi
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.Soru 95
Günümüzde üretim süreçleri ve ilişkilerinde yaşanan değişimlerle işçi sınıfının küçülmesi, toplumsal ve bireysel hayatta yaşanan “esnekleşme” sonucu giderek artan bir biçimde “orta sınıf”ın belirsizleşmesi ile ortaya çıkan ne işçi sınıfında olan ne de orta sınıfın imkanlarına sahip olan toplumsal sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Proletarya
B
Bilgi işçileri
C
Prekarya
D
Küresel yönetici elit
E
Sınıf-altı
Açıklama:
1980 sonrasında uygulanan iktisadi politikalar ve değişen devlet yapısı dolayısıyla, evvela önceki dönemin ana tabakaları olan orta sınıfın ve işçi sınıfının yapısında önemli değişimler gerçekleşmiştir. Bu değişimler, ağırlıklı olarak bu sınıfların parçalanmasına
ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Üretim süreçleri ve ilişkilerinde yaşanan değişimlerle proletaryanın küçülmesi, toplumsal ve bireysel hayatın her alanında yaşanan “esnekleşme” ile de giderek artan bir biçimde “orta sınıf”ın belirsizleşmesi ile Türkiye’de de yeni bir
ara grubun ortaya çıktığını dile getirmektedir.Yalnızca belirsizlik paydasında birleşmesinden hareketle prekarya olarak adlandırılan ve hem siyasi hem de toplumsal anlamda kayıtsızlıkla özdeşleştirilen bu kitlenin daha adil bir toplum tahayyülünü taşıyacak bir siyasi özne hâline gelip gelemeyeceği günümüzün temel tartışma konularından biridir.
Doğru cevap C'dir.
ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Üretim süreçleri ve ilişkilerinde yaşanan değişimlerle proletaryanın küçülmesi, toplumsal ve bireysel hayatın her alanında yaşanan “esnekleşme” ile de giderek artan bir biçimde “orta sınıf”ın belirsizleşmesi ile Türkiye’de de yeni bir
ara grubun ortaya çıktığını dile getirmektedir.Yalnızca belirsizlik paydasında birleşmesinden hareketle prekarya olarak adlandırılan ve hem siyasi hem de toplumsal anlamda kayıtsızlıkla özdeşleştirilen bu kitlenin daha adil bir toplum tahayyülünü taşıyacak bir siyasi özne hâline gelip gelemeyeceği günümüzün temel tartışma konularından biridir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi küresel ekonomiye geçiş ile üretim sürecinin gitgide daha çok ulusötesileşmesi sonucu ortaya çıktığı ileri sürülen toplumsal sınıftır?
Seçenekler
A
İşçi sınıfı
B
Orta sınıf
C
Prekarya
D
Sınıf-altı işsiz sınıf
E
Uluslararası kapitalist sınıf
Açıklama:
Küreselleşme ile yeni sınıfların da ortaya çıktığına dair bir gündem söz konusudur. Bunlardan biri de küresel yönetici sınıf veya bir başka adlandırma ile uluslararası kapitalist sınıf veya küresel elit sınıftır. Bu yeni sınıfın oluşumunu etkileyen etkenlerin başında, küresel ekonomiye geçiş ile üretim sürecinin gitgide daha çok ulusötesileşmesi olmuştur. Dünya kapitalist sistemi, tümleşik uluslararası pazarda meta ticareti ve sermaye akışlarıyla birbirine bağlı ulusal ekonomiler ya da ulusal birikim devreleri oluşturmaktadır.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi ulusötesi kapitalist sınıfta yer alan kesimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Üretimci elitler
B
Ulusötesi şirketlerin sahipleri
C
Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
D
Küreselleştirici profesyoneller
E
Tüketimci elitler
Açıklama:
Ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır:
- Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller,
- Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler,
- Küreselleştirici profesyoneller,
- Tüketimci elitler (tacirler ve medya).
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi bilgi işçileri olarak adlandırılan toplumsal sınıfla ilgili olarak doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkmıştır.
B
İlk kez 1980 yılında varlığı gündeme gelmiştir.
C
Profesyonel nitelikleri olan kişilerden oluşmaktadır.
D
Karmaşık görevleri yerine getirebilen çalışanları kapsamaktadır.
E
Geniş özerkliği olan çalışanları kapsamaktadır.
Açıklama:
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan gruplardan biri “altın yakalılar” olarak da adlandırılan “bilgi işçileri”dir. İlk kez Peter Drucker (1969) tarafından kullanıldığından beri bilgi işçisi konusu, çok tartışılan bir kavram olagelmiştir. Profesyonel nitelikleri ve bilgileri sayesinde karmaşık görevleri yerine getirebilen bilgi işçilerinin içinde bulunduğumuz
dönemde örgütlerdeki önem ve etkileri sıklıkla dile getirildi. Bilgi işçilerinin özellikle kendi kendini yöneten, geniş özerkliği olan çalışanlar olduğu sıklıkla vurgulandı.
Doğru cevap B'dir.
dönemde örgütlerdeki önem ve etkileri sıklıkla dile getirildi. Bilgi işçilerinin özellikle kendi kendini yöneten, geniş özerkliği olan çalışanlar olduğu sıklıkla vurgulandı.
Doğru cevap B'dir.
Soru 99
I. Sağlık
II. Eğitim
III. Spor
Türkiye'de yukarıdaki alanların hangilerinde toplumsal tabakalaşma kendini göstermektedir?
II. Eğitim
III. Spor
Türkiye'de yukarıdaki alanların hangilerinde toplumsal tabakalaşma kendini göstermektedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız II
E
II ve III
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşmada yaşanan kopuşlar ve çeşitlenmeler, ciddi bir biçimde tüm boyutlarıyla, derinlikli bir biçimde yeni analizleri zorunlu kılmaktadır. Öte yandan sadece tabakalaşmanın oluşumu değil sosyal tezahürleri de bu farklılaşmalara bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet, meslekler, sağlık, eğitim, spor ve müzik gibi alanlarda tabakalaşmanın tezahürlerinin ele alınması, toplumsal yapının değişimi ve eşitsizlikleri anlamak bakımından önemli perspektifler sağlayacaktır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 100
Boratav’ın Birleştirilmiş Sınıf Şeması'na göre aşağıdakilerden hangisi kent burjuvazisi grubunda yer almaktadır.
Seçenekler
A
Esnaf
B
Marjinaller
C
Hizmet işçisi
D
İşveren
E
Mavi yakalı işçi
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.Soru 101
I. En büyük grup orta-alt SES grubudur.
II. Üst SES grubu en küçük gruptur.
III. Üst-orta SES grubunun toplumdaki oranı %20'dir.
TÜSES tarafından Türkiye'de 2019 yılında gerçekleştirilen sosyo ekonomik statü (SES) saha analizi çalışmalarına göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. Üst SES grubu en küçük gruptur.
III. Üst-orta SES grubunun toplumdaki oranı %20'dir.
TÜSES tarafından Türkiye'de 2019 yılında gerçekleştirilen sosyo ekonomik statü (SES) saha analizi çalışmalarına göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
2019’da Türkiye’de SES gruplarının dağılımı şu şekilde gerçekleşmiştir:
- Üst SES Grubu %4,24 ile beklenen şekilde küçük bir grubu oluşturmaktadır.
- Üst-Orta SES Grubu ise %13,83’lük bir orana sahiptir.
- Orta SES Grubu%21,82’lik bir orana sahiptir.
- Alt-Orta SES Grubu %38,8 ve
- Alt SES Grubu %15,13’lük bir orana sahiptir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'ni yönetenlerin üstesinden gelinmesi gereken yapılar olarak görülmesine sebep olmuştur?
Seçenekler
A
Devletin durağanlaşma dönemine girmesi
B
Toplumda ayrılıkçı tutumların oluşması
C
Devletin ekonomik yönden gücünü kaybetmeye başlaması
D
Devletin özgürlükçü uygulamalara başlaması
E
Toplumda birlik ve beraberliğin artması
Açıklama:
Yeniçeri ocağının kaldırılması, klasik zümre sisteminin işleyişini bozmuş; esnaf ve ulema zümreleri, hem sayıca hem de nitelik bakımından değişimler yaşamıştır.Böylece klasik Osmanlı sosyal katmanlaşması değişerek yeni bir toplum modelini meydana çıkarmıştır. Bu değişimlerin aynı zamanda çöküş ve dağılış dönemine denk gelmesi çeşitli travmaları da beraberinde getirmiştir. Eski zümre ve tabakaların kendi konumlarını korumaya yönelik hâl ve tutumları, merkezî bürokratik elit tarafından devleti kurtarma gayesiyle ortaya konan yeni dayanışmacı ve sosyal modeli tehdit eden ayrılıkçı tutumlar olarak görülmüştür. Böylece devleti yöneten “kurtarıcı” bürokrasi karşısında tüm zümrelerin önemsiz ve aynı zamanda üstesinden gelinmesi gereken yapılar olarak görülmesi söz konusu olmuştur.
Soru 103
Türkiye’nin sanayileşme ve kentleşmeye başladığı ve dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflarda değişmelerin yaşanmaya başladığı dönem, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1930'lar
B
1940'lar
C
1950'ler
D
1960'lar
E
1970'ler
Açıklama:
Türkiye’de sınıflar ve tabakalaşma üzerine yapılan ampirik çalışmalarda üç tarihe vurgu yapılmaktadır. Bunlardan birincisi 1950’dir. Bu tarihte Türkiye’de büyük bir sanayileşme ve kentleşme başlamış dolayısıyla geleneksel sosyal yapı ve sınıflar değişmeye başlamıştır.
Soru 104
I.Toplumdaki sınıfsal farklılaşma, mülkiyet farklılığından kaynaklanır.
II.Tabakalaşma, sosyal analizin merkezindedir.
III.Köylülüğe dayanan sosyal zümreden mülkiyete dayalı sınıf tabakalaşmaya geçiş yaşanmaktadır.
Yukarıdaki savları benimseyen sosyal bilimci aşağıdakilerden hangisidir?
II.Tabakalaşma, sosyal analizin merkezindedir.
III.Köylülüğe dayanan sosyal zümreden mülkiyete dayalı sınıf tabakalaşmaya geçiş yaşanmaktadır.
Yukarıdaki savları benimseyen sosyal bilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Behice Boran
B
Şerif Mardin
C
Kemal Karpat
D
Korkut Boratav
E
Sibel Kalaycıoğlu
Açıklama:
Türkiye’de tabakalaşma konusu ile ilgili bilinen ampirik ilk çalışmayı yapan Behice Boran’dır. Marksist bir sosyal bilimci olan Boran’a göre toplumsal tabakalaşma, doğayı işleme biçimine bağlı olarak şekillenir. Ona göre iş bölümündeki artışla toplumdaki işlerin sayısı çoğalacak ve bu işler, nitelik bakımından birbirinden ayrılacaktır. Böylece her bir işi gören ayrı meslek grupları ortaya çıkmaktadır. Boran, tabakalaşmayı, sosyal analizin merkezine koymaktadır. Ona göre Türkiye toplumu, köylülüğe dayanan sosyal zümreden mülkiyete dayalı sınıf tabakalaşma modeline geçiş yaşamaktadır.
Soru 105
2000 sonrasında artan küresel entegrasyon ve liberalleşme ile devletin iktisadi konumunda yaşanan değişimle tabakalaşmada da ciddi farklılaşmalar oluşturmuştur.
Aşağıdakilerden hangisinin dönüşümü, bu dönemde sosyal yapıyı daha çok etkilemiştir?
Aşağıdakilerden hangisinin dönüşümü, bu dönemde sosyal yapıyı daha çok etkilemiştir?
Seçenekler
A
ticaret-finans burjuvazisi
B
işçi sınıfı
C
sendikalılaşan bireyler
D
orta sınıf
E
mülki amirler
Açıklama:
1980’lerde başlayan ve 2000 sonrasında artan küresel entegrasyon ve liberalleşme ile devletin iktisadi konumunda yaşanan değişimle tabakalaşmada da ciddi farklılaşmalar oluşturmuştur. Bu süreçte iktisadi sistemdeki değişimler özellikle orta sınıfların dönüşümü üzerinden sosyal yapıya yansımıştır.
Soru 106
1980 sonrasında yeni sınıflar oluşmaya başlamıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda ............, orta sınıf ile burjuvazi arasında ............, işçi sınıfının altında ........... ortaya çıkmıştır.
Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
prekarya, sınıf-altı, küresel yönetici elit
B
küresel yönetici elit, sınıf-altı, prekarya
C
bilgi işçileri, küresel yönetici elit, prekarya
D
bilgi işçileri, küresel yönetici elit, sınıf-altı
E
prekarya, bilgi işçileri, sınıf-altı
Açıklama:
1980 sonrasında uygulanan iktisadi politikalar ve değişen devlet yapısı dolayısıyla, evvela önceki dönemin ana tabakaları olan orta sınıfın ve işçi sınıfının yapısında önemli değişimler gerçekleşmiştir. Bu değişimler, ağırlıklı olarak bu sınıfların parçalanmasına ve yeni sınıfların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu parçalanma ile orta sınıf ile proletarya arasındaki bir konumda prekarya, orta sınıf ile burjuvazi arasında bilgi işçileri ve küresel yönetici elit, işçi sınıfının altında sınıf-altı ortaya çıkmıştır.
Soru 107
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşüme verilen isim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberalleşme
B
Burjuvazileşme
C
Tabakalaşma
D
Prekarizasyon
E
Yeniden yapılanma
Açıklama:
Orta sınıfın parçalanması neticesinde çeşitli ara katmanlar veya yeni sınıflar ortaya çıkmıştır. Bu dönüşümü prekarizasyon (belirsizleşme) olarak adlandıran Guy Standing (2014) ortaya çıkan bu yeni sınıfın siyasallaşması ile yeni sosyal hareketler arasında bir bağlantı olduğunu belirtmektedir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi ulusötesi kapitalist sınıfın kesimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler
B
Küreselleştirici profesyoneller
C
İşçiler
D
Tüketimci elitler
E
Tacirler
Açıklama:
Sklair’e göre ulusötesi kapitalist sınıfın dört kesimi bulunmaktadır: Ulusötesi şirketlerin sahipleri ve kontrol edenler ve bunların ilişkili oldukları yereller, Küreselleştirici bürokratlar ve siyasetçiler, Küreselleştirici profesyoneller, Tüketimci elitler (tacirler ve medya)
Soru 109
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan ve “altın yakalılar” olarak da adlandırılan grup, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medya çalışanları
B
Bilgi işçileri
C
Bürokratlar
D
Tüccarlar
E
İşçiler
Açıklama:
Küresel üretim ve yönetim düzeninin değişimi ile ortaya çıkan bir başka grup ise zaman zaman “altın yakalılar” olarak da adlandırılan “bilgi işçileri”dir.
Soru 110
Türkiye’de istihdamın en yoğun olduğu sektör, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hizmet sektörü
B
Pazarlama sektörü
C
Bilgisayar sektörü
D
Halkla ilişkiler sektörü
E
İnsan kaynakları sektörü
Açıklama:
Hizmet sektörü aslında bünyesinde yeni çağın bilgi toplumunun mesleklerini barındırdığı gibi ulaştırma, konaklama, yeme-içme ve büro hizmetleri gibi alanları da barındırmaktadır. Türkiye’de hizmetler sektöründeki istihdamın bu alanlarda yoğunlaşması söz konusudur. Dolayısıyla hizmetler sektörünün öne çıkması yeni çağın mesleklerinin öne çıkması anlamına gelmemektedir.
Soru 111
Boratav’ın Birleştirilmiş Sınıf Şeması'na göre, aşağıdakilerden hangisi marjinaller grubunda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Mavi yakalı işçiler
B
İşsizler
C
Esnaf
D
İşveren
E
Hizmet işçisi
Açıklama:
Kent burjuvazisi; orta-büyük burjuvazi/işveren, marjinaller; küçük burjuvazi/işveren, ve esnaf/marjinaller, kentsel işçi sınıfı; niteliksiz hizmet işçisi, mavi yakalı işçi ve işsizlerdir.